Giriş
(5)

16 Aylık Bebekte Gece Uyuma Sorunu

reseoz
16 aylık kız babasıyım. Son 2 haftadır, sanki alarm kurulmuş gibi gece 2.30-3 arası son ses ağlayarak uyanıyor ve 20 dakika sürüyor. Bir kaç yerde gece teröründen falan bahsediyorlar ama oyuncağına koy, çizgi film aç susuyor. He tabii 15 20 dkk bezdiriyor ille ama sonra ver oyuncağı sesi kesiliyor.
16 aylık kız babasıyım. Son 2 haftadır, sanki alarm kurulmuş gibi gece 2.30-3 arası son ses ağlayarak uyanıyor ve 20 dakika sürüyor. Bir kaç yerde gece teröründen falan bahsediyorlar ama oyuncağına koy, çizgi film aç susuyor. He tabii 15 20 dkk bezdiriyor ille ama sonra ver oyuncağı sesi kesiliyor. 23.00 gibi uyutuyoruz ama uyuttuğumuz saat fark etmiyor. İlle bahsini ettiğim saat aralığında uyanıyor. Saat 4.47 ve hâlâ uyumadı. Uyumamaya direyor. Sürekli ağlama halinde. Gündüz gayet normal, gündüz uyuduğu zamanda güzel uyanıyor. Ne yapacağız bilmiyoruz. 2 haftadır falan çıkardı bu adeti. Evveldende ağlayarak uyanırdı, hafif ağlama ile iki başını okşar, yüzüne biraz su vururduk hadi annesi emzirir susardı. Şimdi hiçbiri fayda etmiyor ve ağlamanın şiddeti çok aşırı. Diş deseniz, ondan da olduğunu düşünmüyorum çünkü oyuncağına gidince otomatik geçiyor mu? Doktorun verdiği granülü kullanıyoruz ama o da tık etmiyor. Ne yapacağız ne edeceğiz bilmiyorum. Pert vaziyetteyiz. Tecrübeli olan ebeveynlerin tavsiyelerini bekliyorum.
0
reseoz
(16.05.21)
aynı durumdayız. sadece gece terörü olarak düşünmeyin, bir sıkıntısı olup da uykusu bölündüğü için de sinirleniyor olabilir.
diş çıkarıyor olabilir mi?
burnu tıkalı ya da kuru olabilir mi?
umarım çözülür.
0
han20
(16.05.21)
Teşekkür ederim. Ya diş çıkıyor zaten ama diş için ağladığında doktorun verdiği granülü verdiğimizde rahatlıyor. Burnu içinde serum fizyolojik kullanıyoruz ama ağlarken dokununca kendini öyle bir atıyor ki bir yerine zarar verecek diye korkuyoruz. Her gece sabit saatlerde yapıyor yani dediğiniz sıkıntılar olsa günün muhtelif saatlerinde de olur diye düşünüyorum. Uyku ile ilgili bir şey olduğundan şüpheleniyorum tam mı dalamıyor nedir anlamadım
0
🌸reseoz
(16.05.21)
sabah 6 buçukta uyandırın. emzirin, kahvaltısını yaptırın 3 saat ayakta dursun uyumasın 9.30- 10 gibi ilk uykusuna yatırın. tam 1 saat uyusun, sonra uyandırın. aynı şekilde 3 saat sonra gene 1 saatlik uyutun. akşam da karnını doyurun, ılık bir banyo yaptırın. saat 8.30 en geç 9 da uyutun. ama mesela 9.30 a bile kalmasın. ilk bir kaç gün zorlanırsınız ama bu rutini tutturunca yorulmadan uyuduğu için uyanmaz, uyansa bile emip uykuya dalar.

geç uyuyan çocuk yorgun uyuduğu için uykusu kesilir.

biz de aynı problemi yaşıyorduk (13.ayında şu an) 2 aydır anlattığım düzeni tutturduk şimdi çok rahatız. sorularınız olursa ulaşın, cevaplamaya çalışırız.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.21)
Çok güzel tutturmuşsunuz hakikaten. Ya bizde düzen tutturmaya çok uğraştık ama uyumak istemedi mi yok yani kesinlikle uyutamıyoruz. Gece uykusu dışında gün içinde 1 e düşürdü uykuyu. Uyku lafı geçtiği gibi huysuzlanıyor artık. İstemiyor yani. Sanırım onun ağlamalarına kıyamamaktan, her istediğini ağlayarak yapmasını anladığı için bu hale geldi sanırım. Bakalım, sizin dediğinizde mantıklı. Bakalım denemekten zarar gelmez. Teşekkür ederim
0
🌸reseoz
(16.05.21)
tek uyku ama süresi uzunsa onu dinlendiriyor. bizim doktor ''artık uyku''dan bahsetmişti. yani gündüz uyuyan bebek gece uyumadığı uykusunu almış oluyor. gündüz uykusundan bir kaç gün erken uyandırıp gündüz uykusunun süresini kısaltın, akşam 11 bebeğin uykusu için çok geç bir saat.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.21)
(14)

Tır sevdası

sydney
Ekşide çok sık görmeye başladım, tır şoförlüğü sevdası, euro truck simulator diye bir şeyler falan.. Bunun kaynağı/nedeni nedir? :D uzun yol huzuru filan mı yoksa?Lisedeyken seneler evvel bizim sınıftaki erkekler çok goygoyunu yapardı çünkü ama nette de görmeye başlayınca merak ettim böyle ortak bir
Ekşide çok sık görmeye başladım, tır şoförlüğü sevdası, euro truck simulator diye bir şeyler falan.. Bunun kaynağı/nedeni nedir? :D uzun yol huzuru filan mı yoksa?
Lisedeyken seneler evvel bizim sınıftaki erkekler çok goygoyunu yapardı çünkü ama nette de görmeye başlayınca merak ettim böyle ortak bir sevda mı bu erkekler arasında? :D
0
sydney
(13.05.21)
Euro truck simulator 2 etkisi olabilir.

Çok güzel bi simülasyon. Kafa dağıtmak için birebir. Aksiyon yok. Uzun yolda dümdüz gidiyorsun ama keyif veriyor :)
0
himmet dayi
(13.05.21)
ortak sevda mı bilmiyorum fakat geniş bir sevda :)
0
freebird5406_2
(13.05.21)
retarderi çalıştırdığında motordan gelen o ses. anlayamazsın....
0
spirit crusher
(13.05.21)
47 senelik erkeğim, bir kere muhabbeti bile geçmedi arkadaşlar arasında.
0
aslindasorunumpsikolojik
(13.05.21)
Sadece erkekler arasında olduğunu düşünmeyin :)
0
south park in kapusonlu uyesi
(13.05.21)
Retarder ♡ ben
0
mirty
(13.05.21)
euro truck simulator etkisi var ancak sadece o değil.
artık yeni nesil genç tırcılar var. öyle alıştığımız klasik tırcı dayı görümünün dışına çıkan. bunlar youtube'da popüler. hem de iyi kazandıklarını anlatıyorlar. bu da ilgi çekiyor.

ömrünü mobbingle, plaza'da maaşlı çalışarak geçiren gençlere cazip geliyor. hem kendi işinin patronusun, hem esnaf gibi ömrünü aynı dükkanda ömür boyu geçirmiyorsun, hem de somut bir iş yapıyorsun falan filan. bunların hep etken olduğunu düşünüyorum bu tırcılık akımında.
0
wilhelmwasmuss
(13.05.21)
Mevcut duzen erkekleri icguduleri ve binlerce yildir ogrendiklerinin tersi bir hayat yasamaya zorluyor. Tek eslilik, medeni toplum vs. Bir kacis arayisi gibi yorumluyorum bunu. Ozgur olmak, kesfetmek, ilerlemek dogasina faha uygun. Isin aslina gelince ise zorluklarina herkesin katlanacagi bir is degil.
0
pofudukayi
(13.05.21)
Gece, yol, yalnızlık, uçak paneli gibi tır içi görüntüsü.. bazen huzur bulmak için youtubetan özellikle bu görüntüleri arayıp açıyorum..


Not:
Ha bu arada Ali cana (rip) sevgilerle..

Bas laaan baaaas
0
AlsterWasser
(13.05.21)
beyaz yakanin ozlemi olabilir, Basinda duran patron, yonetici yok, sagdan soldan trip yok, insanla minimum ugrasiyorsun, giyimine, kusamina dikkat etmene gerek yok, otobus falan da degil yolcu molcun sorumlu oldugun biri yok, maasi da iyi, gorev tanimi, gorev net.
0
neverletyougodown
(13.05.21)
Geçenlerde bi sanatçı abd'ye yerleştiğini, tır şoförlüğü yaptığını ve iyi kazandığını söylemişti. O da özendirmiş olabilir bir miktar. İsmini hatırlayamadım şimdi adamın
0
cowboy
(13.05.21)
erkeklerde tir/otobus/minibus sevdasi vardir, eskiden gelen kamyonun markasini sesinden tahmin ederdik dolayisiyla coluk cocugun hatta yetiskinlerin simulasyon oynamasini anliyorum da oynayanlari izlemeyi hic anlamiyorum ya..

gecenlerde birine denk geldim, otobus kullaniyor. Bayagi kaptan kostumu falan diktirmis, otobusten cikma konsol falan almis. Koltuga kemer taktirmis, " sayin yolcularimiz, izmir'e dogru yola cikmis bulunmaktayiz" falan gibi anons falan kayit ettirmis onu caliyor arada..herifi binlerce kisi izliyordu..
0
cooperr
(13.05.21)
oyundan ziyade terapi gibi bir durumu var. Motosiklet ve bisiklet kullanıcılarının da çoğunda yola çıkma, yolda olmak felsefesesi vardır ve eşittir uzun yol. tır'da da böyle bir durum olduğu için oyun bir nevi bu gazı alıyor. daha da tatmin etmezse artık gerçek tır şoförlüğü.
0
evimin paspasi
(13.05.21)
Tır şöförlüğünü bilgisayar oyunu sanmamak lazım. Öyle kolay iş değil. Dağ bayır kış kıyamette süresinde yetiştirmek için uğraşıp duruyorlar.

Diğer taraftan uzun yol hastasıyım. Evden çıkıp arabayla iş için 4000-5000km yapıp döndüğüm oluyor, uçak yerine karayolunu tercih ediyorum çünkü oturup düşünüp karar vermem gereken her şeyi yolda giderken çözüp kısa, orta, uzun vade tüm planları kafamda tamamlıyorum. İşle ilgili iyi fikirler hep aklıma uzun yolda geliyor.
0
kartonpiyer
(13.05.21)
(14)

kim şampiyon oluyor?

wilhelmwasmuss
arkadaşlar bugünkü maç sonuçlarına, ikili, üçlü averajlara göre filan son maçlarda hangi sonuçlarda kim kaçıncı bitiriyor? özet geçebilir misiniz?
arkadaşlar bugünkü maç sonuçlarına, ikili, üçlü averajlara göre filan son maçlarda hangi sonuçlarda kim kaçıncı bitiriyor? özet geçebilir misiniz?
0
wilhelmwasmuss
(11.05.21)
Fener'i geçiyorum. Gs ve bjk puan eşitliğinde bjk ikili averajla şampiyon olur. Gelecek hafta bjk gs'denbaz puan alirsa gs şampiyon.
0
prole
(11.05.21)
Beşiktaş +2 averajla önde. GSnin bu averajı geçmesi ve galip gelmesi lazım. Beşiktaşın da aynı şekilde galip gelip bu averajı önde bitirmesi lazım.
0
olaylar olaylar
(11.05.21)
prole'nin verdiği bilgi yanlış. ikili averaj eşit şu an. beşiktaş'ın galatasaray'a karşı genel averajda iki gol üstünlüğü var. attıkları gol sayısı daha fazla olduğu için eşit averajda da beşiktaş şampiyon olur.

üçlü averajda beşiktaş şampiyon oluyor. hem beşiktaş hem galatasaray kazanırsa da averaja bakacak ama beşiktaş'ın büyük şansı var çünkü beşiktaş tek farklı kazansa bile galatasaray'ın dört farklı kazanması lazım.

ben o yüzden hala beşiktaş'ı çok daha avantajlı görüyorum açıkçası, iki maç üst üste kaybettiler ama bence üçüncüsü gelmez.

fenerbahçe'nin şampiyon olması için diğer iki takımın kaybetmesi lazım. tabii kendileri de kazanacak. ikili ya da üçlü averaj fark etmez hepsinde geride kalıyorlar, o yüzden puan farkı gerekiyor onlara.
0
der meister
(11.05.21)
@der meister bu yeni ikili averaj kuralı ne zaman geldi? deplasman golünün önemli olduğu ikili averaj hangi ara değişti?
0
congratulations
(11.05.21)
fenerbahçe lol
0
austra
(11.05.21)
deplasman golü kuralı iki ayaklı eleme maçlarında geçerli olur genelde. yani bu tamamen lig yönetimine kalmış bir şey, statüyü yazanlar puan eşitliğinde daha fazla galibiyeti olan takıma öncelik verilebileceğini yazabilirler, eğer onaylanmışsa lig o kurala göre oynanır. örneği yok değil.

süper lig'de ikili averajda deplasman golü kuralı yok, sadece toplam gol sayısı dikkate alınır. beşiktaş kendi evinde 2-0 yenmişti. galatasaray da 3-1 yendi. o yüzden 3-3'le eşit kaldıkları için genel averaja bakıyor iş.
0
der meister
(11.05.21)
bjk yenerse şayet, gs nin bjk nin attığı farktan en az 3 fark fazla atması lazım.

özet bu.

edit : 4 müş galiba sorry
0
garavel
(11.05.21)
cevaplar için teşekkürler. peki düşme/kalma maçları için durum ne? kayserinin yenilip, ankaragücü ve gençlerin kazanacağını varsayarsak kayseri, ankaragücü, gençler üçlüsünden hangisi düşüyor?
0
🌸wilhelmwasmuss
(11.05.21)
ankaragucu ve erzurumspor ile dusenler belli oldu artik. Gencler ve denizli gecen haftalarda dustu.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(11.05.21)
sampiyonluk icin de herkes iki takimin da galip gelecegini dusunerek yaziyor. futbolun pisligi bu hicbir sey belli degil. besiktasin kadro problemi buyuk ve eger bugun dustugu hataya duserse (1-1 korumaliydi 10 kisiye karsi) goztepeye puan kaybedebilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(11.05.21)
Bu tarz durumlarda gs olur, puana falan bakilmaz 8 gerekiyorsa gs 8 atip bekler.
Hele basinda ft varsa aksi durum dusunulemez.

Not: fb
0
divit
(11.05.21)
Ben de Beşiktaşın kazanamayacağını düşünenlerdenim. Gs'nin winnerlığı da olsa Malatyaya 4-5 atması kolay değil. Ama gerek de kalmayacak muhtemelen. O yüzden şampiyonluğumuz hayırlı olsun diyorum.
0
Jux
(11.05.21)
Gbirliği daha düşmedi.
0
EasyTiger
(11.05.21)
Ayrıca GS'nin şampiyonluğunun hâlâ zor olduğunu düşünüyorum. Sadece çoğunlukla kriz yönetemeyen BJK'nin ayakları dolaşmasından ötürü puan kaybetmesi ile GS şampiyon olabilir bence.
0
ozgurluk savascisi
(12.05.21)
(8)

öğretmen olmak..

richard the catheart
şu an bir kamu kurumunda büro personeli olarak görev yapıyorum fakat yaptığım işten gram zevk almıyorum bu nedenle sevebileceğim bir işe yönelmek istiyorum. küçüklüğümden beri çok sevdiğim bir alan olmasından kaynaklı tarih bölümünü okuyorum. 3.sınıfım. bölümü okurken öğretmenlik hiç düşünmemiştim.
şu an bir kamu kurumunda büro personeli olarak görev yapıyorum fakat yaptığım işten gram zevk almıyorum bu nedenle sevebileceğim bir işe yönelmek istiyorum. küçüklüğümden beri çok sevdiğim bir alan olmasından kaynaklı tarih bölümünü okuyorum. 3.sınıfım. bölümü okurken öğretmenlik hiç düşünmemiştim. bitirdiğimde acaba öğretmenlik için mi çabalasam diye düşünmeye başladım. formasyon almak filan zorlaştı deniyor ama bir şekilde almak için ne gerekiyorsa uğrunda çabalarım. benim için asıl önemli soru "öğretmenlik yapabilir miyim" sorusu. buna kendim net bir cevap bulamadım. öğretmenlik hayalim olmadı hiçbir zaman, öğretmenlik yaparsam da büyük şevkle yapabileceğim bir meslek olmayacak. okula büyük bir şevkle gitmeyeceğim ama işimi yaparken de hakkını vererek yapmaya çabalayacağım. yani okulu, öğrencileri şevkle sevmeyen biri bu mesleği yapabilir mi ? çoğu öğretmenin de bu saydığım özelliklere sahip olduğunu sanmıyorum. küçüklüğümde ne öğretmenler görmüştüm. bu konuda tavsiyenize ihtiyacım var.
0
richard the catheart
(27.04.21)
Ben biraz araştırma yaptım. Formasyon olayı eskiden özel olarak alınan bir şeymiş ama şimdi kpss ile öğretmenlik kazanınca devlet staj ile birlikte önce formasyon veriyormuş kendisi. Zor bir yanı var gibi gözükmüyor yani hatta daha iyi gibi belki. Meslek anlamında da ciddi bir iş yaptığınız, insanlara eğitim verdiğiniz bilincinde olursanız ve bu sizin için değerliyse öğretmenlik tercih edilebilir. Sevdiğiniz bie konu ve bunun üzerine çokça araştırma ve okumalar yapabilirsiniz ve bu sizin işiniz. Güzel bir şey aslında ama hayat her zaman planladığımız şekilde olmayabiliyor. Hangi okul, nasıl bir yönetim, nasıl bir öğrenci-veli kitlesi, nasıl bir şehir-ilce vs. yaşayıp görürsünüz veya büroda devam edersiniz, ikisi de uygun görünüyor çünkü bir sıkıntınız yok anladığım kadarıyla.
0
havadakarada
(27.04.21)
farklı bölümler okumuş ama benzer süreçlerden geçmişiz, 7 yıllık öğretmenim. işime aşık değilim ama düzgün yapmaya çalışıyorum. öğretmenlik şöyle ki sevmediğinizde kulaklığı takıp yalnız çalışabileceğiniz bir alan değil, sürekli iletişim halindeyiz, bu yüzden bu işi sevmemek çevrenizi de etkiliyor. öğrenciden dönüt alamamak benim için en fenası ama garip şekilde öğrencilerle bir bağ oluşuyor zaman içinde.
tarih dersi lisede okutuluyor, buna göre düşünmek gerek. derse katkı yapan öğrencilerle müthiş bir doyum alıyorsunuz ama kötü okul problemli öğrenci vs gibi durumlarda çok zorluyor, idealizmle gerçek arasında gidip geliyorsunuz.

edit: bu meslek sevilmediğinde sadece kişiyi değil karşıdakini de etkiliyor, en çok üstüne düşünülmesi gereken bu.
0
siyah gece
(27.04.21)
Şimdi hatırladım, önceki duyurunuzda bulunduğunuz işi sevmediginizden bahsetmiştiniz. O zaman bence bu yola girilebilir. Büro memurundan daha az cazip değil heralde koşulları.
0
havadakarada
(27.04.21)
cevaplar için teşekkürler. @siyahgece lise öğrencileri daha problemli oluyor hatta yapı itibariyle sert biri değilseniz psikolojik olarak yıpranmak mümkün. öğretmen olduğunuz için bunu benden daha iyi bilirsiniz. sınıfta kesinlikle liderlik özelliği ön planda olmalı yoksa hiçbir öğrenci sizi umursamamaz bu ise psikolojik olarak yıprandırır insanı. umursanmamak, saygı görmemek... bir öğretmeni aşağılayan duygular. tarih öğretmeni olacağım derken bu dersin lisede verildiğini unutmuşum, lisede öğretmen olmayı hiç istemem. ilkokulda öğretmenlik yapmayı hayal etmiştim ben direkt orada öğrencilerle iletişim kurmak daha kolay. galiba bu mesleğin pek de bana göre olmadığını anlamalıyım. bir mesleği seçerken en önemli şey, o mesleği yapabileceğine dair inançtır. bu inançtan bende pek yok.
0
🌸richard the catheart
(27.04.21)
@havadakarada hafızanıza hayran kaldım gerçekten :) bu yolu düşünüyorum ama öğretmenlik büro memurluğu gibi bireysel çalışabilecek bir iş değil, tamamen sorumluluk isteyen, senin haricinde birçok insanın sorumluluğunu almış olduğun bir meslek. bu mesleğin psikolojik olarak beni yıprandıracağından, üzerinden kalkamamaktan endişe ediyorum.
0
🌸richard the catheart
(27.04.21)
ortaokulda sosyal bilgiler dersine girme hakkınız olabilir, emin olmasam da eklemek isterim.
her 3 yılda bir istersen şehir değiştirme hakkı -en çok bunu seviyorum-, bir çok mesleğe göre kişiye daha çok zaman bırakması, bu sayede istediğin alanda ilerleyebilme gibi artıları da yazayım, çok kötü bir tablo olmasın.
0
siyah gece
(27.04.21)
işyerinde mobbing konulu duyurunuzu okumuştum. size alternatif sunayım. öğretmenliğe geçip 2 yıl çalışıp müdür yardımcısı olabilirsiniz. müdür yardımcılığa da bir nevi büro personelliği aslında.

öğretmenliği bile isteye yani keyif alacağı için seçip devlet de çalışanlar da kolaylıkla soğuyor. eğitimin içi zaten boşaltılmış durumda. öğretmenliği yapmaktan keyif alınacak okul sayısı gerçekten çok az, ilçelerde bildiğin sıradan liselerin bile önemli bir kısmı proje okulu kapsamına alınıyor ve oralara ne tercih ne tayin yapamıyorsun torpilin yoksa. okul müdürü veya okul müdürüne talimat verebilecek kişi kimi isterse onu alır sistemi yani özetle. meslek, imam hatip, çpl vb dışında çalışacak okul bırakmıyorlar yani. oralarda da mesleki tatmin falan beklenemez. para alırım öğrencileri idare ederim gerisi beni bağlamazcı biri değilsen bahtiyar olamazsın oralarda işin özü. idareci olursan, müdürüne de çok bağlı olmakla birlikte, normal büro memurluğuna kıyasla çok daha rahat büro memurluğu yaparsın idarecilikte.
0
wilhelmwasmuss
(27.04.21)
Tarih öğretmeniyim. Çocukları ben de sevmiyorum o yüzden ilkokul, ortaokul öğretmenliğini hiç düşünmedim. Liseli gençlerle iletişim kurmak, anlaşabilmek, espri yaptığında anlayabilmeleri güzel bir his :) ve yapabilme konusuna gelince, öyle öğretmenler var ki karşına alsan iki kelime konuşamazsın, bomboş. Onlar yapıyorsa herkes yapabilir diye düşünüyorum. Tarih konusunda da ders kitaplarının dışına çıkıp konuyla alakalı ilgi çekici anekdotlar anlatıyorum. İlgi dağılmışsa direkt toplanıyor :) yani okuyup öğrenmek gerekiyor devamlı.

Öğretmenliği seviyorum, zaman zaman çok yorucu olsa da. Tabii atanma kısmı biraz sıkıntılı, orada fazlaca çabalamak gerekiyor.
0
sadakatsiz
(27.04.21)
(10)

Doktorunuza danışın klişesi...

rukayka
Bu klişeyi hiç anlayamıyorum... Haber bültenlerinde,diyaloglarda, sağlıkla ilgili yazı ve konuşmalarda "Doktorunuza danışın" denilir. Kim bu doktoruna danışabilen kitle? Sanki herkesin özel doktoru var da herhangi bir ihtiyaç geliştiğinde telefonla arayıp danışılabiliyor da... Gerçekte olan şu: 1-2
Bu klişeyi hiç anlayamıyorum... Haber bültenlerinde,diyaloglarda, sağlıkla ilgili yazı ve konuşmalarda "Doktorunuza danışın" denilir. Kim bu doktoruna danışabilen kitle? Sanki herkesin özel doktoru var da herhangi bir ihtiyaç geliştiğinde telefonla arayıp danışılabiliyor da... Gerçekte olan şu: 1-2 haftalık süre içinde randevu alırsın, hastaneye gidersin ve sorarsın. O sorduğun kişi de doktorun değildir. Randevu alırken denk geldiğin doktordur. Çoğu zaman öyle soru falan sormaya, diyaloğa açık doktor falan da çıkmaz karşına...
0
rukayka
(26.04.21)
"benim dediğime inanıp kendi başına bi bok yeme, benim dediğimi yapıp ölürsen sorumluluk kabul etmem, bu işin uzmanı doktordur" anlamına geliyor. yani kendi kendine kullandın ters tepti, sana o tedaviyi önerene gidip şarlama diye savunma işte, sorumluluktan kurtulma klişesi. "ben sana doktoruna danış dedim, beni niye dinledin" diyip sorumluluğu üstünden atmak gibi.

dört paragraf kripto para analizi kastıktan sonra altına "ytd (yatırım tavsiyesi değildir" yazmak gibi.
0
kibritsuyu
(26.04.21)
Aile hekiminize veya sürekli gittiğiniz doktorunuza sorabiliyorsunuz. Genelde doktor muayeneden sonra kartını verir bu tarz sorularınız için.
0
ruhen hastayim ben
(26.04.21)
Öyle bir kitle yok, "doktorum" diye biri yok. Aile hekimleri maalesef her şey hakkında biraz biraz fikri olan, sürekli okuyan gelişmeleri takip eden insanlar değiller. Olması gereken neydi? Aile hekimlerinin aileleri geçmişleriyle birlikte bilmeleri ve takip etmeleriydi. Öyle bir şey var mı? Yok. Olabilir mi? Olamaz. Çünkü ucuz işgücü kullanma merakındaki yönetim kadrolarımız bize daha fazla doktor istihdam etmeyi asla istemiyorlar. 36 saat fasılasız nöbet tutturuyorlar hastanelerde, üstüne bir de mesailerini yapmalarını bekliyorlar. Üstelik hastalarla sağlıklı bir iletişim kurmalarını, tam isabet teşhis ve tedavi üretmelerini bekliyorlar.

Biz bu durumda sürü oluyoruz. Sürü. Hani laf arasında çokluk belirtmek için kullanılan "bir sürü" ifadesi var ya, işte o aslında hayvanları nitelemek için kullanılan bir kelimedir, insana yakışmaz o. Ama biz kendimize o kelimeyi de, bu kadar kötü muameleyi de reva gördüğümüz için modern tıbbın denekleri olmaktan kurtulamıyoruz.

"Doktorum" demek için bilmem kaç doktora milyarlarca tl para dökmek lazım ki beni tanısın bilsin de derdimin ne olabileceği hakkında beni doğru bilgilendirsin veya yönlendirsin. Sence bu "doktorunuza danışın" ifadesi yüksek bir hayat standardını ve insanların insan yerine konulduğu ülkeleri çağrıştırmıyor mu? Burası öyle bir ülkeymiş gibi hissettirmiyor mu?
0
1bir1bir1
(26.04.21)
Aynen. Randevu bile alamiyosun, ne doktoru :D
0
e mice
(26.04.21)
Valla benim aile hekimimle aram çok iyi. Herhangi bir sıkıntı olunca ilk ona gidiyorum, hatta covid döneminde whatsapp'tan yazıyorum. Bir yere yönlendirirse e-nabız'dan falan sonuçlarıma bakıyor, işte hastanedeki doktor ne dedi falan onları takip ediyor. Ara sıra telefon edip "bi sıkıntı var mı" diyor, sigarayı bırakmam için baskı bile yapıyor yani, daha ne yapsın.

Hastanede çalışan birine böyle ulaşmak zordur da, aile hekimleri bu yüzden var zaten.
0
plutongezegendegilmi
(26.04.21)
Çok parası olan "doktoruna" danışabiliyor. Biraz parası olan da sürekli aynı doktorun özel muayenehanesine gidiyorsa (iç hastalıkları vs) arayıp danışabiliyordur. Bazı ailelerin sülale boyu gittikleri özel doktorları, diş hekimleri, kasapları, balıkçıları var. Belki de bende istikrar olmadığı için arayıp kimseye danışamıyorum. Belki sistemde hiç sorun yoktur.

"Erken teşhis çok önemli, en küçük belirtide mutlaka muayene olun" klişesini unutmayalım. Ekran doktorlarını çok da şeyetmemek lazım. Devlet hastanesinden sıra alın diye anlattıklarını sanmıyorum onca şeyi.

Sistem yanlış. Hasta ile doktoru karşı karşıya getiriyor. Mesela göğüs kafesimde ağrı var, kalp mi, mide mı, fıtık ağrısı vs mi? Önce benim teşhis koymam gerekiyor ki randevu alabileyim. Tüm hastaların deneme yanılma yoluyla bir sürü polikliniği meşgul ettiğini düşünün. Bıkıp vazgeçmezsem uzun bir süreçte doğru tedavi için birkaç doktora görünmem gerekecek. Aile hekimliği daha kalifiye hale getirilip ön tanı için zorunlu tutulmalı. İstisnai durumlarda doğrudan birime başvurmanın şartları belirlenebilir.

Bir de, madem hayal kuruyorum; gece poliklinikleri olsa mesela? Önemli bir şeyim varsa diyerek ertesi günü beklemeye çekinen insanlar (bir ay randevu bulamayacak ama biz ertesi gün diyelim) trafik kazası geçirmiş insanlarla aynı yerde derman aramasa?
0
zihua
(26.04.21)
speedy
(26.04.21)
Ben.

Birincisi, çok iyi anlaştığım bir kuzenim aile hekimi, ona danışıyorum. <3

Ciddi cevap, on küsur yıllık otoimmün hastalığım var, dönem dönem şehir ve doktor değiştirmekle birlikte hastalığımı takip eden ve düzenli kontrole gittiğim bir "doktorum" oluyor her zaman. Ama aile hekimi bunu yapmalı +1
0
kobuzchu kiz
(26.04.21)
@biseysorcaktim
bu biraz da süreklilik ile alakalı. Doktorum yok ama periyodik olarak hizmet aldığım bir avukatım ve sigortacım var benim. Zengin değilim, orta halli beyaz yakalı çalışanım aslında ama bir şekilde oluştu böyle bir durum.

Avukata tabii ki dava takip etmesi gerektiğinde ödemesini yaptım-yapıyorum ama arada çok kafama takılan bir şey olduğunda çok kısa bir telefon görüşmesi yapıp danışabiliyorum ücretsiz.

Ya da sigortacı; 2 arabanın sigorta+kaskosu, deprem sigortası, sağlık seyahat sigortası derken 7-24 arayıp yardım isteyebileceğim bir ilişki kurdum. Mesela ben yurtdışında iken kaza geçirdim, whatsapptan bir mesajla herşeyi organize etti, ambulans hastane ameliyat falan. Ya da arabanın kazası olduğunda gecenin bir yarısı çekici gönderdi, otel ayarladı yedek araç verdi vs vs.

Süreklilik arz eden iş ilişkileri önemli. 3-5 fazla ödeme yaparsınız ama ihtiyaç olduğunda o fazla ödemelerin karşılığını fazlasıyla alırsınız.
0
zikardo
(26.04.21)
Bu, "doktorum" lafının gerçekliğini ömrü hayatımda sadece 1 yaşındaki kızımın özel klinikteki doktoru için hissediyorum. Sebebi de cevaplarda dendiği gibi süreklilik içeren bir ilişki olması. Rutin aşıları, kontrolleri vs olunca herif bizim aileyi tanır duruma geldi. Whatsapp tan falan bir şeyler sorabiliyoruz acil durumlarda filan. Öyle bir şey.

Devlet hastanesinde olası bir şey değil bu kişisel doktor olayı pek. Yav kişiseli geç herhangi bir doktora randevu bulabilirsek bildiğin mucizevi bir olay olmuş hissi yaşıyoruz, şaşırıyoruz. Abartmıyorum.
0
wilhelmwasmuss
(27.04.21)
(14)

memurlara istanbul'da daha yüksek maaş verilmesi gerekmez mi?

Gunter
Düzgün bir evin kirası 2000 tl üzerinde. 4-5 bin arası alan bir memurun istanbul'da yaşaması çok zor. Her şehirde eşit maaş olması saçma değil mi?
Düzgün bir evin kirası 2000 tl üzerinde. 4-5 bin arası alan bir memurun istanbul'da yaşaması çok zor. Her şehirde eşit maaş olması saçma değil mi?
0
Gunter
(29.03.21)
E peki aynı işi yapan iki memurdan birinin diğeri sırf İstanbul'da yaşıyor diye daha yüksek maaş alması saçma değil mi?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(29.03.21)
Gider fazla. Şehir pahalı. O maaş yüksek olmuyor yani.
0
🌸Gunter
(29.03.21)
Bizim burada bakmamız gereken yapılan iş. Sizin mantığınıza kalırsa yüksek maaş almak için dolu bahane bulunabilir.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(29.03.21)
Aslında özel sektör ve asgari ücret için de geçerli sorum. Sadece kira değil ulaşım da pahalı. Aktarma olmadan bir yere gitmek zor. Bir de Türkiye market alışverişinin ucuz olduğu bir ülke değil. O da ayrı yük
0
🌸Gunter
(29.03.21)
her sehirde esit maas olmasi sacma degil. sadece bizim alim gucumuz dusuk. onuncu dunya ulkesiyiz ve uretimimiz yok. bolgesel maas oldu diyelim, bu sefer de umraniyedeki adamla cihangirdeki adama gore mi ayarlanacak maas? sorunun kaynagini yani ekonomiyi cozmek daha mantikli sanki.
0
nibba
(30.03.21)
bunu uygulayan kurumlar var. belediyeler, iski vb. istanbulda olduğu için normal maaşların üzerine çeşitli tutarlarda sosyal tazminat veriyorlar. kimse de aha burada tazminat var diye özellikle istanbul büyükşehir belediyesini seçmiyor. belki de aradaki farkı kapatacak kadar çok değil ondan olabilir gerçi düşününce. lakin konya büyükşehir belediyesinde çalışan bir memur ile ibb'de çalışan memur arasında 1000 lira civarı bir ücret farkı var.

ayarlanabilir ama çözüm değil benim fikrim. olması gereken istanbuldaki nüfusu düşürmeye yönelik politikalar izlenmesi. böylelikle diğer giderler de düşer. çoğu insan kendi memleketinde tatminkar iş bulabilse farklı şehirlere gitmek istemez. en azından istanbul yine istanbul olsa da 20 milyon insan bir yerde tıkılıp yaşamaya çalışmaz.

@inatçılığın yeryüzündeki temsilcisi özel sektörde aynı şirkette aynı işi yapan ama farklı bayilerde çalışan iki ofisboy da farklı maaş alır. istanbulda atıyorum 3bin liraya çalışacak eleman bulamazken, konyadaki bunu hoplaya zıplaya kabul eder. bundan dolayı işveren istanbuldakine 5 bin vermek durumunda kalır (rakamlar sallamadır)

olay dönüp dolaşıp arz talepe geliyor bence. özel sektör devlet ile rekabet edemiyor şartlar açısından. bundan 30 sene önce edebiliyordu. bundan yıllar önce çalıştığım kurumda devlet eleman alabilmek için üniversite öğrencilerine burs vermiş, burs karşılığında da 5 yıl çalışma zorunluluğu ile yetişmiş eleman bulabilmiş mesela. o dönem yetişmiş eleman özel sektörü tercih ediyormuş çünkü. şimdi ise onların devletin yalvar yakar burs vs. imkanı vererek burunlarını kıvırarak girdiği kadrolara türkiye derecesi yapıp girmeye çalışıyor insanlar. özel sektörün büyük bölümü rekabet edemiyor çünkü. ücret ile etse, çalışma şartları ile rekabet edemiyor. bunun düzeltilmesi lazım. sağlıklı bir arz talep dengesi yaratılırsa devlet o zaman istanbul'da çalışan memuruna +1000 TL , lojman vs. gibi imkanlar sunmak zorunda kalır ki özel sektörden nitelikli personel kapabilsin.
0
syozkn
(30.03.21)
istanbulda yaşamak zaten rahat olmamalı, devletin öyle bir hedefi olmaması lazım yani. göçü tersine döndürmeye çalışırken aa gelin istanbulda size daha çok maaş verelim demek tam bir saçmalık olur. bunun yanı sıra memur maaşlarının en azından bir süre kesinlikle artırılmaması ve memur sayısının en az üçte birine düşürülmesi gerektiğini de savunuyorum, türkiye tam bir memur ülkesi oldu resmen.
0
roket adam
(30.03.21)
Teorik olarak mantıklı hatta özel sektörde iş piyasası bunu kendiliğinden ayarlıyor aslında.

ama kamuda eşit işe eşit ücret uygulamasının dışına çıkmak uygulanabilir değil. Her şeyden önce bunun ölçülebilir, nesnel bir kriteri olmaz. Ki bu kamuda olmazsa olmaz bir beklentidir.

Hangi şehirde bu ek ödeme neye göre belirlenecek? Bu mümkün değil. Binlerce değişken var. Her şehrin ilçelerine semtlerinde göre ciddi farklar var.
0
wilhelmwasmuss
(30.03.21)
Istanbul'daki memurlara daha az verselerde göç etse çoğunluk. Fazla kalabalık şehir. Eşit maaş olması gerekir ama. Türkiye'nin her yeri eşit mantığıyla.
0
meraklitursucu
(30.03.21)
akademide mesela doğu'da yeni üniversitelerde olanlar daha fazla alır batı'ya göre. bu sayede ilgi görebilir ve gelişebilir vs.
olcaksa tam tersi olmalı ki yani istanbul'dan tersine göç olup her şey ucuzlasın.
0
passion rules the game
(30.03.21)
olacaksa tam tersi olmlaı +1
istanbuldaki nüfusu düşürmeye yönelik politikalar izlenmesi.++++1

özel sektör zaten yakın gelecekte ist.daki ofisleri kapatmaya başlayıp remote çalışmaya geçecek. ama devlet memurları için bunun çok hızlı olacağını sanmıyorum.

her şehirde eşit maaş olmasını yersiz bulmakla birlikte ist.un cazip hale getirilmesini çok yanlış bulurum. tam tersi neden bir tek burası olsun. daha az gelişmiş yerleri kalkındırmak gerek.
0
rewlack
(30.03.21)
Olacaksa tam tersi olmalı +1

İstanbul çok kalabalık.

İmza: İstanbul’da yaşayan bir memur.
0
ruhen hastayim ben
(30.03.21)
gerekir.

kamu icin konusuyorum tabi. devlet kendi eliyle atama yapiyorsa, ayni isi yapan 2 kisiden birine 'sen bayburt'a git, 300 lira kira ode' oburune de 'sen istanbula git 2000 lira kira ode' diyorsa aradaki farki (mantik cercevesinde tabi, direkt 1700 lira vererek degil ortalama yasam giderlerine gore) dengelemesi lazim.
0
icim urperiyor
(30.03.21)
Zaten çok az kişi tercih ediyor istanbulu. Misal bddk ankara'da iken herkesin girmek istediği bir kurumdu. İstanbul'a taşındıktan sonra 75lerde kapattı uzman yardımcılığı. Ankara'da ise sınava çağırılan en düşük puan 92-95 bandında. Kpss a grubu için konuşuyorum bu arada. şimdi hazine de istanbul için ilan açtı 70lerde kapattı. keza spk da taşınıyor, onun da kaderi aynı olacaktır.

insanların geneli zaten memuriyette istanbulu tercih etmiyor sözün özü.
0
Hallegadola
(30.03.21)
(17)

İyi parti ve deva arasında kalsaydınız hangi partiye oy verirdiniz

mezarkabul
Sb teşekkürler.
Sb teşekkürler.
0
mezarkabul
(23.03.21)
İyi Parti
0
dissendium
(23.03.21)
iyi parti. akplilere oy vermek istesem gider akpnin kendisine oy veririm zaten, orjinali var yani.

ali babacan ve özellikle davutoğlu'ndan hiç hazzetmiyorum.
0
roket adam
(23.03.21)
İyi parti.
Üstteki entry altına imza atarım.
0
zoghurt
(23.03.21)
Deva
Meral akşener ali babacan’dan daha akpli (zihniyet olarak) daha çok reise benziyor. Üstelik iyi parti popülizme ve ırkçılığa da daha yakın. Meral akşener’in faili meçhullerle ilintisi var. Babacan daha rasyonel Akşener daha duygusal. Babacan başarılı bir adam, net, öngörülebilir. Akp geçmişi dışında kendisine yöneltilen herhangi mantıklı bir eleştiriye rastlamadım henüz.
0
but that was just a dream
(23.03.21)
sandığa gitmezdim.
0
ghostinthemech
(23.03.21)
ip ve deva kulislerde seçim için anlaştıkları söyleniyor. deva kadroları her geleni aldığı için sadullah ergin vb isimler yüzünden benden oy alamaz. zorda kalırsam ipe atarım.
0
mikahakkinen
(23.03.21)
akp geçmişi olmasa deva, aşırı milliyetçiliği olmasa iyi parti
0
vernonj
(23.03.21)
hangisi akpye daha çok zarar verecekse ona.

yani stratejik oy verirdim.

mesela deva'ya vereceğim oy farzediyorum bulunduğu ittifaki baraj atlattırıp akpden milletvekili çalacak gibi ise..

bonus : pbs.twimg.com
0
nuisance
(23.03.21)
Boş
0
heritage
(23.03.21)
Aynı şeyin laciverti.
Bu süreçte oy verilecek bir partide yok oda ayrı bir konu.
0
astronom bey
(23.03.21)
İyi parti.

Babacan dediğimiz adam önce yüreği yetiyorsa 15 sene yolsuzluk hırsızlığa nasıl ne karşılığında göz yumdu onu anlatsın, af dilesin.
0
robin one persie
(23.03.21)
Cevabım iyi parti ama İyi parti ve deva arasında kalmak çok ilginç. Yani davutoğlu ile babacan arasında kalınır da iyi parti - deva arasında kalmayı anlayamadım.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.21)
Akparti vs CHP değil ki hocam, niye ilginç olsun ki?

İki aşırı uç değil bence. İkisi de sağcı mı evet. İkisi de sert siyaseti sevmiyor, Meral Akşener, anladıkları dilden konuşuyor ama ileride, dilini yumuşatır mutlaka.

İkisi de ittifaklara açık mı evet. Gerçi mecburiyet söz konusu ama neyse.

Bir de Ali babacana muhtemelen makam vs teklif ettiler ayrılık sürecinde ama eliyle itti diye düşünüyorum.


Zamanında, akparti kurulduğunda oy vermeye yaşım yetmiyordu ama eleştiriyordum herkesin yanında. Bunu niye söylüyorum? Deva ileride, ılımlı çizgisini değiştirmez bence. Yakın arkadaşlarımın çoğu ilk iki seçimde AKP'ye oy verdi sonra koyu muhalif oldular. Ben en başından muhaliftim. (AKPnin ilk zamanlarina kanmadigim için, devaya oy verirsem kanmış olmam diye düşünüyorum kısacası).
0
🌸mezarkabul
(23.03.21)
Sağcı çok genel ve yetersiz bir tabir geliyor bana. İslamcılar ayrı bir ekol.

Çok alakasız partiler de birbirleri ile ittifak yapabilir siyaset mecbur bırakırsa o bambaşka bir durum.

İyi parti seçmenini MHP'nin AKP güdümüne girmesini kabullenemeyen milliyetçiler diye özetleyebiliriz çoğunlukla. Ali Babacan nasıl bir imaj yüklenirse yüklensin, bilen biliyor ki siyaset kültüründe siyasal İslam var ve AKP eskisi.

ALİ Babacan A oy verecek kitlelerin, milliyetçi bir partiye oy vereceğini sanmıyorum bir eğilim olarak.
0
wilhelmwasmuss
(23.03.21)
İkisine de vermezdim. (Anketteki "kararsız" değilim, oldukça kararlıyım)
0
prole
(23.03.21)
@wilhelm, son cümleniz genelleme olduğu için, aksi durum çok söz konusu olabilir. Ben kendimden yola çıkayım; cumhurbaşkanlığı seçimi zamanı, iyi Partiye ve Muharrem inceye oy vermiştim. Hayatımda hiç CHP'ye oy vermiş birisi de değilim.

Deva partisi, kurulduğunda aynısının laciverti demiştim ama Ali Babacani dinledikçe oy veririm ben bu adama dedim. Sonra tekrar Meral Akşenere yöneldim. Bunun iki sebebi var, birincisi mecliste ilk defa temsil edilmeme sebep olan parti iyi partidir :) ikincisi, Meral Akşener tek başına iyi bir muhalefet, ayak oyunlarına gelmiyor olması da büyük bir artı.

Bana kalırsa, siyah ve beyazdan çok gri var.

Ahmet Davutoğlunun partisi vs iyi parti olsa bana da çok garip bir vs gelirdi ama Ali Babacan çok da sırıtmıyor bence.

Abdullah Gül, Davutoğlu vs gibi değil babacan.
0
🌸mezarkabul
(23.03.21)
Bugün debeye giren şu entry genellemelerin çok da doğru olmayacağını anlatıyor aslında eksisozluk.com

Dedemiz, yeri gelmiş Ecevit'e oy vermiş yeri gelmiş Erbakan'a. Takım tutar gibi parti tutmaya gerek yok demek istiyorum ben kısaca.
0
🌸mezarkabul
(24.03.21)
(24)

Araba Kullanmayı Seviyor musunuz?

hayaletimsi
Araba sürerken sanki terapi alıyormuş gibi hissediyorum. Bi işim olmasa bile araba sürmek istiyorum. Büyük ihtimal telefon kullanmama, tüm dikkati yola verirken kafada diğer dertlerin uzaklaşmasıyla alakalı.Benzin çok pahalı olmasa sürekli kullanasım var. Sizde durumlar nedir?
Araba sürerken sanki terapi alıyormuş gibi hissediyorum. Bi işim olmasa bile araba sürmek istiyorum. Büyük ihtimal telefon kullanmama, tüm dikkati yola verirken kafada diğer dertlerin uzaklaşmasıyla alakalı.

Benzin çok pahalı olmasa sürekli kullanasım var. Sizde durumlar nedir?
0
hayaletimsi
(26.02.21)
Terapi gibi geliyor, sen ne diyosun.
0
mimetorg
(26.02.21)
Ayni ben...
0
invictae
(26.02.21)
Hayır, hiiiiç sevmiyorum :( sadece geniş ve boş yolda kullanmakla ok'im, gezmek, kampa fln gitmek için katlanabiliyorum. İşe veya toplu taşımayla gidebileceğim bir yere arabayla gitmiyorum.
Not: 32 yaşımda ehliyet aldım.
0
pati
(26.02.21)
ben de aynı şekilde. boş boş araba kullanıyorum demeyeyim ama araba kullanmamı gerektiren şeylerden kaçmıyorum, hemen atlıyorum demek daha doğru olur.
0
co2s2
(26.02.21)
trafik yoksa ilk 1-2 saat severim sonra sıkıcı olmaya başlıyor
0
basond
(26.02.21)
Sakin bir sahil veya dağ yolu ise severim yolu da uzatırım hatta ama normal e5 trafiğinden ciddi anlamda nefret ediyorum.
0
cilekli pasta
(26.02.21)
istanbulda araba kullanmak genelde sinir katsayımı arşa çıkartır, özellikle şişli vb. trafiğin leş olduğu yerlerde çekilecek dert değil ama egede ve uzun yolda kullanmanın çok farklı bir güzelliği var, iyi bir playlistle aşırı beleş bir terapi gibi geliyor insan ruhuna.
0
blue rebel motorcycle club
(26.02.21)
trafikte ve bozuk lanet izmir yollarında kesinlikle hayır, daha bu sabah belediye everest gibi kasis koyduğu için arabanın tamponunu sürttüm, onun haricinde akıcı yollarda tempolu sürüşe bayılıyorum.
0
garavel
(26.02.21)
Istanbul'da sevmiyorum, stres katsayimi arttiriyor. Sehirlerarasi yollarda veya ege'de kullanmak terapi gibi geliyor gercekten de.
0
fakyoras
(26.02.21)
Hem de nasıl.. istanbulda trafiksiz saatlerde özellikle gece en sevdiğim şeylerden biri..
0
imnotsureabout
(26.02.21)
fakyoras +1.
geriliyorum trafikte.

ama gece+boş yol+müzik kombinasyonuyla şahane.
0
filteria
(26.02.21)
Her şekilde gerilip strese giriyorum. Ufak bir hatada sakatlık, ölüm, büyük maddi kayıp yaşıyorsun, neresini seveyim bunun?
0
diffarentiationation
(26.02.21)
güzel bir podcast veya radyo programı ile saatlerce sürebilirim. seneler önce samsuna bir bayram arefesinde 21 saatte gitmiştim. modern sabahlar podcastleri ile zerre sıkılmamıştım.
0
teritori
(26.02.21)
trafik durumu ve motivasyon önemli. sabah 7'de işe giderken ve trafik de varsa hiç sevmiyorum ancak tatile gidiyorsam ve yanımda arkadaşlarım varsa gayet iyi oluyor.
0
sanal uyku
(26.02.21)
Evet seviyorum..
0
Ven
(26.02.21)
Bayılıyorum. 18 yaşından beri arabam var. Gittiğim hemen hemen bütün ülkelerde de araba kiralayıp binlerce km yaptım. Toplu taşımaya hayatta binemem, o özgürlük hissi bambaşka.
0
iwasbornonamountainside
(26.02.21)
inanılmaz keyif alıyorum. termosa kahveyi doldurup güzel müzikle beraber kilometrelerce yol gidebilirim.
not: lüks araca binmiyorum, bir de öyle bir durum olsa keyfim 10'a katlanacak.
0
ludwig boltzmann
(26.02.21)
Bos yol kriterini saymazsak aracin modeli belirleyici oluyor. Su anki aracim inanilmaz keyifli, yolu uzatmaya calisiyorum. Ama bi onceki aracim kalas gibiydi. Pek keyif alamiyordum. Bir donem mini cooper kullanmistim, ki surus zevki acisindan benim icin bir numaradir.

Yani bos yolda arac kullanmak guzel bi sey tabii ama nasil bir arac oldugu cok onemli.
0
msb
(26.02.21)
trafik haric hastasiyim.
altindaki araba cok onemli +1.
0
cooperr
(26.02.21)
4 yıl önce ehliyet aldıktan sonra bir daha araba kullanmadım. Hiç içimden gelmiyor araba sürmek. Ehliyeti de bulunsun işte hazır boş zamanımdayım diye almıştım. Tamamen unuttum gibi hissediyorum ve o kadar gözümde büyüyor ki tekrar alışma süreci.

Arabada sağ ön koltukta olmayı çok severim mesela uzun yol yapayım biri sürerken ama o arabanın kontrolün altında olması hissi hoşuma gitmiyor. Başkası kontrol etsin mümkünse, ben yan koltukta keyfini çıkartayım yolun sağa sola bakarak, telefonla uğraşarak dshhsd
0
nundu
(26.02.21)
Yasaklar sebebiyle şehir içi ev-iş arası dışında kullanmadığım için binmek eziyet gibi geliyor. Bazen keşke biri sürse de yolcu koltuğunda gitsem diyorum.

Yoksa uzun yol yapmayı, manzaralı yolda gitmeyi, şiddetli yağmurda gitmeyi çok severim, dinlendirir, insanı yeniler.
0
wilhelmwasmuss
(26.02.21)
Bence safi eziyet. Param olunca ilk işim şoför tutmak olacak.
0
plutongezegendegilmi
(26.02.21)
Uzun yol seviyorum ben. hatta bayılıyorum etrafı izleye izleye yol almaktan, farklı coğrafyalardan geçmekten.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(27.02.21)
İstanbul başta olmak üzere, ankara ve izmirde sevmiyorum sürmeyi. balıkesir ve samsunda kullanmak çok güzel. doğu illerinde kuralsızlıktan dolayı ilginç enstantaneler yaşanabiliyor, ama fena değil. çanakkale ve edirne dream team. yaani, şehrinden şehrine değişiyor.

insanın canı bazen uzun yol çekiyor, çoğu kişinin zaman zaman hissettiği şeyler. gerçekten o karanlık boş yollarda araba sürmenin farklı bi tadı var.
0
olutaklidi
(27.02.21)
(3)

Araç muayenesi ile ilgili

django
Merhaba. Ruhsatımdaki muayene geçerlilik tarihi 19 ocak 2021. Ameliyat olduğumdan dolayı ilk aracımı muayeneye götüremedim. Sağlık sorunlarımdan dolayı bir süre daha götüremeyeceğim. Bu gecikme durumu, herhangi bir sorun teşkil eder mi?
Merhaba. Ruhsatımdaki muayene geçerlilik tarihi 19 ocak 2021. Ameliyat olduğumdan dolayı ilk aracımı muayeneye götüremedim. Sağlık sorunlarımdan dolayı bir süre daha götüremeyeceğim. Bu gecikme durumu, herhangi bir sorun teşkil eder mi?
0
django
(11.02.21)
bir şey olmaz. ufak bir gecikme cezası ödersiniz. muayene ücretinin yüzde 5'i oranında bir cezası vardı aylık olarak. tabi arabanın yatacağını varsayıyoruz, trafikte yakalanırsanız iş başka.
0
bruges
(11.02.21)
Polis durdurursa muayenesiz olduğu için ceza yazabilir. Ayrıca muayene ücretinin belli bir gecikme faizi oluyor. Artmadıysa aylık yüzde 5.
0
the coon
(11.02.21)
Gecikme faizi ödersiniz. Trafikte muayenesiz yakalanırsanız 1.seferde para cezası kesip 7 gün mü ne az bir müddet süre veriyorlar muayeneyi yaptırmak için. 2. kez yakalanırsanız arabayı çekerler.
0
wilhelmwasmuss
(11.02.21)
(2)

Covid-19 aşısı için bakanlık kimin telefonunu arıyor?

prole
Bazı arkadaşlar 85 yaş üstü aile üyelerinin aşılanması için kendilerine bakanlıkça bilgilendirme yapıldığını ve randevu alıp bu şekilde aşı için hastaneye gittiklerini söyledi. Bakanlık bizi hangi numaradan arıyor? Bizim aile üyelerinin numarası mı var onlarda, hangi veritabanı bu? Bilgisi olan var
Bazı arkadaşlar 85 yaş üstü aile üyelerinin aşılanması için kendilerine bakanlıkça bilgilendirme yapıldığını ve randevu alıp bu şekilde aşı için hastaneye gittiklerini söyledi. Bakanlık bizi hangi numaradan arıyor? Bizim aile üyelerinin numarası mı var onlarda, hangi veritabanı bu? Bilgisi olan var mı? Bizi arayan olmadığı için acaba ellerinde telefon numaramız mı yok diye merak ettim.
0
prole
(24.01.21)
Annem 79 yaşında ve muhtemelen kayıtlı bir telefonu yoktur diye bugün www.mhrs.gov.tr adresinden aşı randevusu başvurusu yaptık.
Kendi telefonunu vermiyor çünkü, bir sır gibi. Her yere bizimkileri veriyor.
İşi şansa bırakmamak için öyle yaptık.
Alo 182'den de randevu alınıyormuş.
0
pro9it9is9
(24.01.21)
bugün tam da o arama işini yapanlardan biriydim. arayan ilçe sağlık müdürlüğüdür.

aranmanıza beklemeye gerek yok. zaten aradıklarımıza aşı olmak isterseniz 182 yi arayıp randevu alın diyoruz.
0
wilhelmwasmuss
(24.01.21)
(14)

Balık alırken ayıklatıyor musunuz?

msb
Tezgah arkasında bi işler dönüyor sanki, seçtiğim balıkla eve gelen balık farklı oluyor gibi...Bayat balıkları o şekilde elden çıkarıyor olabilirler mi?Genelde Üsküdar/Kadıköy balık çarşılarından alıyorum.
Tezgah arkasında bi işler dönüyor sanki, seçtiğim balıkla eve gelen balık farklı oluyor gibi...

Bayat balıkları o şekilde elden çıkarıyor olabilirler mi?

Genelde Üsküdar/Kadıköy balık çarşılarından alıyorum.
0
msb
(23.01.21)
Bunu Ekşi'de yazmıştı biri.

eksisozluk.com

Ya başka balık ayıklanıp veriliyor ya da daha önceden ayıklanmış balık veriliyor.
0
dissendium
(23.01.21)
Olabilir mi olabilir. Hep aynı balıkçıdan al. Kanka ol. Gittiğinde mesela abi 10 dk bekle taze balık gelecek halden sana bundan vermeyeyim, çay icedur diyen adam lazim sana. Bunun içinde aynı balıkçı + samimiyet. 3 - 4 kez de 100-150 lira üzeri alışveriş. sonraki alışverişte abi geçen haftakiler çok iyiydi eline sağlık bayağıdır böyle balık yememistim falan de :D bir zaman sonra arkaya ses gider zaten abime şundan ver vs gibisinden.

Yoksa adam elindeki bayatlari bitirmek zorunda herhalde devamlı müşterisine vermez bayat balığı :)
0
westblack
(23.01.21)
mahallenin balıkçısından alıyorum. Gözümün önünde ayıklıyorlar. Dediğiniz gibi yapsa kimse tercih etmez.

Ama işlek yerlerde yapıyo olabilirler...
0
hayaletimsi
(23.01.21)
Artık ayıklatmıyorum. En son ayıklattığımda 2 kiloya yakın dil balığı almıştım, adam ısrarla temizleyelim deyince olur dedim , sen alışverişini yap hazır olur dedi balıkçı. Normalde balığımı hep ben temizlediğimden ne kadar fire çıkar aşağı yukarı bilirim. Döndüm yarım saat sonra ödemeyi yapacağım , torbayı elime tutuşturdu bir gariplik var. 1 kilo var yok , attım önümde duran tartısına 1 kilo bile gelmedi. Hayırdır diyorum abi kafa , deri diyor ( 2 kilo orta boy dil'den 400 gram fire gelmez,balığın içi ve kafası küçüktür) bırakıp döndüm yürümeye başlayınca bağırıyor arkamdan. Hiç sallamadım , bir daha da tezgahının önünden geçmedim. Ben ki haftalık 250 tl deniz mahsulü tüketirim , ben kaybetmedim ama bu tezgahı yiyen çok dikkat edin.
0
synax
(23.01.21)
metro marketten gonul rahatligiyla taze alabilir/ayiklatabilirsin.
0
nibba
(23.01.21)
büyük merkezlerden alışveriş etmem. dürüst esnaf yok mu oralarda, elbette var. ama kurunun yanında yaş da yanar.
0
iddaaci
(23.01.21)
Kesinlikle bir şeyler dönüyor.
Ayıklayıp koyuyorlar ve önce onu satmaya çalışıyorlar. Yok derseniz bu defa suda yüzenlerden vermeye çalışıyorlar. Yine yok derseniz
tezgahtan verip ayıklayalım mı deyip ayıklama sırasında da bir şeyler çeviriyorlar.
Elle kontrol edip ayıklatmadan alıyorum.
Ne yazık ki memleket her yönüyle ahlaksızlığa batmış.
0
pro9it9is9
(23.01.21)
Migrostan carrefourdan alın ögüzünüzün önünde ayıklıyorlar
0
condom kurşunu
(23.01.21)
İzmirde öyle bi şeye rastlamadım ben daha ama ben de ayıklatmıyorum da sebebi bu değil. Baştan savma ayıklıyorlar ben yine gelince kendim uğraşıyorum.
0
superfluid
(23.01.21)
Normalde ayıklatıyordum ama ayıklandıktan sonra olması gereken ağırlığın çok altında çıkınca bıraktım.
0
wilhelmwasmuss
(23.01.21)
Ankara'daki hiçbir balıkçıda böyle bir şey görmedim. Muhtemelen orası İstanbul ve sizi iyi düdüklüyorlar.

Bizim balıkçılarda ayıklayan adamın arkası müşteriye dönük olur,başında bekler görürsün. Sakarya, bahçeli, öveçler, ulus hal. Hiçbirinde böyle arkasına geçilmeyen, arkası görülmeyen tezgah görmedim.
0
kibritsuyu
(23.01.21)
"Genelde Üsküdar/Kadıköy balık çarşılarından alıyorum."

evet tam da bu tur dalaverelerin dondugu yer bu iki merkez. buyuk marketlerde bu isler olmaz cunku ayiklayan kisinin bir kari yok. o balik carsilarinda ise rekabet ve acgozluluk oldugu icin boyle seyler hep olur. gorunen o ki ya kendi mahallendeki balikcidan alacaksin ya da buyuk marketlerden.
0
rm
(23.01.21)
Ben de ayiklatiyorum ama ya bizim balikcidan ya da Migros'tan alıyorum; söylediğiniz gibi bir şeye hiç denk gelmedim hatta aklımın ucundan bile geçmemişti.
0
fraise
(23.01.21)
sokakta satan tipler varsa onlardan al. Zaten arkada temizleme gibi bir durum olamıyor ve taze satıp bitirip gidiyorlar.
0
rodriguez2
(23.01.21)
(3)

Memuriyet için Demiryolları mı Uzay Ajansı mı? (Ankara)

istambul
KPSS merkezî atamada hangisini yazayım? Türkiye Uzay Ajansı yeni kuruldu, internet sitesi yapım aşamasında, adresi bile yok internette. Yeni olması iyi de olabilir kötü de. TCDD'nin büro memurluğu da güzel diyorlar ama bilemiyorum.Bu arada hangisinin maaşı daha iyi diye bakmıyorum hangisinin işi-ula
KPSS merkezî atamada hangisini yazayım? Türkiye Uzay Ajansı yeni kuruldu, internet sitesi yapım aşamasında, adresi bile yok internette. Yeni olması iyi de olabilir kötü de. TCDD'nin büro memurluğu da güzel diyorlar ama bilemiyorum.

Bu arada hangisinin maaşı daha iyi diye bakmıyorum hangisinin işi-ulaşımı daha rahattır diye bakıyorum.
0
istambul
(06.01.21)
uzay ajansı'nın paso yatış olacağını tahmin ediyorum :)
0
nickini degistiren yazar
(06.01.21)
büro memurluğu açısından çok bir fark olacağını sanmam. hangi kurumda olursa olsun yazışma, evrak işleri falan olacak zaten. lojman, tesis, tayin hakkı (kurum hangi şehirlerde var) vs. gibi durumlara bakmakta fayda var. tüm şartlar eşitse "uzay ajansında çalışıyorum" demenin ayrıca bir havası da olacaktır :D
0
hadsafhada
(06.01.21)
-maaş, ek ödeme vs. Parasal yönden anlamlı fark oluşturacak bir durum söz konusu ise geliri fazla olan kurumu tercih ederim.

-tayin imkanı da çok önemli. Rutine dayalı ve kendine göre stresi olan bir iş memuriyet. Dolayısıyla insan şehir değişikliği veya haftasonlarını değerlendirebileceği bir bölgede yaşamak ihtiyacı hissediyor zaman içerisinde. Bence bu kriterde demiryolları öndedir, çünkü taşra teşkilatı yaygındır.

- iş yükü, sosyal olanaklar. Her ne kadar büro memuru her kurumda yaptığı iş sabittir gibi bir algı var ama, bu iş yükünün yoğunluğu kurumdan kuruma, hatta aynı kurumun aynı iş pozisyonunun farklı bölgelerinde/şehirlerinde/binalarında değişkenlik gösteriyor.
0
wilhelmwasmuss
(06.01.21)
(6)

Premier League dun mac oynayan takimlara yarina da mac koymus

speedy
Chelsea, M.city falan dun oynamisti macini yarin gene maca cikacaklar. Bugun oynayanlar da sali gene maca cikacak. Abi bunlar naapiyor boyle? Kimse itiraz etmiyor mu? Deplasmani, koronasi var, oyuncu degisiklik hakki da 3 bi de.
Chelsea, M.city falan dun oynamisti macini yarin gene maca cikacaklar. Bugun oynayanlar da sali gene maca cikacak. Abi bunlar naapiyor boyle? Kimse itiraz etmiyor mu? Deplasmani, koronasi var, oyuncu degisiklik hakki da 3 bi de.
0
speedy
(27.12.20)
Premier ligde gelenek haline gelmiş bir durum bu. Noel döneminde maç sayıları artıyor, insanlar tatildeyken daha fazla maç izleyebilsin diye. Her yıl bu şekilde oluyor.

www.bbc.co.uk
0
himmet dayi
(27.12.20)
acidigin insanlarin aldigin maasi dunyanin yuzde 95'i hayal bile edemiyor. birak da yorulsunlar biraz.
0
baldur2
(27.12.20)
yıllardır var olan bir durum. boxing day haftası deniyor.
0
wilhelmwasmuss
(27.12.20)
ingiltere'de 100 yılı aşkın tarihi olan bir gelenektir bu. adamlar futbolu hayatlarının bir parçası ve güzel bir eğlence aracı haline getirebildiği için bayramda seyranda evinde ailesiyle oturan insanlar birlikte maça gidebilsin veya oturup televizyonda seyredebilsin diye o günlere maç koyarlar.

yalnız küçük bir düzeltme, "boxing day haftası" diye bir şey yok. bu "kadir günü haftası" gibi bir şey olur. boxing day, noel'den sonra gelen günün ismi. mesela bu sene,

24 aralık > noel arifesi
25 aralık > noel
26 aralık > boxing day

şeklindeydi. sonrasında da yeni yıl olduğu için böyle bayram-tatil haftası gibi bir şey oluyor ama bildiğim kadarıyla bu sürecin tamamını kapsayan bir isim yok. varsa ve duymamışsam da özür diliyorum şimdiden.

***

ingiltere ilk kez bu sezon kış arası verecekti (normalde kış arası yoktur) ama bu sefer korona yüzünden takvim sıkıştığı için onu da yapamıyorlar. hem sezon geç başladı hem de euro 2020 (veya 2021) oynanacağı için sezonu normalden erken bitirmeleri lazım. valla bu christmas süreci bi şey değil... lig kupası, fa cup, lig, avrupa-şampiyonlar ligi falan derken özellikle büyük takımlar kıyıma uğradı resmen. buna rağmen oyuncu değişikliği hakkı oylamasında da minnak anadolu takımlarının sabotajıyla beş hakkın reddedilmesi çok acayip.
0
der meister
(27.12.20)
her sene böyle. sanırım seneye kaldıracaklar. öyle bir karar alınmıştı diye hatırlıyorum. devre arası tatili olacak artık ingiltere'de de.

evet, boxing day ama kutu olan box :)

edit: der meister anlatmış. doğru bu sezon olacaktı.
0
ahm1
(27.12.20)
ekstra not olarak ekleyeyim, bu bahsettiğim kış arası noel dönemi için değil de şubat ayı için planlanmıştı. eğer korona yüzünden takvim değişmeseydi bu kış 8-22 şubat arası ara verilecekti. yalnız bu ara dediğim öyle "hadi dükkanı kapattık, iki hafta maç yok" şeklinde bir ara değil. normal tek bir haftayı düşün, 10 maç var, 3-4 güne yaymışlar. hah işte bunu iki haftaya yayıyorlar. takımlar biraz dinlenme fırsatı bulsa da öyle "oh be memlekete gidiyim anamı babamı göreyim" durumu olmuyor, en fazla 2-3 gün izin yapıyorlardır herhalde.

sözün özü bu adamlar bambaşka bir seviyede. coulibaly zamanında "abi bu galatasaray seyirci manyak ya" demişti, aynısını premier lig için söylemek lazım.
0
der meister
(27.12.20)
(9)

araba icin silecek almak

icim urperiyor
nelere dikkat etmek gerekiyor? internette sanki hepsi birbirine uyumluymus gibi gozukuyor. arac skoda fabia 2005 (mk1). ikinci soru da, en kaliteli silecek hangisi? silikon falan diyolar onun uyumlusunu bulabilir miyiz acaba?
nelere dikkat etmek gerekiyor? internette sanki hepsi birbirine uyumluymus gibi gozukuyor. arac skoda fabia 2005 (mk1).

ikinci soru da, en kaliteli silecek hangisi? silikon falan diyolar onun uyumlusunu bulabilir miyiz acaba?
0
icim urperiyor
(23.12.20)
ne alırsan al 3 ay sonra gacur gucur etmeye başlıyorlar. ben pes ettim artık en ucuzu hangisiyse onunla değiştiriyorum 3 ayda bir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.12.20)
Bir kış bir yaz görünce özelliğini yitiriyor zaten, bir oto parçacının önüne yanaş, arabadakini sök içeri gir benzerin en ucuzunu versinler.

Sadece silgiyi sökeceksiniz komple kolu değil.
0
John Bloor
(23.12.20)
Hic bir seye dikkat etmen gerekmiyor.mahallende giderken oto aksesuarcinin onunde duruyorsun usta sunun silecekleri degistirirmisin diyorsun.gidip kutusuyla getirip takiyor,30 lirayi veriyorsun ve olay bitiyor.
0
duptıs
(23.12.20)
bosch silecekden başkasına bakma
0
jamswety
(23.12.20)
Ben de bugün yarın derken belki 2 senedir silecek alamadım :)
cevaplara bakınca köşedeki aksesuarcıdan taktırasım geldi.

kaliteli olarak bosch önerilmişti bana da.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(23.12.20)
Bosch kullanıyorum ben de. Memnunum.
0
wilhelmwasmuss
(23.12.20)
bosch alırsan aeroeco alma çok kötü. aerotwin iyisi.
0
mattiadestro
(23.12.20)
sileceksepeti.com diye bi yerden aldım. yorumları da iyiydi. ekşi'de gördüm ben de belki duyuruda emin değilim. gayet memnun kalmıştım.
0
reanarchy
(23.12.20)
Bosch aerotwin almanı tavsiye ederim.
0
vampir akrep
(23.12.20)
(25)

Türk edebiyatında kıymeti bilinmeyen kitaplar

yazdonumu
Sizce nelerdir?Misal etrafımda Peyami Safa kitapları okuyan pek kimse yok. Örneğin Sabahattin Ali okuyan var ama popüler olmasa okumayacaklardı belki.Size göre neler var kıymeti bilinip çok okunmayan, okumayanın çok şey kaçırdığını düşündüğünüz muhteşem kitaplar neler. Mutlaka benim de gözümden kaça
Sizce nelerdir?
Misal etrafımda Peyami Safa kitapları okuyan pek kimse yok. Örneğin Sabahattin Ali okuyan var ama popüler olmasa okumayacaklardı belki.
Size göre neler var kıymeti bilinip çok okunmayan, okumayanın çok şey kaçırdığını düşündüğünüz muhteşem kitaplar neler. Mutlaka benim de gözümden kaçan, çok iyi, okusam çok seveceğim kitaplar vardır. Bu vesileyle onları da öğrenir okurum :)
0
yazdonumu
(11.12.20)
yazmayayım dedim ama yazıyorum: Orhan Pamuk. Tabii yazar olarak söyledim ama...Orhan Pamuk kitapları diyeyim madem.

Ayrıca Peyami Safa konusunda katılıyorum.

Sabahattin Ali bence dünyaca daha da kıymeti bilinebilir.
0
AlsterWasser
(11.12.20)
oğuz atay. özellikle de dil açısından bir bilimadamının romanı.

sonra kesinlikle orhan pamuk. cevdet bey ve oğulları daha yeni bitirdim. çok genç yaşta o kadar iyi kitap yazmak mükemmel bir yetenek.
0
lesmiserables
(11.12.20)
Orhan Pamuk ve Oğuz Atay gene bi derece okunuyor sanki. Ya da ben etrafımda okuyan bir kaç arkadaşa falan rastladığım için bana öyle geliyor belki
0
🌸yazdonumu
(11.12.20)
Bu adamı pek sevemedim doğrusu ama şu konuşması dikkati mi çekti:
streamable.com

Bununla video ile beraber şunu düşünmemek elde değil ,
bir şey bizi videoda sayılan kişi ve eserlerden uzak tuttu kürk mantolu madonna un kürkü arasına bıraktı. Orada bulunmayı da aydınlanma, ufuk açma zannediyoruz.

O Şahıslara ulaşırsan zaten kitaplarını da göreceksin.
0
Erva
(11.12.20)
Sevgi Soysal ve kitapları


Tutkulu Perçem
Yenişehirde bir öğle vakti
Tante Rosa


Okumalı hepsini.
0
ırene adler
(11.12.20)
Yaşar Kemal de deseydiniz bari :))
barış bıçakçı bence iyidir gerçi o da ünlü baya.alper canıgüz de bence daha ünlü olmalı ama kıymeti bilinmiyor diyemem.
0
high hopes of the sozluk
(11.12.20)
@erva

konuşmada adı geçen şahısların tamamı farsça, arapça, türkçe kırması bir dil kullandığından, farsçadan devşirme gramer kuralları kullandıklarından bugün yoklar. saray edebiyatı yapıyorlar yani, alıcı kitlesi yok. bunların yerine bugün yunus emre'nin, karacaoğlan'ın kalması da tam da buradan, şiirlerini halk dilinde yazmalarından kaynaklanıyor. ayrıca ingilterede sadece shakespeare yok, amcanın yanlışı var.
0
lesmiserables
(11.12.20)
peyami safa, orhan pamuk gayet okunuyor bu arada. peyami safa'yı liselerde de okuturlar. peyami safa'nın özellikle 9. hariciye koğuşunu çok okuturlar. orhan pamuk da çoksatan bir yazardır. sabahattin ali gibi her zaman listenin en başında göremezsiniz ama kitapları daha pahalı olduğundan ve zor okunduğundandır.

sevgi soysal'a katılıyorum. iletişim basıyor ama çook rağbet görmüyor. yine de edebiyata ilgisi olan kişiler arasında bilinir, okunur.

bahaeddin özkişi diyeceğim.
0
black holes in the sky
(11.12.20)
Bu az bilinme olayı çok göreceli tabi ama örnek vermek gerekirse:
Amak-i hayal- Filibeli Ahmet Hilmi
Bir de bana nedense Ferit Edgü hep az bilinmiş gibi geliyor:/
0
Amaranta ursula
(11.12.20)
@lesmiserables
evet tam şu an bahsettiğinde Farsça ve arapçadan arındılmış ingilizce ve fransızcanın işgaline uğramış bir türkçe'den bahsediyorsun.
İngiltere'de, yabancı kelimeleri atalım dışarıdan yeni kelimler bakalım diyen de ben görmedim.

Gönüllü olarak kültür ve dil emperyalizmi kurbanı olmamak gerek.
0
Erva
(11.12.20)
Ali Teoman
0
freebird5406_2
(11.12.20)
Ruh Adam
0
alfred
(11.12.20)
Bu arada Sevgi soysal duyduğum ama okumadığım isimdi. Onu da en kısa sürede okunacaklar listeme alayım. Barış Bıçakçı'nın da bir iki kitabını okumuştum severim kendisini. bahaeddin özkişi duymadım galiba önce onu da inceleyeceğim. Amaki hayali yeni sipariş ettim gelince heyecanla okuyacağım kısmetse
0
🌸yazdonumu
(11.12.20)
Ben
Ters bir noktadan bakacagim
Ayse Kulin bence populer diye degersizlestiriliyor
Ben bayiliyorum diline anlatimina
0
summatinyourteeth
(11.12.20)
Öncelik sırama göre

Açık ara 1. Tahsin Yücel - yalan

Ardından bir Tahsin Yücel - yalan kesinlikle olamasa da Yücel sarpdere'nin vatandaş Abuzer kitabı da çok çok daha bilinirliğe, okunurluğa sahip olmalılar.
0
wilhelmwasmuss
(11.12.20)
bence yakup kadri karaosmanoğlu, falih rıfkı atay, bilge karasu.

özellikle ilk ikisinden lise müfredatında üstünkörü söz ediliyor, yakup kadri için "köylü düşmanı" deniyor yaban'dan ötürü ki çok büyük hata... halbuki yaban'ı açıp okumuş, zeytindağı'nı okumuş kaç kişi var.

bir de @erva'ya inanmayın, ingilizce'de büyük bir fransızca-latince sözcükleri çıkarma hareketi var, eskiden bizim gibi ingiliz sarayı ve devlet görevlileri, mahkemeleri de fransızca - latince konuşuyormuş, şimdi kalmamış tabi.
0
dinç kuvvetler
(12.12.20)
Selçuk Baran, Feyyaz Kayacan, Demir Özlü, Vedat Türkali, Latife Tekin, Sevgi Soysal.
0
adivar
(12.12.20)
Mitat Enç.
0
adivar
(12.12.20)
Abdülhak Şinasi hisar
0
nickimin hakkini veremedim
(12.12.20)
Kesinlikle Latife Tekin bu sorunun cevabı. Kitap önerim de sevgili arsız ölüm olacaktır.
0
bussuru1
(12.12.20)
kitap değil de yazar:
vüsat o. bener
cemil kavukçu
0
her şey
(12.12.20)
Fahri Erdinç. Özellikle acı lokma romanı dil, anlatım olarak çok iyidir
İsmail güzelsoy. Her bir kitabına kefilim gönül rahatlığıyla. Modern Türk edebiyatının kenarda kalmış usta kalemlerinden
Not: bence verilen cevaplardaki birçok ismin kıymeti bilinmeyen yazarlardan oldukları söylenemez. Yani az çok edebiyatla ilgilenen, okuyan birisi zaten latife Tekin’i, sevgi soysal’ı, Bilge karasu’yu, Necati cumalı’yı bilir yani.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(12.12.20)
Kırmızı Bacaklı Martılar
Yusuf Solmaz
0
nedendir bilinmez
(12.12.20)
Aldanışlar Geçidi - Yılmaz Aybar
0
battal gemalmaz
(12.12.20)
@erva

Keşke dil çalışmaları hakkında biraz bilgi sahibi olsan. Önce yunus emreyi bir oku, yaşadığı döneme bak. Bir de şu videoda bahsedilen ve dönemimizde yaşayan şairlerden birini oku. Aradaki farkı, kimi anlayıp anlamadığını göreceksin
0
lesmiserables
(12.12.20)
(15)

Korona yasakları gelir mi

dafuq
Sokağa çıkma yasaği veya spor salonu kapatılması gerçekleşir mi sizce yıl sonuna kadar. Malum sayılar artıyor.
Sokağa çıkma yasaği veya spor salonu kapatılması gerçekleşir mi sizce yıl sonuna kadar. Malum sayılar artıyor.
0
dafuq
(25.10.20)
Kesinlikle gelir.
0
diffarentiationation
(25.10.20)
Gelmez diye dusunuyordum fikrim 360 derece degisti son durumla.
Daha fazla sekilde gelir hem de
0
Kittie
(25.10.20)
hayır gelmez hiç bir şekilde gelmeyecek.
0
sting
(25.10.20)
bence gelmez. beyaz çayın kilosu 4 bin
0
ya ben lan neyse
(25.10.20)
gelmez
0
nahtoderfahrung
(25.10.20)
gelmeyecek
0
camene87
(25.10.20)
Gelmez, daha kötüye gitse bile gelmez. Spor salonu işini bilemem ama.
0
infernalcadre
(25.10.20)
kapsamını bilemem tabii ama gelecek. kaçışı yok. ekonomiyi ayakta tutmaya çalıştıkları için olabildiğince geciktiriyorlar ama hastanelerde yer kalmayıp ölü sayısı artmaya başlayınca mecburen önlem alacaklar.

sadece türkiye değil her ülkede aynı kaygı söz konusu. hem ekonominin göçmesinden hem de halkın "eeh yeter ulan" tepkisinden çekiniyorlar. o yüzden aşamalı ve yerel olarak uygulanmaya çalışıyor karantinalar ama pek işe yaramadı şu ana kadar. koptu gidiyor.

***

genel olarak çok evhamlı ve pesimist biriyim bunu kabul ediyorum ama allah seni inandırsın daha ocak ayında "çin'de bazı zatürre vakaları görüldü, değişik bi olay, uzmanlar inceliyo" tarzı haberler gördüğümde kız arkadaşımla konuşmuştum bunu... çünkü şubat'ta türkiye'ye gelecekti. hatta plague inc'de onun adını verdiğim bir virüs yapmıştım. "ya gelemezsen?" diye konuşmuştuk.

o dönemde "virüs gelecek hepimizi öpecek" dediğimde herkes bana işsiz diyordu, "yazık bu mal da kendisi hayatsız olunca tüm dünya dursun istiyo" diye sataşıyodu. gördüler sonra ne olduğunu.

görünen köy kılavuz istemez kardeşim, tablo ortada. millet yasaklardan bunaldı, kimse umursamıyor ve önümüz kış. virüs içimizden geçmezse sürpriz olur.
0
der meister
(25.10.20)
Geleceğini düşünmüyorum ama belli de olmaz. İlk seferinde de gelmez diye düşünüyordum ama ters köşe oldu.

Bu arkadaşın patronlarına sormak lazım, geçen sefer bilmişlerdi.

www.eksiduyuru.com
0
inheritance
(25.10.20)
yahu devlet, okulları açıyor ne yasağı?
0
wilhelmwasmuss
(25.10.20)
Gelmeyecek, en azından haftaiçi için. Yazı geldi bu hafta , idari izinli olup dönmek isteyenler dilekçe verip gelebilirler diye. Birde bu hafta vergi affı çıkıyor ilk iki taksit zorunlu olan. Kapatma verirlerse kim ne ile neyi ödeyecek.

Askerde eğitim zaiyatı olurdu , benim kanımca devlet o mantıkla bakıyor konuya. Bu nüfus yoğunluğunda telafi edilmeyecek ölüm rakamları gelmediği sürece devam.
0
synax
(25.10.20)
yasak getirebilmek için ekonominin iyi olması lazım. GELMEZ
0
ankara06
(25.10.20)
Sadece Türkiye için değil, diğer ülkeler için de aynı şey geçerli; hastaneler dolup taşmadigi sürece mart-nisandaki gibi sert önlemler gelmez. İnsanlar bu sefer virüsten değil, parasızlıktan dolayı sıkıntılar çekecek çünkü. En kötü durumda Fransa modeli gibi gece sokağa çıkma yasağı getirebilirler belki ilk etapta ama daha ağır önlemler birkaç ay daha geleceğe benzemiyor.
0
fraise
(25.10.20)
Nasıl ki dolar alan yaya kalır dedikçe dolar uçuyorsa, yasaklar gelebilir dedikçe o kadar yasak olmayacağından emin olabilirsin. Boş şarjörle sıkarım deyip duruyorlar. Klasik akp menavraları. İlkokul terkler heyecanlanıyor sadece.
0
baal
(25.10.20)
Hiç birşey belli olmaz. Büyük 3-5 sanayici kapatın kardeşim hizmet sektörünü. Bunların yüzünden benim işçiler korona oldu üretim düştü . Yurtdışı mal bekliyor. Falan derse kapanır. Yoksa yarın zombi / uzaylı vs gelse bile kapanmaz
0
ycaycayca
(26.10.20)
(2)

fm 18 yaş altı maçları

papuayenigine02561
bunlarla hiç ilgilenmek istemiyorum. dandik bi kulüpteyim fazla kimse yok ama asistan menajerim falan var. ona devredebilir miyim? kadro seçimi falan beni bağlamasın oyuna girip izlemeyeyim maçı istiyorum. gs deyken oluyordu bunda niye olmuyor
bunlarla hiç ilgilenmek istemiyorum. dandik bi kulüpteyim fazla kimse yok ama asistan menajerim falan var. ona devredebilir miyim? kadro seçimi falan beni bağlamasın oyuna girip izlemeyeyim maçı istiyorum. gs deyken oluyordu bunda niye olmuyor
0
papuayenigine02561
(02.10.20)
Personel/sorumluluklar sekmesinde u18 ile ilgili görevlere asistan menajere atıyorsunuz. Asırlardır böyle bir seçenek var diye biliyorum fm de.
0
wilhelmwasmuss
(02.10.20)
yeni başladım da bi araştirim onu ya. yalnız fm harbiden oynanmazmış onu anladım. hiçbir şekilde beceremiyorum hedeflere ulaşmayı.
0
🌸papuayenigine02561
(02.10.20)
(26)

Paranız varsa güzel araba alır mısınız

mhmtt
Diyelim ki halihazırda evini var. maaşınız yeterli, birikim de yapabiliyorsunuz. Borcunuz harcınız yok. Kenarda zor günler için ayırdığınız bir miktar da var... bunların dışında araba için ayırabileceğiniz 300-400k paranız var. Bu paraya bir araba alır mısınız? Biliyorum 300-400k bile az oldu güzel
Diyelim ki halihazırda evini var. maaşınız yeterli, birikim de yapabiliyorsunuz. Borcunuz harcınız yok. Kenarda zor günler için ayırdığınız bir miktar da var... bunların dışında araba için ayırabileceğiniz 300-400k paranız var. Bu paraya bir araba alır mısınız? Biliyorum 300-400k bile az oldu güzel sıfır bir araba almak için ama anladınız beni diye düşünüyorum. Kısaca paraya ihtiyaç yok, birikimle lüks araba alınır mı?
0
mhmtt
(29.09.20)
alırım, mercedes bmw gibi araçlara binen zorda kalmadığı sürece aşağısına binmiyormuş. araba da dolar gibi sürekli artıyor maaşallah . değer kaybı olmaz merak etme.
0
neymis
(29.09.20)
Almam. Tekne alırım.
0
stewie
(29.09.20)
almam
0
wilhelmwasmuss
(29.09.20)
olabildiğince güvenli olsun yeter. İşletmen varsa tabii ki alabilirsin
0
mcgrain
(29.09.20)
alnır tabiki ya.
hele de bu zamanda.
0
etna
(29.09.20)
arabaya 40 bin bile vermem, almam
0
paramolacak
(29.09.20)
direk alırım. tüm parayı arabaya yatırmaya da gerek yok b sınıf dolu bir araç alırdım ben olsam.
0
ayin yazari
(29.09.20)
Her ne kadar araba fiyatları saçmalamış olsada bahsettiğin pozisyonda sen bu arabayı sırf keyif için bile almalısın.gayet güzel olur,al gitsin.
0
duptıs
(29.09.20)
sırf araba almak için kenarda 300-400 olsa düşünmem bile, direkt alırım.
0
rose parks
(29.09.20)
Yani sormaya bile gerek yok. konforu vb bi kenara yeri geliyor 140-150 ya da daha fazlasi surat yapiyoruz ve o anda bir metal kafesin icindeyiz oyle dusun. Senin tum varligini, hayatini emanet ettigin bir kafes verdigin paraya deger emin ol. Bankada bos bos duracagina al gez hayat kisa :)

Volvo al :)
0
msb
(30.09.20)
Maaştan bağımsız olarak toplam birikimin maksiumum 1/3'ünü arabaya veririm.
0
alfred
(30.09.20)
araba almazsan ne yapacaksın? birikmiş paran da varmış, daha da biriksin dersen bunun sonu yok. kazandığımız para hayatımızı kolaylaştırmayacaksa ne anladım o paradan. hayatın kar amacı güden bir şirket değil, insanın lükslerini düşünüp onlara para harcaması keyif yatırımı olarak değerlendirilmeli bence.
ha, 300bine almazsın 200'e alırsın, orası sana kalmış ama benim o kadar param olsa 300 veririm.
0
Bruce
(30.09.20)
Almam, bildigin enayilik.
0
cooperr
(30.09.20)
2018’de aldığım güzel araba faizden, dövizden çok kazandırmış. Altından 30.000 TL daha düşük. E iki yıldır kullanıyorum o kadar da olsun.

Hiç düşünmeden al. Yapabileceğin en iyi yatırımlardan birisi olur.
0
zoghurt
(30.09.20)
alınır tabii ki.
0
blatta hiberna
(30.09.20)
Audi A4
0
silah taciri
(30.09.20)
cevrene bagli. isadamiysan seve seve alacaksin. ogretmen memur vs isen bosuna para odemis olursun. bunun vergisi var bakimi var.
araba da para kazandirmaz. parcasi vs bakimi pahali olmayan kendisi kaliteli bi araba almani oneririm.
atiyorum opel insignia
atiyorum skoda superb

mercedes bmw audi jaguar bunlari tavsiye etmem. bu arada iclerinde en iyisi de audi. tecrubeyle sabittir.
su an 320 ve xe var. kismet olursa xe'yi satip a6 320'yi satip a5 alacagiz. hicbiri audi tadi vermedi. eskiden de e250 vardi.
audi bi baska.
0
turbo sadık
(30.09.20)
günümüz ülkesinde hayatın ne getireceği belli olmadığından konumunuza, isteklerinize uygun alabileceğiniz en ucuz fiyatlı arabayı alın. Ben olsam o kadar parayı günümüzde arabaya yatırmam. Bir kez daha belirtiyorum konum ve isteklerinizi karşılayacak en uygun fiyatlı aracı alın derim. Gidip dacia da almayın ama 200-300 bandında 3-5 yıl sorunsuz binebileceğiniz ikinci el suv ya da ikinci el c-d segment bir araç alın derim.
0
kraldan cok kralci
(30.09.20)
Almam.
0
plutongezegendegilmi
(30.09.20)
w204 c180 al üstat.
0
since1907
(30.09.20)
Arabaya ihtiyacım varsa alırım tabii ki, neden almayayım. 300 bin dediğin leon parası şu anda, büyük bi rakam değil artık. Ama kullanmayacaksam almam, bakımı zartı zurtu dert oluyor.
0
roket adam
(30.09.20)
şimdi alınır da alınmaz da. ben hevesimi almak için alırım ancak çoluğum çocuğum varsa almam. bence şu süreçte bu fiyatlara herhangi bir araç almak mantıklı değil.
0
mikahakkinen
(30.09.20)
Borcum yok, araçların da devlet politikaları sayesinde aşırı ucuz satıldığı bir yerde yaşıyorum.

Birikimimi asla otomabile yatırmam. İhtiyacım yok, ilgi alanıma da girmiyor. Show maksatlı araba da almam.
0
buf-e kür
(30.09.20)
Bahsettigin sartlarda tabi ki alirim. Ayrica pahali arac sadece konfor getirmiyor, guvenligi de ust seviye oluyor.
0
Kittie
(30.09.20)
araba yatırım değildir. öyle diyen arkadaşları düzeltmiş olayım.


yatırım niyetine alacaksan alma, ama senin koşullarında olsam alırdım. parayı bi şekilde harcamak lazım dimi.
0
megacracker
(30.09.20)
Çok şükür kendime yetecek kadar param var. Orta segment bir arabam da var. Ama ihtiyacımdan yukarısını almam.

Güvenliğine bakarım elbette. Ama arabaya bir yatırım gözüyle bakmam. Bunun da bir sürü rasyoneli var. Araba durduğu yerde değerlenir diyenlere gülerim (satın alma endeksinden haberi yoktur diye düşünürüm) ama herkesin kendi tercihi elbette almak isteyene de dur demem.

Benim için parayı harcamak için arabadan daha güzel şeyler var:) Seyahat gibi.

Buyrun dünyanın en hakiki zenginlerinin arabaları. Jeff Bezos bile yıllarca Honda Accord kullanmış. Larry Page Toyota Prius kullanıyor.

www.businessinsider.com

*Arabaya neden yatırım gözüyle bakmam: Bir şeyin ederiyle fiyatı farklıdır. Fiyatı artabilir çünkü enflasyon diye bir şey var. Ama o arabanın güncel fiyatıyla satın alabileceklerin 3 aşağı 5 yukarı aynı. Mesela 2 sene önce ataşehir'de bir daire 3 clio ediyordu. Bugün Clio'nun fiyatı 2 sene öncekinin kaç katı. Ama yine 3 clio = Ataşehir'de aynı daire. Yani satın alma gücünüzde bir artış olmadıysa fiyatın değişmesi kar mıdır düşünmek lazım.

www.thebalance.com
0
anten
(30.09.20)
(9)

iskender pala

sydney
Ayıp olan öğrenmemektir diyerek sorumu yazayım. Birçok tarihi romanda ismini görüyorum ancak kendisi hakkında hiçbir fikrim yok. Tarihi iyi yansıtıyor mu, siyasi figürlüğü var mı, kitapları okunası mı... kısaca bilgi verebilir misiniz? Tarihi romanları çok severim ve ona göre şah ve sultan'ı almayı
Ayıp olan öğrenmemektir diyerek sorumu yazayım. Birçok tarihi romanda ismini görüyorum ancak kendisi hakkında hiçbir fikrim yok. Tarihi iyi yansıtıyor mu, siyasi figürlüğü var mı, kitapları okunası mı... kısaca bilgi verebilir misiniz? Tarihi romanları çok severim ve ona göre şah ve sultan'ı almayı düşünüyorum
0
sydney
(27.09.20)
mihmandar ve abum rabum kitaplarını okudum. bilgilendirici,sürükleyici ve samimi bir tarzı var. bence pişman olmayacaksınız.
0
MtKrt
(27.09.20)
yazarının kim olduğuna bakmadan, o gün bulunduğum yerde elimin altında olan, şah ve sultan kitabına başlayıp sonrasında kitabı bitirmiştim. diğer kitapları için bişey diyemem ama bu kitabını ve dilini sevmiştim. ancak siyasi figürlüğü, akepeye yanlaması, bana çok zıt olduğu için diğer kitaplarını okumadım ve okumayı da düşünmüyorum.

amaç tarihi roman okumasaksa: ihsan oktay anar
0
scudman1
(27.09.20)
ortalama bir yazar, iyi hükümet destekçisi bir edebiyat profesörüdür. hatta anadolu türkülerinde kendince müstehcen bulduğu bölümlere sansür uygulanması gerektiğini savunmuştur. ne kendisini ne kitaplarını severim.
0
tantunizade murat efendi
(27.09.20)
bir umberto eco kesinlikle değildir.
cb kültür sanat danışmanıdır. eski zaman gazetesi yazarıdır.
ekşi sözlükte anlatılmış zaten.
eksisozluk.com
oda tv komplocularının incelemesi odatv4.com
0
ankara06
(27.09.20)
şah ve sultan kitabını taze bitirdim. tarihi roman okumayı severim. edebiyat öğretmeniyim. iskender pala'dan yarım dönem eski türk edebiyatı dersi almışlığım da var. şunu söyleyebilirim ki bence ortalama bir yazar. hükumetin seveceği türde adamlardan. kitaba gelince tarafsız gibi yazmaya çalışma görüntüsü altında basbayağı yavuz sultan selim'in tarafgirliğini yapan bir kitap olmuş kanaatindeyim. yani tarihi konular hakkında hiçbir şey bilmeyen bir insan bu kitabı okusa kesinlikle yavuz sultan selim'e hayran olup, şah ismail de yani ne biliyim der. ama ben bu duruma şaşırmadım. çünkü yetiştiği ideolojik ortam belli, dünyası belli, böyle bıçak sırtı ihtilaflı konularda tarafsızlık beklememek gerekir kendisinden.
0
wilhelmwasmuss
(27.09.20)
Yunus emre ile ilgili bir romanını yarısına kadar okudum, çok derin edebi olmasa da sürükleyici bir üslubu var, tarihi detaylarla da süslüyor. Tam da bu nedenle kitabı yarım bıraktım, fazlasıyla kafasından bir yunus emre oluşturmuş gibi geldi bana, sanatçıdır elbette öyle yapacak da, tarihi arka planıyla anlatınca sanki gerçeği anlatıyormuş havası veriyor ama ben yunus emre'yi onun oluşturduğu karaktere oturtamadım.

Siz de bir eserini okuyup kendiniz karar verebilirsiniz.
0
firez
(27.09.20)
Bana kalırsa fazla basit ve didaktik. Muhafazakar ergenlerin hoşuna gidecek sekilde yazıyor.
Şurada 20 tane alıntı yapılmış.
Kendin karar ver :
www.fikriyat.com
0
prizmatik
(28.09.20)
aslinda üniversite hocasiydi, arada yazilar falan yazardi. sonra zaman gazetesinde yazip taninmaya başlayinca "edebiyatci" yönünü ortaya cikarmaya basladi. bana göre bir edebiyatci olarak 10 üzerinden 2 puani zor alir.

ama sunu da belirtmek gerekiyor, iskender palanın iyi bir edebiyatci olamamasinin en büyük sebebi islami gelenekten geliyor olmasidir. yani diger arkadaslarin didaktik, ağdali, iktidar yanlisi dedigi sey aslinda bu gelenegin bir uzantisi, bu sebeple türkiyede sag cenahtan edebiyat alanında ciddiye alınacak, ideolojisini bir kenara biraktiginizda estetik anlamda agirligini hissettirecek bir yazar cikamiyor (cahit zarifoglu'nu ve sezai karakoc'u tenzih ederim, kendisi bataklikta bir pirlantadirlar, murat menteş iyi bir laf cambazi ama iyi bir edebiyatci olmasina daha vakit var, ismet özelin şairligi müslümanligindan önce olgunlasmisti). hülasa, eger tarihi roman okumak istiyorsaniz ve aradiginiz iyi edebiyat ise, iskender palanın gösterdigi istikametin tam tersi istikamette yürümeye devam edin.
0
proteus
(28.09.20)
Okunur. İllaki bi şeyler katar. Katre-i matem ve efsane güzeldi.
0
antihero
(28.09.20)
(8)

lise müdürlüğü için yaş

asisamus
en erken kaç yaşında bir liseye müdür olunabilir?devlet - özel okul kriterleri aynı mı bunun için?
en erken kaç yaşında bir liseye müdür olunabilir?

devlet - özel okul kriterleri aynı mı bunun için?
0
asisamus
(12.09.20)
devlet için konuşuyorum. şu anki yönetmeliğe göre, müdür olmanın ön koşulu müdür yardımcılığı yapmış olmak, müdür yardımcısı olmak için girilmesi geren sınavın ön koşulu da 2 yıl görev yapmış öğretmen olmak. yani atama + 2 yıl çalışma + m.y olup minimum 1 yıl çalışıp müdürlük sınavına girme şeklinde olabilir.
0
wilhelmwasmuss
(12.09.20)
bir arkadaşım 35'inde oldu. diğer müdürler de benzer yaşlarda.
0
ozdek
(12.09.20)
bi boka gerek yok. sarı sendikalı ol yeter. eskidendi o sınavlar, liyakatler falan.

www.kamudanhaber.net
0
ya ben lan neyse
(12.09.20)
devlet dairelerinde idari kadro / kademe yükseltmek için en az 10 yıl çalışmış olmanız lazım.
0
ankara06
(13.09.20)
Kağıt üzerinde , yönetmeliğe göre olması gereken vardır elbet, birde reel de olan :)
0
paramolacak
(13.09.20)
torpilin olsun.

ayrıca şu sistemde idareci olmak en hafif tabirle ahmaklık.
0
istanbul gecesi
(13.09.20)
Arkadaşım 27 yaşında okul müdürü oldu,öyle görevlendirme falan değil.Sırayla müd. yardımcılığı iki yıl sonra müdürlük sınavıyla.Bence de idareci olmak akıl işi değil
0
essoist
(13.09.20)
Sendika yeterli :) özelde işler daha farklı tâbi
0
westblack
(13.09.20)
(4)

e.c.a. mı, baymak mı, demirdöküm mü?

msb
annemin evine doğalgaz tesisatı döşetiyorum.kombi seçimi bize ait, biz seçiyoruz firma alıyor.28 kw tam yoğuşmalı kombilerde başlıktaki markalardan hangisi olsun sizce?
annemin evine doğalgaz tesisatı döşetiyorum.

kombi seçimi bize ait, biz seçiyoruz firma alıyor.

28 kw tam yoğuşmalı kombilerde başlıktaki markalardan hangisi olsun sizce?
0
msb
(07.09.20)
demirdöküm nitromix. başka bir yoğuşmalı kombisi var. servis onu önermedi.
0
sutlu nescafe
(07.09.20)
Eca tabii ki
Diğer 2’si rakibi değil eca’nın
0
otopsicocugu
(07.09.20)
demirdöküm
0
since1907
(07.09.20)
ben 1 ay kadar önce e.c.a aldım. kendime göre epey araştırma yaptım. anladığım ve bazı kombicilerin söylediği şu oldu, yeni nesil kombiler arasında kw leri aynı olanların kalite olarak anlamlı farkları yok. mesela baymak bayiliği yapan ama e.c.a ve demirdöküm'de satan birine, sence hangisini alayım sebebiyle söyle dedim. baymak öneriyorum çünkü bayiisiyim dedi.

bende aralarında en uygun fiyatlı olarak e.c.a buldum aldım. hangisinin servisi varsa onu alın bir de, kalitesi aman aman fark edecek bir ürün değil bana kalırsa.
0
wilhelmwasmuss
(07.09.20)
(4)

hangisi daha mantıklı? ev satın alma hakkında

everythingok
şimdi eldeki para 180 bin gibi. istanbul’da ev alıp kalan tutarı kredi çekmek mi yoksa çerkezköy tarafında çok güzel evler var bu fiyata, doğrudan oradan almak mı? istanbul’da kira geliri falan iyi ama bir yandan da hiç borç altına girmek istemiyorum. normalde öderdim ama malum pandemi var neredeyse
şimdi eldeki para 180 bin gibi. istanbul’da ev alıp kalan tutarı kredi çekmek mi yoksa çerkezköy tarafında çok güzel evler var bu fiyata, doğrudan oradan almak mı? istanbul’da kira geliri falan iyi ama bir yandan da hiç borç altına girmek istemiyorum. normalde öderdim ama malum pandemi var neredeyse yarı maaş alıyorum ve daha da kötüsü yarının be olacağı belli değil. çerkezköy’de kira geliri 700 tl gibi ve o bölgede birçok akrabamın evi var. mantıklı değil mi alıp kiraya vermek ve yine sıfır bırç ile para biriktirmeye devam ermek? beş kuruş bile kredi faizi ödemek istemiyorum
0
everythingok
(26.08.20)
şimdilik durumun iyi değilmiş. Çerkezköy de ev al kiraya ver. hem akrabalar da oradaymış :-)
0
ankarakecisi
(26.08.20)
Çerkezköy'de yaşıyorum. 180'lik evler varoş semtlerde. Oraya gelecek kiracılar da pek nezih olmayabilir. Ola ki Sıkıntılı kiracı denk gelirse, kar edeceğim derken canın sıkılabilir. Teoride elbette çok mantıklı ama böyle riskleri de var.
0
wilhelmwasmuss
(26.08.20)
Zamanında senin gibi düşünüp ev aldım. Hiç değerlenmedi, artı satmak için bile zorlandım. Tavsiye etmiyorum, biraz zorla İstanbul’dan iyi bir ev al derim.
0
va
(26.08.20)
Eğer kendin kalmayacaksan ev almak genelde çok başarılı bi yatırım olmuyor. Kiracıyla uğraşması, vergisi zartı zurtu bi ton iş. Farklı yatırımlar öneririm.
0
roket adam
(26.08.20)
(9)

Sol seritte hiz siniri

invictae
Normalde israrla sol seridi isgal eden birisi degilim. Hizlanacaksam sollamami yapar sag/orta seride geri donerim. Basima boyle bir sey gelmedi ama merak ediyorum. Ama merak ettigim bir sey var. hiz limiti 70 olsun ornegin, %10 toleransi da koyalim 77. (40 yapar ve mehepeninn...:d)77 uzeri hizla gel
Normalde israrla sol seridi isgal eden birisi degilim. Hizlanacaksam sollamami yapar sag/orta seride geri donerim. Basima boyle bir sey gelmedi ama merak ediyorum.

Ama merak ettigim bir sey var. hiz limiti 70 olsun ornegin, %10 toleransi da koyalim 77. (40 yapar ve mehepeninn...:d)

77 uzeri hizla gelene sol seritteki yol vermek zorunda mi? 77’ye takip arkadaki gotunu de yirtsa yol vermeyebilir mi?

Elbette hastalik, aciliyet vb istisnalari su anda eleyerek soruyorum. Hiz tutkunuyum, istersem basarim, cezami da oderim’cileri de gecelim lutfen.

Sadece kurali soruyorum. Tesekkurler.
0
invictae
(25.08.20)
hız sınırlarına uysan dahi sol şeridi sollama veya orta şeritte müsaitlik durumumu olmaması gibi zorunlu hal dışında işgal edemezsin. arkadan gelen sürücü kıçını yırtıyorsa demek ki sol şeriti lüzumsuz yere işgal etmiş durumdasın. yani yol vermek durumundasın. onun hız sınırına uymaması senin sol şeriti işgal etmeni mazur göstermez. tespit edilirse zaten hız cezası alacak.
0
wilhelmwasmuss
(25.08.20)
Sol seritte yol vermek diye bir sey yok zaten, sol seritte olmamak lazım kural olarak.
Bu sebepten, zaten sol şeritte durmaman gerektiği icin bir nevi yol vermen lazim.
0
logisticsmanager
(25.08.20)
Evet 2. şeride geçmek zorundasın. En sol şeritte seyredemezsin. Arkandan gelen kişinin trafik kuralına uyup uymaması senin kontrolünde veya inisiyatifinde veya sorumluluğunda değildir.

Aynı mantıkla emniyet şeridinden giden ayıyı da engelleme hakkın yoktur.

Vatandaş olarak üzerine düşeni yapmak isteyen, hatalı bulduğu durumları kolluk kuvvetlerine veya hukuk merciine bildirebilir ama vatandaş kafasına göre kanun uygulamaya çalışamaz.
0
pass
(25.08.20)
sol şerit uzun süre işgal edilemez hız sınırı ne olursa olsun. sağ müsaitse her zaman sağ şeritten gidilir, eğer sollama yapılacaksa sol şerit kullanılır. malesef ehliyetini yeni almış yeni yetmeler ve kuralcı tipler hız sınırını görünce o hızda soldan gidilebileceğini ve şeriti babasının malı sanıyor. mal onun değil ama mal olan o.
0
false pretension
(25.08.20)
sol şeritte bulunmaman lazım +1
ancak yoğun trafik icabı sağ taraf müsait olana kadar hız sınırında sol şeritte sollamaya devam edebilirsin arkandaki istediği kadar yol istesin arkandaki araçta yaralı vs can tehlikesi bir durumu yoksa(4 lüleri yanmıyorsa) kendini riskli bir şeride atmanın anlamı yok.
0
basond
(25.08.20)
senden hizlisina yol vermelisin bunun kurali budur.
0
turbo sadık
(25.08.20)
ek olarak yol vermezsen ne olur ? misal benim gibi birisi gelir, önce sellektör yapar, orta şerit boşsa ve geçmezsen sonra korna çalar, gene geçmezsen tamponuna dayar taciz eder. Hala ısrar ediyorsan tamponunun tozunu alarak makas atar. Pislik yapacak günümdeysem bir de frene lambayı yakacak kadar dokunup aklını alırım.

46/2-A

"Aksine bir işaret bulunmadıkça, araçlarını, gidiş yönüne göre yolun sağından, çok şeritli yollarda ise yol ve trafik durumuna göre hızının gerektirdiği şeritten sürmemek, yasaktır."

Ceza Maddesi Tutarı %25 indirimli Ceza puanı
46/2-a 288 TL 216 TL 20 ehliyet ceza puanı vardır.

edit : yol boşken sol şeridi işgal et, sonra yoluna gitmeye çalışan adam maganda olsun. Öyle saça böyle tarak.
0
kimlanbu
(25.08.20)
Ilgili tek kural olarak en sol seridi surekli olarak isgal etmemek var ve sordugun soruyla sadece dolayli olarak ilgili. Fakat biraz olsun yogun yerlerde uygulamasi mumkun bir kural degil zaten bu ve ustelik uygulanabilecek yerlerde seni kapsadigi kadar hiz yapan kisiyi de kapsiyor. Hiz sinirini asan araclara yol verme mecburiyeti diye bir sey asla yok, kurallarda olmasi dusunulemez bile. Hiz sinirini asip gecmek isteyenler, gecemeyince sinirden sinire girenler tamamen magandalar ve ulkenin en buyuk probleminin kendileri oldugunun farkinda degiller. Kimi gruplarda aptalca bir racon olustugu icin davranislari kabul gorebiliyor fakat bu tacizci olduklari gercegini degistirmiyor.
0
dunal
(25.08.20)
sol şeridin işgal edilmesinden şikayetçi olan varsa sol şeritten daha hızlı giderek o şeridi işgal ediyordur muhtemelen.

kendi yöntemleriyle bu hareketi cezalandırmaya çalışan magandalar trafiğe sol şeridi işgal edenlerden daha çok zarar veriyorlar. komik.
0
bohr atom modeli
(25.08.20)
(13)

evlilik masrafları hk.

baldan kaymak
selamlar ne kadar tutuyor acaba taze evlenenlerimiz varsa? allah mutlu mesut etsin tabi.2 sorum var:1) evlilik masrafları dahil maliyeti ne tutmakta?2) en çok merak ettiğim ve bilmem gereken kısım: damad'ın alması gereken altınlarla ilgili. bana söylenen 5'i 1 yerde, 5 tam altın ve 2 bilezik oldu.no
selamlar ne kadar tutuyor acaba taze evlenenlerimiz varsa? allah mutlu mesut etsin tabi.

2 sorum var:
1) evlilik masrafları dahil maliyeti ne tutmakta?
2) en çok merak ettiğim ve bilmem gereken kısım: damad'ın alması gereken altınlarla ilgili. bana söylenen 5'i 1 yerde, 5 tam altın ve 2 bilezik oldu.

normali nedir bunun? yani bu fazla aslında orta yolu şudur dediğiniz şeyi soruyorum.

şimdiden teşekkürler.
0
baldan kaymak
(18.08.20)
istemeye bırakırsan her şey istenir. 5'i 1 yerde vs sonuna ev araba falan da konur.

normalini soruyorsan, akıllı olmak ve mantık çerçevesinde hareket etmek olur. tek orta yol, kendini ve karşısındakini bilen bir kadın, kendini ve karşısındakini bilen bir erkektir.

çoğunun gösteriş olduğunu amacın sadece mileete "oo" dedirtmek olduğunu falan herkes biliyor ama kimse bilmiyor gibi davranılıyor.

eğer size göre çevrenin düşüncesi eşinizle sizin düşüncenizden daha değerliyse yanmışsınız.
0
foolrules
(18.08.20)
damadın alması gereken altın nedir ya? ulan ben de evlendim hiç kimseye de şu kadar altın isterim demedim. önceki geline 7 bilezik taktık sana da aynısını yapalım hem ona hem sana ayıp olmasın dediler ok dedim.
biz mümkün olduğunca makul kalmaya çalıştık her şeyde. ama yine de sanırım bi 60k tutmuştur.
bu dediğim 2 sene önce
not: bilezikler hariç.
0
matilda
(18.08.20)
5'i bir yerde ve bilezik isteyen köylüdür. Biz o toplara girmedik hiç.
0
SiyamkedisiZorro
(18.08.20)
Eşyalar 30-40 bin civarı tuttu. Eşyalar (hepsini arçelikten aldık) ve ev masrafları dışındaki her şey lükstür, onun dışındaki hiç bir şeyi karşılamak zorunda hissetme kendini. Damadın alması gereken altınlar diye bir şey bizde hiç yoktu. Düğün yapmadık, ufak bi yemek yaptık, ona bile gerek yoktu bence.
0
roket adam
(18.08.20)
2019 ağustosta evlendik. Düğün yapmadık. 40-50 bin civarı tuttu. Ama bu ortalama bir fiyat yani her bir kalemi nereden aldığına göre değişir. Örneğin Beko almayayım son model bosch alayım dersen sadece beyaz esyan 30 bile tutabilir. Ya da yemekli bir düğün yapacaksanız o da çok pahalı.

Damadın takması gereken altın şudur diye senden bunları istedilerse Allah kolaylık versin. İstedikleri altın 50 bin yapıyor zaten. Ya zenginsiniz ve bu sizin için küçük bir rakam ya da karşı taraf utanmaz ve paracı. Ben kadın tarafıyım, altın vs istenmedi. Güç ne ise o takıldı.
0
elorelia
(18.08.20)
Ben evlenmedim ama ailem geleneksel olduğu için az çok biliyorum.

Altın isteniyor genelde evet. Bizde iki aile eşit bölüşüyor. Erkek tarafı ne kadar taktıysa kız tarafı da o kadar takıyor, Erkek tarafının durumu çok iyi değilse kız tarafı daha fazla altın da alabiliyor, düğüne katkıda bulunuyor.

Bazı aileler isteme, nişan günleri gibi zamanlarda da ayrıca altın, pırlanta alıyor. Bir arkadaşıma mesela istemede 5 taş taktılar, erkek tarafında gelenek böyleymiş. Nişan zamanında da ekstra bir şeyler almışlar.

Geleneksel bir aile ise baştan her şeyi konuşun net olsun. Bence eşitlikten gidin. Bugun bunu diyen yarın evin şurasını o x paraya aldı, ben y paraya aldım muhabbeti de yapar. Siz ve sevgiliniz ipi elinizde tutmazsanız işiniz zor.
0
jazzabel
(18.08.20)
affedersin ama köyden kız mı alıyorsun, damadın alması gereken altın nedir khdskfdsf

durumun neye imkan veriyorsa onu alırsın. takı seti de alınır, bilezik de alınır ya da hiçbir şey alınmaz. sonuçta evlilikte ortak bütçeye geçiliyor. kredi çekip bilezik alsan ya da kenardaki tüm birikimini buna harcasan bu para sadece senin cebinden değil, eşinin cebinden de çıkıyor. ailen zenginse bilemem tabi. eski zamanda kırsalda kız çocuklarını korumak ve tarım yapan ailenin işçi kaybını telafi etmek için ihtiyaçtan doğmuş adetleri 2020'nin şehir hayatında sürdürmeyin gözünüzü seveyim.
0
sir gawain
(18.08.20)
Ben evlenirken tek bir talepte bulunmadım baştan diyeyim de :) bana tektaş ve beştaş pırlanta ile bozunca 40 gr altın değerine gelen kolye takılmıştı.

Bunun kuralı yok herkes görüşüne ve görüşüne göre maddi durumu el verdiği şekilde takar takısını veya altın da neymiş der. Ama genelde düğün seti diye geçen altın kolye seti ve yanına bilezikler takılır gelin hanıma. Damat beye de saat.
Bu arada görüş demiştim ya benim 1000 kişilik düğünde o kadar altın takılırken arkadaşımın kahvehanedeki kınasında kaynanası 10 tane burma, trabzon işi set, 30 tane çeyrek altından oluşan bileklik, 5’lik reşat kolye taktı. Nişanda da tektaş beştaş alyans ve bilezik takmışlardı.
0
cilekli pasta
(18.08.20)
1) bu kişiden kişiye çok değişen bir şey. düğün yapıp yapmamaya, o düğünü yaptıgın yere, eşya alıp almamaya... en az 50000 tutar bence eşya ev yoksa
2) bilmiyorum bizde damadın alması gereken altın yoktu.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.08.20)
Tek yaşıyorum ve evimde birçok eksik var. Az önce hesapladım eşyalara 23-25 bin bandında harcama yapmışım. Daha fırınım, perdem, televizyonum falan da yok üstelik. Buradan bir fikir edinebilirsin.

İkincisi ise, senden altın istenmişse geçmiş olsun. Evleneceğin insanı gözden geçir derim.
0
ruhen hastayim ben
(18.08.20)
üşenmedim hesapladım, yaklaşık 40 bin liralık altın istenmiş o da en ucuz bilezikleri alırsanız. bileziğin fiyat skalası geniş baya. yani bu işler çok göreceli düğün için ayırabildiğiniz bütçe 300 bin liraysa evet 40 bin liralık altın alırsınız yok bütçeniz 100 bin liraysa ona göre alırsınız. bütçem yok, kredi çekip düğün yapacağım durumundaysanız yine de sizden 40 bin liralık altın istendiyse geçmiş olsun.
0
ofelia
(18.08.20)
1 )bu işin kesinlikle bir alt/üst sınırı yok. şöyle söyleyeyim sizden adeta bir tür ayakbastı parası mantığıyla istenen 5 i bir yerde, 5 tam altı 2 bilezik parasına tüm düğün masraflarını hallettik bir kaç yıl önce. düğün sürecinde yapılacak masrafları minimuma indirdik. yıllarca düğün, kredi, mobilya borcu ödemek istemedik. şu an sadece 5 ay önce aldığımız evin aylık 1500 lira kredi taksidi dışında ekstra masrafımız yok.

2) takının normali standartı falan yok. 5'i 1 yerde 5 altın 2 bilezik diye şart koşanlar orada sınırlı kalmaz, siz bu bahsettiğiniz takılar dahil bir daire parası harcarsınız gibi hissediyorum. size sponsor olacak zengin bir babanız yoksa gösteriş olsun, ya bi kere evleniyoruz yapacağız ne gerekiyorsa diye yapacağınız her ekstra lüzumsuz iş, karı koca olarak sizin sırtında kambur olacak.
0
wilhelmwasmuss
(18.08.20)
Tamamen kişiye göre değişir. Damadın alması gereken altın başlığı altında yazanları kız tarafı talep ettiyse kaçın.
0
runner
(18.08.20)
(12)

3 hafta sonra 600 km uzaga dugune gitmek

proletarier aller lander vereinigt euch
600u salladim ama vardir. Ankaradan kalkip datcaya dugune gitmem lazim cok yakin arkadaslarim evleniyor. Hele erkek olan eski ev arkdasim bana cok iyiligi dokundu ama su salgin doneminde o kadar ulasim gozumde buyuyor ya cok. Giderken bir ihtimal ortak bir araca dahil olabilirim kisisel aracta 4 kis
600u salladim ama vardir. Ankaradan kalkip datcaya dugune gitmem lazim cok yakin arkadaslarim evleniyor. Hele erkek olan eski ev arkdasim bana cok iyiligi dokundu ama su salgin doneminde o kadar ulasim gozumde buyuyor ya cok. Giderken bir ihtimal ortak bir araca dahil olabilirim kisisel aracta 4 kisi olacagiz ama donus garanti toplu ulasim ile olacak. Simdi dusurstce durumu aciklasam arkdasin sevgilisi bozulur cunku cok hevesli ve gecen konusurken bir an bilet aldigimi sandi heyecanlandi oh be aonunda biletini alan biri dedi, uzuldum valla.

Simdi ihtimaller soyle:

1-Altini onden tak kenx ben gelemiyorum corona malum cok risk de. Arkadasim biraz bozulur ama cok da takmaz, hanim herhalde unutmaz bi daha.

2-son anda corona ol

3-son anda coronadan dedem olsun

4-son anda annem corona olsun(gerci annem corona olsa yanina mi gidecegim? Bunda oyle bir suphe olusuyor)

5-son anda iki gun once gorustugum biri corona pozitif ciksin.

İhitmalleri bana gore en inandiricidan baslayarak siraladim. Altindan kacmiyorum asla daha sonra veririm. Ne dersiniz her turlu fikre ve yoruma acigim. Aslinda gitmek istiyorum bu arada.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.08.20)
gitmek istiyorsan önlemini al git.
0
fezagezgini_4
(15.08.20)
Abi datcaya toplu tasimayla gitmenin ne onlemi olur. Bak otobus desen 11 saat corona biri varsa muthis olur. Ucak desen ankara shuttle ucak sonra dalaman datca shuttle bunlarin ucunde de acik hava sirkulasyonu yok.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(15.08.20)
5 gayet mantıklı. Araban olsa, gezmeye de gidersin diyecektim ama toplu taşıma ile anca çile olur.
0
roket adam
(15.08.20)
Araba kiralama imkanın olmaz mı? Belki bir tık masraflı olur ama giderken bir günlük, dönüşte bir günlük kiralarsan aşırı sorun yaşamazsın diye düşünüyorum. Uçak için de doktorlar toplu taşıma için en güvenilir tercih olduğunu söylüyorlar filtreleme sistemlerinden dolayı ama yine de riskli tabii.(Bu kısmı gitmek istediğini söylediğin için yazdım)

Öteki türlü yalan söylemektense ilk seçeneği yapman daha doğru olur bence. Bu yaz ben de 2-3 düğüne katılmadım, altın gönderdik. Yapacak bir şey yok; en çok düğünlerde ve ucak, otobüs gibi toplu taşımada bulaş oluyor.
0
fraise
(15.08.20)
ben 1000km gidecem ölmezsem tecrübelerimi yazarım :)
0
m orak
(15.08.20)
Virüs var gelemiyorum kanka ama altınınız bende de. Altın takacak kadar zenginsen tabi. Paran bende de diyebilirsin.

Daha yeni nikah yaptık inan kimse gücenmez bu durumda nikah düğün yapan düşünsün dedik ve öyle de oldu.
0
ozdek
(15.08.20)
5 ama mantıklı salla seni de karantinaya alsınlar 14 gün çıkma evden. Prof oynayamayacaksan girişme ama hiç arkadaşından olma
0
cilekli pasta
(15.08.20)
Datcali degillerse bu sartlar altinda (hatta herhangi bir sart altinda) datca gibi anasinin gozu bi yerde dugun yapilmaz. Yapilirsa masraflarin bir kismi karsilanir.

5 bahane arasindan en iyisi sonuncusu.
Normalde cok panik olab biri degilim toplu tasima vs ama datca ne abi:/
0
kuehles blondes
(15.08.20)
Erkek tarafi datcali gibi bi sey ama sadece anne babasi datcada yasiyor :D yani butun dugun davetlileri sehir disindan gelecek bence de su donemde garip bir hareket.
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(15.08.20)
korona olma ama 14 gün karantinaya alın. çok istemene rağmen düğüne katılamamış ol.
0
wilhelmwasmuss
(15.08.20)
Dürüst olun. Bence en kolayı bu. Sizinle alakalı değil gelmek istiyorum ama koronadan dolayı yola çıkmak istemiyorum. Takınız hediyeniz hazır diyin. Buna bozulan kişi sadece kendini düşünüyordur. Kimse için 1500km yani 15-20saat maskeli bir şekilde toplu taşımada sürünmek zorunda değilsiniz. Sonuçta kan vermeye gitmiyorsunuz, onun için olsa gönül koyulur. Ama zorla düğün bence saçma.
0
ykyt
(15.08.20)
Dugun yasagi geldi sansima bak valla ya. Bu sokak dugunu dedikleri acik havada yapilan her turlu dugun demek mi oluyor acik havada ama ozel bi mekanda da olsa?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(03.09.20)
(2)

letgo hesabımı silemiyorum

wilhelmwasmuss
gecen hafta letgo hesabı açtım, bir ilan koydum. sonra ürünü satmaktan vazgeçince doğrudan hesabımı kapattım. 48 saat sonra hesabın silineceği uyarısı geldi. 48 saat filan çoktan geçti ama hesabım hala silinme aşamasında görünüyor, ürünle ilgili bir sürü mesaj geliyor insanlardan. bari tekrar giriş
gecen hafta letgo hesabı açtım, bir ilan koydum. sonra ürünü satmaktan vazgeçince doğrudan hesabımı kapattım. 48 saat sonra hesabın silineceği uyarısı geldi. 48 saat filan çoktan geçti ama hesabım hala silinme aşamasında görünüyor, ürünle ilgili bir sürü mesaj geliyor insanlardan.

bari tekrar giriş yapıp ilanı silip kurtulayım diyorum. hesabıma giriş de yapamıyorum.

destek, yardım hattı gibi bir şey de göremedim. var mı bir çözümü letgo dan kurtulmanın
0
wilhelmwasmuss
(29.07.20)
Önce ilanı silip(sattımı işaretleyip başkasına sattımı seçiyorsunuz) sonra hesabı silin bence. İlan olduğu için silmiyor olabilir.
0
bahoho
(29.07.20)
hocam zaten sıkıntı yaratan kısım hesaba giriş yapamıyor olmam.

giriş yapmayı denediğimde hesabınız aktif değil üzgünüz giriş yapamazsınız diyor. giremediğim için ilanı silemiyorum. silemediğim için hala satılık mı, şu kadar olur mu, ıvırdı zıvırdı içerikli mailler geliyor, yanıtlamak istediğimde giriş yapamadığım için öyle kısır döngüde durum devam ediyor.
0
🌸wilhelmwasmuss
(29.07.20)
(13)

Babamın oynayabileceği basit PC oyunları

malaika
Merhaba, pandemi sürecinde yarı zamanlı çalışmaya başlamış ve evde oldukça sıkılmakta olan bir adet babamız var :) Öylesine araba ilanlarına bakmaktan, haber okumaktan ciğeri soldu adamın. Bu yüzden ona oynatabileceğimiz türde basit mekanikleri olan bilgisayar oyunları arıyoruz. Örneğin Jardinains d
Merhaba, pandemi sürecinde yarı zamanlı çalışmaya başlamış ve evde oldukça sıkılmakta olan bir adet babamız var :) Öylesine araba ilanlarına bakmaktan, haber okumaktan ciğeri soldu adamın. Bu yüzden ona oynatabileceğimiz türde basit mekanikleri olan bilgisayar oyunları arıyoruz. Örneğin Jardinains diye bir oyun var sevdiği, şu topla tuğlaları kırdığınız türden oyunlardan. Oturup karşılıklı saatlerce oynayabiliyoruz bu oyunu ama sıktı artık o da...

Her türden oyun önerebilirsiniz fakat yazı-hikâye ağırlıklı olmaması ve basit mekaniklere sahip olması zevk alabilmesi açısından tercihimiz. Kendisi 59 yaşında bu arada.

Var mı aklınıza gelen bir şeyler?
0
malaika
(21.07.20)
hafif ingilizcesi varsa hidden pbject oyunlarını tavsiye ederim.
0
sutlu nescafe
(21.07.20)
warblade. sadece yön tuşları ve ctrl ile oynanıyor. bi daha kalkmaz yalnız pc den, onu da belirteyim.
0
makarnavodka
(21.07.20)
babaya oyun deyince, aklıma babamla oynadığım atari oyunları geldi onları önereciktim ama gelen öneriler yanında fazla eski olabilir.

www.atarioyunlari.co tank1990 ya da battle city diye geçiyor. büyük ihtimal oynamışsınızdır sizde. 2 kişilik de oynanıyor. pc ye indirilebilir hali var mı bilmiyorum.

bi de şu yarış oyunu var meşhur. tek kişilik ama pek kolay değil.

www.atarioyunlari.co
0
fezagezgini_4
(21.07.20)
Benim babam Red Alert ve C&C Generals, Age of Empires gibi RTS oyunları seviyor ve oynuyor. Eğer gösteririm sever derseniz onlara bakın.
0
nhk ni youkosu
(21.07.20)
Okey, Batak vesaire oynamaz mı?
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(21.07.20)
Simulasyon oyunları biçilmiş kaftan. Ne bileyim farming simulator, construction (yanlış yazmış olabilirim bunu) simulator, hatta euro truck simulator benzeri oyunlar olabilir.
0
wilhelmwasmuss
(21.07.20)
Euro truck +1

Age of empires yada red alert da old but gold dur
0
c1b2k3
(21.07.20)
Armadillo Run
www.youtube.com
0
rm
(21.07.20)
flyordie.comu at ustune, satranc, tavla, 4 in a row, gomoku oynasin. Ozellikle gomoku asiri kolay, asiri bagimlilik yapiyor. Youtube'dan her gun bir strateji, trap falan ogrensin oyunlar hakkinda, rakibe karsi uygulayip kazaninca insan zevkten 4 kose oluyor, puan kasmaya falan basliyor
0
neverletyougodown
(21.07.20)
luxor, zuma gibi top fırlatma oyunları
0
freebird5406_2
(21.07.20)
Don't Starve tam babanız için bence. Sims de olabilir ama babanız için ağır kaçabilir. Bu arada interaktif film denen olaylar var. Hikayenin gidişatına falan siz karar veriyorsunuz. Late Shift ve The Complex gibi Türkçeleştirilmiş 2 harika oyunu tavsiye edebilirim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(21.07.20)
7 wonders tarzı match 3 oyunlar olabilir. Bejeweled mantığının hafif hikayeleştirilmiş, daha casual halleri. Ayrıca inşaa etme hissiyatı da var oyunlarda, çok keyifli o açıdan. Annemle oynamayı en sevdiğimiz türdür bu match-3 oyunlar. Candy Crush gibi telefon versiyonlarında genelde hamle sınırı varken bunlarda süre sınırı olması oyunu keyifli kılıyor.

7 wonders severse biraz daha zor olan cradle of rome, cradle of persia gibi oyunlara bakabilir.
0
nundu
(21.07.20)
herkese çok teşekkür ederim, hem güzel öneriler geldi hem de çağrışımla hatırladığım eski oyunlar oldu.
0
🌸malaika
(22.07.20)
(6)

benim için ev almak mantıklı mı?

megacracker
27 yaşında şimdilik evlilik düşünmeyen biriyim, yaptığım birikim ile istanbulda neredeyse bir senedir 300-350 bin arası yatırımlık 1+1 bakıyorum (bu miktara satılan 2+1ler ya eski ya da lokasyon olarak çekici yerlerde değil ). Kendim oturmayacağımdan dolayı kiraya vereceğim alırsam. Sorduklarımın yü
27 yaşında şimdilik evlilik düşünmeyen biriyim, yaptığım birikim ile istanbulda neredeyse bir senedir 300-350 bin arası yatırımlık 1+1 bakıyorum (bu miktara satılan 2+1ler ya eski ya da lokasyon olarak çekici yerlerde değil ). Kendim oturmayacağımdan dolayı kiraya vereceğim alırsam. Sorduklarımın yüzde 50si alma yüzde 50si al dediğinden kafam hayli karışık.
acaba altın ya da borsada bu parayı değerlendirmek daha mı mantıklı olur?
10 sene sonra evi satmaya çalıştığımda değerlenmiş olur mu?

sorularım kısaca bunlar, siz olsaydınız ne yapardınız?
0
megacracker
(21.06.20)
Benim sana verebileceğim tek tavsiye '''Başını sokacak bir evin olsun yeğenim'' mantısı ile sana fikir verenlerden uzak durman yönünden olur. Ayrıca İstanbul değil de istanbula yakın trakya tarafından o paralara 2+1 alır öğrenciye memura falan kiraya verebilirsin. Ben de dahil olmak üzere etrafımda ki bir çok kişi oralara yapıyor yatırımlarını.
0
paramolacak
(21.06.20)
yatırım amacıyla ev alıp kiracıyla uğraşmak aşırı mantıksız. şu an altın ya da dolar alsan paran en azından 5 senede değerini korur. ama bundan 5 sene sonra evini tl bazında daha çok, ama dolar bazında daha ucuza satabilirsin. mesela bundan 5 sene önce alınan 150.000 tllik evi 300.000e satmak gibi.
0
jelly bear
(21.06.20)
Kendi evin yoksa yatırımlık alma bence. Ben olsam dolar altın basardım
0
cedex
(21.06.20)
İstanbul'da yaşıyorum. İstanbul'da doğrusu ev almayı doğru bulmuyorum. Deprem etkisinin en az olduğu, sağlam binaların olduğu yerlerde yok denecek kadar az.

Ev alma fikriniz baskınsa başka şehirde ev bakabilirsiniz. Belki yazlık alabilirsiniz ya da yine yatırımlık bir ev alır kiraya verirsiniz.
0
GoodMorningTeacher
(21.06.20)
@cesario +1 eviniz yoksa önceliğiniz oturmak için olsun. yatırımlık almayın. aslında benim bir evim var ama kiraya veremiyorum. istanbul'da her şey zor, evinin olması da zor çünkü kiraya veremiyorsun, bekliyor vs. 1+1 alırsanız aile olmayabilir. aile olmamasının ne problemi var derseniz sirkülasyon çok oluyor. yani evden çıkıyorlar bir süre sonra. sonra tekrar tekrar kiracı bulmaya çalış. 2,3 yılda bir kiracı bulmanız gerekiyor. borsa çok teknik bir iş ve siyasetten çok etkileniyor. o nedenle ben giremiyorum. gündemi filan sürekli takip etmelisiniz. tam benim işim diyorsanız borsayı eve tercih edin.
0
Sour
(21.06.20)
Paramolacak'ın dediği gibi o fiyata istanbul'da 1+1 alacağına Trakya'da normal güzel bir daire alabilirsin.

Hatta çerkezköy - kapaklı bölgesinde mahalle arası emlakçılar bile İstanbullulara çalışıyor. E haliyle fiyatlar örneğin bir 5 sene öncesine göre astronomik artmış durumda kendi içinde ama tabi istanbul insanı için hala çok uygun.

Ama benim önerim ev değil arsa alman. Hem sürekli kiracı ile uğraşma olayı var söylenildiği gibi, çok fazla emlak arzı var haliyle burada oturan memur için ev alternarifi çok. Pek öğrenci şehri de sayılmaz buralar.

Ama özellikle belli ilçelerde arsa alım satımı epey fazla. Saray-kapaklı gibi tekirdağ ilçelerinde. Ev eskir, kiracı derdi olur. Arsa eskimez, ekstra dert çıkarmaz. İstanbullular çılgın gibi arsa topluyor.
0
wilhelmwasmuss
(21.06.20)
(4)

Öğretmenlik Ek Ders

melonsucker
Selam. Öğretmenlikte ders saatinin 15 saat olduğunu duydum. Baya da bir ek ders vs alınabiliyormuş. Benim asıl sorum şu: eğer bu paraya ihtiyacım olmadığını düşünüyorsam ek derssiz çalışabilir miyim? Bu dersleri 3 güne sığdırabilir miyim?
Selam. Öğretmenlikte ders saatinin 15 saat olduğunu duydum. Baya da bir ek ders vs alınabiliyormuş. Benim asıl sorum şu: eğer bu paraya ihtiyacım olmadığını düşünüyorsam ek derssiz çalışabilir miyim? Bu dersleri 3 güne sığdırabilir miyim?
0
melonsucker
(21.06.20)
Branş öğretmeniyseniz okulda da alanınızda yeterli öğretmen bulunuyorsa 3 güne sığdırabilirsiniz. Tabii biraz da müdürünüzün tutumuna bağlı. Kıl biriyse 3 günlük dersi 5 güne yayabilir.
0
ruhen hastayim ben
(21.06.20)
Branş öğretmenliğinde maaş karşılığı haftalık en az 15, sınıf öğretmenliğinde en az 18 saat derse girmek zorundasınız.

Şunu asla unutmayın. Eğer devlette görev yapıyorsanız ve memursanız "ben ders istemem, paraya ihtiyacım yok" gibi şımarık goygoylar yapamazsınız. Müdür isterse her güne ders verir. Her okulun özel ihtiyaçları vardır. Size ihtiyaç duyulursa paşa paşa dersinize girmek durumundasınız.

Sizin haftalık ders saatiniz 15 olacak ve 3 gün çalışacaksınız diye iş arkadaşlarınızın programları daha sıkışık olacaktır. Eğer yüksek lisans, hamilelik vs. bir durum yoksa ben müdür olsam hiçbir öğretmenimin haftalık ders gününü 3 yapmazdım. Sizin keyfiniz için diğer öğretmenler çok zora girer. Bu tür ibnelikler yüzünden çok kavga çıkardım zamanında. kusura bakmayın ama durum bu.
0
beni arayan olursa banyoda de
(21.06.20)
Kafasına göre sallayanlara bakmayın. Ek ders istemiyorsan almazsın bu kadar. Kimse de veremez. Orası kimsenin çiftliği değil. Çok çok ihtiyacı varsa kanunen az birşey verebiliyor o kadar. Zaten okulun müdürü kıl birşeyse öğretmenler tayin ister gider, bu da sağdan soldan öğretmen dilenir. Sonra milli eğitim de buna fırçayı kayar. Yani devlette kimse kimsenin ağız kokusunu çekmez.
0
x571
(21.06.20)
O branşta yeterli sayıda öğretmen varsa ve herkes ben istemiyorum bana ek ders yazmayıncı değilse, diğer öğretmenlerde itiraz etmiyorsa makul bir şekilde çözülüyor. Yani en ideal huzurlu çözüm bu

Yönetmeliğe göre bakarsak da haftada 15 saat zorunlu+ 6 ek ders e kadar istesen de istemesen de ders verilebilir.

Pratikte ise böyle bir niyet varsa ilgili branşta öğretmen sayısının biraz fazla ve yaş ortalaması daha genç olan bir okulda gerçekleştirmek daha kolay bence.

Ekseriyetle belli yaşın üstündeki, paraya pula doymuş, mesleki sorumluluklardan sıkılmış öğretmenlerde ek ders istememe eğilimi daha fazla.

Müdür gıcıksa da ek ders vermeyip, saçma sapan bir program çıkarabilir. Var böyle bir tanıdığım, maddi olarak epeyce iyi, ortalama bir öğretmenle kıyaslandığında bariz zengin kategorisinde. Yaşı da var. Hem emekli olmayayım hem de yorulmayayım diye ek derssiz çalışmak istiyor. Okul müdürü ek ders vermiyor ama aşırı saçma bir programı var, mesela bir günde toplam 2 saat dersi varsa, biri sabahın körü diğeri günün son saatine koyulmuş.

Mobbing mi? Tabii ki, ama uygulanıyor mu, uygulanıyor.

Başka bir örnekte de, benzer bir program verilip bu Mobbing tir diye itiraz eden öğretmene daha absürd bir program verildiğini, tekrar itiraz ettiğinde daha saçmasını verildiğini de biliyorum.

Yani mevzuatta haftada 21 saate kadar zorla ders verilebilir. Ancak çevresel etkenler daha belirleyici huzur açısından. Okulun öğretmen sayısı, okuldaki diğer öğretmenlerin tutumu, ilçe milli eğitimin olaya bakışı vs vs.
0
wilhelmwasmuss
(21.06.20)
(8)

Konut tapu masrafı ödemesindeki teamül

panamera
Selamlar,Araba satışında, noter ücretini alan ödüyor. Evde durum nedir? Bir teamül var mı yoksa değişir mi? Hatta soruya emlakçı komisyonunu da ekleyeyim. İyi pazarlar.
Selamlar,
Araba satışında, noter ücretini alan ödüyor. Evde durum nedir? Bir teamül var mı yoksa değişir mi? Hatta soruya emlakçı komisyonunu da ekleyeyim. İyi pazarlar.
0
panamera
(07.06.20)
satışı üstüne alan öder
0
ismailbüyük
(07.06.20)
anlasmaya bakar. misal ben evi alirken, pazarlik icin bir rakam soyledim. ev sahibi benim de tapu masrafimi odersen tamam dedi.

her iki tarafin tapu masrafini illa alici odeyecek diye bir kati kural yok. bence pazarlik konusu yap. genelde alici oduyor evet. ama kati kural degil.
0
camussar
(07.06.20)
aynı, alan öder.
0
giovanne
(07.06.20)
Yasal olarak eşit ödenmesi gerekir, hatta tapu harcı için bankanın ödemeler kısmına geldiğinde hem Alıcı hem satıcının adı çıkıyor ama teamül alıcının ödemesi.

Ha anlaşabilirsen yarı yarıya da ödeyebilirsin tabi sonuçta yasal olan zaten o.
0
wilhelmwasmuss
(07.06.20)
wilhelmwasmuss +1

yasal olarak döner sermaye ücreti satıcıdan, tapu harcı da yarı yarıya.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(07.06.20)
Ev 300k olsa, 12k tapu masrafi var, sen bana yasal olarak 6sini senin odemen lazim dersen bende sana o zaman evin fiyati 306k isine gelirse derim. Bu karmasaya girilmeden tapuyu full kendinin odeyecegini kabul ve karsiya soyleyerek evin kendi fiyatinda pazarlik edebilirsin.
0
pofudukayi
(07.06.20)
Yüzde 4 tapu masrafı çıkıyor genelde bunu Alıcı öder
0
shredd
(07.06.20)
yasal olarak farklı, ama alan ödüyor her türlü masrafı. işlemler sırasında kutu kola alınsa bile evi alan kişiye otomatın parasını attıracaklar neredeyse. adet böyleymiş.
0
lovemyself
(07.06.20)
(2)

bu filmin adı neydi?

wilhelmwasmuss
zamanında trt'de bir film izlemiştim. sonra rastlamadım hiç. yanlış anımsadığım parçalar olabilir ama hikaye kısaca şöyle idi.yaşlı fransız siyahi müslüman bir amca ile genç beyaz bir fransız ( oğlu veya torunu) eski dandik bir arabayla hac yolculuğuna geliyordu. genç pek istekli değildi babası veya
zamanında trt'de bir film izlemiştim. sonra rastlamadım hiç.

yanlış anımsadığım parçalar olabilir ama hikaye kısaca şöyle idi.

yaşlı fransız siyahi müslüman bir amca ile genç beyaz bir fransız ( oğlu veya torunu) eski dandik bir arabayla hac yolculuğuna geliyordu. genç pek istekli değildi babası veya dedesinin zoruyla onu mecburen getiriyor gibi idi.

oldukça sakin, aksiyonsuz bir yol filmi idi. ortadoğu ülkeleri filan görülüyordu, yerel insanlarla muhabbetler vs.
0
wilhelmwasmuss
(06.06.20)
038576
(06.06.20)
bu filmdi evet, teşekküler.
0
🌸wilhelmwasmuss
(06.06.20)
(6)

Askerde "doğu çıkıyor" olayı

ya ben lan neyse
1. acemilik bitince o birlik için "doğu çıkıyor" olayı geçerli olan birlikler var mı?2. dağıtımlar gerçekten ihtiyaç olan yerlere kurayla mı yapılıyor?
1. acemilik bitince o birlik için "doğu çıkıyor" olayı geçerli olan birlikler var mı?

2. dağıtımlar gerçekten ihtiyaç olan yerlere kurayla mı yapılıyor?
0
ya ben lan neyse
(06.06.20)
Acemi birliğinde iken neredeyse yüzde 90 üstü dağıtım dogu idi.
0
fikox
(06.06.20)
bizim eğitim birliğinde şöyle olduğunu söylemişlerdi:
'bu dönem doğu bölgeleri daha ağırlıklı, oralarda ihtiyaç var'
ve kurada da öyleydi.

bir arkadas farklı anlatmıştı mesela.

sınıfına da bağlı, piyade isen başka topçu isen, istihkamci ya da ikmalci isen başka.

birebir sınıfa tekabül eden bir görev herkese verilmiyor olsa da, birliklerin konum amaç ve işlevine göre her sınıftan (bunu usta birliğinde de degistirebiliyorlar diye biliyorum) belli sayıda asker bulundurması gerekiyor, en azından kağıt ve kayıtlarda gözükecek şekilde.

faktörler bunlar bildiğim kadarıyla.

ve o dönemdeki ihtiyaçlar da değişebiliyor.
0
encokbenisevinnolur
(06.06.20)
sınıfına göre değişiyor.

denizcilerde eskiden şırnak vardı mesela oraya çıkardı.

şırnak kapanınca en doğu iskenderun oldu.

ama kara kuvvetleri doğal olarak sınırlarda konuşlandığından dolayı ihtiyacın çoğu doğudadır. gene hava kuvvetlerine düşsen zaten gideceğin yer bellidir.
0
ozdek
(06.06.20)
var ama her sene değişiyor sanırım o birlikler. şöyle söyleyeyim, bizim dönemin yüzde 90'ı mamak'tan kıbrıs'a geçti. kıbrıs'a gelen bir önceki dönem de komple amasya'dan gelmişti. sonraki dönem manisa'ydı herhalde tam hatırlamıyorum.
0
bruges
(06.06.20)
bizim taburda 2000e yakın asker vardı.

bizim acemi birliği yüzde 90 güneydoğu ya da kıbrısa gönderiyordu. sadece çok çok az kısmı bu iki yer dışına düştü.

enteresan olan şu oldu, 480 kilişik bölükten sadece 5 kişi istanbula düştü o 5 kişi de edirneliydi, bunlardan biri de bendim. hepimiz de aynı tabura düştük.
0
hem şişko hem deli
(06.06.20)
hatay serinyol'da jandarma olarak acemi birliğine gittim. herkes şırnak-hakkari-van üçlüsünden birine gidiyordu oradan.
0
wilhelmwasmuss
(06.06.20)
(40)

Ev sahibi-komsu şikayeti

Fusha
Ev sahibim komşumuz aynı zamanda. Tek kişi var yani şikayet ettiğim. Küçük bir kasabada yaşıyoruz. 30000 nüfus. Evimiz harika, bahçeli, dubleks. Ikiz evler. Hemen bitişiğimiz değil en sahibinin evi. Arada bir ev var. Neyse;İlk gün (geçen sene yani) biz kiracı değil komşu istiyoruz dediler. Sık sık b
Ev sahibim komşumuz aynı zamanda. Tek kişi var yani şikayet ettiğim.

Küçük bir kasabada yaşıyoruz. 30000 nüfus. Evimiz harika, bahçeli, dubleks. Ikiz evler. Hemen bitişiğimiz değil en sahibinin evi. Arada bir ev var. Neyse;

İlk gün (geçen sene yani) biz kiracı değil komşu istiyoruz dediler. Sık sık bize gelin, biz de size gelelim dediler.

BiZ de evde kedi besliyoruz sorun olur mu dedik. Hayvan seven insanı daha çok sever dediler. ( bunlar bahçede besleyecegimizi sanmışlar sonra anladık. Her gördüğünde, kedinin tüyü sizi hasta etmez mi falan diye milyon defa sordu adam. Karısından şikayetim yok)


Bahçede çeşit çeşit meyve ağaçları var, ilk haftalar hariç adam her gün kapısı olan bahçenimize gelip sulamaya başladı. Eşim acayip rahatsız bundan. Ben de onun kadar olmasa da rahatsızdim. Kendimi kandırmaya çalıştım seni zahmetren kurtarıyor, adam ağaçların bakımıyla uğraşmış bunca yıl, ben üç yıl oturucam diye ağaçların ölme ihtimalini mi göze alsin yani falan dedim kendi kendime )

Sonra bir gün gezmeden geldik eve. Adamın karısı, eşime bizim bahçenin dibinde ateş yakıp ekmek pişireceklerini söyleyip davet etti. Sonra orası rüzgar alıyor diye oradan bizim bahçeye geçip ateş yaktılar bize sormadan (kendi bahçeleri var zaten yahu) benim eşim acayip trip attı haklı olarak. Ben orta yolu bulmak adına gittim onlara çay verdim biraz sohbet ettim eve girdim. Bahçe mahremiyeti yok, sıfır.

Eskiden iki üç günde gelirdi adam bahçeye. Çoğu zaman gürültülü çalışıyor ki duyup da gideyim sohbet edeyim. Yardımdan ziyade sohbet istiyor. Bu günlerde her gün geliyor Coronadan dolayı sıkılıyor canı. Ben bahçeye inmiyorum çünkü evden çalışıyorum. Ama Ben de hemen her gün uğruyorum onların bahçeye ( genelde akşam 6 civarı) gitmediğim günün hesabını soruyor ertesi gün (bir iki aydır böyle, ise giderken böyle değildi.) Edit: ise giden benim, adam çalışmıyor

Aşırı yardım severler, ramazanda 20 günden fazla yemek verdiler iftar için. Inatla istememe rağmen.

İlk başta fazla samimiyet beklediklerini söylediler kendilerince ama ben bu kadar beklemiyordum çünkü Ankara'da ev sahibimiz karşı komşumuzdu ve bir gün varlığını hissetmedim yahu.

Bomba olay: bugün gittim bahçeye, uzaktan sesleniyorum müsaitler mi diye. Hem edep meselesi hem de teyze kapalı. Edit 2: onların bahçeye gittim.

Gittiğimde bir şeyler ikram ettiler yedik sonra dedi ki "karpuz aldım, alırken satıcıya biz iki eviz, bize büyük ver dedim" diyor bana. Iki ev dediği de ben yani. Bu arada ramazandan önce eşim memlekete gitti o yüzden bana yemek veriyolar vs.

Neyse karpuzu da getireyim akşam veya sen alırsın dedi. Neyse ben oturdum işlerimi yapıyorum pcden. Telefon çaldı ama yarım saniye. Dedim yanlışlıkla aradı sanırım. Beş dakika sonra bahçeye çıkan balkon kapısına vuruyor acele etmeden, yavaş yavaş gittim mutfağa, (mutfaktan bslkona çıkılıyor) bir baktım balkon kapısını açmış bekliyor elinde karpuzla. Ya bi sınır oldum. Bi sınır oldum. Bı şey de demedim. Suratsız bir şekilde teşekkürler dedim.

Ayrıntı eksik ama en önemlileri;

Bunların çocuklarınin ikisi yurtdışnda ikisi yakın bir şehirde.

O yüzden sen bizim evladimizsin falan diyorlar, hanımdan yüz bulamıyorlar o kadar, ona demiyrlar muhtemelen.

En önemlisi, bunlar bir ara tefeciyle sıkıntı yaşamış. Oğlunun biri zenginken baya fakir olmuş baya bir yıpranmışlar ailece, anti depresan fln kullanıyor. Edit3 ilaç kullanan ev sahibi, oğlunu bilmiyorum.

Buraya daha önce de yazmayı düşündüm ama hep vaz geçtim, çoğunluk büyük şehirlerde yaşadığı için küçük şehir komşuluğu Hk bilgi sahibi değildir diye düşündüm ama bugünkü olay olunca tutamadım kendimi.

Kötü yazı , imla hatası vs için kusura bakmayın. Sinirden kendimi döveceğim. Saat sekizdeki olayı atlatamadım hala.

Edit: genel bir imla ve anlam düzenlemesi yaptım. Hala hata vardır. Sinirim azaldı ama geçmedi.
0
Fusha
(31.05.20)
Allah sabır versin ne deyim. Ben okurken darlandım.

normal bir daireye çıkın. Bu komşu istiyoruz ayağı kontrol altında tutma isteği. Sen sohbet etmek zorunda mısın. Laf alacaklar ya işteç
0
kickboxer
(31.05.20)
İstanbul'dan küçük bir sahil kasabasına göçmüş bir arkadaşımız var; geçen gün konuştuk. Birebir sizin anlattığınıza benzer komşular tasvir etti ama o bu durumdan çok memnun. Hiç aile, arkadaş eksiği hissetmedi; burada bir arada çok mutluyuz diyor. Anladığım kadarıyla biz büyük şehir insanlarına tuhaf gelse de küçük şehirlerde böyle şeyler normal. Cunku anlattiklariniz nerdeyse aynı. O yüzden kötü niyetli olduklarını düşünmedim ilk bakışta.

Siz kendi alanınıza girildiğini hissediyorsanız, rahatsız oluyorsanız bunu kalplerini kırmadan güzelce anlatın bence. Devam ederlerse tasinirsiniz en kötü imkan varsa.
0
fraise
(31.05.20)
Çocukları üzerinde acayip kontrol sahibi. Benim üzerimde de öyle olmaya çalışıyor. Yahu yürüyüş yapıyoruz sitede geçen. Elektrikçi faturayı yazarken sayacın kapağını açık bırakmış. Önemli bir şey anlatıyorum siyaset Hk vs bana diyor ki şu kapağı kapat takmadım önce. Bir daha dedi: e hocsm bir sey anlatıyorum burada dedim. (emekli öğretmen)

Bir de en önemli olaylardan birini anlatmayı unuttum. Evin yedek anahtarını vermemus bana. Onu da şöyle öğrendim. Evde arada tadilat işi oluyordu, ustaları falab o ayarlıyor hep. Ben şehri bilmiyordum ya ona danıştım ilk başta sonra öyle devam etti. Neyse tadilat işi okuyor usta gelecekse izin alıyorum işten falan. Birgün ben işteyken usta gelecek dedi, (daha önce gelemedi bir türlü isincikti falan) işten erken gelebilir misin dedi. Izin alamam dedim. Neyse benim anahtarın var zaten dedi :)))))))))

Ben izin aldım. Arabayla son sürat gittim eve. Adama hafif bir trip ya attım ya stmadim. Biliyorum ki ortam yok. Maksat eve girmesin tek. Halbuki hayırdır hocam ya, anahtarın ne işi var. Sen hepsini bana verseydin muhtemelen ben size verirdim zateb bir anahtar fln demeliydum. Ya da son dediğimi söylemeye gerek bile yok.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
@frauss hocsm Ben de o arkadaşıniz gibitim hiraz. Ama eşim soğuk bir insan. Ondan etkileniyorum çokca. Bunlardan önce bazı konularda o bana benzemeye başladı. Bazı konularda ben ona. Evlilik böyle bir şey sanırım.

Edit: Buradakikere her şey normal geliyor hocam o konuda haklısınız. Eşim trip attığında falan gram anlamıyorlar ve üzülüyorlar.

Bir de, karpuzu aldım, kapıyı kapadım buzluğa koyduktan sonra gittim balkon kapısını kitledim. Bunu duymussa tepkili olduğumu anlamıştır belki :)
0
🌸Fusha
(31.05.20)
allah sabır versin kardeşim.

bana kalırsa bi telefon et, akşam size gelicez çay içmeye de, ciddi bi şey konuşcam de. evlerine gidin. sonra dersin hocam siz komşu arıyodunuz, bizim de hoşumuza gitti ilk başlarda falan ama ben bu kadar mahremiyet ihmali beklemiyordum de. sizi çok seviyoruz ama ben anamla babamla bile bu kadar yakın olamam de. evi kiraladık, bahçede sizi buluyorum eve gelince de. yanlış anlama ama madem bu kadar düşkündün bahçeye de niye kiraya verdin madem de.

lafa güzel sözlerle başla, güzel sözlerle bitir. biz de sizi çok seviyoruz gibisinden. bazı insanlar açık konuşulmadıkça takmaz. açık koşulunca da takmayan çok insan var ama neyse. bi de bu evden taşınmak durumunda kalabileceği bil, öyle git konuşmaya, göze al yani. ulan böyle hayat mı olur. düşünüyorum da mutfakla bişeyle uğraşırken kapıda bi adam belirdiğini, o sersemlikle vururum yeminle.

ondan fazla ev değiştirdim, şuna kanaat getirdim. en iyi ev sahibi havale yoluyla parasını alan, arayıp sormayan, eviyle ilgilenmeyen ev sahibi. adaptır, evini kiraya verince bi süre sonra çay içmeye gidersin, bi bakarsın nasıllar diye, sonra tamam arkadaş. bu nedir yahu. evlatlık da alsınlar bari de karışmanın görüşmenin bi adı olsun.

gece gece oturduğum yerde sinirlendim valla :)
0
antihero
(31.05.20)
hocam geçmiş olsun öncelikle. sizin de hata payınız var, muhtemelen yaşa hürmetten biraz da alttan almışsınız ama bu tarz insanlar anlamaz. sürekli bahçeye çıkmak, onlara gidip gelmek vs iyice alıştırmışsınız. durum aşırı anormal değil ama tabiri caizse çok yüz vermişsiniz. eşinizin bahçeye her allahın günü giren çıkan olmasından rahatsız olması da gayet normal. ki bu balkon mevzusu siz değil o evde yalnızken de yaşanabilirdi, ben kadın olarak çıldırırdım şahsen böyle bir şey olsa.

kendi tecrübeme dayanarak söylüyorum: 1) ev sahibine yakın evde çok mecbur değilseniz oturulmaz. 2) ev kiralamadan önce mümkünse konu komşunuzu da araştırın. çünkü komşuyla kavgalı olsanız kapıyı suratına çarparsınız ama ev sahibiyle öyle olmuyor. ev sahibi ne kadar uzak o kadar iyi. emlakçı çocuk bu sene beni ev sahibinin dairesi karşıda ama onlar köyde yaşıyor diye kandırmıştı, yılın 6 ayı karşımdalarmış meğer sdkfldf ama allahtan dediğiniz eski ev sahibi gibi varlığı yokluğu belli olmuyor.

kalp kırmadan söyleme yolunuz varsa söyleyin. kontratınız ne zaman bitecek bilmiyorum ama tatsızlık çıkar diyorsanız en kısa zamanda çıkın evden. insan evde huzurlu olmayınca hiç çekilmiyor

edit: antihero'nun yazdığına ayrıca imzamı atıyorum, nasıl konuşmanız gerektiğini güzelce anlatmış
0
amugochi
(31.05.20)
Evet boğucu. Pek özel alan kalmıyor gibi ama kötü niyetli değiller kesinlikle. O kadar bencil, düşüncesiz insanlar var ki karpuz alırken bile sizi düşünmesi güzel bir şey bence. Bırak yemek getirmeyi insanlar komşularının haklarını gaspediyor. Üstelik tek yaşayan biri olarak yemek gerçekten bir sorun diyebilirim. Her gün bunu düşünmeleri gerçekten güZel. Rahatsızsanız da kesinlikle kırmadan bunu çözmeye çalışın.
0
black mamba
(31.05.20)
Bence araya mesafe koy zamanla onlar da uzaklaşır zaten. Çağırdığında 1 2 defa işim var de. zamanla daha az çağırırlar zaten. Diğer türlü ne kadar yumuşak da konuşsan orada farklı algılanır ve kırılırlar.
0
black mamba
(31.05.20)
Mesafe koyma olayını denedim. Trip atıyor mesafe koyunca, açık açık söylüyor, biz komşu istiyoruz diye. Eski kiracının adını ağzından düşürmüyor ben mesafe koyunca. Ömer'im de Ömer'im diye. Herkese teşekkürler, size de cevap yazacağım uykumu aldıktan sonra
0
🌸Fusha
(31.05.20)
eskiden böyle beraber yaşayan komşular vardı. anahtarlar da birbirlerinde kalır girer çıkar yemekler haftada 3-4 gün ortak yapılır vs vs vs

sizin elemanın böyle komşusu varmış muhtemelen eskiden ondan istiyor yine. ama yıl 2020 1990 değil. onun farkında değil sizin ev sahibi.

yapacak birşey yok baştan izin vermişsiniz bir kere.
0
duyurukullanıcısı
(31.05.20)
Onlar için bunlar normal şeyler. Ben küçük bir yerdeki hastane inşaatında şantiye şefiydim. Etrafta evler var. Adam elini kolunu sallaya sallaya inşaata giriyor, sohbet etmek için, ne yapılıyor bakmak için, canı sıkılmış. Kovuyorum, bak burada ayağına çivi batsa ben ifade vermeye giderim diyorum, bu sefer eşine börek tatlı falan yaptırmış onunla geliyor falan. En sonunda uğraşmayı bıraktım. Yani onlar senin baktığın gibi olaylara bakmıyorlar, yaklaşamıyorlar. köy hayatını bilirsiniz herhalde az çok, her şey ortaklaşa yapılır. Öyle kişisel alan falan olmaz, tuvalet falan açıkta olur vb. Bu insanlar o background'dan geliyorlar. Şimdi size kiraya verdi evi ama o hatta şöyle düşünüyor: "Evi kiraya verdik de, tapusunu da mı verdik, eğer bizim evde misafire yer bulamazsak orada yatırırız" diyorlar.

Ya taşınacaksınız, ya da tahmin ediyorum tayininiz gelene kadar öyle kabul edip dişinizi sıkacaksınız.
0
malheiros
(31.05.20)
Ev alma komşu al olayını epey yanlış anlamışlar.
Eğer siteyi beğeniyorsanız site içinde kiralıkları takip edin. Aynı sitede başkasının kiracısı olun.Bu amca dövsen de gitmez.
0
elestirman
(31.05.20)
malheiros +1

Küçük yerlerde kişisel alan algısı yoktur. Küçük yerler böyledir. Nereye gitseniz kaçamazsınız. Büyükşehire geri dönün rahatsızsanız.
0
komando kani var bende
(31.05.20)
Kesinlikle normal değil, küçük yerler böyle şöyle diyerek konuyu normalleşmetirilmesine müsade etmeyin.

Bizim de yazligimiz köyde evimiz var öyle pat diye bahçeye izinsiz girilmez hatta insanlar çekinir ha ev ha bahçe hiç farketmez.

Bu adam veya amcaya dikkat et belli yaş üstü macera arar, müge anlı'da ki olayların genel konsepti fazla samimi insanlardan kaynaklanıyor.
0
Fritz-X
(31.05.20)
@antihero, hocam konuşursam ana baba kısmını söylemeyi düşünüyorum çünkü gerçekten babam böyle bir şeyi yapmaz kesinlikle, annem de büyük ihtimalle yapmaz.

@amugochi, hocam bu kadar sık gidip gelme corona sürecinde oldu, önceden de sürekli lafını ederdi ama iş-güç deyip geçiştirirdim. sürekli eski kiracısından bahsederdi beni eve gelirken gördüğünde (evi de sitenin girişinde anasını satayım, bakkala giderken falan tutardı beni, ömerim de ömerim :D -ömer eski kiracısı- o sık sık uğrardı vs)

@black mamba, hocam kötü niyetli değiller kesinlikle, öyle olsalar çok farklı boyutlara giderdi durum. Eşim biraz daha sıcakkanlı olsaydı, arada bir gitseydik belki de adam o kadar suyunu çıkarmayacaktı bahçeye gelip gitmeye. onlar başta belirtti ama bizim hatun pek sallamadı maalesef bu meseleyi. pek gidip gelmedi :D AYrıca yumuşak da konuşsam kırılacaklarını ben de düşünüyorum. mesafe olayı nedense hiçbir şeyi değiştirmedi. zaten mesafeliydim hocam corona süreci öncesinde. inatçı biri, elektrik panosu olayı inatcı ve takıntılı olduğunu gösteriyor bence. bir de ufak bir şey ama anlatacağım yine de.. ramazanın son günleri, bahçesindde oturuyoruz. bana telefon geldi ve önemli (kısa sürecek aynı zamanda, normalde biri varken yanımda açmam ama o sık sık benim yanımda birileriyle telefonda konustugu için açtm) telefonda konusmama rağmen bana bir şeyler soruyor, ben de kale almamazlık etmedim, duymazdan gelemedim, hocam konuşmayı bitirmem lazım dedim. normalde duymamam lazım yahu neyse bu biraz gereksiz ayrıntı oldu.

@duyurukullanıcısı, aynen öyle de, bilemedim nasıl tepki vereceğimi, adam da danışma, sorma huyu yok ki, pat bahçede gördük bir gün. sonra ardı arkası kesilmedi.


@malheiros, ara ara taşınmayı düşünüyoruz, bu son yaşadığımı eşime anlatsam çıldırır valla :D hocam benim hissettiğim de öyle, hatta sanırım biz bahçeyi değil evi kiralamışız :) bazen kafamda kuruyorum konuşmayı " hocam sık sık diyorsun ki bize, bahçede kahvaltı yapın vs. eşim orayı kabullenemedi, sahiplenemedi ki, galiba siz bize bahçeyi değil sadece evi kiraladınız" diye ama kırılır, hatta perişan olur gibi geliyor. adamın bahçesine gittiğim her gün " allah razı olsun, gelmeseydin napardık, sıkılıyoruz, sen olmasan naparız" diyor. her gün yahu.

arada bir de komşuları kötülüyor, kimse gelip gitmiyor, bir sen bir de şu komşu hariç kimse beş para etmez falan diyor :D

@elestirman valla onu da düşündük hocam, bekliyoruz kiralık çıkarsa diye. öyle yaparsak, hiç laf söz etmeden, mesajı net vermiş olacağız. kırılmış olabilir ama, ben bir şey demedim ki sana hocam, neyine kırılıyorsun allasen diye dalga bilem geçerim belki :D

@komando hocam aslında kişisel alan olayı bence var burada da ev sahibine yok :D çünkü ikizimizdeki aile bir gram rahatsız etmedi bizi. altı tane çocukları var, rahatsız edecek kadar gürültü yapmadılar hiç, bahçemizi ayıran uzun boylu çalı gibi bir şey var, oradan bazen selamlaşıyor bazen selam vermiyor :D varligini pek hissettirmiyor yani

NOT: EN ÖNEMLİ ŞEYİ FAZLA VURGULAMADIM SANIRIM, adamın psikolojisi bozuk (kendi ifadesi) tam olarak öyle demedi de, perişan olduk, ilaç kullanır olduk, depresyondan uyuyamaz olduk falan diyor.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
fritz, ilk dediğinize katılıyorum ama son dediğinize katılmıyorum hocam.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
yukarıda herkes bir sürü şeyi yazmış zaten.
bence "eşim soğuk" ya da "eşim öyle davranmasaydı" demeyin, hatalı davranan sizsiniz.
bu tarz bir komşuluk ilişkisi ihtimali varsa, en başından samimi olmayacaktınız.
yani gitmeli, gelmeli, yemeli, içmeli, siyaset konuşmalı bir ilişki kurmamanız gerekirdi.

şimdi bence açık ve kısa bir özetle konuşulmalı, büyük bir olaymış gibi değil.
yani bu olayı hususi olarak, "bir şey konuşacağım" şeklinde değil, bir şey olduğunda anında tepki vererek yansıtmalısınız.
mesela kendisinde yedek anahtar varken usta için eve gireceğini ima ettiğinde hemen "ben yokken eve girmeyin lütfen, ben hoşlanmam öyle şeylerden. usta beklesin." diye açıkça söyleyeceksiniz.
"anlatmaya çalışmak" gereksiz tribe ve konunun uzamasına neden olur.
gerçi siz ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın şu noktadan sonra kırılacak ve bozulacaklar.
gerekirse bozacaksınız.

ama dediğim gibi, eşiniz hatalı değil.
siz de onun gibi davransaydınız, şu anda bu kadar yüz bulamazlardı.
0
blatta hiberna
(31.05.20)
@blatta, hocam normalde eşimde hata bulmam ama kendileri başta dediler biz kiracı değil komşu arıyoruz, ananız babanız uzakta, bizi de ana baba belleyin, gidip gelin. bunu defalarca söylediler ilk gün. başbaşa kaldığımızda ben eşime söyledim yapabilecek misin diye? alışırım dedi bu tarz bir yaşama :) (daha evi tutmamıştık, eşim böyle deyince tuttuk)

sonra ilk günden ne gitti ne geldi. o zaman söz vermeseydin de mi? ben de bunun mahcubiyeti olduğu için biraz taviz verdim, o da biraz. fazla taviz vorona sürecinden beri.. ayrıca benim işten dönüşte de çalışmam gerekiyor, o yüzden bunları anlatıp gitmiyordum fazlaca yanlarına, ama eşimde gitmeyince ben bazen gitmek istemesem de gitmek zorunda hissediyordum kendimi :) ama ısrarla her gittiğimde söyleniyordu kibarca. yahu adam olan bıkar değil mi söylenmekten, gelmiyor işte, ayda bir, iki ayda bir anca geliyor işte. arada bir de ayaküstü, sitede veya bahçede konusuruyoz işte. insanlar meşgul yahu :D
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bir de damadına hayatı zehir ediyor sanırım, gelinlerine bir şey yapamıyor, onu da anlatıyor, zamane kızları burunlarından kıl aldırmıyor diyerek. damadın kumar sorunu varmış, sürekli iddia falan oynuyormuş, adama kredi çektirip araba aldıracak, ki para krediye gitsin kumar oynayamasın falan. neyse mantıklı olabilir, damadını kızını düşünüyordur da bana anlatması biraz garip, eşim ise acayip şaşırır bana anlattığını bilse.

eşim paylaşımı zayıf bir insan, kimseye bir şey anlatmaz. uzun süreli arkadaşlıkları yok :D varsa yoksa ablası ve anası (onlarla da sık görüşmez, yanlış anlaşılmasın. derdini veya elbise fikirlerini falan onlara sorar anlatır)
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Doluyum arkadaşlar :D

kötü niyetli komşu ile uğraşmışlığım var. birkaç defa sabredip polis çağırmışlığım var yıllar öncesinde ama bunlar iyi niyetli insanlar. ve önemli bir nokta, psikolojisi sanırım gerçekten bozuk.

edit: bir de kendisi dediğim dedik biri ama ben inatlaşıyorum. örneğin geçenlerde sizin bahçenin çalılarını kısaltalım dedi (yola bakan tarafı kestik sorun yok burada) sonra bitişiğimizdeki komşumuz ile bahçemizi ayıran çalıyı kısaltmak istedi. kısaltmayalım dedim, çiçekler güneş almaz ama falan dedi. valla hocam benim için mahremiyet daha önemli, eşim, ben, bahçeye çıkasımız gelmiyor fazla kısa olursa, komşu için de iyi olur dedim. sonra mahremiyet temalı konuştum, bunlar önemli şeyler vs vs. pek ortam yoktur, o yüzden biraz sinirli bir şekilde söyledim bunları, nefes alış verişim bile değişti yani.. zaten orta yolum olsaydı başlarda söylerdim. ya sineye çekiyorum ya da patlıyorum.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Amca teyzeye zıt gidersen olay funny games'in yaşlı versiyonuna dönecekmiş gibi geldi bana, bi tekinsizlik sezdim.

Bence olayı eşin üzerinden yönlendir, o rahatsız oluyor böyle şeylerden kusuruna bakmayın ama evdeki huzurumuz bozuluyor, mesafeyi biraz açalım falan de. Eşine sor tabii bunu önce.
0
Bruce
(31.05.20)
"komşu arıyoruz" demek, devamlı gidip gelmek zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor ki.
arada bir ayak üstü sohbet, belki arada bir aşure vb gibi şeylerin gidip gelmesi ve selamlaşmak yeterince komşuluk zaten.
sizin kendinizi mecbur hissedeceğiniz bir durum yokmuş ki.
muhtemelen eşiniz de benim gibi düşündü.
güler yüzlü davranmak, selamlaşmak, hal hatır sormak komşuluk zaten.
sizin anlattığınız başka bir şey.
ayrıca adam kontrata "komşu istiyoruz, şartları da şunlardır" yazmamış.
yani belli bir kol mesafesinde olup medeni davranacaktınız, o kadar.

benim de ev sahibim üçüncü katta oturuyor.
kira artışı falan gibi konularda sinir olsam da, mahremiyet ve mesafe anlamında sağ olsunlar düzgün insanlar.
beni de 1-2 kere davet ettiler mesela, gitmedim.
ama karşılaşınca ayak üstü sohbet ediyoruz.
komşuyuz işte, daha ne?
yani eşinizle komşuluk anlayışınız uymuyor olabilir.
fazla yaklaşmışsınız, erkekler bu gibi konularda eşleri daha soğuksa onun adına da gereksiz yere mahcup olup daha yakın davranabiliyorlar.
sizde de o olmuş biraz sanki.
0
blatta hiberna
(31.05.20)
okurken sinir oldum. kim olursa olsun bu kadar içli dışlı olmayı zaten sevmem. herkes önerisini yazmış.
ben sadece tek bir şey eklemek istiyorum. yeni bir eve taşındığınızda mutlaka evin dış kapısının kilidini değiştirin. sizin örnekte ev sahibi başka bir örnekte hırsız olabilir. bir gece uyurken ev sahibi, gençler böyle de uyunmaz ama diye karşınızda bitebilir :)
0
scudman1
(31.05.20)
siz bu komşuluk meselesinin avantajlı yönlerinden faydalanmak (yemek, muhabbet vesaire) ama bu faydayı kendi çizdiğiniz sınırlarda yaşamak istiyorsunuz. sizin yaklaşımınız sadece gerçekten en baştan söylediler ama napalım yani, yaşlılar, yalnızlar samimiyet kuralım, eşim adına da ben daha fazla yakın davranayım olsa bu durumlardan rahatsız olmazdınız. bence önce kendinize bir sorun, iki yetişkin evli barklı insan olarak yaşadığımız evle ilgili bu kadar özel alan ihlali yapan insanların getirdikleri yemekleri neden kabul ediyorum (istemiyorum demekten bahsetmiyorum, isteseniz doktorun özel diyeti var ben kendim hazırlıyorum der geçersiniz), bütün bunlara neden müsade ediyorum, bu çizgiyi gerçekten neden çizmiyorum diye. bir sürü bahane sıralamışsınız ama bence kendinize karşı şeffaf değilsiniz. şeffaf olsanız kendi içinizde bu boyutta çatışmalar yaşamazsınız.
0
Phoebe
(31.05.20)
@blatta, hocam adam ayrıntı verdi. sadece komşu istiyoruz demediler, hatta bir önceki kiracıdan örnekler verdi, şöyle gider gelirdi vs diye. yine de bu kadar beklediklerini anlayamadık gerçekten.

@secduman, hocam zaten öyle bir kültür varmış, hatta kimileri hep aynı kiliti taşırmış yeni taşındığı eve falan. ben yeni öğrendim :D

@phoebe, hocam haklı olabilirsiniz derim normalde ama yemek yemeyi zul gören biriyim neredeyse :D annemin bana taktığı lakap "kendinden yemli" idi. bunu da ilk defa tanımadığım birilerine söylüyorum. ben yemek yemeyi çıkarıma uyduğu için değil kıramadığım için kabul ettim. hatta kaç defa yalan söyledim valla, bugün yemek yaptım diye. yemin ediyorum ona rağmen getirdi yemeği. dediğiniz gibi hekim diyeti vs aklıma gelseydi söylerdim.. o daha iyi bir çözüm.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bu arada son iki aydır eşim memlekette, onu tekrar hatırlatayım, öncesinde yemek getirip götürme yoktu.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
kardeş sen haklısın da evsahiplerine de kızamıyorum yalnızlıktan sıkılmış yaşlı tipler. kötü bir niyetleri yok. sinirlenmeye gerek yok. anlaşamıyorsanız ufaktan yeni yer aramaya başla.
0
prizmatik
(31.05.20)
hahahha bahçe hariç kendimi gördüm. ben taşınıyorum ama işle ilgili nedenlerden dolayı. allah sabır versin üstte yeterince yazılmış zaten öneriler benim ekleyebileceğim bir şey yok
0
papuayenigine02561
(31.05.20)
Ta en başından belli etmişler, siz anlamamışsımız.

"Biz kiracı değil komşu istiyoruz" demek, aynı evin içinde yaşıyor gibi olalım, senin evinde ne oluyor ne bitiyor kim giriyor kim çıkıyor hayatınızda ne oluyor ne bitiyor her şeyi bileşim demek.

Küçük yerde, Anadolu'da böyle diyip normalleştirmek saçma. O iş şöyle daha doğrusu, eskiden küçük kırsal ilçelerde, evler genellikle bahçeli müstakil olurdu ve o evlerde oturanlar onlarca yıldır aynı evlerde olduklarından içli dışlı olurlardı.

Devir o devir değil, bu kafadaki insanlar da siz tatlı tatlı kibar kibar konuşunca, hmm çok mu içli dışlı olduk, çocukları rahatsız mı ettik diye düşünüp akıllanmaz. Aranız bozulacak size de nankör damgası basacaklar.

Bir de sürekli bir iyi niyet lafı geçmiş. Birinin iyi niyetli olması, bir şeyi kendince iyi niyetlerle yapması rahatsızlık veren davranışları normalleştirmez, böyle olmamalı. Aşağı yukarı 35 yaşıma geldim, bu milletteki iyiniyet kelimesine sığınıp insanların hayatına burnunu sokma hastalığını milyon örnekte gördüm.

Adam resmen sizin huzurunuzu bu iyiniyetle perdelenmiş bu her şeye dahil olma dürtüsü ile skip atmış. Öylesine dolmuş ansiklopedi gibi yazmışsın.

Daha da canının sıkılmasını istemiyorsan, hiç gidip konuşma boşuna. Anadolu kırsalının aşırı meraklı insanının, yaşlı öğretmen bilmişliği egosu ile upgrade edilmiş hali, adamın resmini bile görmeme gerek yok gözümde canlandırabiliyorum. Konuşursanız ya size ajitasyon ile karışık laf sokacak ya da direkt hain evlat Ökkeş muamelesi göreceksiniz.

Bir ev bulun, bulunca da tayinim çıktı vs bir bahane ile hiçç bu anlattığınız mevzulara girmeden çıkın gidin. Tantana çıkmaz, baş ağrısı olmaz.
0
wilhelmwasmuss
(31.05.20)
Biz anlamamışız hocam, doğru. Onlar da bizi anlamamış kedi konusunda. Aynı dili konuşmamışız zamanında kısacası
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Merhaba arkadaşım. Eşiniz soğuk bir insan olup da komşu istiyoruz kiracı değil dedikleri anda biz kiracı olmayı tercih ederizi hissettirmemis olmanız sizin hatanız. Evler dip dile olmamasina rağmen ev sahibi çok yakınmış ve 30000 nüfuslu bir yermiş. Keşke benim böyle bir ev sahibim olsaydı. Tavsiyem bu durumu hem siz hem eşiniz kabullenin ve komusulugun avantajlarını kullanın. Evinizde çok değerli kıymetli bir şey de yoktur girin çıkın mutlu olmaya bakın. Olmuyorsa ayrilacaksiniz maalesef. Dediğim gibi çok imrendim.
0
lion de la Turquie
(31.05.20)
Hocam ben iki üç yıl önceki halimle olsam çok mutlu olabilirdim ama insanlar karakter olarak birbirlerine benziyor yavaş yavaş galiba. Benim küçüklüğümde yaşadığım komşuluk buna benzerdi. Ama bu halimle eşime benzediğim için biraz, moralim bozuluyor. Aslında beni yoran şu hocam bir de: sürekli bir talep olmasa belki ben isteyerek gidip geleceğim. Bir gün gitmeyince hesabı (!) Sorunlunca vazife gibi gidip geliyorum, seve seve değil. Insandan çok talep olunca yapasu varsa bile yapmak istemiyor
0
🌸Fusha
(31.05.20)
yahu bir şey aklıma takıldı siz taşındığınız evin giriş kapısının anatharını değiştirmediniz mi bu nasıl bir güven? Siz değiştirdikten sonra istediği kadar yedek olsun. evden çıakrken eski kilit/anahtarı da takarsınız istediği gibi kullanır anahtarlarını.
Annemde böyle izansız bir komşu vardı bahçenin arkasından, kapı ile girilen, mutfak kapısına dan diye gelmişti bir gün direkt cevabını aldı annemden, böyle gelmeniz uygun değil ev hali olur, lütfen bir daha ön kapıyı kullanın diye, bir daha yapmadı. ister üzülsün ister kırılsın, özel alan diye bir şey var. olay olduğu anda cevap vermek en doğrusu. özellikle karşılarında genç görünce özel hayatı hiçe sayabiliyorlar, iyi niyet de bir yere kadar diye düşünüyuorum. evini kiraladığın adamın hayatını da kiralamıyorsun ya..
0
ruz
(31.05.20)
Hocam anahtar degistirme olayını birkaç ay önce öğrendim. Daha öncek hiç tecrübe etmedjm. Evli olarak tuttuğumuz ikici ev zaten bu. Öğrenciyken hiç aklımıza bir gelmemişti. Valla laftan anlamaz diye tahmin ediyorum veya kibarca değil de kabaca uyarırım diye de korkuyor olabilirim.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Yazilanlari okumadim ama bence bir gun sizi uygunsuz (!) yakalarlarsa bir daha boyle densizlik yapmazlar bence.
O yuzden uygunsuz yakalanin mumkunse.
0
kuehles blondes
(31.05.20)
Yahu düşünüyorum da ben bu insanla neden konuşmuyorum diye, türlü türlü sebep buluyorum. şimdi de şu geldi aklıma, 65 yaşındaki bir insana bu yaştan sonra doğruyu yanlışı nasıl öğreteyim ki ya. adam yanlış yaptığını bilmedikten sonra benim kapımı açmış ne açmamış ne. bilemiyorum altan :) yahu komik değil mi ya? hayat tecrübesi senin yarın kadar olmayan biri gelecek ve diyecek ki: hocam bak evde dal da**ak dolaşıyor olabilirim neden kapıyı açıyorsunuz? yahu komedinin dibi taaaa aq.... sinirlendim yine :D bir de dal da**ak dolanıyorum dememe gerek bile yok yahu. lan nasıl bir kafa bu ya :D

yanına gitmiyorum bundan kelli hadi bakalım :) bir daha desin gelip gitmiyorsun diye. bundan sonra böyle hocam derim muhtemelen :D
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Herkese teşekkür ediyorum arkadaşlar. Bundan sonra yoluma nasıl devam edeceğimin kararı netleşmek üzere.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bence eşini suçalama soğuk diye. soğuk olmasa daha yakın olabilirlerdi :D ondan çekinip biraz uzak da duruyor olabilir.er
0
black mamba
(01.06.20)
Hocam bugün baya hak verdim eşime :) çünkü şöyle bir şey fark ettim Coronadan önce ayda bir veya iki ayda bir giderdim ve hiç gelmiyorsun lafını duyardım. Bu aralar ise bir gün gelmesem, dün niye gelmedin diye soruyor :) yani yetmiyor hiç. Hatta bir gün öğlen vakitlerinde gittim, o gün dedi ki akşam da gel :))))

Bu arada son meseleden sonra hiç gitmedim, bugün eve giderken denk geldik. Yine "yan sen nerelerdesin? Dün hiç gorunmedin" falan dedi. Direkt "valla hocam bundan sonra böyle, benim evde çalışmam gerekiyor, kimse benim yerime çalışmıyor, kimse benim işimi benden fazla düşünmez haklı olarak, ben de kendi işimi düşünmek zorundayım" dedim. Valla bundan sonra böyle lafımı duyunca bozuldu ama bozuntuya vermedi pek. Kem küm vs dedi :)
0
🌸Fusha
(01.06.20)
Aylar önce yapmam gereken şeyi de az önce yaptım. Kilidi değiştirdim.
0
🌸Fusha
(01.06.20)
(3)

Geçenlerde debeye giren oyunun adı neydi?

mezarkabul
Derebeylik mi desem imparatorluk mu desem, öyle bir oyundu işte.
Derebeylik mi desem imparatorluk mu desem, öyle bir oyundu işte.
0
mezarkabul
(26.03.20)
Fehildi hocam. İsminde bir sayı vardı sanki
0
🌸mezarkabul
(26.03.20)
crusader kings II?
0
ganbatte
(26.03.20)
europa universalis ıv
0
wilhelmwasmuss
(27.03.20)
(6)

3. lig topçuları

eazy
ne kadar kazanıyordur tahminen?
ne kadar kazanıyordur tahminen?
0
eazy
(06.02.20)
maç başı 2-5 bin tl
0
papuayenigine02561
(06.02.20)
Bir soru da benden madem

2-3 lig futbolcuları, hadi daha da aşağı inelim amatör lig oyuncularının kariyerleri genelde nasıl oluyor ? Çünkü profesyonel futbolun bir ömrü var, bu adamlar da ömür boyu oynayamaz sonuçta ve işin sakatlığı, hastalığı bir sürü faktörü var.

Ayrıca şike, başka türlü işler filan ne tür olaylar dönüyordur bileniniz var mı ? Futbolculuktan sonra ne yapıyor bu elemanlar ?
0
burka
(06.02.20)
@burka

az önce birisi senelik 200 bin alıyorlardır demişti ama silinmiş. Şimdi 200 bin senelik alıyorsa, ufak şehirlerde yaşıyorlar olsalar 3-4 sene oynasa ev alır, taksi falan alır lan :D Verir kiraya ölene kadar yatar aşağı.

İyiymiş he, topçu olmak varmış anasını satim.
0
🌸eazy
(06.02.20)
3.lig takımlardan birinin kafilesi ile aynı uçakta denk gelmiştim. Kendi aralarında, ben şu takımdayken şunu alıyordum tarzı muhabbeti döndü bir ara yanımda oturan topçularda. 3 binli rakamlardı.
0
wilhelmwasmuss
(06.02.20)
tamamen takimla alakali.

mac basina bin lira alanlar varken, senelik 200 bin alan da var. takimla takimin hedefiyle, baskaniyla, takimin sehirdeki oy potansiyeline etkisiyle vb.

ortalama olacaksa belli bir yasin uzerinde ve kariyeri olan futbolcular ucuncu ligde senelik 50 bin civari aliyorlar.

Bu arkadaslar birikim hayat sartlari ve kariyerlerinin durumuna gore genelde futbolu kendi memleketlerinde birakip orda bir is yapiyorlar. esnaflik en sik karsilastigim. biraz daha iyi kazananlar da yatirimlariyla alakali isler yapiyorlar.
0
tanaka
(07.02.20)
genelleme 2 5 bin tl değil tabiki. maç başı 10 bin alanda var 20 binde cizresporla Karşıyakayı bir tutmak gibi olur bu.
0
mikahakkinen
(07.02.20)
(2)

Devlet Memurlarına Soru: Mal bildirimi

goklerdengelenkarar
Arkadaşlar mal bildirimi yapmam gerekiyor. Üzerime kayıtlı, ucuz yollu iki arabadan başka bir şey yok. Formdaki borç/alacak kısmına borçlarımı yazmamın bir avantajı/dezavantajı var mı? Kyk, el borcu vs derken sağlam borcum var. Yazayım mı bunları? El borcu gibi kayıt dışı borç da yazılır mı?
Arkadaşlar mal bildirimi yapmam gerekiyor. Üzerime kayıtlı, ucuz yollu iki arabadan başka bir şey yok. Formdaki borç/alacak kısmına borçlarımı yazmamın bir avantajı/dezavantajı var mı? Kyk, el borcu vs derken sağlam borcum var. Yazayım mı bunları? El borcu gibi kayıt dışı borç da yazılır mı?
0
goklerdengelenkarar
(17.01.20)
yaz bulunsun. borç beyanı iyidir. hatta ben bazen olmasa da arkadaşlara borcum var gibi yazıyorum :) devletin çalışanı dalga geçtiği bir evrak o. o senle dalga geçiyorsa, sen de ona nanik yap. :)
0
helenart
(17.01.20)
Saçmasapan, anlamsız bir olay. Borcumu yazınca devlet borcumu ödememe yardım etmeye başlarsa o zaman yazarım diyip boş bırakıyorum.

Devlet malımızı, mülkümüzü, borcumuzu, alacağımızı öğrenmek isterse 5 dk sını almaz, gidip gibi o kağıda mı bakacak yahu hiçbir avantajı/dezavantajı olmaz.
0
wilhelmwasmuss
(17.01.20)
(4)

"Kur'ân-ı Kerim" yazılış biçimi

early morning rain
selamlar, kişisel meraktan soruyorum, neden dümdüz "kuranı kerim" şeklinde değil de, başlıktaki gibi yazılıyor? arap harflerinin latin harflere dönüştürülmesiyle mi alakalı? şimdiden teşekkürler.
selamlar,
kişisel meraktan soruyorum, neden dümdüz "kuranı kerim" şeklinde değil de, başlıktaki gibi yazılıyor? arap harflerinin latin harflere dönüştürülmesiyle mi alakalı?
şimdiden teşekkürler.
0
early morning rain
(09.01.20)
Kuran kerimesinde ra kısmındaki a sesi hareke olarak değil de ayrı bir elif harfinden çıkar. O sesi belirtmek için öyle yazılır
Neşe kelimesi de 20-30 yıl öncesine kadar neş’e olarak yazılır ve telaffuz edilirdi

Sonunda ki ı harfi ise farsça gramerdeki tamlama yazışından dolayı
0
efruz
(09.01.20)
Arap gramerine göre "Kerim olan Kur'an" anlamını veren "ı" bağlacı ayrı yazıldığından o şekilde kullanılmak zorunda diye biliyorum. (Daha iyi bilenler açıklayacaktır elbette).
0
firez
(09.01.20)
Kur'an'in normalde Kuran olarak yazilmasi gerekirdi, ama eski TDK doneminde kutsal kitabin adina olan saygidan oturu, sadece bu kelimenin yaziminda istisna yapilmisti. bazi arapca-perverler baska kelimelerde de bunu uyguladi (san'at, nes'e gibi) ama onlar tutmadi.
0
ebabil curnatasi
(10.01.20)
arapça ve farsça'da izafet i si kavramı var. -ı ifadesi izafet i'si, tamlama eki gibi düşünebilirsin. bab-ı ali tamlamasındaki gibi.
0
wilhelmwasmuss
(10.01.20)
(9)

"Seninle"deki "in" ne için var?

lab cat
"Seninle"nin anlamı: Sen ile. "İle"yi bir şeyle birleştireceğimizde "le" olarak birleştiriyoruz. Öyleyse buradaki "in" nereden çıkmış?Not 1: Kaynaştırma eki olamaz, çünkü aynısı "ben" için de geçerli -> Benimle.Not 2: Google araması ile cevap değil yalnızca başka karışmış kafalar buldum.
"Seninle"nin anlamı: Sen ile. "İle"yi bir şeyle birleştireceğimizde "le" olarak birleştiriyoruz. Öyleyse buradaki "in" nereden çıkmış?

Not 1: Kaynaştırma eki olamaz, çünkü aynısı "ben" için de geçerli -> Benimle.
Not 2: Google araması ile cevap değil yalnızca başka karışmış kafalar buldum.
0
lab cat
(02.01.20)
ilgi eki veya tamlayan eki olabilir mi?
"bir varlığın kime ait olduğunu bildiren "-in" eki"dir diyorum ben.
0
yesil basli govel santor
(02.01.20)
Bence de soru güzel.

"Ben ile gelir misin?" diye sorunca bir gariplik var gibi geliyor bana. "Benim ile gelir misin?" kulağa daha doğru geliyor.
0
himmet dayi
(02.01.20)
Teorimi yazıyorum:

Türkçe’de edat grubu diye bir yapı var. İsim türlü bir kelime ve bir çekim edatından oluşur.

Önce isim türünden olan kelime sonra edat gelir.
Misal;
Benimle oynama

Balıkla oynama


Gibi...

İlkinde ben ek almış, ikincisinde balık ek almamış.

Eğer edat grubu isimle oluşturulursa (balık gibi) ek almaz. Amma ve lakin bir zamirle oluşturulduğunda (ben, sen gibi) tamlayan eki alır. Benimle oynama, onunla çıkma vs.
0
levpontryagin
(02.01.20)
myself - benim, yourself - senin gibi bir kullanim var.

sozcukler "senin - ile", "benim - ile", "onun - ile" yordamiyla turuyor.
benzeri "benim gibi" (ben gibi degil), "senin icin", "bizim kadar" kullanimlarinda da gorulebilir.

ilgiliyseniz, benzer bir mevzudaki arastirmaya da goz atabilirsiniz:
dergipark.org.tr
0
viva paulista
(02.01.20)
ingilizcede de benzeri var: "come with I" denilmez, "with me" denir.
Ben çevirisi I iken, me çevirisi "beni/bana" olarak yapılır.

"Eğer zamir eylemden ayrıysa beni-bana şeklinde kullanılır" Tam cümlemiz bu. yani, "Ben yaptım" "Ben gittim" sözündeki ben ile "Benimle kal" "Benimle git" deki ben'ler farklı. İkinci örnekte ben özne değil. İşi yapan değil. Bu sebeple -in'i eklemek zorundayız.
0
lovemyself
(02.01.20)
benzer bir soru burada da vardı (git: 1387489)

onlar iyelik eki ama bunlara neden ihtiyaç duyuyoruz sorusuna cevabım yok doğrusu. ama benle, senle kulağımı acayip tırmalıyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(02.01.20)
İngilizcede come with i yerine come with me denmesinin sebebi grammatical case
0
levpontryagin
(02.01.20)
2. sıradaki cevabıma bir ilave yapacağım.
"in-im" aidiyet bildiren, ilgi ekidir, tamlayan ekidir.
"Pekâlâ neyin kime ait olduğunu bildiriyor?" derseniz.
Cevap öznenin varlığı ile ilgili bir aidiyet.
Örnek: Ben-im-(i)le evlenir misin?
benim (varlığ'ım') ile evlenir misin?
+ Sen-in-(i)le iyi arkadaş olabiliriz.
Senin (varlığın) ile...
Gibi
0
yesil basli govel santor
(02.01.20)
Tamlayan Eki yani ilgi Eki.
0
wilhelmwasmuss
(02.01.20)
(6)

banka altın günleri

wilhelmwasmuss
bankalar, fiziki altını alırken, internet şubelerindeki altın alış fiyatına göre mi alıyorlar? kuyumcunun alacağı fiyat ile arasında fark oluyor mu?
bankalar, fiziki altını alırken, internet şubelerindeki altın alış fiyatına göre mi alıyorlar?

kuyumcunun alacağı fiyat ile arasında fark oluyor mu?
0
wilhelmwasmuss
(26.12.19)
altin gununde gittiginde hesabina altin olarak yatiriyorlar. sonra sen hesabindan banka kurundan satabilirsin.
0
seksli harf
(26.12.19)
Hesap bambaşka. Sen çeyrek veriyorsun, o onu 24 ayar olarak hesaplayıp, grama çevirip hesabına öyle yatırıyor
0
giovanne
(26.12.19)
Banka, altın hesabıma gram cinsinden yatırmak üzere benden alırken, internet şubesinde o an ki altın gram alış fiyatı üzerinde mi alıyor, merak ettiğim tam olarak bu. Teşekkürler.

arkadaşlar, altın hesabı sistemini biliyorum. gecenlerde kuyumcuya gitmiştim fiyat almak için, o an bankanın internet şubesindekki altın gram alış fiyatı ile kuyumcunun gram fiyatı arasında bariz fark vardı. banka kendi yayınladığı gram alış fiyatını mı kullanıyor. bunu sormak istedim tam olarak.
0
🌸wilhelmwasmuss
(26.12.19)
Hocam alış fiyatı diye bir şey yok. Sen adama 10 çeyrek götürdüysen, adam senin altın hesabına yaklaşık 16 gr altın yatırıyor. Gerisi bankanın kuru ile ilgili. Yani alış-satış yok, sadece 24 ayar gr olarak hesabına geçiriyor
0
giovanne
(26.12.19)
benim alış fiyatı derken kastettiğim de bankanın kur'u idi. anladım teşekkür ederim.
0
🌸wilhelmwasmuss
(26.12.19)
Hocam kur yok aslında :) orada görevliyle para hesabı falan yok, sadece gram var öyle düşün. 10 gr altının varsa görevliye verdikten sonra da hesabında 10 gr altının olacak.
0
giovanne
(26.12.19)
(11)

Hız sınırına ne kadar uyuyorsunuz?

namandigurai
Araba kullanmaya yeni başladım. Mesela O1 otoyolu denilen 1. köprünün öncesi ve sonrasındaki yolda hız sınırı 80 km. Ben de 75-80’le gidiyorum ama her tarafımdan vızır vızır geçiyor diğer arabalar. Herkesin bu kadar hızlı olduğu yolda yavaş gidince sanki tehlike oluşturuyormuş gibi hissediyorum. Ama
Araba kullanmaya yeni başladım. Mesela O1 otoyolu denilen 1. köprünün öncesi ve sonrasındaki yolda hız sınırı 80 km. Ben de 75-80’le gidiyorum ama her tarafımdan vızır vızır geçiyor diğer arabalar. Herkesin bu kadar hızlı olduğu yolda yavaş gidince sanki tehlike oluşturuyormuş gibi hissediyorum. Ama hız sınırını da aşmak istemiyorum. Siz nasıl kullanıyorsunuz? Bana bir öneriniz var mı? Teşekkürler.
0
namandigurai
(01.12.19)
Yasal hız sınırını aşma. Bahsettiğin yolda hız sınırı 80 fakat 88km/s ye kadar ceza yazılmadığı için (sapma payı olarak %10 izin verilir) sürücüler bu hakkı son damlasına kadar kullanıyor. Sen 70, 75 gibi giderken (km saatinde görülen buyken gerçek hızın daha az ya fazla olabilir) 90' civarı gidenler sana vızır vızır gibi geliyor. Telefona indireceğin bir gps hızölçer uygulaması ile aracın gerçege en yakın hızını görür, göstergende ne kadar hata payı var tespit edebilirsin. Göstergendeki aşırı sapma.dolayısı ile, 75 gösterirken aslında daha yavaş olma ihtimalin var. Yolun temposuna ayak uydurmaya çalış tabii ama bunu gercek hızını ölçebiliyorken yap.
0
rezilrusfaadam
(01.12.19)
valla ortalama trafik hızı neyse ona uyuyorum.
dediğiniz gibi hız sınırı 80 ama orta şerit bile 80'den hızlı gidiyorsa bende gidiyorum.
ama otobanda hız sınırı 120 ama riskli olduğu için en fazla 110 yapıyorum.
0
aslindasorunumpsikolojik
(01.12.19)
hız sınırı neyse ona uyuyorum. geri kalan herkes 150 ile de gitse, asla ceza yazılmıyor da olsa sınır 80 ise 80 ile gidiyorum. zaten hız sınırı "kanka diğer trafiklere bak eğer onlar hızlı gidiyorsa ve ceza yazılmıyorsa siktir et sen de bas git" şeklinde yazılmıyor.

önerim hız sınırı neyse onunla git. biliyorum türkiye'de kurallara uymak gerizekalılık gibi görünüyor ama bunun sebebi ülkenin çok çok çok büyük çoğunluğunun gerizekalılık seviyesinin de altında zeka seviyesine sahip olup kurallara uymaması. hız sınırına uydunuz diye tehlike oluşturmazsınız. hız sınırının üstünde gidenler tehlike oluşturur. siz de hız sınırının üstünde giderseniz doğal olarak siz de tehlike oluşturursunuz.
0
levpontryagin
(01.12.19)
ben uyarım. 80 ise 80 i aşmam. 80 üstüne %10 hata payı olduğu için 88 ile gidenler var. ulan o hata payı zaten lastikten vb oluşan sorunlar yüzünden var. sen 88 görünce belki aslında 97 ile gidiyosun. bu yüzden gerek yok. şehirlerarası yolda 110 ile gidiyorum genelde bir sorun yoksa.
0
Tears of Devil
(01.12.19)
hız sınırının 80 olduğu yerde orta şeritte 80-85 ile gitmek ideal. normal şartlarda ben öyle yapıyorum gideceğim yere vaktinde ve yorulmadan ulaşmak için. ama gel gelelim orta şeritte 70-75 ile seyredenler sayesinde 100 km yolda 1000 kere sollamaya çıkmak zorunda kalayorum.
0
KUCO
(01.12.19)
Şehirlerearası bazı yollar hariç neredeyse tamamen uyuyorum yasal hız sınırına (sınır + %10 olarak) Orta şerit ya da sağ şeridi kullanabilirsin. E5'te sol şerit tam apaçi şeridi zaten. E5'te 80 üstü tam intihar.
0
roket adam
(01.12.19)
radar veya ortalama hız olmadığını bildiğim yerlerde o vızır vızır gidenlerden biri de ben oluyorum. Otoyolda genelde 150 bazen keyfime göre 100. Zaman zaman 200 üstüne çıkıyorum heyecan olsun diye.
0
catch the arrow
(01.12.19)
Eds den cezayi gecirdikleri noktalar disin sinira uymuyorum. Kimse de uymuyor. O sinirlara uyarsan bir yerden bir yere gidilmez istanbulda, kanser olur adam.

Ceza gelecek noktalarda herkes yavaslar farkedersin zaten, o noktalarda yavaşlıyorum ben de.
Ornegin Avcılar-kucukcekmece arasi.

Sinir 80 olan yerde 100le falan gidiyorum duruma gore, ama 120 olan yerde 120-130 arasi giderim genelde maks. 120den sonra cok yakiyor zaten araba, gerek yok.

Donuslerde mutlaka sinyalini veren, istisnasiz emniyrt kemeri takan, efendime soyleyeyim yaya gecinde duran biriyim. Yani kural tanimazin teki degilim, hiz tutkunu ya da apaci falan da degilim ama bazi hiz sinirlari cok absurd.
0
stavro
(01.12.19)
Ehliyet 6 yıldır var. 19 un başında sahip olmuştum.

Maks hızım 110 o da birkaç saniye. Farkeder farketmez 80-90 a çektim kendimi. Şehirlerarası yol 3 şeritti ve 1 km ön arkamda kimse yokken yapmıştım. Bayırlı bir yoldu ve sanırım müziğinde etkisiyle çıkmıştım o hıza. Hemen toplayıp düşürmüştüm.

Özetle ne bir kırmızı ışık ne başka birşey. Sürtme yada birinin hayatını tehlikeye bile atmadım.

Hepsinide kurallara uymaya borçluyum.
0
baldan kaymak
(01.12.19)
eğri oturup doğru konuşalım. en azından ben doğru konuşayım.

şehir içinde uyuyorum. çünkü gezici radarlar mevcut.

tünellerde uyuyorum.

Ortalama hız alan kesimlerde hızıma dikkat ediyorum.

şehir dışında eds ve radar tabelası dışında pek uymuyorum. yolun durumuna bağlı. kötü yolda zaten hız sınırı 90 bile olsa 90'nın altında giderim.

paralı yollarda (yeni açılan izmir istanbul osmangazi) dikkat etmiyorum. Hız sınırı 120 diyor fakat 120 ile gidende peygamber sabırı vardır sanırım.

şehirler arası yollarda çok yol yapmış birisi olarak söylemeliyimki hız limitlerimiz çok kötü belirlenmiş. dümdüz, yaya geçitsiz şehirin dışındaki yola en az 90 limit vermesi gerekirken 50 verip milletii gereksiz yere yavaşlatıyorlar. bazı yola geliyorsun hız limiti 90 diyor sonra birden 50'ye çıkıyor sonra 70 sonra tekrar 50. bunun bi standartı olmalı.

paralı ve 3-4 şeritli otoban yollarında hız sınırı bana kalırsa en az 150 olmalı. 120 ile sol şeriti işgal edip, yol vermeyen salakların yarattığı yoğunluğu bir nebze azaltır.
0
false pretension
(01.12.19)
hız yapmayı sevmediğimden ve arabama güvenmediğimden mümkün mertebe hız sınırlarına uyarım. özellikle şehir içinde daha fazla dikkat ederim.

buna rağmen gecen yıl 2 kere hızdan ceza yedim. hız sınırı 70 olan yerden 88 ile filan geçtiğim için o da.
0
wilhelmwasmuss
(01.12.19)
(2)

Turşuluk domates çiğ yenir mi

condom kurşunu
Kahvaltıda yani. Fazla sert fazla hırt hırt gibi geldi ama almış da bulunduk
Kahvaltıda yani. Fazla sert fazla hırt hırt gibi geldi ama almış da bulunduk
0
condom kurşunu
(17.11.19)
kahvaltıda yiyemiyorsan salata içine doğrayarak yiyebilirsin. gayet seviyorum ben.
0
wilhelmwasmuss
(17.11.19)
gunese birakin olgunlasir.
0
1917
(17.11.19)
(4)

Çerkezköy

mysql34
Yarın iş nedeniyle Çerkezköy'e gideceğim yemek için orada önerebileceğiniz bir restaurant var mı?
Yarın iş nedeniyle Çerkezköy'e gideceğim yemek için orada önerebileceğiniz bir restaurant var mı?
0
mysql34
(11.11.19)
Ciğerci Veysel :)
0
lion de la Turquie
(11.11.19)
Bir yıldan fazladır buradayım şurada yemek ye yemekleri iyidir diyebilecek hiçbir yer yok o yüzden herhangi bir yere girip takıl valla. Hepsi tırt.
0
kirmizipilotkalem
(11.11.19)
çınar restaurant iyidir. proje için bulunduğum 2 ay boyunca orada yemiştik.
0
freelectron
(11.11.19)
Kebap lahmacun ve tarzı için "cıddo" isimli mekan iyidir. Genelde yemek açısından tırt bir ilçe ama.
0
wilhelmwasmuss
(11.11.19)
(8)

Halkın komünizmden uzak durması ama aşırı sosyal devlet istemesi

ya ben lan neyse
selamlar,lütfen tartışmayalım. duyuru silinsin istemem. sosyoloji ve siyaset bilimi dahilinde aydınlatmanızı rica ediyorum.halkımız "devlet iş imkanı sağlasın, ev versin (toki), kredi faizlerini düşürsün" gibi devletten sanki komünist bir devletmiş gibi bir beklenti içine girmiyor mu? son belediye s
selamlar,

lütfen tartışmayalım. duyuru silinsin istemem. sosyoloji ve siyaset bilimi dahilinde aydınlatmanızı rica ediyorum.

halkımız "devlet iş imkanı sağlasın, ev versin (toki), kredi faizlerini düşürsün" gibi devletten sanki komünist bir devletmiş gibi bir beklenti içine girmiyor mu? son belediye seçimlerinde dahi halk görevi olmadığı halde adaylardan iş imkanı yaratmasını talep etti. adaylar yine komünist devletlerde görülen ucuz su, ucuz ya da bedava ulaşım vaad etti.

eyt diye bir şey çıktı ki tam sosyalist devlet işi. b.başkan adayları bile vaat verdi bu konuda.

ilave tv ya da halk ekranı gibi youtube kanallarında halk hep devletten bir beklenti içinde.

meslek grupları devletin ağzına bakıyor. otomotivciler ya da inşaatçılar "devlet kredileri düşürsün." diyor elektronikçiler "devlet ithalat vergisini artırsın" diyor, halk desen "toki bize de ev yapsın" derdinde.

halka sorsan "devlet fabrika açsın, elindeki fabrikaları satmasın. (bence de satmasın)"

tüm bunlarla halkın kafasındaki devlet anlayışı komünist bir devlet olmuyor mu?

sosyal devlet ayrı bir şey fakat bizdeki çok sosyal devlet arzusu gibi.

bunları eleştirmiyorum ya da övmüyorum. hep kafama takılmıştır "halkımız aslında farkında olmadan komünist" diye. tabii komünist bizde hakaret gibi de algılanıyor. bu ironiden de dem vurmanızı rica ediyorum aydınlanma babında.

saygılar.
0
ya ben lan neyse
(31.10.19)
Ben vergi veriyorsam halkın refahının yükselmesini isterim, kulak arkama kadar vergi ile beslediğim devlet elbette bana yol, su, elektrik, halkıma iş imkanı, yüksek refah seviyesi sağlayacak.
Nasıl almanya işsizlere ev dahi veriyorsa benim devletim daha fazlasını verecek, işsize iş, fakire aş verecek.
Ben bunları kendim için değil mutlu, refah seviyesi yüksek bir toplum için istiyorum.
Çocuk sahiplerine 80 lira değil 800 lira verecek, o çocuk yırtık ayakkabıyla gezmeyecek.
Bunların komünizmle ne alakası var ben bunu anlamadım.
Komünizmde de olan bazı şeyler yazmışsın ancak bunlar komünizmden çok refah seviyesi yüksek sosyal kapitalist devletleri tanımlıyor.
Benim emeklim çalışmak zorundayken, ingilizin almanın emeklisi dünyayı geziyor emekli maaşıyla.
Bunu istemek komünizm değil dediğim gibi.
Daha fazla yazarsam kendimi tekrar edeceğim.
Ancak bu yazdıklarımla komünizmi de eleştirmedim.
Bunu da belirtmek isterim..
0
otopsicocugu
(31.10.19)
turk halki amerikan masaliyla uyutulmus, islam ve milliyetcilik gaziyla cosmus, komunizmi de niyeyse guya kendi degerlerinin tam karsisina koymus durumda. haliyle olesiye nefret ediyorlar. ocu gibi korkuyorlar mao zedong yoldasimdan.
0
der meister
(31.10.19)
E sosyalizm iyi bir şey zaten, ben bilerek istiyorum.
0
ebabil curnatasi
(31.10.19)
Söylediklerinizin komunizm/sosyalizm ile ilgisi yok.
Bu kadar çok vergi veren ve alım gücü sürekli düşen bir halkın bunları istemesi çok normal.
0
Trene çelme atan adam
(31.10.19)
Kavram kargaşasına sahipsin. Komunizm, sosyalizm, sosyal devlet, sosyal kapitalizm bunların ayrımını idrak etmek gerek. Verdiğin örneklerdeki, halkın talepleri, komünizm veya sosyalizm değil, sosyal devlet ve sosyal kapitalizmin ruhuna yakın şeyler.

Bir devlet kapitalist ekonomik sisteme sahip olup aynı anda gayet de sosyal devlet örneği sergileyebilir, ki günümüzde hemen hemen her devlet en azından teoride, bunun üzerine şekillenmekte.
0
wilhelmwasmuss
(31.10.19)
Cok kisa yazacagim. Bahsettiklerin temel devlet yukumlulukleri, komunist rejime ozel uygulamalar degil.
0
stavro
(31.10.19)
insanlar haklarını degil çıkarlarını savunur.
0
unabomber
(31.10.19)
Farkli kesimlerin belirli konularda fikirlerini subjektif sekilde birlestirmekle 'halkin istedigi" yonetim sistemi ortaya konmuyor tabii. Diger yandan bizde "devlet" yasama cok mudahilve her rantta bir aktor oldugu icin "halk" da muslugun pesinde kosuyor veya sorarsan bize niye yapmiyor diyor.
0
dunal
(31.10.19)
(5)

Bedelli askerlik

belki lazim olur
Gittik geldik 3 ay onceBi para yatiriyorlarmis maas ve yol parasi gibi. Yeni ogrendim. Almamak sorun oluyormus. N kadar yatiriyorlar ve nereden aliyorum.
Gittik geldik 3 ay once

Bi para yatiriyorlarmis maas ve yol parasi gibi. Yeni ogrendim. Almamak sorun oluyormus. N kadar yatiriyorlar ve nereden aliyorum.
0
belki lazim olur
(01.09.19)
ikametgah adresinin bulunduğu ptt şubesine geliyor. bedelli değil yıllar önce kısa dönem yaptım da, aynı şey.

benim de haberim yoktu. ptt kuryesi gelip tebligat kağıdı getirdi. onunla gidip ptt şubesinden almıştım. önemsiz, ufak bir meblağ idi.
0
wilhelmwasmuss
(01.09.19)
giittiğinde verilen para miktarı + 80lira(maaş) ziraate hesap açmışlar oraya yatırmışlar benim parayı. kimlik ile gidip sorabilirsin. giderken ptt ye yatırdıkar dönerken ziraate.
0
monsieur turti
(01.09.19)
istanbul-gelibolu;

gidis icin 98 tl aldim ptt'den
gelis icin 178 tl aldim ziraat'ten

bedelli er ateistanbul emir ve goruslerinize hazirdir.
0
ateistanbul
(01.09.19)
Ptt'ye ve ziraate uğra.
0
the coon
(01.09.19)
Tesekkurler.
0
🌸belki lazim olur
(01.09.19)
(11)

Bahşiş mevzu

al sana nick it
Bazen akaryakıt alınca pompacı arkadaşlar arabanın camlarını da temizliyorlar siz ödeme yapana kadar. Bu durumda bahşiş verilmeli mi hep ikilemdeyim. Bir keresinde verdim adam şaşırdı. Siz napıyorsunuz?
Bazen akaryakıt alınca pompacı arkadaşlar arabanın camlarını da temizliyorlar siz ödeme yapana kadar. Bu durumda bahşiş verilmeli mi hep ikilemdeyim. Bir keresinde verdim adam şaşırdı. Siz napıyorsunuz?
0
al sana nick it
(30.08.19)
Hiç camı silene denk gelmedim, gelsem de vermezdim herhalde abes bir durum.
0
angelus
(30.08.19)
1 kere verdim.
0
eksisozlugebirdahageldimbunickisectim
(30.08.19)
Ben hep veriyorum bozuk varsa. Hiçbiri de şaşırmıyor.
0
adwokat
(30.08.19)
Bozuk varsa veririm. Camimin temiz olmasi beni mutlu ediyor :D
0
kuehles blondes
(30.08.19)
elimin altında bozuk para varsa veriyorum. yoksa umursamıyorum.

o kadar yakıt alıp, dünyanın vergisini verip, dünyanın en pahalı benzinini kullanınca kendimi zaten yeterince enayi gibi hissediyorum. bunun üstüne pompacı 10 saniye su tutup fırçayla ön camı sildi diye, kendimde vicdani bir ikilemde hissetmiyorum yanımda bozuk yoksa.

bahşiş vermedim diye bozulan, umursayan pompacı da görmedim. verince şaşıranı da. zaten milyonda bir denk geliyor açıkçası camı temizleyen.
0
wilhelmwasmuss
(30.08.19)
Benzinlik çalışanıysa vermeyin.
Hatta bazen kendim silmeye çalışıyorum camı, görevli hemen geliyor. Kameradan izleniyor, sonra bize kızıyorlar lütfen verin ben yapayım diye.
Ama benzinlik çalışanı olmayan çoluk çocuksa verin bozukluk işte.
0
etna
(30.08.19)
Arabayi usengeclikten uzun araliklarla yikattigim icin benim icin kiymetli bir hizmet oluyor. 3-4 lira veririm hep, şaşıran da gormedim.
0
pofudukayi
(30.08.19)
Pompacı bir arkadaş olarak söyleyeyim. Hizmetininden memnun kaldığınız her çalışana bahşiş verin. Ben sektör çalışanı olarak söylemiyorum. Ben hangi sektör olursa olsun veriyorum.

Çoğunluk asgari ücret ile çalışıyor. Yemek kartlarını evin ihtiyaçları için geçen marketlerden alışveriş için kullanıyor. Sizin verdiğiniz para yol parası, yemek parası, sigara parası olacak. Bir pompacı ortama günde 100 kişiye bakıyor. Toplasan 3 ya da 4 kişi bahşiş verir.
0
mak
(30.08.19)
Fix 5 lira cami silmese bile veririm.
0
duptıs
(30.08.19)
2-3 tl eger lastiklere ve yaga suya bakiyorsa.. shell’de cam temizleme standart oldugu icin sadece camsa
Vermiyorum
0
bradshaw
(30.08.19)
Mak, duptıs +1
Her benzin alışımda rencide etmeden 5 lira veririm, silsin, silmesin. Dilenciye para vermem, ama bu ve benzeri işlerde çalışan düzgün arkadaşlara içten gelen hisle bahşiş veririm.
0
panamera
(30.08.19)
(6)

Ücretli Öğretmenlik

oniyekiacaba
Son dönemde ücretli öğretmen olarak çalışmış Türkçe öğretmenleri beni biraz aydınlatabilir mi? Ne kadar kazandınız aylık, kaç saat çalıştınız? Bursa gibi bir şehirde apart vs kiralayarak tek başına yaşamaya yeter mi kazandırdığı?
Son dönemde ücretli öğretmen olarak çalışmış Türkçe öğretmenleri beni biraz aydınlatabilir mi? Ne kadar kazandınız aylık, kaç saat çalıştınız? Bursa gibi bir şehirde apart vs kiralayarak tek başına yaşamaya yeter mi kazandırdığı?
0
oniyekiacaba
(30.08.19)
Çalışmadım ama detay verebilecek kadar biliyorum. Haftada en fazla 30 derse girebilirsin. Aylık kazancın her ay farklı olur tatiller yüzünden. Ayda ne kadar çok derse girersen o kadar kazanırsın. Özel Bi tatil olmadığını düşünürsek bile ayda 2000 civarı bir şey alırsın. Asgari ücret bile hayal ücretli öğretmenlikte.
0
valarmurgulis
(30.08.19)
Teşekkür ederim
0
🌸oniyekiacaba
(30.08.19)
ben de çalışmadım ama detay verebilirim. sanırım 2019 itibariyle 1 ders saatinin net ek ders ücreti 16 lira.

aylık en fazla 1960 lira kazanabilirsin gibi duruyor.

geçinebilme demesek de kısa süreliğine lazımsa bir şekilde hayatta kalmana yeter gibi. ancak, kar tatili, resmi tatil vs fark etmez, derse girmediğin hiçbir saatin ücretini alamazsın. yevmiyeli çalışan işçi gibisin esasında.

ben çevremde tek başına bu şekilde geçinen kimse görmedim, hepsi ailelerinin evinde yaşıyordu ve kpss'ye hazırlanırken kendi harçlığımı çıkarayım hem de sınava çalışmaya zamanım kalsın amacındaydılar.

amaç tek başına hayatta kalmaksa, ücretlik öğretmenlik yapmaktansa a101 tarzı marketlerde çalışmak daha mantıklı, hem eline daha fazla para geçer hem de ansızın işsiz kalma riskin olmaz( 30 saat ders alacağının garantisi yok, hem de bir öğretmen ataması yapıldığında senin öğretmenlik gider, sana kapı görünür, hiç olmadık zamanda pat diye ortada kalabilirsin, başında gelmiş arkadaşım var)
0
wilhelmwasmuss
(30.08.19)
2 ay yaptım ücretli öğretmenligi, kölelik diyorum ona ben.

Öğretmenler odasında dışlamalar öğrencilerin seni öğretmen olarak görmemesi müdürün tehditleri vs
Atamam kesin olmasına rağmen tecrübe için yapacaktım ama o kadar kötü bir 2 ay geçirdim ki aldığın para da asgari ücret bile değil
Önermem lütfen kpssye ağırlık verin
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(30.08.19)
Atanma ihtimalim yüksek gibi ama yinede de hem tekrar çalışmaya vakit kalsın hem de az da olsa harçlığım çıksın diye başvurdum. Marketlerde iş daha yorucu, kardeşim çalışıyor ve asla ders çalışma vakti bulamazsınız. Maksadım biraz da insanların çenesini kapatmak yani aman çalışmıyor demesinler. Teşekkür ederim deneyimlerinizi paylaştığınız için.
0
🌸oniyekiacaba
(31.08.19)
@oniyekiacaba
Son dediklerinize göre ücretli öğretmenlik tam size göre. Güzel bir okula düşerseniz emin olun çok memnun kalırsınız.
0
valarmurgulis
(01.09.19)
(9)

Ortaokulda Aziz Nesin kitabı önermek sorun olur mu?

Stratosfear
Mesela Yaşar ne yaşar ne yaşamaz kitabı, ortaokul öğrencisine okutulsa...
Mesela Yaşar ne yaşar ne yaşamaz kitabı, ortaokul öğrencisine okutulsa...
0
Stratosfear
(21.08.19)
oldukça ideal bence. ben ortaokulda okumaya başlamıştım
0
re noreno
(21.08.19)
Kes lan fetocu tepkisi alabilirsin mudurden.
0
rusd
(21.08.19)
Öğretmenseniz bunu müdür gibi birine sormakta fayda var. Eğer içerik için soruyorsanız benim kızlar 3. sınıfta başlamışlardı bile.
0
SiyamkedisiZorro
(21.08.19)
Okulda komünist hoca damgası yersin dikkat et.

İçerik sıkıntısız ama.
0
westblack
(21.08.19)
yasaklı bir yazar değil, yayın evi yasaklı değil ise niye sorun olsun. ben imam hatip lisesinde çalışıyorum, öneriyorum da sorun filan yaşamadım. yasal olarak zaten sorun falan olamaz da, kastınız boş boş konuşan birileri çıkar ise de uygun bir cevap verirsiniz zaten.

içerik olarak da sade dilli, mizahi, eleştirel düşünme becerisi kazandırabilecek hikayeler, o anlamda da uygun.
0
wilhelmwasmuss
(21.08.19)
Ya hocam, google'da arattım falan tarihte düşüncesizin biri Milli Eğitim'e şikayet etmiş öğretmenleri. Abi çocuk bu kitaplardan mahrum olmasın istiyorum.
0
🌸Stratosfear
(21.08.19)
işgüzarlar şikayet edebilir de o şikayetten hiçbir sonuç çıkmamamıştır, çıkmaz.

ne saçma sapan şikayetler oluyor, çok daha komik ve anlamsız şekilde. ama kanun, yönetmelik biliyorsanız, ki bu konuda bağlayıcı olan şey resmi olarak yayınlanmış yasaklı yazarlar, yayınlar listesidir. gidip de öğrenciye bu kitabı alacaksın ulan demediğiniz veya verdiğiniz bir ödevi illa belli bir yazarın kitabını temin etmesini gerektirecek şekilde vermediyseniz hiçbir şey olmaz.

ama ben bir şey çıkmasa bile, şikayet edilme stresi yaşamak, kimse ile muhattap olmak istemiyorum derseniz önermeyin çünkü konu aziz nesin ise bir işgüzar çıkabilir.
0
wilhelmwasmuss
(21.08.19)
Aziz Nesin'den korkanlar çok hala memlekette. Kimisi çocuğunun onun kitaplarını okumasını yediremez. Nasıl bir yerde öğretmenlik yaptığınız da önemli. Çocuğun elinde kitabı gören ebeveyn çocuğuna yüklenir mi? Derslerde okuma saatleri yapıyorsanız siz okuyun bence çocuklara. Keşke herkes okusa, okutsa...
0
Çağa ayak uyduramayan
(21.08.19)
Şimdiki Çocuklar Harika ve Hayvan Deyip Geçme ilkokul 4-5'e bile uygun.
0
cedilla
(21.08.19)
(8)

1 yıl boyunca hiç kimseye zam yapılmasa?

Dimi
Ne olur?Devlet dese ki memura, emekliye 2020'de zam yapmıcam. Asgari ücret de 2020 boyunca aynı kalacak. Özel sektöre de tavsiye niteliğinde zam yapmayın dese ve özel sektör de buna uysa.Ekonomiye, enflasyona, faizlere, işsizliğe vs vs ne gibi etkisi olur? Asgari ücrete yapılan zam enflasyonu tetikl
Ne olur?

Devlet dese ki memura, emekliye 2020'de zam yapmıcam. Asgari ücret de 2020 boyunca aynı kalacak. Özel sektöre de tavsiye niteliğinde zam yapmayın dese ve özel sektör de buna uysa.

Ekonomiye, enflasyona, faizlere, işsizliğe vs vs ne gibi etkisi olur? Asgari ücrete yapılan zam enflasyonu tetikler, işsizliği arttırır deniyordu. Böyle bir şey tam tersi bir etkiye sahip olur mu ekonomik olarak?
0
Dimi
(20.08.19)
devletin işine gelip gelmemesinden ziyade dediğim gibi ekonomik göstergelerde ne gibi olumlu ya da olumsuz şeye sebep olur onu merak ediyorum.
0
🌸Dimi
(20.08.19)
ekonomik açıdan yorumlayacak bilgiye pek sahip değilim ama sosyolojik açıdan kaos olur. hükümet düşer.

insanlar aldıkları zam miktarından çok zam almayı seviyorlar. susmaları ve mutluymuş gibi yapmaları için yetiyor. enflasyon yüzde kaçmış kimsenin iplediği yok. enflasyonun %20 arttığı bir yerde memura %10 zam versen bile mutlu oluyor.

mesela memura zam yapmazsan, o memur çalmaya başlar. devlet kesesinden götürür. bu genel meslek gruplarında da böyledir. çalma yolları arar insan.

az da olsa zam verilmezse vatandaş tepkisini direk sandıkta gösterme yolunu seçiyor. bugün de bunun sinyallerini görüyoruz. ha hükümet değişmedi ve aynı mantıkla devam mı? işte o zaman gerçek bir kaos olur.
0
burty
(20.08.19)
insanlar daha tutumlu olur, para harcamaz. orta vadede ekonomi daralır. iş yapamayan esnaf daha çok eleman çıkarır, işsizlik diğer senaryoya göre daha çok artar.
0
brkylmz
(20.08.19)
mantıklı düşününce ilk vadede büyük tepkiyle karşılaşsa da 2020 içerisinde dolar 5'in altına inerse, enflasyon azalırsa bu olumsuzluk gidebilir.

ancak 2020'de alınan maaş sabit oldugunda dolar artmaya devam ederse ve enflasyon da artarsa kazanç hiç artmamış olacağı için problemler yaşanmaya başlar.

her ne kadar yıllık zamlar enflasyona kurban gitse de vatandaşın eline çok para geçmesi (birim olarak) refah artıyormuş gibi bir hissiyat veriyor. O yüzden zamdan vazgeçmek çok zor türkiyede. Ne zaman enflasyon 5%in altına iner, dolar yılda 5-10 kuruş oynayacak seviyeye gelir o zaman zamlar da çok çok az olabilir.
0
ayin yazari
(20.08.19)
Kimse para harcamak istemez, zaten tüketim ve vergiler üzerinden giden ekonomi daralır, petrol, dolar fiyatı yükselirse üretim ve ithalat maliyeti yükselir, illa ki bir şeylere zam yapmak zorunda kalınır. Ee zaten kimse zam alamamıştı. Güya enflasyon etkisi kaldırılıp alım gücü korunacaktı, bu sefer hem vatandaş battı hem ticaret hacmi düştüğü için devlet zarar yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(20.08.19)
Memura yapılan zam bir ekonomi politikasıdır memura zam yapılmadığı zaman tüketim düşer ve piyasa durgunluğa girer herkes ağlamaya başlar . Özel firmalar para kazanamaz ve onlar da kimseye zam yapmaz o yüzden memur atamak devletin işsizliğe çözümüdür ve memura zam yapmak Maliye politikasıdır
0
Melange
(20.08.19)
insanların alım gücü azalır, alım gücü azaldıkça talep düşer talep düşerse enflasyon belki bir nebze azalır ama zincirleme etkisinden dolayı şirketler satış yapamadığı için zora girmeye başlar, onlar işçi çıkartmak zorunda kalır işsizlik artar, ekonomi küçülmeye başlar.. not: ekonomist değilim :)
0
burya
(20.08.19)
Saçma sapan bir şey olur.

Piyasada bir şeye müdahale etmek birden fazla sonuç doğuruyor her zaman.
Bu senaryoda olacak ilk şey, otonom maliyetin halkın bütçesinin içindeki payı yükselecek. Yani sabit, ödemek zorunda olduğu paraların, örneğin kira, doğalgaz, su, elektrik, mutfak vs. gibi masrafların toplam bütçesinin içindeki payı %60 olsun. Bu uygulamayla beraber fiyatlar ortalama %20 civarı artış olduğunu varsayalım, toplam bütçedeki payı %70-75 aralığına geldi diyelim.

Yoldan geçen vatandaşın sabit gideri bütçesinin 3/4ü olduğu bir senaryoda evet, muhtemelen talep düşecek ve enflasyonu da düşürecektir ama dünya enflasyonun etrafında dönmüyor maalesef. Vatandaşın tasarrufları düşecek çünkü artık sabit giderlerine verdiği para yüzdesel olarak daha fazla. Tasarrufların düştüğü bir ortamda, yatırımlar da aynı şekilde düşecek haliyle.
Bu demek oluyor ki, böyle bir senaryo gerçekleştiği taktirde ekonomide yatırımlar yavaşlayacak ya da tamamen duracak.

Tüketim tarafında, artık halkın çıkıp harcamaya daha az parası olacak ve talep düşecek dedik evet. Arz-Talep grafiğini hepimiz görmüşüzdür. Talep düşse de arz ile bir noktada buluşacak elbet. Bu da fiyatlarda düşüş demek, enflasyondan kurtulduk yihu oley demek.
Peki bütün bunlar olurken şirketler tarafında ne olacak? Adamların belli bir üretim, stok tutma ve operasyon maliyetleri var. Böyle bir senaryo oluştuğu zaman şirketlerin ürettikleri ürünleri zararına satmasını bekliyoruz demektir bu. Ki zaten alım gücünde negatif değişim olduğunda belli başlı sektörler direkt olarak etkilenecek. Kültür sanat harcamaları örneğin, direkt insanların kısacağı bir taraf. Aynı şekilde lüks harcamalar, hizmet sektörü vs. bunların hepsi zaten kafadan insanların sırt çevireceği sektörler.
Yani özel sektör borçluluğuna da hiçbir faydamız olmadı, aksine zararımız oldu böylece. Güzel.

Son olarak, biz halkın elindeki parayı kısıtladık. Haliyle piyasada dönen para miktarını da kısıtlamış olduk. Bu durum bankalar için nasıl bir sonuç doğuracak peki?
Tasarruflar azaldı, mevduat girişi olmuyor bankaya. Yatırımlar da durdu, kredi talebi gelmiyor. Belki bir ihtimal mevcut kredilerin geri ödemelerinde sıkıntılar da yaşanıyor. Bankalara para girmiyor yani özetle.

Sonuç olarak neler oldu bakalım
Halkın yaşama maliyeti yükseldi, refah seviyesi düştü.
Özel sektör zarara girdi.
Bankalar kan ağlıyor.



Son olarak, asgari ücrete yapılan zam enflasyonu tetikler denmesinin sebebi, asgari ücrete normalden çok daha fazla zam yapıldığı içindi. Dengesizlik yaratır, piyasadaki para miktarını normalin üzerinde arttıracağı için enflasyon yaratır dendi. Yoksa kimse atıyorum memur maaşlarının artışında "eyvah enflasyon geliyor" demiyor zaten.
0
cay koy geliyorum
(20.08.19)
(5)

Balıkesir güre nereye gidek

cakmayazar
Oteldeyiz ancak edremit felan yakınmış, sabah kahvaltı sonrası 2 çocukla ailecek nasıl vakit geçirebiliriz? Nereye gidip ne yiyek? Ünlü ve görmeden gitme dediğiniz yer varmıdır? Akşam da çıkabiliriz,
Oteldeyiz ancak edremit felan yakınmış, sabah kahvaltı sonrası 2 çocukla ailecek nasıl vakit geçirebiliriz? Nereye gidip ne yiyek? Ünlü ve görmeden gitme dediğiniz yer varmıdır? Akşam da çıkabiliriz,
0
cakmayazar
(06.08.19)
zeus altarı'na gidin. küçükkuyu'ya yakın
0
mcsword
(06.08.19)
Yemeği edremit cumhuriyet lokantasında yiyebilirsiniz. İyidir, çeşidi boldur.
0
temasettin
(06.08.19)
Tahtakuşlar köyüne gidin, müzesini görün.
0
wilhelmwasmuss
(06.08.19)
Antandros ören yeri de yakın oraya
0
SiyamkedisiZorro
(06.08.19)
Akçay'a gidin.
0
since1907
(06.08.19)
(11)

şehir planlaması başarılı il ve ilçeler

dali dili havali korna
türkiye'de şehir planlaması bakımından başarılı bulduğunuz iller ve ilçeler hangileri?
türkiye'de şehir planlaması bakımından başarılı bulduğunuz iller ve ilçeler hangileri?
0
dali dili havali korna
(05.08.19)
ben bilmiyorum, gidip görmedim fakat arkadaşımın abisi askerliğini erzincan'da yapmıştı. orası deprem nedeniyle yıkıldığı için sonradan çok güzel planlanmış diye duydum. arkadaşımın söylediği buydu. "uçakla üstünden geçerken avrupa şehri gibi görünüyo" demişti. ne zaman şehir planlaması lafını duysam aklıma bu örnek gelir. gerçekten öyle mi acaba?
0
der meister
(05.08.19)
eskişehir


bozburun
0
sameidiot solo
(05.08.19)
Atça
onedio.com
0
kendi helvasını kavuran zombi
(05.08.19)
paris'in marais ilçesi pompidou mahallesi
0
Hakan1980
(05.08.19)
Diyarbakır kayapınar ilçesi
0
eylul
(05.08.19)
Kesinlikle Kayseri.
Hem planlı hemde En küçük sokak arası dahi 3 gidiş 3 geliş yol.
0
etna
(05.08.19)
atça ne ya 2bin nüfuslu köy,mahalle. bölge olarak eryaman. galiba özal zamanında planlanmış kömün bir bölge gibi yönetiliyor. her etabın kendi yönetimi var ve ısınmayı ısı merkezinden falan alıyor çok şaşırmıştım.
0
mikahakkinen
(05.08.19)
Erzincan şehir merkezi. Arabayla geçerken navigasyon ekranını görünce bile şaşırmıştım. New york gibiydi mübarek.
0
denizgonen
(05.08.19)
ben denk gelmedim, bizim anladigimiz konular degil bunlar. eskisehir'i belediye baskani bayagi toparladi dediler ama gidip gormedim.
0
cooperr
(05.08.19)
erzincan merkez
0
wilhelmwasmuss
(05.08.19)
Artık kaotik olsa da Ataköy
0
reactionic
(06.08.19)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.