Giriş
(9)

Psikoloğa gitmelimiyim?

baterist
Selam duyuru sakinleri,çok fazla detaya inmeyeceğim -derdimi dinlemek zorunda olduğunuzu düşünmüyorum- yaklaşık 5 ay önce ikiz gibi büyüdüğüm benden birbuçuk yaş küçük kız kardeşimi ani bir şekilde kaybettim. ortalama 24 saat içinde herşey olup bitti, kardeşimin aort damarı yırtılmış, ameliyata gird
Selam duyuru sakinleri,

çok fazla detaya inmeyeceğim -derdimi dinlemek zorunda olduğunuzu düşünmüyorum- yaklaşık 5 ay önce ikiz gibi büyüdüğüm benden birbuçuk yaş küçük kız kardeşimi ani bir şekilde kaybettim. ortalama 24 saat içinde herşey olup bitti, kardeşimin aort damarı yırtılmış, ameliyata girdi ama kurtulması binde bir ihtimal filan demişti.

Neyse, bu olaydan sonra bütün dünyam değişti, 5 aydır geceleri uyuyamıyorum, 2-3 saatlik uyku ile işe gidiyorum. Sürekli birşeyler yeme isteği, hiçbirşeyden zevk almama durumu, sürekli bir sıkılganlık, yerinde duramama, sürekli başımızdan geçen olayları düşünme vs vs şeyleri yaşıyorum.

Arkadaşlarım bir psikoloğa gitmem için ısrar ediyorlar ama ilaç dayayıp, ohh ne güzel dünya da demek istemiyorum. Psikoloğun ilaç dışında ne gibi faydası olabilir bana?

Şimdiden teşekkür ederim.
0
baterist
(09.06.11)
Profesyonel bir manevi destek gibi de düşünebilirsin. İlaç zaten yan tedavi olarak uygulayacaktır muhtemelen sana.
0
alkolik imam
(09.06.11)
psikologların ilaç verme yetkisi yoktur. öncelikle bir psikoloğa gidin isterseniz, gerekli görürse o sizi bir psikiyatriste yönlendirecektir.
ayrıca ilaç tedavisine çok da önyargılı olmayın lütfen. piyasada çeşit çeşit ilaç ve bunların pek çok farklı kullanım dozu var. ilaçlar size her zaman yapay bir mutluluk sağlamayacaktır. sadece bazı duygu durumlarınızı baskılayıp, size (aslında bir nevi unuttuğunuz için) zor gelen bazı duyguları yeniden yaşamanıza yardımcı olacaktır.
0
balik kraker
(09.06.11)
kaybınız büyük, dolayısıyla yaşadığınız bunalım da 6 aya kadar normal depresyon olarak sınıflandırılır. daha fazla sürdüğü takdirde nörotik depresyon gözüyle bakılır ve o zaman tedavi edilmesi gereken bir şey olarak değerlendirilir.

psikoloğa gitmenizi ben de tavsiye ederim, emin olun "oh ne güzel dünya" demenizi beklemeyecektir psikolog. acınızı anlar, paylaşır, daha iyi hissetmeniz için elinden geleni yapar.
0
mezzosprite
(09.06.11)
Teşekkürler arkadaşlar,

doktorlara karşı bir önyargım var, dişçiye bile giderken 25 kere düşünüyorum kaldı ki psikolog için kaç kere düşüneceğim. bu tür işlere çok uzak bir insanım.

ben istanbul levent civarında oturmaktayım, peki nerededir bu psikologlar?
0
🌸baterist
(09.06.11)
psikolog hiç bir zaman "oh ne güzel dünya" demez. İçinize atttığınız şeyleri açığa çıkartır anlatırsınız. Acılarınızla, üzüntülerinizle sağlıklı bir şekilde başa çıkma yöntemleri gösterir.
0
mea maxima culpa
(09.06.11)
Öncelikle başınız sağolsun.

Psikologlar, üniversitelerin 4 yıllık Psikoloji bölümünden mezun olmuş insanlardır, ilaç yazmaya yetkileri yoktur. Giderseniz sizi dinlerler ve konuşarak rahatlamanıza yardımcı olurlar.

Psikiyatristler ise 6 yıllık tıp eğitimi alıp, psikiyatri dalında uzmanlaşmış olan doktorlardır ve ilaç yazma yetkisine sahiptirler.

Dolayısıyla siz isterseniz önce bir psikoloğa gidin, o gerekli görürse psikiyatriste yönlendirir. Ancak ihmal etmeyin, mutlaka gidin. Psikoloji yardım almak içinizi bir nebze rahatlatır.
0
marcelle
(09.06.11)
pikologlar ve psikiyatristler birbirinden farklıdır. bunu bilelim.

ancak psikologlar 4 yıllık okul mezunu diye kestirip atmayın. bir psikoloğun bir klinikte çalışması, terapi yapması için ayrıca eğitim alması gerekir. bunun için 2 yıl yüksek lisans ve klinik çalışma yapmaları zorunludur. yani her 4 yıllık uyduruk okul bitiren terapist olup sizden para alamzz.
0
mea maxima culpa
(09.06.11)
Yok ben öyle bir düşünceyle söylemedim onu, bir sürü arkadaşım var psikoloji bölümünden mezun olan... Biliyorum klinik psikoloji alanında yüksek lisans yapma zorunlulukları olduğunu. Psikoloji mezunu olmasam da ben de bir sosyal bilimciyim ve öyle küçümser bir tavırla onları yazdığımı düşünmeyin ne olur. Ben sadece aradaki farkı basitçe anlatmak istedim, kötü bir niyetim yoktu...
0
marcelle
(09.06.11)
Arkadaşlar tartışmaya gerek yok, bana yakın önerebileceğiniz psikolog var mı?
0
🌸baterist
(09.06.11)
(13)

13 yaş bunalımı

halanne
selam, ebeveynler, öğretmenler, psikolojik danışmanlar, pedagoglar, elimizde 13 yaşında bir erkek çocuğu var. anne baba 2 yaşından beri ayrı. anne yurtdışında, evli, çocuğu var. sık sık telefonlaşıyorlar, yılda 1-2 kere tatillerde görüşüyorlar. bebekliğinden beri babanne ve hala (ben) tarafından büy
selam, ebeveynler, öğretmenler, psikolojik danışmanlar, pedagoglar,
elimizde 13 yaşında bir erkek çocuğu var. anne baba 2 yaşından beri ayrı. anne yurtdışında, evli, çocuğu var. sık sık telefonlaşıyorlar, yılda 1-2 kere tatillerde görüşüyorlar.
bebekliğinden beri babanne ve hala (ben) tarafından büyütüldü. baba ayrı bir şehirde yaşıyor ve haftanın yarısını birlikte geçiriyorlar. birlikte geçirdikleri süre de çoğu zaman kavga-döğüş, inatlaşma şeklinde geçiyor.
ben de başka bi şehire taşındığım için son iki yıldır pek ilgilenemiyorum ama genelde hafta sonları beraberiz.
şubat tatilinde geçirdiği buhranlı bir dönem sonucunda (annesi gelicem dedi gelmedi, sonra sen gel dedi ama vazgeçti, başka yerde bulaşalım dedi gene vazgeçti vs vs vs) dersler ve daha önemlisi psikolojisi daha da bozuldu çocuğun. 18 yaşına gelince gidicem, kurtulucam hepinizden demeye başladı. ingilizcesi iyi olduğu için yurtdışına gidecekmiş ve orda garsonluk bile yapsa burdan daha iyiymiş.
ikinci dönemde okuldaki bütün notları 80-90 lardan 40lara düştü. önceki okulunda (kollejde okuyordu ama babası ne gerek var diyip aldı ve normal okula verdi 5 sınıfta) okul birincisi olan çocuk bu sene nerdeyse sınıfta kalacak. gene babası ne gerek var dediği için dersaneye gitmiyor, sadece hiç değilse ödevlerine yardımcı olsun diye zorla etüde gidiyor.
bilindiği üzere sbs yaklaşıyor ve daha bi tane test çözmüş değil. geçen sınavdan biliyorum, arkadaşlarıyla sonuçları karşılaştırdıklarında acaip üzüldü ve 1 hafta evden dışarıya çıkmadı. eğer bu sene de aynı şey olursa zaten yerlerde olan psikolojiyi hiç toparlayamayacağız.
şimdi sorum şu, bu çocuğu nası toparlarız. sadece ingilizcesine güveniyor ve okumama gerek yok diyor. babasının da etkisi var tabi bunda. okumakla bi bok olunmaz türkiye'de, türkiyede eğitim sisteminin eleştisi, böyle öğretmen mi olur gibi konuşmalar, vs çocuğu iyice okuldan soğuttu. iyice ters tepmeden nası tekrar ısındırırız okula?
ayrıca asosyal ve içine kapanık. 2-3 arkadaşı var sadece onlarla dışarıya çıkar. onun dışında sürekli evde, bilgisayar yada psp oynar, maç izler. bayağı da kilolu. geçen hafta rejime başlamaya ikna ettim en azından. hiç değilse bu bi gelişme. şimdi biraz da tekrar spora yöneltmeye çalışıyorum. (eski okulunda basket takımındaydı lisanslı karateciydi)
sadece okul konusunda değil, her türlü fikre, öneriye, desteğe, kaynağa açığız..
0
halanne
(02.04.11)
bence şu anda okul konusundan çok daha önemli olan onun kendi içinde yaşadıkları, iyi hissetmezse dersleri toparlayabilmesi çok zor. psikolojik destek almasını sağlayabilirsiniz.
0
mezzosprite
(02.04.11)
sorunlu olan çocuk değil,
anne-baba bence onları götürün bi yerlere.
psikoloğa falan.
0
kırkmerak
(02.04.11)
en iyi yol spor yapması veya kültürel aktiviteler yapması. babası ile konuşun bence :( çok mu dediğim dedik bir tip?
0
mea maxima culpa
(02.04.11)
sorun çocukta değil babada.
0
sen git ben geliyorum
(02.04.11)
babayla çok konuştuk, en başta onun gitmesi lazım ben de farkındayım ama o da bize karşılığında bence asıl sizin gitmeniz lazım dedi. onu evden uzaklaştırmak mümkün değil, çünkü her nakadar kavga etselerde babasına çok düşkün. baba evden gittikten 15 dk sonra "ne zaman gelceksin baba" diye aramaya başlıyor.
anne ayrı bi problem, şu anki durum onun iyi hali. allahtan evlendi yurtdışına gitti de biraz rahatladık. yoksa çocuğu çok pencere- kapı önlerinde ağaç etmişti, gelicem diyip de gelmeyip.
dolayısıyla anne-baba üzerinde yapabileceğimiz bişey yok. zaten benim de derdim okuldan ziyade genel durumunu toparlamak. okul aslında bir çeşit sonuç diye düşünüyorum.
dershaneler artık yeni kayıt almıyor bildiğim kadarıyla. zaten iki ay falan kaldı sınava. ancak özel ders olabilir belki. ama onun için de ikna etmek gerek çocuğu. ama nasıl???
0
🌸halanne
(02.04.11)
mea maxima culpa; ben de onu soruyorum işte. evden çıkmayan birini nasıl spora ikna edersin??
0
🌸halanne
(02.04.11)
okuyarak bi b*k olunmaz diyen babanın ya kafası ya banka hesabı iyidir okucan kardeşim yok öyle beleş para demek istiyorum burdan babaya

sınav şu an en son düşündüğünüz şey olsun ilk önce bu çocugu kazanmak lazım
0
hmm
(02.04.11)
Gerçekten çok üzüldüm çocuğun durumuna. Daha bu yaşta hayat ne kadar zor onun için, Kaldıramayacağı kadar yük var omuzlarında. Anne ve babası çok hatalı. Var ya, aslında böyle insanlara çocuk sahibi olmayı yasaklamak lazım. Çünkü bu çocuk onların yüzünden dünyaya gelmiş ve daha sonra da hayatını mahvetmişler. Evet çiftler anlaşamayıp ayrılabilirler, ama bu ayrılma durumu insanın çocuğunun sorumluluklarından kurtulması anlamına gelmez ki. Ayrılsanız da, annesi babası olarak o çocuğa bakmak, onun geleceğini kurmak zorundasınız. Kusura bakmayın ama ben bu ebeveynlerin insanlığından şüphe ettim.

Ayrıca sizin de anne hakkında böyle olumsuz konuşmanız çocuğu çok üzer. Annesinin onu sevmediğini düşünür. Zaten dünyası yıkılmış, doğru düzgün bir anne babası yok, bir de sevilmediğini, önemsenmediğini düşünürse daha kötü olur. Haklı bile olsanız çocuğun yanında böyle konuşmamalısınız.

Psikolojik destek almanız lazım, ama sadece çocuk değil, baba da almalı. Hatta mümkünse anneyi de durumdan haberdar etmelisiniz.
0
marcelle
(02.04.11)
ana yok baba yok, hala varmis o da gitmis...
ustune kilolu bir ergen olmak cok cok zor bir istir.
okul degistirmek de zor bir istir. butun arkadaslari mutlu mesut anasinin babasinin dizinin dibinde, tek dertleri ders calismakken, butun bu dertlerin arasinda ders calismak da zor bir istir.
onunde bir tane adam gibi ogutler veren, "role model" olabilecek ebeveyn yokken calisip bir yerlere gelebilmek de zor bir istir.
o yasta icinde bulundugu durumu disaridan gorebilmek, ve dogru adimlari atmak da zor bir istir.

guvendigi, her soyledigine inandigi ve kendisine model olarak belirledigi, ve yakinindaki biri lazim oncelikle. halasi olarak siz bu kisi olabilir misiniz bilmiyorum. rejime ikna olmasi, size kosulsuz inandigi ve gerekli oldugunu dusundugu icin degil, sizi yaninda buyudugu ve sevdigi bir kisi olarak kirmamak istedigi icin olabilir. eger oyleyse bir iki haftaya bozulur o rejim zaten.

spor konusu... basketbola yollayin, karateye yollayin, neye yollarsaniz yollayin ama baslangic kisminda, sevene, isinana, alisana, kendi kendine spor yapmaya gitmeyi isteyerek gitmeye baslayana dek destek olmaniz lazim. yaninda gidin, gitmek icin motive edin, tesvik edin.

bir de bu kadar basibos kalmis bir cocugun, belki okulundan (yeni okulundan degil de eski okulundan) etkilendigi, sevdigi bir hocasi olabilir. bunu arastirin, varsa rica edin o konussun. okumanin onemini, sadece ingilizcenin artik herkeste olan, belirleyici bir ozellik olmadigini, onun icinde bulundugu yasin ve sonrasinin insanin kendine yatirim yapma yaslari oldugunu, 13-25 yaslari arasinda ne ektiyse ileride onu bicecegini, evde cani sikiliyorsa (eminim ki sikiliyor), en mantiklisinin sokaga cikmak oldugunu, spor yapmannn insani canlandirci, mutlu edici etkisini, vs vs anlatsin.
onun birilerine inanmaya ihtiyaci var. ve de duymasi gerekenleri inandigi birinden duymaya ihtiyaci var.
bir de riskli bir kisim var ki, sanirim babasina inaniyor. o da asla bunlari soylemez, degil mi?

inanilir gibi degil, insan nasil cocugu loser olmasin diye bir seyler yapmak istemez, hatta tam tersini yapar...
0
leci
(02.04.11)
tabi ki çocuğu kazanmak önemli, okumasını geçtim, allah korusun ya büyüdüğünde divit gibi biri olursa!!!

ama türkiye koşullarında sınav gerçeğini de göz ardı etmek mümkün değil. iyi bi geleceği olsun istiyoruz her ebeveyn gibi, bunun yolu da iyi okullarda okumak ve bu da bizi sınav gerçeğine getiriyor. sbs, öss gibi değil ki, bu yıl olmadı, seneye bi daha girer diyelim.
benim derdim de çocuğu kazanmak, ama nasıl. psikolojik danışmanlığa gitmek için çocuğu ayrı, babayı ayrı ikna etmek gerek. ikisi de bu konuya sıcak bakmıyor.
0
🌸halanne
(02.04.11)
bence de allah korusun :)

sbs de olmasa öss de olur onu demek istedim
0
hmm
(02.04.11)
annesi hakkında hiçbir zaman kötü konuşmadık onun yanında. hatta o annesiyle konuşmak istemediği zamanlarda bile biz zorladık. ama şimdi aklı eriyor ve annesinin davranışlarından çok etkileniyor. anne zaten konuşmaktan anlamıyor, anneyle konuşunca ya kavga çıkıyor siz bana karşı kışkırtıyorsunuz diyor yada iyi günündeyse doğru haklısnız diyip 1-2 hafta iyi oluyor sonra gene eski hale dönüyor.

zaten şu andaki arkadaşları hala eski okulundaki arkadaşları. bi tek onlarla görüşüyor. yeni arkadaş edinmedi yeni okulundan. okuldan bu kadar soğumasının bir sebebi de eski okulundaki öğretmenin biraz fazla disiplinli olması. çok fazla ödev verirdi, haftasonları etüt yaparlardı vs. babasının okuldan almasının bir sebebi de o öğretmen ve tempo oldu. her nasılsa bitek bizim oğlan (yada babası) dayanamadı o öğretmene, sınıftaki diğer 19 kişi hiç şikayet etmedi.
0
🌸halanne
(02.04.11)
öğretmenlerinin mutlaka olaydan, yani çocuğun durumundan haberleri olmalı ve varsa okuldaki rehber öğretmenle görüşün. o sizi yönlendirir. psikoloğa ya da herhengi başka bir yere başvurmanız gerekiyorsa o söyler, ne de olsa işin uzmanıdır. çocuğu görmeden işin uzmanı bile bir şey söyleyemez buradan.
0
lule
(02.04.11)
(5)

Kadın Psikolojisi

maviklim
Merhaba arkadaslar. Kadın Psikolojisi dersimden ödevim var. konu başlıkları,Kadın ve duyguları,KADIN VE ILISKILER, KADINLARIN ILISKILERE YAKLASIMLARI VE ILISKILERDE YASADIKLARI PROBLEMLERKADINLARIN RUHSAL YAPISI VE PSIKOLOJIK ACIDAN YOGUN YASADIKLARI PROBLEMLERbunlarla ılgılı elınde döküman olanlar
Merhaba arkadaslar.
Kadın Psikolojisi dersimden ödevim var. konu başlıkları,
Kadın ve duyguları,
KADIN VE ILISKILER, KADINLARIN ILISKILERE YAKLASIMLARI VE ILISKILERDE YASADIKLARI PROBLEMLER
KADINLARIN RUHSAL YAPISI VE PSIKOLOJIK ACIDAN YOGUN YASADIKLARI PROBLEMLER
bunlarla ılgılı elınde döküman olanlar yada e-kitap vs tarzında makale yazıya ihtiyacım var. yardımcı olabılecek arkadas var mı?
0
maviklim
(20.03.11)
ingilizce bi şeyler var, olur mu?
0
mezzosprite
(20.03.11)
nevzat tarhan'ın bu isimde bi kitabı var ama şahsen önszünü okurken fırlatıp atmıştım. kadınlar içindeki şeytanı dizginlemeli gibi bişi diyodu, şeytandan sonrasını okumadım işte:) bilmem işinize yarar mı, kitapçılarda vardır.
0
be forever young
(20.03.11)
İngilizcem makaleyi çevirebilecek kadar ıyı degıl maalesef..

Nevzat tarhanın Evlilik Psikolojisi diye bir kitabı var onu bılıyorum ama içeriği bnm konularıma pek uygun değil..
0
🌸maviklim
(21.03.11)
bunların bilimsel nedenlerini anlatan bir kitap okumuştum. kadın beyni diye.tez için bilemem faydası olur mu ama gerçekten ilginçti, bir göz at istersen faydası olur..
0
hadii
(21.03.11)
evlilik değil, kitabın ismi direkt "kadın psikolojisi". arkamda duruyo.
0
be forever young
(21.03.11)
(4)

yıllarca merak edilen uyku ve gerçeklik arası görülen boyut paradoksu

dervis devrimci
--uyarı--eğer merak konusunda obsesyon sahibi iseniz lütfen yazıyı okumayınız.--uyarı--arkadaşlar merhabalar,yıllardır merak ettiğim ve adını bir türlü bulamadığım bir durum var. çevremde bazı insanların da bunu yaşadığını öğrendim. bunu anlattığım kişiler -birazdan anlatacağım olayı- eğer yaşamışla
--uyarı--

eğer merak konusunda obsesyon sahibi iseniz lütfen yazıyı okumayınız.

--uyarı--

arkadaşlar merhabalar,

yıllardır merak ettiğim ve adını bir türlü bulamadığım bir durum var. çevremde bazı insanların da bunu yaşadığını öğrendim. bunu anlattığım kişiler -birazdan anlatacağım olayı- eğer yaşamışlarsa gözlerinden yaş gelerek "o ha lan harbi nedir, niçin olur bu şey" deyu tepki verdiler genelde. hiç yaşamamış kimseler ise "la olum halüsülasyon görüyon işteee, eveeeet, aynısı kaynımda da var" tarzı yakışıklı olmayan lakin sempatik tavırlarla yaklaştılar.

olay şudur gençler. zaman zaman uyuduğunuzda ya da ateşli hastalık geçirdiğinizde -ateşli hastalığı duydunya hemen yapıştır halisülas... halüsü.. halüsülasyonu. olum ateşli olmadığım zamanlarda da oluyor. bu da mı halüsülasyon. ben ki house'un 7 sezonunu seyretmiş biriyim. halüsülasyon olsa bilirim. heheeeyt...- insan yarı uykulu yarı gerçek dünyada hissediyor kendini ve şöyle şeyler oluyor;

- bir nesne kafanızdan hiç çıkmaz; kapı, sandalye, masa vb.
- o nesnenin boyutunu boyutlandıramazsın beyninizde. buda sizi çıldırtır. mesela bir kapı 10 cm olarak görürsünüz. siz onu reel boyutlara taşımaya çabalarsınız. lakin taşıyamazsınız.
- gözlerinizi açar ve bu sefer kapattığınızda reel boyutları sağlayacağınızı düşünürsünüz. ama kapandığında değişen bir şey yoktur. yine boyutlar saçma sapandır.

şimdi allah rızası için ya da inandığınız güç adına bana bunun karşılığını söyleyin lütfen.

itiraf: yukardaki uyarıyı daha çok kişi okusun ve bana yardım etsin diye yaptım.

içten dileklerimle

dervis devrimci
0
dervis devrimci
(27.12.10)
Beynimizin biz insanlara oynadığı garip oyunlardan biri gibi görünüyor. Ben mesela zamanında sıklıkla yaşadığım(Allahtan gerişde kaldı) "Karabasan" sorunu için doktora gitmiştim. Karabasan olgusunun aslında neden-nelerden kaynaklandığını öğrendiğimde, sorundan kurtulmam daha da kolay bir hal aldı. Bilmeyenler için kısaca özetleyeyim: Karabasan denilen durum, derin uykuya geçiş ya da uyanma esnasında meydana gelen beyin-vücut bağlantısı sorunudur. Yani beyin, derin uykuya geçen vücudun hareketsiz kalması için tüm sinirleri ve algıları farklı bir evreye geçirir. Eğer beyin hareket yetisini tekrar kazandıracak olan emri siz uyandığınızda hemen veremezse, bilinciniz kısa süreliğine yerine gelir fakat hareket edememekten kaynaklanan bir panik yaşarsınız. İşte bu sırada birinin sizi hareketsiz bıraktığını, üzerinize çullandığını ve hatta sürenin uzaması durumunda hayali bir kişiliğin sizi resmen boğmaya kalkıştığını zannedersiniz.
Halbuki başta da belirttiğim gibi hepsi hepsi beynin kendisinden kaynaklanan bir "shut down" sendromundan öte birşey değildir. Eskiden, yani doktordan işin aslını öğrenmeden önce ne zaman böyle bir durumda olsam feci korkup delicesine panik yapıyor ve sorun geçtiğinde de dakikalarca etkisinden çıkamıyordum. Zira hareket edemediğim sırada beynimin bana oynadığı küçük oyun sayesinde hep beni boğmaya çalışan birini görüyordum üzerimde. İşin aslını öğrendikten sonra ise bu sanrı gitgide azaldı ve azalarak bitti. İnsan olarak vücudumuzun yaşadığı herhangi bir problemi bilinçaltında farklı şekillerde algılayabiliyoruz. İşte sizin anlattığınız olay da bunlara bir örnek gibi görünüyor. Uykusuzluk(insomnia), yorgunluk ve uyku düzeninin bozulması, sinir sistemini doğrudan etkileyen ve kesinlikle hafife alınmaması gereken sorunlardır. Ancak ne yazık ki ülkemizde bu sorun sadece uyuklayan otobüs şoförü ölümlü kazaya sebebiyet verdiğinde dikkat çekiyor.

Size tavsiyem, en kısa zamanda bir doktora ayrıntılı olarak anlatın durumunuzu. Şimdilik önemsiz gibi görünen boyutlarla ilgili problemleriniz, ileri seviyelerde çevrenizdeki insanlarla ve hatta sevdiklerinizle ilgili problemlere dönüşebilir. Bu durumu önemseyin ve muhakkak bir uzman görüşüne başvurun...
0
trawmatolog
(27.12.10)
hocam yani bu çok farklı bir şey. nesneleri zihninizde boyutlandıramıyorsunuz. yani muhakkak böyle bir şey yaşayanlar vardır lakin olayı ayrıntısı ile anlatamadığım için çok havada kalıyor konu. karabasanla hiç bir alakası yok. ve çok nadir başıma geliyor aslında. belki 3 ayda bir. ama insan az da olsa yaşadığı bir şeyin adını koyamıyorsa kafaya takıyor ister istemez.
0
🌸dervis devrimci
(27.12.10)
en.wikipedia.org

bana da olur küçüklüğümden beri. küçükken sırf bu yüzden hastayken evde yalnız kalmaktan çok korkardım.
0
mezzosprite
(27.12.10)
🌸dervis devrimci
(27.12.10)
(2)

procrastination dan nasıl kurtulabilinir?

tinydancer
İşleri yapmayıp dikkati sürekli başka seylere yoneltme sonucunda procrastination oluyor sanırım. Bunu asmanın yollari var midir? Ve bunu işyerinizdeki işler içinde yapar hale geldiyseniz.:(
İşleri yapmayıp dikkati sürekli başka seylere yoneltme sonucunda procrastination oluyor sanırım. Bunu asmanın yollari var midir? Ve bunu işyerinizdeki işler içinde yapar hale geldiyseniz.:(
0
tinydancer
(24.12.10)
düşünce tarzını değiştirmek lazım öncelikle; ertelemenin sonucunu değerlendirmek, zararlarının farkına varmak, işi şimdi yapmakla sonra yapmak arasındaki farkı görmek (hem işin kalitesi hem kişiye hissettirdikleri açısından) gibi şeyler zamanında yapmaya motive edebilir. tabi bunları içselleştirmek göründüğü kadar kolay olmayabilir. bunun yanında dikkat eksikliği de yapacağınız işe odaklanamayıp ertelemenize neden olabilir, psikiyatriye görünmek lazım o zaman.
0
mezzosprite
(24.12.10)
Var ama şimdi odayı toplamam lazım, yarın yazarım (ehehe).

Kendinizi zorlayıp birkaç işi vaktinden önce bitirin, sonra o rahatlığın tadını alınca belki tedavi olursunuz (umarım).
0
sourlemonade
(25.12.10)
(7)

yolculuk sirasinda mide bulantisi

nawres
selam panpalar,simdi trafikte gunde 3 saatten fazla geciriyorum, eskiden metroyu kullanirdim, guzel guzel okurdum kitabimi, dergimi. ama simdi otobus, metrobus, minibus, hepsi de dolu dolu. bunlarin birine bindigimde kitap okumayi gectim, disariyi izlemessem bile; tam olarak mide bulantisi degil de,
selam panpalar,

simdi trafikte gunde 3 saatten fazla geciriyorum, eskiden metroyu kullanirdim, guzel guzel okurdum kitabimi, dergimi. ama simdi otobus, metrobus, minibus, hepsi de dolu dolu.

bunlarin birine bindigimde kitap okumayi gectim, disariyi izlemessem bile; tam olarak mide bulantisi degil de, boyle bi bunalma gibi seyler oluyor, daraliyorum, bazen mide bulantisi da oluyor.

caresi nedir? ac karina bir adet kuru fasulye yutmak diye bir sehir efsanesi duymustum, yarar mi ise?
0
nawres
(19.12.10)
bir ara da gobek deligine aspirin bantlarlardi...yapmayiniz yok artik..
0
purkinje
(19.12.10)
@punkinje

fasulye yutuluyor sonucta, ise yarasa cok sasirmam da, gobek deligine aspirin bantlamak fantastik bir yontemmis :)

@g7mor

yolculuk oncesi kahve icmek mi?
0
🌸nawres
(19.12.10)
bunun için haplar var ama benim bildiklerim uyku getirebiliyor, o yüzden işe giderken kullanmak istemeyebilirsiniz. yine de bi eczaneye danışın derim.
0
mezzosprite
(19.12.10)
Bence astigmat var gozlerinde bir gozluk al gecer hemen...
0
thefin
(20.12.10)
@thefin

gozlerim baya saglamdir. yakin zamanda kontrol ettirmis idim.
0
🌸nawres
(20.12.10)
antiem
0
mr fusion
(20.12.10)
Sigara kullanıyorsanız, yolculuktan önce içmeyin.
0
efebb
(20.12.10)
(6)

chase'le follow'un farkı nedir?

kardeşler kasap
neticede ikisi de takip etmek ya sözlükçe..
neticede ikisi de takip etmek ya sözlükçe..
0
kardeşler kasap
(07.11.10)
chase daha birebir takip gibi, kıpır kıpır, hareketli. follow da daha mesafeli, sakin, cool bir eylem :)
0
jesterdvine
(07.11.10)
chase daha çok kovalamak, yakalamaya çalışmak gibi. follow da nereye gitse arkasından gitmek, kıçının dibinden ayrılmamak.
sözlükten daha açık oldu mu bilmiyorum ama.
0
mezzosprite
(07.11.10)
Chase peşine takılıp kovalamak anlamına daha çok gelir kanımca. Pek bi street language'm var ondan tam açıklayamadım.
0
cnky
(07.11.10)
şöyle o zaman, ajansak da adamın peşine düştüysek, sokakta hareketli sahneler yaşıyorsak 'chase'
eski sevgiliyi twitter'da filan gizli gizli izliyorsak, o 'follow'
?
0
🌸kardeşler kasap
(07.11.10)
chase kovalamak, follow takip etmek.
0
devils trill
(07.11.10)
ayrica, mesela gundemi, bi websitesini takip etmek follow, arabayla birini takip etmek chase.
0
Labyrinthe
(08.11.10)
(2)

Gıdı yok etmek

winston insani
MerhabalarGıdı nasıl yok edilir?Var mıdır böyle egzersiz hareketi falan?
Merhabalar

Gıdı nasıl yok edilir?

Var mıdır böyle egzersiz hareketi falan?
0
winston insani
(07.07.10)
sakız çiğnemek iyi gelir diye duymuştum ama.. ne kadar doğrudur bilmem.
0
mezzosprite
(07.07.10)
hehehe tamamen alıntıdır, hatun sitesinin birinden bulmuştum. mesuliyet kabul etmiyorum (ha bir de neckline slimmer diye bir alet vardı):

"dik oturunuz. başınız öne baksın. hemen çenenizin altını, boğaz kaslarını kasın. Kasarken, alt dudağınız yamuluyor gibi oluyor. Boğaz bögenizde sağlı sollu iki kas geriliyor. Çocukken filan o tarz hareketleri çok yapmışsınızdır şımarırken.

o şekilde kasın bırakın, kasın bırakın. Kasarken başınızı biraz öne (aşşağa değil ) eğebilirsiniz, o şekilde daha iyi çalışıyor kaslar. Bu hareketi 20 defa yapın her sabah. faydası oluyor.
Youtube da facercise diye girdiğinizde gıdış giderme hareketleri bulunuyor"
0
oxibrinth
(07.07.10)
(2)

bremen ve hamburg da yapilacaklar

denizin kulleri
efenim an itibariyle hamburg'dayiz. sabah bremen'e ugrayacagiz, aksamuzeri geri donecegiz hamburg'a. bu iki yerde nereleri gezelim nerede yemeden icmeden donmeyelim? vakit kisitli ama enerji bol. tavsiyelerinizi bekliyorum.not:hamburg ne guzelmis yahu! soguk almanya imajini yikti gozumde!berlin muni
efenim an itibariyle hamburg'dayiz. sabah bremen'e ugrayacagiz, aksamuzeri geri donecegiz hamburg'a. bu iki yerde nereleri gezelim nerede yemeden icmeden donmeyelim? vakit kisitli ama enerji bol. tavsiyelerinizi bekliyorum.

not:hamburg ne guzelmis yahu! soguk almanya imajini yikti gozumde!
berlin munih ve dresden icin fikirleri olanlar da pek makbule gecer.
0
denizin kulleri
(24.04.10)
(bkz: st. pauli)

bir de hamburgdaki balık pazarından çok bahsetmişlerdi ama st pauli gecesinden sonra sabah uyanıp gidememiştik biz, onu da düşünebilirsiniz.
0
mezzosprite
(24.04.10)
reperbahnnn
0
uctumdageldim
(24.04.10)
(4)

Kamusal alan filan

zasch
Ülkemizde Başörtüsüyle girilebilen üniversiteler hangileridir? Benim bildiğim bir `boğaziçi` bir de `bilgi` var.
Ülkemizde Başörtüsüyle girilebilen üniversiteler hangileridir?
Benim bildiğim bir boğaziçi bir de bilgi var.
0
zasch
(17.02.10)
teorik olarak giremıyor da pratikte her unıversiteye giriliyor.
0
bryan fury
(17.02.10)
pratikte odtü'ye girilmiyor. hacettepe'de kampüse girilebiliyor ama derse girilemiyor. bildiklerim bu kadar
0
mezzosprite
(17.02.10)
bazilarinda kampüse giriliyor, ama sınıfa girilemiyor.
0
atmacaged
(18.02.10)
bilkent
0
386 dx
(18.02.10)
(6)

Erasmusçular, çok gezenler ,gurbetçiler..sorum size..

toshiro
Erasmus programı için ülke tercihinde biraz kararsızım. polonya,bulgaristan,çek cumhuriyeti ve almanya ülkelerine gidebiliyorum. siz olsanız bu ülkelerden hangisine giderdiniz? bu ülkelerden hangisi eğitim,sosyal ve ekonomik yönden daha iyidr? bir de bu ilkeler içinde hangi ülkenin türklere bakış aç
Erasmus programı için ülke tercihinde biraz kararsızım. polonya,bulgaristan,çek cumhuriyeti ve almanya ülkelerine gidebiliyorum. siz olsanız bu ülkelerden hangisine giderdiniz? bu ülkelerden hangisi eğitim,sosyal ve ekonomik yönden daha iyidr? bir de bu ilkeler içinde hangi ülkenin türklere bakış açısı daha iyidir,bir kaç kötü anı duymuştum da o bakımdan..
0
toshiro
(16.01.10)
ben çek cumhuriyeti'ni seçicem. seninki gibi aşmış kriterlerim yoktu o yüzden önceki sınıflardan oraya gidenlere sordum "ortam süper. kızlar şiir gibi. hibe her türlü yetiyor." dediler kararımı verdim.
0
bira sisesi kapagi
(16.01.10)
Yüksek lisans için kendinize şimdiden yer ayarlamak, bağlantılar da kurmak istiyorsanız Almanya.
0
sourlemonade
(16.01.10)
çek cumhuriyetini ben de düşünüyorum ama hibe için tam tersini duymuştum..almanya da aslında iyi olur ama ne yalan söyliyim almanlardan biraz çekiniyorum,malum almanya da epey bi türk nüfusu var adamlar biraz bıkmış haliyle..
0
🌸toshiro
(16.01.10)
benim konuştuklarım ostrava'daydı. belki şehir fark eder çünkü prag turist şehri olduğundan pahalıdır.
0
bira sisesi kapagi
(16.01.10)
geçen dönem almanyaya gittim erasmusla. ben de türklere karşı önyargılı insanların sebep olduğu kötü anıları dinledim gitmeden önce ve biraz çekiniyordum ama hiç öyle bi şey yaşamadım. sanırım üniversite ortamında insanların bakış açısı farklı oluyor, üniversiteyle alakası olmayan insanlarla da pek muhabbetiniz olmuyor zaten.
almanyadaki türk nüfusunun iyi yönleri de var, türkiyeyle ilgili herhangi bi şeyi özleyince bulmak zor olmuyor
0
mezzosprite
(16.01.10)
cek cumhuriyeti (prag'i biraZ ayri tutarak) gorup gorebileceginiZ en ucuZ ve en keyifli ulkelerden birisi. insanlar (genel kaninin aksine) son derece sevimli ve sicak, hicbir sey umurlarinda degil filan. gundelik hayat cok ama cok huZurlu. hani "tasi taragi toplayip guneye gitmek" gibi bir nevi ama tam tersi aslinda. velhasil boyleyken boyle, cok oneririm.
0
hala pek bi superkahraman
(16.01.10)
(15)

neden intihar etmeyiz?

idiot
20 yaşındayım, iyi bir ailem, düzgün bir hayatım, iyi arkadaşlarım var. ama belki de çok bencilim ve kıymet bilmiyorum. son zamanlarda hep neden intihar etmediğimi düşünüyorum. sanırım sadece ailemin çok üzülecek olmasından dolayı böyle bi şey yapmıyorum. uyuduktan sonra bir daha hiç bi şekilde uyan
20 yaşındayım, iyi bir ailem, düzgün bir hayatım, iyi arkadaşlarım var. ama belki de çok bencilim ve kıymet bilmiyorum. son zamanlarda hep neden intihar etmediğimi düşünüyorum. sanırım sadece ailemin çok üzülecek olmasından dolayı böyle bi şey yapmıyorum. uyuduktan sonra bir daha hiç bi şekilde uyanmasam sorun olmazdı heralde...

aslında burda yazdıklarımın aksine hiç depresif biri değilim, hatta genel olarak çok neşeliyim, enerjiğim. bu yüzden en yakın arkadaşlarım bile bu durumu bilmiyor, yardım edemiyor. çünkü ne başkasının dertlerini dinlemeyi severim, ne de kendi dertlerimi arkadaşlarıma anlatmayı. belki de arkadaşlarımın arasındaki hep mutlu, eğlenceli imajımdan dolayı, bunları birine anlatmak hiç içimden gelmiyor.

peki siz kötü durumlarda, unutamadığınız olaylar karşısında intiharı, yaşamamayı neden seçmiyorsunuz?
0
idiot
(08.01.10)
insan ölümden korkar. bence en kötü anlarında dahi intihar edememesinin sebebi budur. ölüm belirsizliktir. belirsiz şey adamı korkutur.
0
aliscan
(08.01.10)
ne intiharı ya? neyden kaçıcam ki intihar ederek? test oluyoruz test. sen intihar testi, bi başkası başka bi test. eğer bunun farkında olsaydın inan bana gülüp geçerdin -intihar düşüncesine-, eğer çok farkında olsaydın bu testin; sevinirdin bile bu zorluklara.

neşeli ve derdini anlatmama olayının benzeri bende de var, farklı olarak ben herkesin derdini dinliyorum. sağlam bir arka'taş bulunursan mutlaka rahatlarsın, yada böyle anonim takılarak derdini anlat. geçici olarak, bu da fena bi yol değil.
0
dieselsingle2
(08.01.10)
intihar neyi düzeltecek peki? hiçbir sorunun yokken sırf "ölsem de bi sorun olmaz" gibi bi düşüncede olman çok ilginç. şımarık bi kız çocuğu gibi. bu da fatih akın'ın gegen die wand/duvara karşı filminden gelsin sana: "kendini öldürmek için intihar etmene gerek yok"
0
fundamental
(08.01.10)
@fundamental

2 yıl önce çok yakın bi kız arkadaşıma aşık olmak gibi bi sorunum olmuştu. çok sarhoş olduğum bi zamanda telefon edip, aşık olduğumu söylemiştim. sonra da olmayınca böyle bi olay yokmuş gibi davrandık ve hala zaman zaman görüşüyoruz.

beni bu olay çok etkiledi çünkü ilk defa, lisedeki çocukluk dönemimdeki kız arkadaşlarım gibi değil de gerçekten aşık olduğum, hatta ilk aşkım diyebileceğim biriyle birlikte olamamıştım. şu an birlikteyken dinlediğimiz şarkılar çalınca, birlikte gezdiğimiz yerlerden geçince, onun sevdiği rengi görünce bile hala çok kötü oluyorum.

bu 2 yıldır başka bi kızı sevmek, sevgili olarak görmek için çok zorladım kendimi ama olmadı. yine herkesin önerdiği sporu zaten yapıyordum ancak unutmama, spor da yardımcı olmadı. sonuçta tabi ki spor yaptığım her an, her saniye aklımda değildi, ama hiç bi zaman da aklımdan çıkmamıştı.
0
🌸idiot
(08.01.10)
@sourdrea

eklemeyi unutmuşum. duygusal içerikli sorunlarımı kimseyle paylaşmak istemememin nedeni de, insanların beni zayıf bünye olarak görmelerini istememem.

onun dışında, bu çok samimi bi düşüncem. tanrının olduğuna inanıyorum fakat gerçekten din diye bir şey olduğuna, ya da intihar edersem biri tarafından cezalandırılacağıma inanmıyorum.
0
🌸idiot
(08.01.10)
neden intiharı secmiyoruz çünkü maddeyiz ve eylemsizlik prensibi bizler içinde geçerli..
ikinci bi husus dinen yasak inanclı kısılerı ıcın bu da bı engel..

son bi husus aynı sekılde dusunen baskası oldugunu sanmıyordum senı gordum sasırdım , sanırım bu dusunce bende de 20 li yaslarda basladı ve acıkcası bu dusunce aklımdan cıkmadı.. yasamak ıcın gercek bır amac buldugumda sanırım bu dusunceden de uzaklasacağım.
0
kennym
(08.01.10)
@idiot.

iyi de sen şimdi intihar edince o en yakın arkadaşın olan kızla çıkmaya başlamayacaksın ki. ayrıca bu dünyada bi tane kız yok ki senin çekim alanına girecek bi sürü kız olacak zamanla. bana kalırsa sen arkadaş çevreni değiştir. yeni insanlarla tanış bu sorunları unutursun. ve sen sen ol hayatını bir kızın etrafında şekillendirme.
0
fundamental
(08.01.10)
(bkz: sisifos söyleni)

ben değil, camus cevap veriyor.
0
anuk kokulu sair
(09.01.10)
sanırsam senle aynı şeyi düşünüyorum. baya benzer yani. bende dini bakımdan aynı şeye inanıyorum, tanrı var ama din yok,(bkz: deizm). bende çok neşeliyimdir, depresif değilimdir, arkadaşlarımla hep gülerim eğlenirim, enerjiğim, ama bende dert anlatmayı ve dinlemeyi sevmem..

ben yaşamın amacı olup olmadığını aramaktayım. o yüzden intihar etmiyorum. yani bir çelişki içerisindeyim. şu an amacımız yok seçeneği çok kuvvetli bir seçenek. ama hala tam emin değilim. bu yüzden intihar edemiyorum mesela. ilerde ne olcağını bilmiyorum. belki bişey olur da hayatım değişir, işte bunun için yaşıyordum diyebilirim diye yaşıyorum büyük ihtimalle. bir de ilk cevapta olduğu gibi belirsizlikten korkar insan. ölümden sonra nolcağı bilinmez.

ama benim için sebep, dediğim gibi, ileride ne olacağını bilememem. belki çok güzel olur her şey. kötü olursa zaten bırakır giderim niye bekliyim..
0
zimparakagidiyla31cekenpinokyo
(09.01.10)
kişinin öleceği zamanı ve ölüm şeklini seçebilmesi huzur verici bence. ben de çok düşündüm bu konuyu, ve benim de yapmama nedenim ailem. hatta bu konuda özgür olabilmek için çocuk yapmamaya karar vermiştim bi kaç sene önce :) bunu ilk düşündüğümde canımı sıkan bi kaç şey vardı, evet. ama şimdi her şey yolunda ve bana yine de intihar mantıksız gelmiyor.
aslında intihar kaçmak değil, kovmak. aradan çekilip "ne halin varsa gör" demek sanki. hiçbi şeyi çözmez ama sorunu uzaklaştırır. var olmamak; ucunda iyi ya da kötü yok, sadece artık "olmamak".
madem ölüm o kadar huzurlu, neden hala intihar etmiyorum? 1-başta ailem. intiharın çaresizlikten kaynaklandığını düşünüp benim için üzülebilecek herkes. oysa keşke anlayabilselerdi ölmek istediğim için öldüğümü ve üzülecek bi şeyin olmadığını. bensizliğe alışmak gerekirdi sadece. 2-merak. yarın ne olacak çok merak ediyorum. neler görebileceğimi bilmiyorum, yaşayabileceklerimi yaşamadan çöpe atmak istemiyorum.
0
mezzosprite
(09.01.10)
şöyle diyeyim burda yaşadığım sürece kadayıf yeme olasılığım var. öldüğümde de kadayıf yiyebilceğimin garantisi verilse bugün ölürümj ama öyle bi garanti yok. benim için yeterli bir sebep yaşamak için.
0
phoera
(09.01.10)
gün içinde çok sevdiğimiz bi şarkıyı duymaktan korkuyorum. ya da uyumadan önce hatırlamaktan korkuyorum. uyursam ve rüyamda onu görürsem sabah ne kadar moralimin bozulacağını hatırlayıp, kafamdan tamamen atmaya çalışıyorum fakat o da olmuyor. başka bi kızla ilgilenmek için kendimi zorluyorum olmuyor.

sonra yine başa dönüyorum. tek başımayken, sadece kendi düşüncelerimleyken kendi kendime düşünüyorum "ya daha 20 yaşındayım, ama bi şeyler düşünmek acı veriyor. saçma sapan anıları hatırlayıp bi anda hayattan soğuyorum. niye böyle oldu niye böyle güçsüzüm?" diye kendime kızıyorum bu sefer.

şu an burda yazdığım ve daha yazamadığım bir çok şeyi birine anlatıp saatlerce konuşasım geliyor bazen. sonra kendi sorunumu kendi kendime çözememe kızıyorum. psikoloğun benden farkı ne? zaten hiç bi şekilde ilaç kullanmayacaksam, sadece konuşacaksak bunu kendim de çözebilirim.

kendimi bu şekilde gaza getiriyorum ve belki 2-3 hafta bi daha böyle düşünmüyorum ama sonra eskileri hatırlatan bi şey olunca yine başa dönüyorum. zaten eskileri hatırlatan bi şeyin olmamasına imkan yok. heralde ilk tanıştığım anın öncesine gitmem gerekirdi böyle bir şey için. e madem bu da mümkün değilse, ne yapabilirim?

beynimin durmasını ve bi daha hiç bi şeyi düşünmemesini, hiçliği sağlayabilirim. yoksa "spora başla, çevreni değiştir, yeni arkadaşlar edin" gibi şeylerin 2 küsür yıldır işe yaramadığını görüyorum. çünkü benim değiştirmem, tamamen silmen gereken anılarım zaten beynimde. ben olduğum sürece onlar da hep orda olacak zaten. işte bu gerçek canımı çok sıkıyor. intihar fln değil de keşke ben hiç yaşamamış olsaydım.
0
🌸idiot
(09.01.10)
burda kafanıza göre takılmak varken kendi kendinizi öldürüp toprak altında çürümeyi beklemeniz çok mantıksız düz mantıkla.

her canlı ölümü tadacaktır o ayrı tabi...

kaldı ki ahiret inancı taşıyorsan herhangi bir semavi dine mensupsan, intiharın ebedi azap olduğunu da iyi bilirsin. iyi bir hayat sürmenin de ödüllendirileceğini bilip ona göre yaşarsın.
0
beni boyle sev seveceksen
(09.01.10)
İdiot ahhh bende cok güçsüzüm duygusal açıdan en zayıf noktam bu bende dertlerimi yasadıgım hayatı ne kımseye paylasırım ne ederim anlatmam en yakınıma bıle yenı bırılerıyle cok zor tanısırım konusma özürlüyüm resmen konusamıyorum cekingenım hayattaın her yerinde işte ast üst ilişkisinde konuşmayı beceremiyorum yanlış yaptığımı sanıyorum ortada bişi yok kızarıyorum bozarıyorum gözlerim doluyor hemen dıştan sert ve kendıne güvenı olan bırı gıbı duruyorum ama güçsüz sapın biriyim yeni arkadaşlıklar kurmak istemiyorum bir ilişki yaşamak istemiyorum yeni birilerine alışmam cok zor neden boyleyım 20 yasındayım değiştiremedım kendımı neden şöyle olamıyorum dıe cok ağladım işe bıle gıremıyorum korkuyorum off suan sap gibiyim ama intihar asla ama asla ölmeye değmez hiç bişi hayattan suan soğudum ama ne yapayım yanı öleyımmi hayır tabiki. Bu arada bu durumdan nasıl kurtulurum hoppa girişken nasıl olurum yaaa offff
0
ninonino
(09.01.10)
yazılanları biraz düşünmem gerekiyor sanırım. herkese çok teşekkürler. özellikle snowflake, üşenmeden bu kadar uzup yardmıcı olmaya çalıştığın için.
0
🌸idiot
(09.01.10)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.