Giriş
(5)

Kıdem tazminatı neden çalışanın hakkı?

okuyamıyom ben ya
İyi akşamlar. Bir yanım "çalışan yıllarca emek veriyor eh yüzüstü bırakıldıysa ya da ayrılmak durumunda kaldıysa iş yerine kazandırdıklarına binaen en azından bir ikramiye alsın tabii" diyor, diğer yanımsa "çalışan çalıştığının karşılığı olarak ücretini alıyor zaten, sistem bu. neden bir kıdem tazmi
İyi akşamlar.

Bir yanım "çalışan yıllarca emek veriyor eh yüzüstü bırakıldıysa ya da ayrılmak durumunda kaldıysa iş yerine kazandırdıklarına binaen en azından bir ikramiye alsın tabii" diyor, diğer yanımsa "çalışan çalıştığının karşılığı olarak ücretini alıyor zaten, sistem bu. neden bir kıdem tazminatı gibi bir şeyi kendinde hak görüyor?" diyor. Siz ne düşünüyorsunuz bu konuda?
0
okuyamıyom ben ya
(27.06.20)
Kıdem tazminatı her işten çıkana verilmiyor ki, örneğin kendi isteğimle haklı bir sebep olmaksızın ihbar süreme de uyarak da işten ayrıldığımda kıdem tazminatına hak kazanamıyorum. işveren tarafından işten çıkartılmak, emeklilik sebebiyle işten ayrılmak, fazla mesailerini alamadığı için haklı sebeple işten ayrılmak gibi durumlarda kıdem ödeniyor. Kanunda sayılan kıdem tazminatına olanak sağlayan bazı sebepler bence de saçma (kadının evlenme sebebiyle işten ayrılması gibi). Ama konunun özü iş güvencesi. Tüm planlarını ve hayatını işverene sadık olarak çalışmaya adamış kişinin birkaç ay işsiz kalması durumunda idare edebilmesi lazım. Bir işte çalışırken işten ayrılma niyetimiz olmamasına rağmen sürekli iş arardık öteki türlü.
0
illiyet dağı
(27.06.20)
yaptığı işin karşılığı ücret, yaptığı işin yanında yaşadıklarının karşılığı kıdem tazminatı, bir nevi amortisman.
0
nahtoderfahrung
(27.06.20)
Bu mantıkla sirketler ufak bir kar dususunde hop bin kisi cikarir hop bin kisi alir.
Maasin yuksek mi? Hop isten cikarilirsin yerine daha ucuz eleman alinir. 50 yasina mi geldin? Cikarin isten yerine genc alin.
Sirketlerin isten cikarmasini kolaylastirmak değil zorlastirmak gerekli.

Kapitalizmi seven biriyim ama calisan haklarinin elinden alinmasi en cok is vereni sevindirir. Insanlarin mutlu oldugu ulkelere bakarsan hepsi calisan haklarinin yüksek oldugu yerler.
0
logisticsmanager
(27.06.20)
Kıdem tazminatının en büyük faydası konforlu iş arama sağlaması. Bir yerden çıkartıldın, 2-3 ay yetecek para alırsan, iş ararken kafan biraz daha rahat oluyor. İlk önüne gelen işe girmek zorunda kalmıyorsun.

Ayrıca kıdem tazminatı, 2 tarafında işe bağlılığını sağlıyor. İşçi tazminatım yanmasın diye istifa etmiyor. İşveren tazminat vermemek için kovmuyor.

İşverenin bu işi seveceğini sanmıyorum. %5,5 gibi her işçi için, her ay ödeyeceği bir kalem daha çıkacak. İşçi kadar koymaz ama tabii...

Yasa bu şekilde çıkacaksa, komple kaldırsınlar daha iyi. İşçi yemesin, hükümet yesin yasası olmuş bu haliyle.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.06.20)
insanların işyerine olan aidiyetini artırmak için en büyük etken. mesela şuan çalıştığım yerin avukatlığını yapıyorum, karşı firma dedi ki kardeşim gel bizde başla, şimdiki aldığın maaş+2k maaş, ne olur? hoop karşı firmaya geçilir, şimdiki firmaya dair ne kadar ticari sır, ne kadar açık varsa hepsi kullanılır. yada başka örnek vermek gerekirse teknisyen/mühendislerde de durum bu, karşı yan firma bana gel dediğinde gitmemek için bir sebeptir kıdem tazminatı.
0
trajikomix
(27.06.20)
(5)

%50 pamuk %50 polyester giysi alınır mı?

hadi ya la
Genelde %100 veya bu orana yakın pamuklu kıyafetler alıyorum. Dün bir tişört gördüm, dokusu çok güzeldi. Fakat yarısı polyester.Ne yapsam ki? Bunların ömrü kısa mı oluyor, veya giyerken bir süre sonra rahatsız mı ediyor?
Genelde %100 veya bu orana yakın pamuklu kıyafetler alıyorum. Dün bir tişört gördüm, dokusu çok güzeldi. Fakat yarısı polyester.

Ne yapsam ki? Bunların ömrü kısa mı oluyor, veya giyerken bir süre sonra rahatsız mı ediyor?
0
hadi ya la
(24.06.20)
Çöp poşeti giymişsiniz gibi terletiyor. Açıkçası ben tercih etmiyorum.
0
stronzo
(24.06.20)
ben de sevmiyorum.
0
baldur2
(24.06.20)
Hayatta giyemem. Polyester harbiden kötü bir kumaş. Baska iyi sentetik kumaşlar var gene ama polyester olmaz.
0
logisticsmanager
(24.06.20)
Almam en az yüzde 80 pamuk olması lazım.
0
komando kani var bende
(24.06.20)
spor yaparken falan giyecekseniz olur. normal hayatta %100 pamukçuyum ben de
0
argent dawn
(24.06.20)
(9)

İnternet alışverişi ve iade

damladamla
Bazı markalardan İpekyol Boyner network gibi alışveriş yapıyorum ama aldıklarımın yüzde 90 ını beğenmeyip iade ediyorum. İade ederken arkamdan kesin konuşuyorlardır gibi hissediyorum manyak kadın yine iade etti falan diye. Böyle iade olunca isim isim görüyorlar mı? 10 ürün alıp 9 unu iade etmek ayıp
Bazı markalardan İpekyol Boyner network gibi alışveriş yapıyorum ama aldıklarımın yüzde 90 ını beğenmeyip iade ediyorum.
İade ederken arkamdan kesin konuşuyorlardır gibi hissediyorum manyak kadın yine iade etti falan diye. Böyle iade olunca isim isim görüyorlar mı? 10 ürün alıp 9 unu iade etmek ayıp mı? O kadar kuruluyorlar emek veriyorlar
0
damladamla
(22.06.20)
%90 oranında ve o oran aralığında iade ettiğinizi düşünüyorsanız sizde bir sıkıntı var. Umarım giyip iade etmiyorsunuzdur. Evet iade etme hakkınız var. Lakin yarın bu adamlar sizin yüzünüzden iadeleri 1 haftaya düşürecekler. Yarın elbise iç giyim gibi iade edilemezler listesine girecek
0
protrek
(22.06.20)
"10 ürün alıp 9 unu iade etmek ayıp mı? " ayip degil boyle bir hakkiniz var ama harcanan zaman, emek ve paraya yazik gercekten ve hic etik degil. yuzlerce netten alisveris yapiyorum daha 1-2 urun anca iade etmisimdir 10 kusur yilda
0
sweetoffice
(22.06.20)
Bir e-ticaret erbabı olarak 10 üründen 9'unu iade ettiğinizde ne oluyor anlatayım, ayıp mı değil mi siz karar verin cevabıma göre.

1. Siparişi gelen ürünü hazırlayan bir ekip var ve bu ekip her siparişi hazırlamak için emek veriyor bir siparişin hazırlanması başka bir siparişin hazırlanma zamanından çalıyor bunu bir gider olarak yazalım.

2. Siparişinizi verdiğinizde bu sipariş için karton mukavva kutu ve patpat naylon kullanılıyor bunun bir maliyeti var.

3. Siparişiniz hazırlanırken kargo poşetinin içine mutlaka A4 kağıdına baskı alınıyor bu da bir diğer gider.

4. Eğer benim gibi E-fatura/E-Arsiv sistemine dahilseniz adınıza kesilen her fatura için bir kontör ödüyorsunuz bu genelde 25 Kuruş civarında ve iade iptal bile olsa bu para geri gelmiyor.

5. Siz bir ürünü alıp iade ettiğinizde n11, hepsiburada.com ya da trendyol kargo masraflarının tamamını e-ticaret sitesine yüklüyor yani kar etmeye çalışan firma zarar ediyor.

6. Kimse arkanızdan küfür etmiyor merak etmeyin iade sıklıkla oluyor ama evet iade eden kişinin Adı Soyadı görülüyor, görülmek zorunda zaten müşterisiniz adınıza fatura düzenleniyor kargo formu düzenleniyor.

Son olarak sizin gibi 10 üründen 9'unu iade eden müşteriler hesaba katılarak fiyatlar ileride arttırılacak muhtemelen çünkü ticaret yavaş yavaş internete kaymaya başladı şu an rekabet var diye kimse bunu kafaya çok takmıyor ama yakında herkes bu iade tutarlarını fiyatlarına yansıtmak zorunda kalacak sizin gibiler sayesinde.
0
solo
(22.06.20)
satıcıların fb gruplarında bu tip müşteriler için "çok güzel şeyler" söylendiğini görüyorum sürekli.
0
scudman1
(22.06.20)
Mesela amazon müşteriden iadelerin sebebini açıklamasını istediği nazik bir mail atıyor böyle bir durumda, alt metin bir gün gelir bu hesaba giremezsin haberin olsun aslında.

Normalde firmanın iade almayı reddetmese de satış yapmayı reddetme hakkı var yanlış bilmiyorsam yani isteseler o hesabı kapatırlar, ilişkili tc'ye ve kartlara satış yapmayı durdurabilirler gelecekte, tabi bunun sonucu sosyal medyada firmanın linç edilmesi olacağı için yüksek ihtimal böyle şeyler yapmazlar.
Arkanızdan konuşma olmasa da kazançlı bir müşteri olmadığınız görünür, şahsi beklentim firmaların lobi faaliyeti yürütüp bu tüketici haklarını düşürtmeye yönelik hareketleri olacak yakında bence, yasalarla olarak amerika avrupadan daha fazla hak sunuluyor sanırım tüketiciye.
0
atom karincanin torunu
(22.06.20)
@atom karincanin torunu; avrupa'dan bildiriyorum. Araba sigortalari iade yapmak zorunda kaldi covid donemi insanlar sokağa cikamadi diye. Tüketici hakki cok yüksek buralarda.
0
logisticsmanager
(22.06.20)
@logisticsmanager tüketiciye firmaların verdiği değer ile yasalar farklı şeyler, yoksa global ölçekte bir amazon gerçeği var ama yasal düzenleme seviyesinde bakıldığında türkiye'de çok yüksek ihtimal müşteri ne yaparsa yapsın haklı gibi kabul ediliyor.

Ör: Firmaların ölü pixel politikası vardır, global ölçekte uygularlar bunu, genelde 1-2 pixel hata olarak kabul edilmez, yani müşterini bunu sebep göstererek değişim talep edemez ama türkiye'de müşteri bunu genelde hakem heyetine götürüp iade alır. Müşteriler ürün alıp kullanıp iade etmeyi baya seviyor, normalde iade hakkı olmaması gereken kulaklıklar bile iade alınıyor ki almanyada ebay kleinanzeigen'de kulaklık arattığımda bir sürü 5-10 günlük kulaklığını satan adam görmüştüm, adam memnun kalmamış satıyor, bizde ise direkt iade ederler böyle bir durumda, bahsettiğim şeyler bu yönde.
0
atom karincanin torunu
(22.06.20)
e ama gönderdikleri ürün fotoğraftaki gibi değilse benim suçum ne
0
🌸damladamla
(22.06.20)
Oran çok fazla
Ama yüzde 50 normal
0
trgydl
(22.06.20)
(14)

Sözlükte niye bu kadar toksik insan var?

nundu
Sözlük tam bir toksik insan yuvası olmuş. Herkesi, her şeyi sjw diye aşağılamaya çalışan, lgbt, feminizm ve azınlık düşmanı, tuhaf tipler doluşmuş siteye. Sjw terörü diye bi başlık açmış biri geçen. Oraya da uzun uzun yazmıştım ama yani ben sjw muhabbetine niye bu kadar sinir olunduğunu anlamıyorum
Sözlük tam bir toksik insan yuvası olmuş. Herkesi, her şeyi sjw diye aşağılamaya çalışan, lgbt, feminizm ve azınlık düşmanı, tuhaf tipler doluşmuş siteye. Sjw terörü diye bi başlık açmış biri geçen. Oraya da uzun uzun yazmıştım ama yani ben sjw muhabbetine niye bu kadar sinir olunduğunu anlamıyorum ki bu insanlar nefret söylemine kadar gidiyor. Sjwye uyuz olmak için sjw'nin mücadele ettiği görüşlere sempati duymak lazım gibi geliyor. Ya da feminizm diyince hemen laf ediyor millet, ben bir erkek olarak feminist biri olduğumu söylesem bana hemen meriç diyerek hakaret (!) ederler.

Last of Us Part 2'yi beğendiğini söyledi diye Enis Kirazoglu'nu linçliyorlar yav. Beğenmeyenler de içinde lgbt falan var diye beğenmedi sırf. Hiçbir yerde farklılık görmeye tahammül edemedikleri için Netflix, oyunlar gibi medyalarda lgbt içerikleri olmasına sırf bu toksikler kuduruyor diye seviniyorum artık. Gerçekten sinir bozucu bir kitle ve ya sayıları gittikçe artıyor ya da sesleri gür çıkıyor.

Neyse soruyu toparlayamadım ama, bu red pillci, lgbt düşmanı, her hak arayana, eşitlik yanlısına sjw, meriç vs diye laf attığını sanan kitle özel olarak sözlükte mi bu kadar yoğun yoksa gerçekten toplumda bu kadar sözü geçen bi grup haline mi geldiler? Ben bunları sadece hayatsız ergenler olarak görüyorum çünkü..
0
nundu
(22.06.20)
Velkam tu törki.
İnternet geniş topluma daha çok yayıldıkça, bu kesmin ne kadar kalabalık olduğunu daha net göreceksiniz.
20 yıl önceki ekşi sözlükte bu tarz yazan biri değil linç yemeyi, entry göndermeyi beceremezdi. Ancak dijital ortamın kullanım oranı arttıkça, sizin yolda görüp selam dahi vermeyeceğiniz adamlar fikirlerini buralara kusuyor. Bunu engellemek de mümkün değil, toplum böyle. Engellemek isteseniz bir gruba özel site haline gelir ekşi sözlük, bu da yönetimin asla isteyeceği birşey değil. Geçti o özgürlükçü, modern, genç bir kesimin gezindiği sözlük yılları, hatıralarımızda kaldı.
"Ararun 155'i" dayıların, yeğenlerinin ve çocuklarının ortamı artık.
0
quaker
(22.06.20)
yalnız sjw tipler aynı oranda toksikler, parfüm gibi bu, bi şişeyi boşalt üstüne sen kendi kokunu almazsın ama etraftakileri rahatsız edersin. kimse kimsenin değerlerine saygı duymak zorunda olmadığını, kimsenin de duymadığı gerçeğini görmesi internetin yayılmasıyla daha çok gün yüzüne çıktı sadece.
0
nahtoderfahrung
(22.06.20)
sözlük ilk kurulduğunda bir alt kültür platformuydu. geek diye tabir ettiğimiz, alternatif müzik dinleyen, sinema/edebiyat/oyun bilgisine hakim, nispeten üniversite öğrencisi/mezunu büyük şehirli gençlerin metal müzik, fantezi edebiyatı, frp vs. muhabbeti çevirdiği bir oluşumdu. bu söylediğim ta 2000'lerin başlarıydı. sonraları kitle büyüdükçe o alt kültür geleneği yüzdesel olarak azaldı, şimdilerde hiç kalmamış durumda. artık türkiye ortalamasına yakın bir yer. o yüzden sözlüğü gözünüzde fazla büyütmemeniz lazım. twitter gibi, facebook gibi ortalama bir yer işte.

bu arada siyaseten doğruculuğun bokunun çıkarıldığı, milletin birbirinin üstüne ultra sjw hassasiyeti kustuğu durumlar da yok değil. yani bazen o serzenişlere hak da veriyorum. ama bu sözlüğün kalitesiz bir yer olduğunu değiştirmiyor tabii.
0
sir gawain
(22.06.20)
bunların yanında aktroller ve fanatik troller de sitenin iyice içine etti. bir de bunun yanında sözlüğün iyice ego tatmin yeri olduğunu düşünüyorum. bu kadar kendini beğenmiş tipi bir arada göremezsin. adamlar hava atabildiği her şeyle hava atıyor. işi, maaşı, okuduğu okullar, dış görünüşü falan. kendi dışındaki herkesi ezen bir kitle var.
0
nothing in my way
(22.06.20)
SJW falan ithal söylemler işte. ben sözlük dışında rastlamiyorum, kimbilir belki de dışarıda dile getirilmesi daha zor olduğu için sozlukte patliyordur ilgili konular.
0
encokbenisevinnolur
(22.06.20)
soruna cevap değil ama oyun güzel ya ahah :D Henüz bitirmedim ama hikaye anlatımını, verilmek istenen duyguyu falan hissediyorsun yani. Buna benzer uzun bir entry girmiştim, 2-3 kişi özel mesaj atıp anama sövdü :D Oyunu beğendim entrysi bile giremiyorumaq

Bu arada ben oyunda lgbt propagandası falan görmedim ya. Gerçi sonuna gelmedim ama az kaldı. bu son 10 saat içinde varsa bilemeyeceğim ama şimdilik karşıma öyle bir şey çıkmadı.
0
eazy
(22.06.20)
"Sjwye uyuz olmak için sjw'nin mücadele ettiği görüşlere sempati duymak lazım gibi geliyor."
Çok haklısınız.
Alıştıkları düzen değiştiğinden rahatsız oluyorlar. Sözlükte ya da diğer platformlarda en çok sesi çıkan grup bunlar ama en ufak bir "diğerine de temsil/söz hakkı verme" çabasını ifade özgürlüğünün kısıtlanması olarak görüyorlar.
0
ganbatte
(22.06.20)
Last of us part 2 sadece lgbti var diye sevilmiyor diyen ile lgbti var diye sevmeyen arasinda bir fark yok bana gore.

Siz oyunu begenmedigini söyleyenleri (ki biraz arastirirsaniz cok insan var hikayeyi begenmeyen, oyunun belli donemlerinin gereksiz uzun oldugunu söyleyenler vs vs) bir kutu icine koyup aha bunlar homofobik diyorsunuz. Cok da mantikli soylem degil.
Ben acik soyliyeyim oyunu oynamak istiyordum ama malesef oyun sizintilari sonrasi merak edip baktim ve ben oynamam dedim. Acik soyliyim god of war'da da hikaye sonunda kratos ve oglu olecek olsa oynamam. Red dead redemption'da sonu oyle olmasa ve "hadi sen yoluna ben yoluna" dese oynamam. Horizon zero dawn'da insanlari katleden eleman var, oyun sana 3 sik veriyor. Ben en sert olanini secip oldurdum bebeyi ve rahatladım. Bana "seni de anliyorum askito kandirildin sen" dedirtse oyun oynamam.
Kisacasi ben oyunu drama olsun, uzuleyim kafama takayim diye oynamıyorum. Ben oyun beni soka soksun ohaa dedirtsin diye oynamiyorum. Sevdigim karakter vahsice oldurulsun ben de hikaye sonunda kıssadan hisse alayim "intikam kötü sey :( " diyeyim diye oynamıyorum.
Toksik kültür var ama gereksiz duyar kasan tipler de dolu. Bu sadece burada degil, twitter, reddit hepsinde her millette ayni.
0
logisticsmanager
(22.06.20)
siz onları dikkate aldığınız için var. her başlık altında yüzlerce cevap yetiştirmek yerine engelleyip geçseniz azalarak bitecekler ama izin vermiyorsunuz :)
0
transleta
(22.06.20)
@transleta

Hahahaah aslında engelliyorum baya ama engelle engelle bitmiyorlar, üşeniyorum artık dhdhdhs

@logisticsmanager

Ben sirf lgbt var diye sevmiyorlar demedim ama gördüklerimin çoğu ondan sevmemiş. Ben normalde konsol exclusive oyunları sevmem bile, hayatımda konsolum olmadıği ve pc ile takıldığım için. Sırf ilk konsollara çıktı diye yıllardır gta 5'ten nefret eden insanım.

Neyse yani benlik bi olay değil, konuya da çok hakim değilim ama o kadar nefret kusmuş ki bu tipler, oyunu övesim geldi normalde uyuz olduğum halde dhdhdhs

Bi de bu sjwler size ne etti be kardeşim? Neyini gördünüz yani. Arada çoook nadir şeyler dışında bence çoğu söylemleri haklı. Feministlerin mesela itiraz ettiği çoğu konuda hak veriyorum onlara. Bilmiyorum öyle "sjwler de az değil" demek bana mantıklı bir söylem gibi gelmiyor.

Yani bi yerde cinayete kurban giden kadınlar, ayrımcılığa uğrayan eşcinseller varken diğer yerde netflixte her dizide eşcinsellik var, feministler çok rererö, bilmem ne çok kada açıyor diye dert yanan insanlar var. Yani ne bileyim bi terör varsa bu terörü yapan sjwler değil sanki :d
0
🌸nundu
(22.06.20)
Örnek istiyorsun diye; Johnny depp amber Heard. Bir bak bakalim kadin siddeti karsisinda zamaninda Johnny depp'i isinden edenler neler yapmis? Reddit'de bak adama ana avrat gidenler neler demis?

J.k.rowling; uzunca donem lgbti ve translarin yanindaydi, hala da yanlarinda. Ama kadin insanlarin kadin ve erkek diye iki cinsiyet oldugunu ortadan kaldirmaya calismasini ve kadin/erkek kelimelerini kullanmaktan kacinmalarini garip buluyor. Bunu söylediği icin transfobik dediler, sürekli kadina laf diyorlar. Kitaplarinda vs gay yaptigi, siyahi yaptigi icin ne kadar inclusion ve diversity<333 diyorlardi. Bu sefer de homofobikler laf derdi. Simdi kadin kendi dusuncelerini aciklayinca karsisinda yer aliyorlar. Cunku farkli düşünceye saygilari yok.

Sıkıntı bir grup insanin agzindan cikan her şeyi dogru kabul edip karsi argüman üreten herkese bir sifat takmak. Insanlar kendi düşüncelerini söylemeye korkar oldu. eger düşüncen onlarin dusuncesi degilse; seni işinden etmeye calisirlar, senin hakkında twitterdan kampanya baslatirlar vs.

Türkiye'de oldugun icin belkide görmüyorsun ama yurtdisinda sjw denilen kisiler harbiden kafa utuleyebiliyorlar.
0
logisticsmanager
(22.06.20)
Sozluk dedigin yer 2012 de moderatorlerin istifasindan sonra cenaze namazi kilinmis bir yer zaten. Yani site alameti farikasi olan konsepti birakip, kurallari terk edince, bir de uyeligi acip sorgusuz sualsiz zilyon tane insan alinca ne olacakti ki baska ?

Ben hala 2020 senesinde insanlarin sozlukte yaziyor olmasina sasiriyorum asil, bu kadar alternatifi varken hem de..Sonucta cocukken arkadas oldugumuz kisilier, buyuyduklerinde sacma sapan tiplere donerse nasil arkadasligimizi kesiyorsak, sozluk icin de aynisini yapmamak icin bir neden yok.
0
krafan
(22.06.20)
Sözlük toksik değil, türkiye halkı genel olarak toksik. eskiden seçkin, nispeten daha paralı ve okumuş, kültürlü bi kesime açıktı sözlük. Artık herkes hesap açabiliyor. Dolayısıyla ortalamalaştı. Ortalama da leş işte.
0
roket adam
(22.06.20)
@logisticsmanager

Reddit, twitter gibi sayfalarda günümün yarısını geçiriyorum ve genelde yabancı kaynakları takip ediyorum. Yani dünyadaki olanları da okuyorum genelde evet.


Mesela j k rowling cidden mal. Twitterda dalga geçiyorlar, harry potter'ı Daniel Radcliffe yazmış gibi davranamaz mıyız diye xd çünkü bu son transfobi muhabbetinden önce gidip tiyatro oyunu için Hermione'yi siyahi aktrise oynatıp "hiçbir zaman beyaz demedim ki ehe ehe" diye mal bir açıklama yapmasını (ki kitapta diyor neyse xd) kimse onaylamamıştı. Sjwlik yapayım derken aptal durumuna düştü. Trabsfobi konusunda da artık cinsiyet konusunda kabul gören görüş non-binary yolunda ilerliyor. Yani muhtemelen bi 10 sene sonra batı Avrupa, ABD gibi yerlerde bu durum standart olacak. Sex/gender farkları ve bunların değişik kombinasyonları ve erkek/kadın gibi ikilik dışında başka cinsiyet durumunun olabileceği de bakıldığında mantıklı bir durum.

Depp-Heard konusunu çok takip etmedim. En son Depp, Heard'e şiddet uyguladı diye haber vardı, sonrasında yok uygulamadı vs diye tartışılıyordu. Ha diyelim ki bunları Heard uydurdu. E o zaman zaten mahkemede para cezası alır ve Depp'in ismi temizlenir, üstüne de böyle bir suçlamaya maruz kaldığı için sempati kazanır. Bu olay genel olarak sjw muhabbeti olmaz ki? Heard'ün bireysel karakteri üzerinden yapılan bir olay olur. Ben "Dünya üzerinde hiçbir kadın gidip de erkeklere iftira atmamıştır" demiyorum. Ama bunu mahkemede araştırırsın, sonuca göre cezasını verirsin.

Burda sjwler ne yaptı? Olayın en başında haklı olarak depp'e tepki vardı çünkü delilli falan bir iddia vardi ortada. O durumda bunun mahkemesini yapma, delil doğru mu diye araştırma görevi kitlenin değil. Kitle de her zaman anlık tepki verir. Koca bir kitlenin anlık tepkisi üzerinden, o kitlenin görüşüne, haklı/haksızlığına karar veremezsin.

Abd'deki protestolarda azınlık bir grup fazla vandallık yaptı diye protestolar haksız diyebilir misin? Bastırılmış kitle psikolojisi var ikisinde de. Kadınlar yüzlerce yıldır toplumda baskılanmış durumdalar, şurda 100 yıl bile olmadı haklarını elde edeli ve toplum entegrasyonu yeni sağlanıyor. Bu süreç ağrılı geçecek tabi ki ve bu süreçte kadınların da, lgbtnin de non-white ırkların da taşkınlıkları olacak. Yani bu taşkınlıklar doğru/yanlış demiyorum ama eşyanın kaderi bu. Fransız İhtilali'nde ihtilalci halk da vandaldı. Orda da kitle hareketi ve ruhu vardı. Bu şekil toplumsal devrimler böyle olur, yapacak bi şey yok. Aşırı milliyetçi, ırkçı, cinsiyetçi, lgbt düşmanı insanlar yanlış zamana denk geldi. 100 yıl önce krallardı ama şimdi yavaş yavaş dışlanmaya başlayacaklar. Son kıvranışları bu internet üzerinden, onu da anlıyorum ama ekşi popülasyonunda bu kadar olduklarını yeni fark etmiştim, ondan sordum bu soruyu :)
0
🌸nundu
(22.06.20)
(12)

Varlıklı aileden maddi destek almamak

psmstc
Ailem varlıklı insanlar. Yeni evlendim. Onlardan maddi destek almayı kabul etmedim. Babam parayla kontrol etmeyi, verdiği birşeyin reklamını yapmayı seven birisi. Benzeri sebeplerden şimdiye değin kendi yağımda kavruldum. Fakat diğer kardeşlerime iki üç ayda bir maddi destek yaptığını biliyorum. İçt
Ailem varlıklı insanlar. Yeni evlendim. Onlardan maddi destek almayı kabul etmedim. Babam parayla kontrol etmeyi, verdiği birşeyin reklamını yapmayı seven birisi. Benzeri sebeplerden şimdiye değin kendi yağımda kavruldum. Fakat diğer kardeşlerime iki üç ayda bir maddi destek yaptığını biliyorum. İçten içe ulan acaba aptallık mı ediyorum diyorum. Yardım edilmek beni çok aciz hissettiriyor. Gururumu incitiyor. Ölsem bir bardak su istemem modundayım. Siz olsanız ne yaparsınız.
0
psmstc
(22.06.20)
Evli bir insan cok cok zor durumda kalmadikca ailesinden yardim almayi bence birakmali, isin varsa ne kadar kazaniyorsan onunla gecinmeyi insan ogrenmeli. Bence sizin yaptiginiz dogru, kardeslerinizinki yanlis eger onlar da is bulmus universite mezunu insanlarsa. Zaten eninde sonunda miras kalacak. Ben olsam kendi ayaklarim uzerinde durmaya devam ederdim.
0
howfaristhesky
(22.06.20)
Düşünce tarzınız çok yanlış.Bu gurur değil kusura bakmayın. Kendi hayatınızı mahvediyorsunuz. "Ölsem bir bardak su istemem modundayım." yarın öbürgün eşinize çocuğunuza bir şey olsa, paraya ihtiyacınız olsa yine 'gurur' diye tanımladığınız gereksiz, anlamsız bakış açısında mı kalacaksınız? Ya da çok ama çok istediğinzi bir şeyi sırf maddiyattan dolayı erteleyecek, vazgeçeceksiniz. Neden? Anlamsız bakış açınız yüzünden.

Babanız çok, çok kötü bir insandır. Size, annenize, kardeşlerinize hayatı zehir etmiştir, emek vererek kazanmadığı paradır anlarım ama geri kalan durumları anlamak saçma. Üstelik kardeşlerinizin böyle bir derdi yok, ihtiyaçları olduğunda destek alıyorlarmış, babanız kötü biri olsa hiç para vermez.

Bu şekilde düşünen biri olsaydım, ailemden maddi destek alırdım. Ama bu maddi destek ile en azından birikim/yatırım yapardım. Hayat bu her şey olabilir. Belki ilerde çocuğunuz olacak. Ona daha iyi bir hayat sunabilmek varken gereksiz nedenlerle niye ondan imkanlarını çalasanız ki? Aynısı sizin içinde geçerli. Çok, çok daha iyi fırsatlar önünüze geliyor ve siz bunları kaçırıyorsunuz.
0
GoodMorningTeacher
(22.06.20)
GoodMorningTeacher +1

Evet her ay harçlık gibi bir destek alınmaz belki ama ihtiyaç olduğunda alınabilir. Evladınız olsa almasını istemez miydiniz ? reklam yapma durumu evet hoş değil. o tavırda olmasa alır mıydınız maddi destek.

vefat ettiklerinde her türlü size de pay düşecek sonuçta o zaman da mı almayacaksınız ?

ben olsam alırım.
0
fezagezgini
(22.06.20)
Her ay; hayir. Maaş gibi o ne?

Ama ihtiyaç olunca evet. Ailemle aramda parayla ilgili en ufak laf olmaz. Onlarin para durumu Süper değil ama bazen ufacik bir seyden bahsedeyim hop annem oglum bak kafana takma gerekirse biz yardım ederiz der (ki edemezler euroya cevirdikleri an acayip para). Ben de misal onlara hic sey yapmam. Misal annemin dikis makinesi vardi, biri kullanmiyordu ona vermişti ama o kişi yeniden baslamak isteyince geri vermek zorunda kalmis, hobi gibi de yapiyordu. Dayanamadim sen al ben oderim dedim.

Kisacasi boyle şeyler olur, destek istenir vs ama maas gibi her ay olmamali.
0
logisticsmanager
(22.06.20)
Sen dogrusunu yapiyorsun. Insanin kendi ayaklari uzerinde durmasinin verdigi hazzi hicbir sey vermez. Turk genci maalesef 24-25 yasina kadar ailesine bagimli olarak yasar. Bu da erken yasta olusturulmasi gereken bircok karakter ozelliginden yoksun buyumelerine neden olur. Kendi kisiliginizi olusturmaniz acisindan, zorluklarla kendiniz mucadele edip kendi kaslarinizi gelistirmeniz cok onemli. Para sizin icin onemliyse eger babanizin yaptigi seyi siz de yapabilirsiniz.
0
tezek
(22.06.20)
bence ailen o kadar da varlıklı değil, yüzleşmek istemediğin asıl sorun bu.
0
semitika
(22.06.20)
Valla benzer bir durumdaydım. Gurur yapmak kadar salakça ve saçma bir şey yapmamışım. Aileye karşı gereksiz gurur yapılmaz yok aile saçmalıyorsa sallanır. Ayrıca adam baban yahu, hava atsa nolacak? Adamın spermisin sonuçta. Yapman gereken Aslan babam o olmasa ben neyim diye takılıp baba sen aslansın kaplansın demen lazım. İki el öpünce dudağın mi aşınacak.

Kendi kasların üzerinde dur tabii ama Türkiye’de asgari ücretle kas geliştirmek kolaysa saygı duyarım ama ben tercih etmiyorum
0
KaraSakall
(22.06.20)
Aç kal, muhtac Kalma müdür. Atasözü bana ait, dilediğin gibi kullan.
0
fempusay
(22.06.20)
Yetiskin insan ailesinden maddi destek almadan yasayabilmeli. Sen iyisini yapiyorsun.
0
chitosan
(22.06.20)
araba ev satın almalarında yardım isterdim. diğer türlü aylık harçlık gibi yardımları ben de istemezdim. siz de istemeyin. ama ev alacaksanız mesela, 100k'lık bir ev buldunuz farazi, 80-85'i biriktirip geri kalanı ailenizden isteyin mesela. hem küçük miktarlar olduğu için kimse kimseye şovda yapamaz hem de siz mahcup olmazsınız
0
avatar is back
(22.06.20)
Lafını ederse vermeseydin o zaman diye cikisilabilir bence.
0
encokbenisevinnolur
(22.06.20)
para al hata ediyorsun. aynı durumdayım ve lanet ede ede parayı alıyorum. ama alıyorum
0
charlotte blanc
(22.06.20)
(4)

100bin tl araba tavsiyesi

mey17
Merhaba değerli duyuru sakinleriPolo sahibiyim, bebeğim olduğu için daha geniş bir araç almayı düşünüyorum, araç özellikleri ve piyasadan pek anlamıyorum100bin civarı bütçem var. Fazla üstüne çıkamamÖnceliklerim iç ve bagaj hacminin geniş olması, servis konusunda fazla üzmemesi ve otomatik olmasıÖne
Merhaba değerli duyuru sakinleri
Polo sahibiyim, bebeğim olduğu için daha geniş bir araç almayı düşünüyorum, araç özellikleri ve piyasadan pek anlamıyorum
100bin civarı bütçem var. Fazla üstüne çıkamam
Önceliklerim iç ve bagaj hacminin geniş olması, servis konusunda fazla üzmemesi ve otomatik olması
Önerileriniz nelerdir ? Teşekkürler
Belki böyle çok duyuru vardır ama piyasa sanırım çok değişken günceli öğrenmek istedim
0
mey17
(21.06.20)
fluence 120 bin bandına çıkarsan focus falan bulabilirsin.
0
mikahakkinen
(21.06.20)
Otomatikse ford'dan uzak durmak lazim. Bildigin dava kaybettiler otomatik vitesleri yüzünden.
110 civarlarına cekebilirseniz honda civic, toyota corolla olabilir.
Olmazsa hyundai i20lerin bagajlari fena degil.

Malesef cok fazla bir secenek kalmadi piyasa sebebiyle.
0
logisticsmanager
(21.06.20)
fordun şanzıman sorunu abd için geçerli. avrupada farklı şanzıman kullanıyor olabilirler.
0
mikahakkinen
(21.06.20)
Sport Tourer 0.9 tce
0
mech
(21.06.20)
(3)

Bu oyun hangi oyun?

sylow
Rasgele bir hikayede gördüm. Acaba bilen var mıdır
Rasgele bir hikayede gördüm. Acaba bilen var mıdır
0
sylow
(21.06.20)
Days gone galiba
0
gibicibicis
(21.06.20)
Days gone.
0
logisticsmanager
(21.06.20)
Evet Days Gone bence de
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(21.06.20)
(11)

Sonraki seçimi kim kazanır

lawyerk34
Sizce kim kazanır ? Türkiyenin geleceğini nasıl görüyorsunuz ?
Sizce kim kazanır ? Türkiyenin geleceğini nasıl görüyorsunuz ?
0
lawyerk34
(20.06.20)
tayyo
0
cern de cayci olmak vardi
(20.06.20)
rte
0
solo
(20.06.20)
2023'e kadar beklenirse rte kazanamayabilir çünkü ehonomi o kadar da eyi değil ve bunu herkes hissetmeye başladı. bir de her geçen gün yeni nesilden daha fazla kişi oy kullanıyor ve onlardan rte'ye pek oy çıkmaz. ben rte olsam erken seçim yaparım bir 5 yıl daha takılır sonra da amerika'da work and travel yaparım ki kendisi de öyle yapacak muhtemelen.
0
bohr atom modeli
(20.06.20)
rte kesin
Eko fırsatı harcıyor boş konuşarak
Mansur iyi gidiyor ama rte tek kalırsa alır her türlü
0
Premium Hesap
(20.06.20)
ittifaksız bir model göremiyorum. erdoğanın mhp ile beraber 45 üstüne çıkacağına da inanmıyorum.

akp yıllardır kaybediyor aslında ama karşısında iktidarı isteyecek muhalefet partisi yok. ne chp ne diğer partiler. iktidar olmak için çabalamıyorlar, akp iktidardan düşünce biz geçeriz diye sadece bir beklenti var.

yeni partilerden deva'nın büyük sükse yapacağına inanıyorum. gelecek için öyle diyemem. kimseye sataşmadan işlerini yapıyor gibiler. partinin içinde eski akp, chp, hdp her telden adam var. herkese hitap etmek istiyorlar.

geçen bi chp'li "o zaman sultanahmeti de müze yapalım" dedi ya. heh işte önümüzdeki 2 seçim daha chp'ye kimse bakmaz. bu kadar şuursuz vekillere sahip başka parti yok ülkede. şekilci olarak dindar bir ülkede bunu demek, yıllardır siyasetten bişey öğrenmemişler demektir.

başta dediğimi tekrarlamamda fayda var. erdoğanın 45'i geçmesi mümkün değil. 42-43 civarı olur
0
avatar is back
(20.06.20)
recep
0
jamswety
(20.06.20)
Ben şehadet şerbetini içene kadar RTE tarafından yönetilecegimize inanıyorum, hatta eminim, tek tesellim fani olması. Bunun icin de Türkiye'de yaşıyor olmamizdan başka bir gerekçe gösteremem, gerek de yok zaten.
0
sanguine
(20.06.20)
Eğer muhalefet akıllı davranıp düzgün bir ortak aday etrafında birleşirse Erdoğan'ın kaybedeceği kesin. Son anketlerde (En güvenilir Konda dahil) Akp + Mhp maksimum % 47 çıkıyor. Erdoğan'ın oyu Akp + Mhp oy toplamının 1-2 puan altında seyretti her zaman. Ayrıca 18-24 yaş aralağı Akp'nin en az oy aldığı kitle. 2023'te Z kulağı denilen bu kitlenin büyüklüğü 7 milyon kişi. Erdoğan'ın oy oranı günden güne erirken bir de üstüne onu en az destekleyen grubun hacmi genişliyor.
Bu yüzden Erdoğan zaten kayıpta diyebiliriz. Sadece henüz kazanan yok.

Not: Şimdiye kadar son yerel seçimler hariç her seçimden önce Erdoğan'ın kazanacağını iddia etmiş bir insanım. Temenni falan değil, anketlere, analistlere, ekonomik duruma ve rüzgara bakarak söylüyorum.
0
fobfilm
(20.06.20)
ben seneye baharda bir seçim yapacaklarını ve seçimden yine malum kişinin galip olacağını düşünüyorum.

akp'nin oyları gün geçtikçe düşüyor, yıllardır gün geçtikçe düşüyor ama seçim öncesi 6 aylık zaman diliminde tekrar toparlıyorlar. birine hain, diğerine dış mihrak diyorlar akp'yi sevmeyenler de ona oy vermeye mecbur kalıyor. çamur at izi kalsın'ın ekmeğini en çok yiyorlar.

2023'e kalırsa seçilememe durumu var. çünkü başka partiler de kitle oluşturuyor. chp'nin saçma sapan tavırları olsa da kitlesini genişletebiliyor.

olan bitene bakınca türkiye'nin geleceğini hiç iyi görmüyorum ama sebebini bilmediğim bir şekilde -mucize mi dersiniz şans mı dersiniz- türkiye'nin düzlüğe çıkacağına inanıyorum. ilk söylediğim mantıklı düşününce vardığım sonuç, ikincisi ise sebebini bilmediğim bir hissiyat sadece.
0
biseysorcaktim
(20.06.20)
Koronadan rusyası abdsi avrupasına kadar mücadale edilirken bu işler yarım bırakılamaz, başka bir parti de asla yürütemez ve yine akp alır. 'İstemezük'çü anlayış, bizdeki muhalefette akp ya da erdoğan yaptıysa 'istemiyoruz'cu anlayışa bürünmüş .

Muhalefet, ülkeyi yönetme değil de ancak Erdoğan'ı yerinden etme arayışını sürdürüyor. Buna da nasıl oluyorsa, siyaset yapmak diyorlar.
0
Erva
(20.06.20)
Bu kadar iyi yönetilen, ekonomik olarak refaha ulaşmış, insan hakları ve özgürlükler konusunda öncü, devlet için halk değil halk icin devlet anlayisi benimsemis, ranti rüşveti bitirmis, her alanda atilimlar yapmis bir yönetim birakirsa mazallah biteriz. Dolar 7 euro 8 issizlik %25 olur, insanlar parasizliktan intihar eder, yakar.
Bence gene akp alir. Yani gecen sene 50bin liralik araban 120bin, 300binlik evin 450 bin oldu. Şükür edemiyor insanlar.
0
logisticsmanager
(20.06.20)
(5)

witcher 3 wild hunt hakkında

kaledekiyalnizlik
uzun zamandır listemde olan bu şahesere 2 hafta önce başladım. ps4 varken başlamıştım sonra konsolu satınca daha başlarda yarım kalmıştı. şimdi xbox one üstünde sıfırdan bir başlangıç yaptım. seriye ve dünyasına az çok aşinayım. ilk üç kitabı ve her ne kadar berbat castinge sahip olsa da dizisini de
uzun zamandır listemde olan bu şahesere 2 hafta önce başladım. ps4 varken başlamıştım sonra konsolu satınca daha başlarda yarım kalmıştı. şimdi xbox one üstünde sıfırdan bir başlangıç yaptım. seriye ve dünyasına az çok aşinayım. ilk üç kitabı ve her ne kadar berbat castinge sahip olsa da dizisini de izledim.

sorularım ve kafa takılanlar şunlar: oyunda nereye gideceğimi ne yapacağımı şaşırıyorum çoğu zaman. sadece birincil görev odaklı değil de ikincil görevleri ve kontratları rastgele bir şekilde bitirmeye çalışıyorum. biraz rockstar games kafasıyla gidiyorum açıkçası. birinci gta oyunundan rdr 2 ye kadar tüm rockstar oyunlarını oynadım ve az çok bilirsiniz yaptığınız görevler, görevlerin sırası ya da seçimleriniz, son 2-3 oyuna kadar pek bir şeye etki etmezdi o lineer hikayelerde. ama burada biraz wiki okuyup bitirmiş arkadaşlara da sorunca sen çok farklı yoldan gitmişsin vs diyorlar. hani bazı diyaloglarda iki üç sarı cümleden birini seçince sanırım tüm ilerleyiş değişiyor. ben onu sadece süreli seçimlerde oluyor sanıyordum da süresiz diyalog seçimlerinde de oluyormuş, bunu bile şimdi öğrendim mesela.

hiçbir şekilde acelem yok witcher bitsin de başka bir ana oyuna geçiyim diye. geçeceğim sonraki ana oyun zaten skyrim :) maalesef onu da zamanında hep uzaktan seyrettik oynayacak platform yoktu. konsol ya da düzgün bilgisayar vardı da biz mi oynamadık? günde 2-3 saat film izler gibi oynuyorum witcher'ı ama bazen yanlış mı ilerliyorum diye sorular oluşuyor kafamda. witcher'ın yanında da hikayesi 10 saati geçmeyen çerezlik oyunlar bitiriyorum; gears of war ya da bf serilerinin campaign modları gibi. zaten şu an witcher'ın çok çok başındayım, emin olmasam bile hissediyorum bunu gamerlar hisseder. xbox başarım sekmesi süreyi ölçmüyor witcherda saçma bir şekilde ama 73 kupadan 7 tanesini kazanmışım ve ilerleme %8 diyor. kızıl baron yan hikayesinin sonlarındayım sanırım.

fazla spoiler içermeyen her türlü öneri ve yorumlarınıza açığım sevgili duyurucular, teşekkür ederim.
0
kaledekiyalnizlik
(20.06.20)
Tadini cikarmaya bak dogru yoldasin. Evet bazi hic farketmedigin secenekler bile sonu etkileyebiliyor. Karakter ekraninda kac saat oynadigin yaziyordu sanki
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(20.06.20)
Tadini cikar, yan gorevleri yap (ben butun yan gorevleri yapip bitirdim) çünkü hepsi güzel.
Ozellikle daha cok zevk almak istersen zorluğu artır oyunda.
0
logisticsmanager
(20.06.20)
Ben de yan görevleriyle birlikte ek paketleri bitirdim. Seçenekler sonucu değiştiriyor. Bu yüzden bir seçeneği seçtikten sonra diğerlerini seçseydim ne olurdu diye youtube dabçn izliyordum. Böyle çok video var meraklılar için.
0
sarcophagus
(20.06.20)
ben ana görevleri yaparken yan görev birikmeye başlayınca onlara sarıyodum, sonra onları sıfırlayıp tekrar ana görevlere geçiyordum. zaten hatırladığım kadarıyla görevlerin tavsiye edilen seviyeleri yazıyordu oyunda küçükten büyüğe doğru gidin. witcher'ın yan görevleri kesinlikle yapılmaya değer atlamayın derim. panolardan falan ekstra kontrat işlerine çok girmedim ama zaten uzun bir oyun iyice uzatmamak için. ilk oynayışta zaten muhakkak saçmalıycağınız yerler olucak büyük açık dünya oyunlarında aksi zor ama severseniz 2. kere de oynanıcak bir oyun. ben öyle yaptım şahsen ilk oyunumdaki pişmanlıklarımı giderdim çok keyifli oldu.
0
semaforo de medianoche
(20.06.20)
Valla ben okudukça şaşardım böyle uzun oyun neden 2.3.kez oynanır falan diye. Ama ilerleyişi ve hikayeyi gördükçe gayet iyi anlıyorum artık. Uslu bir witcher olarak ilerliyorum belki ilerde 2.ye oynarsam daha badass takılırım :)
0
🌸kaledekiyalnizlik
(20.06.20)
(12)

Gideyim mi kalayım mı? (İş teklifi geldi)

an engineer
Şu an kurumsal ve global bir kozmetik firmasında yazılımcı olarak çalışıyorum. Küçük bir ekibiz ve bir süredir hep aynı şeyleri yapıyorum + bana verilen sözler tutulmadı (birkaç ay danışman olarak başla sonra kadroya alacağız denildi sonra bütçe sıkıntısı oldu vs.) ve iki buçuk yıldır böyle iyi kötü
Şu an kurumsal ve global bir kozmetik firmasında yazılımcı olarak çalışıyorum. Küçük bir ekibiz ve bir süredir hep aynı şeyleri yapıyorum + bana verilen sözler tutulmadı (birkaç ay danışman olarak başla sonra kadroya alacağız denildi sonra bütçe sıkıntısı oldu vs.) ve iki buçuk yıldır böyle iyi kötü çalışıyorum. Toplam tecrübem dört yıl bu arada.

Bugün çok yıllık Türk bir yazılım şirketinden teklif aldım. Maaş olarak istediğimin biraz altında teklif geldi ama mevcut maaşımdan %18 daha fazla. Yan hakları vs. de şu ankiyle hemen hemen aynı + özel sağlık sigortası var fazladan. Yeni bir proje başlayacak ve kendimi geliştirmek adına da daha iyi olabileceğini düşünüyorum.

Tek ve en büyük sorun ise yol. Şu an servisle gidip gelebiliyorum işe, buranın servisi yok. En az iki buçuk vasıta (otobüs + otobüs + ring servis veya otobüs + metrobüs + ring servis) değiştirmem gerekecek ve en az 1 saatim yollarda geçecek. Daha yakına taşınma durumu söz konusu değil maalesef.

Kabul etmeye pek yakın değilim ancak sizlere de sorayım dedim. Siz olsanız gider misiniz kalır mısınız?
0
an engineer
(19.06.20)
yol durumunu okuyuncaya kadar "tabi git manyak mısın durduğun hata" diyecektim. yol durumu tüm fikrimi değiştirdi. o kadar yol bir süre sonra hayatı zindana çeviriyor. kendimden biliyorum. ben yerinde olsam kalırdım.
0
burty
(19.06.20)
git. gitmediğin her gün mevcut işinden daha da mutsuz olacaksın.


eskisi:
- küçük ekip
- sözler tutulmadı
- sürekli aynı şeyleri yapıyorsun

+ servisi var.

yenisi:
- servis yok, yol uzun

+ daha büyük bir şirket
+ yeni bir proje ve kendini geliştirme imkanı
+ %18 daha fazla maaş
+ özel sağlık sigortası
0
cern de cayci olmak vardi
(19.06.20)
metro+ring'e ceviremez misin yolu? ozel saglik sigortasi, kendini gelistirme imkani vs. gayet cazip etkenler. %18 biraz dusuk bi zam, zaten bu sirkette kalsan da sene sonu oyle bisi alirdin enflasyon menflasyon derken. miktar biraz daha yuksek olsaydi sirf o is icin yolu tek vasitaya dusurebilecek bi tasinma planini bile onerebilirdim. ayni sektorden biri olarak ben yine de 2'yi tercih ederdim ama. belki bi kez daha senin icin 3 vasitali bi yol sureci olacagini ve maddi acidan bu artistan yeterince tatmin olmadigini belirtebilirsin, imkan varsa biraz daha yuksek maasin seni daha motive edecegini belirtmenin zarari olmaz saniyorum. ha olmazsa ve 1'de kalsam da cok uzulmezdim yerinde olsam, ortalama bi yazilimci bile olsan is bulabilirsin ulkede kimse kalmadi zaten.
0
hjarteblod
(19.06.20)
Ben gitmem. Türkiye'de ve anladigim istanbum'da %18 maas artisi deli bir artis degil ki o yolda anladigim gunde ortalama 1 saat gibi bir süre ekstra yolda gececek. Yani haftada 5 saat daha fazla calisiyor gibi olacaksiniz ( her gun 1er saat ekstra desek).
7 bin lira maasiniz desek, ayda 45 saat *4 calisma +20 saat yolda vakit gecse, saatlik maas 35 lira.
%18 zamla 8260 tl desek, haftada 45*4 calisma+40 saat yol, saatlik 37.5 lira maas yapar.
Boyle oranlarsak maas artisiniz 450 lira olur zamani da maliyet olarak dusunursek.

Ki maasiniz daha düşükse fark da o kadar azalacak. O yol icin deger mi siz dusunun, bence yol sikinti bir olay.
0
logisticsmanager
(19.06.20)
Metrobüsü görene kadar gidin diyecektim. Kariyer açısından yeni bir iş daha iyi olacak gibi ama sabah balık istifi işe gitmek bile insanı yoruyor ve verimini düşürüyor. Akşam eve gelince de dönüş yolunun yorgunluğunu atana kadar zaten uyku saati geliyor. Böyle saçma bir yaşam tarzı bana çok koymaz derseniz geçin. İstanbul'da toplu taşıma insanı haddinden fazla yıpratıyor. Şu anki işinizde kalırsanız çok daha kötü bir durumda olmayacaksınız gibi anladım; mevcut işinizde bardağı taşıran son damlayı bekleyin.
0
wish i could find a way to disappear
(19.06.20)
yol parasını da şirketten iste. ondan da kurtul öncelikle oluyorsa.

ben olsam ayak ağrılarından dolayı kabul edemezdim. işkence olurdu bana.

yerinde olsam mevcut yönetimime gider durumu anlatır %20 fazla maaşla bir teklif aldığımı söyler, şartların iyi olduğunu anlatır, teklif çok iyi ama burada da mutluyum eğer tatmin edici bir zam yaparsanız kalmak devam etmek isterim de.
0
avatar is back
(19.06.20)
yol yaklasik bir saat tutuyorsa kabule edilebilir bence, gunde iki saate yakin cok da kotu degil. bence kaul et, hem maasi daha iyi hem de gelismen icin firsatin varmis.

git
0
exlibris
(19.06.20)
ben git derim. çünkü kaldığın yerde ne uzayacak ne kısalacaksın.

yol konusu da, sana göre değişiyor. ben yolculuklarda -toplu taşımada ayakta olsam bile- kitap okurum, müzik dinlerim, ilgimi çekecek seminerleri dinlerim/izlerim, arkadaşlarımla ve ailemle konuşmaları yollarda hallederim. bu şekilde yapacaksan ve durumu kabullendikten sonra her gün mutsuz olmayacaksan dene derim.
0
lovemyself
(19.06.20)
imkan yok demissin ama bu sartlarda ben ev degistirmeyi zorlardim ve yeni isi kabul ederdim. sunulan sartlar gayet guzel, en azindan kendini gelistirme imkani olmayacak olsa yine birakma yol cekilmez derdim ama boyle bir imkan varken diger sartlari uygunlastirmaya bakmak lazim. ben olsam ring servisin guzergahina ya da olamiyorsa tek vesaite indirebilecek uzakliga (tabii mumkunse yurume mesafesine :) ) tasinirdim.
0
in vino veritas
(19.06.20)
gitme. %18 zam konfor alanından çıkmaya değmez. o metrobüs insanın ömründen ömür alır. ayrıca yeni ortama alışabilecek misin bakalım? pazarlık yap zam oranını %30'a çıkartırlarsa bir düşünüşür anca.
0
sting
(19.06.20)
değiştirirdim.

yol cidden bir eziyet ama bahsettiğiniz yerde kendinizi geliştirme imkanının olduğundan bahsediyorsunuz. ikü buçuk yıldır çalışıyorsunuz burada. alacağınızı almış, vereceğinizi vermişsinizdir.

servisle gidiyorsunuz ama yol ne kadar tutuyor? zaten yolda harcadığınız bir zaman dilimi var. serviste giderken zamanınızı ne kadar değerlendirebiliyorsunuz ki?

confort zone'dan çıkmak lazım. zor ama çıkmak daha iyi.
0
biseysorcaktim
(19.06.20)
eğer çok arada kalırsan şu da bi seçenek: şuanki şirketine aldığın tekliften bahset. de ki böyle bi teklif aldım. burda kalmak isterim ama mantıklı değil. bana aynı şartları verirseniz veya şartlarda bi iyileştirme yaparsanız kalıcam. yoksa gidicem.
0
sttc
(19.06.20)
(6)

İşverenim Beni Sonraki Senenin Yıllık İzinlerini Kullanmaya Zorlayabilir Mi

depresif genc
Artık yıllık izinlerimizin hepsi tükendiği için bir sonraki seneye ait (henüz elde etmemiş olduğumuz) izinleri kullandırmak istiyorlar. Yasal olarak böyle bir hakları var mı?
Artık yıllık izinlerimizin hepsi tükendiği için bir sonraki seneye ait (henüz elde etmemiş olduğumuz) izinleri kullandırmak istiyorlar. Yasal olarak böyle bir hakları var mı?
0
depresif genc
(19.06.20)
yasal olarak öyle bir hakları olmadığı gibi, iznin kalmayıp da izin kullanmak istesen, tamamen insiyatif olarak kullandırabilirler.
0
foolrules
(19.06.20)
Ülkenin isverenlerinin ne rezil halde oldugunu eksiduyuru sayesinde daha iyi goruyoruz.
Yok hocam oyle bir hak falan.
0
logisticsmanager
(19.06.20)
yasal olarak öyle bir hakları olmadığını söyleyebilirsiniz.

ücretsiz izne çıkartabilirler.

sanki sizi korumaya çalışıyorlar ama pek de öyle değil gibi. hani hem koruyayım hem de izinleri bitsin 1.5 sene sürekli çalışsın kafasındalar mı anlaşılmıyor.
0
ozdek
(19.06.20)
Kullandırtma diye bir seçenek yok ama yıllık izin zamanlarının işveren ile işçi arasında anlaşılan tarih üzerinden belirlenebileceği bilgisi kalmış aklımda. Yani siz de kesin şu tarihte izin alıyorum diyemiyorsunuz yıllık izinden kullanmak üzere. Acil durumlardaki izin mazeret iznine giriyor.

Yani eğer işverenin şimdiye kadarki tutumu çalışan yanlısı ise belki tamam denebilir ama sanmıyorum öyle de bir şey olacağını. İş yerindeki durumu en iyi siz bilirsiniz. İş arkadaşlarına bir sorun onlar ne yapacakmış...
0
yukselen gunes evi
(19.06.20)
Eğer firmada uzun seneler kalıcı değilseniz bence kullanın ama ileriye yönelik imza atmayın. Sonrasında yasal hakkınızı talep ederken şirket ben kullandırttım diyemez.
0
fistikthecat
(19.06.20)
Ya da ayrılacak olursanız şirket +izinleri izin parasını öder ama - izinleri talep edemez
0
seyyar satıcı
(19.06.20)
(5)

5 kilo vermem lazım

lawyerk34
Şöyle ki acilen spor yapmadan kilo vermem lazım.Tok tutan yiyecekler nedir ? Günde ortalama 6 7 bin adım atiyorum bazen 10 bini buluyor ..Tavsiyeleriniz nedir ?
Şöyle ki acilen spor yapmadan kilo vermem lazım.Tok tutan yiyecekler nedir ? Günde ortalama 6 7 bin adım atiyorum bazen 10 bini buluyor ..Tavsiyeleriniz nedir ?
0
lawyerk34
(19.06.20)
Kalori takibi.
Sadece kalori takibini yaparak ve barfiks/sinav vs türevlerini haftada 3 gun yaptim. 2.5 ayda 8 kg verdim. Ama arada kacirdigim oldu yani.
0
logisticsmanager
(19.06.20)
Acilen kilo vermek olmayacagi icin ancak vucuttan su atilabilir. Karbonhidrati keserek, vucuttan su attiran besinlere yönelin.

Bu durumun saglikli olmadiginizi zaten bildiginizi varsayiyorum :)
0
VIPCH
(19.06.20)
Tek ogune dus. O tek ogunde de protein agirlikli beslen. 23 saat su ve sekersiz cay kahve harici bir sey yok. 24. saat protein agirlikli olarak doyana dek ye.. Farkini gorursun.
0
Sahikaa
(19.06.20)
bir kaç ay sabret sonuç alırsın

öğlen protein yye acıkma
evde basit spor hareketleri
0
bir soru sorcam
(19.06.20)
+1 tek öğün ya da aralıklı oruç
0
damba
(19.06.20)
(9)

zorunlu olmadan yapilan iyiligin miktari

in vino veritas
https://twitter.com/tolgaakpinar/status/1273528995062198272?s=19twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesin
twitter.com

twitter'da, sozlukte linc etmisler kadini 10 euro da para mi hic birakmasaymis vs vs. diye. kadinin icinden gelmis oyle bir sey yapmis, yapmayabilirdi de kim ne diyebilirdi? bu durumda bile kadinin biraktigi para yuzunden linc edilmesine anlam veremiyorum insanlar neden boyle? sizin fikriniz nedir? ozellikle lincci tayfanin gorus ve mantikli aciklamasini merak ediyorum.
0
in vino veritas
(18.06.20)
onların nefreti almancılara karşı olduğu için bir yerden vurmaya çalışıyorlar. malatyalı bir teyze 10 tl koysaydı kimse cimri demezdi. almancıları ben de sevmiyorum orası ayrı.
0
bohr atom modeli
(18.06.20)
Gönülden geçendir. Muhtemelen durumu çok da iyi değil. Ergen veya ergen zihinli kişilerin yorumları bence onlar.
0
Fusha
(18.06.20)
Linç kültürünün korkunç bir yere gittiğine güzel bir örnek. İnsanlar ne yapsa yaranamıyor artık kimseye. İsterse 5 euro bırakır isterse hiç bırakmaz. Her şeyi eleştiren tayfa bir rahat bıraksın artık insanları..
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(18.06.20)
Bunu linç edenler muhtemelen isyankar ergen tayfa. Hiçbir şeyi beğenmemeye yemin etmişler.
0
ruhen hastayim ben
(18.06.20)
En hastasi oldugum da bari 100 euro biraksaymis diyenler. 100 euroyu hayatlarinda gorduklerini sanmiyorum. 100 euroyla burada ekmek falan aliyoruz sanıyorlar heralde. Millet 1.5-2 haftalik mutfak alisverisi yapar tek kisi 100 euroya.
0
logisticsmanager
(18.06.20)
sözlükte de kimse dememiş, kadının durumu kötü olabilir ama muhtemelen kendi parasını bile kazanmıyor başkasının eline bakmak zorunda. para bırakmayıp sadece o notu bile bırakması çok anlamlı. kaldı ki bir öğrenci için 10 euro hiç de az değil, şu anki kurla 76 tl. paraya az demek ayıp bence. 10 lira bıraksaydı da az denmez. herkesin imkanı farklı.
0
curious mind
(18.06.20)
benim takıldığım 10 euro değil de almanya'da yaşayan bir türk'ün yazı yazmayı bilemiyor olması. hem cümle kuramıyor, hem de yazısı çirkin. bu insanlar en gelişmiş ülkelerden birinde refah içinde yüzerken biz burada o 10 euro için adam bıçaklayacak tiplerle birlikte yaşıyoruz.
0
attirmayin makedonun kafasini
(18.06.20)
Makedon hocam, takılmamak lazım. Almanya'ys gidip Almanca öğrenmeyen insan çok var. Ülkemizde de okuma yazma bilmeyen çok fazla insan var. Komşum emekli öğretmen ama karısı okuma yazma bilmiyor. Çok garip ama alışmak lazım artık. Maalesef.
0
Fusha
(18.06.20)
Saçma tabi ki. Bu ona devletin sağladığı bir imkan. Nitekim o kaldığı oda da, yatak da o öğrencinin şahsi malı değil, devletin sağladığı bir imkan yine. Öyle bir not bırakmak zorunda değilken bile harçlık bırakması gayet şık, içimizi ısıtan bir hareket. Ayrıca curious mind +1
0
black holes in the sky
(18.06.20)
(8)

gidiyor musunuz spor salonlarına?

bilmem ki
instagram'dan falan bakıyorum da eskisi gibi yoğunluk yok sanki. gidenler ise pek dikkat etmiyor gibi maske kurallarına. peki sizler ne yapıyorsunuz? gidiyor musunuz? önlem alıyor musunuz? yoğunluk durumları nasıl?
instagram'dan falan bakıyorum da eskisi gibi yoğunluk yok sanki. gidenler ise pek dikkat etmiyor gibi maske kurallarına.

peki sizler ne yapıyorsunuz? gidiyor musunuz? önlem alıyor musunuz? yoğunluk durumları nasıl?
0
bilmem ki
(18.06.20)
Gitmiyorum, gitmeyeceğim. Kapalı mekanlara girmemeye çalışıyorum.
0
fotrsapka
(18.06.20)
spor salonlarında maske zorunluğu yok diye biliyorum
0
fezagezgini
(18.06.20)
Gitmiyorum
0
Mirket
(18.06.20)
gitmiyorum,evde bir bölümü spor salonuna dönüştürdüm.böyle daha rahat, hazırlanıp gitme derdi yok.
0
anksiyetik pia
(18.06.20)
havuzuna gidiyorum.
0
ateistanbul
(18.06.20)
Gidecegim, insaat vardi haftaya aciliyor.
0
logisticsmanager
(18.06.20)
Gitmiyorum kasima kadar zor
0
palmtree
(18.06.20)
Gitmiyorum hatta üyeliğimi özel derslerimi vs yaktım bu yıl kapısından girmem butik salon olmasına rağmen
0
photo85
(19.06.20)
(7)

Araba markası soruyorum

kumulatifvergimatrahi
Az önce 1. Köprü trafiğinde kelebeğe benzeyen logolu bir suv gördüm. Plakası yabancı değildi sanıyorum. Kelebek çok yumuşak hatlı değildi. Hangi marka bu?
Az önce 1. Köprü trafiğinde kelebeğe benzeyen logolu bir suv gördüm. Plakası yabancı değildi sanıyorum. Kelebek çok yumuşak hatlı değildi. Hangi marka bu?
0
kumulatifvergimatrahi
(17.06.20)
bentley mi acaaba
0
buenosdias
(17.06.20)
Ds muhtemelen.
0
temasettin
(17.06.20)
aga nedir bu ds nin olayı. bi yerde daha gördüm. bu kadar bilinmezken nasıl bu aralar herkes konuşuyor. yeni bir marka mı? arkadında kimler var.
0
buenosdias
(17.06.20)
Citroenin lüks markasi. Daha dogrusu citroen ds diye gecerdi, markayı ayirdilar.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
logoyu önde mi arkada mı gördün? Rolls Royce olabilir. Bentley de olabilir.
0
false pretension
(17.06.20)
@false pretension

Hem ön hem arkada vardı. Ds'i ben de biliyorum ama bunun logosu farklıydı.
0
🌸kumulatifvergimatrahi
(17.06.20)
Ssangyong ?
0
komando kani var bende
(17.06.20)
(19)

avrupa'nın en overrated şehri

asilyis
https://eksisozluk.com/avrupanin-en-overrated-sehri--6568328?a=popular&p=8çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.siz ne düşünüyorsunuz
eksisozluk.com

çoğunluk genelde paris demiş. coronadan önce amsterdam ve paris gittim. parisi çok beğendim ve tekrar gitmek istiyorum.

gitmeden önce koku ve pislik konusunda endişeliydim ama hiç öyle bir şeye rastlamadım.

siz ne düşünüyorsunuz avrupa'nın en overrated şehri ve paris hakkında?
0
asilyis
(17.06.20)
paris avrupa'nın en kozmopolit şehri, iyi yerleri de kötü yerleri de var. bu açıdan istanbul'a benzetiyorum. hayatını istanbul'da geçirmiş biri için paris nasıl kötü geliyor anlamadım. cihangir'de boğaz manzarası izliyorsun mis gibi, 500 metre ötede tarlabaşına git aynı sidik kokusu. daha bile tehlikeli hatta, sidik olsa keşke diyorsun.

ben paris'i seviyorum çünkü büyük. istanbul'a alışmış bünyeye diğer her şehir küçük ve "turistik" geliyor. ama paris benim için yaşanabilecek bir şehir. küçük şehirleri geziyorsun bitiyor, her yerini gezdiğin bildiğin şehirde yaşamanın getirdiği bir klostrofobik his var. paris'te bunu hissetmedim, aksine yürü yürü bitmediği için "özgür" hissettirdi bana.

bu kadar büyük olan şehirlerin her noktasının "muhteşem" olmasını bekleyerek giden cahil tipler overrated buluyor genelde. 100 bin kişilik orta çağdan kalma şehirle kıyaslarsan tabii ki güzel gelmez. bastille'de de kaldım 2 gece, hani cidden kötüsünü de gördüm. ilk gece sokakta grup kavgası çıktı zenciler arasında, 2. gece otelin önündeki arabada saatlerce seks yaptı 2 genç. sidik kokusunu aldığın yerler tabii ki var, seine civarında almışlığım çok. ama roma'da da aldım o kokuyu, amsterdam'da da. bu tip detaylar bence şehre ruh katıyor, daha "gerçek" geliyor bana. halivud sahnesi isteyen müze şehirlere gitsin, burası gerçek kardeşim gerrrrçeekkk diyesim geliyor o tiplere.

benim için en overrated barcelona ama o da diğerlerine göre nispeten öyle. barri gotic(ufak bir alan şehrin geneline göre) ve belirli turistik alanları geç, kalan yerlerdeki o fazla muntazam ve ruhsuz mimari ruhumu kemirdi resmen. elle çizilmiş yollar, her yer birbirine benziyor; labirent gibi. ama denizi olması çok büyük bir artı benim için, o yüzden barcelona'da da yaşarım.
0
Bruce
(17.06.20)
Paris overrated değil. ayıp. Taş olur insan. Sadece popüler..popüler olunca gömme tepkisi yaşanmış belli ki. önemli ve güzel bir şehir paris.

En overrated şehir München.
0
AlsterWasser
(17.06.20)
Alster wasser'e katılıyorum. Paris sadece ünlü olduğu için gömülüyor. Bakmayı biliyorsanız Paris'te çok katmanlı bir tarih görebilirsiniz. Tek başına louvre'un içi ve dışı bile paris'i diğer birçok şehrin önüne koymaya yeter. Aynı şekilde Notre damme dini tarihi ve edebi açıdan çok önemli bir yapı. Ben de aynı şekilde münih'in çok abartılan bir şehir olduğunu düşünüyorum. Berlin'i tam gezemedim ama berlin de biraz abartılıyormuş gibi geldi bana.
0
stronzo
(17.06.20)
Yaşamak için güzel şehir degil acikcasi paris(ile de france hatta) Fransa'nin 1m< az kisili sehrinde yaşayan biri olarak paris'e gittigimde kalabaliktan ölüyorum.
Yalniz paris gezmek için kotu bir yer degil, nerede gezdiğine bagli. Gidip Saint denis'de kalirsan tabi sehrin guzel yanini goremezsin. Izmir'e gelen birini de arapderesinde konaklatsam o da ayni seyi der. Ailemi götürdüm ve begendiler. Ben de gezmek icin begeniyorum ama yasayamam.

Bu kisilere gore turistik olan her yer abartili.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
Venedik olabilir; sırf gondol muhabbeti tüm şehri overrated kılmaya muktedir.

Avrupa'da gittiğim her yer bir hareketlenme yarattı ruhumda ama şöyle İskandinav böyle Viking denilen Stockholm'de hiçbir şey bulamamıştım. O açıdan Stockholm'ü de bir miktar abartılmış buluyorum.
0
vedatchilipeppers
(17.06.20)
Milano. konu kiit
0
neverletyougodown
(17.06.20)
Benim için de Milano gereksiz abartılmış bir şehir.

Paris yukarda soylebildigi gibi kalabalik ve büyük olduğu için gereksiz yere yeriliyor bence de; yoksa tek başına müzeleri bile yeter güzel bulmak için.
0
fraise
(17.06.20)
Paris diyeni çok ciddiye almamak lazım. Pisliğini ve kokusunu Parislilere sorsanız, kimse yalanlamaz zaten. Öyledir Paris. Kimse dünyanın en temiz şehri diye sevmez zaten Paris'i.

Yukarıda Münih denmiş. Bence Münih harika bir şehir, gidip görmeyi özlediğim, bir bahane bulup yılda bir iki kez yolumu düşürdüğüm bir yer hatta.


Aklıma gelen 'overrated' bir şehir yok. Ama tek bir manzara, tek bir fotoğraf ile ünlü şehirleri sevemiyorum, ikinci kez gitme isteğim olmuyor, fazla abartılmış buluyorum. Avusturya'nın ve İsviçre'nin bazı köy ve kasabaları dahil buna. Turist o instagram açılı fotoğrafı çekiyor ve bitiyor onun için o şehir.

Genellemelerden bahsedecek olursak, birçok insandan duyduğum Brüksel. Sıkıcı, kasvetli bulanı çoktur. Ben oldukça zevk alarak gezmiştim, gece hayatı hakkında çok bir bilgim yok, belki cidden kötüdür gece hayatı.
0
buf-e kür
(17.06.20)
2 defa gittim Paris’e ve keyifli değildi gezilerim. Yani sahiden çok büyük, renkli ve gezilip görülecek bir sürü yer var ama beklentiler çok yüksek olunca overrated oluyor. Benim de beklentilerim karşılanmadı fakat fırsat bulduğumda tekrar gitmek isterim.
0
but that was just a dream
(17.06.20)
overrated sehir belirleyecek kadar cok yer gezmedim avrupa'da ama paris'i cok begenmistim. guzeldi bence.

populer oldugu icin gomuluyor olabilir +1
0
exlibris
(17.06.20)
Paris'e bok atan kisiler ne bileyim cuneyt ozdemir gibi balon kisiler benim gozlemim. 30 sene bulunsam her sene ayri hayat yasayarak paris'teki kulturel zenginligi bitiremem. bu cesitlilik acisindan muhtemelen dunyanin en iyisi...

hicbir sehre balon diyemiyorum, ne bileyim bratislava benim icin sikici bir yer ama kimsenin orayi sisirdigini gormedim tabi, dolayisiyla konu disi...

Milano uzaktan bakinca kesin overrateddir gibi geliyor ama gitmedim, bi ara overrated tescili icin giderim...
0
hewit
(17.06.20)
Milano filan demişsiniz ama kimse övmüyor ki. Bulunduğu ülkenin diğer şehirlerine göre(Örnek; Roma, Floransa) sönük kaldığı için bildim bileli hep alt klasman bir şehir gibi ifade edilir. Milano demek doğru değil. Öven fazla insan yok çünkü.
0
bitchesaintshit
(17.06.20)
bitchesaintshit +1 bu arada, milano'ya ucuz bilet bulmasam gitmezdim ben de; popüler bir şehir olduğunu ve övüldüğünü düşünmüyorum. rotayı oradan başlatmışken gezeyim madem dedim, gayet beğendim. hatta daha popi olan viyana'ya tercih ederim bile. bak viyana da bence kendi klasmanında overrated sayılır. ama asıl overrated -gitmememe rağmen- venedik olabilir cidden. hatta öyle overrated algısı var ki bende, yol üstüyken bile gitmedim.
0
Bruce
(17.06.20)
başıma bir iş gelmeyecekse paris'i sevmiyorum:) üstte yazılan gibi milano, münih vs denebilir ama bu şehirler genelde çok övülen şehirler değil. paris'in imajı çok iddialı, yok romantik, yok estetik, sürekli övülen bir şehir. tek gittim, sevgilimle gittim, arkadaşımla gittim, hayran olunacak bir şey görmedim. beğenmedin de niye ısrarla gittin diyenlere, ilki meraktan, diğerleri bir nevi mecburi. turistik noktaları, yerellerin takıldığı sokaklarını gezdim. montmartre ve orsay müzesi sevdiğim yerler, tekrar gidersem de yine uğrarım. paris kesinlikle gezilmeli ama ben de abartıldığını düşünenlerdenim.
0
asteriks
(17.06.20)
@bitchesaintshit Milano nasil populer degil ya, Italya'ya gidenlerin 70i Milanoya kesin gitmistir. Sadece Turkiyedeki algisina da bakmayin tum Avrupa oraya akiyor moda, alisveris baskenti diye iyi pazarliyorlar. Kalibinin adami olmayan biri varsa kesinlikle Milano bence
0
neverletyougodown
(18.06.20)
@neverletyougodown

Popüler değil demedim ben. Yanlış okumuşsunuz sanırım. Sadece bugüne kadar kimseden ''Bence Milano, Roma ve Floransa'dan daha iyi'' dediğini duymadım. Yani seveni tabii ki çok ama öyle aman aman da övüldüğünü çok duymadım.
0
bitchesaintshit
(18.06.20)
3 senedir milano'da yaşıyorum ve avrupa'da 30'dan fazla şehir gezdim. şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki avrupa toprakları üzerinde kendisini ziyaret eden turistlere en çok ”bu muymuş mk?” dedirten şehir açık ara milano'dur.

yaşamaktan da bayağı memnunum bu arada. ama bir turiste sunduğu imkanlarla karşılaştırınca fazla büyük marka değeri
0
tejeve
(18.06.20)
Bitchesaintshit, özellikle moda, alışveriş vs için Milano oldukça övülen bir şehir. Denildiği gibi sadece Türkiye için düşünmeyin, Avrupa genelinde populerdir. Ben de ilk gittiğimde çok güzel mağazaların olduğu, moda dünyasının kalbi olan bir yer göreceğim diye gitmiştim bu övgüler sebebiyle.
0
fraise
(18.06.20)
turistik gezi kriteriyle tartisiliyorsa gittigim en vasat sehir oslo'ydu
0
hot potato
(18.06.20)
(5)

Corona sürecinde şirket içi terfi durumları

jacksonoglu
Herkese selam,Çok abuk ve bencil bir soru olabilir, ancak içimi yiyor sormak istedim.Türkiye'deki büyük fmcg firmalarından birinde çalışıyorum. Corona süreci başlamadan evvel terfi alacağım şeklinde müdürüm ile görüşmüştük. Nisan ayı ortasında geçişi yapacaktım. Malum Mart ortasında corona vurdu ve
Herkese selam,

Çok abuk ve bencil bir soru olabilir, ancak içimi yiyor sormak istedim.
Türkiye'deki büyük fmcg firmalarından birinde çalışıyorum. Corona süreci başlamadan evvel terfi alacağım şeklinde müdürüm ile görüşmüştük. Nisan ayı ortasında geçişi yapacaktım. Malum Mart ortasında corona vurdu ve o zamandan beri evden çalışıyoruz.
Yaptığımız her görüşmede terfinin corona yüzünden sıkıntıya girdiğini, herkes için durumun aynı olduğunu söyledi. Bugün ise, "Ocak öncesi artık pek mümkün durmuyor" dedi, tatlı dille konuyu kesti.
Olmayacakmış gibi hissetmeye başladım.
Benzer bir süreç geçiren, duyan var mı? FMCG olduğundan gelirlerin düşmek bir yana artması gerekiyor. Neden terfiler duruyor pek anlamadım.
0
jacksonoglu
(17.06.20)
önünü göremiyor kimse, ne kişiler ne şirketler. biraz korumacı bir refleks yani, seninle ilgili olduğunu sanmıyorum. benim de benzer bir durumum vardı, terfi değil ama yetki genişlemesi gibi bişey. o da durdu ve bir süre de vermediler ne zaman bakarız diye.
olay sadece gelir artması azalması değil, planların değişmesi.

bu süreçte bir "halt" yemediysen olmayacağını sanmıyorum. belki genel bir organizasyonel değişiklik olur da o pozisyon kapatılır ya da etki alanı değişir, bilemeyiz. ama sen bir şeyleri kötü yapmadıysan şu an için bunu dert etmene gerek yok diye düşünüyorum.
0
Bruce
(17.06.20)
Bildigim kadariyla global firmalarin pek cogunda durum ayni. Google ve Facebook'ta da terfiler durdu. Bunun gelirlerle ilgisi yok, belirsizlikle ilgisi var.

www.theinformation.com
www.businessinsider.com
0
crown
(17.06.20)
Yillik 20 milyar euro cirolu yabanci firma, lokasyon avrupa.

Global olarak zamlar 2020ye ertelendi, müdürler kendi bonuslarindan %20 kesik yedi ve hepsi 2ser hafta ucretsiz izin aldi.
Butun ise alimlar durdu.
Ben müdür oldum ama zamlar ertelendigi icin zammi 2020de alacağım.

Kısacası evet normal.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
normal, cogu sirket benzer seyler yapti.

yurtdisinda gorustugum bir sirket 2020de zamlari iptal etti, yoneticilerin bonuslarinin %20 kesti.
0
fakyoras
(17.06.20)
Cevaplar için teşekkürler, genel bir yönelim olduğu duymak iyi oldu.
Zaten yurtdışı planım vardı, iyice allak bullak oldum, moral düştü.

@xportant: Satıştan bilgim olduğu için "gelirlerin artması gerekiyor" dedim aslında. Satıştaki, planlamadaki arkadaşlar "yetişemiyoruz" diyor. Ama yine de "gelir" konusunda şirket sıkıntı yaşayacakmışız gibi bir pozisyon alıyor.
0
🌸jacksonoglu
(17.06.20)
(4)

2 senelik sitede düzenli elektrik kesintisi

kleider
Yaklaşık 1 senedir bu sitede oturuyorum, yaklaşık 1200 konutluk yer.Korona zamanı geç saatlere kaldığım için fark ettim ki , haftada 3-4 gün ,gece 12 den sonra elektrik kesintisi oluyor ve evdeki elektronik aletlere zarar verecek endişesi taşıyorum.Böyle bir durumda ne olur, klima buzdolabı , TV , P
Yaklaşık 1 senedir bu sitede oturuyorum, yaklaşık 1200 konutluk yer.

Korona zamanı geç saatlere kaldığım için fark ettim ki , haftada 3-4 gün ,gece 12 den sonra elektrik kesintisi oluyor ve evdeki elektronik aletlere zarar verecek endişesi taşıyorum.

Böyle bir durumda ne olur, klima buzdolabı , TV , PS bozulursa zararı karsilamalarini isteyebilir miyim yada noterden ihtarname çekebilir miyim " sürekli elektrik kesintisi oluyor, aletler bozulursa sorumlusu sizsiniz" diye.

Mesela play station, aniden kapattınız PlayStationiniz da hasarlar meydana gelebilir yazıyor

Yoksa bu elektrik kesintilerinin zararı olmuyor mu ?

Teşekkürler
0
kleider
(17.06.20)
Eğer etrafta çok fazla yeni bina yapılıyorsa bunları devreye alma gibi bir işlem yapıyor dağıtım şirketleri , 1 saat sürüyor maksimum .
Yaşadığım İçin aklıma bu geldi .
0
dunyatuhaf
(17.06.20)
Avrupa'dan bildiriyorum; elektrikle alakali sebepten elektronik bozulursa sigortadan tahsil edebilirim.

Siz de sigorta varsa ona bakin yoksa sigorta karsiliyorsa yaptirabilirsiniz belki.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
her türlü mahkemelik olup uğraşman gerekiyor. Çevremde bu şekilde zarar görmüş cihazını ödetebilenler var, ödetemeyenler de var.
Sigorta işi çok mantıklı. Hiç uğraştırmadan gelip hasar tespiti yapıp ödüyorlar.
0
foolrules
(17.06.20)
konut sigortasi yaptirmani tavsiye ederim fiyati uygun cihazlarini korumaya alirsin
0
tahtakafa
(17.06.20)
(8)

alıcıların maillere cevap vermesini sağlamak

iste o bendim
merhaba gönül dostları,ben yakında ihracata başlayacağım.2 yıldır bu iş üzerinde çalışıyorum.alt yapıyı kurdum fakat ilerleyemiyorum.müşterilerin sitelerini buldum. oradaki contact - info maillerine yazdım ama geri dönüş 15 de 1 oldu. ve bunlar garanti alıcı ! daha önce uluslararası konuşma paketi a
merhaba gönül dostları,

ben yakında ihracata başlayacağım.

2 yıldır bu iş üzerinde çalışıyorum.alt yapıyı kurdum fakat ilerleyemiyorum.

müşterilerin sitelerini buldum. oradaki contact - info maillerine yazdım ama geri dönüş 15 de 1 oldu. ve bunlar garanti alıcı !

daha önce uluslararası konuşma paketi alıp aradım ve çoğu açmadı ve meşgul çaldı.

hayallerim yıkıldı. işler planladığım gibi gitmedi. sitesini mailini buldum.tamam satarım artık diyordum.

şimdi ben bu firmaların satın almacı ve ithalatçılarına nasıl ulaşırım ya da bana cevap vermelerini nasıl sağlarım.

bazıları linkedin de var. facebook ta var. şimdi oradan saldıracağım ama yine cevap vermeyecekler büyük ihtimalle.

yeterli param olsa atlayıp uçağa kapılarına dayanacağım ama biraz satsam ilerde onu da yapacağım.

satanlar bu adamlara nereden nasıl ulaşıyor ?
onlar nasıl satabiliyor da bana dönüş bile yapılmıyor ?

aklıma şöyle bir şey geldi. aynı mail adreslerine satmak için değil de almak için mi yazsam acaba ? merhaba, sizin sitenizde gördüğüm şu maldan şu kadar almak istiyorum. kaç para ?

o zaman cevap verirler belki. ben de cevap veren maile diğer hesaptan satmak için yazarım.

iyice kafayı yedim. satmaya kafaya koydum.

ne yapmalıyım ? tavsiyelerinizi bekliyorum.

teşekkürler.
0
iste o bendim
(16.06.20)
hacı ciddi ciddi okudum ciddi ciddi cevap yazıyorum.

2 yıldır altyapı hazırlarken bir kere mail atmadın mı ya?

yurtdışına mal satmak kolay değil. örnek veriyorum italya'da bir firmada çalışan satın alım uzmanı zaten malı bildiği firmalardan alır. sen ucuz fiyat versen bile ismin, markan olmadığı için 'bunun malında kesin sorun vardır, yada 3-4 sevkiyattan sonra göremeyiz bir daha adamı' diye düşünür.

o sebeple sana dönmeleri zor. mal almaları daha zor.

böyle mesaj, mail bombardımanına tutarsan işin daha zorlaşır.

güzel bir site yapıp mümkünse hangi ülkeye satmak istiyorsan oradaki bir fuara katılıp direk görüşebilirsin insanlar ile.

onun dışında tanıdık bir ismin veya markan olmadığı sürece çok zor yurtdışındaki firmanın senden bir mail ile ürün alması.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.20)
fuarlarda, kongrelerde de oldukca taninirlik kazanabilirsin. yurt disina gitmek henuz bir secenek degilse bile sektorunle alakali en azindan turkiyedeki uluslararasi organizasyonlari takip edip yuz yuze gorusmeler yapmak her zaman cok daha mantikli. gonderdigin maillerin yarisi okunmadan siliniyordur, kalani da phishing filan diye ilgilenilmiyordur.
0
in vino veritas
(16.06.20)
bu is fuarlarda olur. insanlar bosuna ulke ulke fuar gezmiyor. kendini diger sirketler yerine koy. hic duymadigin bir firmadan birisi snaa mail atiyor urun satayim diyor. nijeryali prensten farkin yok adamlarin gozunde.
0
crucio
(16.06.20)
yanıtlayanlara cevaplar...

evet mail atmayı sona bıraktım. fuara gidemem çok param yok. hastalıktan dolayı fuarlar iptal oldu zaten.

hadi fuara gittim diyelim. fuarda üreticiler var zaten, adamlar neden benim gibi aracıdan daha pahalıya alsın ?

satacağım şey ham madde. markalaşma gerekmiyor.

+ neden tanımadığı birinden alsın ? kimse sana güvenmez.

- yükleme sırasında malın fotoğrafları çekilecek. ve bazı firmaların türkiyede experleri var. onlar onay vermeyince mal yola çıkmıyor.
0
🌸iste o bendim
(16.06.20)
benim gibi aracıdan daha pahalıya alsın ?
satacağım şey ham madde. markalaşma gerekmiyor.

hacı abi sen baya başındasın işin. kolay gele.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.20)
Her gün senin yaptığın yöntemleri onlarca adam deniyor, o adamlara onlarca mesaj ve mail gidiyor. Genellikle direkt çöpe tabii.

Satışçılar bu yüzden bir ton para ve komisyon kazanıyor. Sıfır tecrübe ile böyle bir işe girişmen net kayıp demek. Tecrübeli ve çevresi olan birini işe alıp, onun kontaklarını ve nüfuzunu kullanarak bir baz müşteri kitlesi oluşturup, sonra kendin bu işe soyunmayı denemeni öneririm.
0
roket adam
(17.06.20)
hevesini kirmak gibi olmasin ama yaptigin yorumlardan ben de digerleri gibi cok birsey anlamadim. seni diger saticilardan olumlu anlamda ayiran sey ne? yani kendini mail attigin insanlarin yerine koy.

* seni/sirketi tanimiyor
* mali ucuza satmiyorsun
* alaninda tek degilsin
* uretici degilsin
* referansin yok
* katma deger yok.

senin attigin mail ile benim su anda atacagim mail arasinda hicbir fark yok kisacasi. herhangi bir X kisisinin mali senden almasi icin herhangi bir sebep var mi?
0
crucio
(17.06.20)
Herkes +1.
Ben özellikle bir noktaya değinmek istiyorum, satacaginiz sirketler nasil sirketler bilmiyorum ama;
Gun gelir de bir insan evladi beni facebooktan ve linkedinden ayni donemde ekleyip bana yardirirsa ana avrat duze yakin kibarlikta cevap veririm. Zaten %99 yabanci firmanin satin almacisi da size bu cevabı verir.
Beni ayda bir kere birileri ekliyor;
-global sim kart satmak
-cin'den avrupaya tren
-avrupada turk oldugumdan turkiye ayakli isim vardir diye turkiye lojistik icin mail atanlar
-cin'de elektronik tedarikcileri

Bunlardan biri linkedinden bile sinirime dokunmustu çünkü adama diyorum yillik hacmi 20 milyar euroluk firma, ben sizin bahsettiginiz ürünü kim alir onu bile bilmiyorum. Adam diyorki bir sorsaniz arkadaslariniza. Hayal dunyasi, ben gidip millete sim kart satin almacisi kim diye soracagim, dünyada hangi ulkede onu bulacagim.

Sizin yazdıklarinizdan da bu noktaya gidiyorsunuz gibi geldi, gitmeyin.

Onun dışında satin almayla alakali biri olarak;
-uretici değilsiniz, araci olarak piyasaya girmeye calisiyorsunuz
-maliniz ucuz degil veya herhangi bir ek servis yok (nakliye saglayamazsiniz misal)
-hic is yapmamizsiniz, referans yok.

Benim bu isi yapan arkadasim var, 200bin lira falan harcadi ilk isini yapabilmek icin+esi de forwarder oldugundan nakliye, gümrük vs her seyi biliyordu. En az 5-6 fuar gezdi, 2 kere yurtdisina cikti musteriyle gorusmek icin. Bunlar sonunda 1-1.5 yil sonra yapti ilk ciddi isi.

Kısacası umarim daha iyi bir is plani yaparsiniz.
0
logisticsmanager
(17.06.20)
(5)

redditte mesajım neden siliniyor ?

aslindasorunumpsikolojik
https://www.reddit.com/r/asksciencegrubuna kimya hakkında bir soru sordum. gönderdiğim andaSorry, this post has been removed by the moderators of r/askscience.cevabı geliyor. sebebi ne olabilir ?
www.reddit.com
grubuna kimya hakkında bir soru sordum. gönderdiğim anda

Sorry, this post has been removed by the moderators of r/askscience.

cevabı geliyor. sebebi ne olabilir ?
0
aslindasorunumpsikolojik
(15.06.20)
karman düşükse otomatik siliniyor olabilir.
0
yeteramadenedimherseyi
(15.06.20)
Çoğu subreddit'in başlık ve içerik kuralları katı. Guidelines ve FAQ'yu okuduktan sonra mı sordunuz soruyu?
0
kobuzchu kiz
(15.06.20)
Moderatörler tarafından silinmiş. Karmayla alakası yok, kanımca kurallara uymuyor
0
cemallamec
(15.06.20)
bütün sub'larda sidebar'ı okumayı alışkanlık haline getiriniz. orada ne tür post'lar istenmediği yazar.

reddit'in genel görgüsü için ise: www.reddithelp.com
0
celeron 300a
(15.06.20)
Faq kisminda her submissionun mod tarafindan okunup onaylanacagi yaziyor ve orada da bir suru kural var (misal cevap Google'da varsa soramazsin).

Bunlara bakip yazdiginiz seye tekrar goz atin.
0
logisticsmanager
(16.06.20)
(9)

yurtdisindan para gönderimi

kaputt
Selamlar, yurtdisindaki eur hesabimdan, trdeki eur hesabima para göndermek istiyorum. Yurtdisindaki banka tutara göre bir ücret kesiyor. Galiba TR'deki banka da kesiyor. Benzer islem yapan varsa, asagi yukari TR'deki banka ne keser ne beklemeliyim yardimci olabilir misiniz? Tesekkürler
Selamlar, yurtdisindaki eur hesabimdan, trdeki eur hesabima para göndermek istiyorum. Yurtdisindaki banka tutara göre bir ücret kesiyor. Galiba TR'deki banka da kesiyor. Benzer islem yapan varsa, asagi yukari TR'deki banka ne keser ne beklemeliyim yardimci olabilir misiniz? Tesekkürler
0
kaputt
(15.06.20)
Her banka başka bir oran keser, Türkiye'deki bankanızın web sitesinden ya da varsa bir temsilcinizden öğrenebilirsiniz.,

Ancak bu işlemde asıl muamma iki banka arasındaki aracı kurumların ne kesecekleri. Bunu bankalar da çoğu zaman bilemiyor çünkü duruma göre farklı aracı kurum ya da kurumlar devreye girebiliyor.
0
crown
(15.06.20)
transferwise ı bi araştır istersen.
hiç kullanmadım şu ana kadar olumsuz yorum yok hiç.
0
high hopes of the sozluk
(15.06.20)
transferwise kullaniyorum ama su an göndermem gereken tutar icin 324 eur istedi.
o nedenle swift bakiyorum.
0
🌸kaputt
(15.06.20)
transferwise'in 324 euro istemis olmasi ancak cok yuksek tutar (7 digits) paralarda olur. Bi hata olmali.
0
green green curly fries
(15.06.20)
transferwise.com
50bin eur bakin adresten eur>tl
ben yanlis baktiysam da sevinirim bu durumda :)
0
🌸kaputt
(15.06.20)
50 bin euro yolluyorsunuz hesaba göre. Bunun daha ucuz bir yolu yok zaten. Diger bir olay ucakta üzerinizde getirmeyi denemek (gecenlerde bir arkadas Türkiye'den rusya'ya yapacakti) ama 40 bin euroya el konulma riski var.
0
logisticsmanager
(15.06.20)
:) evet biz de onu düsündük ucak bileti daha uygun fiyatli diye. gümrüge bildirince sorun olmuyormus.
ama corona durumlari isi sikintiya soktu.

evet zaten gözden cikardim ama yine de en mantikli yol hangisi onu bulayim bari diyorum. swift yine de transferwise'a göre biraz da olsa daha avantajli duruyor.
0
🌸kaputt
(15.06.20)
usd olsa kolay. usdt yapar yollarsın. kapalıçarşıda ya da suriyeliler çok olduğu yerlerde komik rakamlara para para transferi yapanlar var ama güvenir misiniz orası biraz size kalmış bir olay.
0
Wasking
(15.06.20)
revolut kullan. haftaici yapilan transferlerde hehangi bir komisyon kesmiyor. yada care kripto
0
crucio
(15.06.20)
(7)

maaşımdan kesseler de bana şu işi yaptırmasalar

pati
dediğiniz neler var işinizde?hadi dertleşelim. mesela bana denetim hazırlıkları için doküman işi yaptırmasalar maaşımdan bir miktar kırpmalarını kabul ederdim.
dediğiniz neler var işinizde?

hadi dertleşelim. mesela bana denetim hazırlıkları için doküman işi yaptırmasalar maaşımdan bir miktar kırpmalarını kabul ederdim.
0
pati
(15.06.20)
Şu an çalışmıyorum ama çalışırken doküman hazırlamaktan nefret ederdim.
Olcok gerekliydi ama o kadar kod yaz. Zevkli keyifli sonra dokumante et.
0
kisa
(15.06.20)
Olcok ne ya!
Çok gerekliydi olacak o.
0
kisa
(15.06.20)
Aklıma geldi bak şimdi pwc mi ne bir denetim vardı sistemden 80 E yakın madde için ekran görüntüsü ile rapor hazırlamak gerekiyordu yılda iki kere. Offff.
Totalde iki sistem için... Şiştim düşününce
0
kisa
(15.06.20)
Proses yazmak (x isi nasil yapilir, yeni baslayan birinin eline verdiğimizde bu belge ile yapabilmeli)
Denetim zamani prosesleri güncellemek.

Bir de bunlar fransizca, iyice ugrastiriyor...
0
logisticsmanager
(15.06.20)
işe gelmemek :) evden calıssam daha az verseler razıyım :)
0
sizofren06
(15.06.20)
ben de oyumu denetleme kanıtlarını hazırlamaktan yana kullanıyorum. bir de bu sadece denetim zamanları olmuyor. haftalık, aylık, çeyrek yıllık ve yıllık yapılması gereken rutin kontroller var. daha sonra bulgu yazıldığında onun analizleri ve kapatılmasıyla uğramak da cabası.

bir de geliştirilmesi gereken bir konu ya da analizi yazılacak proje tasarımları da bana patlıyor.

bunlarla uğraşmaktan kendi işimdeki verimim azalıyor.
0
violetsky
(15.06.20)
Kalite için process dokümanı hazırlamak. Iyh..
0
SiyamkedisiZorro
(15.06.20)
(4)

100 Binlik Araba

yaseka
Merhaba.Öncelikle başımdan geçen clio 3 hb 2007 1.6 otomatik faciasından sonra (aslında arabamı sevmiştim ama 2 sene boyunca moturundan verim alamadım önce 1000 sonra 3000 ve en sonda yaptırmadığım 8000 lik tamir masrafı çıkarınca satmaya karar verdim ve sattım.)Şimdi hazır krediler düşmüşken daha m
Merhaba.

Öncelikle başımdan geçen clio 3 hb 2007 1.6 otomatik faciasından sonra (aslında arabamı sevmiştim ama 2 sene boyunca moturundan verim alamadım önce 1000 sonra 3000 ve en sonda yaptırmadığım 8000 lik tamir masrafı çıkarınca satmaya karar verdim ve sattım.)

Şimdi hazır krediler düşmüşken daha modelli ve motorundan sıkıntı yaşamayacağım :) bir araba almak istiyorum. Maksimum 100 bine kadar çıkabilirim. Ama piyasa nasıl olmuşsa artık 100 bine bile adam akıllı araba bulunmuyor. Ya da ben bulamadım istediğim gibi.

Bu arada 2 minik yavrum ve eşimle birlikte 4 kişilik çekirdek bir aileyiz. O yüzden C segment bakıyorum ama ekonomim elvermezse B segment de olabilir tabiki.

Model önerilerinize açığım. Şimdiden teşekkür ederim

Not: Nissan Pulsar çok güzel arabaymış ama çok az var lan.
0
yaseka
(15.06.20)
2010-2011 model corolla dizel bakabilirsin..
0
nuisance
(15.06.20)
@himmet dayı, çok haklısın. Gerçekten yok, en azından istediğin gibi yok.

Modelli derken en az yılı 2014 olsun istiyorum kredi avantajından yararlanmak için.

2007 arabadan inip 2010 da almak istemiyorum @nuisance.
0
🌸yaseka
(15.06.20)
Eski arabaniz otomatik diye ve %90 herkes dizel ariyor diye bir goz attim. Malesef bu ikisi+2014> ve cok fazla km olmayan bir araba derseniz zaten elinizde hyundai accent ve fluence disinda araba kalmiyor.

Benzinli/lpgli olarak bakarsaniz ve otomatik diyorsaniz i20, kia rio (cok az var) olabilir.
0
logisticsmanager
(15.06.20)
Dizel zorunlu değil. Benzinli olur ama lpg aman diyim. Bir önceki arabamda ne geldiyse başıma LPG den geldiğine inanıyorum.

Fluence aklımda ama fiyatının bu kadar uygun olması kafamı karıştırıyor. Çok olumsuz yorum da yok ama bilemedim.
Verdiğiniz cevaplara bakarsak sanki biraz beklemekte fayda var gibi.
0
🌸yaseka
(15.06.20)
(4)

matematik

anarsika
hali hazırda bunu geliştirmek üzerine çalışıyorum ama var mı bir taktiği tekniği, bunu hallet senin için iyi olur dediğiniz bir şeyler? her zaman matematiği iyi olanlar değilde sonradan üzerine koyanlar varsa onlardan da tavsiye almak isterim.
hali hazırda bunu geliştirmek üzerine çalışıyorum ama var mı bir taktiği tekniği, bunu hallet senin için iyi olur dediğiniz bir şeyler? her zaman matematiği iyi olanlar değilde sonradan üzerine koyanlar varsa onlardan da tavsiye almak isterim.
0
anarsika
(14.06.20)
Yani matematigim gelisti diyemem de lisede falan iyi degildi matematigim. Üniversitede matematiksel modelleme derslerinde hastasi kaldim, yani bir uretim planini gercek hayati modelleme falan. Motive oldum. Is hayati olarak da sürekli rakamlar icindeyim zaten.

Kısacası sizin matematigi uygulamanizi saglayacak bir alan varsa sizi motive edebilir.
0
logisticsmanager
(14.06.20)
matematigim her zaman iyiydi ama isin sirri pratik. bol bol soru cozumu.
0
crucio
(14.06.20)
Öncelikle sabırlı olmanız lazım, sonra da ısrarcı. Bir konuyu ya da soru tipini anlamadıysanız onun peşine düşüp bi şekilde öğrenmeye çalışın, gerekirse tekrar tekrar çözmeye çalışın. Onun dışında geriye zaten bol bol soru çözmek kalıyor. İlk zamanlar cok acılı geçiyor ama uğraşırsanız peşini bırakmazsanız yolun sonu aydınlık.
0
pegi
(15.06.20)
Sonradan cok zor cidden matematik.
0
chemnil
(15.06.20)
(9)

yurtdışından Türkiye'ye döviz transferi

cosmicgadin
Bunun her iki taraf için de en ucuz yolu nedir? Western uninon gönderen taraftan çok ücret alıyor. Transferwise'da swift işlemi olduğu için benim banka çok kesinti yapıyor. Başka bir yol yordam bilen var mı?
Bunun her iki taraf için de en ucuz yolu nedir? Western uninon gönderen taraftan çok ücret alıyor. Transferwise'da swift işlemi olduğu için benim banka çok kesinti yapıyor. Başka bir yol yordam bilen var mı?
0
cosmicgadin
(14.06.20)
Kesintisi en dusuk olan transferwise. Sizin bankaniz ne ucreti kesiyor? Ben transfer ederken Transferwise ne dediyse onu yatirdi, kestigi ucret de cok dusuktu. Belki bankanizin adini soylerseniz, ozel durum varsa bilen cikar.
0
evrim halkasi
(14.06.20)
transferwise swift değil her iki ülkede de yerel bankalar üzerinden işlem yapıyor.
0
mr.goodcat
(14.06.20)
WU’a 3 dolar ödeyerek 3000$’a kadar olan tutarları kesintisiz 1-2 saatte gönderebiliyorum abd’den tr’ye. Transferwise ilk kullanım ücretsizdi şimdi ücret çok çıktığı için tercih etmiyorum. Fakat başka üccret kesilmiyordu.
0
but that was just a dream
(14.06.20)
Banka yapıkredi. 115 euro'da 9 euro kesmiş transferwise
0
🌸cosmicgadin
(14.06.20)
Kripto para.
0
sta
(14.06.20)
transferwise en iyisi su sartlarda. swift olmuyor diye biliyorum.
0
fakyoras
(14.06.20)
Transferwise a mesaj attım, adamlar iki farklı ülke bankası arasında yapılan döviz işlemi swift oluyor diyor. Bunu engellemek için tl yi seçebilir diyor ama onda da benden yine döviz çeviri masrafı alıyor. Bu da mesajları;


Usually the recipient doesn't pay anything to receive money, however I can see that this money was sent to you by SWIFT. With this type of payment there are intermediary banks involved and they can charge the fees as well, including your own bank. This isn't up to us, it's just how the SWIFT network works.

When your sender is setting up the transfer, they get a message remember them this is a SWIFT payment and extra charges will occur.
0
🌸cosmicgadin
(14.06.20)
TL olarak aktarmadiginiz icin kesiyor belli ki. Ben gecen Ekim'de transfer ettim, cok iyi bir kurdan ceviriyordu TL'ye, hic kaybim olmamisti. Simdi baktim, Transferwise 6.80'den ceviriyor, Google 6.81 gosteriyor. 4.83 dolar kesinti yapiyor.

Paranizin TL gecmesinde sakinca yoksa en karli yol bu gibi gorunuyor.
0
evrim halkasi
(14.06.20)
Her ay aileme 100 euro atiyorum, totalde 3-4 euro masraf heralde. Kur kesinlikle en iyi kur oluyor, hic kesinti gormedim.
Euro==>lira
0
logisticsmanager
(14.06.20)
(5)

fransa'dan gelen baloncuklu zarf

in vino veritas
normal zarf ebatinda ama baloncuklu zarf, ustunde maddi degeri yoktur seklinde bir ibare yazildi buyuk ihtimalle. yaklasik 1 ay once duz postayla gonderildi. bu zarf istanbul'a ne zaman ulasir? herhangi bir gumruk ucreti filan cikar mi? icinde ipten yapilan kucuk bilekliklerden var 3 tane galiba. be
normal zarf ebatinda ama baloncuklu zarf, ustunde maddi degeri yoktur seklinde bir ibare yazildi buyuk ihtimalle. yaklasik 1 ay once duz postayla gonderildi. bu zarf istanbul'a ne zaman ulasir? herhangi bir gumruk ucreti filan cikar mi? icinde ipten yapilan kucuk bilekliklerden var 3 tane galiba. belki bir de kartpostal olabilir. 1 aydir gelmiyor olmasi normal mi? daha once cok daha kisa surelerde ulasiyorlardi ama pandemi surecinde durum degismis olabilir o yuzden kestiremiyorum.
0
in vino veritas
(13.06.20)
takip numarası yoksa aliexpress takipsizlerle karışmıştır o.

benim takipsiz baloncuklu zarflarım nedense bazı ptt'lerden asla bana ulaşmadı.
0
ozdek
(13.06.20)
Pandemi sureci etkiledi. Ben fransa'da 1 ay posta almadim misal.
0
logisticsmanager
(13.06.20)
@logisticsmanager, elimizde bir referans olarak ayni gun dublin'e gonderilen ayni boyuttaki zarfin dun ulastigi bilgisi var bu arada soylemeyi unutmusum. genelde dublin'le ayni donemde ulasirdi istanbul'a da ama bizim su vergi isleri araya girince surec ne oldu onu da bilmiyorum tabii.
0
🌸in vino veritas
(13.06.20)
Aynı ülkeden takip numarası olmayan ve ptt tarzı bir kurumla gönderilen zarfımız sanırım kayboldu çünkü bana hiç ulaşmadı. Pandemi sürecinden iki üç ay öncesi
0
le jeune turc
(13.06.20)
18 gün önce aliexpressten sipariş verdim. 3 gün sonra istanbul'a geldi. 15 gün ptt'nin keyfini bekledim.
0
beyaz power ranger
(14.06.20)
(6)

Lindt çikolata

ırene adler
>>Ekşide zaman zaman baslıkları olur. Türkiyedeki abur cuburların kalitesizliği malumunuz. Son zamanlarda bu kalitesiz ürünler iyice pahalandı bir de. Markaların da bu konuda stratejileri var, mesela Algidanın İngilteredeki dondurmalarında Türkiyedekilere kıyasla süt oranı çok daha fazlaymış. Kullan
>>Ekşide zaman zaman baslıkları olur. Türkiyedeki abur cuburların kalitesizliği malumunuz. Son zamanlarda bu kalitesiz ürünler iyice pahalandı bir de. Markaların da bu konuda stratejileri var, mesela Algidanın İngilteredeki dondurmalarında Türkiyedekilere kıyasla süt oranı çok daha fazlaymış. Kullanılan yağlar,kakao cekırdekleri vb oranları da çok degısıklık gosterıyordur.


Abur cubur tükettiğim zamanlarda genelde yurtdışı ürünlerini tercih ederim. Genellikle Almanya, İsviçre civarından giden olursa sipariş veririm. Türkiyede Macrolarda ve şarküterilerde satılan ''Lindt'' diye bir marka var. Nedense sadece lindt ve bazen de ritter sport görüyorum buralarda.


Benim sorum şu: Lindt çikolata markası olarak nasıl görülüyor Avrupada? Kimsenin yüzüne bakmadığı düşük kalitede çikolatalardan biri mi? Sanki Avrupada baya ucuz olanları kur farkından dolayı burda bize iteliyorlar gibi. Bu konuda bilgisi olan var mı? Alamanyaya filan gidersek premium çikolata hissini hangi markalar verir bize?

Kamu spotu:Saglıklı ve dengeli beslenmede yeri olmayan besinler, tüketmesek daha iyi olur.
0
ırene adler
(13.06.20)
Geçen yıl Almanya'ya gidince valizimde marketten alınmış çeşit çeşit ve ucuz Lindt'le döndüm geri. Orada yaşayanlar daha iyi bilir, benim izlenimim Lindt'in kaliteli ama standart seri üretim bir çikolata olduğu yönünde. Lindor gibi premium ürünleri orada da düz çikolatasından daha pahalıydı.

www.dw.com
Şöyle bir yazı buldum şimdi, Lindt'in tadını daha pahalı çikolatalarla denk bulmuşlar, en pahalı olan Godiva son sırada çıkmış. Godiva şu an bizde Lindt'ten daha ucuz çünkü markayı Ülker satın aldı.
0
kobuzchu kiz
(13.06.20)
fena olmayan ortalama ucuz cikolata, en ucuz klasmanda degil ama bir seviye ustu.
0
hewit
(13.06.20)
Lindt İsviçre için gayet iyi bir markadır ama atölyede özel üretim olan İsviçre cikolatalari ile bir değil tabii ki; marketlerde bulunan bir marka. Bir de lindt olsa dahi seriden seriye farkediyor; özel serileri daha da farklı. Özellikle Noel döneminde çok çeşitli ürünleri çıkıyor.

Ama kimsenin yüzüne bakmadıgi, düşük kalite bir çikolata değil. Lisedeyken fabrikalarını ziyarete gitmiştik; aldıkları ödüller, ürettikleri cikolatalar çeşit çeşitti. Zaten isvicre'nin önemli markalarından biridir.
0
fraise
(13.06.20)
ortalama kalitede diyelim. bayramda vs. insanlar birbirine getirir goturur, bizdeki gorece iyi sayilan, guzel paketli ulker bayram cikolatalari gibi.

Düzgün cikolata bulmak zor bir is, supermarkette bulmak ise imkansiz gibi zaten.

Almanya´da cikolatinin icine ucuz urun katmayan, iyi icerikli GEPA ve VIVANI var. GEPA cikolatalari cok ust kalite degiller, ama VIVANI´nin her ürünü iyi. Premium bir urunu aslinda supermarkette bulamazsiniz, ancak hissiyatini gosterisli bir paketleme ile verebilir markalar.

Premium cikolata ya da truff el yapimidir, kucuk isletmeden cikar, sekerin on tane farkli halini kullanmaz.

Almanya´dan su manifaktürü tavsiye ederim, cok ust kalite kakao ve kakao yagi kullaniyorlar: www.edelmond.de
0
buf-e kür
(13.06.20)
lindt ile ilgili cevapları avrupalı arkadaşlar vermiş zaten. şahsi görüşüm tr marketlerinde bulabileceğin guylian markasının lindt'ten daha lezzetli olduğu yönünde(eşdeğer çikolata tipleri için konuşucaksak tabii). zaten belçik çikosu alp'lerin çikosunu döver bence.

istanbul'da glories var butik üretim yaptığını bildiğim kaliteli atölye olarak, bir de jadore her ne kadar pastane ürünleriyle de bilinse çikolata üretimi yapıyor. ikisinin de el yapımı olduğunu anlıyorsun, kör tadım yapsan da fark edilir seviyedeler bence. bir de gamze baş'ın çikolataları efsanedir ama seri üretim yapmıyor o, denk gelmek lazım.
0
Bruce
(13.06.20)
Lindt cok guzel bir marka ama pahali ya da luks asla degil. Pahali olanlar ya direkt el yapimi cikolatalar ya da lokal isvicre vs cikolatalari. Lindt de sonucta fabrikasyon bir ürün. Ama kalite olarak bir cok cikolatadan iyi.
0
logisticsmanager
(13.06.20)
(12)

klasik tatil sadece bir ayin mi? eziyeti keyfini aşıyor mu?

ala09
merhaba, aşağıda linkini ve içeriğini paylaştığım tweet kafamı açtı ve burda olan arkadaşların fikirlerini merak ettim. ben %90 katılıyorum diyebilirim bu fikre.herkese iyi duyurular dilerim"Biraz daha piramidin bir alt basamağına inelim. Yüzmek. Buna henüz boş iş diyemiyorum ama abartılıyor. Kesinl
merhaba, aşağıda linkini ve içeriğini paylaştığım tweet kafamı açtı ve burda olan arkadaşların fikirlerini merak ettim. ben %90 katılıyorum diyebilirim bu fikre.
herkese iyi duyurular dilerim

"Biraz daha piramidin bir alt basamağına inelim. Yüzmek. Buna henüz boş iş diyemiyorum ama abartılıyor. Kesinlikle insanların yazın daha etkin serinleme + eğlence imkanı bulamadıkları dönemlerden kalma bir alışkanlık. Artık ritüelize olmuş bir olay, bir ayin artık bu

Kimse yüzmekten eminim pek zevk almıyor. Bilhassa düzenli olarak spor maksatlı yüzenleri ayrı tutuyorum. Yani özellikle de denize girmek, plajda bulunmak. Bunlar gerçekten eziyeti keyfini çok çok aşan olaylar

Tatil denen olay klasik haliyle zaten ayin artık. Bunların tabii 40,30 hatta 20 yıl önce anlamı vardı. Çünkü gerçekten eğlenemiyorduk. Eğlencemiz meşakkatli organizasyonlarla temin edilmek durumundaydı. Bugün artık bu vaziyetin ötesinde olduğumuzu tarih huzurunda ilan ediyorum"

twitter.com
0
ala09
(13.06.20)
Her şeyi en dar pencereden kendilerine göre yorumlayan insanlardan nefret ediyorum. Bilhassa halen yüzmekten, denizden inanılmaz zevk alan biriyim ve çevrem de böyle. Saçma sapan twitter trollerini kaale almayin derim.
0
westblack
(13.06.20)
Geçen aynısını düşündüm reis. Deniz derdim değil benim de. Manitayla sile'nin bir köyüne gittik. Migros'dan peynir salam domates aldık. Attık kilimi yere. Akşama kadar yattık hani sohbet bile etmedik doğru düzgün. Güneş inince az yürüdük. Bastık geldik sonra. Abi millet mangalı eti soğanı patatesi sirtlamis gelmiş. Manyak mısınız ya? Kafa dinlemeye gelmişim isle dumanla etle uğraşacagim. Bana biraz elalem görsün gibi geliyor. Tatilin bu kadar yorucu olması bence abes
0
allah yazdiysa bozsun
(13.06.20)
Tatili pek sevmeyen bir insan olarak westblack +1 diyorum.

Ha, parası yokken kredi çekip çok yıldızlı otel tatili peşinde koşanları eleştir illa bir şey diyeceksen ama "Kimse yüzmekten eminim pek zevk almıyor" çok mantıksız ve anlamsız bir iddia olmuş.
0
kobuzchu kiz
(13.06.20)
Tatilin, yurtdışı seyahatlerinin, yeme-içmenin, giyimin, ev dekorasyonunun abartıldığını düşünen biriyim.
"20 yıl önce anlamı vardı. Çünkü gerçekten eğlenemiyorduk" Gerçekten eğlenmenin tanımı ne peki? Çok sayıda insanın eğlence tanımı olan, aşırı yüksek sesli kötü müziğe maruz bırakıldığım bir ortamda elde şişe sallanıp durmak benim için eğlenceli değil mesela. Klasik tatil dediğiniz şeyde denizin kokusu, ışıl ışıl renkler var ve bu beni ilk seçenekten daha fazla mutlu ediyor. Herşey dahil yemek artıklarını tıka basa yemek kişilerin kendi tercihi.
0
zihua
(13.06.20)
Anlamsiz bi tweetmis

Tatil kisinin ne yapmak istedigine bagli bi seydir. Bu konuda bi genelleme yapilamaz. Ayrica kisitli olmayan butceyle cikilan hicbir tatil eziyet olmaz ne yapilirsa yapilsin.
0
Kittie
(13.06.20)
şöyle bir durum var, deniz kenarına/plaja/saile/beache gidip kulaç atmadan bıcı bıcı eyleminde bulunup ıslanmak yüzmek değildir. Bazı insanların, tatil anlayışı deniz kenarında tatil yapmak. Aman gitmezsek mahvoluruz düşüncesindeler. Koronanın gidişatı belli değilken (hala değil) 2-3 hafta öncesinden tatili ne yapacağız sesleri yükselmeye başladı. Bence bazı insanlar psikolojik olarak "deniz tatiline" gitme isteği duyuyorlar, bronzlaşmayı marifet sayıyorlar. Sosyal medyanın da bunda etkisinin çok olduğunu düşünüyorum. Ama bu dahil tüm genellemeler yanlış.

herkesin zevkine kimse karışamaz.
0
fezagezgini
(13.06.20)
Katilmiyorum.

Denize gitmek bir numarali dinlendirici etkinlik benim icin. Bulundugum yerde biraz daha guvenlikli, musteriye hizmet odakli bir yaklasim olsa daha fazla da giderim.

Yani evet benim gercek tatil guzel sahili olan bir otelde, iyi hizmet alarak, denizin tadini cikarmaktir.
0
Sahikaa
(13.06.20)
Tatille ilgili her şeye laf edilsin de yüzmeye laf etmek nedir?
Hiç durgun, sakin ve soğuk denize girmemiş galiba
0
coca cola
(13.06.20)
e zaten bir sürü insan var benim etrafımda deniz tatili sevmeyen ve gitmeyen, sürü psikolojisiyle uygulanan "ayin" haline gelmiş bir şey değil ki. çok duydum "güneşin altına yatıp da güneşten kaçmak için, kumun içine girip de ay götüme kum kaçmasın diye çırpınacağım bir etkinlik bana keyif vermiyor" diyenleri. çok kişisel bişey bu ve anlam veriliyor zaten, hoşlanmayan yapmıyor.

deniz sevmeyen havuza gidiyor, yüzmekten yorulan havuz kenarında mojitosunu yudumluyor. kimin ruhunu ne dinlendirirse artık. benim o kuma basıp dalgalarla kendimi salmam lazım mesela, bunun huzuru bambaşka. illa km'lerce yüzmek zorunda değilsin denize girdin diye, kıyıda oturup dalgaların vurduğu bir gün batımında ufuklara dalmak gayet klişe ama huzur veren bir aktivite benim için.

hoşuna gitmediği halde deniz tatili yapan varsa da akıl fikir ihsan eylesin, ne diyelim ona.
0
Bruce
(13.06.20)
Kimse yüzmekten eminim pek zevk almıyor.

bu kısmı hariç diğerlerine bende katılıyorum
0
paramolacak
(13.06.20)
Kendi düşüncesi de bir yunan adasında 4-5 gün tatil yaptik, ise kafam cok rahatlamis dondum cunku sahilde ne muzik var ne cocuk sesi ne kosan eden ziplayan insanlar. Yemek yemek, guneslenmek, denize girmek, kitap okumak, alkol almak vs diye gitti o 5 gün.
Demiyorum ki en güzel tatil budur ama 5 gun deniz kenarinda sessiz sakin bulunmak çok güzel.

Bahsedilen 1000 kisinin oldugu sahilse cok sevmiyorum, 1 saat kalir donerim anca. Beach club falan zaten bana gore degil.
Ama kim nasil mutlu ve rahat oluyorsa oyle yapsin.
0
logisticsmanager
(13.06.20)
Güzel bir denizde saatlerimi geçirebilen, sonrasında kumsalda oturup kitap okumaya bayılan biri olarak hiç katılmıyorum bu tespite. Erkek arkadaşım da mesela güneşlenmeyi sevmez, yüzmeye bayılır. Deniz tatiline gittiysek kendisini suyun dışında görmek imkansizdır.


Bunu ayin vs gibi adlandirmayi mantıklı bulmuyorum; herkesin tatil anlayışı farklı. Tek tatil türü deniz, kum, güneş de değil. Bu tatili sevdiğim gibi hiç bilmediğim bir şehrin sokaklarında, müzelerinde kaybolmak da benim için ayrı zevklidir. Komple tatile gitmeyi sevmiyor da olabilirsiniz ama 'kimse tatili sevmez' aşırı genelleyici bir yargi. Sevmeyen de gitmesin zaten, ne işi var? Ben de beachlere gitmiyorum mesela; çünkü sevmiyorum.
0
fraise
(13.06.20)
(7)

İspanya İtalya fransa veya Almanya da olanlar sorum size

oldumusimdi
Cidden orada yaşayanlar yanıtlasın. 1) bulunduğunuz yerde insanların yüzde kaçı maske olayına dikkat ediyor?2) sosyal mesafeyi önemseyen çok var mı bulunduğunu ülkede3) cafeler barlar vs kalabalık mı? Restaurantlar 4) haftasonu açık alan kalabalıkları nasıl?
Cidden orada yaşayanlar yanıtlasın.

1) bulunduğunuz yerde insanların yüzde kaçı maske olayına dikkat ediyor?
2) sosyal mesafeyi önemseyen çok var mı bulunduğunu ülkede
3) cafeler barlar vs kalabalık mı? Restaurantlar
4) haftasonu açık alan kalabalıkları nasıl?
0
oldumusimdi
(12.06.20)
almanya:
1) zorunlu yerlerde yuzde yuz,her kapali mekanda kontrol eden ve uyaran calisanlar var. acik alanda maska kullanim oraniysa cok dusuk.
2) yok
3) full diyebilirim
4) nehir kenarlari, ana caddeler, meydanlar cok kalabalik
0
birkibirkibirkibirkiuc
(12.06.20)
1. Zorunluluk oldugu icin maske kullaniyorlar. Bazi yaslilarda eldiven goruyorum. Ama ilk gunlerde sıkı dikkat ettiler, saldilar sonra.
2. Markete gidiyorum. Dipdibeyiz.
3.kalabalik
4.eskisi gibi
Munih
0
durgunfoton
(12.06.20)
birikiekfjdhslkdjhf +1

türkler daha bilinçli bence.
0
bohr atom modeli
(12.06.20)
Fransa;
- cok disari cikmiyorum da markette baya maskeli var. Toplu tasimada ücretsiz ve zorunlu. Belediyeler de ucretsiz dagitiyor. Ama oyle bir asya gibi degil.

- baska bir ulkeden cok daha fazla degil. Normal seviyede. Ben cok umursamiyorum da sirkette ve etrafta daha cok insanlara saygidan dikkat ediyorum, misal asansore iki kisi binmiyorum vs.

- evet Kalabalik olmaya basladilar.

-hep kalabalikti hala kalabalık.
0
logisticsmanager
(13.06.20)
Almanya için yukarıda yazılan bütün cevapları ben de teyit edebilirim.
0
semyasa
(13.06.20)
Avusturya
1- zorunlu yerlerde magaza ve marketlerde yuzde yuz. Toplu tasimada yuzde doksan.(burda da zorunlu halbuki)
Dis mekanda hicbir zorunluluk yok, maske takan da yok.

2- yok

3- su anda bir tatil beldesindeyim avusturya’da, baya barlarda got gote dans ediyorlardi. Genel olarak da her yer her zamanki gibi dolu. Isletmeler masa sayisi azalttigi icin normalde %70 dolu isletme simdi %100 tabi.

4- dolu. Sokaklar, nehir ve gol kenarlari... her yer dolu. Hava guzel diye. Hava kotu olsa bos olurdu.

Vaka sayisi 3 gundur artmiyor. 15 hazirandan sonra toplu tasima haric maske zorunlulugu da kaldiriliyorn
0
kuehles blondes
(13.06.20)
Avusturya, Viyana’na icin;

Kuehles blondes +1

Sokaklarda dikkat orani cok az, maske cok az sadece zorunlu yerlerde kullaniliyor. Hele bi 10. Viyana’yi gorun allah korusun insani 2 maske kullanasi geliyor insanin.

Ama ilk gunler de boyleydi sadece korkuyolardi polisten artik kontrol de kalkti ve iyice saldi herkes.
0
c1b2k3
(13.06.20)
(8)

İş Teklifi Sonrası Maaş Üzerinden Pazarlık Yapmak

depresif genc
Firmayla görüştüm. Olumlu bir izlenim bıraktım, hatta başladığım taktirde hangi departmanda çalışacağım, hangi ürünle ilgileneceğim hakkında bir tur yaptık. Teknik ekibi yetkinlik konusunda ikna ettim, karar merci onlar olacak diye düşünüyorum ancak maaş konusunu sadece insan kaynakları uzmanıyla ko
Firmayla görüştüm. Olumlu bir izlenim bıraktım, hatta başladığım taktirde hangi departmanda çalışacağım, hangi ürünle ilgileneceğim hakkında bir tur yaptık. Teknik ekibi yetkinlik konusunda ikna ettim, karar merci onlar olacak diye düşünüyorum ancak maaş konusunu sadece insan kaynakları uzmanıyla konuştuk. Daha işin başında mevcut maaşım 8000 tl, beklentim de 10.000 tl demiştim ama bana farklı zamanlarda maaş beklentimi birkaç defa daha sordu. Sonra "Bizim de bir maaş dengemiz söz konusu, içerdeki arkadaşların maaşlarıyla karşılaştırma yapacağız, ona göre orta yolu buluruz" şeklide bir ifade kullandı. Eğer beklentimin altında bir teklifle gelirse blöf olma ihtimali var mıdır? Yani 3-5 bir şeyler kurtarıp bunu bir başarı olarak sunmayı düşünüyor olabilir mi? Sizce böyle bir durumda pazarlığa girmek riskli olur mu?
0
depresif genc
(12.06.20)
8 ile 10 arasında aman aman fark yok. Şimdiki işten kesinlikle çıkmaya zorlayan sebepler yoksa istenilen tutarda diretilebilir. İstiyorlarsa karşılığını vermeliler.
0
mekaniker
(12.06.20)
Simdi bazi firmalar var; harbiden denge falan umurlarinda degil, kimden ne koparabilirlerse.
Bazi firmalar var, bir maas skalalari var. Sana ne ustunu verebilir ne altini. O aralikta gider. Bu sekilde oradaki çalışanlar arasinda sacmalik olmaz.
Ornek veriyorum; bir firmada icten yukselip planlamaci oldum, junior. Ama firmada junior ya da senior yok. Herkes ayni pozisyonda kagit üstünde.
Yalniz benim maasim 2250 liraydi, digerlerinin 4bin-4.5 falan. Simdi aynı isi yapan 4 kisiydik, herkes ayri telde maas aliyordu. Bu sacmalik misal.
O yuzden ikisi de olabilir. Firmaya bagli biraz.
0
logisticsmanager
(12.06.20)
Devlet dışında (ki onda bile fark ediyor) bütün şirketler kimden ne koparabilirlerse o maaş teklifini yapar.

Maaş skalası olan bir şirket yok. Öyle bir saçmalık olamaz da.

10bin istediniz. Benzer pozisyonlardakiler 9 bin alıyor derlerse; o zaman beni bir üst pozisyona alın diyeceksiniz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(12.06.20)
"yani 3-5 bir şeyler kurtarıp bunu bir başarı olarak sunmayı düşünüyor olabilir mi"
her birimin bir maaş bütçesi vardır ve şirketlere göre değişmekle birlikte genelde yıllık kpi'lar arasında o maaş bütçesini aşmamak gereklidir. özellikle sektöre göre değişmekle birlikte, o bütçenin ne kadar altında kalınırsa o kadar somut ya da soyut başarı sağlanmış olur. yani evet, sana ne kadar az verirse o kadar başarılı sayılacak olma ihtimali var. ama bunu işgücünü kaybetmeyi göze alacak kadar göz önünde bulundurmazlar genelde, o yüzden pazarlık kesinlikle yap.

bazen de şey olur, adayı beğenirsin ama istediği maaş planladığından çok yüksektir, dengelerini de bozmak istemezsin, bir orta yol bulmaya çalışırsın. bu noktada sana sundukları "fişsiz mişsiz son bu olur abi" gibi bir teklif de olabilir. pazarlığa girişir ama hiç taviz vermezsen seni ikna ve tatmin edemeyeceklerini düşünüp vazgeçebilirler. ucu ucuna yapılan maaş pazarlıklarında işe alınan kişinin kısa sürede, daha yüksek maaşlı bir iş bulup, ayrılma ihtimali daha fazla oluyor genelde. "buraya da ucuza geldik yea" düşüncesi işvereni de isteyeceği bir durum değil.

maaş pazarlığının bence en etkili yöntemi beklentinin maksimum şekilde mantık ekseninde açıklanması. neden 10 bin istiyorsun da 9 bin istemiyorsun mesela?
"çünkü bu iş yerinde devam edersem sene sonunda %10 zam alacağım, maaşım 9 bine yakın olucak. buraya girdiğimde bana 6 ay içinde zam yapmayacağınızı tahmin ediyorum, 6 aylık bir enflasyon kaybım oluşacak"
ya da
"bu işi bir kariyer basamağı olarak görüyorum, bana katacağı çok şey var ancak kariyer anlamında atacağım adımları dikkatli seçiyorum, artık 2 senede bir değiştirip maaşımı yükseltemeyeceğim için ve bir iş yerinde senede %20 zam almak imkansıza yakın olduğu için, maaşım 2 sene sonra piyasanın altında kalmasın diye işe girişte anlaştığım maaşın biraz daha yüksek olmasını tercih ediyorum"

artık sana ne kadar ihtiyaçları var, hangi fikri daha iyi savunabilirsin, hangisi gerçekçi; bunları düşünüp yukarıdakilerden biriyle oturabilirsin masaya. aklıma gelmeyen başka şeyler de olabilir, amaç ne istediğini ne katacağını bilen ve ona göre gerçekçi istekleri olan bir profesyonel görüntüsü çizmek. sadece, çok katı olma(eğer 9bine de razıysan) ve çok normal bir şey yapıyormuş gibi görün.
0
Bruce
(12.06.20)
Firmaya göre değişir. Pazarlığa açık firmalar var, kapalı firmalar var. Ben eskiden görüştüğüm bir şirkete beklentimin altında kaldı bu maaş iyileştirme yapabilir misiniz diye dönüş yapmıştım. İK'dan "teklifte revizyon olmuyor ama İK müdürümüze soracağız." dediler. Sonra revizyon yapmadılar. Ben de kabul etmedim. Muhtemelen kara listeleri falan varsa girmişimdir o listeye.

Bazı firmalar var. Maaş skalaları oluyor. X pozisyonu için atıyorum 4 maaş skalası var. En az tecrübeli 1. seviyeden, en tecrübeli ve en donanımlı aday 4. seviyeden maaşı hak ediyor diyelim. Teklifte 1. seviyeden başlıyorlar (bazen aday çok iyi ise ya da beklentisi çok yukarda ise üst seviyeden de başlayabilir). İlk teklif red edilince yani pazarlık istenince seviyeyi artırarak yeni teklifler geçebiliyorlar. Buradaki risk, firma seni 2. seviye olarak değerlendirmiştir. Sen ikinci teklifi de az bulursan üçüncü teklif gelmez.
0
himmet dayi
(12.06.20)
Nasıl başlarsan öyle kardeş, baştan bık bık yapıyolarsa her zamda da aynı şekilde mağdur olursun. İk cılar ne tırtıklarsak kar mantığında çünkü patronculuk oynuyorlar sana karşı. Verebilecekleri maksimum maaş swnin belirttiğinin altında olsaydı tekrar tekrar görüşmezlerdi.baştan söylerlerdi. Vermelerine imkan olmadığı halde seni oyalıyolarsa zaten karakterleri bozuktur. Kendi işinde kalmanı öneririm.
Bana göre bir aday daha vardı az beklentili olan. İk cılar onu gözüne kestirdi. Teknik taraf seni öne çıkarınca seni kendi açılarından da cazip hale getirmeye çalışıyolar. Ben ıarar ederdim hala bir işim varsa ama sen bilirsin.
0
sarcophagus
(12.06.20)
Skala olayı bence de yalan. Yani kurumsal şirketlerde var öyle bir muhabbet, ama onu da baştan söylerler zaten. Siz bi rakam verdiğiniz halde konuşmaya devam ettilerse diretin derim. Zaten giriş maaşınızın yüksek olması mühim, sonra %50 zam alacak haliniz yok.

Benim başıma gelmişti öyle skalamız var muhabbeti yapan bir yer, iyi o zaman geçmiş olsun diyip çıktım, ertesi gün arayıp istediğim tutarı verdiler. Küçük şirketti ama o.
0
plutongezegendegilmi
(12.06.20)
Kurumsal şirketten sa.

Kvkk gereğince maaşlar öyle açık açık paylaşılamıyor. Fakat maaş skalası satan şirketler var. Yılın belli dönemlerinde bu şirketlere pozisyon+maaş bildiriminde bulunuyorsun. Senin gibi 20-30 şirket de bunu yapıyor.

Sonra bu skala şirketi sana skalayı satıyor. Mesela a uzmanı alacaksın, bakıyorsun a uzmanı en az 1000 en çok 8000 almış. Toplam ortalamada da 4500 alıyor. Hatta üst paketlerde sektör ortalamasını bile gösteriyor.

Sen de alacağın a uzmanının deneyimine ve şirket içinde ne kadar önemli bir yer edineceğine göre fiyat teklifinde bulunuyorsun.

Doğru düzgün kurumsal şirketse zaten sizi 2. Hatta 3. Görüşmeye çağıracaklardır. İlk görüşmede aldığınız maaşı söyleyin (bunu söyleyebilirsiniz) sonraki görüşmelerde çalışacağınız ekipten birileri ile görüşeceksiniz o zaman o ekipte nasıl rol alacağınızı belli etmeye çalışın.

Aklı başında çalışanlar varsa merak etmeyin adamın aldığı maaş belli, etkin geliştirmede olacak, bize gerekli vs diye aldığın maaş üstü teklifle gelirler.
0
anneterligi
(13.06.20)
(12)

aldığınız tekstil ürünlerini yıkıyor musunuz?

ahm1
korona sebebiyle değil.mesela ben şimdiye kadar aldığım tişörtleri, kotları bile yıkamıyordum ama insanlar ikna etti beni "kaç kişi deniyor onları" diyerek (ki zaten dükkanda durmaktan da tozlanır vs.).şimdi de yastık kılıfıydı, çarşaftı vs. onları yıkasam mı diye düşünüyorum. şimdiye kadar yıkamıyo
korona sebebiyle değil.

mesela ben şimdiye kadar aldığım tişörtleri, kotları bile yıkamıyordum ama insanlar ikna etti beni "kaç kişi deniyor onları" diyerek (ki zaten dükkanda durmaktan da tozlanır vs.).

şimdi de yastık kılıfıydı, çarşaftı vs. onları yıkasam mı diye düşünüyorum. şimdiye kadar yıkamıyordum, paket içinde geliyor zaten ama acaba pakede girene kadar hijyen koşullarını koruyamıyorlar mı? belki yıkandıktan sonra güzel bir şekilde paketleniyordur?

yıkayalım mı yani çarşafı vs.'yi?
0
ahm1
(12.06.20)
arkadaşım yeni yapılan tekstil ürünün toz tüy olur. bunların gitmesi için yıkaman gerek. hele yastık kılıfı çarşaf falan yıkanmadan kullanmak şaka herhalde.
0
sizofren06
(12.06.20)
Tekstil ürünleri endüstriyel yıkamaya gidiyor. Ama yıkamaktan zarar gelmez. Yıkama ile paketleme arasında ne olacağını bilemezsiniz. Yatak örtüsü ya da diğer tekstil ürünleri için "hijyen koşulları korunuyor" diye bir şey duymadım hiç. Pakete girmeden önce yere düşürme, aşırı toz olmasın yeter. Yıkamadan sonra ütüsü vs. var. Günde bin tane farklı ürün aynı ütü masasından geçiyor. Öyle düşün.
0
himmet dayi
(12.06.20)
Yastık kılıfı, çarşaf, örtü ve iç çamaşırları yıkarım. Ama diğer aldığım kıyafetleri yıkamam. Yıkanması gerekiyor diye düşünüyorum ama uğraşmıyorum:)
0
yineiyisinoxford
(12.06.20)
Evet, her zaman yıkarım.
0
hayirsiz
(12.06.20)
Ben hicbir şeyi yikamiyordum. Sonra uyuz salgını çıktı o zamandan beri yıkamaya başladım. Çarşafları vs de yıkıyorum.
0
elorelia
(12.06.20)
Bir tek paketinden yeni çıkmış çorabı giymeyi çok sevdiğim için çorapları yıkamıyorum. Geri kalan her şey, özellikle de yastık kılıfı, nevresim falan, eve girdiğinde doğruca kirli sepetine gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(12.06.20)
teninle temas eden bütük tekstil ürünlerini yıkamadan giymemeni öneririm. o kumaş tekstil atölyelerinde depolarda leş gibi yerlere atılıyor. sadece işçilik kısmında 8-10 kişi elliyor. baskılı ise o boyanın ilk tozu da ayrı bir risk ve son olarak mağazada kimler kimler deniyor. yani yıka.

dış kıyafetler ve çorap istisna olabilir
0
sarcophagus
(12.06.20)
Tenle temas eden her ürünü yıkarım. Cok zor durumda olmam lazim kullanmak icin.
Mantiken milyon kisi degmis/denemis olabilir, depoda üstünde fare, haşere gezmis olabilir.
0
logisticsmanager
(12.06.20)
Dikildiği ortamdan paketlenme aşamasına kadar kim bilir nerelerden geçiyor:/
Ben hep yıkarım nevresimleri.
0
megalomaniac
(12.06.20)
ben aldığım her şeyi önce yıkarım. fabrikalarda pisleniyordur, mağazada pisleniyordur. paketliymiş vs önemli değil. o kullanılmamış kumaş kokusu bile pis geliyor.
0
batlegolas
(12.06.20)
bazı ürünleri yıkamıyorum kaşmir deri mont kaz tüyü vs kalan hemen hemen her şeyi direkt yıkayıp kurutma makinasına atıyorum
0
monkey
(12.06.20)
kendimi bildim bileli her seyi yikiyorum.
0
fakyoras
(12.06.20)
(15)

2020 model peugeot 208

Filinta61
Merhabalar,Daha önce bu tio bir karşılaştırma sorusuna verilen cevaplardan sonra biraz daha araştırdım. Bu arabanın sıfır fiyatı 140 bin olarak görünüyor sitesinde. Cam tavanı dahil edersek 145 bin civarına gelir ıvır ziviriyla.Bu arabayı öncelikle canlı görmedim. GÖren, kullanan arkadaşlardan yorum
Merhabalar,

Daha önce bu tio bir karşılaştırma sorusuna verilen cevaplardan sonra biraz daha araştırdım.

Bu arabanın sıfır fiyatı 140 bin olarak görünüyor sitesinde. Cam tavanı dahil edersek 145 bin civarına gelir ıvır ziviriyla.
Bu arabayı öncelikle canlı görmedim. GÖren, kullanan arkadaşlardan yorum beklerim.

Ayrıca opel corsa, toyota yaris ve fiat egea hb modellerin 2020 modellerini inceledim. Küçüklük beni etkilemiyor, otoban faresi de değilim. 2 kişiyiz.
Çoğu zaman şehir-içi ulaşım için kullanılacak.

Gönlüm peugeot tarafında. Siz ne dersiniz.? Olumsuz gördüğünüz taraflar var mı?.
Beklesem fiyat indirim olur mu?

Arka frenlerin disk, jantların çelik ve birazda asabi görünen arabaları seviyorum. Otomatik takıntim yok, benzin dizel takıntim da yok. Bagaj büyüklüğüne de takılmıyorum.
0
Filinta61
(12.06.20)
Sıfır olarak alıp 5 senedir peugeot kullanan biri olarak tavsiyem bayilerden fiyat alın pazarlık yapın. Ankara göral iyi fiyat veriyordu en son. Birçok bayi ile görüşün liste fiyatından iniyorlar. 208 kasa değiştirdi, geldi gelecek. Simdiki kasasi da fena değil ama bekleyin derim. Su ara yeni corsa iyi, biliyorsunuz opel gurubunu da peugeot satın aldı.
0
karacigerim vur kadehlere
(12.06.20)
Yeni corsa ve yeni 208 dış görünüşleri hariç aynı sayılırlar. Psa grubu tarafından aynı platformda üretildiklerini duymuştum. Ama peugeot bi tık pahalı olacaktır. Ben yeni fiesta çıktığında ilk alanlardanım. Şimdi olsa corsa veya 208 alırdım sanırım. Bence ikisini de test edin. Bazen insan bindiği anda karar verebiliyor. Bide fiyat araştırması yaparsanız bana da msj atın lütfen. Bu iki aracı da almayı düşünen arkadaşlarım var.
0
the coon
(12.06.20)
Bahsettiginiz rakam eski 208 icin yenisi turkiyeye kisa zaman icerisinde girecek ve cok guzel bir kasa ile geliyor. Hemen demode hale gelecek bir arac almazdim ben olsam. B segmentte ibiza dusunulur bence. Ya da yeni 208 beklenebilir.
0
pofudukayi
(12.06.20)
Yani şu an listede fiyatı olan 2020 peugeot 208 eski kasa mi. Anlamadım.
0
🌸Filinta61
(12.06.20)
Evet linkini biraktigim kasa icin. 7 senedir falan ayni kasa. Arayip teyit edebilirsiniz.


www.sahibinden.com
0
pofudukayi
(12.06.20)
O zaman siz bekle derken 2021 yilini bekle diyorsunuz.
0
🌸Filinta61
(12.06.20)
Bu yilin sonbahari planlaniyordu ama guncel bilgiyi bayi soyler. Bekleme imkani yoksa 208 tercih etmezdim ben kendi adima.
0
pofudukayi
(12.06.20)
Teşekkürler seat ibiza aklımda olsun. Yalniz o da 1.0 motormus.
0
🌸Filinta61
(12.06.20)
Ayni motoru leon, octavia, audi q2 gibi buyuk araclar bile kullaniyor. Performansli iyi bir motor. Test etmeden karar vermeyin.
0
pofudukayi
(12.06.20)
1.0 motor olayı göz korkutmasın bunlar turbo beslemeli motor, bugünün 1.0 turbo motoru 20 sene öncesinin 2.0 atmosferik motorundan daha fazla güç ve tork üretiyor, misal atmosferik motor 1 bar hava alıyorsa turbo beslemeli motor 1,3-3 bar arası hava alıyor, haliyle çok daha düşük hacimde çok daha yüksek basınç yaratıp çok daha fazla güç ve tork üretiyor. Amaç da zaten daha küçük daha düşük hacimli motorda daha fazla güç üretmek, durduk yere küçük motor yapmıyorlar yani.

Şöyle bi örnek vereyim:

96 model 2.0 atmosferik motorlu Opel Vectra 136hpg güç 185nm civarı tork üretir.

Günümüzde Ford'un 1.0 turbo motoru Ecoboost 140hp güç 210nm tork üretiyor.

O nedenle böyle düşük motorlar göz korkutmasın baya kaliteli performans üretiyorlar.
0
angelus
(12.06.20)
ibiza olabilir demeye geldim bende haziran basinda 142.000 de zamla 152.000 oldu
0
sweetoffice
(12.06.20)
Ibizanin tek modeli var sanirsam 2020 de oyle gorunuyor , fakat standart donanim harici opsiyonlarının fiyat listesini bulamadım. Ibiza hoş görünüyor evet. Biraz detaylı bakayım.
0
🌸Filinta61
(12.06.20)
Peugeot tek sorunu kadran tarafi. Ben misal Peugeot arabada kadranı göremiyorum direksiyonu kendime gore ayarlarsam. Ona dikkat etmek lazim.
Onun disinda denildigi gibi yeni modeli degil denildigi gibi.
Onun disinda iciyle disiyla cok guzel araba yeni modeli. Eski kasa guzel(di) ama eskidi.
Yeni yaris ve i20de geliyor ama kac paraya gelirler bilemiyorum.
0
logisticsmanager
(12.06.20)
Dedigin sorunu çok net anladım. Kimi arabada okuyor öyle. Direksiyonu kendime gore ayarlayınca kadranı engelliyordu.

Peugeot pahallı gelir. Ben öyle bilmiyordum.

Yaris tip olarak hoşuma gidemedi ya çok zorladım ama yok hoşuma gitmedi.

Ben ibiza, corsa ve egea hb modellerini canlı canlı bir göreyim en iyisi.
0
🌸Filinta61
(12.06.20)
pejo türkiyeye araç temininde sıkıntı yaşıyor. çin de üretimin durması tüm araç piyasasını etkiledi. öncelikle sizi sıraya alacaklar 140 bin siz arabayı elinize alana kadar 150 bin olabilir.
toyota yaris ne kadar avantajlı görünse de konforlu bir araç değil ancak sıkıntı çıkarmaz. egea zaten farklı segment. opel corsa tercihin olur. pejo görüntü ve iç dizayn anlamında önde olsa da fransız araçların iç konsol malzeme kaliteleri düşük oluyor.
0
mikahakkinen
(12.06.20)
(10)

Hiç işiniz için büyük bir ceza yediniz mi?

Kediyi üzdün
Hangi mesleğin ne gibi sorumlulukları var bu ceza konularında merak ediyorum.Ben mesela bir kere tır bekleme parası yedirmiştim çalıştığım şirkete.
Hangi mesleğin ne gibi sorumlulukları var bu ceza konularında merak ediyorum.

Ben mesela bir kere tır bekleme parası yedirmiştim çalıştığım şirkete.
0
Kediyi üzdün
(11.06.20)
Kim yapti bilmiyorum, ben gelmeden 1 sene once yapilmis ama ceza benim donemde gelmisti. Onaylanmamis bir ürünü onayli diye gorup uretimde uzun sure kullandiklari bir kaza sonrasi ogrenilince müşteri bütün bu hammadde kullanilan bitmis urunlerintamiri +30 milyon euro gibi ceza kesmişti. Yuvarlarsak 40 milyon euro diyebiliriz.

Onun disinda yeni calistigim yerde Asya'da fabrika kurumunda proje müdürü hammadde deposunu unutuyor, fabrika 6 ay falan otelendi, kendisi kovuldu. Maddiyat gene benzerdir bana gore (firsat maliyeti dersek).
0
logisticsmanager
(11.06.20)
Ben yaptırmadım ama benden önce gangnam style en meşhur donemindeyken programda kullanılmıştı. 10.000 TL ya da 10.000 usd ceza ödenmişti.
0
allah yazdiysa bozsun
(11.06.20)
Excel'de minik bir hata yaptım diye fazladan milyona yakın ödeme yaptı şirket. Zaten yapılacak bir ödemeydi gerçi ama kredi çekmek zorunda kaldıkları için faiz ödediler. Normal şartlarda cezası işten çıkarılmak olurdu.
0
IncredibleMau
(11.06.20)
@üğpoıuy yok o kadar tezat değilim :) hammadde alımı sırasında kullanılan konteynerlar içindi ;)

@logisticsmanager benimki de cezamı dedim şu an. Onlar nasıl rakamlar ya öyle :((
0
🌸Kediyi üzdün
(11.06.20)
ceza değil de ben formülü yazarken bir hata yapmışım, toplam 10 ton ürünü türkiye'nin her yerinden iade aldık. yine benim sorumluluğumdaki teknisyenin gözünden kaçan bir şey yüzünden 6-7 ton ürünü her yerden iade aldık.
onun dışında ötv, gtip gibi şeyler yüzünden şirketin ceza yemişliği de var ama onu teknik birimin sorumluluğuna verenler utansın.
0
pati
(11.06.20)
Ceza değil ama ihaleye verdiğimiz teklifte bir şeyi yanlış anlayıp ona göre fiyat aldığım için 60.000 tl kadar zarar yazmıştık o kalemde. Yıl 2014 bir de. Fakat diğer kalemlerde kazandırdığım için patron çok kafaya takmamıştı.
0
catch the arrow
(11.06.20)
Satılmayacak ıvır zıvır ürünleri stoğa aldırmıştım, 2-3 sene boyunca satılmadı, sonra da yok pahasına verdiler. Ama toplasan 100 bin lira falandır max.
0
roket adam
(11.06.20)
bundan 15 yıl kadar önce tur otomasyon yazılımında uçak iniş, kalkış, otelden turisti alma gibi işlemleri yazılım üzerinden operasyona bildiriliyordu. benim hatamda ispanya'ya bağlı olan kanarya adalarını ispanya ile aynı saat dilimine koymaktı. değillermiş. kanarya adalarında tatil yapan turistler yazılım hatası yüzünden geç çıktı otelden. 50bin euroya kiralanan uçak boş kalktı gitti. sorumluluğu kabul edip istifa ettim. 3 ay sonra geri çağırdılar.
0
phonex
(12.06.20)
4 milyon dolar, calistigim sirket yedi. danismanlik sirketi, ustunde calistigimiz bir binanin 2. kat dosemesinin icine ettik, mahkemede bina sahibi kazaninca ceki yazip verdiler hhehe.
0
cooperr
(12.06.20)
50 bin liralik bir ihale hesap hatasi yuzunden kacmisti:) ihaleyi biz alirdik bu hata olmasaydi ama teminatta mi ne hata yapmistik hatirlamiyorum:)
0
baldur2
(12.06.20)
(5)

şöyle bir iş fikri mümkün mü?

diffarentiationation
ithalat + ihracat + e-ticaret için bir şirket kurup, kendi ilimdeki ihracat yapmayan fabrikalardan malı alıp ihracat yapmaya çalışmak, aynı zamanda o malları e-ticaret ile iç pazara sürmek;aynı şekilde ithalat ile fabrikalara dışarıdan mal almak ve o malları yine iç pazara sürmek.bu iş neden yapılam
ithalat + ihracat + e-ticaret için bir şirket kurup, kendi ilimdeki ihracat yapmayan fabrikalardan malı alıp ihracat yapmaya çalışmak, aynı zamanda o malları e-ticaret ile iç pazara sürmek;

aynı şekilde ithalat ile fabrikalara dışarıdan mal almak ve o malları yine iç pazara sürmek.

bu iş neden yapılamaz?

tek başıma başlayacağım tanıdıkların yardımı ile. tüm konular hakkında eğitimlere katıldım ve yapabilirim.
0
diffarentiationation
(11.06.20)
bu söylediğini zaten yıllardır ticaret adı altında yapıyor insanlar? online olup olmaması bir şeyi değiştirmiyor. fabrikadan alıp halka satacaksın. bunun adı ticaret.

fabrikalara dışarıdan mal almak derken belli bir hacme ulaşırsan fabrikalara iş verebilirsin. bunun da adına fason ürettirmek denir. örnek bkz lacoste bunu yıllardır türkiye'de fabrika sahibi olmadan yapıyor. bunu tüm dünyaya satıyor. lcw vs bile bunu yapıyor.

bunu yapmak için tek kriter güçlü olmaktır. paran varsa kral sensin.

benim anlamadığım bu sistemi ilk sen mi düşündün sanıyorsun? sonuçta doğru yerlerde tanıdıkların varsa ve bu malları satma gücün varsa zaten bu işi yaparsın.

eğitim olayını geçelim. proje yönetimi sertifikasıyla proje müdürü olunmuyor. aynı zamanda tecrüben de olması gerekiyor yoksa çuvallarsın.
0
ozdek
(11.06.20)
a b c insanları yapmıştır ve yeterince kar getirmemiştir.

türkiye paypal'den çıktığından beri bir türk firmasının direk ödeme alması çok zor hale geldi. yani bir a firması sana swift yapıcakta 20 gün sonra paranı alacaksın. çok zor.

yurtdışında firma kurup yürütmen lazım o da masrafları arttırıyor.
uğraştırır adamı yine piyasa sabit değil kendi ilindeki firmalar muhtemelen toptan satıyordur yani senin satış yapacağın zaman adamda mal olmayabilir bu sebeple seninde toptan alman lazım bu da ayrıca stok masrafı demek.

sorun finansal yani. almanya'dan sana direk ödeme gelse sende ptt ile malı göndersen bir sorun olmaz ama paranın gelmesi sıkıntılı malın gitmesi sıkıntılı 2020 türkiye'sinde.
0
duyurukullanıcısı
(11.06.20)
Bunu yapan arkadaslarim var zaten. Ama uzun sure sikinti cektiler çünkü zaten bu isi yapan bir suru adam var.
Yalniz oyle bir kasa bir masa girilemiyor çünkü para ya da sana arka çıkacak tanidik lazim.
0
logisticsmanager
(11.06.20)
Direkt bunu yapan bir sirkette calisiyorum sadece ithalat yok. Uretici degilsen ithalat yapmak cok mantikli degil cunku vergi avantaji saglayamiyorsun pek ama olmaz degil
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.06.20)
12 yıllık dış ticaretçiyim.
öncellikle bu tür işleri yapan bir çok dış ticaret firması var. ihracat yapamayanın ihracatını yapan, onlar adına ithalat yapan vs. hangi sektöre yöneleceğin çok önemli ama. her türlü ithalat ihracatı yaparız dersen patlarsın. ürünler gümrük tarifeleri için de bilgin olmalı.

son olarak proletarier aller lander vereinigt euch çok haklı. öyle bir vergiler gelmiş ki üretici değilsen muafiyetin yoksa o vergiler çok bel bükecek :/
0
zenc
(12.06.20)
(10)

kıdem tazminatı sizce kalkacak mı? yani fona mı bağlanacak?

tuborg yesili
https://www.ntv.com.tr/ekonomi/kidem-tazminatinda-yeni-donemtamamlayici-emeklilik-modeli,2Vc04WBkj0qQqA5aCaFzsAbu çok ciddi bir rezalet değil mi? resmen kendilerine kaynak yaratmak için çalışanın hakkı gasp edilmiyor mu? göremediğim bişey mi var?
www.ntv.com.tr

bu çok ciddi bir rezalet değil mi? resmen kendilerine kaynak yaratmak için çalışanın hakkı gasp edilmiyor mu? göremediğim bişey mi var?
0
tuborg yesili
(11.06.20)
cok sacma. sacma olmayan ve calisanin iyiligine olan bir sey yapmalarini beklemiyorum zaten kendilerinden.

sata sata bitirdikleri icin yokus asagi yuvarlanan ekonomiye yeni kaynak bulmaya calisiyorlar.

issizlik fonunun isverenlerin cebine gittigi ulkede her sey beklenir.
0
fakyoras
(11.06.20)
rezalet ama beyaz yakalılar hariç kimsenin ilgisini çekmiyor nedense. Bence gasp. Bıktım artık her şeyimize el konmasından, vergilerden.

Bu süreçte ücretsiz izine çıkma, KÇÖ olayı da bizim biriken paralarımızdan yedi mesela.
0
nhk ni youkosu
(11.06.20)
ne zaman topluca ''yeter'' diyebileceğiz çok merak ediyorum.
0
🌸tuborg yesili
(11.06.20)
Gasp, sizin goremediginiz bir sey yok da gozunun önundeki olaylari goremeyen milyonlardan böyle biraz mantik yurutmelerini gerektirecek seyleri anlamalarini ummamak lazim.
0
logisticsmanager
(11.06.20)
biz bu kıdem tazminatını ve sigorta sistemini kimden aldık bilmiyorum ama bildiğin değiştirmeye çalışıyoruz işte.

baya pişman olduğumuz kesin.

medeni ülkelerdeki örneklere bakıyorlar. şu anki özel emeklilik dediğimiz olayın normal sigortanın yerini almasının ilk adımları bunlar.

emeklilik özel emekliliğe dönecek senden her ay katkı kesilecek, bu katkıya emekli olana kadar ulaşamayacaksın, kıdem kalktığı için muhtemelen ileride sözleşmelerde sürelere de bir ayar çekilebilir. şu an 2,4,6,8 hafta diye giden ihbar süreleri değişebilir.

özel sağlık sigortasını hala deniyorlar. 10 yıl içinde sgk sistemi de tamamen kaldırılabilir gibi görünüyor.

bütün bu haberlerle tepkilerimiz ölçülüyor tepki yoksa devam. mesela yurt dışında yaşayanları ilgilendiren konularla ilgili kararlar çok kolay çıkıyor çünkü tepki gelmeyeceğini biliyorlar. bkz sigorta borçlanma miktarlarının %200-300 arttırılması.

kocaman bir simülasyondayız aslında her gün bir şey deneniyor. tepki yoksa gaza basılıyor.
0
ozdek
(11.06.20)
@ozdek, cidden simülasyon gibi. Ama böyle olursa her şey, Amerikalaşıyoruz demektir. Madem öyle özel emekliliğe ben karar vereyim (mesela benim işim belki de hiç emekli olmama izin vermeyecek vs.)istediğim zaman bozdurup paramı çekebileyim. Sağlık için de SGK için para kesilmesin ben o parayla özel sigorta yaptırayım. Öyle seçimlik bir şey sunmalılar madem.
0
nhk ni youkosu
(11.06.20)
ya ingiltere örneğinde devletin emeklilik sistemine hem katkı sağlıyorsun hem de pension var. ama devletin emeklilik sistemi kuş kadar para veriyor sana. pension ise vergi harici güzel ama paranı çekersen vergi kesiyorlar tabi.

tek artısı şirket katkısı olayı yaygın. sen %5 ödüyorsan şirket de %5 ödüyor. Bazı kurumlarda %25-30'a kadar katkı duydum(tabi o katkıyı kim verecek bilemem-maaşından gidiyor). ama ortalamada 2-12 arası bir yığılım var. genel kabul 5 civarı herkes eh işte güzel diyor.

bu ne demek %10 sen versen %10 da şirket verse yılda 2.4 maaş, 20 yılda 48 maaş demek. 50 maaş desen maaşın 5 bin lira desen 250 bin lira birikir. + fon getirileri tabi. bugünün parasıyla buna denk gelir herhalde hesabı yapamadım kafadan.

ama devletin sistemi sana 5 maaş belki verecek. o yüzden medeni ülkelerde insanlar bunu seçmiş durumda. ama şirketler de katkı yapıyor ve bu devlet tarafından destekleniyor. muhtemelen vergi desteği falan sağlanıyor şirkete de.

öte yandan sağlık konusunda da nhs diye bir sistem var yani sgk diyelim. 10 milyon kişi sırada diye dün bir haber izledim. nüfusa bak rakama bak. insanlar 1 sene vs ameliyat için bekliyor. yine ne oluyor şirketler ya da insanlar özel sağlık sigortası yaptırıyor. bana şirket yapıyor mesela ama ailem için ek para kesiliyor. bazı şirketler aileyi de ödüyor tamamen farklı uygulamalar. ama şirketin bunu yapması her zaman avantaj çünkü hasta adam hemen tedavi olabiliyor. winwin yani.

bu zaten tr'de başladı. sağlık sistemi neredeyse çöktü. kaç kişi hadi devlet hastanesine gideyim de ameliyat olayım diyebiliyor? tanıdığım herkes acıbadem'de tedavi oluyor.
0
ozdek
(11.06.20)
1- Evet Rezalet
2- Evet ediliyor
3- Var

Göremediğin şey şu, bu adamlar bu ülkenin patronu, ellerinde öyle büyük bir güç var ki aklın hayalin almaz. Ayrıca 65 yaşına kadar zaten para alamıyorsun emekli de olsan, millet o yaştan sonra gelen paranın ** koyayım diye düşündüğü için ve bıktığı için değiştirmeyenin *** koyayım mantığı ile ses çıkarmıyor.
0
paramolacak
(11.06.20)
Buna göz yuman işçi sınıfına her şey müstehak. Daha ne olacak ses çıkarmak için bildiğin gasp bu. Haberlerden izledim nevrim döndü. Millet o üç beş tazminatı çekip peşinat yapıp ancak ev araba bir şey sahibi oluyordu ona da göz koydular. Böyle başa böyle tarak...
0
Kediyi üzdün
(11.06.20)
Hayır
Yılların geyiği
0
otopsicocugu
(11.06.20)
(11)

işle ilgili akıl verir misiniz bana ?

matilda
Şimdi, ben minik bi ofiste çalışıyorum. Nisan-Mayıs'ta evden çalıştık. Haftada 2-3 gün ofise geldik. O dönemde kendi kişisel bilgisayarıma evden çalışabilmem için maili vs kurdurdum patrona. Sonra 1 Haziran itibariyle ofise döndük. Ama sanki hala evden çalışıyormuşuz gibi davranıyor bize. Akşamın 11
Şimdi, ben minik bi ofiste çalışıyorum. Nisan-Mayıs'ta evden çalıştık. Haftada 2-3 gün ofise geldik. O dönemde kendi kişisel bilgisayarıma evden çalışabilmem için maili vs kurdurdum patrona. Sonra 1 Haziran itibariyle ofise döndük. Ama sanki hala evden çalışıyormuşuz gibi davranıyor bize. Akşamın 11:30'unda şu maile bakıldı mı vs diyor (ortak whatsapp grubumuz var) mailin geliş saati 22:00. Yani sanki mecburmuşuz gibi bi de alooooo falan yazıyo. Ben de bazen ya hiç açmıyorum ya da görüldü atıp hiç takmıyorum. Bazen de o sırada bilgisayar başındaysam bakıyorum falan.
Bana çok saçma geliyor yani mecburmuşuz gibi sürekli mesaj atılması. Madem mesajı görüyorsun aç bak. Bi de bunun bi kardeşi var akşam 9da falan sürekli beni arıyor. Ofisin cep telefonu da bende, kendi telefonumu açmazsam onu arıyor, onu açmazsam da niye açılmıyor, demek ki müşterilere de cevap vermiyorsun sen vs vs söyleniyor bana. Müşterilere uyuyana kadar cvp vermek durumundayım ki akşam çok kimse yazmaz yani haftada 1-2 kişi akşam arar ya da yazar.
Bilemedim canımı sıkmaya başladı bu durum. Zaten şu an ofisten çalıştığımız halde kısa çalışma ödeneği kapsamındayız. Maaşı tam alıyoruz (sgk nın verdiğinin kalanını elden alıyoruz.) ama prim sıfır ödeniyor. Bi akıl da diyor ki bunu haklı fesih sebebi olarak gösterip 4 senelik tazminatı al git.
0
matilda
(11.06.20)
bir kere kolu kaptırdın mı bu işler çok zordur. o telefonu mesai saati bittikten sonra açmanı tavsiye etmem.
şirket telefonu da olsa bir mesai saatiniz vardır elbette. 7/24 açık tutulması gereken bir telefonsa bilemem ama ben akşam 18'den sonra müsait olmuyor telefonu başkasına vereyim falan denebilir?
0
ozdek
(11.06.20)
Kabus gibi. Ne rezil karakterde insanlar var.
Bunlar ancak yasadan davadan anlar ama nerede buna ceza verecek hakim. Yoksa konuşarak anlayacak adam boyle sey mi yapar?
Yani bence bunlari kayıt altina alin, ileride kullanirsiniz.
0
logisticsmanager
(11.06.20)
alakasız bir zamanda "fazla çalıştığımız sürelerin ücreti ödenecek mi" diye sor yanına gidip. ne fazlası derse "e mesai bitince akşam 10'da bile çalışmamız gerekiyor, artık home office olmadığımıza göre ben eve geldiğimde mesai saati ve çalışma ortamı dışına çıkmış olduğum için yasal olarak fazla çalışma yapıyor oluyorum. kçö bittikten sonra bunun ücretini alacak mıyız, hesabı nasıl olacak" diyeceksin.

patron perspektifinden bakarsak; işin görülmesi için sana fazla çalışma yaptırma hakkı var(tabii rızanı alması lazım önce ama orası okay diyelim) ama bunun yasal karşılığını vermek zorunda. ya bunu yapacak ki mali durumlar kötü olduğu için sanmıyorum kabul etsin, ya da hık mık diycek, sen de "o zaman akşamları çalışmıyoruz, okay" diyeceksin.

kolunu kaptırdın mı geriye dönmesi zor +1
her zaman yazdığım gibi gelişmiyor o diyaloglar biliyorum ama bir noktada "haklarımın farkındayım ve illegal şeyler yaptığınızın bilincindeyim, çok zorlamayın beni" mesajını vermen lazım. bunu tehdit gibi yapmaya gerek yok, sadece kendini ve ne isteyip istemediğini göstermen gerekiyor. en azından şimdilik.
0
Bruce
(11.06.20)
Mesai saatleri dışında çalışmayacağını söylesen ?
0
Sonsuzluk ve Bir Gün
(11.06.20)
Cringe levelım o kadar yükseldi ki okurken dişlerim çeneme kaçtı. Bağlam farklı da olsa bir Duyuru klasiği olarak net cevabım şudur: Ayrıl coco.
0
vedatchilipeppers
(11.06.20)
@Sonsuzluk ve Bir Gün , işine gelmeyen defolsun gitsin kafasındalar. ama ben niye haklıyken haksız olup 4 senelik tazminatımı yakayım?
0
🌸matilda
(11.06.20)
kardeşim bak şimdi dişe diş. arıyo mu acma. mesaj atıyo mu bakma. neden yakacan tazminatını. bırak ya takma. whatsapptan yazdı mesela saat 22:00 gelen mail için de ki yarın mesai saatinde bakarım de. cevabını ver.
0
sizofren06
(11.06.20)
bruce +1

" Bi akıl da diyor ki bunu haklı fesih sebebi olarak gösterip 4 senelik tazminatı al git."
bunun yapmadan bi avukatla gorus bana kalirsa.
0
fakyoras
(11.06.20)
kçö konusunda ben de ayni durumdayim ama arastirdiklarim sonucu anladim ki hakli fesih yapamiyormussun. sonradan degistiyse bilmiyorum ama tazminatla bunun bi alakasi yokmus oyle yazildi hep. bana sacma geldi ama @fakyoras+1 diyorum, avukatla gorusmeden boyle bir seye kalkisma.

ayrica o ne berbat patronlarmis ya bi an benimkilere sempati duyasim geldi :) mesai disinda yaptigim isler icin mesai ucreti odenecek mi veya benzer sekilde sorularla bilincli oldugunu ve ustelerlerse baslarina bela olacagini hissettir tavsiyesine de +1 diyorum ayrica.
0
in vino veritas
(11.06.20)
Hacım telefonu geri ver ya da ofiste bırak mesai saatinden sonra, eğer kullanıyorsan açman lazım.
Onun haricinde watsaptan yazmış, mail atmış gece 22 de vs falan sakın bakma bile, Son olarak ta öyle çıkarım alırım tazminatımı falan diye düşünme o işler öyle kolay degil, hele şimdi hiç değil. Çok fazla patronuda sinirlendirmeden diş göstermek lazım.
0
paramolacak
(11.06.20)
Onların telefonuna bakmayın, maili okumayın hatta mümkünse son görüldü kısmınu kapatıp mesajları okumayın. bu durum rahatsız ediyorsa onlar sizi çıkarsın siz mesai saatlerinde çalışmayarak yanlış bir şey yapmıyorsunuz.

İş hayatı hiç değişmiyor ya nereye gidersen git bir işi bir kere yapmayagör görevin haline geliyor.
0
Kediyi üzdün
(11.06.20)
(9)

Araba- otomatik klima gerçekten gerekli mi?

logisticsmanager
Selamlar,Simdi hyundai i20 bakiyorum yurtdisinda. Nedense sifir araçlarda en yuksek donanimda bile otomatik klima kalkmış ve 2018-2019 modellerde var sadece. Onun dışında her şey ayni.Ben de denk getirirsem ikinci el 2019 otomatik klimali alacagim ama denk getiremedim diyelim;Manuel klimanin bana za
Selamlar,
Simdi hyundai i20 bakiyorum yurtdisinda. Nedense sifir araçlarda en yuksek donanimda bile otomatik klima kalkmış ve 2018-2019 modellerde var sadece. Onun dışında her şey ayni.
Ben de denk getirirsem ikinci el 2019 otomatik klimali alacagim ama denk getiremedim diyelim;
Manuel klimanin bana zarari ne olur? Yani su anki arabam zaten eski o yüzden otomatik klimanin yoklugunu ararim diyemem de 13 bin euro verip sonra böyle ufak bir seyden canim sikilsin istemem.
Canim sikilmasina ornek; ford fiesta cok begendim ama nasil bir mantiksa 2019a kadar arka camlar manuel. Icim el vermiyor almaya...
0
logisticsmanager
(11.06.20)
otomatik klima bir lüks seviyesi tabi ama onsuz da yaşayabilirsin. biraz elle ayar yapman gerekiyor o kadar. yani opsiyon yoksa çok da öldürmez.

arka camlarda otomatiği kim kullanacak ya şoför sensen özellikleri daha iyiyse fiesta al. ama i20 vs fiesta'da i20 alırdım herhalde. gerçi özelliklere bağlı büyük konuşmayayım.
0
ozdek
(11.06.20)
otomatik klima var
babam çok anlamıyor nedir ne değildir, o yüzden hava sıcaksa en soğuğa getirip sonuna kadar açıp soğutur, sonra kapatır.

ben 22 dereceye ayarlarım yaz-kış, gerisine karışmam.

gerekli mi dersen de benim için bir tercih sebebi olurdu, ama görüldüğü gibi çok da gerekli bir şey değil. konfor sonuçta.
0
masseter
(11.06.20)
Otomatik klimasız da olur, benim arabada aradığım ilk 10 özelliğe girmez. Ayrıca Fiesta'da yeni kasada arka camlar otomatik. 2017 sonunda aldım oradan biliyorum. Benimki trend bide en düşük paket. Corsa ile karıştırdın belki de.
0
the coon
(11.06.20)
dert edilecek en son şey.
0
duster
(11.06.20)
@the coon avrupada degil hocam. St-line altinda 2019a kadar arka camlar manuel ve şoför tarafindan da kontrol edemiyorsun. Ingiltere ve fransa'da böyle en azindan. Ama salakligi anlayip 2019'da otomatik yaptilar.
0
🌸logisticsmanager
(11.06.20)
Otomatik klima güzel bir şey ama kesinlikle öncelik değil.
0
roket adam
(11.06.20)
kendi arabamda otomatik klima vardi, ben onu da manuel kullaniyordum :) hic "iceriyi 24 derece yapsin oh mis" demedim.

gecenlerde dedemin arabasini kullandim, manuel klimasi var, yabancilik cekmedim.
0
fakyoras
(11.06.20)
Valla yıllardır her arabmda otomatik klima var, ama ben hep manuel ayarlarım kendime göre.
0
John Bloor
(11.06.20)
arabamda var otomatiğini değil kendi ayarımı kullanıyorum. herkes hız sabitleyici için ölüyor ben bir kere kullanmadım.
0
mikahakkinen
(11.06.20)
(18)

Engelli doğacak çocuk

valarmurgulis
Diyelim ki evlisiniz ve çocuğunuzun engelli olacağı söylendi. Aldırma şansınız var. Ne yaparsınız? Dini kısmını düşünmeden cevaplarsanız sevinirim. (konu benimle ilgili değil)
Diyelim ki evlisiniz ve çocuğunuzun engelli olacağı söylendi. Aldırma şansınız var. Ne yaparsınız? Dini kısmını düşünmeden cevaplarsanız sevinirim. (konu benimle ilgili değil)
0
valarmurgulis
(11.06.20)
+1 lenah.
Esimle arada konusuyoruz ama aldiririz diyoruz. Ben engelli dogacak olsam ve ailem beni aldirsa haberim olmazdi cunku ben ortada yoktum. Engelli olarak dunyaya gelmek istemezdim. Cocukken yaşadığım bir kazada doktor iyi cikmasa bir ayagim 15 cm kisa olacakti ve bu bile gerek sosyal hayatim, gerek kariyerim, gerek spor her seyi etkilerdi. Bu kadar detay bile ne kadar değiştiriyorsa engelli olmak 100 kati.
0
logisticsmanager
(11.06.20)
Engelli çocuk ilerleyen yıllarda ailesine bir şey olursa hayatına nasıl devam edecek?
bu sorunun cevabına göre hareket ederdim.
0
foolrules
(11.06.20)
Ben de oyumu aldirmaktan yana kullanırdım ama eşim de aksini istese ne olurdu bilmiyorum.
0
Fusha
(11.06.20)
Aldırırım.
0
hayirsiz
(11.06.20)
Gebeliği sonlandırırım. Sadece engelli doğma riskinde değil, herhangi bir gerekçeyle kürtaja karşı değilim.
0
kobuzchu kiz
(11.06.20)
Kürtaj yönünde oy kullanırım. Hem aileye yazık hem çocuğa.
0
fezagezgini
(11.06.20)
j r r tolkien hayrani +1, oyum kürtajdan yana olur.
0
Bruce
(11.06.20)
Engel durumuna ve gebeliğin kaçıncı haftada olduğuna bağlı.

Zaten zihinsel engeli yoksa gebeliğin 4. ayından sonra "biz bunu aldıralım" deme lüksünüz yok. Ortopedik engeller ya da diğer anomalilerde, örneğin bir gözü kör, bir ayağı kısa, bir kulağı eksik, doğduktan sonra yaşama şansı yüzde 50 gibi durumlarda bunun kararını anne-baba adayı veremez. Hekimler kurulu toplanır, doğacak çocuğun olası yaşantısı, sahip olacağı anomali, aile üzerine etkisi vs tartışılır görüşülür ve ailesine aldırmak için izin verilir ya da verilmez.

Bu ekstra bilginin ardından, dediğim gibi engel durumuna bağlı. Zihinsel sorunu olan ya da ömür boyu yatağa bağlı yaşayacak bir çocuğu aldırırdım. Ama ortopedik engeli olan ya da göz, kulak, iç organ gibi sorunu olan bir çocuğu, "yaşama süresi kısıtı yoksa" aldırmazdım. Bazı engellerde çocuk 5 yaşına ya da örneğin 16 yaşına kadar yaşayabilir, sonu kesin ölüm. Böyle durumda doğsun 16 yaşına kadar yaşasın diye bakmazdım. O daha zor.
0
elestirman
(11.06.20)
ben de bir ömür hem kendime hem ona eziyet olmasın diye aldırırım diye düşünüyordum ama başka gelmeden bilinmez. hamile olmak, anne olmaya hazır olmak çok başka şeyler. insan bambaşka bir duygu ve ruh hali içerisinde olur.
0
rose parks
(11.06.20)
Silinen Cevap: yeğenim için doktorlar engelli dediler doğmadan önce. yengemin psikolojik olarak neler çektiğini tahmin edemezsiniz. yeğenim doğdu, büyüdü, çok şükür dişlerinin çarpık olması dışında bir problemi yok. eşek sıpası bir de yakışıklı oldu:) şimdi lisede basket takımında, havasından geçilmiyor:)
0
yemrem
(11.06.20)
direk aldirilmali, dimdirek, o cocuga da yazik anne babasinada, dunyanin sonu degil, aldirmazsan bu kez dönüşü yok, son pismanligin careside..
0
alttaraf
(11.06.20)
Bu konuyla ilgili üniversitede özel eğitim hocamız derse başlamadan aynı bu şekilde sormuştu.
Sınıfın büyük çoğunluğu en başta aldırmam demişti.
Ders sonunda, ailelerin ve çocuğun yaşadığı deneyimler hakkında bilgi sahibi olduktan sonra, bu sefer büyük çoğunluk aldırırım demişti. :)
Can sorumluluğu almak zor bir şey bana göre. Doğum esnasında veya sonrasında başka türlü hastalıklarla da engelli olarak yaşam sürebilir çocuk.
0
coca cola
(11.06.20)
ben ve babası öldükten sonra o çocuğa ne olacak? benden ve babasından başka kim bakabilecek? herkese yük olacak, belki itilip kakılacak. niye çocuğuma bunları yaşatayım? aldırırdım çok üzülerek de olsa. ama hem onun hem kendi iyiliğim için bu.
bir de şu var, engelli olacağı söyleniyor ama engelsiz, sapasağlam doğabiliyor. belki o da engelsiz olacaktı ama ihtimali bilirken aldırırdım yine de tabii engelsiz görünüp engelli de olabilir ama ona da yapılacak hiçbir şey yok.

ben de kısa bir dönem çalışmıştım özel eğitimde. özel eğitime gönderen anneler şey kafasındaydı, 3-4 saat gitsin de ben de kafamı dinleyeyim, komşumla oturayım vs. bana çok garip geliyordu ama çocuğun da olsa insan eti ağır demek ki.
0
matilda
(11.06.20)
engellilik derken? eksik uzuv mu mesela ya da genetik geçişli hayatı zehir eden hastalıklardan mı? hayat kalitesini ciddi şekilde etkileyecek durumda aldırmak tabii mantıklı.
0
not dark yet
(11.06.20)
Dini hassasiyetle bakmadan cevaplanamaz. Toplumun engelli bireye de ihtiyacı var. Dini acidan bakarsak o mesele engel degil lütuftur.
0
luluki
(11.06.20)
normal çocukla zor uğraşılır, bir de engelli?
yok kalsın
0
eyeinthesky
(11.06.20)
ben aldırma taraftarıyım. eşimi kendimi geçtim bir ömür boyu adaptasyon sorunu yaşayacak çocuk olacak olması çok zor bir durum.
0
mikahakkinen
(11.06.20)
Lisansta okurken üniversitenin Çocuk Hastalıklarında 2 sene kadar eeg teknisyenliği yaptığım bir süreç var. Potansiyel hasta kitlesi nöroloji bölümünün hastaları malumunuz. Mental retarde hasta sayım çoktu.

Aldığımız etik dersinde (Biyoloji okudum) en yoğun tartıştığımız konulardan biri kürtajdı. Mezuniyetim üzerinden 10 seneden fazla geçmiş olsa da hatırladığım en net konulardan biri bu tartışmalarda özellikle bu konuda dini olarak erkeklerin kürtaj konusuna daha mesefeli hatta karşı oluşuydu.

Hastanede çalışırken yaptığım gözlemlere gelecek olursak; mental retarde çocuklarla genellikle anneler yoğun olarak ilgileniyor ve hayat şartları olarak en çok onlar etkileniyorlar. Hepsinde de en büyük kaygı çocuktan önce öleceklerini düşünüp çocuğa kim bakacak ve sahip çıkacak kaygısıydı.

Çalışma şartlarında bunları gözlemlemiş biri olarak ve aynı zamanda kadın bir birey olarak, kürtaj olmayı uygun görüyor ve destekliyorum. Türkiye şartlarında, ekstrem bir durum olmadığı (çocukla babanın ilgilendiği veya maddi olarak çok iyi bakılabileceği, ebeveynlerin ölmesi durumunda dahi yaşam koşullarının etkilenmeyeceği gibi) takdirde bence bu kararı alırken en önemli birey anne adayıdır ve onun düşünceleridir. Bu karar dışardan bakan insanların ahkam kesip yargılayamayacağı kadar zor bir karardır. Çevrenizde varsa lütfen sadece kararı alanlara destek olunuz.

Bahsettiklerimi yaşayan ve büyük bir sevgiyle ilgilenen bütün aileleri tenzih eder, kucaklar ve saygılarımı iletirim.

Sağlık sektöründen uzak bir kariyer planlamamda ise bu çalıştığım dönemin büyük bir etkisi vardır.
0
neskafefincanindaturkkahvesi
(11.06.20)
(4)

gümrükte artık sipariş takılmıyor mu?

Stoneface
eskiden gümrükte takılı kalan siparişlerim (yasaklı olmayan ürünler) şimdi gümrük vergisi çakılarak (kafalarına göre) geçiriliyor. durumdan memnunum gidip gümrükten cıkarmakla uğraşmak yerine para vermeye razıyım ancak bunu benden başka fark eden oldu mu acaba?
eskiden gümrükte takılı kalan siparişlerim (yasaklı olmayan ürünler) şimdi gümrük vergisi çakılarak (kafalarına göre) geçiriliyor. durumdan memnunum gidip gümrükten cıkarmakla uğraşmak yerine para vermeye razıyım ancak bunu benden başka fark eden oldu mu acaba?
0
Stoneface
(11.06.20)
yasaklı olmayan ürünler takılmıyor evet. vergisini kapıda ödeyip alabiliyosun
0
jelly bear
(11.06.20)
Fark eden oldu mu derken? Aylardır böyle zaten, ufacık Aliexpress alışverişinde de vergiyi kapıda ödeyip alıyoruz.
0
kobuzchu kiz
(11.06.20)
Bu kolaylık değil ki. Önceden gümrük vergisi var mi yok mu bilmek zordu. Simdi ne getirirsen getir vergisi var, haliyle özel durum ortadan kalkinca süreç hizlandi.
0
logisticsmanager
(11.06.20)
Eğer faturasında yazan fiyatı inandırıcı bulmazlarsa ya da ticari maksatlı alındığını düşünürlerse (mesela aynı üründen çok sayıda varsa) gayet de takılabilir.
0
mikro patlama
(11.06.20)
(17)

iş durumları

kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
çok severek çalıştığım bir işim var. çalıştığım ekip 10/10. yaklaşık 2.5 senedir buradayım ve daha şimdiye kadar ekip arasında bir tatsızlık ya da kavga tarzı laf dalaşı olmadı. Bahsettiğim bu ekip developer olan ekip.Ekipçe çalıştığımız 1 adet analist var. Klasik müşterinin taleplerini toplayıp get
çok severek çalıştığım bir işim var. çalıştığım ekip 10/10. yaklaşık 2.5 senedir buradayım ve daha şimdiye kadar ekip arasında bir tatsızlık ya da kavga tarzı laf dalaşı olmadı. Bahsettiğim bu ekip developer olan ekip.

Ekipçe çalıştığımız 1 adet analist var. Klasik müşterinin taleplerini toplayıp getiriyor, biz eforluyoruz müşteriyle konuşuyor zart zurt işte. Ancak bu analist arkadaş analizleri pek doğru yazamıyor. Analizi okuduğun zaman oturup iş geliştirmek yerine iş birimiyle konuşmak zorunda kalıyorsun ya da daha tecrübesiz biriyse seni arayıp yardım istiyor bu analiz ne demek istemiş diye.

Yine bu durumu yaşadığımız bir süreç içerisindeyiz ve durum iyice büyüdü;

Analizde yazana göre yapılacak iş: A
Sözlü müşteriye verilen söz : A+B

Şimdi geliştirici olarak işi bitirdiğimizi bildirdik. İş birimi hayır iş eksik diyip fatura ödenme talebini red etmiş.

İş biriminin genel müdür yardımcısının CC'de olduğu bir mail itelemişler bize. Direktör maile cevap verip, geliştirici/analist ekibi suçlu buldu ve iş biriminin tarafında oldu. Bunu daha önce yapmıştı ama çok üzerinde durmamıştım. Ancak yine böyle bir durumda bizim parmakla suçlu gösterilmemiz midemi bulandırdı. Bu direktör 2 haftadır sabah toplantılarında işi bitirelim hemen fatura kesicez diyip duruyordu. Mailde paranın öneminin olmadığını, işin tam olmasının daha önemli olduğunu vurgulamış.

Bu durumda direktöre şikayetinizi dile getiren nazik dille bir mail atar mıydınız yoksa her şeyi göze alıp iş mi bakardınız?

İş yaptığımız sektör:bankacılık
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(11.06.20)
ilk işin olduğunu düşünüyorum. Senin suçun veya hatan olmadığı bir durumda daha ilk olumsuzlukta istifa etmek ne bileyim garip geldi bana. İş hayatında bu tip olaylarla çok karşılaşacaksın her seferinde istifa etsen ohoooo. iş hayatının %70'i iş yapmaksa kalan %30'u içinde bulunduğun ortamı ve yöneticini yönetmektir. Eğer sorun sizde değilse size gelen analiz talebinin bu şekilde olduğunu ve buna göre yaptığınızı güzel bir şekilde mail veya sözlü bir şekilde anlatın.
0
hlt1985
(11.06.20)
hlt1985 +1
ohooo diyorum ben de. daha bunun gibi ne olaylar yaşayacaksın.

ben olsam direktöre mail ile cevap vermezdim. konu büyür. direktör ile didişme sakın. eğer bi şikayetin varsa telefon et. durumu telefonla izah edersen karşı taraf daha anlayışlı olur.
0
himmet dayi
(11.06.20)
silsile yöntemiyle kim kime sözünü geçirebilirse durumu. piyango sizde. analiste tüm görüşmeleri mümkünse sesli olarak kayıt altına almasını rica edin. ben öyle yapıyorum.
0
phonex
(11.06.20)
sorun şu, bu olay ilk kez olmuyor. analist tarafından gelen eksik bilgilendirmelerden dolayı işlerin kapanış tarihi uzatılıyor devamlı. Yoksa ilk kez oluyor olsa tabii ki istifa düşünmem.

Bu analist olayı daha önce dile getirildi ancak yine dönüp dolaşıp bizim ekiple iş yapmaya kaldı.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(11.06.20)
User storyleri herkesin gozune sokun bence :(
0
kuehles blondes
(11.06.20)
Bir fabrikada çalışıyordum, amerika'ya fabrikayı iyi gostermek icin (nasil salaksa amerikadakiler) uretim plani 10 diyorlar ama 12 yapip, planin ustune ciktik diyorlar her ay. Boyle olunca malzeme yetmiyor sürekli aciliyet var ama suclu tedarik zinciri oluyor çünkü uretim 12 gösteri 11 yapsa kotu gözükecekler ve üretimden onemli birim de yok onlara göre.
Vallaha ekip cok iyi oldugundan dayaniliyordu ama boyle haksizlik kolay is degil. Bir de fabrika müdürü sabah toplantilarinda cocuk gibi azarlardi resmen.

Kısacası boyle firmalarda calismak zor acikcasi, analisti suclamaya gerek yok. Onun isini nasil daha iyi yapabileceğini bulmak lazim. Yani hata yapilir onemli olan hatayi nasil onleyeceginiz ve buna da ust yönetim kafa yoramiyorsa ve böyle bir gelenekleri yoksa o zaman varsa is arayin.
0
logisticsmanager
(11.06.20)
istifaya gerek yok.
analistten kurtulun.
0
sizofren06
(11.06.20)
Olay yine analiste patlamış :D
Yazılım süreçlerinizde bir problem olmasın? Analizi iş birimi onaylamıyor mu? A dediyse analiste,o da A'yı detaylandırıp yazmıştır. Ona göre de iş biriminin onay vermesi gerekir. Onaylı analize de kimse çıkıp ama biz B'yi de istemiştik diyemez. Onay verirken soyleseydin derler.
Peki süreçlerinizde analiz review'u var mı? Yazılım olarak işe almadan review yapıyor musunuz?
Bu konudan rezalet çıkaramadım. Süreçlerinizde bir eksiklik var gibi geldi bana.
0
amuzende
(11.06.20)
@amuzende, adam gidip iş birimine sözlü olarak biz size işi A+B şeklinde teslim ederiz diyor. Bizim bundan haberimiz yok. Doğal olarak, iş birimi diyor, bize sözlü olarak işi A+B yapacaktınız kendisine sorabilirsiniz. Soruyoruz, adam cidden öyle demiş. Ama yazılım ekibinin bundan haberi yok.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(11.06.20)
ulan duyuruda bile analiste patlıyor :)

acaba siz o "on numara" ekibinizle dedikodunun dibine vurup, kendinize toz kondurmayıp, "biz süperiz b'oolum analistler ühühüh" diye birbirinizi gaza getiriyor olabilir misiniz sadece soruyorum çünkü türkiyedeki developerların yüzde doksanı böyle.

senin o kalbine çok dokunan hedef gösterilme var ya, onu günde yüz kere ortalama bir analist yaşıyor. neyse ki senin gibi bebeksi kalpleri yok da internette böyle bir de sağa sola anlatmıyor :)

direktöre analisti çekiştiren mail at da dünya kaç bucak gör. sorunlarınızı kendiniz çözün. belki müşteri gerçekten problemli? talep toplantılarına gidin. hala aynı fikirdeyseniz yöneticiniz mal değilse sorunu kendi kendine anlar zaten. bu konuda bir aksiyon alabilecek durumda değilsiniz. analist iyi mi kötü mü onu yöneticiniz bilir. size bununla çalışın diyorlarsa sadece çalışın.
0
kenarortay
(11.06.20)
@kenarortay, analistle aramız iyi. o da sonuçta ekibin bir parçası. Adamla normalde hayatımda da görüşüyorum yani. Ama iş yapış biçimi ne yazık ki uygun değil.

Hata bizde olsa sorun yok. elimize gelen onaylı analize göre iş yapılıp teslim ediliyor. ne oluyorsa sonra iş birimi biz telefonda konuştuğumuzda iş A+B olacaktı diye söz vermişti X Bey diyor.

Analist bize gelip, siz bunu yapın eforu başka geliştirmede yansıtırız diyor. Ekstra efor benim cebime girmiyor.

Aynı ekip başka projelerde başka analist ile çalışırken hiç sorun çıkmıyor. O yüzden developer ekibin sorunlu olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(11.06.20)
konuyu birde analistten dinlemek lazim bütün suçu analiste atarak bu işten sıyrılamassınız analistin konuyu anlayıp anlamadığına sen nasil karar verdin ?
anlattıklarına bakılırsa iş geliştirme aşamasında patlamış bence suç direk sizde sen işin sizin üstünüzde patlayacağı korkusuyla suçu bir başkasına iteleme
yöntemini seçmişsin, genelde developerlarda gözlenen davranış biçimidir.
0
baknedicem
(11.06.20)
@baknedicem, anlamamakta ısrar ediyorsanız daha net yazayım. İş birimi işin A kısmı çok iyi olmuş, istediğimiz gibi ama bu işin yanında X Bey'in söz verdiği B kısmı eksik diyor. Geliştirici ekibi B olayını sonra öğreniyor. Ortaya çıkan iş beğenilmiş ama eksik olan B kısmı için nasıl geliştirici ekip suçlu oluyor?

Ayrıca şikayetimi analist bazında değil, direktörün kendisine ekibin arkasında durmaması üzerine yapacaktım. Analist tü kaka bok demeyeceğim.
0
🌸kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(11.06.20)
bu işte bir hata varsa tüm ekipte var yani B kişisi işi sonradan developera söylemiş olsa bile geliştiricilerin işten sonradan haberi olsa bile....filan filan bunların hiç biri bahane değil laf kalabalığı bir kişinin hatası tüm ekibi ilgilendirir analistinden geliştiricisine müdüründen iş birimine siz bir ekipsiniz hepinizde azar azar da olsa hata var bunu kabul edeceksiniz ama suçlu aramayacaksınız hatayı yine bir takim gibi hep beraber üstlenip çözmelisiniz biz bu hatayı bu ekiple ve bu analistle nasil çözerize bakmanız gerekirken direktör bizi suçladı bir suçlu değiliz tavrından kurtulun başarı bu şekilde gelir.
0
baknedicem
(11.06.20)
Amuzende +1
Hirdavat toptanci sirketlerinde bile is surecleri yazili olarak yurutuluyor. Karar vermeden once kirmizi baslikli kizin hikayesini bi de kurttan dinleme taraftariyim.
0
Kirmizibavul
(11.06.20)
müşteri onayı almayan tasarıma start vermek sizin şirketinizin amatörlüğü tamamen. ne analistin ne geliştiricinin suçu var burda. müşteri anlatır derdini, analist işi analiz eder raporu hazırlar müşteriye de sizinle konuştuğumuz şeylerden çıkardığımız iş tasarımı bu şekilde inceledikten sonra onay istersiniz, ve o tasarım geliştirilmeye başlanır. iş onayı almadan geliştirmeye alıp sonrada eksik iş yapıldı diye şikayet edilen bir yerde çalışılmaz,
0
nahtoderfahrung
(11.06.20)
Analistle hiç konuştunuz mu? Abi bak iş bu demişsin ama şu çıkmış, neden böyle oldu dediniz mi? Belki bir feedback vererek çözebileceğiniz bir durum bu, ne yaptığının farkında bile olmayabilir, ekip olarak sizin göreviniz bu durum bir daha yaşanmasın diye feedback vermek ve süreçlerinizi buna göre düzenlemek. Süreç kısmını da yukarıda arkadaşlar anlatmış zaten, ama takım arkadaşlarınızı bir üst seviyeye çıkarmak istiyorsanız feedback konusunu da atlamamanız lazım.
0
montreal
(15.06.20)
(6)

Hukuk fakültesi mezunlarının son durumu

dissendium
Öncelikle aklımdaki bir düşünceyi söylemek istiyorum. Ben ikinci üniversite olarak iki yıllık ve sınavla hukuk fakültesine geçme olanağı tanıyan bir bölüm bitirmiştim 5 yıl önce. Mühendis olduğum için o bölümle ilgili bir şeyler yapmayı hiç düşünmedim şu ana kadar ama kayıt olurken hukuk fakültesine
Öncelikle aklımdaki bir düşünceyi söylemek istiyorum. Ben ikinci üniversite olarak iki yıllık ve sınavla hukuk fakültesine geçme olanağı tanıyan bir bölüm bitirmiştim 5 yıl önce. Mühendis olduğum için o bölümle ilgili bir şeyler yapmayı hiç düşünmedim şu ana kadar ama kayıt olurken hukuk fakültesine geçme şansımın olduğunu biliyordum. DGS başvuruları başladığı için sınava başvurup başvurmamak arasında kararsız kaldım. KPSS'ye çalıştığım için soruları bir yere kadar yapabileceğimi düşünüyorum. Belki şimdi kazanamam ama ileride kazanma şansım olabilir. Askerliğimi de yaptığım için ileride ekonomik durum uygun olursa tekrar üniversite okumam için bir engel yok.

Bu girişten sonra şunları sormak istiyorum. Hukuk fakültesinde okumanın son zamanlarda eskisi kadar prestijli olmadığıyla ilgili yazılar görüyorum İnternet'te. Durum gerçekten böyle mi? Yeni mezun biri ilk işini nasıl buluyor, hukukun hangi dalıyla daha çok ilgileniyor? Çoğunluk avukat olarak mı yola devam ediyor ya da herkes hâkim ya da savcı olmak için mi uğraşıyor?
0
dissendium
(11.06.20)
hukuk fakültesi kontenjanları aşırı arttığı için ayağa düştü olayı bayağıdır yapılıyor. geçmiş zamanda okuduğum bir haberde sanırım istanbul barosu bir istatistik yayınlamıştı. barodaki avukatların %15i kadarı toplam dosyanın %90ına bakıyor. geri kalan %10una geri kalan yeni yetme %85 bakıyor gibi bir olay vardı. kısacası herkes tecrübeli referanslı avukat aradığından eğer iyi bir çevreniz yoksa bu işten para kazanmanız yıllarınızı alıyormuş. benim avukatım 25 yıllık bir avukat. meslekte ilk 15 yıl kadar kendimi anca geçindirdim. son 10 senedir çevremin genişlemesi ve olumlu referanslarım sayesinde para kazanıyorum demişti.

konudan alakasız olarak gözlemlediğim kadarıyla zaten kazanma ihtimali olmayan dosyayı almıyor. ameliyat masasında kalma ihtimali yüksek hastayı cerrahın kabul etmemesi gibi. gelen adama bu iş zor uğraşamam diyerek kestirip atıyor eğer iyi bir rakam teklif edilirse kabul ediyor. sonuçta hiç kimse verdiği vaadi yerine getiremeyen adamla çalışmak istemez.

edit: dgs'yi bilemem ancak yks'de sadece puan olarak değil. ilk 150-200bin gibi bir sınır getirilmişti hatırladığım kadarıyla. öğretmenliklere de 300bin. sanırım amaç mantar gibi açılan vakıf üniversitelerinden parayla hukuk diploması alınmasın diye.
0
phonex
(11.06.20)
Açılın yeni mezun geldi. Aslına bakarsanız yeni mezun değilim, 6 ay oldu stajımı bitirip ruhsat alalı.

Çok kısa söyleyeceğim, avukatlığın prestijli olduğunu yalnızca hukuk fakültesi öğrencileri zannediyor. Onlar da gerçeklerden bihaber oldukları için.

Babası zengin olmayan bir stajyer avukat 1.5 sene kadar süren staj dönemini sürünerek geçiriyor. Anadolu şehirlerinde hiç ücret verilmediğini söylüyor oradaki arkadaşlar. Istanbulda ise 1000 tl ve yol yemek ücreti veriliyor. Bazen yol ve yemek dahi yok. Herkes bu rezil haldeyken avukatlığın prestijli olduğunu iddia etmek komik olur. Prestij diye bir şey olmadığını görebilmek için çağlayan adliyesi -2. Kata uğrayıp gerçekleri gözlerinizle görebilirsiniz.

Stajini yeni bitiren birine de asgari ücret ve 3500 tl arası ücret teklif ediyorlar.

Bu cevabim bir kamu spotu olarak kalsın burda ve sevgili liseli kardeşlerime sesleniyorum. Yeteneklerinizi ve enerjinizi başka işe yönlendirin. Zira çok ama çok pişman olacaksınız.
0
dre mithatoğlu
(11.06.20)
Her tarafim avukat arkadaş dolu. Prestij falan kalmadi.
Hakim/savci olmak istersen tanidik aramaya baslaman lazım, başka sansin yok.
Malesef ne kadar hukukcu olsalar da avukatlarin cogu isci haklarini umursamayan kisiler. Avukat yaninda calismal gerçekten kolay is değil, mühendis olup fabrikada calismayi tercih ederim.
Milyon mezun oldugundan herkes daha az kara is yapiyor haliyle para kazanmak zorlasiyor.

Kisacasi etrafinizda is olacak cok kisi yoksa, babaniz falan avukat degilse mantıklı değil.
0
logisticsmanager
(11.06.20)
Hukuk mezunlarının durumu tek kelimeyle, sıkıntı.

Şurada detaylı cevabım var: www.eksiduyuru.com

Kafana takılan başka şeyler olursa mesajla beni.
0
vedatchilipeppers
(11.06.20)
eskiden prestijliydi. bizim tercih zamanımızda 10 tane fakülte varsa şimdi 40- 50 tane fakülte var ne kadar prestijli olabilir ki. okula gitmeden mezun olmak matah sayılıyor. öğrenci hocaları görmüyor hiç. hukuk profu olmayan hukuk fakültesi var.

eskiden fakirin çocuğu hukuk okumamalı diyorlardı. şimdi bu söze daha çok inanıyorum.
0
kestane gürgen palamut
(11.06.20)
prestijli mi bilmiyorum ama şu hukuk bitti artık muhabbeti 10 yıl önce de yapılıyordu. bazı şeylerin değiştiği doğrudur ama hangi mesleği sorsan insanlar eksisi gibi değil, yağılmaz artk der.
0
black mamba
(11.06.20)
(5)

Covid ve normalleşme sonrası çalışanlara bazı sorularım var

prezarlatif
Covid öncesi haftada 1 isteğe bağlı olan uzaktan çalışma covid sürecinde haftada 5 güne zorunlu çıkarılmıştı (17 marttan beri evdeyim), şimdi de şirket haftada 1 ya da 2 haftada 1 gün ofis olacak şekilde temelli geçişi planlıyor ve bize de bu durumu destekleyip desteklemediğimizle ilgili sürekli ank
Covid öncesi haftada 1 isteğe bağlı olan uzaktan çalışma covid sürecinde haftada 5 güne zorunlu çıkarılmıştı (17 marttan beri evdeyim), şimdi de şirket haftada 1 ya da 2 haftada 1 gün ofis olacak şekilde temelli geçişi planlıyor ve bize de bu durumu destekleyip desteklemediğimizle ilgili sürekli anket yaparak soruyorlar.


Ben olaya pozitif bakıyorum ama mutlak negatif yönleride olacaktır, sizin bu süreciniz ne durumda şirketiniz evden çalışma durumunda ek yan haklar sunuyor mu yoksa normalleşme sonunda ofise geri mi çağıracaklar?

örneğin eskiden şirkette öğle yemeği çıkardı tamamen evden çalışmaya geçince yemek kartı desteği?

evden çalışırken esnek çalışma saati vs gibi


sektörle beraber yazabilirseniz iyi olur her iş evden yapılamıyor malum.
0
prezarlatif
(10.06.20)
merhaba,

it sektorunde ve almanya'da calisiyorum. onumuzdeki hafta ofisleri "business critical" isler ve evde calisamayanlar icin (ozellikle kucuk cocuklu olanlar) acacaklarmis. ancak, bunun icin yoneticimizle gorusup, sebeplerimizi aciklamamiz gerekiyor. ardindan onlar kurul ile toplanip, kapasiteyi asmayacak sekilde onay verecekler.

ofisin herkese ne zaman acilacagi henuz belli degil. eylulu bulur diye dedikodular var.

evden calisma konusunda oldukca esnegiz. ben 9-18 calisiyorum ancak takimimda bazilari 6'da basliyor calismalari, bazilari gece 2'de hala calisiyor oluyor. haftada 40 saati tamamladigimiz ve islerin aksamasina sebep olmadigimiz surece tamamen istedigimiz gibi.

yan haklar ile ilgili herhangi bir degisiklik olmadi.
0
the end of time
(10.06.20)
tr - üretim sektörü - bir destek yok

1 hazirana kadar 10 iş gününün 5'i evden çalışma 3'ü ofis 2'si yıllık izin

1 hazirandan sonra 10 iş gününün 5'i ofis 3'ü evden çalışma 2'si yıllık izin
0
a darkness coming
(10.06.20)
tr - it

herhangi bir destek olmadi sirketten. 1 ocaga kadar evdeyiz simdilik.
0
fakyoras
(10.06.20)
tr-özel bir bankanın genel müdürlüğü

marttan beri evdeydik, bu hafta her ekipten birer kişi olacak şekilde geri dönüş başlattılar. birer hafta olarak gideceğiz.ekstra bir yan hak destek olmadı.
0
tuborg yesili
(10.06.20)
Fransa- tedarik zinciri
Global olarak temmuz sonu ofise donus plani var. Bizim kendi departmandaki planlama ve satin alma olarak bu hafta birer gun, haftaya 2ser gun, sonraki hafta 3er gun ve normale donus.
Herhangi bir ek seyi yok ama zaten sabah 7-9 aksam 4-6 gibi esnek calisma var, herkesin arabasi var vs. Sikintisi olan bir iki kisi var, arkadaşları varmis baska firmalarda onlar donmuyormus falan filan.
Neyse yani, bence iyi yani daha az calisicam cunku bilgisayar yanimda diye surekli calisiyordum :) kotu yani bi 45 dk az az uyuyacagim...
0
logisticsmanager
(10.06.20)
(11)

ikinci el arac aliminda "kaza yapmis arac" sorusu

ala09
Merhaba, kaza yapmis veya kazaya karismis araclari almak neden kotu? Fiyatlari 10 bin filan daha dusuk oluyor? Bunun sebebini anlamiyorum. Boya mesela iyi bi sey degil mi? Adam boyatmis iste aracini ne var bunda.Bir cesit "bekaret" takintisi mi yoksa ciddi farklar yaratiyor mu uzun vadede aracta? (A
Merhaba, kaza yapmis veya kazaya karismis araclari almak neden kotu? Fiyatlari 10 bin filan daha dusuk oluyor?
Bunun sebebini anlamiyorum. Boya mesela iyi bi sey degil mi? Adam boyatmis iste aracini ne var bunda.

Bir cesit "bekaret" takintisi mi yoksa ciddi farklar yaratiyor mu uzun vadede aracta? (Arac performansi vb konularda)
0
ala09
(10.06.20)
hasar almış araç işte. siz daha önce hasar alıp tamir edilmiş ürünü kullanmak ister miydiniz? parçalar ne kadar hasar görmüş, kalıcı hasarlar var mı? bilemezsiniz ki. boy küçük çizik içinse iyi bi şey ama büyük boyalar varsa araç muhtemelen büyük kaza atlatmıştır, bu da tercih edilme oranını düşürür. risk yani baya kazalı araba almak. ilerde büyük sorunlar çıkarabilir. kazaya göre de değişir tabi.
0
jelly bear
(10.06.20)
@jelly, tamam da hocam bu basit bir elektronik alet degil ki koca araba, motoru iyiyse gaza basinca gidiyosa yetmez mi?
0
🌸ala09
(10.06.20)
bugün %70'i türkiye'de üretilen hiçbir özelliği olmayan benzin motorlu fiat egea maliyeti 7500 euro (fabrika, marka, bayi kârı dahil) iken anahtar teslim satış rakamı 14500 euro. metal ve malzeme yorgunluğu denen bir olay var. araba dediğiniz şey evladiyelik bir olay değil ömrü var. ne kadar ekleme ya da yenileme de yapsanız orijinal fabrika çıkışı gibi olmaz. bir araç ortalama basit bir vidadan tutun şasesine kadar 50bin ila 60bin civarında parçadan oluşur. bir aracı güneş altında ve zorlu hava şartları altında tutmak ile garajda tutmak arasında bile ciddi bir fark var.

bekaret kıyaslaması uygun bir kıyaslama değil ancak 11 yıldır şu an bu satırları yazdığım sony bir dizüstü bilgisayarım var. gözüm gibi bakıyorum ki beni bir 4-5 yıl daha götürsün.

2001 model bir nissan skystar pick-up kullanıyorum. uygun fiyatla aldım ve bakımlarını yaptırdım. uygun fiyat istenirse ve parçaları ve bakımı pahalı bir araç olmadıktan sonra her arabayı alırım. kullanım amacım bağ bahçe tarla işleri. amaca fiyat/perfomansa bakarım. artık türkiye'de araç sahibi olmak bir lüks oldu. insanların bokunu çıkarmasını artık normal karşılıyorum.
0
phonex
(10.06.20)
Simdi fiyatinin düşük olmasi normal onda sorun yok ama asil sıkıntı güven.
Simdi benim yaşadığım ülkede ikinci el de alsan sana ortalama 1 yil garanti veriyorlar. Bazi firmalar 15 gun iade vs veriyor. Parayla garantiyi de uzatabilirsin (özellikle firmalarin ikinci el servislerinde).
Buna ek olarak ikinci el olarak aldigin arac da beklenmedik sikinti olursa saticiya iade edebilirsin gene. Yani kimse sana "sifir kokusu uzerinde" diye arac satip sonra 1 ay sonra bozulunca banane diyemez.

Türkiye'de daha isi bu olan galericiler bile garanti vermezken kaza yapmis araca guvenmek zor. Bakin kaza yapip 2-3 sene daha kullanilmis olabilir ama 3 ay once kaza yapan araba su an satılıyorsa dusunmek lazim.
0
logisticsmanager
(10.06.20)
Ala abi olay şu,eskiden tam senin dediğin gibiydi o arabayıda sıfır boyatmışlar ne güzel falan denirdi.sonra bu galerici milleti kendisi bir yalan uydurdu ve kendisi inandı.2000 lerde bu boya takıntısı başladı.

Ben eski,çürümüş,kullanılmayacak durumda araçlar alıyorum,kendim topluyorum.bunu hobi olarak yapıyorum.bazende sevdiğim rakamı yüksek bir arabayı ucuza maletmek için kazalı alıyorum ve topluyorum.seberekte biniyorum.ama insanlar kazalı arabayı alıp sakızla yapıştırıp,orjinal abi diyerek sana itelemeye çalışıyorlar sırf bu yüzden artık kazalı araçlar bile eskiye nazaran çok pahalı hatta neredeyse orjinal fiyatına satmaya çalışıyorlar.daha dün gece bende olan bir aracın motor arızalısını koymuşlar yazdıkları fiyata benim sıfır kaza aracı hemen veririm.muhtemelen kendilerini tatmin ediyorlar.

Yeni başıma geldi basit bir örnek.koltuğa ağır metal koydum o da koltuk haritasını bozmuş.koltuk haritası dediğim sen oturduğunda emniyet kemerinin ötmesine sebep olan,airbag i harekete geçiren bir şilte.aracın abs lambası yandı.bir kaç yere sordum hemen diyorlar devre takalım görmesin,güncel tabiriyle direnç atalım.diyprum ki bu koltukta bizim hatun oturuyor,yarın bir kaza yaptığımda ne olacak,ya da ben sattım gitti adam kaza yaptı,al vebali boynuna.bayıldım 3000 i 500 de işçilik yeniledim.direnç atsaydım sadece 50 lira verecektim,maliyeti ne dersen sıfır,vermeyebilirimde o kadar kredim var.anlatmak istediğim kazalı arabayı toplayan arkadaşlar o parayı vermiyorlar işte,en önemli fark bu.ben düzgün olanına rastlamadım.

Birde şunu onlarca araç toplamış birisi olarak söyleyebilirim ki şasesinde oynama olmuş araç her ne olursa olsun,kim toplarsa toplasın adam olmuyor,uzak durmak lazım.
0
duptıs
(10.06.20)
bi kazadan sonra tamir ve boya görmüş kısımların tekrar bi kaza anında direnç seviyesi aynı olmaz. motosiklet kaskını yere düşürünce bile çöpe atanlar var mukavemeti azaldı diye. ama tercih senin tabi.
0
antihero
(10.06.20)
"Gaza basınca gidiyorsa sorun yok." doğru bir fikir değil. Sütten dili yanan yoğurdu üfleyerek yermiş. Benim ilk arabamın sağ ön çamurluğu değişmiş, bel altı boyalıydı. Araba sürekli masraf çıkardı bana. Direksiyon pompası, yağ pompası, klima kompresörü, şarj dinamosu vs. arıza verdi hep. satarken de çok zorlanıyorsun. çünkü alacak adam "bu araç kazalı" diyerek ekstra masraflarla uğraşacağını düşündüğü için almaktan vazgeçiyor. dolayısıyla araca olan talep azaldığı için fiyatı da otomatik olarak düşüyor.
0
himmet dayi
(10.06.20)
ufak tefek kazaysa, yetkili serviste yapılmışsa ( aşırı önemli ), kaza fotoğrafları varsa sorun yok. kaput, tavan, bel altı boyanmış araç risktir mesela %100 görmek lazım fotoğrafını. tamponlar zaten önemsiz, yani satıcıya güvenmekle alakalı bence.
0
garavel
(10.06.20)
bu soruyu Türkiye için cevaplarsak, Türkiyedeki ticaret ahlakının sadece kar etmek ve insan kandırmaya yönelik olduğu için kazaya karışan arabalar bakireliği bozulmuş gibi görülmekte. kataküllücü al satçılar, çakal sanayiciler yüzünden insanlar uzak duruyor. ne yazıkki piyasa böyle olduğundan insanlar araçlarındaki çizikleri vurukları satarken araba kazalı mı diye sorulmasın diye düzelttirmiyor. burda en önemli nokta aracın mümkünse önden kaz yapmamış hava yastığı açmammış şaşenin ağır darbe almamış olmasına dikkat edilmeli.
0
mikahakkinen
(10.06.20)
araç kazadan sonra randıman tutar mı? düşün telefon alıyorsun bozulmus. sonra nerede yapıldıgı belli değil. yaptırmıslar telefon calısıyo ama nasıl calısıyor. alırsın arabayı 2 ay sonra yolda kalırsın. dünya kadar masraf yaparsın.
0
sizofren06
(10.06.20)
Basit kazalar ve basit hasarlar önemli değil, mesela boya hiç önemli değil gibi artık.

Bir iki çamurluk değişmiş, kapı değişmiş ama direklerde ve şasede işlem yapılmamış araçlar biraz düşük değer ile alınır da binilir de.

Ama önden ve arkadan ciddi bir kaza yapıp bütünlüğü bozulmuş araçlar eskisi gibi olamıyor, yani istenilse belki yapılır ama herkes yalap şap yapıp satmanın derdinde.

Düzgün topanmayınca her yerinden ses geliyor, yüksek hızlarda kıçı başı ayrı gidiyor.
0
John Bloor
(10.06.20)
(9)

Bu hayatın anlamı ne?

kismisolungac
Soru başlıkta. Sizin hayatınızın anlamı ne? O kadar virüsten korumaya çalıştığınız, beslenmek, barınma için sürekli çalıştığınız hayatınızın gerçek anlamı ne?
Soru başlıkta. Sizin hayatınızın anlamı ne? O kadar virüsten korumaya çalıştığınız, beslenmek, barınma için sürekli çalıştığınız hayatınızın gerçek anlamı ne?
0
kismisolungac
(10.06.20)
kimsenin hayatının anlamı yok, anlamı olsun diye uğraşıyoruz. olmadığı gerçeğiyle yüzleşmekten daha kolay. bir bok olmadığını kabul edemeyen insanlar "hayır yeaa, bi işlevim var aslında :((" diye sağa sola sarıyor işte.
ben de sarıyorum bir şeylere herkes gibi ama hayatımın bir anlamı olsun diye değil, ölene kadarki süreyi keyifli geçirmek için.
0
Bruce
(10.06.20)
hayatın anlamı yok, genel manada yok. bunu farkeden insanın üç seçeneği var:

1- intihar, anlamsız bir hayatı yaşamanın anlamı yok. ne kadar saçma olduğunu açıklamaya gerek yok.
2- "büyük resim"i görmek, ya da "leap of faith", ya da "iman". bunu da çok açıklamaya gerek yok zaten. bu iman çoğu kişiye gerekli anlamı ve motivasyonu sağlıyor zaten. çok uç durumlarda hasan sabbah ve müritleri gibi oluyorsun.
3- anlamsızlığı kabul edip kendimizce küçük anlamlar yaratmak. camus ve sartre'nin de vardığı sonuç, makul yaklaşım bu. hayat genel olarak anlamsız, olay absürt, insanların kararları ve tepkileri anlık, süreklilik bir çaba ve ilüzyon vs. napabiliriz? üniversiteye girer, hayatımıza anlam katarız, bir şeyler öğreniriz okuruz. evlenir, çocuk yapar, hayatımıza anlam katarız onlara bugün ve gelecek inşa ederiz.

dolayısıyla 2 ya da 3e bağlı olarak hayatımızın anlamı bize bağlı, değişiyor. ne olmak istediğimiz de değişiyor. zaten kocaman bir felsefi akım var bunu irdeleyen (bkz: varoluşçuluk).

kişisel cevabım, bilmiyorum. kafamı da karıştırmıyor değil. şimdilik doktorayı bitirmek kendime koyduğum anlam hedefi. onun dışında gerçek anlam diye bir şey yok.
0
ron dennis
(10.06.20)
Aslında merak ettiğim herkesin hayatına ne gibi anlamlar koyduğu.
Mesela @bruce için keyifli zaman geçirmek. Belli ki bazı lüksleri var, bunları kaybetmek istemiyor.
Ne gibi anlamlar katıyor insanlar hayatına? Neyi kaybetmemek adına bu kadar çabalıyorlar.
Belki ben de aralarından seçerim nebileyim, kendim için bunu bulmak çok zor şuanda.
0
🌸kismisolungac
(10.06.20)
Sevgi.

O olmayınca her şey anlamsızlaşıyor zaten.
0
msb
(10.06.20)
Kafamda hayatın nasıl yaşanması gerektiğine dair bir şablon var, o şablonu tutturmaya çalışıyorum. Hayatın getirdiği zorluklarla mücadele ediyorum, keyif verecek detaylar peşinde koşuyorum. Benim için hayatı anlamlı kılacak şeyler arıyorum. Birkaç şey buldum, ornegin haftada beş saatten fazla düzenli olarak yaptığın islerde tatmin saglaman önemli, hayatı çekilir kılıyor. Bu sürede spor yapıyorsan iyi yapmaya uğraşıyorsun, çalışıyorsan işini düzgün yapmaya. Bunun dışında sevgi benim hayatımın merkezinde. Sevmediğim ya da sevilmedigim zaman mutsuz oluyorum. Derin bir sevgi bağı kurmaya çabalıyorum insanlarla (bunda p k başarılı değilim ama ihtiyacım olan bu). Ogrenmek önemli benim için, gülmek önemli. Kaygısız, güvende hissetmek. Bunları sağlayabiliyorsam ya da bu koşullar saglaniyorsa hayatımın da anlam kazandığını hissediyorum. Tüm bu saydığım amaçlara erişmek de tüm günümü, haftami, ömrümü kaplıyor. Hayat bunların peşinde sürüp gidiyor.
0
epistemic_regress
(10.06.20)
bruges
(10.06.20)
Anlami falan yok, rastgele hayatlar. Issiz kaldigi için ac kaldigi icin kendini yakan insanlar var, tecavüz, iskence bir suru olay. Onlarin hayatinin ne anlami vardi da bizimkinin olsun?

Ben kendime ve aileme yasiyorum, kariyer/para/eglence. Dunyayi degistirmek gibi bir amacim yok.
0
logisticsmanager
(10.06.20)
"İnsanı anlam oluşturmaya iten hayatın anlamsızlığının kendisidir. Çocuklar tabi ki hayata bir yaprağın yeşil rengi kadar basit şeylerden büyük mutluluk duymak gibi bozulmamış bir mucize duygusu ile başlar fakat büyüdükçe, ölüm ve yıkımın farkındalığı bilinçlerine sızarak yaşam sevincini, içlerindeki idealizmi ve ölümsüzlük yanılsamasını yıpratmaya başlar. Çocuk olgunlaştıkça çevresinde hep ölüm,acı görmeye ve “insanın mutlak iyiliğine” olan inancını kaybetmeye başlar. Yine de eğer yeterince güçlü ve şanslıysa ruhun bu karanlığından yaşamın heyecanını yeniden doğurabilir, taze bir amaç ve onaylanma hissi yakalayabilir. Doğumundan gelen o mucize duygusunu geri getiremez ama ondan daha kalıcı ve sürekli bir şey şekillendirebilir.

Evren hakkındaki en dehşet verici şey onun bize düşman değil, kayıtsız oluşudur fakat bu kayıtsızlıkla uzlaşıp hayatın zorluklarını ölümün sınırları içinde kabul edebilirsek insan türü olarak varlığımız bir anlam ve tatmin sağlayabilir. Karanlık ne kadar derin olursa olsun kendi ışığımızı yaratmalıyız.”
Stanley Kubrick
0
fobfilm
(10.06.20)
Tam da şu andan mutluluk duymak.

Ne bir saniye öncesini düşüneceksiniz ne de bir saniye sonrasını. Geçmişe dönemediğimiz gibi geleceği de öngöremeyiz. 3 gün sonrası için bir plan yaparken 1 dakika sonra ölüp gitmeyeceğimizin garantisini verebilecek bir güç, kurum yok.

Dolayısıyla yaşadığınız anda mutlu olabilmenin yollarını bulun. Gerisi kendi kendine gidiyor.
0
desdenova34
(11.06.20)
(8)

İşten çıkartma

black mamba
Şirketlerin işten çıkartması neden eleştiriliyork? Vodafone başlığını görünce aklıma geldi. Vodafone un durumu farklı olabilir ama sürekli işten çıkarma olduğu için birilerine sövülüyor. Şirket kar etmeyi düşünerek birilerini işten çıkarabilir hakkını ödediği takdirde. Bunda ne var?
Şirketlerin işten çıkartması neden eleştiriliyork? Vodafone başlığını görünce aklıma geldi. Vodafone un durumu farklı olabilir ama sürekli işten çıkarma olduğu için birilerine sövülüyor. Şirket kar etmeyi düşünerek birilerini işten çıkarabilir hakkını ödediği takdirde. Bunda ne var?
0
black mamba
(08.06.20)
vodafone değil, vodafone'a dışardan iş yapan taşeron bir şirket. vodafone işi alış ve işten çıkarma süreçlerine dahil değil. başlık dikkat çeksin diye vodafone yazmışlar.

neden eleştiriliyor kısmına gelince, hem izinlisin diye gönderiyorlar hem de işe gelmediniz diye ihtar çekip kovmaya çalışıyorlar. ondan rezelet başlığı açılmış.
0
walter white kilikli
(08.06.20)
kanun işçiyi koruyacak yeterli düzenlemeleri içeriyor.

kanunun arkasından dolaşıp açıklarını bularak çıkarmıyorsa, işten çıkardığı kişinin yasal haklarını veriyorsa eleştirilecek bir tarafı yok.
0
kibritsuyu
(08.06.20)
çünkü devletimiz böyle buyurdu. özel sektörü destekleyecek hiç bir şey yapılmadı bu dönemde (yapıldı diyene küfür ederim)
işten çıkartmaları engelleyip sözüm ona insanların gelirlerini sabit tutmaya çalışıyorlar falan filan. sanki iki ay sonra çıkartmayacaklar. sözlükteki vodafone olayı, yüklenici firmanın işgüzarlığı sadece.
0
scudman1
(08.06.20)
@walter yok bu olay dışında söylüyorum.

@duygusuz söylediklerinde haklısın ama bu kapitalizm. Şirket en başta o insanları sadece kar etmek için işe aldı ve şimdi çıkarıyor. O insanların çalışması zarar ettiriyorsa çalıştırmasını beklemek saçma.
0
🌸black mamba
(08.06.20)
@black
normal şartlarda değiliz çünkü. olağan dışı bişey var. işten çıkartılan insanlar normalde olduğu kadar hızlı iş bulamayacaklar.
belki yine sokağa çıkma yasakları gelecek, işe gidip çalışmayı bırak iş aramaya dışarı bile çıkamayacaklar. e napsınlar peki?

kar zarar konusunda haklısın ama bu şirketler kabaca; devletin izinleri ölçüsünde karlılık amaçlı kurulmuş yasal şirketler. devlet vatandaşlarını koruma kararı aldıysa (ki bizde inandırıcı değil pek ama) bu şirketler de uymak zorunda bu koşullarda.

pandemi, doğal afet vs haricinde ben de sana katılıyorum.benzer şekilde çalışanlar da bir tık daha fazla maaş bulunca başka yere geçebilir sonuçta. her iki taraftan da garip/tuhaf bulmam. ama şu anda belki gelecek 1 seneye kadar süreç başka.
0
jimjim
(08.06.20)
adamı yalan yanlış bahanelerle çıkardıkları, bu yüzden de hakları teslim edilmediği için eleştiriliyor. bu arada bunlar hep iddia tabii gerçekliğini bilemeyiz. biraz acımasız gerçeklerden bahsedeyim, bu tür kapı kapı dolaşan satışçılar, temizlikçiler, taşıyıcılar ve aklıma gelmeyen başka bazı meslek grupları buradaki çoğu kişiyi suya götürür susuz getirir. öyle çakallıkları vardır ki aklınızı alırlar.
0
floydian
(08.06.20)
hakkını ödeyen kim acaba?

8 maaşlık işe iade için istenen tazminatlar ödenmiş olsa kimse bir şey demez işten çıkarmaya + kıdem + ihbar + birikmiş yıllık izin.
0
yeahbutso
(09.06.20)
Simdi misal örnek verirsek fransa bu tarz olaylara tepkinin membahi. Ama ne oluyor? Bunlara tepki göstere gostere hak kazaniliyor.
Misal şirket 1000kisiden büyükse ve seni isten atarsa(ki kafasina gore atamaz, mahkemenin onaylamasi lazim) sana özel bir program oluyor ve 1 sene boyunca aldığın maaşı almaya devam ediyorsun. Sonrasında devletin issizlik maasi basliyor. Bu bahsettigim olay zorunlu büyük sirkerlerde. Ki onun disinda boyle canim istedi attim parasini verdim sanane diye bir kafa yok.
Peki bu nasil kazaniliyor? Oyle her isten atarim diyen şirkete "hakli adamlar zarari var atsin" diyerek kazanılmıyor.

Kısacası bu bahsettiginiz mantik amerika icin guzel de sosyal devlet geçinen ülkede saçmalık olur. Sirket kar yapınca zamlarda artma, kar payi olmuyorsa her zarar/kar dusmesinde de isten cikartma olamaz.

Vodafone olayini okumadiginizi varsayıyorum çünkü doğruysa ve buna tepki gosterilmezse ayip. Ama ülkede mahkeme hukuk olmadigindan sosyal medyadan destek bekliyor insanlar. Yazik.
0
logisticsmanager
(09.06.20)
(10)

selamlar yazlık almayı düşünüyoruz ama yardıma ihtiyacımız var

his name is king
babam sakarya'da bir yazlık beğendi. gittik gördük gerçekten güzel ama büyük bir sorun var. bütçemizin çok üstünde. babam yine de 15 yıl vadeli kredi çekip almak istiyor. kıt kanaat geçineceğiz eğer alırsa. ben almasından yanayım pek kullanacağım bir yer olmayacak konumundan dolayı ama kendisi için
babam sakarya'da bir yazlık beğendi. gittik gördük gerçekten güzel ama büyük bir sorun var. bütçemizin çok üstünde. babam yine de 15 yıl vadeli kredi çekip almak istiyor. kıt kanaat geçineceğiz eğer alırsa. ben almasından yanayım pek kullanacağım bir yer olmayacak konumundan dolayı ama kendisi için istiyorum doğrusu. iki gündür düşünüyoruz ve işin içinden çıkamadık hem almak istiyoruz hem de aylık taksitleri gözümüzü korkutuyor. dişimizi biraz sıkarsak alabiliriz ama sizin de tavsiyeleriniz önemli.
0
his name is king
(08.06.20)
15 yıl boyunca kıt kanaat geçinip o evin tadını alabilecek misiniz? 15 sene sonra ekonomik olarak daha mı iyi olmanız ihtimal dahilinde mi?

Gereksiz yere yaşam kalitenizi düşürüyorsunuz bence, hani konut olarak alacak olsanız belki derim de yazlık diyorsunuz.
0
denizgonen
(08.06.20)
@denizgonen haklısınız. taksitler neredeyse maaşının yarısına geliyor. ben sadece ileride bu kadar lüks bir evi alma şansımız olmayacağını ya da yine aynı şimdiki gibi zorlanacağımızı düşündüğüm için şimdi alalım diyorum.
0
🌸his name is king
(08.06.20)
Hocam 15 yil kit kanaat gecinilir mi? Yani bana desenizki ev yok ilk ev basimizi sokucaz anlarim ama yazlik zevk yeri zaten, uc tane meyvenin iki mangalin hesabini yapacaksaniz neden alasiniz?

Bu arada sunu da unutmayin yazlik masrafli is, 15 yil boyunca size masraf cikaracak.
Dis sikma 15 yil olmaz malesef, hele belli yastan sonra ve ulke her yil iki kat daha pahali oluyorken.
0
logisticsmanager
(08.06.20)
ben olsam almam.
0
sizofren06
(08.06.20)
Yazlık için en fazla 5 sene sıkarım kendimi 15 çok.
Sakarya’nın Kocaali tarafı yeni keşfedildiği için uygun bayağı. Belki hoşunuza giden ev olabilir.
0
cilekli pasta
(08.06.20)
15 seneye neyin ne olacagi belli olmaz. hastalik var, saglik var, baska seyler var ne bileyim...
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(08.06.20)
her sene maaşınızın yarısını kenara koysanız, istediğiniz yerden kiralarsınız sezonluk falan bir sene sakaryada bir sene başka yerde falan daha iyi olmaz mı?


15 sene başka bir yere gidememek (yurt içi/dışı) beni biraz sıkar açıkcası. ha her sene bir yere gidiyor muyum, hayır ama gidebilme ihtimalimi seviyorum :)
0
selam
(08.06.20)
sizin yardıma değil paraya ihtiyacınız var bence. yazlık alıp 15 sene sıkmak şu ülkenin şartlarında yapılabilecek en son iş bile olmamalı
0
ismailbüyük
(08.06.20)
fiyatların arşı alaya çıktığı bu günlerde almak hiç mantıklı değil hocam
0
avatar is back
(08.06.20)
Bana calisiyorsa eger, zaten fazla gidemeyecek oraya. Yillik izin dedigin meslegine gore degisir ama tas catlasin 2 ay falandir. Senede 2 ay gitmek icin 15 yil bu derece(gelirin yarisi) sikinti cekmemek lazim bence.

Calismiyor ve emekliyse, evi satip sakin bir yere hepten yerlessin mutlu olacaksa. Bahceyle falan da ugrasmak istiyosa. Yazin da denizine havuzuna girer.

O yastan sonra bu kadar buyuk borcun altina girmek bence kendisini cok yipratir. Hele ki ulkenin durumu malum, pahalilik git gide artiyor. Yillar gectikce kolaylasmasi gereken odeme tutari yillar gectikce zorlasabilir.
0
influx
(08.06.20)
(13)

ABD’ye gitme sevdası

sys coyg
Avrupa çoğu konuda daha uygar, güvenli ve cazibeli değil mi? Suç oranları, Türkiye’ye uzaklık(acil bir iş olsa hemen gelemeyecek olmak), insan kalitesinin Avrupa’ya göre daha az gelişmiş olması veya sağlık sistemi gibi konuları düşününce Avrupa daha güzel bir yer değil mi? Farklı düşüncelerinize açı
Avrupa çoğu konuda daha uygar, güvenli ve cazibeli değil mi? Suç oranları, Türkiye’ye uzaklık(acil bir iş olsa hemen gelemeyecek olmak), insan kalitesinin Avrupa’ya göre daha az gelişmiş olması veya sağlık sistemi gibi konuları düşününce Avrupa daha güzel bir yer değil mi? Farklı düşüncelerinize açığım, bu ABD sevdasını anlamaya çalışıyorum. Bana kalsa ben Türkiye’de yaşamayı tercih ederim. Teşekkürler.
0
sys coyg
(08.06.20)
aslında olay abd bin loto ile dışarıdan göçmen kabul etmesi.

ab ülkelerinde ise durum çok başka.
0
redeath
(08.06.20)
Green Card çıkar ise sponsorlukla uğraşmıyorsun. Doalyısıyla hiçbir firmaya bel bağlamıyorsun. Firma beni çıkarırsa sınır dışı edilirim korkusu yok. Green Card, seçimlerde oy kullanmak dışında neredeyse ABD vatandaşlığı demek. 5 yıl sonra da vatandaşlık alıyorsun.

Kendi adıma Avrupa'da bir ülkeyi de tercih edebilirdim ama dilini bilmediğim ülkede yaşamaya çalışmak bir nebze daha zor olacaktır. ABD'de bir süre kaldım. O kültür değişikliği şokunu atlattığım için ABD'yi tercih ederim. Ama çıkmıyor meret.
0
himmet dayi
(08.06.20)
ABD sevdasının bir başka sebebi de göçmenlere bakış açısının Avrupa gibi olmaması, insanın hayatını çok etkiliyor uzun vadede.
0
michael_knight
(08.06.20)
Kesinlikle haklisin. Mesafe, egitim, saglik ve insan profili acisindan avrupa abd'den cok daha iyi. Ama para kazanmak icin amerikada her alanda daha cok firsat var. Tek ulkede daha cok alternatif olmasi cazip tarafi. Cocugu okula göndermeyeceksen, hastalanmayacaksan, gelip gitme durumun yoksa ve parayi daha cok seviyorsan Amerika tercih edilir. Yoksa Avrupa.
0
Kirmizibavul
(08.06.20)
Para ve gitme firsati acisindan abd ama insan/saglik/yonetim acisindan avrupa.

Abd'de kazanilan parayi ab'de kazanman cok zor çünkü abd turkiye gibi; seviyeler arasinda cok fark var. Misal normal calisan 5binse mudur 15bin alabilir, benzeri abd'de de mevcut ama misal benim mudurumle benim aramda 1000 euro var yok.
0
logisticsmanager
(08.06.20)
Çekilişten çıkarsa giderim ama seçme şansım varsa Avrupa ve Kanada çok daha iyidir tabi.
0
lcha
(08.06.20)
Hayir, hic degil. Ülkelerin cazipligi sizin ne aradiginiza ve sizin degerlerinize bagli.

Yüksek vergi vermek istemiyorum, aile kurmayacagim, IT alaninda onum inanilmaz acik diyelim. Ilk secenek ABD olurdu tabii ki. Boyle bir insan niye gitsin Belcika´da tutunmaya calissin ornegin?

Avrupa bir ulke degil, daha güzel derken, neresi? Alaska´nin sinirsiz ormanlari bence Almanya´nin gri Ruhr bölgesinden daha "güzel". Anlatabildim saniyorum bu uc ornekle sorunuzdaki sorunun karsilastirma yapilamayacak derecede genelleme icermesini.
0
buf-e kür
(08.06.20)
avrupa daha iyi bence de ama ingilizcesi olan bir insan olarak ben amerika istiyorum. avrupa ülkelerinin dilini öğrenecen de konuşacan da ohoo.. tüm dünya ingilizce olsaydı iskandinav ülkelerine gitmek isterdim.
0
beyaz power ranger
(08.06.20)
Amerika, TR gibi açlıktan ölebileceğin veya aşırı zengin olabileceğin skalada bir fırsat sunuyor sana. Avrupa medeniyetleri (en azından büyük ülkeler almanya, hollanda vs gibi) seni evsiz bırakmaz, ama zengin de etmez, güzel bir hayat sürersin ama hepsi bu. Eğer büyük balık peşindeysen ABD'ye gitmek daha mantıklı. ABD'de ırkçılık da avrupaya göre tabii ki çok daha az (ya da bizim için yaşaması daha kolay diyeyim)
0
roket adam
(08.06.20)
Avrupa ırkçı, hiçbir zaman onlardan birisi olamazsın. ABD göçmen toplumu sonuçta. Rahat.
0
catch the arrow
(08.06.20)
abd'nin avrupa'ya göre avantajlarını sayalım.

- coğrafyası ve iklimi daha güzel. (güney avrupa hariç) avrupa'da güney dışında güneş yok.
- kültüre adapte olmak basit. ingilizce konuşuluyor. ulus millet olmadığı için sosyal ortam yaratmak hiç zor değil. git almanlarla fransızlarla takılmayı dene. çok daha zor sosyal bariyeri kırmak avrupada.
- çok zengin ülke. dünyaya kültür ihraç eden ülkede o kültürün yaratıldığı yerdesin. nba mi izlersin, louis ck mi? hepsi elinin altında.
- last but not least. bu en önemlisi. maaşlar yüksek. sosyal devlet olmadığı için avrupaya kıyasla aynı şirkette aynı işe 1.5 katı maaş alırsın. genç insan için büyük avantaj.

suç oranı yüksek yerinde yaşanmaz evet. ama her yer öyle değil. bir de suç oranında bilinmesi gereken bir husus var. abd'de sosyal yapı rezalet olduğu için şehirlerde segregation almış başını gitmiştir. beyazların mahalleleri ayrı, siyahlarınki ayrı, hispaniklerinki ayrıdır. mesela chicago şehir merkezi ve kuzeyi çok güvenliyken, şehrin güneyinde her gün vukuat olur, birileri hayatını kaybeder. obama ağlar vs. zannedilir ki chicago çok tehlikeli şehir. evet ama sadece belirli bölgeleri öyle, geri kalanında türkiyeden güvenli yaşarsın.
0
antikadimag
(08.06.20)
Bi de medya etkisi var. herkes amerikayi tasi topragi altin saniyor, adam gelmis ‘abi kaliforniyada ot yetistirip icmek serbest ne guzel’ diye anlatiyor, oraya gitse bahceli evinde haftada 30 saat calisip kafalar guzelken vur patlasin cal oynasin yasiycam saniyor. Halbuki disciye gitse anlayacak olayin oyle olmadigini.
0
icim urperiyor
(08.06.20)
Amerika ve Kanada kirsali dogusundan batisina yasadigin eyalete/sehre gore bambaska hayat sunuyorlar. Nerede yasadigina ve kac para kazandigina gore degisir. Guzel yerde yasarsin ama para kazanamazsan bir boka yaramaz.

NY'de yasayan arkadaslar var, bana gore bombok hayatlari var cunku para kazanamiyorlar 40 yasina geldiler aile kurmayi birak hala roommate ile yasiyorlar, tek baslarina ev tutamiyorlar para olmadigi icin. Ama sorsan keyifleri yerinde, aksiyonun merkezi orasiymis. Iyi guzel de sen o aksiyonun ne kadar parcasisin? Uzaktan izliyorsun, ay sonu verecegin binlerce dolar kirayi dusunuyorsun.

Bence "American Dream" senede 80-100 burut ile olacak sey degil, kesintileri cik birsey kalmiyor. Senede 150'nin ustune cikabiliyorsan kuzey amerika guzel, onun altina gelmek bence vakit kaybi, bosuna eziyet.

Ozetle iyi para yapamiyorsan Avrupa her turlu bu versusu alir.
0
cooperr
(08.06.20)
(12)

Bugün İş Görüşmesinde Yaşadığım Saçma Olay

depresif genc
Merhabalar.Biliyorsunuz şu sıralar covid-19 olduğundan iş görüşmeleri skype üzerinden yapılıyor. Benim de 1 hafta arayla iki firmayla skype görüşmem oldu. Bu sabah 2. firmayla olan skype görüşmesinde bağlantı aniden koptuğu için tekrardan maillerim arasından bağlantı adresini bulup girmeyi denedim a
Merhabalar.

Biliyorsunuz şu sıralar covid-19 olduğundan iş görüşmeleri skype üzerinden yapılıyor. Benim de 1 hafta arayla iki firmayla skype görüşmem oldu. Bu sabah 2. firmayla olan skype görüşmesinde bağlantı aniden koptuğu için tekrardan maillerim arasından bağlantı adresini bulup girmeyi denedim ancak dikkatsizlik sebebiyle 1. şirketin göndermiş olduğu linke tıkladım. Tıklamamla birlikte kendimi başka bir iş görüşmesinin ortasında buldum. Bir adayla iş görüşmesi yapıyorlardı ve "Hayırdır, siz nereden çıktınız" şeklinde bir tepki verdiler doğal olarak. Ben de bir yanlışlık olduğunu söyleyip çıktım.

Ben bana ait geçmiş skype linkinden nasıl o hanımefendinin bugünkü görüşmesine girebildim anlamıyorum ama böyle saçma bir olay oldu ve aptalca bir duruma düştüm. Sonradan özür maili attım, onlar da problem olmadığını söylediler ama bu kesinlikle haneye eksi bir not olarak düşer diye düşünüyorum. Dahası, bu Çarşamba yüzyüze görüşmemiz olacak, süreci zedeler mi sizce bu olay?
0
depresif genc
(08.06.20)
hiç bir şey olmaz. takılmayın bu kadar.
0
benaslinda
(08.06.20)
hayır asla,
süreci zedelemez
0
jimjim
(08.06.20)
Siz yapabileceğinizi yapmışsınız, özür dilemişsiniz. Şirketin Skype kullanımında bir sorunu keşfetmişsiniz hatta, belki onların da haberi yoktu linklerin sürekli kullanılabildiğinden. Yaşanan olay sizin değil daha çok onların sorunu.
0
wish i could find a way to disappear
(08.06.20)
Sizin hatanız değil. Siz ufak bir yanlışlık yapmışsınız. Onlar tüm adaylara aynı linki göndererek bilgi güvenliğinde bir zaafları olduğunu ifşa etmiş oldular. Sizin sürecinizi etkileyeceğini sanmıyorum.
0
himmet dayi
(08.06.20)
Hic sikinti yapmayin hatta iyi gecmisse görüşmeniz komik bir ani olarak bile kalabilir. Ben sahsen komik bulurdum durumu.

Küçük düşürücü bir durum olmadigi sürece onemsiz boyle olaylar.
0
logisticsmanager
(08.06.20)
kimsenin umrunda değil inan, takılma buna.
0
orpheus
(08.06.20)
Bunu diğer görüşmede eğlencelik olarak kullanın ve artı puanları toplayın
0
conta
(08.06.20)
gayrıihtiyari bir durum. sorun teşkil etmez bence.
0
benibulmanlazim
(08.06.20)
hiç bir şey olmaz hocam. hatta biraz daha akılda kalıcı oldunuz işte ne güzel :)

kızmazsanız çok güldüm ama olayı anlatınca. ik'da çalışıyorsun ve ciddi ciddi iş görüşmesi yapıyorsun. sağ alttan dırınk diye bi kafa çıkıyor "melhaba yine ben eheheh" şeklinde. iyi gülmüştür ikcı :)
0
syozkn
(08.06.20)
korkmuşlardır :)
0
ShadowOfMoon
(08.06.20)
Çarşamba bugün, nasıl geçti?
0
conta
(10.06.20)
Gayet iyi geçti görüşme, hiç bahsi açılmadı.
0
🌸depresif genc
(11.06.20)
(11)

Yabancı dizi mi tercih ediyorsunuz film mi?

The Student
Bir arkadaşım televizyonun sanat sayılamayacağı için filmleri tercih ettiğini söylüyor. Televizyon a aptal kutusu gözüyle bakıyor ve tv onu asla eğlenirdi remiyormuş. Hiç-bir film ise zaman kaybı değil ona göre. Film izlemek insanin daha az vaktini kaybediyormuş. Diziyse yarın modası geçecek olan 1
Bir arkadaşım televizyonun sanat sayılamayacağı için filmleri tercih ettiğini söylüyor. Televizyon a aptal kutusu gözüyle bakıyor ve tv onu asla eğlenirdi remiyormuş. Hiç-bir film ise zaman kaybı değil ona göre. Film izlemek insanin daha az vaktini kaybediyormuş. Diziyse yarın modası geçecek olan 1 tüketim kültürü... Siz ne diyorsunuz bu konuya?
0
The Student
(08.06.20)
ikisinden de güzel olanları izlerim. insanların böyle bir konuda bile fanatik görüşü olması saçmalık.
0
king lizard
(08.06.20)
film önceliğim. elbette güzel dizileride izliyorum. o kadar yüksek bütçeli diziler var ki bunlara sanat demezsek ayıp olur.

benim film tercih etme sebebim ise diziler çok yavaş akıyor. ve genelde finalde olayı toparlayammıyorlar. filmler ise 2 saat içerisinde giriş gelişme ve sonucu çok güzel verebiliyor.
0
belkider
(08.06.20)
Dizileri tamamen keyifli vakit geçirmek için, filmleri bazen keyifli vakit geçirmek için bazen de sanatsal açıdan bir bakışa sahip olmak, sanatsal açıdan tatmin olmak için izlerim.

Arkadaşına Bergman izleyince "eğlenmiş" mi hissediyor diye sorarsın. Yoksa sanat diye izlediği filmler avengers mı? Ben avengers izleyince de eğlenmiş hissediyorum, killing eve izleyince de.

Arkadaşın aklıma şunu getirdi nedense.
youtu.be
0
Bruce
(08.06.20)
Oz 1997de başlayan bir dizi. Şuan ikinci kere izliyorum birçok insan gibi. Birçok filmden de başarılıdır mesela farklı farklı konularda.

Ben ikisini de izlerim bir önceliğim yok duruma göre değişir.
0
turkce konusan uzayli
(08.06.20)
TV'nin öncelikli amacı eğlendirmek, vakit geçirtmek zaten. Saçma bir argüman olmuş. Sanat değeri olmadığı için bana bir şey kazandırmıyor, kazandırmadığı için keyif almıyorum izlerken dese daha mantıklı olur.

belkider'e katılıyorum. Ayrıca izlediğimiz her film sanat eseri olmaz. Çoğu filmin de böyle bir iddiası yoktur zaten. İnternete, televizyona, sinemaya ulaşabilen her insanın senede bir iki kere de olsa film izlediğini düşünürsek sanat filmlerini içeren bağımsız sinemayı takip eden, izleyen insan sayısı çok çok az zaten.

Benim tercihim tamamen keyfime göre değişiyor. Gerçekten keyif alarak çok fazla çöp dizi izledim. İzlememdeki öncelikli amacım da buydu zaten, bir dizide yapılanlara güleyim bir de dizinin bir dizi olarak ne kadar saçma, amatör, beceriksizce yapıldığına güleyim diye. Çok çok iyi, izlemeden ölmeyin denilecek çoğu diziyi izlemedim açıkçası çok ağır aktığı için.

Sinemada da tercihim çok değişken. Karantinada vaktim olduğu için farklı dünya sinemalarına göz atma şansım oldu. ABD menşeli bağımsız filmleri de izledim. Hollywood'un boş filmlerini de keyif alarak izledim.
0
black holes in the sky
(08.06.20)
"dözöysö yörön mödösö" - arkadaşına söyle tv programlarının ve sinemanın tarihi netflix'le başlamadı.

25 30 yıl giden pembe diziler, simpsons, friends...

TV yayıncılığının geleceği tartışılır belki - ona da "ölecek" demek saçma, internet çıktığında da basılı yayın ölecekti?

"zaman kaybı film yok" başlı başına saçmalık zaten. lütfen kendisine recep ivedik serisini sanatsal olarak değerlendirmesini istediğimizi ilet. "şu nedenle zaman kaybı denemez, dizilerde bu yok mesela" şeklinde bir ifade bekliyorum kendisinden.

troll'lüyor musun harbi bi daha okudum bi daha sinirlendim.
0
celeron 300a
(08.06.20)
Bu yoruma göre recep ivedik sanatken sopranos aptal kutusu.

Bu örnek ile bile arkadasinin fikrinin mantikli olmadigi belli.
0
logisticsmanager
(08.06.20)
İkisini de tercih ediyorum çünkü ikisi de farklı şeyler. Çöp filmler olduğu gibi sinema ile anlatılamayacak kadar iyi diziler de mevcut. Bazı hikayeler sinema ile değil dizi ile daha iyi ele alınır.
0
cemallamec
(08.06.20)
Böyle leş entel tipler bitmedi mi hala ya? Ergen ergen tespitler, irite oluyorum. Ha dur dur şey, çok "cringy".

İşleri türe göre değil, içeriğe göre ayırmak gerekir. Yoksa yukarıdaki arkadaşın da dediği gibi Recep İvedik bir sanat eseri, Mad Man bir tüketim malzemesi, Şeyma Subaşı yazdığı kitap sayesinde bir edebiyatçı haline gelir. Böyle genellemeleri de ancak senin arkadaşın gibi gerzekler yapar. O gerzeklerin de gördükleri en "sanat" sayılabilecek film ondan bundan duyup izledikleri, sonrasında da "Haluk Bilginer'in tiradı abi yeaa" diye gek gek gerindikleri Masumiyet falandır.

Geçiniz.
0
buff
(08.06.20)
"bir arkadaş"ına simpsons'ın 31. sezonunun yayınlandığını ve selam söylediğimi söyle. o anlar.

şu hayatta simpsonlar kadar bile tecrübesi olmayanlar sinema eleştirmeni falan kesiliyorlar başımıza ben de ona çok üzülüyorum. yemişim sanatını ben eğlence kısmındayım. sanat filmlerinden de nefret ederim.

iktidara geldiğimde marvel evreni dışında film bırakmayacağım. dönüp dönüp onları izleyecek millet.
0
ozdek
(08.06.20)
Ah be TV, ne yazık ki bir pizza değilsin.
0
lüzumsuz adam
(08.06.20)
(6)

Bu adam çok mu zengin?

msb
Arada denk düşüyor internette, anlamsızca merak ettim ne iş yapıyor, kimdir nedir diye..Çok zengin bi hali var.
Arada denk düşüyor internette, anlamsızca merak ettim ne iş yapıyor, kimdir nedir diye..

Çok zengin bi hali var.
0
msb
(07.06.20)
murat övüç bu.

fakir bir gençlik geçirmiş. çok uğraşmış şimdi zengin.
instagram fenomeni olmasının yanında zengin bir sevgilisi var. kapalıçarşı'da dükkanı falan varmış sanırım sevgilisinin.

yanlış olmasın, 20 tane evim var diyordu.
sık sık muhtaç durumda olanlara yardım ediyordu.
ben öyle tanıdım.

güya takip etmem böyle şeyleri, sıklıkla sözlükte gündem oluyor oradan biliyorum. geçen de ermeniler hakkında çirkin bir şey söyleyip sonra özür dilemişti.

duygusal bir arkadaşımız. arada ağlıyor falan.

fal bakıyormuş önceden. ünlü olmasında nur yerlitaş'ın payı varmış. kendisi onu bir gün zenginlerin olduğu bir yere, tatile götürmüş. fal baktırmış falan. diğer ünlüler ve zenginler de onu sevmişler. camiaya öyle girmiş.
0
dahinnotha
(07.06.20)
Kendine eğlence arayan, tık peşinde koşan twitter kullanıcılarının ünlü ettiği başka bi boş adam. Bunlar bir ara nutella attım diyen tinerciyi ünlü etmişti, kötü şarkı yapanları ünlü ettiler, yamuk tepsi kullananları ünlü ettiler. Bu ünlülük sayesinde şimdi zengin olmuştur belki ama kendiyle ilgili söylediği çoğu şey yalan. Adam rus çiçek sitelerinden çiçek görüntüsü alıp, hediye geldi diye hikaye atıyor :D

yalanlarıyla ilgili şöyle bi entry var:
eksisozluk.com
0
eazy
(07.06.20)
Bir videosunu izlemistim, çakma olduğu 100kmden belli ürünleri 30bin lira verdim 8bin lira verdim diye anlatıyordu bir de benim param olsa yasamayacagim bir semtteydi.
Kısacası zengin olmakla zengin gibi göstermek baska.
0
logisticsmanager
(07.06.20)
armağan çağlayanla röportajı var youtube'da.

orada duymuştum ben de. fal bakıyormuş falan.
0
tabudeviren
(07.06.20)
bu sekilde poz veren bi adam zengin olabilir mi sizce? zengin gorunmek isteyen kimse aslinda zengin degildir.

adami tanimiyorum bu arada.
0
ehti
(08.06.20)
Bu sekilde poz veren biri zengin olabilir elbette @ehti
0
🌸msb
(08.06.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.