Giriş
(5)

banka ve şirket iflasları mümkün mü?

alp9900
yakın zamanda banka ve şirket iflasları veya devalüasyon olma ihtimali sizce mevcut mudur?
yakın zamanda banka ve şirket iflasları veya devalüasyon olma ihtimali sizce mevcut mudur?
0
alp9900
(16.10.26)
hangi banka neden iflas etsin ? seçim ekonomisine girildi. piyasaya para pompalayıp vergi aflarını salacaklar şirketlerin iflas etmesi için de pek bir sebep yok.

develüasyon ise ayrı bir konu. bir gecede kur şoku pek mümkün görünmüyor çünkü gün-gün zaten doları konrollü şekilde salıyorlar. aynı zamanda gene tam seçim öncesi böyle bir duruma düşmek istemez hükümet.
0
orpheus
(16.10.26)
devalüasyon şöyle oluyor. ayda %1,2 artan kur artık %1,7 artıyor. bir yılda %4-5 etki eder.
-2
gabe h coud
(16.10.26)
Devalüasyon öyle olmuyor. Devalüasyonla paranın değer kaybetmesini karıştırmayın. Devalüasyon devlet eliyle paranın değerinin bilinçli düşürülmesi demek. gabe h coud'un anlattığı şey paranın değer kaybetmesi.

Soruya cevap: Ufak şirketler için konuşursak iflas ihtimali zaten vardı, yakın gelecekte de olacak. Bankaların ve büyük şirketlerin ekonomik politikalara bağlı olarak yakın zamanda iflas etmesine pek ihtimal vermiyorum.
+2
KnoxOverstreet
(16.10.26)
Değil.
0
benaslindayohum
(16.10.26)
bankalar iflas etmez. çoğu zaten yurt dışı sahipli. en kötü pılı pırtıyı toplayıp malı mülkü satıp gidebilirler.

şirketlerde şu an durum, yandaş ise konkordato ilan edebiliyor değil ise iflas veriyor zaten. özellikle devalüasyon olmaz ise yani kur olması gereken noktaya gelmez ise şirketlerin batış hızı daha da artacaktır.
0
gercekdunya
(16.10.26)
(5)

e-fatura entegratör seçimi?

insanyiyici
arkadaşlar merhaba,bir arkadaşımın sorusu. eticaret earşiv fatura için hangi entegratöre bakmak lazım? siz kullanıyorsanız hangisinden memnunsunuz? fatura adedine bakmak lazım evet fakat yeni dükkan açılıyor arkadaş emin değil.tikler gelecek.teşekkürler,
arkadaşlar merhaba,

bir arkadaşımın sorusu. eticaret earşiv fatura için hangi entegratöre bakmak lazım? siz kullanıyorsanız hangisinden memnunsunuz? fatura adedine bakmak lazım evet fakat yeni dükkan açılıyor arkadaş emin değil.

tikler gelecek.

teşekkürler,
0
insanyiyici
(15.10.26)
logo kullanıyorum memnun değilim sürekli yavaşlama oluyor faturalar gitmiyor gitmeyenleri tekrar yolluyorlar tekrar gitmiyor ve öyle açıkta kalıyor iptal edip yeniden kesmek gerekiyor 100lerce fatura olmuştur bu şekilde. destek ekibi hızlı aslında ama olmuyorda olmuyor
0
eja
(16.10.26)
ben türmob un kendi ürünü olan luca yı kullanıyorum memnunum. diğerlerinde yıllık abonelik ücretine ilaveten kontör alıyorsun. lucada sadece kontör alıyorsun. o yüzden daha uygun.
0
nuevo
(16.10.26)
Biz Odoo ERP kullanıyoruz, onunla uyumlu olduğu için de Nilvera ile çalışıyoruz entegratör olarak. 1 sene oldu ve şu ana kadar sorun yaşamadık hiç. Teknik destek ihtiyacı olduğunda da çok hızlı dönüş sağlıyorlar.
0
faberkastelli
(16.10.26)
muhasebecimin önerisi ile mysoft kullanıyorum. üyelik yok kontör alınıyor senelik. en düşük paketi 250 adet. kendi kestiği ve kendine kesilen faturalarda düşüyor. sade arayüzü var, şimdiye kadar da bir sıkıntısını görmedim. telefon ve tablet app i de var.

benim için avantajı nerde olursam olayım telefondan fatura düzenleyebiliyorum ve muhasebecim de müşterilerinin fatura takibini bu portal üzerinden yapıyor, kullanıcı olarak ekleyince eşzamanlı görüntüleyebiliyor.

aslında en mantıklısı muhasebecisi ile en etkili çalışacağı sistem.
0
nwnd
(16.10.26)
iş bankasının nettefatura - nettearşiv sistemini kullanıyoruz. şu ana kadar bir sorun çıkarmadı basit pratik. az fatura alıp-kesenler için ideal bence. fatura başı maliyeti de 5 tl civarı.
0
orpheus
(16.10.26)
(7)

Clio 5, kaputa kedi girme ihtimali nedir?

mikahakkinen
https://ibb.co/x8CsYpVK motorda boşluk çok az. aracın altı tamamen kapalı. kaput altına kedi girme ihtimali var mı?eşim arabadan bir süre yavru kedi sesi geldi sonra kesildi dedi. sadece motor kayışının yanında bir alan var oraya girebilir ancak kayısa dokunsa parçalanır. tek seçenek egzoz borusunu
ibb.co motorda boşluk çok az. aracın altı tamamen kapalı. kaput altına kedi girme ihtimali var mı?

eşim arabadan bir süre yavru kedi sesi geldi sonra kesildi dedi. sadece motor kayışının yanında bir alan var oraya girebilir ancak kayısa dokunsa parçalanır.
tek seçenek egzoz borusunun gittiği kanalda olması, baktık yok.

ticari araca giriyor ama bu araca girme ihtimali bence çok az. tecrübeli arkadaşlar cevap verebilir mi?
-2
mikahakkinen
(14.10.26)
Her türlü girer. Sessiz bir yerde telefondan kedi sesi açın youtubedan falan. Motorda kedi varsa karşılık verir 1-2 dakika içinde.
+3
hkna
(14.10.26)
Motor üst kısım çok önemli değil alt ve teker bağlantı noktasındaki aralıklar da önemli .
Yavru kediyse çok daha da esnek olur. Büyüğü böyleyse yavrusunu siz düşünün:
www.instagram.com
2 yıl kadar önce ilk sürüş anında aracın altından yaklaşık 5 veya 6 yavru kedinin çıktığını gördüm. Neyse ki hiç birine bir şey olmadı .
+2
diyecevaplandı
(14.10.26)
girer ve neden bilmiyorum ama reno araçları daha çok tercih ediyolar.
+2
orpheus
(14.10.26)
girer ve girdi de. yavru kedi girmişti. ne ses ne mama ne yaptıysam çıkmadı. tek bir noktadan kolum giriyodu ordan da korkup kaçıyodu. itfaiye çağırdım geldi ses duman vs bir şeyler yaptılar onda da çıkmadı. gece gece beni 3-4 saat uğraştırdı.
itfaiye ertesi gün çıkmamışsa gel aracın altından bakalım demişti. sabah kalktım baktım orda duruyo ben de en yakın itfaiye istasyonuna çok yavaş bi şekilde gittim. alttan baktılar ama yoktu. yolda falan korkup kaçtı herhalde.
+1
chanandler bong
(15.10.26)
Clio 4'e girdiyse 5'e girer boyut olarak çok fark yok.
0
kuzey li
(15.10.26)
@kuzey li clio 4'ü bilmiyorum.
0
🌸mikahakkinen
(15.10.26)
aynı şirket aracına yavru kediler girdi 2 saatlik uğraş sonucu kollarımız parçalanarak çıkarmayı başardık.
0
goodz
(15.10.26)
(19)

Bıktım valla bu kediden

Gradient_tabanlı_mor
6 sene önce bir kedi sahiplendim. Vahşi agresif bir kedi. Sevdirmez. Isırır saldırır çizer. Çocuktan önce idare ediyordum ama şimdi 2 yaşındaki oğlum da nasipleniyor. Hem çocuğun yanına gidiyor kucağına oturuyor çocuk dokunursa da saldırıyor. Kolları çizik içinde oğlumun. Bize de aynısını yapıyor ge
6 sene önce bir kedi sahiplendim. Vahşi agresif bir kedi. Sevdirmez. Isırır saldırır çizer.

Çocuktan önce idare ediyordum ama şimdi 2 yaşındaki oğlum da nasipleniyor. Hem çocuğun yanına gidiyor kucağına oturuyor çocuk dokunursa da saldırıyor. Kolları çizik içinde oğlumun.

Bize de aynısını yapıyor gelip kucağımıza oturuyor dokununca saldırıyor. Hayır madem dokunulmak istemiyorsun neden kucaktasın? Biz kucağa gelince put gibi durarak saldırıdan kaçıyoruz ama oğlum illa ki dokunuyor rahatsız oluyor ağlıyor. Ağlayınca da ısırıyor.

Başkasına versem kimse istemez zaten bu kediyi. Sokağa salamam yaşayamaz orda. Vicdanım el vermiyor. Sakinleştirici içemiyor veteriner izin vermedi. Napacağız bununla bilmiyorum yani sevgisi filan kalmadı maalesef. Oğlumdan önce çok seviyordum da oğlumdan sonra sevemedim de açıkçası ona da saldırınca.
-5
Gradient_tabanlı_mor
(14.10.26)
çocuğu sahiplendirin, kedi evde devam etsin.

duyurunuza bundan başka bir cevap verebilmek mümkün değil ne yazık ki...
-16
omer460
(14.10.26)
Gayette sokakta yaşar,agresif ve saldırgan değil mi? Tam sokak hayvanı işte.ister avlanır ister başka kedilere salça olur,yemeklerini çalar. O da siz de rahat edersiniz. Kediler zaten tam evcil sayılmıyor bence,sadece evcil taklidi yapıyorlar.
-2
denizciman
(14.10.26)
bahçeli açık alanda kedi bakan birine sahiplendirebilirsiniz. başka çere yok çünkü o hayvanın huyu artık değişmez. her kedi ev kedisi olmaya uygun değil malesef. ortada 2 yaşında bir çocuk olmasa idare edilebilir ama çocukla çok zor.
-1
orpheus
(14.10.26)
omer460
(14.10.26)
6 sene iyi dayanmışın. Hiç bir sorun olmaması lazım .
O agresifliği de çorbanın tuzu , pul biberi olsun.
Üstte screenshota baktım da agresiflik sizde de var. Kediyle birbirinizi tamamlıyorsunuz .

Dediğim gibi evde bir sorun yok aslında.
-1
diyecevaplandı
(14.10.26)
agresifliğini azaltmak için feliway'e bir bakın.
+4
lil siztah
(14.10.26)
@lil siztah veterineri önermedi onu kullanmayın dedi o sebeple kullanmıyoruz.

@diyecevapladı, çocuğuma sahiplendirin diyen ite sövmediğim için bence olağanüstü sakin bir mesajdı.
0
🌸Gradient_tabanlı_mor
(14.10.26)
cocukla kedinin iletisimini mümkün oldugunca azaltin. mesela cocugun en cok zaman gecirdigi odayi kedinin ulasimina kapatin. cocugunuz da büyüyor zaten, o da ögrenir zamanla dokunmamasi gerektigini.
zylkene diye bir hap var, kedilerde anne sütünün etkisini taklit ettigi icin cesitli davranis bozukluklarinda kullaniliyor. bir zarari yok ama fayda görmek icin cok düzenli ve uzun süreli kullanmak gerek. hep ayni saatte vermeli ve en az bir sene kullanmalisiniz mesela. bunu arastirabilirsiniz.
kediler ceviz büyüklügünde beyin tasiyorlar, icinde 8 tane falan beyin hücresi var, hayvana cocugunuzu sevmedigi icin bilenmenize gerek yok.
illa gitsin istiyorsaniz simdiden sahiplendirme ilanlari acin ama hem cok acik olun kedinin davranisi hakkinda hem de alan kisiyi takip edeceginizi söyleyin, sokaga falan salmasin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.10.26)
Veterinere sorun, belki yurt dışında satılan, kedinize uygun bir ilaç vardır. Buradan birileri de belki getirebilir.
+2
cosmicstring
(14.10.26)
Çok kolay gelsin çok inatçı olabiliyor kediler. Baştan kucağa gelmesini engellediğinizde napıyor kedi? Çocuk o yaşta bir fotokopi makinesi. Siz kabul etmeyi bırakır kedinin kucağa yaklaşma kalkışmasında kucak olayının önünü erken keserseniz kedi öğrenmez yine dener de çocuk zamanla öğrenir kendini korumayı kucağına almamayı. Tabi kedi buna da agresif yapmıyorsa.
0
benim bir gizli bildiğim var
(15.10.26)
kendimi hayvansever olarak tanımlayabilirim, benim de kedim vardi. ama 2 yaşında çocuğum olacak ve kedinin saldırma potansiyeli var ise acikcasi kediyi yollardım. yani bir allah korusun gözünü fln çıkarsa... bahçeli yerde kedi bakan insanlar var, onlara vermeye calisin.
-1
oscar
(15.10.26)
Bazı veterinerler saçmalayabiliyor. Neden kullanmayacakmışsınız sakinleştirici?
Ben bazı dönemler bitkisel sakinleştirici şurup içiriyorum kendi aralarında çok kavga ettiklerinde. Feliway koku kullanıp fayda gördüğüm de olmuştu. Tırmaladığında ilgiyi teması dialogu kesin diyor veterinerler genelde(biyere kapatıp ceza falan vermeyin sakın daha da agresifleşir), belki işe yarar. Evdeki agresifliğini sokakta göremezsiniz maalesef sonu kısa süre içerisinde ölüm olacaktır. Bakmak istemiyorsanız da çocuksuz(çocuk gelmeyen ve gelecekte de çocuk sahibi olmayacak) ve sakin bir eve sahiplendirmeniz gerekir.
+1
megalomaniac
(15.10.26)
@megalomaniac sakinleştirici böbreklerine zararlı demişti veteriner önermemişti.

Ya ne kadar kızsam da kıyamıyorum açıkçası ne sesimi yükseltirim ne bir yere kapatırım. Zaten öyle tanımadığım birine vermem de mümkün değil aklım kalır.
Sakinleştirici için başka bir veterinerle görüşeyim bakalım
+2
🌸Gradient_tabanlı_mor
(15.10.26)
Sokağa salmak mı yoksa zararlarına karsın ilaç kullanmak mı dersen ilaç kullanmak.
ama bu kadar saldırgansa sokakta da yaşar.

Kedi severim ama belliki hayvan agresif ve eve uygun değil bahcesi olan koyde tanıdık varsa ona emnaet etmek veya yine çok yoğun trafik olmayan bir bölgede salmak mantıklı.


Kedi < Bebek
+1
kuzey li
(15.10.26)
Prize takılan feliway’den bahsediyorum ben. doktor hem ilacı, hem de bunu kullanmayın diyorsa, doktoru değiştirmenizi önereceğim..
vetqom.com
+2
lil siztah
(15.10.26)
Bize konuşmak kolay tabi de sokağa salmayın nolur :(
+1
kumandanim
(15.10.26)
Bizim evin patronu kedi. Kediyi bir ciftlikten yavruyken sahiplendik. Diger ev kedileri gibi degildi. Vahsi bir tarafi vardi.Ne yaptiysak, ne denediysek diger evcil kediler gibi olmadi. Onu bu sekilde kabullendik. Tum gece disarida takiliyor, eve uyumaya ve yemek yemege geliyor. Kapiya can astik. Disari cikmak ya da iceri gelmek istediginde cani patileyip kapiyi caliyor. Bazen fare yakalayip bize tesekkulerini sunmak icin arka bahce kapisinin onune diziyor. Bazen bizi korumak icin kokarcalarla, sincaplarla kavga ediyor. Rakuna saldirdigini bile gordum. Normal kedi gibi sarilip sevmeyin. Biraz mesafeli olun. Olmadi mi olmuyor. Zamaninda sosyallesmemisle uygun bir yere sahiplendirmek disinda yapacak bir seyiniz yok.
0
KafayıYedimAbi
(15.10.26)
Feliway Difüzör (fişe takılan), Royal Canin Calm mama ve Vetexpert Kalm besin takviyesi


Bu şekilde bir düzene geçip 1 ay sonra kedinizi tekrar bir gözlemleyin lütfen.
+2
hayaletimsi
(15.10.26)
Narkoz vermiceksiniz ki bitkisel sakinleştirici şuruplar var gayet de iyi geliyor ama düzenli kullanmanız lazım. Bir de evde kendine ait bir yeri olmalı, istediğinde kendini kapatıp kimsenin ellemeyeceğinden emin olduğu özel ve rahatsız edilmeyeceği bir bölge şart. Günde min. 10-15 dakika da oyun (olta olur top olur ne seviyosa) tavsiye ediyorlar. (Evimde bitmeyen savaş nedeniyle bir veterinerden danışmanlık aldım bunlar en önemli noktalardı)
+1
megalomaniac
(15.10.26)
(10)

Ofiste elektrikli soba krizi

megalomaniac
Kriz yazdım ama krizi geçiren sadece benim sanırım shhsş Ofisimiz yerden ısıtmalı ve bireysel kombili. 3 tane elektrikli soba var eski ofisteyken almıştık içerisi ısınmadığı için, sonra taşındık. Aslında kombiyi açtığımızda hiç gerek olmuyor başka bişey yakılmasına(içerisi 22-23 derece). Ama gel gör
Kriz yazdım ama krizi geçiren sadece benim sanırım shhsş
Ofisimiz yerden ısıtmalı ve bireysel kombili.
3 tane elektrikli soba var eski ofisteyken almıştık içerisi ısınmadığı için, sonra taşındık. Aslında kombiyi açtığımızda hiç gerek olmuyor başka bişey yakılmasına(içerisi 22-23 derece). Ama gel gör ki 2 oda alışkanlığa çevirmiş her gün her an yakıyorlar ve odaları sauna gibi. Üşüyoruz dedikleri için kombiyi açtık bu hafta ama bakıyorum hâlâ elektrik sobasını yakıyorlar. Faturayı biz ödüyoruz nasılsa umurlarında değil.
Bir iki sefer odalarına girdiğimde “burası sauna gibi nasıl oturuyorsunuz” dedim ve üşüyoruz cevabını aldım. Öyle kalın kalın giyinip üşüme durumu da yok normal giyiyorlar.
Ben nasıl çözeceğimi bilemiyorum gerçekten ama çok rahatsızım takıntı ettim kameradan devamlı kontrol etmeye başladım, bi şekilde çözmem gerekiyor kırmak da istemiyorum. Ne yapsam? Bir gece ansızın sobaları bodruma kaldırmayı planlıyorum çözüm olur mu? Kombiyi açtığımıza göre artık kullanmamıza gerek yok bu yüzden kaldırdık desem çözülür mü? aşırı bir tepkiyle karşılaşmak ve kırmak istemiyorum.
0
megalomaniac
(14.10.26)
odaya ufak termometre al sıcaklığı ölç. 25ten yüksekse oda baya sıcaktır. Hatta ideali 22-23tür. bunu gerekçe gösterip elektrikli sobaları al.
+2
jelly bear
(14.10.26)
Patronsan bir hafta sonu operasyonu ile ısıtıcıları topla termometre tak yasal ısıtma seviyesine geldi de. 24-25'e sabitleyin.
İnsan yönetmek bazen kırmayı gerektirir.

Çalışansan patron düşünsün nasıl aksiyon alacağını.
+8
kuzey li
(14.10.26)
bence bırak kullansınlar, uzun süre oturarak çalışınca hareketsizlikten dolayı üşüyor olabilirler.
eğer akşamları kapatmayı unuturlarsa kaldırırsın.
illa bir şey yapmak istersen ısıtıcılara akıllı priz tak 24 derece üzeri otomatik kapansın.
istersen telefondan da kapatıp açabilirsin.

www.amazon.com.tr

3 tane ısıtıcı faturada ne kadar fark ediyor onu da hesapladınız mı, belki dikkate alınacak bir rakam tutmuyordur, sonuçta orası ofis.
+4
duyuruuser
(14.10.26)
Oda termostatı
0
topkapiaksaray
(14.10.26)
kimse yokken bir sobanın yakınında kağıt yakın, sobaya is bıraksın. patlamış mı n'olmuş derken güvenlik amaçlı kaldırıyoruz dersiniz :)
+4
Improbable
(14.10.26)
Bazen yenilikler ya yokluktan ya da bazı risk / krizlerden sonra gelir .
Minik bir yangın ihtimali senaryosu varsayımı yapılarak ile oda sıcaklıkları o istenen dereceye 24°c olabilir.
İş yeri, kış boyunca bir iki kişinin ısınması sorununu ayrıca ödemek ve yaşamak zorunda değil.
Çalışanlar para ödememesi nedeniyle kimi kaynaklar boşuna tüketilebiliyor.
Kendim geçmişte şahit olduğum bir kaç olay oldu.
Kışın fazla süslü ve oldukça ince giyinme sonucunda üşüyen ve hemen masa altına yine iş yerine ait elektrikli ısıtıcı veya kalorifer çekerek bulunduğu masanın altını hamama çeviren de gördük.
Başka bir yerde yine kışın sadece gömlek giyinmesi nedeniyle hem duvardaki , yerde ayaklı olan bütün ufoları açan da gördük.

Arada bir burada iş yerlerindeki personelin yönetilmesi/ idare edilmesi hakkında açılan duyuruları görüyorum da adeta iş yeri âdeta o personellere bağımlı duruma gelmiş gibi bir hava var .
Hem o personel hem de o yüz bulduğu sorumlusu / amirini hizaya koymak olmadı göndermek lazım.
Çoğunlukla iş yerleride 5 yıldan fazla 10 yıla yaklaşan veya her türlü 10 yılı aşmış kimselerde iş konusunda gevşeklik oluyor.
İnsanın çalıştığı yer memleketinden doğup büyüdüğü yerden uzaksa iş konusunda biraz daha dikkatli oluyorlar ama kişi işi memlektinde yapıyor ise buradaki işe yaklaşım şekli daha çok , dostum , emmoğlu,köylüm vs. ahbap çavuş ilişkisi içinde yürüyor .

Üst yönetim kendi aralarındaki toplantılarında birlikte hareket ederek ve biraz kararlılıkla bu sorunları halledebilir.
İnsanımızın en hassas olduğu yer paradır.
Gerektiğinde (adaletli ) ücret kesintileri ile
herkes bir zamanlar yaşadığımız ilkokul sıralarındaki gibi çiçek , cici, uysal olabilir ve gerçek patron kimmiş görebilirler.
Personelin direnmesi ile hazırda bulunan yedekte duran a planındaki bir başka kişi çok geçmeden işe alınabilir.
Diğer çıkarılan kimse ise kendisini kışın her yönden 3D ısıtacak , anlayışlı bir müdür arama sevdasına girebilir.

(Bu kışta Putin , Avrupa'ya doğal gaz akışı hususunda nasıl davranacak göreceğiz.
Malum bazı çekinceler var .)
0
diyecevaplandı
(14.10.26)
şu sorularda çalışan mı, işveren misiniz belirtseniz de, ona göre daha isabetli yorumlar yapsak daha tatlı olmaz mı?..
eski işyerimde elektrik sisteminin eskiliği sebebiyle elektrikli ısıtıcı ya da su ısıtıcısı kesinlikle yasaktı. işverenseniz böyle bir gerekçeden yürünebilir. ancak herkesin üşüme derecesi farklıdır, oturan insan daha çok üşür vd gibi gerçekler var. topyekün girişmeden değerlendirmenizin subjektif olabileceğini de aklınızda bulundurun.
+2
lil siztah
(14.10.26)
çok basit sobaları alıp kaldırıyorsunuz, hem elektrik tesisatı için güvenli değil hem de dediğiniz gibi masraflı. tshirt ile oturup 27-28 derece konforu istiyorlar herhalde.

kışın 23-24 derece ortam ısısı insan için yeterli konforu sağlar.

işyerinde sinir olduğum diğer grup (işverenim) yazın klimayı 16 dereceye dayayıp max fan hızında cam-kapı açık çalıştıran ve içeride sigara içen tipler.
+1
orpheus
(14.10.26)
benim anlamadığım konu yazın 23-24 derece de klima ile oturan ve tişört ile terleyen şahıslar, kışın neden aynı derecelerde daha kalın kıyafetler ile üşüyor. bu ısı dereceleri yazın farklı kışın farklı mı hissettiriyor yani. kendimde şunu fark ettim ne kadar kalın giyinirsen o kadar çok üşüyorsun. o yüzden yaz kış tişört giymeyi tercih ediyorum.

ofisteki arkadaşlara odadan çıkıp biraz dolaşıp odaya tekrar girmelerini söyleyin. aradaki sıcaklık farkını görünce zaten ne oluyoruz demiyorsa, artık kırılacak bir nokta yoktur sobaları toplatın ve elektrik tesisat güvenliği ve yangın güvenliği nedeniyle kullanamıyoruz diyin.
0
gercekdunya
(15.10.26)
şöyle bişi soylemek istiyorum bizimde iş yerinin altı boş olduğu için yerler buz gibi evet içersi sıcak ama yerden ayaktan inanılmaz soğuk yeniyor, ayaklar bacaklar buz gibi oluyor tekrar ediorum yukarlar sıcak çunku ısınan hava yukselir, bizde de yasak ama millet artık bu ayaktan soğuk almak yüzünden hasta olunca karışmıyorlar sürekli idrar yolu enfeksiyonu falan oluyorlar ayaktan soğuk yiyince. yarı kurumsal yeriz bunun ücreti yüzünden değil yangın olasılığından yasak bizde yoksa kimse gelipte çok yakıyor demiyor, su ısıtıcı normal ısıtıcı kahve makinası yasak tarzındaki yasak bizimki.
0
eja
(15.10.26)
(4)

son yillarda daha mi dertliyiz?

buenosdias
cogu sey siyaset ve ekonomiye baglaniyor; ama onu kastetmiyorum. bunlardan bagimsiz olarak aile, akraba, sevgili iliskileri, egitim, calisma, saglik, gelecek vs.. olarak dusunurseniz siz ve cevrenizdekiler daha mi dertli?
cogu sey siyaset ve ekonomiye baglaniyor; ama onu kastetmiyorum.

bunlardan bagimsiz olarak aile, akraba, sevgili iliskileri, egitim, calisma, saglik, gelecek vs.. olarak dusunurseniz siz ve cevrenizdekiler daha mi dertli?
0
buenosdias
(14.10.26)
Evet daha dertliyiz ama ben bunu biraz da yaşımızın ilerlemesine bağlıyorum. Hem farkındalığımız arttı insanların dertlerini daha çok görür olduk, o çaresizlik hissi daha da rahatsız ediyor vicdanımızı, hem de zaman gerçekten kötüye gidiyor geçim sıkıntısı ve gelecek kaygısı gitgide arttı son yıllarda (hiç azalmadı).
Sosyal medya bu kadar gelişmeseydi daha az derde şahit olurduk, daha az farkında olacağımız için daha az üzülürdük muhtemelen (bilmemek mutluluk getiriyor bazen, en azından bazı mutsuzluklarımız eksik olurdu).
+5
megalomaniac
(14.10.26)
Sosyal medyada mutlu yüzümüzü gösterdikçe bende neden yokla dertlendik, bizde olsun diye hırslandık daha çok dertlendik. Yaptık yorulduk dertlendik yapamadık daha çok dertlendik.
+3
kuzey li
(14.10.26)
Özellikle pandemiden sonra insanların ruh halinin şirazesi kaydı, parası olan olmayan, sağlık sorunu olan olmayan herkes mutsuz, keyifsiz.

Pandemiden önce de var gibiydi ama pandemiyle çok yayıldı bu ruh hali, ben öyle gözlemliyorum.
+1
kumandanim
(14.10.26)
paran da olsa yaşadığın toplumdan psikolojik olarak izole değilsin. istediğin kadar zengin ol gün içinde mutsuz insanlarla muahattap olup etkileniyorsun. hadi bunu çözdün aklı başında vicdanı olan bir insanın ülkenin halinden etkilenmemesi, ne olacak bu memleketin hali diye dertlenmemesi mümkün değil.
+3
orpheus
(14.10.26)
(24)

Halk neden tepkisiz

walterwolf
Şu son olaylardan sonra halk niye tepkisiz sizce?Mesela son günlerde ispanya'da Fransa'da en ufak şeylerden bile öğrenciler protesto ettiler.Bizim kültürümüzde mi yok yoksa artık herkes korkuyor "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mı diyorlar. Özellikle öğrencilerin hiç umurunda değil gibi.
Şu son olaylardan sonra halk niye tepkisiz sizce?
Mesela son günlerde ispanya'da Fransa'da en ufak şeylerden bile öğrenciler protesto ettiler.
Bizim kültürümüzde mi yok yoksa artık herkes korkuyor "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mı diyorlar.
Özellikle öğrencilerin hiç umurunda değil gibi.
0
walterwolf
(14.10.26)
O iş öyle olmuyor. Kuyucaklı Yusuf 2.5 lira tahsildar memur maaşı için köy köy dolaşırken muazzez'e bir kaymakam bir komutan salça oluyordu. Ne yapsaydı yusuf? Başka iş mi vardı?

İnsanlar fransa'daki gibi ferah içinde değil.

Gözaltına alınırız işimizden oluruz, sahip çıkanımız olmaz der halk

Amma

Bu işin sonu Yusuf yine
0
topkapiaksaray
(14.10.26)
zaten pek tepki kültürü olan bir millet değiliz. bizde iyi şeyler de kötü şeyler de genelde tepeden inme oluyor.

ama bunun üstüne bir de sindirildik son yıllarda, artık ümüğümüzü de sıksalar, başka bir şey de yapsalar hem ses çıkaracak cesaretimiz kalmadı, hem de umudumuz bitti.

kaçabilen kaçıyor, kendini soyutlayabilen soyutluyor, başka da bir şey yapamıyoruz. üzücü.
+4
lemmiwinks
(14.10.26)
Sen neden tepkisizsin?
+6
Purple life
(14.10.26)
bu toplumsal gelenekle alakalı. fransızlar zaten fransız devriminden beri her şeye ayaklanıyor, onlara sebep gerekmiyor. zaten toplum bilinçleri böyle. İspanyollar zaten bir kaç kez iç savaş yaşamış ülke. toplumsal bilinç ve birlikte yaşama kültürü mevcut. türk toplumu ise biat kültürünü kabullenmiş bir toplum. osmanlıdan beridir, ayaklanan gruplara devlet zaten sert çıkıyor, ancak bu gruplara toplumun diğer kesimlerinden hiç destek gelmiyor. 1980'de belki darbe olmasa toplum olarak daha ileride olurduk. 1980'den sonra sönümlene sönümlene buralara geldik. zaten son öğrenci hareketi 1980'di.

adaletin olmadığı bir toplumda kimse ayakalanıpta geleceğini karatmak istemiyor. en son 19 mart olayalarında bir sürü üniversite öğrencisi aylarca cezaevlerinde perişan oldu. aileleler çocuklarını salmıyor artık.

halk tepkisiz değil şu an suskunluk döneminde.
+1
mikahakkinen
(14.10.26)
turkiyede her insana esit kaynaklari ver, esit statuyu ver; aralarindan birini secip ona kole olmaya karar verirler.

bireylik gibi bi ozellikleri olmayan, guce tapan lider fetisisti bi toplum.
+2
aguen
(14.10.26)
bu mesaja bile objektif bir yanıt vermekten korkuyorum desem.
+4
galahad reloaded
(14.10.26)
azerbaycan'daki olaylara türkiye'deki muhaliflerden gelen destekler ve meşrulaştırma çabaları gösterdi ki 20 yılda bir arpa yolu boy alamamışız. tam akp'den o kadar soğuduk diyoruz, hooop imam hatipler kapatılacak, başörtüsü yasaklanacak diye sayıklamaya başlıyorlar. muhalifler böyle yapmaya devam ettikleri müddetçe akp iktidardan inmez. 20 yıldır hiç oy kullanmayan, kullananları yerden yere vuran ben bile gittim akp'ye oy verdim. kötü ekonomi yönetimi, çalışmayan adalet, fon vurgunları, hepsi muhalefet iktidara gelemesin diye verdiğimiz bir bir fidyeden ibaret.
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(14.10.26)
Halk örgütsüz, lidersiz, ihanete uğramış, ana akım siyasetten tiksinmiş, fakirlesmiş ve güçsüz bir durumda. Devlet aygıtını elinde tutan güruh her şeyi yapabileceğini gösterdi bunların hiçbirinin tarihteki sonu iyi olmamıştır. Ülkeye yazık.
+2
anon1m
(14.10.26)
soylenenlere katilmakla birlikte sunu da belirtmek istedim: turkiye'de cozum uretme kapasitesi yok. mesela milliyetcilik dedigimiz sey (fransa ornegini verdiginiz icin diyorum) bir cozumdur. komunizm de oyle kapitalizm de oyle. bunlarin hepsi sonuc. yani kralin guclu olmasi, halk ayaklanmasina ve cumhuriyet sisteminin gelmesine neden olmus. fakirlik, halk ayaklanmasina ve esit (adil diyemem) mal, servet paylasimina yani komunizme neden olmus. turkiye'de bunlarin hicbiri halk icin hicbir zaman bir sorun olmamis. yani ataturk demokrasiyi, secme ve secilme hakkini, laik egitim sistemini, cumhuriyeti vs. getirmis ama halk hicbir zaman bunlari talep etmemis, hatta onu gectim haberleri bile olmamis. bunlar hep kucuk bir azinligin sorunu olmus. boyle olunca da bu ithal edilmis fikirler, sistemler calismiyor, yamalar yapiliyor, adapte edilemiyor, saygi duyulmuyor. yani demokrasi icin kan dokmedigimiz icin biri cikip demokrasi bir aractir, trene bineriz, zamani gelince ineriz diyebiliyor. fransa dediginiz millet o demokrasi icin, cumhuriyet sistemi icin saray basip kafa kesmis millet. dolayisiyla macron cikip ben anayasaya uymuyorum derse baskanligin basilip kafasinin kesilecegini bilir. o nedenle birakin boyle bir seyi soylemeyi hayal bile edemez.
+1
Sour
(14.10.26)
Herkes ya memur ya da memur olmak istiyor
+1
Hallegadola
(14.10.26)
farkli dinamiklerin sonucu bence.

%20 = turk milleti devletcidir.
%60 = 20 yildir empoze edilen polis devleti, hukuk bizde, cogunluk bizde, becereksiz muhafelet algisi
%20 = protesto atesini fitilleyecek bir organizasyon, kisi olmamasi.
0
buenosdias
(14.10.26)
birincisi adalet yok ikincisi ahlak yok.

bir kesim azcık ses çıkarsa hop içeri alınıyor sonra aylarca bekle ki iddianame hazırlansın. boş yere içeride yatıyor.

diğer kesimde de zaten ahlak yok. bu yapılanlar rahatsız etmiyor çünkü kendilerinde güç olsa aynısını yapacaklar. sadece henüz o fırsat onlara gelmedi.
+4
gercekdunya
(14.10.26)
Fransız ihtilalini yapan kültür ile biat kültürü kıyaslamasına canlı örnek.
+3
Mirket
(14.10.26)
Ahmet karamustafa hocanın tanrının kural tanımaz kulları ismiyle Türkçeye çevrilen bi kitabı var. O kitap tepkisizliğin bu topraklardaki tarihi açısından da okunabilir. İsyan eden toplulukların devlet eliyle ehlileştirilmesi, ehlileşmeyenlerin silinmesi vs. Belki bin yıla yayılmış kontrollü bi tepkisizleştirme deneyi var gibi
0
bumbum
(14.10.26)
Bizim tipik beyaz yaka CHP kemik seçmenden bahsediyorsan bıçak kemiğe dayanmadı da ondan. Tüm bu olanlara, ulkedeki pahalilik ve enflasyona rağmen babadan dededen kalanlara beyaz yaka maaşlarını eklediğinde hala senede en az iki tatile gidebiliyor, çocuklarını ozel okula gönderebiliyor, 2-3 senede bir arabalarını yenileyebiliyorlar. Dünyanın en konformist insan grubundan nasıl bir tepki göstermelerini bekliyorsun ki ayrıca? En fazla instada "sen de ekle" filan yaparlar.

Bi de kim için kendini ateşe atacaksın mevzusu var. Halk Tv, eski CHP, yeni CHP, Yeni Partinin büyük çoğunluğu Dem Parti, Dersim lobisi ve vatana ihanet sureci ile sorunu olmayan oluşumlar. Özgür Özel sürekli Seloya selam gönderip kürtler de kürtler demekten bıkmadı. Tabi bu dediklerim sadece vatansever insanlar için geçerli. Muhalefetin de kendi içerisinde bi sürü sorunu var yani.

Ama yine de Halk Tv' ye yapılan baskın maalesef çok çok daha kötü dönemlere girdiğimizi gösteren olaylardan biri. Aklı başında hic kimsenin onay vereceği olaylar değil.
+2
trixi
(14.10.26)
Çünkü bk gibi muhalefet var afedersin. Hala Ekrem aşağı Ekrem yukarı muhalafette
-2
benaslindayohum
(14.10.26)
çababın bir sonuç vereceğine dair inanç-ümit olmazsa o çabayı gösterme motivasyonu da olmaz.
+3
orpheus
(14.10.26)
Yalnız fon olayında kafasını kuma gömmüş troller de yavaş yavaş sahalara dönmeye başlamışlar.swh

Bunlara gerekli tavır vs alınmadıkça da -burası da dahil- bu işler yoluna girmez.
+1
makbur
(14.10.26)
Ben çok uğraştım. Hiç bir şey değişmedi. Sıramı savdım. Protestoyla bir şeyin değiceğini düşünmüyorum artık. Seçimle bile değişmez. Bittik. Benim durumum iyi. Çocuk da istemiyorum. Benden sonrakiler benden başkası düşünsün. Yine oyumu veririm. Bağış yaparım. Ama ekstra tek adım atmam.
0
gabe h coud
(14.10.26)
Daha önce de benzer bir duyuruya verdiğim cevabı vereyim: Herhangi bir tepkinin kişisel bedeli çok büyük, getirisi neredeyse yok.

İktidar elinin altındaki kolluk ve yargı imkanlarını kullanmaktan çekinmiyor. Bugün sıradan bir insan merkezi bir meydanda bir slogan atıp herhangi bir konuda yasal protesto hakkını kullanmaya çalışsa daha sloganın ilk hecesi bitmeden gözaltına alınmış olur, tutuklu yargılanır, iddianamesi çıkana kadar 2-3 ay yatar...
Bu arada işini kaybeder, sağlığından olur, ailesinden ayrı kalır... Peki bu protestonun kendisine ya da genel muhalefete faydası ne olur? Koskoca bir sıfır... Tüm medya zaten iktidarın elinde, yani haber olamaz. Ünlü biri olmadığı için de sosyal medyaya falan da düşmez. Yani halkın genelinin ruhu duymaz.
Hatta şu anda kim bilir hangi alakasız sebeplerle içerde duruşma gününü, iddianame yazılmasını bekleyen onlarca, yüzlerce öğrenci, madenci, emekli vb. vardır...
+2
salihdt
(15.10.26)
Sakıncalı Arkadaşlarım isimli bir belgesel var. Mubi’de izlenebiliyor. Rusta’da muhalif basın mensuplarının hikayesine odaklanıyor. Orada bir karakter sadece ben mi totaliter iklimde yaşıyorum diye sorguluyor. Günlük hayat sorunsuz akıyor. İnsanlar AVM’lerde alışverişini yapıyor, tatiline gidiyor, sinemaya gidiyor. Muhalif medya mensupları, siyasetçiler, sanatçılar ve öğrenciler üzerindeki baskı ise Stalin dönemini aratmıyor. Biz de aynı bu durumdayız şu anda. Yavaş yavaş haşlanıyoruz tencerenin içinde, ölmek üzere olduğumuzu fark ettiğimizde çok geç olacak.
0
auroraaurora
(15.10.26)
bir tarafta öğrenciler gençler içeri atılırken anne babalar devreye girip seslerini kesiyor sütümü helal etmem seni okul okumaya gönderdik diye diğer taraftan da direk etrafınızda var mı bilmiyorum 70 yaş üstü insanlar ciddi ciddi facebook'ta yazdıkları için içeri alınıyor... çocuklar da baba/anne beni işimden edeceksin diye tavır koyuyor... büyükler de seslerini kesiyor mecbur... ekonomi de hukuk da tek bir kanalda artık... öyle büyük bir çıkmaz... en garantisi özgür özele, muhalefete sallamak... temiz... akarı kokarı yok...
+1
chetinn
(15.10.26)
Halk tepkisini sandık gelince gösterebilir. Göstermiyorsa yapacak bir şey yok.
Yüzde 10 oyu olsa AKP'nin bunları yapabilir mi? hayır.
-2
allezz
(15.10.26)
biat kulturu ve devletcilik insanimizin iliklerine islemis; afedersin s.kseler yine isyan etmez bizimkiler. bir de bana dokunmayan yilan bin yasasin zihniyeti var. toplumsal yasam kulturu zaten hic gelismemis. orgutlenme kabiliyeti cok zayif, kolektif bilinc yok. maalesef bi cacik olmaz bu milletten.
0
banach
(16.10.26)
(9)

Dating App'lerde usul yordam vb...

msb
Çook uzun bir ilişkiden çıktım. O kadar uzun ki biz ilişkiye başladığımızda Tinder vb hiçbiri yoktu. Haliyle yabancı kaldım bu konulara.Tinder'da bir profil açtım, epeyce de bir eşleşme aldım/alıyorum. Ama uzun ilişki yorgunluğundan mıdır bilmem biriyle uzun uzun yazışasım, önce görüşüp muhabbet ede
Çook uzun bir ilişkiden çıktım. O kadar uzun ki biz ilişkiye başladığımızda Tinder vb hiçbiri yoktu. Haliyle yabancı kaldım bu konulara.

Tinder'da bir profil açtım, epeyce de bir eşleşme aldım/alıyorum. Ama uzun ilişki yorgunluğundan mıdır bilmem biriyle uzun uzun yazışasım, önce görüşüp muhabbet edesim dahi yok. Direkt mevzuya girip kafamı dağıtmam gerek ama beni like'layanların da çoğu arayış kısmında uzun ilişki yazmış. Yazasım da gelmiyor.

Napiim bunları direkt sileyim mi? Bu işin işleyişi nasıldır Bilal'e anlatan biri çıksa keşke.
0
msb
(08.10.26)
hocam simdi kadınlar tarafından down edilecek olsam da
su anki profilin oyle dayı gibi ben de oyleyim
daha bir pic olman lazım
sen onların ne dedigine bakma
mevzuya yürü yoksa sal gitsin
-2
kingcyrax
(08.10.26)
Uzun iliski bakiyorum diyecek tabii ben seks bakiyorum mu yazacakti profilinde?

Sen o kadin da senin gibi seks bakiyormus gibi dusun.
-1
baldur2
(08.10.26)
yurtdışında yaşıyorsun anladığım kadarı ile. zira tr de öyle çok fazla bir eşleşme alıyorsan ya mekan dolandırıcılarıdır ya da eskort.

bence açık ol, direk konuya gir. norveç tarzı tersine flört ile başlayalım de. uygunsa zaten kabul eder.
+1
gercekdunya
(09.10.26)
@gercekdunya

İstanbul’dayım. Nadiren eskort da denk geliyor evet.

Mekan dolandırıcısı nedir?
0
🌸msb
(09.10.26)
buluşalım diyorlar ve kendi mekanına götürüyor. sonra kol gibi hesap sokuyorlar.

www.yenicaggazetesi.com
www.memurlar.net
www.reddit.com
0
gercekdunya
(09.10.26)
Dating appler kadınlar ve erkekler için farklı kulvarlarda zor. Kadınsanız gerçekten sohbet edip tanıyabileceğiniz, asgari düzeyde merak ve ilgisi olan doğru düzgün bir erkeğe denk gelmek zor. Erkekseniz de arkadaşların bahsettiği gibi genelde dolandırılıyorsunuz ya da bir şekilde sömürülmek üzere sağa atılıyorsunuz. Bundan birkaç sene evvel bu tarz appleri gerçekten birileriyle bağ kurmak için kullanan insanlara denk geliniyordu ama şimdi tek gecelik ilişki/hesap ödetme ve veya dolandırma haricinde motivasyonu olan birileri yok denecek kadar az. Bir kısım da sizin gibi ilişki kurmanın, insan tanımanın ve kendini tanıtmanın sorumluluğunu almak istemeyen/buna hazır olmayan canı sıkkın yalnızlardan oluşuyor ve ben bu kümedeki insanların değil bu applerde, hayatın bu kısmı söz konusuysa hemen hemen hiçbir bağlamda huzurlu olabileceğini düşünmüyorum.

Anladığım kadarıyla yeniden bir deneyimin içine girmek istiyorsunuz, belki yalnızlığınızdan uzaklaşmak istiyorsunuz ama bunun için aşmanız gereken süreci yaşamak ve gerekenleri yapmak istemiyorsunuz. Bu şekilde birileriyle hasbelkader yolunuz kesişse bile (app üzerinden ya da değil), gelip geçici bir şey olacak muhtemelen. Ha dersiniz ki zaten gelip geçici şeyler arayışındayım, kafamı dağıtayım, o zaman elbet birileri çıkar karşınıza. Ki o bile asgari düzeyde iletişim kurmanızı gerektiriyor insanlarla. Her türlü ufak bir bedel ödemeniz lazım yani.

Çok uzun bir ilişkiden çıktığınızı söylediğinize göre sorumluluk almayı bilmeyen, umursamaz, özveri beceriksizi biri değilsiniz. Sadece yorgun olabileceğiniz izlenimine kapıldım. İlişkiniz biteli çok olmadıysa bu yorgunluğu ve sıkıntıyı hissetmek çok doğal. Ama naçizane önerim, sahaya yeniden inmeden önce bu yorgunluğu atmanız. Atın ki gerçekten hayatınızda olmasını istediğiniz biri denk geldiğinde onu tanımaya, ona kendinizi açmaya hazır olun. Bu ruh halindeyken o insandan bile kopup gideceksiniz çünkü, hatta belki hiç bağ kurmayacaksınız bile. Eğer biraz dinlenmeye zaman tanırsanız anlaşabileceğiniz insanlar size bir şekilde gelecek, karşınıza öyle ya da böyle çıkacaktır. Hayatım boyunca bunun böyle olduğunu gördüm.
+5
starbuck
(09.10.26)
@starbuck, çok güzel ifade etmişsiniz, söylediklerinizi alıyorum, teşekkür ederim.
+1
🌸msb
(09.10.26)
dating appden karşılaşacakların akıl hastası egoinman kadınlar olacak. inan sinirin daha da fazla bozulur vaktine acırsın. %1 iyi insana denk gelme ihtimalin var ama o kadar şanslıysan - tipin de iyiyse gündelik hayattan zaten sürekli birileri ile tanışabilirsin.

en basitinden gece hayatında maksimum 2 gece çıktığında eğlenceli vakitler geçirebileceğin bir kişi ile tanışırsın. sahalardan uzak kaldığın için muhtemelen farklı düşünüyorsun ama o işler artık eskisi gibi değil. insanlar daha rahat ve net. dating applerde gördüğün görsellerle gerçekte karşılacağın kişinin alakası olmayacak bu arada, hepsi filtreli fotoğraflar.
0
orpheus
(09.10.26)
Ciddi ilişki diye başlayıp one night stand ile bitiriyorsun. İlkokulda cuma günleri okunan istiklal marşı gibi rahatlatıcı etki yapıyor
0
michael harddd
(09.10.26)
(10)

yattığınız yatağa ne kadar ödediniz?

OgutucuRecep
çift ya da tek kişilik hangi yatağı önerirsiniz?sizce çok önemli mi yoksa standart bir model de yeterli mi?önerebileceğiniz iyi bir yatak marka model var mıdır? kış ve yaz ayı için ideal olan birşey.
çift ya da tek kişilik hangi yatağı önerirsiniz?
sizce çok önemli mi yoksa standart bir model de yeterli mi?

önerebileceğiniz iyi bir yatak marka model var mıdır? kış ve yaz ayı için ideal olan birşey.
0
OgutucuRecep
(08.10.26)
bütçen sınırları içinde alabileceğin en iyi yatağı al. çünkü direkt hayat kaliteni etkiliyor.
ben tek de olsam min 140x200 gibi tercih ediyorum.
+2
orpheus
(08.10.26)
en son aldığım yatağa 15 bin ödemiştim.
160-200

140-200 dar bence. en az 150 olmalı. alabiliyosan yerin varsa kesinlikle çift kişilik al.
0
jelly bear
(08.10.26)
çift kişilik 2x2m sealy var: 2-3 sene oldu alalı. 30bin tl şu anda fiyatı.
tempur 1x2m aldım bir kaç ay önce: 140 bin tl.
+1
gabe h coud
(08.10.26)
120x200 sealy yatak baza başlık 60 küsür ödemiştim.
+1
inheritance
(08.10.26)
160x200 sealy- 43 bin, geçen sene
uyku kalitesinde inanılmaz bir değişim oldu. daha önce hint fakiri gibi yatıyomuşum.
+1
oldtimer
(08.10.26)
3.5 sene önce 70 bin ödemiştim. Tempur'un bi modeli.

Çift mi tek mi sorusu tamamen sizin konfor algınıza bağlı. Ben çift diyorum.
0
tiredofwaiting
(08.10.26)
ben $5000 verip 20 sene kullanmaktansa $1000 verip 5 senede bir degistiriyorum.
190x200.
0
cooperr
(08.10.26)
6 sene önce 800 lira vermiştim. Yeni işe girmiştim. Rastgele bi Bellona alıp geçmiştim ucuz diye. Herhalde şimdilerde 8-10 bin falandır.
0
jackyr
(08.10.26)
yatak (ahsap kismi) degil dosek (metres) diye soruyorsunuz diye anliyorum.
ikeadaki en pahali modeli aldim iyidir diye. cok sert geldi. sonra yatak ustune konulan memory foam tipli 7-8 cm kalinlikta sunger almak zorunda kaldim.

demem o ki, kilonuzla da alakali. ayrica sirt ustu mu uyursunuz yoksa omuz ustu mu. bu da onemli. dandik yatak, kaliteli ust sunger en iyisi bence.
+1
sttc
(08.10.26)
@sttc
Bizim yatak dedigimize onlar mattress diyor biz metres demiyoruz. Onlarin bed dedigine de biz karyola diyoruz, yatak degil.
+1
baldur2
(09.10.26)
(17)

Buraya kaydolalı; ilk duyurumu (sorumu) açalı 16 yıl 2 ay olmuş, seviyorum burayı, sizin için de bu mecralar manevi olarak değerli mi?

psmstc
Burası benim için kadıköy gibi, (çok severim)Burada takılırken işlerim değişti, sevgililerim oldu, sonra evlendim çocuğum oldu falan hayatımda sürekli olan nadir şeylerden ekşi sözlük ve ekşi duyuru...Ergenliğimi ve genç yetişkinliğimi burada geçirdim. Anonim olmanın özgürlüğü, vb. içimden bunları b
Burası benim için kadıköy gibi, (çok severim)
Burada takılırken işlerim değişti, sevgililerim oldu, sonra evlendim çocuğum oldu falan
hayatımda sürekli olan nadir şeylerden ekşi sözlük ve ekşi duyuru...
Ergenliğimi ve genç yetişkinliğimi burada geçirdim.


Anonim olmanın özgürlüğü, vb. içimden bunları böyle yazmak geldi :)

psmstc was here.. heheheh.

Sizin için de böyle anlamlı mı ekşi duyuru ekşi sözlük?
+10
psmstc
(05.10.26)
13 yıl 5 ay olmuş benim de.
Çok fazla insanla tanıştığım için artık anonim hissetmiyorum ama seviyorum yine de.
En başta sözlük ismimle başlamamam gerekiyordu burada hata yaptım bence.

Nostaljik bir havası var evet, bazen çok çok eski konular gündeme geliyor çok eski isimleri gördükçe eski bir okul arkadaşımla denk gelmişim gibi hissediyorum.
+1
mutekebbir
(05.10.26)
valla ben de çok seviyorum burasını, zaman zaman killerbee ve fodera gibi nicklerle aranızda bulundum. o nicklerim halan duruyor ama bununla geçmişte turkmuzik.org daki sezen aksu tartışması tarzında bir tartışma yaşadığım için kapatılmıştı bu hesabım. tabi o zamanlar ohovv, daha çocukmuşum :D

18 yıl, 8 ay, 19 gün

burayı çok severim, mutlaka hergün bakmaya takip etmeye çalışırım, sözlük ne yazık ki ilgimi çekmiyor uzun süreden beri.

buradan çok arkadaş dost sahibi oldum. halen hepsiyle yazışırım, tabi ters düştüğüm insanlar da oldu zamanında.

buradaki favori duyurum, www.eksiduyuru.com

bir de internetten bakıp evin salonuna betondan masa yapan arkadaş vardı. masayı atmak isteyince atamamışlar, balyoz ve belediye ekiplerinin yardımıyla atmışlardı hahahah
0
omer460
(05.10.26)
18 yıl, 4 ay, 19 gün

o kadar olamaz ilk 2008'lerde girip bakmıştım diyordum ki. 2008'in 18 yıl önce olduğunu fark ettim.
0
orpheus
(05.10.26)
bu hesap
14 yıl, 7 ay, 2 gün

sözlük hesabım daha eski.

yani rastgele bir soruya rastgele cevaplar verebilen insanlar bulmak güzel.
hepinize eferim, thx and well done.
+1
duyurukullanıcısı
(05.10.26)
16 yıl 7 ay olmuş benim de. cevap kısmında çok aktif olmasam da düzenli şekilde takip ederim. tarayıcıda sekmesi her zaman açıktır.
0
lazpalle
(05.10.26)
19 yıl 11 ay
duyuru yokken girmişim galiba safkajsf

daha çok cevaplamayı seviyorum bildiğim bir şeyse ama ai çıktığından beri pek girmiyorum niyeyse. heralde ai'a soruyorlardır gibi düşünüyorum. yine de duyuru iyidir, seviyorum.
0
brkylmz
(05.10.26)
13 yil, 4 gun olmus ama bu ikinci hesabim, diger hesabim banlandi. gerci simdi geri vermeye basladilar ama almadim. dolayisiyla en az 15 yilim falan vardir benim de. ifsa zamanlari haric anonimligimi korudum. ifsaya katilmisligim var. onun disinda kimseyi tanimam, ama rumuz olarak bildigim ve cok yardimi dokunmus insanlar da var. duygusal bir bagim yok ama kullanisli bir platform olarak goruyorum.
0
Sour
(05.10.26)
ataturkiye vardı bi mesela. o kadar eskiyim ki (bu kullanıcı adıyla değil)
0
deartheodosia
(05.10.26)
Hesap yaşı: 19 yıl 10 ay 23 gün.
Kasım 2006’da ilk cevabımı yazmışım.
Sitenin ilk tasarımını hatırlıyorum böyle megafonlu, turunculu/yavru ağızlı canlı bir tasarımdı… :)
Geçen kendi kodladığı bir siteyi compu’ya hatırlatamadım bir türlü mesela… (bkz: ekşi sözlük sinopsis yarışması)
Bir ömür geçmiş beraber…
Ne insanlar gelip geçti buradan. der meister gibi kaç insanın ergenlik sivilcelerini patlatıp büyüttük burada… (Arbre’dan hâlâ kesmedim umudu)
Ben hâlâ compadrito ve aychovsky’i özlemle ananlardanım.
Şurada da bayağı bir insanı taglemiştim hatıra/iz bırakanlar nev’inden: www.eksiduyuru.com
Bir de şu cevabı paylaşayım: www.eksiduyuru.com
Burada birçok güzel şeye imza atıldı. Misal: soz.lk veya (git: 1371026)
Site son demlerini yaşıyor. 10 sene de sürebilir bu ihtiyarlık evresi, bilemeyiz.
Neticede kubbede bir sâdâ bıraktı. Öpüyorum Sinan’ı…
+1
dilemma of subscribtionability
(05.10.26)
15 yıl 2 ay 27 gün
Bu duyuruyla geçmişe gitmek biraz burdu :') kediebesimi aramızdan ayrılış yıldönümüne yaklaşmışken anmış olayım. Ve atatürkiye'yi...
0
beetlejuice
(05.10.26)
Degil.

the future is real, but... the past, well it's... all made up.- logan fucking roy
-7
Purple life
(05.10.26)
Benim de 16 yıl 2 ay olmuş. Seviyor muyum bilmiyorum ama bir yerlerde bir şey beklerken açıp iki duyuru bakıp cevaplamak baya refleks oldu bende. Sigara içmeyenler beklerken ne yapıyor muhabbeti gibi bir şey.

Ekşi hesabım daha eski ama artık kullanmadığım için bilemiyorum kaç yıl oldu.
0
akhenaten
(05.10.26)
17,9 artı 1-2 yıl da adını hatırlayamadığım uçmuş bir hesabım vardı. burası benim için herkesin bilmediği bir pasaj gibi adeta. her gün girer öncelikle işime yarar bir şeyler var mı diye bir dolaşırım. burada müzikler keşfederim, filmler bulurum. yeni ilginç web sitesi ve uygulamalar öğrenirim. ilginç; aile, arkadaşlık, ilişki hikayeleri dinlerim, alışverişle ilgili tüyolar falan edinirim. çok şey öğrenirim yani. mesleğim ve tecrübeli olduğum konularda cevaplar veririm. çok değil ama bazen iş aldığım da olur buradan. hiç kötü ya da sürpriz biri ile de karşılaşmadım o yüzden reelde. hepsi de okumuş pırıl pırıl çocuklar :))) son zamanlarda pek uğrayan gelen giden soru soran yok. o yüzden troll hesapar çok değerli benim gözümde. duyuruyu açar açmaz gözlerim önce bu hesapların sorularını arar. soruları asla okumam ve basarım eksiyi :))))) var ol duyuru.
0
ground
(05.10.26)
13 yıl, 3 ay, 21 gün olmuş benim de. şu anda 31 yaşındayım ve sürekli yazmasam da girdiğim ilk günden beri aktif bir duyuru okuyucusuyum, hiç vazgeçmedim :') burada gerçekten çok nitelikli bir kemik kadro var, bir çoğunuzu sadece yazdıklarınızı okuyarak yıllardır tanıyormuş gibi hissediyorum. gerçekten güvenli bir alan. bana da site son demlerini yaşıyor gibi geliyor ama umarım zamana meydan okuyabilir.
0
theseachange
(05.10.26)
Hem sözlük hem burası çok anlamlı. Sözlük'e 2002'drn beri, buraya da sanırım 2009'dan beri takılıyorum. Çok mutluyum. Özellikle 1 yıldır gece yatmadan buraya uğruyorum
0
cccbehzatccc
(05.10.26)
14 yıl, 28 gün. seviyorum burasını da eskiden çok daha fazla kullanırdım. çok şey öğrendim, ergenliğimden beri kullanıyorum resmen.
+1
sabenburak
(06.10.26)
13 sene olmuş. buraya girdiğim ilk günler hiç tanımadığım iki kişiyi evimde ağırladım. ilk iki senemde buradan 3 sevgili yaptım. sonra uzak durdum, sadece cevap verdim.

bana bir şey katmadı. yeni bir şey öğrendim diyemem. elimden geldiğince yardımcı olmaya çalıştım uzun seneler. seneler önce bir kere bir desteğe ihtiyacım olmuştu. onda da yardım eden olmamıştı. sonra özellikle bir dönem moderatörlerden hep beraber çok çektik. insanlar uzaklaştı. ben de uzaklaştım. günde bir iki kere alışkanlıktan girerim. 1-2 cevap veririm. günlerce uğramadığım da oluyor. şu anda eski duyuru yok ama aklıma 12-13 sene öncesi geliyor bazen. güzel zamanlardı.
0
gabe h coud
(06.10.26)
(12)

Pazarınız..

rakicandir
Selamlar! Pazarınız nasıl geçiyor?
Selamlar! Pazarınız nasıl geçiyor?
0
rakicandir
(04.10.26)
şeker batağına düştüm, dün 3 dilim yaş pasta yedim, göbeem benden ayrıldı ayrılacak, bugün çalışmam lazım ama şeker arzum sebebi ile çalışamıyorum da.

bir de customer journey yapabilen biri lazım.
0
duyurukullanıcısı
(04.10.26)
ders çalışmaya çalışarak. resmen saat doldurma peşindeyim :/
0
lil siztah
(04.10.26)
Bu benim buradaki ilk mesajım. Herkese merhaba.

Doktoraya başladım. Kitap okuyorum. Marksizm, diyalektik, politik ekonomi hakkında bana hızlandırılmış kurs verecek varsa başşşımla beraber...
+2
laksjd hfg
(04.10.26)
Normal.

Sabah uyandım, kahvaltı filan. Kuzenimle kahve içtik. Sonra ben spora gittim. Geldim bilgisayarı açtım, buraya cevap yazıyorum şu an.

Yemek yiyeceğiz ama ne yiyeceğiz karar veremedik biraz erken diye.
0
put it in your appropriate place
(04.10.26)
güzel bir kahvaltı, yürüyüş, çocuklarla, eşimle park keyfi ve eve dönüşle geçen sakin bir pazar...
+1
darthvader
(04.10.26)
hastayım, yalnızım, işe de gidemeyeceğim yarın, yine de buna şükür
0
black holes in the sky
(04.10.26)
Dün kendime holter bağlamıştım. Akşam çıkardığımda 1250 PVC'yi görünce şok oldum. Hala da şoktayım.
Sabah uyku sorunuma ChatGpt ile çözüm aradım.
Tüm gün temizlik yaptım, aralarda çay, kahve eşliğinde kitap okudum.
Birazdan instegramda gördüğüm bi tarife göre soya soslu somon yapacağım. Tarif tavadaydı. Evi kokutmamak için çözüm aramaktayım.
Akşam için karar vermedim. Çıkarım herhalde.
0
Mirket
(04.10.26)
vasat.
0
orpheus
(04.10.26)
brunch ve ardindan resident evil filmine gittik. güzeldi.
-2
Purple life
(04.10.26)
tüm gün uyudum. çoook uzun zamandır plansız programsız bir hafta sonu yaşamamıştım. dün de bugün de hiçbir şey yapmadım. çok iyi dinlendim. tüm yorgunluğum ve stresim gitti.

cidden her hafta sonu hem cumartesi hem pazar bir işim çıkıyordu ve rahatça dinlenemiyordum. haftaya yine bir şeyler var. iyi bi mola oldu bu. :d
0
art cat chocolate
(04.10.26)
Dün blade runner, bugün blade runner 2049 izledim.
Sonrasında spor. Sonra garajı toparladım. Sonra havuzu temizledim, çimleri biçtim. Şimdi bir iki iş bakıyorum. Bir de süpürge yaptım.
Kısacası marabalıktı bugün.
0
logisticsmanager
(04.10.26)
sabah kalktim kahvemi aldim, aracin lastigi hava kaciriyordu soktum, civi girmis. lastigi tamir ettim
sonra cocugu aldim antrenmani vardi ona getirdim, cikmasini bekliyorum.
birazdan arkadaslarla toplu girdigimiz okuzun bana dusen parcalarini almak icin onlarin yanina gidecem.
sonra da eve gecip dinlenirim.
0
cooperr
(04.10.26)
(5)

Marka tavsiyesi

antihero
Maviden giyiniyordum genelde. Ama artık kotları bile 1 yılı çıkarmıyor. Ulaşılabilir fiyatta marka tavsiyelerinize açığım.
Maviden giyiniyordum genelde. Ama artık kotları bile 1 yılı çıkarmıyor. Ulaşılabilir fiyatta marka tavsiyelerinize açığım.
+1
antihero
(04.10.26)
ben de kotları maviden alıyordum ama son 2 3 senedir colins daha kaliteli yapıyor. eskiden colins leşti ama biraz toparlamış.
+1
mikahakkinen
(04.10.26)
istanbul'daysanız, ali mağazasına bakın. ihraç fazlası ürünler satıyorlar; pantolonlar ve üst giyim 1000-1500 tl civarında.
0
lil siztah
(04.10.26)
ali iyidir
0
jamswety
(04.10.26)
kip fena değil. ayrıca kesimi daha klasik ve şık geliyor bana.
+1
orpheus
(04.10.26)
Cinsiyet erkek ise pull&bear. Kadın ise yine aynı marka ve stradivarius, OXXO.
0
ekimoloji
(05.10.26)
(7)

Teleskop ve astronomi kitabı önerisi

thefelix
Merhabalar,Gökyüzü gözlemine yeni başlayacağım ve uzun yıllardır hayalini kurduğum ama bir türlü sıra gelmeyen ilk teleskopumu almak istiyorum. Bu konuda biraz araştırma yaptım ama seçenekler ve teknik özellikler arasında kayboldum. Bir de ne kadar araştırma yapsam da, tecrübe sahibi birinden tavsiy
Merhabalar,

Gökyüzü gözlemine yeni başlayacağım ve uzun yıllardır hayalini kurduğum ama bir türlü sıra gelmeyen ilk teleskopumu almak istiyorum. Bu konuda biraz araştırma yaptım ama seçenekler ve teknik özellikler arasında kayboldum. Bir de ne kadar araştırma yapsam da, tecrübe sahibi birinden tavsiye almak her zaman iyidir. : )

Yeni başlayacağım için çok pahalı bir teleskop almak istemiyorum, ancak sırf uygun fiyatlı diye görüntüsü kötü, kullanımı zor veya kısa sürede yetersiz kalacak bir şey de almak istemiyorum. Kaliteli bir görüntü sunmalı, o nedenle çok ucuza da kaçmayacağım. Yeni başlayan biri için fiyat/performans açısından iyi, kaliteli ve kullanımı nispeten kolay bir model arıyorum. Özellikle Ay’ı, gezegenleri ve mümkünse bazı derin gökyüzü cisimlerini gözlemlemek istiyorum. Ayrıca gözlemlediğim gök cisimlerinin fotoğraflarını çekebilmek de istiyorum. Bu nedenle klasik bir teleskop + telefon adaptörü mü daha mantıklı olur, yoksa telefon/tablet üzerinden görüntü aktarımı sağlayan elektronik/akıllı bir teleskop mu tercih etmeliyim? Bu konuda da tavsiyelerinizi almak isterim.

Buna ek olarak bir astronomi kitabı veya gökyüzü rehberi arıyorum. Gökyüzünü tanımayı ve gözlem yapmayı öğrenmek istiyorum. Gezegenlerin, yıldızların ve takımyıldızların konumlarını bulmama yardımcı olacak, başlangıç seviyesine uygun Türkçe veya İngilizce bir kaynak arıyorum. Özellikle teleskop kullanımını anlatan, gökyüzündeki gök cisimlerini bulmaya yardımcı olan, pratik bilgiler içeren bir kitap olursa çok iyi olur.

Özetle sorularım şunlar:

1. Başlangıç seviyesinde, kaliteli ve gözlemlediğim gök cisimlerinin fotoğraflamama uygun hangi marka/model teleskobu önerirsiniz?
2. Teleskop kullanımını ve gökyüzü gözlemini öğrenmek için hangi kitap, rehber veya benzeri kaynağı önerirsiniz?

Hem teleskop hem de kitap konusunda deneyimli arkadaşların önerilerini bekliyorum. Şimdiden teşekkürler.
0
thefelix
(03.10.26)
konu çok uzun ama teleskopla başlamak önerilmiyor. bunun yerine daha geniş alanı görebilecek dürbün ile başlamak ve gökyüzünü tanımak öneriliyor.

şevkini kırmak istemem ama 5-10 bin dolarlık bir teleskopla bile o internetdeki fotoğraflara benzer şeyler göremeyeceksin. ayın kraterleri, jüpiteri silik bir nokta, satürnü ise ufak silik bir disk olarak görebilirsin. aynasız ya da slr bir makina ile uzun pozlama yaparak ve çeşitli yazılımlarla bu pozlamaları birleştirerek epey iyi görseller üretebilirsin.

sıfır veya ikinci elde türkiyede bulacağın 2 temel iyi marka var. celestron ve meade.

şu başlıkta aslında aradığın tüm bilgiler var:
eksisozluk.com
+2
orpheus
(04.10.26)
cevabınız için teşekkür ederim. paylaştığınız başlıktaki tüm entry'leri okuyacağım ve dürbün tavsiyenizi göz önünde bulunduracağım. çok çok iyi görüntüler yakalayamayacağımın ben de farkındayım zaten. ama her halükarda gözümle gördüğümden daha iyi göreceğimdir : ) benim de aklımdan geçen marka celestron'du.
+1
🌸thefelix
(04.10.26)
selam, benim bu konularda pek bilgim yok ama şöyle birşeyin de altını çizmek istiyorum. eğer güzel bir telescope almış olsaydınız bile ışık kirliliği yüzünden sorun yaşamanız muhtemel olacaktı. kaç zaman önce ben niye star trail çekmiyorum, uzun pozlama samanyolu galaksisini çekmiyorum diyerek denemiştim. ışık kirliliği yüzünden iyi netce alamamıştım.

sonra yıllar evvel gemilerde çalışırken cebelitarık boğazına yaklaşırken bi gece gemi güvertesine çıkıp yıldızları seyretmiştim. o kadar çok yıldız vardı ki inanamıştım gökyüzü tek kelimeyle inanılmazdı. okyanusa çıktığımızda daha da güzel oldu. samanyolu galaksisini çıplak gözle gördüm inanamadım. yani teleskop alsanız bile ışık kirliliği haritasına bakıp uzaklara gitmeden zor olacaktır. bunu merak edip yapay zekaya sordum.

'Ay: Çok az etkilenir. Şehirden gayet iyi gözlenir.
Jüpiter, Satürn, Mars: Etkisi oldukça azdır. Gezegenler parlak olduğu için şehir içinde de güzel sonuç alınabilir.
Çift yıldızlar ve parlak yıldız kümeleri: Genellikle gözlenebilir.
Orion Bulutsusu gibi parlak nebulalar: Görülür ama karanlık gökyüzündeki ayrıntı ve kontrast azalır.
Galaksiler: Işık kirliliğinden çok etkilenir. Özellikle sönük galaksiler kaybolabilir.
Sönük nebulalar: En fazla etkilenenlerden. Şehir merkezinde bazılarını büyük teleskopla bile görmek çok zor olabilir.'

bunları yazdım çünkü malum herşey çok pahalı, o kadar para harcayıp da istediğiniz neticeyi alamazsınız üzülürsünüz diye altını çizmek istedim.
+3
omer460
(04.10.26)
selamlar, çok teşekkür ederim cevabınız için. ben de gökyüzünü en harika yelkenli güvertesinde görmüştüm. hep de gemide açık denizde kim bilir ne güzeldir diye merak etmişimdir, çok şanslısınız. ışık kirliliği konusunda da haklısınız. nispeten küçük bir şehirde, porto'da yaşıyorum. belki de aşırı etkilenmem. ama zaten teleskopu aldıktan sonra doğada kamp kurup gözlem yapmayı planlıyorum.
0
🌸thefelix
(04.10.26)
Çok heyecan verici bir işe başlıyorsunuz. Doğrusu, hangi teleskobu alacağını bilmeyen birinin teleskop almaması gerektiğini düşünüyorum. Gözlemin tadını en iyi şekilde çıkarmanız için şu sıralamayı tavsiye ederim:

En önemlisi: Özel ekipman olmadan kesinlikle ama kesinlikle güneşe bakmayın!

1.

a. TÜBİTAK'ın popüler bilim kitapları arasında çıkan"Gökyüzünü Tanıyalım" diye bir kitap var. Bence çok güzel bir başlangıç sağlar. Ulaşmanız zorsa, oralarda benzer içerikte yabancı dilde kitap da bulabilirsiniz. Gezegenler, yıldızlar hakkında da okumalar yapın. Hepsi birbirine çok benzer içerikler taşır. Mutlaka kitap olmak zorunda değil. Her türlü medya, videolar olur.

b. Yönlerinizi öğrenin. Pusula yardımıyla gözlem yaptığınız yönün hangi taraf olduğunu bilin. Kuzeyden şu kadar açıyla doğuya filan diyebiliyorsanız, tamamdır.

c. Telefonunuza Skyview Lite gibi bir program kurup konumunuzu ayarlayın. Telefonu ay gibi bariz bir nesneye doğrultup konumun doğruluğundan emin olun. Bu program işleri çok kolaylaştırıyor ama gözlem zamanı telefona bakmak karanlığa alışmış olan gözünüzü sıfırlayabilir. (Bu tür programların kırmızı ışık seçeneği de var ama ben gözlem sırasında tavsiye etmem.)

d. Sonra çıplak gözle görebildiğiniz şeyleri program yardımıyla tanımlayın. Hangileri gezegen, hangileri hangi yıldız vb. Bu işi programa çok az danışarak, yılın bu zamanları şu yıldız şuradadır, bu gezegen buradaysa şu gezegen şuradadır diyene kadar sürdüreceksiniz. Gökyüzünde elinizle, parmağınızla açı ölçmeyi öğrenin. O sayede bir cisimden diğerine daha rahat gidebilirsiniz.

2.

a. Yakınlarda amatör astronomi kulüpleri, gözlem evi etkinlikleri varsa onlara katılın. Çevreyi edindikten sonra alet almak daha iyi olur. Güvendiğiniz birinden ikinci el aletler de edinebilirsiniz.

b. Çıplak gözle gökyüzünü mahalleniz gibi tanımaya başlayınca, gözleme uygun bir dürbünle devam edersiniz. Işıktan uzak yerlere gitmeye ve gözlem öncesi on dakika kadar sadece gökyüzüne bakarak gözlerinizi karanlığa alıştırmayla işe başlayabilirsiniz.

3. Teleskop. Buraya kadar geldiğinizde hangi teleskobu alacağınızı bileceksiniz.
+3
cosmicstring
(04.10.26)
+1
kobuzchu kiz
(05.10.26)
cosmicstring: detaylı cevabınız için çok teşekkür ederim. ben de o kitabı edinmeyi düşünmüştüm. buraya gönderim sağlayan bir online kitap satış sitesi buldum, edineceğim. tamamdır, yönlerimi öğreniyorum (biliyorum ama daha farkında olmalıyım). telefonumda night sky uygulaması var. özellikle gökyüzü olayları olduğunda tüm ışıkları kapatıp, bu uygulamayla nerede olduğunu görüp, uygulamayı kapatıp gözümü karanlığa alıştırıp gökyüzünü izliyorum. çıplak gözle de aşağı yukarı bu budur, şu şudur diyebiliyorum, ama "mahalle gibi tanımak" ifadenizi aklımda tutacağım. bir astrofizikçi arkadaşım var, ondan astronomi kulüplerini öğrenmeyi düşünmüştüm ben de. hatta o bugün diyordu bana "bir gözlem etkinliği düzenlemeyi düşünüyorum, sen de katıl" diye. amatör gruplara katılmak için harika bir etkinlik olacaktır : )

kobuzchu kız: teşekkürler gönderdiğiniz linkler için, hemen inceliyorum.
+1
🌸thefelix
(07.10.26)
(6)

Ayrılırken Hediyelerinizi Geri İster Misiniz?

depresif çocuk
Özellikle ihanete uğranılan ilişkiler için konuşuyorum. Zamanında hediye ettiğiniz maddi veya manevi anlamda değerli hediyeleri geri istediğiniz oldu mu? Bunu çiğ bir davranış olarak mı görürsünüz?
Özellikle ihanete uğranılan ilişkiler için konuşuyorum. Zamanında hediye ettiğiniz maddi veya manevi anlamda değerli hediyeleri geri istediğiniz oldu mu? Bunu çiğ bir davranış olarak mı görürsünüz?
📊 Hediyelerinizi geri alır mısınız?

Bu anket sona erdi. 56 oy kullanıldı.

0
depresif çocuk
(03.10.26)
asla istemem. belki yanlislikla karsi tarafta esyalarim falan kalmistir onlari isterim ama karsi tarafa alinmis bir seyi istemem.
-1
Purple life
(03.10.26)
bu hareketi yapmaktaki motivasyon nedir tamamen buna bağlı. eğer karşı tarafı cezalandırma-öfke çıkarma amacını taşıyorsa anlamsız ve daha zora sokacak bir hareket olur.

manevi değeri olan veya alınıp güzelce kullanılabilecek-geri alınması da mümkün birşey ise. yani duygusal bir karar değil ise tabi olabilir.
0
orpheus
(03.10.26)
Çok "ikimiz" bir şey olsa istenebilir. Onun dışında istenmez.
0
yadigar
(03.10.26)
bence sen geri istemek istiyorsun ama yedirememişsin sanırım, meşrulaştırmaya çalışmak gibi bir şey bu anket. öyle şey olur mu ya, geçmişini silebilsen keşke ama hayat yaşandıklarıyla kalıyor.
0
idris amil zula
(03.10.26)
aile yadigarlariysa istenir.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.10.26)
Çiğ bile değil, gülünç (normal hediyeler için söylüyorum)

İstisnası, söylendiği gibi, aile yadigarı gibi bir şey ise olur, olmalıdır. Filmlerde oğlanın evleneceği kıza verdiği büyük büyük büyük annesinin kolyesi gibi mesela. Yahut evleneceklerdir de delikanlı cevvallik edip kendinin/ailesinin evinin tapusunu kızın üstüne yapmıştır falan.

Farkı anlatabildiğimi düşünüyorum. Yoksa onun dışında en son iPhone’u da alsan, elinle kazak da örsen, kişiye ait olmuş olan şeylerin (pahalı/ucuz) istenmesi gülünç olur, küçük düşürücü olur.
0
lazor
(05.10.26)
(10)

bitkisel sakinleştirici, kaygı giderici takviye

televole0
bu aralar bazı durumlardan dolayı yoğun derecede kaygılı, endişeli ve mutsuzum. hiçbir şeyden zevk alamıyorum. zaman zaman ergen düşüncelerim bile oluyor. bir fırsatını bulup bir yerde herkesten uzak bağıra bağıra, hıçkıra hıçkıra ağlasam sanki çok rahatlayacakmışım gibi geliyor.antidepresan kullanm
bu aralar bazı durumlardan dolayı yoğun derecede kaygılı, endişeli ve mutsuzum. hiçbir şeyden zevk alamıyorum. zaman zaman ergen düşüncelerim bile oluyor. bir fırsatını bulup bir yerde herkesten uzak bağıra bağıra, hıçkıra hıçkıra ağlasam sanki çok rahatlayacakmışım gibi geliyor.

antidepresan kullanmak istemiyorum.

bitkisel ne kullanabilirim? öyle papatya çayı falan değil daha etkili bir şeyler? gpt ile konuştuk oral yoldan lavanta yağı veya passiflora tavsiye etti. oral lavanta yağı diye bir şey bulamadım. bu passiflora şurubu kullanan var mı etkisi olur mu?

veya hepsinin dışında bitkisel tavsiyeler alabilirim.
-5
televole0
(02.10.26)
bende gaba ise yariyor. mutlu etmiyor tabi ama kaygiyi azaltiyor, gereksiz seyler dusunmuyorum. tabi sizin kadar yogun hislerim dusuncelerim yok, genel kaygi ve overthinking, mutsuzluk gibi sorunlarima iyi geldi.
0
lemmiwinks
(02.10.26)
- yatmadan bir saat önce magnezyum glisinat
- kaliteli bir B12
- nefes egzersizleri
- mümkün olduğunca spor ve yürüyüş.
-1
orpheus
(02.10.26)
saydığınız bitkisel takviyeler, genelde insanda bir sersemlik de yaratan şeyler. yani bunları alayım, günüme devam edeyim pek olmuyor. ilaca mesafeniz nedendir bilmiyorum ama gerçekten hayatınızı çok kolaylaştıracak; kaygınızı azaltırken günü normal sürdürmenizi sağlayacak ilaçlar ve dozlar mevcut. bir şans vermenizi öneririm, çünkü içinde bulunduğunuz ruh halini çekmenize değmez naçizane fikrimce.
selamet dilerim.

not: chat gpt'den akademik çalışma için faydalanıyorum. bazen öyle dönüşler alıyorum ki, "bu ruh halinden çıkmak için fare zehiri içebilirsin" diyip, sebebini irdelediğinde "ölünce mutsuz hissetmezsin ya, o sebeple önermiştim" minvalinde olabiliyor. lavanta yağının oral olarak kullanılabileceğini ilk kez duydum; hiç aklıma yatmadı.. aman diyim, dikatli olun.
+3
lil siztah
(02.10.26)
Passiflora işe yarar. Ama beklentini yüksek tutma.

Kafayı tam meşgul edip seni bir süre olayların dışına çıkaracak bir hobi edinmek düşünülebilir.
Spor da seratonin ve dopamin hormonlarını tetikler.
0
Mirket
(02.10.26)
bitkisel değil ama cipralex?
-1
elorelia
(02.10.26)
rhodiola
ashwagandha
l-theanine

bu supplementlar bitki kaynaklı; araştırabilirsiniz. solgar’ınkiler iyi ama iyice araştırmadan almayın. etkileri kişiden kişiye değişebilir. bazısı sakinleştirirken bazısı hiperfokus gibi etki ediyor. ytd.
0
eileengray
(02.10.26)
@lil siztah, örnek ilaç ne var mesela etkili yan etkisi az?
-4
🌸televole0
(02.10.26)
Merhaba, ben ilaç kullanmaya başladıktan sonra "neden bu kadar acı çekmişim" diye dertlendim. 9 aydır Esmax kullanıyorum, hiçbir yan etkisini görmedim. Kafam da çok rahat. İyi bir doktora gidip derdinizi anlatırsanız sizin için en uygun dozu ayarlayacaktır. Yukarıda söylendiği gibi passiflora gibi ürünler bazı kişilerde uyuşukluk yaratabiliyor, güne devam etmek zorlaşıyor. Ben ilacı kullanmaya başladıktan sonra 1-2 günü ekstra sakin geçirdim. Ama hiçbir işim gücüm aksamadı. Aksine kafamdaki sesler sustuğu için çok daha verimli çalışıyor, uyuyor ve eğleniyorum.

Not: ilaç ismi sorduğunuz için verdim. Reçetesiz alamazsınız ama yine de hatırlatayım. Kesinlikle doktor kontrolü olmadan kullanmayın. En basitinden doz ayarı bile mühim.
+1
evrim halkasi
(02.10.26)
doktor değilim, bu sebeple ilaç öneremem ama tecrübeli bir psikiyatri hastasıyım.

örneğin bu aralar kafam çok meşgul olduğu için ciddi uyku sorunu çekiyorum. doktorun ilk önerdiği, gece alacağım ilaç (uykuyu kolaylaştıran, antidepresan özellikleri de olan bir ilaç) uykuya dalmamı kolaylaştırsa da, sürekli uyanmama, dolayısıyla kalitesiz uyumama sebep oldu. ikinci verdiği ilaç ise, sabah ayılmamı zorlaştırdı. ancak gün içinde sağlam zihinsel çalışma yapmam gerektiğinden bu da işime gelmedi.
biriken uykusuzluk ve günlük sorunlar sebebiyle gündüzleri -sizin yaşadığınız tarzda- huzursuzluklarım ortaya çıktı bu sefer. ben de doktora, daha önce kullandığım ve yan etkisinin çok az olduğunu bildiğim bir antidepresanı gün içinde kullanmayı teklif ettim. o ise, daha yeni ve zihinsel faaliyetleri daha diri tutan bir başkasını önerdi.

kısacası ilaca mesafeli durmayıp, doktora derdinizi ve ilaç konusundaki kaygılarınızı açıkça anlatırsanız, size uygun bir şey bulursunuz. dediğim gibi ilaç istememenizin nedenini bilmediğimden, kendimce fikrimi belirtiyorum. seçim sizin.
+1
lil siztah
(02.10.26)
Papatya çayı gibi şeyler istememişsin ama tansiyonuna etki eden sinir hastası bir insan olarak tavsiyem herby markasının pembe/mor renkli kutudaki çayı. Stress mi relax mı ne öyle bir adı vardı.

İçine biraz da limon sıkınca hem nabzımı dizginliyor, hem tansiyonumu indiriyor hem başımın zonklamasını durduruyor. Plasebo mlasebo bilmem, yaşadığımı bilirim. Tecrübeyle sabit. Özellikle stokluyorum.

Tipinin biraz feminen olmasına da sinirleniyorum ama yapacak bişey yok.
-1
lazor
(02.10.26)
(2)

Uydu kanal ayarlama

Mehmet Ersoz
12380/27500 v/r ile manuel arama yapiyorum. 650 kanal buluyor ama nerden baksan 100 tanesi bos. Bu normal mi?https://imgur.com/a/6ll4OJXayrica lnb ayarlarindan 12380v/r yapiyorum. sadece %4 sinyal kalitesi var. menuden cikip tekrar lnb ayarina girince tv tekrardan 12034e getiriyor. 12034te ise %64 s
12380/27500 v/r ile manuel arama yapiyorum. 650 kanal buluyor ama nerden baksan 100 tanesi bos. Bu normal mi?

imgur.com

ayrica lnb ayarlarindan 12380v/r yapiyorum. sadece %4 sinyal kalitesi var. menuden cikip tekrar lnb ayarina girince tv tekrardan 12034e getiriyor. 12034te ise %64 sinyal kalitesi var. Samsung tv. Bunu neden yapiyor. Hangi ayar dogru?
+1
Mehmet Ersoz
(01.10.26)
normal misini bilmiyorum ama geçen gün bende dedeye kurdum 100 tanesi direk siyah ekran yayın olmayandı, her türlü aramayıda yaptım ne yaparsam yapayım boşlar düzelmiyordu.

samsungda buyuk sıkıntı vardı en son samsunga özel bir ayar yayınlamıştı firma videoları falan vardı, samsungu çoğu kişi bilen bile yapamamıştı ilk çıktığında o yüzden bi araştırın lbn olayları farklıydı onda
0
eja
(02.10.26)
şifreli kanalları ve radyoları tara seçeneği kapalı olabilir.
0
orpheus
(02.10.26)
(8)

Doktorların tam olarak derdi sıkıntısı ne?

tchuck
cidden merak ediyorum. hatta aranızda doktor olan varsa da direkt sormak istiyorum bunu.2 gün önce annem BT sonucunu götürmüş kardiyologa.doktorun kurduğu cümle aynen şu: çok ciddi kalp hastasısınız, her an bilmem ne olabilir, size stent takılacak hatta bypass bile olabilirsiniz. damarınız çok tıka
cidden merak ediyorum. hatta aranızda doktor olan varsa da direkt sormak istiyorum bunu.

2 gün önce annem BT sonucunu götürmüş kardiyologa.
doktorun kurduğu cümle aynen şu: çok ciddi kalp hastasısınız, her an bilmem ne olabilir, size stent takılacak hatta bypass bile olabilirsiniz. damarınız çok tıkalı, bypass olabilirsiniz.

2 günümüz zehir oldu.
bugün anjiyo olundu, ve evet bir damarda tıkanıklık var, ama bypassı geçtim, hatta stenti de geçtim sadece "takip edilecek" ve beslenme ona göre düzenlenecek seviyede. kan sulandırıcı alınıp, kolestrole dikkat edilecek.

bundan ibaret.
ama 2 günümüz zehir oldu. çünkü doktorun söylediğine göre "çok ciddi bir kalp hastası" hatta büyük ihtimalle bypass olabilecek durumdaymışız.

----

tuhaf olan şu: doktorun bu yorumu yaptığı BT sonuçlarını yapay zekaya da okuttum, doktor arkadaşıma da okuttum, arkadaşımın doktor arkadaşına da okuttum ve tamamı "çok ciddi bir durum yok, kan sulandırıcı alınıp hayatına birz daha dikkat edecek" dedi geçtiler.

şimdi bu ilk kez de başımıza gelmiyor. merak ettiğim tek şey: bu doktorun bundna ne keyif alıdğı. gerçekten başka hiçbir şey merak etmiyorum. kendilerini daha mı önemli sanıyorlar? "bak bizim yaptığımız iş çok ciddi bir iş, hafife alamazsın" mı demeye çalışıyorlar? eline ne geçiyor tam olarak?

bundan bir önce başımıza gelen başka bir hastalıkta da yine benzer bir diyalog olmuştu.
kan değerlerine bakıyorum, sonuçlara bakıyorum. çok ciddi, ölümcül bir şey olmaması gerekiyor.

ama doktorun açıklaması: "kemik iliğinizde ciddi bir bozulma var, asla rahat olamazsınız" tarzında bir açıklamayla 1 ayımızın içine sıçılmıştı. biyopsi sonucunu bekledik durduk. internetten bakıyorum, doktor tnıdıklara gönderiyorum. bahsedilen "lösemi" imalı hastalıkla alakası olamaz değerlerin. ama doktorun yarattığı ambians; biyopsiden sonra bir felaketle karşılaşacağımız. biyopsi sonuçları geldi etti, onda da doğru dzügü bir şey çıkmaıd. ilaç tedavisi gerektiren bir şey ble yoktu, yalnızca tkaip edilecekti.

bu korkuyu vermek, hastayı korkarken görmek vs. sadist bir keyif mi veiryor gerçekten merak ediyorum?

hele ki şu damar mevzsuna o kadar sinirlendim ki. bt'de açık ve net yzan bir şeyi, sırf panik yaptırmak, moral bozmak için "çok ciddi kalp hastalığınız var, bypass bile olabilirsiniz" şekinde söylemek için düz kötü olmak gerekiyor herhalde.

sorum: bundan doktorlar ne keyif alıyor?
0
tchuck
(01.10.26)
doktorun hata yapma olasiligi yok mu? sen hic hata yapmiyor musun?

eksileyen "zirtapozlar" bir de neden eksilediklerini aciklayabilseler keske :D
-16
cooperr
(02.10.26)
özel hastane mi?
bazı doktorlar ameliyatı önermesinden bile para kazanıyor hipokrat falan evet ama özel hastaneler bir ticarethane olduğunu unutmayın parada ameliyat/biopsi/işlem ile kazanılıyor.
riski söyleyip işlem yaptırıyor bu kadar basit aslında
+4
eja
(02.10.26)
Bence iyi yapıyorlar. Ufak bir ihtimal veya önemsiz gibi ama yine de üstüne düşün dese çoğu kişi önemsemez tetkik yaptırmaz. Olayları abartmazsa ciddiye alınmıyorlar.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.10.26)
tek bir soru var, özel hastane mi? senin sorunun cevabı burada bitiyor. sonuçta anjiyo da yapılmış, acil dedikleri için başka bir yere danışmadan yaptırmışsınız. insanlar konu sağlık olunca panik oluyor hemen ne denirse yaptırıyor.
0
gercekdunya
(02.10.26)
bazı insanlarda beni ciddiye almıyorlar, söylediğimi yapmıyorlar takıntısı var. her şeyi kontrol etme hastalığından geliyor. bu karakterde biri doktor olduysa olayları abartıp en kötüsünden başlayacaktır.
0
orpheus
(02.10.26)
bir de uzmanlık alanlarına göre de değişiyor sanırım. benim yengem de kalp krizi geçirdi. ilk götürdüğümüz hastane bypass demişti, ama sonra başka doktorlardan da görüş aldık. sonuçta kilo verdi, şimdi kan sulandırıcı vs ile hayatına devam ediyor. bypass olmadı.

sonuçta bu çook önemli bir ameliyat ama bu konuda bile her doktor farklı bir yorum yaptı sonuçta aynı test sonuçlarına bakıyorlar. ama sanırım uzmanlığı ameliyat vs ile olan ameliyat tavsiye ediyor sanırım
+1
euteamo
(02.10.26)
Büyük geçmiş olsun, Allah beterinden saklasın. Doktor veya yakını değilim.

Bir kardiyoloğun Kendini önemli hissetmek için böyle bir şey söylemesine çok olasılık vermiyorum, çünkü zaten çok önemli bir iş yapıyor.

İnsan var, insan var. Somut bir durumu herkes aynı şekilde yorumlamaz. Kimisi kaygılıdır, karamsardır her durumu kötü görüyordur. Kimisi benzer durumda pek bir sorun görmediği hastaların birden çok kötü olduğunu görmüş olabilir. Herkesin tecrübesi ve yorumu, öngörüsü farklı neticede.

Tabii ki o korku, endişe, hele bekleyiş çok can sıkıcı oluyor. Yorum farkının nedenini düşünüyorum yalnızca.

Bir de dendiği gibi bir ticsrethanete denk gelinmiş olabilir. Yahut belki hastanın durumun ciddiyetini anlaması (misal ilacını aksatıyorsa aksatmaması, sigara içiyorsa içmemesi gibi durumlar) için de söylenmiş olabilir.

Sadece yanlış sonuçlara bakmış yahut okuduğu şeyi yanlış anlamış, o esnada telefona gelen bir bildirim kafasını karıştırmış, birazdan yapması gereken görüşmenin heyecanıyla şaşırmış da olabilir. Bu da insan ve kimi insanın en küçük hatası büyük sorunlara yol açabiliyor.

En iyisi (kasıtlı bir durum olduğunu düşünmüyorsan) annenin iyi olduğuna sevinmek, kendisine de kendine de dikkat etmek.
+1
lazor
(02.10.26)
Kalp hastasıyım. Yıllar içinde en az 20 doktor değiştirmişimdir. Çoğu da Profesör seviyesinde. Yarısı derhal ameliyat olmalısın diyor, diğer yarısı 6 ayda ayda bir kontrola gelmelisin diyor. Bunca yıl içinde konuya da epey bir vakıf oldum. İki tarafın da neden öyle söylediğini anlayabiliyorum. Tıp böyle bir şey. Matematik gibi değil. İki kere ikiyi görünce herkesin 4 dediği bir şey değil. Hastaya, hastalığa bakınca gördükleri de farklı, aynı şeyi görseler dahi halletme yöntemleri farklı.

Onun için de maliyetli, külfetli veya önemli bir tedavi önerdiklerinde bir hekimden daha teyid almak iyi oluyor.
0
Mirket
(02.10.26)
(18)

Kira artış tavsiyesi

turk kizi
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyl
Oturduğumuz ev 60bin su an, kira artış ayı geldi. Yasal oranla 78 falan oluyo. Apartmanda bi boş daire var üst katımızda, 67ye koymuşlar sahibindene. Sizce bu sekilde daha düsük bi oranda zam önermek makul olur mu? Bana çok fazla anksiyete veriyo bu kira mira işleri. Nasıl yaklaşayım konuya siz söyleyin.
0
turk kizi
(01.10.26)
Sizin sözleşmeniz bağlar sizi; işin doğrusu yasal oranda yapmanız.
Bu durumda en mantıklısı oradan çıkıp üst kata geçmeniz olur.
+1
lil siztah
(01.10.26)
makul olmaz, anlaşma anlaşmadır.

tersini düşünelim, üst kat 100bine kiraya koysa ve ev sahibiniz sen 78 diyorsun ama üst kat 100bine veriyor, 78 düşük dese ne karşılık verirdiniz? devletin verdiği oran bu kusura bakma derdiniz :)
+8
galahad reloaded
(01.10.26)
bu pandemi zamanı yapılan %25 zam sınır garabeti tüm dengeleri bozdu. hala etkisi görülüyor. ev sahipleri kirayı artıramayacağız diye en başta çok yüksek fiyatlardan vermeye başladılar. yeni kiracının eski kiracıdan ucuza taşındığı nerede görülmüştür.

siz iyi niyetle ağzını yoklayın. kabul ederse eder etmezse sözleşmedeki oran kadar artırmak durumundasınız
+5
gercekdunya
(01.10.26)
Istedigini teklif etmeyi makul buluyorum. Yeni teklifi kabul edip etmemek de tabii diger tarafin uhdesinde. Kira karsilastirmasi yaparken evin icinin durumuna da dikkat etmek lazim.
+5
osssy
(01.10.26)
diger cevaplar kafayi mi yediniz? bosta kiraya 67ye konulmussa demek ki ederi 67dir, niye durduk yere 78 versin. tasinmak istese masrafi 10 bini gecmez zaten ayni apartman.

ben olsam mevcut ev sahibine 67 derdim, yok derse de usttekine 65 teklif ederdim.

edit: neymis sozlesme ne derse oymus? sozlesme sinirlari belirliyor. iki taraf da anlasirsa istediginiz gibi oynarsiniz kirada
0
aguen
(01.10.26)
yasal oran dediğiniz azami artış. yani ev sahibi max o kadar zam yapabilir demek. ama TR'de bu tabiki ev sahipleri tarafından sonuna kadar kullanılan bir hak olduğu için:) (yargılamıyorum) çoğu kişi tarafından da sanki öyle olması zorunlulukmuş gibi algılanıyor. ev sahibinizle konuşun; benden memnunsanız aynı daire şu fiyata veriliyor, ben de taşınmak istemem sizden memnunum ama üst sınırdan zam yapacaksanız taşınmak zorunda kalırım, siz de yeni insana istediğiniz ücrete verirsiniz siz bilirsiniz minvalinde konuşun. o daire 67 iken 78 e kendi de kiraya verebileceğini düşünüyorsa size çık madem der zaten.
+6
sirkelimon
(01.10.26)
aynı olayı yaşadım, işin doğrusu yasal orandan yapmak falan değil. o en süt sınır, her sene yeniden ev tutuyormuş gibi olmaz, burada daha fazla bir aşım var. düzenli ödeyen biriyseniz teklifinize göre anlaşılır. 65 ideal diyorum ben. saçma bulunacak ama öyle.

sonuçta siz evden çıksanız ve daire en az 2 ay boşta kalsa karşı tarafın zararı daha büyük olacak. 3 ay boş kalsa 65'in de altına düşecek. herkes de bunun farkında aslında. ha hemen kiraya da verebilir ama 78'den asla veremez.

78'de diretirse üstteki evi 65'e tutarım taşınma masrafım da olmaz. yıllık 150 bin lira da cebimde kalır.
+2
Improbable
(01.10.26)
illa zam yapılacak diye bir kaide yok, anlaştığın oran yapabileceği max zamı belirlemiş oluyor. ev sahibine güzelce anlat, insansa zaten 67 yapalım o halde der.
+1
yap desem yapmazsin he
(01.10.26)
Bence de maksimum 65. 67 yazan yer barkod fiyatı değil. Piyasa bu kadar durgunken düzgün bir kiracı oraya 60 teklif verir. Ev sahibi de havada kabul eder. Yok etmez diretirse aylarca bekler, daha fazla zarar eder.
Birçok emlakçının yasal zammı yapamıyoruz, ev sahiplerini ikna ediyoruz açıklamalarını görüyorum. Çünkü içerde oturan daha pahalıya oturmuş oluyor.
Anksiyete yapacağınız bir durum yok. Bu kadar yüksek kira ödüyorsunuz, eliniz güçlü. Belli ki siz çıktığınızda 65'i de bulamayacak.
+1
adivar
(01.10.26)
Yillar once de boyle durumlar oldu aslinda, ev sahipleri kiraci kacmasin diye cok fiyat artirmadi vs, belli ki su anda da yukarida belirtilen cesitli sebeplerden boyle bir doneme girmisiz. Kabul etmek zorunda degil tabii ama siz bir zarflayin kac yapalim vs diye, sonrasinda nasil aksiyon alacaginizi dusunursunuz.
+1
mbond
(01.10.26)
Piyasada dengeler bozuldu ve anlaşmazsa en fazla piyasa fiyatına verebilecek +1

Ek olarak, siz çıkarsanız ev sahibinin düzgün bir kiracı bulamama riski var. Eski kiracıysanız ve ödemelerinizi aksatmıyorsanız, bu senaryoda çoğu ev sahibi çıkmanızı istemez. Her yıl güncel piyasa değerini konuşarak ev sahibimizle anlaşıyoruz bu arada, anlaşabilen çok fazla insan var böyle.

Eski kiracının yeni kiracıdan bu kadar fazla vermesi mantıklı mı yahu? Bazı cevapları ev sahibiniz yazmamıştır umarım :) Anlaşmazsa da taşınmayı düşünürdüm ben olsam.
0
matlii
(01.10.26)
- üstteki evi gör.
- tek bir kere örnek gösterip sor.
- 65’e razı olursa otur. 66 derse yukarıya geç.

Allah düzgün insanlarla karşılaştırsın.
+1
lazor
(01.10.26)
70bin verebilecek 78 de verir.
fakat sıkıntı şu gelecek yıl sizin kira daha fazla artacak.bu yüzden ben bir üst katı emlakçı ile konuşurum. bir üst kata geçerdim. apartman değiştirmek istemiyorsam.
iyi bir pazarlık yapma hakkın doğar. emlakçı parasını almak için 60bile zorlayabilir. fakat eski ev sahibin ile pazarlık yapma şansın olmaz. yapanlar var ama sen yapmadığın için bu durumdasın. bende pazarlık yapmazdım fakat değiştirmektende gocunmazdım.

tabi ki ev değişmişken daha ucuza başka bir istenilen yere de geçilebilir.
bir üst kat 60a tutulursa yılda 250bin faydanız olur. hadi emlakçı taşınma düş ilk yıl 150bin faydanız olur.

sonraki yıllarda her yıl 250 + yüzde 30 faydanız olacak.

zaten 2027 ekimde siz şuan bulunduğunuz evden taşınacaksınız. en güzeli bunu 2026 ekime geçmek daha mantıklı olacaktır.
0
sivri_sinek
(01.10.26)
üstteki daire daha temiz ise 65'e anlaşılabilir. üstelik kira artış dava hakkı 5 yıl ertelenir ve 10 yıl kiracılık hakları yeniden başlar.
+2
orpheus
(01.10.26)
Makul, evet. kabul eder. Emsal ya da enflasyon şeklinde okdir.
+1
gabe h coud
(01.10.26)
tekif edilebilir tabi, yasal artış minimum artış demek değil sonuçta. 70e falan bağlamaya çalışırdım ben olsam
+1
dfn4
(01.10.26)
benim kiracın olsan o eve geçebilirsin derdim. sonrada yeni kiracı ile yoluma bakardım.
-5
kuzey li
(01.10.26)
Yapıştır geç 65e. Tabi önce evi sahibinle pazarlık da yap. senin için karlı olan neyse o doğru. Kiralar öyle enflasyon oranında falan artmadı bu sene. Ben de hem ev sahibiyim hem kiracıyım. Bu işin piyasası bellidir.
+1
jackyr
(01.10.26)
(6)

Yeni araba yüksek km eski araba düşük km

runaway
2010 mazda ve 2002 corolla arasında 2 kat km farkı var. İstenen fiyat aynı. Siz olsanız hangisini seçerdiniz?
2010 mazda ve 2002 corolla arasında 2 kat km farkı var. İstenen fiyat aynı.

Siz olsanız hangisini seçerdiniz?
0
runaway
(30.09.26)
mazda corolla'nin karsiligi degil, model ne? hangisi yuksek km'de? kmlerin kac oldugu da onemli bence, 40'a 80 ile 100'e 200 oldukca farkli mesela.
0
lemmiwinks
(30.09.26)
2002 araba da 2010 araba da alınmaz. 2002 model araca binmek manyaklık.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(30.09.26)
bahsettiğin araçlarda artık konu km değil. nasıl bakım görmüş, nerede kullanılmış bunlar daha önemli.
0
orpheus
(30.09.26)
2010 civari Mazda'lara cok guvenemiyorum, Ford ile ortak calisma sonucu uretiliyordu sanirim ama her modeli icin gecerli mi bilmiyorum. Bakimliysa falan cok sikinti olmaz belki ama genel olarak problemsizligiyle on plana cikar mi emin degilim.
0
mbond
(01.10.26)
Ben olsam 2010 sonrası parçası, ustası daha ucuz ve bol şeylere yönelirdim. Hyundai Getz gibi.
0
jackyr
(01.10.26)
2010 civarı mazdalar doğu avrupa'da hala popüler olsa da 2 seçenekten başkasına yönelmeni tavsiye ederim.

öte yandan kozmetik olarak (mesela içinde yırtık pırtık olmaması) düzgün iyi bakılmış bir yüksek kilometreli araba da alınabilir.
0
rain when i die
(01.10.26)
(2)

Yapay zeka kullanarak sadece tanımlı kaynaklar arasında mühendislik çalışması yapmak

conanboomer
Sevgili YZ mühendisleri, akademisyenler ve mühendisler.Bir süredir CAHTGPT ve Gemini ile bir proje üzerinde çalışıyorum.Çalışma sonucunda var olan bir mühendislik makinesini daha iyi hale getirmek ve optimize etmek istiyorum. Neden bunu yapıyorum çünkü v1 sistemini kendi bilgi ve tecrübem dahilinde
Sevgili YZ mühendisleri, akademisyenler ve mühendisler.

Bir süredir CAHTGPT ve Gemini ile bir proje üzerinde çalışıyorum.
Çalışma sonucunda var olan bir mühendislik makinesini daha iyi hale getirmek ve optimize etmek istiyorum. Neden bunu yapıyorum çünkü v1 sistemini kendi bilgi ve tecrübem dahilinde yaptım sistem çalışıyor MVP ortaya çıktı, fiziki olarak çalıştırabiliyorum makineyi. Ancak MVP sonrası gelen POC lerden yeni istekler geldi e mühendislik altyapısını güçlendirmem gerekti. Bu sebeple kendi tecrübem yetmiyor bu sebeple literatür taraması ve kaynaklar araştırdım.

Çalışmak istediğim alanla ilgili 250 civarı kaynak buldum ve bunları çoğunluğu okunabilir PDF olacak şekilde bilgisayarıma indirdim.

Başlangıçta her şey iyi gidiyordu. Kaynakları drive içine attım ve YZ ajanına soru sordum ama istediğim hassasiyette cevap alamadım. Akademik kaynaklar bu alanda belli makaleler, kitaplar ve deneyler yayınlamışlar. Hepsini okusam defterime not alsam 1 sene sonunda eminim istediğim optimizasyon sonucunu yaparım. Tabi böyle bir vaktim yok ve akademisyen değilim. Keşke olsaymışım ;/

Çalıştığım alandaki mühendislik başlıkları kabaca:
Akışkanlar Mekaniği
Isı Transferi ve Termal Yönetim
Katı Cisim Mekaniği
Malzeme Bilimi – Termoplastikler
Polimer Kimyası
Polimer Reolojisi
Yapısal Mekanik (Statik, Dinamik, CAE)
Elektrik / Elektronik

İster istemez her bir kaynak bu başlıkların hepsini kullanıp araştırma yaparken bazıları da sadece bir başlığı kullanmış.

Soru:
Mühendislik problemleri çözmeye çalışan ve 250 kaynaklık havuz ile çalışma yapacak kişilere hangi teknikleri önerirsiniz? Dış internete açılmadan kapalı havuzda nasıl Ar-Ge yapıyorsunuz?
+1
conanboomer
(27.09.26)
bahsettiğin alanların bazıları örtüşüyor ama bazıları bağımsız konular. öncelikle sorunları tespit. o alana odaklanmış kaynaklar ile çözümün planlanması ve uygulanması şeklinde izole etmelisin. şu an en iyi yz modelinin contex penceresi 1M ama 500K ulaştığı anda baştakileri unutmaya başlıyor - saçmalıyor. evet sen haklısın demeler başlıyor.
özetle sorununu-işini olabildiğince ufak parçalara bölüp modellerle böyle çalışmalısın.

ama ne yaparsan yap bu alanlarda belli bir seviyede uzmanlığın yoksa yarı yolda kalırsın. bahsettiğin konular web sitesi yapmak - android app yazmak gibi binlerce örneği bulunan işler olmadığı için ai burada varsayımsal çalışacaktır. bu varsayımlardan hangisi mantığa uygun hangisi yanlış yola gidiyor bunu senin fark edebiliyor olman lazım.
+1
orpheus
(27.09.26)
hocam biliyorsundur ama yine de yazayım notebooklm bunun için var.
kaynaklarını içine at ve kullan.
kaynakları drive'a atıp okutmaktan daha iyi çalışır.
+1
duyuruuser
(28.09.26)
(4)

hoparlör, kulaklık gibi elektriği sese dönüştüren cihazlar enerji harcamıyor mu?

kibritsuyu
bunu sorarken kendimi gerizekalı gibi hissediyorum. bir aydınlanma yaşadım sanki. bu cihazlar sadece cihazdan gelen elektriksel sinyali mekanik/manyetik olarak sese mi çeviriyor? kendi içinde bir öz enerji tüketimi yok mu? zira kablolu ses cihazlarının herhangi bir enerji girişi yok, ben hep bağlana
bunu sorarken kendimi gerizekalı gibi hissediyorum. bir aydınlanma yaşadım sanki. bu cihazlar sadece cihazdan gelen elektriksel sinyali mekanik/manyetik olarak sese mi çeviriyor? kendi içinde bir öz enerji tüketimi yok mu? zira kablolu ses cihazlarının herhangi bir enerji girişi yok, ben hep bağlanan kablodan alıyorlar diye düşünmüşüm.

yani bir kulaklığı telefona bağladığımızda kablonun üç tane damarı var, sağ, sol ve şase. hoparlörü amfiye bağlıyorum iki damarı var, biri canlı, biri şase. e hani elektrik?

şunun için soruyorum. oğlanın bir bluetooth kulaklığı var. kulaklığın aynı zamanda kablo bağlantısı var, 3.5mm aux kablosuyla bağlanıp kullanılabiliyor. oğlan kulaklığı playstation oynarken kola takıp kablolu olarak kullanıyor. dedim arada şarj et, o kablo sadece ses iletimi içindir. günlerdir kullanıyor, şarjına baktık %100. yani bluetooth kullanmadan sadece ses için kabloyla bağlayıp kullanınca hiçbir şey tüketmemiş. playstation kolundan aux kablosuyla enerji aldığını da sanmıyorum.
0
kibritsuyu
(27.09.26)
Aux kablosunu bağladığın anda kulaklık kendisini pasife alıyor.ihtiyacı olan enerjiyi koldan aldığı minimal akımla sağlıyor.çıkardığın anda bluettotha geçip pillerini kullanmaya başlıyor
0
duptıs
(27.09.26)
Genel basit kablolu kulaklık mantığı şöyle.verici cihazına jack vs taktığında driverlar bunu algılar ve iletmesi gereken bilgiyi,sesi AC akıma çevirir.bunu kablodan kulaklığın reciever kısmına gönderir.burada önce bobin bunu karşılar ve manyetik bir alan yaratır.bu manyetik kulaklık içindeki mıknatısı ileri geri ittirerek hava içerisinde sesi titreşimle oluşturur ve bu diyaframa iletilir.sende bunu kulağına dayıyarak sesi duyarsın.ilave bir enerji aktarımı olmaz.pasif hali bu
+3
duptıs
(27.09.26)
ya mantık aslında çok basit.

bir bobin ve karşısında bir mıknatıs var. bobine elektrik verirsen mıknatısı ileri iter - ters yönde verirsen kendine çeker. şimdi bu elektriği ses oluşturacak frekans ve dalga formunda verirsen o mıknatıs ve ona bağlı diyafram aynı şekilde titreşir ve ses oluşur.

öz enerji tüketiminden kastın nedir bilmiyorum ama giren enerjinin bir kısmı mekanik harekete bir kısmı da ısıya dönüşüyor. başka gideceği bir yer yok.

basit bir pusula , biraz kablo ve kalem pil ile bunun deneyini görsel olarak yapabilirsin.
+1
orpheus
(27.09.26)
Duptıs’ın anlattığı gibi çalışıyor. Standart bir 3.5mm jakı telefona taktığınızda kablodan yaklaşık 0.3v ila 1.2 volt arası gerilimde elektrik geçiyor. Yaklaşık 10-100 miliamper şiddetinde akım geçiyor kablodan. Yani bir enerji harcanıyor. Ama az bir enerji. 10 ila 100 miliwatt arası. Bu enerji de tabii ki cihazın enerji kaynağından (radyonun pili, telefonun bataryası vs.) temin ediliyor.

Eğer amfi kullanılıyorsa, kablodan daha fazla şiddette akım geçebilir, daha yüksek gerilime ulaşılabilir. Dolayısıyla daha fazla güç tüketilir. O yüzden amfilerin ekstra güç kaynağına (adaptör, pil vs.) ihtiyacı oluyor.

Verdiğiniz ps örneğinde, kablo takılınca, kablodan gelen elektriği yani kumandanın pilindeki elektriği kullanmış oluyor. Ama bu çok düşük miktarda zaten.

Jak’ın halkalarına gelince, 2 halkalı ise (stereo) 3 tane metal kısım olmuş oluyor. Uçtan sapa doğru sol, sağ ve toprak. 3 halkalı (mikrofonlu) ise, sol, sağ, toprak ve mikrofon. Takdir edersiniz, kablodan kulaklık ucuna bir sinyal gelecekse, bu zaten elektrik akımı olacak. Yani bir güç kaynağına ihtiyacı var. O da jakın takıldığı giriş hangi aletse (radyo, telefon, ps kumandası, walkman vs.) onun pilini tüketecek ama çok ihmal edilebilir seviyede…

Kablosuz kulaklıklarda dahili pilin bir kısmı ses için kullanılsa da, ciddi bir kısmı kablosuz sinyallerin alıcısı ve modülasyonu için kullanılıyor. İçlerinde kendi çaplarında mikroçipleri var ve güç tüketiyorlar haliyle…
+1
yadigar
(27.09.26)
(3)

schengen ve bankadaki para miktari

baldur2
1- en az 3 ay mi kalmasi iyi bir gosterge?2- 200k iyi mi sizce? almanya veya hollanda gibi bir ulkede 7-10 gun vizeye basvurmak icin.
1- en az 3 ay mi kalmasi iyi bir gosterge?
2- 200k iyi mi sizce? almanya veya hollanda gibi bir ulkede 7-10 gun vizeye basvurmak icin.
0
baldur2
(26.09.26)
gunluk 125 euro yeter
+2
buenosdias
(26.09.26)
fazlasının sanıldığı gibi bir avantajı yok. tamam çok parası varmış hemen verelim vizeyi demiyorlar. avrupalı gibi düşünün günlük belirlenen mikar x kalınacak gün kadarı olması yeterli.
+1
orpheus
(27.09.26)
Para gayet yeterli, üç ay kalması da bence sorun değil.
0
kondansator
(28.09.26)
(4)

Yazılımda hangi alana yönelmeliyim?

thawne
İyi bir üniversitede 3. sınıfım. Artık alanımı seçmem gerekiyor. Ortalamam da 3.0 civarı.Backend, AI/ML, Computer vision, siber güvenlik, cloud, devops vs.Şimdi AI/ML, Computer vision gibi cs-math-stat heavy bir alana yönelirsem master yapmam gerekecek. O yüzden ortalamayı daha da yükseltmem lazım.K
İyi bir üniversitede 3. sınıfım. Artık alanımı seçmem gerekiyor. Ortalamam da 3.0 civarı.

Backend, AI/ML, Computer vision, siber güvenlik, cloud, devops vs.

Şimdi AI/ML, Computer vision gibi cs-math-stat heavy bir alana yönelirsem master yapmam gerekecek. O yüzden ortalamayı daha da yükseltmem lazım.

Kafam çok karışık hangi alanı önerirsiniz? Computer Vision'a ilgim var lakin iş imkanı nasıldır almanya'da iyi bir üniversitede veya diğer avrupa ülkelerindeki iyi okullarda master yaparsam bu alanda iş bulabilir miyim? Yoksa backend'e yönelik distributed systems, ai infra tarafında mı uzmanlaşayım?

bir diğer seçenek de faang için hazırlık yapmak, bizim bölümde mezun olur olmaz google, meta, apple vs. avrupa ofislerine software engineer olarak girenler var (son senelerde bile, 2026 mezunu tanıdığım fransa google'a girdi) ama nasıl yapıyorlar bilmiyorum, sordum cevap vermediler.
0
thawne
(26.09.26)
robotik ai ya da siber güvenlik.
+1
orpheus
(26.09.26)
bir kidemli sizma testi uzmani olarak siber guvenlik alanini turkiye'de onermem cunku sektor kasar dolu. diger sorularin cevabini bilmiyorum.
0
arakaali
(27.09.26)
10 sene önce olsaydı muhtemelen sana farklı şeyler söylerdim. Ben de master yaptım ama AI/ML tarafının bugünkü kadar öne çıkacağı o zamanlar bu kadar belli değildi. :)n Ben olsam bugün backend + distributed systems + tarafında yoğunlaşıp, üzerine cloud/AI infrastructure eklerdim. CV ilgini gerçekten çekiyorsa master ile o tarafa da kayabilirsin. Ama sırf iş imkanı için alan seçmezdim. Çünkü çok geçmeden tatminsizliğini yaşarsınız.

Unutmadan şunu da söyeyelim; iyi bir üniversitede okuman veya o ortalaman seni sektörde tek başına hayatta tutmaz. Biraz da elini kirletmen, gerçek dünyaproblemleriyle uğraşıp piyasanın ne istediğini koklaman lazım.
0
datnet
(27.09.26)
okuluna guvenmeyi kesinlikle birakmalisin. cok degisik bir doneme girdik. backendci halimle bir suru mobil app, next-astro ile at kosturabildigim on yuzleri olan projeler yapabiliyorum artik. sektore, kavramlara ve gercek problemlere hakim oldugum icin bir vibe codera gore cok daha ciddi yaptirabiliyorum bir cok seyi. bu donemde tek bir alana odaklanamiyorsun malesef. bence en cok zevk alabildigin alani bulup once onun uzerinde yogunlasip uzmanlasmani oneririm. diger alanlari da yan taraftan ai yardimi ile cozebilecegin bir yetkinlige tasimani oneririm kendini.
0
vadrigar
(28.09.26)
(4)

Bahçeye internet genişletme (garaja)

tchuck
şimdi evimde https://www.trendyol.com/tp-link/deco-e4-ac1200-tum-evi-kapsayan-mesh-2-li-wifi-sistemi-p-1163441217?boutiqueId=61&merchantId=133925&storefrontId=1&countryCode=TR&language=tr&gads=true şu arkadaştan var toplamda 3 adet.1 tanesi üst katta, 1 tanesi modem yanında, 1 tanesi de salonun ucun
şimdi evimde www.trendyol.com şu arkadaştan var toplamda 3 adet.

1 tanesi üst katta, 1 tanesi modem yanında, 1 tanesi de salonun ucunda yer alıyor tüm eve internet dağıtması için.

evin hemen altında, bir beton bloğun içinde araba garajım var. beton nedeniyle bu internetten asla nasiplenemiyor. garajın ön tarafı açık, ama üstü beton ve üstünde evin ön verandası var. burdan internet geçmiyor.

yani en azından bu deco'lar ile geçmiyor.

buraya düşük hızlı da olsa bir internet uzatabilir miyim?
bu deco ile uyumlu bir cihaz olursa iyi olur, tekrar bi ton para vermek istemem farklı bir sistem kurmak için.

var mı böyle bir eşy?
yoksa illa ki gidip ethernet kablosu + router falan mı uzatmam gerekiyor?
0
tchuck
(24.09.26)
bu işi aydınlatma gibi düşün sinyalin yansıyacağı veya içinden geçeceği bir alan olması lazım. beton blogun tek açıklığı garaj kapısı ise o repeaterlardan birini bahçeye garaj kapısının karşısına koyman lazım. evin etrafı da agaçlık vs. sinyal yansıtacak yakın bir bina yoksa çözüm bu. ya da garajdan eve geçiş yolu üzerinde bi yeri de deneyebilirsin.
0
orpheus
(24.09.26)
elektrik ayni fazdaysa powerline ile ekstra kablo cekmeden cozebiliriniz: www.tp-link.com
+2
lemmiwinks
(24.09.26)
Dördüncü deco'yu garaja koyabilirsiniz ama önce eldeki 3 cihazla test edin, ünitelerden biri garajdayken işinizi görecek kadar sinyal alabiliyorsa masraf yapmadan çözmüş olursunuz.

Bu olmuyorsa ve evdeki elektrik tesisatı tek fazlı ise ya da (3 fazlı olsa bile) garajdaki prizle üst katlardaki herhangi bir deco'ya yakın priz aynı sigortaya bağlı ise powerline ağ adaptörü ile çözebilirsiniz. En ucuzundan tp-link powerline adaptör seti alın, zaten 2'li satılır bunlar. Örneğin birini salona koyar ethernet ile herhangi bir deco ünitesine bağlarsınız, diğerini de mevcut deco'lardan birini garaja indirip ya da 4. deco'yu alıp garaja koyup yine ethernetle diğer powerline ünitesine bağlarsınız. Böylece garajdaki deco diğer deco'ya ethernet backhaul üstünden bağlanmış olur, yavaş da olsa stabil bir bağlantı verir.
0
orient blue
(24.09.26)
Hız sorın değil dediğiniz için, kesinlikle lemmiwinks +1
0
dilemma of subscribtionability
(24.09.26)
(8)

Toyota yaris alınır mı?

runaway
Ford Focus satıp almayı düşünüyorum. 2. el corollaya iyi bir alternatif olabilir diye düşündüm. Genel olarak şehir içinde kullanacağım. Alınır mı sizce?
Ford Focus satıp almayı düşünüyorum. 2. el corollaya iyi bir alternatif olabilir diye düşündüm. Genel olarak şehir içinde kullanacağım. Alınır mı sizce?
0
runaway
(23.09.26)
alınır, tabi corollaya kıyasla çok daha ufak olacak. yaris baya minik bir araç focustan geçince alışmak zaman alabilir.
+1
orpheus
(23.09.26)
focus'ta büyük bir araba değil.
beni çeken yönü corollaya yakın sağlamlıkta ve 2.el temizini bulması daha kolay
+1
🌸runaway
(23.09.26)
kazasi yoksa bakimliysa alip 10+ sene binersin.
+1
cooperr
(23.09.26)
Alinirrr
+1
narod
(23.09.26)
paran varsa sıfır yaris cross da alabilirsin. romanya'da en çok satan sıfır arabalar arasında cluj'da. millet bolt / über bile çekiyor.
-1
rain when i die
(23.09.26)
Temizi yıllarca götürür, alınır candır. Bu arada içi de benzer sınıftaki arabalara göre çok geniş ve rahattır. Ford buna göre aşırı basık kalıyor benim tecrübelerime göre.
+1
yeninesiltupcu
(24.09.26)
autopress.com.tr

9 yıldır kullanıyorum. Taş gibi araba. Corolla neyse yaris te o. 4 kişiyiz yetiyor. Patates çuvalı taşımayacaksan bagaj da yeterli. Tatile de gittik köye de.

Gönül rahatlığıyla alabilirsin.
+1
Lh12
(24.09.26)
ford focus için aslında pke buyuk değil bagajıda yok gibi diyorsan sana yaris gelmez. hyundai accent blue'dan clio'ya geçtim bagajı yok hiç birşey sığmıyor. uzun yola hala evdeki büyük sedanla gidiyoruz.
0
kuzey li
(24.09.26)
(2)

fluence 1.5 dci icon 2015 dizel

atcapar
190 bin km de dizel otomatik 3 yeri boyalı değişen yok ful paketini almayı düşünüyorum ama kafamda bazı sorular var. 1- 190 bin km risk midir bu araç için?2- 2 sene beni idare etsin yeterli sonra yeni araba alırım, ileride ne gibi sıkıntı yaşatır bu araç bana?3- trafikte çok dur kalk yapınca şanzıma
190 bin km de dizel otomatik 3 yeri boyalı değişen yok ful paketini almayı düşünüyorum ama kafamda bazı sorular var.

1- 190 bin km risk midir bu araç için?
2- 2 sene beni idare etsin yeterli sonra yeni araba alırım, ileride ne gibi sıkıntı yaşatır bu araç bana?
3- trafikte çok dur kalk yapınca şanzıman ısındı uyarısı veriyormuş, doğru mudur?
4- 880 bin tl bu arac için çok mudur?
0
atcapar
(23.09.26)
sürekli şehir içi kısa mesafe kullanacaksan asla dizel alma. bu kullanım biçimi dizelin düşmanı. dizelin artık benzine göre fiyat avantajı da kalmadı.
0
orpheus
(23.09.26)
1.5 dci için eğer bakımları iyiyse 190bin km problem değil ama 200bini aşacağı için 2 sene sonra satarken biraz uğraştırabilir. almadan önce enjektör, pompa ve turbo kontrolünü iyi yerlerde yaptırın.

çift kavrama otomatik şanzımanlar dur-kalk trafiği sevmiyorlar. bu tarz durumlarda kullanım şeklinizi ayarlamanız lazım. vitesi M moduna alıp siz ayarlarsanız ve önünüzdeki araçla mesafeyi biraz açarak kullanırsanız ısınma uyarısını nadir alırsınız.

880 bin tl bence çok bu araçlar için. eğer manuel kullanabiliyorsanız düşük km, yüksek model 1.3 egea alınır bu paraya. 2 sene sonra satarken de daha rahat satılır diye düşünüyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(24.09.26)
(9)

Kedi sahiplenmek

lazpalle
evde birkaç gündür kriz yaşıyoruz.18 ve 8 yaşında iki kızımız da bina girişindeki kediyi sahiplenmek istiyor daha doğrusu deliriyorlar. kedi çok uysal kucakta yatmaya bayılan tahminen 4-6 aylık arası bir tatlış bir şey. hanımla ben pek cesaret edemiyoruz. ikimizin de boş zamanı fazla yok ve kedi ile
evde birkaç gündür kriz yaşıyoruz.
18 ve 8 yaşında iki kızımız da bina girişindeki kediyi sahiplenmek istiyor daha doğrusu deliriyorlar. kedi çok uysal kucakta yatmaya bayılan tahminen 4-6 aylık arası bir tatlış bir şey.
hanımla ben pek cesaret edemiyoruz. ikimizin de boş zamanı fazla yok ve kedi ile çok ilgilenemeyeceğiz. kızların da okulu var.
bir de dışarıdan alınan kedi eve ne kadar alışır, sağı solu döker mi onu da bilmiyoruz. biblo değil ki hayvancağız köşeye koyunca orada dursun.
öyle deneyelim olmazsa vazgeçeriz denebilecek bir durum da değil. kedi için pek zor olmaz sanırım. sitenin bahçesinde onlarca kediyle yaşıyor. uyum sağlamakta zorluk çekmez de kızları vazgeçirmek hepten imkansız olacak.

şimdiye dek hiç hayvanla yaşamadık. birkaç kere kuş besledik ama onlar kediyle kıyaslanmaz herhalde.

ne yapsak dostlar?
0
lazpalle
(23.09.26)
hocam arkadaşın 2 tip kedisi var birisi tekir, ölmek üzereydi arkadaş bulmuş veteriner tedavi falan derken bulduğumuzda 550 gramdı, yeni gözleri açılmış sandık meğerse 3 aylıkmış hastalıktan beslenip gelişememiş. şu an 2 yaşında falan.

öteki kedi de siyah tekir ile iran kedisi gibi bir cins ile kırma, o evde bakılıp sahipleri artık bakmak istemeyince o da arkadaşın dükkanına geldi.

evde bakılmış kedi arkadşın dükkanına çok alıştı, uzaklaşma bi yerlere gitme gibi huyları pek yok. genelde dükkan yada dükkan etrafında.

tekir olan ise sadece yemek yemeye geliyor. onun dışında sürekli dışarda.

şimdi bu kediği sokağa alıştıysa muhtemelen yine çıkacaktır çıkmak isteyecektir.

belki sizin için avantaj olur işe giderken dışarı bırakırsınız, belki dezavantaj olur. iki günde bir eve gelir falan. dışarı bıraksanız apartman içinden birisi kedinin sizin olduğunu görünce size laf söyleyebilir, kedinizi alın bıdı bıdı diyebilir.

bu arada iki kedi türü arasında bakımı kolay ve çok uysal olan bu cins kedi kırması oluyor. tekire nazaran insan gibi zarif, sessiz sakin bişey. karnı acıkmadıkça miyav demiyor.

bu arada peşinen çocuklarınızla konuşun. kedinin maması, temizliği, bakımı(gözlerinin silinmesi, kumunun temizlenmesi, kum etrafının süpürülmesi vb) kedi istiyolarsa bunlrı da yapmalılar. ayrıca ev kesinlikle kedi tüyü içinde kalacaktır. bu da extra temizlik demek. kaliteli maması, aşısı, hastalantığınında veterineri, parazit ilaçları bunlar cidd kalemler. arkadaşın sokaktan bulduğu kedi 2 defa 15 er gün veterinerde yatt. 50 bin civarı masrafı oldu bu 2 yatışta. dışarı çıkan kedi ise bu hastalıklara çok açık oluyor.

çenesi şiş olan bi sokak kedisi bizim kedinin mama taslarından yedi mesela, hadi yesin falan dedik, iki gün sonra ikisi de aynı şekilde oldu. kedi sokağa çıkarsa bu tür şeyler olacaktır.
+1
omer460
(23.09.26)
muhtemelen sokakta uysal ise evde de uysal olacaktır. eğer şu an güvenli bir bahçede değilse bir gün gelecek ve o kediyi bir daha göremeyeceksiniz, maalesef sokaktaki ömürleri çok uzun değil.
olası sorunlara gelirsek; öncelikle kedi sizden zaten çok ilgi beklemez. günde bir kumunu temizleyip mama ve suyunu vermeniz yeter. belki bir yerleri tırmalayabilir, genelde tırmalama tahtası ile sorun aşılır. ayrıca tüy dökme sorunu olabilir, en büyük sorun adayı tüy olur. ama ailenin bir ferdi gibi olduktan sonra bu sorunlar çok da büyük değil. eğer sahiplenmeyi düşünürseniz öncelikle kediyi bir box a koyarak veterinere götürün, size aşı takvimi çıkartacaktır ve ilk aşı uygulamalarını yapacaktır. alacağınız sorumluluk büyük ancak yaşanacak mutluluk da çok büyük.
+3
surprise
(23.09.26)
kedi çok ciddi bir ilgi gerektirmiyor. mamasını suyunu koy, iki günde bir de olur kumunu temizle, bir de 3-6 ayda bir veterinere götür bitti gitti. evde tırmalayabileceği kumaştan eşyalar varsa zarar verebilir belki koltuk/yatak kenarı gibi. bir de uzun seyahatlerde birine anahtar vermeniz gerekecek. onun haricinde bir eksisi yok hatta artıları hem çocuklarınız hem de sizin için çok yüksek. karşılıksız sevgi, eğlence, mutluluk, huzur, çocuklarınızın sorumluluk ve vicdan sahibi bir insan olmasına vereceği katkı vs. ben alerji yoksa evinize alın derim.
+1
awlmi
(23.09.26)
sakinse sağı solu dökmez 1 haftaya uyum sağlar, pek bir ilgi ihtiyacı yok ama düzenli olarak kumunu temizlemek (otomatik kedi tuvaletleri var) mama ve su verip kaplarını temiz tutmak gerekir. bunların dışında 6 ayda bir iç-dış parazit işi var.
0
orpheus
(23.09.26)
kediler sokakta kalmasın diye, sahiplendirmek için cesaretlendirmeyi anlıyorum.

kediler çok harikalar. bu hayatta en sevdiğim şey kediler. kedilere aşığım ve tapıyorum. kedi sevgisi bambaşka bir şey. evlat gibi. gibi değil evlat benim için. canım yavrularım. her şeyim onlar. o bağ mükemmel. verdikleri his mükemmel. yaşama amacım haline geldiler.

ancak büyük bir sorumluluk.

ben gerçekçi olmaya geldim. çocuklar yavru kedi istiyor diye sahiplenilen kediler en geç 2 yaşında falan sokağa geri bırakılıyor. eve alışmış kedi de sokakta yapamayıp korku ve stres içinde ölüyor. yaşı büyük kedileri kimse sahiplenmek istemiyor.

benim 2 kedim var, 6 yaşındalar. ikisi de 6 aylıklardı eve getirdiğimde. ikisi de tekir. birisini sokaktan aldım, birisini arkadaşım bıraktı gitti. ikisini de deli gibi seviyorum, canımı veririm.

kedi bakmak köpek kadar zor olmasa da sanıldığı kadar kolay değil. kediyi hiç büyümeyen bir çocuk gibi düşünün.

durdan, yapmadan anlamayacak. eşyaları tırmalayabilir, kırabilir, düşürebilir. elbiselerinizi delebilir, kollarınızı ve hatta yüzünüzü bile çizebilir. sadece saldırgan kediler değil, oyuncu kediler de bunları yapabiliyor. hatta sakin minnoş bir kedi bile sırf sizin peşinizden ayrılmamak için, size sırnaşmak için birden sırtınıza atlayabilir. tutunamayıp sırtınızı çizebilir.

her yer tüy olacak ama her şey yani. koltuklar, halılar, sandalyeler... belki gelip yemeğinize salça olacak. geceleri kudurması gelecek çünkü gece avlanan hayvanlar. ansızın evin içinde koşturmaya başlayacak ve uyutmayacak. kapıyı kapatırsanız bağıra bağıra miyavlayacak. tuvalete bile girseniz kapıyı kapatamaz hale geleceksiniz :d

5,5 yılda yaşadığım şeyler bunlar :d kızım çok sakin ve usludur. neredeyse hiçbir şeyi devirmez veya tırmalamaz. ben ayakta çamaşır asarken veya mutfakta bir şeyler hazırlarken sırtıma atlayıverir. bazen omzuma denk getiremeyince tutunamaz ve tırnağını geçirmiş bir şekilde aşağı kayar sırtımdan. pijamalarım delik deşik. :d kızım sadece buzdolabındaki magnetleri yere atar. bir keresinde zıplamak isterken yanlışlıkla tezgahtaki 17 yıllık kupamı düşürüp kırmıştı. :d benim suçum, neden tezgahta bıraktım? malım ben.

oğlum evde değişikliği sevmeyince (yeni kum kabını) kirli çamaşırlarıma ayakkabıma falan her yere işemişti.

"sokakta uysalsa evde de uysaldır" diye bir şey yok. zaman içinde huyları değişiyor. benim oğlum sokakta çok korkaktı. evdeki ilk zamanları da evde çok uysaldı. sonra içinden deccal çıktı. masada tezgahta ne görse yere atıyor. mama isterken çıldırıyor. son zamanlarda dişi kedim kızıma saldırmaya başladı delirdi iyice. her sene başka huyları çıkıyor.

hastalık konusu... kızımda hipotiroid çıktı, tüylerinin yarısı döküldü ve uzamadı. tedavisi 1.5 yıl sürdü. tiroid değerleri normale dönse de tüyleri çıkmadı. mezoterapi, buhar ve lazer tedavileri denedik ve bunlar çok pahalı tedaviler, yine de çıkmadı tüyleri. tahlilleri, muayeneleri, tedavileri çok pahalı. kuzenimin kedisi 3-4 yıl önce 80 bin liradan fazla para verdi tedavisi için. fip'te de kesin kurtulma şansı yok, kız yine de canı ciğeri çocuğu için kredi çekti elinden geleni yaptı ödedi ve kurtuldu kedisi yavrum kıyamam çok çekti. oğlum da eve ilk geldiğinde çok hastaydı, 1 haftada veterinere 1700 tl vermiştim ki o zamanki asgari ücret 2.800 tl falandı.

düzenli iç dış parazit yaptırmaya ve aşıya götürmek gerekiyor.

mama olarak da hill's n&d acana orijen gibi mamalar dışında mama almayın. royal canin bile düşük seviye kalıyor. market mamalarını asla almayın. whiskas falan rezalet mamalar. onu da bir can olarak görüp değer verirseniz zaten kendinizden bile kaliteli bir hayatı olsun diye uğraşırsınız. benimkiler bu 4 mama arasından sadece hill's i yedikleri için mecbur onu veriyorum ama diğerleri daha kaliteli. hepsini denettirdim yemediler. bir de bu huyları var, mama seçiyorlar.

kumu da önemli. tozutmayan ve kokuyu emen, hızlı topaklaşan kum olması lazım. tozutursa hem sizin ciğerlerinize hem kedinin ciğerlerine zararlı. 10 lt ever clean kum 1200 lira falan o da 15 gün gider 1 kedi için anca. daha uyguna kumlar a var tabii ama hiçbiri bir ever clean değil.

her şeyin en ucuzunu alıp kedi bakanlar da var tabii ama kediye eziyet yani. o 2 çocuğunuza her şeyin en iyisini alıyorken, kediyi sadece bir hayvan ve çocuklara eğlence olarak görüp en uyduruk mamayla falan besleyip hastalıklara davetiye çıkarmak hiç hoş olmaz.

bardak, bıçak, vazo, makas vs kırılabilir, kesici ve delici objeleri etrafta bulunduramazsınız. manevi veya maddi değeri yüksek ve hassas eşyalarınızı ortadan kaldırmanız gerekecek. benim tek düşündüğüm ve korktuğum patilerine batar ve zarar görürler oluyor. bir keresinde kitaplığın demir kısmı patisini kesmişti kızımın, eve bir girdim her yer kanlı pati izi. o an bi öldüm dirildim ne olduğunu anlayana kadar. 1 ayda zor iyileşti. canımdan can gitti.

ben 4 yıl önce kar küresi almıştım çok severek. orta sehpanın üstüne koymuştum yerden çok yüksek değil. bir koştular kırdılar. akıllanmadım bir daha aldım, onu da kırdılar.

ortada poşet bırakmamanız lazım. en iyi ihtimalle parçalayıp tükürür. en kötü ihtimalle güzel bir veteriner faturası çıkabilir.

ortalıkla ip de bırakmamanız lazım. ipi yutarsa bağırsakları düğümlenebilir, ameliyat olması gerekebilir.

çamaşır askılığında askılı kıyafetleriniz, kurdeleli ipli kıyafetleriniz eskisi gibi duramaz. ipleri ısırarak ve adeta kemirerek koparabilir. dolabın içine girip de yapabilir bunları tabii.

cidden yaşadım ben bunların neredeyse hepsini. (ip ve poşet yutmaları hariç)

ayrıca dişiyse kısırlaştırması baya masraflı ve tam anlamıyla ameliyat olduğu için iyi bir bakım sürecü gerektiriyor. 2.5 yıl önce dişi kısırlaştırma 9 bin liraydı.

alerji konusu... alerjiler ve astımlar sonradan gelişebilen şeyler. benim kedilere alerjim yok ama başka her şeye alerjim var, sonradan çıktı bu da. iş yerinde uzun süre maruz kaldığım sigara dumanı sebebiyle alerjik astımım çıktı. kedilerle veya tüyleriyle ilgili bir sorun yok ama kumlarını temizlerken artık tıkanabiliyorum. tabii ölsem de kedilerimi asla bırakmam.

bir de tatil konusu var. kediyi 1 geceden fazla yalnız bırakmamalısınız. 1 hafta yalnız bırakan vicdansız insanlar var tabii. ancak kediler bu süreçte çok stres olup korkuyorlar. eve geldiğinizde her yeri çiş ve kaka içinde bulabilirsiniz en iyi ihtimalle. siz tatile gittiğinizde evinize gelip ona bakabilecek birileri lazım. mamasını suyunu verecek ve kumu temizleyecek. arkadaşımın kedisine ben baktım 3-4 gün ama yine de çok yalnız kaldıkları için yerlere işemişlerdi. ben çocuklarımı asla yalnız bırakmıyorum, annem veya teyzem gelip bende kalıp bakıyorlar. kediyi başka eve bırakmak da hem kedi için hem de o evin sahibi için sıkıntı.

içimde bitmeyen bir panik anksiyete de var sayelerinde. çamaşır makinesine girdiler mi diye kontrol etmeden, dışarıda olduklarından emin olmadan makineyi çalıştıramıyorum. evde güvende olduklarından ve bir yere sıkışmamış veya dolabın içinde mahsur kalmamış olduklarından emin olana kadar evden çıkamıyorum. bazen çok iyi saklanıp sessiz kalıyorlar, evin içinde yarım saat onları arıyorum.

ayrıca tüm ama tüm pencere ve balkon kapınıza ve balkonunuza her yere kedi telinden kilitli sineklik yaptırmanız şart. veya ağ da yaptıranlar var. düşüp ölmesin.

kumunu her gün temizlemeniz şart. su kabını her gün yıkamanız şart. evi her gün süpürmeniz şart. tüy toplayıcı rulolara para dökmeniz şart. koltuklardan tüy toplayan gırgır benzeri şeylerden almanız şart. ya da bas parayı dyson'a :d

ben halıları kaldırdım, tüyleri toplanmıyor. zaten öyle çok halı insanı da değilim.

ayakkabıları ayakkabılığa koymanız şart. yoksa bağcıkları kemirebilir.

neye takacağı belli olmuyor bu kedilerin. benim oğlan ekmek ve patates kızartması delisi. yemiyor da he, oynuyor. yerlerde sürüklüyor. rahatça yedirtmiyor. kızımda yok böyle bir huy.

sırt çantalarımı tırnak bileyicisi olarak kullanıyorlar mesela. ben de biraz fazla rahatım ya. eşyanın değeri bende hiç yok, kedilerimin canı sağ olsun kafasındayım. tırmalama tahtaları var, tırmanma evleri var ama onlar çantamı tercih ediyorlar :d kaderime razı geldim. yatağım da parçalandı, çalışma sandalyem de mahvoldu. ama üzülmüyorum, içim de gitmiyor hiç. cidden umrumda değil.

laptop kullanırken dikkatli olmanız lazım. ansızın zıplayıp laptop ekranını 180 derece açılmaya zorlayabilir :d laptopı öyle açık bırakıp tuvalete falan gidemezsiniz. kapı açmaya bile gidemezsiniz. saniyelik bu olaylar. pc etrafında sıvı bulundurma lüksünüz artık yok.

daha çok şey var. yaşandıkça öğreniliyor. tüm bunlar benim için dert değil. hastalıkları hariç, ona çok üzülüyorum.

son bir bilgi, kapı açmayı öğreniyorlar :d

tüm bunları detaylıca düşünün ve ona göre karar verin. maddi manevi hazır olduğunuzdan emin olun.
+5
art cat chocolate
(23.09.26)
Sakin uysal bir kedi ise eve çok daha rahat alışır. Benim kızım tekir ve ben aldığımda beş aylıktı. Sokaktan aldım ama eve alışması çok kolay oldu. Evet kedinin çok fazla bir bakıma ihtiyacı yok diğer arkadaşların söylediği gibi. Gerçekten aşırı zahmetsiz ve aşırı rahat kedi bakımı.
Sadece onunla oyun oynayın kumunu 2-3 günde bir temizleyin, mamasını suyunu eksik etmeyin, bu kadar. İlerleyen yaşlarda evet hastalık vs durumu olabiliyor ama şu an bunları düşünmek için çok erken. Ayrıca çocuklara sorumluluk vermek için de güzel bir fırsat.
0
mor oje
(23.09.26)
Yukarıda destan yazan arkadaş sizin kediler de neymiş=)) her kedinin huyu farklıdır benim Bir kedimin hiç tırmalama huyu yokken diğeri duvarları mahvetti. Ayrıca 1 yaşından sonra genelde uslanıyorlar. Sorumluluğu çok fazla, büyümeyen çocuğunuz olacak, öyle düşünün, sevmek, oynamak, ilgi göstermek hep olmalı=) ama bu gece ikisi de yatağımda uyurken varlıklarına şükrettim. Bazen çok zor zamanınızda yüzünüzü güldüren sadece onlar oluyor. Evim müsait olsa, maddi durumum uygun olsa daha fazlasını da isterdim.
0
mslny
(24.09.26)
Kesinlikle çocuklara sorumluluk, madem o kadar çok istiyorlar.

Yerine getirmedikleri takdire sonuçlarına katlanacakları - gaddarca değil tabi - bir sistem olmalı.

Bu arada hepinize çok iyi geleceğine yemin edebilirim ama ispatlayamam :)
0
kumandanim
(25.09.26)
Öncelikler her kedinin tıpkı insanlar gibi birbirinden apayrı karakterleri vardır. Yani size kediler hakkında detay verenler aslında sadece kendi kedilerinin karakterini anlatıyor demektir. Nasıl ki iki kardeşin bile huyu suyu bambaşka olabiliyorsa kedilerin de karakterleri insan gibi çok çeşitli ve kendine hastır. Bunu bir cebimize koyalım.

Temel olarak ise zaten değinilmiş, bakımı diğer hayvanlarla kıyaslandığında çok daha kolaydır. Evde kedinin varlığı sadece çocuklara değil size de iyi gelecektir. Birlikte getirdiklerinin yanında birkaç eşyanın daha hızlı yıpranması şu bu gibi şeyler gerçekten çok önemsiz.
+1
thracia
(25.09.26)
(9)

Yakışıklı mısırcı yakışıklı mı?

Cezcez
Yoksa?
Yoksa?
-11
Cezcez
(23.09.26)
öf hayır ya. aşırı şaşkınlıkla izliyorum çıkan videoları. millet delirmiş
+6
chanandler bong
(23.09.26)
sadece boyu ve kasları var onun dışında sıradan
+6
alester
(23.09.26)
Burak özcivit sever kitleye hitap ediyor. Baya kötüymüs.
+5
Purple life
(23.09.26)
yakışıklı
-9
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.09.26)
@alester

Daha ne olacak aw
-8
baldur2
(23.09.26)
cirkin denemez, ortalamanin ustunde.
bu adami guney amerika'ya gotur kadinlar parcalar.
-5
cooperr
(23.09.26)
ortalamanın üzerinde +1
gece bara gitsin mutlaka 1-2 kız ilgi gösterir.
-5
orpheus
(23.09.26)
No. Ortalama altı. Ondan çok var sokaklarda.
+5
mor oje
(23.09.26)
Mesleğiyle öne çıktı, meslektaşlarıyla kıyaslanmalı bu yüzden. Ortalama mısırcılardan daha yakışıklı bence :)
+1
cccbehzatccc
(23.09.26)
(5)

125 cc motor

the man with no name
Arkadaşlar, yaşadığım sahil kasabasında dolaşmak ve bazen 100 km alan içerisindeki yerlere gitmek için motor alacağım. a1 ehliyet aldım. yaşadığım yerde herkes eşek niyetine Honda Dio kullanıyor ve ikinci eli de çok tutuluyor. pcx de çok ama ben önü düz model istiyorum. Sizce ikinci el 100 bin tl'ye
Arkadaşlar, yaşadığım sahil kasabasında dolaşmak ve bazen 100 km alan içerisindeki yerlere gitmek için motor alacağım. a1 ehliyet aldım. yaşadığım yerde herkes eşek niyetine Honda Dio kullanıyor ve ikinci eli de çok tutuluyor. pcx de çok ama ben önü düz model istiyorum. Sizce ikinci el 100 bin tl'ye Honda Dio mu alayım. Yoksa misafirim geldiğinde onunla da daha iyi dolaşmak adına 200 bin tl'ye sıfır 2025 model Honda sh125i mi alayım? tvs, küba vs istemiyorum. aslında sym fidele 4'e çok yaklaştım ama onun da sıfır satışı kalktı.
0
the man with no name
(23.09.26)
honda dio veya 2.el honda sh125i.

açıkçası, honda dio her şeye yetiyor. arkadaşım dio'dan sh125'e geçti. ön&arka disk fren abs, anahtarsız çalıştırma olayı güzel ama çoğu zaman dioyu arıyor. sıfır modellerin fiyatları uçuk, hak etmiyor. temiz ikinci el öneririm.
0
MtKrt
(23.09.26)
kasabanın yolları parke taşlı, çukurlu, kasisli ise büyük teker olan sh125, çift abs artısı da var, yollar güzel ise pcx.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(23.09.26)
sh125i daha iyi bir seçenek. daha torklu yokuşta yığılmaz. 16inç tekerle bozuk yolda da sürebilirsin. sıvı soğutma olduğu için çevre ilçelere gidersen yazık sıcaklarda harareti düşünmezsin.
0
duyuruuser
(23.09.26)
dio kesinlikle iyi seçim yakıtı çok düşük ve dayanıklı tek eksisi 8.5 beygir yokuşlarda 2 kişi yorabilir. gitmez değil düşük hızla gene çıkar o yokuşu. pcx'in asıl avantajı öndeki abs olur. ayrıca uzun yola daha iyi gelir.

tvs,kuba vs bunlardan zaten uzak durmalısın ama kymco ve sym de epey kalitelidir. kymco'nun people200i isimli ön/arka absli bir motoru var fiyatı da uygundu diye hatırlıyorum.
0
orpheus
(23.09.26)
Yamaha Rayzr 125
0
brussss
(23.09.26)
(14)

Kahve makinesi

kumandanim
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen meselahttps://www.amazon.com.tr/Philips-LatteGo-Otomatik-Espresso-Makinesi/dp/B0GCZGMSDT?ref_=Oct_d_obs_d_13511576031_0&pd_rd_w=EFpwQ&content-id=amzn1.sym.3d1902
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.
Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen mesela

www.amazon.com.tr


şöyle bişey. 20 bin civarı tamamım da daha fazlasını da vermek istemem, yok daha neler.
bunlar cortado yapıyor mu mesela?
Sizin kullandığınız, tavsiye ettiğiniz var mı?

Edit:

Haftaiçi her gün 3-4
Haftasonu her gün 4-5 bardak diyelim.
0
kumandanim
(22.09.26)
1-2 fincan kahve yapacaksanız, şu makina otomatik kahve yapacak diye doldurmak ve temizlemek manuel makina ile kahve yapmaktan daha zor. Ben eve eski tip kahve makinası aldım, kafam daha rahat.
0
babilfish
(22.09.26)
aynı makineden var. cortado yapmıyor diye hatırlıyorum fakat flat White'ın ml ayarı ile oynarsanız cortado elde edebilirsiniz. ayda bir temizlik eziyeti var evet. çok aşırı sıcak vermiyor kahveleri. fakat pratik ve misafir vs geldiğinde rahatlık tabii

yaptığı kahve çeşitleri de şöyle

Espresso, Kahve, Cappuccino, Latte macchiato, Sıcak su, Americano, Caffè crema, Caffè latte,
Buzlu kahve, Seyahat Fincanı, Espresso Lungo, Ristretto, Flat white, Café au lait, Buzlu latte, Buzlu cappuccino, Buz küpleriyle Americano, Buz gibi caffè crema, Buz gibi café au lait, Buzlu coffee latte, Buz küpleriyle Espresso, Köpüklü süt
+1
kablelvuku
(22.09.26)
Uzun zamandır linkteki makineyi kullanıyorum çok memnunum, öneririm.
İçinde olmayan kahvelerden biri istediğinde de ölçülerine bakıp kendi yöntemimle yapıyorum zorlamıyor, cortado yok galiba.
0
mutekebbir
(22.09.26)
Kapsül kahveye devam. Bende nespresso var. Yurtdışından çok ucuza almıştım. Sizin tchibo ile aynı aşağı yukarı. Bir de filtre kahve makinesi var. İkisinde de çok memnunum.

Bu Philips makinelerin kahvelerini hiç sevmiyorum. Hem evde çok yer kaplıyor hem de kahveyi yakıyor. İçtiğim kahveden aroma alamıyorum. Arkadaşlarım da var. Farklı farklı çekirdek denedik. Hepsi aynı. Sütle yumuşatırsanız içilebilir oluyor.
0
jackyr
(22.09.26)
Philips Baristina Espresso'ya da bakın derim. tam otomatik makinelerde temizlik sıkıntısı oluyor, içim rahat etmiyor. en azından benim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(22.09.26)
harici haznede süt işini çok sıkıntılı buluyorum. hazneye taze süt koy kahve yap çıkar temizle ya da dolaba kaldır yapmak gerekiyor. bir gece unutsanız bozulur.

ben sütsüz bir modelini aldım. süt kullanmıyorum ama kullanacak olsam o süreci manuel yapar elle eklerdim.
0
orpheus
(22.09.26)
Ofiste kullandığımız makine, çok memnunuz. Cortado menüsünde yok ama yukarıda yazdığı gibi ml ayarları rahatça değişiyor. oradan bakılabilir. temizlik kısmı büyük sıkıntı yaratmadı şimdiye kadar ama temizlik önemli.
0
kisa
(22.09.26)
sutle ilgili sorun ne bu makinede? sadece ihtiyac kadar sut koysak?
0
baldur2
(22.09.26)
İki senedir kullanıyorum. Sütle ilgili sorun denilen süt haznesine gerekenden fazla süt koyup hazinede bırakırsanız bir günde bozuluyor. hazneyi temizlemeniz gerekiyor. Ya dolaba koyacaksınız ya da fazla sütü boşaltacaksınız. Makinadan memnunum. Kaliteli kahve yapıyor. Buzlu çeşitlerinin de dahil olması ektrası
0
sonhakan
(22.09.26)
Süt ayrı bir hanede kutuda duruyor. Biz dolapta tutuyoruz
sütlü bir şey yapacağımız zaman takip çıkartıyoruz (iş değil. Bardak koymakla aynı)
0
kisa
(22.09.26)
Direkt cortado seçeneği yok ama kahve sertliği, süt köpüğü vs ayarlarsanız elde edersiniz.
Yıllardır kullanıyorum, gayet memnunum. F/p ürünü.
0
mor oje
(22.09.26)
peki bunun pahali modelleri icin ne diyorsunuz?
deger mi aradaki farka? yoksa bu iyi mi?
0
baldur2
(22.09.26)
@baldur2 bence yeterli fiyatı arttırmak lezzetti arttırmıyor kendi yorumum tabii bu. makinenin fiyatı arttıkça bu seride, sadece kahve çeşitliliği otomatikleşiyor. aslında basit kahve demleme bilgisiyle her tür kahveyi bu makine ile yapabilirsiniz. bir alt modelleri de yeterli olacaktır hatta.
+2
kablelvuku
(22.09.26)
1- tchibo'nun kapsüllüsünden sonra taze çekilmiş kahve çok daha güzel gelecektir. (bende ikisi de var)

2- cortado - flat white - cappuccino - latte - macchiato vs bunlar aslında çok farklı kahve çeşitleri değil. içindeki kahve hepsinde standart. sütü ne kadar ve ne sırada koyduğunuza göre isimleri değişiyor.

örnek veriyorum:

1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
1 ölçü kahve - 2 ölçü süt -> flat white
1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
2 ölçü kahve - 1 ölçü süt -> macchiatto

bütün tam otomatik makineler kahveyi ve sütü ayrı ayrı hazırlamanıza / koymanıza izin veriyor.
0
co2s2
(22.09.26)
(13)

Esmer erkeğe siyah sakal yakışmıyor mu

Cezcez
Ten de esmer sakal da siyah ve sık.
Ten de esmer sakal da siyah ve sık.
-3
Cezcez
(22.09.26)
genelde kıl pis birsey,
sinek kaydi iyidir.
-8
designer
(22.09.26)
yadigar
(22.09.26)
hiçbir sakal hiçbir insana yakışmıyor.
-9
konetsu
(22.09.26)
Orta dogu kombo.

Sinek kaydi en iyi. Tvde youtubeda sakali olan herhangi bir insani izlemiyorum bile. Tiras olsunlar önce maymun gibi dolasmak yerine.
-12
Purple life
(22.09.26)
kezban, meric paratoneri baslik olmus. kozmetik bir tercihi bu kadar igrenerek anlatan kisiler net problemlidir. problemli insanlarin fikirlerine onem vererek kendinizi kisitlayacaksaniz kolay gelsin simdiden.
+13
dokunmakalbime
(22.09.26)
@dokunma, aglamak yerine gidip tiras olabilirsin. Gitmişken sacini falan da yika da tozu topragi dökülsün bi.
-9
Purple life
(22.09.26)
sakal ve sakal sıklığı tek kriter değil ki. yüz yapına, sakalın kesimine, giyimine ve tarzına bağlı açıkçası.
+3
orpheus
(22.09.26)
kisiye gore degisir, yakisan da olabilir yakismayan da. burada sadece tenin ve sakalin degil auranin, tarzin vs. de etkisi var. ornegin diger yazarlarin dedigi gibi birinin sakalsiz olmasi direkt yakisikli, karizmatik olduklari veya sakalli halinden daha iyi olduklari anlamina gelmiyor.
-1
Sour
(22.09.26)
çene hatları belirgin olmayan yuvarlağımsı suratlı erkekler (-ki türk toplumunda çoğunluk bu fenotipte) çene hattını gizlemek ve dolayısıyla daha maskülen görünmek için sakal bırakıyor. şahsi fikrime göre çirkin olan kişi sakallı da çirkin kalıyor. bu yüzden sakalsız bir suratı tercih ederim. bunun ten rengiyle veya saç rengiyle alakası yok tabii ki. benim tercih etmem de başkasının sakal bırakıp bırakmamasını etkilememeli doğal olarak; bunu da tercihimizi söyledik diye linçleyecekler için yazayım.
0
eileengray
(23.09.26)
saç ve sakal kırlaşınca yakışıyor diye biliyorum :P

sakal pis bir şey değildir.
+1
gabe h coud
(23.09.26)
Yakışmıyor diyenleri linçleyelim arkadaşlar. Check atmıyorum onlara
-6
🌸Cezcez
(23.09.26)
sakalsiz erkek tüysüz kedi gibidir, sevimsiz!
0
banach
(23.09.26)
@cezcez
Benim cevabımdaki video sakalın erkeğin makyajı olduğundan, erkeğin sakallı ve esmer tenlisinin makbul olduğundan bahsediyordu. Bana neden tik yok peki? :)

Bu arada benim sakallar da aşağı yukarı şöyle:
is1-ssl.mzstatic.com
0
yadigar
(24.09.26)
(8)

Mobilyayı söküp kurmak için usta

yaren
SelamlarEvde daha önceden modüler olarak getirilip kurulmuş 5 kapılı gardırobu diğer odaya aktaramadık, gardırop çok büyük, kapı küçük geçmedi vs. Bunu söküp diğer odaya taşıyıp birleştirecek biri lazım. 1. Yeni gardırop gelecek, onun ustalarından rica edilir mi? Arıyorum, asla açmıyorlar, amirlerin
Selamlar

Evde daha önceden modüler olarak getirilip kurulmuş 5 kapılı gardırobu diğer odaya aktaramadık, gardırop çok büyük, kapı küçük geçmedi vs. Bunu söküp diğer odaya taşıyıp birleştirecek biri lazım.

1. Yeni gardırop gelecek, onun ustalarından rica edilir mi? Arıyorum, asla açmıyorlar, amirlerini aradım bakalım ne olacak.
2. Diyelim ki bu olmadı, bu tarz çalışabilecek usta nereden bulunur? Yer Ankara Etimesgut tarafları.

Bi yardım edin lütfen nasıl yapıcam bilemedim, nerden aldığımı da hatırlamıyorum. Kaldım mı öyle..?

Ek bilgi: kör itin öldüğü yerde yaşıyoruz, henüz mobilyacı nalbur gibi iş grupları buraya yerleşmedi, mahalle tarzı bir yerde değiliz yani, bu çözümler beni rahatlatmıyor maalesef...
0
yaren
(21.09.26)
armut'dan ilan açabilirsiniz.
+1
orpheus
(21.09.26)
Kurulum için gelen ustalar götürü çalışıyorlar genellikle. Eğer ellerinde çok iş varsa bakmayabilirler. Ama geldiklerinde kaça yaparlar sorun, aklınıza yatarsa taşıttırın.

Yoksa mahallenizi ve çevre mahalleleri dolaşın, mutlaka bir mobilyacı vardır. O halleder.
0
malheiros
(21.09.26)
Çevrenizdeki nalburlara sorun o bölgede bu işi yapan ustalar vardır yönlendirir sizi
0
Rondak
(21.09.26)
komşu ya da arkadaşlardan rica edilebilir.

www.starwoodyapimarket.com
Bağlabtı elemanları buna benziyorsa tornavida ile sökmeniz mümkün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.09.26)
yeni gardrop için gelecek ustalar hayrına yapmaz. 5 kapılı dolabın söktakı ciddi süre alır. yetişmeleri gereken bir dolu yer vardır. bir miktar nakit karşılığında yapabilirler, yapmayabilir de.
0
co2s2
(21.09.26)
gardrobu tamamen boşaltın, yeni kurulacak yeri de tamamen boşaltın, ustaların çalışacağı temiz bir alan olsun.

geldiklerinde söyleyin, önce fiyat sorun ve anlaşın. muhtemelen ya zaten buraya kadar geldik. 3 5 paramızı da alırız zaten sürse sürse 1 saat sürer demeleri çok olası.
0
omer460
(21.09.26)
Zaten ücretsiz çalıştırmak gibi bir niyetim yok, ben zalim değilim, bencil de değilim. Sadece doğru çalışanı nasıl bulurum diye endişe etmiştim.
0
🌸yaren
(21.09.26)
kimsenin zalim bencil diye düşündüğünü sanmıyorum, basit bir iş gibi görünüp iki dakikada yapabilirler diye düşünmüş olmanıza karşı söylenmiş ek bilgi cümlesi o bence.

dolabı boşaltıp hazır tutma işi çok mantıklı. nalbur vs bulamazsanız, gelen ustalar yapmazsa armut yoksa vs çevredeki elektrikçi, kapıcı da yapabilir. tek kişiyse ucundan tutmaya yardım edebilirim vs diyebilirsiniz .
0
kisa
(21.09.26)
(5)

Yeni iş mevzusu

camlicagazoz
Ben bir bakanlığa sözlesmeli mühendis olarak atandım. 7 senedir özeldeydim. Yakında başlayacağım inşallah. Yalnız çok korkuyorum. İlk günlerden özellikle çok korkuyorum. Birde yapamazsam diye korkuyorum. Rezil olmaktan korkuyorum. Evet tecrübem var ama sonuçta 7 senedir olandan farklı görev tanımlar
Ben bir bakanlığa sözlesmeli mühendis olarak atandım. 7 senedir özeldeydim. Yakında başlayacağım inşallah. Yalnız çok korkuyorum. İlk günlerden özellikle çok korkuyorum. Birde yapamazsam diye korkuyorum. Rezil olmaktan korkuyorum.
Evet tecrübem var ama sonuçta 7 senedir olandan farklı görev tanımlarım olacak. Beceriksiz herif yürü git falan derler diye korkuyorum.

Nasıl aşarım bu hisleri. Kendimi nedense yetersiz gibi görüyorum.
-1
camlicagazoz
(21.09.26)
hiç hissetme. heyecan yapıp bilmediğin bir şey varsa sakın söyleme. hep yuvarlak konuş keskin köşe olma. zaten devlet kurumu orada ki boş adamları görünce ben bunların arasında neymişim ya bile diyeceksindir.
0
gercekdunya
(21.09.26)
çok çok özel bir kurum değilse atandığınız yer genel olarak standart mühendisler/memurlar olacaktır. o yüzden kendinizi çok kasmanıza gerek yok.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(21.09.26)
gayet basit herşeyi bilemeyeceğini baştan kabul et ve öyle davran. zaten her şeyi bilmek zorunda da değilsin ve kimse de bilemez.

seni o pozisyona alan kişi-teknik müdür belli bir eğitim verecek ve hazırlık süreci olacaktır. bu süreci doğru değerlendirirsen eksiğin kalmaz. her firmanın-kurumun işleyişi farklıdır ve bir adaptasyon ve öğrenme süreci mutlaka olur.
+1
orpheus
(21.09.26)
Yeni iş olduğunun herkes farkında. İllaki bir öğrenme süreci olacak. Bu sadece senin yaşadığın bir durum değil her yeni işte yaşanan bir süreç.
Kendini kasıp olumsuz düşünmen için hiçbir sebep yok yani. Kurumun muhakkak bir yol haritası olur yeni başlayanlar için. Rahat ol. Zamanla işi kavrarsın. Adım adım. Kimse senden hemen her işi bilmeni ve yapmanı beklemez. 9-5 çalışmanın, haftasonu izninin, resmi tatillerin, birleşen izinşerin vs Tadını çıkar. Belki özelde de bunlar vardı ama kamuda daha geniş olduğuna emin olabilirsin.
0
ezkaza
(21.09.26)
Aynısı bende de oluyor. işe girdikten sonra genelde “bu muydu lan” oluyor

Ayıptır sorması kaç paraya atandınız :)

Mesaj da atabilirsiniz
0
Rondak
(21.09.26)
(8)

Eşimi ihbar etsem faydası olur mu?

yadigar
4 gün önce kedi ısırmış. Isıran kedinin bir gözü yuvasından dışarı fırlamış haldeymiş. Veterinere götürmek üzere kucaklamak isteyince ısırmış eşimi. Ne dediysem aşı olmaya ikna edemedim. "Yıkadım, iyot sürdüm" dedi. Ben bunu yasal olarak zorla aşı olmak zorunda bırakabilir miyim?Güncelleme:Isıran ke
4 gün önce kedi ısırmış. Isıran kedinin bir gözü yuvasından dışarı fırlamış haldeymiş. Veterinere götürmek üzere kucaklamak isteyince ısırmış eşimi. Ne dediysem aşı olmaya ikna edemedim. "Yıkadım, iyot sürdüm" dedi. Ben bunu yasal olarak zorla aşı olmak zorunda bırakabilir miyim?

Güncelleme:
Isıran kedişi bugün gördük. Salya artışı, saldırganlaşma vs. bir belirti yok. Ama o gözle fazla yaşamaz. Yakalayıp veterinere götüremiyoruz ki gözü ampüte edip temizlesinler bölgeyi, antibiyotiğe başlasınlar… Dün bazıları haber vermiş, belediyenin veterinerlik hizmetlerinden gelen ekip de yakalayamamış :(
-9
yadigar
(20.09.26)
videoyu gönderin

www.youtube.com
0
sivri_sinek
(20.09.26)
kedilerde kuduz pek raslanmiyor,
ama bu kuduz mikrobu da lanet bisi,
1 sene beyinde uykuya yatabiliyor,

zaten hayvanlarla hasir nesirsin, önlem olur de,
gitsin tabi,

karantina bölgesi olmadikça islem yapilmaz heral.

bir kac gün ara ile sonra bir kac hafta derken,
1 ayda 5 defa asi olunuyor sanirim.
0
designer
(20.09.26)
gözü dışarı fırlamış kuduz belirtisi değil. daha çok trafik kazası/kafa travması belirtisi.
şiddetli bir göz enfeksiyonu da olabilir.
+1
orpheus
(21.09.26)
Öncelikle, tırmalamamış, ısırmış.

Gözü fırlaması başka kedinin/köpeğin saldırısına uğraması anlamına da gelebiliyor ve saldıran hayvanın kuduz olma ihtimali sıfır değil. Yoksa ben de biliyorum kuduz belirtilerini. Zaten o yüzden istiyorum aşı olmasını. Kudurduktan sonra tedavisi yok. 10binde 1 bile olsa böyle bir ihtimal varsa, risk almak istemiyorum. Ayrıca beni de tonla kez kedi tırmaladı. Evde 4, sokakta onlarca kedi var baktığım.

Lütfen sorumun cevabını biliyorsanız yazın. Sizi ısırınca aşı olmazsınız. Sorum o değil.
-7
🌸yadigar
(21.09.26)
1- size zaman ayırıp cevap yazan insanlara daha kibar olun.

2- bir cümleyle sorunuzu araştırdım, bulduğum cevap: hukuken mümkün değil.
+3
fikrim sabit degil
(21.09.26)
3- cevabı yazdığım kişi cevabını silmiş. Emin olun üslubum onunkinden daha kibar.
-5
🌸yadigar
(22.09.26)
doguda karantina olan yerler vardi
ama
kusadasinda da farkindalik icin uyari yapilmis

sesgazetesi.com.tr
0
designer
(22.09.26)
Size daha kötü üslupla cevap yazılıp silinmişse kusura bakmayın, önyargılı davranmışım o zaman.
0
fikrim sabit degil
(22.09.26)
(9)

Ne Zaman Temizlik Yapsam

rock n roll
Bitiminde fırına kek atasım geliyor, hamur açıp börek yapasım geliyor ve bir taraftan da çay demleyesim geliyor. Neden ki? Sizde durum ne?Biraz eğlence amaçlı açılmış bir duyuru, belki sonra silerim 😊
Bitiminde fırına kek atasım geliyor, hamur açıp börek yapasım geliyor ve bir taraftan da çay demleyesim geliyor. Neden ki? Sizde durum ne?

Biraz eğlence amaçlı açılmış bir duyuru, belki sonra silerim 😊
+5
rock n roll
(20.09.26)
Keyif istemiştir canın?
benzer şekilde mini temizlik + yemek yaptım,
+2
kisa
(20.09.26)
Yorucu birşeyin ardından nefs ödüllendirilmek istiyor, bir de temizlikten sonra insana bir keyif geliyor, mis gibi olmuş her taraf şöyle bi kutlama yapılmasın mı börekli çaylı.

Bence vücudunuz haklı, ben kekin, böreğin yanındayım.
+4
tiredofwaiting
(20.09.26)
Bende kek ve börekten yanayım, aynı şekilde tüm temizlik bitince temiz ve dingin bir şekilde mutfakta bir şeyler yapmayı çok seviyorum.
+2
sinematikcrop
(20.09.26)
Ayyyyyy iyi ki duyuru açmışsın, ben de böyleyim. Özellikle yeni temizlik yapılmış evde elmalı tarçınlı ya da havuçlu cevizli kek yapmaya bayılırım. Buram buram tarçın kokan tertemiz bir ev🫶🫶💞
+4
kullanicadi
(20.09.26)
Temizlikten sonra nasıl gücünüz kalıyor yahu? Ben sırf yemek yapmamak için önceki günden yemek ayarlayıp öyle temizlik yapıyorum :d
+5
ekimoloji
(20.09.26)
Cosmicstring 1 artı, diğer cevap yazan arkadaşlar iki artı. Cosmicstring 'e de hemen bir artı daha verir misiniz lütfen

Ekimoloji'ye de lütfen bir artı daha

Bu arada cevap yazan tüm arkadaşlara ♥️
+3
🌸rock n roll
(20.09.26)
Tertemiz ortamda keyif yapmanın tadı bambaşka.
Ben de çok severim, canımın keyif yapmak istediği zamanlarda önce kalkar güzel bir temizlik yaparım, sonra da o an canım ne istiyorsa bir şeyler pişirip kahvemi hazırlar balkon keyfi yaparım.
Evde kendimle zaman geçirmek hele de böyle temiz, sessiz ortamda en sevdiğim şeylerden biridir.
+2
mutekebbir
(20.09.26)
çocukluk yıllarından kalmış bir şartlanma gibi geldi bana belki koku hafızası. temizlik malzemeleri ardından pişen hamur kokusu ?
+1
orpheus
(21.09.26)
fight or flight devreye giriyor. hayatta kalma güdüsüne girdiğiniz için de durduramıyorsunuz kendinizi. temizliğin verdiği neşe ve rahatlama ile de karbonhidrata yöneliyorsunuz.
+1
janderzel zartanyan
(21.09.26)
(12)

İnstagramdan yazmak sapıkça mı?

inte17
Küçük bir şehirde yeni sayılırım ve arkadaşım ile takıldığım bir cafe var. Cafe kimi takip ediyorsa geri dönüş yapıyor bu yüzdende algoritmama düşmüş hoşlandığım biri var.Sorun o kişi ile hiç ortak tanıdığım yok beni tanıştırsın veya inte seni beğenmiş diye haber yollasın. Daha önceden sosyal medyad
Küçük bir şehirde yeni sayılırım ve arkadaşım ile takıldığım bir cafe var. Cafe kimi takip ediyorsa geri dönüş yapıyor bu yüzdende algoritmama düşmüş hoşlandığım biri var.

Sorun o kişi ile hiç ortak tanıdığım yok beni tanıştırsın veya inte seni beğenmiş diye haber yollasın.

Daha önceden sosyal medyadan tanımadığım birine bu tarz bir niyetle mesaj atmadım ve açıkçası sapık damgası yemektende korkuyorum tanımadığım için.

Arkadaşım illa yazacaksan selam diye girme, merak uyandıracak bir şey yaz dedi. İyi tamam zaten en başta beni beğenmeyebilir ve cevap vermeyebilir, veya konuşmaya başlarız fakat ben kişiliğini sevmem konuşmayı bitiririm veya yukarıda korktuğum olay gerçekleşir.

Yaş 30 oldu bu sene, ciddi niyetlede birini arıyorum ama 15 senedirde burada yaşamıyorum o yüzden çevre edinmemde zor. Sizce kötü bir fikir mi yapmak istediğim şey?
0
inte17
(19.09.26)
kötü fikir, bu şekilde tanışma olması ve bir yere doğru ilerlemesi için karşıdaki kişinin seni epey beğenmesi lazım. ortalama ve ortalama üstü kızlara hafta en az 5 tane ekleme istegi ve benzer mesajlar geliyor. yani arada kaynar gidersin.

kafede karşılaşma olasılığın varsa yüzyüze tanışmayı denemelisin. instagramdan yazmaktan bin kat fazla şansın olur. tanışırken de amacın tanışmak olmamalı, gündelik bir sohbet tadında bir diyalog yakalamalısın. yani yanına gidip merhaba tanışabilirmiyiz veya bu minvalde bir anlam çıkacak diyalogların hiçbiri olmaz.
+2
orpheus
(19.09.26)
Benlik degil ama bircok insan o şekilde iliski yapiyor.
Dating app bana göre daha iyi. Sonucta instagrama ben birileriyle tanismak için girmiyorum. Dm yazmak asiri creepy. Ama Dating appte zaten likeladigim birinin bana yazmasi beni sevindirir.
-2
Purple life
(19.09.26)
@Purple life
Keşke uygulamaları kullanan biri olsaydı ama gerçektende kullanan birisi yok şehirde. Denedim ve en yakın mesafe Adana çıktı.
(Benim konumum Hatay)
0
🌸inte17
(19.09.26)
"Normalde sosyal medyadan tanımadığım birine yazma cesaretim pek yoktur ama [Kafe'nin adı]’nın algoritması haklı çıktı galiba. Ortak tanıdığımızın olmaması büyük eksiklik ama en azından ortadan başlama şansımız var. Tanışalım mı, yoksa bunu dijital bir tesadüf olarak bırakıp geçelim mi?"
+1
jamswety
(19.09.26)
ben de artık mesaj işinin zavallıca olduğunu düşünüyorum. özellikle izlediğim abdli bir yayıncı var laps elini uzatıp mevzuya giriyor. türkiye'ye de geldi benzer sonuçlar aldı. bir sürü ret de yiyor ama usanmadan şut çekmeye devam ediyor. süper özgüvenli ve güleryüzlü bir utanmaz olmak gerekiyor.

uzat elini tanışabilir miyiz? de tipi beğenirse devam edersin yoksa elin havada kalır hemen önündeki maçlara bakarsın
-1
deranzo1
(19.09.26)
2010 yılından beri yürümeler resmi olarak instagram üzerinden yapılıyor. İnstagramdan yaz. Reddederse kenara çekip takip isteğimi reddetmişsin diye hesap sorarsın.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.09.26)
Yaz kral. Sorun yok. Tanışmalar çoğunlukla artık instagramdan ilerliyor. Tanışmak istemek sapkınlık değildir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(20.09.26)
sapıkça değil.
ama karşı taraf ilgilenmiyorum dedikten sonrası sapıklık.
+1
co2s2
(20.09.26)
bence yazma, sapıkça değil ama tanışma şansını azaltır. küçük şehirlerde açık profil şeklinde içerik üreten birini sadece takip etmek bile bir sorun, hiçbir şey yazmasan bile seni takipten çıkarabiliyor. hatta engelleyebiliyor bile. kaç kere denk geldim. küçük yerlerde değişik kafalar var. fiziken tanışmaya çalışmak gerek.
-2
the man with no name
(20.09.26)
önce takip et sonra eski fotolardan bir kaçını beğen ki seni fark etsin. sonra yazdığında iyi kötü cevap alma olasılığın artar. bu arada yaz tabi çekinme.
0
gercekdunya
(21.09.26)
İnstagramdan yazılır hem de çok güzel yazılır. Sen burdakilere bakma, cevaplara “ay olur mu öyle şey” der ama duyuruda herkese mesaj atarlar.(bkz: swh)
+1
Rondak
(21.09.26)
Reis olayın sapıklık olup olmaması tamamen senin tipine bağlı. Böyle kızın hoşuna gitmeyecek bodur bir tipsen 5 senedir tanıdığın hatuna yazman bile sapıklık olarak değerlendirilebilir. Şöyle boylu boslu, eli yüzü çok az düzgün bi char' san bir instagram mesajı ile yıllar sürecek bir ilişkiyi başlatabilirsin. Zaten kızların ilgilendiği bir tip değilsen de hiiiiç kafanda hayaller filan kurma. Kız ortalama olsa bile mesaj kutusu zaten doludur.
+1
trixi
(21.09.26)
(4)

Zara erkek parfüm

arbre
Önerir misiniz? İnternetten alacağım.
Önerir misiniz? İnternetten alacağım.
-10
arbre
(18.09.26)
(bkz: zara vibrant leather oud)

üniversite dönemi çok kullandım, en kalıcısı buydu, f/p ürünüydü.
0
yap desem yapmazsin he
(18.09.26)
çakma dolum parfüm alacağına zara al .
0
jamswety
(18.09.26)
Silver’i kardeşime hediye almıştım, epey beğenip kendisi de almaya devam etmişti. Hafif kokular seviyorsan öneririm, ağır-tatlı kokulardan hoşlanıyorsan Tobacco serisi bayağı kalıcı. Tabi bunlar hala satıştaysa…
0
ekimoloji
(18.09.26)
zaranın tüm parfümleri bilinen tutulan marka parfümlerin imitasyonlardır. yani orjinalini sevdiğin bir kokunun ucuz zara mudailini alarak kolonya niyetine kullanabilirsin. kokusu hoşuna gidiyorsa kalıcılığı eh işte. onu da fiyatla kompanse ediyor.
0
orpheus
(19.09.26)
(10)

ben şu an iş kartım sayesinde aslında hiç para harcamıyor muyum?

hakyememyemekyerim
selam özet geçicem şimdi ben ingilterede yaşıyorum ama işim türkiyede, freelance olarak çalışıyorum ve fatura kesiyorum, serbest tüccar olarak geçiyorum neyse, bi aylığına türkiyeye geldik şu an geldiğimizden beri tüm masrafları ben karşılıyorum otel, yemek taksi aklınıza ne gelirse, eşim ise nerede
selam özet geçicem şimdi ben ingilterede yaşıyorum ama işim türkiyede, freelance olarak çalışıyorum ve fatura kesiyorum, serbest tüccar olarak geçiyorum neyse, bi aylığına türkiyeye geldik şu an geldiğimizden beri tüm masrafları ben karşılıyorum otel, yemek taksi aklınıza ne gelirse, eşim ise neredeyse hiç harcama yapmıyor hatta geçen gün sen bana iş kartını apple pay'ime ekle ben harcadıklarımı da biriktireyim dedi ve benim iş kartımı yani maaşımın geldiği ve sadece iş ile alakalı ödemelerimi yaptığım kartımı istedi bana da diyor ki işte aslında şu an cebinden para hiç çıkmayacak her şeyi vergiden düşücez aslında şu an para harcamıyoruz gibi konuştu ben de bi bok anlamıyorum bu işlerden biri bana anlatabilir mi? keriz yerine mi konuyorum yoksa gerçekten doğru mu diyor? çünkü ben bu 1 ayda çok harcama yaptım biraz bana para ödemen gerekiyor dedim o da vermeme gerek yok çünkü devlet sana e devlet sana geri ödeme yapıyor.

Sana yemeğin fiyatının yarısını versem bile para kazanıyorsun.

10 sterlinlik bir burger alıyorum.
Sana 5 sterlin ödüyorum.
Sen 10 sterlin vergi iadesi alıyorsun.
Ve 5 sterlin kâr ediyorsun. gibi bi mesaj çekmiş de :D
0
hakyememyemekyerim
(18.09.26)
Tabii uzman değilim ancak benim bildiğim kadarıyla kandırılıyorsunuz. Şahıs firmasının en üst gelir vergisi dilimi %40.

Yaptığınız işi bilmiyorum ama %20 KDV üzerinden fatura kesiyorsunuz desek;

KDV dahil tutar 120 TL desek;

(120 - KDV - masraflar) * 0.4 : max gelir verginiz olur. Kalan 0.6 lık kısım net kazancınız olur en kötü seneryoda.

Bahsedilen otel, yemek, ulaşım ve diğer masraflar bu kısımdan düşer. Masraflar kısmı ne kadar yüksek olursa vereceğiniz gelir vergisi o oranda düşük olur. Ancak 1e 1 değil tabii. İki seneryoda örneklendirelim

120 - 20(KDV) - 40(masraflar toplamı) * 0.4 : 24 TL vergi verirsiniz net kazancınız 36 TL olur.

Masraflarınızı artırırsanız

120 - 20(KDV) - 60(masraflar toplamı) * 0.4 : 16 TL vergi verirsiniz net kazancınız 24 TL olur.

Yani yaptığınız fazladan 20 TL KDV hariç masrafın sadece 12 TL si direkt sizin cebinizden çıkmış gibi olur, 8 TL si vergiden düşülür. Ancak öyle kara geçmek falan çok olacak şeyler değil. Bir de her masrafınız vergisel olarak giderleştiremezsiniz. Muhasebecinize danışmak en iyi yöntem.
0
yercekimini kendine ceken adam
(18.09.26)
vergiden düşme tam olarak öyle değil.

100 tl kazandın diyelim. normalde kazanç gelir üzerinden veriliyor.
30 tl de harcama yaptın iş için bunu gider olarak gösterdin. 30 tlnin içinden de 5 tl kdv ödedin diyelim.
gelir vergisini 75 tl üzerinden ödersin. vergi öderken de daha önce ödediğin 5 tl vergi ödeyeceğin kdv tutarından düşer.

yanlışsam düzeltin.
0
jelly bear
(18.09.26)
Abi muhasebeciye sormak en iyisi de yüzde 99 şöyle bir olay yaşanıyor gibi;
youtu.be

10 sterlinlik harcamada siz nasıl 10 sterlin geri iade alıyorsunuz hangi vergi sistemi size böyle herşeyi yüzde yüz ödüyor dünyada.
O ödediğiniz 10 sterlinden sallıyorum 2.4unu falan vergiden "düşersiniz", vergi iadesi olmaz. Kısacası ileride 10 sterlin vergi çıkarsa 2.4 düşer 7.6 ödenir.

Harbiden attığım video olayı yaşanıyor gibi. Eşiniz tax write off ile write offu karıştırmış gibi =d yani eşinizin mantığı ile yarın şirkete diye ferrari alırsanız devlet iade edecek size parayı=d
Bir de misal muhasebeci çok merak ettim sizin otel harcamalarını falan devlete ne diye yazacak? Freelance olarak konferans vardi, seminer vardı falan mi diyeceksiniz?
Yani çok bilgim yok ama yapay zeka bile güldü olaya. Bence ciddi sıkıntı var =d vergi işleri Türkiye'de ciddilesmeye başladı, ben olsam hemen muhasebeci ile görüşürüm.
0
logisticsmanager
(18.09.26)
Ustune para da veriyor mu kartin?
0
osssy
(18.09.26)
parayı iş kartından harcamanın bir önemi yok, fatura veya fiş alarak bunu masraflaştırmak gerekiyor. bu masraflar içinde kabul edilen ve edilmeyenler var.

bildiğim kadarıyla ingilterede zaten belli bir limite kadar vergi yok. türkiyede ise kardan artan oranlı vergi alınıyor. %15-%40 arası bu dilimler değişiyor.

özet para harcamıyor değilsiniz. ama harcadığınız para masraf olarak ödenecek. verginin bir kısmını (%10-20) düşürüyordur) muhasebeciniz en net yanıtı ve hesabı çıkarabilir.
0
orpheus
(18.09.26)
TR için anlatıyorum. UK'de de yaklaşık aynıdır. normalde, masraflar düştükten sonra şirket 100 lira kar eder ve bunun %40'ını, yani 40 lirasını devlete vergi verirsiniz, 60 lirasını da cebinize atarsınız. sonra gidersiniz bu 60 liranın 10 lirası ile hamburger alırsınız. elinizde hamburger yedikten sonra 50 lira kalmış olur.

eğer doğrudan şirket üzerinden alırsanız bu hamburgeri, şirket 100 lira değil, 90 lira kar etmiş olur (vergi öncesi) sonra bu 90 liranın %40'ını, yani 36 lirayı vergi olarak verirsiniz ve kalan 54 lirayı cebinize atarsınız. hamburgeri zaten yemiştiniz, cebinizde 54 lira kalmış oldu. (KDV meselesine hiç girmedim)..

yani harcadığınız paranın %100'ünü geri alamazsınız, sadece matrahtan düşersiniz, vereceğiniz vergi azıcık düşer. %40'ını geri alabiliyorsunuz gibi düşünebilirsiniz.
0
co2s2
(18.09.26)
Eğer bu kart gerçekten işletme hesabınsa ve sen sonradan muhasebecine bütün restoran, otel ve tatil harcamalarını "iş gideri" diye verirsen, muhasebeci bunların önemli kısmını reddedebilir veya açıklama isteyebilir.

Benim dışarıdan gördüğüm şey şu:

Eşin seni dolandırmaya çalışıyor gibi bir sonuç çıkaramam.
Ama vergi mantığını yanlış biliyor olabilir.
Ya da "nasıl olsa bir kısmı vergiden düşüyor" gerçeğini "devlet bütün parayı geri ödüyor" şeklinde aşırı basitleştiriyor olabilir.

Şu cümlesi özellikle alarm veriyor:

"Aslında şu an para harcamıyoruz."

Hayır, para harcıyorsunuz.

Vergiden düşülebilen bir masraf bile olsa para harcanıyor. Sadece vergi yükü biraz azalıyor.

Ben olsam şunu sorardım:

"Tam olarak HMRC'nin hangi kuralına göre Türkiye'deki bu otel, yemek ve taksi masraflarının tamamı iş gideri sayılıyor?"

Buna net ve teknik bir cevap veremiyorsa, büyük ihtimalle konu vergi bilgisinden çok varsayım seviyesindedir.
-1
jamswety
(18.09.26)
sSence böyle bir sey olsaydi herkes sirket karti üstünden yasamaz miydi? vergi iadesi öyle bir sey degil ki siz fisleri gider olarak gösterdiginizde muhasebeci wtf diyecek. uzun zamandir sirket kartiyla ödenmis gercek is yemekleri bile masraf olarak yazdirilamiyor artik.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.26)
harcadigin 100 lirayi gider olarak gostermek, 0 lira harcadigin anlamina gelmiyor asuhdaushda.

vergilenebilir gelirinden dusuluyor o 100 lira. bu kadar. atiyorum 80 bin lira uzerinden vergilenecegine 79900 lira uzerinden vergilendiriliyorsun.
0
baldur2
(18.09.26)
Mizojeni yapmak istemiyorum o yüzden genelleştirmeyeyim ama hanımınızın finansal tavsiyeleri ile devam ederseniz görünüşe göre kredi kartı ekstresi geldiğinde acaba tatil yapmasa mıydık diyeceksiniz.

Önceki cevaplarda da açıklanmış. Gider göstermek demek vereceğiniz verginin düşmesi anlamına geliyor. Yani tüm harcamalarınız şirket gideri olarak kabul edilse bile en iyi ihtimalle yüzde 40 gibi bir indirimle almış olursunuz. Ki bu da mümkün değil aslında.

Aslında para harcamıyoruz, üstüne bir de para alıcaz olayı Türkiye’deki kanunlara göre yok. İngilterede var mıdır, hiç sanmıyorum.
0
biseysorcaktim
(19.09.26)
(3)

Kablosuz dikey süpürge

rapisa
Merhaba. Kedili ev için şu süpürgeyi önerir misinizBlack+Decker BHFEV182C-QW 18V Kablosuz Dikey Süpürgehttps://app.hb.biz/YvRueb8A3ViM
Merhaba. Kedili ev için şu süpürgeyi önerir misiniz
Black+Decker BHFEV182C-QW 18V Kablosuz Dikey Süpürge

app.hb.biz
0
rapisa
(17.09.26)
ev kediliyse dyson olmalı. diğerleri zor çeker tüyleri.
-1
mikahakkinen
(17.09.26)
philips 6000 serisi iş görüyor.
0
orpheus
(17.09.26)
SHARK al paran yeterse.
0
jamswety
(18.09.26)
(1)

Megane 2 1.5 dci araçta stop sorunu hk.

biz siz onlar bensiz daha mutlular
Herkese selam. Son 15 gündür, aracımı stop ettirirken şöyle bir sorun yaşıyorum: Araç çalışır vaziyette. Start/Stop tuşuna basıyorum. Göstergeler kapanıyor. Ama motor 2-4 saniye daha normal şekilde çalışıp(tekleme, sarsma vs yok), o şekilde stop ediyor. Sorun bu. Göstergelerle eş zamanlı stop etmesi
Herkese selam.

Son 15 gündür, aracımı stop ettirirken şöyle bir sorun yaşıyorum:

Araç çalışır vaziyette. Start/Stop tuşuna basıyorum. Göstergeler kapanıyor. Ama motor 2-4 saniye daha normal şekilde çalışıp(tekleme, sarsma vs yok), o şekilde stop ediyor. Sorun bu. Göstergelerle eş zamanlı stop etmesi lazım aracın.

İşinde uzman olduğu söylenen 3 elektrikçi, 1 beyinci gezdim, sorunun kaynağını bulamadılar. İşin garibi, ustaların yanında bu arızayı vermiyor. Videoya çekiyorum(gerçi buna bile gerek yok, çok basit bir şekilde anlatabiliyorsun sorunu.) sorun denk geldikçe ama ondan da anlamıyor ustalar. Arıza "sürekli" tekrar etmediği için cihaz bağlayıp sorunu da göremiyorlar. Haliyle sorun çözülmüyor.

Bu konu ile ilgili fikir verebilecek arkadaşlar ya da daha önce başka araçlarla buna benzer sorunlar yaşayanlar varsa önerilerine açığım. Ayrıca memlekette, ustalığını makineye/cihaza tamamen devşiren ustalara da selam gönderiyorum. Bazıları motor kaputu açmaktan aciz, utanmasa onu da makinelere/cihazlara yaptıracaklar.
0
biz siz onlar bensiz daha mutlular
(17.09.26)
dizel araçta ateşleme yok dolayısıyla stop işlemi enjektörlere giden yakıt akışı kesilerek yapılır. stop edince tekleyerek çalışıyor deseydiniz bir enjektör kaçırıyor derdim ama tek enjektörde bu kadar düzgün rölantide çalışamaz. bütün enjektörler kaçırıyor olsa bu defa normal sürüşte sarsak çalışırdı.

araç bir yerden yağ-yağ buharı alarak bunu mu yakıyor bakılması lazım. durum çok tehlikeli bir diesel runawaye dönüşebilir mi kontrol edilmeli.

buradaki tamirciler hiçbir zaman analitik ve bilgiye dayalı yaklaşmaz. sadece ezber gördüğü arızayı tekrar çözebilir. yurtdışı forumlarda bu soruyu videolu olarak sormak lazım. uygun yere sorarsanız çok net yanıtlar gelir.
+2
orpheus
(17.09.26)
(10)

Yanlışım var mı

arbre
Merhaba. 1 aydır konuştuğum flört vardı. Ben yurt dışına tatile gittim bir hafta. Gitmeden önce aramız bozulmuştu. Tatilde bir kere yazdı. Hiç aramadı. 4 5 gün hiç konuşmadık Sonra ben havalimanında bir kızla tanıştım. Çok yakın olduk. Kızla story attım. Bu story'den sonra flört Whatsapp, Instagram,
Merhaba. 1 aydır konuştuğum flört vardı. Ben yurt dışına tatile gittim bir hafta. Gitmeden önce aramız bozulmuştu. Tatilde bir kere yazdı. Hiç aramadı. 4 5 gün hiç konuşmadık
Sonra ben havalimanında bir kızla tanıştım. Çok yakın olduk. Kızla story attım. Bu story'den sonra flört Whatsapp, Instagram, Ekşi Sözlük her yerden engelledi. Benim bir hatam yok bence ama dışarıdan yorum istedim.
-27
arbre
(14.09.26)
Abi zehrimizi attık mı?kiraz yediğinde boğazından geçişini gördüğümüz beyazlıkta ,atalarımızın favorisi sırp zevcelerle gece mesailerine kalıp,yaz kızım diyebildik mi?skor var mı skor?
+6
duptıs
(14.09.26)
ne var ki bunda, zamane kızları işte. Kızla story atmana kızmıştır, belki grup istiyordur.
0
rhan
(14.09.26)
@banach +1
+5
ekimoloji
(15.09.26)
ulan arbre ne adamsin ya :D
+4
antikadimag
(15.09.26)
10 sene önce harbi trollerimiz vardı, çılgın bedişteki oktay gibi adamlardı. şimdi hepsi incel amk. ekşiduyuru bitmiş.
+3
plastic_angel
(15.09.26)
Kurgusal açıdan eksiklikler olsa da senaryonun akıcılığı bizi içine çekiyor ve arbre'nin hayal dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Tarantinist ezgiler olsa da tamamen illüstrasyon bir yapım. 10/10
+5
duster
(15.09.26)
Neden sizi inandırmak! gibi bir derdim olsun ki? Az mantık kullanın. Troll olmadığımı zaten herkes biliyor da yapacak olsam bunu neden tabutuna çivi çakılmış bir sitede yapayım? Engelle engelle bitmediniz.
-9
🌸arbre
(15.09.26)
fazla düşünüyorsun.
0
orpheus
(15.09.26)
bu tip durumlarda kendini karşıdaki insanın yerine koy ve ona göre düşün derim. flört düzeyiniz nasıldı bilmiyoruz, bu yüzden yorum yapmak sağlıklı olmaz.
+1
eileengray
(15.09.26)
olm tersi olsa sen ne yapardın, biraz empati.
0
dhobyghaut
(25.09.26)
(12)

Aile evinden çıkma konusu

niyazi mısri
Merhaba, 29 yaşında evden çalışan bir yazılım mühendisiyim şu anda İzmir'de aile evinde yaşıyorum. 1+1 veya 2+1 eşyalı bir eve çıkarak artık kendi düzenimi kurmam gerektiğini düşünüyorum fakat bazı tereddütlerim var bu nedenle belki bi fikir/bakış açısı veren olur diye danışayım istedim. Şimdi piyas
Merhaba, 29 yaşında evden çalışan bir yazılım mühendisiyim şu anda İzmir'de aile evinde yaşıyorum. 1+1 veya 2+1 eşyalı bir eve çıkarak artık kendi düzenimi kurmam gerektiğini düşünüyorum fakat bazı tereddütlerim var bu nedenle belki bi fikir/bakış açısı veren olur diye danışayım istedim. Şimdi piyasa çok durgun bildiğiniz üzere bu işin birinci kısmı, diğer konu ise hem mevcut işimden memnun değilim hem de iş yerinin gelecek projeksiyonu pek güven vermiyor bu nedenlerden dolayı bir süredir iş arıyorum fakat henüz bir dönüş alamadım.

İş değiştirirken en azından başlangıçta şu işe geçtim dedirtecek bir yer olsun istiyorum şimdikinden hallice bir şey istemiyorum. Zaten piyasa durgun dedim e bir de hem remote ilanların çok çok azalması hem de benim iyi bir iş yeri istemem ve İzmir'de olmamı da göz önüne alınca İzmir'de yaşamaktan memnun olsam da İstanbul veya Ankara'ya taşınmayı da düşünmek zorunda kalabilirim.

Şimdi takıldığım nokta şu aslında işsiz kalsam çok uzamadan yeni bir iş bulurum diyecek özgüvenim olsa İzmir'de yeni bir eve çıkacağım ama bir yandan hem öyle bir özgüvenim olmadığından hem de oldu ya İstanbul veya Ankara'da iyi bir fırsat çıkarsa şu an aile evinde kaldığım için çantamı alıp gidecek durumda olmamdan dolayı böyle sürüncemede gidiyorum. E bi yandan böyle diye diye 6 ay geçti bir 6 ay daha geçmesin istiyorum, sizce ne yapmak lazım?
0
niyazi mısri
(14.09.26)
kazanç ve birikimini bilmiyorum ama eğer şartlar elveriyorsa ve ailen her şeyine karışan tipler değilse iyi kötü bir ev al - borçlan ve aile evinden öyle çık.
0
scudman1
(14.09.26)
hocam senin de dedigin gibi piyasa berbat durumda. sadece sen degil kaymak gibi yerlerde calisanlar haric kimse bu planlari yapamiyor. yani durumlar tamamen dunya'da kotu durumda, turkiye'de daha da kotu durumda.

ailen giciklik yapmiyorsa kal, sonucta yaslandin diye aile evinden ayrilip duzen kurmak gibi bir kural yok. zaten aile evinde kalma olayi is piyasasi boku yiyince normallesti. su an hedefin sadece daha iyi bir is bulmak olsun.
+2
arakaali
(14.09.26)
'yazılım mühendisiyim' bu bile sektörünün pamuk ipliğine bağlı olduğunu net olarak gösteriyor. ayrıca türkiyedeyiz ekonomik şartlar git gide kötüleşecek diyorlar ki zaten şartların iyi olduğu söylenemez.

arkadaşın söylediği çok mantıklı, ev alabilme imkanın varsa aile evi yanındayken elinden geleni yap.
-1
omer460
(14.09.26)
Ailenizle çok ciddi bir probleminiz yoksa, kira ödememe avantajınızı kullanıp birikim yapın derim. Evlenme niyetiniz varsa, finansal anlamda hazırlık olmuş olur hem.
+1
yadigar
(14.09.26)
Eve çıkmak derken kira mı o kısmı anlamadım. Eğer kira ise;

29 yaşına kadar iyi kötü bir motor, araba, arsa, ev falan almadıysanız bence tüm yatırımlarınızı ev almaya çevirin. ev alana kadar bir süre daha aile evinde devam.

İyi kötü 1+0, 1+1 bir şey almak lazım ki işsiz kalma seçeneğinde en azından aile evine dönüp kira alma veya orada oturacaksanız da herhangi bir işte bile çalışılsa en azınan kendinizi geçindirme şansınız olur.

Mevcut ülke ve sektör şartlarında ayrı kiralık bir eve çıkmak çok riskli geldi bana. Özellikle de senior, principal değilseniz. Ki onların bile bir ayağı çukurda olabilir.

Ama yok evi alarak çıkmak isteniliyorsa... o belki olabilir. Ben şahsen ev alsam bile kira getirisi olsun, aile evinde kalayım, o getiriyle de mesela arabamı da alırım ondan sonra eve çıkardım derim.
+1
ananiyimioguz
(14.09.26)
Maddi durum şöyle aile ile ortak aldığımız ev var ama kiracı var içinde, kendim birikimimi peşinat yapıp üstüne kredi çekip ev alabilirim, arabam var ama asıl kafamı karıştıran şu İzmir'de ister kiralayıp ister alıp düzen kurayım istiyorum ama saydığım nedenlerden dolayı kendimi bağlamak konusunda karar veremiyorum.

Düzgün anlatamadım muhtemelen fakat mesela İstanbul'da yaşıyor olsam ve burada kendi evime çıkmak istesem bu soruyu sormayacağım belki de çünkü diyelim işsiz kaldım zaten yazılım sektöründe İstanbul'da yeni bir iş bulamıyorsam başka nerede bulacağım gibi
0
🌸niyazi mısri
(14.09.26)
ben bu konuda maddiyata bu kadar takılmazdım. başka bir ilde iş bulursanız da tuttuğunuz evden ayrılırsınız. ufak tefek zararlar olur en fazla ne olacak, büyük bir kayıp olmaz. nerdeyse 30 yaş olmuş aile yanında yaşanmaz, bu zamanlar geri gelmez, düzeninizi kurmaya, kendi sorunmluluğunuzu almaya ve sadece kendi hayatınızı yaşamaya çalışın, doğru düşünüyorsunuz. madden kısacağınız şey düşük kiralı bir ev olması olabilir. basit eşya koyacağınız, belki konumu daha kötü vs ama kendi düzeniniz olmalı artık. bence 22-23 yaşında en geç olmalı ne olursa olsun. isterse aile dünyanın en rahatı olsun aile yanında kalınmaz bu yaşlarda.
0
awlmi
(14.09.26)
maddi olarak araban var aileyle ortak evin var bir de istediğinde kendine de ev alabilecek durumdasın anladığım kadarıyla. eğer böyleyse gerçekten evet izmir'de eve çıkarsın 1 ay sonra istanbul'a taşınman gerekir can sıkar ama maddi olarak bu rahatlıktaysan aileyle yaşamanın çok da bir artısı yok. en kötü senaryoda biraz nakliye masrafı çıkar ek olarak bir de taşınma stresin daha fazla olur o kadar. bunları da kaldıramayacak durumda değilsin diye anladım.

ama yok maddi açıdan da benim anladığım gibi değilse tablo biraz daha birikime veya güvenceye ihtiyacın varsa ben olsam beklemeye devam ederim ya şirketimde durumlar biraz daha netleşene kadar ya da yeni bir iş bulana kadar. bu arada hele de özel sektörde hiçbir zaman işler tam olarak netleşmez ama bazen çok flu olur bazen az flu olur, netleşmekten kastım biraz daha az flu olması.

awlmi'nin yazdıklarına katılmıyorum bu arada herkesin şartları hayatı çok farklı insanın bilmediği hayatlarla ilgili yok şöyle yaşanmaz böyle yaşanmaz diye konuşması yanlış. hele ki 20'lerinde türkiye gibi ekonomik şartları zor gelirleri düşük bir ülkede aileyle yaşamak çok normal. tek eve çıktığında en ucuza kaçsan aylık 50k harcayacaksın sırf hayatta kalmak için ki o da minimum. 1 yılda 600k eder o parayla yapılabilecek bir sürü şey var. ailenle aran iyiyse psikolojini bozan bir durum yoksa bekar biri için aileyle yaşamak gayet normal hatta bazen daha mantıklı olan şey. ama tabi psikolojik olarak seni kötü etkiliyorsa o zaman para hesabına bakmazsın.
0
semaforo de medianoche
(15.09.26)
Maddi durum konusu anladığın şekilde hocam. Tam olarak senin bahsettiğin durumlar kafamı kurcalıyor. Ailem ile ciddi bir anlaşmazlığım yok ama sonuçta çocuk muamelesi gördüğüm oluyor yer yer veya ben sıkıldığım için mi bana batıyor artık bilemiyorum. Özel sektör konusu da söylediğin gibi tamamen aslında hiçbir zaman yüzde yüz netlik olmaz ama en azından karar verdiğim anda benim kafamda net olsun isteğim var fakat şu an öyle bir durum yok ne zaman olur onu da pek kestiremiyorum.

İş piyasası kötü durumda olduğu için birikimi yakıp üstüne de kredi çekip ev almak yerine eşyalı kiralık eve çıkmak daha mantıklı geliyor işte onda da 1 yıllık kontrat yapılacak sonuçta oldu ya 2 ay sonra taşınmam gerekti ondan dolayı sorun yaşar mıyım bilemiyorum. Ev almayı anca evlilik durumu olursa düşünüyorum fakat onun için tamamlanması gereken başka bir eksik var :D

Yani aile ile ciddi bir problemim yok ama artık böyle gitmesin istiyorum, iş yeri mevzusu da aynı şekilde sanki (bkz: beta bölgesi paradoksu) kalmış gibiyim.
0
🌸niyazi mısri
(15.09.26)
semaforo bana katılmadığını söylemiş ama söylediklerimi farklı bir noktaya çekmiş. maddi durumu olmayan ya da çok zorlanan biri için zorla eve çık diyecek halimiz yok tabii ki. ama sizin durumunuz böyle değil, yaş 30, iş hayatınız ve geliriniz var, ailenin ekonomik düzeyi kötü değil. o sebeple böyle yazdım. 22-23 yaşından sonra aile yanında yaşanmaz diyorum ama tabii imkan varsa. gerekirse paylaşlımlı eve geçilir arkadaşlarla. imkanı olmayana ne diyelim zaten, her durum için burada exception koyamayacağıma göre yazara göre genel geçer bir düşünce yazıyoruz. demeye çalıştığımı şu, asgari imkan yakalandıysa en geç 20'li yaşların ortasında ufak ufak aileden ayrılmak gerektiğini düşünüyorum, tabi madden ve aile sağlık koşulları asgari düzeyde ok ise.
0
awlmi
(15.09.26)
kenarda en az 6 aylık, mümkünse 1 yıllık geçimini sağlayacak kadar birikimin olana kadar aile evinden ayrılma.
+1
orpheus
(15.09.26)
toplumsal dayatmalara, ezbere laflara dayanan hiç bir basmakalıp cümleyi tavsiye olarak alma. gerçeklik testini sağlam yap yani sen hep seninlesin, bir derdin varsa o da seninle beraber yeni eve taşınacak. tek erkek ayrı eve çıkmanın artısı ile eksisini tarttığında çoğu zaman eksileri ağır basar, 4-5 ay sonra ikea l koltuğunda otururken kendine "e biz bu boku neden yedik" diye sorman ihtimal dahilinde. bence tek kıstasın şu olmalı, ailenin ne derece tahammül edilebilir olduğu ve sana verdikleri rahatsızlığın objektif şekilde değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan dürüst cevabın. aile tahammül edilebilir ise gerekirse sınırlarını daha keskin bir şekilde çizip kendini izole edersin biraz daha saygı beklersin ilerisi için de bir yatırım olur. ayrıca ayrı eve vereceğin kira+giderleri sadece yatırıma yönlendirsen 1 sene sonra gayet güzel bir birikimin de hazır bekliyor olur.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(15.09.26)
(14)

100 bin km'de 2012 Golf 6’ya 250 Bin TL Bakım Masrafı Yapmak Mantıklı mı?

mahmuttt
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.

Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı temizlik ve bazı küçük eksikler yapılıyor. Toplam **250 bin TL** fiyat çıktı.

Sizce bu yaşta ve değerde bir araca 250 bin TL harcamak, 10 yıl daha kullanacağımız düşünülürse mantıklı mı yoksa gereksiz israf mı?

Ayrıca bu işlemleri yetkili serviste yaptırmak yerine sanayide ve başka bir özel serviste yaptırsam çok daha mı mantıklı olurdu? Siz olsanız ne yapardınız?
0
mahmuttt
(14.09.26)
ben olsam dışarıda yaptırırdım. dışarıda çok iyi vag grubu ustaları var. bir de işçilik ve malzeme ücreti fiyatlarını yazarsanız daha detaylı cevaplar gelecektir. sandık motor alıp koysak bu kadar masraf çıkmaz(gti ve R hariç).
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.09.26)
ben olsam özel serviste yaptırırdım. güvenilir bir usta bulup. çok çok daha ucuza gelir bu rakam. ankaradaysanız rakam almak için bir ustaya yönlendirebilirim.

ek olarak kesinlikle kullanırdım 10 sene daha
+2
kablelvuku
(14.09.26)
Kullanma niyetiniz varsa bakimini yaptirmakta bir sikinti yok ama yetkili servis takintiniz yoksa yetkili servis olmasa da biraz eli yuzu duzgun yerde ayni islemleri yaptirsaniz daha iyi olmaz mi? Yazdiginiz listede, bilgim yok ama belki su pompasi degisimi biraz cetrefilli olabilir, gerisi iscilik anlaminda cok birsey degildir.
0
mbond
(14.09.26)
saydıklarınız için bu rakam aşırı fazla.
dışarıda çok uyguna yapılır, sadece usta seçerken dikkat edilmesi gerekir.
+1
duyuruuser
(14.09.26)
nasıl 250 bin oluyor bir yanlışlık olmalı. usta'nın pavyon masrafıda içinde herhalde. 2012 model araç şu an 14 yaşında 10 sene sonra 24 yaşında bir hurda olacak. emin misiniz 10 sene daha kullanacağınıza?
0
xu
(14.09.26)
muhtemelen yürüyende bir çok şeyi değiştirecekler, devirdaim , 4 disk 4 balata değişecek, triger değişimi de olabilir. fiyat 250 bin şu yaştaki araba için çok olsa bile orjinal parça ve yetkili servis fiyatlarını göz önünde bulundurunca yüksek değil. malum orjinal serviste herşey 2 3 katı.
0
omer460
(14.09.26)
Mantıksız . Çok para bu. Üstüne 100bin TL koyduğunda yine idare edecek seviyede başka bir araç alınabilir.

Dışarıda yaptırın ama kendi paraya satmamış namuslu usta bulun bu işleri iyi bilen tanıdık aracılığıyla.
0
diyecevaplandı
(14.09.26)
arabanın piyasa değeri ne kadar? bence çok fazla. sanayide lastikler hariç 30-40k bile tutmaz bunlar.
0
scudman1
(14.09.26)
Ağır bakımdan kasıt triger kayışı değişimi diye tahmin ediyorum. Su pompası değişimi de beraberinde yapılıyor genelde, onu da yazmışsınız.

Bu ikisi dışındakiler sanayide çok daha ucuza yaptırılabilecek basit şeyler. Triger de dışarıda değişir ama güvenmiyorsanız bir tek bunu yetkili serviste yaptırıp diğerlerini sanayide yaptırabilirsiniz.
0
burfak
(14.09.26)
Bakım yapılmasına yapılmalı da, servisin 250 bin çıkardığı yerde, sanayide en fazla yarı fiyatına yaparsın. Fiyat çok uçuk geldi bana.
Wv servisinden ayrılıp kendi tamirhanesini kuran iyi bir usta bulursan en kralını çok daha ucuza yaparsın. Ben olsam öyle yaparım, ki ayda 5 bin km yapan biri olarak öyle yaptırıyorum.
0
etna
(14.09.26)
Ben 10 sene daha kullanmam, satarim oncelikle onu soyliyeyim. Hele otomatikse hic dusunmem.
Fakat siz kullanma taraftariysaniz, 10 senelik arabayi yetkili servise goturmenin hic bir mantigi yok. Yetkili servise, garanti kapsaminda ya da iyi niyet garantisini devam ettirmek isteyen araba gider. Bence tabi.
Guvenilir bir usta ve orjinal parcalarla yola devam ederdim kullanacak olsam.
0
narod
(14.09.26)
2012 passat'ım vardı, ilk sahibiydim. Dsg'den ötürü tonla uğraştırmıştı, halletmiştik şanzıman problemlerini (aşamalı olarak kavrama, volan, mekatronik değişti zamanla) Onun dışında problemi yoktu.

Km'si de sizinki kadar olmasa da düşüktü. 135bin. Geçen yıl, dediğinizi yaptım. O zamanın parasıyla 150 bin liradan fazla masraf ettim. Doğuş'ta enjektör, triger, devridaim, klima motoru, akü, şarj dinamosu vs. şimdi hatırlamadığım baya bir şeyi değişti. Ama arabanın neresini toplasak başka yeri gidiyordu. Ustalar "hocam, alman arabalarında belli bir yaştan sonra doğal. Sanayiyi sever alman arabaları" dediler

Bakın bu araba sıfır alınmış, tek sahipli, hor kullanılmamış, kazasız, kapalı garaj arabası. Süreç bıktırınca beni, hazır sıfırlamışken ve sorunsuz kullanılabiliyorken satayım dedim. Sattım. Alan kişi şehrine dönerken, yolda daha önce arıza vermediği bir sebeple arızalanmış. Etik olarak sorumlu hissettim. Halbuki gizlediğim bir ayıbı da yoktu. Adamın 28bin tl tamir masrafını ödedim ve aracı geri almayı teklif ettim. Teşekkür edip reddetti. Dedim bir daha arıza çıkarırsa bana haber verme, üzülmeyeyim. Helalleşip vedalaştık.

Yaptığım en doğru şeydi satmak.

Vag grubu araçlarınızı belli bir yaştan sonra tutmak çok mantıksız. Her gün başka yeri patlıyor.

Ekleme:
Şayet çok namuslu, dürüst, becerikli ve uygun fiyatlı tanıdık/akraba vs. bir ustanız varsa ve bazı ufak tefek aksaklıkları da problem etmeyecekseniz vw kullanmaya devam edilebilir. Ben şu kadarını söyleyeyim:

-Bu yaptıracağınız komple bakım aracı sıfırlamayacak. Araç diğer yerlerinden ama küçük ama büyük yeni problemler çıkarmaya daha sık bir şekilde devam edecek. Yetkili servis tüm indirimlere ve garanti vermelerine rağmen kazık gelecek. Ustalarla dost olacaksınız...

Benim sattığım insanlar sanayi esnafıydı. Onlar için çok mantıklı oldu. Kelepir fiyata hasarsız, diri ve konforlu bir passatları oldu.
+2
yadigar
(14.09.26)
doğru düzgün özel serviste tüm eksiklerini giderin.
not: 2005 model golf 5 kullandım 2023'te.
1.6 atmosferikti araba.
otobanda sıkıntısızca 160'la gidebilmişti.
ben de şaşırdım.
golf 5, 6, 7, bu yaştaki golf'ler romanya'da çatır çatır gidiyor ve insanlar at niyetine biniyor.
0
rain when i die
(14.09.26)
çıkan masraf bahsedilen işler için 5 kat kadar fazla. bir gariplik var.
0
orpheus
(15.09.26)
(12)

Çok ağır bir psikolojik baskıya maruz kaldım ve mahvolmuş durumdayım. Böyle bir zamanda ayakta kalabilmek için ne yapabilirim?

santimantal
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi o
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.
Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.
Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.
Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.
Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.
26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi oldu.
Artık ailesini unuttu ve ihmal etti.
Büyük işlere girişti ve pandemi zamanında işleri bozuldu.
Bu arada ben kendi mütevazı yaşamımda kendimi iyileştirmeye çalıştım.
Ve tesadüf eseri enflasyon patlamadan evvel bir ev aldım.
Abim ailesiyle birlikte tatile geldi ve evimi gördüler.
4 kişi bir hafta kalıp evimi ahıra çevirip gittiler.
Ve çocuklarının okumak için benim şehrime gelmesini,
bende kalmasını istiyorlar.
Çocuklar çok saygısız, aşırı şımartılmışlar.
Şans eseri sürekli kalmalarından kurtuldum,
Ama onların işlerini hep ben yapmak durumundayım.
Lisanüstü eğitimim yarıda kaldı.
Sinirlerim yıprandı.
Çocukların zevk sefa ve arzuları sürekli artıyor ve
faturası bana çıkıyor.
En sonunda mesafe koymak zorunda kaldım.
Abim evlenmeden önce aileye yaptıklarını sürekli
abartarak beni manipüle etmeye çalışıyordu.
Mesafe koyunca çıldırdı ve beni telefonda inanılmaz şekilde tahrik etti.
Üzerimden kamyon geçmiş gibiydi.
Sonra akrabasını bana yollamak istedi.
Çocuğu ve akrabası evimi otel gibi kullanmak istiyorlar.
Zaten iş yerinde ciddi sorunlar var: Tükenmişlik yaşıyorum.
Reddetmek zorunda kaldım ve buna da üzüldüm.
Yine de maddi olarak yardımcı olmaya çalışacağım.
Ama o kadar zorlanıyorum ki...
Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.
0
santimantal
(10.09.26)
siz onlarla zor şartlarda büyüdünüz. bir de çekingen bir çocukmuşsunuz ve hala öylesiniz. onların baskıcılığı, sizin sessizliğinizi daha da artırmış. sizin açınızdan bakıldığında durum çok yorucu, çok bunaltıcı, çok can sıkıcı, çok sinir bozucu...

ancak ben buradan baktığımda korkunç bir durum görmüyorum. kimseden korkmanıza, çekinmenize gerek yok. reddettiğiniz durumlarda haklısınız ve daha fazla reddetmelisiniz. evinize almayın. sağlıklı ve düzgün insanlar olsaydı, aileden biri birkaç gün kalabilir diyebilirdik ama değiller. evi ahıra çevirmek nedir? abimin akrabası dediğinize göre yengenizin akrabası aslında. o neden sizin evinizde kalsın ki zaten?

abinizi çalışmaya zorlayan siz değildiniz. üstünüzde hak iddia edemez. onun derdi anne babanızla, gitsin birikmiş sinirini ve şımarıklığını onlardan çıkartsın.

onun çocuklarının masraflarını neden siz karşılıyorsunuz? ne demek faturası size çıkıyor? ben ödeyemem deyin geçin. madem bakamayacaklardı, çocuk yapmasalardı. bir de bu durumun zorluğunu bu kadar iyi bilen abin, hiç düşünmeden çocuk yaptı ve masrafları size karşılaşıyor yani he? pes.

buradan söylemek bana kolay, fakat yapmanız gereken iletişimi minimumda tutmak. açık ve net olun. kırılırlar, darılırlar, gücenirler, zora düşerler, küserler diye düşünmeyin. çünkü onlar sizi düşünmüyorlar gayet açıkça görülüyor. siz darda mısınız, psikolojiniz nasıl, eviniz müsait mi vs diye sorgulamadan zoraki şekilde evinizi kullanıyorlar.

"onların işlerini hep ben yapmak durumunda kaldım" derken? kimin? çocukların mı? yapmayın ya. sizin çocuğunuz olsa eminim abiniz ve yengeniz elini kıpırdatmazlar.

madem telefonda arayıp sizi manipüle edip tahrik ediyor, telefonu açmayın.

aman abimdir, kardeşimdir, canımdır, ciğerimdir diye düşünmeyin. onlar aman kardeşim canım kardeşim diyor mu? demiyor. sizi düşünmeyeni düşünmeyin, sizi sevmeyeni sevmeyin, size değer vermeyene değer vermeyin.

aşırı bunalmış durumda olduğunuz için benim öncelikli tavsiyem aslında bir psikoloğa gitmeniz. psikaytr değil, psikolog. ilaçsız terapi. mesafe koymanızı ve sınır çizmenizi sağlayacak o özgüveni psikoloğa giderek kazanabilirsiniz. atıp tutmuyorum, bende işe yaradı.
+5
art cat chocolate
(10.09.26)
durumun korkunç değil sen öğrenilmiş korkularından dolayı böyle yorumluyorsun. şimdi en kötü durumu düşünelim abin bağırdı, çağırdı, küstü gitti. hayatında ne değişecek, ne eksilecek ? diğer durumda alttan alarak, sabrederek çok daha fazla tükeneceksin. kendin için doğru olanı seçmek bir lüks değil zorunluluktur.

manipülatif insanların en büyük kozu sana kendini kötü, çaresiz, hatalı hisettirerek birşeyleri elde etmektir. bu tuzağa düşme.
+7
orpheus
(10.09.26)
Evi sat 1+1 kiraya geç.
Hatta istersen evi satmadan sattım de, 1+1 kiralık eve çık. O süre boyunca da kendinden uzaklaştırabildiğin kadar uzaklaştır
-7
etna
(10.09.26)
Abini hayatından çıkar hocam, kendi iyiliğin için.

Benim için bunu söylemek çok kolay tabi, bunun da farkındayım.
+8
kumandanim
(10.09.26)
hocam o sınırı çizmediğin için psikolojik olarak mahvolmuş hissediyorsun.

geçmişte yaptıkları için ona teşekkür et ve artık başka hayatlar yaşadığınızı söyle, canının istemediği bir şeye evet demek zorunda değilsin.
+1
duyuruuser
(10.09.26)
Aile denen şey senin mutluluğunu isteyen, sevincinle sevinen, derdinle dertlenen, her daim yanında ve seni destekleyen insanlara denir ve bunun kan bağıyla bir ilgisi yoktur. Sırf kan bağınız var diye hayat boyu sizi aşağı çekecek, sizin duygusal durumunuzdan faydalanıp manipüle ederek kendi çıkarı kullanmaya çalışan insanlara katlanmak, destek olmak zorunda değilsiniz. Bu abiniz olur babanız olur önemli değil, içine doğduğunuz evi, ebeveynlerinizi seçemezsiniz ama kime "aile" diyebileceğinizi pekala kendiniz seçebilirsiniz.

Abi dediğiniz kişiyle ilişkinizi hiçbir karşılıklı çıkar içermeyecek şekilde sınırlayın. Sizin sorununuz hayır diyememek gibi görünüyor. Hayır demeyi ve arkasında durmayı öğrenmelisiniz. Bunu yapmazsanız bugün abiniz olur yarın bir başka asalak olur sürekli mutsuz bir şekilde bunları hayat boyu sırtınızda taşımak zorunda kalırsınız. İstediğiniz bu mu? Mutsuz bir hayat mı yaşamak istiyorsunuz? Bunu kaçarak, ev değiştirerek saklanarak falan çözemezsiniz. Sizi ne kadar zorlarlarsa zorlasınlar bu insanları hayatınızdan net bir şekilde çıkarın ve biran önce bir psikolog desteği alın. Belki bu insanları hayatınızdan çıkarmak size çok zor geliyor ama emin olun geri kalan hayatınız ve iç huzurunuz için bu gerekli. Tekrar söylüyorum, aileni seçebilirsin, kendi çıkarından başkasını düşünmeyen insanlara sırf arada bir kan bağı var diye iltimas göstermekten bir an önce vazgeçin.
+2
thracia
(10.09.26)
hic kimse icin malini mülkünü satma tabii ki. ne alaka yani?
ev senin, mal mülk senin. kimseyle paylasmak zorunda degilsin. kendi evinde kimin kalmasina izin vereceginin sinirini evi satmadan koyabilmen gerek.
abin ne yaptiysa yapti, o kismi onu baglar. sen mi söyledin ailenize bakmasini sanki? kendisi etmis yapmis, simdi senin basina kakamaz. baktiysa da kendi anasina babasina bakti sonucta.
artik baska hayatlar yasadiginizi söyle ve uzaklas. kapina mi dayanacak sanki? olsa olsa 2-3 küfür eder sonra mecbur boyun eger.
abi kisisi tam asalak. icgüveyligini kabul etmesinden belli. evine bir sokarsan bir daha bunun gibi tipleri sittin sene cikaramazsin. hayir demeyi ögrendin ögrendin...
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.09.26)
evinizi satmayın. maddi ve manevi bu kişiye bağlı olmadığınıza göre şükredip önünüze bakın. kariyerinize ve akademik hayatınıza odaklanın. ama durumu anlatış tarzınızdan psikolojik desteğe ihtiyacınız olduğu da çok açık; bunu da ihmal etmeyin.
+3
lil siztah
(10.09.26)
size düşmana gerek yok en büyük düşmanınız kendinizsiniz. abiye mesafe şart.
+1
denizmaniaherif
(10.09.26)
Yazının özeti: (sözde) aileden birinin sesi çıkmayan kardeşi üstünde estirdiği terör diyebiliriz .
Ne hakkı var?

Tamamen isteklerini reddet. şikayetçi ol. tüm delillerle birlikte mahkemeye ver.
Ailede miras vs. gibi hususlar hakkında da önlemni al ki her şeyin üstüne yatmasın .

90lardaki TV de herkeste travma yaşatan Küçük emrahın amcası gibi sürekli maddi manevi her şeyi tüketmesi aklıma geldi.
+1
diyecevaplandı
(10.09.26)
Terapi kesinlikle. Yapamıyorsan, gücün yoksa charcptt ile psikolojin üzerine konuş, açabiliyor
+2
gadlemler
(10.09.26)
Cevap yazan ve destek olan herkese çok teşekkür ederim. Bana çok iyi geldi ve zihnimde bazı şeyler biraz daha berraklaştı.

Travmatik bir çocukluktan sonra her şeye rağmen hayata tutunmaya çalıştım. Haftanın beş günü depresyonda olsam kalan iki günde çaba gösterdim hep. Bana hayatta kalmanın bedeli o kadar ağırken kuş kadar kalan canımın üzerine vahşi bir kartal gibi çullandı. Yirmi yıl önce o gittikten sonra 6 ay terapiye gidip öz güvenimi yükseltmiştim biraz. Dönüp durumumu gördüğünde buna ve maddi olarak bağımsız olmama katlanamadı. Bende olan ancak ki ona verilirse saldırmazdı. Fakat öyle bir saldırdı ki... Telefonda... O ara aklım başımdan gitti... Konuşulanları hatırlamıyorum... Akşam karanlıkta dışardaydım. Deli gibi sokaklarda yürüyerek cevap veriyordum... Bir yerde artık dayanamadım... Çok ağır bir konuyu söyleyip telefonu kapattım. Bundan sonra böyle bir insanla bir araya gelebileceğimi sanmıyorum. Beni hiç düşünmedi: İnanılmaz bir bencillik.
+4
🌸santimantal
(10.09.26)
(18)

Duyurunun yaşlıları ne durumdasınız?

titanic kemancısı
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı?Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı?
Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
0
titanic kemancısı
(09.09.26)
Bende de aynı. Üstüne bir de egeye taşınmak hedefli olmasa da kendi işimi yapayım temalı hayaller için 11 yıllık maaşlı işi tazminatı alarak bıraktık. Sonuçta tazminatın da bi hayrını göremedik. Eridi gitti. Kısacası bi halt yiyemedik şimdi gene beyaz yaka hayatına dönüş için iş bakıyorum :(
+1
teletabi
(09.09.26)
En büyük hayalim ama olmadı.

Sabahın köründe kalkıp denize giderdim, sonra sağı solu darlardım, deniz çarşaf gibiydi diye. Sonra bisikletime biner,yöresel otların satıldığı semt pazarına gider, yeşillik alırdım. Şakşuka, karpuz ve çay eşliğinde balkondan komşulara salça olurdum. Sosyalliğimle millete hayatı dar eder, zorla kahve içmeye cağırırdım.
+3
rock n roll
(09.09.26)
Kış gelince sahil kasabasında hayat durur. Hava hep nemlidir. Rüzgardan başını dışarı çıkaramazsın. Konutların hepsi yazlık düşüncesiyle yapıldığından kıçın donar. Komşularının çoğu gitmiştir, hayalet şehir gibidir. Dükkanların çoğu kapalıdır. Pantolonunun düğmesi düşse şehirlerarası yolculuk yapman gerekir. Hastane imkanı kısıtlıdır.

Yazın ipini koparan doluşur. Sahilde kıçını koyacak yer de bulamazsın, arabanı koyacak yer de, hastane randevusu da. Ayrıca bizim halkın eğlenme alışkanlığı bir gariptir. Aşırıdır, kabadır. Yazlığa gelirken, çevreye rahatsızlık vermeme kavramı geride bırakılmıştır.

Yani yaşlı isen, üniversite hastanesine yakın, bir üç harfli markete ve parka yürüme mesafesinde bir apartmanın giriş katında bir daire bak. Ötesi hayal.
+2
Mirket
(09.09.26)
Yiyorum, içiyorum, geziyorum, tavsanlar gibi koklasiyorum. Ahh bu imkanlar 18'imde olsaydi diye geciyor günlerim.
+1
duster
(09.09.26)
on sene önce sahil kasabasına taşındım, ama egeye değil marmaraya :) şu an işi de sahil kasabasında buldum yarı huzurlu yarı iş güç sebepli koşturmacalı bir şekilde yaşıyorum.
+1
pide
(09.09.26)
once ya$linin bir tanimini yapmak lazim, 60+? 70+? :D
0
cooperr
(09.09.26)
@cooperr +35
60-70 için daha var emeklilik ve bakımevi soracaz herhalde o zamanlar daha var XD
0
🌸titanic kemancısı
(09.09.26)
60, 70 i kastetmiyorsan, hele hele 35+ dan bahsediyorsan kışın muhabbet edecek adam konusunda da dara düşeceksin zaten. Onu da bil.

İlk iki sene falan eğlenceli gelebilir. Onda tamamız. Sonrasında geri dönüş planları başlayacaktır.
0
Mirket
(09.09.26)
35 yasinda emeklilik ne ya? 1800'lerde mi yasiyoruz? yas 36, gunde 15 saat falan calisiyorumdur. eger bu yasta daha az nasil calisirimin hayalini kuruyorsaniz o hayal ettiginiz emeklilige 60'inizda bile ulasamazsiniz. bu yaslar calismak icin pik yaslar.
+1
Sour
(09.09.26)
sour +1
60 oncesi emeklilik falan.. hem zengin hem de ciddi monotonluk hastasi olmak lazim boyle hayaller icin. param olsa bile 55 oncesi aklimdan gecmez, daha moruklamadik ulen..
+1
cooperr
(10.09.26)
Koşturmaya devam her geçen gün artarak hemde, bu tempoya alıştıktan sonra sakin yer bize ızdırap olur
0
basond
(10.09.26)
dilemma of subscribtionability
(10.09.26)
40indan sonra isi, gucu, aileyi, esi, dostu, arkadasi herseyi birakip tek basima guney avrupa'ya geldim. dibin dibini gordum. sonra bi firsat cikti karsima. ona tutundum onun etkisiyle farkli seylerle hayata karisiyorum. sahil kasabasi hayali olmasa da, sadece kendimden sorumlu birsekilde minimalist ve huzurlu bir hayat yasiyorum.
+1
buenosdias
(10.09.26)
insan kafayı toplayınca en şanslı-avantajlı dönemin aslında 40lı yaşlar olduğunu anlıyor.
+1
orpheus
(10.09.26)
istanbulu bırakıp sahil kasabasına taşınma hayalim pek tabii var ancak 40 yaş olarak gitsem alkolik olurum herhalde. Ne yapacaksın ki? Sabah 7 uyandın kahve koşu deniz ee?
12'ye doğru başlarım içmeye

Istanbul'da hayat bunu engelliyor hiç olmazsa en azından böyle avutuyorum kendimi
0
croswell
(10.09.26)
Ortalama omur 80,
Emeklilik yasi 70

Adam 35'e yasli diyor aw.
+4
baldur2
(10.09.26)
Yarın teklif gelse, ardıma bakmam.

32, e.

Yemişim şehrini trafiğini.
0
baldan kaymak
(10.09.26)
Buradayiz burada 40+ olarak selam olsun
Valla iki ulke arasi mekik dokumaca ama hala bir turlu oh be diyip huzura eremedik en cok da cocuklarin gelecegi nolcak en buyuk gundemimiz
Yani orta uzun vadelerde gorunuyor anca o sahil kasabasi biz de bakalim
0
darthvader
(10.09.26)
(6)

Yeni veteriner kliniğim için web sayfası

slymene
Selamlar, Yeni acilacak veteriner kliniğim için yönetmesi kolay, en uygun fiyatlı, sade ve şık görünen hazır ücretli veya ücretsiz tasarımlar arasından seçim yapabileceğim, içeriğini kendim doldurabilecegim makul bir web sitesia xmak istiyorum. Siteye trafik çekme amacım yok, yalnızca klinik hakkınd
Selamlar,
Yeni acilacak veteriner kliniğim için yönetmesi kolay, en uygun fiyatlı, sade ve şık görünen hazır ücretli veya ücretsiz tasarımlar arasından seçim yapabileceğim, içeriğini kendim doldurabilecegim makul bir web sitesia xmak istiyorum. Siteye trafik çekme amacım yok, yalnızca klinik hakkında klasik bilgilerin olduğu basit bir web sayfası olacak.

Bu işler nasıl olur bilmiyorum, en başından ismi nereden alayım, hangi altyapıyı kullanayım, hangi paket işimi görür? Mesela bazı GB seçenekleri var ben neyi seçmeliyim, bu site sürekli ziyaretci alan bir site olmayacak, belki ayda 50-100 kişi girer veya girmez.

Özetle, nereden ve nasıl başlayayım?
0
slymene
(09.09.26)
Wordpress tema diye aratın
Sevdiğiniz bir tanesini seçin. Sonra Wordpress içerisine eklenir. Zor bir şey değil. Daha sonra teknik detaylar için yardımcı olurum
0
kisa
(09.09.26)
hocam sana wordpress lazim kisa'nin dedigi gibi. ancak bu islerden anlamiyorsan kafan cok karisir. ustune bir de saglayicilardan hosting almak ve isletmek senin icin yorucu olur. bu yuzden bence direkt wordpress.com'dan paket al. domain adini (slymene.com vs) cloudflare registrar uzerinden alabilirsin.
0
arakaali
(09.09.26)
normalde php hosting tutulur, cpnel'den wordpress yüklenir ve sql database ismi yazılarak site aktifleştirilir. sonra temalardan uygun bir tema seçilip içerik doldurulur. domain + hostinge ayda maksimum 2 dolar ödenir.

yok ben anlamam database kurmaktan deniyorsa da statik sayfalar manuel olarak .html formatında düzenlenir ve hosting yönetim panelinden site dizininin içine yerleştirilir.

ondan da anlamıyorsanız bir çocuğa 3 bin papel ateşlenir, 2 bini yıllık site masrafına harcanır, 1000 lirasıyla da 2 paket sigara alınır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.09.26)
wordpress teması + claude üyeliği ile (20 dolarlık yeter) 2-3 günde çok şık bir site yaparsın.
0
orpheus
(09.09.26)
Wordpress üzerinden bir alan adı aldım aynı zamanda wordpress premium aldım ve web sayfamı oluşturdum başlangıç için beni yormadı destek olanlara teşekkür ederim
0
🌸slymene
(09.09.26)
wix'e de bir goz atmalisin.

www.wix.com
0
KafayıYedimAbi
(10.09.26)
(7)

İ20 vs Clio

oylesine sordum
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan as
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan asıl şey uzun yolda ne kadar rahat/konforlu olduğu.

Bu araçları tecrübe edenler varsa fikirlerini paylaşabilir mi?
0
oylesine sordum
(03.09.26)
ikisi arasında kalıyorsanız bence Clio öne çıkar. Fakat 1.0 Sce değil mutlaka turbolu 1.0 Tce bakın.
+1
awlmi
(03.09.26)
clio ile karşılaştıramayacağım ama istanbul içinde ve yılda birkaç kez ege'ye/ankara'ya gidip gelmek için i20 kullanıyorum. bence fiyatına göre donanımı çok iyi. konforlu ve kompakt. trafikte de çok rahat. geçen gün arkadaşımın t-roc'una bindim ve i20 çok daha iyimiş dedim içimden. ben kendisiyle mutluyum. istanbul'daki yetkili kağıthane servisini de ayrıca seviyorum. benim deneyimim olumlu.
edit: 1.4müş benimki
+1
eileengray
(03.09.26)
70 bin km yaptığım otomatik clio 1 tce aracım var. aracın performansı iyi şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. turbolu motor olduğu için bence biraz fazla yakıyor. b segment arabayla uzun yol konforlu olmuyor. kullanma yönünden sıkıntı yok ancak boyum 1.87 4 saatlik yolculuk sonrası araçtan indiğimde ayaklarım ağrıyor.
0
mikahakkinen
(03.09.26)
aralarında çok bir fark yok, i20 uzun yol için 1 tık daha konforlu ve görüş açısı biraz daha geniş.
4 saatin üzerindeki uzun yolda, hep aynı pozisyonda oturmamak için mutlaka en az 3 kere koltuğun ayarlarını değiştiriyorum faydası oluyor.
0
duyuruuser
(03.09.26)
bu tip araçlarda motordan daha önemlisi şanzıman. sürekli dur kalk trafiğine uygun bir şanzıman tipi seçmek lazım. o da aslında eski nesil tork konvertörlü.
+1
orpheus
(03.09.26)
1 yıl farkla 2020 1.3 clio tercih ederdim.
0
a darkness coming
(03.09.26)
@orpheus +1

Bu motorlar zaten 100 beygir, 1litre 3 silindir olmasına kanmayın.

1.5dci 4 silindir ama 90 beygirdi.

Ama 1l motorların çekişinin zayıf sanılmasının nedeni, şanzıman ve lastikler.

Aracınız tekerlere çok yüksek kuvvet iletebilir ama lastik ile yol arasındaki sürtünme kuvvetini aşarsa patinaj çeker => araba çekişi düşürür

Şanzıman da zaten duruma kuvveti yükseltiyor. Dişli aralıkları çok yüksekse, çekiş için arabanın en yüksek güç ürettiği/devire yaklaşıyorsunuz.

Üstüne bunlar manual otomatik. Eskiden turbo makinesi ile kontak sağlanıyordu.
0
substituent
(03.09.26)
(7)

Kendinize eksi veya artı veriyor musunuz?

gabe h coud
Ben şöyle yapıyorum. Önce bir süre bekliyorum. Benim yazdığım bir yorum eksilenmiş ise kendime eksi veriyorum. Artılanmış ise artı veriyorum. swh.Eksilenen yorumuma eksi verdim diyelim. Sonra artılanarak artıya geçti. O zaman da değiştirip artılıyorum :) Vice versa.Edit: Mesela şimdi -7 olduk, bir e
Ben şöyle yapıyorum. Önce bir süre bekliyorum. Benim yazdığım bir yorum eksilenmiş ise kendime eksi veriyorum. Artılanmış ise artı veriyorum. swh.

Eksilenen yorumuma eksi verdim diyelim. Sonra artılanarak artıya geçti. O zaman da değiştirip artılıyorum :) Vice versa.

Edit: Mesela şimdi -7 olduk, bir eksisi benden geldi :)

Siz nasıl yapıyorsunuz?

Reddit'te her yorum +1'den başlıyor, sizin kendi yorumunuzu +'ladığınızı varsayıyorlar. Öyle olsa daha iyi mi olurdu?
-16
gabe h coud
(03.09.26)
Bu eksi artıları düzenli aralıklarla takip ediyor musun gerçekten? İlginçmiş.
+2
mor oje
(03.09.26)
Peki, açıklayayım. Bildirim geliyor ya sağ tarafta yeni bir yorum olduğunda. O zaman kendi yazdığımı da görüyorum. 15 dkda bir alarm kurup gidip kontrol etmiyorum :)
0
🌸gabe h coud
(03.09.26)
ben başkasına veriyorum genelde + yı. bir kaç kişi için otomatik eksiye basan götelekler var. makul bir soru ya da cevaba bakıyorsun 1 tane eksi. belli ki sırf o yazdı diye yapılmış ben de görünce dengelensin diyorum. ha bir sürü - alınmışsa ona bir şey demiyorum.
not: şimdi sana - verdim, niye? -6 olmuş zaten, 7 olsun dedim ama hiç bir şey iade etmiyor. + olsaydı çoğunlukta o sayıyı byütürdüm. bilemedim neden
0
kisa
(03.09.26)
bak aynıyız. artıya artı, eksiye eksi :)) bence olay seçimdeki gibi. %90 bir şeyi seçiyorsa, diğer aday zaten seçilemez diye seçilecek adaya veriyorlar. verdiğin oyun bir değeri olsun isteyen insan psikolojisi mi. psikologlar göreve.
0
🌸gabe h coud
(03.09.26)
:D ya bence aynı şey değil. burada bir önemi yok ki
+1
kisa
(03.09.26)
kendi duyuruma ertesi gün bir defa bakarım - gerekirse yanıtlarım. kendime eksi veya artı vermiyorum.
0
orpheus
(03.09.26)
aldigim bir aksiyon tepki goruyorsa sikintiyi geri cevirmeye calisirim, o yuzden bir soruma 20 tane negatif donus almissam silerim gider. kendime eksi versem ne olur vermesem ne olur.
0
cooperr
(03.09.26)
(25)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(8)

50cc motor

hlt1985
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
-1
hlt1985
(23.08.26)
düştüğünde iyi hissetmiyorsun,
sağ kalirsan acıyor,
sağ kalmazsan arkadaki üzülüyor falan.
-2
designer
(24.08.26)
50cc alma derim. min 100-125cc iyi olur. çin malından uzak dur. sym-kymco gibi taiwan malı motorlarla başlayabilirsin. sym fidlle serisi güzeldir.

bir de 300-500 metre bile olsa mutlaka kaskını takman lazım. düşük süratte düşüp kafasını kaldırıma vurduğu için ölen insanlar var.
0
orpheus
(24.08.26)
6 yıldır bu amaçla (ekmek alma, yakın mesafe vs) elektrikli scooter kullanıyorum. ehliyetiydi vergisiydi derdi yok. büyükşehirde her türlü iki teker riskli yalnız, max 30 basan aletten düştüm de 1 ay yattım haberin olsun.
0
yap desem yapmazsin he
(24.08.26)
yazlık yerler gibi küçük bir beldedeyseniz 50cc alıp geçin.
büyük şehirdeyseniz en az 125cc.

çünkü motorun pratikliğine alıştıktan sonra araç kullanmak hamallık geliyor. o ekmek alıp markete gitmelerin mesafeleri uzuyor. şehir içinde de 50cc gerçekten tehlikeli.
0
duyuruuser
(24.08.26)
yaş 40. 3 sene önce yavaş giderken ayağımı yere attığım için öçl kopardım. geçen gün motordan düştüm hızlı değildim ayak şişti. yakın mesafede sıkıntı olmaz. kullanması kolay. ama dikkatli olmak lazım. marka önerim arora.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
uzun yola değil, azıcık şehir içi otobana çıksanız dahi 50'lik yetmez.
bence 150'lik var; mesela e-5'te sağ şeritte yol açıksa, 90'la gitsem bile huzur vermiyorlar.
0
lil siztah
(24.08.26)
Motorla trafikte güvende kalabilmek için bazen aniden hızlanman gerekebiliyor. 50’lik motorlar çoğunlukla bunu sağlayabilecek bir ivmelenmeye sahip olmuyor. Önerim 125-150 cc kapasiteli bir motor alman. 50’liklerin çoğu otomatik, (yani CVT). hızlanmaları daha stabil ve kesintisiz oluyor. Ancak motor gücü düşük olduğu için gerektiğinde ani hızlanmayla bir tehlikeden uzaklaşma imkanın oldukça sınırlı.
0
nejdet c
(24.08.26)
Şehir önemli. İstanbulda sürülmez büyük risk. Bi motor fiyatı da kaska vermen lazım. Kask önemli. Bir de o 50likleri 80liğe çeviriyorlar. Onu da yaptır.
0
jackyr
(24.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.