Giriş
(8)

Tam tıkalı tuvaleti nasıl açarız?

runaway
Sifon kesinlikle işlemiyor. Kovayla su dökmek de işe yaramadı. Kolu sokup açmak dışında ne yapılabilir?
Sifon kesinlikle işlemiyor. Kovayla su dökmek de işe yaramadı. Kolu sokup açmak dışında ne yapılabilir?
0
runaway
(18.01.26)
Denemedim İnternette gördüm

Ağzına kadar suyla doldur. Strec filmle tüm klozeti kapat sıkıca, bir kaç kat. Davul gibi olsun. Sonra üzerinde hafifçe bastır pompalar gibi.
İnternette milyon tane video var böyle.
Edit
youtube.com
0
kisa
(18.01.26)
tıkanıklık poşet-bez gibi biyolojik olmayan bir madde değil ise. su yarının altına indigi zaman 1-2 paket lavabo aç döküp 30-40 dakika bekledikten sonra tekrar deneyin.
0
orpheus
(18.01.26)
Mirket
(18.01.26)
Kovayla su dökmek ama maalesef bir iki defa değil. Usanmadan deneyin. Kaynar su olsun sıvı sabunla veya benzer deterjan tarzı bir urun eşliginde nihayet açılacaktır.
+1
egerbiryolcu
(18.01.26)
Öğrenciyken mr. muscle lavabo açıcıyı tuvalet açmak için kullandığım olmuştu ve işe de yaramıştı. Ama sanırım tıkanıklığın sebebi önemlidir. Ben sebebini bilmiyordum, nasıl işe yaradı onu da bilmiyorum. Ama işe yaradı.
0
akhenaten
(18.01.26)
bim deki lavabo açıcı +1. şöyle 3 paket alın. hepsini dökün. kaynar suyu yukarıdan boca edin. şöyle büyük kovalar ile dökmek gerekir. 4-5 kere yapın. benim için işe yaramadığı durum olmadı
0
substituent
(18.01.26)
domestos, detarjan, klorak, çamaşır suyu ve sıcak su döktüm. klozet fokurduyor. patlayacak gibi
-1
🌸runaway
(18.01.26)
Lütfen hepsini aynı anda dökmemiş olun. Tuvaleti havalandırın ve buhar vs çıkıyorsa solumayın.

Bunun dışında bir kaç paket lavabo aç yeterli olacaktır ancak temkinli olun çok da yakından izlemeyin o fokurdamaları.
+1
solitude ov the lonliest star
(18.01.26)
(3)

2 Milyon 500 Bin - 3 Milyon bandında alınabilecek en mantıklı araç hangisidir? Sedan tercih ediyorum

buenas
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
Sizce hangisidir? Sıfır km alacağım. 2024 Honda civic kullanıyorum, arka tamponu vurdum ve satmayı düşünüyorum.
0
buenas
(17.01.26)
tabii ki octavia. zorlarsan superb. arka tamponu vurduğun için satma meselesi trolldür inş
+1
jelly bear
(17.01.26)
Honda Hrv 1.5 hybrid Advance paket listesi 2675.
Crv 6160 olmuş gözlerime inanamadım
0
orpheus
(17.01.26)
a3 ya da golf. sedan olarak türkiyede şu an çok model yok. superb ya da octovia olur.
0
mikahakkinen
(17.01.26)
(11)

Her gün bu yol çekilir mi alternatif ne yapılabilir? (Avrupa yakasi-Anadolu yakası)

egerbiryolcu
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.Gideceğim yer Küçükbakkalköy.Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir g
Dün sormuştum toparlayamayınca sildim. Durum şöyle;

Bir yıl akademi eğitimi olacak. Maaş 30 bin TL olacak.
Ben Avrupa yakasında Arnavutköy de oturuyorum.
Gideceğim yer Küçükbakkalköy.
Dersler 9 da başlasa 6 da evden çikmam gerekecek. 5 vasıta ile ulaşım var. (Üç metro 1 metrobüs olacaği için yetisilir gibi hissettim)

Aklıma takılan şey bu tempo beni perişan eder mi guvendigim tek şey metro metrobüs kullanmak trafiğe takılmamak ama o saatlerde bu vasitalara binmek işkence mıdır bilemedim. Metrobüsten sonra M4 ve M8 metrosu kullanılacak.

Ev tutmam imkansız apart tutsam onun için de olumsuz şeyler duydum. Sahibinden uygun ilanlar oluyor ama ne kadar güvenilirdir fikri olan var mı? Ev arkadaşlığını da mecbur kalmadikca yanaşmak istemiyorum son olarak da belki uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi.

Çikiş saatini bilmiyorum ama altı saat ders görme ihtimaline dayanarak akşam saatlerini bulacaktır muhtemelen. Haftada kaç gün olacağı da belirsiz.
0
egerbiryolcu
(17.01.26)
Canın çıkar ama sayılı gün, izin rapor vs haklarını sonuna kadar kullansan bi nebze. Ama çok korkutucu bi şey bu ya. Ev arkadaşlığı falan daha çekilir olur muhtemelen.
+2
antihero
(17.01.26)
çıkışınızın kaçta olacağını yazmamışsınız. ona göre değişen oranlarda, evet, perişan eder. çalıştığımız kurum taşındı; bu sebeple 2 senedir benzer bir mesafeyi tersine gidiyoruz kalabalık bir grup olarak; herkesin hayat sevgisi soldu.. ama sizinki sınırlı süre olduğundan diş sıkılabilir gibi geldi bana. 1 sene için ev olayına girmez; akraba olayına ise hiç hiç girmezdim şahsen.
0
lil siztah
(17.01.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
Öğretmenlik için artık direkt sınava girip atanma olayı bitirildi ve akademi şartı getirildi. Akademiyi başarili bitirince kadrolu atanma olacak.
O yüzden gitmek zorundayım ama öyle bir merkez ki benim için il dişi gibi bir yer.
0
🌸egerbiryolcu
(17.01.26)
Çekilmez.
-5
arbre
(17.01.26)
hedefiniz buysa ya da canınız istiyorsa çekilir, neden çekilmesin? her gün iki saat git iki saat dön yol yapıyorum ben de, iş ve okul için ayrı ayrı konumlara. işi canım istemiyor ama mecburen, okulu canım istiyor ve tercihen gidiyorum. işe gitmek daha çok koyuyor.

her şekilde daha yakın bir yerde oturup 1 yıl yol çilesini azaltmak (apart, oda kirası, otel odası) daha makul bir seçenek olabilir.
0
klassno
(17.01.26)
Hocam
sakıncası yoksa branşınız nedir?
benim oğlanın branşı ingilizce öğretmenliği
muhtemelen Kayseri'ye gidecek
0
meko
(17.01.26)
çekilmez.
-2
hold the door
(17.01.26)
her zaman için 9'da başlamayabilir hocam,
uygulamalı dersler/staj için okullara gidilecek o zaman ilk ders saati öncesi okulda olmanız gerekebilir, bu da 7 mi olur 8 mi olur, iyimser olmak zor :(

"uygun durumdaki akrabaların evine maddiyata ortak olmam koşuluyla kalmayi teklif etme fikri geldi." en iyi seçenek gibi
+2
meko
(17.01.26)
honda pcx veya yamaha nmax gibi ufak bi scooterin olursa trafiksiz saatlerde 35-40 dakikada bu yolu gidersin. soğuk havalar, yağmurlu günlerde de toplu taşıma ile idare edersin.
+1
orpheus
(17.01.26)
Birisi daha yazmış, Ufak bir scooter alın, çok yağmur kar dışında arabadan bile hızlı gidersiniz. Yağmurda da sürmek isterseniz lastiğini iyi bir lastikle değiştirebilirsiniz.
0
tan vakti
(18.01.26)
öğretmenevinde kalınabilir belki. gecelik ne kadar istiyorlar araştırın.
haftada kaç gün ders olduğu da önemli.
3 gün ders varsa idare edilebilir.
5 gün ders varsa zor olabilir.
o yolu bir kez gitmeyi deneyin. ne kadar vaktinizi alacak bakın. ona göre karar verin.
madem 30 bin maaş var. çevredeki öğrenci evlerinde oda kiralayabilirsiniz.
0
santimantal
(18.01.26)
(4)

Astım ve ev temizliği

sacrilegious
Merhaba,Kedimin hafif astımı var, vet tavsiyesiyle tozsuz kuma geçtiğimizden beri rahatlamıştı. Kaloriferlerin yanmasıyla öksürüğünde artış oldu. Bunun için nem cihazı aldık ama şöyle bir durum var, gözlemlediğim kadarıyla temizlik kimyasalları da astımını tetikliyor. Eşimle benim de toza alerjimiz
Merhaba,

Kedimin hafif astımı var, vet tavsiyesiyle tozsuz kuma geçtiğimizden beri rahatlamıştı. Kaloriferlerin yanmasıyla öksürüğünde artış oldu. Bunun için nem cihazı aldık ama şöyle bir durum var, gözlemlediğim kadarıyla temizlik kimyasalları da astımını tetikliyor. Eşimle benim de toza alerjimiz olduğu için en az haftada bir dip köşe temizlik yapılması gerekiyor.

Sorum şu: Astımı tetiklemeyeceğini düşündüğünüz temizlik maddeleri var mı? Arap sabunu ile siliyoruz yerleri ama o bile tetikliyor. En azından -bebek ve kedi için güvenli- bir yüzey temizleyici önerebilirseniz çok sevinirim.

Teşekkürler
0
sacrilegious
(15.01.26)
Kimyasal kullanım sıklığını dramatik şekilde azaltırdım ben olsam. Gerçi arap sabunu zararlı değildir ama tetiklediğini düşünüyorsanız çok daha nadir kullanın. Sadece mekanik olarak kuru temizlik yapsanız, hatta abartayım hayatınızın sonuna kadar sadece toz alsanız mikrobik/bakteriyel bir rahatsızlık olmaz sizde muhtemelen. Temizlik işi bence çok abartılıyor (yemek hazırlanan yüzeyler ve tuvalet hariç).

Kalorifer yanınca ısınan havanın etkisiyle mikro hava hareketleri olur evde, var olan tozlar uçuşmaya başlar, belki daha sık toz alma/süpürme de yapabilirsiniz. Nemlendirmek yerine hava temizleyici kullanmak daha mantıklı.
+2
orient blue
(15.01.26)
ben kedi geldikten sonra siliyorsam 2 duruluyorum sonra cam açıyorum, artık kimyasalı bende azalttım, sholk markası kullanıyorum hayvanlar için hem pati hem koku dostu diyor ama yinede duruluyorum + cam açıyorum. haftada 1 deterjanlı silme yapıyorum evi, mutfağı ve tuvaletinin olduğu bölegeleri tabiki siliyorum deterjanla ama geri kalan yerleri sadece su ile siliyorum.

birde robot süpürge inanılmaz işimize yaradı 2 günde 1 çalıştırısan ve filtresini düzenli değiştirirsen toz baya azalıyor + çamaşır kurutucu o kıyafetlerden çıkan toz inanılmaz boyutta
0
eja
(15.01.26)
shark veya benzeri hava temizleyiciler kedili evlerde çok işe yarıyor.
0
orpheus
(15.01.26)
buharli temizleyiciler gercekten muhtesem bisi! hem kendiniz hem de kediniz icin cok guzel bir yatirim olur.
ayrica hava temizleyici de cok ise yariyor
0
65 derece
(15.01.26)
(6)

Sokak kedileri için kaliteli ve ucuz mama

anaphylacticshock
Merhaba, Annemin baktığı 8-9 tane ergen kedi var. Şimdiye kadar Royal Canin ve arada da haşlanmış ciğer falan veriyordu ama yetmiyor maalesef. Gerçekten kaliteli ve ucuz kuru mama önerisi rica ediyorum. İçerik bilgilerine bakıyorum ama çok anlamıyorum. Bu işleri bilen, mamaları ve içeriklerini iyi a
Merhaba,

Annemin baktığı 8-9 tane ergen kedi var.

Şimdiye kadar Royal Canin ve arada da haşlanmış ciğer falan veriyordu ama yetmiyor maalesef.

Gerçekten kaliteli ve ucuz kuru mama önerisi rica ediyorum.

İçerik bilgilerine bakıyorum ama çok anlamıyorum.

Bu işleri bilen, mamaları ve içeriklerini iyi araştırmış birileri öneride bulunabilirse çok makbule geçer.
0
anaphylacticshock
(14.01.26)
ben bahçede beslediğim 5-6 kediye bundan veriyorum

www.temizmama.com

işin garibi evdeki kedime bundan verdim birkaç kez, kısır kediler için olan pahalı mamasını asla yemiyo artık
+1
hold the door
(14.01.26)
@hold the door
ucuz mamalar fast food gibi daha aromalı ve lezzetlidir. kedinin bunu tercih ediyor olması sizi yanıltmasın.
+1
orpheus
(14.01.26)
bonnie - migroslarda var.
bazen 1 alana 1 bedava kampanyası yapıyorlar, 15 kg mama 400 e falan geliyor. kediler seviyor.
+1
mor oje
(15.01.26)
ben, temiz mama'dan bonacibo kullanıyorum.
bir ara sokaktakilerden yakalayabildiklerimi tek bir veterinere sırayla kısırlaştırmıştım, "senin getirdiklerinde hep iç yağlanma sorunu var; royal canin, hills, n&d sınıfından şaşma" demişti. o sıra mito veya micho alıyordum, ama bol miktarda teneke mama da veriyordum. tenekeyi sınırladım ve bonacibo'ya geçtim anca, çünkü bütçem buna yetiyor maalesef. sokakta besleme yapan tanıdıklarımdan da, bu fiyat skalasında daha iyi bir marka duymadım açıkçası.
+1
lil siztah
(15.01.26)
Arkadaşlar hepiniz çok sağolun.

Market mamaları çok içime sinmediğinden Matisse marka aldım.

Üretici N&D'yi üreten firma.

İndirim vardı. Kg fiyatı 225 e geldi.

Hem Royal Canin'den çok daha ucuz oldu hem de kalitesine güvendim.

Tekrar çok çok teşekkürler...
+1
🌸anaphylacticshock
(15.01.26)
bonnie'yi bazen sokak köpekleri bile yemiyor bir kere birisi verdi bana başıma bela olmuştu bilmiyorum şu an nasıldır. bu konuda yine temizmama'nın en ucuz 2-3 çeşidi iş görüyor kendi adıma.
0
bay b
(15.01.26)
(5)

aselsan'in baska sektorlere ve pazarlara girme ihtimalini nasil buluyorsunuz?

Sour
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik
yurt disinda yasiyorum ve calistigim biyotek firmasi bosch ile humanoid robotlar icin anlasma imzaladi. bizde var mi diye dusunurken aklima hep butik sirketler ve startup'lar geliyor. bunlarin sayisi da cok az zaten. turk muhendislerine ve projelerine turk halki bile guvenmiyor acikcasi. muhendislik acisindan farkli pazarlara girebilecek sadece aselsan var gibime geliyor. hem guveniliyor da. bir gun quantum bilgisayarlar, humanoid robotlar, yapay zeka modelleme, biyotek gibi alanlara girecegini dusunuyor musunuz? cunku turkiye'den dunyaya acilabilecek (hatta kendimiz icin bile yetebilecek duzeyde) baska bir firma cikmayacak gibi duruyor. en azindan gelecek 10 yilda.
0
Sour
(14.01.26)
Bence sorun üretilecek ürünlerin kalitesine güven değil o alanların özellikle Türkiye'de çok riskli ve maliyetli olması. O tür alanlar çok uzun süre yatırımın karşılığının geri dönmediği alanlar oluyor genelde. Bu da sağlam bir risk sermayesi ekosistemi, stabil ekonomi, güvenilir hukuki ve bürokratik yapılar vb. demek. Bunların da hiçbiri bizde yok.

Aselsan askeri açılımı olan diğer alanlara yoğunlaşabilir ama. Eminim içinde bir yerlerde yapay zeka ve robotiğin askeri uygulamalarına yönelik girişimler vardır hatta. Ancak son tüketiciye yönelik bir şey beklentisi varsa bence o işlere girmezler.
0
salihdt
(14.01.26)
Türk halkının mühendislere güvenmediği düşüncesi tamamen yanlış. Türkiye'de mühendislere aklı başında her insan saygı gösteriyor. Baykar, Roketsan, Togg ürünlerinde Youtube yorumları övgü dolu.

Bahsettiğin alanlar değil ama başka alanlara girmenin çok pozitif olacağı ürünler var. Mesela MR cihazı üretmek Aselsan için mükemmel bir yatırım olur. Canon'un MR cihazı ürettiğini kaç kişi biliyor mesela?
-3
arbre
(14.01.26)
aselsan o işlere giremez. devlet kurumu gibi hantal ve bürokratik.
ayrıca tüm odağını savunma sanayine-tsk hizmet etmeye kaydırmış durumda.
0
orpheus
(14.01.26)
Aselsan, m11 metro hattı (ist havalimanı hattı)’nın sinyal sistemini yaptı. Şu ana kadar gayet iyi çalışıyor gibi görünüyor.

Tcdd, yeni hatlarda aselsanın sinyal sistemini kullanacaktır herhalde.

Metro İstanbul yeni hatlarda kullanmıyor diye biliyorum. Onlar alstom kullanıyor. Sanırım sinyal sisteminin ihalesi daha önce alstoma verildiğinden, aselsan kullanmıyorlar.

Tabii burada aselsanın da ihaleye katılması gerekiyor.

İşin ucunda maliyet var. Aselsan, alstomdan daha düşük fiyat vermediği sürece en fazla tcdd alır yani.
0
substituent
(14.01.26)
orada calismasam da sektorden dolayi aselsan'a sayisiz kere girip ciktim.

aselsan devlete satarak buyuyor. ki zaten kendisi devlet kurumu. bist'te olmasini bir kenara birakirsak vakif sirketleri dupeduz devlete baglidir, ve devlet kurumu gibi calisir. calisanlarin is garantisi, is alma sekilleri falan ayni devlet gibidir.

boyle bir noktada aselsan'dan baska bir is yapmasini beklemek dogru olmaz. iyi yapamazlar zaten. buyurler mi buyurler ama kaliteli mal cikmaz.
0
antikadimag
(15.01.26)
(8)

bir esere para verdiğimiz zaman o eserin neyini satın almış oluyoruz?

kibritsuyu
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok
evet soru başlıkta. yaratılmış bir eser var. öykü, roman, hikaye, müzik, oyun, yazılım vs. para verip satın alıyoruz. satın aldığımız zaman neyi satın alıyoruz?

örnekle sorayım. şimdi ben barış manço'nun bütün kasetlerini aldım zamanında. yasal, bandrollü kasetler. elimde var hala. ama kasetçalar yok. ben soft olarak mp3 indirip telefonuma yükleyerek dinlemek istiyorum. mp3 indirmek yasal bir işlem değil. ben kasetleri satın almış olmakla o şarkıyı dinleme hakkına sahip olmuş oluyor muyum? illa fiziksel kasedi mi dinlemeliyim? kasetten değil de normalde yasal olmayan bir yöntemle edinilmiş soft versiyonunu dinlediğim zaman bu yine korsana mı giriyor?

ya da mesela kitapçıdan kitabı aldım. ama yanımda taşımak istemediğim için korsan e-kitap versiyonunu telefonuma tabletime yükledim. ben kitabı satın alınca o kitabı her türlü okuma hakkına sahip miyim? illa o satın aldığım fiziksel kitabı mı okumalıyım, yoksa hangi formatta olursa olsun, normalde yasal olmayan bir yolla edindiğim şekliyle okumak istesem yine korsanlık mı yapmış oluyorum?
0
kibritsuyu
(12.01.26)
Abi kasetteki şarkıyı mp3 olarak telefona indirmen yasak değil ki, yasak olan paylaşmak dağıtmak vs kişisel kullanımda bir sıkıntı yok, aynı şey diğerleri için de geçerli; kişisel kullanım için bir sıkıntı yok.
-1
kizil karga
(13.01.26)
Eski bilgidir, guncelligini bilmiyorum.
Bahsettiğin Cd ya da kasetleri kendin mp3 yaparak dinleyebilirsin. İndirme kısmını hatırlamıyorum /bilmiyorum.
Dediğim gibi bu eski bilgidir
0
kisa
(13.01.26)
nasıl yani? korsan siteden film indirip izlemek kendim yaymıyorsam yasal mı? ya da maçı selçuktan izlemek yasal mı? selçuk suç işliyor o tamam da, ben izleyebiliyor muyum gönül rahatlığıyla?

ama filmin dvd'si var elimde, dvd player yok. hdfilmcehenneminden açıp izleyince yine korsan mı izlemiş oluyorum, ben o filme zamanında para vermiştim?

ya da tod tv aboneliğim var maç izlemek için. yayın kalitesini beğenmedim, kesiliyor, takılıyor vs., selçuk'tan açıp izlesem yine korsan izlemiş mi oluyorum? ben o maçı izleme hakkına para verince korsan yayın yapan dahil her mecradan yasal olarak izleyebiliyor muyum, yoksa yine korsancı mı oluyorum?

paylaşma, dağıtma, başkasına fayda sağlama yok.
0
🌸kibritsuyu
(13.01.26)
Güzel abim "paylaşım" demek tek taraflı bir şey değil biri seninle paylaştığında sen de buna iştirak etmiş oluyorsun ikiuçlu bir konu bu, bak ilk sorunda kendi para verip aldığın kasetten kitaptan bahsettin, onu alıp bilgisayarına telefonuna indirebilir okuyup dinleyebilirsin bu "kişisel" bir kullanım ama hdfilmcehennemi'nden bir şey indirirsen sen de bu paylaşım ve dağıtım suçtur ilkesini çiğnemiş oluyorsun, çünkü niye? Bu paylaşım ve dağıtım dediğimiz şey tek taraflı değil paylaşılan kişiyi de bağlar ama burada nitelikli olan suç "indirmek" yani paylaşım ve dağıtım, online izlemek de yasaldeğil ama diğeri gibi nitelikli bir suç değil.
0
kizil karga
(13.01.26)
Soruyu daha çok bir düşünce egzersizi olarak soruyorsun sanırım.

Hemen her ülkede bahsettiğin şey ile ilgili yasalar farklı. Ama genel olarak yasal düzenek şöyle:

Zamanında aldığın kaset ile: Fiziksel bir kaseti (içeriğinden bağımsız olarak) satın alıyorsun + içindeki müziğin "o kopyasını" kişisel olarak dinleme "lisansını" satın alıyorsun. Bu kadar.

Yani aldığın şey müziğin hakları değil, müziği kopyalama hakkı değil, kopyalayıp satma hakkı değil, müziği gelecekte ve geçmişteki farklı kopyalarını dinleme hakkı değil. Başkalarına dinletme hakkı değil vs. Aldığın şey sana içindeki müzik kopyasıyla yapabileceklerini belirleyen bir lisans. Mesela atıyorum bu kasedi sahibi olduğun dükkanda müşterilerine dinletmek için farklı bir lisansa ihtiyacın var. Veya kasette satın aldın, CD formatında dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Plakta dinlemek için ayrı bir lisansa ihtiyacın var. Yani sadece belli haklar satın alıyorsun.

Ha bu lisansa uymazsan ne olacağı ayrı bir tartışma. Lisansa uymuyor olman çok göze batarsa ve lisansı veren onları çok zarara uğrattığını veya uğratma potansiyelin olduğun düşünürse bir kar zarar hesabı yapıp yasal haklarını arayabilir. Pratikte milyonlara korsancılık yapmıyorsan tabii bir şey olmuyor.
+1
robokot
(13.01.26)
@robokot +1

Kaset aldınız, telefonda dinlemek için kopyaladınız ve aktardınız. korsandır. kaset aldınız, dükkanda müzik çaldınız. ticari yayın lisansı almadığınız (meslek birliği bildirimi) için korsandır. hatta, kaset aldınız ve beğenip arkadaşınıza verdiniz. dağıtmış olduğunuz için yine korsandır. bunlar teknik yaklaşımım.

siz şarkıya, kitaba, nftye (hehe) belirli bir formatta erişim hakkını almış oluyorsunuz. aldığınız nft'yi bastırdıysanız o da yasal değil.

yasal, etik ve ahlaki üç ayrı tartışma var sorduğunuz sorularda aslında. bir de tabi işi ekopolitik çerçevesi var. eser ile emtiayı ayrı değerlendirmek gerekir.

şarkıyı kaset aldınız, telefonunuza kopyaladınız ve dinliyorsunuz. yasal değildir, etiktir, ahlaki olmayabilir -orada da dağıtılıyor artık (spotify, apple müzik). filmi dvd aldınız ama oynatıcınız yok, hdfilmcehenneminden izlediniz. yasal değil, etik, ahlaki değil. filmde ahlaki değil diyorum, çünkü hdfilmcehennemi'nin sektöre dönüşü yok. Film yapmıyor, sanatçı desteklemiyor, veya bir yapım şirketi yok.

yasaya dair; fsek aslında oldukça kapsamlı bir yasa bizde, uluslararası standartların baya üzerindeyiz. uygulaması çok zayıf, o ayrı.

etiğe dair; edindiğiniz emtia bir şekilde üreticisine en az aracı ile en çok faydayı sağlayabiliyor mu? şarkı, kitap vb örneklerde bunu değerlendiriyorum. kaset (sanatçı, yaypımcı ve baskı) yerel sektöre kazandırıyor. siz kaseti başkasıyla paylaşıp buraya +1 kazandırabilirsiniz. bu yüzden etik sorunu yaşatmaz. ama apple müzikten albüm almak, ne sanatçıya ne de sektöre kazandırıyor. apple ve yapımcı aradaki "insanı" yok etmeye yönelik bir sistemle çalışıyor ve bu da tüm endüstri için sorun oluşturuyor. apple müzikten aldığınızı cdye basıp dağıtmak veya ticari de olsa -küçük ölçekli- yayınlamakta da bence sorun yok. arada aslında sorun çıkarana sorun oluyorsun ve bu bir sorun değil.

yine şarkı örneğinden gideyim -spora her şey mübah görürüm-, spotifydan o çok sevdiğiniz ve ortalama dinlenen sanatçıyı takip ediyorsunuz. snoop dogg açıklamıştı önceki yıllarda, bilmemkaç milyon dinlenme 47bin dolar getirmiş. sanırım pandemi dönemiydi. şimdi sizin dinlediğiniz ve o çok beğendiğiniz sanatçı ne kazanacak ki aranjörü bestecisi söz yazarı kayıtçısı miksçisi mühendisi ne kazanacak? bu sefer konserden kazanmak zorunda kalıyor ki o da ticketmaster (bizdeki biletix) tuzağına düşmek demek. biletix sanatçıyı bağlar, mekanları bağlar, biletleme işini bağlar, hatta sigortasını bile biletix sigorta a.ş yapıyor. çok büyük tezgah. siz bugün 100 lira verip hem sanatçıyaz hem yapımcıya, hem mekana kazandırıp hem de uygun fiyatla eğlenebilecekken, bir stream "kolaylığı" ile tümden zorlaşıyor her şey.

ekşideydi sanırım, şöyle bir şey okudum. sezen aksu'nun tüm diskografisine 70M ödediler, çünkü sezen'in tüm stream platformlarında kişilerden topladığı zamana erişmek istiyorlar (özetle). siz kaseti aldığınızda sanatçının tüm şarkıları için parasını ödemiş ama bir şarkısını dinlemiş olabilirsiniz. streamde yalnızca bir şarkısına para ödemiş oluyorsunuz. "endüstri" için kayıp burada başlıyor. tüketici için ise yukarda bahsettiğim, bunun sonrasında.

profesyonel spor türkiye'de ve dünyada askeriyeden daha pis olan tek şey. palantir real madridden daha az kötüdür. sporda ne olsa müstehak.
+3
klassno
(13.01.26)
en temelde o eserden ticari olarak para kazanma hakkını satın alıyorsun.
0
orpheus
(13.01.26)
telifli fiziki bir materyalin dağıtım ve çoğaltma hakkı telif sahibindedir. siz başkasının yarattığı içeriği indirerek yeni bir kopyasını yaratmış, yani çoğaltmış oluyorsunuz. o yüzden yapılan işlem yasalara aykırı.

ancak sahip olduğunuz film/müzik/basılı yayın 'ın orijinalini saklamak koşuluyla kendi kullanımınız için, kendi imkanlarınızla dijitale aktarmanız çoğunlukla yasal. kopyalanan film/müzik/basılı yayına sahip olmadığınızda ilgili kopyayı da silmeniz bekleniyor.

dijital içerikte konu biraz daha karışık. dijitalde (drm'li içerikte) fiziki üründeki gibi genel bir kullanım hakkını değil, sadece belirli bölgeyle kısıtlı bir izleme lisansı satın alıyorsunuz. tod (digiturk/bein adı her ne ise...) türkiye'deki dijital yayın haklarına sahip tek "lisanslı" kuruluş. korsan yayıncı ise ilgili içeriği türkiye'de dijital mecrada yayınlama lisansına sahip değil.

satın alınan izleme lisansları ise tek bir kuruluşa ait (başka mecralarda geçerli değil). örneğin steam'de satın aldığınız bir oyunun başka platformda geçerli olmaması ya da google play'de satın aldığınız dijital içeriğe amazon, apple gibi platformlardan erişememeniz gibi.

bir de dijitalde kimi zaman siz bir içeriği indirirken, aynı zamanda indirdiğinizi paylaşıyor oluyorsunuz. bu durumda izlediğiniz yayının dağıtımına 1KB bile katkıda bulunmuşsanız dağıtıcı sayılırsınız. korsan yayın izlediğiniz platformların sistemini bilmediğiniz için böyle bir duruma da düşebilirsiniz.
+1
tnz
(13.01.26)
(15)

crackli her yazılım zararlı diyebilir miyiz?

Rondak
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir s
az önce bir hacker videosu izledim. crackleyen kişi babasının hayrına yapmıyor hepsi zararlı dedi.

yüzlerce uygulama, oyun vb yüz yıllardır crackleniyor ve insanlar yüz yıllardır bunu kullanıyor. burada her şeyden bahsetmiyorum tabii ki zararlıları var ama temel ihtiyaç için kullanılan şeylerde bir sıkıntı yaşadığımı hatırlamıyorum.

siz buna katılıyor musunuz? yani özetle crackli olan her yazılım sizin bilgilerini vb ele geçirmek için mi yapılmıştır.
0
Rondak
(12.01.26)
istisnasız hepsinde trojan var. mutlaka kullanmak zorundaysan sanal makina içine kur.
-6
orpheus
(12.01.26)
İstiasnasız hepsinde var demek doğru değil. Tabii ki tutumunuz hepsinde trojan varmış gibi yaklaşmak olmalı. Ancak sırf microsoft'a, apple'a veya diğer teknoloji şirketlerinin vampir gibi kan emmesine uyuz olup yazılım crackleyenler de var.
+4
himmet dayi
(12.01.26)
@orpheus

yıllardır kullanıyorum/kullanıyoruz diyorum, nasıl trojan var. bana somut kanıtla gel.
+1
🌸Rondak
(12.01.26)
hayrına yapmıyor sözü çok doğru değil. Evet herkesin bir çıkarı var, ama bilgisayar dünyasında gönüllü yapılıp herkese ücretsiz sunulan milyonlarca içerik var.

vlc player, 0 reklam geliri, ücreti yok, öyle senin verilerini topluyor falan kesinlikle değil.
Belnder, gimp, firefox, openstreetmap, internetarchive...

mesela oyun moder'ları. oyunlara dehşet büyük ölçüde mod yapıyorlar ve herkesle ücretsiz paylaşıyorlar.

Bu tarz insanlar genelde hobi olarak kazanç gözetmeksizin yapıyorlar bu işleri.


Crack işini, büyük firmalara karşı gelmek için yapanlar var. Bazen protesto etmek için. mesela simcity oyunu ilk çıktığında hep internet bağlantısı gerekiyordu. herkes bundan nefret etmişti, oyuna para verenler bile cracklisini kullanıyordu.

anlayacağınız, babasının hayrına yapılan bir sürü iş var.
+3
substituent
(12.01.26)
@rondak
microsoft defender büyük kısmını görmüyor. bitdefender kur veya verdiğim linke bahsettiğin cracki atıp içinde ne gizlendiğini görebilirsin. inanmak-inanmamak ve risk sana ait. hepsi demeyelim de %80 diyelim içini rahatlatacaksa.

www.virustotal.com
-4
orpheus
(12.01.26)
hayır fakat bu soruyu sorma ihtiyacı hissediyorsanız bu şekilde varsayımda bulunmanız en doğru yol olacaktır. crackleme hususunun temelinde birbirleriyle yarışan "scene" gruplarının rekabeti vardır.
0
redlinetheturk
(12.01.26)
Hepsi zararlı demek dogru degil. Arada vardır tabiki içinde trojan içeren kaynak kodları olan fakat hepsi degil. Bazıları bunu kendini kanıtlamak veya crack'ını yaptıgı uygulamanın şirketine gövde gösterisi yapmak için yapıyor.
0
limonlu eksi
(12.01.26)
Bir ek,
Bazı virüs programlarının virüs bulmasının tek sebebi virüs olması değildir.
sistemde normal erisomler /olaylar dışında işlem yaptığı için virüs olarak yorimlamabiliyordu eskiden (şimdi nasıldır bilmiyorum)
Bir örnek, windows ve ofis için graveyard sitesinden opensource script ile lisans sahibi olabiliyorsunuz.
+3
kisa
(12.01.26)
Her zaman risk vardır.

Ben oyun oynamıyorum ama onun yerine müzik programlarını koyabilirsin :) bir tane laptop sırf bu işler için. Onunla kesinlikle ne bankalara girerim ne resmi yerlere ne de kişisel hesaplarıma.

Bunlar için temiz kurulum ayrı bir laptop'ım var.
+1
makbur
(12.01.26)
linuxu adam bedava yaptı sattı ücretsiz veriyor onda da mı trojan var :)

virüs olma ihtimali var ama yıllarca kullandım karşılaşmadım. macte bile yaptım sorun olmadı hiç.
+1
jelly bear
(12.01.26)
kesin zararlidir diyemeyiz ama zararli olma olasiligi zararsiz olma olasiligindan cok daha yuksek. zira bunu yapan adamin isi zaten acik bulmak.

"ben senelerce kullandim bir zararini gormedim, virus programlariyla da baktim bisye bulamadim" gibi beyanlarin bir kiymeti yok.
+1
cooperr
(12.01.26)
Özellikle ismi çok yaygın bilinmeyen antivirüs programlarının bir bölümü kasıtlı olarak hayali virüs tespiti (false positive) yapıyor. Bunu korkutma yoluyla kendi ürünlerini duyurmak ve satmak için yapıyorlar. Virustotal sitesinde çok sayıda antivirüs sonucu birlikte gösteriyor ve aralarında bu türden çöp antivirüs programlarından çok var mesela.

Soruya cevap: Eğer crack işlemi yabancı bir programcık çalıştırmayı gerektiriyorsa oldukça risklidir diyebiliriz. Asıl üreticisi virüs koymamış olsa bile bir başkası onu alıp virüslü hale getirip yeniden yayabilir, hatta bunu yapmak çok daha kolay. O yüzden uzak durmak gerekir.
+1
mikro patlama
(13.01.26)
zaten ürünün kendisi, kendi crackını de piyasaya salabiliyor, mesela photosop bu şekilde dünyada fotoğraf düzenleme konusunda tekel oldu ama artık yeni sürümlerine para vermeden erişmek mümkün değil.
virüslü olanları antivirusler yakalıyor zaten.
tüm crackler zararlı olmasa da gözlemlediğim kadarıyla arada bir yerlere veri alıp gönderenleri de var, virüslü de var.
+2
duyuruuser
(13.01.26)
25 yıldır pc kullanıyorum daha bir kere kurduğum crack yüzünden başıma şu geldi diyen çıkmadı.
0
plastic_angel
(13.01.26)
Crack işi ilk çıktığında aslında aslında kendi içinde iki motivasyonu olan bir şey: Biri bir cracker grubu olarak olan en hızlı şekilde yeni çıkan bir uygulamayı crackleyip bu alanda ne kadar iyi ve yetenekli olduğunu göstermek, yani bir nevi yabancıların bragging rights dediği şey. Diğer motivasyon da internetin özgür ruhunu savunup şirketlerin para kazanma hırsına tepki koymak.

Bugün tabi ki crackli bir yazılımda virüs vb. çıkma olasılığı vardır. Ancak bence de o risk inanılmaz büyük değil.
0
salihdt
(13.01.26)
(17)

maaşların çıldırmış olması

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
5 yıl önce 500 dolara çalışan vatandaş şimdi 800'ü beğenmiyor. dolardaki enflasyon mu yüksek, ülke mi seviye atladı, neler oluyor böyle?
-26
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.01.26)
Dolar da deger kaybetti tabii de o zaman atiyorum 300 dolardi asgari ucret, simdi 650 dolar olmus yeni zamla birlikte. Bir meslegin piyasadaki ederine gore de piyasa asgari ucret uzerinden sekillenecek. Zaten Istanbul falansa hersey pahali, bahsettiginiz paralara kimse calismaz. Tabii isin ne olduguna gore degisebilir yorumum.
+2
mbond
(11.01.26)
pandemi öncesiydi,
siyaseti finanse eden beton sanayine
cok ucuz krediler verildi,
nas vs derken
konut ,oto, vs patladi gitti.
+1
designer
(11.01.26)
zaten maaşların bu şekilde arttırılması enflasyonu arttırıyor. özellikle asgari ücrete yapılan zam doğrudan fiyatlara yansıyor. Normali 300 dolar asgari ücrettir. Maaşları arttırmaz, kamu harcamalarını kısarsın ve enflasyon kademeli olarak düşer. Bu yapılsa akp iktidarda kalamayacağı için bu enflasyon bitmeyecek. Bu durumun bir örneğin arjantin'di. Onlar toparlamaya başladı
-2
michael harddd
(11.01.26)
5 yıllık dönemde dolar/tl değişimi ile iç piyasadaki fiyatlar seviyesinin değişimi birbirine paralel olmadığı için. Yani dolar bazında ortalama gelir arttı evet, fakat tüketici fiyatları bundan daha yüksek bir artış gösterdiği için gelirlerdeki artış, alım gücüne yansımadı.

Örneğin: 5 yıllık süreçte dolar kabaca x6 yükselmiş. 7 küsür lira seviyelerinden, 43 civarına gelmiş.
Buna karşılık 5 sene önce 200gr ekmek 1.50 liraya satılırken, bugün 15 liraya satılıyor. x10 yükselmiş.

Tam 5 sene önce 500 dolarınızla gidip fırından yaklaşık 2350 tane ekmek alabilirdiniz.
Bugün 800 dolarla gitseniz 2290 tane falan alabiliyorsunuz.
Dolar bazında %60 daha fazla kazanç var hesapta ortada ama 5 sene önce aldığınız kadar bile ekmek alamıyorsunuz. Süt ürünlerine, ete falan baksak çok daha rezalet tablolar çıkacak mutlaka. Bu yüzden beğenmiyor insanlar işte o 800 doları.
+5
cay koy geliyorum
(11.01.26)
dolar kurunun baskılandığını çoluk çocuk bile bilirken millet 800 doları beğenmiyor demek anlamsız. milletin maaşının yarısı kiraya gidiyorsa hatta bazı durumlarda kiraya bile yetmiyorsa bu ülke seviye mi atladı diyemezsin.

enflasyonun esas sebebi maaşın falan artması değil, net şekilde 25 yıllık iktidarında tc tarihinin toplamından daha fazla vergi toplayan iktidarın senin benim paramı o veya bu şekilde çarçur etmesidir.
+6
lazpalle
(11.01.26)
2018'de ortalama iyi bir eve 350 usd kira veriyordum. şu an 1000 usd veriyorum. 2-3 ay sonra nisanda 1300-1400 usd olacak.

akla gelen tüm temel ihtiyaç maddelerinde dolar bazında 2-3x artış var. etin kilosu 22 usd.
+2
orpheus
(11.01.26)
5 sene once 500 dolara doldurdugun sepeti simdi 800 dolarla dolduramiyorsun da ondan.
+4
Sour
(11.01.26)
sen ne olsun istiyon? senin cebine daha fazla girecek diye çalışanların açlık sınırında mı yaşasın?
+4
kiyiya vuran dildolar
(11.01.26)
Nebati'den sonra, kapalı devre bir sistem kuruldu. Dolar bazında çok gibi gözükse de, bu sadece yurt dışında veya dolar/altın alırken işe yarıyor. Bunun dışında içerdeki fiyatlar, ona göre pahalı. Dışarıda 100 $ bir ürünün, içeride 250-300 $ olması, yurt dışı alış verişinin yasaklanması, altın alımına baskılar vs. hep bu sistemin eseri.

Değiştiremeyeceğiniz şeyi kabul edip, ona göre önlem alacaksınız. Bol bol yurt dışı gezisi, yurt dışından alışveriş, ucuz fiyattan altın/gümüş vs.

.
0
kartallar yuksek ucar
(11.01.26)
2017 yılında İzmir'de 950 lira kira veriyordum. Maaşım yeni mezun iki bin liraydı. Kısacası 4 desek euro lira kuruna 500€ maaş alıyordum, 237€ kiraya gidiyordu.

Şu an benzer yerin kirasi 25-30 arası. 25 desen 500€ 30 desen 600€ yapar. Kısacası euro kuruna göre ikiye katlamış belki de geçmiş.
Bu mantıkla yeni mezunun de 1000€ maaş alması gerekirdi ama izmir'de yeni mezuna 50 bin lira maaş veren şirket yok.
Gördüğün üzere döviz kuruna göre daha fazla maaş alıyor almak daha zengin olduğunu göstermiyor. Zaten bir sürü insan anlatmış. Bunun içine daha diğer kurdan fazla artmış şeyleri katmadik bile.
0
logisticsmanager
(11.01.26)
son 2-3 yildir uygulanan ekonomi politasi sonucu turk lirasi dolar karsisinda cok degerli. o yuzden durum boyle.

en basitinden calisan maaslari ve diger giderler tl bazli oldugu icin ithal urunler yabanci pazarda atiyorum 10 dolarsa burada 20 dolara satiliyor. rakami farazi soyledim bu arada.

mesela enflasyon yillik %40 seviyesinde diyelim su an. ama TL/USD son 1 yilda %20 artti. ve bu durum son 2.5 yildir boyle.
+1
nuevo
(11.01.26)
Sen hic markete gitmiyorsun galiba.
0
baldur2
(11.01.26)
aslında hesap çok basit.
4 kişilik bir ailesiniz.
8 lahmacun, tanesi 200 tl'den 1600 tl
4 ayran tanesi 80 tl'den 320 tl
2 porsiyon ortaya kebap herkes yarımşar aldı, tanesi 600 tl'den 1200 tl.
4 sinema bileti aldınız 300'den 1200. mısır yemeyiverin.
toplu ulaşımla gidip geldiniz, 350 tl diyelim.
4 kişi bir akşam bir şeyler yapmanın toplam maliyeti 5000 lira diyelim düz. 115 dolar diyelim yine düz. bunu ayda 2 kere yapsanız 230-240 dolar gibi bişey yapıyor. istanbul'da en düşük ev kirası 400 dolar. en kötü muhitte yaşarsınız. bak daha çocuğun okul harçlığı, fatura, mutfak masrafı vs. hiçbir şey saymadım. şu an ayda 2 kere dışarı çıkmak ve kira 650 dolar yapıyor.

alım gücü denen şeyden dolayı beğenilmiyor.
+1
cisimcik golgi
(11.01.26)
1000 dolar ile ev geçindirme tsblonuzu mersk ettim.
0
baldan kaymak
(12.01.26)
ev kirası 30 bin, okul taksitleri 40 bin bandına dayanmış; doğalgaz 5 bin tl gelirken... e maaşta bir zahmet artsın be. soru çok troll. sen başka bir ülkede mi yaşıyorsun koronada benzin 3 tlye düşmüştü şimdi 60 tl. sen ne diyorsun kardeş?
0
mikahakkinen
(12.01.26)
200 liraya lahmacun mu olur, 5 bin lira doğal gaz mı ödenir, pavyona mı gidiyorsunuz birader. özel okula giden işçi çocuğu mu olur?
-4
🌸Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(12.01.26)
eksi 24 almışsın gelip burda insanlara cevap veriyorsun. biz de sana cevap vererek salaklık ediyoruz.
0
mikahakkinen
(12.01.26)
(2)

Şeffaf Plastiğin sararmasına nasıl engel olabiliriz

darkwizard
Telefon kılıf veya figür kutuları korumak için sararma nasıl engellenir.
Telefon kılıf veya figür kutuları korumak için sararma nasıl engellenir.
0
darkwizard
(10.01.26)
Uv ışıktan korumak lazım. özellikle güneş ışığı.
ama bazı plastiklerin yapısı zamanla bozuluyor. ne yaparsan yap sararır ve kırılganlaşır.
Uv bunu ciddi oranda hızlandırıyor.
+1
orpheus
(10.01.26)
El temasi ve gunes isigindan korursaniz sararmayi geciktirirsiniz. Ama neticede malzemenin dogasi o sekilde, duzenli olarak yenilemekten baska yolu yok.

Edit: Alternatif olarak plastik degil de cam malzeme kullanabilirsiniz imkan varsa
0
sertac akin
(10.01.26)
(9)

350 bine araba

ya ben lan neyse
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
direkt marka-model ismi verebilir misiniz? ilk arabam olacak. hidrolik direksiyon olsun bana yeter. b-c segment. daha çok b.
0
ya ben lan neyse
(09.01.26)
2006 veya üzeri micra veya swift.
daihatsu sirion da olabilir. altyapısı komple toyota.

örnek ilan:
www.sahibinden.com
0
orpheus
(09.01.26)
marka model olmayacak ama..

manuel ve benzinli olsun. bu fiyata otomatik veya dizel çok baş ağrıtabilir.
+1
biravekahve
(09.01.26)
en baş ağrıtmayacak arabayı yazıyorum. renault symbol.
0
antihero
(09.01.26)
2014 corsa
0
rhan
(10.01.26)
geely mk temizini bulabilirsen, ben memnunum. www.sahibinden.com

emgrand var yine bütçen dahilinde, daha iyi araba ama parça konusu onda nasıldır bilmiyorum. bu arabada en sevdiğim yanı toyota klonu olması. emgranddaki mitsubishi klonu motordu sanırım ama aracın geri kalanında alt takımlar şunlar bunlar bulunur mu uyumlu olduğu başka araçlar var mı bilmiyorum. geely mk mekanik olarak tamamen toyota vios kopyası.

5a-fe klonu motor var, piston segman triger vs. efsane kasa diye geçen 1.6 corollolarla uyumluymuş mesela. onlarda 4a-fe var.

corolla ve yarislerle birçok parça uyumlu, parça bulamama sıkıntısı olacağını sanmam. atmosferik motor basit, turbo arızası şu bu uğraştırmaz gerekirse tamiri de çok masraf çıkarmaz.
0
konetsu
(10.01.26)
Toyota yaris benzinli düz vites. Al 10 sene kafan rahat bin.
0
luluki
(10.01.26)
Bütçeyi biraz artırabilirsen kia rio satıyoruz 2012 benzinli hiçbir sorunu yok kendimiz kullanıyoruz.
0
hebanon
(10.01.26)
renault clio düşünülebilir.
bahsettiğiniz fiyata 2007 model civarı bakımları yapılmış bulabilirsiniz.
ustası bol tamiri kolay olduğu parçası ucuz olduğu için çok üzmez.
0
biseysorcaktim
(10.01.26)
citroen ami.
0
mikahakkinen
(10.01.26)
(6)

Daihatsu Sirion

muhayyer divan
Çok güzel araba, sizce sağlam mıdır? Yani kronik sorunları var mı, ciddi bir problemi var mı bu aracın? Uzak doğu arabası diyerek alıp binilir mi? Mesela bizim vefâkâr cefâkâr külüstürümüz gibi 30 sene bizi taşır mı?
Çok güzel araba, sizce sağlam mıdır? Yani kronik sorunları var mı, ciddi bir problemi var mı bu aracın? Uzak doğu arabası diyerek alıp binilir mi? Mesela bizim vefâkâr cefâkâr külüstürümüz gibi 30 sene bizi taşır mı?
0
muhayyer divan
(08.01.26)
2004-2005 model araçlardan bahsediyorsun. zaten 20 yaşında nasıl 30 sene daha taşısın.
bunun dışında klasik japon arabası temizini bulursan üzmez. sirion yerine terios tercih edilebilir. minnak bir jip havası var.
+1
orpheus
(08.01.26)
Onların sıfırı üretilmiyor mu artık 🙁
0
🌸muhayyer divan
(08.01.26)
2010 yılında türkiyeden çekildi. benzer kategoride suzuki swift veya nissan micra olabilir.
+1
orpheus
(08.01.26)
Peki hangisi daha olumlu, daha tercih edilesi?
0
🌸muhayyer divan
(08.01.26)
@muhayyer

nissanlarda kronik CVT sanziman problemi var.
swift nasildir bilmiyorum, nissandan iyidir herhalde.

eski arac alacaksaniz, basit bisey istiyorsaniz, bence iki marka ve model var.
1 - honda jazz
2 - toyota yaris
+1
cooperr
(09.01.26)
Daihatsu Sirion bulundugum ulkede epey yaygin, yaygin derken cok var anlaminda degil de bir Daihatsu modeli icin cok var denebilir. Cok kucuk araba, mukavemeti de epey dusuk olur diye dusunuyorum. Elektronigi cok az araba istiyorsunuz sanirim. Renault'dan falan olabilecek en bos modeli tercih edebilirsiniz. Ikinci el olacaksa 20 yaslarindaki arabalarda elektronik aksami az olan bir suru model vardir, ancak Turkiye'de deger kaybi egrisi garip oldugu icin eskilere gittikce alicinin zararina isliyor surec.
+1
mbond
(09.01.26)
(8)

Günümüzden 12 bin yıl sonra

kizil karga
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü ya
Bizim Göbeklitepe'deki çalışmaları yapan insanları anlamaya çalıştığımız gibi bizi de anlamaya çalışacaklar mı, mesela toprak katmanları altında kalan yapıları köprüleri yolları falan ortaya çıkardıklarında, mesela Boğaziçi Köprüsü'nün kalıntıları bulduklarında "bakın bakın oldukça ilkel bi köprü yapmışlar (o dönemde köprü ihtiyacı kalır mı bilmiyorum uçan arabaları falan geçtim ışınlanmayı bulmuşlardır diye düşünüyorum) aslında düşündüğümüz kadar geri bir toplum değillermiş bir uçtan bir uca köprü benzeri (ilkel) bir yapı yapmayı akıl etmişler" derler mi ya da ne bileyim futbol stadyumu kalıntıları bulduklarında "eğlenmek için binlerce insanın bir araya geldiği böyle yapıları varmış, demek ki sosyal bir toplumlarmış" şeklinde hakkımızda atıp tutarlar mı yoksa biz yazıyı bulup olayları kayıt altına aldığımız için hakkımızda zaten bilgi sahibi olurlar mı, gerçi 12 bin yıldan bahsediyoruz o güne bir kayıt kalır mı allah bilir.
0
kizil karga
(08.01.26)
yazı bulunduğu için zorluk çekeceklerini sanmıyorum.
+2
duyuruuser
(08.01.26)
12 bin sene sonra insanoğlu cyborg haline gelir. arkeoloji gibi şeyleri kimse umursamaz. zaten bugünkü birçok bilim dalı çoktan ortadan kalkmış olur.
+2
yurtsuz john
(08.01.26)
Tarih o kadar doğrusal ilerleyen bir süreç değil. Özellikle de insanlık tarihi. O yüzden şu an buna dair yorum yapmak çok zor. Bugünü anlamak için dijital arkeoloji kullanıp, mevcut sunucu sistemlerini, disketleri, cd'leri okuyabilseler çoğu şeyi anlarlar zaten. Koca boğazı kazmaya da çok gerek olmayabilir yani.
0
evrim halkasi
(08.01.26)
Hem evet, hem hayır.

Zaman ilerledikçe, geleceğe veri aktarma yeteneklerimizde artış olduğu gibi, arkamızda kalıntı bırakmama yeteneklerimiz de artıyor.

12 bin yıl öncesinden kalan bu alanları toprak altından bulmamızın sebebi yerleşimlerin kullanılabilirliği çeşitli sebeplerle tükendikten sonra buraların terk edilmesi veya bile isteye örtülerek üstüne yeni bir yapılaşma gerçekleşmesi. Anlayabileceğiniz üzere bir yeri inşa etmek için gereken materyalin lojistiğini sağlamak çok büyük bir iş gücü ve zaman istiyordu. Aynı iş gücü ve zamanı yıkılan yapıları temellerine kadar sökmek için harcamıyorlardı, çünkü neden böyle yapasınız? Bugün bir yer miadını doldurduğunda dümdüz edip devam ediyoruz. Geriye incelenecek çok bir şey kalmıyor.

Zaten gerek de yok. Yine anlayacağınız üzere ev ve alet yapabilenlerin bize ulaştırabildiği veriler, ilk insanlarınkinden daha fazla. İlk şehirleri kuranların ulaştırabildikleri ise basit ev ve alet yapımcılarından daha fazla. Yazıyı kullananların ulaştırabildikleri bunlardan daha da fazla. Kompleks kayıtlar tutup bunları sistemli depolayanlarınki sadece yazıyı bilenlerin ulaştırabildiğinden daha fazla. Kompleks kayıt sistemleri oluşturup, üstüne bir de kurumsal bir devlet sistemi oluşturan medeniyetkerin ulaştırabildikleri onlardan da fazla.

Sadece bize yakın tarihte yaşadıkları için değil, daha sistemli oldukları için de Romalılarla ilgili bildiklerimiz Göbeklitepedekilerden daha fazla.

Günümüzde birçok şeyi bozulmadan nesillerce aktarabilecek yeterliliklere sahibiz.

O yüzden bu açıdan hayır, gelecekte bizi muhtemelen toprak altından değil, veritabanlarından öğrenmeye çalışacaklardır. Ancak insanlık tarihi çok uzun, haliyle bilgiler ister istemez sıkışıyor. Bugün atıyorum Osmanlı Dönemindeki ağırlık ölçüsü birimleri gibi görece mantığı olan tekdüze bir konuyu bile ele almaya kalksanız deştikçe içinden çıkamayacağınız bir derinlikle karşılaşacaksınız. Bu ölçüler zamana, yöreye ve gündelik alışkanlıklara göre değişebiliyor. Bu açıdan evet yine de oldukça kafa yormaları gerekecek.
0
akhenaten
(08.01.26)
birkaç yüzyıl içinde insanlığın çok büyük krizler yaşayacağı kesin. o krizden çıkarken elde ne kalırsa o. biz şu an geçmişi uğraşıp araştırıyoruz çünkü çok sınırlı bilgi var. geçmiş 12.000 senedeki tüm tarihi bilgileri, yazıları vs. toplasan 3-5 tb veri eder. insanlık şu an belki günde binlerce tb veri üretiyor. bunlar bir datacenterin mekanik veya ssd disklerinde duruyor ama vadesi geçtiği anda en fazla 15-20 senede silinip gidecekler. yani bizler ve ürettiğimiz bilgiler, bilgi fazlalığı içinde kaybolup gidecek.
0
orpheus
(08.01.26)
12 bin yılı bilmem ama kleopatra (meşhur olan) döneminde antik mısır arkeologlarının çalıştırıldığını öğrenmiştim. bundan 2bin yıl önce, ondan 2bin yıl öncesini araştıran arkeologlar. 12bin yıl sonraya umarım biraz bilgi bırakabiliriz.
0
klassno
(08.01.26)
Şuan bizim bilim olarak gördüğümüz aslında çok ilkel bir fenomen. Çok daha ilerisi var. Yani gelecekte bugünkü gibi bilim yapılmaz, gelecekte bilim yaşanır. Muhtemelen diğer gezegenlere gidebilen yeni insan tipi ortaya çıkabilir allahualem, şuan senin benim gibi ademoğlu’ndan farklı bir insantipi (teoman durali’ya rahmetle..)
0
love and trust
(08.01.26)
arkadakiadam
(08.01.26)
(10)

2. el araç satan galericiler nasıl para kazanıyor?

ya ben lan neyse
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
ucuza alıp pahalıya satıyorlar değil mi? e bu adamların ucuza aldığı yerden ben neden gidip almıyorum? galericilerin özel bir yeteneği mi var arabayı çok ucuza almak için? ya da radar mesafeleri mi bizden geniş?
0
ya ben lan neyse
(07.01.26)
Tuhaf tuhaf alıcılarla ve alıcı gibi yapıcılarla uğraşmak istemeyen satıcı, üç kuruş az olsun kafam dinç olsun, o kadar salakla uğraşamam deyip galeriye satıyor.
+4
Mirket
(07.01.26)
Emlakçı gibi düşünebilirsiniz bence. Her gün iti kopuğu, can sıkıntısından ev gezmek isteyeniyle vs uğraşmamak için emlakçıya devrediyor insanlar
+3
hakmut
(07.01.26)
hepsi olmasa da bazıları aldıkları çürük çarık arabaları allayıp pullayıp 'çıtır hasarlı' diye satıyorlar.
+1
brkylmz
(07.01.26)
Emlakçıdan farklı bir durum var bence burada, sonuçta emlakta size uygun bir hizmet var, emlakçı evlerin hepsine sahip ve size satıyor değil, size yönelik bir araştırma yapıp gezdiriyor ediyor, tüm süreçte destek oluyor ama galericinin parası var alıyor satıyor. Üstelik arabaların modeli belli ev gibi çeşitli mahalle, oda, metrekare farkı, cephe, mobilya, aidat farkı vs durumları yok ki. Yani zaten toplam kaç çeşit araba var 100 olsun boyutu, kilometresi, yıl ve bütçenize uyan derken zaten kaldı mı taş çatlasa 10, beğendiğiniz modellere indirgedik kaldı 5 tür.
Tek avantajı nereden aldığını bilmek götürüp geri satmak ya da sorun olursa muhatap bulmak olabilir kimi galerilerin garantisi oluyor ya da kredi kartına taksit ve kredi imkanı oluyor. Onun dışında kusurları olan araçları alıp tamir ettirip satanlar var daha pahalıya. Ama geçen ay araç aldık sahibinden satan kalmamış gibi bir şey, yüzde 80’i galeriydi ve adamlar arabadaki kaza ne bilmiyor, sorununu bilmiyor, ihaleden almış rastgele umrunda değil nasılsa biri alır diyor.
Aracımız perte çıktığı için aynı yıl ve modelden alalım dedik sigortanın verdiği para ile, ama galericilere tahammül edemedik gittik sıfır araç aldık en sonunda, halbuki sahibinden bulsak direkt ikinci alıp konuyu kapatacaktık.
0
kullanıcıadımbuolsun
(07.01.26)
arabayı satmak için ilan veriyorsun bir sürü arayan soran oluyor.
kimisi ek iş olarak al-sat yapıyor.
ağzı laf yapıyor, az çok arabadan anlıyor -hatta bazıları bir araba modeli üzerine uzmanlaşmış mesela sadece fiat doblo alıp satıyor.
adam galerici değil ama boş zamanlarında bu işi yapıyor.

sen satılık ilanı verince bu adam gibileri (sayıca epey fazla) arayıp bir sürü şey söylüyor. zaman ayırıp görüşüyorsun, 10 paraya anlaşmışsın bir sürü şey söyleyip 9'a düşürmeye çalışıyor.

sonra başlarım böyle işe diyorsun, elindekini de nakite çevirmen lazım zaman geçiyor, adresi belli bir yere yani galericiye veriyorsun. az paraya alıyor senden belki ama en azından günde 50 defa arayıp soran bir kısmı dolandırıcı olan insanlarla muhattap olmuyorsun. dolandıracaksa adresi belli bir yer dolandırsın diyorsun kısaca.

galerici övgüsü gibi olmasın onlar da az şeytan değiller ama piyasada "abi vallahi son param" deyip de al-sat ile gününü gün eden insanlar da az değil.
0
biseysorcaktim
(07.01.26)
insan psikolojisini unutma. Sahibindene ilana 1 milyona koyup, satamayınca galeriye 900 bine satan vardır mesela. Ama ilanı 900'e düşürse yine anında satacak belki, ama çoğu kişi bunu yapmıyor :D Sana o fiyata satmıyorlar yani.

Alış kısmında da, rasgele bi insana güvenmek yerine 1 milyon vereceğime 1100 veririm adresi belli olan yerden alırım diye de var. ¯\_(ツ)_/¯
0
nhk ni youkosu
(07.01.26)
ben arabamı az daha galeriye satacaktım.

arabamın durumuna benzer arabaların fiyatlarının ortalamasını aldım, sonra da yaklaşık 50-60.000 liralık bir pazarlık payı da bıraktım.

biçtiğim fiyata 500.000 lira diyelim, vereceğim fiyata ise 450.000 lira diyelim zaten bu enflasyon ortamında parayı hesapta tutsan çevirsen etsen 1 ay geç satılacağına parayı 1 ay çeviririm daha iyi olur dedim.

aga telefonlar gelmeye başladı konuşuyoruz ediyoruz düşebileceğim son rakam 450.000 diyorum bana 400.000 yapsak ama ben 350 versem 2 ay sonra 50.000'i ödesem demeler direkt 300 garibanım demeler sinir hastası oldum gitti. galeri de diyor 400 falan. bununla uğraşacağıma 1 ay parayı faizde altında tutsam zaten fark kapanacak demeye başladım.

en son da yeni araba alacağım bayiye gittim bu arabayı kaçtan sayarsınız bu araba+ yeni araba fiyat farkı dedim arabayı 470.000 liradan saydılar. hemen orada verdim gitti arabayı.

2 hafta sonra benim arabayı bir galerinin ilanında gördüm neredeyse 600.000'e, takibe aldım düştü düştü en son 550.000'e düştü sonra da satıldı.

özet: araba daha 1-2 yıllık ve düşük km'li değilse çekilecek bir çile değil, salak salak pazarlıklar yapılıyor. arabanı ilana koy ve insan kalitemizin nasıl yerler altında olduğunu gör.
+1
denizgonen
(08.01.26)
gecen ay arabamı satmak ıcın sarı sıteye koydum. Takas için gelen teklifler

- 2 Tane erkek 1 yaşında sivas kangal köpeği
- Karsta kaz çifliği. Çiftlikte 200 ün üzerinde kaz ve 1 milyon TL nin üzerinde yem ve yatırım varmış.
- 1987 Model boyasız değişensiz Kartal SLX+ bir miktar para
- 2. hafta sonrasına 1 milyonluk müşteri çeki + bir miktar nakit. (dolandırıcı)
- Urfa Siverek te 4+2 Daire üzerine para istiyor. ( Ben İstanbuldayım.) Siverek neresi haritada yerini bulamam.
- 1 Yaşında 2 adet Düve. ( Ne oldugunu bende bilmiyorum.)
-Kırşehir mucur da arsa. üstüne para istiyor.

Bunlarla muhattap olmak istemiyorsan galeriye satıyorsun arabayı.
+1
paudi
(08.01.26)
marketlerde bile fiyatlar farklıyken pazarlık payı %10'larda olan bir malın tabii ki alım satımından kar elde edilebilir.
0
gabe h coud
(08.01.26)
birkaç teknik var.

paraya çok sıkışmış biri gelir, acil nakit lazımdır aracı ucuza alır.

arabasını yenileyecek biri gelir eski aracını satmakla uğraşmak istemez ve piyasının altına takasa verir.

piyasada felegin çemberinden geçmiş kullanıcının elden çıkaramayacağı aracı çok ucuza alır. onu sanayide bir güzel toplatır. dışardan havalı görünecek şekle sokar ve çok cazip bir fiyat ile hatta vade-senet takas opsiyonları ile satışa koyar.
0
orpheus
(08.01.26)
(3)

Çekme karavan

brnbrs
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum. Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
1 ay önce bir çekme karavan aldık, henüz kullanmak kısmet olmadı. 2 hafta sonra bir iznim var bunu değerlendirmek istiyorum.
Daha önce bu şekilde kamp yapmışlardan bilgi almak istedim. Biz Bursa da ikamet ediyoruz,uzak olmucak yakın yerlerde sorun yaşamayacağımız yer öneriniz olursa çok sevinirim .
0
brnbrs
(07.01.26)
Zararın defi, faidenin celbinden önce gelir kaidesine göre önce bu işin
içinden birini dinle . Karavanım yok ama dinlemiştim geçen haftalarda:
m.youtube.com
+1
diyecevaplandı
(07.01.26)
Arkadasımın karavanı vardı ve sadece 2 gün mutlu oldu. Aldığı gün ve sattığı gün. Deprem dışında kullanışlı değil. Türkiye de başa bela bi iş.
+2
luluki
(07.01.26)
çekme karavan biraz sıkıntılı iş. çekerken epey dikkat etmek lazım. aracın buna uygun mu, daha önce herhangi bir aracın arkasında 500-600 kg yük çektin mi. aracın hem sürüş hem de frenleme karakteristikleri çok değişecek. genel olarak bence en önemli konu bu.

yoksa tavadanki havalandırma, güneş paneli, sineklik vs. bunları zaten çözersin.
+1
orpheus
(08.01.26)
(3)

Digiturk kanal sorunu

solenkol
İstanbuldaki rüzgarlı havalardan sonra tüm kanallar gitti 20tane fln cekiyor. Sinyalden dolayı sanırm. Kartı cıkarım tekrar kolay arama yapsam mı fırsatım olmadı daha kurcalamaya. Dmdu ve bu var hangisini secmem lazım normal digiturk yonlu antende
İstanbuldaki rüzgarlı havalardan sonra tüm kanallar gitti 20tane fln cekiyor. Sinyalden dolayı sanırm. Kartı cıkarım tekrar kolay arama yapsam mı fırsatım olmadı daha kurcalamaya. Dmdu ve bu var hangisini secmem lazım normal digiturk yonlu antende
0
solenkol
(06.01.26)
çatıdaki anten oynamıştır. servis çağırmalısın.
0
orpheus
(06.01.26)
BU yapacaksınız. Genelde işe yaramıyor. Bir süre sonra kendiliğinden geliyor ya da uzun süre gelmezse antene baktırmanız lazım. Bizde ne hikmetse hep halk tv gidiyor.
0
eileengray
(06.01.26)
hocam rüzgarlı havalarda çanaklar oynuyor yerinden, kalıcı çözüm için mevcut çanağı delikli çanakla değiştirebilirsiniz. bu çanaklar, delikler sayesinde rüzgarda pek hareket etmiyor.
0
shadowfollower
(06.01.26)
(11)

Kedinizin en sevdiği oyuncak nedir?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?Teşekkürler
Merhaba,

Kediniz en çok hangi oyuncağı seviyor?
Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(05.01.26)
Alüminyum folyodan yapılmış top.
0
orient blue
(05.01.26)
Bizimki de aluminyum folyo topu seviyor ama zehirli oldugu icin vermiyoruz. Diger favori oyuncagi karton sut kutularinin kapaklari. En cok onlarla tut getir oynuyoruz (atinca kopek gibi gidip getiriyor kerata).

Pet shop'larda satilan kedi oyuncaklarina pek prim vermiyor.
0
sertac akin
(05.01.26)
şu sıralar ayakkabı bağı
0
truf
(05.01.26)
Saç lastiği.
Soda kapağı.
Pipet. (Buna genelde kediler hayır diyemiyor.)
Beş on tane topu, oyuncağı da var ama yanından geçip gidiyor, pek bakmıyor.
0
a perfect lie
(06.01.26)
yeni verilen her şey 10 dakika boyunca en sevdiği oyuncak. 10 dakikadan sonra bir daha asla yüzüne bakmaz. oyuncaklarla oynamaktan hoşlanmayan bir benim kedim var herhalde.
+1
robokot
(06.01.26)
Şerit metre, mezura, örgü ipi ve şişi. Bunlar aslında benim oyuncaklarım ama paylaşmak zorunda bırakıyor.
0
beetlejuice
(06.01.26)
kalın çekip fırlatabileceği paket lastiği.
+1
orpheus
(06.01.26)
bebekken çay kaşığı ile oynuyordu şimdi 4.5 yaşında hiçbir şeyle oynamıyor. ara sıra ip ile oynatıyorum ondan da hemen sıkılıyor. lazere falan asla tepki vermiyor.
0
hold the door
(06.01.26)
Örgü şişi +1 bu nasıl bir sevmek!
+1
peki madem
(06.01.26)
pipet.
köpek gibi oyun haline getirir hatta. ben atarım o yakalar getirir.

patates kızartması ve ekmek parçası.
kaşla göz arası kaptı mı bunları bir dahaki temizliğe kadar bulamam. her yere sürükler. ağzında oradan oraya taşır.
0
art cat chocolate
(06.01.26)
Yere düşen baklagil taneleri.

Ayıklarken falan yere kuru fasulye ya da nohut tanesi düşüyor bazen.

Günlerce o minicik taneyle oynuyor.
0
anaphylacticshock
(06.01.26)
(19)

5 Yaş Çocuk Gece Korkusu

delusione
Merhaba Arkadaşlar,Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an
Merhaba Arkadaşlar,

Oğlum 5 yaşında 19 Aralık'ta ateş şikayeti başladı. 20 Aralık gecesi kokarak uyanıp etrafta koşturma, dönme ,ağlama eşlik etti. Boş boş bakıyor çok garip bir durumun içinde bulduk kendimizi. 22 Aralık ta çocuk doktoruna gittik el-ayak hastalığı olduğunu belirtti neyse çocuk şu an 20 Aralık itibari ile her gece korkarak uyanıyor ve garip garip konuşuyor el ayak buz gibi oluyor. Gece terörü ihtimali de elendi kafamızda çünkü ertesi gün hatırlıyor. Akşama doğru iyice huzursuzlanıyor. O mutlu keyifli hali gitti çocuğun.İşi çok metafiziğe vurmak istemiyorum ama konu ile ilgili düşünceniz nedir? Çocukken bende buna benzer bir durum yaşadım ve tıp çaresiz kalıp bir hoca çözmüştü işi ama malum ortalık üç kağıtçı dolu danışabileceğim kimse yok. Lütfen ciddi cevaplar verirseniz sevinirim çok gerginiz bu sebepten dolayı.
-4
delusione
(05.01.26)
öncelikle geçmiş olsun. hastalık dışında aile veya çocuğunuzun yaşamında önemli bir değişiklik oldu mu? Anne baba kavgası, boşanma, dede, anneanne vefatı, ayrılması vb. Bunları düşünün. Lütfen fizyolojik bir rahatsızlığı yoksa bir pedagoga gidin. Hocayla falan olmaz. Ters bir şey söyler daha da kötü olabilir çocuk.Ayrıca burada birisi deneyimini paylaşırsa ihtimal olarak değerlendirin ama tamamen buna odaklanmayın. Her vaka farklıdır.

Bu arada akşama doğru huzursuzlanması gece iyi uyuyamadığından ve yorgunluktan kaynaklanıyordur muhtemelen.
+3
merhum
(05.01.26)
izlediği/duyduğu bir şeyden korkmuş olabilir. o hastalığın verdiği acıdan dolayı da böyle davranıyor olabilir. hastalığı anlamlandıramıyordur ve korkuyordur. geçeceğini ve iyileşeceğini anlatın.

cin diye bir şey yok. şeytan diye bir şey yok. hayalet diye bir şey yok. ruh diye bir şey yok. yıl 2026 ve hepimiz 30 yaş ve üstü insanlarız artık. mantıklı düşünelim. bilime yönelelim.

siz çocukken de muhtemelen ya placebo etkisiyle çözüldü ya da çözüleceği vardı hocaya denk geldi.

çocukla düzgünce oturup konuşun. seni korkutan ne? bir şey mi gördün/duydun? korktuğu zaman ben yanındayım diyin sarılın. sakinleştirici konuşun. uyumadan önce de sakinleştirecek şekilde konuşun, masal okuyun. gerekirse birkaç gece yanında uyuyun vs.

pedagog ile görüşebilirsiniz. en iyi tavsiyeleri o verir ve konuyu çözer.
+18
art cat chocolate
(05.01.26)
ateşten halüsinasyon gördü muhtemelen.

bu arada ben metafiziğin de bu tarz durumlarda gayet işe yaradığına şahit oldum. benim elimdeki egzama da okuyunca geçmişti normalde 1 senedir gitmediğim doktor kalmamıştı ama okuttum ve ertesi gün bitti. her şeyin de ilacı tıp değil.
-13
yenibirgüzelnick
(05.01.26)
Travmaya sebep olacak bir şey yaşamadı. Zaten inanın sevgi ile büyüyen bir çocuk. Rutin dışında bir şey yaşamadık yaşamadı. Çok uzun süre bir ateşli olma durumu da söz konusu olmadı. İlk etapta el ayak hastalığına bağladık. Sonra buna bağlı gece terörü olabilir diye düşündük. İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim. Okula gidiyor yeme içme de bir problem yok ama dediğim gibi çocuğun gözünün feri gitti resmen.
-9
🌸delusione
(05.01.26)
art cat + 1

bir de çocuk tablet veya telefonda bir şeyler izliyor mu? oyun oynuyor mu? izlediği, oynadığı içerikler sizin denetiminiz altında mı? bu tarz bir şeyden etkileniyor olabilir mi?

çocuğum yok ama bazen çocukların izledikleri, oynadıkları içerikleri denk gelip görünce aklım çıkıyor, çok ürkütücü figürler ve kurgular var. çocukların olumsuz etkilenmemesine imkan yok.
+3
Phoebe
(05.01.26)
Tüm ihtimalleri arkadaslar guzelce belirtmis. Ben cin diye bir sey yok +1 demeye geldim. Çocugun belli ki ya fiziksel ya psikolojik bir derdi var. Okulda arkadaslari korkunc hikayeler anlatmis bile olabilir. Boyle safsatalarla daha kötüye gitmesine sebep olmayin. Deneyimli bir uzman yardimi cozum olacaktir
+14
üğpoıuy
(05.01.26)
cevabınızın bir kısmında sanki gereksiz bir detaymış gibi "okula gidiyor" diye bahsetmişsiniz ama bence bu çok önemli bir detay. okulda bir şey oluyor mu diye araştırdınız mı? öğretmenleriyle davranış değişikliğini konuştunuz mu? onlar da gözlemlemiş mi? okuluyla da iletişime geçip pedagogla görüştürebilirsiniz. gerekirse de üniversite hastanesine gidebilirsiniz. açıkçası sizin bir cevabınız da çok endişe verici:

"İhtimalleri eledikçe ve gece korkarak kalktığı sırada dua okuduğumda okumamamı istedi.bir kaç kez arada sanki başka biri cevap verir gibi hissettim."

batıl inancınızla çocuğu etkiliyorsunuz muhtemelen. hatta ona farklı biri gibi bile davranıyor olabilirsiniz. sizin de profesyonel destek almanız hem size hem de çocuğa faydalı olur. belli ki çocuğunuzu çok seviyorsunuz ama yöntemleriniz yanlış olabilir.
+14
eileengray
(05.01.26)
inançlı bir insanım lakin işi hemen cine toniğe bağlamanın mantığını anlayamadım.


cinin işi yok da gelecek size musallat olacak. doğru düzgün bir doktora götürün çocuğu. tablette telefonda bir şey görmüştür arkadaşları anlatmıştır. karşınıza alıp sormadan kafanızda kurmanız şaşırttı.

böyle şeyler bu tip şeyleri çok düşünenin başına gelir derler. aklınıza gelen ilk ihtimal neden metafizik? tıp çok gelişti
+2
Hallegadola
(05.01.26)
evde sürekli inşirah suresi açık kalsın youtube üzerinden birkaç gün. allah şifa versin.
-6
summerjam0306
(05.01.26)
dua olayı aslında tamamen placebo etkisi.

dünya üzerinde bir sürü din var. herkes kendi dini inancına göre dua ediyor ve duasının karşılık bulduğunu söylüyor, buna inanıyor. herkes kendi tanrısının "tek" doğru olan olduğunu söylüyor ama herkesin de duası işe yarıyor ne hikmetse. :)

çocuğa geçmiş olsun demeyi unutmuşum. geçmiş olsun.
+7
art cat chocolate
(05.01.26)
odası çok sıcak mı?
sıcaklık yorgan bunalmada bu tip şeyler yapıyor, bir kaç gün peteği kapasanız çok sıkı giyinmeden serin yatsa, birazda sizin çocuğu ferahlatmanız önemli mesela bak bu akşam peteği kapatıcaz çok rahat yatıcaksın derseniz koşullanması gider.
0
eja
(05.01.26)
Ateşli hastalıklardan sonra böyle şeyler olabilir tıpta bunun örnekleri var. Epstein barr virüsü sonrası Alice in wonderland sendromu diye bir rahatsızlık oluşabiliyor mesela, okuyun bakalım bir sizin duruma uyuyor mu

pmc.ncbi.nlm.nih.gov

2 3 hafta belki 1 ay sonra geçiyor diye biliyorum. Bence ateşliyken gördüğü rüyalar etkilemiş olabilir, bir süre gözlemleyin geçmezse yine değerlendirir siniz bir pedagog ile
0
kullanicadi
(05.01.26)
tibba caresiz kalabilecegi kadar sans vermemissiniz sanki, bir pedagogdan destek alsaniz metafizige kaymadan once, cocuk icin daha faydali olur sanirim. arkadaslarin dedigi gibi okulda arkadaslarindan (ya da ekran saati varsa izledigi seylerden) duydugu bir seylerden etkilenmistir bence de. madem hatirliyor geceleri yasananlari, gunduz normal bir ruh halindeyken de konusup dertlesmeyi deneyebilirsiniz bir de. ne hissediyor ne yasiyor anlatir belki?

edit: cok gecmis olsun yavruya, umarim en kisa zamanda normal hayatiniza donersiniz.
+4
in vino veritas
(05.01.26)
cok gecmis olsun. oncelikle gitmediyseniz noroloji poliklinigine gidin, bu sikayetleri anlatin. yardimci olmalari lazim.
+1
tahtakafa
(05.01.26)
geçmiş olsun.travma yaşayıp yaşamadığına siz değil psikolog veya psikiyatrist karar versin. 5 yaş çocuğu okulda yaşadığını evde farklı şekilde anlatabilir. etkilenip etkilnemediği de belli durumlarda belli olur.
+2
mikahakkinen
(05.01.26)
çok geçmiş olsun
metafizikle alakası yok +1
siz arapça dua okumaya başlayınca çocuk iyice korkmuştur o yüzden okumanı istememiştir çok normal değil mi annesinin hiç anlamadığı dilde bir şeyler söylemesinden korkması.
+8
Sadece soruyorum
(05.01.26)
gerçekçi olmayan korkularınızı (cin-peri) içselleştirerek çocuğa yansıtmanız işleri daha da çıkmaza sokar.
+9
orpheus
(05.01.26)
Geçenlerde birisi de evinde tuhaf şeyler olduğunu yazmıştı. Herkes hava kalitesini ölçtür demişti. Carbondioksit çoğalınca inananlar tuhaf şeyler yaşayabilir dendi. Gece yatmadan bir havalandırın olmadi. Hava sirkülasyonu mu yok?
0
bir varmis bir yokmus
(05.01.26)
Arkadaşlar hepinize teşekkür ederim. Dün gece çok şükür yaşamadık. Bir arkadaş özelden belirtmiş benzer bir durumu. Bu arada çocuğu doktora götürüyoruz tabi ki. İlk defa böyle bir durum ile karşılaştığımız için her ihtimal aklınıza gelebiliyor. Son ihtimali de elemiş olduk. Süreci takip edeceğiz.
0
🌸delusione
(06.01.26)
(14)

Flört işleri

kararsızataletfilozofu
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısındanYaş 30larda erkek, çalışan biri.En son sevgili 8yıl önce olmuşHoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini
Cv yi özet geçeyim mantıksal zemine oturtmak açısından
Yaş 30larda erkek, çalışan biri.
En son sevgili 8yıl önce olmuş
Hoşlandığı aşık olduğu insanlar olmuş ama hep friendzone a düşmüş.
En son aşık olduğu kız, sevgilisiyle çam ağacı evde süslerken hikaye koydu.
Bu sebeple bu sıralar hevessizliğin dibini gördü.

Date sayısı bu 8 yılda 5-6 yı geçmediği için
Ne flört konusunda tecrübe kazanabildi ne de hatalarını görebildi.

Konuşurken fazla kendimi anlatıyorum hatalarımı bile, cool olmuyorum. Böyle bir eksikliği tek farkedebildim bir arkadaştan öğrendim en basitinden.
(Eskiden hiç konuşmuyordum ayarını bulamadım bu işin)

Spora zaten başladım kafam dağılsın diye
Kitap ve diziye de sarabilirim

Yada biraz daha çabalamalısın, buluşma kulüplerine, workshoplara katıl devam et flört çabalarına mı dersiniz ?

Yada önereceğiniz kendini geliştir şu video şu kitap, şu tavsiye öneriniz var mı ?
0
kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
Ben CV'nizi okuyunca flört pratiği olmayan ama duygusal zekâsı ve farkındalığı yüksek birini gördüm. Önce acele etmeyi, kendinizi ispat ihtiyacını, kendinize yüklediğiniz o "birini bulmalıyım” baskısını biraz geri çekmenizi tavsiye ederim. Sonra da ilk birkaç buluşmada kendinizi çok dökmemeye gayret edin derim. Zira erken açılmak ister istemez karşıya yük bindirir. Bir de karşı cinsle iletişimde önceliği flört olarak belirlemediğiniz zaman daha rahat olursunuz. Bu da iletişiminize olumlu yansır ve şartlar uygunsa zaten o aşamaya kendiliğinden geçtiğinizi görürsünüz.
+2
zaman ilac degil insanlar unutkan
(05.01.26)
Bence bütün bu cv olayı bile yanlışın bir parçası aslında. Nasıl basitleştireyim bilemedim. Pek rahat görünmüyorsunuz. Rahat deyince insanlar ev halini anlıyor, bundan bahsetmiyorum. Arkadaşla, aileyle, tek başınayken, iş ortamında, yabancıların arasındayken, flört döneminde ve ilerlemiş bir ilişkide "rahat olma kriterleri" farklı. Rahat olayım derken toptan kendimi salayım anlamayın bu açıdan, ama siz biraz fazla teknik tarafta duruyorsunuz sanki.

Kendinizi düşünün, birisi karşınıza belli bir amaçla gelse, belli teknik konulara dikkat edip hedefi tutturmaya odaklı olsa siz ne hissedersiniz? İnsanlar böyle şeyleri sessizce anlar.

Evet insanın geçmiş ilişkileri ona bir şeyler öğretir, ama bu hayatın genel bir akışı. Bu hesaba katılması gereken bir kıstas değil. Kendinizi "ben deneyimsiz olduğum için teknik anlamda yetersizim" şeklinde konumlandırmanız yanlış.

Siz iyi vakit geçirdiğiniz insanlarla muhatap olacaksınız. Bu kişilerle hoşlandığınız şekilde vakit geçirmeye devam edeceksiniz. Sonra ne oluyorsa olacak. Hepten salmayın, ama bu kadar da teknik olmayın. Bence doğrusu bu.
+2
akhenaten
(05.01.26)
friendzone'a nasıl düşüyorsunuz anlamıyorum. hadi şimdi evliyim de eskiden ilk buluşma güzel geçiyorsa bi şekilde öpüşürdük, öpüşülmediyse önümüzdeki maçlara bakardık. muhabbete fazla sarıp fiziki çekimi falan arka plana mı atıyorsunuz, fazla mı dertleşiyorsunuz ne, sıkıntı orda bence.
+1
antihero
(05.01.26)
özgüveninizi neler artırır, buna odaklanmanız faydalı olur. yazdıklarınızda düşük özgüven hissettim. özellikle erkek tarafı için flört ve ilişki olayının en temel konusu budur. özgüveni karşıya hissettirmediğiniz görüşmelerinizin çoğunun sonu friendzone'a düşmektir.
0
awlmi
(05.01.26)
yukarıda çoğu kişi söylemiş aslında. onlara katılıyorum. bence yeni biriyle tanışırken "ben bununla öpüşebilir miyim" diye düşünmektense yeni bir insan tanımaya odaklanmak daha önemli. o zaman rahat olursun, rahat olursan da sohbet etmek daha akışkan olur. karşındakine sadece seninle flört ederse değerli olacakmış gibi değil o zaten değerli biri ve sen onun hakkında bir şeyler öğreniyormuşsun gibi düşün. ve onun hakkında bir şeyler öğrendikçe bakarsın birbirinizi tamamlayan yanlarınızı veya birbirinize ilginç gelen yanlarınızı bulursunuz ve o zaman da sen çabalamasan da bir şeyler kendiliğinden ilerler.

tip ve para konusuna gelirsek, bu konular bu kadar önemli olsaydı kimse evlenemezdi. çoğu insanlar 20lerinde evleniyor ve evlenirken genelde kimsenin evi arabası olmuyor, sonradan alınıyor bunlar. ayrıca evli olan kişilerin hepsi çok güzel çok seksi veya çok yakışıklı değil.

ama evli kişilerin evlenmeden önceki hallerine bakarsan genelde bakımlı olurlar. kız çok güzel olmasa da en azından bir cilt bakımı yapar, biraz makyaj yapar saçına özenir. dişini fırçalar vs. mesela sen sigara içiyor ve günde en az 2 defa dişini fırçalamıyorsan dişlerin sararmıştır ve her 10 kızdan 8'i seni eliyodur daha yolun başında. Saçın sakalın birbirine karışmış geziyosan olmaz. asgari bakımı yapman lazım.

onun dışında bir ortama girdiğinde, hemen kendi hesabını ödeyip kaçıyosan bence senin cimri olduğunu düşünebilirler. ortama göre hareket etmek lazım. mesela hiç evden çıkmıyor bir kitap okumuyor bi film seyretmiyosan bi kızla buluştğunda ne anlatacaksın. sen kendini geliştirmeye odaklan, hayatını renklendir, senin hayatına eşlik etmek isteyen biri gelirse ne güzel olur. mesela bi de keskin çizgileri olan biriysen de itici olabilirsin, örneğin bir kızla flört edeceksin, kız seni beşiktaşa çağırdı, ben beşiktaşa gelemem çok uzak sen beylikdüzüne gel diyemezsin, ya da kız sanat filmine gidelim dedi, sen de "kızım ben sanat filmi sevmem" diyip kestirp atarsan itici olursun, ama "sanat filmi bana hitap etmez ama sen istersen gelirim belki fikrimi değiştirecek bir şey olur" dersen sevimli olursun. vs vs. genel geçer şeyler bunlar bence.
0
Sadece soruyorum
(05.01.26)
yılışık bir havan var gibi geldi bana öyle birini anlatıyorsun ki karşımda burhan altıntopu düşündüm.

erkek adam kafasını yormaz bu tip şeylere çok fazla
-7
Hallegadola
(05.01.26)
Nasip bu işler. Bu şekilde takılıp direkt evlenen de var.
-2
arbre
(05.01.26)
sürekli friendzone düşüyorsan hata sendedir. o fırsatı-imkanı karşındaki kadına veriyorsun. bu genelde fazla iyi olmaya çabalayan, aşırı yardımsever. kendi değerini göstermeye çalışan insan hatasıdır.
0
orpheus
(05.01.26)
Kadınlar, karşısındaki erkeğin kendini tamamen ortaya koymasından hoşlanmaz; gizem ortadan kalkar. Zor çözülen erkek merak uyandırır. Eğer merak uyandıracak bir yönün yoksa, arkadaş olarak kalır ve sadece dert dinlersin.
Ayrıca günlük konuşmalarda sürekli İngilizce kelimeler kullanmak, birçok kadına itici gelebilir. “Friendzone” gibi kavramlara gerek yok; Türkçemiz yeterince güçlü ve güzel.
+1
deepex
(05.01.26)
bence tuhaf birisin. soruya üçüncü kişiden bahseder gibi girip, birden kendinden bahsetmen ne kadar tuhaf oldugunu gösteriyor. ikili ilişkilerde de bu şekilde tuhaf davranıyorsun muhtemelen.
-1
abelardo
(05.01.26)
Keyfin yerinde mi kendinle başbaşayken?
Seninle arkadaş veya sevgili olsan geçireceğimiz zaman keyifli olur mu?

Keyfi yerinde insanın enerjisi çok uzaktan farkedilir. Başka birine değil kendine doğru dön bence.
Eve kapanarak demiyorum elbette, ilgini çeken workshop, kurs işlerine gitmek kendin için iyi olur.

“Bu kızı öpebilir miyim?” diye düşünerek yaklaşma diyen arkadaşa çok katılıyorum. Ayrıca olaya istatistik olarak bakarsak da öpmediğin her kız ortalama 5 başka kıza giden yolu açıyor. 3 kız öpmesen 15 kıza erişimin oluyor.

Başta söylediğimi tekrar edeyim.
Sen keyfi yerinde ve etrafına keyif veren bir insan olduğunda zaten birisi gelir seni kapar. Sen kendinle ilgilen.
0
michael_knight
(05.01.26)
Burdakileri dinleme derdin varsa terapiye git. Bir soruna bakış açısı her insanın hayat tecrübelerine göre değişir, onların birikimi sende yoksa verecekleri tavsiye hep eksik olur.
+2
nahtoderfahrung
(05.01.26)
Çok acaip bulabilirsin ama kendimi tutamıyorum, astrolojik doğum haritana bakmak isterdim, seni konuşmakta bu kadar dengesiz yapan nedir, çözüm görünüyor mu diye. Çünkü çoğu zaman bu tarz şeylerin çözümü görünür. Durumun çok zor, arkadaşlar da söylenecek her şeyi söylemişler, bende de sadece bu kalmıştı onu sundum.
-1
muhayyer divan
(05.01.26)
Cevaplar için teşekkürler.
Uykusuz bir gece yine duyuruya danışmış oldum.

1.si alkol, kumar, sigara kötü alışkanlığım yok.
Dişler her zaman fırçalı, deodorant her zaman ve her gün duş alıyorum dikkat ederim,

2.si konuşmam arada garipleşebiliyor aklımdan öyle geçtiği için özneyi bir arkadaş gibi başlayıp kendimde bitirdim psikolojik bir sebebi vardır da çok kafaya takmadığım için duyuru sonuçta böyle yazdım.

3.sü benim mottom önce arkadaş olmak her zaman fakat bir süre zaman geçince hoşlanma olursa sonra flörte yönelik adım atılmayınca friendzone a geçiliyor.

4.sü bazı konularda seçici olabiliyorum gıdaların markası, sağlıklı olup olmaması filan gibi.

5.si bonkör değilim enayi olacak kadar, cimride orta halli yerine göre, ama karşı tarafla arkadaşta olsak 3buluşmanın 2sini ben öderim.

6.sı dizi-film eksiğini hissediyorum
Yurtdışı deneyimin eksikliğini hissediyorum
Tecrübesizliğin eksikliğini hissediyorum.

Psikolog aklımdan geçiyorda o kadar bütçe ayırıp o kadar fayda göreceğimi düşünmediğim için erteliyorum.
Onun yerine parayı spora, gıdaya, arabaya, kıyafetlere, vb. Şeylere ayırmayı tercih ediyorum şimdilik
+1
🌸kararsızataletfilozofu
(05.01.26)
(6)

Bu özelliklere sahip bilgisayar kaç para eder ?

ebeş
Merhaba, Elimde kapalı kutu bir macbook pro var, arkadaşım tarafından hediye edildi 1 sene önce ihtiyacım yok diye hiç açmadım, aşağıdaki özelliklere sahip, satmaya kalksam kaç para eder ? Birde garanti durumu nasıl oluyor bunlarda bilen var mı ?Apple m3 pro çipli 14 inç macbook pro18 gb birleşik be
Merhaba,
Elimde kapalı kutu bir macbook pro var, arkadaşım tarafından hediye edildi 1 sene önce ihtiyacım yok diye hiç açmadım, aşağıdaki özelliklere sahip, satmaya kalksam kaç para eder ? Birde garanti durumu nasıl oluyor bunlarda bilen var mı ?

Apple m3 pro çipli 14 inç macbook pro
18 gb birleşik bellek
512 gb ssd
11 çekirdek cpu
14 çekirdek gpu
Uzay siyahi rengi
0
ebeş
(04.01.26)
türkiyeden mi almış, klavye türkçe mi bunlara göre değişir. türkiyeden alındıysa mutlaka 1 yıl daha garantisi vardır.

yalnız bunun GPU türüne göre 40K fark var. sendeki hangisi bunu belirlemek lazım. kapalı kutu ürün satarken bir problem var. kapalı olduğu için değeri daha yüksek ama alıcı da açıp kontrol etmek isteyecek. o noktada dikkat etmek lazım. açtırıp almaz ise sıkıntı.

www.troyestore.com

checkcoverage.apple.com
+1
orpheus
(04.01.26)
Çok teşekkür ederim, klavyenin türkçe olup olmadığnı seri numarasını ilettiğin apple sitesine girerek öğrenebilir miyim ?
0
🌸ebeş
(04.01.26)
TR garantili ise klavyesi türkçedir. ayrıca kutunun yanında bir etiket olması lazım. ülkelere ve konfigürasyona göre özel bir model no oluyor.
0
orpheus
(04.01.26)
Baktım şimdi 2023 model diyor ancak satınalma tarihi kullanılamıyor, garanti kapsamı için apple ıd girişi yapın diyor ama tabi ürün kapalı kutu olduğu için apple hesabı yok içinde sanırım garantiyi göremiyorum
0
🌸ebeş
(04.01.26)
apple cihazlarda garanti kurulum yapıldıktan sonra başlıyor.

1 yıldır açılmadı ise cihazın pilinde problem olabilir. ilk açılışta geç tepki olabilir, sıfıra yakın şekilde uzun süre kaldıysa kapasite kaybı olabilir. satacağınız kişiye bu bilgileri de söyleyin. gerekiyorsa açın pili test edin, dediğim problemler varsa garantiden pil değişimine gidilebilir. garantide ilk yıl içerisinde %80 altına düşerse kapasite ücretsiz değişim veriyor apple.
+1
duyulmasi gerektigi kadar
(05.01.26)
sahibinden'de birkac tane satilik var kapali kutu biri 75k yazmis.

www.sahibinden.com

benim bildigim garanti satin alinir alinmaz basliyor yanliz, kutu acilinca degil.
su anda kulladigim macbook'u kapali kutu kisiden aldim, actigimda 4 ay once garantisi baslamisti. o arkadasa da cekilisten cikmisti.

apple tr 2 sene garanti veriyorsa tahminim 1 senesi bitmistir.
+1
cooperr
(05.01.26)
(1)

Evde organik Faraday kafesi yapımı ?

Sir Anthony Hopkins
binanın dış cephesinde 12metre kadar kablo kanalı içinde geçen cat6 standart korumasız ethernet kablolarım vardı evin içinde 2.5gb ethernet switche bağlı, geçenlerde yakınlara bir yere yıldırım düştü switchin portlar tümden gitti, tplink sağolsun garantiden değiştirdi.bu kablo kanalını pimaş boru il
binanın dış cephesinde 12metre kadar kablo kanalı içinde geçen cat6 standart korumasız ethernet kablolarım vardı evin içinde 2.5gb ethernet switche bağlı, geçenlerde yakınlara bir yere yıldırım düştü switchin portlar tümden gitti, tplink sağolsun garantiden değiştirdi.

bu kablo kanalını pimaş boru ile değiştirip üstünü alüminyum folyo ile kaplasam , ethernet kablolarını sftp ile değiştirmeden masraftan kurtulabilir miyim?
0
Sir Anthony Hopkins
(02.01.26)
hiçbir faydası olmaz. SFTP kablo da yıldırımdan koruyamaz.
+1
orpheus
(02.01.26)
(6)

yazılımcılar yapay zeka tercihi

WithWorth
yapay zeka tercihiniz var mı ?gemini sanki bana daha bi iyi geldi.
yapay zeka tercihiniz var mı ?

gemini sanki bana daha bi iyi geldi.
0
WithWorth
(02.01.26)
genelde claude öneriliyor ama çeşitlendirme yönünde bir eğilim var.
0
merhum
(02.01.26)
claude iyi ve zeki.
claude code kullanıyorum. terminal ekranını çok seviyorum. claude code ile beraber TUI (text-based user interface) yeniden yükselişe geçti.

zaman zaman chatgpt codex'i kullandığım da oluyor. birinin cevabını diğerine soruyorum iyi oluyor.
+1
biseysorcaktim
(02.01.26)
şuanda chatgpt codex ve gemine codex birlikte kullanıyorum. basit bir arayüz yaptırıyorum. işimi görüyor fakat finalde son düzenlemeleri manuel yapacağım.
0
duyuruuser
(02.01.26)
claude code
0
orpheus
(02.01.26)
claude code max
0
tahtakafa
(03.01.26)
bizim şirkette yasak. ben ekran çıktılarıyla filan chat gpt yaptırıyorum arada ama. normal
0
ShadowOfMoon
(03.01.26)
(1)

Son zamanlarda şu AI resimleri hangi programla yapıyorlar?

ya ben lan neyse
hani bir ara ghibli tarzı resimler çok vardı ya. şimdi de böyle renkli renkli karikatürümsü resimler görüyorum. hangi programla yapılıyor bunlar?şu tip görsellerden bahsediyorum:https://www.facebook.com/photo/?fbid=122174101178589377&set=a.122131963562589377gönderi tam olarak tesadüfen karşıma çıktı
hani bir ara ghibli tarzı resimler çok vardı ya. şimdi de böyle renkli renkli karikatürümsü resimler görüyorum. hangi programla yapılıyor bunlar?

şu tip görsellerden bahsediyorum:www.facebook.com

gönderi tam olarak tesadüfen karşıma çıktı. bir mesaj falan yok.

edit: 1 tane daha örnek buldum: www.facebook.com
0
ya ben lan neyse
(01.01.26)
gemini içindeki nano banana bunları yapabiliyor.
0
orpheus
(01.01.26)
(1)

Suyu tamamen kesen küçük vana arıyorum

kvlknctk
Merhaba,Küçük ölçekli bir bitki sulama ve su geri toplama sistemi üzerinde çalışıyorum. Bu sistemde her bitki için ayrı ayrı su vermek ve gerektiğinde aynı noktadan suyu geri çekmek istiyorum. Bu yüzden piyasada yaygın olan klasik solenoid vanalardan farklı bir çözüme ihtiyacım var.Aradığım vana, he
Merhaba,

Küçük ölçekli bir bitki sulama ve su geri toplama sistemi üzerinde çalışıyorum. Bu sistemde her bitki için ayrı ayrı su vermek ve gerektiğinde aynı noktadan suyu geri çekmek istiyorum. Bu yüzden piyasada yaygın olan klasik solenoid vanalardan farklı bir çözüme ihtiyacım var.

Aradığım vana, herhangi bir basınca ihtiyaç duymadan çalışabilmeli ve sistem tamamen basınçsızken dahi suyu fiziksel olarak tamamen kesebilmelidir. Giriş ya da çıkış yönü önemli değil; vana çift yönlü akışta da sızdırma yapmamalı. Pilotlu, diyaframlı veya minimum basınç gerektiren vanalar bu ihtiyaç için uygun değil.

Piyasada bulunan çoğu ürün, basınç farkı ile kapanan ya da düşük basınçta ve ters akışta kaçıran yapılar kullanıyor. Motorlu küresel vanalar ise maliyet olarak bu sistem için fazla yüksek kalıyor. Benim aradığım daha sade, mümkünse mekanik ya da çok basit elektrikli, küçük ölçülü ve düşük maliyetli bir çözüm.

Bu tip bir vana daha önce kullanan, benzer bir sistemi çözmüş olan, ya da özel üretim yapabilecek kişi veya atölyelerle iletişime geçmek isterim. Ürün, fikir, çizim veya prototip önerilerine açığım; önemli olan sistem basıncı olmasa bile suyu gerçekten ve güvenilir şekilde kesebilen bir çözüm olması.

Geri dönüş yapabilecek herkese şimdiden teşekkür ederim.
0
kvlknctk
(29.12.25)
borulardaki basınç ne kadar ?

aslında bu tip bir vanayı peristaltik pompa mantığı ile yaparsın.
bir tane rc servo motor, kafasına egzantrik bir başlık ile servo posizyonuna bağlı
olarak boruyu ezecek. tabi bu sistem yüksek basınçlarda çalışmaz.

ya da su akışı zaten çok az ise bu noktalarda direkt peristaltik pompa kullanırsın. çalışmadığı durumda geçiş sağlamaz. suyu geri çekmekten bahsetmişsin. peristaltik pompa tersine döndüğü zaman da suyu geri çekecektir.
0
orpheus
(30.12.25)
(10)

Kedi için iç dış parazit ilaç tavsiyesi

irene
Selamlar,İki sorum olacak, Bahçede beslediğimiz iki yetişkin kısır kedimiz var. Bunları şu an veterinere götürme şansımız yok, kendi imkanımızla evde iç dış parazit işini çözmek istiyoruz. Ne alabiliriz acaba damla veya hap olarak? (Bu arada hap çok zor olacak vermesi, başka alternatif varsa ona da
Selamlar,

İki sorum olacak,
Bahçede beslediğimiz iki yetişkin kısır kedimiz var. Bunları şu an veterinere götürme şansımız yok, kendi imkanımızla evde iç dış parazit işini çözmek istiyoruz. Ne alabiliriz acaba damla veya hap olarak? (Bu arada hap çok zor olacak vermesi, başka alternatif varsa ona da açığım)

Bir de, nereden geldi bilmiyoruz ama bir tane bebek kedi geldi bahçeye. Hiç anlamıyorum kaç aylık ama 400-500gram falandır ağırlığı. Bir haftada kilo aldı belki 600 olmuştur.
Bu bebek için parazit konusunu nasıl çözmeliyiz?

Bir de bebek kedi, sürekli bizim yetişkinlerden birinin sırtında yatıyor. Birinde pire vs varsa diğerine geçebilir diye endişe ettim. Bilmiyorum başka dikkat etmek gereken bir şey var mı?

Bir de bebek 1 haftadır bizim büyük kedilerin mamasını yiyor. Kısır kediler için aldığımız bir mama. Başka mama vermek istesek de illa onların kabına koşuyor, onlar yerken onların mamasını yiyor. Bir şey olur mu acaba?

Şimdiden cevap verenlere çok teşekkür ederim.
0
irene
(29.12.25)
Ense damlaları var. İç ve dış parazit için ikisi bir arada. Yetişkinlerin işini bu şekilde çözebilirsiniz.
Yavrular için de vardır herhalde, ama uzun zamandır yavru kedi bakmadığım için sadece tahmin ediyorum. Veteriner hekimden temin edebilirsiniz hem yetişkinler hem de yavru için önerdikleri ilaçları.
Yavru yetişkinin maması yiyebilir; ama kısır kediler yavru mamasını yemese iyi olur. :)
+1
auroraaurora
(29.12.25)
ense damlası ya da hap olarak. yalnız bunların hepsinin kedinin kilosuna göre ayarlanması gerekir. veterinerlerde oluyor. bazen veterinerlerle çalışan petshoplar da satıyor.
+2
orpheus
(29.12.25)
Şu an açık bir veteriner var bulunduğum yerde bir tane de pet shop var. İkisine de sorayım. Sadece marka olarak önerdiğiniz bir şey var mıdır? Şu iyidir, bundan uzak dur gibi bir öneriye de açığım.
0
🌸irene
(29.12.25)
caniverm iyidir ama muhakkak kilosuna göre almalı. bir karton poşete girerler aslında hemen tutup veterinere götürseniz poşetle vet muayene etse ona göre uygulasa çok iyi olur.
ayrıca en önemlisi kedilerin bu ilacı birbiri uzerinden yalamaması lazım, 1 gün kadar kedileri ayırmak gerekebilir.
+1
eja
(29.12.25)
Yani poşetle taşınacak gibi değiller bilmiyorum da büyükler bayağı ağır. Kedi taşıma kutumuz var bir tane, ayrı günlerde götürebiliriz belki.
Yalnız kedileri ayırmak imkansız gibi bir şey. Birbirlerini yalamak gibi bir huyları yok aslında ama ayırmak için bir çözüm düşüneceğim. Teşekkür ederim
0
🌸irene
(29.12.25)
bizim vet nexgard combo ense damlası yapıyor haydut kedimize. 2,5 kilo ile 7,5 kilo aralığındaki kedi için direkt peketi açıp iki kulağının arasına tüylerini aralayıp yapıyorsun. kedinin yalayamadığı tek yer kafası olduğu için oraya yapılıyor. kendin bunu vetten alıp yapabilirsin. bunun için vete götürmene gerek yok. (hem iç hem dış parazitler için)

petshoptan alınmasını önermiyorlar. çünkü o ense damlası bir zehir, pireleri vs öldürmesi için. kalitesiz bir şey alırsan kediye zarar verebilirsin.

diğer kediler için ense damlası alırken bebek kedi için de sorun, ona da yapabilir miyim diye ama iç dış parazit yapılması için kedinin belli bi ağırlığa ulaşması gerekiyor diye biliyorum o yüzden ona şimdilik yapmamanız gerekiyo olabilir. yapılması tehlikeli olabilir. karnı şiş falan değilse bence bekleyin biraz daha.

mama konusu da şöyle, bebek kedilerin geliişimini desteklemek için bebek kedi mamaları oluyor bunlar daha yağlı daha kalorili oluyor. daha vitaminli gibi düşün bebek devam sütü gibi. kısır kediler ise kilo almaya eğilimli ve daha hareketsiz oldukları için daha yağsız form ürünler oluyor. yani bebek kedi kısır kedi mamasını yerse günlük kalori ihtiyacını karşılayamayabilir, gelişimi daha yavaş olabilir. ama sonuçta sokak kedisi bu, hiç yemek bulamamasından iyidir. bir şekilde büyür gider. bütçen elveriyosa ve uğraşacak vaktin varsa ona petshoptan bebek kediler için olan royal canin gibi markalardan yaş mama alıp paketin yarısını veya 1/3'ünü her gün 1 öğünde veya ödül maması gibi verebilirsin. ama paketin tamamını verme sakın ishal olur.

ekleme: iç dış parazit dediğim sıvı formda şeffaf bir ilaç. ince kalem gibi bir plastik tüpün içinde. iki kulağının arasındaki tüyleri elinle iki yana ayırıp ortasına ilacı boşaltıyosun sonra tüyleri geri eski şeklinde duracak şekilde birleştiriyosun, sen dokunmayacaksın ilaca, veya elinle yaydırmayacaksın, sadece tüpteki ilacı dökeceksin, o kendiliğinden tüm vücuda yayılıp parzitleri öldürüyo. 3 gün falan kafası memoli gibi jölelenmiş gibi oluyo sonra geçiyo.
+1
Sadece soruyorum
(29.12.25)
stronghold en iyisi ve etkilisi bulabiliyorsanız başka bir şey almayın
+1
zozjotejmnk
(29.12.25)
Veteriner ile görüştüm telefonda stronghold da var nexgard combo da, fiyatlar arasında bayağı fark var. Stronghold hem iç hem dış mı acaba? Çok fazla sordum ama veterinere güvenemiyorum hiç geçmiş tecrübelerimizden dolayı.
0
🌸irene
(29.12.25)
stronghold hem iç hem dış ama iç için o kadar etkili değil sadece belli başlı birkaç şeyde etkili, biz ekstra bide iç yaptırmıyoruz ama kediler ev kedisi. dışta en etkilisi.
0
zozjotejmnk
(29.12.25)
yavru kedi yetişkinlerle bu kadar içli dışlıysa, enseye damlatacağınız damlayı yalayabilir, ona dikkat etmek lazım.
0
akatreil
(30.12.25)
(4)

Şu bölgelerde park yeri bulabilir miyim?

ceann deas
Tur ile tatile gidecegim 3 gun iki gece arabami koyacak yer ariyorum sunlarin herhsngibi birine gidebilirim ama arabayi nereye birakabilecegimi hic bilmiyorum. Ozellikle Cayirova mcdonalds cevresinde poppeyess falan gorunuyor giris cikis kapilari da yok ama cektiriler mi arabayi? Ya da direkt taksi
Tur ile tatile gidecegim 3 gun iki gece arabami koyacak yer ariyorum sunlarin herhsngibi birine gidebilirim ama arabayi nereye birakabilecegimi hic bilmiyorum. Ozellikle Cayirova mcdonalds cevresinde poppeyess falan gorunuyor giris cikis kapilari da yok ama cektiriler mi arabayi? Ya da direkt taksi ile mi gitsem?

05:10 Kadıköy Evlendirme Dairesi
05:20 Bostancı Köprüsü
05:30 Kartal Köprüsü
05:45 Çayırova McDonald's
06:00 Gebze Center Önü
0
ceann deas
(29.12.25)
05:10 Kadıköy Evlendirme Dairesi etrafında sokaklarda yer bakıp istediğin yere bırakırsın. köprü durakları daha zor.
0
kisa
(29.12.25)
kadıköy evlendirme dairesinin yanı baya büyük bir ispark. ücretli olarak bırakabilirsin. kafan rahat eder. o bölgede arabayı bırakıp uzaklaşabileceğin yakın bir yer yok. ancak yukarı bostancıya doğru devam edersen ziverbey veya kuyubaşı bölgesindeki ara sokaklara bırakabilirsin. ama oradan da bavullarla yürümen epey zor olur.
0
orpheus
(29.12.25)
Bostancı köprüsünün sahil tarafı bana hep güvenli gelmiştir. Dönerci Ali Efendi’nin arka sokaklarından bahsediyorum. Ben olsam oraya koyardım. Evlendirme dairesinin aralar çok kalabalık ve hep Ispark. Para vermeniz lazım.
0
tan vakti
(29.12.25)
@kisa +1
0
co2s2
(29.12.25)
(6)

eski disketler

kibritsuyu
gün gelir antika değeri kazanır mı?mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalış
gün gelir antika değeri kazanır mı?

mesela 1995 yılında pc world dergisinin verdiği programlama sanatı disketleri (20 adet) tertemiz ve gayet korunaklı şekilde duruyor. benzer şekilde bir sürü disket mevcut elimde. bugün ne o programlar bir işe yarar, ne o disketleri okuyacak ekipman mevcut, ne çalıştıracak işletim sistemi mevcut (harici bir usb disket sürücüm var).

ama atmaya da kıyamıyorum, sizce gün gelir kıymete biner mi bunlar da?
0
kibritsuyu
(29.12.25)
hiç ihtimal vermiyorum, olursa da bizim ömrümüz yetmez bence
+1
kisa
(29.12.25)
kazanmaz. o veriler bir yerde zaten arşivlidir. disket olarak da ömrü 10-15 yıldı. çoktan bozulmuşlardır.
+2
orpheus
(29.12.25)
şöyle değerlenebilir. filmciler/diziciler 80'ler 90'lar dizisi/filmi çekerlerse o zaman onlara satabilirsiniz ama onda da alıcıyı bulmak zor olur.
0
elektr10
(29.12.25)
bozulmuştur. Disketler de röntgen gibi plastik bir zar üzerine ilaçlı bir materyal var. Yıllar içinde o kuruyor.
şimdi taksan bir kere belki okur ama 5 kere zor okur. at gitsin.
0
jamswety
(29.12.25)
Her eski şey antika olmuyor, bu nokta sıkça gözden kaçıyor.

Eski disket antika olmaz ama atıyorum windows'un ilk sürümünün satıldığı haliyle korunmuş bir örneği para edebilir.
+2
akhenaten
(29.12.25)
insan atmaya kiyamiyor ama cop malesef.
+1
cooperr
(29.12.25)
(2)

Ticaret bakanligi taşıt taahhutname bilgilendirme

narod
Sabah boyle bir mail geldi, taahutname alindi diye. Bu ne demek, ben boyle bir işlemde bulunmadim. Ve kisilerde gorulen tc de bizim ya da bizim aileden birinin degilhttps://i.hizliresim.com/oksl3xs.jpg
Sabah boyle bir mail geldi, taahutname alindi diye. Bu ne demek, ben boyle bir işlemde bulunmadim. Ve kisilerde gorulen tc de bizim ya da bizim aileden birinin degil

i.hizliresim.com
0
narod
(29.12.25)
mail adresini yanlış girmiştir.
0
orpheus
(29.12.25)
@orpheus +1

özellikle gmailde çok oluyor bana. gmail noktalı mail kabul etmiyor normalde. benim mailimin arasına nokta koyanların mailleri sürekli bana düşüyor. kim ne sigorta yaptırmış ne borcu varmış hep bende.
0
gercekdunya
(29.12.25)
(12)

Ev Sahibim Kiramı Kızının Ibanına Göndermemi İstedi, Sizce Ne Yapmayalım ?

sislerrr
Merhabalar, Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını &
Merhabalar,
Ev Sahibim geçenlerde beni aradı ve ocak ayı itibariyle kiramı kızına göndermemi istedi. Whatsapp'tan da kızının ismini ve soy ismini yazmış ve belirtilen ibana kirayı göndermemi belirten bir yazı yazmış. İleride yasal olarak bir sıkıntı yaşatır mı ? Acıklama kısmına ev sahibinin adını & soyadını ve apartmanın adı ile daire numarasını belirteceğim. Sizce yeterli olur mu ?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
sislerrr
(28.12.25)
kiracıyım, benzer bir durum yaşadım, avukatım göndermememi söyledi. Kızıyla kira sözleşmesi yapmanız gerekiyor. Yoksa ben filanca aydır kira almıyorum filan der, siz uğraşırsınız.
+11
nefertarii
(28.12.25)
yaygın hikaye bu son zamanlarda, sonra kira ödemedi diye sıkıntı yaratır
+3
nahtoderfahrung
(28.12.25)
Ev sahibi, kiracı ilişkisi de ticarette olduğu gibi bir noktadan sonrası iyiniyet ve karşılıklı güvene dayanmalı. Acaba ilerde başıma bir şey gelir mi sorusu, paranoyaya dönüşmemeli diye düşünüyorum.

O whatsapp yazısını muhafaza etseniz, açıklama hanesine de adres yazıp konutun kira bedeli deseniz, adamla kızın soyadı da aynıysa falan.
Fazlasında da mahkemelik olursanız da, bunları da hakim, kanıt olarak kabul etmezse de...

Olay artık şey gibi oluyor. Biri balkondan kafama saksı atarsa diye sokağa çıkmamak gibi bir şeymiş gibi geliyor bana.
+2
Mirket
(28.12.25)
yakalayamadığın.ışıklar
(28.12.25)
ben yapmam. çok istiyorsa parayı geldiği gün kızına kendi havale yapsın.
verilecek yanıt da çok basit. aile avukatımıza/muhasebecimize sorduk. bu durumda kızınız kira geliri elde ediyor görünerek zor durumda kalabilir. bizim açımızdan da ileride yasal sorun olabilirmiş. kusura bakmayın.

gene bir avukat yardımı ile gönderilecek hesabın yenilendiğine dair bir belge oluşturulabilir.
+4
orpheus
(28.12.25)
Yarın bir gün sıkıntı çıkması durumunda ödememiş kabul edilirsiniz. Size yazılı olarak bundan sonra kızımın şu iban numaralı hesabına gönder tarafıma ödenmiş gibi kabul edilecektir şeklinde imzalı belge vermesi durumunda bir sıkıntı olmaz.
0
al sana nick it
(28.12.25)
Bir aksilik yapmak isteyen olduktan sonra, “ben yaşlı insanım kızım almış kendi yazmış benim haberim yok. Kira gelmedi şaşırdım” bile diyebilir. Elinden bir yazı almak en sağlıklısı.

Ama Normal insanlarsa, kira gününde “dediğin gibi kızının şu ibanına atıyorum tamam di mi” diye de yazar cevap almakla yetinirdim ben.
+1
lazor
(29.12.25)
Arkadaşım şöyle bir şey yaşadı; ev sahibi kirayı iki ay elden ver hesabımda bloke var gibi bir şey söyleyip iki ay kirayı elden aldı. Sonra da arkadaşımk kiramı ödemedi diye mahkemeye verip evden çıkarttı. Üstelik mahkeme bir delil olmadığı için ev sahibini haklı buldu.
+1
suicides underground
(29.12.25)
Ev sahibi siz oldugunuz için ben size göndermeye devam ediyorum. siz kızınıza kendiniz gönderirsiniz diyip konuyu kapatın.
+2
limonlu eksi
(29.12.25)
yasal olarak sıkıntı yaşarsınız.

ev sahibiniz önce gidip; 'taşınmazımı kiraya vermeye, kira sözleşmesi imzalamaya, kira bedelini tahsil etmeye' maddelerinin olduğu bir vekaletnameyi noterde kızı ile imzalayacak.

bu vekaletname sonrası sizinle yeni bir kira sözleşmesi yapılacak.

ha ben göndereyim derseniz ne olur? 3 ay sonra bana kiramı göndermedi der tahliye açar. whatsapp görüşmeleri maalesef kanıt değil.
0
galahad reloaded
(29.12.25)
Ben de eşinin adına gönderiyordum veya kızı bilemiyorum tam bunu kira sözleşmesine yazmıştık.
kira sözleşmesi yazılı olma zorunlulugu olmayan bir sözleşmedir lakin siz yazılı sözleşme yaptıysanız iki sözleşmeye de yazarsınız şu şu tarih arasında bu ibana, bu tarihten sonra şu ibana diye yazarsınız.
0
liberal
(29.12.25)
Ek sözleşme. Kira yatirilacak iban
0
topkapiaksaray
(29.12.25)
(11)

lambayı ne şekilde modifiye edeyim?

kibritsuyu
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.https://i.imgur.com/bbmLWn0.jpegelimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili. ben bu dörtlü
öncelikle dandik çizimimin kusuruna bakmayın. yazarak da anlatacağım.

i.imgur.com

elimde 4 tane ampulü olan bir tavan armatürü var. ama bağlantı noktasındaki klemens iki uçlu. yani anahtarı açınca dördü birden yanıyor.

ama tavanda üç adet kablo var ve anahtarı ikili.

ben bu dörtlü lambayı ikili ikili yakmak istiyorum. anahtarın birine basınca ikisi yansın, diğerine basınca öbür ikisi yansın, ikisine birden basınca hepsi yansın. tabii bağlamak için de lambanın klemensinde de üç tane kablo bağlantısı olmalı.

soru: hangi kabloları nasıl değiştireyim de istediğim olsun?

tek noktada birleşen 4 kırmızı kabloyu 2-2 ayırsam istediğim olur mu?
+1
kibritsuyu
(27.12.25)
dogru anladiysam hayir, dedigin sekilde olmaz. ikinci kirmizi kablonun buatta bulunmasi gerek ki istegin olsun. cunku obur turlu ikili kablolara bir de anahtar eklemen gerekecek ki cok sacma olur.

i.imgur.com

bence buna kafa yormaktansa 1x dimmer anahtar ve 4x dimmable ampul alip isigi istedigin gibi ayarlamak daha mantikli.
0
arakaali
(27.12.25)
yanlış anladın sanırım. buatla tesisatla işimiz yok. tesisat zaten iki devreli lamba bağlamaya uygun şekilde çekildi. tavanda da üç kablo (2 faz 1 nötr) var, duvarda da ikili anahtar (komütatör) var. yani halihazırda lambacıya gidip ikili ikili yanan bir lamba alırsak lak diye bağlayabiliriz.

ama benim almak istediğim lamba tekli. duvardaki ikili anahtarın birine basınca hepsi birden yanacak, ötekine basınca hiçbir şey olmayacak. ben istiyorum ki bu dördü birden yanan lambayı ikili ikili yanacak şekle çevireyim.

gönderdiğin görselde de benim dediğimi yapmışsın ki zaten.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
hocam simdi soyle; sen gorselde tek kirmizi ve tek mavi hat kullanmissin. halbuki ikili yakabilmen icin benim gonderdigim gorseldeki sekilde baglamalisin. madem ki buatta bir sorun yok o zaman isin cok kolay. elektrikciden bakir kablo alip ek yapacaksin sadece. bu da su sekilde olabilir: eger armatur seri baglanmissa oncelikle armaturdeki kablo semasi degistirilecek. iki duy icin bir mavi bir kirmizi kablo cekilmesi lazim. ayni islem diger iki duy icin de yapilacak. sonrasinda attigim gorseldeki gibi dort duy da maviye, ikili duylar da birer farkli kirmizi kablo alacak sekilde baglanmali.
0
arakaali
(27.12.25)
avizenin içinden 2-2 bölünmediği sürece iki kabloyla bunu yapamazsın.
çözüm: ya avizenin içinden faz hatlarını ikiye ayıracaksın ya da 3 kablolu bir avize alacaksın.
+1
neira
(27.12.25)
2-2 çok mantıklı değil.
3-1 yap bence.
+2
Mirket
(27.12.25)
mantık olarak çok haklısın, o da aklıma geldi ama yanarken görüntü olarak çok kötü görünür, ampuller tek sıra dizili çünkü. altılı olsa 2-4 düşünürdüm, simetrik olurdu. şimdi hiç simetrik olmayacak. ayrı ayrı yakmanın tek mantığı sadece yarısını yakabilmek olacak.
+1
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
normalde tavana bir tane nört ve anahtardan 2 uç gelir.
anahtarada yukarıdaki buattan tek bir faz gelir ve 2 uç tavandaki lambaya döner.
sistem bu şekilde ise dediğin gibi 2+2 bağımsız kontrol edebilirsin.
0
orpheus
(27.12.25)
hocam soruyu anlatamıyorum galiba, evet tesisat o şekilde, tavana da öyle geliyor, anahtara da öyle geliyor. ikili olarak da kontrol edebilirim. ben yaptırdım, elektrikçiye dedim, öyle çekti.

ama elimdeki lamba, avize, armatür, aplik, artık adına ne derseniz, o tavana asılan ve ortamı aydınlatmaya yaratan edevatın dört tane ampulü var, ama içinde tavana bağlayacak iki tane kablosu var. tavanda üç kablo, lambada iki kablo. lambayı üreten adam tek bir düğmeye basınca dört ampul aynı anda yansın diye üretmiş.

ben de diyorum ki hazır tesisatım buna müsait. bu gözünü sevdiğimin lambasındaki iki kabloyu nasıl kesip birleştirip ekleyip üç tane uç olacak şekilde çevireyim ki ikili ikili yanabilsin.

çizimini de yaptım.
0
🌸kibritsuyu
(27.12.25)
lambada zaten ortak olan nötr grubuna dokunma, boşta kalan ve köprülenmiş diğer hattı köprülendiği noktada ikiye bölerek oradan bir hat daha çekmek gerekiyor.
+2
orpheus
(27.12.25)
Orpheus +1

Detay bilgi, apligin duylari var ya, o duyun vida gibi olan dış yüzeyi nötr E bağlı olsun, en dipteki uç kısmı faza bağlı olsun. (olmasa da olur ama böyle daha iyidir)
Notrler hepsinde ortak
İki tanesinin fazi ortak ve tavandaki faza
Diğer iki faz da aynı şekilde.
0
kisa
(27.12.25)
Eğer her bir ampulden ayrı ayrı kırmızı kablolar gelip klemenste birleşiyorlarsa işiniz çok kolay, istediğiniz herhangi ikisini ayırıp ayrı bir klemens üzerinden bağlayacaksınız. Dediğiniz gibi yani. Lambadaki ikili yerine üçlü klemens takabilirsiniz veya tekli bir klemens eklersiniz. 2+2 olmak zorunda çünkü tek ampul kötü bir aydınlatma yapar. Ama 2lilerin birinde düşük diğerinde daha yüksek watlı ampul kullanırsanız 3 farklı aydınlık seviyeniz olur. Mesela düğmenin biri 1 birim, diğeri 2 birim, ikiside basılınca 3 birim aydınlatır.
0
mikro patlama
(27.12.25)
(4)

işteki tatsızlıklar - yol ayrımı

biseysorcaktim
4 yıldır bir startup'ta evden çalışıyorum.iki yıldır ürün çıkmadı. çıkmadan sürekli yeni versiyon yazdık. süre uzayınca yeni özellik ekledik (yatırımcılara "versiyon çıkamadık çünkü bunları yaptık" diyebilmek için) herkes yoruldu ve sıkıldı.artık verimli değilim işte.günde kaç saat bilgisayar başınd
4 yıldır bir startup'ta evden çalışıyorum.
iki yıldır ürün çıkmadı. çıkmadan sürekli yeni versiyon yazdık. süre uzayınca yeni özellik ekledik (yatırımcılara "versiyon çıkamadık çünkü bunları yaptık" diyebilmek için)
herkes yoruldu ve sıkıldı.
artık verimli değilim işte.
günde kaç saat bilgisayar başında olduğum belli değil.
sürekli bilgisayar başında olunca ne kadar verimli olduğum da belli değil.

bugün amirimle biraz tartıştık. kısaca çalışmıyorsun, iş verince gözüm arkada kalmasın istiyorum, sen o işi tamamlayabileceğinden emin olmak istiyorum falan bir şeyler dedi. ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan gidersine geldi konu. ben de zaten çok çalıştığımızı işimi savsaklamadığımı, sürekli bilgisayar başında olduğumu, hep çalıştığımızı söyledim (özel hayatım da bu yüzden zarar görmüştü geçen yıllarda).

bugün itibariyle tatile çıkıyorduk. işleri yetiştirip versiyon gönderip öyle tatile çıkacaktık. işler yetişmedi, versiyon gönderilmedi.

bu akşam yaptığım işleri raporlayıp gönderince, şuna buna baktın mı, şunu bunu da yap dedi. ben de hepsi bu akşam yetişmez dedim. zaten öğlende başlıyoruz çalışmaya yap dedi. dün gece 2'ye kadar çalıştım dedim. öyle sakince bir atışma oldu.

bir süredir performansını beğenmiyorum bir geri bildirim yapacaktım çok birikti bir çok şey dedi. ben de tatil sonrasını beklemeyelim bir kaç gün sonra konuşalım. memnun değilseniz yolları ayıralım dedim.

bir kaç gün sonra böyle bir konuşma olacak aramızda. hatalarımı farkettim dersem muhtemelen işte kalırım. böyle diklenirsem muhtemelen gönderilirim.

iş o kadar hayatıma dahil ki, ne film izliyorum ne kitap okuyorum ne spor yapıyorum ne insanlarla görüşüyorum. bütün gün evde bilgisayar başındayım. hapis gibi yaşıyorum. bunun karşılığında günde 4-5 saat verimli çalışabilirsem ne ala ama geçtim onu muhabbetin "hiç çalışmıyorsuna" gelmesi beni üzdü.

on kişilik startup'ta designer, product manager, qa falan işi bıraktı zaman içinde. gidenlerin yerine yenisi gelmedi. işler çok b*ktan ilerliyor burada. bunca sene ayakta kalmamız bile mucize. yani benim verimsiz bir çalışan olmamın sebebi tamamen sistemsel.

ben çoban gibi iş vermek istemiyorum, mindset'lerimiz bir olmalı listeden iş alınmalı bana yardım edin falan filan dendi.
günün sonunda ben maaşını alıp işini yapan bir çalışanım. insiyatif alıp heyecanla başka işlere uzandığım da oldu zamanında. şimdilerde daha sakince ilerliyorum. kaldı ki, bana iş verilmedi deyip de boş oturmuyorum. zaten 3 kişiyiz kimin ne yaptığı görülüyor biliniyor. bana demedin ben yapmadım pek olmuyor. yaptıkların görülmüyor ama yapmadıkların göze batıyor daha doğrusu.

neyse, dertleşmek istedim.
sektör kötü, işler iyi değil diyorlar sürekli.
arada iş ilanlarına bakıyorum da hiç ilgimi çekmiyor yeni bir iş.

ama tartışma kısır bir hal alırsa burada kalmak için diretmeyeceğim artık yoruldum. toksik ilişki gibi oldu bu iş. iş olmazsa ekonomik sorunlar da başlayacak ama bir kaç ay idare ederim.

işim front-end developer. iş arkadaşlarım düzgün insanlar. genelde rahatız bu işte. ama işte bu rahatlığın bedeli de yüksek. bu bahsettiğim amir kişisi de aynı zamanda arkadaşım.

saygı çerçevesinde bitsin mi bu iş? gerçekten yoruldum.
yeni yılda bir şeyler düzelir deyip de, kendime çeki düzen vereyim mi biraz. kendimi ezmeyim elimden geleni layıkıyla yapıyorum. tembel ya da başarısız değilim ama her şeye yeten süper bir eleman da değilim. bizim gibi startup'lara genelde böyle genius'lar gerekiyor.
yeni bir iş aramak bulmak zor geliyor. ha deyince bulamayacağımı biliyorum. belki şuan kazandığımın azını kabul etmem gerekecek. ama en azından daha sağlıklı olurum diye düşünüyorum bir yandan da.
+1
biseysorcaktim
(26.12.25)
yeni iş arayışına gir, yeni işi bul ve direkt çık buradan. böyle tempo + mobing çekilmez. kendini garanti altına almadan yani yeni iş bulmadan çıkma.
+4
steve rogers
(26.12.25)
Çok güzel yazmışsın kalemine sağlık.

Yazılımcı olsaydım maaşlı bir işte çalışıp kendimi çürütmezdim. Yazılımcı olmadığım halde nette fazlasıyla freelance iş görüyorum. Yazılım işi, bilgiyi güncel tutmaktan geçer. yoksa ilerde insan çok daha fazla zorlanır. Türkiye ortalamasında çok çok iyi kazanmıyorsan freelance takılmalısın. İşi bırak keyfine bak +1
+1
Rondak
(27.12.25)
(bkz: ayril coco)
-1
paudi
(27.12.25)
ufak bir birikimin varsa konfor alanından çıkmak iyidir. dediğin gibi bu firma büyük ihtimal 6-12 aya kadar kapatıp gidecek. zaten bitecek bir işi şartlar senin için doğruyken bırakmak daha mantıklı.

tatilden sonra psikolojin biraz daha toparlanmış olur, daha sağlıklı analiz yapabilirsin.
0
orpheus
(27.12.25)
(3)

spor salonu tavsiyesi ve ödeme yöntemleri?

vss
kadıköydeyim. pek çok spor salonu ilanı çıkıyor karşıma. peki bunların tamamı peşin mi istiyor yoksa sözleşme yapıp aylık ödeme alan var mı? ödeme yapılmazsa kalan tutar icra falan olacak şekilde tabi. kamuda öğretmenim aylık ödeme de sorun çıkmaz ama peşin beni zorlar.ayrıca önereceğiniz spor salon
kadıköydeyim. pek çok spor salonu ilanı çıkıyor karşıma. peki bunların tamamı peşin mi istiyor yoksa sözleşme yapıp aylık ödeme alan var mı? ödeme yapılmazsa kalan tutar icra falan olacak şekilde tabi. kamuda öğretmenim aylık ödeme de sorun çıkmaz ama peşin beni zorlar.

ayrıca önereceğiniz spor salonu var mı?
0
vss
(26.12.25)
En iyi spor salonu evine en yakın salondur.

Spor salonuna göre değişir ama genelde minimum 3 ay'dan başlıyor üyelikler. Peşin alıyorlar.
0
les yeux blanches
(26.12.25)
peşin ya da kredi kartına taksit olur.
0
orpheus
(26.12.25)
eve en yakın salon +1

macfit 1 yıllık üyeliğe indirim yapıyor diye duydum.
0
yurtsuz john
(26.12.25)
(25)

eski sevgiliye verilen borç

Ecesb
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsa
merhaba eski sevgilimin bana yaklasık 650bin tl borcu var. anlaşamzlıktan dolayı ayrılalı 3 ay oldu ve hic iletişime geçmedigimiz gibi bu konu kapsamında da hiçbir şey yazmadı. karakteri buna müsait değil aslında ama ben eski sevgilim de olsa bi yabancı da olsa bu kadar borc altında düşman bile olsak bi ödeme planım hakkında yazardım. en son ayrılırken ne olursa olsun umrumda degil yazma bana hibçir şey demiştim acaba ondan dolayı mı yzmıyor? ama gönül işlerinin ayrı para işlerinin ayrı oldugunh bilmesi lazım degil mi? ne zaman ve nasıl bir dilde ona yazmalıyım? aslında ilk onun yzmaısnı bekliyorum her ne kadar borc veren ben de olsam bogazına yapısmıs gibi hissetmek istemem. kendisi esnaf. ben beyaz yakayım. 1 yıldır sevgiliydik. cinsiyetim kadın onun erkek. bir erkege bu konuda nasıl yaklasmalıyım? onu düsman görmüyorum sadece anlasamadıgımız icin ayrıldık. tekrar iletisim o kadar kurmak istemiyorum ki :(
0
Ecesb
(25.12.25)
Yarısını alırsan şükret. Geçmiş olsun
+4
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
O paraya çok ihtiyacınız var mı? Geri alamayabilirsiniz de…
0
tan vakti
(25.12.25)
Resmi bir şekilde ara. Acil paraya ihtiyacının olduğunu söyle. İki hafta içinde ödemesini iste. Sakın ne zaman ödeyebilirsin deme.
+1
rodeocu
(25.12.25)
hangimiz sana gerçeği söylesek bilemiyorum ya...o parayı alma ihtimalin %5 falan...

sorduğunda çirkinleşmesi yüksek bir ihtimal. ya da tatlı tatlı en kısa zamanda deyip seni sadece oyalaması. çevremde o kadar çok örneği var ki erkeğe kredi çeken, borç veren kadınların paralarını eski erkek arkadaşlarından geri alamamaları hikayesinin. umarım senin hikayen farklı biter.

bence bir mesajla yokladıktan sonra tersleşirse avukatla görüş mutlaka.
+4
Phoebe
(25.12.25)
bence soğuk su iç. borcunu ödeyen hiç bir esnaf görmedim. hele eski sevgilisine hiç ödemez. soğuk suya alternatif olarak esra erola çıkabilirsin. o program bu vakalarla dolu.
+2
abelardo
(25.12.25)
Ortak arkadaş varsa onunla konuş bu durumu.
0
pembediken
(26.12.25)
borcunun bir belgesi var mi?

yoksa odeyecek adam zaten sana yazardi. 15 bin dolar oyle unutulacak bir borc degil.
+4
antikadimag
(26.12.25)
Mesajla iletişim kurun.
Borcun belgesi yoksa en azından borcu olduğunu teyit ettirin.
Ödemeye yanasmazsa ki, öyle duruyor, müge anlı ile tehdit edin.
Kibarlığı ve naifliği bırakın, karşı taraf hiç iyi niyetli gözükmüyor.
*Paranızı da mutlaka geri alın ki, başka kadınları da tokatlamaya kalkmasın.
+7
parka
(26.12.25)
Eski sevgliye borcunu ödeyen esnaf gördüm öncelikle. Parası olmadığı için hemen ödemiyordu, eski sevgili isteyince kredi çekip o günün kurundan ödedi.
Siz hele bi isteyin bakalım nolacak.
0
benim bir gizli bildiğim var
(26.12.25)
esnaf, erkek, eski sevgili.

sirf su 3 keyword bile adamin borcun ustune yatmak icin taklalar atacaginin kaniti. sen de hala yok karakteri yok arama dedim acaba ondan mi diye kendini avutuyosun.

cok minnossun. cevremdeki 100 erkegin basina boyle bisey gelsin en az 95'i o borcu odememek taklalar atar.
+2
buenosdias
(26.12.25)
Alt tarafı 650 bin tl. Çok lazım değilse unut gitsin, kim kime vermiyor ki onu sonuçta.
-12
yakalayamadığın.ışıklar
(26.12.25)
Demin geri alamayabilirsiniz demiştim ama elinizden geleni yapmak lazım tabii. Avukata danışın sizi o yönlendirsin en iyisi. eğer parayı elden vermediyseniz banka hesabına gönderdiyseniz bu delil bazında avantaj. Bence akıllıca bir mesajla adama “şu tarihte bankadan yolladığım borcu ne zaman geri vereceksin” diye sormak lazım. Adam “ne borcu” falan derse iş sıkıntılı. Ama “vericem işte işler sıkışık” falan derse iş biraz pazarlık ve takibe kalıyor. Başta yazacaktım aslında ama sizi üzmemek için yazmadım ama birisi yazmış: bazı adamların sırf kadınlardan para kopartmak için ilişkiye girdikleri de bilinen bir gerçek ve nitelikli dolandırıcılık türü. Dikkatli olmak lazım.
0
tan vakti
(26.12.25)
kendisi mi istedi bu parayı, sizde olduğunu nereden biliyordu? 1 yıllık sevgili hikayesi öyle uzun bir süre hiç değil, ne ara konu açıldı ve borç verilip alındı; bu önemli doneler verir.
+1
deartheodosia
(26.12.25)
Az para değil bence siz sormalısınız. Ödeyecek olsa ayrıldıktan sonra 3 ay beklemezdi diye düşünüyorum
+1
aligunal
(26.12.25)
Sms ile iletişim geçin derim, bir de 650 bin tlnin para olmadığını söyleyen arkadaşlar için ciddi meblağ nedir merak ettim samimiyetle, laf sokma falan değil.
0
kumandanim
(26.12.25)
bildiğim kadarıyla bankadan gönderirken borç yazmadıysanız bankadan göndermiş olmanızın bir anlamı yok. böyle borç diye para alıp, kredi çektirip ödemeyen erkeklerin hikayeleri o kadar yaygın ki ama maalesef kadınlar utandığı için söyleyemiyor.

ortak arkadaş, aileye vb. bilgi vermek kışkırtabilir, hiç beklemediğiniz çirkinliklerle karşılaşabilirsiniz. ayrıca böyle olaylarda aileler, arkadaşlar da çoğunlukla haberdar oluyorlar yaptığından. ilk etapta kararlı bir tavırla sınır çizerek sorup karşı tarafın tavrına göre de en kısa zamanda bir avukatla görüşün.

düşündükçe kuruldum ya, lütfen peşine düşün emeğinizin ve buraya da gelişmeleri yazın. güzel haberlerinizi bekliyoruz.
0
Phoebe
(26.12.25)
Çok zor bir durum. Geçmiş olsun şimdiden.
0
gabe h coud
(26.12.25)
"ne olursa olsun yazma bana" dediğin için, bir kenarda "borcum da vardı, nasıl ödeyeceğim, tüh bak yazma bana demişti" diye düşüncelere dalacağını hiç zannetmiyorum.

bu kadar düşünceli bir insan, yazmasına gerek olmadan, gerekirse tek seferde,, gerekirse kredi çekerek, imkan yoksa en kötü ihtimal parça parça gönderirdi o parayı. 3 ay içinde mutlaka bir hareket görürdün yani. kesinlikle üzerine yatmayı planlıyor. tedbirini almanı ve daha fazla gecikmemeni tavsiye ederim.
+3
loch ness
(26.12.25)
direkt arayın ve parayı isteyin. üzerine de baskı kurun. o rahatsız olmalı bu durumdan siz degil. duyguları bir kenara bırakıp alacaklı gibi davranacaksınız.
+1
koela
(26.12.25)
iletişime kesinlikle geçin ve arayı fazla açmayın, arayı açtıkça üzerine yatma ihtimali çok yüksek. parayı alma ihtimaliniz çok düşük ama net ve kararlı bir şekilde konuşun insiyatifi ona bırakmayın 'ne durumdasın, ne zaman verebilirsin' derseniz o para uçar. Etrafınızda çekindiği birisi varsa mesela annem, babam, abim yada ortak arkadaşınız ama saygı duyulan bir tip bunlar öğrendi borç verdiğimi sıkıntıya düştüm bir an önce kapatalım bu konuyu beni darlıyorlar, sana ulaşmadan bu konu kapatalım gibi bir konuşma yapabilirsiniz, bu duruma düşmek istemeyip rezil olmama adına ödeyebilir borcu.
Geçmiş olsun umarım alabilirsiniz, bir daha da 1 senelik sevgiliyle bu kadar para muhabbetine girmemeniz için ders olur sizin içinde.
+2
IcedFlames
(26.12.25)
Karakteri buna müsait değil demişsin de doğru düzgün bir erkek zaten sağlık vs dışında sevgilisinden böyle bir borç almazdı, karakteri muhtemelen müsait yani gayet.

Sen sormazsan ödemez. mutlaka mesaj yoluyla sor, ödemezse takip başlatırsın artık.
+1
dfn4
(26.12.25)
parayı geri alma ihtimalin %5. iyi bir avukat bulur ve biraz hazırlıksız yakalarsan %90.
karakteri buna müsait olmayan adam çoktan bir aracıyla, banka yoluyla vs. eline geçtikte borcunu azaltırdı.
0
orpheus
(26.12.25)
2025 yılının sonlarına geldiğimiz bu zamanlarda ne kadar toplumsal cinsiyet rollerini yıktığımızı iddia etsek de, artık ilişkilerde eşitliği gözetsek de kültürümüze kodlanmış bazı şeyler hala hayatımızda yer etmeye devam ediyor.
ortalama bir türk erkeği 1 yıllık sevgilisinden kolay kolay hemen vermemek üzere bir borç falan almaz, alıyorsa da hayat memat meselesi söz konusudur.
ortalama bir insanın tüh ben geçen sene 650.000 lira borç almıştım ama bana bir şey yazma dediğinden dolayı gönderemiyorum demeyeceğini biliyoruz.

miktar ciddi, bir sene önce verildiği gerçeğini de göz önünde bulundurursak 1 milyona yakın bir borç söz konusu. eldeki tüm kanıtlar toplanmalı ve bir avukat danışmanlığında süreç başlatılmalı derim.
0
denizgonen
(26.12.25)
Naptın sen ya :(
0
yenibirgüzelnick
(26.12.25)
beraber olmaya devam etseydiniz bu borç ne zaman geri ödenecekti?
bence uygun ve resmi bir dille hatırlatmanız iyi olur. üstüne yatacağını düşünmesem de hatırlatmanız gerektiğini düşünüyorum.
0
biseysorcaktim
(26.12.25)
(5)

10 üzerinden kaç bencilsiniz?

cambalkon
0 değilse, verdiğiniz puanı vermenize sebep olan davranışlarınız neler örneğin?
0 değilse, verdiğiniz puanı vermenize sebep olan davranışlarınız neler örneğin?
0
cambalkon
(25.12.25)
Sıfır. Umursamam çünkü ben dünyevi şeyleri/duyguları.
0
gobekliraki
(25.12.25)
6/10

-bana faydası olmayan hiçbir ilişkiye girmem fakat ilişkide karşı tarafın çıkarını da gözetirim.
-10-15 yıllık arkadaşlarıma bile borç vermem ve ilişkilerimiz biter. pişman olmam.
-hiç bencil olmadığını düşünen insanları olgun bulmam ve gözlem yeteneklerinin düşük olduğunu düşünürüm.
-zor duruma düşmüş insanları, örüntü hâlinde verdikleri yanlış kararlarının sonucu olarak görürüm ve nadiren yardımcı olurum.
0
fenoksibenzamin
(25.12.25)
0 ile 10 arası kişisine göre değişir.
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(26.12.25)
1-2

Bana kötülüğü dokunana diğer yanağımı uzatamıyorum ama uzaklaşırım. Bir ihtiyacı olursa da ancak ölüm kalım meselesiyse yardım ederim.
0
gabe h coud
(26.12.25)
7 - keyfimi kaçırak hiçbir işe girmem.
0
orpheus
(26.12.25)
(16)

Yaşadığınız Evden Keyif Alıyor musunuz?

eisberg
Merhabalar.Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik has
Merhabalar.

Bu aralar ofise erken gitmek veya çıkmak için bir gerekçe yok. Ama yine de erken gidiyorum geç çıkıyorum. Bir arkadaş bugün "geç gitsene evde takıl keyfini çıkar" dedi. Düşündüm de mutfaktan yemek kokuları geliyor, yalıtım çok kötü komşulardaki tüm sesler içerde, üst komşumuz temizlik hastası evde olunca sürekli bir şeyler çekiştiriyor evi süpürüyor vs... 2 - 3 evde değiştim ve benzer sıkıntılar var. Farkettim ki bu sebeplerden evi otel gibi kullanmayı tercih ediyorum. Çok üzücü bir durum gibi geldi bana...

Sizlerde durum nasıl?
0
eisberg
(25.12.25)
Birebir aynı durumdayım ve işin kötü yanı yakın zamanda iki kuzenim taşındı yeni evlerine gittim birkaç gün kaldım oralarda hiçbir sorun yok. Benim taşındığım, yaşadığım evlerde bir kez bu sorun başladı ve 4-5 senedir devam ediyor.
Hadi beş sene diyelim, beş senede 4 ev değiştirdim hala devam ediyor. Bu yüzden ve uzaktan çalıştığım için şehir gezerek ve aylık kiralamalarla hayatıma devam ediyorum. Sırf bu yüzden ahır bile olsa müstakil ev almayı düşünüyorum.

Bu biz azınlığın laneti ve asla geçeceğini düşünmüyorum. İlk eve geç gittiğim günlerin sebebini farkettigim anı yaşadım duyurunda. Kolay gelsin
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
almıyorum ama evsiz kalıp arkadaşımda kaldığım dönemler olduğundan buna şükür diyorum. keyfimin olacağı bir eve geçsem sorunlarımın en az yüzde kırk dokuzunun çözüleceği kanaatindeyim. ev arkadaşlığı konseptinden bıktım. şu an bu evde mecburen daha fazla vakit geçiriyorum ama lisansta kaldığım evi çok zaman otel gibi kullandım.
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Ev ile ilgili ne zaman memnuniyetsiz hissetsem aklıma 6 şubat geliyor şükrediyorum ama insanız işte.. her şey insanlar için ve bir önceki evimizden nefret ediyordum. Bin yıllık sovyet bloğu, iğrenç duvar kağıtları ve üst katta yirmidört saat şarkı söyleyen soprano oturuyordu. Bir ara deliriğ evi yakmayı bile düşünmüştüm. Neyse ki ferah aydınlık bir eve geçtik. Ev insanın ruh hali için gerçekten çok önemli.
0
suicides underground
(25.12.25)
Evsiz olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilen biri olarak (99da yıkılmıştı evimiz, aylarca da olmadi) Evimi çok seviyorum ve tabii ki keyif alıyorum. Evde geçirdiğim vakiti çok seven biriyim. Evimde her şeyi de ona göre ayarladım. Evi ona göre tuttum. İki kişiyiz ama kocaman bir evimiz var. Her duyan hem kiramiza hem büyüklüğüne laf ediyor, iki kişi ne yapacaksınız ki diye. Anlamsız ya da ziyan zarar geliyor millete. Ama ev ya bu. Yaşiyorum ben burada, çok onemli. Kendime ait odam var. Ortak odalar var ;) her odada kitaplığım var, oyunlar var, kedimiz var at gibi koşuyor o da mutlu, çiçeklerim var. Hani büyüklüğüne göre tıkış tıkış da değil. Sade. Ferah. Halı yok. Eşyalarımı değişik yerleştirmeyi seviyorum. Her gelen bı bu kitaplık niye böyle ortada, bu niye şöyle surda değil filan diyor. Herkes bı tane şeye alışmış herkesde de o olacak.

Yüksek kat. Apaydinlik oluyor. Pencereler kocaman, dışarıyı izlemek yağmurda karda çok guzel. Sitedeki diğer evler düzgün konumlandırılmış o nedenle tüm pencereler hep açık kimseyle göz göze gelmiyoruz, bazen yarım çekiyorum tülleri. Komşuları da duymuyorum. Büyük ev olduğu için bizim gibi gençler tercih etmemiş. Yaşlılar genelde.

Ev mühim kısaca. Kimileri böyle yaklasmiyor ama benim için önemli. Küçük olsaydı da farklı olmazdı. Ki küçük evlerin de oldu yine çok guzeldi. Kalkıp sarılasim geldi evime.
+3
a perfect lie
(25.12.25)
Genel anlamda memnunum. Stüdyo tipi dairem var, mutfak ayrı. Genelde yaşlılar oturduğu için sessiz. Bir tek çatı katında oturduğumdan düz duvar yok, her yer eğik. Bi yerden kurtarıyorum diğer yere kafam çarpıyor ve hiçbir yere dolap sığmıyor. Yazın çok sıcak, kışın idare eder bi ısınması var. Bi diğer can sıkıcı şey sabah 5 itibariyle vızır vızır araba sesleri geliyor. Ama bunların dışında memnunum çünkü genel anlamda sessizlik daha önemli benim için.
0
truf
(25.12.25)
Acarkent’teyim.
Burası evimin arka bahçesi.
eksisozluk.com
+2
gabe h coud
(25.12.25)
Ben bir ay kadar önce taşındım. Önceki evimde muhiti sevsem de evin kendisine bayılmıyordum. Şu an taşındığım ev eski bir yapı olduğu için biraz tadımı kaçırsa da çok daha keyif veren bir ev. Hem evin kendisinden, hem de yaşadığım mahalleden memnunum.
0
cay koy geliyorum
(25.12.25)
sırf gürültü yüzünden nefret ettim. geçen yıl alt kata havaalanında çalışan bir çift taşındı. 1 ay gece, 1 ay gündüz şeklinde. gündüz neyse de gece çok sıkıntı oluyor. sabah 7'de yatıyorlar. sabaha kadar onları dinliyoruz. mutfak kapısını hayvan gibi kapatıyorlar. vallahi evden soğudum, hiç gelesim gelmiyor. gidecek yer de yok anasını satayım. kiradayız, ev alabilsek hemen yarın çıkarız ama alamıyoruz:(
0
nothing in my way
(25.12.25)
buradaki evim büyük değil ama bahçemi çok seviyorum.

yılın diğer yarısını ise diğer ülkemde çok sevmediğim bir evde geçiriyorum. orada evde çok takılmıyorum.
0
eileengray
(25.12.25)
evimden çok memnunum. 5 senedir aynı evdeyim, sessiz, manzarası güzel, merkezi bir muhit. evin içinde de ev sahibi biraz masraf yaparak ortalamanın üstünde dizayn yapmış. çok keyifle oturuyoruz yıllardır, her gelen de çok beğenir. tam önümüzde büyük bir çınar ağacı var, en üstü kısmı bizim daireye denk geliyor. gün batımı çok güzel. komşularla hiç bir problem yok. dairelerde aspiratörler ortak bacalı değil, o sebeple koku problemi yok.

ama evimiz küçük 2+1, açık mutfak, 65 m2. aileyi büyüteceğimizden şimdi aynı çevrede 3+1 bakıyoruz. kriterimiz diğer apartmanlardan mümkün mertebe uzak, önü açık, üst kat bir yer bulmak. ayrıca yan daire ile de bağlantısı olmayan evlere bakıyoruz. alt üst kat süpriz ama en azından kattakilerden uzak dizayn edilmiş olsun gibi bir derdimiz var, ya da katta tek olsun gibi. dün bir daireye de teklif verdik, haber bekliyoruz. ama korkmuyor değilim çünkü bina yeni bitiyor. sıfır evin de biraz derdi oluyor. fakat sessiz sokakta, önü komple açık park manzaralı ve yan apartmanlarla bağlantısı yok gibi. bir de çevresinde inşaat yok. illlah geldi 1 aydır yanında inşaat riski olmayan ev arıyoruz, mayın tarlası gibi bizim oralar. konum istanbul göztepe.
0
awlmi
(26.12.25)
Aşırı evcimen biriyim o yüzden yaşadığım ev ve muhit konusunda seçiciyim, bu evi tutarken de ona dikkat ederek tutmuştum. Şehrin en sevdiğim mahallelerinden birinde, ne merkezden uzak, ne keşmekeş olan tam aile mahallesi bir yerde ve toplu taşıma (özellikle raylı sistem) ile ulaşım çok kolay ki en önemli kıstaslarımdan biri buydu.

Evin binası maalesef eski, 4. kattayım ve asansör yok, evle ilgili en büyük eksim bu. Daha uzun süre bu şehirde kalmaya devam edersem bu sebeplerden dolayı evimi değiştirmeyi düşünürüm, normal şartlar altında bu sene taşınacağım gibi bu şehirden.

Eşyalı ev tuttum, evdeki eşyalar öyle öğrenciye verelim diye spotçudan alınmış gibi değil, daha önce aile yaşıyormuş, ona göre orta-üst kalitede eşyalar var. Eski bina olmasına rağmen evin tadilatı falan fena değil. Aynı apartmandaki diğer dairelere bir iki kez girmem gerekti, onlara göre daha iyi durumda. Apartmanda yaşamayı seven biriyim ama tabii komşular da önemli. Apartmandaki hemen herkes 60+ yaş ve hepsi beni evladı gibi sevdi, o açıdan da şanslıyım. İşime karışan eden olmadığı gibi çok gürültü de yok.

Evle ilgili arada ufak tefek sorunlar çıkıyor ama öyle çok sıkıntılı bir şey olmadı neyse ki. Evden zor çıkan, işteyken evimi özledim diye söylenen biriyim. Ev mühim, evde keyif alamayacaksam hiçbir yerde alamam gibi hissederim ben
0
nundu
(26.12.25)
müstakil modern bir evde oturuyorum bahçe de büyük dışarı çıkasım gelmiyor valla.
0
hold the door
(26.12.25)
Keyif abartılı bir tabir olur, ama kendi evim olduğu için memnunum. Yazın gürültüden şikayetçiyim, kışın rahatım yerinde.
0
auroraaurora
(26.12.25)
evimi çok seviyorum. şöyle bi 20 gün daha tam kapanmaya çok ihtiyacım var. ama ses yalıtımı çok kötü. Allahtan köşe dairedeyiz de sadece 1 komşuyu duyuyoruz. onlar da suriyeli ve 3 mü 4 mü ne çocukları var. onların oturma odasıyla bizim yatak odası yan yana. geçen o evdeki adamın horlama sesini duydum, öyle bi ses yalıtımı. evi bir daha boyatacağım zaman o duvara ses yalıtımı yaptırmayı düşünüyorum.
onun dışında bir sıkıntım yok.
0
matilda
(26.12.25)
genelde evden çalışıyoruz bu yüzden evi tutarken kiradan kaçmayıp mutlu edecek bir ev tuttum. muhiti iyi, büyük, ikimizin de ayrı çalışma odası var. balkonumuz var. apartman da bakımlı, huzurlu bir apartman.
0
orpheus
(26.12.25)
hiç mutlu değilim. evimde yapısal olarak olsun genişlik olarak bence bir sıkıntı yok. sıkıntım evim merkezi bir konumda kaldığından ve 1.katta olup sokakla arasında 2 metre anca olduğu için gürültüden, kavgadan pislikten duramamam.

eskiden hafta içi ve gece saatlerinde huzurlu olurken artık 7/24 bir kaos gürültü patırtı var. genel olarak da müstakil bir ev bulmadan, daha huzurlu bir şehire taşınmadan da bir şey değişeceğini düşünmüyorum.

gelecekteki planım en kötü çatı katı ev almak.
0
denizgonen
(26.12.25)
(12)

Şunu hiç düşünüyor musunuz?

messina123
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
Mesela önünden geçtiğiniz iddaa bayinde o an sayısal oynasaydınız akşama milyoner olacaktınız. Veya evinize arka sokaktan gitseydiniz hayatınız aşkıyla tanışacaktınız ama gitmediğiniz için tanışmadınız.
0
messina123
(25.12.25)
öncelikle evet, sık sık düşünüyorum. ötr yandan, hayatın tümü bunlardan ibaret. binlerce seçenek arasından -varlıklarının farkında olmasak da-, seçimler yapıyoruz. yaşam ise bu seçimlerden ibaret. hayata değil, yaşamaya odaklanmaya çabalıyorum.
0
klassno
(25.12.25)
Geçici görev için anadolu kentlerinden birindeyken tam şubenin karşısındaki seyyar piyangocunun önünden geçerken nedense bir bilet almak istedim. Ama o zaman ekip başımız olacak üstad bir konuda diğer ekip arkadaşına sinirli olduğundan cesaret edip bilet almak için duraksayamadım ve bingo ertesi hafta o seyyarın önünde bir karton yılbaşı büyük ikramiyesine isabet eden bilet buradan satılmıştır diye. Hep aklıma gelir kısmetimi mi teptim diye.
0
koskoca kirpi
(25.12.25)
yok ya. zaten bilinçli tercih yaptığım durumların pişmanlığını yaşıyorum bir de bunlara takılırsam hayat geçmez
0
black holes in the sky
(25.12.25)
Hayır çünkü piyangonun uzun yıllardır gerçekçi olduğunu düşünmüyorum.
+1
pek iyi degilim bugunlerde
(25.12.25)
Olmayanları değil de olanları düşünüyorum ben.

Örneğin telefonumun şarjı bitse hayatımdaki en büyük, uzun soluklu ve karmaşık belayı yaşamayacağım bir gün vardı.
0
akhenaten
(25.12.25)
İnsanın kendi uydurması. İstersen sabaha kadar sokakta dolaş, piyango al, kazı kazan oyna. Kaybedensin. İyi şeyler birden olur, böyle olduğunu görmedim.
0
artıküyeolmakistiyorum
(25.12.25)
Hayır düşünmüyorum. Bundan sonra düşünmek için akla yatkın da değil, çocukça.

Diyelim girdim Loto oynadım, hiçbirini tutturamadım. Doğru 6 sayıyı seçmiş olsam milyonerdim. Ee evet de nereden bulacaktım o 6 sayıyı?

Kendinle bir bağlantısı olan durumlarda düşünülebilir bunlar. Bak adam küçük bir şehirdeki seyyar biletçiden söz etmiş, çok daha daraltmış kümeyi. Milyonluk biletin en azından önünden geçmiş. Rüzgarda hışırtısını duymuş. Bilet oradaymış, bunu biliyor artık. Alabilirdi, almayı denememiş. Ama arka sokakta hayatının aşkı olup olmadığını bilemezsin. Her sokakta olabilir. Sonu yok. Lotocunun da öyle.

5 tutturmuşsundur da 6. sayı için aklından geçen bir sayı varken sen son anda başka bir sayıyı seçmişsindir ama ilk sayı çıkmış olur; o zaman yanından geçmişsindir işte.

Gerisi romantik komedi filmi senaryosu.
+1
lazor
(25.12.25)
Bunları düşünmeye bir başlarsak işin içinden çıkamayız, insanda huzur falan kalmaz. Ne olduysa iyi ki oldu, ne olmadıysa iyi ki olmadı demek lazım. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri düşünmenin kimseye faydası yok, üzüntüden başka bişi getirmez. Şimdiki zamana ve önümüze bakalım
0
kullanicadi
(25.12.25)
düşünmüyoruz.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
ay tam da bugün 4-5 saat önce istiklal'de yürürken minicik bir büfenin önünden geçerken milli piyango bileti alasım geldi, sanki alsam 10 bin 20 bin bir şey çıkacakmış gibi hissettim.
0
candide
(25.12.25)
tabi ki hayır yaşadığın hayat seçeneklerin içindeki en iyi hayattır bu kafadayım ben
0
Hallegadola
(26.12.25)
böyle bir hesap yapamazsın. tam tersini de düşün o arka sokaktak geçseydin belki araba çarpıp ölecektin ?
0
orpheus
(26.12.25)
(13)

pitbull ordusu kursak savaşlarda başarılı olur mu?

messina123
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
100 bin pitbulluk ordu kurduğumuzu hayal edin. mesela israille savaştayız diyelim. pitbulları 2 hafta aç bırakıp kamyonlarla israil sokaklarına salacaksın. bak gör iç karışıklığı.
-11
messina123
(24.12.25)
Hocam burada esas sorun sizce de 100.000 pitbull'luk kamyonlarla (artık kaç kamyonsa) İsrail sınırını geçip merkezi bir yerleşim yerine ulaşmak değil mi zaten?

Bu kadar zahmetli bir planda başarılı olsanız da köpekleri gören herkes ay ay ay diye gördüğü ilk binaya, dükkana girecek ve devreye uzman ekipler girecek, birkaç saatte olay bitecek.

Sizinki konvansiyonel yöntemlerden epistemolojik bir kopuşu sembolize eden heterodoks bir yaklaşım olmuş bence.
+3
akhenaten
(24.12.25)
Köpek kovucu düdükle geri püskürtebilirler.
+2
kizil karga
(24.12.25)
Herhangi bir silah kullanamayan bir canlı olduğunu düşünürsek, karşı taraf maksimum 100.000 mermiyle 2 saate galibiyet sancağını çeker.
+1
anatomik
(24.12.25)
muhtemelen israil'in köpek kubbe savunma sistemi vardır. sistemi de muhtemelen şu şekilde çalışıyor olabilir. safe zone'a giren her köpek için seri şekilde "hoşt" diyor olabilir sistem....
+1
exlibris
(24.12.25)
Oldu olacak Timur gibi fil kullanalım. Tank gibi yıkıp geçsin ortalığı.
+1
yurtsuz john
(24.12.25)
Güldürdün vallahi. Uçaktan paraşütle atmak lojistik problemini çözer sanki
+1
tan vakti
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? Aç kalmadan da birbirlerini parçalıyorlar zaten.
+1
gnosis
(24.12.25)
O köpeklerin birbirini yemesini nasıl önleyeceksiniz? +1

Veya birbirilerine saldırmayacaklarının garantisi var mı?
0
put it in your appropriate place
(24.12.25)
Uçlarınada taramalı tüfek bağlarız dıkşın dıkşın vura vura alırlar orayı

Köpekler milleti korkutur eyvallah da ordu devreye girene kadar en fazla panik olur silahlı müdahale ile etkisiz hale gelirler.

Mesele orantısız güç olarak köpeklerin güçsüz kalması +1
+2
basond
(24.12.25)
Bu zeka buralarda harcanmamalı.
0
ekimoloji
(24.12.25)
do you even logistics bro? 100 bin hayvanı kontrol altında tutmak, düzenli şekilde araçlara yüklemek, o araçların her birini israil sokaklarına salmak bile çok ciddi operasyon ve insan gücü gerektirir. savaş halinde bunu çok daha verimli kullanmak mümkün. mevcut teknolojiyle köpek yüklü 60-70 kamyonu imha etmek herhangi bir profesyonel ordu mensubu için sakız çiğnemekten daha zahmetli değildir.

her şeyi geçtim velev ki plan başarılı oldu, israil sokaklarında 100 bin tane aç pitbull var diyelim. her biri ortalama 5 kill alıp yarım milyon israilliyi de öldürmüş olsun. stratejik açıdan bunun bir yararı var mı? 500 bin sivile karşılık israil ordusu nükleeri kafamıza çaksa burada milyonlar ölse daha mı iyi? veya bu ASİMETRİK PİTBULL MÜCADELESİ neticede neyi hedefliyor?

bunları da düşünmek lazım. amaç şehirlerde sivil katletmek ise dahi bu verimsiz bir yöntem. geri dönüşü her türlü daha zararlı olur. kaldı ki köpek bunlar yani asker olmasına gerek yok balkonundan yiyecek atan birisi bunların 25-30'unu kendi penceresinin altına toplar, orada silah veya başka bi araçla yok edebilir.

kısacası olmaz abi neresinden tutsan elinde kalıyor, bu organizasyonla uğraşana kadar bin tane adama güzel yemek yedirip ellerine sapan versen ve "gasabalı yıldıh disin bu türklerden, uvelek uvelek goşun ortalığı garıştırın" talimatıyla sokaklara salsan daha mantıklı iş yapmış olursun.

başaramadık abi.
0
der meister
(24.12.25)
100k köpeği sınırdan sokan adamı 100k militanı sınırdan sokmaktan alıkoyan nedir merak ettim.
0
koxy
(25.12.25)
en basiti zehirli yemle 3 günde temizlerler.
0
orpheus
(25.12.25)
(14)

Yeni yıldan beklentilerimizi yazıyoruz

baldan kaymak
Ben başlayayım:Toyota Hilux veya Corolla Cross
Ben başlayayım:

Toyota Hilux veya Corolla Cross
0
baldan kaymak
(23.12.25)
Para, akıl sağlığı, vücut sağlığı, para
+2
sekizdokuzon
(23.12.25)
İstiklal Mahkemeleri
+9
redlinetheturk
(23.12.25)
sağlık
istediğim yerde istediğim işi yapabilmek
+1
black holes in the sky
(23.12.25)
yeni şirket kuruluşu ve bir teknokente kapağı atmak. yeni siparişleri yetiştirip. bir tübitak projesi ile hibe almak. edge ai teknolojileri geliştirecek ekibi toplayıp tükiyede en az 2 firma ile teknik işbirliği sağlamak ve 2 yeni uzun vadeli kurumsal müşteri kazanmak.
0
orpheus
(23.12.25)
Sağlık tabii. Her şeyin başı sağlık.

Paso yurtdışı gezisi. Bir bakmışım Amsterdam'dayım, hoop bir bakmışım Madrid'deyim. Oradan hoop Roma'ya gidip gelmişim. Vücumda kandan çok, viskiler, biralar, romlar olsa. Uçaktan inip, uçağa binsem. Komple dolaşsam dursam.
+1
put it in your appropriate place
(23.12.25)
Sadece sağlık, kendim ve yakınlarım için.
Gelecek yıl hastane koridorlarını arşınlamasam yeter.
+1
pro9it9is9
(23.12.25)
sağlık
+1
exlibris
(23.12.25)
Yeni bir iş, para, huzur.
+1
mutekebbir
(23.12.25)
para istiyorum. param olursa diğer sorunlarımı düzeltebilirim. yılbaşı piyangosu bana çıksın.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
yurt dışına geziye gidecek kadar para biriktirebilmek ve işe gidecek kadar bir araba alabilmek.
0
mikahakkinen
(23.12.25)
Sevdiğim ve sevildiğim bir ilişki
+1
umutt
(23.12.25)
sağlık ve para
0
inheritance
(24.12.25)
Sandığın bir an önce önüme gelmesi.
Maserati Levante (az kaldı biraz daha alkolü kesip para ayırmam gerekiyor sanırım)
Şuan iş-sağlık-ortam rutinimden memnunum, bu şekilde devam etsem olur.
Belki şehir değişikliği ama olmasada olur.
0
IcedFlames
(24.12.25)
Bir villa + bir yazlık daha :P

Uyku düzeni.

Hibrit iş.
0
gabe h coud
(24.12.25)
(3)

Findek notum niye düşük?

bobinhoo
Şimdi baktım 1450ye düşmüş ve Türkiye ortalamasının altındaymışım. - En az 15 yıldır kredi kartı kullanırım, bir kere bile son ödeme tarihini geçirmişliğim yoktur. - Ev kredisi ödüyorum 2 yıldır, bir gün bile taksit geciktirmişliğim yok.- Düşük faizli taksitli nakit avans vb. denk gelirse, onları çe
Şimdi baktım 1450ye düşmüş ve Türkiye ortalamasının altındaymışım.

- En az 15 yıldır kredi kartı kullanırım, bir kere bile son ödeme tarihini geçirmişliğim yoktur.

- Ev kredisi ödüyorum 2 yıldır, bir gün bile taksit geciktirmişliğim yok.

- Düşük faizli taksitli nakit avans vb. denk gelirse, onları çekerim ve yine hiç gecikme olmadan öderim.

- Gelirim Türkiye ortalamasının gayet üzerinde (elden değil, direkt maaş olarak banka üzerinden)

Sadece kredi kartı borcum yüksek geliyor bu aralar (500bin üzeri) ama onları da dediğim gibi son ödeme günü geçmeden ödüyorum ki bankalara olan tüm borçlarımı (ev kredisi vb. dahil) tek kalemde kapatacak kadar yatırım ürünlerim bulunmakta. Bir iki defa da akşam saatlerinde falan nakit lazım olmuştur da esnek hesabı kullanıp ertesi gün kapatmışımdır.

Şimdi nasıl oluyor da benim kredi puanım bu ülke ortalamasının altında?
0
bobinhoo
(23.12.25)
findeks notu sadece ödeme düzenine göre etkilenmiyor. var olan gelirinize kıyasla daha fazla borçlanmanız riskli görülmüş. yani gelir-gider dengesine göre daha fazla borç ödeyemez demek istiyor.
0
orpheus
(23.12.25)
@orpheus

Bundan 3-4 yıl önce daha da düşüktü (1200 civarında), o zamanlar sadece 1 tane kredi kartım vardı. Başka kredi, ek hesap vb. hiç bir şey yoktu (neredeyse 0 borç yani). O zaman da insanlar hiç kredi/borç ödemediğin için notun düşük, gerçekten borcun olduğunda ödeyeceğine dair bir emare yok gibisinden konuşmuşlardı.

İşin ilginç tarafı beraber baktığım arkadaşın notu 1850 civarı çıktı. Daha 2-3 yıl öncesine kadar borcunu ödeyemeyip yapılandırmış falan adam. Bu nasıl iş anlamadım gerçekten.
0
🌸bobinhoo
(23.12.25)
Anlattığın metin üzerinden çıkarımım muhtemelen limit kullanım oranın yüksek.
KKB puanı aslında senin batma riskini hesaplayan bir model bu model bir puan çıktısı üretiyor.
Hiç taksit gecikmem yok diyorsun, gelirim yüksek diiyorsun, ve 500k kredi kartı borcu diyorsun.
Kredi kartının limit kullanım oranlarına dikkat etmeni tavsiye ederim. ben çok açılırım kontrol edemem deyip 1m civarında bıraktıysan %50'lik borç oranı seni riskli bir statüye koyuyor ve puanını düşürüyordur. Bu işin ideali %10-15 civarında, maks 25% diyebilirim.
+1
gokank4
(23.12.25)
(3)

türk evlerinde topraklama

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
ne kadar yaygındır? 20 yaşında bir evin muhakkak topraklaması vardır diyebilir miyiz? inşaat sırasında hile yapılabiliyor mu?
ne kadar yaygındır? 20 yaşında bir evin muhakkak topraklaması vardır diyebilir miyiz? inşaat sırasında hile yapılabiliyor mu?
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(23.12.25)
20 yaşında evde topraklama olmaması çok daha olası olmasından.

Yenilerde bile toprak bağlantısını boş bırakıyor.

Hile hurda olmadan olur mu hiç.
-1
chicha_v2
(23.12.25)
Yuzde 99 vardir.
+1
die fetten jahre sind vorbei
(23.12.25)
mutlaka vardır ama bina dışı toprak çubukları zamanla yaşlanan, korozyona uğrayan parçalar. aslında test edilerek yenilenmesi gerekiyor.
+1
orpheus
(23.12.25)
(3)

Rusya 15 temmuz'u nasıl haber verebildi

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Askeri alet gereçleri mi takip ediyorlardı, konuşmaları mı biliyorlardı. Nasıl mümkün olabiliyor?
Askeri alet gereçleri mi takip ediyorlardı, konuşmaları mı biliyorlardı. Nasıl mümkün olabiliyor?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
tüm büyük ülkelerin ilişkide olduğu ve coğrafi olarak yakın olduğu ülkelerde casus ağı vardır. aklın almayacağı kadar normal görünen insanlar sleeper agent olabilir. aynı zamanda bu ülkeler dijital haberleşme, trojanlar ve uydu görüntüleri üzerinden askeri hareketlilik gibi konuları 7/24 takip eder. cia ve kgb için ata sporu gibi birşey.
+2
orpheus
(23.12.25)
15 temmuz çok karışık bir olay. 2016 Şubat ayında mesela -bizzat kendim okumuştum o zaman- emekli bir binbaşının "cemaatin tek şansı Ağustos'tan önce bir darbe" şeklinde anlattığı -agustos ayında yüksek askeri Şura olacak ve kadroları tasfiye edliecek şeklinde- bir koseyazisi vardı oda tv idi sanırım. Buna benzer 4-5 tane daha yazı vardı.

O yüzden Rusya değil aslında sağır Sultan'ın bile bildiği bir gerçekmiş yni :))
+2
makbur
(23.12.25)
www.odatv.com

Buldum bahsettigim yazıyı
+1
makbur
(23.12.25)
(3)

Vefat sonrası şahıs borçları

metal69
Babam vefat edeli 2 ay oldu. Son birkaç haftadır, birisi " Şu kadar borcu vardı " birisi " Bu kadar alacağım " vardı diye benim kulağıma geliyor. Ne yapayım, alacağım var diyenden çek senet mi sorayım, kafam karıştı ve soru işaretleri oluşuyor ister istemez borcu hakikaten var mı yoksa kimi insanlar
Babam vefat edeli 2 ay oldu.

Son birkaç haftadır, birisi " Şu kadar borcu vardı " birisi " Bu kadar alacağım " vardı diye benim kulağıma geliyor. Ne yapayım, alacağım var diyenden çek senet mi sorayım, kafam karıştı ve soru işaretleri oluşuyor ister istemez borcu hakikaten var mı yoksa kimi insanlar fırsatçılık mı yapıyor diye?
0
metal69
(22.12.25)
Başınız sağ olsun, Allah sabır versin. İnsanın kaybı acısı yetmez gibi bir de bunlarla uğraşmak zor.

Anladığım kadarıyla konuya iyi niyetli ve dürüst yaklaşıyorsun. Borç gerçek bir borçsa imkan dahilinde ödemek istiyorsun diye anlıyorum. Ne yazık ki dünya öyle iyi niyetli dürüst kimselerle çevrilmiş değil. Çakalı yamyamı da çok.

Durum dışarıdan yorumlaması zor bir durum. Baba çalışıyor muydu, kendi işi miydi, maaşlı mıydı? Aldığını verdiğini pek bilmiyorsun belli ki.

O yüzden öncelik tabii ki senet, banka havalesi vs gösterebilen ve bunu mantıkla izah edebilenlerde. Babanın maddi durumuna göre bahsedilen borçlar mantıklı mı? Para alınmışsa nereye harcanmış anlaşılabiliyor mu? Elden verdim, havale yok, telefon mesajı yok falan diyenlere “tamam al sana para” demek pek mümkün değil tabii ki. Annen sağ ise belki para alışverişi olanları biliyordur ona bir danışılabilir. Birlikte çalıştığı kardeş, amca, akraba, muhasebeci falan varsa onlara sormakta da yarar var.

Bu adam sizden borç almış. Ne zaman neden almış, aldığını ne yapmış, bunları anlamak lazım. Adam babandan aldığı borcu babana havale yapmış olup onun dekontunu da borç verdim diye gösterebilir. İzini sürmek gerek.

Babadan kalan mal yoksa ve borçlar varsa bir seçenek olarak reddi miras yapmayı da düşünebilirsiniz mirasçılar olarak. Yaparsanız onun 3 ay süresi var onu kaçırmamak gerek.
+5
lazor
(22.12.25)
başınız sağolsun. tanımadığınız kişilerse hiç oralı olmayın, beni annemin vefatından sonra bu şekilde dolandırmaya çalıştılar
+1
mezzosprite
(23.12.25)
bunu meslek edinmiş fırsatçı/dolandırıcılar var. bu borcu en az 2-3 farklı güvenilir kişiden teyit edemiyorsanız görmezden gelin.
0
orpheus
(23.12.25)
(6)

araba soruları

inheritance
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima
1. trafikte uzun bir süredir dikkat ediyorum. bazı arabaların ön sinyal lambaları (turuncu lambalar) sürekli yanıyor (yanıp sönme değil). o modellerin hepsinde de yok. gündüz farlarını sinyal lambalarına mı bağlıyorlar?

2. tampon tampona trafikte veya ışıklarda beklerken öndeki aracın egzozunun klima aracılığı ile sizin aracınıza girdiği oluyor mu? klima dışarıdan hava alacak şekilde ayarlıyken ışıklarda durunca egzoz kokusu doluyor arabanın içine. içerideki havayı çevirecek şekilde ayarlıyken olmuyor.
0
inheritance
(22.12.25)
1- Teknik detayini bilmiyorum ama surekli acik olacak sekilde ayarliyorlar evet, tamamen sekil olsun diye yapilan birsey. O sekilde muayeneden geciyor mu bilmiyorum ama gecmemeli, hatta direk polis cevirip ceza yazmali ama ne kadar uygulamasi var bilmiyorum.
2- Bana da oluyor tabii, karbon polen filtresi bunu azaltir diyenler var ama ne kadar dogru bilmiyorum. Bir de kirli havayi alinca hava alimini kesen daha teknolojik sistemler de var ama tam adi neydi bunun bilmiyorum.
0
mbond
(22.12.25)
1- yanlış bilmiyorsam amerikan park diyorlar buna. Tam keko işi.

2-bana hiç olmadı
+1
rodeocu
(22.12.25)
1. Bahsettiginiz şeyle hiç karşılaşmadım
2. Arabaların klimalarının içeri hava çeken kısmı arabaların en önünde olur. E genelde de arabaların egzos çıkısı arabaların en arkasında olunca tampon tampona giderken öndeki aracın egzoz dumanını arabanızın içine vakumluyorsunuz. Bu gibi durumlarla karşılaşmamak için içerideki havayı çevir tuşuna basarsanız klima önden havayı çekmez sadece arabanın içindeki havayı çevirir
0
limonlu eksi
(22.12.25)
1- amerikan sinyal, amerika'da araclarda farlar surekli yanik degilken, bu is icin sinyaller kullanilirdi. ben de guzel durdugunu dusunuyorum acikcasi ama para verip yaptirmam.
2 - hava filtresini karbon filtre ile degistirin, iceriye fazla koku almak o zaman.
0
cooperr
(22.12.25)
1- amerikan park. yeni nesil araçlarda kodlamayla yapılıyor. türkiye'de yasak. muayeneden geçemezsin.

2- hayır. koku geliyorsa kaliteli polen filtresi kullananın. aracınıza uygun mann marka karbon filtreler iyidir.
0
false pretension
(22.12.25)
sıkışık trafikte araç havalandırması iç sirkülasyona alınmalı. yoksak istediğiniz kadar filtreleyin önden egzos kokusu alır. bazı araçlar bunu otomatik yapar.
0
orpheus
(23.12.25)
(3)

Citroen C-Elysee alınır mı

arbre
Benzinli otomatik alınır mı? Bütçeme, beğenime bu uyuyor.
Benzinli otomatik alınır mı? Bütçeme, beğenime bu uyuyor.
-1
arbre
(22.12.25)
Dizelini kullananlar biliyorum, cok da oyle problem cikarma anlaminda kotu bir namini duymadim ama cok dandik diyorlar. Genel kalite, ses yalitimi vs. 2018 yilinda cok da harika durumda olmayan bir dizel almak uzereydim 5 yasindaydi o zaman, ayni donemde 15 yasinda bir Honda Civic alip(nerdeyse ayni paraya) uzun sure onu kullandim. Dogru mu yaptim cok supheliyim. :)
0
mbond
(22.12.25)
benzinli otomatik muhtemelen yarı otomatiktir. problemli bir şanzıman, problemli bir motor. uzak durmanızı tavsiye ediyorum.
+1
rain when i die
(22.12.25)
beklentine bağlı. üretiliş amacı filo arabası. satışçı, pazarlamacıları A noktasından B noktasına götürsün. herhangi bir konfor veya güvenlik sağlamasa da olur, pejo 301 ile aynı araç.
0
orpheus
(23.12.25)
(6)

son zamanlarda aldığınız en mantıklı şey

duyurukullanıcısı
bu kadar zaman neden almamışım yaw dediniz ne aldınız son zamanlarda?
bu kadar zaman neden almamışım yaw dediniz ne aldınız son zamanlarda?
0
duyurukullanıcısı
(21.12.25)
Apple Magic Mouse.
-2
anatomik
(22.12.25)
Şarjlı tüy kesme makinesi aldım, jiletle boşuna uğraşıyormuşum.
Not: kıyafet
+2
Bruce
(22.12.25)
multimetre.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.12.25)
pahalı bi kablo soyucu aldım. en incecik kabloları bile yırtmadan koparmadan açıyor.
0
orpheus
(22.12.25)
ev :)
+2
amour fou
(22.12.25)
sebze kurutucu safsata sanıyordum inanılmaz iişime yaradı
www.amazon.com.tr
0
eja
(22.12.25)
(8)

Bu Kız Ne Ayak

depresif çocuk
8 aylık güzel bir ilişkim vardı. Sonra birden bire kız arkadaşım eski sevgilisiyle görüşmeye başladı. Telefonda yazışma ile başlayan süreci aramalar takip etti. Sonrasında yüz yüze görüşmeye başladı. Tabi bu süreçte çok ciddi kavgalarımız oldu. Kavgaların dozajı artıyordu ama her barışmadan sonra iş
8 aylık güzel bir ilişkim vardı. Sonra birden bire kız arkadaşım eski sevgilisiyle görüşmeye başladı. Telefonda yazışma ile başlayan süreci aramalar takip etti. Sonrasında yüz yüze görüşmeye başladı. Tabi bu süreçte çok ciddi kavgalarımız oldu. Kavgaların dozajı artıyordu ama her barışmadan sonra işler daha da kötüye gidiyordu. Taviz verdikçe bir adım ileriye gidiyordu. Neymiş, adamla 3 senesi geçmiş, zor zamanlarda yanında olmuş, iyi bir arkadaş olarak görüyormuş vs.

Ne oldu da bu kadar tahammül edebildin derseniz, size sormak istediğim de tam bu nokta aslında. Sizce bu kız, bu hareketlerine rağmen gerçekten seviyor olabilir mi? Çünkü kızı 1 ay içerisinde abartısız 6 defa terk etmişimdir. Her defasında bu olayla ilgili bir şey sebep oldu buna. Sonrasında yalvar yakar beni geri kazanmaya çalışıyor, eve hediyeler gönderiyor, engellememe rağmen bir şekilde bir yolunu bulup iletişime geçiyor. Hüngür hüngür ağlayıp ilk defa benimle gerçek aşkı yaşadığını falan söylüyor. Ancak o kişiyle görüşmekten de vazgeçmiyor.
0
depresif çocuk
(20.12.25)
Liseliyseniz normal böyle şeyler. Düşe kalka çok şey öğreniyor insan. Saçmalamak yararlı.

Ama eğer Değilsen; mantıkla izah edilemeyen ilk temasta yol vermen gerekirdi. Ağır saçmalamışsın. Ne mesajı ne araması ne tavizi? Gidip terapi gör. Yalnız kalmaktan mı korkuyorsun, ayrılmaktan mı korkuyorsun neyse travmaların tespit edilip çözülsün.
+6
lazor
(20.12.25)
Farz edelim ki gerçekten seviyor ve bu kişiyle de arasında gerçekten hiçbir şey yok. Sizin gönlünüz buna razı olmuyorsa nasıl sağlıklı şekilde sürdüreceksiniz ilişkiyi?

Bazen insanların karakteri birbiriyle uyuşmaz. Öyle değil mi? Yani dünyadaki her bir insan nasıl diğeriyle uyumlu olabilir? Bazen uyuşamazsınız. Siz uyuşamamışsınız belli ki.

Ben de kendi adıma bu durumu hoş göremem. Özellikle de ben bu kadar karşıyken inatla iletişimin dozunun artması hiç hoş olmamış. Herkes kendi olduğu haliyle birlikte mutlu olabileceği birini bulmalı bence, ben böyle bakıyorum hep.

Meseleden bağımsız, 1 ayda 6 kere bitip başlayan ilişki yürüyebilsin sanmıyorum. 6 olduğundan bile emin değilsiniz hem de. Neden diretiyorsunuz ki? Sevip sevmemesinin bir önemi yok sanırım bu durumda. En az altı kere sizi sevdiğine inanmışsınız ama geri döndüğünüzde yapamamışsınız. Mesele sevgiden bağımsız.
+4
akhenaten
(20.12.25)
Bazı insanlar hayatlarındaki bazı partnerlerini takıntı haline getirmiş olabiliyorlar ya da onları "güvenli liman" olarak görebiliyorlar. Bundan dolayı kız arkadaşınız hayatından eski sevgilisini çıkartmamakta diretiyor olabilir.

Fakat bu şekilde bir ilişki yürümez bana kalırsa. Siz birden bire eski sevgilisiyle görüşmeye başladı yazmışsınız ama bu durum uzun zamanlara da dayanıyor olabilir. Ben ilk öğrendiğimde bu ilişkiyi sonlandırır ve bir daha görüşmemek üzere o defteri kapatırdım çünkü bana göre bu düpedüz aldatmak sayılır. Aranda bir şeyler geçen insanla, hayatında biri varken görüşmeye başlamak/devam etmek normal davranışlar değil.
+3
mermaidd
(20.12.25)
Kızın sevgisi gerçek değil, bölünmüş sevgi. Ben bölünmüş sevgiyi gerçek sevgi olarak göremiyorum. Ona duyduğu hisler devam ediyor, etmiyorsa buyursun üçünüz görüşün, senin yanında görüşsünler. Ben inanmadım kıza.
+2
muhayyer divan
(20.12.25)
İlişkiyi 3 kişi yaşıyorsunuz. Dev kırmızı bayrak
+2
thesomberlain
(20.12.25)
bahsettiğin geri kazanma, ağlama, hediye yollama vs. seni sevdiğinin işareti değil.
+1
orpheus
(20.12.25)
Bu sorunun aynısı ya da benzeri geçen aylarda da soruldu sanki. Ben olsam ya o ya ben derdim. Seninle sevgiliyken exiyle görüşmesi çok yanlış
+1
pembediken
(20.12.25)
sana abi tavsiyesi onu değil Kendini seviyorsan terk et. Asla geri dönme. Bu ilişki bitmiş. Cuckold ilişkiye dönmüş. Kız seni aldatmış sen daha ne ayak diye soruyorsun. şu işi Hafifletme olaylarını geç. Kız arkadaşın belki ileride karın, çocuklarının annesi olacak kadın seni aldatmış.
+1
hexagon
(21.12.25)
(11)

tuvalet sorunsalı

kondansator
sabah sabah böyle bir konuda akışınızı meşgul ettiğim için öncelikle özür dilerim. diyet sürecinde 4 gündür tuvalete çıkamayınca bir hayli zorlamaya başladı. fitil dediler, ilk fitili kullandım düştü. bugün tekrar fitil denedim, ufak bir pırt dışında etki olmadı ama hala zorluyor. internette de aşır
sabah sabah böyle bir konuda akışınızı meşgul ettiğim için öncelikle özür dilerim. diyet sürecinde 4 gündür tuvalete çıkamayınca bir hayli zorlamaya başladı. fitil dediler, ilk fitili kullandım düştü. bugün tekrar fitil denedim, ufak bir pırt dışında etki olmadı ama hala zorluyor. internette de aşırı ıkınmanın zara vereceğini söylemişler. hastaneye gideyim dedim, arkadaşım da hastaneye gidince lavman yazıp gönderiyorlar dedi. benzer sorun yaşayan oldu mu acaba? direkt ecz den lavmanı alıp uygulamalı mı yoksa fitil ile peş peşe yapınca sorun mu olur
-1
kondansator
(20.12.25)
hastaneye gidince lavmanı yazıp gönderiyorlar. hatta doğrudan çıkarıp veriyorlar eline.

problemin herhangi bir sağlık probleminden kaynaklanmadığına eminseniz, problem sadece zçamamaksa, başka bir sağlık sorunun nedeniyle zçamıyor değilseniz doğrudan eczaneden alıp kendiniz de yapabilirsiniz.
+1
kibritsuyu
(20.12.25)
Diyetine halel getirmeyecekse, seviyorsan bir turşucudan turşu suyu al ve iç. Denemekte fayda var.
+1
Caletti
(20.12.25)
sinameki otuna baksanıza bir. Kabızlığın ilacı bu ot.
0
kojonotsuki
(20.12.25)
Diyet kaynaklı olduğundan eminsen sonrası için şunlara bak bence

www.amazon.com
0
Mirket
(20.12.25)
@Mirket, normalde probiyotik içiyordum, 1 haftadır salladım ve böyle bir sonuç doğurdu işte. şimdi yeniden içmeye başladım
0
🌸kondansator
(20.12.25)
Probiyotiğin böyle keskin etkileri olacağını sanmıyorum.
İnsanoğlu günde 35-30 gram kadar lif almalı. Diyetlerde bu miktar alınmıyor genelde, bu durum da bağırsak işleyişini bozuyor. Ya kalori yönünden zayıf, lif miktarı fazla besinlere yönelip lif miktarı tutturulmalı, ya da dışardan lif(fiber) almalı diye düşünüyorum.
+1
Mirket
(20.12.25)
aıle hekımlerı bekunis yazıyor, eczaneden kendınız de alabılıyorsunuz, tamamen bıtkısel kaynaklı dıye kullanılmasında sakınca gormuyor drlar. gece yatmadan once 2 tane alıp deneyın, sonuc verır mutlaka, olmazsa ertesı gece dozajı arttırın. google da arastırırsınız zaten bu ılacı.
+1
deepness
(20.12.25)
Kefir al 1 lt iç. Sonrası rahatlatır.
+1
mikahakkinen
(20.12.25)
Oral yolla alinan bi ilaci yok mu canim bunun direkt fitil verilmis anlamadim, avrupa'da bircok oral ilac var bunun icin maalesef turkiye'yi tam bilmiyorum.

Herkes kendi tecrubesini paylasmis, denenebilir ama herkeste ise yarayacak diye bir sey yok. Doktorlar lifli gida ve bol hareket oneriyor boyle durumlarda. Ben de mesela cig lahana veya kuru kayisi, hurma vb. yedigim zaman o gunu tuvalette geciriyorum. Lifli gida, kuru meyve ve bol hareke denenebilir birkac gun. Oral yolla alinan bir ilac varsa eczaneye sorulabilir.

Bu sekilde 1 haftayi devirirseniz hastane artik sart olmus demektir. Saglik ve sihhat diliyorum.
+1
bosver nicki
(20.12.25)
gece yatmadan magnezinc 2 adet + 1 litre su.
0
orpheus
(20.12.25)
arkadaşlar lavabo tıkanmışsa üstten gönderdiğiniz şeylerin bir faydası olmaz. onların ancak sonraki sürece faydası olur, tekrar tıkanmasını önler. önce tıkanıklığı açmak lazım.

insan vücudunda öyle lavabo aç gibi yukarıdan dökeyim, tıkanıklığa kadar gidip eritsin denecek bir sistem yok. illa alttan gideri açıp temizlemek lazım.

velhasıl tıkanıklığı açmadan yemeyle içmeyle orayı yumuşatamazsınız.
+1
kibritsuyu
(22.12.25)
(8)

Araç Motor yağından anlayanlar

materyalist imam
Selamlar, 3 ay önce 1.0 vti 67 hp peugeot 208 araç aldım ikinci el 11 yaşında.600 km kadar kıllandım sorunsuz bir şekilde sonra bir özel serviste bakıma verdim. Triger, baskı balata, bujiler, yağ filtresi motor yağı, polen filtresi vb değişti. Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konvento
Selamlar, 3 ay önce 1.0 vti 67 hp peugeot 208 araç aldım ikinci el 11 yaşında.

600 km kadar kıllandım sorunsuz bir şekilde sonra bir özel serviste bakıma verdim. Triger, baskı balata, bujiler, yağ filtresi motor yağı, polen filtresi vb değişti. Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konventor arıza lambası yandı, aynı yere geri götürdüm usta bir şey olmaz deyip arızayı sildi 150 200 km sonra tekrar yandı ustaya whatsapp'tan yazdım " bir şey olmaz würth yakıt katkısı al kullanmaya devam et" dedi bi 200 km sonra da yağ lambası yandı. Fotoğrafını çektim attım aynı usta yine bir şey olmaz devam et dedi. (ilk arabam olduğundan olayın ciddiyetinin farkında da değilim henüz)

2 gün o yağ lambası, stop ışığı yanarken kullandım usta devam et dediyse vardır bir bildiği dedim. Hatta tam benzinliğe girip dediği yakıt katkısını alacaktım ki arabanın bütün ikaz ışıkları yandı orgeneral apoleti gibi Service stop, Engine vs vs ne ararsan. Hemen en yakın oto tamircisine çektim "abi motorun yağı bitmiş" deyip yağ ekledi.

Oradan bakım yapan ustaya götürdüm, yağı takip edicez bir daha eksilirse motor bitik rektifiye gerekir 150k tutar en az dedi. 700 km sonra yine yağ lambası yandı, götürdüm rektifiye dedi. Başka usta buldum ona gösterdim, o da kaputu açtı motoru bile çalıştırmadan motor değişmesi lazım dedi.

Son olarak bir usta daha bulup telefona derdimi anlattım aynı muameleyi yapacaksan hiç yorma dedim yok abi gel bakalım dedi. Götürdüm, baktı ve Peugeot'nun 5w30 olması gerektiğini belirttiği yağ yerine 10w40 yağ eklemiş bakim yapan yer. Yağ ve yağ filtresi tekrar değişti ve takip edeceğiz yine 1000 km kadar. (başka yerde sızıntı yok)

5w30 yağ yerine 10w40 yağ eklenmesi eksiltmeye sebep olur mu? 1000 km dolana kadar içim içimi yiyecek çünkü. Epey Google ve yapay zeka araması yaptım, eksiltme hatalı yağdan gibi geldi bana ama işin erbabı varsa burada güzel haberlerini bekliyorum 1000 km dolana kadar içim rahat eder belki :(
0
materyalist imam
(18.12.25)
Viskozite değişikliği yağ eksiltmeye sebep olmaz.
0
antihero
(18.12.25)
benzinli, küçük hacimli ve yüksek sıkıştırmalı motorlar yağ eksiltir bu normal. ama 1000 km 100ml gibi olması lazım en fazla

endişeye gerek yok. sabah aracı çalıştırmadan önce, geceden süzülen yağı düz zeminde kontrol et. 3-4 günde bir veya uzun yolculuklardan sonra bu kontrolü tekrarla.
0
orpheus
(18.12.25)
İlk usta sıkıntılı belli zaten. Hiç düşünmede basıyorlar 10w40 acayip ayar oluyorum. 5w30 isteyen arabaya 10w40 yağ koyması güzel olmamış ama bunun yağ yakmayı artıracağını sanmıyorum. Aksine daha kalın yağ olduğundan azaltma ihtimali var. Tabii bu bilgim çok net değil. Böyle çıksa daha iyi aslında problem çözülmüş olur. Bu arada bu yağın aşırı eksilmesinden motora normalde olmayan bir zarar da verilmiş olabilir.

Ben bir süre 2010 Peugeot 207 1.4 VTI araç kullandım. Maalesef yağ yakma sorunu vardı ve motor yapılmadan çözülecek gibi birşey değildi. Normal ustaya belki motoru yaptırsan bile çözülmeyebilir. Ben Peugeot servisinde çalışmışlığı olan biriyle konuştum bu konuyu, 10 bin kilometrede yarım litre yağ yakma noktasına kadar getirdik dedi motor yaparak. Çok masraflı iş bence yapılmaz.

Benim araç uzun yolda kullanırsan özellikle daha çok yakıyordu. 3000 km'de falan yağ uyarısı geliyordu. Ben satana kadar ekleyerek devam ettim. Yaklaşık 30 bin km azaldıkça ekleme tabii normal vakitlerinde yağ/filtre değişimi yaparak kullandım. Motoru yakmadan o kadar kullanabildim. Sonrasında yağ yaktığı bilgisini de vererek biraz ölü fiyata sattım. Olay Hollanda'da yaşandı ve burada kimse o kadar yağ yakma durumunu belirtme gereği duymuyor.

Sizin araçda da aynı mıdır bilmiyorum ama bu Peugeot beni bitirdi. Su eksiltme de yaptı baya, termostatı değiştiriyorum, su tankı bozuluyor vs bütün soğutma sistemini değiştirdim nerdeyse.

Ustanın birşey olmaz gevşekliğiyle ilgili de bir notum var. Gerçekten gevşeklik yapmış ama benim arabada yağ sensörü de arada deliriyordu. Bir ara çok uğraştım yağ eklememe rağmen uyarı gitmedi. Sonra 1000 km daha sürdüm öyle, tek seferde, ertesi sabah bindim çevirdim kontağı uyarı gitti.

Yağ çubuğuyla ilgili de bir not düşeyim. :) Bu çubuk yağın tamamını temsil ediyor sanıyordum ben. Halbuki en üstteki 1 litreyi temsil ediyormuş. Tabii çubuktaki yağ bitme noktasına gelmeyecek gene de, çubukdaki minimum işaretinin üzerinde olması lazım her zaman.
0
mbond
(18.12.25)
Bu konuda epey tecrübem var. Bir kere ilk gittiğin tamirciye asla bir daha gitme. Hatta mümkünse hiçbir tamirciye tek başına gitme. Kaç yaşında olursan ol daha önce hiç görmediğin insan türleriyle karşı karşıyasın.

İlk tamirci tahminim bir yerlerde şaseyle oynadı ve arıza lambaları o yüzden yandı. Hiçbiri de bunu sana söylemez. Aynı tamirci 10 kez motor yapar ahbap olursunuz 11. gidişinde bu sefer de doğru yapim demez, yine bozar.

Referansla güvenebileceğin bir servis bul ve başka yere araç götürme.
0
hebanon
(19.12.25)
1000km de bir arac yag isigi yakiyorsa ya kacak vardir, ya da yag yakiyordur.
kacak varsa kolay cozulur, ama yakiyorsa motoru kucaga aldin demektir.

bazi motorlar yag eksiltir, ozellikle almanlar. ben 5000de bir yarim litre ekliyorum genelde. ama 1000km de bir isik yakmasi sikinti.

5w30 yerine 10w40 bir hata, ama olumcul motoru bitirecek deli gibi yag yaktiracak bir hata degil.
0
cooperr
(19.12.25)
Cevaplar için teşekkürler. İnternet araştırmalarım 1.0 düşük hacimli motorun 10w40 kalın yağı motor öğlene döndüremediği için yaktığı yönünde. Egzozdan duman atmadığını ve hiçbir şekilde dışarı sızıntı vermediğini tekrarlayayım.

10w40 yağ eklenmeden önce (bakım öncesi) 600 km yol yaptım ve bakıma vermeden 1 gün önce yağ çubuğundan kontrol ettiğimde hiç eksilme yoktu. Yani 600 km'de hiç yağ eksiltmeyen araba bakım sonrası 600 km'de 600 ml eksiltmeye başladı.

Şu an tek umudum 5w30 yağ ve yeni yağ filtresinin sorunu çözmesi. (aracın sürüşü yumuşadı, vites geçidi debriyaj ve gaz pedalları da yumuşadı doğru yağa geçince) yoksa galeriyle mahkemelik olacağız çünkü ekspere soktun alırken aracı ben sorumluluk kabul etmem diyor...
0
🌸materyalist imam
(19.12.25)
motor yağı ile vites geçişlerinin, debriyajın yumuşamasının alakası olamaz.
debriyaj tamamen farklı bağımsız bir hidrolik sistem. şanzıman ise bağımsız olarak kendi yağı içinde dönüyor.
0
orpheus
(19.12.25)
herşeyi doğru yapsan bile peugeot yağ eksiltir.

teknik bültenleri var boy boy.

yapacak bir şey yok.

"Bakımdan çıktıktan 150 km kadar sonra katalitik konventor arıza lambası yandı"

ben o arabanın motorunun daha hikaye başında sağlıklı olduğunu sanmıyorum.

zaten yağ eksilttiği için katalitiki de göçertiyor ve p0420 veriyor.

not: otomotiv satış sonrası hizmetler makina mühendisispor
0
rain when i die
(19.12.25)
(4)

Araba kilometre sınırı

arbre
Merhaba, benzinli arabanın kaç kilometreye kadar yolu var genel olarak? 200 bin km benzinli araba alınır mı? Aynı soruyu dizel için de soruyorum. Teşekkür ederim.
Merhaba, benzinli arabanın kaç kilometreye kadar yolu var genel olarak? 200 bin km benzinli araba alınır mı? Aynı soruyu dizel için de soruyorum. Teşekkür ederim.
-2
arbre
(18.12.25)
Japonsa alınır değilse iyice baktırmadan alma.
+1
adivar
(18.12.25)
Benzinli japon alınır evet diğerleri de aslında iyi bakılmışsa alınır ya. Dizellerde 200k üstü sıkıntı
0
avatar is back
(18.12.25)
Su olayi dunyada bir tek dert eden biziz. Hakliyiz da, su dandik arabalara dunyanin parasını veriyorsak az km, az degisenli, boyazsiz ariyoruz.

Sen de aslinda motordan yana değil, kullanip da 260 bin km de satabilir miyim kismina takiksin dogal olarak. 200 bin km benzin icin sorun degil. İyi bakımlı dizel için de sorun degil.
0
duster
(18.12.25)
bu marka modele göre, araca kullanılan yağa, aracın bu kmleri şehir içi-dışı yapmış olmasına göre çok değişir ezbere birşey söylenemez.

teorik olarak doğru bakım yapılan benzinli motorun 350-400 bin km büyük sorun çıkarmadan gitmesi beklenir. hiç sorun yaşamadan 500-600k km yapan elantra taksiler var.
0
orpheus
(18.12.25)
(13)

2026 senesinde 1 milyon suriyeli ülkesine dönecek bilgisi doğru mu sizce?

messina123
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
kiralar ciddi şekilde düşmez mi bu gerçekleşirse?
0
messina123
(18.12.25)
türkiye'de kiralar düşmez ya. kayıt dışı suriyeliler kaç milyondur acaba zaten.
0
elorelia
(18.12.25)
1) Bu kadar kişi evlerde ikamet etmiyor dükkanda yaşayan 20-30 kişilik gruplar var.
2) Evlerde ikamet eden ailelerinde ortalama 6 kişi olduğunu da var sayarsak yine ortalama 200 bin ev olduğunu varsayalım.
3) 1 milyonun da kesin dönüş yapacağı garanti değil. Bir çoğu halinden memnundur.

Böyle bir şey gerçekleşirse ki pek zannetmiyorum ama 100 bin evde hareket olabilir, o da çok fazla piyasayı etkilemez diye düşünüyorum.
0
c0sh_kun
(18.12.25)
kira dusmez, artis yavaslar. suriyeliler konusundaysa sunu diyebilirim depo olarak kiraya verdigimiz yerde 30 suriyelinin kaldigini polisin basmasiyla ogrendik :)
-1
gule gule
(18.12.25)
Savaşmadan denize kıyısı olan, dayalı döşeli ülke işgal etmişler. neden dönsünler?

İzmir'de muhtar adayı çıkarsalar seçim kazanacakları mahalleler var. bak Mersin, G.antep demiyorum. İZMİR diyorum.

Kadıköy'de, Bebek'te, Bostanlıda, Alsancak'ta yaşayanlar durumun farkında değiller.

Nüfusları 20 milyondan fazla
0
HellKeePer
(18.12.25)
niye dönsün hepsi vatandaşlık aldı. çocuğu burada okuyor, bedava sağlık hizmeti alıyor.
ancak avrupaya, daha iyi bir ülkeye geçiş fırsatı olursa gider.
0
orpheus
(18.12.25)
kiraya verilmeyen gırla ev var.
yüzde 25 olayından sonra kimisi tövbe etti vermem kiraya diye, öyle boş tutuyor "fırsat çıkarsa satarım, kiracılı ev zor satılıyor" diyor.

neden geri dönsün suriyeliler ben de merak ediyorum.
hayatından memnun olmayanlar zaten döndü gitti.
5-6 yıldır burada olanlar iyi kötü bir düzen kurdular burada.
gidenler muhakkak olacaktır ama kira fiyatlarına etki edecek kadar yoğun gideceklerini düşünmüyorum.

kira fiyatlarının düşmesi için sebep yok.
belki artış azalır sadece. şimdi maaşının yarısı kira ise 3te biri kira olur en iyi ihtimalle.
+2
biseysorcaktim
(18.12.25)
Gitmeyecekler.
+1
parka
(18.12.25)
Şu anda konut arzı sorunu yok. Stok fazla. Kiralar da yüksek değil. Tek sorun ücretli çalışan kesimin gelirinin düşük olması.

Konut yapıp kiraları düşürme söylemi niye? Çünkü hazinede inanılmaz para toplanıyor. Bunu iç etmenin üç yolundan birisi de inşaat işleri.

Suriyeliler de buraya getirilirken verilen sözler tutulursa giderler ya da gönderilirler. Çünkü kendiliğinden gelmediler. Biz komuta ettik.
0
hebanon
(18.12.25)
@hebanon
Stok fazlası olduğunun kaynağı var mı?
0
parka
(18.12.25)
donecegine inanmiyorum. donmeleri icin danimarka gibi para vermek gerekiyor. 10-15 bin euro para veriyorlardi hatirladigim kadariyla. bunu turk siyasetcilerden iki kisi dillendirdi. biri ali babacan, digeri de cem uzan. umit ozdag da zorla gondermek istiyor. yani bir zorlama veya tesvik olmadan kendi hallerine birakilirlarsa donmezler diye dusunuyorum.
+1
Sour
(18.12.25)
Dönmeleri için bir sebep yok. Suriye sittin sene iflah olacak bir durumda değil. İkincisi Suriyeli istilası başladığında doğan Suriyeliler yetişkin oldu. Türkiye'nin en bitik hali Suriye'nin halinden kat be kat iyidir. 1 milyon Suriyelinin gitmesi gerçekleşse bile çok bir anlam ifade etmez, o 1 milyon gidene kadar içer dekiler 3 milyon olur. Suriyelilerin kitleler halinde gelişi başlangıç noktası alınsa, o tarihten bugüne onların nüfus artış hızı ile bizim halkımızın nüfus artış hızı arasında uçurum vardır. Hiç yoksa kurulu düzenimiz var yeğenim yoksa Suriye cennat cennat klişesine döner bu işin sonu. Zaten çok uzak olmayan bir gelecekte siyasiler de medya da Suriye kökenli vatandaş kimliğini yok sayamayız türküleri çağırılır. Siyasi parti de kurarlar, Suriye kökenli örnek vatandaşlarımızın haberleri de pompalanır. Gelecekte ekşi hala var olursa, Suriyeli oyları olmadan seçimi kazanmanın imkansız olması gerçeği türünden başlıkları şimdiden görür gibiyim:) zaten siyasiler belli bir seçmen yoğunluğunu görünce sağcısı, solcusu, islamcısı oy için her şeyi yaparlar.
0
wilhelmwasmuss
(18.12.25)
Geri dönmez onlar. Millet sanıyor sadece Suriyeli var.. Antalya Rus dolu, İzmir İranlı dolu.
0
runaway
(18.12.25)
Net bilgi dönmeyecekler
0
basond
(18.12.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.