Giriş
(7)

ingiltere'ye nasil giderim 1 hafta icinde?

icim urperiyor
ucuslar baslamadi. dis hatlar 10 hazirana kadar iptal gozukuyor ama ucus yok thy'de. bu baska firmayla gidemem anlamina mi geliyor? ucuslarin basladigi ulkelerden falan aktarma yapsam sikinti olur mu? veya nasil gidebilirim en kisa zamanda fikri olan var mi? edirneden yardirip kosmaya baslicam olmaz
ucuslar baslamadi. dis hatlar 10 hazirana kadar iptal gozukuyor ama ucus yok thy'de. bu baska firmayla gidemem anlamina mi geliyor? ucuslarin basladigi ulkelerden falan aktarma yapsam sikinti olur mu? veya nasil gidebilirim en kisa zamanda fikri olan var mi? edirneden yardirip kosmaya baslicam olmazsa.
0
icim urperiyor
(07.06.20)
aktarmayla geldiklerini iddia edenler var bir araştırın.
0
ozdek
(07.06.20)
gidebilirsin, asagidaki yerde guncel ucuslar oluyor hep. hemen her gun guncelleniyor.

www.gov.uk
0
fakyoras
(07.06.20)
AB ülkeleri bile ingiltere vaka sayisini düşürmezse sinirlari acmayacaklarini veya karantina uygulayacaklarini söylüyor.
Kısacası %99 gidemezsiniz.
Edit; bu aktarma ab vs aktarma ile alakali. Yoksa digerlerinin dedigi bir yöntem vardir belki.
0
logisticsmanager
(07.06.20)
gelirsen 2 hafta ev karantinasi var..kalacagin yer belli mi? oteller normal musterilere kapali benim bildigim. nerede kalacaksin.
0
ubi dubium ibi libertas
(07.06.20)
Bu ayin 9'unda Antalya'dan var Londra'ya. Bir de ev karantinasi basliyor, adres bildirmeniz gerek gumrukte. Soyle de bir not dusmusler:

"seats can be purchased by British nationals, and individuals of other nationalities providing they hold UK residency and meet UK immigration rules."

Birlesik Krallik vatandasi degilseniz veya bir oturma izniniz yoksa gelemeyebilirsiniz.
0
voyager 1
(07.06.20)
@voyager1

evet fark ettim o detayi. minsk aktarmasi icin de muhtemelen orada durdurup karantina yapmazlar herhalde. bi de minsk aktarmasi icin vize gerekiyor mu ona bakmam lazim. belki o ucus bana uyabilir
0
🌸icim urperiyor
(07.06.20)
Belarus uzerinden gidersin
0
themanhekilled
(09.06.20)
(6)

evde spor yapmak

black mamba
evde spor yapmak istiyorum. virüs olmasa da spor salonuna gidemeyebiliyordum. o yüzden evde yaparbilirsem daha uzun süre yapabilirim. sadece vücut ağırlığı ile ya da kısıtlı ekipman ile ne derece yapılabilinir? amacım ileri seviye olmak değil plaj vücudu yapmak. ancak bir kas grubunu çalıştıramayıp
evde spor yapmak istiyorum. virüs olmasa da spor salonuna gidemeyebiliyordum. o yüzden evde yaparbilirsem daha uzun süre yapabilirim.

sadece vücut ağırlığı ile ya da kısıtlı ekipman ile ne derece yapılabilinir? amacım ileri seviye olmak değil plaj vücudu yapmak. ancak bir kas grubunu çalıştıramayıp da vücudun orantısız gelişmesini de istemiyorum. p90x'e baktım ve ege fitness'ın spartacus progrmaına bakıyorum. büyük ağırlıklar olmadan da olur mu? çünkü spor salonundayken vücut ağırlığı ile dips yapıyordum ve bir süre sonra ekstra ağırlık koymak gerekiyordu. vücut ağırlığı bir süre sonra yeterli gelmiyordu. evde ağırlıksız nasıl olacak? ancak ege fitness'ın yaptığı antrenmana baktım çocuk sadece vücut ağırlığı ile göğüs çalıştı kan ter içinde kaldı. yani kısacası ağırlık yerine set sayısını vs. arttırmak kasları büyütür mü?

kısacası evde nasıl spor yapabilirim?

bu arada p90x çok ağır dediler ben de beach body programını indirdim o da saçma bir esne programı galiba. yumruk falan atıyor adam aksldakşa :D p90x'in basit hali varmış onu mu yapsam?
0
black mamba
(07.06.20)
evde spor yapılır. kilo başına 1 gr protein alman yeterli . çalışma için çalışma istasyonları var. ben 3 yıl önce aldım. decathlondan aldım, demir dumbell ağırlıkları kullanıyor. 120 kg bench , kol, omuz,sırtta 60-80 kg takabiliyorsun.
0
x571
(07.06.20)
@x571 anladigim arkadasin sorusu eve spor alani kurmadan spor yapilabilir mi diye.

Soruya cevap; bir yere kadar. Yani şimdi sinav cekersin, hafif gelince ayaklar yatakta cekersin o hafif gelince ayaklar duvarda (amuda kalkmis halde) cekersin ama sonrasi icin aklima gelen bir şey yok.

Plaj vucudu dedigin ne bilmiyorum (senin plaj vucudu mantiginla benimkisi ayni olmayabilir :) ) ama yag orani az olmaksa, evet evde spor yaparak ve kalori takipli protein ağırlıklı beslenme ile yapabilirsiniz. Sikinti bunun otesini getirmek istersen o noktada zor, ya eve alet alman lazim ya da spor salonuna gitmen.

Yalniz aletsiz spor cok zor. En azindan dips yapacak yerin ve barfiks barinin olmasi lazim yoksa cok limitli. Bunlar varsa redditten bodyweight routine bakabilirsin.
0
logisticsmanager
(07.06.20)
amacım şu aslında. eylül ayına kadar aletsiz ya da 2 dambıl + barfiks demiri ile yapmak. eylülden sonra duruma göre ya salona giderim ya da eve alet alırım.

p90x ya da ege fitness'ın antrenmanında alet yok pek. özellikle ege fitness'ın spartacus dediği programa baktınız mı? www.youtube.com

sadece vücut ağırlığı ama adam nefes nefese kaldı. bu programı takip etsem eylüle kadar faydası olur mu? şu yüzden şüphe duyuyorum. salonda çalıştığım zamanlarda sürekli ağırlık arttırmak gerekiyordu. ege ağırlık arttırmadan nasıl devam ediyor anlamadım. yine p90x'te pek fazla ağırlık yok. omuz programına baktım 15 kiloluk dambıllarla çalışıyorlar. eğer bu şekilde olursa eylüle kadar yaparım.
0
🌸black mamba
(07.06.20)
2 tane dambılım var. Ağırlıklar değiştirilebilir şekilde 25 kg'lık bir set. Kas kütlesi artırarak kilo alma gibi bir amacım var. Benim de amacım fit bir görünüme sahip olmaktan ötesi değil ve şu ana kadar uyguladığım programla gözle görülür bir etki var. Yani oluyor. Tabii ki bununla birlikte beslenme programınızı da düzenlemeniz lazım.

İsterseniz mail adresinizi mesaj olarak gönderin, elimdeki programı göndereyim. Daha önce yine bu amaçla çalıştığım bir trainer tarafından hazırlanmıştı.

Kas kütlesi artırmak istiyorsanız protein miktarını daha fazla hesaplamalısınız ayrıca.
0
desdenova34
(07.06.20)
@black mamba her türlü evde spor yapılır yeterince disiplinli olursan. Bu karantina dönemleri başladığında evde ne yapacağız yandık falan derken evde spora öyle bir alıştım ki salonlar açılmış olsa bile gitme ihtiyacı hissetmiyorum en azından ortalık biraz düzelene kadar. Ege'nin yaptığı spartacus idmanlarını da takip edebilirsin gayet sonuç alınabilir. Ekipman almak istiyorsan da barfiks barı ve direnç bandı yeterli fazlası isteğine bağlı değişir
0
selfdestruct
(07.06.20)
P90 yap geç
0
shredd
(07.06.20)
(7)

Green card

black mamba
Bu olmadan Amerika'ya yerleşmek çok mu zor? Farklı alternatifler yok mu? Pekntakio etmiyorum ama liseden bazı arkadaşlarım gitmişti. Genelde yazılımcılar. Sözlükte okuyorum yazılımcıyım 3 defadır başvuruyorum diyor biri. Green card olmadan bir yazılımcı gidemez mi? İş bulduktan sonra şirket halletmi
Bu olmadan Amerika'ya yerleşmek çok mu zor? Farklı alternatifler yok mu? Pekntakio etmiyorum ama liseden bazı arkadaşlarım gitmişti. Genelde yazılımcılar. Sözlükte okuyorum yazılımcıyım 3 defadır başvuruyorum diyor biri. Green card olmadan bir yazılımcı gidemez mi? İş bulduktan sonra şirket halletmiyor mu bunları? Yine aynı şekilde youtubeta ABD ye göçen birçok yazılımcı röportajı gördüm. Hepsi green cardla gitmiş olamaz çünkü çok gençler ve neredeyse okul bittikten sonra 2 yıl içinde gitmişler.

Mobilim hatalar için kusura bakmayın.
0
black mamba
(07.06.20)
Şimdi benim kuzenim böyle Avrupa'ya gitti yazilimci olarak, sirket ayarladi vizeyi. Burada önemli olan sirketlerin politikasi. Misal benim calistigim yer global olarak politika geregi vize işlerine girmiyor.

Kısacası yapilabilir, yapan da var. Ama mezun olan duz adam gidemez. Yazilimciligin guzel tarafi kendini okurken de gelistirebilirsin. Ama misal ben tedarik zincirindeyim, kendimi gidip üretim planlama uzmani yapamam. Bu sebepten yazilimcinin erken gitmesi de normal.
0
logisticsmanager
(07.06.20)
Green card dediğiniz oturma izni, green card çekilişiyle çıkarsa iş bulmadan etmeden gidip yerleşebiliyorsunuz, sonra orada iş güç bakıyorsunuz.

Green card almanın tek yolu bu çekiliş değil. İş bulup çalışma izniyle gidip yanılmıyorsam 5-6 sene ABD'de yaşayıp çalışınca da green card almaya hak kazanıyorsunuz. Ya da ailenizden biri (ebeveyn, çocuk, kardeş, eş ya da nişanlı) vatandaş ya da green card sahibiyse onun üzerinden göçmenliğe başvuruyorsunuz, yine 5-6 yıl sonra green card alabiliyorsunuz.
0
kobuzchu kiz
(07.06.20)
Bu durumda yazılımcı olan bir insanın yıllarca bu kart çıkmıyor diye üzülmesi saçma değil mi? Gitmek isterse iş bulduktan sonra gider.
0
🌸black mamba
(07.06.20)
Ya o pek öyle değil. Türkiye'de her yer yazılımcı kaynıyor, ABD'nin nüfusu bizimkinin dört katı, yazılım sektörü daha büyük ve ileride, dolayısıyla orası da yazılımcı kaynıyor. Vizesiyle çalışma izniyle uğraşmayacağı, dil biliyor mu, iş kültürüne aşina mı diye düşünmeyeceği milyonlarca insan varken niye buradan yazılımcı ithal etsinler?

Tanıdığım yazılım, oyun vb sektöründe olan ve çekilişsiz giden herkes bir şekilde akademik olarak gitti ABD'ye, staja gitti, yüksek lisansa gitti, oradayken iş buldu.
0
kobuzchu kiz
(07.06.20)
İmkansız değil oradan iş bulup gitmek. Ama o kadar da kolay değil. Kobuzchu kiz haklı. ABD'de de işsizlik oranı oldukça yüksek. O yüzden Türkiye'den bir yazılımcıya sponsor olup o masraflara gireceğine kendi ülkesinde yaşayan ve çalışma izni olan adaylara yöneliyorlar. Zaten ilanlara bakarsan neredeyse tamamında çalışma izninizin olması gerekiyor diye şart düşerler. Çok spesifik bir konuda uzmanlığın yoksa, yani tabiri yerindeyse sıradan bir yazılımcıysan ABD'den bir şirketin sana sponsor olması için bir sebep yok.
0
himmet dayi
(07.06.20)
Amerika'da calisan arkadaslarim bile basvuruyorlar, cunku diger turlu sirkete baglisin ya da Trump'in gocmen yasalariyla ilgili soyleyecegi iki lafa bakiyorsun.
0
crown
(07.06.20)
Şöyle güzel bir akış diyagramı var, sanırım oldukça güncel.

www.topic.com

Örneğin normal bir çalışan için H-1B vizesi opsiyonu var; bunun için


1 - Sponsor bir şirket lazım
2 - Başvurular her sene Nisan ayının ilk haftasında yapılıyor, çıkarsa en erken Ekim'de çalışmaya başlayabiliyorsun, şirketin bu sırada seni beklemesi lazım
3 - Vizenin tutarı 750 Dolar ile 4000 Dolar arasında değişiyor, sponsorun bunu karşılaması lazım,
4 - Hepsinin üzerine bu kategori için 65.000 tane vize hakkı tanınmış ve yaklaşık 200.000 başvuran var; yani alma şansın yaklaşık %32 falan


Eğer hali hazırda bir Amerikan şirketinde (Örnek Google Türkiye) çalışıyorsan falan bir derece daha kolaylaşabiliyor ama o da inanılmaz basit bir süreç değil. Yani Amerika'da yaşamak isteyen insanların green card'a bel bağlaması, çıkmayınca üzülmesi falan çok normal.
0
salihdt
(07.06.20)
(9)

kitap onerisi

captainobvious
akliniza ilk gelen, muhakkak oku dediginiz kitaplarinizi bekliyorum.kitaba acim.
akliniza ilk gelen, muhakkak oku dediginiz kitaplarinizi bekliyorum.

kitaba acim.
0
captainobvious
(07.06.20)
Aklıma ilk gelen dediğin için. Popüler olmasına rağmen en sevdiğim kitaplardan birisi.
Albert camus yabancı
0
ruzgar1
(07.06.20)
Do androids dream of electric sheep
Dune
Childhood's end
Hemingway- for whom the bells toll
Stephen king-dark tower
0
logisticsmanager
(07.06.20)
Uluslarin düşüşü-daron acemoglu
0
karahan01
(07.06.20)
(bkz: middlemarch)
0
Bruce
(07.06.20)
Otostopçunun Galaksi Rehberi
Kaplan! Kaplan!
Vakıf serisi
Silo üçlemesi
0
kobuzchu kiz
(07.06.20)
Satranç
0
kaset
(07.06.20)
Günaydın. Tür belirtmiş olsaydınız daha iyi olurdu ama, ortaya karışık bir liste dökeyim ben de:

1- Albert Camus - Yabancı +1
2- Tüfek Mikrop ve Çelik (Yeterince bilimsel olmadığı konusunda bazı bilim çevrelerince eleştirilse de; ileri sürdüğü bakış açılarından dolayı okunması gereken bir kitap bence. Verdiği tarihi bilgiler de cabası).
3- Daron Acemoğlu - Ulusların Düşüşü +1 (Tüfek Mikrop ve Çelik'e adeta bir eleştiri niteliğinde yazılan bir kitap. Adeta fazla mı oldu acaba?)
4- Server Tanilli - Uygarlık Tarihi
5- Alaeddin Şenel - Kemirgenlerden Sömürgenlere İnsanlık Tarihi
6- Mustafa Kemal Atatürk - Nutuk (İlk sıraya koymayı unuttum maalesef)
7- Platon - Sokrates'in Savunması
8- Platon - Devlet
9- Stephen Hawking - Zamanın Kısa Tarihi
10- Carl Sagan - Cosmos
11- Niccolo Machiavelli - Prens (Hükümdar)
12- David Eagleman - Incognito
13- Şevket Süreyya Aydemir - Tek Adam
14- Şevket Süreyya Aydemir - İkinci Adam
15- George Orwell - 1984
16- George Orwell - Hayvan Çiftliği (Alegori sanatının en önemli kitaplarından birisidir aynı zamanda)
17- Friedrich Nietzsche - Böyle Buyurdu Zerdüşt
18- Oğuz Atay - Tutunamayanlar
19- Yusuf Atılgan - Aylak Adam
20- Nikolay Vasilyeviç Gogol - Palto
0
simderun
(07.06.20)
Nickimden de anlaşılacağı üzere, Kayıp Zamanın İzinde.
0
marcelprous7
(07.06.20)
Yenişehir'de Bir Öğle Vakti- Sevgi Soysal <3
0
gadjodilo
(07.06.20)
(9)

anne, babaların da ihmalkarlığı yok mu?

gelmeistemem
https://video.haber7.com/video-galeri/165388-esenyurtta-dehset-minibus-7-yasindaki-cocuga-boyle-carptiBen de araba kullanma fobisi var. Böyle bir olayın başıma gelmesindense kullanmam daha iyi. Burada da adamın yerine kendimi koydum. Çocuk eğilince fark etmemiş olamaz mı? Büyük arabada görme ihtimal
video.haber7.com

Ben de araba kullanma fobisi var. Böyle bir olayın başıma gelmesindense kullanmam daha iyi. Burada da adamın yerine kendimi koydum. Çocuk eğilince fark etmemiş olamaz mı? Büyük arabada görme ihtimali var mı? Anne, babanın çocuklarına sahip çıkması gerekmiyor mu? Adam kucağına almış, hastaneye de götürmüş. Ceza almasa da ömür boyu vicdan azabı. Çok üzücü bir olay.
0
gelmeistemem
(06.06.20)
Bu olayda yok bence. 6-7 saniyede olan olmuş. Anne baba ne yapabilirdi ki bu durumda?
0
gsgsgsgsgsgsgsgs
(06.06.20)
çocuk eğilmiş de adam daha dönmeden ayağa kalkmış zaten. önüne bakmadığı çok belli. şoförün ihmalkarlığı yani.
0
rose parks
(06.06.20)
zor bir durum. empati kurmaya çalışıyorum.

8 yaşında bir oğlum var. trafiğe açık bir asfaltın ortasına oturmanın tehlikesinin farkıda mı, değil mi bilemiyorum (tehlikenin farkında olduğunu düşünüyorum ama olmayabilir de). ama yürümeye başladığından beri, asfaltın ortasına gidip oturmasının mümkün olabileceği herhangi bir ortamda (saatte bir araba geçecek aşırı tenha, ama trafiğe açık yollar dahil) elini bile bırakmadım bugüne kadar. elini bırakmışsam bile kol mesafemden uzağa açılmasına izin vermedim.

velhasıl, evet bence ailenin de ihmali var.
0
kibritsuyu
(06.06.20)
ya burada minibüs sürücüsü hatalı diyemiyorum. çocuğu görmeyebilir. görse zaten manyak mı üzerinden geçsin... bir şeyin üzerinden geçtiğini bile çevredekilerin tepkisinden anlamıştır. çocuğun da aklı kesmemiştir, yola çıkıp oturuyor. annenin babanın da anlık sorumsuzluğudur, çocuğuna dikkat etmemiştir. bazen olacak olan oluyor...
0
anais
(06.06.20)
olayi gordugumde cok uzuldum ama sofore ben de kizamadim. ailenin yerine kendimi koyamiyorum bile mahvolur insan ama soforun de yolun ortasinda oturan bir cocugun olma ihtimalini ongoremeyecegi acik. buyuk konusmak gibi olmasin ama cocugu oyle bir ortamda bos birakmak konusunda ailede de ihmal var bence de. yine de belki birkac saniyelik bir bos bulunmaydi onu da bilemeyiz. her turlu korkunc bir sey kimsenin basina gelmesin.
0
in vino veritas
(06.06.20)
Böyle bir araç evi tasirken kullandim, malesef öyle etrafi gormek clio icindeki kadar kolay degil. Bir de tam sag on kolon tarafina denk geldiyse iyice kör nokta.
Malesef şoförün yerine koymak bile istemiyorum kendimi...
Merak ettigim acaba bu noktada otomatik fren sistemi devreye girer mi arabada olsa?
0
logisticsmanager
(06.06.20)
Ben de kibritsuyu gibi düşünüyorum. Anne, baba bazen çocuğa kapının önünden ayrılma diyor, kendi işine bakıyor. Çocuğun bilinçli olmasını beklemek yanlış. Haberlerde izledim, baba 'çocuğumu neden yerden almış, bıraksaydı orada' dedi, yanlış anlamadıysam. Bu seferde vicdansız şöfor diyeceklerdi. Allah kimseye yasatmasın ya, vicdanlı bir insan ceza almasa da bunu atlatamaz.
0
🌸gelmeistemem
(06.06.20)
@biseysorcaktim parayi verirsen var ama her arabada yok. 5-10 sene sonrasi yeni cikan aralarda başlangıç paketinde çıkmaya baslar.
Kimseye de zorla yeni araba aldırmayacagina göre.
0
logisticsmanager
(06.06.20)
net soforun hatasi! o arabayi kullanan vatandas onunde arkasinda saginda solunda olabilecekler konusunda tedbirli olacak bi zahmet, olayin oldugu mahallede yasiyorum ve minibusculer cogu yerde oldugu gibi berbat arac kullaniyo
0
alttaraf
(06.06.20)
(4)

Araba seçimi

Filinta61
Merhabalar,Daha önceleri clio ve polo kullandım. Her ikisi de 1.2 manüel ve benzinli araçlar idi. Şimdi 2019 veya 2020 model peugeot 208 gözüme hoş görünüyor. Bu aracı kullananların yorumu veya buna muadil olarak şuna da bakabilirsin diyebileceğiniz araçlar var midir? Küçüklüğü sorun değil iki kişi
Merhabalar,

Daha önceleri clio ve polo kullandım. Her ikisi de 1.2 manüel ve benzinli araçlar idi. Şimdi 2019 veya 2020 model peugeot 208 gözüme hoş görünüyor.
Bu aracı kullananların yorumu veya buna muadil olarak şuna da bakabilirsin diyebileceğiniz araçlar var midir?

Küçüklüğü sorun değil iki kişiyiz, hız ile ilgili bir tutkum yok. Sorun çıkarmaması önceliğim. Çok kilometre yapmıyorum. Şehir içi kullanım ve arada bir tatil , anadolu gezisi. Kapalı garajım yok. Bütçe 130 civarı zorlanır.
0
Filinta61
(06.06.20)
b yada c segment araclara bakabilirsiniz.

clio yada symbol den devam ederdim ben.
0
baldan kaymak
(06.06.20)
Yeni fiesta.
Yeni clio.
Eski hyundai i20.
Suzuki swift
0
logisticsmanager
(06.06.20)
Yeni kasa fabia
0
we miss freddie mercury
(06.06.20)
+luluki +1 ama;
Sorun cikarmamasi kismini gormemisim. Simdi uzun süre mi kullanacaksiniz? O zaman turbosuz toyota, turbosuz hyundai, turbosuz kia, turbosuz suzuki, turbosuz mazda. Bunlarda sikinti cikmaz, ciksa da ufak tefek olur ve hyundai/kia garantileri var gene.

Uzun süre kullanilan turbolu araclarda turbo eninde sonunda sikinti cikaracak.
Reliabilityindex bakarsaniz sikintisiz araba icin asya arabalarinin onerilir. Buralarda cok onerilen vag grubu araçlar hic de onerilmiyor sorun cikarmama acisindan.
0
logisticsmanager
(06.06.20)
(10)

Bulaşık makinesi marka önerisi

Semi
Elde bulaşık yıkamaktan bıkıp -evet yıl olmuş 2020, makine almaya karar verdik. 2-3 kişilik bir aileyiz. 1500 tlye kadar hangi marka tavsiye edersiniz?
Elde bulaşık yıkamaktan bıkıp -evet yıl olmuş 2020, makine almaya karar verdik. 2-3 kişilik bir aileyiz. 1500 tlye kadar hangi marka tavsiye edersiniz?
0
Semi
(06.06.20)
Fiyat olarak nerelerdeler bilmiyorum ama profilo kullanıyorum memnunum demeye geldim.
0
brnbrs
(06.06.20)
beko.
0
mikahakkinen
(06.06.20)
Sakin Vestel almayın da..
0
Sahikaa
(06.06.20)
arçelik iyidir.
0
since1907
(06.06.20)
Hangi marka olursa olsun. Kullanma amacınızı belirleyin. Bende bosch var 15 yıldır kullanıyorum. 5 programlı.
Ben 15 yıldır aynı programı kullanıyorum dolayısi ile diğer programlar için fazla para verdigimi anladım.

Şimdi makinem bozulsa, kullandığım programın olduğu en az programlı ve en basit makineyi alirim.

Beyaz eşya şans işi biraz. Çok para verip servisten kurtulamama gibi bir durum olabilecekken , en basit ve ucuzu alıp yıllarca kullanabilirsiniz. Veya tam tersi ucuz etin yahnisi durumu da oluşabilir.

Önceliğinize karar verip almaya giderseniz iyi olur , yoksa magazada hiç kullanmayacaginiz özellikte bir makine alıp çıkabilirsiniz. Bol şanslar.
0
Filinta61
(06.06.20)
Viral gibi olacak ama geçen hafta 23 yıl! kullandığımız Bosch marka bulaşık makinesine veda ettik. Yenisini bakıyoruz.
0
mekaniker
(06.06.20)
Tek onerim eski her cihazin daha dayanikli oldugu ve bunun yeni uretimler icin geçerli olmadigini unutmayin. Su saatten sonra kimse 15-20 yillik makine yapmaya calismiyor bile ki teknoloji o kadar hizli ki 10 sene sonra enerji sarfiyati sebebiyle bile degistirmek isteyebilirsiniz.

Her zaman yaziyorum; anakartli cihazlardan uzak durun wifi, Bluetooth, dokunmatik vs. Makineyi gorebilme sansiniz varsa gidin bakin. Servis agini ogrenin. Sizin icin onemli program var mi karar verin (hasssas, hızlı yikama, yorgan yıkama vs),enerji sarfiyati ve sesini de dusunun.

Marka bu saatten sonra cok da onemli değil artik bu fiyatlarda uc asagi bes yukarı ayni urun hepsi.
0
logisticsmanager
(06.06.20)
Oturduğun semtte makinasından memnun bir komşun varsa o markadan al. Markaların ne dediğinin bir önemi yok her semtin suyu farklı ,makinalar bazı semtlerin suyu ile baş edemiyor.
0
istanbullu zenci
(07.06.20)
Beko A++ 3 programlı aldık, İstanbul Bilişimden iyi bir fiyata. Umarım iyidir.
0
🌸Semi
(09.06.20)
anakartsız bulaşık makinesi yok artık. hatta genel olarak beyaz eşya yok. vestel hariç yerli üretim dışında hiçbir markaya bakma. ki en iyileri arçelik altus beko. bunları mağazada incele ihtiyaçlarına göre(raf dizilim şekli falan bi de üst raf alçalıyor yükseliyor gibi özellikler işte) hangisi en çok hoşuna giderse tespit et ve en ucuz nereden alabiliyorsan al. istersen mahallendeki kardeşler ticaretten al. kutusu kapalı ve sağlam olduğu sürece nereden aldığının bir önemi yok.
0
floydian
(09.06.20)
(3)

eve iş getirmemek için ne yapıyorsunuz

gizemli dede
işe yeni başladım. tatilde bile aklımda dönüyor o hafta. hiçbir şeye odaklanamıyorum. önerileriniz neler
işe yeni başladım. tatilde bile aklımda dönüyor o hafta. hiçbir şeye odaklanamıyorum. önerileriniz neler
0
gizemli dede
(06.06.20)
Ben bu konuda sikinti cekmiyorum yani aklimda is oluyor ama bunu sorun olarak gormuyorum cunku hem mudurlerim hem aldigim maas hem sirketin bana sundugu firsatlar beni motive ediyor ve isimi en iyi, daha iyi yapmami istetiyor.

Ama bundan önce calistigim yerlerde bu olmadigi icin ya stres düşüncesi olurdu (ulan yarin x var sabah sabah off diye) ya da olmazdi çünkü motive degildim.

Siz su an motive oldugunuzdan ve isinizi güzel yapmak istediginizden normal bence. Zamanla "amaan ben mi kurtaricam dünyayı" diyip rahatliyor insan.
0
logisticsmanager
(06.06.20)
işte yetişmeyen işlere evde devam etmemek için, işi işte halletmeye çalışıyorum. bence zaman planlamasını fena yapmıyorum (hem günü planlamak hem esneklik olarak). yine de yetişmeyen işler tabi ki oluyor, onları da ertesi güne bırakıyorum. çok nadir olarak evde devam ettiğim de oluyor ama.

evde iş yapmaktan değil de iş düşünmekten bahsediyorsan, akşam işten çıkıp da servise bindikten sonra iş düşünmüyorum. işi hayatımın merkezine koymuyorum. iş benim para kazanma aracım. mesai dışında iş konularıyla kafamı meşgul etmem. cevapsız sorularım olduğu zaman, aklıma geldikçe konuyu değiştirsem bile, stresli oluyorum ama, rüyalarıma giriyor veya uykum kaçıyor. ona çözüm bulamadım.

özet: rahat olmalısın, işi hayatının merkezine koymamalısın.
0
pati
(06.06.20)
Hataya açık ve daha iyisi yapılabilen bir işse eğer sürekli kafanda taşıman yeni başlayan biri olarak normal. Zamanla hangi işlerin çok da hayati olmadığını, hangilerinin ertesi güne, ertesi haftaya sarkıtılabileceğini öğreneceksin. Biraz zamana ihtiyacın var.
0
IncredibleMau
(06.06.20)
(11)

yurtdışında konut fiyatları çok pahalı değil mi?

avatar is back
yoksa bizde mi ucuz? alım gücüne göre kıyaslama yapıldığı zaman çok uçuk kaçık fiyatlar dolaşıyor. ingiltere abd japonya türkiye örneklerini birim üzerinden vermek gerekirse:abd'de maaş 2000 birim, ingilterede 1500 birim, japonya da 170bin birim, türkiye 2300 birim. bu maaşlara göre, mutfak masrafla
yoksa bizde mi ucuz? alım gücüne göre kıyaslama yapıldığı zaman çok uçuk kaçık fiyatlar dolaşıyor. ingiltere abd japonya türkiye örneklerini birim üzerinden vermek gerekirse:

abd'de maaş 2000 birim, ingilterede 1500 birim, japonya da 170bin birim, türkiye 2300 birim.

bu maaşlara göre, mutfak masraflarını kıyasladığımızda türkiye birim olarak 2-3 kat pahalı, araç fiyatlarında 8-10 kat pahalı, gezip eğlenme konusunda ortalama 3-4 kat pahalı.

ama ev konusunda birim olarak çok yakınlar. türkiye de ortalama ev fiyatları 300k (en büyük ve en küçük şehirleri saymazsak), abd'de 250-300k, ingiltere 250k (londra 600k ama diğerlerinin ortalamsına bakalım) birim, japonya 40 milyon birim.


japonyanın hali tamam %72'si dağlık bir ülke anlaşılıyor o. peki alım gücüne göre uk, abd ve pek bakmadım ama bilimum avrupa ülkeleri de böyle.

toprak mı pahalı? neden?

not : uç örnekler vermeyin, şu fiyata şurda şu ev bulunur aslında diye, ortalama belirttim hep.

not 2 : ev kalitesine de girmeyelim zira, türkiye'de de çok iyi işler çıkaran firmalarımız var.

aslında anlatmak istediğim şey şu çok rakamlarda boğulmamak lazım, dediğim ülkelerde temel ihtiyaç olan ulaşım, gıdaya ulaşmak katbekat kolayken konuta ulaşmak niye bizimle eşit zorlukta?
0
avatar is back
(05.06.20)
gelişmiş avrupa ülkeleri (örn. almanya) için konuşacak olursam, dikey büyüme ve ev bolluğu yok. münih, berlin gibi büyük şehirlerde bile her yer bizdeki gibi 50 katlı plaza, 10 katlı apartmanla dolu değil. devlet betonlaşmayı kısıtlıyor. dolayısıyla şehirlerin metrekaresi bizimkinden daha değerli.
0
sir gawain
(05.06.20)
hesabındaki sıkıntı hesabı asgari ücret üzerinden yapmış olman. tr'de asgari ücret ortalama ücrete göre çok yüksek. asgari yerine ortalama ücrete göre hesap yaparsan daha sağlıklı karşılaştırma yapabilirsin.
0
plutongezegendegilmi
(05.06.20)
londra'da yasayan birisi olarak soyleyebilecegim su, hem satilik hem kiralik olarak asiri talep var ama bu talebi karsilayabilecek konut yok. bu yuzden hem kiralar hem satis fiyatlari yuksek. ev gorme isi ornegin, Turkiye'deki gibi arayalim gormeye gidelim gibi olmuyor (genelde). Herkese ortak bi saat veriliyor gelen tutuyor. Ha soyle mi olsun boyle mi olsun, bi daha geliriz derken ev coktan gidiyor.

Peki neden talep cok ama ev yok? Yine Londra ozelinde, milyonlarca bos arsa, ev yapilacak yerler, yikilip yerine 10 katli 100 haneli bina yapilacak yerler var. Ama yaptirilmiyor. Sehir mumkun oldugunca korunmaya calisiyor, nufus asiri artsin, goc olsun istenmiyor.

Turkiye ile kiyaslamasini rakamsal olarak bilmem, ama sunu soyleyebilirim. Turkiye'de esim ve ben araliksiz 10 sene calisip ancak bi evin pesinatini biriktirebildik. Ev 1 milyon, pesinat 20bin, geri kalan 800u kredi cekersek 120 ay icin neredeyse geriye 1.5 milyon odeme yapiyoruz, hem de ayda 10bin liranin uzerinde.

Ingiltere'de birim bazinda ev pahali olsa bile, ev almaya tesvik eden devlet destekleri var, 20 birak 120 ayi, 240 ay icin odedigin faiz turkiye ile kiyaslanacak turden degil. Yani birimi belki pahali, ama almasi cok daha kolay
0
try again fail again fail better
(05.06.20)
Bir diger nokta yurt disinda ayda biriktirilebilen birim miktarin Turkiye'den daha yuksek olmasi ve kredi faizlerinin dusuklugu. Bunlar yurt disinda ev almayi kolaylastiriyor.

Ama diger yandan imar izni almak cok zor cunku dendigi gibi hukumet politikasi betonlasmayi kisitlama yonunde.
0
crown
(05.06.20)
abdyi dışarıda bırakıyorum. orada yapılaşma politikası farklı. avrupa için konuşursak toprak değerli gereksiz yapılaşmaya izin yok inşaat sektöründe rant yok. türkiyenin ekonomisinde en büyük pay inşaat sektöründe ve zaten hükümet bu sebepten sürekli ev kredilerini düşürüyor. tabi ki bunda kültürün etkisi de var. evi olmayana kız vermeme durumu halen devam ediyor. zaten olması gereken bu olmalı evler pahalı taşıtlar ucuz olmalı ancak bizde tam tersine dönmeye başladı b sınıfı sedan araçlar 500 bin bandına dayandı. evler de kredi vs. gibi değişkenlerle peynir ekmek gibi gidiyor. 150 bin nüfuslu bir ilçe de yaşıyorum o kadar çok ev yapıldı ki bir sürü boş apartman görüyorum.
0
mikahakkinen
(05.06.20)
Asgari ücret kaç kişi aliyor buna bakmak lazım ilk. Türkiye'de asgari ücretli calisan sayisi Avrupa'dan falan cok daha fazla.
Ikinci olarak; misal Türkiye'de hem insan gibi yasanacak hem de kariyer firsati olan 4-5 sehir var yok ama Avrupa'da öyle değil. Bu sebepten herkesin 2-3 şehire yigilmasi ve o şehirlerin de müteahhitlere peşkeş cekilmesi yok. Ya da burada sorulan o insanı üzen "Çankırı'da yaşanır mi" gibi sorular yok çünkü arasında 100km olan sehirlerde medeniye degismiyor, iki şehirde de normal insanlar yaşıyor.

Bu arada basit örnek; Fransa'da yeni yapilan evlerden alirsan misal 300bin euro, devlet totalde 40-50bin euroya kadar verginden dusuyor 6-9 yil arasinda, teşvik olarak.

Yani bu böyle düz mantik x asgari ucret, y fiyat = z ay denilebilecek bir sey değil.
0
logisticsmanager
(05.06.20)
Türkiye'de aagari ücretli çalışan sayısı yüzde 42,9, ingiltere'de 4,9, hollanda 3,3, romanya 4, portekiz 16,8.

hükümet inşaata bu kadar teşvik verdiği halde durum bu. otomobile niye teşvik gelmiyor? çünkü onu ihraç edebiliyorsun.
0
ya ben lan neyse
(05.06.20)
bence tam tersi ucuz. okan serbes'in videolarını izliyorum. çocuk 250 bin dolara havuzlu müstakil ev bakıyor. bir süredir almanya'daki ev ilanlarına bakıyorum 300 bin euroya güzel evler var.
0
black mamba
(05.06.20)
abd 250-300k dediğin ev ile türkiye 250-300k dediğin evlere bir daha bak istersen...
adamın 250-300k'ya aldığı eve sen burda milyonlar bayılırsın.
0
late viper
(05.06.20)
batinin temel ihtiyaclarda turkiye'ye kiyasla esit alim gucuyle hatta daha zor bir sekilde alinabilecek nadir urunlerinden biri evdir.

yemesi, icmesi, giyimi, arabasini almak kolaydir ama ev almak en az turkiye'deki kadar zordur.
0
baldur2
(07.06.20)
eli yuzu duzgun ulkelere "zengin gocmen" akini var ve emlak kara para aklamak icin guzel bir yontem. Buna zaten ekonomik olan sikintida olan ulkeler de goz yumuyor. Bu da emlak fiyatlarini ucuruyor. Olan da bu ulkelerde yasamaya calisan dar gelirliye oluyor.

Mutfak masraflarinda turkiye'nin cok pahali oldugunu dusunmuyorum (et haric), meyve ve sebzede bence hala yurtdisi ile karsilastirildiginda cok ucuz. Restaurantlar kazik, araclar ise sacmalik derecesinde pahali.

Dunyanin heryerinde dar gelirli, asgari ucretli calisan surunuyor ya bunun ulkesi yok.
0
cooperr
(07.06.20)
(9)

şu araba hakkında fikirleriniz

tenkc
2010 model 220.000 kmde dizel otomatik peugeot 308 1.6 araç buldum arkadaşlar. Arabalardan anlayan biri değilim, hasar kaydı, boyası vb. önemli bir işlem yok, temiz araç. tanıdık aracılığı ile bakacağım. Kullanan arkadaş var mıdır, sıkıntılıdır bulaşma, sağlamdır gözün kapalı al vs yorum yapabilir m
2010 model 220.000 kmde dizel otomatik peugeot 308 1.6 araç buldum arkadaşlar. Arabalardan anlayan biri değilim, hasar kaydı, boyası vb. önemli bir işlem yok, temiz araç. tanıdık aracılığı ile bakacağım.

Kullanan arkadaş var mıdır, sıkıntılıdır bulaşma, sağlamdır gözün kapalı al vs yorum yapabilir misiniz?

Fiyat:73.000 TL
0
tenkc
(04.06.20)
Hocam hem 220bin hem Peugeot eskilerden (yenileri daha iyi) hem otomatik hem dizel.
Gözü kapali al diyen olacagini sanmam. Bu fiyat araliginda otomatik araba sikinti malesef.
O kadar sikinti ki koskoca sahibindende 130bin km alti 75bin lira otomatik dizel arac iki sayfa var...
0
logisticsmanager
(04.06.20)
220 binde dizel. ben japon araçları ve bmw mercedes grubu dışında bu kmde dizel almam. ayrıca dizel otomatik arıza yaparsa cezası büyük olur.
0
mikahakkinen
(04.06.20)
hemen uzaklas o aractan
0
try again fail again fail better
(04.06.20)
açıkcası ben de sizler gibi düşündüm ama arabadan anlayan bir yakınım önerince bakayım dedim :/
0
🌸tenkc
(04.06.20)
o fiyata daha güzel pololar var ben polo alırdım. yaşı yüksek olmuş olurdu. kmsi az olurdu
0
kablelvuku
(04.06.20)
220.000 basli basina bi dert zaten yani kesinlikle bi sorun cikaracak, motor iyi bakilmissa baska bi tarafi eskimis olacak, ha belki yolda birakmaz ama servisi bol olur.

sonra dizel, iscilik ve parca maliyetin artacak

hem de otomatik, yani daha pahali parcalar

alinir mi, alinir? fiyati cok duses gelir alir bi sure biner satarsin ama fiyati da pek uygun degil sanki?
0
try again fail again fail better
(04.06.20)
pahalı değmez, 220k km az değil. sıra sıra dertler açabilir sana.
0
orpheus
(04.06.20)
Teşekkür ederim hepinize. Araba görüldü ve vazgeçildi. Aramaya devam :)
0
🌸tenkc
(05.06.20)
Yuksek kmli otomatik arac bakiyorsan japon bak. Honda/Toyota, belki Mazda.

Alman, Fransiz, Italyan, Amerikan bunlardan uzak durmak lazim.
0
cooperr
(05.06.20)
(14)

Yoneticilere sabır diliyorum

logisticsmanager
1-1.5 aydır yoneticiyim, vallaha zor iş. Insanlar çocuk gibi sürekli dert var, Operasyonel olayi gectim yaz tatili noel tatili, ise geri dönüş, o bunu yapti bu bunu yapmadi, bir tanesi 1 senedir calisiyo ama ilk gun anlattigim seyleri bile hala soruyo onay istiyor.Müdürler benden ekibi her hafta art
1-1.5 aydır yoneticiyim, vallaha zor iş. Insanlar çocuk gibi sürekli dert var,
Operasyonel olayi gectim yaz tatili noel tatili, ise geri dönüş, o bunu yapti bu bunu yapmadi, bir tanesi 1 senedir calisiyo ama ilk gun anlattigim seyleri bile hala soruyo onay istiyor.
Müdürler benden ekibi her hafta artacak sekilde haftada 1-2-3-4 diyerek artik ofise getirmemi soyledi. Bunu konuşurken insanlar başladı neden dönüyoruz ne gerek var vs diye. Bir kısmı dönmek istiyor bir kismi ne gerek var diyor.

Onlari da anliyorum ama firmayi da anliyorum. Calisanlari uzmeden yolunu bulmaya calisirken firmayi da korumak zor is. Her kelimeyi 10 kere dusunuyo insan.
Firma diyorki her yer acildi artik normallesmeye baslamak lazim, calisanlar diyor bazi firmalar sene sonuna kadar evdeymis biz niye degiliz.

Zamaninda yöneticilerimin arkasından cok laf demisimdir ama zor is, gözüktüğü kadar kolay degilmis. Yani en azindan iyi ve adil yönetici olmak, özellikle çalışanın deli gibi haklari olan ülkede hic degilmis.
0
logisticsmanager
(04.06.20)
çalışanın deli gibi hakları olan bir ülkede çalışıyorum.

şirket bana yarın ofise geleceksin dese hayır diyemem çünkü social distancing vs uyduktan ve başbakan da bunu söyledikten sonra sorgulamak bana düşmez. tek itirazım toplu taşıma kullanımı olabilir onu da pik saatleri es geçerek bir şekilde çözersin diyebilirler. ama bu durumda işe 11 da geliyorsan 20 de çıkman gerekir vs diyebilirler.

yönetici olmak zor zanaat ve bu adımları atmadan önce mutlaka hr business partner vs varsa onlarla konuş. ileride gelebilecek davaları önler ve kafanın rahat olmasını sağlar.

ama şu şirket çalışmıyor ben de çalışmayalım istiyorum geçerli bir argüman değil. yemez.
0
ozdek
(04.06.20)
öncelikle işinizde başarılar. sizi anlayamam, yönetici olmadım hiç ama "özellikle çalışanın deli gibi haklari olan ülkede hic degilmis" burada kastettiğiniz "deli gibi haklar nedir merak ettim gerçekten?
0
meiyisi
(04.06.20)
Yönetme noktasında zor olan insan yönetmek gerçekten. Ben bir ara kreşte miyim napıyorum diye düşünüyordum.

O benden bunu istedi, bu bana bunu dedi, istediğim işte yardımcı olmadı, az çalışıp çok kazanıyo, terfim gelmedi, zammım az geldi vs. Her işlerinde otur konuş bak. Bir de dış ekiplerden gelip benim ekibimdekilere atar yapan oluyor, onlara ayar ver ekibi koru. Yetmiyor, bu sefer ekipteki biri saçma bir mail atıyor, onu uyar. Firma koruma kısmında da şöyle oluyor: Mesela pandemi döneminde bizim şirket çok iyi davrandı. Gerçekten çok destek çıktılar bizi korumayı amaçladılar çok belli. Ama tüm bayramlarda da kalan zamanı bağlayıp izin yazdık. 1 haftalık iznimiz yandı. Şimdi benim ekip bunu dert etti, yazmasak, çalışsak vs. Orda firmayı koruyorsun mecburen.
Hep bir denge hali ve yoruyor insanı. 3 senedir bu durumdayım. Arada bi kanunları açıp davalara bakıyorum mesela, kimsenin hakkı yenmesin diye. Eğer adil olmaya çalışıyorsan işler çok karışabiliyor.
Arada küsüyorlar sana bir de o çok çılgın..

Neyse ama iyi performans gösterene sürpriz hediye gönderiyorum ben, x2 çalışmaya başlıyorlar bu sefer. Onu görmek sevindirici oluyor. Böyle böyle geçiyor zaman..

Çok garip bir iş, içimi dökme fırsatı oldu bu başlık bana resmen.
0
lcha
(04.06.20)
sizi iyi anlıyorum.

ekşi sözlük benzeri bir sözlük projem var.
orada bile yönetici olmak o kadar zor ki. herkes her şeyi kendisine en uygun şekilde istiyor. bir kişinin istediği olmayınca hemen adaletsiz olduğunuzdan dem vuruyor. biri birinden şikayet ederken kendisinin şikayet edilecek eylemlerinin farkına bile varmıyor.
0
işimdeyim gücümdeyim
(04.06.20)
yöneticilik, birinin mızmızlanmaları görmezden gelirken, arkadan konuşup şirkettekileri de isyana getirmemesini sağlayıp, şikayetlenilen durumu ortadan kaldırırken hem çalışana "sen ne istersen yaparım" mesajını vermeyip, hem de "elbette arkandayız" iletisini ortaya koyarak, motivasyon-şımarma-önemsememe dengesini korumak demek.

artık kafam yandı gördüğünüz gibi. sizi o kadar iyi anlıyorum ki :)
0
lovemyself
(04.06.20)
@ozdek bizde de maske takmak zorunlu degil ulkede ama firma;
Girişte derece olcuyorsun, ellerini jel ile temizliyorsun.
Herkese maske dagitildi, ofislerde klima kapatildi, 2mden yakin en azindan 1 ay boyunca yasak, sabah ve aksam masani silmen için set var vs. Toplu tasima kullanan yok herkeste araba var zaten. Olay neden geliyoruz degil de millet gitmiyo biz niye gidiyoruz.

@meiyisi örnek verirsem; bir çalışanın isi değişti çünkü eski isi artik yok gibi. Ama bu yeni iste başarısız oldu baya kötüydü yani. Neyse burnoutt dedi 1.5 ay calismadi. Sonra isten ayrılacağım ama ayrilma sebebim sizsiniz verdiğiniz is icin iyi eğitilmedim vs dedi ve fransa'da yasalar calisan tarafli. Firma dava acmasin diye anlasarak bitti. Ya da ben mudur olunca bir calisma arkadasim bu konu icin aciklama istedi calisan sendikasina gitti, onlar da hr ve müdürlerle sadece calisana "neden logistics mudur de baskasi degil vs" diye aciklama yaptilar. Gene baska bir calisa' burnout dedi ve isten tazminat ile ayrildi sebebi de onceden iki kisilermi tek kişiye dusmusler onun işi cok fazlaymis bu sebepten burnout olmus, haliyle firma dava ile ugrasmamak icin tazminat veriyor. Ya da bir dönem bu burnouttlar cikinca çalışan sendikasina gidildi, sendika sorusturma baslatti aylarca yok egitimler, anketler falan en az 4-5 ay müdürler bunla ugrasti. Bunlar kötü demiyorum ama bir müdürün isini zorlastiran şeyler.


@icha zamaninda yakin oldugum biri mudurum olunca bana "müdür hayati cok yalniz bir şey, önceden arkadaslarin simdi calisanin oluyor" demişti. Harbiden öyle. Ne kadar calistigim ofisin mudurlugu arkadaslik gibi olsa da her zaman bu durum var. Yani simdi calisana gidip 'haklisin lanet firma neden getiriyor bizi" diyemem yani ama calisan olsam tam tersini derdim belkide.
O hediye olayi var bizde sistemde, cok ciddi olaylarda puan veriyorsun sistemden hediye alabiliyorlar (bende su an kamera telefon falan alacak puan var) ya da sadece yaptiklari isi ovmek için yolluyorsun puan degil ama sistemde bütün herkes gorebiliyor.
Ya misal dün müdür dediki herkes su excele istedigi tatilleri girsin simulasyon yapicaz nedir nasildir bakicaz diye. Bir eleman da noel doneminz girmis ki noel donemini oturup konusuruz. Neyse baskasi bunu almis beni ve benim müdürüm koyup "bize HIC sormadi bile bile, nasil bunu alabilir" falan diye yardirmis cunku saniyormuski bunlar kesin onaylanmis tatil. Yani bize yazmadan arkadasina sorsa çözülecek ama nerde...
Ya da biri var tam ikiyüzlü; misal tatile gitsin sen backup yap. Donunce senin basladigin isi senin bitirmeni bekliyo. Ama o birine backup yapsin, donunce direkt veriyo isleri. Sikinti olunca "e sen dondun senin sorumlulugun" diyo :)
0
🌸logisticsmanager
(04.06.20)
Çalıştığım çokuluslu firmada senelerce uzmandım. Son birkaç senedir (basamak olarak 3-4 level birden yükselerek) yönetici oldum. Birkaç sıkıntılı durum haricinde yöneticilik işini iyi idare ettiğimi düşünüyorum. Bana bağlı takım arkadaşlarımın ve yöneticilerimin görüşü de bu yönde. Hatta yabancı yöneticim ilk senemin sonunda "Zorro, yöneticiliğe doğal bir yeteneğin varmış, beni pozitif olarak şaşırttın" demişti. Her kurumun kültürü ayrı, dolayısıyla benim örneğim size tam uymayabilir ama ne yapıyorum anlatayım.

Öncelikle ben de eleman olarak senelerce çalıştım. kendi yapmayacağım, kendime mantıklı gelmeyen bir şeyi şahsi olarak istemiyorum kimseden. Ama malum bir de "göklerden gelen bir güç vardır". Merkezi yönetim istemişse bunun çok da fazla tartışılacak bir durumu yok. Yöneticiler toplantısında zaten bunu konuşuyoruz, elemanlara "örneğin Corona sonrası işe dönme konusunda" ortak bir açıklama üzerinde fikir birliğine varıyoruz. İletişim bire bir olabilir ama verilen bilginin ve mesajın hep aynı olması lazım.
İkinci olarak kuralları koyup açıklamayı yaptıktan sonra çok özel bir durum yoksa durum üzerinde inatla tartışmak, pazarlık yapmak isteyen tipleri nazik ama kesin bir dille susturuyorum. Bunu TR'de yapmak daha kolay biliyorum ama Fransa'daki meslektaşım da aynı durumda. Dediğim gibi ortak kararlardan bahsediyoruz.
Üçüncü olarak çalışan bazen sendika ile ya da (yerse) dava açmakla tehdit ediyor. Burada çok dikkatli olmak lazım. Bu yolları her zaman kullanma yetkisi var ve saygı duyulacak bir şey. Eğer kararımız zaten burada uygulanan hukuka aykırı değilse kesinlikle pısmadan "hodri meydan" diyebilmek lazım. İlk burnout örneğinizde belki yapılması gereken ilk fonksiyon değişiminde tercihin çalışana verilmesiydi. Eğer zaten çalışan bu tercihi yapıp sonra nitelikleri uygun gelmemişse geçmiş olsun. Bundan sonrasını ben değil hukuk halleder. Ya da firma parasını öder, elemanı gönderir. Burada elemana tazminat ödemek / ödememek sizin şahsi başarı ya da başarısızlığınız değildir, sakın kendinizi o duyguya kaptırmayın. Hayat bu.
0
SiyamkedisiZorro
(04.06.20)
@xportant hocam neden bahsettiginizi anlamadim vallaha. Biriyle mi karistiriyorsunuz acaba çünkü is arkadaslarimdan emekliligi yaklasan yok (en az 20-25 yil), is arkadaslarimdan benim yaptigim isi yapmis hic kimse yok ne de ivir zivir is yapıyorum.Bana biriyle karistiriyorsunuz gibi geldi.
0
🌸logisticsmanager
(04.06.20)
İnsanın dünyaya bakışı değişiyor. Daha önceden eski yöneticilerim bana ne demek istemiş, ben onlara neler yapmışım, nerede iyi elemanmışım, nerede kötü elemanmışım hepsinde aydınlanma yaşadım yemin ederim ilk ayımda.

En zoru da, en yorgun ve yoğun döneminde bile yanına gelen her çalışana her zamanki gibi davranman gerektiği. O anda onun dünyası bambaşka ve senin en rahat olduğun günündeki gibi zannediyor seni.
0
burfak
(04.06.20)
@burfak katiliyorum. Allahtan cok iyi mentor gibi mudurlerim var da bana hep nerede nasil ne yapilir, neye dikkat edilir, hangi durumda nasil davranilir soyluyorlar hep.
Yani misal pandemi dönemi her yer kapaliyken biri izin almis haliyle izni evde gecirmis. Başkasının da izni varmis ama iznini tam en sona otelemis. Digeri diyorki ben otelemesini istemiyorum ben evde kullandim o niye kullanmiyo. Yani açıkçası su muhabbetler bana basit geliyor bilemiyorum ama tabiki o kadar sorun varken bunu basa aliyorsun vs...

Misal simdi gitmis başka departmanlara sormus ise donuyorlar mi diye onlar yok demiş, bana diyorlarki onlar donmuyo biz niye dönüyoruz. Haklilar ama en ust yonetimler bu kararlari veriyorken ben ancak arada elçiyim :)
0
🌸logisticsmanager
(04.06.20)
yoneticilik zor degil.Zorluk, buna karakter olarak uygun olmayanlarin yonetici yapilmasiyla ortaya cikiyor.Yoneticilik karakteri farkli bir olay.Isi bilmekle isi iyi yapmakla cok az ilgisi var
0
turkuaz
(04.06.20)
@turkuaz cok iyi yoneticiler gordum ve cok iyi yoneticilerim var ama islerine asla kolay demem. Hem calisani mutlu edip (ozellikle fransa'da cok zor) hem sirketi mutlu etmek kolay degil.
En basit ornegi; proje ertelendi ve normalde proje phase donemi tatil almıyorsun. Otelenince amerika "o doneem tatili olanlar otelesin" diyor ama kadin ailesiyle tatil planlamis. O an psikolojisi nasil denk geldiyse aglamaya başladı nasil yapicam edicem diye. Aha bunu yonetmesi gereken kişi yönetici ve ben bu ise kolay asla diyemem.

Bu arada bir is kolay olsaydi bu kadar para vermezlerdi :)
0
🌸logisticsmanager
(04.06.20)
@logisticsmanager, cok kolay demiyorum zorluklari elbette vard ancak gotunden ter aka aka santiye vs. ortamlarda beden gucuyle uc kurusa calisanlar varken yoneticilik zor demem.Yonetici oncelikle sirket kulturunun uygulayicisidir.Calisanlarin izinlerinin son dakikada degistirilmesi sirket kulturunde varsa maglesef elinden cok az sey gelir ancak bunun da careleri var.Kritik adamlarin izin planlamasini ona gore yapmak, disaridan birilerinin izin planlamasina karismamasini saglamak vb.
0
turkuaz
(05.06.20)
@turkuaz agree to disagree diyelim.
0
🌸logisticsmanager
(05.06.20)
(1)

fransız dizi

docrivers
la haine'nin dizisi var mı ? dizisi dediğim , the wire gibi bir şey çekti mi fransızlar hiç ?
la haine'nin dizisi var mı ? dizisi dediğim , the wire gibi bir şey çekti mi fransızlar hiç ?
0
docrivers
(03.06.20)
Engrenages var tam ayni olmasa da benzer.
0
logisticsmanager
(03.06.20)
(3)

Eski bir bilgisayar oyununu soruyorum.

joehigashi
Aslında oyunda değildi tam olarak bilgisayarı yeni aldığım günlerde sanırım bir marketten almıştım 1997 oyunu olabilir.Cd'de 1995-1996 yılında iskoç liginde ve premier ligte atılan güzel goller, premier lig takımlarının en iyi kadroları, futbolla ilgili soruların olduğu quiz kısmı gibi bölümler vard
Aslında oyunda değildi tam olarak bilgisayarı yeni aldığım günlerde sanırım bir marketten almıştım 1997 oyunu olabilir.

Cd'de 1995-1996 yılında iskoç liginde ve premier ligte atılan güzel goller, premier lig takımlarının en iyi kadroları, futbolla ilgili soruların olduğu quiz kısmı gibi bölümler vardı. Birde müzikleri çok hoştu.

Oyunun adı ultimate futbol diye aklımda kalmış ama google da hiçbir sonuca ulaşamadım. Yaşı yeten, oyunu hatırlayan, yetmese bile görmüşlüğü olan var mıdır ? Varsa ismi nedir bu oyunun ?
0
joehigashi
(03.06.20)
Sky sports football quiz the ultimate football challenge olabilir mi?
0
logisticsmanager
(03.06.20)
@logisticsmanager

Şimdi oyun görüntülerine baktımda bu değildi malesef
0
🌸joehigashi
(03.06.20)
Carling'in the ultimate football quiz book diye kitabo var onun cdli bir versiyonu olabilir mi peki?
0
logisticsmanager
(03.06.20)
(14)

sıfır km araba tavsiyesi (clio, i20, c3, micra, swift, yaris)

cemal okuryazar
140-145 bin tl bandında yarışan, aşağıdaki araçlardan hangisini önerirsiniz ve neden?yeni cliojoy 1.0 tce x-tronic 100 bg144.700swift1.2 gl at143.900yaris1.5 fun special multidrive s143.900c3shıne sx edıtıon 1.2 puretech 110 s&s eat6 tam otomatik148.000i201.4 mpı 4 ileri otomatik jump (benzinli)141.
140-145 bin tl bandında yarışan, aşağıdaki araçlardan hangisini önerirsiniz ve neden?

yeni clio
joy 1.0 tce x-tronic 100 bg
144.700

swift
1.2 gl at
143.900

yaris
1.5 fun special multidrive s
143.900

c3
shıne sx edıtıon 1.2 puretech 110 s&s eat6 tam otomatik
148.000

i20
1.4 mpı 4 ileri otomatik jump (benzinli)
141.930

micra
1.0 ıg-t 100 cvt tekna
142.500

150 bin üstüne çıkıldığında corsa, astra sedan, polo gibi alternatifler de versus'a dahil oluyor.

yeni corsa
1.2 benzinli at-8 100 hp
154.800

astra sedan
1.4 benzinli at-6 140 hp
156.800

polo
polo 1.0 tsı 95 ps comfortline dsg
151.700

yeni evli bir çiftiz, ilk arabamız olacak. ikimizin de kullanabilmesi için otomatik vites istiyoruz. yakında çocuk olunca da bizi maddi manevi zorlamayacak, ekonomik anlamda ağlatmayacak, uzun yıllar kullanabileceğimiz bir araba arıyoruz.

not: modelleri ve fiyatları websitelerinden aldım. aralarında otomatik vitesli olmayan ya da ciddi motor ve sistem farkı olan alternatifler olabilir, çok anlamıyorum vurun ama öldürmeyin.

-------------------
edit:

artılarıyla eksileriyle enine boyuna değerlendirdim, tercihimiz %90 yeni clio olacak gibi görünüyor.

tercih sebepleri güvenlik (euroncap puanları "güvenli" denen birçok rakibine göre şaşırtıcı derecede iyi), iç hacim ve bagaj hacmi, yakıt ekonomisi, modelin pazar payındaki yeri ve satış sonrası ağı oldu.

herkese öneri ve fikirleri için teşekkürler.
0
cemal okuryazar
(02.06.20)
Merhaba,

Bu listede yok ama Seat Ibiza öneririm.

IBIZA 1.0 EcoTSI 115 HP DSG S&S Style - 142.000 tl (Otomatik Benzinli)

Düz vites de olur dersen Seat Leon 151.500 tl

Listede olanlardan kesinlikle almayacaklarım:
Swift - Çünkü piyasası zayıf. Kolay satamazsın.
Clio - Çünkü Renault. Başka söze gerek yok.
0
himmet dayi
(02.06.20)
Hocam benzer durumda yurtdışında olan biri olarak;
Eger planiniz arabayi uzun süre tutmak ise ve Türkiye'deki milyonlar gibi 3 senede bir araba değiştirmeyecekseniz ikinci eli var mi yok mu kasmayin. Bir arabayi uzun sure kullanmak her zaman 3 senede bir yenilemekten ucuza gelecektir, yeterki bakimini yapin.

Bu dedikleriniz icinde, yurtdışı verilerinde dayanıklı ve güvenilir olarak geçen araclar suzuki swift, hyundai i20 ve toyota yaris. Burada mantik ya az ariza cikarmasi ya da cikan arizanin kolay/ucuz çözülmesi. Bunlari reliability index gibi sitelerden bakabilirsiniz.

Ama ic dizayni, bagaj vs dedin mi daha iyi tercihler var. Ama dedigim gibi amaciniz bir arabayi uzun süre tutmaksa benim arastirmalarima göre daha cok asya modellerine donmek lazim.
Bu arada kia rio da dusunebilirsiniz, Avrupa'da 7 yil garantili ama anladığım Türkiye'de 5 yil. Gene de uzun süre arabayi tutmak isteyen biri icin düşünülebilir.

Bir diger konu da swift ve yarisin bagajlari yetmeyebilir uzun süre kullanim icin. Sanki i20 ve rio bu açıdan daha iyi ve gene garantileri sayesinde güvenilir.

Motor ve otomatik konusunda yorumum yok cunku bahsettiginiz motorlar genelde burada yok.
0
logisticsmanager
(02.06.20)
vay babam vay, bu arabalar 150bin he mi? 2018 yazinda a180'imi 100bin'e iyi sattim diye dusunuyordum.

sifir araba ihtiyaciniz neden var bilmiyorum, tercih meselesi tabii. ama ayni araclarin 1-2 yasinda olanlari tahminim 10-20bin oynar. ben turkiye'ye geldigimde en son clio kiraladim, ic design e malzeme kalitesi biraz tirt, ama iyi gidiyor
0
try again fail again fail better
(02.06.20)
Çocuk gelecekse bagaj önemli. Bu araçlar memnun etmez. Gerçi yeni clio golften bile büyük bagajla geliyor ama şansınız varsa c sınıfına yönelin.
0
bahoho
(02.06.20)
hacı fiyatları görünce resmen çenem masaya düştü. hayretler içindeyim. 150 bin clio'ya vereceğime 4-5 yaşında taş gibi ikinci el araba alırım ben.
0
duster
(02.06.20)
+bu arada herkesin dediği gibi; sifir almak yerine ikinci el almak daha iyi. Yani Türkiye'de emin değilim çünkü fiyatlar sacmalamis halde ama Avrupa'da sifir araba ilk iki yilda ciddi deger kaybı yasiyor bu sebepten ben de 2018-2019 bakiyorum genelde.

Size tavsiyem, hem guvenilir olmasi acisindan, galeri vs degil direkt firmalarin kendi ikinci el ağından, hala garantisi devam eden bir kia, hyundai gibi markalara bakmaniz.hem rio hem i20 sizi bagaj olarak uzmez ve garantisi de kafanizin rahat olmasini sağlar.
Ya da toyoto corolla; bahsettiginiz fiyatlara dizel 2018 otomatik corolla buldum (bilmiyorum normal mi) ama toyota Corolla dünyada dayanikli denilince akla gelen ilk araba gibi bir sey acikcasi.
0
logisticsmanager
(02.06.20)
Çocuk olacaksa bagaj önemli aralarında en iyi bagaj astra sedanda. 1.4 turbo biraz fazla yakar ama sürüşü güzel. Diğer araçların bagajı ile arasında büyük fark var. Iç hacimde öyle. Ilk arabanız olacaksa ikinci el daha mantıklı sorun olsa için daha az yanar :).
0
Topalordek
(02.06.20)
astra sedan asla almazdım, 7-8 yıllık kasa. yeni corsayı tercih ederdim kesinlikle güncel güncel uzun süre binersiniz ya da ibiza.

sıfır şart değilse ikinci el astra k kasa, hatchback versiyonu yani 2017 -18 bulunabilir gibi temiz.
0
garavel
(02.06.20)
C3'te eat6 olduğunu bilmiyordum, eat6 varsa onu alın; yoksa Yaris alın çünkü onda cvt ve Toyota kalitesi var. Diğer yanıtların aksine o parayı verebilecekseniz sıfır almanızı ve oldukça uzun bir süre satmadan kullanmanızı öneriyorum.
0
grgn
(02.06.20)
Sıralamam Astra, Polo, c3 olurdu.
0
mutlu yillar sana
(02.06.20)
Hocam bu arabaları zamanında deliler gibi araştırmış, her deliğe girmiş sorup soruşturmuş, ekşi’deki tüm kullanıcı entry’lerini hatmetmiş, ustalarla görüşmüş, Facebook gruplarında sinsi sinsi insanlara araba sormuş biri olarak, Yaris diyorum. Neden? Hem ikinci el piyasası var, sağlam olduklarını bildikleri için bu arabaya yöneliyorlar, hem de arıza çıkarma ihtimali düşük arabalar.

Peki ben ne yaptım? C3 aldım... elimdeki para o kadardı çünkü... ( ikinci el )

Not: polo’yu araştırmamıştım param yetmediği için :)
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.06.20)
@kirmiziayakkabiligargamel yaris onun iki ufak kardesi.a
Aygo, yaris, auris, corolla.
0
logisticsmanager
(02.06.20)
@logistic evet haklısınız, ben hepsini birbirine kattım.

Benim araştırmalarıma göre Yaris en iyisiydi, onun abisi Auris’ti. Auris de güzeldi ama pahalıydı.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.06.20)
artılarıyla eksileriyle enine boyuna değerlendirdim, tercihimiz %90 yeni clio olacak gibi görünüyor.

tercih sebepleri güvenlik (euroncap puanları "güvenli" denen birçok rakibine göre şaşırtıcı derecede iyi), iç hacim ve bagaj hacmi, yakıt ekonomisi, modelin pazar payındaki yeri ve satış sonrası ağı oldu.

herkese öneri ve fikirleri için teşekkürler.
0
🌸cemal okuryazar
(08.06.20)
(4)

yeni tedbirler

in vino veritas
misal toplu tasimanin yari kapasite yolcu kabul etmesi, restoran cafelerde maskesiz insan kabul edilmemesi ve en az 1 masa bosluk birakilmasi, servislerde klima kullanilmamasi vs vs. gibi tedbirler sizce ne kadar sure devam eder? bir yerden sonra eeeh diyip herkes ne olursa olsun diyecek gibi geliyo
misal toplu tasimanin yari kapasite yolcu kabul etmesi, restoran cafelerde maskesiz insan kabul edilmemesi ve en az 1 masa bosluk birakilmasi, servislerde klima kullanilmamasi vs vs. gibi tedbirler sizce ne kadar sure devam eder? bir yerden sonra eeeh diyip herkes ne olursa olsun diyecek gibi geliyor bana ama kestiremiyorum da bi yandan. sizce nasil olur hayat bundan sonra?
0
in vino veritas
(31.05.20)
Asi bulunursa hepsi biter.
Bulunmazsa nereye kadar boyle gidecek? Aynı fiyata daha az kisiye servis yapmak, ayni ucrete daha az kisiyi tasimak gibi seyler ne kadar surdurulebilir? Kim karsilayacak masraflari?

Kisacasi asi bulunmazsa cok uzun surecegini sanmiyorum. Istanbul misal toplu tasimanin sikinti oldugu bir yer, bir de limit koyarsan insan sayisina kac saate insanlar eve gidecek?
0
logisticsmanager
(31.05.20)
@Negombo, yemek yenmedigi ve bir sey icilmedigi surece maskesiz oturulmayacakmis, oturanlari mekan calisanlari uyarmak durumunda kalacakmis. aciklama bu sekilde.
0
🌸in vino veritas
(31.05.20)
İsviçre mesela 6 haziranda tüm bu kısıtlamaları (mesafe, yarı yarıya yolcu vs) kaldırıyor. Orda yaklasik 3 haftadir restoranlar acilmisti. Bizde de muhtemelen bir iki ay böyle sürüp sonrasında kaldıracaklar.
0
fraise
(31.05.20)
Sürdürülebilir olması için bütün binaları yıkıp tekrar yapmak gerek bana kalırsa. Çünkü dikkat edilip eeh denilip denilmemesi bir tarafa, bazı yerlerde gerçekten mümkün de değil bu, alan büyüklüğünden ötürü.
0
encokbenisevinnolur
(01.06.20)
(2)

Gıda takviyesi

opitseri
Çok az spor yapan biri hangi gifs takviyelerini almalıdır. Protein karbonhidrat gibi. Markalarıyla birlikte söylerseniz on numara olur.
Çok az spor yapan biri hangi gifs takviyelerini almalıdır. Protein karbonhidrat gibi. Markalarıyla birlikte söylerseniz on numara olur.
0
opitseri
(31.05.20)
gifs takviyeleri nedir bilmiyorum ama başlığa bakarak diyebilirim ki biri çok az da spor yapsa çok fazla da yapsa takviye almasına gerek yok. düzgün beslenmek yeterli.
0
diffarentiationation
(31.05.20)
Az spor yapiyorsan "takviye"ye ihtiyacin yok.
0
logisticsmanager
(31.05.20)
(11)

alkol problemim var, galiba.

persona non gratayim ben
şimdi ben bir 10 senedir falan düzenli alkol kullanıyorum.düzenli derken gerçekten acayip düzenli. bundan bir 4-5 önce falan kendi kendime karar verip hiç içmediğim 6 aylık bir dönemi saymazsak bu son 10 senede içki içmediğim toplam gün sayısı 200'ü geçmemiştir herhalde. mevsime göre akşam 6-7 gibi
şimdi ben bir 10 senedir falan düzenli alkol kullanıyorum.

düzenli derken gerçekten acayip düzenli. bundan bir 4-5 önce falan kendi kendime karar verip hiç içmediğim 6 aylık bir dönemi saymazsak bu son 10 senede içki içmediğim toplam gün sayısı 200'ü geçmemiştir herhalde.

mevsime göre akşam 6-7 gibi başlayıp gece 12'ye kadar en az 2 bira, üstüne de en iyi ihtimalle 1.5 şişe şarap falan içiyorum. yapacak bir şey bulamazsam gece 12-1 gibi yemek yiyip yatıyorum, uykum gelmezse en fazla 3'e kadar devam ediyorum. hadi bugün az içeyim dediğim günlerde en az 5 bira içiyorum. öyle içip sapıtmak gibi huylarım da yok he, efendi gibi içip yatıyorum.

bazı geceler koltukta sızıyorum ama çok sık olmuyor. sızarsam 3-4 gibi uyanıp yerime yatıyorum. sabah 8 gibi kalkıp işe gidiyorum. 5-6 gibi çıkıp eve gelince aynı düzene devam.

şimdi bu virüs dalgasına ofisçek evden çalışıyoruz. sabah 8'de kalktıktan 5 saat sonra falan öğle yemeği ayağına kahvaltı yapıyorum, bir de gece 1 gibi yiyorum işte, aralarda anca bir tane elma/muz/armut falan gibi bir meyve yiyorum. geceden susuzluk olduğu için akşama kadar su içiyorum haliyle. henüz reflü falan olmadım. midem sağlam diyebilirim.

neyse, biraz içimi dökmek istedim. duyuruyu da soru diye açtım ama soru sormuyorum, bir şeyler sormak veya yorum yazmak isterseniz başım üstüne.
0
persona non gratayim ben
(31.05.20)
Yazık etme kendine, ciğerine yazık. iç ama arada bi iç, ayda yılda bir iç. Yuva kurmak istesen kimse yanaşmaz sana.
0
antihero
(31.05.20)
Kendi standartların dahilinde rutinini yaratmışsın, tercih olduğu müddetçe sorun yok korkma. Alkol problemi böyle bir şey değil. İçmediğin zaman sinirlerine hâkim olamıyor veya sağa sola sataşıp olay çıkarıyorsan o zaman alkol problem olduğunu düşünebilirsin ancak anlattıklarında her şey kontrol altında gibi.
0
vedatchilipeppers
(31.05.20)
Beynine ciğerine yazık azalt gözünü seveyim.
0
sckxyss
(31.05.20)
ben de benzer bir duyuru açacaktım ama vazgeçtim. koşullarımız ve hayatlarımız aynı değil belki ama ben de çok alkol tüketiyorum. belki de en büyük farkımız beni dizginleyen ailem. onları daha fazla üzmek istemiyorum. bu duyuruyu açtığına göre eminim senin de bir yanın bunun böyle olmasını istemiyor. yarından itibaren hayatı olduğu gibi yaşama taraftarıyım ve bu konuda çok kararlıyım. belki yardımım dokunabilir sana da. istediğin zaman özel mesaj atabilirsin
0
isimsiz uye
(31.05.20)
Hocam mutluysan kime ne açıkçası. Alkol ve sigara/puro zevki efsane bir olay. Ama ertesi günü sikintisi da var.

Bill burr var komedyen, o da 48-49 yasina kadar böyleydi ama cocugu olunca cocuguyla daha cok vakit gecirebilmek (kisacasi daha cok yasamak) icin birakti. En son 1 sene boyunca icmemisti. Ama sürekli alkolun o güzel tadindan bahseder durur.

Ben de donem donem iciyorum (1 sise bourbonun 1 hafta dayandigi donemler oldu) ama ne zaman alkole bagimli gibi oluyorum bir kac ay icmiyorum. Aynisi sigara icin de gecerli. Senede 3 paket falan iciyorum heralde.

Bu arada biraz spor katsaniz keske, her zaman iyidir vücut için. Alkol alsaniz da almasaniz da.
0
logisticsmanager
(31.05.20)
içmeyi tercih ediyorum, orası doğru ama, problem olduğunu düşündüğüm kısım rutinimden vazgeçememe korkusu galiba.

ne bileyim, misafirliğe gittiğimde veya akraba/aile ziyareti olduğunda falan içmediğim zamanlarda hiç aklıma gelmiyor mesela. ya da yemekten önce bira falan ikram edildiğinde 1 tane içip insan gibi 7'de akşam yemeği yiyince arkasını aramıyorum, zaten tok karnına içmeyi hiç sevmem, açken daha güzel oluyor.

tek başımayken akşamları vakit geçmeyecekmiş gibi geliyor.
0
🌸persona non gratayim ben
(31.05.20)
saglik problemi zaten ciddi seviyede olusmadan farkedebilecegin bir sey degil bircok durumda. yani midem falan saglam diye varsayimlarda bulunma.

ben senin durumunda olsam terapi tarzi bir destek alirdim.
0
hot potato
(31.05.20)
anlattığınıza göre alkol probleminiz yok. internette yazılanları/yorumları okuyup kendinize teşhis koymayın. alkolik insanlar sabah kalkıp bir şişe votka içiyorlar, öyle bir rutin. ben yılın her akşamı en az 4 bira + bazı geceler viski, gin, şarap canım ne çekerse içiyordum ama 1 sene önce, 1 günde bıcak sırtı gibi bıraktım. bırakmamda yardımcı etken spora başlamış olmamdı. bırakmak istedim çünkü gün içinde acayip halsiz yapıyordu beni veya şöyle anlatayım cep telefonunu geceden şarja bırakırsınız sabah %100 ile güne başlar, ben %60 ile başlıyordum. şimdi çok daha iyiyim, daha dinç ve güçlüyüm.

4-5 ay önce 3 bira + viski aldım. içtim ama tadını özlememişim. veya o kadar çok içmişim ki, beyin "ya aynı şey işte aq, ne içiyorsun" diyor. geçen yine bir viski alayım mı diye içimden geçirdim ama resmen içmiş gibi tadı/kafası beyimde canlandı ve anında vazgeçtim.

yukarıda yazılana katılıyorum, içki gerçekten güzel ama şartların da doğru olması lazım: paranız olacak, işiniz rayında gidiyor olacak yani ekstra bir efor sarfetmek zorunda kalmadığınız bir işiniz olacak, aileniz-ilişkileriniz problemsiz olacak, sağlığınız yerinde olacak ve iyi içki içeceksiniz. bunlardan biri bozuk olsun, insan zamanla teselliyi içkide aramaya başlıyor. içki teselli değil, ödül olmalı bence.
0
malheiros
(31.05.20)
ha yok, benim düzenim akşamcılık gibi işte. sabahları falan mümkün değil içmem.

ben de dediğim gibi işte 4-5 sene önce bir 6 aylığına hiç ağzıma sürmedim, bol bol salata, balık falan sağlıklı şeyler yemiştim. sonra aynen geri başladım maalesef.

şimdiye kadar işimi etkileyecek bir durum da olmadı açıkçası. sabah normal kalkıp işe gidip geliyorum rutin bir şekilde.

şu virüs olayı bitince sportif olaylara girsem iyi olacak evet.
0
🌸persona non gratayim ben
(31.05.20)
yaptığınız iyi bir şey değil. alkol zararlı bir madde. her gün içmek kesinlikle zararlı. seyreltin.
0
antikadimag
(31.05.20)
6 ay once tam kan tahlili yaptirmistim.

ast/alt/alp/ggt degerlerinden sadece ggt normal degerin ustunde cikmisti. doktora da soylemistim alkol kullandigimi ve etcil beslendigimi. ldl kolesterol da yuksekti sanirim.

akdeniz tipi diyete gecip alkolu azaltmami onermisti.
0
🌸persona non gratayim ben
(31.05.20)
(19)

öldükten sonra tüm soruların cevabını öğrenecek miyiz?

bugisme
ölümden sonra dünyadaki sıfır noktasından- mutlak kıyamete kadar, ya da en azından kendi doğumumuzdan ölümümüze kadar tüm soruların ve gizemlerin cevabını öğrenecek miyiz?Buna inanıyor musunuz?
ölümden sonra dünyadaki sıfır noktasından- mutlak kıyamete kadar, ya da en azından kendi doğumumuzdan ölümümüze kadar tüm soruların ve gizemlerin cevabını öğrenecek miyiz?

Buna inanıyor musunuz?
0
bugisme
(30.05.20)
Hayir. Sadece olecegiz.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
Sen bir damlasin, okyanusa karisacagin icin, sen artik ait oldugun yere okyanusa doneceksin. Okyanus olacaksin. Bu soru bu boyutta aklina geliyor. O boyutta gelmeyecek. Şoyle ki, anne rahminde de bi yerdeyim ama neredyim diyordun. Iste ciktin ve burdasin. Burada da neredeyim diyorsun ayni sekilde.
0
tunaktunaktun
(30.05.20)
İnanmıyorum. Öğrenmek bu dünyaya mahsus, en azından bildiğimiz anlamda.
0
vedatchilipeppers
(30.05.20)
bilemeyiz ama kurzgesagt kanalı geçenlerde andy weir'ın egg öyküsünü animasyon haline getirdi kafa açıcı olabilir :) türkçe altyazısı da var

youtu.be
0
freebird5406_2
(30.05.20)
bir yaratıcıya inanıyorum o yüzden evet
0
deranzo1
(30.05.20)
Nerde okumuştum hatırlamıyorum. Varsayım o ki, ölümden sonra bir uyanış olacaksa eğer evrenin fizik yasalarından koparak zamandan münezzeh bir formda uyanacağız. İzafiyet teorisiyle de destekliyordu bunu. Haliyle ne olacaksa ölümün hemen ardından, o anda olacak. Bana en çekici gelen fikir bu. Ben şahsen bu şekilde düşünmeyi seviyorum :)
0
IncredibleMau
(30.05.20)
Böyle bir şey olsun çok istiyorum ama inanıyor muyum bilemiyorum. İnanasım var. Lütfen olsun çünkü.
0
kedili bisiler
(31.05.20)
İnanılmaz istiyorum bunu. Ölümden sonrası hiçlik,yani dogmadan önceki bilinçsizlik olursa şayet bu baya hayal kırıklığı olur.Tabi o zaman hayal kırıklığını hissedecek bilinçte olmayacak ya. Ölünce uyanır insan gibi yaklaşımlar var, farklı bir boyuta geçme hali. Bu düşünceler bana baya yakın geliyor. Milyarlarca galaksi,yıldız,gezegen. Devasa bir evren. Sırrını açıklamazlarsa darılırım valla.

Beni bundan çok daha fazla heyecanlandıran evrenin sırrının hayatta olduğumuz zaman içinde çözülmesi.
0
ırene adler
(31.05.20)
aslında günlerdir hatta yıllardır bilinçaltımı kurcalayan hatta kemiren bir soruydu bu. Öyle bir soru ki buna herkes inanmak ister gibi geliyor. inanmak isteyince de iş yaratılışa inanmaya gidiyor. Tek bildiğim şey ben buna çok inanmak istediğim için inanıyorum ve beni hayatta tutan, yaşama tutunmama sebep olan düşünce.içimden en azından hep “ nasıl olsa cevaplarını er geç öğreneceksin, yaşamana bak, kısırlı zamanını mutlu geçir” derken buluyorum.
0
🌸bugisme
(31.05.20)
hayır, bunları sadece yaşarken kafanı kullanarak öğrenebilirsin, öbür tarafta bi şey yok.
0
chezidek
(31.05.20)
cocukken hep buna inanirdim. simdi ise olmasini cok istiyor fakat pek de inanamiyorum. sadece ölücez ve film bitecek gibi geliyor.
0
in vino veritas
(31.05.20)
niye öğrenmemiz gerekiyor ki? her şeyi de bilmeyiverelim. bazı şeyleri bilemeyecek olmanın verdiği bir rahatlık var bence. bilmek lanetlenmektir, cehalet mutluluktur diye boşuna dememişler.

başka türlü bakalım; "tüm soruların cevabını" öğrenmiş olma fikri seni ürkütmüyor mu? düşünsene, her şeyi biliyorsun ve bilecek bir şey yok. ortaya büyük bir "boşluk" çıkar bence insanın zihninde.
0
Bruce
(31.05.20)
Çok sevdiğim bi filozof şöyle der, here şeyi bilmek zorunda değiliz
0
olaylar olaylar
(31.05.20)
Kimse bilmiyor. Evet veya hayır diye bir cevabi yok. Evet veya hayır diyen varsa bunlar inançtır.
0
Sellim
(31.05.20)
Tanrı inancım var o yüzden evet. Olmasa dahi öğrenmek isterdim. Gerçi her şey bittikten sonra öğrenmenin ne anlamı olur bilmiyorum.
0
black holes in the sky
(31.05.20)
bir üst evren olmama ihtimali yok bence.
biz kimiz? neredeyiz? bilinç neden var? bir araya gelmiş bir yığın atom olarak bu soruya nasıl cevap veriyorum?

bu durumda yok olmayacağımı düşünüyorum.
yok olabilirim de ama bizi bilinçli olarak yaratan tanrının bizi yok etmeyeceğine, hesap gününe inanıyorum.

sanırım cennete gidenler tüm soruların cevaplarını öğrenecek.
0
işimdeyim gücümdeyim
(31.05.20)
Freebird +1 animasyon herseyi ozetlemis.
0
tunaktunaktun
(31.05.20)
Doğmadan önce nasıldın? Öldükten sonra da öyle olacaksın.
0
elitoangelito
(31.05.20)
Evet. Herşeyi öğreneceksin. Bazıları için iyi ki derken bazen de pişmanlık duyacaksın. Senin dışında gelişen olayları neden merak ediyorsun ki
0
opitseri
(31.05.20)
(16)

Hangi Avrupa ülkesinde yaşamak isterdiniz ?

garavel
Sb. Genelde malum almanya, hollanda, fransa veya belçika tercih ediliyor ekonomik sebeplerden dolayı, ispanya neredeyse hiç yok italya çok az, bir de iskandinav ülkeleri var. Siz nereyi seçerdiniz ve neden? Açıkcası iki ağır basan ülke almanya ve hollanda ama hollanda dil avantajından dolayı ( ingil
Sb. Genelde malum almanya, hollanda, fransa veya belçika tercih ediliyor ekonomik sebeplerden dolayı, ispanya neredeyse hiç yok italya çok az, bir de iskandinav ülkeleri var. Siz nereyi seçerdiniz ve neden? Açıkcası iki ağır basan ülke almanya ve hollanda ama hollanda dil avantajından dolayı ( ingilizcenin her yerde geçmesi ) ve daha canlı olması öne çıkıyor gibi. Sizce? Yaşayanlar varsa onların yorumlarını özellikle merak ediyorum .
0
garavel
(30.05.20)
Yasadigim icin diyorum; fransa güzel yer. Ozellikle paris ve civarinda yasamiyorsan.
Lyon isterim, bir kaç kere gittim. Çok ideal şehir. Rhone nehrinin etrafinda çok güzel oturabilecek, kosulabilecek yerler var. Havalimani güzel, ulaşım güzel, ne soğuk ne sicak. Cenevre yakini oldugundan is olanaklari da cok. Nufus da ideal (2m).

Onun dışında daha bir sürü var sehir de taniyacak kadar zaman gecirdigim cok fazla yok.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
çocukluğumdan beri yurtdışı hastasıyım ben. sadece ekonomik sebepler değil. kültürel merak, farklı kültürleri görme/tanıma isteği vs. de etkili. yaş ilerledikçe tabii ki ekonomi, ırkçılık, yaşam standardı vb. şeyleri daha çok dikkate almaya başlıyorsun. ben sanırım 12 yaşımdan beri alman & rus sapığıyım. almanya'da yaşamayı çok istiyorum. hâlâ okuduğum için önümüzdeki beş yıl adına pek ümidim yok ama 32-33 yaş veya sonrasında gitme şansım olur belki.

senin de söylediğin gibi çoğu kişi almanya-hollanda diyor. alternatif olarak hırvatistan'ı sunacağım. zaten kız arkadaşım hırvat olduğu için gtüme tekmeyi yemediğim sürece istemesem de oraya gitmem gerekecek o türkiye'de yaşamak istemediği için. orada da mutlu olurum diye düşünüyorum, balkan memleketlerini severim ve hem onun hem de osmanlı'nın (hehe) sayesinde kültüre de bayağı aşinayım sayılır. tabii yugonostaljik bir bey olmamın da payı var ama bunu ortalık yerde pek söylemiyorum, hırvatlar genelde sevmiyor. "olm yugoslavya'yı yine kuralım ama sırpları almayalım bu sefer" diyorum, gülmüyorlar. imkânım olsa, bugün yerleşebilecek olsak giderdim.
0
der meister
(30.05.20)
Kuzey İtalya'nın kırlarında gezenti bir hayat yaşamak güzel olurdu. Alpler ile Po Nehri arasında bir yerlerde köy köy dolaşıp şarap içer suya girerdim.
0
vedatchilipeppers
(30.05.20)
3 seneyi aşkın fransa geçmişim var, doktorayı burada yaptım. 3 sene türkiye'ye dönüp tübitak projesinde çalışıp geri geldim, şu anda da burada yaşıyorum.

kuzey avrupa'yı tercih etmezdim, hem maddi, hem de manevi açıdan soğuk geliyor. hava da soğuk, insanlar da soğukmuş gibi. saçma olabilir, neyse.

almanya'da çok fazla türk var, muhatap olmak istemiyorum pek. polonya, çekya, macaristan, ispanya, italya; bunlar da akademik imkanlar bakımında biraz fakirmiş ya, maaşlar nispeten düşükmüş.

isviçre'de yaşamak isterdim açıkçası. masraflar fazla ama maaşlar da güzel. belki kalıcı bir pozisyon bulmak için isviçre'yi zorlayabilirim; hiç olmadı fransa artık.
0
chezidek
(31.05.20)
@chezidek fransa’yı avantaj ve dezavantaj yönünden değerlendirebilir misiniz? Sevdiğiniz, sevmediğiniz/ en zorlandığınız yönleri vs.
0
🌸garavel
(31.05.20)
İtalya ama köy fantezim falan yok. Direkt Roma'da yaşamak isterdim. Ya da İspanya, Barselona olabilir. Sebebi iklim, kültür, yaşayış, dil...

Almanya'da ya da Fransa'da yaşamak pek çekici gelmedi şu ana kadar.
0
dissendium
(31.05.20)
@garavel; Fransa güzel bir ülke. Eger uluslararasi bir sektordeysen (misal komsum magazalarin ic dizayni isinde ama Fransızca bilmiyor ve calisacagi kisiler normal fransiz dukkan sahibi) fransizca bilme zorunlulugun yok ki cok ilan gordum fransizca aramayan, ben kendi iki isimi de fransizca konusmadan aldim zaten.

Irkcilik, milliyetcilik gibi şeyler yasamadim. Bir kere bir ermeni spor salonunda gelip "talat paşayi biliyor musun dedelerimi oldurmus" falan dedi. Bunun disinda daha fransa'da noluyo lan dedigim olay yasamadim. Cogu kisi oldukca nazik ve kibar hatta. Tabi ben mizac olarak Türk'e benzemiyorum, isim olarak da ispanyol cagristiriyorum o yüzden etkili olabilir.

Calisan haklari konusunda kimse ellerine su dokemez. 7 hafta tatil, normal calisana 35 saat (benim gibi müdürler sinirsiz saat), isten atilmak imkansiza yakin gibi, kisa sureli issizlik olsa bana %100 maas ve normal calisana da %80 maaş veriliyor. Sağlık sistemi maliyet acisindan iyi ama randevu vs turkiye gibi değil. Ama Türkiyede yer gok ozel hastane ve fransa gibi cebimden para cikmasin dersen turkiyede de beklersin devletten randevu için. Ama disci, goz doktoru vs gibi şeyler hepsi odeniyor (ek sigortan varsa %100 ki sirket veriyor bu sigortalari ya da sen kendin de alabilirsin).

En büyük sikinti bana göre belgeye dayali islemin coklugu. 25 yillik Türkiye hayatimdaki belgenin 10 kati belge edindim Fransa'da.

Devlet isleri sikintili ama eninde sonunda çözülüyor.

Almanya'da araba, teknoloji daha ucuz. Ama orada daha cok calisip daha az tatil yapiliyor o da var.

Fransa güzel ülke, hele akdeniz insaniysan bizlere daha uygun. Isvec'e norvec'e oranla buraları tercih ederim.
0
logisticsmanager
(31.05.20)
Bahsettiğiniz ülkeleri görmüş daha önce Almanya ve Fransa’da yaşamış ve Eylül ayı itibariyle Hollanda’ya yerleşecek birisi olarak ben de düşüncelerimi paylaşmak isterim.

Almanya: Fransa’da yaşarken hep özenirdim burada yaşayanlara. Alman şehirlerini gezmek, orada bulunmak çok iyi gelirdi. Biraz davulun sesi uzaktan hoş gelir hesabı Düsseldorf’a gelince anladım ki çok kalabalık olmamızın yol açtığı bazı onarılamaz sorunlar var. Türklerin çok olması kültürel olarak bir çok şey ulaşılabilir kılmakla birlikte başa çıkmanız gereken bir dolu önyargı ve ayrımcılık sorunlarını da beraberinde getirmiş. Kimse sizin hakkınızda bir şey merak etmiyor bu çok acı. Doğrudan bir olay deneyimlemesem de bir özgüvensizlik hissediyordum genel olarak. Ekonomik olarak çok rahat, marketler çok ucuz kiralar hariç ger şey ucuz. Hayat genel olarak çok rahat diyebilirim. Bir de Fransa ile kıyasladığımda daha az yeşil daha az temiz hava var idi. Bu tabii şehre göre değişir. Güney Almanya daha sempatik gelmiştir hep.

Fransa: 5 ay kaldım ve zor geçti. Dil büyük bir problem. Almanya’da Türkler ne ise burada da Kuzey Afrikalılar öyle. Kalabalık bir müslüman nüfusu söz konusu. Almanlara göre daha kibirli davranışlar gözlemlemiştim. Almanların daha rahat olduklarını düşünüyorum. En önemlisi sosyal hayat sahiden çok kötüydü. Saat 6’da her yer kapanıyor, sokaklar bomboş, panjurlar çekiliyor. Pazar günleri de aynı. Fransızca zor ve güzel bir dil. Genel olarak marketler vs ucuz olsa da kiralar aynı şekilde pahalı. Lyon tarafları güzel. Burada yaşayan Türklerin genel anlamda mutsuz olduklarını gözlemlemiştim.

İsviçre: Çok defa gidiş gelişlerle yaklaşık 2 ay geçirdim Zürih ve Bern’de. 20’ye yakın şehir gezmiş birisi olarak içimi bu kadar daraltan başka bir ülkede hiç bulunmadım. Hayat pahalılığı bir tarafa katı kurallar ve sürekli ceza yeme korkusu hayatı zorlaştırıyor. İnsanlarla yakın ilişkiler kurmak çok zor. Türk nüfus az değil ve önemli ölçüde bir Kürt diasporası var. Pkk terör örgütü olarak tanınmadığı için Kürtler sürekli eylem yapıyorlar. Gezmek için güzel ama asla yaşamak istemezdim.

Hollanda: 5-6 şehir gezmiştim daha önce. Ekonomik olarak Almanya’ya nispeten pahalı bir yer. İnsanlar çok mutlu görünüyorlar. Liberal politikaların ve bu politikaların genel tutarsızlığının çok fazla yaşandığı bir yer sanırım. Açıkçası orada yaşayacak olmaktan ötürü bazı çekincelerim var önyargı ayrımcılık noktasında. Fakat yine de mutluyum.
0
but that was just a dream
(31.05.20)
cok net soyluyorum, avrupa'da hollanda disinda bir yerde yasanmaz. hem dil, hem is imkanlari, hem genel olarak gelismislik hem de yabancilara bakis acisi acisindan hollanda'dan daha iyi olan bir yer yok. dogasi ve ekonomik sebepleri ile Isvicre de iyi ama Isvicre Almancasi disinda dil bilmezler. almani, fransizi italyani dahil isvicreli olmayan kimseyi sevmezler ve istemezler bunu da gayet belli ederler. evli, cocuklu ve 45+ yasinda degilsen sehirlerinde yapacak hic bir sosyal aktivite bulamazsin.

5 yil Hollanda 1,5 yil Isvicre'de yasadim. Almanya, Belcika, Italya Fransa hepsini gezdim. Iyiki hollandaya yerlesmisim diyorum.
0
crucio
(31.05.20)
@crucio hollanda’da hangi şehirdesiniz? açıkcası gönlüm amsterdam dışında sessiz sakin bir yer istiyor. arkadaşım 5 ay arnhem’de yaşadı ve öve öve bitiremiyor fotoğraflardan gördüğüm gerçekten muhteşem bir yer ama iş imkanları nasıldır bilemiyorum tabi.

@but that was just a dream dediğiniz durum gerçekten can sıkıcı, 3-3,5 milyonun üzerinde türk var ve artık sizi ezberlenmişler mutlak bir önyargı var ve belki yabancı gözü ile bile bakılmıyor. ama yine de yazınızdan anladığım en yaşanılabilir yer almanya gibi. merak ettğim, fransa’da hayat bitiyor demişsiniz belli bi saatten sonra almanya farklı mı ?
0
🌸garavel
(31.05.20)
Açıkçası Türklerin çok olmasından kaynaklı sorunları (ki bu durumun epey bir getirileri de var) bir kenara koyarsak ben Almanya tercih ederdim. Aslında geçen sene benzer bir tercih yapmak durumunda kalmış birisi olarak Almanya’yı seçmiştim fakat eşimin eğitim durumundan ötürü Hollanda’ya yerleşmek durumundayız şu an.

Şöyle söyleyim Fransa’da 130 binlik küçük bir şehirde yaşadım. Herhangi bir insanla konuşmadan geçirdiğim bir sürü gün olmuştur. 6-7 gibi tüm marketler, mağazalar kapanıyor sokaklarda da kimseler kalmıyordu. Benzer bir duruma Hollanda’nın Venlo şehrinde ve İsviçre’nin Zürih hariç bir çok şehrinde de rastladım. Paris’te de sokaklar hiç hareketli değildi 9-10 gibi saatlerde. Aksine Düsseldorf her saat hareketliydi. Sadece şehir merkezi değil kenar mahallerinde bile büyük süpermarketler gece 12’ye kadar açıktı ve sabaha kadar toplu taşıma vardı. Hala da öyledir diye düşünüyorum. Fakat Düsseldorf’un Almanya’nın en büyük şehirlerinden birisi olduğunu unutmamak lazım.
0
but that was just a dream
(31.05.20)
Budapeşte'ye aşığım. Gördüğüm şehirler arasında net en güzeliydi.
O yüzden Macaristan hayalimdir :(
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(31.05.20)
havadan para geldigi ve oturma izni vs gibi konseptlerin olmadigi bir utopyadan bahsetmiyorsak (yani budapeste falan...) ingiltere.

neden? cunku ingilizce biliyorum ve bu yuzden kulturel olarak gorece az izole olacagimi ve kariyer olanaklarimin gorece olarak genis olacagini dusunuyorum.

"sunlar bunlar tercih ediliyor, italya ispanya tercih edilmiyor" derken... kimsenin "tercih" ettigi yok ki. herkes gidebildigi yere gidiyor. ispanya italya zaten issizligin yuksek, ekonominin kotu oldugu yerler. bunun ustune dil bariyeri, calisma dilinin cogunlukla ingilizce olmamasi gibi seyleri ekle. haliyle turkiye'den birinin is bulup gitmesi zor.

onun haricinde avrupa'da yasamiyorum ve yasamayi dusunmuyorum zaten.
0
hot potato
(31.05.20)
"@chezidek fransa’yı avantaj ve dezavantaj yönünden değerlendirebilir misiniz? Sevdiğiniz, sevmediğiniz/ en zorlandığınız yönleri vs."

@garavel: bürokrasi/kağıt kürek işleri biraz bunaltıyor insanı, ama gerekli belgeleri toparlayınca işlemler sorunsuz halloluyor.

dil problemi yaşanabilir, ilk geldiğimde işleri ingilizce halletmeye çalışmıştım. o zamanlar öğrenci olduğum ve baştaki işlemler hep yabancıların yaptığı şeyler olunca ingilizceyle yırttık, eğer işyeri yabancı ağırlıklı bir şirket/üniversite/kurum ise ingilizce geçerli olur ama sağda solda milletle muhabbet etmek için temel düzeyde fransızca şart.

yaşanılan şehre göre yaşam kalitesi değişebiliyor. büyük ve tarihi şehirlerde mimari çok güzel. daha önce doğuda, almanya sınırına çok yakın ve tarihi önemi olan bir şehirdeydim. binaları incelemekten kendimi alamazdım. insanları güzeldi.

şu anda paris'in 30 km güneyinde bir şehirdeyim. aradaki fark o kadar açık ki. burası paris'teki yüksek kiralardan kaçmak için sonradan yapılmış bir şehir. paris istanbul'sa burası sakarya gibi bir yani. sosyal imkanlar biraz kısıtlı, ama trenle 45 dakikada paris'in göbeğine ulaşmak mümkün.

ben akademik ortamdayım, çalışma şartları çok güzel. haftalık 35 saat, 55 gün iznim var. izin süresine haftasonlarını dahil etmiyorlar, teknik olarak 77 gün oluyor yani. şirkette olsam da şartlar benzer olurdu herhalde. kuzenim de 15 senedir gıda mühendisi olarak fransa'da, onun demesine göre çok abuk bir şey yapmadığın sürece işten çıkarılma gibi bir durum söz konusu da olmuyormuş sanırım.

başka da aklıma bir şey gelmiyor. özellikle sormak istediğin bir şeyler olursa mesaj atarsın hocam.
0
chezidek
(31.05.20)
bence bu tarz ülkelerde sosyal yaşama girmek zor. türk olmamızdan dolayı bir ön yargı var. sosyal hayat benim için önemsiz, yaşam şartları daha önemli diye düşünüyorsanız. hollanda iyi seçim olur. ancak hafta içi her yer 6dan sonra kapanıyor, iskandinav yaşamına benzer sakin bir yaşam bizim gibi akdeniz insanına sıkıcı geliyor.(amsterdam hariç) kuzey fransa hoşuma gitmişti, kuzey italya da öyle. almanya da çok türk olması dezavantaj. hollanda da türk çok. beklentiye göre değişir.
0
mikahakkinen
(31.05.20)
İsvicre'de büyümüş ve İsviçre vatandaşı biri olarak gözüm kapalı İsviçre derim bu soruya. Diğer Avrupa ülkelerinde uzun uzadıya kalmadım hiç; tatillerde vs gittim ama benim için Avrupa ülkesinde yaşayacaksam o ülke İsviçre olur ve çoğu konuda diğer ülkelerden fersah fersah ilerdedir bence. Öyle ırkçılık, kimseyi sevmeme vs gibi durumlarla da bir kere bile karşılaşmadım; aksine fazla mozaik bir ulke. Ha düzeni, kuralları sonradan gelen insanlara zor geliyorsa bilemiyorum; aksine benim İsviçre'de en sevdiğim şey bu düzendir. Şu anda Türkiye'de bu konuda çok zorlanıyorum.

Bir de belki Londra; gittiğimde bayağı sevmiştim.
0
fraise
(31.05.20)
(5)

sizce sony-microsoft türkiye için farklı bi fiyatlandırma yapar mı?

floydian
yoksa "bize ne kardeşim tr piyasası bizi bağlamaz o kadar da" diye mi düşünürler? olay şu çünkü, tahminen çıktığında 8-10 bin arası bir fiyattan satılacak bu aletler ve o dönemde sıfırdan benzer belki daha iyi özelliklerde bir pc de 12 bin liraya falan kurulabilecek çoğu kişi pc'mi upgrade ederim ve
yoksa "bize ne kardeşim tr piyasası bizi bağlamaz o kadar da" diye mi düşünürler? olay şu çünkü, tahminen çıktığında 8-10 bin arası bir fiyattan satılacak bu aletler ve o dönemde sıfırdan benzer belki daha iyi özelliklerde bir pc de 12 bin liraya falan kurulabilecek çoğu kişi pc'mi upgrade ederim veya yeni pc kurarım falan diye düşünmez mi? belki ilk dönem olmaz ama daha sonra satışları arttırmak için yapmazlar mı bi şeyler?

#fakirtesellisi
0
floydian
(30.05.20)
yurtdışına gidip tatil yapıp gelince aynı fiyata denk gelecek. Kim niye alsın ki buradan :(
0
bahoho
(30.05.20)
microsoft kesin yapar diye düşünüyorum. son 1 senedir yeniden yapılandılar ülkede ve pazardaki sony gücünü kırmak için topla tüfekle savaşıyorlar. hele ki sony hiç rekabetçi bir fiyat açıklamazsa -ki onlar da pazardaki güçlerine güvenip tok satıcıyı oynuyorlar- sony'nin altında fiyatlandırma için çaba sarf edeceklerdir.

500 dolarlık aleti 3 bin liraya satmazlar tabii de, bi ayar çekiceklerini düşünüyorum. tabii o zamanki kur dalgalanmalarına da bakıcaklardır. bizim pazardaki yabancı teknolojik ürünler kurun yakında zamanda çıkabileceği seviyeleri de düşünüp ona göre fiyatlandırma yapıyorlar. örneğin ürün piyasaya çıktığında dolar 7 lira olursa 7,50'den bile hesaplayabilirler. ki sene içinde o seviyeye çıkarsa tekrar fiyat arttırmış olmasınlar.
0
Bruce
(30.05.20)
Yapamazlar, playstation 3 ve 4 ilk çıktığında zararına satıldı, yani cihazın satışından para kazanmak amaçlanmıyor zaten, devam eden süreçte maliyetler azalıyor. Yani türkiye'ye özel bir fiyatlama yapmaları çok.
İyi özelliklerde bir pc monitör hariç 1500 euro civarına mal oluyor gibi, biraz daha orta segmente inilirse de 1000 euro civarı olur. Neredeyse ps5 fiyatıyla aynı olur yani.
Türkiye güzel bir pazardı ama gelecekte pek güzel bir pazar olabileceği söylenemez, genel olarak yavaş yavaş tasarruf uygulamalarına geçecekler temel ihtiyaçlarını karşılama yoluna gidecekler, eğlence mobil cihazlardan karşılanacak daha çok, o kadar.

Daha kötüsü şu, fiyatlar çok yüksek olmak zorunda olunca, yani bugün 8000 liraya çıktığında bu cihaz alabilecek insan sayısı az olacak ve alabilenlerin büyük kısmı için 8k olması ile 10k olması arasında fark olmaz ise daha da pahalıya satmaları beklenebilir maalesef. Bu durumu ithal ürün satılan marketlerde görebilirsiniz daha çok, döviz kurundan dolayı erişilebilirliği düşen ürünlerin fiyatları fahiş seviyelere çekiliyor.
0
atom karincanin torunu
(30.05.20)
Türkiye'nin ps3/ps4 pazari nasıldı bilmiyorum ama ne sony ne microsoft'un Türkiye'den acayip bir talep öngörüsü oldugunu sanmiyorum.

Yani bana göre 8000 ile 10000 arasındaki farki kapatacak kadar bir satis olamaz malesef. Ben acik soyliyim; ailemin maaşini dusunursem ve kendimi universitede ps3 aldigim yasa dondurursem, ps5 alamazdim. Ben o donem 1-1.5 falan vermistim su an ps4lerin 4-5 oldugu bir ortam var. Benim gibi cok kisi olacagini dusunursek ne olursa olsun satislari düşecek ve artık pricing ve marketin ne tahminleyecek ona bagli. Eğer zararina satisin getirisi zararsiz satistan az olursa hic umursamayip basip gecerler.
0
logisticsmanager
(31.05.20)
Henüz fiyat açıklanmadan bu konular gereksiz. Ps3 500, ps4 400 dolar civarından çıkmıştı. Ps5 in de 500 dolar olacağı düşünülüyor, avrupa fiyatı ise 500 avro olur. Türkiye'de de %20 ötv, %20 gümrük vergisi ile 720 avro civarı olması lazım.

Gelelim ülkemize bölgesel fiyatlandırma olur mu? Microsoft yapar, Sony yapmaz, yaparsa büyük süpriz olur. Adamlar oyunlarda bütün dünyaya verdiği indirimi vermiyor Türkiye'ye :)
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(31.05.20)
(4)

linkedin

diffarentiationation
"you appeared in 9 searches this week" hangi aramalar oluyor? benim connect dediklerimin bana bakması mı yoksa onlardan bağımsız başka etkenlerden dolayı mı? kim arıyor beni?
"you appeared in 9 searches this week" hangi aramalar oluyor? benim connect dediklerimin bana bakması mı yoksa onlardan bağımsız başka etkenlerden dolayı mı? kim arıyor beni?
0
diffarentiationation
(30.05.20)
Diyorki misal ahmet nakliyat yazdi biri linkedine ve sen ciktin karsilarina. Direkt seni aradiklari anlamina gelmiyor.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
@logisticsmanager bunlar sadece arama sonucu beni görenler mi? profilime girip bakmamışlar mı?
0
🌸diffarentiationation
(30.05.20)
ik cı oturuyor bilgisayara, filtrele yapıyor. Mesela diyor ki 4 yıllık mezunu, ingilizce bilen, 3 yıllık bilmemne tecrübesi olan adayları göster. Sen de o listede varsan you appeared in 1 search oluyor. O listede 500 kişi olabilir, seni hiç görmemiş bile olabilirler. Umutlanacak bir durum yok, ama o sayı fazlaysa çalıştığın alanda ihtiyaç çoktur anlamına geliyor.
0
The_Lollok
(30.05.20)
Profiline girip bakarsq birisi, gizli baksa bile,sana bildirim geliyor. O yüzden hayır.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
(4)

İmar barışı olayı ne oldu? devam ediyor mu? bitti mi?

ayseee
İmar barışı olayı ne oldu? devam ediyor mu? bitti mi? ya da devam edecek mi?ve türkiye'de gerçekten işe yarıyor mu bu sistem yoksa para tuzağı mıydı?
İmar barışı olayı ne oldu? devam ediyor mu? bitti mi? ya da devam edecek mi?

ve türkiye'de gerçekten işe yarıyor mu bu sistem yoksa para tuzağı mıydı?
0
ayseee
(30.05.20)
Bitti, para tuzağıydı.
0
Mistyimage
(30.05.20)
bitti. para tuzağı değildi. millet neler neler dikti...
0
ozdek
(30.05.20)
Yasal olmayan bir olayin para ile yasal hale getirilmesi, tabiki para tuzagi degildi. Millet nerelere neler dikti de sirf bu olay sayesinde yasal oldu.
0
logisticsmanager
(30.05.20)
2019 içinde belli bir tarihe kadar devam edecekti. Para tatlı gelince 2019 sonuna kadar uzatıldı ve bitti. Millet neleri akladı neleri..
0
silah taciri
(30.05.20)
(6)

Araba hakkında bilgisi olan dostlar

cranium
Merhaba arkadaşlar, eniştem yurt dışında ve araba almayı düşünüyor.iki seçenekte kadar indirdi ; ben ne yazık ki pek anlamıyorum arabalardan, bilgisi olan varsa yardım ederseniz iyi mi kötü mü, neyi eksik neyi güzel , hangisini niye önerirsiniz söylerseniz çok sevinirim.https://www.autotrader.co.uk/
Merhaba arkadaşlar, eniştem yurt dışında ve araba almayı düşünüyor.iki seçenekte kadar indirdi ; ben ne yazık ki pek anlamıyorum arabalardan, bilgisi olan varsa yardım ederseniz iyi mi kötü mü, neyi eksik neyi güzel , hangisini niye önerirsiniz söylerseniz çok sevinirim.

www.autotrader.co.uk

www.autotrader.co.uk
0
cranium
(29.05.20)
öncelikle eğer tsi motor alacak 1.4 tsi alsın. benzin sorun olmadığı için sıkıntı olmaz heralde. a3 tfsi daha verimli bir araç golf daha f/p.

önerim golf 1.4tsi.
0
mikahakkinen
(29.05.20)
Bana da Doğuş otoda çalışmış arkadaşım 1.2 TSI'ların 1.4'e göre daha iyi olduğunu söylemişti. 1.2 daha yeni nesil olan motor.

Bu iksi arasında Audi daha güzel duruyor. Hem donanım bakımından daha iyi. Çelik jant, deri koltuk vs.
0
himmet dayi
(29.05.20)
ben de diyorum ki nesil mesil geç 1.4tsi çok verimli bi motor. dsg yeni nesil 2104 sonrası full arıza. ama 2014 öncesi sıkıntısız. önemli olan verimdir.
0
mikahakkinen
(29.05.20)
İki araçta güzel, renkten dolayı audi.
0
kanlakarisikyagmur
(29.05.20)
Avrupa'da olan ve su günlerde araç bakan birisi olarak;
Dsg sıkıntılı özellikle o yıllarda.
Arabalari tanidik birinden vs almiyorsa ben japon/asya arabalarinin onerildigini goruyorum. Özellikle alman ve boyle 7-8 yillik arabalar hic onerilmiyor.

Illa boyle eski, otomatik araba ve illa audi, wv diyorsa en azindan ilk sahibinden bulsun. Yoksa 3-4 sahip geçmiş arabaya avrupa'da binilmez. Servis vs pahaliya patlar.

Bu arada Türkiye'de alacaginiz cevap ile Avrupa'daki farkli. Araba hizli satilir mi vs diye takmasina gerek yok çünkü kimse deli gibi belli marka araba aramıyor. Avrupa'da kime sorsam wv grubundan uzak dur diyor, Türkiye'de kime sorsam wv grubu diyor. Ek olarak eski tip motor alacagi icin vergi vs sikintilari da olabilir.
Eski arac alacaksa etrafindaki servis agina baksin, ingilteredeki insanlarin yorumlarina baksin. Reddit'de cok iyi carsalesuk gibi subredditler var, onlar buradan daha iyi cevap verir.
0
logisticsmanager
(29.05.20)
Buna ek olarak; illa böyle araba alacaksa bari üreticinin ikinci el ağından alsin, onlar en azından önüne gelen arabayı satmiyor. Misal Hyundai garanti bitmisse 1 yil garanti, bitmemisse olan garantiye 1 yil ek, 100 nokta bakim ve imzali belge, 15 gun/1000 km iade, yolda kaldiginda yol yardim gibi seyler sunuyor onlardan alirsan.
0
logisticsmanager
(29.05.20)
(11)

corona bitti mi?

duyurukullanıcısı
turizm, cafeler, dolaşım vs açıkıyormuş. bitti mi şimdi corona? tedavi bulundu mu? hastalanırsak ölmek yok mu?
turizm, cafeler, dolaşım vs açıkıyormuş. bitti mi şimdi corona? tedavi bulundu mu? hastalanırsak ölmek yok mu?
0
duyurukullanıcısı
(28.05.20)
Bitmedi zaten hiçbir zaman bitmeyecek aşı harici,olması gereken yapılıyor şu anda geç bile kalındı
0
shredd
(28.05.20)
Sokaga cikma kisitlamalari, kapanmalar vs zaten corona yuzunden degil, saglik sistemi cokmesin diyeydi.
Demek ki rakamlar o yonde su anda, her yeri aciyorlar.

Siz isterseniz kendi onleminizi almaya devam edebilirsiniz elbette.
0
kuehles blondes
(28.05.20)
Yalnız bu tüm dünyada böyle; Türkiye'ye özgü bir şey degil. Corona bitmedi, bitmeyecek de. Kuehles blondes+1 diyorum.
0
fraise
(28.05.20)
Yüzde yüz etkili olan, "koronanın ilacı budur" diyebileceğimiz hiçbir ilaç yok.

Marttan beri aşı için öngörülen süre 12-18 ay.

Avrupa ve ABD'de vaka sayıları giderek azalıyor.

Hastaneler belki normal kapasitelerinin bile altında şu an insanlar hastaneye gitmeye korktuğu için.

Herhangi bir ülkenin ekonomisi aylarca her şeyi kapatmaya dayanamaz. Hizmet sektöründeki birçok insan aylardır iş yapamıyor maalesef. Virüsün iyi yönde mutasyon geçirip öldürücülüğünü azaltma ihtimali de göz önünde bulundurulduğunda açtılar her yeri. Sadece biz değil İtalya bile çok serbest şu an.
0
black holes in the sky
(28.05.20)
ülkeyi 14 gün full kapatamadıktan sonra zaten yasaklar bi süre filyasyon yoluyla ilk dalgayı atlatmaya yaradı. bundan sonra vaka artsa bile patlama yaşanmayacak ilk süreçteki gibi düşünüyorum. bir de ekonomi malum...
0
rayde
(28.05.20)
ülkeyi 14 gün bile kapatmak yetmiyor. hindistan komple ülkeyi 2 ay kapattı ama yine de bitiremedi.

üsteki arkadaşlarında dediği gibi aşı bulunmadan ya da kendisi gitmek istemediği sürece bitecek gibi de durmuyor.
0
belkider
(28.05.20)
Fransa ayni seyleri yapiyor 2 haziran itibariyle.
Ekonomik olarak bu böyle gitmez. Coronadan olmezsek ekonomik kriz sebebiyle milyonlar ölecek. Hadi ilk başta oldu ama nereye kadar? Asi demek 6 ay daha demek, hangi ülke hangi firma dayanacak?
Malesef virüs bitene kadar dayanilabilecek bir durum değil bu. O yüzden yavaş yavaş normale dönülmesi lazımdı.
0
logisticsmanager
(28.05.20)
artık hastanelerde tüm hasta olabilecekler için yatak var anlamına geliyor
0
kelepir
(28.05.20)
Sağlık sistemi çökmedigi sürece bu iş böyle yürümek zorunda. Hiç parasız kalmadınız sanırım?!
0
lion de la Turquie
(28.05.20)
Ne olsun isterdin kapansın mı her yer? +1 lion de la turquie
0
yeliz adeley
(28.05.20)
Bitmedi bitmez. Grip bu bitmez seneye covid 20
Aptal saptal yasaklar yüzünden iki ay kaybettik ülkece.
Ülkeyi komple kapatmak hiçbir zaman çözüm olmadı olmaz. Bir kişinin taziye yüzünden 158 kişiye bulaştırdığı bir virüs bu. İstersen 12 ay kapat. Sürü bağışıklığı tek çözüm
0
ikikerekac
(28.05.20)
(4)

Türkiye'de Yabancı Uyruklu Biriyle Evlilik

henrychinaski
İnternette araştırma yapıp hangi belgeler istendiğine ve sürece dair birkaç resmi bilgi bulabildim ama Türkiye'nin sikko bürokratik yapısına, o yarım yamalak resmi websitelerine zerre güvenmediğim için, son anda "aa sizin şu belgeniz eksikmiş." diye dumura uğrayacağımızdan neredeyse eminim.Yakın zam
İnternette araştırma yapıp hangi belgeler istendiğine ve sürece dair birkaç resmi bilgi bulabildim ama Türkiye'nin sikko bürokratik yapısına, o yarım yamalak resmi websitelerine zerre güvenmediğim için, son anda "aa sizin şu belgeniz eksikmiş." diye dumura uğrayacağımızdan neredeyse eminim.

Yakın zamanda kendisi, eşi, dostu yabancı bir kadınla Türkiye'de evlilik yapmış birileri varsa ne güzel olur. Var mı öyle birileri acaba?
0
henrychinaski
(28.05.20)
2017'de yaptim.
Çok net hatırlamıyorum ama en güzeli bagli olduğunuz ilçenin evlenme müdürlüğüne gidip sormaniz, biz oyle bilgi almıştık.
En uzun süren olay evlenme ehliyeti çünkü konsolosluktan alacaksiniz ve onun da kendi prosedürü var.
Onun dışında doğum belgesi ve kan tahlilleri falan var. Çok da belge yok aslinda, yurtdisindan gelmesi gereken iki belge; evlenme ehliyeti ve doğum belgesi, apostil halde.
0
logisticsmanager
(28.05.20)
Yengenin memleketine göre değişir. Biz konsolosluktan evlenme ehliyeti aldık. 6 hafta sürdü. Ülkeye göre değişiyor. İlçe nikah dairesi nişanlım biraz Türkçe bildiği için çevirmen istemedi. Evlenme ehliyeti hem Fransızca hem Türkçe suretli olduğu için onun da çevirisini istemedi. Kan tahlili istedi ama nikahlanamadan sınırlar kapandı puhaha. Açılmasını bekliyoruz şimdi. Bu arada bizden doğum belgesi de istemedi çünkü evlenme ehliyetinde onun bilgileri de vardı ama biz apostilli doğum belgemizi hazırda tutmuştuk. Kimlik veya pasaport fotokopisi söylemiyorum bile zaten. Bence bu iş nikahın kıyılacağı ilçeye göre değişiyor. Karşıyaka evlenme dairesinin sitesinde birkaç farklı nane vardı mesela. Siz nikahın kıyılacağı ilçe nik. d. arayıp bilgi alın.
0
le jeune turc
(28.05.20)
merhaba, youtube da "enes ve ika" kanalindaki arkadaslarin bu surecleri detayli anlattiklari bir videosu vardi.
0
The_Lollok
(28.05.20)
The_Lollok
(28.05.20)
(7)

700-1000 TL arası yazlık erkek parfümü

hede hodo
35 yaşındayım. Hadi güzel bir parfüm aldırın bana :)
35 yaşındayım. Hadi güzel bir parfüm aldırın bana :)
0
hede hodo
(28.05.20)
Ben 500 lira civarında çok beğendiğim bir parfüm önerecektim ama size uymuyor sanırım :)
0
vedatchilipeppers
(28.05.20)
Ne için;
Ofis
Aksam disarida
Ya da günlük

Ek olarak belli bir tarziniz var mi floral, baharat ya da aqua vs gibi?

Illa pahaliysa;
Hermes eau tres fraîche
Chanel edition blanche
Acqua di palma fico amalfi (fiyatindan emin degilim)
Turkiye'de nedense kadin parfumu demişler ama hermes rhubarbe, cok guzel koku ama performans...
Mugler cologne.
Acqua di gio absolu
Bleu de chanel
Hermes un jardin sur le nil
Lalique encre noire sport
Invictus
0
logisticsmanager
(28.05.20)
Yurtdışından bir arkadaşım Tom Ford Noir Extreme getirmişti. Her kullandığımda güzel yorumlar aldım. Meyvemsi ve hafif baharatlı hoş bir kokusu var.
0
ex animo
(28.05.20)
baldur2
(28.05.20)
Hermes - Un Jardin En Mediterranee
Acqua di Parma - Colonia Intensa, Fico di Amalfi
Histoires de Parfums - 1828

Az daha yukarısı:

Armani - Figuier Eden

Ekonomik gibi olanı:

Bentley - Azure
0
dur cemil yapma
(28.05.20)
@ex animo o yazin adam oldurur, kış kokusu hocam o.
0
logisticsmanager
(28.05.20)
@logisticsmanager
valla gunluk kullanim diyelim hocam. santiyenin gobegindeyiz zaten :)
bana kendimi iyi hissetirecek koku ariyorum acikcasi.
su an hali hazirda tom ford ombre lether kullaniyorum. biraz agir kaciyor gibi artik.
0
🌸hede hodo
(28.05.20)
(14)

Çamaşır makinesi alacağız ne alalım?

golgi aygıtı
merhabalar, anne evine çamaşır makinesi alacağız fakat ne model bilgimiz var ne de özellik. en son çamaşır makinesini 27 sene önce almıştık çatır çatır çalışıyordu ama son 1 aydır arada tekler oldu. en son geçen gün sigortaları attırınca artık yeni bir makine almanın zamanı geldi dedik.eski makinemi
merhabalar, anne evine çamaşır makinesi alacağız fakat ne model bilgimiz var ne de özellik. en son çamaşır makinesini 27 sene önce almıştık çatır çatır çalışıyordu ama son 1 aydır arada tekler oldu. en son geçen gün sigortaları attırınca artık yeni bir makine almanın zamanı geldi dedik.

eski makinemiz arçelikti. yenisinde regal, vestel gibi markalardan uzak duracağız sanırım araştırdığım kadarıyla önerilmiyorlar. en azından 10-20 sene gidecek bir makine olsa çok güzel olur. devir olayını pek anlamıyorum ama annem tizi biri temiz yıkasın ister makine, yeri geldiğinde yorgan atar yeri geldiğinde uyku seti atar içine. sanırım en az 9 kilo falan yıkamalı bu nedenle. kurutma özelliği olmasına gerek yok ama 500-600 lira fark ediyorsa kurutma özelliği de ekleyebiliriz.

bütçe: gönül ister ki maks 2.5e güzelini bulalım ama zor galiba. en fazla 3.5'a çıkabiliriz sanırım.

allahını seven üstüme link atsın.
0
golgi aygıtı
(27.05.20)
Samsung WW90J5475FX A+++ 9KG
0
aids rakun
(27.05.20)
@rakun sizin modelle bunun arasında ne fark var?
www.hepsiburada.com

sizinki: www.hepsiburada.com

renk dışında tabi
0
🌸golgi aygıtı
(27.05.20)
siemens WM06B061TR var bizde 3 yıldır çok memnunuz. çok güzel temizliyor.
0
theseachange
(27.05.20)
Siemens'in aynı özelliklerinde Profilo alabilirsin.

Fiyat olarak Siemens > Bosch > Profilo şeklindedir. Ancak bu üç marka birbirinin aynısı. Hiçbir kalite farkı yok. Aynı üretim bandında aynı malzemeler ile üretiliyorlar. Profilo en hesaplısı.
0
himmet dayi
(27.05.20)
siemens var evde. ama beko öneririm.
0
mikahakkinen
(27.05.20)
Soruya cevap değil ama 10-20 sen gidecek makine zor artık, onlar eskidendi. O bozulan makineniz işte öyleydi, gerçek Arçelik. Şimdikiler taş çatlasa 8-10 sene dayanır.
0
allahkitapwesli
(27.05.20)
Beko kullaniyoruz ben ve arkadaslarim yillardir, memnunuz. (Yurtdisindayiz, beko satiliyo burda cok)
0
kuehles blondes
(27.05.20)
Samsung almayin
0
m orak
(27.05.20)
LG aldım geçtiğimiz yaz 2.000 liraya.

Baya sağlam, tavsiye ederim.
0
aynabugusu
(27.05.20)
Hotpoint Ariston almistim bi 5 yil falan oluyordur hala canavar gibi calisiyor gram gurultu yok.
0
msb
(27.05.20)
Kasım ayinda aldim makine ve almadan da çok arastirdim.
Bir kere bunun pek bir markasi yok, electrolux alan arkadasim var 3. Senesinde ariza yapmis misal.

Tavsiyem bir kac kriter belirleyin;
Kg, enerji sarfiyati, dakika gostersin mi, kurutma olsun mu, kisa program/hassas program/yorgan yikama gibi programlar olsun mu, tuslar dokunmatik mi yoksa normal tus mu, kac db ses cikiyo vs diye bakin.
Marka kisminda onemli olan servis, ülkeye gore değişiyor bu o yüzden internette falan bakın.

Bu arada marka degil model onemli. Bir firmanin x modeli iyi ise y modeli de iyi olacak diye bir kaide yok. Onun tasarımında bir hata vardir ariza cikariyordur misal. Var böyle olaylar.

Bu arada bir tavsiyem de kesinlikle ürünü gidip bir mağazada gormeniz. Boyle cok beyaz esya eledik, tuslari dandik geldi, o dönen yer cok dandik plastikti, kapisi kötüydü vs derken cok eledik. Her ürünü elleye elleye aldik.

Bu arada siemens, bosch, profilo ayni ürünler demek de garip olmuş. Oyle bir yazilmis ki sanki uzerine marka yazip geçiyor yüz milyar euroluk firma bunu da kimse anlamiyor. Tabiki Türkiye'de uretilen urunlerde seat ibiza/wv polo benzerligi olabilir ama icindeki raflar ayni mi, disindaki lcd ayni mi, kompresör ayni mi vs diye gider.

Ürünlerin menseisine bakarak avrupada mi Türkiye'de mi üretildiğinden bakabilirsiniz. Bu fransa'da cok önemli çünkü insanlar avrupa dışında uretilmis urunleri sevmiyorlar, en basiti Türkiye'de üretilen renaultlara bile laf atiyorlar. Misal hemen baktim bir siemens Darty uzerinden; almanya, polonya, cin ve Türkiye üretim var. Demek ki en iyi ihtimal 4 farkli hattan gidiyor kısacası bütün siemens grubu kaliteli demek olmaz.
0
logisticsmanager
(27.05.20)
Bu arada artık 20 sene dayanacak araba bile yapmiyorlar, bırakın beyaz esya.
Teknoloji o kadar hizli ki su an odediginiz elektrik faturasini belki yariya dusurecek teknoloji bile olabilir 10 seneye. Bu sebepten 6-7 bile sikintisiz ciksa güzel yani.

Tahminen zamani geldiginde tamir etmek yenisini almaktan daha pahalı olacaktır.
0
logisticsmanager
(27.05.20)
Profilo tabii ki
0
Mistyimage
(28.05.20)
@logisticsmanager

hocam Siemens Bosch ve Profilo aynı fabrikada üretiliyor (BSH) bilmem bunu biliyor musun.

Temel olarak aslında dediğin doğru. Sadece logosu değişiyor denilebilir. Elbette tasarım farkları var. Ama onun dışında üretilirken kullanılan malzemelerin çoğu ortak. Ortak olmayanların da kalitesi birebir aynı. Aynı segment ürünlerden bahsediyorum tabii ki.

Vestel/Regal gibi bir ayrım yok mesela bu markalar arasında. Aradaki fiyat farkı marka değeri ile ilgili.
0
himmet dayi
(28.05.20)
(4)

Covid-19 Yüzünden Alınan Uçak Biletini Ne Yapmalıyım

leftsidehitter
selamlar,bu yaz evleneceğim için önceden yurt dışı bileti almıştık fakat şu an thy'nin sunduğu imkanların hangisini değerlendirmek daha mantıklı olur bilemiyoruz. seyahat muhtemelen seneye yaza kalacak. bu durumda;- iade mi daha mantıklı olur? (toplam 4000 liralık biletler)- ücretsiz açığa almak mı?
selamlar,
bu yaz evleneceğim için önceden yurt dışı bileti almıştık fakat şu an thy'nin sunduğu imkanların hangisini değerlendirmek daha mantıklı olur bilemiyoruz. seyahat muhtemelen seneye yaza kalacak. bu durumda;

- iade mi daha mantıklı olur? (toplam 4000 liralık biletler)
- ücretsiz açığa almak mı?
- seyahat çeki mi? (%15 daha değerli olacağı belirtilmiş)

seneye gerçekleştirmek istediğimiz için açığa almak istiyoruz fakat astarı yüzünden pahalıya gelir mi hiçbir fikrimiz yok. sanırım seneye geçerli olacak biletler ile aradaki farkı ödemek zorundayız. fakat bu iade alıp tekrar satın almak ile nasıl karşılaştırılır bilemiyorum.

deneyimi olan varsa paylaşırsa sevinirim.
0
leftsidehitter
(27.05.20)
kesintisiz iade alabiliyorsan açığa almanın mantığı ne ki?
belki bir sene sonra başka bir havayolundan alacaksın biletini.
0
elorelia
(27.05.20)
Seneye dolar yükselir, bilet pahalıya denk gelir şimdi bekletin diyecektim ama farkını ödeyecekseniz ne anladım o işten?

İade alın bence. Hayat size ne getirir bilinmez, belki istekleriniz, ihtiyaçlarınız değişecek...
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(27.05.20)
Geçen biri yazmıştı galiba; thy para iadesi icin ucuslar acildiktan iki ay icinde diyor. Kısacası para iadesi olsa bile en iyi ihtimal eylul ama tahminen sene sonuna alırsınız parayi.
0
logisticsmanager
(27.05.20)
İade alın. Eğer aradaki farkı ödemek zorunda kalıyorsanız açığa almanın hiçbir farkı yok. Sizin paranız tl cinsinde kalırken bilet fiyatları euro'ya göre artar, acıması olmaz.
0
noluyo yaa
(27.05.20)
(6)

votka markaları çok farkeder mi?

sizofren06
tad olarak farkeder mi?
tad olarak farkeder mi?
0
sizofren06
(26.05.20)
Tabi ki
0
elorelia
(26.05.20)
fazlasıyla
0
giovanne
(26.05.20)
Ruski standart su gibi giderken istanblue gibi ürünler ilaç içiyormus gibi olur. O sebepten zaten icine bir suru meyve suyu vs karistirip anca icilebiliyor.
0
logisticsmanager
(26.05.20)
Kesinlikle

Örneğin Beluga, Belvedere gibi kaliteli votka içtikten sonra İstanblue, Smirnoff, Absolut gibi votkaları içerseniz farkı çok daha iyi anlarsınız.
0
mayday
(26.05.20)
farkeder, ozellikle de icim yumusakliginda cok farkediyor. once binboa sonra da russian standart icince daha anlasilir oluyor fark.
0
fakyoras
(26.05.20)
Fiyat performans için finlandia diyorum.
0
cloudybloody
(26.05.20)
(12)

Evde yaptığınız basit kokteyller var mı?

six packsiz
Sangria ve mojito tarzı bir şeyler deneyeceğim ama sizin de bildiğiniz ferah tarihler var mı? İstanbuldan adanaya göreve geldim ve bu sıcaklarda buzzz gibi kokteyl arayışına girdim malum.Votka, şarap veya tekila içeren kokteyller olursa sevinirim. diğer içkilerden mevcut değil elimde :/
Sangria ve mojito tarzı bir şeyler deneyeceğim ama sizin de bildiğiniz ferah tarihler var mı? İstanbuldan adanaya göreve geldim ve bu sıcaklarda buzzz gibi kokteyl arayışına girdim malum.
Votka, şarap veya tekila içeren kokteyller olursa sevinirim. diğer içkilerden mevcut değil elimde :/
0
six packsiz
(26.05.20)
Kokteyl denir mi bilmiyorum ama sokak köpeği zamanlarımda etil alkolle yaptığım bir karışım geldi aklıma. Sonradan kafam yerine gelince tabii Smirnoff ile yapmaya başladım daha güzel oldu, ben kendi tarifime göre yazayım siz alkol oranını kendinize göre ayarlayın.

Malzemeler: Votka, ananas suyu (en ucuz olanlarından; Lucy marka A101'de satılan), portakal, limon ve buz. Portakalın kabuğunu elma soyar gibi soyalım ve bardağın içine yerleştirelim, daha sonra bir yarım limonun suyunu bardağın içine sıkalım. Daha sonra bardağın yarısına kadar gelecek şekilde votka koyalım, geri kalan kısmına da ucuz ananas suyumuzu buz ilavesini taşırmayacak kadar ekleyelim. En son da buzu ilave edelim, dilerseniz parçalanmış şekilde ekleyebilirsiniz. Ben kütle halinde koymayı seviyorum.

Dikkat: Etil alkolle denemeyin, deneyecek kadar kendini bilmezler de etil koyduğu kadar su da ekleyip karışımı seyrelterek denesin ki midesini delmesin. Kör olma ihtimali ise her zaman mevcut.
0
vedatchilipeppers
(26.05.20)
mümkünse etil alkol gibi olaylara hiçbir şekilde karışmasın kimse :d
bunu 1 lt cam şişeye yapıp dolapta bekletsem ara ara içsem tadı bozar mı sence?
0
🌸six packsiz
(26.05.20)
En populer 50 kokteyl tarifi icin:
makemeacocktail.com
0
ascii255
(26.05.20)
@six packsiz,

Sanmıyorum tadının bozulacağını ancak üç dört günü geçecekse ben olsam portakalı denklemden çıkarırdım.
0
vedatchilipeppers
(26.05.20)
yok yok 4 güne tüketirim
0
🌸six packsiz
(26.05.20)
Klasik votka, limon suyu, maden suyu, buz karışımı yapıyorum ben. Hazırlanışı kolay. Hem de şekerli olmuyor.
0
ruhen hastayim ben
(26.05.20)
Smirnoff green apple + taze limon suyu + perrier (diğer maden sularının tadı tuzlu geliyor) +buz (elindeki votka sade ise yeşil elma dilimi koyabilirsin)
Buna alternatif olarak buzlu bardağa, nar suyu (1/3) + portakal suyu (1/3) + votka (bardağa saydığım sıra ile koyuyorum renk geçişi oluyor)
Eğer evdeki şarap beyaz şarap ise ve evde şeftali varsa: bellini
0
irene
(26.05.20)
blood mary cok severim cok basit. herkes yapabilri. youtubede tarifi var.
0
sizofren06
(26.05.20)
ruhen hastayim ben'inki votka yerine cinle daha güzel oluyor bence. yarım limonunu suyunu kullanıyorum bi de hazır limon suyu vs. değil yani.

bir de malibu + süt + kahve + buz bu tatlı oluyor tabii biraz. evde bu ikisini yapıyorum kolay oluyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(26.05.20)
Old fashioned.
0
logisticsmanager
(26.05.20)
Ben genel bir ekleme yapmak istiyorum.

Portakal suyu olan kokteyl tariflerini greyfurt suyuyla yapınca bence daha güzel oluyor. Portakalın o tatlılığı hoşuna gitmiyorsa (mesela cin-portakal içeren kokteyller bence hem cinin o hafif tatlımsı havasından hem de portakalın tatlılığından aşırı bayık oluyor) greyfurtlu dene.
0
buff
(26.05.20)
Adam elinde olan içkilerden kokteyl önerileri istemiş. Burada old fashioned, cin-tonik, malibu ile öneriler.
Öncelikle elinizde spirit olmasına rağmen yardımcı malzemeler yok, yani her türlü likör, bitter vs. Margarita, frozen margarita mükemmel olurdu bu sıcaklarda tekila, limon ya da lime suyu tamam ama cointreau (portakal likörü) yok. White russian’ı sıcaklarda çok severim, votka, süt tamam ama kahve likörü de lazım. Yani bir kaç çeşit likör alırsanız güzel kokteyl önerileri yapabilirim. Şu an elinizde bulunan malzemelerle ancak mixed drink tarzı kokteyller olur.
Caipiroska
2 ölçü votka
4 çay kaşığı pudra şekeri
1 tane dilimlenmiş lime (misket limonu)

Salty dog
1,5 ölçü votka
3 ölçü greyfurt suyu
Çeyrek çay kaşığı tuz

Screwdriver
Yarım ölçü votka
1,5 ölçü portakal suyu

Votka tonik
1 ölçü votka
1 ölçü tonik
Bir iki damla lime suyu ve dilimi (bu ölçüyü votkanın iyiyse uygulayın, eğer kaliteli bir votka değilse tonik miktarı biraz daha arttırılabilir)

Sangria yaparken ise 1 şişe şaraba, bir bardak taze sıkılmış portakal suyu ve iki bardak fanta ilave ediyorum ben.bolca elma, portakal ve limon dilimleri. Ama buzdolabında bekletirken az tutmayın meyvelerin tadı şaraba çok geçmiyor öyle olunca.

Tekilayı margarita haricinde pek tüketmiyorum ama tekila ile mix yapınca en güzel sonucu veren içecekler; ananas suyu, portakal suyu ve greyfurt suyu.
0
astrid
(26.05.20)
(11)

Honda CR-V aile arabası mı?

retarder
Suv araştırmasındayım, Bunların 2008 sonrası modelleri hoşuma gitti. Bekar olarak ne dersiniz? Mesela Rav4'te hoşuma gidiyor. 120-130 bandında siz ne düşnüyorsunuz? Ya da genel olarak bu fiyat aralığında SUV tercihinizi kullnsaydınız ne alırdınız?
Suv araştırmasındayım, Bunların 2008 sonrası modelleri hoşuma gitti. Bekar olarak ne dersiniz? Mesela Rav4'te hoşuma gidiyor. 120-130 bandında siz ne düşnüyorsunuz? Ya da genel olarak bu fiyat aralığında SUV tercihinizi kullnsaydınız ne alırdınız?
0
retarder
(25.05.20)
ben o fiyata suv almazdım, hele 12 yaşında hiç almazdım ek olarak bekar ve tek yaşayan birisine gereksiz büyük ve fazla.
0
garavel
(25.05.20)
Hocam araba bakan ve bahsettiginiz arabalari da goren bir olarak ben de arastirmalara dayanip suv olmaz diyorum.
Maliyeti fazla, otopark vs sikintisi olur, yakit yuketimi fazla.
Ama alsam suzuki grand vitara alabilirdim hosuma gidiyor :)
0
logisticsmanager
(25.05.20)
∑garavel Sizin tercihiniz ne olurdu. Yani B sınıfı bir araç alacağıma en azından SUV alırım, keyifli olur diye düşündüm.
@logistic manager. Evet suzuki Vitara'ya da baktım. Şikayet sayısı falan az değil. Sizn tercihiniz ne olurdu bu bant aralığında.
0
🌸retarder
(25.05.20)
Hocam ben Türkiye fiyatlarını bilmiyorum malesef, yurtdisinda bakarken denk geliyor crv ondan demistim.
Ben dar sokaklar, pahali otoparklar, ufak park yerleri, artan sigorta derken crv almam kendim icin:)
Yalniz arkadaslarla konusurken baktigimdan hatirladigim o fiyat araliginda guzel golf, astra var misal Türkiye'de. Bu ikisi de aile icin zaten uygun ama bekar icin de uygun. Astra ben cok begeniyorum misal, yilin arabasi da secilmisti.
0
logisticsmanager
(25.05.20)
Bu arada sikayetsiz araba olmuyor. Honda honda diye yillarca kafamizi utulediler en son hatirladigim honda'da bir kolonda çökme oluyordu honda Türkiye iplemiyordu kimseyi.

Bana göre hic sorun çıkartmayan araba yok ama sorunu ucuza ve kalici sekilde cozulebilen araba onemli. Misal otomatik fiestalardan millet cok yakiniyor ama manuel super diyorlar. Ikisi de ayni araba tek farkla.
Suzuki, avrupa icin konusursam, ucuz parcali bu yuzden iyi. Honda ucuz değil benim bildiğim.
0
logisticsmanager
(25.05.20)
Daha önceden bende compact suv vardı; jeep renegade. Eğer araziye girmiyorsan suv sana trafikte güvenden başka hiçbir şey vermez. İlla suv alacaksan da compactlara bak. Ben şahsen araziye doyduktan sonra d sınıfı sedan ikinci ellere yöneldim. Bahsettiğin bütçeye göre de güzel seçenekler mevcut.

Bu arada araziye gireyim, off road yapayım falan dersen de bütün paranı araca yatırma, lastik, vinç, şnorkel, sepet, aydınlatma vs için para ayır.
0
antihero
(25.05.20)
o fiyat bandına arkadaşım araba bakıyor şuan ve maalesef o kadar pahalanmış ki çok fazla bir seçenek karşısına çıkmıyor. benim tavsiyem, min 2015-16 model 55-60 bin km'yi geçmemiş araçlara yönelmeniz. benim tercihim bu yönde olur. astra k - leon tercih edilebilir. astrada dynamic paket, leonda ise led far + panoramik cam tavan olması tercih sebebi. bunların harici bence alınmaz hem ikinci elleri zayıf gider hem de keyif vermez.

bi alt sınıfa düşecek olursan, bakmadım ama tahminimce çok dolu bir polo alabilirsin 18-19 model. her türlü crv'den daha mantıklı ve üzerine çok daha ekleyerek satarsın ileride.
0
garavel
(25.05.20)
benzinli ve 2000 motor üstüne tork konverörlü şanzıman ve o kasa ile şehir içi 13-14 litre yakmaya hazır ol.
0
orpheus
(25.05.20)
@garavel Hocam hakılsınızda o paralara leon un ya da opel in en düşük donanımını veriyorlar. Yani bazılar için normal olabilir bu para da 130 bin verip halen dijitial klima yoksa ne anladım bu işten. Full araçlar için ise modeli düşürmem gerek. aynı hesaba geliyor. Ben de aracın en azından güvenli olmasını hem de biraz donanım beklediğim için böyle bir aryış içine girdim. Yakıt tüketimi lpg ile baş edilebilir diye düşünüyorum. Vergi konusu da biraz daha avantajlı diye düşünüyorum. Ama yaştandolayı açacağı masraflar gözümü korkutyor.

@antihero Amerikan araçlar çok masrfalı oluyor diyorlar. O yüzden gözüm korkuyor. SUV almamın amacı öyle pro olarak offroad değil. Ama en azından kamp falan yaptığımda biryerlere kadar çıkartsın beni.
@logistic manager : Hocam bende yurdışında yaşadım Fransa'da :)) bence hiç acıma al geç buradaki gibi değil piyasa, Bir tane micra almıştım. Sonra satıp bisiklet almıştım:)) Evet B sınıfı Avrupa'da yaşıyorsanız çok kolay alma satma işlemleri.
0
🌸retarder
(25.05.20)
@orpheus Yakıt lpg ile normal 1.6 benzinli araçlar ile aynı seviyeye çekilir diye düşünüyorum.
0
🌸retarder
(25.05.20)
Güvenli araç olsun istiyorsan yeni model araçlara yönelmen lazım. 2008 model aracın hem tamir, bakım geçmişi, hem de kaza geçmişi bi yerden sonra tutulmamış olur. Ayrıca teknoloji olarak yeni modellerdeki montaj ve güvenlik teknolojileri kullanılmıyor. Airbag'i bile çalışmıyor olabilir (onun da son kullanma tarihi var) Dolayısıyla paranın yettiği en yeni aracı al derim, Clio, corsa vs olabilir.
0
roket adam
(25.05.20)
(5)

Ikea yatak alti izgara

oscar
Yatagin altina koyulan baza ya da izgara gibi tahtalar var. bu izgara gibi tahtalar kulanisli degil diyorlar. Kullanan var mi acaba ?
Yatagin altina koyulan baza ya da izgara gibi tahtalar var. bu izgara gibi tahtalar kulanisli degil diyorlar. Kullanan var mi acaba ?
0
oscar
(25.05.20)
Aynen bunlardan
0
🌸oscar
(25.05.20)
juzolu +1

ayrıca enteresan geldi. hadi çok kilolu olanlar için sesi anladım. kayıp düşme nasıl nasıl bir başarıdır. :)
0
helenart
(25.05.20)
Sevisirken kiriliyor
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.05.20)
2 sene kadar kullandim, biraz sert oturursan alttan cat diye cikiyor yeniden takman lazim. Haftada 1 kez oluyordu.
0
logisticsmanager
(25.05.20)
Yatagin bunu tutacak yeri olmasi lazim. Ikeanin tum yataklarinda vardi metal cikinti olarak.

Ozelligi esneyerek ortopedik bir sekilde dosegi desteklemesi, hatta ozel vucudun farkli yerlerinde farkli esneyen modelleri var, epey pahali oluyorlar. Ayrica dosegin alttan da nefes almasini sagladigi icin daha hijyenik oluyor diyorlar.

Ben de Turkiye'de hic kullanmadim ama Almanya'da nerdeyse tum yataklar boyle. 3 senedir kullaniyorum, cokme veya ses cikarma gibi bir sorunla karsilasmadim.
0
Haldamir
(25.05.20)
(7)

Ev dizme işleri-tecrubelilerden yardimm

galandar kostumu
Selamlar,Karantina evde hapsolduk derken hiç bisiy yapamadık. Ağustosta düğün tarihi var ama olcak mı belli değil.Kesin yapılması gereken bir şey var ama, ev olayıni artık halletmek gerekiyor.Şimdi kriterler:1)bütçe az ama çok eşya az bütçe değil, az ve gerekli eşya az bütçe olmalı2)bu az olan eşya
Selamlar,
Karantina evde hapsolduk derken hiç bisiy yapamadık. Ağustosta düğün tarihi var ama olcak mı belli değil.

Kesin yapılması gereken bir şey var ama, ev olayıni artık halletmek gerekiyor.

Şimdi kriterler:
1)bütçe az ama çok eşya az bütçe değil, az ve gerekli eşya az bütçe olmalı
2)bu az olan eşya kaliteli olsun, almış olmak için gidip dandik şeyler doldurmak istemiyorum eve. Kalır onlar kesin.

Beyaz eşyayı araştırıp internetten halledicez, küçük eşya da oyle. Yine de fikri tavsiyesi olan varsa başım üstüne.

Esas gözümü korkutan gardrop, yatak ve koltuk gibi mevzular. Özellikle gardrobu çok önemsiyorum internettekiler pek güven vermiyor. Biyerde yaptırmak mi mantıklı olur? Yoksa deneyip memnun kaldığınız yerler var mı?

Toparlayamadim ama sıfırdan ev kurmakla ilgili tüm tavsiyelerinizi bekliyorum kısaca. Lokasyon istanbul(marangoz tavsiyelerine de acigim))
0
galandar kostumu
(25.05.20)
Kullandığım için tavsiye edebilirim visthus ikea bence şahane gardırop olarak. Benim diyen marangoz yapamaz. Ana gövde küçük derseniz askı bölmesi 1 tane de ek alırsınız askı tarafı satılıyor. En alt çekmeceler tekerlekli altı da silinebilir. Ben epey seviyorum.
0
ykyt
(25.05.20)
Sana paragraflarca yazmıştım. Abartmıyorum. O ara duyurudan düşmüşüm, hesabım çıkış yapmış ve tüm cevabım uçtu. Modlar buna bir çözüm getirsin :((( inanamıyorum ya o kadar da yazmıştım.

Aynı şeyleri hayatta yazamam geri. Özet gecicez mecbur ağlayarak.

Beyaz eşya Arçelik, memnunum. Şans işi. Ama magazadan da fiyat al mutlaka. Düğün paketi hediyesi isteyin. Gri olsun, buzluk altta olsun gibi gereksiz şeyler istemeyin sadece fiyat artışı. 150 programlı makine de alsanız maksimum iki üç tanesi kullanılacak.

Mobilya Enza, memnunun. Usta olsa da yaptırmam. Görerek almak gerektiğini düşünüyorum.

Temel seyleri aldıktan sonra ıvır zıvıra takılmayın. Evlendikten sonra da alırsınız. Bakınız biz.

Liste yapın ve listeye göre ilerleyin.

Kaliteli fırın alın. Bizim gibi luxel alıp geçmeyin.

Perde için sosyete pazarı, tanıdık terzi bakın.

Karaca 273639393 parça setler gereksiz. Kimse porselen çorba tenceresi kullanmıyor.

Hayırlı olsun, mutluluklar. Soru varsa alabilirim. Kolay gelsin.
0
elorelia
(25.05.20)
Ikea; tavsiyem basit urunlerinden uzak durman. Ama metal parcali urunleri iyi. Bir serisi var bizde tahta sehpa ama ayakla vs metal. Aynisi kitaplik ve tv sehpasinda da gecerli. Bunlara bir sey olmaz misal ama normal tahta ürünleri gevsiyor arada yeniden sikman gerek bir de birbirine gecmeli urunler oldugundan genel olarak oynuyorlar.

Elektronik; beyaz da ufak da gorerek al. Demiyorum ki magazadan al ama git elle. Biz cok eledik oyle beyaz eşya yok raflari saglam degil yok mikserin parçası plastik diye diye. Bu sekilde neyi sevip sevmediğini de anliyon. Enerji sarfiyatı önemli onun dışında yok bluetooth yok smart yok dokunmatik olayi karmasiklastirip hem pahalandiriyorlar hem de ariza olunca maliyet daha fazla.

Yatak; deneyerek al ve arastir. Ogrenilmesi gereken bilgiler var bu yatak isinde, hangi malzeme, hangi sistem, hangi yatis sekli vs. Tek tarafli mi yoksa cift kis/yaz tarafli mi vs.

Koltuk; ikeadan aldim seviyorum, bu paraya güzel ve rahat.

Gardrop; allah kurtarsin. Ikeadan alsan kurmak icin 3-4 kisi lazim, kolay değil. Sinir sahibi olur insan.
0
logisticsmanager
(25.05.20)
Gardrop, yatak vs için eğer yaşayacağınız ev belli değilse evi seçip tutana kadar bekleyin. Odanın büyüklüğüne göre 4 kapaklıdan 6'ya kadar yolu var gardrobun, büyük alıp sığdıramazsanız sıkıntı. Odanın ölçülerini seçtikten sonra Bellona, Enza, IKEA, İder... internetten bakıp ölçüleri uyan birkaç model seçtikten sonra elinizde model listenizle gidip mağazada görmenizi öneririm. Aynı şeyi koltuk için de yapabilirsiniz, illa ki kocaman koltuk takımı almanıza gerek yok. Bir L koltuk + 1-2 berjer gibi kombinasyonlar da yapabilirsiniz. Mobilya bakarken yemek masasını da aradan çıkarın hatta.

Anadolu yakasında da Avrupa yakasında da mobilyacıların bir arada olduğu bölgeler var. Hazırlıklı giderseniz bir, bilemedin iki günde bitirebilirsiniz. (Kişisel deneyim, Bellona'dan yatak odası aldık, birkaç gün içinde getirip kurdular, yerine yerleştirip gittiler. Enza'dan L koltuk aldık, aynı şekilde çabucak hallettiler. IKEA'dan alıp uğraşmaktan iyidir.)

Marangoza, mobilyacıya girmem ben olsam, riskli o iş.
Ayrıca hem yatağınızın hem de mümkünse koltuklarınızın altı bazalı olsun, çok işe yarıyor onlar.

Perde alırken perdecilerin gazına gelmeyin, kat kat pile yapalım diye 1 metrelik pencereye 4 metre kumaş satıyorlar, daha az pileli yaptırırsanız hem daha ucuza halledersiniz hem de (bence) küçük Osmanlı gibi kıvrım büklüm ağır perdeleriniz olmaz.
0
kobuzchu kiz
(25.05.20)
Beyaz eşya, bosch. Bayağı memnunum. Buzluğu aşağıda olan modelden almıştım, karantina döneminde iyice kıymetini anladım. İyi ki böyle bir model almışım. Boyunuz kısa ise tavsiye ederim. Ben eski buzdolabımın buzluğunun arkasına parmak ucumda bile yetişemiyordum. Muhakkak pazarlık yapın. “X’den 7.500 fiyat aldım, aslında sizden almak istiyorum ama o fiyatı da kaçırmak istemiyorum” cümlesi her zaman indirir.

Gardrop bence de çok önemli. Bu konuda ben de marangoz diyorum... ben dolabımı kendim çizdim. Elbiselerimi asacağım yerin yüksekliği başka, ceketlerimi asacağım yerinki başka. Ben mesela neredeyse her şeyin askıda olmasını seviyorum. Piyasadaki çoğu dolap ise genelde raflıydı. İstediğime benzer bir model ikeada vardı ama oradaki dolabın fiyatına ben gardrop ve şifonyer yaptırdım.

Perde konusunda kobuzchu kızı dinleyin. Fon perdede 1:2 tülde 1:1,5 gayet yeterli ölçüler. Perde zaten pahalı. Pilesi arttıkça fiyatlar çıldırıyor.

Ütü masası tavsiyesi vereceğim bir de. Ben almadan önce 1 ay araştırmıştım. En son gazalle diye bir markanın ütü masasını almıştım . Mükemmel.

Orta sehpa, yan sehpa, avize, aplik gibi sizi yokluğu etkilemeyecek şeyleri bence en sona bırakın. Bütçenize göre onları en son tamamlarsınız.

Ben mesela eşyaların altını silebilmeye takıntılıyım. Yere en yakın mobilya yerden 10 cm yüksek. Eğer böyle bir düşünceniz varsa estetik ile beraber “nasıl temizlenir” kaygısını da ön plana almanız gerekebilir.
0
irene
(25.05.20)
cok tesekkur ederim cevaplar icin.

elorelia once bes defa okudum, ben ne ara baska duyuru acmistim diye sonra dustu jeton:) uykusuzluktan. kotu olmus ya buyuk rezervi kacirmisim, eger ilerde enerjin olursa mahrum birakma tecrubelerinden;)
0
🌸galandar kostumu
(25.05.20)
Beyaz eşyada enerji tüketimine dikkat et,sürekli açık olacak buzdolabı özellikle baya farkettiriyor,ayrıca @irene nin dediği gibi yüksek ayaklı mobilya ve dolaplar alırsan robot süpürge aldığında çok rahat edersin.
0
essoist
(25.05.20)
(9)

Lacoste Polo Tr’de mi üretiliyor?

iddaaci
Ben ne anladım 600 lira vermekten? Kumaş filan Fransız olsa bari. Hayır Türk malını kötülemiyorum ama bizim kumaşlar hemen renk atıp çeker de.
Ben ne anladım 600 lira vermekten? Kumaş filan Fransız olsa bari. Hayır Türk malını kötülemiyorum ama bizim kumaşlar hemen renk atıp çeker de.
0
iddaaci
(25.05.20)
Lacosteun sitesinden iş yaptıkları fabrika sayısına baktım. Fransa 12 tr 40. Fransadakini de burada üretiyorlardır büyük ihtimalle.
0
glamdr1ng
(25.05.20)
600 lirayi kumasa degil timsah'a veriyorsun. sadece lacoste degil, burberry, Guess, Tommy gibi markalar da TR'de uretim yaptiriyorlar. kumasin kalitesi fabrikanin yerine gore degismez. ureten hangi kalitede uretmek istersen o kalitede uretir.

Audi'de ayni fabrikada uretiliyor, Skoda'da ama kaliteleri cok farkli.
0
crucio
(25.05.20)
Bildiğin tekstil markalarının alayı tre yapılıyor
0
all girls dream
(25.05.20)
crucio + 1

fransa'da uretilseydi 600tl degil 3-4bin tl olurdu.
0
cooperr
(25.05.20)
disney land'in havluları uşak'ta üretiliyordu. yasaktı galiba yani çocuktum hatırlamıyorum, amcam bize getiriyordu.

arkadaşlarım, mesela zara'da made in tr ise aldıklarını söylemişlerdi. danışman hocam sarar'dan sipariş veriyordu.
0
durgunfoton
(25.05.20)
Fabrikasi Corlu'da diye biliyorum Lacoste'un.
0
pass
(25.05.20)
Aldigin çoğu elektronik Asya'da üretiliyor ama sen hp/dell/schneider/apple diye aliyorsun. Ya da alman mali bosch diyorsun fabrikasi turkiye'de.

Bu arada avrupa'da tekstil uretimi yok gibi bir sey, uc kurusa Türkiye'de uretmek varken 50 kuruşa neden fransa'da üretsin?
0
logisticsmanager
(25.05.20)
Zara, Uniqlo, levi's. Hepsi turkiye'de uretiliyor.
0
baldur2
(25.05.20)
yukarıda yazanlara ek olarak; bizim kumaşlar hemen renk atıp çeker demişsin de aslında biz tekstilde çok kaliteli üretimler yapıyoruz. olay tamamen maliyet, üreticiye parayı verdikten sonra en kaliteli malı alırsın. mesela bak "sabri özel" diye bir marka var, 20 senelik kazakları trikoları gömlek ve pantalonları var bende. daha yeni poşetini açmışım gibi yepyeni hepsi. hele o trikoları nasıl bir işlemden geçirdilerse hem yumuşacık hem gram tüylenme yok. bak 20 senelik diyorum, gram tüylenme yok diyorum.

bakma lcw defacto vs renk atıyor olabilir, sebebi maliyeti düşürmek için en düşük kaliteli malzemeyi kullanmaları. mesela arada pazarda gezerim, hiç adı sanı duyulmamış marka tişörtler alıyorum denizli üretimi, fiyatı da 10-20 lira civarı. lcw defacto hatta lacoste tan 10 kat daha kaliteli ürünler.
0
zikardo
(25.05.20)
(17)

tatil amaçlı yurtdışına gitmek imkansızlaştı mı?

ayseee
euro 8'e yaklaşırken yurtdışına giden insanlar orda 30 dolara ( 250 ) pizza mı yiyor? nası paraları yetiyor bu insanların yoksa sadece çeşmeden su içip geri mi dönüyor çoğunluk?
euro 8'e yaklaşırken yurtdışına giden insanlar orda 30 dolara ( 250 ) pizza mı yiyor? nası paraları yetiyor bu insanların yoksa sadece çeşmeden su içip geri mi dönüyor çoğunluk?
0
ayseee
(24.05.20)
8 olmasın 6 olsun. Yine gittiğin yerde 6 kat güçsüzsün. Gidenler sadece instagram için gidiyor. Aç aç 2-3 gezip dönüyolar.
0
insomniac
(24.05.20)
Kimse 30 dolara pizza yemiyor.. Kişiden kişiye değişir tabi. Bazısı tüm sene para biriktirir tatilde yer, bazısı cimridir hiç biryerde harcamaz.. Ama son yıllarda dünyada alım gücü en hızlı düşen ilk 3 ülkeden biri olduğumuz için görece ucuz bilet kovalayıp, hostelde kalıp, sokaktan beslenip dönüyorlar. instagram için iki üç güzel poz yakalayıp yüzlerce like alarak da tatmin duygularını gideriyorlar. Zaten tüm amaç bu değil mi?

Yurtdışı beyaz yaka için statü göstergesi, aynı iphone gibi, klas çanta, araba vs gibi.. blinçaltından ben yaşıyorum, ben de sizden biriyim demenin bir çeşidi.
0
plastic_angel
(24.05.20)
bazıları zengin

bazıları bütün sene biriktirdiğini 1 haftalık tatilde harcıyor işte

bir de memurlar çok gidiyordu, uçak, harcırah filan devletten
0
bir soru sorcam
(24.05.20)
iyi bir pide burada nasıl 40 liraysa
italya'da da pizza 30-40 euro seve seve yiyorsun aç kalmak istemiyorsan
0
bir soru sorcam
(24.05.20)
Pizzanin dilimi 4-5 euro, evi de airbnb'den kiralayip kahvaltiyi evde hallediyoruz. Hem daha lezzetli oluyor. Ayrica bir cok alternatif yiyecek var cok pahali olmayan.

Icki mekanda tr ile ayni paraya geliyor zaten. Luks restaurantlara gidilmedigi surece aman aman pahaliya gelmiyor.

Ha tabi eskiden 15 gun 2 ulke yaparken simdi 4-5 gun 1 sehire dustu.

Not olarak da ailecek kimsenin instagrami/sosyal medyasi yok. Herkes fotograf paylasmak icin gezmiyor yani.
0
brkylmz
(24.05.20)
@brkylmz müzeye gitmiyomusunuz mesela. dandik bir müze bile 30 euro olsa 250 tl yani. ne bileyim italya'dasın mesela yoldan geçen arabaların binaların fotoğrafınımı çekiyosun sadece?tatile gidiyosun ve 1 dilim pizza ile doymaya çalıyosun filan ne biliyim komik ve utanç verici arasında bişey gibi geliyor bana. rus tesisat işçisi 6 çocuğuyla bodrum'da 15 gün tatil yapıyor bunu kafamdan silemiyorum.
0
🌸ayseee
(24.05.20)
İmkansız değil bence. Evet yemekler pahalı ama çok değil. Oteller vs. çok da fark etmiyor gibi. İlk gittiğimde günde 2 öğün yiyordum kahvaltı dahil, arada bisküvi falan ile geçiştiriyordum sonra baktım ki çok da harcamıyormuşum ortalama bir Türkiye tatiline göre, fuck it diyip hiç takmadan devam ettim tatilime öğün falan saymadan.

Yurtdışına gösteriş için gidip oturup geliyorlar diyenler olmuş ama kesinlikle katılmıyorum. Buradaki tatillerden daha güzel geçiriyor giden herkes.
0
aguen
(24.05.20)
belli bir azınlığın sahiden parası var. onlara koymuyor dolar şu kadar olmuş, euro bu kadar olmuş...
geri kalanlar bizler içinse, burada ki arkadaşların dediği gibi bu iş statü sembolü. gidilen ülkeden bir yerler çekip göndermek bir "olmuşluk" göstergesi.
şahsen ben de yurt dışına çıksam, ilk yapacağım işlerden birisi çat, çat fotoğraf çekip instagram'a sallamak olurdu.
kompleksli milletiz vesselam.
0
pangea
(24.05.20)
ya 30 40 euro pizza her halde ulkelerin en pahali pizzacilarinda vardir. yoksa pizza dedigin sey avrupadaki gelismis ulkelerde 10 15 euro arasi degisir, uzerine altin tozu serpersek 700 euro oluyor herkes butcesine gore. biraz daha arastirilarak gezilirse boyle kaziklar yenmez kanaatindeyim.

ucuza gezmek uzerine konusuyorsak gezmenin milyon yolu var, ama turkiye'den avrupaya cikan kitle artik sadece zenginler ve tum sene biriktirip 1 2 hafta gezen beyaz yakalilar haline indirgenecek ne yazik ki....


google a sallama milano pizza yazdigimda cikan bir pizzacinin fiyatlari, kuskusuz cok turistik bir sokakta degildir, zaten yerel lezzetler turistik yerlerde pek bir seye benzemezler, ornek sultanahmet. zincir ornek olsun diye paris dominos pizza'ya baktim, o bile bundan pahali...

www.facebook.com


kadikoy'de pizza yemek de bunu yari fiyatidir en az diye tahmin ediyorum, deli bir fark yok arastirip edip giden ortalama ustu geliri olan biri icin...
0
hewit
(24.05.20)
30 euro'ya pizza hiç görmedim. illa ki lüks yerlerde vardır ama normal bir restoranda 12-13 euro seviyesinde genelde. bizim alım gücümüze göre yine daha pahalı oluyor tabi kabul etmek lazım.
bunun dışında eğer instagram'a fotoğraf koymak için değil de çevreyi ve insanları gözleyerek gezersen insana farklı bakış açıları katıyor. benim kendi hayatımda lüks takıntım, x marka kıyafet alma derdim, y marka araba alma derdim yoktur. yılda 1-2 defa farklı şehir ve hayat tarzları görmek beni daha çok mutlu ediyor ve onu yapmaya gayret ediyorum. olay biraz öncelik meselesi.
0
sanal uyku
(24.05.20)
@ayseee

Bu dusunce sekliyle senin yasadigin evde de mutlu olmaman lazim. Cunku amerikadaki temizlik gorevlilerinin oturdugu evlerin yaninda seninki copluk gibi bir sey. (Senin bakis acinla konusuyorum, tabi ki oyle degildir yasadigin ev)

Gezmek isi biraz planlama isteyen bir is. 40in uzerinde ulkeyi gezdim, bir bolumunde bekarken, bir bolumunde ailemle beraber. Supermarketten alisveris yapip aksam yemegini evde yedik diye kimse utanc duymadi. Ya da louvre muzesi her ayin ilk pazartesi gunu bedava ve ona denk getirdik diye "ezilmis" hissetmedik.

Hep guzel anilarla, yeni insanlarla tanismanin, yeni yerleri gormenin mutluluguyla donduk.

Yazdiklarini okurken cok uzuldum, umarim bir gun hep beraber yurtdisina cikma sansi yakalariz da bu kafandaki yargilar dagilir :)
0
brkylmz
(24.05.20)
imkansizlasmadi. Belki birikimi var milletin yuro ya da dolar bazinda, herkesin maddi durumunu nerden biliyorsun? kusura bakma da zaten insanlar 30 dolara pizza mi yiyor diye sorarak pek de bu islerden anlamadigini belli ediyorsun . insanlar instagram icin yasiyorlar yeeacilar da eksik kalmamis yine, sagolun ustadlar derin analizlerinizden mahrum birakmadiginiz icin..
0
hehehe
(24.05.20)
Yurtdışına sadece instagrama fotoğraf atmak için çıkmıyoruz. Bir dilim pizza yiyip hiç görmediğiniz bir şehri ,kültürü deneyimlemeyi trajik buluyorsanız her sene Alanyadaki herşey dahil otele gidip denizinize girebilirsiniz. Corona olmasa tüm biriktiridiğimi sadece sokaklarında yürümek için bile Avrupa seyahatine harcarım. İnstagramım yok.
0
hipopotamus
(24.05.20)
Fransiz rivierasinda bile 40 euro degil pizza, nereden nasil buldunuz 40 euroyu?

Soruya cevap verirsek ailem geldiginde ellerini ceplerine attirmiyorum ya da böyle seyleri hesaplatmiyorum. Sonra canlari istediklerini soylemiyorlar pahali diye düşünüp.
Su siralar tatil hesabi yapan biri olarak soyliyim; 10 gun civari sicilya adasina 2 kisi ucak, otel, yeme icme, araba kiralama 2bin~ euroya cok guzel olur. Yok airbnb tutup bir ogunu evde yapsaniz, toplu tasima kullansaniz daha da ucuz olur. Malesef su saatten sonra oyle 3bin lira kazanan kişinin yurtdisina gitmesi zor, ben 1 hafta cok ucuz oldugunu gorup girit adasina tatil bakiyorum, ucak+hotel+7 gun araba+yeme icme gezme 1200 euro cikiyor. Bu ucuz yer ama lira fiyatı 8400 lira. '
0
logisticsmanager
(24.05.20)
İnstagram kullanmıyorum, fotoğraf çektirmeyi de sevmem çekmeyi severim. Şubat sonu vize almam gerektiği için romaya gittik sevgilimle bir haftasonluğuna. Hostelde değil otelde kaldık 30,40 euro değil 12, maks 15 euroydu pizzalar. İkimiz de çalışan beyaz yakayız süre de uzun olmadığından istediğimizi yaparak tatil yaptık.

Ama ben bu farkı en çok 2018 sziget festivalinde yaşadım. Kendi adıma çok utandım ve üzüldüm. Biz festivaldeyken dolar 7 oldu haliyle biz de ( ağustos 2018 krizi) ister istemez her şeyi çarpar olduk. Festivalde parayı bilekliğe yükletiyorsun ve önündeki kişinin bilekliğini gördüğünden içinde ne kadar var biliyorsun. 13,14 yaşında ergen avrupalı veletlerin bile ki muhtemelen baba harçlığıdır bizden çok parası olup düşünmeden de harcıyorlardı. Biz iki beyaz yaka olarak her şeyi çarpmaktan keyfini çıkaramadık hiç bişeyin. Aklıma geldikçe üzülüyorum. 350 euro olup ergen çocukların bile bindiği benim 350 euro mu çarp 7 yok ya değmez diye binmediğim havada takla attıran aletlere. Kokteyl ya alt tarafı kokteyl alacaksın 20 euro lan 140 tl nerdeyse 3 yudum e o zaman bira alalım deyip biraya gömülmemiz ama o ergenlerin kokteyleri su gibi içmesi. Hüzünlendim yine.
0
tuborg yesili
(24.05.20)
Gidilir ama çok yüksek bir gelirin olmadığı takdirde hiçbir şeye sahip olmazsın. Araban olmaz, evin olmaz, yaşam standartların düşük olur. Akıllı insanın yapacağı iş değil.

Gereksiz salt tüketim faliyeti bence. Tatili kendi ülkende de yaparsın. Oraya 1 hafta gidip de nereyi gezeceğini bile bilmeden yıllık birikimini gömüyorsun. Para harcamadan da konforlu tatil yapamazsın. Sırt çantası kafası yüzünden millet çocuğuna borç bırakıyor artık ev, yazlık falan değil

Bir de mesela çift olarak gezmek falan denilmiş de eğer evliysen 5 sene içinde ev alamadığın takdirde çocuğuna yaşam standartı sunamazsın.
0
kickboxer
(24.05.20)
@hipopotamus +1 Özellikle Tüm biriktiridiğimi sadece sokaklarında yürümek için bile Avrupa seyahatine harcarım kısmına +155648

Instragmım var ama bunun için kalkıp gitmiyorum tabii. Gezmenin hakkını verdiğiniz zaman gezmek muazzam bir durum.

@brkylmz'in söylediklerini de +15877

Gidilir ama yaşam standart düşük olur, araban olmaz, evin olmaz. Gereksiz salt tüketim faliyeti, Tatili kendi ülkende de yaparsın diyen olmuş.

1 - ) Ev, aileme ait olduğu için bu açıdan şanslı olduğumu kabul ediyorum. 2017'den beri senede 2 defa tatile gidiyorsam bunun sayesinde oldu. Arabam olmasın. İstemiyorum. Gezmek varken - Türkiye ve yurtdışı - olsun varsın arabam olmasın.

2 - ) Tatil farklı bir şey. Gezmek farklı bir şey. İkisini bir araya getirmeyin.

3 - ) Kendi adıma konuşacaksam, 2018in ilkbaharından beri belli maaşımdan bir miktar Euro alıyorum. Kaç olursa olsun Euro. Bu dönemde de almaya çalışıyorum Euro ve belli bir miktar birikti. Yurtdışına gideceğim zaman Euro olan birikimimden alıyorum.
0
put it in your appropriate place
(24.05.20)
(10)

yurtdisina doviz goturmek vol-2

maresalx
arkadaslar gecenlerde rusya'ya doviz goturmekle alakali bir soru sormustum. o zamanlar boyle tedbirler, tehditler yoktu. ben soruyu sorduktan uc gun sonra cumhurbaskani cikip ulke disina doviz kacirani saksiya feslegen gibi oturtacagiz dedi)))benim soru su. moskova'da ziraat bankasi var. ben buradak
arkadaslar gecenlerde rusya'ya doviz goturmekle alakali bir soru sormustum. o zamanlar boyle tedbirler, tehditler yoktu. ben soruyu sorduktan uc gun sonra cumhurbaskani cikip ulke disina doviz kacirani saksiya feslegen gibi oturtacagiz dedi)))

benim soru su. moskova'da ziraat bankasi var. ben buradaki ziraat bankasi'nda bir dolar hesabi acip, butun parayı buraya yatirsam sonra moskova'da bu doları aynen cekebilir miyim? tutar: 50 bin dolar

cok onemli not: lutfen transfer et demeyin! yaklasik 8 bin lira komisyon cikiyor. turkiye'de yatır, rusya'da cek yapabilir miyim?
0
maresalx
(24.05.20)
bitcoin ile türkiye borsasına gönderirsin komisyon ödemezsin.

(bkz: paribu)
0
ayseee
(24.05.20)
yurtdışına beyan etmeden o miktarda para çıkarmak zaten yasak.

www.ziraatbank.ru
Türkiye’deki Hesaplardan Para Çekme
Bankamızdan , T.C.Ziraat Bankası A.Ş. nezdindeki vadeli/vadesiz gerçek kişi müşteri hesaplarından belirlenen limitler dahilinde para çekebilirsiniz.

ama eminim bundan da komisyon alırlar. belirli miktardan yüksek olan hesap hareketleri zaten sürekli kontrol altında bddk tarafından.
0
argent dawn
(24.05.20)
soyle bir soru sorabilir miyim?

uzerimde 1 gram metal olmadan sadece paralarla xray'den gecsem yine de öter mi alet?
0
🌸maresalx
(24.05.20)
ötmez ama tipinizi beğenmeyen bir gümrük memuru sizi arayabilir ve beyan etmeden para taşıdığınız için o paraya el koyabilir.
0
argent dawn
(24.05.20)
abi senin gümrük memuru dedigin adam, pursaklarda oturan asgari ucretle aksama kadar yumurta topukla ayakta lak lak yapan bir tip. suphelenmeyecek sekilde relax bir triple xray'den gectikten sonra kim takar yalova kaymakamını bence. beyanda bulununca yine vergilendiriliyor ve para eriyor.
0
🌸maresalx
(24.05.20)
aysee'nin dedigi gibi ya bitcoin ya kacak kocek halledecegim. tesekkurler.
0
🌸maresalx
(24.05.20)
Hocam geçen de yazmıştım, artik cok bilgi vermeye gerek yok. Transferwise bahsettiginden cok daha az komisyon aliyor ama sıfır komisyon max risk istiyorsun.
Dedigin gibi 50bin dolar ile girmeye calis yakalanirsan gg, yakalanmazsan wp olur.
0
logisticsmanager
(24.05.20)
@logisticsmanager dostum girmeye calis derken? rusya'ya elli sefer girdim ciktim. orada giriste kontrol yapilmiyor. mesele buradan cikabilmek. son kararımı verdim bitcoin/paribu ile cozecegim bu meseleyi.
0
🌸maresalx
(24.05.20)
Hocam hadi TR'de kurtardın, Moskova tarafında da kontrole girme ihtimalin var. O taraftaki kontrolleri de öğrenmeni tavsiye ederim. Gerçekten sakat bir yer genel olarak.
0
roket adam
(24.05.20)
arkadaslar rusya'ya hem petersburg-pulkovo hem de moskova-vnukovo uzerinden defalarca giris cikis yaptim. kesinlikle orada kontrol yapilmiyor. bir kez moskova'dan cikarken sozlu olarak uzerinizde dolar var mi diye sordular o kadar. o da cikarkendi. rusya'ya girerken hicbir zaman kontrol yapilmiyor.
0
🌸maresalx
(24.05.20)
(14)

yurt dışında yaşanılacak şehir

bruges
merhaba arkadaşlar,aylık 2000 euro ile geçinilebilecek yaşam standardı en yüksek avrupa şehri hangisidir sizce? kira + yeme içme + faturalar gibi sabit giderleri düşünürsek sadece. sağlık, gezme tozma, tatil gibi masrafları hiç düşünmeden.teşekkürler.
merhaba arkadaşlar,

aylık 2000 euro ile geçinilebilecek yaşam standardı en yüksek avrupa şehri hangisidir sizce? kira + yeme içme + faturalar gibi sabit giderleri düşünürsek sadece. sağlık, gezme tozma, tatil gibi masrafları hiç düşünmeden.

teşekkürler.
0
bruges
(24.05.20)
Yaşam standardı yüksek bir şehir için 2000 Euro biraz düşük kalabilir bu saydıklarıni dahil edince.
0
pass
(24.05.20)
Berlin ucuz diyorlar, pek bilmiyorum yaşama konusunu ama. Bir sefer hamburger restoranında menüye 5 6 euro vermiştik. Benzer düzeydeki hamburger restoranları fiyatları isveç'te 12-20 euro arası değişiyor misal.
0
senolll
(24.05.20)
Küçük bir şehir ancak leipzig olabilir. Kendim birebir deneyimledim, hayat almanyadaki diğer yerlere göre ucuz.
0
kojonotsuki
(24.05.20)
Prag.
0
evrim halkasi
(24.05.20)
Almanyanın küçük şehirleri.
İtalya Bologna falan ya da yine nispeten küçük şehirlerri
.
2000 euroyu sabit gelir gibi düşünüyorum tabii*
Yani küçük şehirlerde daha az kazanılır falan o da var.
0
jimjim
(24.05.20)
dogu avrupanin (ozellikle euro zone disindaki ulkelerin) kucuk sehirlerinde gul gibi yasarsin.
0
in vino veritas
(24.05.20)
Budapeste(burada krallar gibi yasarsin ama ben hep turist icin gittigim icin cok da bir sey soylemeyeyim)


granada; ispanya'nin orta buyuklukte bir sehri, muthis bir yer, sehre entegre olursan tum avrupa'da en keyifli hayat bu cevrede yasanir gibime geliyor, sicak endulus insaniyla kaynasilir, yazin da kuzeye tatile gidersin... 2000 euro ile rahatca yasarsin


Montpellier/Toulouse : Guney fransa'nin iki guzel sehri, Montpellier'i aile varsa Toulouse'u yalnizsan oneriyorum. Toulouse da ciddi bir latin nufus da var, kozmopolit ve buyuk bir sehir. Toulouse fransa'nin muhtemelen 4. buyuk sehridir, montpellier de 7. filan. bu iki sehirde de tek kisi icin 2 bin euro rahat rahat yeter.


Lyon; Kocaman metropol istiyorsan baskentler disinda onerebilecegim bir sehir tam bir fransiz metropol hayati yasanir ilgin varsa. 2 bin euroya merkezde havali bir yer tutamazsin belki ama metroyla 2 3 durak otede makul bir ev tutup yasarsin, 2 bin in yarisi kiraya gidebilir ama keyifli yasanir.

Strasbourg: Burasi orta ufak buyuklukte bir Fransiz\alman sehri, sehrin cevresi dogal guzellikleriyle dagiyla bayiriyla cok hos, ucuz bir yer degil ama tramvaya binince son durak almanya, insanlar da alisverisi oradan yapiyorlar zaten...


Lille; Buraya entegre olamazsan sikici buyuk bir sehir, entegre olabilirsen muthis bir yer, ailen olur cikar. entegrasyon her sehir icin oldugundan daha onemli lille'de, siyah ile beyaz gibi ayiriyor, eger tam entegre olur, fransizca ogrenir yerlilerle takilirim diyorsan gayet guzel lokasyonu olan bir yer.


Krakow; Bir baska Krallar gibi yasanacak guzel sehir, ama polonya'nin baska yerlerine cok ugramamak gerek, yaramaz sanki, krakow da ise 1 2 yil yasanip oldukca keyifli vakit gecirilir, dinamik canli bir sehir.


not; bu sehirlerden bazilarini yahut cevrelerini sadece ziyaret ettim, bazilarindan 1 ay yahut daha uzun kaldim, bazilarinda ise uzun sureli yasadim.

kisisel not; ben olsam orta vadede ne kadar param olursa olsun paris'te yasamaya calisirim. 2 bin euroya da studyo bir daire tutup rahatca yasanir.
0
hewit
(24.05.20)
Fransa; 2000 euro gelir vergisi dusulmus net ise cok da güzel yasanir. Ile de france disinda geri kalan %80 yerde yasanir.
Ben 700 bin kisilik yerde pahalı güvenli bir bölgede is ev 10 dk mesafede 2+1 ici yeni yapilmis eve 810 euro veriyorum isinma dahil. Ustune 21 euro 1gb hizda internet, 20 euro sinirsiz internet ve arama paketi, 18 euro su , 30 euro gibi bir fiyat elektrik, 29 euro spor salonu, 30 euro yakit, 25 euro ev sigortasi, 70 euro araba sigortası. Bunlardan sana 1000 euro para kaliyor. Aylik yemek masrafimiz alkolu, italyan sarkuterisi vs dahil 700 euro. Benim esim olmasa ben her gun tavuk, salata yiyip gecinirim de kendisi yemekle ilgili oldugundan bilmemne soslu bilmemne yiyoruz genelde o yuzden daha pahalı. Sen benim gibi duz insansan max 400-500 max o da pahali marketten yoksa lidl falan gidersen daha da ucuz. Geriye sana kemiksiz 500-600 euro kalir. Bunun 400 eurosunu kenara atsan senede 4800 euro yapar. Iki sene para biriktirip misal 2015-2016 model araba alirsin rahat (ben alicam diye biliyorum 2018 ibiza 1.0 tsi xcellence 13bin euro 27bin km).

Ha eve esya dersen yatagi orta pahali aldim, televizyona okuz gibi para verdim iyi olsun diye (tl fiyati 7-8bin), evin kitapligi, koltugu, masasi, sandalyesi vs esyalari ikeadan, buzdolabi samsung a+++, camasir makinesi beko a+++ vs. Bunlarin hepsine ben 4000 euro odedim, 3bin kredi. kısacası sen benim gibi yapmazsan sirf televizyondan bile kurtarirsin.

Neyse cok uzun oldu ama 2bin euro kotu bir para degil. Kral gibi yaşamazsin ama " bu nasil hayat lan" hayatta demezsin fransa'da. Ama dedigim gibi ile de france olmaz. Ben orasi icin 1bin euro fazla isterim en az.

*Bahsettigim hesaplamalarda daire 2+1, asansorlu, ici yeni yapilma, otoparkli, karsisinda firin, kasap, pastane, veteriner vs var direkt. Manzaram daglar, yeşillik falan. Studio tutsan böyle yerlerde 600 civari olur heralde.
0
logisticsmanager
(24.05.20)
Acı Vatan Alamanyamızın küçük şehirleri +1 hatta zorlarsanız büyük sayılebilecek bilindik bir iki şehirde dahi yapabilirsiniz.

standart olarak diğer çoğu avrupa şehrinden daha iyidir.

çok çok az bir miktar değil
0
AlsterWasser
(24.05.20)
Berlin +1
0
chitosan
(24.05.20)
Viyana

Brastislava
0
kanlakarisikyagmur
(24.05.20)
2000€ net ise iskandinav ulkeleri ve paris haric her yerde yasanir.
0
kuehles blondes
(24.05.20)
+budapeste vs denmis evet yasanir ama oralarda bu maasi alacak adamin bize sormasına gerek yok. Ben su an 2600 euro net aliyorum, budapestede benzer pozisyonda 1300 anca oluyor. 2000 demek 10 yillik deneyimli muhendis/mudur olur.

2 bin Euro almanya, fransa, ispanya, italya gibi ortalama ustu avrupa ulkelerinde tek kisiye ünlü metropoller disinda pasalar gibi yeter para artar. Ha dendigi gibi İskandinav ülkelerinde digerlerine oranla bir tik zor olur hayat.
0
logisticsmanager
(24.05.20)
Lİzbon
0
durgunfoton
(24.05.20)
(2)

direnç banları dambıldan daha mı iyi?

ShadowOfMoon
dambıl belirli kasları çalıştırıyo bantsa biçok bölgeyihttps://www.livestrong.com/article/379676-are-resistance-bands-better-than-weights/burda farkı yok gibi bişi demiş.burda da övmüş bayağıhttps://www.youtube.com/watch?v=3AwbSQeUX0skullanan var mı bant?
dambıl belirli kasları çalıştırıyo bantsa biçok bölgeyi
www.livestrong.com
burda farkı yok gibi bişi demiş.
burda da övmüş bayağı
www.youtube.com

kullanan var mı bant?
0
ShadowOfMoon
(23.05.20)
Bant nasıl birçok bölgeyi çalıştırabiliyor ki, yani bandın yapıp da dumbbell'ın yapamadığı ne var? Ya da şöyle söyleyeyim; şimdi sen bana 30 kiloluk tek bir dumbbell ver ben bu 30 kiloluk dumbbell'a bacak için squat yaparım sırtım için deadlift yaparım omzum için shoulder press yaparım kollarım için curl/pushdown yaparım sırtıma koyarım core bölgesi için plank yapar ayaklarımın arasına alır leg raise yaparım, bununla birlikte şimdi burada saymaya üşendiğim en az 20 farklı kombinasyon uygularım bir tane dumbbell'la, yani bütün vücudumu çalıştırırım. Bu durumda dumbbell nasıl belirli bir bölgeyi çalıştırıyor da bunların üçte birini yapamayacağın bant birçok bölgeyi çalıştırıyor ben anlayamadım açıkçası. Ha rehab. amaçlı kullanacaksan o iyi tabii ama diğer türlü ancak yoklukta iş görür, dumbbell'ın ya da başka bi serbest ağırlığın yanına yaklaşamaz.
0
angelus
(23.05.20)
Bant ile dumbell farkı yok diyen kisinin bant fabrikası falan olabilir. Yoksa akla mantiga uygun bir laf degil.
Banti sadece antrenman öncesi isinmada kullaniyorum, ozellikle omuz bolgesi icin. Onun dışında alakam yok.
0
logisticsmanager
(23.05.20)
(8)

tv'de 43 inç uhd samsung, lg mi 49 inç uhd telefunken, vestel mi

semaforo de medianoche
tv almayı düşünüyorum. bütçeyi 3600'ın altında tutmaya çalışıyorum ama duruma göre biraz daha çıkabilirim. bu fiyatlara bakınca başlıkta yazdığım seçenekler çıkıyor. özellikle tv'ler artık smart tv olduklarından dolayı marka önemli diye düşünüyorum. internette takılan arayüz, açılmayan uygulamalar g
tv almayı düşünüyorum. bütçeyi 3600'ın altında tutmaya çalışıyorum ama duruma göre biraz daha çıkabilirim. bu fiyatlara bakınca başlıkta yazdığım seçenekler çıkıyor. özellikle tv'ler artık smart tv olduklarından dolayı marka önemli diye düşünüyorum. internette takılan arayüz, açılmayan uygulamalar gibi şeyler okudum bazı markalarla ilgili. almışken 49 inç almak istiyorum ama sizce telefunken, vestel seviyesi markalar sıkıntı yaşatır mı? yoksa 43 olsun samsung, lg, philips'ten şaşma mı dersiniz? yoksa zorla kendini 3900'a falan hem 49 inç hem samsung olanından al, zorladığına değer mi dersiniz? arada çok net farklar yoksa sırf marka için 500-1000 tl fazla vermek de istemem açıkçası.

esasında öyle görüntü delisi değilim full hd de olurdu ama 49 inçte 1 tane samsung modeli var sadece fhd olan, onun da ekran kenarları çok kalın, kaba durduğu için istemedim.
0
semaforo de medianoche
(23.05.20)
Hocam duyurunuzu meraktan okudum. Yoksa sadece başlığa bakınca cevap belliydi.
TV alırken LG'den şaşmayın. LG modelleri arasında kıyas yaparak en uygununu seçin. Vstel telefunken philips zaten hikaye. Samsung ise uygulamalar kısmında sorun çıkarır.
0
elestirman
(23.05.20)
Lg bende var görüntü iyide arayüz yavaş yenilerde nasıl bilmiyorum. Samsung kullanmadım ama görüntü iyi geliyor bana. Tizen işletim sistemi denemedim ama hızlı diye duydum. Diğer markaları almazdım.
0
Topalordek
(23.05.20)
Televizyonda marka degil model onemli. Bir onceki seneki modelden bir sonraki seneye bile cok sacma seyler değişebiliyor ve bu markadan şaşma demek mantikli olmaz.
Bir kac model secebilirseniz bunlari karşılaştırmak mantikli olur.
Bu arada büyüklük iyi güzel ama görüntü kalitesi iyi değilse büyük ekranda kötü görüntü baya sıkıntı oluyor.

Bu arada bende 7bin liralik samsung var onda da bazen arayüze sıkıntı oluyor. Bu sonyde de oluyor lgde de. Önemli olan sürekli olmamasi ya da lagli sekilde olmamasi.
0
logisticsmanager
(23.05.20)
Samsung var 3 senedir hiçbir uygulamada takılmadı. Akıyor. Marka farkeder. O yüzden lg ya da samsung derim. Philips'ten de kesinlik şaş.. Beş para etmez tvleri.
0
baal
(23.05.20)
lg samsung philips hepsinin iyi modelleri var ama o fiyat bandında philips'te iyi model bulamayabilirsin. diğer markaları tamamen boşver. fhd artık türkiye pazarında kalmadı yani iyi bir full hd bulsan ucuz uhd'den daha çok beğenebilirsin(özellikle 43-49 gibi düşük ekran boyutlarında) ama yapacak bir şey yok uhd alacaksan ne kadar büyük o kadar iyi. 43 inch bayağı küçük bence alabileceğin en büyük ekranı al derim ben.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.05.20)
ne aradığınıza bağlı. dts ses, samsunglarda yoktur. bir arkadaşın da dediği gibi seriler önemlidir. sony'nin bir serisi için direkt leş diyen vardı. öyle az buz bir para da değil.

philips ambilight teknolojisi de gayet güzeldir. param yetmedi alamadım tabi o seriyi. ( bekar stayla)
0
blue eyes white dragon
(23.05.20)
aradığım çok fazla bir şey yok. x265 (hevc) çözmesi önemli, dts olursa iyi olur olmazsa da çok problem değil ama. onun dışında dediğim gibi görüntü açısından çok ekstra isteklerim yok işte 49 inç boyut olarak iyi geliyor, günümüz tvlerinin hepsi belli bir standartı sağlıyor sonuçta bana yeter. arıza çıkartma potansiyeli az olsun, smart tv'si düzgün çalışsın bunlar da önemli tabi.

telefunken'in bu modelinin (49TU8560) özellikleri fiyatına göre çok iyi mesela www.gittigidiyor.com hoşuma gitti. çok detaylı bakmadım henüz ama gittigidiyor'da lg'de 4000 altı 49 inç tek model var o da bu (49UM7100PLB) www.gittigidiyor.com samsung'da da 3 model var 49RU7100, 50RU7090, 50RU7105. 49-50 inç alıcaksam seçeneklerim bunlar.
0
🌸semaforo de medianoche
(23.05.20)
Okudugum yorumlara göre bahsettiklerinizden lg ve ru7100 serisi icin iyi yorumlar okudum. Bence ikisini compare sitelerinde yanyana bakin. Ve fırsatiniz varsa bir magazada görmek en ideali, ben bu sekilde cok televizyon eledim.
0
logisticsmanager
(23.05.20)
(9)

Evden calismanin ofisin yerini alacağına inanıyor musunuz?

logisticsmanager
Sirket olarak haftada en az 1 gun evden çalısiyorduk onceden corona donemi komple ev tabi. Bu sirada %100 efektif olunduğunu soyleyemem.Gecen alisma surecine giris icin ufak bir grup ofisteydik vallaha ne guzeldi ya, aklina bir sey geldi mi tak soruyon ne chat ne webex...Ben tedarik zincirinin kompl
Sirket olarak haftada en az 1 gun evden çalısiyorduk onceden corona donemi komple ev tabi. Bu sirada %100 efektif olunduğunu soyleyemem.
Gecen alisma surecine giris icin ufak bir grup ofisteydik vallaha ne guzeldi ya, aklina bir sey geldi mi tak soruyon ne chat ne webex...
Ben tedarik zincirinin komple evden calismaya gececegini sanmiyorum, gecebilir ama gecmenin daha iyi oldugunu düşünmüyorum.
Misal simdi bizde ticaret uzmani var, isinin uzmani altinda calisan veya üstü yok direkt raporladigi haliyle evden çalışsa da bir farki yok.
Bana bagli 3 çalışan var, benim bagimli oldugum iki müdür var, gün içinde planlamada 3 farklı kisi ile konusuyorum.
Bu gunluk iletisimi saglamak icin surekli chatte patir patir yazmak ya da en ufak olay icin bile webex yapmak lazim.

Bunlari tabi organizasyon vs olarak söylüyorum yoksa gunde 2 saat yolda harcaniyorsa, günlük iletişim cok da yoksa (uretim planlamacilik yaptim benimle alakalı bütün kisiler farkli ulkelerdeydi haliyle ofiste olmanin cok da onemi yok)
0
logisticsmanager
(23.05.20)
IT ekibinde çalışıyorum. 17 kişilik bir grubumuz var proje bazında. her sabah 9.30'da scrum yapıyoruz teams üzerinden. herkes dün ne yaptığını, bugün ne yapacağını anlatıyor. Bu iş takibini yaptığımız uygulamamızda var. o yüzden iş kaçmıyor ya da zaman ötelemesi olmuyor.

evden çalışmak bana çok yararlı geldi. istediğim şekilde istediğim pozisyonda çalışabiliyorum. bana bağlı çalışanlarla teams üzerinden bağlı kalmak gerekiyor ama çok sorun edecek bir durum olmuyor. Günüm daha verimli geçiyor. ama patronlar çalışanları gözünün önünde görmek isteyeceği için türkiyede bir kaç kurumsal yer hariç diğer patron şirketleri için evden çalışma hayal bana kalırsa.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(23.05.20)
yaklaşık 2 aydır evden çalışıyorum ve verimim inanılmaz arttı.
tek sıkıntım çalışma mekanı. ofis sandalyesi masası vs gayet güzel şeylermiş. evde bunlar yok. o problem oluyor.

onun dışında bilgi işlem olarak çok güzel bir setup hazırladıklarından dolayı rahat çalışıyoruz. özel konuşma kulaklığımıza kadar pandemi öncesi elimizde hazırdı ve bunu ne zaman kullanırım acaba diye düşünüyordum. herkesin dokunmatik ve tablet gibi kullanılabilen laptopları da var. tek ihtiyacımız internet o da evde var.

açıkçası başka çare olmadığından herkes çok iyi adapte oldu ve eskiden yapamadığımız toplantıları bile tam katılımla yapıyoruz. toplantı verimleri de kesinlikle arttı.

biz bunun mümkün olmadığını düşünüyorduk.

ama hala çalışıyormuş gibi yapanları yönetmek ve verimli çalışın demek problem. biz bunu kendi ekibimizde iş bazlı yönetimle aştık. mesaiyle kasmıyoruz iş çıksın yeter.
0
ozdek
(23.05.20)
IT sektöründe çalışıyorum ben de. Global bir firmadayım.

Şirket dedi ki yeni dünya bu, uyumlu olanlarla devam edeceğiz, uyum sağlayamayanlar gidecek minvalinde bir açıklama yaptı. Herkes eskisinden daha fazla çalışıyor şu anda ve genel olarak insanlar hallerinden memnunlar.

Ben bu durumun zorunlu haller dışında kalıcı hale geleceğini düşünüyorum, zira ofis kirası ve masrafı cidden ciddi maliyet kalemleri. Herkes evden çalışma ortamını da hazırladı denebilir.
0
roket adam
(23.05.20)
It sektorunde duyduklarim hep bu yönde ama tedarik zincirinde duyduklarim da tersi yönde genelde. Ki bizdeki IT departmani zaten günlük birbiriyle iletisimi olmazdı çünkü isleri alakasizdi ama bizde sürekli iletisim var çünkü sürekli sikinti var surekli operasyonel olay var (gemi ertelendi, fabrika kapatildi, ucak ertelendi, talep tahminleri düştü vs vs sürekli 10-15 kisiyi etkileyen olaylar yaşanıyor)
0
🌸logisticsmanager
(23.05.20)
yakın zamanda inanmıyorum. yapay zeka ve robotların daha aktif rol üstlenmesiyle olabilecek bir şey. her yerde tutsa bile türkiye'de tutmaz bu sistem :)
0
ergenpezeveng
(23.05.20)
Ülkenin en büyük kurumlarından birinde IT.

Günün yarısında yatıyorum, oyun oynuyorum, dizi izliyorum, kitap okuyorum vs. ama öte yandan daha çok iş yapıyorum kalan vakitte. Çok çok verimli o yüzden geçilir diye düşünüyorum ki yukarılardan benzer yorumlar aldık.

Eksisi ne ama, hayatımda 17:32'den geç binayı terk etmemiş ben, geçtiğimiz hafta bir kez 21:30'a kadar çalıştım önemli bir şey olduğundan. Devam ettirirlerse kalplerini kırarım sanırım.
0
aguen
(23.05.20)
yerini almaz ama benim işimin evden de rahatlıkla yapılabildiği kendime kanıtlanmış oldu bu sürede; ben pek işlevsel olacağını sanmıyordum. muhtemelen haftada 1 home office talep edeceğim.

anlık hızlı reaksiyon gösterilmesi gereken takım işlerinde yaşıyoruz en büyük handikapı. ofisteyken hop sen şunu yap, pişt şu nasıl olucak diye paylaşım yapabiliyordun. şimdi arıyorsun o anda başka biriyle görüşüyor, o dönünce sen başkasıyla görüşüyor oluyorsun; bu açıdan yavaşlatıyor.

bir de günümüz insanının en önemli sosyalleşme alanlarından biri iş ortamı. bu sebeple bundan tamamen ayrılmak sosyal açıdan olumsuz etkiler birçok insanı diye düşünüyorum.
0
Bruce
(23.05.20)
uzaktan calisma her sektor icin uygun degil. bu surecte goruldugu gibi IT sektorunde uzaktan calismanin negatif degil tam aksine hem sirket hem calisanlar icin pozitif etkisi var. Zaten Twitter ve FB bu surecten sonra da surekli olarak uzaktan calisma imkani sunacaklarini belirttiler. Bizim sirket de benzer sekilde calismalar yapiyor yakinda bizimkiler de duyurur. arkadaslarimdan duydugum kadariyla onlarin sirketleri de benzer sekilde uzaktan calismayi surekli yapmayi degerlendiriyorlar.

diger sektorlerde bu kadar yaygin bir sekilde olacagini dusunmuyorum acikcasi.
0
crucio
(23.05.20)
2,5 aydır evdeyim. Evden çalışıyorum. Arkadaşlarımın çoğu gitmek zorunda kaldı ben gidemedim. Gidemeyenler evden işi takip etmeye çalıştı ancak bir sistem yok. Tamam epostalara ulaşabiliyoruz. Zoom hesabı alındı. Bir çok işi yapabiliyorum ama kendi imkanlarımla.

Evdeki internetim hızlı, bu benim avantajım. Cep telefonumdaki 1500 dk bitiyor bir ay içinde. Bu benim maliyetim. Bilgisayar verilmedi bana, evdeki 7 yıllık bilgisayara SSD taktım, kendi paramla aldım. Office programlarına bağımlıyız. Anadolu üniversitesi AÖF kaydım var, ücretsiz office indirme hakkını buldum. Altyapı sağlanmadı bana, ben oluşturdum. İş kaybetme korkusundan elbette.

İşyerine yaklaşık 1 yıldır buluta geçilmesi yönünde baskı yapıyorum. Çünkü bir kaç deneme yapıp çok faydasını gördük. Ancak maliyetinden kaçıyorlar.

E sen bana bilgisayar verme, internet bağlama, telefon verme, yazılım verme, ben kendim uğraşayım. Böyle evden çalışma olmaz.

Birde evden çalışma kavramı suistimale dönüyor. Saat Gün kavramı kalmadı. Sürekli telefonda panik halinde iş isteniyor. Saatlerce video konferans yapıyorum. Özel hayat kalmadı. Odamda masa sandalyem yok. Koltuk var, bilgisayar altlığı ile çözüyorum.

Evden çalışma sürecine hazır olmadığımızı düşünüyorum. Fazlasıyla hemde. Sadece ben değil, diğer firmalar içinde aynı yorumu yaparım. Donanım ithal onu anladık ancak yazılım maliyetinin düşmesi gerekli. Acil olarak hemde. Ancak o zaman talebi hızlanabilir.
0
cliquot
(23.05.20)
(8)

Türkiye'de yasal yoldan sıfırdan zengin olmak mümkün mü sizce?

insomniac
Ben şöyle düşünüyorum. Ne iş yaparsan yap halkta para yok ve o yüzden hizmet sunmak mümkün değil. Yanlış mı sizce?
Ben şöyle düşünüyorum. Ne iş yaparsan yap halkta para yok ve o yüzden hizmet sunmak mümkün değil. Yanlış mı sizce?
0
insomniac
(22.05.20)
halkta para olmayabilir de, ben çiğköfteci zincirlerine giden bir tane paralı insan da görmedim.

3 5 sene önce tek tük dükkan halindeydi bak vatandaşın teki bunu zincir haline getirdi, korona öncesi her köşebaşında 1 tane çiğköfteci vardı ve iş yapıyordu.

olmaz diye bişey yok, her zaman sistemde ihtiyaç duyulan bişey vardır, her zaman da böyle yeni yeni şeyler çıkacaktır, batan olur , çıkan olur ama olur.

bu şekilde düşünmek sana zarar yazar.
0
hem şişko hem deli
(22.05.20)
Yanlış.
Halkla ilgilenmeye ne gerek var? Türkiye'de olan ürünleri yurtdışına yollayan aracı arkadaşlarım var.
Ek olarak forwarder olan tanıdığım da var.
Saglik turizmi isine giren tanidigim var.
Insaat isi yapan var.

Bunlar hep kendi kurdular işleri.
Asil Türkiye'de kolay, vergiler is veren icin daha iyi, bir suru seyi gider gosteriyorsun (vergiden kismak icin araba aliyo insanlar...), Calisan hakki diye bir sey yok.
0
logisticsmanager
(22.05.20)
1-) Evet.

2-) Yanlış.
0
hayirsiz
(22.05.20)
mumkun tabi ki. butun herkes aileden zengin degil yada calarak zengin olmuyor. en basitinden acun ilicali. bundan 30 yil once siradan bir spor roportajcisiydi. simdi tr'nin en zengin ve en populer kisilerinden birisi. yaptigi isleri begenmezsin, kalitesiz bulursun o ayri ama caldigi yada yasa disi yaptigi birsey yok. benzer sekilde nusret.


belki acun ve nusret cok uc ornekler ama sifirdan baslayip yukarilara cikan bir suru insan var.
0
crucio
(23.05.20)
eskiden kolaydı belki gösterilen örnekler acun vs çok fazla alternatifi olmayan insanlardı. zenginliği ne olarak görmeye bağlı. mercedes almaksa alırsın. ancak öyle şehirde gösterilecek kadar zengin olmak 0dan imkansız.
0
mikahakkinen
(23.05.20)
Bu sorunun cidden sorulduğunda inanamamakla birlikte cevap vermek istiyorum.
Gerçekten algısı açık ve azimli biri Türkiye'de zengin olamazsa başka hiçbir yerde olamaz.
0
gurur
(23.05.20)
1 ) Mumkun

2) Gordugun en sacma cikarimlardan, binbir turlu yolu var zengin olmanin.
0
hehehe
(23.05.20)
@gurur +1000
Azicik kafasi calisan ve kendisi de caliskan biri zengin olmak isterse mutlaka olacaktir. Eger olamiyorsa ya kafasi calismiyordur, ya azimli degildir ya da zengin olmayi istemiyordur.
0
Kirmizibavul
(23.05.20)
(17)

Ne sıklıkla paketli abur cubur yersiniz/içersiniz?

KUCO
soru başlıkta.
soru başlıkta.
0
KUCO
(22.05.20)
hergün.
0
candide
(22.05.20)
sadece yeni bir ürün çıktığında denemek için alıyorum. ama önceden brian fantana gibiydim.
0
MtKrt
(22.05.20)
Eskiden wuhuu. Şimdi ayda 1 belki 1 paket cips. Hem sağlığına hem de bütçene dost.
0
medre
(22.05.20)
şu an kola içiyorum
0
yuvarlanantencereninkapagi
(22.05.20)
Neredeyse her gün, genel olarak son 10 yıldaki saglikli beslenme, çiya tohumunu yemece, şekere eroin muamelesi yapmaca populer akimindan uzagim zaten. (Kilom normal)
0
pofudukayi
(22.05.20)
Yurtdisina ilk geldigimde denemek icin cok tüketiyordum, tukete tükete ogrendim artik. Son 1 yil falan heralde ayda 1 tane anca; o da genelde pringles yeni tadi geldiyse, hindistan cevizli yeni ürün gorduysem, başka ülkelerden gelen yeni seyler varsa ya da barilla kurabiyelerinin yenisi geldiyse.
0
logisticsmanager
(22.05.20)
Uzun zamandır yemiyorum. Eskiden cipsi çok fazla tüketirdim ama bir yıldır onu da yemiyorum. Gazlı içecekleri ancak dışardaysam içiyorum eve almıyorum. Ayda yılda bir canım bir şey çekerse alıyorum ama. Genel olarak tüketmiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(22.05.20)
eskiden her gündü. sonrasında işlenmiş şekeri ve diğer abur cuburları bıraktım, 1 yıl olmuştu. ama bu karantina döneminde sürekli evde olduğumuz için tekrar başladım. her gün yiyorum. tek eğlencemiz yemek sdfjk...
0
noxell
(22.05.20)
1 ay öncesine kadar her gündü. Hatta gun icinde abur cuburla beslendigim cok oluyodu. Kilo alinca bıraktım 1 aydir sifir paketli urun.
0
hindistan cevizi
(22.05.20)
karataydan beri bıraktım
ambalajları okumak yeterli oluyor almamak için
0
bir soru sorcam
(22.05.20)
tuhaf bir şekilde @tolkien +1
0
giovanne
(22.05.20)
salgın öncesi neredeyse hiç yemezdim dur bira cips keyfi yapayım diye cips alıp öyle haftalarca durduğu olurdu hatta ama şu an durum çok kötü neredeyse her gün yiyorum çer çöp bi şeyler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(22.05.20)
askerde yemiştim en son, kantinde en sağlıklı ürünler paketli ürünlerdi. aylar geçti üstünden, ama çikolata alıyorum ayda bir. o abur cubur sayılıyorsa bilemem.
0
aziz dostum jack
(22.05.20)
Çocukluğumdan beri çubuk kraker favorimdir. Aklıma geldikçe sık sık yerim.
0
bitchesaintshit
(22.05.20)
karantina öncesi ayda bir belki yiyordum, şu an ise her gün jelibon, cips, kola...
0
no ne na hayır
(23.05.20)
Içecek hiç almam. Bisküvi ayda 1 falan belki, o da cayin yaninda canim isterse.cips ne zaman aldım hatırlamam bile, hiç canım da çekmez. Çikolata o da ayda 1-2 dir.
0
brnbrs
(23.05.20)
normalde sıfır, çok nadir iş yerinde çikolata. yiyecek doğru düzgün abur cubur yok ki piyasada; canım çekmiyor hiçbirini ki tatlı sever bir insanım. karantina başında 2-3 hafta "dur lan madem evdeyiz biraz junk yiyeyim ben de" dedim ama sonra baktım ucu kaçıyor ipin, bıraktım. canın çekmese de ağız alışkanlığı löp löp gmüyorsun. son 2-3 haftadır yemiyordum hiç, bugün bayram hatırına haribo çekirdek cips kolay aldım, film izleyip gömücem hepsini <3
0
Bruce
(23.05.20)
(5)

Avrupa'ya inşaat işleri bağlantısı

hexa
İyi geceler duyuru.Ben mermer ustasıyım aynı zamanda atölyem var. Avrupa Türkiye arasındaki kur farkı, alım gücü malum. Daha da kötüye gidecek gibi bi yandan. Oralarda da malum uygun fiyata usta bulmak, iş emanet edecek biri bulmak zor. Oralardan nasıl bağlantı bulabilirim. Temelli gitmek değilde dö
İyi geceler duyuru.
Ben mermer ustasıyım aynı zamanda atölyem var. Avrupa Türkiye arasındaki kur farkı, alım gücü malum. Daha da kötüye gidecek gibi bi yandan. Oralarda da malum uygun fiyata usta bulmak, iş emanet edecek biri bulmak zor. Oralardan nasıl bağlantı bulabilirim. Temelli gitmek değilde dönemlik veya proje bazlı işler gibi hani.

Veya çok mu absürt düşünüyorum? Oluru yok mu?

Oralarda bu işlerin içinden birileri varsa fikir verirse minnettar olurum.
0
hexa
(20.05.20)
mesleğinizin kriterlerini ingilizce olarak yazdıktan sonra jobs eklerseniz bir kaç site çıkacaktır karşınıza oradan yapacağınız ufak araştırmalarla eminim ki bir kaç bağlantıya ulaşacaksınızdır. daha sonra da e-mail yoluyla o firmalara ulaşırsanız eğer size geri dönüş yapacaklardır.

kendim AmazonFBA yapıyorum ve genelde üreticilerim doğu avrupa'da oluyor bana genelde anlattığım yöntemle ulaşıyorlar. (ben ajanslara isteğimi belirtiyorum onlarda ilgili sitelere ilan açıyorlar)
0
dirildimde geldim
(20.05.20)
Fransa icin; absurt dusunuyorsunuz. Ürettiginiz bir seyi satmaksa okay ama buraya gelip is yapamazsiniz.
0
logisticsmanager
(21.05.20)
Ya biraz absürt. Yani meslek kolu ve durum pek uymuyor. Dönemlik ve proje bazlı gitseniz bile nasıl olacak.iş alsanız mermeri burada üretip götürmezsiniz muhtemelen. Orada olsa atölye lazım. Temelli de olmaz demişsiniz. Buralarda usta işleri çok para ediyor, çünkü daha kısıtlı yapan kişi sayısı. Tam işinizin detaylarını da bilmiyorum. Mesela mutfak yapılırken mermer lokal mi yapılıyor yoksa yapılıp ithal mi geliyor vs. Aslında yapılmış mermer çok ufak da bişey, geçenlerde isveçe çinden köprü getirdiler haha.

Bence firmaları bulup bi iletişime geçin, belki alıcı çıkar.
0
senolll
(21.05.20)
Birkaç da link bırakayım, belki işe yarar

www.ballingslov.se

granitop.se

stenmagasinet.se
0
senolll
(21.05.20)
Amerika kitasinda senin bahsettigin sekilde calisanlari biliyorum ama hepsinin cift vatandasligi var, buyuk is oldugunda gelir kalir bitirir donerler. Adamlarin burada baglantilari saglam, oncesinde senelerce burada yasamislar, vs.

Ozetle gidip yurtdisinda bir sure yasamak ve oturum almak lazim, yoksa olmaz o is.
0
cooperr
(21.05.20)
(2)

is sorusu ne yapmaliyim

mhmtt
soyle ki su an calismiyorum. 2 ay once biraktim isi.halihazirda bir is teklifi var. is istanbulda1k dolar temel maas + 1k dolar hedefe tutturursam bonus. tahminim aylik ortalama 1.5k dolar alirim. sirket guzel, calismak isterim.ote yandanson 2-3 aydir bir arkadasimla ufak tefek girisimcilik yapiyoru
soyle ki su an calismiyorum. 2 ay once biraktim isi.
halihazirda bir is teklifi var. is istanbulda
1k dolar temel maas + 1k dolar hedefe tutturursam bonus. tahminim aylik ortalama 1.5k dolar alirim. sirket guzel, calismak isterim.

ote yandan

son 2-3 aydir bir arkadasimla ufak tefek girisimcilik yapiyoruz. su an kazanamiyoruz pek. ama 3-4 ay adayabilirsek en az, guzel yerlere gelebilecek bir is. cocuk da zehir gibi zaten.
ek olarak simdi degil ama 3-4 ay sonra eskiden yaptigi bir girisime beni ortak edecek ve beraber devam edecegiz. o da karli bir is.

yani 2 is beraber ortaklasa yapacagiz.

her ne kadar gelecegi cok goremesem de uzun vadede bu girisimlerimizden cok cok daha fazla para kazanabilecek gibi hissediyorum. tabi 4-5 ay harcayip hic bir yere de gelemeyebiliriz bu risk de var (Maddi olarak ikimiz de bunu kaldirabiliriz)

ilk isi kabul edersem, girisimlerimiz yalan olacak, cunku hep isin basinda olmam lazim. farkli birinin de fikrini alsam daha iyi olurmus gibi hissediyorum. ne diyorsunuz?
0
mhmtt
(20.05.20)
ben girişim diyorum. sonra hep bunun pişmanlığı olacak muhtemelen, neden yapmadım diye. 1.5k dolar her zaman ulaşılabilecek bir rakam.
0
surprise
(20.05.20)
Girisim.
Bahsettiginiz maaşlar yüksek ulasilamaz maaslar degil. Yas sektor ne bilmiyorum ama dolar üzerinden olmasa da İzmir'de bile bu tarz maaslari alan 35- arkadaşlarım var.
Alınabilecek bir risk.
Misal 3bin dolar olsaydı orada tartisabilirdik :)
0
logisticsmanager
(21.05.20)
(3)

3000 kaloriden az alırsam ne olur

ShadowOfMoon
bugün 1 saati aşkın workout yaptımhttps://darebee.com/pdf/programs/spartan-trials.pdfbunun 25. günüpush up var.ter içinde kaldım 7 set.bu bitince de hafif koştum ve bicep curls yaptım.bunlar ortalama 1500 kalori olsanormal günlük de 1500 kalori ihtiyacım olsa 3000 toplampeki ben 1500 alsam bugün nol
bugün 1 saati aşkın workout yaptım
darebee.com
bunun 25. günü
push up var.ter içinde kaldım 7 set.bu bitince de hafif koştum ve bicep curls yaptım.
bunlar ortalama 1500 kalori olsa
normal günlük de 1500 kalori ihtiyacım olsa 3000 toplam
peki ben 1500 alsam bugün nolur? kaslarım gelişmez ama bu tür programları aynı verimle yapmamı engeller mi?sonuçta vücut ağırlığı bunlar ve dayanıklılık.
çünkü aç değilim.kendimi zorlamak istemiyorum 3000 kalori alacağım diye.şeker yağ doldurmak da istemiyorum vücudumu
0
ShadowOfMoon
(20.05.20)
kilo verirsin. kas yapıyorsan kaslardan yeme ihtimali var onun için protein almak önemli. yağdan yesin mümkünse.
0
ozdek
(20.05.20)
bunlar 1500 kalori etmez. youtube'da 1 saatlik antrenmanlara bakarsanız 650-700 kalori ediyorlar.
0
slow like honey
(20.05.20)
Internette bulunan bilgiye göre 1.6 km kosmak 100 kalori, kısacası 20km falan kosmak lazim 1500 kalori için.

Bahsettiginiz program o bahsettiginiz kalorilerin yanindan bile gecemez. 1 saatlik antrenman ile 1500 kalori olsa kilolu insan kalmaz :)
0
logisticsmanager
(20.05.20)
(3)

Oyun Önerisi

lehim ve havya ile mikrocip yapan adam
Elimde PS4 ve eski bir pc var.FIFA 20, Uncharted, gta V, cs dışında başından zor kalkılacak oyun öneriniz var mı? çok sıkıldım
Elimde PS4 ve eski bir pc var.
FIFA 20, Uncharted, gta V, cs dışında başından zor kalkılacak oyun öneriniz var mı? çok sıkıldım
0
lehim ve havya ile mikrocip yapan adam
(19.05.20)
bf ve cod serileri olabilir
0
golgi aygıtı
(19.05.20)
spider man
horizon zero down
god of war
0
giovanne
(19.05.20)
Spider man
Horizon zero down
Witcher 3
Bloodborne
Divinity original sin
Red dead redemption 2
0
logisticsmanager
(20.05.20)
(3)

EDP mi Parfum mü?

suq
Merhaba,Daha önceden de kullandığım Bleu de Chanel almak istiyorum. Eskiden aldığımda edt ve edp farkı yoktu ya da dikkat etmedim.Şimdi bakarken edp almaya karar verdim ancak saf parfümle de aralarında müthiş bir fark yok. Saf parfüm alsam milleti rahatsız edecek bir koku yayar mı yoksa sadece kalıc
Merhaba,

Daha önceden de kullandığım Bleu de Chanel almak istiyorum. Eskiden aldığımda edt ve edp farkı yoktu ya da dikkat etmedim.
Şimdi bakarken edp almaya karar verdim ancak saf parfümle de aralarında müthiş bir fark yok. Saf parfüm alsam milleti rahatsız edecek bir koku yayar mı yoksa sadece kalıcılığı mı etkliler?
Zaten sıktığım bir fıs oluyor fazlası değil ama iş ortamı da kapalı bir yer.
Fikirlerinizi merak ettim, saygılarımla.

www.sephora.com.tr
0
suq
(19.05.20)
Ben edp'sini begeniyordum açıkçası.
Çok dib dibe yerde değilseniz sikinti olmaz. Ama çok sıcak günlere uygun mu bence değil. Kapali havalandirmali ofis ortamina uygun ama otobüste cekilmez misal sicakta.
0
logisticsmanager
(19.05.20)
hocam ikisine de denedim, bleu de chanel'in edp'si daha hoş bence.
0
giovanne
(19.05.20)
bende edp'si var. memnunum. şimdiki aklım olsa perfume alırım ama en büyük boyunu almışım bitiremedim.
0
ozdek
(19.05.20)
(10)

Avrupa'da deniz kıyısı nereye gitsek

logisticsmanager
Selamlar,Simdi malum tatil zamani, tahminim avrupa haziran ortasi ab icinde sinirlari acar. Türkiye'ye gelecektim de o is yalan gibi, hem sinirlar açılacak mi belirsiz hem de ikinci dalga falan derken ülkeye dönmek riskli gibi.Simdi benim aklimda iki secenek var;Eger uygun oldugunu dusunursem ucakla
Selamlar,
Simdi malum tatil zamani, tahminim avrupa haziran ortasi ab icinde sinirlari acar. Türkiye'ye gelecektim de o is yalan gibi, hem sinirlar açılacak mi belirsiz hem de ikinci dalga falan derken ülkeye dönmek riskli gibi.

Simdi benim aklimda iki secenek var;
Eger uygun oldugunu dusunursem ucakla
Olmadi arabayla


Istedigim tarzda yerler bir nevi midilli gibi istiyorum, cok kalabalık olmayan sahil yeri. Yunanistan uzak kalacak araba dersem, aklimda ispanya ve İtalya var. Bu iki ülkede bana önerisi olan var mi?
Italya'da ozellikle Cagliari bölgesine baktim, tarihi ve deniz kismiyla ideal gibi duruyor.
Aklimda soyle 9-10 gun var
0
logisticsmanager
(18.05.20)
Hirvatistan iyi olur, hem adasi da var bir suru.
0
kuehles blondes
(18.05.20)
@kuehles blondes katiliyorum ama daha fransiz vatandaşı olmadigimdan ve hirvatistan Schengen bolgesi olmadigi icin...
0
🌸logisticsmanager
(18.05.20)
Ben de ayni seyi arastiriyordum, ofistekilerden gelen genel yorum Hirvatistan seklindeydi.

Italya demissiniz, Sardunya Adasi'na gitmistim orayi pek onermem.
0
crown
(18.05.20)
guney fransa da olabilir bana kalirsa.kalabalik durumunu bilemeyecegim.
0
fakyoras
(18.05.20)
(bkz: fuerteventura)
0
Bruce
(18.05.20)
Yeme icme islerini seviyorsan san sebastian- on numero yer - tabi ne durumdalar en ufak bi fikrim yok - ne zaman normallesme baslar vs.
0
euteamo
(18.05.20)
@crown sicilya adası dusunuyordum.

@fakyoras cogunlukla kalabalik ama pahalı da :) yani çok spesifik yer bulmak lazim orada.

@eauteamo aklimda ama ben akdenize bakan tarafda yer bakiyordum, san sebastian diger tarafa bakiyor. Ama yeme icme konusunda haklısın.

@bruce güzel bir seçenek gibi.
0
🌸logisticsmanager
(18.05.20)
@logistics manager
Oturma izni yetiyor. Ab vatandasligina gerek yok.
0
kuehles blondes
(18.05.20)
Costa Brava'ya bakabilirsiniz, harika koyları, gezmek için güzel köy ve kasabaları var, kültürlenmek için de Figueres'te Dali Müzesine gidebilir, Girona'nın sokaklarını gezebilirsiniz. Yemekler, şaraplar, insanlar güzel. Iki sene önce gitmiştik, keşke tekrar gidebilsem :(
0
gmzo
(18.05.20)
İspanya san Sebastian
Fransa da ise Biarritz (Capbreton) yada Narbonne Perpignan belki ilginizi çekebilir
0
retarder
(19.05.20)
(2)

Covid/Arz-Talep

sylr
Merhaba dostlar,Bir tanıdığımın ricası üzerine açtım duyuruyu.Bir kaç konuda fikrinizi merak ediyorum.Coronavirüs etkisinin toplam arz, toplam talebe etkisi nedir ? Ve bu toplam talep ve arzın fiyatlara ne şekilde yansımaktadır ?Piyasaların ile ilgili ileriye dönük sorunları, beklentileri nedir ? Bu
Merhaba dostlar,

Bir tanıdığımın ricası üzerine açtım duyuruyu.

Bir kaç konuda fikrinizi merak ediyorum.

Coronavirüs etkisinin toplam arz, toplam talebe etkisi nedir ? Ve bu toplam talep ve arzın fiyatlara ne şekilde yansımaktadır ?

Piyasaların ile ilgili ileriye dönük sorunları, beklentileri nedir ?

Bu süreçte toplam arz mı yoksa talep mi önemlidir ?

Cevabınız için şimdiden teşekkürler.
0
sylr
(18.05.20)
sektore gore degisir. mesela calistigim sektorde toplam is hacmimiz ocak ayina gore %80-%85 dustu. bu surecten olumlu etkilenen sektorler de var.
0
crucio
(18.05.20)
Kendi çalıştığım yerden örnek;
-ilk once talep var ama çin kapandigi icin arz bitti. Hava kargo manyagi olduk (subat sonundan beri iki farkli ulkeden 392 palet hava kargo yaptik, daha bitmedi tabi)
-sonra baska ulkelere sicradi ve cin acildi. Bu sefer satislar patladi (marttan nisana 2 milyon euro az satis, mayis daha kotu).

Su an yavas yavas avrupa tekrar basladi, pozitif beklentilere donduk.

Neyse, kisacasi arz mi talep mi onemli; talep bana göre. Sonuçta cogu sektor customer/sales driven. Satis yoksa arz yok.

Ileriye dönük sorunlar; küçülme sebebiyle satislarin azalmasi haliyle arzin azalmasi, 100 isci yerine 70 isci calistirmak.
Talep zaten bir cok sektörde düştü.

Fiyat;biz artiracagiz. Çünkü business to business daha cok ve butun sektor artiracak. Ama araba firmalari su an deli indirim yapiyor stok bitmesi icin. misal almak istedigim 2018 model araba ile 2020 model arasinda 1.500 euro fark var su an indirim sayesinde.

Derya deniz konu bunlar.
0
logisticsmanager
(18.05.20)
(8)

Is yeri sorusu - Sorun kimde?

kuehles blondes
Merhaba, Ekimde yeni departmanda ise basladim. 2 kisilik bir takimiz, cocuk ben gelene kadar her seyi tek basina yapmis vs. ocakta 3 ay izne cikti. Ben bu 3 ay boyunca tek basima yonettim sureclerimizi. Ben baslayali3 ay olmama ragmen hic de kotu is cikardigimi dusunmuyorum ki yoneticim de bu sekild
Merhaba,

Ekimde yeni departmanda ise basladim. 2 kisilik bir takimiz, cocuk ben gelene kadar her seyi tek basina yapmis vs.
ocakta 3 ay izne cikti. Ben bu 3 ay boyunca tek basima yonettim sureclerimizi. Ben baslayali3 ay olmama ragmen hic de kotu is cikardigimi dusunmuyorum ki yoneticim de bu sekilde dusunuyor zaten. Neyse. Tabi ki arada 1-2 hatam oldu (bir seye yanlis oncelik vermisim mesela, cok buyuk dramatik hatalar degil)

Neyse cocuk geri dondu. Dondugunden beri boyle bana stajyeri gibi davraniyomus gibi hissediyorum. Bugun bi toplantida “carsamba o yeni ozelligi ben test ederim, vaktim olacak gibi” dedi. Ben de sinirlendim sey dedim “vaktin olmazsa da problem degil, ben ustlenirim test etme isini cunku iki kisiyiz sonucta, birimizin vakti yoksa otekinin vardir” dedim.

Dondugunden beri bazi emaillerde beni cc’ye koymuyor, ben farkediyorim. Ben yazdigim maillerde “biz” “takim x olarak” “ben ve z” seklinde yazarken o “bana ulasabilirsiniz” “ben ilgileniyorum” vs seklinde yaziyor.

Cocuk senior, ben junior ama o benim ustum degil. Ikimiz konusurken de gayet iyiyiz yani ama arada bir rekabet var, hissediyorum. Yani yoklugunda herkesle tanistim, bir sure herkes ilk olarak bana geldi mesela, ben hep ona forward ettim mailleri, cevap atarken ccye koydum. Arada sey diyodu “Yler de hep sana geliyo artik oncelikle, vao” filan.

Sonucta ben sinir olmaya basladim, ne yapayim??
0
kuehles blondes
(18.05.20)
iki taraftan da durumu anlayabiliyorum, sonuçta o da senior olduğu için sana karşı egosunu tatmin etmek istiyor ki biraz kaba davrandığını da kabul ediyorum. bence biraz daha sabredip durumu gözle. Eğer aranızdaki o hissettiğin gerginlik geçmiyorsa medeni bir şekilde bunu anlatmanı öneririm kendisine. bu tür olaylarda iletişimi sağlam tutmak çok önemli, çünkü bi yerden buna başlamazsan geri döndürmek çok zor oluyor.
0
danniel bannier
(18.05.20)
Durumu bilmiyorum ama kişinin kendi kariyeri/isi hakkinda olan endisesinin sana yansıması normal. Yasadim. Seni kendi isine rakip olarak görüyordur, is kaybi korkusu vardir.

Çözüm olarak kisiyle konustum, kendisinin işinde gözüm olmadığını vs anlattim.
Bence kisi dogru duzgun bir insansa en doğrusu açıkça konusmak.
0
logisticsmanager
(18.05.20)
3 ayda işleri kotarmış olman, herkesle iletişimde olman vs canını sıkmıştır. ulan ben yıllarımı verdim gibi. hani herkes yerini bilsin, senden önce ben vardım gibi bi hissiyata bürünmüş olabilir.

her seni koymadığı mailde uyar, beni de cc'le lütfen. vs diye

yavaş yavaş yola gelecektir.
0
hushhush
(18.05.20)
selamlar, üstte bazı arkadaşların dediği gibi konuşarak çözüleceğini sanmıyorum ben böyle durumların. bir insan ne ise o dur. karakter meselesi konuşarak çözülebilecek bir konu değil bence. bunları hayatında birçok farklı sektörde, yerli yabancı birçok farklı kişiyle çalışmış biri olarak söylüyorum. benim tecrübelerime göre ego konuları konuşarak çözülemez. çünkü karakteri sıkıntılı bu kişinin. onla konuşarak, onu doğru yola getiremezsiniz. bunun iki çözümü var. ya avrupa veya abd'deki gibi direkt HR'a ya da yöneticine gidip şikayet eder bir tonda konuşmadan durumu anlatmak. ya da daha bize özgü bir yöntem olan yıldırma/misilleme taktiği uygulamak.
0
makarnavodka
(18.05.20)
Bence sabir edilecek bir sey yok. Konusarak ise baslayabilirsin. Olayin farkinda oldugunu ve bundan rahatsiz oldugunu lafi dolandirmadan kendisine soyle, bu nasil cazeriz diye yapici bir tutum takin. Cozum bulamazsan makarnavodka +1
0
Kirmizibavul
(18.05.20)
Bence zaman kollayarak ve sabrederek artı sana gelen işleri layıkıyla yaparak yöneticinden ya da yönetiminden iç rotasyon isteyebilirsin ve farklı bir takımda/departmanda devam edebilirsin. Çünkü yukarıda arkadaşların yorumlarına katılmakla beraber bu tür durumlar insanı psikolojik olarak yıpratan durumlardır. Hem senin hem onun durumunu anlıyorum ve kolay olmayacaktır.

Bir de eğer karşı taraf buna açıksa arkadaşlığını ilerletebilir ve bu sayede birbirinizin hassasiyetlerini anlama yoluna gidebilirsiniz.
0
va
(18.05.20)
sabredilecek bir durum yok evet.
maillere koymasını iste. iki kişiyiz biz i vurgula ki bunları yapmışsın zaten.
çaktırmadan yöneticine ispiyonlayabilirsin dolaylı olarak.
kendimi çok pasif, stajyer gibi hissediyorum vb. diye. yöneticinin aklı varsa x mi böyle hissettiriyor diye sorar zaten.

kendisi kusura bakmasın ama @va'ya ise kesinlikle katılmıyorum. hem beklemen anlamsız, hem de karşına çıkan her zorlukta iç rotasyon isteyemezsin. sorunlarınla yüzleşmek zorundasın.
0
kenarortay
(18.05.20)
İkinizin de durumu zor. Bana enteresan geldi 3 ay izin alabilmesi. O izne çıkmadan önce bir bilgi aktarımı oldu mu? Olmadıysa senin gelmeni hiç beklememiş olabilir, senden bağımsız olarak yöneticisiyle iş yükü sebebiyle sorun yaşamış olabilir. Belki de "bensiz bi bok yapamayacaklar" tavrıyla 3 ay izin alıp dönüşte pişman olmuş olabilir. Hepsi ihtimal ve sizin bu konuda bir suçunuz olmasa da ceremesini çekeceksiniz maalesef.

İşyeri arkadaşlığı saçma bir şeydir. İşyeri çekişmeleri insanı yıpratır. Arkanızı kollayın. Size kıdemiyle patronluk taslamaması için yöneticinizi kendinize muhatap alın. Arada ortak işleri siz planlamak üzere toplantıya çağırın.

Yapacak çok da fazla bir şey yok, Allah yardımcınız olsun.
0
SiyamkedisiZorro
(18.05.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.