Giriş
(9)

evinizde komşuların konuşma sesi duyuluyor mu?

asap raki
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
ne sıklıkla duyuluyor ve bundan rahatsız oluyor musunuz? benim salonumda yandan ve alttan sürekli konuşma sesleri var. millete evde konuşmayın da diyemiyorum. apartman yaşamı diyip geçiyor musunuz?
0
asap raki
(03.05.26)
Duyuyorum ve bazen kafalarını gürzümle ezmek istiyorum.
+1
kizil karga
(04.05.26)
normal konuşma duyulmuyor, kavga duyuluyor. rahatsız olmak gibi değil de polis aramak falan gerekir mi diye dinliyorum
0
mezzosprite
(04.05.26)
eski evimde daha çok duyuyordum. apartman yaşamı deyip geçiyorum maalesef.
0
black holes in the sky
(04.05.26)
Apartman yaşamı değil bu. Ne hikmetse 30 yıllık binalarda böyle bi sorun yokken son 10 yılda falan yapılan binaların çoğunda duvarlar direkt muhabbeti dinleyebileceğin kadar ses geçiriyor.
+2
nhk ni youkosu
(04.05.26)
evet maalesef.
0
inheritance
(04.05.26)
Normal konuşma -misafir gelmesi ya da tartışma gibi özel bir durum yoksa- duyulmuyor (apartman 50 senelik, her katta tek daire var).
Ancak ben de bu aralar gece 2’ye kadar süren ve sabah 5’te tekrar başlayan kapı çarpma ve eşya çekme sesinden muzdaribim.. Bu aralıkta uyuyabildiğimle kalıyorum çoğunlukla.
0
lil siztah
(04.05.26)
takribi 17 yaşında bir evdeyim. alttan üstten yandan ses gelmiyor.
0
co2s2
(05.05.26)
Duyulmuyor.
0
gabe h coud
(23 saat)
Kavga varsa yan komşuyu duyabiliyorum.
0
kimlanbu
(22 saat)
(9)

Ne kadar çok insan o kadar çok sorumluluk demek mi :(

egerbiryolcu
Komşu ilgi sohbet ve çay bekliyorArkadaş ödev yardımı bekliyor (yaptırma değil danışma)Akraba düğün hazırlığı bekliyorAile yiyecek bir şey yapmamı bekliyorYakın arkadaş dert dinlememi bekliyorYine o kadar çok üst üste geldi ki bu beklentiler ya da insanlar diyeyim (haftaici günde 100 km yol yapinca)
Komşu ilgi sohbet ve çay bekliyor
Arkadaş ödev yardımı bekliyor (yaptırma değil danışma)
Akraba düğün hazırlığı bekliyor
Aile yiyecek bir şey yapmamı bekliyor
Yakın arkadaş dert dinlememi bekliyor


Yine o kadar çok üst üste geldi ki bu beklentiler ya da insanlar diyeyim (haftaici günde 100 km yol yapinca) çıldırdım anlık.

Sizin de tahammül seviyeniz düştü mü bu kadar, sadece kendinize vakit ayırmak istiyorsunuz ama size sıra gelmiyor. Sadece bir pazar günü dinlenebilmekti mesele.
0
egerbiryolcu
(03.05.26)
hayır demek, sınır koymak önemli beceriler. bunları kullandığınızda insan çokluğu bir sorun değil zenginlik gibi gelir
+3
mezzosprite
(03.05.26)
@mezzosprite aslında hayır demekle ilgili konulardan ziyade sosyal varlıklar olmamızın kaçınılmaz sonları da değil mi bunlar?
-1
🌸egerbiryolcu
(03.05.26)
dinlenemeyecek kadar değil bence ya. evet zorunluluklar vardır elbet, yakın arkadaşın derdi büyükse dünyayı bi kenara bırakmak gerekir, herkes sırasında yemeği yaptıysa bugün de sizin sıranızsa dizinizi kırıp yapacaksınız. diğerleri bi pazar yapılmasa da olur sanki.
0
mezzosprite
(04.05.26)
Ağlamayana meme vermezler sözünün ne kadar gerçekçi olduğunu idrak ettiğimden beri böyle şeyler daha az sorun oldu cidden.

Olup bitene yetişemediğimi hissettiğimde, biri bir istekle geldiğinde direkt beni bu aralar hoş gör, şirazem kaydı, benim kendime faydam yok şu sıralar diyorum. Kimse ne alınıyor ne yanlış anlıyor.

İnsanları illa terslemenize veya olayı çok ciddileştirmenize gerek yok. Bunu gerektiğinde yapın. Cidden o kadar da takmıyor kimse. Kendinize ayıracağınız zamanın kendi kendine gelmesini beklerseniz, biraz zor bu.

Evet insan sosyal bir canlı, ama siz herkesin her an sosyalleştiğini ve hiç yorulmadığına mı inanıyorsunuz ki? Arada uzak kalmak istersiniz, bu normal. Bu sırada gelen isteklere hayır diyebilmek önemli.
+5
akhenaten
(04.05.26)
herkese bu beklentileri yaratmak için beklentiyi yaratırsanız, insanlar bekler. sınır koymak önemlidir.
0
mikahakkinen
(04.05.26)
Evet öyle. Sosyal bir canlıyız ve bir denge söz konusu. Vermeden alınmıyor. Almak için vermek değil konu ama her şeyde olduğu gibi bunda da bir denge oluşuyor.

Son 2 haftada 3 kere bir yakınımı İstanbul havalimanına bırakıp evime geri geldim. Taksi kullan, yok. Arabanı oraya bırak, yok. Hayır diyebilirdim ama bu zamanı sohbet etme fırsatı olarak düşündüm. Acil bir işim de yoktu, benden bir şey eksilmedi, taş attım da kolum mu yoruldu. Bu kafada olunca çok da sorun olmuyor.

10-15 sene önce kardeşim aradı;
- abi bir yazlık almayı düşünüyorum, bana destek olma imkanın var mı?
bende o zamanlar birikim diye bir şey yok. ucu ucuna yaşıyorum.
- kardeşim ne kadar birikmişin var, yazlık ne kadar, aylık taksitleri ne kadar, benden ne kadar bekliyorsun?
- abi bende para yok.
- kusura bakma kardeşim, şu anda sana yazlık alamam kdashflsd

Dün ablam yazdı, bir piyano almak istiyorum sen de destek olur musun? tabii ablam ne kadar piyano, ne kadar eksiğin var? 600 bin lira kardeşim. ama bende para yok.

ailem için canım feda ama bir yerde denge olmalı. 19 sene önce iş hayatına girdiğimin yaz tatili zamanında ailemin yanına gittim. bir planım yoktu, onlarla beraber olmak ve dinlenmek yetecekti. üç kuruş kazanan bir denetçiydim ve aşırı yıpratıcı bir seneydi. 2-3 gün evde takıldık sonra sıkılmaya başladık. 4 kardeş bir tatil mi yapsak dedik. son dakika tatillere baktık. kardeşim ve ablalarım çalışmıyor henüz. ben 1800 lira maaş alıyorum ve 4 kişi 1 hafta için 5000 liralık bir tatili benim kredi kartımdan çektik. bunu seneye artık yavaş yavaş öderim diye kendimi avutuyorum. sonrasını düşünmemiştim. 4 kişi için yol parası, kılık kıyafet, orada yenilen içilen de ayrı bir 5000 tl tutmuştu. kredi kartımın limiti 12.000 TL'ydi ve 10 bin lirasını doldurdum böyle. sonraki sene aç kaldım ama ödedim bir şekilde :) iki sene sonra ablam 20.000 tl dolandırılmış, bir de 6-7 bin tl kredi kartı borcu yapmış. ben yine tatil diye ailemin yanına gittiğimde bunları öğrendim ve borcu üstlendim. ondan sonra da kardeşim yazlık dedi. jdsfsd güler misin ağlar mısın, kardeşim sana yazlık alacak durumum yok dediğimde kırıldı çocuk ve hala 15 senedir aramız eskisi gibi değil.

hep verici olmak da bir işe yaramıyor. denge, "equilibrium" şart.
+3
gabe h coud
(04.05.26)
komşu ilgi sohbet ve çay bekliyor demişsin, bunu sorumluluk olarak gören sensin.
bunu erteleyebilirsin.
+1
duyuruuser
(04.05.26)
Mendebur olduğum için kimse bir şey beklemiyor benden.
+3
peki madem
(04.05.26)
Ben> her sey.

Bekleyebilirler. Ben verdiğim kadar alabilirler. Cok beklentisi olan insanlar zaten cikarci tiplerdir. İstedikleri gibi hareket etmeyince sen de selam sabahi azaltirlar.

Ama senin yazdigin seylerin düzeyi normal geldi bana. Yolculuk seni yormus olabilir.
+1
Purple life
(04.05.26)
(3)

30-35 yaş arası erkekler ne yapıyorsunuz?

augustine azuka okocha
Evli, çocuklu veya bekar olanlar ne yapıyorlar, ben aşırı bunaldım bekar olarak. Gezeyim diyorum ama her yerde savaş var. Çok ağır depresyondayım.
Evli, çocuklu veya bekar olanlar ne yapıyorlar, ben aşırı bunaldım bekar olarak. Gezeyim diyorum ama her yerde savaş var. Çok ağır depresyondayım.
0
augustine azuka okocha
(03.05.26)
37 evlenmemiş birey olarak yaşamaya çalışıyorum. survival modunda değil fakat vakit öldürüyormuş gibi her gün aynı hissettiriyor. mutsuzum diyemem ama kendimi sorgulatıyor bazen. En fazla ya spora gidiyorum ya da kafeye birşeyler içmeye gidiyorum. Mekan değişikliği iyi gelir. Elimde olsa Almanya ya da Japonyaya giderdim.
0
false pretension
(03.05.26)
savaş her yerde yok, gezebilirsiniz, geziliyor şu an. depresyon için de tedavi olun lütfen, geçmiş olsun
+1
mezzosprite
(03.05.26)
bekarım.
iş arıyorum.
birikmiş paramı eziyorum bu arada.
konserler, barlar, rock ortamları.
haftada 3-4 gün dışarıdayım diyebilirim.
2-3 gün önce bir müzik grubunun vanına atlayıp bükreşe gittim döndüm hatta.
önemli olan fiziki ve ruhani sağlık, huzurlu bir iş ve konforlu yaşayacak kadar maaş.
flörtümün bile olmaması koymuyor artık.
param olsun ki gezebildiğim kadar gezeyim, gidebildiğim kadar konsere gideyim, içebildiğim kaçar içeyim.
yaş 34.5 erkek
0
rain when i die
(04.05.26)
(14)

İş/okul hariç ne sıklıkla dışarı çıkıyorsunuz?

nundu
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelin
Hafta içi işe/okula gitmek hariç dışarı çıkma sıklığınız ne? İş çıkışı eve geçmeden yapılan ve zaruri market alışverişi hariç etkinlikler de dahil listeye.

Ben spora da bir süreliğine ara verince, ayda bir iki civarına düştü sanırım. Zaten oldum olası evden çıkmayı seven biri değilim, işten eve gelince ya da hafta sonları dışarı çıkmak için kendime bir sebep bulamıyorum. Bu cuma tatildi işte, perşembe akşam eve girdim yarın işe giderken çıkacağım ve çok normal benim için bu hiç garipsemiyorum. Diğer insanlarda nasıl durumlar onu merak ettim.

Not: evliyim ama iş gereği şu an tek yaşıyorum. Eşimle bir arada olduğumuzda daha sık dışarı çıkıyoruz ama tek kaldığım dönemde dediğim gibi ayda bir iki falan
0
nundu
(03.05.26)
Temel ihtiyaçlarımı bozuk parayla karşılayabildiğim bir ülkede yaşasam eve uyumak, çalışmak dışında girmezdim.
0
sekizdokuzon
(03.05.26)
Ben sanırım evcimen bi insan değilim. Bir etkinlik vs olmasa da illa dışarıya en kötü yürüyüşe çıkıyorum. Bir adet köpeğimin olması da buna neden olabilir :-)
0
euteamo
(03.05.26)
Ayda ortalama 15 gün diyebilirim. İş çıkışı ya da işten önce spor. Dinlenme gününde yemek yemek için ya da alışveriş (giyim) için çıkarım. İlişkim yok 1,5 yıldır. İlişkim olsa daha çok çıkarım.
-3
arbre
(03.05.26)
ufak tefek bir şeyler alınacaksa markete gidip alıyorum. evin karşısında park var bazen çıkıp yarım saat bir saat çay içiyorum, bir şeyler okuyorum. arkadaşlarım bir yere çağırırsa çıkıyorum ama bu ara oldukça az, ben bu ara pek kimseyi bir yere davet etmiyorum. birkaç aydır nadiren. geçen sene evde durduğum az olurdu.
0
black holes in the sky
(03.05.26)
Hafta sonu çıkıyorum ama hafta içi işte hem zihinsel hem fiziksel olarak o kadar çok yoruluyorum ki bi an önce eve kendimi atmak istiyorum. Çok çok nadir işten arkadaşlar çıkışta bir şeyler içelim derse ve hava güzelse anca o zaman ortama uymak için kendimi zorlayıp katılıyorum.
0
truf
(03.05.26)
Haftada 2.

Spora gittigimi saymadim cünkü sosyallesme olmuyor o benim icin. Görev gibi yapip geri geliyorum genelde. Cok nadir arkadasimla gidiyorum.
0
Purple life
(03.05.26)
hafta içi mesai ile geçtiğinde, hafta sonu evden çıkmayı hiç anlamıyorum. mecbur değilsem çıkmam. bu sebeple hafta içi etkinlikler daha işime gelir. ben de ayda iki falan diyebilirim.
0
lil siztah
(03.05.26)
çocuğu kütüphaneye parka falan götürmek için çıkıyorum haftada 4-5 kere
0
mezzosprite
(03.05.26)
geçici ve ekstra bi durum ama şu ara market dışında hiç çıkmıyorum. yemin ederim kombiyi tamire gelecekler diye heyecanlanıyorum o kadar yalnız ve aksiyonsuz kaldım bu ara. bi daha toplu taşımada şurada burada laf atıp sohbet etmeye çalışan ehtiyarlara kızmayacağım aramızda 30-35 yaş olmasına rağmen şimdiden çok iyi anlıyorum onları.
0
der meister
(03.05.26)
Hafta içi akşamları 2-3 gün eve yakın stüdyoda yogaya gidiyorum. Onun dışında çok istediğim bir etkinlik olmadığı müddetçe evden işe, işten eve düzenini bozmuyorum. Gece hayatım hemen hiç yok. Canım çok isterse öğle yemeğinde alkol alıyorum. 22:00'den önce evimde olup uyku moduna geçmek istiyorum.
Hafta sonu ise hiking veya gündüz olmak kaydıyla sinema/tiyatroya gidiyorum.
Sonrasında 'iyileşmem' 3 gün sürdüğü için çok nadir kalabalık insan gruplarıyla bir şeylere dahil oluyorum.
0
auroraaurora
(04.05.26)
Ayda birden azdır ortalamaya vurunca.
0
peki madem
(04.05.26)
haftada en az 3 gün dışarıdayım.

çalıştığım günlerde de en az 3 gün dışarıda oluyordum.
0
rain when i die
(04.05.26)
Güneşli bir günse dışarıdayım. İstanbul yılın 220-240 günü güneşli. Yılın 10-11 ayı İstanbul'dayım. Kalan 1-2 ayda full dışarıdayım. İş dışında + tatil zamanı bütün gün eve girmem.

Gece çıkmasından bahsediliyorsa haftada en az 3-4. Güneşli bir günün akşamında 4-5.
0
gabe h coud
(04.05.26)
tamamen havaya bağlı yağmurlu ve soğuksa zorunlu işlerimi bile erteliyorum veya iptal ediyorum ama hava güzelse bağlasan bile durmam
0
alester
(04.05.26)
(4)

AJET yurtdışı uçuşlarda koltuk altı çanta konusunda ne kadar hassas?

winston insani
MerhabalarGürcistana haziranda gidiş gelip bilet aldık ve sadece 40x30x15 cm ve 4 kg olan koltuk altına çanta hakkımız var.Ajet bunun ölçü ve ağırlığında ne kadar hassas? Yani 4-5 cm büyük olsa çanta veya 4 değil de 4.5 kg olsa bunu sorun yapıyorlar mı?
Merhabalar

Gürcistana haziranda gidiş gelip bilet aldık ve sadece 40x30x15 cm ve 4 kg olan koltuk altına çanta hakkımız var.

Ajet bunun ölçü ve ağırlığında ne kadar hassas? Yani 4-5 cm büyük olsa çanta veya 4 değil de 4.5 kg olsa bunu sorun yapıyorlar mı?
0
winston insani
(02.05.26)
Uçağa binmiş zamanı acele etmeyin.
Uzaktan uçuş görevlisi gözlemleyin.

Eğer ince eleyip sık dokuyorsa aşağıdaki yöntem tüm hava yolu şirketlerinde işe yarıyor

Duty free den poset satın alın. Eğer birşeyler satın almanız gerekiyor derlerse en ucuz neyse onu alin.

Fazla eşyalarınızı bu poşetlere koyun.

Bu şekilde en ucuz bilet ile bagaj ve cabin bagajı hakkı olmayan bilet ile

Pegasus
easyJet
Wizzair

Sorunsuzca geçtim.
+5
kaiserr76
(02.05.26)
Yapmazlar bence.
+1
baldur2
(02.05.26)
Ajet bunu sorun etmez diye düşünüyorum böyle küçük şeyleri sorun eden diğer low costlar gibi değil daha esnekler. Ryan,wizz, pegasus vb firmaların sorun ettiklerini duydum ama.
0
ezkaza
(03.05.26)
2 ay önce falandı, ajet bodrum, boarding pass okuttuktan sonra arkada bekleyen görevli "aa sizin bagaj hakkınız yok" dedi nedense çok sevinerek :) ebat ölçen alete koymamı istedi çantaları, biraz tepiştirerek sığdırdım "tamam geçebilirsiniz" dedi. ağırlığa bakmadı. kimisi de "tepiştirerek sığıyorsa olmaz, kolayca girebilmesi lazım" diyormuş, bu başıma gelmedi ama. kime denk geldiğinize ve o kişinin anlık ruh haline çok bağlı bence temkinli olmakta yarar var.
0
mezzosprite
(03.05.26)
(6)

Duştan sonra saç düzleştirmek

egerbiryolcu
Bir yere gideceksem duş aldıktan sonra saçımı asla duzlestiremiyorum. Dakikalarca saçimi kurutsam da o nemlilik hissi kalıyor. Saçlarim dalgali ince telli elektriklenmeye müsait. Bu şekilde duzlesirsem de gün içinde dışarı çıkar çıkmaz hele de rüzgar varsa hemen bozuluyor zaten. Hatta duş aldıktan i
Bir yere gideceksem duş aldıktan sonra saçımı asla duzlestiremiyorum. Dakikalarca saçimi kurutsam da o nemlilik hissi kalıyor. Saçlarim dalgali ince telli elektriklenmeye müsait. Bu şekilde duzlesirsem de gün içinde dışarı çıkar çıkmaz hele de rüzgar varsa hemen bozuluyor zaten. Hatta duş aldıktan iki üç gün sonra (yani saçımı hiç yikamamissam) anca tamamen duzlesmeye uygun duruma geliyor.

Mesela bir saat sonra evden çıkmam gerekiyor diyelim. Saçımı da düzleştirmek zorundayım. En etkili yöntemler ne olabilir?
0
egerbiryolcu
(02.05.26)
Daha erken duş almak, saça tamamen kuruyacağı kadar zaman tanımak.
0
you and me in paradise
(02.05.26)
benim de saçlarım çok ince telli, kabarıp elektrikleniyor. kolay kurumuyor. bu yüzden saçım maşa bile tutmuyor. topuz yapıp çıkıyordum hep...

sonra...

keratin bakımı yaptırdım.

fönlemeden fönlüymüş kadar düzleşti saçım. ilk hafta ayrı bir muhteşemdi sonra etkisi azaldı ama yine de iyi. uygun şampuan ve saç kremiyle saçımı yıkıyorum, fön ucu bile olmayan saç kurutma makinemle saçımı kurutuyorum vee saçım düz. biraz dediğim gibi ilk haftasına göre biraz etkisi azaldı, bu yüzden kuruturken de durulanmayan saç kreminden sıkıp bi de o şekilde tarıyorum. oldu bitti. valla çok iyi. tavsiye ederim. şampuan ve saç kremleri seti aveda aldım.
0
art cat chocolate
(02.05.26)
Özellikle düzleştirmek değil de elektriklenmesini önleyip daha derli toplu olmasını istiyorsanız dalgalı saça uygun ürünler kullanıp dalgalarınızdan faydalanın?
Durulanmayan krem, jöle, köpük vs, sonra saç kurutma makinesi + difüzörle kurutmak daha kolay olabilir.
0
kobuzchu kiz
(02.05.26)
"Mesela bir saat sonra evden çıkmam gerekiyor diyelim. Saçımı da düzleştirmek zorundayım. En etkili yöntemler ne olabilir?"

Kuaföre gidip fön çektirmekten başka çözümü yok gibi.

Benim de saçlarım ince telli ve yıkayıp kurutup düzleştirme şansım olmuyor, kabarıyor bozuluyor, berbat oluyor bu yüzden sabah saçımı düzleştireceksem saçımı akşam yıkayıp sabah saçı kapatıp duş alıyorum.

Sabah duş alıyorsam o saç ya topuz oluyor ya örülüyor bir şekilde toplanıp yok ediliyor başka çare yok :/

Keratin bende işe yaramadı birkaç gün etkisi sürdü sonra gitti değmedi o parayı vermeme, kendim yağlarla, kremlerle sakinleştirip yukarıda yazdığım gibi kullanıyorum saçlarımı.
+1
mutekebbir
(02.05.26)
duştan sonra saçını iyice kurut ve düzleştiriciyi iki üç kez geçir saçından. tek kat düzleştirici yapıyorsan dışarda hemen bozulur.
0
oyokbuyoknevar
(02.05.26)
ıslakken düzleştiren aletler vardı sanki, detay bilmiyorum ama duymuştum bi araştırın isterseniz
0
mezzosprite
(03.05.26)
(11)

Eve gitmekten korktunuz mu hiç?

momento
İş yerinde olmadığım zamanlarda kendime nasıl katlanacağımı bilmiyorum. Belki de bu yüzden mesai bitince eve gitmek içimde tuhaf bir korku yaratıyor. Çünkü insan bazen en çok kalabalıkların içinde değil, dört duvar arasında kendi sesiyle yalnız kaldığında korkuyor. En zoru da, kaçtığın şeyin dışarıd
İş yerinde olmadığım zamanlarda kendime nasıl katlanacağımı bilmiyorum. Belki de bu yüzden mesai bitince eve gitmek içimde tuhaf bir korku yaratıyor. Çünkü insan bazen en çok kalabalıkların içinde değil, dört duvar arasında kendi sesiyle yalnız kaldığında korkuyor. En zoru da, kaçtığın şeyin dışarıdaki dünya değil de kendi zihnin olduğunun farkına varmak.
0
momento
(02.05.26)
Kendini sevmiyor musun,bence sevmelisin. Sana senden fazla yararı da zararı da olabilecek insan sayısı oldukça az. Kendi kendine bu kötülüğü yapma,iyi geçin.
0
denizciman
(02.05.26)
bir kere korktum ev arkadaşımın intihar girişiminde bulunduğunu haber etmişlerdi. onun dışında eve gitmek hayatımda en sevdiğim şeylerden biri.
0
redlinetheturk
(02.05.26)
evettt tam olarak bunu yaşadım bi dönem. eve girince düşeceğim boşluklardan, gireceğim bunalımlardan aşırı korkuyordum, uyumaya giriyordum eve. ama geçti, geçer sizinki de, yardım alabilirsiniz
0
mezzosprite
(02.05.26)
her gün eve gitmeyi dört gözle bekliyorum
+1
king lizard
(02.05.26)
Evde yalnız kalmayı sevmemek normal bir durum olabilir ama sizinki normalden sapmış. Bundan kurtulabilirsiniz. Korktuğunuz, kaçtığınız şeye girip düzeltebilecek kişi psikolog veya psikiyatrist.
0
cosmicstring
(02.05.26)
Ben de terapi öneriyorum, normal bir sıkılmaktan çekinme gibi değil bence durumunuz, daha derin.


Ben evin boş olduğunu duyduğum an işten bile erken çıkıp eve koşarım, evde yalnız zaman geçirmek kadar sevdiğim az şey var.
Sadece evde kimse yokken duş almaktan korkuyorum bunun da temelinde küçükken izlenen korku filmleri, depreme duşta ve yalnız yakalanma korkusu gibi şeyler var.
0
mutekebbir
(02.05.26)
ev değil o. zihninde 4 duvar olarak yer etmiş bir zindan. bir çok sebebi olabilir, orda yaşayıp biriken şeylerden yada seni oraya götüren sebeplerden yada tamamen senin standardlarının altında olmasından dolayı öyle hissediyorsun. değişim şart. sabah akşam aç karna sarı site'ye girmelisin:)
0
buenosdias
(02.05.26)
Komşu gürültüsü sorunun varsa geçmiş olsun sonsuza dek eve gitmek istemeyeceksin.
-2
artıküyeolmakistiyorum
(02.05.26)
Tek başına yaşadığım için eve gitmeyi iple çekiyorum. Ama ailemle ve ev arkadaşıyla yaşadığım dönemlerde benim de gitmek istemediğim oluyordu.
0
peki madem
(03.05.26)
yaşamayan anlamıyor ya. kaçış tabii ki sonuna kadar. ve evle hiç alakası yok. büyük bir zorlanma dönemi, dışarda idare edebiliyorsun ama dört duvar arasında tek başına kalınca zihninden geçenlere katlanamıyorsun. beni kurtaran antidepresan + spor + mindfulness oldu
0
mezzosprite
(03.05.26)
kötü hissettiğim ve alkolün problem olmaya başladığı bir dönemde yaşamıştım bunu. eve gitmek istemiyordum çünkü çok sıkılıyordum ve içiyordum. normalde de öyle aktif yaşayan, farklı hobileri uğraşları olan biri değildim ama o dönem çok basit şeylerden bile uzaklaşmıştım.

o durum ortadan kalkınca geçti benim için problem. ha onun kendisi de başlı başına bir sorun ama bu konuda aşama kaydedebilirsen evde bulunma fikri daha az ürkütücü gelebilir belki. hatta daha iyisi "evden kaçmak" değil ama "faal bulunmak" motivasyonuyla dışarıda bir şeyler yapmak olabilir... istanbul'dayken ismek kursları bu açıdan iyi geliyordu bana akşamları. o tarz kurs olur çevre varsa birileriyle buluşmak görüşmek olur vs.
0
der meister
(03.05.26)
(20)

Başarısız flört girişimleri

denizkenarısandalye
Son uzun ilişkimin üzerinden epey geçti. Son bir, bir buçuk senedir deniyorum denk geldikçe flörtleşiyorum. Ondan önce iş güç bi süre kapatmıştım kendimi sosyalleşmiyor, haliyle kimseyle tanışmıyordum şimdi düşününce o zamanlar bile bugünden iyiymiş. Hiç flört daha iyiymiş. Bi yere varmamasından yor
Son uzun ilişkimin üzerinden epey geçti. Son bir, bir buçuk senedir deniyorum denk geldikçe flörtleşiyorum. Ondan önce iş güç bi süre kapatmıştım kendimi sosyalleşmiyor, haliyle kimseyle tanışmıyordum şimdi düşününce o zamanlar bile bugünden iyiymiş. Hiç flört daha iyiymiş. Bi yere varmamasından yoruldum vallahi. Bu genel bi durum mu insanlar artık ciddi ilişki istemiyor mu bende mi bi sıkıntı var merak ediyorum hem iç dökme hem de varsa fikrinizi istiyorum :)

K, 29y, işimde gücümde,”normal” biriyim. Bi aşırılığım yok. Büyük şehir merkezinde yaşıyor, çalışıyor sosyalleşiyorum. Aman aman sosyal çevrem yok ama yetiyor. Büyük bi iş yerinde çalıştığım için orası da sosyallik+network sağlıyor. Yeni insanlar tanıyabilecek imkanım var yani. Tip olarak ortalama, çevreme sorarsanız ortalama üstüyüm. Bakımlıyım süslüyüm aşko değilim ama daha cool bi çizgide temiz düzgün ilgi çekici giyinmeyi süslenmeyi seviyorum. Bunlar puan arttırıyordur belki. Muhabbetim sevilir genelde espriliyim. Mesafeli durduğum bi yer var ama espriyle sıcaklıkla zamanla bağlıyorum. Ketum suratsız filan da değilim :D öfkelenirsem sivri dilliyim filan ama Sık sık öfkelenmem :) ilişkide sadakatle ilgili en ufak şüphe uyandırmam çünkü başkasına ilgim kaymışsa bitmiştir zaten benim için. Kimseden maddi bir şey beklemem, kendi standartlarıma eşlik edecek biri olması yeterli. Beni gitmediğim bilmediğim yerlere götürmesin de gittiğim yerlerden geri koymasın yani :) güzel bi eşlikçi olsun. Gibi gibi… bunları acaba bende iten şey ne onu düşünürken söylüyorum. Burası kendi kısmım.

Son zamanlardaki flörtleri anlatacağım
1. Tesadüfen tanıştık, ben başta çok etkilendim çipil çipil bakışlı sempatik bi adam. Bana neredeyse liseli heyecanı veren bi iletişimimiz başladı. İlk adım ondan geldi ama o zamana kadar aynı ortamda bulunuyorduk zaten. ayaküstü sohbetler bakışmalar flörtleşmeler olmuştu. İlk buluşmamız kötü geçti :) büyük heveslerle gelen birini göremedim. Sohbeti tatlı birbirimize karşı kibarız ama bi duvar mesafe vardı. Sonra baktım ki ben flört, sevgililik, ilişki diye gidebilecek potansiyeli olan normal bi ilişki arıyorum beyefendi takılalım rahat olsun istiyor. Açık etmedi ama hoşlanmasının kaynağı çoğunlukla fiziksel çekim diyeyim. Hayalkırıklığı oldu ilk date, hevesli ve beni merak eden bi adam yoktu karşımda. sonraki görüşmeyi bişeyler içeriz evde içeriz burdan mı geçsek filana getirince bende bitti. Öncesinde mesajlaşmalar da kesik ve seyrek olunca hmmm dedim. Güya sonraki buluşmayı ayarlamıştık ama gecesine sonraki buluşmanın olmayacağını ikimizin aynı yerde olmadığını, onu bana karşı yüzeysel bulduğumu filan söyledim. Ben sana karşı farklı bi yerdeydim aynı yerde değilmişiz dedim. Ya densizlik ettim kusura bakma ama kötü niyetim yoktu peki madem dedi öyle kaldı. Bir hafta sonra bahaneyle ben de aslında yüzeysel değildim filan diyerek dönünce ben zaten çok hoşlanıyor vaziyette olduğum için düşüverdim tekrar. İş yoğunluğuyla da birlikte ayda 2 kere filan düzenli görüşmeye başladık ama bi yere vardırmıyor olayı. Bir aradayken çok keyifliyiz ama devamı yok. Situationship oluyor heralde bu ondan olduk :) ben böyle istemiyorum tabi. Güvensiz geliyor. Benim beklentilerim, onun kaçması bendeki kaygının yükselmesi filanla yolları ayırdık. Tatlıydık bir arada, aynı eve koysan çok rahat günleri geçiririz. Ama adam ilişki istemiyor sorumluluk almaya girmek istemiyor artık her neyse. Bana özel bi durum değil belli ki hep böyle olduğunu söylemişti hala öyle. 35 yaş olunca bişey de diyemiyorum tarzı bu. Hala da öyle

Flört 2
Ortak bi alanda yine tesadüfen tanıştık. Tanışma kısmı çok sağlıklı. Ben bu flört 1in yeni bitmesinin üzüntüsündeyim pek etrafıma bakmadığım için aman aman etkilenmedim daha doğrusu o gözle bakmamıştım. Ama o diğerinin aksine istekli ve hevesli geldi baya. Bi iş bahanesiyle numara alma sohbete başlama diye diye çok doğal bi akışla başladık. Uzun zamandır böyle yüksek olmadığını söyledi :) biri bu kadar ilgisini çekmemiş, o heyecanlar eskide kalmıştır diyordum ama farklı hissediyorum diyerek geldi. Sık iletişimdeyiz sık görüşüyoruz başta her şey çok tatlı. Ben flört 1in yarattığı o uzun süre mesaja dönmemeler yoğundum görmedimden dolayı temkinli ve panik haldeyim malesef. Henüz atlatamamıştım, güven kısmında soru işaretindeyim. Lovebombing bu da heralde dedim :D bu adam da duygularını nedense fiziksel çekimin yüksekliğinden ifade ediyor hep, ben de bu duygu değil de libido olabilir mi ya falan diyorum öyle diyince benim hislerimi hafife alıyorsun filan diyor. Sonra yavaştan ben aslında ilişki düşünmüyordum demeye başlıyor. Ciddi ilişki düşünmüyordum seni aylardır görüyorum bazı günler karşına geçip izlediğim oldu (bunlar kanıtlandı hakikaten öyleymiş) beni fark etmenden çekinmedim ama bi gün de gelip seninle tanışmayacaktım falan dedi. Çünkü şu anki gündemimde buna yer yoktu dedi. Tesadüfen karşılaşınca tanışmadan edemedim dedi. Ben de ona baştan ciddi ilişki istemiyorum denince hoşuma gitmiyor önünü kesmek bu, akıştayken evet işler yolunda gitmeyebilir ben bu niyetle yola çıkıyorum diye illa evleneceğiz demiyorum ama güzel bi ilişki için de bişeyler lazım dedim. Aynı yerde olmadığımıza karar verdik yine. Ama muhtemelen denemek istedi bu konuşmanın üzerine devam ettik çünkü. Aramız iyiydi güzel vakit geçiriyorduk buluşmalarda hep hevesliydi sohbeti hiç düşürmüyordu bişeyler paylaşıyorduk ama yine bi belirsizlikteydik. Sonra aramız bozulmaya başladı güya iş yoğunluğu mesajlar seyrekleşti ciddi ilişki istemiyoruma döndü iş. Ben artık çünkü biraz bağlanmıştım sanırım ne olursa olsun kalacağım sandı. Neyse bu da bitti tabi. Seninle olmak isterdim sen iyi bi sevgili adayısın falan da dedi. Ama tartışmalarımızda anlaşamadığımız da çok oldu. Öyle böyle uzaklaştık. Bu adam zor biriydi bu arada. Toksik yanlarımız vardı ikimizin de. Ama çok da anlatıyorduk kendimizi anlaşmak istiyordu geçinebilmek istiyorduk. Bi şekilde olmadı. Son halimiz kötü bitti, uzak kalmalıyım filan dedi sonra istemiyoruma döndü. İstememeliyim gibi triplere girdi. Ben de anlamak için iletişim ısrarı yaptım, bi yüzyüze gelelim iyi kötü konuşalım en azından düzgün bitsin diye çünkü kıymet vermiştim o da bi olur dedi bi ayarlayamadı bi yüzyüze geldiğimizde kontrolü kaybediyorum dedi. En son bir hafta önce benimle iletişimi hala vardı hem tartışıyor hem istiyorduk biribirimizi. kız arkadaşım var artık iletişimde olmak istemiyorum dedi bi anda. Bi inanmadım önce, yazmayayım uzaklaşalım diye yaptı dedim. Ama ilişki istemiyorum diyip buradan vurması çok acımasız geldi. Belki de biriyle birlikte tabi gerçekten. Bilemedim gerçeği öyle kaldı.

İkisiyle de güzel vakit geçiriyorduk, özellikle ikinciyle bi oturup beş altı saat sadece sohbet ettiğimizi biliyorum gözlerimizi ayırmadan. Sıkıcı değildik. İkisi de işinde gücünde +30 yaş, güzel görünümlü adamlar. Bu kız da benim sevgilim demek istemediler.

Flört 3
İki sene önce tanışmıştım, yine iki taraf da birbirini fiziksel olarak beğeniyor görünüyor güzel vakit geçiriliyor görünüyor. Bu da devamını getirmedi. İlk tanıştığımız zaman bi süre düzenli iletişimdeydik sevgililiğe dönmedi yine bitiş konuşması yapılmadı bununla birbirimizi ghostladık heralde bu sefer de :) böyle sosyal medyada beğeni atmaya devam eder ama rutin yazmaz ya öyle. Aradan bir seneden fazla geçti geçen gün buluştuk spontane bi şekilde. Kahve filan içtik muhabbet ettik keyifli. derbi günü işte. E derbi var sen izlemeyecek misin ilgini çekmiyor mu dedim sen daha çok çekiyorsun ondan geldim ama istersen birlikte izleriz dedi. Tatlı bi yer bulduk oturduk maçı izledik. Çift gibiydik gayet. Ben takip etmem ama önemli maçlarda birileriyle izlemeyi severim. Baya keyifli geçti dedik ikimiz de. Gün orda bitti. Konuşma da ayıp olmasın diye bir cümle devam etti orada bitti yine. Devamı gelmedi.

Flört 4:
Önceden görmüş beni, bi şekilde ulaştı bir iki mesajlaşma oldu o gün. hemen öğle molasında kahve teklifi geldi. Gittim, iş kısmında kaldı sohbet ama ilerledi yani güzeldi. Sonra hafta sonunu planladı görüşmek istediğini söyledi. Buluştuk, kibar olduğumu düşünüyorum, dış görünüşse problem ilk kez orada görmedi defalarca gördü öncesinde. Yüzeysel kaldı sohbetimiz biraz birbirimize derinleşemedik sanki bi iltifat bi yakınlık gelmedi adamdan. buluşma bitti. Bir daha yazmadı :) ben de yazmazdım çünkü kötü bi buluşma planlamıştı, bi kahvenin ödemesi için sıra bekledim filan, özensiz gelmişti bana da. üniversitede olsak kabul edilebilirdi ancak. Bu da böyle….

Not: flörtlerin hiçbiri aynı anda değildir :D

Yani merak ediyorum neden devamının gelmediğini benzer şeyler yaşayanlar napıyorsunuz bir şey yapmak mı lazım, kendine dönüp bakan biriyim de aman benlik sıkıntı olmasın diye, bilemiyorum bi şey eksik zamanı gelmedi belki de. Doğru kişi gelmedi bilemiyorum ne diyorsunuz?
+1
denizkenarısandalye
(01.05.26)
Çok uzun yazmışsın. Yorma kendini.
Erkekler hemen sevişmek istiyor sen istemiyorsun. Gayet basit. Ciddi ilişki için evlenmelisin.
-1
benaslindayohum
(01.05.26)
Sevgilim olmadan nasıl evlenicem:)
0
🌸denizkenarısandalye
(01.05.26)
"Standartlar" değişiyor, uzun süreli ilişki ciddi emek istiyor ve temellerini atması zor, bu yüzden hayal kırıklığı şansı çok yüksek.

Her vurduğun gol olacak diye bir kaide yok, ayrıca fiziksel çekim her şey demek değil ama bir ilişkinin başlaması ve sürdürülebilir olması için gerekli, bu yüzden ilk adım genellikle fiziksel çekimle başlar, yadırgamamak gerek.

Sonrasında ısınma turları başlar, kahve, yemek, sosyal aktiviteler. Bu esnada hayata bakışınız aynı mı, uyum sağlıyor musunuz, birlikteyken eğleniyor musunuz, aradığınız kriterlere uyumlu mu. Tabii ki bu ısınma turları ten uyumu testi için de gerekli, ufak dokunuşlar, sarılmalar derken devamını getirip getirmeyeceğinize karar verdiğiniz an olur.

Sonrası ise işleri daha da ileri taşıma zamanı, burada erkeğin tecrübesi devreye girer, adım atmak için geç kalmaması lazım ama çok erken hamlede bulunup karşı tarafın alarm zillerini çaldırmaması da lazım.

Sizin durumunuzda karşı tarafta sıkıntı var gibi görüyorum, muhabbeti ilerletecek iletişim yeteneğine sahip değiller. Düzgün birisi çıkınca hissedersiniz zaten, içinizde kelebekler uçuşuyor gibi hissettiren birisi mutlaka çıkar, sadece her seferinde bu beklentiye sahip olmayın, akışına bırakıp mevcutta yaptığınız gibi ümit görmediğinizde yolunuza devam etmeyi bilmeniz yeterli. Bol şans :)
+2
kimlanbu
(01.05.26)
Güzin ablaya sordum böyle dedi:

1. İnsanların söylediklerine anında inan: Biri sana "Ben ciddi ilişki düşünmüyorum" diyorsa, arkasına "ama seninle çok iyi vakit geçiriyorum" eklese bile ilk cümleyi ciddiye al. Seni ne kadar beğenirse beğensin, bu onun niyetinin değişeceği anlamına gelmez.

2. Potansiyele yatırım yapma: Bir erkeğin ne kadar sempatik olduğu, ne kadar çipil çipil baktığı veya aynı evde ne kadar iyi yaşayabileceğiniz önemli değildir. Önemli olan o an sana ne sunduğudur.

3. Eforu standart yap: Seninle vakit geçirmek isteyen adam o kahveyi alır, o sırayı bekler, o maçı izledikten sonra ertesi gün sana "Dün çok güzeldi, tekrar görüşelim" diye mesaj atar. Net olmayan hiçbir şeye enerjini harcama.
+5
compumaster
(01.05.26)
çok uzun yazmışsın, bu da kafanın aslında fazla dolu olduğunun işareti. tüm hayat hikayeni anlatmadan da sorunu özetleyebilirdin aslında. gerçekten çekim hisettiğin biri olsa acaba bu libido mu diye sormazsın, sabah beraber aynı yatakta uyanırsın zaten. sen yalnızlığına derman arıyorsun. bu gayet doğal bu arada, ama gerçekten etkilendiğin biri de çıkamamış sanki. mucize formul yok bulan olsa trilyoner olur zaten. elin yüzün düzgün ise bi gün denk gelir. durmak yok yola devam.
+3
orpheus
(01.05.26)
Etraftan gordugum kadarıyla gunumuz iliski anlayisi buna donmuş. Kimse bir başkası icin caba gösterme niyetinde degil. En ufak bir negatif durumda ki o da varsa hemen bir baska alternatife geciyor hatta belki o alternatifler ile ayni anda görüşüyordur muhtemelen. Tavsiyem çok fazla kafa yormamaniz. Dogru yer ve zamana inanin derim:)
+3
acelaacedebela
(01.05.26)
Evet ben de modern toplumun dayatmalarına sıkışıp kalmış hayatlar olarak okudum sorunuzu.

Biraz realist ve gelenekselci olmakta fayda var. Beklentiniz uzun ilişki ve evlilik ama demek ki dışarıdan çizdiğiniz profil tam tersi. Bence bunun üzerine bir düşünün. Çevrenizdeki insanlar da sizi bu şekilde sanıyor, anlatıyor olabilir.

Bence şuna dönün. Konuşmanın en başında niyetinizi belli edin. Ben buyum ilişki ve sonunda evlilik istiyorum. Beni tip olarak beğendiysen ve karakterim ilgini çekiyorsa tanı. Yoksa yok de.
+1
Hallegadola
(01.05.26)
Erkeğim. Farklı bişeyler yazayım.

Sorun çok basit çözümü ise zaman istiyor. Tanışma ve kahve denen süreç işi bozuyor.
İşin matematiği şu.
Aynı mekanda arkadas olarak uzun süreler bulunmak.
Bu sürelerde beraber iş yapmak ya da eğitim süreci
O sıra tanımak tanışmak etkilenmek
Sonrasında rotayı arkadaslıktan flörte çevirmek.

Kısaca bu iş için en az 1/ 2 ay gerekiyor. Yemek kısık ateşte ağır ağır pişecek.

Öyle tanışma, kahveye çıkma, yazışmayla falan olunca yemek harlı ateşte yanıyor.

Zaman ve emek harcanmalı.
Hemen hadi kahve içelim olunca sonuç bu oluyor.

Aynı mekan- arkadaşlık - samimiyet- sonra kahve.
+4
halk
(01.05.26)
Okumadım da çok tecrübesiz olduğun için olmuyor. Tecrübeli bir erkeğe kendini bırakman gerekiyor ama onlar da sana bakmaz. Yüzeysel, boş bir imajın var. Flört dediğin kişiler de tecrübesiz. Bir şey becerememişler. Sonuç 0 olmuş hep.
-11
arbre
(01.05.26)
seni gercekten sevebilecek ve ayni dusunceleri paylastigin birini buldugunda yanindaki insanin iliskiye emek verdigini goreceksin. icinde bulundugun durum strateji veya surecle ilgili bi sorun degil.

karsina cikan insanlarla ayni dusunce ve ruh halinde olmadigini kendin soyluyorsun.

iliskiye eve atmak olarak bakan birini veya arada bulusur takiliriz olarak dusunen kisinin zihnini kendi hal ve hareketlerini degistirerek kontrol edemezsin.

herkes aradigin kisi degil ve her kisi seni arayan kisi degil bunu kendimize anlatabilmeliyiz.
+2
johnnie w lker
(01.05.26)
Erkeklerin kiz bulamiyorum demelerine inanirim. Ama bir kadin istemedigi halde bosta kaliyorsun sorun yüzde bin ihtimalle ondadir.

Erkekler cok basit. Kadinlar ne istiyorlarsa onu yapiyorlar. Sen de dogru düzgün birini sec kurtul.
-9
Purple life
(01.05.26)
anlatımınızdan gayet düzgün ve çekici biri olduğunuzu hissettim. aynı zamanda ne istediğinizi de biliyorsunuz ve kendinize güveniyorsunuz. bana erkeklerin sizden gözü korkuyor gibi geldi. yönetilecek ya da gönül eğlendirilecek biri değilsiniz ve ciddi bi şeye başlamak istemedikleri için ve sizi oyalayamayacakları için kısa sürede geri adım atıyorlar. düzgün normal bekar erkek kıtlığı yaş geçtikçe kendini daha çok gösteriyor maalesef ve uygun bir eşleşmeye denk gelmek çok zor, çok şans işi. benim yakın çevremde de hem fiziksel hem de kişilik olarak mükemmel bulduğum kadınlar var ve ilişkiye açıklar ve ilişkide de gayet açıklar kendini ifade etme noktasında. ama denk gelmiyor yani bi şekilde, toksik çıkıyor, arızaya bağlıyor. arkadaş grubunda harika bi insan gibi duruyor mesela adam, kadını o yakın arkadaş grubunda tanıyıp ona aşık oluyor. iş birebir romantik ilişkiye gelince bi kontrol etmeye yönetmeye değiştirmeye çalışıyor, ergen ergen kısıtlama girişimleri, hayatına müdahale etmeye çalışmalar, kıskançlıklar vs. ve biz de 30 yaş üstüyüz yani bu yaşta bunlar gerçekten komik oluyor, direkt soğuma sebebi, ve arkadaşlıktan bu noktaya gelince bi afallıyor insan, hiç tanıyamamışım demek ki diyor. ben yanlış yaptığınız bi şey göremedim, sağlıklı ve olgun bir ilişki kurmak sürdürmek gerçekten çok zor bu zamanda, bol şanslar dilerim.
+3
mezzosprite
(01.05.26)
halk arti 1.

tanisikliktan-arkadasliktan iliskiye dogru bir surec daha iyi olur.
+2
baldur2
(01.05.26)
@mezzo +1
manas destanı gibi yazdığınızdan yüzeysel okudum ama bana da tırsıp kaçıyorlar gibi geldi. bu arada neredeyse mühendis ciddiyetinde anlatmışsınız olayları, gözüm altta formül aradı :P
sizin gibi ne istediğini bilir görünen kadın seven erkek pek yok; olanlarda da çoğunlukla mommy issues mevcut bulunuyor (tamamen şahsi gözlemdir). sınırlı veriyle şurada hata var diyemiyorum; ancak zaten siz kendiniz gibi davrandığınızda kaçıyorlarsa da, bak şurdan ... yani. önce o kaçıngan bağlanma mıdır, her ne ise, onlar onu çözüp gelsinler pls.
bence enerjiniz ve niyetiniz varsa, kendinizi çok kaptırmadan denemeye devam edin. denk gelirse gelir; gelmezse kısfmet.. donsuz geceler diliyorum :)
+4
lil siztah
(01.05.26)
Maasin az gelmis, ayril coco
-5
lapaz
(01.05.26)
Aklına yatan, içinin ısındığı birini bulmak samanlıkta iğne aramaya benziyor artık. Işimiz zor.

Bir de bunun dating app versiyonu var ki Allah düşürmesin. 13 yıl önce ayrıldığım erkek arkadaşımla evlenip erkenden şu sektörden emekli olsa mıydım diye düşünüyor insan. Düzgün, helal süt emmiş birini bulursanız küçük kusurlara bakmadan alın götürün, bu işler çok sıkıntı işler olmaya başladı.
+1
sekizdokuzon
(01.05.26)
sayın duyuru erkekleri. bu kadının yazdıklarını okuduysanız ve hatta sonrasında yorum yazdıysanız hakketten bitik bir hayatınız var demektir.

erkek adam böyle detayları dinlemez. bu ne ya.
-6
plastic_angel
(01.05.26)
herkes ne istediğini/düşündüğünü açıkça söylese hiç bu problemleri yaşamayacağız gibi geliyor. ne istediğini bilen bir yerde duruyor gibisin aramaya devam
+1
rajkoothrapali
(01.05.26)
Fazla akıllısın,ya da detaycı. Ya da yönlendirilemez,yönetilemez bir tablo çiziyorsun,özellikle de ufaktan detaylara girmeye başlayınca. Bu/bunlar olası partnerlerini kaçırıyor. Şahsi önyargım budur.
+1
denizciman
(01.05.26)
denk gelmemiş diye düşünüyorum, siz tabirinizle 33 e işinde gücünde normal birisiyim. bir flörtten beklentim direk uzun süreli ilişki değil nihai hedefim bu evet ama biraz akışında bırakarak yaşamak yeni tanıştığın insanı biraz tanımak istiyorsun. bence sizin yaptıklarınızda problem yok ya da dışarda sizin düşüncelerinize uyan erkeklerde var. ortada yanlış bir durum yok gibi. belki bu kadar farklı insan sizi yormuş olabilir biraz ara verebilirsiniz.

ayrıca şu kısım için "Son uzun ilişkimin üzerinden epey geçti. Son bir, bir buçuk senedir deniyorum denk geldikçe flörtleşiyorum. Ondan önce iş güç bi süre kapatmıştım kendimi sosyalleşmiyor, haliyle kimseyle tanışmıyordum şimdi düşününce o zamanlar bile bugünden iyiymiş. Hiç flört daha iyiymiş. Bi yere varmamasından yoruldum vallahi." maalesef +1 demek zorundayım *swh
+1
belkider
(01.05.26)
(16)

Çocuğu olan duyurucular?

bobinhoo
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur
1) Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınız ne ölçüde değişti? (Kendi gözlemim, özellikle yeni nesil ebeveynlerin hayatlarının büyük kısmını çocukları etrafında şekillendirdiği yönünde.)

2) Çocuk sahibi olmaya karar verirken bundan %100 emin miydiniz?

3) Zamanı geri alabilseydiniz, yine çocuk sahibi olur muydunuz?

4) Genel olarak çocuklarla çok vakit geçirmekten hoşlanmayan ve ekstra sorumluluklardan kaçınan birinin; “hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var” ya da “ileride yalnız kalma kaygısı” gibi nedenlerle çocuk yapması sizce doğru mu?
0
bobinhoo
(30.04.26)
1-hayatım kökten değişti, hayatıma çocuk dahil olmadı ben tamamen başka biri olup çocuğa dahil oldum.
2-istemediğime emindim, yanlışlıkla oldu.
3-zamanı geriye alabilsem yaşım gençken 2-3 çocuk daha yapardım şimdi yaştan dolayı en fazla 2 yapabilirim.
4-çocuklardan hoşlanmıyordum hala hiç sevmem ama kendi çocuğumu seviyorum, yaşlanınca bana bakmasını zaten ben istemem, oğlumu o kadar çok seviyorum ki onun hayatında böyle bir sorumluluk olmak istemiyorum.
Soruya cevap, hayır doğru değil. Ben anne olunca anneliği sevdim ama herkes sevmeyebilir. Yine de siz riske girmeyin. Ya sevmeseydim yani şu an cehennem olurdu.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
1. hayatim degismedi tecavuze ugradi (ayrica kimsemizin olmadigi bir yerdeyiz anne babadan bile yardim yok)
2. emindim super oldu
3. her turlu isterdim yine
4. degil. sorumsuz adamin isi degil cocuk buyutmek.
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
2) kimse yüzde yüz emin olamaz sonuçta örneklerini görsen de senin hayatına ne getireceğini tam olarak kestiremiyorsun. ama bizimki tamamen planlıydı yani çocuk sahibi olalım dedik ve olduk.

3) bunu çok sorguluyorum ama zaten çocuk gözümün önünde olduğu için yok, doğurmazdım diyemiyorum net bi şekilde. çocuğun kendi zorluğu bir yana ülkenin durumu, gelecek kaygısı da etkili bunda. ama çekirdek aile içindeki durum için düşünürsek zaman zaman kafayı yiyip pişman olduğum oluyor. ama zamanı geri alabilsem yine çocuk sahibi olurdum :D

4) benim çocuk motivasyonumu güzel özetlemişsin aslında. 'hayatın doğal akışında çocuk sahibi olmak var.' çocuk istemeyen, sevmeyen, yapmayan, yapamayan herkesin durumuna ve fikrine saygı duyuyorum. tamamen kendi yaşantım için yorum yapıyorum. kafamdaki 'aile'nin içinde çocuk olmalı illaki diye düşünüyordum her zaman. asla çocuk düşkünü, anaç biri olmadım ama kafa yapım buydu.

1) hayatım kökten değişti +1
yani çocuk doğuruyorum, onu hayatıma ortak ediyorum, biz ona değil o bize alışacak tarzı instamom'luk gerçek hayatta pek karşılığını bulmuyor.
mesela bizim için saat 20.30dan sonra dışarıda olmak gibi bi kavram yok. ya da ne bileyim çocuğun öğle uykusunu atlatmak gibi bi imkan yok. yapabilen varsa tebrikler.
yeme içme gezme tatil. her şeyin tarzı değişiyor.
geçen evli ama çocuksuz arkadaşlarımız geldi. bi yerde tatlı yemek istedik ama akşam yemeği yiyemeyiz diye vazgeçtik. ben de canım çekti, aklıma düştü filan diye söyleniyordum. olsun ya akşam yemekten sonra basar gideriz dediler. hayır gidemeyiz çünkü çocuğun uyku saati... gibi gibi örnekler.
0
elorelia
(30.04.26)
1.hayatımız tamamen çocuğun ihtiyaçlarına göre şekillendi.(tamamen yardımsız perişan olduk.)
2.emindik. ama bu kadar kendimizi unutacağımızı hayal etmemiştik.
3.olurduk.
4.çocuk sahibi olmak ekstra sorumluluk zaten. eğer bu bir erkekse eşi çok zorlanır.
0
mikahakkinen
(30.04.26)
2) bebek bekliyoruz. emin olmak tam tabir değil. bir bilinmezlik olduğu kesin ve tabii ki hayatımızın farklı bir yöne doğru evrileceğini tahmin ediyoruz. bizim motivasyonumuz ilişkimize ve birbirimize olan güvenimizden ileri geldi. kendimize yakıştırdık yani. çocuğum ilerde bana bakar filan gibi şeyler mantıklı gibi görünse de aşırı mantıksız. tanrıcılık oynayarak bilinmez bir zaman için bu tarz düşüncelerin mesneti yok. aile olmak istiyor musunuz, ilişkinizde buna motivasyon var mı, soru bu olmalı.
0
awlmi
(30.04.26)
1. Büyük ölçüde değişti, ben rahatıma düşkün biriyim eşimin çalışma saatleri esnek olmasa kafayı yerdim. Allahtan kolik falan değildi bebeğim.
2. Bunları göze alarak çocuk yaptım diyemem zorlanacağımı biliyordum ancak anne olma isteğim her şeyin önüne geçti bir de biyolojik saat meselesi var yaş 30 olmuştu.
3. Sevgisi bambaşka bir şey, yine olsa yine yapardım ama ikinciyi yapmayı düşünmüyorum, tüm bunları sil baştan yaşayamam.
4. Yalnız kalma korkusu dahil hiçbir pragmatik düşünceyle çocuk yapmayın çünkü ileride size bakacağı veya görüşmek isteyeceği garanti değil. Beklentisizce yapılmalı, iyice emin olunmalı.
0
ekimoloji
(30.04.26)
1. Çocuk yapınca hayatım çok değişti. Sürpriz olmadı ama. Değişeceğini biliyordum. Değişti ve güzelleşti. Gerçi zaten güzeldi. Daha güzelleşti. Hayat çocuk etrafında değil, çocuğun da dahil olduğu bir şekle büründü. Yeni nesillerde çocukerkil aile yapısına geçiş oluyor. Bizde öyle olamazdı, olmadı.
2. Evet
3. Tek bırakmazdım. Kardeşleri olsun isterdim. Hata ve haksızlık yaptım.
4. Çocuk yapmak, çocuk sahibi olmak içgüdüsel bir olgudur. Ben çocuk yapmayacağım diyenlerin bu konuda dünya görüşlerinin yeterince olgunlaşmadığını, hayata bakışlarının 'Ben büyüyünce hiç evlenmeyeceğim.' diyen çocuğunki kadar dar açılı olduğunu ve ileride aşırı pişmanlıklar yaşayacaklarını düşünüyorum.
-8
Mirket
(30.04.26)
1- annem cocuktan sonra hicbirsey eskisi gibi olmuyor derdi, dedigi gibi oldu. hayatin tamamiyle degisiyor cocuk herseyin merkezi oluyor. hanimin ilk tanistigim kadin ile alakasi yok, bambaska birine donustu.

2- ben hazirdim, hatun hazir degildi galiba. onu cok iyi etkilemedi.

3- kesinlikle evet.

4- kesinlikle hayir. benim amacim bayragi devredecek birisi olmasi gerekliligi idi, bir de bence annelik/babalik duygusunu herkesin tatmasi lazim, bambaska birsey. ilerde bana baksin diye cocuk yapilmaz, oyle bir seyin garantisi yok cunku.
0
cooperr
(30.04.26)
1. %75 degisti, ha deyince cikip bi yerlere gidemiyorum. Ama henuz kucuk. Yavastan toparlanabilir belki bu kisim.

2. Degildim. Pozitifi gorunce hafif bir yas xd Ama bu duygu azalarak kayboldu. Simdi supper bi anneyim xd evt kendim karar verdim ;)

3. Bu soruya şöyle cevap vermek isterim... cocuk sahibi oldugum icin pismanim ama cocuk sahibi olmasaydim da pisman olacaktim. Hep "acaba olsa miydi" "nasil olurdu" hissiyle yasicaktim. Simdi de "cocuksuzken hayat ne guzeldi" hissiyle yasiyorum ;) yaş onemli bi ayrinti galiba burada. 35ten oncesi ve sonrasi cevap degisebilir

4. Bu kisi bir babaysa ona bisi olmaz, eşi aşşşşırı zorlanir xd bu kisi bir anneyse muhtemelen bambaska birine evrilir
0
üğpoıuy
(30.04.26)
1) Tamamen değişti, ilgisi alakası yok önceki hayatımla. Şu anda çocuklar 10 yaşını geçtiler hala ilgisi yok.
2) Evet ama tabii insan endişe duymuyor değil bin nedenle...
3) Evet
4) Şu anki düşüncelerin bundan 5-10 yıl sonra aynı kalmayabilir. Bazı insanlar kesinlikle çocuk yapmayacaklar, hatta evlenmeyecekler bile, o noktada değilsen herşey değişiyor bu hayatta. Değişimin olmamasını istiyorsan aktif olarak ve bundan dolayı depresyona gireceksen o zaman evet, çocuk yapmak iyi bir şey değil ama o zaman hiç bir yeni şey yapmak iyi bir şey değil.
0
compumaster
(30.04.26)
1. hayatım tamamen değişti ama bu halinden çok memnunum.
2. evet ama %100 demek bence fazla iddialı. çünkü milyon tane kaygım var bunların büyük kısmı çocukla ve onun geleceğiyle ilgili.
3. evet ama keşke daha erken çocuk sahibi olsaydım.
4. çok ama çok yanlış. eğer amaç sadece çocuk sahibi olmuş olmaksa asla ama asla çocuğu aklından bile geçirmemeli.

eğer bu soruyu sen kendi veya partnerin için falan soruyorsan özellikle 4. soruyu tekrar tekrar düşünün.
0
scudman1
(30.04.26)
1) Benim hayatımı oğlum şekillendirdi, ekonomik durumum pek iç açıcı değildi, daha iyi şartlarda yetiştirebilmek için gece gündüz çalıştım, ek işler yaptım, öğrencilerin bitirme projelerini yaptım (gurur duymuyorum), endüstriyel projeler yaptım, bu esnada şimdiki işyerimin sahibiyle tanıştım ve hayatım değişti. Herhangi bir ekonomik sıkıntım kalmadı, dünyayı gezebileceğim bir işe sahip oldum.

2) İsteyerek çocuk sahibi oldum, ben de eşim de çok istiyorduk.

3) Oğlumu çok seviyorum, zamanı geri alsam gene onu isterim. Çok fantastik bir rüya görmüştüm, eşimle tanışmamışız, çocuğum yok. Eşim beni tanımadan yanımdan geçip gidiyor, içimde öyle büyük bir boşluk hissettim ki sabah uyandığımda ağlama limitlerine geldim.

4) Kesinlikle yanlış, yalnız kalmamak için çocuk mu yapılır ? Hele ki onunla vakit geçirmeyecekseniz bunun acısı çocuk çok derin yaşıyor, sık seyahat ettiğim için bazen o kadar özlüyor ki eve döndüğümde kısa süre sonra tekrar gideceğim diye strese giriyor
+2
kimlanbu
(01.05.26)
1. Hayatim alt ust olmadi ama plan yaparken cocuk faktoru hep aklimda. Adapte olmak diye bir sey yok zaten. Hastanede eline aliyorsun bir daha hic ayrilmiyorsun. Buyuduklerinde isler cok daha kolaylasiyor.

2. Zamani geldi hissi olusuyor.

3. Benim icin bu sorunun cevabi "su anlik evet." Yalniz ileri de ne olur bilemiyorum. Kimseyi korkutmak istemem ama bir arkadasimin son derece basarili ve normal bir cocukluk geciren oglu 20'lerin baslarinda universitedeki ilk yilinda sizofreni tanisi aldi... Mesela bu soru arkadasima sorulsa cevabi evet olur mu bilemiyorum ya da asiri derecede otizmli konusamayan bir cocuga sahip olan bir baba bu soruya evet der mi bilemiyorum...

4. Kimseye tavsiye verecek bir pozisyonda degilim. Sorumluluk sevmiyorsaniz hem cocuk hem de sizin icin oldukca zor olabilir.
0
thetruenorthstrongandfree2
(01.05.26)
1. çok değişti, düşündüğümden çok daha fazla değişti. bir insanı hayatta tutmak gibi bir sorumluluk yükleniyor ilk günden. sonra da her şeyde onu da hesaba katarak sürdürme zorunluluğu hayatı. fiziksel ve duygusal olarak çok fazla zorluk ekleniyor.
2. çok emindim çok istedim.
3. evet olurdum, pişman değilim.
4. yanlış çünkü çocuklarla vakit geçirmeyi seven ve anne/baba olmayı çok isteyen biri için bile bu kadar zor bi şeyken istememiş/planlamamış/bunun için çaba göstermemiş biri için ne kadar zordur tahmin edemiyorum.
0
mezzosprite
(01.05.26)
ya bu arada "yaşlanınca bana baksın" motivasyonuyla çocuk yapmak dünyanın en saçma yatırımı. geçen müge anlıya çıkmıştı sonunu izlemedim ama yaşlı annesini öldürmüş kadın galiba. babasını da öldürmüş olma ihtimali vardı. sevgisiz çocuk yetiştirince bu tarz şeyler de olabiliyor yani, taş doğursalar daha iyiymiş. ki sevgiyle büyütsen bile çocuğuna bakmakla annene babana bakmak farklı şeyler, çocuğunun minnoş poposunu silmekle yetişkin bi insanın poposunu silmek çok farklı. birinin büyümesine yardım ediyorsun hayal kuruyorsun, ümitli bi şey; diğerini ölene kadar idare ediyorsun, kasvetli bi şey. hani çocuğunuz sizi çok sevse bile onun için bunu dilemezsiniz, sevmezse de size bakmaz zaten muhtemelen. ki ben annemi çok ani kaybettim ve hala "keşke ölmeseydi yatalak kalsaydı ve hayatım boyunca ona baksaydım" diyorum ama zor yani.
yalnız kalmamak için çocuk yapmak yerine kendi hayatınıza bakın, iyi arkadaşlıklar kurun, zaten yalnız kalmazsınız. istemeyerek yaptığınız bi çocukla gayet yalnız da kalabilirsiniz.
0
mezzosprite
(01.05.26)
1, 2, 3- Evet
4- Çocuk çok zor bir şey, normalde zorlukla mücadele edebilen bir insan değilseniz çocuğu hiç sanmıyorum. Ama çocuk sevmekle çocuğunu sevmek aslında birbirinden çok alakasız iki şey. Hayatım boyunca çocuklara karşı nötrdüm ama kendi çocuğumu aşırı fazla seviyorum, yapmayı sevmediğim her şeyi yapabiliyorum. Çok biyolojik bir durum
0
redlinetheturk
(02.05.26)
(10)

asansorsuz 5. kata bir seyler tasitmak neden bu kadar zor?

warrior princess
ev esyasi nakliyesi degil, online alinan ama yatak dolap gibi seyler kargo birakacak girise de sonra bunu yukari tasimasi icin nasil yapiyorsunuz? kendimin tasimasi imkansiz, parasi neyse verelim de ise yaramiyor cunku yok oyle bir is gucu bulabilecegim bir yer. siz nasil hallediyorsunuz?
ev esyasi nakliyesi degil, online alinan ama yatak dolap gibi seyler kargo birakacak girise de sonra bunu yukari tasimasi icin nasil yapiyorsunuz? kendimin tasimasi imkansiz, parasi neyse verelim de ise yaramiyor cunku yok oyle bir is gucu bulabilecegim bir yer. siz nasil hallediyorsunuz?
-4
warrior princess
(30.04.26)
cunku 5. kat..
0
pasaklıpepee
(30.04.26)
en temiz çözüm apartmanın ya da başka apartmanın kapıcısı
ayrıca "kendimin taşıması" ne demek
+3
kisa
(30.04.26)
Lokasyon bilgisi verirseniz belki burdan birileri taşıma konusunda yardımcı olabilecek bir seçenek önerebilir. Örnegin izmirdeyseniz. İşinizi halledecek kişi yönlendirebilirdim
0
limonlu eksi
(30.04.26)
@kisa bilmiyorum oyle kendimin :D sokaklarda fularsizim idare edin.
apartman gorevlisi yok, oyle lalettayin bir apartman.

@pasaklipepee evet o yuzden bu hizmeti ariyorum. bir kisiye hepsini yukleyelim ezelim sirtinda tasitalim demiyorum.
-1
🌸warrior princess
(30.04.26)
@limonlu eksi lokasyon ozellikle yazmadim cunku bunu surekli kullanabilecegim varligindan emin oldugum bir hizmet seklinde ariyorum.
-2
🌸warrior princess
(30.04.26)
O apartmanın yok ama çevrede olan kesin vardır.
esnafa da sorabilirsin kim yapar diye.
0
kisa
(30.04.26)
ben getiren kargo görevlisine sana şu kadar vereyim beraber taşıyalım diyorum, daha reddeden çıkmadı.
+1
antihero
(30.04.26)
Armut a hamal yaz teklif ver. Birileri mutlaka çıkıyor
0
Rondak
(30.04.26)
Kardeşim evleneceği zaman 8. kata çoğu mobilya vs.'yi internetten söyledik tamamına yakını zaten kargo firması ona özel araçla geliyor 2 kurye onlar çıkarıyor. Hatta 1*2'sine el atayım yardıma dedim, abi biz tutulacak yeri biliyoruz sen düzeni bozarsın dedi elletmedi.

Sadece bir tane yemek masası ile sandalyelerini kurumsal olmayan bir yerden almıştık. İlan açıklamasında da yazıyormuş kapıda teslim diye yukarı çıkaramayacağını söyledi kurye. Sokaktan geçen 2 tane gence rica edip 200'er lira verdim attılar sağ olsunlar.
0
koskoca kirpi
(30.04.26)
yakınlardaki bi işyerine gidip "böyle böyle bi durum var ücreti mukabilinde yardım edebilecek elemanınız var mı" diye sorardım
0
mezzosprite
(01.05.26)
(11)

bu pilates niye bu kadar önemli?

duyurukullanıcısı
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
her kadının top hayali neden sonsuza kadar pilates yapmak? cidden soruyorum. kimle konuşsam mutlak ulaşılması gereken nokta düzenli pilates yapmak'a çıkıyor kadınlarda.
-7
duyurukullanıcısı
(30.04.26)
Tayt giyilip ayak fetişi objesi olunuyor. O yüzden
-8
runaway
(30.04.26)
fazla kas yapmadan vucudu toparladigi icin bence. biraz da moda tabi.

bir erkek olarak ben de yapiyorum. core kaslari iyi gelistiriyor.
+3
lemmiwinks
(30.04.26)
çünkü kadınlar moda olan her şeyin kulu kölesidir. faydası var mı yok mu bakılmaz.
-12
yazar yazmaz yazan yazar
(30.04.26)
önce beyaz yaka silkelemesiydi, şimdi ev kadınlarına kadar indi. tayt giyip herkesi silkelemeye başladılar.
-9
mikahakkinen
(30.04.26)
yazar yazmaz yazan yazar +1

17 yıllık aktif sporcuyum anatomiyi diyeti baştan aşağı anlatıyorum beni dinlemez gider zattiri zort instagram ünlüsünün lafıyla iş yapar.

Geçen tanıdığım bir kadın şu sırt kütletmecilerden birine gitmiş yarım saatlik seansa 14 bin lira verip gelmiş...Git 5 şınav çek desem çekmez.
-2
yurtsuz john
(30.04.26)
benim bel ağrılarımı bitirdi. fıtıklı erkek bireyim. yüzmeyle beraber tabiki.
0
kveldulv
(30.04.26)
Çünkü pilates faydalı bir spor. Pilatesten çıkınca kendimizi iyi hissediyoruz, başka bir sebebe gerek var mı? Her pilates dersi aynı etkiyi vermiyor bu arada, doğru hoca ile yapılırsa o izometrik kasılmaların bağımlısı olabilirsiniz. Biraz zorlayan, ertesi gün kas ağrısı yaşatabilen pilates derslerini ben de seviyorum. Hot sculpt, pilates, barre vs fark etmez düşük etkili ama yüksek tekrarlı tüm egzersizlerin hastasıyım. Erkekler genel olarak güç antrenmanı sevdiği için bu tarz endurance geliştiren sporları küçümsüyorlar gibi geliyor
+7
kullanicadi
(30.04.26)
Ciddi derecede skolyozu olan kadının iki ay pilates sonrası postürünün gözle görünür derecede düzeldiğini gözlerimle görmüş fotoğraflarla belgelemişliğim var. Sıkılaşma ve göbek ve basende incelme konuları da cabası.
Pilates işe yaramıyor diyene sadece güler geçerim.
Sporun herhangi bir dalında ter döken her kim varsa eli öpülesidir ve pilates de ciddi bir spordur.
+1
Mirket
(30.04.26)
kadınlar icin biraz daha vücudu sıkılastıran bir spor turudur. Ayrica salonlarda agirlik kaldırmaktan ziyade reformerlar, toplar falan daha eglenceli gelir bazı kadınlara gore.
+1
acelaacedebela
(01.05.26)
fiziksel etkisinden çok psikolojik bir etkisi var

3phd mi? pilates hocalığı mı? desen?

sanırım kadınların %90'ı pilates e gider
-4
🌸duyurukullanıcısı
(01.05.26)
"kaynak: götüm" özgüveniyle konuşmak kolay tabi. aynı şeyi önceden yoga, meditasyon, hatta terapi için de söylediniz. şimdi sırada pilates var demek. anlamadığınız ya da size hitap etmeyen şeyleri değersizleştiriyorsunuz. pilatesin olayı düşük sakatlık riskiyle core gücünü, postürü ve beden farkındalığını geliştirmek. az yorup çok etki ediyor. ayrıca herkesin spor motivasyonu, zevki ve ihtiyacı farklı. "kadınlar moda kölesi" gibi genellemeler dümdüz tembellik. argüman değil. bi şey popüler diye değersiz olmaz, işe yaradığı için yaygınlaşır. kısacası bilmediğiniz için küçümsemek yerine gidin öğrenin ya da işinize bakın
+3
mezzosprite
(01.05.26)
(13)

Uyuyakalmak

camlicagazoz
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uyku
Merhabalar, 4.5 aylik kızımız var. Haliyle eşim bakıyor gündüzleri. Ben saat 18' de çıkıyorum işten. Gelince ben kıza bakıyorum, eşim yemek vs hallediyor buralarda sorun yok. Oynuyoruz, vakit geciriyoruz. Kızımız gece uykusuna 21:30 gibi geçiyor. Beraber uyutuyoruz vs. Sonra gece 23 gibi benim uykum geliyor ve uyuyakalıyorum. Eşim de kızıyor bana. Yani haklı. Benimle vakit gećirmek istiyor ama vallahi uykum bastırınca uyuyakalıyorum. Yani bilirsiniz işte karşı koyamıyor insan. Nasıl çözerim bu meseleyi. Pharmaton falan işe yarar mı? Eşim kızınca ben de aşırı tepkiler veriyorum. Üzüyorum onu. Yani haklı eşim. Aksama kadar kolay degil bebege bakmasi ama ben de elimden geleni yapiyorum eve gelince. İnsanın uykusunu getirmeyecek bir çözüm fikri verir misiniz? İlaç tavsiyesi vb. gibi
-1
camlicagazoz
(30.04.26)
Bu tarz multivitaminlerin beyaz yaka silkemelemekten başka bir işe yaramadığını düşünüyorum. Uyuyakalıyorsanız kanepeye uzanıyorsunuz büyük ihtimalle. Kanepeye uzanmayıp oturmayı deneyin. Yani bende bu çözüm işe yarıyor.

4.5 aylık bir bir çocuk için gece 21.30 gece uykusu bence geç bir saat. Bunu saat 8 e falan çekseniz aslında daha çok vakitten tasarruf edersiniz. Hatta daha erkene bile çekilebilir o yaşta saat 7 de bile uyur çocuk. Bu aylarda zaten çocuk günün büyük bölümü uyur. Zaten erken de uyuması lazım. Çocuğunuzun uyku ihtiyacı hala fazla. Bizim 4 yaşında kızımız var onun uyku saati 8.30-9 arası yani.
+5
nuevo
(30.04.26)
Sabahtan akşama kadar çalışıyorsunuz sonra eve gelip çocuga bakıyorsunuz. Buraya kadar okey. Vucut tabiki yorulacak 11 gibi uykunuzun gelmesi çok normal. Çünkü ertesi gün sabahın köründe kalkıp işe gideceksiniz. Bunu ilaçla vitaminle çözemezsiniz. Kafeinle de hiç çözemezsiniz.Dinlenemezseniz hem mental hem de bedenen çökersiniz. Bu konuyu ancak eşinizle konuşarak çözebilirsiniz. Aktivitelerinizi çalışmadınız hafta sonlarına ertelemeniz gerektigini ve bu konuda sizi düşünüp anlayışlı olması gerektigini anlatın
+2
limonlu eksi
(30.04.26)
4.5 aylık bebeğe 21.30 çooook geç bir saat. En geç 19-20de uyumuş olmalı.

Muhtemelen çocuğu geç yatırıp geç kaldırıyorsunuz. Çocuğun gece uykusuna ihtiyacı var sabah erken kaldırın. Böylece akşam eşinizle vakit geçirirsiniz ve çocuğunuzu gece uykusundan mahrum etmezsiniz.
+2
yenibirgüzelnick
(30.04.26)
4.5 aylik cocugu gece 21:30'da uyutmak bir kere cok gec. 19 dedin mi yataginda uyuyor olmali.
23:00'te bir yetiskin insanin uyumasindan da dogal bir sey yok. Ise gittiginiz gün ne yapacakmissiniz gece 2'ye kadar oturup ebelemece mi oynayackmissiniz?
Ayrica vitaminlerin enerji vermedigini de temel biyoloji derslerinden hatirlarsiniz.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(30.04.26)
11’de uyumak sizin temponuz için çok normal; şu günlerde 11’de uyku gelmesini bana 1 milyon dolara satsanız alırım valla..
Eşiniz sürekli bebekle meşgul olduğudan, sosyallik ihtiyacını da sizinle gidermek istiyor gibi görünüyor. Uyanık olduğunuz süreçte günlük hoşbeşi yapıyorsunuzdur zaten. Bu tabloda 11’den sonra ayakta kalsanız da, hayrınız olacağını sanmıyorum. Eşiniz eğer yapmıyorsa, gündüz bebeği arabaya atıp parka, yürüyüşe falan gitsin. Bebekli annelerle tanışıp kaynaşıp sosyalleşme, dertleşme imkanı olur. Siz de hafta sonu aktivitelerinden sorumlu olursunuz.
+2
lil siztah
(30.04.26)
gündüzleri bebek arabasıyla gezdiriyor zaten. ne bileyim daha çok vakit geçirmek istiyor benimle anlıyorum onu. çok masum bir istek ama işte uyku gelince karşı koyması zor...
-3
🌸camlicagazoz
(30.04.26)
Ertesi gün yorgun olmayı umursamadığınızı düşünerek, kafeine abanın öyleyse derim. Çok kahve içmeyen biri olarak bana en çok bu yarıyor. Bir de gün içinde imkanınız varsa bedenen çok yorulmamaya çalışın; bence uykuyu en çok bu getiriyor.
Takviyelerin alınma saati ile uyanık tutma aralığını ayarlamak biraz zor; gece zınk diye uyanabiliyorsunuz. Ph*rmaton pek çok kişide enerji+uyku kaçırması yapıyormuş(reklam değil, kaynım söyledi); araştırın isterseniz.
0
lil siztah
(30.04.26)
çocuk alemci mi olacak :) 7 gibi koy yatağına kapat perdeyi uyusun saatlerce mis gibi ondan sonra ömür boyu uykusuz gezecek :D
uyku borcu diye bir şey var gerçekten
0
croswell
(30.04.26)
19 diyenler biraz abartmış. uyku aralıklarına göre akşam uykusu 20de filan anca olur bence. e zaten soruyu açan 18de işten çıkıyor. 19da bebek uyuyacak olsa yemek mi yesin çocukla mı vakit geçirsin? biraz gerçekçi olalım.

onun dışında eşin haklı değil pek. 23te uyumak kadar doğal bi şey yok çalışan insan için. daha az uyku da sizi sağlıksız yapabilir. en fazla bir saat ötelenebilir. ışık açık oturun, yatar pozisyona filan geçmeyin.
0
elorelia
(30.04.26)
Abicim sende her şey normal.
3 yaşında erkek çocuk sahibi olarak söylüyorum 5-6 sene böyle gidecek. İkinizin de bunu dert etmemesi ikinizin de hayrına
+2
etna
(30.04.26)
eşinizin uykusu gelmiyo mu ben onu merak ettim benim bebekle tüm gün pestilim çıkıyodu yemek bile yapmayıp babasına fırlattığım gibi uyuyodum :D
yani diğer arkadaşların da dediği gibi 9 buçuk çok geç o yaş için. 8 de uykuya dalmış olsa iyi olur.
0
rayde
(30.04.26)
Akşama kadar çalışıp eve de destek olunca bir zahmet uyuyun zaten. Üzüyorum vs de kendinizi kandırmayın eşiniz düpedüz bencil.
+5
artıküyeolmakistiyorum
(30.04.26)
çocuğun uyku saatini erkene çekmenizi tavsiye ederim ben de, benimki o yaşlarda 6'da uyuyordu şimdi 2.5 yaşında, 8 gibi uyur. büyüme hormonu için de önemli 8den önce uyumuş olmak, tüm doktorlar bunu tavsiye ediyor. bunun yolu da uyanma saatini ve gündüz uykularını erkene çekmek. 7 gibi uyanması lazım. kademeli olarak çekersiniz yarım saat yarım saat daha erken uyandırarak. böylece eşiniz de belki sabah daha erken uyanıp akşam daha erken uyur.
0
mezzosprite
(01.05.26)
(6)

Karadeniz insanı nasıldır?

augustine azuka okocha
Tek başıma yaylalarda kamp yapa yapa gitsem, köylere girip tanrı misafiriyim desem, nasıl davranırlar bana?
Tek başıma yaylalarda kamp yapa yapa gitsem, köylere girip tanrı misafiriyim desem, nasıl davranırlar bana?
0
augustine azuka okocha
(29.04.26)
Şehri bilmem de yayla insanının sana bir kötülük yapacağını sanmıyorum. Sen bi sıkıntı çıkarmazsan İyilikleri de kesin dokunur. Ama her yerin iyisi kötüsü var.
0
rodeocu
(29.04.26)
tüm genellemeler yanlıştır tabi ama karadeniz insanı biraz tuhaf bence. kimseyi rahatsız etmezseniz, "hayirdur?" diyeni alttan alırsanız sorun yaşamazsınız kötü insanlar değiller de fevriler çok.
+3
mezzosprite
(29.04.26)
yaşlılara giderseniz buyur ederler. yemeğinizi çayınızı filan verirler.

tek sıkıntıları fitilleri biraz kısa, aniden parlayabiliyorlar.
+1
galahad reloaded
(30.04.26)
Kamp işi bence tehlikeli, köye yakın olsa da uzak olsa da ayrı dert.
Eskiden, köylerde camiye yakın ortak oda olurmuş,yabancı misafirler için.geleni durumu müsait olan ya orda ağırlarmış ya da kendi evine götürürmüş. Öyle olsa hadi neyse. Şimdi o da kalmamıştır zaten.
-2
denizciman
(30.04.26)
Halk siminti oluşturmaz bence ama ayı var. Normal köylerde de var kaldı ki yaylalar daha tehlikeli.
+1
hacirotti
(30.04.26)
halktan, yayladaki çobandan yana sıkıntı olmaz ama memleketin barzosu bitmiyor. özellikle yaylalara içmeye gelen apaçi şahin - güncel versiyonu bastırılmış passatlı tipler sıkıntı. iletişim kurabiliyorsan onlar da çok dert olmaz aslında.

bu tiplerin çıkmaya üşeneceği lokasyonlara gidersen kafan rahat eder. ama nereye gidersen git doğa konusunda yerel halktan, çobanlardan bir ön bilgi al. örneğin o dönem sinek akını vardır gittiğine pişman olursun vs.
0
orpheus
(30.04.26)
(8)

annesinin terk ettiği çocuk

yurtsuz john
daha bir yaşına girmeden bırakıp gittiği, konu komşunun büyüttüğü çocuk sizce sağlıklı bir insan olabilir mi? yetişmiş büyümüş fakat insanlara bakışı nasıl olur?kim olduğunu sormayın.
daha bir yaşına girmeden bırakıp gittiği, konu komşunun büyüttüğü çocuk sizce sağlıklı bir insan olabilir mi? yetişmiş büyümüş fakat insanlara bakışı nasıl olur?

kim olduğunu sormayın.
0
yurtsuz john
(27.04.26)
Edith piaf daha kötü bi profile sahipmiş. Belli olmuyor aslında. Bazen iyi bazen kötü. Yetim bi stand up çı var mesela. Youtube a yetim yaz çıkar. Çok sevimli biri.

Bazen iyi bazen kötü...
0
halk
(27.04.26)
bence zor. ama hangimiz saglikliyiz ki? seviyeleri farkli olabilir ama farkli sekillerde cocuklugunda sorunlar yasamayan cok az insan var bence. ve cocuklukta yasananlarin insan hayati, kisiligi ve psikolojisi uzerinde cok fazla etkisi oluyor. herkes ayri sorunlu, normal insan yok. belki de sorunlu olmak normal olmak hatta.

ama yine de iyi ve sevgi alabildigi bir cevrede buyuduysa, biraz da akilli, farkindaligi olan biriyse, en azindan herkes kadar saglikli olabilir.

insanlara bakisini bilmem.
+1
lemmiwinks
(27.04.26)
farklı kuramlar farklı şekilde cevap verir, örneğin psikanalize göre bir daha güven duygusunu yaşaması çok zor. ama daha güncel yaklaşımlara göre bu bir felaket değil ya da tek başına belirleyici de değil, sağlıklı ilişkiler kurma kapasitesi üzerinde her zaman çalışabilir, şanslıysa iyi insanlarla karşılaşıp güzel ilişkiler kurabildiyse annesi olan bi insandan farkı olmayacaktır. bir de herkes mükemmel değil tabi, istemeden yanında kalan bi anne daha büyük zarar da verebilir. konu komşu çocuğun duygusal ihtiyaçlarını belli bi anneden daha iyi karşılayabilmiş olabilir. çok fazla faktör söz konusu
0
mezzosprite
(27.04.26)
Trust issuelar terk edilme korkulari olabilir ama zamanla iyilesebilir.
0
Purple life
(27.04.26)
hangimiz normaliz ki? benim annem vardı ama hep çalışıyordu pek ilgilendiği yoktu. ben anne ile büyüdüm gibi duruyor ama onun ilgisini almadım.

bir iş arkadaşım vardı. anne babasının korkunç kavgaları ile büyümüş annesi baya değişik biriymiş vs. zaten babası ölünce annesi evi dağıtıp başka bir adamla yaşamaya başlamıştı, daha evde liseye giden çocuğu varken. ama o arkadaşım kendi çocuğunu o kadar anlayışlı o kadar güzel sevgiyle yetiştiriyordu ki. demek ki sırf travmalarımız var diye iyi bir insan olamayız diye bir şey yok. ayrıca mükemmel olmak diye bir şey de yok, hatalar da yaparız. sağlıklı olmak eşit değildir mükemmel olmak.
+1
Sadece soruyorum
(27.04.26)
Komşunun nasıl büyüttüğüne bağlı. "Annesinin terk etmesi" o çocuk bunu öğreninceye kadar bir travma değil. Eğer bu durum kendisine belli bir yaşta açıklanırsa ve gereken profesyonel desteği de bulursa gayet normal, sağlıklı bir birey olur.
+1
salihdt
(27.04.26)
"annesi birakip giden, konu komsunun buyuttugu" diyince gozumde yuksek apartmanlarin arasinda, merdiven altinda falan buyuyen, insanlarin artik yemeklerini verdigi, kirli pasakli bi cocuk canlaniyor gozumde. Tabi durum oyle degildir ama cok az veri var. Konu komsu kim? donusumlu mu bakmislar cocuga? senin annen yok, sen oksuzsun, git biraz da yan komsuda kal mi demisler? yoksa 1 aile evlat edinmis, yasal olarak ailesi olmus, saglikli aile iliskileri gorerek onlari annesi babasi bilerek buyumus, maddi manevi ihtiyaclari giderilmis biri mi?
+1
icim urperiyor
(27.04.26)
kotu ana baba tarafindan buyutulmekten iyi olur
0
huseyin3
(27.04.26)
(6)

Hizmet pasaportu hk

Coma
Arkadaşlar, benim görev ayın 20sinde, gideceğim yer, ters bir yerde.Görevlendirmeyi ayın 19ndan başlatmışlar. İtalya yerine Almanya’dan giriş yapmak hem daha kolay hem daha ucuz (uçak biletini ben ödeyeceğim), hem 1 gün daha erken (18nde) hem de Almanya’dan giriş yapabilir miyim? Daha önce hiç gri p
Arkadaşlar, benim görev ayın 20sinde, gideceğim yer, ters bir yerde.
Görevlendirmeyi ayın 19ndan başlatmışlar. İtalya yerine Almanya’dan giriş yapmak hem daha kolay hem daha ucuz (uçak biletini ben ödeyeceğim), hem 1 gün daha erken (18nde) hem de Almanya’dan giriş yapabilir miyim? Daha önce hiç gri pasaport kullanmadım. Teşekkürler.
0
Coma
(24.04.26)
normalde olmaması için bir gerekçe yok. sorarlarsa görev yerinize doğru yolda olduğunuzu belgelerle (tren bileti, görev yeri konaklaması vd) gösterirsiniz. ancak işin içine almanya girince ve bizim pasaportun 'prestiji' herkesin malumu olunca, ben olsam riske girmezdim.
gri pasaport normalde görev kağıdıyla birlikte/tutarlı olarak kullanılması gereken bir belge. ancak görev sırasında, görev dışı ülkeleri gezmek için de kullanıp, sorun yaşamayanlar mevcut. biraz risk alma kapasitenize bağlı yani.
iyi görevler.
+1
lil siztah
(24.04.26)
Ben birkaç defa kullandım, normalde bulunduğunuz süre içerisinde belge isterler ama ben makamla birlikte gittiğim için böyle bir belge istenmedi pasaport kontrolünde. O yüzden tam emin olamıyorum. Kurumunuzdan birkaç kişiye danışın bence personelciler bilir
0
Hallegadola
(24.04.26)
hiçbir problem yaşamazsınız. rahat olun.
0
summerjam0306
(24.04.26)
gri pasaportta adamlar erör veriyor. almanya'da bana bu nedir, nereden geliyosun nereye gidiyosun hemşerim diye sormuşlardı.

ama genel olarak pek problem olacağını sanmıyorum.
0
gurur
(25.04.26)
Benden o görev kağıdını isteyen yabancı polis hiç olmadı. Eskiden Türkiye çıkışında isterlerdi artık onlar da sormuyor. Önceki mart ayında gri pasaportla Hamburg a gittim ve kimse görev kağıdı falan sormadı. Nerede kalacaksın ne zaman döneceksin o kadar
0
euteamo
(25.04.26)
lil siztah +1000

hiç sorun olmayabilir de ama almanya olduğu için sorun olma ihtimali yüksek, risk almaya gerek yok. çok kez seyahat ettim gri pasaportla, farklı ülkeden girmeyi denemedim ama öncesinde sonrasında biraz gezicem demişliğim var bi sorun yaşamadım. davetiyenin sorulduğu da oldu sorulmadığı da. tarih açısından sorun yaşamazsınız ama giriş ülkesi risk biraz. ben almanyaya en son ekim ayında gittim ve sormadığı hiçbir belge kalmadı uçak tren konaklama toplantı daveti (yeşille gittim gerçi bu kez ama yine iş için gitmiştim)
+1
mezzosprite
(25.04.26)
(9)

yurtdışı iphone açık kalma süresi

metal69
telefonu 1 mayısta aldım mesela, 8 ay açık 4 ay kapalı muhabbetine istinaden, o 4 ay kapalılık hangi döneme denk geliyor?
telefonu 1 mayısta aldım mesela, 8 ay açık 4 ay kapalı muhabbetine istinaden, o 4 ay kapalılık hangi döneme denk geliyor?
-1
metal69
(24.04.26)
türk hattı kullanmaya başladığınızda süre başlıyor, 2 senedir hatsız kullandığım telefonuma geçen haftalarda türk sim kartımı taktım ve ertesi gün "telefonunuz kayıtlı değildir" mesajı geldi
0
mezzosprite
(24.04.26)
1 mayis'ta aldiysan 8 ay yil sonuna kadar kullanirsin, sonra yeni yil dolayisiyla sifirlanir, sonra bir 8 ay daha derken 2027 eylul ayinda kullanamamaya baslarsin.

Yanlissam duzeltsin arkadaslar, benim bilgim bu yonde.
+3
baldur2
(24.04.26)
bir takvim yılı içinde telefon çift sim kartlı ise her bir sim için 4 ay yurt içinde kalma süren var. yani toplamda 8 ay süren oluyor..

geçen sene mayısda aldığım telefonu bu sene ağustosa kadar kullanabileceğim. bu arada yurtdışında olduğum sürelerde zaman sayacı duruyor.
0
gercekdunya
(24.04.26)
@gercekdunya peki yurtiçinde telefonu kullanmadığımız sürelerde durur mu sayaç? yani sim kartı çıkarsam
0
mezzosprite
(24.04.26)
bunu ben de merak ediyorum bir de sim kart değiştirsen nasıl ilerliyor süreç?
0
croswell
(24.04.26)
telefon kapalı kalırsa durum ne olur bilmiyorum ama her ay mesaj geliyor bana 90 gün kaldı 60 gün kaldı diye.

yurtdışında 15 gün kaldım, öbür ay 5 inde gelmesi gereken 30 gün kaldı mesajı 20 sinde geldi. sürenin eklendiğini bu şekilde anladım.
0
gercekdunya
(24.04.26)
arkadaslar atiyorum sure doldu, o sureden sonra baska bir numarayla ayni telefon kullanilmaya devam edebilir mi?
0
baldur2
(24.04.26)
@baldur
kullanamazsın. sürenin simkartla ilgisi yok tamamen imei ile ilgisi var.

diğer sorulara da cevap vereyim. telefonun yeniden kullanımı süreden bağımsız her yılbaşında sıfırlanır. insanlar 8 ay hesaplıyor ama ne zaman kullanmaya başlarsanız başlayın. hep yılbaşında sıfırlanır. açılma işlemi yoğunluğa göre 1 hafta 10 gün sürebilir. yani hemen 1 ocakta açılmayabilir. panik yapmayın :)

kullanılmayan süreler bu 8 aya eklenir mi?
bazı kaynaklarda eklendiği söylenmekte, bunu özellikle denemedim ama bazı sebeplerden dolayı telefonu kullanmadığım zamanlar oldu ve evet süre uzadı ama bu bununla alakalı mıydı, yoksa btk dan mı kaynaklıydı emin değilim. çünkü bazı dönemler süre gerçekten 8 aydan fazla sürebiliyor 11 ay bile kullanan tanıdıklarım var. o yüzden tesadüf mü yoksa uzatıyor emin değilim.
0
respect
(25.04.26)
arkadaslar bir de bu 4 ay arti 4 ay haricinde bir de 30 gun ekstra e devletten mi uzatabiliyoruz?
0
baldur2
(25.04.26)
(14)

bir arkadaşım ekolü

Rondak
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?atış serbest..
arkadaşım alkolden ehliyetini kaptırmış. bu yaz tatile giderken arabayı sürmek için sen de bizimle gelir misin diyor. adam evli çoluğu çocuğu var ve ben arabasını sürecekmişim hem de tatil yapacakmışım :)

bu soru karşısında ne diyeceğimi bilemedim. yani böyle saçma bir soru olabilir mi?

atış serbest...
0
Rondak
(24.04.26)
Parayla bunu yaptırabileceği üniversite öğrencisi akrabası mutlaka vardır bence sizi de tatilde istiyor.
-4
enteg
(24.04.26)
Sende hanım ve çocukla gideceksen okey. Onun haricinde makam şoförü istiyor.
-2
etna
(24.04.26)
Bu ara ülkede neden gavatlık deyyusluk arttı acaba ya?
-16
Hallegadola
(24.04.26)
Bana neden o kadar saçma gelmedi acaba.
+7
benim bir gizli bildiğim var
(24.04.26)
size tatil ısmarlıyorsa düşünülebilir bi teklif. yok ısmarlamıyorsa saçma.
+1
elorelia
(24.04.26)
benim de bi arkadaşım uçak korkusu olduğu için tek başına uçamıyor ve bazen arkadaşlarından kendisiyle bi yerlere gitmesini rica ediyor, uçak biletlerini almayı teklif ediyor vs o yüzden bana da saçma gelmedi.
ama eşinin araba kullanmıyor oluşu saçma geldi, hangi devirde yaşıyoruz
0
mezzosprite
(24.04.26)
bu arada ben kötü niyetli bir şey kast etmedim, eşiyle tatile gidenlerde arkadaş ihtiyacı hep var eş çocukla uğraşırken mutlaka yalnız kalınıyor.
-1
enteg
(24.04.26)
bu bana teklif edilse; benim boş-beleş, vaktiyle ne yapacağını bilmeyen, kim çekerse oraya gidebilecek, tatil için hiçbir kriteri olmayan vs vs bi tip olduğumun ima edildiğini düşünür ve acayip uyuz olurum. arkadaşım ise, boşluktan 24 saat tavana bakarak yatıyor da olsa, aile tatiline şöförlük yapmasını teklif etmem. başka ulaşım aracı mı kalmadı?
nerden baksanız saçmalık..
-1
lil siztah
(24.04.26)
Samimiyet dereceniz önemli burda bence. Size saçma geldiğine göre o kadar yakın hissetmiyorsunuz. Ha bu arada ben de düşündüğümde bunu teklif edeceğim bir arkadaşım yok mesela, hanımla beraber tatil yapmak varken sırf araba kullansın diye arkadaşımı niye dahil edeyim?
0
kumandanim
(24.04.26)
Eksik veri ile değerlendirmek mümkün değil.
Samimiyet seviyesine, şoförlük teklif edilen kişinin mevcut durumunuza göre değişir.

Örneğin kişi evli mi bekar mı?
bir işle meşgul mü? Evetse, izin alması gereken bir işi mi?
aile bireyleriyle ne derece samimiyet seviyesi var? vs.
+1
emcekare olmadi einstein olsun bari
(24.04.26)
www.youtube.com

ben de çocuklu aileyim, valla çocuklu aileyle sadece çocuklu aileler anlaşır. bana gel deseler gitmem. burada önemli olan arkadaşının eşi. tripcan mı değil mi?
0
mikahakkinen
(24.04.26)
Karısı kafasının etini yemiş. Başka çare bulamıyor. Sizin kibarlık yapıp ben götürüp uçakla dönerim sonra da gelir alırım demenizi bekliyor bence.
0
nickini vermek istemeyen uye
(24.04.26)
nikini vermek istemeyen üye +1

senin gelmeni değil sadece soforluk yapmanı istiyordur.
0
kuzey li
(24.04.26)
tüm masrafını üstlense bile çekilmez. hem yancı olacaksın hem de sürekli onların keyfine göre oraya sür - buraya sür yapman lazım. bi de kafan attı bırakıp basıp gidemezsin.
0
orpheus
(24.04.26)
(5)

"arabadan indin, 180.000 lira ceza"

kibritsuyu
arkadaşlar şu olayı bir netleştirebilir miyiz, trafikte başımıza gelirse ne yapacağımızı bilelim. ne zaman yeniyor bu ceza? benim mantığım, önünü kesip, kavga etmek amaçlı, saldırı amaçlı inersen yenmesi lazım diyor.ama videolar görüyorum mesela adam geçerken arabana sürtmüş, sonra geçmiş gitmiş umu
arkadaşlar şu olayı bir netleştirebilir miyiz, trafikte başımıza gelirse ne yapacağımızı bilelim. ne zaman yeniyor bu ceza? benim mantığım, önünü kesip, kavga etmek amaçlı, saldırı amaçlı inersen yenmesi lazım diyor.

ama videolar görüyorum mesela adam geçerken arabana sürtmüş, sonra geçmiş gitmiş umurunda değil. iniyorsun kendi arabandan, adamın yanına gidiyorsun, camını tıklatıyorsun "kardeşim bana çarptın" demek için. ama adam almış telefonu "arabadan indiii arabadan indiieeee yüzseksenbin cezaa yazdıracaam göreceenn".

lan evet arabadan indi de, sen de çarptın ulan, kaza yaptın ve umursamıyorsun. burada da mı inmeyeceğiz? herif o videoyla polise gidip arabadan inip camımı tıkladı dese ben arabama çarpmış olduğunu nasıl kanıtlayayım, çarpıp giden adam için bir de ceza mı ödeyeceğiz?

ya da arkadan çarptı %100 kusurlu. inip bakıyorum benim arabamın anası ağlamış, arka tampon kırılmış. ama vuran adam inmiyor arabasından. ne yapacağız? "in de tutanak tutalım" demek için yanına gidip camını tıklıyorsun, ama adam telefonu almış, arabadan indiiii yüzsekseksenbiiinn" diye seni çekiyor. sonra da basıp gidiyor mesela.

hadi buyur ne bok yiyeceğiz şimdi? hem çarpan adam kurtuldu, hem tampon sana girdi, hem de 180.000 lira ceza yedik.
0
kibritsuyu
(22.04.26)
Abi o kanunda zaten kaza sonrası araçtan inme bu kapsamın dışında diyordu, yani karşı tarafın kayıt alması senin işine gelir bu durumda, bi şey olursa "be amcık ağızlılar kaza olmuş ben de inmişim" dersin, ceza kesilen durumlar araçtan kavga etmek/tartışma çıkarmak maksadıyla gerçekleşen olaylar için, o da yine kayıtta belli olur.
+4
kizil karga
(22.04.26)
Aracında kamera bulundurabilirsin yada temkinli olmak için sen de kameraya alabilirsin. Zaten videodan senin kavga için gelip gelmediğin de anlaşılır, tabii adam seni bilerek çileden çıkartmazsa.

Ben bunun her aşağı inene uygulanacağını sanmıyorum. Tabii ki bir hasar olduğunda geçmiş olsun diyecek insanlar, hasar tespiti yapacak. Bu olay daha çok can güvenliğini tehdit edecek durumlar için geçerli olur diye düşünüyorum.
0
vampir akrep
(22.04.26)
Kaza durumunda diğer arabayla muhatap olmanıza gerek yok. Karşı taraf gelmiyorsa polisi arayıp vurup kaçtığını söyleyeceksiniz.

Vurkaç durumunda zaten her şey fazlasıyla sizin lehinize olur.

Siz arabadan inin, kaza yerinin görsellerini alın, polise haber verin. Karşı tarafı zorlayamazsınız sonuçta.

Ayrıca vurkaç çok büyük suç. Cezası çok ağır. O yüzden kaza durumunda kimse öyle kamerayı açıp “araçtan indi bana saldırıyor” demez. O yüzden o videolara çok güvenmemek lazım. Ama harbiden durum böyleyse, sonuçta ortada kaza var her türlü siz hakkınızı alırsınız. Mahkeme bu yüzden var zaten.
0
substituent
(22.04.26)
yurtdışında bi olay görmüştüm arabalar çarpıştı, öyle sakince kaldılar kimse inmedi arabadan. herhalde polis falan aradılar gelmesini bekleyeceklerdi. garip geldi ama düşününce mantıklı, inip ne yapacağız yani patlama tehlikesi filan yoksa.
0
mezzosprite
(22.04.26)
Kaza anında zaten arabadan inilir. Napılacak saatlerce otulucak mı?
Kavga küfür dayak yoksa ceza yenmez. O videoyu uzman izleyip ceza yazacak. Efendi adam ceza yemez.
0
halk
(22.04.26)
(5)

siber suçlardan arandım

mezzosprite
müşteki olarak ifademe başvurmak istiyorlarmış. ama artık o ilde olmadığım için kendi ilime yönlendirecekler. ben meraktan deliririm o zamana kadar, durumu şimdiden burdaki emniyet müdürlüğünden ya da adliyeden öğrenebilir miyim? sizin bi tahmininiz var mı? şikayetçi olduğum bir durum yok yani cimer
müşteki olarak ifademe başvurmak istiyorlarmış. ama artık o ilde olmadığım için kendi ilime yönlendirecekler. ben meraktan deliririm o zamana kadar, durumu şimdiden burdaki emniyet müdürlüğünden ya da adliyeden öğrenebilir miyim? sizin bi tahmininiz var mı? şikayetçi olduğum bir durum yok yani cimere yazmıştım bi şeyler bi ara ama geçiştirmeli cevap gelmişti, 1 sene geçti. zaten o durumun mağduru da değilim, internette yanlış sağlık bilgisi veren birini şikayet etmiştim.
0
mezzosprite
(21.04.26)
Sanırım dava aşamasına gelmeden görünmüyor ama uyap vatandaş portalından bi dosya sorgulama yapıp kontrol edin, belki oradan yakalayabilirsiniz bir ihtimal.
0
faberkastelli
(21.04.26)
geçen bizi de aramışlardı böyle kaçak yayın izlemişsiniz dosyanız var vs. hatta adliyeye de gideblirsiniz deyip güven sağlıyorlar ama gayet dolandırıcılar :) istanbulda dosya ama yönlendirdik yaşadığınız yere diyorlar.
0
yenibirgüzelnick
(21.04.26)
ama nasıl dolandıracak ki direkt emniyet müdürlüğüne çağırdı, başka bi şey istemedi. arayan da sabit hattı, emniyet müdürlüğünün diğer numaralarına benziyordu
0
🌸mezzosprite
(21.04.26)
Başka bir adliyeden başka bir adliye için savcılık sorgusu yapılamıyor. Çok merak ettiyseniz o ildeki bir avukata o adliyede savcılık sorgusu yaptırabilirsiniz, dosya çıkarsa da incelemesini istersiniz. Şu sıralar ortalama 1.500-2.000 tl tevkil ücreti, küçük şehirlerde daha uygun olabilir. Vatandaş uyap'ta cbs evrakları gözükmüyor. İkinci bi seçenek de, soruşturma numarasını biliyorsanız avukatınız vekalet sunmak suretiyle savcılıktaki dosyayı görebilir.

edit: yazdıklarım dolandırıcılık söz konusu olmayan senaryoya ilişkin.
+1
yap desem yapmazsin he
(21.04.26)
tekrar aradım, hiçbir yerden bilgi alamazsınız dosyanın şehrinize gelmesini beklemek zorundasınız diyor. 1 ay sürermiş gelmesi. siber suç ve ben mağdurum ve haberim yok, ne olabilir ki :/
0
🌸mezzosprite
(22.04.26)
(10)

Hayattaki hedefiniz

arbre
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
Yaş 33 oldu. Evlilik düşünmüyorum. Çocuk düşünmüyorum. Ölene kadar iş güç. Gezip dünyayı görme kısmı dışında başka ne yapılabilir? Aynı durumda olanlar ne düşünüyor?
-9
arbre
(20.04.26)
dunyayi gezmek
+1
baldur2
(20.04.26)
gönüllülük çalışmaları, aklınıza yatan bir stk için çalışmak
+1
mezzosprite
(20.04.26)
Çocuk ve eş olmaması acayip bir maddi rahatlık sağlıyor. Ben kendimi seneye erkenden emekli edeceğim yaş 42, gerçekte ise 61 yaşına kadar beklemem gerekiyordu ama prim gün sürem 7 aya bitiyor salacağım gerisini. Yani ölene kadar iş güç kısmından sıyrılabilirsiniz. İşim gereği yıllarca gezdim durdum, zerre bir yere seyahat etmeyeceğim. Sakin bir beldeye müstakil ev yaptırıp, hayvanlarımla birlikte kafa dinlemeyi düşünüyorum.
+2
koskoca kirpi
(20.04.26)
@koskoca kirpi +1

Ben de benzer durumdayım, yaş 37. Bekar isen (en azında resmi evliliğin yoksa, çocuk sahibi değilsen) yaşamında karar vermek çok daha kolay oluyor. Planım 40-41'e kadar biraz daha çalışıp, para biriktirip erken emekli olmak. Sonrasında güzel mevsimlerde Avrupa-Türkiye arası bisiklet ile seyahat etmek, yolda olmak. Havanın soğuduğu zamanlarda da evime gidip sakince kitap okumak var. İnsan kendi amacını kendi yaratır. Ben bu şekilde yaşamayı planlıyorum, siz de kendinize göre bir amaç yaratacaksınız işte : )
+5
burka
(20.04.26)
37 yaşında erkek kişisi olarak; kendimce güzel bir hayat yaşamak. Genel ve yüzeysel olduğunun farkındayım.

42 yaşıma kadar mevcut yaşantımı devam ettireceğim. Sonrasına bakarım.
+2
put it in your appropriate place
(20.04.26)
Ayda bir de olsa çocuklu fakir bir ailenin evini marketten aldıklarında ziyaret et.
Şahit olarakta her zaman yanında bir arkadaşın bulunsun.
Dua almak iyidir .
-2
diyecevaplandı
(20.04.26)
Birilerinin yararına bir şeyler üretmek olabilir, para ihtiyacı yoksa bir hobiyi buna dönüştürebilirsiniz mesela. ben para kazanma derdi olmadan seramik yapıp bununla ilgili birilerine fayda sağlayacak bir şeyler yapmak isterdim. Sadece bir örnek.
+1
amelie poulain
(20.04.26)
motor al.
0
antihero
(21.04.26)
yaş 34, evlilik, çocuk var.
sakince kitap okuyabilmek, işsiz kalmamak dışında hiçbir hedefim yok tamamen bıkmış durumdayım.
medeni durum gibi şeyler değiştirmiyor demek ki sonucu.
0
rayde
(21.04.26)
Ölene kadar yaşamak. Başka bir planım yok.
+2
peki madem
(21.04.26)
(12)

Yurtdışında İş Bulduğumuzda Ne Zaman İstifa Etmeliyiz?

lapetitemort
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğ
Diyelim ki yurt dışından bir iş teklifi geldi.
Fakat halledilmesi gereken vize ve kağıt kürek işleri olacak.
Bunlardaki olası riskleri ne kadar ciddiye almalıyız? İşlerin ters gitme durumu olabilir mi?

Ve en önemlisi mevcut işyerimizde istifamızı ne zaman vermeliyiz? Gideceğimize dair her şey netleştiğinde mi? Yoksa teklifi alır almaz mı? Bu süreci nasıl idare etmek lazım? Ortada kalmak istemiyorum.

Şirketim ihbar süresinde çalıştırmak isteyebilir (2 ay).
50 gün kadar da yıllık iznim var.
+1
lapetitemort
(20.04.26)
vize oturum vs netleştiğinde istifa ederdim ben olsam
+3
jelly bear
(20.04.26)
Tabiki olabilir. Benim bir arkadaşımda 8 ay falan sürmüştü zamanında.
Sakın teklif alır almaz istifa etme. Yapabileceğin en büyük hata olur. Eline gideceğin ülkeden belge gelene kadar istifa etme yani.
+1
logisticsmanager
(20.04.26)
vizenizi aldıktan, iş sözleşmenizi karşılıklı olarak imzaladıktan sonra söyleyin. ihbarınız yanabilir gerçi ama yapacak bir şey yok. çoğu şirket aslında iyi performans gösteremeyeceği için çalışanlarına zorluk çıkartmıyor hemen yollar ayrılıyor ama durumunuz nasıldır bilmiyorum.
0
elektr10
(20.04.26)
yıllık iznin varmış zaten. o yüzden her şey kesinleşsin uçak bileti aldığın gün söylersin.
+1
gercekdunya
(20.04.26)
is sozlesmesi imzalandiktan sonra
+1
pasaklıpepee
(20.04.26)
Calisma iznin cikmadan once kesinlikle istifa etmiyorsun. Durumu netlestirmek icin de yeni sirkete haber verip calisma iznin ciktiktan sonra eski sirekete bildirecegini soyluyorsun. Surec biraz uzuyor boyle ama en dogru ve guvenilir yol bu.
+3
synesthesia
(20.04.26)
bazı çalışanlar çok romantik düşünüyor. Patron siz işe geldiğiniz gün öğlen yemeginde kovup ihbar süresini ödeyip işe başlatmama hakkına sahip. Siz de son ana kadar çalışıp istifa edersiniz en fazla ihbar süresini firmaya ödersiniz.

işler her zaman ters gidebilir, netleşinceye kadar ayrılmayın derim.
+1
liberal
(20.04.26)
yurt dışındaki firma ile sözleşme imzalanana ve çalışma vizesi alana kadar mevcut işimi sürdürürdüm.
0
galahad reloaded
(20.04.26)
Ben oturum izni gelip geçici vizeyi pasaporta işlettikten sonra istifayı verdim. ihbar sürem azdı ama senin iznin olduğu için zaten anlaşabilirsiniz. Eğer oturum iznini almadan istifa edersen oturum onay süreci kafayı yedirtir. Her şey eksiksiz olsa bile reddedilme ihtimalini kafandan çıkaramıyorsun.
+1
himmet dayi
(20.04.26)
ben olsam var olan ücretli ücretsiz tüm izinlerimi kullandıktan sonra istifa ederdim, diğer işe bi başlamış denemiş olurdum bi süre
+1
mezzosprite
(20.04.26)
is akdinin imzalanmasiyla calisma izninin gelmesi arasinda aylar var. dolayisiyla is akdini imzalayip istifa vermek gibi bir hataya dusmeyin.

ben arada uzun bir tatil yapmak istedigim icin, ab'den onay geldikten sonra Dtipi vize basvurusunu turkiye'de yaptigim gun istifa etmistim. dolayisiyla turkiye'den dtipi vize cikip biletler alinip tarihler netlesene kadar tatil yapmistim. isverenle de kisa bir ihbar suresinde anlasmistik. isveren ile iliskilerinize de bagli elbette. yaza denk geldigi icin de yaz tatili olmustu.
+1
kassiopeia
(20.04.26)
yurtdisinda yasiyorum. cok korkunc hikayeler duydum. ozellikle buyuk firmalar daha acimasiz olabiliyor. ilk iki ay deneme sureci oldugu icin son gun bile "tesekkurler, sizinle devam etmeyecegiz" diyebilir. hatta geldigi gun reddedilip ise bile baslayamayan gordum. isim de vereyim, booking.com yapmisti. pozisyona ihtiyacimiz olmadigini farkettik demislerdi. e tabi is olmadan vize devam etmiyor, gelen adam kira ayarlamis, kontrat yapmis, o kadar tasinma bilmemne.

baska bi ornek
yakin bi arkadasim kontrat imzaladi. 2 ay sonra baslayacak. bu arada yazismalar suruyor, is sozlesmesini, yan haklarin detaylarini falan soruyor aklina geldikce mail atiyor. bikac hafta sonra bi mail geldi. teklifimizi geri cekiyoruz dediler. bi aciklama da yoktu, kisa bisey yazmislardi. ustu kapali "cok soru soruyosun, beklentin kontrattan sonra artti, tercihimizden suphe duyduk ve iyi bir aday olmadigina karar verdik".. gibi biseydi.

yani risk her zaman var. olabildigince gec istifa edin. ihbar 1 ay ise atiyorum ucusa 2 hafta kala istifa edin, 2 haftasini calisin, 2 haftasinin parasini verip erken cikin, imkan varsa.
+1
sttc
(20.04.26)
(2)

Spor rutininiz

arbre
Spor sonrası duşu spor salonunda mı alıyorsunuz, evde mi? Terlik, havlu, duş jeli... çanta çok doluyor.İş çıkışı yapıyorsanız spordan önce mi yemek yiyorsunuz, sonra mı?Kaç gün gidiyorsunuz? 2 gün bana normal geliyor. 3 iyi olabilir.
Spor sonrası duşu spor salonunda mı alıyorsunuz, evde mi? Terlik, havlu, duş jeli... çanta çok doluyor.

İş çıkışı yapıyorsanız spordan önce mi yemek yiyorsunuz, sonra mı?

Kaç gün gidiyorsunuz? 2 gün bana normal geliyor. 3 iyi olabilir.
-7
arbre
(18.04.26)
Üç gün gidiyorum. Günler ve saatler sabit, pt ile yapılan çalışma.

İşten eve gelince spora bir saat kadar süre oluyor. Çok açsam muz, kuruyemiş vs idare ediyorum. Değilsem hiçbir şey yemiyorum. Spora gidip 45 dakika 1 saat gibi bir süre geçiriyorum. Sonra direkt eve gelip evde duşumu hallediyorum. Spor salonumla ev arası yürüyerek 3 dakika falan zaten. Spor çantama da sadece havlu, çıkarken giyeceğim yedek tişört ve su koyuyorum.
+1
nundu
(18.04.26)
2 gün gidiyorum 1 saatliğine pilatese. duşu evde alıyorum, yemeği duştan sonra yiyorum
+1
mezzosprite
(18.04.26)
(14)

Kumar bağımlısı arkadaşın borç istemesi

hexagon
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım”
İstediği borç küçük bir miktardı. Verip vermemekte çok arada kaldım. Küçük miktarlarda herkesten borç istediğini ve toplu bir şekilde sanal kumara yatırdığını biliyorum . Hatta bi ortak arkadaşımızdan sürekli borç istiyormuş. Ortak arkadaşımız “ bu para çocuğumun okul parası bunu elden vermem lazım” dediği halde “gönder ben sana geri göndereceğim” deyip ortak arkadaşımız gönderdikten 2 dakika sonra “ben dünyanın en şerefsiz adamıyım” diyerek parayı kumarda kaybettiğini itiraf etmiş. Nihayetinde vermedim ve kötü ben oldum. Ne için istediğini sordum ve harçlık olarak istediğini ayın 15’inde vereceğini söyledi. Ben de evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım dedim ama yine de hesabına para yatırmadığım için kötü ben oldum. Vicdanım rahatsız. Gerçekten ihtiyacı vardı belki ama doğru mu yaptım bilmiyorum. Kumar ve borsada 3 milyona yakın kaybı var. 25 yıllık arkadaşım. Bu süreci nasıl yöneteceğimi açıkcası bilmiyorum. Daha önce defalarca borç verdim geri ödedi lakin şu an durum değişti olarak bakıyorum. Kurtulmaya çalışıyor ama kendi de çok zor olduğunu itiraf etti kaç kere. Arkadaşlığımız bitmeye yakın bir yandan da yardımcı olmak istiyorum. Tavsiyelere açığım.
0
hexagon
(18.04.26)
Bak kardesim, bagimli kisiler ayni pavlovun kopegi gibi calisiyor. Hani bir kopek vardi zil calinca yemek geliyor diye salya akitiyordu. Senin bu arkadasinda da senden her para koparinca aynisi oluyor. Bu durum sartlanmis bir hareket. Bu adam seni kafasinda para diye kodlarsa, ortam gerilir. Bu is seni yanlis yerlere ceker, icinde olmak istemeyecegin durumlara sokar. Bir sabah evden ciktigin gibi yakana yapisabilir...

Bagimlilik insanliktan cikarir. Bagimlinin ne sozune ne davranisina guven olmaz. Sen adama para verdigin anda onun beyni "bahis icin hexagon'dan para al" diye dusunuyor...
+12
thetruenorthstrongandfree2
(18.04.26)
biliyorum zor durum ama simdi versen bir sure sonra yine isteyecek. ayni ikilemi tekrar yasayacaksin.

eger cok cuzi ve senin icin onemli olmayan bir meblag ise bir kerelik kendi vicdanini rahat tutmak adina verebilirsin. kumar olayi da biliniyormus zaten onu da eritip tekrar soracak sana. o zaman gonul rahatligiyla hayir diyebilirsin.
+2
antikadimag
(18.04.26)
"evinin, çocuğunun bir ihtiyacı varsa buluşup gidelim market alışverişini birlikte yapalım sigarana kadar alayım"

Bunu reddettiyse paranızı kumara yatıracak demektir. İyi ki vermemişsiniz.
+9
cosmicstring
(18.04.26)
üst bas almak, pazar alisverisi yapmak, kira ödemek yerine elindeki parayi kumarda yiyip sonra acim abi, kirami ödeyemiyorum abi ayagi cekene zerre acimam. belki gercekten ihtiyaci vardiysa piyasaya 3 milyon lira kumar borcu takacagina o ihtiyaclarina kullansaydi o borc paralari. hem insanlarin gözüne bu kadar batmaz hem artik ihtiyaci da kalmazdi bir seye.
vicdan yapacak bir sey yok. kendi coluk cocugunun rizkini kumarda yiyen adam kendi bilir de sen niye kendi emegini, kendi rizkini kumarda yedirtesin millete? kumarda yemek icin gözden cikarsaydim o parayi, ben kumar oynardim, en azindan olur da tutarsa kazanc da benim olurdu, dersin.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.04.26)
İyi yapmışsın. Vicdanın rahat olsun.

Kendini boş yere açıklamaya çalışma. O, en sonunda hatasını anlayıp iletişim kurmaya çalışacaktır seninle.

25 yıllık dostluk böyle bir şeyle yıkılmaz. Yıkmak istiyorsa da kendi bilir.

Senin yaptığında ve tavrında hiçbir yanlış yok.
+3
anaphylacticshock
(18.04.26)
O kişi artık o eski arkadaşın değil. Isırıldı ve o da zombiye dönüştü. Bir zamanlar arkadaşın olmasının pratikte bir anlamı yok. Sadece üzülünür buna. Senin için de bir risk unsuru olmaktan öteye gidemez o.

Öyle bir hale geliyorlar ki (seninki de öyle) Onur, gurur, namus, şeref falan onları aşmış oluyorlar. Sen sana yardım eden arkadaşının çocuğunun okul parasına sebep olsan kendine neler yaparsın bir düşün. Adamsa gayet rahat “vay benim Allah belamı versin, vay ben şerefsizim” deyip geçebiliyor. Kaybın acısını kendi kazanma duygusunun eksikliği olarak yaşıyor o, adamın emanet parası için değil.

Sen ona kimsenin yapmayacağı bir babalık yapmışsın, evinin ihtiyacını karşılamayı teklif etmişsin. Yine kötü olmuşsun. Normal. Çünkü herif erzak parasını, elektrik faturasını falan düşünecek durumda değil. Poşetleri doldurup evine götürsen, markete iade edip parayı alıp kumara yatırmaya çalışır o.

Bitmeyecek bu istemeler. Ağlayacak, sızlayacak, yalvaracak, her türlü senaryoyu yazacak, kendisini öldüreceklerini, çocuklarını öldüreceklerini söyleyecek, yalandan kendini kaçırtacak, tehdit altındayım silah altındayım vs anlatacak. Başına bela olmaktan başka hiçbir şey yapmayacak.

Çocuğu var diye karısının aklının başında olduğunu düşünüp karısına da para verme sakın. O da beraber oynar ama dışarıya karşı kocadan şikayet eder, lanet okur.

Çok çok istiyorsan, kendisinin acımadığı çocuklarına acıyorsan, Migros sanal markete gir sipariş ver. Faturalarını iste mobil şubeden kendin öde. Ama eline 5 kuruş verme. Bunları yaparsan da sen Para kaynağı olarak görülmeye devam edeceksin ve senden sürekli ama sürekli, hiçbir siktir edilmekten etkilenmeden, her türlü saçma sapan senaryoyla istemeye devam edecek. Sinirin dayanırsa insanlığını yap.

Kurtulmaya çalışma mevzusu hikaye. Tamamen “tamam şu içinde bulduğun akut hal geçsin istiyorum şimdi, yoksa ben de kurtulucam farkındayım durumumun” mesajı vermek için.
+5
lazor
(18.04.26)
seni rahatsız eden şey bence böyle bir hikâyenin parçası olmak. hani seni hiç ilgilendirmeyen, hiç suçunun olmadığı bir şeye şahit olur ama kafanı çevirip gidebilecekken kendini çok kötü hissedersin ya biraz onun gibi. bence yaptığında en ufak yanlış olmadığının kendin de farkındasın, sadece böyle yıkıcı ve çaresiz bir durumla karşılaştığın için rahatsız oldun.

karşıdaki kişinin kumar konusunda büyük problemi olduğunu ve sürekli sağdan soldan borç istediğini biliyorsun. üstelik ihtiyaçlarını giderme konusunda teklifte bulunmuşsun, hatta sigarasına kadar... daha ne abi? bak kumarbazdır at çöpe, beş para etmez kafasında birisi değilim benim gözümde hastalıktır bu desteği de yardımı da hak eder ama bunun yolu asla o kişiye para vermek değil. bu uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden birine destek olmak için öroyin yüklemesi yapmak gibi bi şey olur çünkü. sen yapabileceğin en doğru şeyi yapmışsın. gerçekten ihtiyacı olsaydı başka bir cevapta söylendiği gibi bu teklifini kabul ederdi zaten.

kumar bağımlısına vereceğin para kumara gider. hem geri alamazsın hem de o insana yardımın dokunmuş olmaz. arkadaşa ve bu durumdan etkilenmek zorunda kalan yakın çevresine kolaylıklar dilerim ama senlik bir şey yok, en doğrusunu yapmışsın. faydam olsun dersen terapi, hayat tarzı değişikliği vb. şeylere yönlendirmeye çalış derim kumarbaz adam para verilerek kurtarılmaz çünkü. "bıraktım ama çok borcum var yiyecek ekmek bulamıyorum" der o başka ama sen buna yönelik teklif yapmışsın ve reddetmiş, öyle bir durum olmadığı da aşikar zaten.
+3
der meister
(18.04.26)
kumara gideceğini bildiğim parayı vermem. arkadaşlığımız bu sebepten bitecekse bitmesi gerekiyormuş derim
+1
mezzosprite
(18.04.26)
psikiatrist'e götürün ilaç falan bi düzene girsin
0
duyurukullanıcısı
(18.04.26)
vermemekle dogrusunu yapmissin. böyle devam.
+2
Purple life
(18.04.26)
Öyle duygu sömürüsü yaparlar ki kendini sorgularsin, intihar etmekle tehdit edenler vs neler neler. Her seferinde parayla fatura ödeyeceklerini eve yemek götüreceklerini anlatırlar.

Hepsi yalan

Sikinde bile değilsiniz

Asla vermeyib
+3
topkapiaksaray
(18.04.26)
Herkese çok teşekkür ederim. Çok kıymetli bilgiler, tavsiyeler. Umarım bir an önce düzelir ve normal hayatına döner.
+2
🌸hexagon
(18.04.26)
Şu aşamada çocuğunun okul parasından olan adama yardımcı olmak daha mantıklı gibi.
0
elorelia
(18.04.26)
bundan birkaç yıl önce bizim ev kiramızın 10 bin ya da 12 bin tl olduğu zamanlarda eşimin kumar bağımlısı bir arkadaşı 9 bin tl borç istedi. bu borcu istemeden birkaç hafta önce de eşimin bi eşya taşıma işine yardım etmişti. eşim de çocuk bize o kadar yardım etti diyerek parayı 1-2 hafta içinde geri alıp kiramızı ödemek üzere verdi. sonra da üstüne 1 bardak soğuk su içtik fhgjhfg çocukla şimdi bazen karşılaşıyor ve bildiğin hiç bir şey olmamış gibi davranıyor. hiç bize borcu olduğunu falan düşünmüyor, öyle mahçubiyet falan duymuyor asla. şaka gibi yani.
+1
Sadece soruyorum
(20.04.26)
(7)

Çileği nasıl saklayayım?

umutt
Elimde bol miktarda çilek var, taze tüketmeyi çok severim ama bitecek gibi değil-şimdiden bozulmaya başlamış bazıları. Çilek reçeli yapmak istemiyorum var elimde bolca, bunları nasıl saklayabilirim?
Elimde bol miktarda çilek var, taze tüketmeyi çok severim ama bitecek gibi değil-şimdiden bozulmaya başlamış bazıları. Çilek reçeli yapmak istemiyorum var elimde bolca, bunları nasıl saklayabilirim?
0
umutt
(17.04.26)
derin dondurucuda.
+3
zakk
(17.04.26)
derin dondurucu +1

biraz masraflı ama ben çok memnunum iyi ki almışım diyorum. zwilling'in vakumlu setleri var. bi alet tüm havayı çekiyor içinde yiyecekler, meyveler, sebzeler baya uzun süre taze kalıyor. özellikle çürüyüp giden salatalar bununla beraber 1 hafta taptaze kalabiliyor.

şu an için değil belki ama ilerisi için bir fikir olabilir.
+1
elektr10
(17.04.26)
butun halde derin dondurucu.
kilitli poset kullanabilirsiniz. birbirine hic yapismasin istiyorsaniz ya da biraz formu bozulmus durumdaysa, bir tepsiye aralikli yerlestirip buzluga koyun, hafif donduklarinda posete yerlestirip yeniden buzluga atin.
sonra keklerde, cilekli sutlerde kullanirsiniz :)
+3
65 derece
(17.04.26)
her şeyden kârı maksimize etmeye gerek yok. Küçük poşetlerde etrafınızdaki konu-komşuya verirsiniz, hoş olur.
0
tsubasa
(17.04.26)
Çilek depolamasi zor bir üründür. Hasat edildikten sonra hatta hasat edilirken kırmızıya yakın bir şekilde hasat ediliyor.

Sevkiyat sırasında renk değişimi devam etmesi beklenir.

Ayrıca hassas bir ürün olması nedeniyle fazla ellenmez.


Uzun süre saklayamazsiniz
Eğer çok varsa reçel veya eş dost dağıtmaktan başka çareniz yok.
+1
kaiserr76
(18.04.26)
kavanozlarda saklıyorlarmış diye bi şey görmüştüm geçenlerde, hava almayınca bozulmuyor yazmıştı
0
mezzosprite
(18.04.26)
dilimleyip buzluga atın. güzel dondurma olur en kötü yazın.

rondoya atıp içine az süt ekliyosunuz, muzdan da şeftaliden de oluyor. küçük küçük poşetlere tek seferlik yapın bence.
0
kveldulv
(18.04.26)
(23)

Aktivist biriyle ilişki yaşar mısınız?

64654942
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatm
Muhalif olmaktan söz etmiyorum, daha aktif ve ön planda biri. Sendikalara üye olan, yürüyüşlere katılan, protestolar organize eden ve konuşmacı olan, çeşitli siyasi oluşumlarda etkinlikler düzenleyen, geçmişte İmamoğlu protestoları ve Gezi süreci nedeniyle bir süre gözaltında kalmış ya da hapis yatmış biri mesela. Çevresindekilere sendikal tepki verme, hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim. Az çok anladınız sanıyorum.

Böyle biri ciddi ve uzun vadeli bir ilişki açısından size fazla mı gelir? Biraz fazla hareketli ya da belki saldırgan mı bulursunuz? Yoksa diğer şeyler yolundaysa çok da problem etmez misiniz?
-1
64654942
(13.04.26)
Her şeye atlayan birini sevmem.
-18
arbre
(13.04.26)
Kendisine saygı ve hayranlık duyarım. Başka, daha medeni bir ülkede olsak ilişki de yaşarım.

Ama bizim ülkemizde noo....

Kendisine, ailesine, çocuklarına zararları dokunabiliyor böyle bir şeyin.

Babam sağ-sol olaylarında alevi-sünni olaylarında yeterince savaş vermiş. Annemle boşanmışlar. Olan ilişkisine ve mental sağlığına oldu. Elde var sıfır.

Bizim ülkemizde "bırak sen mi kurtarıcan dünyayı" modunda takılmak lazım eğer düzenli bir hayat kurmak istiyorsan. Gerçi onu da herkes yapamıyor işte içi içini yiyor haksızlıklara karşı.
+1
ananiyimioguz
(13.04.26)
Bana fazla geliyor ya. Önyargısız şekilde söylüyorum. Bir konuda idealleri olan insanlarla vakit geçirmeyi, sohbet etmeyi, hayatına tanık olmayı seviyorum ama ben bu kadar aktif biri değilim. Kendim bu tempoyu ve ateşi kaldıramıyorum. Haliyle ilişki anlamında da böyle birini taşıyamazdım heralde. Yolu bahtı açık olsun deyip geçtiklerim oldu. İyi insanlardı.

Problem etme anlamında, ben problem etmezdim de, problem oluyor ister istemez. Böyle insanların beklentileri oluyor, normaldir heralde.
+4
akhenaten
(13.04.26)
bana çok çekici gelir. doğrunun peşinden giden ve korkmayan biri. bayılırım. bunu yazarken hangi doğruyu savunduğu önemli mi diye sordum kendime, tabi benim doğrularıma uyması lazım. bana uymayan bir doğrunun aktivistine (aynı olgunlukla davranıyorsa) saygı duyarım ama o çekici gelmez.
+1
mezzosprite
(13.04.26)
Geziye katılmış biri yükselmem için ekstra sebep olur. İmamoğlu protestoları zaten…
Apolitik, ruhsuz biri olmasındansa şöyle haksızlığa gelemeyen, elini taşın altına koymaktan gocunmayan biri olması yeğdir.
+1
ekimoloji
(13.04.26)
Diğer şeyler yolundaysa hanesine + puan yazar.
0
gabe h coud
(13.04.26)
Hayir.
-5
Purple life
(13.04.26)
Çok yorar.
+1
kizil karga
(13.04.26)
Imamoglu protestolarinda gozaltina alinmasi direkt ilgimi kaybetmeme yol acardi. Sadece gezi falan olsa problem olmazdi.
-10
ghilleinthemist
(13.04.26)
"hakların farkında olma, örgütlenme gibi konularda baskı yapmıyor ama gaz veriyor da diyelim."

Baskı yapmıyorsa güzel. bu ülkede başımıza gelenlerin sebebi karşı tarafın örgütlü olup bizim örgütsüz olmamız değil mi zaten?

Bu derece hareketli arkadaşlar biliyorum. Hatta ilgisi olan da oldu ancak "Böyle insanların beklentileri oluyor" denmiş daha önce de. Evet haksızlıklara gelemeyen bir insanım ama böyle hareketli biriyle olur mu diye bir düşünüyor insan. Sonuçta ben de bu kadar mental ve fiziksel efor harcamak konusunda kendime güvenemem.

Yine de iyi ve tutarlı bir insansa düşünülebilir. Ne derece beklentileri oluyor, yetişememe kaygısı baş gösteriyor mu? Belli bir süreç içerisinde anlaşılır zaten
+1
nerthus_
(13.04.26)
temeline marksizmi ve sosyalizmi almamış aktivizm bana boş geliyor. herhangi bir konuda ses çıkarıp mücadele edene saygım sonsuz, aktivizmi "her şeye burnunu sokmak" olarak gören köle zihniyetinden her türlü iyidir o ayrı bir şey ama ben kendi hayatımda o kadar harala güreleye gelemem kapitalizmi, mevcut düzeni hedef alamayan bir mücadele için. komünist kızla olur, onunla ilişki yaşamakla kalmam onu çok severim ve öperim ama gerçekçi olursak öyle yüreği olan kadın bana bakmaz zaten.
-2
der meister
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı?
+4
sekizdokuzon
(13.04.26)
Şule Aydın gibi akilli bir tipse olur, bombalar altinda sevisiriz.
ama depresyon hirkasi giyip, polise molotof atip iceri giriyorsa tesekkur eder kacarim.
solculuk parayi bulana kadardir turkiye'de..
-3
cooperr
(13.04.26)
Esas soru aktivist biri benimle ilişki yaşar mı? +1

Saygı duyarım duymasına ama karşılıklı yapamayız. Bu yönden aktif birisi olamadım.
+1
put it in your appropriate place
(13.04.26)
Sendikal faaliyette bulunan birine, diğer kriterlerden bağımsız olarak, amasız fakatsız müthiş saygı duyarım. İşveren olarak söylüyorum bunu ayrıca.

Marksist olduğunu varsayıyorum bu kişinin, öyleyse ciddi bir artı puan.
0
sailor
(13.04.26)
En güzel aşk, en güzel ilişki aktivist insanla yaşanır. Öyle bir insan asla unutulmaz.
0
rock n roll
(13.04.26)
bircogu otistik oluyor, sabah aksam sosyal ve politik meselelerden bahsedip saglam kafa aciyorlar. bu cevabimdaki otistik kelimesinden bile kurtlaniyorlar. hic isim olmaz.
-9
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(13.04.26)
yaşamazdım çünkü onun enerjisine yetişemezdim. fikir olarak okey iyi hoş ama ben evden çıkmayan biri olduğum için muhtemelen o da beni istemezdi. bi de ben öyle birkaç insan biliyorum, kendi hayatlarını tamamen bi kenara bırakarak yaşıyolar. bu da benim açımdan biraz yorucu olurdu. örneğin benim gündemim hafta sonu sevdiğim waffle cıya gitmek, onun gündemi ise eyleme gitmek olurdu ve anlaşamazdık.
+1
Sadece soruyorum
(14.04.26)
Aktivist kişi beni ne yapsın +1
0
peki madem
(14.04.26)
Aktivist insan iyidir, ilişkide insanı geliştirir, benim hoşuma gider.
0
blue rebel motorcycle club
(14.04.26)
Kendisine saygı duysam da, şahsen uzun süreli birliktelik için tercih etmem. Çünkü aktivist arkadaşlarımdan bile bir süre sonra sıkılıyorum. Hayata bakis acilari cok rigid. Her konuyu politik bağlamda değerlendiriyorlar. Her şeye muhalif ve agresif yaklaşıyorlar. Örneğin, onunla sırf kafa dağıtmak için basit bir Amerikan komedi filmi seyredemezsin. İkili ilişkilerde de davası her zaman senden daha önemli olacaktır.
+1
tekdir ile uslanmayan kiz
(14.04.26)
Arkadaşlık dahi etmem. Oy kullananlarla dahi etmem. Zaten ilişkiyle milişkiyle işim olmaz da yine de söyliyim.
-4
Batuhanolabilir
(15.04.26)
Hayır asla yaşamam. Katlanamıyorum. Sürekli bir yakınma ve isyan oluyor bunlarda..
-4
runaway
(15.04.26)
(4)

onedrive'ı nereye yedekleyeyim

mezzosprite
şu an gerek kişisel gerekse işle ilgili her şeyim onedrive'da ve birçoğu da bilgisayarda yok sadece bulutta duruyor. bi şey olsa erişimimi kaybetsem falan mahvolurum. fiziksel bir yedek oluştursam ama şu eski büyük harddiskler gibi olmayan daha kompakt ama yine de kapasitesi yüksek olan ve kalitesi
şu an gerek kişisel gerekse işle ilgili her şeyim onedrive'da ve birçoğu da bilgisayarda yok sadece bulutta duruyor. bi şey olsa erişimimi kaybetsem falan mahvolurum. fiziksel bir yedek oluştursam ama şu eski büyük harddiskler gibi olmayan daha kompakt ama yine de kapasitesi yüksek olan ve kalitesi de iyi olan, yıllar sonra bile erişebileceğim, bozulmayacak bir ürün tavsiyeniz var mı terabaytlarca kapasitesi olan?
0
mezzosprite
(13.04.26)
"Terabaytlarca" kısmını netleştirmeniz gerekir. Mevcutta ne kadar dosyanız var, önümüzdeki birkaç yılda tahminen ne kadar yeni dosya oluşturacaksınız? Bunları hesaplamanız gerekir. 4 TB önerim şu olsun: www.amazon.com.tr Aşağı kaydırdığınızda 2 TB ve 1 TB seçenekleri de var.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(13.04.26)
yıllarca bozulmayacak diyorsan NAS alıp çift diskli RAID 1 sistem kurman gerekir diğer türlü mekanik disklerin her zaman için aniden bozulma riski var. bahsettiğin ufak taşınabilir sddler ise gene aynı şekilde hatta 2-3 sene enerji verilmez ise içindekilerin uçma ihtimali var. sdd olacaksa da en az 2 ayrı backup yapılmalı.
+2
orpheus
(13.04.26)
şu anda 1.6 TB kullanıyorum ama hergün yeni dosyalar ekliyorum. teşekkür ederimm
0
🌸mezzosprite
(13.04.26)
tasinabilir harddiskler cok hassas. yere dusurdugun an muhtemelen bozuluyor. sdd harddisklerde bu risk yok. ama onlarda da senelerce datayi koruma garantisi yok. 5-10 sene omurleri var deniyor. ama ne olursa olsun iki kopya toplam risk cok daha dusurecektir.
0
sttc
(13.04.26)
(4)

İş yerine evden yemek götürenler

egerbiryolcu
Ne tür yiyecekleri ne tür kaplarda/ambalajlarda taşıyorsunuzKullanışlı durumlari merak ettim
Ne tür yiyecekleri ne tür kaplarda/ambalajlarda taşıyorsunuz
Kullanışlı durumlari merak ettim
0
egerbiryolcu
(12.04.26)
mikrodalga varsa her şeyi götürüyorum. lunchbox tarzı kutularım var bir de normal cam saklama kabı kullanıyorum akıtma yapmayanlardan. mikrodalga yoksa kahvaltılık tarzı şeyler götürüyorum ya da yoğurtlu zeytinyağlı vs
0
mezzosprite
(12.04.26)
Kapağı plastik cam kaplarda, genelde standart ev yemeklerinden götürüyorum. Mesela musakka + pilav, oturtma + makarna gibi, üstüne de peynir koyup eritiyorum makarnalı birşeyse, nadiren hazır lahmacun gibi şeyler, gene nadiren yumurta, tereyağı vs götürüp tavada yumurta yapıyorum. Yoğurt zaten neredeyse her zaman var, 2-3 öğün yetecek kadar kavanozla götürüyorum.
0
mbond
(12.04.26)
yemek termosunda akşam yemeğinden arta kalanları. soğuk yemekler ya da salataları ise cam kaplarda.
0
black holes in the sky
(12.04.26)
renegade
(13.04.26)
(7)

aöf sınavı şikayet

hknty
aöf sınavına girdim. bende eski nüfus cüzdanlarından var. yeni kimlik kartlarından çıkartmadım. normalde eski nüfus cüzdanları geçerli ancak kapıdaki görevli geçerli olmadığını söyledi. elinizde resmi bir belge var mı yoksa geçerlidir dedim. zaten sınav yönetmeliğinde ve sınav giriş belgesinde okulu
aöf sınavına girdim. bende eski nüfus cüzdanlarından var. yeni kimlik kartlarından çıkartmadım. normalde eski nüfus cüzdanları geçerli ancak kapıdaki görevli geçerli olmadığını söyledi. elinizde resmi bir belge var mı yoksa geçerlidir dedim. zaten sınav yönetmeliğinde ve sınav giriş belgesinde okulun eski nüfus cüzdanlarını kabul ettiği yazıyordu. üstüne nüfus müdürlüğünün sitesinde de geçerli olduğu yazıyordu. ancak bana resmi bir belge gösteremediler ve biraz tartıştık. sonra ben sınava girdim ancak tutanak tutmuşlar ve sınavım kural ihlali nedeniyle geçersiz sayılmış. neler yapabilirim? sınavın geçerli olması gerekiyor çünkü yasal olarak gerekli olan her şeyi getirdim. bu olay cumartesi oldu. pazar günkü sınava aynı şekilde girebildim ve bir sorun olmadı. yani memurların keyfi davranışı tamamiyle. bir de şikayet etmek istiyorum.
-4
hknty
(12.04.26)
Eski kimliklerin skt si 2024 kabul etmemesi normal değil mi? Ben mi yanlış anladım
0
Rondak
(12.04.26)
hayır skt'si yok. nüfus müdürlüğünün sitesinde geçerli olduğu yazıyor. ayrıca okul da kabul ediyor zaten. sınav giriş belgesinde ve sınav yönetmeliğinde bu belgeyi kabul ettiği yazıyor. yani görevlinin yaptığı yönetmeliğe ve yasaya aykırı keyfi bir davranış. 2 yıldır da sınavlara giriyorum zaten.
0
🌸hknty
(12.04.26)
itiraz edin düzeltilir bence. hangi yolla itiraz edeceğinizi okulunuza sorun
0
mezzosprite
(12.04.26)
@hknty

tam olarak nerede yazıyor?

ESKİ KİMLİK KARTI OLANLAR İÇİN DUYURU!

Bakanlığın talimatı gereği eski nüfus cüzdanlarının kullanım alanları daraltılmış olup; birçok kamu kurum ve kuruluşlarında (noter,tapu vb.) bankalarda ve birçok özel kuruluşlarda geçerliliğini yitirmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Kimlik Kartı değişmeyen vatandaşımızın iş ve işlemlerinde mağduriyet yaşamamaları açısından İlçe Nüfus Müdürlüğüne giderek kimliklerini değiştirmeleri gerekmektedir.
0
Rondak
(12.04.26)
@rondak memurlarla da bundan dolayı tartıştık. internette bulduğun bilgilerin resmi bir geçerliliği yoktur. resmi bir belgenin geçersiz olduğunu iddia ediyorsanız resmi bir belge getirmeniz gerek. internette asparagas haberler var ancak resmi bir belge yok.

nüfus müdürlüğünün sitesinde 7. maddede nüfus cüzdanınının değişmesi zorunludur diyor ancak 8. maddede son bir tarih yoktur diyor. yani istediğim zaman değiştirebilirim. değiştirene kadar geçerlidir. kaldı ki üniversite sınav yönetmeliğinde nüfuz cüzdanı ya da kimlik kartı diye ayrı ayrı yazmış. yani ikisini de kabul ediyor.

www.nvi.gov.tr
0
🌸hknty
(12.04.26)
Nüfus cüzdanın değişmesi zorunlu ise sizin bu sınava eski kimlik ile girme zorunluluğu size göre nasıl ortaya çıkıyor .
Kanundaki boşlukları tanımlanamayan durumları kendimize göre değerlendirmek veya tartışma konusu yapmak yerine bir kimlik değişimi hususunda direnmenin mantığı ne olabilir ?
0
diyecevaplandı
(13.04.26)
@diyecevaplandı o konu nüfus müdürlüğünün takdiri. kaldı ki üniversite sınav yönetmeliğinde ve sınav giriş belgesinde bu belgeyi kabul ettiğini belirtmiş. ben bir aday olarak okulun sınav yönetmeliğine bakmak zorundayım. üniversite isterse kütüphane kartı kabul eder. sınav yönetmeliğinde üniversite herhangi bir belgeyi kabul ediyorsa görevlilerin kabul etmeme durumu olamaz. hukuk nedir biliyor musunuz? konu adalet ve hukuk burada. okul bana böyle bir hak tanıdıysa görevlinin bunu kabul etmeme durumu olamaz. bugün yönetmelikte olan bir belgeyi keyfi bir şekilde kabul etmeyen yarın kaleminizi beğenmez yine almaz sınava. diretmenin mantığı adalet, hak, hukuk.
0
🌸hknty
(13.04.26)
(7)

Yüz için güneş kremi

neymiş
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
Lütfen bana öyle bi güneş kremi söyleyin ki ne varlığını bileyim yüzümde, ne komedon-sivilce yapsın. Canları sağolsun infilusırlar bi şeyler diyo devamlı pazarlama mı yapıyorlar ayırt da edemiyorum.
0
neymiş
(12.04.26)
Shiseido Clear Suncare Stick mavi bir kutusu var.
Beyaz tenli güneşe çıkınca hemen kızaran bölge bölge siyah noktaya meyilli karma cilt yapısına sahibim. Çok krem çöpe atmışlığım var bu ürünle çok iyi anlaştık.
0
cilekli pasta
(12.04.26)
Ben bu konforu kore güneş kremleri hariç bulamıyorum, o yüzden önerim Skin1004 mavi kapaklı olanı.
0
ekimoloji
(12.04.26)
Marka doktor önerisiydi. Stick olması zaten ayrı bir efsane.

www.n11.com
0
Mirket
(12.04.26)
badecanlar, mis gibi bi yapısı var
-1
mezzosprite
(12.04.26)
guneskremi bence tavsiye ile degil test ederek alinir.
mesela bana Shiseido cok agir geliyor ama bir cok kisi severek kullaniyor. Bioderma da cok guzel oluyor ama ikinci kez uygulayamiyorum cunku soyulma yapiyor. LRP cok cok guzel ama sivilce yapti. Skin1004 cok guzel ama lekeli cildime yeterli gelmiyor :D

sorununuza, cilt tipinize, nerede kullanacaginiza gore (evde/disarda-gunluk/ deniz kenari) bence cok degisiyor.

su ana kadar gunluk kullanim icin en memnun kaldigim, avene ve Transparent Lab (yurtdisi satisi var sanirim sadece); deniz kenari ve cok asiri gunesler icin avene sunsimed ve eucerin; ev ici kullanimda BOJ oldu.
0
65 derece
(13.04.26)
cerave yüz kremi 50 spf 52 ml. nemlendirici sürmeye de gerek kalmıyor.
0
eisberg
(13.04.26)
shiseido'nun her ürünü non-comedogenic ve dermokozmetik degil. türkiye'de cok beyaz tenliyim diyenlerin cogu beyaz tenli bile degil. shiseido eger alerjik bir cildiniz varsa sahiden üzer. bana la roche ultra hassas, avene, cerave bile alerji yapti, shiseido plak plak egzama yapti resmen.
güvenle kullandigim daylong ve dermalogica. daylong cilt kanserinde de öneriliyor mesela. bir arkadasim daylong'un ona agir geldiginden bahsetti ama cildi kösele gibi, hicbir sey alerji yapmiyor ma ona agirlik vermis iste.
65 derece +1 diyorum cünkü cok kisisel bir tecrübe günes kremi.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.04.26)
(15)

katkı maddeli ürünlere/gıdalara bakışınız

MtKrt
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden u
kahvaltılık ürünler olsun, soslar vs olsun içeriğine dikkat ediyor musunuz?
özellikle içeriğinde koruyucu, kıvam arttırıcı, asitlik düzenleyici ve renklendirici olan ürünlere bakışınız nasıl?
yeni bir sos veya farklı bir marka denemek istediğimde bu aralar içeriğine daha çok dikkat ediyorum. eskiden umursamazdım ama nedense bi korku başladı. kahvaltılık sosta yukardaki 3 madde vardı. keyfim kaçtı.
Alınır mı ? yoksa direkt çöp mü?
0
MtKrt
(10.04.26)
Koruyucular icat edilmeseydi insanlar açlıktan ölürlerdi herhalde günümüzde kime nasıl yemek yetiştireceksin tavşan gibi ürüyoruz, bunlara takılı kalmak biraz ılık götlülük bence, günde 2 paket sigara içen içki tüketen insanlar yeri geliyor bu koruyucuları bokluyor bunların çoğu ihtiyaçtan ortaya çıkmış şeyler, ha çok kafanı karıştırıyorsa sosu da almayıver.

Senin için demiyorum tabii öyle anlama, toplumumuzda genel olarak böyle bir algı var.
+5
kizil karga
(10.04.26)
yani şöyle, temiz içerikli alternatifi kolay bulunan şeylerde çok dikkat ediyorum, mesela peynirde katkı maddesi olanlar var olmayanlar var, mutlaka etiket okuyorum. yumurtayı organik alıyorum. ama zaaflarım var, bazı atıştırmalıkları çok seviyorum ve içerikleri çöp de olsa bazen alıyorum, daha iyi içerikli olanları kesmiyor züber falan.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
içerik okuyorum, kaliteli olanını almaya çalışıyorum ama tabii ki tam kurtulamıyorum. sebze ve meyveye dikkat ediyorum yalnız. yakınım tarımla uğraştığından kullanılan pestisitleri, miktarlarını, ve türkiye'de sirkülasyonda olan ürünlerin kalitelerini hep anlattığından bu konuda titizim. durum vahim çünkü.
+1
eileengray
(10.04.26)
yilda birkac kere disinda iceriginde bu tarz seyler olan yiyecek almiyoruz. bir tek esimin sriracha sevgisi var, onu katkisiz bulamadim. bu ara onu da almiyoruz ama.
0
lemmiwinks
(10.04.26)
Çocuk sahibi olduktan sonra daha çok dikkat etmeye başladım, içeriğini mutlaka okuyorum bilmediğim bir madde yazıyorsa yapay zekaya soruyorum.
0
ekimoloji
(10.04.26)
her gun kesin tukkettigim seylerin temiz olmasina gayret ediyorum ve icerik okuyorum evet. ama ayda yilda bir makarnaya ozel sos filan yapacaksam o kadar takilmiyorum. genel olarak icerikte sadece koruyucu olan urunlerle bir derdim yok (tursu mesela), ama mesela aroma vericiler coksa (dogal yapay fark etmeksizin) aldigim urunun kaliteli olmadigini dusunuyorum. hem koruyucu, hem renklendirici, hem kivam arttirici, hem aroma verici olunca aldigim urun aslinda aldigim sey degil, bambaska bir sey diye dusunuyorum, duzenli almiyorum.
0
taurina
(10.04.26)
bir süredir dikkat ediyorum fakat bir yere kadar oluyor. bir aydır falan biraz salmaya başladım çünkü yemek yemekten aldığım zevk azalmaya başladı. koruyucusuzun alternatifini bir şekilde bulabiliyoruz ya da doğrudan yememe şansımız var ama beni asıl rahatsız eden pestitit, tarım ilacı dolu sebze meyveler oluyor. organik mi emin olamıyorsunuz, fiyat farkı fahiş oluyor bazen.
0
black holes in the sky
(10.04.26)
sadece kalorisine dikkat ediyorum. yüksekse almıyorum.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
hiçbir şeye dikkat etmiyorum, üç gün fazla yaşamışım az yaşamışım umrumda değil.
0
yap desem yapmazsin he
(10.04.26)
Yap desem yapmazsın he +sonsuz

Sadece anlık zarar verecek ürünleri/maddeleri eliyorum. Mideye rahatsızlık verenler gibi.
Bir de lezzet açisindan doğalına alışık olduğum reçel gibi ürünlerin hazirini almıyorum. Çok yapay bir tat geldiği için.
0
egerbiryolcu
(10.04.26)
Her gün tükettiğim bişi değilse bakmıyorum. Hayatı o kadar sevmiyorum.
+1
Bruce
(10.04.26)
Yediklerime dikkat ettiğim bir dönemde değilsem çok incelemem lezzet odaklıyım.
Eğer dikkatli olduğum bir dönemdeysem paketli gıdaların hiçbirine güvenmem ve tüketmemeye çalışırım, paketli gıdaların tamamını direkt “zararlı” kategorisine atıyorum.
0
mutekebbir
(10.04.26)
Ben de çok önemsiyorum bu konuyu. Kendim yapabileceğim her şeyi kendim yapmaya çalışıyorum. En son zeytin kurdum mesela ama daha olmadı. Eylül ayında kurdum ve umudum kalmadı 😂

Veganım ve sürekli etiket okumakla ömrüm geçiyor. Katkı maddesi konusu da önemli benim için. Katkı maddesiz bir şey bulamıyorsam ve almam gerekiyorsa o katkı maddesinin de hayvansal olmaması gerekiyor. O sebeple etiket okumaktan artık görme yetimi kaybetmekten korkuyorum.
0
rock n roll
(10.04.26)
cok onemsiyorum. kesinlikle almam. hatta nutri-score'a bile bakiyorum ve bir urun c skoru altinda aliyorsa almiyorum. yani abur cubur bile yiyeceksem c olanini seciyorum. istisnalar olabiliyor. ornegin yeni, enteresan bir urun deneyeceksem onemsemebiliyorum.

link: en.wikipedia.org
0
Sour
(11.04.26)
olabildiğinde uzak durmaya çalışıyorum. yani düşmanca bir tutumum yok, hazır gıda tüketmemeye çalışıyorum.
0
mikahakkinen
(11.04.26)
(12)

Dünyanın adaletsiz bir yer olduğunu kabul edip bunlara kafa yormadan hayatıma nasıl devam edebilirim?

lodlest23
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor)
Bunun hakkındaki tavsiyeleriniz nedir? Haksızlık, adaletsizlik, kazıklanma, dolandırıcılık, istismar, kullanılma, zorbalık vs ile karşı karşıya kaldığımda "bunlar nasıl yapılabilir" diye (genelde depresif olduğum durumlarda - sanırım bu zamanlar geçmişteki olumsuz düşünceler aklıma daha çok geliyor) uzunca bir süre boyunca düşünüyorum. Aslında bunlar benim vaktimi çalıyor, zira bunları yapanlar gülüp geçip, hayatlarına devam ediyordur, ancak benim bunlar üzerinde düşünmeyip hayatıma devam etmem lazım zira hayat kısa.
0
lodlest23
(10.04.26)
şu entrym aklıma geldi: eksisozluk.com

kontrolümüzde olmayan şeylerde kontrolümüzün olmadığını kabullenmek, yapabildiğimiz kadarıyla değerlerimiz doğrultusunda davranmak, hayatı güzel kılan şeylere dikkati vermek, vücudumuza iyi gelen aktiviteler yapmak gibi şeyler bence.
0
mezzosprite
(10.04.26)
dünya hep böyleydi ve hep de böyle kalacak. hatta garip gelecek ama dünyanın en iyi zamanlarını yaşıyoruz aslında. sadece arkındalık düzeyimiz çok yüksek, tüm olumsuz haberleri aynı anda/üst üste ve sürekli bir şekilde alıyoruz. aptallık mutluluktur demiyorum yanlış anlamayın. çok genel olarak iyiye gidiyoruz diyebilirim. bununla ilgili çok ilginç araştırma, analiz ve makaleler var. sadece son birkaç yıldır dünya yeni bir değişime girdi. şu sıralar dünya kriz yaşıyor doğum sancıları çekiyor diyebiliriz. biraz olsun rahatlamanız ve bakış açınızı değiştirmeniz için güzel bri link vermek istiyorum.
youtu.be
0
ground
(10.04.26)
Tolstoy'un kuyu alegorisini hatırlattın bana.
Okudun mu İtiraflarım kitabını?
Fazla şeyetmemek lazım bence. Çok düşününce evsiz olarak bir tren garında bir bankta soğuktan ölebiliyor insan.
0
Mirket
(10.04.26)
budizm.
0
Purple life
(10.04.26)
psikiyatrik tedaviye (psikolog değil) ve ardından dövüş sporlarına başla. önce mental sonra fiziki özgüven kazanma bu işin sırrı.

nasihata, terapiye, reikiye, turuncu şallara sarınıp katmandu ayinlerine inanmıyorum ben. sağır birine duy duy demekle duyamaz.
0
yurtsuz john
(10.04.26)
Bunu bu denli yoğun hissetmeniz anlaşılır bir şey. Dünya adaletsizdir ve bu barizdir. İnsan ister istemez "nasıl böyle şeyler yapılabiliyor" diye arada takılıp kalabilir. Hele moraliniz bozukken bunların kafanıza daha çok üşüşmesi normaldir.

Ama şunu fark etmeniz de önemli, bu düşünceler sizin vicdanlı ve farkındalığı yüksek biri olduğunu gösterir, buraya kadar tamam. Ama bunların fazlası aynı zamanda sizi yorar ve zamanınızı çalar. Yani aslında haksızlık yapanlardan fazla onlara dair düşünceleriniz sizi yıpratır.

Peki ne yapmalı? Doğrudan müdahale edemeyeceğimiz her şey için "evet, dünya adil değil ve bu beni rahatsız ediyor" deyip orada bırakmalı. Çünkü neden yaptıklarını anlamaya çalıştıkça bu işin sonu gelmez. Bunun yerine sizin kontrolünüzde olan şeylere odaklanmalısınız. Nasıl biri olacaksınız? Kime nasıl davranacaksınız? Enerjinizi neye/nereye/kime vereceksiniz? Odağınızı bunlara kaydırmanız sizi daha az yoracaktır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
@yurtsuz john, her şeyin cevabı özgüven oluşturmak değildir. "Reiki, turuncu şal" vs. diye dalga geçmeniz bana göre karşınızdakini anlamaya çalışmadığınızı gösteriyor. Sizin cevabınız empati kurmak yerine direkt "ben çözümü buldum" tavrı taşıyor. Bu tip tavsiyeler karşınızdakini daha fazla yalnız hissettirir, bence yapmayın. Soru sahibinin düşünceleri sadece özgüvenle açıklanamaz. İnsan bazen zihninde takılı kalıyor, bu da daha farklı bir yaklaşım gerektirir. Karmaşık şeyleri basite indirerek kontrol hissi yaratmak yerine gerçekten anlamaya çalışmak (ki sonunda anlamamak da var) her zaman daha faydalıdır.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(10.04.26)
Vazgeçmek… genel olarak uzun vadede bir plan yapmamak. ben mesela gelecekle alakalı plan, program yapmayı bıraktım. inanç durumu nedir bilemiyorum ama sanırım ben bunu da salacağım..
0
yankee jumping
(10.04.26)
budur. youtu.be
0
klassno
(10.04.26)
dünya hiç bir zaman adaletli bir yer olmadı, adalet i insanoğlu tanımladı ve işletmeye çalışıyor.
0
dedim dedim de kime dedim
(10.04.26)
bunun caresini kendim de yeri geldiginde adaletsiz olarak cozdum.
eskiden hep baskalarinin menfaatini dusunurdum is yaparken, sonra baktim hep ben dudukleniyorum. simdi bende cakip geciyorum, umrumda degil.
0
cooperr
(11.04.26)
spiritüalizm+tasavvuf.
0
sinematikcrop
(11.04.26)
(7)

telefonu samsung yetkili servise mi göndereyim sıradan yerel tamirciye mi vereyim?

mezzosprite
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garan
garantisi yok. ekran çalışmıyor ve sim kart girişi açılmıyor. yerel tamirci yarın yaparım 1500e dedi, samsung istanbula mı ne gönderecekmiş, 1 hafta 10 gün sürer 3000'den aşağı da tutmaz dedi. ama diğerine verirsen 1 ay sonra yine bize getirirsin kalıcı çözüm olmaz dedi. kendileri 3-6 ay arası garanti veriyormuş, yerel tamirci herhangi bir garanti vermiyor. bu modellerin genel sorunu bu dedi yerel tamirci, o yüzden garanti veremem dedi.
samsunga verdim ama henüz kargoya vermemiştir, sabah geri alıp yerel tamirciye de verebilirim. yarım günde halledecek. sizce ne yapayım?
not: yedek telefonum var, beklemek büyük bi sorun değil
📊 telefonumu kim tamir etsin?

Bu anket sona erdi. 20 oy kullanıldı.

0
mezzosprite
(09.04.26)
Geçen hafta arkadaşımın babasının 5 senelik telefonu bozulmuş. Ben de servisi olan bir firmada çalıştığım için servise verdim. Anakartı gittiği için bir şey yapamıyoruz dediler. Git dedim sokaktaki bi telefoncuya ver yapsın. Servisin yapamadığını telefoncu yapmış.

Sokaktaki telefoncuları küçümsememek lazım. Bazıları işinin ehli oluyor.
+1
efreet sultan
(10.04.26)
küçümsemiyorum, işinin ehli olduğundan eminim. ama kullanacağı malzeme orijinal olmayacak falan, ikilemim bundan
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
garantisi yoksa işinin ehli, güvenilir bir yerel tamirciye götür. kullandıkları malzeme de gayet orijinal. daha doğrusu sana soruyor orijinal ekran mı takayım, yan sanayi mi takayım diye. orijinal istersen orijinal takıyor. "orijinal samsung parçaları servis dışına verilmiyor" diye bir şey yok.

kaç sefer ekran değiştirttim, yere düştü karşı tarafa ses gitmez, şarj almaz oldu (alt tarafta şarj soketinin, mikrofonun falan olduğu yere bir şey oldu galiba), yine verdim tamirciye, yarım günde değiştirip verdi, hala da bir sıkıntı yok.
0
kibritsuyu
(10.04.26)
modeli de yazsaydın keşke almazdık?
0
yazar yazmaz yazan yazar
(10.04.26)
Serviste o telefon 3000'e çıkmaz. Samsung servisi dahil kolay kolay komponent tamiri yapmaz, direkt ilgili kart, modül değişir, fiyatı da bazen telefon fiyatına gelir.

İşini bilen, yorumları ve referansı iyi bir lokal tamirci iş görür.
0
kimlanbu
(10.04.26)
galaxy a52. 1300e yaptırdım yerelde, bankacılık edevlet falan da olmayınca baya zor olacaktı 10 gün beklemek, dediğiniz gibi ücreti de cabası. gayet iyi olmuş gibi duruyor. teşekkürler
0
🌸mezzosprite
(10.04.26)
telefonun üstünden araba geçti iyi ki samsunga göndermemişim cjasjdc
0
🌸mezzosprite
(18.04.26)
(4)

Yurtdışından 2 telefon getirebilir miyim?

augustine azuka okocha
Pasaport kontrolde sıkıntı olur mu?
Pasaport kontrolde sıkıntı olur mu?
0
augustine azuka okocha
(09.04.26)
ben hep 2 telefon giriyorum senede 2 kere. hiç sorun olmadı.
0
but that was just a dream
(09.04.26)
Olabilir de, olmayabilir de. Şans işi biraz.
0
orient blue
(09.04.26)
valla tam 5 telefonla girdim abd dönüşü. g.tüme başıma her yerime soktum telefonları :D sadece valiz ve çantaları geçirdiler gümrükte xray'den. o nedenle sorun yaşamadım ama bayağı soğuk ter döktüm tabi.
0
faberkastelli
(09.04.26)
kullanılmakta olan telefonda sorun olmaz ama kutusunda ise tek telefon bile sorun olabilir. pasaport kontrolde değil de gümrük kontrolünde
0
mezzosprite
(09.04.26)
(56)

Eşimin dengesiz tavırları hakkında

sacrilegious
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordu
Yaklaşık 1 ay önce doğum yaptım, ailemden veya eşimin ailesinden herhangi bir destek alamadık ve tahmin edersiniz ki halüsinasyon görecek derecede uykusuzum. Eşimin bu süreçte elinden geleni yaptığını düşünüyordum ve devamlı desteği içşn kendisine teşekkür edip iyi bir eş ve baba olduğunu söylüyordum. Gerçekten bazı günler öğlearası işten eve gelip çorbaydı ütüydü öyle şeylerle uğraştı yani. Hakkını yiyemem diye düşünüyordum. Çok yorulduğunu biliyorum ama bu süreçte sadece ikimiziz ve bebişte kolik sancıları başladı asla uyumuyor sürekli kucakta olmazsa ağlıyor vs günde 3 saat bile uyuyamıyorum 10dkdan fazla oturamıyorum inanılmaz yoruluyorum.

Canımı sıkan şey şu: dün iki kedimizden biri eşimin elini çizmiş ben de bunu duyunca diğer odadan seslenerek dedim ki ha evet geçen hafta konuşmuştuk bu hafta onların da vet.e gitmesi lazım tırnaklarını da keserler dedim tamam diye seslendi sonra duymayacağımı düşünerek sikecem kedisini de falan filan diye koridorda sinirli sinirli bi şeyler söyleyip pat küt bi şeylere vurarak yürümeye başladı.

Bugün de o işten gelince bebişi yıkadık falan dışarıdan yemek söylemiştik ama yiyemedik soğudu. Bu arada ben bebeği sakinleştirmeye çalışırken işle ilgili bi telefon gelmiş biri onun görevi olmayan bi şey için ona fırça mı ne atmış sinirliydi. Bana sen geç uyu biraz istersen dedi. Ben de öğlen yanlışlıkla mama termosunu açık bırakıp yatağa koymuşum alez dahil herşey ıslandığı için Çarşafları vs kaldırmıştım ama temizleri sermeye vakit bulamadım. Yatak nevresimsiz olduğu için dedim ki yardım edebilir misin nevresimi serelim. Dikişlerden dolayı yorgan ağır gelecekti bi de ıslak falan. Bir anda oflayıp yine söylenmeye başladı sanki demişim ki hadi kuştüyü yastıklarımızı kabartıp yatağımıza ipek nevresimler ütüleyip serelim. O sinirle yorgana geçirirken nevresimi cart diye yırttı. Şaka değil. Yani böyle yırtıyorum diyerek yırtmadı. Bir ucundan ben tutarken çekti ve sonra parmağım takıldı özür dilerim dedi. İşte bu hareketleri beni çok korkutuyor ama bir anlam da veremiyorum. Hem her sabah bana yiyebilmem için sandviç meyve falan hazırlayıp işe öyle gidiyor hem de yapılması gerekn bir şeyi söylediğimde bir anda aşırı gerilmesi bi şeylere vurması falan beni çok geriyor. bi şey istemeden önce elli kez düşünmek zorunda kalıyorum acaba bunu istesem yine sinirlenir mi diye. Bu yaşadığımız nedir? Ben mi abartıyorum. Söylediğimde ben de insanım yoruluyorum falan diyor. Yine de normal mi bu? Siz olsanız napardınız? Çözümü var mı merak ediyorum.

Teşekkürler
-6
sacrilegious
(08.04.26)
hareketler bana dengesiz gibi gelmedi. o da sen gibi yorulmuş ve bunu da sana söylemiş zaten. o sana yardımcı olmaya çalışıyor anladığım kadarıyla, sen de onu darlama boşuna.
+14
osssy
(08.04.26)
bence sebebi de cözümü de belli.
sadece siz yorulmuyorsunuz. o da yoruluyor.
yardimciya ihtiyaciniz var. eve gelip haftada bir nevresim degistirsin, ütü yapsin, banyoyu mutfagi ciflesin.
annenizi ve kayinvalidenizi ayarlayin, haftada bir yemek getirsinler.
isten ögle arasi cikip eve gelip yemek yapan adamin asabinin bozulmamasi mümkün degil. robot mu bu?
aileden destek almamak övünülecek bir sey degil. aileyi sömürmeyin elbet ama destege ihtiyac duyulan anlarda bunu dile getirebilmek gerek.
+14
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(08.04.26)
herkes çok yorulmuş.
destek lazım. çocuk kolay iş değil. ailelerden destek isteyin.
+6
jelly bear
(08.04.26)
ikiniz de yorulmussunuz. normaldir. o surec biraz sancili geciyor. bence yapilacak en onemli sey esinizle bu durumu konusmak. tabii boyle duzgun bir iletisiminiz varsa...
0
Sour
(08.04.26)
Aile büyüklerine muhtaç olmayan, evinde aile büyüğü istemeyen kişilere kulak asmayın, aile büyüklerinden yardım isteyin.

'Dengesiz tavır' sözü kulak tırmalıyor. İşyeri sorunlarına rağmen çok gayret ediyor. Siz de yoruluyorsunuz, tamam da, daha anlayışlı olun karşılıklı.
0
Mirket
(08.04.26)
Allah allah, okuyunca ben de adamın neden mutsuz olduğunu anlamadım. Bence herkesin hayalinde öğle arasında eve gelip ütü yapıp sonra tekrar işe dönmek, akşamına da nevresim geçirmek vardır. Çok garip. Beyefendinin adı Dobby mi bu arada?
+1
huladancer
(08.04.26)
Ikiniz de cok yorgunsunuz gibi geldi.

Bir de erkekler sunu yap bunu yap denmesinden hoslanmiyor. Yapamiyormussun gibi yapicaksin, rica minnet edeceksin falan. Paşalara öbür türlü emir gibi geliyor.
-4
Purple life
(08.04.26)
Bunu yazana kadar sürekli her şeye koşturan adamla oturup konuşsan bu kadar vakit kaybına gerek kalmayacakti.
+4
artıküyeolmakistiyorum
(09.04.26)
Bazı cevapları anlayamdım. Napmam bekleniyor mesela? Heralde eşim yorgun nevresimsiz yatayım demeliydim. Bilmiyorum yani aileler kendi derdinde ve evde sürekli bi şey yapılması gerekiyor, dev bir task list var tüm gün. Haftalık temizliğe gelen bir abla vardı ama tam zamnlı işe girmiş doğum yaptığım gün.

Eşimin yorgunluğunu gerçekten anlıyorum ama herşeye bu kadar yardımcı olurken arkasını dönünce kedilere sövmesi ya da sinirden dolaplara vurması bana dengesizlik gibi geliyor. Hiç yapmasın o zaman daha iyi yani
-13
🌸sacrilegious
(09.04.26)
Bence normal değil ya. Çözümü bilmiyorum. Onun bu hareketlerinin seni gerdiğini söyle. Dikkat edebilir.
-8
arbre
(09.04.26)
Hiç yapmasın daha iyi ise o halde ondan bir süre ev işlerinde yardım isteme ve dinlenmesini söyle. Problem çözüldü.
+2
osssy
(09.04.26)
Kolik bebeğe bakmak kolay bişi değil, başına gelmeyen anlamaz. İkiniz de yorulmuşsunuz, destek almanız lazım. Temizliğe gelen abla tam zamanlı işe girdiyse başka birisini ayarlayın. En azından temizliği ütüyü falan düşünmezsiniz. İlk aylar biraz zorluyor ama giderek kolaylaşıyor, bunaldığınız zaman bu dönemlerin geçici olduğunu hatırlayın
+8
kullanicadi
(09.04.26)
Eşini haksız buldum. Şöyle ki; yorgunluk meselesinde sen artı 9 ay daha fazla yorgunsun. Bu süreç hiç kolay değil; hormonlarından tut bütün mekanizmaların komple değişiyor. Bedenin yoruluyor, ruhun yoruluyor. Bir bebek taşıyorsun bedeninde.

Doğuma giderken ölüm riski sende mesela.

Doğum yapmışsın; dikişlerin var. Hareket kabiliyetin sınırlı. Oturamıyorsun, kalkamıyorsun. Bütün gün devamlı ağlayan ve asla susmayan bir bebek var. Sıkıldım, bunaldım, yoruldum deme lüksün yok.

Bir iş yaparken bir şeylere vurup, söylenmesi yanlış. Bir de lütfen artık erkekler iş yaptığında " yardım ediyor" cümlesini kurmasın kimse, çok rica ediyorum. Ayrıca görevi olmayan bir konuda, yapılan bir hata ya da her neyse kendisine fırça atıldığında patronuna ya da bu fırçayı atan her kimse mesela kedilere söylediği sözü o kişilere de söyleyebiliyor mu ya da iş yerinde bir iş yaparken sinirlenip sağa sola vurabiliyor mu? Cevap muhakkak ki " hayır" o zaman evde de yapmayacak.

Bu arada bebeğinize sağlıklı ve mutlu bir ömür dilerim.
+1
rock n roll
(09.04.26)
erkekler erkekleri koruyor diye düşünme. ben kadınım. bence adam gayet normal. bebek ve kolik deyince ben bile buradan gerildim. adam hem işe gidiyor, hem sana da gayet destek oluyor. arada yorulup öf demesi de hakkıdır. bebek ağlaması çok aşırı sinir bozucu bir ses. ben metrobüste 10 dk dayanamıyorum bebek zırlamasına. aşırı rahatsız edici bir ses.

bu dönemlerde alıngan olmamaya, kavga çıkarmamaya bakın ikiniz de. yoksa elinizde 1 yaşında bebenizle mahkeme salonunda bulursunuz kendinizi.

öfkesi, kızgınlığı size değil. sizden bıkmadı. bebekten de bıkmadı. sadece hem işe, hem size, hem eve, hem bebeğe yetişmekten yoruldu. iş yerinde de zaten onun görevi olmayan ek işler de yüklemişler. adam kaç parçaya bölünsün? taş olsa çatlar. siz de hormonlardan dolayı alıngan ve duygu yüklüsünüz. en azından normal mi dengesiz mi diye sorgulama yapacak bilinçte kalabilmişsiniz. gerçekten normal eşinizin hali.

ben aile büyüklerinden destek istemeyi doğru bulmuyorum. dinlenmesi gereken yaşta yaşlı başlı insanlara yük olmamak gerekir. kimse bedavadan yardım etmek zorunda değil. bence eve acilen başka bir yardımcı, gündelikçi bulun.

hem bazen de nevresimsiz uyuyun bir şey olmaz. bu yoğunlukta, yorgunlukta ve gerginlikte nevresim şart değil. uyduruktan bir çarşaf serin kenarlarını bile geçirmeden, yorganı da kılıfsız üstünüze atıverin. bu lohusalık döneminde titizliğin lüzumu yok. ikinizin de hali enerjisi yok zaten. bırakın dağınık kalsın. aranız bozulacağına ev dağınık kalsın cidden.
+1
art cat chocolate
(09.04.26)
Böyle konularda genelde kadınlar haklı olur ama siz bu kadar haksız çıkmayı nasıl becerdiniz hayret?
Bu adam da robot değil en nihayetinde iş stresi bir yandan kolik bebek bir yandan… sizi de uykusuzluk germiş belli ki. Yapabileceğiniz en mantıklı şey acilen bir yardımcı bulmak tabi imkanınız varsa.
+4
ekimoloji
(09.04.26)
Ben de hamileyim. Allah razı olsun eşim elinden geldiği kadar yardımcı oluyor. Yaşadıklarınız beni korkuttu yalan değil ama eşiniz de size bence gayet de yanınızda oluyor. O da yorulmuş ben de bunun anlıyorum. Bence bir büyüğünüzden yardım isteyin ya da profesyonel bir bakıcı ayarlayın yarım gün de olsa acil olarak
+2
Hallegadola
(09.04.26)
Bebek + kolik kelimelerini birarada duyunca ben bile duvari yumrukladim simdi. Bikac ay cok sancili gececek ama gececek <3 2. ayda bi rahatlama, 4. ayda bi rahatlama yuklenecek. Herkesin dedigi gibi birilerinden yardim almak gerek.

Hatta sunu soylim esin ortalamaya gore iyi durumda bile :') ev isi yaptigi icin demiyorum, bebekle ilgili de boyle gorunuyor. Verdigi hicbi tepkiyi ustune alinma. Ama boyle yapman beni uzuyor ya da strese sokuyor diye anlatmalisin. En azindan ne hissettiginizi anlatmaya alan acmis olursun
+4
üğpoıuy
(09.04.26)
Aileden destek alınmasını doğru bulmayan arkadaşlara sormak istiyorum, o halde aile neden var? Sadece iyi gün dostu mu bunlar?
Emekli insanlar. Haftada bir gün uğrayıp 3-4 saat evi toplasa, bir yemek yapsa, buzluğa köfte atsa emekliliğine de dinlenmesine de halel gelmez merak etmeyin. Aksine insanlar çocuklarına yardım edebildikleri için mutlu olurlar.
Çocuklarını sırtlarında taşısınlar demiyoruz ama bırakın da insanlar loğusalıklarında aileden toplum baskısı hissetmeden yardım isteyebilsin bir zahmet.
Ayrıca nevresimsiz yorgan kılıfsız falan iş geçiştirip yatmaları evin zamanla daha da batıp işlerin çığrından çıkmasına sebep olur. Gece çocuğun bezinden sızma oldu, nevresim de yok, ne yapacak kadın? Koca yorganı kuru temizlemeye göndermekle mi uğraşacak bir de? İş salmak iş yaratır.

Annenizi gündelikçi yapmayın elbet, ama söyleyin, haftada birkaç saat uğraşın. İşlerinizi görsün. Sadece ortalığı toplaması, bir kap yemek yapması bile hayat kalitenizde çok şey değiştirecektir. Bir de haftalık kadın tutun, evin temizliğini, ütü işlerini falan yapsın.
+3
alice in potatoland
(09.04.26)
Eşinize aşırı yük binmiş ve adam bunu artık mental olarak kaldıramıyor. Ona da alan açın. Çok iyi biliyorum sıkılmış bıkmış yorulmuş bir adam modu. Bu süreçte size ekstradan yük bindirecek işleri kaldırın. Önemlileri önceliklerindirin. Zaten hayatınızda olağanüstü hal ilan edilmiş mesela kedi bir ugraşınız olmamalı. Sahiplendirin gitsin. Yükünüzü hafifletecek destek alın Anne veya yardımcı olabilir. Adama yüklenmeyin zaten bir iş hayatı var kendi içinde stresi var. Rahat bırakın biraz. Yoksa babasız bebek büyütürken bulursunuz kendinizi
-7
limonlu eksi
(09.04.26)
eğer erkeklerin emzirme yetisi olsaydı, kadınlar emin olsun çocuğu erkekler emzirirdi. bu net bir tespittir. bu dönemin erkekleri yani bizler atalarımızın milyonlarca yıl kadınları ezmesinin cezasını çekiyoruz.
0
mikahakkinen
(09.04.26)
hemen hemen herkes aynı şeyleri yazmış. ben de bir baba olarak yazmak isterim.

eşinizin davranışları dengesizlik değil. erkekler de insan, bizim de duygularımız, sinirlerimiz var. evet anne 9 ay taşımmış, doğum yaparken ölüm riski falan ama biz burada sıkıntı yarıştırmıyoruz ki, sen çok sıkıntı çektin, senin hakkın, ben bir şey yapmadım o zaman sıkılmaya hakkım yok. böyle bir dünya yok.

bebekle, özellikle de kolik bebekle ilgilenmek oldukça yorucu ve sinir bozucu bir süreç. baba da bu süreçte epey yorulmuş ve sinirleri bozulmuş görünüyor. bunaldığı yerde pasif agresif bir şekilde, kimseye zarar vermeden kendi kendine söverek, kırıp dökmeden sağı solu yumruklayıp sinirini sıkıntısını atmaya çalışmasında bence bir problem yok.

kediye, size, veya bebeğe doğrudan bir şey yapmadığı sürece buna dengesizlik diyemeyiz. o da yorulmuş, o da bunalmış.

bunun bebekle de ilgisi yok, her zaman olabilir bence. benim de kedim var, geçen gün son derece yoğun ve yetişmesi gereken sıkışık bir zamanımda çok sırnaştı, yaş mama vereyim dedim. tabağını aldım, mamayı koydum, tam önüne koyacakken çok canı çekti herhalde, elime atladı ve döktü hepsini. o sıkışıklığımda en az yarım saatlik temizlik çıkardı bana. nereden baksam yarım saat sövdüm kediye. koca herif oturup ağlayacaktım sinirimden. noldu yani şimdi ben dengesiz mi oldum, sıkışık anımda durduk yere iş çıkarmasına sinirlendim diye.
+10
kibritsuyu
(09.04.26)
Aslında sinirden sağı solu yumruklaması, söylenmesi ve öfke patlamaları yaşaması o evde yaşayan herkesi sıkıntıya sokar. Anne, bebek, kedi rahatsız olur.

Düşünsene evde sinir küpü gibi gezen biri var. Anne diyor ki" kızar mı, sinirlenir mi diye bir şey istemiyorum, söyleyemiyorum".

Gerekirse sıkıntı da, zorlukta yarıştırılabilir. 9 ay boyunca annenin hayatı tepeden tırnağa değişiyor, o süreçte erkek her zamanki gibi hayatına devam ediyor. Anne doğum yaparken evet ölebilir ve bu sıradan bir durum değil.

Başka zorlukları da var. Belki yemek yemek için bile eşinin eve gelip çocukla ilgilenmesini beklemek zorunda, tuvalete bile bebekle gitmek zorunda. Banyo yapamıyor, saçını bile tarayamıyor. İki saatte bir bebeğini emzirmek zorunda, sık sık bez değiştirmek için uykudan kalkmak zorunda, daha bebek çok küçük o sebeple bebeğin güvenliği için devamlı kontrol etmek zorunda. Bak halüsinasyon görecek kadar uykusuzum diyor bu çok ciddi bir şey. Şu an lohusa bir de.

Bütün bu olumsuzluklara karşı yine de nazik ve kibar bir şekilde bir şeyler istiyor. Anne daha büyük sıkıntı yaşıyor olmasına rağmen otokontrol sağlıyor, sağı solu yumruklayip , saçma sapan şeyler söylemiyor.

Erkek bu hallerini iş yerinde sergileyemiyor çünkü bunun bir yaptırımı olacağını biliyor. Demek ki aslında öfke kontrolü var sadece karşılığı olacak durumlarda bu otokontrole sahip. Aynı şekilde isterse evde de davranabilir.
-2
rock n roll
(09.04.26)
@rock n roll

O kadar haklısın ki. Kadıncağız uykusuzluktan bitap düşmüş. Hormonlar dans ediyor. Gerçekten zor durum. Bir de beyimizin öfke patlamalariyla uğraşacak.

Evet o da bunalmış sıkılmış olabilir ama bu tavırlar normal değil. Evde oluyor mesela biri alakasız bir şey istiyor ya da bir laf ediyor. İçimden öfkelenebilirim. Ama bu tarz tavırlara ne gerek var? Hadi bi kere oldu diyelim sonra otokontrolun olur ikinciye üçüncüye yapmazsın. Evi de zindan etmezsin.

Isyerinde neler neler oluyor. Ana avrat sövüp gitmek istiyorsun. Yapabiliyor musun ? No. Evde de o ortamı sağlamak zorundasın. Su an kadin X yoruluyorsun gerekirse sen 2X yorulacaksın.

Üniversitede uykusuzluk sonrasi ciddi şeyler yaşamış biri olarak, gerekirse para harcayın ve destek alın ama biraz uyuyun.
-5
basubadelmevt
(09.04.26)
desteğe ihtiyaçları olduğu kesin, ama lütfen erkeklerin de insan olduğunun farkına varın. herkesin sıkıntı atlatma yöntemi farklı. kadınlar da çok sıkıntı çektikleri dönemde ağlama krizine giriyorlar mesela, bu da kadınların sinir boşaltma şekli.

evet işyerinde de sinirlenince sokağa çıkıp, kendi kendime sövüp sövüp geri geliyorum. ya da masayı yumruklayıp yeter lan artık yeteeeaar dediğim çok oldu. ya bunlar çok da abartılmayacak, insani denebilecek yöntemler. yazıdan anladığım kadarıyla "evde sinir küpü gibi" dolaşmıyor. onca işin arasında bir de kediyi veterinere götürmek gerekince "skym kedisini köpeğini artık bi rahat verin lan yeter" diye söylenmekte ne var yahu? hnsnıskm diye sinirli sinirli nevresim geçirirken kenarı yırtılınca da özür dileyen adamın sinirinden çekinmeyin. o da insan.

kadın uykusuzluktan halüsinasyon görecek kadar yorulurken adam göbeğini kaşıyıp bir de yemek, ütü falan beklese, kendinden istenen şeylere sövse, bağırsa, sağı solu yumruklasa yerden göğe kadar haklısınız. adam da üstüne düşen her şeyi yapıp eşine ve çocuğuna elinden geldiğince destek oluyor okuduğum kadarıyla. arada bırakın da o da siniri bozulunca rahatlasın kendince.
+4
kibritsuyu
(09.04.26)
Sana yüzde yüz hak veriyorum. 1.5 senelik anneyim benzer süreçlerden geçtim.
Şimdi erkekler açıkçası hem yetişme tarzı olarak hem toplum beklentisi olarak yoğun stres içinde uzun süreli ağır çalışmaya alışkın değil. Sen 10x kadar yorulup cefa çekiyorsun. Adam da 5x çekiyor diyelim. Adama 5 çok geliyor işte. Sen fedakarlık yapıyorsun, kadın olarak iş yapmaya alışkınız, düşünmeyi organize etmeye alışkınız. 8x yorulmadan söylenmeye veya yardım istemeye bile başlamıyorsun. Sonra diyorsun ki bu adam ne işe yarıyor benim kadar yorulmuyor bile ama benden fazla sesi çıkıyor. Çok haklısın tamamen haklısın ama diğer taraftan bakınca adam da diyor ki ben 2x kadar yorulurken aniden 5xe çıktı kaldıramıyorum. E o da haklı. Adamı baştan yetiştiremeyeceğimize göre kabul edeceğiz başka çözümler bulacağız.
Eve temizliğe başkası gelecek, kedilere bakacak geçici birileri bulunur belki. Yemek için destek alacağız.
Ayrıca çocuk 9 aylık olup iletişim kurmaya başlayınca inanılmaz bir hızla rahatlamaya başlıyoruz bunu da hatırlayıp sakin oluyoruz lütfen :)
+2
Gradient_tabanlı_mor
(09.04.26)
Ne kadar anlatırsam anlatayım bazen asla anlaşılmayacağımı biliyorum ve o yüzden anlatmaktan vazgeçiyorum.

Erkeklere bu çok zorlu süreçlerinde sabır diliyorum 🙏
-3
rock n roll
(09.04.26)
öncelikle gözünüz aydın. bu süreçte evde babalarında yıpranabildiği, yorulabildiği gerçeğini unutmamak gerek.
+4
kondansator
(09.04.26)
ikiniz de yorulmuşsunuz sadece. bir yardımcı bulabilirseniz azcık dinlenin. ayrıca feminist arkadaşlar çok güzel sallamışlar ama adam evin geçinimini sağlayamazsa ne yapacaksınız. yani iş stresi, üstüne evde çocuk derdi falan bazı şeylere sinirleniyor olabilir. sonuçta size yansıtmıyor ve elinden geldiğince yardımcı olmaya çalışıyor. bu yüzden olayları büyütmeyin hiç.
0
gercekdunya
(09.04.26)
Tüm yanıtlar için teşekkürler. Genel olarak kadınların bu durumlarda oto kontrollü davranıp erkeklerin devreleri yakması durumunu biyolojik ya da evrimsel artık açıklaması her neyse kabul etmem gerekiyor sanırım. Eşimin niyetini desteğini vs biliyorum, şüphem yok elinden geleni fazlasıyla yapıyor. Ama işte diyorum ya ben erkek olsam bunları yaparken söylenmezdim. Ama işte belki de kadın olduğum için bu tür işlere mental olarak daha hazırım ve bu yüzden de söylenmeden etmeden yapabiliyorum. Çözüm olarak yardımcı birini günlük almamız zor ama haftalık için arayıştayız zaten. Bulursak bir tık hafileteceğiz işleri umarım.

Böyle çabuk gerilen biriyle yaşamak zor arkadaşlar. Bazen kedilere öfkelenince acaba zarar verir mi falan diye bile korkuyorum yani. Neyse umarım işler zamanla kolaylaşır ve dönüp baktığımızda daha çok iyi anlarımızı anımsarız. Herkese iyi dilekleri için teşekkür ediyorum.
-3
🌸sacrilegious
(09.04.26)
uykusuzluk yorgunluk sinir yapar. ben anormal bi durum göremedim. size kötü davranışı da yok gördüğüm kadarıyla. sinirlendi diye kediye zarar vereceğini aklınızdan geçirmeniz tuhaf ama. neden öyle bir şey yapabilir biri gibi gördünüz eşinizi?

yani yapabileceğiniz bir şey de yok sonuç olarak zamanla bebek büyüdükçe düzelecek şeyler. eve gündelikçi yardımcı gibi birileri alarak en azından ev işlerinden yemek işlerinden kurtulabilirsiniz.
eşimle olan didişmelerim bakıcı işe başladığında son buldu bizim mesela.
+4
rayde
(09.04.26)
işle ilgili problem yaşıyorsa biraz anlayış göstermeniz gerekebilir, ama kadınlar genelde göstermiyor, acımasız oluyorlar. o yüzden de her şeyi size anlatmıyordur, arka planda problem yaşıyordur.

ben yine de söyleyeyim de.
0
kveldulv
(09.04.26)
ben de bir dengesizlik göremedim. Normalde de gergin zamanlarda ani öfke patlamaları, küfür, bi yerleri yumruklama gibi şeyler oluyor muydu? olmuyorsa şu an hayatınızda ilk defa yaşadığınız bebek gerçeğinin içinde duygularını kontrol edemiyor olmasını anlayabilirsiniz bence. Çok uzun süre devam eder, dozu artar o zaman haklısınız. Kolay değil, siz de örneğin sinir krizi, ağlama nöbeti vs geçirebilirsiniz bu süreçte. Öyle bir durumda sizin için böyle biriyle yaşamak zor denilsin istemezsiniz. haksızlık olur. Gayet de destek olan bir eşe benziyor bir süre daha gözlemleyin duruma göre konuşursunuz.
+2
dfn4
(09.04.26)
cinsiyetle ilgili değil bence, dürtü kontrolüyle ilgili. sorun çıkmasını istemiyor kendini tutmaya çalışıyor ama bi yerde patlak veriyor ama korkulacak düzeyde bi dürtü kontrolsüzlüğü gibi gelmedi bana. sizi düşünüyor, sizin yanınızda. olması gerektiği gibi babalık yapıyor o da. ama desteğe ihtiyacınız var +1. yarım gün de olsa bi yardımcı gelse çook rahatlarsınız, başka şeylerden kısıp buna bütçe ayırırdım ben
+4
mezzosprite
(09.04.26)
Gerçekten günümüzün erkekleri ne yapsa kabahat. İlgilenmese kabahat ilgilense gene kabahat.
Adam yemeği de hazırlamaya çalışıyor, öğlen arasında geliyor destek olmaya, bir yandan çalışıyor ailenin ekonomisini de sağlıyor. Bir yandan da iş yerinde kim bilir ne mobbinglerle işlerle uğraşıyor.

Buna rağmen yetemiyor, yaptıklarını beğendiremiyor ve eşine güzel güzel yorgunum ben de insanım diyor bıkkınlığını eşine çocuğuna kanalize etmemeye dikkat ediyor.

Yav adamın azıcık bile alanı kalmamış yorulmuş gün boyu da işte gerçekten bu adam ne yapsın.

Gerçekten erkek düşmanlığınız artık zıvanadan çıktı.

En son da bu durumda erkeklerin devreleri yakması, kadınların ise daha otokontrollü davranması normal diye de fikir edinmiş. Bu kadar çabuk gerilen biri ile de yaşamak zor diye de dram yapmış. Adamcağız bir yandan da çalışıyor farkında mısın acaba? Bu işin kadını erkeği yok gören de duyuruyu açanın gökten ışıkla yeryüzüne indiğini masum bir melek olduğunu sanacak bir insan bu derecede egoist olmamalı ve her şeyde karşı tarafı suçlamamalı.

Eşin dengesiz falan değil. Eşin sadece bir insan o da yoruluyor bu kadar basit. Eşinin birbirinizin kıymetini bilin, bu bıkkınlıktan dolayı da adama böyle çabuk gerilen biri ile yaşamak çok zor gibi laflar edip haksızlık etme. Mümkünse ailelerden de haftada 1-2 olsa dahi destek alın.
+3
denizgonen
(09.04.26)
koca haksız net. yardım etmesi güzel hoş da söylenerek yapması, aslında istemeden yaptığı anlamına geliyor. hayat hepimizi yoruyor. ben hamile karısının isteğine sikecem şimdi kedisini de bilmem nesini de deyip sağa sola vuran adamı haklı bulamam. düşünsenize çevrenizde birinizden işle ilgili yardım istiyorsunuz kabul ediyor ama küfür ede ede söylene söylene yapıyor, naparsınız sen de yoruluyorsun iş yerinde bence haklısın kufur etmekte bi diyeceksiniz. herkes erkeğe iş buyrulmaza çevmiş aslında ama davranıslar dogru degil.
-5
koela
(09.04.26)
Yani erkeğim diye söylemiyorum da bence kocaya fazla yüklenilmiş bu duyuruda, Adamın kötü bi anına denk gelmiştir yani olamaz mı, sinirlenmek ne zaman yasaklandı hayırdır yani? Ha sizler üstün nitelikli insanlar olup daima doğru hareket edeiyor olabilirsiniz ama herkes de sizin gibi mükemmel değil, yapacak bişey yok.

Çözüm aşırı basit, iletişim. Eşinize doğru bir iletişimle gerildiğiniz yerleri anlatsanız sanmıyorum ki öğle molasında eve gelip ütü yapan adam da laftan anlamaz bir dağ ayısı olun. İşe gitmeden size sandviç hazırlayan adam kötü adam değildir yahu, ne bileyim benim hissiyatım böyle.

Bu arada siz haksızsınız gibi bir düşüncem yok kesinlikle, ikiniz de yıpranmışsınız belli ve bu çok normal.

i le ti şin.

Bu arada eşinizin kedilerinize normaldeki davranışları yaklaşımı nasıl? Sever mi yani kedileri? Ben bizimkilere bayılıyorum ama şerefsizler arada oynaşırken aşırı derin çizdikleri zaman can havliyle tepki verdiğim oluyor.
0
kumandanim
(09.04.26)
@denizgonen sizin kadın düşmanlığınız zıvanadan çıkalı asırlar oldu.
nerde güzel güzel yorgunum demiş aynı şeyi mi okuduk? sikecem demiş. onun alanı kalmamış kadının alanı kalmış mı? anne ne kadar ebeveynse baba da o kadar ebeveyn. dikişlerim diyor kadın, ağır ameliyatlı haliyle 10 dakikadan fazla oturamıyor. adam da tabii ki yapmakta olduğu her şeyi yapacak ve bunları yapması kadının suçuymuş gibi söylenmeyecek.
kadının doğumla ilgili tüm haklarını erkekler de kullanabiliyor, işten geldikten sonra bi de evdeki sorumluluklarını yerine getirmeyi adil görmeyen erkekler kadının yerine bu izinleri kullanabilir. eskiden emzirmek dışındaki her şey derdik, artık onun da çözümü var. buyrun siz kalın evde.
-4
mezzosprite
(09.04.26)
bu ilişki yürümez. tahammül yok
+1
runaway
(09.04.26)
Bir ilişki sorusu sorulsa da konudan bağımsız kadını haklı görsem diye bekleşen birkaç kişi dışında,
Sorunun diyalogla ve aile büyüklerinden ya da ücreti karşılığı yardım alarak çözülebileceği konusunda genel mutabakat var.
Kolit bebek bu dönemde gerçekten çok zor. Birkaç aya kadar herşey yoluna girecek. Bir sene sonra, bu günleri hatırlayıp güleceksiniz. Sabırlı olun ve birbirinizin değerini bilin.
-2
Mirket
(09.04.26)
daha dün temizlikçi sorusunda kocayı %100 haklı bulduk. insanlara niyet atfetmek yerine argümanlara cevap vermek daha sağlıklı, diyalogdan bahsedeceksek.
0
mezzosprite
(09.04.26)
esinizin is yerinden stresli gelmiş ve sinirini size göstermiş olabilir. Onda da sizdeki gibi olmasa da yorgunluk mutlaka vardır. Bizim buradan daha sakin bir seklde yazmamış normal tabiki ama olay aninda sizin sinirleniyor olmanız çok doğal. Yeni bebeği olan insanlar genelde boyle zorlu donemlerden geçiyormuş. Ama dedikleri ise zamanla herseyin daha da rutine oturup düzeldiği yönünde olduğu. Yine de kapi duvar yumruklamasi ve kufur etmesi uzun vadede devam ederse onun icin ayrıca oturup konusun bence. Sinirini yansitma sekli pek saglikli degil çünkü bebekli bir evde özellikle
-1
acelaacedebela
(10.04.26)
peki o zaman argümanlarla cevap verelim.

koskoca yazı içinde aklınızda tek kalan "sikecem" mi oldu? geri kalanını okumadınız mı?

ortada bir yandan çalışan, bir yandan da eşine destek olabilmek için işe gitmeden önce eşine kahvaltı ve meyve hazırlayan, öğle arasında tekrar gelip öğle yemeğini hazırlayıp ütüleri yapan bir adam var. eşine ve bebeğine destek olabilmek için kendi boş zamanında bile eve gelip iş yapıyor.

diğer tarafta ise hamileliğiyle, anneliğiyle, bebeğiyle, dikişleriyle hiç alakası olmadığı halde yapması gereken çok basit bir şey olan mama termosunun kapağını kapatma işini yapmayıp yatağın üstüne deviren bir kadın var. nevresim geçirirken harcanacak sürenin ve enerjinin binde biri kadar bir sürede ve yüzbinde biri kadar bir enerjiyle kapatılabilecek bir kapak. kapatılmıyor ve mama yatağa dökülüyor.

adama işyerinden telefon geliyor ve kendi işi olmayan bir sebepten dolayı fırça yiyor. adam ne yapıyor? bir hanzo gibi sinirini eşinden çocuğundan falan çıkarmıyor. eşini hadi sen biraz uyu diye yatağa göndermek istiyor ki hem eşi dinlensin, adam da belki bebeğiyle oynayıp, belki yalnız kalıp biraz sakinleşsin. ama aldığı cevap ne? "kapağı kapatmadığım için mamayı yatağa döktüm, alezine kadar makineye attım, nevresim geçirelim". adamın yaptığı ne? buna sinirinin bozulması, söylenmesi, sinirli hareketler tavırlar sergilemesi.

burada adama hak verdik diye biz erkekler kadın düşmanı mı oluyoruz? şu koşullar altında adamın sinirlenmesi, sinirini de karısından çocuğundan çıkarmak yerine kendi kendine söylenerek, sağa sola vurarak atmak istemesi mi dengesizlik? "o mamayı niye kapatmadın, dökülür diye elli kere söyledik" diye karısına bile kızmamış. kendi kendine söyleniyor. ne yani hiç mi sinirlenmesin bu adam? siz erkeklerin hormonu yok mu sanıyorsunuz? kadının doğumdan dolayı yükselen hormonu varsa, erkeğin de işten güçten, yorgunluktan, sıkıntıdan dolayı yükselen hormonu yok mu? erkekleri robot mu sanıyorsunuz? robot bile vidası gevşeyince saçma sapan hareketler yapıyor, vidasını sıkınca düzeliyor. erkeğin hiç mi vidası gevşemesin? nevresim geçirelim diyeceğine kadın kişisi de "senin canın sıkkın, ben şuraya kıvrılıp uyuyayım, akşam çocuk uyuyunca geçiririz" dese olmuyor mu mesela?

bence bizim düşüncemiz kadın düşmanlığı değil, böyle mükemmel bir erkeğe karısına şiddet uygulayan, evdekileri sinirli halleriyle korkutan hanzo bir öküz muamelesi yapmanız dümdüz erkek düşmanlığı.
+4
kibritsuyu
(10.04.26)
adamın yaptıklarının bir lütuf olmadığını, baba olduğu için bunları zaten yapması gerektiğini kabul etmiyorsunuz bence. doğum sonrası dönem her iki taraf için de zorlayıcı ve bir tarafın suçu değil bu durumun zorlayıcı olması. o nedenle herhangi bir taraf triplere girip diğer tarafı geremez, haklı olmaz yani bunu yaptığında. işe gidip gelmesi hiçbir şey değiştirmez evde de sürekli bir mesai var çünkü. hatta fiziksel ve mental olarak çok zorlayıcı bir mesai, bunu yüklenen taraf da ağır bir ameliyat geçirmiş ve hala yaraları iyileşmemiş. işe gitmek bu halde evde kalmaktan daha kolay. dolayısıyla evet elinden gelen her şeyi yapacak ve bu esnada karşı tarafı korkutacak tavırlara girmeyecek.
ilk mesajıma bakarsanız ben cinsiyetten tamamen bağımsız konuştum, konuyu erkek düşmanlığına getiren mesajı görünce o bakış açısının aslında kadın düşmanlığından beslendiğine bağladım. çünkü altında yatan düşünce erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, işe giden erkeğin eve gelince eline kumandayı alıp salonda yatmasının normal olduğu, evdeki tüm işleri kadının sırtlaması gerektiği, emeği ücretlendirilmiyorsa bunun adının evde oturmak olması vs. o yüzden bu durumda kadın şükretmeli ve şikayet etmemeli. tam olarak kadın düşmanlığı.
+1
mezzosprite
(10.04.26)
adamın yaptıkları elbette lütuf değil. baba, hatta koca olduğu için yapması gereken şeyler olduğunu en baştan kabul ediyoruz zaten. ben herhangi bir mesajda erkeğin çocuk bakımından sorumlu olmadığı, bunun kadının görevi olduğu, erkeğin de lütfederse eşine yardım edebileceğine dair bir mesaj görmedim, hiçbir mesajdan da o anlamı çıkarmadım.

neredeyse herkes diyor ki "ikiniz de yorulmuşsunuz, zor bir süreç, sinirleriniz bozuk, adamın da sinirleri bozuk ve yorgun, kimseye zarar vermeden kendi kendine söylenip küfrederek sinirini boşaltmaya çalışıyor, bu bir sıkıntı değil, aileden veya ücretli olarak bir bakıcıdan destek alın". bu soruya verilmesi gereken cevap bu. kimse "o erkektir, çocuk bakmak kadının görevidir, erkek dediğin böyle şeyler yapmaz, erkeğe nevresim geçirtirsen sinirlenmek hakkıdır" falan dememiş. bunu diyenin karşısına en önce ben çıkarım.

ama birçok kadın arkadaşımız "kadın doğum yaptı, bebek taşıdı, ölüm riski oldu, her şey kadının hakkı, kadın doğum yaptığı için istediği kadar üzülebilir, sinirlenebilir, her şeyi yapabilir, ama erkeğin sinirleri bozulamaz çünkü bebek taşımadı, doğum yapmadı. sadece işe gitti. üzülmek, sinirlenmek hakkı değil. erkek yorulamaz, sinirleri bozulamaz. azıcık sinirlenip söylenirse etrafını korkuttu, evde sinir küpü gibi gezdi, kediye tekme atar mı, beni döver mi". yahu sakin? nereden çıkarıyorsunuz bunları? adam da yorulmuş ve sinirleri bozuk sadece.

adam elinden gelen desteği veriyor denmiş, cevap: "sanki lütuf mu yapıyor". yahu görevi değildi de lütfetti diyen oldu mu? niye hemen bu saldırı dili? herkes üstüne düşeni, elinden geleni yapıyor ve herkesin bu süreçte siniri bozuluyor, herkes yoruluyor. adam yorulmuş, siniri bozulmuş diyoruz, cevap: "ne yaptı da yoruldu, sadece işe gitti, sanki bebek mi taşıdı, doğum mu yaptı, ölüm riski mi oldu, ne hakkı var üzülmeye, sinirlenmeye, evdekileri korkutuyor". adama karşı da biraz anlayışlı olmaya ne dersiniz? erkeğin yorulmasına, sinirlerinin bozulmasına da hak verseniz azıcık?

hanımefendi "kediye vurur mu, beni döver mi, dengesiz hareketleri beni korkutuyor" demek yerine eşine sokulup, sarılıp "zor bir süreç ama birlikte atlatacağız, sen de sıkıldın, yoruldun gerildin, ama hepsi geçecek, birlikte hallederiz" dese mesela?
+5
kibritsuyu
(10.04.26)
Son cümlemde çok haklı olduğumu gördüm, asla anlaşılmayacağımı anladığım için vazgeçtim anlatmaktan diye ama benim cümlelerime atıf yaptığın için tekrar yazacağım ama bu kez gerçekten son.

Ben erkek yorulamaz, sinirlenemez gibi bir şeyi savunmuyorum. O da sinirlenir ve yorulur. Demek istediğim şey burada öfke kontrolü. O evde yeni doğum yapmış lohusa bir anne, yeni doğmuş bir bebek ve kediler yaşıyor. Ne kadar sinirlenirsen sinirlen kapı duvar yumruklayamazsin, saçma sapan kelimeler ve cümleler söyleyemezsin. O evde yaşayanları geremezsin. İş yerinde patronuna, iş arkadaşlarına yapamadığın ne varsa evde kilere yapmaya kalkamazsin.

Kadın hamilelik sürecini bizzat yaşayan kişi. Doğuma giren kadın, ölüm korkusuyla 9 ay yaşayan kadın. Her yeri dikişli kadın. Lohusa depresyonuyla baş etmeye çalışan kadın. Ona rağmen kadın öfkesini kontrol edebiliyorsa erkek de çok zahmet olacak ama biraz kendine ve sinirine hakim olacak.

Mesela erkek de çok haklı o da yorulmuş gibi ifadeler var. İşte biraz vursun bir yerlere, söylensin diye yorumlar var. Peki o kadın ne yapsın? O da yumruklasin mı bir yerleri?

Bir de diyorum ki kadının durumu gerçekten daha zor ölüm ihtimali var. Karşılığında gelen cevap" biz burada sıkıntıları yarıştırmıyoruz"

Doğru haklısınız. Ölümden daha büyük sıkıntılar var hayatta.

Benim o son cevabımda anlatmaktan artık vazgeçme sebebim bu " sıkıntıları yarıştırmıyoruz" cümlesiydi aslında.
0
rock n roll
(10.04.26)
yazının herhangi bir yerinde kadının öfkesini kontrol ettiğine dair bir açıklama yok. o kısmını da beyefendiden dinlemek lazım. belki sık sık ağlama krizlerine girerek (ki bu gayet normal, sinir boşalması yaşayabilir, ağlama nöbeti geçirebilir, son derece hak veriyorum) etrafını korkutuyor, geriyor olabilir. bununla ilgili bir açıklama göremedim. hanımefendi kendi açısından sıkıntılarını belirtmiş sadece.

ayrıca gördüğüm kadarıyla adam öfke kontrolünü de gayet sağlıyor. yazıyı tam okumuyorsunuz. "evdekilere karşı sinirli tavırlar sergilemek" gibi bir şey yok. adam EVDEKİLERE KARŞI bir şey yapmıyor yahu. kadın kendisi demiş "DUYMAYACAĞIMI ZANNEDEREK skym kedisini dedi, pat küt sağa sola vurdu" diye. adam evdekilerden uzağa gidip KENDİ KENDİNE, kimseye zarar vermeden, kimseye duyurmamaya çalışarak sinirini sıkıntısını atmaya çalışıyor. bir öfke kontrolü bundan daha sağlıklı nasıl sağlanabilir? illa içine mi atsın? uzaklaşıp deliriyor işte kendi kendine. işyerinde de yapıyor belki aynısını, sigaraya çıkıp "mnsktm patronu senin ben ecdadını skm gt" falan diye kendi kendine söylenip söylenip, taşı toprağı tekmeleyip geliyordur belki, bilemeyiz. bunda ne var? kulağını dayayıp dinlersen duyarsın tabii. bırak kendi kendine delirsin rahatlasın. kadının yüzüne karşı bağırıp azarlamadığı sürece, kediye, bebeğe, evdeki eşyalara zarar vermediği, sağı solu kırıp dökmediği sürece bunda ne sorun var? en fazla sert bir hareketle nevresimi yırtmış, onda da parmağım takıldı özür dilerim demiş. sanki alıp cart curt yırtmış da al şimdi nevresimi bi tarafına sok diyip kadının kafasına fırlatmış muamelesi yapmanın ne alemi var?

kadın sinirini boşaltmak için ne yapsın? o da kendi meşrebince nasıl rahatlayacaksa onu yapabilir. bağıra bağıra ağlayabilir mesela, bunda hiçbir sıkıntı yok. sinirle ağlayan bir kadın da erkek için oldukça korkutucu ve erkeği geren bir davranıştır, erkek de ona anlayış göstersin, sarılıp sakinleştirmeye çalışsın mesela, "ağlak çıktı, sıkılınca zırıl zırıl ağladı dengesiz" dese hoş olur mu?

her şey; bu süreçte kimin daha çok sıkıntı çekmiş olduğundan bağımsız olarak karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış çerçevesinde olsun.

ben "herkes yoruluyor, herkes yıpranıyor, herkesin sinirleri bozuluyor, herkesin rahatlamaya ihtiyacı var, karşılıklı sevgi, saygı, anlayış" derken, "ama kadın doğum yaptı, ölüm riski aldı, onun sinirlenmeye daha çok hakkı var, adam sadece işe gitti, o yüzden bi zahmet içine atacak" dersen, ben de buna sıkıntı yarıştırmanın alemi yok derim. bunun adı sıkıntı yarıştırmak. kim daha çok cefa çekmişse ona hak görüp ötekini yok saymak. üzgünüm ama öyle bir şey yok.
+6
kibritsuyu
(10.04.26)
ben şunu da anlamadım. yok doğum yapmışta, yok ölüm riskiymişde, yok her yeri dikişliymişte. eee yanii... yapmasaymış o zaman çocuğu adama hediye olsun diye mi yapmış. hastalık değil bir şey değil bu, iki kişi karar vermiş ve çocuk yapmışlar. bu kadar ajitasyona gerek var mı? napsaydı adam kendi mi doğursaydı. eğer öyle bir seçenek olsa zaten onu da yapacak bir adama benziyor.

@kibritsuyu gayet yeterli açıklamış olayları ama hala at gözlüğü ile bakan feministler işi çarpıtmaya çalışıyor ve sürekli bekledikleri pozitif ayrımcılığı istiyorlar. bir de adamın tarafını dinleyelim. bu kadın kim bilir ona ne eziyetler yapıyor. en basiti çocukla ilgilendim vakit yok diye bir kapak bile kapatmayıp yatağı kirletiyor ama kapağı kapatamayan kadın her ne hikmetse tüm çarşafı nevresimi söküp yıkayacak vakti bulabiliyor. yat dinlen diyen adama da zorla iş yaptırmaya çalışıyor. evde kanepe mi yok git yat dinlen işte hemen, adam çocuğa bakacak 2-3 saat. gece yatarken yine beraber takarsınız o nevresimi. evliya gibi adam yine sakin kalmışta bir şey belli etmeden hep destek olmaya çalışıyor.

bu olayda kadın net haksız bence. evli olmak böyle bir şey değil. sevdiğin insanı tanırsın neye sinirleniyor, neyi beğeniyor, neye üzülüyor bilirsin. sinirlendiğinde ne tepkiler verir bilirsin. karşılıklı anlayış ile de uzun süre mutlu mesut yaşayabilirsin. buradaki şahıs ise paranoyakça, kediye laf söyledi diye adamın kediye vurabileceğini düşünüyor. bu normal bir düşünce tarzı değil. lohusa ve hormonlardan dolayı böyle düşünmüyorsa acilen tedavi alması gerekiyor.
+4
gercekdunya
(10.04.26)
ben kadin olarak, gebelikte ayaklar sisiyor, gebelikte hormonlar cozduruyor, gebelikte ölüm riski var vs gibi felaket tellalligindan nefret ediyorum ve pozitif gecmesi gereken süreci bu sekilde sadece negatif etkileri üstünden tartisan kisilere kil oluyorum.
yahu, o zaman kaza oluyor diye arabaya da binmeyin?
ya da kaza oluyor diye her arabaya bindiginizde su kadar insan sakat kaliyor, bu kadar insan ölüyor diye mi düsünüyorsunuz hep?
bir aile biliyorum, annelerinin bogazina efendim bir gün balik yerken kilcik kacmis, tüm sülale balik yemeyi birakmis ahdkfl.
hayati bu kadar tedirgin, bu kadar negatif etkilere yogunlasmis sekilde yasamak cok zor olmali. bu kadar cözümü belli ve basit bir olayda bile negatif etkilerin ve bahanelerin arkasina gecip bir tarafa haklilik bicmeye calismak falan. allah kurtarsin.
+5
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(10.04.26)
Yorulmuş. O da büyük bir değişim yaşıyor. Keşke daha olgun davranabilseler ama sanırım erkeklerin çoğu “of sikicem işler bana kalıyo” kafasına illa bir giriyo.
+1
wild honey suckle
(10.04.26)
Bir kaç tane yorum gördüm kapağı kapatacak vakti yok da nevresime nasıl vakit buldu diye. İşte erkek bakış açısı bu. Tüm anneler ve empatisi yüksek kadınlar anladı çünkü o kapak neden kapanmadı :)
Kadın halüsinasyon görme derecesinde uykusuz diyoruz. Hani bu öyle erkeklerin günlük yaşamda deneyimlenebileceği bir şey değil. Çocuğu beşiğe koyup uykusuzluktan çocuk kayboldu sanıp ağlıyoruz ya :) zihin çalışmıyor yani ne kavanozu ne kapağı.
0
yenibirgüzelnick
(10.04.26)
işte kapağı kapatmayı düşünemeyecek kadar zihni çalışmayı bırakmış uykusuz ve yorgun bir kadın da, kocası "sen bebeği bırak da 2-3 saat uyu" diyip bebeğe bakmayı teklif edip eşini uyumaya gönderdiğinde derhal gidip bir yere kıvrılıp uyumalı. nevresimi dert edip işi yüzünden canı sıkılmış bir anında kocasına nevresim değiştirme işi kilitlemeyi düşünürken halüsinasyon falan görmüyor? orada zihin zehir maşallah. işte kadın bakış açısı da bu. hem uyku fırsatını derhal değerlendirebilir, hem sıkıntılı anında kocasına bir de nevresim falan diyip darlamamış olur.

"nevresime mama dökülmüştü, yıkadım ama şimdi geçirmekle uğraşmayayım sen de yorgunsun, ben şuraya kıvrılıyorum, gece yatarken/bebek uyuyunca/müsait olduğumuzda değiştiririz." bu da benim bakış açım, benzer durumda beklentim.

saygılarımla.
+2
kibritsuyu
(10.04.26)
her gece dışarıda içki içen, eve sabah 03:00'te gelen adamın karısı, "eve gelsin yeter" diyor.
haftada 2-3 dışarı çıkan adamın karısı, "haftada bir gün çıksa yetmez mi?" diyor.
hiç dışarı çıkmayan adamın karısı, "yemeklere yardım etse, çocuğun altını değiştirse olmaz mı?" diyor.
yemeği, ütüyü yapan, çocuğun altını değiştiren, her şeyi yapan adamın karısı "yan komşu karısına sıfır araba almış" diyor.

bu çocuk meselesinde de öyle. babalar ne yaparlarsa yapsınlar yaranamıyorlar. babaların yorulmaya hakkı yok. sürekli olarak "anne daha çok yoruluyor, anne 9 ay karnında taşıdı, doğum sonrasında da gece hep anne kalkıyor vs vs vs vs vs vs".. tamam da babalar hiç mi yorulamaz, sinirlenemez?
+3
co2s2
(10.04.26)
@kibritsuyu

nasıl yani çarşaf takmadan öyle direkt yatağa nasıl yatacak ki anlamadım?
0
Sadece soruyorum
(10.04.26)
eşiniz galiba ben ya.
çocuk doğduktan sonra böyle şeyler normal. 4 yaşına geldi bizimki, hala ilişkiyi baltaladığı dönemler oluyor (yorgunluk, gerginlik vs açısından)
eşinde bir problem yok.
sende de bir problem yok.
0
elorelia
(10.04.26)
bu tavırlar dengesiz değil. adam kendince sinirlenmiş, tepki göstermiş. size de yansıtmamış aslında. özür de dilemiş. hormonal dengesizliğiniz sebebiyle siz de aşırı tepki vermiş olabilirsiniz.

bence yapmanız gereken, gidip "bu aralar hormonlarım dengem çok şaştı, senin elinden geldiğini ve hatta fazlasını yaptığını çok iyi biliyorum, görüyorum ve bu yüzden de sana çok minnettarım. ama geçen gün kediye sesin yükseldi, çarşafı sererken biraz sinirliydin. canını sıkan bir şey mi var? benimle paylaş, sana yardım edeyim. baba iyi olmazsa, anne de iyi olmaz, bebek de iyi olmaz" ana fikirli bir konuşma yapmanız.
+2
co2s2
(10.04.26)
@sadece soruyorum

niye, ne var ki, diken mi çıkıyor çarşaf sermeyince? uykusuzluktan halüsinasyon görme aşamasında bir kadından bahsediyoruz. ben olsam fırsatını buldum mu yatağa çarşafsız değmenin hassasiyetini düşünene kadar anında yatar uyurum valla. illa değmesin diyorsan alır battaniyeyi, kendini dürüm yapıp (bir kısmını altında bırakıp bir kısmını da üstüne örterek) yatar uyursun. hem evde devrilip uzanacak yatak dışında yer yok mu, kıvrılıver kanepeye uyu işte.

bahsedilen şartlarda uykusuz bir kadının, kendisine uyku imkanı bulduğunda düşünmesi gereken son şey yatağın nevresimi olmalı.
+1
kibritsuyu
(10.04.26)
(6)

Vize alınan ülkeden giriş yapmamak

spacevan
MerhabaÇekya (multi ) vizesi aldım ama aynı tarihlerde bir başka bir shnegen ülkesinde iş ile alakalı görev çıktı şimdi o göreve de gitmek istiyorum bu süreci nasıl yönetmek gerekiyor ?
Merhaba
Çekya (multi ) vizesi aldım ama aynı tarihlerde bir başka bir shnegen ülkesinde iş ile alakalı görev çıktı şimdi o göreve de gitmek istiyorum bu süreci nasıl yönetmek gerekiyor ?
0
spacevan
(08.04.26)
deneyimle sabit cevap vereyim; almanya schengen vizesi ile **ilk ülke olarak** italya'ya girdim ve oradan tr'ye geri döndüm. giriş ve çıkışta hiçbir sorun yaşamadım. daha sonra başvurduğum schengen vizeleri süre olarak hep artarak geldi.
+1
HellKeePer
(08.04.26)
farklı deneyimler var, vizesi ordan değil diye alınmayan bile duydum. sonraki vizede sorun yaşandığını çok duydum. yaşamayanlar da varmış
0
mezzosprite
(08.04.26)
sorun yaşayan biri çıksın yaşadım desin. kulaktan dolam bilgiler dönüyor hep

şehir efsanesine döndü olay
+1
authorize
(08.04.26)
Kulaktan dolma değil, al sana birince el bilgi; ablamın eşi Yunanistan'dan vize alıp İspanya'ya gittiği için bir sonraki başvurusu reddedildi. Daha sonraki başvurusunda da 5 günlük vize alabildi.
0
himmet dayi
(08.04.26)
İtalya’dan alıp Belçika’dan girdim. İspanya, Fransa şengenlerime de hep Almanya’dan giriş yaptım. Giriş yaptığınız ülkeden çok en uzun kaldığınız ülke önemli. Bu demek oluyor ki giriş sorun çıkarmasa da vize süreniz bitene kadar mutlaka Çekya’ya gidin. Bir tek girişte ne zaman Çekya’ya geçeceğiniz sorulabilir, iptal edilebilir bir bilet ayarlayın isterseniz.
+1
eileengray
(08.04.26)
@hikmet dayi
ablanın eşinin red yemesinin bir çok sebebi var, düzenli giriş çıkış yapanlar da sonradan red yiyebiliyor.
0
authorize
(09.04.26)
(6)

AJet yurtdışı uçuşlarında hala çok mu kötü?

winston insani
MerhabalarNe zaman okusam hala son entry'lerinde full şikayet, mayıs sonu saraybosnaya biraz uyguna bilet buldum ama sırf AJet diye almaktan çekiniyorum.Hala çok mu kötü bu firma ne dersiniz? Sürekli rötarlar duyuyordum en başlarda ama hala sanki düzelmemiş gibi durumlar :\
Merhabalar

Ne zaman okusam hala son entry'lerinde full şikayet, mayıs sonu saraybosnaya biraz uyguna bilet buldum ama sırf AJet diye almaktan çekiniyorum.

Hala çok mu kötü bu firma ne dersiniz? Sürekli rötarlar duyuyordum en başlarda ama hala sanki düzelmemiş gibi durumlar :\
0
winston insani
(08.04.26)
geçen ay izmir-ankara uçuşunda 2 saat rötar yaptı. sebebi de ankara'dan kalkamamış uçak.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(08.04.26)
Ajet olduktan sonra 2025'de Lyon'dan dönmüştüm. Vaktinde kalkmıştı.
0
put it in your appropriate place
(08.04.26)
birkac kez kullandim. sorun yasamadim pek.
0
kveldulv
(08.04.26)
eskiden pegasus için böyle konuşulurdu şimdi ajet için konuşuluyor ama bence bu tür olayların havayoluyla ilgisi yok ya, algıda seçicilik yapıyoruz gibi geliyor. hangi havayolunun başlığına girsek övgüden çok şikayet görürüz bence çünkü şikayetimiz olunca yazma gereği duyuyoruz.
0
mezzosprite
(08.04.26)
ucuz, aktarmasız bilet bulursam hangi firma olduğuna bakmam şahsen.
+2
HellKeePer
(08.04.26)
Dunyanin dort bir yanina sayisiz kez uctum. Ajet'le yasadigim kaosu tarif bile edemiyorum. Utanc vericiydi. Once Iceland Air'le Izlanda'dan Almanya'ya uctum. Ordan Ajet'le Turkiye'ye gececektim. Ucak zaten 3-4 saat gecikmis. Kimseden bir aciklama yok. Kontuar bir sey bilmiyor. Boyle seyler olabilir diye icimden geciriyorum. Neyse bizi ucaga aldilar. Herkes yerlesti. Coluk cocuk cizgi film izlemeye basladi. 1 saat gecti kabin sicak servis yok. Ucagi tekrar bosaltmaya karar verdiler! Yolculari otobuslerle hava alanina geri tasidilar. Bagaj alanina gittik bagajlari geri aldik 2 saate yakin da orda bekledik. Bagajlari aldiktan sonra uluslar arasi terminaleden cikmak zorunda kaldik... Herkesin elinde bagajlar bir suru milletten yuzlerce yolcu, kimse nereye gittigini bilmiyor, kontuar bir sey bilmiyor... Pasaport kontrolunden, guvenlik aramasindan falan tekrar gecmek zorunda kaldik. Ucaga binerken bizden aldiklari biletleri tekrar geri iade etmek icin hava alaninda bagira bagira telaffuz edemedikleri isimleri okumaya basladilar. Kimse bi b.k anlamadi. karmasayi tarif bile edemem... Mr. sh shililili falan dile isim okuyamadilar. Eminim o adamin adi hayati boyunca hic oyle okunmamistir.

Kaos kelimesi hafif kalir. Bekleme daha da uzadi. Yetiskinim, fitim, herhangi bir saglik sorunum yok. Ben bile yoruldum. Basim agrimaya basladi. Aciktim. Cocuklarin, yaslilarin ya da hastalarin durumu oldukca kotuydu. Bir kiz Cin'e baglanti ucagini kacirdigi icin ve bilet parasi olmadigi icin aglaya aglaya bayildi. Yolculara yiyecek olarak kola ve snickers dagittilar. Yanimdaki adam ben diyabet hastasiyim diyor. Dagitim yapan adamlar hic bir sey bilmiyor. Ustune bir de insanlarin kan sekerini roketlediler. Kimse tek kelime aciklama yapmadi.

Bana bedava bilet versen bir daha binmem. Yukarida yazdigim olay Frankfurt hava alanina yasandi. Insanliktan ciktik.
0
thetruenorthstrongandfree2
(08.04.26)
(5)

telefon iade etmeli miyim

asap raki
dün bir telefon aldım, bugün teslim edildi. ben alır almaz 1700 lira indirime girmiş. sizce iade etme süreciyle uğraşıp tekrar aynı telefondan almalı mıyım?
dün bir telefon aldım, bugün teslim edildi. ben alır almaz 1700 lira indirime girmiş. sizce iade etme süreciyle uğraşıp tekrar aynı telefondan almalı mıyım?
0
asap raki
(08.04.26)
1700 lirayı neye vermiyoruz diye düşünüyorum ama bir yandan da bununla uğraşmalı mıyım diyorum.
0
🌸asap raki
(08.04.26)
kutusunu açmadıysan iade etmelisin
0
devilone
(08.04.26)
Hangi platform? Hepsiburada mesela kupon tanımlıyor böyle durumlarda, aynı satıcı olması lazım ama. Onun dışında ben iade ederdim evet
0
mezzosprite
(08.04.26)
onlar inceleyip kabul edene kadar indirim bitiyor, belki kabul etmezler diye beklemek lazım yoksa 2 telefonu ne yapacaksın her türlü çamura yatıyorlar
0
eja
(08.04.26)
mezzosprite+1

yakın zamanda bir telefon siparişi verdim, ertesi gün baktığımda telefonun indirime girdiğini gördüm. iletişime yazdım, indirim kadar kupon tanımladılar.

böyle bişey olmasa iadeyle filan uğraşmazdım ama ben.
0
tepedeki psychedelic adam
(08.04.26)
(6)

Gunes kremi tavsiye

acelaacedebela
Bu aralar kore markalarının Gunes kremleri çok popüler oldu. Diger markalardan farki nedir? Deneyip memnun kaldiginiz ürünleri nedenleriyle belirtebilir misiniz?
Bu aralar kore markalarının Gunes kremleri çok popüler oldu. Diger markalardan farki nedir? Deneyip memnun kaldiginiz ürünleri nedenleriyle belirtebilir misiniz?
0
acelaacedebela
(08.04.26)
Valla ben kore markası hiç kullanmadım, eczane ürünü olan solante markasını kullanıyorum. hatta hamile olduğum için solante pregna ürününü kullanıyordum. hala da devam ediyorum. mineral filtreli ve yağlanma yapmadığı için memnun kaldım.
0
rayde
(08.04.26)
kore markalarının popülerliğinin genel sebebi k-beauty akımı. k-pop ve k-drama'nın son yıllarda dünya çapında popülerliğini ciddi şekilde arttırmış olmasının etkisi büyük. temel farkı pazarlama yani.
0
konetsu
(08.04.26)
Solantenin içeriği çok kötü, pregna da dahil.. temiz içerikli güneş kremleri için instagram kullanıyorsanız "içerikleri ne" diye bi hesap var oraya bakabilirsiniz
0
mezzosprite
(08.04.26)
la roche
0
eurhka
(09.04.26)
kore markaları kullanımları kolay (yeni filtrelerden dolayı beyaz iz bırakmayan jelimsi his) ve ucuz diye meşhur oldu. Birkaç sevdiğim marka var (beauty of joseon, haruharu gibi) ama güneş kremi konusunda yine de elta md uv clear’i tek geçerim. doktor önerisi olarak kullanıyorum. abd’de yaşıyorsunuz galiba benim gibi, bulmanız oldukça kolay olduğundan öneriyorum.
0
little miss rejectee
(10.04.26)
evet o markayi ben de duymuştum. Bakacağım mutlaka.
New Jersey’deyim evet.
tesekkur ederim.
+1
🌸acelaacedebela
(10.04.26)
(15)

Sürekli bebek ziyareti

camlicagazoz
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani
Merhaba herkese, 4 aylık kızım var. Annem ve babam sürekli görmek istiyorlar. Sık sık geliyorlar bize ya da bizi çağırıyorlar. Eşim sağolsun sesini çıkarmıyor ama haklı olarak bazen de gelmelerini istemiyor çünkü cidden ailem suyunu çıkarıyor. Onları da anlıyorum çok seviyorlar torunlarını ama yani bir sınırı olmalı diye düşünüyorum. Eşimin ailesi de burada yaşıyorlar ama onlar o kadar gelmiyorlar hatta bizimkilere göre neredeyse hiç gelmiyorlar diyebilirim. Çiftci olunca işleri oluyor, o yüzden.

Şimdi benim ailem de çok baskın yani ben şamar oğlanıyımdır ailenin. 10 yaş küçük kız kardeşim mesela her istediğini yaptırır ama ben bir şey deyince pek ciddiye alınmam. Şimdi olumsuz cevap versem bizimkiler bu sefer iyi tamam gelmeyiz deyip hiç gelmeyecekler. Vallahi çıldıracağım. Ne yapayım. Ben bile bunaldım artık kendi ailem olmasına rağmen.
+2
camlicagazoz
(07.04.26)
10 yaş küçük kardeşle aranız iyiyse ona söylettirin. ama siz söylemiş tembihlemiş gibi değil, kendi fikriymiş gibi söyleyecek, "ya anne abimlere bu kadar sık gitmeyin biraz da yalnız kalsınlar kafa dinlesinler" falan filan gibisinden.
+7
kibritsuyu
(07.04.26)
bunu engellemeniz pek mümkün değil. dedeler anneanne ve babaanneler ne yapar eder görür o bebeği. hiç olmazsa günü kurtarmaya bahaneler üretin.

bu hafta doktorun tavsiyesiyle sıkı bir uyku düzenine geçtik. Gün içinde çok az uyaran olması gerekiyormuş, o yüzden bu hafta evde sakin kalmamız lazım.

Bugün/yarın aşımız vardı, bebek biraz huzursuz ve ateşli. Kimseyi tanıyacak hali yok, sadece uyumak istiyor. Biraz toparlanınca haber vereceğim.

Bebek şu an atak haftasında, çok huysuz ve yabancılıyor. Kalabalık görünce iyice ağlıyor, biz bile zor sakinleştiriyoruz.

Evi genel bir dezenfekte ediyoruz/ilaçlattık, her yer her yerde. Bebekle sizi bu dağınıklıkta ağırlayamam, bitince buyurun gelin.

Bugün banyosunu biraz geç yaptıracağız, arkasından hemen uyutmam lazım. Yarın görüşsek daha iyi olur."

Bugün gerçekten çok yorgunuz, uyumamız lazım ama Cumartesi günü öğleden sonra çaya gelin, o zaman daha uzun vakit geçiririz. ( bu çok tuttu bende )

Eve gelmeyin de, biz sizi özledik, hafta sonu hep beraber bir parkta/sahilde yürüyüş yapalım mı? Bebek de hava almış olur.

pinokyo gibi olduk iki dakikada dslfşsk.
+4
galahad reloaded
(07.04.26)
doktorumuz bu aralar salgının çok olduğunu ve bebekleri çok etkilediğini söyledi bizimkinin de bağışıklığı biraz düşmüş bir süre ziyaretçi kabul etmeyin eve dedi şeklinde söyleyin. ben ilk 3 ay böyle söylemiştim herkese. yine yaa bişey olmaz falan diyebilirler, o halde internetten yoğun bakıma düşen bebeklerin haberlerini göndermiştim sürekli :)
+3
wendyangelamoiradarling
(07.04.26)
hic gelmeme ihtimalleri var mi sence?
seni hep böyle korkutmuslar ya da sen kendi kendini korkutmussun.

biz her zaman müsait olmuyoruz ama sizi de kiramiyoruz. biz cagirinca gelin de.

annen baban da ana baba gelin damat oldular. anlarlar. su an sadece cok heyecanlilar ve dahil olmak istiyorlar. onlar gelip gitmezse sizin baksana ilgilenmiyorlar demenizden bile korkuyor olabilirler.
+5
Purple life
(07.04.26)
kibrit suyu +1

bence de kardeşiniz sizin şikayetçi olduğunuzdan bihabermiş gibi "anne bu kadar gitmeseniz mi, belki biraz yalnız kalmak istiyorlardır" desin.
+1
himmet dayi
(07.04.26)
Müsait değiliz ya da program yaptık diyin, her gelmelerini istemediğinizde arkadaşımıza davetliyiz gibi sırayla bahane uydurabilirsiniz. 4 aylık bebeği o kadar sık görmeye gerek yok, anne süt veriyordur henüz lohusadır sürekli kaynana kayınbaba eğlemek zorunda değil.
+4
ekimoloji
(07.04.26)
Lohusa evine gelen misafir anne ile bebegi yalniz birakip is yapmali. 4 aylik ana kuzusu bebegi kendisi kucaklanip yayip oturup lohusa kadindan ev isine kosmasini beklememeli.
Bu sebeple Cosmicstring'in dediginin tam aksini yapin. Evinize her geldiklerinde, lohusa evine gelmissiniz, allah razı olsun, ben kizi emzireyim siz ütüyü yapin, mutfagi toplayin, yemegi yapin gibi is kitleyin. Zaten esek olmayanin lohusa evinde bunlari yapmasi kendiliginden gerekir.
+4
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(07.04.26)
her geldiklerinde iş kitleyin.

"anne iyi ki geldin şu bebeği iki saat bi al da az uyuyayım diyin", "aman da torununu yıkamak dedesine nasıl yakışırmış" diyin, "keşke her lohusanın senin gibi annesi olsa, hiç zorluk yaşatmadın hep yanımdaydın" diyin.

hem takdir edin, hem gaz verin, hem bebeği kitleyin. varsın bir öğün mama yesin, dinlenin. altını değiştirsin, mamasını versin, baksın, sustursun, pışpışlasın. zaten sizi mi görmeye geliyorlar, çakın bebeği uyuyun dinlenin.

çok faydasını görürsünüz.

p.s. iki çocuk spor.
+1
babilfish
(08.04.26)
Lohusalık 40 gün değil miydi?
Yeni düzenleme mi yapıldı?
Kaça çıktı?
-6
Mirket
(08.04.26)
bebekler çabuk büyüyor ilk ayların tadını çıkarıyorlar , neden rahatsız oluyorsunuz . insan anne babasından kardeşinden rahatsız olur mu hiç .
her şeyi sorun sanmayın , abartmayın .bu normal bir süreç . bence ilgili olmaları çok güzel .
-5
devilone
(08.04.26)
Açık açık söyleyin, kırmadan.
Gelmelerinden rahatsız olma sebebinizi aslında anlamadım.

Geldiklerinde yardım etmiyor hatta hizmet mi bekliyorlar acaba? Eğer durum böyleyse o durumu değiştirin. Geldiklerinde anne ve babanıza uygun evde yardımcı olabilecekleri işler-görevler verin. Böylece ya işleri hallederler ve kazanırsınız ya da gelmezler ve kazanırsınız.
-1
michael_knight
(08.04.26)
ne kadar sık geliyorlar mesela merak ettim? bence yukarıda söylenen şeylerin çoğu kırar ve tamam gelmeyiz noktasına getirir. anormal bir sıklıksa kardeşinize söylemek mantıklı olabilir.
0
dfn4
(08.04.26)
Zaman hizli geciyor. Bir gun "annem babam hayatta olsa da keske her gun gelseler" diye gozunuz kapida olacak ama onlar bir daha asla gelemeyecekler.Bence durumun keyfini cikartin
0
turkuaz
(08.04.26)
Ben de neden rahatsız olduklarını anlamayanları anlamadım. İnsanın evi özel alanı ve habire misafir ağırlamak herkesin bayıldığı bi şey değil. 4 aylık bi bebekle sürekli sütün akıyor sürekli memen açıkta o uyurken uyumak ya da dinlenmek istiyorsun, çocuk sessizlik istiyor vs yani bu süreci yaşamadığınız çok belli. Bi de kendi anne baban neyse rahat davranırsın da eşinin anne babası sürekli gelen. Tüm önerilere katılıyorum, umarım çözersiniz kolayca
+4
mezzosprite
(08.04.26)
2 güne 1 geliyorlar arkadaşlar ortalama olarak. ama mesela annem iş çıkışlarında da uğruyor. yani telefon edecekler diye paranoyak oldum. gelince de illa ki hizmet ediyoruz. evet annem babam ama yani ne bileyim bu kadar da darlamalarına da gerek yok bence. ayrıca kız kardeşime de diyemem. bastırır beni. tek isteğim uzak bir yerlere taşınmak.
0
🌸camlicagazoz
(09.04.26)
(6)

kullanımı çok kolay bir video düzenleme programı

mezzosprite
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
var mı? chatgpt capcut önerdi ama onu da kullanamadım ya. elimde 4 tane video var bunlardan kesitler alıp birleştirerek komik bi video yapmak istiyorum. benim için çocuk oyuncağı yolla bana diyecek olan varsa da çok sevinirim ya :)
0
mezzosprite
(06.04.26)
galiba videoları çoğaltıp manuel olarak kırpıp numaralandırıp arka arkaya birleştireceğim, zaman alsa da en kolay yöntem bu gibi geldi şimdi
0
🌸mezzosprite
(06.04.26)
Ben canva kullanıyorum.
0
truf
(06.04.26)
İnshot kullanıyorum. Capcut aynı özellikleri var.
0
ground
(06.04.26)
kdenlive.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(06.04.26)
capcut ben kullanamıyorum kesme işinde çoğu videoyu kesmiyor veya uzun video ise kuçuk bir yerini kesmek saniyelik ayar yapmak zor oluyor
0
eja
(07.04.26)
+1 Inshot telefondan
0
gadlemler
(08.04.26)
(6)

Bayramda mayıs sonu Bodrumda denize girilir mi?

sonhakan
Tatil yapılır mı?
Tatil yapılır mı?
0
sonhakan
(06.04.26)
girilir. bi tık serin olur su ama çok iyi olur
yağmur yağarken bile girmiştim ben
0
jelly bear
(06.04.26)
genel olarak soğuk denize girebiliyorsanız olur ama serin olur yani tam ısınmış olmaz
0
mezzosprite
(06.04.26)
ege denizi geç ısınır ve geç soğur mayıs'tan çok eylül daha iyi tatil için
0
alester
(06.04.26)
4-5 sene önce girmiştim. Çok soğuktu. Ama çok rüzgarlıydı. Koydan dolayıydı muhtemelen. Çok rüzgar almayan sığ bir koysa girilir. Havuza rahat girmiştim çünkü.

Bu arada geçen sene 19 mayısta İstanbul’da da denize girdim. Bayağı sıcaktı su.


Rüzgar, dalga yoksa girilir.
0
jackyr
(06.04.26)
Geçen yıl girdim, hafif serin ama mükemmeldi. Hatta geçen yıl mayıs, ağustos, ve eylül’de bodrum’daydık, “en güzel zamanı ve denizi mayıs ayıydı” dedik. Güney koylarından giriyorum bu arada.
0
eileengray
(06.04.26)
Hayır. Deniz ısınmış olmuyor. Tatilde yüzme keyfi gibi değil de etraftaki kızlara hava atmak için kendiniz zorlayan genç erkek şeklinde girilebilir.
-2
michael_knight
(07.04.26)
(9)

Trafik kazasi deger kaybi olaylari

üğpoıuy
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
Bir arac bize arkadan carpmisti. Kaskomuz var. Fiat'in avukatlari deger kaybi davasi acmak ister misiniz diye ulasmis. Yuzde 15 onlar alacakmis. Konuya hakim olanlar surecten bahsedebilir mi? Kendimiz isletebiliyor muyuz sureci
0
üğpoıuy
(06.04.26)
kendin karşının sigortasına başvurabilirsin. dava gereksiz.
karşının sigortasının değer kaybı birimine ulaşman gerekecek. onlar senden kaza raporu eksper fatura ehliyet dilekçe ıvır zıvır isteyecek. belgeleri gönderince birkaç aya yatar para.
0
jelly bear
(06.04.26)
kendiniz yapabiliyorsunuz. komisyoncu sırtlanlara paranızı kaptırmayın boşuna.
bahsettiğin şey "araç yattı parası" ise onun için dava ve avukat zorunlu evet.
+1
yazar yazmaz yazan yazar
(06.04.26)
Yok arac yatti parasi degil, aracin artik "kazali" olmasi sebebiyle ugradigi deger kaybinin tazminini diyorum
0
🌸üğpoıuy
(06.04.26)
evet tam olarak onu alıyorsun.
0
jelly bear
(06.04.26)
arayıp vekaletname isteyenlere vermeyin. Tanıdığınız avukat varsa onunla yürütebilirsiniz dava sürecine gidilecekse. Önce Değer kaybını sigortadan talep edeceksiniz. Onlar kendi hesaplarına ve limite göre bir miktar yatıracaklar. hasarın durumuna göre yeterli olmaması halinde dava ya da tahkim yoluna gidilebilir. Kalan kısım için sürücü ve araç sahibine dava açabilirsiniz.
0
aquarium
(06.04.26)
ben dilekçeyi ve gerekli belgeleri mail atarak almıştım, direk hesabıma yatırdılar. (1 hafta falan sürmüştü sanırım) mailin teyidini alın ama.

bu %15 komisyoncuları karşı tarafın yatırdığını beğenmeyip süreci uzatarak kendilerine daha fazla koparmanın peşinde. bunu bir de iyi bir şeymiş gibi size anlatırlar.
0
Improbable
(06.04.26)
peki bu neden iyi bi şey değil @improbable? tamamen bilmediğim için soruyorum
0
mezzosprite
(06.04.26)
@mezzosprite yani senin yapabileceğin bir şeyi allayıp pullayıp, alacağın tutarın %15'ine, hatta süreci uzatarak daha da fazlasına çökmelerinin iyi bir şey olduğunu düşünmüyorum açıkçası. 15 günde alacağını 6 ay - 1 yıl sonra almak, onu da kırpılmış bir şekilde almak bana göre değil.

bir de adınıza işlem yapabilmek için vekaletname isteyecekler ki ayrıca cebinden vekalet ücreti çıkacak peşin peşin, oh miss. bunun için işini gücünü bırakıp notere gideceksin, sıraya gireceksin falan oof düşündükçe ruhum daralıyor :)
0
Improbable
(07.04.26)
O zaman karsi tarafin sigortasina ulasip hallediyoruz.

Bizim kasko yapmiyor di mi bu isi bu arada? Yani ben kaskodan deger kaybi aliyorum, onlar da karsinin sigortasindan alsin gibi bir sey hatirliyorum sanki
0
🌸üğpoıuy
(07.04.26)
(4)

E sim

baldur2
Arkadaslar yurtdisindan gelen telefon icin e sim alacagim, maksat kullanim suresini uzatmak.1- turkcell'in yetkili bayilerinden mi almam gerekiyor? Hattin adina kayitli olan kisi mi alabiliyor sadece? 2- esim kullanirken fiziksel sim'i cikarmali miyim? Fiziksel sim imei 1'i kullaniyor, esim'in imei
Arkadaslar yurtdisindan gelen telefon icin e sim alacagim, maksat kullanim suresini uzatmak.

1- turkcell'in yetkili bayilerinden mi almam gerekiyor? Hattin adina kayitli olan kisi mi alabiliyor sadece?

2- esim kullanirken fiziksel sim'i cikarmali miyim? Fiziksel sim imei 1'i kullaniyor, esim'in imei 2'yi mi kullanmasi gerekiyor? Onu nasil ayarlayacagim?
0
baldur2
(06.04.26)
Eger telefon iphone’sa fiziksel sim’le hem imei1 hem imei2’yi kullanabilirsiniz, ayrica esim almaniza gerek yok.
0
ghilleinthemist
(06.04.26)
android telefonum.
0
🌸baldur2
(06.04.26)
daha uzun nasıl kullanılıyor bana da anlatabilir misiniz? benim de yurtdışından getirdiğim bir telefonum var ama hiç türk hattı kullanmadım kapanır diye. e-sim destekliyor, fiziksel sim de var. biraz fiziksel biraz e-sim mi kullanıyoruz? tüm yılı kurtarıyor mu bu şekilde?
0
mezzosprite
(06.04.26)
120 gün esim 120 gün fiziksel kullanabilirsin. tüm yılı kurtarmaz ama çoğunu kurtarır.
+1
jelly bear
(06.04.26)
(5)

Avrupa'da 3-4 ay Türk hat kullanma

fistikthecat
E-sim bildiğim kadarıyla internet için çözüm. Ancak beni arayacaklar veya aramam gerekecek, herkes WhatsApp la arayamam. Vodafone günlük tarife çok pahalı. Çözüm nedir?
E-sim bildiğim kadarıyla internet için çözüm. Ancak beni arayacaklar veya aramam gerekecek, herkes WhatsApp la arayamam. Vodafone günlük tarife çok pahalı. Çözüm nedir?
0
fistikthecat
(05.04.26)
ben o kadar uzun kalınca yerel hat alıyorum ama mutlaka türk hattı kullanacaksanız türk telekomda 60 dk'lık paket var sadece aramak ve aranmak için, vodafone'da da vardı sanki onu kullanabilirsiniz
0
mezzosprite
(05.04.26)
bazi e-sim opsiyonlarinda arama secenegi de oluyor. sadece internet icin degil.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(05.04.26)
Telefonunda vowifi özelliğini aktif ediyorsun,

Uçak modunda olsa bile herhangibir Wifi'ye bağlanınca yukarıda operatör alanında "Turkcell Wi-Fi" , "Vodafone Wi-Fi" yazıyor, Türkiye'deki tarifenle ek ücret ödemeden kullanabiliyorsun. Yurt dışında baz istasyona bağlanmadığından roaming veya paket ücreti ödemek zorunda kalmıyorsun.

Yurtdışında yaşıyorum, bu sistemle TR'de kullandığım 0532 numaramla hem arama alıp hemde arama yapabiliyorum. Sadece aylık fatura ödüyorum, ama ayrı bir telefonda uçak modunda kullanıyorum çünkü wifi zayıflar kesilir, boşuna baz istasyona bağlanıp roaming paketi aktifleşmesin diye.

(bkz: vowifi) (bkz: #72000220)
+1
Northern Mariner
(05.04.26)
esimin interneti sayesinde normal hattını sorunsuz kullanabilirsin wifi ile arama özelliğiyle. telefon iphonesa özelden yaz anlatırım
0
jelly bear
(06.04.26)
Esim sadece internet için değil. Normal simden farksız yok. İki simi aynı anda kullandığınızda, hangi ismin internet sağlayacağını gibi şeyleri seçebiliyorsunuz.
+1
substituent
(06.04.26)
(3)

Buluşma konusu

arbre
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım
Aramız iyi. İyi kötü bir şeyler konuşuyoruz birlikteyken (ofis). Normalde bir süre iyi, bir süre kötü olurdu ama bir süredir kötüleşme olmadan iyi. Ben bunu baş başa buluşmaya taşımak istiyorum. Biraz konuşalım. Duygularımı, düşüncelerimi söyleyeyim. Ama bu davet konusuna çok yaklaşsam da yapamadım ve reddetme düşüncesi mutsuz ediyor. Bu sefer kendimi kapatıyorum, aramız bozuluyor. Kalp hırsızlarından yardım bekliyorum.
-16
arbre
(05.04.26)
Yine reddedileceksin
+10
Hallegadola
(05.04.26)
Bu kadın seni daha önce reddeden kişi mi?
+3
ekimoloji
(05.04.26)
geçmişinizi bilmiyorum ama bi kez reddettiyse neden tekrar adım atmaya çalışıyorsunuz? aynı işyerindeyseniz aranızın zaten iyi olması gerekir profesyonel olarak, bu size umut vermesin
+1
mezzosprite
(05.04.26)
(5)

Eski iliskileri yüzünden yargiladiginiz

Purple life
Biri mi oldu mu hic? Mesela tanisma, ilk aylarda hoslaniyorsunuz begeniyorsunuz vs ama eski iliskilerindek dolayi ondan soğuyup ayrildiginiz biri oldu mu hic?Karsidakinin anlattiklariyla degerlendirerek tabi.
Biri mi oldu mu hic? Mesela tanisma, ilk aylarda hoslaniyorsunuz begeniyorsunuz vs ama eski iliskilerindek dolayi ondan soğuyup ayrildiginiz biri oldu mu hic?

Karsidakinin anlattiklariyla degerlendirerek tabi.
-1
Purple life
(05.04.26)
Tabi ki.
Beni ilgilendirmez saçmalığına inanmıyorum.
+2
Cezcez
(05.04.26)
prensip gereği eski ilişkisi varsa görüşmem.
-2
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.04.26)
bu konuda en çok acı çekenlerin başında gelebilirim. hayatımda en sevildiğim ve de en çok sevdiğim ilişkiyi bu sebeple kaybettim. inanılmaz seviliyor ve seviyor ilgi görüyordum dünyalar tatlısı ve dünyalar iyisi biriydi.
flört öncesi dönemde eski ilişkilerini kendisi az çok az hem de ucundan anlatmıştı. bu yüzden ayrılmak istedim ayrılmayayım diye neler yaptı ne iyilikler ne güzellikler. iki yıl birbirimizi yıprattık ben ayrılmaya kalktım o düzeltmeye devam ettirmeye.
o kişi dünyanın en temiz en sadakatli sevgisini de sunsa önüne, bunu görsen de emin olsan da ilk başta eski ilişkiye kafayı taktıysan düzelmiyor be dostum olmuyor.
ne psikologlar ne tatiller ne para ne pul ne akşam yemekleri .. yok bunu düzeltemiyor.
bir erkek çok seviyorsa ne kadar da zor olsa başarırım yoluna koyarız derse de eski ilişkiyi duyduysa o iş dönmüyor ben bunu tecrübe ettim çünkü ona saygını kaybediyorsun bu nasıl bununla takılmış düşüncesi kafadan çıkmıyor. yol yakınken kesmek en iyisi ben yapamadım kangren oldu öyle kesildi.
0
ercu cozer
(05.04.26)
bugüne sarkan bi durum yoksa sorun olmaz benim için. ya da kötü bittiyse çirkinleşildiyse bizimki biterken de çirkinleşilir mi diye düşünürüm ama onun dışında beni ilgilendirmez
0
mezzosprite
(05.04.26)
Beni ilgilendirmiyor gerçekten. Ancak insanlar çok manasız davranıyor çoğu zaman. bir şeylere bile bile lades diyorlar. Onun için kimi insanların, kendilerini işin gerçeğine inandırabilmek adına sevgilisinin geçmiş hayatından kör göze parmak sokan bir detay görme ihtiyacını anlıyorum.

Kimi görse de anlamıyor gerçi... Sevgilim benden önce 850 kişiyi dolandırıp kaçmış ama beni gerçekten seviyor diye de düşünübiliyorlar.

Demek istediğim karşımdaki insanın karakterini anlamak için eski ilişkilerine bakmaya ihtiyaç hissetmedim hiç.
+1
akhenaten
(06.04.26)
(3)

Kabin boy baston bebek arabası

don’t panic
Ailecek 3 günlük bir ABD seyahati planımız var ve saat farkından (8) dolayı 5 yaşındaki kızımın zorlanacağını düşünüyorum. Bu 3 gün için en azından yorulduğu zaman arabada uyusun diyorum ama bizde gerekli ekipman yok. Bunu geçici olarak nerden temin edebilirim arkadaşlar? Teşekkürler…
Ailecek 3 günlük bir ABD seyahati planımız var ve saat farkından (8) dolayı 5 yaşındaki kızımın zorlanacağını düşünüyorum. Bu 3 gün için en azından yorulduğu zaman arabada uyusun diyorum ama bizde gerekli ekipman yok. Bunu geçici olarak nerden temin edebilirim arkadaşlar? Teşekkürler…
-1
don’t panic
(04.04.26)
abd’de kiralayabilirsiniz. hatta bazı servisler varacaginiz adrese onden birakiyorlar.
0
eileengray
(05.04.26)
Araba kiralayacaksaniz rent a car cocuk koltugu da veriyorlar isterseniz.
0
oscar
(05.04.26)
3 günlüğüne gitmenize üzüldüm, jetlag geçmeden ters jetlag vs hepiniz çok yorulacaksınız..

puset ya da oto koltuğu sormuyor bence gayet kabin boy baston bebek arabası soruyor :)

facebook'ta gideceğiniz yerin yerel buy nothing gruplarına falan bi yazın bence belki ödünç vermek isteyen biri olur. kabin boy olmasına da gerek kalmaz orda kullanıp orda bırakacaksanız
0
mezzosprite
(05.04.26)
(5)

okul zorbalik

tunaktunaktun
istanbul, orta son, ozel okul. kac aydir cocugum ice kapanmisti. sıkıstırdım icini doktu. cok aci cok. birkac disiplin cezasi almis p.ç evladimi zorbaliyormus. nereden baslayayim ne yapayim lutfen yardim.
istanbul, orta son, ozel okul. kac aydir cocugum ice kapanmisti. sıkıstırdım icini doktu. cok aci cok. birkac disiplin cezasi almis p.ç evladimi zorbaliyormus. nereden baslayayim ne yapayim lutfen yardim.
0
tunaktunaktun
(04.04.26)
Rehberlik servisiyle görüşün, geçmiş olsun 💔
0
mezzosprite
(05.04.26)
detay yazamadim okul malesef tirt yaptigi birsey yok
0
🌸tunaktunaktun
(05.04.26)
Yani ya okuldan alacaksınız ya da sorunu okulla işbirliği yaparak çözeceksiniz, sağlıklı olan başka bi yolu yok maalesef.
0
mezzosprite
(05.04.26)
amaç çocuğunuzun ruh sağlığı olduğu için ilk adımda bir psikolog eşliğinde bu konuyu çok da üzerine gitmeden - en önemli meseleymiş gibi hissettirmeden çözmeye çalışın. yaşadıkları kalıcı olmasın. okul kısmı bir şekilde çözülür ama bu kısım ve olaylara karşı tavrınız çok önemli. sizin tavrınızda panik veya sinir olmamalı. sakin ve kararlı bir yaklaşım sergilerseniz çocuk da size güvenir konuyu daha rahat atlatır. bu konu kalıcı bir travma yerine hayat tecrübesi olur.
0
orpheus
(05.04.26)
İdareyi darlayın, bir şey yapamayacaklarına dair izlenim edinirseniz il/ilçe milli eğitim müdürlüğüne çıkacağınızı söyleyin. Son yıllarda velilerin şikayetleri çok dikkate alınıyor, işe yarayacağını düşünüyorum.
0
rectoa
(05.04.26)
(10)

Powerbank alacağım

mezzosprite
Nasıl seçeceğimi neye dikkat etmem gerektiğini hiç bilmiyorum, bilenler tavsiye edebilir mi? Direkt ürün tavsiyesi de çok iyi olur. Teşekkürler
Nasıl seçeceğimi neye dikkat etmem gerektiğini hiç bilmiyorum, bilenler tavsiye edebilir mi? Direkt ürün tavsiyesi de çok iyi olur. Teşekkürler
+1
mezzosprite
(04.04.26)
şundan bikaç tane aldık memnunuz. özellikle biraz yavaş da olsa kablosuz şarj edebilmesi kullanışlı. tek seferlik telefonu tamamen doldurması yeter diyorsan 5000lik al yok ben sağa-sola, kampa gidiyorum 2-3 defa en az şarj edebileyim diyorsan 10.000lik al.

www.amazon.com.tr
0
orpheus
(04.04.26)
Alınacak markalar;
Anker
Ravpower
Spigen
Belkin
Ugreen (belki)
Baseus (belki)

Kapasite; telefonun pil kapasitesi x kaç kez şarj etmek istiyorsunuz.
+1
orient blue
(04.04.26)
Baseus 100w
0
gabe h coud
(05.04.26)
ne amaçla kullandığınızı bilmeden tavsiye vermek zor oluyor. günlük yanımda bulunsun diye mi kullanacaksınız kampta filan mı kullanacaksınız?
0
belkider
(05.04.26)
5.000 mah çoğu telefonu bir kere bile doldurmaz, çoğu oowerbank’in gerçek kapasitesi yazılı mah değerinin 3/4’ü bile olmuyor teknik gerekçelerle.

Günlük kullanılacak ve her akşam şarj edilecekse en az 10.000’lik almak lazım.

Çantaya atılıp güvenli tarafta kalınmak isteniyorsa, birkaç şarj çıkarması gerekiyorsa 20.000 mah yeterli.

Laptop şarj edilecek ancak uçağa binilecekse 27.000 mah sınır. Uçağa binilmeyecekse 30.000 mah ve üzeri iyidir.

Poşet Delivery hızlı şarj desteği olmasında yarar var çünkü kapasite büyüdükçe şarj süresi çok artıyor. 20.000 mah bir pb için 50-60W olursa şahane olur. 10.000 mah’lar için 20-30W genelde yeterli.

Mümkün olduğunca USB-A portu içeren pb’lerden uzak durmak, değilse 1’den fazla USB-A portu olan pb almamak lazım, USB-A portu gün geçtikçe azalıyor.
0
10551037
(05.04.26)
Çok teşekkürler cevaplar için. Günlük kullanım için lazım yani dışarda şarj bitti hemen takayım eve gelince doldururum yine
0
🌸mezzosprite
(05.04.26)
X-Level var bende. Şahsen memnumum.
0
put it in your appropriate place
(05.04.26)
çok sağolun ama çok seçenek oldu, bi tanesini seçseniz benim için? fiyat performans olsun; kablosuz şarj etmesin, telefonum bunu destekliyor mu bilmiyorum. bi de çok kapasiteli olmasına gerek yok 1 kere doldursa yeter.
0
🌸mezzosprite
(05.04.26)
baseus alma. orjinal şarj aletiyle şarj ederken patlıyor, yangına sebep oluyor. kendim şahit oldum, tamamen güvenilmez.
0
house md
(05.04.26)
www.ensonu.com

şunu alayım diyorum o zaman, site de güvenilirdir herhalde akakçeden çıktı
+1
🌸mezzosprite
(05.04.26)
(4)

istanbulkart toplu taşıma

duyuru
benim bildiğim kadarıyla istanbulkart artık tc ile bağlanmak zorunda. istanbul'a birkaç gün gelecek türk arkadaşım için nasıl hareket etmek gerek? soruyu açayım biraz aşağıda.mavi biletmatik makinalarından istanbulkart alma seçeneği var biraz ilerleyip ödeme aşamasına geldim ama almadım. bana bi yer
benim bildiğim kadarıyla istanbulkart artık tc ile bağlanmak zorunda. istanbul'a birkaç gün gelecek türk arkadaşım için nasıl hareket etmek gerek? soruyu açayım biraz aşağıda.

mavi biletmatik makinalarından istanbulkart alma seçeneği var biraz ilerleyip ödeme aşamasına geldim ama almadım. bana bi yerde tc soracak mı yoksa bahsettiğim gibi bir eşleştirme zorunlu değil mi? ya da aldıktan sonra internet sitesi üzerinden filan mı eşleşme yapılıyor ya da böyle bir eşleşmeye gerek yok alıp doğrudan kullanabiliyor mu? arkadaşım gelmeden alayım diye düşünmüştüm de emin olmadım, tc'sini filan bilmiyorum.

bir de yabancı turistler için sorayım bonus soru olarak. 3 geçiş gibi bir seçenek de var ama yabancılar bu seçenek dışında normal vatandaşın kullandığı gibi istanbulkart alıp doğrudan kullanabiliyor mu yoksa başka işlemler de yapması gerekiyor mu kartı makinadan aldıktan sonra?
0
duyuru
(04.04.26)
Anonim İstanbulkart, kişiselleştirme gerektirmeyen ve herkesin kullanabildiği, genellikle sarı renkli olan kart türüdür. Büfeler, gazete bayileri, marketler, temsilciler veya Biletmatiklerden (otomatik dolum/satış makineleri) doğrudan satın alınabilir. Herhangi bir belge veya kayıt işlemi gerekmez.
0
tunaktunaktun
(04.04.26)
Uygulamadan deneyin bence önce.kart almaya gerek olmadan olur belki öyle sanal kart oluşturup veya karekodla
0
denizciman
(05.04.26)
uygulamadan da fiziksel kart ile eşleştirme yapılarak kullanılıyor diye biliyorum ama bakarım tekrar.
0
🌸duyuru
(05.04.26)
uygulamada fiziksel kartla eşleştirmeden de kullanabilirsiniz ben öyle kullanıyorum, fiziksel kartım yok
0
mezzosprite
(05.04.26)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.