Giriş
(12)

Kilo Verme Sürecinde Vücuttaki Çatlaklar Zamanla Gider mi?

ripvanwinkle
2 aydır diyetisyen kontrolünde diyet yapıyorum ve 2 ayda toplam 25 kilo verdim hedefimiz 85 kilo ve toplamda 55 60 kilo vermiş olacağım. Vücuttaki çatlaklar için ne yapabilirim? Zamanla kaybolur mu? Çatlaklar için krem öneriniz vs varsa sevinirim.
2 aydır diyetisyen kontrolünde diyet yapıyorum ve 2 ayda toplam 25 kilo verdim hedefimiz 85 kilo ve toplamda 55 60 kilo vermiş olacağım. Vücuttaki çatlaklar için ne yapabilirim? Zamanla kaybolur mu? Çatlaklar için krem öneriniz vs varsa sevinirim.
0
ripvanwinkle
(10.02.22)
Belki zamanla solar ama kaybolmaz.
0
Zaman Tamircisi
(10.02.22)
eğer yeni oluştularsa, kırmızı-mor gibiyse geçme ihtimali var.
bütçeniz yeterliyse lazer tedavisi veya mezolift araştırın.

sadece krem alabilecekseniz "lierac".
ama düzenli kullanın.
0
blatta hiberna
(10.02.22)
bio oil çatlak yağı deneyebilirsiniz.
kaybolmazsa da striott lazerle gözle görünür sonuçlar alanlar var.
0
marla is in my head
(10.02.22)
çatlak ve selülit kaybolan şeyler değil maalesef. görsel olarak biraz azalabilir fakat cerrahi bir müdahale olmadığı sürece orada olacak.
krem, yağ vs.ler çatlak oluşmadan önce bir nebze etkili olabilirdi. oluştuktan sonra sadece kabullenmek gerekiyor.
çatlak da selülit de doğal şeyler. olabilir. sağlık ile bir ilgisi yok.
0
d e j i n
(10.02.22)
zayıflamakla çatlak oluşmaz ki. kilo alırken cilt gerildiği için oluşur. zayıflarken sarkma olur, bol bol spor yapmak gerekir onun için de. çok ciddi kilo verenler ameliyat oluyorlar. başarılar
0
deartheodosia
(10.02.22)
@blatta hiberna Evet kırmızı mor gibiler.

@deartheodosia Evet biliyorum. Yakın zamanda spora başlayacağım. Düzenli spor yaparsam %95 ihtimalle ameliyata gerek kalmayacağını söyledi.
0
🌸ripvanwinkle
(10.02.22)
bir kaç cildiyeci dolaşmanız lazım
0
duyurukullanıcısı
(10.02.22)
@deartheodosia:

zayıflarken de oluşuyor maalesef.
neden olduğunu ben de anlamadım ama oluyor.

kırmızı-morsa hemen lierac'a başlayın ama çok düzenli kullanın.
en azından daha az derin ve küçükçe olanları tamamen geçirebiliyor.
spor falan da yaparsanız birlikte daha çok işe yarar.
0
blatta hiberna
(10.02.22)
Çatlakları tamamen geçirecek bir tedavi yöntemi icat edilmedi. Boşa sağa sola para vermeyin
0
administ
(11.02.22)
Kisa sure icinde cok fazla kilo vermissiniz. Azminiz icin tebrik ederim. Ama kas calismayarak verilen kilolarda deri sarkmasi ve catlamasi cok olasi hatta kesin. Catlaklar olustustuktan sonra eger cok yeni degilse iyilesme ihtimali yok maalesef. Ama gorunusunu azaltabilecek islemler var yukarida bahsettikleri gibi.
hedefledigibiz kilonun yarisini vermissiniz. Hemen spora baslamanizi oneririm. Bir de hamilelerin vs kullandigi catlak kremlerine tez vakitte baslayin derim.
0
zimbirik
(11.02.22)
@zimbirik

Çok teşekkürler öncelikle. Diyetisyen spor yapmak için biraz daha beklemem gerektiğini söyledi.
0
🌸ripvanwinkle
(11.02.22)
Diyetisyeninizin bunu demesinin nedeni max kilo verdirmek olabilir. Kilo vermeniz yavaşlayınca size spor takviyesi yaptırıp yine kilo verme hızınıza bir destek yapacak sporu tahminimce ama bilemiyorum tabi ki sizi tanımadığım için. Belki başka çekinceleri de olabilir.
İşinde iyi olan ve yüksek kilolu kişilerle çalışmış, aynı zamanda beslenme konusunda da kendini geliştirmiş personal trainerlar var. En azından beslenme konusunda değil ama spora başlangıç konusunda bi fikir alabilirsiniz, diyetisyeniniz ile eğitmenin bilgilerini karşılaştırıp sorgulayabilirsiniz.
Ama gerçekten insan anatomisini bütüncül çalışan bir sistem olarak algılayıp doğru yönlendirme verebilecek pt sayısı çok az. Eğer ararsanız referansları olan birini bulmanızı öneririm.
0
zimbirik
(11.02.22)
(3)

Bu insanlar kamera karşısında nasıl bu kadar rahatlar?

jonas
Bu hafta izin haftam, Netflix falan derken zaman bolluğundan Yemekteyiz'e de sardım.İzlerken de şunu merak ettim; sizce bu insanlar kamera karşısında nasıl bu derece hiç heyecanlanmadan sanki kendi doğal ortamlarında arkadaşlarıyla takılır gibi rahatça takılabiliyorlar, dış sesle şakalar atışmalar f
Bu hafta izin haftam, Netflix falan derken zaman bolluğundan Yemekteyiz'e de sardım.

İzlerken de şunu merak ettim; sizce bu insanlar kamera karşısında nasıl bu derece hiç heyecanlanmadan sanki kendi doğal ortamlarında arkadaşlarıyla takılır gibi rahatça takılabiliyorlar, dış sesle şakalar atışmalar falan yapabiliyorlar? Televizyonda milyonlarca kişinin önünde oluyorsun yani, ben olsam aşırı stres yapardım diye düşündüm hep izlerken.

Öğrenciyken bir kere okulda bir tv kanalı çekim için gelmişti bize, sıra bana gelip de kamera karşısında konuşurken heyecandan maymuna dönmüştüm :D Belki Yemekteyiz tarzı programlardakiler ajanstan gönderiliyor da diyebilirsiniz ama tamamının ajanstan olmadığı da net belli. Çözemedim gerçekten.
0
jonas
(10.02.22)
Hocam zaten rahat oldukları için bu tarz şeylere başvuruyorlar katılmak istiyorlar. İllaki bir elemeden geçiyordur. Orada da en çok reyting getirecek şov yapacak insanları seçiyorlardır
0
ceketimi alip cikcam
(10.02.22)
onların amacı ekranda bir-iki kere görünüp belki bir dizide rol almak veya bir diziye falan başvururken cv'ye koymak için programa katılmak

yani adamın işi o.
0
duyurukullanıcısı
(10.02.22)
Aynı şeyi ben de düşünmüştüm. Dediğiniz gibi bazıları direkt olarak ajanstan gönderilen tipler oluyor. Geri kalanlar da elemelerde kendini belli ediyordur.
0
pispinti
(11.02.22)
(4)

Dünya liderleri neden Putin'e mütekabiliyet göstermiyorlar?

levent bilgen
Macron'a son yaptıkları tüm dünyanın gündeminde. Macron hak ettiği için çoğu insan keyifle izliyor. Ben de öyle. Ama daha öncesinde de Merkel'e yaptığı şu hareket var: https://www.sondakika.com/dunya/haber-putin-in-macron-a-yaptiklari-2007-deki-merkel-14722847/Erdoğan ve heyetine de aynı dozda olmas
Macron'a son yaptıkları tüm dünyanın gündeminde. Macron hak ettiği için çoğu insan keyifle izliyor. Ben de öyle. Ama daha öncesinde de Merkel'e yaptığı şu hareket var:

www.sondakika.com

Erdoğan ve heyetine de aynı dozda olmasa da benzer şeyler yapmıştı. Keza Kraliçe Elizabeth ve Papa'ya da. Yani adamın genel olarak tüm dünya liderlerine racon kesmeye kalkan bir tavrı var.

Hal böyleyken neden bütün liderler bu aşağılamalara boyun eğiyor? Koca Almanya başbakanı iki kelam edemiyor mu? Ya da gündem olmayan daha nicesi?
0
levent bilgen
(10.02.22)
Demokrasilerde iktidarın (başkanın) gücü çok çok sınırlı, o yüzden de genelde ezik büzük tipler başa geliyor. Çünkü güç başka yerde olduğu için, o karaktere sahip insanlar o yerlere kayıyorlar.

Misal bana şu an milletvekili ol deseler olmam, kendi şirketimde yönetici olarak hem daha fazla para kazanıyorum, hem de daha fazla gücüm var, belli kararlar alıp uygulayabiliyorum. Uyuşturucu kaçırmayacaksan, köylüne hava atma derdin yoksa bi anlamı yok. Torpille adam bile aldıramıyorsun artık.

Demek istediğim özel sektör > devlet değil. Ama illa güç isteyen yırtıcı bi kişiliksen istihbarata gir, gazeteci ol, iklim ajansı başkanı ol, devlet başkanından daha çok hareket alanın var.

Rusya'da (kısmen bizde de) işler böyle değil, Putin'in cidden gücü var. Bu da hem karaktere yansıyor, hem de o karakterdeki insanlar o pozisyon için daha çok çabalıyor.

Yoksa Belarus gazeteci kaçırdı, EU başkanı çıkıp anca "şiddetle kınıyoruz" diyebildi. Kınamaktan başka yapacak bişeyi yok çünkü, yapacak olsa birilerinin ayağına basar, sonra ertesi gün kasedi çıkar (ya da kahvaltısını alırken kullandığı kredi kartının puanlarıyla bisiklet lastiği şişirttiği ortaya çıkar), postalarlar.

Benim teorim bu.
0
plutongezegendegilmi
(10.02.22)
Cunku butun gelismis ulkelerin hepsinin halki savas istemiyor putin i zorlarsan savas cikar ama hic bir fransiz sarabini kenara koyup rusyaya savasa gitmek istemez ama putin savasmak isteyen cok rus bulur

dolayisi ile avrupalinin tek caresi yaptirim o sebeple ukrayna da savas istemiyorlar cunku ortadoguda oldugu gibi bir kere savas cikti mi virus gibi saga sola yayilma olasiligi cok yuksek
0
duyurukullanıcısı
(10.02.22)
Emrah Sefa Gürkan'dan alınan bilgiyla yorumlama ancak bu kadar olur.

Merkel'in öz geçmişine bir bakın bakalım.

Emmanuel Macron'un da öz geçmişine bakın bakalım, nereden geliyormuş.

Trump'ı söylemeye gerek yok.

He devlet başkanının eli kolu bağlı, sikko ajanın sınırsız gücü var.

Konu savaş değil zaten. Rusya'ya neden yaptırım yapamıyorlar? Rusya'ya gittim, Rus gençleri Avrupalı gençlerden farkı yok ve gençlik Putin'i istemiyor. Halk sefalet içinde. Asgari ücretle bir insanın yaşaması mümkün değil. Rusya'da saçma sapan bir durum var.
Sanırım Avrupa zaten Rusya'ya yaptığı kadar yapabilmiş. Rusya da kimseyi takmıyor. Avrupa'nın Ukrayna konusunda bir çıkarı, faydası yoksa Ukrayna'yı sikine takmayabilir.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(10.02.22)
Ayı ile ayı olmazsın. Olmuyorlar.
0
kaptankedi
(10.02.22)
(2)

bir kurumda olan hisseleri farklı bir kuruma aktarmak?

megacracker
iş bankasında amerikan borsasında hisselerim var, komisyon oranlarından dolayı farklı bir aracı kuruma geçmeyi düşünüyorum portfoyün bir kısmı için. interactive brokers kullanmayı planladım fakat işçepte hisseleri satıp, nakitin hesaba geçmesini beklemeden başka bi yol var mı merak ediyorum. yani di
iş bankasında amerikan borsasında hisselerim var, komisyon oranlarından dolayı farklı bir aracı kuruma geçmeyi düşünüyorum portfoyün bir kısmı için. interactive brokers kullanmayı planladım fakat işçepte hisseleri satıp, nakitin hesaba geçmesini beklemeden başka bi yol var mı merak ediyorum. yani direkt olarak işcep-interactive brokers arası hisse transferi yapabilmem mümkün olur mu?
0
megacracker
(09.02.22)
iş bankasını arayıp hisseler kimin adına kayıtlı ona bi bakman lazım. belki iş bankası, iş bankası güvencesi ile senin için kendi adına tutuyor hisseleri.

mesela ben diyorum ki mega raad ol kardeşim benim hesapta hisselerin takıl kafana göre. sen benim adıma işlem yapıyorsun bana güvenerek

bu benim de merak ettiğim bir soru garanti bankası adına.
0
duyurukullanıcısı
(09.02.22)
Yurt dışı borsalarda işlem yapmaya ve/veya saklama hizmeti vermeye yetkili olan ve Garanti Yatırım ile sözleşme akdeden Saxo Bank A/S,

bu hiseler zaten saxo bank'ta tutulmuyor mu, garanti yatırım adına soyluyorum.

saxo batsa bu hisseler ne olacak ayrı soru.

mega sorusunu ben de bekliyorum cevabı.
0
liberal
(09.02.22)
(4)

Rüzgardan elektrik üretme projesi

mustafakesekci
Duyurunun mühendisleri merhabaBizim oğlan haftasonu bir sınava katılacak. 5.sınıf öğrencisi. Sınavda rüzgar enerjisinden elektrik üretimi yapılacak bir proje tasarlamaları isteniyor. Aşağıda detaylı açıklamasını da kopyalıyorum.Ne tavsiye edersiniz, nasıl bir tasarım yapabilir? Mühendislik harikası
Duyurunun mühendisleri merhaba

Bizim oğlan haftasonu bir sınava katılacak. 5.sınıf öğrencisi. Sınavda rüzgar enerjisinden elektrik üretimi yapılacak bir proje tasarlamaları isteniyor. Aşağıda detaylı açıklamasını da kopyalıyorum.
Ne tavsiye edersiniz, nasıl bir tasarım yapabilir? Mühendislik harikası olmayacak tabi ki, yaşına uygun, yapabileceği birşeyler olursa şahane olur. Şimdiden teşekkürler.

Sevgili Öğrenciler,


Dünyada enerjiye olan ihtiyaç giderek artıyor. İhtiyacımız olan enerjiyi fosil yakıtlar kullanarak elde etmek hem çevreye zarar vermekte hem de bu yakıtların tükenmesine sebep olmaktadır. Daha temiz bir dünya için tükenen fosil yakıtlarına alternatif olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek geleceğimiz için vazgeçilmez hale gelmiştir. Türkiye'nin geleceğine katkıda bulunacak siz değerli gençlerimizden, uygulama sınavı kapsamında, yenilenebilir enerji kaynaklarından birisi olan rüzgâr enerjisini kullanarak, elektrik enerjisi üretecek bir tasarım yapmanız istenecektir.
Yaratıcı tasarımlarınızı heyecanla bekliyoruz.
0
mustafakesekci
(09.02.22)
şöyle birşey yapabilir:

www.hepsiburada.com
0
kaptan memo
(09.02.22)
burada direkt şunu yapın dersek, öğrencinin projesi olmaz ortaya çıkan şey. 5.sınıf böyle bir şey erken olmuş, çünkü normalde öğrenciler teknoloji tasarım dersinde (6. - 7.sınıf) proje nasıl yapılır, fikir nasıl bulunur, tasarım odaklı düşünme gibi konuları öğreniyorlar. size iki kısa video önereceğim, oğlunuzla birlikte izleyin yararlı olacaktır.

proje nasıl yapılır için: www.youtube.com
yenilenebilir enerji üzerine: www.youtube.com
0
gmzo
(09.02.22)
bir dinamo'ya o kanatları uygun şekilde takacaksınız dinamonun diğer tarafına da tercihen bir led ampul takacaksınız

www.akakce.com

kanatlar dinamoyu döndürecek dönen dinamo elektrik üretecek o elektrik de lambayı yakacak
0
duyurukullanıcısı
(09.02.22)
Evdeki malzemelerle yapalım derseniz:

1 kağıt -> bundan rüzgar gülü yapın. Bu rüzgarın enerjisini yakalamamıza yarıyor.

1 tane ince çubuk -> rüzgar gülünün ucuna takın, rüzgar gülü bunu çevirecek. Enerjiyi rüzgardan çubuğa aktarıyoruz.

1 tane pet şişe -> bunun etrafına bakır kablo dolayın, bakır kablonun uçlarını da bi led'e bağlayın. Birazdan şişenin içindeki manyetik alanı değiştireceğiz, bu manyetik alan değişimi de elektrik üretecek kablo üstünde. O elektrik de led'i yakacak.

1 avuç mıknatıs -> bunları da çubuğa bağlayın, bulundukları yer şişenin (dolayısıyla kabloların) ortasında olsun. Çubuk döndükçe bunlar da dönecek, böylece ortamdaki manyetik alanı değiştirecekler.

Bundan sonra rüzgar gülü döndükçe led'in yanması lazım. Yanmazsa daha çok kablo dolayın pet şişenin etrafına. Ya da rüzgar gülünün daha hızlı dönmesini sağlayın. Daha çok mıknatıs da olur :) Birim zamanda ne kadar çok manyetik alan değişirse o kadar çok elektrik üretiyoruz.

@duyurukullanıcısı'nın bahsettiği dinamo zaten bu pet şişe / kablo / mıknatıs üçlüsünün yaptığı şeyi yapıyor. Ama böyle bi "kara kutu" yerine, direkt malzemelerin ortada olması konuyu daha anlaşılır kılar bence.

Ha bu proje neye yarar? Onu bilmiyorum :) Soru da bu değil sanırım, ama işte rüzgardan elektrik (ve ışık) üretmek isterseniz evde bu şekilde basit bir şey yapmanız mümkün.
0
plutongezegendegilmi
(09.02.22)
(10)

Erkek Çocuğu Yetiştirme

pofudukayi
Arkadaşlar, politik doğrucu olmadan yaklaşırsanız sevinirim, işin ezbere doğrusunu bende biliyorum. Bir erkek çocuğunu empati duygusu yüksek, sevgi dolu vs. yetiştirdiğinizde iyi bir birey katıyoruz topluma. Ama toplum kadınıyla, erkeğiyle kırıyor,eziyor bu insanı. Hırbolar ise her anlamda el ustund
Arkadaşlar, politik doğrucu olmadan yaklaşırsanız sevinirim, işin ezbere doğrusunu bende biliyorum. Bir erkek çocuğunu empati duygusu yüksek, sevgi dolu vs. yetiştirdiğinizde iyi bir birey katıyoruz topluma. Ama toplum kadınıyla, erkeğiyle kırıyor,eziyor bu insanı. Hırbolar ise her anlamda el ustunde tutuluyor. Ogluma iyilik mi yapmis olacagim diye kafam cok karisiyor. Ozellikle oglu olup benzer ikilemlere dusen var mi merak ediyorum.
0
pofudukayi
(06.02.22)
Empati duygusu yüksek, sevgi dolu olunca kendini ezdiren, çekinik birisi olacak diye bir şey yok ki. Aynı zamanda kendine güvenen, hakkını arayan ve kendisini savunan bir karakteri olabilir pekala. Öyle de olmalı. Başkalarını ezen zorbalar yetiştirmek değil bunun çozümü. Hele hele cinsiyet ayrımı yapmak hiç çözüm değil. Oğlum olacak ama oğlum da olsa kızım da olsa tüm canlılara saygılı, empati kurma becerisi yüksek, kendine güvenen ve kendi kararlarını verebilen, içerisinde yaşadığı topluma faydalı bir birey yetiştirmek olur hedefim. Ezilen insanlar sadece empati kuran, sevgi dolu insanlar değil, genelde ailesi tarafından özgüvenleri zedelenerek yetişmiş kişiler.
0
gmzo
(06.02.22)
gmzo +1
siz anne misiniz baba mi? bir erkege erkekligi ancak baska bir erkek ogretebilir. bir kadina da kadinligi en iyi anne, olmadi bir baska kadin ogretebilir.
cocugunuzun gelisiminde anlatilariniz, ogutleriniz vs. tabiki onemli ama en onemli ogretim sekli davranislariniz. su ya da bu sekilde sizin davranislarinizi taklit edecek. yerinde ve zamaninda empati ve sevgi gostereceksiniz, yerinde ve zamaninda da agresyon. sonrasinda da cocuga anlatacaksiniz neden bunu yaptiginizi.
0
redlinetheturk
(06.02.22)
kafanızda bir idealite yaratıp ona göre davranmak yanlış
0
duyurukullanıcısı
(06.02.22)
Empati duygusu yüksek cocuk zaten yüksek özgüvenlidir. Hirbo çocuğun özgüveni gerçek değildir fostur. O yüzden olabildiğince medeni yetiştirin ancak şuna dikkat edin. Aşırı steril yetistirmeyin. Hayatta türlü türlü insan olduğunu bilsin ve bunlarla tanışma fırsatı bulsun. Hirbolarla da karsilassin gerekirse ezilsin. Ama ezilmemesi gerektiğini, böyle insanlardan uzak durması, güvenmemesi gerektiğini bilsin.
0
westblack
(06.02.22)
Çevresi de arkadaşları da kendisi gibi olmalıdır.
Siz bu iyiliği yapın en azından.
Yoksa hayat her daim tek taraflı olumlu şekilde ilerlemiyor. Eksiler de olacaktır. Hiç değilse örnek alınacak/gösterilecek biri olsun oğlunuz.

Yalan dolan yapmadan başkalarına yanaşmadan sadece işine olan bağlılığı sebebiyle önceki durumuna kıyasla biraz daha uygun görevlere getirilen insanlar var.
Başkaları ise araya adam koymaya çalışıyor aynı iş için. liyakat ise sıfır.

Çocuk yetiştirirken karşıdaki insanı tanıma amaçlı ona bazı bilgiler de verilmesi taraftarıyım. Hal,yüz şekli, hareket ve beden dili konusunda. Hiç değilse kime yakın olup olmayacağını erkenden öğrenmiş olur.
Yukarıda dendiği gibi aşırı steril yetiştirmekte doğru değil.
İnsanların ya da hayatta olabilecek kötü şeyler ilgili örnekler ve bilgilendirmeler de verilmesi gerekiyor ki az yanılsın daha az hataya düşsün.

Öğretici olarak anne babanın tutumu çok önemli.
Kendine güven konusuna ise az imkanlarla daha güzel işler yapmak ha da başarmak olarak bakıyorum.
Belli marka ürünleri giymek ve kullanmak kendine güvenle bir ilgisi yoktur tamamen taklit etmektir.
0
Erva
(06.02.22)
siz evrensel doğruya göre yetiştirin, o doğru neredeyse o ülkeye gitsin. Ortadoğudayız diye ortadoğulu yetiştirirseniz buraya adapte olur ama buradaki o sıradan kötü insanlardan biri olur. Ki siz bunları düşünüyorsanız öyle yetiştiremezsiniz zaten. Ne yapacaksınız git şu insanın önüne geç, bağır çağır hakkını sertlikle ara mı diyeceksiniz? Hiç sanmıyorum :D Türkiye'deki genel kitle hiç düşünmeden bunları yapıyor ama.

Burada tek sıkıntı, son zamanlarda düzgün yetişen çocukların bir kısmı Türkiye'deki orman kanunlarına karşı fazla hassas olabiliyorlar. Hem kırılıyorlar, hem atıyorum şu an Isparta'da olan donma olaylarına üzülüyorlar, hayvanların öldürülmesine vb. daha bir çok şeye üzülüp depresyon hatta intihar moduna girebiliyorlar.(bizzat gördüğüm var) Bu tür şeylere karşı ne yazık ki biraz duygusuz, hassas olmayan şekilde yetiştirmek gerekiyor bence. Çünkü bu topraklardan bu tür şeyler eksik olmuyor, olmayacak ve her şeyi değiştiremeyiz.
0
nhk ni youkosu
(06.02.22)
cevapları okurken 20 yaşında, çocuğu olmayan insanların da tavsiyeler verdiğini göz önünde bulundurun lütfen.

hayatın adil olmadığını, iyinin yanında kötü olduğunu, hayatta her istenilene ulaşamayacağını, herkesin birbirinin üzerine basarak yükselmeye çalıştığını... uygun bir döneminde öğretirsiniz
0
bass solo take one
(06.02.22)
empati duygusu aşırı yüksek ve sevgi dolu bir birey olarak toplumda hiç de öyle kendimi ezdirmedim, çevrem de aksine hırbo birini değil el üstünde tutmak aralarına bile almaz. bunu da şu an 32 yaşında olup istanbulun varoşlarında büyümüş birisi olarak söylüyorum. benim ailem beni böyle yetiştirdi ama bir yandan da dünyanın çok adil bir yer olmadığını, her zaman kazanamayabileceğimi de aşıladı, yani dediğin gibi hırbo yetiştirmek zorunda değilsin ezilmesin diye. bence bu eziklik dediğin kavram, çocuğu sevgi dolu yetiştirmekten dolayı değil de, bir birey olmasına izin vermeyip her işini ebeveynlerinin hallettiği, sorumluluk alamayan kişilerde daha çok oluyor. bunun sevgiyle alakası yok yani.
0
roket adam
(06.02.22)
Hirbolar el ustunde mi tutuluyor gercekten?
Ben cevremde hirbolugu birakin dusuncesiz veya kaba saba tavirlar gosteren bir insanin barindirildigini pek gormedim acikcasi degil ki el ustunde tutulmak. Yani biraz yasanilan cevreyle de alakali bir sey muhtemelen, kimlerle iletisim icinde olunduguyla vs.

Eger bahsettiginiz hirbolar unlu simalar ise onlar zaten uc karakterler ve bir nevi karikaturize edilmis insanlar oldugu icin unluler, sov dunyasi vs. cok ciddiye alinmamali muhtemelen.

Fakat benim asil diyecegim bunlarin hicbiri degil aslinda. Cocugunuzu X sekilde yetistirmeniz o cocugun o sekilde bir insan olacagi anlamina da gelmiyor aslinda. Sizin yetistirirken ogrettiklerinize bakacak, sizin nasil bir insan oldugunuza bakacak, rol modeli olarak gordugu baska insanlar olacak, kendi yasadigi tecrubeleri degerlendirip dunyada olup bitenleri suzgecinden gecirip bunlara dair bir degerlendirme yapip o sekilde bir insan olacak. Tabii ki yetistirilmenin etkisi var ama siz bir nevi gelecegini birebir yazmiyorsunuz ki o cocugun. Ben neredeyse 20 senedir ogretmenlik yapan biri olarak soyleyebilirim, oyle cocuklar ve ebeveynler gordum ki hem olumlu hem olumsuz anlamda 'bu insanlar nasil ayni genleri tasiyor, ayni ailede yasamis olabilirler akil almiyor' diye dusundugum cok oldu.

Bir ebeveyn ve yetiskin insan olarak sizin sorumlulugunuz vizyon sahibi olmak ve cocugunuza da kritik dusunmeyi ogretebilmek bence. Bir kac secenege saplanip kalmasin; aman da gelenek aman da biz boyle gorduk diye baskilanmasin; farkli perspektifleri degerlendirebilsin; mevcut durumlarin okumasini yapabilsin (read the room demek istiyorum aslinda, ne denir bilemedim) vs ona gore zaten cani nasil isterse oyle bir birey olur.
0
sopiro
(06.02.22)
doğal bir sosyal bir ortam sağlanırsa zaten kendisini geliştirecektir
hayatı doğru tecrübe etmesi önemli
tatlı dille çözülecek şeyler de var, fiziksel güç göstermek/kullanmak gereken de
0
bir soru sorcam
(06.02.22)
(8)

vapurda beni tanımayan eski arkadaş

duyurukullanıcısı
maskeler vardı bende emin olamadım hatta 3-4 saat düşündüm falan hal hareketleri falansırada neredeyse beraber bekledikgeldi bir ön sırama oturdu arkası dönüktanımamış olabilme olasılığı kaç? baya üzüldüm ya görmezden geldiyse 6 ay falan dipdibeydik sonra kesildi birden sebepsiz yere.
maskeler vardı bende emin olamadım hatta 3-4 saat düşündüm falan hal hareketleri falan

sırada neredeyse beraber bekledik
geldi bir ön sırama oturdu arkası dönük

tanımamış olabilme olasılığı kaç? baya üzüldüm ya görmezden geldiyse 6 ay falan dipdibeydik sonra kesildi birden sebepsiz yere.
0
duyurukullanıcısı
(05.02.22)
tanımamış olabilme olasılığı %87,13
0
himmet dayi
(05.02.22)
E sen de tanımamışsin ki?.emin değilsin.
Himmet+1
0
kisa
(05.02.22)
Gecen gun yanina oturan tanidigi maske+gozluk kombosu yuzunden tanimayan birisi olarak cevaplarsam bence olasilik %89.14159265 diyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(05.02.22)
gecen atm sirasinda birini bir arkadasima benzettim. o selam X naber falan dedim. o da iyiyim sagol ama taniyamadim dedi. insan insana benzermis derler ya o hesap meger arkadasim degilmis. maske kapson falan da tanimayi zorlastiriyor.

benim sana oranim %79,14
0
exlibris
(05.02.22)
tanıyamama ihtimali yüksek.
0
marul hirsizi
(05.02.22)
aslında başta sallamadım sonra 4-5 saat muhabbet ederiz diyen arkadaşım da 30dk içinde beni sallayınca dıral dedenin düdüğü gibi kaldım ortalıkta

yolda bir kaç kişiyi daha benzettim

o ara kafaya taktım işte.
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.02.22)
Ben de bir kere bir mekanda boylr bir tanıdığa benzettim birini uzaktan. O değildir dedim sadece biraz andırıyordu o degol gibiydi. Sonra mekandan çıkarken otoparkta arabasini gordum plakayi tanidim, meger oymus harbiden. Yani tanımayabiliyor insan.
0
stavro
(05.02.22)
Tanımamış da olabilir, konuşmak istememiş de olabilir. Çok da şey etmemek lazım. Ben olsam müzik dinlemek isterim konuşmak yerine.
0
jazzabel
(05.02.22)
(8)

şu iki cümle arasında ne fark var?

beyinter
Can you guess who is he?Can you guess who he is?
Can you guess who is he?
Can you guess who he is?
0
beyinter
(02.02.22)
ilk cümle
tahmin edebilir misin, o kim?

ikinci cümle
onun kim olduğunu tahmin edebilir misin?

ilk cümlede can you guess dedikten sonra virgül nokta kullanılması lazım. doğru kullanımı ikinci cümle oluyor ayrıca.
0
gaza gelen
(02.02.22)
ilk cumle gramer olarak yanlis, ikinci cumle dogru.
0
robokot
(02.02.22)
Robokot +1
0
oldtimer
(02.02.22)
mevzu şurda da geçmiş ama bazıları ilkine doğru bazıları ikincisine doğru diyor.

www.quora.com
0
🌸beyinter
(02.02.22)
birinde o çok önemli adam kim olduğunu tahmin edebilir misin anlamı varken
diğerinde benim kakitomu nasıl tanımazsın yieaa :( anlamı var

ama hangisi hangisi söylemem.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.22)
Ilki yanlis, ikinci dogru.
Anlamak icin 'indirect questions' konusuna bakmaniz gerekir.
0
sopiro
(02.02.22)
çok acayip bir noktalama şekli kullanılmazsa ilki yanlış. anca şöyle falan olabilir:

can you guess? who is he?

ama tek cümle olacaksa "can you guess who he is?" olacak
0
co2s2
(02.02.22)
Grameri doğru olan cümle ikincisi. Toplama işlemi gibi düşünürsek
Can you guess? Who is he? şeklinde iki ayrı cümleyi art arda kullanmak yerine ikinci cümle kurulur.
0
sevenay
(02.02.22)
(17)

Kendimi harcadım

yıkık remzi
Sizlere içimi dökmek istiyorum arkadaşlar.Lisedeyken çok potansiyelli birisiydim,sayısal yönüm çok kuvvetliydi.Üniversite sınavında ilk 1000 e girebilecek bir potansiyelim vardı.Sınavda işler ters gitti ve 25.000 sıralama ile iyi bir üniversitede makine mühendisliğini kazandım.Mezun olalı iki yıl ol
Sizlere içimi dökmek istiyorum arkadaşlar.Lisedeyken çok potansiyelli birisiydim,sayısal yönüm çok kuvvetliydi.Üniversite sınavında ilk 1000 e girebilecek bir potansiyelim vardı.Sınavda işler ters gitti ve 25.000 sıralama ile iyi bir üniversitede makine mühendisliğini kazandım.Mezun olalı iki yıl oldu.Makine mühendisliğinin bana göre olmadığını anladım.Yeni zamla beraber maaşım 9500 lira oldu.Ne işimden ne maaşımdan ne de mesleğimden memnunum.Her gün kendime kızıyorum.Bu yaştan sonra ne yapabilirim ?Elmas gibi bir beynim vardı.Potansiyelimi çok fena harcadım.
0
yıkık remzi
(02.02.22)
geçmiş geçmişte kaldı. önüne bakacaksın. tekrar üniversite sınavına girmemen için bir neden yok. potansiyeli kinetik enerjiye çevirmezsen dağın başındaki kayadan farkın olmaz.
0
gabe h coud
(02.02.22)
hayat böyle bir şey değil, tek bir üniversite sınavı ve tercihle hiçbir tren kaçmaz. sınavda ilk 1000'e girseydiniz yine memnun olmadığınız bir tercih yapabilirdiniz, üniversite sınavında ilk 1000'e girmiş herkes otomatik olarak başarı içerisinde yüzmüyor. sizin öncelikle kendinizi bulmanız ve buna göre yolunuzu çizmeniz gerekiyor. iki yıllık mezunsanız daha aşağı yukarı 25 yaşındasınız. bu yaşlar belirsizliklerden dolayı zor, ama aynı zamanda hala olasılıkların çok olduğu, heyecanlı yıllar.
0
gmzo
(02.02.22)
ilk 1000'e girseydiniz ne olacaktı ki? 25bin sıralama ile giremeyeceğiniz tek bölüm tıptı muhtemelen burada mevzu sıralama değil tercihleriniz olmuş gibi, gençlere tek önemli olanın sınav olduğu aşılanınca adamlar üniversiteye gelene kadar ben ne olmak istiyorum diye kendine sormuyor, ilk 1000'e girip denetim danışmanlık firmalarında 7-8k'ya çalışan da tanıyorum ben şu anda, geç de değil hiçbir şey için istediğin şeylere yönelmeye bak.
0
atom karincanin torunu
(02.02.22)
Daha yaşın çok genç. 25 bile değilsin muhtemelen. Bu hisleri yaşaman çok normal o yaşlarda. Kendine seni ilerletecek yeni bir seyler bulabilirsin.

Yaşıtlarının %80i işsiz %99u da aynı depresyonu yaşıyor. Merak etme.
0
westblack
(02.02.22)
Ek olarak önceki duyurularina baktim. 30 yas demissin. Ve tıp demissin. Burada bir sürü doktor var. Bircok doktor arkadaşım var. Hepsi yurt dışı derdinde. Kafayı yeme noktasında. Orası da parlak değil anlayacağın.
0
westblack
(02.02.22)
potansiyel içinde duruyor, bir yere harcanmış bitmiş bir şey değil o potansiyel dediğin şey, ancak sen potansiyelim bitti dersen bitmiştir.

makine müh. yanına ilgili bir bölüm daha okuyabilirsin, yazılım olabilir, malzeme mühendisliği olabilir vs. vs. ikisini birleştirdiğinde voltran olabilirsin mesela.

belki başka birilerinin yanında çalışmak seni bozuyordur, belki kendi bir şeyler üretmek sana daha fazla iyi gelecektir, ne bileyim 3d printer yapabilirsin, cnc, lazer makineleri yapabilirsin ev tipi son kullanıcı için, ufak hobi atölyeleri için çeşitli makineler yapabilirsin, yada endüstriyel olarak sanayi için vs. bunlar benim aklıma gelenler sen bu işin içinde biri olarak daha fazla şey düşünebilirsin, belki zengin olmazsın ama mutlu olabilirsin.

35+ da yazılım öğrenen insanlar var, kariyer hatta hayatını kökten değiştiren insanlar var. madem memnun değilsin şu anki durumundan değiştirmek için harekete geç, potansiyel dediğin şey bu işe yarıyor. bende potasiyel olarak sayısal'ı tutturma ihtimalim var ancak sayısal loto oynarsam bu gerçekleşebilir ve potansiyel olmaktan çıkar.
0
selam
(02.02.22)
birincisi geç hiçten iyidir.

ikincisi kendi kendini böyle kandırarak gerçek hayat sorumluluklarından kaçış için kendine yol açıyorsun. yanlış bir yol seçmek üzeresin. silkelen, kendine gel ve kendinle yüzleş. kendi hatalarını, yanlış tercihlerini, tembelliklerini koy masaya, tek tek ele al, gerekli dersi çıkarıp zihnine kaydet, sonra da konunun kendisini kaldır zihninde arşive. sürekli masada tutarak kendine kurban edebiyatı yaratıp buna sığınma.

şöyle düşün, dikiz aynasına ne zaman bakıyoruz? bir manevra yapacağımız, kontrol sağlayacağımız, göremediğimiz açıyı görme ihtiyacımız olduğu ve benzeri durumlarda. onun dışında önümüzdeki yola bakıyoruz değil mi? sen sürekli dikiz aynasına bakma eğilimindesin, o zaman önündeki yolu, çıkan engelleri ama daha da önemlisi fırsatları nasıl göreceksin? geçmişten ders olarak kaydettiklerini dikiz aynası gibi düşün, onları sadece deneyimlerin sana destek olsun diye hayatınla ilgili bir manevra yapacağın zaman kullan. sürekli sürekli geçmişi düşünerek ileriye yol alamazsın, bir yere varamazsın.
0
Phoebe
(02.02.22)
Yaşın daha ne ki
Ayrıca 9500 iyi bi maaş
Keşke ben de kazansam
Bırak karamsarlığı çalışırken başka bi bölüm daha oku
0
photo85
(02.02.22)
Burada ne yapmak istediğini bilmen önemli. Atıyorum makine yerine ne okumak isterdin? oradan çıkan mezunlarla aynı işi yapamamana engel olan nedir ona çalışabilir ve yönünü değiştirebilirsin. İyi bir üniversiteden mezunsan zaten önün açılır. (Ha tıp hedeflediysen ayrı tabi)

Daha 2 yıllıkken potansiyelimi harcadım diyemezsin. Bu arada belki de potansiyelin buydu? O nedenle ne istediğini bilmediyçe hiçbir şeyi harcamış sayılmazsın.
0
lcha
(02.02.22)
ben mühendislik bıraktım tıp son sınıftayım.bence ücretin çok iyi şuan çoğu tus kazanmış doktordan çok kazanıyorsun.üstteki arkadaşın ddediği gibi doktorların çoğu kafayı yemiş durumda.sınav dershane ücretleri filan şaka gibi
0
birdposing
(02.02.22)
daha cok gencsin. yeniden okuyup istediğin alanda çalışabilirsin. ben 34 yasındayım, yeniden sınava girip psikoloji okumak istiyorum ama maalesef senin gibi parlak bir zekam da yok; çok zorlanacağım kazanmak için. denemedim dememek için deneyeceğim.
0
suyin
(02.02.22)
ilk 1000'e girdiğinde yazabileceğim makine bölümünde okumuş biri olarak söylüyorum

o okulda veya kendi okulunda okumanın hiç bir farkı yok. önemli olan sensin o okula girsen dahi abi ben ETH Zurich'e girecektim tum'e girecektim falan diye sızlanıp yine vitesi boşa alacaktın.

yani sen vitesi boşa almak için bir mazeret arıyorsun. ki bu herkesin yaptığı birşey.

makine okuduktan sonra redbull'da işe girip mankenleri organize eden veya vodafone'a girip almanya pazarına giren bir sürü arkadaşım var.

olay sende bitiyor kısaca.

makine veya diğer branşlar sana sadece bir disiplin öğretiyor. önemli olan senin ne yaptığın, yapacağın.
0
duyurukullanıcısı
(02.02.22)
mutsuzluğuna bahane arama geçmişte bu olsaydı şu olsaydı diye. sorumluluğunu eline al geçmişini günah keçisi ilan ederek kendini avutma. hayat hergün yeniden başlıyor ve geçmiş başarıların veya başarsızlıkların sonsuza kadar seninle gelmeyecek. hergün başarılı çalışkan olmak zorundayız. geçmişi değiştirmek kolay değil hatta imkansız denilebilir :) gözünü dört aç ve bu saatten sonra nasıl başarılı olacaksan öyle yaşamaya çalış. geçmiş takıntısı olan aramasın. kendini affet ve yola devam et.
0
kelepir
(02.02.22)
Kendinizi biraz kurban psikolojisine sokmuşsunuz. Ülkede gençlerin yüzde 90'ı bu durumda. Yani 18 yaşında bir sınava giriyoruz ve bir tercih yapıyoruz çocuk aklımızla. Şansına seviyorsan seviyorsun bölümünü. Bu Türkiye'nin gerçeği. Yine potansiyel konusu da sadece senin için geçerli değil. Herkes üniversite sınavına hazır ve nazır halde girebilme imkanı bulamıyor. Zaten bu yüzden sınav tartışmaları vardı. Demek istediğim siz kendinizi harcamamışsınız, ülke şartları hepimizi harcıyor eğer şanssızsak.

Maaşınızda gayet normal 2 yıl tecrübeli birine göre. Bence fazla sosyal medya okumayın etkileniyor olabilirsiniz mevcut ekonomi tartışmalarından.
0
mysticriver
(02.02.22)
buradan bakınca, iyi bir üniversiteden mezun, gayet iyi maaşı olan bir makina mühendisisiniz. ortada harcanmış bir hayat yok yani.

o zaman elmas gibiydiniz de şimdi düşük zekalı birine dönüşmediniz ya, zekanız bakidir. girin yeniden sınava, içinizde kalmasın. ben 30 yaşında mezun oldum. şimdi çalışırken yeni bir bölüme daha gireceğim, resim eğitimi alacağım. hiçbir şey için geç değil.

yıkık filan değilsiniz :) rahat olun.
0
adse
(03.02.22)
boşver hepimiz bir şekilde çuvalladık zaten. pirimiz özlem savaşa bakıp avunabilirsin.
tübitak ödüllü, boğaziçi bilgisayar mühendisliğini kazanıp bitirebilecek kadar zeki (onun zamanında bilgisayar mühendisleri çok azdı), oyuncu/manken olabilecek kadar da güzel bir kadınken hicbirsey olamamayı başarabilmiş bir kişidir.
0
vizivozo
(03.02.22)
makine mühendisinin görevi potansiyel enerjiyi kinetik enerjiye nasıl çevireceğini bulmak dolayısıyla bir makine mühendisi olarak bu sorunun cevabını sen vermelisin :)
0
axl
(03.02.22)
(16)

kadın erkek algısı

Çağa ayak uyduramayan
iş yerinde bu konuyla ilgili ikiye bölündük. sizlerden de yorum almak istedim.aile dostları kendi çocuklarını baş göz etmek için, evlensinler diye kendi aralarında konuşurlarken babalardan biri 'mal dışarıya çıkmasın' diyor. buradaki mal ibaresinden ne anlıyorsunuz?Cinsiyet de belirtirseniz seviniri
iş yerinde bu konuyla ilgili ikiye bölündük. sizlerden de yorum almak istedim.

aile dostları kendi çocuklarını baş göz etmek için, evlensinler diye kendi aralarında konuşurlarken babalardan biri 'mal dışarıya çıkmasın' diyor. buradaki mal ibaresinden ne anlıyorsunuz?

Cinsiyet de belirtirseniz sevinirim.
0
Çağa ayak uyduramayan
(01.02.22)
Ama ben bunun ne demek olduunu biliyorum, saylanır mi xd arazi, arsa, ev vs kastediliyo

Kadınım. İlk kez duydugumda da böyle algilamistim
0
abuzer
(01.02.22)
Miras icerde kalsin. E.
0
ghilleinthemist
(01.02.22)
Miras, mal, mülk muhabbeti evet. Üslup leş açıkçası ama kastedilenin bu olduğunu düşünüyorum. Ha bu dilin, zihniyetin arkasındaki insan perde arkasında insan a da 'mal' ı yakıştırır gibi.

Edit: E
0
lüzumsuz adam
(01.02.22)
Anadoluda çokça kullanılır. mülk, para, miras, tarla, toprak diyorlar. Çocuklarına demiyorlar :)
0
lcha
(01.02.22)
Mirastan bahsediyor. Kanıtlayamam ama eminim.

K
0
zimbirik
(01.02.22)
Mal, mülk, miras, tarla vesaire. E.
0
kaptankedi
(01.02.22)
mal mülk dışarıya gitmesin +1
k
0
blatta hiberna
(01.02.22)
Calistik didindik kazandik, mali mulku elin oglu yemesin diyor amca.
0
brkylmz
(01.02.22)
teşekkürler cevaplar için.

biz duyduğumuzda iki kişi aynı anda nasıl çocuklarınız için bu yakıştırmayı yaparsınız tepkisi verdik :/ bizde sıkıntı var demek ki. sevindim miras, mal varlığının akla gelmesine, çok teşekkürler.
0
🌸Çağa ayak uyduramayan
(01.02.22)
para dışarıya çıkmasın zengin ailelerin temel evlilik sebebidir.
0
duyurukullanıcısı
(01.02.22)
Eski bir olay bu, mal mülk bölünmesin aile içinde kalsın diye akraba evliliği yaptırıyorlar

E
0
not sure if serious
(01.02.22)
kadın kişisiyim, mal mülkten bahsediyorlar, tarladır, evdir, mirastır...
0
Phoebe
(01.02.22)
ya bir şey söyleyeceğim, ben de çocuklarından şakalı şekilde mal diye bahsettiklerini düşünürdüm. mal mülk aklıma gelmezdi yani.
0
evde liyakat kalmamis
(01.02.22)
@evde liyakat kalmamış ohh be teşekkürler :)) bizim de aklımıza hiç mal mülk gelmedi. sorun bizde :) söyleyen kişi de örnek arası kullanan çok sevdiğim ve değer verdiğim bir büyüğüm öyle bir şey kastetmeyeceğini bildiğim biri. o da nasıl böyle düşünebildiğime şaşırdı:D
0
🌸Çağa ayak uyduramayan
(01.02.22)
mal mulk - E

ask evliligi nispeten yeni bir fenomen. evlilik ailelerin, mallarinin, topraklarinin birlesimi ve soyun devami icin aileler tarafindan eslestirilip ayarlanip onaylanan bir konseptti, eski nesil ve muhafazakarlarin aklina da ilk bu tanim geliyor - modern tanima alismamislar veya kabul edemiyorlar.
0
robokot
(01.02.22)
gerçek anlamda mal-mülk-para. e
0
ya ben lan neyse
(01.02.22)
(3)

sea of thieves destek ekibi

duyurukullanıcısı
oyuna giriyorum hersey iyi 5dk sonra patlıyor oyun. her defasında 5dk oynuyorum sonra donuyor ekran.6 aydır sıfır sorun ile oynadım son bir haftadır bu sorun var destek ekibine yazdım şunları şunları yap dediler işter driver güncellemeleri falan filan çözülmedişimdi şunları istediler- Your DxDiag as
oyuna giriyorum hersey iyi 5dk sonra patlıyor oyun. her defasında 5dk oynuyorum sonra donuyor ekran.

6 aydır sıfır sorun ile oynadım son bir haftadır bu sorun var

destek ekibine yazdım şunları şunları yap dediler işter driver güncellemeleri falan filan çözülmedi

şimdi şunları istediler

- Your DxDiag as a text file
- Name of your ISP
- Name and model of your router/modem
- Name of your anti-virus software

neden bunu isterler ki?

anlamadım.
0
duyurukullanıcısı
(31.01.22)
son zamanlarda çok duydum böyle şikayet. çözemeyince .ok atacak yer arıyorlar ondan soruyorlar genelde.
0
lancelot du lac
(31.01.22)
Ekran kartı AMD mi? Geçen yaz bende de benzer sorun vardı. Grafikleri biraz arttırınca kasma vs olmamasına rağmen çöküp duruyordu.
0
reactionic
(31.01.22)
Yok 3060 ekran karti var

6 ay sorunsuz oynadim yani
0
🌸duyurukullanıcısı
(31.01.22)
(17)

Zam Oranı Üzdü

auroraaurora
%33 yapıldı. Resmî enflasyonun bile altında olması canımı çok sıktı. Şirkette işler iyi, oldukça büyük bir gruba bağlı büyük bir firma. Harıl harıl iş ilanlarına bakmaya başladım. Niye bu kadar az diye de soramadım. Üzülmekte haksız mıyım? Geçen yıldan daha az kazanacağım anlamına gelmiyor mu bu? Ş
%33 yapıldı. Resmî enflasyonun bile altında olması canımı çok sıktı. Şirkette işler iyi, oldukça büyük bir gruba bağlı büyük bir firma. Harıl harıl iş ilanlarına bakmaya başladım. Niye bu kadar az diye de soramadım. Üzülmekte haksız mıyım? Geçen yıldan daha az kazanacağım anlamına gelmiyor mu bu? Şimdi ben başka iş bulup gitsem para için gitti, sadakat yok bıdı bıdı der bunlar.
0
auroraaurora
(31.01.22)
Arkanızdan ne dediklerinin hiçbir önemi yok. Üzülmekte haklısınız
0
mezarkabul
(31.01.22)
profesyonel hayat, arkandan kim konuşursa boş konuşur. O kadar kurumsal şirket gördüm ki çalışanı sağlık veya ailevi sebeplerden zor durumda kalında kapı önüne koyan veya maaşını kesen. nerdeydi hani sadakat. işten çıkartsa diyelim nerede sadakat. o işe girdiğin gibi istifa edip çıkmakta hakkın.
0
hlt1985
(31.01.22)
bunlar seni çocukken ormandan kurtarmış, yaralarını tedavi etmiş, ölüm döşeğindeyken ulu mavi dağlardan şifalı su getirip seni yeniden diriltmiş 20.000 yıllık kutsal bir grup mu?

para için gitti, sadakat yok ne demek?

herhalde para neredeyse oraya gideceksin. takılma bu duygu sömürülerine.
0
duyurukullanıcısı
(31.01.22)
Yöneticim mezuniyetinden beri bu grupta çalıştığı için kafa bu. İş görüşmesinde gündeme gelmişti hatta. Ben sık iş değiştirdim şimdiye kadar, ama para için değil.
Çalışanı kolay kolay yarı yolda bırakacak bir yer değil. Tek artısı firmanın prestiji ve güven duygusu. Ama ayıp ya bu zam oranı. :(
0
🌸auroraaurora
(31.01.22)
sadakat bana saçma geliyor iş hayatında. daha iyi şartlar varken neden daha kötü şartlarda çalışayım?
maaş da en önemli şartlardan biri bence.

insanlar her şeyden memnun olmasına rağmen maaş yüzünden iş değiştirebiliyor. bu işverenin sorunudur işçinin değil.
0
jack lupino
(31.01.22)
Maaştan ayrı olarak iş yerinde başka bir sorun yoksa iyi düşünün ayrılmayı.
Biraz üst bir maaşa gittiği yerde başına farklı sıkıntılar alan insanlar da yok değil.

İş yerinde sadakat konusu da personele verilen değere bağlı olarak düşülmelidir.
Yoksa her toplantıda söylenen :bir bir aileyiz.. sözünün konu para olduğunda çoğu zaman uygulamada
yeri yoktur.
İş yerleri için alışkanlıktır birilerinin gidip gelmesine.
0
Erva
(31.01.22)
evet üzülmekte haklısınız. günümüz şartlarında çok az bir zam oranı. ben de iş aramaya başlardım bir yandan. sonuçta para kazanmak için günümüzün 8-9 saatini bir yerde geçiriyoruz, tabii ki yapmaları gereken en önemli şeyi, hakkaniyetli bir maaş vermeyi tercih etmiyorsa şirket, başka bir yere gitmek en mantıklı şey. bunun sadakatle alakası yok.

asıl ben gittikten sonra konuşurdum şirketin arkasından, çalışanına 33% zam yapmayı reva gören bir şirket diye, etrafımdakileri uyarırdım vs.
0
king lizard
(31.01.22)
niye bu kadar az diye soramadığınız sürece pazar değerinin altında maaş ve zam almaya devam edeceksiniz.
para için iş değiştirmek de dünyanın en mantıklı şeyi. sadakatla falan alakası yok. sadakat sevgiliyle eşle olur şirketle olmaz.
0
roket adam
(31.01.22)
enflasyon desteği vs yapılmış mıydı yakın zamanda? yapılmamış ise düşük kalmış denilebilir
fakat bazı şirketler mesela benimki kasım ve ocak aylarında enflasyon desteği yaptı ve bu destekler yıllık maaş zammından düşürülecek dediler
0
megacracker
(31.01.22)
Ben toplamda 15000 kişinin çalıştığı birçok ülkede ofisleri olan uluslararası bir firmada çalışıyorum. Sana yazılı olmayan kurallarımızı söyleyeyim istersen:

-Ağlayan, şikayet eden, patrona yakın olan her zaman daha yüksek zam alır.
-Şirkete yeni giren aynı seviyedeki eski elemana göre mutlaka daha yüksek maaşla işe başlar.
-Şirketin verdiği zamma razı olmaktansa işten çıkıp tekrardan girmek seviye ve maaş açısından niyeyse daha avantajlıdır.

Ayrıca patronların çiğ insanlarsa sen ağzınla kuş tutsan da zaten arkandan öyle ya da böyle laf sokarlar. Sen ne olursa olsun kendi yararına olan şekilde karar vermelisin.
0
trixi
(31.01.22)
Yıl içinde iyileştirme olmadı, önümüzdeki yıl da olmaz. 1 maaş fazladan verdiler ciro hedefinin üzerine çıkıldığı için.
Evime yürüme mesafesinde, 18.15’te evde oluyorum. Rahatım yerinde. Ama orana takmış durumdayım.
0
🌸auroraaurora
(31.01.22)
gidip konuş. enflasyon 36 iken 33 zam nedir uleyn diye bağır. hatta bekle perşembe günü ocak enflasyonu açıklansın. onunla beraber yıllık enflasyon aşağı yukarı 45 olacak. o zaman gidip 33'ün 45'e tamamlanmasını talep ediyorum de
0
avatar is back
(31.01.22)
Panik yapmayın, ve acele etmeyin.

Mevcut ekonomik durumda hiçbir kişi ya da kurum bırakın önümüzdeki 12 ayı, önümüzdeki ay ne olacağını kestiremiyor. Bu yüzden çalıştığınız *köklü* kurum temkinli olmayı seçmiştir. Zaten şimdiye kadar temkinli adımlar atmışlar ki, *köklü* bir kurum olmayı başarmışlar.

Elbette emeğinizi yok yere vermek istemezsiniz ama şu an hemen iş aramaya koyulmayın. Özellikle de bu kurumda çalışma süreniz 2 yılın altındaysa. Daha önce sık iş değiştirdiğinizden bahsetmişsiniz; bir parça bir yerlerde kalıcı olmak CV'de çok daha iyidir. Size daha kazançlı işler getirir.

Kurum, işler yolunda gitmeye devam ederse muhtemelen yıl ortasında (enflasyon yüksek olarak devam edeceğinden) bir güncelleme yapma yoluna gidebilir.

Gitmese bile, ve ayrılmayı kafanıza koyduysanız da 2 ay kadar sabredin. Daha sakin kafayla opsiyonlarınızı daha iyi değerlendirirsiniz.

Ve bunun için kendinizi üzmenize hiç gerek yok.


-Bir parça da sadakat konusunda eyyorlayayım; bazı kurumlar sadakati ciddi şekilde ödüllendiriyor, uzun süre çalıştığınız vakit farklı avantajları olabiliyor. Uzun süredir çalışanları terfi ettirmeyi tercih ediyorlar vs. Her zaman kötü olmayabilir.

Tersi şirkette de çalıştım, sadakat ve çok çalışmanın kıymetini bilmeyen de çok.

Çalışılan yer güven veriyorsa, çalışma ortamında mobing vs. yoksa, sadece para için %10 ya da %15 daha fazla ödeyen bir yere geçmenizi önermem. Onun yerine, madem piyasada bilinen de bir yer kendinizi geliştirmeye odaklanmak uzun vadede daha kazançlı olur.
0
kaptankedi
(31.01.22)
iş aramaya başlayın görüşmelere gidin. iş değiştirmeseniz bu sizi kendi işinizle ilgili güncel tutacaktır, piyasadaki rakamları da görmüş olursunuz.
ayrıca iyi bir teklif alıp şirketinize bunu götürebilirsiniz. eğer onlar çok sadakatlı ise size karşı teklif yapacaklardır sizi kaybetmemek için.

(bkz: counteroffer)
0
nuisance
(31.01.22)
kaptankedi+1

Hakkını ara ama fevri davranma.
0
trixi
(31.01.22)
kaptankedi+1

kesinlikle bu oranın sebebini sorun, enflasyonun altında olmasının mantıklı bir açıklaması olup olmadığını öğrenmek hakkınız. fevri olmaya gerek yok ancak sorguladığınızı fark etmeliler.
0
ayin yazari
(31.01.22)
Sadakatten bahsedilmesi için önce minimum düzeyde gereklilikler yerine getirilmeli, yoksa o iş sadakat değil sömürü oluyor. resmi enflasyondan düşük zam açık şekilde daha iyisini bulabiliyorsan git demektir. Siz de daha iyisini bulabildiğiniz anda durmayın.
0
yercekimini kendine ceken adam
(31.01.22)
(7)

Memur olmak

dissendium
Memur olup da kendini geliştiren var mı? Memur olsam yüksek lisans, doktora için uğraşırdım diye düşündüm ama memurluğu bırakmadıktan sonra da kendini geliştirmek sanki kendini kandırmak gibi oluyor. Nasıl olsa memurluğu bırakmak seçenek dışı. O zaman kendini geliştirsen de tekrar özel sektöre geçme
Memur olup da kendini geliştiren var mı? Memur olsam yüksek lisans, doktora için uğraşırdım diye düşündüm ama memurluğu bırakmadıktan sonra da kendini geliştirmek sanki kendini kandırmak gibi oluyor. Nasıl olsa memurluğu bırakmak seçenek dışı. O zaman kendini geliştirsen de tekrar özel sektöre geçmedikçe çok faydası olmayacak. Bu çıkmaz nasıl aşılabilir? Siz diyelim memursunuz ve kendinizi geliştirdiniz bayağı. Özel sektörde var olan maaşınızın çok daha fazlasına iş buldunuz. Memurluğu bırakır mıydınız? Memurluğu sevdiğiniz bir alanda düşünün.
0
dissendium
(30.01.22)
Mesele artık tek boyutlu insan olmamızdan kaynaklanıyor sanırım. Memuriyet asıl kendini geliştirmek isteyen insan için biçilmiş kaftan. Şöyle bir dönüp geçmişe bakarsak Türk edebiyatının en ünlü romancıları, şairleri, tiyatrocuları ve sanatçıları genelde memur. Çünkü kendilerini geliştirebilecekleri olanaklara sahiplerdi. Şimdi ise insanın kendini geliştirmesi mesai sonrasında da emeğini kapitaliste satarken daha cazip kılabilme, yani iş gününü uzatma üzerinden kurgulanan bir kendini geliştirme anlayışı. "Nereye doğru gelişim?" dersen aslında o yönü tayin eden genelde piyasa ilişkileri oluyor. Dolayısıyla memurluğu bırakıp bırakmama hayatta ne arzuladığınıza göre değişir.
0
prole
(30.01.22)
memursan kendini geliştiremezsin. mevzu o zaten. bizim tüm sülale memur. kurum söyle oradan sana müdür ismi vereyim o derece. sadece network (siyasi) olarak takılman lazım yükselmen için. yoksa bir ara müdürlükte 15 yılın geçer sonra emekli olursun.

memurlukta bilgi ile yükselme olmaz milletin işini yaparsan yükselirsin. o sebeple özel sektöre de geçipde yüksek maaş alamazsın. çok zor yani. çoğu memur istifa edip kendi firmasını kuruyor. danışmanlık adı altında. o tabi danışmanlık değil rüşvet verme metodu.

yani dediğin tarzda ben kimseyi görmedim. zaten yok. ütopik bir roadmap.

bir-iki örnekten yola çıkıp genelleme yapmayın. bu şekilde en az 1000 kişi var mı ona bakmanız lazım.
0
duyurukullanıcısı
(30.01.22)
mesleki olarak soruyorsan zor. devlette bir kurumun avukatı olarak çalışıyorsundur. daha iyi bir avukat olman için aman aman bir motivasyon yok.

ama iş kişisel gelişim ise bence özel sektörden daha iyi olanaklara sahip. bir kere sizi özel sektör kadar hırpalamıyor. mesainiz bittiğinde halen zinde oluyorsunuz çoğunlukla. yan hakları neredeyse eksiksiz alıyorsunuz. ücretli izin, ücretsiz izin, haftasonu, mesai saatleri vs. standart insani koşullarda. bu koşullara uyan özel sektör işi görece az sayıda.

hiç bir firma 5 yılını dolduran bir personele istersen 1 yıl ücretsiz izin alabilirsin demez mesela. oysa bir memur 5. yılın dolduğu gün "ben bir sene yokum, 1 sene boyunca kendimi keşfedeceğim, 1 sene sonra tekrar işe başlayacağım" diyebilir.

ben daha çok bileceğim, kariyer yapacağım diye yüksek lisans yapıp yüksek inşaat mühendisi olacağım diyen devlet memuru mühendis görmedim pek ama mimarlık tarihiyle alakalı yüksek lisans yapan gördüm mesela. mesleki gelişim değildi tam olarak amacı. "gençliğimde ilgim olan bir alandı ama önce para işini çözmem gerekliydi, şimdi para derdi olmadan geniş geniş ilgileniyorum" demişti sorduğumda.
0
syozkn
(30.01.22)
Ek iş yapıyorlar. O şekilde geliştirmen mümkün.

Özel sektörde kendini geliştirme dediğin şey daha yoğun çalışmak. Kimse sana madalya takmıyor.
0
garylineker
(30.01.22)
abicim memur var memur var? hangi memurluk? nüfusta çalışan bi vhki ye özelden nasıl bir iş teklifi gelebilir? ama vergi müfettişi veya ne bileyim hesap uzmanı vs olsan meslekte belli bir süre geçirdikten sonra özelden teklifler yağıyor diye duymuştum.. belki de tek bu örnek vardır bir de belki iyi bi kurumda mühendissen falan ordan sonra özelde şansın olabilir.. onun dışında kalan kadroların çoğu zaten sadece o iş için o pozisyonda işe yarar.. kaymakamlıkta evrak kayıtta çalışan bi memur özelde ne gibi bi iş yapabilir kendi işinin verdiği spesifik yetenekleriyle? ha adam belki memurluğuna ek çok iyi bas gitar çalmayı öğrenmiştir gider bi bara çalar onlar ayrı mesele.
0
fff02561
(30.01.22)
Kendimizi yalnızca mesleğimiz üzerinden mi geliştirebiliyoruz ki? Mesleğiniz dışında hiç ilginizi çeken ya da yapmaktan hoşlandığınız bir şey yoksa evet haklısınız da, biz mesleklerimizden ibaret canlılar değiliz. Memurum, işimle ilgili ortalama bilgiye sahibim. Yapmaktan keyif aldığım birçok hobi ve tonla aktivite var. İlgimi çeken şeyler hakkında isteyerek bilgi ediniyorum, konuşabileceğim şeyler mesleğim ile sınırlı değil. Bir de bu açıdan bakmak lazım.
0
ruhen hastayim ben
(30.01.22)
Memurluk 3 ihtimalli
1-Masa başı bir yer bulursun ordan emekli olursun.
2-Kurum içi network ve eğitimler ile yükselirsin.Özel sektöre göre daha kolaydır ve daha çok liyakat işler.Şuan bile durum böyle.Hani torpil falan belli kademelere adam taşıyor.İşin sonunda iş yapan bürokrat lazım.Lise'yi bitirip memur olup üniversiteyi tamamlayıp 25-30 yaş arasında müdür-müdür yardımcısı olabilirsin liyakatli bir şekilde . Özel sektörde bu imkansız.Genelde iş yapan değil terfi yapmak zorunda oldukları müdür oluyor .Hala daha bu tezati çözemedim.Genelde bu tip kişiler 40'ından sonra özel sektöre davet edilir.
3-Memurluğun dışında bir iş kovalıyorsundur. O işten yürür gidersin.Memurluk külfet olur istifa edersin.

Ben de memurum 3. Seçenek pandemiye kadar göz kırpıyordu. Şuan için ertelendi. Eşim 2. Seçenek pandemide benim istifam ertelenince onun da gözü korktu gelen teklifleri ret ediyor.

Özel sektör iyi hoş ama 8-18 5 gün 8-13 cumartesi çalışıyorsun.10 saatlik mesaide 3-5 saatlik iş yapıyorsun.Kalanı genelde üstlerin angaryasi oluyor.İçeride toksik bir ortam var. Sendika yok, alt-üst ilişkisi bozuk.Özel sektörde 20 senede edinecegin birikimi devlette elini taşının altına koyup iyi bir idareci ile 5 senede edinebilirsin.
Hem de mental olarak daha az yorulursun.
0
aids rakun
(31.01.22)
(17)

kahveseverlere sorular

my pink
en cok hangi kahve yapim seklini seviyorsunuz? neden? hangi markanin hangi kahvesini tercih ediyorsunuz sectiginiz şık için.1. instant kahve2. turk kahvesi3. filtre kahve4. kapsul kahve5. espresso makinesinde6. chemex7. french presssizlerden gelenleri de ekliyorum8. aeropress9. pour-over10. mocha po
en cok hangi kahve yapim seklini seviyorsunuz? neden? hangi markanin hangi kahvesini tercih ediyorsunuz sectiginiz şık için.

1. instant kahve
2. turk kahvesi
3. filtre kahve
4. kapsul kahve
5. espresso makinesinde
6. chemex
7. french press

sizlerden gelenleri de ekliyorum

8. aeropress
9. pour-over
10. mocha pot
0
my pink
(25.01.22)
evde filtre kahve, orta amerika kahvelerini severim, artık markadan ziyade ekonomik neresiyse oradan maalesef.
Dışarıda içiyorsam espresso bazlı şeyler içerim, americano vs.
0
whoosie
(25.01.22)
filtre, bir de phin filtre diye bir şey aldım geçen gün. chemex mantığına benziyor, çok uğraşamam ama tadı daha fazla aldım gibi. sanalbaharattan alıyorum ben tadı çok anlamıyorum zaten ama bu ara üşendiğimden indirimde tchibo kapsül topluyorum.
0
passion rules the game
(25.01.22)
5, melitta kahve makinesi, starbucks çekirdek kahve
0
gabe h coud
(25.01.22)
evde;
1. aeropress (french press gibi)
2. türk kahvesi
aeropress pratik, frenchpress’ten bence daha iyi oluyor, kahve makinesi gibi yer kaplamıyor, çok sık içmiyorum. türk kahvesi alışkanlık.

dışarda;
1. filtre
2. espresso

fiyatlar malum. eve kronotrop ya da kahve fabrikasından alıyorum. dışarda içersem de kahvesi ve makineleri iyi olan takıldığım birkaç yer var, sadece oralarda içiyorum. zincir markalar ya da her köşede gördüğümüz kahveciler cok kötü, içmem daha iyi. instant kahve zaten kahve değil, çeşitli kimyasallar içiriyorlar millete. kapsül kahveleri de denediğim kadarıyla tatsız tuzsuz buldum, kahve taze tüketilmesi gereken bir içecek.
0
orient blue
(25.01.22)
dışarda genelde türk kahvesi

evde espresso + chemex

french press'i sevemedim nedense
0
duyurukullanıcısı
(25.01.22)
filtre kahve. jacobs vs gibi market kahveleri alıyorum genelde. ki bunlar bile 200tl/kg fiyatını aştı. diğer butik kahvecilere yaklaşamıyorum.
0
scudman1
(25.01.22)
8-pour over çünkü tamamen manuel ve ancak bu sayede nitelikli kahvenin potansiyeli maksimize edilebiliyor. Ben v60 kullanıyorum ama kalita da yükselişte şu sıralar.
Bir markanın bir çeşidi ile devam edemiyorsun çünkü nitelikli kahve yılın belli dönemlerinde hasat edilip piyasaya sürülüyor ve bitiyor. Çok sevildiyse seneye aynısı gelebiliyor ama genelde kavurucular farklı çeşitler getirmeyi tercih ediyor. O yüzden bölge, işlenme ve fermente olma şekline göre tercih yapıyorum.
Kavuruculardan favorilerim coffee department, montag, boxx, kafein kültür. Bunlar belirli standartların üstünde çekirdek getirip kavuran, müşteri ilişkileri ve işin artizanal boyutunu gözardı etmeden hizmet veren işletmeler.
0
Bruce
(25.01.22)
4. kapsül kahve. tchibo kapsüllerini tekrar kullanıyorum. genelde lavazza crema e gusto kullanıyorum.
0
mikahakkinen
(25.01.22)
Filtre kahve tüketiyorum. Ayda yaklaşık 1kg kadar tüketiyorum ortalama. Çekirdek olarak alıp demlemeden önce öğütüyorum.

Aroastinglab sitesinden alıyordum önceden. Fiyat performansı fena değildi. Yılbaşından sonra bir anda tüm kahveler iki-üç katına çıkıp vasat kahvelerin bile kilosu 300 TL bandına gelince kendisiyle vedalaştık. Şimdi coffeetropic deniyorum. Fiyatlar nispeten daha uygun ve kahveyi sipariş edince kavuruyorlar. Ivırı kıvırı aylık 300 TL kahve masrafım var. Eğer biraz daha artizan bir seçeneğe yönelsem bu rakam şak diye 500'ü görür. Şaka gibi ama hiç komik değil.
0
thracia
(25.01.22)
7 ve pour over.

Kahvenin cinsine ve o anki keyfime göre ikisi arasında gidip geliyorum.

Belli bir marka yok, deniyorum bol bol. En son yeldeğirmeni kurukahvecisinden aldığım Sumatra gayet güzeldi.
0
lüzumsuz adam
(25.01.22)
turk kahvesi
mehmet efendi. çok lezzetli olduğu için değil kolay ulaşılabilir olduğu için
0
all girls dream
(25.01.22)
filtre kahve - iyisini almadıkça hepsi aynı olduğundan tırcı gibi tchibo gold içiyorum
0
KidLazer
(25.01.22)
Türk kahvesi, keyifli olduğu icin evde veya işte
Kapsül kahve, espresso ya da Amerikano kolay olduğu için, tchibo
Dışarıda süslü kahvelerden alıyorum kremalı falan
0
durgunfoton
(25.01.22)
türk kahvesi: türk kahvesi makinesinde,
filtre kahve: chemex ile,
espresso bazlı kahveler: moka pot ile
0
hooiken
(25.01.22)
eskiden evde french press kullanıyordum ama mokapota geçtim, çok daha güzel içimi. hazırlaması da gayet hızlı.

kahveyi değiştiriyorum sık sık. kahhve. com'u kullanıyorum. bazen acil lazım olunca yakındaki tchiboya uğruyorum. bir de bazen yerel yakında kahvecilerden deniyorum bir türlü net bir kahvem olamadı:)
0
red g
(25.01.22)
Evde french press ve mokapot, dışarıda espresso içiyorum. Kahve makinesinden çıkan kahve hep acı ve tatsız geliyor bana. Bu ara Kronotrop kullanıyorum çünkü Getir'de o var :) ve gayet iyi. Bunun haricinde Caribou, Tchibo(African Blue ve Guatemala) beğeniyorum. Değişik şeyler denemek isterseniz yine başarılı bulduğum kafeingo diye bir site var, küçük miktarlarda çeşitli çekirdeklerden sipariş verebiliyorsunuz.
0
r_u_h
(25.01.22)
Espresso makinesiyle hazırlıyorum,değişik espresso türlerini kolayca hazırlayabildiğim için.
Bu aralar coffeedepartment ‘ın yöresel kahvelerini tercih ediyorum.Hem taze,hem güzel paketlenmiş hem de aromaları hoşuma gidiyor.
0
arenas
(25.01.22)
(3)

şu gökdelen hangisiydi?

duyurukullanıcısı
https://i.hizliresim.com/jltpios.jpgneredeydi yani?
i.hizliresim.com

neredeydi yani?
0
duyurukullanıcısı
(23.01.22)
Şu tepedeki uydu anteni gibi şey bana Burj al arab ın tenis kortunu hatırlatta ama sanki o binaya benzemiyor sizin resim. Bilemedim kalitesi de kötü epey
0
senolll
(23.01.22)
şehir istanbul bu arada levent taraflarında bir yerdi böyle garanti binası gibi ama çıkartamadım
0
🌸duyurukullanıcısı
(23.01.22)
ciftci towers`a benziyor. aslinda 2 tane ama acidan oturu 1 tane gibi gorunuyor.
0
sckxyss
(23.01.22)
(1)

Fikirtepe kentsel dönüşümünde süreç nasıl işliyor?

Tamario
Merhaba bir tanıdığımın Fikirtepe bölgesinde arsası var.Geçen sene bu arsaya devlet kentsel dönüşüm kanununu öne sürerek el koymuş.Çevre ve şehircilik bakanlığı 2020'de dönüşümü bizzat kendisi yapacağını açıklamış.Şimdi bu süreç nasıl olacak?Devlet firmalara ihale edip de hak sahiplerine arsa paylar
Merhaba bir tanıdığımın Fikirtepe bölgesinde arsası var.
Geçen sene bu arsaya devlet kentsel dönüşüm kanununu öne sürerek el koymuş.
Çevre ve şehircilik bakanlığı 2020'de dönüşümü bizzat kendisi yapacağını açıklamış.
Şimdi bu süreç nasıl olacak?
Devlet firmalara ihale edip de hak sahiplerine arsa paylarï miktarınca daire mı verecek?
Bilgisi olan bilgilendirebilirse çok sevinirim.
0
Tamario
(21.01.22)
duyurukullanıcısı
(21.01.22)
(7)

interneti silmek mümkün mü?

zezari
yok yani sileceğimden değil de bir an merak ettim. mümkün mü?
yok yani sileceğimden değil de bir an merak ettim. mümkün mü?
0
zezari
(21.01.22)
İnternet dediğimiz şey kablolarla birbirine bağlı bilgisayarlar. Bu bağlantıları koparırsanız interneti kesmiş olursunuz. Ama artık okyanuslar arasında, ülke içlerinde ve uydularla bağlantılar sağlandığı için koparmak öyle çok kolay olmayacaktır. Koparsanız bile datalar bir yerlerde fiziksel disklerde kalmaya devam edecektir.

Silmekten kasıt dataların yok edilmesi ise, o da mümkün bir yerde fakat imkansıza yakın. Örneğin facebook'un her kıtada data serverları var. Yedeklerin yedekleri var. Hangi birini sileceksiniz? Daha google ın microsoftun, veya devletlerin kendi serverlarını saymadım bile. Evde kendinizin bile bir server ı olabilir, hangi birini sileceksiniz?
0
ananiyimioguz
(21.01.22)
bütün serverlardaki bütün verileri silmen gerekir yani bütün serverları yakman gerekir

dünyanın farklı noktalarına eş zamanlı olarak atom bombası gibi emp bombası atarsan tüm serverları yakacağın için mümkün

ama eş zamanlı olması lazım yoksa malum herkes japonya serverına veya avustralya serverına geçer.
0
duyurukullanıcısı
(21.01.22)
nereden sileceksiniz? aklima su sahneler geldi :)

m.imdb.com
0
in vino veritas
(21.01.22)
Mumkun.
Hepi topu birkac kabloyu koparsan tum dunya agini cokertirsin.

Gecmiste amerika akdeniz kablosunu yanlislikla(!) koparip bizim agi bile dalgalandirmisti.
0
divit
(21.01.22)
Divit'in dediği gibi şu an tüm internet kablolarınının neredeyse tamamı okyanus-deniz altı yollardan geçiyor uydu ile iletişim %1 bile yoktur, bunları yok edersen interneti de bir şekilde? silmiş olursun, elde data vs olsa bile bu kablolar gittikten sonra bir işe yaramaz, kabloların geçtiği yolların haritası da var bu arada Marmara denizinin altından da bikaç kablo geçiyor. Kabloların uzunluğu da şu an 1 milyon km'yi geçmiştir sanırım en son 800 bin civarındaydı.
0
Zaman Tamircisi
(21.01.22)
Bir de dns olayi var.
Dns sunuculari cokse zaten google.com bosa cikiyor.

Bu yuzden hepimiz(dns adminleri) ayni anda ucaga binmeyelim muhabbeti yapiyorlardi 2 sene once.
Internet normalde merkeziyetsiz bir ag olmasi lazimken 5 tane sirket altina girince su an cok kirilgan vaziyete geldi.
Sadece amazon cokse abakusler hesap donemine geri doneriz.
0
divit
(21.01.22)
@in vino veritas, asıl merak ettiğim de buydu. diğer arkadaşlar da çok değerli bilgiler vermiş ama benim aklıma takılan, bunu sağlayacak bir virüsün tasarlanabilirliğiydi.
0
🌸zezari
(21.01.22)
(3)

30dan sonra baba-oğul ilişkisi

duyurukullanıcısı
peder bey 50'nin sonlarında iletişimimiz çok yok. standart baba. herşeye hayır der, hiç bir şeyi beğenmez, beni de beğenmez vs. o sebeple zaten konuşacak konu oluşmuyor.bende kendi işlerimle uğraşıyorum zaten fırsatta olmuyor.ben futbol sevmememe rağmen peder izler. izler dediğim standart olarak küf
peder bey 50'nin sonlarında iletişimimiz çok yok. standart baba. herşeye hayır der, hiç bir şeyi beğenmez, beni de beğenmez vs. o sebeple zaten konuşacak konu oluşmuyor.

bende kendi işlerimle uğraşıyorum zaten fırsatta olmuyor.

ben futbol sevmememe rağmen peder izler. izler dediğim standart olarak küfretmek için bahane olarak izler.

dedim fenerin maçına götüreyim. öyle çocukken maça gitmişliğimiz falan yok. zaten hayatta bir kere gidecez (ona da başta hayır der kesin ben çeker giderim falan yine kavga dövüş) o sebeple güzel bir yerden alayım diyorum biletleri orasını hallettim sanırım.

ama hangi maça almalıyım? derbiye herhalde yer bulamamız (bulsam bile yok bizi bıçaklarlar, polis bizi coplar eve gece 5'te anca döneriz falan diye hayır der kesin) normal takım falan da olur.

yer işi belli ama hangi takımla oynaması daha zevkli fenerin? böyle bir karşılaştırma var mı?

çok monoton olması bari.
0
duyurukullanıcısı
(19.01.22)
Hocam yaptığınız şey güzel hareket öncelikle, tebrik ederim.

Kadıköy'de sıradaki ilk maç fb-başak maçı. Hem monoton olmasın hem de döner bıçakları konuşmasın istiyorsunuz, o yüzden bu maç biçilmiş kaftan. Monoton olmaz çünkü başak city ile 4 büyüklerin maçı her zaman güzel futbol vaadeder, olur olmaz o ayrı ama vaat eder. İkisi de yakın puandalar. İkisinin de hayalleri var. Lan acaba? düşünceleri var şampiyonluk adına. O yüzden bunlar monotonluk kısmını çözüyor. Cop ve bıçak kısmında da emre belözoğlu faktörü giriyor devreye. sergen'in rakip teknik direktör olarak bjk maçlarına çıktığında çArşı'nın yaptığı tezahüratların benzerlerini önümüzdeki yıllarda fb taraftarı emre için yapacak. bir gün mutlaka diye. maçın girişi dostane olacak yani. maç esnasında da bi olay olacağını sanmam. o yüzden bu maçı kaçırmayın. bundan sonra evinde hatay'la oynayacak. o da zevkli geçmeye müsait bu arada. ondan sonraki evindeki ilk maç trabzon'la, maalesef kötü olaylara gebe. bu maçtan uzak durun.
0
onemoremile
(20.01.22)
+1 onemoremile

pandemiden dolayı deplasman yasağı olduğu için döner bıçaklarını dışarıdaki büfelerde görebilirsiniz diye düşünüyorum. başak, hatay maçları keyifli oyun "vaat" ediyor. buna mukabil tribünde boş yer bulmanız olası. trabzon maçı geleneksel kaos maçı. tribünler dolabilir önceki maçların sonucuna göre. tansiyonu yüksek olabilir. ben götürecek olsam önce başak sonra hatay maçlarını düşünürüm.
0
sanzelize canavari
(20.01.22)
yorumlar için thx

hatay olabilir, bizim baya bi uzak akraba zaten orada oynuyor. mantıklı. biletleri de en üst kategoriden alırım bu 400lük falan olandan sanırım bir sorun çıkmaz. gerçi ona da laf eder ama neyse. 20 şubat'a kadar ona da passo çıkar sanırım.

bu en pahalı biletin bir olayı var mı? lounge falan?
0
🌸duyurukullanıcısı
(20.01.22)
(2)

İtalyan rönesansında olup biten şey nedir?

psmstc
Şu wikiyi okuyorum. Pek anlayamadım.https://en.wikipedia.org/wiki/Italian_Renaissanceİtalyan rönesansı öncesi italya'nın genel durumu nasıldı. Sonrasında noldu?
Şu wikiyi okuyorum. Pek anlayamadım.

en.wikipedia.org

İtalyan rönesansı öncesi italya'nın genel durumu nasıldı. Sonrasında noldu?
0
psmstc
(16.01.22)
Çok geniş bu konu, kabaca özetleyeceğim

Rönesans temelde şehir devletlerinin güç kazanmasını temsil eden bir dönem. Şehir devletleri ve krallıkların ekonomik modelleri farklı işliyor. Avrupa derebeylik sisteminde paranın çok bir işlevi yok, toprak sahibi soylu bir sınıf var ve bunlara bağlı çeşitli kademelerdeki kişiler onların topraklarını ekip biçip ürün üretiyorlar ve bu ürünler bölüşülüyor. Ekonominin temeli bunun üzerine kurulu. Toprak, paradan çok daha önemli kişinin saygınlığı açısından.

Şehir devletlerinde ise ticaret yapılıyor, toprak sahipliği yok. Bu iki sistemin gelişimi Roma'nın yıkılışından Avrupanın şekillenme süreci olan koca bir orta çağ tarihini kapsıyor. R.H.C Davis'in Orta Çağ Avrupa tarihi kitabını okuyabilirsiniz. Neticede İtalya irili ufaklı çok sayıda kent devletinden müteşekkil bir bölge. En öne çıkanları malumunuz venedik, floransa, milano gibi cumhuriyetler.

Bu bölge akdeniz üzerinden ortadoğu ve dolaylı yoldan uzak doğuyla ticaret ilişkileri geliştiriyor, metropolit bir yapısı var. her dilden insan bu kent devletlerinde bulunuyor, bugünün ABD'si gibi düşünün etnik anlamda. Burada tüccar sınıfı çok güçlü. Kentler belli başlı ailelerin otokratik ya da despotik yönetimi altında. Sıradan halkı, batı avrupa'daki gibi sadece toprak işçisi olan serfler oluşturmuyor. Fransa, ingiltere gibi monarşik ülkeler gibi toprağa dayalı köy hayatı yok. Her şey dinamik ve kent kültürü var.

Ticaret doğası gereği rekabet doğurur. Buralarda bankacılık sisteminin temel elemanları gelişmeye başlıyor, eğitim anlayışı değişip skolastik temelli tıp, hukuk ve teoloji eğitiminin ön planda olduğu modelden ekonomi, sanat, dil üzerine kayarak beşeri bir karakter kazanıyor. Papalığın monarşiyle daha uyumlu olan otoriter ruhu bu kent devletlerine yabancı gelmeye başlıyor, insanlar dine farklı yaklaşımlar ortaya koyuyorlar.

Her şey zincirleme bir şekilde devam ediyor kısaca. Neticede İtalya kent devletleri 16.yy'a kadar kültürel açıdan büyük bir dinamizm içinde gelişiyor. Olan bu.

Sonrasında ticaret yollarındaki kaymalar, işgaller ve savaşlar nedeniyle bu ışık sönüyor ve mutlakiyetçi bir çağa giriliyor.
0
mentuhotep
(16.01.22)
genel olarak avrupa'yı ele alırsan daha iyi anlarsın

rönesans temel olarak 1000 yıllık hristiyan kilisesinin avrupa'yı sömürmesinden sonra parası olan kralların, prenslerin, derebeylerinin kilisenin koyduğu kuralların tersini kanıtlayabilmeleri ve kilisenin yaptırımlarından kaçabilmek için bilim, sanatı desteklemesidir.

bu tabi iyimserlik içerisinde hadi yapalım bu işi diye olmamış. her local prens, kral diğer güç sahibi kişi ile rekabet içerisine girmiştir.

sonuçta bilim, sanat üretenler kendilerine fon bulmuşlardır.

çok temel bir örnek : veba salgını papazı da, fakiri de, zengini de vuruyor. kilise daha çok yaptırım uyguluyor ama sonuç yok. sen bir kral olarak bir doktoru fonlardan ve tedaviyi bulursan kilisenin yaptırımlarından muaf oluyorsun.
tabi bu 'tedavi' bedava gelmiyor. diğer tüm bilimlerin ve sanatın gelişmesi gerekiyor. anatomi öğrenilecek, insanlar çizilecek vs vs.
0
duyurukullanıcısı
(16.01.22)
(5)

bir alışkanlığın bağımlılık olup olmadığını nasıl denetliyorsunuz?

duyurukullanıcısı
dizi izlemek, çok konuşmak, çok çay içmek, alışveriş vbyani alışkanlık mı? bağımlılık mı? değiştirilmeli mi? azaltılmalı mı? yoksa aynı mı kalmalı?bu sınırı belirlemenin yolu nedir?
dizi izlemek, çok konuşmak, çok çay içmek, alışveriş vb

yani alışkanlık mı? bağımlılık mı? değiştirilmeli mi? azaltılmalı mı? yoksa aynı mı kalmalı?

bu sınırı belirlemenin yolu nedir?
0
duyurukullanıcısı
(14.01.22)
yapman gereken bir şeye engel oluyorsa/çok vaktini alıyorsa/sana veya başkasına zararlıysa vs. azaltılması ya da bırakılması gereken bir şeydir.
0
rose parks
(14.01.22)
zaten sorun orada

onlara yol açtığının farkında değilsin
0
🌸duyurukullanıcısı
(14.01.22)
Cok basit, istediğin an durabiliyorsan aliskanlik. Durduramiyor önünü alamiyor engel olamiyorsan bagimlilik.

Sigara neden bagimlilik mesela? Birakmak istiyor bırakamıyor adam. Bu bagimlilik. Sigara çok pahalandi ekonimimi etkiliyor birakayim diyor ama yapamıyor.

Bağımlılık ile aliskanligi ayiran sey bu. Aliskanligini kontrol edemiyorsun o seni kontrol ediyorsa bagimliliga donusmus oluyor.
0
stavro
(14.01.22)
Bir tanımı vardı, aklımda şöyle kalmış.
"Hayatını olumsuz yönde etkilediğini düşünmene, durdurmak istemene rağmen durduramadığın hareket"
0
michael_knight
(15.01.22)
Bağımlılığın beyin kimyası farklı ve belli koşulların yerine gelmesi gerekli diye hatırlıyorum. Yani, örneğin fırsat buldukça her akşam oturup bir kaç bölüm dizi izliyorsunuzdur. Bir gün elektrik kesilir, izleyemezseniz canınız sıkılır ya da bir akşam arkadaşlarınızla buluşursunuz, aklınıza belki dizi izleyemediğiniz gelir, belki gelmez... Bu normal. Alışkanlık diyebiliriz sanırım.

Ama

1 - Dizi izleyemeyeceğim korkusuyla hard disklerinize dizi stokluyor, elektrik kesintisine karşı güç kaynağı alma planları yapıyor vb. iseniz
2 - Dizi izlemek sosyal ilişkilerinizi etkiliyor; sırf dizi izlemek için insanlara yalan söylüyorsanız, onları ihmal ediyorsanız
3 - Dizi izlemek öz bakımınızı olumsuz etkiliyorsa; dizi izlerken aç kalıyorsanız, tuvalete gitmemek için kendinizi sıkıyorsanız vb.
4 - Sabah uyandığınızda ilk aklınıza gelen şey dizi izlemekse. Dizi izleme saatiniz yaklaştıkça vücudunuz garip tepkiler veriyorsa; hep daha erken, daha çok dizi izlemek istiyorsanız,
5 - Dizi izleyememek size neredeyse fiziksel acı veriyorsa

Bunların hepsi birebir olmak zorunda değil, sonuçta bağımlılığın da seviyelerivar ama herhangi bir aktivite ya da madde için bunların bir kısmı, belli ölçülerde varsa bağımlılıktan söz edebiliriz sanırım.
0
salihdt
(15.01.22)
(5)

amazon tr iadeleri ne yapıyor?

marlonbranda
merhabaamazon tr iade ürünleri ne yapıyor? yenileyip tekrar mı satıyor veya üreticiye geri mi gönderiyor? nedir tam olarak?
merhaba

amazon tr iade ürünleri ne yapıyor? yenileyip tekrar mı satıyor veya üreticiye geri mi gönderiyor? nedir tam olarak?
0
marlonbranda
(13.01.22)
outlet reyonu var ya oraya koyuyor olsa gerek.
0
roket adam
(13.01.22)
eğer üründe ciddi hatalar varsa bu hatalı ürünleri sıfırmış gibi yapan işletmeler var onlara gidiyor bu işletmeler marka fark etmeksizin ürünleri rötuşlar ile sıfırmış gibi yapıyorlar bunun içinde bir fatura kesiyorlar

bu ücret makul ise ürün buraya gidiyor yoksa üreticiye geri gidiyor.
0
duyurukullanıcısı
(13.01.22)
Sifir yepisyeniyse stoga degilse mix pallet yapip satiyor toptan
0
floydian
(13.01.22)
Yenileyip tekrar satıyorlar. Bir ara o kadar kötü duruma geldi ki (Amazon'un aslında iyi olan iade poliçesi ama berbat kalite kontrolü bir araya gelince) Amazon yerine Hepsiburada'dan falan alışveriş yapıyordum. Aldığınız ürünlerin yorumlarını okuyun genelde şikayetler oluyor kullanılmış vs diye.


NORMALDE, üstteki suserların dedikleri doğru.
0
aguen
(13.01.22)
kullanıcıların yorumlarına bakılırsa iadeleri aynen satışa koyuyor. forumlarda amazondan kullanılmış ürün gelen yüzlerce insan var. kişisel bakım ürünleri bile kılıyla gelmiş. (amazon.com.trden bahsediyorum)
ben sadece kitap aldığım için kişisel yorum yapamıyorum.
0
adivar
(13.01.22)
(26)

hayat kalitenizi yükselten, iyi ki almisim dediğiniz neler var?

buenosdias
uzun suredir birey almadigim icin alisveris yapayım diyorum. isime yarayacak bireyler olsun istiyorum. sizden ilham almak istiyorum:)
uzun suredir birey almadigim icin alisveris yapayım diyorum. isime yarayacak bireyler olsun istiyorum. sizden ilham almak istiyorum:)
0
buenosdias
(13.01.22)
Alışveriş çılgıncısı :) Erkekseniz traş makinası dışında benim sevdiklerim: powerbank, airpods kulaklık, windproof ve waterproof herşey; mont ve ekipmanlar, polar şapka ve kazaklar, hınıs, outdoor trekking bot, euro*swh*, otomobil için kolçak dayama, otomobilin kendisi (şu direksiyon arkası radyo kontrollü olanlardan bayılıyorum buna), kask için interkom, 10 yıllık pasaport, motosiklet ehliyeti ve yazmadıysam motosiklet ehliyeti, motosiklet ehliyeti demiş miydim? Demediysem motosiklet ehliyeti.

sonradan aklıma geldi: elektrikli diş fırçası, interkom, likralı herşey.
0
baldan kaymak
(13.01.22)
en son güzel bi telecaster gitar aldım, iyi ki almışım diyorum.
0
killerbee
(13.01.22)
Robot süpürge. Evden çalışıyorsanız kaliteli ofis sandalyesi. Evden ve dizüstü bilgisayarla çalışıyorsanız monitör.
0
kobuzchu kiz
(13.01.22)
Robot süpürge +10000

Kablosuz kulaklık.

Bir de miband bileklikler. Senelerce 2'yi çok severek kullanmıştım, şimdi 6'sina geçtim; kac gündür aşırı bir mutlulukla kullanıyorum kendisini.
0
fraise
(13.01.22)
apple watch, apple tv, airpods, benq monitör, ikea mouse pedi, lg sk10y soundbar, adidas ultraboost ayakkabılar, melitta kahve makinesi, dyson saç kurutma makinesi, dyson v15 süpürge, divoom tivoo max, philips hue, mi bedside lamp 2, küvings katı meyve sıkacağı, philips sonicare diamondclean
0
gabe h coud
(13.01.22)
Robot süpürge
Güzel bir kablosuz kulaklık
Araç telefon tutacağı
Çok bölmeli dosya :D :D
0
invictae
(13.01.22)
balkona bu makrome salıncaklardan aldım, kendime yaptığım en güzel yatırım. sefa pez. olduğum için sallana sallana bir yerlere varmaya çalışıyorum.
0
denef
(13.01.22)
Mekanizmalı kartlık
0
megalomaniac
(13.01.22)
Victorinox çakı
0
mezarkabul
(13.01.22)
Robot süpürge inanılmaz rahatlık. çalışan insanlar için bulunmaz nimet.
Dalış ekipmanları
Kablosuz kulaklık
0
Dr_Stat
(13.01.22)
1) traş makinesi
2) kahve makinesi
0
a darkness coming
(13.01.22)
en son cekmece duzenleyici, katlanan sandalye, asiri miktarda askilik almistim surekli daginik olan odamda iyi duzenli olustu *-*
0
ala09
(13.01.22)
Para vermedim ama hp elitebook bilgisayar.
Senelerdir eseklik edip laptop tasimisiz hayatimdan yuk gitti resmen. Sarji da 1 mesai cikariyor.
0
divit
(13.01.22)
markalardan bağımsız olarak

2. ve 3. televizyon ve akıllı tv yönetim sistemi
iyi bir ses sistemi
aydınlatma sistemi
güzel bir kahve makinesi
otomatik diş fırçası
büyük ekran hızlı bir tablet
kendini iyi hissedeceğin her gün kullanabileceğin güzel bir kıyafet (çanta, ceket vb ama her gün kullanabilmen lazım)
belirli periyodlarda masaj hizmeti
dinlediğin müziğe göre kulaklık
0
duyurukullanıcısı
(13.01.22)
kaz tüyü kaban
victorinox bıçak
Termos
Enseden dolanmalı bluetooth kulaklık
Muhtelif uzatma kabloları
0
sagini solunu bilmez cahil
(13.01.22)
Iki haftada bir gelen temizlikci. Alisveris degil ama illa bir seye para harcamak gerekiyorsa...
0
hot potato
(13.01.22)
smart wake up light
0
durgunfoton
(13.01.22)
philips airfryer
bosch autocook
27" 4k ips monitör
0
orpheus
(13.01.22)
Su arıtma cihazı
Şarjlı diş fırçası
Traş makinesi
Patates soyacağı
Balkona yumuşak tüylü halı
Kaliteli bot
Havuz gözlüğü
Çadır, şişme yatak, kamp masası
Motosiklet
.
.
.
0
antihero
(13.01.22)
Ortopedik yastık.
0
j r r tolkien hayrani
(13.01.22)
bluetooth kulaklik (anker)
arabada kullanmak icin magsafe sarj aleti (spigen)
kahve/cay icin 1 litrelik termos (contigo)
el supurgesi (dyson)
0
cooperr
(13.01.22)
robot süpürge, beurer elektrikli ısı pedi/battaniyesi
hamur yoğurma makinesi
tefal actifry
0
photo85
(13.01.22)
bir sürü var da son zamanlarda;

youtube premium
xbox + gamepass
projeksiyon cihazı
kindle
kablosuz kulaklık
akıllı lambalar
fırın
hamile destek yastığı
0
AlsterWasser
(13.01.22)
Şarjlı Diş Fırçası
0
2027
(14.01.22)
Kindle
coook sicak tutan bir outdoor montu
ipad ve tutacagi
bose gurultu onleyici kulaklik
dolar
0
sopiro
(14.01.22)
2 gündür bu soruya yazacak bişey bulmak için kendimi yedim - niyeyse:)))))) nası' bi' fakirlikse artık :)))))) dün aklıma geldi :)))) valla çok güldüm halime ne yapayım.
- non iron gömlek, pandemi başlangıcında nası' denk geldiyse gayet uygun fiyata 4 tane aldım network' ten, iş seyahatlerinde, fuarlarda o kadar işime yarıyo' ki anlatamam.
- freebelt(koşarken çok işe yarıyor)
bu kadar galiba :)
0
kumandanim
(14.01.22)
(9)

fotolarda embesil gibi çıkmak

duyurukullanıcısı
saçına, kıyafetine falan dikkat eden biri olarak iş foto çekilmeye geldiğinde cidden budala gibi çıkıyorum.bir ara dedim fotojenik olmayı öğreneyim her gün kendi fotomu çektim durduk yere işte belki 10.000 fotodan iki tane bunu instagrama koyayım bari diyebileceğim fotom vardırvesikalıklar da çok kö
saçına, kıyafetine falan dikkat eden biri olarak iş foto çekilmeye geldiğinde cidden budala gibi çıkıyorum.

bir ara dedim fotojenik olmayı öğreneyim her gün kendi fotomu çektim durduk yere işte belki 10.000 fotodan iki tane bunu instagrama koyayım bari diyebileceğim fotom vardır

vesikalıklar da çok kötü pasaportda vizelerde falan cins cins resimlerim var sosyal medyaya resim koyamıyorum doğru düzgün bu benim diye

nasıl oluyor bu iş? ne yapmalı?

erkek
0
duyurukullanıcısı
(11.01.22)
dişlerin durumu önemli. temiz değilse, yamukluk varsa önce dişlerini düzelt.

sonra ayna karşısında çalış, fotoğraf çekilirken nasıl poz verdiğini, yüzünün şeklini aklında tut ve kendini kasma.

kafanı geriye doğru tutarak poz verme, gıdın çıkar öyle. 1-2 cm de olsa öne doğru, kameraya doğru boynunu deve gibi uzat.

kameraya sevdiğin birine bakar gibi bak. bu kişi birlikte şakalar komiklikler yaptığın biriyse onu düşün.

bir tavsiye daha, ya dişlerin ortaya çıkacak fotoğrafta ya da gözlerin. ikisi aynı anda çok zor. yarım yamalak bir şey olur. hangi tarafın daha fotojenikse onu ortaya çıkar.

sakalın fotoğraflarda nasıl gözüküyor, ona da bak. sakalın varsa, banyodan ya da yüzünü yıkadıktan sonra vereceğin poz ile biraz vücut yağınla şekil almış sakalın görüntüsü arasında çok fark vardır, gibi. kendini biraz keşfetmen lazım papito.


yapıcı eleştiri yapabileceğine inandığın yakın bir arkadaşın varsa, ona nasıl gözüktüğünü sorabilirsin.
0
gabe h coud
(11.01.22)
internette begendigin pozlari taklit et. illa selfie mi deniyosun? fotograf sadece sen degil ortamdaki isik, aci vs cok onemli. telefonu on kamerasiyla uzaga koyup timer acip poz deneyebilirsin ama evde degil de dis mekanda daha iyi olabilir. yuzunu, bakisini fotografta sevmiyorsa gunes gozlugu, uzaktan poz, yandan cekebilirsiniz
0
ala09
(11.01.22)
ya instagram sayfası yapmayacağım elbette ama grup olarak foto falan çekiliyorsun ya yeni tanıdığın insanlarla falan işte oralarda baya kötü çıkıyorum.

yani oturup poz mu çalışmak lazım biri foto çekiyorum dediğinde o poza mı girmek lazım?

eleştiri genelde gelmiyor, iltifat geliyor çünkü normal halimde çok bir sıkıntı yok. resimde bambaşka bir insan oluyorum.
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.01.22)
bazı kişiler doğal olarak fotojenik.
ben bu konuda şanslıyım mesela.
fotodan beğenip yanıma gelen hatun verdiği bilet parasına/yaktığı benzine kahreder.
0
lazpalle
(11.01.22)
Bu iki videoya bak

youtu.be
youtu.be
0
freebird5406_2
(11.01.22)
onları izledim, onlar fotoğrafçıların dikkat etmesi gereken şeyler

ben normal düz insanım yani
0
🌸duyurukullanıcısı
(11.01.22)
O esnada fotograf cekildigini aklindan cikarilabilmryi basarirsan duzgun cikarsin. Fotograf cekildigini dusunmemen lazım.
0
stavro
(11.01.22)
@duyurukullanıcısı

izlememişsin :) tam tersine fotoğrafçıdan insanlara poz verme önerileri
0
freebird5406_2
(11.01.22)
@freebird5406_2

hacı sen çenenin ne kadar önde olduğunu, alt göz kapağının ne kadar kapalı olduğunu günün herhangi bir anında farkında olabiliyor musun? yani o 1-5mm farkı anlayabiliyor musun?

o video headshot çeken fotoğrafçılar için ki modeli uygun şekilde istenilen konuma getirebilsin

biz normal insanız.
0
🌸duyurukullanıcısı
(12.01.22)
(4)

finlandiya, isveç ırkçılık

çih
esmer tenli standart bi türk, eski nazi terimiyle kara kafa; finlandiya veya isveç'te kalıcı olarak oranın vatandaşı olarak yaşasa ırkçılığ maruz kalır mı? onlardan olmadığı fiziksel olarak çok belli olacak neticede ama bu ülkeler toplum olarak çok üst düzeyde olduğu için bunlar yaşanmaz diye düşün
esmer tenli standart bi türk, eski nazi terimiyle kara kafa; finlandiya veya isveç'te kalıcı olarak oranın vatandaşı olarak yaşasa ırkçılığ maruz kalır mı? onlardan olmadığı fiziksel olarak çok belli olacak neticede ama bu ülkeler toplum olarak çok üst düzeyde olduğu için bunlar yaşanmaz diye düşünüyorum.

kafamda ilerde finlandiya'ya göçmek var meslek olarak bu yüzden finçe öğrenmem lazım ve bu göçme sürecinde yaşım 35'i bulabilir, adapte olmakta vs sorun yaşar mıyım acaba, ingilizcem de çok iyi değil bu arada. finçe için ders alacağım. 1-2 yıl.
0
çih
(11.01.22)
İsveç ile Finlandiya arasında dağlar kadar fark var. Finlandiya’da zorlanacağınız şey ırkçılıktan ziyade kapalı toplum yapıları olacaktır. Çoğu lisedeki sevgilisi ile evlenen, arkadaş grubu stabil olan, evde ve doğada vakit geçirmeyi seven, çekingen ve utangaç insanların diyarına gidiyorsunuz. Sarışın mavi gözlü tam bir fine benzeyen arkadaşım ilk kez 18 yaşında Finlandiya’da yaşamasına ve çokiyi fince bilmesine rağmen 30 yaşında hala tam olarak oranın bir parçası gibi hissedemiyor, ilişkileri hep zor ilerliyor.
Kuzenim var 22-23 yaşında Finlandiya’ya giden Nokiadan teklif alıp 21-22 yıldır yaklaşık orada. Alman biri ile evlendi 10 yıl önce, fin arkadaşlarının çok olmadığını genelde international birçevre ile görüştüklerini biliyoruz. Çocuklarının sadece fin arkadaşları var. Bu arada fince için türk dil yapısına benzer deseler de oldukça zor bir dil ve ders almak için yer ya da kişi bulmak oldukça zor.
0
kullanıcıadımbuolsun
(11.01.22)
finlandiyayı bilmiyorum da isveçte sıkıntı yaşamazsınız. isveçte malmö gibi bazı şehirlerde abartmıyorum nüfusun yarıya yakını kara kafa (siz öyle yazmışsınız diye öyle dedim) zaten. ama bence ten rengi ile ilgisi de yok. sarışın mavi gözlü de olsanız, kuzey avrupa toplumlarına tamamen entegre olmak uğraş ve zaman gerektiriyor. ne kadar yakın davransalar da hep bir mesafe koydukları için çok da welcome hissedemiyorsunuz. belki kendi aralarında da bu böyledir ama bizim pek alışık olmadığımız bir şey. ben kısa süreli yaşadığım için deneyimim bu şekilde oldu.
0
anthemis nobilis
(11.01.22)
toplum olarak en üst düzeyde dediğin toplumlar bundan 30-40 sene önce engelli, çirkin vatandaşları falan kısıırlaştıran toplumlar bunun farkında mısın? en.wikipedia.org

eğer ırkçılık seni rahatsız edecekse gitmen gereken yerler abd, kanada, arap emirlikleri, singapur gibi expat memleketleri olmalı. isveç-finlandiya olarak demiyorum, genel olarak ab ülkelerinde mutlaka bir noktada sizi rahatsız eden bir şey göreceksiniz diye düşünüyorum. akdeniz ülkeleri dışında kültürleri zaten genel olarak dışa kapalı.

ben olsam finceye kasmak yerine çok iyi ingilizce + mesleğe kasıp bahsettiğim ülkelerin birine kendimi atmaya bakarım.
0
roket adam
(11.01.22)
standart şartlar altında yani normal yaşam koşullarında buna maruz kalmazsın yani mesela süpermarkette, lokantada, sinemada, barda vs

peki ırkçılık nerede devreye giriyor?

firmada çok kritik bir pozisyon var sende hakkediyorsun diyelim. işte orada mevzu dönmeye başlıyor.

yani çok kritik mevzularda ırkçılığa maruz kalırsın ama onun bir alt kademesi de çoğu insan için yeterli olduğu için kimse ses çıkarmıyor.
0
duyurukullanıcısı
(11.01.22)
(6)

cumartesi kasımpaşa maçına nasıl gidebilirim?

duyurukullanıcısı
bir tanıdığım cumartesi kasımpaşa maçına çağırdı. bir maça nasıl gidilir hiçbir fikrim yok. sanırım bilet falan da yok.ne yapmam lazım? baştan sona anlatır mısınız?
bir tanıdığım cumartesi kasımpaşa maçına çağırdı. bir maça nasıl gidilir hiçbir fikrim yok. sanırım bilet falan da yok.

ne yapmam lazım? baştan sona anlatır mısınız?
0
duyurukullanıcısı
(05.01.22)
Tandık anlatmıyor mu? :)

Passolig başvurusu yapmanız lazım bilet almadan önce.

Aşılı değilseniz giremiyorsunuz sanırım (ya da pcr yaptıracaksınız)

Bi de yanınızda çok fazla bozuk para olmasın, şişe, bozuk para, tehlikeli eşya vs sokamazsınız içeri, toplarlar hepsini kapıda.

Başka da bi şey yok. Stadı google mapsten bulursunuz herhalde :)
0
savidan
(05.01.22)
passolig alman lazım.
0
sutlu nescafe
(05.01.22)
onnline şekilde passolig alınız. alırken ya takımsız ya da kasımpaşalı olarak seçeceksiniz kendinizi.

sonra ya bi maç bileti alacaksınız ya da alınmış bir maç bileti sizin passo hesabınıza aktarılacak.

maç günü iyi şarj edilmiş akıllı telefonunuzla stada gidin. şarj edilmiş akıllı telefon gerekli; çünkü stada girişte biletinizi ve hes kodunuzu sorduklarında (aşılı olduğunuzu var sayıyorum) telefondaki passo ve hes uygulamalarından gösteriyorsunuz.

gidiş için de neredesiniz bilmiyorum ama; karaköy vapur iskeleden 20-25 dakika yürüyerek, haliç kasımpaşa iskelesinden 10 dk yürüyerek, şişhane metro çıkışından 10 dk yürüyerek stada ulaşabilirsiniz.
0
barankovan
(05.01.22)
denilenlere artı olarak 2 doz aşının üstünden 6 ay geçtiyse 3.aşıyı da olmadan stada giremiyorsunuz diye bir haber gördüm bugün ona da bir bakın bence
0
kornisch
(05.01.22)
passolig hemen çıkan birşey mi?
0
🌸duyurukullanıcısı
(05.01.22)
kartınız tarafınıza ulaşmasa da mobil uygulama ile girebilirsiniz maça ama başvurunuzun onaylanmış olması lazım.

Onay süresi ne kadar onu bilmiyorum ama.
0
savidan
(05.01.22)
(2)

insanlar neden bankadaki dolarlarını çekiyor?

msb
Şu sıralar sıklıkla duyuyorum. Bir duyum mu alındı acaba? Devlet döviz mevduatlarını belli bir kur üzerinden bozduracak mı son çare olarak? Bir de hırsızlık olaylarını epey patlatır sanki bu.Nedir bunun sebebi?
Şu sıralar sıklıkla duyuyorum. Bir duyum mu alındı acaba? Devlet döviz mevduatlarını belli bir kur üzerinden bozduracak mı son çare olarak? Bir de hırsızlık olaylarını epey patlatır sanki bu.

Nedir bunun sebebi?
0
msb
(28.12.21)
komisyon alınacak söylentisi var.

twitter.com
0
duyurukullanıcısı
(28.12.21)
dolar 18'e giderken daha çok yapılıyordu bu. 12'lere düşünce bence bunun ihtimali azaldı. İnsanlar kısıtlamalardan korkuyordu evet.

O komisyon bankalara gelecek gibi ama bize kilitlerler mi göreceğiz. Bankalar gidişatı görüp komisyonu halktan almamak isteyebilirler çünkü para içeride dursa banka onu kullanabiliyor en azından.

edit: bu arada benzer bi olay dolar bir anda 6 liraya çıktığında da olmuştu. Söylentiler hep çıkar çok da sallamayınız.
0
nhk ni youkosu
(28.12.21)
(9)

Kredi çekip dolar almak mantıklı mı?

Wolfware
kardeşime banka 50bin tl hazır limit sunmuş. o da çekip dolar mı alsam diyor. 3 aylık bir hesap yapmış kafasından. 11.50den dolar alsa 4300 küsur dolar yapıyor. kredi faizi epey yüksek 2.60 civarı. sanırım üç ayda 4500 tl gibi bir faiz ödeyecek bankaya. kazançlı çıkması için doların 3 ayda en az 3 t
kardeşime banka 50bin tl hazır limit sunmuş. o da çekip dolar mı alsam diyor. 3 aylık bir hesap yapmış kafasından. 11.50den dolar alsa 4300 küsur dolar yapıyor. kredi faizi epey yüksek 2.60 civarı. sanırım üç ayda 4500 tl gibi bir faiz ödeyecek bankaya. kazançlı çıkması için doların 3 ayda en az 3 tl artması lazım. şu ekonomik durumda sizce mantıklı bir şey mi? (ben açıkçası pek mantıklı bulmadım ama illa yapayım diyor)

bir de kredi çekerken dolar almayacağım diye bir taahhütname imzalatıyorlar sanırım. kardeşimde parayı çekip döviz bürosundan doları alıp annemin hesabına yatıracakmış. böyle de kuraldan sıyrılacakmış :)
0
Wolfware
(28.12.21)
dolar alırken kimlik ibrazı lazım.
www.aa.com.tr
0
sutlu nescafe
(28.12.21)
Dolar alıp alamayacağını geçtim.

Dolar her ay düzenli 1 lira artsa 3 ayda cebine kalacak para 5.500 lira falan olur.

Başabaş olması için doların en kötü ihtimalle ayda %3 değer kazanması lazım. %3'ün altında kalırsa zarar eder.

Olur mu? Olabilir. 3 ayda 5 bin liralık tahmini gelir için gereksiz risk.
0
himmet dayi
(28.12.21)
Faiz dışında bir de kredi kullanım masraflarını da hesaba katmanız gerekir.
Kimse size "kazanır veya kaybeder" diyemez ama dolar artmazsa sıkıntı büyük. Dolar biraz artarsa ancak parasını çıkaracak. Dolar çok ciddi artarsa karlı olacak.
Bana pek mantıklı gelmedi
0
michael_knight
(28.12.21)
kredi çekip dolar almak kripto almak falan böyle şeyler mantıklı iş değil.
0
sizofren06
(28.12.21)
bunu yapan en az 5 arkadaşım zararda.
0
mikahakkinen
(28.12.21)
kredi çekip döviz almanın yasak olması bir yana, böyle bir şeyden para kazanabilmek için doları alıp beklemek değil, dolarla al sat yaparak para kazanmak lazım. yoksa attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmez.
0
co2s2
(28.12.21)
çok temel bir parametre ama koca bankanın hesaplayamadığı şeyi kendi hesaplayamaz, hesaplasa bile günü tutturamaz

yani baya baya riskli bir hamle
0
duyurukullanıcısı
(28.12.21)
Dolar 9-10 lirada sabitlenirse ne yapacak?
0
Prawo
(28.12.21)
Aldığı krediyi bütçesini zorlamadan ödeyebilecekse, başka bir borcu harcı yoksa ve göreceli olarak iş güvencesi varsa risk alınabilir.

Yani 3 ay sonunda zararda olsa bile 10 ay sonra karda olacak.

Yapacakları her şeyi yaptılar zaten ve yine artmaya devam ediyor. Bundan sonra elde kalan sermaye kontrolü ve 2001 öncesi sabit kur sistemine dönüş.
0
yürümeyin
(28.12.21)
(5)

5 müteahhitlerin devletin her olanağından maksimum seviyede istifade etmesi

petekpare
Neden bu kadar önemli?
Neden bu kadar önemli?
0
petekpare
(25.12.21)
Sirtlar sivazlaniyor
0
floydian
(25.12.21)
şeffaf olmayan, adrese teslim kamu - özel işbirliği ihaleleri ile belli bir zümrenin zenginleşmesine aracılık edilmesi (milyarlarca dolar), vergi veren ve mevcut sistemden nemalanmayan düz insanı rahatsız eder.

suudi arabistan olsa idik o kadar önemli olmazdı çünkü orada devletin ana geliri vergi değil petrol. benim için benden alınan paranın nasıl harcandığı önemli.
0
zgrydn
(25.12.21)
iktidar kanadında dolaşan çok efsane var onlar koç, sabancı gibi firmaların hep böyle desteklendiğini hep kayırıldığını vs sanıyorlar. hani onlar hiç bir şey yapmıyorlar ama ford, arçelik falan öyle havadan kurulmuş gibi

o sebeple iktidar bu kafa ile kendi zenginlerini kurmak istiyor ama tabi imkansız.

sırf bu efsaneye dayanarak bu 5 arkadaş devletten 'gereksiz' ihaleler alıyor

o sebeple önemli.
0
duyurukullanıcısı
(25.12.21)
prole
(25.12.21)
senin benim fakirlesmemize sebep oluyor, katki sagliyor bu anlayis.
0
camussar
(25.12.21)
(6)

nette anonim trolleme yapıyor musunuz?

duyurukullanıcısı
belli bir grubun size saçma gelen ama onların çok ciddi konuştuğu micro forumlara girip trollüyor musunuz? anonim olarak?oyun gruplarıfal vbyemek yapmayı iyice din haline getirenlergibi
belli bir grubun size saçma gelen ama onların çok ciddi konuştuğu micro forumlara girip trollüyor musunuz? anonim olarak?

oyun grupları
fal vb
yemek yapmayı iyice din haline getirenler

gibi
0
duyurukullanıcısı
(19.12.21)
Yapmiyorum cok yorucu.
Genelde sitelere uye olmuyorum hayalet uyeyim cogu sitede.

Bir yere uye olup bununla ugrasilmaz, ancak biri para verirse yaparim.
0
divit
(19.12.21)
kalp kırmadan boş yaptığım oluyor ama çok boş bir uğraş fdsff
0
bir soru sorcam
(19.12.21)
Eskiden neler neler yapardım da artık hiç uğraşasım gelmiyor
0
birmilyonunvarmi
(19.12.21)
Yaklaşık 23 yıldır internetteyim, bir kez bile yapmadım.
0
hayirsiz
(20.12.21)
şimdi neresi olduğunu yazmayayım ama 'acılar ve şiirler' temalı bir micro forum var. çok değil max 400 üyesi falan var ama aktifler.

böyle biz çok acı çektik falan diye akşam metrobüs kalabalığını anlatan buna da şiir yazan bir grup düşünün.

bende haftada bir kendi şiirlerimle katılıyorum ama nasıl beğeniyorlar anlatamam. komik bence.
0
🌸duyurukullanıcısı
(20.12.21)
eskiden çok yapıyordum, artık vakit yok. bir de artık çoğu sitede anonim kalmak mümkün değil.
0
co2s2
(20.12.21)
(10)

MSN Messenger'ın bitme sebebi neydi?

magni
MSN gül gibiydi, ne hatıralar ne hatıralar :(WhatsApp o tadı asla vermiyor şahsen, MSN bir başkaydı.Bu kadar iyi bir sohbet/iletişim aracı neden bitirildi zamanında, bilen var mı? WhatsApp lobisi falan mı?
MSN gül gibiydi, ne hatıralar ne hatıralar :(

WhatsApp o tadı asla vermiyor şahsen, MSN bir başkaydı.

Bu kadar iyi bir sohbet/iletişim aracı neden bitirildi zamanında, bilen var mı? WhatsApp lobisi falan mı?
0
magni
(18.12.21)
Facebook'un çıkışına denk gelir.
0
put it in your appropriate place
(18.12.21)
Küresel medya neyi meşhur ederse diğerinin modası bitiyor.
Bir de tabi şu var: Biz büyüdük ve kirlendi dünya..
0
Erva
(18.12.21)
Facebook bitirdi.
Keza forum sitelerini de bitiren facebook oldu.
0
neverletyougodown
(18.12.21)
Facebook chat cikardi, gomdu.
ustune mobil dunyaya entegre olamadi. Telefonlara gelseydi oradan devam ederdik.

Bir de yazilim olarak cok dandikti, icq varken meshur olmasi bile garipti.
0
divit
(18.12.21)
O dönemde herkes birbirini facebook'tan bulup ekliyordu, yani çoğu insanın msn'inde olan kişilerden daha fazlası facebook'ta ekliydi.

Facebook aynı zamanda bugünkü bildiğimiz sosyal medya anlamında tam oturmuş ilk örnek, ne kadar tutulduğunu biliyorsunuz. O dönemde internet kullanıcısı yaş ortalaması oldukça düşük ve facebook tamamen bu kitlenin istediği her şeyi sunuyordu. (Stalk alanı, mesajlaşma özelliği, duvar ve kişisel mesajlar, farmville gibi çeşitli oyunlar, widgedlar)

Paralel olarak yeni tanışmalarda msn adresi sormak yerine facebook'tan ekleşmek daha popüler oldu. Esasen msn'i bitiren en büyük şey bu alandaki kayma. Msn messenger yakın arkadaşlar arasında izole bir ortam olarak, alışkanlık olduğu üzere devam etti ancak hayatımıza yeni giren herkes facebookta birikiyordu.

İnsanlar liselerden, üniversitelerden mezun olup dağıldıkça da eski bağların kopmasıyla değişim tamamen gerçekleşti.

Aynı zamanda facebook bu kadar çekiciyken msn messenger giderek hantallaştı. Windows live messenger sürümleri kesinlikle memnuniyetsizlik yaratıyordu, bunun da hızlandırıcı bir etkisi oldu.
0
akhenaten
(18.12.21)
Wa dan o tadı alamamanin sebebi eskiden anında mesajlaşma için pc başında olman gerekiyordu ve insanlar bilgisayarla o kadar da vakit geçiriyordu, kısıtlı zamanda kısıtlı muhabbetler dönüyordu şimdi ise 7/24 mesaj atıp birilerine ulasabiliyorsun zorluğun tadını kolaylık veremez
0
selam
(18.12.21)
facebook bir cep telefonları iki

msn, facebook'un olmadığı ortamda milletten haber almana yarıyordu ve cep telefonlarında imkansız olan sınırsız mesajlaşma imkanı sunuyordu

önce facebook vurdu. anlık etkileşimin önünü açtı

telefonlar akıllanında herkes 30.000 sms'i simit parasına alır oldu
sonra doğal olarak gerek kalmadı zaten.

o tat dediğin şey zaten o zamanlar tek çare oydu.

mcdonalds'da yediğin ilk hamburger gibi yani.
0
duyurukullanıcısı
(18.12.21)
Herkes Facebook demiş ama ben mi yanlış hatırlıyorum MSN zaten Facebook çıkmadan önce ölüm yoluna girmişti. İlk çıktığında çok basit bir programken, son zamanlarında bir sürü özellik ekleyip, arabirimi saçma bir hale getirip hantal bir programı önümüze koymuşlardır.

Yaptığın programı çok kurcalamayacaksın.
0
boray eris
(18.12.21)
boray eris+1

microsoft msn'e hiçbir zaman büyük bir kıymet vermedi. hatta adeta üvey evlat muamelesi gördü diyebiliriz. evet facebook'un geldiği nokta ile son nefesini verdi ama öncesinde zaten beyin ölümü gerçekleşmişti. msn'e gerekli özeni ve geliştirmeyi sunmadılar. salakça yeni arayüzler eklediler. ama asla kabul görmedi. özellikle son yayınlanan versiyon/sürümler fecaat idi. windosws live messenger (8.0) çıktığında lanet okuyordum microsoft'a. destek çekilene kadar uzun süre 7-7.5 kullanmıştım hatta ben.

bence en iyi sürüm msn messenger 7.5 idi.
hey gidi günler!!
0
debian
(19.12.21)
msn bitmedi ki, mahkeme kararıyla kapatıldı.

bir firma microsofta messengeri tekel oluşturmakla dava etmiş ve davayı kazanmıştı.

tüm aramalarda skype geçti diyor ama o zamanlar boy boy haberler çıkmıştı mahkeme kararıyla kapatılıyor diye.

aol ile kanlı bıçaklıydı aol'nin mahkemeyi kazanmış olması olasıdır.

ha tabi mahkema kararı kısıtlayıcı bi karar olup, microsoftun msn messengeri kapatmasına da sebebiyet verebilir.
0
killerbee
(19.12.21)
(2)

biontech aşı sonrası

erenderk
tır çarpmışa dönenler için araştırma var mı? sebebi neymiş acaba? 3 aşının 3ü de vurdu geçti resmen.
tır çarpmışa dönenler için araştırma var mı? sebebi neymiş acaba?

3 aşının 3ü de vurdu geçti resmen.
0
erenderk
(18.12.21)
Bu kişiye göre değişiyor, 65 yaşında insanda hiç yan etki olmazken 20 lerinde birinde ağır grip gibi yan etki gösterebiliyor, bu yan etkiler de beklenen etkiler olduğu için kimse bunun araştırmasını şu zamanda yapmaz, çünkü araştırma dediğin zaman ve maliyet, fakat birkaç yıl sonra veriler toplandıkça tahminler ortaya çıkar
0
freebird5406_2
(18.12.21)
2 gün yamuldum 3. dozda 3. gün bir şey yoktu
0
duyurukullanıcısı
(18.12.21)
(6)

Mekanik klavye önerisi

tchuck
selamlar,mekanik klavye almak istiyorum. oyun için de, kendi işlerim için de kullanmayı planlıyorum.estetik görünümü biraz öenmli benim açımdan.https://www.hepsiburada.com/keychron-k2-hot-swappable-kablosuz-mekanik-klavye-bluetooth-5-1-rgb-gateron-brown-switch-version-2-p-HBCV00000FGY2J?magaza=Conne
selamlar,

mekanik klavye almak istiyorum. oyun için de, kendi işlerim için de kullanmayı planlıyorum.

estetik görünümü biraz öenmli benim açımdan.
www.hepsiburada.com

keychron'lara bakıyorum. ama kararsız kaldım bir yandan.

razer'lara baktığımda onlar da çok cafcaflı geliyor.

biraz estetik görünmesini tercih ediyorum aslında.

keychron k3 ultra slim'ler çok hoşuma gidiyor ama onlar da türkiye'de yok sanırım.

bütçe de maksimum bu seviyelerde olacak şekilde ne önerirsiniz?
0
tchuck
(03.12.21)
www.amazon.com

şunun tr'ye gelişi var
0
duyurukullanıcısı
(03.12.21)
klavyeye 2000 lira vermek bana çok fazla geldi. tabii logitech'in bile düzgün bir klavye-fare setini aldığınızda 1000 lira para veriyorsunuz artık

klavye güzelmiş bu arada
0
co2s2
(03.12.21)
@duyurukullanıcısı, çok sağol iyiymiş bu mevzu da ya.

k4'ü gördüm orda da, numpadi olması daha mı iyi olur acaba
0
🌸tchuck
(03.12.21)
kbdfans.com

Uğraşırsan kendi klavyeni yapmak da bir opsiyon. Bana uğraşılacak iş gibi gelmiyor ama arkadaşların hepsi kendi klavyesini kendisi yaptığı için bahsedeyim dedim, meraklısını saran bi hobi gibi.

Hem de işte keypad lazım olursa yapıp takarsın yanına.
0
plutongezegendegilmi
(03.12.21)
Her gören klavyeyi soruyor.
ibb.co

xtrfy.com

Görüntü önemli dediğin için verdim.
Varmilo modelleri daha da ufak ve daha güzel olabiliyor. Ama pahalılar.
0
bana kedicik derdi
(03.12.21)
keychron k2 kullaniyorum. macbook icin cok guzel bir klavye. sarji uzun gidiyor ve tasarimi cok guzel.

ancak yuksek bir klavye, eger bilek probleminiz varsa slim almanizi oneririm. bir arkadasim iade etti cunku bu sebepten.

ben inanilmaz memnunum. bu arada 90 dolar klavye amerikadan birine getirebilirseniz. 2000 nedir ya vallahi yazik gunah.
0
antikadimag
(04.12.21)
(7)

Instagram Reklam Algoritması?

dreamnesiac
Selamlar,Çok aktif Instagram kullanıcısı değilim, şirket hesaplarını takip ettiğim ayrı bir hesabım vardı, aylar yıllar sonra girdim. Tam olarak neyi baz alıyor bilmiyorum ama nokta atışı ilgilmi çekebilecek şeyleri göstermeye başlamış geçen zamanda:- Dijital Pazarlama eğitimi: Bununla ilgili takip
Selamlar,

Çok aktif Instagram kullanıcısı değilim, şirket hesaplarını takip ettiğim ayrı bir hesabım vardı, aylar yıllar sonra girdim. Tam olarak neyi baz alıyor bilmiyorum ama nokta atışı ilgilmi çekebilecek şeyleri göstermeye başlamış geçen zamanda:

- Dijital Pazarlama eğitimi: Bununla ilgili takip ettiğim hesap yok, yakın zamanda diğer hesabımdan bir eğitime üye oldum sadece form doldurarak. Çok yoğun şekilde Google'da arıyorum konuyu, tonla da mail listesine üyeyim.

- Yapay zeka, data vb: Seminer dinliyorum arada Linkedin üzerinden, çok fazla şey okuyup arıyorum. Bunlarla ilgili tek hesap takip etmiyorum ama Instagram'da

- Adobe: Yakın zamanda şirket için ürün aldık, eğitim aradım her yerde. Başka ürün reklamı geldi. Takip etmiyorum yine.

- Hava temizleyici filtresi: Birkaç ay önce cihazı aldığım markadan tam da cihaza uygun reklam görmeye başladım. Markayı da cihazı da takip etmiyorum.

Aklıma geldikçe örnek ekleyebilirim.
Yani takip edilen hesaplara göre öneri getiriyorlar desem bunlarla ilgili hesap takip etmiyorum dediğim gibi.

Nasıl çalışıyor buradaki "Targeting"? "Search triggered" bir mekanizma mı var?

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(03.12.21)
Facebook'taki hareketlerinizden, WhatsApp'taki mesajlarinizdan ve girdiginiz siteler eger Facebook Pixel kurdularsa o sayede sizi siniflandirmistir.
0
sertac akin
(03.12.21)
gidip mağazadan yüzüklerin efendisi serisi aldım. google'da aratmadım hiç.
eşimle sık sık konuştum ama yüzüklerin efendisiyle ilgili. instagram'da karşıma sürekli yüzüklerin efendisi film kesitleri çıkıyor. sayfa reklamları, ürün reklamları çıkıyor (instagram sayfası olan yüzüklerin efendisi ürünleri satan firmalar)
0
matilda
(03.12.21)
italyadaki arkadaşım bana pianodaki yeni parçasını gönderdi whatsapp üzerinden

instagram'a bir girdim piano reklamı
0
duyurukullanıcısı
(03.12.21)
Dinlendiğini henüz farketmedin galiba? Klavyen ve mikrofonun takip altında. İnstagram ve facebook seni büyük bir dikkatle dinler, kullandığın kelimelerden yola çıkarak reklamı dayar. Aynı şey Google içinde geçerli fakat insta ve face arsız bir şekilde dinler, engel olamazsın. Reklamcılık bakımından çok isabetli bir mecra bence.
0
unlztrk
(03.12.21)
meta dediğimiz bir reklam firması. instagram - whatsapp - facebook gibi mecralar da reklam verecekleri kişileri bulmak/ayrıştırmak için ortaya attıkları "yem"ler.
0
co2s2
(03.12.21)
takip ettiğin kişilere göre göstermiyor sadece orası kesin. ya sadece şunu düşünsek bile işin içinden çıkarız aslında. whatsapp bedava bir uygulama. hiç bir şekilde reklam vs. içermiyor. hiç bir zaman da içermedi. reklam geliri edinemediğine göre herhangi bir geliri de olmaması gerekir, aksine bu kadar kişinin datasını tuttuğuna göre server maliyetleri, geliştirme maaliyetleri var.

ne biçim bir iş biçimi değil mi? whatsapp'dan sağa sola yaydığınız datalar (yazışma, ses, görüntü ıvır zıvır. )instagram'da facebook'da kullanılıyor. instagramdaki yaydığınız datalar da diğerlerinde... böyle bir sistem yani. mesajlarınız isteseniz de istemeseniz de botlar tarafından taratılıyor, yaş cinsiyet dini inanç yaşadığınız yer vs. her şey ile birleştirilip sizin bir profiliniz oluşturuluyor. kanımca öyle bir profil ki bu kendimizden bile iyi tanıyorlar bizi. siz doğa yürüyüşlerini sevmiyorum ve asla sevmem diyorsunuz örneğin. ama istatistiklere göre bilmem kimin romanını okuyan, 30 yaşlarında, erkek, mahmutya şehrinde yaşayan ve kamilya'ya gitmiş, şu şu markalardan alışveriş yapmış ve şuralara gitmiş insanlarla bir araya gelme sıklığı şu kadar olan insanların hiking sevme oranı yüksek. size getiriyor hiking ayakkabılarının reklamlarını. bir süre zorluyor. zorlamaktan kastım çeşitli kombinlerle deniyor. en sevdiğiniz sanatçının altına koyuyor, üstüne koyuyor. tüm bunları yaparken sizin her türlü verinizi de kaydediyor. sadece üzerine tıklamaktan bahsetmiyorum. aşağı doğru kaydırırken onun olduğu bölümde kaç saniye kaldığınıza bile bakıyor. tüm bu bilgileri farklı şekillerde deneye deneye size özgün bir profil çıkarıyor. telefonunuza gelen bildirimler bile bu tarz algoritmalara bağlı. telefonunuzu bıraktığınız gibi sizin ilginizi çekecek bir arkadaşınızın yeni paylaştığı resminin bildirimini gönderiyor ki dönüp tekrar bakın. bakmadınız mı? başka bir şey deniyor. olmadı mı ? başka bir şey daha. bence 21. yüzyılın devrimi. önümüzdeki 100 yılı şekillendirecek buluş...

tüm bu bilgilere de big data diyoruz. ne kadarı legal, ne kadarı illegal, ne kadarı etik, ne kadarı değil henüz daha 10-15 senelik mevzu olduğu için her şey gri. ileride illa ki çizgiler çekilecektir ve şu anda da çekilmeye çalışılıyor ama neler olur bilinmez.

işin garip yanı savaşa girerseniz kazanmanız da imkansız. siz sadece kendi beyninizle sentezlediğiniz bilgiler üzerinden savaşmaya çalışıyorsunuz, karşınızdaki makine sizin hiç bir yaptığınızı unutmayan ve aynı şekilde 5 milyar kişinin de yaptıklarının hiç birini unutmayan bir database'e sahip ve bunu kullanarak size karşı duruyor. biz insanlar her ne kadar aksini iddia etsek de her alanda sınıflandırılabilir varlıklarız. kadınlar pembeyi sever, erkekler maviyi. pembeyi sevmeyen kadınlar turuncuyu sever, onu da mı sevmedi kırmızıyı sever gibi gibi. bu istatistiklerin 5 milyar insan üzerinden her an tutulduğunu düşünün. ne biçim bir bilgi dağarcığı olabilir adamların ellerinde :) savaşmanın da çok bir anlamı yok zaten. optimize olup kalıcı biçimde kalacak hayatımızda artık yapacak bir şey yok. sizin lehinize olan yerleri de oluyor, aleyhinize de .


ticari bir instagram hesabım var benim örneğin. reklam vereceğim. bana bildiğin insanları satıyor instagram. şu şu yaş aralığında, şu şehirlerde yaşayan, şunlarla ilgilenen, şöyle olan böyle olan, daha önce benden alışveriş yapmış insan profiline yakın insanlara bu reklamı göster diyorum. al sana 1000 dolar, bunun karşılığında 1 hafta boyunca elinde 100 bin insanın ilgisini satın alıyorum diyorum. satıyor.


bu alanda artık uçmuş gitmiş iki büyük firma var. birincisi meta yani eski adıyla facebook, diğeri de google. bunlar birbirleriyle veri paylaşıyorlar mıdır bilmiyorum. gözlemim meta'nın daha iyi bir bot yazdığı yönünde. google'da oldukça iyi ve hatta muhtemelen daha fazla veriye sahip ama ibre yavaş yavaş meta tarafına kayıyor.

durum bu :)


not: bununla alakalı çok güzel bir belgesel vardı netflixte geçenlerde izlemiştim. eski instagram mühendisleri ile falan röpörtajlar da içeriyordu. gayet açıklayıcı bir şekilde aslında düşündüğümüzden çok daha ileride olduklarını görebiliyorsunuz o belgeselde.
0
syozkn
(03.12.21)
işin uzmanı insanlardan destek almak gereken alandır.
bkz: dipays.com
0
ForzAras
(14.02.25)
(20)

Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız

dissendium
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
Hayattaki en güzel ve en kötü zamanlarınız nasıldı?
0
dissendium
(01.12.21)
En güzel zamanlarım üniversitedeki zamanlarım.
En kötüleri ise lisenin ilk yılı, ortaokul falan
0
zimbirik
(01.12.21)
31 yaşındayım, genel olarak her senem bir öncekinden daha iyi oluyor gibi hissediyorum o yüzden çok geçmiş özlemi çekmiyorum.

ama 2016 (26-27 yaşlarındayım) tam young wild and free olduğum zamanlardı, o sene baya güzeldi. 4-5 kere tatile gitmiştim, çok geziyordum, tam bir single'dım, paso macera idi yani.

en kötü günüm de kız kardeşim bilinmeyen bir enfeksiyondan hastaneye düşmüştü 2017'de, onun yanında refakatçiydim. o geceki kadar kötü hissettiğim bir gün daha olmamıştı, hastalık işi çok zor (sonra iyileşti neyse ki) dönemsel olarak bakarsak lise son zamanlar - üni ilk zamanlar olabilir herhalde.
0
roket adam
(01.12.21)
En kotu: Ailemle senelerdir kus kaldik + calistigim sirket batti, tazminatsiz issiz kaldim + Depresyon + Siddete meyilli bir sosyopat/manipulatorden ayrildim, kendisi mail ve sosyal medya hesaplarima sizip arkadaslarimin %50si ile arami bozdu, toparlamak yillar aldi + 1 sene boyunca kesintisiz her gece kabus gordum, fibromiyalji ile aylarca bogustum.

En iyi: Yuksek prestijli projelerde comez bir muhendis olarak all-star takimi gibi bir muhendis ekibi ile calistim + Muhtesem eglenceli iliskilerim oldu, kendimi ve hayattan ne istedigimi kesfettim + maasim yuzunden arkadas ortamimda fabrikator olarak anildim. Iyi kazandim, basarili yatirim yaptim, kendi evimi kendim aldim.
0
cleric
(01.12.21)
en guzel zamanlarim mezun olduktan sonraki calismadigim donemdi. vaktim coktu kendimle ugrasiyordum ve cok uzun seyahatler yapabiliyordum. is hayatina girince yaslandim gibi hissediyorum
0
ala09
(01.12.21)
En iyisi:üniversitede Erasmus dönemi ve mezun olduktan sonraki 2 3 seneydi. Çok kazanmıyordum ama çok da yorulmamıştım. Sabahlara kadar içip sabah işe gidebiliyordum. Çok eğlendim, gezdim, takıldım.

En kötüsü: yok heralde ya, en kötüsünde bile şükür seviyesindeyim şuan geri dönüp baktığımda.
0
kismisolungac
(01.12.21)
Üniversite 3. sınıf (2016) ile geçtiğimiz yıl arası çok kötüydü. Ailevi çok büyük sıkıntılarım oldu ve toksik ortamdan kurtulacak ekonomik ve psikolojik gücüm yoktu. Uzun süreler ilaç tedavisi görmek zorunda kaldım. 2020 yılında da o zor zamanlara dayanmamı sağlayan yegane canlı vefat etti. Ardından haftalarca yemek yemedim ve tekrar ilaç kullanmaya başladım. 8 ay toparlayamadım. Geçtiğimiz ocaktan beridir bir miktar daha iyi gidiyor her şey en azından altından kalkamayacağım zorluklarla karşı karşıya kalmıyorum diyebilirim.

En güzel zamanlar da lise 3-4'tü sanırım o zamanlar farkında değildim ama.. Güzel olmasının sebebi de dümdüz normal bir lise hayaatı olması dsngjsd klasik okula gidiyodum arada arkadaşlarla okey oynamaya falan giderdik, bu.
0
eatpraylaw
(01.12.21)
en kötü zamanım son 1,5 sene, 2020 haziran'dan itibaren devam ediyor.
en güzel zamanlarım 13-16 arasıydı. bol bol geziyordum, konfor alanımdan çıkmıştım, daha önce yapmadığım şeyleri denemiştim.
0
Bruce
(01.12.21)
En güzel zamanım hazırlığı bitirdiğim seneki yaz tatili idi. Sıfır stres, Londra’da yaşam, gezmeler, yemeler hey gidiii.
En kötü zamanlarım da 15 ay süre evliliğimin ikinci yarısı. Esir hayatı, hakaret, küfür… Allah belalarını versin eşim ve ailesi hayatımı mahvettiler.
0
cilekli pasta
(01.12.21)
En güzel; üniversite zamanları ve tatil zamanlarım.
En kötü; şu zamanlarım.
0
mutekebbir
(01.12.21)
en kötü zamanım; 1991-2000 yılları arası 9 yıl. dünya üzerinde cehennemi yaşadım. bilen vardır belki, babam boşanıyor, bize anneniz öldü diyor, üvey anne geliyor ve o 9 yılın büyük kısmı fiziksel ve psikolojik işkence. ondan sonraki en kötü zamanım da geçen sene eski kız arkadaşımdan ayrıldıktan sonraki aylar.

en güzel zamanlarım, 2000-2007 arası. lisenin bir kısmında özgürlüğün tadını ilk kez çıkaran bir genç, sonra da üniversite yılları. ve aralıksız devrimler, hehe. şimdi aklıma geldi, üniversitede sürekli yanımda oturan bir kız vardı, her yer boş da olsa yanıma gelirdi. inanılmaz güzel bir kız, yani nasıl anlatılır böyle bir güzellik ve benden hoşlanıyor. alala. ben buna inanamıyorum. benden neden hoşlansın diyorum. arkadaşlar araya giriyor, kafama kafama vuruyor da anca farkına varıyorum. keşke şimdiki aklım o zamanlar olsaydı. o kız zengin, ilişkiyi sürdüremem, istediği yerlere gidemem diye uzaklaşmıştım. ah be!

neyse devam edeyim. üniversiteyi burslu okudum, yurt olarak bize denize sıfır apart villa kiraladılar. 4 kişiye 1 villa. ben de şehirde yaşayan 3 burslu eleman bulup benim villaya kaydını yaptırdım ve tek başıma yaşadım orada. her odada birer gün yatardım. haftada 2 kere temizlik gelirdi hepsini değiştirirdi :)) villaların arasındaki boşluğa gece masaları çıkarıp lan'dan cs atardık max kişiyle 16 mi 32 mi neydi. subwoofer almıştım paraya kıyıp, 6'nın 1'i awp miydi, sniper, çaaaat diye yankılanırdı gecenin 3'ünde adamın kaşının ortasında açtığım delikte. o zaman da nickim douchebag'di cs'de. sonra ben arkadaş ağırlamayı çok severim, villamda tabii 4 kişilik mutfak var, balkona büyükçe masa kurar haftasonları arkadaşları kahvaltıya davet ederdim. mal bulmuş mağribi gibi gelirlerdi. e bu para nerden geliyor? onu da yine onların üzerinden kazanırdım :) limitsiz 100 mbit internetimiz var, film download edip cdlere yazardım ve arkadaşlara kiralardım. cd kiralama 500 bin tl, satın alırsan 1,5 milyondu hatırladığım kadarıyla. herkes satın alırdı, arşivciler, sonra birbirine verirdi, bana kazık attığını zannediyor :) olsun bana maliyeti 100 bin tl. (paradan sıfırlar atılmadığı zamanlar, tey tey) zaten cd 2 kere el değiştirse 3. kişide çiziklerden çalışmaz.

villa kat kaloriferiyle çalışıyor. her villaya aylık 250 lt motorin veriyorlar deposuna. kış aylarında 4 kişilikler yakıtı bitirip bana gelirdi. hortumla çekip taksim ederdim :) beni çok sevdiler, ben de onları çok sevdim, canım arkadaşlarım. çoğuyla hala görüşürüz. burası yalan. birazıyla hala görüşürüz :)
0
gabe h coud
(01.12.21)
üni iyidir
sonra kötü genelde
0
duyurukullanıcısı
(01.12.21)
en güzel zaman: bu yıl diğerlerinden farklı olarak müthişti diyebileceğim bir yıl yok.
en kötü: 2015(lise3) istemediğim bir sınıfta sevmediğim insanlarla beraber okumak zorundaydım ve o sene bitsin diye günleri saydım. Daha sonra, üniversitenin ikinci senesi olan 2018'in ilk yarısı. Çok sevdiğim bir ilişki bitmişti, sevdiğim bir şehirde yalnız başıma keyifsiz bir yaşam sürdüm.
0
biravekahve
(01.12.21)
2019'un son 3 ayı.

Hem planlı programlı hem spontane gelişen bir süreç geçmişti. Epey keyif aldığım bir dönem olmuştu.

En kötü zamanım sanırım ne kadar mal biriyim dediğim lise yılları.
0
put it in your appropriate place
(01.12.21)
En guzel yillar aslinda cok zor gecen ama umutlarimin oldugu yillar. Universitede son yilim.

En kotu işte o umutlarin bittigi, hayatin o kadar da guzel olmadigini anladigim 25 30 arasi. Yeni is, yeni ortam, evlilik.

Simdilerde yeni hayaller bulmaya calisiyorum.

Pekcoklarina gore ozenilecek bi hayatim var ama Hayat genel anlamda zor.
0
halk
(01.12.21)
en guzel zamanlarim lisenin son iki yili ve universiteye "gercekten" basladigim ilk iki sene, 2010-2012 ve 2017-2019 araliklari diyebilirim.

en kotu ikincisi 2013-14. major depresyon, fiziksel sakatlik, saglik sorunlari vs. tamamen bas asagi gittigim ve az kalsin kendimi oldurdugum bir donemdi.

su an yasadigim en kotu donemde oldugumu dusunuyorum. kendimi oldurmek niyetim yok bu sefer, nasil desem daha olgun ve yetiskin acisi hissediyorum, biraz daha fazla basa cikabiliyorum ama icten ice daha yikici bu. soyle soyleyeyim o zaman 100 uzerinden 10'dum ama o yasta bunu tolere edebiliyordum. o zaman bu kabul edilebilirdi. simdi 100 uzerinden 15'im ama 30 altindaki adamin ne esi, ne isi, ne dostu, ne duzgun yasantisi olabilir iste oyle dusun. "her sey kotu gidiyor oyleyse gebereyim" dedirtmeyen ama yasama sevincini alan, direncini kiran turden.
0
der meister
(01.12.21)
en güzel: orta son, lise 1, işe başlangıç ilk 3 sene

en kötü: ünv., işsizlik dönemi - iş başlangıç arası

güzel zamanlarda umut vardı, enerji vardı, planlar vardı. kötü zamanlarda tam tersi.
0
ya ben lan neyse
(01.12.21)
sanırım en guzel yıllarım ilkokul ve orta ikiye kadarki süre. sonra hayatım hiç güzel olmadı. geçen yıl babamı kaybettiğimden beri yokuş aşağı gidiyorum. ilaçlar kullanıyorum ama onu dusunmediğim bir an bile yok. ölmeyi o kadar istiyorum ki anlatmam mumkun değil. o an gelene kadar ölü gibi yasayacagım sanırım.
0
suyin
(02.12.21)
en kötü yıllarım üniversite
en güzel yıllarım son 3 senem
0
hopp
(02.12.21)
Son 2 sene sanırım hem en kötü hem de en güzel zamanımdı. Daha kötü günler yaşadım ama bu kadar ağır depresyonda olmadım hiç. En güzel aynı zamanda çünkü bana anne diyen biri oldu hayatımda ve o büyüyor, görüyorum. Her ne kadar kötü bir anne olsam da...
0
curukturpkokusu
(02.12.21)
Bir dönem çok disiplinli, zihinsel ve bedensel en üst seviyede güçlü olduğum bir dönemdi. Sabah koşu, sonra kütüphane sonra akşam yüzme. Müthişti müthiş. Temizlik, yemek, para işleri, insanlar, hiçbiri ile ilgilenmem gerekmiyordu. Eşyalarım da en iyisinden ve birkaç taneydi. Bilgisayar örneğin, ya da kış için koşu montu. Her şeyin az ve öz olduğu fakat kendim de dahil her şeyden üst düzey verimlilik aldığım bir dönemdi. Çok özlüyorum. Sonraki zamanlarım hep vasati.
0
velvetmorning
(02.12.21)
(7)

kuvvetli kas gevşetici

duyurukullanıcısı
ne var ?majezik alıyorum ama bana mısın? demiyor.
ne var ?

majezik alıyorum ama bana mısın? demiyor.
0
duyurukullanıcısı
(30.11.21)
majezik ağrı kesici yalnız. muscoril var kas gevşetici olarak.
0
veritaslibertas
(30.11.21)
cabral var fıtık için kullanıyordum.

ha bir de bazı ilaçlar hemen etki etmeyebiliyor atıyorum 3 4 gün düzenli kullandıktan sonra tam etki alabiliyorsun, cabral bunlardan birisi değil, reçetesiz satılıyordu ama eczaneler de bi acaip.

elinde ilaç olmayınca reçeteli satılıyor deyip müşteriyi sallayanlara denk geldim.
0
killerbee
(30.11.21)
nerenizin ağrıdığını söyleyebilirseniz belki başka öneriler olur, mesela strese ya da üşütmeye bağlı boynunuz ağrıyorsa muscoril de etkili olmayabilir.
0
kaptankedi
(30.11.21)
kas gevşetici öneremem ama fıtık ile alakalı ise derdiniz voltaren 75mg benim için hep kurtarıcı oldu.
0
denizmaniaherif
(30.11.21)
flexo iğne
0
mikahakkinen
(30.11.21)
strese dayalı her yerin tutulması sorunum var
0
🌸duyurukullanıcısı
(30.11.21)
Böyle durumlarda ben şunu uyguluyorum, emzirme nedeniyle brufenden başka ilaç kullanamadığım ve sürekli sırtım,boynum bacaklarım tutulduğu için.
Önce hafif sırt boyun egzersizi, pilates lastiği ile hafiften o kasları açıyorum. Ardından sıcak banyo, veya sıcak su torbası ile kası ısıtıp biraz da ısınmış halde lastikle egzersiz yapıyorum. Egzersiz dediğim uzun birşey değil, 20 kere falan birkaç hareket.
Önemli olan kasın aniden soğumaması. Yani banyodan çıkıp ince giyindiysem veya saçım ıslak halde havlusuz gezindiysem daha beter oluyor. Saç kurutulacak, yoksa havluya sarılacak ve havlu ıslandıkça değiştirilecek. Banyo sonrası üşümesem bile bir hırka falan giyiyorum çünkü vücut o sırada kururken ısı kaybediyor ve bu kasları soğutuyor. Bundan sonra brufen alıyorum. Siz voltaren veya muscoril de tavsiye edildi ise alabilirsiniz.
0
curukturpkokusu
(30.11.21)
(10)

sizce en iyi oyuncu ve gosterdigi en iyi performans?

buenosdias
acip acip su videonun basini izliyorum. gercekten hayran kaldim. https://www.youtube.com/watch?v=yf3TVS-yEuobi de su var.https://www.youtube.com/watch?v=wM6exo00T5Isizin icin en iyi oyuncu ve en iyi performans gosterdigi film/sahne hangisiydi?
acip acip su videonun basini izliyorum. gercekten hayran kaldim.

www.youtube.com

bi de su var.
www.youtube.com

sizin icin en iyi oyuncu ve en iyi performans gosterdigi film/sahne hangisiydi?
0
buenosdias
(30.11.21)
çok var ama aklıma ilk gelen
martin freeman'ın sherlock'ta; sherlock'un ölmediğini kanlı canlı yanında görünce verdiği ilk andaki tepki.. ayrıca basit gibi görünse de çok iyi yazılmış bi sahne.

bi de iyi performansı ekranda anlamak çok zor, sahnede canlı görmek lazım.
yakın zamanda oedipus'ta iokasteyi oynayan Marieke Heebniki gördüm mesela, vay dedim bu ne.
0
rewlack
(30.11.21)
şu videonun altındaki yorumdan çok etkilenmiştim:

www.youtube.com

''This is a classic. Actors could learn from that cat. That’s the perfect combination of skittishness, indecisiveness and disbelief, followed by disappointment and dejection in less than a minute.''

ama benim için şov limonata'daki bu sahnedir:

www.youtube.com
0
onemoremile
(30.11.21)
tom hanks - cast away, forrest gump, saving private ryan

bunlardan birini veya sahnesini seçmek diğerlerine haksızlık. %100 o rolde adam, inanılır şey değil.

başka oyuncular genelde hep kendini oynar, film ona göre şekillenir. mesela Kristen Stewart, Lady Diana'yı bile nevrotik, elini nereye koyacağını bilmeyen biri olarak, yani kendini oynayarak sunmuş. spencer filmi bittiğinde, bu neydi şimdi dedik arkadaşımla. mesela ryan reynolds. hep aynı karakteri oynar, filmler ve setler değişir adamın çevresinde, tom hanks gibi karaktere bürünen ve sırıtmayan çok nadir oyuncu var. mesela kevin spacey, yazık ettiler adama :( , joaquin phoenix, viggo mortensen, adrien brody, sean bean, mads mikkelsen, cillian murphy, rami malek gibi.
0
gabe h coud
(30.11.21)
Yüzlerce var.

Mesela; www.youtube.com
0
alfred
(30.11.21)
Once upon a time in Hollywood filminde leonardi Dicaprio'nun sahnesini çok severim ama en iyi aktör ve performans çok fazla var;
youtu.be
0
logisticsmanager
(30.11.21)
duyurukullanıcısı
(30.11.21)
en iyi diyemem oyle bir iddiam yok, pek film kulturum yok ama mar adentro'da javier bardem abim oyle oynamis ki cocuk gibi aglamistim.
0
der meister
(30.11.21)
Son zamanlarda aklımda kalan The Danish Girl filminde Eddie Redmayne'nin cıbıldak iken cinsel organını saklamaya çalıştığı sahne büyük oyunculuk örneği bana kalırsa.

Edward Norton'un komple Fight Club'daki oyunculuğu keza. Özellikle kendini dövdüğü sahne. Hatta aynı filmde Brad Pitt'in tiradları.

Inglorious Basterds'da Hans Landa'yı canlandıran Christoph Waltz mesela harika bir oyunculuk her sahnesinde.

Ama performans dersek sadece bunları düşünemeyiz. Bazı oyunculuklar fiziksel performans da gerektiriyor. Mesela The Matrix'te Keanu Reeves'in öyle muhteşem bir tiradı rol kesmesi vs yok ancak martial arts konusunda bir Hollywood yıldızının gelebileceği son noktaydı kendisi aynı şekilde Laurance Fishburne'nin Morpheus performansı.
0
bana kedicik derdi
(30.11.21)
ilk aklıma gelen Samuel L. Jackson hamburger sahnesi
0
bahçedekisandal
(30.11.21)
şu analizi izlemeni tavsiye ederim:

Westworld: What Makes Anthony Hopkins Great
www.youtube.com
0
orpheus
(30.11.21)
(8)

Akıcı İngilizce- Speaking

dreamnesiac
Şimdi önce buraya ilkokuldan sonraki hayatı İngilizce ile geçmiş birini çizelim.İngilizceyle ilgili sınavlardan da iyi skorlar alıyor, TOEFL Speaking 27 hatta, bu da ok.Amma velakin akıcı konuşamıyorum!! :)Yani mesela teknik bir sunum yapmam gerekiyor rakamlarla falan, farklı dosyalar açıp. Düşüne d
Şimdi önce buraya ilkokuldan sonraki hayatı İngilizce ile geçmiş birini çizelim.
İngilizceyle ilgili sınavlardan da iyi skorlar alıyor, TOEFL Speaking 27 hatta, bu da ok.
Amma velakin akıcı konuşamıyorum!! :)
Yani mesela teknik bir sunum yapmam gerekiyor rakamlarla falan, farklı dosyalar açıp. Düşüne düşüne konuşuyorum.
Dün bir toplantı kaydı dinledim, öyle kelimeler kullanmışım ki "proceed" "initiate" falan. Günlük konuşmayı geçtim şirkette kimse kullanmıyor bunları, hatta belki aksanları daha kötü ama takılmadan çok hızlı konuşuyorlar.
Ben bazen uygun kelimeyi ya da en düzgün ifadeyi falan kullayaım derken "es" veriyorum. Üniversiteden kalma arkaik akademik kelimeler de aklıma ilk gelenler olunca sonuç bu oluyor :)

Netlfix izle falan demeyin onlarla ilgili bir sorunum yok :)
Erasmusçu komşum falan da yok, o da ihtimal dahilinde değil gibi:)
Discord vb işe yarar mı bu konuda?
Daha önceki duyurulara baktım, Cambly'e Italki demişler ama haftada 4 saatle olacak iş değil yahu.
Ne ediim ben? :)

Teşekkürler
0
dreamnesiac
(05.11.21)
sesli kitap oku,

çenenin kelimelere alışması lazım bisiklet kullanmak gibi.
0
duyurukullanıcısı
(05.11.21)
Bence ozguven ya. Benim gozlemim.
0
floydian
(05.11.21)
Konuşma grupları oluyor, onlara katılabilirsiniz. Pandemiden dolayı bazıları sanal ortamda bazıları da yerinde oluyor. www.meetup.com sitesinden ya da facebook'tan bulabilirsiniz. Pratik yaptıkça İngilizce'niz daha akıcı hale gelir.

Kitap konusunda duyurukullanıcısı'na katılıyorum. Ben olayı eğlenceli hale getirmek için radyo tiyatrosu seslendiriyormuş gibi okuyorum :)
0
schopenhauerin kedisi
(05.11.21)
Cambly önermeye geldim ben de, haftada 4 saat olmasına gerek yok daha uzun ya da kısa seanslar seçebilirsiniz. siz kendinizi burada anlattığınız gibi doğru ifade edip şu yüzden akıcı konuşamadığımı düşünüyorum dediğinizde native biri sizi daha iyi yönlendirebilir. Belki siz kendinizi hiç akıcı konuşuyor gibi göremiyorsunuz ama objektif bir göz farklı değerlendirip daha doğru yönlendirebilir.

Yine sunuma hazırlanırken topluluk önünde nasıl anlatacağınızla ilgili bir ön hazırlık yaparsanız bence farkını görürsünüz. Sonuçta sunumun kendisini hazırlamak farklı, onu bir topluluğa sunmak farklı bir olay.

Ayrıca uzmanlık alanınız nedir bilmiyorum ama proceed, initiate falan bizim yabancı firmalara sunum yaparken kullandığımız sözcükler şimdi nesi yanlış ki bunların anlamadım :')
0
evde liyakat kalmamis
(05.11.21)
Merhaba,
Anlattığınız profile bakınca sorunun dil bilgisiyle ilgili olmaktan ziyade psikolojik olduğunu düşünüyorum. Sosyal kaygı ve özgüven eksikliği yaşadığınız duruma sebep oluyor olabilir. Konuyu anlattığınız kitlenin profili de üzerinizde performans kaygısı oluşturmuş olabilir. Bence olayın bu tarafına odaklanırsanız daha hızlı çözüm alabilirsiniz.
0
but that was just a dream
(05.11.21)
benim yardımcı olacak bir önerim değil ama yardımcı olabilecek bir sorum olacak. türkçe konuşurken akıcı mısınız? bir şeyi anlatırken es vererek mi konuşursunuz düşünürerek? demek istediğim, belki ingilizceyle sorununuz yoktur da konuşma şekliniz, tarzınız vs öyledir zaten. bence anadilinde de düşünerek ve dolayısıyla zaman zaman eslerle konuşan biri yabancı dilde de aynıdır. sonuçta yabancı dilde konuşurken farklı bir insan olmuyoruz. eğer türkçe akıcı yabancı dil yavaş ise bunu aşmanın tek yolu da pratik zaten, ona değinmişler.
0
erenderk
(05.11.21)
Akıcı konuşabilmek için konuşmak lazım. Cambly ile haftada 3 4 saat konuşsanız çözülür diye düşünüyorum.
0
bana kedicik derdi
(05.11.21)
haftada 4 saatle de olmayacaksa neyle olacak pardon? :D
cambly falan genelde 30'ar dakikadan 1-2 saat sürüyor haftada, siz biraz daha yoğun alır 2 ay sonra şakırsınız.
yukarıdaki yorumlara da katılıyorum; konuşurken yabancılaşma yaşamak,türkçede de akıcı olmamak falan ayrıca etki ediyordur.
çok okuyun, harry potter falan ne bileyim, dili akıcı ve daha önce türkçesini okuduğunuz romanları bir de ingilizce okuyun.
ama konuşma dersi satın almak şart.
0
rewlack
(05.11.21)
(6)

norveçlinin avukat parası ile tehtid etmesi

duyurukullanıcısı
belalı bir norveçli var eskiden iş yaptığım adamın bana borcu var. sürekli erteliyor. sürekli. 6 ay sonra sonra bir 6 ay falan sonra bir 6ay falan böyle.norveç'te avukatlar ile görüştüm saatine 300euro+VAT+expenses istiyorlar. bir mail 4 saat. sadece dosyana bakmak en az 1000euro. mevzunun ne zaman
belalı bir norveçli var eskiden iş yaptığım adamın bana borcu var. sürekli erteliyor. sürekli. 6 ay sonra sonra bir 6 ay falan sonra bir 6ay falan böyle.

norveç'te avukatlar ile görüştüm saatine 300euro+VAT+expenses istiyorlar. bir mail 4 saat. sadece dosyana bakmak en az 1000euro. mevzunun ne zaman biteceği de belli değil diyorlar. karşı taraf ne kadar uzatırsa vs.

dolayısı ile ben bu yükün altına giremem adamda bunu biliyor.

geçen yine bastırdım adam beni avukat ücretleri ile tehdit etti. benim söylediğim şeyleri yapacaksın diye.

bunun yasal bir karşılığı olabilir mi? hem türkiye'de hem norveç'te?

türkiye'den bir kaç yaptırım uyguladım ama hava gazı. bir etkisi yok.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.21)
ne borcu var ? resmi belgelere mi dayanir vb bilmeden cevap vermemiz imkansiz maalesef
0
sweetoffice
(04.11.21)
borcu şüpheye yer bırakmayacak şekilde kanıtlayabiliyor musunuz?

arada faturasız - belgesiz iş yaptınız mı bu adamla? her fatura karşılığı gelen giden para belli mi?

bir de ne kadar borç var? 1000 euro için değmez, 10bin euro için bir şey diyemem. 100bin euro için beklemeniz hata.
0
co2s2
(04.11.21)
borcu var baya,

firmanın tr çalışanıydım. bana, türkiye devletine, sektörden bir kaç kişiye daha borcu takıp kaçtı.

imzalı vize mektubunda dk bizim çalışandır yazısından oslo'da bunlar için çalışırken çekilmiş fotolara kadar her türlü belge var. adam zaten inkar etmiyor borcu öteliyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(04.11.21)
Avukatsiz icraya verilmiyor mu?
Bizim ulkede cat diye veriyorsun onlarda da vardir benzer seyler.
0
divit
(04.11.21)
Norveclilerin takildigi reddit sayfalarinda ya da forumlarda sor bu tarz seylere ayar olup bedava yapan bile olur
0
divit
(04.11.21)
Bizde dava açıldıktan sonra kaybeden taraf tüm mahkeme ve avukatlık ücretlerini öder hukukta mantıklı olan budur norveçte de geçerli bir durum olduğunu düşünüyorum.
0
apocalipy
(04.11.21)
(15)

Kişilerden borç alınca rahat edebiliyor musunuz?

gmzo
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediği
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediğiniz zaman ödeyin diyerek üstteki rakamın yarısını verdiler (tamamını da verirlerdi de, pandemi vurdu işleri).

Yalnız bankaya iki senede yavaş yavaş ödeyecektik borcu, şimdi benim içim katiyen rahat etmiyor ve üst baş almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarrufla ailelere borcu bir an önce kapatasım var. Gidip keyfine 250 tl'lik bir şey alsam bile kötü hissediyorum. Neyse ki birkaç aya kapatmış oluruz gibi görünüyor. Yani uzun vadede yardımları dokunmuş oldu elbette ama kısa vadede hem kendimi, hem de eşimi çok sıkmış oldum.

Siz nasılsınız böyle durumlarda? Borcunuz varken rahat rahat gezer misiniz, lüks harcama yapar mısınız?

Galiba bundan sonra banka dışında kimseye borçlanmayacağım.
0
gmzo
(04.11.21)
Ben de rahat etmezdim. Önümüzdeki yıl maaşlar zamlandıktan sonra bi kredi daha çekip ailelere borcunuzu kapatıp, yine yavaş yavaş ödersiniz.
0
himmet dayi
(04.11.21)
ben de sizin gibiyim. ailelerden bile olsa para isteyemiyorum. verecekse karşılıksız versinler. yoksa her türlü kredi çekerim/çekerdim. benim kendi ailem de öyle kimseden borç para almadılar kredi çektiler kapattılar.
0
Hallegadola
(04.11.21)
fikri bile çok kötü geliyor, o yüzden hiç borcum olmadı bugüne dek. umarım bundan sonra da olmayacak.
0
erenderk
(04.11.21)
Durum sebeplere göre çok değişir. Sizin durumunuzda ben olsam diye konuşacak olursam, kendi adıma borcu almadan önce biz planımızı iki sene boyunca şu kadar miktarı bankaya ödeyecek şekilde yaptık, yardımcı olmak isterseniz seve seve kabul ederiz ama ödemeyi hızlandırmak da huzurumuzu kötü etkileyecektir diye açıklar, "bir an evvel bir geri dönüş olmayacağını" açıkça söylerdim. Eğer aile bu söz üzerine teklifini geri çekemeyecek tarzda bir yapıya sahipse geri çekilme hakkı vermek için tekliflerini kibarca reddederdim.

Bütün tasamı açıkça ortaya koyduktan sonra hala yardımcı olmak istiyorsalar ya da reddettiğim halde ikinci kere teklif ederlerse o zaman dert etmeden alırım. Beni rahatsız eden şey "adettendir" diye kendilerine de külfet olacak bir şeyin altına girdiklerini hissetmem olur kısaca. Yoksa ailelerinizin yardım tekliflerini geri çevirmeyin bence, böyle durumlarda anne babalar sırf yardım ettikleri için mutlu oluyorlar.
0
akhenaten
(04.11.21)
Kisilerden borc almam, bankaya giderim faizimi veririm kendi yagimda kavrulurum. Elime para gecerse oderim, gecmezse sallarim. Ritmi ben ayarlarim.

Sagdan soldan borc almak insanin toplum icindeki guvenirligini zedeliyor kesinlikle, zamaninda odesen bile.
0
cooperr
(04.11.21)
aile ise sıkıntı yok,

sen kendi çouğuna yardım etmez miydin?

kafanda bir ödeme planı çıkar ona göre öde.

rahat ol. böyle şeyleri kafana takarsan hiç bir şeyin tadı çıkmaz.

sana destek olan bir ailen olduğu için mutlu ol.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.21)
Ben de biraz daha rahat düşünmeni tavsiye edeceğim. Arkadaş, akraba olsa bi derece ama o kişiler senin ailen. Aynı durumda onlar da olabilirdi, krediye faiz ödemesinler diye sen de destek olabilirdin. Bu çok normal bişi. Karşı taraftan bununla ilgili olumsuz bir tepki, laf sokma olmadığı sürece elin rahatladığında yavaş yavaş ödersin. Ailenden bu desteği alabildiğin için gerçekten şanslısın.
0
ırene adler
(04.11.21)
başkasından borç almaktan nefret ederim. gider paşa paşa bankadan borcumu alırım, 70 bin dediğine yazacağı faiz 5-6 bin olacak max zaten. özellikle ailedeki para muhabbetlerinden nefret ediyorum, yaptığım her hareket "bak borcu var ama geziyor tozuyor" diye insanların gözüne batar çünkü. ayrıca faiz ödemediğin sürece borç aldığın paranın aynısını ödemiş olmuyorsun, yani ailenden 70 bin alıp 1 sene sonra 70 bin tl olarak geri ödersen aslında 50 bin tl ödemiş gibi oluyorsun enflasyondan ötürü, ailemi bu duruma düşürmek zarar ettirmek de hoşuma gitmez.
0
roket adam
(04.11.21)
benzer durumdayım, yaz ayında araba alırken annemden borç aldık. sağolsun her zaman kendinizi sıkıştırmayın ne zaman eliniz bollaşırsa o zaman ödersiniz diyor ama içimiz rahat etmiyor. aylardır resmen yemiyoruz, içmiyoruz elde avuçta ne artarsa kenara atıyoruz niyetimiz yılbaşından önce bitirmek. bankaya borç bu kadar bunaltmıyor insanı, yakınlardan borç almak daha sıkıntı bana göre, manevi yükü daha fazla. borç yiğidin kamçısı diye boşa söylememişler. evladım istesin canımı veririm para ne ki diyorum, ama annemin de o parayı kolay kazanmadığını bildiğim için tek derdimiz bir an önce geri ödemek.
0
kakamelsokoban
(04.11.21)
Bir an duyuruyu ben mi yazdım acaba dedim :) aynı şekilde bir hafta önce, araç almak için 70 bin eksiğimizin 45 binini ailelerden aldık. Biz istemedik, faiz ödemeyin boşuna diyerek ısrar ettiler. Birebir aynı şeyi düşünüyorum, kredi çeksem aylık ödeyebileceğim tutarı belirler ona göre kendimi ayarlardım ama şimdi borçlu olduğumu biliyorum ve standart bir taksitim yok. Elimize geçen maksimum tutarı ödeyip borcumuzu kapatmak istiyoruz. Araba aldık ama ben çok gezip, keyfi harcamaktan kaçınıyorum, kesinlikle aileler böyle bir şey düşünmez bu arada. Bizden çok istediler araba almamızı, şöyle şöyle öderiz dediğimizde cümlelerimizi tamamlattırmadılar bile istediğiniz zaman ödeyin diye. Ama benim de içim rahat etmiyor. Her şeyden kısmaya çalışıyorum. Dediğin gibi 2 sene yerine belki 6 ayda kapatacağız borcumuzu ve belki 10 bin lira faiz ödemekten kurtulduk ama biraz huzursuz oluyor insan. Birebir aynı durumdayız yani, yalnız değilsin :)
0
hrvl
(04.11.21)
açıkçası araba vs almak için ailelerimizden yardım istemiyoruz ama alsam da bırak rahatsız olmayı, geri bile ödemezdim herhalde:D
0
co2s2
(04.11.21)
Aile arkadaş fark etmeksiniz geriliyorum.

Lüks harcamayı bırak kendimi iyice sınırlarım, gezmeyi de tozmayı da unuturum gibime geliyor.

Bir keresinde çok yakın arkadaşımdan bir maaş kadar borç almıştım. Çocuğun en az 10-15 katı bankada parası vardı, ihtiyacı yoktu yani o paraya. Neyse o ara işten çıktım, birkaç parça ödemiştim ama askerlik girdi araya falan derken sürekli borcumu düşündüm durdum. Ailemin de durumu iyi değildi onlara da kapatın ben size öderim diyemedim. Sonrasında işe girer girmez ilk iki maaşımla kapattım borcumu.

Araba alırken de açıkçası bankaya borçlanmak daha mantıklı geliyor bana da. 5-10 bin faiz öder ailem de olsa kimseye sıkıntı vermem, kendimi sıkıntıya sokmam.

Şu an bir yıllık daha kredim var mesela ama iki şişe şarap alıyorum kendime. Anama babama borcum olsa almazdım :D
0
chicha_v2
(04.11.21)
iyi kafa hocam. öde kurtul kafandan çıksın. yani borçlu olmak iyi bir his değil ama devir böyle. bankalarla uğraşacağına aileden al ver daha makul. sıkın kendinizi birkaç ay kafanızı boşaltın değer.
0
fatihkkk
(04.11.21)
aileler dedigin esinle senin anne-babaniz diye anladim.
kimi anne-baba al der, sonra problem eder. benimkiler mesela hic almadim ama alsam geri bile odetmezler cok eminim.
yani bunu netlestirmek lazim, sen kendini bilirsin de esinin annesi-babasi nasildir durustce soylemeli.

anca size para verip zora duserlerse vicdan yapilir. yoksa kafaya takacak konu degil bence. oyle bi durumda da mecbur kredi cekip borcu kapatirsiniz.
0
Kittie
(04.11.21)
cok rahatsiz edici bir durum olsa gerek. hic borcum olmadi su ana kadar.

Bence kilit cumle su: ust bas almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarffula... yani oncesinde ek harcamalar yapip surekli ust bas mi aliyordunuz? bu kadar borca girip de ek harcama yapilmamali zaten. tatiller iptal, gereksiz alisveris (giyim, elektronik yenileme, eglence aktivitelerinin pek cogu vs) iptal.
0
Sour
(04.11.21)
(5)

e-ticaret uzmanları

duyurukullanıcısı
gelişmiş e-ticaret sitelerinde her müşterinin ip veya müşteri koduna göre sitede gezinme istatistikleri data olarak kayıt ediliyor mu?ilk bu sayfaya girdi burada 5sn kaldı oradan şunu tıkladı 15sn kaldı sonra çıktı 3 gün sonra yine girdi ve aldı şeklinde.böyle bir database tutuluyor mu?
gelişmiş e-ticaret sitelerinde her müşterinin ip veya müşteri koduna göre sitede gezinme istatistikleri data olarak kayıt ediliyor mu?

ilk bu sayfaya girdi burada 5sn kaldı oradan şunu tıkladı 15sn kaldı sonra çıktı 3 gün sonra yine girdi ve aldı şeklinde.

böyle bir database tutuluyor mu?
0
duyurukullanıcısı
(03.11.21)
Mouse okunun gezdigi yerler bile kaydediliyor.
Hangi siteden geldin,nerelere baktin,nereye gittin..
0
divit
(03.11.21)
yandex metrica'da mouse hareketlerine kadar neye tıklamışsın ne kadar kalmışsın, hangi tarayıcıdan, hangi cihazdan girmişsin hepsini görebiliyorsun. kayıt tutuluyor.
0
RojoElefante
(03.11.21)
tutulmasini gectim. bu iste calisan ekipler var. analytics ekibi. bir de bu isi yorumlayanlar var. marketing takimi.
0
buenosdias
(03.11.21)
Orta çapta olan firmalar bu datayı taşımıyor, çünkü ciddi anlamda maliyet demek. Ancak yandex metrica hizmeti ile ücretsiz olarak senin ekranını izleyebiliyor. Ekranı derken sadece site üzerinde yaptığın işlemleri, sanki ekranına bakıyormuş gibi izleyebiliyor (Kart datası vs şifreleniyor)

Gelişmişlerde ise yaptığın hareketler loglanarak, kişi bazında analizler yapılıyor ve bunun sonucunda sana özel teklifler, ürün sıralamaları vs değişiyor. Tüm bu datalar ahmet şunu yapmış gibi değil de ID 110002 müşteri şunu şunu yapmış, segmenti şu vs şeklinde tutuluyor
0
PoscheN
(03.11.21)
demo bir dataset nereden bulabilirim? eski yılların olabilir, rastgele bir haftalık bir set olabilir, az trafikli bir sitenin olabilir vs. bir kaç şey test etmek için lazım
0
🌸duyurukullanıcısı
(03.11.21)
(4)

oturarak karın kası nasıl yapılır?

sizofren06
masabaşında karın kası yapma yolu var mı?
masabaşında karın kası yapma yolu var mı?
0
sizofren06
(02.11.21)
Abi yanlış anlama hayvan gibi çalışıp hala karın kası belirgin olmayan insanlar varken senin isteğin biraz komik ama stomach vacuum hareketini bi araştır yine :)
0
Zaman Tamircisi
(02.11.21)
göbek varsa yağ vardır, yağ yakınca su çıkar.

yani göbeğin kadar terlemediğin sürece imkansız.

oturarak nasıl terlersin ona bak bence.
0
duyurukullanıcısı
(02.11.21)
"Moderatör Notu: 'Soruya cevap içerse bile; soru sahibini/soruyu/kullanıcıyı/cevabı hedef alan, tartışma yaratan tüm cevaplar cevap niteliğine bakılmaksızın silinir, devamı halinde kullanıcının hesabı kapatılır." uyarısı üzerine temel birkaç fizyolojik bilgi vererek başlayalım.
vücutta yanan yağın yaklaşık %80'i nefes yoluyla dışarı atılır. kalanı da idrar, dışkı, ter vs ile. bu sebeple sauna eşofmanı, ısıtıcıların yanında oturmak gibi vücudun soğutma sistemini zorlayacak eylemler işlevsel değildir. bu önemli bilgi cepte.
ikinci olarak ise kas yapmak denen şey aslında oradaki mevcut kasın kasılma yönü doğrultusunda, zorlayıcı hareketler yaparak kasta mikro yırtıklar oluşturmak ve sonrasında uyku sırasında protein senteziyle o yırtıkların yamanarak hacimlenmesini sağlamaktır.
üçüncüsü; karın bölgesinde üç temel kas grubu bulunuyor. en içte, gövdeni korse gibi saran, hareket yönünde işlevsel olmayan, iç basıncı dengeleyen transversus abdominis. bunun kuvvetli olması karın bölgesinin daha düz görünmesini sağlar.
bunun üstünde yanlarda, çift kat olacak şekilde çapraz halde iç ve dış obliqueler var. bunlar göğüs kafesinin ön tarafını leğen kemiğine yaklaştırırken aynı zamanda gövdeyi döndürmeye yarar. belin daha güzel görünmesi için kuvvetlendirilmesi şarttır fakat çoğu zaman ihmal edilir.
karnın önünde ise rectus abdominis yani nam-ı diğer six pack ve hatta baklavalar bulunur. bunun görevi de göğüs kafesinin önünü leğen kemiğine yaklaştıracak şekilde gövdeni öne katlamaktır (fleksiyon). six pack ismi de biraz şaibeli. kimi insanda 4 kiminde 6 kimisindeyse 8 adet olur. nadiren tek sayılarda da bulunabilir. eğer 4 adet baklavanız varsa her gün milyon tane mekik de çekseniz 5 veya 6'ya çıkamaz. ameliyat ile fibrillere müdahale edilmediği sürece sayısı değişmez, değişemez.

bu üç temel bilgi doğrultusunda masabaşında mucize beklememek gerekir.
sandalyede otururken doğrudan baklavalar üzerine çalışmak fizik kuralları gereği çok etkili değil.

"karın kasları spor salonunda yapılır, mutfakta görünür" diye güzel bir söz var. istediğin kadar kuvvetlendir, eğer üzeri yağ tabakası ile kaplıysa orada baklava dilimlerini görmen imkansız. aşırı kuvvetli karın kaslarına sahip olup lömbür lömbür yağ ile dolu olabilirsin.

oturduğun yerde yapabileceğin -bana göre- en faydalı egzersizi yazı ile ne kadar açıklayabilirim bilmiyorum fakat deneyeyim.
sandalyenin iyice ucuna otur ve bacaklarını uzat. ayaklarını yerden biraz kaldır. kalça fleksörlerin, quadricepsin ve karnın zorlanmaya başlayacaktır. dengeni korumak için gövdeni biraz arkaya doğru eğimli tutman gerekecektir. bunu yaptığından sırtın bir yere değmesin. bu pozisyonda sağ omuzunu leğen kemiğinin sol tarafına yaklaştırmaya çalış. hafif bir katlanma ve dönüş hareketi yapmış olacaksın. ardından sol omuzu leğen kemiğinin sağ tarafına yaklaştır. bir sağa bir sola sırasıyla dön.
bu hareketin asıl hedefi baklava olarak bilinen rectus abdominis değil, obliqus abdominstir ama inan bana sadece baklava çalışmaktan çok daha düzgün bir forma sahip olmanı sağlar.

illaki sadece rectus abdominis çalışmak istiyorum dersen de kuyruğunu bacaklarının arasına sıkıştıran köpek gibi bir hareket yaparak leğen kemiğini arkaya eğimli (posterior pelvic tilt) hale geitrerek bir nebze baklava çalışmış olabilirsin.
0
d e j i n
(02.11.21)
dizlerini birleştir, üzerine bi kaç top a4 koy, sırt dik, hafif öne eğil, karnını kas ve dizlerini yere değdirmeden indir kaldır. hali hazırda karın kasları aktif ise işe yarar.
0
hasmetizm 2046
(02.11.21)
(3)

İleri tarihli vekalet iptal edilebilir mi?

Wolfware
şöyle açıklayayım. ben ahmet üzerine bir araç alacağım. ahmet bana vekalet verecek ve bir sene sonra arabanın üzerime geçeceğine dair vekaletim olacak.peki ahmet bu vekaleti istediği zaman iptal ettirebilir mi yoksa bağlayıcılığı var mı bir sene sonrası için?
şöyle açıklayayım. ben ahmet üzerine bir araç alacağım. ahmet bana vekalet verecek ve bir sene sonra arabanın üzerime geçeceğine dair vekaletim olacak.

peki ahmet bu vekaleti istediği zaman iptal ettirebilir mi yoksa bağlayıcılığı var mı bir sene sonrası için?
0
Wolfware
(01.11.21)
süreli vekalet verebilirsin eğer onu soruyorsan zaten noterde sorarlar
0
duyurukullanıcısı
(01.11.21)
1 sene sonra arabanın üzerine geçeceğine dair vekalet olmaz. vekalet ile tanımlanmış süre içinde vekalet evrağında tanımlanan satın alma ve-veya satış işlemlerini bir başka şahısa yapabilirsin. (vekalet içinde muayne, tüm yasal yetkiler, belli bir plaka veya tüm araçlar gibi tanımlar da olabilir)

yani senin durumunda 1 yıl boyunca ahmetin arabasını başka bir şahısa satabilirsin (kendine satamazsın)

ahmet istediği an, istediği şehirden vekaletin çıkarıldığı notere ulaşarak bu vekaleti iptal edebilir.
0
orpheus
(01.11.21)
Ahmet 1 sene geçerli vekalet verebilir, ama bir sene dolmadan iptal ettireceği gibi, vekaleti iptal ettirmeden de aracı başkasına satabilir.

Ahmet bir yerlere borç takabilir ve araca haciz konulabilir.

Girmeyin bu işe bence, Ahmet kardeşinizse belki. Bak kardeşinizse bile kesin yapın demez kimse, bi düşünülür sadece.
0
John Bloor
(02.11.21)
(4)

Bu Dolar, Siyasetin Gündeminden Nasıl Hemen Etkileniyor? Bir Açıklayın

depresif çocuk
Şu olayı açıklayın hele.Başbakan çıktı bir şey söyledi veya saçma bir politik hamle yaptık. Nasıl hemen bu gelişmelerin neticesinde dolarda bir yükselme meydana geliyor, arka planı nasıl işliyor bu olayın merak ediyorum. Yani birileri tetikte bekliyor da en ufak bir ters hareketimizde fişimizi mi çe
Şu olayı açıklayın hele.
Başbakan çıktı bir şey söyledi veya saçma bir politik hamle yaptık. Nasıl hemen bu gelişmelerin neticesinde dolarda bir yükselme meydana geliyor, arka planı nasıl işliyor bu olayın merak ediyorum. Yani birileri tetikte bekliyor da en ufak bir ters hareketimizde fişimizi mi çekiyor? Başbakanın zaten tartışma yaratmayan açıklaması yok, bu da kanıksandı, e o zaman hiçbir şeyin sürpriz olmaması lazım.
0
depresif çocuk
(29.10.21)
Ben bi aileye borç veriyorum veya çocuklarına yatırım yapıyorum iyi eğitim alsınlar gelişsinler bana daha fazlasını kazandırsınlar diye. Aileden birileri dengesiz, ortamı geren şüphe yaratan açıklamalar yapıyor. Ben de bu aile manyak çıktı herhalde, planlarım yatacak diye vazgeçiyorum paramı yani yatırımımı geri çekiyorum. Daha güvenilir gördüğüm ailelere “borç” veriyorum. Ortamı geren, plansız programsız, şiddete açık, hukuksuzluk yapan (sonuçta bugün gazeteciye yarın iş insanına) vs vs aileler kendini değersizleştiriyor.
0
rewlack
(29.10.21)
Türkiyede dolar çok saçma bir hal aldı. Her an her şey olabilir mantığıyla tl çok çok kırılgan hale geldi. Ben tl'nin gerçek değerinin şu şartlarda bile bu kadar berbat durumda olabileceğine inanamıyorum. Geçen polonya cumhurbaşkanı gerekirse savaşırız dedi ab'ye meydan okudu ve zlotyde yaprak kımıldamadı. Tr'de böyle bir söylem olsa dolar min 50 kuruş giderdi. Durumumuz çok kırılgan, sallantıda. Her şeyin olabilme ihtimali var olarak görülüyor bu nedenle tüm açıklamalar hemen tl değeri açısından etki ediyor.
0
mg3929
(29.10.21)
dolar etkilenmiyor, türk lirası etkileniyor. stabil olmayan bir ülkenin parasına kimse yatırım yapmak istemez. ortalık karışır gibi olduğu anda herkes lan bir şeyler olacak herhalde deyip tl satıp döviz alıyor.
0
roket adam
(29.10.21)
sen elinde 100m usd olan bir fonun müdürüsün diyelim.

paranı sağa sola yatırdın. türkiye'ye de yatırayım dedin ama bakıyorsun ki türkiye'de hukuk yok. bu ne demek? mesela bir anda sırf birileri istedi diye bim'e 958 milyon TL ceza gelebilir. daha sen fonun parası ile bim hissesi alacaktın? bim'e çalışan nakliye firmasını satın alıp geliştirecektin falan? noldu şimdi?

peki bim hemen bir hafta içerisinde bu ceza ya karşı dava açıp ödemekten kurtulabilir veya bunu 50m tl'ye çekebilir mi? o hukuksal sistem var mı? yok.

o zaman diyorsun ki sende 100m usd yöneten bir müdür olarak ya benim ne işim var bu memlekette? gideyim kore'ye yatırım yapayım. bir günde saçma sebepten top perakende firmasına 1 milyar tl ceza kestiler itiraz bile edemiyorsun.

hopp gitti 100m usd.

10 müdür olsa 1 milyar dolar
100 müdür olsa 10 milyar dolar
1000 müdür olsa 100 milyar dolar.
0
duyurukullanıcısı
(30.10.21)
(7)

Belediye neden taksi işine girmiyor

dissendium
Bunun yasal bir engeli mi var? İlk aşamada 5 bin araç alıp gayet de trafiğe çıkabilirler. Daha sonra bu sayı artırılır. Bunu deneyen belediye var mı?
Bunun yasal bir engeli mi var? İlk aşamada 5 bin araç alıp gayet de trafiğe çıkabilirler. Daha sonra bu sayı artırılır. Bunu deneyen belediye var mı?
0
dissendium
(28.10.21)
çünkü taksi plakası sahipleri o ilçenin zaten ağa babalarıdır belediye başkanın kankasıdır.
0
duyurukullanıcısı
(28.10.21)
Satın alabileceği taksi plakası yok galiba bilmiyorum. Zaten Ekrem başkan da bunun peşinde ama sürekli red yiyor yeni taksi plakası için.
0
guitarissimo
(28.10.21)
girmek istiyor ama ukome'de kabul ettiremiyor.
0
xrated
(28.10.21)
Taksi isletmek icin plaka almasi lazim. Kimse satmaz plakasini, almaya kalkarsan da fiyati artar.
Diyelim paraya kiydin 5bin tane aldin yine sayi 17bin olacak.
Yine basamayacaksin plaka.

Istese uber tarzi bir cozumle taksileri deler gecer ama isine gelmiyor cozmek.
0
divit
(28.10.21)
tamam belediye istiyor girmeyi de ukome'den geçmiyor. ukome, belediyeye bağlı birim. ukome reddedince bir nevi belediye istememiş oluyor
0
avatar is back
(28.10.21)
Yasal olarak taksi hizmetini sadece taksi plakalari ile yapabilirsin. Yeni plaka basilma kararini da varolan plaka sahipleri yatirimlarinin fiyati dusmesin diye engelliyor.

Suruculu arac kiralama tarzi yasal olarak gri alanlar var ama onlar havaalani transferi tarzi seylerde calisabiliyorlar.
0
cleric
(28.10.21)
Belediye başkanı bir çok konuda kafasına göre karar alamıyor, UKOME'nin yapısının değiştirilmesi nedeniyle de yeni taksi plakası işini geçiremiyor. UBER konusunda da haksız rekabetle ilgili bir mahkeme kararı var yanlış hatırlamıyorsam. Orada mevzuat değişikliği vb. gerekecektir. Keza "Belediye 5 bin araçlık filo kursun, taksi gibi hizmet versin" desen onun da muhtemelen UKOME'den geçmesi lazım yapısı gereği zira UKOME "Ulaşım Koordinasyon Müdürlüğü" demek, buradan geçmeyen ulaşım çözümü zor. Bir şey bulsan bile belediye meclisine takılır... Bana kalırsa iktidar bu konuda yine kendi ayaklarına sıkıyor ve Ekrem İmamoğlu'nun ekmeğine yağ sürüyor; 5000 yeni taksi taksicileri mevcut süreçte olumsuz etkilemez, plakalar belediyeye ait olacağı için de plaka fiyatlarını çok düşürmez. Zaten COVID nedeniyle taksilere oluşan talebin bir anda azalması mümkün değil. Taksiciler ve iktidar basit bir şekilde çözülecek lokal bir problemi kangren haline getirdi, Ekrem İmamoğlu da bunu -haklı olarak- canlı tutup üzerinden prim yapıyor.
0
salihdt
(29.10.21)
(7)

screen recorder yazılımı

duyurukullanıcısı
ekip arkadaşlarına atmak için ekranı kaydetmem gerekiyor ama iyi bir program bulamadım.bulduklarımda ise genellikle flu çıkyıyor webm kaydediyor sonra onu mp4 yaparken kalite gidiyor vs.güzel bir program ne var acaba?
ekip arkadaşlarına atmak için ekranı kaydetmem gerekiyor ama iyi bir program bulamadım.

bulduklarımda ise genellikle flu çıkyıyor webm kaydediyor sonra onu mp4 yaparken kalite gidiyor vs.

güzel bir program ne var acaba?
0
duyurukullanıcısı
(28.10.21)
Sadece ekran kaydı olacak ise PowerPoint'te (evet MS Office) Ekle menüsü altında ekran kaydı mevcut. Üstüne mikrofondan ses kaydı da yapılıyor.
0
himmet dayi
(28.10.21)
başka yazılımlar vs kullanıyorum video editliyorum vs vs vs sadece office yok yani
0
🌸duyurukullanıcısı
(28.10.21)
halanne
(28.10.21)
Onu demek istemedim.

İstediğin programı kullan. O sorun değil. PowerPoint'in içinde ekran kaydı alabileceğin bir bölüm var. İstediğin herhangi bir şeyin ekran kaydını alabilirsin. Söylemek istediğim şey şuydu; atıyorum bi tuşa basınca fare imleci etrafında halka oluşsun, diğer yerler kararsın, yok efendim baloncuk çıksın içinde yazı görünsün vs. Bunlar yok. Onun dışında normal ekran kaydı alınıyor PowerPoint'te
0
himmet dayi
(28.10.21)
viking recorder lite.

kullandığınız işletim sistemine uygun versiyonu varsa çok başarılı. bir sürü seçeneği var, fps de seçebiliyorsunuz ve tamamen ücretsiz olmasına rağmen herhangi bir kısıtlama söz konusu değil.
0
killerbee
(28.10.21)
bir sürü yazılım var ama ortalama bir kullanıcı için en kolayı zoom yükle kendi kendine bir toplantı başlat, ekranını paylaş ve kaydet.

Sonra bu kaydı (mp4 olarak veriyor) ekip arkadaşlarına gönder.

Şu dönemde hepimiz uzaktan çalışırken zoom yüklü olmayan bir pc kalmadı gibi bir şey sonuçta.
0
yeninesiltupcu
(28.10.21)
OBS Studio bedava ve her işi görebilecek bir yazılım.

Ders vermek gibi bir amaç varsa Camtasia Studio'nun mouse ve klavye kaydetme şeyleri güzeldi (ama paralı)

Ek olarak, Mac kullanan varsa QuickTime'ı açıp "dosya->yeni ekran kaydı->kayıt yap" ile çok rahat kayıt yapabilir.
0
nhk ni youkosu
(28.10.21)
(8)

Uzaktan evlilik

el conquerador
Boşanmış bir çift, seneler sonra bir araya gelmeden, avukatlar aracılığıyla tekrar resmi olarak evlenebilir mi?Kuzenimin arkadaşı seneler önce ayrıldığı eşiyle tekrar evlenmiş. Ama fiziken bir araya gelmemişler. Yani nikah dairesine gitmek falan yok. Avukatlar aracılığı ile evlenmişler, her şeyi avu
Boşanmış bir çift, seneler sonra bir araya gelmeden, avukatlar aracılığıyla tekrar resmi olarak evlenebilir mi?

Kuzenimin arkadaşı seneler önce ayrıldığı eşiyle tekrar evlenmiş. Ama fiziken bir araya gelmemişler. Yani nikah dairesine gitmek falan yok. Avukatlar aracılığı ile evlenmişler, her şeyi avukat halletmiş, bunlar sadece imza atmışlar. Bu mümkün mü?
0
el conquerador
(28.10.21)
Öyle şey olmaz
0
adwokat
(28.10.21)
nikahı memurun kıyması ve şahitlerin olması şart. yoksa geçerliliği olmaz.
0
rose parks
(28.10.21)
başlığa baktıkça gülme geliyor öncelikle o yüzden sorry :D

sonrasında; ilişki belki sürüncemede kalmıştır, ertelenen mahkemeler yıllar sürmüş ve sonrasında avukatların davaları geri çekmesi tekrar evlenme etkisi yaratmıştır.
0
onemoremile
(28.10.21)
Resmi nikahta olmaz, islam hukukuna göre dini nikahta vekaletle nikah kıyılabilir.

Ya seneler önce boşanmadılar, resmi evlilikleri zaten devam ediyordu.

Ya da şimdi evlenmediler ama beraber yaşamak için "yeniden evlendik" dediler.
0
John Bloor
(28.10.21)
kulaktan kulağa nasıl geldiyse artık.

ben vekaleti verdim abi, o uğraşsın bana ne.
0
duyurukullanıcısı
(28.10.21)
değil, rüşvetle hatırla filan evraklar ayarlanmış olabilir

dini açıdan: kadın tekrar başka biriyle evlenip boşanmandan eski kocasıyla evlenemez
0
bir soru sorcam
(28.10.21)
Evli insanlar boyle daha saglam yalanlar uydurabiliyor.
Muhtemelen hic bosanmadilar.

Vekaletle evlilik olsa, nasil haberin olmadan adina sirket kuruyorlarsa ayni oyle devamli birileriyle evlenip bosanip dururduk.

Edevlete bakarsin Aa ben evliymisim dersin.
0
divit
(28.10.21)
Yanlis hatirlamiyorsam vekalet ile islemleri baslatabiliyorsunuz ama son asamada iki tarafin da fiziksel olarak sahitlerin ve memurun onunde evet demesi gerekiyor.

Yukarida yazildigi gibi yillardir devam eden bosanma davasini iptal ettirmis olabilirler.
0
cleric
(28.10.21)
(8)

NFT nedir? internette anlaşılır bilgi yok..

sonhakan
Örnekle açıklanırsa belki anlasilor
Örnekle açıklanırsa belki anlasilor
0
sonhakan
(28.10.21)
kısaca dijital obje. sınırlı sayıda üretiliyor veya tek bir adet üretiliyor. parasal değeri var.

monalisa tablosunun dijital olarak orjinal şekilde satılması gibi. tabi bunu sadece o tablonun hak sahipleri oluşturup satabilir.
0
xrated
(28.10.21)
örnek:

diyelim bir tane emoji var. bu emoji dünyada bir tek sende olcak, bu emojiyi görenler diyecek ki aa bu ne cool bi emoji sahibi kim acaba falan.

unique eser işte.
0
makarnavodka
(28.10.21)
"Bu emoji sadece sende olacak" ya da "Mona Lisa tablosunun dijitali" deyince bazı şeyler havada kalıyor. Bir kere bildiğim kadarıyla NFTleştirilmiş bir dijital objenin hariçten çoğaltılıp dağıtılmasını engelleyebilecek (Eğer intellectual property kısmına girmiyorsak) teknik bir şey yok. Yani emoji örneğinde o emoji herkes tarafından görülebilir, kullanılabilir, emoji NFTsi size o emojinin yaratıcısı tarafından "Bu emojinin dijital orijinali bu kişiye aittir" gibi bir token veriyor. Mesela tweetler böyle satıldı; sonuçta Jack Dorsey'in ilk Tweet'inin NFTsine sahip olmak Tweet üzerinde bir tasarruf hakkı tanımıyor.

İşin değer kısmı ise hemen her sanat ürününde olduğu gibi alıcıların değer algısına kalmış. Bugün herhangi yeni bir şey yaratmadan, piyasada anonim olarak bulunan bir şeyi gidip NFT haline getirip satışa sunabilirsiniz. Birisi buna 1000 dolar vermek isterse verir, buna engel bir şey yok.

Bu bağlamda NFT kabaca "Bu veri bloğu, şu tarihte, şu kişi(adres) tarafından şu kişiye(adres) tescil edildi" kaydı. Bu kaydın ne anlam ifade ettiği ise taraflara kalıyor.
0
salihdt
(28.10.21)
sanat eserlerinin dışında kendinize ait telif koyabileceğiniz ürünleri dijitalde tek kişiye satma olayı.
0
evimin paspasi
(28.10.21)
nft sahibi insan o eserin telif hakkı sahibi olmuyor. siz olayı çok yanlış anlamışsınız. eser gayet çoğaltılıp satılabilir. unique olmasının tek sebebi ünlülerin falan twitterda bakın bu nft benim bu hesap da benim ordan alabilirsiniz vs demesi. yoksa başkası kopyalayıp da satabilir. nft sizi telif hakkı sahibi yapmaz. ben mona lisanın fotoğrafını çekip nft olarak satabilirim buna bir engel yok.

ekşi başlığında daha ayrıntılı bilgiler var.
0
jelly bear
(28.10.21)
bence gelecekte şu şekilde olacak, türkiyede arabalar noterden satış oluyor gödügüm kadarıyla amerikada parayı verip ruhsatın arkasına imza ve register dairesine gitmeniz yeterli ama gelecekte her aracın bir nft'si de olacak, hatta aklınıza ne gelirse onun da nft'si olmasını engelleyen bir kanun yok, sonuçta bu nft'yi satmak demek o arabayı satmak demek olacak.

yani bu uygulamalar reelde bize ne kazandıracak,bunu düşününce bu mantıklı geliyor gibi.
0
liberal
(28.10.21)
sanal makbuz.
0
duyurukullanıcısı
(28.10.21)
jelly bear zaten kişinin kendisinin telifli eseri dedim. dikkatli okudun mu bilmiyorum.
0
evimin paspasi
(30.10.21)
(1)

Sermaye artırımı ve birkaç muhasebesel husus hk.

tchuck
muhasebeciden çok olumlu geri dönüş almadığım için, bir de burdan sormak istedim.eğer bu ücretli danışmanlık vs. tarzı bir şeye giriyorsa, silebilirim başlığı.bankacım (üniversiteden arkadaşım) bana birkaç şey söyledi1. sermayem küçük gözüküyormuş artırmam gerektiğini söyledi. 2. kasa hesabım çok fa
muhasebeciden çok olumlu geri dönüş almadığım için, bir de burdan sormak istedim.
eğer bu ücretli danışmanlık vs. tarzı bir şeye giriyorsa, silebilirim başlığı.

bankacım (üniversiteden arkadaşım) bana birkaç şey söyledi

1. sermayem küçük gözüküyormuş artırmam gerektiğini söyledi.

2. kasa hesabım çok fazla artıda gözüküyor, bankada o kadar para yokken kasa hesabının + yazması sıkıntı dedi

3. ortaklardan alacaklar hesabında hiç hareket olmamalı dedi.

-------

1. madde için 500bin lira falan sermaye artırımı yapmamın iyi olacağını söyledi. ben bunu muhasebecime sorduğumda; 500bin sermaye artırdığımda, bu parayı sermaye olarak yatırmadığım sürece bu paranın ortaklardan alacaklara düşeceğini, bunun da yıl sonunda kendime faiz geliri faturası kesmek zorunda kalmam gerekeceğini falan söyledi. yani işin özü çok mümkün değil dedi. (şirkete giren paralarla zaman içerisin çek-yatır yaparak sermaye ödeyemez miyim dediğimde de, mizanda sürekli bakiyeler terste kalacağı için bişey farketmez, yine bu faiz faturasını kesmen gerekir dedi)

2. madde için; yapılacak çok bişey olmadığını kasayı başka hesaplara dağıtamayacağımızı söyledi.

3. madde için de; şirkette bankamatikten de çekilse, hesaba havale de yapılsa, elde de tutulsa bu paraların her birinin ortaklardan alacaklara işlenmek zorunda olduğunu söyledi.

bankadaki arkadaşım da bunların her birisinin tam tersini iddia ediyor. "ortaklardan alacakları millet çatır çatır başka hesaplara yediriyor", "kasayı 500bin kâr eden adamlar bile kasayı 10bin tl gösteriyor", "ortaklardan alacaklarda kimse hiç hareket göstermiyor" vs dedi. banka tahsil bölümü için buradaki rakamların hiç olmaması/düşük olması önemliymiş çünkü.

yani gerçekten muhasebecimin dediğine mi, bankacımın mı dediğine inanayım bilemedim.

firmam da yazılım firması.
aşırı vergi ödüyorum, üstelik bu tür kayıtlar nedeniyle bankalara karşı da çok iyi durumda gözükemiyorum.
0
tchuck
(26.10.21)
muhasebecin seni güvenli limanda tutmaya, bankacın ise piyasa çakalı olmaya itiyor.

o sebeple hangisi doğrudur diye bir soru bence yanlış. sen firmanı nasıl yönlendirmek istiyorsun ona karar vermen lazım.

birde neden sermaye arttırımı yapman lazım onu iyice düşün. banka her zaman sana sermaye arttır der. 1m olsa 2m 5m olsa 10m 10m olsa 20m yap der.
0
duyurukullanıcısı
(26.10.21)
(2)

Forex hakkında

goklerdengelenkarar
En temel düzeyde nedir, mantığı nasıl çalışır?Türkiye’de yasal yollardan, tertemiz şekilde bu şle girme imkanları nelerdir?Ben girmeyeceğim. Bilgim sıfır. Sadece ne olduğunu en temel düzeyde merak ediyorum. İnanın internette bilgi yok. Ya aşırı detay ya da oltacılar dolu.
En temel düzeyde nedir, mantığı nasıl çalışır?

Türkiye’de yasal yollardan, tertemiz şekilde bu şle girme imkanları nelerdir?

Ben girmeyeceğim. Bilgim sıfır. Sadece ne olduğunu en temel düzeyde merak ediyorum. İnanın internette bilgi yok. Ya aşırı detay ya da oltacılar dolu.
0
goklerdengelenkarar
(26.10.21)
duyurukullanıcısı
(26.10.21)
hiç bilmeyen biri için yukarıdaki entry "bu nedir?" hissi uyandırır.

Daha basit olarak şuradan başlayıp temel şeyleri bi öğrenmek lazım: www.gcmyatirim.com.tr

Burada detaylı açıklanmayan kaldıraç sistemini de şöyle açıklayalım. Örneğin Dolar/TL çapraz kurunda 20 dolarlık bir işlem açacaksınız. Burada dikkat edilmesi gereken açacağınız işlem. Dolar, TL karşısında değer kazanacak diye düşünüyorsanız USDTRY paritesinde uzun, değer kaybedecek diye düşünüyorsanız kısa pozisyon açarsınız. Kaldıraç da kullandığınız aracı kurumun size sunduğu bir katsayı gibi düşünülebilir (esasında anaparanızın ne kadarlık bir değişime teminat olacağını belirleyen bir katsayıdır)

Örneğin USDTRY çapraz kuruna ilgili aracı kurum 100x kaldıraç sunuyor olsun. Siz 20 dolarınız ile uzun pozisyon açtınız. USDTRY'deki %1'lik değişim kaldıraç katsayısı ile çarpılıp sizin kazancınız olarak hesabınıza yansır. Yani 20 dolarlık işlem ile %1 artıştan 20 dolar kazanırsınız. USDTRY %2 yukarı yönde hareket ederse 40 dolar kazanırsınız. Tabii tersi için de aynı şey geçerli. Örneğin yine USDTRY'de kısa pozisyon açtınız (dolar değer kaybedecek diyorsunuz). TL dolar karşısında %1 değer kazanır ise ya da diğer bir değişle Dolar TL karşısında %1 değer kaybederse siz yine kazanmış oluyorsunuz. Bu işlemi sadece döviz üzerinden düşünmeyin. Petrolden pamuğa, altından gümüşe, şirket hisselerine varana kadar birçok enstrümanda işlem yapmak mümkün.

Örneğin "Facebook hisseleri bugün %5 değer kazanacak" diye bir varsayımda bulunalım. Siz 20 dolarınız ile Facebook hissesine uzun pozisyon açarsanız %5'lik artış size %500 olarak döner. Yani 100 dolar kazanırsınız. Toplamda 120 dolarınız olur.

Şimdi gelelim terste kalma durumuna. Facebook örneği üzerinden devam ediyorum. 20 dolarınız ile facebook'a uzun pozisyon açtınız. Ama facebook ilk 1 saatte %1 değer kaybetti ve daha sonra %5 değer kazandı diyelim. O ilk 1 saatte %1'lik değer kaybı Size %100 olarak yansıyacağı için yatırımızı likidite oluyor ve paranız bittiği için pozisyon otomatik olarak kapanıyor (stop-loss koymadığınızı düşünelim). Sizin para bittikten sonra facebook isterse %20 değer kazansın. Siz ondan bir şey kazanamazsınız.

Buradaki, yani kaldıraçtaki mantık şu: Siz aslında 20 dolarınızı teminat gösterip kaldıraç katsayısı kadar borç alıyorsunuz ilgili aracı kurumdan. Yani 2000 dolar alıyorsunuz. 20 doları da teminat olarak aracı kuruma veriyorsunuz gibi düşünün. Şimdi 2000 dolarınız var. Herhangi bir enstrümanda uzun pozisyon açtınız ve o enstrüman %2 değer kazandı diyelim. 2000 * %2 = 40 ettiği için siz 20 dolarınız ile 40 dolar kazanmış oluyorsunuz. Şimdi terste kaldığınız durumu ele alalım: 2000 dolarınız varmış gibi düşünüyoruz yine; USDTRY'ye uzun pozisyon açtınız ve USDTRY %0,5 değer kaybetti diyelim. 2000 * %0,5 = 10 dolar eder. %0,5'lik bir hareketle sizin paranın yarısı gitti. %1'lik bir ters harekette de paranın tamamı gidiyor ve pozisyon kapanıyor. Forex'in kötü tarafı bu. Kaldıraçsız işlemde ne olursa olsun elinizde bir kıymet kalıyor iken forexte tamamen sıfırı görebilirsiniz. Üstelik çok ufak değişimler ile bu mümkün. Dolayısı ile forex piyasası daha çok kumara benzer. USDTRY üzerinden düşününce %1'lik hareket büyük bir hareket gibi geliyor ama örneğin BIST'te 10 saniye içinde herhangi bir hisse %15 değer kaybedebiliyor. Dolayısı ile paranın 2 saniye içinde sıfırlanması bile çok olası.
0
himmet dayi
(26.10.21)
(7)

Başarılı bir mobil uygulama yapma ihtimali sıfır mı?

Benyinegulerim
İstediğiniz herhangi bir uygulamayı android ve ios için yazacak, yayınlayacak beceriniz var diyelim. Bunun indirilme, beğenilme şansı artık sıfır mı sizce? Şu an teknoloji kanalları artık alanı domine eden şirketler yüzünden bunun mümkün olmadığını söylüyor. Ne düşünüyorsunuz?Edit: söylemek istedikl
İstediğiniz herhangi bir uygulamayı android ve ios için yazacak, yayınlayacak beceriniz var diyelim. Bunun indirilme, beğenilme şansı artık sıfır mı sizce?

Şu an teknoloji kanalları artık alanı domine eden şirketler yüzünden bunun mümkün olmadığını söylüyor. Ne düşünüyorsunuz?

Edit: söylemek istedikleri şey sektör domine ediliyor ve aradan sıyrılmak zor.
0
Benyinegulerim
(26.10.21)
onu söyleyen kimse bir daha takip etme, saçmalık.

teknoloji hiçbir zaman bitmez. sonlanmaz. her zaman devam eder. sadece senin vizyonun sığ ise görüş alanın dar demektir. o sebeple herşey yapıldı diye sanabilirsin.

şurada discord kaç yaşında? cluphouse daha oturmadı bile. daha yapılacak binlerce şey var.
0
duyurukullanıcısı
(26.10.21)
Sıfır değil. Pazarlamaya ne kadar sermaye ayırdığına bağlı. "Uygulamayı yapayım, markete atayım. Orada keşfedilsin." diye düşünürsen tarihin en iyi uygulamasını yapsan da hiç indirilmeyebilir. Günümüzde kulaktan kulağa yürümüyor bu işler. Reklama, tanıtıma parayı basan düdüğü öttürüyor. Piyasayı domine eden şirketlerin gölgesinde kalmak tabii ki beklenen bir şey ama "artık mümkün değil" demek absürt.
0
himmet dayi
(26.10.21)
aslında ihtimal var gayet yok değil de bence tek sıkıntı;

biraz dikkat çeksen, piyasada daha güçlü olan bir şirket daha iyisini veya benzerini yapıp önüne geçebilir ve sönebilirsin.

eğer demek istedikleri o ise haklılar. ama uzmanlık ve geniş çaplı bir altyapı isteyen (herkesin he deyince yapamayacağı) bir ürün ortaya koyarsan bu ihtimali de azaltırsın.
0
ananiyimioguz
(26.10.21)
alakası yok. daha yepyeni tiktok gibi, clubhouse gibi örnekler var. her gün çıkan yeni hypercasual oyunlar var. vesaire, vesaire.
0
roket adam
(26.10.21)
Açıkçası ben "bunun için kesin bir uygulama vardır" diye arayıp bulduğum ve daha önce kullanmadığım bir uygulamayı indireceğim zaman öncelikli olarak kaç kişinin oy verdiğine ve bunların kaçının 4-5 yıldız olduğuna bakıyorum. Örneğin +1m kişi tarafından 4.5 yıldızı olan bir uygulamayı +500k kişiden 4.9 yıldız almış bir uygulamaya tercih ediyorum.

Diğer taraftan kullanıcı etkileşimi daha düşük bir uygulamanın arayüzünü daha çok beğendiysem geliştirici açıklamasına ve yorumlara verdiği cevaplara bakıyorum, samimi geliyorsa riske girip indiriyorum. Eğer klasik esnaf kafasında yazılmış bir şeyse hiç dokunmuyorum.
0
akhenaten
(26.10.21)
bir arkadaşım (32 yaşında), 20'li yaşlarda olan çocukların kurduğu şirkette işe girdi geçen hafta :D Google Play Store'da milyonlarca indirilen bir oyun yapmışlar genç yaşta bile şirket kurup yürümüşler mesela.
0
nhk ni youkosu
(26.10.21)
orpheus
(26.10.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.