Giriş
(2)

Yapay zeka kullanarak sadece tanımlı kaynaklar arasında mühendislik çalışması yapmak

conanboomer
Sevgili YZ mühendisleri, akademisyenler ve mühendisler.Bir süredir CAHTGPT ve Gemini ile bir proje üzerinde çalışıyorum.Çalışma sonucunda var olan bir mühendislik makinesini daha iyi hale getirmek ve optimize etmek istiyorum. Neden bunu yapıyorum çünkü v1 sistemini kendi bilgi ve tecrübem dahilinde
Sevgili YZ mühendisleri, akademisyenler ve mühendisler.

Bir süredir CAHTGPT ve Gemini ile bir proje üzerinde çalışıyorum.
Çalışma sonucunda var olan bir mühendislik makinesini daha iyi hale getirmek ve optimize etmek istiyorum. Neden bunu yapıyorum çünkü v1 sistemini kendi bilgi ve tecrübem dahilinde yaptım sistem çalışıyor MVP ortaya çıktı, fiziki olarak çalıştırabiliyorum makineyi. Ancak MVP sonrası gelen POC lerden yeni istekler geldi e mühendislik altyapısını güçlendirmem gerekti. Bu sebeple kendi tecrübem yetmiyor bu sebeple literatür taraması ve kaynaklar araştırdım.

Çalışmak istediğim alanla ilgili 250 civarı kaynak buldum ve bunları çoğunluğu okunabilir PDF olacak şekilde bilgisayarıma indirdim.

Başlangıçta her şey iyi gidiyordu. Kaynakları drive içine attım ve YZ ajanına soru sordum ama istediğim hassasiyette cevap alamadım. Akademik kaynaklar bu alanda belli makaleler, kitaplar ve deneyler yayınlamışlar. Hepsini okusam defterime not alsam 1 sene sonunda eminim istediğim optimizasyon sonucunu yaparım. Tabi böyle bir vaktim yok ve akademisyen değilim. Keşke olsaymışım ;/

Çalıştığım alandaki mühendislik başlıkları kabaca:
Akışkanlar Mekaniği
Isı Transferi ve Termal Yönetim
Katı Cisim Mekaniği
Malzeme Bilimi – Termoplastikler
Polimer Kimyası
Polimer Reolojisi
Yapısal Mekanik (Statik, Dinamik, CAE)
Elektrik / Elektronik

İster istemez her bir kaynak bu başlıkların hepsini kullanıp araştırma yaparken bazıları da sadece bir başlığı kullanmış.

Soru:
Mühendislik problemleri çözmeye çalışan ve 250 kaynaklık havuz ile çalışma yapacak kişilere hangi teknikleri önerirsiniz? Dış internete açılmadan kapalı havuzda nasıl Ar-Ge yapıyorsunuz?
+1
conanboomer
(27.09.26)
bahsettiğin alanların bazıları örtüşüyor ama bazıları bağımsız konular. öncelikle sorunları tespit. o alana odaklanmış kaynaklar ile çözümün planlanması ve uygulanması şeklinde izole etmelisin. şu an en iyi yz modelinin contex penceresi 1M ama 500K ulaştığı anda baştakileri unutmaya başlıyor - saçmalıyor. evet sen haklısın demeler başlıyor.
özetle sorununu-işini olabildiğince ufak parçalara bölüp modellerle böyle çalışmalısın.

ama ne yaparsan yap bu alanlarda belli bir seviyede uzmanlığın yoksa yarı yolda kalırsın. bahsettiğin konular web sitesi yapmak - android app yazmak gibi binlerce örneği bulunan işler olmadığı için ai burada varsayımsal çalışacaktır. bu varsayımlardan hangisi mantığa uygun hangisi yanlış yola gidiyor bunu senin fark edebiliyor olman lazım.
+1
orpheus
(27.09.26)
hocam biliyorsundur ama yine de yazayım notebooklm bunun için var.
kaynaklarını içine at ve kullan.
kaynakları drive'a atıp okutmaktan daha iyi çalışır.
+1
duyuruuser
(10 saat)
(4)

hoparlör, kulaklık gibi elektriği sese dönüştüren cihazlar enerji harcamıyor mu?

kibritsuyu
bunu sorarken kendimi gerizekalı gibi hissediyorum. bir aydınlanma yaşadım sanki. bu cihazlar sadece cihazdan gelen elektriksel sinyali mekanik/manyetik olarak sese mi çeviriyor? kendi içinde bir öz enerji tüketimi yok mu? zira kablolu ses cihazlarının herhangi bir enerji girişi yok, ben hep bağlana
bunu sorarken kendimi gerizekalı gibi hissediyorum. bir aydınlanma yaşadım sanki. bu cihazlar sadece cihazdan gelen elektriksel sinyali mekanik/manyetik olarak sese mi çeviriyor? kendi içinde bir öz enerji tüketimi yok mu? zira kablolu ses cihazlarının herhangi bir enerji girişi yok, ben hep bağlanan kablodan alıyorlar diye düşünmüşüm.

yani bir kulaklığı telefona bağladığımızda kablonun üç tane damarı var, sağ, sol ve şase. hoparlörü amfiye bağlıyorum iki damarı var, biri canlı, biri şase. e hani elektrik?

şunun için soruyorum. oğlanın bir bluetooth kulaklığı var. kulaklığın aynı zamanda kablo bağlantısı var, 3.5mm aux kablosuyla bağlanıp kullanılabiliyor. oğlan kulaklığı playstation oynarken kola takıp kablolu olarak kullanıyor. dedim arada şarj et, o kablo sadece ses iletimi içindir. günlerdir kullanıyor, şarjına baktık %100. yani bluetooth kullanmadan sadece ses için kabloyla bağlayıp kullanınca hiçbir şey tüketmemiş. playstation kolundan aux kablosuyla enerji aldığını da sanmıyorum.
0
kibritsuyu
(27.09.26)
Aux kablosunu bağladığın anda kulaklık kendisini pasife alıyor.ihtiyacı olan enerjiyi koldan aldığı minimal akımla sağlıyor.çıkardığın anda bluettotha geçip pillerini kullanmaya başlıyor
0
duptıs
(27.09.26)
Genel basit kablolu kulaklık mantığı şöyle.verici cihazına jack vs taktığında driverlar bunu algılar ve iletmesi gereken bilgiyi,sesi AC akıma çevirir.bunu kablodan kulaklığın reciever kısmına gönderir.burada önce bobin bunu karşılar ve manyetik bir alan yaratır.bu manyetik kulaklık içindeki mıknatısı ileri geri ittirerek hava içerisinde sesi titreşimle oluşturur ve bu diyaframa iletilir.sende bunu kulağına dayıyarak sesi duyarsın.ilave bir enerji aktarımı olmaz.pasif hali bu
+2
duptıs
(27.09.26)
ya mantık aslında çok basit.

bir bobin ve karşısında bir mıknatıs var. bobine elektrik verirsen mıknatısı ileri iter - ters yönde verirsen kendine çeker. şimdi bu elektriği ses oluşturacak frekans ve dalga formunda verirsen o mıknatıs ve ona bağlı diyafram aynı şekilde titreşir ve ses oluşur.

öz enerji tüketiminden kastın nedir bilmiyorum ama giren enerjinin bir kısmı mekanik harekete bir kısmı da ısıya dönüşüyor. başka gideceği bir yer yok.

basit bir pusula , biraz kablo ve kalem pil ile bunun deneyini görsel olarak yapabilirsin.
+1
orpheus
(27.09.26)
Duptıs’ın anlattığı gibi çalışıyor. Standart bir 3.5mm jakı telefona taktığınızda kablodan yaklaşık 0.3v ila 1.2 volt arası gerilimde elektrik geçiyor. Yaklaşık 10-100 miliamper şiddetinde akım geçiyor kablodan. Yani bir enerji harcanıyor. Ama az bir enerji. 10 ila 100 miliwatt arası. Bu enerji de tabii ki cihazın enerji kaynağından (radyonun pili, telefonun bataryası vs.) temin ediliyor.

Eğer amfi kullanılıyorsa, kablodan daha fazla şiddette akım geçebilir, daha yüksek gerilime ulaşılabilir. Dolayısıyla daha fazla güç tüketilir. O yüzden amfilerin ekstra güç kaynağına (adaptör, pil vs.) ihtiyacı oluyor.

Verdiğiniz ps örneğinde, kablo takılınca, kablodan gelen elektriği yani kumandanın pilindeki elektriği kullanmış oluyor. Ama bu çok düşük miktarda zaten.

Jak’ın halkalarına gelince, 2 halkalı ise (stereo) 3 tane metal kısım olmuş oluyor. Uçtan sapa doğru sol, sağ ve toprak. 3 halkalı (mikrofonlu) ise, sol, sağ, toprak ve mikrofon. Takdir edersiniz, kablodan kulaklık ucuna bir sinyal gelecekse, bu zaten elektrik akımı olacak. Yani bir güç kaynağına ihtiyacı var. O da jakın takıldığı giriş hangi aletse (radyo, telefon, ps kumandası, walkman vs.) onun pilini tüketecek ama çok ihmal edilebilir seviyede…

Kablosuz kulaklıklarda dahili pilin bir kısmı ses için kullanılsa da, ciddi bir kısmı kablosuz sinyallerin alıcısı ve modülasyonu için kullanılıyor. İçlerinde kendi çaplarında mikroçipleri var ve güç tüketiyorlar haliyle…
+1
yadigar
(27.09.26)
(3)

schengen ve bankadaki para miktari

baldur2
1- en az 3 ay mi kalmasi iyi bir gosterge?2- 200k iyi mi sizce? almanya veya hollanda gibi bir ulkede 7-10 gun vizeye basvurmak icin.
1- en az 3 ay mi kalmasi iyi bir gosterge?
2- 200k iyi mi sizce? almanya veya hollanda gibi bir ulkede 7-10 gun vizeye basvurmak icin.
0
baldur2
(26.09.26)
gunluk 125 euro yeter
+2
buenosdias
(26.09.26)
fazlasının sanıldığı gibi bir avantajı yok. tamam çok parası varmış hemen verelim vizeyi demiyorlar. avrupalı gibi düşünün günlük belirlenen mikar x kalınacak gün kadarı olması yeterli.
+1
orpheus
(27.09.26)
Para gayet yeterli, üç ay kalması da bence sorun değil.
0
kondansator
(13 saat)
(4)

Yazılımda hangi alana yönelmeliyim?

thawne
İyi bir üniversitede 3. sınıfım. Artık alanımı seçmem gerekiyor. Ortalamam da 3.0 civarı.Backend, AI/ML, Computer vision, siber güvenlik, cloud, devops vs.Şimdi AI/ML, Computer vision gibi cs-math-stat heavy bir alana yönelirsem master yapmam gerekecek. O yüzden ortalamayı daha da yükseltmem lazım.K
İyi bir üniversitede 3. sınıfım. Artık alanımı seçmem gerekiyor. Ortalamam da 3.0 civarı.

Backend, AI/ML, Computer vision, siber güvenlik, cloud, devops vs.

Şimdi AI/ML, Computer vision gibi cs-math-stat heavy bir alana yönelirsem master yapmam gerekecek. O yüzden ortalamayı daha da yükseltmem lazım.

Kafam çok karışık hangi alanı önerirsiniz? Computer Vision'a ilgim var lakin iş imkanı nasıldır almanya'da iyi bir üniversitede veya diğer avrupa ülkelerindeki iyi okullarda master yaparsam bu alanda iş bulabilir miyim? Yoksa backend'e yönelik distributed systems, ai infra tarafında mı uzmanlaşayım?

bir diğer seçenek de faang için hazırlık yapmak, bizim bölümde mezun olur olmaz google, meta, apple vs. avrupa ofislerine software engineer olarak girenler var (son senelerde bile, 2026 mezunu tanıdığım fransa google'a girdi) ama nasıl yapıyorlar bilmiyorum, sordum cevap vermediler.
0
thawne
(26.09.26)
robotik ai ya da siber güvenlik.
+1
orpheus
(26.09.26)
bir kidemli sizma testi uzmani olarak siber guvenlik alanini turkiye'de onermem cunku sektor kasar dolu. diger sorularin cevabini bilmiyorum.
0
arakaali
(27.09.26)
10 sene önce olsaydı muhtemelen sana farklı şeyler söylerdim. Ben de master yaptım ama AI/ML tarafının bugünkü kadar öne çıkacağı o zamanlar bu kadar belli değildi. :)n Ben olsam bugün backend + distributed systems + tarafında yoğunlaşıp, üzerine cloud/AI infrastructure eklerdim. CV ilgini gerçekten çekiyorsa master ile o tarafa da kayabilirsin. Ama sırf iş imkanı için alan seçmezdim. Çünkü çok geçmeden tatminsizliğini yaşarsınız.

Unutmadan şunu da söyeyelim; iyi bir üniversitede okuman veya o ortalaman seni sektörde tek başına hayatta tutmaz. Biraz da elini kirletmen, gerçek dünyaproblemleriyle uğraşıp piyasanın ne istediğini koklaman lazım.
0
datnet
(27.09.26)
okuluna guvenmeyi kesinlikle birakmalisin. cok degisik bir doneme girdik. backendci halimle bir suru mobil app, next-astro ile at kosturabildigim on yuzleri olan projeler yapabiliyorum artik. sektore, kavramlara ve gercek problemlere hakim oldugum icin bir vibe codera gore cok daha ciddi yaptirabiliyorum bir cok seyi. bu donemde tek bir alana odaklanamiyorsun malesef. bence en cok zevk alabildigin alani bulup once onun uzerinde yogunlasip uzmanlasmani oneririm. diger alanlari da yan taraftan ai yardimi ile cozebilecegin bir yetkinlige tasimani oneririm kendini.
0
vadrigar
(21 saat)
(4)

Bahçeye internet genişletme (garaja)

tchuck
şimdi evimde https://www.trendyol.com/tp-link/deco-e4-ac1200-tum-evi-kapsayan-mesh-2-li-wifi-sistemi-p-1163441217?boutiqueId=61&merchantId=133925&storefrontId=1&countryCode=TR&language=tr&gads=true şu arkadaştan var toplamda 3 adet.1 tanesi üst katta, 1 tanesi modem yanında, 1 tanesi de salonun ucun
şimdi evimde www.trendyol.com şu arkadaştan var toplamda 3 adet.

1 tanesi üst katta, 1 tanesi modem yanında, 1 tanesi de salonun ucunda yer alıyor tüm eve internet dağıtması için.

evin hemen altında, bir beton bloğun içinde araba garajım var. beton nedeniyle bu internetten asla nasiplenemiyor. garajın ön tarafı açık, ama üstü beton ve üstünde evin ön verandası var. burdan internet geçmiyor.

yani en azından bu deco'lar ile geçmiyor.

buraya düşük hızlı da olsa bir internet uzatabilir miyim?
bu deco ile uyumlu bir cihaz olursa iyi olur, tekrar bi ton para vermek istemem farklı bir sistem kurmak için.

var mı böyle bir eşy?
yoksa illa ki gidip ethernet kablosu + router falan mı uzatmam gerekiyor?
0
tchuck
(24.09.26)
bu işi aydınlatma gibi düşün sinyalin yansıyacağı veya içinden geçeceği bir alan olması lazım. beton blogun tek açıklığı garaj kapısı ise o repeaterlardan birini bahçeye garaj kapısının karşısına koyman lazım. evin etrafı da agaçlık vs. sinyal yansıtacak yakın bir bina yoksa çözüm bu. ya da garajdan eve geçiş yolu üzerinde bi yeri de deneyebilirsin.
0
orpheus
(24.09.26)
elektrik ayni fazdaysa powerline ile ekstra kablo cekmeden cozebiliriniz: www.tp-link.com
+2
lemmiwinks
(24.09.26)
Dördüncü deco'yu garaja koyabilirsiniz ama önce eldeki 3 cihazla test edin, ünitelerden biri garajdayken işinizi görecek kadar sinyal alabiliyorsa masraf yapmadan çözmüş olursunuz.

Bu olmuyorsa ve evdeki elektrik tesisatı tek fazlı ise ya da (3 fazlı olsa bile) garajdaki prizle üst katlardaki herhangi bir deco'ya yakın priz aynı sigortaya bağlı ise powerline ağ adaptörü ile çözebilirsiniz. En ucuzundan tp-link powerline adaptör seti alın, zaten 2'li satılır bunlar. Örneğin birini salona koyar ethernet ile herhangi bir deco ünitesine bağlarsınız, diğerini de mevcut deco'lardan birini garaja indirip ya da 4. deco'yu alıp garaja koyup yine ethernetle diğer powerline ünitesine bağlarsınız. Böylece garajdaki deco diğer deco'ya ethernet backhaul üstünden bağlanmış olur, yavaş da olsa stabil bir bağlantı verir.
0
orient blue
(24.09.26)
Hız sorın değil dediğiniz için, kesinlikle lemmiwinks +1
0
dilemma of subscribtionability
(24.09.26)
(8)

Toyota yaris alınır mı?

runaway
Ford Focus satıp almayı düşünüyorum. 2. el corollaya iyi bir alternatif olabilir diye düşündüm. Genel olarak şehir içinde kullanacağım. Alınır mı sizce?
Ford Focus satıp almayı düşünüyorum. 2. el corollaya iyi bir alternatif olabilir diye düşündüm. Genel olarak şehir içinde kullanacağım. Alınır mı sizce?
0
runaway
(23.09.26)
alınır, tabi corollaya kıyasla çok daha ufak olacak. yaris baya minik bir araç focustan geçince alışmak zaman alabilir.
+1
orpheus
(23.09.26)
focus'ta büyük bir araba değil.
beni çeken yönü corollaya yakın sağlamlıkta ve 2.el temizini bulması daha kolay
+1
🌸runaway
(23.09.26)
kazasi yoksa bakimliysa alip 10+ sene binersin.
+1
cooperr
(23.09.26)
Alinirrr
+1
narod
(23.09.26)
paran varsa sıfır yaris cross da alabilirsin. romanya'da en çok satan sıfır arabalar arasında cluj'da. millet bolt / über bile çekiyor.
-1
rain when i die
(23.09.26)
Temizi yıllarca götürür, alınır candır. Bu arada içi de benzer sınıftaki arabalara göre çok geniş ve rahattır. Ford buna göre aşırı basık kalıyor benim tecrübelerime göre.
+1
yeninesiltupcu
(24.09.26)
autopress.com.tr

9 yıldır kullanıyorum. Taş gibi araba. Corolla neyse yaris te o. 4 kişiyiz yetiyor. Patates çuvalı taşımayacaksan bagaj da yeterli. Tatile de gittik köye de.

Gönül rahatlığıyla alabilirsin.
+1
Lh12
(24.09.26)
ford focus için aslında pke buyuk değil bagajıda yok gibi diyorsan sana yaris gelmez. hyundai accent blue'dan clio'ya geçtim bagajı yok hiç birşey sığmıyor. uzun yola hala evdeki büyük sedanla gidiyoruz.
0
kuzey li
(24.09.26)
(2)

fluence 1.5 dci icon 2015 dizel

atcapar
190 bin km de dizel otomatik 3 yeri boyalı değişen yok ful paketini almayı düşünüyorum ama kafamda bazı sorular var. 1- 190 bin km risk midir bu araç için?2- 2 sene beni idare etsin yeterli sonra yeni araba alırım, ileride ne gibi sıkıntı yaşatır bu araç bana?3- trafikte çok dur kalk yapınca şanzıma
190 bin km de dizel otomatik 3 yeri boyalı değişen yok ful paketini almayı düşünüyorum ama kafamda bazı sorular var.

1- 190 bin km risk midir bu araç için?
2- 2 sene beni idare etsin yeterli sonra yeni araba alırım, ileride ne gibi sıkıntı yaşatır bu araç bana?
3- trafikte çok dur kalk yapınca şanzıman ısındı uyarısı veriyormuş, doğru mudur?
4- 880 bin tl bu arac için çok mudur?
0
atcapar
(23.09.26)
sürekli şehir içi kısa mesafe kullanacaksan asla dizel alma. bu kullanım biçimi dizelin düşmanı. dizelin artık benzine göre fiyat avantajı da kalmadı.
0
orpheus
(23.09.26)
1.5 dci için eğer bakımları iyiyse 190bin km problem değil ama 200bini aşacağı için 2 sene sonra satarken biraz uğraştırabilir. almadan önce enjektör, pompa ve turbo kontrolünü iyi yerlerde yaptırın.

çift kavrama otomatik şanzımanlar dur-kalk trafiği sevmiyorlar. bu tarz durumlarda kullanım şeklinizi ayarlamanız lazım. vitesi M moduna alıp siz ayarlarsanız ve önünüzdeki araçla mesafeyi biraz açarak kullanırsanız ısınma uyarısını nadir alırsınız.

880 bin tl bence çok bu araçlar için. eğer manuel kullanabiliyorsanız düşük km, yüksek model 1.3 egea alınır bu paraya. 2 sene sonra satarken de daha rahat satılır diye düşünüyorum.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(24.09.26)
(9)

Kedi sahiplenmek

lazpalle
evde birkaç gündür kriz yaşıyoruz.18 ve 8 yaşında iki kızımız da bina girişindeki kediyi sahiplenmek istiyor daha doğrusu deliriyorlar. kedi çok uysal kucakta yatmaya bayılan tahminen 4-6 aylık arası bir tatlış bir şey. hanımla ben pek cesaret edemiyoruz. ikimizin de boş zamanı fazla yok ve kedi ile
evde birkaç gündür kriz yaşıyoruz.
18 ve 8 yaşında iki kızımız da bina girişindeki kediyi sahiplenmek istiyor daha doğrusu deliriyorlar. kedi çok uysal kucakta yatmaya bayılan tahminen 4-6 aylık arası bir tatlış bir şey.
hanımla ben pek cesaret edemiyoruz. ikimizin de boş zamanı fazla yok ve kedi ile çok ilgilenemeyeceğiz. kızların da okulu var.
bir de dışarıdan alınan kedi eve ne kadar alışır, sağı solu döker mi onu da bilmiyoruz. biblo değil ki hayvancağız köşeye koyunca orada dursun.
öyle deneyelim olmazsa vazgeçeriz denebilecek bir durum da değil. kedi için pek zor olmaz sanırım. sitenin bahçesinde onlarca kediyle yaşıyor. uyum sağlamakta zorluk çekmez de kızları vazgeçirmek hepten imkansız olacak.

şimdiye dek hiç hayvanla yaşamadık. birkaç kere kuş besledik ama onlar kediyle kıyaslanmaz herhalde.

ne yapsak dostlar?
0
lazpalle
(23.09.26)
hocam arkadaşın 2 tip kedisi var birisi tekir, ölmek üzereydi arkadaş bulmuş veteriner tedavi falan derken bulduğumuzda 550 gramdı, yeni gözleri açılmış sandık meğerse 3 aylıkmış hastalıktan beslenip gelişememiş. şu an 2 yaşında falan.

öteki kedi de siyah tekir ile iran kedisi gibi bir cins ile kırma, o evde bakılıp sahipleri artık bakmak istemeyince o da arkadaşın dükkanına geldi.

evde bakılmış kedi arkadşın dükkanına çok alıştı, uzaklaşma bi yerlere gitme gibi huyları pek yok. genelde dükkan yada dükkan etrafında.

tekir olan ise sadece yemek yemeye geliyor. onun dışında sürekli dışarda.

şimdi bu kediği sokağa alıştıysa muhtemelen yine çıkacaktır çıkmak isteyecektir.

belki sizin için avantaj olur işe giderken dışarı bırakırsınız, belki dezavantaj olur. iki günde bir eve gelir falan. dışarı bıraksanız apartman içinden birisi kedinin sizin olduğunu görünce size laf söyleyebilir, kedinizi alın bıdı bıdı diyebilir.

bu arada iki kedi türü arasında bakımı kolay ve çok uysal olan bu cins kedi kırması oluyor. tekire nazaran insan gibi zarif, sessiz sakin bişey. karnı acıkmadıkça miyav demiyor.

bu arada peşinen çocuklarınızla konuşun. kedinin maması, temizliği, bakımı(gözlerinin silinmesi, kumunun temizlenmesi, kum etrafının süpürülmesi vb) kedi istiyolarsa bunlrı da yapmalılar. ayrıca ev kesinlikle kedi tüyü içinde kalacaktır. bu da extra temizlik demek. kaliteli maması, aşısı, hastalantığınında veterineri, parazit ilaçları bunlar cidd kalemler. arkadaşın sokaktan bulduğu kedi 2 defa 15 er gün veterinerde yatt. 50 bin civarı masrafı oldu bu 2 yatışta. dışarı çıkan kedi ise bu hastalıklara çok açık oluyor.

çenesi şiş olan bi sokak kedisi bizim kedinin mama taslarından yedi mesela, hadi yesin falan dedik, iki gün sonra ikisi de aynı şekilde oldu. kedi sokağa çıkarsa bu tür şeyler olacaktır.
+1
omer460
(23.09.26)
muhtemelen sokakta uysal ise evde de uysal olacaktır. eğer şu an güvenli bir bahçede değilse bir gün gelecek ve o kediyi bir daha göremeyeceksiniz, maalesef sokaktaki ömürleri çok uzun değil.
olası sorunlara gelirsek; öncelikle kedi sizden zaten çok ilgi beklemez. günde bir kumunu temizleyip mama ve suyunu vermeniz yeter. belki bir yerleri tırmalayabilir, genelde tırmalama tahtası ile sorun aşılır. ayrıca tüy dökme sorunu olabilir, en büyük sorun adayı tüy olur. ama ailenin bir ferdi gibi olduktan sonra bu sorunlar çok da büyük değil. eğer sahiplenmeyi düşünürseniz öncelikle kediyi bir box a koyarak veterinere götürün, size aşı takvimi çıkartacaktır ve ilk aşı uygulamalarını yapacaktır. alacağınız sorumluluk büyük ancak yaşanacak mutluluk da çok büyük.
+3
surprise
(23.09.26)
kedi çok ciddi bir ilgi gerektirmiyor. mamasını suyunu koy, iki günde bir de olur kumunu temizle, bir de 3-6 ayda bir veterinere götür bitti gitti. evde tırmalayabileceği kumaştan eşyalar varsa zarar verebilir belki koltuk/yatak kenarı gibi. bir de uzun seyahatlerde birine anahtar vermeniz gerekecek. onun haricinde bir eksisi yok hatta artıları hem çocuklarınız hem de sizin için çok yüksek. karşılıksız sevgi, eğlence, mutluluk, huzur, çocuklarınızın sorumluluk ve vicdan sahibi bir insan olmasına vereceği katkı vs. ben alerji yoksa evinize alın derim.
+1
awlmi
(23.09.26)
sakinse sağı solu dökmez 1 haftaya uyum sağlar, pek bir ilgi ihtiyacı yok ama düzenli olarak kumunu temizlemek (otomatik kedi tuvaletleri var) mama ve su verip kaplarını temiz tutmak gerekir. bunların dışında 6 ayda bir iç-dış parazit işi var.
0
orpheus
(23.09.26)
kediler sokakta kalmasın diye, sahiplendirmek için cesaretlendirmeyi anlıyorum.

kediler çok harikalar. bu hayatta en sevdiğim şey kediler. kedilere aşığım ve tapıyorum. kedi sevgisi bambaşka bir şey. evlat gibi. gibi değil evlat benim için. canım yavrularım. her şeyim onlar. o bağ mükemmel. verdikleri his mükemmel. yaşama amacım haline geldiler.

ancak büyük bir sorumluluk.

ben gerçekçi olmaya geldim. çocuklar yavru kedi istiyor diye sahiplenilen kediler en geç 2 yaşında falan sokağa geri bırakılıyor. eve alışmış kedi de sokakta yapamayıp korku ve stres içinde ölüyor. yaşı büyük kedileri kimse sahiplenmek istemiyor.

benim 2 kedim var, 6 yaşındalar. ikisi de 6 aylıklardı eve getirdiğimde. ikisi de tekir. birisini sokaktan aldım, birisini arkadaşım bıraktı gitti. ikisini de deli gibi seviyorum, canımı veririm.

kedi bakmak köpek kadar zor olmasa da sanıldığı kadar kolay değil. kediyi hiç büyümeyen bir çocuk gibi düşünün.

durdan, yapmadan anlamayacak. eşyaları tırmalayabilir, kırabilir, düşürebilir. elbiselerinizi delebilir, kollarınızı ve hatta yüzünüzü bile çizebilir. sadece saldırgan kediler değil, oyuncu kediler de bunları yapabiliyor. hatta sakin minnoş bir kedi bile sırf sizin peşinizden ayrılmamak için, size sırnaşmak için birden sırtınıza atlayabilir. tutunamayıp sırtınızı çizebilir.

her yer tüy olacak ama her şey yani. koltuklar, halılar, sandalyeler... belki gelip yemeğinize salça olacak. geceleri kudurması gelecek çünkü gece avlanan hayvanlar. ansızın evin içinde koşturmaya başlayacak ve uyutmayacak. kapıyı kapatırsanız bağıra bağıra miyavlayacak. tuvalete bile girseniz kapıyı kapatamaz hale geleceksiniz :d

5,5 yılda yaşadığım şeyler bunlar :d kızım çok sakin ve usludur. neredeyse hiçbir şeyi devirmez veya tırmalamaz. ben ayakta çamaşır asarken veya mutfakta bir şeyler hazırlarken sırtıma atlayıverir. bazen omzuma denk getiremeyince tutunamaz ve tırnağını geçirmiş bir şekilde aşağı kayar sırtımdan. pijamalarım delik deşik. :d kızım sadece buzdolabındaki magnetleri yere atar. bir keresinde zıplamak isterken yanlışlıkla tezgahtaki 17 yıllık kupamı düşürüp kırmıştı. :d benim suçum, neden tezgahta bıraktım? malım ben.

oğlum evde değişikliği sevmeyince (yeni kum kabını) kirli çamaşırlarıma ayakkabıma falan her yere işemişti.

"sokakta uysalsa evde de uysaldır" diye bir şey yok. zaman içinde huyları değişiyor. benim oğlum sokakta çok korkaktı. evdeki ilk zamanları da evde çok uysaldı. sonra içinden deccal çıktı. masada tezgahta ne görse yere atıyor. mama isterken çıldırıyor. son zamanlarda dişi kedim kızıma saldırmaya başladı delirdi iyice. her sene başka huyları çıkıyor.

hastalık konusu... kızımda hipotiroid çıktı, tüylerinin yarısı döküldü ve uzamadı. tedavisi 1.5 yıl sürdü. tiroid değerleri normale dönse de tüyleri çıkmadı. mezoterapi, buhar ve lazer tedavileri denedik ve bunlar çok pahalı tedaviler, yine de çıkmadı tüyleri. tahlilleri, muayeneleri, tedavileri çok pahalı. kuzenimin kedisi 3-4 yıl önce 80 bin liradan fazla para verdi tedavisi için. fip'te de kesin kurtulma şansı yok, kız yine de canı ciğeri çocuğu için kredi çekti elinden geleni yaptı ödedi ve kurtuldu kedisi yavrum kıyamam çok çekti. oğlum da eve ilk geldiğinde çok hastaydı, 1 haftada veterinere 1700 tl vermiştim ki o zamanki asgari ücret 2.800 tl falandı.

düzenli iç dış parazit yaptırmaya ve aşıya götürmek gerekiyor.

mama olarak da hill's n&d acana orijen gibi mamalar dışında mama almayın. royal canin bile düşük seviye kalıyor. market mamalarını asla almayın. whiskas falan rezalet mamalar. onu da bir can olarak görüp değer verirseniz zaten kendinizden bile kaliteli bir hayatı olsun diye uğraşırsınız. benimkiler bu 4 mama arasından sadece hill's i yedikleri için mecbur onu veriyorum ama diğerleri daha kaliteli. hepsini denettirdim yemediler. bir de bu huyları var, mama seçiyorlar.

kumu da önemli. tozutmayan ve kokuyu emen, hızlı topaklaşan kum olması lazım. tozutursa hem sizin ciğerlerinize hem kedinin ciğerlerine zararlı. 10 lt ever clean kum 1200 lira falan o da 15 gün gider 1 kedi için anca. daha uyguna kumlar a var tabii ama hiçbiri bir ever clean değil.

her şeyin en ucuzunu alıp kedi bakanlar da var tabii ama kediye eziyet yani. o 2 çocuğunuza her şeyin en iyisini alıyorken, kediyi sadece bir hayvan ve çocuklara eğlence olarak görüp en uyduruk mamayla falan besleyip hastalıklara davetiye çıkarmak hiç hoş olmaz.

bardak, bıçak, vazo, makas vs kırılabilir, kesici ve delici objeleri etrafta bulunduramazsınız. manevi veya maddi değeri yüksek ve hassas eşyalarınızı ortadan kaldırmanız gerekecek. benim tek düşündüğüm ve korktuğum patilerine batar ve zarar görürler oluyor. bir keresinde kitaplığın demir kısmı patisini kesmişti kızımın, eve bir girdim her yer kanlı pati izi. o an bi öldüm dirildim ne olduğunu anlayana kadar. 1 ayda zor iyileşti. canımdan can gitti.

ben 4 yıl önce kar küresi almıştım çok severek. orta sehpanın üstüne koymuştum yerden çok yüksek değil. bir koştular kırdılar. akıllanmadım bir daha aldım, onu da kırdılar.

ortada poşet bırakmamanız lazım. en iyi ihtimalle parçalayıp tükürür. en kötü ihtimalle güzel bir veteriner faturası çıkabilir.

ortalıkla ip de bırakmamanız lazım. ipi yutarsa bağırsakları düğümlenebilir, ameliyat olması gerekebilir.

çamaşır askılığında askılı kıyafetleriniz, kurdeleli ipli kıyafetleriniz eskisi gibi duramaz. ipleri ısırarak ve adeta kemirerek koparabilir. dolabın içine girip de yapabilir bunları tabii.

cidden yaşadım ben bunların neredeyse hepsini. (ip ve poşet yutmaları hariç)

ayrıca dişiyse kısırlaştırması baya masraflı ve tam anlamıyla ameliyat olduğu için iyi bir bakım sürecü gerektiriyor. 2.5 yıl önce dişi kısırlaştırma 9 bin liraydı.

alerji konusu... alerjiler ve astımlar sonradan gelişebilen şeyler. benim kedilere alerjim yok ama başka her şeye alerjim var, sonradan çıktı bu da. iş yerinde uzun süre maruz kaldığım sigara dumanı sebebiyle alerjik astımım çıktı. kedilerle veya tüyleriyle ilgili bir sorun yok ama kumlarını temizlerken artık tıkanabiliyorum. tabii ölsem de kedilerimi asla bırakmam.

bir de tatil konusu var. kediyi 1 geceden fazla yalnız bırakmamalısınız. 1 hafta yalnız bırakan vicdansız insanlar var tabii. ancak kediler bu süreçte çok stres olup korkuyorlar. eve geldiğinizde her yeri çiş ve kaka içinde bulabilirsiniz en iyi ihtimalle. siz tatile gittiğinizde evinize gelip ona bakabilecek birileri lazım. mamasını suyunu verecek ve kumu temizleyecek. arkadaşımın kedisine ben baktım 3-4 gün ama yine de çok yalnız kaldıkları için yerlere işemişlerdi. ben çocuklarımı asla yalnız bırakmıyorum, annem veya teyzem gelip bende kalıp bakıyorlar. kediyi başka eve bırakmak da hem kedi için hem de o evin sahibi için sıkıntı.

içimde bitmeyen bir panik anksiyete de var sayelerinde. çamaşır makinesine girdiler mi diye kontrol etmeden, dışarıda olduklarından emin olmadan makineyi çalıştıramıyorum. evde güvende olduklarından ve bir yere sıkışmamış veya dolabın içinde mahsur kalmamış olduklarından emin olana kadar evden çıkamıyorum. bazen çok iyi saklanıp sessiz kalıyorlar, evin içinde yarım saat onları arıyorum.

ayrıca tüm ama tüm pencere ve balkon kapınıza ve balkonunuza her yere kedi telinden kilitli sineklik yaptırmanız şart. veya ağ da yaptıranlar var. düşüp ölmesin.

kumunu her gün temizlemeniz şart. su kabını her gün yıkamanız şart. evi her gün süpürmeniz şart. tüy toplayıcı rulolara para dökmeniz şart. koltuklardan tüy toplayan gırgır benzeri şeylerden almanız şart. ya da bas parayı dyson'a :d

ben halıları kaldırdım, tüyleri toplanmıyor. zaten öyle çok halı insanı da değilim.

ayakkabıları ayakkabılığa koymanız şart. yoksa bağcıkları kemirebilir.

neye takacağı belli olmuyor bu kedilerin. benim oğlan ekmek ve patates kızartması delisi. yemiyor da he, oynuyor. yerlerde sürüklüyor. rahatça yedirtmiyor. kızımda yok böyle bir huy.

sırt çantalarımı tırnak bileyicisi olarak kullanıyorlar mesela. ben de biraz fazla rahatım ya. eşyanın değeri bende hiç yok, kedilerimin canı sağ olsun kafasındayım. tırmalama tahtaları var, tırmanma evleri var ama onlar çantamı tercih ediyorlar :d kaderime razı geldim. yatağım da parçalandı, çalışma sandalyem de mahvoldu. ama üzülmüyorum, içim de gitmiyor hiç. cidden umrumda değil.

laptop kullanırken dikkatli olmanız lazım. ansızın zıplayıp laptop ekranını 180 derece açılmaya zorlayabilir :d laptopı öyle açık bırakıp tuvalete falan gidemezsiniz. kapı açmaya bile gidemezsiniz. saniyelik bu olaylar. pc etrafında sıvı bulundurma lüksünüz artık yok.

daha çok şey var. yaşandıkça öğreniliyor. tüm bunlar benim için dert değil. hastalıkları hariç, ona çok üzülüyorum.

son bir bilgi, kapı açmayı öğreniyorlar :d

tüm bunları detaylıca düşünün ve ona göre karar verin. maddi manevi hazır olduğunuzdan emin olun.
+5
art cat chocolate
(23.09.26)
Sakin uysal bir kedi ise eve çok daha rahat alışır. Benim kızım tekir ve ben aldığımda beş aylıktı. Sokaktan aldım ama eve alışması çok kolay oldu. Evet kedinin çok fazla bir bakıma ihtiyacı yok diğer arkadaşların söylediği gibi. Gerçekten aşırı zahmetsiz ve aşırı rahat kedi bakımı.
Sadece onunla oyun oynayın kumunu 2-3 günde bir temizleyin, mamasını suyunu eksik etmeyin, bu kadar. İlerleyen yaşlarda evet hastalık vs durumu olabiliyor ama şu an bunları düşünmek için çok erken. Ayrıca çocuklara sorumluluk vermek için de güzel bir fırsat.
0
mor oje
(23.09.26)
Yukarıda destan yazan arkadaş sizin kediler de neymiş=)) her kedinin huyu farklıdır benim Bir kedimin hiç tırmalama huyu yokken diğeri duvarları mahvetti. Ayrıca 1 yaşından sonra genelde uslanıyorlar. Sorumluluğu çok fazla, büyümeyen çocuğunuz olacak, öyle düşünün, sevmek, oynamak, ilgi göstermek hep olmalı=) ama bu gece ikisi de yatağımda uyurken varlıklarına şükrettim. Bazen çok zor zamanınızda yüzünüzü güldüren sadece onlar oluyor. Evim müsait olsa, maddi durumum uygun olsa daha fazlasını da isterdim.
0
mslny
(24.09.26)
Kesinlikle çocuklara sorumluluk, madem o kadar çok istiyorlar.

Yerine getirmedikleri takdire sonuçlarına katlanacakları - gaddarca değil tabi - bir sistem olmalı.

Bu arada hepinize çok iyi geleceğine yemin edebilirim ama ispatlayamam :)
0
kumandanim
(25.09.26)
Öncelikler her kedinin tıpkı insanlar gibi birbirinden apayrı karakterleri vardır. Yani size kediler hakkında detay verenler aslında sadece kendi kedilerinin karakterini anlatıyor demektir. Nasıl ki iki kardeşin bile huyu suyu bambaşka olabiliyorsa kedilerin de karakterleri insan gibi çok çeşitli ve kendine hastır. Bunu bir cebimize koyalım.

Temel olarak ise zaten değinilmiş, bakımı diğer hayvanlarla kıyaslandığında çok daha kolaydır. Evde kedinin varlığı sadece çocuklara değil size de iyi gelecektir. Birlikte getirdiklerinin yanında birkaç eşyanın daha hızlı yıpranması şu bu gibi şeyler gerçekten çok önemsiz.
+1
thracia
(25.09.26)
(9)

Yakışıklı mısırcı yakışıklı mı?

Cezcez
Yoksa?
Yoksa?
-10
Cezcez
(23.09.26)
öf hayır ya. aşırı şaşkınlıkla izliyorum çıkan videoları. millet delirmiş
+5
chanandler bong
(23.09.26)
sadece boyu ve kasları var onun dışında sıradan
+5
alester
(23.09.26)
Burak özcivit sever kitleye hitap ediyor. Baya kötüymüs.
+4
Purple life
(23.09.26)
yakışıklı
-8
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.09.26)
@alester

Daha ne olacak aw
-7
baldur2
(23.09.26)
cirkin denemez, ortalamanin ustunde.
bu adami guney amerika'ya gotur kadinlar parcalar.
-4
cooperr
(23.09.26)
ortalamanın üzerinde +1
gece bara gitsin mutlaka 1-2 kız ilgi gösterir.
-3
orpheus
(23.09.26)
No. Ortalama altı. Ondan çok var sokaklarda.
+4
mor oje
(23.09.26)
Mesleğiyle öne çıktı, meslektaşlarıyla kıyaslanmalı bu yüzden. Ortalama mısırcılardan daha yakışıklı bence :)
+1
cccbehzatccc
(23.09.26)
(14)

Takılıp kaldığın, 1000 kez dinleyip bıkmadığın

Lh12
Şarkı ne?
Şarkı ne?
0
Lh12
(23.09.26)
En son Diamonds and Rust.
0
auroraaurora
(23.09.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.09.26)
En son Elyanna'nın Bosa'sına sarmışım.
Ama genele bakarsam spotify listesine göre en çok dinlediğim The Phantom of the Opera olmuş.
0
mutekebbir
(23.09.26)
Bu aralar Sufjan Stevens'ın uzun versiyon Fourth of July'ı.
0
starbuck
(23.09.26)
Succession main title theme su sira.
-1
Purple life
(23.09.26)
Темная ночь
www.youtube.com
0
orpheus
(23.09.26)
son günler için,

can bonomo - sen gül diye
www.youtube.com
0
yap desem yapmazsin he
(23.09.26)
Ezginin günlüğü - ayrılıkta söylenmiş bir yaz türküsü
0
substituent
(23.09.26)
Monument röyksopp
music.youtube.com

1000 kere dinlemediğim ama şu sıra takılıp kaldığım
music.youtube.com
0
kullanicadi
(23.09.26)
duran duran - come undone
0
nothing in my way
(23.09.26)
Sarı çizmeli mehmet ağa
Kadifeden kesesi
Çökertme
Black sabbath - planet caravan
Radiohead - i will
Senin o gözlerin var ya
Edip akbayram - aldırma gönül
0
cccbehzatccc
(23.09.26)
Bir şarkıyı Sevince belli bir süre dinliyoruz sonra eskiyor ve bu döngü sürekli devam ediyor belli bir zaman sonra bazen dönüp aynı şarkıları tekrar bir süre dinliyoruz
0
santimantal
(23.09.26)
open.spotify.com

Yaz bitince bunu açar dinlerim bir çok kere.
0
gabe h coud
(23.09.26)
plastic_angel
(24.09.26)
(5)

125 cc motor

the man with no name
Arkadaşlar, yaşadığım sahil kasabasında dolaşmak ve bazen 100 km alan içerisindeki yerlere gitmek için motor alacağım. a1 ehliyet aldım. yaşadığım yerde herkes eşek niyetine Honda Dio kullanıyor ve ikinci eli de çok tutuluyor. pcx de çok ama ben önü düz model istiyorum. Sizce ikinci el 100 bin tl'ye
Arkadaşlar, yaşadığım sahil kasabasında dolaşmak ve bazen 100 km alan içerisindeki yerlere gitmek için motor alacağım. a1 ehliyet aldım. yaşadığım yerde herkes eşek niyetine Honda Dio kullanıyor ve ikinci eli de çok tutuluyor. pcx de çok ama ben önü düz model istiyorum. Sizce ikinci el 100 bin tl'ye Honda Dio mu alayım. Yoksa misafirim geldiğinde onunla da daha iyi dolaşmak adına 200 bin tl'ye sıfır 2025 model Honda sh125i mi alayım? tvs, küba vs istemiyorum. aslında sym fidele 4'e çok yaklaştım ama onun da sıfır satışı kalktı.
0
the man with no name
(23.09.26)
honda dio veya 2.el honda sh125i.

açıkçası, honda dio her şeye yetiyor. arkadaşım dio'dan sh125'e geçti. ön&arka disk fren abs, anahtarsız çalıştırma olayı güzel ama çoğu zaman dioyu arıyor. sıfır modellerin fiyatları uçuk, hak etmiyor. temiz ikinci el öneririm.
0
MtKrt
(23.09.26)
kasabanın yolları parke taşlı, çukurlu, kasisli ise büyük teker olan sh125, çift abs artısı da var, yollar güzel ise pcx.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(23.09.26)
sh125i daha iyi bir seçenek. daha torklu yokuşta yığılmaz. 16inç tekerle bozuk yolda da sürebilirsin. sıvı soğutma olduğu için çevre ilçelere gidersen yazık sıcaklarda harareti düşünmezsin.
0
duyuruuser
(23.09.26)
dio kesinlikle iyi seçim yakıtı çok düşük ve dayanıklı tek eksisi 8.5 beygir yokuşlarda 2 kişi yorabilir. gitmez değil düşük hızla gene çıkar o yokuşu. pcx'in asıl avantajı öndeki abs olur. ayrıca uzun yola daha iyi gelir.

tvs,kuba vs bunlardan zaten uzak durmalısın ama kymco ve sym de epey kalitelidir. kymco'nun people200i isimli ön/arka absli bir motoru var fiyatı da uygundu diye hatırlıyorum.
0
orpheus
(23.09.26)
Yamaha Rayzr 125
0
brussss
(23.09.26)
(8)

Boş kalıp sıkıldığında neye sığınıyorsun?

Lh12
Dizi/ film/ oyun/ yeme-içme dışındaki cevaplar lütfen.
Dizi/ film/ oyun/ yeme-içme dışındaki cevaplar lütfen.
0
Lh12
(22.09.26)
arkadaslarimi arayip konusuyorum
-7
baldur2
(22.09.26)
Uyku, örgü, puzzle.
0
mutekebbir
(22.09.26)
Telde dizi dinlerken oyun oynamaca
0
gadlemler
(22.09.26)
Boş kalmıyorum. 10dk için bile okuyabileceğim sadece bana ayrılmış dünyalar barındıran bir kütüphanem var. okumaya başladığımda bu dünyayla ilişkim bitiyor kitabın ve zihnimin dünyasına geçiyorum.
Bu sebeple sıkılmıyorum. Tek bir kitap yerine farklı zaman ve ruh hallerinizde okuyabileceğiniz bir kaç kitapla birlikte yürüyün.
-1
erty_ksk
(23.09.26)
Spor? En basitinden tempolu yürüyüş.
+1
kumandanim
(23.09.26)
spor! gunduzse, hava da iyiyse bazen parkta kosu ama cogunlukla spor salonuna gidiyorum. gece 12'de gittigim bile oluyor. okumayi yazmadiginiz icin okumak diyebilirim. 3, 5 sayfa da olsa okudugum oluyor. genellikle bir bolum okuyup birakiyorum. onun disinda enstruman calmak. bu daha nadiren oluyor. bazen de temizlik yapmak.
0
Sour
(23.09.26)
Hiçbir şeye sığınmıyorum.

Psikologlar," herkes sıkılmaktan çok korkuyor, ama sıkılmamız da lazım ve her sıkıldığımızda kendimize iş üretmek zorunda değiliz" diyor. Hatta bu covid zamanında bir psikolog televizyonda tavsiye vermişti," duvarı seyredin sadece 10 dakika diye. O 10 dakika sadece duvar izleyin "dedi.
0
rock n roll
(23.09.26)
boş kalmıyorum ama arada çok bunalınca sahilde yürüyüş, bazen bisiklet turu ya da motosikletle gece sürüşü yapıyorum. fırsat bulur ve bütçe yaratırsam planımda düzenli olarak yelkene çıkmak da var.
0
orpheus
(23.09.26)
(14)

Kahve makinesi

kumandanim
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen meselahttps://www.amazon.com.tr/Philips-LatteGo-Otomatik-Espresso-Makinesi/dp/B0GCZGMSDT?ref_=Oct_d_obs_d_13511576031_0&pd_rd_w=EFpwQ&content-id=amzn1.sym.3d1902
Evde kapsüllü Tchibo var, 10 sene önce fln aldık.
Yeni bir makine alsak mı diye düşünüyoruz, çekirdek kahve çeken, 20 çeşit kahve yapabilen mesela

www.amazon.com.tr


şöyle bişey. 20 bin civarı tamamım da daha fazlasını da vermek istemem, yok daha neler.
bunlar cortado yapıyor mu mesela?
Sizin kullandığınız, tavsiye ettiğiniz var mı?

Edit:

Haftaiçi her gün 3-4
Haftasonu her gün 4-5 bardak diyelim.
0
kumandanim
(22.09.26)
1-2 fincan kahve yapacaksanız, şu makina otomatik kahve yapacak diye doldurmak ve temizlemek manuel makina ile kahve yapmaktan daha zor. Ben eve eski tip kahve makinası aldım, kafam daha rahat.
0
babilfish
(22.09.26)
aynı makineden var. cortado yapmıyor diye hatırlıyorum fakat flat White'ın ml ayarı ile oynarsanız cortado elde edebilirsiniz. ayda bir temizlik eziyeti var evet. çok aşırı sıcak vermiyor kahveleri. fakat pratik ve misafir vs geldiğinde rahatlık tabii

yaptığı kahve çeşitleri de şöyle

Espresso, Kahve, Cappuccino, Latte macchiato, Sıcak su, Americano, Caffè crema, Caffè latte,
Buzlu kahve, Seyahat Fincanı, Espresso Lungo, Ristretto, Flat white, Café au lait, Buzlu latte, Buzlu cappuccino, Buz küpleriyle Americano, Buz gibi caffè crema, Buz gibi café au lait, Buzlu coffee latte, Buz küpleriyle Espresso, Köpüklü süt
+1
kablelvuku
(22.09.26)
Uzun zamandır linkteki makineyi kullanıyorum çok memnunum, öneririm.
İçinde olmayan kahvelerden biri istediğinde de ölçülerine bakıp kendi yöntemimle yapıyorum zorlamıyor, cortado yok galiba.
0
mutekebbir
(22.09.26)
Kapsül kahveye devam. Bende nespresso var. Yurtdışından çok ucuza almıştım. Sizin tchibo ile aynı aşağı yukarı. Bir de filtre kahve makinesi var. İkisinde de çok memnunum.

Bu Philips makinelerin kahvelerini hiç sevmiyorum. Hem evde çok yer kaplıyor hem de kahveyi yakıyor. İçtiğim kahveden aroma alamıyorum. Arkadaşlarım da var. Farklı farklı çekirdek denedik. Hepsi aynı. Sütle yumuşatırsanız içilebilir oluyor.
0
jackyr
(22.09.26)
Philips Baristina Espresso'ya da bakın derim. tam otomatik makinelerde temizlik sıkıntısı oluyor, içim rahat etmiyor. en azından benim.
0
ruhlardan esinlenen karga
(22.09.26)
harici haznede süt işini çok sıkıntılı buluyorum. hazneye taze süt koy kahve yap çıkar temizle ya da dolaba kaldır yapmak gerekiyor. bir gece unutsanız bozulur.

ben sütsüz bir modelini aldım. süt kullanmıyorum ama kullanacak olsam o süreci manuel yapar elle eklerdim.
0
orpheus
(22.09.26)
Ofiste kullandığımız makine, çok memnunuz. Cortado menüsünde yok ama yukarıda yazdığı gibi ml ayarları rahatça değişiyor. oradan bakılabilir. temizlik kısmı büyük sıkıntı yaratmadı şimdiye kadar ama temizlik önemli.
0
kisa
(22.09.26)
sutle ilgili sorun ne bu makinede? sadece ihtiyac kadar sut koysak?
0
baldur2
(22.09.26)
İki senedir kullanıyorum. Sütle ilgili sorun denilen süt haznesine gerekenden fazla süt koyup hazinede bırakırsanız bir günde bozuluyor. hazneyi temizlemeniz gerekiyor. Ya dolaba koyacaksınız ya da fazla sütü boşaltacaksınız. Makinadan memnunum. Kaliteli kahve yapıyor. Buzlu çeşitlerinin de dahil olması ektrası
0
sonhakan
(22.09.26)
Süt ayrı bir hanede kutuda duruyor. Biz dolapta tutuyoruz
sütlü bir şey yapacağımız zaman takip çıkartıyoruz (iş değil. Bardak koymakla aynı)
0
kisa
(22.09.26)
Direkt cortado seçeneği yok ama kahve sertliği, süt köpüğü vs ayarlarsanız elde edersiniz.
Yıllardır kullanıyorum, gayet memnunum. F/p ürünü.
0
mor oje
(22.09.26)
peki bunun pahali modelleri icin ne diyorsunuz?
deger mi aradaki farka? yoksa bu iyi mi?
0
baldur2
(22.09.26)
@baldur2 bence yeterli fiyatı arttırmak lezzetti arttırmıyor kendi yorumum tabii bu. makinenin fiyatı arttıkça bu seride, sadece kahve çeşitliliği otomatikleşiyor. aslında basit kahve demleme bilgisiyle her tür kahveyi bu makine ile yapabilirsiniz. bir alt modelleri de yeterli olacaktır hatta.
+2
kablelvuku
(22.09.26)
1- tchibo'nun kapsüllüsünden sonra taze çekilmiş kahve çok daha güzel gelecektir. (bende ikisi de var)

2- cortado - flat white - cappuccino - latte - macchiato vs bunlar aslında çok farklı kahve çeşitleri değil. içindeki kahve hepsinde standart. sütü ne kadar ve ne sırada koyduğunuza göre isimleri değişiyor.

örnek veriyorum:

1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
1 ölçü kahve - 2 ölçü süt -> flat white
1 ölçü kahve - 3 ölçü süt -> latte
2 ölçü kahve - 1 ölçü süt -> macchiatto

bütün tam otomatik makineler kahveyi ve sütü ayrı ayrı hazırlamanıza / koymanıza izin veriyor.
0
co2s2
(22.09.26)
(13)

Esmer erkeğe siyah sakal yakışmıyor mu

Cezcez
Ten de esmer sakal da siyah ve sık.
Ten de esmer sakal da siyah ve sık.
-3
Cezcez
(22.09.26)
genelde kıl pis birsey,
sinek kaydi iyidir.
-8
designer
(22.09.26)
yadigar
(22.09.26)
hiçbir sakal hiçbir insana yakışmıyor.
-9
konetsu
(22.09.26)
Orta dogu kombo.

Sinek kaydi en iyi. Tvde youtubeda sakali olan herhangi bir insani izlemiyorum bile. Tiras olsunlar önce maymun gibi dolasmak yerine.
-11
Purple life
(22.09.26)
kezban, meric paratoneri baslik olmus. kozmetik bir tercihi bu kadar igrenerek anlatan kisiler net problemlidir. problemli insanlarin fikirlerine onem vererek kendinizi kisitlayacaksaniz kolay gelsin simdiden.
+13
dokunmakalbime
(22.09.26)
@dokunma, aglamak yerine gidip tiras olabilirsin. Gitmişken sacini falan da yika da tozu topragi dökülsün bi.
-8
Purple life
(22.09.26)
sakal ve sakal sıklığı tek kriter değil ki. yüz yapına, sakalın kesimine, giyimine ve tarzına bağlı açıkçası.
+3
orpheus
(22.09.26)
kisiye gore degisir, yakisan da olabilir yakismayan da. burada sadece tenin ve sakalin degil auranin, tarzin vs. de etkisi var. ornegin diger yazarlarin dedigi gibi birinin sakalsiz olmasi direkt yakisikli, karizmatik olduklari veya sakalli halinden daha iyi olduklari anlamina gelmiyor.
-1
Sour
(22.09.26)
çene hatları belirgin olmayan yuvarlağımsı suratlı erkekler (-ki türk toplumunda çoğunluk bu fenotipte) çene hattını gizlemek ve dolayısıyla daha maskülen görünmek için sakal bırakıyor. şahsi fikrime göre çirkin olan kişi sakallı da çirkin kalıyor. bu yüzden sakalsız bir suratı tercih ederim. bunun ten rengiyle veya saç rengiyle alakası yok tabii ki. benim tercih etmem de başkasının sakal bırakıp bırakmamasını etkilememeli doğal olarak; bunu da tercihimizi söyledik diye linçleyecekler için yazayım.
0
eileengray
(23.09.26)
saç ve sakal kırlaşınca yakışıyor diye biliyorum :P

sakal pis bir şey değildir.
+1
gabe h coud
(23.09.26)
Yakışmıyor diyenleri linçleyelim arkadaşlar. Check atmıyorum onlara
-6
🌸Cezcez
(23.09.26)
sakalsiz erkek tüysüz kedi gibidir, sevimsiz!
0
banach
(23.09.26)
@cezcez
Benim cevabımdaki video sakalın erkeğin makyajı olduğundan, erkeğin sakallı ve esmer tenlisinin makbul olduğundan bahsediyordu. Bana neden tik yok peki? :)

Bu arada benim sakallar da aşağı yukarı şöyle:
is1-ssl.mzstatic.com
0
yadigar
(24.09.26)
(8)

Mobilyayı söküp kurmak için usta

yaren
SelamlarEvde daha önceden modüler olarak getirilip kurulmuş 5 kapılı gardırobu diğer odaya aktaramadık, gardırop çok büyük, kapı küçük geçmedi vs. Bunu söküp diğer odaya taşıyıp birleştirecek biri lazım. 1. Yeni gardırop gelecek, onun ustalarından rica edilir mi? Arıyorum, asla açmıyorlar, amirlerin
Selamlar

Evde daha önceden modüler olarak getirilip kurulmuş 5 kapılı gardırobu diğer odaya aktaramadık, gardırop çok büyük, kapı küçük geçmedi vs. Bunu söküp diğer odaya taşıyıp birleştirecek biri lazım.

1. Yeni gardırop gelecek, onun ustalarından rica edilir mi? Arıyorum, asla açmıyorlar, amirlerini aradım bakalım ne olacak.
2. Diyelim ki bu olmadı, bu tarz çalışabilecek usta nereden bulunur? Yer Ankara Etimesgut tarafları.

Bi yardım edin lütfen nasıl yapıcam bilemedim, nerden aldığımı da hatırlamıyorum. Kaldım mı öyle..?

Ek bilgi: kör itin öldüğü yerde yaşıyoruz, henüz mobilyacı nalbur gibi iş grupları buraya yerleşmedi, mahalle tarzı bir yerde değiliz yani, bu çözümler beni rahatlatmıyor maalesef...
0
yaren
(21.09.26)
armut'dan ilan açabilirsiniz.
+1
orpheus
(21.09.26)
Kurulum için gelen ustalar götürü çalışıyorlar genellikle. Eğer ellerinde çok iş varsa bakmayabilirler. Ama geldiklerinde kaça yaparlar sorun, aklınıza yatarsa taşıttırın.

Yoksa mahallenizi ve çevre mahalleleri dolaşın, mutlaka bir mobilyacı vardır. O halleder.
0
malheiros
(21.09.26)
Çevrenizdeki nalburlara sorun o bölgede bu işi yapan ustalar vardır yönlendirir sizi
0
Rondak
(21.09.26)
komşu ya da arkadaşlardan rica edilebilir.

www.starwoodyapimarket.com
Bağlabtı elemanları buna benziyorsa tornavida ile sökmeniz mümkün.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.09.26)
yeni gardrop için gelecek ustalar hayrına yapmaz. 5 kapılı dolabın söktakı ciddi süre alır. yetişmeleri gereken bir dolu yer vardır. bir miktar nakit karşılığında yapabilirler, yapmayabilir de.
0
co2s2
(21.09.26)
gardrobu tamamen boşaltın, yeni kurulacak yeri de tamamen boşaltın, ustaların çalışacağı temiz bir alan olsun.

geldiklerinde söyleyin, önce fiyat sorun ve anlaşın. muhtemelen ya zaten buraya kadar geldik. 3 5 paramızı da alırız zaten sürse sürse 1 saat sürer demeleri çok olası.
0
omer460
(21.09.26)
Zaten ücretsiz çalıştırmak gibi bir niyetim yok, ben zalim değilim, bencil de değilim. Sadece doğru çalışanı nasıl bulurum diye endişe etmiştim.
0
🌸yaren
(21.09.26)
kimsenin zalim bencil diye düşündüğünü sanmıyorum, basit bir iş gibi görünüp iki dakikada yapabilirler diye düşünmüş olmanıza karşı söylenmiş ek bilgi cümlesi o bence.

dolabı boşaltıp hazır tutma işi çok mantıklı. nalbur vs bulamazsanız, gelen ustalar yapmazsa armut yoksa vs çevredeki elektrikçi, kapıcı da yapabilir. tek kişiyse ucundan tutmaya yardım edebilirim vs diyebilirsiniz .
0
kisa
(21.09.26)
(5)

Yeni iş mevzusu

camlicagazoz
Ben bir bakanlığa sözlesmeli mühendis olarak atandım. 7 senedir özeldeydim. Yakında başlayacağım inşallah. Yalnız çok korkuyorum. İlk günlerden özellikle çok korkuyorum. Birde yapamazsam diye korkuyorum. Rezil olmaktan korkuyorum. Evet tecrübem var ama sonuçta 7 senedir olandan farklı görev tanımlar
Ben bir bakanlığa sözlesmeli mühendis olarak atandım. 7 senedir özeldeydim. Yakında başlayacağım inşallah. Yalnız çok korkuyorum. İlk günlerden özellikle çok korkuyorum. Birde yapamazsam diye korkuyorum. Rezil olmaktan korkuyorum.
Evet tecrübem var ama sonuçta 7 senedir olandan farklı görev tanımlarım olacak. Beceriksiz herif yürü git falan derler diye korkuyorum.

Nasıl aşarım bu hisleri. Kendimi nedense yetersiz gibi görüyorum.
0
camlicagazoz
(21.09.26)
hiç hissetme. heyecan yapıp bilmediğin bir şey varsa sakın söyleme. hep yuvarlak konuş keskin köşe olma. zaten devlet kurumu orada ki boş adamları görünce ben bunların arasında neymişim ya bile diyeceksindir.
0
gercekdunya
(21.09.26)
çok çok özel bir kurum değilse atandığınız yer genel olarak standart mühendisler/memurlar olacaktır. o yüzden kendinizi çok kasmanıza gerek yok.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(21.09.26)
gayet basit herşeyi bilemeyeceğini baştan kabul et ve öyle davran. zaten her şeyi bilmek zorunda da değilsin ve kimse de bilemez.

seni o pozisyona alan kişi-teknik müdür belli bir eğitim verecek ve hazırlık süreci olacaktır. bu süreci doğru değerlendirirsen eksiğin kalmaz. her firmanın-kurumun işleyişi farklıdır ve bir adaptasyon ve öğrenme süreci mutlaka olur.
+1
orpheus
(21.09.26)
Yeni iş olduğunun herkes farkında. İllaki bir öğrenme süreci olacak. Bu sadece senin yaşadığın bir durum değil her yeni işte yaşanan bir süreç.
Kendini kasıp olumsuz düşünmen için hiçbir sebep yok yani. Kurumun muhakkak bir yol haritası olur yeni başlayanlar için. Rahat ol. Zamanla işi kavrarsın. Adım adım. Kimse senden hemen her işi bilmeni ve yapmanı beklemez. 9-5 çalışmanın, haftasonu izninin, resmi tatillerin, birleşen izinşerin vs Tadını çıkar. Belki özelde de bunlar vardı ama kamuda daha geniş olduğuna emin olabilirsin.
0
ezkaza
(21.09.26)
Aynısı bende de oluyor. işe girdikten sonra genelde “bu muydu lan” oluyor

Ayıptır sorması kaç paraya atandınız :)

Mesaj da atabilirsiniz
0
Rondak
(21.09.26)
(8)

Eşimi ihbar etsem faydası olur mu?

yadigar
4 gün önce kedi ısırmış. Isıran kedinin bir gözü yuvasından dışarı fırlamış haldeymiş. Veterinere götürmek üzere kucaklamak isteyince ısırmış eşimi. Ne dediysem aşı olmaya ikna edemedim. "Yıkadım, iyot sürdüm" dedi. Ben bunu yasal olarak zorla aşı olmak zorunda bırakabilir miyim?Güncelleme:Isıran ke
4 gün önce kedi ısırmış. Isıran kedinin bir gözü yuvasından dışarı fırlamış haldeymiş. Veterinere götürmek üzere kucaklamak isteyince ısırmış eşimi. Ne dediysem aşı olmaya ikna edemedim. "Yıkadım, iyot sürdüm" dedi. Ben bunu yasal olarak zorla aşı olmak zorunda bırakabilir miyim?

Güncelleme:
Isıran kedişi bugün gördük. Salya artışı, saldırganlaşma vs. bir belirti yok. Ama o gözle fazla yaşamaz. Yakalayıp veterinere götüremiyoruz ki gözü ampüte edip temizlesinler bölgeyi, antibiyotiğe başlasınlar… Dün bazıları haber vermiş, belediyenin veterinerlik hizmetlerinden gelen ekip de yakalayamamış :(
-6
yadigar
(20.09.26)
videoyu gönderin

www.youtube.com
0
sivri_sinek
(20.09.26)
kedilerde kuduz pek raslanmiyor,
ama bu kuduz mikrobu da lanet bisi,
1 sene beyinde uykuya yatabiliyor,

zaten hayvanlarla hasir nesirsin, önlem olur de,
gitsin tabi,

karantina bölgesi olmadikça islem yapilmaz heral.

bir kac gün ara ile sonra bir kac hafta derken,
1 ayda 5 defa asi olunuyor sanirim.
0
designer
(20.09.26)
gözü dışarı fırlamış kuduz belirtisi değil. daha çok trafik kazası/kafa travması belirtisi.
şiddetli bir göz enfeksiyonu da olabilir.
+1
orpheus
(21.09.26)
Öncelikle, tırmalamamış, ısırmış.

Gözü fırlaması başka kedinin/köpeğin saldırısına uğraması anlamına da gelebiliyor ve saldıran hayvanın kuduz olma ihtimali sıfır değil. Yoksa ben de biliyorum kuduz belirtilerini. Zaten o yüzden istiyorum aşı olmasını. Kudurduktan sonra tedavisi yok. 10binde 1 bile olsa böyle bir ihtimal varsa, risk almak istemiyorum. Ayrıca beni de tonla kez kedi tırmaladı. Evde 4, sokakta onlarca kedi var baktığım.

Lütfen sorumun cevabını biliyorsanız yazın. Sizi ısırınca aşı olmazsınız. Sorum o değil.
-4
🌸yadigar
(21.09.26)
1- size zaman ayırıp cevap yazan insanlara daha kibar olun.

2- bir cümleyle sorunuzu araştırdım, bulduğum cevap: hukuken mümkün değil.
+2
fikrim sabit degil
(21.09.26)
3- cevabı yazdığım kişi cevabını silmiş. Emin olun üslubum onunkinden daha kibar.
-2
🌸yadigar
(22.09.26)
doguda karantina olan yerler vardi
ama
kusadasinda da farkindalik icin uyari yapilmis

sesgazetesi.com.tr
0
designer
(22.09.26)
Size daha kötü üslupla cevap yazılıp silinmişse kusura bakmayın, önyargılı davranmışım o zaman.
0
fikrim sabit degil
(22.09.26)
(9)

Ne Zaman Temizlik Yapsam

rock n roll
Bitiminde fırına kek atasım geliyor, hamur açıp börek yapasım geliyor ve bir taraftan da çay demleyesim geliyor. Neden ki? Sizde durum ne?Biraz eğlence amaçlı açılmış bir duyuru, belki sonra silerim 😊
Bitiminde fırına kek atasım geliyor, hamur açıp börek yapasım geliyor ve bir taraftan da çay demleyesim geliyor. Neden ki? Sizde durum ne?

Biraz eğlence amaçlı açılmış bir duyuru, belki sonra silerim 😊
+5
rock n roll
(20.09.26)
Keyif istemiştir canın?
benzer şekilde mini temizlik + yemek yaptım,
+2
kisa
(20.09.26)
Yorucu birşeyin ardından nefs ödüllendirilmek istiyor, bir de temizlikten sonra insana bir keyif geliyor, mis gibi olmuş her taraf şöyle bi kutlama yapılmasın mı börekli çaylı.

Bence vücudunuz haklı, ben kekin, böreğin yanındayım.
+4
tiredofwaiting
(20.09.26)
Bende kek ve börekten yanayım, aynı şekilde tüm temizlik bitince temiz ve dingin bir şekilde mutfakta bir şeyler yapmayı çok seviyorum.
+2
sinematikcrop
(20.09.26)
Ayyyyyy iyi ki duyuru açmışsın, ben de böyleyim. Özellikle yeni temizlik yapılmış evde elmalı tarçınlı ya da havuçlu cevizli kek yapmaya bayılırım. Buram buram tarçın kokan tertemiz bir ev🫶🫶💞
+4
kullanicadi
(20.09.26)
Temizlikten sonra nasıl gücünüz kalıyor yahu? Ben sırf yemek yapmamak için önceki günden yemek ayarlayıp öyle temizlik yapıyorum :d
+5
ekimoloji
(20.09.26)
Cosmicstring 1 artı, diğer cevap yazan arkadaşlar iki artı. Cosmicstring 'e de hemen bir artı daha verir misiniz lütfen

Ekimoloji'ye de lütfen bir artı daha

Bu arada cevap yazan tüm arkadaşlara ♥️
+2
🌸rock n roll
(20.09.26)
Tertemiz ortamda keyif yapmanın tadı bambaşka.
Ben de çok severim, canımın keyif yapmak istediği zamanlarda önce kalkar güzel bir temizlik yaparım, sonra da o an canım ne istiyorsa bir şeyler pişirip kahvemi hazırlar balkon keyfi yaparım.
Evde kendimle zaman geçirmek hele de böyle temiz, sessiz ortamda en sevdiğim şeylerden biridir.
+2
mutekebbir
(20.09.26)
çocukluk yıllarından kalmış bir şartlanma gibi geldi bana belki koku hafızası. temizlik malzemeleri ardından pişen hamur kokusu ?
+1
orpheus
(21.09.26)
fight or flight devreye giriyor. hayatta kalma güdüsüne girdiğiniz için de durduramıyorsunuz kendinizi. temizliğin verdiği neşe ve rahatlama ile de karbonhidrata yöneliyorsunuz.
+1
janderzel zartanyan
(21.09.26)
(12)

İnstagramdan yazmak sapıkça mı?

inte17
Küçük bir şehirde yeni sayılırım ve arkadaşım ile takıldığım bir cafe var. Cafe kimi takip ediyorsa geri dönüş yapıyor bu yüzdende algoritmama düşmüş hoşlandığım biri var.Sorun o kişi ile hiç ortak tanıdığım yok beni tanıştırsın veya inte seni beğenmiş diye haber yollasın. Daha önceden sosyal medyad
Küçük bir şehirde yeni sayılırım ve arkadaşım ile takıldığım bir cafe var. Cafe kimi takip ediyorsa geri dönüş yapıyor bu yüzdende algoritmama düşmüş hoşlandığım biri var.

Sorun o kişi ile hiç ortak tanıdığım yok beni tanıştırsın veya inte seni beğenmiş diye haber yollasın.

Daha önceden sosyal medyadan tanımadığım birine bu tarz bir niyetle mesaj atmadım ve açıkçası sapık damgası yemektende korkuyorum tanımadığım için.

Arkadaşım illa yazacaksan selam diye girme, merak uyandıracak bir şey yaz dedi. İyi tamam zaten en başta beni beğenmeyebilir ve cevap vermeyebilir, veya konuşmaya başlarız fakat ben kişiliğini sevmem konuşmayı bitiririm veya yukarıda korktuğum olay gerçekleşir.

Yaş 30 oldu bu sene, ciddi niyetlede birini arıyorum ama 15 senedirde burada yaşamıyorum o yüzden çevre edinmemde zor. Sizce kötü bir fikir mi yapmak istediğim şey?
0
inte17
(19.09.26)
kötü fikir, bu şekilde tanışma olması ve bir yere doğru ilerlemesi için karşıdaki kişinin seni epey beğenmesi lazım. ortalama ve ortalama üstü kızlara hafta en az 5 tane ekleme istegi ve benzer mesajlar geliyor. yani arada kaynar gidersin.

kafede karşılaşma olasılığın varsa yüzyüze tanışmayı denemelisin. instagramdan yazmaktan bin kat fazla şansın olur. tanışırken de amacın tanışmak olmamalı, gündelik bir sohbet tadında bir diyalog yakalamalısın. yani yanına gidip merhaba tanışabilirmiyiz veya bu minvalde bir anlam çıkacak diyalogların hiçbiri olmaz.
+2
orpheus
(19.09.26)
Benlik degil ama bircok insan o şekilde iliski yapiyor.
Dating app bana göre daha iyi. Sonucta instagrama ben birileriyle tanismak için girmiyorum. Dm yazmak asiri creepy. Ama Dating appte zaten likeladigim birinin bana yazmasi beni sevindirir.
-2
Purple life
(19.09.26)
@Purple life
Keşke uygulamaları kullanan biri olsaydı ama gerçektende kullanan birisi yok şehirde. Denedim ve en yakın mesafe Adana çıktı.
(Benim konumum Hatay)
0
🌸inte17
(19.09.26)
"Normalde sosyal medyadan tanımadığım birine yazma cesaretim pek yoktur ama [Kafe'nin adı]’nın algoritması haklı çıktı galiba. Ortak tanıdığımızın olmaması büyük eksiklik ama en azından ortadan başlama şansımız var. Tanışalım mı, yoksa bunu dijital bir tesadüf olarak bırakıp geçelim mi?"
+1
jamswety
(19.09.26)
ben de artık mesaj işinin zavallıca olduğunu düşünüyorum. özellikle izlediğim abdli bir yayıncı var laps elini uzatıp mevzuya giriyor. türkiye'ye de geldi benzer sonuçlar aldı. bir sürü ret de yiyor ama usanmadan şut çekmeye devam ediyor. süper özgüvenli ve güleryüzlü bir utanmaz olmak gerekiyor.

uzat elini tanışabilir miyiz? de tipi beğenirse devam edersin yoksa elin havada kalır hemen önündeki maçlara bakarsın
-1
deranzo1
(19.09.26)
2010 yılından beri yürümeler resmi olarak instagram üzerinden yapılıyor. İnstagramdan yaz. Reddederse kenara çekip takip isteğimi reddetmişsin diye hesap sorarsın.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(19.09.26)
Yaz kral. Sorun yok. Tanışmalar çoğunlukla artık instagramdan ilerliyor. Tanışmak istemek sapkınlık değildir.
0
Leonardo~Da~Vinci
(20.09.26)
sapıkça değil.
ama karşı taraf ilgilenmiyorum dedikten sonrası sapıklık.
+1
co2s2
(20.09.26)
bence yazma, sapıkça değil ama tanışma şansını azaltır. küçük şehirlerde açık profil şeklinde içerik üreten birini sadece takip etmek bile bir sorun, hiçbir şey yazmasan bile seni takipten çıkarabiliyor. hatta engelleyebiliyor bile. kaç kere denk geldim. küçük yerlerde değişik kafalar var. fiziken tanışmaya çalışmak gerek.
-2
the man with no name
(20.09.26)
önce takip et sonra eski fotolardan bir kaçını beğen ki seni fark etsin. sonra yazdığında iyi kötü cevap alma olasılığın artar. bu arada yaz tabi çekinme.
0
gercekdunya
(21.09.26)
İnstagramdan yazılır hem de çok güzel yazılır. Sen burdakilere bakma, cevaplara “ay olur mu öyle şey” der ama duyuruda herkese mesaj atarlar.(bkz: swh)
+1
Rondak
(21.09.26)
Reis olayın sapıklık olup olmaması tamamen senin tipine bağlı. Böyle kızın hoşuna gitmeyecek bodur bir tipsen 5 senedir tanıdığın hatuna yazman bile sapıklık olarak değerlendirilebilir. Şöyle boylu boslu, eli yüzü çok az düzgün bi char' san bir instagram mesajı ile yıllar sürecek bir ilişkiyi başlatabilirsin. Zaten kızların ilgilendiği bir tip değilsen de hiiiiç kafanda hayaller filan kurma. Kız ortalama olsa bile mesaj kutusu zaten doludur.
+1
trixi
(21.09.26)
(4)

Zara erkek parfüm

arbre
Önerir misiniz? İnternetten alacağım.
Önerir misiniz? İnternetten alacağım.
-7
arbre
(18.09.26)
(bkz: zara vibrant leather oud)

üniversite dönemi çok kullandım, en kalıcısı buydu, f/p ürünüydü.
0
yap desem yapmazsin he
(18.09.26)
çakma dolum parfüm alacağına zara al .
0
jamswety
(18.09.26)
Silver’i kardeşime hediye almıştım, epey beğenip kendisi de almaya devam etmişti. Hafif kokular seviyorsan öneririm, ağır-tatlı kokulardan hoşlanıyorsan Tobacco serisi bayağı kalıcı. Tabi bunlar hala satıştaysa…
0
ekimoloji
(18.09.26)
zaranın tüm parfümleri bilinen tutulan marka parfümlerin imitasyonlardır. yani orjinalini sevdiğin bir kokunun ucuz zara mudailini alarak kolonya niyetine kullanabilirsin. kokusu hoşuna gidiyorsa kalıcılığı eh işte. onu da fiyatla kompanse ediyor.
0
orpheus
(19.09.26)
(10)

ben şu an iş kartım sayesinde aslında hiç para harcamıyor muyum?

hakyememyemekyerim
selam özet geçicem şimdi ben ingilterede yaşıyorum ama işim türkiyede, freelance olarak çalışıyorum ve fatura kesiyorum, serbest tüccar olarak geçiyorum neyse, bi aylığına türkiyeye geldik şu an geldiğimizden beri tüm masrafları ben karşılıyorum otel, yemek taksi aklınıza ne gelirse, eşim ise nerede
selam özet geçicem şimdi ben ingilterede yaşıyorum ama işim türkiyede, freelance olarak çalışıyorum ve fatura kesiyorum, serbest tüccar olarak geçiyorum neyse, bi aylığına türkiyeye geldik şu an geldiğimizden beri tüm masrafları ben karşılıyorum otel, yemek taksi aklınıza ne gelirse, eşim ise neredeyse hiç harcama yapmıyor hatta geçen gün sen bana iş kartını apple pay'ime ekle ben harcadıklarımı da biriktireyim dedi ve benim iş kartımı yani maaşımın geldiği ve sadece iş ile alakalı ödemelerimi yaptığım kartımı istedi bana da diyor ki işte aslında şu an cebinden para hiç çıkmayacak her şeyi vergiden düşücez aslında şu an para harcamıyoruz gibi konuştu ben de bi bok anlamıyorum bu işlerden biri bana anlatabilir mi? keriz yerine mi konuyorum yoksa gerçekten doğru mu diyor? çünkü ben bu 1 ayda çok harcama yaptım biraz bana para ödemen gerekiyor dedim o da vermeme gerek yok çünkü devlet sana e devlet sana geri ödeme yapıyor.

Sana yemeğin fiyatının yarısını versem bile para kazanıyorsun.

10 sterlinlik bir burger alıyorum.
Sana 5 sterlin ödüyorum.
Sen 10 sterlin vergi iadesi alıyorsun.
Ve 5 sterlin kâr ediyorsun. gibi bi mesaj çekmiş de :D
0
hakyememyemekyerim
(18.09.26)
Tabii uzman değilim ancak benim bildiğim kadarıyla kandırılıyorsunuz. Şahıs firmasının en üst gelir vergisi dilimi %40.

Yaptığınız işi bilmiyorum ama %20 KDV üzerinden fatura kesiyorsunuz desek;

KDV dahil tutar 120 TL desek;

(120 - KDV - masraflar) * 0.4 : max gelir verginiz olur. Kalan 0.6 lık kısım net kazancınız olur en kötü seneryoda.

Bahsedilen otel, yemek, ulaşım ve diğer masraflar bu kısımdan düşer. Masraflar kısmı ne kadar yüksek olursa vereceğiniz gelir vergisi o oranda düşük olur. Ancak 1e 1 değil tabii. İki seneryoda örneklendirelim

120 - 20(KDV) - 40(masraflar toplamı) * 0.4 : 24 TL vergi verirsiniz net kazancınız 36 TL olur.

Masraflarınızı artırırsanız

120 - 20(KDV) - 60(masraflar toplamı) * 0.4 : 16 TL vergi verirsiniz net kazancınız 24 TL olur.

Yani yaptığınız fazladan 20 TL KDV hariç masrafın sadece 12 TL si direkt sizin cebinizden çıkmış gibi olur, 8 TL si vergiden düşülür. Ancak öyle kara geçmek falan çok olacak şeyler değil. Bir de her masrafınız vergisel olarak giderleştiremezsiniz. Muhasebecinize danışmak en iyi yöntem.
0
yercekimini kendine ceken adam
(18.09.26)
vergiden düşme tam olarak öyle değil.

100 tl kazandın diyelim. normalde kazanç gelir üzerinden veriliyor.
30 tl de harcama yaptın iş için bunu gider olarak gösterdin. 30 tlnin içinden de 5 tl kdv ödedin diyelim.
gelir vergisini 75 tl üzerinden ödersin. vergi öderken de daha önce ödediğin 5 tl vergi ödeyeceğin kdv tutarından düşer.

yanlışsam düzeltin.
0
jelly bear
(18.09.26)
Abi muhasebeciye sormak en iyisi de yüzde 99 şöyle bir olay yaşanıyor gibi;
youtu.be

10 sterlinlik harcamada siz nasıl 10 sterlin geri iade alıyorsunuz hangi vergi sistemi size böyle herşeyi yüzde yüz ödüyor dünyada.
O ödediğiniz 10 sterlinden sallıyorum 2.4unu falan vergiden "düşersiniz", vergi iadesi olmaz. Kısacası ileride 10 sterlin vergi çıkarsa 2.4 düşer 7.6 ödenir.

Harbiden attığım video olayı yaşanıyor gibi. Eşiniz tax write off ile write offu karıştırmış gibi =d yani eşinizin mantığı ile yarın şirkete diye ferrari alırsanız devlet iade edecek size parayı=d
Bir de misal muhasebeci çok merak ettim sizin otel harcamalarını falan devlete ne diye yazacak? Freelance olarak konferans vardi, seminer vardı falan mi diyeceksiniz?
Yani çok bilgim yok ama yapay zeka bile güldü olaya. Bence ciddi sıkıntı var =d vergi işleri Türkiye'de ciddilesmeye başladı, ben olsam hemen muhasebeci ile görüşürüm.
0
logisticsmanager
(18.09.26)
Ustune para da veriyor mu kartin?
0
osssy
(18.09.26)
parayı iş kartından harcamanın bir önemi yok, fatura veya fiş alarak bunu masraflaştırmak gerekiyor. bu masraflar içinde kabul edilen ve edilmeyenler var.

bildiğim kadarıyla ingilterede zaten belli bir limite kadar vergi yok. türkiyede ise kardan artan oranlı vergi alınıyor. %15-%40 arası bu dilimler değişiyor.

özet para harcamıyor değilsiniz. ama harcadığınız para masraf olarak ödenecek. verginin bir kısmını (%10-20) düşürüyordur) muhasebeciniz en net yanıtı ve hesabı çıkarabilir.
0
orpheus
(18.09.26)
TR için anlatıyorum. UK'de de yaklaşık aynıdır. normalde, masraflar düştükten sonra şirket 100 lira kar eder ve bunun %40'ını, yani 40 lirasını devlete vergi verirsiniz, 60 lirasını da cebinize atarsınız. sonra gidersiniz bu 60 liranın 10 lirası ile hamburger alırsınız. elinizde hamburger yedikten sonra 50 lira kalmış olur.

eğer doğrudan şirket üzerinden alırsanız bu hamburgeri, şirket 100 lira değil, 90 lira kar etmiş olur (vergi öncesi) sonra bu 90 liranın %40'ını, yani 36 lirayı vergi olarak verirsiniz ve kalan 54 lirayı cebinize atarsınız. hamburgeri zaten yemiştiniz, cebinizde 54 lira kalmış oldu. (KDV meselesine hiç girmedim)..

yani harcadığınız paranın %100'ünü geri alamazsınız, sadece matrahtan düşersiniz, vereceğiniz vergi azıcık düşer. %40'ını geri alabiliyorsunuz gibi düşünebilirsiniz.
0
co2s2
(18.09.26)
Eğer bu kart gerçekten işletme hesabınsa ve sen sonradan muhasebecine bütün restoran, otel ve tatil harcamalarını "iş gideri" diye verirsen, muhasebeci bunların önemli kısmını reddedebilir veya açıklama isteyebilir.

Benim dışarıdan gördüğüm şey şu:

Eşin seni dolandırmaya çalışıyor gibi bir sonuç çıkaramam.
Ama vergi mantığını yanlış biliyor olabilir.
Ya da "nasıl olsa bir kısmı vergiden düşüyor" gerçeğini "devlet bütün parayı geri ödüyor" şeklinde aşırı basitleştiriyor olabilir.

Şu cümlesi özellikle alarm veriyor:

"Aslında şu an para harcamıyoruz."

Hayır, para harcıyorsunuz.

Vergiden düşülebilen bir masraf bile olsa para harcanıyor. Sadece vergi yükü biraz azalıyor.

Ben olsam şunu sorardım:

"Tam olarak HMRC'nin hangi kuralına göre Türkiye'deki bu otel, yemek ve taksi masraflarının tamamı iş gideri sayılıyor?"

Buna net ve teknik bir cevap veremiyorsa, büyük ihtimalle konu vergi bilgisinden çok varsayım seviyesindedir.
-1
jamswety
(18.09.26)
sSence böyle bir sey olsaydi herkes sirket karti üstünden yasamaz miydi? vergi iadesi öyle bir sey degil ki siz fisleri gider olarak gösterdiginizde muhasebeci wtf diyecek. uzun zamandir sirket kartiyla ödenmis gercek is yemekleri bile masraf olarak yazdirilamiyor artik.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.09.26)
harcadigin 100 lirayi gider olarak gostermek, 0 lira harcadigin anlamina gelmiyor asuhdaushda.

vergilenebilir gelirinden dusuluyor o 100 lira. bu kadar. atiyorum 80 bin lira uzerinden vergilenecegine 79900 lira uzerinden vergilendiriliyorsun.
0
baldur2
(18.09.26)
Mizojeni yapmak istemiyorum o yüzden genelleştirmeyeyim ama hanımınızın finansal tavsiyeleri ile devam ederseniz görünüşe göre kredi kartı ekstresi geldiğinde acaba tatil yapmasa mıydık diyeceksiniz.

Önceki cevaplarda da açıklanmış. Gider göstermek demek vereceğiniz verginin düşmesi anlamına geliyor. Yani tüm harcamalarınız şirket gideri olarak kabul edilse bile en iyi ihtimalle yüzde 40 gibi bir indirimle almış olursunuz. Ki bu da mümkün değil aslında.

Aslında para harcamıyoruz, üstüne bir de para alıcaz olayı Türkiye’deki kanunlara göre yok. İngilterede var mıdır, hiç sanmıyorum.
0
biseysorcaktim
(19.09.26)
(3)

Kablosuz dikey süpürge

rapisa
Merhaba. Kedili ev için şu süpürgeyi önerir misinizBlack+Decker BHFEV182C-QW 18V Kablosuz Dikey Süpürgehttps://app.hb.biz/YvRueb8A3ViM
Merhaba. Kedili ev için şu süpürgeyi önerir misiniz
Black+Decker BHFEV182C-QW 18V Kablosuz Dikey Süpürge

app.hb.biz
0
rapisa
(17.09.26)
ev kediliyse dyson olmalı. diğerleri zor çeker tüyleri.
-1
mikahakkinen
(17.09.26)
philips 6000 serisi iş görüyor.
0
orpheus
(17.09.26)
SHARK al paran yeterse.
0
jamswety
(18.09.26)
(1)

Megane 2 1.5 dci araçta stop sorunu hk.

biz siz onlar bensiz daha mutlular
Herkese selam. Son 15 gündür, aracımı stop ettirirken şöyle bir sorun yaşıyorum: Araç çalışır vaziyette. Start/Stop tuşuna basıyorum. Göstergeler kapanıyor. Ama motor 2-4 saniye daha normal şekilde çalışıp(tekleme, sarsma vs yok), o şekilde stop ediyor. Sorun bu. Göstergelerle eş zamanlı stop etmesi
Herkese selam.

Son 15 gündür, aracımı stop ettirirken şöyle bir sorun yaşıyorum:

Araç çalışır vaziyette. Start/Stop tuşuna basıyorum. Göstergeler kapanıyor. Ama motor 2-4 saniye daha normal şekilde çalışıp(tekleme, sarsma vs yok), o şekilde stop ediyor. Sorun bu. Göstergelerle eş zamanlı stop etmesi lazım aracın.

İşinde uzman olduğu söylenen 3 elektrikçi, 1 beyinci gezdim, sorunun kaynağını bulamadılar. İşin garibi, ustaların yanında bu arızayı vermiyor. Videoya çekiyorum(gerçi buna bile gerek yok, çok basit bir şekilde anlatabiliyorsun sorunu.) sorun denk geldikçe ama ondan da anlamıyor ustalar. Arıza "sürekli" tekrar etmediği için cihaz bağlayıp sorunu da göremiyorlar. Haliyle sorun çözülmüyor.

Bu konu ile ilgili fikir verebilecek arkadaşlar ya da daha önce başka araçlarla buna benzer sorunlar yaşayanlar varsa önerilerine açığım. Ayrıca memlekette, ustalığını makineye/cihaza tamamen devşiren ustalara da selam gönderiyorum. Bazıları motor kaputu açmaktan aciz, utanmasa onu da makinelere/cihazlara yaptıracaklar.
0
biz siz onlar bensiz daha mutlular
(17.09.26)
dizel araçta ateşleme yok dolayısıyla stop işlemi enjektörlere giden yakıt akışı kesilerek yapılır. stop edince tekleyerek çalışıyor deseydiniz bir enjektör kaçırıyor derdim ama tek enjektörde bu kadar düzgün rölantide çalışamaz. bütün enjektörler kaçırıyor olsa bu defa normal sürüşte sarsak çalışırdı.

araç bir yerden yağ-yağ buharı alarak bunu mu yakıyor bakılması lazım. durum çok tehlikeli bir diesel runawaye dönüşebilir mi kontrol edilmeli.

buradaki tamirciler hiçbir zaman analitik ve bilgiye dayalı yaklaşmaz. sadece ezber gördüğü arızayı tekrar çözebilir. yurtdışı forumlarda bu soruyu videolu olarak sormak lazım. uygun yere sorarsanız çok net yanıtlar gelir.
+2
orpheus
(17.09.26)
(11)

Parayı Faize Koymak ve Olası Riskler

lebaron
Herkese merhaba, bahsettiğim olgu faiz parası ile geçinmek değil, atıyorum 5 milyon yeni türk lirası nakitiniz var, bunu altında tutmak mı daha mantıklı yoksa faize yatırmak mı ? şimdi bu konu ne zaman açılsa, yıllardır denir ki "paran enflasyon karşısında erir aman diyeyim", e iyi de altın da bir ç
Herkese merhaba, bahsettiğim olgu faiz parası ile geçinmek değil, atıyorum 5 milyon yeni türk lirası nakitiniz var, bunu altında tutmak mı daha mantıklı yoksa faize yatırmak mı ? şimdi bu konu ne zaman açılsa, yıllardır denir ki "paran enflasyon karşısında erir aman diyeyim", e iyi de altın da bir çıkıyor bir artıyor, aynı para yine enflasyon karşısında erimeye mahkum, kaldı ki faizden gelecek parayı harcama gibi bir durum yok, yine aynı birikimin üzerine eklenecek bu faiz geliri.

gerçekten mantıksız mı ?
0
lebaron
(15.09.26)
degil. sadece faizler dustukce aksiyon almasini bileceksin.
+1
baldur2
(15.09.26)
çok haklılar aslında,
bes, altın, faiz, dolara bölüceksin parayı.
şuda bir gerçekki, ev alma bazında 2 sene öncesi ile karşılaştırıyorum o paraya 2 sene önce aldığın evler şuan(faiz gelirleri dahil oluncada) daha yuksek fiyata bu yatırımlar ev piyasası ile aynı oranda artmıyor.
bence para her şekilde eriyor. dovizinde enflasyonu var,
altında problem risk yuksek, altın düşmeden alanlar bile aynı dönemde faize yatırsalardı daha yuksek getiri gelirdi gibi riskler var, ama aynı şekilde hızlı yukselseydi faizi %50 bile geçerdi kazanım.
0
eja
(15.09.26)
bu içinde bulunulan zamandan bağımsız düşünülecek bir şey değil. faizler düşükken, borsa, döviz vs. yükselişteyken parayı faizde tutmak saçma evet. ama şu an faizler yüksek borsa iyi değil altın dalgalı vs. en makulü ppf ya da faiz bugün için. o yüzden şu an parayı buralarda tutup durumu takip ederek zamanı gelince aksiyon almak lazım bence. 2027'nin daha hareketli bir yıl olacağı konuşuluyor ama görücez.
0
semaforo de medianoche
(15.09.26)
faiz yüksekken faizde para tutulmasında bir sakınca yok, altınla olan karşılaştırmasına gelince tefas sitesinde bir para piyasası fonu seçip 1-3-6-9-12 ayda enflasyon ve diğer yatırım araçlarına oranla nasıl hareket etmiş görebilirsiniz. evet enflasyon da ciddi rakamları gördü ama buna karşılık en az 1 senedir çok yüksek faizden ötürü koruma+getiri dahi gördü faiz. arkadaşın da dediği gibi sonra baktın faiz düşüyor buna göre tekrar aksiyon almak gerekir faize koydum bitti değil yani konu.
0
bay b
(15.09.26)
altın dayatması tamamen faiz haram saçmalığından. 10 bin olacak 12 bin olacak diye 7800ler den millete altın aldırdılar ne oldu 6 bine kadar düştü.
faizler yüksekken faizde tutulur.
+5
my fault
(15.09.26)
mantıksız değil ama en büyük risk develüasyon. bir sabah uyandığında dolar 80tl olursa paranın büyük kısmını kaybedersin.
+5
orpheus
(15.09.26)
Faiz aslında o parayla ne yapacağınıza karar verirken paranın bekleme yeri, daimi yeri değil. Bahsettiğiniz muhabbette anlatılmak istenen bu ancak çoğu insan şartlarden bağımsız kalıplarla konuşabiliyor.

Siz o parayı değerlendirecek daha iyi bir yer bulana kadar veya daha iyi şartlar ortaya çıkana kadar para faizde durur. Daha iyi bir şey bulduğunuz zaman çıkar vs. vs. Şu an kafanız karışık olduğuna göre faizde tutmak en mantıklı seçenek.
+4
akhenaten
(15.09.26)
"Faiz aslında o parayla ne yapacağınıza karar verirken paranın bekleme yeri"

+1
+2
HellKeePer
(15.09.26)
Dediğiniz doğru fakat risk şu; seneyi hatırlamıyorum ama enflasyonun ciddi arttığı zamanlarda faiz %24 lere çıkmıştı. Faiz döviz ve altından çok kazandırıyordu. O sıra döviz de altın da faizler arttığı için sabit kalıyordu. Ve bir kararla faiz ciddi düşürüldü ve buna oranla döviz ve altın fırladı. Elimdeki türk lirasıyla (o zamanın 60k euroya denk bir para) bir anda elimde patladı. Çünkü faiz artık 1/3 seviyesine düşmüş, döviz ve altın depar atıyor parayla ne yaparsam yapayım zarar etmişim. İşte bunu öngörüp parayı zamanında çevirebilirseniz tabii ki dediğiniz mantıklı. Ama bizim gibi ülkelerde bir gecede aldığınız karı verebilir, hatta üstüne zarar edebilirsiniz.

Rtenin tüm hareketlerini iyi tahmin edebiliyorsanız, çok mantıklı. Ha uzun süredir faizler oynamıyor ama bir şeyin garantisi değil bu durum
-1
Unde bach canim
(15.09.26)
"Faiz aslında o parayla ne yapacağınıza karar verirken paranın bekleme yeri"

anam avradim olsun efsane tespit. bundan sonra faizi boyle tanimlayacagim
+4
baldur2
(15.09.26)
Uzmanlar sepet yapılmasını öneriyor. Bende o fikirdeyim. Tümünü sadece altına veya sadece faize yatırmak çılgınca bir hareket olur. Burası türkiye. Yarın uyanınca ne olacağını bilemezsin. Sürprizlerle dolu bir yer.
0
Leonardo~Da~Vinci
(15.09.26)
(3)

Yasal takip/icra deneyimleri olanlar?

leeloodallas
Bankaya olan borcum avukata verilmiş. İcraya düşmemesi için 165 bini iki takside böldüler ilk taksit cuma, ikinci taksit ise 30 eylül. Babamı haziran’da kaybettiğimden borçlarımı aksattım ve annemin bir de bu konuyla üzülmesini, kimsenin eve vs gelmesini istemiyorum. Annemin haberi olmadan bu konuyu
Bankaya olan borcum avukata verilmiş. İcraya düşmemesi için 165 bini iki takside böldüler ilk taksit cuma, ikinci taksit ise 30 eylül. Babamı haziran’da kaybettiğimden borçlarımı aksattım ve annemin bir de bu konuyla üzülmesini, kimsenin eve vs gelmesini istemiyorum. Annemin haberi olmadan bu konuyu çözmem için tüyoları olan var mı? Cumadan önce tekrar arasam yeniden yapılandırırlar mı
0
leeloodallas
(14.09.26)
öncelikle e-devlete girip hakkında açılmış bir icra takibi var mı buna bakmalısın. normalde kredi ve kredi kartı borçlarında bu süre 90 gün. ama bu süreden çok daha önce avukatlar seni sıkıştırmaya başlayacak fakat yasal olarak bir aksiyon alamazlar.

tabi bu bir kurtuluş değil sadece zaman kazanırsın ama temerrüt faizi işlemeye devam eder. aylık ödeme gücün ne ise buna uygun bir plan çıkarmalısın. bunu da avukata pazarlık esnasında açıkça belirtmen lazım. çünkü avukatlar parası var - ödemiyor ne kadar hızlı koparsam kardır diye yaklaşacak. ama tam tersine tamamen kaçan ve hiç tahsilat yapılmayan dosya da işlerine gelmez. bu yüzden durumu çok net sakince ifade etmek işe yarayabilir. o anda avukatı başından savmak-rahatlamak için ödeyemeyeceğin bir ödeme planını onaylamak işini zorlaştıracaktır. hatta telefonda bile olsa bu bir taahhüt sayılır.

daha önce birkaç bankada gecikmede olan borçlarımı (icralık değillerdi) gene aynı bankadan kredi çekip yapılandırarak ödemiştim. ama bunun için banka geçmiş kredi skoruna ve ödeme gücüne (iş-maaş vs) bakacaktır.

aslında şubeye de gidebilirsin, oradaki bir müşteri temsilcisi duruma bakar. borç icralık ve dosya tamamen avukata devredilmiş ise sana söyler.
0
orpheus
(15.09.26)
Tebligat adresine tebligat gelir. Değiştirirseniz belki haber gelmesi eklenir
aile evi olduğu için mubtemelen hiç bir şey haczedemezler ama birisi gelecekse eve gelmesini engellemenin yolu yok gibi.
Geçmiş olsun, kolaylıklar ve sabırlar dilerim
0
kisa
(15.09.26)
banka borcundan dolayı eve gelme durumu çok çok istisna. şu an sigortalı bir işte çalışıyorsanız maaşınızın 1/4'üne haciz uygulanır borç bitene kadar. varsa diğer banka hesaplarınıza bloke koyulur.
eğer eve tebligat gitmesini istemiyorsanız da e-tebligat'a kaydolun. sadece bu dosya değil bütün hukuk, icra, ceza dosyaları ile ilgili adınıza gelecek tebligatlar elektronik ortamda gelir.
Allah ödeme kolaylığı versin
0
faberkastelli
(16.09.26)
(10)

Yanlışım var mı

arbre
Merhaba. 1 aydır konuştuğum flört vardı. Ben yurt dışına tatile gittim bir hafta. Gitmeden önce aramız bozulmuştu. Tatilde bir kere yazdı. Hiç aramadı. 4 5 gün hiç konuşmadık Sonra ben havalimanında bir kızla tanıştım. Çok yakın olduk. Kızla story attım. Bu story'den sonra flört Whatsapp, Instagram,
Merhaba. 1 aydır konuştuğum flört vardı. Ben yurt dışına tatile gittim bir hafta. Gitmeden önce aramız bozulmuştu. Tatilde bir kere yazdı. Hiç aramadı. 4 5 gün hiç konuşmadık
Sonra ben havalimanında bir kızla tanıştım. Çok yakın olduk. Kızla story attım. Bu story'den sonra flört Whatsapp, Instagram, Ekşi Sözlük her yerden engelledi. Benim bir hatam yok bence ama dışarıdan yorum istedim.
-26
arbre
(14.09.26)
Abi zehrimizi attık mı?kiraz yediğinde boğazından geçişini gördüğümüz beyazlıkta ,atalarımızın favorisi sırp zevcelerle gece mesailerine kalıp,yaz kızım diyebildik mi?skor var mı skor?
+6
duptıs
(14.09.26)
ne var ki bunda, zamane kızları işte. Kızla story atmana kızmıştır, belki grup istiyordur.
0
rhan
(14.09.26)
@banach +1
+5
ekimoloji
(15.09.26)
ulan arbre ne adamsin ya :D
+4
antikadimag
(15.09.26)
10 sene önce harbi trollerimiz vardı, çılgın bedişteki oktay gibi adamlardı. şimdi hepsi incel amk. ekşiduyuru bitmiş.
+3
plastic_angel
(15.09.26)
Kurgusal açıdan eksiklikler olsa da senaryonun akıcılığı bizi içine çekiyor ve arbre'nin hayal dünyasına doğru bir yolculuğa çıkıyoruz. Tarantinist ezgiler olsa da tamamen illüstrasyon bir yapım. 10/10
+5
duster
(15.09.26)
Neden sizi inandırmak! gibi bir derdim olsun ki? Az mantık kullanın. Troll olmadığımı zaten herkes biliyor da yapacak olsam bunu neden tabutuna çivi çakılmış bir sitede yapayım? Engelle engelle bitmediniz.
-8
🌸arbre
(15.09.26)
fazla düşünüyorsun.
0
orpheus
(15.09.26)
bu tip durumlarda kendini karşıdaki insanın yerine koy ve ona göre düşün derim. flört düzeyiniz nasıldı bilmiyoruz, bu yüzden yorum yapmak sağlıklı olmaz.
+1
eileengray
(15.09.26)
olm tersi olsa sen ne yapardın, biraz empati.
0
dhobyghaut
(25.09.26)
(12)

Aile evinden çıkma konusu

niyazi mısri
Merhaba, 29 yaşında evden çalışan bir yazılım mühendisiyim şu anda İzmir'de aile evinde yaşıyorum. 1+1 veya 2+1 eşyalı bir eve çıkarak artık kendi düzenimi kurmam gerektiğini düşünüyorum fakat bazı tereddütlerim var bu nedenle belki bi fikir/bakış açısı veren olur diye danışayım istedim. Şimdi piyas
Merhaba, 29 yaşında evden çalışan bir yazılım mühendisiyim şu anda İzmir'de aile evinde yaşıyorum. 1+1 veya 2+1 eşyalı bir eve çıkarak artık kendi düzenimi kurmam gerektiğini düşünüyorum fakat bazı tereddütlerim var bu nedenle belki bi fikir/bakış açısı veren olur diye danışayım istedim. Şimdi piyasa çok durgun bildiğiniz üzere bu işin birinci kısmı, diğer konu ise hem mevcut işimden memnun değilim hem de iş yerinin gelecek projeksiyonu pek güven vermiyor bu nedenlerden dolayı bir süredir iş arıyorum fakat henüz bir dönüş alamadım.

İş değiştirirken en azından başlangıçta şu işe geçtim dedirtecek bir yer olsun istiyorum şimdikinden hallice bir şey istemiyorum. Zaten piyasa durgun dedim e bir de hem remote ilanların çok çok azalması hem de benim iyi bir iş yeri istemem ve İzmir'de olmamı da göz önüne alınca İzmir'de yaşamaktan memnun olsam da İstanbul veya Ankara'ya taşınmayı da düşünmek zorunda kalabilirim.

Şimdi takıldığım nokta şu aslında işsiz kalsam çok uzamadan yeni bir iş bulurum diyecek özgüvenim olsa İzmir'de yeni bir eve çıkacağım ama bir yandan hem öyle bir özgüvenim olmadığından hem de oldu ya İstanbul veya Ankara'da iyi bir fırsat çıkarsa şu an aile evinde kaldığım için çantamı alıp gidecek durumda olmamdan dolayı böyle sürüncemede gidiyorum. E bi yandan böyle diye diye 6 ay geçti bir 6 ay daha geçmesin istiyorum, sizce ne yapmak lazım?
0
niyazi mısri
(14.09.26)
kazanç ve birikimini bilmiyorum ama eğer şartlar elveriyorsa ve ailen her şeyine karışan tipler değilse iyi kötü bir ev al - borçlan ve aile evinden öyle çık.
0
scudman1
(14.09.26)
hocam senin de dedigin gibi piyasa berbat durumda. sadece sen degil kaymak gibi yerlerde calisanlar haric kimse bu planlari yapamiyor. yani durumlar tamamen dunya'da kotu durumda, turkiye'de daha da kotu durumda.

ailen giciklik yapmiyorsa kal, sonucta yaslandin diye aile evinden ayrilip duzen kurmak gibi bir kural yok. zaten aile evinde kalma olayi is piyasasi boku yiyince normallesti. su an hedefin sadece daha iyi bir is bulmak olsun.
+2
arakaali
(14.09.26)
'yazılım mühendisiyim' bu bile sektörünün pamuk ipliğine bağlı olduğunu net olarak gösteriyor. ayrıca türkiyedeyiz ekonomik şartlar git gide kötüleşecek diyorlar ki zaten şartların iyi olduğu söylenemez.

arkadaşın söylediği çok mantıklı, ev alabilme imkanın varsa aile evi yanındayken elinden geleni yap.
-1
omer460
(14.09.26)
Ailenizle çok ciddi bir probleminiz yoksa, kira ödememe avantajınızı kullanıp birikim yapın derim. Evlenme niyetiniz varsa, finansal anlamda hazırlık olmuş olur hem.
+1
yadigar
(14.09.26)
Eve çıkmak derken kira mı o kısmı anlamadım. Eğer kira ise;

29 yaşına kadar iyi kötü bir motor, araba, arsa, ev falan almadıysanız bence tüm yatırımlarınızı ev almaya çevirin. ev alana kadar bir süre daha aile evinde devam.

İyi kötü 1+0, 1+1 bir şey almak lazım ki işsiz kalma seçeneğinde en azından aile evine dönüp kira alma veya orada oturacaksanız da herhangi bir işte bile çalışılsa en azınan kendinizi geçindirme şansınız olur.

Mevcut ülke ve sektör şartlarında ayrı kiralık bir eve çıkmak çok riskli geldi bana. Özellikle de senior, principal değilseniz. Ki onların bile bir ayağı çukurda olabilir.

Ama yok evi alarak çıkmak isteniliyorsa... o belki olabilir. Ben şahsen ev alsam bile kira getirisi olsun, aile evinde kalayım, o getiriyle de mesela arabamı da alırım ondan sonra eve çıkardım derim.
+1
ananiyimioguz
(14.09.26)
Maddi durum şöyle aile ile ortak aldığımız ev var ama kiracı var içinde, kendim birikimimi peşinat yapıp üstüne kredi çekip ev alabilirim, arabam var ama asıl kafamı karıştıran şu İzmir'de ister kiralayıp ister alıp düzen kurayım istiyorum ama saydığım nedenlerden dolayı kendimi bağlamak konusunda karar veremiyorum.

Düzgün anlatamadım muhtemelen fakat mesela İstanbul'da yaşıyor olsam ve burada kendi evime çıkmak istesem bu soruyu sormayacağım belki de çünkü diyelim işsiz kaldım zaten yazılım sektöründe İstanbul'da yeni bir iş bulamıyorsam başka nerede bulacağım gibi
0
🌸niyazi mısri
(14.09.26)
ben bu konuda maddiyata bu kadar takılmazdım. başka bir ilde iş bulursanız da tuttuğunuz evden ayrılırsınız. ufak tefek zararlar olur en fazla ne olacak, büyük bir kayıp olmaz. nerdeyse 30 yaş olmuş aile yanında yaşanmaz, bu zamanlar geri gelmez, düzeninizi kurmaya, kendi sorunmluluğunuzu almaya ve sadece kendi hayatınızı yaşamaya çalışın, doğru düşünüyorsunuz. madden kısacağınız şey düşük kiralı bir ev olması olabilir. basit eşya koyacağınız, belki konumu daha kötü vs ama kendi düzeniniz olmalı artık. bence 22-23 yaşında en geç olmalı ne olursa olsun. isterse aile dünyanın en rahatı olsun aile yanında kalınmaz bu yaşlarda.
0
awlmi
(14.09.26)
maddi olarak araban var aileyle ortak evin var bir de istediğinde kendine de ev alabilecek durumdasın anladığım kadarıyla. eğer böyleyse gerçekten evet izmir'de eve çıkarsın 1 ay sonra istanbul'a taşınman gerekir can sıkar ama maddi olarak bu rahatlıktaysan aileyle yaşamanın çok da bir artısı yok. en kötü senaryoda biraz nakliye masrafı çıkar ek olarak bir de taşınma stresin daha fazla olur o kadar. bunları da kaldıramayacak durumda değilsin diye anladım.

ama yok maddi açıdan da benim anladığım gibi değilse tablo biraz daha birikime veya güvenceye ihtiyacın varsa ben olsam beklemeye devam ederim ya şirketimde durumlar biraz daha netleşene kadar ya da yeni bir iş bulana kadar. bu arada hele de özel sektörde hiçbir zaman işler tam olarak netleşmez ama bazen çok flu olur bazen az flu olur, netleşmekten kastım biraz daha az flu olması.

awlmi'nin yazdıklarına katılmıyorum bu arada herkesin şartları hayatı çok farklı insanın bilmediği hayatlarla ilgili yok şöyle yaşanmaz böyle yaşanmaz diye konuşması yanlış. hele ki 20'lerinde türkiye gibi ekonomik şartları zor gelirleri düşük bir ülkede aileyle yaşamak çok normal. tek eve çıktığında en ucuza kaçsan aylık 50k harcayacaksın sırf hayatta kalmak için ki o da minimum. 1 yılda 600k eder o parayla yapılabilecek bir sürü şey var. ailenle aran iyiyse psikolojini bozan bir durum yoksa bekar biri için aileyle yaşamak gayet normal hatta bazen daha mantıklı olan şey. ama tabi psikolojik olarak seni kötü etkiliyorsa o zaman para hesabına bakmazsın.
0
semaforo de medianoche
(15.09.26)
Maddi durum konusu anladığın şekilde hocam. Tam olarak senin bahsettiğin durumlar kafamı kurcalıyor. Ailem ile ciddi bir anlaşmazlığım yok ama sonuçta çocuk muamelesi gördüğüm oluyor yer yer veya ben sıkıldığım için mi bana batıyor artık bilemiyorum. Özel sektör konusu da söylediğin gibi tamamen aslında hiçbir zaman yüzde yüz netlik olmaz ama en azından karar verdiğim anda benim kafamda net olsun isteğim var fakat şu an öyle bir durum yok ne zaman olur onu da pek kestiremiyorum.

İş piyasası kötü durumda olduğu için birikimi yakıp üstüne de kredi çekip ev almak yerine eşyalı kiralık eve çıkmak daha mantıklı geliyor işte onda da 1 yıllık kontrat yapılacak sonuçta oldu ya 2 ay sonra taşınmam gerekti ondan dolayı sorun yaşar mıyım bilemiyorum. Ev almayı anca evlilik durumu olursa düşünüyorum fakat onun için tamamlanması gereken başka bir eksik var :D

Yani aile ile ciddi bir problemim yok ama artık böyle gitmesin istiyorum, iş yeri mevzusu da aynı şekilde sanki (bkz: beta bölgesi paradoksu) kalmış gibiyim.
0
🌸niyazi mısri
(15.09.26)
semaforo bana katılmadığını söylemiş ama söylediklerimi farklı bir noktaya çekmiş. maddi durumu olmayan ya da çok zorlanan biri için zorla eve çık diyecek halimiz yok tabii ki. ama sizin durumunuz böyle değil, yaş 30, iş hayatınız ve geliriniz var, ailenin ekonomik düzeyi kötü değil. o sebeple böyle yazdım. 22-23 yaşından sonra aile yanında yaşanmaz diyorum ama tabii imkan varsa. gerekirse paylaşlımlı eve geçilir arkadaşlarla. imkanı olmayana ne diyelim zaten, her durum için burada exception koyamayacağıma göre yazara göre genel geçer bir düşünce yazıyoruz. demeye çalıştığımı şu, asgari imkan yakalandıysa en geç 20'li yaşların ortasında ufak ufak aileden ayrılmak gerektiğini düşünüyorum, tabi madden ve aile sağlık koşulları asgari düzeyde ok ise.
0
awlmi
(15.09.26)
kenarda en az 6 aylık, mümkünse 1 yıllık geçimini sağlayacak kadar birikimin olana kadar aile evinden ayrılma.
+1
orpheus
(15.09.26)
toplumsal dayatmalara, ezbere laflara dayanan hiç bir basmakalıp cümleyi tavsiye olarak alma. gerçeklik testini sağlam yap yani sen hep seninlesin, bir derdin varsa o da seninle beraber yeni eve taşınacak. tek erkek ayrı eve çıkmanın artısı ile eksisini tarttığında çoğu zaman eksileri ağır basar, 4-5 ay sonra ikea l koltuğunda otururken kendine "e biz bu boku neden yedik" diye sorman ihtimal dahilinde. bence tek kıstasın şu olmalı, ailenin ne derece tahammül edilebilir olduğu ve sana verdikleri rahatsızlığın objektif şekilde değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan dürüst cevabın. aile tahammül edilebilir ise gerekirse sınırlarını daha keskin bir şekilde çizip kendini izole edersin biraz daha saygı beklersin ilerisi için de bir yatırım olur. ayrıca ayrı eve vereceğin kira+giderleri sadece yatırıma yönlendirsen 1 sene sonra gayet güzel bir birikimin de hazır bekliyor olur.
0
okinawalı taş kağıt makas ustası
(15.09.26)
(14)

100 bin km'de 2012 Golf 6’ya 250 Bin TL Bakım Masrafı Yapmak Mantıklı mı?

mahmuttt
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı
2012 model, 100 bin km’de Golf 6 aracımız var. İlk sahibiyiz. Aracı ömrü elverirse en az bir 10 yıl daha kullanmayı planlıyoruz.

Yetkili serviste ağır bakımın yanında ön-arka disk ve balatalar değişimi, su pompası, 4 yeni lastik, arka park sensörü ve yakıt kapağı taktırma, cam düğmesi tamiri, detaylı temizlik ve bazı küçük eksikler yapılıyor. Toplam **250 bin TL** fiyat çıktı.

Sizce bu yaşta ve değerde bir araca 250 bin TL harcamak, 10 yıl daha kullanacağımız düşünülürse mantıklı mı yoksa gereksiz israf mı?

Ayrıca bu işlemleri yetkili serviste yaptırmak yerine sanayide ve başka bir özel serviste yaptırsam çok daha mı mantıklı olurdu? Siz olsanız ne yapardınız?
0
mahmuttt
(14.09.26)
ben olsam dışarıda yaptırırdım. dışarıda çok iyi vag grubu ustaları var. bir de işçilik ve malzeme ücreti fiyatlarını yazarsanız daha detaylı cevaplar gelecektir. sandık motor alıp koysak bu kadar masraf çıkmaz(gti ve R hariç).
0
duyulmasi gerektigi kadar
(14.09.26)
ben olsam özel serviste yaptırırdım. güvenilir bir usta bulup. çok çok daha ucuza gelir bu rakam. ankaradaysanız rakam almak için bir ustaya yönlendirebilirim.

ek olarak kesinlikle kullanırdım 10 sene daha
+1
kablelvuku
(14.09.26)
Kullanma niyetiniz varsa bakimini yaptirmakta bir sikinti yok ama yetkili servis takintiniz yoksa yetkili servis olmasa da biraz eli yuzu duzgun yerde ayni islemleri yaptirsaniz daha iyi olmaz mi? Yazdiginiz listede, bilgim yok ama belki su pompasi degisimi biraz cetrefilli olabilir, gerisi iscilik anlaminda cok birsey degildir.
0
mbond
(14.09.26)
saydıklarınız için bu rakam aşırı fazla.
dışarıda çok uyguna yapılır, sadece usta seçerken dikkat edilmesi gerekir.
+1
duyuruuser
(14.09.26)
nasıl 250 bin oluyor bir yanlışlık olmalı. usta'nın pavyon masrafıda içinde herhalde. 2012 model araç şu an 14 yaşında 10 sene sonra 24 yaşında bir hurda olacak. emin misiniz 10 sene daha kullanacağınıza?
0
xu
(14.09.26)
muhtemelen yürüyende bir çok şeyi değiştirecekler, devirdaim , 4 disk 4 balata değişecek, triger değişimi de olabilir. fiyat 250 bin şu yaştaki araba için çok olsa bile orjinal parça ve yetkili servis fiyatlarını göz önünde bulundurunca yüksek değil. malum orjinal serviste herşey 2 3 katı.
0
omer460
(14.09.26)
Mantıksız . Çok para bu. Üstüne 100bin TL koyduğunda yine idare edecek seviyede başka bir araç alınabilir.

Dışarıda yaptırın ama kendi paraya satmamış namuslu usta bulun bu işleri iyi bilen tanıdık aracılığıyla.
0
diyecevaplandı
(14.09.26)
arabanın piyasa değeri ne kadar? bence çok fazla. sanayide lastikler hariç 30-40k bile tutmaz bunlar.
0
scudman1
(14.09.26)
Ağır bakımdan kasıt triger kayışı değişimi diye tahmin ediyorum. Su pompası değişimi de beraberinde yapılıyor genelde, onu da yazmışsınız.

Bu ikisi dışındakiler sanayide çok daha ucuza yaptırılabilecek basit şeyler. Triger de dışarıda değişir ama güvenmiyorsanız bir tek bunu yetkili serviste yaptırıp diğerlerini sanayide yaptırabilirsiniz.
0
burfak
(14.09.26)
Bakım yapılmasına yapılmalı da, servisin 250 bin çıkardığı yerde, sanayide en fazla yarı fiyatına yaparsın. Fiyat çok uçuk geldi bana.
Wv servisinden ayrılıp kendi tamirhanesini kuran iyi bir usta bulursan en kralını çok daha ucuza yaparsın. Ben olsam öyle yaparım, ki ayda 5 bin km yapan biri olarak öyle yaptırıyorum.
0
etna
(14.09.26)
Ben 10 sene daha kullanmam, satarim oncelikle onu soyliyeyim. Hele otomatikse hic dusunmem.
Fakat siz kullanma taraftariysaniz, 10 senelik arabayi yetkili servise goturmenin hic bir mantigi yok. Yetkili servise, garanti kapsaminda ya da iyi niyet garantisini devam ettirmek isteyen araba gider. Bence tabi.
Guvenilir bir usta ve orjinal parcalarla yola devam ederdim kullanacak olsam.
0
narod
(14.09.26)
2012 passat'ım vardı, ilk sahibiydim. Dsg'den ötürü tonla uğraştırmıştı, halletmiştik şanzıman problemlerini (aşamalı olarak kavrama, volan, mekatronik değişti zamanla) Onun dışında problemi yoktu.

Km'si de sizinki kadar olmasa da düşüktü. 135bin. Geçen yıl, dediğinizi yaptım. O zamanın parasıyla 150 bin liradan fazla masraf ettim. Doğuş'ta enjektör, triger, devridaim, klima motoru, akü, şarj dinamosu vs. şimdi hatırlamadığım baya bir şeyi değişti. Ama arabanın neresini toplasak başka yeri gidiyordu. Ustalar "hocam, alman arabalarında belli bir yaştan sonra doğal. Sanayiyi sever alman arabaları" dediler

Bakın bu araba sıfır alınmış, tek sahipli, hor kullanılmamış, kazasız, kapalı garaj arabası. Süreç bıktırınca beni, hazır sıfırlamışken ve sorunsuz kullanılabiliyorken satayım dedim. Sattım. Alan kişi şehrine dönerken, yolda daha önce arıza vermediği bir sebeple arızalanmış. Etik olarak sorumlu hissettim. Halbuki gizlediğim bir ayıbı da yoktu. Adamın 28bin tl tamir masrafını ödedim ve aracı geri almayı teklif ettim. Teşekkür edip reddetti. Dedim bir daha arıza çıkarırsa bana haber verme, üzülmeyeyim. Helalleşip vedalaştık.

Yaptığım en doğru şeydi satmak.

Vag grubu araçlarınızı belli bir yaştan sonra tutmak çok mantıksız. Her gün başka yeri patlıyor.

Ekleme:
Şayet çok namuslu, dürüst, becerikli ve uygun fiyatlı tanıdık/akraba vs. bir ustanız varsa ve bazı ufak tefek aksaklıkları da problem etmeyecekseniz vw kullanmaya devam edilebilir. Ben şu kadarını söyleyeyim:

-Bu yaptıracağınız komple bakım aracı sıfırlamayacak. Araç diğer yerlerinden ama küçük ama büyük yeni problemler çıkarmaya daha sık bir şekilde devam edecek. Yetkili servis tüm indirimlere ve garanti vermelerine rağmen kazık gelecek. Ustalarla dost olacaksınız...

Benim sattığım insanlar sanayi esnafıydı. Onlar için çok mantıklı oldu. Kelepir fiyata hasarsız, diri ve konforlu bir passatları oldu.
+2
yadigar
(14.09.26)
doğru düzgün özel serviste tüm eksiklerini giderin.
not: 2005 model golf 5 kullandım 2023'te.
1.6 atmosferikti araba.
otobanda sıkıntısızca 160'la gidebilmişti.
ben de şaşırdım.
golf 5, 6, 7, bu yaştaki golf'ler romanya'da çatır çatır gidiyor ve insanlar at niyetine biniyor.
0
rain when i die
(14.09.26)
çıkan masraf bahsedilen işler için 5 kat kadar fazla. bir gariplik var.
0
orpheus
(15.09.26)
(12)

Çok ağır bir psikolojik baskıya maruz kaldım ve mahvolmuş durumdayım. Böyle bir zamanda ayakta kalabilmek için ne yapabilirim?

santimantal
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi o
Ben çok çekingen ve silik bir çocuktum.
Abilerimden biri ise aşırı dışa dönük ve hareketli biri idi.
Anne-babam ihtiyaçlarımızı karşılamaya sahip değildi.
Abim 20-26 yaş arasında çalışırken eve de katkısı oluyordu.
Ama daha çok gezip tozup kendisi yiyordu.
26 yaşında evlenip uzaklara gitti ve iç güveyi oldu.
Artık ailesini unuttu ve ihmal etti.
Büyük işlere girişti ve pandemi zamanında işleri bozuldu.
Bu arada ben kendi mütevazı yaşamımda kendimi iyileştirmeye çalıştım.
Ve tesadüf eseri enflasyon patlamadan evvel bir ev aldım.
Abim ailesiyle birlikte tatile geldi ve evimi gördüler.
4 kişi bir hafta kalıp evimi ahıra çevirip gittiler.
Ve çocuklarının okumak için benim şehrime gelmesini,
bende kalmasını istiyorlar.
Çocuklar çok saygısız, aşırı şımartılmışlar.
Şans eseri sürekli kalmalarından kurtuldum,
Ama onların işlerini hep ben yapmak durumundayım.
Lisanüstü eğitimim yarıda kaldı.
Sinirlerim yıprandı.
Çocukların zevk sefa ve arzuları sürekli artıyor ve
faturası bana çıkıyor.
En sonunda mesafe koymak zorunda kaldım.
Abim evlenmeden önce aileye yaptıklarını sürekli
abartarak beni manipüle etmeye çalışıyordu.
Mesafe koyunca çıldırdı ve beni telefonda inanılmaz şekilde tahrik etti.
Üzerimden kamyon geçmiş gibiydi.
Sonra akrabasını bana yollamak istedi.
Çocuğu ve akrabası evimi otel gibi kullanmak istiyorlar.
Zaten iş yerinde ciddi sorunlar var: Tükenmişlik yaşıyorum.
Reddetmek zorunda kaldım ve buna da üzüldüm.
Yine de maddi olarak yardımcı olmaya çalışacağım.
Ama o kadar zorlanıyorum ki...
Şimdi ne yapacağımı bilmiyorum.
0
santimantal
(10.09.26)
siz onlarla zor şartlarda büyüdünüz. bir de çekingen bir çocukmuşsunuz ve hala öylesiniz. onların baskıcılığı, sizin sessizliğinizi daha da artırmış. sizin açınızdan bakıldığında durum çok yorucu, çok bunaltıcı, çok can sıkıcı, çok sinir bozucu...

ancak ben buradan baktığımda korkunç bir durum görmüyorum. kimseden korkmanıza, çekinmenize gerek yok. reddettiğiniz durumlarda haklısınız ve daha fazla reddetmelisiniz. evinize almayın. sağlıklı ve düzgün insanlar olsaydı, aileden biri birkaç gün kalabilir diyebilirdik ama değiller. evi ahıra çevirmek nedir? abimin akrabası dediğinize göre yengenizin akrabası aslında. o neden sizin evinizde kalsın ki zaten?

abinizi çalışmaya zorlayan siz değildiniz. üstünüzde hak iddia edemez. onun derdi anne babanızla, gitsin birikmiş sinirini ve şımarıklığını onlardan çıkartsın.

onun çocuklarının masraflarını neden siz karşılıyorsunuz? ne demek faturası size çıkıyor? ben ödeyemem deyin geçin. madem bakamayacaklardı, çocuk yapmasalardı. bir de bu durumun zorluğunu bu kadar iyi bilen abin, hiç düşünmeden çocuk yaptı ve masrafları size karşılaşıyor yani he? pes.

buradan söylemek bana kolay, fakat yapmanız gereken iletişimi minimumda tutmak. açık ve net olun. kırılırlar, darılırlar, gücenirler, zora düşerler, küserler diye düşünmeyin. çünkü onlar sizi düşünmüyorlar gayet açıkça görülüyor. siz darda mısınız, psikolojiniz nasıl, eviniz müsait mi vs diye sorgulamadan zoraki şekilde evinizi kullanıyorlar.

"onların işlerini hep ben yapmak durumunda kaldım" derken? kimin? çocukların mı? yapmayın ya. sizin çocuğunuz olsa eminim abiniz ve yengeniz elini kıpırdatmazlar.

madem telefonda arayıp sizi manipüle edip tahrik ediyor, telefonu açmayın.

aman abimdir, kardeşimdir, canımdır, ciğerimdir diye düşünmeyin. onlar aman kardeşim canım kardeşim diyor mu? demiyor. sizi düşünmeyeni düşünmeyin, sizi sevmeyeni sevmeyin, size değer vermeyene değer vermeyin.

aşırı bunalmış durumda olduğunuz için benim öncelikli tavsiyem aslında bir psikoloğa gitmeniz. psikaytr değil, psikolog. ilaçsız terapi. mesafe koymanızı ve sınır çizmenizi sağlayacak o özgüveni psikoloğa giderek kazanabilirsiniz. atıp tutmuyorum, bende işe yaradı.
+5
art cat chocolate
(10.09.26)
durumun korkunç değil sen öğrenilmiş korkularından dolayı böyle yorumluyorsun. şimdi en kötü durumu düşünelim abin bağırdı, çağırdı, küstü gitti. hayatında ne değişecek, ne eksilecek ? diğer durumda alttan alarak, sabrederek çok daha fazla tükeneceksin. kendin için doğru olanı seçmek bir lüks değil zorunluluktur.

manipülatif insanların en büyük kozu sana kendini kötü, çaresiz, hatalı hisettirerek birşeyleri elde etmektir. bu tuzağa düşme.
+7
orpheus
(10.09.26)
Evi sat 1+1 kiraya geç.
Hatta istersen evi satmadan sattım de, 1+1 kiralık eve çık. O süre boyunca da kendinden uzaklaştırabildiğin kadar uzaklaştır
-7
etna
(10.09.26)
Abini hayatından çıkar hocam, kendi iyiliğin için.

Benim için bunu söylemek çok kolay tabi, bunun da farkındayım.
+8
kumandanim
(10.09.26)
hocam o sınırı çizmediğin için psikolojik olarak mahvolmuş hissediyorsun.

geçmişte yaptıkları için ona teşekkür et ve artık başka hayatlar yaşadığınızı söyle, canının istemediği bir şeye evet demek zorunda değilsin.
+1
duyuruuser
(10.09.26)
Aile denen şey senin mutluluğunu isteyen, sevincinle sevinen, derdinle dertlenen, her daim yanında ve seni destekleyen insanlara denir ve bunun kan bağıyla bir ilgisi yoktur. Sırf kan bağınız var diye hayat boyu sizi aşağı çekecek, sizin duygusal durumunuzdan faydalanıp manipüle ederek kendi çıkarı kullanmaya çalışan insanlara katlanmak, destek olmak zorunda değilsiniz. Bu abiniz olur babanız olur önemli değil, içine doğduğunuz evi, ebeveynlerinizi seçemezsiniz ama kime "aile" diyebileceğinizi pekala kendiniz seçebilirsiniz.

Abi dediğiniz kişiyle ilişkinizi hiçbir karşılıklı çıkar içermeyecek şekilde sınırlayın. Sizin sorununuz hayır diyememek gibi görünüyor. Hayır demeyi ve arkasında durmayı öğrenmelisiniz. Bunu yapmazsanız bugün abiniz olur yarın bir başka asalak olur sürekli mutsuz bir şekilde bunları hayat boyu sırtınızda taşımak zorunda kalırsınız. İstediğiniz bu mu? Mutsuz bir hayat mı yaşamak istiyorsunuz? Bunu kaçarak, ev değiştirerek saklanarak falan çözemezsiniz. Sizi ne kadar zorlarlarsa zorlasınlar bu insanları hayatınızdan net bir şekilde çıkarın ve biran önce bir psikolog desteği alın. Belki bu insanları hayatınızdan çıkarmak size çok zor geliyor ama emin olun geri kalan hayatınız ve iç huzurunuz için bu gerekli. Tekrar söylüyorum, aileni seçebilirsin, kendi çıkarından başkasını düşünmeyen insanlara sırf arada bir kan bağı var diye iltimas göstermekten bir an önce vazgeçin.
+2
thracia
(10.09.26)
hic kimse icin malini mülkünü satma tabii ki. ne alaka yani?
ev senin, mal mülk senin. kimseyle paylasmak zorunda degilsin. kendi evinde kimin kalmasina izin vereceginin sinirini evi satmadan koyabilmen gerek.
abin ne yaptiysa yapti, o kismi onu baglar. sen mi söyledin ailenize bakmasini sanki? kendisi etmis yapmis, simdi senin basina kakamaz. baktiysa da kendi anasina babasina bakti sonucta.
artik baska hayatlar yasadiginizi söyle ve uzaklas. kapina mi dayanacak sanki? olsa olsa 2-3 küfür eder sonra mecbur boyun eger.
abi kisisi tam asalak. icgüveyligini kabul etmesinden belli. evine bir sokarsan bir daha bunun gibi tipleri sittin sene cikaramazsin. hayir demeyi ögrendin ögrendin...
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.09.26)
evinizi satmayın. maddi ve manevi bu kişiye bağlı olmadığınıza göre şükredip önünüze bakın. kariyerinize ve akademik hayatınıza odaklanın. ama durumu anlatış tarzınızdan psikolojik desteğe ihtiyacınız olduğu da çok açık; bunu da ihmal etmeyin.
+3
lil siztah
(10.09.26)
size düşmana gerek yok en büyük düşmanınız kendinizsiniz. abiye mesafe şart.
+1
denizmaniaherif
(10.09.26)
Yazının özeti: (sözde) aileden birinin sesi çıkmayan kardeşi üstünde estirdiği terör diyebiliriz .
Ne hakkı var?

Tamamen isteklerini reddet. şikayetçi ol. tüm delillerle birlikte mahkemeye ver.
Ailede miras vs. gibi hususlar hakkında da önlemni al ki her şeyin üstüne yatmasın .

90lardaki TV de herkeste travma yaşatan Küçük emrahın amcası gibi sürekli maddi manevi her şeyi tüketmesi aklıma geldi.
+1
diyecevaplandı
(10.09.26)
Terapi kesinlikle. Yapamıyorsan, gücün yoksa charcptt ile psikolojin üzerine konuş, açabiliyor
+2
gadlemler
(10.09.26)
Cevap yazan ve destek olan herkese çok teşekkür ederim. Bana çok iyi geldi ve zihnimde bazı şeyler biraz daha berraklaştı.

Travmatik bir çocukluktan sonra her şeye rağmen hayata tutunmaya çalıştım. Haftanın beş günü depresyonda olsam kalan iki günde çaba gösterdim hep. Bana hayatta kalmanın bedeli o kadar ağırken kuş kadar kalan canımın üzerine vahşi bir kartal gibi çullandı. Yirmi yıl önce o gittikten sonra 6 ay terapiye gidip öz güvenimi yükseltmiştim biraz. Dönüp durumumu gördüğünde buna ve maddi olarak bağımsız olmama katlanamadı. Bende olan ancak ki ona verilirse saldırmazdı. Fakat öyle bir saldırdı ki... Telefonda... O ara aklım başımdan gitti... Konuşulanları hatırlamıyorum... Akşam karanlıkta dışardaydım. Deli gibi sokaklarda yürüyerek cevap veriyordum... Bir yerde artık dayanamadım... Çok ağır bir konuyu söyleyip telefonu kapattım. Bundan sonra böyle bir insanla bir araya gelebileceğimi sanmıyorum. Beni hiç düşünmedi: İnanılmaz bir bencillik.
+4
🌸santimantal
(10.09.26)
(18)

Duyurunun yaşlıları ne durumdasınız?

titanic kemancısı
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı?Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
İşi gücü bırakıp küçük bir sahil kasabasına taşınabildiniz mi yoksa aynı simulasyonda devam mı?
Ben çıkamadım hala matrixten, sizde durumlar nedir? :D
0
titanic kemancısı
(09.09.26)
Bende de aynı. Üstüne bir de egeye taşınmak hedefli olmasa da kendi işimi yapayım temalı hayaller için 11 yıllık maaşlı işi tazminatı alarak bıraktık. Sonuçta tazminatın da bi hayrını göremedik. Eridi gitti. Kısacası bi halt yiyemedik şimdi gene beyaz yaka hayatına dönüş için iş bakıyorum :(
+1
teletabi
(09.09.26)
En büyük hayalim ama olmadı.

Sabahın köründe kalkıp denize giderdim, sonra sağı solu darlardım, deniz çarşaf gibiydi diye. Sonra bisikletime biner,yöresel otların satıldığı semt pazarına gider, yeşillik alırdım. Şakşuka, karpuz ve çay eşliğinde balkondan komşulara salça olurdum. Sosyalliğimle millete hayatı dar eder, zorla kahve içmeye cağırırdım.
+3
rock n roll
(09.09.26)
Kış gelince sahil kasabasında hayat durur. Hava hep nemlidir. Rüzgardan başını dışarı çıkaramazsın. Konutların hepsi yazlık düşüncesiyle yapıldığından kıçın donar. Komşularının çoğu gitmiştir, hayalet şehir gibidir. Dükkanların çoğu kapalıdır. Pantolonunun düğmesi düşse şehirlerarası yolculuk yapman gerekir. Hastane imkanı kısıtlıdır.

Yazın ipini koparan doluşur. Sahilde kıçını koyacak yer de bulamazsın, arabanı koyacak yer de, hastane randevusu da. Ayrıca bizim halkın eğlenme alışkanlığı bir gariptir. Aşırıdır, kabadır. Yazlığa gelirken, çevreye rahatsızlık vermeme kavramı geride bırakılmıştır.

Yani yaşlı isen, üniversite hastanesine yakın, bir üç harfli markete ve parka yürüme mesafesinde bir apartmanın giriş katında bir daire bak. Ötesi hayal.
+2
Mirket
(09.09.26)
Yiyorum, içiyorum, geziyorum, tavsanlar gibi koklasiyorum. Ahh bu imkanlar 18'imde olsaydi diye geciyor günlerim.
+1
duster
(09.09.26)
on sene önce sahil kasabasına taşındım, ama egeye değil marmaraya :) şu an işi de sahil kasabasında buldum yarı huzurlu yarı iş güç sebepli koşturmacalı bir şekilde yaşıyorum.
+1
pide
(09.09.26)
once ya$linin bir tanimini yapmak lazim, 60+? 70+? :D
0
cooperr
(09.09.26)
@cooperr +35
60-70 için daha var emeklilik ve bakımevi soracaz herhalde o zamanlar daha var XD
0
🌸titanic kemancısı
(09.09.26)
60, 70 i kastetmiyorsan, hele hele 35+ dan bahsediyorsan kışın muhabbet edecek adam konusunda da dara düşeceksin zaten. Onu da bil.

İlk iki sene falan eğlenceli gelebilir. Onda tamamız. Sonrasında geri dönüş planları başlayacaktır.
0
Mirket
(09.09.26)
35 yasinda emeklilik ne ya? 1800'lerde mi yasiyoruz? yas 36, gunde 15 saat falan calisiyorumdur. eger bu yasta daha az nasil calisirimin hayalini kuruyorsaniz o hayal ettiginiz emeklilige 60'inizda bile ulasamazsiniz. bu yaslar calismak icin pik yaslar.
+1
Sour
(09.09.26)
sour +1
60 oncesi emeklilik falan.. hem zengin hem de ciddi monotonluk hastasi olmak lazim boyle hayaller icin. param olsa bile 55 oncesi aklimdan gecmez, daha moruklamadik ulen..
+1
cooperr
(10.09.26)
Koşturmaya devam her geçen gün artarak hemde, bu tempoya alıştıktan sonra sakin yer bize ızdırap olur
0
basond
(10.09.26)
dilemma of subscribtionability
(10.09.26)
40indan sonra isi, gucu, aileyi, esi, dostu, arkadasi herseyi birakip tek basima guney avrupa'ya geldim. dibin dibini gordum. sonra bi firsat cikti karsima. ona tutundum onun etkisiyle farkli seylerle hayata karisiyorum. sahil kasabasi hayali olmasa da, sadece kendimden sorumlu birsekilde minimalist ve huzurlu bir hayat yasiyorum.
+1
buenosdias
(10.09.26)
insan kafayı toplayınca en şanslı-avantajlı dönemin aslında 40lı yaşlar olduğunu anlıyor.
+1
orpheus
(10.09.26)
istanbulu bırakıp sahil kasabasına taşınma hayalim pek tabii var ancak 40 yaş olarak gitsem alkolik olurum herhalde. Ne yapacaksın ki? Sabah 7 uyandın kahve koşu deniz ee?
12'ye doğru başlarım içmeye

Istanbul'da hayat bunu engelliyor hiç olmazsa en azından böyle avutuyorum kendimi
0
croswell
(10.09.26)
Ortalama omur 80,
Emeklilik yasi 70

Adam 35'e yasli diyor aw.
+4
baldur2
(10.09.26)
Yarın teklif gelse, ardıma bakmam.

32, e.

Yemişim şehrini trafiğini.
0
baldan kaymak
(10.09.26)
Buradayiz burada 40+ olarak selam olsun
Valla iki ulke arasi mekik dokumaca ama hala bir turlu oh be diyip huzura eremedik en cok da cocuklarin gelecegi nolcak en buyuk gundemimiz
Yani orta uzun vadelerde gorunuyor anca o sahil kasabasi biz de bakalim
0
darthvader
(10.09.26)
(6)

Yeni veteriner kliniğim için web sayfası

slymene
Selamlar, Yeni acilacak veteriner kliniğim için yönetmesi kolay, en uygun fiyatlı, sade ve şık görünen hazır ücretli veya ücretsiz tasarımlar arasından seçim yapabileceğim, içeriğini kendim doldurabilecegim makul bir web sitesia xmak istiyorum. Siteye trafik çekme amacım yok, yalnızca klinik hakkınd
Selamlar,
Yeni acilacak veteriner kliniğim için yönetmesi kolay, en uygun fiyatlı, sade ve şık görünen hazır ücretli veya ücretsiz tasarımlar arasından seçim yapabileceğim, içeriğini kendim doldurabilecegim makul bir web sitesia xmak istiyorum. Siteye trafik çekme amacım yok, yalnızca klinik hakkında klasik bilgilerin olduğu basit bir web sayfası olacak.

Bu işler nasıl olur bilmiyorum, en başından ismi nereden alayım, hangi altyapıyı kullanayım, hangi paket işimi görür? Mesela bazı GB seçenekleri var ben neyi seçmeliyim, bu site sürekli ziyaretci alan bir site olmayacak, belki ayda 50-100 kişi girer veya girmez.

Özetle, nereden ve nasıl başlayayım?
0
slymene
(09.09.26)
Wordpress tema diye aratın
Sevdiğiniz bir tanesini seçin. Sonra Wordpress içerisine eklenir. Zor bir şey değil. Daha sonra teknik detaylar için yardımcı olurum
0
kisa
(09.09.26)
hocam sana wordpress lazim kisa'nin dedigi gibi. ancak bu islerden anlamiyorsan kafan cok karisir. ustune bir de saglayicilardan hosting almak ve isletmek senin icin yorucu olur. bu yuzden bence direkt wordpress.com'dan paket al. domain adini (slymene.com vs) cloudflare registrar uzerinden alabilirsin.
0
arakaali
(09.09.26)
normalde php hosting tutulur, cpnel'den wordpress yüklenir ve sql database ismi yazılarak site aktifleştirilir. sonra temalardan uygun bir tema seçilip içerik doldurulur. domain + hostinge ayda maksimum 2 dolar ödenir.

yok ben anlamam database kurmaktan deniyorsa da statik sayfalar manuel olarak .html formatında düzenlenir ve hosting yönetim panelinden site dizininin içine yerleştirilir.

ondan da anlamıyorsanız bir çocuğa 3 bin papel ateşlenir, 2 bini yıllık site masrafına harcanır, 1000 lirasıyla da 2 paket sigara alınır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.09.26)
wordpress teması + claude üyeliği ile (20 dolarlık yeter) 2-3 günde çok şık bir site yaparsın.
0
orpheus
(09.09.26)
Wordpress üzerinden bir alan adı aldım aynı zamanda wordpress premium aldım ve web sayfamı oluşturdum başlangıç için beni yormadı destek olanlara teşekkür ederim
0
🌸slymene
(09.09.26)
wix'e de bir goz atmalisin.

www.wix.com
0
KafayıYedimAbi
(10.09.26)
(7)

Bundan sonra ne yapayım? (Erkek bedeni içerir)

aziz mavi
Baştan söyleyeyim bu fake bir hesap orijinal hesabım değil. İkinci olarak, 2-3 senedir kendimce ağırlık çalışıyorum kendi estetik algıma göre de bi mesafe katettim, yani geldiğim nokta benim için yeterli ama kardeş yeter artık bi bulk yap "büyü" diyen de var abi zayıfsın diye hor gören de lan kardeş
Baştan söyleyeyim bu fake bir hesap orijinal hesabım değil.

İkinci olarak, 2-3 senedir kendimce ağırlık çalışıyorum kendi estetik algıma göre de bi mesafe katettim, yani geldiğim nokta benim için yeterli ama kardeş yeter artık bi bulk yap "büyü" diyen de var abi zayıfsın diye hor gören de lan kardeş bas ilacı geç diyen de, halbuki ben halimden memnunum aslında ama size de danışmak akıl almak istedim; ben böyle takılayım mı, ki böyle yaşamak benim için çok konforlu, yoksa bi bulk yapıp biraz daha büyüyeyim mi? Seçenekler arasında yok ama aynayı sil kardeş diyecekseniz haftasonu onu halledeceğim şimdiden teşekkür ederim.

Şekil bu: hizliresim.com
0
aziz mavi
(09.09.26)
şortun çok yüksekte. önce şortunu çıkararak başlamalısın.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.09.26)
sakatlanmadan devam, onun bunun isteği ile hareket edersen herkes kendince bir yere çeker.
+2
orpheus
(09.09.26)
“… ama kardeş yeter artık bi bulk yap "büyü" diyen de var abi zayıfsın diye hor gören de lan kardeş bas ilacı geç diyen de…”

Hepsinin koy götüne. Fiziğin müthiş, bence korumaya çalışmaktan başka hiçbir şeyi aklından bile geçirme. Hele steroid falan, aman uzak dur. Hatta steroid kullanmanı öneren beyinsizlerle selamı sabahı kesmekte büyük yarar var.
+2
10551037
(10.09.26)
Gayet iyi, korusan çok çok yeterli bence.
+2
kumandanim
(10.09.26)
koru yeter reis.
+2
baldur2
(10.09.26)
bence de korusanız yeterli. fazlası çok kötü görünüyor sanki pompa basıp şişirmiş gibi hiç o görüntüyü, vücudun sahibi hariç birinin beğendiğini de görmedim. anca spor salonunda aynanın karşısına geçip sapık gibi kendilerini izliyorlar. ama dışardakiler ıy bu ne be pompa basılmış da şişirilmiş gibi diye dalga geçiyorlar.
kuzenim vücutçu oradan biliyorum :D sadece giyinikken iyi duruyor.
+2
matilda
(10.09.26)
seni tanıyoruz.
0
janderzel zartanyan
(10.09.26)
(7)

İ20 vs Clio

oylesine sordum
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan as
2021 veya üzeri i20 1.0 veya Clio 1.0 araçlara bakıyorum. Genelde İstanbul’da hafta sonları ve yılda 5-10 kez uzun yol (tek yön 1000 km gibi) kullanacağım. istanbulda yoğun trafiğe sık girmediğim için çift kavrama şanzıman çok sorun çıkarmaz diye düşünüyorum ama bu araçlarla ilgili kafama takılan asıl şey uzun yolda ne kadar rahat/konforlu olduğu.

Bu araçları tecrübe edenler varsa fikirlerini paylaşabilir mi?
0
oylesine sordum
(03.09.26)
ikisi arasında kalıyorsanız bence Clio öne çıkar. Fakat 1.0 Sce değil mutlaka turbolu 1.0 Tce bakın.
+1
awlmi
(03.09.26)
clio ile karşılaştıramayacağım ama istanbul içinde ve yılda birkaç kez ege'ye/ankara'ya gidip gelmek için i20 kullanıyorum. bence fiyatına göre donanımı çok iyi. konforlu ve kompakt. trafikte de çok rahat. geçen gün arkadaşımın t-roc'una bindim ve i20 çok daha iyimiş dedim içimden. ben kendisiyle mutluyum. istanbul'daki yetkili kağıthane servisini de ayrıca seviyorum. benim deneyimim olumlu.
edit: 1.4müş benimki
+1
eileengray
(03.09.26)
70 bin km yaptığım otomatik clio 1 tce aracım var. aracın performansı iyi şimdiye kadar bir sıkıntı yaşamadım. turbolu motor olduğu için bence biraz fazla yakıyor. b segment arabayla uzun yol konforlu olmuyor. kullanma yönünden sıkıntı yok ancak boyum 1.87 4 saatlik yolculuk sonrası araçtan indiğimde ayaklarım ağrıyor.
0
mikahakkinen
(03.09.26)
aralarında çok bir fark yok, i20 uzun yol için 1 tık daha konforlu ve görüş açısı biraz daha geniş.
4 saatin üzerindeki uzun yolda, hep aynı pozisyonda oturmamak için mutlaka en az 3 kere koltuğun ayarlarını değiştiriyorum faydası oluyor.
0
duyuruuser
(03.09.26)
bu tip araçlarda motordan daha önemlisi şanzıman. sürekli dur kalk trafiğine uygun bir şanzıman tipi seçmek lazım. o da aslında eski nesil tork konvertörlü.
+1
orpheus
(03.09.26)
1 yıl farkla 2020 1.3 clio tercih ederdim.
0
a darkness coming
(03.09.26)
@orpheus +1

Bu motorlar zaten 100 beygir, 1litre 3 silindir olmasına kanmayın.

1.5dci 4 silindir ama 90 beygirdi.

Ama 1l motorların çekişinin zayıf sanılmasının nedeni, şanzıman ve lastikler.

Aracınız tekerlere çok yüksek kuvvet iletebilir ama lastik ile yol arasındaki sürtünme kuvvetini aşarsa patinaj çeker => araba çekişi düşürür

Şanzıman da zaten duruma kuvveti yükseltiyor. Dişli aralıkları çok yüksekse, çekiş için arabanın en yüksek güç ürettiği/devire yaklaşıyorsunuz.

Üstüne bunlar manual otomatik. Eskiden turbo makinesi ile kontak sağlanıyordu.
0
substituent
(03.09.26)
(7)

Kendinize eksi veya artı veriyor musunuz?

gabe h coud
Ben şöyle yapıyorum. Önce bir süre bekliyorum. Benim yazdığım bir yorum eksilenmiş ise kendime eksi veriyorum. Artılanmış ise artı veriyorum. swh.Eksilenen yorumuma eksi verdim diyelim. Sonra artılanarak artıya geçti. O zaman da değiştirip artılıyorum :) Vice versa.Edit: Mesela şimdi -7 olduk, bir e
Ben şöyle yapıyorum. Önce bir süre bekliyorum. Benim yazdığım bir yorum eksilenmiş ise kendime eksi veriyorum. Artılanmış ise artı veriyorum. swh.

Eksilenen yorumuma eksi verdim diyelim. Sonra artılanarak artıya geçti. O zaman da değiştirip artılıyorum :) Vice versa.

Edit: Mesela şimdi -7 olduk, bir eksisi benden geldi :)

Siz nasıl yapıyorsunuz?

Reddit'te her yorum +1'den başlıyor, sizin kendi yorumunuzu +'ladığınızı varsayıyorlar. Öyle olsa daha iyi mi olurdu?
-16
gabe h coud
(03.09.26)
Bu eksi artıları düzenli aralıklarla takip ediyor musun gerçekten? İlginçmiş.
+2
mor oje
(03.09.26)
Peki, açıklayayım. Bildirim geliyor ya sağ tarafta yeni bir yorum olduğunda. O zaman kendi yazdığımı da görüyorum. 15 dkda bir alarm kurup gidip kontrol etmiyorum :)
0
🌸gabe h coud
(03.09.26)
ben başkasına veriyorum genelde + yı. bir kaç kişi için otomatik eksiye basan götelekler var. makul bir soru ya da cevaba bakıyorsun 1 tane eksi. belli ki sırf o yazdı diye yapılmış ben de görünce dengelensin diyorum. ha bir sürü - alınmışsa ona bir şey demiyorum.
not: şimdi sana - verdim, niye? -6 olmuş zaten, 7 olsun dedim ama hiç bir şey iade etmiyor. + olsaydı çoğunlukta o sayıyı byütürdüm. bilemedim neden
0
kisa
(03.09.26)
bak aynıyız. artıya artı, eksiye eksi :)) bence olay seçimdeki gibi. %90 bir şeyi seçiyorsa, diğer aday zaten seçilemez diye seçilecek adaya veriyorlar. verdiğin oyun bir değeri olsun isteyen insan psikolojisi mi. psikologlar göreve.
0
🌸gabe h coud
(03.09.26)
:D ya bence aynı şey değil. burada bir önemi yok ki
+1
kisa
(03.09.26)
kendi duyuruma ertesi gün bir defa bakarım - gerekirse yanıtlarım. kendime eksi veya artı vermiyorum.
0
orpheus
(03.09.26)
aldigim bir aksiyon tepki goruyorsa sikintiyi geri cevirmeye calisirim, o yuzden bir soruma 20 tane negatif donus almissam silerim gider. kendime eksi versem ne olur vermesem ne olur.
0
cooperr
(03.09.26)
(26)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
Türkiye çok kötü ilişki konusunda. Yurt dışındaki ilişkiler daha normaldir.
-14
arbre
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(8)

50cc motor

hlt1985
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
41 yasinda erkek bir birey olarak normalde araba kullaniyorum. Market vs yakin ama yurume mesafesinde degil. Saga sola gitmelik, uzun yola, kopruye cikmadan yakin yerlerde kullanmak icin 50cc motor almak istiyorum. Onerir misiniz? Avantaj ve dezavantajlari nelerdir?
-1
hlt1985
(23.08.26)
düştüğünde iyi hissetmiyorsun,
sağ kalirsan acıyor,
sağ kalmazsan arkadaki üzülüyor falan.
-2
designer
(24.08.26)
50cc alma derim. min 100-125cc iyi olur. çin malından uzak dur. sym-kymco gibi taiwan malı motorlarla başlayabilirsin. sym fidlle serisi güzeldir.

bir de 300-500 metre bile olsa mutlaka kaskını takman lazım. düşük süratte düşüp kafasını kaldırıma vurduğu için ölen insanlar var.
0
orpheus
(24.08.26)
6 yıldır bu amaçla (ekmek alma, yakın mesafe vs) elektrikli scooter kullanıyorum. ehliyetiydi vergisiydi derdi yok. büyükşehirde her türlü iki teker riskli yalnız, max 30 basan aletten düştüm de 1 ay yattım haberin olsun.
0
yap desem yapmazsin he
(24.08.26)
yazlık yerler gibi küçük bir beldedeyseniz 50cc alıp geçin.
büyük şehirdeyseniz en az 125cc.

çünkü motorun pratikliğine alıştıktan sonra araç kullanmak hamallık geliyor. o ekmek alıp markete gitmelerin mesafeleri uzuyor. şehir içinde de 50cc gerçekten tehlikeli.
0
duyuruuser
(24.08.26)
yaş 40. 3 sene önce yavaş giderken ayağımı yere attığım için öçl kopardım. geçen gün motordan düştüm hızlı değildim ayak şişti. yakın mesafede sıkıntı olmaz. kullanması kolay. ama dikkatli olmak lazım. marka önerim arora.
0
mikahakkinen
(24.08.26)
uzun yola değil, azıcık şehir içi otobana çıksanız dahi 50'lik yetmez.
bence 150'lik var; mesela e-5'te sağ şeritte yol açıksa, 90'la gitsem bile huzur vermiyorlar.
0
lil siztah
(24.08.26)
Motorla trafikte güvende kalabilmek için bazen aniden hızlanman gerekebiliyor. 50’lik motorlar çoğunlukla bunu sağlayabilecek bir ivmelenmeye sahip olmuyor. Önerim 125-150 cc kapasiteli bir motor alman. 50’liklerin çoğu otomatik, (yani CVT). hızlanmaları daha stabil ve kesintisiz oluyor. Ancak motor gücü düşük olduğu için gerektiğinde ani hızlanmayla bir tehlikeden uzaklaşma imkanın oldukça sınırlı.
0
nejdet c
(24.08.26)
Şehir önemli. İstanbulda sürülmez büyük risk. Bi motor fiyatı da kaska vermen lazım. Kask önemli. Bir de o 50likleri 80liğe çeviriyorlar. Onu da yaptır.
0
jackyr
(24.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(8)

Çadırı alıyorum başka ne kaldı

optimistbakunin
Selam, daha once kamp yapmadim oyle bir gecmisim yok ama heveslendim. https://www.decathlon.com.tr/p/3-kisilik-kamp-cadiri-mh100-fresh-and-black/_/R-p-313085?mc=8576111&c=BEYAZ_MAV%C4%B0_YE%C5%9E%C4%B0LBu linktekini alayim diyorum. Baska ne almam gerekir olmazsa olmaz fiyat performans icin. Buyuk 70
Selam, daha once kamp yapmadim oyle bir gecmisim yok ama heveslendim.
www.decathlon.com.tr

Bu linktekini alayim diyorum. Baska ne almam gerekir olmazsa olmaz fiyat performans icin. Buyuk 70l sirt cantasi da alacagim kaplumbaga gibi geze geze kullanirim da diyorum hem
0
optimistbakunin
(21.08.26)
Bu konuda çok uzun bir listem vardı benim ama şimdi bulmaya üşendim.
İlk birkaç gün evinin bahçesinde ya da yakınında üç harfli market olan ücretli kamp yerlerinde kamp yap.
Decathlonu gezersen bu da lazım, bu da lazım dersin zaten. Bütçeye göre de tamamlarsın.
Bu konuda çok youtube videosu var. Hepsini seyret. Güzel detaylar olabiliyor.
İlk zamanlar çok para harcama. İlk kampında geceyarısı başlarım böyle zevke deyip kampı terkeden çok hevesli gördüm ben.
Linkteki çadır aslında en iyisi de sırt çantalı kampçılar için (bence) biraz hantal. Arabalı kampçılar için de içinde atakta durulabilir çadır öneririm.
0
Mirket
(21.08.26)
Selam hocam decathon çekim var cash vermeyecegim bu yuzden tavsiyelere acigim
0
🌸optimistbakunin
(21.08.26)
Bu kampçılık olayı tamamen keyfi bir şey olduğu için pek öneri de yapılamaz, öneriler çok da isabetli olmaz.
Örneğin linkteki çadırın fresh blacak özelliği efsanedir. Ama o çadır 4,1 kilo. Yine Decathlondan gidersek 2 kişilik Simond çadır var. 1,3 kilo. Aradaki fark sırt çantasında Cilo dağı yollarında çok önemli.
Sonra ben gecenin bi vakti su dökesim geldi desem kafa lambama el atarım hemen. Bir başkası yakınca karşı tarafı gündüz gibi aydınlatan küçük el fenerleri var, onu tercih eder.
Bazıları tam dağ havası yaşamak için ahşap oyma mug kullanıyor. Ben bir kez kullandım, tövbe dedim.
Direkt sünger matın üzerinde yatıp uyuyanlar var. Ben bir gece uyudum, sabah arkadaş yardımıyla kalkabilip gidip şişme yatak aldım.
Yani herşey için, görmen, dokunman, video seyretmen, yaşaman lazım. Yaşayanların büyük kısmı da ilk birkaç günde pes ve tövbe eder zaten.
0
Mirket
(21.08.26)
www.sivugin.com

yanına masa sandalye almayacaksan piknik örtüsü gibi yere sermek için bir şey çok lazım olacak.
0
duyuruuser
(21.08.26)
neden 3 kişilik çadır alıyorsun ?

bu çadırı taşırken her adımda biraz daha ağırlaşacak. her yere araçla gidiyorsan en fazla 100-200 metre taşıyacaksan olur.
0
orpheus
(21.08.26)
mat, tulum, kafa lambası, el feneri, lamba (kırmızı, yeşil ışık verenler olursa sinek böcek gelmez) tüp, ocak, rüzgar siperi (metal olanlardan, ocak sönmesin diye), mutfak takımı (tencere,tava, çaydanlık) bardak, çatal, kaşık, portatif hafif masa, su torbası (10LT'lik, bulaşık yıkamak, duş almak için), testere, çakı, balta, 3-5 tane karabina, ip/halat (yiyecekleri ağaca falan asman için, yoksa çadıra hayvan gelir), tarp, iklime coğrafyaya uygun kılık kıyafet, hangi bölgelerde kamp yapacaksın ona göre de değişir. ege'nin bir kısmı, akdeniz vs. tüpde yasak, sadece elektrikli ocaklar serbest.

hangi malzemeler lazım hangileri iyidir gibi şeyleri de kamp yaparken diğer kampçılardan bakıp görüp onlarla konuşup öğreniyorsun, biraz sosyal aktivite gibi düşün.

mat ve tulum için ultralight olanlar var, hem az yer kaplıyor hemde hafif.
0
selam
(21.08.26)
Hepinize tesekkur ederim anladim. Peki ornek ne almaliyim? 3 kisilik alma sebebim arkadaslarla falan olursam kullanilir diye dusunmustum
0
🌸optimistbakunin
(21.08.26)
çadırda şöyle bir mantık var aslında. 3 kişilik demek 3 kişinin "omuz omuza" yatabileceği boyut demek yani 2 kişilik olarak düşünmelisiniz çünkü çantanızı ve değerli malzemelerinizi de içeri alacaksınız muhtemelen.

çadır dışındaki en elzemler; ışık, uyku tulumu ve mat. uyku tulumunun konfor limit ve ekstrem değerlerine dikkat etmek ve aşağı yukarı doğru mevsime göre seçmek önemli. gerek yok diye düşünenler matın üstünde yatarız zaten hava sıcak diyenler oluyor, kampa tövbe sebebidir bana göre.
0
wonnka
(22.08.26)
(8)

Erenköy mü Göztepe mi

awlmi
Aynı özelliklerde aynı fiyata iki ev var diyelim. Birisi Erenköy'de, diğeri Göztepe'de, ikisi de Minibüs ile Tren arasında, ikisi de marmaray'a 8 - 10 dk yürüme ve işinize de aynı uzaklıkta. Erenköy'ün avantajı caddeye daha yakın, Göztepe'de ise ulaşım bir tık daha iyi sanki. Hangi lokasyondaki evi
Aynı özelliklerde aynı fiyata iki ev var diyelim. Birisi Erenköy'de, diğeri Göztepe'de, ikisi de Minibüs ile Tren arasında, ikisi de marmaray'a 8 - 10 dk yürüme ve işinize de aynı uzaklıkta. Erenköy'ün avantajı caddeye daha yakın, Göztepe'de ise ulaşım bir tık daha iyi sanki. Hangi lokasyondaki evi kiralamak/satın almak isterdiniz? İki lokasyon bırakıyorum.

Erenköy: maps.app.goo.gl
Göztepe: maps.app.goo.gl
0
awlmi
(20.08.26)
Göztepe
Parka yakın
ulaşım daha kolay
Suadiye tarafında yoğun saatlerde ciddi trafik de oluyor
Şahsi keyfi fikirdi
Not: park yeri durumu ayrı bir kriter
0
kisa
(20.08.26)
Erenköy
metro - marmaray - dolmuş hepsi dibinde
Sahile daha yakın dolayısıyla caddeye de daha yakın
hem caddenin hem de sahilin suadiye tarafını daha çok beğeniyorum.

Biraz şahsi tercihine bağlı bir durum nereye yakın olmanız gerektiğine göre değişir.
+1
nuevo
(20.08.26)
tam ortalarında oturan biri olarak benim tercihim kaptan arif sokak olurdu. siz zaten olumlu-olumsuz yanlarını saymışsınız. bulunduğu muhit açısından bana kaptan arif civarı daha canlı ve daha keyifli geliyor, yoksa ikisi de oturmak için güzel noktalar.

caddeye yürüyerek ulaşmak önemli bir kriter bence.
0
anlamlihatalar
(20.08.26)
Doğma büyüme Erenköy civarlı biri olarak Göztepe'yi seçerdim. Neden? Çünkü merkeze daha yakın. Merkeze yakınlık önemli bir şey bence.
0
msb
(20.08.26)
erenköy, sosyal imkanları daha geniş.
0
orpheus
(21.08.26)
bu bölgelerde sabah ve akşam çok acayip trafik olabiliyor. bence 1-2 gün boyunca trafik durumlarına bakın, öyle karar verin.
0
co2s2
(21.08.26)
ne kadar oturmayı planladığınıza ve sosyalliği nerede yaşadığınıza göre değişir. ama göztepe bence bir adım önde. toplu taşıma alternatiflerine bir de otobüsü eklemiş olursunuz. trafiğin rahat olduğu saatlerde minibüs caddesinden 10-15 dakikada rıhtıma gidebilirsiniz. hatta canınız isterse yürüyebilirsiniz de. bir de aracınız varsa göztepe bir yerlere gitmek için daha uygun konumda.

erenköy çarşıya, marketlere ve perşembe günü kurulan semt pazarı sebepli gündelik alışverişe daha yakın. erenköy-şaşkınbakkal-suadiye 15 dakika yürüme mesafesinde.
göztepe'nin dezavantajı kağıt üstünde duraklara yakın, alışveriş olanakları çeşitli ama sokakların yapısı sebepli erişim daha uzun, sonuç olarak her şeyin ortasında kalıyor.

kaptan arif inşaat kamyonlarının sıklığı sebebiyle gürültülü ve toz toprak içerisinde olur. göztepe kentsel dönüşüm hareketliliğini atlatmış sayılır. daha sakindir. bölgedeki tek gürültü kaynağı meslek lisesi'nin okul zili olabilir. onun dışında evin aydınlığı ve esinti olması önemli kriterler. daire konumuna bakmak lazım.

"ne kadar oturmayı planladığınız" ile kastettiğim ise şu: evler aynı özelliklere sahipse normal şartlarda erenköy'ün daha pahalı olması lazımdı. kaptan arif'teki ev bu gözle bakınca "fırsat"mış gibi gözüküyor.
0
tnz
(21.08.26)
caddede yaşayan biri olarak caddeden ne kadar uzaktaysa ve alternatif ulaşım güzergahlarına yakınsa o kadar iyi. Bağdat caddesi artık istanbulun en leş caddesi oldu, üstüne de toplu taşıma sadece sahil aksında var, sahile gidilmeyecekse daima kadıköye gidilmesi gerekiyor.
0
denizgonen
(22.08.26)
(8)

Bilgisayar gurularina

oscar
Selam,Elimizde A ve B olarak iki farkli internet agina bagli laptop var. biri windows digeri mac. Tek bir harici ekrana bu iki bilgisayari baglamak istiyorum. Amacim B de yuklu bir grafik programi ve bu programa bagli bir cutter cihazi var. A daki datayi bu B deki cihazdaki programda isleyip cutter
Selam,

Elimizde A ve B olarak iki farkli internet agina bagli laptop var. biri windows digeri mac. Tek bir harici ekrana bu iki bilgisayari baglamak istiyorum. Amacim B de yuklu bir grafik programi ve bu programa bagli bir cutter cihazi var. A daki datayi bu B deki cihazdaki programda isleyip cutter cihazina gonderecegiz. Yani tek ekrandan A daki datayi gorup copy paste yapip sonra B deki programa akyarmak istiyorum oradan da cuttera aticam. Bunu nasil yaparim.

Cok tesekkurler
0
oscar
(14.08.26)
bu işleminin ekranlar - monitörlerle veya copy paste bir alakası yok.

A bilgisayarındaki data ne ise onu B deki yazılımın anlayacağı şekilde export etmeniz lazım ondan sonra iki makinanın da tanıdığı bir şekilde usb disk, harici disk, nas cihazı vs. vs. datayı B makinasına aktarıp import edeceksiniz.
0
orpheus
(14.08.26)
Sey istiyorum hocam. Mesela ana tek ekran harici ekranda iki sekme olsun gibi. Bir sekmeyi aciyim (A) copy yapiyim sonra (B) sekmesini acip paste yapiyim.
0
🌸oscar
(15.08.26)
böyle birşey mümkün değil.
0
orpheus
(15.08.26)
Mac'in ürettiği dosya formatını windows bilgisayar olduğu haliyle okuyabiliyorsa (ya da tam tersi bilmiyorum) AnyDesk tarzı bir yazılım ya da Google Uzaktan Masaüstü gibi bir yazılım kurun, nihai işlemi yapacak bilgisayardan verici bilgisayarın ekranını açın, bildiğim kadarıyla bu yazılımlarda copy paste desteği var, istediğiniz dosyayı uzak bilgisayardan kopyalayıp kendi PC nize yapıştırın (bunu direkt bildiğimiz şekilde yapmıyor olabilir, uygulama içinden özel bir menü ile de yapılıyor olabilir emin değilim)

yanlış yorumlamadıysam bu sistem işinizi görür
0
fatihdr
(15.08.26)
compumaster
(15.08.26)
böyle bir şey yok ama iki bilgisayarı ortak bir NAS'a bağlarsanız ikisi de datalara erişir istediğiniz bilgisayara verileri alır ve orda kullanabilirsiniz veya tamamen nas üzerinde çalışır değişikliklerin iki bilgisayarda da anında görünmesini sağlarsınız,

veya internet bağlantınız iyi ve veriler de çok yüksek kapasiteye sahip değilse bulut depolama kullanabilirsiniz.

2 bilgisayarı tek monitörde kullanayım yeterli olur derseniz kvm switch kullanabilirsiniz
0
bravoteam
(15.08.26)
Logitech mx master mouse satın alıp flow programını kurarsanız olma ihtimali anca öyle
0
kimlanbu
(15.08.26)
tailscale kullanılabilir belki, bir bakın
0
semyasa
(15.08.26)
(7)

bağımlılık sebebiyle

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
ölen insanlara üzülüyor musunuz? (alkol, ilaç, uyuşturucu)ya da başı belaya giren? (yukarıda saydıklarım + kumar)
ölen insanlara üzülüyor musunuz? (alkol, ilaç, uyuşturucu)
ya da başı belaya giren? (yukarıda saydıklarım + kumar)
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
Yaşı gençse üzülürüm, bağımlılık da en nihayetinde bir hastalıktır.
Ölümler beni yaşla etkiliyor, yaşı genç olan birinin hangi sebeple olursa olsun öldüğünü duyunca tanımasam bile üzülüyorum.
Yaşı çok çok genç değilse intihar edene üzülmem sadece, kendi tercihiymiş der geçerim (birebirde tanıdığım biri intihar etmedi hiç).

Belaya gelince bunu bilemedim biraz körü körüne gitmiş diye düşünürüm herhalde biraz daha az üzülebilirim belki, emin değilim.
0
mutekebbir
(14.08.26)
Zararı yalnızca kendindeyse üzülürüm. (10 saniye)
+2
anon1m
(14.08.26)
Elbette, neden uzulmeyeyim? Bagimlilik da bir hastalik sonucta. Ayrica bagimlilik bir neden degil, bir sonuc. Nedeni duygusal, sosyal vs. her sey olabilir.

Mesela boyle bir travmanin sonucu: www.youtube.com
+1
Sour
(14.08.26)
böyle şeyler yüzünden hayatını kaybeden tanıdığım insanlar oldu. mesela alkol, uyuşturucu, kumar.

bu insanların hepsi de pırıl pırıl insanlardı eskiden, sonra bu illetlere bulaştılar, çok çektiler ama ailelerine kat kat çektirdiler.

insan ailesine ayrı üzülüyor, hayatlarını mahvettiklerine ayrı üzülüyor.
+1
omer460
(14.08.26)
Birine kötü bir şey (cinayet, tecavüz, taciz, vs) yapmadığı sürece ölenlere üzülürüm.
+7
Amaranta ursula
(14.08.26)
Kendileri ölmeyip bi de sevdiklerime eziyet çektirdikleri için yaşadıklarına üzüldüğüm insanlar var.
+1
benim bir gizli bildiğim var
(14.08.26)
sigara nedeniyle çok sevdiğimiz birini geçen sene kaybettik. bu da bir bağımlılık. çok iyi bir insandı ama sigarayı bırakamadı - ya da bırakmadı 55 yaşında 4-5 ayda öldü gitti.
+2
orpheus
(14.08.26)
(13)

Evleniyorum!

artıküyeolmakistiyorum
Şakalı evlilik. Görüş ettiğim bayan ciddi bir borcun içinde ve son çare işyerindeki tazminatını alabilmek için bana evlilik teklif etti. Başkasına güvenmezmiş(yersen). Evli ya da bekar olmak benim için sorun değil çünkü ciddi bir evlilik yapmayacağım. Yardımcı olmak istiyorum o yüzden ama bu süreç b
Şakalı evlilik.
Görüş ettiğim bayan ciddi bir borcun içinde ve son çare işyerindeki tazminatını alabilmek için bana evlilik teklif etti. Başkasına güvenmezmiş(yersen).

Evli ya da bekar olmak benim için sorun değil çünkü ciddi bir evlilik yapmayacağım. Yardımcı olmak istiyorum o yüzden ama bu süreç benim başıma iş açabilir mi?

Araştırdığım kadarıyla en az 1 sene evli kalmamız gerekiyormuş. Bilmiyorum bilgili insanlara danışayım dedim.

Başıma ne iş gelebilir?
-11
artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
KAC ABI KAC. 1 yil evli kalip sonra bir omur boyu nafaka odersin.

basina ne is gelebilir: hayatin kayabilir :D evliligin sakasi olmaz. bosanirken 'tazminat ver' , 'nafaka ver' derse patlarsin. borcu da varmis, deme ihtimali yuksek.
+9
fakyoras
(13.08.26)
@fakyoras'a ek olarak:

en azindan ileride gercekten evliligi dusunurseniz bu durumu partnerinize/esinize aciklamaniz gerekir ve boyle bir seye bulastiginiz icin bu durum onda rahatsizlik yaratabilir.

eger gelecekteki esinize bu durumu anlatirsaniz, bu yardim etmek istediginiz kadinla bir daha gorusemeyebilirsiniz. e gorusemeyeceginiz bir insana da bu kadar yardim etme istegi neden?

ucuncusu (belki de en onemlisi) bu kisinin bundan baska bir katakullisi varsa ilk gelecekleri siz olursunuz. ayrica sizi "satarsa" yine hukuki problem yasayabilirsiniz. cunku sahte evliligin hem hukuki hem de cezai yaptirimi var.
+4
Sour
(13.08.26)
aranızda sözleşme yapın. şu şu amaçla evlilik yaptığınızı, gerçek bir evlilik olmadığını, karşı tarafın boşanma durumunda nafaka tazminat vs gibitaleplerde bulunması halinde bu belgenin kullanılmasına her 2 tarafın da rıza gösterdiğini vs vs yazın. işte bu dy-urumlar o meşhur "mutlak butlan" durumu uygulanıp hakkınızda boşanma değil evliliğin iptali kararı verilebilir. gerçi bu durumda tartışmalı sözleşme muvaza içerdiği için hakim dikkate de almayabilir ama boşanma gerçekleşirse nafaka tazminat gibi durumlardan kurtarabilirsiniz.
-4
ground
(13.08.26)
Gerçek evlilik düşüncem yok ama kimlikteki bekar ibaresi dul oluyorsa bunu görüş edeceğim diğer bayanlara açıklamak ciddi sıkıntı. Bir de 1 sene boyunca sonuçta evli olacağım kimlikte evli yazacak. Birisine bu durumu açıklamak çok zor tabi
-3
🌸artıküyeolmakistiyorum
(13.08.26)
burada anlasmali evlilik yapmis arkadaslar var; olumlu/olumsuz tecrubelerini paylasirlar. ben yapmayin derim.
0
banach
(13.08.26)
Ömür boyu, vukuatlı nüfus kayıt örneği çıkardığında bu evlilik bir satır halinde görünecek.

Bence kadın kişisinin borcunu üstlen ve sen öde. Daha zahmetsiz olur. Nasıl olsa evlenince müşterek borcunuz olacak.
+2
Mirket
(13.08.26)
Bırakın evliliği, bunu nasıl ciddi ciddi sorabildiniz onu bile aklım almadı :)
+4
motosiklet burclu adam
(13.08.26)
Sakat iş. Ben yapmazdım.

Evlilik sonrası aldığın mal %50-%50. Kadının nafaka talep etme riski de var. Hesaplayamayacağımız başka bir sürü ufak tefek rahat bozucu sorunlar veya masraflar çıkabilir.

Anlaşmalı evlilik olayı yurtdışında oturum almak için falan yapılıyor genelde. Bunda bile başına türlü işler gelenler oluyor.

Bence yapma
0
stefano
(13.08.26)
yap ve pişman ol.
0
topkapiaksaray
(13.08.26)
bunu yaptığında sana nasıl bir faydası olacak ?
+1
orpheus
(14.08.26)
Mahkemem var yalancı şahitlik yapar mısın? Küçük, yüz kızartıcı suç var bir de sana yazalım onu da düzeni bozulmasın şimdi asıl suçlunun.

Aklının tam olarak hangi köşesi bunu yapma ihtimalini dahi aklının bir köşesinde tutuyor ve hatta fikir alıyor insanlardan?
0
beyfendi
(14.08.26)
Evlen ve 1 sene sonra durumu bize bildir lütfen.

Ben batıda öğretmenim, zamanında doğudaki bir batili öğretmen bana tayin için sahte evlilik teklif etmişti. Kabul etmemiştim.

1. Boşanmak için benden para talep etmesi veya yıllarca nafaka ödemek zorunda kalmak gibi senaryolar var.

Sonuç olarak beni parayla satın alamazsın diyip reddetmistim:)
0
wilhelmwasmuss
(14.08.26)
Eksiduyuruya cevap yazan herifin reel hayatı :))
0
kullaniciadimvar
(28.08.26)
(3)

Mudanya'da çeken Bulgar radyosu

duster
Dün gece arabayla Mudanya'dan Bursa'ya dönerken 97.4 frekansında Bulgaristan'ın radio fresh'i çekmeye başladı hem de gayet net şekilde. Hatta radyonun logosu bile çıktı ekranda o kadar net bir çekim. Bu nasıl olabilir?
Dün gece arabayla Mudanya'dan Bursa'ya dönerken 97.4 frekansında Bulgaristan'ın radio fresh'i çekmeye başladı hem de gayet net şekilde. Hatta radyonun logosu bile çıktı ekranda o kadar net bir çekim. Bu nasıl olabilir?
0
duster
(13.08.26)
Bursa'da radyo fresh var, o olmasın?
+2
evrim halkasi
(13.08.26)
atmosferik şartlara bağlı olarak fm bantları da iyonosferden yansıma yapabilir. çok sık görülmez ama mümkün. hatta meteorların yarattığı iyonize bölgelerin de geçici yansıtma özelliği var ama bunlar genelde 30-40 saniye gibi kısa süreler. tam perseid zamanı büyük bir meteorun 1-2 dakikalık düşüşüne denk gelmiş olabilirsiniz.

en.wikipedia.org
0
orpheus
(13.08.26)
Mersin sahilde de Yunan radyosu çekiyordu muhtemelen Kıbrıs’ta yayın yapan bir Rum kanalıydı, olabiliyor yani.
0
ekimoloji
(13.08.26)
(5)

Elektrikli pişirici/tencere

sanguine
Önerebilir misiniz? Amacım sebze haşlama, tavuk pişirme ve pilav. Spor salonunda bir çocuk bir tencere tavsiye etti biz suyunu koyuyoruz pilav olunca kendi duruyor çok pratik, üst katında da tavuk, sebze pisiyor seklinde. Ama markasını unuttum kochler dedi diye hatırlıyorum ama ona da baktım herkes
Önerebilir misiniz?

Amacım sebze haşlama, tavuk pişirme ve pilav. Spor salonunda bir çocuk bir tencere tavsiye etti biz suyunu koyuyoruz pilav olunca kendi duruyor çok pratik, üst katında da tavuk, sebze pisiyor seklinde. Ama markasını unuttum kochler dedi diye hatırlıyorum ama ona da baktım herkes çok dandik olduğunu söylemiş. Kendim de ROBO marka bir tencere sipariş verdim, baya kötü çıktı yani doğru düzgün bir kullanma şekli yok, fişe takınca çalışıyor epey güvensiz geldi iade ettim.

Halı hazırda air fryer var, kullanıp memnun kaldığınız elektrikli tencere var mı

Alıp iade ettiğim robo bu: amzn.eu
0
sanguine
(13.08.26)
kullanmıyorum ama araştırmıştım. almadım sonra fakat baya seveni var;

amzn.eu
0
ruhlardan esinlenen karga
(13.08.26)
uzun süre bosch elektrikli tencere kullandık pilavı çorbaları vs. güzel yapıyordu. ama içindeki teflon tenceresi çok hassas kolay çiziliyor yedeği de yok.

www.hepsiburada.com
0
orpheus
(13.08.26)
Pilav için kullanmadım ama genelde yemek için çok memnunum. Kumtelin elektrikli düdüklü pisiricisi var. Aynı zamanda yavaş pişirme özelliği de var, bir inceleyin.
0
kisa
(13.08.26)
Bende şu var.
www.instagram.com
Ama Kiwi üretimini durdurmuş. Bendekini 8 yıldır falan her gün kullanıyorum. Alttan hafif su kaçırmaya başladı ki tüm elektrik aksamı aşşağıda. Bir gün evi yakma pahasına kullanmaya devam ediyorum. Elinde kalmış, satamamış bir dükkan bulsam, almak için şehirlerarası yolculuk yaparım. O derece memnunum.
Daha önce aynı sistemde çalışan blueHouse'nin bir ürünü vardı. Onu da bir 10 sene kullanmıştım. Onun da firması kapandı. Başka markaların da var da bilemiyorum, nasıllardır. Pilav, tavuk haşlama ve her tür sebze haşlama konusunda efsanedir.
0
Mirket
(13.08.26)
amzn.eu

Şundan vardı, içindeki tencere yapışmaz kaplamalı ama metal kullanmama rağmen çizildi, yedeğini de bulamadım. Pilav, bulgur, yavaş pişirici olarak çok kullandım. Memnundum aslında ama çöp oldu.

amzn.eu

Bunun 5.7 lt olanını aldım (iç tenceresi Çelik), stoktaki son üründü, açılmış kullanılmış geldi iade ettim.

ty.gl

İçi çelik olduğu için bunu aldım, iki üç kere kullandım. Bulgur güzel oldu. Kullanma kılavuzu çok açıklayıcı değil, biraz deneme yanılma yaparak öğreniyorum.
+1
inheritance
(13.08.26)
(5)

ilk defa motor sürecek biri için ne önerirsiniz?

OgutucuRecep
rks 125 cc alsak mantıklı mı? 100k 3 taksit sıfıri elcik ısıtma, büyük disk, falan fıstık birşeyler varmış. su soğutmalı.
rks 125 cc alsak mantıklı mı? 100k 3 taksit sıfıri elcik ısıtma, büyük disk, falan fıstık birşeyler varmış. su soğutmalı.
0
OgutucuRecep
(09.08.26)
ikinci el bi japon ya da bajaj-nk-sym-kymco bunlardan bak.
+1
orpheus
(09.08.26)
2. el japon + 1
0
rentts
(09.08.26)
ehliyet yoksa zaten 50cc. varsa da ilk birkaç bin kmde 50cc öneririm. Rks siesta'larda gelişkin 80lik motorlu 50ccler ile alışmak mümkün, tatlı bir motor.
0
klassno
(10.08.26)
Yamaha
Paranız yetmiyorsa da Honda (*)

Başka da bakmayın

Ekipmana da 30k taksit yaparsınız
Ehliyet alın 50 cc almayın

(*) Pcx 125 tr de üretiliyor ona bakın

Not: 9 senedir sürüyorum, şehirler gezdim. Rks’mde oldu. Saç baş yolarsınız.
0
baldan kaymak
(10.08.26)
125 ccde en çok kullanılan tvs jupiter 125. orta segmentte en kaliteli motorlar arora, hero, son dönemde nanok. rks ve mondial grubu motolar genel olarak kronik sıkıntılı markalar. gerçi tvsi üretimini de uğur aldı ama. eğer iyi bir motor alacaksanız honda pcx en ideali.
0
mikahakkinen
(10.08.26)
(12)

Kedim öldü

gobekliraki
Ve aşamıyorum.
Ve aşamıyorum.
-5
gobekliraki
(09.08.26)
yeni kedi sahiplen.
3.gün alışırsın
-11
OgutucuRecep
(09.08.26)
böyle söyleyince biraz garip kaçacak ama insan beyni hayvanlarla derin bir bağ kurabiliyor fakat bu bağ çok da hızlı çözülüyor. yani bir insanı, aileden birini kaybetmek gibi aylar-yıllarca üzülmüyor.
0
orpheus
(09.08.26)
Başın sağ olsun.
Onlar da evlat oluyor, sadece kedi/köpek gözüyle bakanlardan değilim. O yüzden acını, yasını sonuna kadar yaşa. Yas sürecini mutlaka yaşa, üzüntünü hisset. Küçümseme acını yani. Bir süre nadasta kal. Belki onun adına sokaktaki kedileri besleyebilirsin, bu tip şeyler iyi hissettirebilir.
+1
mor oje
(10.08.26)
Çok zor.

Yavru bir kedi sahiplen
0
topkapiaksaray
(10.08.26)
Sabırlar diliyorum. Ama yine de çoğu kediye göre çok şanslı, kafası hiç okşanmadan bu dünyadan göçüp giden bisürü kedi var maalesef. Nasıl gitti, ne oldu bilmiyorum ama arkasından böyle başlık açan bir dostu olduğuna göre güzel bir hayat yaşamış. Bir de bu durumda bence en güzel teselli, bizden sonraya kalmalarındansa bizden önce gitmelerinin her türlü daha iyi olmasıdır. Başın sağ olsun, kalbin çabucak ferahlasın.
+3
megalomaniac
(10.08.26)
başınız sağolsun. çok üzücü bir durum, dost kaybetmek zor. herkesin çözüm yolu farklıdır ama ben de yavru kedi ile çözüleceğini düşünenlerdenim. fotoğraflara bakmak iyi gelmeyebilir bu arada.
0
cisimcik golgi
(10.08.26)
Başınız sağolsun, kolay aşılmıyor maalesef neredeyse 10 yıl olacak hala ona benzeyen bir kedi görünce kötü oluyorum.
İlk birkaç sene ben yeniden kedi sahiplenmek istememiştim kendimi hazır hissetmedim dışarıdaki çocukları besledim, sonra kendimi tekrar kedi sahiplenecek ruh halinde gördüm ama bu sefer de annem istemedi, onlar gün içinde çok daha fazla zaman geçirdikleri için onun aşması daha uzun sürdü

Açıkçası tavsiye veremiyorum ama zamanla alışılıyor, çok zor gerçekten sabırlar diliyorum.
0
mutekebbir
(10.08.26)
Başın sağolsun :/
0
yadigar
(10.08.26)
sayısız sokak kedisi kaybetmiş biri olarak (yani sizin kurduğunuz bağdan çok daha hafifi çoğu zaman) bazısının halen resmine bile bakamıyorum.
acınızı paylaşıyor ve baş sağlığı diliyorum.
0
lil siztah
(10.08.26)
Başınız sağ olsun.
0
peki madem
(10.08.26)
Başınız sağ olsun hocam, zamana ihtiyacınız var.
0
kumandanim
(11.08.26)
Benim kedim öleli 3 yıl oldu temmuzda, 13 yıl yarenlik etti bana. Hiç dövmem yoktu, şimdi anıt mezar gibi kolumda yüzünün resmini taşıyorum, bana iyi geldi bu yas sürecinde
0
mavibalık
(11.08.26)
(13)

Apartman havalandırma boşluğu ve sigara hakkında

art cat chocolate
Size odaların konumunu çizdim. Linkten bakabilirsiniz. https://ibb.co/xxPZmXwGördüğünüz gibi apartmanın sağ taraf olarak arkalı önlü tek cepheyiz ve birer odalarımız havalandırma boşluğuna bakıyor. Birer banyolarımız da o havalandırma boşluğuna bakıyor.Banyo havalandırma penceremiz menfez şeklinde,
Size odaların konumunu çizdim. Linkten bakabilirsiniz. ibb.co

Gördüğünüz gibi apartmanın sağ taraf olarak arkalı önlü tek cepheyiz ve birer odalarımız havalandırma boşluğuna bakıyor. Birer banyolarımız da o havalandırma boşluğuna bakıyor.

Banyo havalandırma penceremiz menfez şeklinde, pimapen cam değil yani.

Bir veya birden fazla komşum, o havalandırma boşluğuna bakan odasındaki pencereyi açarak sigara içiyor. Haliyle banyom sürekli sigara kokuyor. O odamın penceresini açarsam da o odam ve tüm evim sigara kokuyor.

Tek cephe evlerimiz. Cephe sayılmaz yani o havalandırma boşluğu. Onu da açmazsam hiç havalanmayacak evim. Mecburen arada açıyorum.

Yöneticiye söyledim, insanlar evinde sigara içiyor, bir şey diyemeyiz diyorlar. Nasıl diyemeyiz ya? Millet apartmanında balık kızartmayı bile yasaklıyor kokusundan. Ben pasif içici olmak zorunda mıyım? Evimde sigara solumak zorunda mıyım?

Dairelerimiz 2+1 bu arada. Sigara içebilecekleri başka odaları ve balkonları mevcut.

Banyonun menfezini kapatırsam o banyo nasıl havalanacak?

Ne yapacağım? Sizce haksız mıyım?
0
art cat chocolate
(09.08.26)
Menfezi kapatın, fan taktırın. Havalandırmak istediğinizde Manuel olarak fani açın banyodaki havayı alıp dışarı üflesin.
+6
emcekare olmadi einstein olsun bari
(09.08.26)
Kesinlikle menfeze fan. Üst cevap +1
+1
kisa
(09.08.26)
5-7 aya taşınacağım masraf yapamam. kiracıyım. :/
-2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
Ne kadar bir masraf olacağını düşünüyorsun?
bütçe, menfez ölçüleri ve menfez fotosunu atarsan belki düşündüğün kadar yüksek bir maliyeti olmayabilir.
0
kisa
(09.08.26)
bilmem. 2 bin lira bile vermek istemem açıkçası.

havalandırma boşluğu apartmanın ortak alanı. nasıl ki kapıyı açıp koridora doğru sigara içemiyorlarsa, aynı şekilde havalandırma boşluğunda da sigara içememeliler bence. zaten üstü de yarım kapalı kuşlar giriyormuş diye kapatmışlardı.

havalandırma boşluğu 5 kişilik asansör boyutlarında bir şey. öyle geniş ferah hava ve ışık alan bir boşluk değil. karanlık da zaten.
-2
🌸art cat chocolate
(09.08.26)
İstememeye imkana bir şey diyemem. Geçmiş olsun bu durumda.
0
kisa
(09.08.26)
çok basit banyo menfezine bir fan takıyorsunuz, düşük devirde sürekli dışarıya doğru pozitif basınç oluşturuyor. hem banyodan kokuyu nemi hızla atar hem de dışarıdan koku gelmez.
0
orpheus
(09.08.26)
haklısınız ve aşırı sinir bozucu bir durum.

apartman whatsapp grubu vs. varsa buranın ortak alan olduğunu, sigardan çok rahatsız olduğunuzu yazabilirsiniz.

yönetici varsa konuşabilirsiniz.

ai ile hukuki olarak neler yapabileceğinize bakabilirsiniz. ancak ihtar çekmek vs. maliyetli olur.

ayrıca fan da meseleyi çözmez.

ancak içerideki havayı atabilir, zaman alır ve tam atamaz.
0
gurur
(10.08.26)
birinin kendi evinde sigara içmesi sonrasında alt üst yan dairelere duman koku gitmesi, gri bir alanda kalır gibime geliyor. yöneticiniz haklı, komşunuz evinde sigara içiyorsa nasıl içme diyeceksiniz? menfeze fan koymak çok maliyetli olmaz ama işe de yaramaz.
0
co2s2
(10.08.26)
balık pişirmenin yasak olduğu siteler var. sigara da gayet yasaklanabilir. yani tüm evinde içmesi yasaklanmayacak. daireler 2+1 ve balkonlu hepsi. hatta en üsttekiler dublex. gitsinler diğer odalarda içsinler. orası dar karanlık ve kapalı ortak alan.

banyoların havalandırmaları mecburi olarak oraya bakıyor.

o zaman ben de 5 farklı tütsü yakarım o pencereyi de açarım. herkesin evi yoğun ve ağır şekilde tütsü koksun. soranlara da evimde yakıyorum size ne diyeyim.
0
🌸art cat chocolate
(10.08.26)
öncelikle derdinizi anlıyorum ve haklı olduğunuzu düşünüyorum ancak bildiğim kadarıyla balık pişirmeyi yasaklamak mümkün değil. yasaklanabilen şey, balkonda mangal yapılması. (yangın riski nedeniyle) mevzuatta sadece "komşuları rahatsız etmemek" gibi çok muğlak bir ibare var yanlış hatırlamıyorsam. balık pişirmek ya da sigara içmek gibi şeylerin yarattığı rahatsızlıklar, ölçülebilir olmadığı için ve genel anlamda "hak" olduğu için (insanlar evlerinde sigara içebilirler) yönetim bunu nerede nasıl neye dayanarak yasaklayacak?

örnek veriyorum. sizin apartmanda, üst komşunuz sigara içiyor ön tarafta. ama rüzgar tersten geliyor, dumanı alıp yine hava boşluğuna veriyor. "rüzgar ters esiyorsa, ön tarafta da sigara içilmez" mi diyeceksiniz?

kesinlikle haklısınız ama uygulaması ne yazık ki çok çok zor. bunu ancak birebir konuşarak çözebilirsiniz.
0
co2s2
(10.08.26)
öyle tabii de benim istediğim sadece o havalandırma boşluğuna duman gelecek şekilde içilmemesi. evinde içmesin demiyorum. başka odada içebilir. balkonda içebilir. 2+1 ve balkonlu evlerimiz.

o havalandırma boşluğunu kullanmak mecburiyetindeyim. camdan da geliyor tabii dediğiniz şekilde ama onu o camı kapatarak önlüyorum da zaten açık alan olduğu için o kadar evin içi dumanla dolmuyor. cidden çok dar ve full kapalı o havalandırma boşluğu. banyom ıslak kalır eğer o menfezi kapatırsam.

sonuçta apartman koridorunu da dumana boğamazlar. ikisi de ortak alan. :/
0
🌸art cat chocolate
(10.08.26)
maalesef pratikte kanunen yapabileceğiniz çok bir şey yok, bizde de benzer problemler var fakat teoride bir şeyler görünsede pratikte işlemeyen veya çok uzun sürelerde sonuç alınabilen durumlar mevcut, en kısa çözebileceğiniz şey menfeze fan olur.
0
mysql34
(11.08.26)
(14)

ev sahibi vs misafir

ercu cozer
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek. ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yeme
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.
a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek.
ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.
a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yemeğe gidelim diye bunları uyandırmaya çalışıyor. a ile c'de daha yeni yedik bir saat sonra gidelim çok uykumuz var,diyor. b ise olmaz yemek yiyip uyuyacağım ben gidip hemen yiyelim diyor.
bu arada a ile c uyukluyor.
a tam dalmışken b sinirli bir şekilde arabanın anahtarını verin ben tek gideceğim yemeğe diyor. a önce şaka zannediyor uyku sersemliği ile ama bakıyor b cidden sinirlenmiş. bu sefer a ile c uyanıp b'yi yemeğe götürüyorlar.
neyse başka bir zaman bir yere gidilecek bu sefer b uyanmadığı için plan iptal oluyor akşam yemeğe gidilirken a arabayı kullanıyor bir yandan da b'ye takılıyor klasik erkek muhabbeti şeklinde küfür ,hakaret vs olmadan;
" geçen biz senin için uyandık bugün sen bizim için uyanmadın bir saat dayanamadın vs" diye gülerek takılırken b sinirlenip uzatma, ne uzattınız bir şaka bir kere yapılır vs diye tersliyor a ile c şaka zannediyor ; a kişisi b'ye abi kendi aramızda eğleniyoruz buna niye yükseldin bu kadar iki güldük çok büyüttün diyor ama b ciddi. hatta navigasyonla yolu b tarif ediyor a'ya; a sağ mı sol mu diye soruyor b yolu da sinirle ters tarif edip yanlış yola sokuyor a'yı.
a da bu duruma çok bozuluyor ama a, misafir diye üstelemiyor geri kalan 2 günlük sürede ne şaka yapıyor ne de gereksiz muhabbet yapıyor;
yemek ne istersiniz, nereyi gezeceksiniz,ne istersiniz bunun dışında hiçbir yakınlık göstermiyor modu düştüğü için.
misafirler diye b ile c'yi elini cebine attırmadan ağırlayıp yolcu ediyor.

a'nın modunun düşmesi ve olaydan sonra sıcaklık gösterememesi misafire ayıp mıdır yoksa b hak etmiş mi?
0
ercu cozer
(08.08.26)
Misafire kendi evinde saygısızlık etmek istemez kimse ama misafirin daha saygılı olması gerekmez mi adam açmış evinin kapısını tatil hizmeti sunmuş bence a kişisi fazla sabırlı davranmış c yi de anlamadım aman ağzımızın tadın kaçmasın ali rıza bey moduna girmiş gibi a olmadan b yi kenara çekip silkeletmesi gerekiyordu.

Ayrıca b kişisi narsist fazla şımarık biri gibi geldi bana.
+2
egerbiryolcu
(08.08.26)
Harflerle cok takip edemedim. Ayiplik bir durum yok elinden geldigi kadar yapmis iste cok bile. B kişisinin sinirlenmesi de tamamen tatil yorgunlugu sonucu ortaya cikan huysuzluk.
-1
mbond
(08.08.26)
b bayagi kil, sevimsiz, ariza birine benziyor. kufur ederdim de boyle biri icin ban yemeye gerek yok.
+2
baldur2
(08.08.26)
b çocukluk dönemini kapatamamış.
+3
lazpalle
(08.08.26)
c , b’yi uyarsa bu şekilde olmazmış sankim.
0
homohominilupus
(08.08.26)
B beş yaşındaki oğlan çocuğu herhalde? Bu kadar saçma sebeple alınganlık yapıyorsa sanıldığı kadar yakınlık yok demektir dolayısıyla da ayıp edilmemiş b’ye.
+1
ekimoloji
(08.08.26)
B de small dick energy var
+1
Hallegadola
(08.08.26)
olay gerçekten böyleyse C olsam A gibi usül erkan bilen bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissederdim. Helal olsun herkes bu derece alttan alıp sabır göstermez, fazla bile dayanmış bence.

A ve C olsam B nin ancak bayram mesajlarına cevap verirdim bu saatten sonra, o da 3. günü falan
+1
fatihdr
(08.08.26)
b tipi adamlar yorucu oluyorlar.Ben olsam bir sey demem ama bunu kenara yazip bir daha da b yi evime davet etmeli plan yapmazdim. Cana yakinlik seviyesini dusururdum
+2
turkuaz
(09.08.26)
bunlar gelip sende kalacak olan ve gezdirilmek isteyen arkadaş grubu değil mi ? zaten gelişleri de emrivaki olmuştu. haklı haksız aramaya gerek yok yok B şahsın ergen tavırları olduğu açık ama ilk adımda 1 saat önce yemek yenmişken ben kalkıp gitmezdim arabayı da vermem gitsin taksiye binsin. küserse de küsebilir onun seçimi.
+1
orpheus
(09.08.26)
Ev sahibi ev sahipliğini yapmış. Bir daha da B herhangi bir plana dahil edilmemeli. Birine evini açmak yeterince büyük bir olay bence, B haketmiyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.08.26)
a sizsiniz. b ile c de 300-500 km mesafeye günübirlik gidip gelelim diyen misafirleriniz mi?
0
co2s2
(10.08.26)
a aşırı haklı, b şımarık hayatın kendi etrafında döndüğünü sanan bir arkadaş.
0
liberal
(10.08.26)
Hocam bu arkadaşlar sana bizi 500 km lik yere getir götür diyen adamlar değil mi? Evini açarak çok şey yaptın zaten hatta arabanı da verdiğini hatırlıyorum.

Sal gitsin bence.
+1
kumandanim
(10.08.26)
(5)

Gümrükte takılan, ödemelerini yapmayıp imha edilmesini istediğim ürünle ilgili whatsapp'tan tarafıma ulaşılması

surprise bitch
Merhaba. Özel bir numara whatsapptan ürünümün fotoğrafını çekerek bana ulaştı, paketin üstündeki telefondan bulmuş. Gümrükten satın aldığını söyledi. Bu yasal mı? Şikayetçi olabileceğim bir durum var mı sizce? Ürünün derdinde değilim ama bir usulsüzlük varsa burunları sürtünsün isterim.Imha edilsin/
Merhaba. Özel bir numara whatsapptan ürünümün fotoğrafını çekerek bana ulaştı, paketin üstündeki telefondan bulmuş. Gümrükten satın aldığını söyledi. Bu yasal mı? Şikayetçi olabileceğim bir durum var mı sizce? Ürünün derdinde değilim ama bir usulsüzlük varsa burunları sürtünsün isterim.

Imha edilsin/geri gönderilsin seçeneklerinde birini seçmemiş olabilirim. Nasıl olsa islemleri tamamlamayacagim diye.
0
surprise bitch
(06.08.26)
bu şekilde gümrükte kalan ürünler genelde geri gönderilmiyor, ihale ile satılıyor diye biliyorum. hatta ankara'da bu gümrükte kalan ürünlerin perakende satıldığı bir yer de var ulus'ta. bu yüzden imha/iade edilmeden birilerine satılmış olması kısmen normal. ancak normal olmayan, paket üzerindeki bilgilerin bırakılması. bu direkt kvkk ihlalidir. gümrük ürünü satılsa bile sizin bilgilerinizin kaldırılması gerekirdi. şikayet edebilirsiniz kvkk'ya aykırılıktan ama bir şeye yaramaz bence.
0
shadowfollower
(06.08.26)
yasal, ihale usulu gümrükte kalan malları alan firmalar var. sahibindene girersen gümrük market, gümrük stok vs. vs. bu malları satan bir sürü firma var.
0
orpheus
(06.08.26)
Sag olun aciklama icin. Peki @shadowfollower en azından para cezası almaz mı mesaj atan kişi?
0
🌸surprise bitch
(06.08.26)
mesajın amacını anlayamadım :D

teorik olarak alabilir, hatta TCK kapsamında bile suç esasen, ancak hassas bir veri türü vb işin içinde değilse KVKK/suç duyurusunda bulunursanız Savcılık/devamında mahkeme ağır bir yaptırım uygulamayabilir.
+1
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.08.26)
hocam suç size mesaj atanda değil ki, sizin bilgilerinizi kaldırmadan ürünü satan gümrükte. o yüzden bir şey çıkmaz dedim şikayet ederseniz. devlet kurumu sonuçta, ceza meza vermezler.

size mesaj atan da iyi niyetle atmış olabilir. "gümrük vergisi yüksek geldiği için alamadıysanız ben aldığım fiyata veya cüzi bir miktar üstüne size satayım" mantığı ile göndermiş olabilir mesajı. o yüzden çok olumsuz düşünmeyin derim.
+6
shadowfollower
(06.08.26)
(1)

3d baskı

mavibalık
Merhaba, 3d yazıcıda evde hobi amaçlı baskı modelleme için hangi uygulamaları kullanıyorsunuz??
Merhaba, 3d yazıcıda evde hobi amaçlı baskı modelleme için hangi uygulamaları kullanıyorsunuz??
0
mavibalık
(05.08.26)
fusion 360
+1
orpheus
(06.08.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.