Giriş
(4)

Akbanktan nefret ediyorum

mezzosprite
Ama maalesef kendilerinde altın ve gümüş hesabım var, en az zararla başka bankaya nasıl aktarırım?
Ama maalesef kendilerinde altın ve gümüş hesabım var, en az zararla başka bankaya nasıl aktarırım?
+1
mezzosprite
(27.01.26)
Altın transferi var. Aynı eft havale gibi. Ama bankaya göre değişiyor. Ben garantiden yapı krediye aktarmaya çalıştım, (şubeden oluyordu o zamanlar), mesai saati geçti diye dilekçe gibi şeyler hazırlamıştık. Sonraki gün garanti aradı, yapı kredi altın transferi kabul etmiyormuş.

Buna bi bakabilirsiniz. Hangi bankaya aktarabilirsiniz vs.
0
substituent
(27.01.26)
niye nefret ediyorsun ya, wings black plus kartı baya güzel bir kart bence tavsiye ederim.
0
bobinhoo
(27.01.26)
@bobinhoo şubeye telefonla ulaşamıyorum, müşteri hizmetleri bilgi vermiyor, herhangi bir ayrıcalık sağlamıyorlar ücretsiz eft gibi. Anca ek kart çıkartalım, limitinizi artıralım diye arıyorlar. Şubeden bi kere bile memnun ayrılmadım, rezalet bi ortam. Dediğin kartla ilgili bilgim yok. Teb'e aşığım, özellikle yurtdışıyla ilgili çok fazla avantajı var. Infinite kart kullanıyorum ben de, lounge hakkı vs veriyor. Normalde hep teb kullanıyorum da bu hesapları aktaramamıştım bir türlü, bu sefer kararlıyım tası tarağı toplayıp gidicem. İnşallah maaş anlaşması falan yapmazlar da bi daha yolum düşmez.
0
🌸mezzosprite
(27.01.26)
ben denizbank hesabımdan başka bir kişinin denizbank hesabına altın gönderebilmiştim. çok cüzi bir ücret almışlardı.

ama bankalar arası oluyor mu bilmiyorum.

bir şubeye gidip sorabilir veya uygulamad deneyebilirsiniz.
0
santimantal
(27.01.26)
(2)

Whatsapp süreli mesajlarda gelen fotoğraflar?

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba,Whatsapp'ta süreli mesajlarda süre dolunca yazışmalar ve fotoğraflar siliniyor. Fotoğrafların silinmemesi için nasıl bir şey yapabiliriz? Galerimizde kalsa o fotoğraflar.Teşekkürler
Merhaba,

Whatsapp'ta süreli mesajlarda süre dolunca yazışmalar ve fotoğraflar siliniyor. Fotoğrafların silinmemesi için nasıl bir şey yapabiliriz? Galerimizde kalsa o fotoğraflar.

Teşekkürler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(22.01.26)
Tek tek kaydedebilirsiniz galeriye manuel olarak
0
mezzosprite
(22.01.26)
gelen her fotoyu galeriye otomatik kaydetmeyi açın
0
co2s2
(23.01.26)
(4)

Öfke nöbeti geçiren adeta deliren bir çocuğa kendine gelmesi için yüksek sesle bağırmak (anne babalara bir soru)

mahmuttt
SADECE YAŞAYAN ANNE BABALARA SORMAK İSTİYORUM. 2-3 yaş krizi. sütten kesilme aşamasında. çocuk kriz yaşıyor nöbet yaşıyor deliriyor bildiğiniz. Bir arkadaşından ayrıldı mesela sanki sanırsınız etini kesiyorlar öyle bir ağlama kafasını vuruyor etrafa. sinir öfkenin başka bir boyutu. çok istememekle
SADECE YAŞAYAN ANNE BABALARA SORMAK İSTİYORUM.

2-3 yaş krizi. sütten kesilme aşamasında. çocuk kriz yaşıyor nöbet yaşıyor deliriyor bildiğiniz.
Bir arkadaşından ayrıldı mesela sanki sanırsınız etini kesiyorlar öyle bir ağlama kafasını vuruyor etrafa. sinir öfkenin başka bir boyutu.

çok istememekle beraber çocuk o kadar krize giriyor ki,

6.hissim çocuğun yüzüne bakarak böyle sakin sakin durdukça çocuk daha çok öfke nöbeti yaşıyor gibi hissediyorum.

biraz bağırmak kendine gel vs gibi dozunda bir şekilde.

Sizce makul mü?

Babalık hissiyatım biraz sanki böyle sakin durdukça çocuk daha çok deliriyor neredeyse epilepsi krizi geçirecek gibi geliyor çünkü.

Çok teşekkür ederim…
-8
mahmuttt
(15.01.26)
2 yaş annesiyim. hayır hiç makul değil. çocuk zorlanıyor, en sevdiği şeyi kaybetmiş. korkutup sindirmek değil çözüm sakin kalıp ona da sakinleşmeyi öğrenmesi için fırsat vermek.
+1
mezzosprite
(15.01.26)
3 yaş babasiyim bende bağırmak kesinlikle doğru bir yöntem değil, duygularını bastırmayi öğrenecektir bagirirsaniz. Sakinleşmesi için fırsat vermeniz, sakinlestikten sonra durumu açıklamanız gerekli zamanla öğrenecektir. Kriz ani yönetimi için çeşitli videolar mevcut YouTube da
+2
mirty
(15.01.26)
cocuk kendine veya cevreye zarar vermeyecek durumdaysa, birakinda ofkesini yasasin. yatismaya basladiginda ona guven verin. zarari olmayacaksa illa bir aksiyona girmeye gerek yok bence. bazen hicbirsey yapmamak da bir secenek. zaten birkac dakika sora hicbirsey olmamis gibi hayatina devam edecek. ama sorun ciddilesirse bir uzmana gidin.
0
emrahday
(16.01.26)
hayır. ben bırakıyorum, kendi kendine sakinleşiyor sonra neden kızıp öfkelendiğini ve ne yapabileceğimizi falan konuşuyoruz. eskisi gibi yaşamıyoruz artık bu krizleri, çok çok azaldı (yaş 5). ama benimki konuşup kendini ifade edemiyordu, sizin de çocuğun kendine özgü nedenleri vardır.
0
deartheodosia
(16.01.26)
(6)

Neden araştırma görevlisi ilanı sayısı gözle görülür derecede düştü?

lafıolmaz
Eskiden Aralık ayında sosyal ve beşeri bilimlerde pek çok kadro ilanı görürdük. Bu yıl neredeyse hiç açılmadı?Araştırma görevlisi kadrosu kaldırılacak mı, bunun alt yapısı mı hazırlanıyor, yoksa başka bir durum mu var?
Eskiden Aralık ayında sosyal ve beşeri bilimlerde pek çok kadro ilanı görürdük. Bu yıl neredeyse hiç açılmadı?

Araştırma görevlisi kadrosu kaldırılacak mı, bunun alt yapısı mı hazırlanıyor, yoksa başka bir durum mu var?
0
lafıolmaz
(15.01.26)
Devletin kasada para olmaması en potansiyel neden olabilir. Ayrıca Türkiye'de arş gör.ler memurumsu işler yapıyor. Ciddi bir işlevi yok yani. Üniversitedeki herhangi bir memur bölümde görevlendirilir ve aynı işleri yapar.
-3
michael harddd
(15.01.26)
memuriyetle argörlüğün çok alakası yok da kasadaki paranın azlığı bi faktör gerçekten. yök tarafından üniversitelere verilen kadro açma hakkı sayısı az. artık yeni birini almak için kadro çok az açılıyor, genelde yükselme kadroları açılıyor ve onlar da prof ve doçentlere veriliyor öncelikle. üniversiteler ar gör dr ve ar gör doçent dolu. bi de herkesin artık kolayca doçent olabilmesi de doç prof kadrosu ihtiyacını birdenbire arttırdı, eskiden farklı olarak. bunlardan dr öğr üyesi kadrosu açmaya sıra gelmiyor ve ar gör dr.lar ar gör işlerini yürütmeye devam ediyor ve yenilerine çok az ihtiyaç duyuluyor.
0
mezzosprite
(15.01.26)
geçen seçimlerde devletteki ar görlerin önemli kısmı daimi kadro olan 33/a kadrosuna geçti. yani emekli olana kadar ar gör kalabilecekler. bu bir etken.

diğer bir etken, üniversitelerin artık şişmesi. üni sınavına artık daha az öğrenci giriyor, kontenjanlar dolmuyor. uzun vadede bu kadar sayıda üni ve fakülte olmayabilir, birleşme yoluna gidebilirler. 3 yıl kararı mesela bununla ilgili.

vakıf ünilerinde ar görlük kısa süre içerisinde sonlanacak, burslu öğrenci sisteminde geçilecek. devlet ünilerinde ne olacağından emin değilim.
+1
zemberek
(15.01.26)
bütçe +1. sosyal bilimler para etmiyor.
0
klassno
(15.01.26)
Bu arada dünyanın hiçbir yerinde humanities ve sosyal dallarına 2000 usd ye yakın asistan maaşı ödenmez. Türkiye hakketten fırsatlar ve israflar dünyası :).
0
michael harddd
(15.01.26)
Ben nedense çok paraya bağlayamadım. Açılan kadrolar zaten 50d yani geçici, bu ilk seçimde 33a gelmeyeceği anlamına gelmiyor tabii ancak şu hali ile uzun vadeli bir masraf değil. Bununla beraber bahsettiğimiz sayılar cidden fark yaratacak rakamlar değil bence.

Bence de kaliteli içerik üretimi az olduğu için kadroluk bir durum olmuyor. Yayın/proje üretimi olan yerlere kadro veriliyor diğerlerine verilmiyor.
0
eisberg
(16.01.26)
(14)

Çocuk yapma konusunda anlaşamayan çift?

bobinhoo
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyoru
Aliyle Ayşe 2-3 yıl önce evlenmişler, evlenirken Ali çocuk sahibi olmak istemediğini, ilerleyen zamanda da bu fikrinin değişmesinin zor olduğunu söylemiş. Ayşe de 3-5 yıl içinde kesinlikle istemediğini, sonrası için ise emin olamadığın söylemiş.

Neyse evlendikten 1-2 sene sonra detayını tam bilmiyorum ama bazı kontrollerde Ayşe'nin çocuk sahibi olma ihtimalinin düştüğü ortaya çıkmış. Hani doktor çocuk yaptın yaptın bu aralar, sonra yapamazsın bir daha demiş.

Doktor böyle deyince de Ayşe çocuk yapalım yoksa bir daha çocuğum olmayacak falan demeye başlamış ve çiftin arasında problem yaratmaya başlamış bu durum.

Düşündük taşındık bir çıkar yol bulamadık. Ya çocuk yapacaklar ki Ali kesinlikle yanaşmıyor, karım bile olsa başkası istiyor diye fedakarlık yapılabilecek bir konu değil bu diyor ve adam mutsuz olacak. Ya yapmayacaklar, ayşe mutsuz olacak hayatı dar edecek Aliye muhtemelen. Ya da boşanacaklar ama o da Ayşeye çok çözüm olmayabilir, boşandın, yeni birini buldun, evlendin derken süresi dolacak muhtemelen.

Sizce bu işin çıkar yolu var mı?

Yaşlar 35e yakın bu arada.
-2
bobinhoo
(24.12.25)
olay baştan hata. evlenmemeleri gerekirdi çünkü ali başta demiş.

bence çıkar yolu yok. ali iyice korunsun.
+3
jelly bear
(24.12.25)
ayrilsinlar, ayse bu esnada yumurta dondursun.
+10
lemmiwinks
(24.12.25)
kadınlarda 35 sonrası evet doğum şansı normal yöntemle düşüyorda sonrasında tüp bebek gibi çözümler var başarı oranlarıda yüksek şimdiden tedavi başlanırsa vs. bu daha çok kişiselleştirilmiş gibi geldi konu.
ayşenin süresi o kadarda kritik değil boşanmak yeni ilişki için, ayşe baya dezavantajlı şu anda başta kabul etmeyecekti +1
+2
eja
(24.12.25)
Boşansınlar ve ayşe bir an önce kendine uygun birini bulsun. Bu arada yumurtalarını dondursun. yeni bulduğu kişiden çocuk yapabilir. +1

Ben de bi ara kesinlikle çocuk istemiyodum ama dr bana şansın çok azalıyor deseydi hemen çocuk yapardım. çünkü bu şansımın kaybolması beni kahrederdi muhtemelen.
+1
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ilişkilerde çözülebilecek sorunlar var çözülemeyecek sorunlar var, bu durum da çözülemeyecek sorunlara örnek olarak verilir hep. çözülebilecek sorunlar uğraştırıyor da çözülemeyecek sorunlarda yapılacak şey basit, ayrılmak.
bol şanslar diliyorum ayşeye
+1
mezzosprite
(24.12.25)
boşansınlar. ben kesinlikle çocuk istemeyen biriyim. eşim eğer isterse benden ayrılıp dilediği kişiyle yapabilir çünkü en başta bunu söyledim. o da ben de istemiyorum, sen ilerde istersen olur istemezsen yapmayız dedi. şimdi istiyorum derse o zaman benden ayrılıp istediğiyle yapsın.
+3
matilda
(24.12.25)
en mantıklı çözüm ayrılmaları olacak. kadınlarda böyle bir durum var. başta onlarda istemiyor, şimdi düşünmüyorum ilerde belki bakarız diyorlar ama gün sonunda ailelerinin dolduruşuna arkadaşlarının gazına gelip çocuk ısrarına başlıyorlar.
daha da ileri gidip oldu bittiye getirmeye çalışanlar var ali olabildiğince korunsun.
+1
my fault
(24.12.25)
ali burada basiretli tüccar gibi davranmış. şartları söylemiş, duruşu sergilemiş. ayşe ufaktan yan çizmeye başlıyor. ali' ye baştan bu şartlar sunulsaydı ali belki de ayşe' ye baştan yol verecekti.

bence ali ayşeyi seviyor, ayşe aliyi seviyorsa çocuk yapmış olmak için çocuk yapmasınlar. önce ali çüküne hakim olsun. sonra bu duruma iyice hazırlansınlar, bakarsın önce koruyucu aile olurlar, sonra evlat edinirler.
0
galahad reloaded
(24.12.25)
Ali tam bir adam gibi adamdır. Sözünün eri, net, kararlı.
Ayşe ise klasik kadın modunda (hiçbir şeye tam karar veremeyen) yuvarlak konuşan, kaypak bir yaklaşım sergilemiş.
Ali suçlu mu? Evet, suçlu. Uçkurunun peşinden gitmiş, tipik erkek refleksiyle Ayşe'yi ortada bırakmış.
Ama bu karar tamamen Ali'nin vereceği bir şey değildi. Ayşe 30'lu yaşlara gelmiş "çirkinleştim, şişmanladım, evde kalacağım" paniğine kapılmış. O korku baskın çıkınca, yıllardır birlikte olduğu Ali'ye yapışıp kalmış.

Çözüm: Ayrılık
+3
plastic_angel
(24.12.25)
iyi de ali baştan söylemiş çocuk istemediğini. boşanmaları en mantıklı seçenek. ayşe yanlış yapmış. madem çocuk yapmak istiyor, çocuk yapmak istemeyen adamla niçin evlenmiş ki.
+1
abelardo
(24.12.25)
Çevremde 2 arkadaşım evlilik düşünmemesine karşın yumurta dondurdu ya istersem diyerek. Kadınlardaki annelik duygusu 2+2 = 4 gibi çalışmıyor. Zaten meyilli imiş şans düşünce istemiş kadın.

Ali de kendi penceresinden haklı. Adam mantık çerçevesinde düşünüyor.

Çare; boşanma + Ayşe’nin yumurta dondurması. Çocuk ufak bir karar değil, es geçilecek bir karar hiç değil.
+1
cilekli pasta
(24.12.25)
çocuğu herhangi bir ebeveyn istemiyorsa bakım işi daha da zorlaşıyor. ben çocuğum olana kadar dünyanın zorluklarını görmemişim. bir baba olarak gerçekten ebeveynliğin zor olduğunu düşünüyorum ki anne için daha zor bir durum bence.

ayrıca artık tüp tedavisi var. olmaz denilen 45 yaşındaki insanların bile çocuğu oluyor. 35 yaşında baba oldum, 35 yaş çoçuk bakımı için çok zor bir yaş.
boşanmak en mantıklısı bu durumda.
0
mikahakkinen
(24.12.25)
ayşe çocuğu mahmut'tan yaparsa ayşe de mutlu olur, ali de mutlu olur, mahmut da.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(25.12.25)
butun olay cocuk uzerine kurgulanmis. cocugu cikarip aralarindaki iliskiyi ele almak lazim. cocuk fikri olmadan dogal haliyle bu iliski yurur mu, ona bakmak lazim.


insanlar birbirini sevince ilk oncelik olarak birlikte yasamak acisindan degerlendirir, cocuk fikri ikincil durtudur.
-1
musicka
(25.12.25)
(3)

İşte sevmediğim nefret ettiğim kişiye böyle bir tepki verdim; sizce yanlış mı yaptım?

mahmuttt
Ben erkeğim. O da erkek. Herkesin içinde (özellikle de bayanların içinde) bana oynayan sulu espritüel olduğunu sanan bir tip. Yaşça 8-9 yaş benden büyük. Daha ilk tanışmamız sonrası toplu ortamlarda konuşmalarım sonrası Beni çekemediğini çok net hissettim daha ilk tanışmamızdan itibaren.Böyle dur
Ben erkeğim. O da erkek. Herkesin içinde (özellikle de bayanların içinde) bana oynayan sulu espritüel olduğunu sanan bir tip.

Yaşça 8-9 yaş benden büyük. Daha ilk tanışmamız sonrası toplu ortamlarda konuşmalarım sonrası Beni çekemediğini çok net hissettim daha ilk tanışmamızdan itibaren.

Böyle durumlarda durumu önemsememek kişiselleştirmemek politik davranmak dürtüsel davranmamak lazım ama beceremiyorum. İçim dışıma taşıyor.

Çok içimde tutuyorum önceki tavırları, daha önceki yaptığı davranışları.


Bayan meslektaşım da özel aile hayatı ile alakalı birşeyden bahsediyordu. Bu yırtık dondan çıkar gibi geldi konuşmaya anlık spontane dahil olmaya çalıştı.
Sinir oldum. Dikeni lafla çok kısa girişte batırmış bulundum espiriyle karışık ufak ufak laf sokarak. Sonra şakaya vurdum. normale dönüp gayet saygılı normal nezakette davrandım. (mikrosaniyeler içerisinde biraz dürtüsel gelişti)

Stratejik profesyonel iş yönetimi açısından sizce yanlış mı yaptım. Böyle anlarda böyle kişilere karşı nasıl davranmak en doğrusu olur?

Teşekkürs…
0
mahmuttt
(24.12.25)
sevmediğim biri müdahil oluyorsa konuşmaya ben o an ortamdan ayrılıp "bir çay alayım ben bari" diyip gidiyorum. siz de öyle yapın. sizi strese sokan kişi ve olaylardan uzaklaşın. derin bir nefes alın, fevri davranmayın. çok işe yarıyor.
+4
elektr10
(24.12.25)
elektr10 +1

benim de böyle fevri hareketlerim var anlık içgüdüsel gelen. şimdi ben de onu kırmak için iş arkadaşlarımla konuşurken saygı sınırını asla geçmemem gerektiğini, o kişinin benim için her zaman "ayşe" değil "ayşe hanım" olduğunu hatırlatıyorum kendime.
0
Sadece soruyorum
(24.12.25)
ne yaptığınızı anlamadım da işe yarayacak bi yöntem olmamış şakaya vurmak. pasif agresif bir durum oluşmuş
+2
mezzosprite
(24.12.25)
(4)

Kariyer Danışmanlığı Desteği

sndnzr
Merhabalar, amacım suçlama değil fakat gerek yetiştiğim aile gerekse olduğum kişi olmam nedeniyle ne iş görüşmelerinde başarılı olabiliyorum ne de bir üst pozisyona çıkabiliyorum. İnsan yönetimi, mavi yaka yönetimi ve görev verme konularında sıkıntım olduğunu düşünüyorum. Bu problemi çözmek için İz
Merhabalar, amacım suçlama değil fakat gerek yetiştiğim aile gerekse olduğum kişi olmam nedeniyle ne iş görüşmelerinde başarılı olabiliyorum ne de bir üst pozisyona çıkabiliyorum. İnsan yönetimi, mavi yaka yönetimi ve görev verme konularında sıkıntım olduğunu düşünüyorum.

Bu problemi çözmek için İzmir'de psikolojik destek veya danışmanlık desteği alabileceğim kurumlar veya kişiler önerebilir misiniz ? farklı önerileriniz varsa onlara da açığım. Tek başıma halledemediğimi düşünüyorum.
0
sndnzr
(23.12.25)
Yaz bana problemlerini. Mavi yakayla tecrübem var. (Mühendisim)
-2
arbre
(23.12.25)
izmir ticaret odasının bahsettiğiniz konu başlıklarında sık sık eğitimleri oluyor.

ilgilendiğiniz eğitmeni kayıt yaptırmadan önce araştırmanızı öneririm, bazen çok uyduruk firmalarla bazen de gerçekten alanına çok hakim uzmanlarla çalışıyorlar eğitmen olarak. bu tarz eğitimlerde farklı yönetici ve yönetici adaylarıyla da tanışıp fikir alışverişinde bulunabilir, deneyim paylaşabilirsiniz.

mesela aralık ayında varmış size hitap edecek pek çok eğitim;
izto.org.tr

sohbet etmek isterseniz de mesaj atabilirsiniz.
0
Phoebe
(23.12.25)
Yanıtlarınız için teşekkürler, fakat ben daha temel bir problemim olduğunu düşünüyorum. İnsanlara hayır diyememe, sınır koyamama gibi çok temel şeyler. Aşamadığım bu noktaları çözmek için bir yol arıyorum. Bu bütün iş hayatıma yansıyor.
0
🌸sndnzr
(23.12.25)
o zaman siz kariyer danışmanlığı değil normal terapi arıyorsunuz, kariyer diye arayarak seçeneklerinizi daraltmayın
+3
mezzosprite
(23.12.25)
(8)

Bir bebeğin ilk ayakkabıları kaç numara/ cm olur?

Bartebly
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım? Teşekkürler
Yeğenime yürümeye ilk başladığında giymesi için spor ayakkabı alacağım. Kaç numara/cm almalıyım?

Teşekkürler
0
Bartebly
(23.12.25)
illa ilk adım ayakkabısı alayım diyorsanız kaç numara alacağınızı bilmek biraz zor. bebeğin hangi ayda yürümeye başladığına göre değişir. marka kalıpları da biraz farklı oluyor. 18. ay civarı yürümeye başladığını varsayarsak 20-21 numara olabilir.
0
elorelia
(23.12.25)
O değişiyor. Erken alırsanız ellerinde kalma olasılığı çok yüksek. Bana bebek için gelen bisürü hediye zamanı tutmadığı için giyilmeden elimde kaldı. Değişim kartı bile makbule geçmeyebiliyor. Zaten çocuğun hareketli yorucu zamanı gelen hediyeyi al götür doğru bedenle değiştir bu bi mesai. Değişim zamanını geçirdiğim için elimde kalan giysiler de var. İşte dertlerim böyle. Yardımı olursa diye yazdım.
0
benim bir gizli bildiğim var
(23.12.25)
her bebegin yürüme zamanı ve gelişimi farklı. Ve bunlar her bebekte farklı oldugu için ayak numarası da belirsiz oluyor. Bebegin ilk ayakkabısı yürümeye başladıgında magazaya götürülüp ölçülüp öyle alınır . bazı bebekler 15.ayda yürümeye başlıyor 20-21 numara alırsanız o bebege o ayakkabılar çok büyük gelecek. veya 18 ayda yürüdü diyelim. ayak yapısı biraz uzun diyelim 20-21 numara olmayacak 22 olacak.

Yukarıda dedigim gibi, bebek ne zaman yürümeye başladı o zaman götürüp magazadan ölçtürüp o an alın ayakkabısını
0
limonlu eksi
(23.12.25)
Almayın.
Kimin hangi yaşta yürümeye başlayacağı belli olmuyor. O yaşta ayağının kaç numara olacağı da belli olmuyor. Dolayısıyla o zamanın hangi mevsime denk geleceği de belli olmuyor. Zaten yürümeyi ilk öğrenmeye başladıkları zamanlarda ayakkabı yürümelerini zorlaştırıyor.

Heves ettiyseniz 24 numara güzel bir ayakkabı alın, zamanı gelip ayağı o numaraya geldiğinde kullansınlar.
+1
michael_knight
(23.12.25)
benim oğlum 10 aylık yürüdü 19 numara giyiyordu. şimdi 16 aylık 21 numara giyiyor.

ama ayakkabı riskli bence. aynı numara bile farklı markalarda denk gelmiyor deneyerek almak lazım.
0
yenibirgüzelnick
(23.12.25)
Benim oğlum iri bir bebekti 20 numara idi ilkadım ayakkabısı. Numarayı tutturamazsınız ama ilk ayakkabısını almaya heveslendim diyorsanız sokağa çıkan çocuğa yürüsün yürümesin ayakkabı giydiriliyor ayağı üşümesin diye. Vicco’nun bu modelini doktorumuz önermişti. Oğlum da dahil çevremdeki tüm çocukların ilk yürürken giydiği ayakkabı bu model idi. İlk adım olur mu kısmı piyango.

www.vicco.com.tr
0
cilekli pasta
(23.12.25)
biz de çilekli pastanın attığı modeli kullandık ilk adım ayakkabısı olarak ama yürümeye başladıktan bir süre sonra. tek başına 10 adım atmadan ayakkabı alınmaz derler. bir de spor ayakkabı olmaz, yumuşak olacak altı, tek elle kıvırabilmeniz lazım
0
mezzosprite
(23.12.25)
ne zaman yürüyeceği belli değilken önceden alamazsınız. büyük veya küçük gelebilir. ben 9 aylıkken yürümüşüm mesela ama daha geç yürüyenler de var.
0
art cat chocolate
(23.12.25)
(3)

Vefat sonrası şahıs borçları

metal69
Babam vefat edeli 2 ay oldu. Son birkaç haftadır, birisi " Şu kadar borcu vardı " birisi " Bu kadar alacağım " vardı diye benim kulağıma geliyor. Ne yapayım, alacağım var diyenden çek senet mi sorayım, kafam karıştı ve soru işaretleri oluşuyor ister istemez borcu hakikaten var mı yoksa kimi insanlar
Babam vefat edeli 2 ay oldu.

Son birkaç haftadır, birisi " Şu kadar borcu vardı " birisi " Bu kadar alacağım " vardı diye benim kulağıma geliyor. Ne yapayım, alacağım var diyenden çek senet mi sorayım, kafam karıştı ve soru işaretleri oluşuyor ister istemez borcu hakikaten var mı yoksa kimi insanlar fırsatçılık mı yapıyor diye?
0
metal69
(22.12.25)
Başınız sağ olsun, Allah sabır versin. İnsanın kaybı acısı yetmez gibi bir de bunlarla uğraşmak zor.

Anladığım kadarıyla konuya iyi niyetli ve dürüst yaklaşıyorsun. Borç gerçek bir borçsa imkan dahilinde ödemek istiyorsun diye anlıyorum. Ne yazık ki dünya öyle iyi niyetli dürüst kimselerle çevrilmiş değil. Çakalı yamyamı da çok.

Durum dışarıdan yorumlaması zor bir durum. Baba çalışıyor muydu, kendi işi miydi, maaşlı mıydı? Aldığını verdiğini pek bilmiyorsun belli ki.

O yüzden öncelik tabii ki senet, banka havalesi vs gösterebilen ve bunu mantıkla izah edebilenlerde. Babanın maddi durumuna göre bahsedilen borçlar mantıklı mı? Para alınmışsa nereye harcanmış anlaşılabiliyor mu? Elden verdim, havale yok, telefon mesajı yok falan diyenlere “tamam al sana para” demek pek mümkün değil tabii ki. Annen sağ ise belki para alışverişi olanları biliyordur ona bir danışılabilir. Birlikte çalıştığı kardeş, amca, akraba, muhasebeci falan varsa onlara sormakta da yarar var.

Bu adam sizden borç almış. Ne zaman neden almış, aldığını ne yapmış, bunları anlamak lazım. Adam babandan aldığı borcu babana havale yapmış olup onun dekontunu da borç verdim diye gösterebilir. İzini sürmek gerek.

Babadan kalan mal yoksa ve borçlar varsa bir seçenek olarak reddi miras yapmayı da düşünebilirsiniz mirasçılar olarak. Yaparsanız onun 3 ay süresi var onu kaçırmamak gerek.
+5
lazor
(22.12.25)
başınız sağolsun. tanımadığınız kişilerse hiç oralı olmayın, beni annemin vefatından sonra bu şekilde dolandırmaya çalıştılar
+1
mezzosprite
(23.12.25)
bunu meslek edinmiş fırsatçı/dolandırıcılar var. bu borcu en az 2-3 farklı güvenilir kişiden teyit edemiyorsanız görmezden gelin.
0
orpheus
(23.12.25)
(4)

5-6 yaş için balık yağı

dunyatuhaf
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
Arkadaşlar , kız çocuğu balık yapı istiyor sanırım bazen yaşadığı rahatsızlıklar için , sanırım çizgi film kanallarında reklamını falan görmüş veya bir arkadaşı demiştir .
Alalım mı , sağlıklı mı bunlar .
0
dunyatuhaf
(22.12.25)
yani bir kesim ebeveyn 1 yaşından itibaren balık yemediği dönemlerde veriyor, bizim doktorumuz da kendisi söylememişti ama ben sorunca verebilirsin dedi, 2 yaşa doğru sormuştum. bence doktora sorun siz de, rahatsızlıkları da var diyorsunuz burdan aldığınız tavsiye ile ilerlemeyin
0
mezzosprite
(22.12.25)
Balık yagı öyle kafanıza göre bonibon alır gibi alınıp çocuga verilecek bir şey degil. çocuk dogal yolla balık yiyorsa ve Omega-3 içeren gıdalar alıyorsa zaten hiç gerek yok.

Eger çocuk balık eti yemiyorsa tiksiniyorsa doktor tavsiyesiyle alınabilir.
Yine de çogu doktor önermez. eger balık yediremiyorsanız çocuga Ceviz
Chia tohumu yedirin onlarda da omega-3 var derler.
ayrıca reklamlarda gördügünüz ürünler sizi müşteri olarak görür saglıgınız umurlarında degil.
0
limonlu eksi
(22.12.25)
Üretim aşamasına dair videolar var, kaçarsınız kusa kusa.
+1
antihero
(22.12.25)
ben ve kardeşim küçükken aşırı zayıftık. baya çok zayıftık. kilo alalım diye arı sütü poleni vs ve bu balık yağını bize veriyorlardı. zararı oldu mu bilmem ama faydası da olmadı. 21 yaşıma kadar boyuma göre olmam gerekenden hep 10 kilo zayıf oldum hatta bir ara 15 kilo bile...
-1
art cat chocolate
(22.12.25)
(12)

Kişisel gelişim kitapları neden küçümseniyor

egerbiryolcu
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...Neden böyle bir algı var sizceGerçekten içi boş kitaplar mıYüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazan
Hayatı Yeniden Keşfedin adında bir kitap ile ilgili yorumlarda şu ifadeler dikkatimi çekti, kişisel gelişim kitapları gibi değil. İsmine aldanmayın vs...

Neden böyle bir algı var sizce
Gerçekten içi boş kitaplar mı
Yüzeysel veya kendilerini tekrar eden kitaplar olsa dahi insana hiç mi farkındalık kazandırmaz
Siz ne düşünüyorsunuz?
+1
egerbiryolcu
(20.12.25)
Çünkü zırva
Hayat tekdüze yaşanan bir şey değil, herkesin hikayesi farklı. Fakat ortada bir kitap ve tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var. Sanki her insan ve her olay aynı gibi.
Sabah 5'te uyanan zengin oluyordu bu arada, ne oldu o iş?
Zırvalık.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(20.12.25)
Adı üstünde aslında; “kişisel”. O yüzden herkes kendi deneyimini yaşayıp, tecrübe etmeli. O yüzden başkasının deneyimi boş geliyor olabilir.
+1
orient blue
(20.12.25)
Küçümsenmesini mantıksız buluyorum. Kişisel gelişim çok zor bir şey değil. Yazanlar belli başlı bakış açılarını yazıyor. Ona bakarsan her kitapta mantıksız şeyler var. Mesela Harry Potter kitaplarını, filmlerini çok severim ama Dumbledore'un gay olması çok saçma bir şey. Adam 5'te uyanın demişse bu niye zırvalık oluyor.
-4
arbre
(20.12.25)
bu amerikan kültürüyle dünyaya yayılmış bir şey. yok kendinin farkına var, yok başarabilirsin, yok teksin cart curt. ulan bu kadar nepotizmin olduğu yerde her yenilgi sonrası deneyip deneyip boka sararsan intihar edersin. saçma sapan. bu iş, bulanların para kazanma alanı oldu. nerde keriz silkeleyen konferans falan verdi.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
Çoğunlukla genel olmasıdır.

tek fikrin etrafından dolaşan yorumlar var.+1
0
put it in your appropriate place
(20.12.25)
Önerdikleri, akademik bir çalışmanın mı ürünü? Kaç kişi üzerinde hangi bilim adamları bu çalışmayı yapmış, deneklerden kaçı, bu görüşü uygulayıp başarmış da önerilmiş.

Yoksa yazar, böyle bir bilimsel çalışma yerine oturma organından mı istifade edip 'Bir fikrim geldi.' kitabı yazmış?
+1
Mirket
(21.12.25)
cunku zengin/basarili/vs gibi sifatlara giden yolun sirrini kimse sana $10'a alacagin kitapta soylemez.
bu senin kendinin cozmesi gereken, kitaplarda yazmayan birsey.
birazda sansa ihtiyacin var tabii.

ben bu soruyu direk gidip bunu basarmis insanlara da sordum hatta, cevap yok..
siritiyorlar sadece..ha ben olsam ben de soylemem tabii, altin yumurlayan tavuk var elimde, neden keseyim salak miyim? :D
0
cooperr
(21.12.25)
Çünkü popüler oldu.
Popüler olunca iyi para kazandırmaya başladı.
İyi para kazandırınca bütün üçkağıtçılar pastadan pay almak için sinek gibi üşüştü.
Piyasa sahtekarların yazdığı kitaplarla dolunca da doğal olarak küçük görülmeye başlandı. Bu durum, bütün kişisel gelişim kitaplarının uydurma olduğu anlamına gelmiyor tabi ama sapla saman birbirine karıştığı için iyi araştırmak, gösterişli ve özellikle de maddi türden vaadleri olanlardan uzak durmak gerek.
0
mikro patlama
(21.12.25)
“kişisel gelişim” diye etiketlenen kitapların bir kısmının altı gerçekten boş olabiliyor. pozitif düşün her şey düzelir, evrene olumlu mesaj gönderelim geri dönsün, ya da sırf çarpıcı olsun diye söylenen 5’te kalkarsan zengin olursun gibi iddialar falan... bilimsel dayanağı olmayan bu tarz çok fazla kitap var ve o yüzden insanlar ismine bakıp mesafeli duruyor.

ama bir de “kendine yardım” diye ayrı bir kategori var. bunlar bilimsel temeli olan, sağlam kuramlara dayanan ve ruh sağlığı profesyonellerinin terapiye destek olarak sıkça önerdiği kitaplar. hayatı yeniden keşfedin de bu grupta. bilişsel davranışçı yaklaşımın bir dalı olan şema terapi yöntemleriyle çocukluktan beri kurduğumuz ilişkilenme biçimlerini, yaşadıklarımızın bizde oluşturduğu inanç kalıplarını ve bunların bugün ilişkilerimizi, seçimlerimizi ve hayat tarzımızı nasıl etkilediğini fark ettirmeye çalışan bi kitap. “iyi düşün iyi olsun” demiyor, bu kalıplar gerçekten işimize yarıyor mu, yoksa bizi mi sabote ediyor, oraya bakıyor.

ben bu kitabı gerçekten kendini tanımak ve değişmek isteyen herkese çok öneriyorum
+2
mezzosprite
(21.12.25)
Kitaplar, ben bunu yaptım benim kendi hayat tecrübem siz de belki bir fikir edinirsiniz diye satılmıyor. Kişisel Gelişimdeki kişiden kasıt satın alan. Yazar, satın alana diyor ki al ve ksisiel olarak geliş. Benim yolumu da oku belki senin için bir şeyler vardır demiyor.
Kendi bir kişilik deneyemini senin, kitlelerin ilacı olarak Pazarlıyor.
O kitaplardan elde edinelecek bilgi harry Potter dan da elde edilir.
Ha birilerinin işine yarayan bir şey çıkar elbette ama bu o kitapları ne ilaç yapar ne de değerli kılar.
0
kisa
(21.12.25)
@mezzosprite+1
Kendine yardım kategorisindeki kitapları ihtiyacım oldukça okuyorum. Bunlar sürekli okunacak şeyler değil zaten. Yazarları da, birkaçı hariç, sadece alanında bilinen insanlar.
Diğer kişisel gelişim kitapları ise okuyana bir şey katmıyor, sadece yazarını zengin ve ünlü yapıyor.
+1
gnosis
(21.12.25)
kisisel gelisim kitaplarini elestirmek de kisisel gelisim kitaplarinin kendisi kadar moda bence. bazilarinin dusunmeden okumasi gibi bazilari da dusunmeden, hatta hicbir tane bile okumadan, kulaktan dolma bilgilerle elestiriyor. ben burada sonuca bakiyorum. eger bir insan herhangi bir kitabi okuyorsa ve bunun sonucunda etkileniyorsa, dusunceleri, duygulari ve davranislari degisiyorsa o kitap amacina ulasmis demektir. bu kitabin ne oldugu hic onemli degil. dolayisiyla "su gelisim kitabini okudum ve beni etkiledi, mutlu etti, artik daha pozitifim, degistirdi" vs. diyen birine zirva, sacmalik falan diyerek onu aptal yerine koymak vs. daha terbiyesizce geliyor bana.
+1
Sour
(21.12.25)
(3)

Dyson Supurge Alternatifi

14
Arkadaslar anneme (yasli) supurge alacagim. Simdiye kadar hep normal model agir, kablolu supurgeler kullandi ama daha pratik bir sey alayim diyorum. Yani bu soru sarjli dyson mi alayim yoksa baska bir marka mi onerirsiniz sorusu. Butce 20 bin diyelim.
Arkadaslar anneme (yasli) supurge alacagim. Simdiye kadar hep normal model agir, kablolu supurgeler kullandi ama daha pratik bir sey alayim diyorum. Yani bu soru sarjli dyson mi alayim yoksa baska bir marka mi onerirsiniz sorusu. Butce 20 bin diyelim.
0
14
(20.12.25)
Dyson yerine aşağıdakini öneririm:

www.bosch-home.com.tr

Benzer fiyat aralığındaki Dyson modelini test edip beğenmemiştik. Bunu da test ederek aldık, çok memnunuz. 6 aydır bize ana süpürgeyi çok nadir açtırdı.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(20.12.25)
tineco a10 dash. özellikle en hafifini aradık. 1 seneyi geçkin kullanıyoruz. annemde arçelik var çok ağır pişman oldu.
0
mikahakkinen
(20.12.25)
shark hydrovac kullanıyorum ben gayet memnunum. tek başlıkla hem halı hem de halı olmayan yüzeyleri ıslak siliyor, kendi kendini de temizliyor sayılır. youtube'da videosu vardı galiba bakıp karar verebilirsiniz. çok titiz birini tek başına memnun etmez çünkü halı süpürme performansı çok iyi değil ama çok kötü de değil; bi de köşelere çok giremiyor tek başlık olduğu için. koltuk altlarına da çok az giriyor. ama benim gibi büyük temizliğe enerjisi olmayan ama toz da olmasın tek seferde hem silip hem süpürmüş olayım diyen biri için baya tatmin edici oldu.
+1
mezzosprite
(21.12.25)
(13)

Almanya seyahati için sağlık sigortası?

Buddrick
Kamu personeliyim. Yeşil pasaportum var. Ocak'ta 10 günlüğüne Almanya'ya gideceğim. Bunun için sağlık/seyahat sigortası yaptırmam gerekiyor mu? Nasıl yapılıyor?
Kamu personeliyim. Yeşil pasaportum var. Ocak'ta 10 günlüğüne Almanya'ya gideceğim. Bunun için sağlık/seyahat sigortası yaptırmam gerekiyor mu? Nasıl yapılıyor?
0
Buddrick
(09.12.25)
sağlık sigortası yaptırmanız gerekmiyor. yurt dışı çıkış harcını ödemeniz yeterli.
0
wilhelmwasmuss
(09.12.25)
Nasıl yapılacağını biliyor musunuz peki?
0
🌸Buddrick
(09.12.25)
Seyahat sağlık sigortası normal sigorta. Acenteden, bankaların site veya uygulamalarından yaptırabilirsiniz. Yurtdışı çıkış harcı da hem online (edevletten vardı yönlendirme) hem de havaalanında makinalardan alınabiliyor.
0
klassno
(09.12.25)
normal herhangi bir sigorta şirketinden, sigorta poliçesi alır gibi. yurt dışı sağlık seyahat sigorta poliçesi.
0
wilhelmwasmuss
(09.12.25)
Bankanızın mobil uygulamasında seyahat sağlık sigortası diye aratın. İş mobilde var, ziraatte var.

Mutlaka yaptırın. Ucuz bir şey ve, insanları milyonlarca lira masraftan kurtardığına iki kez şahit olmuşluğum var.
+1
Mirket
(09.12.25)
Sigorta zorunlu değil. Her bankada var. Çıkıcağınız tarihleri göre yapılıyor. Hepiyi sigortada kampanya oluyor, ben en son oradan yaptırdım.
0
mikahakkinen
(09.12.25)
bu zamana kadar hepiyi sigorta, allianz ve generaliden aldım. hiç kullanmadım ama yanınızda bulunması bence gayet mantıklı bir durum.
0
kornisch
(09.12.25)
Gerekmiyor ama cüzi bir fiyatı olduğundan, olası aksi bir duruma karşı yaptırmanızı öneririm.
0
lil siztah
(09.12.25)
Şart değil ancak kendin için olması seni korur Bir kaza hastalık vs olursa büyük masrafödemeni engelleyebilir. Bütük meblalar değil
Nasıl yaptırayım dersen herhangi bir acenteden seyahat sigortası yaptırmak istiyorum dersen bilgilerini alıp sana belgeleri hemen verirler
0
basond
(10.12.25)
at11 alabiliyor musunuz bilmiyorum ama bi bakın isterseniz, sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanırsınız acil bir durumda
0
mezzosprite
(10.12.25)
1 ay önce yeşil pasaportla almanya'ya giden eşimin babasına sınırda sigorta sordular ve yoktu. odaya çektiler, gecenin 2sinde biz buradan sigorta yaptırdık güç bela. o sebeple mutlaka yaptırın, banka uygulamanızdan iki dakkada halledersiniz.
0
awlmi
(10.12.25)
Normalde vize başvurusunda sigorta soruluyor. Sizin vizenin olmadığından sınırda sorulabilir. Zorunlu da olabilir, teyit etmekte fayda var.
Bu arada yaptırmak her türlü tavsiye edilir. Uçaktan inerken ayağınız burkulsa kat kat fazlasını ödemek zorunda kalırsınız.
0
burfak
(10.12.25)
Sağlık sigortasını kendiniz için yaptırın.

Allah korusun dünyanın bin türlü hali var, çok pahalı bir şey de değil.

Artık banka uygulamalarından bile yapılıyor.

Hangi bankayla çalışıyorsanız, o bankanın uygulamasından seyahat sağlık sigortasını seçin.

Almanya olduğu için AB ülkeleri'ni işaretleyin.

Sigorta kapsamının seyahatinizden bir gün önce başlaması lazım, döndükten bir gün sonra da bitmesi lazım.
+2
anten
(10.12.25)
(12)

Annemizin ölecek olması gerçeği hakkında

dedeminhirkasi
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
Ondan önce ölmediğimiz takdirde bunun gerçekleşecek olması ve bu süreci görme durumu benim içimi daraltıyor. Düşünüyorum cenazesi, esyalari, anilari ve kocaman bir boşluk. Sevgisi, özlemi… Bunla nasıl mücadele edilir ki. Yine ağladım bak düşününce ben iyi değilim abi Allah Allah
0
dedeminhirkasi
(05.12.25)
Çok bilmişlik gibi olmasın ama annemin bir gün ölecek olması değil mutsuz ölecek olması beni mahvediyor.
+3
sekizdokuzon
(05.12.25)
böyle düşünmek acı veriyor ama ben ölürse annemin rahatlayacağını düşünüyorum artık. geçim sıkıntısı, anksiyete, geçmişinde yaşadıkları vs. derken çok yıprandı. evlatları olarak biz de ona hiçbir şekilde rahatlık sunamadık maalesef. bize salladığı zaman hiç gocunmuyorum, o kadar şeyden sonra bunları talep etmek en doğal hakkı ama ben yapamadım işte yani ne yapayım, bir şey becerdim de görmezden mi geldim ihmal mi ettim? hiçbir şeyim yok. üstüne "hayırsız evlat" olmanın artık kökleşmiş ağrısı var. "kendini salarsan daha da kötü olur, sen iyi ol ki başkalarına faydan olsun" diyorum filan ama yok abi.

annem inançlı bir insan. öldüğünde rahata ereceğini düşünüyor. ben de o ölürse en azından artık hayal kırıklığına uğratmam diye düşünüyorum. bu tabii ki "ölsün" demek değil, ben sağlıkla daha nice yıllar görmesini ve hatta ona daha da güzel bir gelecek sunabilmeyi çok istiyorum ama yok işte olmuyor.

eskiden ben de annemin öldüğünü düşününce perişan olurdum. benden önce ölürse zaten yine olacağım, hiç şüphem yok. "öldü rahatladı" deyip hayatıma devam edebileceğimi sanmıyorum. boşluğu hiçbir zaman dolmayacak, muhtemelen bugüne kadar yaşadığım hayat tümüyle boşmuş ve artık yeni ve çok daha zor bir döneme başlıyormuşum gibi gelecek...

ama evet itiraf etmem gerekirse ben en azından "rahata erdi" diyebileceğim. öyle bir "iyi tarafından bakma" diyelim. ilişkimiz o kadar bozuldu ki artık karşılıklı birbirimizi intiharla tehdit etmeye başladık. napiyim amk benden bi bok olmadı işte gidip kendimi assam, gözden uzak kalsam yine üzüleceksin. e böyle yaşıyorum okumadın paran yok şöyle böyle napiyim 150 bin maaş mı talep edeyim, vermiyolar işte.
+1
der meister
(05.12.25)
o yüzden güzel anılar biriktirmeye bakın anneniz ile...
+1
sweetoffice
(05.12.25)
beni hiçbir şey delirtmezse bu acı delirtir gibi geliyor bazen.
sadece 3 saniye düşünsem bunu ağlamaya başlıyorum.
tek çocuğum ben ve mükemmel bi anne babaya sahibim ama anneme daha çok düşkünüm. babama da bir şey olmasını asla istemem de hele anneme bir şey olacak olması fikri mahvediyor beni. oyuncu falan olsam sırf bunu düşünerek her sahnede ağlayabilirdim işi çok kolaylaştırırdım. canım gidiyor annem ölecek diye.
onsuz nasıl yaşarım bilmiyorum hayatım bomboş olur.
0
matilda
(05.12.25)
olmamis olaylar hakkinda uzulmuyoruz. yoksa yasamin dinamikleri tokat gibi vuruyor boyle. duygusal, arabesk, melankolik takilmak bizi geri atmak disinda biseye yaramiyor. bunu idrak ettigimden beridir sadece ileri bakiyorum. ha bir yakinim olurse hayvan gibi uzulecegim, aglayacagim; ama o vakit bu vakit degil.
+4
buenosdias
(05.12.25)
evlat acısı gibi büyük bir acı yok. umarım herkes sırasıyla vefat eder.
0
gercekdunya
(05.12.25)
mücadele etmiyoruz, kabulleniyoruz. gözden yaş kalpten sızı eksik olmuyor. hayat işte. acısıyşa tatlısıyla derler ya acı kısmını tatmış oluyorsunuz.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(05.12.25)
Benim de en büyük korkumdu ve maalesef başıma geldi. Tek tesellim iyi bir ilişkimizin olması, onu çok sevdiğimi bilmesi, onu isteyerek asla kırmamış üzmemiş olmam. En çok canımı yakan şey (ölmüş olması dışında) öldüğü gün onu aramamış olmam. Ölüme çare yok. İyi yaşamak, pişman olacağımız şeyler yapmamak lazım
0
mezzosprite
(05.12.25)
Kanserin son evresinde doktorlar artık eve götürün huzur içinde ölsün dedikten sonra ve ölmeden birkaç gün önce, Artık konuşamaz ve genelde bilinç kapalıyken tek kolunu kullanamaz, tek ayağını sürür vaziyette, kalkıp, öbür odadan battaniye alıp sürükleyerek getirip yatağın başucundaki koltukta uyuyakalmış oğlunu örten ve bu son kalkıştan üç gün sonrada ölen kadın.
Uzun yıllar geçti ve ben hala aklıma geldikçe ağlarım.
Üç oğula vakfedilmiş hayatında ona daha fazla zaman ayırmamanın, onu güzel yaşatamamanın ezikliğini hep yaşıyorum.
Burada erkek anasına tavırlı gelin duyuruları görünce hep içim sızlar.
Mekanı cennet olsun.
+3
Mirket
(05.12.25)
Bir arkadaşım zamanında bununla ilgili çok güzel bir söz aktarmıştı. İnsanın içinde 100 tane mum yanar, 99 tanesi söner ama bir tanesi hep yanmaya devam eder diye. Evet insan bütün ölümlere zamanla alışıyor, zamanla cenaze görevlisine dönüyorsun hatta. Ama şu acı gerçek baki: giden geri gelmiyor ve bazen o kişilerin hayatta olduğu günler aklına geldikçe delirecek gibi oluyorsun. Bir gün biz de öleceğiz mesela.

Ölümlerinden önce annemin de babamın da çok hayır duasını aldım. Bazı şeyler elinde değil ama sevdiklerini kaybetmeden önce onlarla vaktini nasıl geçirdiğin ve onlara nasıl davrandığın da çok önemli.
0
trixi
(05.12.25)
yıkayıp toprağa veriyor, yarım saat sonra lahmacunla ayran gömüyorsunuz, endişelenecek bir şey yok.
-4
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
ölecek olmasından ziyade gün yüzü görmeden yani aslında yaşamadan ölecek olması gerçeği çok üzüyor beni bazen.

ne bileyim deniz görmeden, ankara dışında bir ile gitmeden, bir oh demeden yaşamak ve ölmek... boşa geçmiş bi ömür cidden.
0
elorelia
(05.12.25)
(6)

Ramazan Bayramında Amerika?

elektr10
ABD vizemi ikinci kez yeniledim ama hayatımda hiç gitmedim. İlk giden biri için NYC olmazsa olmaz mıdır? 1 hafta yeterli midir burası için? Bir de uçak biletleri aşağı yukarı ne kadar oluyor? THY için aktarmasız atıyorum 750 dolara görürsem hiç düşünmeden alayım mı? Ya da otel için gecelik iki kişi
ABD vizemi ikinci kez yeniledim ama hayatımda hiç gitmedim. İlk giden biri için NYC olmazsa olmaz mıdır? 1 hafta yeterli midir burası için?

Bir de uçak biletleri aşağı yukarı ne kadar oluyor? THY için aktarmasız atıyorum 750 dolara görürsem hiç düşünmeden alayım mı? Ya da otel için gecelik iki kişi 150 dolar makul müdür?

Tecrübeli arkadaşlar yardımcı olursa çok sevinirim.
0
elektr10
(05.12.25)
Nyc olmazsa olur, zaten bu mevsimde soğuk olur. Florida iyi olur bu mevsimde ya da güney kıyılarında başka yerler de olur. Fiyatları.bi süre takip edin ama gidiş dönüş 750 dolar iyi bence sanki o kadar ucuz denk gelmez gibi. Otel fiyatlarını bilmiyorum. Kalabileceğiniz max süre neyse o kadar kalın gitmişken
0
mezzosprite
(05.12.25)
bu çok genel bi soru ya uçak bileti sezona ve havalimanına göre değişir keza otel de. gecelik 60 dolara motel de var 150 dolara 3 yıldızlı otel de ama hangi şehirde?

benim tavsiyem öncelikle kalınabilecek asgari süre neyse o tarihe plan yapılması min 10 gün. sonrasında nereyi görmek isterim diye bakmak. doğu yakası mı batı yakası mı yoksa las vegas ve çevresi mi ya da grand canyon yellowstone gibi milli parklar mı.
0
bay b
(05.12.25)
hava durumuna bakin, kisin ny cok soğuk oluyor, hava erken kararıyor. bahar da gelmenizi tavsiye ederim
0
oscar
(05.12.25)
Genelde duyurudakilerle gezi konularında ters düşünürüm ve yine öyle oldu: bence nyc mutlaka görülmeli. gerçekten kozmopolit olan kaç tane mega şehir var ki dünyada. londra, tokyo, şangay ve nyc mutlaka görülmeli. art deco’nun başkenti; kapitalizm tarihinin mekansallaşmış halini görmek etkileyici bence. Mart sonu fena olmaz. Yalnız iyi bir bütçe lazım; hostel yaşını geçtiyseniz gecelik 200 tutar. Yemekler pahalı. Eğer çok ucuza kapatmak istiyorsanız daha sonra para biriktirip gelmenizi öneririm. Restoranlar, müzeler, ve şovlar da bu deneyimin bir parçası çünkü. Bu arada evimi airbnb gibi kullanmayı da planlıyorum, bana yazarsanız size yardımcı olmaya çalışırım.

Bu arada bunlar da dursun burada:
www.eksiduyuru.com
0
eileengray
(05.12.25)
NYC icin benim onerim de ilkbahar olur, mart erken bence.
ilkbaharda cok guzel, sonbahar da iyidir. kisin ve yazin gidilmez diyorum.
0
cooperr
(05.12.25)
NYC olmazsa olmaz. İlk giden kesinlikle NYC yapmalı.
Mart soğuk oluyor. Ama gidilir mi gidilir. ny her zaman güzel.
Mart ayı uçak biletlerinin uygun olduğu dönem. Bayramda thy'nin fiyatı artabilir ancak aktarmalı giderseniz 400-450 dolara çok rahat bulursunuz.
Manhattanda kalma fantaziniz yoksa haber verin otobüsle 15dk mesafede, NJ'de otel önereyim.
0
artci sarsinti
(06.12.25)
(13)

Duyurularıma cevap verilmemesi hakkında?

mikahakkinen
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1616517/almanya-sehirlerini-ve-bolgelerini-anlatan-kaynak-onerisiKonu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
Mesela bunun gibi cevap alamayıp sildiğim 10 duyuru vardır. www.eksiduyuru.com

Konu hakkında bilgisi olan olmadığından mı?
Sevilmeyen duyurucu olduğum için mi?
Cevapsız bir duyuru olduğu için mi?
-3
mikahakkinen
(05.12.25)
Abi bunlar çok spesifik konular değil mi normal yani fazla cevap gelmemesi, benim Almanya bilgim BundesLiga ve Hitler'le sınırlı ama sorduğun soruyla ilgim olsa kesin cevaplardım.
+9
kizil karga
(05.12.25)
bilgim yok + sevmiyorum. bilseydim söylemeyebilirdim.
-3
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.12.25)
Bilmiyoruz:) Bazen de araştırmak zor geliyor olabilir.
Benim de cevapsız kalan duyurularım var. Beni kimse sevecek ya da sevmeyecek kadar tanımıyor burada.
+1
gnosis
(05.12.25)
duyuru her gün kontrol ediyorum, küçük & büyük demeden elimden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyorum. bilgim olsa kesin yazarım.

bu durum benim de dikkatimi çekti, ben de yaşıyorum. eskiden daha önce sorulmuş ve cevaplanmış sorular için "aramaya inanın" vs yazarlardı veya link atarlardı. belki de bu nedenledir.
+2
MtKrt
(05.12.25)
Ben bilmediğim soruya cevsp yazmıyorum. Bazen tahminim olsa bile yanlış yönlendirmemek için yazmadığım da oluyo.
+2
Sadece soruyorum
(05.12.25)
hocam ben gördüm bu duyurunu. almanya hatta uzmanlık alanım ama senin istediğin bilgiye ben sahip değilim maalesef. ondan cevaplayamadım mesela. sevilmeme durumu değil bence. benim de bazı duyurularım cevaplanamıyor çok niş olduğu için.
+1
elektr10
(05.12.25)
herkesin bileceği bir şey sormamışsın. sen de bilmiyorsun mesela bak biri sorsa cevap veremeyecekmişsin :D tavsiyem, cevap bulamadığın soruları AI a sorarak çözümle. hatta ilk oraya bile sorabilirsin. hepimizden çok şey biliyor kerata.
+5
neira
(05.12.25)
ilişki konuları hariç burada kafa yorulan tutan pek başlık yok. o yüzden gayet normal.
-1
Başka
(05.12.25)
spesifik bir soru sormuşsun bilen çıkmamış gayet normal. bilsek yazardık.

ama bazen kullanıcılarda şunu görüyorum basit bir google araması yapmak yerine buraya yazıyorlar. onlara bilerek cevap vermiyorum
+3
gercekdunya
(05.12.25)
spesifik bir konu, net bilgisi olan dışında kimse cevaplayamaz. almanya'nın şehirleriyle ilgili bilgi/tavsiye sorsan tatile giden, yaşayan birileri fikirlerini yazabilir. sen doğrudan kaynak sormuşsun, hem de almanya'yı bilenlere sormuşsun. kaynağı sağdan soldan duymuş olup almanya hakkında fikri olmayanları da dışarıda bırakmışsın. o yüzden cevapsız kalmış.

sevmeyip de cevap vermeyen de çıkar elbet ama asıl sebebinin bu olduğunu sanmıyorum.
+2
kibritsuyu
(05.12.25)
Bilmiyorum
+1
mezzosprite
(05.12.25)
Bak nasıl veriyoruz
+1
gabe h coud
(05.12.25)
sizin sorunuzu gördüm ama açıkçası zaten benim yapacağım araştırmayı siz yapmışsınızdır diye cevap vermemiştim. küfürbaz veya sık sık hakaret eden birisi olmadığınız sürece sizi niye sevmesin ki insanlar? sizi o kadar tanımıyoruz bile :)

Aklıma gelmişken mesela siz tanışmak istediğiniz insanlar sorusuna beni de yazmıştınız ama öyle bir cevaptı ki acaba ironi mi diye düşünmekten kendimi alamamıştım. sizin mantıkla beni sevmiyorsunuz sanırım diye düşünmem mi gerekiyor? :)
+2
eileengray
(06.12.25)
(2)

Sosyal psikoloji, öz güven, etkili iletişim ile ilgili kitap önerisi

egerbiryolcu
Özellikle pratik yapabileceğim tarzda kitap önerileriniz olur mu?Yani bir nevi taktik kitabı gibi.Uygulamalı. Bu konularda çok fazla kitap kaynak var ama içerikler çok benzer olabiliyor. Veya şu kitabı okudum farkındalığım arttı bakış açım değişti dediğiniz.
Özellikle pratik yapabileceğim tarzda kitap önerileriniz olur mu?
Yani bir nevi taktik kitabı gibi.Uygulamalı. Bu konularda çok fazla kitap kaynak var ama içerikler çok benzer olabiliyor. Veya şu kitabı okudum farkındalığım arttı bakış açım değişti dediğiniz.
0
egerbiryolcu
(04.12.25)
Olsun. Meraklıyım zaten iyi kitapları da not etmek isterim. Teşekkürler.
@cosmicstring
+1
🌸egerbiryolcu
(04.12.25)
Özgüveni keşfedin - melanie fennell
+1
mezzosprite
(04.12.25)
(14)

Cenazelerin hızlı bir şekilde defnedilmesi olayi

dedeminhirkasi
Sebebi nedir kiMesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
Sebebi nedir ki
Mesela sabaha karşı ölüyor ikindi defnediliyor. Ulan bi dur hele adam gerçekten ôldu mu kaldı mı acelen ne ?
0
dedeminhirkasi
(04.12.25)
cenaze bekletilmez diye bir gelenek, bir inanış var.

annem perşembe öğlen öldü cumartesi öğlen defnettik. babam pazarı pazartesiye bağlayan gece öldü, salı defnettik. şehir dışından cenazeye gelmek isteyenler de yetişebilsin diye. bana da dediler bekletilmez, bir an önce defnetmek icap eder diye. dedim yeğenleri gelmek ister, ertesi gün olsun ne olacak.

gerçekten ölmeyip ne olacak? doktor muayene edip rapor veriyor öldü diye.
0
kibritsuyu
(04.12.25)
The Premature Burial'ı mı okudun? Adger Allen Poe'nun en büyük kabusu. Adamda resmen canlı canlı gömülme korkusu varmış. Gerçi o dönemde öyle hataların yapıldığı söylenir.
0
Mirket
(04.12.25)
Abi bence süper bir olay çünkü hemen gömmek zorunda olmasak ölen kişinin verdiği ızdırap katlanarak artıyor ama gömünce "gömdük gitti" deyip daha çabuk iyileşme topralanma sürecine giriyorsun, gözden ırak olan gönülden de bi şekilde ırak oluyor bu şekilde. Ha sabah ölen kişi de ikindiye kadar ölmediğini ispat edemiyorsa ona da yapacak bir şey yok, sorry.
+2
kizil karga
(04.12.25)
bekletmemek daha iyi cenaze için de yakınları için de. çünkü bir an önce defin işleminin tamamlanması gerekiyor manevi olarak. şehir dışından yakınlar gelecekse bir gün sonra defin uygundur bence.

bu arada anadoluda cenaze üzerine bıçak koyma adeti vardır duymuşsunuzdur. bunun nedeni mefta bir şekilde hayattaysa nefes alıyorsa ya da hareket ediyorsa o bıçak üzerinden düşsün diye tespit için konuyor aslında.
0
exlibris
(04.12.25)
arkadaşların söylediğine ek olarak eğer ekstra bir işlem yapılmayacaksa cenaze her ne kadar morgda da beklese zamanla bozulan bir şey. bu tip nahoş etkileri de minimize edebilir.

ayrıca, soruyu tersten sorarsak, bir sebep yoksa neden beklesin ki?
+2
eisberg
(04.12.25)
yahudilikte dini bir olay. biri öldügü vakit ruhun bedeni terk ettigine ve defin gerceklesene kadar arada kaldigina inaniliyor. bu arada kalmislik da ruha cok rahatsizlik verdigi icin 24 saatten önce gömmeye calisiliyor. eger cenazenin parcalari tam degilse, tüm vücut parcalari toplanmaya calisiliyor bu sebeple. bu 24 saatte cenaze asla tek birakilmiyor, 7/24 biri basinda bekliyor ve tehillim'den psalm'lar okunuyor.

müslümanlikta da muhtemelen böyle bir nedeni olacagini düsünüyorum. size sormali.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(04.12.25)
Benim de canımı sıkan bir durum. Defnedilene kadar azap çeker dedi dindar büyüklerim, alelacele defnettik. Daha uzun vedalaşabilmek isterdim
0
mezzosprite
(04.12.25)
Dinen de uygun olan defni geciktirmemektir. Genel uygulama bu yönde.
Ama kalp krizi geçirerek öldüğü düşünülenler için 3 gün beklemek gerek.
Yeniden kendine gelenler dahi var .
0
diyecevaplandı
(05.12.25)
İslam dininde sebebi:

“Cenazeyi çabuklaştırın; eğer (ölen) hayırlı ise, onu hayra kavuşturmuş olursunuz. Şayet kötü biri ise, omuzlarınızdan bir an önce kurtulmuş olursunuz.”
(Buhârî, Cenâiz 51; Müslim, Cenâiz)
0
suicides underground
(05.12.25)
Uç bir örnek vermek istiyorum. İnsanın bir uzvu koptu diyelim. Karşınıza koyup izlemek mi daha iyi hissettirir. Yoksa onu bir an önce gömmek ve iyileşme sürecine başlamak mı?

İnsan ölüm/kayıp sonrası kaybettiği kişiyi o "araftaki" haliyle görmek istemez. Bu bir belirsizliktir ve kaygı doğurur. Hele ki ölümse bizim de evrensel ölüm kaygımızı da tetikleyebilir.

Ölüme ya da ölüm hastalığına kaçınılmaz şekilde bulaşmış kişiden en yakınımız dahi olsa içten içe bir an önce kurtulmak ve normalleşme sürecine girmek isteriz. Bu istemsiz bir psikolojik tepki bence.

Bunun sebebi temelde bence biraz ölüm kaygısıyla, acıyla yüzleşmekten kaçınmak, bir nevi psikolojik savunma mekanizması ve bir an önce normalleşme isteği diye düşünüyorum.

İnsanların sevgiliden ayrılınca tüm eşyalarını iade etmesi, bir aile üyesi yıllardır yaşanılan evde vefat edince taşınmak gibi gibi örnekler hep bununla ilgili.

Ölüm, ölümcül hastalık bunlar hepsi yüzleşmesi zor ama evrensel doğal süreçler.

Hemen gömme/defin adetinin İçgüdüsel ve evrimsel olduğu da kesin. Hayvanlarda bile benzer davranışlar var. (Karınca, tilki, kurt vb)

Bunun sebepleri; Ölen üyenin kokmasından duyulan rahatsızlık, öleni yemle benzeterek saklama gömme iç güdüsü, hastalıktan kaçınma iç güdüsü vb de canlılarda otomatik olarak bir an önce gömme iç güdüsü geliştirtiyor.

Son bir neden de Geçmişte soğutma imkânlarının olmaması

Tarihin büyük bölümünde:

Morg yoktu,

Soğutma sistemleri yoktu.

Doğal bir şekilde Dini tarihsel gelenekler toplum kültürü de bu çerçevede gelişti.

Özetle düşüncem bu şekilde.

Sorunun cevabıyla ilgilenen pek çok disiplin var: Antropoloji, arkeoloji, evrimsel psikoloji, din bilimleri, tıp/adli tıp, sosyoloji, tarih gibi gibi

bu disiplinlerin hepsinin ayrı ayrı cevapları doğru ve birleştirince toplam cevap olarak düşünülebilir özetle.
+1
psmstc
(05.12.25)
Kalender bir doktorla tanışmıştım bir cenaze evinde, çok güzel anlatmıştı bu mevzuyu.

Demişti ki cenaze törenleri kalanlar içindir. Gidenin zaten bir mevzusu kalmıyor dünyayla.

Cenazenin hızlı olup bitmesi de kalanları bir an önce normal hayatlarına döndürebilmek için. Aslında bu konudaki gelenekler binlerce yılda oturmuş. Sebepsiz görünen çoğu şeyin mantıklı sebepleri var.

Cenaze beklediğinde yakınları için rahatsız edici bir hale dönüşebilir öncelikle. Koku, bozulma vs. Bu zaten zor olan kaybı daha da zorlaştırır.

İkincisi yapılabilecek hiçbir şey kalmamış. Hasta vefat etmiş. Bir an önce o kişiyi normal rutinine döndürmek lazım. Bekledikçe kafasında kuruyor da kuruyor. Aslında arafta kalan biraz da yakınları oluyor.

O yüzden hemen gömüyorlar ki, normal hayatına devam etsin.

7 gün her akşam buluşup dua okutmanın bile aslında arkasındaki mantık cenaze evindekiler yalnız kalmasın. Kalabalıkla uğraşsın, özellikle ilk bir hafta akşamları tek başına acısıyla başbaşa kalmasın diye.

Bu eleştirilir ama yemek yaptırmak, helva kavurtmak aslında bunlar tamamen cenaze yakınının kafasını meşgu edebilmek için. Günlük rutinler stresi azaltır, psikolojik bir durumdur bu. Mesela helvayı özellikle cenaze yakınlarına kavurturlar.

Babam vefat etmeden önce araba bakıyordum biraz birikmişim vardı. Cenazeden 2 gün sonra eniştem beni araba bakmaya götürdü zorla, kafa boşaltmak için. Başta biraz ayıp buldum ama sonra iyi geldi. En azından o yas ortamından kontrollü bir şekilde uzaklaşıyorsun.

Yas tutmak sağlıklı, ama uzatmak sağlıksız. Toplumlar, kültürler bir şekilde kendi içlerinde ideal ritueller oluşturmuşlar bu süreyi sağlıklı bir seviyede tutmak için.
+4
anten
(05.12.25)
Evde ölümde doktor gelinceye kadar ölü katılığı oluşuyor. Birinin ölüp ölmediğini siz de anlarsınız. O yüzden kimseyi canlı gömeceklerini sanmıyorum. 50 kişiyi aynı anda muayene ederken arada birinin canlı olduğunu fark etmeyebilir belki. Onun dışında pek mümkün değil.
+1
gnosis
(05.12.25)
Şafilerde hemen gömülür. Biz de yakını dostu beklenir. Hristiyanlıkla özel törenle uzun süreçte gömülür. Bizim gibi sıcak iklimli ve islami toplumlarda hemen gömmek istenilir. Dini ve çevresel sebepler.
0
mikahakkinen
(05.12.25)
bir arkadaşta demiş aynısını yahudi geleneğidir. tıpki sünnet, kara çarşaf ve bıyıksız sakal bırakmak gibi.

birde aslında ortadoğu sıcak olduğu için bozulmasın diye hızlıca gömerler. mesela arabistanda gece gündüz farketmez.
+1
gercekdunya
(05.12.25)
(14)

Evli arkadaşlara soru

nundu
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı? Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya ev
Kısaca: Evlendikten hemen sonra eşinizle aynı evde yaşamaya başladınız mı?

Uzun soru: Yaklaşık 10 gün önce evlendik eşimle. İkimiz de farklı şehirlerde doktor olarak çalıştığımız için en az birkaç ay birlikte yaşayamayacağız. Benim arkadaş grubumda bu çok normal bir şey, tanıdığım pek çok çift ya evlenir evlenmez ya da evliliklerinin ilk yıllarında benzer durum yaşadılar meslekten dolayı. Ama arkadaş grubum dışında özellikle yaşı büyük kişiler bu durumu tahayyül edemiyorlar ve niye şimdi evlendiniz o zaman diye hayrete düşüyorlar. İnsanların ne dediğini önemsemiyorum da toplumda bu olay çok nadir de benim arkadaş çevrem mi istisna onu merak ettim.
0
nundu
(03.12.25)
Kendi evliliğimde aynı evde yaşamaya başladık ama ablam evlendikten 1,5 sene sonra aynı evde şartları gereği yaşamaya başladılar.
0
mirty
(03.12.25)
öncelikle umarım bir yastıkta kocarsınız, mutlu bir eviniz aileniz olur.

sorunuza gelince, çok büyük çoğunlukla evlenince, hatta evlenmeden önce birlikte yaşamaya başlıyor karı kocalar. ama eş durumunda tayin talebi sebebiyle bir kaç ay birlikte yaşayamayan bir dolu insan var. hatta sırf bu yüzden resmi nikahı önceden yapanlar da var. özellikle memurlar arasında çok yaygın. kafanıza takmayın. siz kendi dalganıza bakın.
+4
co2s2
(03.12.25)
evlenmeden önce başladık. evlilik kararını aldığımızda 3 yıldır beraber yaşıyorduk.
0
awlmi
(03.12.25)
evlenmeden 10 sene önce falan beraber yaşamaya başladık :d

bir arkadaşım eşinin zorunlu görevinden dolayı 1 sene sonra falan ancak taşınabildi. ;

bence normal bir şey bu arada, siz anlatınca hiç garipsemedim. ha "evlendik ama karşı taraf evimize taşınmıyor ailesiyle yaşıyor, şunu bahane ediyor gelmiyor bla bla" tarzı bir şey olsaydı çok garip gelirdi.
+1
nolmus yani
(03.12.25)
Gayet normal. Çünkü sizin bir de tayin süreçleriniz olacak ve bu süreçlerde evli olmanız işinizi kolaylaştıracak. Ayrıca kim ne derse desin toplum baskısı hala var. Küçük bir şehirde falan doktorluk yapacaksanız mesela, birbirinizin yanına gidip gelmek kalmak çok daha rahat olur evliyken.
Biz ayrı ülkelerdeydik vize bekledik.
0
megalomaniac
(03.12.25)
evlenmeden once birlikte yasamaya basladik. 4 yil kadar falan beraber yasadik. eger evlendikten sonra birlikte yasamayan varsa yadirgamam, beni ilgilendirmez. fakat bence birlikte yasama ve evlilik birbirinden ayrilmali. ciftler oncelikle birlikte yasayarak birbirlerini tanimali, evlilige isinmali. ana baba veya bekarlik donemi evinden cikip direkt evlenmek sorunlara neden olabilir. cunku birlikte yasadiginda her seyi goruyorsunuz, cift olarak zorluklarla basa cikmayi ogreniyorsunuz vs.
0
Sour
(03.12.25)
Biz evlenmeden önce dört sene beraber yaşadık.

Ama şartlar uymasaydi evlenip ayrı takılıp sonra aynı eve de geçebilirdik. Bence normal. Ayrıca kimseyi ilgilendirmez. Öğretmenler de bildiğim kadarı ile böyle yapıyor. O kadar nadir olduğunu sanmıyorum. Millet boş boş konusmayi seviyor sadece. On kere de benzer şeyi duymuş olsa. Aaaaa oyle olur mu olmaz der. He bile demekle ugrasilmaz.
0
a perfect lie
(03.12.25)
Anadolu’da bir ilçede öğretim görevlisi olarak çalışıyordum; iki myo yan yanaydık, yani yaklaşık 50 civarı hoca vardı. Bunlardan 30’u evliyse, 25’i eşiyle ayrı şehirlerde yaşıyordu; iş durumları sebebiyle. Eşi yanında olan tuhafımıza gidiyordu :) Ayrıca çoğu sizin gibi bir bir noktada birleşebilecek durumda değildi. Mesela birinin kadrosu Antalya’da, diğerinin Rize’de ve nakil imkanları yok.

Şunu da ekliyim: gözlemlediğim kadarıyla genelde kadınların bulunduğu yerde ev kuruluyor, görüşme base’i orası oluyor, erkekler apartta veya ev arkadaşıyla falan kalıyordu.
0
lil siztah
(03.12.25)
Dediğim gibi insanların ne dediğini kafaya taktığımdan sormadım ya, he he diyip geçiyorum onlara. Eş durumu yapabilmek için bile evli olmak gerekiyor zaten mantıken ve dediğim gibi kendi arkadaş grubum hep bunları yaşadı. Atıyorum önümüzdeki mart nisan gibi evlensek de olurdu ama zaten evlenmeye karar vermişiz yani boşuna beklemek saçma geldi ve arkadaşların da dediği gibi birbirimizin yanına gidip gelmek evliyken daha kolay :d
-1
🌸nundu
(03.12.25)
evliliğin kesin tanımları yok ki böyle. kültürel kabullere göre yorum yapıyorlar. koşullara göre 2 yıl sonra da birlikte yaşamaya başlayabilirsiniz. sizin evliliğiniz, sizin kararınız. bir ömür mutluluklar <3
0
deartheodosia
(03.12.25)
memur kesimi genelde bu şekilde evlilik hayatına başlıyor. o yüzden kafana takacak bir durum yok. mutluluklar dilerim.
0
gercekdunya
(03.12.25)
biz evlendiğimiz gün birlikte yaşamaya başladık. genelde tayin gibi zorunlu sebeplerle memur çiftlerde çok olur bu durum ve herkes bunu bilir normal karşılar aslında. mart nisan gibi evlensek de olurdu demişsiniz sizinki zorunluluk değil de keyfi gibi göründüğü için mi garipsendi acaba. nakil tayin gibi zorunlu bir durum yoksa henüz beraber yaşanamayacak bir durum içindeyken nasıl olsa evleneceğiz diye erken nikah yapmak bana göre de mantıklı ve gerekli değil mesela. size göre nasıl uygunsa öyledir
0
dfn4
(03.12.25)
Evlenmeden önce birlikte yaşıyorduk biz de. Ama sizin yaptığınız çok olağan. Biçok yerde de olur. Eskiden de olurdu böyle şeyler adam evlenip ertesi gün askere giderdi, göreve giderdi filan. Sizin yaşı büyükler böyle bi işgüzarlık yapmaya karar vermiş. Aile büyükleri zaten hep o öyle olmaz demek için bişey bulur. Siz bildiğinizden devam edin. Mutluluklar.
0
benim bir gizli bildiğim var
(03.12.25)
6 senedir evliyiz, evlerimiz hala ayrı. iş nedeniyle bizim de.
0
mezzosprite
(03.12.25)
(13)

Akıbetini merak ettiğiniz son insan

sekizdokuzon
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?Teşekkürler.
2012 yılında tanıştığım bir kadın arkadaş saçlarını Filistin'e barış gelene kadar uzatma kararı almıştı. En son o yılda saçları kalçasına kadar gelmişti, şimdi ne yapıyor diye merak ediyorum.

Sizin böyle yıllar önce tanıdığınız ve gidişatını merak ettiğiniz kimler var?

Teşekkürler.
+1
sekizdokuzon
(02.12.25)
İnternet Mahir'i merak ediyorum.
+1
kizil karga
(02.12.25)
Universiteyi Hacettepe de okumuştum. Bilkent ten Odtü den arkadaşlarım vardı sözlukten sağdan soldan tanistigim. Yurttan çok samimi olmadigim ama tatlı insanlar vardi. (Yurdumuz karmaydi ve çoğunluğu araştırma gorevlisi yüksek lisans ogrencisi eğlenceli tiplerdi, benim yaşım kucuktu biraz onlara gore, ama çok eglenceli idi) sonuçta yıllarca her gün gördüğüm insanlardi. Birden kayboldular gibi oldu
o zamanlar WhatsApp yoktu. Messenger vardı :( sosyal medya hesabım da pek yoktu, izini kaybettigim bir cok arkadaşlarım var. Soyadlarını hatirlayamiyorum. Hatirladiklarimdan da bulamadiklarim var. Düşünüyorum yani ara ara nerde ne oldular diye.
0
a perfect lie
(02.12.25)
Yıllaaaar yıllar evvel Relief nickini kullanan bir duyuru kullanıcısı kız vardı. İntihara meyilli bir yapısı vardı. Ben o yıllarda puzzle halısı mı, 2000 parça puzzle mı, bir şey satacaktım. Hafızam çok karışık. Şunu hatırlıyorum, miami ink’i izleyip kendi kendine dövme yapmaya karar vermişti. Neyse, işte bir anda bıraktı duyuruyu. Merak ederim yıllardır akıbetini. Kendine bir zarar vermemiştir umarım…
0
yadigar
(02.12.25)
camlicagazoz nickli duyuru kullanıcısı
+2
mezzosprite
(03.12.25)
ilkokul ve lisede beraber okuduğum, ayrıca meslektaşım olan 2 kişinin kariyerlerine baktım. helal olsun dedim. tipleri de kariyerleri de güzel maşallah.
0
rain when i die
(03.12.25)
Der meister. Öldü mü yaşıyor mu?
0
luluki
(03.12.25)
"tüm hayatın boyunca değersiz bir yığına dönüşeceksin" diyen joker liseliyi merak ediyorum.
0
summerjam0306
(03.12.25)
eksisozluk.com sözlükte böyle bir yazar vardı, onu okumayı seviyordum. Acaba nerelerde ne yapıyor.
0
liberal
(03.12.25)
1 saat önce önüme düştü mahir, napıyo diye baktım takılıyor galiba.

5-6 ay önceki röportajı : www.instagram.com
+1
brkylmz
(03.12.25)
üniversitedeyken (2009 mezunuyum) karşı dairemizde de üç öğrenci kalıyordu. bir tanesi kafayı definecilikle bozmuş, gibi dizisindeki şadan abi gibi geveze bir gaziantepli çocuktu. köyleri zeugma antik kentinin olduğu köy ya da komşu köyü mü ne öyle bir şeydi. 365 gün 24 saat define işleri konuşan bir tipti. define arama çalışmalarından falan bahsedip devamlı surette kafa açardı.

bir gün ansızın, ev arkadaşlarına benim acil antep'e gitmem lazım hadi görüşürüz diyip memleketine gitmiş, giydiği donlar, bilgisayarı, kişisel eşyaları vs her şeyi bırakıp gitmiş, bir daha haber alabilen olmadı kendisinden.

arkadaşları epey bir süre bekledi, elemanın daha da dönmeyeceğine kanaat getirince bilgisayarını falan satmışlardı.

gerçekten define bulup parayı mı vurdu? yoksa define davasına illegal kişiler tarafından öldürüldü mü? akıbetini merak ediyorum.
0
wilhelmwasmuss
(03.12.25)
Ya bir ara sözlükte de çok gündem olan bir site vardı. Sayılardan falan oluşuyordu yanlış hatırlamıyorsam. Bir elemanın günlüğü gibi bir şeydi. Sümer miydi adı neydi ya

O arkadaş nerede ne yapıyor çok merak ediyorum.
0
cay koy geliyorum
(03.12.25)
Eski iş arkadaşım.

Çok özledim onu, umarım çok mutludur.
0
rock n roll
(03.12.25)
İlk okul 2 ya da 4.sınıfta adı Hanım olan zayıf, sessiz, içine kapanık bir arkadaşım vardı. Öğretmenimiz bit kontrolünü sınıfta yaşı büyük, bitten anlayan (anladığını sanan) bir sınıf arkadaşımızla yapıyordu. Bu sınıf arkadaşımız da Hanım'ın saçındaki kepeklere bu bit deyince öğretmenimiz Hanım'ın annesini çağırıp kızı eve gönderdi. O günden sonra herkes Hanım'ı bitli diye zorbalamaya başladı. Sonra okul tatil olunca bir daha ses seda çıkmadı Hanım'dan. Hatırladıkça haline üzülüyor, şimdi nerede ne yaptığını çok merak ediyorum.
+1
Amaranta ursula
(03.12.25)
(5)

üst komşuyu uyarmak

asap raki
2 hafta önce bir eve taşındım. üst komşu aşırı sesli konuşuyor. yani hepsini naklen duyuyorum akşamları. evi satın aldığım için gelir gelmez milletle papaz olmak istemiyorum. bunları nasıl uyarayım? kapılarına gidip biraz sessiz olun mu demeli, ses yaptıklarında tavana mı vurmalı ne yapmalı?
2 hafta önce bir eve taşındım. üst komşu aşırı sesli konuşuyor. yani hepsini naklen duyuyorum akşamları. evi satın aldığım için gelir gelmez milletle papaz olmak istemiyorum. bunları nasıl uyarayım? kapılarına gidip biraz sessiz olun mu demeli, ses yaptıklarında tavana mı vurmalı ne yapmalı?
0
asap raki
(02.12.25)
herkesin haklı olduğu bir durum, siz evinizde sessiz sakin oturma hakkına sahipsiniz onlar da alışkın oldukları şekilde yaşama hakkına. belki siz biraz daha haklı olabilirsiniz gerçi ama fark etmez çünkü yapılabilecek çok bi şey yok. "biraz sessiz olun" iyi bi cümle değil bence. tavana vurmak zaten son derece agresif ve itici. iyi ihtimalle ciddiye almazlar, kötü ihtimalle inatlaşırlar. iyi bi saatte bi tabak ikramlık bi şey ya da küçük bi hediye götürüp "merhaba ben asap raki yeni taşındım alt kata, yaa binanın yalıtımı baya kötü olmuş, çok ses geliyor, rica etsem en azından şu günler şu saatler arasında biraz daha dikkat etmeniz mümkün olur mu" gibi konuşmak işe yarayabilir, onlar da makul insanlarsa dikkat ederler. baktınız höt zöt konuşuyorlar, o zaman zaten papaz olmak dışında bi seçenek yok, en azından siz elinizden geleni yapmış oldunuz. yalıtım falan yaptırmayı düşünebilirsiniz ondan sonra.
0
mezzosprite
(02.12.25)
önce üst katta nasıl biri oturuyor onu öğrenmek lazım bence. apartmanda karşılaştığın kişilerle tanışıp laflayıp belki denk getirebilirsin. hiç bilmediğin birinin kapısına ne şekilde gidersen git hep soru işareti. kişiyi bilmeden kapıya gitme işi bence sıkıntılı.
+2
ucurulmamak umidiyle
(02.12.25)
uyarmayın. bununla yaşamayı öğrenin.

benim kapıma gelseniz 'kardeşim ortak alanda değil, evimin içinde konuşuyorum, sesimin tonu bu' der gönderirim geriye.
0
galahad reloaded
(03.12.25)
çok ses yaptıklarında bende sesli konuşuyorum(normal telefonda konuşken, onlara yönelik bir bağırma değil) susuyorlar
0
eja
(03.12.25)
Karşılaştığında konuşmaları ile ilgili muhabbet aç. Mesela noldu o doblo işi adam hala indirim yapmıyor mu gibi.
+1
ground
(03.12.25)
(2)

5.5 yaş çocuk için pasaport, anne babalar

deartheodosia
pasaport yenileme yapacağız, 6 ay geçerliliği kalmıştı. 1. harç bedeli ödemek gerekiyor mu, 18 yaş altı öğrencilere gerekmiyor gibi bi şey gördüm ama anaokulunda bu bebe? defter ücreti her halükarda ödenecek.2. verilen pasaport süresi neye göre belirleniyor, bir önceki başvurumda yalnızca 2 yıllık p
pasaport yenileme yapacağız, 6 ay geçerliliği kalmıştı.
1. harç bedeli ödemek gerekiyor mu, 18 yaş altı öğrencilere gerekmiyor gibi bi şey gördüm ama anaokulunda bu bebe? defter ücreti her halükarda ödenecek.
2. verilen pasaport süresi neye göre belirleniyor, bir önceki başvurumda yalnızca 2 yıllık pasaport verilmişti 10 yıl yerine (yaş 2-3 bi şeydi). memur karşısında talep edebiliyor muyuz şu kadar yıl olsun gibi?

yakın zamanda pasaport alan varsa bilgi paylaşabilir mi? teşekkürler.
0
deartheodosia
(02.12.25)
1. e-devletten öğrenci belgesi alabiliyorsanız harç ödemiyorsunuz
2. maksimum 5 yıl diye biliyorum ben de, başvuru sırasında seçiyorsunuz
+1
mezzosprite
(02.12.25)
Benim oğlum mebe bağlı özel bir anaokulunda. E devletten çıkardığımız öğrenci belgesi ile sadece defter bedelini yatırıp 5 yıllık pasaportunu çıkarttık. Nüfus müdürlüğü de sisteminden kontrol ediyor öğrenci olup olmadığını. Anaokulunun kapısında MEB e bağlı olduğunu belirten bir ibare varsa sorun olmaz ama gündüz kreşi falan gibi bir yerse, kreş aile sosyal hizmetler bakanlığına bağlıysa galiba olmuyor. 18 yaş altına 5 yıllık veriliyor sadece.
+1
760 gr
(03.12.25)
(1)

nutrigenetik beslenme ve diyet listesi

duyurukullanıcısı
bu konu ile ilgili bilgi alabileceğim bir yer var mı? soru cevap vs şeklinde belki
bu konu ile ilgili bilgi alabileceğim bir yer var mı? soru cevap vs şeklinde belki
0
duyurukullanıcısı
(18.11.25)
chatgpt
0
mezzosprite
(18.11.25)
(3)

YL Tez dönemi icin tablet

dusunemedim
Soyle makale okumalik, kalemle not almalik uygun fiyatli bir tablet oneriniz var mi?YL Tez dönemine ait genel onerileriniz varsa da paylasabilirsiniz, sizin bastan sona ne kadar surmustu mesela?
Soyle makale okumalik, kalemle not almalik uygun fiyatli bir tablet oneriniz var mi?


YL Tez dönemine ait genel onerileriniz varsa da paylasabilirsiniz, sizin bastan sona ne kadar surmustu mesela?
0
dusunemedim
(17.11.25)
uste ismi gecen tabletlere baktim bu fiyatlar gercek mi? ipad alin bunlarla ugrasmayin.
0
yuz kiloluk bir zenci
(18.11.25)
Samsung'un da kalemli tabletleri var. Daha önce de yazdım. Işıklı kullanacaksanız kindle da göz yoruyor. Amaç pdf okumaksa uygun bir mainstream tableti alın geçin. Ben android tabletleri depolama yönünden de daha kullanışlı buluyorum. Her şeyim apple, alışığım derseniz ipad alın.
0
gnosis
(18.11.25)
illaki tablet olsun bilgisayarım ayrı demiyorsanız lenovo yoga öneririm. hem laptop, hem de ekran arkaya 360 derece kıvrılıp tablet gibi oluyor. dokunmatik ekran ve kalemi de var, çok işlevsel. ben çok keyifle kullandım tez döneminde de.
0
mezzosprite
(18.11.25)
(4)

Eski duyuruma update

euteamo
Selamlar,Eski duyurularımda bahsettiğim arkadaşla buluştum size de update vermek istedim. Hahatimdaki en absürt date ti :-) haklıymışsınız. Akşam boyunca eski sevgililerinden bahsetti. Bana ne ve neden anlattı hiç anlamadım. Aşırı saçma bi akşamdı vaktime yazık oldu valla. Sizi de bilgilendireyim is
Selamlar,

Eski duyurularımda bahsettiğim arkadaşla buluştum size de update vermek istedim. Hahatimdaki en absürt date ti :-) haklıymışsınız. Akşam boyunca eski sevgililerinden bahsetti. Bana ne ve neden anlattı hiç anlamadım. Aşırı saçma bi akşamdı vaktime yazık oldu valla. Sizi de bilgilendireyim istedim :-)
+6
euteamo
(17.11.25)
Oh, uyuyabilirim o zaman.
😁 Geçmiş olsun
0
kisa
(17.11.25)
Bizi update ettiğin için teşekkürler ben cidden sonucu merak ediyordum, o kaddar yazdık
0
grimavi
(17.11.25)
Geçmiş olsun. İyileşeceksin.🩺💔💝❤️
0
gabe h coud
(18.11.25)
ay geçmiş olsun sevindim sorunun çözülmesine :)
0
mezzosprite
(18.11.25)
(5)

Sütün bir türlü kesilmememesi.

Mirket
Sirke, limon, yoğurt kombini bile yaptım. Hala tık yok. Nedir, Niyedir, Bir çare bulun. Bir kazan süt ziyan olmak üzere.
Sirke, limon, yoğurt kombini bile yaptım. Hala tık yok. Nedir, Niyedir, Bir çare bulun. Bir kazan süt ziyan olmak üzere.
0
Mirket
(17.11.25)
Sütün sıcaklığı nasıl? Oda sıcaklığında duruyorsa biraz ısıtın, 42-45C civarına çıkarın, bir de öyle bakın.
0
kobuzchu kiz
(17.11.25)
Kaynama noktasındayken, sirke veya limon suyu veya yoğurdu koyunca iki dakikada kesilip yeşil suyunun ve tortunun ayrışması lazım. Kaynarken hepsini birden ve fazla fazla koydum. Birşey olmadı.
Şimdi soğumaya bıraktım. Tekrar kaynatıp bir daha deneyeceğim. Daha asidiktir diye beyaz sirke de koyacağım bu kez.
0
🌸Mirket
(17.11.25)
sanirim hayvana verilen antibiyotik vs süte geçmekte,

biraz kaynatin lora doner heral.
0
designer
(17.11.25)
bazen böyle oluyor ya kesilmeyince kesilmiyor maalesef. bence artık içinde herhangi bir besin değeri de kalmamıştır kaynamaktan, o yüzden çöp.. beyaz sirkeyi gıdada kullanmak önerilmiyor diye biliyorum bi de
0
mezzosprite
(18.11.25)
bizimkiler sütçüden süt alınca süt kesilmezse iade ediyolar hatta sütçü ile kavga ediyolardı ne ilaç koydun da bu süt böyle bozuk ve kesilmiyo diye. kesilmeyen sütü kullanmayın ve atın.
0
Sadece soruyorum
(19.11.25)
(6)

Vize istemeyen bir ülkede Christmas Market var mı?

winston insani
MerhabalarChristmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
Merhabalar

Christmas Market konseptini ilk defa duydum ama hep vize isteyen ülkelerde kuruluyor galiba, vize istemeyen bir ülkede de oluyor mu bu tarz bir etkinlik?

Belki uygun bir bilet bulup kaçabiliriz aralık ayında diye sormak istedim.
0
winston insani
(17.11.25)
Gürcistan'da var ama biraz geç oluyor bakarsınız tarihlerine. Vize istemeyen doğu Avrupa ülkelerinde de var diye biliyorum
0
mezzosprite
(17.11.25)
Belgrad, Tiflis, Batum aklıma gelen şehirler. Buralarda kuruluyordur diye düşünüyorum. Ama bu ülkeler ortodoks olduğu için yapmıyor ya da farklı tarihlerde yapıyor olabilirler. Gidenler daha doğru yazabilirler.
0
elektr10
(17.11.25)
Christmas market Turkiye'de bile olduguna gore Schengen'e dahil olmayan Avrupa ulkelerinde de vardir diye tahmin ediyorum.
+1
Sour
(17.11.25)
Hayır. Vizesiz ülkelerden hiçbirinde aradığınız gibi bir Christmas Markt yok.




(Cevap vermekle uğraşmazlar ama beni haksız çıkarmak için birisi uğraşıp yazar şimdi doğrusunu :)
0
michael_knight
(17.11.25)
vize ile christmas market arasinda neden bir baglanti kuruyoruz anlamasi guc.
musluman ulkeyse yoktur, degilse vardir.
-9
cooperr
(17.11.25)
Tiktok’ta @hahangunn adlı hesap “vizesiz gidebileceğiniz en iyi 5 Christmas market “ diye bir post paylaşmış. Karşıma çıkınca sana yazmak istedim.

Link vermiyorum çünkü tiktok linki verince kullanıcı adım görünüyor.
0
michael_knight
(19.11.25)
(3)

ölen kişi banka hesapları

invaderbrain
ölen bir kişinin hangi bankalarda hesap bilgilerini veraset ilamı ile nasıl elde edebiliriz? Tek tek bankalara gidip mi soruşturacağız yoksa Türkiye Bankalar Birliği bu konuda genel bir döküm verebilir mi?
ölen bir kişinin hangi bankalarda hesap bilgilerini veraset ilamı ile nasıl elde edebiliriz? Tek tek bankalara gidip mi soruşturacağız yoksa Türkiye Bankalar Birliği bu konuda genel bir döküm verebilir mi?
0
invaderbrain
(17.11.25)
edevletinizde görünür, "murise ait banka hesap bilgileri" gibi hatırlıyorum modül adını. Hangi bankalarda hesabının olduğu görünüyor, içerik bilgisi ve işlemler için şubelere gidiyorsunuz tek tek
+1
mezzosprite
(17.11.25)
başınız sağolsun.

www.turkiye.gov.tr

kendi e-devlet şifrenizle bu linke girip veraset ilamı bilgileriyle muris olarak sorgulayabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(17.11.25)
Başınız sağolsun,
Sigorta şirketlerinden de sorgulama yapınız. Genel bir sorgulama için türkiye sigorta birliğine yazıp tüm şirkletlere sorgu iletmesini isteyebilirsiniz. Ya da tüm şirketlerin mail adreslerine tek tek talpte bulunabilirsiniz.
0
erty_ksk
(17.11.25)
(12)

Kişisel Sınır İhlali

parcaliham
Gece gece aklıma takıldı.10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişme
Gece gece aklıma takıldı.

10 kişinin 2-3 hafta kaldığı yurtdışında bir yerdeyim. Bu kişiler birbirini tanımıyordu. Neyse, pazar günü ortak yemek yapmak durumunda kaldık. Ben erkek kişisiyim. Mutfaktaki tezgahta 3 kişi yemek yapmaya çalışırken ben de tezgahın hemen üstündeki baharatlık bölümüne erişmem gerekiyordu. Bir süre bekledim. Sırtı dönük çalışan üç kişi vardı önümde, araya sıkışıp baharatlığa uzandım. O sırada 'bir sn' falan dedim ve elimle bana çarpmamaları için kendisini trans birey olarak tanımlayan erkek kişisinin omzuna hafifçe dokundum.

Benim temasımla birlikte hemen kendisini geriye attı ve garip bir şekilde titredi. Ona döndüm, özür diledim. İyi misin? dedim. İyiyim, kusura bakma gibi bişey dedi. Ben de çok uzatmadan baharatımı aldım, ayrıldım. Herkes mutfakta yemek yerken bu arkadaşımız salona geçti ve tek başına salondaki koltukta bir süre oturdu. Biraz yalnız kalmak istiyorum dedi yanındaki kişiye. Ben de giderken uzaktan iyi geceler diledim. O da iyi geceler dedi ve çıkıp gittim ortak alandan.

Aklıma takıldı. Dokunarak sınırını mı ihlal etmiş oldum? Hata bende mi? Gidip konuşayım mı yoksa olayı büyütmeyeyim mi?
0
parcaliham
(17.11.25)
hic bulaşma
+4
oscar
(17.11.25)
Trans diyorsunuz, büyüdüğü/yaşadığı yere göre değişir elbette ama geçmişinde fiziksel şiddetle karşılaşmış olma ihtimali yüksek. Tepkisinin ardında bir travma olabilir. Neden öyle tepki verdiğini kesinlikle sorgulamadan, fazla büyütmeden kısaca tekrar özür dileyip bundan sonra daha dikkatli olacağınızı söyleyebilirsiniz bence.
+2
kobuzchu kiz
(17.11.25)
konuşursan büyüyecek gibi.
+2
antihero
(17.11.25)
kişisel geçmişi nedeniyle tetiklenmiştir +1
"Bulaşma" diyenlere bakmayın, onlara göre 'anaakım olmayan insan=arıza' ve duyguları önemsiz. Buna takıldığınıza göre siz öyle değilsiniz. Uygun bi zamanda konuşun bence, "seni rahatsız ettiğimi hissettim, niyetim bu değildi düşünemedim özür dilerim" gibi sade bi şekilde
Edit: Özür dilemişsiniz gerçi zaten. Bu durumda çekimserliği devam etmezse bi şey yapmaya gerek yok bence. Devam ederse konuşulabilir "bi sorun varmış gibi hissediyorum, bu da beni üzüyor" gibi
+1
mezzosprite
(17.11.25)
Erkek kişisiyim ve temastan hiç hoşlanmam

Erkek kadın farketmiyor

Sınır ihlalini geçmiş, temas etmişsiniz. Sınır ihlali, yakınlaşmada başlar.

Bence kendinizi şu aşamada açıklamanız daha da kötü bir duruma sokabilir durumu.

- ben erkeğim kadınlar hoşlanıyorum derseniz, net şekilde karşınızdakini tercihine göre yargılamak olur.

- özür dilerim derseniz, net şekilde 2.kez olması dikkat çeker ve ilgi uyandırır.

Suyu bulandırmayın, iletişim kurulursa özür dileyerek ve niyetinizi açıklayarak anlatın. Şahsen ben 'kız arkadaşıma da anlattım ve o da sizden tekrar özür dilemem gerektiğini söyledi. Bu fısatı bulabildiğim için sevindim, yakında evleneceğimiz için herkesin güzel dilekleri ve iyi bakışlı kalpleri bizim için önemli' gibisinden birşey derdim ki red flag olduğum anlaşılsın.
-4
baldan kaymak
(17.11.25)
hiç bulaşma. belliki sorunlu bir kişilik. Geçmişte kafasındaki bir şey tetiklenmiştir. yaptıgınız hareketin olumsuz hiç bir tarafı yok. üstüne üstlük özür de dilemişsiniz.
siz işinize bakın
0
limonlu eksi
(17.11.25)
uyarı seslenme amaçlı omuza dokunmak ihlal anlamına gelmez.
-1
ground
(17.11.25)
tam bir drama queen, uzak dur diyaloğa girme.

yemek yapılan ve dip dibe olan bir ortamda bir insanın omzuna nazikçe dokunmak rahatsız etmez. etse de tepkisi bu olmaz. bu tavırlar kurban rölüne bürünüp alttan alttan ilgi bekleyen birine işaret ediyor.
-1
orpheus
(17.11.25)
bir şey yapmanıza gerek yok bence de, zaten o anda özür dilemişsiniz ve bilerek özellikle yaptığınız bir şey değil, konuşursanız o kişinin bunu yeniden düşünmesi ve olayı tekrar yaşamasına neden olabilirsiniz gibime geldi. bence eşelemeye gerek yok, o kişi travması varsa bile bunu kendi kendine düşünerek ego savunma mekanizmalarını harekete geçirerek atlatacaktır.
0
Sadece soruyorum
(17.11.25)
bu kadar hassas olmaya gerek varmı gerçekten. salla gitsin. kendi travması ile yaşasın.
0
gercekdunya
(17.11.25)
Genel olarak bir şey yapmamaya ve onun davranışlarını gözlemlemeye karar verdim.

Açıkçası 'bana izinsiz dokundu' cümlesiyle karşılaşacağım diye çekindim. Ayrıca travmasını tetiklediysem de üzülürüm yani.
0
🌸parcaliham
(17.11.25)
"temas yakınlaşmada başlar." yorumunu gordukten sonra 40 yasina kadar sansa yasamisiz diyorum. :D sanki ortadogu degil isvec'te yasiyoruz.

yaw salla gitsin, "herkesi mutlu edemezsin, cunku pizza degilsin"
0
cooperr
(17.11.25)
(16)

Makinede çamaşır kurutma olayını sevmedim. Siz?

santimantal
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.Arçelik'ten bir model aldım.Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan ken
Çamaşırın tüyünü, havını, tiftiğini falan temizlemesi hoşuma gitmişti.
Arçelik'ten bir model aldım.
Fakat makine elbiseleri o kadar sürtündürüyor ki elbise makineden âdeta mıncıklanmış olarak çıkıyor.
Oysa ki yıkanan çamaşır havada kuruyunca böyle bir tezelenir, yenilenir, onarılır... Giyince insan kendini iyi hisseder.
Fakat ben makinede kuruyan çamaşırları katlarken bile rahatsız oldum. Sanki hiç yıkanmamış gibi atletler, nevresimler, kotlar.
Bıraktım kurutmayı.
Evin içinde tele asıyorum, kışın bile bir günde kuruyor, mis gibi katlayıp kaldırıyorum, giyerken de yenilenmiş gibi.

Bu arada, eskiyen ama hâlen ömrü olan tüm giysilerimin belli yerleri yıprandı ve yırtıldı. Kıyafetlerin ömrünü de kısaltıyor.

Sizde durum nedir? Seviyor musunuz? Sizin kıyafetleriniz de mıncıklanmış gibi oluyor mu?
0
santimantal
(16.11.25)
Kumaş ömrü açısından zararlı olması bir yana, bana da gereksiz geliyor. Çamaşır kurutacak fiziksel yerin olmamasını da çok anlamıyorum mesela, 3 m2 yer olmaması için japonya misali küplerde yaşamak lazım.

Evcil hayvan tüyü konusundaki başarısını deneyimlemedim, belki ondan muzdarip olsam anlamlı gelebilirdi.
0
Bruce
(16.11.25)
Çok özür dileyerek kaynak yapmak istiyorum. Ben hala çamaşır makinesi alamadım. Kurutmasız ve otomatik deterjan ayarsız çamaşır makinesi arayışım sürmektedir. Üzerime marka ve model atın, lütfen.
0
gnosis
(16.11.25)
Kışın evde kurutunca koku oluyor bazı çamaşırlarda. İkinci olarak, havlular sertleşiyor. Sadece bu ikisi için bile kullanışlı bir alet.
Benimki kurutmalı çamaşır makinesi. Tüy konusunda pek yardımcı olmuyor, lastikte kalıyor tüyler. Birkaç kıyafetim de çekti. Bir daha atmadım kurutucuya.
Arçelik tabii ki. Tövbeliyim, bir daha almam; ki evdeki tüm beyaz eşyalar Arçelik.
+1
auroraaurora
(16.11.25)
Valla ben severek kullanıyorum. Kurutma benim için her zaman bir çileydi. Kurutma makinasıyla yurtta kalırken üniversitede tanıştım. Sabah bakıyorum kıyafetler kirli, öğleden sonra arkadaşlarla buluşacağız. Şak yıkama, şak kurutma, sonra giy çık. Rüya gibi gelmişti. Sonra kendi evime de aldım gerçi ev tipi makinalar daha uzun sürede kurutuyor ama yine de güzel. Özellikle şu kış aylarında nevresimler için çok iyi.

Çamaşırların daha hızlı eskiyor olması doğrudur, bir şey diyemiyorum ancak yıllar boyunca zaten hep kurutmaya uygun kıyafetler aldım. Artık çok da öyle gibi gelmiyor. Bir de ben aksine daha temiz hissediyorum kurutmada kuruyan çamaşırı ama konunun bu yönü tamamen kişisel zevk heralde. İki türlü de dramatik bir fark olmasa gerek.

İhtiyaç hissetmiyorsanız kullanmayın bence.
+2
akhenaten
(16.11.25)
ben çok memnunum. giysilerimin ömrünün de azaldığını düşünmüyorum. lg kullanıyrum ve kırış kırış değil, neredeyse yarı ütülü gibi geliyor tüm giysilerim. o yüzden baya memnunum bi sorunum yok.
0
tchuck
(16.11.25)
kışın nevresim ve çarşaf kurutmak çile. ayrıca evin içinde kurutunca rutubet yapıyor ev kokuyor. bir de neredeyse her gün kıyafet yıkanıyor, sürekli evin ortasında tel mi dursun? (kendi evim stüdyo olduğu için maalesef evin ortası oluyor)

yazın balkona asıyorum. kışın kurutma makinesi kullanıyorum.
0
nolmus yani
(16.11.25)
sana katılıyorum. çarşaf ve havlu dışındaki her şeyi tele asıyoruz. tişörtleri yaydırıyor, bunu fark edince artık iyi kıyafetleri atmıyoruz. bizde de arçelik var.
+1
mikahakkinen
(16.11.25)
Amerikadayken kullanmıştım kaldığım apartmanda vardı. En düşük ısıda tutunca kurutmuyordu doğru düzgün, ısıyı arrıtınca kıyafetlerim çekiyordu ve evet kesinlikle çok yıpratıyor. Yeni modeller nasıl bilemiyorum ama koku için tazelik veren mendiller var, onlar ekstra bi tazelik veriyordu.

Şu an 1+1 de kalıyorum ve balkonum yok. Şu an olsa acayip işime yarardı çünkü etrafta serili çamaşır görmek çok sinirimi bozuyor :D
0
truf
(16.11.25)
kurutma makinesi en sevdiğim ev aletleri listesinde 4. sırada
0
( . )( . )
(16.11.25)
15 yılı aşkındır kullanıyoruz hunharca. Bence direkt yaşam kalitesi arttıran bir cihaz.

Çırpma, serme, bekleme, toplama derdi yok. Çamaşır makinesinin önüne bir sepet koyuyoruz. Makineden çıkardığımızı direkt üstteki kurutmaya koyuyoruz, bitti. Dolaba kaldırmaya hazır.

Bir kıyafete acil ihtiyacımız olunca hemen yıkayıp kurutabilmek çok iyi. İstanbul'un havasında bazen üç günde kurumayıp kokmaya başladığı oluyordu çamaşırların. Büyğk rahatlık bence. Kedileri olan bir eviz. O açıdan da çok faydası oluyor.

Yıpratıyor evet. Ömrünü kısaltıyor çamaşırların. Bazen küçültüyor. Kıyafet ve beden seçimlerimizi ona göre yapıyoruz. Kurutmaya uygun olmayan hassas kıyafetleri atmıyoruz kurutmaya.

Bahsettiğiniz hissin tam tersi, bence yumuşacık ve kırışıklıkları açılmış olarak çıkıyor kıyafetler. Yün toplar ve kurutma mendili kullanmanızı tavsiye ederim.
+1
yadigar
(16.11.25)
Ben çok sevdim, toz ya da kumaş kalıntısı her neyse onları toz haznesinden almak çok tatmin ediyor beni, giysiler ekstra temizlenmiş gibi hissediyorum. Bozulan giysim olmadı hiç. Bebeğimin kıyafetlerini ütülemediğim için kendimi kötü hissetmedim bi de, zaten yüksek sıcaklığa maruz kaldılar diye. Pratiklik için de güzel tabi ama ben çamaşır sermeyi toplamayı da seven biriyim o yüzden son sırada
+1
mezzosprite
(16.11.25)
oo robot süpürgeden sonra ekşicilerin ikinci kutsalına laf söylemişsin. eleştirilere hazırlan:)
0
nothing in my way
(16.11.25)
Spor kıyafetleri, spor ayakkabıları, iç çamaşırları, çarşaflar ve havlular için çok yerinde bir alet.

Gömlek ve tişört atmıyorum.
0
gabe h coud
(16.11.25)
benim nevresimlerim filan çoğunlukla o eski %100 pamuklardan
şimdiki ranforce'lerden değil
tişörtlerim filan da öyle
kurutmada muhtemelen az da olsa yıpranır kırışır ve çekerler. bir de benim çok kıyafetim ve çok ev tekstilim var. yazık olur bu kadar eşyaya.

ben tekim, evlerin küçük olduğu bir yerdeyim çok yerim de yok ama 2 balkon var
çamaşır meselesi sabit olarak hep balkonun birinde benim, 1 günde kurumazsa 2 günde de kuruyabilir. bu kadar acele gerekecek bir çamaşırım yok. ne biliyim scrubs filan giymiyorum.
her çamaşırı da iyice çırpıp asarım, balkonda toplarken de çırparak alıp katlarım (ütü yapmıyorum), o yüzden bu toz kıl tüy meselesiyle bir sorunum yok, alerjik bir durumum da yok .evde pet yok. dahası evde erkek yok zaten ki öyle aman aman bi kıl tüy sorunu olsun. çamaşırın havını da makine almasın zaten, alırsa yıpratıyor.

bana da kurutmadan çıkan çamaşır bir tür "göpsümüş" (bizde öyle denir) gibi geliyor, o dediğiniz sanki fresh değil gibi, evet. güneş alan bir ülkeyiz, ben yazın öğlen güneşine bile çamaşır sermiyorum ki daha önemlisi kurutma bence gereksiz bir enerji kullanıyor. (bu konularda hassasım)
balkonda 1 fincan kahve içerken çamaşırı da hallediyorum. bu kadar vaktim var yani, bence sorun yok. çok kuzeye gitmedikçe alma herhalde.
0
subcomponent
(16.11.25)
eski konserlerliler ile ısı pompalılarda sıcaklık farkı var. yeni nesil ısı pompalılar daha düşük sıcaklıkta çalıştığı için kurutma süresi uzun (3-4 saat) ama çamaşır çekmiyor. ısı pompalı tavsiye ederim
0
sttc
(16.11.25)
bazen çok işe yarıyor gibi geliyor ama yine de çok bayılmıyorum ya. birçok parçayı atmıyorum kurutmaya, çekiyor ya da çeker diye korkuyorum. onu atma bunu atma derken her seferinde 5-6 parça kıyafeti askıya asıyorum zaten. ne anladım o zaman diyorum
0
dfn4
(17.11.25)
(5)

Avrupa’da satılan taş gibi çanta

iddaaci
merhaba, belki 30 sene önce eastpak çanta almıştım. Hala taş gibi. Ama sanki artık emekli olası var gibi. Özellikle uçuşlarda, seyahatlerde bana yardım edecek ve hemen yıpranmayacak bir çanta markasına ihtiyacım var. Avrupa’da fjallraven kanken çok meşhur. Sizin önerebileceğiniz neler var. Dağcıları
merhaba, belki 30 sene önce eastpak çanta almıştım. Hala taş gibi. Ama sanki artık emekli olası var gibi. Özellikle uçuşlarda, seyahatlerde bana yardım edecek ve hemen yıpranmayacak bir çanta markasına ihtiyacım var. Avrupa’da fjallraven kanken çok meşhur. Sizin önerebileceğiniz neler var. Dağcıların ve backpackerların çantası kadar büyük değil okul öğrencilerinin küçük boy çantası kadar küçük olmamalı.
0
iddaaci
(13.11.25)
fjallraven raven 28 kullaniyorum, guzel canta, tavsiye ederim. esimde de kanken var ama o ufak.
0
lemmiwinks
(13.11.25)
Thule Enroute 30L, 3 senedir 15kg ortlama ağırlıkla hala taş gibi.

Benzer sürede 2 tane başka sırt çantası parçaladım.
0
kimlanbu
(13.11.25)
Speedo yüzme çantası kullanıyorum, hem ergonomik hem çok cepli ve kapasitesi de baya büyük
0
mezzosprite
(13.11.25)
herschel kaslo tech
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(13.11.25)
herschel +1
marka olarak eastpak havasi var.
0
cooperr
(14.11.25)
(13)

Olamıyordu :-)

euteamo
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,Daha önceki bi duyurumda paylaşmıştım, 3 haftadan uzun bir süre önce biriyle çok romantik bir şekilde tanıştım, telefonlar alındı ve ilk yazan o. bu süre içinde ne yazık ki bir türlü görüşemedik ve bana aşırı saçma geliyor bu hal. en sonunda şöyle bir şey
Her şeyin doğrusunu bilen sevgili ekşiciler,

Daha önceki bi duyurumda paylaşmıştım, 3 haftadan uzun bir süre önce biriyle çok romantik bir şekilde tanıştım, telefonlar alındı ve ilk yazan o. bu süre içinde ne yazık ki bir türlü görüşemedik ve bana aşırı saçma geliyor bu hal. en sonunda şöyle bir şey oldu, işte salı günü görüşelim, diye konuştuk ama her sabah günaydın mesajı atan adam o gün hiç birşey yazmadı. Akşam da saat 17:30 gibi "biz galiba bugün buluşacaktık ama senden ses çıkmadı" diye sesli mesaj gönderdi. Error verdim. Eğer normal her zaman ki gibi günaydın mesajı yazsa ben zaten hatırlatırdım ama onu bile yazmayınca ben de hiç bir şey demedim ama bütün gün içim içimi yedi. sonra bütün gün hiç bir şey yapmadığını ama tatil planları yaptığını falan anlatmış sesli mesajla. Neyse önümüzdeki hafta görüşelim dedik ama yine ben yazarsam saatler sonra bana dönüş yapılıyor. Onun dışında ise çok romantik gibi, o yüzden kafam karışıyor zaten. Bi ara gerçekten başka biri daha olduğunu düşündüm ama sanırım yok, gerçekten işinde gücünde biri gibi ama emin de olamıyorum. yorumlayın pls :-) bu iş nereye gider, erkekler neden böyle
0
euteamo
(13.11.25)
Başka biri var
Yoksa bile sen de yoksun aslında.
boşluk zamanını doldurma için hazırda tutuluyorsun.
Ha sana keyifli geliyorsa devam et ama ne olduğunu da bil.
not:erkeğim.
0
kisa
(13.11.25)
aklındaymışsın. "atması gereken" günaydın mesajını beklerken kaybetmişsin. geçmiş olsun. kimse kimseye bir şey yapmaya mecbur değil. istediğinin peşinden gitmeyi böyle böyle öğreneceksiniz. her şeyi bilen sözlükçü.
+2
gabe h coud
(13.11.25)
Sen biraz daha aktif olup bir çay kahve içme niyetine onu davet et böylece onun hayatında şu an başka biri mi var anlarsın, aynı zamanda karakter olarak her zaman mı böyle tutuk biri olup olmadığını sohbet esnasında ve görüşme sonrasındaki davranışlarında anlamış olup buna daha fazla enerji harcayıp harcamayacağına da karar ver
0
grimavi
(13.11.25)
başka biri/leri var. Senin kadar romantik düşünmüyor, hazır değil vs bir sürü opsiyon var. Konuşmak iyi geliyor ancak iş buluşmaya gelince ya hayatındaki insanlardan dolayı planlayamıyor - yani biriyle yeni görüşmüştür, o gün kendine ayırmıştır gibi...
+1
croswell
(13.11.25)
ya birak, zerre caba yok herseyi senden bekliyor. erkekleri boyle yapan sinir cizemiyor olmaniz.
0
warrior princess
(13.11.25)
Bu hikayede en normal şey başka birinin olması bu arada, eğer yoksa daha sıkıntılı bir durum.
Ben de başkalarının olduğunu ve bu yüzden planlamada zorlandığını düşünüyorum.
Daha önce de söylediğim gibi biraz sakinleş, sen de başkalarıyla konuşmaya devam et bence, birine bu kadar takılmak deli eder insanı.
0
mutekebbir
(13.11.25)
3 haftadan uzun suredir ilk bulusmayi gerceklestiremediginiz kisi sizi oyaliyor demektir. Kafanizda yarattiginiz bir karakter icin hem zamaninizi hem enerjinizi harciyorsunuz. Bu insan hakkinda aslinda 'gercek hayatta' hicbir sey bilmiyorsunuz. Lutfen kendinize gelin.
Hem her sabah gunaydin mesaji atiyor hem ertesi gun mesajlara donuyor, o kisim enteresan, celiskili.
Ama her sabah mesaj atan adam ozellikle bulusma gunu atmadiysa ozellikle bulusmak gibi bir derdi yoktur bence.
+1
kassiopeia
(13.11.25)
Böyle çaba göstermeyen senin kadar heyecanlı olmayan erkekten bir cacık olmaz. Hiç vakit kaybetme next next next…
Evli çocuklu teyze olarak uyarmak istiyorum :)
0
kaptan maydanoz
(13.11.25)
hiçbir şey yok. anlattıklarından hiçbir anlam çıkmıyor. (bence, başka biri var benzeri bir sonuç hiç çıkmıyor zaten) herkes kendi yaşından, kendi yaşam tecrübesinden , kendi penceresinden bakarak yorumlamış, ama bin bir çeşit insan var dünyada.

bu kadar çok analiz ediyorsan, ilgin çok yüksektir diye düşünüyorum. rol yapmayı , geri durmayı bırakıp daha atak olmalısın. kız kıza wp gruplarına yada kedi annesi teyzelere kulak asma. abartmamak kaydıyla erkeğin peşinden giden kadın, net , ne istediğini bilen , mermi gibi kadındır. üslupta problem olmadığı ve çok sayıda hedefe yürümediği sürece de gayet karizmatiktir bir çok erkeğin gözünde.
0
loch ness
(13.11.25)
@Loch ness sana katılamıyorum maalesef, erkek milleti maalesef peşinden koşmayı seviyor, tecrübe ile sabit. o yüzden ondan çaba gelmedikçe ben de ses etmeyeceğim, aslında bayaa hoşlandım ama normal şartlarda bu kadar zorlanmamız gerekiyordu, tuhaf bir şey var, yukarıdaki arkadaşların da yazdığı gibi.
0
🌸euteamo
(13.11.25)
başka biri yok ama aslında ilişki istemediği halde bir ilişkisinin olması gerektiğini düşünüyor. ya da özgüvenini etkileyen bi sorunu olabilir. sonuç olarak görüşmekten kaçınıyor. uzaktan konuşurken kolay ama iş ciddiye binince ölü taklidi yapıyor. yorucu olur, siz bilirsiniz tabi yine de
+1
mezzosprite
(13.11.25)
Benim anlamadığım her gün adam günaydın mesajı atıyormuş, o gün de sen atsaydın? Adam da belki bir gün sana mesaj atmayı unuttu ve baktı ki ben yazmasam onun hiç umurunda değil gibi düşündü.
0
bobinhoo
(14.11.25)
bütün gün yazmamasının nedenini açıklamış, mantıklı geldi. bi de demiş ki "bugün konuşamadık ama bu seni özlemediğim anlamına gelmez, hep aklımdasın". inanacağım sanırım ya.
-1
🌸euteamo
(14.11.25)
(6)

Bu termosu nasıl bilirsiniz? Stanley termos

icimdekipollyannatinerebasladi
Merhaba, sıcak bir şeyler içmek için kullanacağım. Sizce nasildir?https://www.koctas.com.tr/stanley-the-quick-flip-paslanmaz-celik-termos-106-lt/p/5002700540?shop=2144&srsltid=AfmBOoolGwiCxXxbmZ4UqZniTJgmezgh4vkw3YbDahUTBEpymY4tKEqg2MQTesekkurler
Merhaba, sıcak bir şeyler içmek için kullanacağım. Sizce nasildir?

www.koctas.com.tr

Tesekkurler
0
icimdekipollyannatinerebasladi
(12.11.25)
bende aerolight modeli var bir de french pressini kullanıyorum. sıcak tutma konusunda memnun değilim ikisinden de. yani 10 saat yerine 3-4 saat sıcak tutması okeyse olur, sonrasında hızla ılıyor ve vaat ettiği saatte oda sıcaklığına gelmiş oluyor. gerçekten o kadar sıcak tutabilen alternatif var mı onu da bilmiyorum gerçi
0
mezzosprite
(13.11.25)
bunun 0,7 ve 0,3 olanları var. linkteki 1 lt. yani tek kişi için bu kadar büyük bir şeye ihtiyaç var mı bilemedim. model güzel, kullanışlı ama ağır olur bence.
0
elorelia
(13.11.25)
Bende bunun 0,75 lik olanı var. Memnun muyum? Pek sayılmaz. Kamp, doğa olaylarını çok severim. Termoslarım var. Bir şey gözlemledim, hacim küçüldükçe sıcak yada soğuk koruma süresi kısalıyor. Mesela stanley’nin 1,9’luk termosu da var bende. Canavar gibi dayanıklı ve işini iyi yapıyor.
0
yankee jumping
(13.11.25)
stanley'lere bu kadar para harcamanıza gerek yok. igloo termoslar ondan bin kat daha iyi fiyatı da daha makul.
0
koela
(13.11.25)
so so.

çok çok memnun değilim ama ortalamadan iyi.
0
gurur
(13.11.25)
ben geçen sene bunun mavisini almıştım 1 lt. bende 1.9, ve bir tane de 1. küsür olanlardan var. bunu sadece soğuk su için kullandım, diğerleri gibi değil gibi. kötüdür demiyorum ama büyük boylular kadar iyi değil diye düşünüyorum. ama ağzı geniş olması iyiydi, buz giriyordu.
ben bir kaç ay önce thermos markasından şuu aldım. fena değil, büyüğü de vardır.
www.trendyol.com
0
panamera
(13.11.25)
(10)

Aşırı empati tam olarak ne demek?

1bir1bir1
Örneklerle anlatmak isteyen?
Örneklerle anlatmak isteyen?
0
1bir1bir1
(12.11.25)
Fast food siparişi verirken bir yandan da siparişi alan kişinin durumunu, yaşadığı zorlukları ve yüzündeki donukluğu düşünmek. Bu sebeple yemekten tat alamamak.
Örnek.
+6
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Başka birinin duygularını sanki kendi duygunmuş gibi hissetmek.
Mesela; birisi bir olay yaşadı bundan dolayı çok üzgün ve onunla aynı şiddette üzüntü hissetmek gibi.
+1
rock n roll
(12.11.25)
Ben eskiden birine kırıldığımda ona açikça söylersem o üzülecek vs diye düşünüp içime çok atıyordum. Elbette üzülebilir ama sonuçta ben de üzüldüğüm için kirilmiş oluyordum. Böyle durumlarda bile karşindakini düşünmek artık aşırı empati mi gereksiz empati mi kavramdan emin değilim.
0
egerbiryolcu
(12.11.25)
eskiden ben böyleydim. aşırı empatiden delirecek noktaya geliyordum.
mesela eşim bi gün şey dedi bugün bi kadın geldi cv bıraktı. eşi de işsizmiş kendi de, inşallah bulurlar iş üzüldüm falan dedi. ben abartısız 1.5 saat ağladım. ne yapacaklar nasıl geçinecekler diye. gerçekten sanki biz işsiz kalmışız da onun derdine düşmüşüm gibi.
sonra baktım ben böyle böyle deliririm, nasıl becerdiysem daha az üzülmeyi başarmaya başladım. hala normal insanlara göre empati dozum yüksek ama eskisi gibi fenalıklar geçirmiyorum.
+1
matilda
(12.11.25)
Cevabımı eksileyen arkadaş kim bilmiyorum da aşırı empatiyle ilgili okuduğum yazılarda yazan bu. Bunun nesi eksilenir anlayamadım?
Kesin bu cevabımı da eksileyecek önemli değil de arkadaşlar bu oylama sistemi getirildi ama abuk sabuk oylamanız için değil.
-2
rock n roll
(12.11.25)
Ben zamanında bir duyuru açmıştım burada, ben bozuldum heralde diye.

Bir keresinde el yapımı ürün satan bir dükkandan tereyağı almıştım. Tereyağı acı, keskin bir tattaydı iyi değildi. Götürüp iade edemedim çünkü dükkan sahibi teyzenin o dükkanı büyük ihtimalle çocuklarının, torunlarının senin yemeklerin gibisi yok gazıyla açtığına orada o şeyleri yapıp satarken mutlu olduğuna, o yaptığı şeyleri sevgiyle yaptığına ve değer gösterdiğine; ben tereyağını beğenmeyip götürürsem kalbi kırılıp üzüleceğine insanlar beğenmiyor diye içleneceğine, dükkanda sevgiyle ürettiği ürünleri falan okşayıp sizi sevmediler mi yavrıım falan diye ağlayacağına inandım. Oturdum kadına üzüldüm, halbuki ortada bir şey yok. Götürmedim. Tabi bu düşündüklerimin hiçbiri çok büyük olasılıkla gerçek değildi. Ama ben hisli bir dönemimdeydim.

Aşırı empati de bu. Aşırı sözcüğü doğası gereği nitelediği sözcüğü bozar. Aşırı olan her şey kötüdür, eğer kötü değilse aşırı olmamıştır. Benim örneğimde belki de teyze bayat ürünü daha fazla müşteriye satmama şansını kaybetmiş oldu, eleştiriden mahrum kaldı. Ben de yok kere tereyağından oldum.
+1
akhenaten
(12.11.25)
Kurduğun empati sonucu kendinden ödün veriyorsan, kendini hiçe sayıyorsan aşırı sayılıyor sanırım. Ya da empati seni ya da başkasını eylemsizlige itiyor, pasiflestiriyor, gerçeğin üstünü örtüyor ya da çarpıtıyor ve kimsenin hayrına bir iş cikarmiyorsa ortaya orada da iyilikten maraz doğuyor.
+2
sekizdokuzon
(12.11.25)
kimse yanlış anlamasın ama sempati ile empatiyi karıştırıyorsunuz.
"aşırı empati" ifadesi komple anlamsız.

not: bu arada ben de karıştırıyordum, bir eğitimde doğrusunu öğretmişlerdi.
-3
late viper
(12.11.25)
empatide evet karşındakinin duygusunu anlayıp bi miktar paylaşmak var ama aşırı empatide gereğinden fazla paylaşıyorsun arana yeterince mesafe koyamıyorsun bence o duyguyla. mesela arkadaşın sevgilisinden ayrılmış sen de ağlıyorsun bu aşırı empati oluyor, gerek yok o kadarına, üzül destek ol yeter. empati arkadaşınla ilişkine iyi gelir ama aşırı empati karşı tarafa ya yapay ya da tuhaf gelir, seni de tüketir. sempati konusu biraz karışık farklı kaynaklarda farklı anlatılıyor
+1
mezzosprite
(13.11.25)
Hiper empati galiba psikolojiye yeni katılan bir terim. Ben mesleki yorum yapayım. Tam olarak feedbackini bilmesem de kişinin kendi için geliştirdiği savunma mekanizmaları tiplerinden biri bence.
0
mikahakkinen
(13.11.25)
(19)

en yakın arkadaşımın evli biriyle aylardır birlikte olması

megalomaniac
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim faka
Selam duyurucular, epeydir buralara uğramamıştım ama bu konu çok canımı sıkınca, kimseye de anlatamayacağım için sizlerin fikrini merak ettim.
En yakın arkadaşım geçirdiğimiz yazdan beri evli ve çocuklu biriyle ilişki yaşıyor. Başlarda sadece fiziksel çekimdir, birkaç buluşmaya vazgeçer demiştim fakat maalesef öyle olmadı. 4-5 aydır sürüyor. Hiç böyle bir kız değildir, 34 yaşında ve toplasak 2-3 sevgilisi olmuştur ve hepsi de uzun süreli ilişkiydi. Bazı bedensel şeyleri geç keşfettiği için bu yola kapıldı belki de diye düşündüm ama uzadıkça ve dışarıda her yerde rahatça buluşup gezdiklerini gördükçe daha da üzüldüm. Başlarda bana ne yaptıklarını nereye gittiklerini anlatırdı ama şimdi arabada, cafede onun yanındayken ararsa/ben ararsam birlikte olduklarını öğrenince hemen kapatıyorum, bişey anlatacaksam vazgeçiyorum, selam da söylemiyorum, konuşursam da yanındakini yok sayarak konuşuyorum.
Birkaç sefer anlattım, istese 1 haftada boşanabilir tanışmanızdan beri neden yapmıyor sence diye uyandırmaya çalıştım, çocuklarına ayıracağı vakti dışarda orda burda gezerek geçiren biri sence doğru bir partner midir boşansa bile dedim, ne desem biraz savunup biraz haklısın deyip sürdürüyor aynı şekilde ve ben arkadaşımı kaybetmek istemiyorum. Onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem.
Başka şehirde yaşıyor, yanına gidip yüz yüze son 1 kez konuşup bu konuyu ebediyen kapatsam mı, yoksa yavaş yavaş mesafe koyup uzaklaşsam mı... Çok seviyorum kendisini, çok kıymetli.
-1
megalomaniac
(12.11.25)
İyi de ağa bu durumun senin arkadaşlık iliskinle ne alakası var?
Kadın nasıl isterse öyle yaşıyor, evli olması seni ilgilendirmiyor. Sevgilisi varmis gibi devam edebilirsin. Sanki sevgilisi var diye hayatın zarar goruyor gibi yazmışsın.
-12
artıküyeolmakistiyorum
(12.11.25)
Öncelikle "onu tanıyan kimseye de bunu anlatıp yardım isteyemem." demişsiniz ama zaten arkadaşınızın yardım ister gibi bir hali yok. Siz size göre doğru olanı yapıp onun görmediği ya da görmek istemediği şeyleri anlatmışsınız. O da biraz size hak vermiş biraz da kendi ilişkisini savunmuş ve kaldığı yerden devam etmiş.
Hiç öyle bir kız değildir demişsiniz haklılık payınız vardır elbette ama ben her zaman insanın içinde saklı başka bir benliğin olduğuna inanırım yani kimse belirli bir yaştan sonra değişmez sadece yapacakları şeyler için fırsatlar belirli zamanlarda gelir insana.

Kendisi sizin için çok kıymetliyse şu anda yaşadığı ilişki süresince aranıza mesafe koymanız en doğrusu olacaktır çünkü bu şekilde iletişime devam etmeniz sizi daha da rahatsız edecek. Ara sıra haber almanız yeterli. Karşı taraf evli olduğu için illa ki ilişkiyi noktalamak zorunda kalacak. O zaman görüşmek isterseniz kaldığınız yerden görüşmeye devam edebilirsiniz diye düşünüyorum.

DİPNOT: Kimsenin yaşadığı ilişkiyi yargılamıyorum sadece karşı tarafın yaşadığı "rahatsızlığa" çözüm üretmeye çalışıyorum.
+1
mermaidd
(12.11.25)
'Benim öyle bir arkadaşım olsa' diyemem çünkü o yapıda bir arkadaşım olmaz. Anında ilişkimi keserim.

Ahlaksızlıkta en dip nokta bence bu. Arkadaşımın ahlaksız biri olması beni nasıl ilgilendirmez ki?
0
Mirket
(12.11.25)
ortada sizi ilgilendiren, arkadaşlığınızı bitirecek bir durum yok.
-3
my fault
(12.11.25)
Benim sıkıntım yanlış anlaşılmasın, ben de böyle bir şey yapabilirim bir gün, insan hataya müsaittir her zaman. Ama "bir kişi bile gözümü açmam için beni sarsmadı, herkes normal karşıladı ben de normal bir şey yapıyorum sandım, böyle birine zamanımı ve sevgimi verdiğim için pişmanım, şimdi hem sevgisiz hem de herkese karşı güvensiz hissediyorum" demesini istemiyorum bir gün. Çünkü çok duygusal ve hassas kalplidir.

Şimdi ben başlarda (ilk söylediği zamanlarda) hafife alıp üzerine düşmediğim için suçlu hissediyorum.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
Yavaş yavaş mesafe koymayın, arkadaşlığınızı nedenini açıklayarak bitirin. İnsan hata yapar, evet. İkna etmeyi denediniz, hatasında ısrar ediyor. Normalleştirmeyin. Birinin boşanmasını beklemeden ilişkiye girmekte ve ilişkiyi devam ettirmekte sorun görmeyen birini neden çevrenizde isteyeceksiniz? Başkasına böyle zarar veren size de verebilir, çıkarı için yalan söyleyebilir. Bile isteye içine girdiği sorunları dinleyerek vaktinizi harcamak zorunda değilsiniz. Size ne diyenlere bakmayın, toplumun normali bu olmamalı.
+4
?
(12.11.25)
adam evli olmasaydı ama başka bir sevgilisi olsa, tamam mıydık? buna onay verebilir miydik?

kanunlara göre evli biriyle birlikte olmak suç değil. evet çok hoş bir hareket değil. hatta ahlaki olmadığı da söylenebilir. ama evli olan adam bu ahlaksızlığı yaparken, sizin arkadaşınız neden yapmasın ki? arkadaşınızın kimseye bir yükümlüğü yok. istediği gibi davranır.

bence arkadaşınız evli olsaydı ve kocası haricinde biriyle ilişkisi olsaydı müdahale etmeniz gerekirdi. bu durumda çok da umursamayın bence.
+1
co2s2
(12.11.25)
@co2s2
Arkadaş olduğum kişi evli adam olsaydı tabi ki öncelikle tepki göstereceğim kişi o olurdu. Ama adamı tanımıyorum, tanışmayarak tepki koyabiliyorum sadece. Çünkü daha önce bizi tanıştırma girişimleri oldu, ben bahanelerle geçiştirdim (mesela neden doğrudan sebebi söylemek yerine bahane ürettim diye kızıyorum kendime).

Beni ziyarete geldiğinde aileme "ben aşık oldum hayatımda biri var" dediği için, ilişkisi nasıl gidiyor, evlilik durumu var mı vs. diye soruyorlar mesela, geçiştiriyorum evlenmez o falan diyebiliyorum. Kendi ailesiyle de aynı durumda.

Yani sana ne diyorsunuz kısaca, ama bence bu işler tam öyle olmuyor yakın arkadaşlarımız ailemizden biri gibi olunca.
0
🌸megalomaniac
(12.11.25)
arkadaşınızın özel hayatı arkadaşlığınızı etkilememeli. özel hayat sonuçta. sen görüşünü belli edip kenara çekilirsin. arkadaşlıkta arkadaşını her hatasıyla kabul etmek değil mi? senin görevin uyarmak engel olmak değil. adam karısını çocuğunu düşünmüyorsa o onun sıkıntısı. kıymetli diyorsun neden sınır koyuyorsun ki.
-2
mikahakkinen
(12.11.25)
bırakın arkadaşınız ne istiyorsa yapsın. kendi vicdan muhasebesini yapamıyorsa siz karışmayın. günün sonunda her koyun kendi bacagından asılır.
-1
koela
(12.11.25)
Ailem gibi gördüğüm yakın arkadaşlarım var, yanlış bir şey yaptıklarını düşündüğümde tabii ki uyarırım, yapmaya devam ediyorlarsa bu kadar ısrarla uyarmaya devam edemem ama şunu yapıyorum size de bunu önerebilirim;
Ben seni uyardım, kendi hayatın sen bilirsin ama ben bu konuyla ilgili detay bilmek istemiyorum, bu konuda konuşmak istemiyorum, bana gelip o kişiyle ilgili bir şey anlatma, dert yanma vs.
Bu durumu arkadaşlığınızdan soyutladığınızda herhangi bir sorun kalmayacaktır.

“Aileniz gibi gördüğünüz arkadaşlarınızın” hayatlarına bu kadar müdahale etmek de doğru değil bence. Yanlış yaptığını üzüleceğini mi düşünüyorsunuz bırakın üzülsün nedir yani kendi yanlışını kendi fark etsin, böyle zorla olacak şeyler değil bunlar.
+2
mutekebbir
(12.11.25)
Böyle bir insanı nasıl sevebiliyorsun? Sevgini yok et. O kızın senin eşinle birlikte olduğunu hayal et.
-1
arbre
(12.11.25)
En yakın arkadaşı bir uyarırsın iki uyarırsın. Sonra arkadaşlık biter. Bu iş sizin de başınızı ağrıtmasin sonra
0
pembediken
(12.11.25)
Bir söz var, başkasına yapan bana da yapar. Benim de çok kıymetli bir arkadaşım aynılarını yaşattı.
+1
Kahvedesu
(12.11.25)
Ben olsam şu iki konu beni ilgilendirir.
1. En yakın arkadaşımın sevgilisini hıyar buluyorum.
2. Arkadaşıma karşı sorumluluğum olduğunu hissediyorum.
İlki için yapacağım şey diğer başka arkadaşlarımın hıyar sevgilileri ile aynı tarifeyi uygulamak olur. Yani özel olarak ayrı bi hıyar tarifesi uygulamam. Benim hıyar enişte taeifem işte görünce hı hı ivit falan diyip kısa temaslar. Birlikte plan yapmamak. Min. muhatabiyet.
İkinci konuda eskiden daha kaçınırdım sorumluluk almaktan. Onun hayatı onun tercihleri filan derdim. Artık daha çok fikrimi söylüyorum. Açıkça derdim ki baştan böyle düşündüm, ama artık sana zarar verdiğini düşünüyorum bu ilişkinin. Senin için endişeleniyorum.
İki durumda da arkadaşlığımı kesmem. Ama bu durumda o benden uzaklaşabilir en azından bi süre. yapcak bişey yok.
0
benim bir gizli bildiğim var
(12.11.25)
Bu, bizi ilgilendirmeyecek te, ne ilgilendirecek?

Arkadaşınızı sert bir şekilde uyarın, yaptığı yanlıştan vazgeçirmeye çalışın. Vazgeçmezse, ilişkinizi sonlandırın.

.
0
kartallar yuksek ucar
(12.11.25)
siz neden arkadaşınıza evli erkeği ayartan, yuva yıkan kadın muamelesi yapıyorsunuz onu anlamadım. partneri arkadaşınızın ilişki beklentisini karşılıyorsa sorun olmamalı. yani belki bu durumdan arkadaşınız memnun, partneri memnun, partnerinin eşi memnun, partnerinin çocukları memnun...

size düşense ahlaki değerlerinize ters düşen kişilerle ne tip bir ilişki kurmak isteyeceğinize karar vermek. onun dışında üçüncü bir kişi olarak bence sizin karışmanızı gerektirecek durum yok.
-1
tnz
(12.11.25)
Karısını, kocasını aldatanlara ve evli olduğunu bile bile ilişki yaşayanlara güven olmaz. İlerde sizi sırtınızdan hançerleycek ve yarı yolda bırakacaktır. Ben olsam yavaş yavaş arkadaşlığımı bitiridim.
+2
komando kani var bende
(12.11.25)
ben olsam bi kere çok ciddi konuşurum, "sen napıyosun, yakışıyor mu, bu nasıl bi saçmalık, nasıl normalleştirdin, ben çok üzülüyorum" gibi. ama yararının olacağını sanmıyorum. bi daha da konuyu açmam. hala seviyorsam arkadaşlığıma devam ederim çünkü ilişkisi beni ilgilendirmez ama soğuduysam eski en yakın arkadaşlığımın hatrına bu konuşmayı yine yapıp direkt bitiririm arkadaşlığımı
+2
mezzosprite
(13.11.25)
(9)

Doğum stresi

camlicagazoz
Merhabalar,Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diye
Merhabalar,

Daha önce de duyuruya düğünle alakali bir duyuru yazmistim. O konuyu hallettik. Gitmeyecegiz dügüne.

Şimdi şunu soracagim. Eşimin doğumu yaklasti ama ben çok gerginim. Huzursuzum. Nasıl olacak vs.gibi. yani dogumdan sonra annemgil falan sürekli görmek isteyecekler ben biliyorum. Hayır diyemeyecegiz. Sırf bu yüzden dolayi sevinemiyorum bile.

Nasil olacak bu iş? Neler yapayim?
-9
camlicagazoz
(12.11.25)
İnşallah trolsünüzdür.
Ben ne annenizin ne eşinizin yerinde olmak isterim. İllallah dedirtirsiniz insana.
Sabah sabah sinir oldum. :)
+3
auroraaurora
(12.11.25)
karınıza sabırlar diliyorum. sizin gibi biriyle evlilik zor. annenizin ağzının içine bakacaksanız ne diye evleniyorsunuz ki?
+7
elorelia
(12.11.25)
annenin gelmesi kötü bi şey değil ya yardım ederler. kadının ağrısı sancısı dikişi vs olur. stres yapma.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
hocam artik sizi az cok bu anlamda tanidigimiz icin size gore cevap vermemiz gerekiyor,
normal birisi olsa derdik ki, sadece esinin ve bebeginin ihtiyaclarini dikkate al, ne istiyorsa onu yap, yalniz kalmak istiyorsa (esiniz ve siz) yalniz kalacaksiniz, destek istiyorsa sadece istedigi kadar ve istedigi alanda destek alacaksiniz, esiniz kimseyi istemiyorsa kimse gelmeyecek siz cekirdek aile olarak bu surecte birlikte olacaksiniz ve hayir diyeceksiniz, esiniz sadece birinin yemek yapip birakmasini istiyorsa ona gore kim yemek yapacaksa (anneler/babalar vs.) ona gore soyleyeceksiniz, esiniz birinin gelip kalmasini istiyorsa oyle olacak, yani bu sureci esinizle surekli iletisim ve destek halinde atlatacaksiniz. esinize ve size neyin nasil yapmasi gerektigi konusunda kimse ders vermeyecek, herkes agzindan cikani tartacak, ona gore konuscak vs. vs..

ama simdi siz bu profilin cok disindasiniz.
eger bu sureci dogru yonetmezseniz; esinizin hormonlari uzun bir sure alt ust durumda olacagi icin, lohusalik depresyonundan tutun da (olabilir de olmayabilir de) asiri alinganliga kadar, asiri korumaciliga kadar (cocugu kimseye birakamamak, dus almak icin birakmakta bile zorlanmak vs.) bir suru sey olabilir. bunlarin hormonlarin alt ust oldugu donemde mantikli hicbir aciklamasi yok. sizin ve etrafinizdakin yapmaniz gereken tek sey saygi gostermek ve esinizin istedigi gibi destek olmak olurdu. bu olmazsa, ya evde inanilmaz bir kavga gurultu olacak, ve kadinlarin o donemde gozu bebeklerini korumak disinda hicbir seyi gormuyor, dolayisiyla aile birliginiz ciddi anlamda sarsilabilir ya da esiniz yaptiginiz ve ona yapilan bir cok seye (zaman zaman yerli zaman zaman yersiz) cok kirilacak, sesini pek cikarmayacak (zira kendisi de alt ust olmus oluyor) ve acisi sonradan cikacak (benim etrafimda gordugum lohusalikta kirilan kalp asla unutulmuyor). bunlar kotu senaryo. iyi senaryo, esiniz de anneniz de balli kaymak olacak, esiniz ve anneniz bu sureci tatlis tatlis atlatacaksiniz. size bol sans diliyorum.
sizin yerinizde olsam mesela buradaki annelere sorardim, lohusayken nasil bir destek istemisler/ihtiyaclari olmus, ya da internette forumlardan okurdum kadinlarin en cok neye ihtiyaci olmus vs.
+2
kassiopeia
(12.11.25)
Bakıcı, hizmetçi tutacak paranız yoksa epey ihtiyacınız olacak o kadına.
Sonra bebek şunu yapıyo, bunu yapmıyo diye paniklediğiniz, çaresiz gecelerinizde ilk aklınıza gelen onun telefonu olacak.
Ona göre de tedbirli olun.
-3
Mirket
(12.11.25)
"evlenirken o kişiyle değil ailesi ile de evlenirsin" sözünün yaşayan örneğisiniz. Herkes gibi bende eşinize sabırlar diliyorum.
Öncelikle dünyaya bir birey getirebiliyorsunuz fakat ne yazık ki bireyin ve eşinizin sorumluluklarını taşıyabilecek kadar olgunlaşamamışsınız. Eğer doğacak evladınızı gerçekten düşünüyor ve seviyorsanız en az 3 aylık olana kadar (daha fazla süre de olabilir) annesi ve sizden başka kimse öpmesin. Kış aylarındayız zaten covid denen meret yine hortladı haberlerini görüyoruz aman diyim hepinizden önce eşinizin psikolojisi ve çocuğunuzun sağlığı önemli.

Doğacak çocuğun dünyaya gelmesine siz ve eşiniz vesile olduğunuz içinde "o benim çocuğum şöyle yapmayın." vs deme hakkına da sahipsiniz. Nasıl ki anneniz sürekli size karışıyorsa (anlattıklarınıza istinaden) sizde bebeğinize nasıl davranılması gerektiği hakkında yorum yapabilirsiniz. Lütfen artık annenizin oğlu kimliğinizi bir kenara bırakın falancanın eşi ve falancanın babası kimliğine bürünün. Böylesi daha sağlıklı olacaktır.
0
mermaidd
(12.11.25)
Eskiden ekşi sözlükte bir kullanıcı vardı. Her türlü mevzuya 'Çare İki Bira' yazardı. Bence de işe yarardı.

Senin de ilacın iki bira bence. Ne zaman gerilirsen iki bira çak. Emin ol geçer (:
0
yurtsuz john
(12.11.25)
Hayır diyeceksiniz. Sizin istemediğiniz onay vermediğiniz hiçbir şey yapamayacaklar çünkü siz engel olacaksınız. Bebişin huzuru için annenin ruh sağlığı doğrudan önemli, siz anneyi kollayacaksınız o bebeği kollayacak. Kavga gürültü çıkarsa bebek huzursuz olur, bebek sevme meraklıları kaçar siz uğraşırsınız sonra aylarca yıllarca. Biraz yenidoğan bakımı öğrenmişsinizdir diye düşünüyorum 9 ayda. Hastanede de sorarsınız. Eşinizin whatsapp numarasını özelden yazarsanız anne grubumuza eklerim her türlü sorusunu sorar ordan 7/24. Bence kimseyi almayın eve, çok düşünüyorlarsa kapıdan yemek verip gitsinler. Hazır olduğunuzda davet edersiniz. Bunları kiminle ne zaman nasıl konuşacağınızı eşinizle birlikte güzelce planlayın, laflarınızı hazırlayın, prova yapın, ilgililere saygılı sakin ve kararlı bi şekilde bildirin, tartışmaya açmayın. Artık bu duruşu sergilemenizin vakti gelmiş, yoksa cidden yazık size de evliliğinize de bebeğinize de. Sağlıkla gelsin
0
mezzosprite
(13.11.25)
kadinlara dogumdan sonra once kendi annesi bakar.
kendine geldikten sonra kayinvalide dahil olur.
annene biraz uzak dur, kendine gelsin sana haber veririm diyeceksin.
ilk cocukta ne yapacagini bilmemek normal.

cocuk dogdugu dakika itibariyle hayatin tamamiyle degisecek, sonrasini zaten "icgudu" hallediyor. hardware sende takili zaten, software'de zamanla update ede ede oturur.
0
cooperr
(13.11.25)
(7)

vize randevusu tatilden ne kadar öncesine alınmalı?

semaforo de medianoche
hem en erken hem en geç şeklinde soruyorum. mesela 1 ekim 2026'da tatile gidicem diyelim. vize randevusunu ne kadar erkene aldığımın bir önemi var mı? yarına (22 haziran 2025) randevu olmuş olsun mesela ona gitsem bu seyahate daha 1 yıldan çok var vize veremeyiz deniyor mu? bir de tersini sormak ist
hem en erken hem en geç şeklinde soruyorum. mesela 1 ekim 2026'da tatile gidicem diyelim. vize randevusunu ne kadar erkene aldığımın bir önemi var mı? yarına (22 haziran 2025) randevu olmuş olsun mesela ona gitsem bu seyahate daha 1 yıldan çok var vize veremeyiz deniyor mu?

bir de tersini sormak istiyorum. 1 ekim 2026'da gideceksem tatile en geç ne zamana almalıyım randevu? mesela 24 eylül 2026'da bulabilsem en erken randevuyu o randevuyu almalı mıyım?
0
semaforo de medianoche
(21.06.25)
Randevu almak sorun. Şimdiden denemeye başlayın en geç 1 ay önceden almalisiniz
0
sonhakan
(21.06.25)
Schengen (90 gün altı) vize başvuruları seyahat tarihinden en erken 180 gün önce yapılabilir.
www.idata.com.tr:~:text=Schengen%20(90%20g%C3%BCn%20alt%C4%B1)%20vize,Randevunuzu%20al%C4%B1n.
Yani 1 Ekim 2026 tatiliniz için en erken 6 ay öncesi olan 1 Nisan 2026'da başvuru yapabilirsiniz. En geç de size atanan randevu tarihine ve biraz da şansınıza bağlı.
0
Amaranta ursula
(21.06.25)
schengen için en erken 6 ay öncesine randevu alabilirsin. en geç de şahsen 1 ay öneririm. 15 gün de olabilir gerçi.

amerika için zaten anlamsız en yakın randevu seneye aralıkta. en geçse 2 hafta öncesinden falan alabilirsin.

ingiltere de aynı şekilde 6 ay-1ay arasında alınmalı. ama ingiltere vizesi bastığı an başlattığı için 1-2 ay ideal.
0
jelly bear
(21.06.25)
Gideceğin ülkeye göre değişiyor. Arkadaşım İsveç için ertesi güne bile randevu bulabildi.

Ama bu süreç Almanya ve İtalya için 5-6 aya kadar uzayabiliyor. Hatta turizm acentalarına mecburiyetten acelesi olduğu için yüksek meblağa anlaşıp randevu yakalayanlar da oldu çevremde. Mesela örnek veriyorum her şey dahil 120 euro'ya halledebilecekken 300 euro acentalar istiyor yaklaşık olarak.
0
Cesario
(21.06.25)
Şahsen araya 4-5 hafta koyuyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.06.25)
Kaynak da göstermişsiniz gerçi ama ben bu aralar seyahat grubumda başvurusunu yapmış ve 7-8 aydır randevu bekleyen insanlar görüyorum, o yüzden en erken 6 ay önce konusunun geçerli olduğu ülkeler sınırlı mı acaba? Almanya için çok bekliyorlar mesela, biri ekimde başvuru yapmış nisanda randevusu gelmiş, 1 ay da pasaport beklemiş. Bir diğeri 5 aydır bekliyorum, randevudan haber yok dedi.
0
mezzosprite
(21.06.25)
Orta Avrupa’da bir Schengen ülkesi, randevu tarihiyle uçuş arasında en az 14 gün olmasını istedi, ona göre aldık bileti.
12 veya 13. Gün geldi vize, yetişmeyecek diye korktuk.
Ülkeden ülkeye değişiyor olabilir.
0
michael_knight
(22.06.25)
(17)

Yolculukta, gezide, uçakta, otobüste, trende atıştırma/içecek ne alırsınız?

ermanen
yolcukluktayanınızdaçantanızdagezide yoldauçaktaotobüstetrendearabadakısa geziuzun gezicumartesiertesiötesivs.atıştırmaiçecekyiyecekabur cubursağlıklı/sağlıksız?
yolcuklukta
yanınızda
çantanızda
gezide
yolda
uçakta
otobüste
trende
arabada
kısa gezi
uzun gezi
cumartesi
ertesi
ötesi
vs.

atıştırma
içecek
yiyecek
abur cubur
sağlıklı/sağlıksız
?
0
ermanen
(20.06.25)
lifalif bar.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
Fındık
0
mezzosprite
(20.06.25)
Almam
0
avatar is back
(20.06.25)
çubuk kraker
değişik püskevitler
beyaz leblebi
mısır kavurgası
cips
antep ve yer fıstığı
enerji içeceği
termosta (sıcak su , kahve, buzlu su)
0
ground
(20.06.25)
Borek, sarma, kuruyemis, hurma, cikolata, biskuvi, su, sandvic.
0
mbond
(20.06.25)
8 saatlik uzun yolda çantama eti susamlı çubuk atarım

Hem kokmaz hem yağlı değil hem de beni tutuyor
0
grimavi
(20.06.25)
Tadım karışık kuru yemiş. 101 de var. 110 tl. Kuru üzüm, fıstık, leblebi, badem. Bi de yanına mis süt alıyorum.

Hem sağlıklı hem ucuz.
0
luluki
(20.06.25)
yorgunluk, kas ağrılarım ve baş ağrılarım olduğundan beri sağlıklı şeyler yemeye çalışıyorum. geçenlerde 1 haftalık diyetten sonra canım çok tatlı istediği için biraz bal yedim (ortalama 3 tatlı kaşığı gibi bişeydi, ceviz ile karıştırıp). ve bir saat geçmeden yine yoğun baş ağrısı ve nefes darlığı gibi şeyler oldu. dedim ki, artık vücudum toksin kaldırmıyor.

buna istinaden sağlıklı diyebileceğim, dışarıda zorunluluktan tercih ettiklerim şunlar;

tuzlu fıstık (tadım)
karışık kuruyemiş (tadım)
(ya da diğer kuruyemişler)
züber
kahve
0
love and trust
(20.06.25)
Araba yolculuğu ise mutlaka termosa çay/kahve koydururum.

Teksem uçakta, trende bir şey yiyip içmem. Arkadaşlarla kalabalık gitmişsek her uçuş öncesi havalimanında içmeye başlayıp varana kadar da devam ettiririz.
0
ruhen hastayim ben
(20.06.25)
ben genelde yolluk kek yapıyorum. bilemedin sandviç. içecek istemem.
0
neira
(20.06.25)
protein bar, badem, fındık.
içecek bira, olmazsa su.
0
kumandanim
(20.06.25)
Araba yolculuğunda midem bulanabiliyor; o yüzden çubuk kraker.

Çantamda protein bar ya da minik paketli kuruyemiş de bulunduruyorum uçak ya da araba; fark etmez.

İçecek pek almam yolda ya da uçakta kahve alıyorum. Su oluyor zaten çantamda hep.
0
fraise
(20.06.25)
Tek soru kisvesi altinda onlarca soru sorabildigin icin tebrik ederim oncelikle. Tavsiyem bir sonraki soru icin alt alta yazma yerine virgulle ayirip sorman seklinde olur. Tek kelimeyi alt alta okumak gercekten yoruyor.

Neyse, ben genelde yolculuklarda pek bisey almam yanima. Tabii yolculugun kisa mesafe(en fazla 5-6 saat) oldugunu varsayiyorum. Eger mesafe da uzunsa su ve doyuracak abur cubur falan aliyorum yanima.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
Ne verirlerse yeyip içiyorum. Asla geri çevirmem
0
runaway
(20.06.25)
Formun limonlu bisküvisini çok seviyorum ben. Hem tok tutuyor hem lezzetli.
0
akhenaten
(20.06.25)
kuruyemişli lifalif bar alıyorum ben de, yurt dışı seyahatiyse ve trene falan bineceksem orada marketlerden kuruyemiş alırım. bazen bulursam fiskobirliğin 30-50gr’lık paketli fındıkları oluyor onlardan atıyorum çantaya. Ama çoğunlukla bunları yemiyorum, her ihtimale karşı diye taşıyorum. zaten seyahat etme sebeplerimden biri de yeme içme olduğundan bunlarla karnımı doyurmam.
0
phoarbix
(20.06.25)
salatalık. kokmaz, elinizi kirletmez, hemen yenilir.
0
co2s2
(21.06.25)
(4)

polonyada alışveriş

mezzosprite
merhaba, polonyadan çanta bisiklet oyuncak kozmetik vs alsak türkiyeden daha ucuza gelir mi? varşova için uygun fiyatlı nerelere bakalım? teşekkürler
merhaba, polonyadan çanta bisiklet oyuncak kozmetik vs alsak türkiyeden daha ucuza gelir mi? varşova için uygun fiyatlı nerelere bakalım? teşekkürler
0
mezzosprite
(20.06.25)
bundan 7-8 yıl öncesi için evet ucuz derdim ama artık paramız zlotiye göre 10 kat daha değersiz olduğu için emin olamadım.

bisiklet için uçuş firması ekstra para isteyebilir sizden. onu da hesaba katın.

Designer Outlet Warszawa'yı tavsiye ederim. bilet alırken zone 2 biletini de almayı unutmayın merkezden 30 dakika civarı uzakta bir yer ama centrum'a tek vasıta ile ulaşabilirsiniz.

burada genelde kıyafetler var diye hatırlıyorum ancak yine de bir araştırın.
0
elektr10
(20.06.25)
H&M e girdim 1 hafta önce krakowda 400 liraya mont aldım ama sezon sonu indirimiydi. onun harici kılık kıyafet diğer her şey avrupa ile aynı olmuş. bu arada aynı mantıkla danimarkadan da pantalon aldım 200 liraya.. yine sezon sonu indiriminden. yani zincir yerlerin sezon sonu indirimlerine bakabilirsiniz. bir de tax free patlatırsınız mis.
0
denizmaniaherif
(20.06.25)
Teşekkür ederimm. Tax free için dikkat etmem gereken bi şey var mı, bi uygulama vs indirmeli miyim yoksa havaalanına gidince mi hallediyoruz?
0
🌸mezzosprite
(20.06.25)
@mezzosprite pasaportunuz yanınızda olsun yeterli. bazı yerlerde global blue'nun makineleri oluyor. global blue app'ini indirebilirsiniz.
0
elektr10
(20.06.25)
(11)

devlet hastanesi psikiyatr şikayet etsem sonuç alır mıyım

yeahbutso
fethiye d.h'de annemizi psikiyatr'a götürdük. kanseri yendikten sonra ayağı ve omuriliği düştüğü için kırıldı (doktorlar yürüyebilir diyor ancak yürümek istemiyor) bu hikayeden sonra evde altınlarım çalındı (altın filan yok) sürekli ilaçlarımı verin diye ortalığı ayağa kaldırıyor. onlarca takıntısı
fethiye d.h'de annemizi psikiyatr'a götürdük. kanseri yendikten sonra ayağı ve omuriliği düştüğü için kırıldı (doktorlar yürüyebilir diyor ancak yürümek istemiyor) bu hikayeden sonra evde altınlarım çalındı (altın filan yok) sürekli ilaçlarımı verin diye ortalığı ayağa kaldırıyor. onlarca takıntısı var ve bunlar için gece gündüz farketmeden bağırarak olay çıkarıyor. 4 tane bakıcı dayanamayız ayrıldı. aşırı okb ve belki şizofrenin bir türü var.

psikiyatr ortopedik rahatsızlıkları iyileşmeden ben tedaviye başlayamam dedi ve ilaç vs. teşhis koymayı reddetti. bu doğru mu, bana aşırı mantıksız geldi. bizi başından savdığını düşünüyoruz.
0
yeahbutso
(20.06.25)
Bir nöroloğa götürseniz?
0
Mirket
(20.06.25)
nörolojiye götürün bi bence de. delirium tarzı bi şey geçiriyor olabilir. uzun süre hastanede/yoğun bakımda yatanlarda yaygın görülüyor.
0
jelly bear
(20.06.25)
Anneniz kaç yaşında bilmiyorum ama bence de nörolojiye götürmeniz gerekebilir, demans vb. bir şey başlangıcında da bu tarz şeyler olabiliyor.
0
uzaydan kumanda
(20.06.25)
cevabı bilmiyorum ama haklıysanız bile şikayetten sonuç almak çok zor gibi geliyor bana bu ülkede :(
0
mezzosprite
(20.06.25)
sağlık hizmetlerine erişim anayasal bir haktır. devlet, devlet hastaneleri açarak ve kazandığı mallardan hatırı sayılır oranda kesinti yaparak vatandaşlarının sağlık hizmetlerine erişimini sağlamayı amaçlamıştır. memurlar vatandaşa hizmet ederler. şayet bir memur geçimini vatandaş üzerinden sağlamasına rağmen vatandaşa hizmet etmiyorsa şikayet edilmelidir. yapılan eylem görevi kötüye kullanma ve vazifeyi ihmal suçunu oluşturur. 6 aydan 2 yıla kadar hapisle cezalandırılmslıdır. kişi hakkında adli soruşturma yapılması için savcılığa başvuracaksınız. savcı işlem yapmayı reddederse hsk'ya şikayet edilecek. idari soruşturmanın yapılması için sağlık bakanlığına şikayet edilecek. işlem yapmayı reddederlerse sağlık bakanlığı çalışanları hakkında savcılığa gidilecek. yaşadığınız mağduriyetten maddi ve manevi zarar görüyorsanız (ki görüyorsunuz) uğradığınız zararın tszmin edilmesi için idari yargıda tazminat talep edilmelidir. maddi zararınız doktorun tedaviyi reddetmesi sonucunda evinizde, şahsınızda ve çevrenizde oluşan maddi zararlardır. manevi tazminata konu olan miktarlarsa sizin takdir edeceğiniz kadardır.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(20.06.25)
okb şizofreni böyle bir şey değil. ağır ameliyatlar sonrası psikolojinin toparlaması uzun bir süreç.
0
mikahakkinen
(20.06.25)
ilaç yazar başından gönderir savacak olsa, o daha kolay. demek ki böyle prensibi var. ama garip. kanserli hasta olsa tedavi etmeyecek mi, git kanserini yen gel mi diyecek?

ben olsam şikayetle uğraşmam, başka doktor deneyin. alanı başka olan doktorlar da hafif sakinleştirici birşeyler yazabiliyor bildiğim kadarıyla.
0
parka
(20.06.25)
başka doktor +1
0
mantık
(20.06.25)
İleri yaşlarda ağır ameliyat, tedavi süreçleri vb sonrasında deliryum konusunda uyarmıştı beni rahmetli annemin doktoru.

Kalça kırığı ameliyatı sonrası yürümeyi reddedebilir, deliryum yaşanabilir diye tane tane anlatmıştı.

Başka doktor+bin beşyüz.
0
Phoebe
(20.06.25)
Öncelikle çok geçmiş olsum. Allah şifa versin.
Psikiyatri Doktorunun dediğini makul olarak yorumluyorum.
Fiziksel ve patolojik bir durum var ortada. Öncelikle bu konuda tedaviye başlamalı anneniz. Ancak devamında hatta bununla senkronize bir psikolojik destek alması da faydalı olabilir.
Sıradan bir psikiyatr ilaç yazıp gönderebilirdi de.
Bu arada annenizi tedavi olmak istemeye ikna etmesi gereken kişi psikiyatrist değil. O bir iknacı değil.

Zor bir durum yaşamış anlaşılan. Bu halde psikolojinin sağlam kalması bir hayli zor olmalı. Veya çektiği acılar çok şiddetliyle bunlarda bir çeşit sanrı ve davranış bozukluğuna yol açıyor olabilir.

Çok fazla psikolog arkadaşım oldu. Her zaman önce patolojik olan durum çözülmeli ardından psikoterapi olmalı diyorlardı. Bu yüzde yüz doğru mu bilmiyorum. Belki de bir ekol bunu savunuyordur.
0
ezkaza
(20.06.25)
Bahsettikleriniz ile şizofreni, OKB demek için erken.
Bu durumda tanı koymak yanlış olur.

Olası delliryum ya da demans durumu var. Deliryum vücuttaki rahatsızlıkla ortaya çıkar. Öncelikle onu tedavi etmek gerekir.

Devlet hastanesinde kaç hasta gören bir psikiyatristten bahsediyoruz? 50-60 hasta gören bir psikiyatristin uzun uzun açıklamaya vakti olamaz. İletişim sorunu olmuş olabilir mi?

Herhangi bir rahatsızlık atlamamak adına nöroloji de görsün, siz de başka bir psikiyatrist araştırın ama şikayetten bir yere varabileceğinizi sanmıyorum.
0
master of ceremonies
(22.06.25)
(19)

İyi ki doğdum

rock n roll
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
Bugün benim doğum günüm. 41 oldum. Kutlamak isterseniz buralardayım :)
0
rock n roll
(20.06.25)
yasiyorsun bu hayati.

dogum gunun kutlu olsun :D
0
baldur2
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun, 41 kere maşallah:)
0
sekizdokuzon
(20.06.25)
Doğum gününüz kutlu olsun!
0
peki madem
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun, nice yaşlara.
0
tabudeviren
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun :)
0
grimavi
(20.06.25)
@cosmicstring

Teşekkür ederim. Dün çok kötüydüm, bugün ise hiç hasta olmamışım gibi :)
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
dgko
0
isiaha
(20.06.25)
MasALLAH <3 dgko
0
sonsuz
(20.06.25)
41 için ooo 41 kere maşallah diyen oldu mu, yoksa ben diyorum ^^
0
encokbenisevinnolur
(20.06.25)
Kutlu olsunn
0
mezzosprite
(20.06.25)
Bu sene seni neler bekliyor? Hayallerin, hedeflerin? Anlat dinliyoruz.
0
luluki
(20.06.25)
iyi ki doğdunuz, musmutlu bir yaşınız olsun. şahane bir yaştasınız, bol anı biriktirerek, bol bol video ve fotoğraf çekerek yaşayın bu güzel yaşınızı. size ve sevdiklerinize mutluluklar dilerim.
0
love and trust
(20.06.25)
doğum günün kutlu olsun. nice mutlu senelere. umarım en mutlu günündür.
0
koela
(20.06.25)
41 kere maşallah, daha nice yeni yaşların olsun!
0
Phoebe
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun <3
0
kullanicadi
(20.06.25)
Doğum günün kutlu olsun.

Long live Rock n Roll <3
0
Cesario
(20.06.25)
@ coopeer

Senin de doğum günün şimdiden kutlu olsun. Fakat ben o yokuş aşağı kısmını kabul etmiyorum. Hiçbir zaman yokuş aşağı olmadım, özellikle yaş aldıkça daha bir kendime geliyorum. Enerjim daha yüksek, yorulmak nedir bilmiyorum. Sen kendi adına konuş :))
0
🌸rock n roll
(20.06.25)
41 ne ulan ezik, daha civcivin patlamamış(knight online)xd
0
Shepard
(20.06.25)
Dgko.
0
j r r tolkien hayrani
(20.06.25)
(6)

amerikalı arkadaşın amerikaya girişi ve garip haberler

turk kizi
dümdüz amerikan vatandaşı teksaslı arkadaşım 5 yıl önce buraya gelmiş, öğretmenlik yapıyo burda yaşıyo. bu süreçte hiç gidip ailesini ziyaret etmemiş. şimdi bu yaz gidecek ama sürekli korku hikayeleri duyuyormuş. yok biri 1 saat sorgulanmış girişte, birine cavity search yapmışlar?? yok telefonuna ba
dümdüz amerikan vatandaşı teksaslı arkadaşım 5 yıl önce buraya gelmiş, öğretmenlik yapıyo burda yaşıyo. bu süreçte hiç gidip ailesini ziyaret etmemiş. şimdi bu yaz gidecek ama sürekli korku hikayeleri duyuyormuş. yok biri 1 saat sorgulanmış girişte, birine cavity search yapmışlar?? yok telefonuna bakıyolarmış trump karşıtı bişiler demiş mi falan diye, hep böyle şeyler duyuyormuş çevresinden ve korkmaya başladı. saçma di mi bunlar? bana manasız geldi düz amerikalıya böyle bi muamele yapılması ihtimali.
0
turk kizi
(20.06.25)
hocam ajan olması şüphesiyle bunu yapıyorlar doğru olabilir. benim de amerikalı ve yıllarca türkiye'de yaşayan bir arkadaşım var. o da bu tür hikayeler anlatırdı. yani doğru olma olasılığı baya yüksek.
0
elektr10
(20.06.25)
mümkündür, çok konuşuluyor bunlar ve giren çıkan hep tedirgin ama çoğu kişi sorun yaşamıyor bi kural/yasa ihlali yapmadıysa
0
mezzosprite
(20.06.25)
bazen telefonu alıp wsp yazışmalarına bakıldığını birebir duymuştum.
0
makarnavodka
(20.06.25)
Benim Amerika'da yaşayan dümdüz Türk arkadaşım da, her Türkiye'ye geleceğinde aynı şekilde korkuyor. :D
0
yeninesiltupcu
(20.06.25)
arkadasiniz ya tr de bir seyler karistirdigindan korkuyor ya da dua saf. turk olup amerikan pasaportu olanlar çatır çatır gidip geliyor, direk amerikali neden korksun. bence altında baska bir şey var
0
oscar
(20.06.25)
@oscar ehehe ben de sordum ajan mısın diye de, valla sakladığı bişey yok gibi, sadece trumpa muhalif aklı başında amerikalı ve çok tatlı bi genç kadın, ajan mı lan acaba kendini çok iyi saklayan sjdh bilemedim
0
🌸turk kizi
(23.06.25)
(7)

Danla Biliç’ten neden nefret ediliyor?

michael_knight
Yıllardır görüyor nefreti ama sebebini bilmiyorum. Nedir?
Yıllardır görüyor nefreti ama sebebini bilmiyorum.
Nedir?
0
michael_knight
(20.06.25)
Kezban çünkü.
0
anatomik
(20.06.25)
bir çaba sarf etmeden, futbolculara instagram'dan dm atmış gibi capsler'i salarak ünlü olmuş bir şahıs olduğu için olabilir. sonra bunu unutturmak için de influencer'cılık oynamaya başladı.
0
elektr10
(20.06.25)
Okuduğu üniversiteyi bitirmeye bile tenezzül etmeden genç yaşta çok para kazandığı ve yaklaşık on yıldır bir şekilde başını çıkardığı, var olduğu için. Bu kadar kolaysa biz de yapalım diyoruz ama yapamıyoruz, garezimiz ondan.
0
sekizdokuzon
(20.06.25)
bir ekşi sözlük trendiydi bi ara ondan nefret etmek
0
mezzosprite
(20.06.25)
alper potuktan da bu kadın yüzünden nefret ediyorum

düşünüyorum bu kadın hiç varolmasaydı hiç tanımasaydık toplumda açtığı yaraları başkaları da açar mıydı
0
Hallegadola
(20.06.25)
sebep kadin düsmani olduklari icin.
para kazanan, zengin kadin görmeye dayanamiyorlar. sacma sapan araba tanitim videosu ceken yerden bitme erkeklerden nefret etmiyoruz ama kadinlar makyaj yapiyor diye lincliyoruz.
0
sonsuz
(20.06.25)
Damla biliç kim
0
onheil
(20.06.25)
(2)

Makarna sosu ısıtılır mı?

roe
makarna sosu ya da genel olarak italyan sosları ısıtılır mı?
makarna sosu ya da genel olarak italyan sosları ısıtılır mı?
0
roe
(13.08.23)
Üstünde yazmıyor mu? Bendekinde direkt mikrodalgada şöyle tavada böyle ısıtın diye yönerge var ama hepsi aynı mıdır bilmiyorum tabi
0
mezzosprite
(13.08.23)
yazmıyor
0
🌸roe
(13.08.23)
(4)

"yaşamak çok büyük bir lütuf değil; ölmek çok büyük bir felaket değil"

mezzosprite
çelişkili gibi duruyor ama yaşamaya devam etmek için başlıktaki gibi düşünebilmeye ihtiyaç duyduğum bir dönemdeyim. böyle düşünmeme yardımcı olabilecek film, kitap, blog, dizi, her türlü medya, kaynak vs. önerinize ihtiyacım var. teşekkürler
çelişkili gibi duruyor ama yaşamaya devam etmek için başlıktaki gibi düşünebilmeye ihtiyaç duyduğum bir dönemdeyim. böyle düşünmeme yardımcı olabilecek film, kitap, blog, dizi, her türlü medya, kaynak vs. önerinize ihtiyacım var. teşekkürler
0
mezzosprite
(23.07.23)
mimikikili
(23.07.23)
Bende bu etkiyi direkt yaşamın tarihi ile ilgili kitaplar yapıyor, onları okudukça rahatlıyorum.

Milyarlarca yıl önce başlayan hayat bir şekilde evrile evrile bugünlere ulaştı. Bildiğimiz kadarıyla en az beş defa dünya üzerindeki hayat neredeyse tamamen sona erdi. Bütün yaşamış canlı türlerinin kabaca %99.9'u yeryüzünden silinmiş durumda. Ve tekrar olacak; biz doğayı ne kadar korusak, verdiğimiz hasarı geri alacak bir teknoloji bulsak da dünya kendi doğal döngüsü içinde yaşanamaz bir hale gelecek... Ha bu arada bunların hepsi de evrende salınan sonsuz sayıda gezegenden birinde olup bitiyor.

www.goodreads.com
www.goodreads.com
0
salihdt
(23.07.23)
yasını tutabildin mi? terapi almayı denedin mi?
0
anna sun
(23.07.23)
@anna sun, hala yas tutuyorum, terapi alıyorum
0
🌸mezzosprite
(23.07.23)
(4)

Veraset-intikal işleri öncesi banka hesabı kullanımı

Bruce
Babamın vefatı sonrası kredi kartını kullandım ama veraset işleri tamamlanmadan kullanmamak lazımmış sanırım. Bunun cezası diğer mirasçılar dava açarsa mı geliyor yoksa ben veraset çıkartıp bankaya gittikten sonra "siz ölüm tarihinden sonra kartı kullanmışsınız" derler mi?Ayrıca, hesabı kapatmak ist
Babamın vefatı sonrası kredi kartını kullandım ama veraset işleri tamamlanmadan kullanmamak lazımmış sanırım. Bunun cezası diğer mirasçılar dava açarsa mı geliyor yoksa ben veraset çıkartıp bankaya gittikten sonra "siz ölüm tarihinden sonra kartı kullanmışsınız" derler mi?

Ayrıca, hesabı kapatmak istemiyoruz, hem devam eden kredisi hem de dövizi var. Bunları paylaştırmak için bozmak/kapatmak gerekicek, maddi zarar. Hesabın devamı mümkün diye okudum ama detaylı bilgisi olan varsa duymak isterim.

Bu arada mirasçıların hepsinin bilgisi dahilinde oluyor/olucak bunlar, ihtilaflı bir durum yok.
0
Bruce
(14.07.23)
şikayet olmazsa ceza olmaz. ama ölümden sonra hesap hiçbir şekilde kullanılmamalı. bankaya ölümü bildirince banka direkt kapatıyor bilginiz olsun. zaten bi süre sonra devlet o bilgiyi yolluyor siz geciktirseniz de kapanıyor.
hesabın devamı mümkün değil. o para varisler arasında paylaştırılacak.
0
jelly bear
(14.07.23)
Ortak hesap kullanilirsa sorun oluyor mu?
0
camussar
(14.07.23)
Başınız sağolsun. Doğal ölümse kredisi muhtemelen kapanır zaten, zorunlu hayat sigortası vardır. Dövizi sizin hesabınıza küçük bi kesintiyle aktarırlar şubede. Tl'ye çevirmek zorunda değiller bazen öyle iddia etseler de. Altın, hisse senedi vs de aynı şekilde.
0
mezzosprite
(14.07.23)
banka hesabındakiler hisse oranlarınca paylaştırılacak
hepiniz aynı anda giderseniz dafha hızlı olur
0
bir soru sorcam
(14.07.23)
(5)

Aylardır gördüğüm rüyanın sonunda bir anlama kavuşması?

sassot
Sahip olduğumuz ama bankalara olan borç yüzünden oturamadığımız bir evimiz var. biz yıllarca oturduk sonra kiraya verdik. şu an bizde kiradayız. neyse;ben aylardır şöyle bir rüya görüyorum;kendi evimizin olduğu binaya giriyorum asansöre biniyorum. yok arkadaş bir türlü 3.kata çıkamıyorum. bina 3 kat
Sahip olduğumuz ama bankalara olan borç yüzünden oturamadığımız bir evimiz var. biz yıllarca oturduk sonra kiraya verdik. şu an bizde kiradayız. neyse;

ben aylardır şöyle bir rüya görüyorum;

kendi evimizin olduğu binaya giriyorum asansöre biniyorum. yok arkadaş bir türlü 3.kata çıkamıyorum. bina 3 katlı ama asansör ya 4'te duruyor ya bozuluyor ya -1'e falan iniyor. bir türlü asansörden inip eve ulaşamıyorum. merdivenle çıkmayı deniyorum 2-3 adımdan sonra yorulup asansöre biniyorum yine aynı şeyler.

ben bu rüyayı en az 3-4 aydır görüyorum. ne alaka falan diyordum.

yeni gelişme oldu artık o evi satmamız gerek borçlarımızı bitirmek için. öncesinde hep tekrar oturma düşüncemiz vardı ama öyle bir ihtimal kalmadı.bu rüyada bu şekilde anlamlandı bence. ne diyorsunuz?
0
sassot
(14.07.23)
Güzelmiş. Böyle şeyleri gördükçe inanasım geliyor doğaüstü işaretlere, haberlere.
0
mezzosprite
(14.07.23)
Doğaüstü işaret değil bence. Zihin hali hazırda var olan bir problemi çözmeye anlamlandırmaya çalışıyor. Evde oturamıyormuşsunuz zaten. Zihninizde de bunun yansımasını görüyorsunuz. Rüyada da eve giremiyorsunuz. Gerçek hayatta olan şeyin birebir yansıması. Kafaya çok taktığımız şeyler zihinde böyle sembolik şekilde yer bulabiliyor.
0
playing star again
(14.07.23)
Doğa üstülükle hiç bi alakası yok,
Sizi strese sokabilecek çok da hoş olmayan bi durum varmış, bununla bağlantılıda bir ev varmış zaten hayatınızda.

Rüyanızda bu eve giremediğinizi görmeniz zaten çok olağan. Nitekim banka borcu yüzünden oturamıyormuşsunuz. Bunu rüyanızda görmenizin bi ilginç yanı yok.

Borç yüzünden oturamadığınız evinizin sarılmasında da ilginç bi durum yok.
Günlük olaylarda doğa üstülük aramayın boştan yere.

Ama çok geçmiş olsun, nahoş bir durum gerçekten. Umarım düzene girer ekonominiz, borçlarınızdan tez zamanda kurtulursunuz.
0
zimbirik
(14.07.23)
Bilinçaltı açısından:

Bu rüya, bilinçaltında hissedilen güvensizlik ve başarısızlık duygularını yansıtabilir. Sorunlarla başa çıkma güçlüğünüzü ve özgüven eksikliğinizi temsil edebilir. Bina içinde asansöre binmek ve bir türlü asansörden çıkamamak, hayatınızda yaşadığınız engeller ve başaramama korkusunu sembolize edebilir. Asansörün sürekli çalışmaması veya yanlış katlara gidip gelmesi, engellerin üstesinden gelmede kararsızlık ve hayal kırıklığı hissinizi yansıtabilir. Merdivenleri çıkmaya çalışmak, bir süreliğine çözüm üretmeye çalışmanızı gösterirken, yorgunluk hissi ise sürekli tekrarlanan mücadelelerin sizi tükenmiş hissettirdiğini ifade edebilir. Bu rüya, içsel güveninizi yeniden keşfetme ve engellerle başa çıkma becerinizi geliştirme ihtiyacınızı yansıtabilir.

ai tarafından yorumlandı.
0
wct3 org
(14.07.23)
kaygılarınız, size aynı felaket senaryosunu rüya olarak tekrar tekrar gösterecek kadar paranoyaya dönüşmüş ve böylece zihniniz o olayı yaratmış da olabilir. geleceği görmüyor, geleceği yaratıyor olabiliriz.
0
praisebe
(14.07.23)
(8)

20lik diş çektirmeyip sıkınıt yaşayan oldu mu

ShadowOfMoon
yaş 33. alttakiler varmış dikmiş ve çürük yapabilirmiş ilerde. ilerde dediği kaç yaşına gelincve anlamadım zaten. Ezbere mi konuştu onu da anlamadım. Korkmuyorunm ama boşuna bıçak altına yatmak da istemiyorum açıkçası. 20 30 dk sürecek olsa da.deriden çıkma ihtimali yoksa sadece çürük yapacaksa bu
yaş 33. alttakiler varmış dikmiş ve çürük yapabilirmiş ilerde. ilerde dediği kaç yaşına gelincve anlamadım zaten. Ezbere mi konuştu onu da anlamadım.

Korkmuyorunm ama boşuna bıçak altına yatmak da istemiyorum açıkçası. 20 30 dk sürecek olsa da.

deriden çıkma ihtimali yoksa sadece çürük yapacaksa bu risk alınır mı sizce

deriyi tahriş etme ihtimal ivarsa da ne olabilir ki . araştırdım ama herkes yaptırdım mutluyum yazmış bir kaç uzun süren iyileşme hairç.
0
ShadowOfMoon
(12.06.23)
30 yaşındayım, benim 20likler de çıkmadı.
0
gallienus
(12.06.23)
alt çenemde yer olmadığı için doktor alttakileri çıkarken çekmişti. üstte yer varmış. iyi görünüyorlar ellemeyelim dedi. bu olay 16 yaşımdayken oldu. 20 sene önce. çürük çarık bir şey yok.
0
alperz
(12.06.23)
Amcam 60 yaşında çektirdi ilk 20liğini apse yaptıktan sonra :) Zaten apse ile uğraşma diye çekilmesini öneriyorlar. Benim 3 tane vardı :D 2sini çektirdim apse yaptı çünkü, biri hala duruyor.
0
e mice
(12.06.23)
27 yaşındayım 4’ü de çıktı. Ağrı sızı yok. Çürüme de olmadı.
0
ruhen hastayim ben
(12.06.23)
yaş 36. alttakilerin birini 15 sene önce, diğerini bu sene çektirdim. ikisinin de yanındaki diş çürümüş.

edit: kablelvuku'nun cevabını görünce aklıma geldi. babam da zamanında ihmal etmiş, çene kemiği erimiş. ingiltere'den özel kemik tozu getirtmişler.
0
inheritance
(12.06.23)
Annem 20'lik dişlerini 40 küsür yaşına kadar çektirmedi hep erteledi. Dişi çürüdü önce, sonra kemik erimesi çıktı. 20'lik dişi çene kemiğine yapıştır. Estetik ameliyat ile çene kemiğinin ilgili bölgesini alıp kalçasındaki kemikten ek yaptılar bölgeye. Anlatınca ya bi saçmalama diyebilirsiniz fakat doktora tezi olarak yayımladı ameliyatı yapan doktor bunu. Haliyle annem müthiş bir istisna olsa da ciddi problem olabilir çektirmeyişiniz.

4 tanesini de çektirdim ben 2 tanesi çok kolay geçti bir tanesi aşırı zor, kalan biri de nispeten zor idi. Bıçaklık bir durum yok aslında. zaten kafası çıktıysa kolaylıkla alıyorlar gömülüyse biraz uğraştırıyor. bence bekletmeyin. zamanla ağrı da yapar koku da.
0
kablelvuku
(12.06.23)
benim sol üst gömülü kalan dişim kökleri sinüsü delip enfekte olduğunda yaşadığımı ben bilirim. en son sinüs ameliyatı ile sonuçlandı.
0
obscure
(12.06.23)
üçünü gömülüyken çektirdim iltihap yaptıkları için, diğeri şimdilik sorunsuz duruyor
0
mezzosprite
(12.06.23)
(5)

güneş kremi öneriniz var mı?

stationary traveller
günlük hayatta kullanabileceğimiz, herhangi bir yan etkisi olmayan güneş kremi öneriniz var mı? la roche posay almayı düşünüyorum.
günlük hayatta kullanabileceğimiz, herhangi bir yan etkisi olmayan güneş kremi öneriniz var mı? la roche posay almayı düşünüyorum.
0
stationary traveller
(11.06.23)
twitter.com

geçen doakozmetik güneş kremi ile ilgili şöyle bi zincir yaptı
0
freebird5406_2
(11.06.23)
Bioderma güneş kremleri bence tam günlük kullanıma uygun. Avene kullanırken yüzümü sivilce basmıştı, biodermada sıfır yan etki.
0
personaa
(11.06.23)
Bioderma kullanıyorum, memnunum ama hayvani artmış, o para verilir mi emin değilim.
0
Amaranta ursula
(11.06.23)
la roche>bioderma bana gore. ben avene seviyorum ama yüz icin la rocheninji epeyi iyi
0
ala09
(11.06.23)
www.instagram.com şurayı incelemenizi öneririm. la roche posay düşük puan almış. hatta marka bazlı şöyle bakılabilir: www.instagram.com
0
mezzosprite
(12.06.23)
(4)

ghosting vs açık iletişim

asap raki
1 yıl önce instadan takipleştiğimiz, başta muhabbetimiz saran ama sonradan fena halde ghosting yediğim bi kız vardı. cevap alamayınca unf yaptım, bikaç ay sonra o geri ekledi. 2 ay önce görüştük, üstüne 3 kere daha görüştük, öpüşme dışında bi şey yaşanmadı. yaşlar 29, 24.2 hafta önce biriyle tanıştı
1 yıl önce instadan takipleştiğimiz, başta muhabbetimiz saran ama sonradan fena halde ghosting yediğim bi kız vardı. cevap alamayınca unf yaptım, bikaç ay sonra o geri ekledi. 2 ay önce görüştük, üstüne 3 kere daha görüştük, öpüşme dışında bi şey yaşanmadı. yaşlar 29, 24.

2 hafta önce biriyle tanıştım, fena halde karşılıklı düşüldü. şimdi benim bu eski kızla görüşmemem lazım çünkü yeni hanfendi çok kızıyormuş buna. eski kıza ghosting mi yapmalıyım yoksa açık açık benim bi manitacılık mevzuları var mı demeliyim?
0
asap raki
(02.06.23)
Eski kız her şeyi hak ediyor o yüzden ghostingi bas
0
olaylar olaylar
(02.06.23)
eski kiz diye birisi yok artik
0
bay b
(02.06.23)
Yaşanmadıysa direkt söylenilebilir. Sana yapılanın aynısını yapmak zorunda değilsin. Dünyada her flört sonrası ayrılıp başkasına gidenler siz değilsiniz.
0
d max
(02.06.23)
normal şartlarda herkes açık iletişim kursun isterim ama bu şartlarda gerek yok bence. sil gitsin, sorarsa söylersin..
0
mezzosprite
(02.06.23)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.