Giriş
(10)

Erzincan bedelli askerlik

sinx90
Erzincan da bedelli askerlik yapıcam.Nasıl oralar ? Pkk yok dimi ?
Erzincan da bedelli askerlik yapıcam.Nasıl oralar ? Pkk yok dimi ?
0
sinx90
(30.08.18)
Memlekette pkk mı kaldı? Olsa da 21 gün bedelliye giden adamı operasyona götürmezler merak etme, kaldı ki artık operasyonlara hep tecrübeli kadrolu asker gidiyor bildiğim kadarıyla
0
John Bloor
(30.08.18)
Dolu dolu. Normal insan yok orada.
Nerelerde? hangi ortamlarda? hangi saraylarda yaşıyorsunuz anlamıyorum?
0
kirmizipilotkalem
(30.08.18)
tunceli dağlarında var ama 3.ordunun olduğu erzincana yanaşamazlar. olsa ne yazar ki acemileri çatışmaya mı yollıyacaklar.
0
mikahakkinen
(30.08.18)
sanki catismaya gitmeyince ölünmüyor. hangi saraylarda yasiyorsunuz demis biri de. asil siz hangi saraylarda yasiyorsunuz? gecenlerde ölen anne ve minicik bebegi de catismaya giden acemilerdendi degil mi? ulan ne insanlar var ya! neyse tutamadim kendimi, soruya verecek cevabim yok, soru soran arkadasa kazasiz belasiz bir askerlik diliyorum.
0
in vino veritas
(30.08.18)
Merkezde bir şey yok. Batıda şehre gelmeden bir yol var Tunceli Erzincan karayolu. O yol çok sıkıntılı adamlar kimlik kontrol çevirmesi bile yapıyor. Ama Erzincan diğer illere nazaran daha rahat. Bir Diyarbakır, Tunceli, Şırnak, Hakkari değil. Hatta Van bile daha kötü.
0
bos gezenin bos ustasi
(30.08.18)
2 ay Sivas'da, 13 ay Şırnak'ta kaldım hala hayattayım. 21 günde ne olduğunu anlamadan evine geleceksin zaten, bu neyin gerginliği?
0
Arthur Dayne
(30.08.18)
Acemiliği orada yaptım. Haziran ayıydı. Sıcaktan kulaklarım şişmişti. Kışında çok soğuk diyordu üst devreler.

Terör her yerde. Ama sana dokunmazlar.
0
teknikekip
(30.08.18)
Kışın soğuk ama Ankara gibi çarpmaz. Yazın güneş altında aşırı sıcak, gölgede serindir Erzincan.

Hiç unutmam -4 idi Ankara, indim götüm dondu Esenboğa'da.

Sonra Erzincan'a indim -13 falandı hiç üşümedim.

Ankara ve Çanakkale'de üşüdüğüm kadar koca Kış Erzincan'da üşümedim ben. Havadan korkmayın. Güzel yer, tadını çıkart. Bi bok olmaz bu kadar da korkak olmayın. Erkek adamsınız.
0
bos gezenin bos ustasi
(30.08.18)
benim eşim erzincanlı. haliyle erzincanı biliyorum.

bedelliler zaten merkezde olacak, merkezini de şöyle diyeyim, 100 bin küsür nüfuslu trakya ilçesindeyim, erzincan merkez çok avrupai kalıyor her şeyiyle buraya kıyasla. merkez halkı da erzurum gibi yabani değil. gayet medeni bir yer.

pkk filan elbette söz konusu değil. bir tek kemah ilçesinde o tip pkk olayları falan olursa orada olur deniyor, gece 11 de kemah kırsalından gecerken gerçekten tırsmıştım ama merkezi görünce zaten batıdaki herhangi bir yerdeymişsin gibi hissedeceksin.
0
wilhelmwasmuss
(30.08.18)
Erzincanliyim. Her sene giderim. Pkk falan yok temizdir. Askeriyenin icini bilemem de keske bana da bedellide Erzincan ciksa o derece diyorum.
0
c1b2k3
(30.08.18)
(17)

çocuklarla aranız nasıl?

niye ama
oldukça kalabalık, çok çocuklu bir ailede büyüdüm ve çok da çocuk avuttum (oyuncak bebek hiç oynamadım, öyle söyleyim) yani çocuklarla aram gayet iyiydi ama bu biraz zorunluydu. 18-28 yaş arası ağırlıklı olarak yurtdışındaydım ve/veya çevrem yurtdışı çevresiydi. O zamanki çevremde çok arkadaşımın ço
oldukça kalabalık, çok çocuklu bir ailede büyüdüm ve çok da çocuk avuttum (oyuncak bebek hiç oynamadım, öyle söyleyim) yani çocuklarla aram gayet iyiydi ama bu biraz zorunluydu. 18-28 yaş arası ağırlıklı olarak yurtdışındaydım ve/veya çevrem yurtdışı çevresiydi. O zamanki çevremde çok arkadaşımın çocuğu vardı (geneli akademisyen) hepsi şeker gibiydi- ya da bana öyle geliyordu.

şimdi 34 yaşında bekar bir kadınım, çocuğum yok, türkiyedeyim. çocuklara tahammülümün de giderek azaldığını fark ediyorum.

hele böyle bakıyorum (3 yaşından büyük) aklı eren çocuklara, hele hele 6-10 yaş arasına filan...az önce Ankara'da deli gibi bir yağmur vardı, babası tabletin şarjını arabada bırakıp eve öyle çıkmış diye yeri göğü inletti komşu çocuğu. Tamam zaman değişti, elbette bizim büyüdüğümüz gibi büyüyemezler, çağ böyle biliyorum ama arkadaş bunların hepsi mi böyle şımarık, durdan susdan anlamaz, hayır asla denemez, hiçbir şeyden mutlu olmaz, tablettiz yaşayamaz, hepsinin mi anne babası çocuk yetiştirmekten bihaber? Son 7-8 senede yurtdışındakiler de böyle oldu mu?

Sorun nedir? bende mi? sizce?
0
niye ama
(29.08.18)
sorun sende değil o cocukları yetiştiren ailelerde
türk aile yapısı tamamen rezalet
0
bana her yer cehennem
(29.08.18)
Hiç iyi değil :( tahammül edemiyorum şımarık çocuğa... Sevimli olanlar da sevimli ama böyle kucağıma alıp sıkıştırarak sevmek, saçma saçma konuşmak gelmiyo hiç içimden. Ne biliym burnuna çenesine falan düdüt yaparım anca o, bebekle bile muhabbet kuramıyorum :/ Okul çağındakiler zaten hiç ilgi alanım değil.

Yine de çok sevdiğim akrabaların arkadaşların çocukları var ama öyle alelade olmadıkları için seviyorum. -o ne demekse...:D-
0
olutaklidi
(29.08.18)
Anlattığın tipte çocuklardan (yani çocukların çoğundan) nefret ederim. Tahammül edemem. Sorun sende, bende veya çocukta değil, böyle yetiştiren (yetiştiremeyen), doğurup mukayet olamayan, şımartıp üstümüze salan anne babalarda.
0
pati
(29.08.18)
Hepsi böyle değil. Sorun sen de değil.

Ama kuşak farkı da var tabii. Bizim için de muhtemelen aynı şeyleri düşünüyodur büyükler
0
Delay Fuze
(29.08.18)
De birleşik olacak
0
Delay Fuze
(29.08.18)
genel olarak çocukları (özellikle bebekleri) ÇOK severim ve hatta bu yüzden üzülüyorum. çünkü yetişkin ve aygır gibi bir erkek olarak bunu söylemek garip karşılanıyor, pedofili muamelesi görüyorsun. annem küçük çocukları böyle yere çarpa çarpa sevince çok kıskanıyorum. türkiye'de neyse de yurtdışında çocuğa yaklaştırmıyorlar bile. hadi onlar ses etmese bile çocuk o kadar yakın temas ve ilgiye alışık olmadığı için rahatsız oluyor, haliyle ben de en fazla gezdirirken kucağıma ya da sırtıma falan alıyorum. şöyle yanaklarını mıncıra mıncıra sevemiyorsun, afallıyor bebe.

dediğin tarzdaki çocuklar gerçekten ölüm ama onlara kızamıyorum. öyle boktan, öyle aptalca yetiştiriyorlar ki çocukları, üzülüyorum. eğitimsiz, cahil, çocuk bakmayı geçtim kendi gtünü toplamaktan aciz tipler birbiri ardına patlatınca böyle sorunlu, niteliksiz, vahşi çocuklar yetişiyor. benim anam babam da öyle çok kültürlü şey insanlar değil ama ne zaman böyle çocuk görsem halime şükrederim, böyle annem babam olmuş da insan gibi yetişip bi' yerlere gelebilmişim diye.

ne zaman çocukları sevmediğimi düşünsem şu 57 saniyelik videoyu izlerim ve çocukların ne kadar mucizevi, ne kadar güzel canlılar olduğunu yeniden hatırlarım. şunlar sevilmez mi allah aşkına. minicik boylarıyla fitu fitu nasıl kayıyor yavrularım. pehey.

www.youtube.com

çocuk yetiştirmek inanılmaz büyük bir sorumluluk ve herkes bunu istemeyebilir, bunu kesinlikle anlayışla karşılarım. ama şu çocukların antrenmandan sonra kızarmış yanaklarıyla nefes nefese gelip de sana heyecanla antrenmanlarının nasıl geçtiğini, neler yaptıklarını anlattığını, sevdiği yemeği yaptığını öğrenince mutlu olduğunu, arabanın arka koltuğuna geçip kemerini bağladığını, kafasından da şapkasını ısrarla çıkarmadığını düşün. şunu düşününce içi huzurla ve sevgiyle dolmayan insandan korkarım ben :((

dediğim gibi kimse çocuk yapmak veya sevmek zorunda değil, cidden terörist gibi çocuklar da var ama genel olarak çocuklar nasıl sevilmez yahu bana çok garip geliyor. çoğunlukla senden benden akıllı bunlar. ben çocuklarla sohbet etmeyi özellikle seviyorum ama çok iyi anlaştığım da söylenemez. cidden zekam yetmiyor sanırım anlaşmaya, yalnız hissediyorum sjfsjk
0
der meister
(29.08.18)
@ Delay Fuze
benim annem de babam da 11'er kardeş
hepsinin de ortalama 6'şar çocuğu var. bir de onların çocukları var. düşün işte 100lerce kişiyiz.

babam evin en küçüğü ve ben dedemin evinde büyüdüm- bebeklik döneminde. yemin ediyorum, bu kadar insan arasından 1 tane "şimdiki çocuklar böyle, şımarık" filan diyen 1 kişi yoktu. zaten aramızda şımarık çocuk da yoktu. en büyük amcam şımarıkmış bak, herkes onu anlatırdı bir de annemden 2 büyük olan teyzem. yani şımarık olsak bi söyleyen olurdu ;)
0
🌸niye ama
(29.08.18)
Kesinlikle sorun çocukların daha da şımartılması. Ama çevremdeki şu gibi olaylar da dikkatimi çekiyor. Yakınımızın biri 23 diğeri 13 yaşında çocukları var. 23 yaşındakini yetiştirirken hiç şımartılmadı. Hatta baya maddi zorlukların yaşandığı dönemde çocukluğu geçti. Diğer kardeşi ise hayırdan da anlamıyor, yoktan da. Nasıl cins bir şey! Hasta ziyaretine gelirken çocukta olsan laptop getirir misin? Neymiş, film indircekmiş. Yahu adam ölümden döndü. Biz küçükken halamın evine gittiğimizde bile aç olduğumuzu söyleyemezdik. Yemek verirse yerdik.bu da iyi değil tabii. :D kısacası aynı anne-baba.ama zaman farklı.
Bir de bir arkadaşımda daha çocukken annesi-babası ona kardeşini emanet edip işe gidiyormuş. Ve şu an çocukları sevemiyor. İlerde çocuk yapmayı da düşünmüyor.
0
tulumba
(29.08.18)
Ben genelde cocukları ailelerin ellerinden almak istiyorum. Çok tutarsız davranıyorlar bu sefer çocukta sapıtıyor.
Çok küçük çocukla mantıklı sohbet etmeye çalışmalarını anlamıyorum. 1 yaşında bir cocuğu pusete koyup otobüse biniyorlar. Cocuğu duvara yaslayıp telefonla oynuyor annesi ya da babası bir süre sonra ağlayacağı çok belli. Ağlayınca da tablet veriyorlar.
Tablet dediğin şey o yaşlardaki çocukta lsd etkisi gösteriyor bağımlılar bir nevi. Çok üzücü aileler yüzünden cocuklar katlanılmaz haldeler
0
fasulyek
(29.08.18)
çocukların aşırı şımartılarak büyütülmesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum.

2 gün evvel markette gördüm, kasadan aldıklarını geçirtiyordu anası, kız çocuğu çikolata çikolata diye tutturdu kız ortalığı inletti bağırmaktan, sonunda aldı anası çikolatayı o saniye hiçbir şey olmamış gibi sustu çocuk.

halbuki 2 dk daha dirense anası, çocuk umudunu kesecekti. çocuklar iki ağlarım zırlarım istediğimi aldırırım sistemini çözdükleri için parmaklarında oynatıyor aileyi, e öyle olunca da şımarık, arsız, çingen yetişiyorlar.

hadi ufak çocukları geç, liseli çocuklara bile aileleri aynı muameleyi yapıyor,
öğrencinin notu düşük, hop sene sonunda sanki dersten kalan çocuk değil de annesi, babasıymış gibi ebeveynler not istiyor öğretmenden. alabildiğinden alıyor. e öyle olunca çocukken ağlayıp istediğini yaptırıp şımaran çocuk, ergenken de bir şekil işini öyle hallediyor. ondan sonra etraf şımarık, arsız çocuk ve gençlerle doluyor.
0
wilhelmwasmuss
(29.08.18)
bu aksam bana emanet iki cocuktan birisi diğerinin boynuna ip baglayıp ipin diger ucunu kapı koluna baglamaya çalışıyordu. iple popolarına vuraraktan uyardım. yalandan ağladılar ipi ver diye duygu sömürüsünü de öğrenmişler kumandayı tableti emzik yapan ebeveynleri sağolsun. aynı iple sırt sırta baglayıp anneleri gelene kadar öyle bırakmak gecti icimden ama konusmayı sökmüsler bir kere ispiyonlarlar. balkon kapısı, pencere hiç açamıyorsunuz zaten hepsi birer pikaçu, çarmendır, balbazar.

çocukları sevmiyorum, şımarıklar, kafam kaldırmıyor. 30 dakikalık seviyorum, sonra doğuranı çeksin kaprisini, bana neyse.
0
alwayschargeneverbend
(29.08.18)
aileleri bu kadar boktan yetiştirmese sevebilirdim. çocuklarda bir suç yok, ne görürse onu yapıyor. ailelerini suçluyorum suçlayacaksam.
0
nice tnetennba
(29.08.18)
Bir turizmci olarak birçok milletten aileyi gözlemleme şansım oldu.
Türkler şımarık çocuk yetiştiriyor.
Buna Romanya, Bulgaristan gibi bize yakın ülkeleri de ekleyebilirsiniz.
Tam emin olmamakla birlikte ülkenin gelir düzeyi ile bağlantılı olduğunu da düşünüyorum.
Türk çocuklar büfenin, lobinin, odaların canını okuyor. İnsanlara rahatsızlık verebileceğini düşünemiyor.
Diğer ülkelerde özellikle batıda yetişen çocuklar sessiz, çevreye rahatsızlık vermiyor ve düzenli.
Bu durum tarım toplumu, sanayi toplumu arasındaki konum ile de bağlantılı.
Söz konusu çocuklar genellikle daha bireysel kültürlerde yetişiyor.
Kanım budur.
0
yasasin yemek yemek
(29.08.18)
@niye ama haklısın cnm ;) ben de tek çocuğum ;) ;) ;)
0
Delay Fuze
(29.08.18)
Berbat, sevgimin sonsuz olduğu yeğenime bile tahammülüm yok. O yüzden diğer hiçbir şey hissetmediğim çocuklara karşı sabrım sıfır. Zaten dönem çocukları aşırı şımartılmış durumda. Eğitimli anne babaların garip huyları, sözüm ona “eğitim” desteği altında çocuğu başka bir şeye evirmelerini falan akıl tutulması eşliğinde izliyorum. Mesela geçen biriyle tanıştım kadın mühendis eşi de öyleymiş neymiş 7 yaşındaki çocukları matematikte çok kötüymüş ve ebeveyn kılıklıların bu durum çok zorlarına gidiyormuş çünkü onların hiç öyle problemleri olmamış ve artık bu durumu aşmak üzere pedagojik destek almaya karar vermişler bunlar matematik anlatıp çocuğun da anlamadığını görünce iyice kötü oluyorlarmış. Bildiğin psikopat bir çift, kendileri doktora gitmeleri gerekirken çocuğu hasta etmişler. Ayrıca Çocuk bu gerekmese de ağlayabilir , her b.ku ne diye ayaklarına serersin mesela. Büyük konuşuyorum yazın: Böyle anne baba olunmaz , sevimsiz çocuklar yetiştiriliyor resmen. Ben bu dönemin eğitimli anne babaların çocuklarına daha bi acıyorum iyice çekilmez ve paikopat oluyorlar. Bi rahat bırakın alan verin , aptalca beklentilerinizden uzak tutun şu çocukları. Sorun bunlar işte. Sen tamamen masumsun :)
0
dyg*dyg
(29.08.18)
@dyg*dyg

kısa süre sonra teyze olacağım
işte tam o anlattığın şeylerden korkuyorum.
0
🌸niye ama
(29.08.18)
ben kalabalık ailede büyüdüm, 18 yaşında teyze oldum, yeğenlerim var belki de o yüzden seviyorum çocukları genel olarak.

ama herkesin yazdığı gibi işte şımarık, büyümüş de küçülmüş veletler sinirimi bozuyor. bu da ailelerden kaynaklanıyor. dur sus demiyorlar çocuklarına. bizim insanımızda sınır koyma diye bir şey yok. oysa ki çocukların sınırlara ihtiyacı vardır, kendilerini güvende hissederler. yetişkinler yapmadığı için çocuklarına da öğretemiyorlar. bugün evinize misafir gelip çilekli dondurma istiyorum diyen velet yarın büyüdüğünde atm kuyruğunda dibinizde bekliyor.

yine de şu video beni her zaman gülümsetir:
www.youtube.com
0
şubatsonrası
(29.08.18)
(15)

sayın evliler :evlenmeyi önerir misiniz?

binder dandet
Dürüst olun lütfen. ne artısı var? ne eksisi var?boşanmış arkadaşların da fikirlerini duymak isterim.ps: neden evliler olarak açtım? tecrübe etmişler sonuçta bekrlığı ve evliliği (enter: bekara karı boşamak kolay)ps2: evliliğinizden memnun değilseniz fakat eşiniz bu hesap dahil hesapları kontrol edi
Dürüst olun lütfen. ne artısı var? ne eksisi var?

boşanmış arkadaşların da fikirlerini duymak isterim.


ps: neden evliler olarak açtım? tecrübe etmişler sonuçta bekrlığı ve evliliği (enter: bekara karı boşamak kolay)

ps2: evliliğinizden memnun değilseniz fakat eşiniz bu hesap dahil hesapları kontrol ediyorsa kodumuz: fukuçiçi . diyin ben anlarım.
0
binder dandet
(27.08.18)
artilari: maddi - iki kisi yasamak kisi basi daha ucuz
aktivite yapacak birini bulursan tek basina yapmaktan daha keyifli gezidir, sudur budur.

eksileri: hayatta egitim gibi tasinmak gibi yapmak istedigin seyler varsa es cogunlukla ayak bagi oluyor, engel oluyor, vs.
0
hot potato
(27.08.18)
Babam 30 yaşında evlenmiş, şimdiki aklım olsa askerden gelir gelmez evlenirdim diyor.
0
gazozailacatmauzmani
(27.08.18)
Evliyim. Bir tabir vardır ya “ruh eşi” diye. Bulursan evlen. Eksisi yok, artısı çok evliliğin. Çevremdeki bir çok evli arkadaşım mutlu değil. Biz tam tersi, çok mutluyuz, kendimize yetiyoruz, sırdaşız, dostuz, aşığız, hayat arkadaşıyız.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(27.08.18)
evliyim, tam olarak super kahraman + 1 diyorum. benim düşüncelerimi yazmış.
0
wilhelmwasmuss
(27.08.18)
it depends. kişisine göre değişir. kimi sevdiğimle olayım beraber gezelim tozalım der kimisi ben özgür ruhluyum vs der. ne istedigini, ne ile mutlu olacağına karar ver.
0
lata
(27.08.18)
bu soruya erkekler hayır, kadınlarsa "tabi lan manyak mısın" şeklinde cevap verir genelde.
0
firemanjonny
(27.08.18)
Evli değilsem de evli bir filozof olan Sokrates'ten bir aktarma yapayım.

"Evlenin. Eşiniz iyi olursa mutlu olursunuz, kötü olursa da filozof olursunuz"
0
d max
(27.08.18)
Evliyim ve mutluyum çok şükür, ama şimdiki aklım olsa evlenmem. Karıma sor o da aynısını diyor :)

Canın sıkılınca basıp gidememek, özgür olmadığını bilmek, birilerinin sorumluluğunu taşımak çok zor.
0
John Bloor
(28.08.18)
Evli değilim birlikte yaşıyoruz.
Geçen sene evlenmek daha çok istiyordum artık neredeyse hiç istemiyorum.
Temizlik, yemek ve çamaşı benim üzerime kaldı. Evde hiçbir şey yapmıyor ve hiçbir şeyden haberi yok. İşten gelsin oyun oynasın. Beceriksiz olduğu için evdeki tüm tamirat işlerini de ben yapıyorum. Market alışverişinden sıkıldığı için markete de ben gidiyorum söylenmesini çekmeyeyim diye.
O kadar görüşünce seks de azalıyor.
Erkek için yine mantıklı da çalışıp kendi parasını Kazanan (asgari ücret vs değil iyi kazanan) kadın için mantıksız.
Süper kahraman filmleri izlemekten kusacağım.
Kendime ayırdığım zaman kalmadı hizmetçilikten daha bakımsız oldum.
Söylenen dırdırcı kadına doğru ilerlememi görüp üzülüyorum.
0
fasulyek
(28.08.18)
8 yıl civarı evliyim, mutluyum, zorlukları var, iki çocuk var onların ayrı zorlukları var, bekarlıktan yine de kat kat iyidir.

Yaş: 39 Erkek

PS: mutsuz bir evlilik kabus olabilir. karşı taraf sorumsuz bir insan ise hayatta mutlu olamazsın.
0
ravenudon
(28.08.18)
@fasulyek +1

Heleki bir kadın bizim toplumumuzda neden evlenmek ister?

Adamın çamaşırlarını yıka, yemeğini yap, evini temizle. Kölelik resmen :)

Yani bir kadına bunları yaptıran motivasyon nedir? Çok mantıksız ya!
0
John Bloor
(28.08.18)
@john sen niye kadının öyle yükümlülükleri olduğunu düşünüyorsun ki?
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(28.08.18)
boşanma aşamasında biri olarak bu duyuruya evlenmeyi öneririm diye cevap vermek isterim. evlilik tamamen şans işi. yıllarca sevgili olup evlendiğin insan ile evlenmiş olsan bile evlilikte ilişkiler çok değişebiliyormuş. eğer şanslı isen ve ruh eşin ile evlendiysen evlilik dünyanın en güzel şeyi. bunu söyleyebilirim. tüm bu temizlikti, ütüydü rutinleri bir kenara bırakarak konuşuyorum, sürekli bir dert ortağının olması, acılara birlikte göğüs germek, varlıkta yoklukta ortak olmak, mutluluğu paylaşmak, birlikte tatile çıkmak, tembel pazar kahvaltıları, tv karşısında birlikte ikindi uyuklamaları, kız çocugunuzun doğumuna birlikte şahit olup birlikte hüngür hüngür ağlamak. bence zaten hayatta insanın mutlu olup olabileceği sınırlı anlar bunlardır diye düşünüyorum. hayatın gerisi iş güç bin tane dertle uğraşmakla geçiyor. hayat eğer karşına tartışmadan etmeden bu basit ama huzurlu anları birlikte yaşayabileceğin birini çıkardıysa dostum sen dünyadaki şanslı azınlıktan birisin. inanın bana para vs tüm bu anların sonrasında geliyor.
he ben eski eşimle bunları bir süre yaşadım, sonrasında ise hayattan beklentilerimizin farklı oldugunu anladık ve sonrası tam bir cehennem azabı gibiydi. :) özetleyecek olursam evlenin, ancak evlenmeden önce hayattaki beklentilerinizin benzer oldugundan emin olun. karşınızdaki insandan asla emin olamayacaksınız ama hayatla ilgili ana kararlarınız en azından benzer olsun sonra benim gibi üzülmeyin. ve mutlu bir evliliğin anahtarı karşılıklı fedakarlık, egoyu bir kenara bırakmak ve onu gerçekten seviyorsanız bunu küçük şeylerle bile olsa hissettirmekten geçer bunu unutmayın. ben ettim siz eylemeyin :)
0
atar ramazan
(29.08.18)
Sevdiğiniz ve hayata sizinle aynı pencereden bakan birini bulursanız evlenin. Ben beraber vakit geçirmekten zevk aldığım biriyle evliyim. Yzın çocuklar anneanneye / babaanneye yazlığa gider biz çocuksuz kalırız. Valla işe gitsem bile o zaman bana tatil gibi gelir. Dezavantajı, bekarken bir kadın olarak kendime ayıracağım zaman daha çoktu, şimdi illa ki evin sorumluluğu oluyor. Söylenen insan değilim, yapıp geçiyorum ama erkek yardım etse bile olay "yardım"la sınırlı kalıyor. Planlamayı, direktifi kadın olarak ben üstlenmek zorunda kalıyorum. Bir süre yanlız da yaşadım, o yanlızlığı sevmiyorum, burası net. Bir süre ablamla yaşadım, orada sorumluluk ablamdaydı, ben evin erkeği gibiydim. Bunu da sevmedim. Dolayısıyla eksisi olsa bile evliliğimden memnunum.
0
SiyamkedisiZorro
(29.08.18)
@super kahraman olsaydim baba olurdum

Kadının böyle yükümlülükleri olduğunu düşünmüyorum, ama toplumun gerçekleri maalesef bu yönde.

Bu konuda yargıtay kararı bile var yanlış hatılamıyorsam, boşanma davasında ev işi yapmayan kadını kusurlu bulmuştu yargıtay.
0
John Bloor
(29.08.18)
(7)

paralı yollar 101 sorusu

puc
Selamlar,Bugüne kadar paralı bir otoyola girmem gerekmedi hiç. O yüzden ogs, hgs, vb kartlarım yok. Paralı bir yola girdiğimde eğer ödeme noktası yoksa nasıl ödeme yapabilirim? Ya da illaki ödeme yapabileceğim bir vezne oluyor mu? Mesela böyle bir durumda İstanbulda boğaz köprülerinden nasıl geçerim
Selamlar,

Bugüne kadar paralı bir otoyola girmem gerekmedi hiç. O yüzden ogs, hgs, vb kartlarım yok. Paralı bir yola girdiğimde eğer ödeme noktası yoksa nasıl ödeme yapabilirim? Ya da illaki ödeme yapabileceğim bir vezne oluyor mu? Mesela böyle bir durumda İstanbulda boğaz köprülerinden nasıl geçerim, vezne filan yok diye hatırlıyorum. Boğaz köprüsü örnek, sorum genel.

Teşekkür ederim.
0
puc
(09.08.18)
bankalar aracılığıyla ya da ptt'den hgs veya ogs alman lazım. onu kredi kartına bağlarsan otomatik kesilir. bağlamazsan para bittikçe kontör yükler gibi para yüklemen lazım.
0
burty
(09.08.18)
Direkt geçiyorsun. Geçiş tarihinden itibaren ilk 15 gün içinde hgs/ogs alıyorsun o geçişini normal ücret üzerinden düşüyor hesabından. 15 günü geçirirsen normal geçiş ücreti x 4 cezaya düşüyorsun.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(09.08.18)
Sen git direk geç, hemen banka hesabından hgs ye başvur, evine, iş yerine gelsin, kredi kartına veya hesabına tanımla tamam. ytd.
0
xdenizx
(09.08.18)
Bir ufak not daha: Bankadan alırsanız muhtemelen içinde bir bakiye limiti olacak (25 veya 50 tl gibi). Yani 50 tlnin altına düştüğünde otomatik50 tlye tamamlayacak. Bunun olmaması için PTT den almıştım ben. Otoyol gişelerine yakın benzinliklerde zaten yükleniyor.
0
farabi
(09.08.18)
Bazı otoyollarda nakit gişeleri var. OGS/HGS olmadan doğrudan girişte bilet alıp çıkışta buna göre nakit ödeme yapabiliyorsunuz.
0
burfak
(09.08.18)
ptt den alırsan, uygulaması var, kontör yükler gibi 10-25-50 vs gibi standart meblağlarda da yükleyebiliyorsun istediğin an telefondan.
0
wilhelmwasmuss
(09.08.18)
Telefondan yükleyince işlem ücreti kesiliyor. Düşük ancak hak edilmiş bir meblağ değil avantacılık biraz. Ben o sebeple telefondan yüklemiyorum.

Yalnız telefondan yüklemeye kalktığımda arabanın mükerrer kaydı çıkmıştı onu öğrenmiştim iyi olmuştu :p
0
farabi
(09.08.18)
(7)

Plakasını bildiğiniz bir aracın sahibi bulunur mu?

lion de la Turquie
Cok begendigin renkte ve dirilikte bir arac gordum. Satar mi acaba diye sahibine ulaşmam lazım. Tek bildiğim plakası.
Cok begendigin renkte ve dirilikte bir arac gordum. Satar mi acaba diye sahibine ulaşmam lazım. Tek bildiğim plakası.
0
lion de la Turquie
(07.08.18)
eğer tanıdığın bir sigortacı varsa bulur. ama yaptığı şeyin etikliğini geçtim, yasal olarak da yaptırımı olabilir.
0
teritori
(07.08.18)
aracın diriliğini nasıl ölçtünüz?


Öyle bir imkan olsaydı sizce de dolandırıcılar bayram etmez miydi? Kısaca yok öyle bir olay.
0
binder dandet
(07.08.18)
benim aracıma çok kez kartvizit bıraktılar. satmayı düşünürseniz arayın die
0
oscar
(07.08.18)
arkadaş park halindeki bir aracın aynasına çarpıp kırmıştı. sahibine ulaşmak için 155'i aramıştı. falanca plakalı aracın yanlışlıkla aynasını kırdım, sahibine ulaşmak istiyorum gibisinden bi şeyler demişti. sonrasını çok hatırlamıyorum ama 155 aracılığıyla aracın sahibiyle iletişime geçmişti.
0
yemrem
(07.08.18)
Sokakta görüp beğendiğiniz ve müşteri olmayı düşündüğünüz bir aracın sahibiyle iletişim kurmanın raconu bu değildir. Plakadan kişinin bilgilerine ulaşmak suç. Tanımadığım yabancı bir numara beni arasa, aracınızı beğendim satmayı düşünüyor musunuz diye ilk soracağım soru "Numaramı nerden aldınız?" olurdu.
Not yazın, bilginizi bırakın sileceğine kıstırın, düşünürse o sizi arar.
0
battal gemalmaz
(07.08.18)
birisi benim aracımın tampona dokunmuş ben markette alışverişte iken, görenlerden biri aracın plakasını vermişti. karakola plaka ile gitmiştim, ad-soyad ve tel bilgisini vermişti polis, arayın halledin aranızda diye.

belki öyle bir şey deneyebilirsin.
0
wilhelmwasmuss
(07.08.18)
Araba benim eski araba.
0
🌸lion de la Turquie
(09.08.18)
(17)

Korna var mı?

ya ben lan neyse
esk merkezde kafam sıkıldı. sizde de var mı?
esk merkezde kafam sıkıldı. sizde de var mı?
0
ya ben lan neyse
(24.06.18)
Benim bulunduğum yerde 4'ten beri var
0
megalomaniac
(24.06.18)
Ankara merkez
burası lojman bölgesi, başka yerleşim yok, biz nadiren duyarız böyle kutlamaları, ara ara geçiyorlar
silah duymadım henüz
0
niye ama
(24.06.18)
Ataşehir kornalara silah sesleri eşlik ediyor.
0
eazy
(24.06.18)
Hatay bölgesi.. öttürüyor millet
0
1adam
(24.06.18)
Hocam pendikte de var. 2 saattir hem de.
0
noeldayın
(24.06.18)
izmir karşıyakadan bildiriyorum. tek tük var.
0
fosforlu cevriye
(24.06.18)
Burda yok küçük bir ilçede yaşıyorum
0
for day to break
(24.06.18)
İzmir karsiyaka-alsancak arasinda birkaç konvoy gördüm, o kadar bir coşku yok henüz.
0
veritaslibertas
(24.06.18)
Üsküdar'da silah sesleri eşliğinde çalıyorlar 2.5 saattir falan. Öncesi de vardır da ben Kadıköy'deydim o zaman.
0
ms brownstone
(24.06.18)
İstanbul, Maltepe çok fena. Gülsuyu'ndan, Başıbüyük'ten inen çomarlar Maltepe merkezde gövde gösterisi yapıyor.
0
inawen
(24.06.18)
Hdp baraj konvoyu geçti bir, o kadar.
0
pike
(24.06.18)
kadıköydeyim ve korna çok.
0
sutlu nescafe
(24.06.18)
var, tekirdağ çerkezköy'de.

ama öyle akın akın konvoy halinde olmasa da kafa açmaya yeter.

ayrıca, suudi arabistan bayrağı ile gecen bir tip de vardı.
0
wilhelmwasmuss
(24.06.18)
Antalya'da şehrin göbeğinin özeti: "düt düt, düüüüt"
0
treamorg
(24.06.18)
Aklina gelen her sey var su anda burada. Silah, korna, dombura, havaifisek, recep tayyip erdogan tezahurati, tekbir getirenler hepsi var su an.
0
stavro
(24.06.18)
Bağcılar..
Kafamız şişti..
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.06.18)
korna olsa yine iyi saatlerce çeşit çeşit silah sıktılar. (izmir karşıyaka)
0
hushhush
(25.06.18)
(8)

sandık kurulu başkanlarının hepsi ak partili mi?

lenin benim amcam olur
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
lenin benim amcam olur
(23.06.18)
Hayır.Partiler ayrıca görevli bulundururlar.
0
hebanon
(23.06.18)
sandık kurulu başkanları memur. ak partilisi de var ak partisizi de.
0
nrmnm
(23.06.18)
Hepsi memur. AKP'li veya herhangi bir partinin görevlisi değiller. Devlet memurlarının siyasi parti üyesi olmaları zaten yasak. Kendileri görev istiyor, devlet görevlendiriyor.
0
Lim5
(23.06.18)
boyle bir haber paylasildi gecenlerde m.t24.com.tr
0
pide
(23.06.18)
@lim5: kendileri istemiyor hocam. zorla veriliyor.
0
ya ben lan neyse
(23.06.18)
devlet memuruyum öğretmenim öncelikle isteğe göre veriliyor. yetersizlik durumunda resen görevlendirme oluyor.

parti üyesi vs olmuyorlar.
0
wilhelmwasmuss
(23.06.18)
Babam 32 yıllık memur, hiç isteği dışında görevlendirilmedi. Eğer istiyorsa önceden resmi başvuru yapılıyor. o da bazen çıkar bazen çıkmaz. Başvuruyu genel anlamda cazip kılan şey ek ücreti.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(23.06.18)
yeterli sayıda görevli yoksa memur istemese de görevlendirilebiliyor. ki bu seçimde de böyle görevlendirmeler geldi. memursan pek kabul etmemek gibi bir seçeneğin yok. cevap olarak: memur da netice de bir vatandaş olduğuna göre her partilisi var.
0
helenart
(24.06.18)
(5)

Halkbank atmsi paramı yuttu napmalıyım

bunlarseniniyigunlerin
1 saat kadar önce Halkbank atmsinden para yatırmaya çalışırken bankamatik 300lirami yuttu. Müşteri hizmetlerini aradığımda pazartesi işlem baslatabileceklerini söylediler. Ama paranın hesabıma yatıp yatmayacagi kesin değilmiş. Yatacaği kesinleşse bile ne zaman yatirilir bilmiyormus. Daha evvel buna
1 saat kadar önce Halkbank atmsinden para yatırmaya çalışırken bankamatik 300lirami yuttu. Müşteri hizmetlerini aradığımda pazartesi işlem baslatabileceklerini söylediler. Ama paranın hesabıma yatıp yatmayacagi kesin değilmiş. Yatacaği kesinleşse bile ne zaman yatirilir bilmiyormus. Daha evvel buna benzer bir durum yaşayan oldu mu? Para kaç günde hesabıma aktarılır ?
0
bunlarseniniyigunlerin
(23.06.18)
atm'de sayım yapılıyo, artan para varsa ha evet işlem başlatan bunlarseniniyigunlerin'in parası diyip yatırıyolar genelde.
0
yuto
(23.06.18)
finansbank atmsinden aynı şeyi yaşadım. bankamatiğin dibinden aradım. kontrol ettiler. yarım saat sonra falan yatırmışlardı. iş çıkışında oldu bütün bu olaylar.

sordunuz mu konuştuğunuz arkadaş kesin ne biliyormuş? bankalara karşı çirkef olun. 300 tl sizin borcunuz olsa haber vermez, sonra faiziyle isterlerdi. ama işte...
0
allineed
(23.06.18)
4-5 iş günü sonra yatmış olur hesaba ekstra işlem yapmaya gerek yok. Telefonda temsilciye de çirkeşleşmeye kalkmayın küfür yersiniz. Onların yapabileceği başka bir işlem Yok. Bekleyeceksiniz diyorsa bekleyeceksiniz
0
mutlusismankedi2015
(23.06.18)
bir halkbank bir de finansbankta yaşadım.

finansbankı aradım, hemen yatırdılar.

halkbankta, 1 hafta içinde yatırılır dendi, 3-4 gün sonra yatmıştı.
0
wilhelmwasmuss
(23.06.18)
iş bankası atm'sinde başıma geldi. 950 tl'mi yuttu atm, kartı zor aldım. şube atm'si olduğundan gidip sıra alıp söyledim. görevli sayım yapılması lazım, tek çalışıyorum bugün yapamam dedi. form doldurdum. bakalım bu miktar fazla çıkacak mı dedi. ben de tabii ki çıkacak, bu kadar paramı yuttu dedim. bana bir 5 dk atarlandı, tek çalışıyorum bugün nasıl yetişeyim, arkadaşlar izinde diye. ben de işe geç kaldım dedim çıktım. öğleden sonra 950tl hesabıma yatmıştı.
0
ganbatte
(23.06.18)
(12)

Siz olsanız hangisini işten çıkarırsınız?

kafanguzelolmus
Bir iş yerinde çalışan 2 tane bayan var. Biri iş saatlerine riayet edip düzenli bir şekilde gelip gidiyor. İşini yapıyor çalışıyor. Tek sıkıntısı işi olmadığında telefonla uğraşıyor. İnternette geziniyor vs. Diğer kişi ise haftanın 5 günü çalışılan is yerinde bazı günler yarım gün gelir max 2 kere t
Bir iş yerinde çalışan 2 tane bayan var. Biri iş saatlerine riayet edip düzenli bir şekilde gelip gidiyor. İşini yapıyor çalışıyor. Tek sıkıntısı işi olmadığında telefonla uğraşıyor. İnternette geziniyor vs. Diğer kişi ise haftanın 5 günü çalışılan is yerinde bazı günler yarım gün gelir max 2 kere tam gün gelir gelse de yine geç kalır. Ya hastanededir ya da bi yakını hastanededir sürekli problemleri vardır. Ama işte oldugu saatlerde iyi çalisir.internete telefona bakmaz
İşten çıkaracak olsanız hangisini çıkarirsiniz? Başkalarını enayi yerine koyup kafasına göre ise geleni mi? İşine saygı gösteren ama eli boş olduğunda da yayan birini mi?
0
kafanguzelolmus
(19.06.18)
eli boş olduğunda zaten iş yapamaz ki? siz ona iş vermezseniz napsın kitap mı okusun? herkes akıllı telefona bakıyo. ayrica işe sorumsuzca gelene müsamaha göstermemek gerektiğine inanıyorum. kadın para alıyo iş için o saatlerde istese de istemese de bulunmak zorunda. ha elinde iş yoksa ya da patron müsaade ettiyse gitsin nereye istiyosa. bence cevap çok net. işe gelmeyeni kovarım.
0
lata
(19.06.18)
ikincisini tutardım.
0
paudi
(19.06.18)
Birinci kişide hiçbir problem yok.
İş olmadığında telefona internete bakıyor diyorsunuz, ne var bunda? Nasıl bir iş yerinde çalışıyor ki bunları yapması garip karşılanıyor anlamadım, çok normal. İşini bırakıp bunlara yoğunlaşması yanlış olurdu.

Dakiklik benim için çok mühim, bu yüzden sürekli işe geç kalan biriyle çalışamazdım.
0
mutekebbir
(19.06.18)
Eli boş olduğunda ne yapması gerekiyor tam olarak? Kendi kendine iş mi yaratsın veya put gibi bir şey yapmadan mı dursun? Bu tabloda iki çeşit kişi var;
1. İşini yapan kişi.
2. İşini yapmayan kişi.

2. kişiyi çıkarırım.
0
once
(19.06.18)
Ikincinin neden gelmedigi de onemli. Hakkaten, bir yakininin agir bir hastaligi var da gelemiyorsa, bu gecici bir durum da olabilir. Bir arkadasimin anneanneasinde buyuk bir hastalik vardi, ise girdiginin ilk 8 ayi dogru duzgun gelememisti. (Anneannesi anne gibiydi, onun evinde buyumus) 11 yil birlikte calistik. Ilk 8 ayiyla yargilasam "Sorumsuz bir calisan" derdim, sonraki 10 yil ise tam tersiydi. Ikincisinin durumu tamamen hastanede kimin olduguna, hastaliginin ne olduguna bagli. Enayi yerine koymuyordur belki, mecburdur cidden.

Ilkinin durumunda ise isleri hizli yapiyorsa ve bitiriyorsa, performansi duzgunse sorun yok ama isleri yalapsap yapip sonra da oturuyorsa, bunun sorun oldugunu dusunurum. Acikcasi, isini tam yapsa bile ilk kisi ikinciden daha rahatsiz eder beni. Hadi, arada nefes almasi ve kafa dagitmasi ayri bir konu da, bos zamaninda neleri daha duzgun yapabilecegi konusunda ugrasmasini, ortaliktaki angarya isi yapmasini, baskalarina yardim etmesini beklerim. Ancak, kendine soyleneni yapiyorsa ve o isin yetecegi maasi aliyorsa, otesine gerek var mi kismi da tartisilir.
0
aychovsky
(19.06.18)
işler yürüyorsa adam çıkarmaya odaklanmamak lazım. çıkarman gerekiyorsa, o gelmeyeni çıkar.

"Tek sıkıntısı işi olmadığında telefonla uğraşıyor." ne demek. işi olmadığında kendi kendine takılması neden bir "sıkıntı"? işi yapıyor işte. "boş durmasın çalışsın köpek diyorsan" iş ver çalışsın ozaman.
0
it could be wrong
(19.06.18)
İşi olmadığında ne yaptığı niye sizi ilgilendiriyor ki? Üstünüze vazife olmaması lazım. İşini yapıyor mu, yapıyorsa ötesi haddiniz değil.

İkinci çalışanın da işe neden gelemediği önemli bir detay.
0
mutlusismankedi2015
(19.06.18)
İş olmadığında iş yapıyor gibi görünmek yerine başka şeyler ile ilgili uğraşması sorun teşkil etmemeli. 2 yi çıkartırım ben
0
gazozailacatmauzmani
(19.06.18)
ikisini de çıkar da ikisi de kurtulsun senden. biri işi olmadığı zaman tele bakıyormuş, ne yapacaktı iş yoksa, diğeri de geç geliyormuş gelince de işine 4 elle sarılıyormuş. neden geç geldiniz x hanım diye sormak ya da bir daha daha dikkatli olun demek bu kadar mı zor?

suriyeli birine sormuşlardı niye türkiye'de çalışmak istemiyorsun avrupa'ya kaçıyorsun diye abi hayvan gibi çalıştırıp tek kuruş para vermek istemeyen işverenleri var diye açıklama yapmıştı. adam ne kadar haklı konuşmuş.
0
for day to break
(19.06.18)
Teşekkürler arkadaşlar. İşveren olduğum sanılmış fakat işten çıkarılan 1. Kişi benim.
0
🌸kafanguzelolmus
(19.06.18)
@kafangüzelolmuş sadsakslf gülüyorum ama üzüldüm be
0
valarmurgulis
(20.06.18)
patron, bu özelliklere takılmıyordur.

1. kişi ile de 2. kişi ile de iş yürüyordur, o kesindir. 2. kişinin patrona daha az maliyeti vardır vs vs, başka etkenler vardır. enayi yerine konulan diğer çalışanlar, patrona batan bir şey yok.

patronun vizyonsuzluğudur vs vs bir sürü şey konuşulabilir de, adamın o kadar derin düşünmediği ortada. senin gitmen, onun kalması işine gelmiştir. başka şeye bakmamıştır.
0
wilhelmwasmuss
(20.06.18)
(10)

kaza yaptım. kim suçlu bulalım.

gliderpilot
merhaba arkadaşlar.2 gün kadar evvel bir kaza yaptım. paintte çizerek gösterdiğim şekilde oluştu kaza. b aracı benim aracım, a aracı ise diğer araç ve c aracı olaydan sonra kaza mahalini terkeden başka bir araç.Ben b aracı olarak bir anayolun batı istikametinde giderken yolun refüjle ayrılmış öteki
merhaba arkadaşlar.

2 gün kadar evvel bir kaza yaptım. paintte çizerek gösterdiğim şekilde oluştu kaza. b aracı benim aracım, a aracı ise diğer araç ve c aracı olaydan sonra kaza mahalini terkeden başka bir araç.

Ben b aracı olarak bir anayolun batı istikametinde giderken yolun refüjle ayrılmış öteki tarafından a aracı aksi istikamette geliyordu.

ben c aracının görüşü kapaması sebebiyle yolun boş olduğunu düşünerek hızı yavaşlatarak kavşaktan sola dönmeye başladım. (kavşakta herhangi bir ışıklandırma ve tabela yok.) o sırada c aracını geçince a aracının geldiğini gördüm ama kurtaracağını düşündüm ve çarpışma olmaması için gaza bastım.

ben kavşağı bitirip neredeyse dönmekte olduğum sokağa girişimi tamamladığım anda sağ arkamdan a arabası bana çarpı. o kuvvetle aracım spin attı ve burnu kavşağa bakacak şekilde durdu.

şükür ki iki taraftada burun dahi kanamadı ve raporlar da bu şekilde tutuldu.

sizce burada kim suçlu kim suçsuz? iki tarafında sadece trafik sigortası var.

i.hizliresim.com
0
gliderpilot
(19.06.18)
çizimlere baktığımda önce paint'in daha sonrada microsoft'un suçlu olduğunu düşündüm. Sonra sonra olay aydınlanmaya başlayınca arkadan vurduğu için a aracı suçlu olur diye tahmin ediyorum. Benzer bir kazada bizim patron spin attırmıştı karşı araca 8de8 suçlu bulundu.
0
kirmizi kart
(19.06.18)
gayri ihtiyari tecrübelerime dayanarak cevaplayacağım. kurallara hakim değilim.

c aracı bekleyerek doğru olanı yapmış.

b aracı her ne kadar kavşağa yavaşlayarak girmiş olsa da yavaşlamak bazen çözüm olmuyor. boş olduğunu düşünerek girmek kurtarmaz, boş olduğundan emin olarak hareket etmek gerekirdi ki, burda maalesef suçlu b.

a aracı ise bahsettiğiniz gibi kasise rağmen yavaşlamadıysa, a aracı da suçlu. çünkü kavşaklarda ışık ve kasis daahil hiçbir uyarıcı işaret bulunmasa bile yavaşlama zorunludur.

geçmiş olsun.
0
burty
(19.06.18)
B suçlu. Geçmiş olsun.
0
battal gemalmaz
(19.06.18)
b suçlu. görüşün kapalı ise neden yola çıktın. önce c geçecek sonra b geçecekken erken davranmışsın.
0
paudi
(19.06.18)
tutanakta c aracı bilgileri ve c aracının varlığını belirtmedik bu arada. c aracı olay anından sonra ortalıkta olmadığı için.

ekleme ihtiyacı hissettim.
0
🌸gliderpilot
(19.06.18)
b suçlu
0
kablelvuku
(19.06.18)
B suçlu
0
bass solo take one
(19.06.18)
asli kusur B'de.

dönüş yapıyor, ana yolun tamamen boş olduğunu görmeden, tahmine dayalı körlemesine yola bağlanıyor.

a aracının tek kabahati yavaşlama kuralına uymamaması. ama adam yavaş gecerken de çarpabilirdi b aracı. körlemesine çıkış yapıyor çünkü. kazanın asıl müsebbibi her türlü b.
0
wilhelmwasmuss
(19.06.18)
B suçlu.
0
valentinov
(19.06.18)
6/8 b: kavşak kurallarına uymamak
2/8 a: kavşakta hız kesmemek --> tümsek yüzünden muammalı bu

kusurun çoğu b'de görünüyor.
0
sarsuk
(19.06.18)
(6)

irandan gelen sığınmacı iki genç

binder dandet
Bu gençlerin ajan-araştırmacı vs gibi bir olayları olduğunu bir tek ben mi düşünüyorum?
Bu gençlerin ajan-araştırmacı vs gibi bir olayları olduğunu bir tek ben mi düşünüyorum?
0
binder dandet
(07.06.18)
Var bi mallık gençlerde... ajan ihtimali düşük bencd...
adamlar bizim saftirik laik kitleyi iyi trollledi... dövmesi var diye idam edilecekmiş:)))) dövmesi olmayan iranlı yok... :)
saçları boyalı diye kızın kolu kesilecekmiş:))) yahu İranlı kadınların makyajı ve boyalı saçı meşhur...
0
benaslindayohum
(07.06.18)
ben sadece iki mal genç olduklarını düşünüyorum.

ama daha aptalları, dövme için iran'da idam edileceklerine, kolunun kesileceğine falan inananlar.
0
wilhelmwasmuss
(07.06.18)
Wilhelmwasmuss +1 insanlar duyar kasacak yer arıyor
0
aquarium
(07.06.18)
Ajan falan olsa bu kadar salak bir yalan soylemez, cunku aninda ortaya cikabilecek bir sey. Ya baska bir nedenden dolayi Iran'da araniyorlardi ve kactilar ya da kacarken yakalaninca korkup boyle bir yalan soylediler. Zina, escinsellik vb gibi bir durumdan dolayi araniyorlardiysa Turkiye'de bunu soylemeye korkmus olabilirler diye dusunuyorum, en mantikli aciklama olarak bunu buldum.

Insanlarin bunu yemis olmasi baska bir konu. Ortalama bir Turkiyeli'nin Iran yasalarinin ayrintilarini bilme ihtimali yok denecek kadar az ve boyle bir seyi Twitter'da anlik gorunce tepki gostermesi cok normal. Cok fazla kisinin aklina gelmez acip Iran yasalarina bakmak.
0
evrim halkasi
(07.06.18)
nevşin mengü şöyle bir şey yazmış konuyla alakalı

İran'da saçı boyalı diye kol kesilmez, veya kişi dövmeli diye idam edilmez. ama devlet sizi idam etmek isterse bir bahane bulur. İran devleti "özgür ruhlu" gençleri sevmez. Saçı mora boyalı kız, dövmeli oğlan devlete göre rejim düşmanıdır
0
fasko
(07.06.18)
iranlı bir arkadaşım var. ona anlatıp sordum olayı. durumun ciddi olduğunu, dönerlerse idam da dahil olmak üzere ciddi problemler yaşayacaklarını söyledi. Birleşmiş Milettler'in bu tip durumlar için bir maddesi olduğunu ve ona göre muamele yapıldığından bahsetti.

götünüzden atmayın.
0
giovanne
(07.06.18)
(10)

yeni araçta fren balatası sesi neden olur

iddaaci
Araç 9000 km. 9 aylık 0 araç. frene basınca genellikle yağmurlu günlerde oluyor galiba frenden (yada lastiklerin başka yerinden) cıyırtı geliyor. yüksek hızlarda olmuyor. bunu da anlamadım. düşük hızlarda frene basınca ötmeye başlıyor. nedir bu durum?
Araç 9000 km. 9 aylık 0 araç. frene basınca genellikle yağmurlu günlerde oluyor galiba frenden (yada lastiklerin başka yerinden) cıyırtı geliyor. yüksek hızlarda olmuyor. bunu da anlamadım. düşük hızlarda frene basınca ötmeye başlıyor.

nedir bu durum?
0
iddaaci
(05.06.18)
pas oluşmuştur, birikmiştir. nemli yağmurlu havada da ses yapıyordur.

benim araçta da oluyor kışın aynı şekilde. sebebi de muhtemelen aynı.
0
wilhelmwasmuss
(05.06.18)
araç nedir?
0
mikahakkinen
(05.06.18)
@mikahakkinen polo 2017
0
🌸iddaaci
(05.06.18)
çünkü yeni çıkan araçların balatalarında asbest bulunmuyor. asbestsiz balatalar ses yapar genelde.

edit: kanserojen olduğu için balataların hiçbirinde asbest bulunmuyor.
0
false pretension
(05.06.18)
diske bir torna yapılabilir, balatalarla ilgili değildir o.
0
giovanne
(05.06.18)
yıkandıktan sonra veya sudan sonra olabiliyor. ancak frenlemede sıkıntı varsa bir göster yoksa sıkıntı olmaz.
0
mikahakkinen
(05.06.18)
ses çıkar hocam gayet normal. 9000 deki arabanın balatalarına torna yapılmaz yazıktır günahtır.
eğer çok sert kullanıyorsanız iş değişir tabi. örneğin şirket arabasıysa ve siz 300 metre sonra ışıklarda duracağınızı bile bile gazı kökleyip sonra frene yükleniyorsanız ne balata dayanır ne disk.
0
the ultimate driving machine
(05.06.18)
Hızla dönen parçalar birbirine sürtüyor, ötmesi çok normal. Balata sertse daha fazla ötebilir, ama fren tutuyorsa sıkıntı yok devam. Ötmeyen balata da çabuk biter haberiniz olsun.

Torna ihtiyacı da frene bastığınızda titreme varsa (disk yamuksa) olur.
0
John Bloor
(06.06.18)
Tozdan olabiliyor.
0
piotr
(06.06.18)
ince bir sesse taş toz falan sıkışmış olabilir
0
burya
(06.06.18)
(6)

Kızla buluşmada karnınız ağrısa mideniz bulansa

her gece aç
Ne yaparsınız? Sadece kız da değil etkilmek zorunda olduğunuz birileriyle toplantıda falan. Dışarda genelde tuvalet bulunmuyor. Olsa bile böyle kişilerin yanından aniden çıkamazsınız. Sırf bu yüzden fazla sosyal olmuyorum.
Ne yaparsınız? Sadece kız da değil etkilmek zorunda olduğunuz birileriyle toplantıda falan. Dışarda genelde tuvalet bulunmuyor. Olsa bile böyle kişilerin yanından aniden çıkamazsınız. Sırf bu yüzden fazla sosyal olmuyorum.
0
her gece aç
(03.06.18)
Lavaboya gidiyorum der, gider sıçarım. Bundan dolayı izlenim değişecekse öyle kızın da toplantının da...
0
valentinov
(03.06.18)
musaade isterim. insanlik hali.
0
tomcruise
(03.06.18)
bence sen fazla sosyal olmak istemiyorsun ya da olamıyorsun ve bunu bahane ediyorsun. böyle saçma bir sebep olmaz çünkü. bokum geliyor diye dışarı çıkmayan insan sana mantıklı geliyor mu? (ishal olduğun haller hariç)
0
tosunpasa
(03.06.18)
böyle kişilerin yanından aniden niye çıkmayalım ki, lavaboya gidiyorum diyip çık.
0
wilhelmwasmuss
(03.06.18)
Altına yap kurtul. Bu soruya verilecek en akıllı cevap bu bence.
0
oligomer
(03.06.18)
lavman yapıp gitmek lazım senin durumun için.
0
rhan
(03.06.18)
(14)

elektronik eşylarda kaç kere garantiye ihtiyaç duydunuz?

binder dandet
Kullanıcı hatası değil ama kendi kendine bozulan elektronik aletlerden bahsediyorum.Herkes bir garanti sevdasında, tamam iyi bir sey garanti ama +500 lira vermeye değecek kadar iyi bir şey mi atıyorum cep telefonunda.../yazar burda distributor-ithalatcı garantili telefonlardan bahsetmis)not: şans mı
Kullanıcı hatası değil ama kendi kendine bozulan elektronik aletlerden bahsediyorum.

Herkes bir garanti sevdasında, tamam iyi bir sey garanti ama +500 lira vermeye değecek kadar iyi bir şey mi atıyorum cep telefonunda.../yazar burda distributor-ithalatcı garantili telefonlardan bahsetmis)

not: şans mıdır değil midir bilmiyorum, şu ana kadar hiç ihtiyacım olmadı garantiye.
ek not: pardon bir kere oldu, logitech mouse tu onda da yenisini gonderdiler.
0
binder dandet
(31.05.18)
0
0
japon askeri
(31.05.18)
0
0
veritaslibertas
(31.05.18)
Hiç olmadı
0
crown
(31.05.18)
aile bireyleri için konuşursam
samsung cep telefonu 3 kere
iki ayrı general mobile'dan biri 2 kere biri 1 kere
hp laptop 1 kere

yani ihtiyaç doğuyor illaki. zaten garantiye devamlı ihtiyaç duymazsın. bi kere duyarsın, o bi kerede de ihtiyacını karşılamazsa paran boşa gider.

mi6 aldım ithalatçı garantili. işimi şansa bıraktım.
0
elorelia
(31.05.18)
0 garanti sağlamaktan kaçınan firmalara gidip yine de veriyoruz o farkı, logitech garanti konusunda çok başarılı haklarını vermeli
0
freebird5406_2
(31.05.18)
* jabra halo smart, bir yıl içinde aynı sorundan (tek tarafta temassızlık) iki kez garantiye gönderdim. ilkinde aynı model ile değiştirdiler. ikincisinde jabra elite 25e gönderdiler.

* lg g4, bootloop sorunu nedeni ile anakartı değişti garantiden.

* sandisk cruzer flash disk, birdenbire yazma korumalı oldu, yenisi ile değiştirdiler.

* dell laptop, şarj aleti bozuldu. yenisini kargo ile yolladılar.
0
inheritance
(31.05.18)
Lenovo laptop için birkaç kere. Güzel ve hızlıydı o zamanlar. Şimdi nasıldır bilmiyorum.

Çok uzun zaman önce, adını dahi hatırlayamadığım bir taşınabilir hdd için (pek bilindik bir marka değildi) 1 kere.

Samsung monitor için bir kere. 2 günde falan halletmişlerdi sanırım. Şimdi nasıldır bilmiyorum.

Bir de, yanlış hatırlamıyorsam, hepsiburada'dan ATI ekran kartı için iade almıştım. Sapphire idi galiba üreticisi. Ama tabii o zamanlar ekran kartları ucuzdu.

Yine samsung led tv için en az 1 kere olacak gibi gözüküyor şu an.

Edit: Ha bir de OCZ ATV usb bellek vardı (efsaneydi bence) yine hb'den aldığım. Bağlantı noktası gevşemeye başlayınca değişim istedim. Adamlar gidip saçma sapan bir usb vermişlerdi de fena çemkirmiştim. Kısa süre sonra o verdikleri rezil usb de kendini salıvermişti zaten.
0
skooma
(31.05.18)
Philips External HardDisk (1 TB)... 3 kere...

2 kez aynı sorundan teknik servis gördü. 3. kez götürdüğümüzde ise aynı sorunu 3. kez tekrarladığı için ürünü iade alarak bir üst versiyonunu verdiler (2TB). bir daha da sorun olmadı
0
janavarorion
(31.05.18)
* Sony kulaklık bozuk çıkmıştı. Yenisini gönderdiler.
* Korg Electribe almıştım. Sıfır aletin ekranı 3-4 gün sonra bozuldu. Tamire gitti geldi derken aletten soğudum bi' kenarda yatıyor şimdi.
* Bilgisayar konusunda laptoplarım hiç servise gitmedi.
0
unstabledotpy
(31.05.18)
3 kere iphone için ihtiyaç duydum, hepsinde telefonu değiştirdiler.
0
cay koy geliyorum
(31.05.18)
1 kere. sony telefon için. yenisini gönderdiler.
0
wilhelmwasmuss
(01.06.18)
1 kere kulaklik için.
0
Amaranta ursula
(01.06.18)
1 kere iphone için, yenisini verdiler.
0
kojonotsuki
(01.06.18)
1 kere iphone, 1 kere Western Digital harddisk götürdüm. İkisinin de yenisini verdiler.
0
zombi
(01.06.18)
(29)

Kendinize en cok hangi rengi yakistiriyorsunuz?

stavro
Giyimde.Opsiyonel: yas/cinsiyet
Giyimde.
Opsiyonel: yas/cinsiyet
0
stavro
(17.05.18)
Gri

33/erkek
0
silah taciri
(17.05.18)
Siyah
29E
0
battal gemalmaz
(17.05.18)
kahverengi ve yeşil birlikte; çünkü göz rengim ortaya çıkıyor *-*
gri tonları; çünkü seçenek çok
eskiden mavi kırmızı da giyerdim ama sıkıldım.

renk yakışması diye bişey pek yok bence, birbirine yakışan renkleri uygun kıyafetlerle giyen herkese her renk yakışır diye düşünüyorum. uç ten renklerine sahipler için belki geçerli olabilir ama ortalama bir insana her renk yakışır diye düşünüyorum. tabii bu demek değil ki ortamların ağır abisi pembe giysin, kehkeh...
0
Bruce
(17.05.18)
beyaz
22K
0
theseachange
(17.05.18)
Siyah/mavi/beyaz

25E
0
dissendium
(17.05.18)
beyaz

26 k
0
damla sakızlı dondurma
(17.05.18)
Mavi tonları
21,k
0
tabirimekruh
(17.05.18)
Siyah

26/K
0
alaimisema
(17.05.18)
Gri

20/E
0
biravekahve
(17.05.18)
gri

22/erkek
0
tomcruise
(17.05.18)
sportif takılıyorsam kırmızı/gri/lacivert yakışıyor, takımda ise lacivert takım beyaz/pembe gömlek güzel gidiyor.
0
hosein
(17.05.18)
mavi/siyah
erkek 35
0
basond
(17.05.18)
mavi 35 erkek
0
Photographer
(17.05.18)
gri/siyah/beyaz
0
sir gawain
(17.05.18)
Siyah ve kırmızı.
24, Kadın.
0
pike
(17.05.18)
Gri ve siyah
30 Kadın
0
mutekebbir
(17.05.18)
Beyaz,mavi,pembe

23 Kadin
0
guzelhava
(17.05.18)
Siyah. 23/e. Griyi çok yavuşak bir renk olarak görürüm tabiri caizse.
0
Adramelekhh
(17.05.18)
gri

30/erkek
0
wilhelmwasmuss
(17.05.18)
Kırmızı ya da bordo

Kadın/23
0
muslugubozukhayrat
(17.05.18)
Mavi-bordo-gri

26E
0
kulagina kupe olsun
(17.05.18)
Siyah, mavi
30K
0
i m cool with that
(17.05.18)
Esmer / Erkek / 38

Şu renkler:

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
ziv zulander
(17.05.18)
Vay ifşa.

Beyaz, Koyu Yeşil, laci


24 e
0
imelih
(17.05.18)
siyah, bordo, lacivert, açık mavi

27/kadın

aslında insana yakışan renkleri belirleyen birinci faktör cilt alt tonu. sıcak bej-kırmızı ağırlıklı cilt tonlarına(emma watson, penelope cruz, beyonce gibi) sıcak renkler daha çok yakışırken soğuk bej-pembe* ağırlıklı cilt tonlarına(liv tyler, cate blanchett gibi) soğuk renkler daha çok yakışıyor.

bir de bunun saç, göz ve ten rengine göre yapılan "kişisel renk analizi(personal color analysis)" versiyonu var ama o uzun hikaye, çok merak eden google'dan araştırabilir, zira 12 grup var.

*içinde pembelik veya grilik barındıran bej tonlarına "soğuk bej" deniyor.
0
maviyesilalgler
(17.05.18)
Mavi, yeşil.
24/k
0
beyaztenlikiz
(17.05.18)
Ruh halime göre değişiyor. Mutluysam her rengi yakıştıriyorum.
24k
0
Amaranta ursula
(17.05.18)
Siyah ya da beyaz galiba.

25, Kadın.
0
ms brownstone
(17.05.18)
Siyah, kırmızı ve beyaz
28 K
0
noeldayın
(17.05.18)
(5)

armut'a neden armut diyoruz?

nigeo
armut isimli meyvaya neden armut diyoruz?
armut isimli meyvaya neden armut diyoruz?
0
nigeo
(10.05.18)
armut demiyoruz, garip garip sesler çıkarıyoruz aslında sen onu armut olarak algılıyorsun. hatta şuan yazdıklarım sadece rastgele çizgiler, insanlığın ilk yıllarına gidip bu yazıyı göstersen onlar için hiçbirşey ifade etmeyecek.

özet olarak there is no armut.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(10.05.18)
Bizden öncekiler öyle dediği için. İlk diyen kişi neden öyle demiş, bunu ona sormak lazım ama onu da bulamayız.
0
dissendium
(10.05.18)
Kelimenin kökenine inip sonra o kökün ne anlama geldiğini araştırırsan kelime ile meyve arasında bağ kurabilirsin


www.etimolojiturkce.com

www.nisanyansozluk.com
0
cemallamec
(10.05.18)
buna dilde nedensizlik prensibi diyoruz.
0
wilhelmwasmuss
(11.05.18)
Bu zaten meyveler için hatta birçok kavram için geçerli bir şey değil mi? Elmaya neden elma diyoruz? sorusuyla aynı.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.05.18)
(7)

Bu kazada suçlu kim ?

hayati cozemeyen adam
https://www.youtube.com/watch?v=GlHXnsfXe5I28. saniyede olanda, iki tarafta yavaş gidiyor gibi, durup kontrol ettikten sonra mı geçmek lazım teoride ? Pratikte siz de böyle mi geçiyorsunuz ?
www.youtube.com

28. saniyede olanda, iki tarafta yavaş gidiyor gibi, durup kontrol ettikten sonra mı geçmek lazım teoride ? Pratikte siz de böyle mi geçiyorsunuz ?
0
hayati cozemeyen adam
(08.05.18)
kör nokta tam. ben genelde böyle sokaklarda yavaşlıyorum, frenle durabilecek hıza kadar düşürüyorum. hatta gerekirse korna ile yokluyorum ben geliyorum diye.

bence %50 %50 gibi görünüyor.
0
false pretension
(08.05.18)
belediye de suçlu. öyle kontrolsüz kavşak mı olur. öyle yerleşim mi olur.
0
gliderpilot
(08.05.18)
İkisi de esit derecede suclu. Tuymuna gidiyorlar. 4 yol agzina gelmeden once sagdaki sokak girisinde de 4 yol agzinda da yavaslayip yolu kontrol etmesi gerekirdi. Diger surucunun de ayni sekilde. Onume cikab yolu goremiyorsun, sansina guvenirsen kaza yaparsin ama en kotu ihtimali dusunup onlemini alirsan kaza yapma ihtimalin cok cok dusuktur.
0
battal gemalmaz
(08.05.18)
sağdan gelenin önceliği var o nedenle soldan çarpan suçlu.
0
helenart
(08.05.18)
yolda bir işaret yoksa sağdan gelen öncelikli olur.
0
gezegen olan pluton
(08.05.18)
çeken haklı. ikisinin de sokak olduğunu kabul ediyorum. sağdan gelene öncelik var bu durumda.
0
c1b2k3
(08.05.18)
eşit şartlarda karşılaşmalarda, sağdakinin geçiş hakkı vardır. kameraya çeken bu konuda haklı ama, öyle kör noktalara şansa girilmez.

ben neredeyse duracak kadar yavaşlıyorum. kontrol edip geçiyorum. gerekirse uyarı amaçlı korna çalıyorum, fark edilmek için.

bu sayede, kameralı tarafın olduğu pozisyondayken çarpışmaktan kurtulmuştum. hemen durabildim. gelen araç, kısa mesafede durabilmem sebebiyle, boş kalan alandan gecebilmişti. gecebileceği mesafe olmasaydı çarpışacaktık. duramamıştı hızlı geldiği için.
0
wilhelmwasmuss
(11.05.18)
(9)

Araba cam suyu

hede hodo
Nasıl koyuyorsunuz? Mesela bende antrifiriz özellikli cam suyu var. Bunu direkt boşaltsam problem mi? Suyla karıştırmam gerek mi?Bazıları cam sil ile suyu karıştırıp koyuyormuş. Siz nasıl bi yol izliyorsunuz?
Nasıl koyuyorsunuz? Mesela bende antrifiriz özellikli cam suyu var. Bunu direkt boşaltsam problem mi? Suyla karıştırmam gerek mi?
Bazıları cam sil ile suyu karıştırıp koyuyormuş. Siz nasıl bi yol izliyorsunuz?
0
hede hodo
(04.05.18)
mevsim sıcaklığına göre üzerinde yazan oranda suyla karıştırıp koyuyorum. örneğin -18C° için karıştırmadan koy diyor. -10C° için 1 ölçek cam suyuna 1 ölçek su, -2C° için 1 ölçek cam suyuna 2 ölçek su koy diyor.
0
inheritance
(04.05.18)
yazın normal su koyuyorum. antifriz özellikli suyu direkt boşaltabilirsin. - değerine göre suyla seyreltebilirsin.
0
burya
(04.05.18)
Ben normal icme suyu koyuyorum. Kirecsiz olsun diye. Sonra da konsantre camsil koyuyorum.
0
nhtzmc
(04.05.18)
5 ltlik suyu kaynatıp pet şişe içine cam temizleme sıvısını ekliyorum sonra calkalayip arabanın haznesine boşaltıyorum
0
false pretension
(04.05.18)
Belli bir yerden sonra dalga geçildi di mi?

Dereceye göre seyreltenler, karışım yapanlar, suyu kaynatıp içine kimyasal ekleyenler vay anam vay :)

Gençler istasyonlardaki hava saatinin yanında su hortumu var bildiniz mi? Doldurun ordan devam edin abartmayın ya hu!

Kışın don olacak zamanlarda da antifriz ya da hazır antifrizli su koyun yeter.

Ki 20 yıldır antifrizli su bile kullanmamış adamım, bu sene aldım bagaja attım ama don yapacak kadar soğuk olmadı. Zaten motor belli bir ısıya ulaştıktan sonra donan cam suyunu da yavaş yavaş çözüyor.
0
John Bloor
(04.05.18)
direkt boşaltıyorum.
0
wilhelmwasmuss
(04.05.18)
saf ve kireçsiz su bulamayınca mecburen kaynatıyoruz @acemi

araçların içersindeki soğutma görevi gören yada bu tür yıkama tecizatlarının boruları zamanla kireçleniyor. genelde kullanım kılavuzlarında bu konuya dikkat çekerler.
0
false pretension
(04.05.18)
Normal su konulan araçlarda zamanla silecek suyunu püskürten kafalar tıkanabiliyor. Daha once basima geldi ordan biliyorum. @acemi
0
nhtzmc
(04.05.18)
aynen aynen tıkanan boruları da sirkeli su ve iğneyle kolaycacık açılıyor. zamanla kirecin yapamadığı aşınmayı sirkenin sahip olduğu asit ile yapalım. ama yok enerji önemli :))
0
false pretension
(04.05.18)
(22)

Tank seviyor musunuz?

stavro
Tanklari, bildigimiz tank. Evetse ne kadar seviyorsunuz tarif eder misiniz?
Tanklari, bildigimiz tank. Evetse ne kadar seviyorsunuz tarif eder misiniz?
0
stavro
(30.04.18)
tankın nesini sevelim yahu.
0
teritori
(30.04.18)
ben seviyorum. hatta şu dünya tarihinin en yakışıklısı olaiblir;

i.ytimg.com
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(30.04.18)
ben çok seviyorum. o köpüğü falan anlayamazsınız.

suriye iç savaşında epey tank aksiyonu var ben de biraz öğrendim t55 candır.
0
charlotte blanc
(30.04.18)
ay çok çirkin. sevmem.
0
theseachange
(30.04.18)
hangi açıdan soruyorsun bilmiyorum fakat ben de mekanik araçlardan tren seviyorum, youtubeda farklı demiryollarının videolarını açıp izliyorum rotalarına özelliklerine bakıyorum
0
freebird5406_2
(30.04.18)
severim koleksiyonumda şöyle 3 tane baş köşede durur
prntscr.com
0
basond
(30.04.18)
Çok. Aynı zamanda Nazilerin üniformalarını da. Zerre savaş yanlısı biri olmadığım halde hem de. Allah affetsin.
0
selamun aleykum kitty
(30.04.18)
ben seviyorum.
küçüklükte hangimiz bir uçak ya da tank kullanmak istemedik ki?
0
herhaltibiliyoring
(30.04.18)
Bu konudan yakın zamanda bir tane daha açıldığına ve gelen cevapların genelde şuna bakar mısınız bu sevilmez mi tarzında resim vermeli olduğuna dair yemin edebilirim.
0
onemoremile
(30.04.18)
tanklı inkjet yazıcıysa, evet seviyorum. 100 ml mürekkeple 8 bin sayfa yazdırıyor.
0
binder dandet
(30.04.18)
seviyorum, çünkü askerde hayatımızı kurtarmıştı.

motor sesi, sonra mermiyi attıktan sonra basınçtan dolayı çıkan fiiüüüüüüppp sesi ve hedefe isabet edince çıkan yer gök inleten gürültüsü vee sonrasında çatara parata silah seslerinin kesilmesi ve sessizlik ve huzur çok güzeldi.
0
wilhelmwasmuss
(30.04.18)
Ben sevmem pek, uçak gemisi severim. Ama savaş uçaklarını da sevmem, yolcu uçağı severim.
0
i was made for you
(30.04.18)
Ne yazık ki tanka karşı bir şeyler hissetmiyorum.
0
Amaranta ursula
(30.04.18)
İkinci Dünya Savaşı'nı hayat felsefesi yapmış biri olarak Pzkpfw VI Tiger diyorum. Hatta abartmadan bütün benliğimle söylüyorum eğer ki bana istediğim tarihte istediğim kişi olarak hayata gözlerimi açma fırsatı verseler aynı saygıdeğer Wittmann gibi Tiger ası olmak olurdu. Hayran olmamak elde değil. O kadar çok üstün başarılara imza atmış ki sanki kendi başarımmış gibi gurur duyuyorum. Sherman, T34 gibi tanklara konserve tenekesi muamelesi yapmasını bırakın IS 2, Pershing gibi savaşın son demlerinde cepheye sürülen tanklara bile haddini bildirecek güçtedir kendisi.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(30.04.18)
Maalesef cocukken oynadigim Tank 90'dan beri tanklarla ilgili iyi-kotu dusuncelerim olmadi.
0
aychovsky
(30.04.18)
Tank <3 ben
Wargame: Red dragon adında ünitelerin detaylıca olduğu bi rts oyunu var. Orada tankları yönetmek ayrı haz veriyor.
0
bass solo take one
(01.05.18)
tank severim. askerligi tankcı yaptım ondadır :) 50 tonluk makine affetmez :)
0
helenart
(01.05.18)
hayret kimse o espriyi yapmamış;
seviyorsan git konuş bence.
0
titiraprap
(01.05.18)
İlköğretim 8. sınıfta çizdiğim tank resimlerini görsen geleceğimin bayağı parlak olduğunu düşünebilirdin. Öyle seviyordum. Sonra büyüdükçe savaşa karşı olan ilgim azaldı.
0
dissendium
(01.05.18)
hayir sevmiyorum. cunku dunya'da sevebilecegim onca guzel sey varken; insanlarin birbirini daha hizli ve pratik bir sekilde oldurmek icin urettigi bir silahi neden seveyim ki? prensiplerime aykiri.

bilim-teknoloji(silah sektorune hizmet etmeyen), sanat, doga ve ekonomi gibi seyleri seviyorum.
0
tomcruise
(01.05.18)
ben tankın heybetine, asaletine hayranım; hele o paletlerin toprakta, asfaltta çıkardığı sesler inanılmaz. Bir gün kullanmayı çok istiyorum, kullanamasam da hareket halinde üzerine binsem yine mutlu olurum sanırım.
0
gezegen olan pluton
(01.05.18)
insan öldürüyor la onlar niye sevelim.

serçe seviyom ben.
0
issiz karga
(01.05.18)
(11)

İyi Parti

oekuklu
Gençler, özellikle daha önceden CHP'ye oy verenler, neden iyi partiye oy veriyorsunuz? Aklım mantığım almıyor, Meral Akşener de sağcı ve muhafazakar biri. Kadın olduğu için mi handikap sağlıyorsunuz? Hangi partiye oy verelimciler, CHP'den İYİ'ye kayma nedeniniz nedir?
Gençler, özellikle daha önceden CHP'ye oy verenler, neden iyi partiye oy veriyorsunuz? Aklım mantığım almıyor, Meral Akşener de sağcı ve muhafazakar biri. Kadın olduğu için mi handikap sağlıyorsunuz? Hangi partiye oy verelimciler, CHP'den İYİ'ye kayma nedeniniz nedir?
0
oekuklu
(22.04.18)
Önemli olan RTE'nin seçilmemesi, CHP kendi iç dinamikleri nedeniyle başarıya ulaşamıyor, insanlar da kim gelirse gelsin bundan daha kötü olmaz diye en olabilecek ihtimalleri değerlendiriyor. Ha seçilmeyecek mi? Yine seçilecek tabii ama ne kadar güç kaybederse o kadar iyi diye bakılıyor. Ayrıca sağ görüşlü ya da muhafazakar olmak da kötü değil, yani görüşler ırkçılığa faşizma ya da ne bileyim muhafazakarlığı "Şeriat gereceğiz" boyutuna kaymıyorsa niye olmasın ki.
0
angelus
(22.04.18)
iyi partiye vermiyeceğim ama chpden daha alternatif duruyor. chp ulusalcılardan kurtulamadığı sürece böyle devam eder.
0
mikahakkinen
(22.04.18)
CHP içinde sayıca fazla bir sağ kanat var, ulusalcılar. Söz konusu kanat ekşide de çok kalabalık. Bu grup sol ya da sosyal demokrat değil, düşünüş olarak (üstüne yapılmış bir sürü söylem analizi ve istatistiki çalışma mevcut) sağın içerisinde yer alıyorlar, kendilerini öyle tanımlamasalar da. İşte bu grup İYİ Partiye kayıyor. Akla mantığa alınmayacak gibi değil ki, gayet normal.
0
protector
(22.04.18)
23 yaşındayım, tüm seçimlerde (yerel ve genel) CHP'ye veya CHP adaylarına oy verdim fakat bu seçimlerde chp'den yana ümidim yok ve gerçek bir muhalefet alternatifi gördüğüm için iyi'ye oy vermeyi düşünüyorum. meral akşener isim olarak ayılıp bayıldığım birisi değil ve geçmişi de CHP seçmeninin şöyle bir durup düşünmesine neden olur, doğru; ama şu aşamada AKP'den daha kötü olmayacağına ve avrupa'yla aramızı düzelteceğine (en azından bu yönde adımlar atacağına) inandığım için ona oy vermeyi düşünüyorum.

sağcı ve muhafazakar olması benim için sorun değil; sağcı ve muhafazakar olup solcunun haklarını savunmak mümkün. ülkeyi düzgün yönetsin, baskılarla ve dayatmalarla insanların hayatını zindan etmesin, yeter. kendisinin ne olduğundan bana ne. ayrıca türkiye'de sağcı-solcu ayrımı da biraz garip. meral akşener sağcı da chp sol parti mi şimdi? ben bunu hiçbir zaman anlamadım, yani chp nasıl solcu oluyor?

uzun lafın kısası ben yıllar sonra ilk kez "burada farklı bir şey var" diyebildiğim için iyi parti'ye oy vereceğim. gerçi onlar da natocu falan ama ne yapalım olacak artık o kadar.
0
der meister
(22.04.18)
yanlış anlaşılmasın, ben de bu iki partiden birine vermeyi düşünmüyorum oyumu genel seçimlerde.

benim takıldığım nokta, genel seçimin mantığı görüşlerini yansıtan insanların meclise girmesi değil mi @der meister? bizi yöneteni mi seçiyoruz yoksa fikrimizin (veya fikrimize en yakın fikrin) temsil edilmesini mi?
0
🌸oekuklu
(22.04.18)
evet de meclise giren chp'lilerin bugüne kadar benim görüşlerimle ilgili pek bir şey yaptığına şahit olmadım açıkçası. iyi parti'nin mevcut üyeleri de benim çizgimden çok uzak değil genel anlamda. siyasi partilerin hiçbirinin herhangi birine tam anlamıyla hitap edebileceğini düşünmüyorum. zaten seçildikten sonra nasıl değişebildiklerini de biliyoruz. o yüzden benim yaptığım şey biraz da "destekli sallamak" oluyor - meclise girdiklerinde ne yapacaklarını bilemem çünkü. şu an kadrosu olsun, getirdiği yeni soluk olsun ben iyi'nin makul bir seçim olduğunu düşünüyorum. benim için daha iyi bir alternatif yok. şu aşamada ışık gördüğüm, görüşleri benimle taban tabana zıt olmayan herhangi bir adaya/partiye oy vermeye razıyım zaten. önce bi' şunlardan kurtulalım da gerisine bakarız.
0
der meister
(22.04.18)
İki parti de milliyetçi ve seküler, o yüzden her kim ondan buna geçerse çok şaşırmayacaktır. Sadece, ulus-devlet kuran ideolojiyi benimsemiş bir parti olan CHP destekçileri "solcu LARPı" yapıyorlar. Bence İYİ partide kedilerini buldular.
0
idonthaveatvset
(22.04.18)
normal şartlar altında insanlar kendilerine en yakın buldukları partilere oy verirler, bu partiler de düşük oranlarla bile olsa meclise girip seslerini bir şekilde çıkarıp sizi temsil ederler.

türkiye'de ise %10'luk bi baraj var, yani mecliste inanılmaz mucizevi bir seçim olsa 9 parti bulunabilir en fazla.

onu geçtim meclisteki hiçbir milletvekili aha bu durum temsil ettiğim insan kitlesi için iyi/kötü şuna oy vereyim de demiyor, senin değil her halükarda partisinin çıkarlarını gözetecek şekilde temsil hakkını kullanıyor.

hali hazırda çok sesliliğin kötü bir şey olduğuna inandırılmış insanlar, koalisyon tu kaka hiçbi iş yürümez böyle diye alıp yürüyolar. bu kafayla zaten yakında başkanlık sistemine geçip tek partinin tek adamına bırakacağız her boku.

bütün bu sebeplerden dolayı zaten kimse gerçekten istediği partiye oy veremiyor. kafada mantık hesaplaması yapıp barajı geçecek partilerden en stratejik bulduğuna oyunu atıyor.

demokrasi falan yalan yani iddia oynar gibi rey atıyoruz.
0
yuto
(22.04.18)
Dönem sağ sol dönemi değildir, dönem vatan yahut silistre dönemidir. Onları başımızdan atalım öncelikle, sistemi onaralım, önlemler alalım, ondan sonra sağı solu tartışılır
0
siyah giyen adam
(22.04.18)
çünkü, bu başkanlık seçimi. ki öyle sembolik yetkileri filan olmayacak.

dolayısıyla parlementoda 5 fazla 3 eksik milletvekili çıkmış bir önemi yok.

önemli olan rte'nin başkan olmaması.

türkiye'de zaten sağcı ve muhafazakar olmayan bir lider, yüzde 50 ve üzeri oy alamaz.

chp seçmeninin azımsanmayacak bir kısmı da zaten şöyle veya böyle milliyetçiliğe karşı değil. iyi parti hem seküler-ulusalcı, hem de muhalif milliyetçi kesimin rahatsız olmayacağı bir parti.

chp parlemento'da mv sayısı olarak ikinci ama geçirebildiği bir tek yasa var mı? veya mümkün mü? 3-5-10-15 her neyse milletvekili sayısı az olmuş çok olmuş önemli değil, rte'nin başkan olup olmaması fiiliyat da bir anlam ifade ediyor.

potansiyel olarak da rte'yi gecebilecek aday iyi partinin adayıdır. o adayda birleşmek de en mantıklı harekettir.

başkanlık değil de standart mv seçimi olsaydı, chp liler gene chp ye oy verirdi diye düşünüyorum.

soruya, 2-3 seçimdir muhalefette en çok oy alacak partiye oy vereyim diye chp ye oy vermiş ama siyasi görüş olarak olağan iyi parti seçmeni olarak cevap verdim.
0
wilhelmwasmuss
(22.04.18)
Chpden biktigim icin, ogrenci halimle masraf yapip, gelip oy verdim. Ona bile sahip cikamadilar.
Kadin oldugu icin.
Kilicdaroglu, devlet bahceli v2 gibi
0
wishmaythşngs
(23.04.18)
(12)

Basketbolda bu kadar başarılıyken futbolda neden bu kadar başarısızız?

iwasbornonamountainside
Dün Gs kadın basketbol takımı Avrupa'nın 2 numaralı kupasını kazandı. Geçen hafta da Darüşşafaka erkek basketbol takımı yine Avrupa'nın 2 numaralı kupasını kazanmıştı. Erkeklerde Fb ya Euroleague şampiyonu olacak ya da finalist, kadınlarda Yakın Doğu Euroleauge'in favorilerinden, final four'a kaldıl
Dün Gs kadın basketbol takımı Avrupa'nın 2 numaralı kupasını kazandı. Geçen hafta da Darüşşafaka erkek basketbol takımı yine Avrupa'nın 2 numaralı kupasını kazanmıştı. Erkeklerde Fb ya Euroleague şampiyonu olacak ya da finalist, kadınlarda Yakın Doğu Euroleauge'in favorilerinden, final four'a kaldılar. Erkeklerde yine Banvit'le Karşıyaka Fiba Şampiyonlar ligi'nde çeyrek finalde elendiler, kadınlarda Hatay Bşb Eurocup finalinde Gs'ın rakibi olma şansını 4 sayıyla kaybederek yarı finalde elendi.. Bunlar sadece bu seneki uluslararası başarılar. Geçen senelerde de buna benzer sayısız örnekleri var.

Futbolda ise hem erkeklerde hem de kadınlarda rezil durumdayız. Kadınlarda hiçbir başarımız yok. Erkeklerde son 10 senede Fb'nin ve Gs'ın sadece 1'er Şampiyonlar ligi çeyrek finali ve Fb'in 1 Avrupa Ligi yarı finali var. Milli takımın 2008 hariç hali ortada zaten...

Futbol takımlarımızın harcadığı para basketbol takımlarımızdan onlarca kat fazlayken nasıl basketbol'un 10'da 1'i kadar bile başarılı olamıyoruz??
0
iwasbornonamountainside
(19.04.18)
futbol çok daha popüler olduğu için.
0
lazpalle
(19.04.18)
Ben herkesin bilmiş gibi cok konustugu ve hic kimsenin aslinda bir halt bilmedigi baska bir spor bilmiyorum.

Ayrica evet populer. Turkiyede bir sey populer oldukca diger bazi istenen istatistiklerin ters orantili olarak dusuk olmasi gayet dogal bir durum. Sadece futbol degil her konuda oyle. Ulkenin gelismislik indekslerinde durumu belli. Dolayisiyla populerlik arttikca sikinti buyuyor.

Bir de fanatiklik belasinin en cok sardigi spor. Bunlarin rezil fanatikleri bir de uc buyuklerin basketbola yatirim yapmasiyla basketbola da geldi ne yazikk ki. Bunlarin cogu basketboldan anlamadigi halde yok sirf karsi rakip ezeli rakip diye futbol formasiyla gelip salonda mesale yakip yabanci madde atiyorlar oyunculara.
0
AlsterWasser
(19.04.18)
futbol bizde serseri sporu.

serserilik... oyunculardan yöneticilere, oyunculuktan, yöneticiliğe...
oyuncular kavgaya hazır. hakeme itiraza hazır. taraflarda serseri.

böyle olunca, "teknik" geliyor, üstümüze "basıp", "ezip" geçiyor.

Basketbol nispeten daha elit bir spor. teknik çalışan, şark kurnazlığı yapmadan, çirkin durumlara maruz kalmadan, efendi efendi bir yerlere gelebilmek daha mümkün. yoksa ülkemizde potansiyel var, yok değil.

eyyorlamam sona ermiştir.
0
güneyli çocuk
(19.04.18)
Doğru cevabı kimse vermemiş. Doğru cevap şu.

Futbolun real madrid’i, psg’si, barcası, city’si ; baskette biziz. Bizim bütçelerimiz inanılmaz. Konu para.
0
brad pitt
(19.04.18)
Avrupa'da basketbol tırt zaten, parayı basan kral oluyor. Futbolda harcanan para basketbola göre fazla olabilir ama diğer futbol takımlarına göre düşük. Futbolda da zaten parayı basıp kral olamıyorsun, City kaç senedir madara oluyor CL'de.
0
i was made for you
(19.04.18)
Basketbolda stres yok baskı yok, kimse şampiyon olamayınca yönetim istifa diye bağırmıyor rahat ortam. Onun dışında çok iyi oyuncuları çok iyi koçları daha düşük bütçelerle getirebiliyorsun, haliyle başarı da geliyor. Misal Obradovic Avrupa'nın en iyi koçu, 1 milyon tane kupa kazanmış, bu adamı parayla getirebiliyorsun ama Avrupa'nın en iyi teknik direktörünü parayla bile getiremezsin Türkiye'ye, haliyle başarı da gelmiyor. Fenerbahçe EuroLeague şampiyonu olduysa bu adam sayesinde oldu, bir önceki sene olamamıştı, baskı olsaydı gönderirlerdi adamı ama böyle bir şey olmadığı için göndermediler, sonraki sene de şampiyon yaptı, yani istikrar da sağlanıyor bu şekilde, o da başarıyı getiriyor, başarı da itibarı getiriyor, hepsi birbirine bağlı. Bunların hiçbiri bizim futbol anlayışımızda yok, o nedenle başarı da olmuyor.
0
angelus
(19.04.18)
Diğer sporlarda bütçeler çok daha düşük. Bu da başarılı olma şansını yükseltiyor. Futbolda takımlar arasında uçurum var. Yakın örnek Bjk'nin Bayern'den 8 yemesi. Bunun dışında futbol bu ülkede iş adamlarının oyuncağı durumunda. Bu yüzden başarılı olabilecekleri avrupa liginde de bir şey yapamıyorlar. Oysa çok makul bütçelerle final yapan takımlar var.
0
harvey
(19.04.18)
Çünkü devlet elini atmıyor. Devletin elinin üstünde olduğu basketbol milli takımı yerlerde örneğin. Cevap bu.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(19.04.18)
Futbol neden 2000'lerin basinda zirve yapti Turkiye'de?

Cunku 80'lerin cocuklari bos arsalarda sehirde top oynayarak basladi bu spora, sonra kuluplere yazildilar ve oradan profesyonel oldular.

Bugun bos arsada sokakta top oynamak diye bir kavram yok. Beton ustunde oynanan futbol ile profesyonel futbol bir degil kesinlikle. Cim saha sart yani. Bu yok buyuk sehirlerde, tasrada da cocuklar ne egitilebiliyor ne de profesyonellige yonlendiriliyor. Zaten nufusun buyuk kismi da sehirde yasiyor.

Bunun yaninda gecmiste de imkan ve olanaklarin kuresellesmemis olmasindan oturu basarili olamadik. O nedenle 2000'lerin basi disinda futbolda basarimiz yok.

Yasadigim yer cok soguk memleket olmasina karsin her okulun cim sahasi var. Spor salonlari var, cocuklarin spora olan tesvigi cok daha farkli. O nedenle 10 milyonluk ulkeden her jenerasyonda super yildiz futbolcular cikiyor(Henrik Larsson, Zlatan, Fredrik Ljungberg, Emil Forsberg vs) Ofsayti bilmeyen insan yok bu ulkede nitekim okulda ogretiliyor. Sadece bu degil tum yaygin sporlarin tum kurallari ogretiliyor ve ogrenmek zorundasin ki sinifi gecebilesin. Sporu sevmesen bile ormanda kosmak zorundasin, yuzmeyi ogrenmek ve belli olcude yuzmek zorundasin, atlamak ziplamak jimnastik yapmak zorundasin sevmesen bile mecburi. Cunku bedenine iyi bakmak derslerinin bir parcasi sen cocukken. Bu bizde yok. Ustune duzgun beslenme bilgimiz de yok. Et yemeyi halen faydali zannedenlerimiz var.
Aynisi daha buyuk ulke olan Almanya'da cok daha ileri duzeyde.

Tesis cok onemli ama bu tesis sadece kulupler icin olmayacak. Her okulun cim sahasi ve saglam beden egitimi dersleri olmak zorunda.

Ote yandan Guney Amerika ve az gelismis ulkelerin basarili futbolculari ve ulusal futbol takimlari ayri bir konudur.

Biz futbolu sevmiyoruz, kaciniz mahallenizin takiminin macina gidiyor bilet alip? Biz sadece uc buyuklerin rekabetini, pes oynamayi ve hali sahada haftada 1 saat ter atmayi seven bir milletiz.

Sehirlesmemiz bok gibi oldugu icin cocuklarin hareket alani kisitli, insanlar cocugunu sokaga cikartmazken nasil futbol oynasinlar?

Aynisi basket icin cok gecerli degil. Ki basketbolda da cok cok basarili sayilmayiz. Bir Ispanya bir Yugoslavya bir Yunanistan Litvanya vs degiliz. Her seyden once basketbol ekolu degiliz. Sansli jenerasyonlarin ekmegini yiyip duruyoruz ki aralarinda cogu zaman gocmenler oluyor Mirsad gibi Ersan gibi.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.04.18)
Beyaz Türk-çomar meselesi bu. Futbol çomar hakimiyeti altında. Menajerler çomar, kulüp başkanları çomar, antrenörler çomar. Çomar oldukları için adam kayırıyorlar, çoluk çocuğu yıldırıyorlar onlar da spora lanet edip bırakıyor. Örneğe uymayan istisnaların arkadında hep sağlam birileri var. Ya aileleri çok sahip çıkıp ilerlemesini sağlıyor ya da birileri insaf edip destek oluyor. Adaletle, liyakatle değil inisiyatifle yürüyor işler. Sonra topçu çıkmıyor. Basket ise tam tersi ama onu da zükmek için yerel liglerle ilgili zükük bir düzenleme getiriyorlardı geçen.
0
taktikmaktikyokbambambam
(19.04.18)
bugün futbolda avrupa'yı sarsıcak bir takım kurabilmek için sırf bonservislere 1 milyar euro harcamak bile yeterli olmayabilir (neymar 222 m euro), erkek basketbolda ise bu iş bildiğim kadarıyla 10 milyon dolar civarına rahatlıkla çözülüyor, kadın basketbolda çok çok daha az tabi. yabancı da gevşetilince üst düzey başarılar geldi doğal olarak, voleybol için de aynı mantıkla epey iyiyiz.
0
semaforo de medianoche
(19.04.18)
çünkü futbol başarı için basketbola göre çoooook daha fazla yatırım ve süreklilik gerektiriyor uluslararası rekabet açısından.
0
wilhelmwasmuss
(19.04.18)
(16)

eşyalara tutku derecesinde bağımlılık

teritori
az önce bisikletle alakalı bir soruda gördüm de insanlar bisikletleri için "o benim canım", "onsuz hayatta yapamam" tarzı şeyler yazmışlar. yanlış anlaşılmasın bunu kesinlikle yadırgamıyorum. herkesin hayatta çok kıymet verdiği bir obje/nesne/kişi vardır ama bu derece tutkulu bir şekilde bağımlılık
az önce bisikletle alakalı bir soruda gördüm de insanlar bisikletleri için "o benim canım", "onsuz hayatta yapamam" tarzı şeyler yazmışlar.

yanlış anlaşılmasın bunu kesinlikle yadırgamıyorum. herkesin hayatta çok kıymet verdiği bir obje/nesne/kişi vardır ama bu derece tutkulu bir şekilde bağımlılık da bana enteresan geliyor.

bunu bisikletten çıkarıp telefon, saat, french press, akü, zeytinyağı vb.. şeylere kadar indirgeyebiliriz. ama benim düşünceme göre o insanlar o nesneye değil onun yaptığı işe bağımlılar. mesela o bisiklet yerine daha iyi bir bisikleti olsa ona da bağlanacak veya mevcut kullandığı bilgisayar yerine daha iyi bir bilgisayar alsa ona tapınacak. kullanılan eşyalarla alakalı muhakkak "yaşanmışlıklar" da vardır ama dedim ya ben hiçbir eşyama bu derece tutkuyla bağlı değilim.

sormak istediğim sizin neler var böyle tutkuyla bağlı olduğunuz eşya ve bir hatırası var mı?
0
teritori
(17.04.18)
ben işlevinden çok hatırası olan eşyalara bağlıyımdır. hiçbir şekilde atmaya kıyamadığım ufak tefek saçma eşyaları yıllardır saklarım. ilk konser bileti, bilardo salonundan çaldığım bilardo topu, ilk içtiğim viski şişesi, çok değer verdiğim arkadaşın hediye ettiği tespih vb. ufak şeyler.

bunun dışında senin verdiğin örneklere de katılıyorum. kimisinde eşyanın kendisinden çok işlevi bağlılık yaratıyor. gitarını seven gitarcı, kamyonunu seven şoför gibi. bunlar daha iyisini aldıkları zaman eskisinden vazgeçiyorlarsa senin dediğin gibidir, eskisinden vazgeçemiyorlarsa benim dediğim gibidir.
0
burty
(17.04.18)
Kesinlikle yaptığı işle alakası olmadan bağımlı olduğum eşyalar var. 6-7 tane enstrümanım var, hepsine karşı farklı bağımlılıklarım var. Hepsini ayrı seviyorum. Hepsi konusunda da çok güvensizim ve öyle herkesin dokunmasına izin vermem. Bu enstrümanların 4'ü gitar mesela. Ama 4'ünü de çok seviyorum. Biri daha iyi olduğu için ötekine olan bağımlılığım azalmıyor. Hatta bir tanesi var ki, ona kimse dokunamaz. Aralarında maddi olarak en kıymetsiz olanı olmasına rağmen benim için en değerli olanı o.

Fakat telefon, bilgisayar falan duygusal bağımın olduğu eşyalar değiller. Bilgisayarımın ya da telefonumun karıştırılmasını tabii ki istemem. Ama yeni ve daha iyisini edindiğimde, eskisindeki kişisel verilerimi alınca; benim için anlamı olmayan bir cihaz haline gelir. Böyle cihazlardaki hassasiyet cihazın kendiyle değil içindeki kişisel verilerle ilgili genelde.
0
windowsguvenlikduvari
(17.04.18)
Bisiklet sorusuna ben de yazdım. Çalınsa şu an başka bisiklet alacak bütçem yok. Kıymetlim değil ama seviyorum tabii kendisini.

19-20 yaşıma kadar, neden bilmiyorum, sürekli kullandığım günlük eşyalara sapıkça bir bağımlılığım vardı. Mesela kahve kupama ve yastığıma. Babam yastığımı kullandı diye direkt atmıştım. Eve misafir gelen anneannem bilmeden kupamla su içti diye kadının gözü önünde kahve kupamı sinir krizi geçirip çöpe atmıştım.

Şu an, fonksiyonu olan bir şeyi çöpe atmam. Eskisine oranla çok daha paylaşımcı biriyim. Freegan yaşadım, iki ay bir işgal evinde kaldım. Eşyaya bağımlılığımı aştım.
0
buf-e kür
(17.04.18)
Kelle paca var benim tutkuyla bagli oldugum. Bir de ucak var da alamadim hala.
0
stavro
(17.04.18)
@büfekür: 19-20 yaşına kadar olan şey titizlik ve ergenlik fevriyetiyle açıklanabilir aslında :) o zamanlar kupa konusunda ben de takıntılıydım. kimse içemezdi kupamdan çünkü o benimdi. sonra kaldığım öğrenci evinde bunların hepsini aştım.
0
🌸teritori
(17.04.18)
var mesela, şu pıçağa aşıkım.
i.hizliresim.com

nesi var derseniz, benim gibi bir hijyen hastasını çok mutlu ediyor.
sapla metal kısmı tek parça olduğu için arasına kir girmiyor.
birşey kestikten hemen sonra boydan boya siliyorum, mis gibi oluyor.
koku - artık kalmıyor.
istersen kaynat, istersen çamaşır suyuna at.
sapının bozulma derdi yok.
ohş kıymetlim benim. her kullandığımda sevgim büyüyor.
0
titiraprap
(17.04.18)
Sevdiğim eşyalarım var, ancak "tutkuyla bağlı olduğum" galiba hiç olmadı.
Tabii telefonumu, ipad'imi kaybetsem üzülürüm. Ancak anısı var diye ilkokuldan beri sakladığım kalem, kurdela, bilet, gazete kağıdı vb yok; olandan da kaçarım şahsen :)

Fazla eşya bence yük insana, ne kadar az eşya o kadar özgürlük :)
0
hana bi
(17.04.18)
Eşyaya tutkuyla bağlı olmayı anlıyorum ancak bu durumdan kurtulmak gerektiğini düşünüyorum. Sevdiğim eşyalarım var evet. Bir kısmını fonksiyonneliği için seviyorum, bazılarını beğendiğim için. Bir de değerli olduğunu bildiğim şeylerin üzerine titriyorum-titriyordum diyelim. Hepsi hala kıymetli benim için ama gitgide "tutku" duygusunu aşmaya çalışıyorum. Becerdiğimi de düşünüyorum. Örnek; eve hırsız girdiği zaman ilk düşündüğüm şey "şükür çocuklar evdeyken olmadı" olmuştu. Önemli olan sağlık, hayat. Geri kalan her şeyin aslında ne kadar detay olduğunu zamanla anlıyor insan.
0
SiyamkedisiZorro
(17.04.18)
Kindle
0
sopiro
(17.04.18)
ilk arabam olduğu için, şu an kullanmakta olduğum için otomobilimi bu kategoriye alabilirim. yüksek ihtimalle, büyük bir arızası vs olmazsa yıllarca kullanırım, daha iyisini alacak param olsa da.

onun dışında genelde en az önemsediklerim teknolojik alet, eşyalardır. el yapımı veya bir hatırası vs olan eşyaları daha çok sahipleniyorum. bir de kitaplarım herhalde bu özel değer verdiğim nesnelerden. kimseye kitaplarımı hediye etmem bağışlamam.
0
wilhelmwasmuss
(17.04.18)
Ben de her şeye inanılmaz kolay bağlanabilen bir insanım. Kitaplarım, plaklarım, spor ayakkabılarım, güneş gözlüğüm... Düşününce anında bir sürü şey geldi aklıma. Ama eski telefonum zirve noktamdı sanırım, onu da düşürüp kullanılamaz hale getirdim.
0
ms brownstone
(17.04.18)
Eşyaya ve yerlere aidiyet hissetmiyorum. Sevdiğim eşyalar ise senelerce kullanıp alıştığım şeyler ama şunu öğrendim her şeyin yeri doluyor. 6 senelik kupamı oda arkadaşım kırdığı zaman çok üzülmüştüm ama günün sonunda unutup gittim. Hatta kıran arkadaşım kırdığı için ağlamıştı şimdi hatirlayinca keşke o kadar üzülmeseydim de o gün, arkadaşım ağlamasaydı.
0
Amaranta ursula
(17.04.18)
bence de konunun eşyayla bi alakası yok burada eşyaya yüklenen anlam daha çok onunla elde ettiğimiz keyif verici zamanlardır. (maddi değer taşıdığı için mal,mülk sevici olanları hariç tutuyorum) .benim de onsuz yaşayamam dediğim bir kaç eşyam var ancak daha iyisini elde ettiğim vakit onsuz yaşayamam dediğim eşyaları elden çıkartmakta hiç bir zorluk çekeceğimi sanmıyorum.
0
guglicio
(18.04.18)
kalemlerime, kahve kupalarıma, kitaplarıma acayip bağlıyımdır. onlarla aramda hikaye kurarım, bir kalem ile ne zaman, hangi deftere ne yazdığımı genel olarak hatırlarım, çok severim anlam yüklemeyi.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.04.18)
Bende de eşyaya bağlılık söz konusu. Bisikletli duyuruya da yazmıştım ^^

İçime sinmeyen bir şeyi kolay kolay almam. Aldıktan sonra da memnun kaldıysam kolay kolay bırakmam, özenle kullanırım, bakımını yaparım, insanlardan sakınırım. Ama bir şekilde elimden çıktığında, bozulduğunda/kırıldığında yerlerde yuvarlanarak ağlamıyorum.

Çok sevdiğim bir kupam vardı, kardeşim bana geldiğinde düşürdü gözümün önünde parçalandı. Çocuğun ödü koptu, döveceğim falan sandı herhalde ama canın sağ olsun dedim topladım parçaları çöpe attım. Hatıralara çok önem veriyorum, nostaljiyi de seviyorum ondan herhalde bu bağlılık hissi. Bizzat kendim baktığım bir evcil hayvanım olmadı, o şekilde çok daha farklı olurdu sanırım. Bir süre toparlayamayabilirdim.
0
chicha
(18.04.18)
-Zippom
-Pentel kalemim
0
kablelvuku
(18.04.18)
(10)

3.Dünya savaşı çıkar mı ?

sorunvar
Sizce?
Sizce?
0
sorunvar
(29.03.18)
sanmiyorum. cikmaz. kaybedecek cok sey var.
0
charlotte blanc
(29.03.18)
çıkmaz
0
gezegen olan pluton
(29.03.18)
dünya fazlasıyla globalleşti. herkes neredeyse birbirine bağımlı yaşıyor.(1. dünya ülkelerini kastediyorum.) bu yüzden kimse dünya savaşı çıkarmaya cesaret edemez. savaşa giren hiçbir ekonomi bunu kaldıramaz.
0
burty
(29.03.18)
çıkmaz.vekalet savaşları ve terörizm çıktı konvansiyonel savaşa rağbet kalmadı.
0
wilhelmwasmuss
(29.03.18)
hiç belli olmaz. "zaten savaş var" diyen tipleri sallamayın, savaş çıktığında anlarsınız savaşın ne olduğunu. dünyada gittikçe dozajı artan bir kutuplaşma var, dahası ortada nsdap'a benzer irrasyonel çok fazla aktör var -israil, iran, kuzey kore vs vs bunlar nükleer yıkımı falan dinlemeyecek ülkeler-. büyük güçlerden birinin başına savaş yanlısı bir manyak geçerse bu kutuplaşma kore-suriye-küba-ukrayna gibi pek çok noktada tek gecede sıcak çatışmaya dönebilir. türkiye batı ile ittifak yapmalı.
0
slhmlr
(29.03.18)
çıkmaz. eğer çıksaydı dünyanın iki kutuplu olduğu soğuk savaş döneminde çıkmış olurdu. kimse artık o kadar büyük bir yıkımın altına girmek istemez. zaten büyük ülkeler arası savaş genelde taşere ediliyor mesela suriye'de rusya-amerika arası çekişme, eskilerden vietnam, kore örneği verilebilir.
0
delidir yakalayin
(29.03.18)
I. ve II. Dünya savaşı gibi bir dünya savaşı çıkmaz. yani bütün devletler çocuk çoluk topyekün birbirine girmez. evet savaş karlı bir iştir, ama eski dünya savaşları ölçeğindeki savaşların özellikle büyük güçlere ekonomik anlam kaybettireceği çok şey da var: istihdam, üretim ve pazar.
o yüzden aynı bugünkü gibi birileri kendi anakarasından uzak yerleri karıştırır, oralarda mikro savaşlar çıkar. bu savaşlarda da herkes tarafını belirler. ya da terör örgütleri, direnişçiler, özgürlükçüler maşa olarak kullanılır asimetrik savaşlar yapılır. yani duruma bakılırsa aslında zaten 3. dünya savaşındayız.
0
halanne
(29.03.18)
Cikar-cikmaz.

1 2.50
X 2.70
2 2.30

2.5A 1.50
2.5U 1.85

KG var 1.55
KG yok 1.65
0
Darkwing Duck
(29.03.18)
çıkar, sınırlı doğal kaynaklar sınırsız insan ihtiyaçlarına ve arttıkça artan dünya nüfusuna yetmiyor.
0
g7mor
(29.03.18)
çıktı bile... ancak günümüz modern savaş doktorinlerinde bombalar atılmayıp, askerler cephelerde savaşmadığından ve çağımız savaşlarının ekonomik ve teröre bağlı kaosa üzerinden yaratıldığından insanımız farkında değil.

3.Dünya Savaşı'nın ilk roundu olan ekonomik savaş 2014 yılında ekonomik savaş ile ilk cephelerde başlamıştır tüm dünyada.
0
Fayfa
(29.03.18)
(11)

Hıçkırığımın sebebi ne olabilir?

neyyirnevcivan
Sigaraya yeni başlıyorum(3 aydır) Her nefes çektiğimde, hıçkırıyorum. Neden olabilir bu?
Sigaraya yeni başlıyorum(3 aydır) Her nefes çektiğimde, hıçkırıyorum. Neden olabilir bu?
0
neyyirnevcivan
(29.03.18)
içme beni diyor.
0
acetaminophen
(29.03.18)
bırakacam gibi
0
🌸neyyirnevcivan
(29.03.18)
GERD. Bırak kronikleşmesin.
0
i was made for you
(29.03.18)
aniden içinize çekiyor olabilirsiniz.

ayrıca, sigara pişmanlıktır.
0
e haliyle
(29.03.18)
iyi oldu seni bulduğum. uzun zamandır sigaraya yeni başlamış birini bulmak istiyordum. çok merak ettiğim bir soruyu sormak istiyorum:

niye başladın?
0
sen git ben geliyorum
(29.03.18)
böyle birini tanımıştım.

yeni falan başlamamıştı, içtiği zaman ekseriyetle hıçkırık tutuyordu elemanı.demek ki rastlanılan bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(29.03.18)
Yavas ic. Bunye kaldırmıyor.
0
imelih
(29.03.18)
Refleks olarak hava yutuyorsun gibi geldi. Devam edersen bol bol mide problemi çekersin.
0
Adramelekhh
(29.03.18)
sigara içerken yazıyorum: sakın başlama!
0
runagain
(29.03.18)
- Sigaraya niye mi başladım? Keyif verdiği için. Ama hıçkırığım keyfimi kaçırıyor.
-Havayı yutuyorsam gazdan dolayı mı mide ağrısı çekebilirim?
-Yaş olarak 30 üstüyüm. Çok defa sigaraya başlayıp bırakmışımdır. Sigara içmekten daha güzel bir aktiviteyi rutin yaptıklarım arasına aldığımda sigarayı da bırakıyorum.
0
🌸neyyirnevcivan
(29.03.18)
Hava yutuyorsan duman da yuttuğun için mide problemleri çekersin. Benim midem sapasağlamken sigaraya başlamamla gittikçe hassaslaşmaya, zayıflaşmaya başladı. Bu benim yorumum, kesin bir şey bilmiyorum. Ben bana olanlar böyle böyle oldu gibi hissediyorum çünkü neredeyse her sigaradan sonra halsizlik ve midede rahatsızlık çöküyor. Başka bir sebebi de olabilir.
0
Adramelekhh
(29.03.18)
(1)

Paramız ne zaman bitecek

binder dandet
Dış ticaret hep açık veriyor. E bir gün gelecek paramız çok azalacak belki bitecek (döviz ya da altın bazında)napçes?
Dış ticaret hep açık veriyor. E bir gün gelecek paramız çok azalacak belki bitecek (döviz ya da altın bazında)

napçes?
0
binder dandet
(27.03.18)
bitmez. devletler borçsuzluk değil sürdürülebilir borçlanma üzerine devam eden yapılar.
diyelim ki tamamen battık. diğer devletler veya kurumlar ithalat yapabilir seviyeye getirecek kadar para, yatırım, hibe, teknoloji verirler gene de bir şekilde sersefilde olsa ülke devam eder.

çoğu devlet ithalat yapabilecek veya belli malları talep edebilecek seviyede kalacak ki, üretici devletler sistemi devam ettirebilsin.
0
wilhelmwasmuss
(27.03.18)
(30)

Hadis 'lere inanmak çok saçma değil mi?

denizaya
Yeni akit yazarı bi mesajında; "Allah down sendromu" olanları cennet ile müjdelemiştir, onlar cennete gidecektir." yazmış.Ben de kendisine Allah böyle bi söz vermedi, kendi kendine Allah adına hüküm verme yazdım. O da bana cevap olarak bunu yazmış;“Üç kimseden sorumluluk kaldırılmıştır: Buluğ çağına
Yeni akit yazarı bi mesajında; "Allah down sendromu" olanları cennet ile müjdelemiştir, onlar cennete gidecektir." yazmış.

Ben de kendisine Allah böyle bi söz vermedi, kendi kendine Allah adına hüküm verme yazdım. O da bana cevap olarak bunu yazmış;

“Üç kimseden sorumluluk kaldırılmıştır: Buluğ çağına erinceye kadar çocuktan, uyanıncaya kadar uyuyandan ve şifa buluncaya kadar akıl hastasından.” [Buhari, Ebu Davud ve Tirmizi]"

Ulan burada down sendromu ile ilgili birşey yazmadığı gibi, bunu Allah neden Kur'an i Kerim'e koymamış? Unutmuş mu yoksa Kur'an indikten sonra biri hadis olarak ekler ni demiş?

Ya şöyle düşününce hadisler çok saçma değil mi? Sanki Kur'an ın eksikliklerini tamamlıyor gibi, bi nevi Allah'a da hakaret bana göre.
0
denizaya
(25.03.18)
sagin
(25.03.18)
değil.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(25.03.18)
Down sendromluları yazacaksa mojör depresfifleri, şizofrenleri vb. Yazması gerekirdi. Genel ilke olarak kendini yönetemeyenlerin dini sorumlulukları yok. Down sendromluların durumu ortada. Diğer yandan evet hadislerle Allahın Kuranda söylemediğini söyletme hastalığı var bir sürü hadis kaynağında.
0
delicevat
(25.03.18)
3.madde detaya girmeden bu kapsama girer.

Kur'an vizyon verir. Uygulama hadislerde. Kuran'da bütün detaylar yerine yaklaşım ve temel konular vardır. Kutubi sitte denilen hadis kitaplarındakı sahih hadisleri direk dikkate alabilirsin. Mutevatir yani tartışmaya açık konular da ayrıca bu kitaplarda bulunur.

Son dönem her trend sadece kuran bize yeter diyenlerdir lakin kendileri kuranı açıklamak için programlar kitaplar yazarlar. Junk food gibiler; zaman zaman çıkarlar ortaya.
0
lion de la Turquie
(25.03.18)
Her->hep. Kusura bakmayın.
0
lion de la Turquie
(25.03.18)
kesinlikle sizin için söylemiyorum ama hadisleri saçma bulmanın moda olan bir yönü de var. bundan bağımsız olarak sorgulamak gerek. islama yönelik eleştirilerinde tarih boyunca modası olmuştur, kader meselesi, Allah'ın eli meselesi, Kuran mahluk mu meselesi vs, çeşitli modalar olarak tartışmalar hep olmuştur. bu dönemin popüler modalarından biri de hadisleri inkar etmek. edip yüksel, caner taslaman vs. internet üzerinde çokları bulunabilir.
ilk bahar-yaz kreasyonuna dek sürecek gibi görünüyor.
0
güneyli çocuk
(25.03.18)
@lion de la Turquie; ama Allah Kuran'da ;biz size eksiksiz bir kitap indirdik, Kur'an yeter falan diyordu ayette.

Kur'an da dediğin gibi bir Allah sözü yok, ben size yüzersel bir kitap indirdim, eksiklikleri ve uygulamalar için hadislere bakın demiyor, neden hadislere bakalım ki, Hadisler önemli olsaydı Allsh Kur'an a eklerdi değil mi? Neden Kur'an a eklememiş bunları? Unutmuş mu yoksa kitap çok mu kalın olur diye endişelenmiş , yani mantıklı değil bu hadis olayı .
0
🌸denizaya
(25.03.18)
@denizaya senin gibi düşünenler maalesef çok yaygın. Ama bu düşünceye karşı yine Kur'an-ı Kerim deki Peygamberimize (sallallahu aleyhi ve sellem) uyulmasına yönelik ayetler var. Bunları da görmelisin. Kur'an-ı Kerim de hiç bir şey eksik bırakılmadı. Peki bu emir ve yasakları en iyi uygulayacak kim?
Tabiki peygamber efendimiz.
Sünnet ve Hadislerle neyin ne olduğu nasıl yapılması gerektiği açıklanmıştır. Kur'an-ı Kerim de namaz geçer ama nasıl yapılması gerektiği/kılınması vs. açık değildir. o zaman doğru şekilde bu kimden öğrenilmeli? Tabiki peygamber efendimizden.
Hadis ve sünnetleri dinden çıkarmak, peygamberi tanımamak ve tabi ki imanı tehlikeye atmakla birdir.

Bir ülkenin anayasasında bile bir çok hüküm/kural ayrıntılı olarak anlatılmaz. Bunlar yine diğer kanunlar tüzük yönetmelik genelge vs. açıklanır.
Sadece kitabı akılla ele alıp hareket etmek herhalde dünyada insan sayısı kadar mezhebi de ortaya çıkarır ki bu tehlikelidir.
0
1adam
(25.03.18)
@güneyli çocuk
Öncelerini bilmem ama bende sabah yeni akit yazarının mesajından sonra hadisleri saçma buldum. Ulan önemli bişi olsa veya Allah istese niye Kur'an a eklemesin dedim.
0
🌸denizaya
(25.03.18)
Kuran eksik diye hadisler var değil. Kur'an da size sizin içinizden beşer olan Muhammedi gönderdim. O insanlara ne veriyorsa alın diyor.

Cok basitinden bir müslüman yemeği nasıl yer ya da çocuğuna nasıl davranır ya da misafirin hakkı nedir gibi mevzular kuranda yoktur.

Zaten bir peygamberle gelmesi de dinin buna işaret ediyor.

Yoksa gökten herkesin kulağına da okunabilirdi kuran.
0
lion de la Turquie
(25.03.18)
@1adam
zaten Allah emir ve yasakları Kur'an da açıklamış ve Kur'an ı eksiksiz indirdik diye de not düşmüş. Hadislere veya sünnete atıfta bulunmamış

Ve evet islamın şartları arasında; hadislere iman yok değil mi
0
🌸denizaya
(25.03.18)
hocam sadece laf oyunu yapıyorlar.öyle diyor ama nasıl uygulayacağız.eğer bir kitap eksiksiz olduğunu söylüyorsa demekki diğer şeylere gerek yok.sünnetler saçma.eğer sünnetler olmadan işe yaramıyorsa demekki kitap yanlış.iki şık var?
şimdi hadislere sahih hadis vs diye giriş yapanlar başlayacak ancak ayın yarılması gibi hadisler filan bile var.ki bu iyi bir hadis.bir kural olmadığı için yanlış olduğu kesin ispatlanırsa hemen uydurma diye döndürülüyor.
0
birdposing
(25.03.18)
ya bu ara inancımın zayıflamasından dolayı dediğini çok mantıklı bulduğum bi dönemdeyim. yani tümden hepsi saçmadır falan demiyorum. arkadaşların dedikleri gibi sünnet ve hadisler de dinin bir parçası. sonuçta bir peygamberi var bu dinin ve onun hareketleri, söyledikleri şeyler o dine inanan insanlar için önemli ve örnek alınacak şeyler.

ama ota boka hadis uydurulmadığından bahsetmesin kimse. ortalık yalan hadis kaynıyor. kafalarına göre işlerine geldiği gibi aforizma kasımışlar her duruma uygun. şirk koştuklarının en çok kendilerinin farkında olmaları lazım ama münafıklıkta bayrak tuttukları için umurlarında değil.

muhafazakar bi yerde ingilizce öğretmeniyim. konumuz batıl inançlar, işte mebin saçmasapan olaylarından bahsederken eve sağ ayakla girmeye geldi konu. yok sünnetmiş bilmemne... bunun insanlığa, çevreye, her şeyi geçtim size ne faydası var ki dedim çocuklara. Obsesif kompülsif gibi sol ayağın denk gelse de değiştirip sağ ayağınla girince hop kazanıyosun sevap pointleri ne güzel işmiş...

bence sırf insanlar vicdanını rahatlatsın diye her yapılan işe uygun sünnet/hadis uydurulmuş. bazen din adamları kendi işlerine gelen şekilde bir şeyler anlatmışlar, öyle süregelmiş. doğruyu, yanlışı ayırt edebilen kimse zaten sahih hadis hangisidir, yalan hadis hangisidir bilebilir.
0
olutaklidi
(25.03.18)
binlerce saçma sapan hadis kirlilik yaratıp kuranın verdiği mesajın duyulmamasına neden oluyor.
elimizde kurallara boğulmuş ama islam'la ve ahlakla alakası olmayan bir din kalıyor.
0
titiraprap
(26.03.18)
aynen öyle. hadis dini diye bir şey yarattılar; gerçek islamla uzaktan yakından alakası yok. baz alınması gereken tek şey kutsal kitap. onun dışında geri kalan her şey boş beleş laf salatalığı.
0
sen git ben geliyorum
(26.03.18)
Şimdi dostum eğer hadisleri vs. çıkarırsan ortada din namına pek bir şey kalmıyor. Yani ben sadece Kuran'ı takip ederek bir müslüman gibi yaşayacağım diyorsan ha deist olmuşsun ha müslüman pek fark etmiyor. Denildiği gibi Kuran'da namaz tarif edilmez, beş değil üç vakit geçer. Sen diyorsan kafama göre namaz kılacağım üç vakit kılacağım kıl ama kendini bir dine inanmak zorunda hissetme, bunları dinsiz de yapabilirsin.
0
i was made for you
(26.03.18)
Değil ve zaten hadislere inanmak diye bir şey de yok, hadis bir gerçeklik, tıpkı tarih gibi.Nasıl ki tarihte yalan ve uydurma şeylerin olması onu saçma yapmıyorsa hadisleri de yapmaz. Burada başımıza kurancı kesilen tipler kuranı açıp okumuşlar mı çok merak ediyorum. Bu kafalara göre peygamberin de bir esprisi yok herhalde, Tanrı gereksiz aksiyona girmiş sanırım. Birkaç şarlatan çıkıp oturma organından yeni kavramlar yaratıyor, cahiller de sırf işlerine geldiği için bunların peşinden gidiyor.
0
harvey
(26.03.18)
Hadis dini diye bir şey yaratılmak zorunda kalındı, hatta sünnilik bu şekilde biçimlendirildi. Gerçek kuran islamı ne bu coğrafyanın insanı için(her ne kadar ortadoğu yapılmaya çalışılsa da) ne de çağdaş herhangi bir toplum için uygulanabilir değil.

Hem dogmalığı korumaya çalışıp hem de yumuşatmaya çalışınca böyle oluyor işte. Ben sadece kurana bağlı kalıp yaşayacağım diyen insan ya radikal islamcı olacak ya da deist.

Hıristiyanlığın geçirdiği reform dönemine ihtiyacı var islamın da, bi 800 sene geriden gelmenin getirdiği sancılar bunlar. Hangisi doğru hangisi yanlış çok takılmayın derim naçizane kafirliğimle, içinizden nasıl inanmak geliyorsa öyle inanın.
0
Bruce
(26.03.18)
bunlar hadistir diye kaktırılanların dışında bunlar kuran'ı kerim'e aittir diyen peygambere inanıyorsa insan neden hadislere de - gerçek peygambere ait olanlara da- inanmasın.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(26.03.18)
Çünkü kuranda değiştirilemez hükmü var.ama peygamber sözlerinde öyle bir hüküm yok.hadisler 200 yıl sonra yazılmış yani çoğu uydurma
0
birdposing
(26.03.18)
kur'an - hadis - sünnet ilişkisi

anayasa- yasa- yönetmelik ilişkisine benzetilebilir.
0
wilhelmwasmuss
(26.03.18)
Twitter’da aklıngözü diye bir hesap var, bu konular hakkında yazıyor.
0
cemiyetin ünlü siması
(26.03.18)
şurada... algıları gelişmiş, kültürlü insanların olduğunu varsaydığım duyuruda dahi, hemen bir "kafirlik" etiketi vurma merakı var ki, yazık...

gelip geçenin "arkasına" bakıp fantezilerini dile döken herif bile bir anda huccetül islam zannediyor kendini ve "allahın adını ağzınıza almayın" diyor.

ama bir kez daha anladım(?) ki, cahillik okumayla gitmeyebiliyor. bağnazlık, da her meşrepte bulunabiliyor.

@sagin'in verdiği linke baktım. tamamını okumadım, durumum yoktu! zaten, kimse okumasın diye yazılmış gibi... özeti: "biz biliriz, bizim dediğimiz doğrudur; inanmayan da kafirdir!"

kur'an'a ve akla uymayan hadis, "bence" evet bence! sahih değildir. kertenkele öldürmenin çok sevap olduğundan bahseden hadis de "sahih" sayılıyor!

rte ayda yılda bir doğru laflar ediyor. dediğini hemen çevirdi, çok kez yaptığı gibi ama dediği doğruydu. yüzyıllardır kaç kez söylendi kim bilir bu.

kendisi giyimiyle, saçı sakalıyla herhangi bir dine mensup kafire benzerken, başkalarının giyimini saçını sakalını eleştirenlerde hiç akıl yok!

tabii ki, peygamberimizin hayatı, yaşayışı örnek alınmalıdır ama bunu birebir bugün uygulamak imkansızdır. ki, kendisi de bir hadisinde(!) bundan bahseder.

içinde "hak" olmayan ama bolca kıl, tüy, abartı cinsellik takıntısı ve diğer takıntılar, korku, kibir, düşmanlık, cehalet, sosyopati ve bilumum arıza barındıran bir din anlayışı egemen kılınmak isteniyor.

hırsızlık yok bu dinde!

yolsuzluk yok bu dinde!

adam kayırma yok bu dinde!

haksızlık yok bu dinde!

işçinin hakkını yemekten, sigortadan vergiden çalmaktan, rüşvet yemekten, yalan söylemekten, hak yemekten, insanların hayatlarını karartmaktan bahseden yok! varsa yoksa kıl, tüy!..

diyanet de, o eleştirilen hoca(!?)lardan farklı değil. black friday hutbesi veren bir diyanet!

şimdi kendini çok müslüman zannedenler, hemen havalara girer de, bizi yerer. yere batsın sizin müslümanlığınız!

eğilip kalkınca namaz kıldığını zanneder; aç kalınca, oruç tuttuğunu... ama dilleri hakkı söylemez, elleri hakkı tutup kaldırmaz. din alırlar, din satarlar. yok başka sermayeleri.

birilerinin (çünkü onlar alim!) yaptığı yorumu, din diye, islam diye sunar; sorgulayanı da kafir ilan ederler! oh ne alâ! ondan sonra, işid'i israil kurdu, amariga kurdu! yav he he... sanki işid'den çok farklısınız da...

herkesin kendi hoca efendisine ve onun meşrebinin çıkarımlarına inandığı şeyin adı islam değildir.

cehalet, yenilmesi gereken en büyük düşmandır! kemal atatürk!

cahillerin köşe başlarını ele geçirdiği bu toplumdan hiçbir şey beklemiyorum.
0
runagain
(26.03.18)
www.kuranmeali.org

Hadis'in ne olduğunu biliyorsak. hemen kk'den şunu da bilelim: O, hevâdan (arzularına göre) konuşmaz.

ben de şu insanları anlamıyorum. yok kk'de bu yok yok bu yok. abi 1milyon tane konu var. müctehid ictihadlar buna göre.

mesela ben böyle düşününce aklıma şu örnek geliyor. atıyorum kan abdesti bozar ama diş fırcalayan birinin tükrükten az iken dişi kanarsa abdesti bozulmaz. haaaaa diyeceksin o zaman diş fırcası mı vardı? bu diş fırcası meselesinin kaynağı da misvak olayı...

yani şimdi bakınca @dekicevat'ın dediği gibi bir tıp ansiklopedisi tarzında detay vermeliydi gibime geliyor.
0
qobel
(26.03.18)
İnsanların büyük bir kısmı kafalarını kullanmak, düşünmek yerine sürekli olarak kendilerine rol model belirledikleri kişilerin peşinden gitmeye, onların dediklerini uygulamaya meyilli. Bu tarz insanlar çoğunlukla bağnaz oluyor, kendi fikirlerini üretemiyorlar.

"Müslüman yemeği nasıl yer" diye soru mu olur? Akılla dalga geçmektir bu.

Namaz mevzusu da geçmiş. Ciddi ciddi, tüm evreni yarattığına inanılan Allah'ın kendisine ibadet edilirken yapılan hareketlerin biçimine ve sırasına taktığını düşünüyorlar. Acıyorum.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(26.03.18)
@ denizaya
o not düşmek değil, ayettir.
Bak üstte de yazdım ama daha önce de benzer burada açılan konulardan biliyorum ki bilerek/kasten bir ihmal söz konusu. Bak (alıntıdır) :


Kur’an, Peygambere İtaat Konusunda Ne Buyuruyor? ​

“O (Peygamber), hevâsından bir söz söylemez. O, (kendisine) bildirilen bir vahiyden başkası değildir.” (Necm: 3, 4)

”..Peygamber size ne verdiyse onu alın, neyi yasak ettiyse de sakının..” (Haşr: 7)

“..Eğer (gerçekten) mü’minler iseniz, Allah’a ve Rasûlüne itaat ediniz.” 
(Enfâl: 1)

“Peygambere itaat eden, Allah’a itaat etmiş olur..” (Nisâ: 80)

“Biz, gönderdiğimiz her bir peygamberi Allah’ın izniyle kendisine itaat edilsin diye gönderdik..” (Nisâ: 64)

Kur’an’da Peygambere itaati emreden çok sayıda ayetler vardır. Bu ayetlerde peygamberimizin, kendi nefsinden konuşmadığı, konuştuğu her şeyin bir vahiy olduğu, Allah’la beraber Peygambere de itaat edilmesi gerektiği, Peygamberin emrettiklerinin yapılması, yasakladıklarından da sakınılması gerektiği, Peygambere itaatin, gerçekte Allah’a itaat olduğu bildirilmektedir.

Çok sayıdaki ayette, Allah’a itaat ve Peygambere itaat ayrı ayrı zikredilmiştir.

Peygamber, ancak vahiyle hareket ettiği ve her açıklaması Allah’tan olduğu için, ona itaat Allah’a itaat gibidir.

Peygamberimiz hem Şâri’ (Allah’ın izniyle hüküm koyan) ve hem de Şârih (Kur’an’ı açıklayan, tefsir eden)’dir.
.......

Artık anlaman lazım sanırım konuyu. Bir ilacı bile sağlığın için alıp içmeden önce prospektüsü okuyorsan (okumadıysanız bile ilacı imal eden onu ilaç kutusuna koymayı zaruri görüyorsa) her halde anlamlı/güzel bir sebebi olsa gerek. Dinde hadis-i şerifleri yok sayanın herhalde ayetleri de tenkit etmesi, eleştirmesi çok zor olmasa gerek. Beyin bedava malum.
ilahiyat mezunu bir çok kişi bunu bizzat yapıyor.

Hadislere iman İslâmın şartları arasında geçmiyor doğrudan. İslâmın şartları arasında dikkat edersen yapılması gereken ibadetler var. Ama İmanın şartları arasında Peygamberlere İman var. Tabi bu; peygambere inandım ama onun yaptıkları ve söyledikleri beni ilgilendirmez.. demek değildir.
bak üstte tekrardan, alıntı yaptığım yazıya. Kur'an-ı Kerim deki her ayete tek tek tek iman etmek zorundasın. Öyle ki iman, şüpheyi de kabul etmez.
0
1adam
(26.03.18)
@1adam

peygambere itaat etmek ile, peygamberin ölümünden çok sonra kulaktan dolma bilgilerle toplanmış hadislere inanmayı aynı mı görüyorsun? peygamberin kendisi yazdırmamış hadisleri ondan bile uyanmıyor musun?
Adamlar Kuran'da geçen 'Kuranı eksiksiz indirdik" ifadesine yani direkt Allah'a inanmıyorlar da, Abizuttiri Efendinin topladığı hadislere inanıyorlar. ahahaha.
0
titiraprap
(26.03.18)
@ titiraprap
hadisler inananları uyandırıyor zaten. Dalgın bir halimiz yok ki.
hadis ve sünnetlere uymanın kime ne zararı oldu? Gerçekten inanan bundan hiç bir şikayet etmez.

Hadis usulü ilmini araştır bak bakalım her söz öylece hadis diye kayıt mı ediliyor?
Aslında hiç yaşanmamış bir aşk hikayesini anlatan bestseller arasındaki bir roman bile sanırım senin için daha etkileyici sayılır.
Aksine denk gelmedim: hadisleri inkar eden, muhakkakak ayetlerden sadece aklına uyanı seçip alıyor, aklına uymayan da uydurmaya çalışıyor. Ne acı.
Üstte peygamberimize uyulmasına yönelik bir çok ayet sıraladım ama hala 'göremediniz'.
0
1adam
(26.03.18)
Gereken şeyler söylenmiş ama ben başka bir noktaya değinmek istiyorum;

Bugün hadisleri inkar ettirmek isteyenler, eğer bunda başarılı olurlarsa yarın;

"ya hu kuran dediğimiz peygamberin söylediği şeyleri bişeylere yazan adamların yazdıklarının yıllar sonra bir araya getirilmesi değil mi? Nerden bilelim Allah'ın sözleri olduğunu?" da diyeceklerdir.

Hadisleri inkar ediyorsak kuranı da inkar edelim! E kuranda yazanları da peygamber söyledi ve etrafındakiler not aldılar, sonra da aradan yıllar geçti ve bir araya toplandı bu yazılanlar.

Aynı şey değil mi? Kuran nihayetinde tablet olarak inmedi gökyüzünden?
0
John Bloor
(26.03.18)
@John Bloor kuran kendisinin sorgulanmasını ve okunmasını istiyor.yanlış veya doğru.eğer yolunuzun haklı olduğunu düşünüyorsanız savunursunuz.siz kuranı kendi kafanızda koruduğunuzu düşünerek kurana gelmiş olmuyor musunuz?ne de olsa ilk ayet oku.
0
birdposing
(26.03.18)
(1)

araç hasar sorgulama

veilofsin
sms ile sorgulama yaptığımda aracın plakası değişmiş görünüyor. Hasar bilgileri şai no ile verilmiş olduğuna göre eski plakayı da içerir mi? yoksa sadece mevcut plaka için midir?
sms ile sorgulama yaptığımda aracın plakası değişmiş görünüyor. Hasar bilgileri şai no ile verilmiş olduğuna göre eski plakayı da içerir mi? yoksa sadece mevcut plaka için midir?
0
veilofsin
(12.03.18)
eski plakayı da içerir.
0
wilhelmwasmuss
(12.03.18)
(13)

Şu yazıldığı gibi okunma meselesindeki saçmalık

ya ben lan neyse
türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil diyoruz ya.mesela ingilizce'de ingilizler "aa bizim dilimiz yazıldığı gibi okunmuyor tüh" falan mı diyor?yazıldığı gibi okunmak ne demek bir kere? "a" harfini türkler a, atıyorum izlandalılar s diye okuyorsa bu yine yazıldığı gibi okunmak olmuyor mu?kan renginin
türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil diyoruz ya.

mesela ingilizce'de ingilizler "aa bizim dilimiz yazıldığı gibi okunmuyor tüh" falan mı diyor?

yazıldığı gibi okunmak ne demek bir kere? "a" harfini türkler a, atıyorum izlandalılar s diye okuyorsa bu yine yazıldığı gibi okunmak olmuyor mu?

kan renginin adı bizde kırmızı, izlandalıda maviyse bu kendi içinde doğru değil midir?

uluslararası bir standart mı var "a harfi aaa diye okunur." diye? kime göre neye göre yazıldığı gibi okunmak?
0
ya ben lan neyse
(07.03.18)
bunun sebebi ne hocam? mesela c bazen k, bazen s diye okunuyor. bu da mı onla ilgili?

bir de "c" sembolü "ce" diye okunur diye belli bir kural varsa nerde yazıyor?
0
🌸ya ben lan neyse
(07.03.18)
bir kere türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değil, bunu unutun.

tabii kime göre, hangi dile göre ne nasıl okunuyor konusunda haklısınız. herkesin ana dili kendisine kolay geliyordur. yıllar önce ingiliz bir hocam vardı, sınıfta bir deneme yapmıştık hatta, duyduklarını doğru yazabilecek mi diye, izmir’in izmer olarak yazılmamasına şaşırmıştı:)
0
miranda
(07.03.18)
diksiyon kursuna da gitmiştim mesela, oradaki hoca da -ki kendisi dt oyuncusu, hatta sanırım konservatuarda hocaydı- çocuğunun okula başladıktan sonra, okulda “türkçe yazıldığı gibi okunur” diye öğretildiği için konuşmasının bozulduğundan bahsetmişti.
0
miranda
(07.03.18)
bir kere şu yanlışı düzeltmek lazım.

Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değildir. Türkçe derslerinde her ne kadar böyle öğretirlerse de bir tiyatro okuluna giderseniz böyle olmadığını öğretirler size.

Ayrıca yazıldığı gibi okunur diye açıklama yapmak yerine "fonetik bir dildir" diyebilirsiniz. Yani Türkçede her sesin bir harf karşılığı vardır ve konuşurken kullandığımız her ses bir harfle belirtilir. ingilizcede sesleri belirtmek için birden fazla kombinasyon kullanılabiliyor. Fark burada.
0
peace.on
(07.03.18)
Türkçe yazıldığı gibi okunan bir dil değil. Burada spiker Gülgûn Feyman anlatıyor: m.uzmantv.com
0
arame
(07.03.18)
Türkçe yazıldığı gibi okunmuyor diyip aykırılık peşinde koşan tipler var ya onlara kızılcık sopasıyla girişeceksin. Ulan adamların yazılışı aynı, fiil ya da isim olmasına göre farklı telaffuz edilen kelimeleri var, telaffuzunu daha önceden duymadıysan hayatta doğru telaffuzu tahmin edemezsin, entelimiz bir kaç istisna öğrenmiş, çıkıntılık yapacak diye yok türkçe yazıldığı gibi okunmuyor ya diyor
0
speedy
(07.03.18)
Yazıldığı gibi okumak diye bir şey yok ki. Her harf sembolü her dilde kendine özgü bir ses ile ifade edilir. Akademik olarak dil eğitimi alanlar bilir bunu. Veya doğru ses/iletişim eğitimi de aynı şekilde.

Örneğin a sembolü Türkçe'de ağ şeklinde ifade edilirken ingilizcede ey şeklinde. Ä derken duyduğumuz ses ey derken duyulan sesden farklı. Ama bize ağ doğru ey yanlış gibi geliyor.
0
emfuzi
(07.03.18)
emfuzi + 1

bir de şu var ki, kullandığımız her sesin alfabemizde karşılığı yok.

örneğin kapalı e ve nazal n sözlü dilimizde var ama yazı dilimize dahil edilmemiş.
0
wilhelmwasmuss
(07.03.18)
Türkçe bilen biri ilk kez karşılaştığı bir kelimeyi telaffuz etmekte zorluk çekmiyor çünkü teleffuz kuralları oldukça tekdüze. İngilizcede ise farklı harf kombinasyonları çok farklı şekillerde telaffuz edilebiliyor. Mesela one ve van kelimelerinde hiç ortak harf olmamasına rağmen telaffuzları aynı. Mümkün değil ama anadili İngilizce olan birisi hayatında one kelimesiyle karşılaşmamışsa one'ı van şeklinde okuması imkansız. Türkçede ise ilk kez karşılaştığımız kelimeleri genellikle hatasız telaffuz edebiliyoruz.
0
hohoho
(07.03.18)
Türkçe birkaç istisna dışında yazıldığı gibi okunur. O uzman tv videosunu yillar once izlemiştim aşırı saçma örnekler vardı günlük hayatta asla o şekilde okunmayan, hatta sonra trt spikerlerine özel olarak dikkat ettim hiçbiri ordaki gibi okumuyordu.

İngilizce'de alfabede a ey diye okunmasina rağmen sözcüklerde ey diye geçmiyor, duruma gore bizdeki a gibi duruma göre e gibi oluyor. C si diye okunuyor ama k de olabiliyor. Bunun gibi pek çok harf var. Ama Türkçede her harf her defasında aynı şekilde okunuyor.
0
nundu
(08.03.18)
Arkadasim Tukce yazildigi gibi okunan bir degilir bir sefer. Yazildigi gibi okundan dil yeryuzunde yoktur bu iki.
Yazildigi gibi okunan tek dil Latincedir o da olu bir dildir. Yani yazildigi gibi okunan/okunmayan tartismasi anlamsiz.
Uzman tv videosu nedir bilmiyorum da yazildigi gibi okunan dil degil Yazildigi gibi okunan dil olmaya epey yakin diyebiliriz en fazla.
0
stavro
(08.03.18)
Türkçe yazıldığı gibi okunmaz diyenler, abi-ağabey(ki böyle yazan kimse kalmadı), yapıcam-yapacağım dışında örnek verir misiniz? o videodaki değil-diil ya da sonra-soora gibi uydurma şeylerle gelmeyin ama, diil ne yahu, biri bana öyle diil dese ciddiye almam kendisini.

ki bunlar yazıldığı gibi okunmaz savına destek de değil çünkü sadece diksiyon kuralları. yoksa nice yazdığımız zaman sözcükteki harflerin alfabe seslerinin aynılarını çıkartıyoruz n i c e olarak. gidip nays diye okuyarak sözcüğü değiştirmiyoruz. yapacağım yazıp yapıcam dediğimizde de sadece okuduğumuz sözcük değişiyor sözcüğü nasıl okuduğumuz değil.

edit: eksisozluk.com mesela şuradaki açıklamalardan yazıldığı gibi okunur diyenlerin açıklamaları çok daha mantıklı. telaffuzu istediğiniz gibi yapabilirsiniz ama okunuşu fonetiktir türkçenin.
0
nundu
(08.03.18)
feyman'la dalga geçmeden evvel aldığı eğitimi falan gözetseydiniz iyi olurdu.

verdiği çoğu çekimli fiil örneğinde yaptığı telaffuza "daralma" deniyor. türkçe'de böyle bir şey var.

mesela n-b çatışması denen özellik yüzünden yazımı telaffuza uyacak şekilde değiştirip çarşanbayı çarşamba yapmışsak dilin değişme özelliğini hesaba katarak konuşmak gerektiğini, yazılı olmasa da bazı kuralları takip ettiğimizi veya kolaylığın bizi yeni kural yaratmaya ittiğini anlarız.

ben feyman'ın verdiği örneği hakikaten enerjime bağlı olarak iki türlü de kullanıyorum ve ünlü daralmasının telaffuzda bir zorunluluk olup olmadığından emin de değilim. yani gidicem yerine gideceğim dersem Türkçe'yi bozuyorsam bundan haberim yok. yani bu kural bir beklentiye dair bile olabilir, fikrim yok.

ama kurallar sürekli değişiyor. bakın mesela eski kurallara bakarsak Türkçe'de, İngiilizce'de gibi özel isimlerin yapım ve daha sonra çekim eki aldığı durumda kesme kullanılmalı. çünkü bir kategori olarak Türkçe de Türk gibi özel bir isim. Aldığı yapım eki dünyada var olan tek bir dili anlatıyor, isim hala özel. Ancak bugün bu kural değişmiş durumda.


yazıldığı gibi okuma dendiğinde, dilbilimciler falan bunun her ne kadar yanlış bir tabir olduğunu belirtseler de ben burada sıkça bahsedilen şeyi anlıyorum ve bunu şöyle özetleyebilirim:

dilin alfabesini bildikten sonra bir kelimeyi sıkıntısız okuyabilmeniz yani alfabenin sizde yarattığı telaffuz beklentisinde yanılmamanız.

belirtildiği gibi bir sesli harfin kapalı ve açık formu, kaldırdığımız şapkaların yarattığı nüansın yazımda da bir fark yaratmaması vs. dilimizi yazıldığı gibi okunan bir dil yapmaktan çıkarıyor olmakla birlikte özbeöz Türkçe kelime köklerinden bahsediyorsak bu durum aslında halen geçerli olmuş oluyor.

zaten çoğu dilin yazıldığı gibi okunur genellemesinden uzak olmasının nedeni de barındırdığı yabancı kökenli kelimeler.

car ve cat örneğindeki gibi farklı iki kelimede aynı harfle temsil edilen iki farklı sesi gittikçe daha iyi tahmin edebiliyor oluşunuz, ki ingilizce'de bu çoğu zaman mümkün, sizin heuristic olarak algıladığınız ama adını koyamadığınız bir kurala işaret ediyor. demek ki orada aslında bir kural var yani.

kelime kısa bir kelimeyse ve a'da vurgu varsa, a'dan sonra r geliyor ve kelime r veya r+ bir sessiz harf ile bitiyorsa a "al" derkenki gibi okunuyor. scar, star, smart, start, part, tart, barn, harm, arm, farm, charm, dark, stark, snark, startle, spark, chart, fart, barf, scarf, sharp vs

istisnalara örnek: a'dan önce w gelmesi warm, swarm, swart, warn, warp vs (ama mesela swat bir acronym olarak sıwat olarak okunuyor)

ama a'dan önce sesli harf gelirse okumanın değişmesi istisna değil kural gibi. genelde değişiyor zira. fear, liar vs

ancak kelime iki heceliyken vurgu ilk hecedeyse okuma değişiyor:

"rampart"--> rempırt (açık e)
"standart"--> stendırt (//)

custard, haggard vs...

6 harf ve daha uzun kelimelerde genelde birleşik kelime veya ön ek, son ek devreye girdiğinden bunlar kuraldan muaf oluyor.

ama mesela vurgu ilk hecedeyse, yine aynı şey:

carpet, garment, harbor, harvest, harness, market, sarcastic, sardonic, ardour, ardent,arson vs...


ne zaman nasıl okunacağının tanımı da sanırım kelime kökenlerinin ait olduğu kültürlerle gelmiş.

ancak car'ı neredeyse açık e ile "ker" olarak okuyan İrlandılar, sanıyorum İskoçlar ve belki de bu yerlerden gelip yerleşmiş ve artık İngiliz sayılan çeşitli yörelerden İngiltere insanı da var. Bunlara dialekt denebilir ama orijinini nereden aldığına bakarsak kim bilir belki aslında zamanında dilalekt olan "kar" telaffuzu bugün kural olmuştur.

toparlarsam bence bu işlevsel bir tabirdir. bir dil için bu söylendiği zaman biz, alfabesini öğrendiğimizde o dilin telaffuzunun bizi tahmin açısından çok zorlamayacağınız anlarız. demek ki böyle bir şey de aslında var çünkü bu bir realite. sadece kullandığımız tabir yanlış "neredeyse yazıldığı gibi okunan" diyelim o halde, bitsin gitsin.
0
godoşu beklerken
(08.03.18)
(4)

Hayatında Türk yazar okumamış TDE öğrenci adayı

thomson'un uzumlu keki
Elimizde bir adet Türk dili ve edebiyatı okumak isteyen genç var diyelim. Türk edebiyatından bir eser dahi okumamış. Mevzu kitap okumayı sevmemesi değil, belki sevmiyordur ama o başka mesele. Sadece okumamış işte Türk yazarları. Sınavı kazandı, girdi bölüme diyelim. Naparlar ne ederler? Hocalar "ne
Elimizde bir adet Türk dili ve edebiyatı okumak isteyen genç var diyelim. Türk edebiyatından bir eser dahi okumamış. Mevzu kitap okumayı sevmemesi değil, belki sevmiyordur ama o başka mesele. Sadece okumamış işte Türk yazarları. Sınavı kazandı, girdi bölüme diyelim. Naparlar ne ederler? Hocalar "ne işin var senin burada" demez mi?
(Niye bu bölüme girecek diye sorarsanız, Türk dili seviyor.)
0
thomson'un uzumlu keki
(07.03.18)
Yok demez. Zaten listeleri verecekler. Okumuşsa bile bir daha okuması gerekecek, derste işlenen bilgilere göre. Ki zaten lisansta öyle çok da kitap okunmuyor. Maalesef.

Bence okumasın bu arada. Kendini yakar.
0
mutlusismankedi2015
(08.03.18)
Nesini seviyor? Masallarini, turkulerini, ninnilerini, şiirlerini, efsanelerini, hikayelerini, etimilojisini, kelimelerini nesini? Gecerli nedeni varsa okusun.
0
rn
(08.03.18)
sıradan, küçük bir şehrin tabela üniversitesinin n bir fakültesinde ise kitap okumasa da mezun olabilir.

yeni türk edebiyatı ve devamı olan cumhuriyet dönemi türk edebiyatı derslei haricindeki derslerde kitap okumasa da geçebilir. hatta bence hiç kitap okumadan mezun olmak isteyen biri, uğraşıp didinse bu tip bir üniversitede bunu başarabilir. maalesef.

ama hiçbir anlamı yok. türk dili ile yazılmış kitapları hayatında hiç okumayan birinin türk dilini sevdiğini daha doğrusu sevip sevmediğini bilecek durumda olduğunu düşünmüyorum.

bir dilin edebiyatını bilmeden, inceliklerini, işlenmiş halini görmeden o dili sevdiğini sanmak yanılsamadan başka bir şey değil.
0
wilhelmwasmuss
(08.03.18)
memleketteki TDE bölümlerinin alt anabilim dalları vardır. Eski Türk Dili, Yeni Türk Dili, Halkbilimi, Eski Türk Edebiyatı, Yeni Türk Edebiyatı gibi. Lisansa başladığında tüm bu alanlardan dengeli bir şekilde dersler alır. O derslerin ödevleri ve sınavları için kitap okuması icap eder. Eğer önden bir birikimi varsa, bu durum onun işini kolaylaştırır. Değilse, oturup okur, araştırır.

3 ve 4. sınıfta, seçmeli dersleri Türk Dili alanından seçer, sevdiği işlerle uğraşabilir. Türkçe nasıl bir dildir, Çağatayca nedir, Türkçenin en eski yazılı kaynaklarına göre grameri nasıldır, hangi dil ailelerinden etkilenmiştir, gibi sorular hoşuna gidiyorsa, edebiyat dersleri yerine dil dersleri seçer. Çok sevdiyse bi de yüksek lisans yapar, dilci olur. İlerde Türkçe öğretmeni olur. Memlekette yabancılara Türkçe öğretimi şimdi revaçta, isterse ordan yürür.

Yani meslek olarak görüyorsa, edebiyata, çağdaş Türk edebiyatına ilgisi yoksa da, bir şekilde hayatını kurar. Ama daha donanımlı biri olması için okuması, güncel meseleleri takip etmesi iyi olur. Nitekim, zamanla dil, cümle yapısı, ifade biçimleri değişiyor. Bunu takip etmenin en kolay yolu da yazılı eserleri incelemek.
0
kullanıcı adı
(08.03.18)
(15)

Uçağa binerken neden acele ediyorlar?

kotu amacli yazar hesabi
Kapıya geldikten sonra insanlar kapı açılmadan ayağa kalkıp sıraya giriyorlar, bunun nedeni nedir? Sonuçta uçak herkes binmeden hareket etmeyecek, bunun bi sebebi var mı yani gerçekten merak ediyorum.
Kapıya geldikten sonra insanlar kapı açılmadan ayağa kalkıp sıraya giriyorlar, bunun nedeni nedir? Sonuçta uçak herkes binmeden hareket etmeyecek, bunun bi sebebi var mı yani gerçekten merak ediyorum.
0
kotu amacli yazar hesabi
(05.03.18)
Kabin ici valizini koyacak yeri rahatca bulmak.
0
crown
(05.03.18)
Bavullarını, çantalarını tam kendi koltuklarının üstüne rahatça yerleştirmek için olduğunu düşünüyorum ben.
0
kullanıcı adı
(05.03.18)
kendi kızıma sesli olarak her uçuştan önce söylediğimi söyleyeyim:
erken binenler (yer adı)na önce gidecek ondan dolayı.
etraftaki 3-5 yolcuyla güler moral depolar sonra gireriz.
0
ozdek
(05.03.18)
inerken acele etmeyi eleştiriyor olsanız ben de katılırım da, binerken acele etmek normal gayet. ha benim bi sırt çantam olduğundan onu da koltuğun altına koyduğumdan acele etmem o ayrı da @ozdek gibi dalga geçilecek bi şey yok.
0
ghilleinthemist
(05.03.18)
Uçak herkes binmeden hareket eder. Muhtemelen bu yüzden, uçağı kaçırmayalım diye erkenden sıraya giriyorlar.
0
orient blue
(05.03.18)
inerken acele etmek daha anlaşılır bence, acelesi vardır, gideceği yere daha erken ulaşmak istiyordur anlarım ama erken binmeyi neden bu kadar çok seviyor insanlar anlamlandıramıyorum.
0
🌸kotu amacli yazar hesabi
(05.03.18)
kabin bagajı koyarken saçma sapan tiplerle muhattap olmamak öncelikli olmak üzere benim için genellikle sıkılmak olan hededir. (ekşi sözlük mode on)
0
biravekahve
(05.03.18)
@orient hayır kapıdaysan sen binmeden hareket etmez.
0
🌸kotu amacli yazar hesabi
(05.03.18)
ben de bu olaya milletin bu kadar kafa yormasını anlayamıyorum. birileri önce binecek ki diğerlerii de onlardan sonra binsin. herkes oturup en son binmeyi beklese daha mı iyi?
0
nrmnm
(05.03.18)
Kavga etmemek icin. Cunku onumde bavulunu yerlestirecek yer begenemeyen, koridoru kapatip gecmeye izin vermeyen sigiroglusigirlara uyuz oluyorum. Bir de genelde en arka siralari aliyorum, korukten gecilecekse ucaga, hizla gecip oturuyorum. Eger ilk binenlerden olamayacaksam son binmek icin bekliyorum, az-cok yerlesmis oluyorlar. Ama son binince de "ay cam kenarina oturdum ama midem bulaniyo biliyonnu" tantanasi cekmek daha muhtemel oluyor. Ilk binmek her turlu iyi.
0
evrim halkasi
(05.03.18)
Genelde sona dığru biniyorum ama kapıda kuyruk olması mantıklı geliyor. Uçak geldğinde hurraaa olmasındansa böylesi daha iyi bence.

Uçaktan korkuyorum ve hava alanında sabit oturdukça o korku daha da basıyor. Bu yüzden sürekli volta atıyorum, böylelikle korkunun bir kısmı o şekilde sistemimden çıkıyor. Arka bir yerlerde volta atmazsam o sıraya ben de girerim, çünkü bana “Hadi artık, uçak gelsin de bir an önce ne yaprsak yapalım. Ölüyorsak da ölelim, gereken kişilerle vedalaştım zaten” hissi veriyor. Zaten son binmenin sebebi milletle vedalaşma konuşmaları yaptığımdan. Tabii ki uçak herkes binmeden kalkmıyor ama o kuyruk bana uçak gibi benim için stres düzeyini en tepeye çıkarttıran bir ortamda o sorunla yüzleşiyormuşum hissini veriyor. Belki beniö gibi uçağa bineceği için gergin olan insanlardan olabilirler. Oturup beklemek daha da gerebiliyor.

İkincisi valiz sorunu, bindiğimde çantam 5 arka sırada bir yerde oluyor. Uçuş sırasında bir şey almam gerekse kabus oluyor (uzun bir uçuşsa).

Ötesinde pencere kenarıysa, milletin kuyruğa girmesi gerekebilir bile. Popo içi kadar uçakta milleti kaldırığ koridora çıkarıp kucaktan kucağa geçmektense oturup kafa sakin bir şekilde kendi işi ile ilgilenerek uçağın dolmasını bekleyebilir.
0
aychovsky
(05.03.18)
"kabin bagajı için yer kapmak" cevabı bence hatalı. o sıra bekleyenlerin yarısından çoğunda büyük el bagajları yok. ben cevabı çok daha "psikolojik" düşünüyorum. ülkemizde uçak belki 10-15 yıldır çok yaygınlaştı ancak uçağa binen insanların %70-80'i, 80'lerde ve 90'lardaki "çok pahalı" dönemleri de yaşadılar. şu anda uçağa binmek bir statü göstergesi değil ama yine de eskiden kalan bilinçaltı ezberiyle "uçağa erken binelim çok para verdik" ve "ya kaçırırsak ve bilet yanarsa" korkusu hakim. pratik bir durum değil elbette, kimse cidden bunları düşünmüyor. ama bir iç his onları daha boardinge 15 dk varken o sıraya sokuyor.

not: genelde hep en son binerim. elimde bagajlarım da olur. şimdiye kadar hiç "kabin bagajı koyacak yer kalmadı lütfen uçaktan inin" denmedi. en en fazla olan şey; bagajı 2 metre ileri-geriyedeki boşluğa koydum. bu da dünyayı başıma yıkmadı doğrusu. otobüs yolculugu yapan ve 60-70 bavulun rastgele üst üste sıralanmasından hiç rahatsız olmayan insanların "eyvahhh ya el bagajımı tam kafamın üstüne koyamazsam!" korkusuna cidden gülüyorum.
0
507
(05.03.18)
1.bagaj koyacak yer kalmıyor

2. iki saat eşyasını kabine yerleştiremeyen tipler yüzünden koridorda ayakta beklemek istemiyorum. erkenden geçer oturur öyle beklerim en azından diyorum.

3. uçakta, daha koridordayken belediye otobüsündeymiş gibi koltuğunu beğenmeyip ben şuraya geçiyim de sen buraya geç muhabbeti yapan tipleri beklemek istemiyorum.
0
wilhelmwasmuss
(05.03.18)
sanırım 3. binişimdi. çocuk gibi heyecanlıyım cam kenarına oturacağım için. baktım bir adamla karısı oturmuş benim yerime. kalkmıyorlar da. güzellikle rica ediyorum, kalkmamakta diretiyor adam. "ayngı yere gidiyo." falan diyor. beni piç gibi suçluyor bir de. adam utanmaz, benle kavga ediyor, tüm yolcular bizi seyrediyor. ben rezil oldum lan. en sonunda kalktı herif, ben rahatsızlık verdiğim için özür dilemek istiyorum. tam yeltendim ki "kes be sesini." dedi bana. ben de iyice patlama noktasına yaklaşıp "sen kes lan." deyince bu sefer "ama ben senden kaç yaş büyüğüm"e bağladı orospu çocuğu. işte böyle döl israfları yerimi kapmasın diye hemen sıraya girmesem de giriş kapısına yakın oturuyorum. duyuru yapılır yapılmaz da sıraya giriyorum.
0
ya ben lan neyse
(05.03.18)
Bagaj koyacak yer kalmiyorsa, millet nerede tasiyo el bagajini, koridora mi koyuyolar?
0
baldur2
(05.03.18)
(8)

FB tribünleri neden boş?

plastic_angel
tepki kime?
tepki kime?
0
plastic_angel
(04.03.18)
benim bildigim son zamanlarda zaten hep böyleydi. Tepki konusuna gelirsekte, takim kazansa bile taraftar bu takima güvenmiyor. Su an akhisar macini izliyorum. Skor 3-1 ve aykut kocaman mactan ümidini kesmis oturuyor. Takim 3-2 yi yakalayinca kalkip saga sola taktik vermeye basliyor.
Ben hem aziz yildirim hem aykut kocamana seven biri olarak, artik ikisindende biktim. Bir cok kez maca gitme sansim varkende gitmeyip baska seylerle ugrastim. Secimlerde yine aziz yildirim secilirse tvden mac izlemeyide birakirim.
0
VIPCH
(04.03.18)
bu aziz'le aykut defolup gitmedikçe fener'e protesto. canımız takımı yediler bitirdiler resmen. ne maçını izlerim ne yenilgiye üzülürüm.
0
alperz
(04.03.18)
Tribün ceza alırsa haftaya derbiye giremeyecekler. Ana sebeplerden birisi bu.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(04.03.18)
Aykut Kocaman ile enine futbol, ben bahis oynadığım halde izlemiyorum feneri, o kadar sıkıcı bir futbol anlayışı var.
0
bos gezenin bos ustasi
(04.03.18)
Milleti futboldan soğuttular bak basket dolu. İnsanlar mücadele istiyor hırs istiyor bu sene futbol takımında göremedikleri için gitmiyorlar. Haklılar.
0
keep out
(04.03.18)
Takım top oynamıyor, kadro rezalet kalitede.

Geriye sıralanan tüm bahaneler boş.
0
gozu acik sevisen yahudi
(04.03.18)
fenerbahçeli değilim,

maçlarını izliyorum denk geldikçe,

oyun olarak heyecanladıran bir maçına denk gelmedim. hep aynı senaryo hep aynı refleksler oyun olarak.

fenerbahçeli olduğumu düşünüyorum, hafta sonu akşam stada gidecem, bi ton para verecem, sıkıcı ve çoğu zaman iyi skorla bitmeyen maçı izleyip akşam trafiğni vs yi yorgunluğunu çekip eve döneceğim. değer mi ?

insanlar zaten it gibi çalışıyor, bir sürü stres yaşıyor günlük hayatta, sınırlı bir hafta tatilini ve parayı düzenli olarak buna harcamak istemiyordur, bu da gayet normal.

ben eski sürüm fm serilerini izliyormuş gibi oluyorum fener maçlarını izlerken. hani gerçekçilik zayıf, yapay zeka gol yiyince ve gol atınca hep aynı taktik değişiklikleri yapardı, aykut kocaman fenerbahçesi şahsen bende bu hissi uyandırıyor maç izlerken.

gerçi fm de yapay zeka en azından gol yiyince hemen 4-2-4 e falan geçer, bi hücum aksiyonu yapmaya çalışırdı otomatik olarak. o his de uyanmıyor gerçek fenerbahçe maçında. kazandığı maçlar bile gizemli bir şekilde sıkıcı, kim niye bu soğukta para verip eziyet çekip stada gidip maç izlesin.
0
wilhelmwasmuss
(05.03.18)
Deplasman bile kacirmayan tanidiklarim vardi, aziz yuzunden sogudular. Sike muhabbeti falan da etkili sanirim.
0
brkylmz
(05.03.18)
(20)

trafik sorusu

iwillsee
okuyanlara tuhaf gelebilir ancak araç kullanmaya bir kaç ay önce başladım. mecburi sebeplerden dolayı çok uzun bir pratik süreci atlatamadan şehir trafiğine çıktım buna rağmen mantık kurallarına elimden geldiğince riayet etmeye çalışıyorum. sorum ise şu diyelim ki ışıklarda üç araç yan yana bekliyor
okuyanlara tuhaf gelebilir ancak araç kullanmaya bir kaç ay önce başladım. mecburi sebeplerden dolayı çok uzun bir pratik süreci atlatamadan şehir trafiğine çıktım buna rağmen mantık kurallarına elimden geldiğince riayet etmeye çalışıyorum. sorum ise şu diyelim ki ışıklarda üç araç yan yana bekliyoruz ben orta sıradayım. ışıkları geçince hep beraber hafifçe sola meyleden yoldan devam edeceğiz. ancak ışıklardan sonraki yol bizim geldiğimiz yol ile aynı hizada değil ve daha dar. dolayısyla ışıklarda duran bu üç araç aynı anda geçemeyecek. ben sağımdaki ve solumdakilere hızlı çıkarlarsa yol veriyorum sonra da ben hızlanıp devam ederken arka solumdan gelen sürekli korna çalıyor 2 saniye beklemek istemiyor. bu durumda ben mi hatalıyım nasıl tepki vermem gerekir?
0
iwillsee
(02.03.18)
benim de şoförlüğüm yoktur ama trafikte gördüğüm kadarıyla dönecek olanlar ışıktan önce sol şeritte sıralanırlar.
0
lazpalle
(02.03.18)
En sağdakinin sola dönmemesi gerekir zaten.
Bu tür bir kavşakta sola dönecekler sol şeride veya orta şeride, düz gidecekler orta veya sağ şeride, sağa dönecekler orta veya sağ şeride girmelidir.
0
cakabo
(02.03.18)
Sola döneceksen orta durmamaya çalış zaten, hikayedeki gibi durdun diyelim;

Solundakine yol vermelisin, sola da dönse düz de gitse o kendi yolunda. Farklı şeritten gelip de sola dönecek olan sensin.

Sinyalini ver, yavaş yavaş sola kayarak önce şeridini değiş sonra dönüşünü yap.
0
John Bloor
(02.03.18)
birincisi sola döneceksen ne işin var ortada, geç sola ve solda bekle.

ikincisi ise korna çalanları fazla sallama, en fazla küfür yersin.
0
hosein
(02.03.18)
@cakabo @John Bloor @hosein yanlış tarif ettim aslında tam sola dönme değil de hafifçe sola meyleden bir yol ve sağa dönme gibi bir durum söz konusu değil zaten.
0
🌸iwillsee
(02.03.18)
sola döneceksen sol, düz devam edeceksen orta, yavaş gideceksen / sağa döneceksen sağ şeride gir.
0
tikim var benim adim tuleyman
(02.03.18)
Bahsettiğin şekilde sık sık girdiğim bir kavşak var. Ortada durmamaya çalışıyorum, fakat dalgınlığıma gelip ortada kalırsam da senin yaptığın gibi yavaşlayıp sağa veya sola giriyorum. Arkadan gelen istediği kadar böğürsün.
0
malheiros
(02.03.18)
Hicbiriniz mi anlamadiniz ya, benim anladigim yol duz gidiyor ama sola kivriliyor,
Saga sola donme durumu yok yani. . Bu kivrilma noktalari ise dar, iki seritlik mesela. (Di mi bu kastediliyor, atarlandim ama yanlis anlamayim ben de)

Napayim demis.

Sag tarafin sinyaliyle bekleyerek orta serittekilerden yol istemesi/musait oldugunda eski orta serit simdiki sag seride gecmesi lazim.

Ayrica her korna calani takma.
0
kuehles blondes
(02.03.18)
hakkaten kimse anlamamış :D kuehles +1

şekil olarak ışıklardan önce 3 şerit, ışıklar sonrası için durum şu olmalı
st1.myideasoft.com

eğer başka levha yoksa ya da yer işareti soldan daralma şeklinde
asyatrafik.com
ki yol sola döndüğü için soldan daralmaz.

senin düz devam etmen lazım, sağdaki aceleciler yol vermek istemeyip önüne geçmeye çalışır, sen onlara yol verdiğinden de arkadaki sinirleniyor, ha bunu takma gerçi.

bir de öte yandan hata sadece sende değil, böyle daralan yol durumunda ışıklardan önce olması gerekir bunun, yapan yanlış yapmış.
0
senolll
(02.03.18)
Kavşak falan yok ortada, herkes varmış gibi yazmış. Yol sola dönüyor sadece. Daha basit düşünün, 3 şeritli dümdüz yol ilerde iki seride düşüyor. Bu durumda doğal olarak araçlardan biri yol verecek ki yola sığsınlar.

Arkadan korna çalan sığıra takılma, yoluna devam et.
0
orient blue
(02.03.18)
@orient blue aynen öyle
0
🌸iwillsee
(02.03.18)
Trafikte acemi veya tereddütlü görünen sürücüye ölümüne korna çalmak gibi bir huy, maalesef ki sürücülerin %80'ininde var. Siz kornaları takmayın, bildiğiniz gibi gidin, ve en önemlisi de panik olmayın. Yol iki şeride düşüyorsa, elbet birileri birilerine yol verecek. Bunun için herhangi bir "x yol verecek, y geçecek" kuralının olduğunu zannetmiyorum.
0
agluna
(02.03.18)
başlıkta sorulan durum şu sayfadaki 61. soru

www.atakansurucukursu.com

@agluna, elbette biri birine yol verecek değil, bir kuralı var.
0
senolll
(02.03.18)
@senolll soruya ve cevaba baktım, cevapta sağdaki sol arkadan gelene yol vermelidir deniliyor. peki soldan gelen tek araç değil bir sürü araç varsa ne olacak ? bu sefer sağ araç ilerleyemediği gibi arkasındakiler de çıldırmaz mı?
0
🌸iwillsee
(02.03.18)
iwillsee

o zaman bekleyecek iste. ya da soldan gelenlerden birileri yol verecek iste. ama soldaki yol vermedi diye kizamaz iste.
yanlis dizayn edilmis anladigim kadariyla yol.
0
kuehles blondes
(02.03.18)
olay bu mu?
i.hizliresim.com
0
cemiyetin ünlü siması
(02.03.18)
@iwillsee, evet bekleyecekler. Kimsenin kızma gibi bir durumu yok kural bu.
Senin sorunla şu da aynı mantık, hani ışıklarda saniyeler azalıyor ya, 90 saniye oluyor bazen. 30 saniyeden sonra çok kızıyorum bu kadar beklemek gerekmesine diyip geçiyor musun? Hayır. Bu da öyle kural işte.
0
senolll
(02.03.18)
@cemiyetin ünlü siması evet aynen öyle
0
🌸iwillsee
(02.03.18)
@kuehles blondes yanlış mı bilemiyorum ama yaşadığım şehrin en yoğun yollarında bu şekilde kısımlar var
0
🌸iwillsee
(02.03.18)
tam tarif ettiğin tipte bir yolu her gün kullanıyorum.

-mümkünse ortada durmamaya çalış,
-en solda kim varsa o önceliklidir, çünkü o kendi şeridinden devam ediyor. kornaya da o yüzden basıyordur.
- orta şeritteysen soldakinin geçmesini bekle
- seninle aynı hizada ve solunda olan araç geçtikten sonra, sol sinyalini ver ve kontrolünü yaptıktan sonra sol şeride geç.
0
wilhelmwasmuss
(02.03.18)
(16)

Müntehir kelimesini biliyor musunuz?

i was made for you
Ben bugün öğrendim, intihar eden kişi demekmiş, hoşuma gitti. Türkçede ne kadar ince anlamlı kelime varsa Arapçadan geliyor zaten.
Ben bugün öğrendim, intihar eden kişi demekmiş, hoşuma gitti. Türkçede ne kadar ince anlamlı kelime varsa Arapçadan geliyor zaten.
0
i was made for you
(24.02.18)
arapçayı gramer yapısı olarak bükümlü dil olması dolayısıyla ben de hoş bulurum ama "türkçede ne kadar ince anlamlı kelime varsa arapçadan geliyor zaten" kısmı çok saçma olmamış mı? ayrıca neresini ince buldun bunun, "intihar eden kişi" demekmiş işte, ince veya özel olan kısmı nedir? ince kelime dediğin schadenfreude falan olur, dilimizde olmayan bir kavramı veya duyguyu ifade eder vesaire. "intihar eden kişi"nin nesinde incelik var? arap hayranıysan orası başka tabii
0
der meister
(24.02.18)
bilmiyordum ama osmanlıca/osmanlı türkçesi bildiğim için gramer yapısından, anlamını bakmadan çözümledim.
0
wilhelmwasmuss
(24.02.18)
resmi evrakların vazgeçilmezidir bu kelimeler. neden bilmem.
0
acımasız gerçekler
(24.02.18)
Biliyordum. Bilmesem de yapısindan cozerdim.
0
aquarium
(24.02.18)
Arap hayranı olduğum şeklinde saçma sapan bir tümevarımı nasıl yaptın bilmiyorum. İnce bulmamın sebebi üç kelimeyle ifade ettiğimiz bir anlamı tek bir sözcüğe sığdırmaları. Bir de kulağa hoş gelmesi durumu var tabii, Arapça kelimeler özellikle Türkçeye geçmiş hâlleri ile öz Türkçe kelimelere göre çok daha ahenkliler.
0
🌸i was made for you
(24.02.18)
ne söylemek istediğinizi anladım. peyami safa romanları okudunuz mu ?
çok hoşunuza gidecek ifadelerle doludurlar bu konuda.
0
güneyli çocuk
(24.02.18)
bilmiyordum, açmadan önce intihar eden kişi diye tahmin yürüttüm.
0
La Femme D'argent
(24.02.18)
Peyami Safa'nın-Osmanlıca Türkçe Uydurmaca kitabını özellikle tavsiye ediyorum. İnanılmazdır. Bu nüanslar üzerinde saatlerce konuşur. Ayrıca Peyami Safa'nın tüm eserleri +1.

Sabahattin Ali de arada kullanır. Aslında 1940'lar öncesi yazarların çoğunun kitapları bu tarz naif kelimelerle dolu. Kelimeler arasında kaybolmaktan kitap okutmaz adama (mutluluktan)
0
slymene
(24.02.18)
Arapça+Farsça demek istiyorum. Bilhassa Farsça birleşik kelimeler hoşuma gidiyor. Söylediğin kelimeyi bilmiyordum, lakin yapısından intihar ile bağlantılı olduğu anlaşılıyor. (müNTeHiR - iNTiHaR)
Tıpkı zalim, zulüm, mazlum gibi. :)
0
thomson'un uzumlu keki
(24.02.18)
@güneyli çocuk, hayır okumadım ama bakacağım, teşekkür ederim. Ben de tam Ahmet Hamdi Tanpınar da kullanıyor diyecektim ki @slymene aynı şeyi söylemiş. Mesela şimdi Huzur'u açıp rastgele baktım, teşerrüf kelimesiyle karşılaştım, isim Bir kimse ile tanışmaktan onurlanma, şereflenme, şeref duyma. Bunun gibi kelimeler. Müstehzi kelimesini de çok severim basit bir anlamı olmasına karşın.
0
🌸i was made for you
(24.02.18)
Ilk defa duyuyorum
0
all girls dream
(24.02.18)
biliyordum ama bilmesem de yapisindan cozerdim +1

muktedir iktidar
muteber itibar
mukadder takdir
mubarek tebrik

gibi
0
supergirl
(24.02.18)
Biliyordum. Nahr köküne iftihal vezni geliyor, degil mi Osmanlıca bilenler? Vezinlerle kelime kurmak güzel bir ugras ama ince anlamlı bulmadım pek kendini öldürmeyi. Olsa olsa m ünsüzün güzelligindendir o. Dudaksı tüm ünsüzler biraz seksi. Maalesef Türkce'de de m ile bir tek kelime var.
0
buf-e kür
(24.02.18)
Türkçesi kendine kıyan. Bence Türkçesi daha güzel. Yapı ile alakalı olarak pek çok şeyi birden fazla kelime ile ifade ediyoruz.
0
taktikmaktikyokbambambam
(24.02.18)
kelimeyi ilk kez duydum ama yapisindan ne oldugu cikiyor.

m_n_t_h_r (intihar eden)

m harfi haricindekiler kelimenin anlamini ele veriyor. lisede mi ortaokulda mi ne gostermislerdi.

mustakbel, mushaf, muhakkak, muntazam vs. kelimeler hep boyle.
0
tabudeviren
(25.02.18)
Geçerken uğradım. "Türkçe'de ne kadar ince anlamlı kelime varsa Arapça'dan geliyor zaten" demek bence de çok anlamlı olmayabilir. Bu konuda pek çok örneğe rahatlıkla ulaşmak mümkün.

"Müntehir"in ne söylenişinde, ne anlamında ne de tınısında büyüleyici bir yan ben de göremiyorum şahsen.

taktikmaktikyokbambambam'ın da belirttiği gibi, bu sözcüğün Türkçesi çok daha güzel. Hem hayatımız boyunca "intihar eden kişi" kişi demeye kaç kere gereksinim duyabiliriz ki? Yabancı bir dilden sözcük alıp getirmeye değecek kadar bile değildir diye düşünüyorum.

Güzel bir konu olmuş yine de.. İyi akşamlar herkese.
0
hana bi
(25.02.18)
(22)

ananizin, babanizin, kardesininiz vs. tc'sini biliyor musunuz?

ordinov
yakin akrabalarinizin tc'sini ezberlediniz mi? neden ezberlediniz?
yakin akrabalarinizin tc'sini ezberlediniz mi? neden ezberlediniz?
0
ordinov
(08.02.18)
bilmiyorum. gerek de duymadım. niye ezberliyeyim ki? kendisi olmadan veya bana vekalet vermeden hiç bir işlemini yaptıramam zaten? eee daha ne?
0
Photographer
(08.02.18)
sadece karımın tc'si ezberimde, o da zmaan zaman bilet vs. alırken gerekli olabildiği için.
0
hosein
(08.02.18)
ezbere bilmiyorum ama var bir yerlere yazmışımdır muhakkak. lazım oluyor çünkü bilgisayar başı çalıştığım için istedikleri şeyler falan oluyor çıktıdır başvurudur randevu almadır o zamanlarda lazım oluyor.
0
naksidil
(08.02.18)
hayır ama eşimin, çocuğumun ve birkaç büyüğümün tc noları telefonumda kayıtlı. daha çok hastane randevu için gerekli oluyor.
0
lazpalle
(08.02.18)
Anneminkini biliyorum. Mhrs'den randevu aldırıyor sürekli. Oradan biliyorum.
0
femme vitale
(08.02.18)
kardeşleriminkini ve eşiminkini biliyorum, bazı işlemlerini ben yaptığım için. bunun dışında gereksiz ne numara ya da amele şarkı sözü varsa ezberleyiveriyorum maalesef. eskiden beri çöp bir hafızam var. anneminkini de ezbere bilmiyorum ama kimlik no aynı aile içinde belli bir algoritmada olduğundan çıkarabiliyorum.
0
pide
(08.02.18)
Nerden biliyim lan :)
0
burka
(08.02.18)
hayır. sadece kendiminkini biliyorum.
0
nickini degistiren yazar
(08.02.18)
Bilmiyorum. Sadece eşimin tc kimlik numerosu aklımda.
0
teknikekip
(08.02.18)
Babamın, eşimin, kardeşlerimin ve oğlumun tclerini ezbere biliyorum. Anneminkini bilmiyorum, onu niye bilmiyorum hiçbir fikrim yok.
Kardeşlerimin ve babamın tc'si benimkine çok benziyor zaten. Belli bir algoritması var sonuçta, ezberlemek zor olmadı yani.
0
battal gemalmaz
(08.02.18)
hepsini biliyorum. hastane işlerş vs hep ben yapıyorum e-randevu üzerinden.
0
hemsta
(08.02.18)
aile üyeleriminki ezberimde değil ama kayıtlı, arada lazım oluyor.

nişanlımınki ezberimde, çok lazım oldu, kullandıkça ezberledim.
0
bir ileti paylastim
(08.02.18)
Üçünü de biliyorum. MHRS işleri yüzünden.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(08.02.18)
Kardeşiminkini biliyorum çünkü ezberlediğim sıra daha ufaktı.

Şimdi mhrs'ye girmeyi filan yavaş yavaş öğreniyor. Yine de aklımda kalsın ne olur ne olmaz.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(08.02.18)
anneminki ezberimde. sikortasına baktıra baktıra ezberledim en sonunda.
0
mr.brown
(08.02.18)
Anneminki ezberimde benim de. Hastaneye randevu alırken ya da buna benzer TC kimlik numarası ile işlem yapılabilen alanlarda pratik oluyor.
0
m e b
(08.02.18)
Annemin ve sevgilimin biliyorum
0
mutlusismankedi2015
(08.02.18)
babamınkini biliyorum.

mesleğimle ilgili bi site var, her seferinde unutuyordum şifreyi, yenilemek için yakın tc. no istiyor, baba senin tc neydi diye sora sora ezberledim.
0
wilhelmwasmuss
(08.02.18)
evet ezberimde. lazım oluyor diye annemin babamınkini biliyorum.
0
sutlu nescafe
(08.02.18)
anne ve babamın tc'si'nin ilk üç hanesi benimkiyle aynı, hatta anneminki aşırı benziyor o yüzden ikisini ezberlemek zor olmadı.

kardeşim yaşça daha küçük olduğundan ve tc'si çok sonra çıktığından sanırım numarası alakasız bizle, kendisi ezbere biliyor ama ben bilmiyorum. gerçi iki kez okusam ezberlerim sayı ezberim iyidir ve severim böyle gereksiz sayıları ezberlemeyi.
0
nundu
(08.02.18)
Eşiminkini biliyorum , çünki tüm banka işlemleri vs ile ben ilgileniyorum, anneminkini biliyorum çünkü hastaneden sürekli ona randevu alıyorum, son olarak patronumunkini biliyorum onla da sürekli işlem vs yaptığım için .
0
proustun bir aski
(08.02.18)
Ezberimde yok ama çekirdek ailemin (ve gerek kan bağı gerek ilişki açısından çok yakın akrabalarımın) ve çok yakın arkadaşlarımın kimlik numaraları telefonumda kayıtlı. Babamınkini banka vb işlemlerini ben yaptığım için gire gire ezberlemiş durumdayım sadece. Özellikle ezberlenir mi neden ezberlenir bilmiyorum ama en ufak şeyde bile kimlik numarası gerektiği için (hastalığı var, ölümü var, karakolu var, var oğlu var) mutlaka el altında tutulması gerektiğini düşünüyorum. Kardeşine telefon edip (kardeşinin) kimlik numarasını soran bir arkadaşımı gördüğümde hayretler içinde kalmıştım, "bilmiyor musun kardeşinin tcsini" diye. Bana sanki herkes yapıyormuş gibi geliyordu.

Fazla konforlu hayatlar yaşıyorlar sanırım insanlar. Ailesinin kimlik numarasına hiç acilen ihtiyaç duymamışlar herhalde. Bir kez ağzı yanan zaten elinin altında tutar.
0
lazor
(09.02.18)
(12)

trafikte sizi en çok rahatsız eden hareket

demirr
nedir?ben trafikte,özellikle de şehir içinde elinde veya kulağında telefonla mala bağlamış şekilde araç kullanan adama sinir oluyorum, amaaa;yasal sınırlarda ben araç sollarken arkamdan tampona yapışıp selektör yapan dallamalara o kadar deliriyorum ki adamı indirip kavga etmemek için zor tutuyorum k
nedir?

ben trafikte,özellikle de şehir içinde elinde veya kulağında telefonla mala bağlamış şekilde araç kullanan adama sinir oluyorum, amaaa;

yasal sınırlarda ben araç sollarken arkamdan tampona yapışıp selektör yapan dallamalara o kadar deliriyorum ki adamı indirip kavga etmemek için zor tutuyorum kendimi.ne saygısız insanlar ya
0
demirr
(05.02.18)
Duzenli arac kullanan biri degilim ama 2 ay kadar once arabayla sehir disi git-gel yaptim. Otoyolda beni cilgina ceviren sey ben orta seritte otoyol hizinda giderken milletin 1 metre kadar arkama yapisarak gitmesi idi. Amac nedir gercekten anlamiyorum, kicima yapismanin amaci nedir yani burnunun dibinde bir araba goremeyince kriz mi geciriyorsun nedir? Cok sabirsizsan solla ya da adam gibi bir mesafeden takip et yav nasil bir kafa bu? Ya da surtunme katsayisini dusurup daha az yakit yakmak mi amacin hayatini riske atarken? Gercekten sebebini merak ediyorum, hatta boyle yapanlar varsa bir zahmet aciklasinlar kufur falan etmeyecegim hicbir sey demeyecegim sadece sebebini soyleyin.

Bir de sol seritte ben sollama esnasindayken aninda birinin kicima yapisip selektor yapmasi senin de dedigin gibi. Arkadas nasil bir acelen var, hepinizinki mi hayat memat meselesi lan? 30sn gecikmeyi hesaba katacak kadar aceleniz mi var arkadas arkanizdan tecavuzcu falan mi kovaliyor? Sollama yapiyorum yani bir dur sollayip saga gececem zaten benden sonra gecer gidersin arkadas. Bunu yapan adam gozumun onunde otoyolda takla atsa zerre acimam, icimde bir rahatlama hissi olur cok ciddiyim.
0
stavro
(05.02.18)
Ben de tam trafik magandasi olup kendine biri haksizlik yapinca kufreden kisilerden rahatsiz oluyorum. 100 metre otede U donusu olmayacak yerden donuyor, dondukten sonra biri onune gecince bir de ona hakliymis gibi korna caliyor.

Edit: Sanirim bunun nedeni trafik cezalarinin dusuk olmasi degil, ceza yazilmamasi. Bence her yanlista siddetine gore para, puan, hapis cezasi olmali. 300 kez kirmizi isikta gecince sadece birinde ceza alirsan bu durum insanlari cesaretlendirir.
0
Traveller
(05.02.18)
1- elinde telefonla mesaj yazanlar

2- sol şeridi işgal edenler.

haldır huydur makas atanları yazmıyorum bile. hani o zaten facia
0
giovanne
(05.02.18)
sinyal vermeyenlerin direk yüzlerine karşı yedi cedlerine sövüyorum. duracaksan da döneceksende vereceksin o sinyali. ortalıkta araba varsa da vereceksin yoksa da.
0
genc irisi
(05.02.18)
sinyal vermeden şerit değiştirenlere uyuz oluyorum. müneccimlik dili ve edebiyatı okumadığım için.
0
naksidil
(05.02.18)
makas atanlar kadar rahatsız eden bir şey varsa o da önüm doluyken arka tampona yapışıp selektör yapan çakallardır. sonra bu çakallar sağa çıkıp hızlanıyor ve önümdeki araçlar araya girmeye çalışıyor (takip mesafesi boşluğuna). hah işte tam o sırada hafif hızlanıyorum ve o çakallar sağ şeritte kalıp ya eski yerine dönüyorlar ya da daha geriye düşüyorlar. trafikteki en büyük zevklerimden biri de budur.
0
himmet dayi
(05.02.18)
- kararsız hareketlerde bulunan sürücüler
- bulunduğu şeridin ilerisinin dolu olduğunu gördüğü halde ona göre aksiyon almayıp yumurta deliğe dayanınca önüme kıranlar
- tabi ki sinyal vermeden önüme kıranlar
- sol şeridi işgal edenler
- makas at atıyosan ama her taraf doluyken yapma bunu
- sağa park etmek icin aniden yanasıp burnunu tekrar anayola sokanlar
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(05.02.18)
Ota b.ka hayvan gibi korna çalanlar, makas atan ve herkesi tehlikeye atan hayvanlar, iki araba arasında bulduğu 5 cm boşluğa yoktan var olup birden aracın önünü sokmaya çalışan taksiciler ve sinyal vermeden şerit değiştiren veya sağa/sola sapan tipler listemin üst sıralarında geliyor.
0
skooma
(05.02.18)
beklemeli yerlerde emniyet seridinden veya sagdan soldan gelip araya kaynak yapmaya calisanlar. 'siz salaksiniz, ben cok akilliyim o yuzden beklemiyorum' diyolar ya adeta, onlara sinirleniyorum en cok. biz sanki bilmiyoruz o hareketi yapmayi.
0
icim urperiyor
(05.02.18)
Sol şeridi işgal eden mallar çok rahatsız ediyor. Genelleme yapacak kadar uzun süredir kullanıyorum, ya kadın çıkıyor ya da yaşlı birisi. Aynalarını zaten kontrol etmiyor, sellektör yapıyorsun orta şerit boş çekilmiyor, korna çalıyorsun çekilmiyor. Sağından geçeyim diyorsun, tepene çıkıyor.

Önüm doluyken arkadan sellektör yapanlara da uyuz olurum, napayım önümdekinin içinden mi geçeyim.

Bir de sinyalsiz duran ve dönenlere bodozlama dalasım geliyor.
0
kimlanbu
(05.02.18)
*korna sesi. ota boka sabirsizca, saygisizca, hosgorusuzce, geceyarisi mahalle arasindan gecerken bile korna calmak. daha yesil yanmadan bipleyip ondeki araci taciz etmek.

*ozur dilemeyi bilmemek. karsisindakinin hayatini tehlikeye atmis bile olsa bir elini pardon minvalinde kaldiramamak. ve hosgorulu olmayi bilmemek. en ufak hataya, beklemeye sabri olmamak.

*sol seritte miy miy gitmek.

*sinyal vermemek.

*ondekinin dibine yapismak.

*suursuzca yola atlayan, kirmizida sallana sallana gecen, kaldirim bosken yoldan yuruyen yayalar.

*ne yapacagi anlasilamayan, son anda en uc seride gecebilen, ordan sapaga girebilen, yolu babasinin tarlasi gibi kullananlar.

*yaya gecisini engelleyecek sekilde park yapan araclar.



*
0
jimicik
(05.02.18)
1. sağ şeritten sol şeride geçerken sinyal vermeyenler.

arkasından yaklaşıyorum sol şeritten geçip gidicem, pat diye sola geçiyor sinyalsiz. aynı zamanda beni en çok tedirgin edenler.

2. şehir içi dar yolda, yolu dik kesen şekilde park etmiş araç sürücüsünün yolu kontrol etmeden laps diye çıkması.

en çok bu ikisi beni tedirgin ediyor.
0
wilhelmwasmuss
(06.02.18)
(39)

Hangi kitabı okuyorsunuz?

japon askeri
Ben Aytmatov'dan Beyaz Gemi. Ya siz?
Ben Aytmatov'dan Beyaz Gemi. Ya siz?
0
japon askeri
(21.01.18)
kurtlarla koşan kadınlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(21.01.18)
ikigai
0
hlt1985
(21.01.18)
Zaman Makinesi (h.g.wells) yeni bitti
0
jimjim
(21.01.18)
Orhan Pamuk - Beyaz Kale.
Ara verdim ama.
0
m e b
(21.01.18)
celal şengör-bilgiyle sohbet
0
rayde
(21.01.18)
Zülfü Livaneli - Serenad
0
tahin pekmez yoğurt
(21.01.18)
Charles Dickens - Oliver Twist
0
ms brownstone
(21.01.18)
Esther Perel'in Mating In Captivity isimli, uzun süreli ilişkilerde cinsellik nasıl aktif tutulur/tutulabilir mi konulu kitabını okuyorum. Böyle de çok yüzeyselleştirmiş oldum gerçi; aslında insanların neyi çekici buldukları, ne istediklerini nasıl ifade ettikleri, yıllarca kafamıza kazınmış bazı inançların yaklaşımlarımızı nasıl etkilediği vs gibi konular inceleniyor.

Bugün başladım.
0
sopiro
(21.01.18)
Sevgi Soysal, Yenişehir'de Bir Öğle Vakti
0
fotrsapka
(21.01.18)
Murat Yetkin, Meraklısı icin entirikalar kitabi
0
rn
(21.01.18)
ihsan oktay anar, galiz kahraman
0
kaichi
(21.01.18)
Dünyayı Sarsan On Gün
John Reed
0
mutekebbir
(21.01.18)
puslu kıtalar atlası- ihsan oktay anar

duyuru yılbaşı hediyeleşmesinde hediyenin yanına kitabı da iliştirmiş canım duyurucu. çok mutlu etti. o yüzden tekrar okuyorum. burdan tekrar selamlıyorum kendisini:)
0
hemsta
(21.01.18)
Sevme sanatı Erich fromm
0
Amaranta ursula
(21.01.18)
georges ifrah-rakamların evrensel tarihi 3.cilt
0
rakicandir
(21.01.18)
son okuduğum üç kitap sırasıyla şöyle.

aytmatov - gün olur asra bedel
aytmatov - cengizhan'a küsen bulut
jose saramago - körlük

son kitabımı bugün öğlende bitirdiğim için şuan yeni bir şeye başlamadım.

aytmatov ya da saramago'nun başka kitaplarıyla devam edebilirim. bu üç kitaba da hayran kaldım.
0
dahinnotha
(21.01.18)
Şevket Süreyya Aydemir - Suyu Arayan Adam

bitirince başlayacağım kitap:

Doğan Avcıoğlu - Milli Kurtuluş Tarihi
0
burya
(21.01.18)
Sapiens
0
en_birinci
(21.01.18)
decameron
0
tepedeki psychedelic adam
(21.01.18)
İnsanlığın Yıldızının Parladığı Anlar - Stefan Zweig
0
nickimin hakkini veremedim
(21.01.18)
Budala - dostoyevski.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(21.01.18)
Düğümlere Üfleyen Kadınlar, Ece Temelkuran.
0
soylu
(21.01.18)
Bir Sürü Endişe - Onur Ünlü/Alper Kırklar
0
allegrezi
(21.01.18)
Ian Aitken - Avrupa Sinema Kuramlari
0
battal gemalmaz
(21.01.18)
Orhan pamuk/cevdet bey ve oğulları
0
Dormicumm
(21.01.18)
irvin yalom - existential psychotherapy (doğru düzgün türkçesini bulamadım. imanım gevriyor anlayacağım diye)
ve
şerif mardin - ideoloji
0
d e j i n
(21.01.18)
Homo deus
0
rusyalı kozmonot
(22.01.18)
aytmatov gün olur asra bedel
0
ferrarimizolaydisatardik
(22.01.18)
zor bir ailede büyümek
0
for day to break
(22.01.18)
Ursula Le Guin - Anlatış
0
kobuzchu kiz
(22.01.18)
kervan yolda duzulur - mahir cipil
0
kamyonsans
(22.01.18)
bertrand russell- mutlu olma sanatı
0
daha neler
(22.01.18)
sabahattin ali - kuyucaklı yusuf

sabah başladım.
0
frankie
(22.01.18)
gazap üzümleri- j. steinbeck
0
cabiday
(22.01.18)
Orhan Pamuk- Yeni hayat
0
aquarium
(22.01.18)
Tanrı'nın Tarihi - Karen Armstrong
0
cinsi kisi
(22.01.18)
umberto eco - günlük yaşamdan sanata
0
devilone
(22.01.18)
tahsin yücel - yalan
0
wilhelmwasmuss
(22.01.18)
İtaatsizlik Üzerine-Erich Fromm

*

Beyaz Gemi, okumaya yeni başladığım yıllarda okuyup sevdiğim kitaplardan biriydi.:)
0
harvey
(22.01.18)
(4)

2011 clio extreme’de aux girişi var mı?

mongol
2011 model clio hb extreme donanımda usb ve aux girişi var mıdır? Araştırdım fakat bulamadım.Edit: kesin bilgi, var.
2011 model clio hb extreme donanımda usb ve aux girişi var mıdır? Araştırdım fakat bulamadım.

Edit: kesin bilgi, var.
0
mongol
(17.01.18)
usb olacağına pek ihtimal vermiyorum ama aux girişi olabilir, sahibinden.com'da bir kaç ilan incelesen bulunur aslında.

Merak edip 5 dk aradım nette, usb yok aux var çoğunda. Radyonun alt kısmına vitesin ön tarafına denk gelen yerde küçük bir kapağın altında.
0
John Bloor
(17.01.18)
bende 2012 si var. aux girişi var, usb yok.
0
wilhelmwasmuss
(17.01.18)
2009’unu kullandım aux vardı, usb yoktu diye hatırlıyorum.
0
kayranin kedisi
(17.01.18)
65 bg olan modelini kullandım. aux var. usb yok.
orta kısımda kapak içinde bulunuyor
0
sttc
(17.01.18)
(7)

Oto Yıkama

oekuklu
Not: Bu bir ankettir.Gençler merhaba. Oto yıkamaya nerde, ne kadar para veriyorsunuz? İç dış? Kendiniz yıkamıyorsanız tabii.
Not: Bu bir ankettir.

Gençler merhaba. Oto yıkamaya nerde, ne kadar para veriyorsunuz? İç dış? Kendiniz yıkamıyorsanız tabii.
0
oekuklu
(12.01.18)
30 kadikoy
0
try again fail again fail better
(12.01.18)
iç dış 20 samsun
0
belkider
(12.01.18)
Avm 30dan 40a çıktığından beri yıkatmak için yazın gelmesini bekliorum
0
photo85
(12.01.18)
25 ank
0
PoscheN
(12.01.18)
Bakırköy iç dış 25'di ama 30 olmuştur herhalde.
0
reactionic
(12.01.18)
25, tekirdağ, iç dış.
0
wilhelmwasmuss
(12.01.18)
Sonax’ta 40, carspa da 35 e yıkarıyordum 2 ay öncesine kadar. İşçiliklerini beğenmediğimden artık kendim yıkıyorum. 2 saat sürüyor yıkama+kurulama+cila işlemi. Ama tüm uğraşa değiyor.
0
kompisko
(13.01.18)
(43)

"Okuldan ağrı eve gittim." gibi bir cümle duydunuz mu hiç?

m e b
Bu cümle size ne anlam ifade ediyor? Ben bunu çok kullanıyorum ama etrafımdakiler anlayamıyor. Samsunluyuz, bizim evde kullanılıyor. Türk Dil Kurumu web sitesinde de yazıyor oradaki "ağrı"nın ne anlama geldiği. Siz hiç duydunuz mu, kullandınız mı? Kullanıyorsanız nerelisiniz?
Bu cümle size ne anlam ifade ediyor? Ben bunu çok kullanıyorum ama etrafımdakiler anlayamıyor. Samsunluyuz, bizim evde kullanılıyor. Türk Dil Kurumu web sitesinde de yazıyor oradaki "ağrı"nın ne anlama geldiği. Siz hiç duydunuz mu, kullandınız mı? Kullanıyorsanız nerelisiniz?
0
m e b
(10.01.18)
hiç duymadım
0
pide
(10.01.18)
bir atölye dolusu samsunluyla çalıştım 4 sene. başlığı okuduğum saniye anladım samsun olduğunu. şivenizle ilgili kötü düşüncelerim var. burada dile getirirsem güzel olmaz. sevgiler.
0
shenergy
(10.01.18)
Ben hic kullanmam ama sanirim baslangic noktasini anlatmak icin kullaniliyor.

evden agri = evden cikip

anlamama nedenleri daha once duymamis olduklari icindir. cunku tamamen yoresel oldugunu dusunuyorum
0
my pink
(10.01.18)
ailem karadenizli. karadenizliler kullanır.
"-dan, yolundan" vb. anlamlarına geliyor.

"oradan ağrı (oradaki yoldan) yürü."
"ankaradan ağrı (ankara üzerinden) istanbul'a gittim" şeklinde kullanılıyor bildiğim kadarıyla.

ingilizce de through kelimesine denk geliyor gibi.
0
lesmiserables
(10.01.18)
@shenergy: Nedir o düşünceleriniz? Cidden merak ettim, alınmam da. Çünkü arkadaşlarım da eleştiriyor bu ağız farklılığını.
0
🌸m e b
(10.01.18)
çok duydum, hiç kullanmadım.
0
evde liyakat kalmamis
(10.01.18)
Hiç duymadım. Alakasız yerlerde kullanılan açık E'yi duyunca "aha Samsunlu" diyorum ama bunu bilmiyordum. :)
0
kobuzchu kiz
(10.01.18)
kendi aralarında hararetli konuşmaya başlayınca dediklerinden bi bok anlamıyorum. hele ki makina başında bi de işler iyice boka sardıysa yine full şiveye geçiyolardı, yine bişey anlamıyordum. ek olarak normal zamanda dahi çirkin bir ses yumağı olduğunu düşünüyorum.
0
shenergy
(10.01.18)
orduluyum anneannem kullanıyor bu kelimeyi, annem ve ben kullanmıyoruz. anlıyoruz tabi ama bize geçmemiş kelime.
0
kırkmerak
(10.01.18)
evde kullanıldığından ötürü farkında olmadan ben de kullanıyordum bu ifadeyi ama memleketi o taraftan olmayanlar doğal olarak anlamıyorlar. böyle geri dönüşler aldıkça ben de kullanmayı bırakmıştım uzun süredir, şimdi okuyunca bile bi garip geldi "ağrı" kelimesi..
0
asocial anchorman
(10.01.18)
kullanmam ama duydum pek tabii. Tokatlıyım. Daha neler neler duydum :D
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(10.01.18)
Akdenizliler de kullanır. "okuldan sonra, okuldan eve gittim" anlamına gelir.
0
silah taciri
(10.01.18)
ilk kez duyuyorum. orta karadeniz'de kullanılıyor olabilir ama trabzon ve rize'de böyle bir kullanım kesinlikle yok.
0
burya
(10.01.18)
anne tarafında (trakya) çok kullanılır. ben ağrı olarak değil de arı gibi düşünmüşümdür hep.
0
lazpalle
(10.01.18)
Orduluyum çok duydum.
0
eazy
(10.01.18)
ilk defa şu an gördüm. hiç duymadım.

okuldan sonra eve gittim, anlamına geliyor gibi tahmin ediyorum
0
dafuq
(10.01.18)
@shenergy: Ben de bir şey sandım. Yahu farklı ağızlardan bir şey anlamadığı için doğal olarak bundan hazzetmemek kadar normal ne olabilir? İlk kez duymuyorum bu eleştirileri.

@kobuzchu kiz: Evet, o bende hala var zannedersem. Dalga geçildiğim bir konu da o harf olmuştur. İlk zamanlar çok geriliyordum E harfiyle başlayan kelimeleri telaffuz ederken :)
0
🌸m e b
(10.01.18)
Orta Karadeniz’de (samsun-ordu) cok sık kullanılan bir ifade
0
nickfury
(10.01.18)
İç Anadolu luyum çok duydum
0
Bostan
(10.01.18)
samsunluyum, hic duymadim
0
ahoy kaptan
(10.01.18)
Tokatliyim, kullanıyoruz. Okuldan sonra direkt eve gittim, anlamında kullanıyoruz.
0
femme vitale
(10.01.18)
30 yaşındayım ve ağrı kelimesinin bu şekilde kullanıldığını ilk kez gördüm. şoktayım.

ne ifade ettiği kesinlikle anlaşılmıyor ama, bilmeyen hakikaten içerikten çıkaramaz anlamını.
0
treamorg
(10.01.18)
alanya'da kullanılıyor.
0
eksimeksi
(10.01.18)
enee, ilk defa duyuyorum ki genelde bilirim boyle farkli kullanimlari.

samsunlu arkadasimin yaninda kullanayim da tepkisine bakayim. :)
0
jimicik
(10.01.18)
Ömrü hayatımda ilk defa duydum deminden beri ne demek istediğinizi anlamaya çalışıyorum. Türkçesi nedir?
0
Amaranta ursula
(10.01.18)
iç anadoluluyum, bu kelimeyi biliyorum.

okuldan doğruca, okuldan çıkıp eve gittim diyor.
0
wilhelmwasmuss
(10.01.18)
bu tür bir kullanımı olduğunu şimdi öğrendim, hiç kullanmadım.
0
pinkpeony
(10.01.18)
ilk defa duydum.
0
elma
(10.01.18)
@Amaranta ursula: O da Türkçe gerçi :)

-den sonra, yönünden, boyunca anlamını katıyor.
0
🌸m e b
(10.01.18)
Ailemde karadenizliler var ama hiç duymamıştım, sayenizde öğrendim :) Çok seviyorum yörelere ait farklı deyişleri.
0
fotrsapka
(10.01.18)
Tokatlılar olarak bir zirve ayarlayalım bu kadar çoksak. Bizim oralarda yaygındır. Şurdan ağrı çıkıp gelemedi diye serzenişte bulunurlar bolca
0
kompisko
(10.01.18)
Duymamıştım.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(10.01.18)
duydum, samsun'un köyünde kırsalında. hiç kullanmadım ama.
*samsunluyum*
0
cabiday
(10.01.18)
İlk kez duyuyorum.
0
ms brownstone
(10.01.18)
Çok kullanırım ama “ağrı” şeklinde değil “ayrı”şeklinde:

“Sahil yolundan ayrı eve gidelim.”
0
apolitikherif
(10.01.18)
hahah okur okumaz dedemin sesi yankılandı beynimde :) duydum ama hayatımda kullandığım bi deyiş değil. konuşma arasında duyarsam dikkatimi bile çekmeyebilir. samsuna karadenize falan ait olduğunu düşünmüyordum.

From Samsun...

bir örnek cümle de ben yazmak istedim.
Fıraktıdan ağrı bir çukur kazdım.
0
olutaklidi
(10.01.18)
Kayseri'de kullanılır
0
fazla silgisi olan var mi
(10.01.18)
Baba tarafım Sinoplu ve kalabalık aile. Sinop’ta olmasa da Sinop’un her yönünü kafam şişene kadar anlattılar ve dinledim ama böyle bir cümle duymadım. Anlamı “Okulun oralardan doğru” mu, “Okuldan sonra” mı?
0
aychovsky
(10.01.18)
@aychovsky: Yerine göre değişiyor kattığı anlam.

Mesela:
-Şuradan ağrı git. (Şu taraftan/taraf boyunca git)
-İşten ağrı arkadaşıma uğradım. (İşten sonra arkadaşıma uğradım.)
-Ahmet, benim annemden ağrı akrabam olur. (Ahmet, benim anne tarafımdan akrabam olur)
0
🌸m e b
(10.01.18)
duydum. samsunluyum.
0
nıç
(10.01.18)
duymamıştım, ama seviyorum böyle değişik yörelere ait kullanımları.
0
misterturist
(10.01.18)
"okuldan ağrı eve gittim" = okuldan sonra eve gittim, okulun tarafından eve gittim, okulun ordan eve gittim, okula uğrayıp eve gittim, okuldan direkt eve gittim... gelişine göre bu ayarda bi şey anlıyorum.

çok duydum, memleketteyken ben de kullanıyorum. "şurdan ağrı bi geçmiş olsun demedi" mesela. aynen dediğin gibi "-den sonra, yönünden, boyunca anlamını katıyor." ayrıca benim verdiğim örnekte "bahsedilen yerin yakın olduğunu" da söylemiş oluyor. "yakınlık, kolaylık" gibi bi yan anlamı da var yani.

not: tokatlıyım.

ha bu arada şive demişken, bizim çok meşhur "heri" lafını bilen bilir. çarşı pazar filminde onu yanlış kullandılar çok uyuz olmuştum (fark edenlere burdan selam olsun). bu tip "anlamı belirsiz" kelimeleri doğru kullanmak için sanırım bahsedilen yörenin havasını suyunu iyice bi almak da gerekiyor. o yüzden kulağa çirkin gelmesine şaşmadım. :)
0
cilgin korsan ces
(10.01.18)
Akdenizliyim, doğu anadolu ve iç anadolu'da yıllarım geçti, ilk kez duydum. :)
0
md11
(11.01.18)
(7)

Siz de uyuyor musunuz?

pavlis
Sabah 6:15 gibi uyanıp 16'da işten çıkıyorum. Eve dönmem 17-17:30'u buluyor ve ben hep bir iki saat uyumak istiyorum. Hani uyku falan bastırmıyor ama akşam tadım tuzum olmaz en iyisi uyumak diyorum. Siz ne yapıyorsunuz, uyuyor musunuz?Not: Gece 12'den önce uyursam gece mutlaka uyanıyorum. Bu bir şar
Sabah 6:15 gibi uyanıp 16'da işten çıkıyorum. Eve dönmem 17-17:30'u buluyor ve ben hep bir iki saat uyumak istiyorum. Hani uyku falan bastırmıyor ama akşam tadım tuzum olmaz en iyisi uyumak diyorum.
Siz ne yapıyorsunuz, uyuyor musunuz?
Not: Gece 12'den önce uyursam gece mutlaka uyanıyorum. Bu bir şartlanma falan değil, çocukluğumdan beri beri belli olan bir gerçek.
0
pavlis
(09.01.18)
Sabah 6 da uyanıp 16.30 da isten çıkıyorum. 17.30 da evdeyim. Ve hayır uyumuyorum.
0
kablelvuku
(09.01.18)
eve 22:00'de dönüyorum ve itinayla uyumamaya çalışıyorum. günün hala bitmediğine dair kendimi ikna etmeye çabalıyorum.
0
fragile lady
(09.01.18)
6.50 de uyanıp, 4-5 arası eve geliyorum.


imkan bulursam o 1-2 saatlik uyku çok iyi hissettiriyor.
0
wilhelmwasmuss
(09.01.18)
Gece uykusu dışında gün içinde, akşam pek uyumam aşırı uykusuz olmadigim surece. Sabah 8-8.15 gibi kalkiyorum her gün, bazen daha geç. Gece geç yatiyorum ama uykumu almis oluyorum.
0
aquarium
(10.01.18)
ben 3buçuk gibi evde oluyorum. uyumak istemiyorum ama ayda bir falan direnemiyorum. genelde bi gün uyuduğum zaman ertesi günler de uykum geliyor. hiç sevmiyorum o akşamüstü uykusunu, ağzımın tadı bile değişiyor.
0
olutaklidi
(10.01.18)
7:10 gibi kalkıp 7:45te servise biniyorum. Serviste bi yarım saat uyuyorum. Akşam da 18:00de servise binip 19:00da evde oluyorum ama 22:00 gibi uykum geliyor anca.
0
mutlusismankedi2015
(10.01.18)
Uyumuyorum.
0
i m cool with that
(10.01.18)
(8)

Alttan alarak yanlış mi yapmisim?

deveyi diken adamin ta kendisi
Dedelerimden beri oturduğumuz sokagin suyu çıktı. Ana cadde esnafi getirip arabasini buraya cekiyor. Caddeye yakin sokaklae buraya cekiyor. Kendi aracimiza yer bulamiyoruz. Bazen karsi komsunun garaj kapisina birakiyorum. Musaade ediyorlar bana. Yer bosalinca cikariyorim oradan arabayi Yine oraya a
Dedelerimden beri oturduğumuz sokagin suyu çıktı. Ana cadde esnafi getirip arabasini buraya cekiyor. Caddeye yakin sokaklae buraya cekiyor. Kendi aracimiza yer bulamiyoruz. Bazen karsi komsunun garaj kapisina birakiyorum. Musaade ediyorlar bana. Yer bosalinca cikariyorim oradan arabayi Yine oraya almistim.

Baktım 2 araclik yer bosalmis. Merdivenlerden inene kadar 4-5 sokak otenin adami gelmis almis benden once.

Sap gibi kaldim yine sokakta. Sinirlendim. Ya arkadas gelip 10 sokak oteden aliyorsunuz biz ugrasip duruyoruz falan dedim. E kardesom benim de ofisim yukarida millet de oraya aliyor.

Dedim ki kardesom sen ofisinde para kazaniyorsin, biz buraya para harciyoruz icab ederse. Git otoparka al o zaman.

Buraya kadar aslında ben sacmalamisim sayilir. Adam da hakli olarak evim ofisim var diye sokagi mi parselleyecegim. Millete cekme buraya mi diyeyim dedi. De o zaman arkadas gelip beni mağdur etme. Sen cekip gece evine gidiyorsin ama benim gidecegim yer bura. Zirt pırt evden inemem sizin yuzinuzden dedim.

Git sen otoparka al o zaman deyince ben hakli veya haksiz geçiyorum, iyice sinirlendim. Napayim simdi arabayi mi alayim dedi. Yav Allahin sokağı ben al diyemem. Alma tabii. Ama burada oturanlari da dusun bundan sonra en azindan dedim.

Hafif hafif karsilikli tonumuz yükselmeye basladi. Çünkü cok gereksiz bir muhabbet gereksiz uzuyor çoğu benden kaynakli olarak.

Ben hafif atarliyken bu sakindi. Baktim komsular, elinde büyüdüğüm insanlar tamam oglum hadi gerek yok bunlara falan diyince dank etti, dedom simdi kavfa falab edecem. Esim, ailem, komsularim aksam aksam gerilecek.

Neyse kardesim ben sana arabani al, gotur falan demedim sen zahmete girme ben girerim senin yerine bak komsularim falan sokakta ayip olmasin millete dedim, alttan aldim. Ayrica sen de haklisin, sana patlamis oldum biraz diyip alttan alınca bu bi anda aşırı atara burundu.

Kardesim, komsum diye konusan adam bi anda Beni mi buldun oglumlu, lan beni ayar etmeli, lan bidi bidi yapma gece gece, sana bir sey demiyorim diyorsun gece gece beni ayar etmeye mi indin lanli konusmaya basladi. Ustume hafif hafif yuruyor.

Simdi cocugum olana kadar değil hakli, haksizken bile bok pusur mevzulardan binlerce kavgaya girmis, sacma sapan bir adamken bu islere tovbe etmis biriyim. Ulkenin, insanlarin hali ortada. Bir park kavgasına cocugumi babasiz birakacak biri degilim diye alttan almalara baslamis biriyim. Allah yukarıda gram tirsmis falan degilim, ama kendimi ispat cabasinda da değilim. Kavga edip ispat edip aksam aksam huzursuz olacağıma, alttan alip evime kazasiz belasiz girmek daha akillica.

Simdi ben huyumu degistiren bir insan olarak tek eksigim alttan almalardan sonra "lan iki tane cakmadim diye boyle yapti. Simdi beni tirstim sandi. Simdi ikinci bir olayda bana laf etmeye cesaret edemeyecek adam sirf gecsnki mdvzudan beni tirsak sanip atarlanacak. Lan gidip arkadaslarina anlatacak manyak beni buldu iki hot dedim hemen geri vites yapti" falab diyecek diye kafamdan atamiyorum. Bu huyumdan da kurtulmak istiyorim.

Bence benim tirsak imaj cizmis olmam esimdeb, ailemden, cocugumdan daha onemli degol. Bunun farkındayım. Ama icfen icte gurur yapma olayindan kurtilamiyorim.

Bakin o kavgaci, apaçi ruhum akademik hayata girince, eğitim seviyem yikseldikce, akademik hayatta meslek sahibi olunca, evlenince, cocuk sahibi olunca kalmadi. O senelerime acıyorum, o varosliguma üzülüyorum. Simdiki hayatimda eski hayatimdaki benle karsilasmak istemezdim. Muhattap olmak istemezsim.

Simdi de oyle insanlar yuzunden harcanacak, bir bıçakla hayatini kaybedecek basitlikte biri olmamaliyim.

Simdi arkadasima anlattim mevzuyu. Yine de bu kadar alttan almasaydin diyor. İyi de adamin su sozu aslinda isin ozeti degil mi: "aksam aksam sokagina bin tane araba park etmis sen geldin beni buldun. Bin arabanin ceremesini bana mi cektiriyorsin. Gelip aksam aksam sorun yaşamak istiyorsan beni mi sectin amk?"

Aslinda adam hakli değil mi ya? İcimi rahatlatmak icin demiyorum. Cidden adam bu park kavgalarinin anlamsizligini atar gider yaparken gayet mantikli aciklamamis mi?
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(06.01.18)
haksızsın. eğer bu kadar hassassanız taşının. dededen beri sokakta oturmanız sokağın kendisinde hakkınız olması demek değil. isteyen istediği yere parkeder.
0
prodeq
(06.01.18)
Altyapı ve şehir planlarını rant yedirme amacıyla değil, yaşanabilir bir kent için yapması gereken kurumlardan hesabını sormayan halkın kendisi suçludur. Daha fazla rant yemek için ne yeşil alan ne park yerleri bırakmadılar. Yoğunluğu artırıp duruyorlar. O yüzden bunun suçlusunu aramaktan ziyade çözümünü aramak gerek.

Ben de şunu anlamıyorum: Sonradan görmeler en pahalı marka arabaları getirip kaldırıma çıkarıp koyup gidiyor. 10 lira park parası vermemek için 500 bin liralık arabayla yayanın sakatın yolunu kesiyorlar hayvanlar gibi.
0
idexo
(06.01.18)
Haksızsınız, karışamazsınız.
Bizim de oturduğumuz yer çok kalabalık, akşamları 30-35 dk park yeri aradığım olur boş bulduğum en yakın yere de koyarım. Sabah erken çıkmayacaksam da arabaya numara bırakır esnaf ararsa arabayı çekerim. Senin sokağın benim sokağım diye bi olay yok, o adam da arabasını keyfinden uzak yere koymuyordur
0
sanquis
(06.01.18)
@idexo, aynen dediginiz gibi arabasi da bmw 2 serisi m paket araba. En kotu 200-300 bin lirasi var. 200 lira otopark parasi vermekten eriniyor. Benim o kadarlik arabaya gucum olsa 500 bile veririm otoparka kafam rahat olur. :)
0
🌸deveyi diken adamin ta kendisi
(06.01.18)
bu işin çözümü yok.

sokak herkesin, yer bulamazsa, boş bulduğu yere çeker. keyfiyetten çekmiyor adam. o adamla dalaşıp onun, oraya çekmesini engellersen başkası çeker.
0
wilhelmwasmuss
(06.01.18)
haklı/haksızsın meselesi istanbul için çok geride kaldı park konusunun pek bir çözümü yok açıkçası. fakat bu tartışmanın sonu elbet 'beni ayar etme' ye çıkacak hele böyle korkaklar olayda da görüldüğü gibi siz sinerseniz daha da üstünüze gelirler size tavsiyem ya hiç münakaşaya girmeyin ya da üstünüze yürüyen adama siz de yürüyün gerekirse iki tane sallayın kendi sokağınızda hem tartışma çıkarıp hem sinmeyin mantıklı olan hiç münakaşaya girmemek istanbul için çözümsüz bir konu.
0
biravekahve
(06.01.18)
Otopark olayını vs bilmem lâkin alttan alarak doğru olanı yapmışsınız. 2 yumruk vursaydınız olay nereye varırdı ne gereği vardı değer miydi? Hayır, değmezdi. Bence gurur bu kadar basit bişey değil, canınızdan ve sağlığınızdan hiç önemli değil.
0
mslny
(07.01.18)
alttan alarak yanlış yapmadın. senin sokağına park edenleri de engelleyemezsin maalesef. evinin önü falan da o olaya girersen çok kavga gürültü çıkar.
0
runagain
(07.01.18)
(19)

Otobüste bir şeyler okurken mideniz bulanıyor mu?

m e b
Ya da ters koltukta otururken mideniz bulanıyor mu? İstanbul trafiğinde o kadar vakit geçiyor, kitap okuyarak, telefondan bir şeyler okuyarak değerlendirmek istiyorum ama gelin görün ki midem bulanıyor. Ya da yer yok diye ters koltuğa oturuyorum, midem bulanıyor. İlla hiçbir şey yapmadan put gibi ca
Ya da ters koltukta otururken mideniz bulanıyor mu? İstanbul trafiğinde o kadar vakit geçiyor, kitap okuyarak, telefondan bir şeyler okuyarak değerlendirmek istiyorum ama gelin görün ki midem bulanıyor. Ya da yer yok diye ters koltuğa oturuyorum, midem bulanıyor. İlla hiçbir şey yapmadan put gibi camdan bakarak oturacağım.

Farkındayım, soru saçma sapan duruyor da size de oluyor mu, merak ettim.
0
m e b
(02.01.18)
oluyor dusunmemeye calissam da bunu hic aklimda yokken bulaniyor, indigim bile oldu hava almak icin
0
tiredpanda
(02.01.18)
Ters oturmak etkilemiyor pek ama uzun sure bi sey okuyamiyorum. Ara verip disari bakma ihtiyaci duyuyorum. Ama ilginc bir sekilde bu durum degisiyor. Bazen otobuste kitap yarıladigim olurken bazen mesaj bile yazamiyorum.
0
aquarium
(02.01.18)
şimdi düşününce bile midem bulandı.

bu konuda ne yaptıysam olmadı. çözümü en son sesli kitap dinlemede buldum
0
yemrem
(02.01.18)
çoğu insan yaşar bu durumu. sebebi ise beynimizin midemize gönderdiği sinyal. dışarıya bakarsanız düzelir, özellikle ufuk çizgisine bakarsanız düzelir. yapacak bir şey yok uzun süre maruz kalırsanız alışabilirsiniz bu duruma. denizciler bir süre sonra alışır.
0
jangbogo
(02.01.18)
K E S İ N L İ K L E!

Tıpatıp aynısı bana da oluyor, bir şeye odaklanınca mideme bulantı giriyor. Ne kitap okuyabiliyorum ne oyun oynayabiliyorum. Neyseki müzik dinlememe izin veriyor saygıdeğer beynimiz! Onda bile beden uyardığı oluyor ama neyse. Yüzde 90 cama bakarak geçiyor, camdan dışarı bakınca nasıl mide bulanmıyor da okuyunca bulanıyor ona çok şaşırıyorum halbuki tam tersi olması lazım. Vücut oturuyor ama yollar caddeler sürekli hareket ediyor, beyin error vermesi lazım oturduğum yerden nasıl gidiyorum diye. Ama o ne yapıyor, kalkıyor bunu doğal karşılıyor, gözüm camda olmayınca midemi bulandırıyor.
0
siyah giyen adam
(02.01.18)
sanırım %10'un falan midesi bulanmıyor. bir tanesi benim.
0
EasyTiger
(02.01.18)
sebebi şu, otobüs hareket ettikçe iç kulak sarsıntı sinyali gönderir beyne, kitaba odaklanmış gözler ise ''bize öyle bir bilgi gelmedi'' der. bu uyumsuzluktan ötürü mide bulanır.
0
jangbogo
(02.01.18)
@siyah giyen adam: Ben de aynısını düşünüyorum. Halbuki sabit bir şeye bakınca bulanmaması daha doğal sanki.

@EasyTiger: %10'luk çok az olmuş. Zira milletin çoğu telefona gözünü dikmiş ya oyun oynuyor, ya sürekli mesajlaşıyor ya da bir şeyler okuyor.
0
🌸m e b
(02.01.18)
ilk başlarda devamlı bulanırdı.Servisde gidip geldiğim süreyi kitap okuyarak değerlendirmek istedim ve uzun süre bulantıyla uğraştım.Bulandığında uzağa baktım ve geçti,devam ettim.Uzun süre sonra geçti,şimdi çok uzun süreli şehirler arası seyahatlerde en ufak bir sıkıntı yaşamıyorum
0
izmirlimuh
(02.01.18)
jangbogo + 1 : istanbul.baskenthastaneleri.com

aynen aquarium'ın dediği gibi oluyor bana. değişiyor. hız, sarsıntı, eskiden olmasa da ters koltuk artık azdırıcı faktörler benim için. yılankavi yollar, izmir'den istanbul'a otobüsle gidiyorsam, korkulu rüyam oldu.(bkz: menderes) sularını bilemeyeceğim de yolları kıvrımlı hakikaten, iyi isim koymuşlar.

ayakta okuyup midemin bulanmadığı zamanlar da vardı, belki ben hassaslaştım. ivmenin zamana göre türevine türkçede ne deniyor bilmiyorum, jerk olduğu zaman fena oluyor. itki mi desem, ne desem. emedur'du, metpamid'di...
0
godoşu beklerken
(02.01.18)
evet oluyor. ters koltukta nadir.
0
ya ben lan neyse
(02.01.18)
bir şeyler okumayı bırak spotify'da şarkı seçene kadar kusma durumuna geliyorum ben.
0
king lizard
(02.01.18)
hayır ..okuyabiliyorum ..sehir içi sehir dısı yolda farketmez okuyorum.hatta ters yönde otururken bile..ama tren dersen yapamıyorum ..sanırım camdan (yandan akan görüntü ne kadar yakın olursa o kadar olumsuz etkili oluyor)
0
bhdrydn
(02.01.18)
@meb kitap okuyup midesi bulanan adam, msj yazabiliyor çoğunlukla. bunun açıklamasını bilmiyorum. konsantrasyonla ilgili olabilir mi acaba ?

ben ancak deniz otobüsü çok sallanınca okuyamıyorum. ki zaten kitabı sabit tutmak mümkün değil. mesela abimin de bulanmaz. o zaman genetik de olabilir.

edit : trende yahut seyir esnasında ters de okuyabiliyorum.
0
EasyTiger
(02.01.18)
Okumayı geçtim, instagram'dan fotoğraflara bile bakamıyorum. Sadece müzik dinleyerek camdan bakıyorum, onda da playlisti önceden hazırlıyorum. Şarkı değiştirmek için telefona biraz uzun süre baktığımda da bulanıyor çünkü.

Eskiden bu kadar değildi, şehirler arası yolculuklarda kitap okumuşluğum da vardır. Sonradan ne olduysa böyle saçma sapan bir şey oldu.
0
cezzar dede
(02.01.18)
Olmaz mı, hatta konu ile ilgili şöyle bile derim:
“İnsanların güvenini kaybedeceğime, para kaybetmeyi tercih ederim” Robert Bosh
“Otobüste ters gideceğime, hem insanların güvenini hem de parayı kaybetmeyi tercih ederim” aycho
Yolda uzun süre mesajlaşamam mesela.

Gavurlar motion sickness diyorlar buna. İç kulakta otolit denen denge taşları ile gözden gelen sinyallerin çelişmesinden oluyor. Sen kitap okuorsun diyelim; sabit bir yere gittiğin için beynine “Hmm, şu an sabitiz biz” mesajı geliyor gözden ama otolit taşları da otobüste hareket ettiğini algılıyor ve o da beyne “Biz hareket halindeyiz” msajı gönderiyor. Beyin de bu iki mesaj arasında kalıp “Gözlerime mi inanayım, kulaklarıma mı” diyerek şamşırıyor ve mideyi bulandırarak “Bu işletim sistemi geçersiz bir işlem yürüttü” mesajı veriyor.

Neden bazı insanlarda olup, bazılarında olmadığının hala net cevabı yok ama geçen sene genlere ve hatta ırklara bağlı olduğu ortaya çıkmıştı. Örneğin, Çinliler arabadan daha az ama trenden daha çok etkileniyorlarmış.
0
aychovsky
(02.01.18)
Hayır.
0
i m cool with that
(02.01.18)
Bunu görünce aklıma geldi. Küçükken otobüslerde o kadar çok midem bulanır kusardım ki otobüse binmeye korkar olmuştum. Denemediğimiz yöntem kalmamıştı. Mazot bile kokladığım oldu ya da ağızda çalkaladığım tam hatırlamıyorum. Bi keresinde öyle kusmuşum ki adam beni arabadan atıp dışarda annemle birlikte hortumları yıkadı. Ama şimdi otobüste hayatta midem bulanmaz. Ters oturmayı geçtim amuda bile.kalksam bulanmayacak seviyeye çıktım.Nasıl başardım bunu derseniz ben de bilmiyorum. Galiba kusabileceğim her şeyi 10 15 yaşına kadar kustum :))
0
valarmurgulis
(02.01.18)
hayır.
0
wilhelmwasmuss
(02.01.18)
(11)

Debe'yi özlüyor musunuz? (anket)

sanquis
Dünün en beğenilen entrylerihttp://www.strawpoll.me/14607367
Dünün en beğenilen entryleri

www.strawpoll.me
0
sanquis
(12.12.17)
hayır
0
wilhelmwasmuss
(12.12.17)
Burnumda tütüyor...
0
[GODDARD]
(12.12.17)
2 hayırla kaybettin dostum.
0
ya ben lan neyse
(12.12.17)
özlemek özlememek başka mesela ama akp kaldırttı bunu.
0
gintare
(12.12.17)
Kesinlikle özlüyorum. Sözlük o kadar boş ki, ne okuyacak başlık var ne de okuyacak insan var. Troll'leri bile özlüyorum.
0
dissendium
(12.12.17)
zaten okumazdım, dolayısı ile hayır
0
gezegen olan pluton
(13.12.17)
ilk başta insanların debe için entry kasmasından mütevellit desteklesem de özlemeye başladım artık.
0
oddyseus
(13.12.17)
evet. sözlükte çok fazla vakit geçiremiyorum. bir iki tane de olsa iyi entry çıkıyordu oradan. okyuordum ngzl.
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(13.12.17)
Hayır. Döyzb geri gelsin.
0
Lim5
(13.12.17)
debe son zamanlarında ayar makinası, adeta @2 sikti kıvamına gelmişti. bu sebeple hayır.

ama türk zihniyetiyle yasaklamak yerine algoritmasıyla oynansaydı daha iyi olurdu diye düşünüyorum.
0
eindaclub
(13.12.17)
Zaten okumuyordum +1 Zira @2 sikmiş tandanslı girdilerden oluşuyordu çoğu +1

Dolayısıyla hayır.
0
i m cool with that
(13.12.17)
(3)

az bilinen konaklamalı bağ evleri

yigitovic
istanbul'a yakın olması kaydıyla, önerebileceğiniz yerler var mı? barbare vb. gibi ekstra populerlesip, ticari kaygilari verdiği hizmetin onune gecen yerler haric olursa sahane olur.
istanbul'a yakın olması kaydıyla, önerebileceğiniz yerler var mı? barbare vb. gibi ekstra populerlesip, ticari kaygilari verdiği hizmetin onune gecen yerler haric olursa sahane olur.
0
yigitovic
(11.12.17)
Dessera bağ evi, kırklareli.
0
oligomer
(11.12.17)
Öyle çok da fazla bağ evi olmadığı için, hepsi ister istemez İstanbullu müşterilerin yüksek talebi ile popülerleşiyor.

Ancak @oligomer in dediği Dessera Bağ Evi, görece İstanbul'a uzak kalmasıyla tercih edilebilecek, keyifli bir yer. Bunun yanı sıra, sitemde de tanıtımına yer verdiğim Bakucha (adimadimgurme.com), gayet güzel bir alternatif.
0
loras
(11.12.17)
bakucha olabilir, gitmiş ve beğenmiştim.
0
wilhelmwasmuss
(13.12.17)
(8)

araba sürerken şerit değiştirmek

sedat peker in yegeni
Selam arkadaşlar, araba sürmeye yeni başlıyorum. Bi şekilde e-5’e tem’e falan çıkıp sürebiliyorum ama benim için büyük bir sorun şerit değiştirmek ya da ana yola dahil olmak. Yani aynaya bakıp yola girmek. Aynaya baksam da anlamıyorum gelen var mı ya da ne kadar hızlı geliyor, bana yol verdi mi verm
Selam arkadaşlar, araba sürmeye yeni başlıyorum. Bi şekilde e-5’e tem’e falan çıkıp sürebiliyorum ama benim için büyük bir sorun şerit değiştirmek ya da ana yola dahil olmak. Yani aynaya bakıp yola girmek. Aynaya baksam da anlamıyorum gelen var mı ya da ne kadar hızlı geliyor, bana yol verdi mi vermedi mi vs. Nasıl kaptınız siz bu olayları?
0
sedat peker in yegeni
(03.12.17)
Yan aynaları kullanmayı öğrenmelisiniz, anlamıyorsanız ayna ayarlarınız tam yapılmamış olabilir. Yola çıkmadan aynaları mutlaka kontrol edin, dikiz aynası aldatıcı olabilir, kör noktalar var ya da daha yakın bir aracı daha uzak sanabilirsiniz. Yan şeritin müsait olduğundan iyice emin olup öyle şerit değiştirmelisiniz. Alışana kadar orta şeritleri kullanın, zamanla pratik yaptıkça geliştirirsiniz kendinizi.
0
elikası
(03.12.17)
Şerit değiştirirken veya kenardan katılırken gaza bas. Şeridin gerektirdiği hızla çık. Arkandaki senin yüzünden ani fren yapmak zorunda kalmasın. Sinyalini ver. Yan aynadan mesafeyi tahmin etmeye çalış. Orta aynaya bakmayı unutma. Yan aynada görünenler gerçekte daha yakın oluyor. Kullanarak öğreneceksin. Birisi kornaya basarsa çıkma. Uzunları yakıp söndürürse çıkma. Bir de üstte orta şeritten git öğrenene kadar demişler. Kesinlikle yapma. Sağdan sağdan git. Orta şerit hızlı gitmesi gereken şerit. Sol şerit sollama için kullanılması gereken ve boş olması gereken şerit. Orta yavaş olursa ne sola çıkabiliyorsun ne sollayınca geri ortaya geçebiliyorsun. Soldakiler 120-130 gidiyor. Ortada birisi tıngır mıngır gidince bütün şeridi kilitliyor. Sağda takıl.
0
Lim5
(03.12.17)
şerit değiştirmeden yeterli süre önce sinyalinizi verin ( yan dikiz aynalarından ve orta dikiz aynasından kontrol edin)

tali yoldan ana yola çıkarken de, sinyalinizi verip, güvenli mesafe varsa yola bağlanın. sık sık dikiz aynasını kontrol edip, yeterli süre önce sinyal verirseniz ve yeterli mesafe aralığı varsa geçişinizi yaparsınız. size yol verip vermediğini ölçmeniz gerekmiyor. sinyal önceden verirseniz ve güvenli mesafe varsa, o yol verdi mi vermedi mi diye düşünmenize gerek yok.

siz geçişe başladığınızda, arkadaki vatandaş dur şunla çarpışalım diye hızını artıracak değil sonuçta.
0
wilhelmwasmuss
(03.12.17)
Aynalarını biraz yanlara doğru aç. Yani normal oturur pozisyonunda kendi aracın gözükmesin. Hafif aynaya doğru eğilince arka kapılarını görebil. Bu şekilde çaprazındaki araçları görebilirsin, kaçırmazsın.
Şeride uygun hızla girmen lazım, bu sayede arkandakiyle arandaki mesafe kapanmaz sen de daha rahat olursun.
İstanbulda ne yazık ki yıl vermelerini beklemekten ziyade, trafiği tehlikeye atmadan sen yolu alıyorsun.
Tali yoldan ana yolu dahil olurken arada omuz üstünden bakış atıp, yolun müsaitliğini kontrol edip, hızını ayarlayarak yola katılıyorsun.

Edit:sinyali önceden vereceksin tabiki
0
reactionic
(03.12.17)
şu aşamada sağ şerit daha hızlı akıyor gibi opsiyonel sebeplerle şerit değişirme.
aynaların ayarı önemli, göremiyor olmanın başka bir izahı yok.
0
pofudukayi
(03.12.17)
Daha çok bak, anlarsın. Yenisin ya sana öyle geliyor.
0
[GODDARD]
(03.12.17)
Ben de ilk başladığımda en çok bu konuda zorluk yaşıyodum. Ulan araba geliyo ama ne kadar hızlı geliyo geçebilir miyim acaba diye tereddüt ediyodum. O yüzden hep garanti olduğunu düşünene kadar hareket etmedim. Sende öyle yap, zamanla alışırsın yolda mesai harcadıkça. Bi de yeniysen baskı altında kalmamaya çalış. Arkadan gelen selektör yapmış korna basmış falan takılma iki söver ama gider. O baskıyla kontrol edemeyeceğin hareket yapma ya da hızlanma.
0
Nature Works
(03.12.17)
Yav ehliyet almadın mı ?bunları öğretmediler mi?

Şaka bi yana , istediğin herşeyi yapmakta özgürsün ,

kural 1, kural yok.
0
kleider
(04.12.17)
(3)

bu hayvanın adı nedir? diş fırçası ile fırçalanan memeli ?

zunkatsar
https://www.facebook.com/IrrelephantSocial/videos/747841935425435/
0
zunkatsar
(29.11.17)
üyelik olmadığından video açılmıyor galiba ama ön izleme resmi çıkmış, ona dayanarak bu mu;

eksiduyu.ru
0
onemoremile
(29.11.17)
ay-ay (aye aye) heyvanı bu.
0
wilhelmwasmuss
(29.11.17)
www.google.com.tr

bushbaby ya da galago deniyomuş, yorumlarda birisi instagram sayfasını atmış orada açıklamada yazıyodu bu arada.
0
yuto
(30.11.17)
(28)

Bipolar / Borderline Sevgiliyle başıma gelen olay

dapda
eski sevgilimin (aslında sevgili demek zor) sahip olduğu rahatsızlık. 2 kere başımı belaya sokuyordu. birinde karakolluk olacaktım diğerinde 8-10 kişinin saldırısına uğradım. bıçaklanıyordum. lütfen sıkılmadan okuyun. çünkü biraz da olsa yardımlarınıza ihtiyacım var.geçen ağustos ayında tanıştık kız
eski sevgilimin (aslında sevgili demek zor) sahip olduğu rahatsızlık. 2 kere başımı belaya sokuyordu. birinde karakolluk olacaktım diğerinde 8-10 kişinin saldırısına uğradım. bıçaklanıyordum. lütfen sıkılmadan okuyun. çünkü biraz da olsa yardımlarınıza ihtiyacım var.

geçen ağustos ayında tanıştık kız arkadaşımla, kendisi bipolar, borderline karışımı, rahatsızlığı olduğunu anladım ilk başta ama pek detaylı bakmadım, neyse buluşmalar falan, kendisini yaşadığım şehirden 500 km uzaklıkta bir hastanede bile ziyaret etmiştim, çünkü değer veriyordum. memlekete geldik bir kaç defa buluştuk ama buluşmamızda hep alkol aldı, yani kahve içtiğimizi hatırlamıyorum. 1-3-5 her buluşmamızda alkol ve benim onun arkasını toplamam ertesi gün özürler, kusura bakmalar vsvs. aile evine de gidiyordum arada ama orda da alkol hep ön plandaydı, bu belli bir süre böyle gitti...

neyse bir gün beni aradı çok kötüyüm görüşelim mi dedi. bu başıma gelen birinci olay... tamam dedim, görüşelim.. buluştuk çok kötü durumdaydı, daha görüşür görüşmez içki içmek istedi, başta izin vermedim ama yine kıramadım (çünkü alkol almak isteyip engel olunca inanılmaz agresif oluyordu). belli bir limitte alkol almasına izin verdim devamını istedi ben izin vermedim vermeyince tartıştık, o sırada arabada yavaş bir hızda ilerliyorduk ve tekel bayii önünden geçiyorduk, elini cebime attı ve 20 tl aldı, birden kapıyı açtı ve inmeye kalktı, doğal olarak yavaşladım, hemen tekel bayiiye koştu, peşinden gittim ve alkol satışına izin vermedim, bana çok sinirlenmişti arabama binmek istemedi, rastgele yollarda koşmaya ve otostop çekmeye başladı, şok olmuştum ve ilk kez böyle bir şey yapıyordu. doğal olarak zorla arabama bindirmeye çalıştım, yardım edin, imdat polis, beni kaçırıyor çığlıkları atmaya başladı. benim şokum 2 katına çıktı, bazı arabalar duruyor ve bana çıkışıyorlardı sen ne ayaksın diye, bu 30 dakika böyle koşturmayla sürdü...

sonra bir kadın durdu ve avukat kimliğini gösterdi, halden anlamıştı ki bize yardım etmek istedi, arkadaşımı güç bela arabasına aldı sonra sağ salim evine ulaştırdık. olayın akşamı kız arkadaşım intihar etmeye çalışmış, ilaç içmiş, midesini falan yıkamışlar... hatta bu intihardan başta tamamen beni sorumlu tuttu.

bu olaydan sonra yaklaşık 2 ay düzgün görüşmedik, hatta hiç görüşmedik denebilir, artık sevgili değildik ama ben rahatsızlığından dolayı onu çok merak ediyordum, yardımcı da olmak istiyordum, 2 ayın sonunda yine görüşmemiz gerekti ve görüştük, tabi işin içinde yine alkol vardı, geçen sefer alkol almasına izin vermediğim için bunların olduğuna kanaat getirdiğim için bu sefer ne içmek isterse izin verecektim. ben alkol almadan araba sürüyor o da yanımda kafasına göre içip müzik dinliyordu, 2 saat böyle arabada dolaştık, sonra arabamda sızdı kaldı, eve ayık götürmek istiyordum ve 2 saat o arabada uyurken ben de yanında oturdum, amacım uyanınca evine götürmekti ve baygın şekilde eve götürmeye niyetim yoktu. neyse uyandı ve acıktığını söyledi, fast food yedikten sonra tekrar arabayla gezmek istedi, ona da tamam dedim, olay burdan sonra başlıyor cidden büyük bir olay benim için.

bizim burada bir göl var ve gölün çevresi piknik alanları, evlerimize de yakın olduğu için arabayı oraya sürdüm biraz da o istedi oraya sürmemi, genel tavır olarak bir şey yapmak isteyip yapmasına izin vermeyince çok sinirlendiği için oraya sürdüm işte arabayı ama sürmez olaydım. geçen sefer arabada alkol olmadığı için kendini araba durmadan dışarı atmaya çalışan kişi bu sefer alkol olduğu için nasılsa arabadan inmesini gerektirecek bir durum olmadığı için gölün kenarında bir tur atar çıkarız sanıyordum. öyle olmadı yavaş yavaş ilerlerken 12-13 kişilik ayyaş serseri bir grup ateş yakmış etrafında şarkı söylüyorlar tabi ellerinde biralar. arkadaşım yavaşlamamı ve onları videoya alacağını söyledi ve birden arabadan indi ve yanlarına koştu. film burada kopmuştu. ben de peşinden gittim, ilk başta adamlar bizi aralarına aldılar 2 dans, alkış, türkü, halay vs. böyle geçti. adamların yaşları 22-32 arası yarısı gaziantepli, yarısı da adana kiremithaneliydi. başta bize iyi davranan tipler zaman geçtikçe alkolün de etkisiyle saçma sapan davranışlarda bulunmaya başlamışlardı. yavaş yavaş arkadaşıma yaklaşmaya çalışıyorlardı ve kız buna hiç tepki göstermiyordu. ben hadi gidelim diye kolundan çekince bas bas bağırıyordu, burada kalıp takılacağını söylüyordu, bu da adamları cesaretlendirmişti ve bela yavaş yavaş geliyordu.

benim tek bir amacım vardı arkadaşımı oradan uzaklaştırmak, 2-3 kere denedim hadi gidelim diye istemedi, öyle bir huyu var ki istemiyorsa bir şeyi asla yaptıramıyordum. ısrar edince de iş çığırından çıkıyordu iyice kaçıyordu benden. adamlar bana enişte diyordu ve benim dengesiz arkadaşım orada bir laf etti ve resmen davetiye çıkarttı. "siz ona enişte diyorsunuz da biz sevgili değiliz" işte bu sözden sonra adamların resmen salyası aktı, dişleri bilendi. ben arkadaşıma hadi gidiyoruz yaptım, o da gelmeyeceğim ne halin varsa gör dedi, yine bir şok etkisi, bu arada saat gece tam 12. o sırada adamlardan birisi bana ters çıktı, sen ne ayaksın seni göle atarım gibi bir laf sarf etti. tabi benim 10-12 kişilik bir gruba dayılanmam beklenmesin. o an tek amacım vardı arkadaşımı oradan alıp uzaklaşmaktı ama kahretsin ki orada kalmayı istiyordu.

anlamadığım şeylerden birisi de arkadaşım türkiye'nin belki de en iyi üniversitesinden mezun olmuş, annesi çok saygın bir meslek sahibi, gelir düzeyi ortalamanın epey üstünde ve ailece düzgün kişiliklerdi, ne bulmuş olabilirdi onlarda, üstelik hep küçümsediği ve dalga geçtiği tiplerdi o an oradaki insanlar. bilmiyorum bipolar olmak bunu gerektiriyor sanırım... neyse baktım ortalık geriliyor 1-2 tanesi bana ters çıkışınca 10 metre ilerideki arabama doğru yöneldim, tabi onun öncesinde 1-2 tanesi benim alkol almadığımı ve kafamın ayık olduğunu farketti, içki vermeye kalktılar istemedim, belki de beni içirip arkadaşıma daha da yaklaşacaklardı. aslında ufaktan yaklaşıyorlardı, elini omzuna atmaya çalışan, eğilip kulağına şarkı söylemeye çalışan vs. ama arkadaşım hiç birine tepki göstermiyordu.bana gösterdiği tepkinin binde birini gösterse belki cesaretleri kırılacaktı.

en son arabama doğru yönelmiştim arkadaşım nereye dedi arabadan bira getireceğim dedim tabi yalan söyledim amacım arkadaşımın ailesine ulaşmaktı, çünkü işlerin çığırından çıkacağını farkettim ve onu eve götürebilecek tek güç ailesiydi. tabi arkadaşım ne kadar alkollü de olsa inanılmaz akıllıydı ben ailesini arayamadan kız beni aradı aileme haber vereceksin di mi sakın böyle bir şey yapma dedi, ben de yapacağım dedim sonra arabaya kadar geldi peşimden, tabi 2-3 tane daha adam geldi arabanın başına, o sırada arkadaşım sanırım beni sizden koruyor gibisinden bir laf sarf etmiş ki aniden adamların allah kitap söverek üstüme koştuğunu gördüm. arkama bakmadan kaçmaya başladım ki 2 tanesinde bıçak vardı, bir tane kafeye sığındım orayı bastılar 9-10 kişi, kafede oturanlardan bazıları engel oldu bazıları da korktu falan, baktım olacak gibi değil kafeden dışarı kaçtım, o sırada bir kaç yumruk yemiştim, bu nasıl bir şerefsizliktir ki 1 kişiyi 8-10 kişi birden kovalıyor, kondisyonuma ve kafamın ayık olmasına güvendim koşup yandaki piknik masalarından yardım istedim kimisi yardım etmeye çalışıyor kimisi de korkup uzak duruyordu, 4 tane piknik masasından yardım istedim her masadan 1-2 kişi bana saldıranları sakinleştirmeye çalıştı, o sırada 3-4 metrelik bir yerden aşağı yuvarlandım, pantolonum yırtıldı ve üstüm başım kan içinde kaldı, kafamdaki şapka düşmüştü, maaşımı yeni çekmiştim ama cüzdan yerindeydi.

en sonunda 2 genç gördüm arabalarına binmek üzerelerdi, açtım kapıyı atladım arabaya, lütfen sürün kaçırın beni buradan dedim, onlar da peşimden koşan adamları gördüler, olay yerinden 400-500 metre uzaklaştırdılar, çok şanslıydım bilmiyorum belki de şanssız.

o sırada arkadaşım aradı, ben sanıyorum ki beni merak etti, neredesin diye arıyor, ne derse beğenirsiniz, ben arabanın başındayım eşyalarım senin arabanda, eşyalarımı ver ben eve taksiyle gideceğim ve gecemizi rezil ettin dedi. Sinirden konuşamadım telefonu kapattım. O sırada ailesi de gölün çevresine gelmişti, gençlere teşekkür ettim, kızın ailesinin arabasına bindim arka boşluğa saklandım, olayı özet geçtim, sonra ailesi olay yerine sürdü ve o. cocukları oralarda dolanıyorlardı, bir kaç tanesi de arkadaşımla piknik masasına oturmuş sohbet ediyordu, şok üstüne şok oldum, ben canımı zor kurtardım, kız gitmiş onlarla oturuyor, tabi ne yaptiğindan haberi yok... (hatta bu olaydan 1 ay sonra konuşmuştuk ve orada masada oturduğu çocukların çok iyi efendi olduğunu söyledi tabi bunu söylediğinde yine alkol almişti, hatta çok efendi çocukmuş annemin arabasina kadar birakti beni dedi, öyle diyince ben de o arabasına birakan kavgayi başlatan çocuktu dedim, sesiz kaldi, bir şey diyemedi.
Neyse ben arabadan inmedim ailesi benim arabamı alıp güvenli bir yere sürdü ve orada arabama bindim hemen kapıyı kilitledim, kızın ailesi de 3-4 dakika sonra kızlarını görüp arabaya almışlar...

tabi benim üstüm başım kan, yara vs, o şekilde eve gitmedim, arkadaşımın evine gittim, eve vardım kız beni aradı, ve hala yaptıklarından gram pişmanlık duymuyordu, aynen şunları söyledi, neden adamların yanına benim gittiğimi aileme yalan söyledin, ortada bıçak falan yoktu, abartma, biraz zaman geçirecektik sinirlendim telefonu kapattim.. sonra mesaj attı, 'seni dava edeceğim oradakiler de tanık'. bu da ayrı bir şok.

şimdi bu şahıs bipolar ve borderline etkisi yüzünden mi böyle davrandı, yoksa karakter meselesi mi?
yani ilk olayda imdat polis beni kaçırıyor diye bağırıyorsun ve şans eseri bir polise denk gelmiyoruz, ucuz atlatıyorum.
ikinci olayda ise 10 kişinin saldırısına uğruyorum, bıçaklanmaktan son anda kurtuluyorum, üstüm başım kan içinde kalıyor, kıyafetlerim yırtılıyor ve yine ucuz atlattığıma inanıyorum.

olaylar olmadan 4-5 saat önce "iyi ki varsin, beni depresyondan kurtariyosun, sana nasil tesekkur etsem azdir, hayatimdan hic cikma en onemli arkadasimsin" diyen bir kiz olay sonrasi hic bir sey olmamis gibi.

alkol aldıktan sonra arkasını topladığımda yüzlerce kez teşekkür eden kişi bu olaylar sonrasında neden bir kere bile özür dilemeyip üstüne üstlük beni suçlayabiliyor, anlamıyorum.

Ben de psikolojik destek almayı düşünüyorum.
0
dapda
(28.11.17)
hepsini okudum. ona yardım edemeyeceksin ve kendini de heba edeceksin. bu hikayenin üzerine yeni maceralar eklemeye hazırsan, bunu istiyorsan devam et.

ama devam etme tabii ki. daha şimdiden, senin de desteğe ihtiyacın var.
0
runagain
(28.11.17)
İsim gucum yoktu hepsini okudum, iyi niyetli bir arkadasa benziyorsun, enayilik etme, o kizdan ne koy olur ne kasaba, o kadar insaniyetliysen, icindeki ihtiyac sahibi bir canliya yardim etme arzusu yuzunden boyle davraniyorsan al on torba mama git bir barinaga hayvan doyur, birini sahiplen. Allahin manyagi seni de manyak etmis hayretle okudum. 12 kisilik sap grubunun icine disi sinegimi dahi birakmam. Kendi gitmek istiyorsa da hayatinda basarilar dileyip yollarim.

Kurtulduguna sukret, hayvan sahiplen, kis geldi.
0
hailtothethief
(28.11.17)
çok geçmiş olsun. bahsetmemişsin sanırım ya da ben atladım, kız tedavi görmüyor mu? ilaç almıyor mu? tedavi oluyorsa bu kadar problem yaşamaması lazım sanki.

sen onun doktoru değilsin ve malesef o öyle sansa da sen ona iyi gelemezsin. zor durumlarda ne yapılacağını bilmiyorsun. yani kimse bilemez. zaten ne yapsan boş belli ki, kıza içirsen bi dert içirmesen ayrı dert. bana kalırsa onunla baş başa ve dışarıda görüşmemeliydin.

ailesi ne diyor olanlara?

her şeyin üstüne hala seni suçlaması da elbette hastalığının sonucu olan bir şey. sonra çok pişman oluyordur eminim. ama inan onun da yapabileceği bir şey yok. seni seviyor ve sana güveniyor. malesef bunu gösteremiyor işte.

artık görüşmüyor musunuz?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(28.11.17)
oyle sevgiliyi gecim, arkadas olmaz olsun. kurtulman iyi olmus.
0
fakyoras
(28.11.17)
Tamamını okudum. İyi bir insansın ama ağır gerizekalılık bu yaptıkların. Uzak dur elin manyağından; ne hali varsa görsün. Seni dibe çeker, hayatını bok eder, ne olduğunu anlamadan hayatının tüm güzellliklerini kaybedersin. Gitsin hastaneye yatsın. Seni ilgilendirmiyor. Kes tüm bağını.
0
sen git ben geliyorum
(28.11.17)
Kanim cekilerek okudum. Benzeri basima gelmisti, careyi kisiden uzaklasmakta buldum. Ama kendisine yardim edemedim maalesef. Soyle ki; cok yakin bir arkadasim vardi, lisenin basinda tanistik. Cok caliskan, zeki bir kizdi. Ben serseri serseri takilirken son teneffus beni sinavlara falan calistirirdi. Aileleler tanisiyordu, yedigimiz ictigimiz ayri gitmezdi ve onun erkek arkadaslari benim de kiz arkaslarim oluyordu dogal olarak. Problem yoktu. Sonra bazi psikolojik cokuntulerden dolayi antidepresana basladi, yanlis antidepresan kullanimi sonucu daha agir ilaclara gecti ve bipolar teshisi kondu. Ben tabii ki tum srec boyunca yaninda olmaya, destek vermeye calistim. Yalniz zaman gectikce karsi tarafta isler degismis gibiydi. Bulustugumuzda sence eskiden cok yakin arkadas olan insanlar ileride sevgili olabilir mi? Kankanla evlenir miydin tarzi sorular sormaya baslar oldu. Bunlar cok sik tekrarlandiktan sonra aramizda bir sey olamayacagini, onu hep arkadasim olarak gordugumu ve arkadas olarak cok sevdigimi direkt olarak uzun uzun izah ettim.bunlari duyunca cileden cikti, ben sevgilinden daha mi az guzelim? Neden olmayacakmis vs. Diye bagirarak masalari dagitti. Taksiye koyup evine yolladim, o gunden sonra mesaj harici gorusmedim. Cunku ona zarar verecektim istemeden de olsa. Siz de gorusmemelisiniz bence. Hele ki son olah korkunc otesi.
0
Deathrow
(28.11.17)
@istanbul kanatlarimin altinda

Ilac tedavisi goruyor, psikiyatra da gidiyor, babasi bana biraz umursamaz geldi annesi ilgileniyor ama o kadin da birakmis epey, yani kiz cidden ters yolda..
Annesinin bana dedigi tek şey, kizimin ne halt oldugunu biliyorsun neden hala gorusup alkol vs... e ben olmasam baskasiyla icmeye calisacak belki hic tanimadigi birisiyle tehlikeli maceralara atlayacak. O olaydan sonra hic konusmadik.

Lutfen o kadar adamin arasina girmesine neden izin verdin gibi yorumlar yapmayin. Onu tanimiyorsunuz ve o olay 3 saniyede olan bir seydi. Kapiyi acti ve birden aralarina gitti. Sonra ne kadar uzaklastirmaya calissam da olmadi cunku bi kere zorladim imdat polis, beni kaciriyor diye bagirmisti.
0
🌸dapda
(28.11.17)
Hepsini okudum. İletişimi kesmenizi ve ne olursa olsun o kişiyi merak etmemenizi önerebilirim. Lütfen kendi hayatınızı düşünün ve biraz bencil olun. Aksi durumda kendinizi daha zor durumlara sokarsınız.
0
monogram
(28.11.17)
kızı bilmiyorum ama sen akut hayat kurtarıcı erkek sendromuna yakalanmışsın, inşallah dersini almışsındır, hem iyi olmuş macera olmuş, dramatize etcek bisey yok, üzerinden biraz geçsin gülerek anlatıcağın bişey haline gelir merak etme^^

yardım istemeyen birine, durumu bariz "yardıma muhtaç" ise bile yardım edemezsin. bu yardım etmek isteyen kişinin yani bu hikayedeki senin; yetersizliği beceriksizliğiyle değil karşıdaki kişiyle alakalı bişey.

kız seni habire ve aynı/benzer şekillerde manipüle etmiş, sen de inanmak istemişsin belli ki. dikkat ettiysen çoğunlukla, sen gel böyle ve bu şekilde yapalım demişsin bir şeyi; kız da önce sana tamam demiş nasıl olsa sonra istediğimi yaptırırım diye; sonra yine onun istediği gibi olmuş. şu göl kenarına gitmeniz bariz öyle özellikle.

madem rahatsızmış, senin bu şekilde yardım edicem diye peşine takılman onun rahatsızlığını da besleyen bişey bilesin.

göl kenarında arabadan indiğinde basıp gitsen yine seni suçlardı, beni niye bıraktın gibisinden. konu burda senin suçun olup olmaması değil; demin yazdığım "onun rahatsızlığını besleyen bişey" derken kastettiğim bu. sürekli "yanında olmaya çalışarak" yanındayken yaptıkları ve/veya başına gelenler için suçlu ilan edebileceği kişi olarak orada bulunmuş oluyosun.
0
dafaisss
(28.11.17)
yirmisantim
(28.11.17)
Birinci olayı daha önce anlatmıştın. İlki onun hatası ama kusura bakma ikincisi senin hatan. Anan bacın olsa tamam da elin sümüklü hastası için canından olmaya değmez. Gerçekten hala devam etmeye niyetin varsa ağır salaksın demektir.

Umarım trollsundur ya da.
0
elorelia
(28.11.17)
Eğer gerçekse tipik bir am sevdasına benliğini kaybetmiş erkek mallığı. Azıcık sorunlu bir tip bile gördüğünüzde basın tekmeyi. Kimsenin “duygu tamponu” olmayın. Burada tek bir suçlu var o da sensin. Bırak ne hali varsa görsün. Hastalığı varsa da ailesinin derdi.
0
zoghurt
(28.11.17)
Kızı kollayayım derken kendi canından olursun uzak dur. Yarın obur gun basına bi iş getirir senden bilirler hiç karışma
0
hernezıkkımsa
(28.11.17)
Bipolar bir birey, böyle şeyler yapar. Fazlasını da yapar. Hipomanik dönemde hastahanede kalması bile gerekebilir. Düzenli olarak ilaç alacak, muhtemelen hayatı boyunca. Bunun başka yolu yok. Sizin yapabileceğiniz tek şey, sağlıklı bir anında ilaçlarını düzenli kullanmasını söylemek, ailesine durumun ciddiyetini anlatmaktan ibaret. Atak döneminde aşırı alkol tüketimi, artan cinsel aktivite ki bu hiç tanımadığı sokak serserileriyle bile olabilir gözlenir. Bu dönemde aşkol kullanması daha uçuk şeyler yapmasına neden olur. Arkadaşınız hasta, herkesten önce bunu onun kabul etmesi gerekiyor.
0
655320
(28.11.17)
aga kızda başka bişeyler var. esrar içiyor mu? hemen ilişiğini kes. anandan değil babandan değil. nacizane.
0
caletti
(28.11.17)
okudum hepsini gayet normal şeyler bunlar :) hepimizin başına gelir. ben mesela haftada bir bıçaklı 10 kişi tarafından kovalanıyorum.
0
xu
(28.11.17)
Hakikaten bu nasıl story. Galiba inanmayan bir benim, eğer gerçekse de hem karakter hem hastalık etkisi. hiçbir şekilde iletişime geçmeyin, başına bişey gelirse sorumlusu siz olursunuz.
0
mslny
(28.11.17)
İletişimi kesmeyi bırak ismini bile anmam.
Böyle bir kız için bu hallere düşülür mü birader bırak ne hali varsa görsün.
0
kararsızataletfilozofu
(28.11.17)
Kusura bakma ama sende de gariplik var. Yahu hastalığı belli başına iş açması kesin olan biri. Ne diye ısrar ediyorsun ki. Sizinkine benzer bir arkadaşım var üzülmüyorum size hak ediyorsunuz.
0
eksi sozlugun tatli insani
(28.11.17)
kız seni sallamıyor ve kendi yüzünden rezil duruma düşmenden keyif alıyor. hayata bir kere geliyorsunuz, kimse kimseye hastabakıcılık yapmak zorunda değil. eski sevgilisi borderline olan biri olarak diyeceğim şeyse; hiçbir zaman bugün olduğundan daha iyi olmayacak. vakitlice kendi hayatını kurtar.
0
kayranin kedisi
(29.11.17)
hocam iyi olmuş kurtardığın sakın arayayım geri döneyim deme. kendi bokunda boğulsun. okurken ben stres oldum. değer mi bunlara? sen iyi niyetinden olmuş bunlar kendinde başka hata arama. sakın sakın bulaşma bi daha. böyle insanlar adamı ya katil eder ya da öldürtür bi yerlerde.
0
içe doğru kaslı olan çocuk
(29.11.17)
Sanırım borderline nedir ne değildir bilmiyorsunuz. Çok açık yaptıklarının sebebi bu. Ve siz superman değilsiniz. Hoşlanmışsınız belli ki, iyileştirebileceğinizi düşünüyorsunuz fakat bu öyle bir rahatsızlık değil. Tedavi olmak isterse tabiki yanında olup olmamak sizin seçiminizdir fakat anladığım kadarı ile böyle bir durum yok ve sizin de yapabileceğiniz bir şey yok. O yüzden uzaklaşın.
İyileşebilir mi? Tabiki iyileşenler var. Fakat bunu kendi istemediği ve düzgün bir tedavi görmediği sürece çok zor. Son olarak konuşup tedavi olması gerektiğini yine de anlatmaya çalışabilirsiniz.
0
veritaslibertas
(29.11.17)
alınmak yok ama zeka geriliği mi var yoksa sadece saf mısın anlamadım.

neden kadının peşinden koşup kahramanlık yapmaya çalışıyorsun? kadın sana "hadi beni sevdiğini kanıtla ve gökdelenden aşağı atla" dese atlayacaksın yani. sevgi bu değil, arkadaşlık da bu değil. aptallık. kimsenin arkasını toplama. bipolar mı bilmiyorum ama alkolik ve bağımlı bir kişilik. mümkünse bir daha görüşme.
0
pinkpeony
(29.11.17)
kişiliksizliğin, erdemsizliğin, alçaklığın adına artık borderline ya da bipolar deniliyor. modern dünyanın başka bir yalanı daha. yani bu kız ilaçla mı tedavi edilecek? kaç kurtar kendini kardeşim başka çaresi yok. hasta insan zaten son derece yardıma muhtaç ve başkasına zarar vermeyecek durumda oluyor. bunun gibi insanlar toplumda çok var ve hasta değiller; bunlar eski usul kötü insanlar. defetmezsen yanarsın.
0
monur72
(29.11.17)
hangi tarikatın erkeğisiniz arkadaş anlamıyorum.

siz hızır aleyhisselamsınız, siz süpermen misiniz, siz bilirkişi misiniz, siz uzman mısınız siz kimsiniz lan? her değişiğe yardım etme, koruma halleri.

iki miligram aklı olan böyle bela bulaştırıcı tiplerle sevgili değil arkadaş olmamalı.
0
wilhelmwasmuss
(29.11.17)
Len nasıl okudunuz hepsini? Kış geldi diye dimi:)
0
35.spartalı
(06.12.17)
Kardeş sen hayatını feda et, kurtarıcı bir melek ol, ii insanlar böyle yapar çünkü.

Yarın bir gün 3. sayfa haberinde ismini görürüz muhtemelen. Çokta üzülmem hani ne yalan söyliyim. Akıl var izan var, ilk olaydan sonra hala kızlaysan büyük problemlerin var demektir.
0
KaraSakall
(17.01.18)
Sen ona hicbir sekilde yardim edemezsin, anca kendini heba ettiginle kalirsin.

Düzgün bir tedavi olmasi gerekiyor.
0
chitosan
(17.01.18)
(9)

Hangi Benzin İstasyonu

oekuklu
Gençler ve kendini genç hissedenler, hangi benzinciden benzin alıyorsunuz? Dizel alanlar da yazabilir pek tabii.Shell, BP, PO, Opet, Aytemiz, Türkiye Petrolleri vs vsedit: ve neden?
Gençler ve kendini genç hissedenler, hangi benzinciden benzin alıyorsunuz? Dizel alanlar da yazabilir pek tabii.

Shell, BP, PO, Opet, Aytemiz, Türkiye Petrolleri vs vs

edit: ve neden?
0
oekuklu
(25.11.17)
Önceden PO, şimdi Shell.

En yakın istasyon, el değiştirdi.
0
passion rules the game
(25.11.17)
evimin hemen yakınında ve işe giderken yolumun üstünde olduğu için genelde po'dan alıyorum. ama vaktim varsa yolu uzatıp shell'den alıyorum.

shell den benzin aldığımda, arabanın daha performanslı olduğunu hissediyorum. çekişi, sesi vs. belki de psikolojiktir bilemiyorum çok arabadan anlamayan düz, standart bir şoförüm. istasyon ağı yaygın olsa bana yakın olsa shell'den alırdım sürekli.
0
wilhelmwasmuss
(25.11.17)
bp hariç herhangi bir yer.

bp'nin renklerini sevmiyorum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(25.11.17)
2014'den bir kez hariç hep opetten dizel aldım.
0
sutlu nescafe
(25.11.17)
Opet.koç grubu çalışanıyım.
0
since1907
(25.11.17)
Bp. Hopide puan birikiyor.
0
kumulatifvergimatrahi
(25.11.17)
Shell
Opet
Po
0
kuzey li
(25.11.17)
Shell
0
westblack
(25.11.17)
shell v-power alıyorum, sağır kullanmaktan motor tatak yaptı gibime geldi devirli kullanmaya başladım bu yüzden. bi iki depo daha böyle gidip sonra fuel save veya opet kullanmaya devam edecem.
0
yuto
(26.11.17)
(3)

çerkezköy

axl
Çerkezköy nasıl bir yer? Yaşanır mı orda? İstanbul'a yakın mı mesela? (araba yok.)İş değiştirme sebebiyle taşınmaya değer mi?
Çerkezköy nasıl bir yer? Yaşanır mı orda? İstanbul'a yakın mı mesela? (araba yok.)

İş değiştirme sebebiyle taşınmaya değer mi?
0
axl
(25.11.17)
Çerkezköy organize sanayii bölgesinin yakın zamanda iyice gelişmesiyle (son 10 yıl) iyiden iyiye vasat ailelerin ikamet yeri olmuştur. Türkiye'de her yerde elit tipler mi var? Hayır. Ama Çerkezköy'de 24 saat içinde cehalet başını döndürecektir.

Çerkezköy'de ne yapılır?

Çerkezköy merkez'de sayısız dönerci ve çiğköfteci vardır. En az 20 tane vardır. 2 yıllık bir meslek yüksek okulu dışında bir yükseköğretim kurumu da barındırmadığından bir dolu tip yeni yeni açılan aşırı "depresif" kafelerde vakit geçirir.

Evet. Çerkezköy'ün en belirgin özelliği. En sağlam psikolojideki adamı, eğer cahil değilse tabii, depresyona sokmasıdır. Kış acayip sert geçer. İlçede işe yarar tek bir organizasyon dahi olmaz. Ruhsuz beton yığını ile, İstanbul'un varoş ilçelerinin kötü bir replikasıdır. Çerkezköy'de yaşamla bir bağı olmayan insanlar üç kuruş para kazanıp yaşayıp ölmek derdindedir.

Çerkezköy İstanbul il sınırınakomşudur. Otobüsle İstanbul'a gitmek, uygun bir trafikte 1 saat 20 dakikadır. Otobüs biletleri şu aralar 17 lira civarıdır.

Çerkezköy bir işçi ilçesidir. İnsanlar o kadar düşük ücretlere, öylesine uzun mesailerde çalışır ki, Suriyeliler bile iş bulamaz.
0
harry tuttle
(25.11.17)
okurken depresyona girdim vallahi :(
0
🌸axl
(25.11.17)
ben 3 yıldan fazladır çerkezköy'de yaşıyorum.

sanayi ilçesi, üniversite öğrencisi yok. sosyolojisi de buna göre oluşmuş. her yerde olan tipik cafeler var, istanbula yakın. yerli, halk kavramı yok, nüfus ağırlıklı olarak amasya, ordu, samsun civarından.

akşamları sokakları boş, kafeleri dolu oluyor. büyükşehir mantığıyla bir şey ararsan tabii ki bulamazsın, aynı mantıkla bakarsan tekirdağ'ın merkezi de tatmin etmez, herhangi bir ilçesi de tatmin etmez. otobüs biletleri 25 lira idi galiba istanbul'a.

özgün bir yer değil kısacası, ama mahrumiyet bölgesindeki bir küçük anadolu ilçesi gibi anlatılması da haksızlık.
0
wilhelmwasmuss
(25.11.17)
(14)

evi kiraya verirken.

egokalp
geçen sene yeni yapılan bir siteden bir daire aldık. şimdi kiraya vereceğiz.sorum şu. şimdi bu daireyi alırken içinde ankastreler, bulaşık makinesi, klima mevcut olarak aldık. ve bunlar gömülü. kiralamadan önce bunları söktürüp kendi evime mi almalıyım. yoksa mutfakta takım halinde mi bırakmalıyım.
geçen sene yeni yapılan bir siteden bir daire aldık. şimdi kiraya vereceğiz.

sorum şu. şimdi bu daireyi alırken içinde ankastreler, bulaşık makinesi, klima mevcut olarak aldık. ve bunlar gömülü. kiralamadan önce bunları söktürüp kendi evime mi almalıyım. yoksa mutfakta takım halinde mi bırakmalıyım. kiracı piç eder diye korkuyorum. bu işin raconu nedir nasıl olur bilmiyorum.

resmini de atayım çünkü bunlar takım gibi duruyor.

i.hizliresim.com

yani ben söktürsem adam oraya dışarıdan fırın, bulaşık makinesi alsa abzürt durur gibime geliyor. ayrıca benim de fırın ve bulaşık makinesine ihtiyacım var.


bir sorum daha biraz araştırınca kira sözleşmesini noterde yapmayı tavsiye ediyorlar. bunun ücreti nedir? birde kira sözleşmesine şunu şunu eklemeyi unutma diye tavsiyeniz varsa çok makbule geçer.
0
egokalp
(07.11.17)
Kiraci pic ederse? diye depozito aliniyor zaten.
Tabi ki sokup evinize koymayaksiniz :D
Ihtiyac varsa o baska tabi ama mutfakli kiraya verirsiniz iste.
0
kuehles blondes
(07.11.17)
depozito alın ve sözleşmeye çalışır vaziyette teslim edilenler diye bu cihazları not edin.
0
baymayself
(07.11.17)
o ürünleri çıkartma. uğraşmana, yaptığın masrafa değmez. mutfağına zarar verirsin. kira sözleşmende evinde bu tarz ne varsa teker teker belirt. noter olayı konusunda pek bi bilgim yok ama eşyalar, banyo gibi detayları belirt.
0
silah taciri
(07.11.17)
aa ayıp ayol. kiracı klimanın nesini piç etsin. biz de kiracıyız, ankastre mutfak ve klimalı evimiz. hiçbir şeyi de bozmadık. ev yapılırken baştan diyecektiniz bu ankastreleri klimayı falan buraya takmayın diye.

kira sözleşmesinde evdeki her şey yazıyor zaten, markalarıyla ve modelleriyle birlikte üstelik. biz sözleşmeyi noterde yapmadık, kırtasiyeden alıp yaptığın yetiyor diye biliyorum.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(07.11.17)
herkes ağız birliğiyle saldırınca şaşırdım :-) sonuçta normal bi ev kiraladığınızda içinde hiçbirşey olmuyor bütün eşyalarını dışarıdan getiriyorsun ondan sordum.

depozito 2 kiradan fazla kimse vermiyor. ki o iki kira anca yeni taktırdığım kombiyi karşılar. daha önce de dilimiz kiracıdan yandı ondan biraz tedirgin davranıyorum.

neyse bakıcaz artık bi çaresine.
0
🌸egokalp
(07.11.17)
Ankastre demirbaştır zira yerine de dışarıdan alınan bir şey uymaz her zaman uysa bile birkaç sene sonra kiracı taşınsa elindekileri bir yere uyduramaz.
İstiyorsanız klimayı alabilirsiniz tabii. Ankastreli evde oturduk, ankastreli üç klimalı evimizi kiraya verdik hiçbirinde de bir şey olmadı.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.11.17)
demirbaş diye hepsini belirtin 2-3 aylık kira şeklinde depozito alın değerlerine göre sonra devam. aspiratör zor olur ama bulaşık makinesi ve fırın kolay sökülüyor çekince gelir ikisi de. illa sökeceğim derseniz öyle yaparsınız.
0
argent dawn
(07.11.17)
eskiden ankastre mutfak, duşakabin yoktu.
bu mantıkla yola çıkarsanız duşakabini de sökün, kiracı kendisi getirip taktırsın. giderken de götürür...

bu tip eşyalara; ankastre, kombi, duşakabin, varsa gardırop...vb. evin demirbaşı denir. kira sözleşmesinde neler bulunduğu ve hangi kondüsyonda teslim edildiği açıkça yazılır.
kiracı sizin evinize ankastre taktırsa giderken söküp götürse ne yapacak? yeni taşınacağı evde kullanabileceği garanti değil? her taşındığı ev için yeni donanım mı edinsin? ama o ev sizin. içine olması gereken eşyaları temin edip bırakırsınız, her gelen kiracı kullanır.
insafsızlık etmek isteyen merak etmeyin, ankastreniz olmasa da zarar vermenin bir yolunu bulur.
olmayan kapılar, kırık klozetler, hatta mutfak tezgahları gördü bu gözler...
0
strawberry first
(07.11.17)
tahliye taahhütnamesi imzalatın, tarihi boş bırakın.


Halen kiracı olarak kullanmakta olduğum yukarıda yazılı adresteki taşınmazı hiçbir ihtar ve ihbara gerek kalmadan kayıtsız ve şartsız olarak 6570 sayılı gayrımenkul kiraları hakkındaki kanunun 7. maddesi A bendi gereğince yukarıda belirtilen tarihte tahliye edeceğimi boş ve sağlam olarak adı geçen mal sahibinin icrai takibata geçerek yapacağı bilumum masrafları ve tahliyeyi geciktirmemden dolayı uğrayacağı zarar ve ziyanları hiçbir ihtar, ihbar ve hükme gerek kalmadan derhal nakden ve peşinen ödeyeceğimi beyan kabul ve taahhüt ederim.
0
Absinthe75c
(07.11.17)
ankastreler evde durursa demirbaş statüsüne girecek, bi arıza olursa senden tamir masrafını almaları normal olacak, yani kombiden bi farkı olmayacak aslında. kiracı çıktığında zarar görmüş eşyalar varsa onu depozitodan düşebilirsin anca.
0
yuto
(07.11.17)
Tahliye taahhutnamesi imzalatabilecek adam bulamazsın öyle dunya yok
0
steward
(07.11.17)
Arkadaş kiracı kombiye ne yapabilir? Sanıyorum ev sahipleri arasında gizli bir anlaşma var ve “aşağılık kiracılara acımayın” diye maddesi mevcut.

Benim başımda da var bir adet. Taktırdığı no name dandik kombi bozuldukça “sen kombiyi kullanıyursun onun içim bozülüyür” diyor. Ben yaptıracakmışım, giderken de götürebilirmişim onun beş para etmez kombisini.
0
kumulatifvergimatrahi
(07.11.17)
@kumulatif soyleyeceğim de inanmayacansın. daha önce kiracımız son 3 kirayı ödemedi. çık deyincede kombiyi söküp götürdü. bi kombi 2 bin lira.

sen bu milleti tanımamışsın. birbirine kazık atmak için herşeyi yapan bi memleket burası, hırsızlar memleketi. düzgün ahlaklı insanlar kesinlikle azınlıktalar.

kanun zaten kiracıyı koruyor her türlü. ev sahipleri magdur olmamak için çabalıyorlar.
0
🌸egokalp
(07.11.17)
o tahliye taahhütnamesini başına silah dayamadığın hiç kimseye imzalatamazsın.

kimse de kombisi olmayan evi kiralamaz. kiracı açısından hiçbir mantığı yok.

bulaşık makinesi, fırın size kalmış da, kiracının evi tutmak istememe olasılığı artar.

noterin de bir etkisi olacağını düşünmüyorum. notersiz yapınca da gayet geçerli bir belge.
0
wilhelmwasmuss
(07.11.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.