2004 model bir arabaya biniyorum. yenilemek istiyorum ama ikinci el arabalarda her türlü çakallık oldugu için istekli değilim. sıfır almak istiyorum ama güvenemiyorum. oturdugum mahalle istanbulda daracık yolları ile ünlü, kış aylarında park yeri sorunu olan, mahallenin yaramaz çocuklarının ve serse
2004 model bir arabaya biniyorum. yenilemek istiyorum ama ikinci el arabalarda her türlü çakallık oldugu için istekli değilim. sıfır almak istiyorum ama güvenemiyorum. oturdugum mahalle istanbulda daracık yolları ile ünlü, kış aylarında park yeri sorunu olan, mahallenin yaramaz çocuklarının ve serserilerin arabaları kasten çizdiği bir mahalle. olur da arabanın bir yerini sürtsem veya birisi kasten park yerinde çizse sıfır otomobil aldıgıma pişman olurum. siz nasıl sıfır otomobil alıyorsunuz? çizilince, vurulunca nasıl rahat ediyorsunuz? ben mi abartıyorum? cana geleceğine mala gelsin amaan mı demek lazım?
0
abelardo (10.08.23)
edemiyoruz. Allah'a emanet. Kasko tek çözüm.
Sırf bu kuşkularla sıfır yada sıfıra yakın yamaha tracer alamıyorum. Sakınan göze kesin çöp batar.
Bence temiz ikinci el alıp geçmek en iyisi bu yüzden. Taş gelince üzülmeyeceğim aracı alıyorum.
0
baldan kaymak
(10.08.23)
Uzun bir süredir piyasada dengesizlik var, temiz ikinci el arabalar sıfır parasına satılıyor. Bu şartlarda kovalayıp bir sıfır düşürünce alınıyor. Normalde bu vurma/çizik vs. olayları da kaçınılmaz, park halinde iken birisi kapısını açarken vuruyor, bir başkası çarpıp kaçıyor vs. ama artık cidden ya nasip. Ancak sizin durum farklı, o tip bir mahallede cillop gibi araç almak saçma olur, ben olsam yürüyeni sağlam kozmetiği sıkıntılı uygun bir araç alıp yoluma bakarım :).
0
giovanne
(11.08.23)
ben sifir araca karsiyim acikcasi, model yukseltirim. +10 sene bandina bak, temiz bulursan yapistir. senin durumunda sikintili mahallede disariya 1.5milyon tl park etmenin mantigi yok, yazik.
0
cooperr
(11.08.23)
bu güne kadar hiçbir zaman sıfır otomobil veya motosiklet almadım. çakallık korkusuna cepten 500-600K fazla vermek bana saçma geliyor. ikinci elde en ideal yaş 5-8 arası. uygun fiyata çok iyi durumda 2015-2018 model araçlar bulunabilir.
Depremden sonra ailemin yanına taşınmak zorunda kaldım, 29 yaşındayım. Bir süre bu düzende olacağım. Ev o kadar kaotik geliyor ki. Aslında iyi ve sakin insanlar, ama kulaklığımı takıp kendimi işime veremiyorum. Sürekli bir mevzu oluyor ve katılmak durumunda kalıyorum. Ev işleri, tadilatlar, banka iş
Depremden sonra ailemin yanına taşınmak zorunda kaldım, 29 yaşındayım. Bir süre bu düzende olacağım. Ev o kadar kaotik geliyor ki. Aslında iyi ve sakin insanlar, ama kulaklığımı takıp kendimi işime veremiyorum. Sürekli bir mevzu oluyor ve katılmak durumunda kalıyorum. Ev işleri, tadilatlar, banka işleri, küçük akraba krizleri, hep ama hep bir mevzu var doğal olarak. Fakat çalışmam gereken saatler içinde kendimi izole edemiyorum. Sanırım bir odaya kendimi kapatıp belli saatler içinde çıkmamam ve mesai yaptığımı vurgulamam gerekiyor. Sorunu yazarken kendim çözdüm gibi, ama size de sorayım. Özellikle yaşıtlarım ve büyüklerim, aile yanında kalmak tarifi zor bir huzursuzluk yaratıyor mu?
0
hadi ya la (10.08.23)
evden çalışılıyorsa belli yaştan sonra aile yanı zor oluyor. dışarda çalışabilirsiniz starbucks veya kahvecilerde kütühanelerde.
0
playing star again
(10.08.23)
Ev o kadar kaotik geliyor ki +1. Sana katiliyorum kardesim. 1+0 da olsa kendi evine cik maddi olarak baska seylerden kesip.
0
hot potato
(10.08.23)
Kaotik oluyor. Ama kendimi odaya kapatıp çözüyorum. Sıcak yemek, sınırsız içecek falan olması da cabası.
Kendinizi odaya kapatmıyorsanız çok zor
0
zimbirik
(10.08.23)
bütçe varsa tabi 1+1 ev, yoksa yakınlarda bir cafe, kütüphane, coworking space de iş görebilir.
0
orpheus
(10.08.23)
Önemli bir durum yoksa rahatsız etmemelerini söyledim. Odaya girip kapatıyorum kendimi. Hiç çıkmıyor değilim. Mola verip tekrar giriyorum.
Her olaya dahil olmaya çalışmayın. Acil işim var deyin.
0
sevilen progressive türkücü
(10.08.23)
Valla ben de benzer bir durumdayım. Uzaktan çalıştığım için sorumlu olduğum bir işim olduğunu idrak etmeleri zaman aldı. @zimbirik'in dediği gibi kendimi odaya kapatıyorum, toplantılardan anlayinca odaya yemek içecek servisi başladı:D
0
Amaranta ursula
(10.08.23)
Kendinize özel alan yaratın çalışmak için. Ve çalışmaya başlarken çalışmaya başladığınzıı, kapıyı vurmadan girmemelerini söyleyin.
TL'yi usd yapmak için İstanbul'da döviz bürosu önerisi
havadakarada
250 bin TL kadar para olacak. USDye çevireceğim. Herhangi bir döviz bürosu olur mu yoksa Kapalıçarşı'ya vs mi gitmek gerekir?
250 bin TL kadar para olacak. USDye çevireceğim. Herhangi bir döviz bürosu olur mu yoksa Kapalıçarşı'ya vs mi gitmek gerekir?
0
havadakarada (08.08.23)
kapalıçarşı ya da tahtakale
0
lambırcek
(08.08.23)
kapalıçarşı'da ahlatcı ve çavuş'a bakın. fiyat alın diycem de 10bin dolara çok bi şey yapmazlar. (belki binde2 vergiyi vermezsiniz)
0
brkylmz
(09.08.23)
kadıköyde boğanın orada gene duyurudan birinin önerisiyle keşfettiğim esnafların çalıştığı bir dövizci var. geçen ay daha ufak rakam için kapalıçarşı kurundan 5 kuruş farkla dolar bozdum. kadıköy daha yakın olacaksa değerlendirilebilir.
yeri tam olarak kadıköy boğa heykeli mürver çiçeği sokak girişinde. heykele sırtınızı verince sokağın girişinde solda çok ufak bir pasaj girişi var, merdivenler alt kata iniyor. oradan inince solda kalan dükkan. vitrinde altınlar vs. var gösterişli bir yer beklemeyin.
yaş 40a dayandı. atalet sorunum hep vardı. bir şekilde hep hallettim. geçen gün sohbet esnasında adhd olabileceğim söylendi. bunun ergen hastalığı diye biliyorum. bu yaşta da olmaz diye düşündüm. dikkatimin on numara olmasa da yeni bir iş ya da yeni bir konuyu hızla kaparım ancak ilgim çabuk söner.
yaş 40a dayandı. atalet sorunum hep vardı. bir şekilde hep hallettim. geçen gün sohbet esnasında adhd olabileceğim söylendi. bunun ergen hastalığı diye biliyorum. bu yaşta da olmaz diye düşündüm. dikkatimin on numara olmasa da yeni bir iş ya da yeni bir konuyu hızla kaparım ancak ilgim çabuk söner. 30 yaşında üniversiteye döndüm ve 2 senede ilgim yokoldu ama 7 senede de olsa diploma aldım genelde iş yüzünden devamsızlıktan kaldım ve pandemi imdadıma yetişti ve diploma almamı sağladı. pandemi olmasaydı büyük ihtimalle atarlardı.
konu dağılmadan adhd olduğumu ya da olmadığımı gösteren bir test var mı? yoksa bunu en iyi bir uzman mı anlar? hangi uzmana gitmeli?
Teşekkürler.
0
phonex (07.08.23)
psikiyatri. genelde tr de testler cocuklar üzerine oluyor ama yetişkinlere de yapılıyor. bildiğim kadarıyla geçen bi hastalık değil zaten önemli olan minimum zarara indirmek. belli ki hayatınızın akışını ciddi şekilde etkilemiyor ama bi profa gitmeniz iyi olur. moxxo testi var benim bildiğim. biraz moda bi hastalık aslında teknolojiyle birlikte odaklanma ve çabuk sıkılıp bırakma sorunları yaygın. önerilen tedaviyle muhtemelen düzenli ilaç kullanımıyla hayat kaliteniz artabilir. concerta, ritalin falan da genelde sınav zamanı uzun saatler odaklanması gereken öğrenciler kullanıyor
0
mess
(08.08.23)
para yakıp yetişkin adhd konusunda uzman bir psikiyatr ya da araştırma hastanelerinin dikkat eksikliği klinikleri sana yardımcı olur. gerçi bu ikinci olasılık biraz riskli seni 5 dakika dinleyip wellbutrin verip gönderme olasılıkları var.
yalnız adhd tek bir olgu ve tek seviye gibi düşünmek yanlış. mesela uykun düzenli ve kaliteli mi ? kötü uyku adhd çok benzer durumlar yaratır ve adhd varsa durumunu çok daha zorlaştırır. aynı şekilde beslenme ve spor bunlar da kötüyse semptomlar iyice artacaktır.
0
orpheus
(08.08.23)
Adhd' de hyperfocus durumu var. Bireyin ilgisini çeken konulara inanılmaz konsantrasyon gösterebiliyorlar. Adhd bir ergen hastalığı değil. Çocuklukta tanılamak daha kolay oluyor. Hatta cinsiyet bile tanılamada zorlaştırabiliyor. Kız çocukları daha zor farkediliyor. Ayrıntılarda kaybolmak, uyku ve yemede değişiklikler, halk arasında maymun iştahlı olarak etiketlendirilen başladığı işin sonuna gelemeden başka bir işe başlamak, zamanlama, okulda zorlanma, vb.çok şey yazılabilir. Ama bunlar yeme ve beslenme alışkanlığına bağlı da olabilir. Dikkat eksikliği değil de dikkat dağınıklığınız da olabilir. Araştırma hastanelerinin ilgili bölümlerinden yardım istemenizi öneririm. Ve evet halk arasında ben de hiperaktifim ya da bizim çocuk da hiperaktif çok hareketli gibi kullanılsa da, o iş öyle olmuyor. :) adhd hayatı çok zorlaştıran ve durumunu bilince neyi neden yapıp yapamadığını anladığın bir şey. Ve birden fazla çeşidi var. Yardım için ilgili bölümlere gitmekten çekinmeyin. Adhd varsa da yoksa da, hayat kaliteniz yükselecektir dr önerileriyle/test sonuçlarıyla.
Hangisi sizce?Minoxidil vb yalan bana kalırsa. Ek olarak anrojen reseptörlerini bloke ettiğine dair bir makale de okumuştum. Hatta bire bir yaşadım diyim. Bu pek bilinen/yayılan bir bilgi değil ama neyse konumuz o değil.Şimdi ben doğal yağlara yöneldim. Genlerde saç dökülmesi diye bir şey olmamasına
Hangisi sizce?
Minoxidil vb yalan bana kalırsa. Ek olarak anrojen reseptörlerini bloke ettiğine dair bir makale de okumuştum. Hatta bire bir yaşadım diyim. Bu pek bilinen/yayılan bir bilgi değil ama neyse konumuz o değil.
Şimdi ben doğal yağlara yöneldim. Genlerde saç dökülmesi diye bir şey olmamasına karşın son zamanlarda biraz saç kaybı yaşıyorum.
Sizin deneyip de sonuç aldığınız yağlar var mı?
0
kukuleta (05.08.23)
Amla yağı yeşil kutuda hindistan cevizi yağı
0
bonjourrr
(05.08.23)
bilimsel olarak ispatlanmış 2 madde var minoxidil ve finasterid. biri aslında damar genişletici bir kalp ilacı ama kafaya sürünce o bölgedeki damarları da bir miktar genişlettiği için saç kökleri besleniyor ve ölmek üzere olan uyku fazındaki folikülleri kurtarabiliyor. ölenlere etkisi yok.
finasterid ise bir prostat ilacı ve içeriği hormon. hatta bu yüzden kadınların çıplak elle dokunmaması gerekiyor. testosteronla bir etkileişimi var ve vucutta dökülan saçların duyarlı olduğu DHA düzeyini düşürüyor. gene dha azalması nedeniyle uyku fazındaki folikülleri geri getirebiliyor.
bunun dışındaki androgenetik alopesi konusunda bilimsel ispatlı bir madde yok. sizdeki dökülme tipi genetik değilse muhtemelen beslenmeye, strese, mineral eksikliğine vs dayalı bir tür olmalı. bu sorunu tespit edip düzeltmek dışarıdan bir yağ vs kullanmaya kıyasla kesin çözüm olur.
0
orpheus
(06.08.23)
Vichy şampuan kullanmaya başlayınca durdu benimki. Dandik şampuanlar da çok döküyor kanki
merhabalarşuan satmak istediğim bir aracım var. Toyota corolla 1.5 multidrive s vision 2021 mode 33.400 kmde. hiçbir trameri, kazası, boyası yok. arabaya 1 milyon fiyat biçtim. sarı sayfada baktığımda aynı standarttaki ilanlar 980 binden başlayıp 1100e kadar gidiyor. uçuk bir fiyat yazmadığımı düşün
merhabalar
şuan satmak istediğim bir aracım var. Toyota corolla 1.5 multidrive s vision 2021 mode 33.400 kmde. hiçbir trameri, kazası, boyası yok. arabaya 1 milyon fiyat biçtim.
sarı sayfada baktığımda aynı standarttaki ilanlar 980 binden başlayıp 1100e kadar gidiyor. uçuk bir fiyat yazmadığımı düşünüyorum ve arayan kişilere en son ne istediğim sorulduğunda 980-970 diyorum. fakat inatla millet 950-960 teklif ediyor. arada fazla fark yok ama ne ben inmek istiyorum ne de karşımdaki insanlar bi 10 bin tl çıkıyor. yani bende bi anda 40-50 bin tl indirim yapmak da istemiyorum. sizce 960 civarını kabul etsem mi yoksa en azından 970 teklif bekleyip psikolojikmen iyi mi hissetsem? (beb bu arabayı satıp elektrikli araç alacağım. düşündüğüm araç da 980-1000 bandında. biraz da bu yüzden çok düşmek istemiyorum. ne kadar düşsem o kadar benim cebimden çıkacak)
0
Wolfware (05.08.23)
100 bine koysan da 70 80 bün teklif edecekler boşver. Fiyatını belirle üstüne biraz pazarlık payını (5 10 bin) koy gerçek alıcı seni bulur.
0
rodeocu
(05.08.23)
piyasa epey durgun bu yüzden satman gerekliyse gelen teklifleri 30-40 farka bakmadan değerlendir.
0
orpheus
(05.08.23)
yanlış bakmadıysam aracın kasko değeri 920 bin lira.
piyasanın farkındayım ama ben ikinci el araba alacak olsam kasko değerinin üstünde (çok üstünde) bir para ödemezdim. düşünsenize sıfır alıp kasko yaptığınızda ödediğiniz parayı karşılayacak şekilde kasko yapabiliyorsunuz ama ikinci el aldığınızda yapamıyorsunuz. 920 lira kasko degeri olan arabayı 1100’e aldım, kaza yaptım ve sigorta şirketi bana 920 ödeyecek, mantıksız.
siz bilirsiniz tabii ama hızlı satmak istiyorsanız kasko değerine yaklaştırın. 30-40 lira üstü makul gibi.
ilanlarda söyle bir sacmalik var, araç yaşlandıkça kasko değerinden uzaklaşıyor, örneğin yeni bir araç kasko değerinin %20 fazlasına satılmaya çalışılırken çok daha yaşlı araç %50-60 fazlasına satılıyor gibi.
0
orient blue
(05.08.23)
Oraya yazılan her değer arabanın gerçek fiyatı olmuyor ki 2021 corolla hibriti 900 e aldım tramersiz
0
respect
(06.08.23)
rayiç bedel; o günkü eşdeğer araçların ortalaması, galerilerden alının fiyat ortalaması ve kasko değer listesindeki tutarın ortalaması olarak hesaplanır. firmadan firmaya değişiklik gösterebilir, ama üç aşağı beş yukarı böyle. Kasko poliçenizde rayiç bedel klozu bölümünde hesaplama şekli yazar.
O yüzden belirlediğiniz fiyatı değiştirmenize gerek yok. Ederi o şekilde düşünüyorsanız o fiyattan satabilirseniz her malım bir alıcı var.
0
janavarorion
(06.08.23)
Fiyat falan düsürme hocam, bugün olmazsa yarın satarsın, az once sucuga 550 TL verdim. Fiyat çok falan da değil bence.
0
primetime
(06.08.23)
Araçlara sarı sayfada yazılanlar hep şişik. Preminyum araçlarda bu fark 200 bin piyasa orta segment araçlarda 100 bine kadar şişirme oluyor. Satıcıların çoğu araba piyasasını yatırım aracı olarak değerlendirdiği için gerçekten iyi kar etmekdikten sonra satmıyorlar. Arada yanan sen ben gibi gerçek alıcılar. O fiyatlar satma amaçlı değil piyasa da denk getiririm fiyatı. 10 20 bin oynasan kaybın olmaz. Zaten satmak isteyenlerde düşüyor.
Merhaba herkese.Kafam karışık, aslında çok da şaapmamak lazım ama karışıyor işte.Bir aracım var, 2013 opel corsa yaklaşık değeri 500k. 600 civarı da hazır kullanabileceğim bir param var. Ufak tefek yatırımları saymıyorum. Şu ortamın bize neler getireceğini bilmiyoruz pek tabii.Araç modeli yükseltmek
Merhaba herkese.
Kafam karışık, aslında çok da şaapmamak lazım ama karışıyor işte.
Bir aracım var, 2013 opel corsa yaklaşık değeri 500k. 600 civarı da hazır kullanabileceğim bir param var. Ufak tefek yatırımları saymıyorum.
Şu ortamın bize neler getireceğini bilmiyoruz pek tabii.
Araç modeli yükseltmek (hatta bulabilirsem sıfır araca gitmek mi 1100-1200k dolaylarinda, yoksa yaşadığım şehirde 1200-1300k dolaylarında 1+1 bir ev mi edinmek (bekar, kiracı, memur), ne dersiniz? Ya da bekle böyle paranı tut koru tarzı bir şey mi daha mantıklı? Yani bu tercih meselesi biraz da ama bu tür işlerin içinde olan ya da tecrübelilerden de duymak iyi olabilir diye düşündüm. Teşekkürler.
0
applebite (05.08.23)
net ev. araban var zaten
0
oekuklu
(05.08.23)
ev tabi ki de evinin olmasinin verdigini guveni baska hicbir sey vermiyor emin ol
0
nibba
(05.08.23)
ev olursa araba olmayacak diye anliyorum. arabasizlik hayatinizi olumsuz etkilemeyecekse eve yatirim yapmak mantikli olabilir ama bazi hayatlarda araba elzem oluyor oyle bir durumdaysaniz arabayi satmak cok da kârli olmayabilir. bu durumda ben olsam arabayi da yenilemezdim ama. arabayi kullanmaya devam eder parayi da bir sepet yapip doviz/borsa/fon halinde bolustururdum.
0
in vino veritas
(05.08.23)
araba masraf, ev yatırımdır.
0
orpheus
(05.08.23)
eve kendin oturacaksan ev ya da airbnb imkani olan bir bolgeyse airbnb yapacaksin. bu donemde kiraci ile ugrasilmaz. satsan satamiyorsun, dusuk aciklanan resmi enflasyon kadar bile zam yapamiyorsun. devlet sabit zam oranindan vazgecerse kiraci o zaman dusunulebilir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.08.23)
Araba veya ev piyasası hakkında yorum yapmak zor. Araç piyasısı bence krize çok yakın. Çünkü çok şişti. Ev daha mantıklı gibi
0
mikahakkinen
(06.08.23)
Teşekkürler yanıtlar için. Eklemeyi unuttuğum bir nokta, arabayı satıp ev almaktansa elimdeki paranın üzerine bulabildiğim kadar kredi + çevreden eklemelerle gireceğim. Bu önemli detayı unutmuşum. Evler de 45-60 metrekare civarı tabi ancak bu fiyatlara. Alırsam kendim otururum.
Soğuk duş aldım. İyi geldi, modum da düzeldi. Sorum şu. Önce ılık bir duş alıp sonra çıkmadan önce 2 dakika soğuk duş mu almalı? Yoksa doğrudan bütün duşu soğuk mu almalı?
Soğuk duş aldım. İyi geldi, modum da düzeldi. Sorum şu. Önce ılık bir duş alıp sonra çıkmadan önce 2 dakika soğuk duş mu almalı? Yoksa doğrudan bütün duşu soğuk mu almalı?
0
sorucu (04.08.23)
uzun bir duş yapacaksan sürekli soğuk su ile eziyet çekmenin manası yok temizlenme kısmını ılık su ile. ayılma kısmını 2 dakikalık soğuk su ile yapmak mantıklı.
huberman labda bu konuyla ilgili epey podcast var.
Bir ılık bir soğuk daha iyi bence. Özellikle fazla sıcaktan sonra kısa süreli soğuk duş bence daha sağlıklı.
0
volkandemircan
(14.08.23)
Bilimsel, bir uzman tavsiyesi olmamakla birlikte spa deneyimime dayanarak şunun bir faydası olabilir. Ben soğuk duş alırken bu şekilde yapıyorum, alışması ve duş rahatlığı daha iyi geliyor bana.
Soğuk duşa kovayla boca edercesine değil de bölgesel olarak başlayın. Normal duştaki gibi başınızdan aşağı gelmesi (kendi adıma konuşursam) şok etkisi yapıyor ve nefesim kesilecek gibi oluyor. Ancak önce bacak ve baldırlar, sonra el ve kollar, sonra sırf ve vücuduna arka bölümleri, ardından baş ve yüz ve en sonunda da karın ve göğüs bölgesi şeklinde devam ederseniz çok çabuk alışıyorsunuz.
Bu sıralamanın özelliği ise (sauna deneyimi dediğim kısım) yüksek sıcaklık ile genişleyen damarlar soğuk duş sonrası büzüşüp kan akışını hızlandırıyor (tıpkı sabahları kolları aça aça yapılan esneme gibi, damarları daraltıyoruz aslında). Soğuk suyun bacaklar, kollar, sırf ve sonrasında göğüste bitirilmesi ile kanın kalpte toplanması amaçlanıyor. Muhtemelen kan akışı, kalp ve damar sağlığı açısından en doğru rota olacağındandır; bu kısım hakkında yorum yapamam. İşte ben de bu bilgiler bana mantıklı geldiğinden dolayı aynı mantığı soğuk duş alırken izliyorum. Bir kardiyoloji uzmanı varsa görüşlerini öğrenmek isterim.
bunu dünyada başarabilen bir ülke var mı? her zam bir sonrakini tetikliyor.bu bir çıkış formülü olabilir mi?
bunu dünyada başarabilen bir ülke var mı? her zam bir sonrakini tetikliyor. bu bir çıkış formülü olabilir mi?
0
yetkili birine benzeyen abi (04.08.23)
tedavi değil de pansuman. ilk olarak zam alım gücünü düşürerek halkın harcama alışkanlıklarını değiştiriyor. harcamalar düşmeye başlıyor. bir de sürekli para basıyorsan ne yaparsan yap zamlar gelmek zorunda.
çıkış formulu dediğin 3-5 yıllık sürelerde zaten mümkün değil. belki 15-20 yıllık orta vadeli planlarla olabilir. siyaseti adam edersin güven gelir, eğitimini adam edersin, kaliteli mühendis çıkar onların çalıştığı şirketler dünya ölçeğinde karlı projeler yapar ülkeye parar girer vs...
0
orpheus
(04.08.23)
zaten bu tür parasal tedbirler günü kurtarır, ya da seçime kadar kurtarır. Ülkenin yapısal sorunlarını çözmeden uzun vadeli bir düzelme olmaz.
0
parka
(04.08.23)
Seçim öncesi o kadar sorumsuzca para dağıtıldı ki, o devasa açığı kapamak için bu zamlar yapılmak zorunda kalındı. Bir taraftan cari açığı kapatalım, bir taraftan bütçe açığı kapansın ama cari açığımız rekor üstüne rekor kırıyor. Kısa vadede yapılması gerekenler yapılmıyor. Kredi kartınaa taksiti yasaklamak, yurtdışı telefon kayıt ücretini yükseltmek falan boş işler.
Çıkış formülü mevcut politikalardan ve zihniyetten tamamen vazgeçmek, o da orta vadede olacak iş değil, beklememek lazım. Herkes kendisini ve ailesini kurtaracak birkaç yıl daha böyleyiz.
-Konut ihtiyacınız varsa mutlaka ve mutlaka imkanınız çerçevesinde gidermeye çalışın. Aile büyüklerinden kalan arsa, arazi vb. kullanın. "Tek yaşıyorum 100K gelirim var 25K kira ödeyeyim mi" tarzı başlıklar görüyorum, çok yazık.
-Gücü yeten (tercihen döviz bazlı) ek ve düzenli gelir elde etmeye çalışsın. Kira, eurobond, temettü vb.
-Sizi enflasyona karşı koruyabilecek güçlü kurumlara geçmeye çalışın (holding, banka vb.)
-İmkanı olan direk başka ülkeye taşınsın. Önümüzdeki dönem alım gücü, konut krizi büyüyecek. Benim önereceklerim bunlar.
0
Lethe
(04.08.23)
bu durum ekonomiyle alakalı bir olay değil. çözüme doğru gitmiyor
0
abi bi dizi buldum on numara
(04.08.23)
Öyle bir şey olmaz. İşte popülist yaklaşımlar bunlar. Hele vasıfsız işçiye böyle yüksek maaşlar verirsen orta direği de ortadan kaldırıp ekonomiye bırak müdahale etmeyi, katledersin. Belediye seçimlerini kazanmak için "en düşük belediye çalışanı maaşı şu olacak" diye verdiler bir gazı, belimizi doğrultamadık sonra.
Bir de zeka parıltısı barındırmayan şekilde "onların maaş talebine laf edeceğinize siz de birlik olun, siz de maaşınızı artırın" diyenler var. "Max. Komünist Zekası" denilen konu bu zaten. Herkesin maaşını %200 artırınca herkes açlık sınırının üstüne çıkmaz. Hizmet sektörü gibi insan temelli işlerde %200'den fazla artar giderler, üretim tabanlılarda ise %200'e yakın olur (insansız ya da çok az insan içerenlerde daha düşük artış olur). Daha sonra da açlık sınırının aşağı yukarı aynı oranda arttığı ile kalırız. Sonra neden böyle oldu? Aç gözlü işverenler, ev sahipleri, Lannisterler falan diye zırvalarız.
0
nawar
(04.08.23)
Şu andaki amaç hiper enflasyonu çözmek değil stagflasyona girmemek. Ama ne kadar çabalanırsa çabalansın hep günü kurtardığımız için sadece kaçınılmaz olan yerel seçimlerden sonra ötelenmeye amaçlanıyor.
Bir inovasyon sorusu - ağızın içinde basmalık bluetooth buton
ananiyimioguz
Selamlar bu tarz bir şeye ihtiyacımız var. Butonu arduino ya falan bağlayacağım. Eller ve ayaklar kullanım dışı olduğu için aklıma daha pratik bir şey gelmedi anlık bir şeyi tetikleyebilmek için.Edit: kullanım dışı derken, tercih edilmiyor/meşgul gibi düşünebilirsiniz.Kafaya bir şey takayım da beyin
Selamlar bu tarz bir şeye ihtiyacımız var. Butonu arduino ya falan bağlayacağım. Eller ve ayaklar kullanım dışı olduğu için aklıma daha pratik bir şey gelmedi anlık bir şeyi tetikleyebilmek için.
Edit: kullanım dışı derken, tercih edilmiyor/meşgul gibi düşünebilirsiniz.
Kafaya bir şey takayım da beyin gücüyle butona basalım gibi bir şeyi teknik olarak yapamam.
Göz hareketleri falan da algılanabilir ama gözün de iş üstünde olduğunu düşünürsek onu da eliyorum.
Ağızın içinde basılacak nasıl bir buton kullanabilirim? Bir poşete falan da koyulabilir gerçi. Bluetooth kulaklık falan kullanıyoruz ama ağzın içinde olması sağlık açısıdan bir problem yaratır mı sizce?
Tavsiyelere açığım, teşekkürler.
0
ananiyimioguz (04.08.23)
konuşma yetisi var mı? ses ile komut alabilir?
0
kisa
(04.08.23)
ortam biraz gürültülü ve sürekli basılması gerekiyor o yüzden sürekli ses çıkartmak uymuyor.
diğer uzuvları kullanım dışı derken engelli değil, iş üstünde kullanamıyor eşim kullanacak butonu.
0
🌸ananiyimioguz
(04.08.23)
teknik bilemem ama mantık yürütüyorum ortam gürültülü olsa bile mikrofonun çevre seslerini değil de hemen dibindeki ağızdan çıkacak sesi ayırt edebileceği yöntem/kütüphane vardır gibi geliyor. sürekli basılmadan kasıt uzun süreli basılı tutma ise bu zaten ağzı yoracaktır. bas/bırak gibi bir komut kullanılabilir. ağızda sürekli tutulacak naylon/silikon için bir şey diyemiyorum. çene altında bir buton olmaz mı? başı öne eğerek çenesiyle basabilir.
0
kisa
(04.08.23)
teknik olarak insan ağzı epey sağlam bir faraday kafesi görevi görecektir ve 2.4 ghz bluetooth sinyali dışarı çıkamayabilir.
ağız açık ön dişler arasında falan tutulursa tabi olabilir.
zaten bu yüzden implantlarda-kalp pillerinde falan 150-200 khz gibi manyetik alanın kullanıldığı haberleşmeler var.
0
orpheus
(04.08.23)
faraday kafesi olayı yaşanırsa ağız içi plan iptal zaten :/ kablo sarkıtmam gerekir :D
belli aralıklar ile uzun süreli basma olacak ve el ve ayaklar kullanılmayacak.
çene altına bir düzenek de yorabilir ya. ağızda buton yumuşak bir malzemeyle kaplanıp poşete koyulursa olur gibi geldi de.. uzun süre nasıl olabilir bilemedim. çok sıkmasını gerektirmeyecek hassas bir şey olursa yormaz belki.
ağız açık, sigara gibi uzatmak çirkin durur ama başka yol bulamazsak tercih edilebilir.
bu arada hiç bluetooth ile çalışmadım, ufak bir devre, push button ve pil gerecek ama bunların en ufağını bulmam lazım. daha öne uğraşan varsa yeşillendirirse sevinirim
0
🌸ananiyimioguz
(04.08.23)
Hali hazırda accessibility controller tarzında o şekil bi ağız butonu var mı ona bakmak lazım. Engelliler için pek çok aksesuar var o şekilde, sip puff button diye bişey varmış hızlı bi aramada karşıma çıkan mesela.
Ya da headset bi mikrofon tam ağzına bakan öyle bi eşik ayarlanır ki yalnızca üflediğinde bu eşik aşılır butona basılmış olur.
0
hedep
(04.08.23)
Aslında güzel aletmiş de gördüğüm kadarıyla piyasada 1000 dolar. Biraz çok geldi.
Nefes kısmı uymuyor uzun süre baş dönmesi yaratabilir.
Sabah çok erken saatlerde Beşiktaş'tan Kadıköy'e gitmek
sekizdokuzon
Kafam durdu, buraya sorayım dedim. Sabah beş bucuk, en geç altıda Beşiktaş'tan Kadıköy'e nasıl geçerim. Sanırım o saatlerde vapur yok.Teşekkürler.
Kafam durdu, buraya sorayım dedim. Sabah beş bucuk, en geç altıda Beşiktaş'tan Kadıköy'e nasıl geçerim. Sanırım o saatlerde vapur yok.
Teşekkürler.
0
sekizdokuzon (04.08.23)
yanılmıyorsam metrobüs 24 saat aralıksız çalışıyor, bir şekilde metrobüs hattına ulaşırsan son durağı kadıköy hasanpaşa. oradan merkeze yürümek 5-10 dakika.
0
orpheus
(04.08.23)
taksiyle gayrettepe oradan metrobüs, yani ben öyle yapardım, yürümüşlüğüm de var beşiktaştan metrobüse
0
sanguine
(04.08.23)
6:45 ilk vapur saati tam 20 dakika sonra kadıköyde oluyorsun
0
oldz
(04.08.23)
taksim-kadıkoy dolmus gorunuyor beşiktaştan da geçiyor görünüyor ama hiç kullanmadım ben kullanan teyit ederse iyi olur.
Merhaba bugün araba çalışır durumda, klima son seviyede ve radyo açık olrak 2 sefer max 30ar dk arabayı bırakmak zorunda kaldim (köpeğim içindeydi, camlar da aralikti). Son döndüğümde bu yazıyordu 12v aku zayıf, bir şeyler bir şeyler ve bilgi ekranlarını kapatın gibi bir şey. Her şeyi kapatıp tekrar
Merhaba bugün araba çalışır durumda, klima son seviyede ve radyo açık olrak 2 sefer max 30ar dk arabayı bırakmak zorunda kaldim (köpeğim içindeydi, camlar da aralikti). Son döndüğümde bu yazıyordu 12v aku zayıf, bir şeyler bir şeyler ve bilgi ekranlarını kapatın gibi bir şey. Her şeyi kapatıp tekrar çalıştırdım bir sorun ya da uyarı olmadı. Geçen gün de birine akü vermiştim. Kablo ile aktarım yaptı 1-2 dk. Bir şey olur mu, ustaya götüreyim mi, ne yapayım? Teşekkürler.
0
i-pek (03.08.23)
Akünüzü ölçtürün ve şarj dinamosuna baktırın. Zayıf akü aracın beynine kadar zarar verebiliyor.Eğer akü zayıfsa bir an önce değiştirin.
0
jefferson
(03.08.23)
Zayıf akünün araca herhangi bir zararı olmaz. Akünün gücü aracın beynine hasar verecek kadar zayıfladığında yada arttığında aracın mutlaka bu gibi durumlar için koruma sistemi vardır ve devreye girerek aracınızı yanlış akımdan korur.
Diğer bir yandan zayıf akü nedeniyle bir gün ummadığınız bir yerde yolda kalabilirsiniz. Bu sebeple büyük bir akücüye gidip akünüzü ölçtürerek en sağlıklı sonuca ulaşabilirsiniz.
0
xuma
(03.08.23)
Çok teşekkür ederim, olctureyim. Peki bu şekilde bırakmayayım mi bir daha? Bir de far da açık unutmuşum bugün ikisinde de. Sadece klima açık bir 10 - 15 dk bırakmak zararlı mı olur?
0
🌸i-pek
(03.08.23)
akülerin ömrü yaklaşık 4-5 yıl. eskidiyse bu tip zorlu durumlarda artık sorun çıkarabilir. araca zararı yok ama bir gün yolda kalabilirsin. giderken durmaz ama stop ettiğinde ertesi gün çalışmayabilir.
uzun yıllar önce kanal tedavisi yaptırdığım üst azı dişim bir haftadır çok ağrıyordu. şehir hastanesine gittim, bir haftalık antibiyotik verdi, haftaya gel çekelim dedi. ne yapılacak deyince implant olur dedi. o öyle deyince yapıyorlar diye düşündüm, vezneye gidip ücret sordum. veznedeki yapıyorlar
uzun yıllar önce kanal tedavisi yaptırdığım üst azı dişim bir haftadır çok ağrıyordu. şehir hastanesine gittim, bir haftalık antibiyotik verdi, haftaya gel çekelim dedi.
ne yapılacak deyince implant olur dedi.
o öyle deyince yapıyorlar diye düşündüm, vezneye gidip ücret sordum. veznedeki yapıyorlar mıymış diye bana soruyor:)
devlette ücretin ödeyerek implant yapıyorlar mı? daha mı uyguna gelir? fiyatlar ne alemde yerlisi vs.?
özele gidip kanalı yenileteyim mi, kurtulur mu ki?
yıllar önce bir kanal yeniletmiştim ama bu o muydu hatırlayamıyorum da.
benzer durumlar yaşayanlar ne yaptınız? implant olmazsa köprü mü yapılıyor? bazılarında da implantı vücut kabul etmeyebiliyormuş diye duydum.
0
adivar (03.08.23)
Kesinlikle ama kesinlikle özel e gidin. Şehir hastanesi veya diş sağlığı hastaneleri doğru düzgün kontrol etmeden hatta film bile çekmeden 1 hafta antibiyotik diyor. Ağrı var dediğiniz anda bu politikayı uyguluyor.
Maalesef kanal tedavisi de olsanız 15-20 yıl sonra sıkıntı yaratabiliyor. İlk yapılması gereken önce kendi dişiniz bir şekilde kurtulabiliyor mu onu kontrol ettirmek. Eğer gerçekten sıkıntı var ise ve ağrı kronik hale geliyorsa maalesef çekim yapılmak zorunda kalıyor.
Eğer bahsi geçen diş altta ise mecburen köprü veya implant yaptırmak zorundasınız. Üstte ise uzun bir süre sıkıntı olmaz eğer çok arkada ve gülünce belli olmayan bir diş ise.
0
janavarorion
(03.08.23)
Önceden kanallı dişe yapılacak eğer dişin kökü düzgün durumdaysa ve diş etlerin çekilmemişse seramik veya zirkon kaplama. Bu olmuyorsa implant.
Tabi durum kişiden kişiye değişir gidip düzgün bir dişçiye muayene olun derim.
0
nuevo
(03.08.23)
yillar once yenilettiginiz kanal bu dis mi bunu doktor tespit etsin bir zahmet. sanirim devlet implant yapmiyor o hekim cekim icin sizi yonlendirmis diye anladim. implantin tutup tutmayacagini da hekim belirliyor benim implant icin aldigim ortalama fiyat 18000. fiyati da kademeli belirliyorlar mesela implant 12000 tl diyor ama sadece o civi malzemeye. ustune 3000 bisey ustune 2000 kaplama. o yuzden implant fiyati diye dusuk maliyetler gorurseniz muhtemelen ekstrasini eklemeden soyluyorlardir
0
mess
(03.08.23)
devlet belki implant yapıyordur da geri dönüşü olmayan bir operasyon için devlette yaptırma riski alınır mı ?
implantta malzeme kalitesi ve işçilik çok çok önemli. 1000 euro civarı bütçem varsa hiç düşünmeden bu işin uzmanı bir çene cerrahına giderdim.
Şimdi arkadaşlar şöyle bir sorunum var. Erkeğim, diyabet var. Geçen sene yumruk büyüklüğünde bir kaşık mantarı çıktı. Yaz mevsimidir çok ciddiye almamaktır derken büyüdü.Hijyene dikkat ederim, 2-3 ayrı doktora gittim, trevazon canesta furnitin terbisin filan kullanmadığım ilaç kalmadı. Ama kırmızılı
Şimdi arkadaşlar şöyle bir sorunum var. Erkeğim, diyabet var. Geçen sene yumruk büyüklüğünde bir kaşık mantarı çıktı. Yaz mevsimidir çok ciddiye almamaktır derken büyüdü.
Hijyene dikkat ederim, 2-3 ayrı doktora gittim, trevazon canesta furnitin terbisin filan kullanmadığım ilaç kalmadı. Ama kırmızılı bölge gitgide büyüdü, kaşıntıdır filandır falandır hayat kalitemin içinden geçti. 1 yıldır iyileşmedim.
Aynı durumu yaşayan ısrarlı bir şekilde bitmeyen bu tarz durumla karşılaşan oldu mu? Alanında hakikatten iyi bir doktor cildiyeci öneren olabilir mi?
Her tavsiyeye açığım.
0
MonteKristoKontu (02.08.23)
Mantar ne olursa olsun çözümü bağışıklık sistemini iyileştirmekten geçen bir hastalık, o da beslenmeyi doğru düzenlemekten geçer.
Şeker, nişasta ve unlu gıdalar bağırsaklara olabildiğince az hatta hiç verilmemeli. Asitli içecek alınmamalı. Doğal olmayan yağlar kesinlikle beslenmeye eklenmemeli. D vitamini takviye edilmeli, c vitamini ve diğer kan değerleri desteklenmeli...
Mantar sadece semptomları (belirtileri) giderilmekle şifa bulan bir hastalık değil onun için en başta beslenmenize ve kan değerlerinize dikkat etmeniz gerekiyor. Geçmişler olsun.
0
muhayyer divan
(03.08.23)
Muhayyer + 1
İlave olarak probiyotik önerebilirim.
0
Phoebe
(03.08.23)
tahılı ve şekeri kesip iyi bir probiyotiği uzun süre kullanmalısın.
nt probiyotik veya velavit V-Probiotics with Enzymes olabilir. bunların yanında prebiyotiklerden zengin beslenmen ve ev yoğurdu gibi ürünler tüketmen de fayda eder.
0
orpheus
(03.08.23)
Çok teşekkürler. Şüphelenmiştim zaten, bir an evvel düzgün bir diyet rejimine gireyim. Ekstradan ilaç/doğal destek tavsiyesi olan varsa onlara da açığım. Sağolun
0
🌸MonteKristoKontu
(03.08.23)
Editleyemedim. Partneriniz varsa o da muayene olsa iyi olur.
Merhaba, üst katın su tesisatı çok iyi değil. Vanayı açık unutup gitmişler. Su akmış. Sorumsuz insanlar. Bir defa oldu kendim karşıladım. Şimdi yine oldu. Konut sigortam var. Şunu merak ediyorum acaba sigortaya direkt başvurunca üst komşuya mı rücu ediyorlar? Sanki bir haber okumuştum sonra size dön
Merhaba, üst katın su tesisatı çok iyi değil. Vanayı açık unutup gitmişler. Su akmış. Sorumsuz insanlar. Bir defa oldu kendim karşıladım. Şimdi yine oldu. Konut sigortam var.
Şunu merak ediyorum acaba sigortaya direkt başvurunca üst komşuya mı rücu ediyorlar? Sanki bir haber okumuştum sonra size döner diye.
0
iddaaci (31.07.23)
evet ederler, benzer bir durumda alt katımız sigortadan yaptırmıştı ve biz sigortaya ödemiştik.
Değişkeni dışarıda tutmadan fonksiyon içindeki bir değeri 1 artırmak
ananiyimioguz
Az önce güzel geçen mülakatın sonunda sinirlerimi bozmuş olan mantık sorusudur. 1 saattir her soruyu cevapladım, en sonunda mal gibi kaldım.Düşünüyorum ama aklıma bir şey gelmiyor.Denildi ki, bir fonksiyon olacak ve içinde bir değişken tutulacak 0 diye.Bu fonksiyon her çağırıldığında değeri 1 artıra
Az önce güzel geçen mülakatın sonunda sinirlerimi bozmuş olan mantık sorusudur. 1 saattir her soruyu cevapladım, en sonunda mal gibi kaldım.
Düşünüyorum ama aklıma bir şey gelmiyor.
Denildi ki, bir fonksiyon olacak ve içinde bir değişken tutulacak 0 diye.
Bu fonksiyon her çağırıldığında değeri 1 artırarak ekrana yazdırılacak.
Nasıl yaparız?
Yasaklar: Fonksiyon dışında değişken tutmak yasak, local storage, cache, database vs dışarıda bir değer tutmak yasak.
İç içe fonksiyon koyup değişkeni dıştakinde tutsam, içte hesaplama yaptırsam diyorum ama fonksiyon sıfırdan çağırılınca her türlü değer sıfırlanıyor.
Atladığım ve javascriptten faydalanamadığım ufak bit trick var gibi. Bunu yapıp anlatabilecek var mı?
javascriptten emin degilim ama fonksiyonun icinde static variable tutabilirsin. void calisTurko() { static int i = 0; printf("%d\n", i++); } bu c++'ta istedigini yapmasi lazim.
0
jason cureklibatur
(31.07.23)
#include <stdio.h>
void foo() { int a = 10; static int sa = 10;
a += 5; sa += 5;
printf("a = %d, sa = %d\n", a, sa); }
int main() { int i;
for (i = 0; i < 10; ++i) foo(); }
This prints:
a = 15, sa = 15 a = 15, sa = 20 a = 15, sa = 25 a = 15, sa = 30 a = 15, sa = 35 a = 15, sa = 40 a = 15, sa = 45 a = 15, sa = 50 a = 15, sa = 55 a = 15, sa = 60
0
orpheus
(31.07.23)
evet hatırladım static tutulan değişkenler bellekte hep kalıyorlar ama soru aslına javascript sorusuydu ve eğer bir class yok ise static variable tanımlanmıyor diye biliyorum.
farklı bir yöntem lazım sanırım.
mesela benzer bir soru sorulmuş ama alttaki cevap yasaklar arasına girdiği için kabul edilmiyor: stackoverflow.com
0
🌸ananiyimioguz
(31.07.23)
import React, { useState } from 'react';
function IncrementVariable() { // Initialize a state variable named 'count', and a state setter function named 'setCount' const [count, setCount] = useState(0);
closure'da tutmak yasak mı? değilse self executing function içinde tutarsın variable'i, sonra da başka fonksiyon dönersin. o fonksiyon o context'e erişebilir, başka bir yerden erişilemez.
a = (function() {var val = 0; return function() {return ++val}})()
a() // 1 a() // 2 ....
0
satoshi nakamoto
(31.07.23)
Ic ice fonksiyon dogru cevap. Closure diye arayip bulabilirsiniz.
funtion getIncrementor() { let counter = 0; return function () { return counter++; } }
Selam,Kedinin patisinde 2-3aydir kucuk bir bolgede tuy yok. İlk basta bi yere takmistir ve kopmustur - tekrar cikar dedik ama cikmadi :)Cok kucuk bir bolgede tuy yok, baktigimda o bolgede herhangi bir yara gibi bir sey de yok. Dokununca bir sey de yapmiyor, yemesinde icmesinde enerjisinde de herhang
Selam,
Kedinin patisinde 2-3aydir kucuk bir bolgede tuy yok. İlk basta bi yere takmistir ve kopmustur - tekrar cikar dedik ama cikmadi :)
Cok kucuk bir bolgede tuy yok, baktigimda o bolgede herhangi bir yara gibi bir sey de yok. Dokununca bir sey de yapmiyor, yemesinde icmesinde enerjisinde de herhangi bir problem yok. Bulundugumuz yerde veterinerler oldukca pahali, sizce veterinere goturulmesi gerekiyor mu bu fotolara bakinca?
Muhtemel sebepler: alerji veya mantar. Kedi cins ve kalıtsal sağlık sorunu olma ihtimali var. Özellikle birkaç yaşından sonra ortaya çıkabilir belirtiler. Bunun da dikkate alınması gerekir bence.
0
prole
(31.07.23)
Edit: makul kirası olan semtte veterinere götürürsen daha uygun ücrete gösterebilirsin.
0
prole
(31.07.23)
ayin 17sine randevu olusturdum vette bakalim, sigortasi da var o da bi kismini oder gibi
yurtdisinda oldugum icin burda her yerde vetler pahali malesef :( tesekkurler ama yine de
0
🌸fakyoras
(31.07.23)
yedikleriyle alakalı olabilir. salam,sosis veya kendi kuru-ıslak maması dışında bir yiyecek veriyorsanız kesin. bazı kediler bu tip gıdalara çok düşkün oluyor ve özellikle salam-sosis kedilerde çok değişik deri problemleri yaratabiliyor.
Merhaba,samsung note 10 lite telefonum var. bir süredir GPS çok çok kötü çalışıyor. sorun maps ile ilgili değil. gps verilerini okuyan bir iki program yükledim, hepsinde de aynı sorun, uydu bulamıyor.google mapste ilk açınca yakın bir konumu buluyor bir anlığına ama sürekli olarak çalışmıyor vs.GPS
Merhaba, samsung note 10 lite telefonum var. bir süredir GPS çok çok kötü çalışıyor. sorun maps ile ilgili değil. gps verilerini okuyan bir iki program yükledim, hepsinde de aynı sorun, uydu bulamıyor. google mapste ilk açınca yakın bir konumu buluyor bir anlığına ama sürekli olarak çalışmıyor vs. GPS modülü değişen bir şey değil sanırım. telefonu sıfırlamam da çözüm olmadı. normal serivisine götürüp bir kaç gün telefonsuz kalmak da istemiyorum. bir fikri olan var mıdır?
0
kisa (31.07.23)
gps anteni hasar görmüş bozulmuş olabilir, bazı gps ve wifi antenleri film şeklinde arka kapağa monte oluyor ve yaylı pinlerle bağlanıyor. fakat bu tip mekanik problemler genelde bilinir. yani google veya youtubeda marka model ve sorunu ekleyerek aratınca eğer varsa çözümleri de çıkar.
Bir dişimde bir dolgu var. Metal gibi olanlardan. Ben bunu kaldırtıp beyaz dolgu yaptırmak istiyorum. Bu mümkün mü? Beyaz dolgunun bir adı var mı? Yakın zamanda yaptıran varsa fiyat ne seviyede? Bir de diş taşı temizliğini kaç TL'ye yaptırdınız yakın zamanda? Sağ olun.
Bir dişimde bir dolgu var. Metal gibi olanlardan. Ben bunu kaldırtıp beyaz dolgu yaptırmak istiyorum. Bu mümkün mü? Beyaz dolgunun bir adı var mı? Yakın zamanda yaptıran varsa fiyat ne seviyede? Bir de diş taşı temizliğini kaç TL'ye yaptırdınız yakın zamanda? Sağ olun.
0
dissendium (30.07.23)
kompozit dolgu deniyor, siyah olarak bahsettiğin ise amalgam. uygulamayı yapmak diş hekiminin kararı. zira amalgam dolgular genelde çok sağlam oluyor ve sorun yaratmıyorsa ellemiyorlar.
0
orpheus
(30.07.23)
orpheus, ben istiyorsam yapar mı?
0
🌸dissendium
(30.07.23)
teknik bir engel yoksa yapar, mesela belki amalgamı çıkarırken dişi kırma riski vardır, ya da çıkarıp diş içini temizlediğinde yeni dolgunun tutunacağı alan kalmıyordur vs.
0
orpheus
(30.07.23)
evet mumkun. o dolguyu oyup yerine beyaz dolgu yaparlar. gecen yaptirdim.
Artık saçma sapan noktalara geldiği açık.Kaliteli, daha uygun fiyatlı ne kullanalım?
Artık saçma sapan noktalara geldiği açık. Kaliteli, daha uygun fiyatlı ne kullanalım?
0
hede hodo (30.07.23)
fiyatı mı pahalı anlamadım
0
ShadowOfMoon
(30.07.23)
Evet fiyatı aşırı yükseldi. 1500 e yakın vermek artık zorluyor :)
0
🌸hede hodo
(30.07.23)
daha uygun fiyatlı olmayabilir ama virbacdan çok memnunuz. 3kg paketi 800 gibiydi.
0
orpheus
(30.07.23)
kedinize iyi geliyorsa devam edin, aynı kategoride hills var bir tık fiyatı nd'ye göre düşük ama içeriği yararsız, hillse alıştı bizimki başka mama yemiyor yoksa gözümde ND var benim içeriği güzel. mama değiştirmenin yan etkileride oluyor, tüy dökümü, alerji, kusma şartları zorlayıp çocuğa mamaya devam diyorum ben
0
eja
(31.07.23)
Bizimki de yıllardır N&D tüketiyor fakat tüy dökümünü hiç halledemedik. Ama başka hiçbir sıkıntısı olmadığı için (idrar vs) değiştirmeyi düşünmedik. Advanced nasıldır acaba?
0
🌸hede hodo
(31.07.23)
eğer tüy problemi varsa somonlu mama kullanın, protein oranı yüksek olmasın kedi kısırsa..şurda güzel anlatıyorlar aslında, advanced hiç bilmiyorum petdoktoru.com
Bu yüzden anksiyete ataklarım başladı 3 yıl önce. Mesela nefes egzersizi yaparken 3 saniye tutup yavaş yavaş verirsiniz ya, bu sırada atak geçiriyorum boğulduğumu düşünerek. Geceleri uyurken de aynı hisle irkiliyorum.Annem, anneannem, teyzem her gün ya boğazına tükürük kaçarak, ya ekmek, ya başka kü
Bu yüzden anksiyete ataklarım başladı 3 yıl önce. Mesela nefes egzersizi yaparken 3 saniye tutup yavaş yavaş verirsiniz ya, bu sırada atak geçiriyorum boğulduğumu düşünerek. Geceleri uyurken de aynı hisle irkiliyorum.
Annem, anneannem, teyzem her gün ya boğazına tükürük kaçarak, ya ekmek, ya başka küçük bir şey kaçtığı gerekçesiyle boğulurcasına öksürüyor. 3 yıl önce annemin öleceğini sanarak Heimlich manevrası yaptım, balkonda sinek kaçtığını söyleyerek nefes alamadı, mosmor oldu.
Bu dönem annem ve anneannemle aynı evde yaşıyorum ve her gün elim ayağım titriyor. Ne var bu insanların boğazında? Her gün oluyor bu.
0
hadi ya la (30.07.23)
Ananemde de vardı, çok ciddi. suni tenefüsle açıyolardı.boğazları kapanıyor bir şekilde. Alerjik olabilir.
0
cosmicgadin
(30.07.23)
Evde bir kimyasalı abartarak, karıştırarak kullanıyor olabilirler mi? Ya da aşırı yeme kaynaklı mide fıtıkları var mı? Alerjik de olabilir. Gastroenteroloji ve göğüs hastalıkları bölümlerine danışmanız daha doğru olur.
0
?
(30.07.23)
belli bir yaşın üstündeki kadınların boğazına bir şey oluyor bence, annem, kayınvalidem vb. kişilerde bu bişey içerken kaçma, tükürük yutma sebebiyle öksürme, boğazına bişey takılmış gibi ses gitmesi tarzı şeyleri görüyorum hep.
0
nhk ni youkosu
(30.07.23)
Yanlış yutkunmayla alakalı olabilir belki. Şöyle şeyleri araştırabilirsiniz?
yutkunmayla ilgili bir sorun olduğu kesin. geniz akıntısı benzeri bir sorun yaşıyorlar mı ? özellikle beyaz peynir gibi kıvamlı yapışkan gıdaları yersen sorun yaşıyorlar mı ?
Sürekli gökyüzünde geceleri görüyorum. Az önce yine gördüm.Genelde batıdan doğuya uçuyor. Tek bir ışık. Venüsun ışığı gibi. Daha doğrusu Venüsun hareket ettiğini düşünün.Uydu mudur nedir. Starlink demeyin 20/30 yıldır görüyorum
Sürekli gökyüzünde geceleri görüyorum. Az önce yine gördüm. Genelde batıdan doğuya uçuyor. Tek bir ışık. Venüsun ışığı gibi. Daha doğrusu Venüsun hareket ettiğini düşünün. Uydu mudur nedir. Starlink demeyin 20/30 yıldır görüyorum
0
gameofannen (29.07.23)
e hocam bi uygulamadan bakıver
hem skymap hem flight radar dan bak
0
freebird5406_2
(29.07.23)
İss (uluslararası uzay istasyonu) 20 yılı aşkındır dünya etrafında yaklaşık 90 dakikada bir tur atıyor. Bazen de üstümüzden geçiyor. Beyaz, sabit (göz kırpma, azalıp artma yok) bir ışığı var
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(29.07.23)
@free baktım ne uçak ne de yıldız gezegen @abba işş den bende şüpheleniyordum ancak işş trackerlara baktığımda o an benim olduğum yerde olmadığını söylüyor. Başka bir kıtada.
0
🌸gameofannen
(30.07.23)
satellite flare, iss'den başka yüzlerce benzer kısa yansımaları yapabilecek uydu var.
Merhaba Duyuru Sakinleri,Mesai sonrası çok erken uykum geliyor. çoğu zaman 21:30'da; bazı zamanlarda da daha 21:00 olmadan devriliyorum. tabi haliyle de yapacak işlerim hep kalıyor. İspanyolca çalışmak istiyorum mesela, daha masaya oturduktan 10 dakika sonra gözlerim kapanıyor. İzlemek istediğim fil
Merhaba Duyuru Sakinleri,
Mesai sonrası çok erken uykum geliyor. çoğu zaman 21:30'da; bazı zamanlarda da daha 21:00 olmadan devriliyorum. tabi haliyle de yapacak işlerim hep kalıyor. İspanyolca çalışmak istiyorum mesela, daha masaya oturduktan 10 dakika sonra gözlerim kapanıyor. İzlemek istediğim filmler, diziler var; daha yarısına gelmeden koltukta sızıyorum... şunu da söyleyeyim; 1 seneye yakın Duxet ve Wellbutrin kullanıyorum. tamam, bu tür ilaçlar uyku yapıyor; ama yok mu bir çaresi bunun? Kahve tüketimi harici (onu denedim. Sonuç vermedi.) ne önerirsiniz?
0
pangea (28.07.23)
Bana kalırsa sağlıklı olanı yapıyorsun. Sabah 5-6 en geç 7 gibi kalkıp akşam 10 gibi uyumak ideal. Ne yapacaksan sabah mesai öncesi yapsan?
0
shadra
(28.07.23)
Bu bir nimet, tadını çıkar:) uykun gelince uyu, çok düşünme, engellemek için bir şey yapma. He günde 12 saat falan uyuyorsundur ozaman sıkıntı
0
fakat
(28.07.23)
bunun birkaç sebebi olabilir - iyi beslenmiyorsun ve çok enerji harcıyorusun. - gece uzun uyumana rağmen uykunu iyi alamıyor ve yorgun oluyorsun. - akşam yemeği sonrası çöken ağırlık seni uyutuyor. bu da gene spor ve doğru besinlerle alakalı.
düzenli spor, tahılı azaltlmak, uyku apnesi veya benzeri sorun varsa çözmek, D vitamini, demir, b12 gibi eksikliği bitkinlik verecek vitaminler için bir test yapılması faydalı olur.
kahve içme akşam içtiğin kahve biraz ayıltır ancak gece uyku kaliteni ciddi oranda düşürüecektir.
0
orpheus
(28.07.23)
Karbonhidratı kesmeyi deneseniz bir de…
0
naksidil
(28.07.23)
eğer gün içi çok efort sarfetmeyin yorgunluğunuz var ise, triod ve vitamin değerlerinizi kontrol edebilirsiniz.
0
mrctrk
(28.07.23)
Akıllı saat var mı hocam? kandaki oksijen oranını ölç. Oksijen oranı düşükse uyku apnesisin geçmiş olsun.
Ek masraflar ne çıkar ? Windows ? Office ? Antivirüs ? Çantası ?
25bine kadar sepet tutarında kredi veriliyormuş Yinede bir miktar faizsiz kredi sağlarlar mı ? Yada Taksit yapılır mı ?
İleride solidworks, autocadte filan sorun yaşamam sanırım. Belki cs pubg yüklerim diye workstation düşünmüyorum
0
kararsızataletfilozofu (28.07.23)
Solidworks ve AutoCAD için asgari sistem konfigürasyonunu araştırın. Bu tutarda bilgisayar için yanında bir çanta dahi verilmiyorsa almayın.
Diğer ek masraflar, kullanıcının kişisel becerisine göre tamamen ücretsiz halledilebilecek şeyler.
0
diyecevaplandı
(28.07.23)
şu devirde performans makinası alınacaksa 12 nesil veya üzeri H serisi intel alınmalı. arada ciddi performans farkı var.
0
orpheus
(28.07.23)
Bana aşırı performans lazım değil genelde kullanımım kütüphanede fanı sessiz olsun word excel ile uğraşayım. Yüzde 90 böyle lazım Yüzde 10 ancak çizim-oyun-film
0
🌸kararsızataletfilozofu
(28.07.23)
Msi, monster, apple, vaio harici markalar pek güven vermiyor.
Toshibada ve hp de ısınma sorunları gördüm Dell ve asus bilemiyorum.
Önerdiğiniz ekran kartları kullanacağım programlarda sıkıntı yaşamama sebep olabilir.
1kilo fazla taşırım ekran kartı ağır olması sorun değil. Ekran kartını bir daha değiştirme şansı yok.
terk edilmiş ya da artık kullanılmayan madenler neden ağaçlandırılmıyor?maden sahasını örten toprak kazıldıktan sonra nereye dökülüyor? mesela kömür ya da mermer madenleri toprağın altında olsa gerek.başlıkta yazan soruyu google'ladığımda "göstermelik" bazı çalışmalara denk geldim ama bunların etkil
terk edilmiş ya da artık kullanılmayan madenler neden ağaçlandırılmıyor? maden sahasını örten toprak kazıldıktan sonra nereye dökülüyor? mesela kömür ya da mermer madenleri toprağın altında olsa gerek.
başlıkta yazan soruyu google'ladığımda "göstermelik" bazı çalışmalara denk geldim ama bunların etkili olmadığı aşikar.
çok fazla "kel" arazi var bir çok yerde. öylece ve çirkince duruyor. hadi lazımdı toprağı kazdın, yok ettin, durduramadı seni kimse, işin bitince neden düzeltmeye çalışmıyorsun?
sebebi nedir? olmuyor mu? olur bence.
0
biseysorcaktim (27.07.23)
Hocam öyle bir derdi yok ki yetkili kurumların. Adamlar doğaya, hayvana düşman. Yoksa çöllerin bile yeşertildiği bir dünyada o bölgelerin de yeşertilmemesi mümkün değil.
0
giovanne
(27.07.23)
maden sahasından bidiriyorum, ağaçlandırılıyor. hatta bu sene ağaçlandırılan bu alanlarda 60 ton zeytin hasadı yapılmış. sanırım bu ağaçlandırma için sahanın bir süre oturması topraklaşması ekilen fidanların büyümesi vs vakit alıyor.
Yasadigim apartmanda 55 yaslarinda zemin katta kalan bir gorevli var. birkac kez gec saatte aidatlarla ilgili birkac belge vermek icin kapimi calmisti sagol amca dedim kapattim kapiyi. Eski erkek arkadasimla ayrildigimda siyah posetlere resimlerimizi ve alinan hediyeleri doldurup kapiya birakmistim.
Yasadigim apartmanda 55 yaslarinda zemin katta kalan bir gorevli var. birkac kez gec saatte aidatlarla ilgili birkac belge vermek icin kapimi calmisti sagol amca dedim kapattim kapiyi. Eski erkek arkadasimla ayrildigimda siyah posetlere resimlerimizi ve alinan hediyeleri doldurup kapiya birakmistim. Ertesi sabah adam yine bir belge teslim etmek icin kapimi caldi, kizim attigin esyalari da gordum uzulme gibisinden bir seyler dedi. Bana cok yersiz geldi ama artniyet aramadim yasli adam sonucta dedim. dun gece gec vakitte twitterdan ekleyip geri cekmis. Baktim profile cinsel icerikli surusuyle tweet rt var. tirstim haliyle. Tek yasadigimi da bence anlamistir. Hicbir sey yapmadim hesabi engelledim sadece. Bir sey yapip ekmegiyle oynamak istemiyorum ama susarak da fazla mi risk aliyorum? Sizce bir sey yapmali miyim?
0
personaa (23.07.23)
Aslında tam da o anda "ne münasebet çöpleri mi karıştırıyorsunuz siz" tepkisi verilmeliydi. Siz rahatsızlığınızı dile getirdiniz diye işten atılmaz bence, uyarılır. Ki bence uyarılmalı gibi duruyor. Yaşlı deyip geçmeyin ya ne kadar beter olabildiklerini hepimiz biliyoruz.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(23.07.23)
2. olay bambaşka bi şey de ilki için şunu sorayım çöpün ağzı bağlı mıydı, adam alacakken gayri ihtiyari görmüş olabilir mi içindekileri
0
mimo
(23.07.23)
Mimo evet kapaliydi. Kiyafetler falan da oldugu icin acmistir diye dusundum. Hadi acti diyelim bana soylemesi cok sacma ama iste kotu niyetli algilamadim o an bende de var saflik
0
🌸personaa
(23.07.23)
Özel şeyler kapıya bırakılır mı ya. Kapı çalarsa açmayın bile. Ya da bir kere açıp bu saatte niye rahatsız ediyorsun falan deyin. Adam belki eşyalarını aldı, çöpe atmadı.
0
dissendium
(23.07.23)
Böyle durumlarda ben de algılamakta zorlanıyorum bu yüzden en başta vermem tepkiyi veremeyebiliyorum.
Bu konu çok çok rahatsız edici ve hatta ürkütücü. Belki bir süre normalden abartılı şekilde mesafeli davranılıp bu durum engellenebilir ama adamı tanımıyoruz öyle yüz bulamayınca konuyu kapatacak biri mi yoksa hırs yapıp daha da rahatsız edecek bir tip mi bilmiyoruz.
Bu yüzden çok riskli apartmanınız ve yöneticiniz normal tiplerse bu konuyu gündeme aldırabilirsiniz belki. Ekmeğinden etmek falan diye düşünmeye gerek yok evimizde bile huzurla oturamayacak mıyız milletin ekmek derdinden. Kendi düşünsün o kadarını siz değil. Ya da bu seçenek siz soğuk davrandıktan sonraki tepkilerine göre de gündeme alınabilir belki üstelemez.
Bilmiyorum çok tırstım ben. Bol şans.
0
Dağcı
(23.07.23)
Kendisine apartman kapısı önünde bir kez söyleyin "gece geç saatlerde" belge vs. vermek için gelmesin. Kapıya bırakılanları karıştırmasın çöpe atsın. Twitter'dan da takip etme teşebbüsü göstermesin. Tersine davrandığı ve şüphe uyandırdığı durumlarda artık apartman yönetimine yansıtmayı düşünün. Siz de özel şeyleri kapıya çöp diyerek neden bırakıyorsunuz? bunu anlamak imkansız.
Olabildiğince kargo ambalajındaki kişisel bilgilerimi bile siler veya yırtar öyle çöpe bırakırım.
0
diyecevaplandı
(23.07.23)
Öncelikle 'Yaşlı deyip geçmeyin ya ne kadar beter olabildiklerini hepimiz biliyoruz' diyen arkadaşın sözlerine katılmadığımı söylemek isterim. Alsheimer rahatsızlığında beynin ahlak ile ilgili bölümünde bozulma meydana gelir. Cezai ehliyeti olmayan bu kişilerin serbest dolaşabiliyor olması yanlıştır. Bu konudaki haberleri medyanın yaşlı ahlaksızlığı olarak göstermesi de yanlıştır ve yaşlılar bunları yapabilir demek de yanlıştır.
Ben erkek halimle, kapının önüne çöp poşeti çıkarırken, poşeti bir şekilde yırtılması, açılması durumunda görünmesinden rahatsızlık duyacağım şeyleri ya parça pincik yapıp atarım, ya da kendim götürüp atarım.
'Üzülme' demesi dışında, twitter'da eklemesi dışında hiç bir hareketi olmayan bir adamı neyle şikayet edeceksiniz ki? 'Ben onu stalkladım, cinsel konulara ilgi duyuyor' mu diyeceksiniz. Her cinsel içerikli konuya ilgi duyan erkek tecavüzcü olsaydı, memleket tecavüzden geçilmezdi.
Yüz vermezsiniz, gerekme durumunda çok korkuyorsanız zincir aralığından görüşürsünüz, olur biter.
0
Mirket
(23.07.23)
Adam evli 60 yasinda, neler yazdigini bir gorseniz sadece pornografik paylasimlar degil yazilar da var :(. Herkes ozel esya diye yuklenmis bana ama yirtilmis fotograflar, kazak, bluz, cicek, battaniye bunlar yani ozel olan seyler ve ben sinirle atmis bulundum 10. kattan asagi indiremedim ve evde de o an gormek istemedim. Kendimi suclamaya basladim adami birakip simdi :D
0
🌸personaa
(23.07.23)
'neler yazdigini bir gorseniz' lafınızdan sonra, diğer tüm konulardan bağımsız olarak, sizin yerinize olsam, o twitleri yöneticiyle (kiracıysanız kat malikiyle) paylaşır, kız başıma öyle birinin bana hizmet etmesini istemediğimi belirtirdim.
0
Mirket
(23.07.23)
yöneticiyle görüş ve durumu bildir, apartmanın whatsapp grubu vardır orada da kısaca uygunsuz hareketler yaptığını belirt. şimdiden önlem almazsan yarın öbür gün ciddi rahatsızlık verdiğinde kimseyi ikna edemezsin. geç saatte geldiğinde kapını açma, hatta hiç açma evrak neyse kapıya bıraksın.
0
orpheus
(23.07.23)
tr'de yalniz kadin olsam kesin bir tane Rottweiler beslerim, mumkun oldugu kadar da yanimda gezdiririm..
benim tavsiyem, saglam bir kopek al yeter.
0
cooperr
(23.07.23)
Yöneticinize durumu yazılı olarak verin, elden aldığına dair de imza alın, yani yazının fotokopisini çekin ve fotokopisine elden aldım diye imza atsın. Almam derse taahhütlü olarak yönetime bu dilekçenizi gönderin. Bunu yapmaktan imtina etmeyin.
0
malheiros
(23.07.23)
Ya stalklamışta durduk yere kapıcıyı stalklayayım dememiş ki, ilk o stalklanmış, rahatsız edilmiş. Büyük ihtimal yanlışlıkla ekledi. Hem niye zincir aralığından falan çöp bırakmak zorunda kalasın ki, sen çekineceğine o çekinsin. Komşular varken, twitter olayı üstünden uyar. Yöneticiye de söyle. Olayı kapatma.
0
wishmaythşngs
(23.07.23)
Sizin kendinizi suçlayacağınız bir durum yok. Apartman görevlisi varsa ben de çöp bırakılır. Poşeti açık bıraksanız anlarım da siz niye kendinizi suçlayacaksınız,daha neler. Bence de yöneticiye bildirin. Yazılı olarak bildirmeniz daha sağlıklı olur.
0
asteriks
(23.07.23)
çöp karıştırması normal işine yarar bir şey var mı diye bakmış da olabilir geri bildirimi anormal ve fazla üzerine dşünülmüş
twitter aktivitesini gizleyecek kadar teknoloji bilmeyen porn batağına düşmüş bir orta yaş üzeri abazanlığı profili
zarar gelir mi (muhtemelen gelmez), sanal alemde kendi kendine mi takılıyor bilemeyiz
araya koyduğun mesafeyi algılayamaz ise önce eşiyle sonra da yöneticiyle konuşabilirsin bence
bu davranışlar kolayca düzelebilecek şeyler ama kimse uğraşmaz psikoloğa gönderin insan kazanın diycem yazarken bile garip geliyor
0
mantık
(23.07.23)
Kesinlikle üst merciilere bildirilmeli. Geç saatte gelmek de poşet karıştırmak da sosyal medyadan eklemek de bence etik dışı. Uyarılmaksızın işten atılmalı. Sebep olarak siz gösterilmemelisiniz. Yönetimle konuşurken bu konunun altını çizmek lazım.
0
Tisatiaşer
(23.07.23)
öncelikle yöneticiye "ben geç saatte bana aidat vs.. için kapıcı gelmesin" diyin. eğer "biz o saatlerde yönlendirmedik derse" direkt durumu anlatın. çünkü o zaman sıkıntı var demektir.
victim blaming gibi olacak ama disneylandda yaşamıyoruz, o çöpleri karıştıranlar var hiç mi görmediniz ailede çöpe dönüşüm süreçlerine şahit olmadınız
bu arada ben de diyordum ki, kim fotoğlarını eskicilere veriyor da onlar da sahaflara veriyor ve sahaflar da efemera olarak dükkanlarında fuarlarda satıyor filan
Şu an bankalardaki kredi verme durumu nedir?%60ina sahip olduğum bir şirketin geri kalan %40ini da almak istiyorum. Bunun için 400.000 civarı bir paraya ihtiyacım var. Kredi notum 1400 civarı. Geçmişte takibe düşmüşlüğüm de var ama üstünden 5 yıldan fazla geçti.Tabi sanırım şu an bankaların kredi ve
Şu an bankalardaki kredi verme durumu nedir? %60ina sahip olduğum bir şirketin geri kalan %40ini da almak istiyorum. Bunun için 400.000 civarı bir paraya ihtiyacım var. Kredi notum 1400 civarı. Geçmişte takibe düşmüşlüğüm de var ama üstünden 5 yıldan fazla geçti. Tabi sanırım şu an bankaların kredi verip vermiyor oluşu benim geçmişimden daha büyük bir sorun.
Şirket üstüne kredi çekemiyorum çünkü şirketin vergi borcu olduğu için bankalar kredi vermiyor.
Yahudiler neden diğer dindarlar gibi bilimden uzak kalmamış?
Unde bach canim
Tabii ki tüm dindarlar bilimden uzak değildir ama dünya geneline bakınca bilim dünyası genellikle dinden uzak bir güruh tarafından önemseniyor ve ilerletiyor. Halbuki din etkisinin daha fazla olduğu 1900lü yıllarda ünlü bilim adamları çıkarmış yahudi topluluğu nasıl bu motivasyona sahip olmuşlar? So
Tabii ki tüm dindarlar bilimden uzak değildir ama dünya geneline bakınca bilim dünyası genellikle dinden uzak bir güruh tarafından önemseniyor ve ilerletiyor. Halbuki din etkisinin daha fazla olduğu 1900lü yıllarda ünlü bilim adamları çıkarmış yahudi topluluğu nasıl bu motivasyona sahip olmuşlar? Sonuçta semavi dinlerin temeli bu milletten çıkmış (müslümanlık dışında). Müslümanlık ise soydaşları olan araplardan. Ama araplara baktığımızda bunu söyleyemezken yahudiler almış yürümüş. Ticareti, bankacılık sistemini ve zebgin olmayı hangi motivasyonla başardıkları belli de bilim pek bu doğrultuda bir durum değil. Bu kadar dindar bir toplum bilim alanında nasıl böyle başarılar elde edecek derecede kendilerini adayabilmişler?
0
Unde bach canim (21.07.23)
yahudilerde dindarlık yaygın evet, ancak ateizm de oldukça yaygın. hristiyanlık ve müslümanlıktaki hikayelerin daha ilkel ve detaylı versiyonu yahudilikte var. o yüzden bu hikayeleri derinlemesine ve detaylıca bilen birinin ateist olması daha kolay. yahudi bilim adamlarının bir çoğu zaten ateist. kısa sürede fazla düşünmeden yaptığım eyyorlama bu kadar
0
abelardo
(21.07.23)
Senin bahsettiğin Yahudiler 19. yüzyılda ortaya çıkan Reformist Yahudiler, bunlar Yahudilerin daha laik hali gibi ama aslında Yahudiliğin büyük bir kısmını Ortodoks Yahudiler oluşturur, onlar da bahsettiğinin tam tersi bir anlayışa sahiptir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.07.23)
ilk yahudiler genelde zanaatkardır, bir el işçiliğinde ustadırlar ve bu işler genelde çok zahmetli ve beceri isteyen işlerdir. bilim yapmak da buna çok benziyor ince ince yıllarca bir konu üstünde uğraşma sabrını gerektiriyor.
0
orpheus
(22.07.23)
Bilim dünyasının 'dinden uzak güruh" gibi görünmesi sadece bize özel bir durum. Bir fanus içinde yaşıyor gibiyiz.
Buradan bakınca bilim beş batılı filozof beş de teorik fizikçiden ibaretmiş gibi görünüyor. İlk aklıma gelen Abul wafa aydaki kratere ismi verilmiş, Wikipedia'da yazıyor. Özellikle matematik, fizik, kimya formel bilimlerde müslümanlar hep ileride oldular. Batılılar 19.yy'da bu bilimler üzerinde teknik inşa ederken geriye atıfta bulunmadılar ama inkar da etmediler. Yahudilerden bilim yapanların kendi dinlerinden uzaklaştığına katılıyorum, hristiyanlar da öyle.
0
hebanon
(22.07.23)
öncelikle müslümanlar bilimden uzaklaşmamış.
tam tersi islamdan sonra islam rönesansı var. günümüz bilim dünyasında bu dönemin çok önemli etkileri var.
modern kimyanın, mekatroniğin vs. pek çok alanın kurucusu müslümanlar.
antik yunan denilen bilimin atası kabul edilen filozofların pek çoğunun eserleri tercüme döneminden avrupalılara kalıyor. belki de islam olmasa kaybolacaktı pek çoğu.
sanırım 9 veya 10. yy'da yemen'de hamam tavanına uzay haritası çiziliyordu. saray kadınları ile bilim adamlarının arasında bilim tartışması içeren mektuplaşmalar oluyordu. fas'ta bir kadın vakfiyesi ile üniversite açılıyordu. bundan 1000 sene önce horasan, arap yarımadası, kuzey afrika arasında şimdiki öğrenci değişim programları gibi hareketlilik vardı. yani islam geldi karanlık geldi bizim tarihimizle alakalı değil.
ortaçağ neden karanlık, tarihi yazan günümüz avrupalıları o dönem insan toplayıp cadı diye yakacak kadar cahil olduğu için belki de.
günümüzdeki durum süreklilik arz etmiyor yani.
mesele sadece din ile alakalı değil.
bu konunun uzmanı olmadığım için şöyledir böyledir yorumu zor. ancak fakirlik çalışmayı, çalışmak refahı, refah tembelliği, tembellik de fakirliği getirir gibi bir daire var.
yahudiler avrupa'da yüksek tahsil alabilmeye başlayalı çok olmadı. yani 17. yy avrupasında bir yahudinin en üst seviyelerde olabilmesi kolay değil.
sonuçta hor görülen bir halk mecburen belirli alanlarda iyi olmak zorunda. bu eğitim olmadığı yerde zanaat olabilir, eğitim hakkı doğunca bilim olabilir gibi.
çok ufak bir azınlık olunca birbirini tutmak da cabası tabii..
israil süper bir ülke şu an. gerek refah seiyesi gerek teknoloji alanında. tabii ki abd parası ve koruması söz konusu. ancak israil şeriat ile yönetilen bir ülke. öyle bizdeki gibi laiklik falan dertleri de yok.
ayrıca yahudi inancında bizdeki gibi bir ahiret inancı yok. yani bu dünyada ne yaptı yaptı gibi bir durum vardı. yanılıyor da olabilirim.
yine yahudi inancına göre yahudiler üstün ırk. tüm dünyadaki insanlar onların kölesi gibi, bir önemi yok yani.
bunlar dünyaya bakışı değiştiriyor. kendi öğrendiğiniz veya kırmaya çalıştığınız çerçeve ile adamların dünyaya bakışı (mindset) çok çok farklı.
son olarak yahudilik sadece bir din değil. bir ırk, bir sınıfı ifade ediyor. siz inançlı olabilirsiniz olmayabilirsiniz ancak bu sizin yahudi olmanızı değiştirmiyor. bu da çok farklı bir bağ ortaya çıkartıyor.
velhasılı bir durum sadece bir parametre ile açıklanamaz. burada çok ciddi sosyolojik çözümlemelere ihtiyaç var.
0
gurur
(22.07.23)
Asırlarca yersiz yurtsuz kalıp yutulmamak/asimile olmamak için uğraşmak zorunda kalınca temel bir motivasyon kaynağı olmuştur bu.
0
encokbenisevinnolur
(22.07.23)
@hebanon @gurur Hocam ben müslümanlar bilimle alakasız demedim, emevilerin zamanının en ileri bilim adamlarına, iranlıların birçok felsefeci ve bilim adamlarına sahip olduğunu biliyorum. Ama benim bahsettiğim daha çok 19 ve 20. Yüzyıllar. Ve takdir edersiniz ki dindar kişiler artık iyice pasifize olmuşlar çünkü bilim ilerledikçe din olgusu ihtiyaç duyulmayan haliyle dindarların düşman olduğu bir şeye dönüşmüş. Tabi newton dindar bir adam ama bu 20. Yüzyılın şartlarında bir durum değil.
SLR fotoğraf makinelerinin sıfırıyla 2. eli arasındaki fiyat farkı?
bu nicki alirken mutsuzdum
2. el bir cihazı 2 bin liradan alabilirken sıfırları 9-10 bin lira civarında. Bunun sebebi nedir? 2. ellerin ne gibi bir eksisi olabilir?
2. el bir cihazı 2 bin liradan alabilirken sıfırları 9-10 bin lira civarında. Bunun sebebi nedir? 2. ellerin ne gibi bir eksisi olabilir?
0
bu nicki alirken mutsuzdum (21.07.23)
o kadar fark olmaması lazım, hangi makinaya bakıyorsunuz ?
mesela canon eos 5D ilk nesil ile 5D mark 4 kıyaslıyorsanız olabilir. fakat adı aynı olsa da ikisi aynı makina değil.
0
orpheus
(21.07.23)
muhtemelen çok eskidir ve kalan ömrü çok azdır.
0
playing star again
(21.07.23)
arabadaki kilometre neyse slr'de de shutter sayisi odur. ayrica kullanilmadan uzun sure duran makineler bakim ister... herhangi bir sebepten tamir gormusse: mesela dusmusse; icine toz, su vb girmisse...
Merhabalar Kendinizi daha iyi hissetmek ve hayat kalitenizi artırmak adına günlük olarak hangi vitamin veya mineral takviyelerini kullanıyorsunuz? Teşekkür ederim, sağlıklı günler dilerim..
Merhabalar
Kendinizi daha iyi hissetmek ve hayat kalitenizi artırmak adına günlük olarak hangi vitamin veya mineral takviyelerini kullanıyorsunuz?
Teşekkür ederim, sağlıklı günler dilerim..
0
harmanyeri (21.07.23)
magnezyum kompleks ve b kompleks. biriktiremediğimiz ve deliler gibi kaybettiğimiz değerlerimiz. o yüzden her gün kullanmak iyidir.
0
alperz
(21.07.23)
Supradyn all day. Spor yaptığım sürece haftaici her gün kullanıyorum.
0
hasmetizm
(21.07.23)
nutraksin big energy, ginseng, caffeine ve ginger+carob var içerisinde. magnezyum da aldığım oldu.
0
kondansator
(21.07.23)
D Vitamini Magnezyum E vitamini Bir de enerji için supradyn tarzı bir şey, daha bitkisel ağırlıklı.
0
Dağcı
(21.07.23)
Arada magnezyum alıyorum, başka takviyem yok.
0
olimpia
(21.07.23)
biotin, kolajen, magnezyum, b12
0
songforsomeone
(21.07.23)
senede bir defa tam kan sayımı ve d vitamini ölçümü sonrası doktorun reçetelediklerini kullanıyorum
0
bahçedekisandal
(21.07.23)
multivitamin demir tabii ki bunlari farkli zamanlarda aliyorum..
yatmadan once de magnezyum, b6 ve cinko.
0
baldur2
(21.07.23)
magnezyum sitrat ve magnezyum biglisinat, çinko pikolinat, b12 hidroksikobalamin, d vitamini, folik asit.
0
orpheus
(21.07.23)
magnezyum malat - hergun b complex - arada d damlasi - hergun zinc - arada alpha lipoic acid - arada
Patron Mac aldı, Windows'un gözünü seveyim diyor. Bu Mac'i sat bana laptop al dedi.Mimarlık ofisinde kullanılacak, ağırlıklı olarak Autocad, Gstarcad çalıştırılacak. Üzmeyecek bir laptop önerebilir misiniz? Hafif olması tercih sebebi.Bütçe: 1 ay bile kullanılmamış Macbook Air M2 512gb 15" kaça satıl
Patron Mac aldı, Windows'un gözünü seveyim diyor. Bu Mac'i sat bana laptop al dedi.
Mimarlık ofisinde kullanılacak, ağırlıklı olarak Autocad, Gstarcad çalıştırılacak. Üzmeyecek bir laptop önerebilir misiniz? Hafif olması tercih sebebi.
Bütçe: 1 ay bile kullanılmamış Macbook Air M2 512gb 15" kaça satılırsa bütçe o civarda :D (Sıfırı 54.407 TL).
0
joker hakki (20.07.23)
macbook gibi şekilli olsun istiyorsanız huawei'nin i7-12700H işlemcili modelleri olabilir.
Seçeceğiniz bilgisayar olmazsa olmaz özellikleri şunlar olmalı;
Sadece AutoCad için işlemci ve RAM önemlidir. -i5 veya i7 (tercihen i7) "H" serisi ve 12.nesil işlemcili bir laptop olmalı. "i7-12xxxH" -Minumum 16 GB ram hatta üzerinde olursa rahat 5-6 sene götürür.
RENDER da alınacaksa;
-Ekran kartı olarak Nvidia seçmeniz çok önemli. Render işlemlerinde Nvidia etkisi çok büyük (CUDA) RTX 3050 ve üzeri seçmeniz yeterli olacaktır. buradaki 3050 sayısı yukarı doğru büyüdükçe performans artıyor.
satış sitelerinden bu filtreler ile seçimleri daraltabilirsiniz. sonrasında bütçeniz doğrultusunda işlemci ve ram aynı olup ekran kartının en büyüğünü seçebilirsiniz.
0
janavarorion
(21.07.23)
Soruya yancı olayım: 13. nesil işlemciler beklenmeli mi? Yurtdışında çıktı TR de de yavaş yavaş geliyor sanırım. 12-13 arasından beklemeye ve muhtemel daha yüksek maliyete değecek farklılık var mıdır?
0
Ruprect
(21.07.23)
Intel Core i9-13900H ile 12700H arasında %10 kadar bir fark var.
Muğla'da, terası olan yazlık eve elektrik ihtiyacını karşılamak için güneş enerjisi sistemi kurdurmak istesek ortalama ne kadar masraf çıkar?Birkaç video izledim ama yakın zamanda olana denk gelmedim.1.75 kw olacak şekilde hesap ettiğimizde paneller, akü, inverter, işçilik dahil ne kadar olur? İzled
Muğla'da, terası olan yazlık eve elektrik ihtiyacını karşılamak için güneş enerjisi sistemi kurdurmak istesek ortalama ne kadar masraf çıkar?
Birkaç video izledim ama yakın zamanda olana denk gelmedim.
1.75 kw olacak şekilde hesap ettiğimizde paneller, akü, inverter, işçilik dahil ne kadar olur? İzlediğim videoda adam yaklaşık 4000 dolar diyor 1.75 kw için.
Yakın zamanda yaptıran var mı? Yerli bir sürü şirket var ama malzemeler yurtdışından geliyordur tahminimce çok da ucuzlamamış olabilir.
0
chicha_v2 (20.07.23)
en büyük maliyet paneller. onun da çeşitleri ve kalite sınıfları var. panelin ömrü sonsuz değil 8-10 sene sonra verimi düşüyor. çatıya kurulacak konstruksiyon da epey tutar. 2kw sistem için akü ve inverter en düşük maliyet kalemi.
hesabı iyi yapmak lazım 4000$ maliyet ile kurulan sistem ayda kaç dolar elektrik faturasından kar ettirecek. tüm evi sürekli karşılaması mümkün değil.
Bir arsa almak istiyorum. Yanından ufak bir dere geçiyor. Ağaçlar var vs. 1 dönüm civarında büyüklüğü.İstanbul'dan 4 saat uzaklıkta. Hafta sonları bir-iki gece orada kalıp şehre geri dönebileceğim gibi.Düşüncelerimde ne kadar hata, eksik var sizce?Elbette imar izni, elektriği, suyu yok. İdare eder ş
Bir arsa almak istiyorum. Yanından ufak bir dere geçiyor. Ağaçlar var vs. 1 dönüm civarında büyüklüğü. İstanbul'dan 4 saat uzaklıkta. Hafta sonları bir-iki gece orada kalıp şehre geri dönebileceğim gibi.
Düşüncelerimde ne kadar hata, eksik var sizce?
Elbette imar izni, elektriği, suyu yok. İdare eder şekilde, orada hafta sonlarını geçirecek kadar bir şeyler yapabilirim gibi geliyor.
Öncelik tuvalet. Belki içine solüsyon vs. koyulan karavan ve teknelerdeki seyyar tuvalet. Veya bir sandalyeye klozet kapağı koyulmuş altına yere bir delik delerek kullanılabilen bir tuvalet.
Su için önce bir damacanayı çeşme olarak kullanabileceğim bir düzenek. Bir süre sonra 100 litrelik bir su deposu koymak ve ona hidroforla dereden su çekmek.
Elektrik için belki 10-20 bin TL'lik bir yatırımla ampul yakacak, kullanma suyu kadar hidrofor çalıştıracak, belki bir minik buzdolabını çalıştıracak bir sistem kurabileceğimi zannediyorum.
Kalmak, uyumak için önce büyükçe bir çadır, sonra zaman içerisinde belki ufak bir klübe yapabilirim. Dikkat çekmeyecek, şikayet edilip ceza almayacak şekilde bir şey uydurabileceğimi zannediyor ve umuyorum.
Tabi orası benim olduğu için oraya sandalye, mangal, şezlong, kamp yatağı vs. gibi malzemeleri de ufak ufak taşırım.
Aslında bu arsanın en büyük şansı da şu ki hemen komşusu olarak bir çift arkadaşımız var ve yılın 365 günü orada yaşıyorlar, yaşayacaklar. Kendilerine bir ahşap çadır gibi klübe gibi bir şey yapıyorlar.
Hangi konularda ne kadar yanılıyorum sizce? Önerebileceğiniz başka pratik çözümler var mı?
0
michael_knight (20.07.23)
Derenin suyu cok buyuk bir ihtimalle pistir. Elini bile yikamayamazsin. Sanitize etmen gerek. Aki bokunu kurtarmaz.
Kuyu vurabilirsin ama.
0
alperz
(20.07.23)
Yani çoğu arsa “kulübesi olan” şeklinde geçiyor. Basit bir yapıya kimse bir şey demez bence. Tek katlı ufak ahşap bir yapı yapılabilir, çadır bence çok konforsuz olur.
Bence tatil gibi düşünülecekse şunlar temel olarak lazım. Mesela; -arabanın arkasına sığacak büyüklükte en azından 50 litrelik su deposu, 1 adet jeneratör. Ama tabi karavan imkanı varsa çok daha iyi. Alır gidersiniz.
Daha konforlu bir hal ise bungalov ev, yağmur suyu toplayan su deposu, sıcak su değil de şehir elektriği üreten elektrik paneli. Gerçi ağaçların güneş ışığına mani olmaması lazım. Evin çatısı güneş görecek şekilde tıraşlanmalı encrypted-tbn0.gstatic.com
0
Unde bach canim
(20.07.23)
bunları yaparsın da önemli konu güvenlik. dağbaşı bir mekansa on gün sonra geldiğinde ortalık talan edilmiş para edecek her şey, pompa, güneş paneli, demirler dahil çalınmış olabilir.
0
orpheus
(20.07.23)
Eski bir çekme karavan al. Eskileri ucuzdur. Zaman içinde güneş panelleri akü ayarlayıp elektrik işini çözersin. Dere kenarıysa bir boy boruluk tulumbayla su çıkarabileceğini düşünüyorum. Kaynatılıp soğutulup içilebilir olur. Rüzgar enerjili havai su deposu bile yapılabilir. Foseptik çukuru kazıp sabit bir tuvalet sistemi yapılabilir. Ama tulumba çakacaksan mesafe ve eğim hesabı yapılmalı.
0
Mirket
(20.07.23)
böyle bir yerde çadırda kalmak tehlikelidir.
0
sizofren06
(20.07.23)
orpheus +1
Gecen sene bizim bahceden topragin altindaki uzatma kablosunu 10 metre boyunca kazip calmislar. Kazma, kürek vs zaten ilk gidenlerdi onlari artik sakliyoruz. Bahcenin etrafi cit ve dip dibe agaclarla cevrili bu arada.
0
reactionic
(20.07.23)
Astarı yüzünden pahalıya gelecektir büyük ihtimalle.
Su, elektrik vb her zaman bir problem, altyapı yoksa.
Yine merkezi bir yerleşim alanı değilse arazinin yıl içinde problemlerini bilmiyor olabilirsiniz. Coğrafyayı tanımıyorsanız kulübe yaptığınız yerin en ufak yağmurda kayması, toprağa saplanması, arabaların çamura saplanması gibi dertler çıkabilir.
Merkezden uzak olmak en ufak sorunda usta bulmayı zorlaştırır.
Bir de merkezden uzak yerlerde güvenlik bir sorun. Özellikle böyle arazilere yapılan tiny houseları bırakın girip soymayı, komple bir traktör, bir vinçle gelip alıp götürüyorlar bunla ilgili çok haber çıktı.
Beynim zorlandığında kesiciye giriyor. Bunu aşabilen var mı?
ananiyimioguz
Yaptığım, öğrendiğim hiç bir şeyden tatmin olmuyorum. Her şey yarım kalmış gibi geliyor. Ki öyle de oluyor bence.Kendimi bildim bileli bu böyle. Her şeyi işimi görecek kadar öğreniyorum. İleriye taşıyamıyorum. Gözüm kesmiyor. İçim sıkılıyor. Uğraşasım gelmiyor.Her konuda amatörüm demenin rahatlığına
Yaptığım, öğrendiğim hiç bir şeyden tatmin olmuyorum. Her şey yarım kalmış gibi geliyor. Ki öyle de oluyor bence.
Kendimi bildim bileli bu böyle. Her şeyi işimi görecek kadar öğreniyorum. İleriye taşıyamıyorum. Gözüm kesmiyor. İçim sıkılıyor. Uğraşasım gelmiyor.
Her konuda amatörüm demenin rahatlığına sığınıyorum. Bir şeyi biliyor olmanın getireceği sorumluluktan mı korkuyorum yoksa tembellikten mi bırakıyorum bilmiyorum. Kolay olanı seçiyorum hep.
Gündelik hayattaki edinimler konusunda çok sorun olmuyor da kariyer anlamında önümü inanılmaz tıkıyor.
Beynim zorlamaya gelemiyor. Gitar mı öğrenicem, gidiyorum kursa, notalar zor geliyor, yerleri, okuması vs. Amaan akor öğrenirim diyorum gidiyorum 5 10 tane akor öğreniyorum. Tamam diyorum çalıp söylüyorum işte yeter.. Annem de böyle doğal yeteneği var kulaktan duyup piyano ve yan flüt çalabiliyor, öğretmen olmuş ama mezun olduğu zamandaki bilgisi ne ise, 30 küsür sene geçmiş hala aynı. Yeni çalış şekilleri, eşlik yöntemleri falan bilmiyor. Tipik tr öğretmeni sanırım. Ona mı çekmişim bilmiyorum.
Fotoğrafçılık mı öğrenicem; ışık, enstantane, diyafram kombinasyonlarını çözdüm tamam dedim. Hala dijital ekrandan bakarak live görüntü üstünden ayar yapıyorum. Stop hesaplamaları kısmına gelince karışıkmış ya deyip kaçıyorum işin içinden. Halbuki çözemiycem mi yani.. ama pes ediyorum.
Okurken de genelde başarılı bir öğrenciydim ama eğitim sistemimiz de sağ olsun, sadece istenilen kadar çalışıyordum. Hatta çoğu zaman kendim de çalışmıyordum ya bilen birine anlattırıyordum, ya da birlikte arkadaşlarla çalışıyordum. Kimi zaman mantığını anlayarak, kimi zaman ezber ile o an beklenen ne ise çalışıp dersi verip çıkıyordum.
Sonra zaman geçiyor unutup gidiyorsun. Bazen sınavdan çıkar çıkmaz unutuyorsun.
Beynimi en çok 3 dönemde yorduğumu hatırlıyorum. Üniversiteye hazırlanırken, üniversitede (mühendislik dersleri beyin yakıyordu) ve de ilk işe başladığımda işi öğrenmeye çalışırken.
Fakat mesela bir yazılım dilini biraz öğrenip proje çıkardım ya, orada bırakıyorum zorlamayı. Tamam diyorum bunlar işimi görüyor. Sonra bakıyorum millet ne teknolojiler öğrenmiş, ne biçim kod yazım stilleri geliştirmiş biz anca izliyoruz diyorum kendi kendime.
30 yaşıma gelicem, ingilizce konuşamıyorum. Sevmiyorum çünkü. Diyeceksiniz, hakkını vererek çalıştın mı? Hayır beynim hem zorlanmak istemiyor hem de insanın sevmediği bir şeyi yapması daha da zor.
Önceden bu durumun üstesinden geliyordum. "Bir şeyi neden yapamadığını, neden olmadığını sorgulamak yerine, direkt içine gir ve başla. Yolda açılır düğümler" gibi bir yaklaşımım vardı.
Fakat o zamanlar kendimi biraz zorlayabiliyordum. Şimdi anlatılanlar bile bir kulağımdan giriyor diğerinden çıkıyor.
Çalışırken çok basit bir şeyi bile unutup 2-3 kere sorduğum oluyor. İyice beynimi bir yerde unutmuş gibi hissediyorum. Zorlamaya zorlamaya örümcek ağı da kaplamış olabilir.
Bu arada bunu da tembellikten mi uyduruyorum bilmiyorum da, ölümün olduğu bir yerde insanların hayatlarından ödün vererek bir şeylere çalışması bana çok mantıklı gelmiyor. Yani bir insan ne kadar çok işi konusunda uzmanlık edinirse, o kadar çok sömürülürmüş gibi geliyor. Ki gördüklerim de öyle. Yazılım liderimiz önce müdür oldu, sonra direktör oldu. Adam güzel maaş alıyordur.
Ama sürekli çalışıyor. Eşine, çocuklarına doğru düzgün vakit ayıramıyor.
Bu şekilde başkalarının tarlası gibi olmak da istemiyorum.
Öyle olmasa bile şu an hığk deyip ölüp gitsem gam yemem mesela. ortalamanın üstünde yerler gördüm, aşkın her türlüsünü yaşadım, farklı hobiler edindim.
Düşünsenize sadece yazılıma kafa yorduğumu ve diğer yetilerim gelişmediği için başka şeylerden anlamadığımı. Veya ölüp gidince "ulan gençliğimi verdim sektöre, yaşamadan öldük be" diyeceğimi.
Ama işi bilenlere de ayrı imreniyorum. Onlar da ben gibi sosyal ve çok yönlü kişilere imreniyorlardır belki. İkisi de lazım. Ama nasıl olacak aynı anda hepsi?
Pek sağlıklı düşünemiyorum mu acaba problemim nedir sizce?
Eskiden bir topluluğu yöneteceğimi, yeni fikir ve buluşlara imza atacağımı düşünürdüm veya çevredeki geri dönüşler öyle gelirdi.
Şimdi ise bu beyinle en fazla pazarda limon satabilirim gibi geliyor. Hiç bir şeyle uğraşasım, yorulasım yok. Sorumluluk almaktan çekiniyorum.
Büyük bir iş verseler elime yüzüme bulaştırırım. Öğrenciyken böyle değildim. Topluluk kurardım, sunumlar yapardım, öğretmeyi severdim.
Şimdi bakıyorum en tembel, en bir şeylere kafası basmayan arkadaşlar bile senior olmuşlar kendi alanlarında.
Ben hem kendimden beklediğim, hem de çevreden beklenen performansı gösteremedim.
0
ananiyimioguz (20.07.23)
büyürken üzerimizde aile dışında en etkili olan şey ülkedeki eğitim sistemi. bu sistem dediğiniz gibi tamamen istenileni ver yeter şeklinde işliyor. sallıyorum sınavdan 100 üzerinden 90 mı alman lazım 91'i gördüğün an bırakıyorsun, 100'lük bir sonuç çıkarmak için çabalamıyorsun. bu da bir yerden sonra alışkanlık gibi yapışıyor üzerine. ortaya potansiyeli olup vizyonsuz (vizyonu köreltilmiş) kişiler çıkıyor.
tüm suçu başka yerlere atmak kolay, kendimizde de bir şımarıklık oluyor mesela benim ailenin durumu kötüyken hep 3 haneliydi sıralamalar neden kafa buraya şartlanmış gönül vermişsin fedakarlık yapıyorsun çevremdekiler de hep aynıydı. sonradan durumlar düzelince "ne gerek var" gibi bir vizyonsuzluk abidesi bir soru geliyor ve 4 hane bile göremiyorsun tüm birikimleri, hayalleri hiç ediyorsun. mecbur kalmadıkça yapmamaya alışmış kafa. sınav özelinde anlattım sadece bu her konuda aynıdır bence olay gönül verip, fedakarlık yapmak. sevdiğin bir şey olması zaten ilk koşul.
yaş bir yeri geçtikten sonra fedakarlık yapma konusunda haklı olarak daha büyük tereddütlerin oluyor, işin içinden çıkamıyorsun.
işini bilen kişiler dediğin anladığım kadarıyla top-level olan kısım, karşılaştırdığın kişiler yıllardır gününün yarısını belki daha fazlasını adamış insanlar oluyor bakınca kendini hiç hissediyorsun adamın yaptığı karşısında. senin benim gibi yitik bir hayat görmüyor severek yaptığı için. bunun yanında adam sadece gömülmüyor çok yönlülüğü adama o vizyonu sağlıyor bir yerde, yani hayatını da yaşıyor. insanlara da yardım ediyor. her şeye zaman bulabiliyor gerçekten hayret verici ama öyle. bunun da anahtarı programlı yaşamakta benim gözlemlediğim kadarıyla.
program da, şımarıklık da, vizyon da ve diğer her şey de bir yere bağlanıyor hepsinin başı disiplin. maraton dünya rekortmeni eliud kipchoghe'un bir lafı var "only the disciplined ones are free in life. if you are undisciplined you are a slave to your emotions and your passions" şeklinde her şeyi özetleyen.
yani disiplinsizsen pazarda limon bile satamazsın, aynı tas aynı hamam devam eder.
0
gule gule
(20.07.23)
Sizi çok iyi anlıyorum, çünkü aynı olmasa da çok yakın durumlardayız.
Benim iki durumum var
İlki için, yeni bir şeyler öğrenmek benim hobim gibi bir şey. Canım sıkıldığında yeni bir şeyler öğreniyorum. Bunun sınırı yok, her konuda olabilir. Çok hızlı ve derin bir dalış yapıyorum çok fazla ayrıntıyı öğreniyorum, bir ay civarı bir süre kafamda sadece bu yeni konu oluyor ancak sonra hevesim sönüyor.
İkinci durumsa, ki mesleki anlamda hoş olmuyor bu, bir şeyi yapamadığımda o şeyi nasıl yapacağımı öğrenirken hiç sıkılmıyorum, saatler günler hatta haftalar harcayabiliyorum ama o şeyi öğrendikten sonra ne yaptığımı bilerek sadece işi yerine getirmek için o şeyi yapmak dünyanın en sıkıcı işi.
Sürekli başka bir şey yapmam gereken bir meslek olsa en mutlu insanlardan biri olurum sanırım.
Bu sorunun nedenini iş yerimi değiştirince biraz anladım. Öncelikle ilki bence bir sorun değil, çünkü zaten dizi izlemek yerine yaptığım bir şey. Zamanımı dolduruyor, ancak her iki durumun da sebebi aynı.
Öğrendiğim şeylere ilgi duyan insanlar yok. Bir şeyi öğrendiğimde birileriyle derinlemesine konuşup ölçüp tartıp bunu şöyle yapsak, bunu böyle ilerletsek diye konuşamayınca hatta tam tersi insanları bu konuda fazlaca hevessiz görünce bu şeyleri ilerletme ihtiyacı hissetmiyorum, kayboluyor hevesim. Şimdi çalıştığım yerde bana daha çok benzeyen insanlar var, birbirimizi gaza getiriyoruz bir yerde... Etkisi çok büyük oldu.
0
akhenaten
(20.07.23)
Kanki senin takdire ihtiyacın var sanki. Gayet dolu bir insan izlenimi verdin bana. Yetkin olduğun konuları, bilgileri paylaş ve öğret, kendine sevgin geri gelecektir. İhtiyacın olan ortama ve insanlara sahip değilsen kendin yarat. Hayatını güzelleştirmek bireyin kendisinden ve çevresinden başlar.
0
hasmetizm
(20.07.23)
@gule gule, evet aslında sorunun kaynağı disiplin eksikliği sanırım. Normalde bir ortama girdiğimde onu sağlarım ama iş kendimi ve hayatı yönetmeye gelince..
spor, sağlıklı beslenme, yabancı dil, kariyer gibi konularda yakınıp duruyoruz hanımla. ama ilerleme var mı? yok :) bir türlü silkinemedik.
sen dil öğren bari benden daha ineklik etmişsin zamanında, yine çözersin, avrupada yap hekimliğini diyorum; benim denklikler, yabancı dil sınavları, stajyerlik dönemi falan var çok zor gözüm kesmiyor diyor. O da bana diyor senin daha kolay sen öğren diye :D Tam al birini vur ötekine.
@akhenaten, bunun sıkıntısını ben de çok yaşadım. yakın olduğum, her an bulaşabileceğimiz, kafa kafaya verebileceğimiz yazılımla uğraşan bir arkadaşım yok mesela. Okuldayken vardı iyi oluyordu birbirimizi gazlıyor veya bir şeyler öğretiyorduk.
Pandemi ile birlikte herkes kendi alanına çekildi. Herkes farklı şehirlere, farklı ülkelere gitti. İyice zorlaştı.
Ben de zaten o ortama girmeden ya da biri yönlendirmeden kendi başıma pek bir şeyler yapan birisi değilim. Mentörlük eden de yok. Genelde dışarıdan bir şeyler bekleyen bir yapım var tembelliğimden olsa gerek.
Benzer şekilde uğraştığım diğer hobilerimle uğraşan bir çevrem de yok. Bilgi alışverişi olmuyor. İlerleme de çok olmuyor.
@hasmetizm, o da pek yok evet iş yerinde de ekipte yalnızdım. Tek mobil yazılımcı bendim. Ne soru sorabileceğim üstümde biri, ne de bildiklerimi anlatabileceğim bir junior, stajyer falan oldu. E işler rutine bindi kendimi de ok geliştiremeyince başka bir yere geçiş yapmaya cesaretim yok çünkü millet canavar gibi kod yazıyor beni ne yapsınlar diyorum.
yeni ekipte aynı dili yazdığımız, bir kademe üstüm bir arkadaş geldi, e 2-3 senedir bıkkınlık gelmiş salmışım, bir ihtiyacın var mı diye soran da yok. şimdi onu da çok sıkıştırmıyorum.
kimse kimsenin kariyer gelişimini önemsemiyor sanki. biraz da şeyden kaynaklandı, çok rahat ve açık yaşıyorum. göze batıyor. biraz mazlum mu gözükmek lazımdır bilemedim birileri el etsin diye. tek çocuğum, biraz ekmek elden su gölden büyüdüm. Zorluk gören insan zorluk görene yardım ediyor gibi geliyor.
Çok zorluk görmediğim için bir hırs da yok içinde. Bu aileden kurtulmak istiyorum, bu şehirden gitmek istiyorum, aileme bakmam lazım, kardeşime bakmam lazım, bu ülkeden gitmem lazım gibi aman aman hırsım yok çoğu insan gibi.
Ama benden çok daha iyi durumda insanların tek başlarına neler başardığını da biliyorum. Bana nedense gelmiyor o hırs mı artık aşk mı ne ise..
0
🌸ananiyimioguz
(20.07.23)
ADHD - Dikkat eksikliği konusunda uzman bir psikiyatr ile görüşmeni tavsiye ederim.
0
orpheus
(20.07.23)
@orpheus, a 1dk sahi öyle bir şey vardı ben 6-7 sene önce concerta kullanıyordum.
1-2 sene beni sınavdı okuldu güzel uçurmuştu.
ama ailem duyunca bu ne böyle beyin ilacıydı sinir sistemi ilacıydı falan ne idiği belirsiz şeyler kullanıyorsun, yarın öbür gün bir yan etkisi çıksa ne yapacaksın dediği için bırakmıştım. Zaten arada beyinde flash çakma gibi yanlık şeyler hissediyordum korkup bırakmıştım.
kahveyle idare ediyordum. ama şimdi o kullandığım dönem ile bugünlere bakınca, onun eksikliğinden yoğunlaşamıyor olabilirim tekrar görüneyim ben iyi hatırlattınız. O zamanlar baya işe yaramıştı üni sınavına girerken attım bir tane, 0 yanlışla çıkmıştım tüm soruları doğru işaretlemişim. Normalde hep yanlışım çıkar. Direkt etki etmişti yani.
Selam,Meslek haline getirip getirmeyeceğimden emin olmamakla birlikte (yaşım 30'lara geldi) haddinden fazla olan boş vaktimi değerlendirmek üzere bilgisayar programcılığı eğitimi almak istiyorum. Udemy'den üzerinden sürdürdüğüm birtakım eğitimler mevcut ama akademik düzeyde de eğitim almaya karar ve
Selam,
Meslek haline getirip getirmeyeceğimden emin olmamakla birlikte (yaşım 30'lara geldi) haddinden fazla olan boş vaktimi değerlendirmek üzere bilgisayar programcılığı eğitimi almak istiyorum. Udemy'den üzerinden sürdürdüğüm birtakım eğitimler mevcut ama akademik düzeyde de eğitim almaya karar verdim. İkinci üniversite yoluyla kaydolabileceğim üç seçenek mevcut: Anadolu Üniversitesi İstanbul Üniversitesi Atatürk Üniversitesi
Müfredatlarına baktığım zaman en zayıfı Anadolu gibi görünüyor ama bunlardan herhangi birinden eğitim almış ya da eğitimi devam eden varsa fikir almak isterim. Ders anlatımı, derslerin kapsamı vs. hangisi daha nitelikli eğitim veriyor, bilen varsa yardım rica ediciğim
0
yalnizanlasilmisadam (19.07.23)
yesevi bilg. mühendisliği de bakabilirsin. ücretsiz değil ama fiyatı uygundur.
0
orpheus
(19.07.23)
bunların hiçbirinden bilgisayar programcılığı alanında "nitelikli" eğitim almazsınız. diploma işinize yarayacaksa konu özetleri, çıkmış sorular vs ile sınavları geçip mezun olur o sırada da deneye yanıla ya da bahsettiğiniz tarzda online eğitimler ile işi öğrenirsiniz. içlerinde sistemi en oturmuş olan anadolu üniversitesidir. diğerlerinin online sınavda sistemi sürekli çöker, materyalleri rezalettir, sınav soruları bile a0 türkçe ile hazırlanmış oluyor resmen anlatım bozuklukları dolu hep. anadolu ünv de diğerlerinin yanında abdurrahman çelebi işte.
kediler sahibi olarak kimi görürler? 4 ay önce bir kedi aldım, bu kedi hem bana hem de ev arkadaşıma gidiyor. beni bulamadığı zamanlar ev arkadaşımın odasının kapısında miyavlayıp duruyor. ona gitmesini istemiyorum. bu doğrultuda eğitilebilir mi? ev arkadaşımın onu sevmemesi, yatağına almaması işe y
kediler sahibi olarak kimi görürler? 4 ay önce bir kedi aldım, bu kedi hem bana hem de ev arkadaşıma gidiyor. beni bulamadığı zamanlar ev arkadaşımın odasının kapısında miyavlayıp duruyor. ona gitmesini istemiyorum. bu doğrultuda eğitilebilir mi? ev arkadaşımın onu sevmemesi, yatağına almaması işe yarar mı? bir kedi hem sahibiyle hem de başka kişiyle uyur mu?
0
füt (13.07.23)
ikiniz eveyken kimle uyuyorsa ona aittir :) kedi kişi seçer karşıdaki ne yaparsa yapsın, aynı davranın bazen ters tepiyor ilgi göstermemek, daha çok ilgi göstermeyene sarıyorlar.
0
eja
(13.07.23)
Bence güvendiği kişiye. Mesela ben hayvanı çok sevdiğimden arada kucağıma alıp o sevdirmek istemezken sevmeye çalışıyorum. Bundan rahatsız oluyorlar. Annem ise yalnızca kedim sevdirmek istediği zamanlarda seviyor, mamasını suyunu çoğunlukla o koyuyor. Anneme deli gibi bağlı, benden nefret ediyor hayvan.
0
personaa
(13.07.23)
kedi bu hepsinin huyu suyu çok farklı. genelde güven duyduğu insana daha yakın olur. yemek veren, bakım yapana yakın olmak gibi bir huyları yok.
0
orpheus
(13.07.23)
Tek bi sahip mevzusu tam doğru değil çok karışık bi dinamik oluyor. Bundan önceki kedim evdeki kimseye kendini elletmeyip benim tepemden inmezken aha evet tek sahip oluyo işte diyordum fakat şu anki arkadaş iki kişiye de benzer samimiyette. Kafasına göre iki kişiyle de uyuyor sırnaşıyor, bir kişi ortadan yokolunca canı sıkılıyor.
Biriyle samimiyetini nasıl bozarız ise olacak iş değil, kedi bu ne isterse onu yapar. Arkadaşınız yemek vermesin, çok arası yoksa sevmesin vs bundan öteye bir şey yapılmaz sanırım. Durduk yere su falan fıslayıp canını sıkmayın hayvanın bence :D
0
hedep
(13.07.23)
kedi sahip mi görür, kimin en çok sahibiyse nazı geçiyorsa ona işi düştüğünde yanaşır :D.
evde tek birisi varsa ona gitmeme gibi bir durum olmaz.
Ev sahibimden ihtiyaç nedeniyle tahliye için tebligat aldım
akatreil
Şimdiki süreç nasıl olacak acaba?tüm ev sahiplerinden özür dilerim ama;https://eksisozluk1923.com/entry/154238843Bu entry'de belirttiğim gibi, iyi niyetli bir yaklaşım göstermeyi geçtim, sıfır sorun çıkartan bana karşı ev sahibinin kötü niyetli yaklaştığını görüyorum. Bu yüzden olabildiğince tüm hak
Bu entry'de belirttiğim gibi, iyi niyetli bir yaklaşım göstermeyi geçtim, sıfır sorun çıkartan bana karşı ev sahibinin kötü niyetli yaklaştığını görüyorum. Bu yüzden olabildiğince tüm haklarımı kullanmayı düşünüyorum.
Bilgiler; ev sahibinin bölgede, çok daha iyi bir yerde, çok daha iyi bir sitede daha dairesi var. Ben 2 yıllık kiracıyım. Ev sahibim "kendi oturacağını" gerekçe göstererek deprem bölgesinden taşınacağını söylüyor tebligatta. Ki telefonda bana çoktan taşındığını söylemişti aslında ama neyse.
Mümkünse bu yaklaşıma karşı süreci uzatmak istiyorum ben. Tahliye taahhütnamesi ile değil, ihtiyaç nedeniyle tahliye talebi var. Neler yapabilirim?
0
akatreil (13.07.23)
adamin evi varsa bir sey cikmaz diyorlar. otur cayini demle rahat rahat ic.
0
alperz
(13.07.23)
kendi oturacağını gerekçe gösteriyorsa o evi 3 sene kimseye kiraya veremez. ayrıca seni o evden çıkarması minimum 6 ay , gerçekçi hesapla 2 sene sürer. kiranı yasal zamları aksatmadan gününde öde yeterli.
0
orpheus
(13.07.23)
3 yıl mevzusu hep yanlış biliniyor. ancak mahkeme kararı ile çıkartılırsa, 3 yıl kiraya veremez. onun dışında ihtarla çıkartılırsa kiraya verebilir.
şu an en iyi halde 2 sene sürer dava.
0
lavinia
(13.07.23)
3 sene kiraya veremez olayı komediden ibaret. sanki kiraya verince kellesini uçuracaklar. gayet de verir. gider dava açarsın 1 senelik kiranı tazminat alırsın tabi o 1 senelik kira adamın yeni kiracıdan alacağı 2 aylık kiraya eşit olacak :)
0
mr.goodcat
(13.07.23)
size kiraladığı evi de deprem bölgesinde mi? sizin oturduğunuz bölgede sizinkinden başka dairesi var mı? kira sözleşmeniz belirli süreli mi belirsiz süreli mi?
0
lamentoftheperishingroses
(14.07.23)
@lamentoftheperishingroses
ev deprem bölgesinde değil. ev sahibinin evleri çok yakın ama birisi metronun dibinde güvenlikli bir site. benimkisi 10 dakika yürüme mesafesinde normal bir apartman.
kira sözleşmesi belirli süreli değil hocam.
0
🌸akatreil
(14.07.23)
Ev sahibinin açacağı tahliye davasında göstereceği deprem bölgesinden taşınma gerekçesi hakim tarafından makul ve geçerli görülebilir. Siz de bunun karşısında asıl sebebin yasal sınır olan %25'e aykırı olarak fahiş zamla başkasına kiralamak olduğunu, sizin oturduğunuz evinin kendisine ait diğer evden çok daha iyi şartlarda, iyi bir konumda olduğunu, davanın Medeni Kanun m. 2 iyi niyet ve dürüstlük kurallarına aykırı biçimde kanunu dolandırmak üzere açıldığını ileri sürebilirsiniz.
Tahliye davası sonucunda tahliyenize karar verilirse, 3 yıl boyunca başkasına evi kiralaması yasaktır. Eğer kiralarsa son kira yılında ödediğiniz en az 1 yıllık kira bedeli için tazminat davası açabilirsiniz. Bu tazminat davasını açabilmeniz için, sizin mahkeme kararıyla tahliye edilmiş olmanız gerekir.
Şimdi Fransa'da 200 m2 bahçeli evdeyim.Kiram 890 euro.Bu evin benzerini almam için şu anki kredi oranlari ile temiz 150 bin euro faiz ödemem gerekir.Ödemesi de 1500 Euro civarı olur.Ev alırsam kesinlikle bahçeli ev alacağım çünkü köpek var haliyle apartman vs yapmam.Hangi noktada "artık bir ev alali
Şimdi Fransa'da 200 m2 bahçeli evdeyim. Kiram 890 euro. Bu evin benzerini almam için şu anki kredi oranlari ile temiz 150 bin euro faiz ödemem gerekir. Ödemesi de 1500 Euro civarı olur. Ev alırsam kesinlikle bahçeli ev alacağım çünkü köpek var haliyle apartman vs yapmam.
Hangi noktada "artık bir ev alalim" demek lazım? Bana 890 euro kira ideal geliyor çünkü ev alsam sırf kredi masrafı değil temiz 20-25 bin euro vergi+noter masrafı da var, üstüne yıllık oturma vergileri vs de var. Yani kiram 1200 olsa neyse de neredeyse iki katina cikacak.
Ben hazır kira uygunken şöyle 2025-2026 kadar kirada oturayım diyorum. O zamana bir 40-50 bin euro para birikir, her şey düzgün giderse de faiz oranlari düşer diye bekliyorum. Yoksa illa kendimizi kasıp ev almaya çalışmak mı lazım?
0
logisticsmanager (13.07.23)
Mal sahibi olmak için bi şekilde kendini kasman gerekiyor.
Şu an ödediğin bir birim parayı başkasına ödüyorsun ve paran yok olup gidiyor. Ev alırsan ödeyeceğin iki birim para kendi evine yatırım olacak ve istediğin zaman satıp paraya çevirebileceksin.
Orada kalıcı gibisin. Al derim ben.
0
Mirket
(13.07.23)
bence de o kadar analiz kasmaya gerek yok. sığ bir yorum yapayım ben de: alınmış alınmıştır. alın gitsin.
0
pisiklet
(13.07.23)
Fransa’da ev kredisi faizleri Eirobor’a endekslidir diye tahmin ediyorum. Şuan faizler 4’’ü geçti+ bankanın kendi ilave edeceği 0.5-1 arası faizi de ekleyince 5 oluyor. Son 10-15 yılın en yüksek faizlerı bunlar. Ödemenin yüksek çıkması normal. Orada sabit veya değişken faiz mi uygulanıyor. Alacağınız ev ne kadar değer kazanır? Kenara atacağınız parayı enflasyon eritecek vs. Kısacası; en ideal zaman sizin taksitleri ödeyecek gücünüz olduğu zamandır :) ev satışları düşmüştür, pazarlık gücünüz daha fazla. Ayrıca unutmayın, kar alınırken yapılır!
0
ya volna
(13.07.23)
ben de yurtdisindayim ve aldigimda 1.5 faizle aldim, su anda faizler inanilmaz fazla. ancak, patronumun kendi mortgage'i icin bir sure sonra banka ile gidip konustugunu ve faiz dusurttugunu biliyorum, her yerde faizler dustugu icin, yani mortgage'i tekrar mortgage yaptirdi. faizlerin de 1-2 yil degil ama 3-5 yila dusecegini tahmin ediyorum. yasadigim yerde ev fiyatlari inanilmaz yukseldi, ev fiyatlarinin dusecegi herhangi bir yerde hep yalan bence. ben olsam alirdim yine de.
0
songforsomeone
(13.07.23)
Alinca ac kalmiyorsaniz simdi alin. Ac kaliyorsaniz ac kalmayacak sekilde para kazandiginizda alin. Zira bu sorudan gelirinizin ev almaya uygun olmayacak (aylik 1500 euro duzenli gideri kaldiramayacak) kadar dusuk oldugunu cikariyorum. Ya da bilmiyorum cok harcamaniz var. Elzem seyler degilse kisilir yine ev alinir. Kiranin sonu yok.
0
unidentified floating object
(13.07.23)
ev alma amaçlı ödeyeceğin kredileri-masrafları biriktirerek borsa-fon vs. iyi bir yatırıma dönüştürebiliyor musun. o zaman kesinlikle bu yapılmalı. faizler düşüp para bollaşacaktır ama bu ev fiyatlarına da mutlaka yansır.
ikinci bir bakış açısı da aylık 1500 euro seni ne kadar zorlar ? hiç zorlamaz diyorsan gayet de alınabilir. çünkü sana ait olan bir evi kafana göre tadilat, bakım vs. istediğin gibi geliştirebilirsin.
0
orpheus
(13.07.23)
@unidentified; 1500 öderim. Olay orada değil, su an kira ile 890 satın alırsam 20 bin euro masraf+1500€ kredi. Olay bu, faizler düşükken mantikliydi de simdi 320 bine 180 bin masraf çıkıyor.
@orpheus; evet, amundi world etf var, hayat sigortasi ile kombine şekilde.
0
🌸logisticsmanager
(13.07.23)
yurtdisinin ortalama birine verebilecegi sey zaten bahceli bir ev + kafana gore araba..
ev degerini yillik brut eve giren para x 4 seviyesinde tut. Sonra 25 sene mortgage yapip yardiriyorsun. 60 yasina geldiginde ev odemesi bitiyor. Bu arada evin de degeri artarsa verdigin faiz zaten oradan cikiyor. Sansliysan ev ciddi prim yapiyor ve artiya geciyorsun. Dusunerek isin icinden cikamazsin cunku faiz dusse bu arada evin degeri artiyor.
Maasla calisan adamin pek baska secenegi yok, eger ciddi miras falan kalmayacaksa.
Selam, elimde 2 yıl sonra taksit taksit geri ödemeye başlayacağım 20000 TL var, nasıl değerlendirebilirim? Evet 20000 lira şu ortamda para değil ama benim gelir durumuma göre kötü bir miktar değil.Bir de malumunuz ülkemizin durumundan dolayı finansal okuryazarlık önem kazandı. Finansal okuryazarlığı
Selam, elimde 2 yıl sonra taksit taksit geri ödemeye başlayacağım 20000 TL var, nasıl değerlendirebilirim? Evet 20000 lira şu ortamda para değil ama benim gelir durumuma göre kötü bir miktar değil.
Bir de malumunuz ülkemizin durumundan dolayı finansal okuryazarlık önem kazandı. Finansal okuryazarlığımı nasıl geliştirebilirim siz neler yapıyor/okuyorsunuz?
Merhabalar, evde oldukça eski bir Loewe Plak Çalarım var. TV'nin yanında duruyor, sürekli plak çalmadığım için bu cihazın hoparlörlerini TV'de kullanmak istiyorum. Konu hakkında oldukça bilgisiz olduğumdan yardım almak istiyorum. Aşağıdaki 1. resimde hoparlörleri, 2. resimde hoparlörlerin sağ ve sol
Merhabalar, evde oldukça eski bir Loewe Plak Çalarım var. TV'nin yanında duruyor, sürekli plak çalmadığım için bu cihazın hoparlörlerini TV'de kullanmak istiyorum. Konu hakkında oldukça bilgisiz olduğumdan yardım almak istiyorum. Aşağıdaki 1. resimde hoparlörleri, 2. resimde hoparlörlerin sağ ve sol olarak bağlantı uçlarını (bir de fişi var tabi) 3. resimde TV'nin arka panelinin görüntüsü var. 4 ve 5. resimler ise hoparlörlerin şu anda bağlı olduğu pikabın ön ve arka paneli. TV'nin modeli Toshiba 65UA2263DT. Hoparlörlerin kendi ses kontrol sistemi yok, pasifler yani. Bu şartlar altında benim nasıl bir ürün satın almam gerekiyor? Yalnızca rca çıkışlarını 3,5mm'ye dönüştüren basit bir kablo mu yoksa dijitalden analoga dönüştürücü cihaz mı, amfi mi, pikabın mic girişinden bir bağlantı mı yoksa DAC mı lazım? Ve öncelikle ekonomik şekilde çözmeye çalışıyorum bu durumu. Yardımlarınız için teşekkürler.
televizyonun kulaklık çıkışını bir amplifikatöre girmelisin, o anfinin çıkışına da hoparlörleri bağlayacaksın.
ancak genelde kulaklık çıkışları line seviyesinin üzerindedir yani anfinin girişine fazla gelir. bozma ihtimali yok ama ses patlar-çatırtılı gelir. bunu da sesi tvden kısarak çözersin. ancak bu defa da ses kalitesinden ödün vermiş olursun.
tvnin gördüğüm kadarıyla optik ses çıkışı var. optik girişi olan bir anfi bulursan bu sorunları yaşamazsın.
0
orpheus
(12.07.23)
İnanılmaz ses kalitesi beklentiniz yoksa D class amfi ile çözersiniz işi.
Örneğin şundan var bende iyi kötü bi bass/treble ayarı var üzerinde volume ayarı var bu şekilde kabinlerinizi sürebilirsiniz. Tv'nin analog çıkışından direkt girerek. Hatta kabinler daha da işe yarasın derseniz bluetooth'lu benzer bi amfi alıp (400 900 lira arasına var) her cihazı bağlayabilirsiniz kolayca.
Daha da hatta tv'nizde bt varsa kablosuz çözersiniz olayı direkt dijital hallederseniz daha iyi olmuş olur.
0
hedep
(13.07.23)
kulaklık çıkışı ikiye böleceksin. mic1 ve mic2'ye gireceksin. muhtemelen mono bir şekilde yayını dinleyeceksin. o en sağdaki düğme de tape'te olacak.
Iki TV arasında kaldım kozmetik birkaç özellik dışında neredeyse aynilar Sadece aralarında 3 inç 10 cm fark var. Fiyat farkı 3.000 lira Değer mi? Evde 80 cm uyduruk bir TV var ilk defa bu kadar büyük TV alıyorum.
Iki TV arasında kaldım kozmetik birkaç özellik dışında neredeyse aynilar Sadece aralarında 3 inç 10 cm fark var. Fiyat farkı 3.000 lira
Değer mi? Evde 80 cm uyduruk bir TV var ilk defa bu kadar büyük TV alıyorum.
0
sanguine (11.07.23)
büyük tvye değer. ben sırf büyük olsun diye 65 aldım. daha büyük daha iyidir.
0
jelly bear
(11.07.23)
oda kaç m2? tvye uzaklık kaç metre?
daha büyük daha iyi değildir kesinlikle.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.07.23)
Yaklaşık 25 M2. Mesafe 4 m.
0
🌸sanguine
(11.07.23)
58 olan kaliteli markaysa ve paneli daha kaliteliyse 58 al. 58 iyidir. 4m için aynı fiyatlara 65 varsa 65'te bakabilirsin.
0
avatar is back
(11.07.23)
Burada sorulması gereken büyüklükten ziyade, her iki tv de kullanılan panel ve COF adedi olmalıdır. Özellik olarak aynı gözükebilirler. Ama içerisinde kullanılan malzemeler farklı olabilir. Her iki tv için teknik inceleme videolarına bakmanızı tavsiye ederim. Uzun vadede (2-3 yıl) ne gibi sorunlar yaşayabileceğinizi öngörebilirsiniz. Genelde böyle incelemeler için adem helvacı kanalını takip ediyorum
Buna ek olarak 55 ve 58 inch olacak şekilde bir karton veya çarşaf katlayıp tv koyacağınız yere tutun. Oturup uzaktan bakın arada bariz bir fark yok ise küçük olanı alabilirsiniz
0
janavarorion
(11.07.23)
Philips mi? Philips ise ben alırken ekranlar arasında ips ve va farkı vardı, bilgi vermek istedim. Onun dışında bence 3 inç için 3bin verilmez. O parayla galaxy buds 2 pro alınır.
0
prole
(11.07.23)
Her inçine değer. Ben olsam sonradan keşke 3000 TL daha verseydim derdim.
Gerçi 3000 TL değil de yüzde kaç daha fazla para vereceğinizi bilsek daha iyi cevap verebilirdik. Bence 12-15 bin liraysa değmez, 27-30 bin liraysa değer mesela.
0
michael_knight
(11.07.23)
58" paneller sorunlu diye çok sayıda yerde yazı okudum, youtube incelemesi gördüm. bu konuyu araştırın. büüyk istiyorsanız 58'i atlayın diye söylüyorum.
0
adivar
(11.07.23)
tamamen oda boyutuna bağlı. ama ortalama bir apartman dairesi için 55" gayet yeterli biraz daha büyük olsun dersen 65" keyifli oluyor. bunun üzerinde fiyatlar da zaten ciddi oranda artıyo.
0
orpheus
(11.07.23)
4 metre icin en az 60 ideal 65 inc oneririm.
4 metre mesafede 55ten 58e gecis icin 3bin fark gereksiz bence
3800w yazıyor bir de anma gücü 1000w yazıyor. bir de 13000 Btu/h var. hangisi bunlardan?internette 12btu için 1.08 kw yakar demiş ama neye göre bakılıyor anlamadım.
3800w yazıyor bir de anma gücü 1000w yazıyor. bir de 13000 Btu/h var. hangisi bunlardan?
internette 12btu için 1.08 kw yakar demiş ama neye göre bakılıyor anlamadım.
0
hknty (06.07.23)
klimanın ne kadar yakacağı tamamen ayarladığın dereceye, dış ortam ısısına, soğutmaya çalıştığın mekanın hacmine ve ısı izolasyonuna bağlı bir durum.
covid + deprem + ekonomik/siyasi krizler sonrasi gecmeyen ruh hali?
dokunmakalbime
sizde de var mi bu? ne kadar eglenceli sey yaparsam yapayim sanki hicbirsey covid oncesi gibi futursuz bir mutluluk vermiyor. sanki hersey biraz tadini kaybetti gibi.
sizde de var mi bu?
ne kadar eglenceli sey yaparsam yapayim sanki hicbirsey covid oncesi gibi futursuz bir mutluluk vermiyor. sanki hersey biraz tadini kaybetti gibi.
0
dokunmakalbime (06.07.23)
kişisel psikolojimiz yaşadığımız toplumdan bağımsız değil malesef. bu yüzden siz kendi piskolojinizi çok iyi tutsanız da her gün iletişim içinde olduğunuz insanlar mutsuz oldukça bu size de yansıyacak.
0
orpheus
(06.07.23)
Arkadaşlar ben hayattan tamamen kopmuştum fakat psikiyatri işimi çözdü. Korkmayın gidin, sandığınız gibi değil. Belki yapay ama mutluyum, hayattan keyif alıyorum nispeten hafif bir ilaç kullanıyor olmama rağmen.
0
guitarissimo
(06.07.23)
Bende hiçbir şey covid öncesi gibi değil.
0
kukuleta
(06.07.23)
türkiye'de doğmanın bile insanın ruh halini kalıcı olarak bozduğunu düşünüyorum.
ben covid başlarında yurt dışına taşındım, tayin gibi bir olay ile. ailemi ve sevgilimi arkada bıraktım.
şimdi yalnızlık sosu ile karışık, hergün daha kötü oluyor hissiyatını taşıyorum.
sevgilim olsa düzelir bir nebze bence.
0
rain when i die
(06.07.23)
Covid değil de deprem ve seçimlerden sonra en küçük mutluluk bile garip bir utanç ve anlamsızlık ikilisi getiriyor. 10 dakikalık komik YouTube videosu izlesem bile böyle.
aralıklı oruça başlayalı 18 gün oldu. toplamda 4 kilo vermişim. bana çok az geldi... kilo: 154boy: 181yaş: 32spor: haftada 4-5 gün 20 dakika bisikletgünlük adım: ortalama 3 bin adım. çoğu zaman da evdeyim.
aralıklı oruça başlayalı 18 gün oldu. toplamda 4 kilo vermişim. bana çok az geldi...
kilo: 154 boy: 181 yaş: 32 spor: haftada 4-5 gün 20 dakika bisiklet günlük adım: ortalama 3 bin adım. çoğu zaman da evdeyim.
0
3 oda 1 salon (06.07.23)
Aralıklı oruç belirleyici bir unsur değil, önemli olan aldığın kalori miktarı. Bununla birlikte diyette 18 gün çok uzun bir süreç değil ama senin kilon yüksek olduğu için verilen kayıp normal gibi, o da tamamen yağ kaybı değildir bu arada. Ayrıca sende muhtemelen insülin direnci vs de vardır, onu kırana kadar da seyir yavaş olabilir. Kısacası aceleci olma kalorilerini hesapla kendine zaman tanı yoluna devam et. Geçmiş olsun.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.07.23)
gayet iyi gidiyorsun tebrikler. gayet normal. imkan varsa 20 dakika bisiklet yerine 5 dk. eliptik bisiklet, 10 dk. koşu bandı, 5 dk. bisiklet yap.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(06.07.23)
iyi bence de. çok hızlı vermen sağlık problemi yaratabilir.
0
paintov
(06.07.23)
Mevzu sadece yemek yememek olunca bu sonuç doğal. Adımları artırabilirseniz esas etkiyi onunla görürsünüz diye düşünüyorum.
0
armagan abanuz
(06.07.23)
Enteresan bir sekilde az kilo verdiğinizi düşünüyorsunuz. Tekrar tekrar okudum emin olmak için. Hayır az zayıflamadınız. Lütfen ,lütfen daha uzun hedefler koyun, insan oğlu kısa zamanda yapabileceklerini abartıp uzun zamanda yapabileceklerini küçümser. Ayda 5 kilo vermeye çalışmakla 12 ayda 24 kilo vermeye çalışmak arasında başarı şansı olarak dağlar var. Bu tabii ki özel durumlar harici, yani bir ameliyat için kilo veriyorsak orada durum farklı yada 3 ay sonra düğünümüz varsa başka şeyler düşünürüz ama o 3 ayın sonra 5-6 ay ödemesi olur.
18 günde 4 kilo normalde baya yüksek bir rakam. Normal bir insan için ayda 3-4 muazzam bir ay. Kas kütlesini koruyup yağ yakmaya çalışan define olmaya çalışan bir insan için 2 normal misal.
Tabii ki bu verdiğiniz kilo az biraz yağ ve suyunda içinde bulunduğu bir miktar leanmass. Uzun uzadıya girmemeye çalışarak her karb gr başına 3-4 gr su tutar. Siz normal hayatınızdan diyet yapmaya başladığınızda keto vs. yapmasanız bile daha az karb tüketmeye başladığınızdan ilk başta görece daha fazla kilo verilir. Bu bir süre sonra azalacaktır ama bu sizi yıldırmasın. İnsan evrimi kilo vermeme üzerinedir. Yani vücudunuz sağlıklı sağlıksız bilmez enerjinin korunumunu bilir, hep korumaya çalışır. Hep minimum enerji çıksın maksimum enerji girsin/korunsun ister. Dolayısıyla kilo vermeye çalışırken her gün önce kendi tabiatınızı yenersiniz.
KSYF deyinmiş, yemek yeme tercihleri, belirleyici unsur değiller. Yani OMAD,KETO,Vegan,6 öğün vs. uzun vadede farkları sizin sandığınız şekilde yok. Önemli olan sürdürülebilir bir diyet yapmak. Dolayısıyla ifle mutluysanız çok güzel devam. Ancak zorla sırf insanlar diyor diye if yapıyorsak onun hiç ama hiç bir anlamı yok. dediğim gibi 3 ay sonra bırakacağınız diyetin anlamı yok planı yaparken ben 1 sene 2 sene böyle yaşayabilir miyim diye sormanız lazım kendinize.
Sizin gibi yüksek ağırlıklarda Makroların çok da önemi olmadığını düşünüyorum yani kalori miktarı neyse onu tutururken ne yendiğinin o kadar da önemi yok ancak alınan karbın ve yağın temiz ürünlerden alınmasının vücudu ve ağız paletini terbiye etme adına, boş alışkanlıklardan kurtulup daha mindful bir yemek yeme anlayışını oturtma adına önemi var.
Çok önemli gördüğüm 1 tane tuzak var. top yekün saldırmak. Hayatında sürekli olarak diyet yapmayan insanlar kilo vermeye çalıştıkları zaman normal zamanda yediklerini çat diye yarıya indirip her gün spor yapmaya vs. çalışıp kendilerini başarması imkansız bir noktaya hapsederler. Bu yapmamanız gereken bir şey. Dedim ya vücut sizle savaşıyor kilo veremeyin diye, onu korkutursanız kaybedeceğinizden emin olur. Elinizdeki silahları teker teker kullanmalısınız. Dolayısıyla önce düzgün abartılı bir eksiği olmayan sizin için 700-800 kalori deficitli bir diyet. Bu sizi baya bir süre hiç bir bisiklet vs. ye ihtiyac duymadan götürür. Ancak bir noktada hem kilonuz düştükçe daha az beslenmesi gerekecek doku olacağından ihtiyaç kalori hemde bilinçli hareketiniz azalmaya başlar. (NEAT şimdi girmeyecem detayına ama en önemli faktör) iş te bu noktada cardio önemli bir silah olacaktır. Dolayısıyla şimdiden deli gibi her silahı kullanıp kendimizi yormaya gerek yok. Sabır önemli. Bu cardio yapmayın demek değil ancak hayatın her günü kendinizi iyi hissetmeniz lazım ki bunu yapabilesiniz bunun dengesi önemli.
Diğer önemli şey resistance training. Bir tür full body circuit program yapmanız lazım. Detayına yine girmeyeceğim.
Son olarak çoğu insan ne yediğini tahmin ederken %30 oranında hata yapar. İyi bir mutfak tartısı, yediğiniz her şeyi dindar şekilde ölçmek( yemeğin tadına bakmaktan, masadaki kaseden bir tane badem yemeye, herşeyi) ve bir app kullanmak fitnesspal vs. gibi başarının anahtarıdır.
ihtiyaç halinde yeşillendirin.
0
wallcan
(06.07.23)
günlük aldığın kaloriyi hesaplıyor musun ? bunun dışında oruç yapman birşey değiştirmez. kalan 6 saat içinde 3000-4000 kalori alıyorsan kilo almaya devam edersin.
1.katta oturuyorum. 3.5 katlı bina. 3 kat normal son kat yarım teras.gece deprem hissettim çok küçüktü 1-2 saniye sürdü. 3 civarında bir şeydir herhalde dedim. saati not aldım . sonra baktım 1.5 olmuş 15 km derinlikte.bu durum normal mi bende mı sıkıntı var bina da mı ?
1.katta oturuyorum. 3.5 katlı bina. 3 kat normal son kat yarım teras.
gece deprem hissettim çok küçüktü 1-2 saniye sürdü. 3 civarında bir şeydir herhalde dedim. saati not aldım . sonra baktım 1.5 olmuş 15 km derinlikte.
bu durum normal mi bende mı sıkıntı var bina da mı ?
0
darth plix (06.07.23)
zemin ve bina çok etkiliyor. çok sallanması sağlam olmadığı anlamına gelmez seniyor genelde ama... o işin düzgün yapıldığı yönetmeliğe uygun binalar için geçerli tabi.
benim de 2000 öncesiydi eski ev, yüzlerce km uzaktaki ortalama depremleri de hissediyordum yakınlardaki küçük depremleri de. gece uykumdan uyanıyordum ekşiye girip bakıyorum deprem başlığı açılmış oluyordu hop 500km uzakta filan... yeni eve taşındığımdan beri henüz bir kez bile deprem hissetmedim.
0
konetsu
(06.07.23)
Yalnız saat "3 civarı" civarı 1,5 deprem için çok geniş bir aralık. Eğer merkez üssü tam yatağınızın altı değilse çok hissedilebilir bir deprem değil çünkü.
Büyük ihtimalle gece çarpıntı yaşayıp onu deprem sanma olasılığınız var mı? Ben bunu birkaç kere yaşadım.
0
akhenaten
(06.07.23)
Deprem sanrısı. Şimdinin saatini de not al deprem olmuştur.
0
pavlis
(06.07.23)
hocam arada sallanti hissediyorsan norologa bir ugra..
0
cooperr
(06.07.23)
köpek hisleriniz yoksa 1,5 luk hissedilmez bildiğim kadarıyla, ama derinlik de azmış ondan olabilir belki.
0
hobarey
(06.07.23)
sende sıkıntı. 1.5 depremi hissetmezsin. ben de deprem bölgesinde yaşadığım için her sarsıntıyı deprem zannediyorum ilk dönemlerde. zamanla normale dönüyorsun. depremle yaşamayı da öğrenmen lazım
0
paintov
(06.07.23)
depremler logaritmik ölçektedir yani 5 şiddetinde bir deprem 6 şiddetinde bir depremden 10 kat daha küçüktür. ortalama hissedilen depremlerin 3-4 aralığında olduğunu düşünürsek bunlardan yaklaşık 100 kat düşük bir sarsıntıyı hissetmek pek mümkün görünmüyor.
Nükleer bir serpinti durumunda kullanmalık İyot Tableti Ne Almalı?
levyashin
Bu ukraynadaki olaylar malum. Covid dönemi maske dağıtımı gibi bir iyot tableti dağıtımı yaşanabilir kötü senaryoda.Bu durumda kullanmak üzere iyot tableti ne almalı? 130mg mış yetişkinin nükleer bir durumda kullanması gereken miktar. Yurtdışında 65mg lık kutular var mis gibi, bizde öyle bir şey bul
Bu ukraynadaki olaylar malum. Covid dönemi maske dağıtımı gibi bir iyot tableti dağıtımı yaşanabilir kötü senaryoda.
Bu durumda kullanmak üzere iyot tableti ne almalı? 130mg mış yetişkinin nükleer bir durumda kullanması gereken miktar. Yurtdışında 65mg lık kutular var mis gibi, bizde öyle bir şey bulamadım.
Ne almalı kenara koymalıyım?
0
levyashin (05.07.23)
iyot tableti çok primitiv bir önlem, iyot izotoplarının troidinde birikmesini engellemk için tiroidi iyoda doyuruyor. ama aynı miktarda radyoaktif malzemeyi vucudunda taşıyorsun gene. iyodu antibiyotik gibi bir koruma olarak düşünme.
asıl tehlike gıdalar ve serpinti ihtimali. bu kadar ciddiye alıyorsan kaliteli bir geiger sayacı ve kişisel dozimetre edinmek daha mantıklı. ayrıca radyasyonun nasıl etkilediği, nasıl çalıştığını anlamak faydalı olur.
bir yerlerde radyoaktiflik haritası vardı. dağınık sensorlerden toplanan veri internete aktarılıyordu. buradan riskli bölgeleri takip etmek de bir seçenek olabilir.
ben ne ukraynanın ne de rusyanın bir nükleer santrale karşı saldırı düzenleyeceğine inanmıyorum. sonuçta sadece düşmana değil kendi halkına, topraklarına ve tarımına da çok ciddi zarar veriyor olacak. bunu kimse istemez.
150k kredi kaldı (araç), kredi kartı borcumu her ay kapatıyorum. gelirim 50k aylık.
0
benaslinda
(05.07.23)
1 hafta sonra ödemesi olanlar hariç, 15-20 bin tl falan kaldı. normal yani
0
jelly bear
(05.07.23)
12k kredi kartı borcumu ödedim az önce. kredim yok.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(05.07.23)
Dün ev aldım. 720 bin kredi çektim. Geri ödemesi 1,6 milyon 7 yılda bitecek :')
Kredi kartlarını sıfırlıyodum hep ama bu ay bi miktar kaldı. Bi 15 bin kadar da orda vardır :d
0
nundu
(05.07.23)
300 falan
0
lapaz
(05.07.23)
1 yila yayilmis taksitlerle 10bin tl gibi kredi karti borcum var. kredi borcum yok.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(05.07.23)
100bin kredi kartı. 200-250 bin falan da kredi. azaldıkça yeniden borçlanıcam
0
hobarey
(05.07.23)
220 bin tl kredi kartı 30 bin ihtiyaç kredisi
aylık taksit şuan için 30
0
alp9900
(05.07.23)
mortgage var 29 bucuk sene. kredi karti ve baska kredi borcu yok.
0
hot potato
(05.07.23)
eşya ve bedelli askerlik kredisi, 100 bin 3 yıla yayılacak biçimde.
0
biravekahve
(05.07.23)
75 bin kredi ödemesi 30 bin kredi kartı
0
penceredengorunenmorbina
(05.07.23)
1500 dalırz + 17 bin kayme
0
unidentified floating object
(05.07.23)
kredi kartı 240k+14k+8k Ev kredisi 408k ihtiyaç 103k+16k EK Hesap 37k
0
bepicolombo
(05.07.23)
$600k all in, bunun $530k'si ev.
yanliz tek basina borcu bilmenin pek anlami yok, gelir/gider dengesine bakmak lazim. adamin 10 milyon dolar borcu vardir ama senede 1.5-2 milyon yapiyordur, o zaman rahatsiz etmez.
0
cooperr
(05.07.23)
20 k civarı kredi kartı.
0
SPQR
(05.07.23)
20 bine yakın. kyk geri ödemesinden dolayı o da.
0
mark greg sputnik
(05.07.23)
Vadesi gelmiş 30.000 ( kredi kartı ) Gelirim yok .
0
dunyatuhaf
(06.07.23)
Bende 50k kredi kartı, 150 civarı ihtiyaç kredisi Eşte 40k kredi kartı, 1milyon ev kredisi
Aylık kredi ödemeleri 20bin Kredi kartlarının asgarileri 25bin civarı oluyor.
Toplam gelir 55bin oldu bu ay. Öncesinde nakit avansla döndürdük.
Son 1bucuk senede 2 ev aldık ve bir ev düzdük.
0
yercekimini kendine ceken adam
(06.07.23)
Nisan'da sıfır araba aldık, 200k 12 ay 0.99 kredi kampanyası vardı ona ayda 18k gibi bir şey ödüyorum.
Yine kredi kartından 150k 1.36'dan 12 ay nakit avans çekmiştim, ona da 13k gibi bir şey de ona ödüyorum.
İki kredi kartım var, onlara da toplamda 10k aylık ödüyorum herhalde.
Gelirim 50k, biraz zorluyor şu an ama Temmuz zammı alırsam rahatlarım. Eşim de iş değişirirse iyice rahatlarız.
0
chicha_v2
(06.07.23)
180K kredi, yaklaşık 100K kredi kartları. bilerek asgarisini ödüyorum.
Selam, belki de saçma bir soru ama elektrik bilgim yok.10 gün kadardır akü bitik, araç yatıyor. Ben inip akü kutup başlıklarını önce eksi, sonra artı olmak üzere söktüm. Ama aküyü içinde bıraktım, yarın dolusu ile değiştireceğim. Hazırlamış oldum diyelim. Sorular şöyle ;1 - Kutuplardan sökülerek uza
Selam, belki de saçma bir soru ama elektrik bilgim yok.
10 gün kadardır akü bitik, araç yatıyor. Ben inip akü kutup başlıklarını önce eksi, sonra artı olmak üzere söktüm. Ama aküyü içinde bıraktım, yarın dolusu ile değiştireceğim. Hazırlamış oldum diyelim. Sorular şöyle ;
1 - Kutuplardan sökülerek uzaklaştırılan vidalı uzantılar boşlukta duruyor şu an, bir yere falan değer mi, değerse bir şey olur mu ? Araç çalışır durumda değilken elektrik zaten olmaz ki, di mi?
2- Aküyü de elime alacakken, elektrik yok sonuçta, çarpılma ihtimalim olmaz di mi ? Yoksa yine de kutupları ellememek mi lazım?
3- Alacağım aküyü taktıktan sonra da belki eksi kutbu sökerek bekletme ihtimalim var, araba yatıyor cünkü, bu doğru bir davranış mı ?
Anlayan biri varsa ve aydınlatabilirse makbule geçer valla. Teşşekkürler.
0
huzurlarinizda huzursuzluk (03.07.23)
1. Statik elektrik, şase vb. riskleri göz ardı etmeyin. Aracın ETACS ve ECU'suna hasar verebilecek elektrik akımlarından uzaklaştırın. Bunun için de o vidalı uzantıları plastik bulaşık eldiveni gibi iletken olmayan şeylerle sarın.
2. Hayır, ağırdır, dikkat ederek çıkarın. Ağırlığından dolayı elinizde terazileyemezseniz sağa sola çarpar, başka sensör, soket ve bağlantılara zarar verebilirsiniz. Tutup tamamen yukarı doğru çekin.
1- akü bağlı değilken sistemde enerji yok yani risk yok
2- akü 12 volt seni çarpmaz, sadece aküler çok yüksek akımlıdır yani ince kablolar veya zayıf kontaklar üzerinden akım geçerken çok ısınabilir. örneğin yanlışlıkla kısa devre edersen elindeki kablo yanarak eriyebilir elin yanabilir.
3- eksi kutbu araçta bir kaçak sözkonusu değilse sökmene gerek yok.
yeni aküyü taktıktan sonra bi 10 dakika rölantide şarj et, sonra mümkünse 1500-2000 vveya üzeri devir gibi 30-40 daika daha yol yaparsan akü uzun süre beklemeye hazır şarj olmuş olur.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.