Giriş
(8)

Ev mi Araba mı?

bepicolombo
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor) hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceği
Hali hazırda mevcut bir ev ve araç var. (Ev kredisi devam ediyor)
hep bir BMW'ye binmek istemişimdir. Geçen ay fırsatta geldim düşüneyim derken kaçırdım. Mevcut aracımın üstüne 1.6 M verirsem alıyordum. (Borç ve kredi ile alacaktım) Şöyle bir düşünce oluştu bu yaşta binemeyeceksek ne zaman bineceğim gibi :)
Diğer seçenekte meevcut evim merkeze biraz uzak ve bu yüzden kendimi daha çok zorlayıp merkeze yakın bir yerden 2. evi almak. ( Evi satmadan sadece araç satılacak Mevcut evi satarsam yüksek vergi çıkacak )Siz olsanız hangisini hedeflerdiniz?
Yaş: 34
0
bepicolombo
(08.02.26)
şu ortamda parayı kolay kazanmıyorsan ev.
+1
orpheus
(08.02.26)
@thetruenorthstrongandfree1

abi inline 8 diye bir motor yok :D
+1
cooperr
(08.02.26)
Yaş 34 ise ev kadar araba sahibi olmak da şart. Sürekli kullanmasan da kapının önünde her daim durmalı. O nedenle araba satıp 2. evi alma fikri biraz uzak kaldı ki ben konut almayı her daim herkese öneririm ve teşvik ederim.

Bu ekonomik şartlarda durumunuz çok iyi değilse sadece keyfi olarak 1,6M daha koyup araba yenilemeyi önermem. Araba değiştirince hayatında değişen birşey olmayacak, alışınca "o kadar da gerek yokmuş" diyeceksin.

Hangi fikirlere daha yakınım?
- Oturduğun evi daha üst seviye bir muhit ile güncelleme fikri uygulanabilir. Değer artışları daha fazla oluyor.
- Yatırımlık ev alınmak isteniyorsa uzak bir bölge, 1+0 1+1 demeden uygun fiyatlı yapılabilir.
- Lüks araba harcaması bunların sonrasına bırakılmalı. Araba işi bunlara kıyasla daha kolay.
+3
Lethe
(08.02.26)
turkiye'de satilan bmw'ler kirpilmis oluyor. sirali 6 silindiri gectim, normal 4 silindir bile degil. 3 silindirli komik motorlara o paralari ben hayatta vermem.
-1
antikadimag
(08.02.26)
araba 10 senede çöp olur,
evin amortisman süresi 30 ila 50 sene arasidir,
ve ev yikilsa bile arsa degeri vardir,

araba eğlence,
ev barinma için.
0
designer
(08.02.26)
bi yanda ev olunca benim aklım hep eve gidiyor ama yaşıt sayılırız, bende geçtiğimiz yaz yatırım yapmak yerine gittim kendime z4 aldım. hem pişmanım hem değilim, dibine kadar sürdüm. valla ne yalan söyleyeyim pişman da değilim hala güzel havalarda gazlıyorum. :)
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
Türkiye'de ayağını yerden kesen bir araban varsa fazlasına gerek yok. Ev oturmak için de ek gelir için de önemli. Şuan ortalama bir ev 25-30 bin tl kira getiriyor. iş kurmaktan bile mantıklı bence.
0
michael harddd
(09.02.26)
Şunu samimi bir kankam bana sorsa "saçma saçma konuşma lan" deyip ensesine vurup "2. evini al burası türkiye" derdim ama sana diyemiyoruz tabi.
0
duyuruuser
(09.02.26)
(17)

Özel bir yeteneğiniz var mı?

alice in potatoland
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen? Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirl
Öğrenilmiş ya da doğuştan gelen?
Ben mesela ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum. Doğumdan sonra zorlaşır dediler ama hala değdirebiliyorum. Galiba eşimin özel yeteneği banyo tuvalet temizlenince ilk kullanan olması. Bir insan tuvaletini nasıl temizleneli üç dk geçmemiş ortamı kirletecek şekilde ayarlar yoksa? Yetenek işte.
+1
alice in potatoland
(08.02.26)
boğazıma su-yemek kaçtığında öksürme refleksini kontrol edebiliyorum.
0
orpheus
(08.02.26)
Sunu yapabiliyorum;
youtu.be

Ek olarak (bu ne kadar yaygın bilmiyorum) kendi kendimi gegirtebiliyorum;
youtu.be
Ki ağızdan bile nefes almama gerek yok, burundan da oluyor.
+1
logisticsmanager
(08.02.26)
gördüğüm herhangi bir şeyi birebir çizebiliyorum
0
yurtsuz john
(08.02.26)
bir hedefe ağızdan bir şey (mesela buz) fırlatma. küçükken tatil köyünde birinci olup aileme masaj kazandırmıştım. bu komik olan.

bir de spontan dikkat. ne nerede, kim neyi nereye koymuş anında bilirim. görsel her şeyi beynime geri access edebilecek şekilde kaydediyorum.
0
eileengray
(08.02.26)
Dışarda bana çok fazla yer yön adres sorulur sayılır mı
+1
grimavi
(08.02.26)
Burnum çok iyi kötü koku alır. Birşeyde bir yamuk varsa tespit etmem saniyelerimi alır.
0
tiredofwaiting
(08.02.26)
ögrenilmis gizli yetenegim: Geoguessr'im.
önüme konlan herhangi bir fotografin hangi ulkeden oldugunu saniyeler icinde, tam yerini ise birkac dk icinde bulabilirim. cok zorlayici fotolar cikiyor ama bulunuyor yani.
bu yetenegimden burada da faydalanan insanlar oldu 😁
+8
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.02.26)
Kulağımı ve burnumu oynatabiliyorum. Acıya normal insandan daha fazla dayanıklıyım.
0
gabe h coud
(08.02.26)
hafizam asiri guclu. atiyorum bilmemne sifresini giriyoruz ya karisik sifreler, birkac dakika sonra tekrar girmem gerektiginde hafizamda kalmis oluyor. ozellikle ezberlemiyorum. okudugum seyleri unutmam.

nerede ne olayi kimle yasadigimi cok net hatirliyorum. genelde karsimdaki insanlarla konusurken sasiriyorlar. hatta cogu sosyal durumda tuhaf hissetmesinler diye bazi seyleri hatirlamamis gibi yapmak zorunda kaliyorum.
+2
antikadimag
(08.02.26)
Duyduğum melodiyi bire bir doğru notalarla çalabiliyorum (müzisyen değilim).
Belleğim çok iyidir, özellikle görsel bellek ve yüz tanıma.
Belleğim yüzünden evin Google'ı diyorlar bana. Sürekli herkesin arkasını topluyorum.
0
pro9it9is9
(08.02.26)
Ayağımın topuğunu burnuma ve kulağıma değdirebiliyorum +1
Amuda kalkıp, Spagat açabiliyorum. Astavakrasana, tittibhasana, chin stand, super soldier, Atlas gibi yoga asanalarını yapabiliyorum.

Acıya dayanıklılık +1
Hem fiziksel hem psikolojik :p
0
kullanicadi
(08.02.26)
Gördüğümü duyduğumu kokladığımı okuduğumu asla unutmam hiçbir şey gözümden kaçmaz.
Bir ortamda kim kime aşık hemen anlarım.
Filmlerin dizilerin sonunu her zaman anlarım kim kalleş kim değil anında çözerim
0
Hallegadola
(08.02.26)
Soğuğa dayanıklılık. Herkesin montlu olduğu ortamlarda tişörtle gezerim. Çok zor hasta olurum. Bunu yetenek olarak görüyorum çünkü bu aşamaya kendimi kendim getirdim.
+2
dawsonscreek
(08.02.26)
damak tadım olabilir belki, yemeğin içinde hangi baharatlar var tek tek sayabilirim anlayıp, tabi bu bir yetenekse :D
0
darthvader
(09.02.26)
bazen rüyalarımı kontrol edebiliyorum.
0
antihero
(09.02.26)
İçimde biri var, hem saatin kaç olduğunu her zaman çok iyi biliyor hem de zamansız yaşıyor, zamandan kopuk. Bazen uykumun arasında bile saatin kaç olduğunu elifi elifine biliyorum.
-2
muhayyer divan
(09.02.26)
resim yapabiliyorum, her şeyi birebir çizerim ve portreleri çok iyi benzetirim :d bir rengin içinde hangi renkler var kolayca görüp aynı rengi oluşturabiliyorum resim yaparken. müzik kulağım da var ayrıca. mutlak kulak değilim ama notalarını bilmeden bir melodiyi piyanoda çıkarabiliyorum. saten gsl ve gsf mezunuyum.

çok hızlı şekile çok fazla tatlıyı yiyebiliyorum. :d

en yaramaz ve saldırgan kediyi bile uysallaştırabiliyorum. sadece bana uysal oluyorlar tabii :d
0
art cat chocolate
(09.02.26)
(11)

bundan 20-30 sene önce schengen almak nasıldı?

tabudeviren
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı? ne kadar süre veriliyordu?
şimdi herkes cayır cayır bizi almaya çalışıyor.
o zamanlar durum nasıldı? almak kolay mıydı?
ne kadar süre veriliyordu?
+1
tabudeviren
(08.02.26)
20-30 sene önce schengen yoktu her ülkenin farklı ama daha kolay prosedürleri vardı.
20-30 seneyi geç 2016-2018'de bikaç günde 3 aylık vizeyi rahatlıkla alıyorduk.
0
orpheus
(08.02.26)
1 yaşındayken abd vizem “indefinitely” olarak verilmişti. süresiz bir vize yani. o pasaportu hala saklarım.
+1
eileengray
(08.02.26)
Vize almak görece daha koladı ama bugünkü gibi yurt dışına gitmek kolay değildi benim gözlemim bu şekilde.

Ablamla beraber gideceği ülkenin konsolosluğuna gitmiştim mesela aynı gün almıştı vizesini. O zamanlar öyle aracı kurum vs pek yoktu direkt konsoloslukta kendin gidip hallediyordun.

Bugün ise başvurular konsoloslukların kapasitesinin çok üstünde. Randevu bulmak ise en zor kısım. Konsoloslukların çoğu ek personel için iş ilanları açtı hatta geçen yıl. Açmayanlar ise farklı kurumlardan destek alıyor yetişebilme için.

Sosyal medyamdaki her 3 kişiden 2’si yurtdışından içerik paylaşıyor. Şuan gitmek daha kolay ama bununla beraber vize alması daha zor.
+1
ezkaza
(08.02.26)
30 sene öncesini bilmem ama 2003 yılında annem için Hollanda üzerinden almıştık. VFS gene vardı yanılmıyorsam, konsolosluğa ayrıca görüşmeye çağırmışlardı ilk vize olduğu için standart prosedürdü sanırım. Nispeten paralı veya orta sınıf ortamlarda belki normaldir ama bizim için büyük bir olaydı. Çevremizdeki insanların vize almasını bırak yurtiçi bile uçağa dahi binilmiyordu. Gene de üniversite zamanlarında 2007 ve sonrası, çeşitli yurtdışı etkinlikleri duyuyordum. Paralı mıydı devletle alakalı mıydı tam hatırlamıyorum. Trenle gidiliyordu vs. Ayrıca bireysel EU taraflarına gidenler de vardı tek tük.
0
mbond
(08.02.26)
20 sene once bir yaz fransa, amerika ve kanada'dan almistim.

fransa 6 aylik verdi, bir acenta gibi birsey kullandik kagitlari yolladik vize geldi. 1-2 hafta surmustu. en kolay fransa veriyor demislerdi o yuzden ordan aldik ama fransa icin kullanmadim. o zamanlar nerden aliyorsan ilk oraya gitmen lazim olayi yoktu.

amerika icin konsolosluga gittim beyoglu tepebasindaydi, arabanin markasina modeline kadar sormuslardi, onlar da 1 sene verdi diye hatirliyorum.
0
cooperr
(08.02.26)
üniversitedeyken interrail yapan arkadaşlar vardı. parasız pulsuz tiplerdi ama sorunsuzca vize alıyorlardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
İlk Schengen vizemi 15 yıl kadar önce almıştım. Belge sayısı fazla olmakla beraber randevusu, pasaportun tekrar elime ulaşması 2 hafta kadar sürmüştü. 2019'a kadar bu süreç böyleydi, hiçbir schengen vizesi için 2 haftadan fazla uğraşmadım. Şimdi Schengen'de olan bazı ülkeler için aracı kurum işi yoktu direk konsolosluktan başvuru yapıyordun. Kısa sürede pasaportunu teslim alıyordun.

Almak kolaydı-zordu işi hala kişiden kişiye değişiyor. 2013 gibi kurumsal banka çalışanı aynı ekipte 3 arkadaş eş zamanlı Hollanda başvurusu yapmıştık, ikimiz aldı diğeri alamadı. Red alan kişi Almanya'da akrabam var diye işaretlemiş, onu biraz sorguladılar ek belge istediler sonra reddettiler.

Schengen vizelerinde red oranı 2010'lu yıllarda %4-6-8 civarı iken şu an %15 civarı, hatta 2024'te red oranı 2023'e göre düşmüş. Abartıldığı gibi bir zorluk yok ama randevu işinin sorunlu olduğunu söylüyorlar. Burada konsolosluk ve aracı kurumları sorunlu görüyorum, artan başvuru sayısına uygun kapasite ile çalışsınlar bir zahmet.

Eskiden de kuzey ülkelerinde kabul oranı Yunanistan, İtalya gibi ülkelere göre düşüktü, şimdi de benzer. Kendi adıma 2019'dan beri bu vize türünü boykot ediyorum ve Schengen ülkelerine gitmiyorum. ABD sadece 1 adet form ve fotoğraf ile 10 senelik vize verdi. Kültür, doğa, tarih, deniz-kum-güneş, eğlence vb. istediğiniz tatili yapabileceğiniz birçok ülke var. Schengen bölgesi 3 günlük vize için tomarla belge ile süründürüyor. Niye uğraşayım? Şu vizeyi doğru düzgün boykot etsek bu kadar aşağılanmayacağız da neyse.
0
Lethe
(08.02.26)
hayret kimse yurtdışı çıkış pulundan bahsetmemiş. develete 100 dolar çıkış parası ödüyorduk.
-2
plastic_angel
(08.02.26)
@angel

ufak bir düzeltme: yurtdışı çıkış ücreti 50 dolardı.
0
yurtsuz john
(08.02.26)
Pandemi öncesine göre cevap vereyim;

İlk başvurumda 3 ay vermişlerdi 2017 senesinde. 1 sene sonra Çek Cumhuriyeti 4 gün verdi.

2019 senesinde 2 defa başvurdum. İlk nisan ayında Macaristan'dandı. Gene 3 ay vermişlerdi. Ekim ayında Hollanda'dan başvurdum. 1 sene vermişlerdi.

Randevu bulmak kolaydı. Bakın 2019 senesinde 2 defa iki ayrı ülkeden başvuru yapılabilmiştim.

Pandemi sonrasında 2022 senesinde Hollanda'dan zar zor randevu bulmuştum. 45 gün vermişlerdi.

Her sene başvuruyorum iki sefer 6 ay verdiler. En sonuncusu 1 sene. Daha bitmeden bu sene gene başvurdum, bekliyorum.
0
put it in your appropriate place
(08.02.26)
2014 yılında schengen almıştım, evet baya evrak istiyorlardı ama ret olayı pek yoktu sanırım. yani işinde gücünde biriysen alabiliyordun ve randevu bulmak bir mesele değildi, aracı kurumun sitesine girip 2-3 gün sonrasına bile randevu alabiliyordun. belgeleri topla niyet mektubu yaz ve aracı kuruma ver. vize de 3-4 gün sonra falan çıkıyordu. mesela perşembe günü evrak verdin ptesi vizen çıkmış olur. şimdi hem randevu bulamıyosun hem de başvursan bile aylarca pasaportun gelmiyo falan.
0
Sadece soruyorum
(09.02.26)
(5)

tablet alırken neye dikkat etmek lazım?

der meister
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olma
bilgisayarım çok eskidi, hem yazı yazmak için kullanabileceğim (bu şart değil) hem de yazılı/görsel içerikler için kullanabileceğim bir tablet almak istiyorum. çoğunlukla maç izlemek için kullanırım herhalde. maksat bilgisayar veya televizyon kadar hantal olmasın ama cep telefonu kadar da küçük olmasın. bir de ekranı olabildiğince büyük olsun istiyorum, biraderdeki 12.9 inç galiba, o iyi mesela.

önerebileceğiniz f/p markası ya da doğrudan ürünü var mı? "la zaten maç izleyeceksen fark etmez al gitsin" mi dersiniz yoksa işlemcisi, şusu busu dikkat edilecekse hangilerine odaklanmamı tavsiye edersiniz? apple olmaz bunlar bizi aşar yomyeci adamlarız.
+2
der meister
(07.02.26)
kalem ihtiyacın olursa ilerde galaxy pad, yoksa xiaomi pad veya budget versiyonu redmi pad
0
nahtoderfahrung
(07.02.26)
HONOR TABLETLERİ SENİN İSTEDİĞİN GİBİ
+1
artıküyeolmakistiyorum
(07.02.26)
f/p demişsiniz farkındayım ama uzun vadede iPad'den daha f/p tablet yok. o yüzden yine, yeniden iPad diyeceğim. ikinci el de olabilir. M işlemcili bir model (air ya da pro) çok uzun yıllar götürür. iPad 2'm (2011) hala çalışıyor öyle söyleyeyim. bütçe meselesi ise aynı fiyata sıfır galaksi, şayomi vesaire yerine ikinci el iPad pro ya da air alırdım ben olsam.
+1
orient blue
(07.02.26)
honor bende var, 3. yılı bu sene. ben çok kullanmadım arada bir pdf okuma, bir şeyler izleme ve basit oyunlar. yeğenlerim oyun oynuyordu ama zaten ancak tatillerin bir kısmında görebildiğim için oynadıkları süre de çok çok değildi. ama yine de tablet kasıyor, uzun süreli kullanımda f/p değildi benim için. şimdi anneme verdim o kullanıyor. uzun süreli kullanım için bence de iPad +1
0
black holes in the sky
(07.02.26)
samsungun FE serisi tabletleri.

bu arada tüm tabletlere istersen klavyeli kılıf alırsın ya da bluetooth bir klavye mouse seti de bağlayabilirsin.
0
orpheus
(08.02.26)
(3)

Bu aracı hemen alayım mı?

hadi ya la
Önceden bir duyuru açmıştım:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1618197/araba-almali-miyimKaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözükü
Önceden bir duyuru açmıştım:
www.eksiduyuru.com

Kaporta için sanayide işlem yaptırmak gerekiyor ama tam ihtiyacıma uygun bir araç gibi geldi. Tam bütçeme ve ihtiyacıma göre. Fiyatı piyasadan 100.000 TL kadar ucuz. Araç değerlemede "670.300 - 692.100 TL" gözüküyor, bu araç 560.000 TL.

Alayım mı?

www.sahibinden.com
0
hadi ya la
(05.02.26)
O paraya manuel araba alınmaz. Ön direkte tamirat var.
-3
arbre
(05.02.26)
araçta ufak bir hasar bırakıp 100.000 tl eksik yazmak satıcı oyunu olabilri dikkat etmek lazım. çünkü aklı başında bir insan o hasarı onarıp piyasası ne ise onu yazardı.
0
orpheus
(06.02.26)
ufak arabalarda hep hasar oluyor, hasarlar dert değil.

ancak piyasadan ucuzsa vardır bi pislik , çok iyi baktırmanız gerekli.

ama genel olarak araç dertsiz görünüyor. bu araçların manueli zor gider aklınızda bulunsun. ihtiyacınız varsa alıp geçin.

ama sadece ucuz diye gözünüz kararmasın.
0
gurur
(06.02.26)
(16)

Kediniz kaç yasında ve kaç kilo?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?Tesekkurler
Merhaba,

Kediniz kaç yaşında ve kaç kilo?
Benim kedim 7 aylık ve bugün 4 kilogram çıktı tartıda. Normal mi bu kilo yoksa fazla mı sizce?
Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
tekir icin bana biraz fazla gözüktü. 12-14 aylik civari o kiloya gelmis oluyorlar. yetiskin tekir kilosu 4.5-5 kg.
7. ayda 3.3-3.5 civari beklerim. ama büyüyene kadar sorun etmem ben kiloyu. sahsen benim kedim olsaydi su an onu diyete sokmazdim.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.02.26)
10 yaşındaki tekir kedimiz 4,5-5 kilo civarı.
5 yaşındaki siyah ayımız 8,5 kilo.

Sizin kedi hakkında @konusma +1
0
kobuzchu kiz
(04.02.26)
Aralık ayının ilk haftasi 2400 kiloydu, pesine kuru mamaya başladı düzenli olarak kuru mama yiyor sanırım o kilo aldırdı. Bugun çantayla tartıp sonra çantayı ayrı tartıp kilosunu öyle söylediler. Elime aldiğimda 4 kilo gibi gelmiyor. Emin olamadım. Evdeki baskulle tartayım bakalım onda kaç kilogram çıkacak. Su an için goruntusundede bir anormallik yok fit görünüyor.
0
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(04.02.26)
2 kedim var ikisi de neredeyse 5,5 yaşındalar. ikisi de siyah tekir.

dişi: 4.8 kilo
erkek 5.3 kilo
0
art cat chocolate
(04.02.26)
Yaşı tahminen 8 civarı ve 3 buçuk kilo. Narinlikten ölecek.
0
peki madem
(04.02.26)
3 yaşında erkek tekir, 6,5 kilo.

6 aylık civarı sokakta bulduğumuzda 3 kiloymuş. 9 aylıkken 4,8 kiloymuş.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
4 yaş dişi calico 4 kg
0
my fault
(04.02.26)
Biri Tekir biri Van kırması iki kedim var.

Tekir olan 11 yaşında ve yaklaşık 5 kilo.

Van kırması ise 9 yaşında ve 4 kilo civarında.
0
Dr_Stat
(04.02.26)
12 yaşında tombul kızımız 5.5 kg.
0
awlmi
(04.02.26)
Eski kedim dişi tekir, 13 kilo idi. Göbeği yerde sallanan biraz obez bir kediydi.

2004 yılında 13 yaşında öldü.
0
kibritsuyu
(04.02.26)
Kediniz henüz büyüme çağında. Belki de iri bir çocuk olacak o yüzden 4 kg kilolu demek çok doğru değil. Bir yaşına kadar gelişmeye devam edecek. O yüzden ben olsam mama kısıtlamasına gitmem. Linkteki tablodan az çok anlarsınız durumunu.

www.pitho.net
0
boyalı kuş
(04.02.26)
ikisi de 4 yaşında. biri erkek 6.5 kilo diğeri dişi 3.5 kilo.
0
orpheus
(05.02.26)
boyları ve yapısıda önemli benim kedim uzun buyuk bir kedi 5-6 kg arası normal kilosu, ama eğer yemeğe eğilimi yuksekse şimdiden otomatk mama kabı ile saatli porsiyonlu beslemeye geçmek gerek. mama kabında hep mama bırakıyorsan yani hiç kap boş kalmıyor ona rağmen hepsini yiyor yani gözü açsa porsiyonluya hemen geçiş yap ki öğrensin.
bencede sağlıklı iyi kalite mama yemeli yavru iken, hareketsizse oynatmanız koşturmanız lazım, böyle koşturmacalı oyun öğrensinki ilerde de oturduğu yerden oynamak istemesin hareketli olsun
iyi kaliteli mama seni veteriner masrafından kurtarır, nd hills royal canin orta segmenttir, çocuğa yaş mamada ver bol bol öğününden biri yaş mama olsun(1 kutuyu 3 gunde veriyoruz)
su içmesi çok önemli oyüzden yaş mamaya az bir miktarda su koy
0
eja
(05.02.26)
tekir, dişi, 13 yaşında, 5 kg civarında ki eskiye göre bayağı hareketsiz.
Sizinki biraz fazla göründü bana da. Normalde en hareketli zamanları, ona rağmen kilosu benimkine yakın. Ki benimki de güzel yer hani.
0
mor oje
(05.02.26)
tekir 10 yaşında 11 kilo tosun
sarman 3 yaşında 5.5 kilo
0
fevz-i
(05.02.26)
Hepinize tesekkur ederim.

Kedimin mama kabı her an dolu ama öyle çok yiyen bir kedi değil. Az yiyor. Mama olarak royal canin kitten kullanıyorum yaşına girene ve kisirlastirana kadar bu mamayla devam ederim diye düşünüyorum. Gimgat' in ödül mamalarından, wanpy krema, yaş mama, bi de dreamies ödül mamalarından veriyorum. Yaş mama verdiğimde sulandiriyorum bende.
+1
🌸icimdekipollyannatinerebasladi
(06.02.26)
(2)

Siz olsanız ne yapardınız

Elizxx
Belki biraz uzun olabilir, vakit ayırıp okuyanlara şimdiden teşekkür ederim..Ben 40 yaşında, eşinden ayrılmış kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadınım (öğretmenim/atanamadım)Eşimden ayrıldıktan sonra kendime yeni bir düzen kurmak için farklı bir şehre geldim, hali hazırda bir işim de var.
Belki biraz uzun olabilir, vakit ayırıp okuyanlara şimdiden teşekkür ederim..
Ben 40 yaşında, eşinden ayrılmış kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir kadınım (öğretmenim/atanamadım)
Eşimden ayrıldıktan sonra kendime yeni bir düzen kurmak için farklı bir şehre geldim, hali hazırda bir işim de var..
Ancak süreç bugün Benim tıkandığım yer oldu, kiralar hayat şartları yeni bir düzen beni oldukça borca soktu ve iki aydır kiramı ödeyemeyecek duruma geldim, borcu borçla kapatmak çözüm olmuyor, bu yüzden sosyal medya üzerinden belki yardım bulabilirim diye düşündüm.
Lütfen yargılamayın, dilenci değilim sadece gecemin sabahını göremeyecek noktaya gelmiş, tükenmiş biriyim.
Yardımcı olmak isteyen olursa detayları seve seve özelden paylaşırım, 2aylık kira benim için şuan çok bir miktar ama damlaya damlaya l olur, yardımcı olmak isteyen olursa çok mutlu olurum.
Telrar teşekkür ederim, sevgiyle kalın
+1
Elizxx
(03.02.26)
bazı şeylerden feragat edip ev arkadaşı bulunabilir, evi 2 veya 3 kişi paylaşıp masraf düşüreceksiniz.
0
orpheus
(08.02.26)
İlk önce birinci derece akrabalardan yardım isterdim. Daha sonra diğer tanıdıklardan. Muhakkak birine ulaşırsın. Olumlu ya da olumsuz tepki verirler. Seni tanıyan biri yardımcı olamıyorsa tanımayan yardımcı olamaz.
0
michael harddd
(08.02.26)
(6)

yürüme dersleri 201

Whily
https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1614693/yurume-dersleri-101geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.-20 günde bir falan kızın çalı
www.eksiduyuru.com

geçen bu sürede neler oldu, neler yaptım hemen hızlıca anlatıyorum.
-ablası ile diyalogumu geliştirdim. iş çıkışı 2 3 gün beraber denk geliyoruz bir yere kadar beraber gidiyoruz. ama oradan pek bir şey çıkmadı.
-20 günde bir falan kızın çalıştığı yere uğrayıp bir şeyler alıyorum. orada biraz muhabbet kurdum.
-kızın iş çıkışı biraz geç. bazen denk geliyoruz iyi akşamlar nasıl gidiyor vs. ile geçiyorum.
-bugün ise tekrar gittim dükkana. bir şeyler aldım yine. bu sefer biraz daha uzun sürdü muhabbet. genel hayat nasıl gidiyor geyikleri vs derken kızın benim ithalatını, ihracatını, yeri geliyor imalatını yaptığım bir alanda sınava hazırlandığını öğrendim. bunun etrafında konuştuk. işte kaynak bulamıyorum çalışmak için vs derken dedim ben o işi çözerim. telefonunu aldım. bana göre bayağı bir verimli geçti konuşma.
-kızımızın şu an ilişkisi yok veya yeni ayrılmış.
gelelim bu konunun en önemlis yerine.
BEN ŞİMDİ NE YAPMALIYIM?
friendzone bataklığına düşmeden ve işime de olumsuz bir etkisi olmadan nasıl yöneteceğim mk. bu işlerde inanılmaz kötüyüm buradaki halimden de anlaşılacağı üzere.
not: işime kötüden kastım ablası benim üstüm, amirim falan değil. canımı sıkacak bir pozisyonda değil. ama küçük bir yer burası dışarıdan gelen bir dallama bacılarımızın canını sıkıyor lafı biraz beni yorabilir.
-1
Whily
(01.02.26)
uzatmadan-oyalanmadan ilgini nazikçe belli edeceksin. akşam yemeği olur, haftasonu bir etkinliğie davet etmek olur vs.

kıza ilgi duyuyor olman ona ekstra yardım etmeni gerektirmez. bu kadar kendinden ödün veren-pervane olan erkek değer göremez. abartıya kaçmadan kendi vaktinden fazla çalmadan yardım edebilirsin tabi. ama bunun sınırı iyi bir arkadaşına edeceğin yardımın bir tık üstüdür.
+2
orpheus
(01.02.26)
seviyorsan git konuş bence.
0
co2s2
(01.02.26)
hocam tam olarak diyalog durumunu bilemem. yalnız bu tür konularda kilit nokta, kadının dikkatini çekip sonra ilgilenenmemek. kadın ilgilendiğini bilecek fark edecek. sonra görmezden gelmek yetiyor. sonra kendisi geliyor. üstüne düşmek kaçırır.
0
uyuya kalip kavimler gocunu kaciran adam
(01.02.26)
Arkadaş okurken içim sıkıldı resmen. Sorsana delikanlı gibi "bi ara kahve içelim mi ya" diye. Biriyle tanışmak istemiyorsa zaten nazikçe belli eder. Yok sen de onu etkilediysen "olabilir" falan der. Bu kadar zorlaştırmayın.
+2
gobekliraki
(01.02.26)
önce sözünü tut, ben o işi çözerim dediğin işi çöz. spnra kahveye çağır. orada yürürsün.
0
klassno
(01.02.26)
ekşiden ilişki tavsiyesi alınmaz. kızdan elektrik alıyorsan, mesajlaşırken ilgili cvp veriyorsa yürü.
0
plastic_angel
(02.02.26)
(6)

Kankayı beğenmek

arbre
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
Karşı cins olan kankanızı beğendiğiniz, kendinizi yakıştırdığinız, bazen bir eş olarak hissettiğiniz oluyor mu?
-18
arbre
(01.02.26)
Olmuyor gardaş. Biz sapık değiliz.
+11
runaway
(01.02.26)
Hayır. Olsaydı kanka olmazdı
+5
pembediken
(01.02.26)
friendzone'a giden uzun ince bir yoldasın, iyi yolculuklar.
+1
orpheus
(01.02.26)
hayır olmuyor. öyle kankalık olmaz.

beğenmediğin bir ben kaldım arbre, bir de komşum hanife teyze. yeterrrrr :d
+5
art cat chocolate
(01.02.26)
Abi bunlar otuz birci Japonların fantezileri.
+2
kizil karga
(01.02.26)
orpheus, arkadaşız zaten

art cat chocolate, yok ya 2 kız sadece :D

kizil karga, haydaaaa
-3
🌸arbre
(01.02.26)
(15)

100 bin tl maaş düşük mü?

msb
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
Pandemiden beri, uzunca bir süredir mağaradaydım. 100 bin TL maaş beyaz yaka ortalamasına göre hangi seviyede sayılır?
0
msb
(01.02.26)
oldukça iyi. bakma sen her beyaz yakanın atıp tuttuğuna, türkiye'de beyaz yakanın maaş ortalaması epey düşük. 100 bin oldukça iyi maaş.
0
ilgeru
(01.02.26)
Birazdan en az 250 K almalısın diyenler gelecek.
+5
Kahvedesu
(01.02.26)
mid level diyelim. senior yazılımcılar 150-160 civarı alıyor. orta seviye yöneticiler 200-220 civarı.
-2
orpheus
(01.02.26)
Deneyimine bağlı mid-level tecrübesindeysen iyi bence ya ben de 5 yıldır sektördeyim, uzaktan çalışıyorum. Aynı alıyoruz mid frontend/mobil developer im.

Ha benimle aynı yaşta ama iş bulamayan yok mu var.
Patron şirketlerinde 60-70e çalışan yok mu var.
Ama
Danışmanlık firmalarında 100-150 arası kazanan da var.
Kendini daha iyi geliştirmiş senior, lead veya manager olmuş ve 200-300k alan yok mu var...
Biraz senin tecrübene bağlı.

Ben evden çalışıyorum, 9da başlayan iş için 8:55 de uyanıyorum, havada, karada, denizde ve her yerde çalışabiliyorum diye ses etmiyorum şimdilik.

Tecrübeliysen, yabancı dil varsa iş ilanlarına bir başvur, mülakatlara gir derim. Üstünü alabiliyorsan düşük alıyorsun demektir. Yok benzer fiyat teklif ediyorlar veya olumsuz dönüyorlarsa maaşın iyi demektir.
0
ananiyimioguz
(01.02.26)
100 kaat iyi para kanka
0
ebeş
(01.02.26)
eğer ailenin yaninda,
kira derdin yoksa çok iyi,
kiraya 50 veriyorsan işin zor.
0
designer
(01.02.26)
koşullarınıza göre değişir ama mid level bir çalışansanız diğer haklarla vs düşünüldüğünde ortalama, ort. üstü sayılabilir
0
darthvader
(02.02.26)
beyaz yakayı yazılımcı veya yazılım sektöründe çalışan analist, testçi vs. olarak sınırlamamak lazım. marketing'ci de, her türlü mühendislik okuyup da ofis çalışanı olan da, reklamcısı da, trader'ı da, ekonomisti, bir şirkette çalışan muhasebecisi, mimarı da beyaz yakalı. yazılım sektöründe eskiden bir tık daha iyiydi maaşlar ama son 2 yıldır yazılım sektörü de herkes gibi enflasyona yenildi. türkiye'nin en büyük e-ticaret sitelerinde çalışan birkaç arkadaşım var. onlar da çok mutsuz. galiba hava ve deniz yolları dışında süper maaşlar veren şirket sayısı çok azaldı.

neyse gelelim sorunuzun cevabına. ne alanda çalışılıyor? tecrübe nedir? şirket büyük çaplı mı yoksa startup ve çok köklü bir firma mı?

her şey ortalama ise iş tecrübesi de aşağı yukarı 3-4 yıl ise 100 bin iyi rakam. iş tecrübesi 5 yıl üstüne çıktıysa 2026 için 130 üstü daha iyidir diyorum.
0
cisimcik golgi
(02.02.26)
Abi bu soruyu bu sekilde soruyorsan bence cok iyi. Beyaz yaka ne demek ya. Uyduruk insan kaynaklari misin Bogazici ekonomi mezunu cfa'li falan finansci misin. Kayseri'de misin Istanbul'da misin.
+3
hot potato
(02.02.26)
günümüz şartlarında gayet iyi.
0
elektr10
(02.02.26)
mevcut ekonomik koşullar içinde gayet iyi
0
Sadece soruyorum
(02.02.26)
Bence para konularında şehir hangisi kesinlikle belirtmek lazım.

İstanbul ile diğer şehilrer çok farkediyor diye düşünüyorum.
0
liberal
(02.02.26)
Yine min. 300k kazananlar kira baremini 50binden açmış. Şaşırtmadı.
Üşenmedim açtım baktım 50k kira ile florya’da, şişli meşrutiyet’te falan evler var eşyalısı bile var. Evet herkes en az Florya’da oturmalı yoksa çok ayıplanır. Cıkcıkcık yaparlar.
Cevap gayet güzel para.
+3
dawsonscreek
(02.02.26)
kira*4 kazanmalı bence kişi
0
duyurukullanıcısı
(02.02.26)
net olduğunu varsayıyorum.
asgari x 4 anlamına gelir az çok. bir çok iş için orta seviyede.

beyaz yaka derken hangi sektörü, hangi işi, hangi şartları soruyorsunuz bu barem çok geniş. işe ve tecrübeye göre az da olabilir çok da. ama aylık 2.5k dolar net şuanki türkiye koşullarında ah-vah edilecek bir maaş değil. güldürmez, ama üzmez.
0
biseysorcaktim
(02.02.26)
(5)

YouTube'da içerik üreten sevimli bir tarihçi var mı?

sekizdokuzon
Şöyle güzel güzel kasmadan, aşırı okuma yapmadan, didaktik olmadan tarih anlatan kimse var mı YouTube'da? Teşekkürler.
Şöyle güzel güzel kasmadan, aşırı okuma yapmadan, didaktik olmadan tarih anlatan kimse var mı YouTube'da?

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(30.01.26)
Söylediğin tanıma uyar mı bilmiyorum ama konuları ana hatları ile açıklamakla birlikte arada pek bilinmeyen hususları da belirten Ekrem Buğra Ekinci ilk aklıma gelen.
+1
diyecevaplandı
(30.01.26)
Akademik degil de daha genel kultur havasinda tarih icin Halil İbrahim Göker aklima geldi.
0
sertac akin
(30.01.26)
Mustafa B. Bozkurt (Lex Historiae), tarihteki enteresan olayları, dönüm noktalarını araştırıp hikayeleştirerek anlatıyor.

www.youtube.com
+3
orpheus
(30.01.26)
Ceren Sungur var, tarih obasi kanaliyla.
www.youtube.com
0
chihirovekohaku
(30.01.26)
biliyorsundur ama emrah safa gürkan en ağır konuları bile aşırı ve kahve ağzında anlatıyor.
-2
dirildimde geldim
(31.01.26)
(12)

Ne tarz şeyleri asla unutmuyorsunuz?

a perfect lie
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil. Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum. Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler. Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi? Size yapılan
Unutmamaktan kastım da hani bilinçli bir şekilde akılda taşımak gibi değil.
Daha çok istemsiz bir şekilde korunan kendini hatırlatan bir şey olmasını kast ediyorum.
Yani çabasız bir şekilde var olan kendi kendine akıldan gitmeyen şeyler.

Size herkesin içinde söylenmiş kırıcı şeyleri mi?
Size yapılan bir sürpriz mi?
Bir duyguya ait hisler mi?
Kişiler mi?
Size edilen yardım mı?

Ben çok genel örnekler salladım. Ayrıntılı yazabilirsiniz.

Teşekkürler.
-1
a perfect lie
(30.01.26)
Hiçbir şeyi aklımda tutmam. Çünkü hiç umursamıyorum.
+2
gobekliraki
(30.01.26)
Kötü olan şeyleri gerçekten zamanla unutuyorum ama iyilikleri hiç unutmam. Bana yapılmış iyilikler sayıca az olduğu için kıymetlidir.
0
kullanicadi
(30.01.26)
Bana yapılan kalleşliği yalanı dolanı hiç unutamam.
-1
Kahvedesu
(30.01.26)
bana kazik atani, bilincli kotuluk yapani unutmam.
0
cooperr
(30.01.26)
iyiyi de kötüyü de unutmam. sezar'in hakkini sezar’a, tanrinin hakkini tanriya veririm.
kimseye kasten kötülük asla yapmam; ama, canimi yakmaya calisana kendime zarar vermek pahasina bile karsilik veririm. iyilik borcumu da kötülük borcumu da misliyle öderim. dost oluyorsam da düsman oluyorsam da en iyisi olurum.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.01.26)
duygusal olarak hiç beklemediğim anda ve noktadan gelen şeyleri unutamıyorum. iyi anlamda olanları. zor ve dar günümde yanımda olanları unutmam.
yapılan ayıpları unutuyorum çok zaman... bazen olduğunda bile anlamıyorum. arkadaşlarımın hatırlattığı oluyor. mücadele etmekte zorlanacağım için beyin unutuyor herhalde.
0
black holes in the sky
(30.01.26)
Genel olarak benle ilgili söylenmiş çoğu şey aklımda kalıyor. Özel bir çabam yok ama ne kadar gereksiz de önemsiz de olsa aklımda kalıyor. Hatta o kadar aklımda kalıyor ki insanlar beni psikopat sanmasın diye bazen bilmemezlikten geliyorum.
0
substituent
(30.01.26)
Ateşi ve ihaneti. Asla
+1
artıküyeolmakistiyorum
(30.01.26)
Epizodik hafızam çok güçlü. Kolay kolay belli bir bağlamda yaşanmış hiçbir olayı veya söylenmiş hiçbir sözü unutmam.
0
auroraaurora
(30.01.26)
Kindar biriyim yapılan kötülüğü unutamıyorum. Bunun dışında sanırım her şeyi unutuyorum.
0
mutekebbir
(30.01.26)
saçmasapan şeyleri istemsizce hatırlıyorum. 96'da girdiğim öss sınavındaki ösym numaram veya en son 2003 de gördüğüm arkadaşımın gün-ay-yıl olarak doğum tarihi gibi.
0
orpheus
(30.01.26)
Hiç bir şeyi unutmam. Demans yok şükür. (Henüz) swh
0
gabe h coud
(31.01.26)
(5)

Modem önerir misiniz?

xu
evdeki türktelekom modemi 7-8 yıllık oldu. sarardı baya. yeni hangi modemi önerirsiniz? internet hızım 50 megabit, ev 3+1 140 m2, ps5'den online oyun oynuyorum.
evdeki türktelekom modemi 7-8 yıllık oldu. sarardı baya. yeni hangi modemi önerirsiniz? internet hızım 50 megabit, ev 3+1 140 m2, ps5'den online oyun oynuyorum.
0
xu
(29.01.26)
boşuna masraf yapma 2 gün sonra fiber falan gelir ona güzel modem alırsın
sararan plastik açmada 20 30 vol saç açıcısı ile oluyor
www.youtube.com
0
eja
(29.01.26)
Uyarayım aboneliği sona erdirirken modemi ve kablolarını istiyorlar. Bir yerlerde sakla.
0
ground
(29.01.26)
wifi6 modem yenileme talebinde bulunabilirsin. servis geliyor eski modemi alıp yenisini veriyor.
0
orpheus
(29.01.26)
50mbit için bir şey yapmaya gerek yok, eğer çok fazla cihaz bağlanınca modem göçüyorsa o zaman da değişim istersiniz.

Kendiniz modem alırsanız şifreyi vermiyorlar. Bazı modemlerde şifreyi çekmek mümkün ama uğraştırır.
0
kimlanbu
(29.01.26)
Yenisini isteyin, değiştiriyorlar
0
kojonotsuki
(29.01.26)
(14)

ATM'de hesaptan çıkış yapmadan ayrılanlar

makbur
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a b
duyuruyu açma amacım acaba cahil olan ben miyim :)

dün atm'den para çekeceğim önümde bir hanımefendi var bekliyorum. parasını çekti, ben de cüzdanı falan çıkardım kartımı çıkartmak için, sonra ekrana bir baktım hesaptan çıkış yapmamış. kadını uyarayim diye sağıma soluma baktım göremedim de. çıkış'a ben bastım..

bu olay bu sene bir 5-10 kere falan başıma geldi. bir kere orta yaşlı bir abiyi uyardım "aa sağol" dedi..

yahu bu çok tehlikeli bir şey değil mi? arkasından gelen kötü niyetli biri olsa hesaba girip bir para çekmek vs harici de bir sürü abuk subuk şey yapamaz mı?

yoksa ben mi bu konuda cahilim, yani aslında hiçbir riski yok ondan bu kadar rahatlar (ne bilim atm kamerasında yüzün gözükmeden işleme onay vermiyordur vs gibi bir teknoloji var)

ekleme: yahu her şeyi bilal'e anlatır gibi yazmak gerekiyor heralde, bu çıkış yapmayanlar "kart" ile değil muhtemelen QR kod ile giriş yapıyorlar.
-2
makbur
(28.01.26)
sen haklısın tehlikeli bir şey bu. kameradan tespit edilir vs diye düşünenler yanılır çünkü bankanın böyle bir sorumluluğu yok + birlikte üçkağıt yapmadıkları da bilinmez o yüzden banka karışmaz.
bu tam cep telefonunun ekranını kilitlemeden çantaya koyan yaşlı hareketi gibi (her gün 10 kere de söylesem öğretemedim)
0
neira
(28.01.26)
Kartı aldıktan sonra nasıl çekebilirler ki?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
para cekince cikis yapmak gerekmiyor ki. karti geri veriyor gidiyorsun zaten.
0
lemmiwinks
(28.01.26)
ATM'den çıkış yapmak ne demek bilmiyorum. Kartsız işlemle ilgili bir olay mı? Kartla işlem yapınca kartı aldığın an iş bitiyor zaten. QR kodla falan para çekerken de giriş yapman gerekmiyor. ATM'den onun dışında kartsız işlem yapmadım yıllardır o yüzden çıkış yapmak diye bir şey vardıysa da şu an hatırlamıyorum. Nerede çıkış yapılıyor tam olarak?
+4
nundu
(28.01.26)
Muhtemelen QR ile işlem yaptıklarında olan bir şey, bankaların biraz başını ağrıtsa bankalar düzenler sistemi para çekme para yatırma işlemi sonrası otomatik çıkış yapacak şekilde. Şu anlık baş ağrıtmamış olabilir sizler gibilerin sayesinde, maalesef bu tip olaylar insanların aslında ne kadar dolandırılmaya açık olduğunu da tekrar hatırlatıyor, tabi sistemler güvenlik sağlamalı da biraz daha ne olup bitttiğnii takip etmeliler o ekranda.
0
atom karincanin torunu
(28.01.26)
@kahvedesu
@lemmiwinks

QR kodla giriyorlar, kartla girseler işlem bitince kartı alacaklar hesaptan otomatik olarak çıkılacak zaten :) QR kodla girdikleri için unutuyorlar muhtemelen çıkış yapmayı
-1
🌸makbur
(28.01.26)
Hangi banka bu?
Banka ile ilgili bir şey olabilir mi?
Benim kullandığım bankalarda böyle bir şey yok mesela, ne yapmak için devam ettiysem işim bittiği an hesaptan çıkmış oluyor hatta para çekmede önce kartı verip sonra parayı veriyor çoğu banka.
0
mutekebbir
(28.01.26)
@Makbur, telefonla uzaklaşınca bağlantı kopuyordur. Kopmuyor mu? Bir de mesela 15 tl diyorsun telefondan onu çekiyorsun. Tekrar komut vermeden çekiliyor mu?
0
Kahvedesu
(28.01.26)
@kahvedesu

işte ben de qr kodla işlem yapmadığım için soruyorum zaten.

bir kere de şöyle bir şey geldi başıma, atm'de hayvan gibi kuyruk var. benim önümdeki yine muhtemelen qr kodla işlem yaptı, gitti. ben de sıra var insanlar beklemesin diye hemen kartı sokmaya çalıştım, bir türlü kabul etmiyor makina. 1-2 dakika geçti, arkada insanlar da cık cuk ediyor, bir baktım yine çıkış yapılmamış, hesap ekranı açık duruyor :)) çıkış'a bastım da öyle başlayabildim işleme.

bankaya yazdım şimdi.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
kullanmıyorum ama her yeni işlemde bir defa daha şifre soruyor olabilir. yani çıkış yapmadığında son adımda şifre girmeden hesaptan tekrar para çekemeyebilirsin.
0
orpheus
(28.01.26)
atmden çıkış yapmak diye bir şey yok. qr kod ile işlemlerde diyelim parayı yatırdın onayladın artık işlem biter başka işlem yapamazsın.

diyelim qrla para çektin parayı verdi, artık başka işlem yapamazsın sistem ana ekrana döner. siz nasıl bi ekranla karşılaşmıştınız?
0
jelly bear
(28.01.26)
Cevaplarda da yazdım, bir önceki kişinin ekranından çıkış yapmadan ben kartı girip işlem yapamıyorum.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
qr ile işlem yapıldığında telefondan komut verip ekranı okuttuktan sonra işleminiz tamamlanınca başka bir işlem yapılamaz zaten. o anki oturum, telefondan verdiğiniz komuta özel. devam edecekseniz yeniden telefondan işlemi girip qr okutmak lazım. o yüzden hesaptan çıkış yapmak diye bir şey yok.

dediğini anladım. garanti bankası atm'sinde iş bittikten sonra ana sayfaya dönmüyor. "işleminiz tamamlandı" yazan bir ekran ve ekranın sağ altında "çıkış" diye düğme var. ona basıyorsun, ana ekrana dönüyor. ama ona basmazsan da hesabına geri dönüp başka bir işlem yapmaya devam edemiyorsun. kimse basmazsa muhtemelen birkaç saniye sonra kendi ana ekrana dönüyordur. senin de görüp bastığın ve "ben çıkış yapıyorum" dediğin bu olsa gerek. iş bittikten sonra işlem yarım kalmış da makine reset atmış gibi küt diye ana sayfa çıkarmayıp "işleminiz tamamlandı" ekranı gösterebilmek için öyle bir şey yapmışlar.
+5
kibritsuyu
(28.01.26)
@kibritrsuyu

işte aradığım cevap buydu. teşekkürler.
-1
🌸makbur
(28.01.26)
(4)

Küf önleme

arbre
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
Selam. Kış gelince yine küf oluştu. Küf temizleyiciyle yeni temizledim. Ama tekrar etti. Bunu nasıl önleyebilirim? Nem alıcı mı kullanmak gerekiyor? Duvara bir şey mi sıkılmalı? Nasıl çözülür? Sağ olun.
-4
arbre
(27.01.26)
muhtemelen yalıtımla ilgili bir sorun var. sen evin içinde ne kadar uğraşsan da düzeleceğini sanmıyorum.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
küfün kışla ilgisi yok aslında. tam tersine küf sıcakta daha iyi gelişir.
ama kış olduğu için sık yağmur yağıyor ve kurumuyor. o duvara da bir yerden
nem geliyor olmalı.
0
orpheus
(27.01.26)
Dış cephede sıva çatlağı var. Onu onarın.
En üst katsa çatı küpeşte kenarlarına bakın
0
Mirket
(27.01.26)
bizim ev 50 senelik. dış cephe yalıtımı yapılana kadar soğuk odalarda yoğuşma sebebiyle hem döşemede -genelde baza gibi eşya altlarında- hem de duvarlarda küf oluyordu. ev içinin sıcak havasındaki su buharı, mekanın soğuk yüzeylerinde yoğuşunca küf oluşuyor. ne denediysek kar etmedi, ta ki yalıtıma kadar. biz çok sallamasak da, amerika'da falan küften öcü gibi korkuyorlar; zira ciğerlere çok zararlı. yalıtım imkanı yoksa sık sık havalandırın ve nem emici çarelere bakın.
0
lil siztah
(28.01.26)
(3)

2008 model yarisle tamircide kazıklanmamak için ön bilgi

lilypad
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kap
2008 model 1.3 sol otomatik toyota yaris aracımız var, hiç ustaya gitmedik bilgimiz de yok. Aracın yapılması gereken birkaç işlemi var kazıklanmamak için aşağı yukarı fiyat bilgisi soruyorum

1. Aracın kapıları kademesiz açılıyor fırlayıp gidiyor. Kapı gergisi tamir edilecek değişecek sanırım. Tek kapı ve dört kapı için nası bi fiyat çıkar?

2. Arka amortisörler iyi değilmiş, burda da işlem görmeliymiş. Arkada sallantı sesi geliyor biraz.

3. V kayışı ötüyor baya yüksek sesle özellikle aracı ilk çalıştırdığımda ciyaklıyor.
0
lilypad
(27.01.26)
öncelikle aracın hafif bakımları (yağ, balata vs.) ve trigger gibi ağır periyodik bakımlarını uygun kmlerde yapıyor musunuz ? bunları atlıyorsanız çok daha kritik dertleriniz olabilir.

yaris kapı geri yaklaşık 800-900tl civarıymış 4 kapı için de minimum 100-1500 işçilik alırlar.

V kayışı ucuzdur 500-600tl işçiliği de gene en az 500-600 tl olur.

amortisörler biraz daha zahmetli tanesi 1500-2000 arası. değişim işçiliği de iki tanesi için 1500-2500 arası tutabilir.
0
orpheus
(27.01.26)
Bu sorunlar içinde tek büyüyecek mevzu, kayış sesi. Bu her zaman kayış değişerek çözülemez. Kayış gergisi yeterli gerilimi sağlamiyorsa onu da değiştirmek ister tamirci, haklı olabilir.

Kapı kademelendiriciler kendinizin bile halledebileceği kolaylıkta, ama tamirciler tabii ki bu kolay fazla para yazmayalım demiyor, orada mudahale edin biraz. Yav bu iş bu kadar tutmaz usta gözün sevem yapma falan deyin çok istersen.

Arka amortisörler muhtemelen helezondan ayrıdır, önler helezonla beraber olur. Önler bu halde olduğundan biraz meşakkkatli okur değişimi, arkalar kolay.

Ama her şartta bilin ki kimse buniş kolay az para isteyeyim demiyor.
0
covered
(27.01.26)
covered +1
sadece kayis degistirmek yetmez, gergiyi de degistirmek lazim. zor is degil. 1-2 saat surebilir.
arka amortisorleri degistirmek kolay, bu da 1-2 saat surer.
kapilarin da cok zor olmamasi lazim.

toplam 4-5 saatlik is var, parcalar ne kadar tutar bilmiyorum.
yan sanayi kullanmanizi tavsiye etmem, parcalar orjinal olursa iyi olur.
0
cooperr
(27.01.26)
(9)

Borçlarımı ödeyemiyorum

nanay
150 binlik aylık ödemesi 12800 olan kredim var, 150 bin kredi kartı borcum var eksi 100 bin de eksi hesap borcum var bir de arkadaştan aldıgım 90 bin lira borcum var artık çarkı döndüremiyorum. Yaklaşık değeri de 400 ile 500 arasında değişen bir arabam var sizce ne yapmam gerekiyor. Borçlar hepsi bo
150 binlik aylık ödemesi 12800 olan kredim var, 150 bin kredi kartı borcum var eksi 100 bin de eksi hesap borcum var bir de arkadaştan aldıgım 90 bin lira borcum var artık çarkı döndüremiyorum. Yaklaşık değeri de 400 ile 500 arasında değişen bir arabam var sizce ne yapmam gerekiyor. Borçlar hepsi boktan sebeplerden kaynaklı
0
nanay
(26.01.26)
Yani cevap belli, arabayi panik moduna girmeden satip oldugu kadar kapatin. Aylik duzenli geliriniz varsa, 3-4 ay detox modu mu dersin rahip modu mu dersin oyle birseye gecip borclari kapatmaya devam edin.
+1
mbond
(26.01.26)
Sorun şu ki arabayı hemen satabilecek miyim onu da bilmiyorum
0
🌸nanay
(26.01.26)
yapılandırma konusunu araştırabilirsiniz. tabii araba da ekstra masraf sonuçta. hemen satılabilir tabii belli bir miktar ucuza koyarsanız.
0
biravekahve
(26.01.26)
Öncelikle faizler indirimi muhtemelen önümüzdeki ay pas geçecek. Buda borcunuzun dahada büyeceği anlamına gelir. Ayrıca asıl olay faizlerin düşmesine rağmen k.kartı faizlerinin yetirince düşmemesi ve kart faizini uygulanan %15 ek vergi masrafı.

Aracınızdan memnunsanız mümkün olduğunca satmamaya çalışın, neden diyorum çünkü elinizde dolar olduğunu varsayın bir develiasyon olursa yerine koyamassınız.

Yapacağınız,

Mümkün olduğunca harcamalarınızı kısıp, kart borçlarını hesap özeti Max 25.000 kalacak şekilde ödemek. Çünkü belirli bir tutarın üzerindeki hesap bakıyelerinde faiz dahada yükseliyor.

-Bu süreçte imkanınız varsa tl borç almaya çalışın.
-İntiyaç kredi kampanyalarını takip edin, bazen çok uygun kampanyalar oluyor.
-yine imkan varsa ek bir iş yapmaya veya gelir kaynağı bulmaya çalışın
0
Rao
(26.01.26)
Oncelikle gideri tika. Borca sebep olan sey tekrarlamasin.
+2
osssy
(26.01.26)
bak kral, arabanı sat, arkadaşına borcunu öde. toplumda güven ve itibar çok önemlidir. kalanla da kredi kartı borcunu ve ek hesap borcunu kapatmaya çalış.
aylık kredili borcun için banka ile görüş borcunu yapılandır. aylık ödeyebileceğin taksitlere indirge. harcamalarını kıs, sadece ihtiyaçlarına para harca. isteklerini borcun bitene kadar ertele.
kolay gelsin.
+3
Leonardo~Da~Vinci
(26.01.26)
bu zamanda çıkarıp şak diye 90 bin veren kişi gerçekten hakikatli bir arkadaştır. arkadaşını, sana olan güvenini ve şahsi itibarını kaybetmemek adına ödeme önceliğini arkadaşına vermelisin.

bu zamanda battı balık modu çok tehlikeli bence, 200 300 liradan ne olacak ki deme, içtiğin kahve hatta sigara bile borç aldığın kişiye bir ayıp bence. lüksleri sıfırlayıp gereksiz harcamaları minimuma indir, kredi için yapılandırma ya da erteleme talep et. kredi kartını da asgari ile çevir ama arkadaşını ihmal etme,

sanal kumar, bahis şu bu varsa da bir yazılım sana neden para kazandırsın diye kendi kendine 7/24 sorgula. her zaman kasa kazanır nihayetinde
+3
fatihdr
(27.01.26)
kredi kartı + kmh ı yapılandır. en fazla taksit kaç oluyosa onu kabul et. giderlerini sıfırla. hayati olmayan dışında harcama yapma. arkadaşın zaten acilen istemez. diğer borçlar biraz azalınca arkadaşınınkini de ödersin. o acilen istemez bence.
0
Sadece soruyorum
(27.01.26)
gelirinden ve aylık sabit masraflarından bahsetmemişsin. ama aylık sabit gelirin 50-60 gibi birşey ise ve ufukta süpriz bir iş para beklentisi yoksa arabayı satıp borçları kapatmak dışında bir yol gözükmüyor.
0
orpheus
(27.01.26)
(1)

Telefon aktarımı

malwethiel
Merhaba, telefonumda casus yazılım gibi bişeyler olabileceğinden şüpheleniyorum, muhtemelen yok ama ben paranoyaklaştım bu konuda.Zaten yeni telefon alacaktım, aldım. Şimdi ikisi de samsug, direkt aktarım yapacağım, fotoğraflar uygulamalar vs. Sormak istediğim, böyle bir şey varsa yeni telefona ayne
Merhaba, telefonumda casus yazılım gibi bişeyler olabileceğinden şüpheleniyorum, muhtemelen yok ama ben paranoyaklaştım bu konuda.

Zaten yeni telefon alacaktım, aldım. Şimdi ikisi de samsug, direkt aktarım yapacağım, fotoğraflar uygulamalar vs. Sormak istediğim, böyle bir şey varsa yeni telefona aynen bunu da aktarır mı? Umarım derdimi anlatabilmişimdir, teşekkürler.
0
malwethiel
(25.01.26)
telefona bitdefender kurarak casus yazılım trojan vs taratabilirsin. en son israilin ünlü casus yazılımı pegasus'u bile yakalıyordu.
0
orpheus
(25.01.26)
(11)

Arıza lambası P0131:oksijen sensörü düşük voltaj vol3

konetsu
aracı aldığımdan beri arıza lambası yanıyor, hatta eski sahibi bendeyken de hep yanıyordu diyor 5 yıl kullandı aracı. tek kod var, p0131. obd cihazı alıp söndürmeyi denedim, tekrar yandı. aracı benzinde kullanmayı denedim, yine yandı.oksijen sensörünü değiştirdim, hala aynı...mantıken gerçekten afr
aracı aldığımdan beri arıza lambası yanıyor, hatta eski sahibi bendeyken de hep yanıyordu diyor 5 yıl kullandı aracı. tek kod var, p0131.

obd cihazı alıp söndürmeyi denedim, tekrar yandı.
aracı benzinde kullanmayı denedim, yine yandı.
oksijen sensörünü değiştirdim, hala aynı...

mantıken gerçekten afr ayarında sıkıntı olsa bariz fakir karışım olsa bu kadar zamanda sübap filan yakardı herhalde, çekişi tüketimi vs. de normal. duman atması hararet problemi vs. yok ve bu sensör problemi varken egzoz muayenesinden de geçti araç 2024 yılında.

ucuz obd cihazı düzgün göstermiyor olabilir diyen çıktı, gittim önerilen kaliteli model aldım "vgate icar pro 2s" veriler aynı.

araç, haliyle oksijen sensörü de sıcakken alınan kayıtlar şu şekilde
15-20dk'lık sürüş boyunca oluşan kayıt: i.imgur.com
kısaca anlık sensör tepkisini göstereyim şöyle de: i.imgur.com

ikinci görselde yolum bitmiş park etmişken yine araç sıcakken alınan veriler. durduğum yerde hafifce gaz verdiğimde de 1 saniye gibi anlık veri geliyor ve tekrar 0'a iniyor hemen. gaza basıp çeksem de sabit 2000-2500rpmde tutsam devamlı gaz versem de aynı. 1 saniye sinyal geliyor sonra 0'a iniyor.

motor stabil, rölantide de sürerken de sıkıntı yok. ısınmış halinde 800rpmde rölantisi, sesi vs. normal. öyle anlık karışım zenginleşmiş de sonra tekrar fakirleşmiş gibi bir tepkisi yok asla.

sensör arızası yüzünden araç sensörün verisini yok sayıyor, voltaj düşük diye afr oranını zenginleştirmiyor. ltft stft 0% open loop çalışıyor. arızayı temizlediğinde tekrar lamba yanana kadar 40% trim yapıyor yakıt ekliyor ama bu trimle bile tepkiler aynı, 0v'da çakılı kalıyor.

eski sensörü de dışarıda test ettim, i.imgur.com
akü şarj cihazına bağladım, sensörün ısıtıcı devresi filan çalışıyor, ısındı sinyal vermeye başladı.
sensördeki oksijen oranını azaltmak için çakmak gazı sıktığında voltajı yükseliyor hızlıca tepki veriyor. tabiki bu voltaj düşük ama açık alanda yüksek oksijen içinde küçük miktar gaz sıkarak alınan sonuç. yine de 0.05v seviyelerine çıkıyor araç egzozunda 0v'da kalması mümkün değil.

yine araç sıcakken kontak kapatır açar ama marş basmazsam da devamlı şekilde sinyal geliyor sensörden, yavaşça yükseliyor ve o seviyede kalıyor: i.imgur.com marş bastığımda hemen 0v'a geri düşüyor. bu araç çalışmazken referans voltaj gösterme gibi bir duruma da benzemiyor sinyal kademeli olarak yükseldiği için.

bu durumda ben 99% elektrik tesisatından, kablolamadan vs. olduğuna emin gibiyim ama tesisatın neresindedir problem? nereye bakmalı? sensör kablosunu inceledim bi kopukluk, yalıtımda sıyrılma vs. görmedim. konnektör sağlam korozyon yok. araç çalışmazken sinyal de kesintisiz geliyor kabloda sorun olsa yine aynı şekilde 0'a düşerdi. ben anlayamadım :D

aracın sürüşünde problem yok günlük kullanıyorum performansı vs. iyi, çekindiğim şey gerçekten bi arıza oluşursa farkedememek. arıza lambası devamlı yandığı için başka bir problem oluştuğunda kontrol etmeyip kaçırmama sebep olur. aa arıza ışığı yandı neymiş problem bakayım diyemem anında :D kodları düzenli kontrol etsem bile gerçekten fakir karışıma düşerse onu hiç farkedemem :D yine aynı kodu göreceğim o durumda da...

aklıma gelen tüm detayları verdim, uzun oldu biraz ama daha önce kısıtlı bilgi ve test ile de sormuştum sonuca ulaşamadık.

var mı bi fikri olan?
0
konetsu
(25.01.26)
aracin modeli ,motoru hakkinda bilgi vermeliydiniz ,
aracin subaplari vs kurum bagladiysa ,
oksijen sensörü hatasi verebilir sanirim,

subap karbon temizleme yapan bir yere sorun.
0
designer
(25.01.26)
exhaust sistemde delik olabilir mi acaba? gazlar sensor ve katalitik boyunca devam etmeyip disariya filan kaciyor veya disardan iceriye hava emiliyor olabilir. Exhaust leak testi degerlendirilebilir. Bank 2 sensor verilerine de bakin, olmasi gereken grafikler ile uyusuyor mu, uyusmuyor ise sizinti olma ihtimali daha yuksek. Ayrica koku vs de yapabilir sizinti. (lpg ise sanirim koku yapmaz). Bununla birlikte aracin km si yuksek ise catalytic tikanmis olabilir diyecegim ama o da performansi etkilerdi. Bir diger ihtimal ise ECU mallasmis olabilir, bir yazilim reset istiyor olabilir. Bir diger ihtimal, arac isitmali O2 sensore sahipse isitma sisteminin sigortasi atmis olabilir. Sigortalara da bir bakin tek tek.
0
The_Lollok
(25.01.26)
anlattığın duruma göre ya tesisat ya da ecu gidik.

sensor sinyal uçlarına başka bir kaynaktan 1.0 volt verip ecuden okumayı deneyebilirsin. bir de ölçü aleti ile direnç modunda sensor sinyal ucu ile şase arasını ölçtüğünde tamamen sonsuz empedans ya da sıfıra çok yakın göstermemesi lazım.

bir test de 1 voltluk kaynağa seri bir miliampermetre bağlayacaksın. sensor canlı ve şaseden voltajı verince makul bir akım geçmesi lazım. hiç akım geçmiyorsa ya da kısadevreye yakın akım geçiyorsa tesisatda kopuk-kısadevre var.
0
orpheus
(25.01.26)
@designer geely mk. motor mr479qa, toyota 5a-fe klonu.
ilgili sensörün konumu da şöyle: i.imgur.com görsel internetten alınma temsili.

sübaptaki kurumla oksijen sensörü bağlantısını şahsen kuramadım. sensör kurum bağlamış olsa olabilir de...
yine devamlı bir düşük voltaj durumu olup stabil sinyal gelse emmeden gerekli miktarda hava gelemeyecek veya verimli yanma sağlayamayacak kadar tıkanıklık yaratıyor diyelim, bu durumda zengin karışım yani yüksek voltaj daha mantıklı olurdu sanki? ve hala sensörden gelen anlık sinyalleri açıklamıyor.

@lollok antifriz değişimi sırasında kaput açık ısıttım arabayı dakikalarca kaput açık çalışırken manifoldun oralarda bi duman kaçağı gözüme çarpmadı. özellikle bakmadım hiç olamaz diyemem ama bariz bu derece etki edecek bi kaçak yoktur. sensör 2 de benzer şekilde ama onda voltaj tam 0'a inmeyip 0.06'ya kadar iniyor genelde. aynı sebepten kaynaklanacağı için sensör 1'e odaklandım. bir de sadece sensör 1'i yeniledim, sensör 2 gerçekten arızalı da olabilir onun garantisi yok şuan.
oksijen sensörü tamamen açık alanda çakmakla test ederken bile tepki verebiliyorken egzoz kaçağında tam 0'a inmezdi gibi geliyor hala.

ısıtmalı sensörlerde ısıtıcı devrede sorun varsa ayrı hata kodu oluyor. mesela sensörleri söküp aracı çalıştırırsan p0135 ve p0141 veriyor. ve bu ısıtıcı sensörün daha hızlı devreye girmesi için, ama ısıtıcı devre çalışmasa da sensör egzoz gazı ile ısındığında yine çalışabilliyor diye biliyorum. .

@thetruenorthstrongandfree1 ben almadan önce araç yenilediğinden eski sahibi bunu kullanmadı yattı bir süre. o arada akü boşaldığından araçtan çıkarıp dışarıda saatlerce şarj etmişti. akü ölü olduğundan bende de tamamen boşaldı bir kez, araç kendi kendine resetlemişti arıza lambası sönüktü takviyeyle çalıştırdığımda. 18 gün önce de akü değişimi yapıldı o sırada yine resetlendi.
maf/map sensörlerinde sorun olsa oksijen sensörünü yok sayıp open loop çalışırken problem çıkarırdı şuan sadece o sensörlere göre kendi varsayılan afr haritasıyla çalışıyor sistem ve problem yok aracın çalışmasında. hava filtresi de 1500km önce yenilendi yağ değişimi sırasında.

@orpheus ben kopukluk/kısadevre ihtimalini kontak açık motor çalışmazken sinyal verdiğinden elemiştim yine de ayrıca kontrol ederim.
şuanki durumda sanki tesisattan geçen akım arttığında problem çıkıyor gibi. yani marş basıp alternatör devreye girip aküyü şarj ederken enjektörler bujiler vs. işte bi tüketim yapmaya başladığında. bi şekilde akım artınca sensör sinyallerinde kesinti yaratıyor gibi.

kendim tamamen çözüm bulamasam bile sebebini teşhis etmek, olası sebeplerden benim durumuma tam uymayanları elemek istiyorum ki enazından götürüp gösterdiğimde gereksiz fazladan işlem yapılmasın aracı dağıtmasınlar iyice. nokta atışı şurada problem var diyebilmek hedefim. burada benim elemeyi düşündüğüm sebepler hala geçerliyse de belirtin. örneğin "şu sebeple sübaptaki kurum hala bu problemin kaynağı olabilir" gibisinden.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
bu akım artınca sapıtıyor konusu kesinlikle gevşek şase bağlantısına işaret ediyor. genelde arabaların bazı noktalarında aracı birbirine bağlayan kuvvetli şase kablolar olur bunlardan birinin somunu gevşemiştir zamanla çürümüştür vs. mesela citroenlerde sol ön çamurluğun içinde böyle riskli bir bağlantı var.
0
orpheus
(25.01.26)
zayıf şase problemi olabilir araçta, ona işaret eden bir problem daha var çünkü. hararet göstergesi hatalı şekilde yüksek gösteriyor.
sadece bu araca özel değil birçok araçta bu problem zayıf şase kaynaklıymış
direkt geely mk örneği www.youtube.com
açıklama kısmında şase problemi olduğunu belirtmiş video sahibi.
aynı şekilde kontak kapa aç yaptığımda 90c seviyelerine iniyor. obdden kontrol ettiğimde de 90-95c seviyelerinde takılıyor normal kullanımda, gerçek bi hararet problemi yok. araçtan memnunum ciddi problem yaşatmadı da sadece şu sensör/gösterge problemleri gibi can sıkan şeyler var.

aküden gövdeye ve bloğa giden iki kalın kabloya baktım onlarda gevşeklik veya oksitlenme göremedim. ama gövdeden sonra ecuya iç gösterge paneline vs. giden şaseler nerede bilmiyorum onları kontrol edemedim.

www.drive2.ru şurada gösterilen 2 kabloda görsel olarak bi problem yok

muhtemelen bağlantılıdır diyorsun yani? şase problemi çözüldüğünde oksijen sensörünün de normale dönme ihtimali yüksek?
0
🌸konetsu
(25.01.26)
Aracın elektrik şemasını takip edip oksijen sensörüne baglanan pinin şaseyi alıp almadığına bakın muhtemelen ecu gidik
0
mirty
(25.01.26)
@mirty şema böyle www.scribd.com de bişey anlayamadım çok karışık gibi :D

şimdi diğer muhtemel sebeplerin çoğunu kendimce elemem mümkün oldu mantıklı gelmeyen yanları da olduğundan veya zaten kontrol ettiğimden ama zayıf şase konusu sensör sinyalini etkileyebiliyorsa şuan en mantıklı gelen ihtimal oldu çünkü aynı soruna işaret eden ikinci bir problem de mevcut. direkt ecu gidik demek için erken değil mi bu ihtimali de kontrol ettirmeden? ha ecusu bulunuyor 3-5k gibi fiyatlara çıkma olarak. sıfırı da var 6-7k civarına... şase problemi ihtimalini de eler hala bu sorunu yaşarsak ecu değişimi de düşünülür çok büyük maliyet değil gibi.

delphi mt20u2 model. bosch m7.9.7 de uyumlu.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
ECU gidik olduğunu düşünmüyorum. eculerin voltaj girişlerinde ciddi koruma devreleri olur yani yanlışlıkla 12 volt verilse bile o giriş yanmaz. eculerin genellikle beslemesinde ya da enjektörleri süren vs. yüksek akımlı mosfet devrelerinde sorunlar olur. ecunun konnektörü vibrasyondan gevşemiştir ya da sokete su girmiştir gibi durumlar mümkün ama motor kapalı yani akım çeken birşey yokken değerlerin normal görünmesi bu ihtimali çok azaltıyor.

bu tip araçlarda genelde kronik sorunlar bilinir ve forumlarda paylaşılır. bu sorunları kablo takip ederek vs. bulmak çok güç. ama bir forumda şu çamurluğu aç altında kapak var onu aç ordaki somunu sık gibi çok net nokta atışı çözümler vardır.
0
orpheus
(25.01.26)
@orpheus whatsapp facebook vs. gruplarında da sordum aracı kullanan kimsede bu oksijen sensörü problemi yaşanmamış. rusyada popüler bir araç o kaynaklarda da baktım, bulamadım benzer bi şikayet.

bu benim yaşadığım yaygın bir durum değil gibi ve araçta kronik problem de yok görebildiğim... aylardır gruplarındayım öyle sık karşılaşılan herkesin şikayetçi olduğu bir arızası sıkıntısı yok. neredeyse kullanan herkes memnun araçlarından.
genel problemler eski sahiplerin hor kullanmasından antifrizsiz kullanılmış araçlarda vs. kaloriferi ısıtmayanlar peteği tıkalı olanlar var. suyla kullanan biri geçenlerde blok su tapası patlatmış mesela... alt takımdan ses gelmesiydi gibi yaşına göre normal eskimeden kaynaklı şeyler var ki bu da yaygın değil birkaç kişi gördüm değişim yapan. değiştirirken de toyota parçası kullanıyor çoğu hem daha kaliteli hem daha kolay bulunur olduğundan, corolla yaris vs. parçaları uyuyor. aynı sorunların tekrarlaması gibi bir durum da yok.

kış filan geçsin muayeneye yakın genel kontrolleri sırasında bir elektrikçiye de gösterelim bakalım şaseler kontrol edilsin. o çözüm olmazsa daha detaylı baktırırız yine elektrikçiye.

zayıf şaseden hararetin yüksek göstermesi ile ilgili de bu araçlarda türkiyede hiç şikayet görmedim sadece rusça kaynaklarda birkaç kişi karşılaşmış, yine kronik denecek kadar yaygın değil.
0
🌸konetsu
(25.01.26)
En kolayı şöyle olur bulunduğunuz şehirde parçacı varsa araçla gidin çıkma ecu takın tabi takılan ecu nun anahtarı kontağa yakın tutarak (immobilzerdan dolayı) düzgün çalışıp çalışmadığını kontrol edin derim, oksijen sensörünun doğru okuduğunu varsayıyorum. Ecu gidikten kastım oksijen sensörü devresi, yoksa yakıt karışimini ayarsız şekilde kullanabilirsiniz.
0
mirty
(25.01.26)
(2)

3D baskı kaliteli fiyatları makul yer tavsiyesi ?

baknedicem
yapan olurmu ?
yapan olurmu ?
0
baknedicem
(24.01.26)
çok var ama hangi teknoloji fdm-sla-mjf

bu tip firmaları iki gruba ayır fdm-sla ile ev tipi cihazlarla amatörce iş yapanlar.
mjf benzeri teknolojiler ile profesyonel iş yapanlar.
0
orpheus
(24.01.26)
Xometry den fiyat alabilirsiniz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.01.26)
(4)

Şahıs şirketinden limited e geçmeli miyim?

administ
Oldukça fazla vergi ödüyorum ve “vergiden kaçınma” şansım yok. Limited e geç önerisi var ama onda da hesabıma para çektiğimde stopaj ve gelir vergisi çıkıyor. Çok da mantıklı gelmedi sizin düşünceniz nedir?
Oldukça fazla vergi ödüyorum ve “vergiden kaçınma” şansım yok. Limited e geç önerisi var ama onda da hesabıma para çektiğimde stopaj ve gelir vergisi çıkıyor. Çok da mantıklı gelmedi sizin düşünceniz nedir?
0
administ
(24.01.26)
Ltd olduğunuzda sizin de bahsettiğiniz gibi şirket faliyetleri sonucunda kazanılan para, sizin paranız olmayacak. X Ltd. Şti'nin parası olacak. Kar dağıtımı yapıp bir daha vergi vermeniz gerek. Zaten kdv o bu şu derken dünya kadar vergi ödemiş olacaksınız, üstüne parayı bir cebinizden diğer cebinize koymak için bir daha vergi vereceksiniz. Bu özellikle şirketin tek ortağı sizseniz çok sinir bozucu bir düzenek.
Diğer taraftan ltd olduğunuz zaman oyun alanınız biraz daha genişler elbette. İnsanlar çoğu zaman şirketten parayı direkt çekiyor. "Ortaklara borç" adı altında muhasebeleştiriliyor. Sonra onu dışarıdan o veya bu şekilde kapatıyor veya azaltıyor. En kötü ihtimalle bu mebla çok büyürse eğer kendinize fatura kesmek durumunda kalıyorsunuz. Yakın gelecekte bu konuyla ilgili bir af gelmesi beklentisi de var, bilginiz olsun.

Bu konudaki en doğru kararı, oturup sizin senaryonuzdaki gerçek rakamlarla hesaplayarak alabilirsiniz. Çalıştığınız mali müşavirle oturup konuşun. Bugün durumlar böyle, gelecekte de şöyle olacağını öngörüyorum, bu senaryoda şahıs kalmak mı ltd olmak mı daha avantajlıyı matematiksel olarak önünüze alıp öyle karar verin.
+1
cay koy geliyorum
(24.01.26)
limitedte belli bir miktara kadar huzur hakkı var. yani hem vergi - hem stopaj aynı anda ödemeden biraz daha düşük komisyonla çıkıyorsun. bunun dışında maaş ve diğer masraflarını kardan düşebilirsin. şahıs firmasında belli noktadan sonra vergi %40 civarına sabitleniyor.
0
orpheus
(24.01.26)
Vergiden kacinma sansin her zaman vardir.
0
die fetten jahre sind vorbei
(24.01.26)
şahıs olarak %40 vergi dilimi ile bol bol vergi ödüyorsanız, (ben öyle anlıyorum) limitede geçin. %25 kurumlar ödedikten sonra, kar payı çekerken %15 stopaj var ama bunun bir kısmında istisna oluyor.
0
co2s2
(25.01.26)
(3)

Motosikletin arka tekerliği iniyor, neden olabilir?

hadi ya la
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Ala
Neredeyse her benzin aldığımda, ayda bir scooter lastiklerine hava basıyorum. Ama arkadaşlarım neredeyse hiç hava basmadıklarını, bunu çok nadiren yaptıklarını söylediler. Özellikle arka tekerleğin lastiği ayda bir ciddi derecede iniyor, bu neden olabilir?

Ayrıca motora bir bakım yaptırmam lazım, Alanya'ya yeni taşındım ve hiç usta/servis bilmiyorum. Burada Mondial tamiri yapan güvenilir birilerini nasıl bulabilirim? Aklıma tek gelen haritada yüksek puanlı yerleri aramak, başka ne yapabilirim?
0
hadi ya la
(21.01.26)
Lastikte delik vardir. Akilli vida falan girmis olabilir, gozle bir sey goremezseniz bi lastikciye goturun. Bi baksin
0
narod
(21.01.26)
subaptan veya jantdan kaçırıyor.
0
orpheus
(21.01.26)
Uğur grubunun motorlarındansa hepsinin lastikleri de beş para etmez. Bende de aynısı oldu. Lastiği değiştirdim sorun çözüldü.
+1
mikahakkinen
(21.01.26)
(6)

plastik enjeksiyon kalıpları pahalı mı

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
metal preslemek için olanlar pahalı sanıyorum. peki plastikte de durum aynı mı? pahalıysa neden?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(21.01.26)
Evet pahalı, bir kalipci cevap yazana kadar ben bildigim kadar soyleyeyim. Neden pahali, blok halindeki çelik, bilgisayar programında ölculendirilmis halde yontularak kalip halini aliiyor, yontma işi gunlerce surebiliyor. Basilacak ürünün büyüklüğününe ya da bir defada kaç urun basilacagina göre kalip büyüklüğü degisiyor, agirlik muazzam artar. Normalde en ufak bir kalibi bir kişi yeden kaldiramaz. Ürün buyurse ya da ufak urun ama bir defada Çoklu basim yapacaksa yine kalip buyur ağırlık ciddi artar.
+2
covered
(21.01.26)
Ayrica basilacak ürünün hammaddesine göre yani plastik ya da bakalit olacaksa duruma gore icine rezistans koyma, sogutma suyu gezsin diye su kanallari açma, basılın urun yerinden ciksin diye itici yerleştirme falan bunlar hep blok halindeki çeliği ultra hassas yontarak yapılan şeyler
+2
covered
(21.01.26)
pahalı mı derken kriter nedir bilmiyorum. sıradan bir insana göre pahalı ama normal bir kalıba göre pahalı değiller. bastıracağın parçaya bağlı olarak çok gözlü bir kalıbı şu aralar 500-600bine yaptırabilirsin.
+1
gercekdunya
(21.01.26)
kabaca kalıba harcanacak çelik ve işçilik parası aslında yani el kadar basit oyuncak basmak ile kocaman araba tambonu basmak aynı şey değil. gene en düşük 10-12 bin usd arası gözden çıkarmalısın.
+1
orpheus
(21.01.26)
Ne üreteceğinize, ne kadar detaylı olduğuna, kaç gram olduğuna, tasarımına ve kullanılacak maça sayısına bağlı olarak değişiyor ama diğer arkadaşların da yazdığı gibi blok metalin cnc de işlenmesi ile üretildiği için pahalı oluyor genelde
+1
pislick0
(21.01.26)
malzeme maliyeti
işcilik
makine maliyeti
takim ,alet vs amortismani
isyerinin kirasi vb maliyetleri,
yapim süresi dahilinde fiyata yansır,
evet, pahalidir.
+1
designer
(21.01.26)
(22)

Kuryeye bahşiş veriyor musunuz?

sonhakan
...
...
-1
sonhakan
(20.01.26)
kuryeden kastınız yemek ise evet veriyorum ya da bozuk yoksa (bozuk dediğim de 20-30-40 veya 50 lira) uygulama üzerinden bahşiş veriyorum.

sanal markette de çok fazla yük varsa yine veriyorum ama amazon, dhl, ups gibi kuryelere vermiyorum.
+1
elektr10
(20.01.26)
vale için ve kurye için bahşiş vermek hiç içimden gelmiyor ve vermiyorum. İşi küçümsemek için değil ama zorunluluk gibi bahşiş beklentisi var sanki :(
+1
girişemeyengirişimci
(20.01.26)
su, yemek ve ağır (kedi maması, kumu, market gibi) alışverişleri getiren kuryelere kesin veriyorum. bunlar çoğunlukla motorcu oluyor.
trendyol, amazon gibi genelde arabayla ve zarf boyutunda şeyler getiren kargoculara her seferinde vermeyip; arada bir toplu veriyorum.
+2
lil siztah
(20.01.26)
bozuk paranın bir anlamı varken veriyordum. kağıt para veresim gelmiyor.

ancak, yağmur, kar gibi kendim gitmeye üşeneceğim zamanlar mutlaka veriyorum.
+1
gabe h coud
(20.01.26)
Abi kurye benden daha çok kazanıyor sipariş verdim diye onun bana bahşiş vermesi lazım.
+10
kizil karga
(20.01.26)
markette kasiyere vermediğim gibi, benzin dolduran pompacıya vermediğim gibi, beni istediğim durakta indirdi diye iett şoförüne vermediğim gibi kuryeye de vermiyorum. işi bu zaten. bir insana işini yaptı diye bahşiş verilmez.
+2
yazar yazmaz yazan yazar
(20.01.26)
verdiğim sipariş 15 dakikada sıcacık falan gelirse veririm bazen. yoksa normal veya geç sürede getirene hayatta vermem.
0
bobinhoo
(20.01.26)
Vermiyorum. Bahşiş kültürü birkaç ülke dışında bir norm değil.
0
runaway
(20.01.26)
yağmur çamurda birşey istersem(yemek-getir) kesin veriyorum, normal kargo trandyolcularada ağır birşey istersem veriyorum.
ayrıca 2 damacna su söylüyorum hep onada kesin veriyorum ama verdiğim miktar 10 ve 20 fazlasını vermedim hiç.
0
eja
(20.01.26)
valeye vermem. motorla yemek getirene veriyorum.
+1
mikahakkinen
(20.01.26)
herhalde bi 10+ senedir online sipariş veririm. hiç bahşiş vermedim. çikolata ikram ettiğim oldu ama.
0
tabudeviren
(20.01.26)
Sayginligim icin veriyorum. Cok hurmet gosteriyorlar. Her isim cozuluyor.


Dosya tarzi seyler getirenlere vermem pek. Yemek kuryerlerine de vermiyorum.

Sucuya veriyorum.

Ozellikle normalden daha agir seyler getirenlere veriyorum.
0
die fetten jahre sind vorbei
(20.01.26)
iş tanımındaki görevini yapan ve bunun için maaş alan birine hiçbir zaman bahşiş vermem.
+2
my fault
(20.01.26)
evet.

az evvel dönercinin kuryesine verdim mesela.
-1
yurtsuz john
(20.01.26)
damacana su getiren kuryeye veriyorum, hava yağmurlu-karlı veya geç saatler ise yemek getirene de veriyorum.
-1
orpheus
(20.01.26)
%90 oranında veriyorum. genelde 20tl gibi
0
awlmi
(20.01.26)
Yemek sipariş uygulamaları getirme ücreti uygulamasını devreye alana kadar arada bir verdiğim oldu. Şu an vermiyorum.
+1
black holes in the sky
(20.01.26)
Vermiyorum, bahşiş kültürü yerleştikçe maaşları düşmeye devam edecek. İşini yapan biri hayatını sürdüreceği kazancı elde etmek için bahşişe gereksinim duymamalı. İşveren bu ücreti karşılamalı. Ancak bahşişler yaygınlaştıkça ücret belirlenirken bir kıstas haline gelmeye başlıyor.
+2
akhenaten
(20.01.26)
ogrencilik donemimde yapmadigim is kalmadi, kuryelik de yaptim, 2 sene yaslilara ilac dagittim. maas cok dusuktu, bahsis icin calisiyordum.

ayagima hizmet getiren herkese dolgun bahsis veririm.
0
cooperr
(20.01.26)
Yemek getirenlere veriyorum. Özellikle de hızlı geldiyse ödüllendirmek mantıklı geliyor.
Soğuk ve yağışlı havalarda daha bonkör oluyorum.
Toplam yemek fiyatının yanında çok fazla bir şey fark ettiğini düşünmüyorum.
0
burfak
(21.01.26)
değişir
0
Ala123
(21.01.26)
Yaşı küçükse veya hava kötüyse veriyorum sadece.
0
iwasbornonamountainside
(21.01.26)
(3)

2 Milyon 500 Bin - 3 Milyon bandında alınabilecek en mantıklı araç hangisidir? Sedan tercih ediyorum

buenas
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
0
buenas
(17.01.26)
tabii ki octavia. zorlarsan superb. arka tamponu vurduğun için satma meselesi trolldür inş
+1
jelly bear
(17.01.26)
Honda Hrv 1.5 hybrid Advance paket listesi 2675.
Crv 6160 olmuş gözlerime inanamadım
0
orpheus
(17.01.26)
a3 ya da golf. sedan olarak türkiyede şu an çok model yok. superb ya da octovia olur.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
(11)

Her gün bu yol çekilir mi alternatif ne yapılabilir? (Avrupa yakasi-Anadolu yakası)

egerbiryolcu
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.Gideceğim yer Küçükbakkalköy.Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir g
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;

Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.
Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.
Gideceğim yer Küçükbakkalköy.
Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir gibi hissettim)

Aklıma takılan şey bu tempo beni perişan eder mi guvendigim tek şey metro metrobüs kullanmak trafiğe takılmamak ama o saatlerde bu vasitalara binmek işkence mıdır bilemedim. Metrobüsten sonra M4 ve M8 metrosu kullanılacak.

Ev tutmam imkansız apart tutsam onun için de olumsuz şeyler duydum. Sahibinden uygun ilanlar oluyor ama ne kadar güvenilirdir fikri olan var mı? Ev arkadaşlığını da mecbur kalmadikca yanaşmak istemiyorum son olarak da belki uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi.

Çikiş saatini bilmiyorum ama altı saat ders görme ihtimaline dayanarak akşam saatlerini bulacaktır muhtemelen. Haftada kaç gün olacağı da belirsiz.
0
egerbiryolcu
(17.01.26)
Canın çıkar ama sayılı gün, izin rapor vs haklarını sonuna kadar kullansan bi nebze. Ama çok korkutucu bi şey bu ya. Ev arkadaşlığı falan daha çekilir olur muhtemelen.
+2
antihero
(17.01.26)
çıkışınızın kaçta olacağını yazmamışsınız. ona göre değişen oranlarda, evet, perişan eder. çalıştığımız kurum taşındı; bu sebeple 2 senedir benzer bir mesafeyi tersine gidiyoruz kalabalık bir grup olarak; herkesin hayat sevgisi soldu.. ama sizinki sınırlı süre olduğundan diş sıkılabilir gibi geldi bana. 1 sene için ev olayına girmez; akraba olayına ise hiç hiç girmezdim şahsen.
0
lil siztah
(17.01.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Öğretmenlik için artık direkt sınava girip atanma olayı bitirildi ve akademi şartı getirildi. Akademiyi başarili bitirince kadrolu atanma olacak.
O yüzden gitmek zorundayım ama öyle bir merkez ki benim için il dişi gibi bir yer.
0
🌸egerbiryolcu
(17.01.26)
Çekilmez.
-5
arbre
(17.01.26)
hedefiniz buysa ya da canınız istiyorsa çekilir, neden çekilmesin? her gün iki saat git iki saat dön yol yapıyorum ben de, iş ve okul için ayrı ayrı konumlara. işi canım istemiyor ama mecburen, okulu canım istiyor ve tercihen gidiyorum. işe gitmek daha çok koyuyor.

her şekilde daha yakın bir yerde oturup 1 yıl yol çilesini azaltmak (apart, oda kirası, otel odası) daha makul bir seçenek olabilir.
0
klassno
(17.01.26)
Hocam
sakıncası yoksa branşınız nedir?
benim oğlanın branşı ingilizce öğretmenliği
muhtemelen Kayseri'ye gidecek
0
meko
(17.01.26)
çekilmez.
-2
hold the door
(17.01.26)
her zaman için 9'da başlamayabilir hocam,
uygulamalı dersler/staj için okullara gidilecek o zaman ilk ders saati öncesi okulda olmanız gerekebilir, bu da 7 mi olur 8 mi olur, iyimser olmak zor :(

"uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi." en iyi seçenek gibi
+2
meko
(17.01.26)
honda pcx veya yamaha nmax gibi ufak bi scooterin olursa trafiksiz saatlerde 35-40 dakikada bu yolu gidersin. soğuk havalar, yağmurlu günlerde de toplu taşıma ile idare edersin.
+1
orpheus
(17.01.26)
Birisi daha yazmış, Ufak bir scooter alın, çok yağmur kar dışında arabadan bile hızlı gidersiniz. Yağmurda da sürmek isterseniz lastiğini iyi bir lastikle değiştirebilirsiniz.
0
tan vakti
(18.01.26)
öğretmenevinde kalınabilir belki. gecelik ne kadar istiyorlar araştırın.
haftada kaç gün ders olduğu da önemli.
3 gün ders varsa idare edilebilir.
5 gün ders varsa zor olabilir.
o yolu bir kez gitmeyi deneyin. ne kadar vaktinizi alacak bakın. ona göre karar verin.
madem 30 bin maaş var. çevredeki öğrenci evlerinde oda kiralayabilirsiniz.
0
santimantal
(18.01.26)
(4)

Astım ve ev temizliği

sacrilegious
Merhaba,Kedimin hafif astımı var, vet tavsiyesiyle tozsuz kuma geçtiğimizden beri rahatlamıştı. Kaloriferlerin yanmasıyla öksürüğünde artış oldu. Bunun için nem cihazı aldık ama şöyle bir durum var, gözlemlediğim kadarıyla temizlik kimyasalları da astımını tetikliyor. Eşimle benim de toza alerjimiz
Merhaba,

Kedimin hafif astımı var, vet tavsiyesiyle tozsuz kuma geçtiğimizden beri rahatlamıştı. Kaloriferlerin yanmasıyla öksürüğünde artış oldu. Bunun için nem cihazı aldık ama şöyle bir durum var, gözlemlediğim kadarıyla temizlik kimyasalları da astımını tetikliyor. Eşimle benim de toza alerjimiz olduğu için en az haftada bir dip köşe temizlik yapılması gerekiyor.

Sorum şu: Astımı tetiklemeyeceğini düşündüğünüz temizlik maddeleri var mı? Arap sabunu ile siliyoruz yerleri ama o bile tetikliyor. En azından -bebek ve kedi için güvenli- bir yüzey temizleyici önerebilirseniz çok sevinirim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(15.01.26)
Kimyasal kullanım sıklığını dramatik şekilde azaltırdım ben olsam. Gerçi arap sabunu zararlı değildir ama tetiklediğini düşünüyorsanız çok daha nadir kullanın. Sadece mekanik olarak kuru temizlik yapsanız, hatta abartayım hayatınızın sonuna kadar sadece toz alsanız mikrobik/bakteriyel bir rahatsızlık olmaz sizde muhtemelen. Temizlik işi bence çok abartılıyor (yemek hazırlanan yüzeyler ve tuvalet hariç).

Kalorifer yanınca ısınan havanın etkisiyle mikro hava hareketleri olur evde, var olan tozlar uçuşmaya başlar, belki daha sık toz alma/süpürme de yapabilirsiniz. Nemlendirmek yerine hava temizleyici kullanmak daha mantıklı.
+2
orient blue
(15.01.26)
ben kedi geldikten sonra siliyorsam 2 duruluyorum sonra cam açıyorum, artık kimyasalı bende azalttım, sholk markası kullanıyorum hayvanlar için hem pati hem koku dostu diyor ama yinede duruluyorum + cam açıyorum. haftada 1 deterjanlı silme yapıyorum evi, mutfağı ve tuvaletinin olduğu bölegeleri tabiki siliyorum deterjanla ama geri kalan yerleri sadece su ile siliyorum.

birde robot süpürge inanılmaz işimize yaradı 2 günde 1 çalıştırısan ve filtresini düzenli değiştirirsen toz baya azalıyor + çamaşır kurutucu o kıyafetlerden çıkan toz inanılmaz boyutta
0
eja
(15.01.26)
shark veya benzeri hava temizleyiciler kedili evlerde çok işe yarıyor.
0
orpheus
(15.01.26)
buharli temizleyiciler gercekten muhtesem bisi! hem kendiniz hem de kediniz icin cok guzel bir yatirim olur.
ayrica hava temizleyici de cok ise yariyor
0
65 derece
(15.01.26)
(6)

Sokak kedileri için kaliteli ve ucuz mama

anaphylacticshock
Merhaba, Annemin baktığı 8-9 tane ergen kedi var. Şimdiye kadar Royal Canin ve arada da haşlanmış ciğer falan veriyordu ama yetmiyor maalesef. Gerçekten kaliteli ve ucuz kuru mama önerisi rica ediyorum. İçerik bilgilerine bakıyorum ama çok anlamıyorum. Bu işleri bilen, mamaları ve içeriklerini iyi a
Merhaba,

Annemin baktığı 8-9 tane ergen kedi var.

Şimdiye kadar Royal Canin ve arada da haşlanmış ciğer falan veriyordu ama yetmiyor maalesef.

Gerçekten kaliteli ve ucuz kuru mama önerisi rica ediyorum.

İçerik bilgilerine bakıyorum ama çok anlamıyorum.

Bu işleri bilen, mamaları ve içeriklerini iyi araştırmış birileri öneride bulunabilirse çok makbule geçer.
0
anaphylacticshock
(14.01.26)
ben bahçede beslediğim 5-6 kediye bundan veriyorum

www.temizmama.com

işin garibi evdeki kedime bundan verdim birkaç kez, kısır kediler için olan pahalı mamasını asla yemiyo artık
+1
hold the door
(14.01.26)
@hold the door
ucuz mamalar fast food gibi daha aromalı ve lezzetlidir. kedinin bunu tercih ediyor olması sizi yanıltmasın.
+1
orpheus
(14.01.26)
bonnie - migroslarda var.
bazen 1 alana 1 bedava kampanyası yapıyorlar, 15 kg mama 400 e falan geliyor. kediler seviyor.
+1
mor oje
(15.01.26)
ben, temiz mama'dan bonacibo kullanıyorum.
bir ara sokaktakilerden yakalayabildiklerimi tek bir veterinere sırayla kısırlaştırmıştım, "senin getirdiklerinde hep iç yağlanma sorunu var; royal canin, hills, n&d sınıfından şaşma" demişti. o sıra mito veya micho alıyordum, ama bol miktarda teneke mama da veriyordum. tenekeyi sınırladım ve bonacibo'ya geçtim anca, çünkü bütçem buna yetiyor maalesef. sokakta besleme yapan tanıdıklarımdan da, bu fiyat skalasında daha iyi bir marka duymadım açıkçası.
+1
lil siztah
(15.01.26)
Arkadaşlar hepiniz çok sağolun.

Market mamaları çok içime sinmediğinden Matisse marka aldım.

Üretici N&D'yi üreten firma.

İndirim vardı. Kg fiyatı 225 e geldi.

Hem Royal Canin'den çok daha ucuz oldu hem de kalitesine güvendim.

Tekrar çok çok teşekkürler...
+1
🌸anaphylacticshock
(15.01.26)
bonnie'yi bazen sokak köpekleri bile yemiyor bir kere birisi verdi bana başıma bela olmuştu bilmiyorum şu an nasıldır. bu konuda yine temizmama'nın en ucuz 2-3 çeşidi iş görüyor kendi adıma.
0
bay b
(15.01.26)
(5)

aselsan'in baska sektorlere ve pazarlara girme ihtimalini nasil buluyorsunuz?

Sour
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik acisindan farkli pazarlara girebilecek sadece aselsan var gibime geliyor. hem guveniliyor da. bir gun quantum bilgisayarlar, humanoid robotlar, yapay zeka modelleme, biyotek gibi alanlara girecegini dusunuyor musunuz? cunku turkiye'den dunyaya acilabilecek (hatta kendimiz icin bile yetebilecek duzeyde) baska bir firma cikmayacak gibi duruyor. en azindan gelecek 10 yilda.
0
Sour
(14.01.26)
Bence sorun üretilecek ürünlerin kalitesine güven değil o alanların özellikle Türkiye'de çok riskli ve maliyetli olması. O tür alanlar çok uzun süre yatırımın karşılığının geri dönmediği alanlar oluyor genelde. Bu da sağlam bir risk sermayesi ekosistemi, stabil ekonomi, güvenilir hukuki ve bürokratik yapılar vb. demek. Bunların da hiçbiri bizde yok.

Aselsan askeri açılımı olan diğer alanlara yoğunlaşabilir ama. Eminim içinde bir yerlerde yapay zeka ve robotiğin askeri uygulamalarına yönelik girişimler vardır hatta. Ancak son tüketiciye yönelik bir şey beklentisi varsa bence o işlere girmezler.
0
salihdt
(14.01.26)
Türk halkının mühendislere güvenmediği düşüncesi tamamen yanlış. Türkiye'de mühendislere aklı başında her insan saygı gösteriyor. Baykar, Roketsan, Togg ürünlerinde Youtube yorumları övgü dolu.

Bahsettiğin alanlar değil ama başka alanlara girmenin çok pozitif olacağı ürünler var. Mesela MR cihazı üretmek Aselsan için mükemmel bir yatırım olur. Canon'un MR cihazı ürettiğini kaç kişi biliyor mesela?
-3
arbre
(14.01.26)
aselsan o işlere giremez. devlet kurumu gibi hantal ve bürokratik.
ayrıca tüm odağını savunma sanayine-tsk hizmet etmeye kaydırmış durumda.
0
orpheus
(14.01.26)
Aselsan, m11 metro hattı (ist havalimanı hattı)’nın sinyal sistemini yaptı. Şu ana kadar gayet iyi çalışıyor gibi görünüyor.

Tcdd, yeni hatlarda aselsanın sinyal sistemini kullanacaktır herhalde.

Metro İstanbul yeni hatlarda kullanmıyor diye biliyorum. Onlar alstom kullanıyor. Sanırım sinyal sisteminin ihalesi daha önce alstoma verildiğinden, aselsan kullanmıyorlar.

Tabii burada aselsanın da ihaleye katılması gerekiyor.

İşin ucunda maliyet var. Aselsan, alstomdan daha düşük fiyat vermediği sürece en fazla tcdd alır yani.
0
substituent
(14.01.26)
orada calismasam da sektorden dolayi aselsan'a sayisiz kere girip ciktim.

aselsan devlete satarak buyuyor. ki zaten kendisi devlet kurumu. bist'te olmasini bir kenara birakirsak vakif sirketleri dupeduz devlete baglidir, ve devlet kurumu gibi calisir. calisanlarin is garantisi, is alma sekilleri falan ayni devlet gibidir.

boyle bir noktada aselsan'dan baska bir is yapmasini beklemek dogru olmaz. iyi yapamazlar zaten. buyurler mi buyurler ama kaliteli mal cikmaz.
0
antikadimag
(15.01.26)
(8)

bir esere para verdiğimiz zaman o eserin neyini satın almış oluyoruz?

kibritsuyu
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?

örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok. ben soft olarak mp3 indirip telefonuma yükleyerek dinlemek istiyorum. mp3 indirmek yasal bir işlem değil. ben kasetleri satın almış olmakla o şarkıyı dinleme hakkına sahip olmuş oluyor muyum? illa fiziksel kasedi mi dinlemeliyim? kasetten değil de normalde yasal olmayan bir yöntemle edinilmiş soft versiyonunu dinlediğim zaman bu yine korsana mı giriyor?

ya da mesela kitapçıdan kitabı aldım. ama yanımda taşımak istemediğim için korsan e-kitap versiyonunu telefonuma tabletime yükledim. ben kitabı satın alınca o kitabı her türlü okuma hakkına sahip miyim? illa o satın aldığım fiziksel kitabı mı okumalıyım, yoksa hangi formatta olursa olsun, normalde yasal olmayan bir yolla edindiğim şekliyle okumak istesem yine korsanlık mı yapmış oluyorum?
0
kibritsuyu
(12.01.26)
Abi kasetteki şarkıyı mp3 olarak telefona indirmen yasak değil ki, yasak olan paylaşmak dağıtmak vs kişisel kullanımda bir sıkıntı yok, aynı şey diğerleri için de geçerli; kişisel kullanım için bir sıkıntı yok.
-1
kizil karga
(13.01.26)
Eski bilgidir, guncelligini bilmiyorum.
Bahsettiğin Cd ya da kasetleri kendin mp3 yaparak dinleyebilirsin. İndirme kısmını hatırlamıyorum /bilmiyorum.
Dediğim gibi bu eski bilgidir
0
kisa
(13.01.26)
nasıl yani? korsan siteden film indirip izlemek kendim yaymıyorsam yasal mı? ya da maçı selçuktan izlemek yasal mı? selçuk suç işliyor o tamam da, ben izleyebiliyor muyum gönül rahatlığıyla?

ama filmin dvd'si var elimde, dvd player yok. hdfilmcehenneminden açıp izleyince yine korsan mı izlemiş oluyorum, ben o filme zamanında para vermiştim?

ya da tod tv aboneliğim var maç izlemek için. yayın kalitesini beğenmedim, kesiliyor, takılıyor vs., selçuk'tan açıp izlesem yine korsan izlemiş mi oluyorum? ben o maçı izleme hakkına para verince korsan yayın yapan dahil her mecradan yasal olarak izleyebiliyor muyum, yoksa yine korsancı mı oluyorum?

paylaşma, dağıtma, başkasına fayda sağlama yok.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.26)
Güzel abim "paylaşım" demek tek taraflı bir şey değil biri seninle paylaştığında sen de buna iştirak etmiş oluyorsun ikiuçlu bir konu bu, bak ilk sorunda kendi para verip aldığın kasetten kitaptan bahsettin, onu alıp bilgisayarına telefonuna indirebilir okuyup dinleyebilirsin bu "kişisel" bir kullanım ama hdfilmcehennemi'nden bir şey indirirsen sen de bu paylaşım ve dağıtım suçtur ilkesini çiğnemiş oluyorsun, çünkü niye? Bu paylaşım ve dağıtım dediğimiz şey tek taraflı değil paylaşılan kişiyi de bağlar ama burada nitelikli olan suç "indirmek" yani paylaşım ve dağıtım, online izlemek de yasaldeğil ama diğeri gibi nitelikli bir suç değil.
0
kizil karga
(13.01.26)
Soruyu daha çok bir düşünce egzersizi olarak soruyorsun sanırım.

Hemen her ülkede bahsettiğin şey ile ilgili yasalar farklı. Ama genel olarak yasal düzenek şöyle:

Zamanında aldığın kaset ile: Fiziksel bir kaseti (içeriğinden bağımsız olarak) satın alıyorsun + içindeki müziğin "o kopyasını" kişisel olarak dinleme "lisansını" satın alıyorsun. Bu kadar.

Yani aldığın şey müziğin hakları değil, müziği kopyalama hakkı değil, kopyalayıp satma hakkı değil, müziği gelecekte ve geçmişteki farklı kopyalarını dinleme hakkı değil. Başkalarına dinletme hakkı değil vs. Aldığın şey sana içindeki müzik kopyasıyla yapabileceklerini belirleyen bir lisans. Mesela atıyorum bu kasedi sahibi olduğun dükkanda müşterilerine dinletmek için farklı bir lisansa ihtiyacın var. Veya kasette satın aldın, CD formatında dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Plakta dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Yani sadece belli haklar satın alıyorsun.

Ha bu lisansa uymazsan ne olacağı ayrı bir tartışma. Lisansa uymuyor olman çok göze batarsa ve lisansı veren onları çok zarara uğrattığını veya uğratma potansiyelin olduğun düşünürse bir kar zarar hesabı yapıp yasal haklarını arayabilir. Pratikte milyonlara korsancılık yapmıyorsan tabii bir şey olmuyor.
+1
robokot
(13.01.26)
@robokot +1

Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.

siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.

yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.

şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.

yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.

etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.

yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.

ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.

profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
+3
klassno
(13.01.26)
en temelde o eserden ticari olarak para kazanma hakkını satın alıyorsun.
0
orpheus
(13.01.26)
telifli fiziki bir materyalin dağıtım ve çoğaltma hakkı telif sahibindedir. siz başkasının yarattığı içeriği indirerek yeni bir kopyasını yaratmış, yani çoğaltmış oluyorsunuz. o yüzden yapılan işlem yasalara aykırı.

ancak sahip olduğunuz film/müzik/basılı yayın 'ın orijinalini saklamak koşuluyla kendi kullanımınız için, kendi imkanlarınızla dijitale aktarmanız çoğunlukla yasal. kopyalanan film/müzik/basılı yayına sahip olmadığınızda ilgili kopyayı da silmeniz bekleniyor.

dijital içerikte konu biraz daha karışık. dijitalde (drm'li içerikte) fiziki üründeki gibi genel bir kullanım hakkını değil, sadece belirli bölgeyle kısıtlı bir izleme lisansı satın alıyorsunuz. tod (digiturk/bein adı her ne ise...) türkiye'deki dijital yayın haklarına sahip tek "lisanslı" kuruluş. korsan yayıncı ise ilgili içeriği türkiye'de dijital mecrada yayınlama lisansına sahip değil.

satın alınan izleme lisansları ise tek bir kuruluşa ait (başka mecralarda geçerli değil). örneğin steam'de satın aldığınız bir oyunun başka platformda geçerli olmaması ya da google play'de satın aldığınız dijital içeriğe amazon, apple gibi platformlardan erişememeniz gibi.

bir de dijitalde kimi zaman siz bir içeriği indirirken, aynı zamanda indirdiğinizi paylaşıyor oluyorsunuz. bu durumda izlediğiniz yayının dağıtımına 1KB bile katkıda bulunmuşsanız dağıtıcı sayılırsınız. korsan yayın izlediğiniz platformların sistemini bilmediğiniz için böyle bir duruma da düşebilirsiniz.
+1
tnz
(13.01.26)
(15)

crackli her yazılım zararlı diyebilir miyiz?

Rondak
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir s
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.

yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir sıkıntı yaşadığımı hatırlamıyorum.

siz buna katılıyor musunuz? yani özetle crackli olan her yazılım sizin bilgilerini vb ele geçirmek için mi yapılmıştır.
0
Rondak
(12.01.26)
istisnasız hepsinde trojan var. mutlaka kullanmak zorundaysan sanal makina içine kur.
-6
orpheus
(12.01.26)
İstiasnasız hepsinde var demek doğru değil. Tabii ki tutumunuz hepsinde trojan varmış gibi yaklaşmak olmalı. Ancak sırf microsoft'a, apple'a veya diğer teknoloji şirketlerinin vampir gibi kan emmesine uyuz olup yazılım crackleyenler de var.
+4
himmet dayi
(12.01.26)
@orpheus

yıllardır kullanıyorum/kullanıyoruz diyorum, nasıl trojan var. bana somut kanıtla gel.
+1
🌸Rondak
(12.01.26)
hayrına yapmıyor sözü çok doğru değil. Evet herkesin bir çıkarı var, ama bilgisayar dünyasında gönüllü yapılıp herkese ücretsiz sunulan milyonlarca içerik var.

vlc player, 0 reklam geliri, ücreti yok, öyle senin verilerini topluyor falan kesinlikle değil.
Belnder, gimp, firefox, openstreetmap, internetarchive...

mesela oyun moder'ları. oyunlara dehşet büyük ölçüde mod yapıyorlar ve herkesle ücretsiz paylaşıyorlar.

Bu tarz insanlar genelde hobi olarak kazanç gözetmeksizin yapıyorlar bu işleri.


Crack işini, büyük firmalara karşı gelmek için yapanlar var. Bazen protesto etmek için. mesela simcity oyunu ilk çıktığında hep internet bağlantısı gerekiyordu. herkes bundan nefret etmişti, oyuna para verenler bile cracklisini kullanıyordu.

anlayacağınız, babasının hayrına yapılan bir sürü iş var.
+3
substituent
(12.01.26)
@rondak
microsoft defender büyük kısmını görmüyor. bitdefender kur veya verdiğim linke bahsettiğin cracki atıp içinde ne gizlendiğini görebilirsin. inanmak-inanmamak ve risk sana ait. hepsi demeyelim de %80 diyelim içini rahatlatacaksa.

www.virustotal.com
-4
orpheus
(12.01.26)
hayır fakat bu soruyu sorma ihtiyacı hissediyorsanız bu şekilde varsayımda bulunmanız en doğru yol olacaktır. crackleme hususunun temelinde birbirleriyle yarışan "scene" gruplarının rekabeti vardır.
0
redlinetheturk
(12.01.26)
Hepsi zararlı demek dogru degil. Arada vardır tabiki içinde trojan içeren kaynak kodları olan fakat hepsi degil. Bazıları bunu kendini kanıtlamak veya crack'ını yaptıgı uygulamanın şirketine gövde gösterisi yapmak için yapıyor.
0
limonlu eksi
(12.01.26)
Bir ek,
Bazı virüs programlarının virüs bulmasının tek sebebi virüs olması değildir.
sistemde normal erisomler /olaylar dışında işlem yaptığı için virüs olarak yorimlamabiliyordu eskiden (şimdi nasıldır bilmiyorum)
Bir örnek, windows ve ofis için graveyard sitesinden opensource script ile lisans sahibi olabiliyorsunuz.
+3
kisa
(12.01.26)
Her zaman risk vardır.

Ben oyun oynamıyorum ama onun yerine müzik programlarını koyabilirsin :) bir tane laptop sırf bu işler için. Onunla kesinlikle ne bankalara girerim ne resmi yerlere ne de kişisel hesaplarıma.

Bunlar için temiz kurulum ayrı bir laptop'ım var.
+1
makbur
(12.01.26)
linuxu adam bedava yaptı sattı ücretsiz veriyor onda da mı trojan var :)

virüs olma ihtimali var ama yıllarca kullandım karşılaşmadım. macte bile yaptım sorun olmadı hiç.
+1
jelly bear
(12.01.26)
kesin zararlidir diyemeyiz ama zararli olma olasiligi zararsiz olma olasiligindan cok daha yuksek. zira bunu yapan adamin isi zaten acik bulmak.

"ben senelerce kullandim bir zararini gormedim, virus programlariyla da baktim bisye bulamadim" gibi beyanlarin bir kiymeti yok.
+1
cooperr
(12.01.26)
Özellikle ismi çok yaygın bilinmeyen antivirüs programlarının bir bölümü kasıtlı olarak hayali virüs tespiti (false positive) yapıyor. Bunu korkutma yoluyla kendi ürünlerini duyurmak ve satmak için yapıyorlar. Virustotal sitesinde çok sayıda antivirüs sonucu birlikte gösteriyor ve aralarında bu türden çöp antivirüs programlarından çok var mesela.

Soruya cevap: Eğer crack işlemi yabancı bir programcık çalıştırmayı gerektiriyorsa oldukça risklidir diyebiliriz. Asıl üreticisi virüs koymamış olsa bile bir başkası onu alıp virüslü hale getirip yeniden yayabilir, hatta bunu yapmak çok daha kolay. O yüzden uzak durmak gerekir.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
zaten ürünün kendisi, kendi crackını de piyasaya salabiliyor, mesela photosop bu şekilde dünyada fotoğraf düzenleme konusunda tekel oldu ama artık yeni sürümlerine para vermeden erişmek mümkün değil.
virüslü olanları antivirusler yakalıyor zaten.
tüm crackler zararlı olmasa da gözlemlediğim kadarıyla arada bir yerlere veri alıp gönderenleri de var, virüslü de var.
+2
duyuruuser
(13.01.26)
25 yıldır pc kullanıyorum daha bir kere kurduğum crack yüzünden başıma şu geldi diyen çıkmadı.
0
plastic_angel
(13.01.26)
Crack işi ilk çıktığında aslında aslında kendi içinde iki motivasyonu olan bir şey: Biri bir cracker grubu olarak olan en hızlı şekilde yeni çıkan bir uygulamayı crackleyip bu alanda ne kadar iyi ve yetenekli olduğunu göstermek, yani bir nevi yabancıların bragging rights dediği şey. Diğer motivasyon da internetin özgür ruhunu savunup şirketlerin para kazanma hırsına tepki koymak.

Bugün tabi ki crackli bir yazılımda virüs vb. çıkma olasılığı vardır. Ancak bence de o risk inanılmaz büyük değil.
0
salihdt
(13.01.26)
(16)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(2)

Şeffaf Plastiğin sararmasına nasıl engel olabiliriz

darkwizard
Telefon kılıf veya figür kutuları korumak için sararma nasıl engellenir.
Telefon kılıf veya figür kutuları korumak için sararma nasıl engellenir.
0
darkwizard
(10.01.26)
Uv ışıktan korumak lazım. özellikle güneş ışığı.
ama bazı plastiklerin yapısı zamanla bozuluyor. ne yaparsan yap sararır ve kırılganlaşır.
Uv bunu ciddi oranda hızlandırıyor.
+1
orpheus
(10.01.26)
El temasi ve gunes isigindan korursaniz sararmayi geciktirirsiniz. Ama neticede malzemenin dogasi o sekilde, duzenli olarak yenilemekten baska yolu yok.

Edit: Alternatif olarak plastik degil de cam malzeme kullanabilirsiniz imkan varsa
0
sertac akin
(10.01.26)
(9)

350 bine araba

ya ben lan neyse
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
0
ya ben lan neyse
(09.01.26)
2006 veya üzeri micra veya swift.
daihatsu sirion da olabilir. altyapısı komple toyota.

örnek ilan:
www.sahibinden.com
0
orpheus
(09.01.26)
marka model olmayacak ama..

manuel ve benzinli olsun. bu fiyata otomatik veya dizel çok baş ağrıtabilir.
+1
biravekahve
(09.01.26)
en baş ağrıtmayacak arabayı yazıyorum. renault symbol.
0
antihero
(09.01.26)
2014 corsa
0
rhan
(10.01.26)
geely mk temizini bulabilirsen, ben memnunum. www.sahibinden.com

emgrand var yine bütçen dahilinde, daha iyi araba ama parça konusu onda nasıldır bilmiyorum. bu arabada en sevdiğim yanı toyota klonu olması. emgranddaki mitsubishi klonu motordu sanırım ama aracın geri kalanında alt takımlar şunlar bunlar bulunur mu uyumlu olduğu başka araçlar var mı bilmiyorum. geely mk mekanik olarak tamamen toyota vios kopyası.

5a-fe klonu motor var, piston segman triger vs. efsane kasa diye geçen 1.6 corollolarla uyumluymuş mesela. onlarda 4a-fe var.

corolla ve yarislerle birçok parça uyumlu, parça bulamama sıkıntısı olacağını sanmam. atmosferik motor basit, turbo arızası şu bu uğraştırmaz gerekirse tamiri de çok masraf çıkarmaz.
0
konetsu
(10.01.26)
Toyota yaris benzinli düz vites. Al 10 sene kafan rahat bin.
0
luluki
(10.01.26)
Bütçeyi biraz artırabilirsen kia rio satıyoruz 2012 benzinli hiçbir sorunu yok kendimiz kullanıyoruz.
0
hebanon
(10.01.26)
renault clio düşünülebilir.
bahsettiğiniz fiyata 2007 model civarı bakımları yapılmış bulabilirsiniz.
ustası bol tamiri kolay olduğu parçası ucuz olduğu için çok üzmez.
0
biseysorcaktim
(10.01.26)
citroen ami.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
(6)

Daihatsu Sirion

muhayyer divan
Çok güzel araba, sizce sağlam mıdır? Yani kronik sorunları var mı, ciddi bir problemi var mı bu aracın? Uzak doğu arabası diyerek alıp binilir mi? Mesela bizim vefâkâr cefâkâr külüstürümüz gibi 30 sene bizi taşır mı?
Çok güzel araba, sizce sağlam mıdır? Yani kronik sorunları var mı, ciddi bir problemi var mı bu aracın? Uzak doğu arabası diyerek alıp binilir mi? Mesela bizim vefâkâr cefâkâr külüstürümüz gibi 30 sene bizi taşır mı?
0
muhayyer divan
(08.01.26)
2004-2005 model araçlardan bahsediyorsun. zaten 20 yaşında nasıl 30 sene daha taşısın.
bunun dışında klasik japon arabası temizini bulursan üzmez. sirion yerine terios tercih edilebilir. minnak bir jip havası var.
+1
orpheus
(08.01.26)
Onların sıfırı üretilmiyor mu artık 🙁
0
🌸muhayyer divan
(08.01.26)
2010 yılında türkiyeden çekildi. benzer kategoride suzuki swift veya nissan micra olabilir.
+1
orpheus
(08.01.26)
Peki hangisi daha olumlu, daha tercih edilesi?
0
🌸muhayyer divan
(08.01.26)
@muhayyer

nissanlarda kronik CVT sanziman problemi var.
swift nasildir bilmiyorum, nissandan iyidir herhalde.

eski arac alacaksaniz, basit bisey istiyorsaniz, bence iki marka ve model var.
1 - honda jazz
2 - toyota yaris
+1
cooperr
(09.01.26)
Daihatsu Sirion bulundugum ulkede epey yaygin, yaygin derken cok var anlaminda degil de bir Daihatsu modeli icin cok var denebilir. Cok kucuk araba, mukavemeti de epey dusuk olur diye dusunuyorum. Elektronigi cok az araba istiyorsunuz sanirim. Renault'dan falan olabilecek en bos modeli tercih edebilirsiniz. Ikinci el olacaksa 20 yaslarindaki arabalarda elektronik aksami az olan bir suru model vardir, ancak Turkiye'de deger kaybi egrisi garip oldugu icin eskilere gittikce alicinin zararina isliyor surec.
+1
mbond
(09.01.26)
(8)

Günümüzden 12 bin yıl sonra

kizil karga
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü ya
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü yapmışlar (o dönemde köprü ihtiyacı kalır mı bilmiyorum uçan arabaları falan geçtim ışınlanmayı bulmuşlardır diye düşünüyorum) aslında düşündüğümüz kadar geri bir toplum değillermiş bir uçtan bir uca köprü benzeri (ilkel) bir yapı yapmayı akıl etmişler" derler mi ya da ne bileyim futbol stadyumu kalıntıları bulduklarında "eğlenmek için binlerce insanın bir araya geldiği böyle yapıları varmış, demek ki sosyal bir toplumlarmış" şeklinde hakkımızda atıp tutarlar mı yoksa biz yazıyı bulup olayları kayıt altına aldığımız için hakkımızda zaten bilgi sahibi olurlar mı, gerçi 12 bin yıldan bahsediyoruz o güne bir kayıt kalır mı allah bilir.
0
kizil karga
(08.01.26)
yazı bulunduğu için zorluk çekeceklerini sanmıyorum.
+2
duyuruuser
(08.01.26)
12 bin sene sonra insanoğlu cyborg haline gelir. arkeoloji gibi şeyleri kimse umursamaz. zaten bugünkü birçok bilim dalı çoktan ortadan kalkmış olur.
+2
yurtsuz john
(08.01.26)
Tarih o kadar doğrusal ilerleyen bir süreç değil. Özellikle de insanlık tarihi. O yüzden şu an buna dair yorum yapmak çok zor. Bugünü anlamak için dijital arkeoloji kullanıp, mevcut sunucu sistemlerini, disketleri, cd'leri okuyabilseler çoğu şeyi anlarlar zaten. Koca boğazı kazmaya da çok gerek olmayabilir yani.
0
evrim halkasi
(08.01.26)
Hem evet, hem hayır.

Zaman ilerledikçe, geleceğe veri aktarma yeteneklerimizde artış olduğu gibi, arkamızda kalıntı bırakmama yeteneklerimiz de artıyor.

12 bin yıl öncesinden kalan bu alanları toprak altından bulmamızın sebebi yerleşimlerin kullanılabilirliği çeşitli sebeplerle tükendikten sonra buraların terk edilmesi veya bile isteye örtülerek üstüne yeni bir yapılaşma gerçekleşmesi. Anlayabileceğiniz üzere bir yeri inşa etmek için gereken materyalin lojistiğini sağlamak çok büyük bir iş gücü ve zaman istiyordu. Aynı iş gücü ve zamanı yıkılan yapıları temellerine kadar sökmek için harcamıyorlardı, çünkü neden böyle yapasınız? Bugün bir yer miadını doldurduğunda dümdüz edip devam ediyoruz. Geriye incelenecek çok bir şey kalmıyor.

Zaten gerek de yok. Yine anlayacağınız üzere ev ve alet yapabilenlerin bize ulaştırabildiği veriler, ilk insanlarınkinden daha fazla. İlk şehirleri kuranların ulaştırabildikleri ise basit ev ve alet yapımcılarından daha fazla. Yazıyı kullananların ulaştırabildikleri bunlardan daha da fazla. Kompleks kayıtlar tutup bunları sistemli depolayanlarınki sadece yazıyı bilenlerin ulaştırabildiğinden daha fazla. Kompleks kayıt sistemleri oluşturup, üstüne bir de kurumsal bir devlet sistemi oluşturan medeniyetkerin ulaştırabildikleri onlardan da fazla.

Sadece bize yakın tarihte yaşadıkları için değil, daha sistemli oldukları için de Romalılarla ilgili bildiklerimiz Göbeklitepedekilerden daha fazla.

Günümüzde birçok şeyi bozulmadan nesillerce aktarabilecek yeterliliklere sahibiz.

O yüzden bu açıdan hayır, gelecekte bizi muhtemelen toprak altından değil, veritabanlarından öğrenmeye çalışacaklardır. Ancak insanlık tarihi çok uzun, haliyle bilgiler ister istemez sıkışıyor. Bugün atıyorum Osmanlı Dönemindeki ağırlık ölçüsü birimleri gibi görece mantığı olan tekdüze bir konuyu bile ele almaya kalksanız deştikçe içinden çıkamayacağınız bir derinlikle karşılaşacaksınız. Bu ölçüler zamana, yöreye ve gündelik alışkanlıklara göre değişebiliyor. Bu açıdan evet yine de oldukça kafa yormaları gerekecek.
0
akhenaten
(08.01.26)
birkaç yüzyıl içinde insanlığın çok büyük krizler yaşayacağı kesin. o krizden çıkarken elde ne kalırsa o. biz şu an geçmişi uğraşıp araştırıyoruz çünkü çok sınırlı bilgi var. geçmiş 12.000 senedeki tüm tarihi bilgileri, yazıları vs. toplasan 3-5 tb veri eder. insanlık şu an belki günde binlerce tb veri üretiyor. bunlar bir datacenterin mekanik veya ssd disklerinde duruyor ama vadesi geçtiği anda en fazla 15-20 senede silinip gidecekler. yani bizler ve ürettiğimiz bilgiler, bilgi fazlalığı içinde kaybolup gidecek.
0
orpheus
(08.01.26)
12 bin yılı bilmem ama kleopatra (meşhur olan) döneminde antik mısır arkeologlarının çalıştırıldığını öğrenmiştim. bundan 2bin yıl önce, ondan 2bin yıl öncesini araştıran arkeologlar. 12bin yıl sonraya umarım biraz bilgi bırakabiliriz.
0
klassno
(08.01.26)
Şuan bizim bilim olarak gördüğümüz aslında çok ilkel bir fenomen. Çok daha ilerisi var. Yani gelecekte bugünkü gibi bilim yapılmaz, gelecekte bilim yaşanır. Muhtemelen diğer gezegenlere gidebilen yeni insan tipi ortaya çıkabilir allahualem, şuan senin benim gibi ademoğlu’ndan farklı bir insantipi (teoman durali’ya rahmetle..)
0
love and trust
(08.01.26)
arkadakiadam
(08.01.26)
(10)

2. el araç satan galericiler nasıl para kazanıyor?

ya ben lan neyse
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
0
ya ben lan neyse
(07.01.26)
Tuhaf tuhaf alıcılarla ve alıcı gibi yapıcılarla uğraşmak istemeyen satıcı, üç kuruş az olsun kafam dinç olsun, o kadar salakla uğraşamam deyip galeriye satıyor.
+4
Mirket
(07.01.26)
Emlakçı gibi düşünebilirsiniz bence. Her gün iti kopuğu, can sıkıntısından ev gezmek isteyeniyle vs uğraşmamak için emlakçıya devrediyor insanlar
+3
hakmut
(07.01.26)
hepsi olmasa da bazıları aldıkları çürük çarık arabaları allayıp pullayıp 'çıtır hasarlı' diye satıyorlar.
+1
brkylmz
(07.01.26)
Emlakçıdan farklı bir durum var bence burada, sonuçta emlakta size uygun bir hizmet var, emlakçı evlerin hepsine sahip ve size satıyor değil, size yönelik bir araştırma yapıp gezdiriyor ediyor, tüm süreçte destek oluyor ama galericinin parası var alıyor satıyor. Üstelik arabaların modeli belli ev gibi çeşitli mahalle, oda, metrekare farkı, cephe, mobilya, aidat farkı vs durumları yok ki. Yani zaten toplam kaç çeşit araba var 100 olsun boyutu, kilometresi, yıl ve bütçenize uyan derken zaten kaldı mı taş çatlasa 10, beğendiğiniz modellere indirgedik kaldı 5 tür.
Tek avantajı nereden aldığını bilmek götürüp geri satmak ya da sorun olursa muhatap bulmak olabilir kimi galerilerin garantisi oluyor ya da kredi kartına taksit ve kredi imkanı oluyor. Onun dışında kusurları olan araçları alıp tamir ettirip satanlar var daha pahalıya. Ama geçen ay araç aldık sahibinden satan kalmamış gibi bir şey, yüzde 80’i galeriydi ve adamlar arabadaki kaza ne bilmiyor, sorununu bilmiyor, ihaleden almış rastgele umrunda değil nasılsa biri alır diyor.
Aracımız perte çıktığı için aynı yıl ve modelden alalım dedik sigortanın verdiği para ile, ama galericilere tahammül edemedik gittik sıfır araç aldık en sonunda, halbuki sahibinden bulsak direkt ikinci alıp konuyu kapatacaktık.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.01.26)
arabayı satmak için ilan veriyorsun bir sürü arayan soran oluyor.
kimisi ek iş olarak al-sat yapıyor.
ağzı laf yapıyor, az çok arabadan anlıyor -hatta bazıları bir araba modeli üzerine uzmanlaşmış mesela sadece fiat doblo alıp satıyor.
adam galerici değil ama boş zamanlarında bu işi yapıyor.

sen satılık ilanı verince bu adam gibileri (sayıca epey fazla) arayıp bir sürü şey söylüyor. zaman ayırıp görüşüyorsun, 10 paraya anlaşmışsın bir sürü şey söyleyip 9'a düşürmeye çalışıyor.

sonra başlarım böyle işe diyorsun, elindekini de nakite çevirmen lazım zaman geçiyor, adresi belli bir yere yani galericiye veriyorsun. az paraya alıyor senden belki ama en azından günde 50 defa arayıp soran bir kısmı dolandırıcı olan insanlarla muhattap olmuyorsun. dolandıracaksa adresi belli bir yer dolandırsın diyorsun kısaca.

galerici övgüsü gibi olmasın onlar da az şeytan değiller ama piyasada "abi vallahi son param" deyip de al-sat ile gününü gün eden insanlar da az değil.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
insan psikolojisini unutma. Sahibindene ilana 1 milyona koyup, satamayınca galeriye 900 bine satan vardır mesela. Ama ilanı 900'e düşürse yine anında satacak belki, ama çoğu kişi bunu yapmıyor :D Sana o fiyata satmıyorlar yani.

Alış kısmında da, rasgele bi insana güvenmek yerine 1 milyon vereceğime 1100 veririm adresi belli olan yerden alırım diye de var. ¯\_(ツ)_/¯
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
ben arabamı az daha galeriye satacaktım.

arabamın durumuna benzer arabaların fiyatlarının ortalamasını aldım, sonra da yaklaşık 50-60.000 liralık bir pazarlık payı da bıraktım.

biçtiğim fiyata 500.000 lira diyelim, vereceğim fiyata ise 450.000 lira diyelim zaten bu enflasyon ortamında parayı hesapta tutsan çevirsen etsen 1 ay geç satılacağına parayı 1 ay çeviririm daha iyi olur dedim.

aga telefonlar gelmeye başladı konuşuyoruz ediyoruz düşebileceğim son rakam 450.000 diyorum bana 400.000 yapsak ama ben 350 versem 2 ay sonra 50.000'i ödesem demeler direkt 300 garibanım demeler sinir hastası oldum gitti. galeri de diyor 400 falan. bununla uğraşacağıma 1 ay parayı faizde altında tutsam zaten fark kapanacak demeye başladım.

en son da yeni araba alacağım bayiye gittim bu arabayı kaçtan sayarsınız bu araba+ yeni araba fiyat farkı dedim arabayı 470.000 liradan saydılar. hemen orada verdim gitti arabayı.

2 hafta sonra benim arabayı bir galerinin ilanında gördüm neredeyse 600.000'e, takibe aldım düştü düştü en son 550.000'e düştü sonra da satıldı.

özet: araba daha 1-2 yıllık ve düşük km'li değilse çekilecek bir çile değil, salak salak pazarlıklar yapılıyor. arabanı ilana koy ve insan kalitemizin nasıl yerler altında olduğunu gör.
+1
denizgonen
(08.01.26)
gecen ay arabamı satmak ıcın sarı sıteye koydum. Takas için gelen teklifler

- 2 Tane erkek 1 yaşında sivas kangal köpeği
- Karsta kaz çifliği. Çiftlikte 200 ün üzerinde kaz ve 1 milyon TL nin üzerinde yem ve yatırım varmış.
- 1987 Model boyasız değişensiz Kartal SLX+ bir miktar para
- 2. hafta sonrasına 1 milyonluk müşteri çeki + bir miktar nakit. (dolandırıcı)
- Urfa Siverek te 4+2 Daire üzerine para istiyor. ( Ben İstanbuldayım.) Siverek neresi haritada yerini bulamam.
- 1 Yaşında 2 adet Düve. ( Ne oldugunu bende bilmiyorum.)
-Kırşehir mucur da arsa. üstüne para istiyor.

Bunlarla muhattap olmak istemiyorsan galeriye satıyorsun arabayı.
+1
paudi
(08.01.26)
marketlerde bile fiyatlar farklıyken pazarlık payı %10'larda olan bir malın tabii ki alım satımından kar elde edilebilir.
0
gabe h coud
(08.01.26)
birkaç teknik var.

paraya çok sıkışmış biri gelir, acil nakit lazımdır aracı ucuza alır.

arabasını yenileyecek biri gelir eski aracını satmakla uğraşmak istemez ve piyasının altına takasa verir.

piyasada felegin çemberinden geçmiş kullanıcının elden çıkaramayacağı aracı çok ucuza alır. onu sanayide bir güzel toplatır. dışardan havalı görünecek şekle sokar ve çok cazip bir fiyat ile hatta vade-senet takas opsiyonları ile satışa koyar.
0
orpheus
(08.01.26)
(3)

Çekme karavan

brnbrs
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum. Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum.
Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
0
brnbrs
(07.01.26)
Zararın defi, faidenin celbinden önce gelir kaidesine göre önce bu işin
içinden birini dinle . Karavanım yok ama dinlemiştim geçen haftalarda:
m.youtube.com
+1
diyecevaplandı
(07.01.26)
Arkadasımın karavanı vardı ve sadece 2 gün mutlu oldu. Aldığı gün ve sattığı gün. Deprem dışında kullanışlı değil. Türkiye de başa bela bi iş.
+2
luluki
(07.01.26)
çekme karavan biraz sıkıntılı iş. çekerken epey dikkat etmek lazım. aracın buna uygun mu, daha önce herhangi bir aracın arkasında 500-600 kg yük çektin mi. aracın hem sürüş hem de frenleme karakteristikleri çok değişecek. genel olarak bence en önemli konu bu.

yoksa tavadanki havalandırma, güneş paneli, sineklik vs. bunları zaten çözersin.
+1
orpheus
(08.01.26)
(3)

Digiturk kanal sorunu

solenkol
İstanbuldaki rüzgarlı havalardan sonra tüm kanallar gitti 20tane fln cekiyor. Sinyalden dolayı sanırm. Kartı cıkarım tekrar kolay arama yapsam mı fırsatım olmadı daha kurcalamaya. Dmdu ve bu var hangisini secmem lazım normal digiturk yonlu antende
İstanbuldaki rüzgarlı havalardan sonra tüm kanallar gitti 20tane fln cekiyor. Sinyalden dolayı sanırm. Kartı cıkarım tekrar kolay arama yapsam mı fırsatım olmadı daha kurcalamaya. Dmdu ve bu var hangisini secmem lazım normal digiturk yonlu antende
0
solenkol
(06.01.26)
çatıdaki anten oynamıştır. servis çağırmalısın.
0
orpheus
(06.01.26)
BU yapacaksınız. Genelde işe yaramıyor. Bir süre sonra kendiliğinden geliyor ya da uzun süre gelmezse antene baktırmanız lazım. Bizde ne hikmetse hep halk tv gidiyor.
0
eileengray
(06.01.26)
hocam rüzgarlı havalarda çanaklar oynuyor yerinden, kalıcı çözüm için mevcut çanağı delikli çanakla değiştirebilirsiniz. bu çanaklar, delikler sayesinde rüzgarda pek hareket etmiyor.
0
shadowfollower
(06.01.26)
(11)

Kedinizin en sevdiği oyuncak nedir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?Teşekkürler
Merhaba,

Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?
Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.01.26)
Alüminyum folyodan yapılmış top.
0
orient blue
(05.01.26)
Bizimki de aluminyum folyo topu seviyor ama zehirli oldugu icin vermiyoruz. Diger favori oyuncagi karton sut kutularinin kapaklari. En cok onlarla tut getir oynuyoruz (atinca kopek gibi gidip getiriyor kerata).

Pet shop'larda satilan kedi oyuncaklarina pek prim vermiyor.
0
sertac akin
(05.01.26)
şu sıralar ayakkabı bağı
0
truf
(05.01.26)
Saç lastiği.
Soda kapağı.
Pipet. (Buna genelde kediler hayır diyemiyor.)
Beş on tane topu, oyuncağı da var ama yanından geçip gidiyor, pek bakmıyor.
0
a perfect lie
(06.01.26)
yeni verilen her şey 10 dakika boyunca en sevdiği oyuncak. 10 dakikadan sonra bir daha asla yüzüne bakmaz. oyuncaklarla oynamaktan hoşlanmayan bir benim kedim var herhalde.
+1
robokot
(06.01.26)
Şerit metre, mezura, örgü ipi ve şişi. Bunlar aslında benim oyuncaklarım ama paylaşmak zorunda bırakıyor.
0
beetlejuice
(06.01.26)
kalın çekip fırlatabileceği paket lastiği.
+1
orpheus
(06.01.26)
bebekken çay kaşığı ile oynuyordu şimdi 4.5 yaşında hiçbir şeyle oynamıyor. ara sıra ip ile oynatıyorum ondan da hemen sıkılıyor. lazere falan asla tepki vermiyor.
0
hold the door
(06.01.26)
Örgü şişi +1 bu nasıl bir sevmek!
+1
peki madem
(06.01.26)
pipet.
köpek gibi oyun haline getirir hatta. ben atarım o yakalar getirir.

patates kızartması ve ekmek parçası.
kaşla göz arası kaptı mı bunları bir dahaki temizliğe kadar bulamam. her yere sürükler. ağzında oradan oraya taşır.
0
art cat chocolate
(06.01.26)
Yere düşen baklagil taneleri.

Ayıklarken falan yere kuru fasulye ya da nohut tanesi düşüyor bazen.

Günlerce o minicik taneyle oynuyor.
0
anaphylacticshock
(06.01.26)
(19)

5 Yaş Çocuk Gece Korkusu

delusione
Merhaba Arkadaşlar,Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an
Merhaba Arkadaşlar,

Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an 20 Aralık itibari ile her gece korkarak uyanıyor ve garip garip konuşuyor el ayak buz gibi oluyor. Gece terörü ihtimali de elendi kafamızda çünkü ertesi gün hatırlıyor. Akşama doğru iyice huzursuzlanıyor. O mutlu keyifli hali gitti çocuğun.İşi çok metafiziğe vurmak istemiyorum ama konu ile ilgili düşünceniz nedir? Çocukken bende buna benzer bir durum yaşadım ve tıp çaresiz kalıp bir hoca çözmüştü işi ama malum ortalık üç kağıtçı dolu danışabileceğim kimse yok. Lütfen ciddi cevaplar verirseniz sevinirim çok gerginiz bu sebepten dolayı.
-4
delusione
(05.01.26)
öncelikle geçmiş olsun. hastalık dışında aile veya çocuğunuzun yaşamında önemli bir değişiklik oldu mu? Anne baba kavgası, boşanma, dede, anneanne vefatı, ayrılması vb. Bunları düşünün. Lütfen fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa bir pedagoga gidin. Hocayla falan olmaz. Ters bir şey söyler daha da kötü olabilir çocuk.Ayrıca burada birisi deneyimini paylaşırsa ihtimal olarak değerlendirin ama tamamen buna odaklanmayın. Her vaka farklıdır.

Bu arada akşama doğru huzursuzlanması gece iyi uyuyamadığından ve yorgunluktan kaynaklanıyordur muhtemelen.
+3
merhum
(05.01.26)
izlediği/duyduğu bir şeyden korkmuş olabilir. o hastalığın verdiği acıdan dolayı da böyle davranıyor olabilir. hastalığı anlamlandıramıyordur ve korkuyordur. geçeceğini ve iyileşeceğini anlatın.

cin diye bir şey yok. şeytan diye bir şey yok. hayalet diye bir şey yok. ruh diye bir şey yok. yıl 2026 ve hepimiz 30 yaş ve üstü insanlarız artık. mantıklı düşünelim. bilime yönelelim.

siz çocukken de muhtemelen ya placebo etkisiyle çözüldü ya da çözüleceği vardı hocaya denk geldi.

çocukla düzgünce oturup konuşun. seni korkutan ne? bir şey mi gördün/duydun? korktuğu zaman ben yanındayım diyin sarılın. sakinleştirici konuşun. uyumadan önce de sakinleştirecek şekilde konuşun, masal okuyun. gerekirse birkaç gece yanında uyuyun vs.

pedagog ile görüşebilirsiniz. en iyi tavsiyeleri o verir ve konuyu çözer.
+18
art cat chocolate
(05.01.26)
ateşten halüsinasyon gördü muhtemelen.

bu arada ben metafiziğin de bu tarz durumlarda gayet işe yaradığına şahit oldum. benim elimdeki egzama da okuyunca geçmişti normalde 1 senedir gitmediğim doktor kalmamıştı ama okuttum ve ertesi gün bitti. her şeyin de ilacı tıp değil.
-13
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Travmaya sebep olacak bir şey yaşamadı. Zaten inanın sevgi ile büyüyen bir çocuk. Rutin dışında bir şey yaşamadık yaşamadı. Çok uzun süre bir ateşli olma durumu da söz konusu olmadı. İlk etapta el ayak hastalığına bağladık. Sonra buna bağlı gece terörü olabilir diye düşündük. İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim. Okula gidiyor yeme içme de bir problem yok ama dediğim gibi çocuğun gözünün feri gitti resmen.
-9
🌸delusione
(05.01.26)
art cat + 1

bir de çocuk tablet veya telefonda bir şeyler izliyor mu? oyun oynuyor mu? izlediği, oynadığı içerikler sizin denetiminiz altında mı? bu tarz bir şeyden etkileniyor olabilir mi?

çocuğum yok ama bazen çocukların izledikleri, oynadıkları içerikleri denk gelip görünce aklım çıkıyor, çok ürkütücü figürler ve kurgular var. çocukların olumsuz etkilenmemesine imkan yok.
+3
Phoebe
(05.01.26)
Tüm ihtimalleri arkadaslar guzelce belirtmis. Ben cin diye bir sey yok +1 demeye geldim. Çocugun belli ki ya fiziksel ya psikolojik bir derdi var. Okulda arkadaslari korkunc hikayeler anlatmis bile olabilir. Boyle safsatalarla daha kötüye gitmesine sebep olmayin. Deneyimli bir uzman yardimi cozum olacaktir
+14
üğpoıuy
(05.01.26)
cevabınızın bir kısmında sanki gereksiz bir detaymış gibi "okula gidiyor" diye bahsetmişsiniz ama bence bu çok önemli bir detay. okulda bir şey oluyor mu diye araştırdınız mı? öğretmenleriyle davranış değişikliğini konuştunuz mu? onlar da gözlemlemiş mi? okuluyla da iletişime geçip pedagogla görüştürebilirsiniz. gerekirse de üniversite hastanesine gidebilirsiniz. açıkçası sizin bir cevabınız da çok endişe verici:

"İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim."

batıl inancınızla çocuğu etkiliyorsunuz muhtemelen. hatta ona farklı biri gibi bile davranıyor olabilirsiniz. sizin de profesyonel destek almanız hem size hem de çocuğa faydalı olur. belli ki çocuğunuzu çok seviyorsunuz ama yöntemleriniz yanlış olabilir.
+14
eileengray
(05.01.26)
inançlı bir insanım lakin işi hemen cine toniğe bağlamanın mantığını anlayamadım.


cinin işi yok da gelecek size musallat olacak. doğru düzgün bir doktora götürün çocuğu. tablette telefonda bir şey görmüştür arkadaşları anlatmıştır. karşınıza alıp sormadan kafanızda kurmanız şaşırttı.

böyle şeyler bu tip şeyleri çok düşünenin başına gelir derler. aklınıza gelen ilk ihtimal neden metafizik? tıp çok gelişti
+2
Hallegadola
(05.01.26)
evde sürekli inşirah suresi açık kalsın youtube üzerinden birkaç gün. allah şifa versin.
-6
summerjam0306
(05.01.26)
dua olayı aslında tamamen placebo etkisi.

dünya üzerinde bir sürü din var. herkes kendi dini inancına göre dua ediyor ve duasının karşılık bulduğunu söylüyor, buna inanıyor. herkes kendi tanrısının "tek" doğru olan olduğunu söylüyor ama herkesin de duası işe yarıyor ne hikmetse. :)

çocuğa geçmiş olsun demeyi unutmuşum. geçmiş olsun.
+7
art cat chocolate
(05.01.26)
odası çok sıcak mı?
sıcaklık yorgan bunalmada bu tip şeyler yapıyor, bir kaç gün peteği kapasanız çok sıkı giyinmeden serin yatsa, birazda sizin çocuğu ferahlatmanız önemli mesela bak bu akşam peteği kapatıcaz çok rahat yatıcaksın derseniz koşullanması gider.
0
eja
(05.01.26)
Ateşli hastalıklardan sonra böyle şeyler olabilir tıpta bunun örnekleri var. Epstein barr virüsü sonrası Alice in wonderland sendromu diye bir rahatsızlık oluşabiliyor mesela, okuyun bakalım bir sizin duruma uyuyor mu

pmc.ncbi.nlm.nih.gov

2 3 hafta belki 1 ay sonra geçiyor diye biliyorum. Bence ateşliyken gördüğü rüyalar etkilemiş olabilir, bir süre gözlemleyin geçmezse yine değerlendirir siniz bir pedagog ile
0
kullanicadi
(05.01.26)
tibba caresiz kalabilecegi kadar sans vermemissiniz sanki, bir pedagogdan destek alsaniz metafizige kaymadan once, cocuk icin daha faydali olur sanirim. arkadaslarin dedigi gibi okulda arkadaslarindan (ya da ekran saati varsa izledigi seylerden) duydugu bir seylerden etkilenmistir bence de. madem hatirliyor geceleri yasananlari, gunduz normal bir ruh halindeyken de konusup dertlesmeyi deneyebilirsiniz bir de. ne hissediyor ne yasiyor anlatir belki?

edit: cok gecmis olsun yavruya, umarim en kisa zamanda normal hayatiniza donersiniz.
+4
in vino veritas
(05.01.26)
cok gecmis olsun. oncelikle gitmediyseniz noroloji poliklinigine gidin, bu sikayetleri anlatin. yardimci olmalari lazim.
+1
tahtakafa
(05.01.26)
geçmiş olsun.travma yaşayıp yaşamadığına siz değil psikolog veya psikiyatrist karar versin. 5 yaş çocuğu okulda yaşadığını evde farklı şekilde anlatabilir. etkilenip etkilnemediği de belli durumlarda belli olur.
+2
mikahakkinen
(05.01.26)
çok geçmiş olsun
metafizikle alakası yok +1
siz arapça dua okumaya başlayınca çocuk iyice korkmuştur o yüzden okumanı istememiştir çok normal değil mi annesinin hiç anlamadığı dilde bir şeyler söylemesinden korkması.
+8
Sadece soruyorum
(05.01.26)
gerçekçi olmayan korkularınızı (cin-peri) içselleştirerek çocuğa yansıtmanız işleri daha da çıkmaza sokar.
+9
orpheus
(05.01.26)
Geçenlerde birisi de evinde tuhaf şeyler olduğunu yazmıştı. Herkes hava kalitesini ölçtür demişti. Carbondioksit çoğalınca inananlar tuhaf şeyler yaşayabilir dendi. Gece yatmadan bir havalandırın olmadi. Hava sirkülasyonu mu yok?
0
bir varmis bir yokmus
(05.01.26)
Arkadaşlar hepinize teşekkür ederim. Dün gece çok şükür yaşamadık. Bir arkadaş özelden belirtmiş benzer bir durumu. Bu arada çocuğu doktora götürüyoruz tabi ki. İlk defa böyle bir durum ile karşılaştığımız için her ihtimal aklınıza gelebiliyor. Son ihtimali de elemiş olduk. Süreci takip edeceğiz.
0
🌸delusione
(06.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(6)

Bu özelliklere sahip bilgisayar kaç para eder ?

ebeş
Merhaba, Elimde kapalı kutu bir macbook pro var, arkadaşım tarafından hediye edildi 1 sene önce ihtiyacım yok diye hiç açmadım, aşağıdaki özelliklere sahip, satmaya kalksam kaç para eder ? Birde garanti durumu nasıl oluyor bunlarda bilen var mı ?Apple m3 pro çipli 14 inç macbook pro18 gb birleşik be
Merhaba,
Elimde kapalı kutu bir macbook pro var, arkadaşım tarafından hediye edildi 1 sene önce ihtiyacım yok diye hiç açmadım, aşağıdaki özelliklere sahip, satmaya kalksam kaç para eder ? Birde garanti durumu nasıl oluyor bunlarda bilen var mı ?

Apple m3 pro çipli 14 inç macbook pro
18 gb birleşik bellek
512 gb ssd
11 çekirdek cpu
14 çekirdek gpu
Uzay siyahi rengi
0
ebeş
(04.01.26)
türkiyeden mi almış, klavye türkçe mi bunlara göre değişir. türkiyeden alındıysa mutlaka 1 yıl daha garantisi vardır.

yalnız bunun GPU türüne göre 40K fark var. sendeki hangisi bunu belirlemek lazım. kapalı kutu ürün satarken bir problem var. kapalı olduğu için değeri daha yüksek ama alıcı da açıp kontrol etmek isteyecek. o noktada dikkat etmek lazım. açtırıp almaz ise sıkıntı.

www.troyestore.com

checkcoverage.apple.com
+1
orpheus
(04.01.26)
Çok teşekkür ederim, klavyenin türkçe olup olmadığnı seri numarasını ilettiğin apple sitesine girerek öğrenebilir miyim ?
0
🌸ebeş
(04.01.26)
TR garantili ise klavyesi türkçedir. ayrıca kutunun yanında bir etiket olması lazım. ülkelere ve konfigürasyona göre özel bir model no oluyor.
0
orpheus
(04.01.26)
Baktım şimdi 2023 model diyor ancak satınalma tarihi kullanılamıyor, garanti kapsamı için apple ıd girişi yapın diyor ama tabi ürün kapalı kutu olduğu için apple hesabı yok içinde sanırım garantiyi göremiyorum
0
🌸ebeş
(04.01.26)
apple cihazlarda garanti kurulum yapıldıktan sonra başlıyor.

1 yıldır açılmadı ise cihazın pilinde problem olabilir. ilk açılışta geç tepki olabilir, sıfıra yakın şekilde uzun süre kaldıysa kapasite kaybı olabilir. satacağınız kişiye bu bilgileri de söyleyin. gerekiyorsa açın pili test edin, dediğim problemler varsa garantiden pil değişimine gidilebilir. garantide ilk yıl içerisinde %80 altına düşerse kapasite ücretsiz değişim veriyor apple.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(05.01.26)
sahibinden'de birkac tane satilik var kapali kutu biri 75k yazmis.

www.sahibinden.com

benim bildigim garanti satin alinir alinmaz basliyor yanliz, kutu acilinca degil.
su anda kulladigim macbook'u kapali kutu kisiden aldim, actigimda 4 ay once garantisi baslamisti. o arkadasa da cekilisten cikmisti.

apple tr 2 sene garanti veriyorsa tahminim 1 senesi bitmistir.
+1
cooperr
(05.01.26)
(1)

Evde organik Faraday kafesi yapımı ?

Sir Anthony Hopkins
binanın dış cephesinde 12metre kadar kablo kanalı içinde geçen cat6 standart korumasız ethernet kablolarım vardı evin içinde 2.5gb ethernet switche bağlı, geçenlerde yakınlara bir yere yıldırım düştü switchin portlar tümden gitti, tplink sağolsun garantiden değiştirdi.bu kablo kanalını pimaş boru il
binanın dış cephesinde 12metre kadar kablo kanalı içinde geçen cat6 standart korumasız ethernet kablolarım vardı evin içinde 2.5gb ethernet switche bağlı, geçenlerde yakınlara bir yere yıldırım düştü switchin portlar tümden gitti, tplink sağolsun garantiden değiştirdi.

bu kablo kanalını pimaş boru ile değiştirip üstünü alüminyum folyo ile kaplasam , ethernet kablolarını sftp ile değiştirmeden masraftan kurtulabilir miyim?
0
Sir Anthony Hopkins
(02.01.26)
hiçbir faydası olmaz. SFTP kablo da yıldırımdan koruyamaz.
+1
orpheus
(02.01.26)
(6)

yazılımcılar yapay zeka tercihi

WithWorth
yapay zeka tercihiniz var mı ?gemini sanki bana daha bi iyi geldi.
yapay zeka tercihiniz var mı ?

gemini sanki bana daha bi iyi geldi.
0
WithWorth
(02.01.26)
genelde claude öneriliyor ama çeşitlendirme yönünde bir eğilim var.
0
merhum
(02.01.26)
claude iyi ve zeki.
claude code kullanıyorum. terminal ekranını çok seviyorum. claude code ile beraber TUI (text-based user interface) yeniden yükselişe geçti.

zaman zaman chatgpt codex'i kullandığım da oluyor. birinin cevabını diğerine soruyorum iyi oluyor.
+1
biseysorcaktim
(02.01.26)
şuanda chatgpt codex ve gemine codex birlikte kullanıyorum. basit bir arayüz yaptırıyorum. işimi görüyor fakat finalde son düzenlemeleri manuel yapacağım.
0
duyuruuser
(02.01.26)
claude code
0
orpheus
(02.01.26)
claude code max
0
tahtakafa
(03.01.26)
bizim şirkette yasak. ben ekran çıktılarıyla filan chat gpt yaptırıyorum arada ama. normal
0
ShadowOfMoon
(03.01.26)
(1)

Son zamanlarda şu AI resimleri hangi programla yapıyorlar?

ya ben lan neyse
hani bir ara ghibli tarzı resimler çok vardı ya. şimdi de böyle renkli renkli karikatürümsü resimler görüyorum. hangi programla yapılıyor bunlar?şu tip görsellerden bahsediyorum:https://www.facebook.com/photo/?fbid=122174101178589377&set=a.122131963562589377gönderi tam olarak tesadüfen karşıma çıktı
hani bir ara ghibli tarzı resimler çok vardı ya. şimdi de böyle renkli renkli karikatürümsü resimler görüyorum. hangi programla yapılıyor bunlar?

şu tip görsellerden bahsediyorum:www.facebook.com

gönderi tam olarak tesadüfen karşıma çıktı. bir mesaj falan yok.

edit: 1 tane daha örnek buldum: www.facebook.com
0
ya ben lan neyse
(01.01.26)
gemini içindeki nano banana bunları yapabiliyor.
0
orpheus
(01.01.26)
(1)

Suyu tamamen kesen küçük vana arıyorum

kvlknctk
Merhaba,Küçük ölçekli bir bitki sulama ve su geri toplama sistemi üzerinde çalışıyorum. Bu sistemde her bitki için ayrı ayrı su vermek ve gerektiğinde aynı noktadan suyu geri çekmek istiyorum. Bu yüzden piyasada yaygın olan klasik solenoid vanalardan farklı bir çözüme ihtiyacım var.Aradığım vana, he
Merhaba,

Küçük ölçekli bir bitki sulama ve su geri toplama sistemi üzerinde çalışıyorum. Bu sistemde her bitki için ayrı ayrı su vermek ve gerektiğinde aynı noktadan suyu geri çekmek istiyorum. Bu yüzden piyasada yaygın olan klasik solenoid vanalardan farklı bir çözüme ihtiyacım var.

Aradığım vana, herhangi bir basınca ihtiyaç duymadan çalışabilmeli ve sistem tamamen basınçsızken dahi suyu fiziksel olarak tamamen kesebilmelidir. Giriş ya da çıkış yönü önemli değil; vana çift yönlü akışta da sızdırma yapmamalı. Pilotlu, diyaframlı veya minimum basınç gerektiren vanalar bu ihtiyaç için uygun değil.

Piyasada bulunan çoğu ürün, basınç farkı ile kapanan ya da düşük basınçta ve ters akışta kaçıran yapılar kullanıyor. Motorlu küresel vanalar ise maliyet olarak bu sistem için fazla yüksek kalıyor. Benim aradığım daha sade, mümkünse mekanik ya da çok basit elektrikli, küçük ölçülü ve düşük maliyetli bir çözüm.

Bu tip bir vana daha önce kullanan, benzer bir sistemi çözmüş olan, ya da özel üretim yapabilecek kişi veya atölyelerle iletişime geçmek isterim. Ürün, fikir, çizim veya prototip önerilerine açığım; önemli olan sistem basıncı olmasa bile suyu gerçekten ve güvenilir şekilde kesebilen bir çözüm olması.

Geri dönüş yapabilecek herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
kvlknctk
(29.12.25)
borulardaki basınç ne kadar ?

aslında bu tip bir vanayı peristaltik pompa mantığı ile yaparsın.
bir tane rc servo motor, kafasına egzantrik bir başlık ile servo posizyonuna bağlı
olarak boruyu ezecek. tabi bu sistem yüksek basınçlarda çalışmaz.

ya da su akışı zaten çok az ise bu noktalarda direkt peristaltik pompa kullanırsın. çalışmadığı durumda geçiş sağlamaz. suyu geri çekmekten bahsetmişsin. peristaltik pompa tersine döndüğü zaman da suyu geri çekecektir.
0
orpheus
(30.12.25)
(10)

Kedi için iç dış parazit ilaç tavsiyesi

irene
Selamlar,İki sorum olacak, Bahçede beslediğimiz iki yetişkin kısır kedimiz var. Bunları şu an veterinere götürme şansımız yok, kendi imkanımızla evde iç dış parazit işini çözmek istiyoruz. Ne alabiliriz acaba damla veya hap olarak? (Bu arada hap çok zor olacak vermesi, başka alternatif varsa ona da
Selamlar,

İki sorum olacak,
Bahçede beslediğimiz iki yetişkin kısır kedimiz var. Bunları şu an veterinere götürme şansımız yok, kendi imkanımızla evde iç dış parazit işini çözmek istiyoruz. Ne alabiliriz acaba damla veya hap olarak? (Bu arada hap çok zor olacak vermesi, başka alternatif varsa ona da açığım)

Bir de, nereden geldi bilmiyoruz ama bir tane bebek kedi geldi bahçeye. Hiç anlamıyorum kaç aylık ama 400-500gram falandır ağırlığı. Bir haftada kilo aldı belki 600 olmuştur.
Bu bebek için parazit konusunu nasıl çözmeliyiz?

Bir de bebek kedi, sürekli bizim yetişkinlerden birinin sırtında yatıyor. Birinde pire vs varsa diğerine geçebilir diye endişe ettim. Bilmiyorum başka dikkat etmek gereken bir şey var mı?

Bir de bebek 1 haftadır bizim büyük kedilerin mamasını yiyor. Kısır kediler için aldığımız bir mama. Başka mama vermek istesek de illa onların kabına koşuyor, onlar yerken onların mamasını yiyor. Bir şey olur mu acaba?

Şimdiden cevap verenlere çok teşekkür ederim.
0
irene
(29.12.25)
Ense damlaları var. İç ve dış parazit için ikisi bir arada. Yetişkinlerin işini bu şekilde çözebilirsiniz.
Yavrular için de vardır herhalde, ama uzun zamandır yavru kedi bakmadığım için sadece tahmin ediyorum. Veteriner hekimden temin edebilirsiniz hem yetişkinler hem de yavru için önerdikleri ilaçları.
Yavru yetişkinin maması yiyebilir; ama kısır kediler yavru mamasını yemese iyi olur. :)
+1
auroraaurora
(29.12.25)
ense damlası ya da hap olarak. yalnız bunların hepsinin kedinin kilosuna göre ayarlanması gerekir. veterinerlerde oluyor. bazen veterinerlerle çalışan petshoplar da satıyor.
+2
orpheus
(29.12.25)
Şu an açık bir veteriner var bulunduğum yerde bir tane de pet shop var. İkisine de sorayım. Sadece marka olarak önerdiğiniz bir şey var mıdır? Şu iyidir, bundan uzak dur gibi bir öneriye de açığım.
0
🌸irene
(29.12.25)
caniverm iyidir ama muhakkak kilosuna göre almalı. bir karton poşete girerler aslında hemen tutup veterinere götürseniz poşetle vet muayene etse ona göre uygulasa çok iyi olur.
ayrıca en önemlisi kedilerin bu ilacı birbiri uzerinden yalamaması lazım, 1 gün kadar kedileri ayırmak gerekebilir.
+1
eja
(29.12.25)
Yani poşetle taşınacak gibi değiller bilmiyorum da büyükler bayağı ağır. Kedi taşıma kutumuz var bir tane, ayrı günlerde götürebiliriz belki.
Yalnız kedileri ayırmak imkansız gibi bir şey. Birbirlerini yalamak gibi bir huyları yok aslında ama ayırmak için bir çözüm düşüneceğim. Teşekkür ederim
0
🌸irene
(29.12.25)
bizim vet nexgard combo ense damlası yapıyor haydut kedimize. 2,5 kilo ile 7,5 kilo aralığındaki kedi için direkt peketi açıp iki kulağının arasına tüylerini aralayıp yapıyorsun. kedinin yalayamadığı tek yer kafası olduğu için oraya yapılıyor. kendin bunu vetten alıp yapabilirsin. bunun için vete götürmene gerek yok. (hem iç hem dış parazitler için)

petshoptan alınmasını önermiyorlar. çünkü o ense damlası bir zehir, pireleri vs öldürmesi için. kalitesiz bir şey alırsan kediye zarar verebilirsin.

diğer kediler için ense damlası alırken bebek kedi için de sorun, ona da yapabilir miyim diye ama iç dış parazit yapılması için kedinin belli bi ağırlığa ulaşması gerekiyor diye biliyorum o yüzden ona şimdilik yapmamanız gerekiyo olabilir. yapılması tehlikeli olabilir. karnı şiş falan değilse bence bekleyin biraz daha.

mama konusu da şöyle, bebek kedilerin geliişimini desteklemek için bebek kedi mamaları oluyor bunlar daha yağlı daha kalorili oluyor. daha vitaminli gibi düşün bebek devam sütü gibi. kısır kediler ise kilo almaya eğilimli ve daha hareketsiz oldukları için daha yağsız form ürünler oluyor. yani bebek kedi kısır kedi mamasını yerse günlük kalori ihtiyacını karşılayamayabilir, gelişimi daha yavaş olabilir. ama sonuçta sokak kedisi bu, hiç yemek bulamamasından iyidir. bir şekilde büyür gider. bütçen elveriyosa ve uğraşacak vaktin varsa ona petshoptan bebek kediler için olan royal canin gibi markalardan yaş mama alıp paketin yarısını veya 1/3'ünü her gün 1 öğünde veya ödül maması gibi verebilirsin. ama paketin tamamını verme sakın ishal olur.

ekleme: iç dış parazit dediğim sıvı formda şeffaf bir ilaç. ince kalem gibi bir plastik tüpün içinde. iki kulağının arasındaki tüyleri elinle iki yana ayırıp ortasına ilacı boşaltıyosun sonra tüyleri geri eski şeklinde duracak şekilde birleştiriyosun, sen dokunmayacaksın ilaca, veya elinle yaydırmayacaksın, sadece tüpteki ilacı dökeceksin, o kendiliğinden tüm vücuda yayılıp parzitleri öldürüyo. 3 gün falan kafası memoli gibi jölelenmiş gibi oluyo sonra geçiyo.
+1
Sadece soruyorum
(29.12.25)
stronghold en iyisi ve etkilisi bulabiliyorsanız başka bir şey almayın
+1
zozjotejmnk
(29.12.25)
Veteriner ile görüştüm telefonda stronghold da var nexgard combo da, fiyatlar arasında bayağı fark var. Stronghold hem iç hem dış mı acaba? Çok fazla sordum ama veterinere güvenemiyorum hiç geçmiş tecrübelerimizden dolayı.
0
🌸irene
(29.12.25)
stronghold hem iç hem dış ama iç için o kadar etkili değil sadece belli başlı birkaç şeyde etkili, biz ekstra bide iç yaptırmıyoruz ama kediler ev kedisi. dışta en etkilisi.
0
zozjotejmnk
(29.12.25)
yavru kedi yetişkinlerle bu kadar içli dışlıysa, enseye damlatacağınız damlayı yalayabilir, ona dikkat etmek lazım.
0
akatreil
(30.12.25)
(4)

Şu bölgelerde park yeri bulabilir miyim?

ceann deas
Tur ile tatile gidecegim 3 gun iki gece arabami koyacak yer ariyorum sunlarin herhsngibi birine gidebilirim ama arabayi nereye birakabilecegimi hic bilmiyorum. Ozellikle Cayirova mcdonalds cevresinde poppeyess falan gorunuyor giris cikis kapilari da yok ama cektiriler mi arabayi? Ya da direkt taksi
Tur ile tatile gidecegim 3 gun iki gece arabami koyacak yer ariyorum sunlarin herhsngibi birine gidebilirim ama arabayi nereye birakabilecegimi hic bilmiyorum. Ozellikle Cayirova mcdonalds cevresinde poppeyess falan gorunuyor giris cikis kapilari da yok ama cektiriler mi arabayi? Ya da direkt taksi ile mi gitsem?

05:10 Kadıköy Evlendirme Dairesi
05:20 Bostancı Köprüsü
05:30 Kartal Köprüsü
05:45 Çayırova McDonald's
06:00 Gebze Center Önü
0
ceann deas
(29.12.25)
05:10 Kadıköy Evlendirme Dairesi etrafında sokaklarda yer bakıp istediğin yere bırakırsın. köprü durakları daha zor.
0
kisa
(29.12.25)
kadıköy evlendirme dairesinin yanı baya büyük bir ispark. ücretli olarak bırakabilirsin. kafan rahat eder. o bölgede arabayı bırakıp uzaklaşabileceğin yakın bir yer yok. ancak yukarı bostancıya doğru devam edersen ziverbey veya kuyubaşı bölgesindeki ara sokaklara bırakabilirsin. ama oradan da bavullarla yürümen epey zor olur.
0
orpheus
(29.12.25)
Bostancı köprüsünün sahil tarafı bana hep güvenli gelmiştir. Dönerci Ali Efendi’nin arka sokaklarından bahsediyorum. Ben olsam oraya koyardım. Evlendirme dairesinin aralar çok kalabalık ve hep Ispark. Para vermeniz lazım.
0
tan vakti
(29.12.25)
@kisa +1
0
co2s2
(29.12.25)
(6)

eski disketler

kibritsuyu
gün gelir antika değeri kazanır mı?mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalış
gün gelir antika değeri kazanır mı?

mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalıştıracak işletim sistemi mevcut (harici bir usb disket sürücüm var).

ama atmaya da kıyamıyorum, sizce gün gelir kıymete biner mi bunlar da?
0
kibritsuyu
(29.12.25)
hiç ihtimal vermiyorum, olursa da bizim ömrümüz yetmez bence
+1
kisa
(29.12.25)
kazanmaz. o veriler bir yerde zaten arşivlidir. disket olarak da ömrü 10-15 yıldı. çoktan bozulmuşlardır.
+2
orpheus
(29.12.25)
şöyle değerlenebilir. filmciler/diziciler 80'ler 90'lar dizisi/filmi çekerlerse o zaman onlara satabilirsiniz ama onda da alıcıyı bulmak zor olur.
0
elektr10
(29.12.25)
bozulmuştur. Disketler de röntgen gibi plastik bir zar üzerine ilaçlı bir materyal var. Yıllar içinde o kuruyor.
şimdi taksan bir kere belki okur ama 5 kere zor okur. at gitsin.
0
jamswety
(29.12.25)
Her eski şey antika olmuyor, bu nokta sıkça gözden kaçıyor.

Eski disket antika olmaz ama atıyorum windows'un ilk sürümünün satıldığı haliyle korunmuş bir örneği para edebilir.
+2
akhenaten
(29.12.25)
insan atmaya kiyamiyor ama cop malesef.
+1
cooperr
(29.12.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.