(5)
siz ne düşünüyorsunuz?
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosy
neredeyse her gün senaryonun çok benzer olduğu bir kadın cinayeti haberi alıyoruz. her gün savaş, cinayet, istismar ve insanlığımızı sorgulatan sayısız çirkinlik.
cezalar ağırlaşıyor, yasalar değişiyor ama bunun binlerce yıllık bir geçmişi olan bir sorun olduğunu da biliyoruz, önüne geçilemiyor. sosyal medyanın etkisiyle artık bu olaylardan çok daha fazla haberdar oluyoruz. eskiden haberimizin dahi olmadığı her şeye her an tanık oluyoruz. evet, insan doğasının içinde karanlık bir taraf var. bu eylemlerin ve davranışların çirkinliğini de toplumsal sözleşmelerle ve süregelmiş ahlaki birikimle tanımlıyoruz ve yine bu araçlarla engellemeye çalışıyoruz. buna rağmen bu sarmalın dışına çıkamıyoruz. içinde bulunduğumuz dönem için ani bir dönüşüm tabii ki gerçekçi değil; ama nereye gidiyor bu durum?
bir çözüm olduğuna inanıyor musunuz? mücadele etmek mi çözüm, kendimiz ve sonraki nesiller için mücadele etme tatmini mi? bunca insan için refahı sağlamak ve onları eğitmek ne kadar gerçekçi? yoksa bu duruma alışmamız, buna adapte olmamız mı gerekiyor?
insan doğası gerçekten toplum kurmaya uygun mu acaba yoksa biz doğamızla çelişen bir düzen kurmaya çalıştığımız için mi bu döngülerden çıkamıyoruz ve böyle öfke doluyoruz.
belki de sorun insanların kötü olması değil de toplum kurmaya çalışmalarıdır noktasına geldim galiba.
siz ne düşünüyorsunuz?
not: bıkkınlık ve bezginlik değil sorgulayan öfke içerir.
0
Ayrilmak isteyen kadini öldürmek ülkede kültür gibi bir sey oldu.
Nasil cözülür bilmiyorum. Ama en basta ataerkillikten, düzgün davranan git diyince giden erkeklere prenses erkek demekten vs vazgecmek gerekiyor bence.
Öldürenler anadolunun ögretmen atanmayan köyünden gelmiyorlar. Bildigin dogma büyüme istanbul. O yüzden ne eğitimi vereceğiz bilmiyorum.
Medya ile sistematik bir sekilde algi degistirme yapilabilir.
Verilen cezalar uygulanmiyor bile. Yarginin hali ortada. Kimler hapiste kimler disarida.
+1
kandırıldığımızı, güçler dengesi dünyasına yetişemediğimizi hissediyorum. insanlığın 2. dünya savaşından sonra derme çatma da olsa kurduğu refah toplumu hayali söndü bence. büyük facialardan sonra büyük bir refah yaşanmıştı ve bizden sonrakiler bunun belki kokusunu bile duyamayacak kadar şanssız olacaklar.
ahlak ve erdem gibi davranışların insanın doğasında bulunduğunu düşünmüyorum sadece belli standartlara inanmıştık ve bu kavramları pratik fayda üretecek şekilde sisteme entegre edebilmiştik, artık o yok. umutsuz oldu ama fikrim bu.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(
5 saat)
psikolojik olarak sakatlanmış bir toplumuz. toplum insanlara bireyselliği, mutlu olmayı, hayatı yaşamayı öğretemiyor. bunun yerine bağımlı, kavga-öfke-saldırı güdümlü bir toplum ortaya çıkıyor. bunlar dürtüsel hareketler olduğu için ceza miktarlarının artması çözüm olmaz.
0
İnsan tabiatın parçası değil. Tabiat insanoğlunun figürasyon ve dekoru. Tabiatın doğal bi unsuru değil. Hayvanlar ve bitkiler içgüdüleriyle hareket eden canlılar. İnsanda ise diğerlerinde olmayan bişey var: bilinç
İşte o bilinç insanı bilimadamı da yapabiliyor adi bi katil de.
İşte bunu kontrol etmek mümkün değil. Ne devlet ne aile insanı durduramaz.
Kısaca insanlık ilk günden beri ilerlemiyor. Arabalar evler değişiyor. İnsan aynı.
Eskiden köle vardı artık paralı köle var.
Eskiden de filozoflar vardı yine var.
Eskiden de din istismarcı vardı yine var.
Yanii tüm bunlar yanılgı. İnsanlık i ler le mi yor.
Hep yerinde sayıyor...
0