Giriş
(4)

Sacmalik Boyutuna Gelen Elektronik Harcamasi

pasaklıpepee
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor. sorun su ki oynayacak
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor.

sorun su ki oynayacak pek zamanim yok. cocuk var, tam zamanli isim var. tek olmayan sey sosyallik. genelde aksamlari evdeyiz ve yorgun olmazsam arada oyun oynuyorum. simdi de yine bir gaming laptop mu alsam diyorum ancak ihtiyacim bile yok.

ayrica aldiktan sonra ne gerek vardi seklinde olusan sucluluk duygusunu da saymiyorum bile. bir de bunun uzerine zamanim olmadigi icin kullanamamanin vermis oldugu sucluluk duygusu var. Haftasonlari gece oglan uyuyunca bakiyorum biraz, isim geregi hafta ici seyahat ediyorum evde de pek olmuyorum.

gereksiz harcama yapmanin onune nasil gecerim? ya da durumumum psikolojik bir problem haline mi geliyor?
0
pasaklıpepee
(18.02.26)
Mezarlıkları gezin .
+4
diyecevaplandı
(18.02.26)
Siz bunları almak için araştırma yaparken örneğin youtube'da falan bir sürü teknolojik inceleme videosu çıkıyordur karşınıza artık. Onları izlemeyi bırakın. Bilgisayarların özelliklerine vs. bakıyorsanız bakmayı bırakın. İlgi alanınızı başka yöne kaydırın. Detay öğrendikçe çıkamazsınız o döngüden.

Ben de aynı sebeple bir mac almış bulundum. Halbuki elzem değildi. Ama iyi ki de almışım gerçi, baya işime yaradı olunca. Size önermiyorum ama swh.
+1
akhenaten
(18.02.26)
buna impulsive buying - spending deniyor. yani dürtüsel harcama.
neyin bu fikri tetiklediğine bakman lazım. muhtemelen birşey oluyor bir uyaran alıyorsun ve dürtü kafana bir girdi mi seni sürekli oraya itiyor. özellikle birşeyler hemen olsun bitsin sonuca varsın insanıysan bu dürtü daha da tehlikeli hal alıyor.

iş stresi ve çocuk nedeniyle bir kaçış, ufak mutluluk, rahatlama arıyor olabilirsin, yaş nedeniyle gençlikteki heyecanları arıyor olabilirsin vs.

ihtiyacın olmayanları acilen sat, spor yaparsan ve sosyalleşebilirsen iyi gelir.
+1
orpheus
(18.02.26)
iş, çocuk ve evlilikten kendine zaman kalmıyor. yoruluyorsun, bunalıyorsun. kendin için bir şeyler alıyorsun ki biraz mutlu olasın. onlara zaman ayırabilecek olma ihtimali bile bir nebze seni rahatlatıp, stresini azaltıyor.

bence durum bu.

planlama yapman lazım. her hafta belli bir ya da iki günde, belli 1-2 saatini kendine ayır ve diğer şeylerle ilgilenme. eşinle konuş anlaş, o da kendisi için böyle bir zaman planlasın ki alınmaca gücenmece olmasın. ikinize de iyi gelir.
+2
art cat chocolate
(18.02.26)
(9)

Kart limitleriniz değişti mi ?

orpheus
yeni çıkan yasaya göre 15 şubata kadar bankalar kart limitlerini düşürecekti. şu ana kadar benim limitlerimden değişen olmadı. sizde durum nedir ?
yeni çıkan yasaya göre 15 şubata kadar bankalar kart limitlerini düşürecekti. şu ana kadar benim limitlerimden değişen olmadı. sizde durum nedir ?
0
orpheus
(17.02.26)
değişmedi. benimki yasal sınırlarda.
0
gabe h coud
(17.02.26)
benim de değişmemiş. sağlık ve eğitim harcamalarını ayırmak için bankalara 3 ay süre verildi diye okumuştum. bir ihtimal o süre sonuna kalabilir gibi geldi limit düşürme işlemleri.
0
hobolo
(17.02.26)
@gabe
bunu sormadığımın çok açık olduğunu düşünüyorum.
yasal sınırda olan bir kartın limiti neden düşürülsün ?
0
🌸orpheus
(17.02.26)
değişmedi.
Sadece yapı kredi kararın ilk iletildiği gün limitleri değiştirmiş. sonrasında tüm bankalara mayısa kadar süre berildi zaten.
0
nuevo
(17.02.26)
3 ay süresi var
0
jelly bear
(17.02.26)
Şöyle bir ilginçlik oldu ki banka rutin olarak benim limiti arttırıyor. Limiti x'e yükseltmek istiyor musun diye soruyor hayır diyorum 3 kere hayır deyince kendiliğinden yükseltiyor (ki limitimin taş çatlasa en fazla %40'ını kullanmışımdır yani problem harcamalarım da değil) ben düşürüyorum. Ama en son fark ettim ki bu sefer verdiği x öncekilerin 3te biri gibi. Bu şekilde bir düşüş oldu yani.
0
peki madem
(17.02.26)
Ykb geçen ay yarı yarıya düştü. kart kullanımı düşürülen limitin % 15 i
0
obscure
(17.02.26)
Benim gecen haftalarda degisti. Yari yariya dusurduler.
0
ghilleinthemist
(17.02.26)
Bazıları değişmiş, hiç kullanmadığım bir kartım vardı hiç değişmemiz. değişenler de haberde yazan %20'ye düşecek yerine daha az düşmüş, %30-%60 aralığında gibi geldi .
0
atom karincanin torunu
(17.02.26)
(7)

Cin, Ningbo'da 4500 Euro yeterli mi, yasam nasildir?

Sour
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bo
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bolgeyi bilen var mi? Cin'de yasayan, calisan var mi? Nasilsiniz?
0
Sour
(17.02.26)
bu şirket çinli şirketimi yabancı sermaye mi. iş yükü az olabilir ama çalışma kültürü bok gibi olabilir, bir sürü asyalı arkadaşım var çoğu asya çalışma kültüründen illallah edip avrupaya kaçıyor. kendim de koreli ve japon şirketlerinde çalıştım bana göre değil, çin de çok farklı değildir muhtemelen.
+2
nahtoderfahrung
(17.02.26)
daha önce çinli bir ekip ile çalıştın mı bilmiyorum ama çinlilerle çalışmak çok zor. algıları-düşünme biçimleri tamamen farklı. eğer bir ekip lideri-yönetici olacaksan kabul edilebilir. daha orta seviye bir pozisyonsa başında bir çinli olacaksa çok canın sıkılabilir. çünkü senden bir çalışan olmanı değil köle olmanı bekleyecekler.
+2
orpheus
(17.02.26)
@nahtoderfahrung yabanci sermayeli bir sirket. ingiliz sirketi. bunu hic dusunmemistim acikcasi. nasil bir calisma kulturu var asyali sirketlerin?
0
🌸Sour
(17.02.26)
İzlemenizi tavsiye ederim.

www.netflix.com
0
galahad reloaded
(17.02.26)
genel olarak senden sürekli bedava overtime yapma beklentisi var, aşırı ırkçılar avrupadaki ırkçılık yanında hiç bir şey kalır, kadınsan ekstra zor, cinsiyetçilik tavan, benim çalıştığım koreli şirketteki müdür kadın almamak için elinden geleni yapıyordu, alınmış olanları da insan yerine koymuyordu. izinlerini ne kadar rahat kullanabileceğine de bak, çin yasalarına göre çalışacaksın orda avrupa değil.
+1
nahtoderfahrung
(17.02.26)
Abi Fransa'da ki maaşın azmis, iş neydi? Çünkü illa ayrilasin yoksa burada da daha iyisi olabilir belki.
Malesef nereye gidersen git hem sana daha çok maaş verip hem Aynı tatil olamaz. 40 gün demek 8 hafta demek, ben hayatta şu an 7 hafta tatilimi bırakıp 2-3 haftaya dönmem. Hayatta paradan önemli şeyler de var ama senin maaş Bir tık düşük o kesin.
Bir de denilen de doğru; Çin'de çalışacağını yeri iyi arastir sonra kendini 9 9 6da bulma.
+1
logisticsmanager
(17.02.26)
büyük uluslararası bir şirketse ben denerdim. öyle bir şirket zaten expat kaynıyor olacaktır. shanghai'a yakın bir şehir; bence ilerisi için (başka bir yerde yöneticilik vb.) çok bir deneyim olur.
+1
eileengray
(17.02.26)
(6)

Vietnam savasi hakkinda

Purple life
Amerikalilar ne düsünüyor?Türkler ne düsünüyor?Siz ne düşünüyorsunuz?
Amerikalilar ne düsünüyor?
Türkler ne düsünüyor?
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
Purple life
(17.02.26)
türk olarak ve ben olarak hiç bir şey düşünmüyorum, vietnamlı arkadaşlarım var onlar da düşünmüyor hatta 2 gün önce benzeri bi muhabbet oldu konusu bile açılmadı, olmuş bitmiş. amerikalı tanıdığım yok
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
holywood dışında kimsenin umrunda değil.
0
orpheus
(17.02.26)
Amerikalılar için siyasi ve ekonomik sonuçları olan kaybettikleri bir savaş. Diğer ülkelerden bilenler (siyasi bilimciler dışında) herhalde yalnızca insani sonuçları ile değerlendirecektir.
0
osssy
(17.02.26)
Amerika'nın "Hemen bir girip düzeltiverelim" diye dalıp çıkamadığı bir batalık, hatta sanırım o bataklıkların ilki. Tam anlamıyla bir rezillik ve yaşananlar açısından insanlık dramı.
+1
salihdt
(17.02.26)
Vietnam, ABD için hezimet olmuştur . Afganistan da öyle ..
Ama Hollywood desteği ile Batman Superman Rambo gibi serilerle sahada değil beyaz perde de olsa karizmayı biraz düzeltmeye çalışmıştır .
ABD , sadece teknolojik gücüne bakarak bölge yerli insanın direnç ve gücünü hafife alıyor ve hata yapıyor .

Irak Savaşı'ndan sonra da bir çok ABD askeri hala Irak'ta gömülüdür. Kendi halkından önemli şeyleri saklaması lazım.

ABD' nin kendilerine uşak olmuş olan (bazısı dini görünümlüdür) çeşitli terör grupları ile dünyanın çeşitli yerlerinde etkinlik sağlama çabası hala var .
0
diyecevaplandı
(17.02.26)
Vietnam gazisi akrabalari olan tanidiklarim var, onlar akrabalarini aniyorlar, ulkemiz icin savasti tadinda ama asiri tehlike altindaydik da bizi kurtardilar degil elbette, yine de ordu ile ABD askeri olarak gitmis insanlar ve ne olursa olsun 'ulkeleri' icin/adina, ne derseniz artik, savasmis insanlar ve gaziler, gereken saygiyi ve anmayi gosteriyorlar.
Ben ne dusunuyorum, ABD ve Cin ve Fransa guzelim ulkeyi darmadagin edip defolup gitmis, cok guzel insanlar Vietnamlilar, cok uzucu. Muzeyi benim icim kaldirmadi zaten.
Bugun de kendi sacmaliklari devam ediyor, sozde sosyalist/komunist ama sosyalizmin hicbir guvencesinin olmadigi kapitalizmin dibine kadar yasandigi bir yonetim. Bati'nin doguyu darmadagin edip birakmasinin orneklerinden biri daha.
+1
kassiopeia
(17.02.26)
(8)

kişisel başarı kıstası

kondansator
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
-1
kondansator
(17.02.26)
Net bir kriterim yok, insan yaşadığı hayattan mutlu olabiliyorsa başarılıdır bence.
+3
basond
(17.02.26)
self actualization, kendini gerçekleştirme. kişisel gelişim. huzur. kendi değerlerinle çelişmeden yaşayabilmek. yaşadığın hayatın bir anlamının olması. ait hissettiğin bir aile, bir toplum. saygınlık.

aslında iç başarı, dış başarı diye ayırıp bunları sınıflandırabilirsin de. para, kariyer vs dış başarı, diğerleri iç başarı gibi.
+3
gabe h coud
(17.02.26)
bence sevdigin seyi bulup o konuda yeni seyler yaratmak ve bu yarattiklarinin konuyla ilgili diger insanlar tarafindan begenilmesi. kelimeleri seviyorsan kitap yazmak, yemek yapmayi seviyorsan basarili bir restoran acmak, dikis dikmeyi seviyorsan elbise dikmek vs.

toplumun basari olarak kabul ettigi cogu sey (iyi okullarda okumak, iyi kariyer yapmak) tamamen cevresel, sosyoekonomik ve rastlantisal sartlara bagli. ornegin iyi okullara gidenler ailesinin imkanlari sayesinde gidiyor. sonra da iyi sirket iyi okuldan recruit ediyor. benim amerika'daki arkadaslarimin cogu zaten tr'nin %1-2'lik kesiminden. veya okul sonrasi kariyer yapan arkadaslarimin cogu ailelerinin networku sayesinde yapti. mezun olan arkadaslarimdan babasinin tanidigi olanlar iyi sirketlere girdi savunma sanayi, thy vs. olmayanlar sefilleri oynuyor saka maka. ayni kalibrede adamlar bunlar taniyorum hepsini. birinin sosyal baglari var digerinin yok. bu sartlar lehine degilse bak o zaman basarili derim. anadolu'nun ilcesinden cikip savunma sanayine torpilsiz giren arkadaslarim da var. ama bunlar okulda veya baska bi yerde derece yapan exceptional caseler.

bircok basari zannedilen sey iyi bir dalgaya denk gelerek yukselmek. veya cevresel sartlar. atiyorum 10 sene once amerika'ya gelip para kazanmak ve kalici olmak cok kolaydi. burada okul okuyup azicik gozu acik olmak yeterliydi. simdi ekonomi coktu layofflar oldu zehir gibi insanlar terk etmek zorunda kaldi. simdi biri basarili biri basarisiz mi? kagit ustunde oyle ama aslinda hikaye ebb'de mi flow'da mi yakalandigin. veya bana son denememde lottery'den h1b cikmasa veya layoff'a yakalansam abd'yi terk etmek zorunda kalacaktim ama cikti ve simdi faang sirketinde calisiyorum.

toplumdan kabul gormek insani iyi hissettiriyor saka maka. cok zehirli bir sey bu. toplum da guce tapiyor. ornegin cok para kazanan kisi, statusu yuksek guclu kisi olmak toplumsal basari oluyor. insanlardan kabul goruyorsun. ve bircok soyut kavram insanlarin ortak kabulleri uzerinden anlam kazaniyor. o nedenle bu tarz basari da topluma gore basari. ne kadar para yaptin, ne kadar guc sahibisin, nasil dekorasyonlarin var toplum bunlara bakiyor. bunlara nasil ulastigina bakmiyor. kimsenin o kadar zamani yok. yaptin mi yapmadin mi. cogu basarili isadami hikayesinin arkasinda korkunc ahlaki kokusmusluk var. vs vs yine yazdim bilinc akisi gibi.
0
antikadimag
(17.02.26)
başarı demek para demektir. sonuçta para için yaşıyoruz. para varsa hayatta kalabiliyoruz.

finansal özgürlüğüne ulaşamamış, her gün çalışmak zorunda olan hiç kimse başarılı değildir. henüz başarılı olamamıştır.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
mutlu ve ozgur bir hayat.
0
Sour
(17.02.26)
telefonumda 1368 kişinin numarası var. herhangi birinin numarasını körlemesine çekip 'galahad nasıl biridir, kendisine güvenilir mi?' diye sorabilirsiniz.

başarı budur.

narsistlikte budur :)
-2
galahad reloaded
(17.02.26)
ekonomik özgürlüğe kavuşmuş, duygusal olgunluğa erişmiş ve mutlu bir insan bence başarılıdır.
0
orpheus
(17.02.26)
Huzurlu bir hayat ; kişisel başarı.

Huzurlu hayat kişi için ne ifade ediyorsa.
+1
kumandanim
(18.02.26)
(3)

Eskiden taksimetreden fiş çıkıyor muydu?

michael_knight
Sanki 1999 veya birkaç yıl öncesinde taksilerde taksimetreden fişe benzer belki de sadece ücreti kilometreyi yazan bir kağıt çıkıyordu gibi hatırlıyorum. Öyle bir şey anımsayan var mı?
Sanki 1999 veya birkaç yıl öncesinde taksilerde taksimetreden fişe benzer belki de sadece ücreti kilometreyi yazan bir kağıt çıkıyordu gibi hatırlıyorum.
Öyle bir şey anımsayan var mı?
0
michael_knight
(16.02.26)
90'lardan beri taksi kullanıyorum fiş hiç hatırlamıyorum. hatta şirkete işe giderken taksiden fiş isterdik. bi defter çıkarır oraya fatura gibi yazardı.

ama uzunyol araçlarının takometresinde böyle bir fiş sistemi vardı
+1
orpheus
(17.02.26)
90larda cok taksiye bindim, hic oyle birsey hatirlamiyorum.
taksimetre dedigin zaten hesap makinesinden hallice birsey print etme fonksiyonu olan birsey degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
Taksici istersen fiş veriyordu ama taksimetreden çıkmıyordu. Basit bir ekranı olan cihazdı sadece.

Elektronik modelden önce de mekanik sistemli taksimetre vardı. O da fiş vermezdi.
0
yurtsuz john
(17.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
(11)

Maaş artışı olmadan müdürlük.

Mcfly
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek m
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek mümkün değil :)
+1
Mcfly
(16.02.26)
o şirketten 1 yıl içinde ayrılıp pozisyonu koruyarak daha iyi maaş ile devam edebileceksen olur.
+8
orpheus
(16.02.26)
Sorsalar istemezdim, çoğu kimse istemez.
Ama mecburiyse, durumu yani maaşı değiştiremeyeceğinize yüzde yüz eminseniz boşuna kendinizi de, yöneticilerimizle ilişkinizi de yıpratmayın.

Yeni title’ınızla birlikte hem başka işlere bakmaya başlayın hem de şirkette maaşı yükseltebileceğiniz fırsat ne zaman olur diye bekleyin.

Elbette sorumluluk artıyor, baş ağrısı artıyor ama mecbursa bu durumdan kazançlı, keyifli çıkmak için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(16.02.26)
sen müdür olduktan sonra ekibe bir kişi daha katılacak mı? öyleyse yeni iş bakmak için iyi bir fırsat. almayacaksalar da yeni bir işe geçene kadar sabredilebilir, işleri biraz da diğer arkadaşlara aktarmanız gerekecek.
0
ahmet oturum cerezi
(16.02.26)
istemezdim
0
abelardo
(16.02.26)
Yaparım. Yaptım. Bir sene sonra ya piyasa fiyatına getirirler ya da başka iş bulursun. Mis.
+2
gabe h coud
(16.02.26)
İmza yetkisi vericeklerse araba+iyileştirme isterdim. İmza yetkisi demek sorumluluk demek.
0
love and trust
(17.02.26)
Eğer "Müdür" ünvanı kısa sürede daha iyi şartlarda başka bir şirkete geçmemi sağlamayacaksa istemezdim. Aynı işi yapan üç çalışandan biri olmak varken neden durup dururken neden arkadaşlarımın performansının sorumlusu olayım?
0
salihdt
(17.02.26)
Hiçbir şekilde yönetici olmak istemiyorum o nedenle hayır.
0
peki madem
(17.02.26)
İstisnai olarak yöneticisi seviyesinde maaş alan çalışanlar olabiliyor. Onlardan biriysen olabilir.
Bir sonraki zam döneminde yeni pozisyonuna göre değerlendirme yapılacaksa neden olmasın.
0
burfak
(17.02.26)
burfak iyi bir noktaya barnak basmış. kariyerinde ilerlemek isteyenler için iki yol var beyaz yakada. sme olacaksın, subject matter expert ya da mödür. sme olan bir kişi örneğin sap basis için, canavar gibi para alır. direktör maaşı bile alır ama ekiple beraber çalışır, emrinde kimse yoktur. sor soruyu al cevabı insanıdır. müdürlerin de her konuyu uzmanı gibi bilmesi gerekmez (bazı saykolar bilir ama onlar istisna) onların da ekibi yönlendirmesi, eğitim ihtiyacı varsa aldırması, verilen hedefi verilen kaynaklarla yakalaması gerekiyor. gerekirse kolları sıvayacak ama gerekiyorsa ya müdürlüğü yapamıyor ya da şirketin eksik bir yanı var. neyse olay bu değildi. aklıma gelmişken yazdım. mansplaining gibi de duruyor. silmiyim dursun bari. bitti tamam.
0
gabe h coud
(17.02.26)
Kabul ederdim.Turkiyede isler title ile ilerliyor. O title'i almak onemli gelecegin acisindan.Bir de istemiyorum dersen ne olacagini dusundun mu? Belki basina yeni biri gelecek daha kotu olacak.
0
turkuaz
(17.02.26)
(7)

ishal

ted
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
-2
ted
(16.02.26)
Keşke sadece yağ kalitesiz olsaydı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Alakası yok bence. Ev yemeği full yağ ve ishal riski çok daha yüksek
-7
michael harddd
(16.02.26)
sindirim sistemin orada kullanılan bir koruyucu maddeye karşı aşırı hassas. o maddeyi hızlıca uzaklaştırmak istiyor. kötü yağ da tabi bir seçenek ama çok fazla patates kızartması yemiyorsan kötü-yanık yağa maruz kalma ihtimalin düşük. bir de en önemli şüphelilerden biri mayonez.
+2
orpheus
(16.02.26)
Fast food mideyi bozabiliyor yıllar önce b.king marka olan yerden yediğimde istisnasız bunu yaşardım ama gençlik işte tekrar gidip yerdik. Sebebini bilmiyorum sindirim sistemine iyi gelmiyor işte
0
grimavi
(16.02.26)
alışkın olmadığın için öyle oluyor.
eskiden bir arkadaşım vardı. ne zaman dışarda yemek yesek midesi bozulur, ishal olurdu. çok çok özenle seçerdi yiyeceği yerleri. sendeki durum da bu olmalı.
bu arada ne kadar özenirsen o kadar daha hassas oluyor bünye. çocukken ve gençken ne kadar hindistanvari abuk subuk yerlerde yemek yersen bünye o kadar alışıyor ve kolay kolay bozulmuyor.
+1
abelardo
(16.02.26)
Laktoz intöleransın var
0
bir demet ben
(17.02.26)
@bir demet ben laktoz intoleransım var gerçekten ama bununla ilgili olduğunu sanmıyorum çünkü laktoz içeren ürünlerle birlikte laktaz enzimi alıyorum
0
🌸ted
(02.03.26)
(11)

bağışıklık güçlendirici takviye tavsiyesi

kaptan maydanoz
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek. böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek.
böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
0
kaptan maydanoz
(16.02.26)
beslenmeleriniz nasıl? soğan-sarımsaklı beslenin evdeyken.
+2
art cat chocolate
(16.02.26)
zencefil shot olabilir mi? kendiniz de yapabilirsiniz. marketten zencefil alin ve kaynatip suyunu icin. onun disinda sarimsak da kuvvetlidir.
+2
Sour
(16.02.26)
@sour +1

zencefil shot beni inanılmaz toparlıyor.
0
summerjam0306
(16.02.26)
www.bionorica.com.tr
doktor önermişti.

eczacı arkadaş var. içinde çinko, c, beta glukan olan bir şey kullanın diyor.
başka bir eczacı da d vitamini iç, hasta masta olmazsın dedi.
0
elorelia
(16.02.26)
zencefil içersen uçuşa geçersin diyim
0
koela
(16.02.26)
Zencefil ama sık içince işe yaramıyor bende. 3 ayda bir falan 1 çay bardağı ve sade seyreltmeden
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
gingseng
0
jülsezar
(16.02.26)
hapla-otla çok sınırlı fayda elde edersiniz. öncelikle d vitamini, demir vs eksiklik varsa bir tahlil yaptırıp bunları kapatmak lazım. ardından kaliteli uyku, spor, beslenme ve yeterli su almak gerek.
+1
orpheus
(16.02.26)
İnternette bulduğumuz ve güvenilir olduğuna inanç geliştirmemizi sağlayabilen bir hesaptan çok çeşitli otlar kökler tohumlar vs alıyoruz, bir tanesi de hastalanacağını anladığında içilen bir şurup, şekersiz bir şey aslında. Onu ve yanında da 2 tane 1000'lik C vitamini çakıyoruz, biraz da sarımsak soğan çinko kullanıyoruz epey destekliyor.
0
yaren
(16.02.26)
oncelikle dahiliyeye gidip kan tahlili yaptirmalisiniz. bunlarda sorun yok ise ya da buradaki eksikliklere gore ek takviye almalisiniz.
0
oscar
(17.02.26)
umca!
0
eurhka
(17.02.26)
(3)

Araç boya

knazım
Arabayı tamamen boyatmak kaça patlar bu aralar?
Arabayı tamamen boyatmak kaça patlar bu aralar?
0
knazım
(16.02.26)
Arabasina ve hatta belki rengine gore degisir, tabii ayrica kaporta isi varsa ona gore de degisebilir. Ben birkac yil once sordugumda sadece bir parcanin boyanmasina o gunun kuruyla 100 euroya denk gelen bir rakam soylemislerdi. Isini iyi yapan bir ustaydi. Bu da 1000 euronun uzerinde baslangic fiyatlari yapar. Ancak asagida 2025 fiyatlari oldugu iddia edilen linkte cok daha dusuk rakamlar veriliyor. Ne kadar dogrudur emin degilim.

www.arisar.com.tr
0
mbond
(16.02.26)
araba çok eski artık içinden geçilmiş halde değilse tavsiye edilmez. çünkü türkiyede tamamen boyalı araç pert-hurda muamelesi görür.

fiyat da aracın markasına göre işçilik kalitesine göre çok değişir. çünkü işin büyük kısmı zımpara astar, parça sökme maskeleme gibi ince işçilikler.
+1
orpheus
(16.02.26)
istanbul'daysanız
www.instagram.com
0
hiphopotam
(16.02.26)
(5)

İşsiz kalınca iş bulması en zor meslek

gabe h coud
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.Bunun bir çok nedeni ol
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.

Bunun bir çok nedeni olabilir ama aklıma gelenler; çalıştıkları insanlarla şekil almaları, onların egosuyla kendilerine ego edinmeleri, alışkanlıkları zor kırılan, adapte olması zor insanlara dönüşmeleri ve işsiz kaldıklarında asistanlığını yapacakları kişilerle uyum göstermelerinin zor olması. Başlangıçta işe girmeleri kolay. Presentabl (güzel ve bakımlı) konuşmaları düzgün, öğrenmeye açık. 10 sene CEO asistanı olduktan sonra sert mizaçlı bir edebiyat hocası triplerinde. (Edebiyat hocalarını tenzih ederek) Ona buna kızan birine dönüşmüş oluyor. Havalara giriyor. Çok eskiden çalıştığım şirketteki executive assistant abla (20 senelik) artık müşterilere danışmanlık bile veriyordu fdshfks ve bu nedenle kovuldu. Bir diğer neden de asistanı olan yöneticiler yeni birini alacakları zaman genç olmasına dikkat ediyor.

Başka var mı böyle meslekler, ne düşünüyorsunuz?
0
gabe h coud
(16.02.26)
Bir meslek değil ama pozisyon geliyor aklıma: Orta seviye yönetici.

Benim gördüğüm kadarıyla bu baya tehlikeli iş kaybetme konusunda çünkü şirketler orta seviye yönetici işe almaktansa içerden birini terfi ettirmeyi tercih ediyorlar.
+1
salihdt
(16.02.26)
görsel sanat işlerinde uzman ve yöneticiler.

tasarım işleri çok ele ayağa düştü. ai den önce de kötüydü artık yerlerde.
uzman işten çıktıktan sonra, yerine düşük maaşa tecrübesiz alıyorlar.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
bir ihtimal gizlilik nedeniyle de iş bulamıyor olabilirler. executive assistant şirketin resmi ve hatta gayri resmi olarak en mahrem sırlarına sahip. işten ayrıldığında hiçbir patron bu kişinin sektörde benzer işe girmesini istemez. hatta başka patronlar da bu sebep ile işe almak istemeyebilirler.
0
orpheus
(16.02.26)
Sadece memurluk kadrosuyla yapılabilecek meslekler var. Memuriyet kaybedildiğinde (kendi meslekleri için) iş bulmaları zor değil, imkansız oluyor. Bunlar da polislikten tutun arkeolojiye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Executive assistantlar yatsın kalksın haline şükretsin bence.
0
akhenaten
(16.02.26)
Çoğu memur iş bulamadığı için memur. Spesifik bir skill'in yoksa memurluk dışı iş yapamzsın
0
michael harddd
(16.02.26)
(4)

1 milyona araba önerisi?

avatar is back
Hiç anlamam bu işlerden 1 civarına araba almam lazım ne alayım? Mevcutta km’si yüksek araç var sürekli sanayiye gidiyorum hepsi ufak tefek şeyler ama can sıkıcı. Otomatik
Hiç anlamam bu işlerden 1 civarına araba almam lazım ne alayım? Mevcutta km’si yüksek araç var sürekli sanayiye gidiyorum hepsi ufak tefek şeyler ama can sıkıcı.

Otomatik
0
avatar is back
(16.02.26)
Toyota Corolla verelim
-5
arbre
(16.02.26)
1 milyona araba çok ama senin isterlerin önemli. ufak mı olsun, otomatik mi olsun. çok mu kilometre yapacaksın vs.

o paraya iyi durumda bir ikinci el egea veya clio alabilirsin veya japonlardan honda city, kore grubundan kia ceed olabilir. biraz boş paketlerden megane'da seçenekler arasında.

sahibindene gir ilgini çeken marka modelin sayfasında arama kımını 900-1100 arası düzenle. beklediğin yaş ve km aralıklarını seç. ağır hasar kayıtlı seçeneğini hayır işaretle. çıkan araçlarda aklına yatanların ilan açıklamarına bak büyük bir kazası çok fazla boyası hasar kaydı olmayanlardan seçebilirsin. alırken mutlaka iyi bir ekspertiz yaptırmalısın.
+2
orpheus
(16.02.26)
2012 -2014 otomatik tiguan..150-160 binde bulursun..sadece az biraz fazla yakar
-3
ayağiniza gelen overlokçu
(16.02.26)
(6)

İlişkilerde farklı hayat tarzlarının altında ezilmek ve benzeri

pembe nohut
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmı
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmıyor, hayat tarzı ve hem karakter hem entelektüel birikim olarak epey farklı olduklarını düşünüyor. Aslında kadına göre bu adamın da o tiplerin arasında işi yok, zaten yaş olarak kendisinden daha küçükler ama işten ötürü haşır neşir olunurken bir samimiyet kurulmuş belli ki. Sık sık bir yerde davet oluyor, e hadi toplaşıp şu etkinlik yapılsın deniliyor, birlikte şu mekana gidelim teklifi ortaya atılıyor falan. Sürekli bir birilerini etiketleme, her yerden tanıdık fışkırma, reklam storysi atma, #davet yazma hali mevcut.

Mesela bugün Bostancı'da mekan açılışı vardı. Kadın yüzeysel, laylaylom, ortamcı bulduğu bu insanlarla zaman geçirmek istemediği için erkek tek başına gitti ama bozuldu da açıkçası. Sosyal çevre dışında aralarında aslında hiçbir problem yok. Normalde dediğim gibi erkek de onlar gibi yetişen, düşünen, yaşayan biri değil ve kadına göre o çevreye sonradan dahil olma çabası içerisinde. Zorunluluklar olur, muhatap olunmak mecburiyetinde kalınır ama bu adamda özellikle bir araya gelme gayreti ve ait olmadığı bir yerde olma arzusu var. Network işi değil, zaten buna ihtiyacı da yok. Ona sorulsa ya eskiden garip işleri, taşkınlıkları olurdu ama artık herkes büyüdü ve olgunlaştı diyor. Kadınsa o çerçeveye ne kendisini ne erkeği bağdaştırabiliyor ne yazık ki. O arkadaşlara dair çok şey yazılır ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Biri yakın zamanlarda olan operasyonlardan gözaltına alınmıştı mesela ki bu bile en normali.

Bu farklılıklar zamanla aşılır mı? İki taraf da ortak bir nokta bulabilir mi? Kadın ait olmadığı ortamlara erkeğin hatırına girmeye çalıştıkça suya alışır mı? Veya erkek açıkça kendisiyle ciddi ve uzun vadeli bir ilişki isteğinde olduğunu söylediği bu kadın için zaman içerisinde bu müthiş arkadaşlıklarıyla arasına mesafe koyabilir mi? Yoksa kadın direkt benim bu hikayede yerim yok diyerek onları birbirine mi bıraksın? Yorumlayalım
-1
pembe nohut
(15.02.26)
"Sektör bu, içime sinmese de bu deveyi gütmek zorundayım" tavrı biraz çakal bir tavır. Ait hissetmediği yerde bu derece var olabilen biri beni korkutur. Kendine bunu yapan bana ne yapmaz.
+2
sekizdokuzon
(15.02.26)
bir ilişkide, birbirimizin arkadaşlarıyla buluşmak zorunda mıyız?

en yakın dostlarımızla tanıştırırız birbirimizi, kafalar uyuşursa görüşülür 2-3 ayda bir. onun dışında her hafta görüşmeye gerek yok. herkes kendi arkadaşıyla kendi takılsın.

birdenbire o arkadaş çevresini yok edip, görüşmeyi kesip ne yapsın erkek kişisi? kızın eline mi baksın? bu sefer de kız darlanır.

kadın kişisi o arkadaş ortamından sevgilisine zarar geldiğini düşünüyorsa ve elinde kanıt da varsa, bunu sevgilisiyle konuşsun. eğer kendisi zarar görüyorsa bunu da konuşsun ve olmuyorsa bıraksın.

sonuç olarak ortada zarar görme yoksa, sadece kafalar uyuşmuyorsa, sevgilinin arkadaşlarıyla görüşme olsun bitsin. sevgilin de hiç boşa mızmızlanmasın alınmasın. açıkla "ben hoşlanmıyorum onlardan ama sen görüş tabii ona bir şey elbette diyemem" falan de.

hani bir özel gündür, nişandır düğündür, ona mecbur sevgiliyi yalnız bırakmamak için katılmak gerekir. o kadarı da olur artık yapacak bir şey yok.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
'Erkek kötü değil ama çevresi kötü.'
'Erkek bu çevrenin adamı değil ama bıdı bıdı sebeplerle bu çevredenmiş gibi yapıp bu çevreye katlanıyor.'

Yapmayın ablacım, gerçeklikten bu kadar kopmayın. Objektif olabilin biraz.
+3
Mirket
(15.02.26)
Mirket+1

Benim edindiğim izlenim de bahsedilen kişinin o çevrenin bir parçası olmak istediği yönünde.

Uzun vadeyi bilmek ise zor bir sürü değişken işin içine girer. lişki en nihayetinde tarafların birbirleriyle birlikte olma iradesine dayanıyor. Bu iradenin dayanağı da ortak müşterekte buluşabilmek.

Ortak müşterek ile kişinin şahsi arzuları arasındaki mesafe ne kadar büyükse de o kadar acı çekiliyor; ego sürtünüyor, fiziksel ya da duygusal emek miktarı artıyor vb. Yukardaki mevzuda o ortamda olmak kişiye kendini daha özel ve genç hissettiriyorsa, kendini bu ortamın bir parçası olarak kodlamışsa, kimliğini buna dayandırmaya başlamışsa vb., bunlar hayatından çıktıktan sonra tatminsiz ve mutsuz biri olur, haliyle de ilişkinin bir anlamı kalmaz. Ya da benzer şekilde ilişki ile bunlar arasında seçim yapmak zorunda kalırsa da orta vadede bunları seçebilir.
+1
salihdt
(16.02.26)
tam teyze cevabı olacak ama;
-etrafındaki 5 kişinin ortalamasısın
-bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ayrıca mirket+1

kadın kişisi beyninin onaylamadığını kalbine onaylatmaya, oldurmaya çalışmasın derim naçizane.
+1
Phoebe
(16.02.26)
zamanla aşılmaz.
0
orpheus
(16.02.26)
(2)

Seedance 2.0 hakkında ne düşünüyorsunuz?

msb
Film/dizi sektörünü bitirir mi?
Film/dizi sektörünü bitirir mi?
0
msb
(15.02.26)
abi valla yapay zekayla ilgili son birkaç senede bu soruyu o kadar çok duyduk ki... hiçbir şeyi de bitirmedi. tabii ki sektörler etkileniyor, belli ölçüde bir dönüşüm/değişim mevcut ama beklendiği veya reklam edildiği ölçüde keskin etkileri olmadı yapay zekanın. kapasiteyle sürdürülebilirlik aynı şey değil. belki 30 sene sonra bitirir ama yakın zamanda böyle bir etkisi olacağını sanmıyorum. önümüzdeki 10 senede muhtemelen bazı beyaz yaka işleri kaybolur, ekonomik kriz derinleşir, "montaj bu!1!" tartışmaları alevlenir ama "yapay zeka gelecek hepimizi öpecek" merhalesi için bence daha çok zaman var. biz görmeyiz onları.
+2
der meister
(15.02.26)
film dizi sektörü güçlü şirketlerin elinde. iyi film değil iyi pazarlama, satış , doğru senaryo iş yapıyor. yani AI tek başına sektörü bitiremez. ama sektörde bir sürü kişinin işi elinden gidecek o kesin.
0
orpheus
(16.02.26)
(18)

hatırladığınız en eski anı kaç yaşınıza ait?

korkut
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
soru başlıkta :) benimkisi 2-2,5 yaşına ait; bugün de bir sekilde teyit ettim.
0
korkut
(15.02.26)
4,5 - 5
0
yurtsuz john
(15.02.26)
Hikaye şeklinde değil ama "an" anısı olarak 3 aylık. Çok eskiden sürekli bi çekyat üstüne asılmış sarkaçlı saat görüntüsü geliyodu gözümün önüne. Sonra anneme sormuştum böyle bi saatimiz var mıydı yoksa uyduruyor muyum tamamen diye. Meğer varmış. Annemin doğum izni bittikten sonra anneannemlerden bizim eve geçmişiz. Orda da bizimkiler evin içinde koşturup iş yaparken beni hep koltuğun üstüne küçük bi yatak yapıp saatin karşısına yatırırlarmış, 2 ayın bitmişti o zamanlar diyor annem :)
+1
truf
(15.02.26)
5 galiba. gece sene bunu konustuk arkadaslarla herkes 2-3 yas diyor bende hic yok o donemden hatira.
0
antikadimag
(15.02.26)
bu soru bana her zaman ilginç gelmiştir çünkü insanların hatırladıklarını görünce şok oluyorum. bende en erken düzce depremi var, 5 yaşındaydım. hatta o akşam balık yemiştik, amcam bizdeydi. ben erken bitirip koltuğa çıkmış, koltuktan atlamıştım. avize sallanınca "ulan ne güçlüyüm be evi titrettim" diye düşündüğümü hatırlıyorum, tam o anda deprem oluyormuş meğer.

o dönemi uzun uzun konuşsak belki daha eski bir şey çıkar bilmiyorum ama benim aklıma ilk bu geliyor yani bende 5 yaştan öncesi hiç yok.
+4
der meister
(15.02.26)
2-2.5 yaşından travmatik bir olayı hatırlıyorum.
0
eileengray
(15.02.26)
3 falan herhalde..
dedemin beni parka goturdugunu hatirliyorum bebek arabasiyla ama baya bulanik.
-1
cooperr
(15.02.26)
2.5 yaşımdaki sünnetim. Full resolution :) bütün gün.
-1
gabe h coud
(15.02.26)
Birkaç küçüklük anımı hatırlıyorum ama bu bana sanki en eskisi gibi hissettiriyor. Yattigim yerden uyanıyorum ve güneş yüzüme vurmuş. Yanımda kimseyi goremeyince baya ağladigimi hatirliyorum. Ailem ya başka odadaydi ya da bahçede çalışıyorlardi.
-1
egerbiryolcu
(15.02.26)
4 yaşımı net hatırlıyorum
0
basond
(15.02.26)
3 yaş civarındaydım hatta anlatayım, kendime dair hatırladığım ilk anım bir köy evinde hapsedilmem :) iskenderundan adıyamana düğüne gitmişiz, ben de çok yaramazdım cidden rahat durmazdım en sonunda beni köy evinin birine kilitlediler. sonra baktım yatakta bi tane bebek uyuyor, çok net hatırladığım şey ise oradan kurtulmak için kapıya vururken bebeği uyandırmamaya çalışacak kadar nazik vuruyordum. bugün insanları rahatsız etmemek ya da her yerde hayvan gibi ses çıkarmamak konusundaki özenimin oradan geldiğini düşünüyorum.
-1
tabii lan manyak mısın
(15.02.26)
bende 7 öncesi yok. hiç yok. çok anormal şekilde.
0
summerjam0306
(15.02.26)
5-6 yaş
0
jelly bear
(15.02.26)
Bebekken havale geçirdiğimi hatırlıyorum. Beyin hücrelerindeki elektriksel aktivitelerden dolayı rüya gibi 3 boyutlu ışıklı küp nesneler görmüştüm. Küpleri birleştirmeye çalışıyordum o sırada havale geçiriyormuşum.
0
dawsonscreek
(15.02.26)
1 1.5 yaş arası. ateşle oynamayı severdim, kardeşimin beşiğinin altına girip çakmakla oynarken az kalsın çocuğu yakıyordum.
-1
klassno
(15.02.26)
2-2.5; ölüm, cenaze vd.
0
lil siztah
(15.02.26)
Çocukluğumuzdan beri bize büyüklerimiz tarafından çocukluğumuzla ilgili bir şeyler anlatılıyor.
Bu anlatı bombardımanına o kadar çok maruz kalıyoruz ki, hangisini gerçekten hatırlıyoruz, hangisini anlatılanların etkisiyle hatırlıyor sanıyoruz, bunu tespit etmek güç.
0
Mirket
(15.02.26)
5 yaşındayken tasinmisiz. Önceki eve dair pek çok şeyi hatiriiyorum. Demek ki 3-4 yaşımi hatırlıyorum.
0
abelardo
(16.02.26)
1.5 kardeşimin doğumu ve bizim bir süre farklı evde kalmamız ve oradaki birkaç sahne. ama zaman içinde bu tip eski anıların kendileri kaybolup onların tekrar hatırlanması ile oluşan kısımları kaldı. yani bir şekilde o anıları hatırlayıp tekrar etmeseydim bence silinirlerdi.
0
orpheus
(16.02.26)
(8)

yapay zeka iş dünyasında kullanılıyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
büyük şirketler bunları yönetmek için SAP kullanıyor ve SAP henüz bunları desteklemiyor. bu saydığın şeyler ayrıca müşteri bilgilerini barındırıyor, yapay zekalara bu bilgileri vermek yasal olarak şirketleri ne pozisyona sokar belli değil, en azından yurtışında sıkıntı. Microsoft copilotu sokuyor her yere outlookta mail yazmak için kullanan çok ama.
0
nahtoderfahrung
(11.02.26)
Bahsettiklerinizin hepsinde kullanılıyor. Kullanılmayan yok.

@nahtoderfahrung Evet büyük şirketler bu iş için sap kullanıyor ama büyük şirketlerin fatura irsaliye işini yöneten bunları bir data olarak işleyen yapay zeka sistemleri var. Aktif olarak kullanılıyorlar bir ismi bile var: Robotik süreç otomasyonu (RPA)


Bazı şirketler ai dünyasındaki gelişime ayak uyduramadı hala geriden geliyorlar. Fakat verimlilik ve hızı tattılarında bir daha da bırakamacaklar
+1
limonlu eksi
(11.02.26)
Global bir data firmasındayım, şirketin kendi ai toolu var ama işte bazı yasaklar var data gizliliği nedeni ile her şeyi yapamıyorsun ama baya şey yapıyor özellikle angarya rapor işleri.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Bizim şirket ERP sistemlerini aşağı yukarı eski düzen kullanmaya devam ediyor ancak işlerimizde AI kullanmamız için çok istekliler. Ben gene de neredeyse hiç kullanmıyorum. Kullananlar da genelde bildiğim kadarıyla, toplantı özetleme gibi şeyler için kullanıyor. İşin kendisine çok nüfuz etmedi henüz bence.
0
mbond
(11.02.26)
Ben bir şirketin e-ticaret kolunda yöneticiyim asıl üretim yapan bağlı olduğum büyük şirkette ai için bireysel kullanım dışında hiç bir yapılandırma çalışması yok ama bizim tarafta söylediklerinizin neredeyse tümünde yapay zeka uygulamaları kullanıyoruz ya da geliştirme aşamasındayız.
0
creepy
(11.02.26)
Şirketin kendi ai tool'u var +1
Hatta önümüzdeki pazartesi benim birimin tool'u canlıya alınıyor, şirket içi herkese açık bilgileri ve çalışanların kendi hakları/hak edişlerine dair bir basic LLM. Kaç gün yıllık iznim kaldı, ayşe'nin bağlı olduğu direktör kim, son 6 aylık bordromu gönder gibi sorulara cevap alabilecekler.
+1
Bruce
(12.02.26)
kurumsalların hepsi lokalde çalışacak kendi kapalı ai toollarını geliştirmeye başladı. raporlama, finansal analiz, siber güvenlik, anomali detection, hatta müşteri hizmetleri.
0
orpheus
(12.02.26)
ben de S&P100 firmasinda calisiyorum, biz her alanda kullaniyoruz.
sirketin kendi AI versiyonu var +1
0
adrianapole
(12.02.26)
(3)

Takıntılı eski müşteriye karşı nasıl davranalım?

mahmuttt
Apartımızda bir süre kaldı. Sonra çıktı. Geri geldiğinde ödemelerini aksatan problemli biri olduğu için apart müdürümüz geri almadı. Fakat durumu iyice takıntı yapmış. Normalde sürekli arıyordu apart müdürümüzle fiziken görüşmeye çalışıyordu. Israrlı takibi olunca biz de avukata arattık. Avukat uyar
Apartımızda bir süre kaldı. Sonra çıktı. Geri geldiğinde ödemelerini aksatan problemli biri olduğu için apart müdürümüz geri almadı.

Fakat durumu iyice takıntı yapmış. Normalde sürekli arıyordu apart müdürümüzle fiziken görüşmeye çalışıyordu.

Israrlı takibi olunca biz de avukata arattık. Avukat uyardı.

6-7 ay sonra tekrar apart müdürümüzün yanına geçen gitmiş senin yüzünden ben çıktım işte beni alacağım dedin almadın vs tarzı konuşmuş avukata filan küfürler etmiş. Bir de ben size yemek ısmarlamıştım onun parasını verin diye parasını istemiş. Ismarladığı yemek 500 liraysa 4-5 katı bir para istemiş. Apart müdürü de adam hem korkusundan vereyim kurtulayım mantığıyla vermiş.

Fakat bizde çok huzursuzluk yarattı.

Sizce tekrar gelirse rahatsızlık verirse nasıl bir yol izleyelim

Şimdiden hemen bir polise şikayette bulunmak mı lazım yoksa tekrar ederse mi öyle bir yola girelim? Ya da alternatif ne yapalım çok teşekkürler…
+1
mahmuttt
(11.02.26)
para falan vermemeniz lazımdı. iki seçenek var ya gerçekten deli ya da deli numarası yapıyor. önce bunu bi tahlil etmek lazım.

ama hiçbir durumda alttan alarak ilerleyemezsiniz ya nötr ya da ters olmanız lazım.
+1
orpheus
(11.02.26)
geçmiş olsun. sorunlu müşteriler insanı işinden soğutuyor. ama iyi müşterilerin de varlığı insana güç, enerji ve amaç veriyor.

kimsenin zarar görmeden işin hallolması temennimdir. siz olabildiğince o kişiyi oyalayın, geçiştirin.
muhtemelen sorunlu bir tip. belasını bir yerde bulacaktır. o bela sizin elinizden gelmemeli.
0
Leonardo~Da~Vinci
(11.02.26)
gelirse ve çık demenize rağmen çıkmazsa hemen polis çağırın tabi ki. ama arayıp geleceğim sizi öldüreceğim falan filan diyorsa karakola şikayette bulunup uzaklaştırma kararı çıkartabilirsiniz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
(13)

Yardım edip etmeme konusunda kararsızlık

banabırakbende
iyilikten maraz doğar lafını çok kez tecrübe ettik. temkinli yaklaşıyoruz artık. ama insanlığımızı da kaybetmek istemiyoruz tabiki. egede bi ilçede dayalı döşeli bi evimiz var. aldığımızdan bu yana hiç kiraya vermeyi düşünmedik. yazın bi ay kalıyoruz genelde. (bu arada yaşadığımız yerde kirada oturu
iyilikten maraz doğar lafını çok kez tecrübe ettik. temkinli yaklaşıyoruz artık. ama insanlığımızı da kaybetmek istemiyoruz tabiki. egede bi ilçede dayalı döşeli bi evimiz var. aldığımızdan bu yana hiç kiraya vermeyi düşünmedik. yazın bi ay kalıyoruz genelde. (bu arada yaşadığımız yerde kirada oturuyoruz.) sadece deprem zamanı iki akraba aile birlikte bir buçuk yıl beraber kaldılar, onlara açtık. allah razı olsun, düzgün insanlardı, şimdi adıyamanda bi kapımız var.

şu an tanımadığımız, hayata tutunmaya çalıştığını düşündüğümüz biri yardım istiyor, bizden değil, genel bi yardım isteği. hanım diyor ki, yazın bi ay memleketinde falan kalabilecekse ulaşalım, ayakları üstünde durana kadar kullansın. ben de diyorum ki afet değil bi şey değil, tanımayız etmeyiz. biz kirada oturduğumuz halde bi başkasına bu kolaylığı neden sağlayalım diyorum. yani yazları gitmeyip kiraya vermek daha mantıklı, ihtiyaç sahibi birine ucuza verirsin gerekirse illa birine yardım edilecekse diyorum. o da o bi aylık deniz keyfini çöpe atmak istemiyor.

ya bi de tamam insanoğluyuz falan da her yardım çığlığına koşmak zorunda mıyız biz, anlatamıyorum hanıma. biliyorsan mesulsün diyor. ben de tanımayız etmeyiz diye tutturuyorum.

sizin fikriniz nedir?
+6
banabırakbende
(10.02.26)
Tanimiyorsam akrabam olsa vermem
+7
artıküyeolmakistiyorum
(10.02.26)
Bu tür yardımlar senin benim sorumluluğumuz değil abim.
+8
kizil karga
(10.02.26)
Bana ne. Tanımadığım insanın evimde ne işi var. Atıyorum fuhuşa yer sağlamak iddiasıyla suçlansan ne olacak. Evde biri kenevir yetiştirse ne olacak. Eşine bunları anlatabilirsin.
+2
arbre
(10.02.26)
riskli. illa yardım etmek istiyorsanız başka yolları vardır muhakkak.
+3
black holes in the sky
(10.02.26)
Yakın arkadaşımın Antalya’da yazlığı var, tanıdığı kim varsa gidin kalın diye anahtar veriyor ancak o kadar terbiyesiz insanlarmış ki en son litrelerce çamaşır suyu döküp anca temizleyebildik, resmen içine sıçmışlardı. Ki bu insanlar yüz yüze bakıyorlar düşünün. Kızın beş kuruş para almadan sadece kaldığınız süreçteki faturalarınızı ödersiniz dediği bir iyilik. Eğer siz de yazlığı gözden çıkardıysanız bu iyiliği yapabilirsiniz.
+3
ekimoloji
(10.02.26)
ben kimseden böyle bir yardım istemem. benden de isterlerse soğuk dururum.
+2
mikahakkinen
(10.02.26)
13-14 sene evden çıkaramazsın. yapacaksanız bile sağlam bir avukat ile sözleşme yapmadan, aman! bence çıkarıp para verin, daha iyi.

bir de sütü bozuksa, evinde içine eder. milyonluk masraf çıkar...

.
+3
kartallar yuksek ucar
(11.02.26)
Didimdeyse bana kiraya verin
+2
olaylar olaylar
(11.02.26)
tanımadığın insana güvenemezsin. malesef yapacak birşey yok.
+2
orpheus
(11.02.26)
çıldırmış olmalısınız. :)
+4
motosiklet burclu adam
(11.02.26)
Yok artik ne alaka
+2
Purple life
(11.02.26)
Teşekkürler herkese, hanım burdaki insanların ortalamanın üstünde aklı başında olduğunu düşünürdü zaten. Fuhuşa yer sağlamak, yıllarca çıkaramamak gibi şeyleri okuyunca hak verdi. Beni büyük dertten kurtardınız .
+3
🌸banabırakbende
(11.02.26)
Dünyada ihtiyaçlar ve ihtiyaç sahipleri: sınırsız.
Senin imkanların: sınırlı.

Millet kardeşine bile evinin anahtarını vermiyor. Kendi sorumluluğumda olmayan, hiçbir alakam olmayan bir ihtiyaç sahibine evimi vermeyi ben değerlendirmeye bile almazdım. İnstagram diliyle söyleyeyim: “Ben ne alaka?”

Hanıma da söyle hayır yapmak istiyorsa yazlık keyfinden de vazgeçmek lazım. İhtiyaç sahibi olan o tatil süresinde de ihtiyaç sahibi olmaya devam edecek. O olmasa bile daha Bir sürü ihtiyaç sahibi var olacak. Onları da biliyor. Hepsinden mesul o zaman.
+1
lazor
(15.02.26)
(4)

Tost makinesi tavsiyesi

muhayyer divan
Selam4 kişilik bir aileye tost makinesi almak istiyorum çünkü hem tostu çok seviyorlar hem de sık sık ekmek kızartıyorlar bişeyler yapıyorlar, tost makineleri arızalanmış bu ara üzgünler :)) Ne dersiniz tavsiye edebileceğiniz bir ürün var mı?
Selam

4 kişilik bir aileye tost makinesi almak istiyorum çünkü hem tostu çok seviyorlar hem de sık sık ekmek kızartıyorlar bişeyler yapıyorlar, tost makineleri arızalanmış bu ara üzgünler :))

Ne dersiniz tavsiye edebileceğiniz bir ürün var mı?
0
muhayyer divan
(09.02.26)
bizde şu üründen var memnunuz. hem tost hem de et-tavuk-sucuk-köfte vs kızartma yapabiliyor. benzer fonksiyonda ama daha uygun fiyatlısı da bulunabilir. tost makinasından farkı kızartma tepsileri kalın ve ısıyı daha iyi depoluyor ayrıca ısıtıcı gücü de tost makinasına göre daha yüksek.

www.karaca.com
0
orpheus
(09.02.26)
bay b
(09.02.26)
Tefal Optigrill kullanıyoruz. hem tostları mükemmel yapıyor hem de ızgara olarak da kullanılıyor, yağlar da önüne akıyor.

Aynı şekilde Sage BGR200 de güzeldir.

4-6k lara çıkıyorsanız bence 10k lara çıkın ızgara işi de aradan çıksın. Hem yağ aktığı için fazla koku ve duman da olmuyor ocakta yapılana nazaran.
+2
ananiyimioguz
(09.02.26)
Karaca +1, 7-8 sene önce eski modelini aldık. Dehşet memnunuz. Sadece tost değil yağmurlu soğuk havalarda terasa çıkamayınca mangalda ne yapıyorsak bunda yapıyoruz. 4 kişilik adanalı ve bol misafirli bir aileyiz.
0
ground
(09.02.26)
(23)

Ciddi anlamda sıkıştım, yardıma ihtiyacım var

sekizdokuzon
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile evinden ayrılmaktı. Ailem de İstanbul'da yaşıyor ve hayatımın büyük çoğunluğu onların yanında saksı çiçeği gibi geçti. Sakinlesebilecegim, çalışabileceğim, düşünebilecegim bir alanım yok orada.

Kaldığım eve bu kadar absurd bir kira vermek her geçen gün daha fazla rahatsız etmeye başladı, bunun yanında babam ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. İşsiz olduğum zamanlarda bana her zaman destek olduğu için onu yüz üstü bırakmak istemiyorum ama ailemin yanına da dönmek istemiyorum.

Ev sahibiyle konuştum, ay sonuna kadar evi bosaltacagim. Bu ayın kirasını babama yolladım. Ama peki ben ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünüyorum bir haftadır? Aile evine dönersem her şey yine yavaşlayacak, yine atalet çökecek üstüme, elimi eteğimi her şeyden çekmeye başlayacagim bunu biliyorum.

İki gün önce internette bir kiralık daire ilanı gördüm. Seydikemer'de 2+1 eşyalı bir daire, aylık kirası 12 bin. Emlakçıya ulaştım, depozito konusunda da yardımcı oluruz dediler. Ben uzaktan çalışıyorum, şehir değiştirmem işime çok büyük bir olumsuz etki yapmıyor. Şu an ödediğim kiranın üçte birini ödeyip hem daha sakin sessiz bir ortamda azıcık sakinleşirim, hem borçlarım için para biriktirip hem de aileme maddi olarak destek olurum diye düşündüm.

Fethiye'de yaşayan bir arkadaşım var, ona ulaştım. Ama o kısaca "Burası Yozgat gibi bir yer, tek başına bir kadın olarak rahat edemezsin. Zaten Seydikemer merkeze çok uzak, dağ başında inanılmaz izole bir yer. Daha çok bunalirsin." dedi.

Şimdi bu noktada cidden her türlü yardıma çok ihtiyacımız var. Özellikle o bölgeyi bilen ve kısa süreli de olsa kalinip kalinmayacagi hakkında bilgi verebilecek birileri varsa çok memnun olurum. Onun dışında ekonomik ve psikolojik olarak çok yoruldum, daha az kira vermek, merkezden daha uzak olmak, dolayısıyla daha az para harcayıp günlerimi çalışarak, dinlenerek geçirmek hayal mi?

Karar verme mekanizmalarim aşırı stres yükünden çalışmaz hale geldi. O yüzden her şeyi çevremdeki insanlara sormak zorunda olduğum bir zamandayim. İnanılmaz sıkışmış, hatta felç olmuş gibi hissediyorum. Sizce en azından haftaici daireyi görmeye gidip o civarda iki üç gün kalıp ortami bir göreyim mi? Yoksa tüm bu olanlar deli saçması mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.02.26)
bence sana daha iyi gelir izole olması. zaten kısa süreli bir plan dediğin kadarıyla. 2-3 gün kal tabi imkanın varsa, en azından yaşayanların profili görmüş olursun. bence dediği kadar "yozgat" bir yer değildir. sen asıl kışları nasıl geçiyor, sık sık elektrik gidiyor mu vs. diye sor; uzaktan çalıştığın için önemli bunlar. hatta telefon çekiyor mu o da önemli. öyle yerlerde en büyük sorun ısınma oluyor bir de.
ezcümle kafanı boşaltmak, kendinle adam akıllı baş başa kalmak için güzel bir fırsat.
+2
gobekliraki
(09.02.26)
Arkadaşa katılıyorum bence de izole bir yer size daha iyi gelecek. Ama dediği detaylar önemli konfor kısmı çözülürse sessiz sakin bir yerde toparlayabilirsiniz. Alternatif olarak da madem yer önemli değil başka şehirlere bakabilirsiniz benzer ücretlerde belki daha merkezi yerler bulunabilir acele etmeden biraz daha araştırırsanız iyi olur.
Gidip görmek zaman geçirmek de gayet mantıklı olabilir taşınma kolay alınabilecek bir karar değil iyi düşünmek her şeyi ölçmek lazım.
+1
mutekebbir
(09.02.26)
Benim taşınmam.bir bavul, bir laptop. Bir de cidden ortamdan hoşlanmazsam yaz başı dönebilirim, bu ayrıntıyı ev sahibiyle konuşurum. Ailem yazları köye gidiyor, aile evinde geçirebilirim yazı. Gerisi yine Allah kerim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
ciddi cevap,
www.sahibinden.com

Fethiye yerine ordu ya git. büyükşehir, imkanları oldukça fazla, görece fiyatlar makul. kendi havalimanı var, ulaşım rahat. Attığım ev sahile çok yakın ve sahili gerçekten çok çok iyidir. yazın etrafın plajlarla dolu, kesinlikle izole değil.

Düşüncen, iyi niyetin çok güzel. mecbur kalırsan tabi eve dönersin ama son çare olmalı senin dediğin gibi. düşük kiralı bir yere geçerek olacağın destek babana fayda sağlıyorsa bu yolu zorlamadan güzel.

aşırı izole bir yerin iyi geleceğini sanmıyorum.
+3
kisa
(09.02.26)
Aşırı izole bir yerin iyi gelecegini sanmıyorum+1
Yani kitap yazmak için dağda ev bulan yazar değilsin, o kadar da kendini kapatmaya gerek yok.
+3
logisticsmanager
(09.02.26)
Aslında yeni bir iş kurmak istiyorum. Yoğun şekilde çalışmam gerekiyor, kitap olmasa da matematik sorusu yazacağım, içerik oluşturacağım. O açıdan uyaranların minimuma inmesi yararima olur. Bir de benim introvertligin seviyesinden bahsedeyim: dört aydır Taksim meydanınin dibinde oturuyorum, sanırım sadece bir kez gidip bir yerde bir şeyler içtim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Ben konunun maddi yönüne takıldım.
Bir defa aile evinden taşındınız, masraf. Ev değiştirdiniz, masraf. Taşınmayı düşündüğünüz ev dayalı döşeli değilse ya nakliyeye ya ev düzmeye para harcayacaksınız. Yine masraf. Üstelik gideceğiniz yerde de kalıcı olmaya niyetiniz yok.
Ben olsam belimi doğrultana kadar aile evine dönerim. Dünyanın sonu değil. Yaza da gideceklermiş zaten. Bir süre sıkın bence dişinizi. Kuyruğunu kıstırıp döndü diye düşünmelerinden endişelenmenize de gerek yok. Ne de olsa maddi destek olmuşsunuz ailenize.
+3
auroraaurora
(09.02.26)
@cosmicstring: annemlerin köyü bayağı köy köy. Bir de ben beni aileme bağlayan yerlerde çok bulunmak istemiyorum. Kendime çok başka bir hayat çizmek istiyorum. İşin psikolojik altyapısı biraz karışık, hiç girmeyeyim. Aileden ayrılmak, kendi hayatını kurmak benim için olmazsa olmaz maalesef.

@aurora: eşyalı evlerde kaldım şimdiye kadar, kiralamayı düşündüğüm evlerin de eşyalı olmasını tercih ediyorum. Gerçekten bavulu al, yaşamaya başla tarzında bir yer değilse kiralamam. Dediğin gibi o taşınma, nakliye, yeni eşya işine girersem çıkamam. İçime sinen, ihtiyaçlarıma tatmin edici oranda karşılık gelen bir yer bulana kadar bu şekilde evim sırtımda gezeceğim. Aile evine dönmek sıfır noktasına dönmek gibi, altı aydır çektiğim çilenin, verdiğim mücadelenin hiç olmasi gibi bir şey benim için. Amma da dramatize ettin, bayil bir de dediğinizi duyar gibiyim ama benim içim böyle söylüyor hatta bağırıyor. Onu terapiyle, aylık gezilerle, yemeyle icmeyle, alkolle susturabilecek gibi değilim.
0
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
fethiye'de internet altyapisini ciddi sorgulamanizi tavsiye ederim.
ama yukarda kisa'nin dedigi gibi, ordu'yu gercekten dusunun. cok sevdigim bir arkadasim pandemi doneminde atladi gitti, sahil tarafinda ev, hayati 180 derece degisti, harika seyler oldu, uzun hikaye, istanbul'a geri donmedi ve yurtdisina tasindi. bu demek degil ki ordu'ya gidince bu olacak sadece ordu ne olursa olsun buyuk il, ama masrafi az, istanbul'dan sonra hem rahatlatir ama bogmaz.
+2
kassiopeia
(09.02.26)
Seydikemer'i görmedim ama o civarları biraz tanıyorum, taşınmayı düşündüğünüz yer Fethiye merkezde değilse ki değil anladığım kadarıyla, araçsız yaşamak pek mümkün değil.

Uzaktan çalışmak için iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız vardır muhakkak ama dağ başı diye tabir edilen bir yerde iyi bağlantıya sahip olmak çok zor.

Yıllarını şehirde geçirmiş bir kişi olarak, 'kadın başınalık' diye bir endişem olmadı benim hiç bir zaman, ya da olmamıştı diyeyim ama şu an küçük bir ilçede yaşıyorum, dağ başı da değil hatta turistik sayılabilecek bir yer ama bir sefer öyle bir zihniyetle karşılaştım ki, tek başıma olmadığım için şükrettim.

Özetle sırf kirasına bakarak karar vermeyin, o kira bedeli düşükse bir sebebi var, arkadaşınızı dinleyin, yaşam maliyetinin İstanbul'a göre daha düşük olduğu başka küçük şehirlere bakabilirsiniz.

Kısa+1
+2
(09.02.26)
Çok acele karar veriyor gibisin. Bu telaşın nedeni para değilse bence biraz sakinleş ve sora sora, araştırarak ilerle. Muğla'da toplu taşıma diye birşeye ben rastlamadım, arabasız zor olur, belediyeciliğin daha iyi çalıştığı yerlere bak. Yazın bir de Muğla çekilmez olur, açarsın klimayı o da masraf. Bursa, Balıkesir, Çanakkale daha iyi alternatifler.

Eğer şuanda çok sıkışmış gibi olmanın nedeni paraysa ve sigara içmiyorsan gelip bende birkaç hafta kalıp kafayı toparlayabilirsin.
+1
tiredofwaiting
(09.02.26)
çözüm ev arkadaşı bulmak. 2-3 kişi masraf bölüşeceksiniz. tek başına olmanın rahatlığını tabi vermez ama aile evine kıyasla on kat özgür olursun.
+3
orpheus
(09.02.26)
karsiyaka güzeldir.

www.sahibinden.com
0
designer
(09.02.26)
Yakın zamana kadar çok ciddi bir şekilde Divriği'ye taşınma kararım vardı. Farkında olman gereken bir şey taşınacağın herhangi bir büyükşehir imkan sağlaması açısından erişim sıkıntısı yaşayacağın (sağlık, temel ihtiyaçlar, sosyal aktiviteler vb.) seni çok ama çok geriye götürecek.
Kafamın içinde "şokta çalışırım en kötü" diyordum fakat kimse oraya gittiğiniz için size herhangi bir işi altın tepside sunmayacak (şokta çalışmak dahil).
Bu noktada masraflardan kaçmak için daha az masraf yapacağın bir yere taşınmak vereceğin en yanlış karar, eski bir matematik öğretmeni (aynı branşta olduğumuzu hatırlatarak) söylüyorum.

İstanbul'da yaşamak istemiyorsan İzmir'de tutunabilirsin her türlü. İzmir'de de hem bir dershanede çalışıp hem de düşük kiralar verebileceğin bölgeler var (örneğin Buca). Bir senede özel derslere abandın mı bir şekilde düze çıkacağına inanıyorum.

Mahrumiyet bölgesine gidince büyükşehir'de elinde olabilecek a,b,c,d planlarından sadece a ve b olacak, her şey ters gittiğinde hiçbir şey kazanamadığın bir senaryo da önünde olacak.
0
rakicandir
(09.02.26)
Arkadaşlar şu şekil bir sinir krizi geçirdim; www.instagram.com

Beni tekrar sağduyuya davet ettiğiniz ve yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
+2
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Herkes mekan yazmış. Ben de dahil oluyorum ve el arttırıyorum; Sakarya'ya gel.
Hem büyükşehir hem de küçük,
kiralar oraya göre uygun (eşyalı 15-20 bandına rahat edebileceğin yer bulursun),
İstanbul'a yakın, geri dönmek istersen 1 saate herşeyi bırakıp dönersin,
İstanbul'a uzak, hayatına müdahale etmek isterlerse, gelemezler :)
Serdivan ilçesinde hayat hareketli, istersen ortam yaparsın, sıkılmazsın
Aynı Sakarya'da hayat yok, bol bol kafanı dinlersin.
Destek istersen DM.
Başarılar...
0
pccopath
(09.02.26)
ya kardeşim kusura bakma da biz mutlumuyuz dandik mahallerde yaşamaya bütçemize göre ev tutuyoruz. kusura bakma iyimser yaklaşamayacağım ama bütçene göre ev tutmalısın ailenden ayrı yaşamak istiyorsun ama daha ev ekonomisi yönetemiyorsun, bu arada seydikemerde de bulundum bi git de gör bakalım nasıl bir yermiş seydikemer. ne internet altyapısı bulabileceksin ne de şehire gidecek araba. tamam hayat çok kötü demiyorum ama biraz realist olun be kardeşim. bu biraz sitem dolu gibi oldu ama öyle değil. gerçekten ayağını yorganına göre uzatmalısın seydikemer gibi hayallere de dalmamalısın türkiye de nerede büyükşehirden çıkarsan internet yok gibi bir şey bunu unutmamalısın.
+2
belkider
(09.02.26)
İstanbul'a parası yetmediği için anlık aklını kaybedene niye bağırıyorsun? Hanginiz çekip gitme hayalleri kurmuyorsunuz? İstemiyorum kardeşim ömrümün sonuna kadar bktan mahallelerde yaşamak, suç mu? Gerekirse ömrümün sonuna kadar da alternatifini ararım. Ayrıca yıl 2016 değil, internet burada ne kadar çekiyorsa iyi kötü her yerde bir şekilde çekiyor, tiktoktaki Anadolu irfanina denk gelmedin sanırım. Ben sanmıyorum ki Seydikemerdeki altyapı İstanbul Sultangazi'deki altyapının on yıl gerisinde olsun. İlçe AKP'de, hızla gelişiyor, memur çekiyor. O kadarını araştırdık. Her haltı da bilin.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Urla'da internete erişebilmek için 3 ay bekledm, bunu da araya adam sokarak yapabildim. İnternet x,y,z'de bir şekilde çekiyor diye düşünüyorsan söyleyeyim yanılıyorsun.
Örnek : Buraya taşınmak isteyen instagirllerin %70'i internetsizlikten yakınıp gerisingeri dönüyor.
+1
rakicandir
(09.02.26)
İzmir'e taşınmayı ben de pek düşünmüyorum. İnternet, altyapı sıkıntısı ciddi boyutlarda. İnstalik bir işim yok, pencereden baktığımda bakımsız çatı bina görmek istemiyorum. Bu yeterli.
0
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
bence en problemsiz internet saglayicisi türksat,
genelde 2 yil sözlesmesi oluyor,
tasindigin yerde hizmet verebiliyorsa,
türksata bildiriyorsun
ve sözlesmen devam ediyor,
kentsel donusum vb.nedenle bazen sokak iptal olabiliyor,

önceden bilgi sahibi olmak için;

www.kablonet.com
0
designer
(09.02.26)
Muğlada toplu taşıma var
mesela aynı güzergahta olan köyceğiz, ortaca, dalaman, fethiye hattının 20 dakikada bir minibüsü var (kışın hiç yolcu yoksa seferler birleşebiliyor ama yazın her sefer kalkıyor)
yatağan, milas, bodrum da yine aynı güzergahın ilçeleri yine sık sık minibüsü var

marmarisin daha sık, marmaris güzergahından gidilen datça biraz daha az ulaşılabilir durumda ama çoğu otobüs firmasının (ulusoy vs.) muğla seferleri marmaris ya da datça çıkışlı/varışlı oluyor.

burada bodrumu ayrı bir şehir (havalalanı var), fethiyeyi ayrı bir şehir (dalaman h.alanı), muğla merkez ve marmarisi de ayrı bir şehir gibi düşürseniz, ulaşım ve toplu ulaşım mantığı buna göre işliyor.

ula (akyakanın olduğu ilçe bu) zaten merkez ilçe gibi kalıyor. diğerlerine göre.

işte tüm bu ulaşım mantığının dışında kalan 2 yer var biri seydikemer biri kavaklıdere.

seydikemer o kadar alakasız yani.
+2
subcomponent
(10.02.26)
bundan 15 sene once yasadigim sehir beni asiri darlamisti. hersey gozume batiyordu, herkesle atisiyordum gun icinde vs. okul bitti sacma sapan islerde calisiyordum, bir nevi motokurye isi gibi birseydi, aracla ilac dagitiyordum. birsuru yere basvurdum cevap yok.

bir sabah kalktim, ev sahibine haber verdim ben 48 saat icinde cikiyorum diye. arabaya ne sigdirabiliyorsam sigdirdim, kalanlari ya dagittim ya da cope attim.
yola ciktim. ilk gun 18 saat hic durmadan gittim. sonra bir 12 saat daha gittim. sonra bir 12 saat daha. 3650km yol yaptim, daha onceden yasadigim sehrin cegregi buyuklugunde bir yerde durdum, tanidik birkac arkadas vardi bir sure onlarin yaninda kaldim. bu sure zarfinda is baktim, buldum. sonra kendi evime ciktim vs.

hala o tasindigim sehirdeyim, 15 sene oldu burasi da hafif darlamaya basladi. ama simdi coluk cocuk var, tasinmasi kolay degil malesef ama ayarlayabilirsem kacacaz.

ozetle: tek tabancaysan dunya senin, fazla zaman kaybetmeden uza derim. degisiklik iyi gelecektir. metropoller artik yasanilacak yer olmaktan cikti, tutunabilmek icin cok iyi maaslar lazim, eger tek basina kira odemekte zorlaniyorsan o sehirde yasamanin manasi yok. isin de remote ise zaten durdugun kabahat.
istanbul kacmiyor, hazirlik yapip donersin ilerde. ama hazirliksiz buyuk sehir bence gereksiz stres.

bol sans.
+1
cooperr
(10.02.26)
(8)

mühendisler niçin kendi üretimlerini yapmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.02.26)
1-proje,müşteri vs.
2-sermaye.

100 bin maas alan bir iscinin,
isverene maliyeti
180 bin ise,
para kazanmak icin ne kadar ciro yapilmali,falan..
0
designer
(09.02.26)
Mühendisler patron olarak yetiştirilmez ekonomi bilmezler, en basitinden muhasebe ve pazarlama bilmezler. Mühendisler üniversiteden mezun olduklarında teknik yönetici olarak mezun olurlar. Bir fabrikayı yönetmek zamanla geliştirilen tecrübelerle oluşur. En iyi fabrika sahipleri ve en iyi genel müdürler her zaman mühendislerden çıkar fakat bu demek değildir ki mühendisler patron olsun. Bir ürünü ortaya çıkarmak sadece çıkarmaktır. Bu ürünün değerini ve pazarlama satış stratejilerini belirleyecek olan birimler çok farklıdır.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
cesitli sebepleri var:
- muhendislerin ezici cogunlugunun para ile iliskisi kopuk. kendi ederini bile bilmez.
- muhendis surekli olarak bir sey nasil boka sarar kafa yapisina sahiptir, o yuzden de is kurmak falan asiri riskli gelir, korkutucudur.
0
cooperr
(09.02.26)
En büyük engeli para. Bir şeye sıfırdan girmek çok zor. Aileden gelen ciddi bir zenginlik yoksa kendi kendinin patronu olamazsın.
0
michael harddd
(09.02.26)
thetruenorthstrongandfree1 kadar kazanmıyorum ancak söylediklerine katılıyorum. Kendi iş yerin olması için mühendis olmandan bağımsız çok efor sarfetmen zamanının neredeyse çoğunluğunu oraya ayırman gerekir. Kısacık dünya için bu kadar kasmaya gerek var mı, şayet kendini orta düzey idare edecek bir gelirin varsa.
Bu tür işletmeleri olan patronlarım da oldu, bakıyorum tüm hayatı iş ve kaç kat daha çalışıyor, gecesi gündüzü yok, bana uygun değil şahsen.
Ve son olarak satış yapmak ve müşteri kazanmak hiç kolay bir iş değil.
0
va
(09.02.26)
Çünkü mesele makineyi yapmak değil.
Onu yapacak adamlarla uğraşmak, satmak, satış sonrasıyla uğraşmak ve tüm bunları yaparken sermayeyi bulmak ve riske etmek.
Birçok kişi için bu riske girmek mantıklı gelmiyor. Bazıları istese de sermayeye takılıyor.
0
burfak
(09.02.26)
ben tam olarak bu dediğini yapıyorum. yani mühendislik ürünleri yapıp bunları satıyorum. bazen de bu şekilde gelen talepler için müşterilere özel cihazar-makinalar tasarlıyoruz.

insanların bunu yapmıyor olmalarının bin tane sebebi var da en önemlisi sermaye. bir makina tasarladın bunu tasarlamak ile iş bitmiyor. prototipler üretmen, bu makinayı yapabilmek için başka makina ve aletler satın alman. bir işyerini ayakta tutman ve birkaç eleman beslemen gerekiyor. hala bitmedi, satış ve pazarlama ile uğraşıp en azında birkaç makinayı stokta tutman hadi sattın diyelim bir de bunun tahsilatı, vergisi, çek-senet batağı ile uğraşman lazım.

bitti diyorsun ama bitmedi. sattıktan sonra çıkan sorunlar garanti süreci, yedek parça stoğu, müşterilerin teknik taleplerine yanıt vermek gerekiyor. daha da var aslında ince ince detaylar.

ayrıca okuldan yeni mezun 5-6 yıllık bir mühendis piyasa bilemez. tek başına sistem bütünününde çuvallar. doğru seçimleri yapamaz. bu işleri yapıp çekip çevirecek tecrübeye ulaştığında ise 15 yıl geçer bir şirkette-fabrikada iyi maaşlı bir pozisyona zaten gelmiştir artık o döngüden çıkamaz.
+1
orpheus
(09.02.26)
bilgi yetmez. tamamlayıcı varlıklar gerekir.
0
iwillsee
(09.02.26)
(8)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(17)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum +1
Amuda kalkıp, Spagat açabiliyorum. Astavakrasana, tittibhasana, chin stand, super soldier, Atlas gibi yoga asanalarını yapabiliyorum.

Acıya dayanıklılık +1
Hem fiziksel hem psikolojik :p
0
kullanicadi
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(11)

bundan 20-30 sene önce schengen almak nasıldı?

tabudeviren
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı? ne kadar süre veriliyordu?
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.
o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı?
ne kadar süre veriliyordu?
+1
tabudeviren
(08.02.26)
20-30 sene önce schengen yoktu her ülkenin farklı ama daha kolay prosedürleri vardı.
20-30 seneyi geç 2016-2018'de bikaç günde 3 aylık vizeyi rahatlıkla alıyorduk.
0
orpheus
(08.02.26)
1 yaşındayken abd vizem “indefinitely” olarak verilmişti. süresiz bir vize yani. o pasaportu hala saklarım.
+1
eileengray
(08.02.26)
Vize almak görece daha koladı ama bugünkü gibi yurt dışına gitmek kolay değildi benim gözlemim bu şekilde.

Ablamla beraber gideceği ülkenin konsolosluğuna gitmiştim mesela aynı gün almıştı vizesini. O zamanlar öyle aracı kurum vs pek yoktu direkt konsoloslukta kendin gidip hallediyordun.

Bugün ise başvurular konsoloslukların kapasitesinin çok üstünde. Randevu bulmak ise en zor kısım. Konsoloslukların çoğu ek personel için iş ilanları açtı hatta geçen yıl. Açmayanlar ise farklı kurumlardan destek alıyor yetişebilme için.

Sosyal medyamdaki her 3 kişiden 2’si yurtdışından içerik paylaşıyor. Şuan gitmek daha kolay ama bununla beraber vize alması daha zor.
+1
ezkaza
(08.02.26)
30 sene öncesini bilmem ama 2003 yılında annem için Hollanda üzerinden almıştık. VFS gene vardı yanılmıyorsam, konsolosluğa ayrıca görüşmeye çağırmışlardı ilk vize olduğu için standart prosedürdü sanırım. Nispeten paralı veya orta sınıf ortamlarda belki normaldir ama bizim için büyük bir olaydı. Çevremizdeki insanların vize almasını bırak yurtiçi bile uçağa dahi binilmiyordu. Gene de üniversite zamanlarında 2007 ve sonrası, çeşitli yurtdışı etkinlikleri duyuyordum. Paralı mıydı devletle alakalı mıydı tam hatırlamıyorum. Trenle gidiliyordu vs. Ayrıca bireysel EU taraflarına gidenler de vardı tek tük.
0
mbond
(08.02.26)
20 sene once bir yaz fransa, amerika ve kanada'dan almistim.

fransa 6 aylik verdi, bir acenta gibi birsey kullandik kagitlari yolladik vize geldi. 1-2 hafta surmustu. en kolay fransa veriyor demislerdi o yuzden ordan aldik ama fransa icin kullanmadim. o zamanlar nerden aliyorsan ilk oraya gitmen lazim olayi yoktu.

amerika icin konsolosluga gittim beyoglu tepebasindaydi, arabanin markasina modeline kadar sormuslardi, onlar da 1 sene verdi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(08.02.26)
üniversitedeyken interrail yapan arkadaşlar vardı. parasız pulsuz tiplerdi ama sorunsuzca vize alıyorlardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
İlk Schengen vizemi 15 yıl kadar önce almıştım. Belge sayısı fazla olmakla beraber randevusu, pasaportun tekrar elime ulaşması 2 hafta kadar sürmüştü. 2019'a kadar bu süreç böyleydi, hiçbir schengen vizesi için 2 haftadan fazla uğraşmadım. Şimdi Schengen'de olan bazı ülkeler için aracı kurum işi yoktu direk konsolosluktan başvuru yapıyordun. Kısa sürede pasaportunu teslim alıyordun.

Almak kolaydı-zordu işi hala kişiden kişiye değişiyor. 2013 gibi kurumsal banka çalışanı aynı ekipte 3 arkadaş eş zamanlı Hollanda başvurusu yapmıştık, ikimiz aldı diğeri alamadı. Red alan kişi Almanya'da akrabam var diye işaretlemiş, onu biraz sorguladılar ek belge istediler sonra reddettiler.

Schengen vizelerinde red oranı 2010'lu yıllarda %4-6-8 civarı iken şu an %15 civarı, hatta 2024'te red oranı 2023'e göre düşmüş. Abartıldığı gibi bir zorluk yok ama randevu işinin sorunlu olduğunu söylüyorlar. Burada konsolosluk ve aracı kurumları sorunlu görüyorum, artan başvuru sayısına uygun kapasite ile çalışsınlar bir zahmet.

Eskiden de kuzey ülkelerinde kabul oranı Yunanistan, İtalya gibi ülkelere göre düşüktü, şimdi de benzer. Kendi adıma 2019'dan beri bu vize türünü boykot ediyorum ve Schengen ülkelerine gitmiyorum. ABD sadece 1 adet form ve fotoğraf ile 10 senelik vize verdi. Kültür, doğa, tarih, deniz-kum-güneş, eğlence vb. istediğiniz tatili yapabileceğiniz birçok ülke var. Schengen bölgesi 3 günlük vize için tomarla belge ile süründürüyor. Niye uğraşayım? Şu vizeyi doğru düzgün boykot etsek bu kadar aşağılanmayacağız da neyse.
0
Lethe
(08.02.26)
hayret kimse yurtdışı çıkış pulundan bahsetmemiş. develete 100 dolar çıkış parası ödüyorduk.
-2
plastic_angel
(08.02.26)
@angel

ufak bir düzeltme: yurtdışı çıkış ücreti 50 dolardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
Pandemi öncesine göre cevap vereyim;

İlk başvurumda 3 ay vermişlerdi 2017 senesinde. 1 sene sonra Çek Cumhuriyeti 4 gün verdi.

2019 senesinde 2 defa başvurdum. İlk nisan ayında Macaristan'dandı. Gene 3 ay vermişlerdi. Ekim ayında Hollanda'dan başvurdum. 1 sene vermişlerdi.

Randevu bulmak kolaydı. Bakın 2019 senesinde 2 defa iki ayrı ülkeden başvuru yapılabilmiştim.

Pandemi sonrasında 2022 senesinde Hollanda'dan zar zor randevu bulmuştum. 45 gün vermişlerdi.

Her sene başvuruyorum iki sefer 6 ay verdiler. En sonuncusu 1 sene. Daha bitmeden bu sene gene başvurdum, bekliyorum.
0
put it in your appropriate place
(08.02.26)
2014 yılında schengen almıştım, evet baya evrak istiyorlardı ama ret olayı pek yoktu sanırım. yani işinde gücünde biriysen alabiliyordun ve randevu bulmak bir mesele değildi, aracı kurumun sitesine girip 2-3 gün sonrasına bile randevu alabiliyordun. belgeleri topla niyet mektubu yaz ve aracı kuruma ver. vize de 3-4 gün sonra falan çıkıyordu. mesela perşembe günü evrak verdin ptesi vizen çıkmış olur. şimdi hem randevu bulamıyosun hem de başvursan bile aylarca pasaportun gelmiyo falan.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
(5)

tablet alırken neye dikkat etmek lazım?

der meister
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olma
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olmasın. bir de ekranı olabildiğince büyük olsun istiyorum, biraderdeki 12.9 inç galiba, o iyi mesela.

önerebileceğiniz f/p markası ya da doğrudan ürünü var mı? "la zaten maç izleyeceksen fark etmez al gitsin" mi dersiniz yoksa işlemcisi, şusu busu dikkat edilecekse hangilerine odaklanmamı tavsiye edersiniz? apple olmaz bunlar bizi aşar yomyeci adamlarız.
+2
der meister
(07.02.26)
kalem ihtiyacın olursa ilerde galaxy pad, yoksa xiaomi pad veya budget versiyonu redmi pad
0
nahtoderfahrung
(07.02.26)
HONOR TABLETLERİ SENİN İSTEDİĞİN GİBİ
+1
artıküyeolmakistiyorum
(07.02.26)
f/p demişsiniz farkındayım ama uzun vadede iPad'den daha f/p tablet yok. o yüzden yine, yeniden iPad diyeceğim. ikinci el de olabilir. M işlemcili bir model (air ya da pro) çok uzun yıllar götürür. iPad 2'm (2011) hala çalışıyor öyle söyleyeyim. bütçe meselesi ise aynı fiyata sıfır galaksi, şayomi vesaire yerine ikinci el iPad pro ya da air alırdım ben olsam.
+1
orient blue
(07.02.26)
honor bende var, 3. yılı bu sene. ben çok kullanmadım arada bir pdf okuma, bir şeyler izleme ve basit oyunlar. yeğenlerim oyun oynuyordu ama zaten ancak tatillerin bir kısmında görebildiğim için oynadıkları süre de çok çok değildi. ama yine de tablet kasıyor, uzun süreli kullanımda f/p değildi benim için. şimdi anneme verdim o kullanıyor. uzun süreli kullanım için bence de iPad +1
0
black holes in the sky
(07.02.26)
samsungun FE serisi tabletleri.

bu arada tüm tabletlere istersen klavyeli kılıf alırsın ya da bluetooth bir klavye mouse seti de bağlayabilirsin.
0
orpheus
(08.02.26)
(29)

İş hayatına sevilmemek

yenibirgüzelnick
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var. Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra heme
İş arkadaşlarım tarafından sevilmediğimi düşünüyorum. 8 kişilik bir ekibiz. Sadece yönetici ve ben y kuşağı. Diğerleri 2000 sonrası doğumlu yaşı küçük, ilk iş yeri tecrübesi olan çocuklar. Benim 10+ yıllık tecrübem var.

Ben doğum iznine ayrıldım ve buna çok bozuldular. 3.5 ay ücretli izin sonra hemen geri döndüm ama herkes tavır aldı. Sonra bana şirket evden çalışma izni verdi bebeğim daha 3.5 aylık olduğu için yaşına girene kadar evdeydim. Arkamdan çok konuşmuşlar herkes bozulmuş buna.
Devletin verdiği hak olan süt izni var günde 1.5 saat çocuk yaşına girene kadar. Bu izne de çok laf söylediler. Birikti yani bir şeyler.

Ben onlardan fazla maaş alıyorum. Doğal olarak 10 yıllık elemanla yeni mezuna aynı maaşı vermiyorlar tabi ki. Son zamlara kadar yine iyi kötü idare ediyorduk ama zamlardan memnun olmayan beni diline dolamaya başladı. Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var ve bunun sorumlusu olarak beni görüyorlar. Hani aynı projede aynı işi yapıyoruz o niye bu kadar fazla alıyor diye.

Onun haricinde hepsine çok samimi ve sevecen yaklaştım hiç olumsuz davranmadım güler yüzle bildiklerimi hep aktarıyorum. Ama bu 2000 sonrası nesil benim yabancı olduğum bir kafa yapısına sahip.

Ne önerirsiniz? Şimdi bakıyorum birlikte molaya çıkıyorlar beni çağırmıyorlar. Eskiden çağırırlardı zam açıklandıktan sonra benimle konuşmamaya başladılar. Zamları ben belirlemiyorum. Benimki yüksek onlara düşük olmasının sorumlusu da değilim.
+3
yenibirgüzelnick
(06.02.26)
hiç umrunda olmasın. işyeri sosyalleşme-duygusal bağ kurma alanı değil zaten. işini yapıp ödemelerini düzgün alıyorsan. ağır bir psikolojik mobbinge maruz kalmıyorsan kimsenin seni sevip sevmemesi konu olmamalı.
+7
orpheus
(06.02.26)
ergenuslar saçmalamışlar. patrona triplenemeyecekleri için sana tripleniyorlar. hiç umursama.
+6
art cat chocolate
(06.02.26)
böyle bir konu daha önce açıldı sanırım. senin o yaş ve tecrübenle ayrı bir odan olması lazım ve bunları da muhatap almaman lazım. iş yerindeki ergenler seni sevmese de olur. aranızda zaten hiyerarşi olmalı.
+7
koela
(06.02.26)
37 yaşındayım. Şu an çalıştığım yerden emekli olursam son iş günümde herkese iyi akşamlar der çıkarım, tokalaşma bile yapmam. İş yerinde sevilip-sevmek umrumda olmayan kavramlardır. İş hayatında gruplaşmaya çalışan kişilerin karakterleri zayıftır. gıybet, dedikodu, laf taşıma bunların altından çıkar. Özetle; gördündüğün gibi ol, rol yapma. kimse seni sevmek zorunda değil.
+5
HellKeePer
(06.02.26)
onları ezip, tecrübeni çıkarıp masaya vurursan tekrar sevgilerini kazanabilirsin tabi bunu istiyorsan.
+5
duyuruuser
(06.02.26)
Ben olsam hiç kafamı yormazdım. Devletin verdiği hak, kullanacaksınız tabii.
İş ayyuka çıkarsa müdüre yönlendirin. Hatta biraz müdürün de kulağına su kaçırın hadlerini aştıklarını, hesap yapmaktan iş yapamadıklarını.
+3
tiredofwaiting
(06.02.26)
Normal. Ben seni tanımamama rağmen çok itici biri olduğunu düşünüyorum. Senin için çözüm yok maalesef. Kafanda takıntılı fikirlerin var ve bunları değiştirmen mümkün değil. Bunu yazmak için engelini kaldırdım. Okuyunca engellersen sevinirim. :D
-20
arbre
(06.02.26)
@arbre yazdığına şaşırdım çünkü daha önce birebir konuştuğumuzu hatırlamıyorum. Engelli olduğumu da bilmiyordum, seni engellemeyeceğim zararın yok şu an :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Yani böyle şeyler olduysa böyle zekası düşüklerden uzak durmanız bence yararınıza olur. Benim de kendi alanımda 10+ yıl deneyimim var. Yeni mezun biri gelip kendiyle kıyaslasa itin deliğine sokar çıkartır aşağılarım. Aldığım hak ve maaşı kıyaslasa memnun olurum. En azından adaleti sağlayan bir firmada çalışıyorum derim. Yakın maaşlarda çalışıyor olsam ciddi moralim bozulurdu.

Bence bunlar kafaya takılacak şeyler değil. Sizin firmaya sağladığınız fayda fazlaysa elbette böyle olmalı.
0
filipis
(06.02.26)
aynı durumda ben olsam dert etmem, benim işyerine gidiş amacım iş yapmak.

ha bu durum işle ilgili iletişimde de problem yaratıyorsa o zaman sıkıntı. orada da ast-üst ilişkisi devreye girer.
+1
galahad reloaded
(06.02.26)
bencede hiç takma o kadar çok insanla çalıştım ki iyisiyle kötüsüyle, millet o kadar boş ki ağızları o kadar çok boş laf yapıyorki bende başlarda takardım niye aramız kötü oldu diye ama benim aramın seneler sonra (sabredip) kötü olduğu insanlar başka departmana gidince 2 ayda kovuldular, sonra bana gelip sen nasıl dayandın ki buna dediler.. sizinkilerde o tür tiplerden %100 boş yapma kapasiteli %100 boş insanlar... o yüzden hiç alttan alma ve canınıda sıkma. sen kendin gibi ol hiç millet ne demiş takma bile.
+1
eja
(06.02.26)
Beraber çalıştığınız kişiler sizi sevse ne olur sevmese ne olur ya düşünmeye değmez. Bir de bu konulardan dolayı size tepki göstermeleri zaten çok yersiz ve çocukça. Tecrübesizliklerine vermek lazım, zaten bu süreçte kendi özelinizde bir sürü şeyle uğraşıyorsunuz bir de bunları dert etmeyin kendinize.
+1
mutekebbir
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına.

Ben de z kuşağıyım, uzun iş tecrübem oldu. Olduğum ofisteki mühendislerle takılıyordum. Yemeğe onlarla gidiyordum, molalarda onlarlaydım, mühendislerle, şefle. Hiç de öyle bir derdim yoktu.

Ben hoşlaşmadığım kişiler; yemeğini almak için yemekhaneye gelmeyip birisine tepsi hazırlatıp ayağına getirten üst yönetim!, sırf müdür diye arabanın gimesinin yasak olduğu yere park edip fabrikanın işleyişine aksatanlar (forklift yoluna koymuştu, forklift geçememişti).

Olduğum yet kamu kurumu olduğu için bu davranışlar beni çok rahatsız etmişti. Onun dışında kimseyle sorunum yoktu hatta herkes beni çok ılımlı karşılamıştı.
-2
substituent
(06.02.26)
mutlaka zayıf halka vardır, bomboş olup sivrilmeye çalışan, daha kibirli, iddialı olan tipi seç ona iyi davran, gözlemle. pohpohla, senden büyük adam oalcak buralar hep sana kalacak yarın biz olmayacağız diye gazla. kıdemcilik yapmaya başla. diğerlerine soğuk sıcak yap, emir verici tonla konuş. zamanla sana diğerlerinin foyalarını dökmeye başlar içten parçalanırlar.
+1
Hallegadola
(06.02.26)
@substituent
İşte bizim şirkettekiler büyüyünce sizin şirkettekilere dönüşecek :) sen de bana dönüşeceksin :)
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına. +1

Belki 100% haklısınız, o zaman da haklıyım der geçersiniz. Ben diğer yazarların aksine günümüzün yarısını geçirdiğimiz bir yerde arkadaşlarımız olması gerektiğine inanıyorum. En yakın arkadaşlarım da işyerinden ve benden 8-10 yaş büyükler hep.

"Benim bakıcıya verdiğim maaş kadar burdan maaş almayan insanlar var" bu cümlenin vibe'ını beğenmedim ama o notu düşerek şey diyeceğim, onlar maaşlarını eleştirdiklerinde evet siz de az alıyorsunuz keşke bi iyileştirme yapsalar size de vs. cümleler kurun. Ally olduğunuzu gösterin. Sonra devam ederlerse kendi bilecekleri iş.
+1
aguen
(06.02.26)
@aguen düşündüğün gibi bir profil değilim. Ve gerçekten bakıcıma 45k maaş veriyorum buradaki bazı çalışanlar 45 almıyormuş. Ben de bunu gelip sordukları zaman öğrendim. İnsanlar hem öğrenmek için soruyor hem de bozuluyorlar sanki maaşı ben dağıtıyorum gibi “biz bile o kadar almıyoruz??” Diye bana hesap soruyorlar mesela.

Bir de maaşlarını eleştirdiklerinde onlara tavsiye veriyorum destekliyorum. İlk iş yerinde düşük olması normal iş değiştirerek yükseliyor maaş dert etmeyin benim de öyleydi diyorum hep.
+2
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
Gercekte nasil birisinizdir bilmiyorum tabii ki ama onceki bi sorunuzda size hak vermedim diye beni junior sanip bunu da kotu bi sey gibi ifade eden bir mesaj atmistiniz. Bu yuzden sirketinizdeki juniorlarin sizi sevmemesine sasirmadim.
0
ghilleinthemist
(06.02.26)
kisilerin sizi sevmesi onemli degil. su devir su yaslar zaten calisan haklarina bilenen insanlari kurtarmak icin kahramanliga soyunma yaslari degil. genctik andavallarin devrimle duzeltilebilecegine inaniyorduk, gecmis olsun yok oyle birsey.

isyerinde tek ilkem isini iyi yapanla nasilsinli muhattap olmak, isini iyi yapmayan zaten o bozuk isi bana salladigi an ebesini tersten gorur, yoksa zaten gorunmez kisidir.

ayrica koela+1 ayri ozel ofis neden yok bunu bir kurcala, gerisini gec.
0
warrior princess
(06.02.26)
ben umursama tavsiyelerini desteklemiyorum. Aynı durumda benim çalıştığım şirkette elemanın birinin ayağını kaydırdılar aynı bu şekilde. Alttan alta yöneticiyi işlediler haftalarca aylarca. İlk performans döneminde de yol verdiler. Her ne kadar yapmayın etmeyin desem de kurumsal hafızayı hiç edip mahvettiler.
+1
administ
(06.02.26)
Alakasız bi' şey tabi ama bakıcıdan az maaş alıp tantanasını yapanlar 1 hafta boyunca çocuık bakmayı deneyebilir, ulan şu hayatta bakıcı duyarı da yapmak zorunda kaldım ya daha bi' şey demiyorum.
Muhtemelen kendi götünü toplayamayan yemeksepeti mahallenin muhtarı rozetli profiller çocuk bakıcısına laf söylüyor.
+1
kumandanim
(06.02.26)
"boşver sevmezlerse sevmesinler iş yeri arkadaş edinme yeri değil" vb şeyler söyleyenlerin ya sigorta prim gün sayısı 0 ya da devlet memuru falanlar sanırım. maalesef özel sektörde sosyal ilişkiler çoğu durumda her şeyden çok daha önemli. iyi ilişkiler ofiste işlerin istediği gibi ilerlemesinde veya yükselmende sana ciddi fayda sağlarken kötü ilişkiler de hem mental olarak yıpratır seni hem de ufak ufak topun ağzına yaklaştırabilir.

tabi çok teknik bir iş yapıyorsan ve işinin kalitesini kişi yorumuna gerek kalmadan adil bir şekillde ölçebilen çıktılar varsa yine psikolojik anlamda rahatsız eder seni ama en azından iş & kariyer anlamında kafan rahat olur. fakat bu tanıma uyan işler çok az. senin şansına hiyerarşik olarak senden altta seni sevmeyenler ama 10 kişi 1 kişiden şikayetçi olursa hiyerarşik olarak altta da olsalar ve haksız da olsalar yine sıkıntı yaratabilir kişiye. bu durumda yapacak şey durumu tersine çevirebilecek yani sana bakış açılarını değiştirebilecek bir şey var mı onu düşünmek. belki onlarla olan iletişimde yaklaşımda ufak değişimler bile faydalı olabilir orta vadede. yok öyle olacak gibi değilse de sana sıkıntı yaratma ihtimallerine karşın ön almak amaçlı yöneticinle görüşebilirsin. samimiyet seviyene göre bir dertleşme konuşması iyi olabilir. o da yoksa bence iş ilanlarına başvurmak ve fırsat bulunduğu anda gitmek lazım. bulunamıyorsa da mental anlamda etkilenmemek için takmamaya çalışacaksın ve iş anlamında sıkıntı yaratmamaları için en iyisini umma moduna geçeceksin.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
@ semaforo de medianoche
Yazılımcıyım. Ama başka bir meslek olsa da benim ayağımı kaydıramazlardı çünkü somut bir şey yok ortada. Hani 10 kişi toplanıp şikayet etmeye gitse bir tane bile şunu yaptı diyecek bir şey yok. Aksine hep içimin fazlasını yaptım.
0
🌸yenibirgüzelnick
(06.02.26)
illa kovulmak olarak düşünmeyin hakkınızda 1-2 kötü söz gitse yöneticinin aklında yenibirgüzelnick de sıkıntılı bir tip. ofiste sorun çıkarıyor vs. gibi şeyler kalabilir sizle ilgili. bu da size ruhunuz bile duymadan taş koyabilir zaman zaman. ben de yazılımcıyım bizim işte de ikili ilişkiler inanılmaz etkili maalesef terfiler görevlendirmeler gibi konularda. bu ara ofisteki 2 yakın arkadaşla sürekli dertlenme konumuz bu hatta. dediğim gibi hiçbir şey olmasa bile mental olarak yıpratabilir. içinde bulunduğunuz durumu en iyi siz bilebilirsiniz tabi biz eksik hatalı değerlendiriyor olabiliriz.
+1
semaforo de medianoche
(06.02.26)
öncelikle bebeğinize odaklanın. onun size ihtiyacı var 3.5 ay az bile. tabi ki izin alacaktınız. yarın bir gün onlar da doğurduğunda alacak. şimdi de iş yerini bir süre ignore etmeye çalışıp bebeğinize verin enerji ve dikkatinizi. bu zamanları onun kokusu bir daha geri gelmeyecek. ikinci olarak sosyal medyada da gözlediğim gençlerde devamlı birilerine saldırma olayı var.. alakasız bir örnek ama yatırım için ev alanlara saldırma vesuçlama mesela.. onalrın kriacı olması ya da geçim sıkıntısı çekmesinin müessibleri sanki ev yatırımcıları gibi. sapla saman karıştırılıyor yani.. onların 45 k maaş alması sizin suçunuz değil ama hınçlarını sizden çıkartıyorlar. şu an yapıualcak en mantıklı şey ignore edip maaşınızı alıp geçmek.. bi tık daha poizitif hisettiğiniz kişiler varsa onlarla takılın yoksa paranıza bakın. ve tekrar söylüyorum bebeğinize ve onun bu en güzel zamanlarına odaklanın.
+1
iwillsee
(06.02.26)
@karim iceride & @arbre cdn.eksisozluk.com

Ben bu konuyu daha önce hatirliyorum. Bastan sıkıntı olmus yani bilmemesi gereken seyleri biliyorlar.

Dogru bi taktik mi bilmiyorum ama belki guzel seyleri degil de sıkıntıları anlatarak, hatta sıkarak... havayi biraz degistirebilirsiniz.

Bizde 15 yillik bi yazilimci var. Durumunun iyi olmama ihtimali yok. Ben 2 cocuk 1 hanim disarida yemege oturamiyorum ya diyor. Ozel okulunu zor ödüyorum diyor.

Boyle olunca yuksekte de olsa ister istemez kurulamiyorsun. Bence bilerek yapiyor :D
+3
ananiyimioguz
(06.02.26)
ananiyimioguz, tipi s...cek tip sensin bence. :)
-2
arbre
(07.02.26)
Oncelikle maas ve masraflar konusunda ketum davranmaniz lazimdi.Daha ilk is tecrubesine sahip kisiler sizin maas ve aylik harcama butceniz konularina bu kadar vakif olmamalari gerekiyor.Bana anti profesyonel bir isyeri ve iletisim gibi geldi.Sahsen biri benim maasimla ilgili yorumda bulunacak done vermezdim, yorumda bulunmaya yelteneni de laflarimla doverdim.
+4
turkuaz
(07.02.26)
istifa, doğum izini, transfer vb durumlarda ne kadar iyi olursanız olun hep kötü insan seçiliyorsunuz. ister boş pislik diyelim,ister kıskançlık diyelim, bir şekilde insanlar bileniyorlar. dolayısı ile hiç kafaya takmamak gerek bu konuları. zaten iş yerinde kimse kimseyi sevmek zorunda değil, saygı duymak zorunda. burada kilit konu szin iş yerindeki duruşunuz. yani iş güç konusunda yöneticiler size güveniyorsa sorun yok. isteyen istediğini düşünüp, istediğine istediğini söylesin. siz işinin arkasında birisi iseniz sorun yaşamıyorsunuz. bebişle sağlıklı, mutlu bir hayat diliyorum
+1
kondansator
(07.02.26)
(3)

Bu aracı hemen alayım mı?

hadi ya la
Önceden bir duyuru açmıştım:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1618197/araba-almali-miyimKaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözükü
Önceden bir duyuru açmıştım:
www.eksiduyuru.com

Kaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözüküyor, bu araç 560.000 TL.

Alayım mı?

www.sahibinden.com
0
hadi ya la
(05.02.26)
O paraya manuel araba alınmaz. Ön direkte tamirat var.
-3
arbre
(05.02.26)
araçta ufak bir hasar bırakıp 100.000 tl eksik yazmak satıcı oyunu olabilri dikkat etmek lazım. çünkü aklı başında bir insan o hasarı onarıp piyasası ne ise onu yazardı.
0
orpheus
(06.02.26)
ufak arabalarda hep hasar oluyor, hasarlar dert değil.

ancak piyasadan ucuzsa vardır bi pislik , çok iyi baktırmanız gerekli.

ama genel olarak araç dertsiz görünüyor. bu araçların manueli zor gider aklınızda bulunsun. ihtiyacınız varsa alıp geçin.

ama sadece ucuz diye gözünüz kararmasın.
0
gurur
(06.02.26)
(16)

Kediniz kaç yasında ve kaç kilo?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?Tesekkurler
Merhaba,

Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?
Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?
Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
tekir icin bana biraz fazla gözüktü. 12-14 aylik civari o kiloya gelmis oluyorlar. yetiskin tekir kilosu 4.5-5 kg.
7. ayda 3.3-3.5 civari beklerim. ama büyüyene kadar sorun etmem ben kiloyu. sahsen benim kedim olsaydi su an onu diyete sokmazdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.26)
10 yaşındaki tekir kedimiz 4,5-5 kilo civarı.
5 yaşındaki siyah ayımız 8,5 kilo.

Sizin kedi hakkında @konusma +1
0
kobuzchu kiz
(04.02.26)
Aralık ayının ilk haftasi 2400 kiloydu, pesine kuru mamaya başladı düzenli olarak kuru mama yiyor sanırım o kilo aldırdı. Bugun çantayla tartıp sonra çantayı ayrı tartıp kilosunu öyle söylediler. Elime aldiğimda 4 kilo gibi gelmiyor. Emin olamadım. Evdeki baskulle tartayım bakalım onda kaç kilogram çıkacak. Su an için goruntusundede bir anormallik yok fit görünüyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
2 kedim var ikisi de neredeyse 5,5 yaşındalar. ikisi de siyah tekir.

dişi: 4.8 kilo
erkek 5.3 kilo
0
art cat chocolate
(04.02.26)
Yaşı tahminen 8 civarı ve 3 buçuk kilo. Narinlikten ölecek.
0
peki madem
(04.02.26)
3 yaşında erkek tekir, 6,5 kilo.

6 aylık civarı sokakta bulduğumuzda 3 kiloymuş. 9 aylıkken 4,8 kiloymuş.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
4 yaş dişi calico 4 kg
0
my fault
(04.02.26)
Biri Tekir biri Van kırması iki kedim var.

Tekir olan 11 yaşında ve yaklaşık 5 kilo.

Van kırması ise 9 yaşında ve 4 kilo civarında.
0
Dr_Stat
(04.02.26)
12 yaşında tombul kızımız 5.5 kg.
0
awlmi
(04.02.26)
Eski kedim dişi tekir, 13 kilo idi. Göbeği yerde sallanan biraz obez bir kediydi.

2004 yılında 13 yaşında öldü.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
Kediniz henüz büyüme çağında. Belki de iri bir çocuk olacak o yüzden 4 kg kilolu demek çok doğru değil. Bir yaşına kadar gelişmeye devam edecek. O yüzden ben olsam mama kısıtlamasına gitmem. Linkteki tablodan az çok anlarsınız durumunu.

www.pitho.net
0
boyalı kuş
(04.02.26)
ikisi de 4 yaşında. biri erkek 6.5 kilo diğeri dişi 3.5 kilo.
0
orpheus
(05.02.26)
boyları ve yapısıda önemli benim kedim uzun buyuk bir kedi 5-6 kg arası normal kilosu, ama eğer yemeğe eğilimi yuksekse şimdiden otomatk mama kabı ile saatli porsiyonlu beslemeye geçmek gerek. mama kabında hep mama bırakıyorsan yani hiç kap boş kalmıyor ona rağmen hepsini yiyor yani gözü açsa porsiyonluya hemen geçiş yap ki öğrensin.
bencede sağlıklı iyi kalite mama yemeli yavru iken, hareketsizse oynatmanız koşturmanız lazım, böyle koşturmacalı oyun öğrensinki ilerde de oturduğu yerden oynamak istemesin hareketli olsun
iyi kaliteli mama seni veteriner masrafından kurtarır, nd hills royal canin orta segmenttir, çocuğa yaş mamada ver bol bol öğününden biri yaş mama olsun(1 kutuyu 3 gunde veriyoruz)
su içmesi çok önemli oyüzden yaş mamaya az bir miktarda su koy
0
eja
(05.02.26)
tekir, dişi, 13 yaşında, 5 kg civarında ki eskiye göre bayağı hareketsiz.
Sizinki biraz fazla göründü bana da. Normalde en hareketli zamanları, ona rağmen kilosu benimkine yakın. Ki benimki de güzel yer hani.
0
mor oje
(05.02.26)
tekir 10 yaşında 11 kilo tosun
sarman 3 yaşında 5.5 kilo
0
fevz-i
(05.02.26)
Hepinize tesekkur ederim.

Kedimin mama kabı her an dolu ama öyle çok yiyen bir kedi değil. Az yiyor. Mama olarak royal canin kitten kullanıyorum yaşına girene ve kisirlastirana kadar bu mamayla devam ederim diye düşünüyorum. Gimgat' in ödül mamalarından, wanpy krema, yaş mama, bi de dreamies ödül mamalarından veriyorum. Yaş mama verdiğimde sulandiriyorum bende.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
(2)

Siz olsanız ne yapardınız

Elizxx
Belki biraz uzun olabilir, vakit ayırıp okuyanlara şimdiden teşekkür ederim..Ben 40 yaşında, eşinden ayrılmış kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadınım (öğretmenim/atanamadım)Eşimden ayrıldıktan sonra kendime yeni bir düzen kurmak için farklı bir şehre geldim, hali hazırda bir işim de var.
Belki biraz uzun olabilir, vakit ayırıp okuyanlara şimdiden teşekkür ederim..
Ben 40 yaşında, eşinden ayrılmış kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadınım (öğretmenim/atanamadım)
Eşimden ayrıldıktan sonra kendime yeni bir düzen kurmak için farklı bir şehre geldim, hali hazırda bir işim de var..
Ancak süreç bugün Benim tıkandığım yer oldu, kiralar hayat şartları yeni bir düzen beni oldukça borca soktu ve iki aydır kiramı ödeyemeyecek duruma geldim, borcu borçla kapatmak çözüm olmuyor, bu yüzden sosyal medya üzerinden belki yardım bulabilirim diye düşündüm.
Lütfen yargılamayın, dilenci değilim sadece gecemin sabahını göremeyecek noktaya gelmiş, tükenmiş biriyim.
Yardımcı olmak isteyen olursa detayları seve seve özelden paylaşırım, 2aylık kira benim için şuan çok bir miktar ama damlaya damlaya l olur, yardımcı olmak isteyen olursa çok mutlu olurum.
Telrar teşekkür ederim, sevgiyle kalın
+1
Elizxx
(03.02.26)
bazı şeylerden feragat edip ev arkadaşı bulunabilir, evi 2 veya 3 kişi paylaşıp masraf düşüreceksiniz.
0
orpheus
(08.02.26)
İlk önce birinci derece akrabalardan yardım isterdim. Daha sonra diğer tanıdıklardan. Muhakkak birine ulaşırsın. Olumlu ya da olumsuz tepki verirler. Seni tanıyan biri yardımcı olamıyorsa tanımayan yardımcı olamaz.
0
michael harddd
(08.02.26)
(6)

yürüme dersleri 201

Whily
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1614693/yurume-dersleri-101geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.-20 günde bir falan kızın çalı
www.eksiduyuru.com

geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.
-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.
-20 günde bir falan kızın çalıştığı yere uğrayıp bir şeyler alıyorum. orada biraz muhabbet kurdum.
-kızın iş çıkışı biraz geç. bazen denk geliyoruz iyi akşamlar nasıl gidiyor vs. ile geçiyorum.
-bugün ise tekrar gittim dükkana. bir şeyler aldım yine. bu sefer biraz daha uzun sürdü muhabbet. genel hayat nasıl gidiyor geyikleri vs derken kızın benim ithalatını, ihracatını, yeri geliyor imalatını yaptığım bir alanda sınava hazırlandığını öğrendim. bunun etrafında konuştuk. işte kaynak bulamıyorum çalışmak için vs derken dedim ben o işi çözerim. telefonunu aldım. bana göre bayağı bir verimli geçti konuşma.
-kızımızın şu an ilişkisi yok veya yeni ayrılmış.
gelelim bu konunun en önemlis yerine.
BEN ŞİMDİ NE YAPMALIYIM?
friendzone bataklığına düşmeden ve işime de olumsuz bir etkisi olmadan nasıl yöneteceğim mk. bu işlerde inanılmaz kötüyüm buradaki halimden de anlaşılacağı üzere.
not: işime kötüden kastım ablası benim üstüm, amirim falan değil. canımı sıkacak bir pozisyonda değil. ama küçük bir yer burası dışarıdan gelen bir dallama bacılarımızın canını sıkıyor lafı biraz beni yorabilir.
-1
Whily
(01.02.26)
uzatmadan-oyalanmadan ilgini nazikçe belli edeceksin. akşam yemeği olur, haftasonu bir etkinliğie davet etmek olur vs.

kıza ilgi duyuyor olman ona ekstra yardım etmeni gerektirmez. bu kadar kendinden ödün veren-pervane olan erkek değer göremez. abartıya kaçmadan kendi vaktinden fazla çalmadan yardım edebilirsin tabi. ama bunun sınırı iyi bir arkadaşına edeceğin yardımın bir tık üstüdür.
+2
orpheus
(01.02.26)
seviyorsan git konuş bence.
0
co2s2
(01.02.26)
hocam tam olarak diyalog durumunu bilemem. yalnız bu tür konularda kilit nokta, kadının dikkatini çekip sonra ilgilenenmemek. kadın ilgilendiğini bilecek fark edecek. sonra görmezden gelmek yetiyor. sonra kendisi geliyor. üstüne düşmek kaçırır.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Arkadaş okurken içim sıkıldı resmen. Sorsana delikanlı gibi "bi ara kahve içelim mi ya" diye. Biriyle tanışmak istemiyorsa zaten nazikçe belli eder. Yok sen de onu etkilediysen "olabilir" falan der. Bu kadar zorlaştırmayın.
+2
gobekliraki
(01.02.26)
önce sözünü tut, ben o işi çözerim dediğin işi çöz. spnra kahveye çağır. orada yürürsün.
0
klassno
(01.02.26)
ekşiden ilişki tavsiyesi alınmaz. kızdan elektrik alıyorsan, mesajlaşırken ilgili cvp veriyorsa yürü.
0
plastic_angel
(02.02.26)
(6)

Kankayı beğenmek

arbre
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
-18
arbre
(01.02.26)
Olmuyor gardaş. Biz sapık değiliz.
+11
runaway
(01.02.26)
Hayır. Olsaydı kanka olmazdı
+5
pembediken
(01.02.26)
friendzone'a giden uzun ince bir yoldasın, iyi yolculuklar.
+1
orpheus
(01.02.26)
hayır olmuyor. öyle kankalık olmaz.

beğenmediğin bir ben kaldım arbre, bir de komşum hanife teyze. yeterrrrr :d
+5
art cat chocolate
(01.02.26)
Abi bunlar otuz birci Japonların fantezileri.
+2
kizil karga
(01.02.26)
orpheus, arkadaşız zaten

art cat chocolate, yok ya 2 kız sadece :D

kizil karga, haydaaaa
-3
🌸arbre
(01.02.26)
(15)

100 bin tl maaş düşük mü?

msb
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
0
msb
(01.02.26)
oldukça iyi. bakma sen her beyaz yakanın atıp tuttuğuna, türkiye'de beyaz yakanın maaş ortalaması epey düşük. 100 bin oldukça iyi maaş.
0
ilgeru
(01.02.26)
Birazdan en az 250 K almalısın diyenler gelecek.
+5
Kahvedesu
(01.02.26)
mid level diyelim. senior yazılımcılar 150-160 civarı alıyor. orta seviye yöneticiler 200-220 civarı.
-2
orpheus
(01.02.26)
Deneyimine bağlı mid-level tecrübesindeysen iyi bence ya ben de 5 yıldır sektördeyim, uzaktan çalışıyorum. Aynı alıyoruz mid frontend/mobil developer im.

Ha benimle aynı yaşta ama iş bulamayan yok mu var.
Patron şirketlerinde 60-70e çalışan yok mu var.
Ama
Danışmanlık firmalarında 100-150 arası kazanan da var.
Kendini daha iyi geliştirmiş senior, lead veya manager olmuş ve 200-300k alan yok mu var...
Biraz senin tecrübene bağlı.

Ben evden çalışıyorum, 9da başlayan iş için 8:55 de uyanıyorum, havada, karada, denizde ve her yerde çalışabiliyorum diye ses etmiyorum şimdilik.

Tecrübeliysen, yabancı dil varsa iş ilanlarına bir başvur, mülakatlara gir derim. Üstünü alabiliyorsan düşük alıyorsun demektir. Yok benzer fiyat teklif ediyorlar veya olumsuz dönüyorlarsa maaşın iyi demektir.
0
ananiyimioguz
(01.02.26)
100 kaat iyi para kanka
0
ebeş
(01.02.26)
eğer ailenin yaninda,
kira derdin yoksa çok iyi,
kiraya 50 veriyorsan işin zor.
0
designer
(01.02.26)
koşullarınıza göre değişir ama mid level bir çalışansanız diğer haklarla vs düşünüldüğünde ortalama, ort. üstü sayılabilir
0
darthvader
(02.02.26)
beyaz yakayı yazılımcı veya yazılım sektöründe çalışan analist, testçi vs. olarak sınırlamamak lazım. marketing'ci de, her türlü mühendislik okuyup da ofis çalışanı olan da, reklamcısı da, trader'ı da, ekonomisti, bir şirkette çalışan muhasebecisi, mimarı da beyaz yakalı. yazılım sektöründe eskiden bir tık daha iyiydi maaşlar ama son 2 yıldır yazılım sektörü de herkes gibi enflasyona yenildi. türkiye'nin en büyük e-ticaret sitelerinde çalışan birkaç arkadaşım var. onlar da çok mutsuz. galiba hava ve deniz yolları dışında süper maaşlar veren şirket sayısı çok azaldı.

neyse gelelim sorunuzun cevabına. ne alanda çalışılıyor? tecrübe nedir? şirket büyük çaplı mı yoksa startup ve çok köklü bir firma mı?

her şey ortalama ise iş tecrübesi de aşağı yukarı 3-4 yıl ise 100 bin iyi rakam. iş tecrübesi 5 yıl üstüne çıktıysa 2026 için 130 üstü daha iyidir diyorum.
0
cisimcik golgi
(02.02.26)
Abi bu soruyu bu sekilde soruyorsan bence cok iyi. Beyaz yaka ne demek ya. Uyduruk insan kaynaklari misin Bogazici ekonomi mezunu cfa'li falan finansci misin. Kayseri'de misin Istanbul'da misin.
+3
hot potato
(02.02.26)
günümüz şartlarında gayet iyi.
0
elektr10
(02.02.26)
mevcut ekonomik koşullar içinde gayet iyi
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Bence para konularında şehir hangisi kesinlikle belirtmek lazım.

İstanbul ile diğer şehilrer çok farkediyor diye düşünüyorum.
0
liberal
(02.02.26)
Yine min. 300k kazananlar kira baremini 50binden açmış. Şaşırtmadı.
Üşenmedim açtım baktım 50k kira ile florya’da, şişli meşrutiyet’te falan evler var eşyalısı bile var. Evet herkes en az Florya’da oturmalı yoksa çok ayıplanır. Cıkcıkcık yaparlar.
Cevap gayet güzel para.
+3
dawsonscreek
(02.02.26)
kira*4 kazanmalı bence kişi
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
net olduğunu varsayıyorum.
asgari x 4 anlamına gelir az çok. bir çok iş için orta seviyede.

beyaz yaka derken hangi sektörü, hangi işi, hangi şartları soruyorsunuz bu barem çok geniş. işe ve tecrübeye göre az da olabilir çok da. ama aylık 2.5k dolar net şuanki türkiye koşullarında ah-vah edilecek bir maaş değil. güldürmez, ama üzmez.
0
biseysorcaktim
(02.02.26)
(5)

YouTube'da içerik üreten sevimli bir tarihçi var mı?

sekizdokuzon
Şöyle güzel güzel kasmadan, aşırı okuma yapmadan, didaktik olmadan tarih anlatan kimse var mı YouTube'da? Teşekkürler.
Şöyle güzel güzel kasmadan, aşırı okuma yapmadan, didaktik olmadan tarih anlatan kimse var mı YouTube'da?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(30.01.26)
Söylediğin tanıma uyar mı bilmiyorum ama konuları ana hatları ile açıklamakla birlikte arada pek bilinmeyen hususları da belirten Ekrem Buğra Ekinci ilk aklıma gelen.
+1
diyecevaplandı
(30.01.26)
Akademik degil de daha genel kultur havasinda tarih icin Halil İbrahim Göker aklima geldi.
0
sertac akin
(30.01.26)
Mustafa B. Bozkurt (Lex Historiae), tarihteki enteresan olayları, dönüm noktalarını araştırıp hikayeleştirerek anlatıyor.

www.youtube.com
+3
orpheus
(30.01.26)
Ceren Sungur var, tarih obasi kanaliyla.
www.youtube.com
0
chihirovekohaku
(30.01.26)
biliyorsundur ama emrah safa gürkan en ağır konuları bile aşırı ve kahve ağzında anlatıyor.
-2
dirildimde geldim
(31.01.26)
(12)

Ne tarz şeyleri asla unutmuyorsunuz?

a perfect lie
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil. Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum. Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler. Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi? Size yapılan
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil.
Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum.
Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler.

Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi?
Size yapılan bir sürpriz mi?
Bir duyguya ait hisler mi?
Kişiler mi?
Size edilen yardım mı?

Ben çok genel örnekler salladım. Ayrıntılı yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
-1
a perfect lie
(30.01.26)
Hiçbir şeyi aklımda tutmam. Çünkü hiç umursamıyorum.
+2
gobekliraki
(30.01.26)
Kötü olan şeyleri gerçekten zamanla unutuyorum ama iyilikleri hiç unutmam. Bana yapılmış iyilikler sayıca az olduğu için kıymetlidir.
0
kullanicadi
(30.01.26)
Bana yapılan kalleşliği yalanı dolanı hiç unutamam.
-1
Kahvedesu
(30.01.26)
bana kazik atani, bilincli kotuluk yapani unutmam.
0
cooperr
(30.01.26)
iyiyi de kötüyü de unutmam. sezar'in hakkini sezar’a, tanrinin hakkini tanriya veririm.
kimseye kasten kötülük asla yapmam; ama, canimi yakmaya calisana kendime zarar vermek pahasina bile karsilik veririm. iyilik borcumu da kötülük borcumu da misliyle öderim. dost oluyorsam da düsman oluyorsam da en iyisi olurum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.26)
duygusal olarak hiç beklemediğim anda ve noktadan gelen şeyleri unutamıyorum. iyi anlamda olanları. zor ve dar günümde yanımda olanları unutmam.
yapılan ayıpları unutuyorum çok zaman... bazen olduğunda bile anlamıyorum. arkadaşlarımın hatırlattığı oluyor. mücadele etmekte zorlanacağım için beyin unutuyor herhalde.
0
black holes in the sky
(30.01.26)
Genel olarak benle ilgili söylenmiş çoğu şey aklımda kalıyor. Özel bir çabam yok ama ne kadar gereksiz de önemsiz de olsa aklımda kalıyor. Hatta o kadar aklımda kalıyor ki insanlar beni psikopat sanmasın diye bazen bilmemezlikten geliyorum.
0
substituent
(30.01.26)
Ateşi ve ihaneti. Asla
+1
artıküyeolmakistiyorum
(30.01.26)
Epizodik hafızam çok güçlü. Kolay kolay belli bir bağlamda yaşanmış hiçbir olayı veya söylenmiş hiçbir sözü unutmam.
0
auroraaurora
(30.01.26)
Kindar biriyim yapılan kötülüğü unutamıyorum. Bunun dışında sanırım her şeyi unutuyorum.
0
mutekebbir
(30.01.26)
saçmasapan şeyleri istemsizce hatırlıyorum. 96'da girdiğim öss sınavındaki ösym numaram veya en son 2003 de gördüğüm arkadaşımın gün-ay-yıl olarak doğum tarihi gibi.
0
orpheus
(30.01.26)
Hiç bir şeyi unutmam. Demans yok şükür. (Henüz) swh
0
gabe h coud
(31.01.26)
(3)

nasıl bilirsiniz

patronaj1
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-renault-2020-renault-clio-sporttourer-0.9tce-90hp-112.000km-hatasiz-1293080311/detayselamlar, geçen gürdüm tipi mipi hb'den iyi geldi. motoru cansız olması dışında ne kadar sıkıntıdır istanbulda kısa mesafe işe gidip gelmelik falan çok yormayacağım bir
www.sahibinden.com

selamlar, geçen gürdüm tipi mipi hb'den iyi geldi. motoru cansız olması dışında ne kadar sıkıntıdır istanbulda kısa mesafe işe gidip gelmelik falan çok yormayacağım bir şey.
bu paralara bu km'de araç bulmak zor malum.
0
patronaj1
(29.01.26)
HB olan aynı model ve motorlusunu 2 yıl kullandım. Motoru cansız demişsin ama kesinlikle alakası yok, tam tersine oldukça seri bir araba. Motoru küçük olduğu için turbo da düşük devirlerde devreye giriyor. Küçük motorun dezavantajı uzun yolda ortaya çıkıyor, ancak bu da sadece 130 km/s üzeri hızlarda belirginleşiyor. Ben genelde 120-130 km/s hız aralığında kullanıyorum.

Bakımları dışında sanayiye hiç gitmek zorunda kalmadım, yedek parçaları da oldukça uygun fiyatlı. Genel olarak baktığımda, gayet mantıklı ve ekonomik bir seçim olduğunu düşünüyorum.
0
duyuruuser
(29.01.26)
alınır, yürütmesi her türlü uygun fiyatlı olur. başına bir iş açacağını da sanmıyorum.
0
orpheus
(29.01.26)
sce motor olsa alınmazdı da tce alınır.
0
antihero
(29.01.26)
(5)

Modem önerir misiniz?

xu
evdeki türktelekom modemi 7-8 yıllık oldu. sarardı baya. yeni hangi modemi önerirsiniz? internet hızım 50 megabit, ev 3+1 140 m2, ps5'den online oyun oynuyorum.
evdeki türktelekom modemi 7-8 yıllık oldu. sarardı baya. yeni hangi modemi önerirsiniz? internet hızım 50 megabit, ev 3+1 140 m2, ps5'den online oyun oynuyorum.
0
xu
(29.01.26)
boşuna masraf yapma 2 gün sonra fiber falan gelir ona güzel modem alırsın
sararan plastik açmada 20 30 vol saç açıcısı ile oluyor
www.youtube.com
0
eja
(29.01.26)
Uyarayım aboneliği sona erdirirken modemi ve kablolarını istiyorlar. Bir yerlerde sakla.
0
ground
(29.01.26)
wifi6 modem yenileme talebinde bulunabilirsin. servis geliyor eski modemi alıp yenisini veriyor.
0
orpheus
(29.01.26)
50mbit için bir şey yapmaya gerek yok, eğer çok fazla cihaz bağlanınca modem göçüyorsa o zaman da değişim istersiniz.

Kendiniz modem alırsanız şifreyi vermiyorlar. Bazı modemlerde şifreyi çekmek mümkün ama uğraştırır.
0
kimlanbu
(29.01.26)
Yenisini isteyin, değiştiriyorlar
0
kojonotsuki
(29.01.26)
(4)

Konuşasım yok

gobekliraki
Ve bunu kimseye anlatamıyorum. Normalde çok sosyal, konuşkan, komik vs biriyim. Ama özellikle son 6 ayda hem mental hem fiziki rahatsızlıklar geçirdim, fiziki olanlar epey ağırdı (ölüme ramak kalmalar falan) . Nolduysa bu dönemde oldu, daha kendini dinleyen, gerçekten beni mutlu eden şeyleri yapmaya
Ve bunu kimseye anlatamıyorum. Normalde çok sosyal, konuşkan, komik vs biriyim. Ama özellikle son 6 ayda hem mental hem fiziki rahatsızlıklar geçirdim, fiziki olanlar epey ağırdı (ölüme ramak kalmalar falan) . Nolduysa bu dönemde oldu, daha kendini dinleyen, gerçekten beni mutlu eden şeyleri yapmaya başladım.
Eskiden sanki görevimmiş gibi ortamların neşesi gibiydim, ailemde sorunlar olurdu alakam olmamasına rağmen ben kendime dert ederdim.
Şimdi gerçekten canım mesela hiç konuşmak istemiyor gereksiz yere. Fikrim sorulmadıkça bişey demiyorum. Milletin büyüttüğü olayları, dedikoduları vs. sallamıyorum hiç.

Bu da insanlara dert oldu resmen ya. Bıktım her gün şu soruları duymaktan: "neyin var, hiç sesin çıkmıyor, iyi misin vs.vs.vs"
Ya kötü olduğuma dair bir emare dahi yok, sadece galiba beklentide olunan kalıptan taştım bu da milleti rahatsız ediyor.
Bu yaklaşımların da 1 tanesi bile samimi değil bu arada.
Bir kişi de demiyor ki "ulan adam neler atlattı, normal". Ne kadar egoist ya insanlar, anlayışı geçtim, saygı sıfır sıfır.

Arkadaş alt tarafı kendi kabuğuma çekildim. Gittin 20küsür yıllık hattımı kapattırdım, yeni numara aldım, 3-5 kişi harici kimseyle de paylaşmadım. Bunu duyan bile hadsiz hadsiz ya trip atıyor, ya direkt numaranı versene diyor. Vermek istesem verirdim zaten. Yıllardır aramayan insan numaramı vermedim diye trip atıyor. Sosyal medyam da olmadığı için zaten onların küçük beyinlerinde yokum ben, bunun farkındayım zaten. Ama bişeyin ucu dokununca hemen sahte sahte pozlara girmeler falan.

İç dökme gibi oldu ama arkadaş alt tarafı boş boş konuşasım yok. Hayır çıkmak istemiyorum seninle dışarı, hayır rakı balık canım çekmiyor, evet tek başıma yürüyüş yapacağım, Evet ne yaptıysam kendime yaptım.
Ben bu toksik diyaloglardan nasıl kurtulacağım ya birilerin kalbini ciddi anlamda kırmadan? Aylardır aynı döngüler, sabrım da taşıyor artık (ki o derece ki buraya iç dökmek zorunda kalıyorum aslında)
+5
gobekliraki
(28.01.26)
Dönüşüm falan inan bilmiyorum artık her neyse adı, çok sıkıldım bunlardan onu biliyorum. Hayır lafı laps diye koymadıkça giderek hadsizleşiyor ortam. Gelmiş diyor ki "sendeki imkan bende olacak ohooo, sen niye böyle oldun bi anda". Lan noldum it, işimde gücümdeyim, ben yine mutluyum, eğleniyorum, gelişiyorum, hayal kuruyorum falan. sana "eskortluk" etmiyorum o kadar.
+1
🌸gobekliraki
(28.01.26)
onları değiştiremezsin ama kendi bakış açını değiştirebilirsin. kimseye karşı bu konularda mesul olmadığını fark edince söyledikleri de umrunda olmayacak zaten.
+1
orpheus
(28.01.26)
geçmiş olsun öncelikle.
insanlar sağlık konusunda sınanmadıysa pek nasıl olduğunu anlamıyorlar. bu tarz durumlardan sonra nekahet dönemi de hemen bitemeyebiliyor ve sürekli iyiye giden, pozitif bir süreç olmayabiliyor. sadece fiziki değil manevi desteğe de insanların ihtiyacı oluyor. insanın ayağa kalkmak bile istemediği günler oluyor sağlık problemleri yüzünden. bazı etkileri daha kalıcı olabiliyor. biraz anlayabiliyorum sizi. ama eski duyurularınıza baktığımda sanki son sağlık problemlerinizden önce de biraz kabuğunuza çekilmeye başlayıp daha az sosyal bir yaşantınız olmuş. belki sadece hastalığınızla ilgili değildir. yaşınız, çevredeki arkadaşlarınızla hayatınızın farklı yollara sapması, muhabbetlerinin sarmaması, elinizde olmadan eskisi kadar sevmiyor ve anlattıklarına, hayatlarına ilgi duymuyor da olabilirsiniz. siz reddettikçe teklifleri azaltırlar. belki şunu düşünmekte fayda var mı bilmiyorum ama, eski halinize dönerseniz aynı tepkileri onlardan alma ihtimalinizde nasıl hissedeceksiniz?
0
black holes in the sky
(28.01.26)
lafı laps diye koymak iyidir. onlar da biraz kendilerine bakarlar.
+1
klassno
(29.01.26)
(14)

ATM'de hesaptan çıkış yapmadan ayrılanlar

makbur
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a b
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)

dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a ben bastım..

bu olay bu sene bir 5-10 kere falan başıma geldi. bir kere orta yaşlı bir abiyi uyardım "aa sağol" dedi..

yahu bu çok tehlikeli bir şey değil mi? arkasından gelen kötü niyetli biri olsa hesaba girip bir para çekmek vs harici de bir sürü abuk subuk şey yapamaz mı?

yoksa ben mi bu konuda cahilim, yani aslında hiçbir riski yok ondan bu kadar rahatlar (ne bilim atm kamerasında yüzün gözükmeden işleme onay vermiyordur vs gibi bir teknoloji var)

ekleme: yahu her şeyi bilal'e anlatır gibi yazmak gerekiyor heralde, bu çıkış yapmayanlar "kart" ile değil muhtemelen QR kod ile giriş yapıyorlar.
-2
makbur
(28.01.26)
sen haklısın tehlikeli bir şey bu. kameradan tespit edilir vs diye düşünenler yanılır çünkü bankanın böyle bir sorumluluğu yok + birlikte üçkağıt yapmadıkları da bilinmez o yüzden banka karışmaz.
bu tam cep telefonunun ekranını kilitlemeden çantaya koyan yaşlı hareketi gibi (her gün 10 kere de söylesem öğretemedim)
0
neira
(28.01.26)
Kartı aldıktan sonra nasıl çekebilirler ki?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
para cekince cikis yapmak gerekmiyor ki. karti geri veriyor gidiyorsun zaten.
0
lemmiwinks
(28.01.26)
ATM'den çıkış yapmak ne demek bilmiyorum. Kartsız işlemle ilgili bir olay mı? Kartla işlem yapınca kartı aldığın an iş bitiyor zaten. QR kodla falan para çekerken de giriş yapman gerekmiyor. ATM'den onun dışında kartsız işlem yapmadım yıllardır o yüzden çıkış yapmak diye bir şey vardıysa da şu an hatırlamıyorum. Nerede çıkış yapılıyor tam olarak?
+4
nundu
(28.01.26)
Muhtemelen QR ile işlem yaptıklarında olan bir şey, bankaların biraz başını ağrıtsa bankalar düzenler sistemi para çekme para yatırma işlemi sonrası otomatik çıkış yapacak şekilde. Şu anlık baş ağrıtmamış olabilir sizler gibilerin sayesinde, maalesef bu tip olaylar insanların aslında ne kadar dolandırılmaya açık olduğunu da tekrar hatırlatıyor, tabi sistemler güvenlik sağlamalı da biraz daha ne olup bitttiğnii takip etmeliler o ekranda.
0
atom karincanin torunu
(28.01.26)
@kahvedesu
@lemmiwinks

QR kodla giriyorlar, kartla girseler işlem bitince kartı alacaklar hesaptan otomatik olarak çıkılacak zaten :) QR kodla girdikleri için unutuyorlar muhtemelen çıkış yapmayı
-1
🌸makbur
(28.01.26)
Hangi banka bu?
Banka ile ilgili bir şey olabilir mi?
Benim kullandığım bankalarda böyle bir şey yok mesela, ne yapmak için devam ettiysem işim bittiği an hesaptan çıkmış oluyor hatta para çekmede önce kartı verip sonra parayı veriyor çoğu banka.
0
mutekebbir
(28.01.26)
@Makbur, telefonla uzaklaşınca bağlantı kopuyordur. Kopmuyor mu? Bir de mesela 15 tl diyorsun telefondan onu çekiyorsun. Tekrar komut vermeden çekiliyor mu?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
@kahvedesu

işte ben de qr kodla işlem yapmadığım için soruyorum zaten.

bir kere de şöyle bir şey geldi başıma, atm'de hayvan gibi kuyruk var. benim önümdeki yine muhtemelen qr kodla işlem yaptı, gitti. ben de sıra var insanlar beklemesin diye hemen kartı sokmaya çalıştım, bir türlü kabul etmiyor makina. 1-2 dakika geçti, arkada insanlar da cık cuk ediyor, bir baktım yine çıkış yapılmamış, hesap ekranı açık duruyor :)) çıkış'a bastım da öyle başlayabildim işleme.

bankaya yazdım şimdi.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
kullanmıyorum ama her yeni işlemde bir defa daha şifre soruyor olabilir. yani çıkış yapmadığında son adımda şifre girmeden hesaptan tekrar para çekemeyebilirsin.
0
orpheus
(28.01.26)
atmden çıkış yapmak diye bir şey yok. qr kod ile işlemlerde diyelim parayı yatırdın onayladın artık işlem biter başka işlem yapamazsın.

diyelim qrla para çektin parayı verdi, artık başka işlem yapamazsın sistem ana ekrana döner. siz nasıl bi ekranla karşılaşmıştınız?
0
jelly bear
(28.01.26)
Cevaplarda da yazdım, bir önceki kişinin ekranından çıkış yapmadan ben kartı girip işlem yapamıyorum.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
qr ile işlem yapıldığında telefondan komut verip ekranı okuttuktan sonra işleminiz tamamlanınca başka bir işlem yapılamaz zaten. o anki oturum, telefondan verdiğiniz komuta özel. devam edecekseniz yeniden telefondan işlemi girip qr okutmak lazım. o yüzden hesaptan çıkış yapmak diye bir şey yok.

dediğini anladım. garanti bankası atm'sinde iş bittikten sonra ana sayfaya dönmüyor. "işleminiz tamamlandı" yazan bir ekran ve ekranın sağ altında "çıkış" diye düğme var. ona basıyorsun, ana ekrana dönüyor. ama ona basmazsan da hesabına geri dönüp başka bir işlem yapmaya devam edemiyorsun. kimse basmazsa muhtemelen birkaç saniye sonra kendi ana ekrana dönüyordur. senin de görüp bastığın ve "ben çıkış yapıyorum" dediğin bu olsa gerek. iş bittikten sonra işlem yarım kalmış da makine reset atmış gibi küt diye ana sayfa çıkarmayıp "işleminiz tamamlandı" ekranı gösterebilmek için öyle bir şey yapmışlar.
+5
kibritsuyu
(28.01.26)
@kibritrsuyu

işte aradığım cevap buydu. teşekkürler.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
(5)

online terapi alan var mi?

warrior princess
depresyon oldugunu dusundugum hayat kalitemi ciddi etkileyen bir ruh hali icindeyim cok uzun suredir. online terapi disinda bir secenegim yok ama etkili olur mu, terapist nasil secilir bilmiyorum. ayrica yani kendisi ne tarafta olursa olsun yargilamayacak biri lazim, ne islami tandansin ne laik tand
depresyon oldugunu dusundugum hayat kalitemi ciddi etkileyen bir ruh hali icindeyim cok uzun suredir. online terapi disinda bir secenegim yok ama etkili olur mu, terapist nasil secilir bilmiyorum.

ayrica yani kendisi ne tarafta olursa olsun yargilamayacak biri lazim, ne islami tandansin ne laik tandansin yaptigi ayrimci yobazliklara tahammulum yok ve bunlari yapan birine de kendimi yargilatmam.

vazgeceyim en iyisi degil mi?
+1
warrior princess
(28.01.26)
Daha önce kötü bir tecrübeniz mi oldu bilmiyorum ama psikolojik destek verenlerin yaptığı şey zaten sizi yargılamak değil, önyargılı davranmak hiç değil.
Kesinlikle vazgeçmeyin.
+4
burfak
(28.01.26)
ben aralık ayında başladım, daha yeni sayılır ama yakınlarımın ve benim kendimde farkedeceğimiz kadar değişiklik olduğunu söyleyebilirim. sırf filtresiz konuşabilmek anlatabilmek bile iyi geldi. şansıma ilk seçtiğim terapistle enerjimiz de tuttu, o yüzden ben online terapiyi tavsiye ederim şahsen.

ben bir web sitesinden uzmanlık alanlarına ve fotoğraflarına bakarak seçtim açıkçası. dış görünüşü değerlendirdiğimden değil de görünce iyi hissettiğim birini seçtim. kamerada da görünce iyi hissettiğim için devam ettim. bence içgüdülerinize güvenin. yargılanacağınızı sanmıyorum ama kendinizce filtre uygulayabilirsiniz, misal ben kendimce yobazlıkla karşılaşma ihtimalini elemek için LGBTİ'leri de çalıştığı hedef danışan grubuna koyan kişilerden seçmiştim.
+2
nonik
(28.01.26)
doğru terapisti bulursan kesinlikle faydalı olur.
0
orpheus
(28.01.26)
Online konusunda bilgim yok ama bir ara ağır bir rahatsızlık yaşadım. Hafta boyunca full “ölsem de kurtulsam” modundayken, terapideki 40 dakikadan sonra “ulan dünyaya hükmedebilirim be!” diye güle oynaya çıkıyordum.
Devlet başkanı olsam tüm halka haftada bir ücretsiz terapi sağlardım. En kısa zamanda bir yerden başlayın derim.
Güzel günler dilerim.

Edit: ikinci paragrafta yazdığınız kaygıya nerden düştünüz bilemiyorum ama o tipler olsa olsa parayla diploma alanlar arasından çıkıyordur. Terapist yargılamaz, hatta hayatta öyle bir sohbet modu olmadığından, terapi modunda sohbet çok ilginç ve eğlenceli bir deneyim.
0
lil siztah
(28.01.26)
ne islami tandansin ne laik tandansin yaptigi ayrimci yobazliklara tahammulum yok ve bunlari yapan birine de kendimi yargilatmam. ne güzel yazmışsın. aynı düşüncedeyim.

ben de terapiden çıkınca çok mutlu olurdum. hatta psikoloğumla da paylaşırdım bunu. sizin yanınızdan ayrılırken yapraklar daha güzel yeşil görünüyor bulutların mavisi daha canlı görünüyor neden diye?

ben de yetkim olsa psikolojiyi daha yaygın hale getirirdim. küçücük köylere dahi ulaşmasına öncülük ederdim. dilerim birgün bunu başarırım.

ben de doğru terapisti buluna kadar epey yoruldum. yaşlı psikolog iyi denildi bir yerde ama benim gittiğim üniversite hastanesindeki yaşlı psikolog en ktüsüydü.

itü mezunu bir kadın ilk psikolog aşkımdı.

son gittiğim de devlet hastanesindeydi ve emdr eğitimi almış biriydi ama bilmiyorum ya beni başından savdı ya da gerçek duygularıydı. bolca iltifat etti bana. çok mantıklı cümleler kurduğumu, göz hareketlerine gerek duymadığını ama çok istiyorsam yapacağını söyledi. ben de onun gazıyla hiç gitmedim ama yine gitmek istiyorum.
çünkü çözmek istediğim bazı şeyler var. birçok malzemem birikti onları indirmem lazım bir uzmana. niyeleri birlikte çözebileceğim ışıl ışıl birini bulurum inşAllah.

bundan sonra seçimimi emdr eğitimi almış birinden olacak ve sonuna kadar gideceğim.

özeller bana atanamayanlar gibi geliyor. kendine hayrı yok bana hiç olmaz diyorum içimden. sinmiyor. devlete atanmışsa iyidir o diye düşünüyorum ben.
-1
Bir sıcak el uzanır tutmasam olmaz
(28.01.26)
(4)

Küf önleme

arbre
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
-4
arbre
(27.01.26)
muhtemelen yalıtımla ilgili bir sorun var. sen evin içinde ne kadar uğraşsan da düzeleceğini sanmıyorum.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
küfün kışla ilgisi yok aslında. tam tersine küf sıcakta daha iyi gelişir.
ama kış olduğu için sık yağmur yağıyor ve kurumuyor. o duvara da bir yerden
nem geliyor olmalı.
0
orpheus
(27.01.26)
Dış cephede sıva çatlağı var. Onu onarın.
En üst katsa çatı küpeşte kenarlarına bakın
0
Mirket
(27.01.26)
bizim ev 50 senelik. dış cephe yalıtımı yapılana kadar soğuk odalarda yoğuşma sebebiyle hem döşemede -genelde baza gibi eşya altlarında- hem de duvarlarda küf oluyordu. ev içinin sıcak havasındaki su buharı, mekanın soğuk yüzeylerinde yoğuşunca küf oluşuyor. ne denediysek kar etmedi, ta ki yalıtıma kadar. biz çok sallamasak da, amerika'da falan küften öcü gibi korkuyorlar; zira ciğerlere çok zararlı. yalıtım imkanı yoksa sık sık havalandırın ve nem emici çarelere bakın.
0
lil siztah
(28.01.26)
(3)

2008 model yarisle tamircide kazıklanmamak için ön bilgi

lilypad
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kap
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum

1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kapı ve dört kapı için nası bi fiyat çıkar?

2. Arka amortisörler iyi değilmiş, burda da işlem görmeliymiş. Arkada sallantı sesi geliyor biraz.

3. V kayışı ötüyor baya yüksek sesle özellikle aracı ilk çalıştırdığımda ciyaklıyor.
0
lilypad
(27.01.26)
öncelikle aracın hafif bakımları (yağ, balata vs.) ve trigger gibi ağır periyodik bakımlarını uygun kmlerde yapıyor musunuz ? bunları atlıyorsanız çok daha kritik dertleriniz olabilir.

yaris kapı geri yaklaşık 800-900tl civarıymış 4 kapı için de minimum 100-1500 işçilik alırlar.

V kayışı ucuzdur 500-600tl işçiliği de gene en az 500-600 tl olur.

amortisörler biraz daha zahmetli tanesi 1500-2000 arası. değişim işçiliği de iki tanesi için 1500-2500 arası tutabilir.
0
orpheus
(27.01.26)
Bu sorunlar içinde tek büyüyecek mevzu, kayış sesi. Bu her zaman kayış değişerek çözülemez. Kayış gergisi yeterli gerilimi sağlamiyorsa onu da değiştirmek ister tamirci, haklı olabilir.

Kapı kademelendiriciler kendinizin bile halledebileceği kolaylıkta, ama tamirciler tabii ki bu kolay fazla para yazmayalım demiyor, orada mudahale edin biraz. Yav bu iş bu kadar tutmaz usta gözün sevem yapma falan deyin çok istersen.

Arka amortisörler muhtemelen helezondan ayrıdır, önler helezonla beraber olur. Önler bu halde olduğundan biraz meşakkkatli okur değişimi, arkalar kolay.

Ama her şartta bilin ki kimse buniş kolay az para isteyeyim demiyor.
0
covered
(27.01.26)
covered +1
sadece kayis degistirmek yetmez, gergiyi de degistirmek lazim. zor is degil. 1-2 saat surebilir.
arka amortisorleri degistirmek kolay, bu da 1-2 saat surer.
kapilarin da cok zor olmamasi lazim.

toplam 4-5 saatlik is var, parcalar ne kadar tutar bilmiyorum.
yan sanayi kullanmanizi tavsiye etmem, parcalar orjinal olursa iyi olur.
0
cooperr
(27.01.26)
(9)

Borçlarımı ödeyemiyorum

nanay
150 binlik aylık ödemesi 12800 olan kredim var, 150 bin kredi kartı borcum var eksi 100 bin de eksi hesap borcum var bir de arkadaştan aldıgım 90 bin lira borcum var artık çarkı döndüremiyorum. Yaklaşık değeri de 400 ile 500 arasında değişen bir arabam var sizce ne yapmam gerekiyor. Borçlar hepsi bo
150 binlik aylık ödemesi 12800 olan kredim var, 150 bin kredi kartı borcum var eksi 100 bin de eksi hesap borcum var bir de arkadaştan aldıgım 90 bin lira borcum var artık çarkı döndüremiyorum. Yaklaşık değeri de 400 ile 500 arasında değişen bir arabam var sizce ne yapmam gerekiyor. Borçlar hepsi boktan sebeplerden kaynaklı
0
nanay
(26.01.26)
Yani cevap belli, arabayi panik moduna girmeden satip oldugu kadar kapatin. Aylik duzenli geliriniz varsa, 3-4 ay detox modu mu dersin rahip modu mu dersin oyle birseye gecip borclari kapatmaya devam edin.
+1
mbond
(26.01.26)
Sorun şu ki arabayı hemen satabilecek miyim onu da bilmiyorum
0
🌸nanay
(26.01.26)
yapılandırma konusunu araştırabilirsiniz. tabii araba da ekstra masraf sonuçta. hemen satılabilir tabii belli bir miktar ucuza koyarsanız.
0
biravekahve
(26.01.26)
Öncelikle faizler indirimi muhtemelen önümüzdeki ay pas geçecek. Buda borcunuzun dahada büyeceği anlamına gelir. Ayrıca asıl olay faizlerin düşmesine rağmen k.kartı faizlerinin yetirince düşmemesi ve kart faizini uygulanan %15 ek vergi masrafı.

Aracınızdan memnunsanız mümkün olduğunca satmamaya çalışın, neden diyorum çünkü elinizde dolar olduğunu varsayın bir develiasyon olursa yerine koyamassınız.

Yapacağınız,

Mümkün olduğunca harcamalarınızı kısıp, kart borçlarını hesap özeti Max 25.000 kalacak şekilde ödemek. Çünkü belirli bir tutarın üzerindeki hesap bakıyelerinde faiz dahada yükseliyor.

-Bu süreçte imkanınız varsa tl borç almaya çalışın.
-İntiyaç kredi kampanyalarını takip edin, bazen çok uygun kampanyalar oluyor.
-yine imkan varsa ek bir iş yapmaya veya gelir kaynağı bulmaya çalışın
0
Rao
(26.01.26)
Oncelikle gideri tika. Borca sebep olan sey tekrarlamasin.
+2
osssy
(26.01.26)
bak kral, arabanı sat, arkadaşına borcunu öde. toplumda güven ve itibar çok önemlidir. kalanla da kredi kartı borcunu ve ek hesap borcunu kapatmaya çalış.
aylık kredili borcun için banka ile görüş borcunu yapılandır. aylık ödeyebileceğin taksitlere indirge. harcamalarını kıs, sadece ihtiyaçlarına para harca. isteklerini borcun bitene kadar ertele.
kolay gelsin.
+3
Leonardo~Da~Vinci
(26.01.26)
bu zamanda çıkarıp şak diye 90 bin veren kişi gerçekten hakikatli bir arkadaştır. arkadaşını, sana olan güvenini ve şahsi itibarını kaybetmemek adına ödeme önceliğini arkadaşına vermelisin.

bu zamanda battı balık modu çok tehlikeli bence, 200 300 liradan ne olacak ki deme, içtiğin kahve hatta sigara bile borç aldığın kişiye bir ayıp bence. lüksleri sıfırlayıp gereksiz harcamaları minimuma indir, kredi için yapılandırma ya da erteleme talep et. kredi kartını da asgari ile çevir ama arkadaşını ihmal etme,

sanal kumar, bahis şu bu varsa da bir yazılım sana neden para kazandırsın diye kendi kendine 7/24 sorgula. her zaman kasa kazanır nihayetinde
+3
fatihdr
(27.01.26)
kredi kartı + kmh ı yapılandır. en fazla taksit kaç oluyosa onu kabul et. giderlerini sıfırla. hayati olmayan dışında harcama yapma. arkadaşın zaten acilen istemez. diğer borçlar biraz azalınca arkadaşınınkini de ödersin. o acilen istemez bence.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
gelirinden ve aylık sabit masraflarından bahsetmemişsin. ama aylık sabit gelirin 50-60 gibi birşey ise ve ufukta süpriz bir iş para beklentisi yoksa arabayı satıp borçları kapatmak dışında bir yol gözükmüyor.
0
orpheus
(27.01.26)
(1)

Telefon aktarımı

malwethiel
Merhaba, telefonumda casus yazılım gibi bişeyler olabileceğinden şüpheleniyorum, muhtemelen yok ama ben paranoyaklaştım bu konuda.Zaten yeni telefon alacaktım, aldım. Şimdi ikisi de samsug, direkt aktarım yapacağım, fotoğraflar uygulamalar vs. Sormak istediğim, böyle bir şey varsa yeni telefona ayne
Merhaba, telefonumda casus yazılım gibi bişeyler olabileceğinden şüpheleniyorum, muhtemelen yok ama ben paranoyaklaştım bu konuda.

Zaten yeni telefon alacaktım, aldım. Şimdi ikisi de samsug, direkt aktarım yapacağım, fotoğraflar uygulamalar vs. Sormak istediğim, böyle bir şey varsa yeni telefona aynen bunu da aktarır mı? Umarım derdimi anlatabilmişimdir, teşekkürler.
0
malwethiel
(25.01.26)
telefona bitdefender kurarak casus yazılım trojan vs taratabilirsin. en son israilin ünlü casus yazılımı pegasus'u bile yakalıyordu.
0
orpheus
(25.01.26)
(11)

Arıza lambası P0131:oksijen sensörü düşük voltaj vol3

konetsu
aracı aldığımdan beri arıza lambası yanıyor, hatta eski sahibi bendeyken de hep yanıyordu diyor 5 yıl kullandı aracı. tek kod var, p0131. obd cihazı alıp söndürmeyi denedim, tekrar yandı. aracı benzinde kullanmayı denedim, yine yandı.oksijen sensörünü değiştirdim, hala aynı...mantıken gerçekten afr
aracı aldığımdan beri arıza lambası yanıyor, hatta eski sahibi bendeyken de hep yanıyordu diyor 5 yıl kullandı aracı. tek kod var, p0131.

obd cihazı alıp söndürmeyi denedim, tekrar yandı.
aracı benzinde kullanmayı denedim, yine yandı.
oksijen sensörünü değiştirdim, hala aynı...

mantıken gerçekten afr ayarında sıkıntı olsa bariz fakir karışım olsa bu kadar zamanda sübap filan yakardı herhalde, çekişi tüketimi vs. de normal. duman atması hararet problemi vs. yok ve bu sensör problemi varken egzoz muayenesinden de geçti araç 2024 yılında.

ucuz obd cihazı düzgün göstermiyor olabilir diyen çıktı, gittim önerilen kaliteli model aldım "vgate icar pro 2s" veriler aynı.

araç, haliyle oksijen sensörü de sıcakken alınan kayıtlar şu şekilde
15-20dk'lık sürüş boyunca oluşan kayıt: i.imgur.com
kısaca anlık sensör tepkisini göstereyim şöyle de: i.imgur.com

ikinci görselde yolum bitmiş park etmişken yine araç sıcakken alınan veriler. durduğum yerde hafifce gaz verdiğimde de 1 saniye gibi anlık veri geliyor ve tekrar 0'a iniyor hemen. gaza basıp çeksem de sabit 2000-2500rpmde tutsam devamlı gaz versem de aynı. 1 saniye sinyal geliyor sonra 0'a iniyor.

motor stabil, rölantide de sürerken de sıkıntı yok. ısınmış halinde 800rpmde rölantisi, sesi vs. normal. öyle anlık karışım zenginleşmiş de sonra tekrar fakirleşmiş gibi bir tepkisi yok asla.

sensör arızası yüzünden araç sensörün verisini yok sayıyor, voltaj düşük diye afr oranını zenginleştirmiyor. ltft stft 0% open loop çalışıyor. arızayı temizlediğinde tekrar lamba yanana kadar 40% trim yapıyor yakıt ekliyor ama bu trimle bile tepkiler aynı, 0v'da çakılı kalıyor.

eski sensörü de dışarıda test ettim, i.imgur.com
akü şarj cihazına bağladım, sensörün ısıtıcı devresi filan çalışıyor, ısındı sinyal vermeye başladı.
sensördeki oksijen oranını azaltmak için çakmak gazı sıktığında voltajı yükseliyor hızlıca tepki veriyor. tabiki bu voltaj düşük ama açık alanda yüksek oksijen içinde küçük miktar gaz sıkarak alınan sonuç. yine de 0.05v seviyelerine çıkıyor araç egzozunda 0v'da kalması mümkün değil.

yine araç sıcakken kontak kapatır açar ama marş basmazsam da devamlı şekilde sinyal geliyor sensörden, yavaşça yükseliyor ve o seviyede kalıyor: i.imgur.com marş bastığımda hemen 0v'a geri düşüyor. bu araç çalışmazken referans voltaj gösterme gibi bir duruma da benzemiyor sinyal kademeli olarak yükseldiği için.

bu durumda ben 99% elektrik tesisatından, kablolamadan vs. olduğuna emin gibiyim ama tesisatın neresindedir problem? nereye bakmalı? sensör kablosunu inceledim bi kopukluk, yalıtımda sıyrılma vs. görmedim. konnektör sağlam korozyon yok. araç çalışmazken sinyal de kesintisiz geliyor kabloda sorun olsa yine aynı şekilde 0'a düşerdi. ben anlayamadım :D

aracın sürüşünde problem yok günlük kullanıyorum performansı vs. iyi, çekindiğim şey gerçekten bi arıza oluşursa farkedememek. arıza lambası devamlı yandığı için başka bir problem oluştuğunda kontrol etmeyip kaçırmama sebep olur. aa arıza ışığı yandı neymiş problem bakayım diyemem anında :D kodları düzenli kontrol etsem bile gerçekten fakir karışıma düşerse onu hiç farkedemem :D yine aynı kodu göreceğim o durumda da...

aklıma gelen tüm detayları verdim, uzun oldu biraz ama daha önce kısıtlı bilgi ve test ile de sormuştum sonuca ulaşamadık.

var mı bi fikri olan?
0
konetsu
(25.01.26)
aracin modeli ,motoru hakkinda bilgi vermeliydiniz ,
aracin subaplari vs kurum bagladiysa ,
oksijen sensörü hatasi verebilir sanirim,

subap karbon temizleme yapan bir yere sorun.
0
designer
(25.01.26)
exhaust sistemde delik olabilir mi acaba? gazlar sensor ve katalitik boyunca devam etmeyip disariya filan kaciyor veya disardan iceriye hava emiliyor olabilir. Exhaust leak testi degerlendirilebilir. Bank 2 sensor verilerine de bakin, olmasi gereken grafikler ile uyusuyor mu, uyusmuyor ise sizinti olma ihtimali daha yuksek. Ayrica koku vs de yapabilir sizinti. (lpg ise sanirim koku yapmaz). Bununla birlikte aracin km si yuksek ise catalytic tikanmis olabilir diyecegim ama o da performansi etkilerdi. Bir diger ihtimal ise ECU mallasmis olabilir, bir yazilim reset istiyor olabilir. Bir diger ihtimal, arac isitmali O2 sensore sahipse isitma sisteminin sigortasi atmis olabilir. Sigortalara da bir bakin tek tek.
0
The_Lollok
(25.01.26)
anlattığın duruma göre ya tesisat ya da ecu gidik.

sensor sinyal uçlarına başka bir kaynaktan 1.0 volt verip ecuden okumayı deneyebilirsin. bir de ölçü aleti ile direnç modunda sensor sinyal ucu ile şase arasını ölçtüğünde tamamen sonsuz empedans ya da sıfıra çok yakın göstermemesi lazım.

bir test de 1 voltluk kaynağa seri bir miliampermetre bağlayacaksın. sensor canlı ve şaseden voltajı verince makul bir akım geçmesi lazım. hiç akım geçmiyorsa ya da kısadevreye yakın akım geçiyorsa tesisatda kopuk-kısadevre var.
0
orpheus
(25.01.26)
@designer geely mk. motor mr479qa, toyota 5a-fe klonu.
ilgili sensörün konumu da şöyle: i.imgur.com görsel internetten alınma temsili.

sübaptaki kurumla oksijen sensörü bağlantısını şahsen kuramadım. sensör kurum bağlamış olsa olabilir de...
yine devamlı bir düşük voltaj durumu olup stabil sinyal gelse emmeden gerekli miktarda hava gelemeyecek veya verimli yanma sağlayamayacak kadar tıkanıklık yaratıyor diyelim, bu durumda zengin karışım yani yüksek voltaj daha mantıklı olurdu sanki? ve hala sensörden gelen anlık sinyalleri açıklamıyor.

@lollok antifriz değişimi sırasında kaput açık ısıttım arabayı dakikalarca kaput açık çalışırken manifoldun oralarda bi duman kaçağı gözüme çarpmadı. özellikle bakmadım hiç olamaz diyemem ama bariz bu derece etki edecek bi kaçak yoktur. sensör 2 de benzer şekilde ama onda voltaj tam 0'a inmeyip 0.06'ya kadar iniyor genelde. aynı sebepten kaynaklanacağı için sensör 1'e odaklandım. bir de sadece sensör 1'i yeniledim, sensör 2 gerçekten arızalı da olabilir onun garantisi yok şuan.
oksijen sensörü tamamen açık alanda çakmakla test ederken bile tepki verebiliyorken egzoz kaçağında tam 0'a inmezdi gibi geliyor hala.

ısıtmalı sensörlerde ısıtıcı devrede sorun varsa ayrı hata kodu oluyor. mesela sensörleri söküp aracı çalıştırırsan p0135 ve p0141 veriyor. ve bu ısıtıcı sensörün daha hızlı devreye girmesi için, ama ısıtıcı devre çalışmasa da sensör egzoz gazı ile ısındığında yine çalışabilliyor diye biliyorum. .

@thetruenorthstrongandfree1 ben almadan önce araç yenilediğinden eski sahibi bunu kullanmadı yattı bir süre. o arada akü boşaldığından araçtan çıkarıp dışarıda saatlerce şarj etmişti. akü ölü olduğundan bende de tamamen boşaldı bir kez, araç kendi kendine resetlemişti arıza lambası sönüktü takviyeyle çalıştırdığımda. 18 gün önce de akü değişimi yapıldı o sırada yine resetlendi.
maf/map sensörlerinde sorun olsa oksijen sensörünü yok sayıp open loop çalışırken problem çıkarırdı şuan sadece o sensörlere göre kendi varsayılan afr haritasıyla çalışıyor sistem ve problem yok aracın çalışmasında. hava filtresi de 1500km önce yenilendi yağ değişimi sırasında.

@orpheus ben kopukluk/kısadevre ihtimalini kontak açık motor çalışmazken sinyal verdiğinden elemiştim yine de ayrıca kontrol ederim.
şuanki durumda sanki tesisattan geçen akım arttığında problem çıkıyor gibi. yani marş basıp alternatör devreye girip aküyü şarj ederken enjektörler bujiler vs. işte bi tüketim yapmaya başladığında. bi şekilde akım artınca sensör sinyallerinde kesinti yaratıyor gibi.

kendim tamamen çözüm bulamasam bile sebebini teşhis etmek, olası sebeplerden benim durumuma tam uymayanları elemek istiyorum ki enazından götürüp gösterdiğimde gereksiz fazladan işlem yapılmasın aracı dağıtmasınlar iyice. nokta atışı şurada problem var diyebilmek hedefim. burada benim elemeyi düşündüğüm sebepler hala geçerliyse de belirtin. örneğin "şu sebeple sübaptaki kurum hala bu problemin kaynağı olabilir" gibisinden.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
bu akım artınca sapıtıyor konusu kesinlikle gevşek şase bağlantısına işaret ediyor. genelde arabaların bazı noktalarında aracı birbirine bağlayan kuvvetli şase kablolar olur bunlardan birinin somunu gevşemiştir zamanla çürümüştür vs. mesela citroenlerde sol ön çamurluğun içinde böyle riskli bir bağlantı var.
0
orpheus
(25.01.26)
zayıf şase problemi olabilir araçta, ona işaret eden bir problem daha var çünkü. hararet göstergesi hatalı şekilde yüksek gösteriyor.
sadece bu araca özel değil birçok araçta bu problem zayıf şase kaynaklıymış
direkt geely mk örneği www.youtube.com
açıklama kısmında şase problemi olduğunu belirtmiş video sahibi.
aynı şekilde kontak kapa aç yaptığımda 90c seviyelerine iniyor. obdden kontrol ettiğimde de 90-95c seviyelerinde takılıyor normal kullanımda, gerçek bi hararet problemi yok. araçtan memnunum ciddi problem yaşatmadı da sadece şu sensör/gösterge problemleri gibi can sıkan şeyler var.

aküden gövdeye ve bloğa giden iki kalın kabloya baktım onlarda gevşeklik veya oksitlenme göremedim. ama gövdeden sonra ecuya iç gösterge paneline vs. giden şaseler nerede bilmiyorum onları kontrol edemedim.

www.drive2.ru şurada gösterilen 2 kabloda görsel olarak bi problem yok

muhtemelen bağlantılıdır diyorsun yani? şase problemi çözüldüğünde oksijen sensörünün de normale dönme ihtimali yüksek?
0
🌸konetsu
(25.01.26)
Aracın elektrik şemasını takip edip oksijen sensörüne baglanan pinin şaseyi alıp almadığına bakın muhtemelen ecu gidik
0
mirty
(25.01.26)
@mirty şema böyle www.scribd.com de bişey anlayamadım çok karışık gibi :D

şimdi diğer muhtemel sebeplerin çoğunu kendimce elemem mümkün oldu mantıklı gelmeyen yanları da olduğundan veya zaten kontrol ettiğimden ama zayıf şase konusu sensör sinyalini etkileyebiliyorsa şuan en mantıklı gelen ihtimal oldu çünkü aynı soruna işaret eden ikinci bir problem de mevcut. direkt ecu gidik demek için erken değil mi bu ihtimali de kontrol ettirmeden? ha ecusu bulunuyor 3-5k gibi fiyatlara çıkma olarak. sıfırı da var 6-7k civarına... şase problemi ihtimalini de eler hala bu sorunu yaşarsak ecu değişimi de düşünülür çok büyük maliyet değil gibi.

delphi mt20u2 model. bosch m7.9.7 de uyumlu.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
ECU gidik olduğunu düşünmüyorum. eculerin voltaj girişlerinde ciddi koruma devreleri olur yani yanlışlıkla 12 volt verilse bile o giriş yanmaz. eculerin genellikle beslemesinde ya da enjektörleri süren vs. yüksek akımlı mosfet devrelerinde sorunlar olur. ecunun konnektörü vibrasyondan gevşemiştir ya da sokete su girmiştir gibi durumlar mümkün ama motor kapalı yani akım çeken birşey yokken değerlerin normal görünmesi bu ihtimali çok azaltıyor.

bu tip araçlarda genelde kronik sorunlar bilinir ve forumlarda paylaşılır. bu sorunları kablo takip ederek vs. bulmak çok güç. ama bir forumda şu çamurluğu aç altında kapak var onu aç ordaki somunu sık gibi çok net nokta atışı çözümler vardır.
0
orpheus
(25.01.26)
@orpheus whatsapp facebook vs. gruplarında da sordum aracı kullanan kimsede bu oksijen sensörü problemi yaşanmamış. rusyada popüler bir araç o kaynaklarda da baktım, bulamadım benzer bi şikayet.

bu benim yaşadığım yaygın bir durum değil gibi ve araçta kronik problem de yok görebildiğim... aylardır gruplarındayım öyle sık karşılaşılan herkesin şikayetçi olduğu bir arızası sıkıntısı yok. neredeyse kullanan herkes memnun araçlarından.
genel problemler eski sahiplerin hor kullanmasından antifrizsiz kullanılmış araçlarda vs. kaloriferi ısıtmayanlar peteği tıkalı olanlar var. suyla kullanan biri geçenlerde blok su tapası patlatmış mesela... alt takımdan ses gelmesiydi gibi yaşına göre normal eskimeden kaynaklı şeyler var ki bu da yaygın değil birkaç kişi gördüm değişim yapan. değiştirirken de toyota parçası kullanıyor çoğu hem daha kaliteli hem daha kolay bulunur olduğundan, corolla yaris vs. parçaları uyuyor. aynı sorunların tekrarlaması gibi bir durum da yok.

kış filan geçsin muayeneye yakın genel kontrolleri sırasında bir elektrikçiye de gösterelim bakalım şaseler kontrol edilsin. o çözüm olmazsa daha detaylı baktırırız yine elektrikçiye.

zayıf şaseden hararetin yüksek göstermesi ile ilgili de bu araçlarda türkiyede hiç şikayet görmedim sadece rusça kaynaklarda birkaç kişi karşılaşmış, yine kronik denecek kadar yaygın değil.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
En kolayı şöyle olur bulunduğunuz şehirde parçacı varsa araçla gidin çıkma ecu takın tabi takılan ecu nun anahtarı kontağa yakın tutarak (immobilzerdan dolayı) düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol edin derim, oksijen sensörünun doğru okuduğunu varsayıyorum. Ecu gidikten kastım oksijen sensörü devresi, yoksa yakıt karışimini ayarsız şekilde kullanabilirsiniz.
0
mirty
(25.01.26)
(2)

3D baskı kaliteli fiyatları makul yer tavsiyesi ?

baknedicem
yapan olurmu ?
yapan olurmu ?
0
baknedicem
(24.01.26)
çok var ama hangi teknoloji fdm-sla-mjf

bu tip firmaları iki gruba ayır fdm-sla ile ev tipi cihazlarla amatörce iş yapanlar.
mjf benzeri teknolojiler ile profesyonel iş yapanlar.
0
orpheus
(24.01.26)
Xometry den fiyat alabilirsiniz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.01.26)
(4)

Şahıs şirketinden limited e geçmeli miyim?

administ
Oldukça fazla vergi ödüyorum ve “vergiden kaçınma” şansım yok. Limited e geç önerisi var ama onda da hesabıma para çektiğimde stopaj ve gelir vergisi çıkıyor. Çok da mantıklı gelmedi sizin düşünceniz nedir?
Oldukça fazla vergi ödüyorum ve “vergiden kaçınma” şansım yok. Limited e geç önerisi var ama onda da hesabıma para çektiğimde stopaj ve gelir vergisi çıkıyor. Çok da mantıklı gelmedi sizin düşünceniz nedir?
0
administ
(24.01.26)
Ltd olduğunuzda sizin de bahsettiğiniz gibi şirket faliyetleri sonucunda kazanılan para, sizin paranız olmayacak. X Ltd. Şti'nin parası olacak. Kar dağıtımı yapıp bir daha vergi vermeniz gerek. Zaten kdv o bu şu derken dünya kadar vergi ödemiş olacaksınız, üstüne parayı bir cebinizden diğer cebinize koymak için bir daha vergi vereceksiniz. Bu özellikle şirketin tek ortağı sizseniz çok sinir bozucu bir düzenek.
Diğer taraftan ltd olduğunuz zaman oyun alanınız biraz daha genişler elbette. İnsanlar çoğu zaman şirketten parayı direkt çekiyor. "Ortaklara borç" adı altında muhasebeleştiriliyor. Sonra onu dışarıdan o veya bu şekilde kapatıyor veya azaltıyor. En kötü ihtimalle bu mebla çok büyürse eğer kendinize fatura kesmek durumunda kalıyorsunuz. Yakın gelecekte bu konuyla ilgili bir af gelmesi beklentisi de var, bilginiz olsun.

Bu konudaki en doğru kararı, oturup sizin senaryonuzdaki gerçek rakamlarla hesaplayarak alabilirsiniz. Çalıştığınız mali müşavirle oturup konuşun. Bugün durumlar böyle, gelecekte de şöyle olacağını öngörüyorum, bu senaryoda şahıs kalmak mı ltd olmak mı daha avantajlıyı matematiksel olarak önünüze alıp öyle karar verin.
+1
cay koy geliyorum
(24.01.26)
limitedte belli bir miktara kadar huzur hakkı var. yani hem vergi - hem stopaj aynı anda ödemeden biraz daha düşük komisyonla çıkıyorsun. bunun dışında maaş ve diğer masraflarını kardan düşebilirsin. şahıs firmasında belli noktadan sonra vergi %40 civarına sabitleniyor.
0
orpheus
(24.01.26)
Vergiden kacinma sansin her zaman vardir.
0
die fetten jahre sind vorbei
(24.01.26)
şahıs olarak %40 vergi dilimi ile bol bol vergi ödüyorsanız, (ben öyle anlıyorum) limitede geçin. %25 kurumlar ödedikten sonra, kar payı çekerken %15 stopaj var ama bunun bir kısmında istisna oluyor.
0
co2s2
(25.01.26)
(3)

Motosikletin arka tekerliği iniyor, neden olabilir?

hadi ya la
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Ala
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?

Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Alanya'ya yeni taşındım ve hiç usta/servis bilmiyorum. Burada Mondial tamiri yapan güvenilir birilerini nasıl bulabilirim? Aklıma tek gelen haritada yüksek puanlı yerleri aramak, başka ne yapabilirim?
0
hadi ya la
(21.01.26)
Lastikte delik vardir. Akilli vida falan girmis olabilir, gozle bir sey goremezseniz bi lastikciye goturun. Bi baksin
0
narod
(21.01.26)
subaptan veya jantdan kaçırıyor.
0
orpheus
(21.01.26)
Uğur grubunun motorlarındansa hepsinin lastikleri de beş para etmez. Bende de aynısı oldu. Lastiği değiştirdim sorun çözüldü.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
(6)

plastik enjeksiyon kalıpları pahalı mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
Evet pahalı, bir kalipci cevap yazana kadar ben bildigim kadar soyleyeyim. Neden pahali, blok halindeki çelik, bilgisayar programında ölculendirilmis halde yontularak kalip halini aliiyor, yontma işi gunlerce surebiliyor. Basilacak ürünün büyüklüğününe ya da bir defada kaç urun basilacagina göre kalip büyüklüğü degisiyor, agirlik muazzam artar. Normalde en ufak bir kalibi bir kişi yeden kaldiramaz. Ürün buyurse ya da ufak urun ama bir defada Çoklu basim yapacaksa yine kalip buyur ağırlık ciddi artar.
+2
covered
(21.01.26)
Ayrica basilacak ürünün hammaddesine göre yani plastik ya da bakalit olacaksa duruma gore icine rezistans koyma, sogutma suyu gezsin diye su kanallari açma, basılın urun yerinden ciksin diye itici yerleştirme falan bunlar hep blok halindeki çeliği ultra hassas yontarak yapılan şeyler
+2
covered
(21.01.26)
pahalı mı derken kriter nedir bilmiyorum. sıradan bir insana göre pahalı ama normal bir kalıba göre pahalı değiller. bastıracağın parçaya bağlı olarak çok gözlü bir kalıbı şu aralar 500-600bine yaptırabilirsin.
+1
gercekdunya
(21.01.26)
kabaca kalıba harcanacak çelik ve işçilik parası aslında yani el kadar basit oyuncak basmak ile kocaman araba tambonu basmak aynı şey değil. gene en düşük 10-12 bin usd arası gözden çıkarmalısın.
+1
orpheus
(21.01.26)
Ne üreteceğinize, ne kadar detaylı olduğuna, kaç gram olduğuna, tasarımına ve kullanılacak maça sayısına bağlı olarak değişiyor ama diğer arkadaşların da yazdığı gibi blok metalin cnc de işlenmesi ile üretildiği için pahalı oluyor genelde
+1
pislick0
(21.01.26)
malzeme maliyeti
işcilik
makine maliyeti
takim ,alet vs amortismani
isyerinin kirasi vb maliyetleri,
yapim süresi dahilinde fiyata yansır,
evet, pahalidir.
+1
designer
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.