Giriş
(8)

Edirne ciğeri

tolgan
İyi geceler arkadaşlar. Haftaya bir gün edirnede olacağım için gitmişken bir ciğer yiyeyim diyorum. Önerebileceğiniz yerler varsa alabilirim.
İyi geceler arkadaşlar. Haftaya bir gün edirnede olacağım için gitmişken bir ciğer yiyeyim diyorum. Önerebileceğiniz yerler varsa alabilirim.
0
tolgan
(17.04.25)
Ciğerci Niyazi Usta ya da Aydın Tava Ciğer.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.04.25)
Aydın tava ciğer +1
0
mor oje
(18.04.25)
Yıllar önce iki arkadaş birkaç gün kalmalı Edirne'ye gittik. Daha önceden 'Aydın' önerilmişti. Önünde de devasa bir kuyruk vardı. Hem önerenlere itimat ve hem de o kadar kişinin bildiği bir şey vardır diye biz de geçtik kuyruğun sonuna. Yiyip kalkmanı bekleyen bir sıra varken oturup yiyince lokmalar boğazına diziliyor insanın. Yedik ve beğendik.
Ama ertesi günü tekrar o sırayı göze alamayıp başka bir ciğerciye gittik. Dün o kuyruğu boşu boşuna beklemiş olduğumuza ikna olmuş bir vaziyette kalktık.
Bu tip yerlerde her giden öneri alıp ve sadece orada yiyip, sonrasında herkese orayı öneriyor. Birkaç yer denenip bir kıyas yapılmıyor olması sadece bir yerin parlamasına sebep oluyor.
Afyon'da Uzun çarşı'da ara sokakta bir lokumcu vardır. Hiçbir Afyonlu oradan lokum almaz. Ama önünde daima devasa bir kuyruk vardır.
Urla'da da öyle bir balıkçı vardı.
0
Mirket
(18.04.25)
Bademli kavala kurabiyesi (kare kesim olan) almayı da unutmayın.
0
turuncu tonlarda
(18.04.25)
edirneli olarak ben de aydin diyorum. ciger bircok yerde iyi var. ama hizmet ve yaninda getirdikleri acisindan aydin one cikiyor.

ama sira beklemek istemezseniz, cicek tava ciger var, aydin'a cok yakin, cok salas bir yer, kizartma yagini surekli degistiriyorlar, o yuzden biraz daha uzun suruyor pismesi, ama cok da uzun degil. bir de daha yumusak yapiyorlar, piskin olsun isterseniz belirtmelisiniz.

diger bir secenek de cigerci kazim. o da guzeldir ve temizdir.

niyazi biraz pis gelmisti son gittigimde, o yuzden onu digerleri kadar onermesem de o da iyidir ciger olarak.
0
lemmiwinks
(18.04.25)
Çiçek Tava Ciğer +1

Yağı sürekli değiştiriyor, salaş falan ama temiz yani. Tekrar gitsem yine oraya giderim. Misafirlerimi götürmüştüm memnun kaldılar.
0
chicha_v2
(18.04.25)
ben edirne'nin ilçesinde yaşıyorum. edirne'de ciğer yemek istediğimde, niyazi'!de yiyorum ama açıkçası diğer ciğercilerle arasında lezzet olarak anlamlı bir fark olduğunu düşünmüyorum.

bir de şu an ciğerin fiyatı, hak ettiğinin üzerinde, kırk yılda bir geldiğiniz için ciğer yemeden olmaz ama yediğinizde göreceksiniz ki -benim tahminim- iyi hoş ama öyle vazgeçilmez, efsane bir lezzetli yiyecek de değilmiş diyeceksiniz.

ola ki vakit artar da uzunköprü ilçesinin köftesi meşhurmuş, oraya gideyim bir meşhur köfteciden köfte yiyeyim diye düşünürseniz, düşünmeyin! ilçeye adını veren köprü yıllardır bitmeyen restorasyonda olduğu gibi, alt tarafı bir köftenin 1 adedine (porsiyonu oluşturan parçalardan olan 1 adet köfte tanesine) 60 tl vermek gibi manasız bir deneyim yaşamayın.
0
wilhelmwasmuss
(18.04.25)
Aydın hepsinden bir tık önde
0
Teran
(18.04.25)
(3)

yunanistan'da içki fiyatları nasıl?

mark greg sputnik
ev arkadaşım yunanistan'a gitti ama orada işi gücü var şimdi çocuğa market gez fiyat araştırması yap demek istemiyorum. fiskidir uzodur kallavi içkilerin fiyatı türkiye'ye kıyasla nasıl, daha uygun mu? uygunsa ne kadar fark ediyor bilen var mı? ona göre rica edicem 1-2 şişe getirmesi için ama çok ka
ev arkadaşım yunanistan'a gitti ama orada işi gücü var şimdi çocuğa market gez fiyat araştırması yap demek istemiyorum. fiskidir uzodur kallavi içkilerin fiyatı türkiye'ye kıyasla nasıl, daha uygun mu? uygunsa ne kadar fark ediyor bilen var mı? ona göre rica edicem 1-2 şişe getirmesi için ama çok kayda değer bi fark yoksa hiç şeyapmiyim.
0
mark greg sputnik
(04.04.25)
generalmarketcorfu.gr
generalmarketcorfu.gr
Market fiyatları ya online'la aynıdır ya da biraz daha ucuz olabilir.
0
kobuzchu kiz
(04.04.25)
marketlerini bilmiyorum da bir kaç gün önce edirne'den yunanistan'a günübirlik gittim. migros'ta 1275 lira ya satılan büyük rakı'yı, 790 tl'ye karşılık gelen bir euro tutarına aldım yunanistan tarafındaki free shop'tan. viski filan sevmediğim için bakmadım ama herhalde benzer oranda diğer içkilerde de avantaj vardır sanıyorum.
0
wilhelmwasmuss
(04.04.25)
Ustteki arkadasin paylastigi link turistik bir ada olan Corfu'da bir online market oldugu icin keskin bir veri saglamayabilir, mainstream marketlerin internet sitelerini kontrol edin bence: Sklavenitis, Lidl, Mymarket gibi.
0
freedonia
(04.04.25)
(17)

memur olmanın avantajları?

tamamhosdiyonda
selamlar,kendi işyerim var, kira gelirlerim var, şunu merak ediyorum. şimdi sigortamı kendim yatırıyorum. herhangi bir sağlık sıkıntımda ve ilerisi içinde soruyorum,memurun sigortası ile benim bağkur sigortam arasında fark var mı? varsa nedir, ve ben bu farklı tamamlayıcı sağlık sigortası yada özel
selamlar,

kendi işyerim var, kira gelirlerim var, şunu merak ediyorum.
şimdi sigortamı kendim yatırıyorum. herhangi bir sağlık sıkıntımda ve ilerisi içinde soruyorum,

memurun sigortası ile benim bağkur sigortam arasında fark var mı? varsa nedir, ve ben bu farklı tamamlayıcı sağlık sigortası yada özel sağlık sigortası ile kapatabilir miyim?

başka türlü avantajı neler var? pasaport olayını biliyorum ondan başka?

özetle derdim şu, memura kıyasla ücret konusunda bi sorunum yok, ancak diğer sigorta veya varsa başka bir şey varsa atlamak istemiyorum, ilerisi için bir nevi yatırım yapmak istiyorum

emekli olduğunda alacağı maaşta sorun değil, başka açılardan avantajı varsa nedir, ve ben bunları bi ücret ile edinebilir miyim? sağlık vb.

şimdiden cevaplar için teşekkürler
0
tamamhosdiyonda
(04.04.25)
artık herkesin sigortası birbirinin aynısı. hastane aynı hastane, doktor aynı doktor. bir fark yok.
0
co2s2
(04.04.25)
Yeşil pasaport
0
duster
(04.04.25)
Memurluğun avantajı falan yok. Aldığı maaş yerlerde zaten. Yeşil pasaport alsan ne yurt dışına çıkacak paran yok. Emeklilik avantajı da kalmadı. Eskiden emekli ikramiyesine ev falan alınırdı, şimdi araba dahi almak zor. Emeklilikte sınıf farkı var. Mesela sağlık hizmeti veyahut güvenlik hizmeti farklı maaş alıyor emekli olduğunda. Eskiden memur emeklisi iyi maaş alıyordu şimdi ise askeri maaşa denk emekli maaşı alınıyor. Bu ülkede üniversite mezunu memur askeri maaşlı kadar değersiz.
0
mikahakkinen
(04.04.25)
yeşil pasaportu ihracat yapan firmalar da alabiliyor, öyle eskisi gibi memura has bir şey değil artık. son 3 yılda 1.5 milyon dolar ihracat yapan firmalara 1 adet yeşil pasaport veriyorlar.

memur emekli bile olsa ilgili kurumun sosyal tesislerinden ufak bir ücretle yararlanmaya devam eder. sizden farkları işe gidip çalışmasalar bile aylıkları yatar, siz iş yerini açmasanız bile masrafı vardır.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.04.25)
Sabit günde sabit maaş dışında bir avantajı yok belirttiğiniz şartlar altında.
0
charbiel
(04.04.25)
Düz ve maaşlı bir çalışan için hâlâ ülkedeki en güvenilir liman.

- ekonomik olarak daha fazla desteklenmesi(ikramiyeler, fazla mesai, ev kredisi çekerken bankalarca ciddiye alınma, ev kiralarken edinilen doğal kolaylık vb.)

- daha insani mesai saatleri

- mobbing olmaması

- olağanüstü haller dışında işten çıkartılmama güvencesi.
0
feastofthedamned
(04.04.25)
* iş garantisi, memurların işten atılması ya da işlerini kaybetmesi zor.
* maaş garantisi, az ya da çok maaşlarınız gününde yatar.

emeklilik konusunda zaten artık herkes 65 yaşında emekli olacak bundan sonra.
özelde işinizi kaybedip sigorta gün sayısını doldurmak zor olabilir yaş büyükse. memuriyette sorun olmaz. emeklilik de garanti.

memurun sigortası ile bağkur ya da ssk'lı olmak arasında bir fark yok.

özel sağlık sigortası yaptırabilirsiniz isterseniz. ama onlar yıllık oluyor. bu sene yaptırmanın seneye faydası yok, her sene yenilenmeli. memurlar tamamlayıcı yapar. normalde özel hastanelerde 300 ödeyecekken (örnek tutar), sadece 15 tl öderler. tamamlayıcı olunca yüzde 80'ini devlet geri kalan 20'yi özel sigorta öder. ama memuriyet dışında aktif sigortası olan da isterse tamamlayıcı yaptırabilir.

memuriyetin tek avantajı garanti olması. onun dışında özel bir avantajı yok.
maaşlar aynıysa ve özelde yaptığın işte maaşın memurluğu geçmeyecekse, memurluk daha iyi.
0
biseysorcaktim
(04.04.25)
Memurluktan memurluğa fark var. bazı bakanlıklar memuruna giysi, giyecek kuponları veriyor bazısıda hiçbirşey vermiyor. İş garantisi falan denmiş ama hikaye malum partinin adamı değilsen mobingin kralını yaparlar. En ufak bir muahalifliktede seni başka yere sürerler ya da memurluğuna son veirirler.
0
komando kani var bende
(04.04.25)
türkiyede memur olmak çok avantajlıdır. memur olmanın avantajları:

1. sabit iş garantisi. özel şirkette şirket iflası, ekonomik kriz, şirketin küçülmesi, patronun veya müdürün keyfinin öyle istemesi, şirketin taşınması, senin taşınman, vs gibi durumlarda işten çıkarılabilirsin. memuriyette ise işten çıkarılamazsın, en aksi durumda tayin istersin.
2. haklarını tamamen alırsın. tazminat, izin gibi durumlar özel sektörde sıkıntılı olabilir. patron gıcık olur, hak ettiğin halde tazminat vermez, yıllarca mahkemelik olursun tazminat almak için.
3. mobbing olmaz. olsa bile tayin vb şekillerde çözmek kolay olur.
4. iş yükü az olur. özel sektörde 3 kişilik işi 1 kişiye yıkmak isterler. memuriyette ise 3 kişi 1 kişinin işini yapar. iş yapmamaktan sıkılan bir sürü memur biliyorum. veya bir iş verirler, tüm gün onunla oyalanır, böylece kimse ona yeni iş veremez.
5. idari izinler çok olur. örneğin bu bayram 9 gün tatil yaptı memurlar. özel sektörde hiç bir şirket 9 gün tatil vermez. verenler de yıllık izinden düşer. memurlar ise izinden düşülmeden tam maaş alırlar.
6. çalışma saatleri insani olur. günde 8 saat çalışırlar. özel sektörde ise çalışma saatleri çok fazladır, mesailer çok fazladır. hatta eve iş götürürler. gece 1de 2de email atan özel sektör çalışanları boldur.
7. kredi çekmek kolaydır. bankalar kolay ve düşük faizle kredi verirler. çünkü memurların sabit maaşları vardır ve borçlarını ödememezlik yapmayacakları düşünülür.
8. yeşil pasaport alırlar. yurtdışına çıkışları çok daha kolaydır.
0
abelardo
(04.04.25)
Stabil ve risksiz yaşam.

Özel sektörde çalışılabilecek şehirler belli. Maaş yüksek gibi görünse de masraflara göre yüksek değil. Yaş ilerledikçe özel sektörün temposu zorlayıcı olur.

Pasaport olayına gelirsek memurun yurtdışı gezmeleriyle alakası olmaz. Yurtdışı hevesi bir beyaz yaka plaza çalışanı tutkusudur.
0
runaway
(04.04.25)
yılların memuruyum.

memur sadece maaşlı özel sektör çalışanına göre avantajlıdır.

kendi iş yeri olan biri ile memuru kıyaslamam bile.
0
wilhelmwasmuss
(04.04.25)
9 gün bayram tatili :)
0
denizguler349
(04.04.25)
Belirsizlik versus belirlenmişlik.
0
encokbenisevinnolur
(04.04.25)
maşallah ya ne güzel avantajları varmış.
memur olarak keşke benim de haberim olsaydı bunlardan.
0
kixo
(04.04.25)
Memur statüsünde çalışan bir mühendisim. Çalışma koşullarım çok kötü.gecemiz gündüzümüz haftasonumuz yok.

Özelden de kötü. 80% remotetuk ne güzel onu da 60% yapmışlar.

Maaş ortalama biri için piyasaya göre iyi. Benim için çok net 20% yükseğe bulurum. Yeşil pasaportu bekliyorum.

Benim için en önemlisi, kölelik olayı daha az. Bizim outsourcelar ağızlarını en ufak şeye açamıyorken ben yöneticilerin yüzüne saydırabiliyorum. Ne yapacaklar işten alamıyorlar? Remoteumu kaldırmakla tehdit ediyorlar bazen ama ben de mesai dışı iş yapmam o zaman diyorum.

Tek eksisi akpliler.
0
aguen
(04.04.25)
başka fikri olan var mı
0
🌸tamamhosdiyonda
(08.04.25)
ilk 3 sene yüksek maaş piyasadan
sonra tecrübene göre düşüşe geçiyorsun
avantajı yaşlanınca işten çıkarmazlar emekli olana kadar çalışabilirsin
0
mantık
(08.04.25)
(2)

Arabada Bakıma x gün kaldı uyarısı

regina phalange
Sıfır araç almıştım 2 sene önce garantisi bitti. Bakıma x gün kaldı uyrısı veriyor, 2 senedir x gün içinde götürürdüm ama şimdi götrücek durunda değilim. ben bu tarihi geçirirsem sonra götürsem birşey olur mu?
Sıfır araç almıştım 2 sene önce garantisi bitti. Bakıma x gün kaldı uyrısı veriyor, 2 senedir x gün içinde götürürdüm ama şimdi götrücek durunda değilim. ben bu tarihi geçirirsem sonra götürsem birşey olur mu?
0
regina phalange
(26.03.25)
olmaz. benim 13 yıllık cliom'da bile var o uyarı. çünkü kilometre bazlı tasarlanmış. o kilometre yaklaşınca, bakım zamanı yaklaşıyor uyarısı veriyor. o kilometre dolunca da acilen bakım yaptırınız diyor. arabada bir arıza olup olmaması değil yani mesele.
0
wilhelmwasmuss
(26.03.25)
garantisi bittiyse önemi yok. garantisi olsa max 1 ay içinde götür derdim. istersen hiç götürme sana kalmış.
0
jelly bear
(26.03.25)
(23)

Olayların perde arkası ?

Rao
İmamoğlu gizli tanıklar ile devre dışı bırakılması, özgür özelin sahneye çıkması, protestolar, boykotlar vb. Bu iş çok taraflı ( akp, chp vb. ) planlanmış bir senaryo gibi duruyor ? Siz ne düşünüyorsunuz ?
İmamoğlu gizli tanıklar ile devre dışı bırakılması, özgür özelin sahneye çıkması, protestolar, boykotlar vb.

Bu iş çok taraflı ( akp, chp vb. ) planlanmış bir senaryo gibi duruyor ?

Siz ne düşünüyorsunuz ?
0
Rao
(25.03.25)
Geldi her şeyde bir bit yeniği, komplo görenler. Abi bazı şeyler basit. İmamoğlu içerideyse sahneye senin mi çıkman normal Özel'in mi?
0
Shepard
(26.03.25)
it was all an inside job, it was all an inside job...

su videoyu izlemeni tavsiye ederim. ben 10 sene önce izlemistim ve epey etkilenmistim.
www.youtube.com
0
sonsuz
(26.03.25)
@abre bile o kadar kizdan gelen ilginin alakanin arasinda dünya meselelerine daha akilci bir yerden bakiyor, zaman ayiriyor. what is your excuse @Rao?
0
sonsuz
(26.03.25)
Olay basit. En güçlü CB adayı suçsuz yere kodese atıldı, muhalif tüm parti seçmenleri, kararsız seçmenler ve vicdan sahipleri tek çatı altında birleşti. Şu durumda yarın seçim olsa ve aday Ekmelettin olsa o bile seçilir.
0
HellKeePer
(26.03.25)
Ya elbet, dediğiniz mantıklı ortada ülkenin istikbaline kasıt var, ama şu şark kurnazı aklar , filim içinde filim mi çeviriyorlar diye insan şüpheye düşüyor.

Demem o ki , yılardır ne yapıyor ediyor, sandıktan yine kendileri çıkıyorlar. Şu anki görüntü kendi aleyhlerine elbette ama
sizce işin bu noktaya geleceğini hiç mi öngöremediler ?
0
🌸Rao
(26.03.25)
Olay bu meseleden ibaret değil.
Daha geniş zamanla sisler
dağılınca durum daha iyi anlaşılır.
Özel ne demişti bir kaç gün önce:
- devlet el değiştirmiş.
şifre bu sözde.

Bu konuda izlediğim bir yorumla birlikte düşündüğüm şey ise,
eskisi gibi ordunun uyarı veya muhtıralarla veya dışarıdan bir güç odağını Türkiye'yi derinden ve olumsuz etkilediği günler geride kaldı.
İmamoğlu meselesi ise bu süreçte oldukça küçük kalıyor.
Şu an ABD'nin beklenmedik şamarıyla kendi derdine düşmüş avrupa'ya baktığımızda ise bizle olan resmi temasları artmış durumda.

Günlerdir konuşulan şey olaylar, tepkiler, protestolar.
Diğer yandan konuşulmayan ise yine muhalefet yanlısı birilerinin bu konuyla bilgi belge aktardığı ve yine muhalefetten birilerinin İmamoğlu sonrası bu boşluğu doldurabileceği ihtimali.
Parti içi rekabette başkalarının önünün açılacağı.
0
diyecevaplandı
(26.03.25)
Dünya siyasetindeki değişim yani Trump'ın başa gelmesi ve yaptıklarının da bu olay üzerindeki etkisini gözardı etmemek gerek.

ABD eskisi gibi ülkelere karışmak değil, herkesi serbest bırakmak politikasında. AB yaklaşan Rusya tehdidi sebebiyle Türkiye'ye yakınlaşmak isteyecek. Göçmenleri tuttuğu için zaten Türkiye'nin olduğu gibi devam etmesinden yanaydı şimdi daha da öyle.

Bu durumda Türkiye'nin içeride yapacağı işlerle ilgil dış ülkelerden ciddi bir baskı gelmeyeceği belli.
Böyle bir fırsat da Halley kuyruklu yıldızı gibidir, çok nadiren gelir. Belki bu fırsatı bir an önce kullanmak istiyor birisi.

Her akşam Saraçhane'de toplanılıyor, bağırılıyor, slogan atılıyor vs.

Bu Saraçhane'deki toplanmalar, hayali sandıkta oy vermeler ve Özgür Özel'in çok yüksek sesle ama aslında net bir şey söylemeyen tehdit gibi konuşmaları (Valinin alnını karışlarım)
Bu yukarıda saydılarım sebebiyle "acaba muhaliflerin gazını alma planının bir parçası mı" diye düşünmeden duramıyorum.

Bir hareketlilik var ama herhangi bir sonuç yok, bir aksiyon yok. Çok sinirliyiz, çok haklıyız, çok çok haklıyız diye havaya bağırılıyor sadece.

Mesela boykottan bahsediliyor ama finansal sistemi duraklatmak, çökertmek için yapılabilecekler nedense hiç konuşulmuyor.

Bütün bu hareketlerin bir noktada iç savaşa giden yolu başlatması gibi bir durum da var. Dikkatli de olmak gerekiyor.
Bir taraf çok sinirli ama diğer taraf da kolayca o kadar sinirli hale getirilebilir.

Bu olayların gerçekliğine inanmakta zorlandığım için haberleri de yakından takip edemiyorum, içimden gelmiyor.

Muhalif kanallara baksan hayat durmuş, tüm gündem bu gibi davranıyorlar.
Ama dolar normal şekilde ilerliyor, borsa bi indi çıktı toparladı. Borsada çok acayip bir şey olmuş gibi değil.
Tüm kanallarda diziler yayınlanmaya devam ediyor. Normalde böyle olağanüstü gündem olan zamanlarda kimse izlediği reklamlardan etkilenmeyeceği için firmalar reklam vermez. Reklam olmayacağını anlayınca kanallar da dizileri yayınlamaz.

Ama belki de suni olarak reklamlar devam ediyor, diziler yayınlanıyor.

Ortalama ve siyasete pek ilgisi olmayan, muhalif kanalları da hiç izlemeyen birinin şu anda Türkiye'de işlerin normal olmadığını düşünmesi için nasıl bir sebep var?

Ben böyle bir ortamda hükümet olsam böyle günlerde muhalefet liderinin nasıl davranmasını istersem öyle davranıyor muhalefet lideri. Bir şey yapıyormuş gibi izlenim veriyor ama hiçbir şey olduğu da yok.

Gezi'de lider olmaması onu başarılı ve başarısız yapan bir sebepti. Bugünlerde yaşanan durumda da liderimsi ama lider de olmayan biri olması sanırım sonuç üzerinde çok etkileyici olacak.
0
michael_knight
(26.03.25)
liderimsi ama lider de olmayan biri olması @michael_knight teşekkürler işte bu bence bir şeyler yapılıyor gibi gözüküyor ama esasında hiç bir şey yapıldığı yok. Toplanma bağırma, çağırma vs. araç kullanmayı istekli birine, aracı verip gel bir iki tur at hevesin içinde kalmasın demek gib bir şey.

Bir tabir ile işler sanki danışıklı dövüş gibi, hissettiriyor.

tekraren, Burda benim en büyük savım, protestolar vb. akp nin bu sonucu hesaba katmadan Imamoğlu'nu kodese tıkmış olması mümkün değil. Yani işin sonunda ne yapıp edecekler, sonuç yine ak partiye yarayacak gibi geliyor.

Ki burada vatan millet Sakarya duyguları üzerinden algı yaparak, chp ye karış ters bir tepki oluşturup, yine kendi kalesini güçlendirecek gibi hissediyorum.

Birde işin ekonomi tarafı var, mevcut durumda ekonomi çıkmazda yüksek faiz ile uzun süre devam ettirilmesi çok zor , normal şartlarda deval yapsalar sorumlu ak parti olacaktı, ancak mevcut durumda bu deval gerçekleşirse chp ve tabiki bununla birlikte dış minnaklar günah keçisi ilan edilip algı oluşturulacak ki bu algı işlerini ak parti çok iyi bir şekilde yönetiyor.

En büyük kısım bence ekonomik enkazın faturasını chp ye kesme ama tabi kurguda göremediğimiz başka şeylerde var.

Şu ana kadar bildiğim tek şey varki , chp şimdiye kadar akp karşısında muhalefetçilik oynayarak her seferinde ekmeğine yağ sürdü. Mhp de aynı şeklide.
Bildiğim Tek gerçek rabiki olan Muhsin Yazıcıoğlu ise oyundan yıllar önce kaldırıldı.

Ayrıca arkadaşlar bu ülkede şimdiye kadar ne tiyatrolar oynandı, ama daha bir çoğu ortaya çıkmadı.

En basit kan uykusu belgeselini izlerseniz, yıllarca doğu , güneydoğu meselesinde nasıl tavşan kaç tazı tut oyunu
oynandığını net bir şekilde görürsünüz.
0
🌸Rao
(26.03.25)
Elbette senaryo. Bence.

Ümit Özdağ iddianame dahi yazılmadığı halde 2 aydan fazladır tutuklu, cezaevinde. Kimsenin buna sesi çıkmadı. İmamoğlu bir anda -sebep bilmiyorum gündem takip eden biri değilim- diploma meselesi çıkarılıp görevinden alındı tutuklandı, insanlar bir anda sokaklara döküldü.

Madem sorun haksızlık, neden Ümit Özdağ için dökülmediniz. Madem sorun terör, neden bugüne kadar teröre atılmış adımlardan bu derece rahatsız olmadınız.

Chp'yi kesinlikle normal ve sağlıklı bulmuyorum. Kesinlikle güvenilir değil. Kesinlikle.
0
muhayyer divan
(26.03.25)
Ben meydanlara tomaların yerleştirilme sebebini de anlamıyorum. Adları gibi biliyorlar demek ki toma kullanılacağını. Neye göre ya da hangi hamleden ötürü insanlara gaz sıkmaya başlandığını anlamıyorum, kim ne yaptı da gaz sıkarak püskürtmeye çalışacak kadar zarar verildi.

Zafer partisini bilmiyorum ama diğer her partinin içinde bulunduğu bir tiyatrodan ibaret buluyorum bu olanları. 10-12 yılda bir halkın gözünü korkutma planı varmış gibi davranılıyor. Halkın ya da gençlerin gazını alıyorlar sanki. Şu hale bak.
0
muhayyer divan
(26.03.25)
Bizim taban ve Hocanın etrafındakiler Hoca'ya çok kızarlardı "yahu askere, solculara, Atatürkçülere bir çift laf söyle" diye.

O yine kamera karşısına geçer "milletin hepsini kucaklıyorum, 70 milyon bu ülkenin evladı bizim de kardeşimizdir" der dış güçler dış güçler diye anlatmaya başlardı.

O zamanlar bir türlü anlam veremezdik. Ne zaman ki Hoca'nın dış güçler dedikleri devreye girdi bir anda ne Asker kaldı ne anlı şanlı laikler ne sermaye ne sendikalar ne de medya. Ne de 28 şubatçılar.

Anladık ki dediği gibi rejisör başkaymış.

Siyonizmin Türkiye için 20. Yüzyıldaki ana vazifesini de ölmeden önce söylemişti. Buraya yazmayacağım.

Olaylar özelinde; Millet ittifakının adayı CHP genel başkanıydı. Demek ki seçimlerde sağdan yeterli oy gelmemiş. Yeni aday da sağdan oy alması gereken bir aday. Ama partiye bakıyorum ona göre bir politika üretmiyor. Eğer sağ cenah da protestolara katılmayacaksa hiç yapmamak daha iyiydi zaten mağduriyet yaşanmıştı bunu herkes görüyordu.Şimdi AKP protestoları sağ sol , laik muhafazakar ayrışmasına dönüştürmeye çalışıyor. Bence burada bir komplo olabilir.
0
hebanon
(26.03.25)
Şu an konu yeni anayasa ve federasyon.

Ülkenin adı, bayrağı, anayasası vs. her şeyi değiştirmek ve ülkeyi başta federayon sonra gerçekten bölmek istiyorlar. Akp, mhp, dem, chp, iyi parti'nin bir kısmı, hüdapar, akp artıkları (Babacan ve Davutoğlu) vs. kısacası meclisin büyük çoğunluğu da bu işin içinde. Bu arada da herkes kapabildiğini kapma peşinde.

CHP, hiçbir zaman aktif muhalefet yapmadı, yapmaz. Sikimsonik bir kırmızı kart, bir boykot ile olayı geçiştirir ve kapatırlar. Sürekli dem'e selam gönderir, akp ile barışırlar ve sıkıştığı noktalarda destek verirler. Özel, sadece biriken gazı aldı ve olayları böyle kapatacak...

İnsanlar çok uyardı ama komplo teorisi diye inanmadınız. Adamlar 40 bin kişini katilini salıyorlar, yine inanmıyorsunuz. Götünüze pkk'lı veya ibda-c'li teröristin kurşununu yiyince aklınız başına gelir ama geç olur.


.
0
kartallar yuksek ucar
(26.03.25)
Komplo teorilerine itibar etmem normalde, fakat İmamoğlu bendeki Doğu Karadenizli müteahhit imajını yıkamadığı ve CHP'ye zerre güvenim olmadığı için içten içe bu sürecin sonunda İmamoğlu'nun kazançlı çıkacağına ve daha da parlatılacağına inanıyorum. Diğer cenahla dokunulmazlık vb. koşullarda anlaşmaya gitmiş bile olabilirler. Oyun böyük yeğenim. :)
Tertermiz delirmiş olabilirim, ama bu ülkede hiçbir şey şaşırtmaz beni.
0
auroraaurora
(26.03.25)
Ya şu senaryo diyenler tam olarak neye senaryo mesela? Öğrencilerin tutuklanması, Gazetecilerin, foto muhabirlerinin tutuklanması, imamoğlunun eşinin namusuna bile dil uzatanlar falan senaryonu neresinde mesela?

Okuduğunuz okul, üniversite arkadaşlarınız, çalıştığınız dersler bir tane egoist adamın iki dudağından çıkan sözle hiç yaşanmamış sayıldı.

Bu kolayınıza geliyor ama. Senaryo yeaa bunlar hepsi böyük oyun. O yüzden vicdani sorumluluk da hissedilmiyor.

Depremde interneti kesmeleri de senaryo mu mesela?

Bize oy vermeyene yardım gitmez diyenler bunlar.

Sokaktaki çocukları için polis ordusu getirip depremde askeri tutanlar bunlar.

Karşınızdakiler saf kötülük yahu senaryoya mı gerek var.

Ne kadar inanarak boş konuşuyorsunuz.

Sizin için de sokaklardayız ya ben ona yanıyorum.
0
Kediyi üzdün
(26.03.25)
yaşananlar çok akıl dışı geldiği için insanlar ya vardır bir bit yeniği, gizli plan vs diye düşünüyor ama bence kral çıplak vakası.

olası bir seçimde çok net şekilde, iktidar el değiştireceği için tüm tuşlara basıyorlar.
çünkü malum parti yapısı gereği bir kere kaybetti mi yok olup gidecek bir parti. bir chp, mhp, dem parti gibi değil mesela. örneğin yarın bir gün devlet bahçeli yerine, milliyetçi söylemlere dönen, bir partinin yancısı gibi değil de, bağımsız gibi bir imaj çizen bir lider gelirse mhp de oy yükselişine geçer. ama akp çöktü mü tam çöker.

aslında hep inandığım görüş şu; akp, demokrat parti'nin genetiğine sahip, dp de düşüşüne geçince chp yi kapatmaya tasallut edecek kadar gözü dönmüştü. birebir aynı refleksler.
0
wilhelmwasmuss
(26.03.25)
Parlatılmak isteniyor gibi saçma argüman oluşturanlara şunu sormak istiyorum.

İmamoğlunun parlatılmaya ihtiyacı mı var? imamoğlu halk tarafından benimsenmiş ve herkes tarafından sevilen bir figür. Daha çok parlatılmak desen olabilir
0
respect
(26.03.25)
@Kediyi üzdün

Bütün bu dediklerin oluyor ve chp ana muhalefet partisi olarak bütün bunları yalayıp yutuyor. Gerçekten muhalefet etse bunların hiçbiri yaşanamaz çünkü her şey yasa dışı yapılıyor. Her şey. Tam da bu sebeple senaryo, oyun, tiyatro. Hem de çok pislik bir yerden yönetildiğinden eminim.
0
muhayyer divan
(26.03.25)
@Kediyi üzdün

Elbet, yapılan hukuksuzluklara karşı tepki en doğru şeklide verilmeli, ki şahsen ben bir şeylerin değişmesi için toplumun
sessiz kalmaması taraftarıyım.

Bu olaylarda sorun insanların sokağa çıkıp tepki vermesi değil, anayasal hakkını kullanan topluma karşı tomalar ile
müdahale edilip toplumsal gerilimin attırılması ?

Dikkat ederseniz, içi boş iddialarla , suç giydiriliyor. Halk buna doğal olarak tepki verince, bu tepki yine üst akıl tarafından köpürtülüyor ? ( Bahsettiğim toma vs olayı )


Ama şunuda unutmamak gerek, tüm siyasi partiler halktan gibi görünüp esasında kendi amaçlarına hizmet ederler. Yeri geri birbirlerine arka plandan destek verir, yeni gelir birbirlerini suçlar. Yeri gelir birbiri ile düşman olup, halkı kullanarak birbirlerine olan cezayı yine halk üzerinden gerekirse halkın canına mal ederek keserler. ( ismini zikretmek istemediğim tarihi siz onu anladınız sanırım )

Ama nihayetinde amaçları toplumun algısına oynayıp kendi planlarını uygulamaktır.

Türkiye siyasi tarihi bunun örnekleri ile dolu.

Biz bu işler senaryo derken, olaylar gerçek, verilmesi gereken tepkiler doğru olarak kabul ediyoruz ancak, temel sorun bunların bir tesadüf olmadığı olayların , arkadaki makro planı göre uygulandığını savunuluyoruz en azından ben böyle düşünüyorum.

Yani olaylar gerçek, ama rastgele meydana gelmeyecek kadar da plansız değil.

Son olarak, unutmadan .

"siyaset, halkı aldatma sanatıdır." – ambrose bierce

Filler Tepişir Çimenler Ezilir.
0
🌸Rao
(26.03.25)
Muhsin yazicioglu:
AKP tabanından oy koparacak en potansiyeli en fazla olan adamdı, fetö ile birlikte yapılan operasyon = öldürüldü.

Selahattin Demirtaş:
hdp'yi kürtçülerin tekelinden çıkarıp ülkenin partisi yapmak üzereydi. Müthiş bir oy potansiyeli vardı. Kendi partisi içindeki kürtçülerle birlikte operasyon = hapiste.

Ümit Özdağ:
yükselen seküler milliyetçilik hepinizin malumu. Ancak şu süreçte reisin koltuğunda oturmaya devam edebilmesi için, kendisine verilen vazifeleri yerine getirmesi gerekiyor (kürt açılımı, federasyon ve gelecekte tr'den parça koparmasi çok yüksek kürt devleti) bu sebeple ışık hızı ile operasyon = hapiste.

Ben asla Türk milliyetçilisi vs değilim. Ama dem partinin bu süreçteki tavrı, ülkenin geleceği adına beni çok büyük halay kırıklığına uğrattı. Çünkü gezi eylemleriyle birlikte özellikle muhalif tayfada kürt hareketine karşı bir empati oluşmuştu, hdp nin Selahattin Demirtaş'li ahmet şıklı vs dönemi, sonrasında her ne olursa olsun 6li masa dönemi..

Birlikte beraber oluşabilecek bir gelecek hayali, umudu vardı.

Dem parti, akp ve mhp nin tüm yaptıklarına rağmen onların Safina geçti. Bu kesinlikle masum bir süreç değil ve bu kirli oyunda dem Parti üst kadrosu da var (yukarıda bahsettigim Selahattin Demirtaş'ı da yiyen kürtçü kadro)

Adamlar resmen ülke insanı birbirinden ayrılsin diye ekstra çaba sarfediyorlar. Onlarca kayyumu, hapse attiklari adamı geçtim yahu bu adamlar bile isteye garı patlattilar (2015 gar patlamasi) eylem yapan yüzün üzerinde masum insanı öldürdüler. Üst kadrosunu geçtim tabanı nasıl geçebiliyor? (Onları da "bizi bizden başka düşünen yok yönetimden ne koparsak kardır" kafasiyla yiyorlar anladigim kadariyla..)

Gelinen noktada tekrar kürtlerden nefret eden bir seküler milliyetçi tayfa ve onlardan nefret eden daha da kürtçü acayip bir güruh oluştu.

Reis bu anlamda bana biraz Moğolları andırıyor, madem gidiciyim gider ayak memleketi yakıp yıkıp talan edip iyice karistirayim..

Yatacak yeri yok.
0
makbur
(26.03.25)
@kediyiuzdun
Bunlar senaryo diyenler bu saydıkların yaşanmadı demiyor ki.
Zaten bu "senaryo, tiyatro" gibi laflar karşındaki fikri hiç dinlemeden, anlamaya çalışmadan aşağılamanın etiketleri gibi geliyor kulağıma. Belki sen öyle kullanmıyorsundur ama ben o şekilde anlıyorum.

Sana veya benzer düşünen arkadaşlara bir soru;
Diyelim ki hükümetin başı sensin ve ne pahasına olursa olsun gücünü korumak istiyorsun. Ülkenin 4-5 gün önceki halinde, İmamoğlu'nun gözaltına alındığı gündeyiz.
Elinde sihirli bir değnek olsa Özgür Özel'in (ve CHP'nin) nasıl davranmasını isterdin takip eden 5 gün boyunca? Senin istediğinle şu anda yaşananlar arasında ne kadar fark var?
0
michael_knight
(26.03.25)
@ muhayyer divan
Chp bugüne kadar etkisiz bir ana muhalefetti bu konuda hemfikirim. Bugünlere de o yüzden geldik elbette ama bu planlandığı için değil basiretsizlikten. Bu muhalefetin basiretsizliği bir yana kimse iktidarın bu denli antidemokratik olabileceğini de düşünmemişti. Türkiye tarihinde bu kadarı hiç olmamıştı. Chp dediğimiz parti birkaç kişiden oluşmuyor. Söylendiği gibi bir yerden yönetilen durumu tüm partiye kabul ettiriyorlarsa o zaman hiçbirimizin yapacak bir şeyi yok. Yani çok pislik bir yerden yönetilen oyunlarla bugüne geldiysek bundan sonrasına da gideceğiz demektir. Demekki biz de etkisiziz.


@Rao

“Yani olaylar gerçek, ama rastgele meydana gelmeyecek kadar da plansız değil”

Tabii ki rastgele olmuyor. İlmek ilmek işlenen bir süreç var ortada ama bunu muhalefetin isteyerek ve danışıklı dövüş tarzı bir destekle yaptığını asla düşünmüyorum. Nasıl verdi derseniz;
1. Mv dokunulmazlıkların kaldırılması için oy verdiğinde,
2. Selahattin Demirtaş tutuklandığında verilecek tepkiyi vermediğinde ki onda Pkk ilişkisi nedeniyle kolay değildi ama yapmak istenince pkklı olmakla suçlandılar zaten ve şimdi kendileri doğrudan pkk ile müzakerede bunu da iktidar iç siyaseti medya kanalıyla kolayca dizayn edebildiği için yapıyor.

3. Ümit Özdağ tutuklandığında.
Bu tutuklama bariz bir şekilde olacakları gösteriyordu ama yine hem zaferin destekçisinin az oluşu hem de muhalefetin etkisizliği bugünleri getirdi.

@ michael_knight
“Diyelim ki hükümetin başı sensin ve ne pahasına olursa olsun gücünü korumak istiyorsun. Ülkenin 4-5 gün önceki halinde, İmamoğlu'nun gözaltına alındığı gündeyiz.
Elinde sihirli bir değnek olsa Özgür Özel'in (ve CHP'nin) nasıl davranmasını isterdin takip eden 5 gün boyunca? Senin istediğinle şu anda yaşananlar arasında ne kadar fark var?”

Bir kere ben rakip gördüğüm insanları elimdeki gücü kullanarak alt etmeye çalışmayı kendime yediremezdim dolayısıyla böyle günler yaşanmazdı.
Elimde sihirli değnek olmasına gerek yok toplum olarak birleşirsek böyle imkansız görünen cümlelere de gerek yok. İşler bu noktaya gelene kadar ana muhalefet etkisizdi ama bundan sonra etkili olabilir.
Mesela:
Türkiyeye yayılan bir sokak hareketini başlatabilir, sokağı pasifize edecek her türlü dili kullanmaktan imtina edebilir. Sendikalarla, küçük büyük demeden sol/sosyalist işçi partileriyle birleşecek ortak akıl yürütecek ve hareket edecekler.
Genel grevi örgütleyecekler. İş bırakmayı/ boykotu güçlendirecekler. Sermaye kendine zarar verileceğini anladığında da bu kadar tepkisiz kalacak mı sanıyorsunuz?
Zaten ekonomik olarak ülkeyi uçuruma sürüklemiş bir iktidarı bile dize getiremiyorsa biz ne yapsak nafile.
Medyanın iki yüzlülüğünü ortaya koyacak hareketi de başlatması gerekiyor. Mesela Trt’nin hala devlet kanalı olup faturadan trt payı almasına rağmen iktidar odaklı yanlı bilgi vermesine karşı eylem başlatmalı.

Burada söylendiği gibi herkes birbirini yeri gelince kolluyor siyasiler ortak hareket ediyor mantığıyla bakarsak elimizde bizim onlara baskımızdan başka bir şey kalmıyor.
Bunları Ana muhalefet olarak çok rahat yapabilir. Biz de bu konuda kendilerine baskı yapacağız.
0
Kediyi üzdün
(26.03.25)
@Kediyi üzdün

Basiretsizlik olmadığından, gayet de buz gibi planlı geliştiğinden eminim. Bugün bir video gördüm, İngiltere'de insanlar büyük caddeleri kapatmışlar binlerce insan gösteri yapıyor, bir Türk kadın bunu video olarak paylaşmış, kaydederken de kendisi konuşuyor, toma yok, halka kötü davranan yok, kimseye ambargo konuşmuyor, çünkü burada kendimizi ifade edebiliyoruz diyor kadın.

Az önce chp genel müdürü sayın özgür olduğunu sanan özel'in bir videosunu gördüm, BBC muhabirine diyor ki "terk edilmiş hissediyoruz, bu mu demokrasiyi birlikte savunmak, neden İngiltere bize destek olmuyor, demokrasinin beşiği İngiltere" diyor, krallık yönetilen ülkeye.

x.com

Neden İngiltere? Sebep? Bu mu özgürlük, bu mu bağımsızlık? Ben de bunu sorarım o zaman.

Her şeyin gayet planlı programlı olduğu çok açık. Terör örgütüyle kucaklaşmak flörtleşmek sevişmek basiretsizliğin çok ama çok ötesinde bir şey, asla o kelimeyle açıklanamaz. Kesinlikle her şey çok pislik bir yerden yönetiliyor, evet şu anda etkisiz görünüyoruz ama bu asla çıkış yok anlamına gelmez.

Her şeyden önce insan anadiline ve tarihine sahip çıkmayı becerebilir, anadil ve tarih bilincini en sağlam haliyle kendine huy edinebilirse gerisi illa ki bir şekilde gelir. Hiç değilse bu tarafından tutmak bile bizi gayet güzel kalkındırır. Doğruyu savunmaktan vazgeçmemek şartıyla.
0
muhayyer divan
(26.03.25)
Demirtaş terör bağlantılı olduğu için tutuklanırken ses çıkmadı. DEM de durumdan memnundu çünkü Kandil de bu elemanın öne çıkmasını istemiyordu, DEM de.

Özdağ tutuklandığında hatta 1 hafta önceye kadar Türk'ü yoksayan, Özgür'ü bir yandan, İmamoğlu diğer yandan, hükümeti başka yandan kim daha kürtçü yarışması vardı. Tavizlerin ve yalamaların ardı arkası kesilmiyordu. Haliyle. Özdağ konusunda lokma dağıtan ve "uyutulsun" diyen ******ler bile vardı.

İmamoğlu ise yaklaşık 5 senedir RTE karşısına şişirilen biri. Özellikle retorik görünce zehir olsa yutan yeni nesil İmamoğlu'nu kafasında cumhurbaşkanı yaptı bile. Diğer iki ismin aksine rüzgarın estiği cephede Ekrem İmamoğlu cumhurbaşkanı adayıyken önü bu şekilde kesilince, bu da milletvekili vs. değil, İBB başkanıyken yapılınca insanlar tepki gösterdi.

Buradan sonra ise klasik AKP beceriksizliği devreye giriyor. Gezi olayı o kadar çok kaşındı ve o kadar çok durduk yere tehditler yağdırıldı ki millet bir kıvılcıma bakar hale geldi. Ülkedeki hukuksuzluk, ekonomi, eğitim, sağlık, güvenlik vb. her konudaki çöküş, terör örgütleri ile içli dışlı olmak ve berbat yönetim tamamen yanlarına kalabilirdi. Gel gör ki dayanamadılar. Yaratmaya çalıştıkları öcü ellerinde patladı ve orantısız bir şiddetle anayasal haklarını kullanmaya çalışanlar protestoculara saldırdılar. Onu yaptığında da bu kadar büyüyeceği kesindi.

Eğer seçmenini konsolide etmek için düşmanlık körüklememiş olsa, İmamoğlu için sokağa çıkanlar sayıları azalarak 3-4 gün protesto eder sonra dağılır ve kabullenirdi. İşte kışkırttığı polisin ve medyanın gözü döndü ama rezalet görüntüler yaşandı. Şimdi insanlar İmamoğlu değil, yeniden gelecekleri ve özgürlükleri için sokaktalar ve boykot ediyorlar. Öyle büyük oyun falan yok. Her zamanki AKP beceriksizliğinin üstünü örtmek için yeterince hızlı davranamama var. Sosyal medya olmasa ya da bu kadar rahat erişim olmasa yine başka şekilde geçiştirilirdi.
0
nawar
(26.03.25)
(4)

Zorunlu Trafik Sigortası

isiaha
İlk defa yaptıracağım daha doğrusu ilk defa bu işle uğraşacağım. Püf noktalarını, şu hususu sakın atlamayın vs önerileriniz var mıdır? Aramızda sigortacı var mı? Ondan da teklif alabilirim.
İlk defa yaptıracağım daha doğrusu ilk defa bu işle uğraşacağım. Püf noktalarını, şu hususu sakın atlamayın vs önerileriniz var mıdır? Aramızda sigortacı var mı? Ondan da teklif alabilirim.
0
isiaha
(18.03.25)
trafik sigortası için en ucuzunu alın geçin. çok fark yok. kasko yaptıracaksanız yetkili servis, ikame araç, imm, önemli onlara dikkat edin.
0
inheritance
(18.03.25)
trafik sigortasında bulabildiğiniz en uygun fiyatı alıp geçin.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.03.25)
ayrıca kasko da yaptıracaksanız en ucuzu alın geçin.
ancak kasko yaptırmayacaksanız, trafik sigortasına ek olarak ihtiyari mali mesuliyet (imm) de yaptırın mutlaka.

standart trafik sigortası yaptırırsanız karşı tarafın hasarının sadece 300.000 tl lik kısmı trafik sigortanız kapsamında ödenir. kalan kısmı cebinizden ödemek zorunda kalırsınız.
0
wilhelmwasmuss
(18.03.25)
trafik sigortasında fiyatlar çok değişmiyor. Genelde en pahalısı ve ucuzu arasında 100-200 lira falan oynuyor. En ucuzlarından birini seçebilirsin. Bir tek yerli bir firmayı seçersen en azından para ülkede kalır, onu önerebilirim.

Kaskoyu belirtmemişsin, ama kasko seçimi çok karışık ve zordur. Kaskoyu kafana göre yaptırma, mutlaka sigortacılar dışındaki kişilerden de akıl al.
0
sinematematikci
(18.03.25)
(21)

Marketten ne alirken utaniyorsunuz?

duyurukullanıcısı
Süt dilim olur, kinder yumurta olur, capri sun, bocekli sari corap olur olur. Az da olsa utandiginiz ne var?
Süt dilim olur, kinder yumurta olur, capri sun, bocekli sari corap olur olur. Az da olsa utandiginiz ne var?
0
duyurukullanıcısı
(06.03.25)
hiçbir şey.
0
jelly bear
(06.03.25)
önceden alkol su an hicbir sey :)
0
sonsuz
(06.03.25)
Bugün yetişkin bezi alıp elimde sallaya sallaya eve geldim. Özetle hiçbir şey.
0
charbiel
(06.03.25)
Hindistan cevizi yağı
0
grimavi
(06.03.25)
İlk regl olmaya başladığımda ped alırken utanırdım (salaklık)
Ama o dönem öyleydi, gazete kağıdına falan sararlardı:p
0
kullanicadi
(06.03.25)
umrumda olmaz.
0
bay b
(06.03.25)
Hicbir sey. Utanacagim bir sey olsaydi da bu ulkeye cok fazla utanmak. O yuzden guilty pleasure’larimi kulaklarimla bagir cagir dinler, marketten de her seyi alirim.
0
mor oje
(06.03.25)
utanılacak şeyler mahalle marketlerinde satılmıyor.
0
jamswety
(06.03.25)
Ben degilde kasiyer utanabiliyor. Türbanli bir abla kondomu okuturken bir taraftan da bana bakiyordu garip garip.
0
feastofthedamned
(06.03.25)
Hiçbir şey
0
rock n roll
(06.03.25)
Lazer için venus jilet alırken utanıyorum. “Ulan bu karı tıraş oluyor cildi diken dikendir şimdi” diye düşünürler sanıyorum. Halbuki bebek poposu gibiyim diyemiyorum:d
0
ruhen hastayim ben
(06.03.25)
Eti cici bebe

Yarma gibi adam olunca utanılıyo biraz.
0
yurtsuz john
(06.03.25)
hiçbirşey.

kondom dahil. ne utanıcam, konulmuş ki alıyoruz.

kendime almıyorum ki de geç :d
0
baldan kaymak
(06.03.25)
hiçbir şey.
0
wilhelmwasmuss
(06.03.25)
tuvalet kağıdı. prezervatif görünce akla nasıl seks geliyorsa tuvalet kağıdı görünce de bok geliyor. bunun medeniyetle falan da alakası yok. bana bakacak, tuvalet kağıdına bakacak, ikimizi bir araya öyle ya da böyle getirecek.
0
beyfendi
(06.03.25)
Bugüne kadar marketten bi' şey alırken utandığımı hatırlamıyorum.

Param olmadığında veresiye alışveriş yapmak hariç.
0
kumandanim
(06.03.25)
ne utanması 39 yasındayım kinder yumurta alınca bazen sırada bile açıp yiyorum kasiyer gıcık oluyor.
0
kurcalamabozarsin
(06.03.25)
hayatımda hiç herhangi bir şey alırken utanmadım. hatta bir proje için dildo gerekiyordu. gittim sex shop’a dildo da aldım. kim ne düşünürse düşünsün umurum değil.
0
sir gawain
(06.03.25)
Beyaz somun ekmek ://
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
Sağlıksız abur çubuklardan fazla sayıda alırsam bir miktar utanıyorum, sonra yolda birini açıp ağzıma atınca utanma geçiyor.
0
michael_knight
(07.03.25)
ben abur cubur ağırlıklı alışveriş yapınca çekiniyorum biraz. "vay aq şüşkosu" diyeceklermiş gibime geliyor.
0
mark greg sputnik
(07.03.25)
(2)

askerliği birden fazla kez ertelemiş olan var mı? yoklama raporu

mark greg sputnik
iyi akşamlar,geçen sene dombililik sebebiyle erteleme almıştım. bugün yine aynı yoldan geçtim, aile sağlığı merkezinden sevk aldım, hastaneye gittim. hasta kayıtta "geçen senenin yoklama raporunu da getirmen lazım" dediler. o an hiç sorgulamadım tamam deyip çıktım da... ulan bu rapor askerlik şubesi
iyi akşamlar,

geçen sene dombililik sebebiyle erteleme almıştım. bugün yine aynı yoldan geçtim, aile sağlığı merkezinden sevk aldım, hastaneye gittim. hasta kayıtta "geçen senenin yoklama raporunu da getirmen lazım" dediler. o an hiç sorgulamadım tamam deyip çıktım da... ulan bu rapor askerlik şubesine gidiyor zaten, bende orijinali yok ki? sonra e-nabız'da raporu buldum. erteleme kararının raporu. onun çıktsını alıp gidicem pazartesi ama bi yandan da içim içim iyiyor yani e-devlet'te olan bi şeyi hastane benden niye istesin kendileri görmüyo mu onu zaten?

şu an bi yandan iş, bi yandan okulla uğraşıyorum ve erteleme gerektirecek kilonun üstünde kalmak için ciddi çaba harcıyorum (çok borcum var hem kişi hem kurumlara, şu an askere gidersem bi daha ömür boyu geri ödeyemem o kadar parayı muhtemelen). dolayısıyla bir an önce çözebilmek, bu işi geride bırakabilmek istiyorum.

benzer yoldan geçmiş olan var mı? e-devlet raporunu götürsem kabul ederler mi? yok etmezlerse ne yapabilirim? ben heyet raporu almışım, devlet bir yıllık ertelememi kabul etmiş yani ben muayene için niye bunun raporunu tekrar götürüyorum anasını satiyim ne saçma iş. ünlü bir filozofun da dediği gibi insan gerçekten hayret ediyor.
0
mark greg sputnik
(28.02.25)
soruna tam bir cevap olamayacak ama gene de bir şeyler yazmak istedim. memurum bu arada, duruma hayret etmedim

bence olay şu; sen hastaneden bu şişko göt askerlik yapmaya elverişli değildir raporu aldın ama askere gitmemen konusunda rapora dayanarak nihai kararı veren kurum tsk. dolayısıyla hasta kayıttaki çalışan senden bu sebeple bu evrakı istemiştir benim tahminim.

ben senin yerinde olsam, e nabız şeysini hobi olarak gene yanımda götürürüm de, askerlik şubesine başvurup hastane benden böyle bir şey istedi diye derdimi anlatırım ondan sonra giderim. yukarıda dediğim sebepten ötürü e nabız şeysi tek başına bi anlam ifade etmeyebilir.

bence o kadar saçma değil yani. bu kadar panik yapmana da gerek yok. en fazla askerlik şubesinden evrakı talep edersin, x devlet hastanesine verilmek üzere, gecen yıl kurumunuzca düzenlenen erteleme raporunun tarafıma bir örneğinin verilmesi hususunda arz ederim benzeri bir dilekçe yazarak.
0
wilhelmwasmuss
(28.02.25)
abi öncelikle cevabın için çok teşekkür ederim. benim için problem erteleme sınırında geziyor olmam. EŞŞŞEK olarak çalıştığım için gün içinde çok kalori harcıyorum, geçen ay 12 kilo mu ne verdim, şişko kalmakta zorlanıyorum. o yüzden bir an önce noktalamak amacındayım. en başta belirttiğim sebeplerden dolayı bu sene gitmek istemiyorum askere, ondan şeettim. "tamam seneye gel" desinler bu iş huzur içinde çözülsün.
0
🌸mark greg sputnik
(28.02.25)
(8)

youtube da hangi kanalları izliyorsunuz

benibulmanlazim
çerezlik, bilgi amaçlı, önemli, önemsiz hangi kanalları izlersiniz.
çerezlik, bilgi amaçlı, önemli, önemsiz hangi kanalları izlersiniz.
0
benibulmanlazim
(09.02.25)
son dönemde video yükleyince izlediğim, özellikle takip ettiğim iki kanal var. ikisi de temelde benzer alanda.

birisi ''evrecast''. çok az takipçisi ve izlenmesi var. (ve bu durum beni üzüyor, bir gün sıkılıp bırakacak diye) eski dönem gazetelerini kullanarak hafta hafta o yılın önemli hadiselerini sanki olaylar günümüzde geçiyor gibi anlatıyor.

ikincisi de ''ankarada bir ev podcast'' bu kanalın sahibi hanımefendi de, gerek gazetelerden gerek diğer kaynaklardan yola çıkarak 60-70-80 yıl önce yaşanmış bugün unutulmuş çoğunlukla polisiye olayları anlatıyor.
0
wilhelmwasmuss
(09.02.25)
Baza.
0
fildirfildir
(09.02.25)
Bilim ve/veya deney temalı izlemesi eğlenceli içerikler

- The Slow Mo Guys: bir şeylerin aşırı ağır çekimli halleri

- The Action Lab: Sanırsam bir öğretmen, düşük bütçeli ama ilgi çekici fizik deneyleri yapıyor.

- Life in Jars: kavanozlara kapalı mikro ekosistemler

- Nile Blue: Hafiften deli bir arkadaş, garip kimya videoları çekiyor.

Bir nebze daha detaylı bilimsel temalı kanallar

- Nile Red: Yukardaki arkadaşın ağır deli hali, plastik eldivenden acı sos falan sentezliyor

- EVNautilus: Derin okyanustaki canlıları izleyip kataloglayan daha ciddi bir iş

- GEO Girl: Jeolojide doktorasını yapan birisi, jeolojik şeyler anlatıyor

- Gutsick Gibbon: Antropolojide doktorası olan biri çok uzun uzadıya paleoantropolojik şeyler anlatıyor, makale inceliyor ayrıca arada dayanamayıp "young earth creationists" gruplarıyla tartışıyor.

- Physics videos by Eugene Khutoryansky: Karmaşık fiziksel konseptleri aptala anlatır gibi animasyona çeviriyor.

Doğa, bitki, hayvan

- WildFoodUK: Mantar toplayan mülayim bir adam, dinlendirici. İyi birine benziyor.

- Sheffield made plants: Bu aralar çok reklama dönse de eakiden takip ettiğim için hala eğlenebildiğim bir bitki bakımı kanalı.

- AntsCanada: Aslında doğayı taklit etme niyetiyle evinde yağmur ormanı ekosistemi kuran bir adamın sonradan açlık oyunlarına dönüşen içerikleri yüklediği kanal.

Yemek

- Buon-a-petiti: italyan babaanne yemek yapıyor
0
akhenaten
(09.02.25)
haber ve eski türk filmi kanallarını saymıyorum.

2cr serhat inci: perşembe akşamları ikinci el araba incelemeleri yapıyorlar.

çimen show: haftalık talk show.

essential classics: arka plan olarak klasik müzik.

not: wilhelmwasmuss'un önerileri ilginç geldi takipledim hemen
0
zemberek
(09.02.25)
Bir süredir 49W ve Nevşin Mengü.
0
Amaranta ursula
(09.02.25)
Adam Savage's Tested
Diyojen
Disket Kutusu
DUST
Enis Kirazoğlu (kalitenin 1 numaralı adresi)
Tunca Arslan
teknoseyir
technology connections
linus tech tips
shortcircuit
kurzgesagt
Mesut Süre ile İlişki Testi
omnibus
electrifying
fully charged show
dolubatarya
veritasium
vivziepop
Şule Aydın
0
late viper
(09.02.25)
itchy boots
charly sinewan
0
peri harfler narla
(10.02.25)
konuğuna göre fatih altaylı
flu tv tüm bölümler
emraf sefa gürkan
140 journos
sekiz silindir
ozan sihay (ilgimi çekenler)
aydın bulgurcuoğlu (bitki yetiştirme)
mesut süre ilişki testi
0
ground
(10.02.25)
(3)

İşe giriş memur kefil?

therevo
Merhaba bi konu hakkında bilgi talep ve öneri talebim olacak.Bilgi talebim; Alkol dagıtımı yapan bir firma var (distiribitör), muhtemelen satıs icin bayilere daıgım işine giris icin memur kefil ister mi? ( tasınan ürünlerin fiyatı yüksek muhtemelen )Siz olsanız iki senedir cesitli sebepler ile ile
Merhaba bi konu hakkında bilgi talep ve öneri talebim olacak.

Bilgi talebim; Alkol dagıtımı yapan bir firma var (distiribitör), muhtemelen satıs icin bayilere daıgım işine giris icin memur kefil ister mi? ( tasınan ürünlerin fiyatı yüksek muhtemelen )

Siz olsanız iki senedir cesitli sebepler ile iletisim halinde olmadıgınız kardesiniz icin bu ise memur kefil olur musunuz?

İletisim olmama sebepleri özelden iletebilim.

Teşekkürler.
0
therevo
(07.02.25)
maddi olarak bi sorumluluğunuz olacaksa bence kardeş de olsa uzak durmak lazım. eğer sınırlı bi sorumluluk varsa, atıyorum 100-200 bin ve bu tutar sizin için ödenebilir ise risk alınabilir. onun dışında yok yani.
0
elorelia
(07.02.25)
bu firmalar kefil istiyorlar mı bilmiyorum, ama istiyorlarsa bile saçma. öncelikle işveren sana gerekli eğitimleri verecek, sonra işyerinde gerekli önlemleri alacak, sonra da sigortasını yapacak. yani kefil olan insan nereden bilebilir abi, belki işverenin ihmali var olayda, belki kardeşinin kafasına silah dayadılar o da kamyonu bırakmak zorunda kaldı ve sen ona kefil olacaksın?
0
malheiros
(07.02.25)
memurum, olmam.
0
wilhelmwasmuss
(07.02.25)
(4)

Edirne cigerci tavsiyesi

basubadelmevt
Bir sürü cigerci var. Haftaici gidilecek. En iyisi hangisi? Nereyi tavsiye edersiniz?
Bir sürü cigerci var. Haftaici gidilecek. En iyisi hangisi? Nereyi tavsiye edersiniz?
0
basubadelmevt
(16.01.25)
Ciğerci Niyazi Usta ya da Aydın Tava Ciğer.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(16.01.25)
niyazi son gittigimde biraz pis geldi. aydin iyidir, benim favorim. yumusak severseniz cigeri cicek tava ciger var, biraz daha salas bir yer ama yagi daha sik degistiriyorlar. bir de cigerci kazim ve ilhan usta iyidir.
0
lemmiwinks
(16.01.25)
niyazi
0
wilhelmwasmuss
(17.01.25)
Aydın +1

Aydın dışında nerede yediysem keşke Aydın'da sıra olmasaydı veya Aydın açık olsaydı dedim
0
nop
(17.01.25)
(12)

Gassal Olayı

messor
Bu gassal dizisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? Resmen bu "hype" denilen olayın dibine vurdular. Bunun akp projesi olduğunu düşünüyor musunuz ? Çünkü nerde akpli varsa vatanı savunur gibi bu diziyi savunuyor. Ben de bu diziyi bunların bir türlü yıkamadıkları ve hep dile getirdikleri o kültürel hegem
Bu gassal dizisi ile ilgili ne düşünüyorsunuz ? Resmen bu "hype" denilen olayın dibine vurdular. Bunun akp projesi olduğunu düşünüyor musunuz ? Çünkü nerde akpli varsa vatanı savunur gibi bu diziyi savunuyor. Ben de bu diziyi bunların bir türlü yıkamadıkları ve hep dile getirdikleri o kültürel hegemonya olayını yıkmak için attıkları bir adım olarak görüyorum. Kültür-sanatta bir türlü gelişemedikleri için ilk defa elle tutulur bir iş yapınca dört elle sarıldılar.
0
messor
(30.12.24)
akpli olmayan arkadaşım da diziyi sevdiğini söylüyor. her seven akpli değil. trt gerçekten de güzel bi iş yapmış olabilir.
0
jelly bear
(30.12.24)
Sadece şunu düşünmek lazım başka bir platform sürekli intihar haberleriyle anılan metro istasyonlarına insanları gerçekten etkileyebilecek "ölünce seni kim yıkayacak" gibi bir slogan asmış olsaydı kendileri ne yapardı?
Bu iki yüzlülük bile bu işi izlememek için yeterli (benim için).

İyi bir iş olmuş olabilir orasını bilemem izlemedim izlemeyi de düşünmüyorum.

Bu kadar üzerine düşme sebepleri de insanların haklı sebeplerle diziyi eleştirmeleri, daha normal bir şekilde gelmiş olsaydı sadece belli bir kesim tarafından anılırdı, şu an hepsi sevse de sevmese de övüp duruyor, bunların işi bu.

Sevilebilir, beğenilebilir buna asla lafım yok yönetmenin de maalesef ki başrol oyuncusunun da geçmişte gayet sevip beğendiğim işleri oldu, o açıdan bakmıyorum dediğim gibi seveni beğeneni mutlaka çoktur ama beğenmese de savunan çoktur.
0
mutekebbir
(30.12.24)
Ben çok beğendim. nerde yayınlandığıyla ilgilenmiyorum
Selçuk aydemir ve ahmet kural, bu ikili gerçekten kaliteli işler yapıyor.
0
gilbeys
(30.12.24)
Siyasi bir arka planı yok, tabii platformunda yayınlanınca herkes öyle saçma salak yorumlar izledi. Çok hype var doğru. Bu kadar hype olmasaydı son yıllarda izlediğim en iyi yerli dizi derdim ama hype işini abartanlar da var o kadar da değil tabi. Gayette izlenir güzel proje, yarım saatlik iş yapınca oluyormuş demek dedirtti
0
avatar is back
(30.12.24)
ben şahsen beğendim. konusu işlenişi hiçte fena değil. eksiklikleri, olmamış yanları baya bir var ama yinede izlenir.
ahmet kuralı sevmem ama bence iyi bir iş çıkarmış.
yalnız bunu trt dışında bir platform yapsaydı veya senaristi kendilerinden, sıkma başlı olmamış olsaydı şuan sabah akşam öven kitleler ayaklanmıştı. rtük anında harekete geçmişti. dini değerleri aşağılama diye. olmasa bile oldu derlerdi.

ayrıca son dönemde tabii fena işler yapmıyor değil. geçen çırak diye bir dizisi denk geldi. onun konusuda fena değildi.
platformda gırla propaganda dizileri ve filmleri dolu orası ayrı.
0
my fault
(30.12.24)
Turkiye'de siyaset her yerde. siyasi yonden bakarsak trt'de yayinlanan seylere onyargim var benim de. hepsinin siyasi bir ajandasi var. ote yandan ahmet kural'in daha once yasadigi aile ici siddet taraflari da var. bunlari dusununce durus olarak izlememek bir secenek. ben leyla ile mecnun'dan beri trt'de bir sey izlemiyorum.

internette cok fazla ovuldu dizi. o yuzden eger siyasi konulari, yayinlandigi platformu ve ahmet kural'i kenara koyup dizipal'den izledim ve baya begendim. sanatsal yonunu vs bilmem. normalde dram dizileri izleyemem ama akti gitti, 1-2 gunde bitirdim tum diziyi ki daha once cok cok az seyde bu kadar kisa surede bu kadar fazla bolum izlemisimdir. bi tek son sahnelerini begenmedim, cok hizli gerceklesti her sey.

togg gibi siyasallasti dizi de, sebebi de yayinlandigi platform bana kalirsa. o yuzden insanlar kutuplasti dizi cevresinde. normaldir Turkiye icin. ulkeyi cumhur ve millet ittifaki olarak ikiye bolersek, herhangi bir tarafin yaptigini kendi taraftarlari her turlu desteklerken(veya hoslarina gitmiyorsa gormezden gelirken) diger taraf hep elestiriyor. sasirmamak lazim o yuzden.

not: mahalle baskisindan oturu eksideki basligina bir sey yazamadim :) ovecektim ama rende binasi vs diye yaftalanmamak icin yazmadim bir sey. keske para verseler de yazsam xD
0
fakyoras
(30.12.24)
Diziyi seyretmedim
İyi ya da kötü olabilir.
Ama trt akp'nin propaganda aygıtı.
Rastgele iş yapmıyorlar. Herşeyde alttan üstten ideolojiyi veriyorlar.
0
parka
(30.12.24)
Ödediğin elektrik faturasından satın aldığın cep telefonuna kadar saymakla bitmeyecek kalemden trt adı altında senden vergi toplayacaklar.

Sonra senden topladıkları bu vergilerle, trt'ye doldurdukları akrabalarını, yandaşlarını finanse ettikleri yetmemiş gibi kendi ideoloji ve siyasetlerinin propagandasını yapan soytarıları televizyona çıkaracaklar, program, dizi artık ne varsa kucak kucak para saçacaklar.

Ama o da yetmezmiş gibi üstüne senin paranla platform kurup yine sana satmaya çalışacaklar. Ve sen de çıkıp bunun neresi siyasi, negzel dizi yapmışlar diyeceksin.

Tebrik ederim, ideal seçmen ödüllerinde dereceye girdiniz.

Yeri gelmişken bir kez daha; uçarken gölgesi bu iktidardan yana düşmüş kuşun kanadını...
0
thracia
(30.12.24)
ne muhafazakarım ne akpliyim. ahmet kuralın oyunculuğunu seviyorum. herkes ölecek düşüncesi önce muhafazakarları korkutsun, şu an en çok malı mülkü olanlar bu kesim. ölü yıkama sahnesi eskiden olsa çok tartışılırdı, şu anda o kesimde sekülerleşiyor. ki dizi de dincileri rahatsız edecek yerlerde var. bu kadar reklam yapılmasının sebebi trtninde bu dijital platform olayında yemek yemek istemesi olabilir.

diziyi izledim muhafazakarlıktan çok sorgulayıcı bir dizi. ahmet kural için iyi bir fırsat. çok da her şeyi kafaya takmamak lazım.
0
mikahakkinen
(30.12.24)
İtici bir reklam çalışması ve tabii platformunda türüne "dram, komedi" yazılmasından kaynaklı ön yargılar ve beklentiler oluştu.

Düşün ki kanser hastası biri her yerde "ölünce beni kim yıkayacak" yazısı görüyor, saçmalık.

ben başlarken Selçuk Aydemir ve Ahmet Kuralı görünce deli gibi gülerim sandım 3 bölüm sıkıla sıkıla izledim sonradan farklı bir şey izlediğimi anladım.

konunun akp ile ne alakası var anlamadım.
0
durbidakka
(30.12.24)
tabii ye futbol maçları için üyeyim. avrupa ligi, konferans ligi vs maçları yayınlanıyor.
çok gündem olduğu için izledim 3-4 bölüm. açıkçası genelin aksine beğenmedim. ama beğenmeme sebebim trt'nin paralı platformunda yayınlanmasından değil. muhalif bir mecrada yayınlansa da beğenmedim derdim. yani içerikten bağımsız politik bir duruş kaynaklı değil negatif yaklaşma sebebim.

sürekli ama sürekli aforizma kasılan, derinliksiz bir hikaye gibi geldi bana. genel olarak sürekli hayata dair hikmetli bir söz/aforizma paylaşma çabasındaki yapımları sevmiyorum. kurgu evreni bambaşka olsa da ezel dizisini de benzer dürtü ile sevememiştim.

yani izlediğim bölümler kadarıyla söyleyeyim, bu dizinin vermeye çalıştığı yalnızlık/hayat/ölüm/varoluş sorgulamalarını kafka, dostoyevski okuyarak çok çok daha leziz, keyifli ve derinlikli alabilirim.

bir de bazı sahneler, diyaloglar çok kör göze parmak basitliğinde geldi bana. ölülerden korkma dirilerden kork vs. çok klişe laflar.

olay akışı aşırı derecede tahmin edilebilir düzeyde. normalde buna çok takılmam, eğer mesaj yeterince çarpıcı ise olay örgüsü ikinci plandadır benim için ama hem derinliksiz hem de olay akışı çok basit olunca daha fazla dayanamayıp bıraktım.
0
wilhelmwasmuss
(30.12.24)
allah kimseye acı vermesin, kimse de o zor durumlarla karşılaştırmasın ama şu "x'ler bu reklamı görünce ne düşünüyorlar, hiç mi kimsenin umurunda değil?" hassasiyeti anneler günü/babalar günü/dünya kız çocukları günü gibi önemli günlerde "anneleri/babaları/çocukları olmayanları hiç mi düşünmüyorsunuz?" hassasiyetiyle aynı. hatta bu hassasiyeti normalleştirirsek "kanser çocuklarının morallerini bozduğu için şampuan reklamlarını yasaklayalım!" bile diyebilir, vegan/vejetaryen dostlarımızın hassasiyetini çiğnememek adına kurban bayramı kutlama afişlerini, mesajlarını, reklamlarını kaldırtabiliriz.

ben epeydir bu reklamı sağda solda gördüm, epey de merak ettim, ben de google'a sordum çoğu kişi gibi. diziyi izlemedim ama sonradan ortaya çıkan reklamlarına bakınca da çok olağan bir şey olduğunu gördüm. dizinin adı gassal, GASSAL, G-A-S-S-A-L. nasıl bir reklam yapılabilirdi?
0
m e b
(30.12.24)
(36)

hp kitaplarını okudunuz mu? kaç doğumlusunuz?

deartheodosia
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada o
benim tüm çocukluğum hp okumakla geçti. ama yeni tanıştığım kimse hp okumamış oluyor (evet insanlara soracak kadar önem veriyorum hala). geçenlerde bi kafeden kurabiye almıştım, uff hagrid’in kurabiyeleri gibiymiş bunlar da dedim ve kimse bi şey anlamadı mesela. ya da bence insanların hangi binada oldukları karakterleri hk önemli doneler veriyor. ne düşünüyorsunuz???
0
deartheodosia
(23.12.24)
Benim tüm cocuklugum Harry Potter kitapları ve filmleriyle geçti; koca kadin oldum, hala çok severim. Saçlarım biraz kabarsa "yine Hagrid'e döndüm" derim en basiti, günlük dil kullanimima da yerleşmiştir yani; etrafımda anlamayan kimseyi görmedim şimdiye dek.

94 doğumluyum. İlk filmi de ben 7-8 yaşlarındayken çıkmıştı yanlış hatırlamıyorsam. Sinemada kendimi bilerek izlediğim ilk filmlerden biridir.
0
fraise
(23.12.24)
ilk 4 kitabı okudum.
0
wd40
(23.12.24)
Hp öncesi yüzüklerin efendisi nesliyim ama hp nesli de yaşlandı artık o muhabbeti bulamazsın artık

Edit: 95 sonrası okuyan kalmamıştır
0
grimavi
(23.12.24)
@grimavi abim 87li, kuzenim 94lü, ben aralarındayım. üçümüz de hp okuyorduk ve kitapların yayımlanmasını bekleyen nesildendik. belki 95 sonrası daha uygun olabilir buna
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
93 doğumluyum, seriyi yeni bitirdim:)
0
nothing in my way
(23.12.24)
ne kitabını okudum ne filmini izledim.
0
rentts
(23.12.24)
96lıyım, hp ile büyüdüm. Eskisi kadar manyak olmasam da potterhead'im, beynimde zibilyon trivia var evreniyle ilgili. Ravenclaw'dan selamlar :d

Hatta son üç dört gündür kız arkadaşımla rewatch yapıyoruz seriyi, bugün melez prensi izledik.

İlk 5 kitabı annemle beraber okumuştuk, ben 5-6 yaşındaydım ilk kitaba başladığımızda. Okuma biliyordum ama uzun diye annem okudu, 5. kitap 1114 sayfaydı yine de beraber okumaya devam ettik :D son iki kitabı kendimiz okumuştuk ama ahaha. Sonra iki üç kez daha tüm seriyi okudum tabii ki.

Mesela Hogwarts Legacy oyununu da iki defa %100 olacak şekilde bitirdim, ilk çıktığında ve bi iki ay önce olacak şekilde. Çocukluktan beri beklediğim bir oyundu.

Benim neslimde kitapları okuyan var baya ama filmleri izlemeyen yok gibi. Belki 2000 sonrasında o kadar popüler olmayabilir bilemiyorum.
0
nundu
(23.12.24)
90, bütün kitapları okudum 4 ve sonrasını mı ne bekledik yıl yıl okuduk diye hatırlıyorum. Filmlerin de ilk 5'ini sinemada izledim, sonra filmlerini sevmedim devamına ilgim kalmadı.(ama kitaplar çok iyiydi diye hatırlıyorum) Bu arada ilk filmin tanıtımını bile çok net hatırlıyorum haberlerde mi ne McGonagall'ın kediden dönüşüm sahnesi falan gösteriliyordu acayip görsel efektli çok iyi film gelecek diye tanıtıyorlardı :)

Ya özellikle 99 ve sonrası bizim için önemli olan hiçbir şeyi bilmiyor. HP, The Matrix, Lotr, Geleceğe Dönüş, The Mask, Looney Tunes çizgi filmleri, Pokemon vs...

edit: bu arada bir hayal kırıklığımı anlatayım. Çocukken Türkiye'den bakarken HP dünyası çok büyülü geliyordu. 24 yaşımda İngiltere ve İskoçya'yı gördüm, aslında çok müthiş bi yaratıcılık yokmuş J.K. Rowling zaten o dünyanın içinde yaşıyormuş dedim :/ yarattığı dünya müthiş ama filmde gördüğüm ortamlar çocukken çevremde hiç görmediğim şeylerdi ve büyüleniyordum, aslında o dünyanın UK olduğunu fark ettim.
0
nhk ni youkosu
(23.12.24)
1995.

hp ben ilkokul ve lisedeyken büyük olaydi. bana cocuksu geliyordu ama büyü falan ne diyordum. hicbir serisini okumadim. filmlerine denk geldiysem izledim hikayeyi de bilmiyorum. lisansi okurken de herkes quidditch oynuyordu. turnuva falan yapiyorlardi avrupa'daki okullarla. allan mallari nerdleri böyle bir salaklik olamaz diyordum fdglhkjg

2020'de ilk kez erkek arkadasimla lockdown'da izledim ve bayildim.

kitaplarini da okumak isterim. verdigi mesaj zamansiz ve hikaye de cok güzel.
0
sonsuz
(23.12.24)
Senin yaşlardayım, hepsini okudum. Kitapları ilk filmi sinemada izledikten sonra okumaya başladım, liseye geçmeden güncel kitapları bitirmiştim. Son 2 kitap ben lisedeyken çıktı onları da o zaman okudum.
Hatta öss'ye hazırlanırken son 1 ayda kafa dağıtmak için tekrar okumuştum son kitabı, o geceler hala aklımda bir yandan stres bir yandan kitaptan aldığım zevk. Erken uyumam lazım ama sayfalar peşini bırakmıyor, geceliyorum...
Filmlerle devam ettim sonra, son film çıktığında da üniversitedeydim. Çocukluk ve ergenliğimin tamamında, kitabıyla filmiyle bi şekilde hayatımda olmuş. O dönemlerdeki birinin okumasa bile illa izlediği bir hikaye.

95li bir kız arkadaşım vardı o da severdi, sonrasında doğanlar da kitaba olmasa bile filmlere maruz kalmıştır. Z kuşağı uzak kalmış olabilir bir tek, bir de 85 ve öncesi diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.12.24)
Harry Potter'a ilgim o kadar sıfır o kadar yok ki başlığı okuduğumda H.P. Lovecraft'la ilgili zannedip onunla alakalı cevap verdim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(23.12.24)
91liyim. turkcelerini sayisiz defa, ingilizcesini de birkac defa bastan sona bitirdim. artik kitaplari ezberlemistim bir paragrafi okurken sonraki paragraf aklima geliyordu. benim kadar manyagi 10-15 kisi falandir turkiye'de.

filmlerini cok sevmedim, ilk filmi disinda acip da izleyeyim dedigim filmi yoktur. bir de ucuncu film fena degil. ama kitaplari bambaska bir dunyaydi. oyle buyulu bir dunyanin icine cekilmek apayri bir duyguydu. universiteye kadar sayisiz kere okudum abartmiyorum.

harry potter ile buyuyen nesildik. kitaplar 2001'de cevrildi. o zamanlar ben 10 harry 11 yasindaydi. son kitapta da ben 16 harry 17 yasinda. beraber buyumusuz. son kitabi arkadasin tanidigi kitapcidan ayirtmistik ve sinifca almaya gitmistik. cunku tukeniyordu hemen. o gece uyumayip koca kitabi bitirmistim. binam ravenclaw'dir ama slytherin'e de sempatim vardir.
0
antikadimag
(23.12.24)
@nhk

ilk kitap 99'da turkceye cevriliyor ama cok populer degil o zamanlar. dost kitabevi basiyor hatta buyulu tas diye cevirmisler. sonra seri patlayinca 2001'de yky haklarini alip o zamana kadar yazilmis ilk 4 kitabi cevirip getiriyor. turk halkinin hp ile tanismasi budur.

sonra 2 senede bir yeni kitap geldi onlari bekledik. 2003 zumruduanka, 2005 melez prens, 2007 olum yadigarlari olmasi lazim. 2003 yilinda babama aldirdigim zumruduankayi hic unutmuyorum. hatta yanina bir de dort kafadarlar kitabi aldirmistim ve once onu okumustum. hp'yi bekletip hazzi arttiriyordum :)
0
antikadimag
(23.12.24)
91 doğumluyum, ne okudum ne izledim. Yetiskinligimde bı deneyeyim dedim filmini, çekmedi beni. Çocukken de çok okuyan cok izleyen biriydim ama ya bana denk gelmemiş ya da fantastik olduğu için ilgimi çekmemiş olabilir.
0
abuzer
(23.12.24)
89'luyum ilk kitabı okuduğumda henüz filmi çekilmemişti ben de 6. Sınıftayım diye hatırlıyorum. Hepsini okudum, bütün filmlerini izledim. En son çıkan Cursed Child tiyatro metnini de okudum (keşke oyununu da izlesek). 9 yaşında oğlum var, birinci ve ikinci sınıfta tüm harry Potter kitaplarını okudu. Hatta sihirli almanak diye bir kitap daha çıktı hp evreni hakkında ansiklopedimsi. Onu gördü D&r da onu da istedi onu da okudu. Bazen gryffindor cübbesi ile geziyor, 8 yaş doğum gününü HP temalı yapmıştık, pastası Hagrid'in Happee Birthdae Harry yazılı pastasıydı.

Komşumuzun ortaokula giden kızı var kaç doğumlu bilmiyorum ama 12 13 yaşlarında sanki. O da baya Potterhead, hatta instagram sayfası açmıştı bir ara Harry Potter ile ilgili az bilinen şeyler, replikler falan paylaşıyordu kendisini zorla takip ettirmişti:))
0
kullanicadi
(23.12.24)
87, Dumbledore'un öldüğü final sayfası ile beraber kitap bitip yeni kitap beklenilinceye kadarki süreçte Dumblodore ölmedi ve işte bu da kanıtı diye dedikodu niteliğinde forum yazıları ve websayfalarının açıldığını hatırlayacak kadar fanıydım. elimde 1. baskı bazı kitapları da var. bence bir şeyi sevmenin yaşı yok. Günümüzde 90'lı yılların dizilerini tekrar tekrar izliyorsa millet bir işin ne kadar iyi olduğu ile alakalıdır.
0
denizmaniaherif
(23.12.24)
artık yaşım 34.

serinin tüm kitaplarını birkaç defa okudum, keza filmlerini defalarca izledim (hatta üniversitede baktım, bir dersin vize/finalini geçemeyeceğim, ben de tüm seriyi hatmetmiştim o gece).

yeni nesil zannedersem bunu bir kültürden ziyade dümdüz karakterler yığını vs olarak görüyor.
bir gün girdiğim bir fırında ravenclaw logolu kazak giymiş bir kasiyer vardı. "aaa, çoğunlukla gryffindor ya da slytherin'i tutarlar ama siz ravenclaw'u seviyorsunuz galiba :)" dedim. kadın da üstüne bakarak "dediğinizi hiç anlamadım, öylesine aldığım bir kazaktı" dedi. sonra harry potter'ı çok sevdiğim için bu temada bir kupa alan arkadaşıma "artık çok özlü iksirimi bununla içeceğim" dedim, bana "yaralarımıza şifa olsun" dedi :(
0
m e b
(23.12.24)
Kitapları da filmleri de zamanında zevkle tükettim ama potterhead sayılmam.
92liyim.
0
norek
(23.12.24)
Popüler kültüre ait referanslar zaman geçtikçe eskiyor ve her yeni nesille birlikte güncelleniyor. Eskinin star wars, kara şimşek, Lotr, Lost, H.P gibi kendi dönemlerini domine etmiş diziler, filmler ve kitaplar yerini yenilerine bırakıyor.

Bence arada şöyle bir fark var; eskiden bu kadar çok platform, uygulama vs yoktu ve odak çok daha yüksekti. Yani mesela Lost yayınlandığı dönemde tüm dünya aynı anda interaktif bir şekilde izlenir, teori geliştirilirdi. Bu da o dönemin popüler kültür jargonunu, referanslarını vs domine ederdi. ancak şimdi çok sayıda platform, çok sayıda uyarlama, film dizi mevcut. Çok fazla odak var ve bunlardan herhangi biri global çapta popüler olsa da bu popülerlik çok kısa sürüyor. Eskiden tek bir dizinin tek bir bölümü için yayınlandığı saatlerde şehirlerde sokaklar boşalırken şimdi insanların böyle bir dizinin varlığından bile haberi olmayabiliyor. Özetle normal bir durum, hele ülkemiz gibi kültür tüketiminin son derece kısıtlı olduğu bir yerde.
0
thracia
(23.12.24)
Ben sadece ilk kitabını okumuştum. Sonra evlendim, kızlarım oldu. Büyük kızım tüm seriyi 1 defa, küçük olanı 10 yaş civarındayken tüm seriyi 6-7 defa filan okudu, her türlü detaya hakim.
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.24)
92liyim kitabını hiç okumadım. İlk iki filmini izledim. Çok ilgimi çekmedi
0
jülsezar
(23.12.24)
Azkaban Tutsağı nı almıştı teyzem doğum günümde, delirmiştim okuduğumda. Ateş Kadehi yeni çıkmıştı, ona da yapıştım tabi hemen arkasından. Diğer 3 kitabı beklemek çileli ve keyifliydi. utopyam, esrardairesi gibi forumlarda çok sık vakit geçiriyordum.
Hatta son kitabı yine bu bahsettiğim forumlardan bir ekip çevirmişti Türkçe'ye -oldukça da iyiydi- pdfden okumuştum :D
Fantastik edebiyata meyilli olup da maruz kalanların kolay kolay kaçamayacağı bir furyaydı :v 91 liyim bu arada.
0
lüzumsuz adam
(23.12.24)
91'liyim. sayamayacağım kadar okudum ve izledim. benim güvenli alanımdır hp.
iş arkadaşımın orta sondaki kızına vermiştim, okumak istiyordu. ilgisini çekmedi mesela. ama kızıma zorla da olsa okuturum :)

hala sektör olarak ekmeğinin yenmesi çok mantıksız geliyor o ayrı. ama sadece kitap ve film olarak bakarsak ömürlük bir seri benim için.
0
elorelia
(23.12.24)
okudum, 84'luyum. ilk kitaba lise 2'de baslamistim sanirim. ilk basladigimda ne bu cocuk kitabi deyip biraktim. ama sonra tekrar basladim, ve bir daha birakamadim. tum kitaplari 2'ser 3'er kez falan okudum, filmleri de en az 3'er kez izledim. o zamanlar arkadaslarimin bircogu da okudu kitaplari. cocugum olsa okumasini isterdim.
0
lemmiwinks
(23.12.24)
Yaşlıyım.
Hiçbir kitabı okumadım. Filmleri de baştan sona hiç seyretmedim.
Ama cevapları okuyunca bir eksiklik hissettim. E pub'ını bulursam bakacağım bi.
0
Mirket
(23.12.24)
87liyim, neden okumadım bilmiyorum. hiç çevremde de görmedim. ben o zamanlarda seri stephen king okuyordum. :/
0
dilhun
(23.12.24)
89 doğumluyum. Hepsini tekrar tekrar okumuşumdur filmlerin hepsini de tekrar tekrar izlemişimdir. Mesela hatırlıyorum 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan önceki son 50 gün yayınevinin sitesinde her gün bir sayfa yayınlıyorlardı ben de her gün onu takip ediyordum. Gerçekten bir dönemime damga vurmuştur. Ama üniversiteden sonra ilgim azaldı, şimdi de hiç yok. Mesela şimdi yeni dizi çekiliyor sanırım ve vakit ayırıp izleyeceğimi düşünmüyorum.

Büdüt: Hatırlayan var mı ya daha 5. kitabın çevirisi yayınlanmadan Sabah (sanırım bu gazeteydi) JK Rowling Sirius'un ölümünü yazdığı için ağlamış diye ana sayfaya yazarak spoiler vermişti?
0
peki madem
(23.12.24)
gururlu bir ravenclaw üyesi olarak okudum, filmlerini de defalarca izledim. 90 doğumluyum. çevremde hp'ci olduğunu iddia eden ve bina isimlerini bile hatırlamayan köpük birkaç kişi dışında tamamen gözden düşmüş bir seri.
0
brakgn
(23.12.24)
@sanem, bir bilim adaminin romaninini lise sonda okumustum ben de cok etkilendigim bir kitapti.
0
sonsuz
(23.12.24)
Kitapları 2 defa okudum. Eskiden kitapları okumamış ama filmlere hayran görünce şaşırıyordum. Dövmeli bir kızla tanıştım. 1 sayfa kitap okumamış. Filmlerin kesinlikle kitabı okumuş kişiler için yapıldığını düşünüyorum. Kitap okumayanlar için anlamsız şekilde geçen bir sürü sahne var. O yüzden garipsemiştim okumamasını. Artık takmıyorum.

Benim gibi 30 yaşını geçen herhangi birinin ilk defa oturup da Harry Potter okuması çok zor. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. Ben ilk üç kitabı orta okulda bitirmiştim. Harry benden büyük ama kitapların Türkiye'deki çıkış tarihleri ile neredeyse Harry ile birlikte büyüdüm gibi oldu. Geçen gün 3. defa tekrar başladım okumaya. İlk iki kitapta epey göz devirdim ve sıkıldım mesela.
0
nawar
(23.12.24)
@antikadimag ben de her kitabı 50’den fazla okumuşumdur, abartmıyorum. canım sıkıldığında herhangi bi kitap/sayfayı açıp okumaya başlardım.

bende evde bir ilk okuduğum kitaplar, bir ingilizce seri bir de yeni baskı seri var. boşandığım kişi evde 3 hp serin var, sorunlusun falan diyordu :d if you know you know durumu.

ne çok seven varmış ayrıca, mutlu oldum :) buluşup hp günü yapalım! (ben de ilk filmler dışında filmlerini izlemedim.)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
@deartheodosia Amerikan İngilizcesi mi, İngiltere İngilizcesi mi? Hangi ülkede basıldı? Sadece "cookie-biscuit" ya da "gas-petrol" gibi kelime farkı yok. Daha ciddi farklar var.

www.hp-lexicon.org
0
nawar
(23.12.24)
87 doğumluyum.
fantastik edebiyat, bilim kurgu ile beraber hiç ilgimi çekmeyen alan olduğu için okumadım. fantastik edebiyat'a az da olsa ilgim olsa kesin okumuş olurdum çünkü çok popülerdi.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.24)
filmlerde ilk iki film kitaplara daha sadık ve biraz daha çocuksu ruh var, üçüncü film tam ara geçiş ve serideki en iyi yönetmen olan Cuaron'un filmi olduğu için gerçekten iyi bir film. Keşke tüm seriyi Cuaron çekseydi dedirtiyor ama mümkün olmazdı tabii :D Dört rezil, Mike Newell ile niye tekrar çalışmadıkları belli. Dumbledore'un saçma atarları falan aklıma geldikçe cringe oluyorum (meşhur bi did you put your name in the goblet sahnesi vardır bilen bilir). 5'ten sonra Yates ile devam ettikleri için belli bir sinematografik dil tutturulmuş ama kitaplardan uzaklaşma iyice belli oluyor bence.

Oyunlarını oynayan varsa bilir, ilk üç oyun tamamen kitaptan esinlenen, grafikleri çizgi film tadında ve macera hissini iyi yaşatan oyunlar. Dördüncü oyun yine rezalet tamamen co op oyunu yapmışlar. 5-6 tamamen filmlerin oyunu, ilk üç kadar olmasa da çıktığı dönemde keyifle oynamıştım. 7. filmin oyunlarına ise 1 saat dayanamadım korkunçlardı. Kitapları seven için LEGO oyununu tavsiye ederim. Bir de tabii ki Hogwarts Legacy çok keyifli, kusursuz bir oyun tabii ki değil ama Hogwarts'ı ve çevresini keşfetmek eğlenceli.

Ben de bu kadar HP seven görünce mutlu oldum. Kitapları son okumamın üzerinden birkaç yıl geçti, belki yakında tekrar bir tur atarım diye gaza da geldim :d
0
nundu
(23.12.24)
2016 doğumlu oğlanın masası:p

ibb.co
0
kullanicadi
(23.12.24)
@nawar, uk editionları var ama hiç karşılaştırarak okumadım diğerleriyle :)

@kullanicadi, çok sevimli <3 benimki de büyüsün lotr, hp her şeye bulaştıracağım :)
0
🌸deartheodosia
(23.12.24)
(24)

Aşağıdaki illerden hangisinde yaşamayı tercih ederdiniz?

infernalcadre
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.1-Afyonkarahisar, 2-Aksaray, 3-Amasya, 4-Ardahan, 5-Artv
En az 3 yıl olacak. Sebep belirtebilirsiniz yada sadece il seçebilirsiniz. Seçimlerinizi kendinize göre belirleyebilirsiniz (ilin büyüklüğü, önemli yerlere yakınlık, ulaşım, sosyal hayat, ekonomi vs.)

Lütfen "en fazla" ve "en az" 5 adet seçiniz.

1-Afyonkarahisar,
2-Aksaray,
3-Amasya,
4-Ardahan,
5-Artvin,
6-Bartın,
7-Bayburt,
8-Bilecik,
9-Bolu,
10-Burdur
11-Çanakkale,
12-Çankırı,
13-Çorum,
14-Düzce,
15-Edirne,
16-Giresun,
17-Gümüşhane,
18-Iğdır,
19-Isparta,
20-Karabük,
21-Kastamonu,
22-Karaman,
23-Kırıkkale,
24-Kırklareli,
25-Kırşehir,
26-Kütahya,
27-Nevşehir,
28-Niğde,
29-Osmaniye,
30-Rize,
31-Sinop,
32-Sivas,
33-Tokat,
34-Uşak,
35-Yalova,
36-Yozgat
37-Zonguldak
0
infernalcadre
(06.11.24)
Bolu, ormanları çok güzel doğası çok güzel ankara istanbul doğrultusunda konumu merkrezi
Düzce, bolu ile aynı sebeplerden
Sinop, ufak şirin bir yer
Çanakkale kuzey ege havası
Edirne, yine batıda büyükşehir imkanları ve çevresi güzel
0
grimavi
(06.11.24)
Amasya
Artvin
Çanakkale
Edirne
Yalova

Sıralamayı tercih değil liste sırasına göre yaptım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.11.24)
Isparta
Burdur
Sinop

isparta ve burdur hem ucuzdur hem de antalyaya yakin. haftasonu kacmak istersen gidebilirsin.

sinop da güzel bir sehir oldugu icin.
0
robert bosch
(06.11.24)
Büyük şehirlere yakın, yaşam tarzıma uygun küçük bir şehri seçerim. Denize de yakın olsun.

Büyük şehire yakın olsun ki sıkılınca gidebilesiniz.
Küçük şehir olsun ki büyük şehir masrafından ucuz olsun.
0
anten
(06.11.24)
çanakkale,
bolu,
düzce (akçakoca güzel yer)

yalova,
edirne

yalova'ya gitmedim.
edirne'ye insanlar güzel diyor, ben çok vakit geçirmedim ama olumsuz yargım yok.

marmara'dan uzaklaşmamaya çalışırdım.
bu şehirler hem küçük ve sakin sayılır, hem de büyük şehirlere ulaşımı iyi.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Bolu
Yalova
Afyon
0
nawar
(06.11.24)
Bartın
Çanakkale
Edirne
Isparta
Kırklareli
0
inheritance
(06.11.24)
çok farklı iller ve 3 yıl seçeneği olması sebebiyle memur/öğretmen olduğunuzu düşünerek yazıyorum.

1- çanakkale
2 -edirne ( burada yaşıyorum, hele özellikle yeşil pasaportunuz varsa edirne'den yunanistan bulgaristan gibi ülkelere giriş yapmak, semt değiştirmek kadar kolay. sabah birden karar verip yunanistana gidip takılıp akşamına dönebilirsiniz. şehrin kendisi ise ortalama, nihayetinde burası büyükşehir belediyesi bile değil.)

benim kriterlerime göre 1/2 ve diğerleri arasında uçurum var tercih edilebilirlik açısından

3 - bolu
4 - kırıkkale (tek özelliği ankara'nın hemen dibinde olması)
5- sivas (doğu taraflarında bir yer yazacaksam ve seçeneklerde erzurum yoksa sivası seçerim)

bir de bu illerin merkezine göre yorumladım. ilçe bazlı bakılacaksa ooo çok karışır. çünkü anadolu'da genellikle bütün konfor il merkezindedir. merkezi gayet yaşanılır olan ilin ilçesi it bağlasan durmaz mahrumiyet bölgesi çıkabilir.

ekleme: seçeneklerde kırklareli de varmış görmemişim. 1-2-3 çanakkale - edirne- kırklareli diğerlerinde : sivas iptal
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
çanakkale, edirne, yalova, bolu, sinop.
0
candide
(06.11.24)
1-zonguldak : memleketim, insanı negatif değildir genel olarak, doğası güzel ama kışın muhtemelen baya sıkıcıdır.
2-edirne: üni'yi okumuştum, severim küçük, güzel bi şehir ama öğrenci sayısı galiba çok arttı, o yüzden gereksiz bi kalabalalık olabilir.
3-çanakkale: hep yaşanır bi il olarak geliyor bana, hiç gitmedim ama :)
4-bolu: bi kere arkadaşın düğününe gitmiştim, hoşuma gitmişti baya. zaten şu anda artı temzilik konusu da ayrı bi güzel
5-artvin: sonbahar filminden ötürü hep merak etmişimdir. macera olarak gidebilirdim.
0
high hopes of the sozluk
(06.11.24)
çanakkale edirne sinop
0
mikahakkinen
(06.11.24)
1-yalova ( ege ve marmara ya kara yolu ile çok yakın mesafeler içerisinde.doğası güzel,deniz yolu ile istanbul 35dakika )
2- liste de olmayan trabzon her ne kadar arap akını felan diye kötülenmeye çalışsada çok iyi yatırımlar yapılmakta hava alanı büyümekte,depreme en uzak il ve doğası harika,hırsızlık,anarşi yok )
0
jamswety
(06.11.24)
sinop sinop sinop sinop çanakkale
0
anna sun
(06.11.24)
Edirne (Insani iyi diyorlar, istanbul'a yakin olmasi iyi, cevremin cogu istanbulda)
Giresun (Ailem cogu zaman burada, tanidigim insanlar da var, dogasi harika)
Çanakkale (Aslinda bilmiyorum, iyi deniyor, ne cok sekuler, ne cok muhafazakar, dengeli bir yer gibi hissediyorum genel olarak, deniz baglantisi olmasi onemli)
Yalova (Istanbul'a yakin, kucuk, sakin)
Artvin (Insani iyi sanirim, dogasi iyi, Giresun'a gorece yakin)
0
mbond
(06.11.24)
Yalova
Çanakkale
Edirne
Bolu
Sinop
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
İnfo, artvine gel
0
abuzer
(06.11.24)
amasya
artvin
canakkale
edirne
sinop
0
antikadimag
(06.11.24)
çanakkale

insanı güzel. bir çok büyük şehire yakın. iklimi güzel. üniversitesi var. adalara ulaşım var. hayat pahalı değil. denizi var.
0
brakgn
(06.11.24)
Çanakkale hepsine tek atar
0
Zetnikov
(06.11.24)
Çanakkale
Edirne
Isparta
Yalova
Bolu
0
essoist
(07.11.24)
canakkale
amasya
duzce
edirne
sinop
0
cooperr
(07.11.24)
canakkale
kirklareli
yalova
edirne

en fazla bunlari isterdim. gelismislik, istanbul'a yakinliktan falan dolayi.
0
baldur2
(07.11.24)
bolu (yeri güzel ist ankara arası)
çanakkale (aralarında en iyi şehir)
ısparta (gittiğimde beklentimin üzerinde çıkmıştı)
sinop (çok sakin güzel bir yer)
yalova (sakin, istanbula yakın)
0
sabenburak
(07.11.24)
Edirne - Memleketim. İstanbul'a yakın. En büyük dezavantajı kışın çok soğuk oluyor.
Kırklareli - İstanbul'a yakın, doğası ve insanı güzel. Soğuk sıkıntı.
Yalova - İstanbul'a yakın
Çanakkale - Yaz turizmi ve insanların birbirine saygısı. İstanbul'a da yakın.
Artvin - Turistik olarak harika bir yer; ama yaşamak için nasıl olduğuna dair fikrim yok. En kötü Batum'a kaçılır.
0
auroraaurora
(07.11.24)
(14)

tek yasamak mi ev arkadasi mi

nickie
avrupa'da buyuk bi sehirde bir suredir beyaz yaka olarak calisiyorsunuz diyelim. 32 yasindasiniz ve bekarsiniz. Sehirde birkac arkadasiniz var ancak herkes is guc derdinde oldugu icin genelde is sonrasi yalniz takiliyorsunuz. Sehir merkezine toplu tasimayla 30-40 dk'lik mesafede ici guzel ve kirasi
avrupa'da buyuk bi sehirde bir suredir beyaz yaka olarak calisiyorsunuz diyelim. 32 yasindasiniz ve bekarsiniz. Sehirde birkac arkadasiniz var ancak herkes is guc derdinde oldugu icin genelde is sonrasi yalniz takiliyorsunuz. Sehir merkezine toplu tasimayla 30-40 dk'lik mesafede ici guzel ve kirasi bi tik daha uygun yerde tek yasamak mi yoksa ayni parayi sehir merkezinde bi odaya vererek cogu yere yuruyerek ve bisikletle giderek canli bir sosyal hayata sahip olmak mi? 32 yasinda ev arkadasi cekilir mi? (maas cok yuksek degil, orta seviye diyelim, o yuzden sehir merkezinde tek eve cikmak mumkun degil)

derdini s... demeyin lutfen. ya da diyin..
0
nickie
(06.11.24)
Kendi tercihim tek yaşamak. Çünkü şehir merkezinde de yaşasam yapabileceklerin de bir noktaya kadar, çevre de bir noktaya kadar. Eğer yorgunum, o yolu her gün her gün çekemem diyorsam şehir merkezi tabii. Ama ev yalnızlığı her evdedir. Ev arkadaşın olsa da olmasa da yalnızlık yalnızlıktır, barışmak gerekir onunla.
0
muhayyer divan
(06.11.24)
Ben o yaşta ev arkadaşı ve onun getireceği belirsizlik, gerginlik, rahatsızlıklarla uğraşmak istemezdim mecbur değilsem açıkçası.
0
salihdt
(06.11.24)
sehirden uzak ve tek.

gelen gidenin olur zaten merak etme. 32 yasinda fulltime calisan birinin ev arkadasiyla yasamasi cok iyi durmaz bence
0
robert bosch
(06.11.24)
karakterine bağlı. ben evlenene dek hep yalnız yaşadım. düzenli ve temiz bir adamım, evde vakit geçirmeyi ve evde kontrolün bende olmasını seviyorum, o yüzden ev arkadaşı çekemem. ki temiz titiz biriysen avrupa'da düzgün ev arkadaşı bulmak da sıkıntı. genelde bizden daha dağınık ve umursamaz oluyorlar.
0
sir gawain
(06.11.24)
Şehir merkezindeki muhit önemli çevresi nasıl. Mesela ben bir süre Dublin’de yaşadım ve şehir merkezinde kesseler oturmazdım nispeten dediğin mesafe kadaruzakta yaşadım. Normal şartlarda git şehir merkezinde ev paylaş derdim. Kaç yaşına gelmişsin ev mi paylaşıyorsun muhabbeti Türkiye’de olur, orada bunu pek takmazlar. Takmıyorlar da çünkü zaten yaşıtımız çoğu insan böyle yaşıyor. Hareketliliğe etkinliklere yakınlık gerçekten önemli. Uzaktaysan bir çok etkenin bir araya gelmesi gerekiyor bu etkinlikleri katılmak için ya da gidip bir iki şey içip kafa dağıtmak için. Ama şehir merkezindeysen daha rahat bir şekilde hadi çıkayım bir hava alayım şuraya buraya gideyim sarmazsa dönerim diyebilirsin. Benzer yaşlardayız bir şeyler yapmak için dediğin mesafenin gözümüzde büyümesi çok kolay ama yakın oldun mu o kadar da zor olmuyor.
0
air
(06.11.24)
tek yaşamaktan vazgeçmek için çok büyük sebepler gerekir. yaşadığınız yerde sosyal ortam sıfır değilse hiç gerek yok merkez + ev arkadaşına. %90 pişmanlık.
0
tukenmez adam
(06.11.24)
Sosyal ortam bekliyor, biraz da ortamlara akmak istiyorsaniz ev arkadasiyla sehir merkezi. Yok ben arada cikarim ama bi sekilde zamanla ortam ve arkadaslar zamanla oturur, evimde keyfime bakayim derseniz tek.
Bu, yasam biciminize ve insanlarla yakinlik seviyenize gore degisecek bir cevap
0
mor oje
(06.11.24)
Ben 36 yasimda ev arkadaslarimla yasamaya basladim. Kotu bi duyguydu. Su an tek kaliyorum, cok da masrafli ama ev arkadaşı istemiyorum ya.
0
Kahvedesu
(06.11.24)
Şu anda yalnız mı yaşıyorsunuz? Bence yalnız yaşıyorduysanız sonradan ev arkadaşına adapte olmak zor olur. Halihazırda ev arkadaşı var ise bir sene daha şehir merkezi deneyebilirsiniz baktınız olmadı ayrı çıkarsınız. Ama kendinizi siz tanıyorsunuz. O 30-40 dklık yol sizin gözünüzde büyüyüp iyice evcimen de olabilirsiniz, o çabayı harcamak size bağlı.
0
peki madem
(06.11.24)
tek yaşamak her türlü ağır basar bende.
0
kumandanim
(06.11.24)
ev arkadaşlığının üniversite öğrenciliğinden sonra tahammül edilebilir olduğunu düşünmüyorum.

30'lu yaşlarda ev arkadaşı çekeceğime kuru ekmek kemiririm.
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
ev arkadaşı + merkezi konumda ikamet
0
benibulmanlazim
(06.11.24)
Çok kişisel bir soru, ne imkan olursa olsun ben de tek yaşamak derim. Her şeyi mükemmel olsa bile hiç ikinci bir ses / nefesi çekecek, tuvalet sırası bekleyecek isteğim yok.
0
charbiel
(06.11.24)
Tek yaşamak elbette. Yine merkezi ama biraz daha küçük bir daire bakardım senin yerinde olsaydım.
0
iwasbornonamountainside
(06.11.24)
(26)

sizce bir telefon kaç sene kullanılmalı? siz kaç senedir kullanıyorsunuz?

Zetnikov
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar k
elimde 5 senelik telefon var yeni cıkan telefonlara özensem de bu baya iyi bi sıkıntı yasamıyorum.

tek sorun kamerası mukemmel degıl suan ıcın. bu yuzden seytan durtuyor


* sizce kaç sene kullanılmalı bir telefon android / ios?

* siz kaç senedir kullanıyorsunuz ve telefonda sıkıntı yoksa sonsuza kadar kullanır mısınız?
0
Zetnikov
(04.11.24)
5. yıla giriyorum. Bozulursa tamir ettiririm, düzelmezse yenisini alırım.
0
rock n roll
(04.11.24)
temmuz 2018'den beri hunharca kullanıyorum.
bozulana kadar veya özellikleri yetmemeye başlayıncaya kadar kullanılması gerektiğini düşünüyorum.
0
candide
(04.11.24)
Huawei p20 kullanıyordum 7 sene oldu, sırf hafıza ve kameradan dolayı değiştireyim dedim. Redmi note 12 pro aldım. 108mpxel kamera var ama b.k gibi çekiyor,7 yıllık telefonumun kamerası 100 basardı
0
seindfeld
(04.11.24)
9.aydayım

iphone 15

beter olsun, kafama edeyim alan. şarjı berbat. son ios’la kasılıyor. samsung s20 fe’m vardı. kardeş baskısıyla bunu aldım. memnun değilim.

şahsen snapdragonlu mümkünse gen 3 ve üstü, samsung s serisi bir cihaz alıp ben ölene kadar kullanayım diyorum. başlarım apple’ına da yenilemeye de.
0
baldan kaymak
(04.11.24)
aslında 5 yıl falan rahat gider ama 2-3 yıl içinde çıkan telefonların kameraları gerçekten iyileştiği için insan onlara geçmek istiyor. Artık çoğu anımız bu telefonlarla çekiliyor çünkü. O yüzden benim ortalamam 2-3 yıl işte. Fakat eski telefonu değişim kampanyasına falan sokmazsam bir aile büyüğüne veriyorum telefon işlevini sürdürmeye devam ediyor. Samsung Galaxy S7 halen aktif şekilde annemde :D bi değiştirmenin vakti geldi ama.
0
nhk ni youkosu
(04.11.24)
samsung galaxy j7 ile 7 yıl oldu sanırım.
0
nothing in my way
(04.11.24)
4-5 senedir galaxy note 10+ kullanıyorum, şuan biraz bataryası öldü ama ölüsü bile iş görüyor.

Daha gençken 2 senede bir telefon değiştirirdim. Şimdi bozulana veya işimi görmeyene kadar devam ediyorum.

İşim ne? Yazışma, sosyal medya, oyun, fotoğraf düzenleme, fotoğraf/video çekme... Şuan bunları yerine getiriyor. Bunları yapıp da sürekli telefon yenileyenleri anlamıyorum. Sanki yenisinde farklı bir şey yapıyor... Yenilikleri de takip ediyorum ama hem android hem iphone tarafonda beni aşırı heyacanlandıra bir şey olmadı. Video/fotoğraf kısmında güzel yenilikler var ama profesyonel değilseniz pek gereği olduğunu sanmıyorum.
0
ananiyimioguz
(04.11.24)
Son dört telefonumu aldığım seneleri düşündüm, 2014 2017 2021 2024 diye gitmişim. 3-4 yıl oluyor ortalama olarak. 2021'de aldığım hariç hepsi Samsung son modeldi, 2021de aldığım A serisiydi.

Şimdi S24 Ultra kullanıyorum. Bi 2-3 sene sonra değiştiririm belki şimdilik memnunum gayet. Telefona yapışık yaşayan biri olduğum için teknolojiyi takip etmek hoşuma gidiyor. Her sene yenisini alacak kadar kasmam ama çok eskitmeyi de sevmiyorum. Zaten eski telefonları da ailemden birine veriyorum hep, o yüzden çöpe gitme ya da ikinci elde satma durumum da olmuyor
0
nundu
(04.11.24)
7. nesil iPhone'u 7 sene kullanip 14. nesil almistim. Bunu da gene o kadar kullanirim herhalde. Genel mantigim alirken en guncelin en ust modelini alip uzun sure kullanmak seklinde.
0
sertac akin
(04.11.24)
2012
2017
2023

yeni telefon alma sikligim boyle.
0
hot potato
(04.11.24)
Ülkenin ekonomik şartları gerekçesiyle eğer gözümün tuttuğu bir telefon varsa ve param da yetiyorsa yeni telefon alırım. Çünkü elindeki telefon da planlı eskitme dahil, bugün yarın zaten su koyuverecek. Telefonsuz kalmamış olursun.

Bir önceki telefonum paspas suyuna düştüğü için tamirci görmek zorunda kaldı, 3 yılı geçmişti alalı. Yine de hâlâ tıkır tıkır kullanılıyor. Samsung idi, yenisini General Mobile aldım, daha ilk günlerde "ulan bunu kenara koyup Samsung mu alsam" dedim yani, çok zor alıştım bu telefona, hâlâ hoşlaşmıyorum ama gittiği yere kadar diyorum işte.
0
muhayyer divan
(05.11.24)
Kullanım amacına göre değişir.
Örneğin, benim için sosyal medyada paylaşım yapmak gibi bir amaç söz konusu değil. Bu yüzden gittiği yere kadar kullanırım.
Kapitalizmin kölesi olmak hoşuma gitmiyor.
0
pro9it9is9
(05.11.24)
2016
2019
2022

3 yilda birmis benim.
0
robert bosch
(05.11.24)
Mümkün olduğunca uzun kullanırım, suyunu çıkarırım.

İPhone 4: 2010 Kasım
İPhone 6S Plus: 2016 Mayıs
İPhone 15 Pro Max: 2023 Aralık
0
10551037
(05.11.24)
yavaşlamadığı, daha doğrusu yeni app'leri yeterince hızlı çalıştırdığı sürece telefon değiştirmem. pil değişimi ve benzer bazı değişim/tamirlerle bir telefon 5-6 sene rahatlıkla gider. son yıllarda yeni telefonlarla yeni bir özellik gelmiyor. cezbedecek bir şey yok açıkçası.

akıllı telefonlardan önce telefonların boyutları küçülüyordu, ekranları değişiyordu, zilleri değişiyordu, internetli telefonlar geliyordu, daha iyi kameralı telefonlar geliyordu. ama artık bu tarz kritik değişimler yok. mesela bende şu anda iPhone XS Max var, bu telefon yerine iPhone pro max alsam yeni bir özellik olmayacak. evet daha hızlı, daha iyi kamerası var, daha iyi bok püsürü var ama o telefonda olan her şey bu telefonda da var.
0
co2s2
(05.11.24)
xiaomi mi 6, mayis 2018'de almistim. ana kart arizasi verdi yeni anakart bulup taktirdim. ekran boyunu ve hala cok stabil calismasini sevdigim icin yenilemiyorum. hafizasi az geliyor ama onu da google photos'la cozuyorum. aldigimda iphone kullanan arkadaslar oha kamerasi cok iyi falan diyordu ama su an fersah fersah geri de tabi ozellikle gece cekimleri :D ama cok onemsemiyorum. bozulana ya da 5g cikana kadar devam gibi gorunuyor simdilik.
0
bay b
(05.11.24)
IPhonelar, 4 sene rahat kullanilir, maddi durum iyiyse yegene vs verilip yenilenebilir, degilse 6-7 seneye kadar gideri var.

Iphone 15 kullaniyorum, yani alali cok uzun zaman olmadi. Gunumuz akilli telefonlarinda sonsuza kadar sikinti olmamasi pek mumkun gorunmuyor. Bir noktadan sonra kullanilamayacak kadar yavasliyor. Oncesinde Iphone 2020 SE vardi, 2-3 sene falan kullanmis oldum. Daha fazla kullanmak isterdim de gunumuz telefon kullanim aliskanliklariyla bataryasi yolda birakiyordu.
0
mbond
(05.11.24)
Su an aynı telefonu 5. Senem ama o da google bedavaya değiştirdi telefonu batarya sisince.

Bana kalsa ideali 5-6 yıl. Ben anladığım benim iki derdim oluyor;
Batarya
Güncelleme

Şu ikisi sağlandigi muddetce zerre umrumda olmuyor geri kalan.
0
logisticsmanager
(05.11.24)
3 sene olmuş. Tamir edilemeyecek şekilde bozulana kadar kullanırım. Önceki telefonlarımı da öyle değiştirmiştim.
0
peki madem
(05.11.24)
Android kullanıyorum. Normal kullanımda 4-5 yıl ömürleri var ama iki telefonum tamamen kullanıcı hatası hatta sakarlığı ile gitti. Sonuncusu ömrünü doldurdu. Birkaç ay önce şu an kullandığım telefonu aldım. 13 yılda 3 Android telefon eskittim. Bu 4.
0
nawar
(05.11.24)
önceki iki akıllı telefonu 7şer sene kullandım. şimdiki galiba 3 senelik. ilki windows phonedu, hala canavar gibi ama mağazasında hiçbir şey olmadığı için mecburen androide geçmiştim. diğerleri android. dağılana kadar kullanıyorum.
0
titanyum22
(05.11.24)
2 yıl. iphone 15 pro max var. 17 pro max alırım.
0
gabe h coud
(05.11.24)
Çalıştığı ve aşırı yavaşlamadığı müddetçe kullanmaya devam ederim. Çalıştığım şirket alışveriş çeki verdiği ve telefondan başka bir şey alınamadığı için mecburen 2 yıl önce değiştirdim son telefonumu. Sadece benzer bir durumda hali vakti yerindeyken değiştiririm.
0
auroraaurora
(06.11.24)
Saydım 2012 den beri 4 telefon değiştirmişim şu an bu dördüncü
0
kullanicadi
(06.11.24)
. verimli çalıştığı, idare ettiği, aşırı yavaşlamadığı sürece değiştirmem telefonu - ki bu da hep 3 yıl a denk geliyor benim için.

. ufak tefek hemen şipşak tamiratla hallolmayacak bir arıza varsa, güvenlik endişelerim sebebiyle tamir e bırakmam yenisini alırım.
0
wilhelmwasmuss
(06.11.24)
ilk telefonlarım 2 sene civarındaydı. hem gençtik o zamanlar hem o telefonların ömrü o kadardı.

2018 - 2022 arası yaklaşık 4 yıl kadar huawei orta kalite bi cihaz kullandım. iyiydi bıraktığımda.
sonra iphone'a geçtim. 2buçuk yıldır iyi. değiştirmeyi bi ara düşündüm yakınıma verip kendime daha iyisini almak için ama memnun olduğum için değiştirmedim. yenileri de ateş pahası, gereksiz bir harcama olacaktı.

orta-üst segment telefonlar 4-5 sene rahat kullanılıyor.
alt segment ucuz telefonlar 2 sene sonra değiştirme ihtiyacı doğuruyor.
0
biseysorcaktim
(06.11.24)
(28)

10 defadan fazla izlediğiniz

Bir ben var benden şurada
Bir film var mı, birkaç film de olabilir.
Bir film var mı, birkaç film de olabilir.
0
Bir ben var benden şurada
(24.10.24)
12 Angry Men'i 20 defa da izlemiş olabilirim kaç kez izlediğimi bilmiyorum her izlediğimde ilk kez izlemiş gibi zevk alıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.10.24)
Back To The Future serisi. En çok de 1. ve 2. filmi seviyordum ama
0
biz siz onlar bensiz daha mutlular
(24.10.24)
-Atla Gel Şaban
-Tokatçı
-Mavi Boncuk
-Titanik
-Kuzuların Sessizliği
-Rocky IV
0
yurtsuz john
(24.10.24)
the dark knight, gora olabilir.
belki birkaç kemal sunal filmi
0
jelly bear
(24.10.24)
Senede en az 2 kere Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin extended halini izlerim.
0
nawar
(24.10.24)
The Shawshank Redemption
0
pilot monitoring
(24.10.24)
Buz devri serisi
0
Mirket
(24.10.24)
Esaretin bedeli
Braveheart
0
etna
(24.10.24)
Çocukken vcd playerımızın olduğu dönemde okuldan eve gelip defalarca aynı filmleri izlerdim. Harry Potter ilk üç filmi, disney/pixar fimleri, shrek 1 ve 2, bruce almighty, first 50 dates ilk aklıma gelenler. Ha bi de pokemon ve digimon filmleri vardı :d bunları 20 kez de izlemişimdir. Sonraki dönemde izlediğim çok az filmi ikinci kez izledim. Mesela geçen hafta forrest gump'ı ikinci kez izledim netflixten ayrılmadan önce
0
nundu
(24.10.24)
bilumum yeşilçam filmlerini saymıyorum. 30 yaş ve üzeri olan hemen herkes izlemiştir çünkü,

daha yakın zamanlar için ise:

- yahşi batı
- hacıvat karagöz neden öldürüldü?
0
wilhelmwasmuss
(24.10.24)
kooperatif kemal
0
yazar yazmaz yazan yazar
(24.10.24)
Lord of the rings, Hobbit bir de Harry Potter
Rahat 10 kez izlemişimdir hepsini
0
kullanicadi
(24.10.24)
Heat

5 ten fazla izlediklerim de
The Godfather
True romance
A Perfect murder
Ahlat ağacı
Collateral
Kuzuların sessizligi
0
deer hunter
(24.10.24)
hababam sınıfı
tosun paşa

tv'de görürsem izlerim.
hiçbir zaman bir filmi tekrar tekrar izleyeyim diye oturup açmışlığım yok.
0
yetkili birine benzeyen abi
(24.10.24)
you've got mail <3
0
robert bosch
(24.10.24)
The Fall
Titanic
Closer
The Holiday
LOTR
Yerli de çilekli pasta
0
a perfect lie
(24.10.24)
kimse de blade runner dememis, 30'dan fazla kez izlemişimdir.
0
deckard
(24.10.24)
Pardon
Geleceğe dönüş 1 2 3
Big fish
0
duster
(24.10.24)
eski türk filmlerini saymayalım, onlar dışında LOTR var.
gerçi nasıl izlemişim bilmiyorum, filme dair bilmediğim bir sürü şey var. pek dikkatli değilmişim belli ki.

10 değil ama çok izlediğim ben-hur var bi de (eski versiyon)
0
biseysorcaktim
(24.10.24)
Matrix üçleme
Star Wars ilk 6 film
Yüzüklerin Efendisi üçleme
Hobbit üçleme
Terminator
0
kumandanim
(24.10.24)
Eski Türk filmleri dışında 10'dan fazla izlediğim film yoktur. Harry Potter 3-4 kere izlemişimdir. Heat 3-4 kere. James Bond serisini (Daniel Craig) 5-6 kere, Bourne serisini 3-4 kere izlemişimdir. Bunlar dışında birden fazla izlediğim çok nadir.

Dizilerden de Gilmore Girls, Dexter, Scrubs, Breaking Bad birden fazla izlediğim diziler.
0
gabe h coud
(24.10.24)
geleceğe dönüş serisi
terminator 2
0
abelardo
(24.10.24)
kemal sunal klasikleri dışında yok. ertem eğilmez, osman seden ve natuk baytan filmleri onlar da. bir de zeki metin filmlerinden 2-3 tanesi.
0
ya ben lan neyse
(24.10.24)
Ruhlar Bölgesi, the others, bugün aslında dündü, hawl un yürüyen şatosu. Sakinleşmek için hep aynı filmleri izlerim genelde
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(24.10.24)
Leon
Brian in hayatı (monty Python)
0
abuzer
(25.10.24)
soul kitchen'ı 4-5 kere izlemişimdir.
0
kullanıcı adı
(25.10.24)
lotr
alien
blade runner
interstellar
0
deartheodosia
(26.10.24)
-Geleceğe Dönüş serisi
-Harry Potter serisi
-Duvara Karşı
-Kader
0
mutekebbir
(26.10.24)
(21)

Kız arkadaşımın annesi hergün arıyor

infinitedreams
Sabah akşam fark etmeksizin aklına geldikçe kız arkadaşımı arıyor. beraber olduğumuz zamanların içine ediyor. normal mi bu durum? farklı şehirdeler. evlilik yolunda ilerliyoruz, evlendikten sonra da aramaya devam eder mi? kız arkadaşımla konuşmalı mıyım bu konuyu bilemedim, acaba bana mı sağlıksız g
Sabah akşam fark etmeksizin aklına geldikçe kız arkadaşımı arıyor. beraber olduğumuz zamanların içine ediyor. normal mi bu durum? farklı şehirdeler. evlilik yolunda ilerliyoruz, evlendikten sonra da aramaya devam eder mi? kız arkadaşımla konuşmalı mıyım bu konuyu bilemedim, acaba bana mı sağlıksız geliyor bu durum yoksa normal mi?

teşekkürler
0
infinitedreams
(16.10.24)
Belki ilişkileri her zaman böyleydi ve böyle devam edecek. Birbirlerine çok düşkünlerdir. Bunu öğrenebilirsiniz. Her zaman böyle mi devam edecek en iyi kız arkadaşınız bilir? Bu konuyu konuşsanız garipsemez de normal bi konu. Sorun öğrenin.
Ben annemle haftada bi kere konuşuyorum ama ben de her zaman böyleydim. Herkesle böyleyim. Şimdi benimki sağlıklı yukarıdaki örnek sağlıksız diyemeyiz.
0
a perfect lie
(16.10.24)
evli kadınların anneleriyle telefon konuşmaları yerli yabancı bir çok kaynakta ortak mizah konusu. normal olup olmaması duruma ve kişilere göre değişir. rahatsız olduğunuza göre size göre normal değil demektir o yüzden konuşmakta fayda var. evlenince değişmez çünkü.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(16.10.24)
Var öyle insanlar.
Bi arkadaşımın eşi var mesela. Sabah kahvaltıya oturana kadar üç defa araşır annesiyle.
20 yıllık falan evliler. İlk zamanlar sinirden saç baş yolardı arkadaşım. Şimdi kanıksamış.
Yalnız telefonlaşmayla kalmıyor durum. Yılın altı ayı da yatıya gelşyorlar.
Ona göre ayarla kendini.
Bu arada sır falan olmuyor tabi. Senin donunun rengi konusunda bile detaylı bilgi sahibi bir kaynanaya sahip oluyorsun.
0
Mirket
(16.10.24)
ortalama olarak günde kaç kere arıyor ve arama başı veya günlük toplam ne kadar sürüyor bu aramalar?
0
bobinhoo
(16.10.24)
@bobinhoo örneğin haftasonu sabah 10 da arıyor, gün içinde 3 gibi 4 gibi arıyor. kısaca aklına geldikçe arıyor. bazen 3 dakika bazen 15 dakika..
0
🌸infinitedreams
(16.10.24)
günde ortalama yarım saati geçmiyorsa ve asıl önemli olan kısım beraber yaptığınız bir aktivite sırasında kız arkadaşın uzun uzun konuşmuyorsa sıkıntı yaratacak bir durum yok bence.

soracağı bir şey olur, onu sorar kapatır normal bu ama siz beraberken kız arkadaşınız oturup gereksiz muhabbete giriyorsa anormal.
0
bobinhoo
(16.10.24)
Saçmalık. Normal değil.
Oldu ki evliliğinizde bir sorun olursa kendi kızının aklını size karşı çelmeye yönelik hamleleri artacaktır.
Mesele, söylemek istemiyorum ama dışarıdan gelen bu tür uzun süreli etkiyle boşanmaya kadar varabilir.
Eş adayının annesine ileride evliliğinize dair her şeyi anlatabileceğini de bu kapsamda ele alın.

Çocuğunuz olursa, özellikle kitap okumaya alıştırın ki aile veya akrabalar arası tekrar eden gereksiz konuşmalara alışmasınlar.
Ayrıca gereksiz arkadaşlardan da uzak olmuş olurlar.

Evet bir insan annesine bağlı olabilir ama kemdi eşiyle olan yakınlığını da düşünerek arada hassas bir terazi kurmak zorunda.

Annesine bağlı değil, hastalık seviyesinde bağımlı ise sorun daha büyük.
Zamanında biriyle evlilik amaçlı telefonda görüşmüştüm bir tanıdık aracılığı ile.

Uzun konuşmadan sonra bana sorduğu soru kritik soru :
- evlendiğimizde nerede (il) çalışırsınız .
Ben de :
- ekmek neredeyse orada.
Ardından söylediği :
- annem babam burada onlardan ayrılamam.
Bu söyleyenin yaşı az da değildi.
Belli ki konfor alanından çıkmak istemiyordu.

Bir evlilikte erkeğin, anne babasına sürekli yakın olma isteğinde olan eşi varsa onların her an evliliğe müdahalesini de göz önünde bulundurması lazım.
Bu bakımdan eşlerin, dengeyi aile içinde saygı çerçevesinde sağlam kurabilmesi için benliklerinden biraz ödün vermesi lazım.

Evlilik, yatak odasından ibaret bir şey değildir.
0
diyecevaplandı
(16.10.24)
Farklı şehirlerde oldukları için endişeli olabilir. İyi mi, her şey yolunda mı? diye. Aynı şehirde bile olsa endişelenir ki farklı şehirde olunca bu daha da çok olur. Ben de anne olsam sık sık kontrol ederdim çocuğumu.

Birisi ya da birileri musallat mı oldu, yolda yürürken yanından geçen bir ipsiz sapsız yumruk mu attı vs.
0
rock n roll
(16.10.24)
@rock n roll, 35 yaşında bir bireyden bahsediyoruz.
0
🌸infinitedreams
(16.10.24)
7 senelik evliyim, annesi bir gün sektirmez :) rahatsız olmuyorum açıkçası, hele ki çocuğum okuduktan sonra daha iyi anladım.

Eşim benim annemi de benden fazla arar
0
kimlanbu
(16.10.24)
Bunun birey olmakla bir ilgisi yok ki. İsterse 100 yaşında olsun. Özellikle maalesef son zamanlarda her gün bir olay duyuyoruz ve o anne de bunu duyuyor ve endişeleniyor. Birey yine birey bunda bir değişiklik yok. Aynı şehirde bile olsa endiselenir farklı şehirde olunca korkusu katlanarak artar. Anne olsam sürekli ararım çocuğumu.
0
rock n roll
(16.10.24)
Türkiye'de yaşıyorsanız bu durumu sorgulamaya çok da hakkınız yok bence :) (hele ki şu dönemde)

Düşünüyorum da çocuğum olsa şu ülkede kafayı yerdim heralde.
0
makbur
(16.10.24)
Arar kısaca hal hatır eder. Çok önemli değilse daha geniş bir zamanda dönecegini söyleyip kapatabilir. Annesinin kızıyla kızın da annesiyle hergün görüşmesi anormal değil. Asıl anormal oran birbirinden habersiz ebeynler bence. Kız çocuk olmak zorunda değil. Anne hergün oğlunu da arayabilir ve bu bence son derece normal. Ülke koşullarına hiç girmiyorum bile.
0
hepimizkediyiz
(16.10.24)
Telefonda biribirini yeni tanımaya başlayan insanlar hariç kim günlük ve saatlerce konuşuyorsa arama mesafe koyuyorum, boş insana ayıracak ne vaktim var ne de kafam, bu durumda çok yakınlarım bile var.
boş boş konuşma ve dedikodu hariç hiç bir şey yapmıyorlar.
0
eja
(16.10.24)
Hal hatır sormak için aranabilir de uzun uzun sohbet ediyorlarsa eja +1.
Olağanüstü bir gündem yoksa telefon sadece hızlı iletişim aracı benim gözümde.
0
auroraaurora
(16.10.24)
kız arkadaşınızın gelen aramaları açmayarak her aramaya cevap verilmemesine, meşgul olabileceğine annesini alıştırması lazım.
0
bass solo take one
(16.10.24)
bence de herkesin normali farklı. ben mesela ilk öğrencilik zamanlarımda çok konuşuyordum. arkadaşlarım abartma dediler. azalttım sonra. şu an 2 haftada 1 annem ararsa konuşuyoruz, o aramazsa ben zaten aramıyorum.

bi kuzenimle annesi günde 3 kez konuşuyolarmış (kız 32 annesi 50 küsür yaşında) annesi gidip birkaç ay evlerinde kalıyor her sene. benim annem yılda 1 hafta ya gelir ya gelmez.

sizinki eğer buluştuğunuz kısıtlı zamanda arayıp tüm buluşmayı baltalıyorsa normal bi şekilde söyleyebilirsiniz bence alınılacak bi şey değil. ama zaten 3 dk sürüp kapatıyosa sizin tolore etmeniz daha doğru olur.
0
turuncu tonlarda
(16.10.24)
Sevisiyor mu kızım acaba dur rahatsız edeyim kafasında birisi de olabilir, aman dikkat.
0
encokbenisevinnolur
(16.10.24)
gayet normal bir durum, evliliğinizde de sorun olacağını sanmıyorum (sen sorun etmezsen) komik cevaplar var gerçekten, insanlar kafayı yemiş.
0
ravenudon
(16.10.24)
normal bir durum değil.
içinde bulunduğumuz kötü zamanlarla filan ilgisi olduğunu düşünmüyorum. muhtemelen yıllardır bu şekilde devam ediyordur.

evlenince de değişeceğini sanmıyorum.

her gün aramasındaki asıl problem, evlendiğinizde önemli/önemsiz ikinizin arasında, hayatınızda olan her şey anne tarafından da bilinecektir. özel diye bir şey kalmayacaktır.
0
wilhelmwasmuss
(17.10.24)
Maalesef bazı anneler sınırlarını bilmeyebiliyor evladı da aslında bunun bir istismar olduğunu genç yaşında anlamıyor ve evlat olarak bundan rahatsız olmuyor. Eğer bu konuşmalarda her şeyi eksiksiz annesine anlatiyorsa büyük problem bence. Siz evlilik yolunda ilerlesenizde evli değilsiniz bu yüzden bunu kendisine sormak saldırgan bir tutum gibi görünebilir ama netlikle bunu söylemenin bir yolunu bulmalı ve mantıklı argümanlar ile güven vermelisiniz
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(17.10.24)
(1)

Aruz vezninin okunuşu farklı mi

WithWorth
Sen ben hem dem kim kime dum dumaÇıtı pıtı kız baksa bana da1. Aruzu parcalayip hece olcusune gore yazdigim bu siirkulak mi tirmaliyor ? Problem tam nerede ?Bu şiirin ahenginin rahatsiz ediciliğini nasil anlayabilirim ?Yada aruzda tek bir heceyi değiştirsem, bunu anlayacak bir kulak mi var adamlarda
Sen ben hem dem kim kime dum duma
Çıtı pıtı kız baksa bana da

1. Aruzu parcalayip hece olcusune gore yazdigim bu siir
kulak mi tirmaliyor ? Problem tam nerede ?
Bu şiirin ahenginin rahatsiz ediciliğini nasil anlayabilirim ?
Yada aruzda tek bir heceyi değiştirsem, bunu anlayacak bir kulak mi var adamlarda ?

2. Bir de aruzu okurken, kendimizi kasiyor muyuz ?
Yoksa normal okurken ahengi kendiliginden ortaya mi cikiyor ?
Failün'lerin arasinda duracak miyiz okurken ?
0
WithWorth
(16.09.24)
2. herhangi bir ölçü sisteminde okurken kendini kasmıyorsun. ama bu tarz dizelerden aruz çıkmaz. aruz arapça/farsça kelimelerin olduğu geleneksel şiirlerde olur. yani teorik olarak normal sade türkçe ile de aruz yazılır da çok manasız. çünkü özellikle farsça kelimelerde uzun hece çoktur. dolayısıyla bu failatun vs farsça'ya uygun. yakışıyor.
0
wilhelmwasmuss
(16.09.24)
(12)

Doğulu, Karadenizli ve İçanadolulu

dakota
Bu bölge insanlarının hiç yaşamadığı yer elbette yoktur ama en az yaşadıkları yerler Türkiye’de nerelerdir ? Aynı zamanda dinsel erkinin az olduğu yer!
Bu bölge insanlarının hiç yaşamadığı yer elbette yoktur ama en az yaşadıkları yerler Türkiye’de nerelerdir ?
Aynı zamanda dinsel erkinin az olduğu yer!
0
dakota
(04.09.24)
egedir. özellikle güney ege bence.
0
jelly bear
(04.09.24)
Karadenizlilerin nüfusu, güneydogu anadolu bolgesinde cok cok az bence.
Doğulular her yerde. Ege ve Marmara’da çoğunluktalar.
İçanadolular da Doğu Karadeniz’de ve Edirne taraflarında azdır diye tahmin ediyorum.
0
kedidir o kedi
(04.09.24)
Çanakkale, Tekirdağ, Edirne ve Balıkesir. Tekirdağ'ın karadenize kıyısı var ama Karadenizli diye geçmiyorlar tabii.
0
nawar
(04.09.24)
ingiliz, alman, rus turistin, turizmin az oldugu ege ilceleri, mahalleleri, koyleri,
marmarayi eklemedim cunku is icin gelmis olabilirler.
akdenizi de hem tarimdan hem de mersin falan yakin olunca yerlemis olabilirler diye eledim.

guney ege'de bir ilcede bizim ev guzel bir mahallede olunca komsular ingiliz ama teyzemlerin komsulari hep dogulu :D
0
durgunfoton
(04.09.24)
sanayinin, is gucun olmadigi yerlerdir kutahya
gibi
0
ala09
(04.09.24)
İç Anadolu için Eskişehir.
0
alfired
(04.09.24)
@alfired dostum Eskişehir'de Ağrı, Muş ve Van'ın hemşeri dernekleri var ve sayıları azımsanmayacak kadar çok.

Doğulu, Karadenizli ve İç Anadolulu insanların yaşamadığı yer istiyorsan Edirne'ye bak derim.
0
jesues
(04.09.24)
Tekirdağ'ın sanayi ilçelerinde her üç kişiden biri karadenizli.
Tekirdağ merkez'de karadeniz mahallesi var :)

Edirne'nin kırsal ilçelerinde çoğunlukla yerel halk yaşadığı için pek yabancı yoktur.
aradığın yer edirne. dinsel etki olarak şöyle söyleyeyim düğün, eğlence vb tarzı sesli, gürültülü etkinlikler ezanla çakıştığında kimsenin aman sesini kısalım demeden aynen devam ettiği yegane yerlerden.
0
wilhelmwasmuss
(04.09.24)
Valla Ayvalık'ta hiç kürt görmemiştim, şaşırdım açıkçası. Diğer ırktan da görmedim gibi. Ama Muğla ve Antalya'ya git full kürt. Marmaris'te yerli olarak bir tane minibüs şöförüne rast gelmiştim.
0
nothing in my way
(04.09.24)
İç Ege.

Kütahya Afyon uşak üçlüsünde bunlar yok. Memleketimi sevme sebebim olur şahsen.
0
kaptan maydanoz
(04.09.24)
bence yoktur öyle bir yer. en fakir bölgeler olduğu için mutlaka o yok sandığınız yerlere de göç edenler olmuştur.

benim giresunlu dedelerim başka diyarlar için misal afyon için savaşıp şehit düşüyor, afyonlu kardeşim 'memleketimde giresunlu yok' diye seviniyor.
üzüldüm.
0
g7mor
(04.09.24)
bu konuda en bakir yerler kütahya afyondur ancak oralarda iç anadoluya yakın.
@jelly bear ege nufüsunun yarısı doğuludur. mesela izmir dışındaki tüm fırın pastane işleri karadenizlilerde truzim doğulularda iç anadolularda memur olarak yoğun bulunuyor.
0
mikahakkinen
(05.09.24)
(9)

Taşınmanın Maliyeti

anten
Arkadaşımla sohbet ediyorduk da kiraya zam yapmak mı, yoksa yeni yere taşınmak mı daha makul diye.Şu an istanbul'da kabaca 1 ev tutmanın maliyetidepozitosu emlakçı parası vs derken 60bin lira...Nakliyesi, eşyası sığdı sığmadı, taşınamadı vs yeni eşyası derken 50-60 da orası...minimum 100 120 gibi ge
Arkadaşımla sohbet ediyorduk da kiraya zam yapmak mı, yoksa yeni yere taşınmak mı daha makul diye.

Şu an istanbul'da kabaca 1 ev tutmanın maliyeti
depozitosu emlakçı parası vs derken 60bin lira...
Nakliyesi, eşyası sığdı sığmadı, taşınamadı vs yeni eşyası derken 50-60 da orası...

minimum 100 120 gibi geliyor maliyeti. Sizce doğru mu bu hesap.
0
anten
(20.08.24)
Yeni kira 30 bin
2 kira depozito 60 bin
1 emlakçı komisyonu 30 bin
Nakliye 50 bin

Toplam; 170 bin
0
adwokat
(20.08.24)
kiraya göre değişir tabii maliyet de:

30 bin tl ise kira,
* 1 kira depozito 30k
* 1 kira emlakçı komisyonu+kdv 36k
* aynı yaka nakliye 30k

işte 30-40 da yeni eşyaydı oydu buydu desen 125-135k gibi.
0
gitdaddy
(20.08.24)
Kira ve depozitoyu neden hesaba katiyoruz anlamadim, depozito eski evden alinip yeni eve odenecek, kira da zamsiz haliyle yeni evde odenmeye devam edecek. Ekstra bi masraf yok burada.

Emlakci, nakliye ve badana boya hafif tadilat kaliyor geriye. Nakliye de en fazla 25 30 bin, 50 bin cok abartili sirf nakliye icin. Emlakci da kiraya bagli iste.

Biz gecen ay 15 gun kira 2 eve odedik, emlakci badana boya nakliye, 100-110 bin totalde, ki sozlesme bitis ve baslangici denk gelmedigi icin boyle. Yoksa 70 civarina biterdi is.
0
bosver nicki
(20.08.24)
Görünmez masrafları da hesaba katalım mı?

-Perde boyunun kısa gelmesi,
-Yeni binada merkezi uydu sisteminin olmaması,
-Yeni binada sözleşmen olan internet sağlayıcının fiber hattının olmaması,
-Duşta şampuan rafının olmaması,
-Dolabın yatak odasına sığmaması
vs
0
Mirket
(20.08.24)
@bosver nicki, bence de kirayı hesaba katmak manasız ama 2+ yıldan eski bir kiracıysanız depozito falan hikaye oluyor :/ ben şimdi çıksam depozitom 3000 tl mesela.
0
gitdaddy
(20.08.24)
evden memnunsanız, insan haklarına aykırılık seviyesinde ahlaksızca bir zam yoksa, devam etmek daha mantıklı.
0
wilhelmwasmuss
(20.08.24)
Teşekkürler cevap için.

Kira+depozitoyu hesaba katıyorum zira eski evden alıp alamayacağın meçhul. Bir de ne olursa olsun mesela bir kira depozito ödenmiş, şimdi 2 kira isteniyor. Bir de emlakçı parası var vs.

Anladığım şu an orta halli bir taşınmanın maliyeti 150bin tl civarı.
görünmez masraflarla 200'e kadar yolu var.

@mirket onu düşünmemiştim evet:)

Bugün bir perde bile yaptırsan 10-20bin.
Buzdolabı sığdı sığmadı,
Ankastre uydu uymadı,
Dolap büyük geldi en önemlisi taşınamadı ya da sökülürse dağılacak gibi dersen maliyet büyüyor.
Mesela daha önceki taşınmamda bir dolabı atmak durumunda kaldım o kadar büyüktü ki, sökülünce de derli toplu geri birleşemeyecek haldeydi.

Bu arada @gitdaddy, depozito 1 kira bedelidir yanlış olmasın. O da son ödediğiniz kira bedelidir. 3000 değil yani son ödediğiniz kira neyse onu alırsınız. O yüzden sözleşmeye 1 kira bedeli yazılır.
0
🌸anten
(20.08.24)
fikir olması için yazayım ben de, geçen haftanın fiyatları;

izmir içi iki merkez ilçe arası (50 km mesafe) taşınma maliyeti 37 bin lira (en pahalı seçeneği kullanmadık ama ona yakın bir şirket seçtik, düzgün iş yaptılar, sıfır zayiat. her şey dahil paket idi, her şeyi onlar paketledi, onlar açıp yerleştirdi, eşyaları kurdu).

3+1 evin salon ve oda pencere ve balkon kapılarına orta üst kalite sadece tül perde + mutfak pencere ve balkon kapısına yarı karartmalı plise perde (4 parça) takıldı; 32 bin lira tuttu bu da.

depozito konusunda haklısınız. 10 sene öncesinin nominal değerini değil onun güncellenmiş halini geri alırsınız. bir kira ise yine bir kira ya da daha fazlaysa aynı oran nispetinde. biz de öyle yaptık, depozitomuz ilk kiranın 1,4 katına denk geliyordu, çıkarken de güncel kira bedelinin 1,4 katını geri aldık.
0
orient blue
(20.08.24)
4 Ay önce taşındım, 30k civarında yeni eşya dahil 130k civarı tuttu.

Ben evi büyüttüm, kiram iki katına çıktı o yüzden ekonomik olarak çok faydalı bir seçim değildi.

Ev sahibi saçma bir tutar istiyorsa boyun eğeceğime taşınırım.
0
kimlanbu
(20.08.24)
(7)

89'lu biri, ilk okula hangi eğitim öğretim yılında başladı ?

WithWorth
soru başlıktadır.
soru başlıktadır.
0
WithWorth
(09.08.24)
Normal sartlarda 1995 eylulde baslamis olmali. Yani 1995-1996 egitim ogretim yilinda baslamistir.
0
mbond
(09.08.24)
@mbond Yani 6 yaşını doldurmuş iken ve 7 olmamış iken başlamış oluyor diyorsunuz.
0
🌸WithWorth
(09.08.24)
İşte tam da benim için bir soru! Anaokuluna 1994'te, 1. sınıfa da 1995'te başlamıştım. Ben Kasım doğumluyum ailem yaşıtlarımla gönderdi ama mesela 1989 Aralık'ta doğan kuzenim benden sonraki sene başladı.
0
peki madem
(09.08.24)
95'te başlar. ben 90lıyım 96da başladım. bu şekilde silsileyi takip ettiğinizde göreceksiniz ki tam 18 yaşınızdayken liseyi bitirmiş olacaksınız zaten.
0
brdrbrdr
(09.08.24)
@WithWorth, evet, bence sadece yil dikkate aliniyordu. 1988'liyim 1994 yilinda basladigimi hatirliyorum ve normal baslama yasi oydu.
0
mbond
(09.08.24)
1995-1996

yani 95 in eylülünde
0
wilhelmwasmuss
(09.08.24)
Mart 1989 doğumluyum.

2003 senesinde 8.sınıf bitti. Dolasıyla 1995-96 egitim ogretim yilinda başlamış olmam lazım.
0
put it in your appropriate place
(09.08.24)
(15)

şahsi araç mı işyeri servisi mi?

birmilyonunvarmi
şirkete sabah akşam şahsi aracımla gidiyorum. maaşımın %5'i aylık yol parasına gidiyor. ikisini karşılaştırırsak;-servisle gelirsem sabah yarım saat daha erken uyanmam gerekiyor. (kışın 45 dk)-servisle akşamları eve 15-20 dk geç gidiyorum.-servis koltukları konforsuz. -serviste yazın soğutma kışın ı
şirkete sabah akşam şahsi aracımla gidiyorum. maaşımın %5'i aylık yol parasına gidiyor. ikisini karşılaştırırsak;

-servisle gelirsem sabah yarım saat daha erken uyanmam gerekiyor. (kışın 45 dk)
-servisle akşamları eve 15-20 dk geç gidiyorum.
-servis koltukları konforsuz.
-serviste yazın soğutma kışın ısıtma sorunları oluyor.
-servis genellikle gürültülü ve kalabalık.
-servisçi biz varken sigara içmiyor ama biz yokken sigara içtiği için servis leş gibi kokuyor.

insanlar şahsi arabamla gidip gelmemi enayilik ya da müsriflik olarak görüyor. siz olsanız bu şartlar altında servisle mi giderdiniz şahsi aracınızla mı?
0
birmilyonunvarmi
(09.08.24)
gidiş geliş yol ne kadar sürüyor?
eğer yarım saat gidiş, yarım saat dönüş ise, kendi araban, 1 saat gidiş, 2 saat dönüş ise servis.
serviste uyumaya alışırsın, kendin bu kadar uzun süre araba kullanmak gereksiz yorulma olur.
0
burfak
(09.08.24)
@burfak sabah yarım saat bile sürmüyor, akşam trafik oluyor biraz 1 saat civarı
0
🌸birmilyonunvarmi
(09.08.24)
Arabamla gidip gelirdim
0
kisa
(09.08.24)
3 sene servisle işe gidip gelmişliğim var sonra dayanamayıp işe yakın ev tutmuştum (arabam yoktu) . koku babında serviste tek sıkıntı sigara değil, ayakkabılarını çıkaranlar burnumun direğini kırıyordu. araba maaşının tamamını da alsa akıl sağlığına bu kötülüğü yapma kardeşim. kimseye hesap vermek zorunda değilsin.
0
titanyum22
(09.08.24)
kardeşim para neden kazanılır? harcamak için.
canın ne istiyorsa onu yap. sen sigara içmiyorsun millet sigara içiyor sende onun yerine keyfine bakıyorsun.
0
sizofren06
(09.08.24)
Arabamı yıpratmam. Ülkede araç fiyatları ortada. Şirketim benzin parası verdiği halde ben personel servisini kullanıyorum. Aceminin biri gelip vursa değeri yarı yarıya düşüyor, kasko ödemeleri yetersiz. Ayrıca serviste uyuması güzel oluyor, trafik/kavga stresi yok.
0
HellKeePer
(09.08.24)
arabamı yıpratmam +1. kaza riski de var. bir de birikim yapma ihtiyacınız varsa servis kullanın. ama her şeyimi elde ettim diyorsanız rahatınıza bakın.
0
xrated
(09.08.24)
Bu senaryoda servis daha makul olur benim için. Arabayla uğraşmak istemem, zaten trafiğe çıkmayı hiç sevmiyorum. Otururum servise götürür getirir.

Parasal açıdan da şirket ve işle ilgili olarak kendime ait şeyleri kullanma taraftarı değilim. Araç, laptop, telefon fark etmez. Ne sağlarlarsa o kadar verim alırlar neticede. İnsan ne kadar kazanırsa kazansın, hayat çileye dönmüyorsa ve servis imkanım varsa aracımı bu şekilde kullanmak istemem. Aksi durumda da önceliğim iş değişikliği olur. En son çare olarak kendi aracımı kullanırım.
0
akhenaten
(09.08.24)
O geçici olumsuzluklara ayanabilirseniz servisle gidin.
O sıkıntılar mecbur çekilecek.
O kadar da olur demelisiniz.

Hiç bir sıkıntı yoksa yoksa bile sadece trafik yoğunluğu söz konusu ise yine servis tercihim olurdu.
0
diyecevaplandı
(09.08.24)
o yüzde 5 i birikim yapmak veya parasal bir hedefe ulaşmak için kullanacaksam servisi kullanırım ama, öyle ekstra bir durum yoksa arabayı kullanırım.

kışın 45 dakika fazla uyumak bile, araba için yeterli bir motivasyon:)
0
wilhelmwasmuss
(09.08.24)
Millete gore enayilik, musriflik bana gore su sartlarda araba kullanilmamasi cimrilik
0
Kittie
(09.08.24)
araba büyükşehirlerde özellikle istanbulda müsrifliktir. toplu taşıma ve servis varken araba ile işe gitmek anlamsız.
araba gideri sadece yakıt değil, bunun yanında yıpranma payı, kasko, sigorta, muayene, tekerlek, yıllık bakım liste uzar gider.
0
my fault
(09.08.24)
şirketten yol parası alamıyor musunuz? çalıştığım şirket otopark ücretini (şirketin içinde olduğu kampüste otopark ücretli) ve benzini (opet anahtarlık, aylık üst limiti var) karşılıyor.

servisin geçtiği yer de önemli. eskiden servisle gidiyordum, servis evin yakınından geçiyor geçmiyor kavgası oluyor. duruma göre servise gidebilmek için 10-15 dk yürümem gerekiyordu. çok önce de başka bir şirkette servise binebilmek için otobüse binmem gerekiyordu (o zaman arabam yoktu)
0
inheritance
(09.08.24)
Araba yipratilmak icin var. Size daha rahat geliyorsa arabayla devam bence. Bir de aylik akbil kadar bile odeme yapiyorlarsa servisi kullanmayinca, degmeyin keyfinize.
0
mbond
(09.08.24)
Servisiniz konforsuzmus gercekten ama soylede bisey varki servis cidden cok rahat bisey bizim kaldirdilar her gun yasini tutuyorum.
Birde servis sizi evin onunden mi alacak yoksa ana yola cikmaniz mi gerekecek, ev onundende alacaksa 1-2 deneyin mis gibi uyursunuzda
0
eja
(09.08.24)
(4)

Hangi okul?

passione
Merhaba. Bir meslek lisesinde 3 senedir çalışan İngilizce öğretmeniyim. Çalıştığım okul idarecileri ve öğrencileri açısından çok kötü düzeyde, müdür değişikliği oldu ve okul daha da kötüleşti. Bu dönem çalıştığım bölgeye yakın bir proje okuluna geçme ihtimalim var, bu okul öğrencileri puanla alıyor
Merhaba. Bir meslek lisesinde 3 senedir çalışan İngilizce öğretmeniyim. Çalıştığım okul idarecileri ve öğrencileri açısından çok kötü düzeyde, müdür değişikliği oldu ve okul daha da kötüleşti. Bu dönem çalıştığım bölgeye yakın bir proje okuluna geçme ihtimalim var, bu okul öğrencileri puanla alıyor ve butik bir okul sayılır öğrenci ve öğretmen sayısı az. Şimdi ben bu okula geçiş yaparsam daha yoğun olacağım , öğrenciler seviyesi şuan çalıştığım okula göre bayağı bir iyi, idare de benim okuluma göre çok daha baskı ve iş yükü veriyor olabilir. Ama orada çalışırsam meslek açısından daha çok gelişebilirim. Öte yandan şuan çalıştığım okulda iş yoğunluğu açısından çok rahatım , öğrencilerin seviyesi genel olarak kötü ama üstesinden gelebiliyorum ve ders açısından beni hiç zorlamıyorlar yani yorulmuyorum denebilir.

Bir de ek olarak seneye eşimle birlikte Farklı bir yere tayin de olabiliriz, yani burada çalıştığımız son sene olacak gibi görünüyor.
Sorum şu; siz olsaydınız bu sene çalışmak için hangi okulu seçerdiniz ?
0
passione
(08.08.24)
Tayin yakinsa biraz daha diren. Yok degilse okul degistir. Degisiklik her zaman iyidir.
0
Yourcousinmarvinberry
(08.08.24)
@arbre
Öğrenciler için hazırlık sınıfı olan bir okul, her beceriden ders anlatacağım için beni geliştirecek ve uluslararası projeler yapan bir okul yurtdışı bağlantıları var. Baskı ise proje için ya da kurs açtırma ya da derste gözlem yapmaları vs olabilir.
0
🌸passione
(08.08.24)
hocam ben meslekte hep bu bahsettiğiniz berbat profil okullarda çalıştım. maalesef sıradan, eh işte diyebileceğim okullara bile geçemedim. tayin senelerinde ya çalışılabilir düzeyde okullar açılmadı, ya da tayin hakkım olmayan yıllarda mesleğimi keyifle yapabileceğim okullar açıldı. yani bir şekilde denk gelmedi. fena halde soğudum idareciliğe geçtim.

evet, meslek lisesinde sizden başarı beklentisi minimum düzeyde olduğu için bilgi anlamında sizi zorlayacak bir ortam olmuyor ama burada önemli olan, derste dersinizi işleyebilme olanağı sağlayamayacak kadar disiplinsiz bir düzey varsa buna tahammül eşiğiniz ne? bence belirleyici olan bu. ben de bu her sene azaldı ve tahammül etmek istemedim.

iyi bir öğrenci grubu bulduğumda daha da motive olan ve yorgunluk ve tempoyu kaldırabilen biriyim ben mesela. ama bir sınıf dolusu, eğitime öğretime tepki olarak doğmuş öğrenci grubu karşısında, işte beklenti yok bunlarla da bir şekilde yürüyor diyemiyorum. öğrenciyi oyalayıp, kendimi zorlamadan devam ederim şeklinde yapamıyorum.

o yüzden ben olsam proje okuluna geçerdim. bir de kişilik özelliklerinizle de ilgili. ben bir okulda belli bir süre sonra sıkılıp değişiklik istiyorum. iyi bir okulda olsam gene de aynı duruma düşerdim gibime geliyor. kötü okulda 3 yıl ise bu süre iyi okulda 5 yıl durur gene değişiklik isterdim ama eninde sonunda aynı insanlarla, aynı düzende devam etmek pek bana uygun değil gibi. ama önceliği bulunduğu yeri değiştirmemek olan, sıkıntı yaşasa da değişim istemeyen öyle kendini daha mutlu hisseden insanlar da var. yani biraz kişisel bir durum.
0
wilhelmwasmuss
(08.08.24)
Daha az yorulacagim yeri tercih ederim
0
abuzer
(08.08.24)
(15)

Bebek aşıları için asm’mi hastane mi?

eisberg
Selamlar. Aşılar için Aile Sağlığı Merkezi’ne mi gidiyorsunuz? Normal ziyaretlerimde pek memnun olduğum söylenemez. Hemşirelerin de aşıların saklama koşullarına vs. dikkat ettiklerini düşünmüyorum (bunu düşündürecek bazı olaylar gözledim) o yüzden şehir hastanesine götüreyim diyorum ama öte taraftan
Selamlar. Aşılar için Aile Sağlığı Merkezi’ne mi gidiyorsunuz? Normal ziyaretlerimde pek memnun olduğum söylenemez. Hemşirelerin de aşıların saklama koşullarına vs. dikkat ettiklerini düşünmüyorum (bunu düşündürecek bazı olaylar gözledim) o yüzden şehir hastanesine götüreyim diyorum ama öte taraftan evimizin de dibinde asm burada halletmek de kolaylık olur.

Aşı saklama vb. konularda onları takip eden, yaptırım uygulayan bir sistem var mı?
0
eisberg
(10.07.24)
Aşı karşıtıyım, özellikle doğum hassasiyetlerini kullanarak bebekleri her türlü ilacın aşının ve tedavinin denekleri olarak kullanabiliyorlar, son derece ikircikli bir durum. Öncelikle bunu belirteyim.

Şehir hastanesi sizi kabul etmeyebilir. Asm'ler aşılarınızı yapacaktır burada kalabalık etmeyin diyebilirler. Malum suriyeliler bizden öncelikli.

Güvenilir bir hekiminiz varsa hangi aşıların kesinlikle yapılması gerektiğini ve hangi aşılar ile tahlillerin kesinlikle yapılması gerekmediğini ondan öğrenin, mutlkaa bilgisi vardır ondan bilgi alın. Gerçekten asm'deki hemşirelerin ilaç/aşı/vs saklama titizliklerinde sorun görüyorsanız bunu lütfen sağlık bakanlığına bildirin ki orası bir denetlensin bir soruşturma geçirsin. Söylemedikçe artar çünkü.
0
muhayyer divan
(10.07.24)
Asm aşı saklama koşullarından şüpheniz olmasın. Bakanlık online olarak sürekli aşı dolabının sıceklığını takip ediyor (il sağ müd değul BAKANLIK). ASM personeli de, ister sevin ister sevmeyin, vatan haini veya câni değil genel olarak. Aşıları dolapta muhafaza ediyorlar.
Ben asm'yi tercih ettim yine onları tercih ederim
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(10.07.24)
Özel hastanedeki çocuk doktorumuz "aşı için hastaneye gelmenize gerek yok, ASM'de yaptırabilirsiniz. Hatta onlarda daha sık aşı yapıldığı için hem daha taze oluyor hem de sıcaklığını çok sıkı takip ediyorlar" demişti.
0
michael_knight
(10.07.24)
evet, aile sağlığı merkezine gidiyoruz.

hatta, eşim de hastane personeli olduğu için, hastaneye götürüp yaptırtmayı düşünmüştüm. aşı uygulaması sadece asm de yapılıyor dendiği için asm ye götürmüştüm.
0
wilhelmwasmuss
(10.07.24)
İlk cevabı veren arkadaşa katılmıyorum. Bebekler her türlü aşı/ilaç/tedavi derneği olarak kullanılmıyor. Yıllardır süregelen, yapılması gereken aşılar yapılıyor. Oğlum 8 yaşında, sadece göçmenlerin aşısız gelmesi sonucu 7yaşında yapılması gereken karma aşısı (geçmiş zaman ne kadar oldu hatırlamıyorum) daha erken yapıldı. Onun haricindeki aşılar bildiğimiz, bizim de çocukluğumuzda yapılanlar. Üstelik aşısız gelen göçmenler ve aşı karşıtları sebebiyle maalesef sonuna gelinmiş olan kızamık ve su çiçeği yeniden hortladı. Üstelik aşı karşıtları/aşısızlar da çocuklarının (haklı olarak) kamusal alanlarda oynqtıyor/gezdiriyorlar ve bu mikroplar maalesef daha hızlı yayılım gösteriyor.
Ben oğluma ekstra yapılan rota aşısını da yaptırdım. Yaptırmayan tüm anne babalar - maalesef hayatlarının ilk 3 yıllık döneminde hastanade yatmak zorunda kalırken ben hiç bir problem yaşamadan oğlumu bu yaşa getirdim. Kaldı ki ben de oğlum da alerjik bünyeliyiz. Buna rağmen ne oğlumun aşılarında bir sıkıntı yaşadım ne de (kuduz aşısı a alerjim olmasına ve yaşım ileri olmasına rağmen) bana yapılan 5doz covid aşısında bir problem yaşadım...

Aşı karşıtı olan arkadaşlar, hastalandıklarında yine tıbbın ve bilimin çözümlerine başvurmayacaklarsa karşıtlıklarını da son derece samimi buluyor ve hak veriyorum.
Menenjit aşısını da doktorunuzla görüşerek değerlendirmenizi tavsiye ederim.
Ve evet, asm'de sürekli bir aşı sirkülasyonu ve bakanlık soğutucu denetimi var. Asm hekimi 4 arkadaşım var, bizzat onlardan biliyorum.
0
strawberry first
(10.07.24)
biz de hep asm'de yaptirdik, sadece asi takviminde olmayan rota ve menenjit asilarini takip eden cocuk doktorumuz yapti. onun haricinde benim de edindigim bilgi asmlerin asi konusunda oldukca guvenilir oldugu ve soylendigi gibi asi sirkulasyonu daha fazla oldugundan tazeligi konusunda da endiseye yer olmadigi seklindeydi.
0
in vino veritas
(10.07.24)
biz de hep asm'de yaptırdık. rutin kontrolleri için özel hastnaeye gidiyoduk. eğer kontrol aşı zamanına denk geliyorsa onu hastanede yapıyorlardı. ama doğduktan sonra ilk dozların tamamı asm'de yapıldı. sonraki hatırlatma dozları hastanede yapıldı.

saklama koşullarından yana endişeniz olmasın.
0
kibritsuyu
(11.07.24)
asm'de yaptırabilirsiniz.

ek bi hatırlatma rota virüs gibi bazı aşıları sağlık bakanlığı aşı kapsamında dahil değil, bunları varsa doktorunuzla takip edip zamanında yaptırın.

not : aşı karşıtlarını sosyal medyada ve gerçek hayatta ignore edin.
0
nuisance2
(11.07.24)
Yanıtlar için teşekkürler. Peki arkadaşlar aşı vakti gelince arıyorlar mı asm’den yoksa biz takip edip mi götürüyoruz?
0
🌸eisberg
(11.07.24)
devletin karşıladıklarına ek olarak ücretli rota ve menenjit aşılarını da sağlık ocağında yaptırdım.

aşı karşıtı olanlar keşke alınlarına dövme yaptırsa da kendileri ve çocukları ile toplumda yan yana gelmekten kaçınabilsek.

bizim sağlık ocağı bazen arıyor bazen aramıyor. zaten hangi aylarda yapılacağı önceden belli. kendiniz takip etseniz daha sağlıklı olur.
0
elorelia
(11.07.24)
Aşıların buzdolabındaki sıcaklıkları merkezi aşı takip sistemi (ATS) tarafından buzdolabındaki sensörle takip ediliyor. Sıcaklıklarda oynama olduğu zaman uyarı geliyor. Aşılar kullanılamaz sıcaklıklara gelirse çok yüksek ceza veriliyor. Rahat olun o konuda.
0
unalub
(11.07.24)
Bi arkadaşımın babası aile hekimiydi, bi keresinde evlerinde otururken telefonuna uyarı gelmişti asm'de elektrik kesintisi var aşıları taşıyın gibi. Apar topar çıkmıştı. Yani asmler gerçekten iyi denetleniyor aşılar konusunda merak etmeyin.

Aşı karşıtlarını ignore edin +1. Geçen de benzer bir başlıkta yazdım, covid mrna aşısı gibi yeni bir aşıyı olmak istememek hadiii bir nebze makul karşılanabilir (ki bence normal değil de neyse), yıllardır yapılan ve çocuk sağlığında inanılmaz öneme sahip çocukluk aşılarına karşı olanı direkt hayatımdan çıkarırım. Fakültede hocalarımızın dediği çocuk sağlığı açısından hiçbir çocuk doktorunun karşı olmaması gereken iki şey var anne sütü ve çocukluk çağı aşıları. Bunlara karşı olan biri mesleğini doğru yapmıyordur. O yüzden takvimdeki aşıları ve hatta bence arkadaşların da belirttiği gibi takvim dışı aşıları yaptırın. Hiçbir çocuğu aşı adı altında denek olarak kullanmıyorlar merak etmeyin
0
nundu
(11.07.24)
bebeğimin tüm aşılarını asm de yaptırdım
asm ile iletişime geçin (ki sizi takip ediyorlardır, bizim asm hemşireleri aşı zamanı geldiğinde bize haber veriyor) randevu bile almadan gidip yaptırabilirsiniz. bebeklere her zaman öncelik tanıyorlar.
aşı karşıtı olanlar, tek söyleyebileceğim allah belanızı versin. kuzenimin 2 aylık bebeği yoğun bakımda yattı ölümden döndü çocuk, neymiş büyük kızının arkadaşlarından biri aşılarını olmamış (annesi aşı karşıtıymış), parkta toplaşmışlar bir gün ve o "arkadaştan" kızamık kapmış!! o arkadaşın annesi çocuğunun hasta olduğunu söylememiş çünkü hafif ateşi varmış sadece !!!
0
wendyangelamoiradarling
(11.07.24)
takvimdeki aşılar için asm'den arayıp haber veriyorlar. takvimde olmayan aşıları kendini takip etmeniz gerekiyor.

bu arada takvimde olmayan rotavirüs ve menenjit aşılarını da eczaneden alıp asm'de yaptırabilirsiniz. illa özel doktora gitmeye gerek yok. aşıyı yapıyorlar, sadece diğer aşılar gibi ücretsiz karşılamıyorlar.
0
kibritsuyu
(11.07.24)
evet bizim de takvimdeki asilar icin ariyorlar hatta plan yapiyorlar bize gore (su gun su saatte yaslilarin asilari var siz su saatte gelebilir misiniz? gibi). ve evet ayrica soylemeden gecemiycem ben de, asilarini ihmal etmek, hele ki asi karsitligi tum cocuklara buyuk haksizlik ve zalimlik bence. hicbirimiz doktor degiliz cocuklari denek olarak kullaniyorlar demek icin hicbir yetkinligimiz yokken sagdan soldan duydugu dayanaksiz cumlelerle tum cocuklari riske atanlardan gercekten uzak olalim dilerim. sayelerinde neredeyse bitme noktasina gelen hastaliklar hortladi. bahanesi de sey, "olursa benim cocugum hasta olacak sana noluyor???" saka gibi bir cehalet gercekten!
0
in vino veritas
(11.07.24)
(8)

Ateist arkadaşlar haksızlığa uğradığınızda nasil rahatlıyorsunuz?

slm ben yalnız komando yasin
Sorum ateist arkadaşlara. Diyelim bir iftira sonucu işsiz kaldınız ve işten atıldınız, iftira eden kişi rahat rahat yaşıyor olan size oldu ya da sevgiliniz sizi aldattı ve aldattığı kişiyle evlendi. Sizde çok üzüldünüz. Bu gibi şeylerde nasıl rahatlatıyorusunuz kendinizi. İslamda ahiret hayatı var v
Sorum ateist arkadaşlara. Diyelim bir iftira sonucu işsiz kaldınız ve işten atıldınız, iftira eden kişi rahat rahat yaşıyor olan size oldu ya da sevgiliniz sizi aldattı ve aldattığı kişiyle evlendi. Sizde çok üzüldünüz. Bu gibi şeylerde nasıl rahatlatıyorusunuz kendinizi. İslamda ahiret hayatı var ve haksızlık yapanlar bunun cezasını çekecek ama ateizmde yok. bu haksızlık yapanlar ölecek ve yaptıklarının cezasını çekmeyecek bu çok acı birşey değil mi?

Böyle durumlarda ne düşünürsünüz? ve nasıl rahatlarsınız?
0
slm ben yalnız komando yasin
(04.07.24)
Kendimi, olmayan bir alternatif boyutta yaşayacakları olası ceza ile avutmak yerine haksızlığa bağlı olarak intikam alıyor ya da yoksayıp geçiyorum. Haksızlık değil, kanunsuzluk varsa zaten hukuki yollar.
0
nawar
(04.07.24)
Dindar bir insandan cok da farkli oldugunu dusunmuyorum. Birileri bir sey yapmissa size, birileri size bir sey yapmistir. bunun cezasi olup olmamasi sizi rahatlatir mi emin degilim. Hakkinizi ararsiniz alamazsaniz uzulursunuz, zamanla gecer. Yukarida dendigi gibi kanunsuzluk baska bir sey.
Dindar bir insan ulan cehennemde gorursun sen diye kendini rahatlatiyorsa bu da baya enteresan cunku bunu yaparak aslinda gunah islemis olur. Sen mi karar veriyorsun kimin cehenneme gidecegine veya neyin gunah olup olmadigina da boyle bir hukme variyorsun da rahatlama yasiyorsun? derler adama.
0
wallcan
(04.07.24)
nawar + 1

ayrıca inançlı insanların da ahirette nasılsa cezasını görecek diyerek kendilerini teskin edebildiklerini ve rahatladıklarını sanmıyorum. sadece teskin etmeye çalışma olarak gözlemliyorum.
0
wilhelmwasmuss
(04.07.24)
soru saçma geldi. asıl o kişinin ahirette cezasını bulacağına inanarak nasıl rahat ediyorsun? sonuçta şu anda sana bir kelek yaptıysa şu anda cezasını çekmeli değil mi?
0
neira
(04.07.24)
“İftiraya uğramam ya da aldatılmam bireysel olarak benim suçum değil, onların karakterleri ile ilgili bir meseleydi” anlayışıyla önce kendi özgüvenimi, moralimi toparlarım. Herhangi bir intikama kafa yoracağımı sanmıyorum hayat filmlerdeki gibi işlemiyor.

Bir de şahsi görüşümdür, öte dünyada her şeyin karşılığı olacak ya da ilahi adalet mantığı insanları daha çok hırsa/bilenmeye ve her daim tetikte olmaya itiyor. Asıl hiç olmayacak bir şeyin hevesle beklenmesi, insanı daha çok yıpratıp yapması gereken faydalı işlerden alıkoyacak bir şey. Bu yüzden iyisiyle kötüsüyle her şeyi göğüslemeli ve onlarla barışmalı. Hayatta başımıza kötü şeyler de gelecek. Bunları bir tek biz yaşamıyoruz.
0
ruhen hastayim ben
(04.07.24)
ne yazık ki hayat adil değil. böyle kabul edip, hayatınızı buna göre yaşamanız lazım.

yasal olarak ya da toplumsal baskı ile adalet bulabilirsiniz.
bu olaydan kendinize bir ders çıkartıp, kendinizi geliştirebilirsiniz.
başkaları da aynı şeyleri yaşamasın diye çalışabilirsiniz.
0
co2s2
(04.07.24)
Heykelin yontulması gibi, darbe almadan esas seklimizi almıyoruz. Ateist değilim ama teist de değilim. Deistspor diyelim.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Böyle dünyanın düzenini sikeyim deyip devam ediyorum.
0
hops
(04.07.24)
(9)

Halk sokağa inip göçmenlere rahat vermezse ne olur?

ananiyimioguz
Kayseri'de yaşanan olayın ülke genelinde yapıldığını düşünün.Bu insanlar barınamayıp ülkelerine veya kaçak yollarla başka ülkelere gittiklerinde, abd ve avrupanın planları suya düşerse ne olur?Normalde hükümete paralar yağdırıp istediklerini yaptırıyorlar.Fakat halk, istemedikleri şeyi yaparsa buna
Kayseri'de yaşanan olayın ülke genelinde yapıldığını düşünün.

Bu insanlar barınamayıp ülkelerine veya kaçak yollarla başka ülkelere gittiklerinde, abd ve avrupanın planları suya düşerse ne olur?

Normalde hükümete paralar yağdırıp istediklerini yaptırıyorlar.

Fakat halk, istemedikleri şeyi yaparsa buna nasıl engel olabilirler?
0
ananiyimioguz
(01.07.24)
Halk bastırılır ve her şey eski haline döner.

Halk çok ısrarcı olursa hükümet istifa etmek durumunda kalır. Yeni hükümet göstermelik bir şeyler yapar. Yeni gelişleri tıkar. Yeni anlaşmaları yapmaz dolayısıyla ülke göçmen cenneti olmaktan çıkar. Geri dönebilenler geri döner, diğerleri başka ülkelere kaçmaya çalışır. Kaçamayanlar siner ve asimile olur.

İkinci paragrafta yazdıklarım projeye aykırı olduğu için ihtimal dışı gibi görünüyor.

Proje = BOP
0
Mirket
(01.07.24)
Göçmenler bir yere gitmez örgütlenip karşı saldırıya geçebilir maalesef
0
basond
(01.07.24)
Öncelikle pogrom olur, bir sürü sığınmacı ölür, muhtemelen sığınmacıların elleri armut toplamayacağı için bir çok Türk vatandaşı da ölür, kolluk kuvvetleri yoğun bir şekilde şiddet kullanarak olayları önlemeye çalışır... Muhtemelen "X-Y Temmuz olayları" gibi bizden sonraki jenerasyonlara aktaracak nurtopu gibi bir utancımız olur. Yıllar boyu "Ama onlar da taciz ettiler, öldürdüler", "Yok onlar kendilerini savunuyorlardı, aslında öyle bişey de olmamış" gibi at izinin it izine karıştığı tartışmalar görürüz.
0
salihdt
(01.07.24)
normal bir ülkede, hükumet güvenlik güçlerini sahaya sürer, itidal çağrısı falan yapar, sonra olağanüstü hal ilan eder, başa çıkamazsa erken seçim kararı alır, göçmen karşıtı muhalefet partileri seçimlerde büyük başarı gösterir.

türkiye'de ise gösterilere katılanlar, vatan haini, devlet düşmanı ilan edilir. devletin polisinin, jandarmasının çağrısına uymayıp eylemlere devam edilenler cadı ilan edilir. halk da devlet karşıtı görünmemek için geri çekilir. sonra milletin gazını alıcı göstermelik iki üç karar alınır.

aynı tas aynı hamam devam eder. bir sonraki seçimlerde de halk akp yi cezalandırmak isterse tepki olarak mhp'ye oy verir:))
0
wilhelmwasmuss
(01.07.24)
Yaptırmazlar. Ya PKK bayrağı sıkıştırırlar araya ya bir PKK saldırısı olur ya da camiye/islama yönelik bir şey yaşanır. Fahrettin yine başı açık ve dekolteli kadon fotoğraflı profillerden bir şeyler sallar. Toplananlar biz böyle değiliz demek için anında dağılır.

Göçmenler buradan kaçmaya başlar, Avrupa ve ABD 'ye akın ederlerse süper olur. Beter olsun hümanist ve liberal rolü yapıp sapına kadar ırkçı olan iki yüzlü Avrupa çomarları.
0
nawar
(01.07.24)
pogrom, 6-7 eylül tarzı şeyler olmaz. olaylar ciddileşirse hükümet gönderme yönünde aksiyon almak zorunda kalır. eğer olaylar artarsa ve hiçbir aksiyon olmazsa hükümetin oyları düşer. bkz avrupa.
0
paintov
(01.07.24)
madımak, maraş katliamı, 6-7 eylül olayları gibi haberler normalleşir.

ama bu halk, seçtikleri hükümetçe suriyelilerin evlerine bomba düşürüp şimdi de taciz tecavüz olaylarına sığınarak diri diri insan yakma derdinde olan bir halk.
madımakta yakarken nasıl rahatlarsa yine rahatlar.
30 günde 60dan fazla kadın cinayeti işleyen bir halk.
türk tarikatçılar tarafından 40 küsür çocuğun tecavüze uğramasına yarım saniye takılmayan halk.
suriyelileri öz savunmaya çekmelerini sağlarlar en fazla.
0
patronaj1
(01.07.24)
"abd ve avrupanın planları suya düşerse ne olur?"

suya düşme ihtimali çok düşük. Bu insanlar kalırsa Türkiye'nin yapısı değişmiş oluyor --> win.

bu insanlar göndermeye çalışılırsa ve çok temiz(hukuki) yapılmazsa mesela dünkü gibi olaylar olursa o iş büyüyüp yeni bi terör, iç savaş vb. çatışmaları artırabilir. Öyle bi karışıklık da batının işine gelebilir. 2010'larda Arap Baharının son aşamalarında Türkiye var deniyordu, aha al sana işte.

Ancak çok bilgili 'monşerler' uluslararası ilişkileri çok iyi yönetip, batının da sağcılaşmasını kullanıp insanları çok legal şekilde ülkeden gönderirse öyle tertemiz çözülebilir. Bence Avrupa'nın göçmen düşmanı olması tam kullanılacak durum. Ama Türkiye'yi tanıyorsam (bişeyler değişmezse) onlar yine içlerindeki herkesi bize göndermeye devam eder biz de kabul ederiz.

Bu arada çok basit hamleler yapılabilir aslında. Sağlık sistemini kullanmaları için GSS ödesinler, vergi vermeyen direkt büyük para cezası->ödemezse sınırdışı gibi sert şeyler olsun kurala uymayan gönderilsin. Batı böyle yapıyor. Halihazırda Türk vatandaşı olanlar için bişey yapılabilir mi bilmiyorum.
0
nhk ni youkosu
(01.07.24)
Bak sorunun tam cevabi, olmusu var burada:

eksisozluk.com
0
Yourcousinmarvinberry
(01.07.24)
(18)

Cenazede hakkını helal etmemek

grimavi
Ananem hem anneme hem de bana manevi olarak zarar verdi, annem hakkını helal eder mi etmez mi bilmiyorum ben hakkımı helal etmeyi düşünmüyorum, maddi olmayan ödeşilemeyecek durumlarda helallik vermeyince cenaze namazı sırasında ne oluyor ?
Ananem hem anneme hem de bana manevi olarak zarar verdi, annem hakkını helal eder mi etmez mi bilmiyorum ben hakkımı helal etmeyi düşünmüyorum, maddi olmayan ödeşilemeyecek durumlarda helallik vermeyince cenaze namazı sırasında ne oluyor ?
0
grimavi
(28.06.24)
Tavşan dağa küsmüş.

Helal etmiyorum de içinden geç, şov yapmayacaksan.
0
pavlis
(28.06.24)
Bunun şovla ne ilgisi var imam boşuna mı soruyo, içimden geçerli oluyorsa öyle de olabilir, onu soruyoruz işte
0
🌸grimavi
(28.06.24)
Neden olmasın? İlla gitmene de gerek yok, şimdiden helal etmeyebilirsin. Orada helallik çadırı kurulmuyor sonuçta.

Şov yapacaksan da herkes önce bir ooooaaaaaa der sonra sevenler çıkışır, birkaç kişi yapma etme der sonra da banane der yoluna devam eder.
0
pavlis
(28.06.24)
Şimdiden oluyorsa yüzüne söyleyeyim bari, kendi de bilsin teşekkürler pavlis
0
🌸grimavi
(28.06.24)
gitmesinler. terbiyesizligin lüzumu yok ölmüs bir insan sonucta.
allah sirali ölüm versin diyeyim. kimin önce gidecegini bilemezsin.
0
robert bosch
(28.06.24)
oy birliği esası arandığından, karar yeter çoğunluğu sağlanamaz namaz iptal olur.

yeteri kadar nefret ediyorsan gitmezsin. ne olacak cemaat bi haa hooo uğultu yapar, imam da bi yerden sonra işine bakar geçer, duası vs her neyse.
0
wilhelmwasmuss
(28.06.24)
başınız sağolsun. anneanneymiş yabancı biri olsa bir şey demezdim ama eğer böyle bir durum varsa cenazeye gitmeyin. hoca sonuçta formalite icabı soruyor. torun olarak helal etmiyorum dersen diğer aile fertlerinden olumsuz tepki alabilirsin. ortam gereksiz gerginleşebilir. gerek yok ölen ölmüş ortamı germeye gerek yok. en fazla cenaze namazına gitmeyin olsun bitsin. anneniz cenazeye camiye mezarlığa gidecekse bence onun yanında olmanız da iyi olur. şova gerek yok +1
0
exlibris
(28.06.24)
Ananem henüz hayatta, gidip helal etmeyeyim derken cenazeye gitmekten değil ananem hayattayken ona gidip helal etmediğimi yüzüne söylemeyi kastetmiştim
0
🌸grimavi
(28.06.24)
helallik vermeyince cenaze namazı sırasında ne oluyor ? Yazmışsın???
0
pavlis
(28.06.24)
İsteyen helal eder isteyen etmez. Millet homurdanır en fazla helal etmeyene. Namaz kılınır olur biter.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.06.24)
@pavlis evet öyle sordum çünkü sadece o helalleşme ya da helalleşmeme imam sorduğu sırada söylenmeli sanıyordum

Cenazeye gitmeye de orda dile getirmeye de gerek yokmuş anladığım, derdim şov değil tabi ki
0
🌸grimavi
(28.06.24)
Hocam dizilerde filmlerde ya da gerçek hayatta "Sana hakkımı helal etmiyorum" diyen görmedin mi hiç? Tabii ki hakkı helal/haram etmek için bireyin ölmesine gerek yok yav. İtirazı olan şimdi konuşsun ya da sonsuza kadar sussun sahnesi değil bu shdhsh

Söyleyeceksen yüzüne söyle, cenazede hakkını helal etmeme videoları internete düşüyor arada. Millet kınıyor hep falan, haklıyken de haksız duruma düşersin eş dost arasında. Bizim kültürde ne olursa olsun ölünün arkasından kötü konuşulmaz algısı var. Dünyanın en kötü insanı olsa namazı kılınan kişi, yine helal olsun diyip geçilir orda
0
nundu
(28.06.24)
Cenaze çıkışı dayak yersiniz. Rahmetlinin sevenleri vardır illa ki.
0
HellKeePer
(28.06.24)
Orada helal etmiyorum dediğinde cenaze sahiplerinden bazılarını incitmiş olabilirsin, öfkelerini ve tepkilerini çekebilirsin, hiç gereği yokken olay çıkabilir, hiç istemediğin insanları kırıp dökebilirsin.

Halbuki senin hesabın anneannenle, diğerleriyle değil. Dolayısıyla hakkını helal etmiyorsan da bunu kimsenin bilmesine gerek yok. Mirası vardır reddedersin vs, illa gözle görülür bir şey istiyorsan yani. Ama cenaze namazında helal etmiyorum ya da haram olsun filan dersen olay senle onun arasından çıkar, huzursuzluk olur. Başkalarını bırak yine sen yıpranırsın annen yıpranır. Boşver derim ama sen bilirsin tabii.
0
muhayyer divan
(29.06.24)
İmam zaten formaliteden soruyor. Cenaze namazında böyle bir şekilde ortalık yerde bagırırsan önce herkes bön bön sana bakar deli mi ne diye. Sonra da imam ortalık yerde seni azarlar dünyaevi sorunlarınızı buraya taşımayın diye. Ardından hiç bir şey olmamış gibi namaz devam eder.
Belki ordan biri videoya çekecek sosyal medyada dalga konusu olacaksın.
Helal etmiyorsan şuan şimdi de etmiyorum etmiyorum de sonra otur bir kenara yak bir sigara.
0
limonlu eksi
(29.06.24)
fıkhi olarak bir kişinin hakkımı helal etmiyorum demesi cenazenin defnedilmesine engel değildir. fakat Peygamber Efendimiz'in cenazede merhumun kimseye borcu var mıydı diye sorduğu ve varsa yakınları borcunu ödedikten sonra ancak cenaze namazını kıldırdığı hadislerde geçiyor.
eğer maddi bir alacağınız yoksa, bahsettiğiniz hak nefsî, ırzî vb bir haksa cenazeye katılmamanız daha uygun olur. yukarıda yazıldığı gibi boş yere gerginlik, husumet yaratmaktan başka işe yaramaz.

Âişe (radıyallahü anha)’dan rivâyet edildiğine göre, şöyle demiştir: Peygamber (sallallahü aleyhi ve sellem)’in yanında ölen bir kimse kötülükleriyle anılmıştı da Rasûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştu:

(Ölülerinizi hayırla yâd ediniz.) (Buhârî, Cenaiz: 85; Tirmizî, Cenaiz: 63)
0
mustafakesekci
(29.06.24)
bir şey olmuyor. imam hakkınızı helal ediyor musunuz diyince cemaat üç defa helal olsun diyecek. sonra siz herkesin duyabileceği yüksek sesle "ben helal etmiyorum" diyeceksiniz. helal etmemek de sizin hakkınız. allah sana helal etmeme hakkı vermiş, imam da topluca soruyor. kulun ne haddine gidip hesap sormak, allah'ın kararını eleştirmek?
çolpan ilhan'ın cenazesinde hakkını helal etmeyen bir adam vardı :) youtu.be
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(29.06.24)
teyzemin oglu vefat etti, ben Turkiye'de olsaydim bunu yapacaktim, anne babasini ele gune rezil etmek icin. ama senin durumunda geriye kalan yine sizsiniz, annen falan, bence cenazede boyle birsey yapmak sizin durumunuzda gereksiz olur.
0
durgunfoton
(30.06.24)
(7)

Elenen takımdaki adam kırmızı kart görünce

chicha_v2
Çekya oyuncusu maçtan sonra kırmızı kart gördü biraz önce.E adamlar elendi, para cezası mı alacak ne olacak?
Çekya oyuncusu maçtan sonra kırmızı kart gördü biraz önce.

E adamlar elendi, para cezası mı alacak ne olacak?
0
chicha_v2
(27.06.24)
çekya avrupa şampiyonasından sonra bir daha milli maç yapmayacak mı?
0
abelardo
(27.06.24)
sonraki en az 1 maç oynayamayacak. daha fazla da ceza alabilir.
0
la traviata
(27.06.24)
Bir dahaki bahara :)
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.06.24)
turnuvadan sonra kartlar siliniyordur büyük ihtimalle.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(27.06.24)
Uefa veya fifa'nın düzenlediği bir sonraki resmi maçta oynayamaz. Direkt kırmızı kart alınca otomatikman disiplin kuruluna sevk ediliyor, mesela maç sonunda kırmızı çıkan adama ekstra ceza gelebilir.
0
iwasbornonamountainside
(27.06.24)
bu sene içerisinde avrupa uluslar ligi maçları başlayacak. oradaki ilk maçta oynayamaz işte.
0
wilhelmwasmuss
(27.06.24)
Bundan sonra ne olacağı, takımın elenip elenmediği, bir dahaki maçın ne zaman olacağı hakemin konusu değil ki.
Prosedür neyse onu uyguluyor hakem.
0
Mirket
(27.06.24)
(6)

öğretmenlerin proje adı altında yurt dışı gezileri

andlee
bir süredir dikkatimi çekiyor öğretmenlerimiz devlet desteği ile yok erasmus yok proje yok öğrencilerin değişimi gibi tam anlayamadığım bilmediğim bir programla düzenli yurt dışına çıktığını görüyorum. sorduğum bir kaç arkadaş devlet desteği olduğunu belirtti. tam öğrenemedim konuyu. bilen var mıdır
bir süredir dikkatimi çekiyor öğretmenlerimiz devlet desteği ile yok erasmus yok proje yok öğrencilerin değişimi gibi tam anlayamadığım bilmediğim bir programla düzenli yurt dışına çıktığını görüyorum. sorduğum bir kaç arkadaş devlet desteği olduğunu belirtti. tam öğrenemedim konuyu. bilen var mıdır?
0
andlee
(26.06.24)
Evet. Programları kendiniz araştırıp bulmanız gerekiyor. Size gri pasaport ve günlük harçlık veriyorlar. Proje bitiminden sonra tatil için zaman da tanıyorlar.
0
ruhen hastayim ben
(26.06.24)
devlet ne kadar ödenek veriyor bu projelere?
0
🌸andlee
(26.06.24)
Geçen sene birinci dereceden şahit olduğum İtalya konaklama hariç günlük 75€ idi. Projeden projeye değişiyordur muhtemelen.
0
ruhen hastayim ben
(26.06.24)
Ablam İtalya’da gezilmedik yer bırakmadı Arkeoloji ayağına fkfkfd
0
gabe h coud
(27.06.24)
Bunlar AB fonları, Türkiye değil. Erasmus benzeri çoğu. Akademisyenler için farklı tabii.
0
evrim halkasi
(27.06.24)
ab fonları.

mesleki teknik eğitim genel müdürlüğüne bağlı okulların gitme şansı daha fazla oluyor.
0
wilhelmwasmuss
(27.06.24)
(23)

Her işyerinde mutlaka bulunan karakterler

sekizdokuzon
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız. Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
Burada birlikte bir toparlayalım bunları, görünce şaşırmayız.

Ben başlıyorum: Borsada sürekli hisse senedi kovalayan erkek.
0
sekizdokuzon
(26.06.24)
klima savaşlarına neden olan kadın.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(26.06.24)
Astroloji vb. şeyleri fazla ciddiye alan biri.
0
auroraaurora
(26.06.24)
Alaylı, ulu bilge
0
pavlis
(26.06.24)
Patron yalakası. Onun yerine sen yerin dibine girersin. Onun o davranişlarını, konuşmalarını gördükçe, küçüldükçe küçülürsün en sonunda bir bakmışsın nokta kadar kalmışsın ama o hâlâ aynı şekilde yalakalığına devam ediyor. Başkası adına utanmak çok kötü.
0
rock n roll
(26.06.24)
bütün dedikodulara hakim çaycı-idari personel
sürekli aynı hikayeleri anlatan yaşlı amir
0
Hallegadola
(26.06.24)
Çalışma hayatında bir bilemedin iki kere geç saat mesaiye kaldığı halde sanki uzun bir dönem öyle geçmiş gibi "ohoo biz sabahlara kadar çalışıyorduk burda" diye yerli yersiz sürekli bundan bahseden tip. Çalıştığım 3 yerde de vardı.
0
akhenaten
(26.06.24)
Hiçbir şey bilmeden işte tutunanlar.

Yılın yarısını hasta geçirenler.
0
kimlanbu
(26.06.24)
beyaz yaka silkeleme odaklı ürünleri öve öve bitiremeyen tipler.
0
hops
(26.06.24)
klimayı sürekli açık tutmak isteyenler klimanın hiç açılmamasını savunan iki kişi.
0
liberal
(26.06.24)
şadan abi. her şeyden bahseden adam/kadın.
0
Improbable
(26.06.24)
Libidosu yüksekler
Mutsuz evliliğiyle yüzleşmemek için hibrit çalışma ortamında her gün ofise gelip, mesaiye kalarak haber okuyanlar
Gizli işsizler
0
gabe h coud
(26.06.24)
Birbirini anında bulan dedikodu sevenler. Komik tarafı en çok da birbirlerinin dedikodusunu yapmaları. Arada bana da gelip bir dedikodu bilgisi verir ve benim de onlara başka dedikodu aktarmamı beklerler, benden karşılık bulamayınca dışlarlar sonra.

Bir de şehir/iş değişikliği öncesi hoşlandığı erkeklere açıkça asılan evli kadınlar var.

Güne futbol sohbeti ile başlayıp, ikinci el araba bakarak devam edip, Facebookta okudukları gerçek olmayan bilgileri paylaşarak tamamlayanlar.
0
hasmetizm 2046
(26.06.24)
Ben burdayim demek icin hareketleriyle, sesiyle surekli kendini gosterenler. Yuksek sesle konusur, herkesle bi muhabbeti vardir, her ortami bilir, sirketteki tum giybetlere hakimdir, her seyin en dogrusunu o bilir. Sen neymissin be abi hesabi ama kadin da olabilir bu.

Isi onemsiyormus gorunup aslinda ona buna is cakmaya calisan, surekli ustunden is atarken kendi yaptigi sacma seyleri de bir kilifa uydurmaya calisan, saat 5 oldu mu sivisan, surekli “bana ne yeaa” modunda yasayan tip.
0
mor oje
(26.06.24)
sabahları kahve içmeden ayılamıyorumcular
0
jülsezar
(26.06.24)
şortla gelenlere “oohh tatile mi geldin” diyenler
0
respect
(26.06.24)
Surekli sikayet edip enerji emenler, dilinde birakip gidicem diyenler.
0
Feriyaanim
(26.06.24)
Aslinda bunlardan her ortamda var; cok arkadas canlisi, samimi davranip, kuyunu kazanlar.
durmadan cocugundan, kocasindan bahsedenler.
0
durgunfoton
(26.06.24)
Ağzı ya da teni kokanlar.
0
gabe h coud
(26.06.24)
Arkadaşlarına yıllardır evinden dışarıdan hiç bir şey getirmeyen ikram etmeyen tiplerin, yenilecek bir şey söz konusu olduğunda yiyicilikte ve bedavacılıkta anında ilk sırada olmaları, lokmaları götürmeleri.

Böyleleri ortamda olmadığında ikramlarınızı yapmanız tavsiye edilir.
0
diyecevaplandı
(26.06.24)
her boka muhalefet eden, gevezeliği ile sohbet adı altında cinayete teşebbüs eden ama hiçbir iş yapmayan, başkalarına iş yaptırmaya çalışan fosil, yaşlı çalışan.
0
wilhelmwasmuss
(26.06.24)
geç gelen personele ''bizde yemeğe çıkıyorduk'' diyen biri mutlaka vardır :')
0
since1907
(26.06.24)
Birileri için sürekli para toplayıp altın almak isteyenler ve buraya ait olmadığını düşünen, kendini geri plana atmış zeki mi yoksa asosyal mi olduğu belli olmayan tip.
0
ruhen hastayim ben
(26.06.24)
Boynerden sürekli kargo bekleyen kadın.
0
🌸sekizdokuzon
(26.06.24)
(2)

açık öğretim kitap arşivleri

webbrowser
selamlar, geçenlerde paylaşılmıştı ama kaybettim tüm açık öğretimin kitap arşivleri mevcuttu rica etsem paylaşabilir misiniz?
selamlar, geçenlerde paylaşılmıştı ama kaybettim tüm açık öğretimin kitap arşivleri mevcuttu rica etsem paylaşabilir misiniz?
0
webbrowser
(24.06.24)
wilhelmwasmuss
(24.06.24)
ddp.anadolu.edu.tr
burası daha detaylı
0
renegade
(24.06.24)
(8)

X vizesini alınca Y vizesi alamazsınız

optimistbakunin
Selam, boyle bir sey sanirim kıbrisa pasaportla gidilirde yunanistana gidilmiyor mu ne deniyordu. Simdi pasaport cikartmadan emin olmak istedim boyle bir sey nereler icin var. Iste ne biliyim rusya vizesi varsa abd gidilmez gibi bir seyler falan var m
Selam, boyle bir sey sanirim kıbrisa pasaportla gidilirde yunanistana gidilmiyor mu ne deniyordu. Simdi pasaport cikartmadan emin olmak istedim boyle bir sey nereler icin var. Iste ne biliyim rusya vizesi varsa abd gidilmez gibi bir seyler falan var m
0
optimistbakunin
(23.06.24)
Pasaportta KKTC damgası varsa Yunanistan almıyor, o yüzden KKTC'ye kimlikle giriyor herkes, pasaportu karıştırmıyor. (Sakız adası için bizim taraftaki pasaport kontrolünde "Kıbrıs yok di mi?" diye sorup özellikle baktı polis.) Yunanistan aynı şekilde Makedonya damgası varsa da almıyor diye bir şey de diyorlar ama bu kesin bilgi değil, "yok öyle bi şey" diyen de var.
0
kobuzchu kiz
(23.06.24)
iran-israil
0
abelardo
(23.06.24)
En sağlıklı bilgiyi dış işlerinden alırsın gerisi kulaktan duyma uydurma bilgiler.


Örneğin 2010’da böyle bi duyuru atılmış hala geçerli mi arayıp sorabilirsiniz. Onun haricinde her ülkenin seyahat bilgileri sayfasında yazar. Mesela KKTC damgasıyla Yunan’a gidilemeyeceğini yazmışlar

Pasaportlarında İsrail vizesi veya İsrail’e giriş-çıkış damgalarıyla seyahat eden yabancıların İran, Kuveyt, Libya, Lübnan, Suriye, Sudan, Suudi Arabistan ve Yemen’e girmelerine izin verilmemektedir.

www.mfa.gov.tr
0
Mcfly
(23.06.24)
Lubnan Israil var karsilikli, Lubnan damga basmiyor bu nedenle.

Iran-Abd hurafe.
0
kassiopeia
(23.06.24)
azerbaycan - ermenistan

ayrıca şu makedonya olayında ben sorun yaşamadım. pasapotumda hem yunanistan hem kuzey makedonya damgası falan var. belki ülkenin ismi kuzey makedonya olmadan önce olan bir durum olabilir bilemiyorum.
0
wilhelmwasmuss
(23.06.24)
kosova sonrasi sirbistan da almiyor diye biliyorum
0
in vino veritas
(23.06.24)
bu arada rusya-amerika'da ben sorun yasamadim gerci ben vizesiz zamaninda girdim rusya'ya ama giris cikis vardi yani.
0
in vino veritas
(23.06.24)
@kopuzchukız benim pasaportumda geçen ramazan bayramımdan Makedonya damgası var, sonrasında defalarca Yunanistan'a giriş çıkış yaptım günübirlik vs. Sıkıntı olmuyor, olmadı.
Kesin bilgi
0
kirmizipilotkalem
(24.06.24)
(45)

arkadaşımın evimden zeytinyağı çalması

la lykia
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yap
eski bir arkadaşım kahvaltıya gelmişti.

evde zeytinyağının içinde duran iki küçük bidon milas yağlı zeytinı var, ondan çıkarmıştım. çıkarırken de anlatmıştım, "işte bu zeytin böyle yağın içinde duruyor, yağda durmazsa hemen küfleniyor, coğrafi işaret aldı daha yakınlarda" vs. diye. o gün kahvaltı yapıldı, dağıldık.

ben bir süre sonra bir baktım o zeytinin içinde durduğu yağ yok olmuş, haliyle zeytin de küflenmiş.

eve de başka kimse gelmemişti. duruma hiçbir anlam veremedim. acaba ben tuvalete gittiğim bir ara arkadaşım biraz daha çıkarmak istedi de yağı mı döküldü, belki elinden kaydı, olur ya insanlık hali. ama öyle bir şey olduysa bana niye söylemedi? belki unutmuştur ya da utanmıştır dedim.

arkadaşıma nazikçe sordum: "bizim o gün çıkardığımız zeytinin yağı mı döküldü o gün? zeytinler yağsız kalmış küflenmiş" dedim. haa evet ya galiba döküldü biraz dedi o kadar.

çok tuhaf buldum tavrını. zeytin de o bölgeye giden birinin getirdiği zeytin, markette falan satılmıyor, üzüldüm haliyle, koca bidon zeytin çöpe gitti. ama yine de zeytinde değilim, tavır ve rahatlığı tuhaf geldi ama neyse dedim üzerinde durmadım.

aynı arkadaşım başka bir gün akşam oturmasına geldi. tuvalete gitmiştim. döndüğümde mutfaktaydı, ben de mutfağa yöneldim, bir şey lazım mı dedim. yok peçete alacaktım dedi, önümü kesti, yani mutfağa girmemem için. bir şey istiyorsan ben vereyim dedi. ben yine bir şaşırdım, ne alaka benim evimde, sen bir şey istiyorsan ben vereyim asıl diye düşündüm ama bir şey demedim. yok su alacaktım ben de dedim, girdim mutfağa.

mutfağa girdiğimde gördüğüm manzara: evinden iki tane cam kavanoz getirmiş, bizim diğer ikinci bidondaki zeytinin yağını onlara aktarmış.

ne yapıyorsun dedim? ya işte bu yağ fazla gelmiş zeytine, aktarayım dedim falan diye saçmaladı. dedim ne alaka, o zeytinler yağın içinde duruyor, diğeri zaten küflendi, anlattım sana. sen ne yapıyorsun bana bir anlatır mısın dedim.

bu sefer itiraf etti, işte benim yağım bitmişti, bu yağ da bu zeytine fazla gelmiş diye düşündüm, bir şey olmaz nasıl olsa diye birazını alayım dedim dedi.

diğer zeytinin yağını da mı almıştın dedim, çok az almıştım dedi.

o kadar afalladım ki, ne diyeceğimi, ne tepki vereceğimi bilemedim. yemin ederim zeytininde, yağında değilim tabii ki, ama evime giren çıkan insan, bu düpedüz hırsızlık değil midir? kendimi salak gibi hissettim.

siz olsaydınız ne yapardınız, nasıl tepki verirdiniz? arkadaşlığınızı bitirir miydiniz, konuşur muydunuz?

*** ekleme 1 ***

ön yargı olmasın diye yazmamıştım başta:

bu kişi çok eski bir çocukluk arkadaşım. aynı mahallede büyüdük, ailesini tanırım. ben tahmin ediyordum ama arkadaşım yakın zamanda itiraf etti; babası ve baba tarafı çok sorunlu tipler maalesef. evde psikolojik, ekonomik, fiziksel şiddetle büyümüş.

kendisinin de kişilik bozukluğu ve/veya psikolojik sorunları olduğuna ve son zamanlarda daha da belirgin hale geldiğine inanıyorum.

işsiz ve aylardır iş bile aramıyor ve her gün düzenli alkol alıyor.

ben biraz manevi destek olmak istemiştim kendisine. aylardır iş aramasına yardımcı oldum, derdini anlamaya çalıştım, konuştum vs vs.

benden zeytin ve yağ istese veya para istese verecek biri olduğumu da, sırt çevirmeyeceğimi, bunun da asla lafını yapacak biri olmadığımı çok iyi biliyor ama bence asıl derdi "istememek" idi çünkü isteseydi kendini ezik hissedecekti muhtemelen.

zeytini anlatma nedenim ise; böyle şeylere çok meraklı ve ilgili olmasıydı. kahvaltıda sofraya çıkarırken bu nasıl zeytin böyle diye sordu. zira dediğim gibi markette olan bir zeytin değil. ben de anlattım.

yağ miktarı: 2 tane 5 litrelik cam kavanozdu. yarısında zeytin vardı. sanırım her iki seferde de 2 litreye yakın yağ yapıyor. bu arada yazmayı unutmuşum. ilkinde de yağ almış, dökülmemiş. benim evden bulduğu boş bir pet şişeye almış.

*** ekleme 2 ***

olay günü yani evden henüz gitmemişken biraz sert bir tepki verdim ve konuştum. bu yaptığın çok yanlış, başkasının evinde yapsan adın direkt hırsıza çıkar, niye benden istemedin vs. gibi bir konuşma. o da evet, çok haklısın, salaklık bu yaptığım, ben de çok üzüldüm seni üzdüğüme falan dedi.

ama ben olay günü ciddi şok yaşadım. hani insanlar bazen der ya, olay anında bağıramadım diye. o kilitlenme hissi nasıl bir şeymiş direkt yaşadım. insan birkaç dakika içinde aa 20 yıldır tanıdığım insan hırsızmış diyemiyor. gerçek anlamda afalladım.

olayın üzerinden birkaç hafta geçti şu anda. olaydan 1 hafta sonra ben bir mesaj attım. kendisini iyi görmediğimi, arkadaşı olarak destek olmaya çalıştığımı ama benim de yapabileceklerimin sınırlı olduğunu, düzenli ve az olmayan miktarda alkol alımının uzun vadede illaki ciddi sorunlara yol açacağını, en kısa sürede profesyonel destek alması gerektiğini nazikçe yazdım.

tamam konuşalım falan dedi ama o zamandan beri ben uzak duruyorum, o da bir tuhaf davranıyor. tersliyor, sonra şaka yaptım diyor. ben de biraz kaçtım açıkçası. zaten hakikaten işlerim de çok yoğundu ama biraz da bahane edip görüşmedim. eve zaten davet edemem artık.

bu arada ben psikoloji mezunuyum ama klinik uzmanlığım yok, terapi eğitimi de almadım. onun için tam bir yorum yapabilecek ya da tanı koyabilecek durumda değilim ama aklıma gelen şeyler var tabii.

son zamanlarda tam olarak şöyle bir tablo çiziyor: sürekli bir haklılık hali var. eleştiriye karşı çok hassas. her şeyi biliyor, herkesten farklı, herkesten zeki, kimse onu anlamıyor. evden çıkmıyor, kimseyle görüşmüyor ve sıkı alkol alıyor. işsiz ve iş aramıyor. şimdiye kadar yaptığı birikim ile geçiniyor. (erkek, yaş 38)

yani baya bitik bir halde aslında. biz de pandemide çok görüşmemiştik. sonra birkaç şey oldu, ben iş aramasına yardımcı oldum, bulduk da iş ama oradan da 2 günde gönderdiler. hatta patron demiş ki, sen çok tuhaf bir tipsin, adını koyamıyorum ama sana güvenemedim, birlikte çalışamayız. belki orada da birşey yaptı bilemiyorum.

benim de bundan sonra görüşmeye niyetim yok zaten.

çocukluk arkadaşımdı, eskiden böyle biri değildi. bir şeyler yapmaya çalıştım, sırtımı çevirmek istemedim bu haldeyken ama çoğu kişinin dediği gibi kimsenin doktoru değiliz, yapabileceklerimiz sınırlı.

yani öyleyken böyle...
0
la lykia
(14.06.24)
Zeytinyağı çalan arkadaş mı olur yahu? O an evinizden ve hayatınızdan kovmanız gerekir o kişiyi. Kovdunuz değil mi?
0
pispinti
(14.06.24)
Bunun adı hırsızlık.
O kişiyi evinize de almayın, yakınınıza da almayın. İletişiminizi kesin.

Basit bir zeytinyağı kaybetmek değil insanı sürekli tedirgin edecek bir şey. Kendi evinde böyle bir olay olunca insan kendini savunmasız ve çaresiz hisseder.

Ben olsaydım "Bence bu hırsızlık ve asla kabul edebileceğim bir şey değil. Seninle arkadaşlığımı sonlandırıyorum." derdim. Siz de öyle deyin hatta umarım o anda söylemişsinizdir bunu.
0
michael_knight
(14.06.24)
Ohaa cok urkutucu bence ya, gercekten insan ne tepki verecegini bilemez. Ciddilesip hadi ordan siee deseydiniz iyi olurdu, direkt arkadasligi bitiririm tabii ki konusmak ne demek.
0
Feriyaanim
(14.06.24)
evime davet etmem. özellikle görüşmem. karşılaşırsam selam selam. çok çok yakın arkadaşlarıma da anlatırım.
0
elorelia
(14.06.24)
hocam zeytinin yağını çalan kişi kesin başka şeyler de çalmıştır. bu şahsın size gelmesi sonrası kaybolan eşyalarınız oldu mu bir onu düşün bence.

her halükarda da şahsı hayatınızdan çıkarın, kabul edilebilecek bir davranış değil bu zira. ayrıca "bir anlık şeytana uydum" gibi bir durum da yok, hazırlık yapıp evden şişe getirmiş diyorsunuz. böyle birine zerre güven olmaz bence.
0
shadowfollower
(14.06.24)
elorelia +1
0
jülsezar
(14.06.24)
Arkadaşınız olduğu için belki daha geniş perspektiften bakamıyorsunuz ama insan sadece zeytinyağı çalmaz. Sizden istemek yerine gizli kapaklı çalmayı tercih etmiş. Huydur bu. Görüşür müsünüz bilmem ama evinize sokmayın okurken rahatsız oldum.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(14.06.24)
çok kötü ya, o kişiyi bir daha evine sokmamanı ve hatta iletişimi tamamen koparmanı gerektirecek bir durum bence bu. resmen hırsızlık.
0
hrskrs
(14.06.24)
Hırsızlık.
Hayatımdan çıkarırım. Böyle bir insana nasıl guveneceksiniz? Ya başka şeyler de çalarsa?
"Ya param bitmişti sende fazla varmış"
0
logisticsmanager
(14.06.24)
herkesin aksine yorum yapacağım. herkes dışarıdan bir insan olarak kesin ve net kıssas istemiş, ama arkadaş var arkadaş var. bazen bazı insanlara karşı o kadar radikal olamıyorsunuz. benim de evime gelen arkadaşlar oluyor. şeytana uymuştur, salaklığına denk gelmiştir, idrak edememiştir vs...o yüzden herkese ikinci bir şans veririm. tabi bu karşıdakinin ne kadar üzüldüğü, sıkıldığı, pişman olduğu ile paralel. eğer bu dediklerim varsa ikinci bir şans veririm. eğer iflah olmaz, rahat biriyse her zaman yapıyor ve yapar demektir. direkt yol verirdim. hatta etrafımdakilere de rezil ederdim herkes dikkat etsin diye.
0
buenosdias
(14.06.24)
ya hırsızlık deyip kriminal tarafına yüklenmeden bu bence direkt mallık. istiyorsan söyle ya zeytinyağı çalmak ne sjkdhfsd ben olsam hırsız da hırsız diye anlatmam da böyle tuhaf hasta değişik biri olduğunu anlatabilirim belki yakın arkadaş çevreme, o da daha çok gülmek için jhgd ve kendisiyle de tabii sohbeti keserim. başka şeyleri almış mı bi kontrol bence de manyak belli ki.

edit: ön yargı dediğiniz şey arkadaşı tamam normal değil ama biraz anlaşılır kılıyor. cidden hastaymış adam.. grimavi ve paintovaa hak verdim, bu hikaye karşılıklı acayiplik olmadan zor.
0
nic cage
(14.06.24)
ovdugun birsey oldugu icin, bana hirsizliktan daha cok sana gicigi var da zarar mi vermek istedi diye dusundum.
0
durgunfoton
(14.06.24)
nic cage +1
Bize göre tabii ki hırsızlık da, benim evime giren çıkan bir arkadaşım bunu yapsa mal mısın aq diye ensesine vurur dalga geçerim. Sonra da neden böyle bir mallık yaptığını anlatması için sıkıştırırım.

Tuhaf bi davranış kesinlikle, hırsızlık gözüyle bakmayabilirim ben de yakın bir arkadaşım bunu yapsa.
Biraz köylü kurnazı, sinsice bir hareket; bu huylarla uyuşan genel bir tavrı varsa bu insanın dikkat etmek gerekebilir.
0
Bruce
(14.06.24)
bu suçtan ceza evinde yatanlar var. aydın bölgesinde yaşıyorum, zeytinyağ hırsızlığı çok yaygın burda.
0
mikahakkinen
(14.06.24)
korkunç ya, bir de böyle bir insanı evime almış olma fikri içimi ürpertir dururdu.

planlamış bi de, evden cam şişe getirmeler falan. daha fazla vakit geçirse, başka şeyleri gözüne kestirse küçük küçük soyacaktı demek ki. asla görüşmem, yakınımdan bile geçirmem.
0
ofelia
(14.06.24)
evinden direkt kov bu hırsızı.
bu yarın senin evinden paranı, pulunu her şeyini çalar.
yuh ya ben tutar küfür ederek kovardım evden.
ayrıca herkese hırsız olduğunu söyle durumu anlat.
başkasının evinden ufak çaplı neler çalmıştır bu aklın durur.
bak konu çok önemli herkese söylemezsen vebali senin boynuna.
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
hırsızlık bu. arkadaşın hırsız, kleptomanyak veya düpedüz mal. böyle birisi oldugunu bu zamana kadar nasıl anlayamadın hayret. evine nasıl alıyorsun böyle birisini, evinden başka şeyler de almıştır bu. almadıysa da alır yani, güvenemezsin ki.

yapacağım şey, bir daha asla evime, arabama almamak. yakınlarıma anlatmak. mümkün oldugunca az muhatap olmak.
0
abelardo
(14.06.24)
Evime gelecek kadar yakın arkadaşım beğense ve istese gerekirse tamamını veririm o yağın ama benden çalınca ı ıh. Kavanozdaki yağı geri boşaltıp yollarım kapıdan.
0
nawar
(14.06.24)
Ben hırsızlıktan fazlasını gördüm bu olaylarda. Şöyle ki ilk bidondaki zeytinyağını zeytinler küflensin diye lavaboya dökmüştür. Sizin açıklama yaptığınız gün yapmışsa yanında zeytinyağını koyacak kap vs yoktur çünkü. İkincisinde de yine zeytinler bozulsun amacı var ama zeytinyağı da boşa gitmesin istemiş. Arkadaşınızın amacı hırsızlık değil kötülük yani. Belki sizi kıskandığından da yapıyor olabilir
0
gnosis
(14.06.24)
ikiniz de acayipsiniz. zeytinyağını almışsa ve sana söylememişse salaklık yapmış. muhabbeti azaltırsın en kötü ihtimal. bu kadar büyütmelik bir şey göremiyorum
0
paintov
(14.06.24)
Koşarak uzaklaş ondan.
onu tanıyan arkadaşlarınıza da söyleyin :
- eve geldiğinde yağlarınızı bodruma saklayın.. diye.

@paintov ,
bu tür hırsızlıklar başka hırsızlıklara gebedir.
0
diyecevaplandı
(14.06.24)
Yalnız hocam senin arkadaşına zeytinyağı şovu yapman da gereksiz olmuş, ona da bir hediye boyu alırsın o zaman bilgi verirsin anlarım da

ikiniz de tuhafsınız+1
0
grimavi
(14.06.24)
ya bırak gitsin
insanlar kendini kurtarmak istemiyorsa sen niye fazlasını yapıp kurtarmaya çalışasın ki
0
OgutucuRecep
(14.06.24)
Herkes gerekeni söylemiş zaten ben de ne kadar bir yağ onu merak ettim? 1 litre filan mıydı yoksa daha mı fazla?
0
yenibirgüzelnick
(14.06.24)
bence de hirsizligin disinda birde cekememezlik gibi bir seyde olabilir gibi gorunuyor. korkunc bir durum gercekten, ozel alanin ihlali
0
foster
(14.06.24)
Arkadaşınızın psikolojik rahatsızlığı olduğunu düşünüyorum (kleptomani) kendisi ile konuşup tedavi olması için ikna edin. Böyle bir durumda nasıl tepki verirdim bilemedim ama soğuk kanlı ve mesafeli olmakta fayda var.
0
doharkoman
(14.06.24)
enteresan valla. son ana kadar hep "kesin bidon delinmistir akmistir, insan arkadasinin evinden zeytinyagi mi calar ne kadar sacma" diyodum. maddi durumu falan mi kotu? ekmek falan da degil ki, zeytinyagi. kleptomani olabilir mi? veya istahina duskun birisi de kaliteli zeytin yagina mi karsi koyamadi?

yani arkadasligimi bitirmem ben muhtemelen, ama baya bozulurum ve arayi da acarim diye dusunuyorum. ama grupla arkadaslik durumu varsa gorusmemezlik etmem yani sahsen. borc alip geri odemeyen arkadaslarima da ayni tarifeyi uyguluyorum, biraz saf olabilirim ben.
0
icim urperiyor
(14.06.24)
"bir şey istiyorsan ben vereyim"
ve
"iki tane cam kavanoz getirmiş"

kısımlarına koptum yalnız.

bu kısa hayatta, kimseyi düzeltmekle falan uğraşmayın. bazı şeyleri tamamen kesmeli insan.
0
la traviata
(14.06.24)
Ben de arayı açardım, bir daha da asla evime almazdım. Ne saçma bir durumdur bu valla dönüp dönüp tekrar okudum duyuruyu.
0
peki madem
(14.06.24)
Olayı normalleştiren ve ''nolcak yeaa'' diyenlere bir anlam veremedim. Bu bildiğin hırsızlık. Hadi amacı hırsızlık değilse bile kasıtlı bir şekilde zarar vermek e bu da hırsızlık kadar kötü bir şey.

insan arkadaşının malına vs. bile isteye neden zarar vermek istesin. İstiyorsa da arkadaş değil düşman denir ona.

Ben olsam arayı açardım ha açmasam bile evime almazdım bir daha.

Hadi ilkinde oldu neyse unutalım desek bile bunu bir daha yapıyorsa bunun devamı da gelir çünkü.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(14.06.24)
Soruyor musun bir de olduğu çıkart gitsin. Mesele zeytinyağı değil düpedüz planlı soyguna gelmiş
0
birmilyonunvarmi
(14.06.24)
Sizi nasıl "ilginç" bulmuş bazı yanıtlayanlar hiç anlamadım.

Bu mevzubahis arkadaşı yaptığı hiçbir şeyin sorumluluğunu almayan, şuursuzca yaşayan, aman nolcak ya diye her senaryoda eğer mümkünse mevzuyu kendine doğru yontan tiplere benzettim ben.

Hayatta tutmak için bi sebep yok, varlığı zarar çıkarın gitsin elbette.
0
hedep
(14.06.24)
ananiyimioguz
(14.06.24)
son zamanlarda okuduğum en garip şeylerden. manyak mı yanında kavanoz taşıyor bir de? zeytinyağı yani bu?? direkt arkadaşlığımı bitiririm ben, bu tiplerin yanında korkuyorum. çevreme de anlatırım tabii.
0
deartheodosia
(14.06.24)
Arkadaşlık bitirilir, sorarsa da içinde olulan her türlü sözü yüzüne boca edersin, her yerden de engellersin. Bu kadar.

Eski bir arkadaş olup senden bir miktar yağ isteyemeyecek kadar seni tanımayan, buna karşılık yaşab söyleyerek yağını çalmaya yeltenecek kadar cüretkâr ve girişken(!!!) olan insan düpedüz hırsızdır kıskançtır hazımsızdır. Üzgünüm, kötü biri o. Acilen hayatından çıkar derim.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Yaşab = yalan
0
muhayyer divan
(14.06.24)
Aradaki açıklamanı şimdi okudum, şahıs işsizmiş, "artık" iş bile aramıyor ise ciddi çıkmaza girmiş ve kafası bulanmış olabilir, hele ki erkekse veya eline bakanlar varsa iyice sıyırmaya yaklaşmış olabilir.

Evet meraklıymış ilgiliymiş ama o ilgisi merakı çok yüksek ihtimalle bundan para kazanılır mı bakış açısından kaynaklı. Yoksa övdüğün şeyin sendeki mevcudiyeti onu kudurtmuş olabilir. Bazı insan gerçekten kıskanç olur, hazımsız olur, hazmedemediği şeyler karşısındakinde de olmasın ister. Öyle biri mi bilmiyorum ama aç kedilerin önünde et yemek gibi olmuş seninki. Keşke yapmasaydın. İnşallah bir daha yapma.
0
muhayyer divan
(14.06.24)
arkadaşının çok ciddi sorunları var. sadece hırsızlık değil akli bir sıkıntısı olduğunu düşünüyorum. her durumda uzak durmakta eve sokmamakta fayda var.
0
orpheus
(14.06.24)
İletişimi keserdim. Eve kavanozla gelmiş, plan yapmış, kleptoman olduğunu sanmıyorum. Ya art niyetli ya da başka psikolojik sorunları var. Her türlü uzak duymak isterim. Ha param çoktur, psikiyatr ücretine yardım ister, onu öderim, o kadar.
0
asteriks
(14.06.24)
arkadasin balatayi siyirmis..
0
cooperr
(14.06.24)
bence ellerini aç ve tanrıya evden başka birşeyde çalmamıştır inşallah diye dua et.
0
Zetnikov
(14.06.24)
çok çok çok uzun zamandır ne ben bence ne de duyuru böyle bir olaya denk gelmemişti. Bunu yapabilecek "cesaret" içinde olan insan bence sizden isteyebilirdi de. İstemekten utanacak olsa çalmaktan, almaktan daha çok utanmalıydı. Nereden tutsan elinde kalan saçma sapan bir olay. Sırf böyle anlarda yok olmak istiyorum ben. devamını nasıl kotardınız çok merak ettim.
0
sparkle kiddle
(14.06.24)
birine bunun şovunu yapmış kendi yağı gibi sonra o kişi istemiş olabilir mi xd her ne sebeple olursa olsun hırsızlık kötü ve devamı gelir
0
ala09
(14.06.24)
bugün bir entry gördüm, çok hoşuma gitmişti favorilemiştim.

insanlığın sonu hümanizm yüzünden olacak şeklinde bir entry.

hırsız hırsızdır, ailesinden psikolojik şiddet görmesi filan geçin bunları. normalde evinize giren hırsızla arkadaşlık kurmuyorsanız, bu şahısla da olmamalısınız. ayrıca bu rezaletten sonra, mesaj atmanız filan, işte insanlığın sonunu getirecek hümanizmden anladığım mikro örneklerden.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.24)
Tabii ki bundan sonra görüşmek olmaz, çevremizdeki kişilere onlar özellikle istemediği sürece yardım etmek maalesef imkansıza yakın, incindiğinizle kalırsınız.

İşsiz olması, zamanla kendini en haklı görmesi, kimsenin onu anlamaması patternleri bir tanıdığımda da vardı. 45 yaşında olmalı şu an hala işi yok ve hiç düzelmedi, biz de görüşmeyi kestik. Umarım destek alır ama kendini her durumda en haklı gören birinin destek almaya gitmesi mümkün olamıyor herhalde.
0
montreal
(15.06.24)
(9)

Kafayı işle bozan, hayatın merkezine işini koyan insanlar

ananiyimioguz
Sizce bu arkadaşların yaptıkları sağlıklı ve doğru mu? Yani belki de ben yanlış yapıyorum bilmiyorum ama..Branşı neyse sürekli ona yoğunlaşmış, birileriyle buluştuğunda sadece onun hakkında konuşan. Sosyal medya postları hikayeleri, esprileri, giyinişi falan sadece onunla ilgili olan. Yatıp kalkıp s
Sizce bu arkadaşların yaptıkları sağlıklı ve doğru mu? Yani belki de ben yanlış yapıyorum bilmiyorum ama..

Branşı neyse sürekli ona yoğunlaşmış, birileriyle buluştuğunda sadece onun hakkında konuşan. Sosyal medya postları hikayeleri, esprileri, giyinişi falan sadece onunla ilgili olan. Yatıp kalkıp sadece ilgilendiği alanı düşünen arkadaşlardan bahsediyorum.

Bir yanım "ya ne güzel işte ilgilendiği ve mutlu olduğu alanı bulmuş o alanda ilerliyor" diyor.

Diğer yanım "zaten bir kurgunun içine sokup bizi kullanmak üzere yetiştirdiler, kimilerimiz de böyle şartlandırılmış gibi tüm enerjisini o şeye harcıyor, etinden sütünden yararlanıp bir güzel sağdıktan sonra da önümüze bir kaç çimen atıyorlar ve arada yeşil kırlara çıkarıyorlar, halbuki yaşamak bu değil, yaşamdan alınabilecek başka güzel deneyimler, ilişkiler, tecrübeler var" diyor.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, mesela bir arkadaş var, ulan aynı okulu okuduk, aynı dersleri gördük, aynı şeyleri biliyoruz ama yatıyor kalkıyor work work work, yazılım aşağı yazılım yukarı.

Belki azminden ötürü benden daha çok kazanıyordur kafayı bu kadar kırdıysa orasını bilemem ama.. ben hayatı daha çok yaşıyormuşum gibi hissediyorum.

İnsanların mesela futbola yöneldiyse tüm hayatını futbol yapması bana çok tuhaf geliyor. Gerçekten tuhaf mı yoksa ben çok yönlü olucam diye tek bir alanda mükemmel tatminliğe ulaşamadığım için içten içe kıskanıyor muyum bilemiyorum.
0
ananiyimioguz
(08.06.24)
Yogun bir is temposu olunca eger insan direnmezse cidden is tum hayati oluyor. Biz arkadaslarla disaridayken bazen diyoruz is konusmayacagiz bugun diye.
0
aguen
(08.06.24)
Cani isteyen istediği gibi yaşar, kimsenin hayatının benden iyi ya da kötü olduğunu düşünemem. Misal bir başkası da size bakıp benzer şeyler düşünüyor olabilir.

Misal hayat kurtaran doktor/ogrenci yetistiren ogretmen/kanser arastirmasinda olan bilim adami vs isini hayatinin merkezine koyduysa da aynı şey mi sizin icin?

Ozel hayatında ne yaptığını bilmiyorsunuz tabi. Ben misal is yerinde bir sürü deli gibi çalışan insan gördüm ama özel hayatlari da oldukça dolu.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
ünide de böyle insanlar vardi.muhabbet hep hocalar nerde phd yapmis, 10 sene önce bir dersinde elektrik kesilmis bla bla diye bir saka yapmis...

lisede de hangi hoca özel dersi kaca veriyor, kim kac net yapmis falan diye negatif negatif muhabbetler olurdu.

benim hayatimda öyle insanlar yok. en fazla komik bir olay, is yerinde sevgilisini aldatiyordur falan onlar disinda konusmuyoruz
0
robert bosch
(08.06.24)
kafayı işle bozmadım fakat işimde bir sorunu çözdüğüm zaman veya kritik işleri tamamladığım zaman yaşadığım hisler tarif edilemez, hayatta keyif aldığım istisna şeylerden biri.
olay para v.s. de değil. tatmin olma hissiyatı.
0
nuisance2
(08.06.24)
Alanında uzman olmak isteyen biri ister istemez böyle oluyor.
Senin dediğin galiba reklam yapanlar, ben de linkedin dünyasına girdim ve uyuz olmaya başladım. Tanımasam kendilerine -wow einstein mübarek derim.
ama “bunlarda her yerde” diyorum eko gibi.
0
durgunfoton
(08.06.24)
kesinlike bana göre bir yaşam biçimi olmasa da, alanında tanrı seviyesine gelmiş insanlarda bu duruma saygı duyuyorum. ( misal işte futbol da messi filan gibi) ama onun haricindeki sıradan insanlar da bunun hastalıklı olduğunu düşünüyorum. tavrının hastalıklı olduğunu düşündüğüm insanlara da saygı duyamıyorum maalesef. bence düpedüz y.rak gibi adamlar böyle insanlar. robot gibi makina gibi tipler.

işinde titiz olan insanlara büyük saygı duyarım ama bu farklı bir seviye. gıcık, sevimsiz bir insan türü.
0
wilhelmwasmuss
(09.06.24)
İşten işe değişir yani yapılan iş belki çok ulvi bir amaca hizmet ediyordur ve dolayısıyla kişi orada maddi tatminin yanında başka bir şey de buluyordur, bunu bir nebze anlıyorum. Ancak sanırım üst düzey bir Microsoft yöneticisinin bir yerde yazdığı yazıda görmüştüm, çok basitçe "Ölüm döşeğinde kimse 'Ah keşke bir günüm daha olsa da ofisimde biraz daha çalışabilsem' demez" şeklinde bir şeydi.

Kendi bulunduğum alan IT ya da bankacılık için düşündüğümde açıkçası "Çok daha yoğun, çok daha fazla" çalışmak için bir sebep görmüyorum, zira fazladan çalıştığım saatlerin ya da gereksiz yere katlandığım stresin maddi getirisi kaybettiğim zaman, fiziksel ve mental sağlık, sosyal hayat vb. gibi şeylerde yaşadığım kaybı geri satın alamıyor. Bu açıdan bakınca bu bir denklem aslında, haliyle de kişiden kişiye değişir. Diğer taraftan yukarıda da bahsedildiği gibi işin bir de "Güç" tarafı var. Yani Elon Musk'ın bu kadar hırslı olmasının sebebi sadece para olmasa gerek mesela. Bazı insanlar meslekleri üzerinden sosyal statü ediniyorlar ve o meslekte yükseldikçe sosyal statüleri de yükseliyor. Haliyle bu oyunun içindeki bir kişi için de durmak demek oyun dışı kalmak olduğu için onlar da ister istemez işlerini her şeyin önüne koymak zorunda kalıyorlar zira bir noktadan sonra sosyal statüleri sahip oldukları hemen her şeyin temelinde kalıyor.
0
salihdt
(09.06.24)
hustle culture bu. abd kökenli kapitalist bir tarz

çok para kazanmayacaksan.. olduğun yerde sayacaksak.. dünyaca ünlü biri falan olmayacaksan saçma ve gereksiz.
0
ferenc
(09.06.24)
Kendilerini bu şekilde ispatlayarak mutlu oldukları için bizlik bişi yok diyorum. Bir yandan da minik bı acıma hissi buna mecbur hissettikleri icin
0
abuzer
(09.06.24)
(2)

Halk eğitim merkezinde müdür yardımcısı olmak?

bir fincan kahve ile film izlemek
Merhabalar İlk kez İdarecilik için tercih aşamasındayım. Seçeneklerde 20.000 ve 60.000 nüfuslu küçük ilçelerin halk eğitim merkezleri de var. İş yükü açısından nasıl olur acaba?Tecrübe sahibi olan veya bilen var mıdır?Teşekkürler
Merhabalar
İlk kez İdarecilik için tercih aşamasındayım.
Seçeneklerde 20.000 ve 60.000 nüfuslu küçük ilçelerin halk eğitim merkezleri de var. İş yükü açısından nasıl olur acaba?

Tecrübe sahibi olan veya bilen var mıdır?
Teşekkürler
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(08.06.24)
rahat, hatta kebap bir işin olur. en fazla 2 saat çalışırsın. eğitmenleri çalıştırırsın, sen düzeni idare edersin.
0
ankarakecisi
(08.06.24)
açılın tecrübeli müdür yardımcısı geldi.

halk eğitim merkezinde müdür yardımcılığı yapmadım ama bilgim var.

en büyük avantajı öğrenci yönünden; yetişkin insanlarla muhatap olacaksınız veya lise mezunu olup yks kursuna vs gelen. yani normal okulda maymunluk yapan amaçsız tipler olmaz. okul yöneticisini yoran öğrenci işleri, problemleri vs olmaz.

dezavantajı ise kurslar her dönem olduğu için, normal diğer okul yöneticiliğinde yaz dönemi doğru düzgün iş olmaz, çok rahat bir dönemdir ama halk eğitimde yaz kış hep aynı tempo olur. ama küçük ilçe ise açılan kurslar da bellidir. çok öyle aman aman bir iş yükü olmaz.

idarecilik için küçük yerler ve küçük okullar her zaman iyidir. bir de ben tek müdür yardımcısı olan yerleri asla tercih etmedim bugüne kadar. çok küçük yerlerde öyle bir risk var. mümkünse tek müdür yardımcısı siz olmayın. iş az da olsa, iş bölümü olmaması kötü olur. bütün işler sizin işiniz olur. özellikle yeni başladığınız için işin incelikleri, piçlikleri artık ne derseniz deyin zamanla öğreniliyor. özellikle mali işleri öğrenmeniz belli bir zaman alacaktır. hiç deneyiminiz yoksa tek müdür yardımcısı olamayacağınız kurumu tercih edin.
0
wilhelmwasmuss
(08.06.24)
(16)

1000+ saat oynadığınız oyun var mı?

duyurukullanıcısı
benim sea of thieves. tek oyun oynuyorum zaten 5-6 yıldır.sizin neler var listenizde?
benim sea of thieves. tek oyun oynuyorum zaten 5-6 yıldır.

sizin neler var listenizde?
0
duyurukullanıcısı
(27.05.24)
red alert 2 belki
0
lambırcek
(27.05.24)
Battlefield serileri
0
Murat1407
(27.05.24)
dota2, baldurs gate 3, nba 2k20, bfme-I
0
a darkness coming
(27.05.24)
Haftada ortalama 5 saat ayni oyunu oynasan senede 250 saat eder, ki bu ortalama bir deger.

Bunu ikiye katlasan gene 1000 saat etmez.

Cevap: video oyunlarina ömrünü adamis biri olarak hayir o kadar oynamadim diyorum çünkü oynancak çok fazla oyun var. Birini sòmürünce yenisine geçerim.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.05.24)
Pandemi döneminde herhalde call of duty mobile oynamışımdır bu kadar.
0
prole
(27.05.24)
şansa bak benim de tek 1000+ saat oyunum sea of thieves
0
tabii lan manyak mısın
(27.05.24)
son yıllarda hiç oyun oynamıyorum.

marvel contest of champions
rise of nations
sniper elite serisi
üniversitede medal of honor ve cs
0
gabe h coud
(27.05.24)
Çok uzun zamandır yok.
Yanlış hatırlamıyorsam fm 2014, skyrim. Oncesini hatırlamıyorum varsa da.
0
logisticsmanager
(27.05.24)
Steame kayıtlı oyunlardan en çok eu4 oynamışım, 750 saat kadar ama son 2 senedir çok az oynadım 1000 saati geçerdim herhalde.

FM 08 çok uzun süreler oynamışlığım var o belki geçmiştir 1000 saati.

Online oyun pek sevmediğim için genelde hikayeli oyunlar oynuyorum, onlar da max 120 saat falan skyrim en uzun 140 saat oynamışım steamde ki öncesinde korsan indirip 100 saatim orda vardır
0
nundu
(27.05.24)
1000 saat olmuş mudur bilmiyorum ama olmuşsa euro truck simulator 2'dir. fm serileri ve eu4 te ets'den sonra en çok oynadıklarım.

son yıllarda çoğunlukla ets 2 oynuyorum.

çünkü evli barklı çocuklu çalışan biriyim.

eu4 ve fm taktik, strateji vs için kafa yormak gerektiriyor o yüzden üşeniyorum genellikle. ets o açıdan hem keyif aldığım hem de yormayan oyun kategorisinde.

online veya aksiyonlu patara çataralı oyunları kendimi bildim bile sevemedim zaten.
0
wilhelmwasmuss
(27.05.24)
Gta V ve Gran Turismo 7
0
kaptan memo
(27.05.24)
Birkaç yıldır sürekli oynanmadıktan sonra 1000+ zor cidden ya.
Benim şunlar olabilir.

ilkokul yıllarımda: quake 3 arena, cs go, half life, age of, red alert olabilir. hatta gerçekçi olmak gerekirse cs go dışında geçmemiş olabilir.
ortaokul yıllarımda: Rappelz (mmorpg) kesin geçmiştir 1000+ saati.
warhammer 40k da geçmiş olabilir.
bir de web tabanlı oynanan ogame tarzı bir oyun vardı: darkorbit. o da geçmiştir.
lisede: pek sabit oynadığım bir şey yoktu.
üniversitede: lol kesin geçmiştir hala arada oynuyorum.
iş hayatında: bir ara conan exiles a sarmıştım ama 1000+ olmamıştır, yakındır.

yaş ilerledikçe uzaklaşıyor insan çok bağlanamıyorum hatta iş, evlilik derken arada komple siliyorum oyunları bağımlılık yaratır gibi olunca

@ Yourcousinmarvinberry, bir şeye sarınca günde en az 2-3 saat oynayabiliyorsun. yada bir iki gün oynayamıyorsun haftasonları 5-10-20 saat oynayabiliyorsun. öyle olunca yılda 1000 saat yapabiliyor. Kaldı ki 1 yıldan fazla oynan oyunlar var, onlar haydi haydi geçiyordur.
0
ananiyimioguz
(27.05.24)
wow ve town of salem.

tos‘ta lobide geçirdiğin zaman da sayılıyor. bir dönem sürekli arkada açık duruyordu ondan 1000’i geçti sanırım.

wow ise hayatımda en çok oynadığım oyundur. third party server’lar da dahil şimdiye kadar kaç bin saat oynamışımdır bilmiyorum, hiç hesaplamadım.
0
sir gawain
(27.05.24)
Warcraft 3
World of Warcraft
Civilization V
Heroes III
Football Manager 13
Ultima Online
Medieval II Total War
Rome Total War

Yıllardır döne döne tekrar oynadığım oyunlar. 25 yıllık oyun var aralarında. Bazıları için tahmin zor. Çünkü Steamsizler veya Steamsiz dönemleri olanlar var. Yine de fazlası vardır, azı yoktur sürelerinin.
0
nawar
(27.05.24)
tek oyun yoktur, diablo serisi belki..
0
cooperr
(27.05.24)
2500+ saat ile age of empires 2: definitive edition. bağımlılığı pistir. zor bıraktım.
0
zen1th
(27.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(3)

evdeki eski eşyalardan nasıl kurtulurum?

bobinhoo
Merhabalar,Taşınacağım için eski evdeki eşyalardan kurtulmak istiyorum. Eski kanepeler, ahşap salon vitrini ve masası, salon oturma takımı, eski ahşap yatak odası takımı vb. Hatta 3 adet çalışır durumda beyaz eşya bile var.Bir iki eskiciyle konuştum ama sadece beyaz eşyaları alırız diyorlar. Eşek gi
Merhabalar,

Taşınacağım için eski evdeki eşyalardan kurtulmak istiyorum. Eski kanepeler, ahşap salon vitrini ve masası, salon oturma takımı, eski ahşap yatak odası takımı vb. Hatta 3 adet çalışır durumda beyaz eşya bile var.

Bir iki eskiciyle konuştum ama sadece beyaz eşyaları alırız diyorlar. Eşek gibi ağır vitrindir, gardroptur, yataktır bunları almak istemiyorlar. 30 yıllık falan zaten çoğu.

Ben bu eşyalardan en az masrafla nasıl kurtulurum sizce? Eski evden yeni eve götüreceğim 3-4 parça eşya var sadece, en son bunları taşıayacak firmaya hepsini alıp yolda çöpe falan döktüreceğim sanki. Kullanmayacağım eşyanın taşınmasana para vermek de içime oturuyor.

Var mı çözüm önerisi olan? Ankara/çankaya'da eski ev.
0
bobinhoo
(06.03.24)
ev taşıma nakliyecileri sadece kapının önüne kadar indiriyor, belediyeyi arayıp bildirmeniz gerekiyor, durumu nakliyecilere bildirmen lazım baştan.
belediye almıyorum şuraya koyun derse nakliyeciler araca koyup başka yere atmıyorlar.
0
eja
(06.03.24)
muhtarınızla görüşün. ihtiyacı olan varsa size yönlendirir. gelip almaları gerektiğini de belirtirsiniz. hepsi olmasa bile bir kac eşyayı bu şekilde eritebilirsiniz.
0
exlibris
(06.03.24)
Bulunduğunuz ilce belediyesini bir arayın.

Bazı belediyeler mobilyaları evden gelip alıyor. İhtiyacı olanlara teslim ediyor.

Ben bir kez böyle yapmıştım. Randevu verdiler. Belediyenin kamyoneti ile gelip daireden kendileri indirdi araca yükleyip götürdüler.
0
wilhelmwasmuss
(07.03.24)
(9)

Ahraz kelimesini biliyor muydunuz?

speedy
Twitter'da mac tartisan ergenlerden duydum, ogrendim bu kelimeyi. Hadi uni'de kitap okumuslugum azalmisti da lise, ortaokulda acayip kitap kurduydum ben ya nasil kacmis anlamadim. Siz biliyor muydunuz, duymus muydunuz?
Twitter'da mac tartisan ergenlerden duydum, ogrendim bu kelimeyi. Hadi uni'de kitap okumuslugum azalmisti da lise, ortaokulda acayip kitap kurduydum ben ya nasil kacmis anlamadim. Siz biliyor muydunuz, duymus muydunuz?
0
speedy
(15.12.23)
evet anlamı sağır dilsiz demek ama anlamı genelde aptal düşük zekalı sanılarak kullanılıyor
0
freebird5406_2
(15.12.23)
Bundan yirmi yıl önce daha sık kullanılan bir sözcüktü. Otuz yıl önce tv'de de sık sık duyabilirdiniz. Sanırım bazı kelimeleri belli sosyokültürel çevreler ve zamanlar içinde yoğun kullanıyorlar. Böyle bir araştırma yapılsa fena olmazmış.
0
kalemdefter
(15.12.23)
Twitter jargonunda çok kullanılan bir kelime evet. Özellikle son 3-4 senedir çok geçiyor twitterda. Aptaldan ziyade daha çok kendini bilmez ya da ne yaptığını bilmez anlamında kullanılıyor. Twitter'da kullanmayı sevdiğim sözcük benim de
0
nundu
(15.12.23)
ahraz, samıt arada kullanırım.
0
tolgan
(15.12.23)
Kalemdefterin dediğini gibi eskiden gayet normal, herkes bilir kullanırdı. Sağır dilsiz demek. Bizim oralarda aptal almasında kullanılmazdı. Yazık ahraz derlerdi bir kaçtan mahallede vardı ben çocukken.
0
saturn
(15.12.23)
rahmetli babaannem cok kullanirdi
0
foster
(15.12.23)
Ben de kendimi bildim bileli biliyorum bu kelimeyi. Anne, babaanne vb çevremden duymuşumdur kesin.
0
wilhelmwasmuss
(15.12.23)
biliyordum, Twitter'dan bağımsız
0
aquarium
(15.12.23)
Evet ortaokuldan beri bilirim, yas:37
0
mirty
(15.12.23)
(14)

Tuvalet kağıdını peçete gibi kullanmak

Bir ben var benden şurada
Bu sizce ne kadar doğru, böyle bir şey olabilir mi? Birkaç gün önce arkadaşlarla aramızda bu konu üzerine bi konuşma geçti. Mesala yemek yerken kağıt peçete ihtiyacınız olsa ve evde kağıt peçete kalmadığını fark etseniz elinizi ağzınızı kullanılmamış/sıfır bi tuvalet kağıdıyla siler miydiniz? Ben "a
Bu sizce ne kadar doğru, böyle bir şey olabilir mi? Birkaç gün önce arkadaşlarla aramızda bu konu üzerine bi konuşma geçti. Mesala yemek yerken kağıt peçete ihtiyacınız olsa ve evde kağıt peçete kalmadığını fark etseniz elinizi ağzınızı kullanılmamış/sıfır bi tuvalet kağıdıyla siler miydiniz? Ben "abi ben galiba kullanmazdım çünkü bunlar en nihayetinde geri dönüşümlü kağıtlar, yani her ne kadar yıkanıp paklansalar da psikolojik olarak rahatsız olurdum kullanmazdım" dedim, siz ne dersiniz?
0
Bir ben var benden şurada
(03.12.23)
cok lazimsa kullanirim ama onlar cok ince oluyor yaprak yaprak oldugu icin. ekstra bir onyargim yok.

hic mi hasta oldugunuzda yani basiniza tuvalet kagidi rulosu alip burnunuzu silmediniz :)
0
yoggi
(03.12.23)
Sen havlu kağıt ya da selpaklarin geri dönüşümsüz saf selulozdan üretildiğini mi düşünüyorsun ?

Kullanırdım psikolojik olarak rahatsız olacak çok daha büyük şeyler var sıra buna gelmez.
0
Mcfly
(03.12.23)
kullanırım, psikolojik olarak rahatsız olmam
0
freebird5406_2
(03.12.23)
işyerinde asla kullanmam.
evde son seçenek olarak kullanırım.
kağıt mendil + peçete + havlu yoksa son seçenek olarak.
paketten bir tane hiç açılmamış alarak.
0
tabudeviren
(03.12.23)
ben hep kullanıyorum ne var ki bunda. tuvaletten alıp kullanmıyorum tabii, paketinden çıkmış sıfır halini alıp kullanıyorum, o da aynı fabrikadan çıkmış bir şey öbürü de sonuçta.

bu arada aynı bu muhabbet daha yeni izlediğim şu programda rapçi sefo tarafından yapılmıştı: youtu.be
üzerine bu soruyu görmem garip oldu :)
0
kim bilir
(03.12.23)
Teknik olarak anal bölge yüz bölgesinden daha hassas ve olumsuzluklara daha açık bir bölge değil mi? Hele ki hemoroid gibi faktörler iyice hassasiyet yapıyor.

Bu açıdan malzeme farklı olacaksa bile eminim tuvalet kağıdı daha makul bir seçenek olurdu.

Yani ben kullanmam şahsen, aklıma gelmez çünkü. Peçete yoksa gider elimi, ağzımı yıkarım. Zaten peçeteye silince de yemekten sonra yine elimizi ağzımızı yıkamıyor muyuz?

Ama eğer o an biri uzatsa al diye, hiç aklıma gelmez sizin gibi dülünmek. Sorunsuz kullanırım.
0
akhenaten
(03.12.23)
Kullanırım. Evde kağit havlu bitti dün, yenisini kadar açılmamış bir ruloyu kullandım sonra yeni kağit havlu alınca tuvalete koydum tuvalet kağıdını.

Öğrenciyken nezle olunca sınifa tuvalet kağıdı götürüyordum ya selpaktan daha yumuşak oluyordu ahshs herhangi bir tiksinme oluşmuyor bende bu konuda
0
nundu
(03.12.23)
bu duyuruyu okurken masamda duran tuvalet kağıdıyla bakıştık. her türlü kullanırım.
0
scudman1
(03.12.23)
kullanıyoruz zaten, çoğu kişi de kullanıyor. asıl garip olan durum sizinki :)
0
candide
(03.12.23)
Evde peçete, havlu kalmamışsa yeni ruloyu paketten alıp kullanıyorum, nezle olduğumda diğer peçeteler sert geliyor, bir ürün var onu bulamazsam ruloyla dolaşıyorum. Hepsi aynı şartlarda ve benzer malzemeyle üretiliyor duyduğum kadarıyla.
0
take stay
(03.12.23)
Çok sorun edilecek bir şey değil.

Ama uzun süredir görmediğimiz bir arkadaş ailesiyle ziyarete gelir de kendilerine bir şeyler ikram edilirse veya buna benzer davet etme gibi durumlarda her zaman için normal peçete bulundurmak daha iyi.
Yemeğin ortasında,
- ya kusura bakmayın evde normal peçete bitmiş.. diyerek kendilerine tuvalet kağıdını uzatmak uygun olmaz.
0
diyecevaplandı
(03.12.23)
kullanırım tabii ki, hiç düşünmemiştim hatta böyle bir şeyi şu ana kadar.

asıl beni rahatsız eden tam tersi durum. evde tuvalet kağıdı bitince popo silme işini diğer selpak ya da peçetelerle yapmak zulüm gibi geliyor.
0
king lizard
(03.12.23)
eve neredeyse hiç peçete almadım. hep tuvalet kağıdı kullanıyorum. misafir geliyor arada onlara da tuvalet kağıdı uzatıyorum :D
0
glamdr1ng
(03.12.23)
Kullanirim/ kullanıyorum hiç öyle takıntılarım yok.
0
wilhelmwasmuss
(04.12.23)
(11)

Hic hamama gittiniz mi

Kittie
Nasil bir sey biraz anlatir misiniz?Otelde gitmisler de cagaloglu hamami gibi yerlere gitmisler de anlatsin ama ben bi otele gitmeyi dusunuyorum. Daha hijyenik geliyor ama hijyenik bi deneyim degil di mi aslinda?Bi de kese yapan biri oluyor mu yoksa kendi basimiza miyiz?Sert bir islem mi dogasi gere
Nasil bir sey biraz anlatir misiniz?
Otelde gitmisler de cagaloglu hamami gibi yerlere gitmisler de anlatsin ama ben bi otele gitmeyi dusunuyorum. Daha hijyenik geliyor ama hijyenik bi deneyim degil di mi aslinda?

Bi de kese yapan biri oluyor mu yoksa kendi basimiza miyiz?
Sert bir islem mi dogasi geregi? Yoksa o filmlerde mi oyle?

Bu arada cagaloglu gibi bir yere gitmeyi otelden daha cok isterim ama cesaretim yok ona utanirim :) (cagaloglunda da hamam var diye aklimda kalmis ama iste tarihi bi yerden bahsediyorum)

*hamam diyince benim aklima direkt tosun pasa filminde iki ailenin atismasi geliyor :D

Biraz aydinlatir misiniz.
0
Kittie
(16.11.23)
cemberlitas'ta dikilitasin karsisinda var tarihi bir hamam, liseme yakinken gitmistim. onun disinda bir de florya'da xx health club adinda bir yere gittim havuzundan, tuz odasina bayagi seyin bulundugu.

bana kalirsa ikisi de ayni hamam olarak bir fark yok, ben arkadasimla gittim isteyen icin keseleyen de vardi. tecrube olarak iki hamamdan da cikarken uzerime ceketi giydigim zaman inanilmaz bir temizlenmis modundaydim. tabii ne kadar hijyenik ya da ne kadar temizlendim bilmiyorum, 8-10 sene yurtta dus alinca onemini yitiriyor zaten hijyen. denk gelirse tekrar dusunmeden giderim.
0
gule gule
(16.11.23)
Hijyenik olduğu söylenemez bence ama bazı hamamlar daha temiz, bazıları daha pis oluyor. Temizlik konusuna bakarak giderseniz çok rahatsız olmazsınız bence.

Kese paralı olur. Özellikle istemezseniz kimse yapmaz. Kendi başınasınız.

Bazı hamamlarda ortada havuz oluyor bazılarında olmuyor.

Nemli, buharlı bir ortam. İçerideyken biraz bassa da çıkışta çok rahatlamış oluyorum ben. Özellikle çıkınca havlulara sarılı olarak ayran, soda filan içmek çok iyi geliyor.

Maraş'ta çıkışta çiğ köfte ikram edildiğine denk gelmiştim. Bursa'da da bazı hamamların çıkışında turşu suyu satılır. Böyle hamam çıkışı ritüelleri güzel oluyor bence.

Bir de tek başına zevkli olmaz gibi, bir arkadaş grubuyla daha eğlenceli.

Son olarak bazı hamamlar suyu ısıtır, bazı yerlerde de doğal olarak sıcak olan kaplıca suyu olur. Doğal sıcak suları tercih ederim.
0
perferil
(16.11.23)
üsküdar'da adini unuttugum tarihi bir hamama gitmistim. bölme gibi yerlerde killi göbekli ciplak dayilar tellaklara kendini dövdürüyordu, icerisi asiri sicak ve havasizdi. bir de ortam pis gelmisti. yarim saat sonra kendimi disari atmistim.
0
sir gawain
(17.11.23)
Bir kere şu tarihi çemberlitaş mıydı tam ismi neyse oraya gitmiştik. Bizim dışımızda herkes yabancıydı. Yağlı masaj,kese vs değişik türlü ücretlendirme vardı. Kese çok sert değildi ama belki yapana göre değişiyordur. Kese deriye iyi gelen bir şey ama hamam ortamını genel olarak hijyenik bulmuyorum. Çıkışta da gazoz,kahve filan içmiştik. Deneyim olarak güzeldi ama tekrar gitmeye gerek görmedim.
0
asteriks
(17.11.23)
Kese köpük 300 tl çoğu yerde.
Kendi kesenizi aktardan veya mağazalardan alıp gitmeniz daha hijyenik olacaktır.
Ciltte ki ölü derilerin tellak marifetiyle temizlenmesi işlemine , "kese-köpük" derler ve keyiflidir :)
keseden sonra,Göbek taşında biraz dinlendikten sonra , taze portakal suyu veya soda ikram edilir.
Bebek gibi olursunuz :)
0
redlabel
(17.11.23)
Valla gitmedim ama merak ediyorum. Annem "git bi kendini çitelettir" deyip duruyor :)
0
halitkin
(17.11.23)
Antakya' da askerde iken arkadaslarla gitmistim.

Kese falan olayı istemediğin sürece yok. Yani kesinlikle sağlam bir temizlenmiş olma hissi veriyor ama tek gitmem istemem cok sıkıcı gelir.
0
wilhelmwasmuss
(17.11.23)
pek matah bulmuyorum.
0
estranged
(17.11.23)
Eskiden çok giderdim pandemiden beri hiç gitmedim. öyle aman aman bir şey yok. Bazı yer daha temiz bazısı pis gelebiliyor. Kese yapacak birileri olur muhakkak. Bazısı şov yapmaya kalkıp canını yakarsa yavaş lan dersin dikkat eder. Ben baştan uyarırdım diz kapağımdan yukarıya geçme diye mesela. Ayarsızlar oluyor haldır huldur dalıp huylandırıyorlar insanı. Git bi tecrübe et kötü bir şey değil.
0
dunden beri dimdik
(19.11.23)
bir cok hamam deneyimledim, bence temiz hamam diye bi sey yok. temizdir de, gerek yok

kesinlikle cok havasiz. ve icerdeki kitleye gore durum cok degisiyor

su israfindan baska bir sey degil

birde ben iceride konusulan seyleri gram anlamiyorum. muhtesem bir yanki var
0
foster
(19.11.23)
Hamamda büyüdüm denilebilir.
Annemlerin nesil de öyle büyümüş. Hijyen konusunda bir sıkıntı olsa idi o zamanlarda çıkardı diye düşünüyorum kaldı ki onların gittiği hamamlar sıcak havuzlu.
Ama şu an gittiğimde bana da pek hijyenik gelmiyor :D
Gidilir yani iyi gelir gevşersin temizlenirsin.
Sıcak havuzlu olanlar daha bir rahlatıyor. Ayrıca kaplıca suyu ise bir çok hastalık ve rahatsızlığa faydası da olduğu da söyleniyor.

Annemlerin Amasya'lı Havza ya çok yakın oturuyorlar. Sabahtan gidip akşam dönerlermiş bizi de öyle yetiştirdiler.

Havza'da kaplıca suyu var. Atatürk de gittiğinde girmiş, fotoğrafları falan vardır.

İstanbul'a yakın tuzla taraflarında ve yalovada kaplıca ve hamamlar var. Oralardakiler denenebilir.

Ben sıcağı çok sevmiyor çok duramıyorum ama insan yine de yumuşuyor rahatlıyor ne yalan söyleyeyim.
0
ananiyimioguz
(19.11.23)
(9)

Hangi meslek daha cazip: Polislik mi öğretmenlik mi?

havadakarada
Kendiniz için, genel olarak veya erkek özelinde değerlendirirseniz fikrinizi öğrenmek isterim. Maaş, is şartları, tatiller, yapılan iş vs birçok etken mevcut. Özel sektörde evden haftanın 15 günü çalışıp 2 asgari ücret alan biriyim. Şu an elimde bu iki seçenek de var. Türkçe veya beden eğitimi öğret
Kendiniz için, genel olarak veya erkek özelinde değerlendirirseniz fikrinizi öğrenmek isterim. Maaş, is şartları, tatiller, yapılan iş vs birçok etken mevcut. Özel sektörde evden haftanın 15 günü çalışıp 2 asgari ücret alan biriyim. Şu an elimde bu iki seçenek de var. Türkçe veya beden eğitimi öğretmeni olabilirim diplomalara istinaden. Polislik başvurusu icin de son şansım yaş durumu nedeniyle. Özel sektörü de ekleyince 3'ünden hangisi daha mantıklı kafam karıştı. Siz kendinize göre değerlendirirseniz ufkum açılsın biraz.
0
havadakarada
(01.11.23)
Polislik benim bildiğim;
Hayvani mesaileri olan
Çok ciddi mobing olan ve intihar edenlerin olduğu
Tatil vs gibi olaylarin Baya zorlu olduğu
Bayram tatil demeden sürekli çalışan
Bunun üstüne yeterli eğitimi almadan sokağa salınıp garip tiplerle uğraşan ve genel profili artık "iş bulamam polis olayim" olan bir iş grubu

Böyle olsun istemezdim ama böyle.

Öğretmenlerin de tabiki sıkıntıları var da polisler ile kıyaslanamaz.

Ki polislik dünyanın hiçbir yerinde kolay değil o da ayrı konu.
0
logisticsmanager
(01.11.23)
ben kendimi düşününce öğretmenlik diyorum ama siz de kendinizi düşünün nasıl bir yapıdasınız. ben tatillerinin olması açısından öğretmenliği isterdim çünkü insan sosyal bir canlı sürekli iş hayatı bana göre değil öte yandan çocukları geleceğe hazırlamak da bence çok kutsal bir şey manevi olarak da insanı besliyor öğretmenlik.
Bir çocuğun hayatında güzel iz bırakmayı isterim. Siz bence köprüden önceki son çıkıştaysanız kendi karakterinizi ve yapılacak bir işten beklentilerinizi gelecek hayalinizi de düşünüp 3 mesleğin de +/- lerini yazıp karar verin.

Şu an mesleğinden ölümüne sıkılan biri olarak sizi kıskandım. Seçeneklerinizin olması bile büyük şans iyi değerlendirin bunu.
0
Kediyi üzdün
(01.11.23)
öğretmenlik
0
nickini degistiren yazar
(01.11.23)
Cazip olan 10 defa da sorulsa öğretmenlik.
Polisliğin travması, yıpratıcı etkeni, mobbingi, stresi, mesai düzensizliği... çekilmesi çok zor olan bir çok özelliği var. Cumhurbaşkanı bir şehre gider, çevre ve sakin illerden otobüs otobüs oraya kaydırılırsın. Sürekli, çeşit çeşit insanla muhatap olduğundan sükunet ve nezaket kaybı oluyor. Belindeki silahın verdiği anlamsız bir özgüven oluyor, aslında etrafa zulüm oluyor bu durum. Daha çok yazılır da bende o kadar takat yok :)
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.11.23)
Polislik hem çalışma şartları açısından çok kötü hem de günümüz Türkiye'sinde polislik tercih edilecek bir meslek değil yani.

Öğretmenlik mis gibi iş. Hele beden eğitimi öğretmeni kebap iş. Çocuklara top verip hadi oynayın desen bile kimse bi şey demez.
0
nundu
(01.11.23)
bence beden egitimi ögretmenligi en iyi secenek.
0
durgunfoton
(01.11.23)
Peki aynı anda hem Türkçe hem beden eğitimi öğretmenliği yapılabilir mi?
0
🌸havadakarada
(01.11.23)
Kesinlikle beden eğitimi öğretmenliği.

Meslek lisesinde edebiyat öğretmeniyim. 20 saat dersim var. Yani ogretmen olmasam ben de burada cevap verenler gibi ogretmenlik gibi meslek mi var derim. Lakin 40 dakika sinif ortamında vakit geçirmenin 5 saat fiziksel işkence etkisi bıraktığı öğrencilerle çalıştığım için o 20 saat bana 200 saat gibi geliyor. Beden eğitimi öğretmenliğinde böyle bir problem yok. Acik havada spor egzersiz futbol vb etkinliklerde herhangi tahammül edilemeyecek davranış problemleri olmaz . Mesleğinden bıkan beden eğitimi öğretmeni görmedim oyle diyeyim
0
wilhelmwasmuss
(01.11.23)
ozelde bedenci olurum biter yaw.
bos zamanlarda da kendi isimi kovalarim, ticaret vs.
mis..
0
cooperr
(01.11.23)
(2)

Edremit - Çanakkale - Tekirdağ

etna
Merhabalar1. Tekirdağ'da üzüm en çok hangi bölgede veya bölgelerde yetiştiriliyor.2. Edremit'ten Tekirdağ'a gidecektim ama orman yangınlarında durumları bilmiyorum. Bazı yolları kapatmışlar diye dinledim radyoda. Nerden gideyim?
Merhabalar
1. Tekirdağ'da üzüm en çok hangi bölgede veya bölgelerde yetiştiriliyor.
2. Edremit'ten Tekirdağ'a gidecektim ama orman yangınlarında durumları bilmiyorum. Bazı yolları kapatmışlar diye dinledim radyoda. Nerden gideyim?
0
etna
(23.08.23)
1. Şarköy
0
wilhelmwasmuss
(23.08.23)
2. Çanakkale - Çan yolu kapalıydı sanırım sadece. Küçükkuyu - Ezine yolu açık olması lazım. Sonra da köprü.
0
inheritance
(24.08.23)
(7)

afrika'daki bu ülkeler hk söylenen bu sözler doğru mu

biseysorcaktim
https://pbs.twimg.com/media/F2h-JPtXcAArjJx?format=jpg&name=largebu ülkelerin tarihini bilmediğim için merak ediyorum. çünkü bu caps'te yer alan ifadelere benzer ifadeler çok kez duydum. afrika'yı sömüren, onları köleleştiren bi çok ülke var. ama hiç sömürü olmasaydı da acaba yine benzer durumda ola
pbs.twimg.com

bu ülkelerin tarihini bilmediğim için merak ediyorum. çünkü bu caps'te yer alan ifadelere benzer ifadeler çok kez duydum.

afrika'yı sömüren, onları köleleştiren bi çok ülke var. ama hiç sömürü olmasaydı da acaba yine benzer durumda olacak mıydı?

caps'teki ülkelerde hala beyaz adam etkisi var mı?

(cevapları yarın okuyacağım, teşekkürler)
0
biseysorcaktim
(10.08.23)
tarihlerini bilmem ama bu durum tavuk yumurta ilişkisini hatırlatıyor bana.

sömürüldükleri için mi geriler yoksa zaten geri oldukları için mi gelen direkt sömürebildi/sömürebiliyor? bence ikisi de birbirini besliyordur.
0
nhk ni youkosu
(10.08.23)
Dünyada hiçbir devlet diğerlerinin refahı için uğraşmıyor bence en önemli nokta bu. Birlikte hareket eden devletler dahi kendi grupları içerisinde öne çıkmak için politik münakaşalara giriyor.

Yani refaha ulaşan devletler bunu hiçbir zaman başka devletlerin yardımlarıyla değil, aksine kendilerini bastırmak istemelerine rağmen yapıyor.

Bu açıdan bence evet, bu kadar yine böyle olurlardı.

Toplumların da kişiler gibi belli öncelikleri olur. Eğer toplum eğitim, gelişim, strateji gibi konuları önceliklendirmek yerine daha farklı arayışlara girer ve bu süreçte de diğer devletler tarafından dokunulmamak isterse bu gerçekçi bir beklenti olmaz. Dünya böyle işlemiyor, hiçbir zaman böyle işlemedi, hiçbir zaman da böyle işlemeyecek sanırım.

Bakın devletler içerisinde, o devletin karakterine göre o ülkenin vatandaşları görece eşit haklara ve fırsatlara sahip olabilir ancak ülke sınırlarından çıkıp ülkeler arası ilişkilere gelindiğinde tamamen orman kuralları hakim.

Ülkeleri birer kişi gibi düşünüp yaptıklarını kafanızda canlandırınca bu daha iyi görülüyor.

Keşke böyle olmasa, ama bunun böyle olmaması için ya dünyadaki bütün ülkelerin masayı devirmeden bir uzlaşı içine girmesi gerekiyor ya da dünyanın tek bir elden yönetilmesi. İkisi de çok mümkün değil.
0
akhenaten
(10.08.23)
Tanzanyada bulundum. halkta inanılmaz bir ingiliz hayranlığı var. bize medeniyet getirdi para getirdi turizm getirdi diyolar. kimse bizi sömürdü demiyo. çünkü sömürülmeden önce daha kötü durumdalarmış.
0
hobarey
(10.08.23)
Bu son zamanlarda sağcılar tarafından popülerleştirilen "Ya sömürdük, köleleştirdik de sanki yapmasak farklı olacaktı" söylemi. Ülkelerin gelişmişliği, medeniyet seviyesi vb. tartışılır ancak bu durum Afrika'nın neredeyse tüm yakın tarih boyunca sömürüldüğü ve ülkelerin şu anki hallerinin kökenlerinde de bunların etkisi olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Batılı ülkeler her fırsatta doğal kaynaklarını sömürmüş, insan kaynağını köleleştirmiş, daha kolay nüfuz edebilmek için farklı kabile ya da ülkeleri birbirine düşürmüş, işlerine gelmeyen biri iktidara geldiğinde darbe yaptırmış... Bunların hepsi yıllar boyu, tekrar tekrar yaşandıktan sonra "Yea zaten onlar olmasa da farketmezdi" demek bir nevi "Bu ırkların kendisinde bir problem var; beyazlar kadar ahlaklı/akıllı/çalışkan/kontrollü değiller" demek.
0
salihdt
(10.08.23)
Corumlu Amir diye bir youtube kanali var, adam çad'li, supermarket videosunda, somurgenin modern bir sekilde devam ettigini soyluyordu. Tipki ingiltere-hindistan'da oldugu gibi, hammadde satin alip islenmis urunu cok daha pahaliya satiyorsun, marketini domine ediyorsun. Yoksa illa boynuna tasma takilmiyor.

"Tufek mikrop celik" diye bir kitabi oneriyorlar ben de okuma firsati bulamadim.

Bir de kimse somurmese dahi, adamlarin topraklari corak, yagmur yok, hava asiri sicak bunlar da etken. Kitap buna da deginiyordu herhalde.

Benim arkadasin arkadasi da fasli. O da seviyor fransayi, "somurulmek harika bir sey" demiyor tabi. Somurulme olarak gormuyor. Yapabilecegin bir sey de yok sonucta.
Cok sukur tarih boyunca bagimsiz olmusuz. O duygulari anlamamiz biraz zor bence bu nedenle.
0
WithWorth
(10.08.23)
Bu herseyin sorumlusu Amariga ve İsrail diyenlerin uydurduğu temelsiz bos masal.

Modern devletlerin sekillendigi ve sanayilesmenin de costugu 19.20. Yüzyıllarda bu afrika devletleri gevşek feodal/kabile düzeninde yaşıyorlardı. Haliyle teknoloji yok onu geç artı ürün yok. Kabile savaşları var. Üstüne coğrafya çoğu yerde modern bir devletin devamlılığını sağlayacak kaynaklardan yoksun.

Haliyle sömürüye işgale ilhaka çok açıklar.

Avrupa devletleri kaynakları ve insan gücünü sömürdü lakin somurebilmek için bile bir teknolojik altyapı hizmeti sağladılar. Yani tamamen kendi hallerinde bırakılsalardi bugünkünden daha beter olacaklardı.

Yani somurulmeselerdi mutlu mesut yaşayamayacaklardi. Ezbere konuşmalar hep.
0
wilhelmwasmuss
(10.08.23)
doğru biraz ya. ulusların düşüşü diye bir kitap var burada detaylı anlatıyor. bu biraz sarmal gibi bir şey. bundan kurtulmak mümkün değil pek. bu bazen halkların elinde olmayan nedenlerden oluyor. ülkenin içinden geçen nehir bile etkili olabiliyor bu tarz şeylerde.

merkeziyetçilik veya feodalite gibi orta çağ sistemleri bile bugünün medeniyetlerinde mimari, sanat, ekonomi gibi olguları etkiliyor.

keza bizim bugünkü durumumuz binlerce yıllık geleneğin bir sonucu. insanlar böyle. atatürk uğraşmış ama olmuyor tam olarak hiçbir zaman.
0
bohr atom modeli
(11.08.23)
(5)

euro truck simulator 2

duyuru
steam'de 10'una kadar indirimdeymiş. hiç oynamadım, hangisini tavsiye edersiniz? farklı farklı haritalar var sanırım.
steam'de 10'una kadar indirimdeymiş. hiç oynamadım, hangisini tavsiye edersiniz? farklı farklı haritalar var sanırım.
0
duyuru
(07.08.23)
Road to the Black Sea DLC'sinde Türkiye'nin avrupa yakası mevcuttu.
0
kesmekes laleler
(08.08.23)
onun için hem truck simulator 2'yi hem de o dlc'yi almak gerekir herhalde di mi?
0
🌸duyuru
(08.08.23)
Harita dlc leri olmadan keyif almazsın. Bazı harita dlc leri birbiri ile bağlantılı. Yani birinin aktif olması için diğerini de alman lazım. Onu zaten belirtir.

Ağır yük, ozel yük dlc leri var onları almani tavsiye ederim.

Ama ilk defa oynuyorsan hiç ekstra harita dlc si alma. Çünkü dlc ler pahalı. Bi dümdüz modda oyna keyif alırsan ekstra dlc alirsin. Çünkü seveninin müptelası olduğu sevmeyenin bu ne be dediği bir oyun türü.
0
wilhelmwasmuss
(08.08.23)
bi demo indirip deneyeceğim zaten önce evet.
0
🌸duyuru
(08.08.23)
ben steam'de bütün harita dlc'lerini aldım, çoğu ekstra içeriği indirdim. olmadı promods indirdim (yolları daha gerçekçi yapıyor). olmadı komple tr haritası indirdim. olmadı tr'deki oyuncuyusbis sitesinden otobüs modları indirdim. yok yok yok. bir türlü ısınamadım oyuna. daha çok fernbus'ta takılıyorum.

sebeplerim:

1- ets'de çok çabuk sabah akşam döngüsü var. konsol tuşuna basıp g_time_8 komutuyla sabah saat 8e gidebiliyorsun ama bunu yarım saatte bir yapmak beni moddan çıkarıyor. bunun bir çözümü yok. fernbus'ta 21 haziran gününü seçersen, oyun saatiyle sabah7'de başlayıp akşam 10:00'a kadar hava aydınlık gidebiliyorsun, bu da gerçekte tam 2,5 saat yapıyor.

2- ets'de otobanda giderken bile aniden sert viraj çıkabiliyor. fernbus'ta bu çok daha gerçekçi, dakikalarca dümdüz yolda gidebiliyorsun.

3- ets'nin trafiği çok yapay. fernbus'ın da öyle ama daha akıcı ve önceden tahmin edilebilir hissettiriyor.

4- dar tır ön camı görüşü çok kısıtlıyor, klostrofobik bir ortam. otobüsün devasa ön camı bu konuda daha ferah. çift katlı setra'nın dar alt kat ön camı bile ets2'den daha ferah.

not: ets2'nin fernbus'tan gözümde tek artısı retarder freni. fernbus'ta retarder kolunu çekince çapa atmış gibi hiç ses bile çıkarmadan yavaşlıyor. ets2'de retarder'ı kademe kademe çekip çok mm'rik ayarlar yapabiliyorsun yavaşlarken ve sesi gerçekten çok tatlı.
0
onemoremile
(08.08.23)
(12)

Evi kime kiralayayim?

wilhelmwasmuss
Arkadaslar trakyanin x ilinde memurum. Eşim de trakyanin y iline atandı şubat ayından beridir o orada kirada ben burada kendi evimizde oturuyorum. Muhtemel agustos sonuna kadar eşimin yanına tayinim çıkacak. Buradaki evi kiraya verip oranın kirasını karşılamayı planlıyoruz. Sahibi olduğumuz ev güzel
Arkadaslar trakyanin x ilinde memurum. Eşim de trakyanin y iline atandı şubat ayından beridir o orada kirada ben burada kendi evimizde oturuyorum. Muhtemel agustos sonuna kadar eşimin yanına tayinim çıkacak. Buradaki evi kiraya verip oranın kirasını karşılamayı planlıyoruz.

Sahibi olduğumuz ev güzel ve oldukça merkezi konumda bulunduğu için henüz daha tatayinim bile belli olmadan oturduğum binada kiracı olan bekar bir asker ve mühendis ile eve dun tadilat yaptırdığım dolapci (evlenecek yeğeni icin) eve talip oldu. Daha öncesinde hiç kiracım olmadı. İkisi de muhtemelen kira fiyatını kabul edip evi tutmak isteyecek. Ben iki tarafa da durumumu izah ettim henüz tayin netlesmedigi için tayin işi sonuçlanmadan anlaşma yapmayacağım belirttim. Lakin ikisi de tayin netleşince evi ilana koymadan kendileri ile gorusmemi rica etti.

Su detayı da söyledim. 3 yıl sonra tekrar tayin ile buraya kendi evimize döneceğimi maksimum 3 yıl gibi düşünmelerini, kirayı yükseltmek gibi bir amaçla dumenden eve ben geliyorum demeyeceğimi, gerçekten geri döneceğimi baştan bilmezlerini söyledim.

Simdi eve yerleşip coken kiracıya denk gelmek istemiyorum açıkçası. Kaba, saba eşkıya bir insan değilim. Kendi halinde bir insanım. Pislik bir insana denk gelir isem kavga dövüş dalas yaşayabilecek bir yapım yok.

Bu sebeple kararsız kaldım. Görünüşte iki tarafta iyi düzgün insanlar lakin "esnaf" fobisi var bende. Malumunuz daha yırtık laf cambazı insanlar olabiliyorlar. Diğer taraftan asker olanın ev arkadaşı 3-4 ay sonra gidecekmiş ve sonrasında kendisi tek oturmaya devam edecekmiş. Kirada 13_15 arasi olacak bu arada. Emsalleri şu an o civarda. Kıranın zamanında elime geçmesi önemli çünkü kendi ev sahibimizde çok pimpirikli birisi. Ayın 15 inde kirayı alıp kendi ev sahibime göndermek şeklinde bir düzenimiz olacak.

Sizce ikisi de aynı kira bedelini kabul ettiğini düşünürsek hangi tarafa kiraya vermem mantikli olur. Siz olsanız ne yapardınız?
0
wilhelmwasmuss
(30.07.23)
hiç birisine vermeyin, hepsi şimdi evi tutmak için iyi yüzünü gösterir, sonra kiraları piyasaya göre bedava kalınca o eve yapışıp çıkmak istemezler.

iki alternatif olabilir, gerekirse daha uygun fiyata öğrenciye vereceksiniz mezun olunca çıkıp gidecekler.
ya da noter onaylı tahliye tahahhütnamesi ile yıllık kiracı alacaksınız, her kira dönemi sonanıda gir çık yaptıracaksınız.
son alternatif evi boş bırakmak, üç sene sonra kesin dönecekseniz bu alternatifi de ciddi düşünün.

son olarak esnafa kesin ama kesinlikle vermeyin, eve dönmeyecek olsanız bile vermeyin. memur veya beyaz yaka dışına çıkmayın. polis, avukat gibi meslekleri de eleyin.
0
nuisance
(30.07.23)
Askerin görev süresi ne kadar? Eğer tayin süresi sizin dönüş zamnına yakın ise asker tercih edilebilir.
0
1917
(30.07.23)
siz olsanız ne yapardınıza istinaden; ben de esnaf adamla kendi lehime de olsa iş yapmamaya özen gösteriyorum. ayrıca adamın yeğeni evleniyor. yeni evlenip ev kuracak adam 3 sene sonra çıkmaya pek sıcak bakmayabilir, sorun yaşarsın muhtemelen.

asker-mühendis arkadaşlar bir adım önde en azından kimdir nedir bellidir. askerin de memleketi belliyse tayin durumunu sor. ayrıca yapılabiliyorsa da 3 yıllık sözleşme yapmaya çalış ve belirt 3 yıl sonra döneceğini resmi olarak
0
avatar is back
(30.07.23)
Öncelikle cevabiniz için teşekkür ederim.

Bulundugum yerde üniversite öğrencisi yok. Öğrenci seçeneği devre dışı

Evi kiraya vermeme seçeneğim de yok. Çeşitli borclanmalarimizdan dolayı birimizin maasi tamamen devre dışı. Tek maaş ile geçiriyoruz gibi düşünün.

Ben öğretmenim eşim başka bir kurumda memur. Gideceğim bölgede ek ders gibi bir ek gelirim olmayacak. Okulların ogrenci sayıları vb faktörlerden oturu. Düz maaş alacağım.

Ha tabi başka bir öğretmene kiraya vermek de akla gelen seçeneklerden ancak kendi okulumda ve çevremdeki öğretmenlerden oturu biraz on yargı oluştu açıkçası. Çünkü örneğin kendi okulumdaki öğretmenlerden pay biçersem. Hepsi ev sahibi ile problemli sebebi de hepsi epey ucuza oturuyorlar ve ev sahipleri de yüzde 25 ten fazla olmakla beraber piyasa gerçeklerine yakın aslında makul zamlar önermelerine rağmen hepsi birer başka cirkef insanlara donustuler.

Tekrar teşekkür ederim tavsiyeleriniz için.
0
🌸wilhelmwasmuss
(30.07.23)
Aceleniz yoksa bekleyin ilana koyun ve ilanda memura verileceğini ve 3 yıllık sartinizin olduğunu belirtin. Arayan çok olur seçersiniz. Memur iyidir. Özel sektör mensubu(kurumsal firma çalışanı hariç) ve esnaftan uzak durun.
0
karacigerim vur kadehlere
(30.07.23)
Askerlerin tayin suresi daha kısa. Yani 3 yılı söyleyince ooo gayet yeterli bir süre dedi. Ama açıkça sormadım henüz ne zaman tayin olacağını. Doğrusu ben de aynı mantık ile askere daha sıcak bakıyorum.

Esnafın yeğenine karşı ben de aynı endişeye sahibim. Yani şimdi ortada problem yokken sıkıntı yok ama 3 sene sonra ben çıkamam yerleştim ev yok vb vb kırk dereden su getirebilir beni endişelendiren bir husus.
0
🌸wilhelmwasmuss
(30.07.23)
asker mantikli, ev arkadasi gider baska asker gelir problem olmaz. tahliye taahhutnamesi de alin. bir de kendiniz tasinmadan 6-7 ay once noterden kendinizin oturacaginiza dair ihtarnameyi de gonderin.

sizin yerinize okula ya da ilceye gelecek ogretmen arkadas falan varsa onunla da konusabilirsiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(30.07.23)
Memurlara vermeniz yararınıza olur, çünkü en azından problem çıkıp sicilde problem yaşamak istemezler diye düşünüyorum.

3 yıl sonrası için tahliye taahhütnamesi ve kira kontratında belirtmeden senet imzalatarak garanti altına alınabilir
0
Unde bach canim
(30.07.23)
3 yıl sonra kesin dönülecek ise, kiraya vermeniz halinde 3 yıl sonunda kiracının çıkmıyor olma ihtimalinin sıfır olmadığını bir kenara yazarak hareket etmenizi öneririm. Bu riski göze alamıyorsanız kiraya vermeyin. Tedbirli bir insansanız, bu riski de alıyorsanız, 2 - 2.5 yıl mühlet koyarak biraz da esneme payı bırakabilirsiniz. Ha çıkmayan adam yine çıkmaz siz uğraşırsınız 2-3 yıl da mahkeme sürer.
0
Tisatiaşer
(30.07.23)
Yegeni yeni evlenecek esnaf o evden biraz zor cikar gibi. O eve gore sifir esyalar alacaklar falan. Zor is.
0
brkylmz
(30.07.23)
ben de askeri öneririm. 3 seneye kesin tayini gelir. yeni evlenip yerleşen bir aile kolay kolay çıkmaz, hele bir de o dönemde çocuk falan yapmış olurlarsa vicdanen de çıkarmak zor gelir sana.
0
hrskrs
(30.07.23)
kira sözleşme tarihinden sonraki bir tarihli tahliye taahhütnamesini mutlaka alın. durumunuzu zaten açıklamışsınız, bu sebeple aldığınızı söyleyin. kabul etmeyene vermeyin. diğer tedbirleri tecrübeli arkadaşlar anlatmış zaten.
0
mustafakesekci
(30.07.23)
(8)

su arkadas neden futbolcu olamadi sizce

Kittie
arda guleri gorunce aklima ilkokuldan bir arkadasim geldi.o zamanlar annelerimiz cok yakinlardi ve beni de yuzme kursuna falan suruklerdi annesi. cocuga hep bir spor yaptirirlardi.ortaokula gectik bu cocuk galatasaray altyapisinda oynamaya basladi. lise sona kadar boyle devam etti. okul hayati boyun
arda guleri gorunce aklima ilkokuldan bir arkadasim geldi.
o zamanlar annelerimiz cok yakinlardi ve beni de yuzme kursuna falan suruklerdi annesi. cocuga hep bir spor yaptirirlardi.

ortaokula gectik bu cocuk galatasaray altyapisinda oynamaya basladi. lise sona kadar boyle devam etti. okul hayati boyunca hep okuldan erken cikti antrenman icin. bazi gunler hic gelmezdi hatta. floryadaydi antrenman yeri. cumartesi gunleri de giderdi. izlemeye giderdik. guzel de oynuyordu. hocalari begeniyordu. babasi da olurdu yanimizda ona anlatirdi soyle iyi boyle iyi diye oradan duyardik.

sonra futbolcu olamadi. su an bi spor okulunda egitmen. biz 18 yasinda koptuk bir sebepten. ben en son birinden duymustum, yillardir bu isi yapiyor. tam olarak minikleri sporla eglendiriyorlar ciddi bir calisma bile yok. yetenegini sergiledigi bir is degil yani.

bu arda guler nasil parladi. cok mu farkli bir yetenegi vardi fenerbahcede
ya da altyapidan arda turan da cikmisti galiba. nasil siyriliyorlar?
benim arkadas neyi yanlis yapti.
dogru duzgun okul okumadi bu dedigim cocuk futbol icin. ozel izinlerle bitirdi okulu.
0
Kittie
(11.07.23)
Türkiye'de bu çocuk gibi yaklaşık olarak sekiz milyon erkek çocuk var.
0
sparkle kiddle
(11.07.23)
arkadaşın sakatlanmış veya kendi tercihidir ya da tahmin ettiğiniz kadar iyi değildir böyle çok çocuk var. çok iyi olsaydı bir şekilde yükseliyor. ben ufak bir altyapıda oynadım ona rağmen bizle top diye oynayan çocuk vardı yine de max. kayserisporla sözleşmesi oldu izlesen messi dersin, ama değilmiş diyorsun sahada görünce.

arda güler'i 10 dakika izle zaten farkı anlıyorsun, topu almadan ne yapacağını biliyor adam ve sadece bilmiyor yapabiliyor. kolay gösteriyor ama değil koy başkasını o mevkiye öldürüyor topu.

çok iyi oyuncu olmasının yanında bir de yanındakileri boostluyor, takımın kalitesi 100 üzerinden 70'se arda'yı sahaya koyunca 80-85'e çekiyor takımı. farkı yaratan da bu oluyor bireysel olarak yetenek özelinde daha iyileri vardır olmasa zaten yeni messi dersin arda'ya.
0
gule gule
(11.07.23)
sparkle kiddle +1

ben de her şey yetenek zannederdim fakat mental sağlamlık kafa yapısı çok daha önemliymiş, bunda hem kişinin karakterinin hem ailesinim hem çevresinin hem antrenörlerin etkisi var

sahada yanlış yerde duran oyuncuya üst üste antrenmanla doğru yeri öğretiyorsun ama mental olarak birini hazırlamak çok daha zor
0
freebird5406_2
(11.07.23)
yukarıdaki cevaplar +1

türkiyede (ve dünyada) böyle milyonlarca genç var. belki arda gülerden daha yetenekli olanlar bile var.

önemli olan mental yapı.

örneğin beşiktaş altyapısında muhammed vardı. herkes onu konusuyordu, çok yetenekliydi, messi olacaktı, kayboldu gitti.

çoğu insan bunu kaldıramıyor. baskı oluyor.

disiplin de önemli. mesela quaresma ronaldodan daha yeteneklidir, yaşları aynıdır aşağı yukarı, ilk çıktıklarında quaresmadan beklenti daha yüksekti. ama ronaldo dünyanın bir numarası oldu, diğeri olamadı.

kariyer seçimi de önemli. arda güler eğer 18 yaşında gitmeseydi bir daha zor giderdi real madride. gitse bile kendini daha az geliştirirdi. bazen yerinde sayıyorsun, saymaman için konfor alanından çıkman gerekiyor.

benim gördüğüm kadarıyla arda gülerin ailesi de düzgün.

tavsiye verebilseydim türkiyeden kimse ile görüşmemesini ve türk basınını takip etmemesini tavsiye ederdim. çok toksik bir ülkeyiz, kafasını karıştırıp moralini bozabilirler madriddeyken.
0
abelardo
(11.07.23)
Başka bir alan, benzer durum. Bir yakınım hayatı boyunca müzisyen olmak isterdi. Kendi kendine gitar öğrenmişti ve iyi de çalardı. Sesi de güzeldi. Okul hayatı boyunca başarılı olduğu tek ders müzikti. Okulda grup falan da kurdu, yarışmalara falan da katıldı....sonunda tek isteği olan konservatuvara girdi. Sonrasında ne oldu derseniz o eski stadyum konseri hayalleri kuran asi rocker şu anda konservatuvarda şan hocası. Doktor öğretim üyesi (eski yardımcı doçent), 657'ye tabi memur. Gerçi okulda kalma fikri daha konservatuvardayken başlamıştı. Ekstraya çıkan sınıf arkadaşları gibi belki meşhur olmasa da (ki arkadaşlarından meşhur olanlar da var hatta) profesyonel bir müzisyen olabilirdi ama belli bir süre sonra hayatın gerçeklerini kendisi de gördü. Bu alanlar parlaması zor alanlar, engel de çok, problem de. Hele bu ülkede.
0
d max
(11.07.23)
şans, ülkenin bulunduğu sistem, o sistemde çalışan hocaların bilgileri oyuncu gözleri. bir sürü parametre var. gs örneği verdiğinden söylüyorum; gs altyapısında herkesin potansiyelli gördüğü ozan kabak a takımda fırsat bulamadan osmanlıspor'a bedavaya gönderiliyordu. tesadüf eseri takımda kaldı ve şampiyonlar liginde yine sakatlar cezalılar derken oynama şansı gelince formayı bırakmadı ve 6 ay içinde almanya'ya gitti. kasedi başa alıp osmanlıya gitse bu adamın kariyeri nasıl gelişirdi şimdi?
0
deranzo1
(11.07.23)
benzer niteliklere sahip sadece duyuru'da sadece futbolcu değil ama sporculuk geçmişine sahip en az 10-20 kişi vardır muhtemelen.

bu işlerden para kazanacak düzeye gelmek, profesyonelleşmek çok ayrı bir dünya. türkiye'de profesyonel lig seviyesinde şu an 130-140 kulüp var sanırım, yanlış olmasın. her birinin 25 kişilik kadrosu olsa 140'tan hesaplasak bile 3500 yapıyor. düşün yani. ha başka yere gidebilir ama kendi köyünde bile dikkat çekemeyen oyuncuya kalkıp italyan kulübünden teklif gelecek hali yok elbet.

profesyonel sporcunun eğer absürt derecede yetenekli ve şanslı değilse mental olarak canavar gibi sağlam olması lazım. top oynamayı herkes seviyor. topu verdiğinde herkesi ipe dizecek çok adam var. ama her gün vakitli uyuyacak, tavuk dürüm yemeyip diyetine dikkat edecek, her gün saatlerce "sıkıcı" idmanları yapacak adam yok. kaldı ki bunu yapman dahi profesyonelliği garanti etmiyor. sadece ön koşul.

ayrıca özellikle alt ligler kasap dolu. hayvan gibi şeyapıyorlar. sen bi şekilde kendini profesyonel bi ilçe takımına attın, 4. lig seviyesinde oynamaya başladın. hafif bi sakatlık bile senin için 2-3 ayı kaçırmak anlamına gelebilir, e alacağın tedavi de çok üst düzey olmaz. geçmiş olsun.

bi de profesyonel sporcuların kontratları süreli olur. alt liglerde daha da kısa. atıyorum senelik 200 bin lira veriyoruz derler. bir yıl sözleşme. o bittiğinde ya aynı takım ya da başka bir kulüp sana sözleşme verecek. yoksa yok. birisi seni istemiyorsa "ben gidip top oynıcam, para kazanıcam" diyemiyorsun.

yani öyle böyle değil çok fena bir kurtlar sofrası. yetenek, şans, tanıdık, torpil, disiplin ve daha sayamayacağım pek çok şeyden belli oranlarda olması gerekiyor. yoksa çocukken hepimiz acayip topçuyduk :)
0
mark greg sputnik
(11.07.23)
Valla bölgesel amatör e çıkan bir takımın bütün futbolcularına, bu sezon başı kim kaç para istiyor vs hakimim.

Soyle söyleyeyim şu duyuruya cevap veren hepimizi tek başına top diye sektirecek adamların çoğu 30_60 bin arası peşinat ve aylık da asgari ücret maaşa anlaşmaya hazır. Yani profesyonel takım sayısı sınırlı yukarıda yazılmış, çok küçük bir azınlık profesyonel liglere çıkabiliyor. Ciddi para kazanma şansına erisiyor. Dolayısıyla bir ömür yari profesyonel alt liglerde normal kariyer yapan bir vatandaş ile benzer paralara yaşamak istememiş olabilir. Sakatlık yaşamış olabilir vs vs.

Başka bir örnek vereyim bir arkadaşım 16_17 yaşlarında antalyasporda oynuyordu. Forvet. Sonra bir hazirlik maçına bi alman takımıyla yapılan maçta bir hans bunu fena sakatladi, futbol kariyeri bitti. Yıllardır özel sektörde ogretmenlik yapıyor örneğin
0
wilhelmwasmuss
(12.07.23)
(7)

aracın ağır hasarlı olup olmadığını nerden öğnenebilirim

bedrozan
Merhabalar.Almaya niyetlendiğim bir araç var.Araç sahibi bana "aracı aldığım kişi "ağır hasarlı" dedi diye hatırlıyorum ama emin değilim. Ağır hasarlı olabilir hakka girmeyim " diyor. Ben de Hasarını görmek için 5664e şase noyu mesaj attığımda ;Sayin Ilgili, Kayitlarimiza gore ***5295 sasi nolu RE
Merhabalar.Almaya niyetlendiğim bir araç var.Araç sahibi bana "aracı aldığım kişi "ağır hasarlı" dedi diye hatırlıyorum ama emin değilim. Ağır hasarlı olabilir hakka girmeyim " diyor.

Ben de Hasarını görmek için 5664e şase noyu mesaj attığımda ;

Sayin Ilgili, Kayitlarimiza gore ***5295 sasi nolu RENAULT (OYAK) SYMBOL EXPRESSION 1.5 DCI 65 markali arac 6 adet kazaya karismistir. KZ1: 06/05/2018 KTT-Carpma KZ2: 24/01/2014 Carpma 1317TL KZ3: 07/11/2013 ERP-Carpisma 4945TL KZ4: 06/11/2013 Carpisma 489TL KZ5: 06/10/2013 KTT-Carpma KZ6: 23/06/2013 ERP-Carpisma 502TL

şeklinde geliyor mesaj. Bu bilgilere göre aracın ağır hasarlı olup olmadığını nasıl öğrenebilirim ? Bazı kazalarında miktar yazmaması ne anlama geliyor ? Bu bilgilere göre araç ağır hasarlı mıdır? Değilse farklı öğrenme yöntemi var mıdır ?

Zahmet edip yazan arkadaşlara teşekkür ederim.
0
bedrozan
(19.06.23)
Ağır hasar kaydı olsa gelen mesaj da yazardı.
İlk kazada ktt ne demek bilmiyorum. Belki onun açılımında vardır.
0
neymis
(19.06.23)
Bazı kazalarda miktar yazmaması, bu araçta o kazadan kaynaklı hasar oluşmadığı anlamına gelir.
0
wilhelmwasmuss
(19.06.23)
Benim aracta da var. Otoparkta arabaya dokunmuştum geri geri çıkarken. Benim arabaya işlem yapılmadı haliyle kaza görünüyor ama miktar sıfır.
0
wilhelmwasmuss
(19.06.23)
@ neymis / @wilhel..

yani şu anda araçta ağır hasar kaydı olmadığı anlamını çıkarabilir miyiz buradan ?
0
🌸bedrozan
(19.06.23)
ktt = kaza tespit tutanağı demek bu arada.
ağır hasarlı olunca bu sms'te yazıyor.
0
cockiness
(19.06.23)
adam lafını ettiyse içine sinmeyen bir şeyler var demektir. ağır hasarlıdır o araç.
0
adivar
(20.06.23)
mesaja göre ağır hasar yok fakat ağır bir kazayı tramere işletmeden sanayide de yaptırmış olabilirler. sahibi dediyse varmış gibi düşünmek lazım.
0
mutlu yillar sana
(20.06.23)
(3)

Memur maaşlarına ve asgari ücrete yapılan çılgın zamların dayanağı

socially awkward
Nedir? Para bas dağıt mantığı mı var? Çılgın enflasyon var ama asgari ücret dolar bazında çok yüksek. Bu ilginç geliyor bana
Nedir? Para bas dağıt mantığı mı var?

Çılgın enflasyon var ama asgari ücret dolar bazında çok yüksek. Bu ilginç geliyor bana
0
socially awkward
(13.06.23)
Hükümet orta gelir grubuyla düşük gelir grubunu ortada buluşturmaya çalışıyor galiba.
Bu yüzden yıllardır asgari ücret yükseliyor, nitelikli işler yapan memurların ücretleri asgari ücrete göre daha az yükseliyor.

Merak edip baktım.
2000 Temmuz'da asgari ücret 87 milyon TL, 1/4 Öğretmen maaşı 270 milyon TL.
2023 Ocak asgari ücret 8500 TL, 1/4 öğretmen maaşı 15800 TL. Eğer 2000 yılındaki oran korunsaydı öğretmen maaşının 26.350 TL olması gerekirdi bugün.

Eskiden çok az insan asgari ücretle çalışırdı şu an ise bu grup çok kalabalık. Vasıfsız işçi sanırım işe başladığı ilk birkaç yıl bu ücreti alıyor ve işi öğrendikçe kazancını artırıyordu.

Asgari ücrete Dolar olarak baktığımızda ise tablo gerçekten ilginç; Türkiye'de 359 dolar, Azerbeycan'da 203 dolar, Ermenistan'da 195 dolar, Yunanistan'da 900 dolar, Rusya 193 dolar. Şu an 359 dolar olsa da bir ay içinde en azında 400 dolar civarına geleceği kesin. Asgari ücreti diğer ülkelerle bu şekilde direkt karşılaştırmak doğru mu ona emin değilim. Belki işin içinde konut desteği, benzin yardımı, çocuk parası vs. gibi bilmediğim paralar vardır ve karşılaştırmayı imkansız kılıyordur.


Benim tahminim hükümetin gibi orta ve düşük gelir grubunu birbirine yakınlaştırıp birleştirmek istemesi. Bunun için de zamları buna hizmet edecek şekilde yapıyorlar. Bu ödemeler zaten TL cinsinden olduğu için istedikleri kadar basarlar, bunun rahatlığıyla alıyorlar kararları.
0
michael_knight
(13.06.23)
Ben de sınıfsallığı azaltarak oy topladıklarını düşünüyorum. %50 si asgari ücretli olan bir ülke bu durumda neden akp ye oy vermesin.
0
🌸socially awkward
(13.06.23)
Esasında fark buradakinden daha az. Asgari ücretli çalışanın pek çoğu gıda yardımı, yemek, yol gibi ekstralar alıyor. Memurlarda bu ek haklar yok.

Herkes asgari ücrette birleşiyor. Dünyanın hiçbir ülkesinde kurumdaki memur, kurumun temizlik personeli ile aynı hatta daha az geliri almaz, almamali.
0
wilhelmwasmuss
(13.06.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.