Giriş
(19)

bu kadin cekici mi?

Purple life
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.https://www.instagram.com/topiaspammy/
size göre bu kadin güzel veya cekici mi? 10 üzerinden kac verirsiniz?
cinsiyet ve yas ile birlikte cevaplarsaniz sevinirim.

www.instagram.com
-1
Purple life
(06.03.26)
Hayalim. 10/10.

32E
-6
arbre
(06.03.26)
hayır 5/10
53e
0
lazpalle
(06.03.26)
@arbre, wow
0
🌸Purple life
(06.03.26)
3/10

40e
0
antihero
(06.03.26)
1/10 çekici değil hatta itici.
45E
+3
orpheus
(06.03.26)
35 E , yüzü güzel ama fazla cüsseli. Bu haliyle 3/10
0
loch ness
(06.03.26)
Güzel değil, çekici değil. He karakteri, muhabbeti on numaradır bilemem, bi' şey diyemem.

3/10

48 E
0
kumandanim
(06.03.26)
Beğendim. Çekici. 6.5
0
benaslindayohum
(06.03.26)
Linki açmadan yorumlara bakınca ,bunlarda her gün adrianaya yapıştırıyorlar sanki dedim içimden linki açınca direk sövdüm.bir bile çok direk sıfır.allah insanı yoklukla sınamasın ama asla bak asla.

Arbre,abi ne yap et enerjini biryerlere yönlendir.duyuruca bişiler toplayalım seni taylanda falan gönderelim.buna kaldıran bizede kaldırır.
+9
duptıs
(06.03.26)
Arbre aşık olduğun kız bu hayalindeki kıza benziyorsa geçmiş olsun panpa

0/10
k
0
Hallegadola
(06.03.26)
duptıs, hahaha abi devlet gibi kadın dediğin budur, kadınlara fit vücuda sahip olmayı pompaladılar ama her kadın buna uymak zorunda değil. Her erkek de fit kadın beğenmek zorunda değil. :)
-1
arbre
(06.03.26)
Hallegadola, kanka benim aşık olduğum kız 45 50 kilo falan, zayıfın yeri ayrı, kilolunun yeri ayrı, benim gönlüm geniş biraz
-2
arbre
(06.03.26)
Yüzü güzel ama bir bütün olarak no. Kafası shop gibi duruyor hatta.
34 K
0
ekimoloji
(06.03.26)
Size cekici mi bilmem ama eglenceli birisi gibi duruyor:p
0
acelaacedebela
(06.03.26)
tipik obez amerikali. sifir verdim.
43e
0
cooperr
(06.03.26)
bununla bir şey yaşasan hissedemezsin. air bag gibi. yağ yığını. 1/10

38 e
0
archmeister8
(06.03.26)
Hayır hayır hayır, binlerce kez hayır diyorum.
1/10
34 e
0
cay koy geliyorum
(06.03.26)
0/10

10 tane olsa, dm kutum, 1 tanesinden yazmam

32, e ama 48,e olsaydım da fikrim değişmezdi.
0
baldan kaymak
(06.03.26)
yani bilemedim. benim tipim değil ama çirkin bir insan da değil.

5/10

39e
0
gurur
(07.03.26)
(6)

600 bin lira bandında alınabilecek 2. el araç?

istististist
sıfır bilgi sahibiyim. hangi marka-modellere yönelmem en mantıklısı olur? güvenilir bir ekspertize sokmak dışında dikkat etmemi tavsiye edeceğiniz noktalar nelerdir?
sıfır bilgi sahibiyim.

hangi marka-modellere yönelmem en mantıklısı olur?

güvenilir bir ekspertize sokmak dışında dikkat etmemi tavsiye edeceğiniz noktalar nelerdir?
0
istististist
(06.03.26)
benzinli, düz vites, B sınıfı, km 150.000 geçmemiş ve büyük kazası olmayan bir araç bakılabilir.
+1
orpheus
(06.03.26)
- Kurumsal bir ekspertize sokmadan alma,
- Mümkünse mevcutta kaskosu olan bir araç al (Hasar kaydı olur, ayrıca muhtemelen yaşlı bir araç olacaktır, mevcutta kaskosu varsa kasko yaptırmaya devam edebilmen kolay olur)
- Satıcıya güvenme, görmediğin aracı alma, uzaktan başkasının bakmasıyla alım yapma
- 600 bin bütçen varsa 550 binlik araç bak, sigorta, eksper vs. 50 bine yakın yiyebilir daha öncesinde aracın yoksa.
+5
erty_ksk
(06.03.26)
fiat panda
0
mikahakkinen
(06.03.26)
2011 otomatik citroen c4
0
summerjam0306
(06.03.26)
bulabileceğiniz en düşük km, en yeni yıl ve en az kaza geçmişi olan tabii ki en iyisi. modellerin en düşük/istenmeyen motorlu versiyonları daha uygun fiyata satılsa da (egea 1.4, toyota 1.33 vb.) sizi de kullanırken ve satarken memnun etmeyebilir, onları araştırıp kaçınmak mantıklı. geri kalanı sizin beklentilerinize bağlı gibi.

uzun süre kullanayım sıkıntı çıkarmasın ikinci elde satarken bir iki ay beklesem de sorun değil diyorsanız honda-toyota modelleri en iyisi.
bir süre bineceğim, alıp satarken zorlanmayayım diyorsanız, clio, fiesta, polo veya aynı markaların bir boy büyük ama yıl olarak biraz daha eski ve daha yüksek km'lerdeki megane, golf gibi örneklerine bakmanız daha mantıklı.
0
gkhncnzdgn
(06.03.26)
PSA dan araba almayın

Fiat Egea
0
baldan kaymak
(06.03.26)
(9)

siz ne düşünüyorsunuz?

lüzumsuz adam
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosy
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.
cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosyal medyanın etkisiyle artık bu olaylardan çok daha fazla haberdar oluyoruz. eskiden haberimizin dahi olmadığı her şeye her an tanık oluyoruz. evet, insan doğasının içinde karanlık bir taraf var. bu eylemlerin ve davranışların çirkinliğini de toplumsal sözleşmelerle ve süregelmiş ahlaki birikimle tanımlıyoruz ve yine bu araçlarla engellemeye çalışıyoruz. buna rağmen bu sarmalın dışına çıkamıyoruz. içinde bulunduğumuz dönem için ani bir dönüşüm tabii ki gerçekçi değil; ama nereye gidiyor bu durum?

bir çözüm olduğuna inanıyor musunuz? mücadele etmek mi çözüm, kendimiz ve sonraki nesiller için mücadele etme tatmini mi? bunca insan için refahı sağlamak ve onları eğitmek ne kadar gerçekçi? yoksa bu duruma alışmamız, buna adapte olmamız mı gerekiyor?

insan doğası gerçekten toplum kurmaya uygun mu acaba yoksa biz doğamızla çelişen bir düzen kurmaya çalıştığımız için mi bu döngülerden çıkamıyoruz ve böyle öfke doluyoruz.
belki de sorun insanların kötü olması değil de toplum kurmaya çalışmalarıdır noktasına geldim galiba.

siz ne düşünüyorsunuz?


not: bıkkınlık ve bezginlik değil sorgulayan öfke içerir.
0
lüzumsuz adam
(05.03.26)
Ayrilmak isteyen kadini öldürmek ülkede kültür gibi bir sey oldu.

Nasil cözülür bilmiyorum. Ama en basta ataerkillikten, düzgün davranan git diyince giden erkeklere prenses erkek demekten vs vazgecmek gerekiyor bence.

Öldürenler anadolunun ögretmen atanmayan köyünden gelmiyorlar. Bildigin dogma büyüme istanbul. O yüzden ne eğitimi vereceğiz bilmiyorum.

Medya ile sistematik bir sekilde algi degistirme yapilabilir.

Verilen cezalar uygulanmiyor bile. Yarginin hali ortada. Kimler hapiste kimler disarida.
+4
Purple life
(05.03.26)
kandırıldığımızı, güçler dengesi dünyasına yetişemediğimizi hissediyorum. insanlığın 2. dünya savaşından sonra derme çatma da olsa kurduğu refah toplumu hayali söndü bence. büyük facialardan sonra büyük bir refah yaşanmıştı ve bizden sonrakiler bunun belki kokusunu bile duyamayacak kadar şanssız olacaklar.

ahlak ve erdem gibi davranışların insanın doğasında bulunduğunu düşünmüyorum sadece belli standartlara inanmıştık ve bu kavramları pratik fayda üretecek şekilde sisteme entegre edebilmiştik, artık o yok. umutsuz oldu ama fikrim bu.
0
suicmeyenadam
(05.03.26)
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.26)
psikolojik olarak sakatlanmış bir toplumuz. toplum insanlara bireyselliği, mutlu olmayı, hayatı yaşamayı öğretemiyor. bunun yerine bağımlı, kavga-öfke-saldırı güdümlü bir toplum ortaya çıkıyor. bunlar dürtüsel hareketler olduğu için ceza miktarlarının artması çözüm olmaz.
0
orpheus
(05.03.26)
İnsan tabiatın parçası değil. Tabiat insanoğlunun figürasyon ve dekoru. Tabiatın doğal bi unsuru değil. Hayvanlar ve bitkiler içgüdüleriyle hareket eden canlılar. İnsanda ise diğerlerinde olmayan bişey var: bilinç

İşte o bilinç insanı bilimadamı da yapabiliyor adi bi katil de.

İşte bunu kontrol etmek mümkün değil. Ne devlet ne aile insanı durduramaz.

Kısaca insanlık ilk günden beri ilerlemiyor. Arabalar evler değişiyor. İnsan aynı.

Eskiden köle vardı artık paralı köle var.
Eskiden de filozoflar vardı yine var.
Eskiden de din istismarcı vardı yine var.

Yanii tüm bunlar yanılgı. İnsanlık i ler le mi yor.
Hep yerinde sayıyor...
0
luluki
(05.03.26)
Luluki'ye katılıyorum. Bir noktada medeniyeti yanlış tanımlamaya başladık. Artık medeniyet ile teknolojik gelişme aynı şeylermiş gibi anlaşılıyor ancak insanlık, "insanlık" diye bir şey var olduğu andan itibaren sahip olduğu bütün problemlere hala sahip. Bugün bulabildiğiniz en eski yazılı kaynakları; kutsal kitapları ya da efsaneleri inceleyin, orada bahsi geçen her ne varsa: Irkçılık açlık, katliam... Hepsi bugün de var.

Kadına ve çocuğa şiddet de bunlardan biri. Bir birey olarak yapabileceğiniz en etkili şey en başta kendi çocuklarınızı buna göre yetiştirmek. Şiddet ve istismarın birer hak, araç ya da seçenek olmadıklarını onlara öğretmek.
0
salihdt
(06.03.26)
bence insanoğlu var olduğundan beri çokta değişmedi. şu anki durumun orta çağdan ne farkı var? o zamanda bu tarz şeyler oluyordu, sadece kötü haber çok yayılamıyordu. teknolojinin gelişmesi her şeyin görünürlüğünü artırdı ve hiç bilmediğimiz aslında var olan suçların olduğunu bilmemizi sağladı. toplumlar var olduğu sürece bu tarz şeyler olmaya devam edecedek. en gelişmiş olarak görünen batı kültüründe de benzer suçlar olunca ve üstü kapatılınca insanoğlunun pek bir ilerlediğini sanmıyorum.

Sigmun baba demiş ki: Her insanın zihin derinliklerinde saklı ilkel cinsel ve saldırgan güçler vardır. Bu güçler kontrol edilmediği takdirde bireyler ve toplum kaos içinde yok olmaya sürüklenebilirdi.' Bbc ben çağı belgeselini izleyebilirsiniz.

bir arkadaşım söylemişti, 'güçlülerin bir çemberi var eğer sana gözünü dikip o çembere alırlarsa sana he türlü kötülüğü yaparlar' diye.
çoluğumuzu çocuğumuzu bu çemberden korumaya çalışıyoruz.
0
mikahakkinen
(06.03.26)
sen iyi insani hor gor ezikle, kotuluk yapani yucelt. sonra toplumun iyi olmasini bekle.

ulke dizide anasini kesene, onune geleni vurana, kocasini aldatana hayran olsun sonra gel iyi ol bu toplumda.

bu hastalikli yapiyi tum toplum olarak yaratiyoruz kisilere indirgemekle bu is cozulmez.
0
gule gule
(06.03.26)
Çok güzel yorumlar yapılmış ama ben de yazmadan geçemedim.

Bu olayların çok küçük bir kısmını dürtülerini kontrol edemeyen psikopatlar yapıyor. Büyük çoğunluğu bireysel sapkınlık değil, toplumsal ve kültürel bir mesele. Zaten bu yüzden oranlar toplumdan topluma ve bölgeden bölgeye bu kadar değişiyor.

Sorun toplumsal cinsiyet rolleri, ilişki normları, yetiştirme biçimi ve şiddete yönelik tutumlar.

Bir toplumda kadın ve erkeğe eşit değer verilmiyorsa, roller cinsiyete göre katı biçimde belirleniyorsa, bir ilişki “iki bireyin birlikte olması” değil de “birinin diğerine ait olması” gibi görülüyorsa ve şiddet bazı durumlarda anlaşılabilir ya da tolere edilebilir sayılıyorsa orada bu tür olayların yaşanması tesadüf değildir.

Biraz sondan başa bakalım. Öldüren kişi ne diyor? Beni reddetti. Beni terk etti. Benden ayrılmak istedi. Beni aldattı. Erkeklik gururumla oynadı. Namusumu kirletti.
Yani kadının tercih hakkı olduğu kabul edilmiyor. Çünkü ihtiyaçları, istekleri ve gururu önemli olan kişi erkek. Kadın ise ona tabi. Bir kadın bir noktada bir erkekle ilişkilendirilmişse artık hayatı boyunca o erkeğin istediği gibi davranması gerekir.
Kadın erkeğin namusudur. Kadının davranışları erkeğin erkekliğini temsil etmektedir.
Erkek kadına söz geçiremiyorsa yeterince erkek değildir.
Böyle bir denklemde kadının ayrılmak istemesi sadece bir ayrılık değildir. Erkek için bir otorite kaybı ve aşağılanma olarak algılanır.
Peki bu düşünce nereden geliyor? Yetiştirme biçiminden. Kızlara itaat etmeleri öğretilir, oğlanlara hükmetmeleri.

Yani sorun da çözüm de kültürel. Çocuk büyüdüğü evde sağlıklı bir ilişki görürse, toplumsal cinsiyet rolleri sağlıklı yerleşirse o da sağlıklı bir ilişki yaşayabilir. Anormal beklentiler ve davranışlar normalmiş gibi kabul gördüğü sürece de yayılmaya devam ediyor
0
mezzosprite
(06.03.26)
(1)

Kalem ile uyumu en yüksek mini tablet

costgrande
Merhaba;Kalem ile uyumu en iyi 8 inç tabletler hangileri iPad mini 60hz ve o paralar verilir mi emin olamadım. Benim için önemli olan bu duyuruyu kalemle yazabilmek android'de el yazısını bu derece iyi metne çeviren bir tablet var mı?
Merhaba;
Kalem ile uyumu en iyi 8 inç tabletler hangileri iPad mini 60hz ve o paralar verilir mi emin olamadım. Benim için önemli olan bu duyuruyu kalemle yazabilmek android'de el yazısını bu derece iyi metne çeviren bir tablet var mı?
0
costgrande
(05.03.26)
huawei matepad mini çıktı bir bak istersen.
0
orpheus
(05.03.26)
(7)

chatgpt vs claude

fakyoras
selam,su son siyasi olaylardan dolayi chatgpt'yi biraksam mi diyorum. premium'umu iptal ettim. claude'a baktim o da sanki iyi calisiyor gibi. is icin kullaniyorum hep. arada kisiler seyler icin de bisiler soruyorum tabi. claude'a birkac market arastirmasi sorusu sordum, onlarda cok basarili olmadi (
selam,

su son siyasi olaylardan dolayi chatgpt'yi biraksam mi diyorum. premium'umu iptal ettim. claude'a baktim o da sanki iyi calisiyor gibi. is icin kullaniyorum hep. arada kisiler seyler icin de bisiler soruyorum tabi. claude'a birkac market arastirmasi sorusu sordum, onlarda cok basarili olmadi (belki premium olmadigi icindir, chatgpt'teki subscription'im devam ediyor ve o daha iyi cikti verdi)

bu ikisini kullananlar hangisini onerir? internette herkes sanki sirketler para oduyormus gibi militan olmus :) bir ayligina deneyip memnun olmazsam chatgpt'ye de donebilirim tabi.

simdiden tesekkurler!
0
fakyoras
(03.03.26)
claude opus 4.6'nın zekası hepsini döver. belki gemini 3.1 pro yaklaşabilir. açıkçası artık gündelik işlerde temel kodlamada falan yetersiz kalacak bir model yok. ama geçen gün claudea bir iş yaptırdım kodu yazdı test etti yok olmadı dedi bir daha yazdı 127 tane test yaptı hepsi pass olunca tamam al kullan dedi. bezen o kadar derin mantıksal bağlamlar kuruyor ki şaşırıyorum.
0
orpheus
(03.03.26)
Claude sözel konularda daha rasyonel ve net, sayısal konularda özellikle kodlamada gpt ve gemini’nin fersah üzerinde
0
avatar is back
(03.03.26)
gonlume su serptiniz :) 16sinda chatgpt bitiyor, biter bitmez yapayim claude permium.
0
🌸fakyoras
(03.03.26)
Daha iyi fakat çok yavaş. En azından uydurmuyor tabi çok kompleks bir işlem yaptırmadım.
0
artıküyeolmakistiyorum
(03.03.26)
(bkz: qwen)
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(04.03.26)
Claude net daha iyi tabii ki tartışılmaz da, limitleri çok düşük. $20'lik versiyonu hemen bitiyor, insanlar $200 falan veriyor.

Ek olarak, evet chatgpt pislik; ama geri adım attılar. Tüm bu olaylar "domestic surveilance" için geçerli. Yani ikisini de bizleri izlemek için kullanıyorlar, claude sadece amerikan vatandaşlarının izlenmesine karşı.

Ben her türlü gemini kullanıyorum zaten hem ucuz hem daha iyi chatgpt'den (kod yazıyorsanız claude modeli de var içinde)
0
aguen
(04.03.26)
benzer şekilde ChatGPT'den Claude'a geçtim OpenAI'ın ABD savaş bakanlığına entegre edilmesi sonrasında. Gayet iyi sonuçlar aldım ve şimdilik ChatGPT'ye göre daha memnunum.
0
but that was just a dream
(04.03.26)
(4)

Araba soruları

arbre
Şu arabalardan hangileri iyi?1. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-hyundai-sahibinden-temiz-huyundai-accent-1299173069/detay2. https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-opel-ankara2.el-2007-opel-corsa-1.4twinport-enjoy-otomatik-senetli-1300756228/detay3. https://www.sahibinden.com
Şu arabalardan hangileri iyi?

1. www.sahibinden.com

2. www.sahibinden.com

3. www.sahibinden.com

4. www.sahibinden.com

5. www.sahibinden.com

Bir de yarı otomatik şanzımanlar gerçekten alınmayacak kadar kötü mü? Bunların hepsi tam otomatik.

Son olarak dizel otomatik neden az sayıda? Sağ olun.
-4
arbre
(03.03.26)
Avensis olabilir belki ama tabii bu arac ozelinde demiyorum bunun dertleri vardir belki. 2 numarayi gozum tutmadi. Accent'i hic dusunme bile bence, bir kere saglamligi supheli ayrica taksi cikmasi olma riski digerlerine gore daha yuksek. Hertz sorun cikarmiyor diyorlar ama ben pek begenmiyorum.
0
mbond
(03.03.26)
accent'in 97 binde olmasını yiyecek varsa elimde satılık köprü var, ya taksi çıkması yada motoru yenileyip kilometreyi öyle hesap ederek yazmış.

edit: ahaha aracın km durdukça düşüyor, ilan sahibi 95'e çekti.
+1
yap desem yapmazsin he
(03.03.26)
Bu araba olayları karışik, mesela accent’ten uzak dur denmiş, haklılık payı var kmden dolayı sanki ama ikinci el arabanın markası modeli olmaz, ikinci elin markası “ikinci el”dir. Bunu 50’ye yakın sayıda araba alımı, her birini dağıtıp geri toplamış biri olarak söylüyorum. Arızasızlığı ile bilinen mesela bir toyotayı eski sahibi bakımsız, yağlamasız, çukurlara düşe düşe, motoru bağırtarak, gram antifriz koymadan falan kullanmis olabilir, ama elinden silikon sprey, araba parfumu, lastikler icin arap sabunu vs düşmemiş olabilir, yani içi dışı şıkır şıkır ama teknik olarak çökmüş olabilir daha 50.000 kmlerde. Accenti de yaşlı bir amca üç ayda bir yağ degiserek, sakin sakin uzun yollarda yormadan kırmadan 150.000 km yaparak kullanmıştır, bu ayarda o accent o toyotayi döve döve öldürür. Bunları çok yaşadık. İkinci el için ş marka iyidir falan diyene kulak asma. Şeklen begendigin bir arabayi expere degil ahlaklı bir tamirciye göster.
0
covered
(03.03.26)
yarı otomatik şanzımanlı C4 kullanıyorum, fiatın yarı otomatik şanzımanını da test ettim. kötü değil ama bakımlısını bulman lazım. avantajı masrafı azdır tamiri kolaydır. dezavantajı tam otomatik gibi pürüzsüz kalkış vites geçişi yapamazlar. gene de düz vitesten bin kat daha iyidir.

dizel otomatik az sayıda değil tam tersine en çok tutulan kombinasyon ama fiyatı yüksek o yüzden aramalarında çıkmıyor olabilir. yılda 20-30K yapmayacaksan dizel ile uğraşmana değmez.
0
orpheus
(03.03.26)
(9)

işsizim - iş teklifi aldım - kabul etmeli miyim

biseysorcaktim
bir kaç ay önce işten çıktım. param suyunu çekti. kira yok (ama konut kredisi, kredi kartları, faturalar vs hala var). aileden yakınlardan borç ya da harçlık almak istemiyorum. kemerleri sıkmış vaziyette yaşıyorum, daha fazla sıkamam.linkedin üzerinden bir sürü yere başvuruda bulundum (yazılım geliş
bir kaç ay önce işten çıktım. param suyunu çekti. kira yok (ama konut kredisi, kredi kartları, faturalar vs hala var). aileden yakınlardan borç ya da harçlık almak istemiyorum. kemerleri sıkmış vaziyette yaşıyorum, daha fazla sıkamam.

linkedin üzerinden bir sürü yere başvuruda bulundum (yazılım geliştiriciyim), çoğu başvurum görünmedi, kimiyse görüştüm bir kaç mülakat ilerledim ama son aşamaya gelmedim.

geçen hafta birileri bir proje için mesaj attı. ekiple tanıştım, projeyi inceledim, teknik olarak ve ekip olarak beğendim ama ürüne çok güvenim yok. teklif edilen maaş son işimdeki maaşın yüzde 30 daha düşüğü de olsa bu tutar beni iki üç ayda toparlar hatta artıya geçerim.

iş işte aranır düsturundan ötürü ve param da olmaması sebebiyle işi kabul etmeyi düşünüyorum ama bu iyi bir seçenek mi, rahata alışır da iş aramaktan vazgeçer miyim diye düşünüyorum. cv'mde burayı yazmak istemem 3 ay çalışırsam. yazmayınca da 5-6 aylık toplam boşluk dikkat çeker mi diye endişe ediyorum biraz. bu iş contractor tipli. yani aslında yasal bir bağlayıcılığı yok. yarın işe gitmesem (ya da onlar beni kovsa) işe iade, tazminat şu bu yok. ücreti de usdt olarak ödeyecekler (usd değil).

dışarıdan bakınca işi kabul edip, iş arama motivasyonunu devam ettirmek gerekir diyorum ama psikoloji ve insan enerjisi de sınırlı.

öte yandan, son kurşunum olan emeklilik bes'imdeki para beni 6 ay kadar idare eder. onu bozdurup iş aramaya devam etsem, o sırada da kendi side-projectlerimi geliştirip orada para kazanmak için elimden geleni yapsam mı diyorum. aslında 6-7 işsizliğin psikolojik etkilerinden ve cv'deki işsizlik boşluğundan endişe ediyorum ve o yüzden bu işi kabul etmek istiyorum.

ne dersiniz?
+1
biseysorcaktim
(03.03.26)
işe girmekten daha iyi bir alternatifin yok gibi görünüyor. burayı cv'ye yazmak istememekle işsiz kalıp boş bırakmak arasında hiçbir fark yok. bu ekonomide az da olsa damlaması, damlamamasından iyidir derim. üstelik çalışmadığın her gün insanın enerjisi ve psikolojisi daha geriye gider.

hem psikolojik olarak hem ekonomik olarak kabul etmen senin için daha iyi. burayı beğenmiyorsansa da iş aramaya devam edersin. en azından iş ararken bir tık daha iyi bir psikolojide ararsın.
+1
ilgeru
(03.03.26)
ben garantici bir insanım mesela. diyorsunuz ya 6 ay idare eder, o sırada kendi projelerimi geliştirip para kazanırım. ya kazanamazsanız? bu sefer cv'de daha büyük bir boşluk oluşmayacak mı? cvnize yine yazarsınız burayı isterseniz, dönemsel çalıştım der geçersiniz. işsizliğin psikolojisi daha kötü şu an eşim tam da bu süreçte ve birisi çok yüksek olmasa da bi teklif yapsa direkt kabul eder bizim de maddi olarak çok sorunumuz olmadığı halde
+1
matilda
(03.03.26)
bence kabul edin. yazmasanız da kendimi geliştirmek için ara verdim dersiniz oralar halledilir. ekmek artık aslanın ağzında değil midesinde. her fırsatı değerlendirmek lazım.
+1
elektr10
(03.03.26)
mantikli secenek kabul edip o sirada yine is aramak. cvdeki vaziyetten ziyade son kalan parayi harcayip, o arada bir takim seylerin duzelecegini umut etmek delilik
+1
pasaklıpepee
(03.03.26)
Projeyi yarıda bırakmayacaksanız bence kaçmaz, piyasa gerçekten çok kötü durumda.
0
kimlanbu
(03.03.26)
işi kabul et.
+1
orpheus
(03.03.26)
kesinlikle etmelisin.
+1
koela
(03.03.26)
iş piyasası tüm dünyada berbat şuan. maaşlı iş kaçırılmaz.
0
stefano
(03.03.26)
cv deki boşluk en son endişelenecek şey bence. konut kredin varmış. hadi fatura, kredi kartı fln neysede. borçlar için mecbur çalışmak lazım. benimde kredim var. boşta duramazdım kesin.

birde tüm sektörler kötü. kendi işini kurma potansiyelin yoksa eninde sonunda bir yerde başlayacaksın. 3 altı 5 üstü hayat konforunu çok değiştiren bir faktör olmayacaktır. çalışma koşullarına bak. bence başla işe. sonra daha iyisine bakarsın.
0
morcivert
(03.03.26)
(6)

D vitamini kullanma adabı?

Sir Anthony Hopkins
Kan testlerinde d vitamini eksik diye şehir hastanesinde doktor kapsül ve damla şeklinde iki adet d vitamini yazdı birini bitirince diğerine başlayacaksın dedi ama önce hangisi sonra hangisi kafamdan uçtu gitti bu ilaçlara hangi sırada başlayacağız?-coledan-d3 20.000 IU kapsül (haftada 2 gün)-coleda
Kan testlerinde d vitamini eksik diye şehir hastanesinde doktor kapsül ve damla şeklinde iki adet d vitamini yazdı birini bitirince diğerine başlayacaksın dedi ama önce hangisi sonra hangisi kafamdan uçtu gitti bu ilaçlara hangi sırada başlayacağız?

-coledan-d3 20.000 IU kapsül (haftada 2 gün)
-coledan-d3 150.000 UI damla (her gün)
-1
Sir Anthony Hopkins
(02.03.26)
normal protokol günlük damla halinde 5.000 ünite.
genellikle 5 damlaya denk geliyor.
0
orpheus
(02.03.26)
önden yükleme yapıp (yüksek doz) sonra düşük dozda cruise modunda devam etmenizi istiyor olabilir. hekim değilim.
0
eileengray
(02.03.26)
devit-3/coledan gibi ilaçlarla yükseltebilene denk gelmedim.
d3k2 damla formunda al. her 10 kilo başına 1 damla olacak şekilde kullan.(50 kiloysan 5 damla şeklinde) tabi bu ikame doz, ilk başlarda 2 katı olarak başlamak gerekebilir. ayrıca dil altına damlatmak emilim açısından daha iyi olur.
ben böyle 2-3 ay kullanıp 2 ay ara veriyorum. kan tahlili yaptırıp tekrar başlıyorum. son ölçümde 100 çıkmıştı.
0
my fault
(02.03.26)
my fault +1
K2'siz d3 bende böbrek taşı yaptı o yüzden damla formunda kullanıyorum yukarıda yazılan şekliyle
0
black holes in the sky
(02.03.26)
benim de kan testlerimde D ve B12 düşüktü şu marka ürünle normal seviyeye döndüm
Now amerika markası ve araştırdığıma göre sonuç veriyor . ben kıbrıs'tan eczanelerden aldım daha ucuza geliyor .

bir arkadaşımla aynı ay içinde kan testi yaptırdık doktor iğne vermişti ben kullanmadım B12 ve D vitamini eksikliğim için Now marka takviye kullandım
arkadaşım iğne yaptırdı
3 ay sonra yine aynı zamanda kontrole gittik kan testinde benim b12 ve D seviyem fırlamıştı onun hala düşüktü çok az değeri değişmişti .

Now Supplements Vitamin D3&k2 1.000 Iu/45 Mcg 120 Veg Capsules

(git: www.trendyol.com)
0
devilone
(03.03.26)
@my fault,

o d3k2 şişelerinin üzerinde günde 1 damla tavsiye edildiğini yazıyor. siz kilo başına 10 demişsiniz. günde 1 damla bana da az geldiği için genelde 2-3 damla arası kullanıyordum. özellikle d vitamini düşüklüğüm yok ama özellikle kışları takviye olarak kullanmaya çalışıyorum. bu damla miktarının doğrusu nedir tam olarak?
0
lifeisopeth
(03.03.26)
(14)

daha tutumlu olmak icin yaptiginiz seyler

Purple life
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?ilham olalim birbirimize :)bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.uzun süre is veya tatil icin evd
hem cevremiz hem de cebimiz icin tutumlu olmak adina neler yapilabilir?
ilham olalim birbirimize :)

bir önek mesela: markete tekrar kullanilabilir posetle gitmek. bunu tr'de posetler parali olmadan önce de yapiyordum. posetlerin parali olmasi da su an ayrica bir tesvik.

uzun süre is veya tatil icin evden uzakta kalacaksam buzdolabindaki taze gidalari komsuma veriyorum. o da ayni sekilde bana. cöpe atmak yerine ikimiz icin de daha iyi.

gibi gibi :)
+2
Purple life
(02.03.26)
ihtiyacımdan fazla kıyafet almıyorum. bir pantolonu yırtana kadar giyiyorum.
0
stefano
(02.03.26)
-Kıyafet alışverişini minimuma indirmek için ihtiyacım olmayan hiçbir şeyi almıyorum, başlarda çok zorlandım ama artık alıştım.
-Bir hevesle başladığım diyetler için toplu alışverişi bıraktım, bir süre günlük alıp devam ediyorsam alışveriş yapıyorum artık, böylece bir sürü şey bozulmamış oluyor.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda kahve içmeyi neredeyse bıraktım.
-Arkadaşlarımla buluşmadığım sürece dışarıda içki içmeyi tamamen bıraktım.
-Sürekli kullandığım ürünlerde indirim varsa bozulmayacak şeylerse stok yapıyorum.
-Sadece kendi evimde değil misafir olduğum evlerde bile gereksiz yanan ışığa tahammül edemem kapatırım, elimi sabunlarken suyu kapatırım. Suda çok sıkıntı olmuyor ama ışıkta çevremdekilerden çok eleştiri alıyorum.
-Platform üyeliklerimi kontrol altında tutuyorum kullanmadıklarımı iptal ettim.
-Markette poşet almak zorunda kaldıysam mutlaka değerlendiririm çöp poşeti vs.
-Boykotlar yüzünden çok fazla etkinlikten geri kaldım bu maddi olarak olumlu olsa da ruhsal olarak beni bitirdi bu yüzden tamamen küslüğümü bitirip tekrar yavaştan küçük sahnelerin oyunlarına, küçük salonların film programlarına bakmaya çalışıyorum.
-İstediğim bir kitabı muhakkak sahaftan veya internetten alıyorum, kitapçılar çok pahalı.

Şimdilik aklıma gelenler bunlar, sonradan gelen olursa eklerim.
+2
mutekebbir
(02.03.26)
1 TL'lik şeyle tutumluluk olmaz. En temizi sadece harcama için bir kart çıkart. İçine 15 20 bin at. O zaman onu bitirmeme düşüncesiyle dikkatli olursun.
-8
arbre
(02.03.26)
-Deterjan ve temizlik malzemesi stoğu yapıyorum, toplu alıyorum yığıyorum 3 aylık.
-Kıyafet almıyorum uzun zamandır
-Dışarıda içki içmiyorum
-Buradan kalan parayı direkt altın'a gömüyorum.
-Millette var bende de olsun kafası ile hareket etmiyorum, en temeli bu aslında
+2
ebeş
(02.03.26)
Dışardan yemeği kestik
+3
mirty
(02.03.26)
Suyumu ve kahvemi hep yanımda taşırım, yemeğimi de olabildiğince. Tüketemeyeceğim gıdaları buzluğa küçük porsiyonlarla kaldırırım. Kıyafet ben de yıllardır çok az alırım, eskiden fazla fazla alıp kullanmadıklarımı ya da çocuğumun küçülenlerini ikinci el platformlarında satmaya çalışırım (pek başarılı olamasam da). Market alışverişinde birim fiyat okurum. Sürekli tükettiğim bi şey indirimdeyse stoklarım. Bir platforma tek seferlik üye olacaksam limitsiz sanal kartla olurum ki yanlışlıkla sonraki ay da ödemeyeyim.
+1
mezzosprite
(02.03.26)
beyaz ve kırmızı eti en uygun fiyata satan süpermarket buldum oradan alışveriş yapıyorum. at mı eşek mi bilmiyorum artık umurumda değil.
+1
yurtsuz john
(02.03.26)
son 3 cift ayakkabimi dukkandan degil, kisiden aldim. sifir, kutusunda. hepsi yari fiyatina geldi, fb market sagolsun.
0
cooperr
(02.03.26)
Mağazada beğendiğim ürünü önce ikinci el uygulamalardan aratıyorum bulursam yeni etiketliyse oradan alıyorum. Yoksa da indirim zamanlarını bekliyorum, kolay kolay bir ürünü indirimsiz fiyatıyla almıyorum. Uygulamalarda indirim kuponu kovalamak en büyük hobim :) sürekli kupon tanımlıyorlar zaten.
Bir de indirim kuponu paylaşan Instagram sayfalarını takip ediyorum, bozulmayacak çay, kağıt havlu, kahve gibi ürünleri o şekilde alıp stokluyorum.
-1
ekimoloji
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
tüm samimiyetimle soruyorum. verdiğin bu yanıtın sorulan soruyla ne ilgisi var.
tam olarak bu yanıt ile ne amaçlıyorsun. gerçekten merak ediyorum.
+3
orpheus
(02.03.26)
@thetruenorthstrongandfree1
bu dediğine inanıyorsan ya bizim aklımızla dalga geçiyorsun ya da kendi zekana hakaret ediyorsun.
+1
orpheus
(03.03.26)
@mutekebbir çok doğru maddeler yazmışsın .
*ben de kıyafet ve ayakkabı alışverişi yapmıyorum. dolapta bekleyen giymeyi unuttuğum ya da ertelediğim şeyleri kullanıyorum.
*dışarıda yemek yememeye çalışıyorum
* taksiye çok binerdim artık metro kullanıyor ya da yürüyorum
*fiyatı normalden indirimli ise bozulmayacak şeyleri çok alıyorum ( havlu kağıt , peçete , ıslak mendil , deterjan vs )
0
devilone
(03.03.26)
Harcamalarımı kayıt altına alıp 3-5 ayda bir inceliyorum; üzerinden bir süre geçtikten sonra gözüme gereksiz gözüken harcamaları, abonelikleri azaltmaya çalışırken "Buna değdi" dediğim şeylere devam ediyorum.
0
salihdt
(03.03.26)
1 tl' lik şeyle de pekala tutumlu olunur. Buradaki olay meblağ değil, bakış açısı.

48 senelik ömr ü hayatımda tutumlulukla cimrilik arasında gidip geldim hep, çoğu durumda istesem de para harcayamıyorum.

Dolapta bir yiyeceğin bozulmasına kolay kolay müsade etmem, bir şekilde bozulmadan günlük menüme dahil ederim.

Fiyatına bakmadan aldığım bi' şey hatırlamıyorum, ne alıyorsam fiyatına bakarım.

Birim fiyat karşılaştırması yaparım, markalar veya marketler arası.

Ne nerde uygunsa ordan alırım, herşeyin ucuzunu değil fiyat/performansı en optimum olanını alırım.
0
kumandanim
(03.03.26)
(5)

banka borcu yapılandırmama hk .

devilone
selamlar arkadaşlar bir yakınımın garanti bankasında 12 aylık çektiği ayda 30.000 TL kredisi vardı . yine aynı bankada avans hesap ve küçük limitli bir kredi kartı kullanıyordu . kredisi 10 ay düzenli ödendi 11. taksitinde işyeri kapandı ve ödemesi gecikti yarısını ödeyebildi . sonraki 2 ay parça pa
selamlar arkadaşlar
bir yakınımın garanti bankasında 12 aylık çektiği ayda 30.000 TL kredisi vardı . yine aynı bankada avans hesap ve küçük limitli bir kredi kartı kullanıyordu .
kredisi 10 ay düzenli ödendi 11. taksitinde işyeri kapandı ve ödemesi gecikti yarısını ödeyebildi . sonraki 2 ay parça parça ödemeler yapıldı . hesaba ödeme yattığı an banka otomatik olarak kredi ya da kredi kartına çekti .
işsiz kaldığı için yapılandırma talep etti banka toplam borcun yarısını hemen havale istedi yapamadı .
hesap hareketlerinde AP Sorunlu kredi hesabı açılışı satırı görüyoruz . toplam borç ve faizi artık göremiyoruz .
bir avukat aradı ve Telefonda bir kredi kartı numarası vererek ödeyebilirsiniz dedi . rakam olarak da toplam borcun 2 katından fazlasını söyledi . bu ne çılgın rakam diye kabul etmeyince her gün faiz işliyor dedi yapılandırma yapılmayacağını söyledi . kendi hesaplarımıza göre 100-150 bin arası bir borcu varken 400 bin tl istiyorlar .
benim bildiğim kadarıyla bankalar kredi verirken sigorta yapıyor ve bu sigorta maddeleri arasında işsizlik durumu da dahil oluyor . yanlış mı biliyorum ?
sonuçta kendi istifa etmedi işyeri kapandı ve işsiz kaldı . yapılandırma yapılmalı bu durumda .
Yakınım banka şubesine gitti konuştu ama onlar da bir şey yapamayız müşteri hizmetleri ile görüşün dediler . müşteri hizmetlerini arayınca 21656044444 numarasını aramamızı söylüyor. Bu numarayı aradığımızda telesekreter 216 229 5600 numarasını aramamızı söylüyor. Bu numarayı 40 defa aradık yarısında hiç çalmıyor çaldığında da kimse açmıyor.


çok uzatmayayım aynı avukat Cuma günü aradı ve evde misiniz icraya geliyoruz dedi .
icrayı durdurmak için hemen bir kredi kartı bulun numarasını verin çekelim dedi .
birinden yüksek limitli kart istememiz mümkün değil yapılandırma istemekte ısrar ediyoruz
edevlet üzerinden cimere durumu özetleyerek bddk şikayeti oluşturduk .
nasıl ilerlemeliyiz ? benzer durumu yaşayan oldu mu ?
0
devilone
(02.03.26)
Abi kredilerde olan sigorta hayat sigortası çünkü ölürsen kredin kapanabilsin diye.
Issizlik sigortası opsiyonel ve otomatik değil. Kişi kendi yapmadiysa yok ki zaten sistemden büyük ihtimal bakabilir sigortası olup olmadığına. Sadece hayat çıkarsa o zaman işsizlik yoktur.

Onun dışında geri kalanı bilmiyorum.
0
logisticsmanager
(02.03.26)
vatandaş uyaba girin bir bakın icra dosyası açılmış mı, açılmış ise ne durumda? orda borç miktarı yazar ona uygun bir borç mu istiyorlar?
+1
drako
(02.03.26)
Öncelikle icra tebligatı gelmesi lazım, tebligat gelmeden icra süreci başlayamaz. Ödeme emri geldi mi

Kredi kartı vs çözüm önerisi profesyonel gelmedi. Büroda çalışan avukat olmayan biri olma ihtimali yüksek.

Ev icralarında artık pek bişey alamıyorlar ancak banka Tapu vs bir yerde mal varlığı var mı? eksisozluk.com

Sizi korkutmak için her yolu denemişler. Eğer mal varlığınız yoksa ya herro ya merro diyip resti çekerdim
+3
fistikthecat
(02.03.26)
ödemelerin ilk aksadığı tarihten itibaren 90 gün geçti mi ? 90+10 gün gibi bir süreçten sonra icra işlemleri başlıyor. bu tip zorda olan dosyaları bilen ve üzerinden dolandırıcılık yapanlar da mevcut. bu güne kadar hiçbir avukatın kredi kartından böyle bir para çektiğini duymadım. en azından bankanın müşteri hizmetleri vs. arayarak sizin dosyanıza bakan hukuk bürosu-avukat kim bunu öğrenin ya da uyap vatandaş portalına girerek varsa icra dosyanızı takip edin.

bu şekilde yoldayız geliyoruz acil kredi kartı no verin gibi durumlar genellikle riskli.
+1
orpheus
(02.03.26)
@fistikthecat tebligat gelmedi , borçlunun evi arabası bankada parası hiçbir şeyi yok .maaşlı çalışandı işyeri kapanınca maaşı da yok artık iş arıyor şu an .

@orpheus evet ödemeler son 90 öncesinde aksadı ama geç ve az az olarak ödeme yapıldı tamamen yapmadı diyemeyiz. her ay 5000 tl gibi faiz işlediğini gördük hesabına ve 20.000 tl ödeme yapıldı . kredi taksiti 30.000 TL ödenmesi gerekiyordu .

uyap vatandaş portalına girip baktık 23.02.2026 tarihinde icra dosyası açılmış .

çevremde banka borçlarını geciktiren çok arkadaşım var , geç ve eksik de olsa faizleri de kabul ederek ödemeye devam ediyorlar ya da yapılandırma yapıyor bankaları .
bu yakınıma neden bu şekilde ısrarcı davranıyor garanti bankası hiç anlamadım .
başka bir bankaya ya da kuruma da borcu yok tek borcu bu. daha önce de bir borç durumu olmadı yıllardır 2 bankanın kredi kartı kullanıyor ve düzenli ödüyordu .
nasıl bir yol izleyelim nasıl çözelim bu sorunu ?
0
🌸devilone
(03.03.26)
(13)

Sosyallik için Airbnb veya Couchsurfing?

hadi ya la
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı
Yapabilir miyim? Evim çok merkezi bir yerde, inanılmaz turist geliyor. Uygun fiyata Airbnb odası açsam veya Couchsurfing tarzı bir şeye girişsem pişman olur muyum? Hafta sonları boş oluyorum, puanı yüksek, profili düzgün insanları çevre kafelere götürmek, sohbet etmek istiyorum. Yoksa başıma bela mı alıyorum?
+1
hadi ya la
(02.03.26)
Madde bağımlısı biri gelip ırzına geçerse ne yapacaksın?
-6
runaway
(02.03.26)
Amacının bu olduğunu belirtirsen neden olmasın. Haricinde, sadece kalacak yer arayan insanlara salça olma yeter :p
+1
Bruce
(02.03.26)
çok riskli bence. tanımadığın insanların evinde işi ne? otel mi orası?
0
art cat chocolate
(02.03.26)
Tek oda kiralayanlar aktarmalı uçuş arası dinlenmek isteyen tek gecelik konaklama yapanlar olur genelde.

Evin ortak kullanımlı hale gelecek. Banyonu mutfağını başkası da kullanacak. Kazanacağın üç beş lira için housekeeperlık yapacaksın. Değer mi?

Couchsurfing kapandı diye biliyorum zaten.
+4
yurtsuz john
(02.03.26)
olur neden olmasın. puanı yüksek yorumları iyi olanları alırsın. madde bağımlısı biri gelip ırzına geçmez bu şekilde yaparsan. swh.
0
gabe h coud
(02.03.26)
ben bunu ankara'da yaptım airbnb olarak cs olarak değil. çok keyifliydi, kurdan dolayı da güzel para kazandım. Farklı kültürler ve insanlarla kaynaşmak için de güzel oluyor. bence denenebilir.
0
summerjam0306
(02.03.26)
couchsurfing eskiden gerçekten amacına uygundu önemli ölçüde ama sonra maalesef gezginlikten uzak tipler keşfetti özellikle türkiye'de. yıllarca kadın, erkek, çift bir sürü kişi ağırladım, kendimde yurtdışında konakladım ve şahane insanlarla tanıştım. büyük çoğunluğu ile iletişimim de devam ediyor ama misal ben izmirdeyim adam manisada istek yollamış, hiç referans vb yok, isteği kabul etmeyince de penis fotoğrafı yollayıp burayı imam hatip mi sandın yazmış :). bu yabancı erkeklerle bir kere bile başıma gelmedi. baktım cozuttu durum, kapattım profili yıllar önce. ezcümle, couchsurfing artık o eski mecra değil ve sanıyorum yurtsuzun söylediği gibi kapandı.

airbnb olabilir belki ama onun da yasal mevzuatı çok değişti, dikkat etmek lazım.
+1
Phoebe
(02.03.26)
btw, ben de 2015'lerde yaptım bunu. evimde çok düzgün insanlar ağırladım ve hala arkadaş olduklarım, görüştüklerim var. Şimdi profil başka olabilir. Sakata gelmeyin yine de :p
+2
gabe h coud
(02.03.26)
Airbnb yapmak resmi olarak mümkün değildir ki herhalde. Vergi cezasıyla, şunla bunla uğraşma.
Airbnb'den yabancı geleceğinin de garantisi yok. Kayıt, evrak yapmadığını anlayan kanun kaçakları da gelebilir herhalde. Kanun kaçağı olmasa da senin amacına hizmet etmez.
Couchsurfing'de güncel durum ne bilmiyorum ama 10-15 yıl önceki hali tam senin amacına uygundu.
+1
michael_knight
(02.03.26)
Soruna cevap değil ama yazayım yine de;

Couchsurfing'i hiç kullanmadım bilmiyorum. Airbnb'de iki defa denedim ve gördüğüm kadarıyla pek mümkün değil sosyalleşmek. Ev sahipleri daha çok kazanç sağlamaya yönelik.

Bence sosyalleşme için en iyi seçenek Hosteller.
-1
put it in your appropriate place
(02.03.26)
böyle sosyalleşilmez ancak kendini kullandırmış olursun. salak saçma insanların gece 3'te çıkardığı kavgalar, halıya kusmaları, evi berbat etmeleri, hırsızlıkları gibi durumlarla uğraşmayı sosyallik sayıyorsan o başka.
0
orpheus
(02.03.26)
duyuru sahibini bu beklentisinden dolayı yargılamak olmaz çünkü bu yönde kazanım sağlamış kişiler sayesinde bu tür uygulamalar yayıldı. hâlâ insanlar eskiden tanıştıkları kişilerden, geçirdikleri eğlenceli zamanlardan bahsediyorlar. duyuru sahibi bence sistemi istismar edebilir miyim diye sormuyor, böyle bir kazanım elde edip edemeyeceğini merak ediyor. en azından bana öyle geldi.
0
superbenoist
(02.03.26)
Sosyallesmekten kastin milletle takilmaksa Airbnb ile bu is olmaz. Airbnb ile gelenler max. 2-3 sohbet edeyim sonra kendim takilayim diye geliyolar. (Cok uzun sure airbnbde evimde oda kiraladim, biliyorum)

Couchsurfing olur ama, baya cikip geziyoduk, gece partiler filan.
0
kuehles blondes
(03.03.26)
(3)

Gece uyurken yatakta dönememe sorunu. Uyku kalitesini mahveden bir olay. Bu sorun nasıl çözülebilir?

santimantal
Bir yatak mağazasında satıcı, kişinin uyurken bi hamlede yana doğru dönebilmesi gerektiğini söylemişti.Ben, eski yatağımda çok iyi uyuyordum: deliksiz.Sağa dönüp uyumuşsam sabah kendimi sola dönmüş olarak bulabiliyordum ve döndüğümü asla hatırlamıyordum.Şimdiki yatağımda dönemiyorum. Sanırım yatağın
Bir yatak mağazasında satıcı, kişinin uyurken bi hamlede yana doğru dönebilmesi gerektiğini söylemişti.
Ben, eski yatağımda çok iyi uyuyordum: deliksiz.
Sağa dönüp uyumuşsam sabah kendimi sola dönmüş olarak bulabiliyordum ve döndüğümü asla hatırlamıyordum.
Şimdiki yatağımda dönemiyorum. Sanırım yatağın yapısıyla alakalı bir şey. Yani adamakıllı çaba gerektiriyor dönmek için ama onu da uykudayken bilinçsiz durumda yapamıyor bedenim.
Yatak biraz da sert geldiğinden sabaha kadar aynı konumda uyuyunca bedenimin üzerine yattığım tarafı uyuşuyor. Dönemeyince bedenim geriliyor ve hem bazen gece uyanıyorum ve uyuyamıyorum tekrar, gerilimle beraber yorgun düşüyorum.
Sanırım dönmeyi engelleyen yatağın üst katmanının yumuşak sünger olması.
Rahatça dönebilmek için ne yapmalı?
Mesela egzersiz yapmak işe yarar mı? :) Hani beden öğrensin de gece uykuda kendi yapabilsin.
0
santimantal
(27.02.26)
Yatağın diğer tarafını çevir belki daha rahattır
0
grimavi
(27.02.26)
yumuşak yatakta gömülünce dönmek zor, sert-orta sert yatakta dönmek daha kolay olmalı. üstteki yumuşak süngerin kalınlığı nedir, visco türü basınçla şekillene türlerden mi. bir de varsa kilo vermek bu işler kolaylaştırır.
0
orpheus
(27.02.26)
@orpheus,

hayır visco türü değil. üst katmanı kalınca bir sünger, dört parmak kalınlığında. vücudun şeklini almıyor.
0
🌸santimantal
(27.02.26)
(15)

Sevgiliniz/partneriniz ne yapması kırmızı çizginiz?

darthvader
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
Veya asla yapmamalı/ bunu yaparsa kabul edemem, ayrılırım dediğiniz şeyler neler?
0
darthvader
(24.02.26)
Benimle küfürlü hakaretli konuşmayacak. Bile bile yaptığı zaman ayrılmışlığım var.
+2
yaren
(24.02.26)
böyle sorular sınavda falan gelince kesin bir şaşırtmaca var diyip ilk akla geleni işaretlemezdim ben :D haliyle aldatma değil de insanların içinde küçük düşürmesi diyorum.
+2
suicmeyenadam
(24.02.26)
Saygısızlık
-1
arbre
(24.02.26)
Yalan
+2
Mirket
(24.02.26)
Sevgisiz davranışlar. All or nothing benim için.
+1
gabe h coud
(24.02.26)
Kot etek giyerse her şey biter.
-6
Bruce
(24.02.26)
aptallığa tahammül edemiyorum. bahsettiğim hata yapmak değil. mesela uyardığım bir konu var. bunu böyle yapma bak çok riskli-tehlikeli. açıklıyorum anlatıyorum ama ısrarla o harekete devam ediyorsa aynı ortamda olamayız.
+4
orpheus
(25.02.26)
yalan evet ama sadece yalan degil. bir sey sorunca gizlemesi, veya bir sey anlatirken tam anlatmamasi, bazi kisimlarin uzerini hizli gecmesi gibi bir sey saklamasi. durust olmamasi kabaca. yani yalan soylemeyip dogruyu da saklayabilir ve bu benim icin red flag.

her sey halledilir, etik problemler halledilmez. ve maalesef karakter degismez kolay kolay. once a cheater always a cheaterdir her zaman.
+4
antikadimag
(25.02.26)
Yukarıda yazılanlara katılmakla beraber net kontrolsüz öfke problemi.
+3
rakicandir
(25.02.26)
valla eşcinsel ise veya sapkın bir cinsel arzusu varsa ayrılırım
-8
Hallegadola
(25.02.26)
yalan başladıysa benim için biter.
0
mikahakkinen
(25.02.26)
Tartışırken üslubunu korumaması, saygısızlık
+2
onyx
(25.02.26)
Tutarsızlık. Benim için her şeyin en temeli.
0
bradshaw
(25.02.26)
partnerimi ilk görüşte terminator t-800 gibi anında scan edip bana uygun olup olmadığına karar veririm.

youtu.be

ondan sonra yanlış yapmaz zaten. yaptıysa hatayı kendimde ararım.
-3
yurtsuz john
(25.02.26)
herşeyiyle harika biriydi bence son kız arkadaşım

aptala tahammül edemiyorum mesela
Ama o yapsa kabulüm swh
Halen kabulüm
0
baldan kaymak
(25.02.26)
(2)

İkinci el video kamera

kisa
Video çekmek için telefon olmayan bir cihaza ihtiyacım var. 3-6 bin gibi (belki biraz daha çıkarım) ikinci el. Alabileceğim bir şey var mıdır. Lise öğrencisi arkadaşlarını çekecek yıl sonunda kolaj yapacak vs.Dediğim gibi telefon istemiyorum.Teşekkürler.
Video çekmek için telefon olmayan bir cihaza ihtiyacım var. 3-6 bin gibi (belki biraz daha çıkarım) ikinci el. Alabileceğim bir şey var mıdır. Lise öğrencisi arkadaşlarını çekecek yıl sonunda kolaj yapacak vs.
Dediğim gibi telefon istemiyorum.
Teşekkürler.
0
kisa
(24.02.26)
Face gruplarında Sony handycam olarak aramaya başlayabilirsin. Samsung, Canon, Panasonic gibi markaların da 2000lerin başında bu türden ürünleri vardı.

Bataryanın ömrüne , dijital zoom değil de gerçek zoom özelliğine dikkat et. Bazısında sanırım tek tuşla anında kayıt özelliği de var. Bazısı mini CD ye kayıt yapıyordu.
0
diyecevaplandı
(24.02.26)
eski bir aynasız makina mesela canon eos M olabilir. hatta magic lantern yüklersen çok daha detay kontrollere sahip olursun.
0
orpheus
(24.02.26)
(13)

Evin konumundan kaynaklanan huzursuzluk, ne yapacağımızı bilemez haldeyiz.

denizgonen
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu
senelerdir bu evde oturuyorum, eskiden de özellikle iyi havalarda ortalama üstü bir kalabalık olurdu, park yeri her zaman bir sorun idi. fakat pandemiden sonra ne oldu bilmiyorum bir kere belediye kalamış parkında sürekli festival yapmaya başladı, eskiden koşuya yürüyüşe gelen kitle değişti gün boyu parkta vakit geçirmeye gelmeye başladılar.

artık yaz kış cam açamaz hale geldik sürekli bir bağrış kavga korna sesi, geçen gün eve geldim birisi apartman kapısına sıfır park etmiş eve giremedik polisi arıyoruz bir şey yapmıyor.

gene evimizin önündeki çift şerit ve çift yön yolun bir şeridine kafalarına göre park ediyorlar ve bir şerit trafiğe kapanıyor. dediğim gibi eskiden de kalabalık olurdu ama kitle de aşırı kalitesizleşti.

özellikle cumartesi pazar günleri sabahın 9'undan itibaren korna kavga kıyamet sesleri başlıyor işitme engelliyim ben bile artık korna kavga seslerinden oturamamaya başladım.

geceleri ise beyaz bmw tayfası gelmeye başlıyor caddede arabayı park edip masa kurup bangır bangır müzik açmaya başlıyor. sabahlara kadar gene patırtı gürültü devam ediyor. evimizde sığınmacı gibi perdeler çekik camlar kapalı bir şekilde yaşıyoruz. gecenin bir saatinde artık uykumuzdan uyanmaya, hafta sonları bile uykumuzu alamamaya başladık. park yeri sorununa değinmiyoruz bile tatile gittiğimiz zaman eve nasıl döneceğiz dönebileceğiz mi bilemiyoruz. maç varsa zaten eve gidemiyoruz. geçen gün eşim işten geldi oturdu ağlamaya başladı.

havanın güzel olduğu bir gün sokakların halini atıyorum:
hizliresim.com

1)ben memurum. ev kadıköyde ben de kadıköydeyim.
2)eşim özelde iş yeri ataşehirde
3)aylardır nakil almaya çalışıyorum fakat herkes istanbul dışına kaçmaya çalışıyor tanıdığım bir şeyim yok normal memurum.
4)direkt gidebileceğim tek yer ankara, orada da eşin iş durumu ne olacak bilmiyoruz anladığım kadarı ile ankara da çok zorlaşmaya başlamış.

yapılabilecekler;
1)ev kira değil, iş yerin 35-40 dk ötede sineye çek
2)aileye ait 500 metre ötede başka bir ev daha var 6. katta gürültü biraz daha azalabilir fakat aile o evi vermeye istekli mi bilmiyoruz, normal şartlarda o evin kirasını karşılayacak bir durumumuz yok.
3)ankaraya taşın
4)nakil almak için uğraşmaya devam et.
5)kafama bir tane sıkayım her şey bitsin rahatlayayım.

siz ne önerirsiniz?
+2
denizgonen
(24.02.26)
halk hucum etti vatandasin huzuru bozuldu.
+1
warrior princess
(24.02.26)
kadıköyde öyle bir belediye var ki evlere şenlik. tabi bunun en büyük sorumlusu yana yakıla oy verenler. diğer tarafta akp beter olsunlar diye bu durumlara ses çıkarmaz. polis gelmez zabıta gelmez. bütün moda, caferağa, kalamış, caddebostan hep aynı durumda.
rantsal dönüşüm de cabası. bütün kadıköyün yerlilerini göç etmeye zorluyorlar.
imkan varsa bostancı, altıntepe, küçükyalı taraflarına taşınılabilir. hala sakin kalan mahalleler. sizin mesafe biraz uzar, belki marmaray alternatif olur. eşinizin ataşehire gidişi daha rahat olur.
+4
my fault
(24.02.26)
5
-14
mutekebbir
(24.02.26)
pandemi döneminde bu spor arabasıyla gelip bangır bangır müzik açan ve içen tayfa çok çoğalmıştı. ben her geldiklerinde taslakta duran şikayet metnimi internet üzerinden form olan emniyet müdürlüğüne yazıyordum. sağ olsunlar ilgili karakol hep geliyordu ve dağıtıyordu gençleri. ama her gün gelmeye devam ettiler ve ben de ısrarla her gün şikayetimi ilettim. en sonunda muhtarla görüştüm ve muhtar bana karakol amirinin telefonunu verdi ve sağ olsun hep ilgilendi.

1-2 yıl böyle sürdü ama sonra azaldılar ve gittiler artık gelmiyorlar. yer ataköy bu arada. siz de bu şekilde çözüm üretebilirsiniz. biraz zahmetli ama çözülüyor.

şimdi emirgan'da oturuyorum. özellikle bahar ayından itibaren gecelere kadar oturanlar müzik açanlar var. onları da karakola şikayet ediyorum ve hemen aksiyon alıyorlar dağıtıyorlar. hala devam ediyor maalesef çünkü gelen profiller her gün değişiyor. mücadeleye devam.

emekli albay gibi ne yazık ki şikayette bulunmanız gerekiyor çözüm bu.
+2
elektr10
(24.02.26)
Bu işin çaresi ulaşımı zor ve populer olmayan bir semte taşınmak.Yani öyle bir yere gideceksin ki oraya insanlar gürültü yapıp desarj olmaya gelmek istemeyecek.

30 yaş sonrası Kadıköy gibi ayakaltı yerler insana eziyetten başka bir şey değil.

Ataşehir tarafında kalmak isterseniz başıbüyük göğüs hastalıkları hastanesi civarı sessiz sakin.
+2
runaway
(24.02.26)
@ elektr10 en azından burası için konuşursam bu pandemiye özel bir uygulamaydı sanki burada zaten sosyal medyada da görüyorsundur bağdat caddesi gerçekten ipini kopardı herkes farkında kontrolden çıktı ve bir şey yapılmıyor. ben de sürekli arıyordum şikayet ediyordum en son telefonda polis memuru ile kavga ettim bana diyo ki ne şikayet ediyorsun ne yapabilirim diyor.
muhtar ile ben de konuştum o da iki şerit arasına konan plastik dubaları tekrar taktırdı ama daha haftasında hem kamyonlar hem de orada park etmeye bayılan kitle o plastik ayraçları yerinden kopardı gene aynı düzene döndük.
gerçekten herkes şikayet ediyor sosyal medya da bununla kaynıyor görüyor herkes haberlere de çıkıyor ama bir şey olduğu yok 800 km öteden bile bir hırt buraya piyasa yapmaya geliyor anlamıyorum ki.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
@warrior princess halk hücüm etsin babamın malı değil sahiller benim bununla da sorunum yok ama bu halk da biraz edebini takınsın gerçekten. apartmanın içine sıçan var bu gerçekten artık yaşanıyor yani, sokaklara tuvaletini yapanları, apartman duvarlarına saçma sapan grafiti yapanlar çöplerini 10 metre ötedeki çöpe atmayanlar say say bitmez
+2
🌸denizgonen
(24.02.26)
@denizgonen polis zorluk çıkarıyorsa onu da cimer'e şikayet edeceksiniz asayişi sağlamak zorunda öyle şey mi olur "ne yapabilirim?" diyemez.

plastik duba yerine gerçek demir duba taktırmaya çalışsın muhtarınız. yine emirgan'da sokak arasında gidiş-geliş olan yollara park edenler çoktu. biz tretuvar yaptırdık belediyeye dilekçe yazarak. artık hiç kimse arabasını park edemiyor. gerekirse belediye'de yer alan meclis üyeleriyle iletişime geçin bu konu için: ibb.istanbul

hocam kısacası bu konuda gerçekten siz de pislik olacaksınız ve her yolu deneyeceksiniz başka yolu yok. haa en kolay yolu söyledikleri gibi daha sakin bir muhite taşınmak ama siz neden düzeninizi bozasınız ki?
0
elektr10
(24.02.26)
Ufak bir cinnet her şeyi çözer ama size de pahalıya patlar. Mesela ben olsam öküzün biri evime giremeyecek kadar sıfır park ettiyse o arabası mutlaka çizilirdi ki aklı başına gelsin. Vandallıksa da vandallık yapacak başka şey yok.
+1
ekimoloji
(24.02.26)
atasehir'e tasinma imkaniniz varsa degerlendirin bence
0
tahtakafa
(24.02.26)
@elektr10 aslında demir duba takıldı en azından kaldırımlara. Yaklaşık 1 ay içerisinde de hepsini el birliği ile kırdılar söktüler. Kadıköy belediyesi berbat bir belediye.
0
🌸denizgonen
(24.02.26)
hocam ben kadikoy'de bulunmaktan bile rahatsiz oluyorum, sen oturuyorsun. :)) oranin curcunasi bitmez. acibadem, kozyatagi, atasehir, libadiye kiraya cikmak dusunulebilir. zaten nereye tasinsan muhakkak kadikoy'e rahat gidilir. ankara'ya birkac kere gittim arabasiz zor olur gibime geliyor. ama istanbul'dan kacmak icin guzel bir baslangic olabilir.
0
arakaali
(24.02.26)
bahsettiğiniz bölge çok değerlidir. o evi kiraya vererek elde edeceğiniz para ile muhitten çok uzaklaşmadan daha içeriye doğru 500-600 metre uzak bir eve taşınabilirsiniz.
0
orpheus
(24.02.26)
(15)

35 yaş üstü adamlar

chicha_v2
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
Saç ektirdiniz mi? Memnun musunuz?

Bir yerden fiyat aldım 50 bin dedi ama yapacak kişi doktor değilim diyince vazgeçtim.

Siz nerede ne kadara yaptırdınız?
0
chicha_v2
(24.02.26)
ektirmedim, hiç umrumda değil.
ama ektirecek olsam fiyatına bakmazdım. işin ehli bir hastanede anestezi uzmanı, doktor vs ile yaptırırdım.
0
orpheus
(24.02.26)
Pamela'nın karşısına çıkan adamlar gibiyim. Hayır yani
+1
runaway
(24.02.26)
Yaptırmadım düşünmüyorumda ancak şirkette yaptıranlar var nerede yaptırdılar kaça yaptırdılar bilmiyorum.
Bazısı güzel oldu bazısı pek tutmadı ama kafa yapısına güzel oturmadı saçları
0
basond
(24.02.26)
ektirmedim ama ektirmeden once su protez sac mi denesem diyorum.
0
oscar
(24.02.26)
Moralnizi bozmak istemem ama saçım belime kadar.
(bkz: Swh)
0
rakicandir
(24.02.26)
ektirmedim. kel ve şişman seven bir kadın buldum. çok daha masrafsız ve acısız oluyor.
+2
galahad reloaded
(24.02.26)
Soru ektirdiniz mi olunca ektirmeyen de cevap verebilir gibi. Ektirmedim. Ama konuyu detaylıca bilirim. Benim ex alnının geniş olması nedeniyle saç ektirdi ve saç çizgisini öne aldı.

Eskiden doktorlar teknisyenlerden iyi yapıyordu ama şimdi yetenekleri eşitlendi. Doktor olunca da zaten büyük kısmını teknisyen yapıyor. Onlar kendilerine yer açtılar. Doktor olunca malpraktis olur, teknisyenlerde sigortası var mı bi bak istersen. Teknisyene 50 çokmuş bu arada. Tavsiye edilir mi, çok ciddi bir kellik varsa oraya ne ekersen ek yetmez, seyrek seyrek gözükür. her yerde saçı olup seyrek olanlar var, onlar aralarına eklenince memnun oluyordur. bomboş alana saç ektiren mutsuz oluyor. kel alaka oluyor dsjkfjsdkfjsd
0
gabe h coud
(24.02.26)
yaş 40 oluyor, saçım epey seyrekti 1 ay önce ektirdim. 2800 eur, serkan aygın klinik. sözlüğe süreçle ilgili entry girdim. olur olmadık yerde yaptırmayın kesinlikle hiç öyle basit bir iş değil.
0
awlmi
(24.02.26)
kesinlikle düzgün bir yerde yaptırın ama mesela @awlmi yaptırdığı yerdeki doktor da kendi ekmiyor sadece ismini kullanıyor zamanında bolca reklam yaptığı için de baya popüler oldu. operasyona başkaları giriyor ve onlar da doktor değil.

cinik de iyidir ama dediğim gibi bu kişiler ekim asla yapmıyor.
0
elektr10
(24.02.26)
hiçbir yerde doktor ekmez zaten. doktor sadece reklamını yapar. işlem öncesi seni sadece muayene eder arada da işlem sırasında işi yoksa seni işi kontrole gelir o kadar. hiçbir doktor 8 saat saat ekmek için zaman ayırmaz :)
0
Başka
(24.02.26)
doktor ekim işlemini kendi eliyle yapmıyor ancak dizaynını o yapıyor. dizayn dediğim de sadece saç çizgisi değil, ekilecek alanı 8-10 bölgeye ayırıp hangi bölgeye kaç adet greft ekileceğinin planlamasını yapıyor. ayrıca operasyonun bütün prosedürlerini de o belirliyor. sadece ismini kullandırıyor gibi bakmak bu açıdan doğru değil. kendisi operasyona giren iyi doktorlar var ama greft başı minimum 1.5-2 eur istiyor. bu kez de maliyet uçuyor.
+1
awlmi
(24.02.26)
benim arkadaşım yaptırdı gerçi 35 değil 30 yaşında sayılır mı bilmem. iki yandan önler açıktı sadece oraları doldurdu çok da iyi oldu sırma gibi, hiç yapay durmadı. onun yaptırdığı da doktor değildi sanırım ama 2024 de 30 bine yaptırmıştı galiba.
0
rayde
(24.02.26)
saçım oldukça döküldü, kafa yapım düzgün saçımı kısa kestiriyorum idare ediyorum. @galahad reloaded reyizinki gibi kel ve şişman seven bir kadın buldum evlendim saç ektirmeyi piyangodan bedavaya müthiş bir klinikten çıkmadığı sürece düşünmem.
0
denizgonen
(24.02.26)
37 oldum, yaptırmadım. Bir 5-7 sene daha gider var bir sürü saçım. Şampuan kullanımını çok azaltın gibi naçizane bir tavsiye bulunup kaçıyorum.
0
herseysoyledigimgibioldu
(24.02.26)
ektirdim çok memnunum, ektirmediğim yıllara üzülüyorum o derece. artık soğuğu yağmuru ben de herkes gibi hissediyorum. rüzgarın yönünü bulmak için parmağımı ıslatıp havaya kaldırmam gerekiyo artık benim de. böyle de çok iyisin diyenlere bakma, 5-10 yaş geriye attım. ilk başlar tabiki biraz sıkıntılı ama sonrası çok güzel. kesinlikle tavsiye ederim. bu arada benim eşim de aman ben seni kel buldum böyle çok yakışıklısın falan diyodu. meğer başkaları da beğenmesin diyeymiş.
+1
entropik
(24.02.26)
(2)

Aliexpress’ten alışveriş

Hojikeno
Yapabilir miyim şu an Türkiye’ye? Yasaklandı diyorlar ama?https://a.aliexpress.com/_c4mXhcp9Şu ürün için. Bilgisi olan var mı?
Yapabilir miyim şu an Türkiye’ye? Yasaklandı diyorlar ama?

a.aliexpress.com

Şu ürün için. Bilgisi olan var mı?
0
Hojikeno
(23.02.26)
yapamazsın, çoğu ürünün gönderimi kapalı zaten.
gelirse de gümrükte kalır duruma göre 15-20 bin tl civarı ek masrafın olur.
+1
orpheus
(23.02.26)
20k falan gözden çıkaracaksan olur
0
jelly bear
(23.02.26)
(14)

Aşk/ilişki hayatınız..?

darthvader
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
Nasıl gidiyor bu aralar? ve hayatınıza etkisi nedir, genel durumunuzu nasıl etkiliyor?
0
darthvader
(23.02.26)
beni sürekli arkadaş olarak görüyorlar bu durum canımı sıkıyor
0
rajkoothrapali
(23.02.26)
1 yılı geçti sevgilimin olmaması. Bir taraftan kafam rahat. Evlilik, çocuk istemiyorum. Bir taraftan kötü çünkü hayatım ev iş arasında geçiyor. 6 gün çalışıyorum. Yeni bir kız tanımanın heyecanı çok yok açıkçası. Bütün kızlar aynı geliyor. Bu saatten sonra olmaz bence.
-9
arbre
(23.02.26)
gitmiyor :-P
0
euteamo
(23.02.26)
alayının friendzone'uyum.
çok dışarı çıkarım ama eve olaysız dönerim.
zaten aşk ve ilişkiden daha önemli ve büyük problemlerim var şu hayatta.
0
rain when i die
(23.02.26)
En son dört ay önce biriyle bu anlamda muhatap olmuştum. Olmasa da olur bir şey haline geldi benim için gönül işleri. Hatta bence olmasa daha iyi.
0
sekizdokuzon
(23.02.26)
hayatımı mahveden çoooook uzun bir ilişkiden çıkmıştım. hemen sonrasında benim iyiliğimi benden çok düşünen biriyle uzun bir süre, muhteşem bir ilişkim oldu. sayesinde hayatın ne kadar muhteşem olduğunu fark ettim. ikimizin de hatası olmayan sebepler yüzünden bu ilişki yeni bitti. bundan sonraki ilişkilerimde de, mutsuz olduğum ilk anda bitiririm. hiç uzatmam.
0
co2s2
(23.02.26)
evlenmelik geri zekalı erkek modeli olduğuma kanaat getirdim. çok üzülüyorum kendime.
+4
loch ness
(23.02.26)
@loch ness, nasil bir modelmis o?
-1
Purple life
(23.02.26)
@purple life, yaptıkları kötü seçimlerle, kötü kariyer planlamasıyla vs. ile hayatlarını berbat etmiş kadınların son dakika golü gibi bütün hatalarını tek seferde telafi edecekleri , "ben bu salakla evlenir hayatımı kurtarırım" diye düşündükleri erkek modeli.
+4
loch ness
(23.02.26)
beni seven kadınları en son üniversite öğrencisiyken gördüm. 20 sene oldu. ondan sonra herkes vücudumu sever oldu.
0
yurtsuz john
(23.02.26)
Kiminle görüşsem "sen gerçekten çok iyi bir insansın ama" diye kapanışı yapıp şutluyor. Artık görüşmek bile istemiyorum. Sevdiğim bir kız vardı, iki kere reddetti ama aklım hala onda.
0
efreet sultan
(23.02.26)
7 yıllık ilişkide evlenlim mi, ayrılalım mı aşamasındayız.
0
orpheus
(23.02.26)
neredeyse 1 yıl olacak ansızın terk edileli. korkunç bir darbeydi. birini arama motivasyonundan eser yok. sevdiğim ama ötelediğim uğraşlara kafa yoruyorum bu aralar.
0
lüzumsuz adam
(23.02.26)
Çok ilginçtir iyi gidiyor bu aralar, ben de şaşkınım.
0
tiredofwaiting
(24.02.26)
(4)

Türkiyeli otomobil sahiplerine bir soru

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
Şanzıman yağları nerede değiştiriliyor? Böyle bir hizmet veya böyle bir uygulama gerçekte var mı?
-14
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(22.02.26)
herhangi bir serviste değişiyor. şanzıman yağı ömürlüktür gibi bir şehir efsanesi var ama gerçek değil. 50-60k km'de bir değişmesi gerekli.
+1
orpheus
(22.02.26)
Türkiyeli neyy lannn
+5
kullaniciadimvar
(22.02.26)
80bin km'de yetkili serviste değiştirdim. Bazı araçların yağları piyasada bulunabilir, herhangi bir o marka ustası değiştirebilir. Bazı markaların yağları ise kolay bulunmuyor benimki gibi. Mecbur servise gittim.
+1
prole
(22.02.26)
araç şu km de şanzıman yağını değiştirmeye gerek var mı diye soru sormak mantıklı da şanzıman yağı nerde değişiyor diye soru ne bilim bana mı saçma gelsi sadece.
-1
gercekdunya
(23.02.26)
(10)

Arkadasla iletisimi azaltmak

Kittie
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.Sonra bir kez daha bulustuk. Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yor
Bir arkadasim var. Konusmuyordum. Basina kotu bir olay geldi, beni aradi, ben de destek oldum, bulustuk.
Sonra bir kez daha bulustuk.
Gecen yine bulusmak istedi (10 gun icinde oluyor bunlar)
Hayir cok yorgunum dedim. 1 saat falan sonra tekrar aradi senin ust caddede bir cafede oturuyorum gel dedi. Yorgunum ama dedim. Ama senin icin geldim, yorulma diye dedi. Yine ciktim gittim napiim. 5 dakka yurume mesafesinde cafe.

Yani cok israrci. Evet onla vakit gecirmeyi seviyorum ama cok arada takilmalik biri benim icin. Nasil sinir konur? Veya tamamen hayatimdan cikarmam mi gerekir, arada takilma diye bi sey olmaz mi?
Bir daha semtime gelirse ne desem ki
0
Kittie
(22.02.26)
evde değilim, şu an başka bir arkadaşımlayım malesef gelemem vs.
0
orpheus
(22.02.26)
Baska: arkadas olarak gormuyor degilim ki. Yani senin mesela tum arkadaslarin her dakika gorustugun insanlar mi? Bu kiz direkt beni en yakin arkadasi yapiyor. Yani arada sirada gorustugun insan arkadas olmuyor mu? Illa cok yakinlasmak mi lazim
+1
🌸Kittie
(22.02.26)
Buenosdias: Kendi yorumunu niye katiyorsun ki. Gunluk hayatinizda da boyle misiniz siz ya. Var senin gibilrr burada baya da coksunuz hatta
-1
🌸Kittie
(22.02.26)
@kittie o demek ki senden güç buluyor ve seni her daim yanında istiyor. sana ihtiyacı var. sen ise ay benim bugun seninle gorusme modumda degilsin diyosun.

ben reddedemiyorum. arkadasım isterse yanında olurum.
-2
Başka
(22.02.26)
"Baska" senin bu ellinci nick'inmis. Kim oldugunu ogrendim. Sana cevap yok.
0
🌸Kittie
(22.02.26)
"Müsait olmadığım zamanları kollarsan elbette görüşemeyiz"
"Şu an hiç uygun değilim başka zaman lütfen"
"Bana sormadan plan yapma"

Gibi cümleler kurulabilir.
+1
muhayyer divan
(22.02.26)
Hep başına gelen olayla ilgili mi konuşuyosunuz yani o konuda mı desteğe ihtiyacı var. Ne gelmiş başına?
0
benim bir gizli bildiğim var
(22.02.26)
çürük sebze temas ettiği sağlam sebzeleri de çürütür.

herkese mesafeli olmak, mıçmıç ilişkiler olmaması ya da arada kafayı dinlemeniz güzeldir. konuşmak istemiyorsanız direkt ' bu akşam başkasına sözüm var' cümlesi yeterli gelecektir.
0
galahad reloaded
(23.02.26)
bir daha semtinize gelirse bir kere telefonu acmayin, mesaj atarsa da cevap vermeyin. 3, 4 saat sonra mesaj atin ve sunlardan birini soyleyin: 1) partnerimleydim deyin (eger varsa), 2) ailemleydim, akrabamlaydim (eger varsa), 3) evde degildim, 4) uyuyordum. bazi insanlar musait degilimden anlamiyor ki boyle durumlarda musait degilim demek kaba karsilanabiliyor. o nedenle oncelikle sizin baska bir hayatiniz oldugunu, bu gibi oncelikleriniz oldugunu belirten durumlar sunmaniz gerekiyor. eger gelirse ve bu durum yasanirsa daha iyi olur. orada bekler bekler, sonra gider, bir daha da yapmaz. siz her seferinde giderseniz hep yapacaktir. ama gitmemenin de guzel bir aciklamasi olmali (bu kisi icin).
+1
Sour
(23.02.26)
Sormadan etmeden kalkıp gelmek ne ya bu ne saçmalık.
Senin için geldim diyor bir de. Bunun önünü kesmeniz önemli, birkaç kez orada olmadığını, işin olduğunu söylersin haberleşmeden gelmemeyi öğrenir.
Geç cevap vermek, planları daha seyrek hale getirmek çözüm olabilir.
Programınız yoksa bile varmış gibi davranabilirsiniz, bazı insanlar buna mecbur bırakıyor.
+1
mutekebbir
(23.02.26)
(1)

Beyoğlu Göz Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Gümüşsuyu yakınında otopark?

winston insani
MerhabalarBuraya yarın görme engelli annemi kontrole götüreceğim de, buraya yakın bir otopark (ücretli ücretsiz fark etmez) bilen var mı acaba aracı koymak için?Beyoğlu Göz Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Gümüşsuyu Ek hizmet Binası, Gümüşsuyu, İnönü Cd. No:61, 34437 Beyoğlu/İstanbul
Merhabalar

Buraya yarın görme engelli annemi kontrole götüreceğim de, buraya yakın bir otopark (ücretli ücretsiz fark etmez) bilen var mı acaba aracı koymak için?

Beyoğlu Göz Eğitim Ve Araştırma Hastanesi Gümüşsuyu Ek hizmet Binası, Gümüşsuyu, İnönü Cd. No:61, 34437 Beyoğlu/İstanbul
0
winston insani
(22.02.26)
atatürk kültür merkezi otoparkı ile arası 100 metre görünüyor. otoparkın arka tarafta gümüşsuyuna çıkan kapısı da var.
+2
orpheus
(22.02.26)
(10)

Japonya'dan şüpheli iş teklifi

Enaktarlar
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine Linked
LinkedIn'den biri mesaj atmış, aktif iş arayışınız var mı diye. Ben de şu an işsizim ve işsizlik sürecimde arayüz tasarımına yönelmiştim günümüzde 10 işsizden birinin yaptığı gibi, ya yazılım ya tasarım şeklinde. Neyse portfolyom yok bir şeyim yok profilde sadece Jr designer yazıyor. öylesine LinkedIn hesabı açmıştım.

Bu kişinin mesajına iş arayışım var diye cevap verdim. Dedi ki seyahat engelin var mı? Yok, dedim. Bir site linki gönderdi Japonc, bir tasarım şirketinin sitesi. İncele dedi. İnceledim biraz daha açar mısınız, dedim.

Diyor ki seyahat engelin olmaması çok önemli en başta ve her şeyden önce. Sana 6 ay staj vericez, İngilizce ve Japonca dersleri ve başka bazı programlar falan öğreneceksin. Sonrasinda ise başlayacaksın. Aslında remote bir iş ama by staj Japonya'da olacak ve imza atmadan mülakat sürecinde bi kere yüz yüze görüşme illa ki olmak zorunda. Ayda 1 orada meeting şeklinde ofisteyiz onun dışında uzaktan.

Şimdiii... böyle bir şirket gerçekten varsa ve bu teklif gerçekse hayatım kökten değişir kim buna hayır der. Bu arada ingilizcem var fena olmayan bir seviyede beni idare eder orada. Ama neye güvenip görüşmeye falan gidicem, yani insanın başına bilmediği ülkede her şey gelebilir ve korkunç.

Evrak süreci olacak, konsolosluktan sana yazı gelecek davet edicez dedi yazan kişi.

Etrafınızda hiç böyle işe giren var mı? Düşünceleriniz neler?
0
Enaktarlar
(19.02.26)
uzun dönem oturum ve hatta vatandaşlığa kadar giden yolda iş garantin varsa, ayrılmayacak ve kovmayacaklarsa git.

yoksa süresine bağlı olarak 6 ile 8 yılın kelle koltukta gider.

yeri gelir hayattan bile zevk alamazsın.

ben hala yurt dışına çıkış kararım yanlış mıydı diye düşünüyorum. 6 yıl geçti.

türkiye mesela 2018 temmuz'dan önceki kadar iyi bile olsa herhalde 50 kere dönmüştüm.
0
rain when i die
(19.02.26)
Japonya özelinde değil bu yazdığım ama en son Koreli bir genç bu şekilde uluslararası bir iş görüşmesinde işe başvurduğunda organ mafyasının eline düşüp öldürüldü yakın zamanda, ülkeye girer girmez götürüyorlar işkenceyle para istiyorlar para çıkmayacağı anlaşılınca öldürülüyor. Cenazesini en son uluslararası görüşmelerle teslim aldılar.

Bunu öğrenmenin bir yolu bence Japonya’da Türk bir rehber ile anlaşıp ülke içinden birine şirketin güvenirliğini , adresini, bilgilerini sorgulatmak olabilir.
0
titanic kemancısı
(19.02.26)
süreç çok şaibeli geldi bana.
0
orpheus
(19.02.26)
Dolandırıcılık gibi görünüyor anlattıklarınız ama sürece devam edin elbette.
Ben %99,99 ihtimal dolandırıcılık olduğuna inanıyorum.

Herhalde bir noktada uçak bileti veya oturum başvurusu ödemesi gibi bir şey isteyeceklerdir.
+1
michael_knight
(19.02.26)
sonraki aşamada para isteyecek gibi.
0
scudman1
(19.02.26)
Uçak bileti, konaklama ve diğer masrafları sorduğumda şirketin karşılayacağını söyledi yani parayla ilgili bir dolandırma olayi değil bence. Ama organ kaçakçılığı vb ihtimaller inanılmaz korkuttu.

Bu arada yazan kişinin soyadı belirsiz, gizlemiş onu. Sadece isim ve soyadın baş harfi.
0
🌸Enaktarlar
(19.02.26)
%99.999 scam bu. mantigini ya da adamlarin kazancini anlamadim henuz, ama kesin scam. bence cok fazla kisiel bilginizi paylasmadan, herhenagi bir seye kesinlikle para odemeden devam edin konusmaya (para odeme de iste sey olabilir, vize basvurusu icin sizden atiyorum 1000$ isterler, sonra geri vercez derler ama toz olurlar; bilmem ne portalina uyelik icin 5000 YEN gerekir, onu da iade edecez derler ama yine toz olurlar vs, bilgisayarinizi siz satin alin biz gondeririz derler yine yok olurlar fln o mantik). ya da siz onlardan para isteyin :D

su da olabilir, gostermelik bir "ise" baslarsiniz, iste size verilen tasklari yaptikca gostermelik bir hesapta paraniz birikir, ama sonra paranizi cekmek isteyince aa onun 100$ bedeli var fln diyebilirler, sonra 100$ i ve hesabi alip toz olurlar fln.

biraz mantikli bakacak olursak:

1 - neden japonya'ya seyahat engelinin olmamasi cok onemli, japon bulamiyorlar mi?
2 - bu devirde hangi sirket herseyden once 6 ay dil egitimi verecek? neden yapsin yani bunu etrafta tonla hali hazirda dil bilen insan varken?
3 - hangi sirket sifirdan aldigi calisanina, yabanci ustelik, dili bile belli belirsiz, tool egitimi verecek ise balamadan once?
4 - nasil bir sirket isi, pozisyonu, rolu vs dogru durust anlatmadan "bak biz sana egitim vercez" ile baslar gorusmelere?
+1
taurina
(19.02.26)
scam abicim bunlar..
0
cooperr
(19.02.26)
fake. tufaya düşmeyin.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Artık scamcılar eskisi gibi maille link göndermek yerine, sizi bir sürece sokup sonrasında fake linklerle sizi kandırmaya çalışıyor.

Bu hikayede büyük ihtimalle bazı evrak işleri için 300-500 belki 1000 dolar gerekli diyecek. en kötü ihtimalle gmail şifreni kaptırırsın orada kayıtlı kredi kartların varsa, geçmiş olsun.
0
duyuruuser
(20.02.26)
(15)

Chatgbt mi Gemini mi kullaniyorsunuz?

sonhakan
Arti ve eksi yönleri neler?
Arti ve eksi yönleri neler?
-9
sonhakan
(19.02.26)
grok kullanıyorum genelde memnunum
0
sweetoffice
(19.02.26)
çalışırken claude, günlük hayatta chatgpt
0
nahtoderfahrung
(19.02.26)
Aralıkta Geminiye notebooklm için geçtim, gpt'den daha iyi geldi birçok konuda. Kaldım.

ChatGPT ve Gemini dışında da AI kullanmadım. Gerisini bilemiyorum onun için.
0
akhenaten
(19.02.26)
chatgpt çok iyi anlıyor beni. görsel üretimi de iyi.

gemini'a prompt yaz diyorum görsel üretiyor.

bazı görsel promptları gemini ile daha iyi çalışıyor evet ama çoğunlukla chatgpt daha iyi.
0
art cat chocolate
(19.02.26)
gemini'ı sokakta çevirip gbt yapıyorum sonra polis olmadığımı anlayıp peşime elon muskı takıyor tam düşecekken alarm çalıyor uyanıyorum.
+2
okinawalı taş kağıt makas ustası
(19.02.26)
gemini + claude ikisi de ücretli.
bedava olanları ciddi saçmalıyor.
0
orpheus
(19.02.26)
metinde gbt görselde gemini.
0
koela
(19.02.26)
evde gemini, iş yerinde mecbur copilot.
0
datnet
(19.02.26)
chatgpt en fazla kullandığım llm.

claude, deepseek ve gemini de kullanıyorum. ama birincil olan gpt.
0
Algorix
(19.02.26)
Başta GPT olayına alışmıştım. Şu an %90 Gemini. Bunda bedava dağıtılan pro üyeliğin etkisi çok büyük.
0
jackyr
(19.02.26)
Başlarda hep chat gpt kullanıyordum.
Şimdi chat gpt - gemini - grok - cloude karışık kullanıyorum.
0
ananiyimioguz
(20.02.26)
Çoğunlukla Claude.
Arada bir ChatGPT.
Gemine, Grok alışkanlığım yok. Gemineya hiç ısınamadım.
Grokta arada bir görsel üretiyorum tasarım ihtiyaçlarım için. Bu konuda en iyisi denediklerim arasında
0
biseysorcaktim
(20.02.26)
akedemik olaylarda - notebooklm mükemmel ötesi.
günlük önerilerde gemini daha gerçekçi
sikko işlerde dahi yalan söyleyen chatgpt.
0
summerjam0306
(20.02.26)
Bu işin köylüsüyüm. Gemini daha rahatıma geldi. Google'a arama yaptıracağıma geminiye soruom.
0
mikahakkinen
(20.02.26)
bence en iyisi perplexity.En cok bunu sevdim
0
turkuaz
(20.02.26)
(7)

Oda içinde duş/tuvaletin üstünün açık olması

egerbiryolcu
https://hizliresim.com/ohbbg3bŞu tarz apart odalarının bazılarında oda içinde banyo var ama üstleri açık. Böyle odalarda kalınır mı (uzun süreli değil) kalınmaz mi neden?
hizliresim.com

Şu tarz apart odalarının bazılarında oda içinde banyo var ama üstleri açık. Böyle odalarda kalınır mı (uzun süreli değil) kalınmaz mi neden?
0
egerbiryolcu
(19.02.26)
kalmayı tercih etmem. banyo olarak ayrılan alanda havalandırma yok muhtemelen. bunlardaki gibi şeffaf cam ile ayrılması çok kötü.
+1
inheritance
(19.02.26)
koku yapar sıkıntı. kısa süreli kalınabilir. banyonun buharı da odaya dolar.
0
jelly bear
(19.02.26)
Havalandırma iyiyse 2 /3 gün kalınır.
0
luluki
(19.02.26)
kalmadan önce duvar kenarlarına, kuytu köşelere iyi bir bakmak lazım, küf olabilir. küf varsa bir gece bile kalınmaz.
+1
orpheus
(19.02.26)
ses yapar
koku yapar
0
co2s2
(19.02.26)
Banyo havalandırması olmadığından böyle yapılmışsa aman aman, evlerden ırak. Bütün koku içeri gelir
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.02.26)
Tek kalınacaksa bir sakıncası yoktur.
Uzun olur, kısa olur, her şekil kalırım.
0
Mirket
(20.02.26)
(4)

UPS Noter Vekaletname

eisberg
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekil
Merhaba arkadaşlar. Elimdeki bir şeyin bir parçası bozuldu. Mekanik küçük bir parça. Firmaya yazdım onlar da bana yurtdışından UPS ile gönderdiler. Ürün gümrüğe gelmiş 3 gündür bekliyor, ben de akıbetini öğrenmek için aradığımda noter onaylı vekaletname vermem gerektiğini gümrük işlemlerinin o şekilde yapılacağını söylüyor. Vekalet ücreti gelen ürünün ücretinden fazladır eminim kaldı ki gönderen firma garanti kapsamında bir yedek parça vs. bir şey de belirtmişti gönderide.

Bu sorunu aşmanın bir yolu var mı? O noter vekalet ücretini asla ödemek istemiyorum.
0
eisberg
(19.02.26)
sadece noter vekalet ücreti ile bitiyorsa çok şanslısın demektir. yoksa 15-20bin lirayı gözden çıkar.
0
gercekdunya
(19.02.26)
UPS mh'ye ücret var mı diye sordum "karşı taraf karşılayacağını belirtmiş" diye söyledi. Maddi değer 15 euro olan bir şey için de kimseyi masrafa sokmak istemiyorum. gerekirse geri gitsin, olaya bak.
0
🌸eisberg
(19.02.26)
hediye bile gönderilmiyor ki yurt dışından yasak. millet youtube plaketlerini bile alamıyor
yazık cidden
+2
jelly bear
(19.02.26)
işte insanlar yavaş yavaş farkına varıyor. olay sadece temudan terlik, telefon kılıfı alabilmek değildi. bir sürü tamir yedek parça malzemesi, elektronik arge malzemesi gerekiyor bu ülkeye.

tibbi-medikal bir cihazınız var örneğin solunum cihazı buna hayati ihtiyaç duyuyorsunuz ve maskesi bitti, borusu koptu buradaki temsilciye yeni cihaz parası vermeden bunları temin edemeyeceksiniz.
+3
orpheus
(19.02.26)
(9)

Gelecek geldi mi yoksa daha var mı?

msb
sb
sb
-3
msb
(18.02.26)
daha var. hala şoför ve öğretmen istihdam ediliyor.
+2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.02.26)
Uçan taksiyi havada görmedikçe gelmez
+2
parka
(18.02.26)
soforsuz arabayi gormedikce inanmam.
0
baldur2
(18.02.26)
15-20 sene daha var.
0
orpheus
(18.02.26)
Gelecek kesinlikle gelmedi ya... Çok üzgünüm bu konuda. Dünya 2.0'ın taşdevrini yaşıyoruz aslında.

Dünya 1.0 ateşin kontrolüyle başlıyor. Ateşin kontrolü deyince akla hemen gıda bazlı şeyler geliyor ama aslında ateş her şey. Ateşi kontrol edemezseniz neredeyse hiçbir üretim yapamazsınız. Çünkü metal kullanamazsınız, haliyle içeriğinde metal bulunan herhangi bir araçla üretilebilecek hiçbir şey üretemezsiniz. Bu da neredeyse her şey demek.

Dünya 2.0'ın ateşi de elektrik. Elektriği bugün hayatımızdan çıkarsak yarın 1800'lere falan döneriz. Sıkıntı şu ki elektriği ancak 1800'lü yıllarda pratik anlamda kullanmaya başlayabildik. 200 yıllık bir süreç.

Ateş ise 400.000 yıl önceydi.

Yani elbette insanlar ateşi kontrol etmeye başladıktan 200 yıl sonraki gelişime göre, elektrikten 200 yıl sonrası daha hızlı ilerlemiştir ama "o kadar da" değil. Çok fena bir şeyler başlıyor ve biz resmen geleceğin bambamlarıyız. Çakmaktaşlarıyız. Çok acı valla.
+4
akhenaten
(18.02.26)
Daha çok var
+1
basond
(19.02.26)
gelecek gelmeyecekmiş.
0
summerjam0306
(19.02.26)
Gelecek sanki uzakta duran bir şeymiş gibi konuşuyoruz. Oysa gelecek dediğimiz şey, yaşadığımız her anın bir saniye sonrası. Geldiği anda da adı değişiyor: geçmiş oluyor. Yani ayrı bir yerden gelen bir şey değil, zamanın akışı içinde sürekli üretilen bir kavram.

Einstein’ın Genel Görelilik kuramına göre zamanın gerçekten "sona erdiği" tek yer, tekillik (singularity) denen durum imiş. Eğer evren bir gün "Büyük Çöküş" yaşarsa, uzay ve zaman bile anlamını yitirebilir. O zaman gelecek gelmeyebilir işte.

Teknoloji açısından soruyorsan o da hızlı ilerliyor. Yapay zeka son dönemde ciddi bir ivme kazandı, başka alanlarda da gelişmeler var. Ama bu, filmlerde gördüğümüz her şeyin mutlaka gerçekleşeceği anlamına gelmiyor. Aynı şekilde, insanlığı geriye götürecek ya da tamamen bitirecek ihtimaller de her zaman var.

Kısacası gelecek geliyor, ama nasıl bir gelecek olacağı kesin değil.
İleri gelecekte bi Star Wars olsun isterim ama :)
0
ermanen
(19.02.26)
İcat edilebilecek her şey icat edildi, artık yeni bir şey olmaz.
0
michael_knight
(19.02.26)
(15)

Evlilik olmadan uzun süre iliski

Purple life
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.Bunun sebebi ned
Min. 2 yil birlikte oldugunuz ama evlenmek istemediğiniz bir iliskiniz oldu mu? Sebebi neydi?

Bazi insanlar sevgili olarak kalmak istiyor ama o kisiyle evlenmek istemiyorlar. Onlardan ayrilinca da baska biriyle cok kisa sürede evlenebiliyorlar. Daha cok da erkekler bunu yapiyor sanki.

Bunun sebebi nedir?
-6
Purple life
(18.02.26)
Oldu, yaşça gençtik. Ben 24 yaşında evlenmek istemedim erkeğim. Sonrasında ayrıldık sevgili kalalım istemedim.
0
mirty
(18.02.26)
Tam olarak anlattiginiz gibiyse sebebi basit. Sevgili oldugu kisiden memnun ama evlenecek kadar memnun degil. Sebepleri degisebilir ama mesela er kisinin ailesinin ve/veya kendisinin dunya gorusleri hanimefendiden cok farkliysa, kendince evlenme vakti geldiginde sevgili bir sekilde sallayip, baska biriyle kolayca evleniyor.
0
mbond
(18.02.26)
5.5 yıl.

Üniversiteye gidiyordu. Bitmeden tıpa başladı. Mecburi görevi var. Uzmanlığı var. Bilmem. bir şeylerin oturmasını bekledik sanırım.

Sonra. Mortingen.
0
gabe h coud
(18.02.26)
Aslinda daha cok evlenmek istemeyenleri soruyorum.

Bu insanlarin yasi geciyor yani. Redditte az önce 12 yil birlikte olup evlenmeyeni okudum. Yuh diyorum. 12 ay bile sürmeyen evlilikler var. 12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir?
0
🌸Purple life
(18.02.26)
Evlenmemek için değil de evlenmek için sebep lazım aslında. özellikle çocuk yapmayı düşünmeyen bireyler için evliliğin bir mantığı yok aslında. Durduk yere tutup tutamayacağını bilemediğin ömür boyu geçerli bir söz veriyorsun.
+2
bobinhoo
(18.02.26)
evlilik insanları değiştiriyor. bir kere o dinamizmi kaybediyorsun. erkek ya da kadın fark etmeden rahatlıyor. taraflardan birinin evlilik korkusu olabilir. rasyonel olmayan çekinceleri olabilir. çok net bir ortak formul olduğunu sanmıyorum.
0
orpheus
(18.02.26)
Bir arkadaşımın da 8 yıllık birliktelikleri vardı. Aynı böyle çocuk terk etti, sonra gitti başkasıyla evlendi 2 ay gibi bir sürede. Erkeklere bir şey olmuyor da, kadınların en güzel yılları gidiyor.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@kahve, erkeklerin de gidiyor ya. Onlarin ömrü daha az hem.
0
🌸Purple life
(18.02.26)
9 yıldır beraberiz, evlenmedik. evliliğin amacı çocuk yapıp aile kurmak. çocuk düşünmüyorsan, kız tarafının ailesi çok baskıcı değilse iki taraf için de gereksiz sorumluluk bence evlilik.
+2
fenoksibenzamin
(18.02.26)
fenoksi+1 dinamigi bozmamak+1 halinden memnunsan niye değiştiresin
0
ala09
(18.02.26)
@Purple life, o açıdan demedim. 38 yaşında birisiyle birlikteliğe başlasan ve bu kişi seninle evlenmeyelim böyle iyi dese ve 45 yaşında sen menapoza girdiğinde bıraksa, çocuk yapma imkanın elinden gitmiş oluyor. Kendileri gidip genç biriyle 2 ayda evlenip çoluk çocuk yapabilir.
0
Kahvedesu
(18.02.26)
@45-50 yaşındaki adamın sperm kalitesi de düşüyor. düşük ihtimali, genetik hastalık riski vs artıyor.
0
deartheodosia
(19.02.26)
buna cevap verirken kişilerin geliştiği, değiştiği, olgunlaştığı, bir önceki ilişkilerinden belki ders çıkardığı gözardı ediliyor gibi geliyor. zaman geçtikte insanların kendilerini ve partnerlerini tanıma hızı artıyor. bir önceki ilişkinizde partnerinizi atıyorum 2 yılda tanıyabilmişken, yeni ilişkinizde 2-3 ay gibi bir sürede partnerinizin sizin için önemli karakter özelliklerini, değer yargılarını öğrenebilirsiniz. aynı şekilde önceki ilişkisinde göz ardı ettiği istekleri, beklentileri yeni ilişkisinde göz ardı etmek istemiyor. o yüzden açıkçası ben pek yadırgamıyorum bu hızlı evlilikleri.

"12 yil birlikte olup evlenmeyenlerin amaci nedir" konusundaysa, @fenoksi, @ala09 +1
bir de "amaç" derken? siz niye -bir süreden uzun- birlikte yaşamak için evlenmek gerekir diye düşünüyorsunuz?
0
tnz
(19.02.26)
@tnz, benim anlamadigim biriyle evlenmeyip ondan sonrakiyle hemen evlenenler yani evlilige karsi olmayip hazirki uzun süreli iliskilerindeki insanla evlenmeyip yenisiyle hizli bir sekilde evlenenler.

Evliligin de Ayrica uzun süreli bir iliski icin gereklilik oldugunu düsünüyorum. Uzun sürede kendini birlikte hayal ettiğin insanla evlenirsin yani.
0
🌸Purple life
(19.02.26)
tam da böyle bir durumun içindeydim. kadın, samimiyet arttıkça daha hoyrat, daha saygısız, daha çıkarcı , daha manipülatif , daha agresif olmaya başladı. ben onun düzelmesini beklerken, o bu hal ve hareketlerini gayet normalleştirmiş şekilde ısrarla evlilik bekliyordu. samimiyet arttıkça içinden terbiyesiz ve hırçın bir insan çıkıyorsa, kimse o karakterle evlenip hayatını yakmak istemiyor.

şimdi karşıma hanım hanımcık bir kadın çıksa, ben onu 3-5 ay sarıp sarmalasam, benden maddi beklentileri olmadığını görsem , samimiyet saygısızlığı , hoyratlığı değil de daha derin bir bağı önümüze koyuyor olsa, dakika düşünmeden evlilik teklifimi yaparım. çünkü yukarıda bahsettiğim denge problemli vatandaşla bile ilk günden itibaren uzun ilişki ve nihayetinde evlenmek arzum vardı, olmadı, olmasına izin vermedi.
0
loch ness
(19.02.26)
(3)

Reklam yok ama reklam

Kahvedesu
Instagram da reklam yok, kendim aldım olayı nedir? Her şeyi tanıtıyorlar. Sonra "reklam yok"
Instagram da reklam yok, kendim aldım olayı nedir? Her şeyi tanıtıyorlar. Sonra "reklam yok"
+1
Kahvedesu
(18.02.26)
parayı elden alıyorum diyor, swh.
+3
gabe h coud
(18.02.26)
gizli reklama girerse ya da işbirliği vs. birşeyleri belirtmez ise 800k ceza var. o cezadan kaçınmak içi bu tip açıklamaları mecburen ekliyorlar.
+1
orpheus
(18.02.26)
Herhangi bir marka ya da mekanla ilgili paylaşım yapınca reklam olmasa da ceza yiyebiliyorlar. Mesela gezi bloggerı var, gittiği yerde bi kafe ya da restoranı denemiş beğenmiş. Herhangi bir işbirliği yapmamış kendi parasıyla yemiş. Şimdi zaten düz işi bu gittiği yerlerdeki mekanları tanıtmak. Reklam değil yaptığı ama oraya reklam diye hashtag koyması lazım. O yüzden #reklam değil yazıyorlar.

Ha bu işi yalan olarak kullanan da vardır da o ayrı bilemiyorum
+1
nundu
(18.02.26)
(7)

millet bu paraları nereden buluyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
bizim parayı bulmamız için ne yapmamız lazım?
bizim parayı bulmamız için ne yapmamız lazım?
-10
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.02.26)
hangi paralari? birkac yuz bin tl? birkac milyon tl? birkac milyon euro? birkac milyar tl? birkac milyar euro?
0
lemmiwinks
(18.02.26)
soldan yürü yerde cüzdan bulursun
+1
nahtoderfahrung
(18.02.26)
tek bir metod yok. kendi bilgi, beceri, tecrübe, çevre ve finans gücüne göre seçmen lazım.

zeki-becerikli isen bir yenilik-bir startup ile parayı bulursun. azimli, çalışkan ve tutumlu isen basit ticaretlerden başlar işi büyütürsün. aileden biraz da olsa varlıklı ise çevrenden faydalanırsın. bu şekilde yüzlerce farklı yol mümkün.
0
orpheus
(18.02.26)
euro dolar bazında yurtdışı ile çalışanlar giderek zenginleşiyor. gurbetçi kesimi son dönemlerde arada kazanıp burada satın alma yaparak büyüyorlar. yatırımlık arsa alanlar çok büyük karlar elde etti. köylük yerlerde yapılaşmalar arttı ve dağ başında tarlalar zeytinlikler parsellenip satılıyor. 100-200 kat değerlenen yerler var. arsa sahipleri kat karşılığı vererek anormal paralar kazanıyorlar. aynı sektörde emlakçılar, müteahhitler de paralarını katladılar. bunların yanısıra illegal iş yapanlar da son dönemlerde yüksek paralar kazanıyorlar. son olarak türkiyede dolandırıcılık bir sektör haline geldi. buradan geçinenler arttı. bahis işleri falan filan derken orta direk tamamen yok oldu ama zengin denilen kesim de arttı. bir de tabii sosyal medya ile bunlar çok göz önündeler.
+1
ground
(18.02.26)
Kendi işini yapman lazım öncelikle.
Sonra da gerekiyorsa kendi risk alma seviyene göre ufak uyanıklıklar ve az veya çok yasadışı hareketler etmen gerekiyor.

Yasadışı derken kombinin olduğu odadaki plastik menfezi koli bandıyla kapatmak veya dün doğradığın marulu dönerin içine koymakla başlayıp milyar milyor paralık yasadışı işler olabilir.

Bir de kendi işini yapan pek çok insanın bazen milyonlarca liralık lüks arabalar alacak parası olup bazen de yanında çalıştırdığı kişiye verdiği maaştan daha az parası ve milyonlarca ödemesi gereken borçu olduğu günler olduğunu unutmamak gerek.
+1
michael_knight
(18.02.26)
dün gs'ye 2 den 1 oynasaydın kazanırdın.
0
mikahakkinen
(18.02.26)
kimse sana nasil zengin olacaginin formulunu vermez, kendin kafa yorman lazim, biraz da $ans lazim.
+1
cooperr
(19.02.26)
(11)

hiç tanımadığın birisi ile nasıl konuşulur?

inheritance
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet k
annem bir kızın numarasını verdi (kızın da haberi varmış) ara konuş diye. benim de ters anıma geldi olur dedim. şimdi de ara diye sıkıştırıyor. sorun şu ki ne konuşacağımı bilmiyorum. ağzım hiç laf yapmaz. tanıdığım kişilerle bile konuşurken bir yerden sonra konuşacak bir şey bulamıyorum, muhabbet kesiliyor bir yerden sonra. sosyal fobim de var aynı zamanda ve içe kapanık birisiyim.
0
inheritance
(18.02.26)
bu işi kafanda kurarak - hesaplayarak yapamazsın. çünkü sohbet dinamik bir süreç bi anda çok farklı bir kelime kullanır, soru sorar sohbet başka yöne kayabilir.

ilk tanışmada saatlerce konuşmak ilginç konular açmak zorunda değilsin. hatta burada konudan çok ses tonu ve ne kadar arkadaşça tavir takındığın daha önemli.

çok uzatmana gerek yok. kısaca kız hakkında bilgi edin. sonra sen de istersen bir kahve içelim mi ne dersin diye sorarsın.
0
orpheus
(18.02.26)
Mesaj at, muhabbeti biraz ilerlet, sonra ara.
+2
gabe h coud
(18.02.26)
yaşlar kaç?

instagram'dan yürü bence. önce takipleş. sonra mesela kedisi köpeği varsa "aa ne tatlıymış adı ne?" diye oradan başlatırsın.

bir story atmasını beklersin. bir kafeye falan gittiyse oradan konu açarsın ya da film müze her nereye gittiyse oradan konu açarsın.
0
art cat chocolate
(18.02.26)
Abi kızın haberi varsa ne güzel o da durumdan haberdar işte. Arayacaksın diyeceksin ki Ayşe nasılsın ben Ahmet annemden aldım numaranı sanırım konu ile ilgili seninde bilgin var :) Tanışmak için seni rahatsız ettim de sonrası zaten o da ne rahatsızlığı falan dicek oradan buluşmaya gidecek olacak bitecek
+4
ebeş
(18.02.26)
mesaj at arama +1
sonra ararsın veya ses kaydı atarsın. tanımaya çalışacak şeyler sor. ayrca panik yapmana gerek yok senin ağzın laf yapmasa bile kız da bir şeyler sorar anlatır. karşılıklı olur, sürekli sadece senin konuştuğun bi etkinlik değil bu.
0
Sadece soruyorum
(18.02.26)
Yapay zekaya durumu anlat ve konuşma pratikleri yap.
Herhangi bir konu açılmazsa ne gibi konular açabileceğini çalış.
Yani elbette insanın ağzı laf yapınca böyle konuşmalar yapmak çok kolay ve bir anda bu hale gelemezsin ama senden kimse böyle bir şey de beklemiyor.

Mesela kıza şimdiye kadar yediği en güzel tatlının hangisi olduğunu ve nerede yediğini sor. Kimlerle yediğini de sor gidişata göre. Sütlü, şerbetli, çikolatalı tatlılar üzerine devam et konuşmaya. Anlatmaktan çok sorular sor ama sorgu memuru gibi değil de karşısındakinin düşüncelerini, deneyimlerini merak eden bir havada sor. Sana soru sorulmazsa hiçbir şey anlatma, sorulursa da cevaplarını uzatmadan ver.
Sonra o muhabbeti bir şekilde birlikte bir yere tatlı yemeye bağla. Ama herhangi bir gün değil, belirli bir gün.
Haftaya Perşembe iş çıkışı veya pazar günü öğleden sonra gibi net bir zaman için teklif et, uygun değilse başka bir zaman öner vs.

Ben tatlıyı örnek olarak verdim sınırsız sayıda başka konular da var.

Ama telefonda bence yaşın kaç, kaç kardeşsiniz, çocuk istiyor musun, kendini 5 yıl sonra nerede görüyorsun gibi muhabbetlere girmemeye çalış.

Hayırlı olsun, düğün davetiyenizi bekliyorum ama müsait değilim katılamayacağım maalesef.
0
michael_knight
(18.02.26)
Böyle şeylerin en kolay ve samimi kaçışı, hissettiklerini aynen burada anlattığın gibi dümdüz anlatmak. Diyeceksin ki merhaba ben şu, aslında böyle şeylere karşıyım ama dalgın bir anıma denk geldi ararım demiş bulundum, hiç tanışıklık olmayınca da konuşamıyorum açıkçası, bir yerde kahve içsek öyle tanışsak olur mu de. Gayet samimi, dürüst ve tarafsız. İstiyorum der gibi değil istemiyorum der gibi değil, ana kuzusuyum der gibi değil şuursuzum der gibi değil... anlatabildim mi. En uygun şekilde açıkça durumu anlatıp seçimini ortaya koymak bence iyi bir şey.
+3
yaren
(18.02.26)
sanırım söylemesi kolay ama öncelikle tebessüm ederek merhaba demek lazım.

ülkemizde bunun bile hoş karşılanacağından şüpheliyim. ama diyelim başardınız. adınız bora ise gerisi gelir zaten
0
abyuksuet
(18.02.26)
abi o kızı kim bilir kaç kişi halletmiştir. ara konuş rahatça
-14
runaway
(18.02.26)
mesajla ısınma turları yapın. zaten muhabbetiniz akacaksa mesajla akar biraz anlaşılır. ilk konuşmada da biraz havadan sudan şeylerden bahsederen buzları eritin.
0
iwillsee
(19.02.26)
Fotosunu bul.Belki de hic tipin degil gereksiz kuruntu yapiyorsun.Eger tipin ise mesajlas ve kahve icmeye davet et
0
turkuaz
(19.02.26)
(4)

Sacmalik Boyutuna Gelen Elektronik Harcamasi

pasaklıpepee
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor. sorun su ki oynayacak
Selamlar, artik icimde bir boslugu mu kapatmaya calisiyorum yoksa sikintidan mi bu hale geldim bilmiyorum ama durmadan birseyler almaya basladim. Son 6 ayda aldiklarim: ipad pro (hic kullanmiyorum), olabilecek en ust seviye desktop pc, steamdeck, ps5 pro, oled tv, oled monitor.

sorun su ki oynayacak pek zamanim yok. cocuk var, tam zamanli isim var. tek olmayan sey sosyallik. genelde aksamlari evdeyiz ve yorgun olmazsam arada oyun oynuyorum. simdi de yine bir gaming laptop mu alsam diyorum ancak ihtiyacim bile yok.

ayrica aldiktan sonra ne gerek vardi seklinde olusan sucluluk duygusunu da saymiyorum bile. bir de bunun uzerine zamanim olmadigi icin kullanamamanin vermis oldugu sucluluk duygusu var. Haftasonlari gece oglan uyuyunca bakiyorum biraz, isim geregi hafta ici seyahat ediyorum evde de pek olmuyorum.

gereksiz harcama yapmanin onune nasil gecerim? ya da durumumum psikolojik bir problem haline mi geliyor?
0
pasaklıpepee
(18.02.26)
Mezarlıkları gezin .
+4
diyecevaplandı
(18.02.26)
Siz bunları almak için araştırma yaparken örneğin youtube'da falan bir sürü teknolojik inceleme videosu çıkıyordur karşınıza artık. Onları izlemeyi bırakın. Bilgisayarların özelliklerine vs. bakıyorsanız bakmayı bırakın. İlgi alanınızı başka yöne kaydırın. Detay öğrendikçe çıkamazsınız o döngüden.

Ben de aynı sebeple bir mac almış bulundum. Halbuki elzem değildi. Ama iyi ki de almışım gerçi, baya işime yaradı olunca. Size önermiyorum ama swh.
+1
akhenaten
(18.02.26)
buna impulsive buying - spending deniyor. yani dürtüsel harcama.
neyin bu fikri tetiklediğine bakman lazım. muhtemelen birşey oluyor bir uyaran alıyorsun ve dürtü kafana bir girdi mi seni sürekli oraya itiyor. özellikle birşeyler hemen olsun bitsin sonuca varsın insanıysan bu dürtü daha da tehlikeli hal alıyor.

iş stresi ve çocuk nedeniyle bir kaçış, ufak mutluluk, rahatlama arıyor olabilirsin, yaş nedeniyle gençlikteki heyecanları arıyor olabilirsin vs.

ihtiyacın olmayanları acilen sat, spor yaparsan ve sosyalleşebilirsen iyi gelir.
+1
orpheus
(18.02.26)
iş, çocuk ve evlilikten kendine zaman kalmıyor. yoruluyorsun, bunalıyorsun. kendin için bir şeyler alıyorsun ki biraz mutlu olasın. onlara zaman ayırabilecek olma ihtimali bile bir nebze seni rahatlatıp, stresini azaltıyor.

bence durum bu.

planlama yapman lazım. her hafta belli bir ya da iki günde, belli 1-2 saatini kendine ayır ve diğer şeylerle ilgilenme. eşinle konuş anlaş, o da kendisi için böyle bir zaman planlasın ki alınmaca gücenmece olmasın. ikinize de iyi gelir.
+2
art cat chocolate
(18.02.26)
(9)

Kart limitleriniz değişti mi ?

orpheus
yeni çıkan yasaya göre 15 şubata kadar bankalar kart limitlerini düşürecekti. şu ana kadar benim limitlerimden değişen olmadı. sizde durum nedir ?
yeni çıkan yasaya göre 15 şubata kadar bankalar kart limitlerini düşürecekti. şu ana kadar benim limitlerimden değişen olmadı. sizde durum nedir ?
0
orpheus
(17.02.26)
değişmedi. benimki yasal sınırlarda.
0
gabe h coud
(17.02.26)
benim de değişmemiş. sağlık ve eğitim harcamalarını ayırmak için bankalara 3 ay süre verildi diye okumuştum. bir ihtimal o süre sonuna kalabilir gibi geldi limit düşürme işlemleri.
0
hobolo
(17.02.26)
@gabe
bunu sormadığımın çok açık olduğunu düşünüyorum.
yasal sınırda olan bir kartın limiti neden düşürülsün ?
0
🌸orpheus
(17.02.26)
değişmedi.
Sadece yapı kredi kararın ilk iletildiği gün limitleri değiştirmiş. sonrasında tüm bankalara mayısa kadar süre berildi zaten.
0
nuevo
(17.02.26)
3 ay süresi var
0
jelly bear
(17.02.26)
Şöyle bir ilginçlik oldu ki banka rutin olarak benim limiti arttırıyor. Limiti x'e yükseltmek istiyor musun diye soruyor hayır diyorum 3 kere hayır deyince kendiliğinden yükseltiyor (ki limitimin taş çatlasa en fazla %40'ını kullanmışımdır yani problem harcamalarım da değil) ben düşürüyorum. Ama en son fark ettim ki bu sefer verdiği x öncekilerin 3te biri gibi. Bu şekilde bir düşüş oldu yani.
0
peki madem
(17.02.26)
Ykb geçen ay yarı yarıya düştü. kart kullanımı düşürülen limitin % 15 i
0
obscure
(17.02.26)
Benim gecen haftalarda degisti. Yari yariya dusurduler.
0
ghilleinthemist
(17.02.26)
Bazıları değişmiş, hiç kullanmadığım bir kartım vardı hiç değişmemiz. değişenler de haberde yazan %20'ye düşecek yerine daha az düşmüş, %30-%60 aralığında gibi geldi .
0
atom karincanin torunu
(17.02.26)
(7)

Cin, Ningbo'da 4500 Euro yeterli mi, yasam nasildir?

Sour
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bo
Cin'den bir is teklifi aldim. 4500 euro net. Ayrilacagim ulke Fransa. Buradaki maasim 2500 euro. Fransa'daki is yuku ve stres cok cok fazla, Cin'deki is yuku daha az. Fakat Fransa'da yilda 40 gun ucretli izin, Cin'de ise 3 hafta. Tahmini olarak Cin'deki yasam masraflari Fransa'dakinden dusuk. Bu bolgeyi bilen var mi? Cin'de yasayan, calisan var mi? Nasilsiniz?
0
Sour
(17.02.26)
bu şirket çinli şirketimi yabancı sermaye mi. iş yükü az olabilir ama çalışma kültürü bok gibi olabilir, bir sürü asyalı arkadaşım var çoğu asya çalışma kültüründen illallah edip avrupaya kaçıyor. kendim de koreli ve japon şirketlerinde çalıştım bana göre değil, çin de çok farklı değildir muhtemelen.
+2
nahtoderfahrung
(17.02.26)
daha önce çinli bir ekip ile çalıştın mı bilmiyorum ama çinlilerle çalışmak çok zor. algıları-düşünme biçimleri tamamen farklı. eğer bir ekip lideri-yönetici olacaksan kabul edilebilir. daha orta seviye bir pozisyonsa başında bir çinli olacaksa çok canın sıkılabilir. çünkü senden bir çalışan olmanı değil köle olmanı bekleyecekler.
+2
orpheus
(17.02.26)
@nahtoderfahrung yabanci sermayeli bir sirket. ingiliz sirketi. bunu hic dusunmemistim acikcasi. nasil bir calisma kulturu var asyali sirketlerin?
0
🌸Sour
(17.02.26)
İzlemenizi tavsiye ederim.

www.netflix.com
0
galahad reloaded
(17.02.26)
genel olarak senden sürekli bedava overtime yapma beklentisi var, aşırı ırkçılar avrupadaki ırkçılık yanında hiç bir şey kalır, kadınsan ekstra zor, cinsiyetçilik tavan, benim çalıştığım koreli şirketteki müdür kadın almamak için elinden geleni yapıyordu, alınmış olanları da insan yerine koymuyordu. izinlerini ne kadar rahat kullanabileceğine de bak, çin yasalarına göre çalışacaksın orda avrupa değil.
+1
nahtoderfahrung
(17.02.26)
Abi Fransa'da ki maaşın azmis, iş neydi? Çünkü illa ayrilasin yoksa burada da daha iyisi olabilir belki.
Malesef nereye gidersen git hem sana daha çok maaş verip hem Aynı tatil olamaz. 40 gün demek 8 hafta demek, ben hayatta şu an 7 hafta tatilimi bırakıp 2-3 haftaya dönmem. Hayatta paradan önemli şeyler de var ama senin maaş Bir tık düşük o kesin.
Bir de denilen de doğru; Çin'de çalışacağını yeri iyi arastir sonra kendini 9 9 6da bulma.
+1
logisticsmanager
(17.02.26)
büyük uluslararası bir şirketse ben denerdim. öyle bir şirket zaten expat kaynıyor olacaktır. shanghai'a yakın bir şehir; bence ilerisi için (başka bir yerde yöneticilik vb.) çok bir deneyim olur.
+1
eileengray
(17.02.26)
(6)

Vietnam savasi hakkinda

Purple life
Amerikalilar ne düsünüyor?Türkler ne düsünüyor?Siz ne düşünüyorsunuz?
Amerikalilar ne düsünüyor?
Türkler ne düsünüyor?
Siz ne düşünüyorsunuz?
0
Purple life
(17.02.26)
türk olarak ve ben olarak hiç bir şey düşünmüyorum, vietnamlı arkadaşlarım var onlar da düşünmüyor hatta 2 gün önce benzeri bi muhabbet oldu konusu bile açılmadı, olmuş bitmiş. amerikalı tanıdığım yok
0
nahtoderfahrung
(17.02.26)
holywood dışında kimsenin umrunda değil.
0
orpheus
(17.02.26)
Amerikalılar için siyasi ve ekonomik sonuçları olan kaybettikleri bir savaş. Diğer ülkelerden bilenler (siyasi bilimciler dışında) herhalde yalnızca insani sonuçları ile değerlendirecektir.
0
osssy
(17.02.26)
Amerika'nın "Hemen bir girip düzeltiverelim" diye dalıp çıkamadığı bir batalık, hatta sanırım o bataklıkların ilki. Tam anlamıyla bir rezillik ve yaşananlar açısından insanlık dramı.
+1
salihdt
(17.02.26)
Vietnam, ABD için hezimet olmuştur . Afganistan da öyle ..
Ama Hollywood desteği ile Batman Superman Rambo gibi serilerle sahada değil beyaz perde de olsa karizmayı biraz düzeltmeye çalışmıştır .
ABD , sadece teknolojik gücüne bakarak bölge yerli insanın direnç ve gücünü hafife alıyor ve hata yapıyor .

Irak Savaşı'ndan sonra da bir çok ABD askeri hala Irak'ta gömülüdür. Kendi halkından önemli şeyleri saklaması lazım.

ABD' nin kendilerine uşak olmuş olan (bazısı dini görünümlüdür) çeşitli terör grupları ile dünyanın çeşitli yerlerinde etkinlik sağlama çabası hala var .
0
diyecevaplandı
(17.02.26)
Vietnam gazisi akrabalari olan tanidiklarim var, onlar akrabalarini aniyorlar, ulkemiz icin savasti tadinda ama asiri tehlike altindaydik da bizi kurtardilar degil elbette, yine de ordu ile ABD askeri olarak gitmis insanlar ve ne olursa olsun 'ulkeleri' icin/adina, ne derseniz artik, savasmis insanlar ve gaziler, gereken saygiyi ve anmayi gosteriyorlar.
Ben ne dusunuyorum, ABD ve Cin ve Fransa guzelim ulkeyi darmadagin edip defolup gitmis, cok guzel insanlar Vietnamlilar, cok uzucu. Muzeyi benim icim kaldirmadi zaten.
Bugun de kendi sacmaliklari devam ediyor, sozde sosyalist/komunist ama sosyalizmin hicbir guvencesinin olmadigi kapitalizmin dibine kadar yasandigi bir yonetim. Bati'nin doguyu darmadagin edip birakmasinin orneklerinden biri daha.
+1
kassiopeia
(17.02.26)
(8)

kişisel başarı kıstası

kondansator
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
günaydın herkese, size göre hayatta başarı kriteri nedir? iyi bir okul, iyi bir iş, iyi bir maaş, başarılı bir evlilik, geniş bir arkadaş çevresi, spor-enstruman vb bir hobi? nasıl değerlendiriyorsunuz? ya da kendinizi başarılı olarak değerlendiremediğiniz bir durumda mısınız?
-1
kondansator
(17.02.26)
Net bir kriterim yok, insan yaşadığı hayattan mutlu olabiliyorsa başarılıdır bence.
+3
basond
(17.02.26)
self actualization, kendini gerçekleştirme. kişisel gelişim. huzur. kendi değerlerinle çelişmeden yaşayabilmek. yaşadığın hayatın bir anlamının olması. ait hissettiğin bir aile, bir toplum. saygınlık.

aslında iç başarı, dış başarı diye ayırıp bunları sınıflandırabilirsin de. para, kariyer vs dış başarı, diğerleri iç başarı gibi.
+3
gabe h coud
(17.02.26)
bence sevdigin seyi bulup o konuda yeni seyler yaratmak ve bu yarattiklarinin konuyla ilgili diger insanlar tarafindan begenilmesi. kelimeleri seviyorsan kitap yazmak, yemek yapmayi seviyorsan basarili bir restoran acmak, dikis dikmeyi seviyorsan elbise dikmek vs.

toplumun basari olarak kabul ettigi cogu sey (iyi okullarda okumak, iyi kariyer yapmak) tamamen cevresel, sosyoekonomik ve rastlantisal sartlara bagli. ornegin iyi okullara gidenler ailesinin imkanlari sayesinde gidiyor. sonra da iyi sirket iyi okuldan recruit ediyor. benim amerika'daki arkadaslarimin cogu zaten tr'nin %1-2'lik kesiminden. veya okul sonrasi kariyer yapan arkadaslarimin cogu ailelerinin networku sayesinde yapti. mezun olan arkadaslarimdan babasinin tanidigi olanlar iyi sirketlere girdi savunma sanayi, thy vs. olmayanlar sefilleri oynuyor saka maka. ayni kalibrede adamlar bunlar taniyorum hepsini. birinin sosyal baglari var digerinin yok. bu sartlar lehine degilse bak o zaman basarili derim. anadolu'nun ilcesinden cikip savunma sanayine torpilsiz giren arkadaslarim da var. ama bunlar okulda veya baska bi yerde derece yapan exceptional caseler.

bircok basari zannedilen sey iyi bir dalgaya denk gelerek yukselmek. veya cevresel sartlar. atiyorum 10 sene once amerika'ya gelip para kazanmak ve kalici olmak cok kolaydi. burada okul okuyup azicik gozu acik olmak yeterliydi. simdi ekonomi coktu layofflar oldu zehir gibi insanlar terk etmek zorunda kaldi. simdi biri basarili biri basarisiz mi? kagit ustunde oyle ama aslinda hikaye ebb'de mi flow'da mi yakalandigin. veya bana son denememde lottery'den h1b cikmasa veya layoff'a yakalansam abd'yi terk etmek zorunda kalacaktim ama cikti ve simdi faang sirketinde calisiyorum.

toplumdan kabul gormek insani iyi hissettiriyor saka maka. cok zehirli bir sey bu. toplum da guce tapiyor. ornegin cok para kazanan kisi, statusu yuksek guclu kisi olmak toplumsal basari oluyor. insanlardan kabul goruyorsun. ve bircok soyut kavram insanlarin ortak kabulleri uzerinden anlam kazaniyor. o nedenle bu tarz basari da topluma gore basari. ne kadar para yaptin, ne kadar guc sahibisin, nasil dekorasyonlarin var toplum bunlara bakiyor. bunlara nasil ulastigina bakmiyor. kimsenin o kadar zamani yok. yaptin mi yapmadin mi. cogu basarili isadami hikayesinin arkasinda korkunc ahlaki kokusmusluk var. vs vs yine yazdim bilinc akisi gibi.
0
antikadimag
(17.02.26)
başarı demek para demektir. sonuçta para için yaşıyoruz. para varsa hayatta kalabiliyoruz.

finansal özgürlüğüne ulaşamamış, her gün çalışmak zorunda olan hiç kimse başarılı değildir. henüz başarılı olamamıştır.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(17.02.26)
mutlu ve ozgur bir hayat.
0
Sour
(17.02.26)
telefonumda 1368 kişinin numarası var. herhangi birinin numarasını körlemesine çekip 'galahad nasıl biridir, kendisine güvenilir mi?' diye sorabilirsiniz.

başarı budur.

narsistlikte budur :)
-2
galahad reloaded
(17.02.26)
ekonomik özgürlüğe kavuşmuş, duygusal olgunluğa erişmiş ve mutlu bir insan bence başarılıdır.
0
orpheus
(17.02.26)
Huzurlu bir hayat ; kişisel başarı.

Huzurlu hayat kişi için ne ifade ediyorsa.
+1
kumandanim
(18.02.26)
(3)

Eskiden taksimetreden fiş çıkıyor muydu?

michael_knight
Sanki 1999 veya birkaç yıl öncesinde taksilerde taksimetreden fişe benzer belki de sadece ücreti kilometreyi yazan bir kağıt çıkıyordu gibi hatırlıyorum. Öyle bir şey anımsayan var mı?
Sanki 1999 veya birkaç yıl öncesinde taksilerde taksimetreden fişe benzer belki de sadece ücreti kilometreyi yazan bir kağıt çıkıyordu gibi hatırlıyorum.
Öyle bir şey anımsayan var mı?
-2
michael_knight
(16.02.26)
90'lardan beri taksi kullanıyorum fiş hiç hatırlamıyorum. hatta şirkete işe giderken taksiden fiş isterdik. bi defter çıkarır oraya fatura gibi yazardı.

ama uzunyol araçlarının takometresinde böyle bir fiş sistemi vardı
+1
orpheus
(17.02.26)
90larda cok taksiye bindim, hic oyle birsey hatirlamiyorum.
taksimetre dedigin zaten hesap makinesinden hallice birsey print etme fonksiyonu olan birsey degil.
+1
cooperr
(17.02.26)
Taksici istersen fiş veriyordu ama taksimetreden çıkmıyordu. Basit bir ekranı olan cihazdı sadece.

Elektronik modelden önce de mekanik sistemli taksimetre vardı. O da fiş vermezdi.
0
yurtsuz john
(17.02.26)
(9)

Bulaşık Makinesi Tuzunu Yanlışlıkla Yemeğe Koymak

pro9it9is9
Sevgili Duyuru Üyeleri,Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü. Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.Oturup öğleyin birlikte yemeği
Sevgili Duyuru Üyeleri,
Bugün eve anneme bakmaya gelen kadın karnabahar yemeği yapmaya kalkmış. Az önce tuzu nasıl buldu diye konuşurken, annem "bir kutuda kaya tuzu bulmuş, onu koymuş" deyince başımdan aşağı kaynar sular döküldü.
Çünkü kutudaki bulaşık makinesi tuzuydu.
Oturup öğleyin birlikte yemeği yemişler. Bir rahatsızlıkları yok.
Bulaşık makinesi tuzunun bir zararı var mı? Yemeği çöpe atayım mı?
Çok teşekkür ederim şimdiden.
0
pro9it9is9
(16.02.26)
Markası ne? İçeriğine bakalım.
0
yaren
(16.02.26)
Viking
0
🌸pro9it9is9
(16.02.26)
İnternette arıyorum 5'i bir arada gibi bişeyler çıkıyor. Eğer bu tarz bir ürünse yemeği çöpe at, bunlar kimyasal karışımlardır çünkü, yenmez. Kaldı ki yenince zarar vermeyecek bir şey olduğunu da sanmıyorum, sağlığınızdan kıymetli değil, at bence yemeği. Birine sadaka verin, verilmiş sadakanız olsun. Bir bela savıyor olabilirsiniz.
+1
yaren
(16.02.26)
114 zehir merkezini arayın. Yemeğin kalanını yemeyin.
+4
inheritance
(16.02.26)
Bulaşık makinesi tuzunun %99'dan fazlası saf sodyum klorürdür., içinde boya koruyucu vs yok ise teknik olarak zehirli bir madde değil. ama takipte kalıp dikkatli olmakta fayda var yemeği de tabii ki atın.
-1
orpheus
(16.02.26)
Normalde ben merak edip okumuştum nacl yani sofra tuzu ile aynıydı
0
enteg
(16.02.26)
o tuzda normal kaya tuzudur. kutusuna bakın katkı maddesi yada kimaysal yoksa işlenmemiş tuz olduğu için daha bile sağlıklı olabilir. rafine sofra tuzlarının içine ne katıldığını nasıl ağartıldığını bilmiyoruz sonuçta.
0
gercekdunya
(17.02.26)
hiç bir şey olmaz. düz kaya tuzu içindeki.
0
limonlu eksi
(17.02.26)
içindeki normal kaya tuzu olsa bile paketlendiği tesis bir gıda paketleme tesisi değil. belki bambaşka kimyasallarla aynı hatta veya ortamda paketleniyordur. Ambalajı gıdaya temasa uygun bir ambalaj değildir. panik olacak kadar büyük bir risk yok bence ama kalanını tüketmemek daha akıllıca olur.
0
faberkastelli
(17.02.26)
(11)

Maaş artışı olmadan müdürlük.

Mcfly
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek m
Mevcut işimi yapmaya devam edeceğim ek olarak 2 ekip arkadaşım da bana bağlanacak ama üst yönetim senin maaşın zaten yüksek müdür seviyesinde bi iyileştirme yapamayız diyor. Böyle bi müdürlük pozisyonunu ister miydiniz? Soru kabul eder miydiniz değil, çünkü sorulduğu zaman bence yok yapamam demek mümkün değil :)
+1
Mcfly
(16.02.26)
o şirketten 1 yıl içinde ayrılıp pozisyonu koruyarak daha iyi maaş ile devam edebileceksen olur.
+8
orpheus
(16.02.26)
Sorsalar istemezdim, çoğu kimse istemez.
Ama mecburiyse, durumu yani maaşı değiştiremeyeceğinize yüzde yüz eminseniz boşuna kendinizi de, yöneticilerimizle ilişkinizi de yıpratmayın.

Yeni title’ınızla birlikte hem başka işlere bakmaya başlayın hem de şirkette maaşı yükseltebileceğiniz fırsat ne zaman olur diye bekleyin.

Elbette sorumluluk artıyor, baş ağrısı artıyor ama mecbursa bu durumdan kazançlı, keyifli çıkmak için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(16.02.26)
sen müdür olduktan sonra ekibe bir kişi daha katılacak mı? öyleyse yeni iş bakmak için iyi bir fırsat. almayacaksalar da yeni bir işe geçene kadar sabredilebilir, işleri biraz da diğer arkadaşlara aktarmanız gerekecek.
0
ahmet oturum cerezi
(16.02.26)
istemezdim
0
abelardo
(16.02.26)
Yaparım. Yaptım. Bir sene sonra ya piyasa fiyatına getirirler ya da başka iş bulursun. Mis.
+2
gabe h coud
(16.02.26)
İmza yetkisi vericeklerse araba+iyileştirme isterdim. İmza yetkisi demek sorumluluk demek.
0
love and trust
(17.02.26)
Eğer "Müdür" ünvanı kısa sürede daha iyi şartlarda başka bir şirkete geçmemi sağlamayacaksa istemezdim. Aynı işi yapan üç çalışandan biri olmak varken neden durup dururken neden arkadaşlarımın performansının sorumlusu olayım?
0
salihdt
(17.02.26)
Hiçbir şekilde yönetici olmak istemiyorum o nedenle hayır.
0
peki madem
(17.02.26)
İstisnai olarak yöneticisi seviyesinde maaş alan çalışanlar olabiliyor. Onlardan biriysen olabilir.
Bir sonraki zam döneminde yeni pozisyonuna göre değerlendirme yapılacaksa neden olmasın.
0
burfak
(17.02.26)
burfak iyi bir noktaya barnak basmış. kariyerinde ilerlemek isteyenler için iki yol var beyaz yakada. sme olacaksın, subject matter expert ya da mödür. sme olan bir kişi örneğin sap basis için, canavar gibi para alır. direktör maaşı bile alır ama ekiple beraber çalışır, emrinde kimse yoktur. sor soruyu al cevabı insanıdır. müdürlerin de her konuyu uzmanı gibi bilmesi gerekmez (bazı saykolar bilir ama onlar istisna) onların da ekibi yönlendirmesi, eğitim ihtiyacı varsa aldırması, verilen hedefi verilen kaynaklarla yakalaması gerekiyor. gerekirse kolları sıvayacak ama gerekiyorsa ya müdürlüğü yapamıyor ya da şirketin eksik bir yanı var. neyse olay bu değildi. aklıma gelmişken yazdım. mansplaining gibi de duruyor. silmiyim dursun bari. bitti tamam.
0
gabe h coud
(17.02.26)
Kabul ederdim.Turkiyede isler title ile ilerliyor. O title'i almak onemli gelecegin acisindan.Bir de istemiyorum dersen ne olacagini dusundun mu? Belki basina yeni biri gelecek daha kotu olacak.
0
turkuaz
(17.02.26)
(7)

ishal

ted
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
ev yemeği yemediğimde, mesela McDonald's'tan falan yemek yediğimde ishal oluyorum. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz olması olduğunu sanmıyorum çünkü hazır, donuk yemeklerde falan olmuyor. bunun sebebi ne olabilir? kalitesiz yağ falan kullanılması mı?
-2
ted
(16.02.26)
Keşke sadece yağ kalitesiz olsaydı
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
Alakası yok bence. Ev yemeği full yağ ve ishal riski çok daha yüksek
-7
michael harddd
(16.02.26)
sindirim sistemin orada kullanılan bir koruyucu maddeye karşı aşırı hassas. o maddeyi hızlıca uzaklaştırmak istiyor. kötü yağ da tabi bir seçenek ama çok fazla patates kızartması yemiyorsan kötü-yanık yağa maruz kalma ihtimalin düşük. bir de en önemli şüphelilerden biri mayonez.
+2
orpheus
(16.02.26)
Fast food mideyi bozabiliyor yıllar önce b.king marka olan yerden yediğimde istisnasız bunu yaşardım ama gençlik işte tekrar gidip yerdik. Sebebini bilmiyorum sindirim sistemine iyi gelmiyor işte
0
grimavi
(16.02.26)
alışkın olmadığın için öyle oluyor.
eskiden bir arkadaşım vardı. ne zaman dışarda yemek yesek midesi bozulur, ishal olurdu. çok çok özenle seçerdi yiyeceği yerleri. sendeki durum da bu olmalı.
bu arada ne kadar özenirsen o kadar daha hassas oluyor bünye. çocukken ve gençken ne kadar hindistanvari abuk subuk yerlerde yemek yersen bünye o kadar alışıyor ve kolay kolay bozulmuyor.
+1
abelardo
(16.02.26)
Laktoz intöleransın var
0
bir demet ben
(17.02.26)
@bir demet ben laktoz intoleransım var gerçekten ama bununla ilgili olduğunu sanmıyorum çünkü laktoz içeren ürünlerle birlikte laktaz enzimi alıyorum
0
🌸ted
(02.03.26)
(11)

bağışıklık güçlendirici takviye tavsiyesi

kaptan maydanoz
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek. böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
ayda bir iki kez hasta oluyoruz ailecek.
böyle shot tarzı atom filan bir şeyler varmış ama trendyol yorumları genelde influencer etkisinde olduğu için güvenemedim. denediğiniz önerdiğiniz var mı?
0
kaptan maydanoz
(16.02.26)
beslenmeleriniz nasıl? soğan-sarımsaklı beslenin evdeyken.
+2
art cat chocolate
(16.02.26)
zencefil shot olabilir mi? kendiniz de yapabilirsiniz. marketten zencefil alin ve kaynatip suyunu icin. onun disinda sarimsak da kuvvetlidir.
+2
Sour
(16.02.26)
@sour +1

zencefil shot beni inanılmaz toparlıyor.
0
summerjam0306
(16.02.26)
www.bionorica.com.tr
doktor önermişti.

eczacı arkadaş var. içinde çinko, c, beta glukan olan bir şey kullanın diyor.
başka bir eczacı da d vitamini iç, hasta masta olmazsın dedi.
0
elorelia
(16.02.26)
zencefil içersen uçuşa geçersin diyim
0
koela
(16.02.26)
Zencefil ama sık içince işe yaramıyor bende. 3 ayda bir falan 1 çay bardağı ve sade seyreltmeden
0
artıküyeolmakistiyorum
(16.02.26)
gingseng
0
jülsezar
(16.02.26)
hapla-otla çok sınırlı fayda elde edersiniz. öncelikle d vitamini, demir vs eksiklik varsa bir tahlil yaptırıp bunları kapatmak lazım. ardından kaliteli uyku, spor, beslenme ve yeterli su almak gerek.
+1
orpheus
(16.02.26)
İnternette bulduğumuz ve güvenilir olduğuna inanç geliştirmemizi sağlayabilen bir hesaptan çok çeşitli otlar kökler tohumlar vs alıyoruz, bir tanesi de hastalanacağını anladığında içilen bir şurup, şekersiz bir şey aslında. Onu ve yanında da 2 tane 1000'lik C vitamini çakıyoruz, biraz da sarımsak soğan çinko kullanıyoruz epey destekliyor.
0
yaren
(16.02.26)
oncelikle dahiliyeye gidip kan tahlili yaptirmalisiniz. bunlarda sorun yok ise ya da buradaki eksikliklere gore ek takviye almalisiniz.
0
oscar
(17.02.26)
umca!
0
eurhka
(17.02.26)
(3)

Araç boya

knazım
Arabayı tamamen boyatmak kaça patlar bu aralar?
Arabayı tamamen boyatmak kaça patlar bu aralar?
0
knazım
(16.02.26)
Arabasina ve hatta belki rengine gore degisir, tabii ayrica kaporta isi varsa ona gore de degisebilir. Ben birkac yil once sordugumda sadece bir parcanin boyanmasina o gunun kuruyla 100 euroya denk gelen bir rakam soylemislerdi. Isini iyi yapan bir ustaydi. Bu da 1000 euronun uzerinde baslangic fiyatlari yapar. Ancak asagida 2025 fiyatlari oldugu iddia edilen linkte cok daha dusuk rakamlar veriliyor. Ne kadar dogrudur emin degilim.

www.arisar.com.tr
0
mbond
(16.02.26)
araba çok eski artık içinden geçilmiş halde değilse tavsiye edilmez. çünkü türkiyede tamamen boyalı araç pert-hurda muamelesi görür.

fiyat da aracın markasına göre işçilik kalitesine göre çok değişir. çünkü işin büyük kısmı zımpara astar, parça sökme maskeleme gibi ince işçilikler.
+1
orpheus
(16.02.26)
istanbul'daysanız
www.instagram.com
0
hiphopotam
(16.02.26)
(5)

İşsiz kalınca iş bulması en zor meslek

gabe h coud
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.Bunun bir çok nedeni ol
19 yıldır iş hayatındayım. Bu sürede tecrübelerime göre işsiz kaldığında iş bulması en zor meslek bana göre executive assistant, yani yönetici asistanlığı. Çalıştıkları yerde uzun süre çalışıyorlar ama işsiz kalınca iş bulmaları yıllar alıyor, bazen iş hayatından çekiliyorlar.

Bunun bir çok nedeni olabilir ama aklıma gelenler; çalıştıkları insanlarla şekil almaları, onların egosuyla kendilerine ego edinmeleri, alışkanlıkları zor kırılan, adapte olması zor insanlara dönüşmeleri ve işsiz kaldıklarında asistanlığını yapacakları kişilerle uyum göstermelerinin zor olması. Başlangıçta işe girmeleri kolay. Presentabl (güzel ve bakımlı) konuşmaları düzgün, öğrenmeye açık. 10 sene CEO asistanı olduktan sonra sert mizaçlı bir edebiyat hocası triplerinde. (Edebiyat hocalarını tenzih ederek) Ona buna kızan birine dönüşmüş oluyor. Havalara giriyor. Çok eskiden çalıştığım şirketteki executive assistant abla (20 senelik) artık müşterilere danışmanlık bile veriyordu fdshfks ve bu nedenle kovuldu. Bir diğer neden de asistanı olan yöneticiler yeni birini alacakları zaman genç olmasına dikkat ediyor.

Başka var mı böyle meslekler, ne düşünüyorsunuz?
0
gabe h coud
(16.02.26)
Bir meslek değil ama pozisyon geliyor aklıma: Orta seviye yönetici.

Benim gördüğüm kadarıyla bu baya tehlikeli iş kaybetme konusunda çünkü şirketler orta seviye yönetici işe almaktansa içerden birini terfi ettirmeyi tercih ediyorlar.
+1
salihdt
(16.02.26)
görsel sanat işlerinde uzman ve yöneticiler.

tasarım işleri çok ele ayağa düştü. ai den önce de kötüydü artık yerlerde.
uzman işten çıktıktan sonra, yerine düşük maaşa tecrübesiz alıyorlar.
+1
duyuruuser
(16.02.26)
bir ihtimal gizlilik nedeniyle de iş bulamıyor olabilirler. executive assistant şirketin resmi ve hatta gayri resmi olarak en mahrem sırlarına sahip. işten ayrıldığında hiçbir patron bu kişinin sektörde benzer işe girmesini istemez. hatta başka patronlar da bu sebep ile işe almak istemeyebilirler.
0
orpheus
(16.02.26)
Sadece memurluk kadrosuyla yapılabilecek meslekler var. Memuriyet kaybedildiğinde (kendi meslekleri için) iş bulmaları zor değil, imkansız oluyor. Bunlar da polislikten tutun arkeolojiye kadar geniş bir yelpazeye yayılıyor.

Executive assistantlar yatsın kalksın haline şükretsin bence.
0
akhenaten
(16.02.26)
Çoğu memur iş bulamadığı için memur. Spesifik bir skill'in yoksa memurluk dışı iş yapamzsın
0
michael harddd
(16.02.26)
(4)

1 milyona araba önerisi?

avatar is back
Hiç anlamam bu işlerden 1 civarına araba almam lazım ne alayım? Mevcutta km’si yüksek araç var sürekli sanayiye gidiyorum hepsi ufak tefek şeyler ama can sıkıcı. Otomatik
Hiç anlamam bu işlerden 1 civarına araba almam lazım ne alayım? Mevcutta km’si yüksek araç var sürekli sanayiye gidiyorum hepsi ufak tefek şeyler ama can sıkıcı.

Otomatik
0
avatar is back
(16.02.26)
Toyota Corolla verelim
-5
arbre
(16.02.26)
1 milyona araba çok ama senin isterlerin önemli. ufak mı olsun, otomatik mi olsun. çok mu kilometre yapacaksın vs.

o paraya iyi durumda bir ikinci el egea veya clio alabilirsin veya japonlardan honda city, kore grubundan kia ceed olabilir. biraz boş paketlerden megane'da seçenekler arasında.

sahibindene gir ilgini çeken marka modelin sayfasında arama kımını 900-1100 arası düzenle. beklediğin yaş ve km aralıklarını seç. ağır hasar kayıtlı seçeneğini hayır işaretle. çıkan araçlarda aklına yatanların ilan açıklamarına bak büyük bir kazası çok fazla boyası hasar kaydı olmayanlardan seçebilirsin. alırken mutlaka iyi bir ekspertiz yaptırmalısın.
+2
orpheus
(16.02.26)
2012 -2014 otomatik tiguan..150-160 binde bulursun..sadece az biraz fazla yakar
-3
ayağiniza gelen overlokçu
(16.02.26)
(6)

İlişkilerde farklı hayat tarzlarının altında ezilmek ve benzeri

pembe nohut
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmı
Erkek kişi sosyal medyadaki popüler insanlarla yakınlığı olan (çok yakın), YouTuber ve Instagram fenomeni erkek tayfayla sık zaman geçiren biri. Bunların çoğu Cadde mekanlarından çıkmayan, ortamcı çocuklar ve hatta benzer muhitlerde direkt kendi mekanları var. Kadın tarafıysa o çevreden pek hoşlanmıyor, hayat tarzı ve hem karakter hem entelektüel birikim olarak epey farklı olduklarını düşünüyor. Aslında kadına göre bu adamın da o tiplerin arasında işi yok, zaten yaş olarak kendisinden daha küçükler ama işten ötürü haşır neşir olunurken bir samimiyet kurulmuş belli ki. Sık sık bir yerde davet oluyor, e hadi toplaşıp şu etkinlik yapılsın deniliyor, birlikte şu mekana gidelim teklifi ortaya atılıyor falan. Sürekli bir birilerini etiketleme, her yerden tanıdık fışkırma, reklam storysi atma, #davet yazma hali mevcut.

Mesela bugün Bostancı'da mekan açılışı vardı. Kadın yüzeysel, laylaylom, ortamcı bulduğu bu insanlarla zaman geçirmek istemediği için erkek tek başına gitti ama bozuldu da açıkçası. Sosyal çevre dışında aralarında aslında hiçbir problem yok. Normalde dediğim gibi erkek de onlar gibi yetişen, düşünen, yaşayan biri değil ve kadına göre o çevreye sonradan dahil olma çabası içerisinde. Zorunluluklar olur, muhatap olunmak mecburiyetinde kalınır ama bu adamda özellikle bir araya gelme gayreti ve ait olmadığı bir yerde olma arzusu var. Network işi değil, zaten buna ihtiyacı da yok. Ona sorulsa ya eskiden garip işleri, taşkınlıkları olurdu ama artık herkes büyüdü ve olgunlaştı diyor. Kadınsa o çerçeveye ne kendisini ne erkeği bağdaştırabiliyor ne yazık ki. O arkadaşlara dair çok şey yazılır ama daha fazla uzatmak istemiyorum. Biri yakın zamanlarda olan operasyonlardan gözaltına alınmıştı mesela ki bu bile en normali.

Bu farklılıklar zamanla aşılır mı? İki taraf da ortak bir nokta bulabilir mi? Kadın ait olmadığı ortamlara erkeğin hatırına girmeye çalıştıkça suya alışır mı? Veya erkek açıkça kendisiyle ciddi ve uzun vadeli bir ilişki isteğinde olduğunu söylediği bu kadın için zaman içerisinde bu müthiş arkadaşlıklarıyla arasına mesafe koyabilir mi? Yoksa kadın direkt benim bu hikayede yerim yok diyerek onları birbirine mi bıraksın? Yorumlayalım
-1
pembe nohut
(15.02.26)
"Sektör bu, içime sinmese de bu deveyi gütmek zorundayım" tavrı biraz çakal bir tavır. Ait hissetmediği yerde bu derece var olabilen biri beni korkutur. Kendine bunu yapan bana ne yapmaz.
+2
sekizdokuzon
(15.02.26)
bir ilişkide, birbirimizin arkadaşlarıyla buluşmak zorunda mıyız?

en yakın dostlarımızla tanıştırırız birbirimizi, kafalar uyuşursa görüşülür 2-3 ayda bir. onun dışında her hafta görüşmeye gerek yok. herkes kendi arkadaşıyla kendi takılsın.

birdenbire o arkadaş çevresini yok edip, görüşmeyi kesip ne yapsın erkek kişisi? kızın eline mi baksın? bu sefer de kız darlanır.

kadın kişisi o arkadaş ortamından sevgilisine zarar geldiğini düşünüyorsa ve elinde kanıt da varsa, bunu sevgilisiyle konuşsun. eğer kendisi zarar görüyorsa bunu da konuşsun ve olmuyorsa bıraksın.

sonuç olarak ortada zarar görme yoksa, sadece kafalar uyuşmuyorsa, sevgilinin arkadaşlarıyla görüşme olsun bitsin. sevgilin de hiç boşa mızmızlanmasın alınmasın. açıkla "ben hoşlanmıyorum onlardan ama sen görüş tabii ona bir şey elbette diyemem" falan de.

hani bir özel gündür, nişandır düğündür, ona mecbur sevgiliyi yalnız bırakmamak için katılmak gerekir. o kadarı da olur artık yapacak bir şey yok.
0
art cat chocolate
(15.02.26)
'Erkek kötü değil ama çevresi kötü.'
'Erkek bu çevrenin adamı değil ama bıdı bıdı sebeplerle bu çevredenmiş gibi yapıp bu çevreye katlanıyor.'

Yapmayın ablacım, gerçeklikten bu kadar kopmayın. Objektif olabilin biraz.
+3
Mirket
(15.02.26)
Mirket+1

Benim edindiğim izlenim de bahsedilen kişinin o çevrenin bir parçası olmak istediği yönünde.

Uzun vadeyi bilmek ise zor bir sürü değişken işin içine girer. lişki en nihayetinde tarafların birbirleriyle birlikte olma iradesine dayanıyor. Bu iradenin dayanağı da ortak müşterekte buluşabilmek.

Ortak müşterek ile kişinin şahsi arzuları arasındaki mesafe ne kadar büyükse de o kadar acı çekiliyor; ego sürtünüyor, fiziksel ya da duygusal emek miktarı artıyor vb. Yukardaki mevzuda o ortamda olmak kişiye kendini daha özel ve genç hissettiriyorsa, kendini bu ortamın bir parçası olarak kodlamışsa, kimliğini buna dayandırmaya başlamışsa vb., bunlar hayatından çıktıktan sonra tatminsiz ve mutsuz biri olur, haliyle de ilişkinin bir anlamı kalmaz. Ya da benzer şekilde ilişki ile bunlar arasında seçim yapmak zorunda kalırsa da orta vadede bunları seçebilir.
+1
salihdt
(16.02.26)
tam teyze cevabı olacak ama;
-etrafındaki 5 kişinin ortalamasısın
-bana arkadaşını söyle sana kim olduğunu söyleyeyim

ayrıca mirket+1

kadın kişisi beyninin onaylamadığını kalbine onaylatmaya, oldurmaya çalışmasın derim naçizane.
+1
Phoebe
(16.02.26)
zamanla aşılmaz.
0
orpheus
(16.02.26)
(2)

Seedance 2.0 hakkında ne düşünüyorsunuz?

msb
Film/dizi sektörünü bitirir mi?
Film/dizi sektörünü bitirir mi?
0
msb
(15.02.26)
abi valla yapay zekayla ilgili son birkaç senede bu soruyu o kadar çok duyduk ki... hiçbir şeyi de bitirmedi. tabii ki sektörler etkileniyor, belli ölçüde bir dönüşüm/değişim mevcut ama beklendiği veya reklam edildiği ölçüde keskin etkileri olmadı yapay zekanın. kapasiteyle sürdürülebilirlik aynı şey değil. belki 30 sene sonra bitirir ama yakın zamanda böyle bir etkisi olacağını sanmıyorum. önümüzdeki 10 senede muhtemelen bazı beyaz yaka işleri kaybolur, ekonomik kriz derinleşir, "montaj bu!1!" tartışmaları alevlenir ama "yapay zeka gelecek hepimizi öpecek" merhalesi için bence daha çok zaman var. biz görmeyiz onları.
+2
der meister
(15.02.26)
film dizi sektörü güçlü şirketlerin elinde. iyi film değil iyi pazarlama, satış , doğru senaryo iş yapıyor. yani AI tek başına sektörü bitiremez. ama sektörde bir sürü kişinin işi elinden gidecek o kesin.
0
orpheus
(16.02.26)
(8)

yapay zeka iş dünyasında kullanılıyor mu

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
faturaların çıkartılması, irsaliyelerin yazılması; stok, sipariş, teslimat takibi yapılması, müşteri memnuniyeti, telesekreterlik, aneliz gibi konulardan hangisinde kullanılıyor?
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(11.02.26)
büyük şirketler bunları yönetmek için SAP kullanıyor ve SAP henüz bunları desteklemiyor. bu saydığın şeyler ayrıca müşteri bilgilerini barındırıyor, yapay zekalara bu bilgileri vermek yasal olarak şirketleri ne pozisyona sokar belli değil, en azından yurtışında sıkıntı. Microsoft copilotu sokuyor her yere outlookta mail yazmak için kullanan çok ama.
0
nahtoderfahrung
(11.02.26)
Bahsettiklerinizin hepsinde kullanılıyor. Kullanılmayan yok.

@nahtoderfahrung Evet büyük şirketler bu iş için sap kullanıyor ama büyük şirketlerin fatura irsaliye işini yöneten bunları bir data olarak işleyen yapay zeka sistemleri var. Aktif olarak kullanılıyorlar bir ismi bile var: Robotik süreç otomasyonu (RPA)


Bazı şirketler ai dünyasındaki gelişime ayak uyduramadı hala geriden geliyorlar. Fakat verimlilik ve hızı tattılarında bir daha da bırakamacaklar
+1
limonlu eksi
(11.02.26)
Global bir data firmasındayım, şirketin kendi ai toolu var ama işte bazı yasaklar var data gizliliği nedeni ile her şeyi yapamıyorsun ama baya şey yapıyor özellikle angarya rapor işleri.
+1
tuborg yesili
(11.02.26)
Bizim şirket ERP sistemlerini aşağı yukarı eski düzen kullanmaya devam ediyor ancak işlerimizde AI kullanmamız için çok istekliler. Ben gene de neredeyse hiç kullanmıyorum. Kullananlar da genelde bildiğim kadarıyla, toplantı özetleme gibi şeyler için kullanıyor. İşin kendisine çok nüfuz etmedi henüz bence.
0
mbond
(11.02.26)
Ben bir şirketin e-ticaret kolunda yöneticiyim asıl üretim yapan bağlı olduğum büyük şirkette ai için bireysel kullanım dışında hiç bir yapılandırma çalışması yok ama bizim tarafta söylediklerinizin neredeyse tümünde yapay zeka uygulamaları kullanıyoruz ya da geliştirme aşamasındayız.
0
creepy
(11.02.26)
Şirketin kendi ai tool'u var +1
Hatta önümüzdeki pazartesi benim birimin tool'u canlıya alınıyor, şirket içi herkese açık bilgileri ve çalışanların kendi hakları/hak edişlerine dair bir basic LLM. Kaç gün yıllık iznim kaldı, ayşe'nin bağlı olduğu direktör kim, son 6 aylık bordromu gönder gibi sorulara cevap alabilecekler.
+1
Bruce
(12.02.26)
kurumsalların hepsi lokalde çalışacak kendi kapalı ai toollarını geliştirmeye başladı. raporlama, finansal analiz, siber güvenlik, anomali detection, hatta müşteri hizmetleri.
0
orpheus
(12.02.26)
ben de S&P100 firmasinda calisiyorum, biz her alanda kullaniyoruz.
sirketin kendi AI versiyonu var +1
0
adrianapole
(12.02.26)
(3)

Takıntılı eski müşteriye karşı nasıl davranalım?

mahmuttt
Apartımızda bir süre kaldı. Sonra çıktı. Geri geldiğinde ödemelerini aksatan problemli biri olduğu için apart müdürümüz geri almadı. Fakat durumu iyice takıntı yapmış. Normalde sürekli arıyordu apart müdürümüzle fiziken görüşmeye çalışıyordu. Israrlı takibi olunca biz de avukata arattık. Avukat uyar
Apartımızda bir süre kaldı. Sonra çıktı. Geri geldiğinde ödemelerini aksatan problemli biri olduğu için apart müdürümüz geri almadı.

Fakat durumu iyice takıntı yapmış. Normalde sürekli arıyordu apart müdürümüzle fiziken görüşmeye çalışıyordu.

Israrlı takibi olunca biz de avukata arattık. Avukat uyardı.

6-7 ay sonra tekrar apart müdürümüzün yanına geçen gitmiş senin yüzünden ben çıktım işte beni alacağım dedin almadın vs tarzı konuşmuş avukata filan küfürler etmiş. Bir de ben size yemek ısmarlamıştım onun parasını verin diye parasını istemiş. Ismarladığı yemek 500 liraysa 4-5 katı bir para istemiş. Apart müdürü de adam hem korkusundan vereyim kurtulayım mantığıyla vermiş.

Fakat bizde çok huzursuzluk yarattı.

Sizce tekrar gelirse rahatsızlık verirse nasıl bir yol izleyelim

Şimdiden hemen bir polise şikayette bulunmak mı lazım yoksa tekrar ederse mi öyle bir yola girelim? Ya da alternatif ne yapalım çok teşekkürler…
+1
mahmuttt
(11.02.26)
para falan vermemeniz lazımdı. iki seçenek var ya gerçekten deli ya da deli numarası yapıyor. önce bunu bi tahlil etmek lazım.

ama hiçbir durumda alttan alarak ilerleyemezsiniz ya nötr ya da ters olmanız lazım.
+1
orpheus
(11.02.26)
geçmiş olsun. sorunlu müşteriler insanı işinden soğutuyor. ama iyi müşterilerin de varlığı insana güç, enerji ve amaç veriyor.

kimsenin zarar görmeden işin hallolması temennimdir. siz olabildiğince o kişiyi oyalayın, geçiştirin.
muhtemelen sorunlu bir tip. belasını bir yerde bulacaktır. o bela sizin elinizden gelmemeli.
0
Leonardo~Da~Vinci
(11.02.26)
gelirse ve çık demenize rağmen çıkmazsa hemen polis çağırın tabi ki. ama arayıp geleceğim sizi öldüreceğim falan filan diyorsa karakola şikayette bulunup uzaklaştırma kararı çıkartabilirsiniz.
0
Sadece soruyorum
(12.02.26)
(4)

Tost makinesi tavsiyesi

muhayyer divan
Selam4 kişilik bir aileye tost makinesi almak istiyorum çünkü hem tostu çok seviyorlar hem de sık sık ekmek kızartıyorlar bişeyler yapıyorlar, tost makineleri arızalanmış bu ara üzgünler :)) Ne dersiniz tavsiye edebileceğiniz bir ürün var mı?
Selam

4 kişilik bir aileye tost makinesi almak istiyorum çünkü hem tostu çok seviyorlar hem de sık sık ekmek kızartıyorlar bişeyler yapıyorlar, tost makineleri arızalanmış bu ara üzgünler :))

Ne dersiniz tavsiye edebileceğiniz bir ürün var mı?
0
muhayyer divan
(09.02.26)
bizde şu üründen var memnunuz. hem tost hem de et-tavuk-sucuk-köfte vs kızartma yapabiliyor. benzer fonksiyonda ama daha uygun fiyatlısı da bulunabilir. tost makinasından farkı kızartma tepsileri kalın ve ısıyı daha iyi depoluyor ayrıca ısıtıcı gücü de tost makinasına göre daha yüksek.

www.karaca.com
0
orpheus
(09.02.26)
bay b
(09.02.26)
Tefal Optigrill kullanıyoruz. hem tostları mükemmel yapıyor hem de ızgara olarak da kullanılıyor, yağlar da önüne akıyor.

Aynı şekilde Sage BGR200 de güzeldir.

4-6k lara çıkıyorsanız bence 10k lara çıkın ızgara işi de aradan çıksın. Hem yağ aktığı için fazla koku ve duman da olmuyor ocakta yapılana nazaran.
+2
ananiyimioguz
(09.02.26)
Karaca +1, 7-8 sene önce eski modelini aldık. Dehşet memnunuz. Sadece tost değil yağmurlu soğuk havalarda terasa çıkamayınca mangalda ne yapıyorsak bunda yapıyoruz. 4 kişilik adanalı ve bol misafirli bir aileyiz.
0
ground
(09.02.26)
(23)

Ciddi anlamda sıkıştım, yardıma ihtiyacım var

sekizdokuzon
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile
Altı aydır İstanbul'da farklı iki evde kirada oturdum. Oturduğum yerler merkezi sayilabildigi için evlerin ederinin çok üstünde kira verdim, bu da beni ekonomik olarak inanılmaz yordu. Kendimi acındırmak istemiyorum ama cidden aç yattığım zamanlar oldu. Ayrı eve çıkmamdaki en büyük motivasyonum aile evinden ayrılmaktı. Ailem de İstanbul'da yaşıyor ve hayatımın büyük çoğunluğu onların yanında saksı çiçeği gibi geçti. Sakinlesebilecegim, çalışabileceğim, düşünebilecegim bir alanım yok orada.

Kaldığım eve bu kadar absurd bir kira vermek her geçen gün daha fazla rahatsız etmeye başladı, bunun yanında babam ekonomik sıkıntılar yaşamaya başladı. İşsiz olduğum zamanlarda bana her zaman destek olduğu için onu yüz üstü bırakmak istemiyorum ama ailemin yanına da dönmek istemiyorum.

Ev sahibiyle konuştum, ay sonuna kadar evi bosaltacagim. Bu ayın kirasını babama yolladım. Ama peki ben ne yapacağım şimdi diye kara kara düşünüyorum bir haftadır? Aile evine dönersem her şey yine yavaşlayacak, yine atalet çökecek üstüme, elimi eteğimi her şeyden çekmeye başlayacagim bunu biliyorum.

İki gün önce internette bir kiralık daire ilanı gördüm. Seydikemer'de 2+1 eşyalı bir daire, aylık kirası 12 bin. Emlakçıya ulaştım, depozito konusunda da yardımcı oluruz dediler. Ben uzaktan çalışıyorum, şehir değiştirmem işime çok büyük bir olumsuz etki yapmıyor. Şu an ödediğim kiranın üçte birini ödeyip hem daha sakin sessiz bir ortamda azıcık sakinleşirim, hem borçlarım için para biriktirip hem de aileme maddi olarak destek olurum diye düşündüm.

Fethiye'de yaşayan bir arkadaşım var, ona ulaştım. Ama o kısaca "Burası Yozgat gibi bir yer, tek başına bir kadın olarak rahat edemezsin. Zaten Seydikemer merkeze çok uzak, dağ başında inanılmaz izole bir yer. Daha çok bunalirsin." dedi.

Şimdi bu noktada cidden her türlü yardıma çok ihtiyacımız var. Özellikle o bölgeyi bilen ve kısa süreli de olsa kalinip kalinmayacagi hakkında bilgi verebilecek birileri varsa çok memnun olurum. Onun dışında ekonomik ve psikolojik olarak çok yoruldum, daha az kira vermek, merkezden daha uzak olmak, dolayısıyla daha az para harcayıp günlerimi çalışarak, dinlenerek geçirmek hayal mi?

Karar verme mekanizmalarim aşırı stres yükünden çalışmaz hale geldi. O yüzden her şeyi çevremdeki insanlara sormak zorunda olduğum bir zamandayim. İnanılmaz sıkışmış, hatta felç olmuş gibi hissediyorum. Sizce en azından haftaici daireyi görmeye gidip o civarda iki üç gün kalıp ortami bir göreyim mi? Yoksa tüm bu olanlar deli saçması mı?

Teşekkürler.
-2
sekizdokuzon
(09.02.26)
bence sana daha iyi gelir izole olması. zaten kısa süreli bir plan dediğin kadarıyla. 2-3 gün kal tabi imkanın varsa, en azından yaşayanların profili görmüş olursun. bence dediği kadar "yozgat" bir yer değildir. sen asıl kışları nasıl geçiyor, sık sık elektrik gidiyor mu vs. diye sor; uzaktan çalıştığın için önemli bunlar. hatta telefon çekiyor mu o da önemli. öyle yerlerde en büyük sorun ısınma oluyor bir de.
ezcümle kafanı boşaltmak, kendinle adam akıllı baş başa kalmak için güzel bir fırsat.
+2
gobekliraki
(09.02.26)
Arkadaşa katılıyorum bence de izole bir yer size daha iyi gelecek. Ama dediği detaylar önemli konfor kısmı çözülürse sessiz sakin bir yerde toparlayabilirsiniz. Alternatif olarak da madem yer önemli değil başka şehirlere bakabilirsiniz benzer ücretlerde belki daha merkezi yerler bulunabilir acele etmeden biraz daha araştırırsanız iyi olur.
Gidip görmek zaman geçirmek de gayet mantıklı olabilir taşınma kolay alınabilecek bir karar değil iyi düşünmek her şeyi ölçmek lazım.
+1
mutekebbir
(09.02.26)
Benim taşınmam.bir bavul, bir laptop. Bir de cidden ortamdan hoşlanmazsam yaz başı dönebilirim, bu ayrıntıyı ev sahibiyle konuşurum. Ailem yazları köye gidiyor, aile evinde geçirebilirim yazı. Gerisi yine Allah kerim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
ciddi cevap,
www.sahibinden.com

Fethiye yerine ordu ya git. büyükşehir, imkanları oldukça fazla, görece fiyatlar makul. kendi havalimanı var, ulaşım rahat. Attığım ev sahile çok yakın ve sahili gerçekten çok çok iyidir. yazın etrafın plajlarla dolu, kesinlikle izole değil.

Düşüncen, iyi niyetin çok güzel. mecbur kalırsan tabi eve dönersin ama son çare olmalı senin dediğin gibi. düşük kiralı bir yere geçerek olacağın destek babana fayda sağlıyorsa bu yolu zorlamadan güzel.

aşırı izole bir yerin iyi geleceğini sanmıyorum.
+3
kisa
(09.02.26)
Aşırı izole bir yerin iyi gelecegini sanmıyorum+1
Yani kitap yazmak için dağda ev bulan yazar değilsin, o kadar da kendini kapatmaya gerek yok.
+3
logisticsmanager
(09.02.26)
Aslında yeni bir iş kurmak istiyorum. Yoğun şekilde çalışmam gerekiyor, kitap olmasa da matematik sorusu yazacağım, içerik oluşturacağım. O açıdan uyaranların minimuma inmesi yararima olur. Bir de benim introvertligin seviyesinden bahsedeyim: dört aydır Taksim meydanınin dibinde oturuyorum, sanırım sadece bir kez gidip bir yerde bir şeyler içtim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Ben konunun maddi yönüne takıldım.
Bir defa aile evinden taşındınız, masraf. Ev değiştirdiniz, masraf. Taşınmayı düşündüğünüz ev dayalı döşeli değilse ya nakliyeye ya ev düzmeye para harcayacaksınız. Yine masraf. Üstelik gideceğiniz yerde de kalıcı olmaya niyetiniz yok.
Ben olsam belimi doğrultana kadar aile evine dönerim. Dünyanın sonu değil. Yaza da gideceklermiş zaten. Bir süre sıkın bence dişinizi. Kuyruğunu kıstırıp döndü diye düşünmelerinden endişelenmenize de gerek yok. Ne de olsa maddi destek olmuşsunuz ailenize.
+3
auroraaurora
(09.02.26)
@cosmicstring: annemlerin köyü bayağı köy köy. Bir de ben beni aileme bağlayan yerlerde çok bulunmak istemiyorum. Kendime çok başka bir hayat çizmek istiyorum. İşin psikolojik altyapısı biraz karışık, hiç girmeyeyim. Aileden ayrılmak, kendi hayatını kurmak benim için olmazsa olmaz maalesef.

@aurora: eşyalı evlerde kaldım şimdiye kadar, kiralamayı düşündüğüm evlerin de eşyalı olmasını tercih ediyorum. Gerçekten bavulu al, yaşamaya başla tarzında bir yer değilse kiralamam. Dediğin gibi o taşınma, nakliye, yeni eşya işine girersem çıkamam. İçime sinen, ihtiyaçlarıma tatmin edici oranda karşılık gelen bir yer bulana kadar bu şekilde evim sırtımda gezeceğim. Aile evine dönmek sıfır noktasına dönmek gibi, altı aydır çektiğim çilenin, verdiğim mücadelenin hiç olmasi gibi bir şey benim için. Amma da dramatize ettin, bayil bir de dediğinizi duyar gibiyim ama benim içim böyle söylüyor hatta bağırıyor. Onu terapiyle, aylık gezilerle, yemeyle icmeyle, alkolle susturabilecek gibi değilim.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
fethiye'de internet altyapisini ciddi sorgulamanizi tavsiye ederim.
ama yukarda kisa'nin dedigi gibi, ordu'yu gercekten dusunun. cok sevdigim bir arkadasim pandemi doneminde atladi gitti, sahil tarafinda ev, hayati 180 derece degisti, harika seyler oldu, uzun hikaye, istanbul'a geri donmedi ve yurtdisina tasindi. bu demek degil ki ordu'ya gidince bu olacak sadece ordu ne olursa olsun buyuk il, ama masrafi az, istanbul'dan sonra hem rahatlatir ama bogmaz.
+2
kassiopeia
(09.02.26)
Seydikemer'i görmedim ama o civarları biraz tanıyorum, taşınmayı düşündüğünüz yer Fethiye merkezde değilse ki değil anladığım kadarıyla, araçsız yaşamak pek mümkün değil.

Uzaktan çalışmak için iyi bir internet bağlantısına ihtiyacınız vardır muhakkak ama dağ başı diye tabir edilen bir yerde iyi bağlantıya sahip olmak çok zor.

Yıllarını şehirde geçirmiş bir kişi olarak, 'kadın başınalık' diye bir endişem olmadı benim hiç bir zaman, ya da olmamıştı diyeyim ama şu an küçük bir ilçede yaşıyorum, dağ başı da değil hatta turistik sayılabilecek bir yer ama bir sefer öyle bir zihniyetle karşılaştım ki, tek başıma olmadığım için şükrettim.

Özetle sırf kirasına bakarak karar vermeyin, o kira bedeli düşükse bir sebebi var, arkadaşınızı dinleyin, yaşam maliyetinin İstanbul'a göre daha düşük olduğu başka küçük şehirlere bakabilirsiniz.

Kısa+1
+2
(09.02.26)
Çok acele karar veriyor gibisin. Bu telaşın nedeni para değilse bence biraz sakinleş ve sora sora, araştırarak ilerle. Muğla'da toplu taşıma diye birşeye ben rastlamadım, arabasız zor olur, belediyeciliğin daha iyi çalıştığı yerlere bak. Yazın bir de Muğla çekilmez olur, açarsın klimayı o da masraf. Bursa, Balıkesir, Çanakkale daha iyi alternatifler.

Eğer şuanda çok sıkışmış gibi olmanın nedeni paraysa ve sigara içmiyorsan gelip bende birkaç hafta kalıp kafayı toparlayabilirsin.
+1
tiredofwaiting
(09.02.26)
çözüm ev arkadaşı bulmak. 2-3 kişi masraf bölüşeceksiniz. tek başına olmanın rahatlığını tabi vermez ama aile evine kıyasla on kat özgür olursun.
+3
orpheus
(09.02.26)
karsiyaka güzeldir.

www.sahibinden.com
0
designer
(09.02.26)
Yakın zamana kadar çok ciddi bir şekilde Divriği'ye taşınma kararım vardı. Farkında olman gereken bir şey taşınacağın herhangi bir büyükşehir imkan sağlaması açısından erişim sıkıntısı yaşayacağın (sağlık, temel ihtiyaçlar, sosyal aktiviteler vb.) seni çok ama çok geriye götürecek.
Kafamın içinde "şokta çalışırım en kötü" diyordum fakat kimse oraya gittiğiniz için size herhangi bir işi altın tepside sunmayacak (şokta çalışmak dahil).
Bu noktada masraflardan kaçmak için daha az masraf yapacağın bir yere taşınmak vereceğin en yanlış karar, eski bir matematik öğretmeni (aynı branşta olduğumuzu hatırlatarak) söylüyorum.

İstanbul'da yaşamak istemiyorsan İzmir'de tutunabilirsin her türlü. İzmir'de de hem bir dershanede çalışıp hem de düşük kiralar verebileceğin bölgeler var (örneğin Buca). Bir senede özel derslere abandın mı bir şekilde düze çıkacağına inanıyorum.

Mahrumiyet bölgesine gidince büyükşehir'de elinde olabilecek a,b,c,d planlarından sadece a ve b olacak, her şey ters gittiğinde hiçbir şey kazanamadığın bir senaryo da önünde olacak.
0
rakicandir
(09.02.26)
Arkadaşlar şu şekil bir sinir krizi geçirdim; www.instagram.com

Beni tekrar sağduyuya davet ettiğiniz ve yardımcı olduğunuz için çok teşekkür ederim.
+1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Herkes mekan yazmış. Ben de dahil oluyorum ve el arttırıyorum; Sakarya'ya gel.
Hem büyükşehir hem de küçük,
kiralar oraya göre uygun (eşyalı 15-20 bandına rahat edebileceğin yer bulursun),
İstanbul'a yakın, geri dönmek istersen 1 saate herşeyi bırakıp dönersin,
İstanbul'a uzak, hayatına müdahale etmek isterlerse, gelemezler :)
Serdivan ilçesinde hayat hareketli, istersen ortam yaparsın, sıkılmazsın
Aynı Sakarya'da hayat yok, bol bol kafanı dinlersin.
Destek istersen DM.
Başarılar...
0
pccopath
(09.02.26)
ya kardeşim kusura bakma da biz mutlumuyuz dandik mahallerde yaşamaya bütçemize göre ev tutuyoruz. kusura bakma iyimser yaklaşamayacağım ama bütçene göre ev tutmalısın ailenden ayrı yaşamak istiyorsun ama daha ev ekonomisi yönetemiyorsun, bu arada seydikemerde de bulundum bi git de gör bakalım nasıl bir yermiş seydikemer. ne internet altyapısı bulabileceksin ne de şehire gidecek araba. tamam hayat çok kötü demiyorum ama biraz realist olun be kardeşim. bu biraz sitem dolu gibi oldu ama öyle değil. gerçekten ayağını yorganına göre uzatmalısın seydikemer gibi hayallere de dalmamalısın türkiye de nerede büyükşehirden çıkarsan internet yok gibi bir şey bunu unutmamalısın.
+2
belkider
(09.02.26)
İstanbul'a parası yetmediği için anlık aklını kaybedene niye bağırıyorsun? Hanginiz çekip gitme hayalleri kurmuyorsunuz? İstemiyorum kardeşim ömrümün sonuna kadar bktan mahallelerde yaşamak, suç mu? Gerekirse ömrümün sonuna kadar da alternatifini ararım. Ayrıca yıl 2016 değil, internet burada ne kadar çekiyorsa iyi kötü her yerde bir şekilde çekiyor, tiktoktaki Anadolu irfanina denk gelmedin sanırım. Ben sanmıyorum ki Seydikemerdeki altyapı İstanbul Sultangazi'deki altyapının on yıl gerisinde olsun. İlçe AKP'de, hızla gelişiyor, memur çekiyor. O kadarını araştırdık. Her haltı da bilin.
-2
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
Urla'da internete erişebilmek için 3 ay bekledm, bunu da araya adam sokarak yapabildim. İnternet x,y,z'de bir şekilde çekiyor diye düşünüyorsan söyleyeyim yanılıyorsun.
Örnek : Buraya taşınmak isteyen instagirllerin %70'i internetsizlikten yakınıp gerisingeri dönüyor.
+1
rakicandir
(09.02.26)
İzmir'e taşınmayı ben de pek düşünmüyorum. İnternet, altyapı sıkıntısı ciddi boyutlarda. İnstalik bir işim yok, pencereden baktığımda bakımsız çatı bina görmek istemiyorum. Bu yeterli.
-1
🌸sekizdokuzon
(09.02.26)
bence en problemsiz internet saglayicisi türksat,
genelde 2 yil sözlesmesi oluyor,
tasindigin yerde hizmet verebiliyorsa,
türksata bildiriyorsun
ve sözlesmen devam ediyor,
kentsel donusum vb.nedenle bazen sokak iptal olabiliyor,

önceden bilgi sahibi olmak için;

www.kablonet.com
0
designer
(09.02.26)
Muğlada toplu taşıma var
mesela aynı güzergahta olan köyceğiz, ortaca, dalaman, fethiye hattının 20 dakikada bir minibüsü var (kışın hiç yolcu yoksa seferler birleşebiliyor ama yazın her sefer kalkıyor)
yatağan, milas, bodrum da yine aynı güzergahın ilçeleri yine sık sık minibüsü var

marmarisin daha sık, marmaris güzergahından gidilen datça biraz daha az ulaşılabilir durumda ama çoğu otobüs firmasının (ulusoy vs.) muğla seferleri marmaris ya da datça çıkışlı/varışlı oluyor.

burada bodrumu ayrı bir şehir (havalalanı var), fethiyeyi ayrı bir şehir (dalaman h.alanı), muğla merkez ve marmarisi de ayrı bir şehir gibi düşürseniz, ulaşım ve toplu ulaşım mantığı buna göre işliyor.

ula (akyakanın olduğu ilçe bu) zaten merkez ilçe gibi kalıyor. diğerlerine göre.

işte tüm bu ulaşım mantığının dışında kalan 2 yer var biri seydikemer biri kavaklıdere.

seydikemer o kadar alakasız yani.
+2
subcomponent
(10.02.26)
bundan 15 sene once yasadigim sehir beni asiri darlamisti. hersey gozume batiyordu, herkesle atisiyordum gun icinde vs. okul bitti sacma sapan islerde calisiyordum, bir nevi motokurye isi gibi birseydi, aracla ilac dagitiyordum. birsuru yere basvurdum cevap yok.

bir sabah kalktim, ev sahibine haber verdim ben 48 saat icinde cikiyorum diye. arabaya ne sigdirabiliyorsam sigdirdim, kalanlari ya dagittim ya da cope attim.
yola ciktim. ilk gun 18 saat hic durmadan gittim. sonra bir 12 saat daha gittim. sonra bir 12 saat daha. 3650km yol yaptim, daha onceden yasadigim sehrin cegregi buyuklugunde bir yerde durdum, tanidik birkac arkadas vardi bir sure onlarin yaninda kaldim. bu sure zarfinda is baktim, buldum. sonra kendi evime ciktim vs.

hala o tasindigim sehirdeyim, 15 sene oldu burasi da hafif darlamaya basladi. ama simdi coluk cocuk var, tasinmasi kolay degil malesef ama ayarlayabilirsem kacacaz.

ozetle: tek tabancaysan dunya senin, fazla zaman kaybetmeden uza derim. degisiklik iyi gelecektir. metropoller artik yasanilacak yer olmaktan cikti, tutunabilmek icin cok iyi maaslar lazim, eger tek basina kira odemekte zorlaniyorsan o sehirde yasamanin manasi yok. isin de remote ise zaten durdugun kabahat.
istanbul kacmiyor, hazirlik yapip donersin ilerde. ama hazirliksiz buyuk sehir bence gereksiz stres.

bol sans.
+1
cooperr
(10.02.26)
(8)

mühendisler niçin kendi üretimlerini yapmıyor

Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
binanın nasıl dikileceğini biliyorlar, bina dikmiyorlar, makinenin nasıl yapılabileceğini biliyorlar, makine yapmıyorlar. başkasının fabrikasında 3 kuruşa çalışacaklarına kendi kendilerinin patronu olmalarının önündeki engel nedir?
-1
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(09.02.26)
1-proje,müşteri vs.
2-sermaye.

100 bin maas alan bir iscinin,
isverene maliyeti
180 bin ise,
para kazanmak icin ne kadar ciro yapilmali,falan..
0
designer
(09.02.26)
Mühendisler patron olarak yetiştirilmez ekonomi bilmezler, en basitinden muhasebe ve pazarlama bilmezler. Mühendisler üniversiteden mezun olduklarında teknik yönetici olarak mezun olurlar. Bir fabrikayı yönetmek zamanla geliştirilen tecrübelerle oluşur. En iyi fabrika sahipleri ve en iyi genel müdürler her zaman mühendislerden çıkar fakat bu demek değildir ki mühendisler patron olsun. Bir ürünü ortaya çıkarmak sadece çıkarmaktır. Bu ürünün değerini ve pazarlama satış stratejilerini belirleyecek olan birimler çok farklıdır.
0
dirildimde geldim
(09.02.26)
cesitli sebepleri var:
- muhendislerin ezici cogunlugunun para ile iliskisi kopuk. kendi ederini bile bilmez.
- muhendis surekli olarak bir sey nasil boka sarar kafa yapisina sahiptir, o yuzden de is kurmak falan asiri riskli gelir, korkutucudur.
0
cooperr
(09.02.26)
En büyük engeli para. Bir şeye sıfırdan girmek çok zor. Aileden gelen ciddi bir zenginlik yoksa kendi kendinin patronu olamazsın.
0
michael harddd
(09.02.26)
thetruenorthstrongandfree1 kadar kazanmıyorum ancak söylediklerine katılıyorum. Kendi iş yerin olması için mühendis olmandan bağımsız çok efor sarfetmen zamanının neredeyse çoğunluğunu oraya ayırman gerekir. Kısacık dünya için bu kadar kasmaya gerek var mı, şayet kendini orta düzey idare edecek bir gelirin varsa.
Bu tür işletmeleri olan patronlarım da oldu, bakıyorum tüm hayatı iş ve kaç kat daha çalışıyor, gecesi gündüzü yok, bana uygun değil şahsen.
Ve son olarak satış yapmak ve müşteri kazanmak hiç kolay bir iş değil.
0
va
(09.02.26)
Çünkü mesele makineyi yapmak değil.
Onu yapacak adamlarla uğraşmak, satmak, satış sonrasıyla uğraşmak ve tüm bunları yaparken sermayeyi bulmak ve riske etmek.
Birçok kişi için bu riske girmek mantıklı gelmiyor. Bazıları istese de sermayeye takılıyor.
0
burfak
(09.02.26)
ben tam olarak bu dediğini yapıyorum. yani mühendislik ürünleri yapıp bunları satıyorum. bazen de bu şekilde gelen talepler için müşterilere özel cihazar-makinalar tasarlıyoruz.

insanların bunu yapmıyor olmalarının bin tane sebebi var da en önemlisi sermaye. bir makina tasarladın bunu tasarlamak ile iş bitmiyor. prototipler üretmen, bu makinayı yapabilmek için başka makina ve aletler satın alman. bir işyerini ayakta tutman ve birkaç eleman beslemen gerekiyor. hala bitmedi, satış ve pazarlama ile uğraşıp en azında birkaç makinayı stokta tutman hadi sattın diyelim bir de bunun tahsilatı, vergisi, çek-senet batağı ile uğraşman lazım.

bitti diyorsun ama bitmedi. sattıktan sonra çıkan sorunlar garanti süreci, yedek parça stoğu, müşterilerin teknik taleplerine yanıt vermek gerekiyor. daha da var aslında ince ince detaylar.

ayrıca okuldan yeni mezun 5-6 yıllık bir mühendis piyasa bilemez. tek başına sistem bütünününde çuvallar. doğru seçimleri yapamaz. bu işleri yapıp çekip çevirecek tecrübeye ulaştığında ise 15 yıl geçer bir şirkette-fabrikada iyi maaşlı bir pozisyona zaten gelmiştir artık o döngüden çıkamaz.
+1
orpheus
(09.02.26)
bilgi yetmez. tamamlayıcı varlıklar gerekir.
0
iwillsee
(09.02.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.