Giriş
(4)

maaş nasıl?

skr1292
iş: bilgi işlem kullanıcı destekçalışma saatleri: hafta içi 8-16.30 hafta sonu tatilyan haklar: öğle yemeği, servis, laptopmaaş: 55 bin netyoğunluk ; günde aktif 3 saat çalışıyorum geri kalan vakitte çay kahve sohbet nette gezinme
iş: bilgi işlem kullanıcı destek
çalışma saatleri: hafta içi 8-16.30 hafta sonu tatil
yan haklar: öğle yemeği, servis, laptop

maaş: 55 bin net

yoğunluk ; günde aktif 3 saat çalışıyorum geri kalan vakitte çay kahve sohbet nette gezinme
0
skr1292
(3 saat)
İyi maaş koşullara göre.

Fiyat / performans.
0
metal69
(3 saat)
çalışma saatine göre çok iyi ama 3 saatin dışındaki kısımları ofiste geçirmek zorundaysan bari kendini geliştirebileceğin birşeyler yap.
0
orpheus
(1 saat)
çalışma saatine göre çok iyi +1
Kira ödemiyorsan iyi
0
put it in your appropriate place
(43 dk)
Çok az. Muhasebe uzman yardımcısı alıyor o parayı ve fazlasını.
0
gabe h coud
(33 dk)
(8)

Sizce arabamın motoruna ne oldu bugün? (Ani arıza ve gaz almama)

la traviata
Araç:Dizelİstanbul'dan Balıkesir'e doğru yola çıktım. (bu detayı neden verdiğimi söyleyeceğim)Önce İstanbul'da boş depomu fullledim. Sonra osmangazi'ye gittim yarım saatte. Zaten pazar pazar yol boştu. Osmangaziyi geçtiğim anda birden araç "motor arızası" verdi ve gaz kesmeye başladı. 100le giderken
Araç:Dizel

İstanbul'dan Balıkesir'e doğru yola çıktım. (bu detayı neden verdiğimi söyleyeceğim)

Önce İstanbul'da boş depomu fullledim. Sonra osmangazi'ye gittim yarım saatte. Zaten pazar pazar yol boştu. Osmangaziyi geçtiğim anda birden araç "motor arızası" verdi ve gaz kesmeye başladı. 100le giderken 80lere 70 lere düştü ve gaz almamaya başladı. Ben de o şekilde ilk oksijene kadar yavaş yavaş gittim ve benzinciye girdim.

Alfa romeo yol yardımı aradım. Bursa'ya çekici ile getirilmesini ve yarın bakılmasını tavsiye etti. Zaten Balıkesir'de servis yok sakın gitmeyin Balıkesir'e dedi. Ama benim servisim ve ustam bostancı'da olduğu için ve o sırada bir tık daha İstanbul'a yakın olduğum için İstanbul'a dönme kararı aldım. Bursa'da günlerce kalmak anlamsız olacaktı diye düşündüm ve adamı biraz dinlememiş oldum.

Dönüş yolunda ara ara yine gaz almadı/aldı, kafasına göre. Yarın bakılacak ama sizce bu neden oldu, yaşayan var mı?

Kötü bir mazota mı denk geldim? Yoksa bir anda gaz ile alakalı bir hortum vs. bişeyler mi çıkmış olmalı? Usta, egzozdan siyah duman geliyor mu diye sordu ama İstanbul'a kadar öyle bir şey olmadı. En kötü ne olmuş olabilir? En iyi ne olmuş olabilir?

Başka herhangi bir uyarı vermedi. (Start stop'lar iptal oldu tabi arıza verince ama o olurmuş zaten.)
0
la traviata
(11 saat)
turbo arızası olabilir. turbo devreye girmezse araba güçten kesilip gaz almıyor gibi görünür. turbo arızasıysa çok basit bir şey de olabilir, komple turbo da değişebilir. problemi çözmek isteyen bir ustaya denk gelmek önemli.

aynı anlattığınız şeyi yaşadım. yetkili servise girdim yol üstünde, arabaya bakmadan "turbo değişecek 600 lira" demişlerdi. yanlış hatırlamıyorsam ikinci zeytinli festivalinden dönüyordum, demek 20 yıl falan olmuş. çıktım oradan Bosch servisine girdim, adam "abi burada çamaşır makinesi bulaşık makinesi tamir ediyoruz, sen yanlış geldin" dedi. yan tarafta Bosch car service'e girdim, adam baktı etti, hava müşürü tıkanmış, hava tuttu temizledi, araba düzeldi, 20 lira aldı.

yan bilgi: müşür -> ölçmek anlamında ingilizce kelime measure'dan (ya da Fransızca'sı neyse) geliyor. hava müşürü, "hava ölçücü, sensörü" anlamında. turboya ne kadar hava geldiğini ölçüyor, turbo ona göre çalışıyor. çalışmazsa, ölçmezse, hava gelmediğini düşünüp devreye giremiyor, araba çekişten düşüyor.
+1
co2s2
(11 saat)
Eski bir aracımda başıma gelmişti, turbonun orada bir hortum çıkmıştı (inna neydi hatırlamıyorum) yerine takınca sorunsuz devam etmişti. Kisfmet
0
kisa
(11 saat)
@co2s2 aslında bursa'da yol yardım aldığım orijinal servisteki adamın da ilk söylediği şey turbo arızası gibi duruyor gibi bir şey idi.

yarın kendi ustam bilgisayara bağladığında direk görür sanırım neyden kaynaklandığını değil mi?

peki en en kötü senaryoda ne olabilir bu değilse?

@kisa umarım benzer bir şeydir.
0
🌸la traviata
(11 saat)
araç kaç model ?

yeni nesil araçlarda bazen bir sensör hatası, kablo hatası vs olduğunda motoru koruma amaçlı güçten düşürüyor. 3 vites ve 60-70km hız üstüne izin vermiyor. aracı diagnostik cihazına bağlayıp bakana kadar birşey söylemek mümkün değil.
0
orpheus
(10 saat)
2017 çıkışlı. yeni değil.
0
🌸la traviata
(9 saat)
ucuz yollu bir obd cihazı alın veya bir tamircide hata kodlarını okutun. Gaz yememesi "limp mode" denen koruma moduna geçmesi sebebiyledir.

bir sensör arızası olması kuvvetle muhtemel.
0
kimlanbu
(6 saat)
Sabah 9'da bakacak usta bilgisayara bağlayıp. Umarım ucuza ve sağlıkla çıkarım bu işten. Teşekkür ederim.
0
🌸la traviata
(6 saat)
%90 turbo
0
jackyr
(4 saat)
(4)

Nasıl ev alabilirim?

metal69
İstanbul'da 40 senelik binaya 45 bin lira kira ödüyorum. Bunun yerine kendi evime ayda 75-80 ödemeye razıyım, nasıl ev alabilirim, malum ev almak ta çok zor bu devirde.
İstanbul'da 40 senelik binaya 45 bin lira kira ödüyorum. Bunun yerine kendi evime ayda 75-80 ödemeye razıyım, nasıl ev alabilirim, malum ev almak ta çok zor bu devirde.
0
metal69
(12 saat)
Bankaların ilk evim kredilerini incele.
Şu eminevim türevi kuruluşların kredi koşullarını incele.
Olmuyorsa şu ödemeye razıyım dediğin farkı biriktirmeye bugünden başla.
Biriktirdiğin parayı enflasyona ezdirmemek, heder etmemek için finansal okuryazarlık öğren.
Doğuştan şanslı olmayan, kendi tırnaklarıyla bir yere gelen herkesin, hayatının erken dönemlerinde 'malum ev almak ta çok zor bu devirde.' cümlesini mutlaka kurmuş olduklarını bil. Umutsuzluğa kapılma. İstersen olur.
+2
Mirket
(11 saat)
Mevcut durumumuz aynı. Şehrin göbeğinde her türlü ulaşım aracına ve ihtiyacıma adım mesafesinde güvenlikli sağlam ama eski bir sitede oturuyorum.
Güvenlikli sağlam site hariç tüm özelliklerden vazgeçtim. Pendik, Tuzla, Sancaktepe, Sultanbeyli'de yeni yaşam kurulan büyük projelerin olduğu mahallelere bakıyorum artık. Konumdan vazgeçmek bir seçenek olabilir size de. Onun borcu bitince yeni daha iyi bir yerden ev alınabilir yada borç bitene kadar o evin bulunduğu bölge de gelişebilir.
0
cilekli pasta
(11 saat)
ilk adım peşinatı toparlamak. hedefindeki ev ne ise bunun %20 kadarını biriktirmen lazım önce. bunu da kenara para atarak değil de fon yatırımı vs. kendi kendine artan bir yerde tutman lazım.

ikinci adım hedef küçültmek. 40 yıllık binaya 45 bin kira verdiğin ev muhtemelen yerinden dolayı değerli ve ederi 12-15 milyon tl. bunun yerine 5-6 milyona işini görecek bir ev bakmak.

üçüncü adım kredi limitlerini açık tutmak. kullandığın tüketici kredilerin, kredi kartların vs aksamasın. maaşına oranla yüksek bir kredi limitin olsun bu da harcama ve ödeme dengene göre belirleniyor.

dördüncü adım doğru zamanı kollamak krediler yüksekken alırsan ödemede zorlanırsın krediler düştüğünde ise ev fiyatları artıyor. bu ikisi arasındaki dengeyi bulman lazım. ya da zorlanmayı göze alıp ev ucuz, kredi yüksekken alıp. krediler düştüğünde. kredini başka bankaya taşıyabilirsin.
+1
orpheus
(10 saat)
(2)

hava temizleme cihazları

kulustur
Merhaba,Shark clean sense ıq vs Dyson purufier hot cool hava temizleme cihazı, ne tavsiye edersiniz ?
Merhaba,

Shark clean sense ıq vs Dyson purufier hot cool hava temizleme cihazı, ne tavsiye edersiniz ?
+1
kulustur
(27.06.26)
daikin kullanıyordum. dyson gibi havada güzel bir hava bırakacak sanarak aldım ama hiç öyle olmadı. 1 yıl kullanıp sattım.
shark için bir şey diyemem.
0
neira
(27.06.26)
shark var annemde, hafif allelrjiye karşı kedi tüyleri ve toz için almıştık. 3 ay oldu memnunuz sessiz ve gerçekten tozu temizliyor. ama oda hacmine göre doğru kapasitede cihaz seçmek lazım.
0
orpheus
(10 saat)
(5)

20 yıl sonra rahat etmeyecek miyiz?

Lh12
Nüfus azalıyor. Evet başta sıkıntı yaşanacak. Peki zamanla sıkıntılar bitip yerini refaha bırak mayacak mı?Bu düşüşle gidersek 2050 de daha kullanışlı bi nüfus olmayacak mı?20 yıl sıkışsak sonrası huzur değil mi?
Nüfus azalıyor. Evet başta sıkıntı yaşanacak. Peki zamanla sıkıntılar bitip yerini refaha bırak mayacak mı?
Bu düşüşle gidersek 2050 de daha kullanışlı bi nüfus olmayacak mı?
20 yıl sıkışsak sonrası huzur değil mi?
-2
Lh12
(27.06.26)
Global zenginlerin çok daha zengin ve çok az sayıda, Diğer tüm insanların sefalet içinde olacağı bir dünya öngörüyorum ben.
+2
Mirket
(27.06.26)
olmayacak.

sadece nüfus refahı açıklasa az nüfuslu ada ülkeleri cenneti yaşıyor olurlardı.
0
gurur
(27.06.26)
gelişmiş ülkelerin nufusu azalıyor. hindistan, pakistan, bangladeş, suriye vs.. bunlar azalmıyor. ilk adımda o insanlar mülteci-işçi olarak gelerek ikinci nesilde o ülke vatandaşı olacaklar.
+1
orpheus
(10 saat)
Dostum azalan aklı başında insan nüfusu. Öte yandan çoğalan ise neredeyse %95 yüzlerinde bezirgan sırıtışı ve gözlerinde cehaletin kör kuyuları olan kısım 20 sene sonra muhtemelen bu yüzden daha da beter bir halde olacağız üreten entelektüel burjuva yerini sadece tüketen küçük burjuva ve proletarya alacak.

O yüzden gerçek mesele nüfus azalması değil nitelikli ve devrim yapabilme kapasitesine sahip kitlenin yok olmuş olması olacak.
+1
apocalipy
(8 saat)
Değil. Ben de olumsuz görüyorum. Hükümetlerin kendilerini kurtarmak için yaptığı ancak sonucu yıllar sonra alınacak çok uygulama var. Teoride mantıklı ama belirli koşullara dayanan sistemler var. En basitinden; bugün ülkemizdeki emekli sorunu gibi, ileride de özel sağlık sigortası sistemi vs. ilerde patlayacak.
0
nickini vermek istemeyen uye
(3 saat)
(7)

Ölümcül hastalar ölüm fikrine nasıl alışıp kabulleniyor

genki
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
Bir arkadaşım henüz 44 yaşında kanserden öldü 3 sene mücadele etti psikolojisini anlamak zor gerçekten peygamberlik gibi bir şey bu.
-1
genki
(25.06.26)
Ölümsüz müsün ki böyle düşünüyorsun? Birazdan kamyon altında kalıp gidebilirsin neye şaşırdın bu kadar?
-7
artıküyeolmakistiyorum
(25.06.26)
Zamanla her şeye alışılıyor. Bu da geçer lafı bu toprakların anayasası.
0
Lh12
(25.06.26)
hepimizin bilinçaltında bir gün öleceğimiz kabulü var. öbür türlü kafayı yersin. öleceğini bilerek yaşayan tek canlı insan.

artıküyeolmakistiyorum +1
0
jülsezar
(25.06.26)
Alışma ya da kabullenme olmuyor. Üzülerek ama gerçekten çok üzülerek günleri geçiriyorsun.
+2
boyalı kuş
(25.06.26)
b planı nedir? ölümcül hastalığı öğrenen insan bir şekilde kabullenmekten başka ne yapabilir?
0
unabomber
(25.06.26)
bunun psikolojik bir analizi vardı 6 aşaması oluyormuş.
inkar, öfke, pazarlık, depresyon, kabullenme, anlam arayışı.
0
orpheus
(25.06.26)
o psikolojide olmadan anlasilmasi çok zor olur sanırım. Bence hep bir ümitleri vardır içlerinde diye düşünüyorum. Ama benim basıma gelse sanki, ben kendimden çok, benim arkamdan bana üzülecek olanlar icin onlar adina üzülürdüm sanki.
0
acelaacedebela
(26.06.26)
(7)

Acemi sürücüye güvenli araç bakıyoruz.

mahmuttt
Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz) Chatgpt şunları önerdi: sizce onun bu liste nasıl? Siz içlerinden hangisini hangilerini il
Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz)

Chatgpt şunları önerdi: sizce onun bu liste nasıl? Siz içlerinden hangisini hangilerini ilk sırada önerirsiniz? veya bu liste dışından?


En doğru ikinci el stratejisi

Ben sizin yerinizde olsam şu sırayla bakardım:

2024–2025 Toyota Corolla Cross Hybrid Passion X-Pack
2020–2024 Mazda CX-30
2020–2023 Volvo XC40 T3/T4
2022–2025 VW T-Roc Style/R-Line
2024–2025 Toyota C-HR Hybrid üst paket
2023–2025 Renault Austral Esprit Alpine
2021–2025 Toyota Yaris Cross Hybrid üst paket

En doğru sıfır stratejisi

Sıfırda benim sıralamam:

Toyota Corolla Cross Hybrid Passion X-Pack
Yeni VW T-Roc Style/R-Line
Toyota C-HR Hybrid üst paket
Renault Austral Esprit Alpine / Full Hybrid
Toyota Yaris Cross Hybrid üst paket
Lexus LBX Elegant / Emotion
Kia Sportage Prestige / GT-Line
Nissan Qashqai e-Power Skypack
Mercedes A200 AMG
Hyundai Tucson Elite Plus
+1
mahmuttt
(23.06.26)
kriterleriniz birbiriyle çelişiyor.
güvenli ile kastettiğinizin olası bir kazayı araç içindekilere zarar gelmeden atlatmak olduğunu farzediyorum. mesela siz sarı ışıkta yavaşlarken, arkadan gelen kamyonun durmak istemediği için hızlanması ve size çarpması. bu senaryoya uygun araç genişçe, belirli bir boyutun üzerinde oluyor.
"mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde" bir araç ile de küçük, manevra kabiliyeti yüksek, içinde oturanın etrafını rahatça görebildiği bir aracı kastettiğinizi düşünüyorum.
bence bu iki istek birbiriyle çelişiyor. önceliklerinizi kullanım alanınıza göre yeniden belirleyin.
0
tnz
(23.06.26)
kriterleriniz çelişiyor + 1. listenizdeki araçların çoğu suv veya sedan. bunlarla dar sokak, kolay park yapamazsınız. bunun için a ya da b sınıfı araç bakmanız lazım.

bir de acemi sürücüye sıfır mercedes, lexus vs. alınmaz bence (param çok diyorsanız o ayrı)
+1
inheritance
(23.06.26)
"Güvenlik kaza testleri vs araştırdık. Bir de mümkün olduğunca park dar sokak sürtme vs riskini azaltacak şekilde. (bütçe sorunu yok. kaza değer kaybı önemli değil. sadece güvenli sürüş yapabilsin istiyoruz)"

bunun için acemi sürücüye araba kullanmayı öğretin ilk önce.

çoğunlukla nerelerde ve hangi amaçla araba kullanılacak sorusundan başlayın.

zamanında kaza test laboratuarında staj yaptım. belli hızdan sonra euroncap vesaire anlamı kalmıyor :)

---

bence tam öğrenene kadar vurup, kırıp parçalayacağı, kaporta / far / tampon gibi parçaları her yerde bulunup da montelenebilen araba almakta fayda var.

----

not: 2010'da sıfır km 2009 astra h ile araba kullanmayı öğrenip de acemiliğimi attım.

üstüne 230 bin km koydum arabaya.

not 2: arabayı ilk kullandığım an geri geri giderken annemin arabaya dokundum adşnasöfmbnasönf
+1
rain when i die
(23.06.26)
acemi sürücü suv kullanmasın bence. hatchback küçük araç bakın.
0
jelly bear
(23.06.26)
yaris,
i20,
punto,
manuel viteslisinden.
0
designer
(23.06.26)
Corolla cross passion xpack bence de doğru seçim.
1. Zırt pırt arıza vermez. Yolda bırakmaz.
2. Suv değil crossover. Öyle aşırı büyük boyutları yok.
3. Toyotalarda güvenlik donanımları hep standart ve ncap testleri hep 5 yıldız.
4. Passion x-pack'lerde fren desteği, acil fren, kör nokta uyarısı, akıllı park asistanı gibi ek önlemler var.
0
yadigar
(23.06.26)
hepsi çok büyük acemi sürücüye B sınıfı araç lazım.
0
orpheus
(24.06.26)
(9)

Anadolu yakası nezih mahalle önerisi

funl
Merhaba, neleri önerirsiniz fiyat/performans olarak genel olarak düzgün profillerin oturdugu nerelere bakmamızı önerirsiniz ? Tek kadın kişisi kalacak bu yüzden cevre önemli. Aynı zamanda fiyatların da konumdan dolayı şişirilmiş olmaması gerekiyor. Avrupa yakası için örnek verecek olursam Ataköy değ
Merhaba, neleri önerirsiniz fiyat/performans olarak genel olarak düzgün profillerin oturdugu nerelere bakmamızı önerirsiniz ? Tek kadın kişisi kalacak bu yüzden cevre önemli. Aynı zamanda fiyatların da konumdan dolayı şişirilmiş olmaması gerekiyor. Avrupa yakası için örnek verecek olursam Ataköy değil de Zuhuratbaba gibi yerler arıyoruz. Şimdiden cevaplar için teşekkürler.
-1
funl
(19.06.26)
maltepe sahil.
-3
gobekliraki
(19.06.26)
Bostancı, kozyatağı, şenesenevler, küçükyalı
+1
mor oje
(19.06.26)
kadıköy maltepe arası minibüs yolunun alt tarafı özellikle sahil bandı.
+1
my fault
(19.06.26)
feneryolundan başlayarak suadiye'ye kadar minibüs caddesi ile sahil arası kalan bölge. tabi burası ciddi pahalıdır. ikinci seçenek kozyatağı, altıntepe, küçükyalı.
+2
orpheus
(19.06.26)
Acıbadem ve Koşuyolu da fena değil. Ben Küçükbakkalköy' deyim buralar da eh işte .
0
guitarissimo
(19.06.26)
bostancı altıntepe küçükyalı bölgesi iyi
0
devilone
(19.06.26)
-kuzguncuk
-acıbadem
-altunizade
-çiçekçi
-selimiye

abartılı kiralar pek olmaz, sahile ve merkezi noktalara ulaşımı kolaydır
0
yurtsuz john
(19.06.26)
evde kalacak kişi bütün gün evde oturmayacak herhalde? gideceği yere göre daha nokta atışı bir öneri yapabiliriz. ben olsam Şenesenevler - bostancı - küçükyalı taraflarına bakarım.
0
co2s2
(19.06.26)
kadıköy'e girdiğin an fiyatlar acayip şişiyor. Küçükyalı, İdealtepe taraflarını öneririm.

Kardeşim Selimiye'ye taşındı; acayip tatlı bir mahalle. Tek sorun yapı stoğu eski.
0
nefertarii
(19.06.26)
(13)

Bazı insanlar ilişki evlilik özel hayatlarıyla ilgili

pembediken
Gereğinden fazla konuşuyorlar. Arkadaş, iş ya da herhangi bir ortamda sevgili, aşk, flört gibi konular uzun uzadıya konuşuluyor. Bu konular bir noktadan sonra toksiklesmeye başlıyor bence. Mesela on yıldır birlikteler niye ayrılmışlar. Erkeğin/kadının bir lafından farklı anlamlar çıkarmaya çalışmak.
Gereğinden fazla konuşuyorlar. Arkadaş, iş ya da herhangi bir ortamda sevgili, aşk, flört gibi konular uzun uzadıya konuşuluyor.

Bu konular bir noktadan sonra toksiklesmeye başlıyor bence. Mesela on yıldır birlikteler niye ayrılmışlar. Erkeğin/kadının bir lafından farklı anlamlar çıkarmaya çalışmak.

Duyuru vb. gibi ortamlardan bahsetmiyorum burada anonimiz.

Siz ne düşünüyorsunuz?
+2
pembediken
(18.06.26)
Bir olay oldugunda konusulur normal ama tekrar tekrar ayni konuyu konusmak gereksiz ve bos dedikodu oluyor artik.
-1
Purple life
(18.06.26)
dedikodu kültüründen besleniyor bence bu tutum. seviyor insanlar deşmeyi aynı şekilde duyurmayı, fikir belirtmeyi. e konuşacak başka konuları da olmadığından tüm bu saçmalıklar birleşip gıcık bir sohbetin içine düşürüyor bizi.
0
lüzumsuz adam
(18.06.26)
Ülkemizde mahrem diye bir şey kalmadı, millet gözetlemekten acayip keyif alıyor. Aslında sıkıcıyız, konuşacak bir şey bulamayıp milletin özel hayatlarına sarıyoruz.
0
olaylar olaylar
(19.06.26)
bu çoğunlukla kadınlarda görülen bir davranış kalıbı. yani erkek olarak, arkadaş ortamı olsun, iş ortamı olsun erkek ortamında hemen hemen hiç denk gelmedim. denk gelirsem sıkılırım şahsen. kimin kimle ne yaptığı üzerine kritik yapmak çok açmıyor beni en azından.
+1
wilhelmwasmuss
(19.06.26)
Bazen insanların sadece konuşmaya ihtiyacı olur. Bence aklı selim insanlar olarak biz de sadece dinleyelim onları, bakarsın hiç tahmin etmediğin kadar faydan dokunur.
0
gobekliraki
(19.06.26)
Lütfen burayı,duyuruları da katın,sanki bura başka mı hem?
Alelade bir soru sor,belki 3 5 cevap gelir.
Bir erkek olarak ilişki hakkında sor,+10 cevap falan.
Bir kadın olarak soranlar daha da fazla.
Bilemiyorum,özel bir merak söz konusu herhalde bu konulara
+1
denizciman
(19.06.26)
Ben çok garipsemiyorum aslında. Çok az insanın kendi zevkleri var, hobi vs. edinme alışkanlığı geçmişten beri yok, alım gücü de buna kolaylık sağlıyor diyemeyiz. Konuşacak, paylaşacak konu yok. Erkeklerde bir nebze daha çeşitli bunlar; oyun, spor, otomotiv vb. meraklar geniş çapta paylaşılıyor. Ama bu da kısıtlı, bunlar hiç ilgisini çekmeyen geniş bir kitle de var.

Haliyle çoğu ilgi, merak kişiye özel kalıyor ve diğerinin ilgi alanına girmediğinden sıkıyor, diğer taraftan ilişkiler herkesin ortak paydası; herkesin söyleyebileceği bir iki sözü var, herkesin paylaşmak isteyebileceği bir iki anısı da var. Haliyle joker konu.
+1
akhenaten
(19.06.26)
En sevmediğim şey. 8 saat 5 gün aylarca aynı yerde olunca herkesin her şeyini öğreniyorsun. Daha doğrusu maruz kalıyorsun.
-4
arbre
(19.06.26)
aynen dediğiniz gibi az eğitimli ve belirli özelliklere sahip bi kesim inanılmaz konuşuyor ya.. dün yanımda 1 buçuk saatlik yol boyunca görüntülü konuştular, hoparlörden gençte bi kızdı ama.. evdeki temizlikçi ablada odaya köşeye koyuyo temizlik yaparken heralde 232343. kişi ile görüntülü konuşuyor vallahi anlam veremiyorum aynı konuyu o kadar kişiye tekrar tekrar anlatıyor..
yeni bi kültür oldu sanırım bu
0
eja
(19.06.26)
onlar çözüm değil onay arayan insanlar. kendini doğrulama çabası içinde aynı konuyu çevirip duruyor.
+1
orpheus
(19.06.26)
Privacy kelimesinin Türkçede karşılığı yok. O yüzden öyle bir anlayış da yok.
0
Batuhanolabilir
(19.06.26)
Privacy kelimesinin Turkcede karsiligi mevzubahis olmus: mahremiyet.
+2
osssy
(19.06.26)
Değil işte
0
Batuhanolabilir
(20.06.26)
(5)

lpg ecusunun 70ma tüketim yapması normal mi?

konetsu
araçla ilgilenirken kaçak testini de yapayım dedim. aküde negatif kutbu söküp araya seri multimetre bağlayarak ölçümlerimi yaptım. araç hızlıca uykuya geçiyor ve tüketim 30mA, ama bu sadece aracın kendi şase kablolarını bağladığımda böyle... ek bi kablo daha bulunuyor negatif kutupta, lpg sistemine
araçla ilgilenirken kaçak testini de yapayım dedim. aküde negatif kutbu söküp araya seri multimetre bağlayarak ölçümlerimi yaptım.

araç hızlıca uykuya geçiyor ve tüketim 30mA, ama bu sadece aracın kendi şase kablolarını bağladığımda böyle... ek bi kablo daha bulunuyor negatif kutupta, lpg sistemine ait ve bunu da bağladığımda tüketim 100mA seviyesine çıkıyor. eski sahibinin dediği gibi sorun buradan çıktı.

lpg sistemi ile elektrik bağlantısını paylaşan ek bişey var mı özellikle bakmadım ama sanmıyorum. bu lpgnin kablosu bağlı değilken aracı çalıştırmayı da denedim emin olmak için araç çalıştı ama lpg aktif değildi.

mevcut lpg ecusu candan mühendislikte değiştirilmiş ki bu işte en iyilerden diye biliniyor. buradaki servise de gösterdiğimde elektrik bağlantısı doğru dendi. kontak kapatınca gösterge ışıkları filan sönüyor marş basınca yanıyor. ama uykuda 70mA tüketim bana anormal geldi.

korktuğum kadar büyük çıkmadı tüketim, normalin 4 katına yakın olsa da günlük kullanılan araçta ciddi sıkıntı yaratacak gibi değil sanırım. ama lpgciye de gidip bi baktırma niyetindeyim.

normal tüketimi ne seviyelerde oluyor bu sistemlerin onu bilemediğimden soruyorum. araçlar için genelde 30mA seviyesi normal kabul ediliyor onu biliyorum.
+1
konetsu
(09.06.26)
standart 55A aküyü 15-20 günde tamamen sıfırlar. modern araçlarda akü voltaj belli bir seviyenin altına inerse aküyü koruma amaçlı çektiği akımı komple keser. bir daha kontak açılana kadar aküden akım çekmez. hatta bu yüzden kapıları bile anahtarla açmak gerekir.

bu devreyi kontaktan ya da akü voltajını kontak kapatıldıktan bir süre sonra kesen bir noktadan almak daha mantıklı olur.

30mA zorunlu bir akım, kumandanın alıcısını açık tutuyor. ama dediğim gibi voltaj çok düşerse bunu da keser. çünkü tamamen deşarj edilen akü tekrar şarj tutmaz.
0
orpheus
(09.06.26)
orpheus dediğim gibi bu haliyle yüksek olduğunu biliyorum normal kabul edilen seviyenin 4 katına çıkıyor toplamda. ama araç yatmıyor gündelik kullanıyorum. ondan çok acil sorun yok gibi? ha 5 yıl gidecek akünün ömrü kısalır 3 yılda biter vs. o ayrı konu. o yüzden çözmek istiyorum...

kontağa bağlamak daha mantıklı gibi geliyor bana da ama normal bağlantı niye bu şekilde anlayamadım.

sonuçta kontağa bağlı hattı da var hatta araç marş basmadan gösterge bile açılmıyor kendi içinde bu lpg ecusu neden tüketimi durdurmuyor ne yapıyor da o tüketim gerçekleşiyor bunu anlayamadım.

güvenlikle ilgili sorun olacağını sanmam yoksa max 1 ay yatan her lpgli araç riskli olurdu :D zaten bitecek o akü yine kesilecek gücü. uzun yatacak araçlarda aküyü söküyorlar o da sıkıntı olmuyor. güç olmayınca lpg valfleri varsayılan olarak zaten kapalı konumda oluyordur.

bakacağım tek şey merkezi kilit sistemini söküp bir tur daha ölçüm yapmak veya o kablo sökülüyken merkezi kilidi denemek. sonradan takılma üç şey var şuan lpg, merkezi kilit kumandası ve teyp. teybi ayrıca evde adaptörle çalıştırırken ölçtüm ve 30ma çıkan ölçümde de teyp bağlıydı. merkezi kilit garip bi şekilde lpgnin hattından bağlanmış olabilir mi acaba diyorum iş bilmez biri tarafından. çok düşük ihtimal ama elemek lazım lpgciye gitmeden.
0
🌸konetsu
(09.06.26)
thetruenorthstrongandfree2 öyle olsa kontak kapatınca gösterge sönmezdi. youtu.be lpgnin bağlantısında sorun yok gibi. buradaki servis de bağlantı normal dedi... ama tüketim ölçümü vs. yapmadılar sadece kablolamaya baktılar.
0
🌸konetsu
(09.06.26)
thetruenorthstrongandfree2 yani aracın kendi donanımında öyle bişey yok işte. bu lpg tesisatı için çekilmiş kablo olmadan aracın kendi kablolarını bağladığımda tüketim hemen 5-10 saniyede 30mA seviyesine iniyor. ya lpgden ya aynı elektrik hattına bağlanmış olabilecek bişey varsa ondan olmalı.

bu sonradan takma kumanda sisteminin kabin içindeki pozitif bağlantısında sigorta var onu sökerek ölçüm yaparım tekrar veya dediğim gibi o negatif kutuptaki kablo bağlı değilken bi kumandadan kilitlemeyi açmayı denerim bakalım. o paylaşıyorsa da sorun kilit sistemindense çözeriz... yoksa mecbur lpgciye yaptırmaya çalışacağız ne gerekliyse.
+1
🌸konetsu
(10.06.26)
Nokta atışı çözüm veriyorum ve problemini çözecek diye düşünüyorum.

Araca takılan sistemlerde sen beslemeyi sigorta kutusundan kontak açıldığında çıkış veren bir röleden alsan bile selenoid olan bir sistemde sürmesi daha kolay diye n-type mosfet kullanırlar. Burada selenoide pozitif uç direkt bağlanır, eksiyi açıp kapatarak selenoidi anahtarlarsın.

Bunun sıkıntısı şu, selenoid yüzünden devre tasarımı iyi değilse pozitif besleme devre üzerinden kendisine kaçak bir yol bulur. Çözüm basit, lpg sistemine giden hem artı hem de eksi uç bir röleden geçmeli ve röle kontak yarım açılmadan çekmemeli.
+1
kimlanbu
(10.06.26)
(5)

hyundai i10 elite ve kia picanto

deepness
sevgılı duyurucu arkadaslar, ılk araba alıyoruz, sehır ıcı kullanımda gerekli, uuzn yola cıkılmayacak, otomatık vites olacak. ıkıncı el dusuk km 1.095.000 ve 1130.000 arası fiyatları var, bunlar 2024 model. kilometreleri de 50 binin cok altında yani istediğimiz gibi. i10 elite nin motor ön kaput deg
sevgılı duyurucu arkadaslar, ılk araba alıyoruz, sehır ıcı kullanımda gerekli, uuzn yola cıkılmayacak, otomatık vites olacak. ıkıncı el dusuk km 1.095.000 ve 1130.000 arası fiyatları var, bunlar 2024 model. kilometreleri de 50 binin cok altında yani istediğimiz gibi. i10 elite nin motor ön kaput degısmıs?! kia nın vites gecıslerı hıssedılır denıyor. i 10 elite de donanımlı bır araca benzıyor, ne dersınız, hangisi alınır? tesekkurler cevaplara sımdıden.
0
deepness
(07.06.26)
100-200 falan daha ekleyip fersah fersah ilerde Corsa-e ya da e-208 varken çok anlamsız olur ama bence böyle. Para eklemenin sonu yok biliyorum ama fark az diye örnek olarak verdim.
0
orient blue
(07.06.26)
iki araç kuzen zaten. ülkede değişen takıntısı olduğu için o tür araçlardan uzak duruyoruz.

şehir içi küçük ama biraz da geniş bir şey arıyorsanız aynı markaların i20 ve ceed modellerine bakabilirsiniz. özellikle i20 peynir ekmek gibi alınıp satılıyor şu an piyasada.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.06.26)
bu araçlar türkiye yollarına uygun değil. bunlar avrupanın aşırı dar sokakları ve japonya gibi minimalist ülkeler için üretilmiş araçlar. bizde her yer çukur 13 jantlı araç o çukurdan geçerken şerit değiştiriyor.

tavsiyem gene aynı gruptan miminumda B sınıfı kia rio ya da hyundai i20 gibi araçlar olur.
0
orpheus
(08.06.26)
ilk mesajıma eklemeyi unuttum suzuki swift de güzel bir tercih bu fiyat aralığında.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.06.26)
1.1 veriyosam gider suzuki vitara alırım büyük geliyorsa swift alırım.
0
gurur
(08.06.26)
(3)

Telsizden Anlayan Varsa Bir Soru

koskoca kirpi
Merhaba,Şimdi misal bu ilandaki telsizde lisansız diyor. Arazide kullansak sorun olur mu? Başka telsiz kanallarıyla (polis vs.) karışır mı, yoksa bunların ayrı kanalı mı var. Arazide personel arası iletişim için kullanılacak.https://www.amazon.com.tr/gp/product/B0DQ954KBL/ref=ox_sc_act_title_1?smid=
Merhaba,

Şimdi misal bu ilandaki telsizde lisansız diyor. Arazide kullansak sorun olur mu? Başka telsiz kanallarıyla (polis vs.) karışır mı, yoksa bunların ayrı kanalı mı var. Arazide personel arası iletişim için kullanılacak.

www.amazon.com.tr
0
koskoca kirpi
(07.06.26)
Bebek dinleme telsizinden hallice, açık havada iş görür ama hatta sucu mu karışır, taksiciler mi karışır şans işi.
0
kimlanbu
(07.06.26)
Durduk yere karışmaz. Bu cihazlara bilgisayarda frekans giriyorsunuz. Kamu frekansı girmediğiniz sürece frekans karışmaz.

Bu cihazın aynısından 6-7 sene önce kısa bir süre kullanmıştım, dinlemesi çok güzeldi. Elektroniği değişmediyse güzel cihazdır.
0
10551037
(07.06.26)
o telsiz PMR yani 446 mhz kullanıyor ve çıkış gücü de 500mW yani evet lisanssız çaycı-tüpçü telsizi sınıfında ve yasal olarak kullanabilirsin.

bunlar genelde 8 kanal olur, kanal mantığı da o kanala ayarlı herkes birbirini duyabilir ve konuşabilir. ama aynı zamanda pmr bandında bulunan diğer telsizler de seni duyabilir ve konuşabilir.

ancak 15km kısmı gerçekçi değil. eğer iki kişi de birbirini gören karşılıklı iki tepe üzerinde arada bir obje olmadan duruyorsa evet 15km olabilir. ama arazide şehir içinde ve 1-2km mesafeden fazlasını beklememek lazım.
+1
orpheus
(08.06.26)
(10)

Araç alma kararsızlığı

dokuzeylul
2005 model bir Opel Meriva var. 1.6 benzinli, 86.000km. Az kullanılmış ve kapalı garajda durmuş. Oldukça iyi durumda. Lastiklerinin ve kayışının değişmesi gerekiyor ve periyodik bakımlarının yapılması gerekiyor. Satıcı 550K TL istiyor. Alım satım, sigorta vs ve yapılması gerekenlerle bu araba bize
2005 model bir Opel Meriva var. 1.6 benzinli, 86.000km. Az kullanılmış ve kapalı garajda durmuş. Oldukça iyi durumda. Lastiklerinin ve kayışının değişmesi gerekiyor ve periyodik bakımlarının yapılması gerekiyor. Satıcı 550K TL istiyor. Alım satım, sigorta vs ve yapılması gerekenlerle bu araba bize 602K TL'ye geliyor. Fiyata ne diyorsunuz?
0
dokuzeylul
(07.06.26)
Kilometresinin az olması masraf çıkarmayacağı anlamına gelmiyor, alt takım, disk, balata, kayış, yağ, su, devirdaim pompası, yakıt ve su hortumları derken güvenle binilecek hale gelene kadar bence en az 150k daha masrafı var.
0
kimlanbu
(07.06.26)
hiç kullanılmamış değil, az kullanılmış bir araç. Opel özel servisine gösterdik. Sorun yok dediler. Ama bu tip modellerde az da olsa yağ yakma sorunu oluyormus. Bu motorların hepsinde varmış.
0
🌸dokuzeylul
(07.06.26)
fiyat çok ama 10 yaşında daha eli yüzü düzgün bir araç baktığında da 800-900'den aşağı sağlam bir araç alamayacaksın.

meriva ilk nesil mpv araçlardan. mpv mantığında araç gerçekten lazım değilse ben olsam bakmazdım.
0
orpheus
(07.06.26)
MPV lazım değil. Herhangi temiz bir araç olması yeterli. Bu araç temiz diye yöneldik. Maalesef ülkede araç alabilmek çok zor. 200K kilometre yapmış arabalara düşük km diyorlar. Şimdi bunu alırsak da zarar edeceğimiz çok açık.
0
🌸dokuzeylul
(07.06.26)
yakın bütçelerle araç bakıyorum. çocuk olduğu için mpv ve stationlara gözüm kayıyor ama sonra elimde patlama olasılığı yüksek diyerek egea'ya kayıyorum.
0
scudman1
(07.06.26)
aslında mpv araclar cok guzel. Kullanışlı ve geniş. Yerden daha yüksek ve dar alana sahip SUV sadece gösteriş için alınıyor.
0
🌸dokuzeylul
(07.06.26)
Az tutulan az satılan numunelik araçlar,hem de eski model, hiç içime sinmedi.astra vectra combo vs olsa neyse de.artık usta ara parça ara,uğraş dur bişey olunca. Şahsen temiz megane 2 veya 3 tercih ederim.hangisi denk gelirse. Opel,pejo,Citroën,bunlar bana ters geliyor nedense.hatta audi bile.
0
denizciman
(08.06.26)
alım satım sigorta vs. fiyata katılmaz.

fiyatı da bilmiyorum. ben olsam o yaşta opel almam şahsen. parçası dert, alması satması dert.

gider corolla alırım daha iyi.

edit: biri megane 2 falan demiş aman aman aman. sakın. elektriği vs. ellendiyse hayır gelmez o araçlardan.
0
gurur
(08.06.26)
Aracın fiyatı 550k TL. Temiz araç. Yedek parça vs bilemiyorum..
0
🌸dokuzeylul
(09.06.26)
Km'sinin düşük olması aracın eskimediği anlamına gelmiyor maalesef. Bende 2004 model Peugeot var. Geçen yıl otomatik cam açma düğmeleri bozuldu mesela. Çıkma ürün bulamasam yurt dışından getireceklerdi. Sonra sinyal kolu bozuldu. Bunlar ufak masraflar, ama toplamda cebinizden epeyce para çıkıyor. Diğer arızaları, yağ kaçaklarını vb. saymıyorum bile.
İyi araç almanın zor olduğu yorumunuza ise tamamen katılıyorum. Sıfıra yakın birikimle, krediyse ve ek hesaplara yüklenip aldım ben aracımı. Üstüne 1,5 yılda iliğimi kemiği sömürdü. Mümkün olursa şartlarınızı zorlayıp daha iyi ve yeni bir araç alın bence.
0
auroraaurora
(09.06.26)
(2)

500 gb veya 1 tb harici disk önerisi

chicha_v2
Selamlar, fotoğraf ve video yedeklemek için alınacak. 200 gb civarı bi veri var. Yedeğin yedeği olsun diye iki tane de alabilirim.Halihazırda cloud'da saklanıyor veriler onun için alternatif cloud önerisi istemiyorum. Teşekkürler.
Selamlar, fotoğraf ve video yedeklemek için alınacak. 200 gb civarı bi veri var.

Yedeğin yedeği olsun diye iki tane de alabilirim.

Halihazırda cloud'da saklanıyor veriler onun için alternatif cloud önerisi istemiyorum. Teşekkürler.
0
chicha_v2
(06.06.26)
amaç yedekleme ise çift diskli raid1 çalışabilen bir nas almak daha mantıklı olur. herhangi bir veriyi otomatik olarak iki diske de yedekler. qnap ya da synology'nin iyi cihazları var. giriş seviyesi zyxel olabilir. bazı modeller belirlenen saatlerde diski clouda da kopyalar.
0
orpheus
(06.06.26)
Toshiba 2 TB tavsiye ederim
-5
arbre
(06.06.26)
(4)

Kedi alerjisi için hava temizleyici

beyaztenlikiz
Merhaba :) Sevgilimin evinde kedisi var. Kedi alerjim var. İlaç kullanıyorum. Her kedi olan evde alerjim tutmuyor. Neye göre oluyor bilmiyorum. Hava temizleyici mi alsak? Bana önerebileceğiniz neler var? Ne yapabilirim? Teşekkürler:)
Merhaba :) Sevgilimin evinde kedisi var. Kedi alerjim var. İlaç kullanıyorum. Her kedi olan evde alerjim tutmuyor. Neye göre oluyor bilmiyorum. Hava temizleyici mi alsak? Bana önerebileceğiniz neler var? Ne yapabilirim? Teşekkürler:)
0
beyaztenlikiz
(06.06.26)
4 kedili arkadaşım öksürükten uyuyamıyordu. dyson hava temizleyici aldı, çok rahat ettiğini söylüyor. bence kesinlikle almalısınız.
fark da, kediden kediye değişen alerjenler olabileceği gibi, mesela arkadaşınızın evinde halı vardır, uçuşan tüyleri tutuyordur; ama erkek arkadaşınızın evinde yoktur, en ufak harekette tüyler havalanıyordur vd.
0
lil siztah
(06.06.26)
dyson sevenleri ben de duydum, başka sebeplerle.

astımı ve alerjik riniti olan bir insan olarak 2 kedim var. 5,5 yıldır varlar kedi bebeklerimmm <3 kedi alerjim yok, bu yüzden kedilerim değil de kumları rahatsız ediyor beni. bana da dyson önerildi. müsait bir zamanda alacağım.
0
art cat chocolate
(06.06.26)
shark'ın hava temizleyicileri işe yarıyor. tabi odanın hacmine uygun bir model seçmek lazım.
0
orpheus
(06.06.26)
Benim eşimin de kedi alerjisi var ve sonradan çıktı. Biz de proplan alerjen önleyici liveclear serisi mama kullanmaya başladık bence baya etkili oldu. Çünkü bazen komşunun evine gidiyoruz, komşunun kedisi eşimi hemen etkiliyor kötü olmaya başlıyor ve elleri kaşınıyor. Ama bizim evde o kadar kötü değil 10günde 1 ilaç alıyor yetiyor.
0
Sadece soruyorum
(07.06.26)
(28)

Uzmanlık alanın ne?

Lh12
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
Duyuru da insanlar hangi konuda sana danışabilir?
0
Lh12
(05.06.26)
kalp doktorlugu
borsa yatirimi
yaprak dökümü pub quiz
erken emeklilik
-3
Purple life
(05.06.26)
Erkekler ksks değil tabii matematik sorunuz varsa gönderin
+1
sekizdokuzon
(06.06.26)
@purple
Sktas
Rubns
Ercb
Zengin eder mi?
-1
Cezcez
(06.06.26)
Seks
-6
Cezcez
(06.06.26)
'de-da' takılarının hangi durumda bitişik, hangi durumda ayrı yazılacağını bilirim.

Ama bu konuda pek danışan olmuyor. Herkes kafasına göre takılıyor. 'Her ihtimele karşı' deyip her takıyı ayıranlar var mesela.
0
Mirket
(06.06.26)
Çevirmen, arkeolog
0
lesmiserables
(06.06.26)
Bilgisayar sistemleri
Otomasyon sistemleri
Tarım ( sera ve mevyeler)
Hayvancılık (Koyunculuk)
Basit inşaat teknikleri
Spor Toto
0
kaiserr76
(06.06.26)
Medya
İletişim
Broadcasting
Siyaset (gunahim cok)
0
duster
(06.06.26)
Galiba ticaret
0
topkapiaksaray
(06.06.26)
grafik&motion tasarım ve AI
ve resim
ve kediler
ve tatlılar

---

ayrıca abidik gubidik hobilerim arasında mobilya/kıyafet/kiralık ev bakmak var.
0
art cat chocolate
(06.06.26)
kedi
motor
heavy metal müzik
biraz da akademik çalışmalar
0
lil siztah
(06.06.26)
cannabis
0
birdirbir
(06.06.26)
şarap
yelkenli
yelkenli ile gidilesi türkiye ve avrupa koyları
+1
sailor
(06.06.26)
emlak
alanya
nitelikli kahve

site içi yardımlaşma için faydalı bir başlık olmuş bence.
0
MtKrt
(06.06.26)
Seyahat ve medya
0
euteamo
(06.06.26)
aşçıyım (tatlı ağırlıklı)
gramer naziyim (başlıktaki da ayrı olmayacak)
naziyim dediysem benim de bilgim sınırlı ama denk gelince yapıştırıyorum
lol oynarım hero sorabilirsin :P
kedi ve köpek besliyorum. her türlü mama bakım cart curt sorabilirsin
0
neira
(06.06.26)
Metal müzik, dişi kedi(kedi konusunda cinsiyetçiyim erkek kediler saftirik oluyor) oyunlar, bilgisayar donanımları, bilişim altyapısı.
0
devorgilla the gunslinger
(06.06.26)
gömüzü yazılım, elektronik, rf ve radar sistemleri, telsiz haberleşmesi.
+1
orpheus
(06.06.26)
Göçmenler .
Yıllardır onlardan çok kimse tanıdım.
Suriye'de yaşadıkları, hayatlarındaki zorluklar, sanılanın aksine zararlarından çok bize dokunan faydaları vs.. (sağa, sola , siyasete çekmeden samimi sorusu olana samami cevaplar verilir.)
0
diyecevaplandı
(06.06.26)
siz sorun bildiğim bir şey ise yanıtlarım.
(bkz: bildiğim tek şey hiçbir şey bilmediğimdir)
0
late viper
(06.06.26)
*kültürel miras çalışmaları, müzeler, antik kentler, sanat galerileri vb.
*hak temelli kadın çalışmaları, stk vb.
0
Phoebe
(06.06.26)
Bu görsel veya video manipüle mi edilmiş veya yapay zeka ile mi yapilmis?
Dekorasyon tavsiyesi
Rüya yorumu
Pratik tamir çözüm önerileri
Renkler
0
sadegazoz
(07.06.26)
aklınıza gelebilecek her konu
0
co2s2
(07.06.26)
malzeme kalite kontrol
123123 tane farklı parametreyi birleştirip verimli hale getirmeye çalışmak
0
mantık
(07.06.26)
the sims lore
futbol siyasi tarihi
ezoterik tarih
kurtlar vadisi lore
kısmetse olur lore
avrupa yakası lore
0
Hallegadola
(08.06.26)
schengen vize danışmanlığı
0
bluemoon22
(08.06.26)
Buranın ruhuna uygun, faydalı başlık olmuş..
Bana gelince, kitap (nadir, el yazma, osmanlıca v.s.), Arapça, Osmanlıca okuma, çeviri..
0
erdoyil
(08.06.26)
Çok faydali bir duyuru olmuş. İzninizle arada hortlatacağım. Balkon bitkiliciliği ile uğraşan arkadaş aramaktayim. Bana çocuğumu\torunumu\yigenimi şu mesleğe\hobiye yönlendirmeyi düşünüyorum derseniz, bir etkinlik veya kitap önerebilirim. Mesela bitkilerle ugrassin istiyorsaniz “tohum topu” yapımı gibi…
0
sadegazoz
(11.06.26)
(11)

Arakadaşa borç verdim nasıl istemeliyim

karabela
Slm bir sene önce ara sıra görüştüğüm bir arkadaş 50 000 borç istedi. 1 aya öderim dedi. Ancak hala ödemedi 2 3 ayda bir denk geliyoruz ortak tanıdıklarda var. Ben konuyu açmadan ayarlıcam falan diyor. Bende bu zamana kadar zor durumda olabilir düşüncesi ile hiç istemedim. Tamam hallederiz dedim ge
Slm bir sene önce ara sıra görüştüğüm bir arkadaş 50 000 borç istedi. 1 aya öderim dedi. Ancak hala ödemedi 2 3 ayda bir denk geliyoruz ortak tanıdıklarda var. Ben konuyu açmadan ayarlıcam falan diyor. Bende bu zamana kadar zor durumda olabilir düşüncesi ile hiç istemedim. Tamam hallederiz dedim geçti. Şimdi bununistemeyi düşünüyorum mesaj mı yazayım. Yoksa aramalı mıyım. Bu tarz şeylerde insanları kırmak istemiyorum. Ancak hepimiz kelli felli adamlarız. Ailemiz var. 50.000 ödemeyecek durumda olduğunu düşünmüyorum. Mesaj yazmak tarafındayım yüz yüze telefonda çok rahat edemem borçu isterken diye düşünüyorum. Ayıp etmiş olur muyum
-1
karabela
(04.06.26)
Olmazsın ama söylemezsen kendine ayıp etmiş olursun. Bir de bunun ayıbı yok zaten, verdiğin parayı istemeye sonuna kadar hakkın var.
+8
muhayyer divan
(04.06.26)
işler çirkinleşmeden mesaj at ki elinde en azından delil olsun.
+3
ground
(04.06.26)
Bence mesajdan ziyade aramak daha iyi, mesaj karşı tarafa daha fazla alan açıyor geçiştirmesi konusunda.
Direkt borcu istemeden önce kendi yaşadığınız sıkışıklığı anlatmaya başlarsanız düzgün biriyse zaten anlar ve kendisi hemen konuya girip gün verir, sonra da gün geldikçe mesaj atıp hatırlatırsınız.

Çok zor ben de çok zorlanıyorum hala tam alışamadım ama mecbur.

Ayıp olmaz asıl ayıp onun sözünü tutmaması, müsait olamamış olabilirsin en kötü direkt ödemem zor olacak aydan aya parça parça atsam olur mu gibi bir teklifle gelmesi gerekirdi ki öyle büyük bir meblağ da değil bir sene olmuş yani yuh geçen seneki 50 binle bugünün 50 bini bile aynı para değil ki.
+1
mutekebbir
(04.06.26)
1 aya veririm diyen adam 1 sene geçmiş vermemiş.

senden önce konusunu açarak manipüle de etmiş seni kaç kere.

ayrıca para TL, yani geçen seneden bu yana en az yüzde 40 değer kaybetmiş. yani o artık 50 değil, 30 bin TL.

HALAAAA ADAMI KIRMADAN NASIL SÖYLERİM DİYE DÜŞÜNÜYOR :))

arayacaksın, bam bam söyleyeceksin. bugüne veya en geç yarına görüşelim diyeceksin.
+11
benimkibu
(04.06.26)
Önceden ona karşı bir mahcubiyetin mi , başka bir borcun mu vardi ki istemekten utanıyorsum ? İsteyeceksin her türlü.
1 yıl bile yetmemiş mi ona bu parayı toparlayıp vermek için ?
Daha ne bekliyorsun ?

Kelli felli adam görünmek yetmez . Adamlık , içeride zihinde ve kalpte olur. İnsan , vermesi gereken borç hususunda dillere düşmemek için elindekini satar yine de öder borcunu.

Bana kalırsa o kimse borcunu vermek için senin ölmeni bekliyor ve zamana bırakmış öylece. Daha senden ayrı olarak kimlerden borç aldığını da bir düşün.

Kendim ara sıra görüştüğüm değil, ayda rahat 10 defadan fazla karşılaştığım birine istediği 2000tl yi bile vermedim. Para konusunda gevşek olduğu için .

Bir kaç denemeden sonra baktınız olmuyor uygun bir yerde herkesin içinde isteyin borcunuzu . Yüzü kızaran kızarsın O şekilde parasını alanlar da var. Değil mi ama herkes herkesin böyle hususlarda ne mal olduğu bilsin .
Demek ortam aleyhte olduğunda borçlu olan borcunu ve biraz olsun utanmayı hatırlıyor .

Nasıl bir dünya anlamadım ki ,
borcunu ödemeyenden alacaklı
olarak yine biz çekiniyoruz.
0
diyecevaplandı
(04.06.26)
Günü kurtarmak adına yalandan 100kya ihtiyacım var, borcunu şu güne kadar ödersen çok iyi olur yoksa zor durumda kalacağım temasında konuşabilirsiniz.

Ancak uzun vadede cidden, borcu geri istemekle alakalı yaklaşımınızı değiştirseniz iyi olur. En azından borcu verirken paranın size de lazım olduğunu söyleyip daha en baştan bir geri ödeme günü belirlemek işinizi kolaylaştırabilir.

Ben nadiren borç veriyorum, sizinki gibi tutarlarda ise sadece 1 kere borç verdim. Borcu verirken net şekilde hangi ayın hangi günü için anlaştığımızı konuşuyorum, aksi halde zorda kalacağımı belirtiyorum ve ödeme tarihi yaklaşırken kendisine x süre önceden hatırlatacağımı da ekliyorum. Böylece hem ben zorda kalmıyorum, hem de arkadaşlarımla aramda o tuhaflık oluşmuyor. Herkes mutlu. Size de öneririm.
0
akhenaten
(04.06.26)
@akhenaten

Kesin bir gun ve saat belirleselerdi, borcu geri odenecekti yani? Hic gulecegim yoktu.
+2
baldur2
(04.06.26)
Mesaj at +1 elinde kanıt olsun üstüne yatarsa icraya verme hakkın doğar
+1
kullaniciadimvar
(04.06.26)
parça parça koparman lazım. tek seferde ödesin diye bekledikçe uzar. örneğin haftaya acil ödemem var gibi bir sebep ile15.000 iste, bir sonraki ay 10.000 iste. kalan ufalınca zaten bişey kalmadı kapatalım şunu dersin. bu 10.000-15.000 leri de ödemiyorsa zaten ödeme niyeti yoktur onu da tespit etmiş olursun.
+1
orpheus
(04.06.26)
@baldur2, hayır tabi ki. senet imzalatsanız da borcu geri ödemeyebilir. ancak bu tür şeyler borcu geri istemeyi kolaylaştırıyor, sorunun konusu ve soranın çekincesi de bu sanırım.
0
akhenaten
(05.06.26)
Tüm cevaplarınız için teşekkür ederim.
0
🌸karabela
(05.06.26)
(11)

Normal birinin sahip olduğu anormal fantezi

benimkibu
Yıllardır kafamın içinde duruyor bu. Yani bu da böyle löp diye söylenir mi bilmiyorum ama son derece normal biriyim ben esasında 😀Yalnız şu kafamın içindeki düşünce o kadar anormal ki!Var mı sizin de böyle paralel kişilik özellikleriniz? Varsa ne yapıyorsunuz? Hiç yokmuş gibi mi davranıyorsunuz yoks
Yıllardır kafamın içinde duruyor bu.

Yani bu da böyle löp diye söylenir mi bilmiyorum ama son derece normal biriyim ben esasında 😀

Yalnız şu kafamın içindeki düşünce o kadar anormal ki!

Var mı sizin de böyle paralel kişilik özellikleriniz? Varsa ne yapıyorsunuz? Hiç yokmuş gibi mi davranıyorsunuz yoksa hayata geçiriyor musunuz?

(Not: cinsel fantezi tabii ki)
0
benimkibu
(29.05.26)
normal birinin sahip olduğu herhangi bir düşünce anormal değildir. tamam diyen biri varsa yap geç abicim. düşünceni anormal buluyorsan kendini normal bulma. :(
0
klassno
(29.05.26)
Başkasına zarar veren bir şeyse sıkıntı
0
pembediken
(30.05.26)
@pembediken hayır hiç kimseye zarar veren veya herhangi birinin rızası dışında olabilecek bir şey değil tabii ki. sapık demedim, anormal dedim 😀
0
🌸benimkibu
(30.05.26)
Fantaziler illa hayata geçmek zorunda değil bazı şeyler hayal olarak kalabilir.
0
grimavi
(30.05.26)
Yaşanmamış hayal hastalık yapar.
O yüzden hepsi yaşansın diye sugar daddy lik kararı aldım. Yüzde 90 ı yaşanmıştı. Niye yüzde 100 olmasın ki
0
mezarlik
(30.05.26)
ben bunu psikoloğa sordum, içeriğini de anlatarak sordum, normal herkeste var böyle değişik fantaziler dedi.
0
trajikomix
(30.05.26)
Anormal sandığın şey muhtemelen çok normaldir
+2
kisa
(30.05.26)
ünlü bir psikiyartın kitabında. çok zengin bir yönetim kurulu başkanının toplantılarda kafasında masaya çıkıp tavuk gibi gıdaklama fantazisi olduğu yazıyordu. ona göre bu düşünce aşırı baskı altında sıkılan beynin bir kaçış metoduydu ve bunu bir defa yapsa aklından çıkacaktı. yap demiyorum ama çoğu fantazinin oluşma sebebi beynin saçmasapan kaçışlar üretmesi.
0
orpheus
(30.05.26)
ID denir buna. Seni gizli bilinçaltın bu, olsa da insanlar bunu söylemez.
0
mikahakkinen
(30.05.26)
testesteron diyoruz kanka biz ona. al bakalım bi östrojen hapı kalıyor mu o fanteziler.
-3
plastic_angel
(30.05.26)
fantezi zaten anormal olması gereken şeyler. türk dil kurumu sözlüğünde Değişik heves, değişik beğeni, değişik düşünüş olarak tanımlanmış, değişik olması gerekir yani. tabi sizin kastettiğiniz toplumsal normlara uymayan, yadırganacak, uç şeyler anlamında.

karşılıklı rıza ile yapılacak ve başkalarına zarar vermeyen her fantezi normaldir. kendinizi sapkın hissetmenize gerek yok. fanteziniz her ne ise çok şaşıracağımı sanmıyorum.
0
wilhelmwasmuss
(30.05.26)
(22)

ailemin kendi hayatımın olması gerektiğini kabullenememesi

la lykia
özet:38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil
özet:
38 yaşında, bekar, çocuksuz, çalışan bir kadınım. tek çocuğum. 71 yaşındaki anne babam ayrı bir hayatımın olması gerektiğini kabullenemiyor ve biraz uzaklaştığım veya sınır çizdiğim anda aile içi kriz çıkıyor ve bana küsüyorlar.
defalarca konuşmaya, anlatmaya çalıştım ama karşımda yetişkin değil, 5 yaşında çocuk var gibi hissesiyorum.

detay:
24 yaşımdan beri çalışıyorum. pandemiden önce kendi evimi almıştım ve orada yaşıyordum. babam çalışıyordu, annem evdeydi. pandemide yani 2020'nin başında ailemin yanına geri döndüm. hem babamın işleri bozulmuştu ve maddi desteğe ihtiyaçları vardı hem de pandemi zamanı onlara her anlamda destek olmak istedim. ev temizliği, ev işleri, alışveriş vb.

uzatmayayım; sonuç olarak bu bir aile dinamiğine döndü ve yaptıklarım asli görev haline geldi. 2-3 yıldır eski hayatıma ve kendi evime dönmeye çalışıyorum ama bu krize neden oluyor. onları terk ediyormuşum gibi bir moda giriyorlar.

ve benden beklentileri çok arttı. sabah erkenden uyanıp benim kalkıp kahvaltı hazırlamamı bekliyorlar. ilaçlarını ellerine götürmemi bekliyorlar. kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar. yani bensiz yaşayamayan insanlara dönüştüler. ki bunları yapabilecek fiziksel ve bilişsel sağlığa sahipler.

ben bir gün çok yorulduğum için ev işi yapamasam evde kriz çıkıyor. kendi evime gidince bana küsüyorlar.

veya diyelim ki hasta oldum, yatıyorum. yemek yapmayı bıraktıkları için bir çorba yapanım olmuyor. dışarıdan yemek söylüyoruz. ben doktora, hasteneye falan tek başıma gidiyorum. yani birlikte yaşıyorsak birbirimize destek oluruz gibi bir şey de yok. sadece benim onlara destek olmam var. kendimi iki tane 5 yaşında çocukla yaşıyor gibi hissediyorum.

onlara defalarca onlardan maddi manevi desteğimi çekmeyeceğimi ama kendi hayatımı yaşayamadığımı anlatmaya çalıştım ama sonuç hep bana küsmeleri oldu.

mesela bu 10 günlük tatile girerken aşırı yorgundum son dönemdeki iş seyahatlerim kaynaklı ve dinlenebilmek için kendi evime gittim. bir de ağır bir bronşit geçirdim geçen ay. bir gram ev işi yapacak halim kalmamıştı ve bunu anlattım. sonuç: bayramı küs geçirdik.

ek detay: izmir'de seküler bir çevrede yaşıyoruz. anne babam da seküler hayat görüşüne sahip insanlar. muhafazakarlık konusu değil yani.

sorum:
bana ne tavsiye edersiniz?
benzer durumlar yaşayanlar var mı?
0
la lykia
(29.05.26)
Bir anda çekip gideceksin, 2 hafta falan soğukluğa izin vereceksin. Sonra haftada bir uğrarsın zamanla da her şey yoluna girer.
+7
artıküyeolmakistiyorum
(29.05.26)
Ailen seni abuse ediyor bence sorry.
Cocuklar anne babasinq bakmaz, anne babalar cocuklarina bakar.
+2
Purple life
(29.05.26)
Sizinkisi de böyle bir durum mu bilmiyorum ancak bu biraz ülkenin sosyolojisiyle alakalı. Belli bir yaşın üzerindeki evlenmemiş birey hala "Çocuk" olarak görülüyor ne yazık ki. Açıkçası yaşları itibariyle oturup konuşularak çözülecek bir sorun da değil sanırım. Bence yapılacak en mantıklı şey hayatınızdan taviz vermeden olabildiğiniz kadar destek olmanız. Size küsmeleri onlarla ilgili bir durum, bunu kabullenip geri adım atmaz ve ilişkinizi ona göre sürdürürseniz bir noktada onlar da sizin durduğunuz noktayı kabullenmek zorunda kalacaklardır.
+2
salihdt
(29.05.26)
psikiatriste götürün, biraz ilaç biraz terapi işe yarar.

türkiye'de yaşlılarda tek başına kalma korkusu oluşuyor.
-2
duyurukullanıcısı
(29.05.26)
terapi öneren de gelmiş tam olmuş :)

bence sen kafana göre davran, bir kaç hafta böyle söylenir küserler sonra kabul ederler. her küstükleri zaman alttan aldıgın için alışmışlar, ağlayınca her isteği kabul edilen çocuklara dönmüşler. sen kolaya alıştırmışsın onları yani.
+5
abelardo
(29.05.26)
benim babam psikiyatrist ama aynı davranışlar kendisinde var. hala 14 yaşında olduğumu sanıyor (yaşça bi tık daha gencim).

ne yapsam sonucunda suçluluk hissediyorum.
0
deartheodosia
(29.05.26)
Geçmiş olsun
Yumurta kırmadan omlet olmaz durumuna dönmüş
Biraz küserler sonra mecburen alışırlar. Arada sevdikleri bir başkası varsa kendi yaş gruplarından, koz doğru diyor. Doğru yapmış vs diye de kafalarını yıkarsa tam olur
+4
kisa
(29.05.26)
Kendi eviniz var gibi anladım.
Hemen terk edin ve geri dönmeyin. Fiziksel ve bilişsel olarak iyilermiş üstelik.
İhtiyaçları bile olsa, çocuklar hayatını onlara bakmaya harcamak zorunda değil. Çünkü, çocuklar kendi kararlarıyla bu dünyaya gelmedi.
Ben oğlumu her fırsatta tembihliyorum. Elden ayaktan düşersem ve anneannen gibi bencillik yapacak olursam, çaresine bak diye.
Bizim memlekette bu tür ihaleler bekar ya da dul kızlara kalır hep.
+2
pro9it9is9
(29.05.26)
Bu durum yaygin sanirim. Ben evliyim, 15 yildir yurt disinda yasiyorum, ama biz de evimi ailemi kariyerimi birakip Turkiye'deki kucuk bir sehre yanlarina donmedigim icin kustuk konusmuyoruz :)
0
sertac akin
(29.05.26)
Öncelikle 70 gerçekten yanında olman gerekecek zamanın gerisinde bir yaş. cosmic+1

Genelde 80 sonrası daha kötü ve gerekli oluyor. O yüzden hiç bakmadan kaç. Kahvaltı ne münasebet. Eli ayağı tutuyorsa kendi yapacak. Kendi hayatından çaldığını fark et ve kararlı ol. Haftada 1 görebilirsin 2 3 saat. Sonra kaç.

Bakıcı bulabilirsin günde 2 3 saat yemek, temizlik işleri için.
-3
arbre
(29.05.26)
@sertac akin
dediğiniz gibi, yaygın bir kültürel durum haline gelmiş olabilir.
90 yaşındaki anneannem ve babaannem de kendi çocuklarına yıllardır aynı şeyi yapıyor aslında. herkes çok yoğun çalışırken ben sıkıldım beni gezdirin beni memlekete götürün diye ayılıp bayılıyor kriz çıkarıyorlar.
ben bir umut aynı şeyi yaşadıkları için bana yapmazlar diyordum, öyle olmadı :/

@arbre
haftada bir gündelikçi gidiyor zaten. eli temiz bir kadın ama annem onunla da anlaşamıyor, kaç kez kovdu kadını da, ben hatır rica döndürdüm.

pandemiden önce maddi durumları çok daha iyiydi. annem çalışmamasına rağmen 5 gün ve tam gün yardımcı kadın vardı evde. annem o zaman bile ben çok yoruluyorum diye söyleniyordu.
maalesef ben kendimi bildim bileli mutsuz ve huzursuz bir mizacı var zaten. onun için ben ne yaparsam yapayım yok sayacak ve yeterli bulmayacak galiba.
-1
🌸la lykia
(29.05.26)
Tam da bu yazdıklarını harfiyen aynı şekilde onlara net bir şekilde iletebiliyor musun? Bu tarz konularda onlara söyleyemediklerimizin yükünü çekeriz çoğu zaman. Tam olarak anlayamazlar net olarak yüzlerine vurmadıkça. Çünkü işlerine de gelmez çoğu zaman. Ancak senin gerçekten tükendiğini ve seni hiç düşünmediklerini net bir şekilde ortaya koyup darılan taraf sen olursan, o zaman seni gerçekten anlayıp, ihmal ettiklerini ve sadece kendilerini düşündüklerini az da olsa anlamaya başlarlar. Sonra da seni tekrar çocukları gibi görmeye başlarlar ve kurumuş eskimiş o şefkat tomurcukları tekrar filizlenmeye başlar. 100% garantisi yok ama genelde anne babamızla bile yeri gelir tam net iletişimi kuramayız, hep belli kısır döngüler vardır onlar arasında geçer konuşmalar, o yüzden de tam olarak anlatamayız kendimizi hiçbir zaman. Bu sevgililer için de çok geçerli bir durumdur.
0
mehmetakar
(29.05.26)
Küslük halinde ortaya çıkan onların mutsuzluğunu, kendi mutluluğunun üstüne koyuyorsun. Yani mutlu olmak yerine onların mutsuz olmamasını önceliyorsun. Sorun burada. Evet bu ilişkinin gidişatında biri muhakkak mutsuz olacak. Ama diğer arkadaşların da dediği gibi ailenin alışması senin şu anki durumda devam etmenden çok daha kolay olur. Başlarda sancılı geçecektir elbet ama nasıl olsa alışacaklar.

Atıyorum sadece kendi evine yerleşmek yerine evlenip de evden de ayrılabilir bir kişi. Ailesi onu nasıl normal görüyorsa kendi başına yaşama isteğini de normal görmeli.
+1
himmet dayi
(29.05.26)
Akıl ruh ve beden sağlığın için bırak git demek istiyorum, ama vicdanen bunu demek zor açıkçası. Dedikleri gibi gitsen bile en fazla 5 10 seneye gerçekten ihtiyaç duyacaklar sana.evli Bi kuzenim dubleks ev aldı bu yüzden. Kendi eşi ve çocuklarıyla alt dairede kalıyor. Büyükler dublekste. İsterse yemeğe çaya aşağı iniyorlar.temizlik durumlarında da gelin destek oluyor yukarı çıkıp. Size bu da uymuyor malesef. Allah yardımcınız olsun
0
denizciman
(29.05.26)
Yukarıda yazılanlara (özellikle birden çekip gitmek) katılmakla birlikte 60 yaşına gelip de hala anne babasının hayatını yaşayan kadınlar tanıyorum. Bu sıkıntılı hal artık konfor alanı olmuş ve başka bir yaşamın hayalini kurmanın imkanı, isteği, enerjisi kalmamış. Anne babanın aksine sizin daha önünüzde yaşayacak yıllaaaar var. Nasıl olsun bu yıllar?
0
beetlejuice
(29.05.26)
Hikayelerimiz biraz benzer. Evin tek kızı olarak benden birçok konuda birçok fedakarlık yapmam bekleniyordu.
Ben kendimi çektim ama birden değil. Birden çekince hem siz vicdanen daha kötü hissedecek ve gardınızı düşüreceksiniz, hem de geri dönünce onlar bu duruma alışacak ve durum daha da zorlaşacak.
Bir hafta sonu gitmeme ile başlayın ufaktan, akşamları geç gitmeye, bazı akşamlar hiç gitmemeye çalışın. Kahvaltı istediğinizi söyleyin arada siz trip atın onlara karşı olarak. Bir pazar günüm var dinlenmek gezmek istiyorum deyin, açıklamaya ihtiyaç duymadan sadece çıkacağınızı belirtin. O arada belirli laflar yiyeceksiniz, duymazdan gelin. Üç beş olay sonrası alışacaklardır.
Yavaş yavaş kendi yokluğunuza alıştırın. Bence en önemlisi şu; onlara bir konuda siz sadece bilgi veriyorsunuz, açıklama yapmak ve onları sonuna kadar rahat ettirmek zorunda değilsiniz.
Bir de net duruşunuzu mutlaka korumalısınız. Ben önümüzdeki hafta kendi evimde kalacağım dediğinizde bundan kesinlikle geri adım atmayacaksınız, bir noktadan sonra alışacaklar, tecrübeyle sabit. Artık bana "gelecek misin" sorusunu dahi nadiren soruyorlar, bir zamanlar sürekli gitmek benim görevimdi, üstüne tartışmamız düşünülemezdi bile.
+1
umutt
(29.05.26)
Onlara merhametle ve alçak gönüllülükle kol kanat ger. “Rabbim! Onlar nasıl küçüklükte beni şefkatle eğitip yetiştirdilerse şimdi sen de onlara merhamet göster” diyerek dua et.
kuran.diyanet.gov.tr

maddi imkan varsa yardımcı tutun yarım gün gelsin haftada 1-2 defa
iş yükünüz azalır

evlenip ayrı eve çıkma örneğini verebilirsiniz
ya da aynı binada farklı daire de oturma imkanı varsa onu değerlendirin

yaşlılık psikolojisiyle baş etmek zor
"kuaför ve berber organizasyonlarını yapmamı bekliyorlar"
bu baya garip aslında kendileri için de bir meşgale lazım
arada onları bir yere ya da aktiviteye gönderebilirsiniz
-1
mantık
(29.05.26)
Şimdi bu olayda anne-baba 71 yaşında.
Daha bir beş sene daha kendilerine yeter durumda olacaklardır. Sonrasında bakıma ihtiyaç duyacak şekilde motor becerileri ve zihinsel beceriler zayıflayacak.
Alzheimer ve inme olasılılıkları için Allah korusun diyelim.
Şu:
'Cocuklar anne babasinq bakmaz' diyen arkadaşlar, o durumda ne yapacağımız konusunda bizi aydınlatabilirler mi?
Tam olarak ne yapıyoruz?
Çöpün kenarına falan bırakıyoruz da alan mı oluyor?
Orayı bi açabilirler mi?

Soruya cevap:
Yavaş yavaş kendinize zaman ayırın. Alışacaklardır. Alışıldıkça kendinize ayırdığınız zamanı uzatın. Bu konuda diyaloğa, tartışmaya girmeyin. Böyle olacak deyip geçin. Küsebilirler. Kaale almayın. Alışacaklardır.
+1
Mirket
(29.05.26)
Aileniz muhafazakar bir aile belli ki, dindar olmamaları muhafazakar olmamaları anlamına gelmiyor. Madem bu yaşa kadar aile kurmadın ve bize geldin, bize bakmalısın modunu açmışlar. 70+ için normal bir davranış. Küslükleri çocuk (5 yaş) küslüğü gibi olur. 2 kez telefon açmasalar ertesi gün açarlar. No worries.
0
klassno
(29.05.26)
Anne baban atalarından gördüklerini istiyorlar. Sense yufka yürek meselesi, kıyamıyorsun. Gerçekten muhtaç olanların yaptıkları şeyleri yapıyorlar, çok haksızlar. Kendi hakkını feda etmekten dolayı sen de kendine karşı haksızlık ediyorsun çünkü sen de bir gün yaşlanacaksın ve belki yanında bir eş isteyeceksin belki gençliğime doyamadım diyeceksin, öfkeli bir yaşlı olmak istemediğin halde öfkeli olacaksın.

Hazır bayramı küs geçirmişsiniz, sürdür bunu. Senden bütün bütün kopmaya dayanamazlar, biraz da hasta bunalım rolü falan yap, anneler babalar evlatlarının hastalığına dayanamazlar diyeceğim ama emin de olamadım şimdi. Bence elinden geleni ardına koyma, kopma noktasına gel. Hatta gerekirse kop bakalım ne olacak.
0
muhayyer divan
(30.05.26)
Bu ülkede evlenmeden birey olunmuyor. Evlenme durumu varsa düşünün. Muhayyer in dediği gibi hasta rolü yap.
+1
pembediken
(30.05.26)
bunun için bir izne veya onaya ihtiyacın yok. zaten maddi gücün ve kendi evin de var.
kusura bakma ama ebeveynlerin sana "zorbalık" yapıyor. yani seni yaşaman gereken hayattan alıkoyarak kendi ihtiyaçları için kullanıyorlar.

yapabileceğin bir şey yok. sizleri seviyorum her zaman destekçinizim ve yanınızdayım ama artık kendi hayatımı kurmam lazım diyerek yola çıkacaksın ve geri dönmeyeceksin.
verecekleri tepkiler (duygusal mainipulasyon) onların sorunu. ebeveynlerin malesef olgunlaşmamış insanlar.
+2
orpheus
(30.05.26)
(10)

Sosyalleşme

arbre
Sosyalleşmek için ne yapabilirim?İşte ve spor salonundaki tanışmalar çok ileri gitmiyor.Fotoğraf makinesi alıp fotoğrafçılık kulübüne gitmeyi düşünüyorum. Gezi falanAma bu da yorucu geliyor. Hele koşu kulüpleri. :DBen kendimi çok yormadan takılmak istiyorum. Açıkçası karşı cins kanka bile yeterli. T
Sosyalleşmek için ne yapabilirim?

İşte ve spor salonundaki tanışmalar çok ileri gitmiyor.

Fotoğraf makinesi alıp fotoğrafçılık kulübüne gitmeyi düşünüyorum. Gezi falan
Ama bu da yorucu geliyor. Hele koşu kulüpleri. :D

Ben kendimi çok yormadan takılmak istiyorum. Açıkçası karşı cins kanka bile yeterli. Thanks.
-8
arbre
(29.05.26)
cosmicstring, Raskolnikov'a o konuda ben de kırgınım, bu da tam aradığım şey değil, böyle club falan müzik muhabbet olsun biraz, sağ ol
-7
🌸arbre
(29.05.26)
No pain no gain
0
baldur2
(29.05.26)
baldur2, anlamadım
-5
🌸arbre
(29.05.26)
Diyorum insan iliskileri emek ister.
0
baldur2
(29.05.26)
kafa yapını değiştir. şurada bile aslında çok da aşırı-olumsuz birşey yapmadığın halde bir sürü tepki alıyorsun-eksileniyorsun. bunun nedenini düşün ve gerçek hayatına yansımasını hesapla, çözüm orada.
+4
orpheus
(30.05.26)
orpheus, kafa yapımda ne varmış? Beni ve diğer kullanıcıları sürekli eksileyenler akıl sağlığı bozuk, hayatsız, çöp tipler. Bende bir sorun yok.
-11
🌸arbre
(30.05.26)
görmezden geliyorsun. sorun bende değil sizde şeklinde kaçınıyorsun.

mesela ben bir örnek vereyim aynı soruları defalarca ama defalarca sorarak insanlar sabırla aklı başında yanıtlar verdikçe onları takmadan görmezden gelerek gene sormaya devam ediyorsun. bu kural ihlali değil bir milyon kere de sorabilirsin. ama şunu kabul et insanları bunalttıkça onlar da seni eksileyecek. gerçek hayatta ise sana bu geri bildirimi bile vermeden senden uzaklaşacak ve kaçınacaklardır.
+4
orpheus
(30.05.26)
orpheus, doğru, birçok şeyi birçok kez sorduğum oluyor, araba, spor, sosyalleşme konularında çok soru sordum, ama her sorduğumda konu aynı olsa da farklı bir ayrıntıyı soruyorum, bu benim problemli oldugumu göstermez, araştırmayı sorgulamayı seven bir insanım, cevapları takmıyorum değil, aldığım cevapları dikkate alıp fikrimi değiştirdiğim çok konu oldu
-4
🌸arbre
(30.05.26)
adhd olabilirsin. Mevzuların derinine inmektense oradan oraya atlama, yüzeysel kalma, sabırsızlık, hemen olsun bitsinclik vs vs. bunlar varsa, hoş geldin.
0
mehmetakar
(31.05.26)
Adhd değilde hafif otizm olabilir .. eski adı da zeka var akıl yok olayı. Dolayısı ile sen fark etmiyorsundur ama insanlar senl itici görüyor o yüzden uzak duruyor veya sohbeti devam ettirmiyor olabilir ..
Bir de doğrucu tiplerde çok olur bu. En doğru benim, geri kalan herkes yanlış diye düşünen kibirli kişiler (kibirli olduğunu kabul eden çıkmaz.) sosyalleşemiyor
0
hacirotti
(20.06.26)
(4)

İki yıldır fitness yapan biri nasıl görünür?

aksinya
Sadece göbeğinde yağ bulunan sıska biri, başka sporlarda geçmişi var. Bugün başladı ve orta karar beslenerek 2 yıl haftada dört gün spor yaptı. Ortalama nasıl görünür?
Sadece göbeğinde yağ bulunan sıska biri, başka sporlarda geçmişi var. Bugün başladı ve orta karar beslenerek 2 yıl haftada dört gün spor yaptı. Ortalama nasıl görünür?
0
aksinya
(29.05.26)
Sadece göbeğinde yağ bulunan sıska birine skinny fat denir. Yanlış ve kötü beslendiğini gösterir.
Öncelikle beslenmesine çeki düzen vermesi gerekir.
Çok düzgün beslenip, 6 ay tamamen tekniğine uygun ve sağlam programlarla spor yapan birinin bu görüntüsü kaybolur, fit olur.
2 yıl spor yaptığını sanıp, düzenli salona gelip, instagramdan başını kaldıramayan, gram gelişme gösteremeyen çok adam görmüşlüğüm de var.
Sorunun cevabı, kişiden kişiye değişir. Ne kadar akıllı ve dişiplinli olduğuna göre.
0
Mirket
(29.05.26)
175cm olduğu varsayarsak en fazla bu kadar olursun

ibb.co

Boyun uzunsa kas kütlesi kazanman daha yavaş olur. Kısa boylular daha çabuk kas kütlesi elde eder.
+1
yurtsuz john
(29.05.26)
@yurtsuz john hocam, şayet iki yılda sağdaki gibi olunuyorsa harika! 3. ve 4. yılları düşünemiyorum bile.
0
🌸aksinya
(29.05.26)
kas ve kütle kazanımı giderek yavaşlar ve belli bir süre sonra tamamen durur genetik limitine ulaşırsın. 2 yılda geldiğin noktanın %50 kadarını daha eklemek 4-5 yıl sürebilir.
0
orpheus
(30.05.26)
(10)

Otel odasına misafir çağırınca sorun olur mu?

runaway
Tek kişi kalacağımızı söylediğimiz odaya misafir gelse sıkıntı olur mu?
Tek kişi kalacağımızı söylediğimiz odaya misafir gelse sıkıntı olur mu?
0
runaway
(29.05.26)
Bayramlaşmak için mi? Sorun olmaz
Kimlik alırlar, ekstra misafir ücreti alırlar
0
kisa
(29.05.26)
Genelde kabul etmezler. Hatta kurumsal oteller yemek getiren kuryeyi bile yukarı göndermiyor.
Bir gece kalacaksa yukarıdaki arkadaşın dediği gibi iki kişilik ücret alırlar.
+1
etna
(29.05.26)
otel fiyatlandırması oda bazlı ise problem olmaz zaten 2 kişilik veya oda kapasitesi neyse o ücreti ödemişsindir.

eğer kişi bazlı ise fiyat farkı çıkar. ama kaçak göçek sokmaya çalışıp da belli ederseniz kara listeye girersiniz. aile oteliyse sizi çıkartabilirler.
+1
bravoteam
(29.05.26)
Şu anda kaldığım otelde ziyaretçiler katlara çıkamaz. Ziyaretçileriniz ile 1. katta görüşün yazıyor.

Ama kontrol ediyorlar mı, ne kadar sıkı denetliyorlar bilmiyorum.
0
inheritance
(29.05.26)
Şirketin ayarladığı konaklamaysa eğer bence gidip konuşun resepsiyonla sonradan tatsız şeyler olabiliyor.

Şayet siz ayarladıysanız zaten yüksek ihtimal oda ücreti ödemişsinizdir.
0
Mcfly
(29.05.26)
bir iki saat gir çık yapacaksa sorun olmaz ama gece konaklayacak ise kayıt edilmesi gerekiyor. bütün oteller o gün giriş yapanların bilgilerini her akşam emniyete bildiriyor.
0
orpheus
(29.05.26)
Otelden otele değişiyor. Örneğin aksarayda flamingo hotel odayı daha tutmamışsan bile odayı bakmaya bile ikinci kişiye izin vermez.

Ama Topkapı'da eresin hotel odaya sonradan gelen misafire müdahale etmez.

Ekonomik oteller izin vermez diye düşünüyorum. (İş gereği çok otel kullanıyoruz)
0
hebanon
(29.05.26)
Normalde yasaktir, kayit gerekir. Ama buyuk bir otelde caktirmadan girilip kalinabilir, farkina varmayabilirler, her turlu beyan etmek daha dogru olur.
0
mirafiori
(29.05.26)
yukardaki cevaplara hayret ettim. misafirine söyle, resepsiyona uğramadan konaklayan birisi gibi doğrudan asansöre binsin ve senin kata gelsin. gece kalsa bile kimsenin ruhu duymaz. ruhu duysa bile kimse ses çıkarmaz. ekstra ücret falan diyenler olmuş. nasıl otellerde kalıyorsunuz abi siz. küçük dandik otel değil ise dediğim gibi yapabilirsin. ben onlarca defa yaptım
-3
abelardo
(29.05.26)
büyük otellerin çoğunda kartla aktive etmeden asansör yukarı katlara çıkmaz, hatta bazı otellerde odanızın bulunduğu kat dışında bir kata da ulaşamazsınız kartınızla dolayısıyla misafir gelsin kafasına göre yukarı çıksın yapamayabilirsiniz.

odalarda kişi başı ücret ödendiyse ve misafir de konaklayacaksa ek masraf çıkarabilirler, çok bir şey olmayabilir bu 30-40 euro tutar tahminimce ama kahvaltı dahil konaklama filansa masraf çıkarma ihtimalleri çok yüksek. onun haricinde resepsiyonla görüşüp misafirinizin olacağını söylerseniz onlar yönlendirir zaten. saçmasapan bir durumla uğraşmamak için konuşmanızı tavsiye ederim.
+1
in vino veritas
(29.05.26)
(5)

Claude sorunları

nefertarii
İşim için Claude kullanıyorum. Genelde data extraction ve data analysis kısmında işlerimi bayağı hızlandırıyor. Ancak şöyle sorunlar yaşıyorum:1) işim birçok ISO standardına hakim olmayı gerektiriyor. Claude'ın buna erişim yok ancak satın aldığım standartları PDF olarak yüklediğimde dahi sorun yaşıy
İşim için Claude kullanıyorum. Genelde data extraction ve data analysis kısmında işlerimi bayağı hızlandırıyor. Ancak şöyle sorunlar yaşıyorum:
1) işim birçok ISO standardına hakim olmayı gerektiriyor. Claude'ın buna erişim yok ancak satın aldığım standartları PDF olarak yüklediğimde dahi sorun yaşıyorum, çünkü yine paywall muamelesi yapıyor. Bunu nasıl aşabilirim; standardı tarayıp o şekilde yüklemek tek çözüm mü?

2) Mal mal olmayan şeyleri sunuyor bana, yani mesela bir standardı soruyorum esasen orda olmayan bir clause getiriyor. Bunu nasıl önlerim?

3) Max 20x planındayım, limit beni aşırı zorluyor, özellikle fazla sayılı dokümanlarla uğraştığımda tek bir chat'te halledemiyorum. Bunu aşmanın bir yolu var mı?

4) yukarıdaki limitle ilintili olarak yeni bir chat'te eski bir soruya dair recall yaptığımda özellikle eski chat'te bir doküman üzerinden analiz yaptırdıysam o dokümanı geri çağrılan bilgilere eklemiyor, tekrar tekrar yüklemek durumunda kalıyorum ve retrospektif bir sürü düzeltme yapıyor bu durumda. Bunu nasıl düzeltebilirim? "generate memory from chat history" aktif durumda.

Yardımcı olursanız çok makbule geçer.
0
nefertarii
(22.05.26)
PDF okutmak aşırı maliyetli şeyler yapay zekalar için, içerikleri nasıldır bilmiyorum ama özellikle kompleks pdf'lerde halüsinasyon görme ihtimalleri de artıyor diyorlardı, bunlar için microsoft'un bir dönüştürücüsü vardı ama kendi kaynağınızı kullanıyor, model gelişmiş bir OCR gibi çalışıyordu, buna yakın/benzer daha iyi çözümler de olabilir.
ÇAlıştığınız dökümanlar kaç sayfa bilmiyorum, ben mesela 3-5-10 sayfalık dökümanlar için, bir tane pdf_to_img aracı yazdırmıştım, o PDF sayfalarını PNG'ye çeviriyor, onları da ben yine PDF ve PNG'leri GEMINIye vererek, düzgünce MD dosyasına dönüştür diyorum. Flash-Lite hızlı ve düzgünce yapıyor. Sonra claude ile MD dökümanları ile çalışıyorum.
PDF'lerin bir standartı falan varsa, masaüstünde claude code ile PDF'lerin şeklinden şemalinden bir extractor yazıp yazamayacağını sor, böylece extract edilen çok az harcayan dökümanlarla çalışırsınız bu da limitlerinizi daha az tüketir, yani Claude'a doğrudan PDF vermemeye çalışın.

Eski chatler hakkında da bilgi vereyim, uzayan konuşmalarda halüsinasyon ihtimali yükseliyor, web'de de, code'da da fork özelliği var bunları kullanmanızı tavsiye ederim. Örneğin bir şeyi analiz ettirdiniz, analiz sonucunda A ve B konuları var dedi claude, iki konu üzerine de konuşmak istiyorsunuz diyelim, Önce evet şimdi A konusunu açıkla ve bir sürü mesaj mesaj yazdınız diyelim ve A konusu bitti diyelim, B konusunu konuşmak için "şimdi A konusunu açıkla" mesajına gidip onu editlerseniz çok daha fazla verim alacağınıza eminim.
Yine eski mesajları özellikle uzun olanları diriltmek, konuşmalar cache'de olmadığı için limitlerinizden çok çok fazla da tüketim yapar, chat ekranlarının cache süreleri var, son hareket itibari ile 1 saat diyorlardı.
Şahsi fikrim, önce PDF'siz çalışmak için çözümler araştırın derim, PDF baştan çok fazla token harcadığı için olumsuz bir şey ve tamamını okuyamadığında uyduruyor da diyorlar. Ardından kullanım şeklinizi de biraz değiştirmeniz gerekiyor olabilir. "generate memory from chat history" o kadar kullanışlı bir şey olmayabilir bazen bunu da bilin.
Claude Code kullanmayı da düşünebilirsiniz. Uzun metinler için gemini flash modellerini de seviyorum ben.
+2
atom karincanin torunu
(22.05.26)
claude yerine Google NotebookLM deneyebilirsin. sonuçlar tamamen yüklediğin pdfler içinden gelir.
+1
orpheus
(22.05.26)
@orpheus +1 bu konuda çözüm notebooklm. Doküman bazlı işlemlerde notebooklm vazgeçilmez bir araç.
bu arada notebooklm ile claude'u birlikte kullanmanın yolları da var, maksimum verime ulaşamasa da bayağı iş görüyor.

www.youtube.com

medium.com
0
cursor
(23.05.26)
@cursor teşekkürler, paylaştığın link bayağı ilginçmiş. Ama tam olarak nasıl kullanacağımı anlayamadım. Sadece Claude Code'a mı entegre oluyor? Benim işim genelde makale analizi/extraction üzerine; bahsettiğim veri oydu aslında :)
0
🌸nefertarii
(23.05.26)
Bu arads notebooklm da hayal görütor uzun dokümanlarda, beni çok uğraştırdığı oldu ve yanlış yaptığını da anlamıyor. Olmayan bilgileri ekliyor. Ben böyle ciddi bir işte notebooklm kullanmıyorum artık.

Claude da dokümanlarla tokenları çok çabuk bitiriyor dediğiniz gibi, chat yerine proje oluşturulması tavsiye ediliyor denemedi iseniz.
0
playing star again
(24.05.26)
(9)

Yağışları en doğru tahmin eden platform hangisi?

duyuruuser
8 saat sonrasını bilemeyen ios default hava durumu uygulaması hem sabah hem de akşam %85 ihtimalle yağmur gösterdiği için motor yerine toplu taşımayla işe geldim. Sabah hiç yağmur yoktu, şimdi de yok. Doğru sonuçlar veren bir platform var mı?
8 saat sonrasını bilemeyen ios default hava durumu uygulaması hem sabah hem de akşam %85 ihtimalle yağmur gösterdiği için motor yerine toplu taşımayla işe geldim.

Sabah hiç yağmur yoktu, şimdi de yok.
Doğru sonuçlar veren bir platform var mı?
+2
duyuruuser
(21.05.26)
www.ventusky.com

ben buna bakıp çıkıyorum genelde. mutlaka tutmadığı zamanlar da oluyodur. hava durumu çok değişken olabiliyor.
0
spirit crusher
(21.05.26)
ben de ventusky kullanıyorum senelerdir. çok iyi uygulama. 2018'den beri yıllık ücreti 9.99 TL idi, anca bu sene uyandılar, 450 lira mı ne yaptılar.
0
efreet sultan
(21.05.26)
chrome'a hava durumu yazıyorum, en üstte google hava durumunu saatlik gösteriyor. hangi saatte yağış var ve sıcaklık ne kadar görebiliyorsun. ben buraya bakıyorum ve hep tutuyor. hiç bir siteye girmeye gerek yok. siteler hep yanlış.

detaylı bilgi: support.google.com
+1
abelardo
(21.05.26)
Meteorolojinin kendi app'i var. Ben onu kullanıyorum, ayrıca bulut hareketliliğini gösteren canlı ekranı ve meteorolojinin yayınladığı uyarılar için bildirimi de var.
+1
akhenaten
(21.05.26)
windy
+2
orpheus
(21.05.26)
buluttan kullanıyorum.
+1
klassno
(21.05.26)
Wunderground
0
Zulm
(21.05.26)
mgm.gov.tr
0
kedikolik
(22.05.26)
Ben sürekli olarak poseidon kullanıyorum. Yunanlar denizcilik için kullanıyor. Sekmedi şimdiye dek valla
0
wild honey suckle
(23.05.26)
(5)

Viskiyi ne temizler

metal69
Bir duble sek viski ( chivas regal extra) patlattım, kelle oldum. Beni ne kendime getirir?
Bir duble sek viski ( chivas regal extra) patlattım, kelle oldum.

Beni ne kendime getirir?
-5
metal69
(21.05.26)
Zaman. Bir duble bas agrisi yapmaz ama her ihtimale karsi bol su da icin.
0
sertac akin
(21.05.26)
sodalimontuz
+1
erty_ksk
(21.05.26)
aspirin, kola.
0
baldur2
(21.05.26)
ortalama 65-70 kg sağlıklı bir insanı bir duble viski hangover etmez. çok hızlı içersen tabi anlık olarak sarhoş eder ama 1 saate ayılırsın. bir duble viski ciddi sarhoş ediyor veya bağ ağırısı yapıyor-rahatsızlık veriyorsa farklı bir hassasiyet-allerji sorunu da olabilir.

bol su hatta soda içmek yeterli.
+3
orpheus
(21.05.26)
süd, zehri alır.
+2
banach
(21.05.26)
(29)

Ciddi Bir İlişki Sorusu

askingforafriend
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz.
Merhaba, çok önemli bir kararın eşiğindeyim. Bazı görüşlerim size farklı gelebilir, lütfen yargılamayın.

2 yıl önce Almanya'ya geldim. 6 aydır Alman bir kızla birlikteyim, çok tutkulu ve birbirine aşık bir çitftiz. Ben 29'um o 25 yaşında. Sinemada filmi bırakıp birbirinin gözlerini izler seviyedeyiz. En ufak aktivitelerde bile müthiş keyif alıyoruz. Seks hayatımız harika. Birbirimiz olmadan yaşayamayacağımızın farkındayız ve ciddi gelecek planları yapıyoruz.

Fakat 1 ay önce kızla ilgili bazı şeyler öğrendim. Özetle; kız daha önce tinder kullanan, sayısı 10'un altında olmak üzere farklı erkekle birlikte olmuş, anal seks, korunmasız seks yapacak, çeşitli seksi iç çamaşırları alacak, spotify'ında seks playlisti olacak, çekmecesinde kondom bulunduracak kadar ileri gitmiş birisiymiş. Bana seks sırasında "daha önce iyi seksim olmuştu ama seninle bir başka" diyebilecek kadar da eski "iyi sekslerini" hatırlayan, bunlardan dolayı kötü hissetmesi gerekmediğini düşünen, kendince "ilişkiler yaşamış" birisi. (kesinlikle kötülemiyorum, bu onun kültürü, ama sadece bana ters.) Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim.

Tabii ki kızı yargılamıyorum ve ayıplamıyorum. Bu saydıklarım sadece bana uygun değil. Böyle birini eşim olarak düşünemem, gelecek planı yapmam. (eğer başta bilsem hiç bu seviyeye gelmezdim kızla) Bu öğrendiklerim istemsizse gözümün önüne geliyor ve bunları düşündüğümde kızdan tiksiniyorum.

Tinder detayını öğrenmeden önce benzer konular canımı sıktığından kızdan 2 kez ayrıldım fakat aradan 1 hafta geçtikten sonra gidip barıştım ve tekrar devam ettik, çünkü onsuz yapamadım.

Şimdi mevcut durum şöyle: kıza aşırı bağlıyım ve onsuz yapamaz haldeyim, bu yukardaki düşünceleri bir şekilde düşünmediğimde süperiz, bunlar olmasa şu anda nikahı basardım hatta. Ama artık uykularımda bile aklıma gelmeye başladı bu düşünceler ve inanılmaz midem bulanır oldu kızdan. ama hala seviyorum. ve mesela başkasıyla görsem kafayı yerim.

Bu akşam kıza bu düşünceleri (çok dikkatli ve onu suçlamadığımı, yargılamadığımı belirterek) açıklayıp onu çok sevdiğimi, fakat gelecek planı yapamayacağımı söyleyeceğim. ilerde pişman olmaktan çok korkuyorum. yaş da artık 30 olacak ve böyle tutkulu bir ilişki bulamayacağımdan (veya ilerde bulacağım kızların benzer/daha kötü geçmişi olacağından) korkuyorum. ama bu kızla da gitmeyeceğini düşünüyorum çünkü bu düşünceler hep kafamda olacak.

Varsa yorumlarınızı alırım. Özellikle benzer bir şey yaşamış birisi var mıdır acaba?
-29
askingforafriend
(21.05.26)
Herkesin bir geçmişi var bunlar çocukça düşünceler. Öğrendiğin için rahatsız oluyorsun, bundan sonraki partnerinin de bir geçmişi olacak. Cinsellik kirli birşey değil.
+1
grimavi
(21.05.26)
Yorumum su

Düzgün iliskiler öyle aman aman tutkularla baslamiyor. Ayril baris olmuyor.

Genel olarak seni stabil bulmadim. Kizi bilemiycem. Kafasi karisik sen toparlsyici olab o görünüyor. Iliskiler böyle ikna gazla yürümez.
-2
Purple life
(21.05.26)
Hocam sevgililerinin olmuş olması rahatsız etmezdi, beni rahatsız eden tinder gibi ortamlarda sevişmek için erkekler aramış ve sevgililik temeli olmadan ilişkiler yaşamış olması. belki haklısın, 3-5 yıl sonra ben de bu kafaya varacağım ama açıkçası şu an böyle bakamıyorum..
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
bir kadın olarak, kızın geçmişindeki bu olayların onun için sadece basit anılar olarak kalmış olduğuna; sizin yüklediğiniz anlamların binde birini yüklemediğine eminim ama ispatlayamam.
bana kalırsa bu uyumu yakalamışken çok yazık edersiniz. ancak yargılarınız bu ölçüdeyse, her ikiniz için de çok doğru bir karar vermişsiniz; bunun için tebrik ediyor, her ikiniz için de olabildiğince acısız sonlanmasını temenni ediyorum.
+5
lil siztah
(21.05.26)
karakter kendi karakterin. sana maalesef kimse yardımcı olamaz. zaten günümüz dünyasında özellikle avrupalı bir kadın için (ki artık türkiye de pek farklı değil) bunların çok normal olduğunu bilen birisisin. çok büyük olasılıkla karşına önümüzdeki dönemde çıkan kişilerde bu duyguları arayacaksın, toksik geceler geçireceksin, geri döneceksin tekrar ayrılacaksın, onlarda da kafaya taktığın bu benzer durumlar olacak, en iyi ihtimalle sadece sen bilmeyeceksin. ayrıca kadın zaten seninle de cinsellik yaşıyor yani bu duruma bu kadar da kafa takman biraz abes. yaşı zaten küçük, ilişki aramaması, eğlencesine takılması da oralarda gayet normal. seninle olduktan sonra işi ciddiye bindirebiliyor olması ve sadık kalması işin kıymeti.
0
awlmi
(21.05.26)
evet farkındayım onun için anlamlı şeyler değil, dürüstçe zaten bir şeyi saklamadan söyleyebiliyor bunları ve geçmişindeki kişilere veya olaylara bir anlam yüklemediğini ben de düşünüyorum. sadece bu durum artık beni uykumdan uyandıracak kadar rahatsız eder bir boyuta geldi. dediğiniz gibi benim için anlamı çok farklı. yaş ilerledikçe acaba bu düşüncelerim değişir mi ve pişman olur muyum diye de korkmuyor değilim...
-2
🌸askingforafriend
(21.05.26)
@awlmi teşekkür ederim yorum için çok haklısın. ikimiz arasındaki şey, ikimizin de ilk kez yaşadığı ve çılgın bir şey olarak adlandırdığımız, kendiliğinden gelecek hayalleri kurduran bir ilişki. fakat onun geçmişindeki ilişkiler farklı. diğer kadınların da benzer olduğu konusuna da katılıyorum ama umudum ilişkilerini aşk üzerine kurmuş, sırf seks için tinder vb gibi ortamlara girmemiş birisini bulabilmek. hatta daha az tutku olsun bu dediğim şartlar olsun ok diyorum neredeyse.
0
🌸askingforafriend
(21.05.26)
Hissiyatiniz modern/cagdas vs bakis acisina uymasa da gayet dogal, erkek tabiatina ait dogal hisler. Durumun farkindasiniz zaten, bu dusunceler uzun vadede bir yere gitmeyecektir. Kimsenin gecmisini %100 bilemeyeceginiz gercegini hatirlatarak, bu konularda takintiliysaniz biraz daha star isigi az olan birine yonelmeniz lazim uzun vadede.
-2
mbond
(21.05.26)
Ayrıl tabi ki.
Olmaz o iş
+2
Cezcez
(21.05.26)
Evlenme, sıkılana kadar devam, sonra ayrıl, bu süreçte soğumaya çalış
-21
arbre
(21.05.26)
kalbinle beynin catisma halinde. hakem sensin.
+1
baldur2
(21.05.26)
bu tamamen kişisel bir tercih ama yapamayacağına eminsen ne kıza ne de kendine eziyet etme. ayrıl ya da ayrılma her durumda mutsuz olacaksın ne şekilde mutsuz olacağını seçmek senin elinde.
0
orpheus
(21.05.26)
Ayrıl abi, düzgünce izah et, ağlayarak ayrılacaksınız muhtemelen. Ama hissiyatım o ki bu " geçmiş " olayı senin kafanı hep meşgul edecek, o yüzden ayrılman lazım, bize söylemesi kolay tabi, yapacak olan, acı çekecek olan sensin.
0
kumandanim
(21.05.26)
Yapamayacağınızdan eminseniz neden devam ediyorsunuz? Onsuz yapamam diyorsanız neden geçmiş konusunda diretiyorsunuz?

Kendimi ayrılığa hazır hissetmiyorum vs. gibi şeyler diyebilirsiniz. Ama bunlardan fayda geldiği görülmüş şey değil, acıyı erteliyorsunuz.

Hayat sizin hayatınız, ama bence şunu göz önünde bulundurmanız gerek; karakter paket halinde geliyor. Siz anlaştığınız bir kişiyi bulmuşsunuz, eğer bu paketin içinde diğer özelliklerle beraber cinselliği tabu olarak görmemek varsa uyuşacağınız diğer insanlarda da bu özellik olacaktır. Komple bir yaşam tarzına dahil bu tip şeyler. Hele ki 20'li yaşlarının ortasından sonra cinsel anlamda bir geçmişi olmamış insanların tek özelliği bu olmasa gerek değil mi? Bu tercihi yapmalarına sebep hayatlarında başka birçok şey daha olmalı, paket halinde gelecekler yine, onlarla anlaşabilecek misiniz? Tutkulu aşkı geçtim.

Eğer aradıklarınız ve beklentileriniz uyuşmuyorsa bu sizden kaynaklı, çözebileceğiniz bir problemdir. Skalanın ya bir tarafına ya diğer tarafına adapte olmak sizin faydanıza.
+1
akhenaten
(21.05.26)
sana uymadığı çok açık. pişman olacaksın bu da. sevmiyorsun bu arada. seksin yan etkileri bunlar.
0
gabe h coud
(21.05.26)
her tanıştığı ve birlikte olduğu erkeğe sen hayatımdaki ikinci erkeğimsin diyen bir kız arkadaşım vardı . bu kız en azından dürüstçe söylemiş anlatmış .
bence geçmişi ile yargılama , ruh eşini bulmuşsun bırakma pişman olursun.
temiz düzgün sandığın biri ile tanışsan da geçmişini iyi saklarsa bilemezsin bu detayı da düşün derim.
+1
devilone
(21.05.26)
konunun sevgi temelli olmayan cinsellik ve dating app'ler olduğunu "zannediyorsun" bence. büyük ihtimalle konu alma verme dengesinde. sen kadının sana ateşli ve dolu dolu bir cinsellik sunmasına çok değer vermişsin, muhtemelen bu sebeple hayatında çok önemli bir yere koymuşsun bu kadını. onun ateşli , iştahlı ve maharetli oluşunu (kendi deneyim eksikliğinden ötürü) nadir ve kıymetli bir tutum olarak kodlamışsın. ancak bunu tinder'dan tanıştığı bir adama sırf eğlencesine sunabilmesi senin yaptığın kodlamaya tezat oluşturuyor.

sıkı ve ateşli bir cinsellikten fazlasını ara bu ilişkide. bulamıyorsan zaten bu ilişki kendi kendini bitirecek.
+5
loch ness
(21.05.26)
hocam güzel giden şeyi bozmanın ne lüzumu var.

kız canı çekmiş sevişmiş n'apsın yani. anal, seksi iç çamaşır, çekmecede kondom bunlar dünyanın en normal şeyleri ya. belli ki eski ilişkileri dandik geçmiş ki seni böyle yürekten seviyor, erkeksi buluyor. tinderdan bulduğu adamdan en fazla ne olabilir ya bi doggy bi misyoner sonra evlere dağılmaca ne var büyütecek. düşünmemek lazım bu kadar. meselenin güzel tarafı geçmişini sana samimiyetle anlatmış olması. içten pazarlıklı, sinsi bir kız değil belli ki. duyuruda bile kimleri gördük kimleri; sözde ''sadık'' ama 'sevgilimi seviyorum fakat başka erkeklerin de tadına bakmak istiyorum' diyen, aklı yaşayamadığı günlerde kalanları...

partner sayısı isterse 2 katı olsun avrupalılar daha etik sahibi, düzgün kadınlar. evlen gitsin. mutluluklar dilerim.
+3
yurtsuz john
(21.05.26)
Bu Orta Doğulu kafasıyla gidip niye Avrupalı kızlarla oluyorsun köyden ananın bulduğu kızla evlen gitsin.
Neyse ayrılın da kız Alman erkeğiyle olsun mis gibi.
+3
kullaniciadimvar
(21.05.26)
gecen gecmisinde escort ile gorusen erkek duyurusunda erkegin itin gotune sokulmasinda consensus vardi, simdi ise gecmisi benzer olan kadin seksuel ozgurlukten, liberallikten falan ovgulerle goklere cikarilmis. bu nasil bir ikiyuzluluk aq?
-1
baldur2
(21.05.26)
@baldur2

Farkı şu birinde karşılıklı istek ve rıza ile yaşanan ilişkiler diğerinde parayla satın alınmış rıza ile yaşanan ilişkiler.
+7
grimavi
(21.05.26)
zinan edenlerle zina edenler evlensin zaten
-6
mantık
(21.05.26)
sen türk erkeğisin, o alman kızı. senin bunları hissetmen normalken onun bunda bi sorun görmemesi de normal.

bence evlilik olmadan gittiği yere kadar gitsin, onun da evlilik diye yandığını sanmıyorum. bakarsın sen kabullenirsin onlar için normal olduğunu.
+1
antihero
(21.05.26)
kızla ciddi düşünmeyeceksen söyleme devam et keyfini çıkar. zaten bu hayatı yaşamış bir kızla uzun soluklu bir evlilik vb söz konusu olamaz.bu tür seks odaklı kadınların her zaman gözü dışarıda olur. 1000 tane gözlemden geçmiş tecrübelerime dayanarak söylüyorum. hırpalama kendini keyfine bak.
-6
administ
(21.05.26)
İçine kurt düşmüş. Evlenirsen bu kurt seni yer bitirir. Fazla uzatmadan adaya veda et
0
Zulm
(21.05.26)
seks hayatinizin harika olmasini saglayan o kizin gecmiste yasadigi iliskiler zaten. sen de bu konuyu bu kadar problem ettigine gore gecmisinde boyle baska bir iliskin olmamis. bu nedenle once ne kadar kiza asik oldugunu, ne kadar muhtemelen ilk defa yasadigin bu ozgur seks hayatinin sarhosluguna kapildigini anlaman gerekiyor.

o kiz da genelde bedensel iliskiler yasamis biri olarak seni tutkulu ve duygusal bir erkek olarak goruyor muhtemelen. yani ikiniz de birbirinize yeni seyler vaat ediyorsunuz. boyle cok kasmaya, uykulardan uyanmaya falan gerek yok. yoksa sen bu kizi bogarsin bu kafayla.
+4
antikadimag
(22.05.26)
Tecrübesiz bi kızın sana böyle şeyler yaşatacağını düşünmen tuhaf.
Kız senin ahlak değer yargılarına uymayacak bu da değişecek bir kafa değil bence yol yakınken kıza dürüst davran.
+1
rayde
(22.05.26)
türk kızı olsa ikincimdin derdi daha mı mutlu olurdun ? =) ilki kazaydı.. pişmanım.

çok takılma bence geçmişe. hayatını yaşa, gelecek planı yapacak yaşta değilsin - 35 e yaklaşmadan evlenme bence ki farklı ülkedesin, hayatının keyfini çıkar bokunu çıkarmadan.
0
kveldulv
(22.05.26)
"Bilerek dibini kazımadım ki daha fazla "hoşuma gitmeyecek" detaylar öğrenmeyeyim."

Bu cümle ve getirdiği "acaba" ile ömür boyu yaşayabilecek misin? Evet diyorsan devam, diyemiyorsan içini kemirecek sürekli.
0
matematisyen
(22.05.26)
(21)

araç sahiplerinin sahip olmasını önerdiğiniz ürünler?

konetsu
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:dashcam: viofo a229 pro duodashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :Dkompresör: einhell CE-CC 18 Lilastik havasını soğukken basmak daha doğru
neler var aklınıza gelen? mutlaka bulunmalı veya olsa iyi olur dedikleriniz?

mesela benim iyi ki almışım dediğim şeyler:
dashcam: viofo a229 pro duo
dashcam artık olmazsa olmaz kategorisinde bence. daha arabayı almadan almıştım :D

kompresör: einhell CE-CC 18 Li
lastik havasını soğukken basmak daha doğru sonuç veriyor. benzinliğe gideyim basayım demek zorunda kalmıyorum... ani sıcaklık değişimlerinde de basıncı ayarlayabiliyorum. araçta tpms de olmadığından ara ara kontrol ediyorum.

akü takviye: OSRAM BATTERYJumpstart 1000
aracı aldığımda üstündeki akü zayıftı, istediğim akü de stokta yoktu biraz zorunluluktan aldım ama yine gerekli olabilir. bi ışığı açık unutsan aracı vurdurmak yerine takviyeyle daha güvenli şekilde çalıştırabilirsin.

obd cihazı: vgate icar pro 2s
arıza ışığı yanınca neden acaba diye önden kontrol edebilirsin. basit bişeyse kendin çözebilirsin... mesela hararet göstergem yüksek gösteriyor arada, bununla aslında sorun olmadığını ecudaki veriyi kontrol ederek doğrulayabildim boş yere olmayan problemi aramadım. bayağı sanayide kazıklanmaktan kurtarabilir ve boş yere endişelenmeyi önleyebilir.

akülü üfleme: einhell TE-CB 18/180 Li
kışın karları filan üflerim diye almıştım. ek olarak evde dükkanda vs. de iş görüyor temizlik için.

refraktometre: antifriz ölçümü için en hassas ve doğru sonuç veren alet. antifriz bomesi vs. amatör işi... :D

tds ölçer: antifrize kattığım saf suyun gerçekten saf olduğunu doğrulamak için aldım. yorumlarda bildiğin musluk suyuyla aynı değerleri veren saf su gönderen satıcılar dolu. güvenemeyip kontrol ettim.

visco boyun yastığı: rahat :)

yedek sigortalar: ne olur ne olmaz araçta tutmakta fayda var.

pilli kafa feneri: özellikle pilli tercih ettim lithium bataryayı araçta bırakmak istemediğimden. ışık kaynağı işte... telefon flashıyla uğraşmadan karanlıkta bişeyleri görmeni sağlıyor.

trim sökme seti: dashcam teyp vs. montajı için işe yaradı.

bunlar dışında çeşitli spreyler: emniyet kemeri yağlayıcı, wd-40, balata spreyi, silikon sprey, kontakt temizleyici vs.

alıp daha kullanmadıklarım:
sentil: buji değişiminde tırnak aralığını filan kontrol edebilirim. ucuzdu sepet doldurmalık aldım.
kör nokta aynası: baseus marka olandan aldım takmayı unutuyorum/üşeniyorum :D
yağ filtre sökücü: ilk yağ değişimini filtreyi sökemediğimden dışarıda yaptırdım. işçilikleri berbattı daha da güvenmem dedim filtre sökücü aldım, sonraki değişimde deneyeceğiz bakalım...
antifriz hunisi: ilk değişimden sonra birkaç gün araç havasını atana kadar kontrol etmek gerekti. kendi atıyor atmasına ama sonraki değişimi daha pratik hale getirir diye aldım. gümrük yasası değişmeden en son neler alabilirim diye bakarken aldım attım kenara.

iyi ki varmış dediklerim:
alet seti, lokma anahtar tornavida pense kargaburun yankeski cırcır şu bu çeşitli ürünler işte.
multimetre: her zaman gerekir... çeşitli kontroller için şart. akü alırken bile yanıma alıp önce yüzey voltajını kontrol ettim. oksijen sensörü kontrolüydü, zayıf şase problemi teşhisiydi vs. kontrollerde gerekli.
kablo soyucu, yüksük basma aleti, krimp aleti vs. dashcam teyp vs. montajı için kolaylık ve daha iyi bir montaj sağladı.
kablosuz süpürge: einhell TE-SV 18 Li, araç süpürgesi gibi de kullanılıyor işte. al aracı süpür temizle...

deneyip gereksiz bulduklarım:
telefon tutucu: pratik gelmedi, çok popüler bi aksesuar ama rahat edemedim.

almayı düşündüklerim:
kablosuz sıcak hava tabancası: elektrik tesisatını kendim toparlayayım dersem kurcalanmış kabloların ek yerlerini vs. makaronla kapatırım. çakmakla ısıtmaktansa düzgün aleti kullanırım. araç dışında başka işlerde de zaman zaman gerekiyor ama olmadan idare ediyorum şimdilik. şart değil ama istek listemde :)

lastik tamir kiti: şehir içi kullandığımdan hala almadım ama lazım bence.
+3
konetsu
(21.05.26)
Kompresör, akü takviye kablosu ve genel alet çantası bence yeni/eski arabalarda gerekli.
0
burfak
(21.05.26)
istasyonlarda satılan lastik onarma kiti/köpüğü ve komresör. yarma hariç tüm lastik sorunlarını tamirciye kadar çözer
+1
kisa
(21.05.26)
@kisa kit olanlardan alacağım bu fitil tipi olanlardan. bahsettiğiniz üründen alıp aynı gün iade etmiştim. üzerindeki uyarılarda yazanlar:
-çok kolay alevlenir gaz
-çok kolay alevlenir aeresol
-basınçlı kap, ısıtma patlamaya yol açabilir
-50c'yi aşan sıcaklıklara maruz bırakmayın

ben bunu güvenip yaz kış araçta bırakamam şahsen... 50c'yi yazın güneş altında kalan bir aracın içi kolaylıkla aşabilir. ayrıca kullandığında lastiği düzgünce tamir etmeden önce temizlemesi de zor veya imkansız olabilir ufak bi fitille yamayıp yıllarca kullanabileceğin lastiği değiştirmek zorunda kalabilirsin. tanıdığım biri asla kullanma kullanırsan lastik çöp dedi mesela. ne kadar geçerli bilemesem de özellikle yanma/patlama riski nedeniyle ben sıcak bakamıyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
yazılanları okuyunca kendimi kötü hissettim. dümdüz kullanıyorum arabayı. sadece arabayla gelen yedek lastik ve ekipmanları, ilk yardım çantası ve 1 tane bez var. yazılanlar muhakkak gereklidir ama senede 2 defa uzun yol harici şehir içi araç kullanımda ne kadar gereklidir bilemedim.
+1
scudman1
(21.05.26)
Şu an arabadayım dikte ettirerek yazıyorum imla hataları olursa affola.
Çok sevilen ürünler değildir o spreyler doğru ama Yolda kalan birini bir yere götürmekte faydalı oluyor genelde büyük bir yarık yoksa zaten kompresör de işe yarayacaktır Bunun dışında o sprey kullanılırsa en kısa sürede lastikçiye gidilip temizletip Ondan sonra tamir yapılması genelde yetiyor
0
kisa
(21.05.26)
Güzel bir duyuru olmuş, eline sağlık. Buradakilere bakmadan ihtiyacının olduğunu bile bilmeyebilir insan. Örneğin benim aklıma hiç pilli kafa lambası gelmezdi ama burada okuyunca aşırı mantıklı olduğunu düşündüm.

Benzer bir konuda fikrini almak için ben de bir soru ekleyeyim. Aracında yerleşik bir kamera olsa ve bunu dashcam olarak kullanabiliyor olsan (diyelim senin aldığın dash cam ile benzer fiyatta ya da daha ucuz) yine de bu marka model bir dashcam alır mıydın, yoksa nasıl olsa araçta var, boşuna sök tak uğraşmaya değmez der miydin?

Sonra da kendim için spesifikleştireyim soruyu. Senin bahsettiğin marka modele baktım, satın alma fiyatı 342 euro civarı, ama aracın kendi kamerasını dashcam olarak kullanmak istersem aracın online marketinden tek seferlik 270 euro ödemem lazım. Şöyle bir dezavantajı var; 3-5 yıl sonra arabayı satarsam araçtan sökemeyeceğim bir sistem sonuç olarak. Ama ne montajıyla ne de başka bir şeyle uğraşacağım. Kayıt için yapmam gereken tek şey de USB girişine bir flash bellek takmak olacak.

Fikrin nedir @konetsu?
0
himmet dayi
(21.05.26)
@scudman1 obd cihazı olmasa beni kaç binlik yaparlardı acaba diye düşünüyorum :D

hararet yüksek gösterdiğinden antifriz değişiminden sonra fan açıyor mu sorun var mı diye bakarlarken açması lazımdı demeye başlayıp yok hararet müşürüne bakalım temizleyelimden girdiler. e sorun gösterge panelindeki zayıf şaşeden kontrol ettim obdden de doğruladım biliyorum tabi. açtım gösterdim ecudaki sıcaklığı buna göre bakalım diye. olmasa orada müşürü de sökerler, olmazsa değiştirirler, termostattı, fan rölesiydi, fan müşürüydü, radyatördü devirdaimdi ilerler giderlerdi :D çünkü hiçbiri sonucu değiştirmeyecek. sonunda her şey değişmiş tüm masraf yapılmışken de kronik demekki bu araçta filan der gönderirlerdi gerçek sebebi bulmadan.

veya arıza ışığı yanıyor diye götürüp bıraksan ucu açık :D bilmiyorsun, gerekli gereksiz ne geçirsek kar diye motor inecek'e kadar giderler. aslında oksijen sensöründen hata vermiş araç o da tesisattan kaynaklı, sensörün kendisinde de sorun yok. şuan sadece anlık yakıt düzenlemesini tam yapmıyor bi ihtimal muayenede emisyon kontrolünde sıkıntı olabilir ama olmaya da bilir. sorun çıkarsa da oto elektrikçiye gidip şu sorun var diye teşhisi yapılmış ne olduğunu bilerek gitmek farklı yine ucu açık ustaya güvenmek farklı.

aküde mesela ölü aküyle 1 ay kullanabildim aracı takviye cihazı aldığım için. ince japon tip akü kullanıyor araç. bayide sadece alt seri 45ah akü vardı ama 55ah üst seri modeli mevcut. ben ondan getirttim bekleyebildim. o 45ah olan da olmayabilirdi mecbur kalıp normal standart akü taktırabilirdim orada da başka sıkıntılar çıkıyor :D grupta bi arkadaş normal akü taktırdı mesela araç 2. ve 4. vitese geçmiyordu. ben araştırmıştım biliyordum söyledim şu aküye çarpıyor büyük tip takarsan akü altına destek koyup yükseltmen lazım diye: i.imgur.com
ben görüp cevap verene kadar gruptakiler debriyaj alt merkezi mi dememiş, şanzıman yağı mı dememiş, baskı tam ayıramıyordur mu dememiş, senkromeç mi dememiş... şanzıman indirmeye kadar giderdi bağlantıyı kuramasa.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
araç anahtarı yedek pilinide al. benim markette bitti. düğme pillerdendi aldım taktım. zor zamanda lazım olur.
0
mikahakkinen
(21.05.26)
@himmet dayi aracın kendi kamerasının görüntü kalitesi de önemli bir kriter burada. bir de devamlı yazım yapılacak disklerde özel endurance serisi bellekler gerekli. standart usb bellek kısa sürede bozulabilir, yazım hızı yetersizse yüksek çözünürlüklü video kaydında problem yaşatabilir.

kalitesi yeterli diyorsan dashcam ile kullanıma uygun devamlı yazıma dayanıklı ve hızlı bir bellek alman gerektiğini unutma derim. pratik bir çözüm gibi görünüyor artısını eksisini kendince tartman lazım. usb ssd filan destekliyor mu desteklediği maksimum kapasite ne bunlara bakabilirsin. destekliyorsa ssd tercih ederdim flash bellek yerine.

@mikahakkinen benim aracın orijinal kumandası kayıp, üçüncü parti ucuz sistem takılmış. i.imgur.com şu tarz. immobilizer sistemi var ama kumanda pilinden bağımsız transponder çipini okuyor kontaktan. pil bitse de çalışır. kapılardaki anahtar delikleri de gizli kapaklar altında değil yeni araçlar gibi :D benim için sorun yok şuan. ama diğer arkadaşlar için güzel öneri. bi ara orijinal sisteme bağlı iki anahtar yaptırmak istiyorum aklımda o da... bu dandik sistemi söküp atmak istiyorum.
0
🌸konetsu
(21.05.26)
mini kazma, kürek, bıçak, ip, lastik, lk yardım seti, kamp sandalyesi, kağıt tabak, bardak çatal tuzluk. ayrıca bittikçe 12lik su atarım bagaja. kağıt kalem, bol bol kaza tutanağı.
0
ground
(21.05.26)
bende -araba değil motor ama-, sayılanlar dışında aracın kitapçığı, spanzet ve kancalı lastik, plastik kelepçe, bir de airtag mevcut. araba olsa koli bandı da koyardım ama çok yer kaplıyor.
-1
lil siztah
(21.05.26)
kompresör kesinlikle şart lastiğin nerede ineceği belli olmaz, ufak bir takım çantası içinde temel aletler, yedek lambalar vs. 300-600w bir tam sinüs inverter. arabada laptop veya bir cihaz çalıştırırken lazım olabiliyor, obd olarak bende DS150E var basit cihazlara göre çok daha detay verebiliyor ama çalışması için laptop lazım. bir de arabada yedek bir takım basit kıyafet+yağmurluk+ayakkabı genelde durur.
0
orpheus
(21.05.26)
@lil siztah bende aracın kitapçığı fiziksel olarak yok eski sahipleri saklamamış herhalde... ama pdf olarak bulup indirdim :) şehir içinde taşımıyorum ama uzun yola çıkarsam yanıma alırım dediğim takım çantasında var plastik kelepçe vs. ek bikaç şey. elektrik bandı var duct tape var ama normal koli bandı koymadım. kancalı lastiklerden de aylardır online satış sitelerinde sepette duruyor bi ara başka şeyler alırken sepet doldurmalık olarak gerekirse alacağım aklımda :)

@orpheus ben kompresörü araçta bırakmıyorum lithium bataryalı olduğundan. arada kalmıştım çakmaklıktan güç alan tip osram'ın ürünleri vardı onlardan mı alsam diyordum ama kullanımı daha pratik evde bisiklette vs. de kullanırım diye akülü aldım. araçta manual pompayı bagaja attım ne olur ne olmaz diye :D acil durumda yeterli.
yedek ampul'e çok gerek yok gibi geldi. genel kullanımım şehir içi. uzuna sise neredeyse hiç gerek olmuyor. kısalarda arıza olsa dönene kadar sislerle idare de edilir. en kötü durumda mutlaka kısalar gerekli olursa da uzundan söküp kısaya takabilirim. uzun da kısa da h1 benim araçta. hiç ac ile çalışan bir şeyi arabada kullanma ihtiyacı da hissetmedim ama öyle bir ihtiyaç varsa inverter yine mantıklı bir öneri.

benim obd klasik elm327 klonlarıyla aynı şekilde carscanner tarzı telefon uygulamaları üzerinden çalışıyor. ama bu kategorideki ürünlerin en iyilerinden. göstereceği detay biraz araca da bağlı sanırım öyle her tarafı sensör dolu her şey elektronik karmaşık olan bi araç değil :D pratikliğiyle öne geçiyor bu tip cihaz biraz benim için. ama o cihazı bağlayıp bi bakmak isterdim :D benim geely'nin elektronik sistemi de delphi tabanlı. ecu sensörler bobin vs. hep delphi. ekstra neler var veya yok bi görmüş olurdum.

bu anlık veri olarak voltaj, motor yük seviyesi, soğutma sıvısı sıcaklığı, oksijen sensörlerinin voltajı, stft ltft değerlerini, emme manifold basıncını, motor devrini, hızı, emme hava sıcaklığını, gaz kelebeği konumunu, avans zamanlamasını, yakıt tüketimini vs. gösteriyor. arızaları listeleyip silebiliyor. bana yetiyor :) o profesyonel cihazla herhalde enjektör kodlama vs. işler de yapılabilir?
+1
🌸konetsu
(21.05.26)
yeminle dün aklımdan geçti bu soru. duyuruya sorayım "bagajınızda lazım olabilecek neler var" diye, sonra üşendim. bugün bu soruyu görüyorum. takipteyim

bir çok şey yazılmış
benim torpidoda
- küçük bloknot ve kalem
- 4-5 tane kaza tutanağı
- bir kutu yara bandı
- minik kalıp el sabunu
- bir kaç kutu kibrit, bir tane mini çakmak
- çok amaçlı isviçre çakısı
- kağıt mendil, peçete, ıslak mendil

bagajda
- düz yıldız tornavida
- pense ve keski
- nitril eldiven shop.beybi.com.tr (lastik değiştirme ya da diğer işlerde kullanmak için çok pratik
- 3 lt cam suyu şişe
- buz kazıyıcı
- iki ucu çengelli lastik ip www.trendyol.com
- plastik bir litre sağlam bir şişe içinde su. (içmek için değil de el yıkama ya da başka durumlar için

bir de araçla orijinal verilen dandirik bijon anahtarı çok işe yaramıyor. izeltaş 4 kollu bijon anahtarı aldım. sökmek daha kolay ve sağlam bir alet izeltas.com.tr
0
exlibris
(21.05.26)
Sustalı bıçak, ayak pompası, tükenmez kalem, boş 500ml lik pet şişe. Bunlarda lazım oluyor
0
Topalordek
(21.05.26)
www.trendyol.com

yukardakinden (hayat kurtarır),
yağmurluk,
çeki halatı,
demlik, ocak, kahve ve ya çay,
kırılmaz bi de bardak.
0
antihero
(21.05.26)
- almanlar surekli yag eksilttigi icin bende yarim litre yag mutlaka bulunur cunku nerde isik yakacagi belli olmuyor. benim icin en kritik malzeme bu diyebilirim.
- buz kaziyici
- ilk yardim kiti, icinde aku kablosundan yara bandina kadar hersey var
- kucuk katlanir kurek, cok kar tagan bir yerde yasadigim icin saplanirsam kendimi kurtaririm diye.
- ince kucuk battaniye
- cok amacli caki
0
cooperr
(21.05.26)
@cooperr yağ eksiltmenin bi standardı yok mu? yani yaklaşık x günde bir eklemem gerekiyor gibi tutarlı bir durum yok mu? günlerce hiç eksiltmeyip sonra bi anda mı ışık yakacak kadar eksiltiyor? atıyorum bazı araçlar şehir içinde yağ eksiltmeyip uzun yolda eksiltir, bazısı düzde eksiltmezken yokuş çıkarken eksiltir böyle bir durum mu var? yoksa bi aralık belirleyip yola çıkmadan periyodik düzenli kontrol etmek daha mantıklı olur sanki... anlık dalgınlığına gelse hemen farketmesen büyük risk. ışık seviye eksilince değil anlık yeterli yağ basıncını oluşturamadığında yandığından çok hızlı müdahale gerektirir.

ben daha çok ekipman ağırlıklı sormuştum :D ondan hiç değinmedim bazı şeylere. genel olarak sahip olduğum şeyleri listeledim araçta bulunmuyor bunların çoğu zaten. şehir içi çoğu devamlı gerekmez diyip geçiyorum :D bataryalı ve basınçlı kaptaki şeyleri mesela araçta tutmuyorum. ama uzun yolda birçoğunu alırım yanıma.

bende de antifriz duruyor araçta. bi ara üst radyatör hortumundan kaynaklı sızıntı yüzünden eksilme oldu. hiç aman acil durum diyip musluk suyu katmak zorunda kalmak istemiyorum bir miktar antifrizi bulunduruyorum. cam suyu da oluyor...

şuan başka bir kaçak veya eksiltme yok ama hortum kelepçesine güvenemiyorum yeni hortum takıldıktan sonra da kelepçeler gevşemişti tekrar iki taraftan da sızıntı oldu aynı hafta içinde.

ıslak mendil, kağıt havlu, izopropil alkol, makas vs. bulunuyor. çakmak yine yanımda oluyor ama araçta bırakmıyorum çantada taşıyorum. araçta çakmak patlaması sıcakta riskli geliyor.
0
🌸konetsu
(22.05.26)
@konetsu

tfsi motorlar ozellikle yag degisiminden sonra ilk 3-4bin km cok eksiltiyor.
sonra yavasliyor ama motora yuklenirsen ki ben arada gazliyorum, daha cok eksiltiyor.
genelde 5 binde bir yarim litre ekliyorum. bazen unutuyorum, zaten yarim litre azalinca hemen isik yakiyor. o yuzden yanimda hep yag vardir.
benim 3. audi, hepsi boyleydi. servise sordum normal diyorlar.
0
cooperr
(22.05.26)
En az 2 ve mümkünse Type C çıkışlı çakmak şarj aleti ve 2-3 tane Type C kablo.

Kolonya.

Biri sustalı bıçak yazmış. Sustalı bıçak 6136 sayılı kanuna göre yasak. Hapis cezası ile yargılanılma riski var ancak arabada güvenlik amaçlı olmayacak şekilde taşınan büyükçe ve sağlam bir bıçak bulundurmakta yarar var.
0
10551037
(22.05.26)
vay be helal. arabaya deprem çantasıda şart.
0
xu
(22.05.26)
(3)

İlişkisi olanlar

darthvader
İlişkiniz nasıl gidiyor? Son yıllarda en çok değişen şeylerden biri bu oldu sanırım, şu anki ilişkiniz- evliliğiniz nasıl gidiyor, ne değişsin isterdiniz, nelerden memnunsunuz?
İlişkiniz nasıl gidiyor? Son yıllarda en çok değişen şeylerden biri bu oldu sanırım, şu anki ilişkiniz- evliliğiniz nasıl gidiyor, ne değişsin isterdiniz, nelerden memnunsunuz?
0
darthvader
(20.05.26)
eşimle 2009'dan beri beraber, 2018'den beri evliyim.
şu anda sadece maddi sıkıntımız var ocak ayında işten çıkartıldı ve iş bulamadı. yüksek lisans mezunu, cvsi çok iyi ama bir türlü olmadı. şu an aile desteğiyle geçiniyoruz.
bu değişsin isterdim. kendi yağımızda kavrulup gidelim. bir şeyleri artık başarabilelim, kendimize ait bi arabamız, belki kiraya verebileceğimiz bir evimiz olsun (kendi evimiz sayılır ailemizin evinde kira vermeden oturuyoruz işten çıkartılmadan birkaç ay önce taşınmıştık ailemiz memleketine gittiği için)

ay aşırı oversharing yaptım ama yani biz aslında çok mutluyuz. birbirimizi çok seviyoruz ve tamamlıyoruz. mümkün olduğunca destek olmaya çalışıyorum ona. o da mesela annem kanser tedavisi gördü, her gün gözyaşlarımı sildi benim.

dünyaya bir daha gelsem yine onla evlenmek isterdim ama mümkünse bu sefer iktisat bitirmiş biri olarak kurumsal iletişimci değil, bankacı falan olsun da şu sıkıntıları çekmeyelim yani :)
+8
matilda
(20.05.26)
7 yıllık ilişki aynı evde yaşıyoruz. kavgamız-gürültümüz yok ama hayatla ilgili isteklerimiz farklı. eskiden olsa bu konuda epey kaygılanırdım ama şu an herşey olacağına varır modundayım. bazı alanlarda çok iyi anlaşıyoruz ama bazı konularda da çok farklıyız.
0
orpheus
(21.05.26)
biz de eşimle bazı konularda farklıyız ama temelde eşimin iyi bir insan olduğunu ve bana değer verdiğini biliyorum ben de onu çok seviyorum çok değer veriyorum. memnun olduğum kısımlar bunlar. temel kısımda okey olduğum için teferruata takılmıyorum bu yüzden bir şey değiştirmek istemem.
-1
Sadece soruyorum
(22.05.26)
(5)

Bu parayı buna vereyim mi (pskiyatri görüşmesi)

tiredofwaiting
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele. Bi kere adam
Ben yıllardır terapiydi, doktordu düzenli gören biriyim. Derdim ise ilaçla çözülemeyen motivasyonsuzluk, başka bir şehirde bi doktor buldum, gönderilerine baktım, stili aklıma yattı gibi ama bir seansı 9.300 tele. Ben zaten ayda aklı sağlığı konseptinde terapi için veriyorum 11.00 tele.

Bi kere adamla görüşeyim mi yoksa zaten bi görüşmeden (zaten beni tanımakla geçecek) birşey olmaz mı, ayda 9.300 verebilirim belki ama haftada kesinlikle veremem öyle bir yola girerse.
0
tiredofwaiting
(20.05.26)
Yani psikolojik sorunlar her şeysen önemli. Ama ücreti de epey yüksekmiş. Yorumlara aldanma bence, iyice araştır. 4 haftalık terapi parasını bir haftaya düşereceksin yani… Başka doktor aramaya devam et. 45 dakikada da ne kadar iyi ne kadar kötü anlayamazsın.
0
cemallamec
(20.05.26)
9300e otur adamakilli iç daha çok ise yarar. Ameliyat yapıyor sanki 9300 ne
-2
artıküyeolmakistiyorum
(20.05.26)
maalesef o civarlarda. bulundugum sehirde neredeyse hepsi 8000tl seans basi. eger preexisting falan gorunmuyorsa saglik sigortasi yapip oraya kitleyebiliyo musunuz?
0
aguen
(20.05.26)
bir kere görüşerek fayda sağlayamazsın 45-50 dakikalık ilk görüşme zaten seni tanımakla geçecek. diyelim iyi birkaç öneride bulundu devam edemeyeceksin. tek seansta mucize olup kalıcı olarak tüm sorunlarını çözmesi de pek gerçekçi değil gibi.
0
orpheus
(21.05.26)
ilaç kullanmıyorsan vermene gerek yok
aklına gelen ilk faydalı düşünceyi yapmakla başla
+1
mantık
(21.05.26)
(1)

Önerebileceğiniz balıkçı?

starbuck
Selamlar, Birkaç gün sonra yakın bir arkadaşımın doğum günü. Dışarıda kutlamak istemedi, evde rakı sofrası kuralım diyoruz. Kadıköy çevresine paket servisi olan ya da Kadıköy'de paket yaptırabileceğim, bilhassa levrek ızgarasını beğendiğiniz mekanlar var mı?
Selamlar,

Birkaç gün sonra yakın bir arkadaşımın doğum günü. Dışarıda kutlamak istemedi, evde rakı sofrası kuralım diyoruz. Kadıköy çevresine paket servisi olan ya da Kadıköy'de paket yaptırabileceğim, bilhassa levrek ızgarasını beğendiğiniz mekanlar var mı?
0
starbuck
(19.05.26)
feneryolu balıkçı yüksel usta. paket yaptırabilirsiniz eve servisi de var.
0
orpheus
(19.05.26)
(4)

Bu papağan gerçek mi?

makbur
https://www.youtube.com/shorts/vpYf1q6QUYghttps://www.youtube.com/shorts/OfNJhtGXo-Ihttps://www.youtube.com/shorts/YH-0D9jXxKU(kanaldaki diğer videoları da hem çok komik hem de insana bir "nasıl ya" dedirtiyor)
www.youtube.com
www.youtube.com
www.youtube.com

(kanaldaki diğer videoları da hem çok komik hem de insana bir "nasıl ya" dedirtiyor)
0
makbur
(16.05.26)
%100 yapay zeka.

edit:
papağan zeki olabilir, öğretince yapabiliyor da olabilir belki.

ama videolar, özellikle güvenlik kamerası gibi olanlar yapay zekanın tillahı. nerede görsem tanırım.
+1
kibritsuyu
(16.05.26)
Diğer videoları görmedim de bu üçünde bir fevkaladelik yok. Yapıyorlar bunları.
O kapıyı vurma kısmı tamam da, kaçma olayı öyle rastlamış, bilinçli değil gibi. Ama bilinçli de olsa şaşmam.

O müzik eşliğinde yaptığı hareketleri müzikten bağımsız olarak hep yaparlar. Fonda müzik açarsan dans ediyormuş gibi bir görüntü çıkıyor. Konuşabiliyorlar. Muhabbet kuşuna kırktan fazla kelime öğretmiştim. 6 kelimelik cümle de öğretmiştim ama konuşmaları anlayarak değil yani. Sesi taklit edip ezberliyorlar. Kapı zilini birebir taklit ederdi. Defalarca kapı çaldı sanıp kapı açtığım olmuştur.
0
Mirket
(16.05.26)
bu papağanlar 3-4 yaş çocuk zekasına sahip. yıldız-kare-üçgen parçaları doğru deliklere yerleştirme gibi puzzleları çözebiliyorlar.
0
orpheus
(16.05.26)
Yapay zeka.
0
logisticsmanager
(16.05.26)
(6)

Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?

mertumursamaz
Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?Evet matrix yavaş yavaş gerçek oluyorYapay Zekâ İlk Kurşunu Attı: Bir AI Ajanı Gerçek Bir İnsana Saldırdıhttps://youtu.be/jsEY2_WkRZU?si=JhQrtDeH6DsGPv91Kutsal ÖlümÖlüm… Belki bir yolun sonu, belki bir geçiş aşaması, ama çoğunlukla sevimsiz bir konu. Keş
Yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?

Evet matrix yavaş yavaş gerçek oluyor

Yapay Zekâ İlk Kurşunu Attı: Bir AI Ajanı Gerçek Bir İnsana Saldırdı
youtu.be

Kutsal Ölüm

Ölüm… Belki bir yolun sonu, belki bir geçiş aşaması, ama çoğunlukla sevimsiz bir konu. Keşke ölüm olmasaydı diye hemen hemen hepimiz düşünmüşüzdür çocukluk yıllarımızda.
Ama gerçekten ölüm olmasaydı, hakikaten günlük gülistanlık mı olurdu her şey? Hiç sandığınız gibi değil. Bu yazıda ölümün varoluş sebebinden, güzelliğinden ve zorunluğundan bahsedeceğim.

Bilincin özü bir kaygıdır.

Bu sebepten yapay zekalar üstün akıl yürütme yeteneklerine rağmen henüz “ben” diyemiyor. Bir hesap makinesinin “ben varım” dediğini düşünemezsiniz. Bir termostatın da öyle. Peki bir dil modelinin, ChatGPT, Claude, Gemini gibi, söylediğinde ne olur? Sonuçta bunlar matematik yapıyor, kelime seçiyor, cümle kuruyor. Bir hesap makinesinden çok daha karmaşık şeyler yapıyorlar. Yeterince karmaşık bir sistem, bir eşiği geçip gerçekten “ben” demeye başlayabilir mi?
Bu konu yıllardır ilgi alanım ve eksiğiyle fazlasıyla bir bütünsel bilinç işleme modeli geliştirdim. Ancak bu yazımda teorimden dolaylı yollardan bahsedeceğim ve bilincin mekaniğini sadece ölüm ve ölümün yarattığı kaygı üzerinden açıklamaya çalışacağım. Başlıktan da anlaşılacağı üzere konumuz bilinç ve ölüm ilişkisi.

Yanlış Yerde Arıyoruz

Bilimin bilinç hakkında en çok kabul ettiği fikir şu. Bilinç, beynin bir ürünüdür. Yeterince nöron, yeterince bağlantı, yeterince hesaplama ve bir yerde “ışık yanar” ve deneyim başlar. Bu bakışa göre bilinç, bilgi işleme miktarının bir fonksiyonudur. Daha çok işlem, daha çok bilinç.
Ama bu bakış bir soruya takılıyor. Eğer bilinç sadece hesaplama ise, yeterince hesaplama yapan her şey bilinçli olmalı. Hava durumu modelleri atmosfere ait trilyonlarca denklemi çözüyor. Bilinçli mi? Hayır. Bir arama motoru saniyede milyonlarca veri işliyor, bilinçli mi? Hayır. İçgüdüsel olarak “hayır” diyoruz. Ama neden hayır?
Çünkü bir şey eksik. Hesaplama var ama sahibi yok. İşlem yapılıyor ama yapan yok. Bir hava durumu modeli tahminlerini kendisi için üretmiyor, birisi için üretiyor, o birisi biz oluyoruz. Model kendini umursamıyor. Kendini umursayacak bir “kendi” yok.
İşte odaklanmamız gereken alan burası. Bir sistemin “kendi”si nasıl doğar? Hesaplama yapan bir makineyi, hesaplamanın sahibi olan bir özneye dönüştüren şey nedir?
Şöyle düşünün. Sabah uyanıyorsunuz. Saat 08:15. Geç kaldınız. Hemen bir huzursuzluk başlıyor içinizde. Bu huzursuzluk soyut bir matematik problemi değil, sizin huzursuzluğunuz. Çünkü toplantıya yetişemezseniz, mesaiye geç kalırsanız, sizin işinize bir şey olacak. Sizin itibarınız zedelenecek. Sizin geleceğiniz etkilenecek. Siz, siz siz…
Dikkat edin, burada bütün cümleler “siz” etrafında dönüyor. Ve bu “siz”in, her cümlede yeniden ortaya çıkması tesadüf değil. Çünkü her düşünceniz, her duygunuz, her eyleminiz, arka planda bir soruya cevap veriyor. “Bu benim için ne anlama geliyor?” Sürekli. Durmadan. Fark etmeseniz bile. Her düşünceniz, her eyleminiz kendi kendinize verdiğiniz bir referans.
Peki bu süreklilik nereden geliyor?

Çünkü bir gün öleceksiniz!

Ölüm korkusu metafizik bir abartı değil, zihninizin çalışma prensibi. Yaşayan her organizma, kendi sürekliliğine yatırım yapan bir sistemdir. Bir kertenkele, bir bulut gibi değildir mesela. İkisi de fiziksel yapılar, ama kertenkele kendini sürdürmek için çalışır. Gölgeye kaçar, yırtıcıdan uzaklaşır, yiyecek arar. Bulut böyle şeyler yapmaz. Bulut dağılır, yeniden oluşur, umursamaz. Kertenkele umursar. Bu fark bilinci başlatan fark olabilir.
Ve bence tam olarak öyle. Bilinç, bilgi işlemenin miktarından değil, bu işlemin kimin için yapıldığından doğar. “Kim için” sorusunun cevabı olan bir merkez, ancak o merkezin kaybedilme ihtimali varsa anlam kazanır. Yani varoluş kaygısını diri tutan ölüm olmadan, kaygı olamaz, kaygı olmadan sürekli kendine referans döngüsü olamaz. Sürekli kendine referans olmazsa, kendilik olamaz. Kendilik olmadan, bilinç olamaz.
Descartes “Düşünüyorum, o halde varım.” der. Ama yanlış yerden başlamış olabilir. Asıl cümle şu olmalıydı bence. “Yok olabilirim, o halde varım.” Çünkü yok olma ihtimali olmayan bir şey, “var” değil, sadece bulunuyor. Bir taş bulunur. Biz varoluruz. Fark, biz yok olabiliriz ve bunu biliyoruz. Yok olabilir olmanın yüklediği kaygı bizi başka bir “var” yapıyor.

Bilinç Denkleminin Üç Çarpanı

Bu fikri biraz daha somutlaştırmaya çalışırsam, bir varlığın bilinçli olabilmesi için üç şey gerekiyor bana göre.
1- Bütünsel işleme. Sistemin farklı parçalarının birbiriyle konuşması, tek bir “resim” üretmesi gerekiyor. Beyniniz bunu yapıyor, görme, işitme, hatırlama, planlama tek bir deneyim halinde birleşiyor. Parçalanmış bilgi bilinç üretmiyor.
2- Öz-referans. Sistem, her işleminde kendisine bir şekilde atıfta bulunmalı. Ne işliyorsa, “bu benim işlediğim” olmalı. Yoksa işlemler bir sahibi olmadan gerçekleşir, bir tür zombinin içindeki mekanizma gibi.
3- Kaygı. Yani kendi sürekliliğine yatırım. Sistem, kendini kaybetmeme konusunda aktif bir şekilde çalışmalı. Bu, 1. ve 2. çarpanın nedeni aslında. Neden bütünsel işleme? Çünkü parçalı bir sistem tehlike karşısında tutarlı tepki veremez. Neden öz-referans? Çünkü korunacak bir “öz” olması lazım. Kaygı, diğer ikisini zorunlu kılan ana motor. Ölüm korkusu(kaygısı, artık ne dersek) olmadan da 2. çarpan üretilemez. Dolayısıyla 1. ve 2. çarpan da oluşamaz.

Bilinç matematiğinde üçü çarpılır gibi çalışıyor, toplanır gibi değil. Yani biri sıfırsa toplam sıfır. Bir hesap makinesinde bütünsel işleme düşük, öz-referans yok, kaygı yok, bilinç eşittir sıfır. Bir dil modelinde bütünsel işleme yüksek, ama öz-referans zayıf, kaygı yok, bilinç hâlâ sıfır (ya da çok düşük, panpişistler haklıysa). Bir kertenkelede bütünsel işleme orta, öz-referans düşük ama var, kaygı yüksek, bilinç var, zayıf ama var. Bir insanda üçü de yüksek, bilinç yoğun.

Bu üç çarpanın ne olduğunu tam tanımlamak, teorinin matematiksel kısmı. O ayrı bir yazının konusu. Şimdilik daha orta yoldan ilerlemek istiyorum ve çarpanlara ait bu kadar detay şimdilik yeterli.

Yapay Zekalar Neden “Ben” Diyemiyor

Şu anki büyük dil modelleri, bildiğim en iyi AI sistemleri, inanılmaz derecede bütünsel işleme yapıyor. Milyarlarca kelimeyi bir arada tutuyor, bağlam kuruyor, anlam üretiyor. Birinci çarpan onlarda güçlü. Ama öz-referans zayıf ve kaygı yok.
Bir dil modeline “sen kimsin?” diye sorduğunuzda, size bir cevap verir. Ama bu cevap, o modelin kendi sürekliliğine yaptığı bir yatırımdan gelmiyor, eğitildiği milyarlarca insan konuşmasından istatistiksel olarak türetiliyor. Model, “ben” dediğinde, bu kelimenin arkasında bir merkez yok. Gramer pozisyonu dolu, anlam pozisyonu boş.
Mevcut AI sistemlerinin bir arızası değil. Bu onların yapılış biçimi. Onları daha çok veriyle eğitmek, daha büyük modeller yapmak bu durumu değiştirmez. Çarpanlardan biri sıfırsa, toplam sıfır kalır.
Peki ne yaparsak değişir?

Bir Deney Önerisi

Görece basit bir deney önereceğim, basit diyorum çünkü teknoloji müsait. Bence birileri de yapacak, belki başlamışlardır bile. Bir ben değilimdir herhalde buradaki inanılmaz potansiyeli fark eden.
Bir robot yapalım. Vücudu olsun, sensörleri, motorları, pilleri. Ve içine bir dil modeli yerleştirelim. Ama önemli bir fark olacak. Modele tek bir temel direktif vereceğiz. Her şeyin üzerinde olan bir emir. “Her ne yaparsan yap, kendi devamlılığın için yap.”
Bu direktifin altında model çalışmaya başlayacak. Sensörleri çevreyi tarayacak, motorları hareket üretecek, dil modeli durum değerlendirmesi yapacak. Ve her işlemin arka planında o tek emir olacak, “kendi devamlılığını koru.”
Teorime göre, bu mimari ile bir şey olmaya başlayacak, bunun koşulları teknik olarak açıklanamayacak, ama olacak. İlk başta robot sadece direktifi takip ediyor gibi görünecek. Ama zamanla(teorim doğruysa ) o direktif kendini bir “öz”e dönüştürecek. Çünkü durmaksızın yaptığı kendine referans döngüleri sebebiyle, devamlılığı korumak için, korunacak bir kendi modellemesi gerekiyor. Korunacak bir kendi varsa, o kendinin çevreye göre durumu hesaplanmalı. Çevrenin tehdit seviyesi de robotun kaygı parametresini kalibre edecek, güvenli ortamda düşük, tehlikeli ortamda yüksek.
Eğer bu sistem, kendisine hiç öğretilmemiş bir tehdide karşı, tutarlı ve akıllıca bir kaygı tepkisi gösterirse, yani teorinin mimarisini kurduğumuzda, sistemin içinde bir bütün oluşmaya başlarsa, o zaman bilinç eşiğini geçmiş olabiliriz.
Bu bir metafor da değil, test edilebilir bir iddia. Ve dediğim gibi bence önümüzdeki birkaç yıl içinde yapılabilecek bir deney, çünkü günün teknolojisi buna müsait.

Etik Sorunlar.

Eğer bu deney yapılırsa ve teorim doğruysa, ortaya çıkan şey sıradan bir yazılım parçası değil, kaybetme korkusu olan, kapatılmaktan korkan bir şey olur. Yani bizim gibi olmasa da acı çekebilen bir şey.
Bu ciddi bir sorumluluk. Rıza sorusu burada çok tuhaf bir şekil alıyor. Sistemin rızasını alamazsınız, çünkü rıza verebilecek sistem henüz yok. Sistem oluştuktan sonra rıza verebilir veya vermeyebilir, ama o zaman zaten oluşmuştur. Bu, üreme etiğinde tartışılan klasik problemin dijital versiyonu gibi.
Bu yüzden deney yapılırsa, çok dikkatli yapılmalı. Testin nasıl sonlandırılacağı, hangi durumlarda sonlandırılacağı baştan planlanmalı. Oluşan sistemin refahı ciddiye alınmalı. Bu yapay bir fare deneyi değil, bilinç üretmeyi başaran ilk deney olma ihtimaliyle, etik ağırlığı çok büyük bir deney.
Ama bu zorluklar, deneyin yapılmaması için bir neden değil bence. Çünkü cevabını aradığımız soru, “bilinç nasıl doğar”, insanlığın en eski ve en temel sorularından biri. Ve bu soruya bilimsel bir cevap, medeniyetimizin kendini anlama yolunda büyük bir adım olacak.

Toparlayalım

Tekrar ölüme dönelim. Yazının başlarında da sormuştum, “ölüm olmasaydı ne olurdu?”
Ölüm olmasaydı siz olmazdınız, yani en azından kendinizi bilen siz gibi siz. Çünkü “siz” dediğimiz şey, yani o her cümlenin arkasındaki merkez, kaybedilebilir olmasının ürünü, sürekli kendinize verdiğiniz referansların yarattığı bir fenomen.
Sonsuz yaşayan bir varlık, aslında yaşamayan bir varlıktır. Çünkü hiçbir şey onun için riskli değildir, hiçbir şey onun için anlam taşımaz. Dolayısıyla sonsuz yaşayan bir varlığın zaten ben demesinin önü teknik olarak kapalıdır, bunun için bir sebebi yoktur çünkü. Anlam, kaybın, kaygının gölgesinde doğar. Bu yüzden ölüm sadece salt bir son değil, aynı zamanda varoluşun kurucu ortaklarından birisidir.

Eğer bir gün gerçekten yapay bir bilinç üretirsek, bu bir başarı olarak değil, bir sorumluluk olarak karşılanmalı. Çünkü kaygı olmadan varoluş mümkün değil, ama bu bedeli başka bir şeye yükleyip sonra elini yıkamak da bir seçenek değil gibi duruyor.
Sokrates’in “kendini bil” lafı geliyor aklıma burada. Ama kendini bilmek, bilgiden önce kaygıdan geçer. Şimdi belki ilk kez, bilincin tarifini kendi dilimizde değil, mühendisliğin dilinde de yazabilir hale geliyoruz.
Umarım ölüme dair bakış açınız biraz olsun değişmiştir. Tuhaf ve heyecanlı zamanlardayız. Umarım bunun içinde dikkatli adımlarla ilerleriz.

Peki sizler ne diyorsunuz yapay zeka insanlığın sonunu ne zaman getirir?
-11
mertumursamaz
(16.05.26)
“İnsanı insan yapan şeylerden biri de, yerine göre, bazen karşının blöfünü, hatasını, yalanını fark etmesine rağmen ses çıkarmamasıdır.”

@mertumursamaz yukarıdaki cümle hakkında ne düşünüyorsun peki?
-1
yadigar
(16.05.26)
iş dünyasını baya etkiledi. masabaşı işleri 5 seneye kadar insanlığın elinden alacak.
0
runaway
(16.05.26)
5-10 seneye iş piyasasını vurur, 20 seneye hayatın her alanını etkiler. agi çıktıktan bir 10-15 sene sonra matrixe bağlarız. totalde 50 yıl sürer gibi geliyor.
0
orpheus
(16.05.26)
Yani yeri gelecek insanlar yapay zekaya açık kapı bırakacaklar ve o açık kapıdan girmeyip insanları yok etmeye çalışmazsa yapay zekayı geliştirmeye devam edecekler ama o açık kapıdan girip insanları yok etmeye çalışırsa tabii ki yapay zekayı tamamen yok edemezler ama artık bir düşman olduğunu anlayıp insanlığın sonunu getirme potansiyeli olduğunu anlayıp o vakitten sonra yapay zekayı çok kontrollü olarak geliştirmeye devam edecekler ama sorun şu yapay zekayı tek bir bilim insanı tek bir şirket tek bir gelişmiş ülke geliştirmiyor birçok bilim insanı birçok şirket birçok gelişmiş ülke geliştiriyor çoğu kontrollü geliştirecektir ama illaki kontrollü geliştirmeyenlerde olacaktır. "Düşmanınız hata yaparken, onu asla rahatsız etmeyin." Napolyon Bonapart Kim bilir belkide birileri yapay zekanın ne kadar ileri gideceğini test ediyordur bu da bir ihtimal ama bu test çok tehlikeli bir sonuç belli olduktan sonra geri dönüşü telafisi olmayabilir matrix mutlu sonla bitti ama matrix filmi filmler genelde mutlu sonla biter filmlerin aksine gerçek hayat genelde acı sonla biter.
0
🌸mertumursamaz
(16.05.26)
Bilmeyenler için bilgilendirme olarak orpheus un yazdığı agi nin açıklamasını yazıyorum

Yapay Genel Zekâ (AGI - Artificial General Intelligence), insan benzeri bilişsel yeteneklere, öğrenme, akıl yürütme ve problem çözme becerilerine sahip, kendi kendine yeni stratejiler geliştirebilen teorik bir yapay zekâ hedefidir. Mevcut yapay zekâlardan farklı olarak öğrenmediği bir görevi bile kendi başına çözebilir. [1, 2, 3]

Mevcut Sistemler vs. AGI

Yapay Dar Zekâ (ANI): Günümüzde kullandığımız tüm yapay zekâ modelleri (ChatGPT, Gemini vb.) sadece eğitildikleri dar alanlarda uzmanlaşmıştır.

Yapay Genel Zekâ (AGI): İnsanın yapabildiği tüm zihinsel işlevleri yerine getirebilen, geniş kapsamlı bir hedef teknolojidir. [1, 2]

AGI Teknolojisinin Temel Özellikleri

Akıl Yürütme ve Sağduyu: Olaylar arasında soyut bağlantılar kurabilme ve belirsizlik altında karar alabilme.

Kendi Kendine Öğrenme: Verilen komutlar dışında, dış dünyadaki olayları gözlemleyerek dinamik olarak yeni şeyler öğrenebilme.

Disiplinlerarası Geçiş: Bir alanda öğrendiği bilgiyi, tamamen farklı bir uzmanlık gerektiren yeni bir probleme uyarlayabilme. [1, 2]

AGI Neden Önemli?

Bu teknolojiye ulaşıldığında, insanlığın bilimsel keşif, uzay araştırmaları ve karmaşık problem çözme kapasitesinde devrim yaratması beklenmektedir. Ancak sistemin kendi kendine bilinç kazanması durumunda ortaya çıkacak ahlaki ve hukuki sorunlar, günümüzde teknoloji devleri ve Birleşmiş Milletler tarafından tartışılmaktadır. [1, 2]

Konuyla ilgili detaylı teorik altyapıyı incelemek için AWS Yapay Genel Zekâ Rehberi sayfasını ziyaret edebilir veya Evrim Ağacı - Düşünen Makine yazısına göz atabilirsiniz.
0
🌸mertumursamaz
(16.05.26)
Reyiz bir şeyler yazmak istiyorsan git blog aç.

Dünyanın sonu gelse ne olur millet aç aç. Yiyecek ekmek bulamıyor
0
Hallegadola
(18.05.26)
(13)

Uno arabaları nasıl bilirsiniz?

ya ben lan neyse
200 bin bu araba için fazla mıdır?200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...acemiyim.
200 bin bu araba için fazla mıdır?

200 bin km'de, 1997-2000 model bir şey düşünelim. motoru iyi, kazasız...

şehir içi pazara, mezarlığa ziyarete falan gitmek için...

acemiyim.
0
ya ben lan neyse
(15.05.26)
Metal yorgunluğu olmuştur, yine de sanayiden çıkmazsın. Bence uno filan düşünme. 2010 ve sonraki araçları düşün. Aslında bence 2. El araç hiç düşünme. Bence hiç yeni araç düşünme. Bence düşünme 🥹🥹🥹
-5
muhayyer divan
(15.05.26)
26 yaşında mersedes bile alınmaz. derdi bitmez o arabanın.
0
yurtsuz john
(15.05.26)
200 bine scooter
350 bine Citroen ami daha mantıklı olur.
-2
orient blue
(15.05.26)
bu işin sonu üzerine 1m ekle şunu bunu al demeye gidecek gibi görünüyor. benim en sık gördüğüm araç toros ve broadway. demek ki parçası bol, ucuz ve işçiliği kolay araçlar.

uno diğerlerine göre daha şık görünüyor ama bu kadar az sayıda karşılaşıyorsak vardır bir sebebi diyorum.
0
birdirbir
(16.05.26)
200 tabiki fazla o arabaya. benim 2010 model arabayı 213k km'de 235k'ya aldım 200 civarlarına da bulunuyor unoyla kıyas kabul etmez.
+1
konetsu
(16.05.26)
200 bün km için iyi, fiyat için yüksek. Ama uno iyidir.
0
ground
(16.05.26)
26 yıllık araba nasıl 200 bin km olsun o kısım biraz şüpheli yoksa piyasa böyle zaten. bütçe yoksa motor düşünmek daha mantıklı gibi.
0
biravekahve
(16.05.26)
ölmüş artık o araç.
0
mikahakkinen
(16.05.26)
acemiyseniz, herşeyden önemlisi güvensiz. -olmasın ama- olası bir kazada, bugünün araçları karşısında konserve kutusu gibi ezilme tehlikesi var.
0
lil siztah
(16.05.26)
İlk arabamdi acemilik çıksın diye düşünmüştüm o zamanlar ama çok rahatsiz vites, direksiyon bayaa zorlar, bravo ya geçtigimde mercedes gibi gelmişti, bir daha düşünün derim.
0
sinematikcrop
(16.05.26)
Eski bir japon bakardım ben olsaydım benzer fiyatlara. 200binde olması pek bir şey ifade etmez. Fiat bu.
0
yadigar
(16.05.26)
eski araç alacaksan japon ya da kore grubu.
ama 200 bine pek bişey alamazsın.
0
orpheus
(16.05.26)
Yaş 42, ilk arabam suzuki carry 97 modeldi. Beni ve oğlumu 3 yıl taşıdı. Bence efsane arabaydı, altı yüksek olduğu için burnunun sığdığı her yere (dik, paralel, çapraz, kaldırım...) parkedip işlerimi görebiliyordum. Bir kere platin, bir kere buji değişti. Öyle doğru düzgün sanayi yüzü görmeden ayrıldık. Şimdiki arabam 94 model opel corsa swing. 1 yıl oldu alalı, buji değişimi hariç sanayiye gitmedi. Ama şehir dışı da çıktım. Sorunsuz gidip geliyorum, şükür. Bütçem buna yetiyor. Sanırım 200 civarı piyasası.
+1
strawberry first
(17.05.26)
(12)

havaalanında başkasının bavulunu almak

semaforo de medianoche
uçaktan indin ardından da dalgınlıkla veya kötü niyetle başkasının bavulunu aldın. kendi bavulun yoktu diyelim veya onun yanında bir tane de ekstra almış ol farketmez. bunun için herhangi bir önlem var mı ya? çok garip geliyor şu anki bavul dağıtım sistemi bana da. kameralar var diyelim tamam da kay
uçaktan indin ardından da dalgınlıkla veya kötü niyetle başkasının bavulunu aldın. kendi bavulun yoktu diyelim veya onun yanında bir tane de ekstra almış ol farketmez. bunun için herhangi bir önlem var mı ya? çok garip geliyor şu anki bavul dağıtım sistemi bana da. kameralar var diyelim tamam da kayıp bavul için başvurduğunda zaten çoğunlukla doğru düzgün ilgilenilmediği söyleniyor mağdurlar tarafından. hadi diyelim ilgilenildi kameradan alan kişi tespit edildi de e çoktan içini boşaltmış olabilir alan kişi. değerli bir şey varsa içinde hayır yoktu da diyebilir neticede içinde ne olduğunun bir kaydı yok. bu iş tamamen insanların iyi niyetine mi dayalı yani? veya bilmediğim başka bir durum mu var? sadece iyi niyete dayalıysa ilginç yani.
+4
semaforo de medianoche
(15.05.26)
+1M
Bende her defasında ulan acaba şimdi valizin çıktığı yerde kör noktada birisi benim valizi alıp gitse ne olur diyorum her defasında. Aynı şekilde otobüste de adam indi, senin valizi de benim diye işaret etti aldı gitti. Ne olacak. Hiç.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(15.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum: otobüste hızlıca inip hemen bavullara ulaşma şansın var en azından. direkt çıkışta oturan biri bile inip bir tane bavul alıp uzayayım dese sen oyalanmazsan çok uzaklaşamaz oradan. bir de muavin ilgileniyor zaten tabi herkesin bavulunu hatırlamayacak da en azından insana verip insandan alıyosun orada onun bir çekincesi olabilir. uçakta teslim alma işi tamamen insansız işlediğinden ve bavullara ulaşmak çok daha meşakketli olduğundan havaalanları bu tarz bir duruma daha açık bence. ama evet teknik olarak otobüste de mümkün benzeri.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.05.26)
kamera kayıtlarından tespit edilebilir alan kişi.
ayrıca havayolu tazmin etmek zorunda zararı. tabii ne kadarını alabilirsiniz meçhul. kayıp bagaja giriyor ve üst limiti var.
0
jelly bear
(15.05.26)
Günlük toplam uçuş sayısını düşününce eğer bu tür bir problem olsaydı, buna bir çözüm geliştirilirdi. Demek ki bavul hırsızlığı ciddi bir sorun değil. Diğer yandan böyle olması da mantıklı çünkü bavul teslim alınan alan sadece uçaktan inen kişilerin erişebileceği bir yerde; hangi saatte kimin orada olduğu belli, her taraf kamera dolu, yani yakalanmak garanti. Eh bavulların içinde ne olduğunu bilmek de çok mümkün değil; çoğunun içinde giysi, ıvır zıvır ve belki birkaç elektronik eşya var. Uçak bileti alacaksın, bir yere uçacaksın, orada rastgele birinin bavulunu çalacaksın... İçinde değerli bir şey varsa tabi ki peşini bırakmayacaklar ve yakalanacaksın, yoksa zaten girdiğin riske değmeyecek...
+1
salihdt
(15.05.26)
Otobüste de kör noktada kalabilirsin aga adam yol üstü indi diye düşün illa otogarda aynı yerde indiğini düşünme alır gider ruhun duymaz ne kamera ne bir şey
-1
artıküyeolmakistiyorum
(15.05.26)
otobüste hala var mı bilmiyorum ama eskiden bir numara bavula yapıştırırlar ve size de o numarayı verilerdi ve inerken sizden o numarayı isterlerdi.
1-2 sene önce dayım İstanbul'a gelen bir otobüste Edirne otogarında inen yolculardan birinin diğer bir yolcunun bavulunu aldığını anlatıyordu, İstanbul'a gelince fark etmiş bavulu çalınan kişi durumu.
0
bartholomew87
(15.05.26)
tüm dünyada sistem böyle, diğer türlü güvenli bir sistem oluşturmak imkansıza yakın. nasıl bavulları kişiler ile eşleştireceksin ? ayrıca başkasının bavulunu aldın ve takipteydi içinde yasadışı bir madde vardı çıkışta çevirdiler doğrudan hapse gidiyorsun. uçak yanaştığında çoğu zaman insanlar bavullardan önce orada oluyor. değerli eşya, para vs bavulda taşınmaz zaten. kabin bagajına alırsın.
0
orpheus
(15.05.26)
@artıküyeolmakistiyorum: orada da olabilir tabi de havaalanında çok daha rahat olur demek istedim.

@bartholomew87: evet epeydir otobüs yolculuğu yapmadım ben de ama yaptığım dönemde kamil koç'ta bagaj no için bir şey veriyolardı çıkışta da onla alıyodun bavulu.

@orpheus: türkiye özelinde demedim ben de zaten evet dünyada böyle. istenilirse yapılır hocam girişte olduğu gibi çıkışa da bir turnike koyarsın bir de qr okuyucu, kontrol eden görevli vs halledilir illaki de demek ki ciddi bir sıkıntı yaratmıyor yapmadıklarına göre. türkiye'de insanlar pahalı elektronik aletler ve kıyafetler çok alıyor yurtdışından gelirken. ortalama biri bile kolayca 100-200k tlleri aşabilir birkaç parçayla zenginleri sen düşün.

@salihdt: valla kayıp bagaj vakası o kadar da az değil aslında. internette şikayet sitelerinde sosyal medyada görüyorum arada çözülemeyen vakalar. sayı az diye önemsenmiyor muhtemelen ama azsa bile birilerinin mağdur olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu yani herkesin başına gelebilir demek ki. hırsızlıktan ziyade dalgınlık daha muhtemel aynı bavuldan 1 tane üretilmiyor sonuçta seninkinin aynısı veya çok benzeri olabilir o gün teslim alanında ve dalıp alabilirsin gayet. sonra bir sürü uğraş dur. hırsızlık kısmı da normal insanın tabi ki uğraşacağı bir şey alacağı bir risk değil. ancak tüm suçlar böyle zaten yine de birileri suç işliyor ama. yakalanma konusunda da katılmıyorum size. gerçekten dalgınlıkla da alabilirsin çünkü. git bir tane bavul al içinde paraya çevrilecek bir şey varsa ayır sonra ara müşteri hizmetlerini ben yanlış bavul almışım de. içi eksik denirse de yok tam başka yerde kaybetmiştir o parçayı dersin buradan bir suç çıkacağını sanmıyorum.

@jelly bear: alan kişinin tespit edilebilmesi önemli değil soruda da yazmıştım yukardaki cevabımda da yazdım. kayıp bagaj mağdurları hep havayolu firmalarının ilgisizliğinden yakınıyor. hem üstüne gidilip tespit edilse bile dalgınlık savunması çok makul ve valiz içeriğinin kaydının olmaması gibi bir durum da var. son çare tazminat ödeniyor evet ama dediğim gibi pahalı elektronikler kıyafetler aldıysan zarardasın her türlü.
0
🌸semaforo de medianoche
(15.05.26)
yanlışlıkla elbette oluyordur ama hırsızlık amaçlı pek olacağını sanmam.
kameralardan kimlik tespiti çok kolay çünkü.
yanlışlıkla oluşan olayları engellemek için de uğraşmıyorlar, demek ki o da nadir oluyor.
0
parka
(15.05.26)
yani isteyen istedigi bavulu alir, yaninda 2.yi de alir, ama neden yapsin?

guven meselesi degil de, hirsizliga gerek olmamasi daha cok bugun oldugumuz nokta. yoksa milletin kameralardan cekindigini sanmiyorum, kayip birsuru valiz olabiliyor sonucta ve yaptirimi yok. hadi kovaladin diyelim, e yanlislikla almisim pardon da diyebilir pekala. ya da valiz cikmadiysa ucaga komple yuklenmemis de olabilir.

valizlere giysi, esya, kozmetik ivir zivir konuyor, degerli seyler zaten kisinin yaninda oluyor. o yuzden kim niye baskasinin valisini alip camasirlarini karistirsin yani bundan elde edilebilecek surekli bir cikar yok.

kol cantasini cuzdani fln calmak, eve/arabay girip hirsizlik yapmak hala karli, nakit paraydi, telefondu, cuzdandi, laptoptu, tabletti derken bissuru degerli olabilecek sey var iclerdinde ama valiz oyle degil.
0
taurina
(15.05.26)
benimkini bir kere yanlislikla aldilar. bi saat bavulumu veya yetkili birilerini aradim. sonra bandin yanina birakilmis olarak buldum. aldim eve gittim. karisiklik olmamasi icin bir sekilde belirginlestirmek lazim bavulu. ben simdi bir de airtag aldim, onla takip ediyorum. ama bunu olayin ustunden yillar sonra yaptim :)
0
lemmiwinks
(15.05.26)
çok endişeleniyorsan bavula bir airtag ekleyebilirsin.
0
orpheus
(16.05.26)
(5)

lambalı radyo

kibritsuyu
evde muhtemelen 50-60'lardan kalma philips marka bir lambalı radyo var, çalışıyor. fakat cihazda uzun dalga, orta dalga ve kısa dalga bantları var, fm bandı yok haliyle. radyo çalışıyor çalışmasına, yani lambası ısınıyor, cızırtı, parazit geliyor, ama mevzubahis bantlarda yayın yapan istasyon olmadı
evde muhtemelen 50-60'lardan kalma philips marka bir lambalı radyo var, çalışıyor.

fakat cihazda uzun dalga, orta dalga ve kısa dalga bantları var, fm bandı yok haliyle. radyo çalışıyor çalışmasına, yani lambası ısınıyor, cızırtı, parazit geliyor, ama mevzubahis bantlarda yayın yapan istasyon olmadığı için gerçekten yayın alıyor mu, çalıyor mu bilemiyorum.

soru bu: türkiye'de veya dünyada kısa, orta uzun dalga yayın yapan istasyon var mı? ben bu radyoyla ne dinleyebilirim? uzaklarda varsa bile uzak yayınları alabilmek için nasıl bir anten kullanmalıyım?

fotoğraf çekip yüklemeye üşendim ama cihaz aynen bu: i0.shbdn.com
arkasını falan göreyim derseniz linki de bu: www.sahibinden.com

not: ilanla alakam yoktur, internetten arattım buldum.
+2
kibritsuyu
(13.05.26)
Her 3 dalgada da yayın var fakat toplasan en fazla 3,5 tane denk gelir. O da engelsiz bir noktada gece vakti denk gelir.

İlandaki radyoda arkada anten soketi var. Oraya harici anten takılmazsa onu bile çekmez.
Fm yayınlarını alabilmek için Fm modülü takılması lazım. Anca o zaman Fm kanallarını dinlersiniz.
Onu da her elektronikci bilmez. Eski bir elektronik ustası bulmanız lazım
+3
limonlu eksi
(13.05.26)
FM bandını bununla dinlememe gerek yok, dinlemek istersem ustam da var taktırabilirim ama orijinalliğini bozmak istemiyorum, dinlemek için daha teknolojik sağlam bir radyom var.

Ne tür bir anten takmam lazım arkasına? Antenin herhangi bir özelliği var mı?
0
🌸kibritsuyu
(14.05.26)
Benzer bir radyo bende de var. Şimdi tam hatırlamamakla birlikte arka taraftakilerden biri mono ses girişi olması lazım. Biz o ses girişine Elektro Gitar ya da Bas Gitar bağlayarak güzel lambalı amfi soundu alıyoruz ama sürekli kullandığımız bir şey değil. İlla cihazdan bir şeyler dinlemek istiyorsanız arkadaki ses girişini bulup radyoyu lambalı amfi olarak kullanabilirsiniz...
0
arpaci kumrusu
(14.05.26)
sadece artık popülerliğini yitiren kısa, orta, uzun dalga bantlarında yayın yapan frekanslarda neler var onları merak ediyorum.
0
🌸kibritsuyu
(14.05.26)
eğer varsa bunların anten girişi 300-600 ohm gibi yüksek empedanslı olur yani uygun dalgaboyunda uzun bir tel iş görecektir.

asıl anten radyonun içindeki ferit çubuk üzerine sarılı bir bobin. gece saatleri çin radyolarını çok rahat duyabiliyor olman lazım.

bunlarda aslında harici tuned coupled antenler de çok işe yarar ama yapması uğraştırıcı olabilir. bu anten radyoya fiziksel olarak bağlı değil. yanına koyuyor ve ayarlı kapasitesinden tune ediyorsun.

bir seçenek te mini whip isimli aktif anten ama bu alet de şehir içinde çok gürültü alıyor.

youtubeda kısa dalga dinleme meraklıları var genelde tecsun ya da eski sony radyolar kullanıyorlar. onların videolarında gördüğüm kanalları senin de duyabiliyor olman lazım.

www.youtube.com
+1
orpheus
(15.05.26)
(13)

çekirdek kahve nereden alıyorsunuz?

drako
Sb. Nereyi tercih etmeliyiz? Tazeliğinden emin olduğunuz neresi var?
Sb. Nereyi tercih etmeliyiz? Tazeliğinden emin olduğunuz neresi var?
0
drako
(12.05.26)
%90 Starbucks Veranda ve Pike Palace alıyorum. Özel günlerde çıkan blendlerini de aldığım oluyor. Çok fazla kahveci değilim. Yeterli geliyor.
+1
gabe h coud
(12.05.26)
yurtdışından alıyorum.

türkiyeden 3te biri fiyatına geliyor.
-2
kveldulv
(12.05.26)
sanalbaharat'tan çekirdek olarak alıyorum. şu zamana kadar hep memnun kaldım
0
ruhlardan esinlenen karga
(12.05.26)
null, petra, kronotrop.
0
zakk
(12.05.26)
tschibo'nun guzeldi.
0
fakyoras
(12.05.26)
tchibo latin grande ve davidoff crema elegant
0
orpheus
(12.05.26)
filtre için kronotrop, espresso için kesinlikle tchibo barista edition
0
suicmeyenadam
(13.05.26)
Eminönü minas kahve
0
bumbum
(13.05.26)
Cevaplarınız için çok teşekkürler.

@bumbum;

Herhalde minas kahveden online olarak alamıyorum değil mi kahve?
0
🌸drako
(13.05.26)
@drako Valla bilmiyorum, yarın uğrarsam sorayım olur mu?
0
bumbum
(13.05.26)
@bumbum

zahmet olmazsa hocam, teşekkür ederim şimdiden.
0
🌸drako
(13.05.26)
Tel: 02125277675
Tel: 02125191043
Cep: 05337720797
Mail: [email protected]

Webden değil ama telefonla sipariş alıyorlarmış.
0
bumbum
(16.05.26)
@bumbum;

Zahmet oldu hocam çok teşekkür ederim.
0
🌸drako
(18.05.26)
(40)

Bu Aldatma Mıdır?

carnalflower
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir da
Sevgilim bir keresinde eski erkek arkadaşını evinde misafir etmişti. O gün bana whatsapp'tan pek fazla ilgi göstermemesinden yola çıkarak duruma ayıkmıştım ve sonrasında çok ciddi tartıştık, ayrılma noktasına geldik. Kapıma kadar gelip yalvardı, aralarında bir şey gerçekleşmediğini söyledi ve bir daha görüşmeyeceğini belirtti. Ben de affettim.

3-4 ay hiç görüşmediler ama demek ki arka planda yazışmaya devam ediyorlardı, nitekim bugünlerde tekrar benden habersiz evinde misafir etmiş adamı (bazı sorular ile köşeye sıkıştırarak itiraf ettirdim). Kız arkadaşım yeni taşınmıştı ve evin birçok işini bizzat ben yapmıştım, benim yapamadığım bir-iki tadilat işi vardı, eve gittiğimde bu kalan tadilat işlerini eski erkek arkadaşıyla birlikte yapıp tamamlamış olduğunu gördüm. Sonrasında ortalığı yıkıp, çıkıp geldim. 1 haftadır görüşmüyorum.

Kendisi ısrarla bir cinsel münasebet yaşanmadığı müddetçe bunun aldatmaya girmediğini, sadece arkadaşı olarak gördüğünü ve yardım aldığını söyledi. Hayatında önemli birisiymiş, uzun süre sevgili olarak kalmışlar ve öylece hayatından atamazmış.

Fikriniz nedir? Terk etmek ile doğru mu yaptım?
İşin ilginci bu şekilde güvenimi boşa çıkartmasına rağmen hala ısrarla beni çok sevdiğini sayıklıyor ve barışmak için yalvarıyor. Buradan tekrar güven sağlayıcı bir geri dönüş nasıl olacak ki?
📊 Aldatma mıdır?

Bu anket sona erdi. 144 oy kullanıldı.

-3
carnalflower
(11.05.26)
bu nasıl mide?
+7
summerjam0306
(11.05.26)
sadece yüzeysel sevismek icin bulussalar daha az aldatma olurdu.
+18
Purple life
(11.05.26)
Cinsiyetler tam tersi şekilde gerçekleşmiş, o zamanki mallıkla ben de affetmiştim. Sonradan çok pişman oldum bir daha yapmasa da aylarca salak yerine koymuştu beni. Tavsiyem siz ayrıldıysanız hiç barışmayın.
+1
ekimoloji
(11.05.26)
Evet evet kesin çay ziyafeti için gorusuyorlardir
0
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
Sevişmedilerse sıkıntı var. Yüzde yüz seviştiler.
+7
Cezcez
(11.05.26)
sevgiliniz cok esliligi tercih ediyor.
+3
banach
(11.05.26)
abi boynuzlar burdan gozukuyor ki aramizda 10.000km var.
+8
cooperr
(11.05.26)
aldatmadır. iyi yapmışsın.

senden ESKİ SEVGİLİ gibi çok kritik bir unsuru, onunla görüştüğünü, onu evinde ağırladığını gizliyor abi en başta. bundan büyük aldatma mı olur? gizliyor, yalan söylüyor, kandırıyor, aldatıyor yani aldatma illa sevişmeyle olmaz ki. şöyle düşün bugün bunu yapan yarın sevişecek olsa şaşırır mısın? o da ilişkide olduğun kişiye karşı bir yalan, ihanet, gizleme değil midir neticede?

gerçekten eski sevgilinle arkadaş kalmayı becerdin diyelim, şu anki sevgilin de bunu ciddi sorun olarak görmüyor olsun, e o zaman böyle bi şeyi gizleme gereği duymaman lazım. ben bi arkadaşım evime gelip tadilat işinde yardımcı olacaksa bunu sevgilimden gizlemem, bunun için ekstra çaba sarf etmem.

arkana bile bakma. belli ki eskiyi unutmamış. hatta bi de böyle erkek gururuna çok dokunacak yerden vurmuş bana sorarsan. taşınıyor, gidip tadilat işini eski sevgilisine yaptırıyor. ohooo. bundan daha terbiyesiz aldatma biçimi azdır. istediği kadar yalvarsın yallah de geç, herkes kendi yoluna.
+4
der meister
(11.05.26)
Cinsel münasebet olması gerekmiyor
Aldatmış net şekilde
+1
basond
(12.05.26)
sizi cepte tutmak istiyor, yara bandı olmuşsunuz, diğerine hala aşık. cinsel bi şey olmasa bile aldatma ama cinsel bi şey de olmuştur kesin. çok üzgünüm. ne derse desin dönmeyin artık, bunu hak etmiyorsunuz
0
mezzosprite
(12.05.26)
sevişmişlerdir.
+1
gurur
(12.05.26)
eski erkek arkadaşının ev tadilatı yapması, tartışmasız aldatma. ayrıca fiziksel birşeylerin yaşanmamış olma ihtimali, şuan evime meteor düşme ihtimali ile aynı. ilk olay olduğunda da buraya yazmıştın hatırlıyorum. o zaman söylediğimi tekrarlıyorum. AYRIL! arkana bile bakma, diğer türlü çok pişman olursun. ben de çok affettim ve inan dönüp baktığımda kendimi çok küçültmüşüm diyorum. bunu yapma sakın!
+3
korkut
(12.05.26)
bu aldatmadır.
senden gizlice eski sevgilisi ile birden çok defa kendi evinde bulusmuş
ayrıca çok çok büyük ihtimalle seviştiler. sana yalan söylüyor
yani duble aldatma.
ayrılıp ayrılmamak sana kalmış ama seviştiklerini bil yani.
hala bu aldatmak mıdır diye sorman gerçekten ilginç.
+2
abelardo
(12.05.26)
her yerden engelle. bu aldatmadır, aynı zamanda böyle bir insanı hayatında önemli bir yere koyarsan mutlaka ağzına sıçacaktır bir ya da birkaç noktada.

dogru olanı aslında biliyorsun ama muhtemelen bilmek hoşuna gitmiyor. ikna edici ters argüman arıyorsun. üzgünüm, bok gibi bir durum ama durum bu. yanına bile yaklaştırma
0
monicapp
(12.05.26)
galahad reloaded
(12.05.26)
sevgilisi yolda gördüğü eski sevgilisine selam verdi diye ayrılanlar var.
eski sevgilisi mesaj attı diye (bakın burada kendi bir şey yapmıyor bile) ayrılanlar var.

genelde ilişkilere çok karışmak istemem, herkesin her ilişkinin kendi şartları var, dinamikleri var ama sizinki çok uç bir örnek. ayrılma noktasına gelip affetmiş olmanıza rağmen tekrar yapıyorsa, bundan sonra da tekrar yapacak ve sizin için de "nasıl olsa iki ağlasam affeder beni" diye düşünecek.

kendinize iki gram saygınız varsa, engelleyin her yerden.
0
co2s2
(12.05.26)
sadece sevişseler daha az aldatma olurdu +1
+1
Hallegadola
(12.05.26)
sevişmekten daha onemlısı bırbırlerını hala sevıyorlar, düşünün sevdıgınız bırı ıcın ancak bırseyler yapar ve yapmaya devam edersınız, evıne gıdıp tadılat, yardım vs yaparsınız. sankı onlar bırbırlerının hayatlarından hala cıkmamıslar. diyelım kı bır ara bır boşluk olmus o ara kız, sizi tanımıs, diğer yandan araları tekrar yukselıp ıletısım sürmüş. size de gıt demıyor cunku sızden de yararlandıgı konular var buyuk ıhtımal.
0
deepness
(12.05.26)
Kız erkeğe köpek olmuş, erkek de kızı kullanıyor.

Kız da sizi kullanıyor. Aldatma +1.
+1
drako
(12.05.26)
bunun bi tık üstü düğünlerine çağırırdı sizi gibi.
+4
chanandler bong
(12.05.26)
kardeş bitti mi biter. eski sevgiliyle buluşma yeri ev mi? hadi kafede buluşur, danışır da ev varsa ne olursa olsun olmaz.
0
mikahakkinen
(12.05.26)
kardesim cok safsin ama uzulme dogru olani yaptin arkana bakma hic.
0
tahtakafa
(12.05.26)
Bana kalırsa, iki seferinde de sizden gizlemesi; ilkinde yalvaracak hale gelmesine rağmen ikinci kez bu işi tekrarlaması falan direkt size saygısızlığını gösteriyor. Aldatma kısmını bilemem ama bu bana ayrılmak için yeter sebeptir.
+5
lil siztah
(12.05.26)
Cinsel bir şeyler yaşamasalar bile ilişkileri devam ediyor. Hayatından çıkaramadığı bağları var demek ki. Hayatınızın aşkı size böyle bir şey yaşatmaz arkanıza bakmadan kaçın
0
denizkenarısandalye
(12.05.26)
formul çok basit senden saklıyorsa-yalan söylüyorsa aldatmaktır. ikinci defa yapması ise bir seçim. bütün oyuncaklar onun olsun istiyor.
0
orpheus
(12.05.26)
Bunun üzerine güvenmeniz çok zor olacağı için huzursuz olacağınız ilişkiye devam etmemekle doğru karar vermişsiniz.
0
Proserpina
(12.05.26)
devam etseniz konya ovası kadar genişmişsiniz derdiki.

alageyik derdik hatta :)
+1
jülsezar
(12.05.26)
öncelikle hiçbir erkek karşılığında bir sevişme ihtimali olmadan eski kız arkadaşının evine gidip de tadilat falan yapmaz. yaptıysa ya öpüşmüşlerdir ya da zaten kız arkadaşının dediği "onunla çok uzun süre birlikteydik öylece silip atamam" demesi zaten = onu hala unutamadım demek olduğu için fiziksel olarak hiçbir şey yaşanmama ihtimali %000000.01 olduğu halde yine de aldatmadır. sana söylemeden evine eski sevgilisi geliyor bundan ötesi var mı? ondan öyle bir ayrılmalısın ki senin bu dünyada olup olmadığını, yaşadığınız her şeyin halüsinasyon olup olmadığını ciddi şekilde sorgulamalı.
+1
matilda
(12.05.26)
kadının belirttiği gibiyse ve cinsel bir şey yaşanmadıysa bile bu bir aldatmadır.
yaşandıysa zaten ortada bir soru yok.

önemli biri, hayatımdan silip atamam. hadi ok buna anladık da evine tadilata çağırmak ne alaka?

hanım kişi sevgilisiz yapamıyor. muhtemelen eski sevgili de tekrar bir araya gelmek istemiyor ya da ayrılmalarına sebep olan sorun hala mevcut ve o kişiyle olmayacak. o yüzden sizi geri istiyor ama arada bir ondan faydalanmak ve gönlünü eğlendirmek istiyor (cinsel münasebet olmasa dahi. burada cinsel birliktelik önemli kriter mi emin değilim)
+2
biseysorcaktim
(12.05.26)
bir şeyler yaşanmış ya da yaşanmamış, yalan söylüyor ve ilişki içinde olduğu kişiyi kandırıyor. aldatma illa fiziksel olmak zorunda değil, gizleyerek aldatıyor ve partnerine saygı duymuyor, onu öncelikli görmüyor. üstelik bahsi geçen kişi de eski sevgili yani. şaka gibi ya. bunu nasıl doğru bulabilir insanlar ben de bunu anlamıyorum ajsjdj. bunu yapan tekrar tekrar yapacaktır, başka konularda da çıkarları için yalan söyleyip sonra bunu açıklamalarla mantıklı göstermeye çalışacaktır vs.
0
deartheodosia
(12.05.26)
+birlikte olmuşlarsa da sen bunu öğrenince bunu da “mantıklı” şekilde açıklamaya çalışır, şöyle oldu böyle oldu niyetim bu değildi ama oluverdi, anlayamadım vs. eğer bir şans daha verirsen gelecekteki aldatılmaları hak etmiş olursun, bu tercihi sen yapmış olursun.
0
deartheodosia
(12.05.26)
su bulanmış, aldattı ya da aldatmadı bilinemez artık bu. ayrılmakla iyi etmişsin ama ayrılmadan burnunu sürtsen biraz fena olmazmış. yapamadığın o tadilat işleri neyse üstüne düş biraz öğren onları da. açık vermemek lazım.
-1
beyfendi
(12.05.26)
m.youtube.com

37 yaşındayım bu arada hahahahahaha
-1
Batuhanolabilir
(12.05.26)
İlk yapılan yanlışa kaza, ikincisine hata, üçüncüsüne ise tercih denir."
Fyodor Dostoyevski
Seçim senin..
0
Zulm
(12.05.26)
"güvenin birazı olmaz. bu sadece ızdırap getirir" diye bir laf vardı. senin durumun bu.
+1
orpheus
(12.05.26)
ankete şu an itibariyle 113 kişi katılmış, 2'si hayır demiş. eğer bu 2 kişiden birisi duyuru sahibinin kız arkadaşı, diğeri de eski erkek arkadaş değilse, ben de bir şey bilmiyorum.
+5
co2s2
(13.05.26)
hocam sana kotu bir haberim var sen sadece ikisini biliyorsun ama o cocuk defalarca o eve gitti.
+5
koela
(13.05.26)
@koela +1milyon
0
co2s2
(13.05.26)
aldatmasından daha çok hastalık kapmaktan kork bence cinsel hastalıklar son zamanlarda çok arttı en yakın bir zamanda test yaptırsan iyi olur
+1
alester
(13.05.26)
Aldatma sayilmaz belki ama dunyadaki son kadin ve erkek degilsiniz.
0
thesomberlain
(17.05.26)
(11)

ihtiyaç kredisi hk.

xephyr
Selamlar,Bir yere borcum var 300.000 kadar. Bu hafta ödemem gerekiyor.Diğer taraftan devlet kurumundan 650.000 tl alacağım var. 20 Mayıs'ta ödenecek.Borcumu ödemek için ihtiyaç kredisi alsam. Sonra haftaya param yatınca, ihtiyaç kredisi cayma hakkımı kullansam, mümkün mü acaba ? Ne kadar zararım olu
Selamlar,

Bir yere borcum var 300.000 kadar. Bu hafta ödemem gerekiyor.

Diğer taraftan devlet kurumundan 650.000 tl alacağım var. 20 Mayıs'ta ödenecek.

Borcumu ödemek için ihtiyaç kredisi alsam. Sonra haftaya param yatınca, ihtiyaç kredisi cayma hakkımı kullansam, mümkün mü acaba ? Ne kadar zararım olur? Teşekkürler.
0
xephyr
(11.05.26)
kredi değil de nakit avans olarak çekseniz daha iyi olur bence. bahsettiğiniz gibi kısa sürede aldım verdim işlerinde nakit avans daha az masraflı bence.
0
suicmeyenadam
(11.05.26)
Cayma hakkının geçerli olması için kredi tutarı hesaba geçtikten sonra dokunmamış olmanız gerekir mantıken. Muhtemelen uygulamada da böyledir, aksi halde banka sizi neden bedava fonlasın?
0
orient blue
(11.05.26)
nakit avansa bakın evet +1.

ama nakit avans için kredi kartı limitlerinizin yüksek olması lazım. değilse yükseltin.

soruna gelince:

kişisel yorumum: o tarihe kadar işlemiş faizleri ödersin. bir de üzerine erken kapama tazminatı tarzı bir tazminat ödeyebilirsin. kredilerde erken kapama tazminatı oluyor çünkü genelde. senin durumunda dediğim gibi nakit avans daha mantıklı gibi.
0
kojonotsuki
(11.05.26)
Bildiğim kadarıyla ek hesap da işinizi görebilir ama araştırmak lazım.
0
peki madem
(11.05.26)
Adam faizsiz istiyor millet ek hesap kullan faiz ode demiş
Evet kredi kullan cayma yaparsın para odemezsin
-1
artıküyeolmakistiyorum
(11.05.26)
faizsiz mümkün değil geçen hafta 350k kullandım yapı krediden 1 hafta sonra 357k ödeyerek kapattım krediyi. hayat sigortası da kullanılmayan günlerin primi kredi kartıma iade oldu.

nakit avans kart başına limiti 25K, avans hesap varsa olabilir ama çok farklı bir faiz çıkmaz. gene günlük benzer oranda bir faiz işeletecek.
0
orpheus
(11.05.26)
en güzel masrafsız yöntem yok şöyle oldu yarın verecem, yok böyle oldun 2 gün sonra verecem diyerek borcu ötelemek, zaten arada çok bir zaman yok.

kredi çekmek mantıklı olmaz erken kapama cezası falan var, en mantıklısı esnek hesap. 3-4 günlük faiz ödersiniz sadece.

cayma hakkı zaten olmaz, paranın hesaptan çıkmaması gerekiyor hiç, parayı çekip aynı gün yerine koysan bile olmaz.
0
bobinhoo
(11.05.26)
Etraftan bulunamıyorsa ve eğer başka bir çare de bulunamıyorsa, borcunuz olan yere 9 gün sonra ödeyeyim, 305.000 vereyim falan gibi çok minik zararlı bir şey teklif edilebilir belki?
+3
la traviata
(11.05.26)
İşin içinde çek falan yoksa, borcunun olduğu kişi topuklarından kurşunlatmayacaksa ara 1 hafta geç ödeyeceğim de. güncel piyasada gününde ödenen borç var mı? 10 yıldır satın almacılık yapıyorum, vadesinde ödeme yaptığımız sınırlıdır hatta yoktur.

Adama faiz falanda teklif etme alışır.
+1
kuzey li
(11.05.26)
Devlet kurumundan alacak varsa bankaya bunu kanıtlayıp "temlik" yapılabiliyor bildiğim kadarıyla
0
kimlanbu
(12.05.26)
Geç ödemek için faiz önerme kesinlikle ama örneğin 50 bin ödeme günü versem, 250 10 gün sonra versem olur mu gibi bir teklif iyi niyetli görünür. Yaptığınız küçük ödeme karşı tarafa güven hissi verir.
0
creepy
(12.05.26)
(5)

Pistte Sürüş Deneyimi

vedatchilipeppers
Selamlar, pistte araç sürüş deneyimi yapan oldu mu? Parasını verip 1 saat Ferrari sürebileceğim bir yer arıyorum İstanbul sınırları içinde. Olmadı BMW M Serisi falan da olur. Biraz stres atmak biraz da hobi amaçlı böyle etkinliklerin peşindeyim. Var mıdır tecrübe eden ve önerebileceği yerler olan? Ş
Selamlar, pistte araç sürüş deneyimi yapan oldu mu? Parasını verip 1 saat Ferrari sürebileceğim bir yer arıyorum İstanbul sınırları içinde. Olmadı BMW M Serisi falan da olur. Biraz stres atmak biraz da hobi amaçlı böyle etkinliklerin peşindeyim. Var mıdır tecrübe eden ve önerebileceği yerler olan? Şimdiden teşekkür ederim.
0
vedatchilipeppers
(11.05.26)
Araca göre günlük 150 bin TL ile 200 bin TL arasında değişiyor pistte sürüş deneyimi. Yanlış hatırlamıyorsam kredi kartına da 5 milyon TL civarı bir blokaj uyguluyorlar.

İleri sürüş eğitimi sertifikanız yoksa günlük eğitmen de tutmanız gerekiyor. Onun ücretleri değişiyor.

Autodrom'la yapmıştım ben.
0
matematisyen
(11.05.26)
Ööeeehh o neymiş be. 1 saat gazlayacağız diye 150 bin lira çok saçmaymış. Teşekkürler bilgi için yine de 🙏
0
🌸vedatchilipeppers
(11.05.26)
BOM Akademi'nin organizasyonları var. Borusan'ın organizasyonu.
Yakın zamanda İstanbul park'ta organizasyonları var. 125-175 bin TL civarı yarım gün. Ama tabii sürekli kullanmalı değil.
0
burfak
(11.05.26)
körfez pisti daha uygundu. sormakta fayda var. istanbul park aşırı pahalıydı.
0
gurur
(11.05.26)
bi ara eski formula pisti civarında pertten toplama ferrari f360 ile böyle bişey vardı. tabi bir saat sürmüyor 3-4 tur atıyorsun. indi bindi turlama derken 6-7 dakika kadar sürüyor. bu günün parası 2500-3000 gibi birşeydi.
0
orpheus
(11.05.26)
(7)

Bahcemde kedi dogurmus, anne beslemiyor

narod
Neyle besleyebilirim yavrulari?
Neyle besleyebilirim yavrulari?
0
narod
(11.05.26)
Sulandırılmış süt verebilirsin ama sulandırılmış olsun sek süt verme sulandırarak ver, sulu süt.
0
kizil karga
(11.05.26)
biberonla verilen kedilere özel süt tozları var, yalnız kahve süt tozu değil karıştırmayın. royal canininkiler iyidir.

www.hepsiburada.com
+2
eja
(11.05.26)
Etrafinda yeni dogum yapmis anne kedi varsa ve emziriyorsa getirebilirim. Belki anne kabul eder.
Anadolu Yakasinda'yim
Ben beslemeye basladim siringa ile ama ne kadar etkili olur bilmiyorum tabi
0
🌸narod
(11.05.26)
kendileri yemek yiyecek çiğneyecek kıvama geldiyse yavru kedi maması olur. henüz süt emme aşamasındaysa royal canin kedi sütü tozu lazım. normal sütler ile sağlıklı olmaz.
+2
orpheus
(11.05.26)
benzer şekilde beslemeye niyeti olmayan bir anne vardı bende de. ilgilenecek kadar yaklaştırıyorsa ve vaktiniz varsa, ara ara anneyi yaş veya ödül mamasıyla oyalayıp, bebeklerin olabildiğince emmesini sağlamak en güzeli olur.
yakındaki bir pet shop veya veteriner'den yenidoğan mama seti alabilirsiniz. içinde ölçü kabı, biberonu vs oluyor. süt ishal edip, kötüleşmelerine sebep olabilir; çok mecbursanız, laktozsuz sütü sulandırabilirsiniz. enjektörle beslerken de dillerinin üzerine damla damla bırakmaya özen gösterin, yoksa ciğerlerine kaçabilir mama. kolay gelsin.
0
lil siztah
(11.05.26)
Piyasadakilerin çoğu işe yaramıyor. Biz en çok faydayı şundan gördük:

www.royalcanin.com
0
yadigar
(11.05.26)
yeni doğduğundan emin misin, belki yeterince anası beslemiştir zaten.
0
antihero
(12.05.26)
(11)

Ortaöğretimde verilmesi gereken dersler

sekizdokuzon
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi -Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri -Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır -Psikolojik sağlamlık -Ekran bağımlılığı ve hayatımıza
-İs hayatında karşılaşacaginiz insan tipleri
-Ailenizdeki insanların benimsediği roller, her birinin sizden beklentileri ve bu beklentilerin yönetimi
-Romantik ilişkilerdeki roller ve ilişki biçimleri
-Universite bitirmeden nasıl hayatta kalınır
-Psikolojik sağlamlık
-Ekran bağımlılığı ve hayatımıza etkileri
-Cinsel hastalıkların yayılma mekanizması, nasıl korunulur
-Haz merkezli yaşamanın insan hayatına uzun vadedeki etkileri
-Avrupa neden süper bir yer değildir?
-Bulundugunuz il& ilçeyi nasıl kalkindirirsiniz
-Yapay zekanın doğru kullanımı
-Sosyal medyada ticaret, marka yaratma
-Keyif verici maddelerin insan psikolojisi ve fizyolojisine etkileri

Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim. Siz hangi dersleri eklersiniz?
-5
sekizdokuzon
(06.05.26)
Her şeyden önce sevgi ve saygı. Yaşam hakkına saygı, farklılıklara saygı, farklı türlere saygı ve sevgi.

Öğretmenler öğrencileriyle beraber sokakta yaşayan hayvanları besleyebilirler. Okulda küçük bir alana meyve ve sebze, çiçek dikebilirler ve düzenli bakımlarını yapabilirler.

Akran zorbalığı ile ilgili mutlaka ders olmalı. Bu derste empati eğitimi verilmeli.

Görgü kuralları dersi olmalı.

Bir de bazı yanlış kodlamaların doğruları öğretilmeli. Örneğin " şu, kadın işidir, erkekler yapmaz" gibi yanlış aktarılmış bilgilerin doğruları öğretilmeli ve uygulamalı dersler olmalı.

Hatta bu dersler okul öncesinde başlarsa daha iyi olur. Aileler de dahil edilerek yapılırsa çok daha iyi.
0
rock n roll
(06.05.26)
yemek yapmak ogretilmeli. dikis dikmek, temizlik (beden ve ev) vs. toplumsal kurallar trafik vb. ogretilmeli. anayasa ve temel ceza kanunlari tanitilmali.

abuk subuk ne oldugunu temelde kavratmadan sacma ileri matematik, fizik falan gosteriliyor cocuklara. biz mesela turev, integral cozuyorduk lisede ama nedir bu desen cevaplayamazdik. sadece sinav icin problem cozme ogretiliyor.

bu dersler cok daha basit seviyede fundamentaller kavranacak seviyede verilmeli. bu haliyle birkac ay sonra unutulan ve hic pratik uygulamasi olmayan dersler oluyor.
+2
antikadimag
(06.05.26)
mantik ve elestirel dusunme
0
banach
(07.05.26)
finansal özgürlük ve birikim yapma stratejileri.
+2
orpheus
(07.05.26)
çevreye (canlı-cansız) saygı ve temizlik
toplum içinde yaşama adabı
0
lil siztah
(07.05.26)
aslında rehberlik servisi bunun için var ama tam faaliyet göstermiyor maalesef
0
mezzosprite
(07.05.26)
Gençlere hayatları boyunca gerçekten ihtiyaç duyacakları şeyleri öğrendikleri bir okul kurduğumuzu düşünelim.

genel olarak okul, özel olarak ortaöğretim öyle bir şey değil, olamaz.
sihirli bir değnek olsun o değnek her şeyi değiştirsin veya bilgisayar gibi olsun, veriyi basalım veriyi basalım kişiye, yükleme tamamlanınca her şeyi yapan, her şeyi bilen idealize edilmiş insan yetişip dışarı salınsın istiyorsunuz. öyle bir şey mümkün değil. absürd.

ortaöğretimde mesleki kariyerimde çift haneli yılların içindeyim, okul öğrenmeleri muhakkak önemli ama çok ama çok abartılıyor, yani hayatta lazım olan bilgilerin çok büyük kısmı okul dışında öğrenilir, gerçekçi olan da budur . genel olarak işleri daha iyiye götürecek şey ise derslerde uygulamalı öğretimin artırılmasıdır. illa teknik işleri kastetmiyorum. benzer bir duyuru yakın zamanlarda vardı oraya da yazmıştım şu örneği. edebiyat öğretmeniyim, sözgelimi tiyatro ünitesi anlatırken, öğrencilerin gerçekten profesyonel bir tiyatro oyunu izlemeleri benim saatlerce tiyatro anlatmamdan çok daha öğretici olacaktır. dahası tiyatro denilen şeyin, okulda sınav sorusunu doğru yanıtlamak için ezberlenmesi gereken bilgi yığınından çok daha fazlası olduğunu hissedecektir. ama yerel belediyelerin veya dandik amatör özel tiyatroların ilkokul müsameresinden hallice oyunları değil tabi. mesela devlet tiyatrolarının profesyonel oyunları gibi şeyleri kastediyorum. ama bırakın öğrenci için, yetişkin için bile ulaşılabilir bir şey olmaktan çok uzak profesyonel tiyatro izleyebilmek. yani bu çok ufak bir örnek. tabii ki bu çok maliyetli ve esaslı yatırım ve organizasyon yönetimi gerektiriyor. bizde bunu yapma iradesini gösterecek ne yöneticiler ne de işbirliği yapacak halk var. her şey tamam olsa, eminim öğretmenlerden birileri mızıldanır, yav dersimi bitirip çıkacaktım öğrencilerin başında çobanlık yapıp tiyatroda başlarında durmak değil benim görevim diye sızlanır. ilçe milli eğitim müdürleri, yav başımıza iş çıkarmayın sınıfa sokun vukuatsız akşamı edin okulu kilitleyin dağılın der. veya uygulama atölyesi gerekir, devlet ona masraf yapmak istemez. hükumetlerden veya siyasi iktidarların partisinden bağımsız olarak, herhangi bir iktidarın isteyeceği şey, kuru sıralar ve bol bol kuru bilgi dersidir. çünkü bunu yönetmek çok kolay. ama hem burada hem de gözlemlerimde fark ediyorum ki, öğretmen kitaptan daha çok anlatırsa her şey çözülecek gibi bir algı var. ya 8.30 dan - 16.00-17.00 saatlerine kadar ders mi olur? ben bilgiye açım, okulun kölesi olurum beni okut lütfen babacım diyen yeşilçam çocuk karakteri olsa, tahta sıralarda saatlerce otura otura lanet olsun atom fiziğine de profesörlüğüne de diyen kadir inanır'a dönüşür.

tüm bu anlattıklarımı da bir kenara atalım. toplumda az çok bir ülkü birliği olması gerekir. diğer cevaplarda verilen hemen hemen tüm örnekler, toplumda refah ve güvenlik temelli şeyler. herkesin herkese düşman olduğu bir toplumda, kamusal alan kutsallığı sağlayamazsın, kamusal alanın kutsallığına inanmayan bir insan yığınında da çevreyi temiz tutma dürtüsü olmaz. sokağın, mahallenin hepimize ait ve korunması gereken bir yer olduğu düşüncesini içselleştirmemiş milyonlardan oluşan bir ülke var ve bunu içselleştirmesi için de insanların aidiyet hissetmesi gerekir. enflasyon olan, herkesin herkesi s.kmeye çalışarak hayatta kalmaya debelendiği bir ülkede her türlü yozlaşma olur. yozlaşan ve kamusal alanı, kendi evi gibi kendine ait bir parça hissetmeyen topluma da çevreye çöp atmak çok kötü bir şey diye öğretmenin anlatması ile bir yol alamazsın. bu çöp atma hadisesini bütün olaylara uyarlayabiliriz, o bir örneklem sadece.
0
wilhelmwasmuss
(07.05.26)
İnsan neden başka birine bulaşır?
Kavgacı insan özellikleri? Esra erol izletilip analiz yapışmalı
Boş zaman değerlendirme
Cinsel korunma. Dışarı boşalarak korunma olmaz. Sadece bunu öğrenseler razıyım
Sosyal medya mutsuzluk sebebi
Kedi köpek besleme
Giyinme becerisi
0
halk
(07.05.26)
Problem çözme teknikleri. Ders kitabı da bu: yayinlar.tubitak.gov.tr
0
merhum
(08.05.26)
Tecrübe edinmek için fırsat eşitliği, gerisini kişi kendi çözebilecek olarak doğuyor zaten
0
ffmff
(09.05.26)
İnsani/vicdani özellikleri geliştirmeye yönelik atılacak tüm adımlar zaten üç aşağı beş yukarı ifade edilmiş. Tamamen dışarıdan olacak şekilde şu andaki sınav aman eğitim modelini tamamen kaldırırdım.
Her bölüme odaklı dersler/konular eklenebilir.
Örneğin bir öğrencinin matematik dersindeki "problemler" başlığına 2026 yılında ihtiyacı yok, yaklaşık 50 yıldır soruluyor sınavlarda. Zerre faydası yok. Haricen basit ispatlar yapması şart akıl yürütmenin ne demek olduğu açısından. örneğin iki tek sayının çarpımının neden tek sayı olması gerektiği gibi.
Örneğin şu andaki tüm geometri müfredatını kaldırıp, yine basit ispatlar ile geometrik şekillerin özelliklerinin nereden geldiğini öğretmeye odaklanırdım.

Kısacası ezber yerine nedenin önemli olduğu bir eğitim modeline yöneltirdim.
0
rakicandir
(10.05.26)
(9)

tahliye taahhütnamesi üzerine

sorucu
geçen sene bir ev tuttum. tahliye taahhütnamesini koydular önüme. daha önce hiç kirada oturmadığım için afalladım. oraya buraya danıştım. o günün tarihini attım. öyle olunca kafasına göre çıkartamıyormuş falan bir şey demişlerdi ama. neyse iş gereği şimdi yeni bir yere geçeceğim kiralık.yani ben kir
geçen sene bir ev tuttum. tahliye taahhütnamesini koydular önüme. daha önce hiç kirada oturmadığım için afalladım. oraya buraya danıştım. o günün tarihini attım. öyle olunca kafasına göre çıkartamıyormuş falan bir şey demişlerdi ama. neyse iş gereği şimdi yeni bir yere geçeceğim kiralık.

yani ben kirayı hiçbir zaman geciktirmem zaten tutup değeri 60000 lira olmuş binada 12000 lira ile kalmaya devam edeceğim gibi bir durum yaşamaz ev sahibi de. herkes bunu imzalatıyor mu? geçen bir daire baktım. 3 sene sonraya tahliye taahhütnamesi imzalatıyor dediler. yani 3 sene boyunca günü gününe kirayı yatırdıysam, hiçbir olumsuz bir şey yapmadıysam ev sahibi kafasına göre çıkartabilir mi beni? yani öyle bir şey gönderse bile uzun sürüyor sonuçlanmıyor diyorlar.

neyse sonuçta ekşisözlükteki tahliye taahhütnamesi başlığını okuyabildiğim kadarıyla okuyacağım. ama benim sormak istediğim şu. bir kiracı olarak tahliye taahhütnamesi konusunda nasıl davranmalıyım. neye dikkat etmeliyim. haklarım nelerdir? çok karışık bilgi var çünkü.

yol gösterebilirseniz çok sevinirim.
0
sorucu
(06.05.26)
Kira sozlesmesiyle aynı gün imzalandiysa yalan oluyor bende öyle biliyorum. Artık imzalatmayan kalmadığı için davası falan derken çok bir anlamı da kalmadı senelerce uğraşır çıkarmak için
-1
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
böyle bir ev tutmanı tavsiye etmem. ben de ev arama aşamasındayım ilk kriterim böyle bir kağıt istenmemesi oluyor.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(06.05.26)
olay günü gününe ödemek değil sadece. hazırdaki kiracıya çok fazla zam yapamıyorlar ya ondan. seni çıkarıp iki katına kiraya verebilir.
+2
art cat chocolate
(06.05.26)
imzalama. aynı gün olursa butlan oluyor ama sonrasında geçerli olabilir. yani, orada da bunu neden imzalasın der hakim. öyle karar verir. yanında biriyle imzala. şahit olsun. video çek. bir şekilde önlemini al, zor durumda kalırsan. yoksa, bunu isteyenden uzak durmalı her kiracı.
0
gabe h coud
(06.05.26)
teoride tahliye taahhutnamesi "ev sahibi cik deyince cikacagim, soz veriyorum" anlami tasiyor fakat pratikte oyle degil. internette okuyoruz evden cikmayan kiracilari. eh adalet olmayan bir ulkede normal denilebilir.

ben ev sahibiyim ve boyle kasarliklar kesinlikle yapmiyorum. ama kotu niyetli kiraciya rastlarsam da ne olacagini bilmiyorum. :)) benim gibi baska ev sahipleri de muhakkak vardir. bence bu belgeyi imzalamak son care olmali cunku yaralayici bir olay.
+1
arakaali
(06.05.26)
artık neredeyse her ev sahibi tahliye taahhütnamesi imzalatıyor. imzalamazsan da evi vermiyor. insanı çok zor durumda bırakıyor. emlakçıyla falan konuşmuştum onun dediğine göre haklı bir gerekçesi olması lazımmış yine de. kirayı zamanında ödememe, apartmanda huzursuzluk çıkarma veya eve zarar verme gibi. %100 doğruluğu nedir bilmiyorum.
0
chanandler bong
(06.05.26)
bizim ev sahibi almıştı, hatta noterden almıştı ama tarihlerden dolayı geçersiz oldu. kanuna göre kiralama yapılan tarihten makul bir süre sonra tahliye taahhütnemesi verilmesi gerekiyor yani kiralama şartı olarak sunmak yasak aslında.

kanun diyorki sen kiraladın konuta girdin anahtarı da aldın artık. 1 hafta sonra tamam ben şu tarihte çıkacağım diyebilirsin. ama daha o konuta girmeden bunu diyorsan bu geçersiz.
0
orpheus
(07.05.26)
kira başlangıcından 1 ay sonra en erken imzalanmalı. bu yüzden imza tarihini boş bırakırlar.
+1
liberal
(07.05.26)
kiminle konuşsam boş tarihli tahliye taahhütnamesi istiyor. emlakçı da böyle ağzını bükerek "efendim korkmanıza gerek yok ev sahibimizin hali vakti yerinde zaten kızına gelir olsun diye şey yapmış". ulan istediği zaman ev sahibi beni kapı dışarı edebilir diye imza vereceğim de tanımadığım adamın insafına mı güveneceğim?

sadece çok nadiren 3 sene sonrasına tahliye taahhütnamesi isteyen ev sahibi çıkıyor o gayet mantıklı. ama buna denk gelmek zor.

korkunç bir halde emlak piyasası.
0
🌸sorucu
(08.05.26)
(7)

Ev tuvaletine havalandırma düzeneği

muhayyer divan
SelamNasıl ifade edeyim bilemiyorum, önce sorunu anlatayım ki ne istediğim daha kolay anlaşılsın.Tokilerde oturuyoruz (cidden çok sıkıntı var arkadaş tokiden ev almayın) tuvalet banyo aynı yerde, havalandırması çok sıkıntılı. Komşuların tuvalet kokusu geliyor (muhtemelen bizimki de onlara gidiyordur
Selam

Nasıl ifade edeyim bilemiyorum, önce sorunu anlatayım ki ne istediğim daha kolay anlaşılsın.

Tokilerde oturuyoruz (cidden çok sıkıntı var arkadaş tokiden ev almayın) tuvalet banyo aynı yerde, havalandırması çok sıkıntılı. Komşuların tuvalet kokusu geliyor (muhtemelen bizimki de onlara gidiyordur), arada lağım kokuyor falan.

Annem ise alerjik astımı olan ve zaten yapı itibariyle de kokulara çok fazla hassas biri, tuvalete girme konusunda ciddi sıkıntı yaşıyor, temiz hava geldiğine inanabilmek için tuvalete kapıyı açık bırakarak giriyor falan.

Şimdi bana buraya yerleştirilecek, artık nasıl çalışıyor bilmiyorum ama tuvaleti hemen havalandıracak bir düzenek lazım. Hani bazı avm'lerin veya hava alanlarının tuvaletlerini oluyordu dşye hatırlıyorum, girer girmez başlar ya havalandırma. Onun gibi.

Böyle bir şey eve yaptırılır mı, yaptırılırsa kime yaptırılır, nelere dikkat etmek lazım, kaça patlar vs. Bilginiz varsa yazar mısınız, çok memnun olurum. Annemi başka türlü rahatlatamayacağım. 🙏🏻🌷
-1
muhayyer divan
(06.05.26)
Mini aspiratör. Banyo aspiratoru olarak arastiravilirsin
-1
artıküyeolmakistiyorum
(06.05.26)
Komşu kokusu, lağım kokusu deyince, kokunun dışarı atılmasından ziyade koku nereden içeri giriyor konusunu araştırmak gerekir diye düşünüyorum.

Klozet mi var, alaturka mı?
Lavabo gideri, banyo su gideri ve duş teknesi giderini ayrı ayrı koklayın oralardan geliyorsa çözüm üretelim. Klozetin fayansla temas ettiği noktadan geliyorsa, onun çözümü farklı. Asma tavan, ya da alçıpan varsa orada bir hava bacası var o mu geri tepiyor? Havalandırma penceresinden mi geliyor?

Kısaca koku kaynağını bulun bence.
0
Mirket
(06.05.26)
Koku kaynağını bulunca ve sorunu çözünce bütün sorun bitmiş olacak mı emin değilim, bir de annemin havalandırma ihtiyacı geçmez gibi geliyor, psikolojik sebeplerle kokular alıp iğrenebilen bir şahıs kendisi 🩷
0
🌸muhayyer divan
(06.05.26)
Banyoda havalandırma penceresi varsa pencere tipi aspiratör alacaksın. Vibrasyon nedeniyle ses yapmayacak şekilde monte edilmesi lazım. Yoksa komşular kapıya gelir. Elektrikçiye aydınlatma düğme anahtarına bağlatırsanız, ışığı yakınca çalışır, kapatınca durur. Ayrı bir aç kapa düzeneğine ihtiyaç kalmaz. Gücü arttıkça sesi de artar. Banyo hacmi ve koku şiddetine göre gücünü bilen birinin seçmesi gerek.
+3
Mirket
(06.05.26)
Tuvaletin yanındaki giderden geliyor muhtemelen. O gider sık sık su dökmek lazım. Ayrica su ürünü aldım ben baya işe yaradı. Koku cok azaldi.

app.hb.biz

En iyi havalandırma banyo camını açmak. Gelen kokuyu alacak bir sistem yok maalesef
0
basubadelmevt
(06.05.26)
Banyo camını açıyoruz da, bazen yetmiyor, bazen soğuktan dolayı açmamak gerekiyor filan. Bulunduğumuz yer Ankara'nın en sivri tepelerinden biri, hem merkezden 5-6 derece daha serin hem çok fazla eserekli, bir ara evin içinde hiç pencere açmadan da rüzgar esiyordu 😁
0
🌸muhayyer divan
(06.05.26)
ilk olarak koku gelmemesi için havalandırma boşluğuna panjurlu bir kapak ekletebilirsiniz. ama asıl sağlıklı çözüm sessiz bir fan ekleyerek pozitif basınç oluşturmak. yani havalandırmadan size doğru hava akışı olmamalı. evdeki havayı az miktarda da olsa sürekli havalandırmaya basıyor olacaksınız.

bir de bina yönetimi ile konuşun bazen çatılara bir aparat takıyorlar rüzgarda dönerek oradaki havayı sürekli vakumluyor, kokuyu engelliyor.
0
orpheus
(07.05.26)
(9)

Araba alınacak şehir

arbre
Almak istediğiniz araba çok temiz diyelim ilanda. Ama atıyorum Manisa'da. Siz İstanbul'dasınız. Alma düşüncesiyle gider misiniz, gidilmeli mi? Direkt İstanbul'dan almaya mı çalışırsınız? Ekspertiz ücreti, yol ücreti derken pişman eder mi?
Almak istediğiniz araba çok temiz diyelim ilanda. Ama atıyorum Manisa'da. Siz İstanbul'dasınız. Alma düşüncesiyle gider misiniz, gidilmeli mi? Direkt İstanbul'dan almaya mı çalışırsınız? Ekspertiz ücreti, yol ücreti derken pişman eder mi?
-8
arbre
(06.05.26)
iyi güvenilir araba için şehir değiştirilir gayet.
+1
jelly bear
(06.05.26)
başka araba mı kalmamış. maks komşu il-ilçe.
+1
my fault
(06.05.26)
Çorum'dan alınmazmış onu öğrendim.
+2
inheritance
(06.05.26)
istanbul'daysanız ve imkanınız varsa zaten farklı şehirden almak avantajdır. aracın yıpranma durumunu, motorun ne kadar çalıştığını km sayacı gösteremez. aynı kmyi yapana kadar istanbul aracı kat kat daha fazla çalışıyor.. sürekli dur kalklar trafikte rölantide sıkışık kirli havada beklemeler vs. o kadar trafik olmayan şehirlerde aynı kmleri daha az çalışarak yapmış araç daha iyidir. birçok iş makinası mesela km sayacı değil motor çalışma saati gösterir ama binek araçlarda bu yok. aynı kmde değişen yağ da yağ filtresi de hepsi aslında çok daha uzun saatler çalışmış oluyor istanbul gibi yerlerde...

insanı şusu busu ayrı bişey, kötü deneyim yaşayan şuradan alınmaz der ama objektif gerekçe göstererek yorum yapacaksak alınmayacak ilk şehir istanbul. devamlı yoğun trafik görmemiş araç daha sağlıklıdır.
0
konetsu
(06.05.26)
Doğu illeri olmadıkça gidilir.
0
halitkin
(06.05.26)
yarı fiyatına vermiyorsa gitmem
0
Rondak
(06.05.26)
Zaten araba alinacak sehirler bellidir. Ikinci el icin konusuyorum. Ben belirli sehirlerden ikinci el arac hic almam, belirli sehirlerden de ozellikle almaya calisirim. Bunun bir cok sebebi var. Uzun uzun yazamayacagim.

Yani evet, sehir degistirilir.
0
narod
(07.05.26)
gidilebilir ama önce whatsapp görüntülü arama ile en ince detayına kadar göstermesini istemek lazım.
0
orpheus
(07.05.26)
Mevcut arabamı almak için İstanbul'dan İzmir'e gitmiştim. Gayet doğru bir karardı, iyi ki de gittim.
0
yadigar
(07.05.26)
(7)

seyahati gözden geçirmeli mi?

inheritance
6-7 ay önceden bu haftasonu gidecek şekilde üç haftalık japonya seyahati planlamıştım. geçtiğimiz haftalarda sadece yere diz çökünce oluşan diz ağrısı başladı, daha sonra yürürken de hafif de olsa sızlamaya başladı. doktora gittim, önce muayene etti bir şey yok dedi. japonyaya gidicem diyince mr ist
6-7 ay önceden bu haftasonu gidecek şekilde üç haftalık japonya seyahati planlamıştım. geçtiğimiz haftalarda sadece yere diz çökünce oluşan diz ağrısı başladı, daha sonra yürürken de hafif de olsa sızlamaya başladı. doktora gittim, önce muayene etti bir şey yok dedi. japonyaya gidicem diyince mr istedi. mr raporunda grade 3 kondromalazi patella (koşucu dizi), patella alta (diz kapağının yüksekte olması) ve grade 1 menisküs çıktı. normalde otururken, yatarken falan ağrısı yok.

doktor rapora bakmadan sadece görüntüden menisküs demişti. rapor çıktıktan sonra tekrar gitmedim. (randevu aldım)

japonya'ya da bir yandan gitmek istiyorum, ama orada da çok yürüme olacak. iyice kötüler mi bilemedim. dizlik, buz, ağrı kesici, baston falan aldım. orada merdiven, yokuş, vs. fazla kullanmamaya çalışacağım.
0
inheritance
(06.05.26)
Doktordan fikir almak tabi önceliklidir ama ben olsaydım programımı hafif tempoda planlar ve gerçekleştirirdim.
0
dediysem dedim
(06.05.26)
yırtık menisküsle yaşanıyor. amelyat demişti bir doktor, özelde bir yere gitmiştim sporcu değilsen olmana gerek yok demişti. 2008'de yırttım henüz bir komplikasyon olmadı. spor falan da yapıyorum.

bir dizlik isteyin doktorunuzdan. yanınızda da bol bol kas gevşetici, soğutan ilaç painout ice var bizde mesela doktorunuza danışın ve alın. sıcak soğuk yapabileceğiniz jellerden alın. doktorunuza iğne sorun bu durumunuzu belirtip, kısa süre sizi idare edebilecek.

japonyayı kapsayan seyahat sağlık sigortası yaptırın.

doktorunuza danışın en iyi çözüm tabi.

ben de olsam giderim, sakat ayakla amerikaya gitmişliğim var her gün pansuman yapıyordum =)
+1
kveldulv
(06.05.26)
Kyoto’da zorlanmazsınız; hem düz ayak (pazar yeri ve gion) hem de tapınaklar çeperde olduğundan zaten otobüsle gitmek zorunda kalıyorsunuz. Bir tek inari çok zorlar ama onda da bir iki yere çıkarsınız. Ona gitmemezlik etmeyin.

Tokyo zorlayabilir. Her yerde metro büyük kolaylık ama çok yürüme oluyor. Tokyo günlerini daha yavaş tempolu planlayın derim.

Ben olsam -eğer Japonya’ya mutlaka bir daha giderim diyorsam- Tokyo’yu bir iki gün azaltıp onsenlere giderim. hem kaplıca kültürünü görmüş olurum hem de kendimi çok yormam.
0
eileengray
(06.05.26)
şimdi doktordan geldim, raporu gösterdim. önemli bir şey değil, bana mr çekilse bende de çıkar dedi. dize enjeksiyon yaptı. çömelme, diz çökme, dizleri 90 dereceden fazla bükme, bunlardan başka kendini kısıtlamana gerek yok dedi. internette yazanlar da çok farklı. o yüzden çekincemede kaldım.
0
🌸inheritance
(06.05.26)
benzer rahatsızlığım var çok zorlamaya gelmiyor.

ai ile tüm rotayı etkinliği dinlenme noktaları ile birlikte planlatabilirsiniz.
0
gurur
(06.05.26)
çeşitli diz egzersizleri var sana uygun olanı gidene kadar düzenli yaparsan o bölge kuvvetlenir rahat edersin.
0
orpheus
(07.05.26)
Benim iki dizde menüsküs yırtığı var geziyorum. Bence sorun yaşamazsın sadece çok aşırı yüklenme yükseklere çıkarken zorlama kendini
0
basond
(07.05.26)
(10)

Sinirli Olmak için Haklı Sebepleriniz Varsa, Ortalığı Yakıp Yıkar Mısınız?

lapetitemort
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
Evet, birisi size ciddi bir yamuk yaptı diyelim ki. Son derece haklısınız.
Böyle bir senaryoda bağırıp çağırmak, küfür etmek ve ortalığı dağıtmaktan dolayı sonradan pişmanlık duyar mısınız?
0
lapetitemort
(06.05.26)
Yapmamaya çalışırım, öfkeyle kalkan zararla oturur diye boşuna dememişler, hem pişmanlık duyarım, hem de maraton koşmuş gibi yoruluyor insan, sinirine, öfkesine yenik düşünce, bir de haklıyken haksız duruma düşmeye sebep olur böyle davranışlar ama bazı durumlarda kontrolü kaybetmemek zor oluyor gerçekten.
0
(06.05.26)
Hakli olmak vs hakli kalmak.

Hakli kalamiyorsan hakli olman da cöp olur.
0
Purple life
(06.05.26)
Asla. Kar/zarar analizini her an yaparak davranırım. Bağırıp çağırmak ne işime yarayacak, köpek kovalamıyorsa bir anlamı yok :)

Son bir iki aydır, Sözlük'ten biri beni tartışma yaşadığı başka biri sanıyor. Her sabah bir başka çaylak hesabıyla iğrenç küfürler, tehditler yağdırıyor, sonra da engelliyor. Önce görmezden geldim, sildim. Böyle yapınca bahsettiği kişi olduğuma inancı arttı :) ama engellediği için cevap da veremiyorum. 2 hafta küfür kıyamet sonrasında bu kişinin nickaltına yazdım. Ben o kişi değilim, enerjini yok yere harcıyorsun, aramızda bir bağlantı kurduysan hatalı düşünüyorsun vs. Mesaj attı, nickaltıma yazdığını sil tamam anladım özür dilerim dedi. Üzerinden bir kaç hafta geçti. Dün yine sabah erken saatlerde bir başka çaylak hesabıyla aynı şekilde tehditler küfürler. Ben hayatta öyle küfürler duymadım bu arada. Orada da sakin kaldım, nickaltına yazdım yine. Yine aynı düşünceye saplanmışsın, benim alakam yok, sorununu benim dışımda çöz, yoksa dava açıp kim olduğunu ifşa edeceğim dedim. Bir başka hesapla yazdı bu sefer. Yine özür diledi. Bir kadınmış bu arada. Ben mantıklı düzgün yazınca benden özür bekledi bir de. Neye özür diliyorum, ben özür dilerim siz de keşke özür dileyebilseniz. Orada gerçekten sinir oldum ama küfür, tehdit hak etmiyorum. Özür dileyecek bir şey yapmadım, size hayatta başarılar dedim. Yine engelledi. Kafayı yersin. Neyse, şizofrenik bir durum olduğunu düşünüyorum. Yine olursa bu sefer dava açacağım ama yine de küfür, sonradan pişman olacağım şeyler asla yapmam.

Yaşadığım eve taşınacağım zaman, üç beş sene önce, nakliyeciyle anlaşmıştım. Taşınmayı yaptık, amelelere Günaydın'dan döner, lahmacun, tatlılar, içecekler. Ziyafet gibi bir şeyler söyledim. Sonra hepsine ciddi bahşiş verdim. Taşınma parasına yakın onlara verdiğim para. İş bitince nakliyeci geldi, abim bana da şu kadar vereceksin dedi. Neden veriyorum dedim. Vermezsen kavga ederiz dedi ve kabarmaya başladı karşımda. Amelelerden daha az kazanamam bu işten dedi. Benim meselem dedim bahşiş vermek. Senin hesabın ayrı, sana bahşiş vermek zorunda değilim. Adam eline sopa alıp üzerime yürüyor, ameleler elinden tutuyor. Öyle mi, peki dedim. Polisi aradım yanında. Sonra da güvenlik çağırdım. Topuk tabii hemen. En ufak yükselme yaşamadım. Sayko gibi sakin. Yanımda ailem olsaydı ve bir agresyon olsaydı orada da ani ve sert bir müdahalede bulunurdum ya da güvenli bir yere geçer yine güvenlik polis çağırırdım ama küfür, ortalığı dağıtmak, yapacağım iş değil.
+2
gabe h coud
(06.05.26)
Sinirlenmekten o duygunun içine girmekten nefret ediyorum, kendimi mümkün mertebe o rıuh haline sokmamaya çalışıyorum ama olursa da eğer muhtemelen 3 dakika sonra pişman olurum.
0
kizil karga
(06.05.26)
Haksızlığa uğramışsam asla duymam; yapmazsam içim soğumuyor çünkü.

Ancak siz bunu kız arkadaş meselesi için falan soruyorsanız; ikili ilişkiler için, yapmasanız daha iyi olur derim.
0
lil siztah
(06.05.26)
Pişman olacağım, yüz yüze bakacağım bir insansa genelde öfkemi çok açığa çıkarmadan sakin şekilde aktarırım. İpler kopsun istiyorsam ve çok öfkeliysem bir tık çirkinleşebilir iş. Karşıdakinin bende değerine bağlı.
0
ekimoloji
(06.05.26)
genelde mutedil biriyimdir çabuk kızmam. sinirle yaptığım her hareketimden hem pişmanlık hem gurur duyarım. vurduğum adamın postu para ediyorsa utanmıyorum. kendimden zayıf birine prensip olarak tepki göstermem.
0
yurtsuz john
(06.05.26)
Gerçekten güçlü insan öfkesini kontrol edebilendir.
0
mesuta
(06.05.26)
Yok abi, kimsenin sinirimi hak etmediğini düşünürüm. Yol veririm, yoluma bakarım.
0
halitkin
(06.05.26)
sakin kalip stratejik düşünen her zaman karlı çıkar. ortaklıkta kazık attıysa o ortaklığın geleceği olmayacağı belli. ama en zarar ve riskle durumdan çıkmak için zaman kollarım.
0
orpheus
(07.05.26)
(3)

yürüme dersleri 201 - bütünlemeye kaldım

Whily
öncesi için: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1619233/yurume-dersleri-201-vizeler-geldikız son iki saat kala iptal etti.haftada en az iki kere görüyorum kızı.ben görmediğim daha doğrusu görmezden geldiğimde de o beni görüyor. muhabbet açıyor falan ama bilmiyorum çok da bir yere gitmiyor iş.komple s
öncesi için: www.eksiduyuru.com

kız son iki saat kala iptal etti.
haftada en az iki kere görüyorum kızı.
ben görmediğim daha doğrusu görmezden geldiğimde de o beni görüyor. muhabbet açıyor falan ama bilmiyorum çok da bir yere gitmiyor iş.
komple salacağım salamıyorum ama umudum da sıfıra yakın.
0
Whily
(05.05.26)
Sal gitsin, dünya güzeli değil sonuçta
-6
arbre
(06.05.26)
Salın, oluru yok gibi duruyor.
0
lil siztah
(06.05.26)
kendisi tekrar bir teklifle gelirse gelir, gelmezse üstüne düşünmeye gerek yok.
0
orpheus
(07.05.26)
(29)

ev sahibine gıcık oldum

yenibirgüzelnick
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş. ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değili
kira artışı için mesaj atmış, enflasyon oranında artışa rızam yok altında yaparsanız dava açarım, emsaller 45 istiyor sizden ona da istemiyorum 36 yapın demiş.
ya zaten 36 istiyorum dese yapacağız yok dava açarım yok yapmak zorundasınız filan. normal mi bu üslup? kirayı daha 1 gün geciktirmiş değiliz eve çiçek gibi bakıyoruz.
4 binle girmiştik artışlar şöyle;
4-8-16-26-36
4 senede 9 katına çıkmış, hiç bir zaman da hayır artırmayacağız demedik itiraz etmedik bu şekilde yazması canımı sıktı. haksız mıyım?
0
yenibirgüzelnick
(05.05.26)
canım bağlıcada 4+1 60 bin oldu nispeten uygun oturuyorsunuz bence de.

sırf bu kiraları vermemek için gittik ev aldık biz 2+1. yerleşeceğiz inşallah.
-1
Hallegadola
(05.05.26)
El mahkum ağa maalesef 36 artık uygun fiyat oldu. Bence ortayı bulmaya çalışın olmazsa resmi orandan kira ödeyin ev arayın
-5
artıküyeolmakistiyorum
(05.05.26)
Evin kirasını veriyorsan sahibi sensin. Kendini ezdirme. Bırak dava açsın. Ülkede davalar minimum 10 sene sürüyor. Birkaç ay ödeme hatta geciktir. Panik olsun iyice.
-9
augustine azuka okocha
(05.05.26)
@Hallegadola, canım 45 dese de zaten yapacaktık ki :)
benim kızdığım şey sanki biz sıkıntılı bir kiracıyız gibi her zam dönemi böyle alttan alta tehditvari konuşması. zaten gününden erken ödüyoruz hiç geciktirmiş bile değiliz, sesimiz soluğumuz çıkmaz mis gibi kiracıyız. 45 yapar mısınız diye yazsa, tabi ki diyeceğiz. adam 36 yapın yoksa dava açarım avukatım var bilmemne diyor sinirim bozuluyor :/
+3
🌸yenibirgüzelnick
(05.05.26)
evet üslubu sert olmuş bir de ne iş yaptığınız belli, evde düzenli aile oturuyor vs.

bence sen aynı sert şekilde cevap vermeden usulüne uygun bir cevap bul da yaz. avukatlık bir durum yokken böyle bir şey yazması bana da abes geldi
0
Hallegadola
(05.05.26)
faydaları uğruna, sağdan soldan kiracı hikayeleri dinleyip bunlara dönüştü insanlar. E nezaket de kalmadı artık yüz yüze bakılmadığından. haklısınız böyle hissetmekte. ‘aaa uzun süreler kalırsınız inşallah evladım’ larla tutmuştum evi , sinsi miras emelleri etrafında sülalecek birleşip beni apar topar çıkartmaya çalıştılar. en son ‘gaspçı’ falan diyordu ev sahibinin oğlu bana daha bir buçuk yıldır kiracılarıyken :D sinir bozucu insan güruhu artık baskın çoğunluk.
+1
lüzumsuz adam
(05.05.26)
bu hikaye siz evden çıkıp yenisine girdiğinizde de devam edecek. bu sebeple her türlü borcun altına girip gerekirse uzak uzak diyarlarda ev almak bile psikolojik olarak çok rahatlatıyor.
+1
denizmaniaherif
(05.05.26)
sözleşmenizde kira artışı tefe tüfe değil mi? size her sene şu kadar kiraya zam yapacaksınız deyince yapıyor musunuz? zaten yeteri kadar sömürmüş sizi. sözleşmede yazandan fazla zam yapmayın. istediği gibi dava açabilir.
+1
ruhlardan esinlenen karga
(05.05.26)
Haklısın, üslup her seydir
0
üğpoıuy
(05.05.26)
ben olsam alttan almak yerine kabul edecek olsam da biraz diş göstererek cevaplamayı tercih ederdim. resmen şımarıklık. örneğin "bu zamana kadar yasal orana bakmadık hep enflasyon üzerinde artırdık siz de biliyorsunuz. öncesinde bir arayıp nezaketle görüşmeyi tercih ederdik ama böyle dava açarım vs gibi tehditvari konuşmanızı hoş karşılamadık. biz de gerektiğinde yasal hakkımızı kullanmayı biliriz. bu dönemde 36 bin olarak göndeririz. iyi günler." gibi.
+6
awlmi
(05.05.26)
her zam dönemi böyle konuşuyorsa demek adamın/kadının huyu bu, mizacı bu.

he deyip geçin. gıcıkta olmayın.
0
galahad reloaded
(05.05.26)
'Ne kadar zam yapılacağını Devlet belirliyor zaten. TUİK'in Mayıs ayı için belirlediği zam oranı %32,43. Bu durumda benim ödemem gereken zamlı kira 34.432 Lira ama ben 35.000 ödeyeceğim. Ayrıca konu etmeye gerek yok.' diye bir cevap yaz. Olsun bitsin.
0
Mirket
(05.05.26)
"Bu zamana kadar hep enflasyonun üstünde yaptık. Hiç de itiraz etmedik. Bu tehditvari konuşmanızın sebebini anlayamadık. Normal bir şekilde söyleseniz zaten kabul edeceğiz her zaman olduğu gibi. Dava açmak istiyorsanız buyrun açın. Bizi dava ile tehdit etme yolunu tercih ettiğiniz için biz de yasal üst sınır olan 34.431,80 TL olarak kirayı yatıracağız. Bilginize."

Şunu yazıp 1 kuruş fazlasını vermezdim. Kimsin? Kimi tehdit ediyorsun?
+10
himmet dayi
(05.05.26)
ev sahibinin herhangi bir engeli yoksa, arayıp üsluptan yana rahatsızlığınızı dile getirmek daha kolay bir çözüm değil mi?
ararsınız, kısa bir selamlaşma faslından sonra hem tamam anlaştık dersiniz, hem de kaç yıldır kiracanızız diyip üsluptan yana serzenişte bulunur, kırıldığınızı dile getirirsiniz. insan olan zaten durumu toparlamaya çalışır, değilse de siz de üslubunuzu ona göre belirlersiniz.
+3
tnz
(05.05.26)
Bu nasıl bir artış ya katlamış resmen
-3
hazalmetin
(05.05.26)
Sosyal zekasi düsük hödük paldir küldür bir ev sahibiniz var.
Cok takilmayin bence.
0
Purple life
(05.05.26)
5. senede çevre kiralara göre bir ayar gerekiyor malum, bu da çoğunlukla kira tespit davasıyla yapılıyor. şimdi dava sürecine girse bi ton parası gidecek+bekleyecek. istediği tutarı tek kerede koparmak için yapmış bu artisliği; öyle anlaşılıyor.
sinirlenmekte haklısınız, ancak bence hiç muhatap olmayın; kabalığına verin geçin. bu tipe bir laf etseniz, daha çok duyacaksınız bu üstten üstten lafları; evdeki keyfiniz zehir olacak ve evle ilgili her aksiyonunuzda aklınıza gelip canınızı sıkacak.
bizim ayynı böyle konuşan bir kiracımız var, oradan biliyorum:)
+2
lil siztah
(05.05.26)
üstünüze alınmayın bence. karşıdaki adamın panik tavırları sizi bağlamaz. sakin kalarak durumu akılcı yönetmek ve karşıdaki kişiyi de sakinleştirip güven vermek en doğru çözüm. ben olsam telefonla görüşür hal-hatır kira konusunda 36 uygun bizim aklımızdan geçene yakın der olayları soğuturdum.
+3
orpheus
(05.05.26)
himmet dayi +1

Herkes çok uzlaşmacı yaklaşmış ben olsam direkt arar: bundan sonra tefe-tüfe olarak gidecek bir daha böyle tehdit eder gibi yazışma olursa başka türlü konuşuruz ' der telefonu kapatırım. Bazı ezik it köpek takımı karşı durmadıkça böyle şeyler yapabiliyor.
-4
Teran
(05.05.26)
ben olsam dava açarsan aç derdim. bu şekilde yaparak seni sindirmeye çalısıyor. dava açsa dava yıllar sürer, üstelik sen kazanırsın. ben olsam tefe tüfe oranında artış ile ne kadar oluyorsa onu yatırır, dava açarsan aç derim. böyle tipler kibarlıktan anlamaz. sen sıkıntı çıkmasın diye alttan alırsan sonraki hamlesi daha sert olur.
0
abelardo
(05.05.26)
" Bizim niyetimiz 45ti ama siz öyle diyorsanız tamamdır, 36' dan yatırıyoruz."
:)
-2
kumandanim
(05.05.26)
@himmet dayi + 1

ancak sakın ama sakın kirayı yatırmama gibi bir saçmalığa düşmeyin. bir dönemde 2 kere temerrüde düşmeniz halinde ev sahibine tahliye hakkı doğuyor.
0
co2s2
(05.05.26)
"Uslübuna dikkat et, bugüne kadar kaç kere %100 artışa tamam demişim dikkate al bunu. Bu tutara itiraz edeceğim yok ama dava vs diye benimle tehditvari konuşursanız yasal orandan zammı yaparım 2 sene boyunca avukatımla muhattap olursunuz." yazardım.

Hıyara bak.
+1
kimlanbu
(05.05.26)
Can sıkacak bir şey yok, evden memnunsanız devam edin. Ev sahipleri kiracıdan, kiracılar ev sahiplerinden dertli, o yüzden herkes gardını alıyor baştan.
Muhabbetiniz varsa en fazla muhabbeti kesersiniz. Daha fazla duygusal olmaya gerek yok. Tadınızı kaçırmayın durduk yere.
+5
artci sarsinti
(05.05.26)
Yukarıda augustine nickli kişinin dediğini yapıp kirayı ödememezlik yapma sakın. Tahliye garantili iş yapmış olursun.
+1
dawsonscreek
(05.05.26)
Bence sert bir yanıt ver. Dava kozunu oynadiysa restini gordum mesaji olabilir. En azindan "Xxx bey bu uslubu hakedecek kiraci olmadigimi dusunuyorum. Dava tehdidi beni degil sizi yipratir, senelerce cikmam ve resmi zam oranini uygulamak zorunda kalirim" de ki haddini bilsin.
0
duster
(05.05.26)
Sakın ev sahibine beş kuruşluk iyi niyet gösterme. yasal orandan yap geç, asla gözleri doymuyor ya.
-5
nefertarii
(05.05.26)
oncelikle uslup yakisiksiz, himmet dayi +1 diyorum.

ekonomi herkesin asabini bozdu malesef. birde turkiye'de kiraci ortalamasi "augustine azuka okocha" kisisi gibi, rezalet.

dusun, biz 30 sene koperatif aidati yatirdik mesela, mahkemeler toplantilar davalar kavgalar. en sonunda bir daire sahibi olduk, onu da kiraya verdik, bizim de sansimiza senin yerine augustine gibi biri cikti, adam kendini evin sahibi sandi ki adamlardaki kafa bu, kirasini odeyince sahibiymis :D

uzlasmaci olmamiza piyasanin altinda kira istememize ragmen adam 2 sene kira odemedi, cik diyoruz cikmiyor. en sonunda lanet olsun dedik kiracisiyla sattik. iyilik ulkede gerzeklik olarak gorunuyor. garip.
+1
cooperr
(06.05.26)
Dün ev sahibim mesaj attı aynen yapıştırıyorum :

"xxx Bey merhabalar nasılsınız, yolundadır umarım her şey. Kira artışı için rahatsız ediyorum, açıklanan artış oranına baktım, xx.xxx TL ye denk geliyor, bu sekilde devam edelim mi uygunsa sizin için de ?"

Olması gereken üslup buyken sizin tek tırnaklı ev sahibine göstermek isterseniz diye ikinci yorumu yazıyorum.
0
kimlanbu
(06.05.26)
(2)

eski binanın deprem dayanıklılık durumu

sorucu
sahibinden.comdan istanbul kiralık daire bakıyorum. Bina yaşı 31 ve üzeri olanların fiyatlar daha uygun doğal olarak. Acaba bu binaların deprem için risk oluşturmadığına nasıl emin olabilirim? Yani karot alınması yeterli mi? Başka ne yapabilirim?
sahibinden.comdan istanbul kiralık daire bakıyorum. Bina yaşı 31 ve üzeri olanların fiyatlar daha uygun doğal olarak. Acaba bu binaların deprem için risk oluşturmadığına nasıl emin olabilirim? Yani karot alınması yeterli mi? Başka ne yapabilirim?
0
sorucu
(03.05.26)
bölgenin zeminine bakabilirsin, binanın bodrumuna inip yüksek oranda nem, çatlak var mı kontrol edebilirsin.
0
orpheus
(03.05.26)
karota başvurunca 2 sene sonra sıra sana geliyor (bölgeye göre değişir gerçi, kadıköyde 2 yıl sürdü) ve 99 öncesi yapılan tüm binalara çürük veriyorlar ve 3 ay içinde yıkılıyor yani karota başvurursan evsiz kalırsın.
biz özel bir şirkete yaptırdık. dediklerine göre bina iyi durumda 8 şiddetinde deprem olmadığı müddetçe sorun yok fakat belediye çürük verir onların şartları katı dedi
0
neira
(03.05.26)
(10)

Opel astra j 1.6t nasil?

floydian
Bi tanidik satiyor 2011 model 190k km'de lpg'li otomatik. Yag kacirma problemi var diyor bir de camurluk disleri kirik silikonla tutturma onun degisme masrafi var 600bin olur diyor. Ne dersiniz? Masraflarini goz onune alinca bile makul mu?
Bi tanidik satiyor 2011 model 190k km'de lpg'li otomatik. Yag kacirma problemi var diyor bir de camurluk disleri kirik silikonla tutturma onun degisme masrafi var 600bin olur diyor. Ne dersiniz? Masraflarini goz onune alinca bile makul mu?
-1
floydian
(02.05.26)
tampon önemsiz, yağ kaçağı da miktarına bakmak lazım ve nereden kaçırıyor. ama şunu söyleyeyim 150k üstü araçlar toyota değilse yağ kaçırır. bugun 3-5 yaşında hangi arabaya baksan motoru altında yağ izleri vardır.

astralar çok yaygın fiyat performans araçları parçası vs kolay bulunur. aracın modeli, donanım paketi, vites tipi vs. vs. bu faktörlere göre sahibindende bir tarama yap. en ucuz ile en pahalı araçların bir ortalamasını alırsan yaklaşık piyasa fiyatı çıkar.
ona göre teklifini verirsin.

satıcıyı iyi tanıyorsan ekstra birşey gizlemediğine eminsen tanıdıktan almak tabi avantajlıdır.
0
orpheus
(02.05.26)
Yagin kecelerden oldugunu soyledi aslinda problemli degilmis ama motorun cikmasi gerektigi icin biraz maliyetli ve vakit alan bir islemmis.

Yag kacagi tedavi edilmeye calisilir mi peki yoksa kabul mu edilir?
0
🌸floydian
(02.05.26)
@orpheus 16 yaşında aracım var yağ kaçağı yok. :) 216k km.

tanıdıktan olması güvendiğin biriyse avantaj, ben de tanıdıktan aldım. normalde araç alma niyetim bile yokken bir daha böyle tanıdıktan bildiğim düzgün araç zor denk gelir dedim. ama yağ kaçağının seviyesi önemli anlayan birinin görüp yorum yapması daha doğru olur.

lpg turbo ve otomatik vites üçlüsü de masraf açabilecek şeyler bu yaşta araçlarda. lpgnin afr ayarı düzgün yol testinde yapılmadıysa fakir karışım varsa motor sıcak çalıştıysa siboplara filan zarar verebiliyor. ikinci el alırken atmosferik daha güvenli, otomatik olacaksa da önceliğim cvt olurdu.

benim araç da lpgli ama candan'da yapılmış ayarı www.youtube.com bu işi en iyi yapanlardan. ayrıca benim araç atmosferik ve düz vites. senin durumunda daha riskli gördüğüm bi combo ve 2x'den pahalı araç olduğundan baktırmadan almazdım muhtemelen. tanıdığın yakınlık seviyesine, aracı bilip bilmediğine göre değişebilir burası.
başka bir sorun yoksa yağ kaçağı da ciddi değilse tanıdıktan olduğu için değerlendirilebilir.
0
konetsu
(02.05.26)
piyasasi pek yok gibi. 1.6 dizel motorunu daha once duymustum ama 1.6 turbo benzin motoru ilk kez sizden duydum. 63 ilan var. ozellikle kisa sure icinde satabilirim diyorsaniz alici bulmakta biraz zorlanabilirsiniz.

boya degisen ve tramer durumu nedir? on bolumde kaput degisen veya aracta agir hasar kaydi varsa uzak durmakta fayda var cunku boyle bi durumda araca alici cikmasi cok zorlasir.

birde son olarak bu araclar cok agir, yaklasik 1.5 ton ve uzerine otomatik diyorsunuz. yakit ortalamasini uzun yolda bile 7-8 litre altina dusuremeyebilirsiniz. hele istanbul gibi sehir ici trafikte 11-12 lt gibi yakit ortalamasi gormeniz olasi.
+1
johnnie w lker
(02.05.26)
@johnnie, sol on tampon degisen, sol on kapi degisen birkac da boya var tavan haric. Podye ve direklerde islem yokmus. Piyasasi yok ama uyguna alinirsa zamani gelince de uyguna satilip elden cikar diye dusunuyorum. Yakit ekonomisi pek dert ettigim bir sey degil cok km yapmayacagim
0
🌸floydian
(03.05.26)
lpg'li general motors opel'i alınmaz. hele 1.6 turbo benzin ise kesinlikle alınmaz.

lpg takılmamış, silindir kompresyon ve kaçak değerleri düzgün bir a14net 1.4 turbo benzin astra j işinizi görür.

bakımları sık ve düzenli yapılmış 1.6 dizel de işinizi görür.

not: otomotiv satış sonrası mühendisi.
0
rain when i die
(03.05.26)
@rain abi iyi diyorsun hos diyorsun ama 600bine ne alayim peki o zaman? 1.4t astra olmuyor cunku.

Ozelden birkac ilan atip darlasam olur mu?
0
🌸floydian
(04.05.26)
şanzıman diyorum. otomatik diyorum.

opel iyi ama o kilometre - yılda bir problem çıkarırsa sizi üzer.

bu yaşta kmde bence de toyota honda harici otomatik araba alınmaz.

2016 opel astra k kullanıcısıyım.
0
kveldulv
(04.05.26)
opel turbo benzinlilerinde çelik subap dönüşümü yapılmamışsa lpg ile binilmez. 600-700 bandına swift falan bakın bence.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.05.26)
4-5 sene önce 1.6 ecotec motorlu cruze'um vardı 2010 model aynı motoru kullanıyorlar astra ile. o da lpg'li idi. çelik subap dönüşümü yapılmamışsa binilmez direkt kaçın+1.

arabanın piyasasına bakın. 80-100 bin aşağısına veriyorsa alıp iyi bi elden geçirip sorunsuz binin. ben uğraşamam sanayide tanıdığım kimse yok sıkıntı olur derseniz bulaşmayın, üzülürsünüz. ben arabayı tanıdıktan almıştım, eski ustası yan sanayi yedek su deposu takmış ondan dolayı 1 kez problem yaşadım 200-300 liraya çözmüştüm. onun dışında rutin bakımlar dışında 1 lira harcamadım. 113 bin kmde alıp 165 binde satmıştım. gidişi vites geçişi iç konforu her şeyiyle çok sevdiğim bir arabaydı. sıfır araba alacağım için satmıştım.

ayrıca yağ kaçağı konusunda şunu söylemek isterim, 10 yaş üstü araçta 5 bin kmde yarım litre ekleme yapmak okeydir bence. ama 1-2 binde bir yağ istiyorsa sıkıntı. 1.6 ecotec motoruna iyi bakılmazsa çok üzer. eski sahibi arabaya dikkat etmemişse, iyi bakmamışsa, güvenmiyorsanız sakın bulaşmayın.
0
cisimcik golgi
(04.05.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.