Giriş
(40)

Ev sahibi-komsu şikayeti

Fusha
Ev sahibim komşumuz aynı zamanda. Tek kişi var yani şikayet ettiğim. Küçük bir kasabada yaşıyoruz. 30000 nüfus. Evimiz harika, bahçeli, dubleks. Ikiz evler. Hemen bitişiğimiz değil en sahibinin evi. Arada bir ev var. Neyse;İlk gün (geçen sene yani) biz kiracı değil komşu istiyoruz dediler. Sık sık b
Ev sahibim komşumuz aynı zamanda. Tek kişi var yani şikayet ettiğim.

Küçük bir kasabada yaşıyoruz. 30000 nüfus. Evimiz harika, bahçeli, dubleks. Ikiz evler. Hemen bitişiğimiz değil en sahibinin evi. Arada bir ev var. Neyse;

İlk gün (geçen sene yani) biz kiracı değil komşu istiyoruz dediler. Sık sık bize gelin, biz de size gelelim dediler.

BiZ de evde kedi besliyoruz sorun olur mu dedik. Hayvan seven insanı daha çok sever dediler. ( bunlar bahçede besleyecegimizi sanmışlar sonra anladık. Her gördüğünde, kedinin tüyü sizi hasta etmez mi falan diye milyon defa sordu adam. Karısından şikayetim yok)


Bahçede çeşit çeşit meyve ağaçları var, ilk haftalar hariç adam her gün kapısı olan bahçenimize gelip sulamaya başladı. Eşim acayip rahatsız bundan. Ben de onun kadar olmasa da rahatsızdim. Kendimi kandırmaya çalıştım seni zahmetren kurtarıyor, adam ağaçların bakımıyla uğraşmış bunca yıl, ben üç yıl oturucam diye ağaçların ölme ihtimalini mi göze alsin yani falan dedim kendi kendime )

Sonra bir gün gezmeden geldik eve. Adamın karısı, eşime bizim bahçenin dibinde ateş yakıp ekmek pişireceklerini söyleyip davet etti. Sonra orası rüzgar alıyor diye oradan bizim bahçeye geçip ateş yaktılar bize sormadan (kendi bahçeleri var zaten yahu) benim eşim acayip trip attı haklı olarak. Ben orta yolu bulmak adına gittim onlara çay verdim biraz sohbet ettim eve girdim. Bahçe mahremiyeti yok, sıfır.

Eskiden iki üç günde gelirdi adam bahçeye. Çoğu zaman gürültülü çalışıyor ki duyup da gideyim sohbet edeyim. Yardımdan ziyade sohbet istiyor. Bu günlerde her gün geliyor Coronadan dolayı sıkılıyor canı. Ben bahçeye inmiyorum çünkü evden çalışıyorum. Ama Ben de hemen her gün uğruyorum onların bahçeye ( genelde akşam 6 civarı) gitmediğim günün hesabını soruyor ertesi gün (bir iki aydır böyle, ise giderken böyle değildi.) Edit: ise giden benim, adam çalışmıyor

Aşırı yardım severler, ramazanda 20 günden fazla yemek verdiler iftar için. Inatla istememe rağmen.

İlk başta fazla samimiyet beklediklerini söylediler kendilerince ama ben bu kadar beklemiyordum çünkü Ankara'da ev sahibimiz karşı komşumuzdu ve bir gün varlığını hissetmedim yahu.

Bomba olay: bugün gittim bahçeye, uzaktan sesleniyorum müsaitler mi diye. Hem edep meselesi hem de teyze kapalı. Edit 2: onların bahçeye gittim.

Gittiğimde bir şeyler ikram ettiler yedik sonra dedi ki "karpuz aldım, alırken satıcıya biz iki eviz, bize büyük ver dedim" diyor bana. Iki ev dediği de ben yani. Bu arada ramazandan önce eşim memlekete gitti o yüzden bana yemek veriyolar vs.

Neyse karpuzu da getireyim akşam veya sen alırsın dedi. Neyse ben oturdum işlerimi yapıyorum pcden. Telefon çaldı ama yarım saniye. Dedim yanlışlıkla aradı sanırım. Beş dakika sonra bahçeye çıkan balkon kapısına vuruyor acele etmeden, yavaş yavaş gittim mutfağa, (mutfaktan bslkona çıkılıyor) bir baktım balkon kapısını açmış bekliyor elinde karpuzla. Ya bi sınır oldum. Bi sınır oldum. Bı şey de demedim. Suratsız bir şekilde teşekkürler dedim.

Ayrıntı eksik ama en önemlileri;

Bunların çocuklarınin ikisi yurtdışnda ikisi yakın bir şehirde.

O yüzden sen bizim evladimizsin falan diyorlar, hanımdan yüz bulamıyorlar o kadar, ona demiyrlar muhtemelen.

En önemlisi, bunlar bir ara tefeciyle sıkıntı yaşamış. Oğlunun biri zenginken baya fakir olmuş baya bir yıpranmışlar ailece, anti depresan fln kullanıyor. Edit3 ilaç kullanan ev sahibi, oğlunu bilmiyorum.

Buraya daha önce de yazmayı düşündüm ama hep vaz geçtim, çoğunluk büyük şehirlerde yaşadığı için küçük şehir komşuluğu Hk bilgi sahibi değildir diye düşündüm ama bugünkü olay olunca tutamadım kendimi.

Kötü yazı , imla hatası vs için kusura bakmayın. Sinirden kendimi döveceğim. Saat sekizdeki olayı atlatamadım hala.

Edit: genel bir imla ve anlam düzenlemesi yaptım. Hala hata vardır. Sinirim azaldı ama geçmedi.
0
Fusha
(31.05.20)
Allah sabır versin ne deyim. Ben okurken darlandım.

normal bir daireye çıkın. Bu komşu istiyoruz ayağı kontrol altında tutma isteği. Sen sohbet etmek zorunda mısın. Laf alacaklar ya işteç
0
kickboxer
(31.05.20)
İstanbul'dan küçük bir sahil kasabasına göçmüş bir arkadaşımız var; geçen gün konuştuk. Birebir sizin anlattığınıza benzer komşular tasvir etti ama o bu durumdan çok memnun. Hiç aile, arkadaş eksiği hissetmedi; burada bir arada çok mutluyuz diyor. Anladığım kadarıyla biz büyük şehir insanlarına tuhaf gelse de küçük şehirlerde böyle şeyler normal. Cunku anlattiklariniz nerdeyse aynı. O yüzden kötü niyetli olduklarını düşünmedim ilk bakışta.

Siz kendi alanınıza girildiğini hissediyorsanız, rahatsız oluyorsanız bunu kalplerini kırmadan güzelce anlatın bence. Devam ederlerse tasinirsiniz en kötü imkan varsa.
0
fraise
(31.05.20)
Çocukları üzerinde acayip kontrol sahibi. Benim üzerimde de öyle olmaya çalışıyor. Yahu yürüyüş yapıyoruz sitede geçen. Elektrikçi faturayı yazarken sayacın kapağını açık bırakmış. Önemli bir şey anlatıyorum siyaset Hk vs bana diyor ki şu kapağı kapat takmadım önce. Bir daha dedi: e hocsm bir sey anlatıyorum burada dedim. (emekli öğretmen)

Bir de en önemli olaylardan birini anlatmayı unuttum. Evin yedek anahtarını vermemus bana. Onu da şöyle öğrendim. Evde arada tadilat işi oluyordu, ustaları falab o ayarlıyor hep. Ben şehri bilmiyordum ya ona danıştım ilk başta sonra öyle devam etti. Neyse tadilat işi okuyor usta gelecekse izin alıyorum işten falan. Birgün ben işteyken usta gelecek dedi, (daha önce gelemedi bir türlü isincikti falan) işten erken gelebilir misin dedi. Izin alamam dedim. Neyse benim anahtarın var zaten dedi :)))))))))

Ben izin aldım. Arabayla son sürat gittim eve. Adama hafif bir trip ya attım ya stmadim. Biliyorum ki ortam yok. Maksat eve girmesin tek. Halbuki hayırdır hocam ya, anahtarın ne işi var. Sen hepsini bana verseydin muhtemelen ben size verirdim zateb bir anahtar fln demeliydum. Ya da son dediğimi söylemeye gerek bile yok.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
@frauss hocsm Ben de o arkadaşıniz gibitim hiraz. Ama eşim soğuk bir insan. Ondan etkileniyorum çokca. Bunlardan önce bazı konularda o bana benzemeye başladı. Bazı konularda ben ona. Evlilik böyle bir şey sanırım.

Edit: Buradakikere her şey normal geliyor hocam o konuda haklısınız. Eşim trip attığında falan gram anlamıyorlar ve üzülüyorlar.

Bir de, karpuzu aldım, kapıyı kapadım buzluğa koyduktan sonra gittim balkon kapısını kitledim. Bunu duymussa tepkili olduğumu anlamıştır belki :)
0
🌸Fusha
(31.05.20)
allah sabır versin kardeşim.

bana kalırsa bi telefon et, akşam size gelicez çay içmeye de, ciddi bi şey konuşcam de. evlerine gidin. sonra dersin hocam siz komşu arıyodunuz, bizim de hoşumuza gitti ilk başlarda falan ama ben bu kadar mahremiyet ihmali beklemiyordum de. sizi çok seviyoruz ama ben anamla babamla bile bu kadar yakın olamam de. evi kiraladık, bahçede sizi buluyorum eve gelince de. yanlış anlama ama madem bu kadar düşkündün bahçeye de niye kiraya verdin madem de.

lafa güzel sözlerle başla, güzel sözlerle bitir. biz de sizi çok seviyoruz gibisinden. bazı insanlar açık konuşulmadıkça takmaz. açık koşulunca da takmayan çok insan var ama neyse. bi de bu evden taşınmak durumunda kalabileceği bil, öyle git konuşmaya, göze al yani. ulan böyle hayat mı olur. düşünüyorum da mutfakla bişeyle uğraşırken kapıda bi adam belirdiğini, o sersemlikle vururum yeminle.

ondan fazla ev değiştirdim, şuna kanaat getirdim. en iyi ev sahibi havale yoluyla parasını alan, arayıp sormayan, eviyle ilgilenmeyen ev sahibi. adaptır, evini kiraya verince bi süre sonra çay içmeye gidersin, bi bakarsın nasıllar diye, sonra tamam arkadaş. bu nedir yahu. evlatlık da alsınlar bari de karışmanın görüşmenin bi adı olsun.

gece gece oturduğum yerde sinirlendim valla :)
0
antihero
(31.05.20)
hocam geçmiş olsun öncelikle. sizin de hata payınız var, muhtemelen yaşa hürmetten biraz da alttan almışsınız ama bu tarz insanlar anlamaz. sürekli bahçeye çıkmak, onlara gidip gelmek vs iyice alıştırmışsınız. durum aşırı anormal değil ama tabiri caizse çok yüz vermişsiniz. eşinizin bahçeye her allahın günü giren çıkan olmasından rahatsız olması da gayet normal. ki bu balkon mevzusu siz değil o evde yalnızken de yaşanabilirdi, ben kadın olarak çıldırırdım şahsen böyle bir şey olsa.

kendi tecrübeme dayanarak söylüyorum: 1) ev sahibine yakın evde çok mecbur değilseniz oturulmaz. 2) ev kiralamadan önce mümkünse konu komşunuzu da araştırın. çünkü komşuyla kavgalı olsanız kapıyı suratına çarparsınız ama ev sahibiyle öyle olmuyor. ev sahibi ne kadar uzak o kadar iyi. emlakçı çocuk bu sene beni ev sahibinin dairesi karşıda ama onlar köyde yaşıyor diye kandırmıştı, yılın 6 ayı karşımdalarmış meğer sdkfldf ama allahtan dediğiniz eski ev sahibi gibi varlığı yokluğu belli olmuyor.

kalp kırmadan söyleme yolunuz varsa söyleyin. kontratınız ne zaman bitecek bilmiyorum ama tatsızlık çıkar diyorsanız en kısa zamanda çıkın evden. insan evde huzurlu olmayınca hiç çekilmiyor

edit: antihero'nun yazdığına ayrıca imzamı atıyorum, nasıl konuşmanız gerektiğini güzelce anlatmış
0
amugochi
(31.05.20)
Evet boğucu. Pek özel alan kalmıyor gibi ama kötü niyetli değiller kesinlikle. O kadar bencil, düşüncesiz insanlar var ki karpuz alırken bile sizi düşünmesi güzel bir şey bence. Bırak yemek getirmeyi insanlar komşularının haklarını gaspediyor. Üstelik tek yaşayan biri olarak yemek gerçekten bir sorun diyebilirim. Her gün bunu düşünmeleri gerçekten güZel. Rahatsızsanız da kesinlikle kırmadan bunu çözmeye çalışın.
0
black mamba
(31.05.20)
Bence araya mesafe koy zamanla onlar da uzaklaşır zaten. Çağırdığında 1 2 defa işim var de. zamanla daha az çağırırlar zaten. Diğer türlü ne kadar yumuşak da konuşsan orada farklı algılanır ve kırılırlar.
0
black mamba
(31.05.20)
Mesafe koyma olayını denedim. Trip atıyor mesafe koyunca, açık açık söylüyor, biz komşu istiyoruz diye. Eski kiracının adını ağzından düşürmüyor ben mesafe koyunca. Ömer'im de Ömer'im diye. Herkese teşekkürler, size de cevap yazacağım uykumu aldıktan sonra
0
🌸Fusha
(31.05.20)
eskiden böyle beraber yaşayan komşular vardı. anahtarlar da birbirlerinde kalır girer çıkar yemekler haftada 3-4 gün ortak yapılır vs vs vs

sizin elemanın böyle komşusu varmış muhtemelen eskiden ondan istiyor yine. ama yıl 2020 1990 değil. onun farkında değil sizin ev sahibi.

yapacak birşey yok baştan izin vermişsiniz bir kere.
0
duyurukullanıcısı
(31.05.20)
Onlar için bunlar normal şeyler. Ben küçük bir yerdeki hastane inşaatında şantiye şefiydim. Etrafta evler var. Adam elini kolunu sallaya sallaya inşaata giriyor, sohbet etmek için, ne yapılıyor bakmak için, canı sıkılmış. Kovuyorum, bak burada ayağına çivi batsa ben ifade vermeye giderim diyorum, bu sefer eşine börek tatlı falan yaptırmış onunla geliyor falan. En sonunda uğraşmayı bıraktım. Yani onlar senin baktığın gibi olaylara bakmıyorlar, yaklaşamıyorlar. köy hayatını bilirsiniz herhalde az çok, her şey ortaklaşa yapılır. Öyle kişisel alan falan olmaz, tuvalet falan açıkta olur vb. Bu insanlar o background'dan geliyorlar. Şimdi size kiraya verdi evi ama o hatta şöyle düşünüyor: "Evi kiraya verdik de, tapusunu da mı verdik, eğer bizim evde misafire yer bulamazsak orada yatırırız" diyorlar.

Ya taşınacaksınız, ya da tahmin ediyorum tayininiz gelene kadar öyle kabul edip dişinizi sıkacaksınız.
0
malheiros
(31.05.20)
Ev alma komşu al olayını epey yanlış anlamışlar.
Eğer siteyi beğeniyorsanız site içinde kiralıkları takip edin. Aynı sitede başkasının kiracısı olun.Bu amca dövsen de gitmez.
0
elestirman
(31.05.20)
malheiros +1

Küçük yerlerde kişisel alan algısı yoktur. Küçük yerler böyledir. Nereye gitseniz kaçamazsınız. Büyükşehire geri dönün rahatsızsanız.
0
komando kani var bende
(31.05.20)
Kesinlikle normal değil, küçük yerler böyle şöyle diyerek konuyu normalleşmetirilmesine müsade etmeyin.

Bizim de yazligimiz köyde evimiz var öyle pat diye bahçeye izinsiz girilmez hatta insanlar çekinir ha ev ha bahçe hiç farketmez.

Bu adam veya amcaya dikkat et belli yaş üstü macera arar, müge anlı'da ki olayların genel konsepti fazla samimi insanlardan kaynaklanıyor.
0
Fritz-X
(31.05.20)
@antihero, hocam konuşursam ana baba kısmını söylemeyi düşünüyorum çünkü gerçekten babam böyle bir şeyi yapmaz kesinlikle, annem de büyük ihtimalle yapmaz.

@amugochi, hocam bu kadar sık gidip gelme corona sürecinde oldu, önceden de sürekli lafını ederdi ama iş-güç deyip geçiştirirdim. sürekli eski kiracısından bahsederdi beni eve gelirken gördüğünde (evi de sitenin girişinde anasını satayım, bakkala giderken falan tutardı beni, ömerim de ömerim :D -ömer eski kiracısı- o sık sık uğrardı vs)

@black mamba, hocam kötü niyetli değiller kesinlikle, öyle olsalar çok farklı boyutlara giderdi durum. Eşim biraz daha sıcakkanlı olsaydı, arada bir gitseydik belki de adam o kadar suyunu çıkarmayacaktı bahçeye gelip gitmeye. onlar başta belirtti ama bizim hatun pek sallamadı maalesef bu meseleyi. pek gidip gelmedi :D AYrıca yumuşak da konuşsam kırılacaklarını ben de düşünüyorum. mesafe olayı nedense hiçbir şeyi değiştirmedi. zaten mesafeliydim hocam corona süreci öncesinde. inatçı biri, elektrik panosu olayı inatcı ve takıntılı olduğunu gösteriyor bence. bir de ufak bir şey ama anlatacağım yine de.. ramazanın son günleri, bahçesindde oturuyoruz. bana telefon geldi ve önemli (kısa sürecek aynı zamanda, normalde biri varken yanımda açmam ama o sık sık benim yanımda birileriyle telefonda konustugu için açtm) telefonda konusmama rağmen bana bir şeyler soruyor, ben de kale almamazlık etmedim, duymazdan gelemedim, hocam konuşmayı bitirmem lazım dedim. normalde duymamam lazım yahu neyse bu biraz gereksiz ayrıntı oldu.

@duyurukullanıcısı, aynen öyle de, bilemedim nasıl tepki vereceğimi, adam da danışma, sorma huyu yok ki, pat bahçede gördük bir gün. sonra ardı arkası kesilmedi.


@malheiros, ara ara taşınmayı düşünüyoruz, bu son yaşadığımı eşime anlatsam çıldırır valla :D hocam benim hissettiğim de öyle, hatta sanırım biz bahçeyi değil evi kiralamışız :) bazen kafamda kuruyorum konuşmayı " hocam sık sık diyorsun ki bize, bahçede kahvaltı yapın vs. eşim orayı kabullenemedi, sahiplenemedi ki, galiba siz bize bahçeyi değil sadece evi kiraladınız" diye ama kırılır, hatta perişan olur gibi geliyor. adamın bahçesine gittiğim her gün " allah razı olsun, gelmeseydin napardık, sıkılıyoruz, sen olmasan naparız" diyor. her gün yahu.

arada bir de komşuları kötülüyor, kimse gelip gitmiyor, bir sen bir de şu komşu hariç kimse beş para etmez falan diyor :D

@elestirman valla onu da düşündük hocam, bekliyoruz kiralık çıkarsa diye. öyle yaparsak, hiç laf söz etmeden, mesajı net vermiş olacağız. kırılmış olabilir ama, ben bir şey demedim ki sana hocam, neyine kırılıyorsun allasen diye dalga bilem geçerim belki :D

@komando hocam aslında kişisel alan olayı bence var burada da ev sahibine yok :D çünkü ikizimizdeki aile bir gram rahatsız etmedi bizi. altı tane çocukları var, rahatsız edecek kadar gürültü yapmadılar hiç, bahçemizi ayıran uzun boylu çalı gibi bir şey var, oradan bazen selamlaşıyor bazen selam vermiyor :D varligini pek hissettirmiyor yani

NOT: EN ÖNEMLİ ŞEYİ FAZLA VURGULAMADIM SANIRIM, adamın psikolojisi bozuk (kendi ifadesi) tam olarak öyle demedi de, perişan olduk, ilaç kullanır olduk, depresyondan uyuyamaz olduk falan diyor.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
fritz, ilk dediğinize katılıyorum ama son dediğinize katılmıyorum hocam.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
yukarıda herkes bir sürü şeyi yazmış zaten.
bence "eşim soğuk" ya da "eşim öyle davranmasaydı" demeyin, hatalı davranan sizsiniz.
bu tarz bir komşuluk ilişkisi ihtimali varsa, en başından samimi olmayacaktınız.
yani gitmeli, gelmeli, yemeli, içmeli, siyaset konuşmalı bir ilişki kurmamanız gerekirdi.

şimdi bence açık ve kısa bir özetle konuşulmalı, büyük bir olaymış gibi değil.
yani bu olayı hususi olarak, "bir şey konuşacağım" şeklinde değil, bir şey olduğunda anında tepki vererek yansıtmalısınız.
mesela kendisinde yedek anahtar varken usta için eve gireceğini ima ettiğinde hemen "ben yokken eve girmeyin lütfen, ben hoşlanmam öyle şeylerden. usta beklesin." diye açıkça söyleyeceksiniz.
"anlatmaya çalışmak" gereksiz tribe ve konunun uzamasına neden olur.
gerçi siz ne derseniz deyin, ne yaparsanız yapın şu noktadan sonra kırılacak ve bozulacaklar.
gerekirse bozacaksınız.

ama dediğim gibi, eşiniz hatalı değil.
siz de onun gibi davransaydınız, şu anda bu kadar yüz bulamazlardı.
0
blatta hiberna
(31.05.20)
@blatta, hocam normalde eşimde hata bulmam ama kendileri başta dediler biz kiracı değil komşu arıyoruz, ananız babanız uzakta, bizi de ana baba belleyin, gidip gelin. bunu defalarca söylediler ilk gün. başbaşa kaldığımızda ben eşime söyledim yapabilecek misin diye? alışırım dedi bu tarz bir yaşama :) (daha evi tutmamıştık, eşim böyle deyince tuttuk)

sonra ilk günden ne gitti ne geldi. o zaman söz vermeseydin de mi? ben de bunun mahcubiyeti olduğu için biraz taviz verdim, o da biraz. fazla taviz vorona sürecinden beri.. ayrıca benim işten dönüşte de çalışmam gerekiyor, o yüzden bunları anlatıp gitmiyordum fazlaca yanlarına, ama eşimde gitmeyince ben bazen gitmek istemesem de gitmek zorunda hissediyordum kendimi :) ama ısrarla her gittiğimde söyleniyordu kibarca. yahu adam olan bıkar değil mi söylenmekten, gelmiyor işte, ayda bir, iki ayda bir anca geliyor işte. arada bir de ayaküstü, sitede veya bahçede konusuruyoz işte. insanlar meşgul yahu :D
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bir de damadına hayatı zehir ediyor sanırım, gelinlerine bir şey yapamıyor, onu da anlatıyor, zamane kızları burunlarından kıl aldırmıyor diyerek. damadın kumar sorunu varmış, sürekli iddia falan oynuyormuş, adama kredi çektirip araba aldıracak, ki para krediye gitsin kumar oynayamasın falan. neyse mantıklı olabilir, damadını kızını düşünüyordur da bana anlatması biraz garip, eşim ise acayip şaşırır bana anlattığını bilse.

eşim paylaşımı zayıf bir insan, kimseye bir şey anlatmaz. uzun süreli arkadaşlıkları yok :D varsa yoksa ablası ve anası (onlarla da sık görüşmez, yanlış anlaşılmasın. derdini veya elbise fikirlerini falan onlara sorar anlatır)
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Doluyum arkadaşlar :D

kötü niyetli komşu ile uğraşmışlığım var. birkaç defa sabredip polis çağırmışlığım var yıllar öncesinde ama bunlar iyi niyetli insanlar. ve önemli bir nokta, psikolojisi sanırım gerçekten bozuk.

edit: bir de kendisi dediğim dedik biri ama ben inatlaşıyorum. örneğin geçenlerde sizin bahçenin çalılarını kısaltalım dedi (yola bakan tarafı kestik sorun yok burada) sonra bitişiğimizdeki komşumuz ile bahçemizi ayıran çalıyı kısaltmak istedi. kısaltmayalım dedim, çiçekler güneş almaz ama falan dedi. valla hocam benim için mahremiyet daha önemli, eşim, ben, bahçeye çıkasımız gelmiyor fazla kısa olursa, komşu için de iyi olur dedim. sonra mahremiyet temalı konuştum, bunlar önemli şeyler vs vs. pek ortam yoktur, o yüzden biraz sinirli bir şekilde söyledim bunları, nefes alış verişim bile değişti yani.. zaten orta yolum olsaydı başlarda söylerdim. ya sineye çekiyorum ya da patlıyorum.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Amca teyzeye zıt gidersen olay funny games'in yaşlı versiyonuna dönecekmiş gibi geldi bana, bi tekinsizlik sezdim.

Bence olayı eşin üzerinden yönlendir, o rahatsız oluyor böyle şeylerden kusuruna bakmayın ama evdeki huzurumuz bozuluyor, mesafeyi biraz açalım falan de. Eşine sor tabii bunu önce.
0
Bruce
(31.05.20)
"komşu arıyoruz" demek, devamlı gidip gelmek zorunda olduğunuz anlamına gelmiyor ki.
arada bir ayak üstü sohbet, belki arada bir aşure vb gibi şeylerin gidip gelmesi ve selamlaşmak yeterince komşuluk zaten.
sizin kendinizi mecbur hissedeceğiniz bir durum yokmuş ki.
muhtemelen eşiniz de benim gibi düşündü.
güler yüzlü davranmak, selamlaşmak, hal hatır sormak komşuluk zaten.
sizin anlattığınız başka bir şey.
ayrıca adam kontrata "komşu istiyoruz, şartları da şunlardır" yazmamış.
yani belli bir kol mesafesinde olup medeni davranacaktınız, o kadar.

benim de ev sahibim üçüncü katta oturuyor.
kira artışı falan gibi konularda sinir olsam da, mahremiyet ve mesafe anlamında sağ olsunlar düzgün insanlar.
beni de 1-2 kere davet ettiler mesela, gitmedim.
ama karşılaşınca ayak üstü sohbet ediyoruz.
komşuyuz işte, daha ne?
yani eşinizle komşuluk anlayışınız uymuyor olabilir.
fazla yaklaşmışsınız, erkekler bu gibi konularda eşleri daha soğuksa onun adına da gereksiz yere mahcup olup daha yakın davranabiliyorlar.
sizde de o olmuş biraz sanki.
0
blatta hiberna
(31.05.20)
okurken sinir oldum. kim olursa olsun bu kadar içli dışlı olmayı zaten sevmem. herkes önerisini yazmış.
ben sadece tek bir şey eklemek istiyorum. yeni bir eve taşındığınızda mutlaka evin dış kapısının kilidini değiştirin. sizin örnekte ev sahibi başka bir örnekte hırsız olabilir. bir gece uyurken ev sahibi, gençler böyle de uyunmaz ama diye karşınızda bitebilir :)
0
scudman1
(31.05.20)
siz bu komşuluk meselesinin avantajlı yönlerinden faydalanmak (yemek, muhabbet vesaire) ama bu faydayı kendi çizdiğiniz sınırlarda yaşamak istiyorsunuz. sizin yaklaşımınız sadece gerçekten en baştan söylediler ama napalım yani, yaşlılar, yalnızlar samimiyet kuralım, eşim adına da ben daha fazla yakın davranayım olsa bu durumlardan rahatsız olmazdınız. bence önce kendinize bir sorun, iki yetişkin evli barklı insan olarak yaşadığımız evle ilgili bu kadar özel alan ihlali yapan insanların getirdikleri yemekleri neden kabul ediyorum (istemiyorum demekten bahsetmiyorum, isteseniz doktorun özel diyeti var ben kendim hazırlıyorum der geçersiniz), bütün bunlara neden müsade ediyorum, bu çizgiyi gerçekten neden çizmiyorum diye. bir sürü bahane sıralamışsınız ama bence kendinize karşı şeffaf değilsiniz. şeffaf olsanız kendi içinizde bu boyutta çatışmalar yaşamazsınız.
0
Phoebe
(31.05.20)
@blatta, hocam adam ayrıntı verdi. sadece komşu istiyoruz demediler, hatta bir önceki kiracıdan örnekler verdi, şöyle gider gelirdi vs diye. yine de bu kadar beklediklerini anlayamadık gerçekten.

@secduman, hocam zaten öyle bir kültür varmış, hatta kimileri hep aynı kiliti taşırmış yeni taşındığı eve falan. ben yeni öğrendim :D

@phoebe, hocam haklı olabilirsiniz derim normalde ama yemek yemeyi zul gören biriyim neredeyse :D annemin bana taktığı lakap "kendinden yemli" idi. bunu da ilk defa tanımadığım birilerine söylüyorum. ben yemek yemeyi çıkarıma uyduğu için değil kıramadığım için kabul ettim. hatta kaç defa yalan söyledim valla, bugün yemek yaptım diye. yemin ediyorum ona rağmen getirdi yemeği. dediğiniz gibi hekim diyeti vs aklıma gelseydi söylerdim.. o daha iyi bir çözüm.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bu arada son iki aydır eşim memlekette, onu tekrar hatırlatayım, öncesinde yemek getirip götürme yoktu.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
kardeş sen haklısın da evsahiplerine de kızamıyorum yalnızlıktan sıkılmış yaşlı tipler. kötü bir niyetleri yok. sinirlenmeye gerek yok. anlaşamıyorsanız ufaktan yeni yer aramaya başla.
0
prizmatik
(31.05.20)
hahahha bahçe hariç kendimi gördüm. ben taşınıyorum ama işle ilgili nedenlerden dolayı. allah sabır versin üstte yeterince yazılmış zaten öneriler benim ekleyebileceğim bir şey yok
0
papuayenigine02561
(31.05.20)
Ta en başından belli etmişler, siz anlamamışsımız.

"Biz kiracı değil komşu istiyoruz" demek, aynı evin içinde yaşıyor gibi olalım, senin evinde ne oluyor ne bitiyor kim giriyor kim çıkıyor hayatınızda ne oluyor ne bitiyor her şeyi bileşim demek.

Küçük yerde, Anadolu'da böyle diyip normalleştirmek saçma. O iş şöyle daha doğrusu, eskiden küçük kırsal ilçelerde, evler genellikle bahçeli müstakil olurdu ve o evlerde oturanlar onlarca yıldır aynı evlerde olduklarından içli dışlı olurlardı.

Devir o devir değil, bu kafadaki insanlar da siz tatlı tatlı kibar kibar konuşunca, hmm çok mu içli dışlı olduk, çocukları rahatsız mı ettik diye düşünüp akıllanmaz. Aranız bozulacak size de nankör damgası basacaklar.

Bir de sürekli bir iyi niyet lafı geçmiş. Birinin iyi niyetli olması, bir şeyi kendince iyi niyetlerle yapması rahatsızlık veren davranışları normalleştirmez, böyle olmamalı. Aşağı yukarı 35 yaşıma geldim, bu milletteki iyiniyet kelimesine sığınıp insanların hayatına burnunu sokma hastalığını milyon örnekte gördüm.

Adam resmen sizin huzurunuzu bu iyiniyetle perdelenmiş bu her şeye dahil olma dürtüsü ile skip atmış. Öylesine dolmuş ansiklopedi gibi yazmışsın.

Daha da canının sıkılmasını istemiyorsan, hiç gidip konuşma boşuna. Anadolu kırsalının aşırı meraklı insanının, yaşlı öğretmen bilmişliği egosu ile upgrade edilmiş hali, adamın resmini bile görmeme gerek yok gözümde canlandırabiliyorum. Konuşursanız ya size ajitasyon ile karışık laf sokacak ya da direkt hain evlat Ökkeş muamelesi göreceksiniz.

Bir ev bulun, bulunca da tayinim çıktı vs bir bahane ile hiçç bu anlattığınız mevzulara girmeden çıkın gidin. Tantana çıkmaz, baş ağrısı olmaz.
0
wilhelmwasmuss
(31.05.20)
Biz anlamamışız hocam, doğru. Onlar da bizi anlamamış kedi konusunda. Aynı dili konuşmamışız zamanında kısacası
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Merhaba arkadaşım. Eşiniz soğuk bir insan olup da komşu istiyoruz kiracı değil dedikleri anda biz kiracı olmayı tercih ederizi hissettirmemis olmanız sizin hatanız. Evler dip dile olmamasina rağmen ev sahibi çok yakınmış ve 30000 nüfuslu bir yermiş. Keşke benim böyle bir ev sahibim olsaydı. Tavsiyem bu durumu hem siz hem eşiniz kabullenin ve komusulugun avantajlarını kullanın. Evinizde çok değerli kıymetli bir şey de yoktur girin çıkın mutlu olmaya bakın. Olmuyorsa ayrilacaksiniz maalesef. Dediğim gibi çok imrendim.
0
lion de la Turquie
(31.05.20)
Hocam ben iki üç yıl önceki halimle olsam çok mutlu olabilirdim ama insanlar karakter olarak birbirlerine benziyor yavaş yavaş galiba. Benim küçüklüğümde yaşadığım komşuluk buna benzerdi. Ama bu halimle eşime benzediğim için biraz, moralim bozuluyor. Aslında beni yoran şu hocam bir de: sürekli bir talep olmasa belki ben isteyerek gidip geleceğim. Bir gün gitmeyince hesabı (!) Sorunlunca vazife gibi gidip geliyorum, seve seve değil. Insandan çok talep olunca yapasu varsa bile yapmak istemiyor
0
🌸Fusha
(31.05.20)
yahu bir şey aklıma takıldı siz taşındığınız evin giriş kapısının anatharını değiştirmediniz mi bu nasıl bir güven? Siz değiştirdikten sonra istediği kadar yedek olsun. evden çıakrken eski kilit/anahtarı da takarsınız istediği gibi kullanır anahtarlarını.
Annemde böyle izansız bir komşu vardı bahçenin arkasından, kapı ile girilen, mutfak kapısına dan diye gelmişti bir gün direkt cevabını aldı annemden, böyle gelmeniz uygun değil ev hali olur, lütfen bir daha ön kapıyı kullanın diye, bir daha yapmadı. ister üzülsün ister kırılsın, özel alan diye bir şey var. olay olduğu anda cevap vermek en doğrusu. özellikle karşılarında genç görünce özel hayatı hiçe sayabiliyorlar, iyi niyet de bir yere kadar diye düşünüyuorum. evini kiraladığın adamın hayatını da kiralamıyorsun ya..
0
ruz
(31.05.20)
Hocam anahtar degistirme olayını birkaç ay önce öğrendim. Daha öncek hiç tecrübe etmedjm. Evli olarak tuttuğumuz ikici ev zaten bu. Öğrenciyken hiç aklımıza bir gelmemişti. Valla laftan anlamaz diye tahmin ediyorum veya kibarca değil de kabaca uyarırım diye de korkuyor olabilirim.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Yazilanlari okumadim ama bence bir gun sizi uygunsuz (!) yakalarlarsa bir daha boyle densizlik yapmazlar bence.
O yuzden uygunsuz yakalanin mumkunse.
0
kuehles blondes
(31.05.20)
Yahu düşünüyorum da ben bu insanla neden konuşmuyorum diye, türlü türlü sebep buluyorum. şimdi de şu geldi aklıma, 65 yaşındaki bir insana bu yaştan sonra doğruyu yanlışı nasıl öğreteyim ki ya. adam yanlış yaptığını bilmedikten sonra benim kapımı açmış ne açmamış ne. bilemiyorum altan :) yahu komik değil mi ya? hayat tecrübesi senin yarın kadar olmayan biri gelecek ve diyecek ki: hocam bak evde dal da**ak dolaşıyor olabilirim neden kapıyı açıyorsunuz? yahu komedinin dibi taaaa aq.... sinirlendim yine :D bir de dal da**ak dolanıyorum dememe gerek bile yok yahu. lan nasıl bir kafa bu ya :D

yanına gitmiyorum bundan kelli hadi bakalım :) bir daha desin gelip gitmiyorsun diye. bundan sonra böyle hocam derim muhtemelen :D
0
🌸Fusha
(31.05.20)
Herkese teşekkür ediyorum arkadaşlar. Bundan sonra yoluma nasıl devam edeceğimin kararı netleşmek üzere.
0
🌸Fusha
(31.05.20)
bence eşini suçalama soğuk diye. soğuk olmasa daha yakın olabilirlerdi :D ondan çekinip biraz uzak da duruyor olabilir.er
0
black mamba
(01.06.20)
Hocam bugün baya hak verdim eşime :) çünkü şöyle bir şey fark ettim Coronadan önce ayda bir veya iki ayda bir giderdim ve hiç gelmiyorsun lafını duyardım. Bu aralar ise bir gün gelmesem, dün niye gelmedin diye soruyor :) yani yetmiyor hiç. Hatta bir gün öğlen vakitlerinde gittim, o gün dedi ki akşam da gel :))))

Bu arada son meseleden sonra hiç gitmedim, bugün eve giderken denk geldik. Yine "yan sen nerelerdesin? Dün hiç gorunmedin" falan dedi. Direkt "valla hocam bundan sonra böyle, benim evde çalışmam gerekiyor, kimse benim yerime çalışmıyor, kimse benim işimi benden fazla düşünmez haklı olarak, ben de kendi işimi düşünmek zorundayım" dedim. Valla bundan sonra böyle lafımı duyunca bozuldu ama bozuntuya vermedi pek. Kem küm vs dedi :)
0
🌸Fusha
(01.06.20)
Aylar önce yapmam gereken şeyi de az önce yaptım. Kilidi değiştirdim.
0
🌸Fusha
(01.06.20)
(3)

Geçenlerde debeye giren oyunun adı neydi?

mezarkabul
Derebeylik mi desem imparatorluk mu desem, öyle bir oyundu işte.
Derebeylik mi desem imparatorluk mu desem, öyle bir oyundu işte.
0
mezarkabul
(26.03.20)
Fehildi hocam. İsminde bir sayı vardı sanki
0
🌸mezarkabul
(26.03.20)
crusader kings II?
0
ganbatte
(26.03.20)
europa universalis ıv
0
wilhelmwasmuss
(27.03.20)
(6)

3. lig topçuları

eazy
ne kadar kazanıyordur tahminen?
ne kadar kazanıyordur tahminen?
0
eazy
(06.02.20)
maç başı 2-5 bin tl
0
papuayenigine02561
(06.02.20)
Bir soru da benden madem

2-3 lig futbolcuları, hadi daha da aşağı inelim amatör lig oyuncularının kariyerleri genelde nasıl oluyor ? Çünkü profesyonel futbolun bir ömrü var, bu adamlar da ömür boyu oynayamaz sonuçta ve işin sakatlığı, hastalığı bir sürü faktörü var.

Ayrıca şike, başka türlü işler filan ne tür olaylar dönüyordur bileniniz var mı ? Futbolculuktan sonra ne yapıyor bu elemanlar ?
0
burka
(06.02.20)
@burka

az önce birisi senelik 200 bin alıyorlardır demişti ama silinmiş. Şimdi 200 bin senelik alıyorsa, ufak şehirlerde yaşıyorlar olsalar 3-4 sene oynasa ev alır, taksi falan alır lan :D Verir kiraya ölene kadar yatar aşağı.

İyiymiş he, topçu olmak varmış anasını satim.
0
🌸eazy
(06.02.20)
3.lig takımlardan birinin kafilesi ile aynı uçakta denk gelmiştim. Kendi aralarında, ben şu takımdayken şunu alıyordum tarzı muhabbeti döndü bir ara yanımda oturan topçularda. 3 binli rakamlardı.
0
wilhelmwasmuss
(06.02.20)
tamamen takimla alakali.

mac basina bin lira alanlar varken, senelik 200 bin alan da var. takimla takimin hedefiyle, baskaniyla, takimin sehirdeki oy potansiyeline etkisiyle vb.

ortalama olacaksa belli bir yasin uzerinde ve kariyeri olan futbolcular ucuncu ligde senelik 50 bin civari aliyorlar.

Bu arkadaslar birikim hayat sartlari ve kariyerlerinin durumuna gore genelde futbolu kendi memleketlerinde birakip orda bir is yapiyorlar. esnaflik en sik karsilastigim. biraz daha iyi kazananlar da yatirimlariyla alakali isler yapiyorlar.
0
tanaka
(07.02.20)
genelleme 2 5 bin tl değil tabiki. maç başı 10 bin alanda var 20 binde cizresporla Karşıyakayı bir tutmak gibi olur bu.
0
mikahakkinen
(07.02.20)
(2)

Devlet Memurlarına Soru: Mal bildirimi

goklerdengelenkarar
Arkadaşlar mal bildirimi yapmam gerekiyor. Üzerime kayıtlı, ucuz yollu iki arabadan başka bir şey yok. Formdaki borç/alacak kısmına borçlarımı yazmamın bir avantajı/dezavantajı var mı? Kyk, el borcu vs derken sağlam borcum var. Yazayım mı bunları? El borcu gibi kayıt dışı borç da yazılır mı?
Arkadaşlar mal bildirimi yapmam gerekiyor. Üzerime kayıtlı, ucuz yollu iki arabadan başka bir şey yok. Formdaki borç/alacak kısmına borçlarımı yazmamın bir avantajı/dezavantajı var mı? Kyk, el borcu vs derken sağlam borcum var. Yazayım mı bunları? El borcu gibi kayıt dışı borç da yazılır mı?
0
goklerdengelenkarar
(17.01.20)
yaz bulunsun. borç beyanı iyidir. hatta ben bazen olmasa da arkadaşlara borcum var gibi yazıyorum :) devletin çalışanı dalga geçtiği bir evrak o. o senle dalga geçiyorsa, sen de ona nanik yap. :)
0
helenart
(17.01.20)
Saçmasapan, anlamsız bir olay. Borcumu yazınca devlet borcumu ödememe yardım etmeye başlarsa o zaman yazarım diyip boş bırakıyorum.

Devlet malımızı, mülkümüzü, borcumuzu, alacağımızı öğrenmek isterse 5 dk sını almaz, gidip gibi o kağıda mı bakacak yahu hiçbir avantajı/dezavantajı olmaz.
0
wilhelmwasmuss
(17.01.20)
(4)

"Kur'ân-ı Kerim" yazılış biçimi

early morning rain
selamlar, kişisel meraktan soruyorum, neden dümdüz "kuranı kerim" şeklinde değil de, başlıktaki gibi yazılıyor? arap harflerinin latin harflere dönüştürülmesiyle mi alakalı? şimdiden teşekkürler.
selamlar,
kişisel meraktan soruyorum, neden dümdüz "kuranı kerim" şeklinde değil de, başlıktaki gibi yazılıyor? arap harflerinin latin harflere dönüştürülmesiyle mi alakalı?
şimdiden teşekkürler.
0
early morning rain
(09.01.20)
Kuran kerimesinde ra kısmındaki a sesi hareke olarak değil de ayrı bir elif harfinden çıkar. O sesi belirtmek için öyle yazılır
Neşe kelimesi de 20-30 yıl öncesine kadar neş’e olarak yazılır ve telaffuz edilirdi

Sonunda ki ı harfi ise farsça gramerdeki tamlama yazışından dolayı
0
efruz
(09.01.20)
Arap gramerine göre "Kerim olan Kur'an" anlamını veren "ı" bağlacı ayrı yazıldığından o şekilde kullanılmak zorunda diye biliyorum. (Daha iyi bilenler açıklayacaktır elbette).
0
firez
(09.01.20)
Kur'an'in normalde Kuran olarak yazilmasi gerekirdi, ama eski TDK doneminde kutsal kitabin adina olan saygidan oturu, sadece bu kelimenin yaziminda istisna yapilmisti. bazi arapca-perverler baska kelimelerde de bunu uyguladi (san'at, nes'e gibi) ama onlar tutmadi.
0
ebabil curnatasi
(10.01.20)
arapça ve farsça'da izafet i si kavramı var. -ı ifadesi izafet i'si, tamlama eki gibi düşünebilirsin. bab-ı ali tamlamasındaki gibi.
0
wilhelmwasmuss
(10.01.20)
(9)

"Seninle"deki "in" ne için var?

lab cat
"Seninle"nin anlamı: Sen ile. "İle"yi bir şeyle birleştireceğimizde "le" olarak birleştiriyoruz. Öyleyse buradaki "in" nereden çıkmış?Not 1: Kaynaştırma eki olamaz, çünkü aynısı "ben" için de geçerli -> Benimle.Not 2: Google araması ile cevap değil yalnızca başka karışmış kafalar buldum.
"Seninle"nin anlamı: Sen ile. "İle"yi bir şeyle birleştireceğimizde "le" olarak birleştiriyoruz. Öyleyse buradaki "in" nereden çıkmış?

Not 1: Kaynaştırma eki olamaz, çünkü aynısı "ben" için de geçerli -> Benimle.
Not 2: Google araması ile cevap değil yalnızca başka karışmış kafalar buldum.
0
lab cat
(02.01.20)
ilgi eki veya tamlayan eki olabilir mi?
"bir varlığın kime ait olduğunu bildiren "-in" eki"dir diyorum ben.
0
yesil basli govel santor
(02.01.20)
Bence de soru güzel.

"Ben ile gelir misin?" diye sorunca bir gariplik var gibi geliyor bana. "Benim ile gelir misin?" kulağa daha doğru geliyor.
0
himmet dayi
(02.01.20)
Teorimi yazıyorum:

Türkçe’de edat grubu diye bir yapı var. İsim türlü bir kelime ve bir çekim edatından oluşur.

Önce isim türünden olan kelime sonra edat gelir.
Misal;
Benimle oynama

Balıkla oynama


Gibi...

İlkinde ben ek almış, ikincisinde balık ek almamış.

Eğer edat grubu isimle oluşturulursa (balık gibi) ek almaz. Amma ve lakin bir zamirle oluşturulduğunda (ben, sen gibi) tamlayan eki alır. Benimle oynama, onunla çıkma vs.
0
levpontryagin
(02.01.20)
myself - benim, yourself - senin gibi bir kullanim var.

sozcukler "senin - ile", "benim - ile", "onun - ile" yordamiyla turuyor.
benzeri "benim gibi" (ben gibi degil), "senin icin", "bizim kadar" kullanimlarinda da gorulebilir.

ilgiliyseniz, benzer bir mevzudaki arastirmaya da goz atabilirsiniz:
dergipark.org.tr
0
viva paulista
(02.01.20)
ingilizcede de benzeri var: "come with I" denilmez, "with me" denir.
Ben çevirisi I iken, me çevirisi "beni/bana" olarak yapılır.

"Eğer zamir eylemden ayrıysa beni-bana şeklinde kullanılır" Tam cümlemiz bu. yani, "Ben yaptım" "Ben gittim" sözündeki ben ile "Benimle kal" "Benimle git" deki ben'ler farklı. İkinci örnekte ben özne değil. İşi yapan değil. Bu sebeple -in'i eklemek zorundayız.
0
lovemyself
(02.01.20)
benzer bir soru burada da vardı (git: 1387489)

onlar iyelik eki ama bunlara neden ihtiyaç duyuyoruz sorusuna cevabım yok doğrusu. ama benle, senle kulağımı acayip tırmalıyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(02.01.20)
İngilizcede come with i yerine come with me denmesinin sebebi grammatical case
0
levpontryagin
(02.01.20)
2. sıradaki cevabıma bir ilave yapacağım.
"in-im" aidiyet bildiren, ilgi ekidir, tamlayan ekidir.
"Pekâlâ neyin kime ait olduğunu bildiriyor?" derseniz.
Cevap öznenin varlığı ile ilgili bir aidiyet.
Örnek: Ben-im-(i)le evlenir misin?
benim (varlığ'ım') ile evlenir misin?
+ Sen-in-(i)le iyi arkadaş olabiliriz.
Senin (varlığın) ile...
Gibi
0
yesil basli govel santor
(02.01.20)
Tamlayan Eki yani ilgi Eki.
0
wilhelmwasmuss
(02.01.20)
(6)

banka altın günleri

wilhelmwasmuss
bankalar, fiziki altını alırken, internet şubelerindeki altın alış fiyatına göre mi alıyorlar? kuyumcunun alacağı fiyat ile arasında fark oluyor mu?
bankalar, fiziki altını alırken, internet şubelerindeki altın alış fiyatına göre mi alıyorlar?

kuyumcunun alacağı fiyat ile arasında fark oluyor mu?
0
wilhelmwasmuss
(26.12.19)
altin gununde gittiginde hesabina altin olarak yatiriyorlar. sonra sen hesabindan banka kurundan satabilirsin.
0
seksli harf
(26.12.19)
Hesap bambaşka. Sen çeyrek veriyorsun, o onu 24 ayar olarak hesaplayıp, grama çevirip hesabına öyle yatırıyor
0
giovanne
(26.12.19)
Banka, altın hesabıma gram cinsinden yatırmak üzere benden alırken, internet şubesinde o an ki altın gram alış fiyatı üzerinde mi alıyor, merak ettiğim tam olarak bu. Teşekkürler.

arkadaşlar, altın hesabı sistemini biliyorum. gecenlerde kuyumcuya gitmiştim fiyat almak için, o an bankanın internet şubesindekki altın gram alış fiyatı ile kuyumcunun gram fiyatı arasında bariz fark vardı. banka kendi yayınladığı gram alış fiyatını mı kullanıyor. bunu sormak istedim tam olarak.
0
🌸wilhelmwasmuss
(26.12.19)
Hocam alış fiyatı diye bir şey yok. Sen adama 10 çeyrek götürdüysen, adam senin altın hesabına yaklaşık 16 gr altın yatırıyor. Gerisi bankanın kuru ile ilgili. Yani alış-satış yok, sadece 24 ayar gr olarak hesabına geçiriyor
0
giovanne
(26.12.19)
benim alış fiyatı derken kastettiğim de bankanın kur'u idi. anladım teşekkür ederim.
0
🌸wilhelmwasmuss
(26.12.19)
Hocam kur yok aslında :) orada görevliyle para hesabı falan yok, sadece gram var öyle düşün. 10 gr altının varsa görevliye verdikten sonra da hesabında 10 gr altının olacak.
0
giovanne
(26.12.19)
(11)

Hız sınırına ne kadar uyuyorsunuz?

namandigurai
Araba kullanmaya yeni başladım. Mesela O1 otoyolu denilen 1. köprünün öncesi ve sonrasındaki yolda hız sınırı 80 km. Ben de 75-80’le gidiyorum ama her tarafımdan vızır vızır geçiyor diğer arabalar. Herkesin bu kadar hızlı olduğu yolda yavaş gidince sanki tehlike oluşturuyormuş gibi hissediyorum. Ama
Araba kullanmaya yeni başladım. Mesela O1 otoyolu denilen 1. köprünün öncesi ve sonrasındaki yolda hız sınırı 80 km. Ben de 75-80’le gidiyorum ama her tarafımdan vızır vızır geçiyor diğer arabalar. Herkesin bu kadar hızlı olduğu yolda yavaş gidince sanki tehlike oluşturuyormuş gibi hissediyorum. Ama hız sınırını da aşmak istemiyorum. Siz nasıl kullanıyorsunuz? Bana bir öneriniz var mı? Teşekkürler.
0
namandigurai
(01.12.19)
Yasal hız sınırını aşma. Bahsettiğin yolda hız sınırı 80 fakat 88km/s ye kadar ceza yazılmadığı için (sapma payı olarak %10 izin verilir) sürücüler bu hakkı son damlasına kadar kullanıyor. Sen 70, 75 gibi giderken (km saatinde görülen buyken gerçek hızın daha az ya fazla olabilir) 90' civarı gidenler sana vızır vızır gibi geliyor. Telefona indireceğin bir gps hızölçer uygulaması ile aracın gerçege en yakın hızını görür, göstergende ne kadar hata payı var tespit edebilirsin. Göstergendeki aşırı sapma.dolayısı ile, 75 gösterirken aslında daha yavaş olma ihtimalin var. Yolun temposuna ayak uydurmaya çalış tabii ama bunu gercek hızını ölçebiliyorken yap.
0
rezilrusfaadam
(01.12.19)
valla ortalama trafik hızı neyse ona uyuyorum.
dediğiniz gibi hız sınırı 80 ama orta şerit bile 80'den hızlı gidiyorsa bende gidiyorum.
ama otobanda hız sınırı 120 ama riskli olduğu için en fazla 110 yapıyorum.
0
aslindasorunumpsikolojik
(01.12.19)
hız sınırı neyse ona uyuyorum. geri kalan herkes 150 ile de gitse, asla ceza yazılmıyor da olsa sınır 80 ise 80 ile gidiyorum. zaten hız sınırı "kanka diğer trafiklere bak eğer onlar hızlı gidiyorsa ve ceza yazılmıyorsa siktir et sen de bas git" şeklinde yazılmıyor.

önerim hız sınırı neyse onunla git. biliyorum türkiye'de kurallara uymak gerizekalılık gibi görünüyor ama bunun sebebi ülkenin çok çok çok büyük çoğunluğunun gerizekalılık seviyesinin de altında zeka seviyesine sahip olup kurallara uymaması. hız sınırına uydunuz diye tehlike oluşturmazsınız. hız sınırının üstünde gidenler tehlike oluşturur. siz de hız sınırının üstünde giderseniz doğal olarak siz de tehlike oluşturursunuz.
0
levpontryagin
(01.12.19)
ben uyarım. 80 ise 80 i aşmam. 80 üstüne %10 hata payı olduğu için 88 ile gidenler var. ulan o hata payı zaten lastikten vb oluşan sorunlar yüzünden var. sen 88 görünce belki aslında 97 ile gidiyosun. bu yüzden gerek yok. şehirlerarası yolda 110 ile gidiyorum genelde bir sorun yoksa.
0
Tears of Devil
(01.12.19)
hız sınırının 80 olduğu yerde orta şeritte 80-85 ile gitmek ideal. normal şartlarda ben öyle yapıyorum gideceğim yere vaktinde ve yorulmadan ulaşmak için. ama gel gelelim orta şeritte 70-75 ile seyredenler sayesinde 100 km yolda 1000 kere sollamaya çıkmak zorunda kalayorum.
0
KUCO
(01.12.19)
Şehirlerearası bazı yollar hariç neredeyse tamamen uyuyorum yasal hız sınırına (sınır + %10 olarak) Orta şerit ya da sağ şeridi kullanabilirsin. E5'te sol şerit tam apaçi şeridi zaten. E5'te 80 üstü tam intihar.
0
roket adam
(01.12.19)
radar veya ortalama hız olmadığını bildiğim yerlerde o vızır vızır gidenlerden biri de ben oluyorum. Otoyolda genelde 150 bazen keyfime göre 100. Zaman zaman 200 üstüne çıkıyorum heyecan olsun diye.
0
catch the arrow
(01.12.19)
Eds den cezayi gecirdikleri noktalar disin sinira uymuyorum. Kimse de uymuyor. O sinirlara uyarsan bir yerden bir yere gidilmez istanbulda, kanser olur adam.

Ceza gelecek noktalarda herkes yavaslar farkedersin zaten, o noktalarda yavaşlıyorum ben de.
Ornegin Avcılar-kucukcekmece arasi.

Sinir 80 olan yerde 100le falan gidiyorum duruma gore, ama 120 olan yerde 120-130 arasi giderim genelde maks. 120den sonra cok yakiyor zaten araba, gerek yok.

Donuslerde mutlaka sinyalini veren, istisnasiz emniyrt kemeri takan, efendime soyleyeyim yaya gecinde duran biriyim. Yani kural tanimazin teki degilim, hiz tutkunu ya da apaci falan da degilim ama bazi hiz sinirlari cok absurd.
0
stavro
(01.12.19)
Ehliyet 6 yıldır var. 19 un başında sahip olmuştum.

Maks hızım 110 o da birkaç saniye. Farkeder farketmez 80-90 a çektim kendimi. Şehirlerarası yol 3 şeritti ve 1 km ön arkamda kimse yokken yapmıştım. Bayırlı bir yoldu ve sanırım müziğinde etkisiyle çıkmıştım o hıza. Hemen toplayıp düşürmüştüm.

Özetle ne bir kırmızı ışık ne başka birşey. Sürtme yada birinin hayatını tehlikeye bile atmadım.

Hepsinide kurallara uymaya borçluyum.
0
baldan kaymak
(01.12.19)
eğri oturup doğru konuşalım. en azından ben doğru konuşayım.

şehir içinde uyuyorum. çünkü gezici radarlar mevcut.

tünellerde uyuyorum.

Ortalama hız alan kesimlerde hızıma dikkat ediyorum.

şehir dışında eds ve radar tabelası dışında pek uymuyorum. yolun durumuna bağlı. kötü yolda zaten hız sınırı 90 bile olsa 90'nın altında giderim.

paralı yollarda (yeni açılan izmir istanbul osmangazi) dikkat etmiyorum. Hız sınırı 120 diyor fakat 120 ile gidende peygamber sabırı vardır sanırım.

şehirler arası yollarda çok yol yapmış birisi olarak söylemeliyimki hız limitlerimiz çok kötü belirlenmiş. dümdüz, yaya geçitsiz şehirin dışındaki yola en az 90 limit vermesi gerekirken 50 verip milletii gereksiz yere yavaşlatıyorlar. bazı yola geliyorsun hız limiti 90 diyor sonra birden 50'ye çıkıyor sonra 70 sonra tekrar 50. bunun bi standartı olmalı.

paralı ve 3-4 şeritli otoban yollarında hız sınırı bana kalırsa en az 150 olmalı. 120 ile sol şeriti işgal edip, yol vermeyen salakların yarattığı yoğunluğu bir nebze azaltır.
0
false pretension
(01.12.19)
hız yapmayı sevmediğimden ve arabama güvenmediğimden mümkün mertebe hız sınırlarına uyarım. özellikle şehir içinde daha fazla dikkat ederim.

buna rağmen gecen yıl 2 kere hızdan ceza yedim. hız sınırı 70 olan yerden 88 ile filan geçtiğim için o da.
0
wilhelmwasmuss
(01.12.19)
(2)

Turşuluk domates çiğ yenir mi

condom kurşunu
Kahvaltıda yani. Fazla sert fazla hırt hırt gibi geldi ama almış da bulunduk
Kahvaltıda yani. Fazla sert fazla hırt hırt gibi geldi ama almış da bulunduk
0
condom kurşunu
(17.11.19)
kahvaltıda yiyemiyorsan salata içine doğrayarak yiyebilirsin. gayet seviyorum ben.
0
wilhelmwasmuss
(17.11.19)
gunese birakin olgunlasir.
0
1917
(17.11.19)
(4)

Çerkezköy

mysql34
Yarın iş nedeniyle Çerkezköy'e gideceğim yemek için orada önerebileceğiniz bir restaurant var mı?
Yarın iş nedeniyle Çerkezköy'e gideceğim yemek için orada önerebileceğiniz bir restaurant var mı?
0
mysql34
(11.11.19)
Ciğerci Veysel :)
0
lion de la Turquie
(11.11.19)
Bir yıldan fazladır buradayım şurada yemek ye yemekleri iyidir diyebilecek hiçbir yer yok o yüzden herhangi bir yere girip takıl valla. Hepsi tırt.
0
kirmizipilotkalem
(11.11.19)
çınar restaurant iyidir. proje için bulunduğum 2 ay boyunca orada yemiştik.
0
freelectron
(11.11.19)
Kebap lahmacun ve tarzı için "cıddo" isimli mekan iyidir. Genelde yemek açısından tırt bir ilçe ama.
0
wilhelmwasmuss
(11.11.19)
(8)

Halkın komünizmden uzak durması ama aşırı sosyal devlet istemesi

ya ben lan neyse
selamlar,lütfen tartışmayalım. duyuru silinsin istemem. sosyoloji ve siyaset bilimi dahilinde aydınlatmanızı rica ediyorum.halkımız "devlet iş imkanı sağlasın, ev versin (toki), kredi faizlerini düşürsün" gibi devletten sanki komünist bir devletmiş gibi bir beklenti içine girmiyor mu? son belediye s
selamlar,

lütfen tartışmayalım. duyuru silinsin istemem. sosyoloji ve siyaset bilimi dahilinde aydınlatmanızı rica ediyorum.

halkımız "devlet iş imkanı sağlasın, ev versin (toki), kredi faizlerini düşürsün" gibi devletten sanki komünist bir devletmiş gibi bir beklenti içine girmiyor mu? son belediye seçimlerinde dahi halk görevi olmadığı halde adaylardan iş imkanı yaratmasını talep etti. adaylar yine komünist devletlerde görülen ucuz su, ucuz ya da bedava ulaşım vaad etti.

eyt diye bir şey çıktı ki tam sosyalist devlet işi. b.başkan adayları bile vaat verdi bu konuda.

ilave tv ya da halk ekranı gibi youtube kanallarında halk hep devletten bir beklenti içinde.

meslek grupları devletin ağzına bakıyor. otomotivciler ya da inşaatçılar "devlet kredileri düşürsün." diyor elektronikçiler "devlet ithalat vergisini artırsın" diyor, halk desen "toki bize de ev yapsın" derdinde.

halka sorsan "devlet fabrika açsın, elindeki fabrikaları satmasın. (bence de satmasın)"

tüm bunlarla halkın kafasındaki devlet anlayışı komünist bir devlet olmuyor mu?

sosyal devlet ayrı bir şey fakat bizdeki çok sosyal devlet arzusu gibi.

bunları eleştirmiyorum ya da övmüyorum. hep kafama takılmıştır "halkımız aslında farkında olmadan komünist" diye. tabii komünist bizde hakaret gibi de algılanıyor. bu ironiden de dem vurmanızı rica ediyorum aydınlanma babında.

saygılar.
0
ya ben lan neyse
(31.10.19)
Ben vergi veriyorsam halkın refahının yükselmesini isterim, kulak arkama kadar vergi ile beslediğim devlet elbette bana yol, su, elektrik, halkıma iş imkanı, yüksek refah seviyesi sağlayacak.
Nasıl almanya işsizlere ev dahi veriyorsa benim devletim daha fazlasını verecek, işsize iş, fakire aş verecek.
Ben bunları kendim için değil mutlu, refah seviyesi yüksek bir toplum için istiyorum.
Çocuk sahiplerine 80 lira değil 800 lira verecek, o çocuk yırtık ayakkabıyla gezmeyecek.
Bunların komünizmle ne alakası var ben bunu anlamadım.
Komünizmde de olan bazı şeyler yazmışsın ancak bunlar komünizmden çok refah seviyesi yüksek sosyal kapitalist devletleri tanımlıyor.
Benim emeklim çalışmak zorundayken, ingilizin almanın emeklisi dünyayı geziyor emekli maaşıyla.
Bunu istemek komünizm değil dediğim gibi.
Daha fazla yazarsam kendimi tekrar edeceğim.
Ancak bu yazdıklarımla komünizmi de eleştirmedim.
Bunu da belirtmek isterim..
0
otopsicocugu
(31.10.19)
turk halki amerikan masaliyla uyutulmus, islam ve milliyetcilik gaziyla cosmus, komunizmi de niyeyse guya kendi degerlerinin tam karsisina koymus durumda. haliyle olesiye nefret ediyorlar. ocu gibi korkuyorlar mao zedong yoldasimdan.
0
der meister
(31.10.19)
E sosyalizm iyi bir şey zaten, ben bilerek istiyorum.
0
ebabil curnatasi
(31.10.19)
Söylediklerinizin komunizm/sosyalizm ile ilgisi yok.
Bu kadar çok vergi veren ve alım gücü sürekli düşen bir halkın bunları istemesi çok normal.
0
Trene çelme atan adam
(31.10.19)
Kavram kargaşasına sahipsin. Komunizm, sosyalizm, sosyal devlet, sosyal kapitalizm bunların ayrımını idrak etmek gerek. Verdiğin örneklerdeki, halkın talepleri, komünizm veya sosyalizm değil, sosyal devlet ve sosyal kapitalizmin ruhuna yakın şeyler.

Bir devlet kapitalist ekonomik sisteme sahip olup aynı anda gayet de sosyal devlet örneği sergileyebilir, ki günümüzde hemen hemen her devlet en azından teoride, bunun üzerine şekillenmekte.
0
wilhelmwasmuss
(31.10.19)
Cok kisa yazacagim. Bahsettiklerin temel devlet yukumlulukleri, komunist rejime ozel uygulamalar degil.
0
stavro
(31.10.19)
insanlar haklarını degil çıkarlarını savunur.
0
unabomber
(31.10.19)
Farkli kesimlerin belirli konularda fikirlerini subjektif sekilde birlestirmekle 'halkin istedigi" yonetim sistemi ortaya konmuyor tabii. Diger yandan bizde "devlet" yasama cok mudahilve her rantta bir aktor oldugu icin "halk" da muslugun pesinde kosuyor veya sorarsan bize niye yapmiyor diyor.
0
dunal
(31.10.19)
(5)

Bedelli askerlik

belki lazim olur
Gittik geldik 3 ay onceBi para yatiriyorlarmis maas ve yol parasi gibi. Yeni ogrendim. Almamak sorun oluyormus. N kadar yatiriyorlar ve nereden aliyorum.
Gittik geldik 3 ay once

Bi para yatiriyorlarmis maas ve yol parasi gibi. Yeni ogrendim. Almamak sorun oluyormus. N kadar yatiriyorlar ve nereden aliyorum.
0
belki lazim olur
(01.09.19)
ikametgah adresinin bulunduğu ptt şubesine geliyor. bedelli değil yıllar önce kısa dönem yaptım da, aynı şey.

benim de haberim yoktu. ptt kuryesi gelip tebligat kağıdı getirdi. onunla gidip ptt şubesinden almıştım. önemsiz, ufak bir meblağ idi.
0
wilhelmwasmuss
(01.09.19)
giittiğinde verilen para miktarı + 80lira(maaş) ziraate hesap açmışlar oraya yatırmışlar benim parayı. kimlik ile gidip sorabilirsin. giderken ptt ye yatırdıkar dönerken ziraate.
0
monsieur turti
(01.09.19)
istanbul-gelibolu;

gidis icin 98 tl aldim ptt'den
gelis icin 178 tl aldim ziraat'ten

bedelli er ateistanbul emir ve goruslerinize hazirdir.
0
ateistanbul
(01.09.19)
Ptt'ye ve ziraate uğra.
0
the coon
(01.09.19)
Tesekkurler.
0
🌸belki lazim olur
(01.09.19)
(11)

Bahşiş mevzu

al sana nick it
Bazen akaryakıt alınca pompacı arkadaşlar arabanın camlarını da temizliyorlar siz ödeme yapana kadar. Bu durumda bahşiş verilmeli mi hep ikilemdeyim. Bir keresinde verdim adam şaşırdı. Siz napıyorsunuz?
Bazen akaryakıt alınca pompacı arkadaşlar arabanın camlarını da temizliyorlar siz ödeme yapana kadar. Bu durumda bahşiş verilmeli mi hep ikilemdeyim. Bir keresinde verdim adam şaşırdı. Siz napıyorsunuz?
0
al sana nick it
(30.08.19)
Hiç camı silene denk gelmedim, gelsem de vermezdim herhalde abes bir durum.
0
angelus
(30.08.19)
1 kere verdim.
0
eksisozlugebirdahageldimbunickisectim
(30.08.19)
Ben hep veriyorum bozuk varsa. Hiçbiri de şaşırmıyor.
0
adwokat
(30.08.19)
Bozuk varsa veririm. Camimin temiz olmasi beni mutlu ediyor :D
0
kuehles blondes
(30.08.19)
elimin altında bozuk para varsa veriyorum. yoksa umursamıyorum.

o kadar yakıt alıp, dünyanın vergisini verip, dünyanın en pahalı benzinini kullanınca kendimi zaten yeterince enayi gibi hissediyorum. bunun üstüne pompacı 10 saniye su tutup fırçayla ön camı sildi diye, kendimde vicdani bir ikilemde hissetmiyorum yanımda bozuk yoksa.

bahşiş vermedim diye bozulan, umursayan pompacı da görmedim. verince şaşıranı da. zaten milyonda bir denk geliyor açıkçası camı temizleyen.
0
wilhelmwasmuss
(30.08.19)
Benzinlik çalışanıysa vermeyin.
Hatta bazen kendim silmeye çalışıyorum camı, görevli hemen geliyor. Kameradan izleniyor, sonra bize kızıyorlar lütfen verin ben yapayım diye.
Ama benzinlik çalışanı olmayan çoluk çocuksa verin bozukluk işte.
0
etna
(30.08.19)
Arabayi usengeclikten uzun araliklarla yikattigim icin benim icin kiymetli bir hizmet oluyor. 3-4 lira veririm hep, şaşıran da gormedim.
0
pofudukayi
(30.08.19)
Pompacı bir arkadaş olarak söyleyeyim. Hizmetininden memnun kaldığınız her çalışana bahşiş verin. Ben sektör çalışanı olarak söylemiyorum. Ben hangi sektör olursa olsun veriyorum.

Çoğunluk asgari ücret ile çalışıyor. Yemek kartlarını evin ihtiyaçları için geçen marketlerden alışveriş için kullanıyor. Sizin verdiğiniz para yol parası, yemek parası, sigara parası olacak. Bir pompacı ortama günde 100 kişiye bakıyor. Toplasan 3 ya da 4 kişi bahşiş verir.
0
mak
(30.08.19)
Fix 5 lira cami silmese bile veririm.
0
duptıs
(30.08.19)
2-3 tl eger lastiklere ve yaga suya bakiyorsa.. shell’de cam temizleme standart oldugu icin sadece camsa
Vermiyorum
0
bradshaw
(30.08.19)
Mak, duptıs +1
Her benzin alışımda rencide etmeden 5 lira veririm, silsin, silmesin. Dilenciye para vermem, ama bu ve benzeri işlerde çalışan düzgün arkadaşlara içten gelen hisle bahşiş veririm.
0
panamera
(30.08.19)
(6)

Ücretli Öğretmenlik

oniyekiacaba
Son dönemde ücretli öğretmen olarak çalışmış Türkçe öğretmenleri beni biraz aydınlatabilir mi? Ne kadar kazandınız aylık, kaç saat çalıştınız? Bursa gibi bir şehirde apart vs kiralayarak tek başına yaşamaya yeter mi kazandırdığı?
Son dönemde ücretli öğretmen olarak çalışmış Türkçe öğretmenleri beni biraz aydınlatabilir mi? Ne kadar kazandınız aylık, kaç saat çalıştınız? Bursa gibi bir şehirde apart vs kiralayarak tek başına yaşamaya yeter mi kazandırdığı?
0
oniyekiacaba
(30.08.19)
Çalışmadım ama detay verebilecek kadar biliyorum. Haftada en fazla 30 derse girebilirsin. Aylık kazancın her ay farklı olur tatiller yüzünden. Ayda ne kadar çok derse girersen o kadar kazanırsın. Özel Bi tatil olmadığını düşünürsek bile ayda 2000 civarı bir şey alırsın. Asgari ücret bile hayal ücretli öğretmenlikte.
0
valarmurgulis
(30.08.19)
Teşekkür ederim
0
🌸oniyekiacaba
(30.08.19)
ben de çalışmadım ama detay verebilirim. sanırım 2019 itibariyle 1 ders saatinin net ek ders ücreti 16 lira.

aylık en fazla 1960 lira kazanabilirsin gibi duruyor.

geçinebilme demesek de kısa süreliğine lazımsa bir şekilde hayatta kalmana yeter gibi. ancak, kar tatili, resmi tatil vs fark etmez, derse girmediğin hiçbir saatin ücretini alamazsın. yevmiyeli çalışan işçi gibisin esasında.

ben çevremde tek başına bu şekilde geçinen kimse görmedim, hepsi ailelerinin evinde yaşıyordu ve kpss'ye hazırlanırken kendi harçlığımı çıkarayım hem de sınava çalışmaya zamanım kalsın amacındaydılar.

amaç tek başına hayatta kalmaksa, ücretlik öğretmenlik yapmaktansa a101 tarzı marketlerde çalışmak daha mantıklı, hem eline daha fazla para geçer hem de ansızın işsiz kalma riskin olmaz( 30 saat ders alacağının garantisi yok, hem de bir öğretmen ataması yapıldığında senin öğretmenlik gider, sana kapı görünür, hiç olmadık zamanda pat diye ortada kalabilirsin, başında gelmiş arkadaşım var)
0
wilhelmwasmuss
(30.08.19)
2 ay yaptım ücretli öğretmenligi, kölelik diyorum ona ben.

Öğretmenler odasında dışlamalar öğrencilerin seni öğretmen olarak görmemesi müdürün tehditleri vs
Atamam kesin olmasına rağmen tecrübe için yapacaktım ama o kadar kötü bir 2 ay geçirdim ki aldığın para da asgari ücret bile değil
Önermem lütfen kpssye ağırlık verin
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(30.08.19)
Atanma ihtimalim yüksek gibi ama yinede de hem tekrar çalışmaya vakit kalsın hem de az da olsa harçlığım çıksın diye başvurdum. Marketlerde iş daha yorucu, kardeşim çalışıyor ve asla ders çalışma vakti bulamazsınız. Maksadım biraz da insanların çenesini kapatmak yani aman çalışmıyor demesinler. Teşekkür ederim deneyimlerinizi paylaştığınız için.
0
🌸oniyekiacaba
(31.08.19)
@oniyekiacaba
Son dediklerinize göre ücretli öğretmenlik tam size göre. Güzel bir okula düşerseniz emin olun çok memnun kalırsınız.
0
valarmurgulis
(01.09.19)
(9)

Ortaokulda Aziz Nesin kitabı önermek sorun olur mu?

Stratosfear
Mesela Yaşar ne yaşar ne yaşamaz kitabı, ortaokul öğrencisine okutulsa...
Mesela Yaşar ne yaşar ne yaşamaz kitabı, ortaokul öğrencisine okutulsa...
0
Stratosfear
(21.08.19)
oldukça ideal bence. ben ortaokulda okumaya başlamıştım
0
re noreno
(21.08.19)
Kes lan fetocu tepkisi alabilirsin mudurden.
0
rusd
(21.08.19)
Öğretmenseniz bunu müdür gibi birine sormakta fayda var. Eğer içerik için soruyorsanız benim kızlar 3. sınıfta başlamışlardı bile.
0
SiyamkedisiZorro
(21.08.19)
Okulda komünist hoca damgası yersin dikkat et.

İçerik sıkıntısız ama.
0
westblack
(21.08.19)
yasaklı bir yazar değil, yayın evi yasaklı değil ise niye sorun olsun. ben imam hatip lisesinde çalışıyorum, öneriyorum da sorun filan yaşamadım. yasal olarak zaten sorun falan olamaz da, kastınız boş boş konuşan birileri çıkar ise de uygun bir cevap verirsiniz zaten.

içerik olarak da sade dilli, mizahi, eleştirel düşünme becerisi kazandırabilecek hikayeler, o anlamda da uygun.
0
wilhelmwasmuss
(21.08.19)
Ya hocam, google'da arattım falan tarihte düşüncesizin biri Milli Eğitim'e şikayet etmiş öğretmenleri. Abi çocuk bu kitaplardan mahrum olmasın istiyorum.
0
🌸Stratosfear
(21.08.19)
işgüzarlar şikayet edebilir de o şikayetten hiçbir sonuç çıkmamamıştır, çıkmaz.

ne saçma sapan şikayetler oluyor, çok daha komik ve anlamsız şekilde. ama kanun, yönetmelik biliyorsanız, ki bu konuda bağlayıcı olan şey resmi olarak yayınlanmış yasaklı yazarlar, yayınlar listesidir. gidip de öğrenciye bu kitabı alacaksın ulan demediğiniz veya verdiğiniz bir ödevi illa belli bir yazarın kitabını temin etmesini gerektirecek şekilde vermediyseniz hiçbir şey olmaz.

ama ben bir şey çıkmasa bile, şikayet edilme stresi yaşamak, kimse ile muhattap olmak istemiyorum derseniz önermeyin çünkü konu aziz nesin ise bir işgüzar çıkabilir.
0
wilhelmwasmuss
(21.08.19)
Aziz Nesin'den korkanlar çok hala memlekette. Kimisi çocuğunun onun kitaplarını okumasını yediremez. Nasıl bir yerde öğretmenlik yaptığınız da önemli. Çocuğun elinde kitabı gören ebeveyn çocuğuna yüklenir mi? Derslerde okuma saatleri yapıyorsanız siz okuyun bence çocuklara. Keşke herkes okusa, okutsa...
0
Çağa ayak uyduramayan
(21.08.19)
Şimdiki Çocuklar Harika ve Hayvan Deyip Geçme ilkokul 4-5'e bile uygun.
0
cedilla
(21.08.19)
(8)

1 yıl boyunca hiç kimseye zam yapılmasa?

Dimi
Ne olur?Devlet dese ki memura, emekliye 2020'de zam yapmıcam. Asgari ücret de 2020 boyunca aynı kalacak. Özel sektöre de tavsiye niteliğinde zam yapmayın dese ve özel sektör de buna uysa.Ekonomiye, enflasyona, faizlere, işsizliğe vs vs ne gibi etkisi olur? Asgari ücrete yapılan zam enflasyonu tetikl
Ne olur?

Devlet dese ki memura, emekliye 2020'de zam yapmıcam. Asgari ücret de 2020 boyunca aynı kalacak. Özel sektöre de tavsiye niteliğinde zam yapmayın dese ve özel sektör de buna uysa.

Ekonomiye, enflasyona, faizlere, işsizliğe vs vs ne gibi etkisi olur? Asgari ücrete yapılan zam enflasyonu tetikler, işsizliği arttırır deniyordu. Böyle bir şey tam tersi bir etkiye sahip olur mu ekonomik olarak?
0
Dimi
(20.08.19)
devletin işine gelip gelmemesinden ziyade dediğim gibi ekonomik göstergelerde ne gibi olumlu ya da olumsuz şeye sebep olur onu merak ediyorum.
0
🌸Dimi
(20.08.19)
ekonomik açıdan yorumlayacak bilgiye pek sahip değilim ama sosyolojik açıdan kaos olur. hükümet düşer.

insanlar aldıkları zam miktarından çok zam almayı seviyorlar. susmaları ve mutluymuş gibi yapmaları için yetiyor. enflasyon yüzde kaçmış kimsenin iplediği yok. enflasyonun %20 arttığı bir yerde memura %10 zam versen bile mutlu oluyor.

mesela memura zam yapmazsan, o memur çalmaya başlar. devlet kesesinden götürür. bu genel meslek gruplarında da böyledir. çalma yolları arar insan.

az da olsa zam verilmezse vatandaş tepkisini direk sandıkta gösterme yolunu seçiyor. bugün de bunun sinyallerini görüyoruz. ha hükümet değişmedi ve aynı mantıkla devam mı? işte o zaman gerçek bir kaos olur.
0
burty
(20.08.19)
insanlar daha tutumlu olur, para harcamaz. orta vadede ekonomi daralır. iş yapamayan esnaf daha çok eleman çıkarır, işsizlik diğer senaryoya göre daha çok artar.
0
brkylmz
(20.08.19)
mantıklı düşününce ilk vadede büyük tepkiyle karşılaşsa da 2020 içerisinde dolar 5'in altına inerse, enflasyon azalırsa bu olumsuzluk gidebilir.

ancak 2020'de alınan maaş sabit oldugunda dolar artmaya devam ederse ve enflasyon da artarsa kazanç hiç artmamış olacağı için problemler yaşanmaya başlar.

her ne kadar yıllık zamlar enflasyona kurban gitse de vatandaşın eline çok para geçmesi (birim olarak) refah artıyormuş gibi bir hissiyat veriyor. O yüzden zamdan vazgeçmek çok zor türkiyede. Ne zaman enflasyon 5%in altına iner, dolar yılda 5-10 kuruş oynayacak seviyeye gelir o zaman zamlar da çok çok az olabilir.
0
ayin yazari
(20.08.19)
Kimse para harcamak istemez, zaten tüketim ve vergiler üzerinden giden ekonomi daralır, petrol, dolar fiyatı yükselirse üretim ve ithalat maliyeti yükselir, illa ki bir şeylere zam yapmak zorunda kalınır. Ee zaten kimse zam alamamıştı. Güya enflasyon etkisi kaldırılıp alım gücü korunacaktı, bu sefer hem vatandaş battı hem ticaret hacmi düştüğü için devlet zarar yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(20.08.19)
Memura yapılan zam bir ekonomi politikasıdır memura zam yapılmadığı zaman tüketim düşer ve piyasa durgunluğa girer herkes ağlamaya başlar . Özel firmalar para kazanamaz ve onlar da kimseye zam yapmaz o yüzden memur atamak devletin işsizliğe çözümüdür ve memura zam yapmak Maliye politikasıdır
0
Melange
(20.08.19)
insanların alım gücü azalır, alım gücü azaldıkça talep düşer talep düşerse enflasyon belki bir nebze azalır ama zincirleme etkisinden dolayı şirketler satış yapamadığı için zora girmeye başlar, onlar işçi çıkartmak zorunda kalır işsizlik artar, ekonomi küçülmeye başlar.. not: ekonomist değilim :)
0
burya
(20.08.19)
Saçma sapan bir şey olur.

Piyasada bir şeye müdahale etmek birden fazla sonuç doğuruyor her zaman.
Bu senaryoda olacak ilk şey, otonom maliyetin halkın bütçesinin içindeki payı yükselecek. Yani sabit, ödemek zorunda olduğu paraların, örneğin kira, doğalgaz, su, elektrik, mutfak vs. gibi masrafların toplam bütçesinin içindeki payı %60 olsun. Bu uygulamayla beraber fiyatlar ortalama %20 civarı artış olduğunu varsayalım, toplam bütçedeki payı %70-75 aralığına geldi diyelim.

Yoldan geçen vatandaşın sabit gideri bütçesinin 3/4ü olduğu bir senaryoda evet, muhtemelen talep düşecek ve enflasyonu da düşürecektir ama dünya enflasyonun etrafında dönmüyor maalesef. Vatandaşın tasarrufları düşecek çünkü artık sabit giderlerine verdiği para yüzdesel olarak daha fazla. Tasarrufların düştüğü bir ortamda, yatırımlar da aynı şekilde düşecek haliyle.
Bu demek oluyor ki, böyle bir senaryo gerçekleştiği taktirde ekonomide yatırımlar yavaşlayacak ya da tamamen duracak.

Tüketim tarafında, artık halkın çıkıp harcamaya daha az parası olacak ve talep düşecek dedik evet. Arz-Talep grafiğini hepimiz görmüşüzdür. Talep düşse de arz ile bir noktada buluşacak elbet. Bu da fiyatlarda düşüş demek, enflasyondan kurtulduk yihu oley demek.
Peki bütün bunlar olurken şirketler tarafında ne olacak? Adamların belli bir üretim, stok tutma ve operasyon maliyetleri var. Böyle bir senaryo oluştuğu zaman şirketlerin ürettikleri ürünleri zararına satmasını bekliyoruz demektir bu. Ki zaten alım gücünde negatif değişim olduğunda belli başlı sektörler direkt olarak etkilenecek. Kültür sanat harcamaları örneğin, direkt insanların kısacağı bir taraf. Aynı şekilde lüks harcamalar, hizmet sektörü vs. bunların hepsi zaten kafadan insanların sırt çevireceği sektörler.
Yani özel sektör borçluluğuna da hiçbir faydamız olmadı, aksine zararımız oldu böylece. Güzel.

Son olarak, biz halkın elindeki parayı kısıtladık. Haliyle piyasada dönen para miktarını da kısıtlamış olduk. Bu durum bankalar için nasıl bir sonuç doğuracak peki?
Tasarruflar azaldı, mevduat girişi olmuyor bankaya. Yatırımlar da durdu, kredi talebi gelmiyor. Belki bir ihtimal mevcut kredilerin geri ödemelerinde sıkıntılar da yaşanıyor. Bankalara para girmiyor yani özetle.

Sonuç olarak neler oldu bakalım
Halkın yaşama maliyeti yükseldi, refah seviyesi düştü.
Özel sektör zarara girdi.
Bankalar kan ağlıyor.



Son olarak, asgari ücrete yapılan zam enflasyonu tetikler denmesinin sebebi, asgari ücrete normalden çok daha fazla zam yapıldığı içindi. Dengesizlik yaratır, piyasadaki para miktarını normalin üzerinde arttıracağı için enflasyon yaratır dendi. Yoksa kimse atıyorum memur maaşlarının artışında "eyvah enflasyon geliyor" demiyor zaten.
0
cay koy geliyorum
(20.08.19)
(5)

Balıkesir güre nereye gidek

cakmayazar
Oteldeyiz ancak edremit felan yakınmış, sabah kahvaltı sonrası 2 çocukla ailecek nasıl vakit geçirebiliriz? Nereye gidip ne yiyek? Ünlü ve görmeden gitme dediğiniz yer varmıdır? Akşam da çıkabiliriz,
Oteldeyiz ancak edremit felan yakınmış, sabah kahvaltı sonrası 2 çocukla ailecek nasıl vakit geçirebiliriz? Nereye gidip ne yiyek? Ünlü ve görmeden gitme dediğiniz yer varmıdır? Akşam da çıkabiliriz,
0
cakmayazar
(06.08.19)
zeus altarı'na gidin. küçükkuyu'ya yakın
0
mcsword
(06.08.19)
Yemeği edremit cumhuriyet lokantasında yiyebilirsiniz. İyidir, çeşidi boldur.
0
temasettin
(06.08.19)
Tahtakuşlar köyüne gidin, müzesini görün.
0
wilhelmwasmuss
(06.08.19)
Antandros ören yeri de yakın oraya
0
SiyamkedisiZorro
(06.08.19)
Akçay'a gidin.
0
since1907
(06.08.19)
(11)

şehir planlaması başarılı il ve ilçeler

dali dili havali korna
türkiye'de şehir planlaması bakımından başarılı bulduğunuz iller ve ilçeler hangileri?
türkiye'de şehir planlaması bakımından başarılı bulduğunuz iller ve ilçeler hangileri?
0
dali dili havali korna
(05.08.19)
ben bilmiyorum, gidip görmedim fakat arkadaşımın abisi askerliğini erzincan'da yapmıştı. orası deprem nedeniyle yıkıldığı için sonradan çok güzel planlanmış diye duydum. arkadaşımın söylediği buydu. "uçakla üstünden geçerken avrupa şehri gibi görünüyo" demişti. ne zaman şehir planlaması lafını duysam aklıma bu örnek gelir. gerçekten öyle mi acaba?
0
der meister
(05.08.19)
eskişehir


bozburun
0
sameidiot solo
(05.08.19)
Atça
onedio.com
0
kendi helvasını kavuran zombi
(05.08.19)
paris'in marais ilçesi pompidou mahallesi
0
Hakan1980
(05.08.19)
Diyarbakır kayapınar ilçesi
0
eylul
(05.08.19)
Kesinlikle Kayseri.
Hem planlı hemde En küçük sokak arası dahi 3 gidiş 3 geliş yol.
0
etna
(05.08.19)
atça ne ya 2bin nüfuslu köy,mahalle. bölge olarak eryaman. galiba özal zamanında planlanmış kömün bir bölge gibi yönetiliyor. her etabın kendi yönetimi var ve ısınmayı ısı merkezinden falan alıyor çok şaşırmıştım.
0
mikahakkinen
(05.08.19)
Erzincan şehir merkezi. Arabayla geçerken navigasyon ekranını görünce bile şaşırmıştım. New york gibiydi mübarek.
0
denizgonen
(05.08.19)
ben denk gelmedim, bizim anladigimiz konular degil bunlar. eskisehir'i belediye baskani bayagi toparladi dediler ama gidip gormedim.
0
cooperr
(05.08.19)
erzincan merkez
0
wilhelmwasmuss
(05.08.19)
Artık kaotik olsa da Ataköy
0
reactionic
(06.08.19)
(7)

koç yumurtası yer misiniz?

diffarentiationation
migros'larda var da alıp denesem mi karar veremedim. hiç yediniz mi? para verip alır mısınız? nasıl pişirmeliyiz?
migros'larda var da alıp denesem mi karar veremedim. hiç yediniz mi? para verip alır mısınız? nasıl pişirmeliyiz?
0
diffarentiationation
(15.06.19)
tavada pişirme, mangalda pişir iri tuzda, en güzel öyle olur.
0
wilhelmwasmuss
(15.06.19)
Yemem tiksinirim. Yumurta da değil bildiğin daşşak işte.
0
Trene çelme atan adam
(15.06.19)
para verip alacağımı sanmıyorum hayatım boyunca ama babam yapıyor bazen, yiyorum ben de fena değil.
0
semaforo de medianoche
(15.06.19)
arkadasim migrostan alip pisirmiste, ev resmen sidik tassak kokuyodu dedi, bilemedim
0
alttaraf
(15.06.19)
hiç denemedim ama kasapta kuş başı yaptırıp mangalda şiş şeklinde yiyesim var, diğer türlü evde hazırlayıp, tavada pişirmek irite edebilir gibi sanki, çok merak ediyorum deneyeceğim.
0
gezegen olan pluton
(15.06.19)
Mangalda pişmiş olarak yedim.ama beğenmedim.eti çok lastik gibi geldi bana.
0
astrid
(15.06.19)
Eti çok severim ama dil beyin vs yemem. Hayvan olmak da zor bea. taşaklarına bile göz dikmişiz alıcı gözle bakıyoruz
0
ssiradanbirigibi
(15.06.19)
(16)

Komik roman var mı?

ayseee
gogol'u seviyorum çok komik geliyor bazı öyküleri. sizin tavsiye edebileceğiniz bir kitap var mı?
gogol'u seviyorum çok komik geliyor bazı öyküleri. sizin tavsiye edebileceğiniz bir kitap var mı?
0
ayseee
(24.03.19)
madde-22
köpek kalbi
0
efreet sultan
(24.03.19)
Komik değil de okurken tebessüm ettiren romanlar olarak:

Gogol- Ölü Canlar
Gonçarov - Oblomov
0
ruhen hastayim ben
(24.03.19)
Hem komik hem duygulu hem çok güzel iki roman.
Katya nin yazı
Çavdar tarlasında çocuklar
0
gurur
(24.03.19)
kötü çocuk
0
blackmamba
(24.03.19)
Miskinler tekkesi
0
güneyli çocuk
(24.03.19)
yaşar ne yaşar ne yaşamaz'ı okurken baya güldüğümü hatırlıyorum.
0
diffarentiationation
(24.03.19)
vatandaş abuzer - yücel sarpdere

alper canıgüz romanları da olabilir.
0
wilhelmwasmuss
(24.03.19)
Atilla Atalay Sidika
0
karen
(24.03.19)
Tom Robbins - B Bira (benzetmeler keyifli)

Murat Menteş - Dublörün Dilemması
0
landho
(24.03.19)
Madde 22’ye +1
Bir Yerde (Jerzy Kosinski)
Otostopçunun galaksi rehberi (İngiliz mizahı seviyorsanız)
0
kobuzchu kiz
(24.03.19)
murat menteş - antika titanik
0
MtKrt
(24.03.19)
aslan asker şvayk vardı, çok oldu okuyalı, pek hatırlamıyorum ama aklımda böyle absürd gülmeli bir kitap gibi kalmış.
0
panamera
(24.03.19)
tom robbins demeye gelmiştim, landho demiş.
ben parfümün dansını okudum, onun önerdiğini okumadım ama üslup aynıysa o da komiktir sanıyorum. komikten ziyade witty demek daha doğru belki de, ben çok eğlenmiştim okurken parfümün dansını.
0
Jux
(24.03.19)
stanislaw lem - siberya
0
edaddy
(25.03.19)
www.dr.com.tr

Hönkürerek okumuştum.
0
kablelvuku
(25.03.19)
Murat menteş kitapları +1

İhsan Oktay Anar'ın kitaplarında da muhteşem bir dille birlikte ince mizah da var, ben bayılmıştım Suskunlar ve Yedingi Gün'e.
0
piremses
(25.03.19)
(15)

sigarayı bırakalı 1 ay olmuş

datnet
selam,iyi gidiyorum değil mi? bırakmamın 6. gününde dayanamayıp 1 tane içtim başka içmedim. aramızda bırakan ve sigarasız hayat sürmek isteyen varsa badi olalım mı? tecrübelerimizi paylaşırız, birbirimizi gazlarız.
selam,

iyi gidiyorum değil mi? bırakmamın 6. gününde dayanamayıp 1 tane içtim başka içmedim. aramızda bırakan ve sigarasız hayat sürmek isteyen varsa badi olalım mı? tecrübelerimizi paylaşırız, birbirimizi gazlarız.
0
datnet
(05.02.19)
tebrikler!
0
hlt1985
(05.02.19)
Ben içmiyorum ama gazlamaya geldim.

Büyük irade cidden, yıkılmadan devam:)
0
peggy
(05.02.19)
1 gün bile içmemeyi düşünemezken 1 ay içmemiş birini tebrik etmeye geldim. Bozmayın duruşunuzu. Allah belasını versin sigaranın.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(05.02.19)
you go girl!
0
kronik
(05.02.19)
isteyip de yapamadığım deneyip de başaramadığım.
0
jactantia
(05.02.19)
Bam güm devam!

Darısı spora başlamaya :)
0
duseyazar
(05.02.19)
Harika gidiyorsun tebrikler!
0
pati
(05.02.19)
sigarayı bırakalı 7. aya girdim, nee ortamlara girdim de sigara yakmadım bu süreçte. zor kısmı geride kalmış artık iradenin büyüklüğünü göreceksin yavaştan.
0
Golgi
(05.02.19)
Ben de bırakmaya çalışıyorum, çok imrendim size.
0
curukturpkokusu
(05.02.19)
Benlen badi ol. 3 gündür içmiyorum ama grip olduğum için :B
0
cosmicgadin
(05.02.19)
Ben de bırakanlardanım. Bravo. Zor olanı başarmışsınız, geriye kolay olanı kalıyor. Güç sizinle.

İçeceklerin tadı çok güzelmiş bir de değil mi? Ben çok şaşırmıştım.
0
windowsguvenlikduvari
(05.02.19)
7 aydır içmiyorum, gittikçe kolaylaşıyor. Aklıma bile gelmiyor artık biraz sabret :)
0
mirty
(05.02.19)
ben de bırakalı 6 ay oldu.

çok iyi, tebrikler!
0
wilhelmwasmuss
(05.02.19)
Yarasın hocam o bir tanesi :) benim de bırakalı tam bir ay oldu, ben de tek bir fire verdim. Tamamen alıştım şu an sigarasız hayata, aklıma dahi gelmiyor.
0
early morning rain
(05.02.19)
sigaradan nefret eden biri olarak teşekkür etmeye geldim. sokakta nefesimi tıkayanlardan bıktım gerçekten. benim gibi olup beddua edenler de biliyorum. bak artık beddua almayacaksın ne güzel dimi :D
0
windows95
(05.02.19)
(26)

kahvaltıya dair 5 soru

duchess jessamine
1) kahvaltıyla birlikte çay içiyor musunuz? içiyorsanız olmazsa olmazınız mı? içmiyorsanız neden?2) ekmek yemeyenler: kahvaltıyı nasıl doyurucu hale getirebiliyorsunuz?3) haftanın kaç günü kahvaltı yapıyorsunuz?4) en sevdiğiniz öğün hangisi?5) kahvaltınızın olmazsa olmazı var mı?
1) kahvaltıyla birlikte çay içiyor musunuz? içiyorsanız olmazsa olmazınız mı? içmiyorsanız neden?

2) ekmek yemeyenler: kahvaltıyı nasıl doyurucu hale getirebiliyorsunuz?

3) haftanın kaç günü kahvaltı yapıyorsunuz?

4) en sevdiğiniz öğün hangisi?

5) kahvaltınızın olmazsa olmazı var mı?
0
duchess jessamine
(19.01.19)
kahvaltıyla birlikte çay içiyorum ama evde yaptığımız çayı sevmiyorum pek. en güzeli çaykur 42 tirebolu ama onu da almıyolar eve.
haşlanmış yumurta:( zor yiyorum ama uzun süre acıktırmıyo.
cumartesi sabahları kahvaltı etmem keyfi olarak.
en sevdiğim öğün öğle yemeği ama pek kaliteli yiyemiyorum öğlenleri. o yüzden ailemle akşam yemeği yemekten daha çok keyif alıyorum. benim için esas olan "kaliteli yemek"
kahvaltımın olmazsa olmazı evde kahvaltı etmektir. bugüne kadar hiç evden kahvaltı etmeden çıkmadım.
0
lata
(19.01.19)
1-içerim. olsa iyi olur.
2-ekmek yerim.
3-hemen hemen her gün.
4-kahvaltı
5-yumurta
0
biravekahve
(19.01.19)
1) olmazsa olmaz
2) yumurta ve ceviz
3) 2
4) akşam
5) peynir
0
gezegen olan pluton
(19.01.19)
1- kahvaltım= kahve bazen de çay.
2- kahvaltı yapmıyorum.
3- böyle yumurtalı peynirli kahvaltı haftada 1-2 en fazla bazen hiç.
4- akşam yemeği.
5- yok.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.01.19)
Çayla aram pek yok, her kahvaltımda süt içiyorum

Bol proteinli gıdalar yiyerek, tam ekmek değil ama tam tahıllı krakerlerden yiyorum wasanın

Bir yere geç kalmıyor isem ya da çok geç kalkıp direkt öğle yemeğine geçiş yapmazsam haftada ortalama 5 6

En sevdiğim öğün ne yediğime bağlı değişir ama akşam sanki. Hele eğer yorgunluğun üstüne benim pişirmek zorunda olmadığım bi durumsa ve sevdiğim yemek varsa, süper.

Kalhvaltımın olmazsa olmazları süt, yumurta ve kaşar
0
senolll
(19.01.19)
evet
ekmek yerim yemezsem fıstık ceviz
hemen her günü
kahvaltı ve akşam yemeği
yumurta
0
for day to break
(19.01.19)
1) Çay içiyorum, evdeysem lipton bergamotlu earl gray + doğadan chai tea karıştırarak yapıyorum, çok lezzetli oluyor. Dışarda ne çıkarsa bahtıma.

2) Bol tereyağlı 2 yumurtalı omlet + tam yağlı beyaz peynir + 3-5 zeytin + 3-5 ceviz, bir de varsa elma. 10-11 gibi yaptığım bu kahvaltıyla akşam 6-7'ye kadar acıkmıyorum.

3) Sadece evde olduğum zamanlar. Hafta sonları + resmi tatiller. İşe giderken kahvaltı yapmıyorum, onun yerine 12'de öğle yemeği yiyorum.

4) Kahvaltı!

5) Eşlik edecek insanlar. Tek başına sıkıcı oluyor, özenmek gelmiyor içimden. Kahvaltı keyfi değil de karnımı doyurmak oluyor tek başına.
0
taurina
(19.01.19)
1) Ihlamur ya da adaçayı içerim.

2) Kahvaltıda simit, börek vs. yemeden yapamıyorum ben. Bazen çavdar ekmeği, kepekli ekmek ya da tam buğday ekmeği yerim. Beyaz ekmek genel olarak sevmediğim için tüketmiyorum.

3) Her gün yaparım.

4) Kahvaltı.

5) Zeytin.
0
i m cool with that
(19.01.19)
Cay icmiyorum. Geleneksel kahvalti yapmaya zamanim yok.

Yulaf ezmesi sut falan yiyorum. Ekmek aklima hic gelmez. Zeytini falan salatalikla yiyorum.

Her sabah kahvalti yaparim. Ama sana annen hazirliyor ya da issizsin sanirim dostum. Kimin oyle omletli pogacali kizartmali kahvaltiya zamani var ki. Herkes is yerinde pogaca yiyor.

En sevdigim ogun...hepsi

Olmazsa olmaz kahve. Yoksa calisamam.
0
Traveller
(19.01.19)
1- içerim. çay olmayan bir kahvaltı su olmadan alınan duş gibidir.
2- yulaf ezmesine yoğurt ve bal katarak. olmadı gevrek.
3- 7, 8 gün olsa 8 yaparım.
4- kahvaltı, öğle ve akşam.
5- bal, tahin pekmez, yumurta, tulum peyniri. bu dördü yoksa ben de yokum.
0
babilbaligi
(19.01.19)
1- içerim, olmazsa olmaz.
2- yiyorum. yememe denemelerimde omlete yulaf ezmesi falan koyuyordum veya iki haşlanmış yumurta yiyordum.
3- şu an çalışmadığım için her gün.
4- kahvaltı. ama gece kaçamaklarının yeri ayrıdır.
5- çay dışında yok sanırım.
0
bxgx
(19.01.19)
1) sevmiyorum.
2) yiyorum.
3) 6-7
4) öğle
5) beyaz peynir kalp ben
0
dont eat me
(19.01.19)
1-içiyorum. Olmazsa olmaz
2- yiyorum, yemediğim de oluyor. Yumurta yersem doyuyorum Zaten.
3- hemen her gün
4- geç saatte yapılan kahvaltı
5- peynir ve yumurta
0
aquarium
(19.01.19)
1) bizim evin kuralıdır sabah ilk kim kalkarsa çay demler. çaysız kahvaltım olmaz genelde ama tek başımaysam ve demlemeye üşeniyorsam su içerim mutlaka.
2) pazar kahvaltısı haricinde ekmek yememeye çalışırım. yumurta ya da muzlu yulaf lapası yiyorum.
3) her gün yaparım.
4) akşam yemeği :D
5) domates salatalık
0
theseachange
(19.01.19)
1. İçerim. Ama olmazsa aramam
2. Ekmek yerim.
3. 4-5
4. akşam
5. peynir domates salatalık
0
kablelvuku
(19.01.19)
1- Kuru kuru gitmesin diye evet. Olmazsa olmazim degil.
2- Ekmeksiz doymam
3- 1 gunu. Diger gunler tirt bir kahvaltiyla idare ediyorum
4- Aksam yemegi. En istahli oldugum yemek o cunku. Bir de diger ogunleri duruma gore atlayabilirim ama aksam yemegini asla!
5- Yok.
0
stavro
(19.01.19)
1) içiyorum, olmazsa olmazım.
2) ekmek yiyorum, yemezsem alternatifi haşlanmış yumurta olur.
3) her günü, mecburi haller dışında kahvaltı yapmadan çıkmam.
4) akşam
5) zeytin
0
wilhelmwasmuss
(19.01.19)
1- çay en güzeli, portakal suyu da olur.
2- ekmekten ziyade pişi yerim
Özenli ce dışarıda kahvaltıyı ayda 1-2 yapıyorum.
Normalde popaça vb.
0
gadlemler
(19.01.19)
1) çaysız olmaz

2) ekmek yememem için börek kurabiye gibi şeyler olması gerek

3) her gün, neden yapmayayım ki

4) çay varsa severim. öğle yemeğini o kadar çok sevmiyorum gerçi

5) çay doğal olarak
0
ron dennis
(20.01.19)
1- evet, %90 icerim. en kotu sallama cay yaparim.
2- yumurta, sucuk, peynir
3- her gun????
4- ogun farketmez yiyecekler guzel olsun hepsi en sevdigim
5- peynir
0
crucio
(20.01.19)
1- İçiyorum. Olmazsa olmazım

2-Ekmek yiyorum.

3- Her gün. Sabah uyandığımda kahvaltı yapmadan dışarı adım atmam.

5- Yoğurt
0
eazy
(20.01.19)
1 - evet, olmazsa olmazim
2 - yumurta, bol yesillik, avokado, et
3 - 2
4 - kahvalti
5 - cay disinda peynir onemli
0
kassiopeia
(20.01.19)
1. evet
2. bir ara hiç yemedim. normal kahvaltıyı ekmeksiz yapıyordum. (peynir, zeytin, yumurta...)
3. ort. 5
4. akşam
5. çay
0
ya ben lan neyse
(20.01.19)
1-hayır,kahve sigara ile başlıyorum.
2-ekmek yiyorum.
3-hergünü
4-akşam yemeği
5-ekmek,tereyağı yada zeytin yağı,peynir,zeytin,bal yada reçel.
0
jactantia
(20.01.19)
1) İçiyorum ve olmazsa olmazım. En az 3 bardak. Bazen kahvaltı yapmam sadece çay içerim.

2) Ekmek yemiyorum. Kahvaltıdan doyarak kalktığımı hatırlamıyorum. Genelde 3 4 saat sonra öğle yemeğimi yiyorum. (Elimde olan bir şey değil sabahları yiyemiyorum)

3) Haftanın 7 günü kahvaltı yapıyorum. Çünkü işsizim.

4) Akşam yemeği

5) Çay.
0
ruhen hastayim ben
(20.01.19)
1. Olmazsa olmaz.
2. Haşlanmış yumurta.
3. Her gün yaparım. Ofiste de muhakkak iyi bir kahvaltım olur. Öyle simitle filan heçiştirmem.
4. Kahvaltı.
5. Çay ve yumurta.
0
teritori
(20.01.19)
(7)

Oy vermede eğitim derecesine göre katsayı uygulanması

sekerse tehlike
Hiç bunun örneği uygulanmış mı tarih boyunca herhangi bir ülkede? Uygulansa iyi olmaz mı, ülkenin geleceğinde, daha fazla eğitim almış kişiler daha fazla söz sahibi olsa?Eğitimsiz: 0 puanİlkokul mezunu: 1 puanOrtaokul mezunu: 2 puanLise mezunu: 3 puanÖnLisans mezunu: 4 puanLisans mezunu: 5 puanYükse
Hiç bunun örneği uygulanmış mı tarih boyunca herhangi bir ülkede? Uygulansa iyi olmaz mı, ülkenin geleceğinde, daha fazla eğitim almış kişiler daha fazla söz sahibi olsa?

Eğitimsiz: 0 puan
İlkokul mezunu: 1 puan
Ortaokul mezunu: 2 puan
Lise mezunu: 3 puan
ÖnLisans mezunu: 4 puan
Lisans mezunu: 5 puan
Yüksek lisans mezunu: 6 puan
Doktor: 7 puan
Doçent: 8 puan
Profesör: 9 puan

Gibi...
0
sekerse tehlike
(19.01.19)
18.yy fransa'sında bu tarz bir uygulama vardı sanki, emin olmamakla birlikte eric hobsbawm'ın bir kitabının bir bölümünde, köylü temsilcilerinin ile daha yüksek sosyal sınıftaki temsilcilerin mecliste oy ağırlığının aynı olmamasını ya da işte buna benzer bir olaylar bütünü (sınıf ve tabaka isimleri farklı olabilir)teknik detayları ile belirttiği bir kısım vardı diye anımsıyor gibiyim.
0
wilhelmwasmuss
(19.01.19)
(Bkz:aristokrasi)

Bu çok yanlış bir düşünce. Zannetmeyin ki yönetimde yapılan hatalar bilgisizlikten, cahillikten. Hiç alakası yok. Bir profesör de gayet kötü kalpli olabilir. Adaletsiz ve menfaatçi olabilir. Eğitim ile bunu ölçemezsin.
Bana 6lık oy hakkı vermişsin ama ben ilkokuldan mezun olduğumda da yaşından bağımsız aynı vicdana sahiptim.

Hepsini geçtim, bu dediğin şey demokrasinin mantığına aykırı. Padişahlar ve çevresindeki hizmetkarları dönemin en ciddi eğitimine tabi olan insanlardı örneğin. Fatih sultan mehmetten daha ileri eğitimli biri olabilir mi ülkede? Ama adam kardeşini boğduruyor.
Yapmayın lütfen basiretsizlik en hafif tabiriyle.
0
kaptan maydanoz
(19.01.19)
bu aristokrasi değil. daha çok teknokrasi. eski komünist ülkeler -kısmen şimdiki çin-, iran falan halen böyle yönetilir. yani oy katsayısı değil tabii ama parti entelijansiyası -ki akp'den farklı olarak harbiden iyi eğitimlidir, ortalama iran mollası bile doktora seviyesi eğitim alıyor kendi alanında- policy making'i yürütür. batı avrupa'da da genelde çift parlamento ile bu teknokrasi işin içine sokuluyor, işte high chamber ya da upper house dediklerinden. ingiltere'de lordlar kamarası, abd ve fransa'da senato bunlara örnek. bizde de 1961 anayasası cumhuriyet parlamentosunu getirmişti, üniversiteler ve ordu-yargı bu parlamentoya senatör atıyordu, bunlar meclisi denetliyorlardı falan. 12 eylül kaldırdı.
0
pembepembepembe
(19.01.19)
ilim ile irfan çok farklı şeyler. alim olmak ayrı, arif olmak ayrı. şahsen bizim ülkedeki profesörlere bırakın 9 puanı, birçoğuna oy hakkı dahi verilmemeli...
0
dilemma of subscribtionability
(19.01.19)
sistematik olarak muhalif kesimin eğitim hakkının elinden alınması ile sonuçlanır.
0
alwayschargeneverbend
(19.01.19)
“Egitim cehaleti alir, eseklik baki kalir.” diye bir atasozumuz var, bildin mi?

Hah iste oyle.
0
kuehles blondes
(19.01.19)
akp kurmaylarinin da itiraf ettiği gibi eğitim seviyesi arttıkça akp'nin oyları düşüyor. Bu da eğitimli insanları kandirmanin daha zor olduğunu gösteriyor. Bakin okumuş adamlar da kötü olabilir ama kolay kanmazlar, çıkarlarını savunurlar aradaki fark bu.
0
herhaltibiliyoring
(19.01.19)
(15)

Yarın karne günü

pisiklet
Liselerde tam 5 gün devamsızlığı olan başarı belgesi alıyor mu, alamıyor mu?
Liselerde tam 5 gün devamsızlığı olan başarı belgesi alıyor mu, alamıyor mu?
0
pisiklet
(18.01.19)
alır.
0
siradam
(18.01.19)
ben almıştım geçen sene.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.01.19)
Bu sene ilk defa uygulanıyor sanırım?
0
🌸pisiklet
(18.01.19)
o zaman bilemiyorum ama umarım verirler. gerçi lisede alınan belgeler en çok mangal yaparken tutuşturmaya yarar çırayı bir önemi olmaz vermezlerse de.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.01.19)
Aliyor, o karar okulun ilk aylarinda geri cekildi.
0
balpolen
(18.01.19)
alamıyor. ilk kez uygulanacak bu yıl.
0
wilhelmwasmuss
(18.01.19)
Kararın geri çekildiği falan yok, bugün baktık yönetmeliğe. İdare insaflıysa özürsüz (raporsuz) devamsızlıkları özürlüye (raporlu) aktarır belge alınabilsin diye.
0
shangrilla
(18.01.19)
5 günün altında olması gerekiyor mu gerekmiyor mu? Soru bu aslında. Tam 5 gün devamsızlık alıyor mu, alamıyor mu?
0
🌸pisiklet
(18.01.19)
Yönetmelikte devam ile ilgili bir şey yazmıyor, 160. madde 1. fıkra, c bendi; www.mevzuat.gov.tr

edit: aaa 5 gün de yazıyormuş, direkt ilgili bende baktığım için görmemişim.
0
apdulera
(18.01.19)
5 gün sınır, üstü alamıyor. 5 gün alır yani. (Özürsüz devamsızlıktan kalma sınırı da 10 gün mesela. 10 gün devamsızlık yapan kalmıyor, 10,5'ta kalır.)
0
shangrilla
(18.01.19)
Şuna göre alamıyor gözüküyor, yönetmelik 5 günü geçmemesi lazım diyor sanırım?? www.hurriyet.com.tr
0
🌸pisiklet
(18.01.19)
"Teşekkür, takdir ve üstün başarı belgesi ile ödüllendirme

MADDE 160- (1) (Değişik:RG-1/9/2018-30522) Okul öğrenci ödül ve disiplin kurulu, derslerdeki gayret ve başarılarıyla üstünlük gösteren, özürsüz devamsızlık süresi 5 günü geçmeyen, tüm derslerden başarılı olan, dönem puanlarının ağırlıklı ortalaması 70,00 ten aşağı olmayan ve davranış puanı 100 olan öğrencilerden;

a) 70,00-84,99 arasındakileri teşekkür belgesi,

b) 85,00 ve daha yukarı olanları takdir belgesi,

c) Ortaöğrenim süresince en az üç öğretim yılının bütün döneminde takdir belgesi alanları üstün başarı belgesi

ile ödüllendirir."

www.mevzuat.gov.tr
0
shangrilla
(18.01.19)
Mevzuata göre, hürriyetin yorumu yanlış oluyor bu durumda
0
🌸pisiklet
(18.01.19)
Özürsüz devamsızlık 6 gün olursa alamaz ama genelde bütün devamsızlık hakkı dolmamış öğrencinin belge almasını okullar halleder.Net bilgi :)
0
synax
(18.01.19)
95.5dan itibaren alamaz ki bugün takdir alacak bir öğrencimiz devamsızlıktan dolayı alamadı. (ve nice örnekleri vardır..
0
bilemedik biz onu
(18.01.19)
(6)

Surucu kursuna sinir oldum.

wishmaythşngs
Arkadaslar direksiyon sinavina 2. Girisim gene kaldim.Yan park yaparken dubaya carptim.Ama ne ogrendim biliyor musunuz? Baska bi kursiyer dedi ki, yerde cizgi var benim direksiyon hocam ona gore ogretti, arka tekeri onun uzerinde durdurunca o zaman sorunsuz girip cikiyorsun. L parkta da ayni sekilde
Arkadaslar direksiyon sinavina 2. Girisim gene kaldim.
Yan park yaparken dubaya carptim.
Ama ne ogrendim biliyor musunuz? Baska bi kursiyer dedi ki, yerde cizgi var benim direksiyon hocam ona gore ogretti, arka tekeri onun uzerinde durdurunca o zaman sorunsuz girip cikiyorsun.
L parkta da ayni sekilde donmeden once arabayi hizaladiklari cizgi varmis. Ben kendi kendime yapiyordum.

Ben hatami biliyorum, 1.de yan parktan cikarken, ayagim titriyodu zaten frenden ayagim kaydi, dubaya araba ilerleyince carptim. Ama ikinci de bu yukarida yazdigim seyi bilseydim kalmazdim.

Sonra arabanin icindeki gostergeleri falan youtubtan ogrendim. Adam bana hic birsey anlatmadi.
Bir de boyle cizgilerin olmasi yasal mi?
0
wishmaythşngs
(29.12.18)
git sürücü kursunun sahibi ile görüş, hocanın böyle böyle yaptığını anlat.(adamakıllı öğretmediğini) bir sonraki sınav için direksiyon hocası değişikliğini de talep et.

çizgilerin olması yasal, hatta kolaylık olsun diye özellikle çizgi konuyor.
0
wilhelmwasmuss
(29.12.18)
sonuçta sınava gireceğin parkurda çalışıyorsun. o çizgiler sanırım her yerde var. millet birbirinin park alanına girmesin diye. benim hocam da ona göre işin hilesini öğretmşti, hata yapman imkansıza yakın o şekilde. arka kelebekte dubayı görünce tam kırıp aynadan lastik kaldırıma gelince topluyordum, cuk oturuyordu.
tabi aracın modeline ve çizgi-duba pozisyonuna göre kendi kerteriz noktanı oluşturabilirsin.
0
habarbey
(29.12.18)
O dubalar 1.5 araçlık nerdeyse nasıl giremiyorsunuz anlamadım. Bence hile falan yapmayın ileride milletin arabasına vuruyorsunuz. O kadar boşluklu yer bile bulamayacaksınız trafikte.
0
Mcfly
(29.12.18)
Bazi direksiyon hocalari kendileri ek ders veririm diye bilerek tam ogretmiyor, ben sirami beklerken hocalardan biri arkadasiyla birlikte dalgasini geciyordu. Surada kalacak, 3 gun sonra kurs vercem diye. O gun video ses kaydi falan almadigima hala pismanim.

Ben normalde araba kullaniyordum ama ehliyetim yoktu, parkurda dikkat etmem gereken yerleri hep kurstaki arkadaslardan duydum.
0
durgunfoton
(29.12.18)
Sürücü kursu ile konuş hocanı değiştirsinler.
0
valarmurgulis
(30.12.18)
ayagin frenden kaymasi? sanki asil sorun oymus gibi geldi
0
lamartin
(30.12.18)
(7)

Evde kırık bir aynanız olsa atar mısınız?

halen
Bi uğursuzluğu var mı ulan acaba diye endişe etmedim değil bugün ama bir yandan da bilimsel bi temeli yok deyü boşkoy diyorum. Siz olsanız kırık da olsa kullanılabilir bir aynayı atar maydonoz ? ( bahsettiğim ayna da leş ikea aynası,metalik olan,makyaj şeysi )
Bi uğursuzluğu var mı ulan acaba diye endişe etmedim değil bugün ama bir yandan da bilimsel bi temeli yok deyü boşkoy diyorum. Siz olsanız kırık da olsa kullanılabilir bir aynayı atar maydonoz ? ( bahsettiğim ayna da leş ikea aynası,metalik olan,makyaj şeysi )
0
halen
(18.11.18)
kullanılıyorsa kalsın.
0
sutlu nescafe
(18.11.18)
Yenisini alana kadar bekletirdim
0
cemallamec
(18.11.18)
atardım tabii niye boşuna bekleteyim işe yaramayan eşyayı.
0
wilhelmwasmuss
(18.11.18)
Atarim. Neden kirik bi aynadan kendime bakayim ki
0
kuehles blondes
(18.11.18)
ben geçen ay banyodaki küçük aynayı kırdım. hala kullanıyoruz. aha böyle kırıldı hatta: i.hizliresim.com
0
yeteramadenedimherseyi
(18.11.18)
Benim evin girişindeki dolapta 2 metrelik ayna var. 1,5 yıldır kırık. bir şansızlık vs. yaşamadım bugüne kadar. hatta son 1,5 yıldır işlerim yolunda gitti diyebilirim.
0
himmet dayi
(18.11.18)
uğursuzluğuna inanmam ama kırık bir şeyin evde durmasına gerek yok bence.
eğer evde ondan başka ayna yoksa makyaj yapacağın idareten kullan yenisini alana kadar;)
0
evrimini tamamlamis hamambocegi
(18.11.18)
(6)

Orhan Veli ve Cahit Sıtkı...

dont eat me
...seven, hem şiirlerinden hem hayat hikayelerinden/karakterlerinden etkilenen birine hangi şairleri tavsiye edersiniz? Elbette yine Türk edebiyatı olmalı.
...seven, hem şiirlerinden hem hayat hikayelerinden/karakterlerinden etkilenen birine hangi şairleri tavsiye edersiniz? Elbette yine Türk edebiyatı olmalı.
0
dont eat me
(06.11.18)
Elbet öncelikle diğer iki Garipçiyi, yani Melih Cevdet'le Oktay Rifat'ı sonra da Ahmet Muhip Dıranas'ı, A. Kadir Meriçboyu'nu, Cahit Külebi'yi, Ümit Yaşar Oğuzcan'ı, Özdemir Asaf'ı ve Cemal Süreya'yı öneririm. Bunlardan sonra da Necatigil'i...
0
hikmet iv
(06.11.18)
hikmet +1
0
kablelvuku
(06.11.18)
behçet necatigil
0
wilhelmwasmuss
(06.11.18)
Başıma bir iş gelmeyecekse Sunay Akın diyorum.
0
etna
(06.11.18)
Sunay Akın
Murathan Mungan
Özdemir Asaf
Cemal Süreya
Didem Madak
0
mutlusismankedi2015
(06.11.18)
Umit yasar oguzcan

Baska şairlere bakmayin sadece umit yasarin yasam hikayesi siirleri , adeta ikinci bir orhan velidir kendisi
0
bu benim teorim
(07.11.18)
(9)

Bu akşamki maç yüzünden

bana her yer cehennem
2000 TL kaybettim. Tek maça basmıştım.2-0 dan maç gittiSinirliyim biraz Ne yapayım.Not: soğuk suyu içtim
2000 TL kaybettim. Tek maça basmıştım.
2-0 dan maç gitti

Sinirliyim biraz

Ne yapayım.
Not: soğuk suyu içtim
0
bana her yer cehennem
(03.11.18)
Bosver bu hafta kaybetmesen haftaya kaybedecektin zaten. Gerci yine oynarsan haftaya yine kaybedeceksin.
0
acemi
(03.11.18)
Demek ki tek maça 2000 tl basabilecek bütçen var. Kaybı üzmüş ama öyle aşiri koymuş gibi de değil. Bu olmadi bi dahakine kazanirsin üzme canını. 2000 tl milletin bi aylık geliri nerdeyse. Ya da benim gibi öğrenci adam için büyük para. Sen bahise yatırabiliyosan zaten durumun iyidir, üstüne çileği olmamiş yani. Sonra olur
0
nundu
(03.11.18)
ben bilerek oynamadım.

derbi maçlarda, takımlar arasında puan sıralamasında, genel durumda vs. fark olunca, her zaman şüphelenirim. sırf bu yüzden oynamadım. kaçmak lazım böyle zamanlarda bu maçlardan.
0
wilhelmwasmuss
(03.11.18)
Ben beraberliğe 20 lira atmıştım. Gs alsa idi gram üzülmezdim. Idda sadece maçı izlerken heyecan katsın diye oynanmalı bence. Para kazanma kar yapma amacı güdülmemeli eğer sizin 2000 tl niz benim için 20 tl değerinde ise sorun yok.
0
belkider
(03.11.18)
işte o yüzden böyle ne olacağı belli olmayan garip maçlara canlı bahis oynamak daha mantıklı. maç başlayınca gs iyi gidiyordu korner oynadım geldi. maç 2-0 olunca 2.5 üst bastım geldi. 2-1 olunca gelen paranın hepsini bir gazla ms beraberliğe bastım geldi :)

Bedavadan rakı-balık parası :)
0
eazy
(03.11.18)
geçmiş olsun. hayat dersi olarak al bu kadar fazla değişkenin olduğu bir olaya ciddi miktar paranı yatrırma. bahis pişmanlıktır.
0
anon1m
(03.11.18)
Bir daha oynama.
0
stavro
(03.11.18)
1.500 lira kar edeceğin yere 2.000 lira basmak mantıklı değil. tabii MS1 oynadığını varsayıyorum.
0
himmet dayi
(03.11.18)
bariz kg var idi. azcık daha sakin şey yapıp kazanırsın next maçlara
0
dieselsingle2
(03.11.18)
(13)

Bunu okumadan ölme diyeceğiniz kitap

redcat
Bunu okumadan ölme diyeceğiniz kitaplar var mı? İngilizce de olabilir, tavsiyelerinizi bekliyorum. Teşekkürler.
Bunu okumadan ölme diyeceğiniz kitaplar var mı? İngilizce de olabilir, tavsiyelerinizi bekliyorum. Teşekkürler.
0
redcat
(06.10.18)
henüz okumadım ama : Akış-Mutluluk Bilimi Yazar: Mihaly Csikszentmihalyi

www.dr.com.tr
0
probiyotik
(06.10.18)
Albert Camus, Yabancı
0
helena
(06.10.18)
çalıkuşu( r.nuri güntekin) bu benim kişisel favorim aslında, beni çok etkiliyor, her okuyuşumda kitabın içindeymişim gibi hissediyorum.
atatürk'ün de en sevdiği kitaplardan biridir derler.

kırmızı pazartesi.(g.g. marquez) çünkü kitap toplumun(en azından bazılarının) nasıl bir şey olduğunu gerçekçi bir şekilde ortaya koyuyor.

koleksiyoncu. (john fowles) okuduğumda beni çok etkilemişti. aslında aynı olay anlatılıyor ama bakış açıları...

puslu kıtalar atlası (i.oktay anar) görsel şölen, muhteşem bir anlatım (başka bir şey söylemem)
0
gadjodilo
(06.10.18)
Madde 22
Vakıf serisi
Kaplan! Kaplan!
0
kobuzchu kiz
(06.10.18)
yüzyıllık yalnızlık. çok fazla kitap okuyan biri değilim ama okuduklarım arasında beni bu denli etkiliyeni olmadı. daha sonra marquez'in kolera günlerinde aşk'ını ve kırmızı pazartesi'sini okudum. kolera günlerinde aşk'ı okumak çok sıkıcıydı ama bitirdiğimde hikayeden aşırı etkilenmiştim, kırmızı pazartesi de o kadar etkileyici gelmedi ama ana fikri çok güzel gelmişti onun da. yine de yüzyıllık yalnızlık'ın tadı ayrı.
0
semaforo de medianoche
(06.10.18)
Okumadan ölme diyemem tabii, fakat vedat türkali ve orhan pamuk kitaplarını okurken aşırı keyif alıyorum.
0
biravekahve
(06.10.18)
Karamazov kardeşler, Suç ve ceza, Budala, Ölüler evinden anılar - Dostoyevski
Gazap Üzümleri - Steinbeck (yeni bitirdim, harikulade bir tat bıraktı)
Germinal - Emile Zola

Aklıma gelenler bunlar şimdilik.
0
farabi
(06.10.18)
* Kıyamet sonrası istersen Dmitry Glukhovsky' nin Metro Serisi,

*Fantazi istersen Lovecraft' tan Deliliğin Dağlarında ( O kadar kitap okudum da beni içine hapseden ve keşke devamı olsaydı dedirten sadece bu kitap oldu. Yazarın diğer kitapları bunun yanına bile yaklaşamaz gözümde)

*Suç, polisiye istersen Heinrich Böll' den Katharina Blum' un Çiğnenen Onuru

* Bilimkurgu istersen Stanislaw Lem' den Solaris, John Scalzi' den Yaşlı Adamın Savaşı, Hayalet Tugay, Son Koloni üçlemesi

* Distopya istersen George Orwell' dan 1984
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(06.10.18)
Dino Buzzati - Tatar Çölü.
0
ravenclaw
(06.10.18)
Vakıf serisi
Ender oyunları 1. Kitap.
Dune serisi
Sandman serisi
Y son erkek
Hakkaride bir mevsim
0
kablelvuku
(06.10.18)
Martin Eden
Huzur
0
black holes in the sky
(06.10.18)
cengiz aytmatov kitapları
0
wilhelmwasmuss
(06.10.18)
irvin yalom nietzsche ağladığında
0
lata
(06.10.18)
(4)

kumaş pantolon paçası

ucurumdanasagiyadogruyuvarlananyaprak
kumaş pantolon paçası sizce günümüzde nasıl olmalı? hala babalarımızınki gibi bilekte baya bi biriken uzuuun paçalar mı önerirsiniz yoksa ayakkabıya kadar inen, birikmeyen normal (bileği gösteren kısa paçayı asla kastetmiyorum) uzunlukta mı? bazı şeyler değişmemeli, uzun paça bir klasiktir böyle dev
kumaş pantolon paçası sizce günümüzde nasıl olmalı?
hala babalarımızınki gibi bilekte baya bi biriken uzuuun paçalar mı önerirsiniz yoksa ayakkabıya kadar inen, birikmeyen normal (bileği gösteren kısa paçayı asla kastetmiyorum) uzunlukta mı?
bazı şeyler değişmemeli, uzun paça bir klasiktir böyle devam etmeli mi dersiniz yoksa modernleşmek iyidir mi dersiniz?
hangisi makul ve makbul?
0
ucurumdanasagiyadogruyuvarlananyaprak
(01.10.18)
Ayakkabıyla birlikte biten paça bence. Topuk kısmından yere sürünüyor bilekte birikince.
0
yanginmerdiveni
(01.10.18)
Balık ağzı paça.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(01.10.18)
ayakkabının arka kısmından tabanının yarım bilemedin 1 parmak yukarısı.

çorap gözükmeyecek oturulduğunda.

yürürken de ayakkabının altına kaçmayacak.

bence bu konudaki en büyük çelişki normal ya da duble paça olmalı.
0
killerbee
(01.10.18)
killerbee +1
0
wilhelmwasmuss
(01.10.18)
(16)

Askerde çamaşırları kendimiz mi yıkıyoruz

her gece aç
Özellikle ic çamaşırları nasil temizleyeceğiz. Terleriz heralde her gün temizini giymek gerekir.
Özellikle ic çamaşırları nasil temizleyeceğiz. Terleriz heralde her gün temizini giymek gerekir.
0
her gece aç
(29.09.18)
banyo yaparken yıkayabilirsiniz. ama ben çöpe atmayı tavsiye ediyorum.
0
tukenmez adam
(29.09.18)
Çamaşır günlerinde çamaşırcı er var bir tane ona veriyorsun filenin içinde filede adın yazması lazım. O yıkıyor sonra alıyorsun asıyorsun asılacak yerler var.
0
bos gezenin bos ustasi
(29.09.18)
sen temizini giysen de etrafindaki 300 kisi pek de aldiris etmiyor. bir sure sonra sen de alisirsin kokuya. Makul sayida yedek gotur yaninda.
0
parcxerox
(29.09.18)
6 ay yapsam bitermisim demek ki. Her gun idman yok mu atlet don giymek ve yikamak gerekir her gun. Çamaşırcı her gun mu geliyor. Donlar karismasin
0
🌸her gece aç
(29.09.18)
Ya kardeşim öyle 150 tane don getirenler oldu bitiremedi çoluk çocuğa verdi abartmayın. Çözülür sorunlar, her şeyin çözümü var.
0
bos gezenin bos ustasi
(29.09.18)
fileye atar çamaşırhaneye verirsin. en az 10-15 çift alırsan sıkıntı olmaz. bir hafta idare edecek temiz çamalır olsun. en az.

kendin niye yıkayasın güzel kardeşim? hangi devirde yaşıyoruz ya?

biri mi anlatıyo bunları?
0
Delay Fuze
(29.09.18)
Aklima geldi askerlik yapanlar da hatırlamıyormus kendimiz yikiyoduk heralde dediler. 20 çift görürsem alırlar mi iceri telefon bile almıyorlarmis. Hap falan soksam gizli sıkıntı olur mu
0
🌸her gece aç
(29.09.18)
Nasi kirlenmez. Kirlenmese bile terli giyince hasta olunur. 20 tane don görürsem sıkıntı olmayacaksa olur
0
🌸her gece aç
(29.09.18)
terli giyince hasta olunura çok güldüm.

abi ben askerliğimi anlatsam ki zamanında sözlüğe askerde yaşadığım bi kaç şeyi yazdım.

yüzden fazla mesaj alınca sildim. milleti askerlikten soğutmak suçunu işlediğim için.

yazsam ne hale gelirsiniz hiç bilmiyorum ama çok güldürdün beni akşam akşam.

komutan yat sürün dese, yerler soğuk üşütür hasta olurum diyeceksin demek haha

ocak ve şubat ayında yıkanamadık tam 2 ay.

en sonunda mart soğuğunda tuvalette biraz soğuk su buldum da öyle yıkandım. dışarda dize kadar kar, kalorifer yanmıyor, sular donmuş. elektrik yok, jeneratördeki mazot donmuş.

kışın normal bi günümü yazayım sana.

2-4 nizamiye nöbet(ustalığa başladığımdan terhis olana kadar hep aynı nöbeti tuttum, insan alışıyor.), 4:15 gibi gelip yatıyorum, 7 de kalk ama ben 7:30 a kadar yatıyordum. 7:30 da koğuştan çıkıp iştima alanına gidiyordum.

askerdeki kahvaltı olayı biraz acayip olduğu için, 1 tabak çorba, yarım ekmek veya aşırı şekerli aşırı açık kaynar çay, 5 zeytin, yarım paket ortadan elektrikli şerit testereyle ikiye kesilmiş donmuş(şaka değil) büyük bir çokomel(sarelle vs)donmuş olduğu için istesen de yiyemiyorsun bazen çokomel yerine kaynamaktan rengi koyu yeşile dönmüş haşlanmış yumurta.

öyle olunca tabi gitmiyordum kahvaltıya, bazen eğer kantinde o kalabalık arasında başarabilirsem 2 poğaça alıyordum.

iştimaya çıktın, 8- 8.15 bilemedin 8.30 arası iştima.

dışarsa buz gibi sıfıra yakın. yağmur çamur kar hiç bişey iştimanın yerini ve zamanını değiştirmez. yağmur yarsa panço giyersin. kar varsa eldiven takarsın, o da emirle.

sonra sabah sporu, tüfekli tüfeksiz hareketler, peşinden koşu, artık 1 km mi koştururlar 3 mü, 5 mi allah kerim.

o da bitti mi 15 dakka istirahat, sonra 12 ye kadar ders yine aynı yerde eğitim alanında öyle kapalı yer yok.

12 de yemek 1 de tekrar iştima, akşama kadar yine eğitim, tüfek temizliği, spor, akşam 5 yine iştima, 6 da yemek biter ondan sonra serbestsin.

2 haftada bir gece eğimi olur. 6 da serbestsin 8de yine toplarlar gece 12 ye kadar, bazen 2 ye kadar. 2 de nöbet gelir zaten, nöbete ayrılırsın 4.15 de gelir yatarsın 2 saat uyudun uyudun, uyumadın öteki geceyi beklersin.

78 gün acemi birliği yaptım, tabi hijyen koşulları çok zayıftı, bir hasta oldum 2 haftada 15 kilo verdim, en son düşüp bayılınca ambulansla hastaneye kaldırdılar(askeri hastane büyük kışalaların içinde hastane oluyor, 50 yataklı, 100 yataklı gibi zaten acemi birliğinde sadece 8bin acemi asker vardı, büyük yer hesap et.), orada bizim bölükten bi çocukla karşılaştım, ikimiz de müdahele odasındaydık acil gibi, çocuğun rengi yeşil ile mor arasıydı. nefes alamıyordu, astımı varmış günlerdir zaten doğru düzgün nefes alamamış, orada doktor moktor yok, çavuş var. çocuk bildiğin mosmor nefes alamıyor, çavuş diyor ki yalan atma lan, bi bokun yok niye geldin buraya.(sonra o çcukla usta birliğinde aynı kışlaya aynı bölüğe düştük.)

1 hafta yatacaksın dediler 2 gün sonra çıkardılar 3 hafta sonra tam 25 kilo vermiştim, artık öleceğime o kadar inandım ki, senelerdir görüşmediğim annemi aradım, o geldi, binbir zorlukla içeri ilaç soktu, 10 gün otelde kalıp her gün beni ziyaretçi salonuna çağırdı öyle iyileştim.

acemi birliğinden izne geldiğimde beni gören herkes şok içindeydi, 90 kilo gitmiştim, 65 kilo geri geldim . beni gören herkes sana ne oldu oğlum falan diyordu ben anlayamadım, sonra sivil giysilerimi giyince anladım.

eski fotoğraflarımı buldum ayna karşısında kendime baktım tanıyamadım.

askerde 2 defa kızılaya kan verdik, o kan verdiğimiz gün istirahat olcak diye millet kendini paralıyordu kan vereyim diye.
0
killerbee
(29.09.18)
Bolca al, kirlenince cope at.
0
nax
(29.09.18)
hafize ana'ya veriyorsun o yıkıyor kuzucuğum.
0
loser blueser
(29.09.18)
Kanı da mı zorla verdiriyorlar. Insan hiç böyle düşünmüyor yapar geçerim diyor da sıkıntı gibi gerçekten. Saglikla ilgili sorun olmaz umarım
0
🌸her gece aç
(29.09.18)
yok zorla olur mu?

kan verenler 3 gün istirahatli olacak diyolar, o gün kan verdikten sonra istirahatli oluyon, ertesi günü sabah iştimaya çağırıyolar izin yalan oluyo

kan vermeyenleri de nöbete oraya buraya yolluyolar, esktradan yapılacak işleri kilitliyolar. askeriyede zorla hiç bişey yok.

mesela spor, spor yapamayna insanlar hastaneye falan gidiyor spor istiharati veriyolar.

sporda kenara ayrılıyon, millet 1 saat spor yapıyor ama sana o bi saatte taaa kışlanın diğer ucundan 20 bidon su taşıtıyolar, spor bitiyo ama sen öğlene kadar anca su taşıyon.

su olmazsa amele işi oluyor kazma kürek, o da olmazsa ot yoldururlar, kozalak toplatırlar, o da olmazsa mevzi kazdırırlar, çeşit bol, insan hiç sıkılmıyo hergün başka bir aktivite olunca.

batıda askerlik böyle, doğuda terör bölgesinde şartlar tamamen değişir pozitif olarak.

mesela iştimada birisi bi kabahat işledi istikamet verdiler süründün. üstün başın çamur oldu komple, öteki iştimaya öyle çıkamazsın, ne yapıcan ne edicen temizliycen, istersen yıkar, istersen sil, istersen ıslak giy, o kamflaj temiz olacak.

senin bu çamaşır yıkama mevzunu duyunca gülmemin sebebi bu.
0
killerbee
(29.09.18)
acemilikte mi usta birliğinde mi bu da önemli.

ayrıca her yerde işleyiş farklıdır, kesin cevap vermek zor bu nedenle.

edit: bedelli galiba. 20 tane yanınızda götürseniz bile tamam zaten.
0
sanal uyku
(29.09.18)
Kogusta camasor makinesi vardi, boluk komutani bolugun gelirleriyle almisti.
Ayrica camasirhane oluyor, fileye atip veriyorsun oraya.

Don corap gibi seyleri yikamaya ugrasmaktansa en ucuzundan alip kullan at yapmak daha mantikli askerde.
0
stavro
(29.09.18)
6 ay yaptım, bir kere bile yıkamadım.

kantinde zaten satılıyor. çöpe atıp yenisini alıyordum.

çamaşırcıya ver, sonra al vs vs uğraşmak istemedim.

1 ay bile askerlik yapmayacak biri bunları boşuna dert ediyor. lazım olacak hemen hemen her şey zaten kantinde satılıyor.
0
wilhelmwasmuss
(29.09.18)
(19)

Bir kitabı sevmediğin halde sonunda kadar okumak takıntı mı disiplin mi?

anahtarr
1- iç disiplindir: başladığın işi tamamladığını gösterir.2- takıntıdır: vaktimiz bu kadar değerli iken sevmediğimiz bir şeye devam etmek takıntı değilse nedir?sorum başlıkta, hangisi sizce?
1- iç disiplindir: başladığın işi tamamladığını gösterir.
2- takıntıdır: vaktimiz bu kadar değerli iken sevmediğimiz bir şeye devam etmek takıntı değilse nedir?

sorum başlıkta, hangisi sizce?
0
anahtarr
(26.09.18)
Hayatın her alanında olduğu gibi bir kitapta da bu anlamda ısrarcı olmak biraz ruh hastalığı.
0
angelus
(26.09.18)
Bence takıntı. Disiplin faydalı yönde çalışmalı benim mantığıma göre veya iş ettiği sebebiyle var olmalı.
0
superfluid
(26.09.18)
Başlarda 1 olarak düşünürdüm sonra 2 olarak düşünmeye başladım. Artık sevmediğim kitapları okumaya zorlamıyorum.
0
kablelvuku
(26.09.18)
takıntı.
0
zgrydn
(26.09.18)
Aslında 2. Yani bence takıntı ama ben 1'i yapıyorum. :/
0
proculianus
(26.09.18)
eğer başka işlerde de böyle iseniz iç disiplin denilebilir.
değilse takıntı.
bende de var, bendeki takıntı.
0
puc
(26.09.18)
2.

ama bazen yarısında bırakmak istediğim kitap sonlara doğru çok sevimli bir alabiliyor. yine de bırakırsam kafama takmam.
0
the kene
(26.09.18)
Takinti
0
stavro
(26.09.18)
Beğenmediğim, aldığım halde beklediğim gibi çıkmayan bir kitapsa bir daha okumamak üzere yarım bırakıyorum. Odaklanmakta zorlandığım bir zamana denk gelen ama beğendiğim ya da en azından okumam gerektiğini düşündüğüm bir şey ise sonra devam etmek üzere yarım bırakıyorum.

Cevap ne 1, ne de 2 ya da ikisi birden.
0
monogram
(26.09.18)
gereksiz bir takıntıdır. sevmediğin bir yemeği ısrarla yemeye benzetiyorum ben. onun yerine o zamanda okuyabileceğin diğer kitapları da kaybediyorsun üstüne.
0
captainobvious
(26.09.18)
İlk basta yarida birakiyorsun, sonra 30. sayfada sikilmaya basliyosun, sonra ilk sayfalarda “sikici heralde” diyip birakiyorsun.
0
brkylmz
(26.09.18)
"Başladığı işi bitirme gibi bir takıntısı olan Tesla Voltaire'in bir ciltini okumaya başladığında başına gelecek olanlardan habersizdir.Çünkü Voltaire 100'e yakın cilt yazmıştır ve En son cildi okuduktan sonra Tesla şöyle der: Bir daha asla!"
0
güneyli çocuk
(26.09.18)
Takıntı ve disiplin demek belki durumun izahını sadece iki seçeneğe hapsetmek olabilir. Lakin bence bazen ikisi de değildir. Çünkü ne çok disiplin ne de takıntı o kitabı sıkılmana rağmen bitirmenin nedeni olmayabilir bazen.
0
olaylar olaylar
(26.09.18)
bende de var o özellik ama sadece kitaplarda, diğer konu ve işlerde yok buna benzer bir davranışım. o yüzden takıntı diyorum ben de.
0
wilhelmwasmuss
(26.09.18)
komplekste olabilir, kendini kendine ispatlama.
0
for day to break
(26.09.18)
merak. sevmedim ama sonra acaba ne anlatacak? belki sonra saracak. okumadan bilemem.

bir de yarimlik hissini sevmiyorum.
0
jimicik
(26.09.18)
Bence takıntı. Zorlamaktan vazgeçtim ben artık.

“Mina Urgan, “Bir Dinozorun Anıları” kitabında, okumaya başladığı bir kitap kötü de olsa bitirme huyundan nasıl vazgeçtiğini de şu sözlerle anlatıyor: Başladığım kitabı, kötü de olsa bitirmek huyundan Fethi Naci’nin bir sözü sayesinde kurtuldum: “Karpuzu kestin. Baktın ki kabak. Gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?” demiş Fethi Naci.”
0
opucuk baligi
(26.09.18)
takıntı
0
fragile lady
(26.09.18)
Kablelvuku+1
Belli bir yaşa kadar disiplin olarak düşünürdüm, ısrarla bitirirdim.
Sonra vaktin, kötü kitap ve kötü filmlerle harcanmayacak kadar değerli olduğunu düşünmeye başladım ve bu alışkanlıktan vazgeçtim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(26.09.18)
(17)

kadınlara soru

Bruce
yeni araba aldınız, flörtün bir tık üstü sevgililiğin bir tık altı erkek arkadaşınız da size hediye olarak direksiyon kılıfı aldı; tepkiniz ne olurdu?benim keko iş arkadaşım böyle bişey yapmış, çok güldüm size de sorayım dedim.
yeni araba aldınız, flörtün bir tık üstü sevgililiğin bir tık altı erkek arkadaşınız da size hediye olarak direksiyon kılıfı aldı; tepkiniz ne olurdu?

benim keko iş arkadaşım böyle bişey yapmış, çok güldüm size de sorayım dedim.
0
Bruce
(13.09.18)
Valla winter is coming: benim çok ve çabuk üşüyen narin ellerim soğuktan kütürdemesin diye aldıysa bi alt dudak verirdim.
0
beetlejuice
(13.09.18)
Yalarun
0
038576
(13.09.18)
Bunda bir tuhaflık yok ki. Veya ben anlayamamış da olabilirim.

Edit: direksiyon kılıfını tanımıyormuşum.
0
pati
(13.09.18)
ulan yazmayacaktım ama gördüğünüz gibi araba direkt +10 puan yazıyor. yalayan yalayana :Dasdf
0
datnet
(13.09.18)
yani garip bi hediye ama kekoluk değil bence. kendi çapında düşünceli bir davranış.
0
theseachange
(13.09.18)
oha
0
acetaminophen
(13.09.18)
Henüz sevgili olmadığın ve yürüdüğün birine alınacak bir hediye değil bence, wtf yani doblo kullanan eniştede olur direksiyon kılıfı? :d
Çok alemsiniz valla.
0
🌸Bruce
(13.09.18)
Bence arabaya hediye güzel bir süs ama direksiyon kılıfı kim için olursa olsun kötü bir hediye.
0
burfak
(13.09.18)
direksiyon kılıfı nedir aga bağcılar'da minibüsçü müsünüz?
0
işimdeyim gücümdeyim
(13.09.18)
*oyle bir statu yok ki. flortun bir tik ustu sevgililik zaten.

*direksiyonun kilifi olmasini garipsedim. ama hediye sonucta. cok pahali bir sey degilse sorun yok.

sen arkadasini kiskanmis olabilir misin?
0
jimicik
(13.09.18)
gülerdim :D
0
tabirimekruh
(13.09.18)
güzel bir fikir ancak bu şekilde bok edilebilirdi.

mevzu bahis araç renault 12 tx falan değilse komik. yerinde olsam ben de gülerdim.
0
wilhelmwasmuss
(13.09.18)
gülerim de bokunu çıkarmam, içimden gülerim. bi insanlık etmiş herif dimi sonuçta
0
mehmed resad
(13.09.18)
İçimden gülerim, “Yazık, niyeti de iyiymiş aslında. Hediye fena da düşünce güzel” derim bir yandan da. Çok hoşlanıyorsam hareketin altında kalmamak için aynaya cd geçiririm bir tane.
0
aychovsky
(13.09.18)
Hiçbir kadının direksiyon kılıfı kullandığını düşünmüyorum daha başka birşey alınabilirmiş
0
hernezıkkımsa
(13.09.18)
Ahahah o nasıl hediyeymiş ya aynaya cd takarım +1
sevincimi lastik yakıp drift yaparak da gösterebilirim bilemedim :)
0
sacrilegious
(13.09.18)
Bu ne la? derdim, içimden tabi :)
0
curukturpkokusu
(14.09.18)
(19)

Kilosu 4 liraya kavun satıyorum

ZetaStar1903
İlk seyyar deneyimim kilosu 4 tlye kavun satıyorum millet öcüymüşüm gibi bakıyor halde 2 lira zaten İstanbulda.
İlk seyyar deneyimim kilosu 4 tlye kavun satıyorum millet öcüymüşüm gibi bakıyor halde 2 lira zaten İstanbulda.
0
ZetaStar1903
(30.08.18)
%100 karla satıyorsun yani. O da iyi. :)
0
old possum
(30.08.18)
seyyarın olayı ucuz olması. migros'ta 3 lira olan kavunu 4 görünce şaşırmışlardır.
0
kamile necaset
(30.08.18)
2.5 tl kavun bu arada.
0
dramadi
(30.08.18)
Mazot ile beraber toplamda225 tlye geldi. kilosu 3 tlden 300 tl getirse ki fire olur 50 60 lira kar için değmez arkadaşlar bence 2 saattir ayaktayım 1 tane sayamadım
0
🌸ZetaStar1903
(30.08.18)
dostum sonun ilyas salman gibi olmasın. aman dikkat et
0
bana her yer cehennem
(30.08.18)
Semt nere hacı? yakındaysan alcam. Duyurucuya destek. :D
0
datnet
(30.08.18)
Vallahi Izmir'de olsan ben de alacaktım :D
0
farabi
(30.08.18)
Merterdeki duyurucuları bekliyorum :)
0
🌸ZetaStar1903
(30.08.18)
İzmirde 1,75 kavun alabiliyoruz belediyenin açtırdığı zımbırtılarda.
0
hedep
(30.08.18)
2.5 un üstü fahiş fiyat.
0
paudi
(30.08.18)
o fiyata satarsan, elinde kalır kavunlar. kar edecem derken sermayeyi de kurtaramayacaksın.
0
wilhelmwasmuss
(30.08.18)
adet ile sat. kampanya yap 3 tane şu para diye bizim millet sever böyle şeyleri.
Bizim pazarda boy boy ayırıp tanesini 6-8-10 diye satıyorlardı. Küçük dilim kavunları.
0
gonulcelen87
(30.08.18)
naptın reis merak ettim? :))
0
kaybeden adam
(31.08.18)
İlk deneyim olduğu için sana öyle geliyordur, muhtemelen sen öcü gibi bakiyorsundur insanlara da ondan öyle karşılık veriyorlardir. Bir de fiyatta da oculuk var tabi.
0
dafaisss
(31.08.18)
4 lira çok, sanırım halden pahalıya aldın. piyasada ortalama 2,5 TL.

Ama yılma, takdir ettim. Anadolu yakasında olmasam gelir alırım valla.

Malı elinde bekletme, kar etmesen de bir an önce satıp bitirmeye bak. Halden daha ucuza almayı dene, ya da az aldığın için kilo başına birim maliyetini yükseltmişsindir.

2'ye alsan 2.5'a satsan %25 kar aslında, kötü değil.
0
John Bloor
(31.08.18)
Merka edenler için komple zarar ettik sıra başka işlerde
0
🌸ZetaStar1903
(02.09.18)
Öyle hemen pes edersen olmaz, her zarar ettiğinde iş değiştireceksen hiç bir işte tecrübe kazanamazsın.

Ha yok seyyar satıcılığa devam ama kavun satmıcam dersen başka.
0
John Bloor
(03.09.18)
boş ver meyve sebze işini. çorap sat bence. çok ucuza bulman lazım gerçi. araba ile geze geze sat. abimin arkadaşları voleyi vurmuştu bir dönemliğine çoraptan. geçen pazarda 1.5tan satıyordu adam mesela. 1.25ten 20 tane aldım. böyle ucuza satarsan ekmek yersin belki
0
glamdr1ng
(03.09.18)
oha! az önce kilosnu 1 liraya aldım. tadı da harika gerçi daha kesmedim ama önceki haftalardan biliyorum.
0
for day to break
(03.09.18)
(10)

Erzincan bedelli askerlik

sinx90
Erzincan da bedelli askerlik yapıcam.Nasıl oralar ? Pkk yok dimi ?
Erzincan da bedelli askerlik yapıcam.Nasıl oralar ? Pkk yok dimi ?
0
sinx90
(30.08.18)
Memlekette pkk mı kaldı? Olsa da 21 gün bedelliye giden adamı operasyona götürmezler merak etme, kaldı ki artık operasyonlara hep tecrübeli kadrolu asker gidiyor bildiğim kadarıyla
0
John Bloor
(30.08.18)
Dolu dolu. Normal insan yok orada.
Nerelerde? hangi ortamlarda? hangi saraylarda yaşıyorsunuz anlamıyorum?
0
kirmizipilotkalem
(30.08.18)
tunceli dağlarında var ama 3.ordunun olduğu erzincana yanaşamazlar. olsa ne yazar ki acemileri çatışmaya mı yollıyacaklar.
0
mikahakkinen
(30.08.18)
sanki catismaya gitmeyince ölünmüyor. hangi saraylarda yasiyorsunuz demis biri de. asil siz hangi saraylarda yasiyorsunuz? gecenlerde ölen anne ve minicik bebegi de catismaya giden acemilerdendi degil mi? ulan ne insanlar var ya! neyse tutamadim kendimi, soruya verecek cevabim yok, soru soran arkadasa kazasiz belasiz bir askerlik diliyorum.
0
in vino veritas
(30.08.18)
Merkezde bir şey yok. Batıda şehre gelmeden bir yol var Tunceli Erzincan karayolu. O yol çok sıkıntılı adamlar kimlik kontrol çevirmesi bile yapıyor. Ama Erzincan diğer illere nazaran daha rahat. Bir Diyarbakır, Tunceli, Şırnak, Hakkari değil. Hatta Van bile daha kötü.
0
bos gezenin bos ustasi
(30.08.18)
2 ay Sivas'da, 13 ay Şırnak'ta kaldım hala hayattayım. 21 günde ne olduğunu anlamadan evine geleceksin zaten, bu neyin gerginliği?
0
Arthur Dayne
(30.08.18)
Acemiliği orada yaptım. Haziran ayıydı. Sıcaktan kulaklarım şişmişti. Kışında çok soğuk diyordu üst devreler.

Terör her yerde. Ama sana dokunmazlar.
0
teknikekip
(30.08.18)
Kışın soğuk ama Ankara gibi çarpmaz. Yazın güneş altında aşırı sıcak, gölgede serindir Erzincan.

Hiç unutmam -4 idi Ankara, indim götüm dondu Esenboğa'da.

Sonra Erzincan'a indim -13 falandı hiç üşümedim.

Ankara ve Çanakkale'de üşüdüğüm kadar koca Kış Erzincan'da üşümedim ben. Havadan korkmayın. Güzel yer, tadını çıkart. Bi bok olmaz bu kadar da korkak olmayın. Erkek adamsınız.
0
bos gezenin bos ustasi
(30.08.18)
benim eşim erzincanlı. haliyle erzincanı biliyorum.

bedelliler zaten merkezde olacak, merkezini de şöyle diyeyim, 100 bin küsür nüfuslu trakya ilçesindeyim, erzincan merkez çok avrupai kalıyor her şeyiyle buraya kıyasla. merkez halkı da erzurum gibi yabani değil. gayet medeni bir yer.

pkk filan elbette söz konusu değil. bir tek kemah ilçesinde o tip pkk olayları falan olursa orada olur deniyor, gece 11 de kemah kırsalından gecerken gerçekten tırsmıştım ama merkezi görünce zaten batıdaki herhangi bir yerdeymişsin gibi hissedeceksin.
0
wilhelmwasmuss
(30.08.18)
Erzincanliyim. Her sene giderim. Pkk falan yok temizdir. Askeriyenin icini bilemem de keske bana da bedellide Erzincan ciksa o derece diyorum.
0
c1b2k3
(30.08.18)
(17)

çocuklarla aranız nasıl?

niye ama
oldukça kalabalık, çok çocuklu bir ailede büyüdüm ve çok da çocuk avuttum (oyuncak bebek hiç oynamadım, öyle söyleyim) yani çocuklarla aram gayet iyiydi ama bu biraz zorunluydu. 18-28 yaş arası ağırlıklı olarak yurtdışındaydım ve/veya çevrem yurtdışı çevresiydi. O zamanki çevremde çok arkadaşımın ço
oldukça kalabalık, çok çocuklu bir ailede büyüdüm ve çok da çocuk avuttum (oyuncak bebek hiç oynamadım, öyle söyleyim) yani çocuklarla aram gayet iyiydi ama bu biraz zorunluydu. 18-28 yaş arası ağırlıklı olarak yurtdışındaydım ve/veya çevrem yurtdışı çevresiydi. O zamanki çevremde çok arkadaşımın çocuğu vardı (geneli akademisyen) hepsi şeker gibiydi- ya da bana öyle geliyordu.

şimdi 34 yaşında bekar bir kadınım, çocuğum yok, türkiyedeyim. çocuklara tahammülümün de giderek azaldığını fark ediyorum.

hele böyle bakıyorum (3 yaşından büyük) aklı eren çocuklara, hele hele 6-10 yaş arasına filan...az önce Ankara'da deli gibi bir yağmur vardı, babası tabletin şarjını arabada bırakıp eve öyle çıkmış diye yeri göğü inletti komşu çocuğu. Tamam zaman değişti, elbette bizim büyüdüğümüz gibi büyüyemezler, çağ böyle biliyorum ama arkadaş bunların hepsi mi böyle şımarık, durdan susdan anlamaz, hayır asla denemez, hiçbir şeyden mutlu olmaz, tablettiz yaşayamaz, hepsinin mi anne babası çocuk yetiştirmekten bihaber? Son 7-8 senede yurtdışındakiler de böyle oldu mu?

Sorun nedir? bende mi? sizce?
0
niye ama
(29.08.18)
sorun sende değil o cocukları yetiştiren ailelerde
türk aile yapısı tamamen rezalet
0
bana her yer cehennem
(29.08.18)
Hiç iyi değil :( tahammül edemiyorum şımarık çocuğa... Sevimli olanlar da sevimli ama böyle kucağıma alıp sıkıştırarak sevmek, saçma saçma konuşmak gelmiyo hiç içimden. Ne biliym burnuna çenesine falan düdüt yaparım anca o, bebekle bile muhabbet kuramıyorum :/ Okul çağındakiler zaten hiç ilgi alanım değil.

Yine de çok sevdiğim akrabaların arkadaşların çocukları var ama öyle alelade olmadıkları için seviyorum. -o ne demekse...:D-
0
olutaklidi
(29.08.18)
Anlattığın tipte çocuklardan (yani çocukların çoğundan) nefret ederim. Tahammül edemem. Sorun sende, bende veya çocukta değil, böyle yetiştiren (yetiştiremeyen), doğurup mukayet olamayan, şımartıp üstümüze salan anne babalarda.
0
pati
(29.08.18)
Hepsi böyle değil. Sorun sen de değil.

Ama kuşak farkı da var tabii. Bizim için de muhtemelen aynı şeyleri düşünüyodur büyükler
0
Delay Fuze
(29.08.18)
De birleşik olacak
0
Delay Fuze
(29.08.18)
genel olarak çocukları (özellikle bebekleri) ÇOK severim ve hatta bu yüzden üzülüyorum. çünkü yetişkin ve aygır gibi bir erkek olarak bunu söylemek garip karşılanıyor, pedofili muamelesi görüyorsun. annem küçük çocukları böyle yere çarpa çarpa sevince çok kıskanıyorum. türkiye'de neyse de yurtdışında çocuğa yaklaştırmıyorlar bile. hadi onlar ses etmese bile çocuk o kadar yakın temas ve ilgiye alışık olmadığı için rahatsız oluyor, haliyle ben de en fazla gezdirirken kucağıma ya da sırtıma falan alıyorum. şöyle yanaklarını mıncıra mıncıra sevemiyorsun, afallıyor bebe.

dediğin tarzdaki çocuklar gerçekten ölüm ama onlara kızamıyorum. öyle boktan, öyle aptalca yetiştiriyorlar ki çocukları, üzülüyorum. eğitimsiz, cahil, çocuk bakmayı geçtim kendi gtünü toplamaktan aciz tipler birbiri ardına patlatınca böyle sorunlu, niteliksiz, vahşi çocuklar yetişiyor. benim anam babam da öyle çok kültürlü şey insanlar değil ama ne zaman böyle çocuk görsem halime şükrederim, böyle annem babam olmuş da insan gibi yetişip bi' yerlere gelebilmişim diye.

ne zaman çocukları sevmediğimi düşünsem şu 57 saniyelik videoyu izlerim ve çocukların ne kadar mucizevi, ne kadar güzel canlılar olduğunu yeniden hatırlarım. şunlar sevilmez mi allah aşkına. minicik boylarıyla fitu fitu nasıl kayıyor yavrularım. pehey.

www.youtube.com

çocuk yetiştirmek inanılmaz büyük bir sorumluluk ve herkes bunu istemeyebilir, bunu kesinlikle anlayışla karşılarım. ama şu çocukların antrenmandan sonra kızarmış yanaklarıyla nefes nefese gelip de sana heyecanla antrenmanlarının nasıl geçtiğini, neler yaptıklarını anlattığını, sevdiği yemeği yaptığını öğrenince mutlu olduğunu, arabanın arka koltuğuna geçip kemerini bağladığını, kafasından da şapkasını ısrarla çıkarmadığını düşün. şunu düşününce içi huzurla ve sevgiyle dolmayan insandan korkarım ben :((

dediğim gibi kimse çocuk yapmak veya sevmek zorunda değil, cidden terörist gibi çocuklar da var ama genel olarak çocuklar nasıl sevilmez yahu bana çok garip geliyor. çoğunlukla senden benden akıllı bunlar. ben çocuklarla sohbet etmeyi özellikle seviyorum ama çok iyi anlaştığım da söylenemez. cidden zekam yetmiyor sanırım anlaşmaya, yalnız hissediyorum sjfsjk
0
der meister
(29.08.18)
@ Delay Fuze
benim annem de babam da 11'er kardeş
hepsinin de ortalama 6'şar çocuğu var. bir de onların çocukları var. düşün işte 100lerce kişiyiz.

babam evin en küçüğü ve ben dedemin evinde büyüdüm- bebeklik döneminde. yemin ediyorum, bu kadar insan arasından 1 tane "şimdiki çocuklar böyle, şımarık" filan diyen 1 kişi yoktu. zaten aramızda şımarık çocuk da yoktu. en büyük amcam şımarıkmış bak, herkes onu anlatırdı bir de annemden 2 büyük olan teyzem. yani şımarık olsak bi söyleyen olurdu ;)
0
🌸niye ama
(29.08.18)
Kesinlikle sorun çocukların daha da şımartılması. Ama çevremdeki şu gibi olaylar da dikkatimi çekiyor. Yakınımızın biri 23 diğeri 13 yaşında çocukları var. 23 yaşındakini yetiştirirken hiç şımartılmadı. Hatta baya maddi zorlukların yaşandığı dönemde çocukluğu geçti. Diğer kardeşi ise hayırdan da anlamıyor, yoktan da. Nasıl cins bir şey! Hasta ziyaretine gelirken çocukta olsan laptop getirir misin? Neymiş, film indircekmiş. Yahu adam ölümden döndü. Biz küçükken halamın evine gittiğimizde bile aç olduğumuzu söyleyemezdik. Yemek verirse yerdik.bu da iyi değil tabii. :D kısacası aynı anne-baba.ama zaman farklı.
Bir de bir arkadaşımda daha çocukken annesi-babası ona kardeşini emanet edip işe gidiyormuş. Ve şu an çocukları sevemiyor. İlerde çocuk yapmayı da düşünmüyor.
0
tulumba
(29.08.18)
Ben genelde cocukları ailelerin ellerinden almak istiyorum. Çok tutarsız davranıyorlar bu sefer çocukta sapıtıyor.
Çok küçük çocukla mantıklı sohbet etmeye çalışmalarını anlamıyorum. 1 yaşında bir cocuğu pusete koyup otobüse biniyorlar. Cocuğu duvara yaslayıp telefonla oynuyor annesi ya da babası bir süre sonra ağlayacağı çok belli. Ağlayınca da tablet veriyorlar.
Tablet dediğin şey o yaşlardaki çocukta lsd etkisi gösteriyor bağımlılar bir nevi. Çok üzücü aileler yüzünden cocuklar katlanılmaz haldeler
0
fasulyek
(29.08.18)
çocukların aşırı şımartılarak büyütülmesinden kaynaklı olduğunu düşünüyorum.

2 gün evvel markette gördüm, kasadan aldıklarını geçirtiyordu anası, kız çocuğu çikolata çikolata diye tutturdu kız ortalığı inletti bağırmaktan, sonunda aldı anası çikolatayı o saniye hiçbir şey olmamış gibi sustu çocuk.

halbuki 2 dk daha dirense anası, çocuk umudunu kesecekti. çocuklar iki ağlarım zırlarım istediğimi aldırırım sistemini çözdükleri için parmaklarında oynatıyor aileyi, e öyle olunca da şımarık, arsız, çingen yetişiyorlar.

hadi ufak çocukları geç, liseli çocuklara bile aileleri aynı muameleyi yapıyor,
öğrencinin notu düşük, hop sene sonunda sanki dersten kalan çocuk değil de annesi, babasıymış gibi ebeveynler not istiyor öğretmenden. alabildiğinden alıyor. e öyle olunca çocukken ağlayıp istediğini yaptırıp şımaran çocuk, ergenken de bir şekil işini öyle hallediyor. ondan sonra etraf şımarık, arsız çocuk ve gençlerle doluyor.
0
wilhelmwasmuss
(29.08.18)
bu aksam bana emanet iki cocuktan birisi diğerinin boynuna ip baglayıp ipin diger ucunu kapı koluna baglamaya çalışıyordu. iple popolarına vuraraktan uyardım. yalandan ağladılar ipi ver diye duygu sömürüsünü de öğrenmişler kumandayı tableti emzik yapan ebeveynleri sağolsun. aynı iple sırt sırta baglayıp anneleri gelene kadar öyle bırakmak gecti icimden ama konusmayı sökmüsler bir kere ispiyonlarlar. balkon kapısı, pencere hiç açamıyorsunuz zaten hepsi birer pikaçu, çarmendır, balbazar.

çocukları sevmiyorum, şımarıklar, kafam kaldırmıyor. 30 dakikalık seviyorum, sonra doğuranı çeksin kaprisini, bana neyse.
0
alwayschargeneverbend
(29.08.18)
aileleri bu kadar boktan yetiştirmese sevebilirdim. çocuklarda bir suç yok, ne görürse onu yapıyor. ailelerini suçluyorum suçlayacaksam.
0
nice tnetennba
(29.08.18)
Bir turizmci olarak birçok milletten aileyi gözlemleme şansım oldu.
Türkler şımarık çocuk yetiştiriyor.
Buna Romanya, Bulgaristan gibi bize yakın ülkeleri de ekleyebilirsiniz.
Tam emin olmamakla birlikte ülkenin gelir düzeyi ile bağlantılı olduğunu da düşünüyorum.
Türk çocuklar büfenin, lobinin, odaların canını okuyor. İnsanlara rahatsızlık verebileceğini düşünemiyor.
Diğer ülkelerde özellikle batıda yetişen çocuklar sessiz, çevreye rahatsızlık vermiyor ve düzenli.
Bu durum tarım toplumu, sanayi toplumu arasındaki konum ile de bağlantılı.
Söz konusu çocuklar genellikle daha bireysel kültürlerde yetişiyor.
Kanım budur.
0
yasasin yemek yemek
(29.08.18)
@niye ama haklısın cnm ;) ben de tek çocuğum ;) ;) ;)
0
Delay Fuze
(29.08.18)
Berbat, sevgimin sonsuz olduğu yeğenime bile tahammülüm yok. O yüzden diğer hiçbir şey hissetmediğim çocuklara karşı sabrım sıfır. Zaten dönem çocukları aşırı şımartılmış durumda. Eğitimli anne babaların garip huyları, sözüm ona “eğitim” desteği altında çocuğu başka bir şeye evirmelerini falan akıl tutulması eşliğinde izliyorum. Mesela geçen biriyle tanıştım kadın mühendis eşi de öyleymiş neymiş 7 yaşındaki çocukları matematikte çok kötüymüş ve ebeveyn kılıklıların bu durum çok zorlarına gidiyormuş çünkü onların hiç öyle problemleri olmamış ve artık bu durumu aşmak üzere pedagojik destek almaya karar vermişler bunlar matematik anlatıp çocuğun da anlamadığını görünce iyice kötü oluyorlarmış. Bildiğin psikopat bir çift, kendileri doktora gitmeleri gerekirken çocuğu hasta etmişler. Ayrıca Çocuk bu gerekmese de ağlayabilir , her b.ku ne diye ayaklarına serersin mesela. Büyük konuşuyorum yazın: Böyle anne baba olunmaz , sevimsiz çocuklar yetiştiriliyor resmen. Ben bu dönemin eğitimli anne babaların çocuklarına daha bi acıyorum iyice çekilmez ve paikopat oluyorlar. Bi rahat bırakın alan verin , aptalca beklentilerinizden uzak tutun şu çocukları. Sorun bunlar işte. Sen tamamen masumsun :)
0
dyg*dyg
(29.08.18)
@dyg*dyg

kısa süre sonra teyze olacağım
işte tam o anlattığın şeylerden korkuyorum.
0
🌸niye ama
(29.08.18)
ben kalabalık ailede büyüdüm, 18 yaşında teyze oldum, yeğenlerim var belki de o yüzden seviyorum çocukları genel olarak.

ama herkesin yazdığı gibi işte şımarık, büyümüş de küçülmüş veletler sinirimi bozuyor. bu da ailelerden kaynaklanıyor. dur sus demiyorlar çocuklarına. bizim insanımızda sınır koyma diye bir şey yok. oysa ki çocukların sınırlara ihtiyacı vardır, kendilerini güvende hissederler. yetişkinler yapmadığı için çocuklarına da öğretemiyorlar. bugün evinize misafir gelip çilekli dondurma istiyorum diyen velet yarın büyüdüğünde atm kuyruğunda dibinizde bekliyor.

yine de şu video beni her zaman gülümsetir:
www.youtube.com
0
şubatsonrası
(29.08.18)
(15)

sayın evliler :evlenmeyi önerir misiniz?

binder dandet
Dürüst olun lütfen. ne artısı var? ne eksisi var?boşanmış arkadaşların da fikirlerini duymak isterim.ps: neden evliler olarak açtım? tecrübe etmişler sonuçta bekrlığı ve evliliği (enter: bekara karı boşamak kolay)ps2: evliliğinizden memnun değilseniz fakat eşiniz bu hesap dahil hesapları kontrol edi
Dürüst olun lütfen. ne artısı var? ne eksisi var?

boşanmış arkadaşların da fikirlerini duymak isterim.


ps: neden evliler olarak açtım? tecrübe etmişler sonuçta bekrlığı ve evliliği (enter: bekara karı boşamak kolay)

ps2: evliliğinizden memnun değilseniz fakat eşiniz bu hesap dahil hesapları kontrol ediyorsa kodumuz: fukuçiçi . diyin ben anlarım.
0
binder dandet
(27.08.18)
artilari: maddi - iki kisi yasamak kisi basi daha ucuz
aktivite yapacak birini bulursan tek basina yapmaktan daha keyifli gezidir, sudur budur.

eksileri: hayatta egitim gibi tasinmak gibi yapmak istedigin seyler varsa es cogunlukla ayak bagi oluyor, engel oluyor, vs.
0
hot potato
(27.08.18)
Babam 30 yaşında evlenmiş, şimdiki aklım olsa askerden gelir gelmez evlenirdim diyor.
0
gazozailacatmauzmani
(27.08.18)
Evliyim. Bir tabir vardır ya “ruh eşi” diye. Bulursan evlen. Eksisi yok, artısı çok evliliğin. Çevremdeki bir çok evli arkadaşım mutlu değil. Biz tam tersi, çok mutluyuz, kendimize yetiyoruz, sırdaşız, dostuz, aşığız, hayat arkadaşıyız.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(27.08.18)
evliyim, tam olarak super kahraman + 1 diyorum. benim düşüncelerimi yazmış.
0
wilhelmwasmuss
(27.08.18)
it depends. kişisine göre değişir. kimi sevdiğimle olayım beraber gezelim tozalım der kimisi ben özgür ruhluyum vs der. ne istedigini, ne ile mutlu olacağına karar ver.
0
lata
(27.08.18)
bu soruya erkekler hayır, kadınlarsa "tabi lan manyak mısın" şeklinde cevap verir genelde.
0
firemanjonny
(27.08.18)
Evli değilsem de evli bir filozof olan Sokrates'ten bir aktarma yapayım.

"Evlenin. Eşiniz iyi olursa mutlu olursunuz, kötü olursa da filozof olursunuz"
0
d max
(27.08.18)
Evliyim ve mutluyum çok şükür, ama şimdiki aklım olsa evlenmem. Karıma sor o da aynısını diyor :)

Canın sıkılınca basıp gidememek, özgür olmadığını bilmek, birilerinin sorumluluğunu taşımak çok zor.
0
John Bloor
(28.08.18)
Evli değilim birlikte yaşıyoruz.
Geçen sene evlenmek daha çok istiyordum artık neredeyse hiç istemiyorum.
Temizlik, yemek ve çamaşı benim üzerime kaldı. Evde hiçbir şey yapmıyor ve hiçbir şeyden haberi yok. İşten gelsin oyun oynasın. Beceriksiz olduğu için evdeki tüm tamirat işlerini de ben yapıyorum. Market alışverişinden sıkıldığı için markete de ben gidiyorum söylenmesini çekmeyeyim diye.
O kadar görüşünce seks de azalıyor.
Erkek için yine mantıklı da çalışıp kendi parasını Kazanan (asgari ücret vs değil iyi kazanan) kadın için mantıksız.
Süper kahraman filmleri izlemekten kusacağım.
Kendime ayırdığım zaman kalmadı hizmetçilikten daha bakımsız oldum.
Söylenen dırdırcı kadına doğru ilerlememi görüp üzülüyorum.
0
fasulyek
(28.08.18)
8 yıl civarı evliyim, mutluyum, zorlukları var, iki çocuk var onların ayrı zorlukları var, bekarlıktan yine de kat kat iyidir.

Yaş: 39 Erkek

PS: mutsuz bir evlilik kabus olabilir. karşı taraf sorumsuz bir insan ise hayatta mutlu olamazsın.
0
ravenudon
(28.08.18)
@fasulyek +1

Heleki bir kadın bizim toplumumuzda neden evlenmek ister?

Adamın çamaşırlarını yıka, yemeğini yap, evini temizle. Kölelik resmen :)

Yani bir kadına bunları yaptıran motivasyon nedir? Çok mantıksız ya!
0
John Bloor
(28.08.18)
@john sen niye kadının öyle yükümlülükleri olduğunu düşünüyorsun ki?
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(28.08.18)
boşanma aşamasında biri olarak bu duyuruya evlenmeyi öneririm diye cevap vermek isterim. evlilik tamamen şans işi. yıllarca sevgili olup evlendiğin insan ile evlenmiş olsan bile evlilikte ilişkiler çok değişebiliyormuş. eğer şanslı isen ve ruh eşin ile evlendiysen evlilik dünyanın en güzel şeyi. bunu söyleyebilirim. tüm bu temizlikti, ütüydü rutinleri bir kenara bırakarak konuşuyorum, sürekli bir dert ortağının olması, acılara birlikte göğüs germek, varlıkta yoklukta ortak olmak, mutluluğu paylaşmak, birlikte tatile çıkmak, tembel pazar kahvaltıları, tv karşısında birlikte ikindi uyuklamaları, kız çocugunuzun doğumuna birlikte şahit olup birlikte hüngür hüngür ağlamak. bence zaten hayatta insanın mutlu olup olabileceği sınırlı anlar bunlardır diye düşünüyorum. hayatın gerisi iş güç bin tane dertle uğraşmakla geçiyor. hayat eğer karşına tartışmadan etmeden bu basit ama huzurlu anları birlikte yaşayabileceğin birini çıkardıysa dostum sen dünyadaki şanslı azınlıktan birisin. inanın bana para vs tüm bu anların sonrasında geliyor.
he ben eski eşimle bunları bir süre yaşadım, sonrasında ise hayattan beklentilerimizin farklı oldugunu anladık ve sonrası tam bir cehennem azabı gibiydi. :) özetleyecek olursam evlenin, ancak evlenmeden önce hayattaki beklentilerinizin benzer oldugundan emin olun. karşınızdaki insandan asla emin olamayacaksınız ama hayatla ilgili ana kararlarınız en azından benzer olsun sonra benim gibi üzülmeyin. ve mutlu bir evliliğin anahtarı karşılıklı fedakarlık, egoyu bir kenara bırakmak ve onu gerçekten seviyorsanız bunu küçük şeylerle bile olsa hissettirmekten geçer bunu unutmayın. ben ettim siz eylemeyin :)
0
atar ramazan
(29.08.18)
Sevdiğiniz ve hayata sizinle aynı pencereden bakan birini bulursanız evlenin. Ben beraber vakit geçirmekten zevk aldığım biriyle evliyim. Yzın çocuklar anneanneye / babaanneye yazlığa gider biz çocuksuz kalırız. Valla işe gitsem bile o zaman bana tatil gibi gelir. Dezavantajı, bekarken bir kadın olarak kendime ayıracağım zaman daha çoktu, şimdi illa ki evin sorumluluğu oluyor. Söylenen insan değilim, yapıp geçiyorum ama erkek yardım etse bile olay "yardım"la sınırlı kalıyor. Planlamayı, direktifi kadın olarak ben üstlenmek zorunda kalıyorum. Bir süre yanlız da yaşadım, o yanlızlığı sevmiyorum, burası net. Bir süre ablamla yaşadım, orada sorumluluk ablamdaydı, ben evin erkeği gibiydim. Bunu da sevmedim. Dolayısıyla eksisi olsa bile evliliğimden memnunum.
0
SiyamkedisiZorro
(29.08.18)
@super kahraman olsaydim baba olurdum

Kadının böyle yükümlülükleri olduğunu düşünmüyorum, ama toplumun gerçekleri maalesef bu yönde.

Bu konuda yargıtay kararı bile var yanlış hatılamıyorsam, boşanma davasında ev işi yapmayan kadını kusurlu bulmuştu yargıtay.
0
John Bloor
(29.08.18)
(7)

paralı yollar 101 sorusu

puc
Selamlar,Bugüne kadar paralı bir otoyola girmem gerekmedi hiç. O yüzden ogs, hgs, vb kartlarım yok. Paralı bir yola girdiğimde eğer ödeme noktası yoksa nasıl ödeme yapabilirim? Ya da illaki ödeme yapabileceğim bir vezne oluyor mu? Mesela böyle bir durumda İstanbulda boğaz köprülerinden nasıl geçerim
Selamlar,

Bugüne kadar paralı bir otoyola girmem gerekmedi hiç. O yüzden ogs, hgs, vb kartlarım yok. Paralı bir yola girdiğimde eğer ödeme noktası yoksa nasıl ödeme yapabilirim? Ya da illaki ödeme yapabileceğim bir vezne oluyor mu? Mesela böyle bir durumda İstanbulda boğaz köprülerinden nasıl geçerim, vezne filan yok diye hatırlıyorum. Boğaz köprüsü örnek, sorum genel.

Teşekkür ederim.
0
puc
(09.08.18)
bankalar aracılığıyla ya da ptt'den hgs veya ogs alman lazım. onu kredi kartına bağlarsan otomatik kesilir. bağlamazsan para bittikçe kontör yükler gibi para yüklemen lazım.
0
burty
(09.08.18)
Direkt geçiyorsun. Geçiş tarihinden itibaren ilk 15 gün içinde hgs/ogs alıyorsun o geçişini normal ücret üzerinden düşüyor hesabından. 15 günü geçirirsen normal geçiş ücreti x 4 cezaya düşüyorsun.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(09.08.18)
Sen git direk geç, hemen banka hesabından hgs ye başvur, evine, iş yerine gelsin, kredi kartına veya hesabına tanımla tamam. ytd.
0
xdenizx
(09.08.18)
Bir ufak not daha: Bankadan alırsanız muhtemelen içinde bir bakiye limiti olacak (25 veya 50 tl gibi). Yani 50 tlnin altına düştüğünde otomatik50 tlye tamamlayacak. Bunun olmaması için PTT den almıştım ben. Otoyol gişelerine yakın benzinliklerde zaten yükleniyor.
0
farabi
(09.08.18)
Bazı otoyollarda nakit gişeleri var. OGS/HGS olmadan doğrudan girişte bilet alıp çıkışta buna göre nakit ödeme yapabiliyorsunuz.
0
burfak
(09.08.18)
ptt den alırsan, uygulaması var, kontör yükler gibi 10-25-50 vs gibi standart meblağlarda da yükleyebiliyorsun istediğin an telefondan.
0
wilhelmwasmuss
(09.08.18)
Telefondan yükleyince işlem ücreti kesiliyor. Düşük ancak hak edilmiş bir meblağ değil avantacılık biraz. Ben o sebeple telefondan yüklemiyorum.

Yalnız telefondan yüklemeye kalktığımda arabanın mükerrer kaydı çıkmıştı onu öğrenmiştim iyi olmuştu :p
0
farabi
(09.08.18)
(7)

Plakasını bildiğiniz bir aracın sahibi bulunur mu?

lion de la Turquie
Cok begendigin renkte ve dirilikte bir arac gordum. Satar mi acaba diye sahibine ulaşmam lazım. Tek bildiğim plakası.
Cok begendigin renkte ve dirilikte bir arac gordum. Satar mi acaba diye sahibine ulaşmam lazım. Tek bildiğim plakası.
0
lion de la Turquie
(07.08.18)
eğer tanıdığın bir sigortacı varsa bulur. ama yaptığı şeyin etikliğini geçtim, yasal olarak da yaptırımı olabilir.
0
teritori
(07.08.18)
aracın diriliğini nasıl ölçtünüz?


Öyle bir imkan olsaydı sizce de dolandırıcılar bayram etmez miydi? Kısaca yok öyle bir olay.
0
binder dandet
(07.08.18)
benim aracıma çok kez kartvizit bıraktılar. satmayı düşünürseniz arayın die
0
oscar
(07.08.18)
arkadaş park halindeki bir aracın aynasına çarpıp kırmıştı. sahibine ulaşmak için 155'i aramıştı. falanca plakalı aracın yanlışlıkla aynasını kırdım, sahibine ulaşmak istiyorum gibisinden bi şeyler demişti. sonrasını çok hatırlamıyorum ama 155 aracılığıyla aracın sahibiyle iletişime geçmişti.
0
yemrem
(07.08.18)
Sokakta görüp beğendiğiniz ve müşteri olmayı düşündüğünüz bir aracın sahibiyle iletişim kurmanın raconu bu değildir. Plakadan kişinin bilgilerine ulaşmak suç. Tanımadığım yabancı bir numara beni arasa, aracınızı beğendim satmayı düşünüyor musunuz diye ilk soracağım soru "Numaramı nerden aldınız?" olurdu.
Not yazın, bilginizi bırakın sileceğine kıstırın, düşünürse o sizi arar.
0
battal gemalmaz
(07.08.18)
birisi benim aracımın tampona dokunmuş ben markette alışverişte iken, görenlerden biri aracın plakasını vermişti. karakola plaka ile gitmiştim, ad-soyad ve tel bilgisini vermişti polis, arayın halledin aranızda diye.

belki öyle bir şey deneyebilirsin.
0
wilhelmwasmuss
(07.08.18)
Araba benim eski araba.
0
🌸lion de la Turquie
(09.08.18)
(17)

Korna var mı?

ya ben lan neyse
esk merkezde kafam sıkıldı. sizde de var mı?
esk merkezde kafam sıkıldı. sizde de var mı?
0
ya ben lan neyse
(24.06.18)
Benim bulunduğum yerde 4'ten beri var
0
megalomaniac
(24.06.18)
Ankara merkez
burası lojman bölgesi, başka yerleşim yok, biz nadiren duyarız böyle kutlamaları, ara ara geçiyorlar
silah duymadım henüz
0
niye ama
(24.06.18)
Ataşehir kornalara silah sesleri eşlik ediyor.
0
eazy
(24.06.18)
Hatay bölgesi.. öttürüyor millet
0
1adam
(24.06.18)
Hocam pendikte de var. 2 saattir hem de.
0
noeldayın
(24.06.18)
izmir karşıyakadan bildiriyorum. tek tük var.
0
fosforlu cevriye
(24.06.18)
Burda yok küçük bir ilçede yaşıyorum
0
for day to break
(24.06.18)
İzmir karsiyaka-alsancak arasinda birkaç konvoy gördüm, o kadar bir coşku yok henüz.
0
veritaslibertas
(24.06.18)
Üsküdar'da silah sesleri eşliğinde çalıyorlar 2.5 saattir falan. Öncesi de vardır da ben Kadıköy'deydim o zaman.
0
ms brownstone
(24.06.18)
İstanbul, Maltepe çok fena. Gülsuyu'ndan, Başıbüyük'ten inen çomarlar Maltepe merkezde gövde gösterisi yapıyor.
0
inawen
(24.06.18)
Hdp baraj konvoyu geçti bir, o kadar.
0
pike
(24.06.18)
kadıköydeyim ve korna çok.
0
sutlu nescafe
(24.06.18)
var, tekirdağ çerkezköy'de.

ama öyle akın akın konvoy halinde olmasa da kafa açmaya yeter.

ayrıca, suudi arabistan bayrağı ile gecen bir tip de vardı.
0
wilhelmwasmuss
(24.06.18)
Antalya'da şehrin göbeğinin özeti: "düt düt, düüüüt"
0
treamorg
(24.06.18)
Aklina gelen her sey var su anda burada. Silah, korna, dombura, havaifisek, recep tayyip erdogan tezahurati, tekbir getirenler hepsi var su an.
0
stavro
(24.06.18)
Bağcılar..
Kafamız şişti..
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(25.06.18)
korna olsa yine iyi saatlerce çeşit çeşit silah sıktılar. (izmir karşıyaka)
0
hushhush
(25.06.18)
(8)

sandık kurulu başkanlarının hepsi ak partili mi?

lenin benim amcam olur
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
lenin benim amcam olur
(23.06.18)
Hayır.Partiler ayrıca görevli bulundururlar.
0
hebanon
(23.06.18)
sandık kurulu başkanları memur. ak partilisi de var ak partisizi de.
0
nrmnm
(23.06.18)
Hepsi memur. AKP'li veya herhangi bir partinin görevlisi değiller. Devlet memurlarının siyasi parti üyesi olmaları zaten yasak. Kendileri görev istiyor, devlet görevlendiriyor.
0
Lim5
(23.06.18)
boyle bir haber paylasildi gecenlerde m.t24.com.tr
0
pide
(23.06.18)
@lim5: kendileri istemiyor hocam. zorla veriliyor.
0
ya ben lan neyse
(23.06.18)
devlet memuruyum öğretmenim öncelikle isteğe göre veriliyor. yetersizlik durumunda resen görevlendirme oluyor.

parti üyesi vs olmuyorlar.
0
wilhelmwasmuss
(23.06.18)
Babam 32 yıllık memur, hiç isteği dışında görevlendirilmedi. Eğer istiyorsa önceden resmi başvuru yapılıyor. o da bazen çıkar bazen çıkmaz. Başvuruyu genel anlamda cazip kılan şey ek ücreti.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(23.06.18)
yeterli sayıda görevli yoksa memur istemese de görevlendirilebiliyor. ki bu seçimde de böyle görevlendirmeler geldi. memursan pek kabul etmemek gibi bir seçeneğin yok. cevap olarak: memur da netice de bir vatandaş olduğuna göre her partilisi var.
0
helenart
(24.06.18)
(5)

Halkbank atmsi paramı yuttu napmalıyım

bunlarseniniyigunlerin
1 saat kadar önce Halkbank atmsinden para yatırmaya çalışırken bankamatik 300lirami yuttu. Müşteri hizmetlerini aradığımda pazartesi işlem baslatabileceklerini söylediler. Ama paranın hesabıma yatıp yatmayacagi kesin değilmiş. Yatacaği kesinleşse bile ne zaman yatirilir bilmiyormus. Daha evvel buna
1 saat kadar önce Halkbank atmsinden para yatırmaya çalışırken bankamatik 300lirami yuttu. Müşteri hizmetlerini aradığımda pazartesi işlem baslatabileceklerini söylediler. Ama paranın hesabıma yatıp yatmayacagi kesin değilmiş. Yatacaği kesinleşse bile ne zaman yatirilir bilmiyormus. Daha evvel buna benzer bir durum yaşayan oldu mu? Para kaç günde hesabıma aktarılır ?
0
bunlarseniniyigunlerin
(23.06.18)
atm'de sayım yapılıyo, artan para varsa ha evet işlem başlatan bunlarseniniyigunlerin'in parası diyip yatırıyolar genelde.
0
yuto
(23.06.18)
finansbank atmsinden aynı şeyi yaşadım. bankamatiğin dibinden aradım. kontrol ettiler. yarım saat sonra falan yatırmışlardı. iş çıkışında oldu bütün bu olaylar.

sordunuz mu konuştuğunuz arkadaş kesin ne biliyormuş? bankalara karşı çirkef olun. 300 tl sizin borcunuz olsa haber vermez, sonra faiziyle isterlerdi. ama işte...
0
allineed
(23.06.18)
4-5 iş günü sonra yatmış olur hesaba ekstra işlem yapmaya gerek yok. Telefonda temsilciye de çirkeşleşmeye kalkmayın küfür yersiniz. Onların yapabileceği başka bir işlem Yok. Bekleyeceksiniz diyorsa bekleyeceksiniz
0
mutlusismankedi2015
(23.06.18)
bir halkbank bir de finansbankta yaşadım.

finansbankı aradım, hemen yatırdılar.

halkbankta, 1 hafta içinde yatırılır dendi, 3-4 gün sonra yatmıştı.
0
wilhelmwasmuss
(23.06.18)
iş bankası atm'sinde başıma geldi. 950 tl'mi yuttu atm, kartı zor aldım. şube atm'si olduğundan gidip sıra alıp söyledim. görevli sayım yapılması lazım, tek çalışıyorum bugün yapamam dedi. form doldurdum. bakalım bu miktar fazla çıkacak mı dedi. ben de tabii ki çıkacak, bu kadar paramı yuttu dedim. bana bir 5 dk atarlandı, tek çalışıyorum bugün nasıl yetişeyim, arkadaşlar izinde diye. ben de işe geç kaldım dedim çıktım. öğleden sonra 950tl hesabıma yatmıştı.
0
ganbatte
(23.06.18)
(12)

Siz olsanız hangisini işten çıkarırsınız?

kafanguzelolmus
Bir iş yerinde çalışan 2 tane bayan var. Biri iş saatlerine riayet edip düzenli bir şekilde gelip gidiyor. İşini yapıyor çalışıyor. Tek sıkıntısı işi olmadığında telefonla uğraşıyor. İnternette geziniyor vs. Diğer kişi ise haftanın 5 günü çalışılan is yerinde bazı günler yarım gün gelir max 2 kere t
Bir iş yerinde çalışan 2 tane bayan var. Biri iş saatlerine riayet edip düzenli bir şekilde gelip gidiyor. İşini yapıyor çalışıyor. Tek sıkıntısı işi olmadığında telefonla uğraşıyor. İnternette geziniyor vs. Diğer kişi ise haftanın 5 günü çalışılan is yerinde bazı günler yarım gün gelir max 2 kere tam gün gelir gelse de yine geç kalır. Ya hastanededir ya da bi yakını hastanededir sürekli problemleri vardır. Ama işte oldugu saatlerde iyi çalisir.internete telefona bakmaz
İşten çıkaracak olsanız hangisini çıkarirsiniz? Başkalarını enayi yerine koyup kafasına göre ise geleni mi? İşine saygı gösteren ama eli boş olduğunda da yayan birini mi?
0
kafanguzelolmus
(19.06.18)
eli boş olduğunda zaten iş yapamaz ki? siz ona iş vermezseniz napsın kitap mı okusun? herkes akıllı telefona bakıyo. ayrica işe sorumsuzca gelene müsamaha göstermemek gerektiğine inanıyorum. kadın para alıyo iş için o saatlerde istese de istemese de bulunmak zorunda. ha elinde iş yoksa ya da patron müsaade ettiyse gitsin nereye istiyosa. bence cevap çok net. işe gelmeyeni kovarım.
0
lata
(19.06.18)
ikincisini tutardım.
0
paudi
(19.06.18)
Birinci kişide hiçbir problem yok.
İş olmadığında telefona internete bakıyor diyorsunuz, ne var bunda? Nasıl bir iş yerinde çalışıyor ki bunları yapması garip karşılanıyor anlamadım, çok normal. İşini bırakıp bunlara yoğunlaşması yanlış olurdu.

Dakiklik benim için çok mühim, bu yüzden sürekli işe geç kalan biriyle çalışamazdım.
0
mutekebbir
(19.06.18)
Eli boş olduğunda ne yapması gerekiyor tam olarak? Kendi kendine iş mi yaratsın veya put gibi bir şey yapmadan mı dursun? Bu tabloda iki çeşit kişi var;
1. İşini yapan kişi.
2. İşini yapmayan kişi.

2. kişiyi çıkarırım.
0
once
(19.06.18)
Ikincinin neden gelmedigi de onemli. Hakkaten, bir yakininin agir bir hastaligi var da gelemiyorsa, bu gecici bir durum da olabilir. Bir arkadasimin anneanneasinde buyuk bir hastalik vardi, ise girdiginin ilk 8 ayi dogru duzgun gelememisti. (Anneannesi anne gibiydi, onun evinde buyumus) 11 yil birlikte calistik. Ilk 8 ayiyla yargilasam "Sorumsuz bir calisan" derdim, sonraki 10 yil ise tam tersiydi. Ikincisinin durumu tamamen hastanede kimin olduguna, hastaliginin ne olduguna bagli. Enayi yerine koymuyordur belki, mecburdur cidden.

Ilkinin durumunda ise isleri hizli yapiyorsa ve bitiriyorsa, performansi duzgunse sorun yok ama isleri yalapsap yapip sonra da oturuyorsa, bunun sorun oldugunu dusunurum. Acikcasi, isini tam yapsa bile ilk kisi ikinciden daha rahatsiz eder beni. Hadi, arada nefes almasi ve kafa dagitmasi ayri bir konu da, bos zamaninda neleri daha duzgun yapabilecegi konusunda ugrasmasini, ortaliktaki angarya isi yapmasini, baskalarina yardim etmesini beklerim. Ancak, kendine soyleneni yapiyorsa ve o isin yetecegi maasi aliyorsa, otesine gerek var mi kismi da tartisilir.
0
aychovsky
(19.06.18)
işler yürüyorsa adam çıkarmaya odaklanmamak lazım. çıkarman gerekiyorsa, o gelmeyeni çıkar.

"Tek sıkıntısı işi olmadığında telefonla uğraşıyor." ne demek. işi olmadığında kendi kendine takılması neden bir "sıkıntı"? işi yapıyor işte. "boş durmasın çalışsın köpek diyorsan" iş ver çalışsın ozaman.
0
it could be wrong
(19.06.18)
İşi olmadığında ne yaptığı niye sizi ilgilendiriyor ki? Üstünüze vazife olmaması lazım. İşini yapıyor mu, yapıyorsa ötesi haddiniz değil.

İkinci çalışanın da işe neden gelemediği önemli bir detay.
0
mutlusismankedi2015
(19.06.18)
İş olmadığında iş yapıyor gibi görünmek yerine başka şeyler ile ilgili uğraşması sorun teşkil etmemeli. 2 yi çıkartırım ben
0
gazozailacatmauzmani
(19.06.18)
ikisini de çıkar da ikisi de kurtulsun senden. biri işi olmadığı zaman tele bakıyormuş, ne yapacaktı iş yoksa, diğeri de geç geliyormuş gelince de işine 4 elle sarılıyormuş. neden geç geldiniz x hanım diye sormak ya da bir daha daha dikkatli olun demek bu kadar mı zor?

suriyeli birine sormuşlardı niye türkiye'de çalışmak istemiyorsun avrupa'ya kaçıyorsun diye abi hayvan gibi çalıştırıp tek kuruş para vermek istemeyen işverenleri var diye açıklama yapmıştı. adam ne kadar haklı konuşmuş.
0
for day to break
(19.06.18)
Teşekkürler arkadaşlar. İşveren olduğum sanılmış fakat işten çıkarılan 1. Kişi benim.
0
🌸kafanguzelolmus
(19.06.18)
@kafangüzelolmuş sadsakslf gülüyorum ama üzüldüm be
0
valarmurgulis
(20.06.18)
patron, bu özelliklere takılmıyordur.

1. kişi ile de 2. kişi ile de iş yürüyordur, o kesindir. 2. kişinin patrona daha az maliyeti vardır vs vs, başka etkenler vardır. enayi yerine konulan diğer çalışanlar, patrona batan bir şey yok.

patronun vizyonsuzluğudur vs vs bir sürü şey konuşulabilir de, adamın o kadar derin düşünmediği ortada. senin gitmen, onun kalması işine gelmiştir. başka şeye bakmamıştır.
0
wilhelmwasmuss
(20.06.18)
(10)

kaza yaptım. kim suçlu bulalım.

gliderpilot
merhaba arkadaşlar.2 gün kadar evvel bir kaza yaptım. paintte çizerek gösterdiğim şekilde oluştu kaza. b aracı benim aracım, a aracı ise diğer araç ve c aracı olaydan sonra kaza mahalini terkeden başka bir araç.Ben b aracı olarak bir anayolun batı istikametinde giderken yolun refüjle ayrılmış öteki
merhaba arkadaşlar.

2 gün kadar evvel bir kaza yaptım. paintte çizerek gösterdiğim şekilde oluştu kaza. b aracı benim aracım, a aracı ise diğer araç ve c aracı olaydan sonra kaza mahalini terkeden başka bir araç.

Ben b aracı olarak bir anayolun batı istikametinde giderken yolun refüjle ayrılmış öteki tarafından a aracı aksi istikamette geliyordu.

ben c aracının görüşü kapaması sebebiyle yolun boş olduğunu düşünerek hızı yavaşlatarak kavşaktan sola dönmeye başladım. (kavşakta herhangi bir ışıklandırma ve tabela yok.) o sırada c aracını geçince a aracının geldiğini gördüm ama kurtaracağını düşündüm ve çarpışma olmaması için gaza bastım.

ben kavşağı bitirip neredeyse dönmekte olduğum sokağa girişimi tamamladığım anda sağ arkamdan a arabası bana çarpı. o kuvvetle aracım spin attı ve burnu kavşağa bakacak şekilde durdu.

şükür ki iki taraftada burun dahi kanamadı ve raporlar da bu şekilde tutuldu.

sizce burada kim suçlu kim suçsuz? iki tarafında sadece trafik sigortası var.

i.hizliresim.com
0
gliderpilot
(19.06.18)
çizimlere baktığımda önce paint'in daha sonrada microsoft'un suçlu olduğunu düşündüm. Sonra sonra olay aydınlanmaya başlayınca arkadan vurduğu için a aracı suçlu olur diye tahmin ediyorum. Benzer bir kazada bizim patron spin attırmıştı karşı araca 8de8 suçlu bulundu.
0
kirmizi kart
(19.06.18)
gayri ihtiyari tecrübelerime dayanarak cevaplayacağım. kurallara hakim değilim.

c aracı bekleyerek doğru olanı yapmış.

b aracı her ne kadar kavşağa yavaşlayarak girmiş olsa da yavaşlamak bazen çözüm olmuyor. boş olduğunu düşünerek girmek kurtarmaz, boş olduğundan emin olarak hareket etmek gerekirdi ki, burda maalesef suçlu b.

a aracı ise bahsettiğiniz gibi kasise rağmen yavaşlamadıysa, a aracı da suçlu. çünkü kavşaklarda ışık ve kasis daahil hiçbir uyarıcı işaret bulunmasa bile yavaşlama zorunludur.

geçmiş olsun.
0
burty
(19.06.18)
B suçlu. Geçmiş olsun.
0
battal gemalmaz
(19.06.18)
b suçlu. görüşün kapalı ise neden yola çıktın. önce c geçecek sonra b geçecekken erken davranmışsın.
0
paudi
(19.06.18)
tutanakta c aracı bilgileri ve c aracının varlığını belirtmedik bu arada. c aracı olay anından sonra ortalıkta olmadığı için.

ekleme ihtiyacı hissettim.
0
🌸gliderpilot
(19.06.18)
b suçlu
0
kablelvuku
(19.06.18)
B suçlu
0
bass solo take one
(19.06.18)
asli kusur B'de.

dönüş yapıyor, ana yolun tamamen boş olduğunu görmeden, tahmine dayalı körlemesine yola bağlanıyor.

a aracının tek kabahati yavaşlama kuralına uymamaması. ama adam yavaş gecerken de çarpabilirdi b aracı. körlemesine çıkış yapıyor çünkü. kazanın asıl müsebbibi her türlü b.
0
wilhelmwasmuss
(19.06.18)
B suçlu.
0
valentinov
(19.06.18)
6/8 b: kavşak kurallarına uymamak
2/8 a: kavşakta hız kesmemek --> tümsek yüzünden muammalı bu

kusurun çoğu b'de görünüyor.
0
sarsuk
(19.06.18)
(6)

irandan gelen sığınmacı iki genç

binder dandet
Bu gençlerin ajan-araştırmacı vs gibi bir olayları olduğunu bir tek ben mi düşünüyorum?
Bu gençlerin ajan-araştırmacı vs gibi bir olayları olduğunu bir tek ben mi düşünüyorum?
0
binder dandet
(07.06.18)
Var bi mallık gençlerde... ajan ihtimali düşük bencd...
adamlar bizim saftirik laik kitleyi iyi trollledi... dövmesi var diye idam edilecekmiş:)))) dövmesi olmayan iranlı yok... :)
saçları boyalı diye kızın kolu kesilecekmiş:))) yahu İranlı kadınların makyajı ve boyalı saçı meşhur...
0
benaslindayohum
(07.06.18)
ben sadece iki mal genç olduklarını düşünüyorum.

ama daha aptalları, dövme için iran'da idam edileceklerine, kolunun kesileceğine falan inananlar.
0
wilhelmwasmuss
(07.06.18)
Wilhelmwasmuss +1 insanlar duyar kasacak yer arıyor
0
aquarium
(07.06.18)
Ajan falan olsa bu kadar salak bir yalan soylemez, cunku aninda ortaya cikabilecek bir sey. Ya baska bir nedenden dolayi Iran'da araniyorlardi ve kactilar ya da kacarken yakalaninca korkup boyle bir yalan soylediler. Zina, escinsellik vb gibi bir durumdan dolayi araniyorlardiysa Turkiye'de bunu soylemeye korkmus olabilirler diye dusunuyorum, en mantikli aciklama olarak bunu buldum.

Insanlarin bunu yemis olmasi baska bir konu. Ortalama bir Turkiyeli'nin Iran yasalarinin ayrintilarini bilme ihtimali yok denecek kadar az ve boyle bir seyi Twitter'da anlik gorunce tepki gostermesi cok normal. Cok fazla kisinin aklina gelmez acip Iran yasalarina bakmak.
0
evrim halkasi
(07.06.18)
nevşin mengü şöyle bir şey yazmış konuyla alakalı

İran'da saçı boyalı diye kol kesilmez, veya kişi dövmeli diye idam edilmez. ama devlet sizi idam etmek isterse bir bahane bulur. İran devleti "özgür ruhlu" gençleri sevmez. Saçı mora boyalı kız, dövmeli oğlan devlete göre rejim düşmanıdır
0
fasko
(07.06.18)
iranlı bir arkadaşım var. ona anlatıp sordum olayı. durumun ciddi olduğunu, dönerlerse idam da dahil olmak üzere ciddi problemler yaşayacaklarını söyledi. Birleşmiş Milettler'in bu tip durumlar için bir maddesi olduğunu ve ona göre muamele yapıldığından bahsetti.

götünüzden atmayın.
0
giovanne
(07.06.18)
(10)

yeni araçta fren balatası sesi neden olur

iddaaci
Araç 9000 km. 9 aylık 0 araç. frene basınca genellikle yağmurlu günlerde oluyor galiba frenden (yada lastiklerin başka yerinden) cıyırtı geliyor. yüksek hızlarda olmuyor. bunu da anlamadım. düşük hızlarda frene basınca ötmeye başlıyor. nedir bu durum?
Araç 9000 km. 9 aylık 0 araç. frene basınca genellikle yağmurlu günlerde oluyor galiba frenden (yada lastiklerin başka yerinden) cıyırtı geliyor. yüksek hızlarda olmuyor. bunu da anlamadım. düşük hızlarda frene basınca ötmeye başlıyor.

nedir bu durum?
0
iddaaci
(05.06.18)
pas oluşmuştur, birikmiştir. nemli yağmurlu havada da ses yapıyordur.

benim araçta da oluyor kışın aynı şekilde. sebebi de muhtemelen aynı.
0
wilhelmwasmuss
(05.06.18)
araç nedir?
0
mikahakkinen
(05.06.18)
@mikahakkinen polo 2017
0
🌸iddaaci
(05.06.18)
çünkü yeni çıkan araçların balatalarında asbest bulunmuyor. asbestsiz balatalar ses yapar genelde.

edit: kanserojen olduğu için balataların hiçbirinde asbest bulunmuyor.
0
false pretension
(05.06.18)
diske bir torna yapılabilir, balatalarla ilgili değildir o.
0
giovanne
(05.06.18)
yıkandıktan sonra veya sudan sonra olabiliyor. ancak frenlemede sıkıntı varsa bir göster yoksa sıkıntı olmaz.
0
mikahakkinen
(05.06.18)
ses çıkar hocam gayet normal. 9000 deki arabanın balatalarına torna yapılmaz yazıktır günahtır.
eğer çok sert kullanıyorsanız iş değişir tabi. örneğin şirket arabasıysa ve siz 300 metre sonra ışıklarda duracağınızı bile bile gazı kökleyip sonra frene yükleniyorsanız ne balata dayanır ne disk.
0
the ultimate driving machine
(05.06.18)
Hızla dönen parçalar birbirine sürtüyor, ötmesi çok normal. Balata sertse daha fazla ötebilir, ama fren tutuyorsa sıkıntı yok devam. Ötmeyen balata da çabuk biter haberiniz olsun.

Torna ihtiyacı da frene bastığınızda titreme varsa (disk yamuksa) olur.
0
John Bloor
(06.06.18)
Tozdan olabiliyor.
0
piotr
(06.06.18)
ince bir sesse taş toz falan sıkışmış olabilir
0
burya
(06.06.18)
(6)

Kızla buluşmada karnınız ağrısa mideniz bulansa

her gece aç
Ne yaparsınız? Sadece kız da değil etkilmek zorunda olduğunuz birileriyle toplantıda falan. Dışarda genelde tuvalet bulunmuyor. Olsa bile böyle kişilerin yanından aniden çıkamazsınız. Sırf bu yüzden fazla sosyal olmuyorum.
Ne yaparsınız? Sadece kız da değil etkilmek zorunda olduğunuz birileriyle toplantıda falan. Dışarda genelde tuvalet bulunmuyor. Olsa bile böyle kişilerin yanından aniden çıkamazsınız. Sırf bu yüzden fazla sosyal olmuyorum.
0
her gece aç
(03.06.18)
Lavaboya gidiyorum der, gider sıçarım. Bundan dolayı izlenim değişecekse öyle kızın da toplantının da...
0
valentinov
(03.06.18)
musaade isterim. insanlik hali.
0
tomcruise
(03.06.18)
bence sen fazla sosyal olmak istemiyorsun ya da olamıyorsun ve bunu bahane ediyorsun. böyle saçma bir sebep olmaz çünkü. bokum geliyor diye dışarı çıkmayan insan sana mantıklı geliyor mu? (ishal olduğun haller hariç)
0
tosunpasa
(03.06.18)
böyle kişilerin yanından aniden niye çıkmayalım ki, lavaboya gidiyorum diyip çık.
0
wilhelmwasmuss
(03.06.18)
Altına yap kurtul. Bu soruya verilecek en akıllı cevap bu bence.
0
oligomer
(03.06.18)
lavman yapıp gitmek lazım senin durumun için.
0
rhan
(03.06.18)
(14)

elektronik eşylarda kaç kere garantiye ihtiyaç duydunuz?

binder dandet
Kullanıcı hatası değil ama kendi kendine bozulan elektronik aletlerden bahsediyorum.Herkes bir garanti sevdasında, tamam iyi bir sey garanti ama +500 lira vermeye değecek kadar iyi bir şey mi atıyorum cep telefonunda.../yazar burda distributor-ithalatcı garantili telefonlardan bahsetmis)not: şans mı
Kullanıcı hatası değil ama kendi kendine bozulan elektronik aletlerden bahsediyorum.

Herkes bir garanti sevdasında, tamam iyi bir sey garanti ama +500 lira vermeye değecek kadar iyi bir şey mi atıyorum cep telefonunda.../yazar burda distributor-ithalatcı garantili telefonlardan bahsetmis)

not: şans mıdır değil midir bilmiyorum, şu ana kadar hiç ihtiyacım olmadı garantiye.
ek not: pardon bir kere oldu, logitech mouse tu onda da yenisini gonderdiler.
0
binder dandet
(31.05.18)
0
0
japon askeri
(31.05.18)
0
0
veritaslibertas
(31.05.18)
Hiç olmadı
0
crown
(31.05.18)
aile bireyleri için konuşursam
samsung cep telefonu 3 kere
iki ayrı general mobile'dan biri 2 kere biri 1 kere
hp laptop 1 kere

yani ihtiyaç doğuyor illaki. zaten garantiye devamlı ihtiyaç duymazsın. bi kere duyarsın, o bi kerede de ihtiyacını karşılamazsa paran boşa gider.

mi6 aldım ithalatçı garantili. işimi şansa bıraktım.
0
elorelia
(31.05.18)
0 garanti sağlamaktan kaçınan firmalara gidip yine de veriyoruz o farkı, logitech garanti konusunda çok başarılı haklarını vermeli
0
freebird5406_2
(31.05.18)
* jabra halo smart, bir yıl içinde aynı sorundan (tek tarafta temassızlık) iki kez garantiye gönderdim. ilkinde aynı model ile değiştirdiler. ikincisinde jabra elite 25e gönderdiler.

* lg g4, bootloop sorunu nedeni ile anakartı değişti garantiden.

* sandisk cruzer flash disk, birdenbire yazma korumalı oldu, yenisi ile değiştirdiler.

* dell laptop, şarj aleti bozuldu. yenisini kargo ile yolladılar.
0
inheritance
(31.05.18)
Lenovo laptop için birkaç kere. Güzel ve hızlıydı o zamanlar. Şimdi nasıldır bilmiyorum.

Çok uzun zaman önce, adını dahi hatırlayamadığım bir taşınabilir hdd için (pek bilindik bir marka değildi) 1 kere.

Samsung monitor için bir kere. 2 günde falan halletmişlerdi sanırım. Şimdi nasıldır bilmiyorum.

Bir de, yanlış hatırlamıyorsam, hepsiburada'dan ATI ekran kartı için iade almıştım. Sapphire idi galiba üreticisi. Ama tabii o zamanlar ekran kartları ucuzdu.

Yine samsung led tv için en az 1 kere olacak gibi gözüküyor şu an.

Edit: Ha bir de OCZ ATV usb bellek vardı (efsaneydi bence) yine hb'den aldığım. Bağlantı noktası gevşemeye başlayınca değişim istedim. Adamlar gidip saçma sapan bir usb vermişlerdi de fena çemkirmiştim. Kısa süre sonra o verdikleri rezil usb de kendini salıvermişti zaten.
0
skooma
(31.05.18)
Philips External HardDisk (1 TB)... 3 kere...

2 kez aynı sorundan teknik servis gördü. 3. kez götürdüğümüzde ise aynı sorunu 3. kez tekrarladığı için ürünü iade alarak bir üst versiyonunu verdiler (2TB). bir daha da sorun olmadı
0
janavarorion
(31.05.18)
* Sony kulaklık bozuk çıkmıştı. Yenisini gönderdiler.
* Korg Electribe almıştım. Sıfır aletin ekranı 3-4 gün sonra bozuldu. Tamire gitti geldi derken aletten soğudum bi' kenarda yatıyor şimdi.
* Bilgisayar konusunda laptoplarım hiç servise gitmedi.
0
unstabledotpy
(31.05.18)
3 kere iphone için ihtiyaç duydum, hepsinde telefonu değiştirdiler.
0
cay koy geliyorum
(31.05.18)
1 kere. sony telefon için. yenisini gönderdiler.
0
wilhelmwasmuss
(01.06.18)
1 kere kulaklik için.
0
Amaranta ursula
(01.06.18)
1 kere iphone için, yenisini verdiler.
0
kojonotsuki
(01.06.18)
1 kere iphone, 1 kere Western Digital harddisk götürdüm. İkisinin de yenisini verdiler.
0
zombi
(01.06.18)
(29)

Kendinize en cok hangi rengi yakistiriyorsunuz?

stavro
Giyimde.Opsiyonel: yas/cinsiyet
Giyimde.
Opsiyonel: yas/cinsiyet
0
stavro
(17.05.18)
Gri

33/erkek
0
silah taciri
(17.05.18)
Siyah
29E
0
battal gemalmaz
(17.05.18)
kahverengi ve yeşil birlikte; çünkü göz rengim ortaya çıkıyor *-*
gri tonları; çünkü seçenek çok
eskiden mavi kırmızı da giyerdim ama sıkıldım.

renk yakışması diye bişey pek yok bence, birbirine yakışan renkleri uygun kıyafetlerle giyen herkese her renk yakışır diye düşünüyorum. uç ten renklerine sahipler için belki geçerli olabilir ama ortalama bir insana her renk yakışır diye düşünüyorum. tabii bu demek değil ki ortamların ağır abisi pembe giysin, kehkeh...
0
Bruce
(17.05.18)
beyaz
22K
0
theseachange
(17.05.18)
Siyah/mavi/beyaz

25E
0
dissendium
(17.05.18)
beyaz

26 k
0
damla sakızlı dondurma
(17.05.18)
Mavi tonları
21,k
0
tabirimekruh
(17.05.18)
Siyah

26/K
0
alaimisema
(17.05.18)
Gri

20/E
0
biravekahve
(17.05.18)
gri

22/erkek
0
tomcruise
(17.05.18)
sportif takılıyorsam kırmızı/gri/lacivert yakışıyor, takımda ise lacivert takım beyaz/pembe gömlek güzel gidiyor.
0
hosein
(17.05.18)
mavi/siyah
erkek 35
0
basond
(17.05.18)
mavi 35 erkek
0
Photographer
(17.05.18)
gri/siyah/beyaz
0
sir gawain
(17.05.18)
Siyah ve kırmızı.
24, Kadın.
0
pike
(17.05.18)
Gri ve siyah
30 Kadın
0
mutekebbir
(17.05.18)
Beyaz,mavi,pembe

23 Kadin
0
guzelhava
(17.05.18)
Siyah. 23/e. Griyi çok yavuşak bir renk olarak görürüm tabiri caizse.
0
Adramelekhh
(17.05.18)
gri

30/erkek
0
wilhelmwasmuss
(17.05.18)
Kırmızı ya da bordo

Kadın/23
0
muslugubozukhayrat
(17.05.18)
Mavi-bordo-gri

26E
0
kulagina kupe olsun
(17.05.18)
Siyah, mavi
30K
0
i m cool with that
(17.05.18)
Esmer / Erkek / 38

Şu renkler:

ibb.co
ibb.co
ibb.co
0
ziv zulander
(17.05.18)
Vay ifşa.

Beyaz, Koyu Yeşil, laci


24 e
0
imelih
(17.05.18)
siyah, bordo, lacivert, açık mavi

27/kadın

aslında insana yakışan renkleri belirleyen birinci faktör cilt alt tonu. sıcak bej-kırmızı ağırlıklı cilt tonlarına(emma watson, penelope cruz, beyonce gibi) sıcak renkler daha çok yakışırken soğuk bej-pembe* ağırlıklı cilt tonlarına(liv tyler, cate blanchett gibi) soğuk renkler daha çok yakışıyor.

bir de bunun saç, göz ve ten rengine göre yapılan "kişisel renk analizi(personal color analysis)" versiyonu var ama o uzun hikaye, çok merak eden google'dan araştırabilir, zira 12 grup var.

*içinde pembelik veya grilik barındıran bej tonlarına "soğuk bej" deniyor.
0
maviyesilalgler
(17.05.18)
Mavi, yeşil.
24/k
0
beyaztenlikiz
(17.05.18)
Ruh halime göre değişiyor. Mutluysam her rengi yakıştıriyorum.
24k
0
Amaranta ursula
(17.05.18)
Siyah ya da beyaz galiba.

25, Kadın.
0
ms brownstone
(17.05.18)
Siyah, kırmızı ve beyaz
28 K
0
noeldayın
(17.05.18)
(5)

armut'a neden armut diyoruz?

nigeo
armut isimli meyvaya neden armut diyoruz?
armut isimli meyvaya neden armut diyoruz?
0
nigeo
(10.05.18)
armut demiyoruz, garip garip sesler çıkarıyoruz aslında sen onu armut olarak algılıyorsun. hatta şuan yazdıklarım sadece rastgele çizgiler, insanlığın ilk yıllarına gidip bu yazıyı göstersen onlar için hiçbirşey ifade etmeyecek.

özet olarak there is no armut.
0
benim adim kerim hepinizi severim
(10.05.18)
Bizden öncekiler öyle dediği için. İlk diyen kişi neden öyle demiş, bunu ona sormak lazım ama onu da bulamayız.
0
dissendium
(10.05.18)
Kelimenin kökenine inip sonra o kökün ne anlama geldiğini araştırırsan kelime ile meyve arasında bağ kurabilirsin


www.etimolojiturkce.com

www.nisanyansozluk.com
0
cemallamec
(10.05.18)
buna dilde nedensizlik prensibi diyoruz.
0
wilhelmwasmuss
(11.05.18)
Bu zaten meyveler için hatta birçok kavram için geçerli bir şey değil mi? Elmaya neden elma diyoruz? sorusuyla aynı.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.05.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.