Giriş
(4)

C4D mi Blender mı?

reyals
Bir allahın kulu bana yön göstersin.Karakter modellemek istiyorum, sahne ve mekan yaratmak istiyorum ve motion graphic yapmak istiyorum.Mesleğim motion graphics designer ve After effects kullanıyorum. Ağırlığım 2d vektör ve piksel tabanlı animasyonlar. Explainer tarzı videolar yapıyorum. Bütün yukar
Bir allahın kulu bana yön göstersin.

Karakter modellemek istiyorum, sahne ve mekan yaratmak istiyorum ve motion graphic yapmak istiyorum.

Mesleğim motion graphics designer ve After effects kullanıyorum. Ağırlığım 2d vektör ve piksel tabanlı animasyonlar. Explainer tarzı videolar yapıyorum. Bütün yukarıda yapmak istediğim şeyleri bu alanda kullanacağım. Bir şeyi anlatan youtube videoları gibi düşünebilirsiniz yaptığım işleri, Vox tarzında.

37 yaşındayım ve eskisi gibi öğrenemiyorum. O yüzden birinden girip oradan devsam edeceğim. C4D'yi korsan kullanacağım tabi.

Lütfen biri söylesin.

Lütfen.
0
reyals
(14.08.21)
ben blender kullanıyorum ama ticari bir iş falan yapsam c4d kullanırdım.

blender'ın kullanıcı arayüzünü çok beğensem de tüm işi kullanıcıya bırakan bir yazılım bir nevi ms-dos, c4d falan bunlar windows gibi.
0
duyurukullanıcısı
(14.08.21)
ingilizce, yazilim, tasarim, 3d gibi alanlarda en buyuk zaman kaybi hangisini ogrensem/nasil ogrensem/kimden ogrensem diye arastirmaktan oluyor. herhangi birinde ilerleyip de size uygun olmadigini fark ettiginizde zaten digerinde de sadece bazi kisayollari ve arayuzunu ogrenmeniz yeterli olur, o seviyede olursunuz yani. siz yaratmak istediginiz gorsellere benzer ornekler ureten kisilerin kurslari varsa alip baslayabilirsiniz mesela. veya youtube da gayet yeterli aslinda. buyrun 2 link birakiyorum:

www.youtube.com

www.youtube.com

ben sahsen blender ogreniyorum su anda, c4d'nin ucretli olmasi canimi sikiyor ve blender icin youtube 1-2 video izledikten sonra guzel kanallar onerdi onlardan devam ediyorum. ben istedigim tarzda gorselleri blender'da yapabilecegime emin oldugum icin onu ogreniyorum ama siz emin misiniz? yani youtube'dan falan bi bakin isterseniz sizin istediginiz tarzda gorselleri millet hangi tool'larla yapiyor, ona gore secersiniz. en azindan iciniz rahat olur. yok tam olarak o gorselleri de nasil tanimlayip arayabileceginizi bilmiyorsaniz reddit'teki 3d ile alakali subreddit'lere sorun mesela ben bu bu bu tarz gorseller uretebilmek istiyorum surda kullanicam sizce ne ogreniyim diye. dogrudan isi 3d olan kisiler yanit verir, burdakinden daha cok yanit elde etmis olursunuz.
0
hjarteblod
(14.08.21)
c4d yapistir gitsin.

blender cok iyi ve kapsamli bir yazilim olsa da profesyonel dunyada rüştünü yeni yeni ispatliyor. gunun sonunda istedigini ikisiyle de yaparsin ama c4d kendilerine para odeyen profesyonellerin ihtiyaclarini karsilamaya mecbur bir sirket urunu oldugu icin kolaylastirdigi seyler de o kisilerin ihtiyaclarina yonelik.
0
robokot
(15.08.21)
bu arada sabırlı olmanız lazım benim anlamam 6 ay falan almıştı, kolay değil.
0
duyurukullanıcısı
(15.08.21)
(3)

Pozisyon değişikliği için ps’de tasarım istiyorlar ama..

oldz
Hazırda çalıştığım şirkette sosyal medya pozisyonuna başvurdum ilk onay geldi fakat benden daha önce yaptığım grafik çalışmalarını istiyorlar. Logo banner afiş gibi çalışmalar yaptım ama toplasan 3 4ü geçmez. 2 3 gün içerisinde nasıl bir yol izlemeliyim bir kaç tane daha tasarım yapıp cvye eklemem g
Hazırda çalıştığım şirkette sosyal medya pozisyonuna başvurdum ilk onay geldi fakat benden daha önce yaptığım grafik çalışmalarını istiyorlar. Logo banner afiş gibi çalışmalar yaptım ama toplasan 3 4ü geçmez. 2 3 gün içerisinde nasıl bir yol izlemeliyim bir kaç tane daha tasarım yapıp cvye eklemem gerek ama konsepti nasıl belirlemeliyim?
0
oldz
(12.08.21)
-Bir havayolu şirketinin başlattığı seferi/yeni şehri duyuru çalışması.
-Bir endüstriyel üretim yapan şirketin (kimya, petrokimya, maden vb.) doğaya saldığımız zararlı gazları şu kadar azalttık, geri dönüşümde şu hedefimizi tutturduk duyuru çalışması.
-Bir şehir ile alakalı kültürel, gastronomik, finansal özelliğine ve önemine vurgu yapan tanıtıcı içerik.
0
heritage
(12.08.21)
sirketin mevcut sosyal medya iceriklerine bak. daha iyilerini yap baskasina yapmis gibi.
0
robokot
(12.08.21)
bana logo yap, yaptım diye yaz.
0
duyurukullanıcısı
(12.08.21)
(6)

Sınırları korumak bu kadar zor mu ?

garavel
Selam, şimdi türkiye sınırı malum kevgire dönmüş durumda. Kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde on binlerce kaçak giriş oluyor. Peki avrupa'da da durum böyle mi ?https://tr.euronews.com/2021/08/10/letonya-kacak-gocmenleri-durdurmak-icin-ohal-ilan-ettiMesela şu haberde, Letonya OHAL ilan etmiş ve 670 km'
Selam, şimdi türkiye sınırı malum kevgire dönmüş durumda. Kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde on binlerce kaçak giriş oluyor. Peki avrupa'da da durum böyle mi ?

tr.euronews.com

Mesela şu haberde, Letonya OHAL ilan etmiş ve 670 km'lik sınırı var. Şimdi nasıl korunabilir ki 670 km 'lik sınır ? Yani 5 değil 10 değil nasıl oluyor bu işler bilmediğimden soruyorum, belli aralıklarla nöbetçiler vs mi oluyor ?

Haberde şöyle bir cümle geçiyor

'' Litvanya parlamentosunda yapılan oylamada ise 670 kilometrelik Belarus sınırının 508 kilometresine 4 metre yüksekliğinde dikenli tel duvar örülmesi onaylandı. Reuters'a konuşan Litvanya İçişleri Bakanı Agne Bilotaite, tel duvarla ilgili "Bu fiziksel bariyer olmadan sınırlarımızı korumanın imkanı yok. Bu çok açık ve net." ifadelerini kullandı. ''

Yani her geçen zamanda sanki gelişmiş ülkelere bi göçmen akını artarak devam ediyor ve sanırım şuan avrupa'nın iklim krizi ile birlikte en büyük sorunu bu. Ne olacak peki ? Her ülke kendine böyle 1000 km lik duvar mı inşa edecek ?

Yani düşünüyorum aklım almıyor, mesela tr sınırını şuan nasıl koruyabilir ki ? Ki tr'nin sınırı çok çok daha fazladır tahminim. Ne yapılabilir ?

Ek olarak bir şekilde sınırı geçmiş kişileri neden kamplara yerleştiriyorlar ? Topluca götürüp uçağa bindirip geldikleri yere gönderemiyorlar mı ? Burada tek aklıma gelen o kişinin geldiği ülkeyi söylememesi ve kimliği vs yırtıp atması. E bu bug gibi bir şey mi o zaman avrupaya gitmede ?
0
garavel
(11.08.21)
kılıçdaroğlu bir twitinde açıkladı, ak parti anlaşma ile açmış zaten sınırları

twitter.com
0
duyurukullanıcısı
(11.08.21)
türkiye acık kapı politikası uyguluyor hala anlamadın mı. amac sınırları korumak değil ki
0
sizofren06
(11.08.21)
soruyu anlatamadım galiba, sorum korumak isteyen ab ülkeleri dahi koruyamıyor, türkiye korumak istemiyor tamam o cepte. korumak istese bile ne yapabilir ki diyorum.

tam olarak okudunuz mu soruyu ?
0
🌸garavel
(11.08.21)
Korumak istese seçenek çok.

Termal kameralar kullanılıyor.

İnsansız hava araçları zaten hep havada.

Helikopterle devriye de atılabilir.

Bir de geçenlerde öğrenmiştim. Toprağın altına kablo gibi bir şey döşüyorlar. Bu kablo basıncı algılayabiliyor. Kablonun üstünden insan geçtiyse haber alınabiliyor. Sonra oraya ekip gönderiliyor.

Duvar yapılamayacak şey değil. ABD Meksika sınırında duvar var. Duvar yapılınca belirli kilometrelerde gözlem, kontrol noktaları olur.

Sınır güvenliği her an dikkat gerektiren bir konu.

Özellikle İspanya Cebelitarık Boğazı'ndan geçmeye çalışan göçmenleri bayağı sıkı takip ediyor.
0
dissendium
(11.08.21)
çok basit. sınırıdışı etme politikaları ve caydırıcı cezalar ile gelenlerin sayısı ciddi oranda azalır. tamamen sıfıra çekemezsin belki ama senede 750 bin afgan geleceğine 50 bin tane gelir. onlar da yakalanma sınırdışı edilme korkusuyla öyle plajdaki kadının gizli gizli videosunu çekemezler.
0
orpheus
(11.08.21)
Sınır güvenliği genelde komşu ülkelerin birbirleriyle ilişkilerine ve doğal yapıya göre şekilleniyor. Yani iki düşman ülke arasında çok sıkı kontroller olabilir sınırın uzunluğundan bağımsız ya da çok dağlık, zor bir coğrafyada sınır güvenliği sağlamak o kadar kolay olmayabilir. Ancak tabi bu hiçbir şey yapılamaz demek değil, sonuçta sınırın her yeri eşit derecede riske sahip olmuyor, geçişler genelde belli noktalardan yapılır. Devlet de buna uygun termal kamera, gözetleme kuleleri, fiziksel engel (Duvar, tel, vb.) ile güvenlik sağlayabilir, sağlıyordu da normalde belli bir noktaya kadar.
0
salihdt
(11.08.21)
(15)

doblo ile tatile gidilir mi

biseysorcaktim
10 gün sonra tatile gideceğim. ailemde klimalı doblo ve eski model klimasız clio var, ödünç alabilirim. clio güzel ve seri bir araç ancak eski ve özellikle klimasız olması sebebiyle tatilde kullanmak istemiyorum. doblo ise hantal, büyük ve seri değil. ancak rahat, konforlu ve bagajı büyük. 4 kişi ol
10 gün sonra tatile gideceğim. ailemde klimalı doblo ve eski model klimasız clio var, ödünç alabilirim. clio güzel ve seri bir araç ancak eski ve özellikle klimasız olması sebebiyle tatilde kullanmak istemiyorum.

doblo ise hantal, büyük ve seri değil. ancak rahat, konforlu ve bagajı büyük. 4 kişi olacağız. tek yön 600 km yol can sıkıcı olur mu doblo ile?

---
araba kiralamayı düşünüyorum ancak elimizde olan arabaya günlük 300-400 istiyorlar. üst segment araçlar ise daha pahalı. o parayı vermektense bir sürü şey yaparız.

sizce üst segment bir araç mı kiralayalım yoksa elimizdekini mi kullanalım?
0
biseysorcaktim
(11.08.21)
gidilir tabii nesi var doblonun mis gibi geniş araç
0
jelly bear
(11.08.21)
Klima var, geniş araç daha ne olsun. Sadece çok sürat kaldırmaz o araç 600 km ağır ağır keyif yapa yapa gidilir.
0
anten
(11.08.21)
doblo'yu seçerdim.
0
lazpalle
(11.08.21)
klimasız adım atma aman diyim. uzun yolda klimamız bozulmuştu bir keresinde camları azcık bile açsak kulaklarımız sesten patlıyordu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.08.21)
tatilde insan çok yayılıyor. Doblonun bagajı hayat kurtarır. Kesinlikle doblo
0
westblack
(11.08.21)
tatile giderken seri aracı ne yapacaksınız zaten? doblo varsa iyidir.
0
duyurukullanıcısı
(11.08.21)
Doblo süper bence. Seri olmasını ne yapacaksın ki? Bagajı da var kocaman, yavaş yavaş gidersin
0
roket adam
(11.08.21)
klimasız araç ile sakın tatile çıkmayın.

doblo ile bir kaç kez tatile gittim, 4 kişi olarak da gittim. sıkıntı yaşamadık. bagajı geniş, içi ferah, az yakar.. çok seri olmasına gerek yok bence.
0
co2s2
(11.08.21)
Doblo ile on numara gidilir, klimasız ferrari olsa çekilmez bu havada.

Yalnız ticari araç ise hız limitlerine dikkat edin, ruhsatta ne yazdığına bakın.
0
John Bloor
(11.08.21)
uzun yolda yapacağınız hız zaten 120-130. doblo'nun da konforu fena değil. bence doblo akar.
0
golgi aygıtı
(11.08.21)
clio klimalı olsa bile dobloyla git. rahatlığı farkedeceksin
0
adventchant
(11.08.21)
dort kisi kucuk arabayla tatil zor diyeyim. biz maks uc kisi gidiyoruz. onda da arka koltukta hep esya oluyor.
0
supergirl
(11.08.21)
Doblo'yu seçerim.
0
hayirsiz
(11.08.21)
öyle bi anlatmışsın ki doblo vs mercedes gle anlatıyorsun sandım. diğer taraftaki altı üstü clio. kliması bile yok. kliması olsa bile ben yine dobloya binerdim
0
avatar is back
(11.08.21)
Doblo candır,hız limitlerine dikkat.
0
arenas
(11.08.21)
(4)

firma maillerim spam'e düşüyor

duyurukullanıcısı
kendi domainim,nasıl düşmemesini sağlarım?
kendi domainim,

nasıl düşmemesini sağlarım?
0
duyurukullanıcısı
(11.08.21)
senin attigin mailler baskasinin adresinde mi spame dusuyor? yoksa sana gelen, okumak istedigin mailler mi spame dusuyor? oyleyse nereden gelenler dusuyor?
0
robokot
(11.08.21)
Mailinizi yandex kurumsala aktarın ücretsiz olarak dkim ve mx ayarlarınızı yaptıktan sonra krndi donaininizden attığınız mailler sorunsuz ulaşacaktır
0
delikedidilimiyedi
(11.08.21)
benimkiler başkasının spam'ine gidiyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(12.08.21)
o zaman kendi domainin kara listeye alinmis olabilir. kendi domainin spame dusmesini engellemenin garanti bir yolu yok. mesela bir suru alici senin maillerini spam olarak isaretlemisse karsidaki kisinin mail saglayicisi seni spam olarak gorecektir o gunden sonra. domainin eski sahibi varsa o da kotu amaclar icin kullanmis olabilir. spam sayilabilecek (veya yapay zekanin spam olarak algilayacagi) icerikler yolluyorsan spam olarak isaretlebilir, gelecek icin daha supheli listede olursun. liste uzar gider yani. bunun garanti bir yolu olsa kimse spame dusmezdi.
0
robokot
(12.08.21)
(6)

Eski zamanlarda büyük yangın çıkınca ne oluyordu?

havadakarada
Diyelim ki 500 sene kadar önce Osmanlı'da veya dünyanın herhangi bir yerinde yangın çıktı aynı bu şekilde. Müdahale edilebiliyor mudur yoksa kendi haline bırakıp kaçıyorlar mıdır?
Diyelim ki 500 sene kadar önce Osmanlı'da veya dünyanın herhangi bir yerinde yangın çıktı aynı bu şekilde. Müdahale edilebiliyor mudur yoksa kendi haline bırakıp kaçıyorlar mıdır?
0
havadakarada
(04.08.21)
hocam şimdi yapamıyoruz o zaman ne yapsın adam.
0
duyurukullanıcısı
(04.08.21)
ananiyimioguz
(04.08.21)
Osmanlı evleri ahşap olduğundan bugüne pek kalmamıştır yangınlar yüzünden. Tulumbacılar vardı itfaiyeci olarak, Beyazıt kulesi de yangın kulesiydi, kuleden şehir gözetlenip yangına müdahale için nöbette olunuyordu.
Şimdi yazarken düşündüm de adamlar yangın ihbar hattı kurmuş aslında, o dönemin imkanıyla bir şekilde mücadele etmiş.
0
epitaf
(04.08.21)
Çoğunlukla kendi başına sönene kadar devam ediyordu. Bunun dışında minimal müdahalelerde bulunuluyordu.

Ancak bugünkünden çok farklı bir durum bu. bunda iki önemli faktör var. Birincisi bugün doğa üzerindeki kontrolümüz hayli yüksek, "verimli bir dengede" tutmaya çalışıyoruz her şeyi. Tahribat gücümüz çok fazla, örneğin kendimizce bir plan yapıp "şu kadar ağaçlık alan gelecek şu kadar zamanda bize yeter" deyip geri kalan alanları imara açıp yeryüzünü şekillendirebiliyoruz. Haliyle bu planlar tutmadığı zaman işler eski zamanlara göre çok daha hızlı şekilde sarpa sarıyor.

İkincisi ister doğal olduğuna inanın, ister insan etkisiyle oluştuğuna; dünya küresel olarak ısınıyor. Bunun etkileri çok yıkıcı.

Bugün teknolojik aletler dünyayı öylesine küçültüyor ki gelecekte dünya siyasi yapısının zorunlu olarak değişeceğini öngörmek çok zor değil. Gezegen bütün halinde bizi etkiliyor artık. Örneğin Brezilya'da ya da Kanada'da dejenere bir yönetim başa gelirse ve içi boş söylemlerle Brezilya için Amazonları ve Kanada için tayga ormanlarını ortadan kaldırmak isterlerse, teknik olarak bunu yapabilecek güçte olacaklar ki Brezilya'da şu anda buna yakın bir durum var. Haliyle dünyanın geri kalanının buna sessiz kalması mümkün olmaz, intihar olur bu.

Özetle geçmişte dünya oto-pilottaydı ve yangınlar sadece birer afetti. Artık manuel olarak her şeyin kontrolü artarak bizim elimize geçiyor ve bunun sonucu öngörülebilir değil. Zaman geçtikçe dünyanın yönetimine ortak oluyoruz ve doğanın kendisi bizim hassas planlarımızı gözetmeden bir afet ortaya çıkarınca eskisine göre çok daha yıkıcı problemler ortaya çıkarıyor bu.
0
mentuhotep
(04.08.21)
ilerledigi noktayi onceden yakiyorsun bitiyor.
0
divit
(04.08.21)
Şehir içindeki yangına müdahale ediyorlar. İtfaiye teşkilatı Roma döneminde bile var.

Orman yangınlarında şöyle bi durum var, şu an bu kadar çok ve şiddetli yangın çıkma sebeplerinden bir tanesi de yangınlara müdahale edilmesi aslında. Yani önceden atıyorum 30 yılda bir yangın çıkıyordu doğal sebeplerle, yanıyordu, ondan sonra 30 sene rahat.

Şimdi çıkan yangını söndürüyorsun, seneye bi daha çıkıyor. Hatta daha şiddetli çıkıyor, çünkü daha fazla ot, kuru/ölü ağaç var. Yine uğraşıp söndürüyorsun. Bunu 30 sene yapınca artık söndüremeyeceğin şiddette bir yangın çıkıyor.

Bi de eskiden ormanların içinde gezip yakmak için odun toplayan insanlar vardı, işte keçiler/hayvanlar falan gezip kuru otları yiyordu sürekli. Bu da yangının şiddetini ve yayılma hızını azaltan bir şeydi. Artık bunlar yok, o yüzden daha çok yangın çıkıyor.
0
plutongezegendegilmi
(04.08.21)
(2)

Hisse Önerisi Karşılaştırma Tablosu

majeesty
Merhaba,Hisse önerisi veren tüm kuruluşların (isyatırım, tradingview vb.) al sat önerilerini derleyen bir site var mı? Tüm önerilere bakıp ortak hisse bulmak ve onu araştırmak için.
Merhaba,
Hisse önerisi veren tüm kuruluşların (isyatırım, tradingview vb.) al sat önerilerini derleyen bir site var mı? Tüm önerilere bakıp ortak hisse bulmak ve onu araştırmak için.
0
majeesty
(03.08.21)
twitter da takip etmen lazım millet canlı yayınla analiz yapıp soru bile alıyor.

tabi bence biraz boş bir mevzu.
0
duyurukullanıcısı
(03.08.21)
maden suyu
(04.08.21)
(7)

sıfırdan marka yaratmak

tmnslp
merhabalar, sıfırdan bir marka nasıl yaratılır? örneğin ben kendi yaratmak istediğim markanın kimliğiyle (adı, logosu vs.) bir fast food restaurantı açmak istiyorum (herhangi bir markanın franchise'ı değil) fakat nereden başlanır, ne yapılır gibi konularda hiçbir bilgim yok. önce kurumsal bir şirket
merhabalar, sıfırdan bir marka nasıl yaratılır? örneğin ben kendi yaratmak istediğim markanın kimliğiyle (adı, logosu vs.) bir fast food restaurantı açmak istiyorum (herhangi bir markanın franchise'ı değil) fakat nereden başlanır, ne yapılır gibi konularda hiçbir bilgim yok. önce kurumsal bir şirket mi kurulur, tescil mi yapılır vs. nereden başlamak gerekiyor?

bu konuda yardım edebilecek danışmanlık şirketleri falan var mı?

teşekkürler.
0
tmnslp
(03.08.21)
bu konuda danışmanlık vericek firmaların tamamı bir yılda paranı yer sonra tmnslp bey şu adımları yapmamışsınız bizim yapabileceğimiz bir şey yok adios muchachos derler, eğer iş tutarsa ya nasıl halletik işleri bize biraz prim göm derler.

kendi işini kendin yapmak zorundasın bu ülkede.

edit:

bu arada ben hayatımı danışmanlık vererek kazanıyorum ama benim gibi olmayacak işe olmayacak diyecek adam bulmak zor. ben görmedim.
0
duyurukullanıcısı
(03.08.21)
türkiyede danışmanlık = dolandırıcılık. her sektörde böyle.
araştırıp kendiniz yapın.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.08.21)
işin içinden gelmiyorsanız zor, mcdonalds ın satış müdürü'nü işe almakla olmuyor maalesef. markayı oluşturmak için yerelde bayileşme vs öemli.

kahvecileri inceleyebilirsin. nasıl bir iş modeli geliştirdikleri anlaşılır bence.
0
rhan
(03.08.21)
o kadar karışık değil. şirket açma ayrı marka oluşturma ayrı şeyler.

1. muhasebeciyle anlaş şirletini aç.
2. dükkanıını, malzemelerini falan hallet.

milyon dolarlık bir sermayen yoksa marka oluşturma 1 ayda olacak şey değil. önce elle tutulur bişeyler olsun spnra ihtiyaç oldukça kurumsal kimlik çalışmaları yaparsın. vaktim olsaydı yardımcı olurdum.
0
buenosdias
(03.08.21)
iyi bir danışmanlık şirketi her zaman güzel bir olasılıktır ama ben olsam bundan ziyade üniversitelerin işletme bölümlerinde donanımlı/sektörü de bilen akademisyenlere ulaşır onlarla knowhow işini hallederim. sonuçta bu da bir danışmanlık şekli. bulman gereken kişilerin anabilim dalları yönetim/organizasyon ve/veya pazarlama olmalı öncelikle. faaliyet alanınıza ve kapasiteye göre göre üretim/finans da devreye girecektir zaten.

bütün bu söylediklerimi bu söylediğiniz işi ciddiyetle yürütecek kadar sermayeniz varsa kolaylıkla uygulayabilirsiniz.

öncelikle gıda/yiyecek pazarına girmek istediğiniz alan kendi içerisinde çeşitli segmentlere ve türlere ayrılır. sizin rakipleriniz kim olacak? rakipsiz eşi olmayan bir iş fikri mi yoksa? pazardaki sizin benzeriniz markaların durumu nasıl? doymuş bir pazar mı? gelişmekte mi? pazar ve hedef kitle analizi çok iyi yapılmalı ve bunun bir metadolojisi var kendi içerisinde. bu sebeple yukarıdaki tavsiyemi yineliyorum. marka tescili ve şirket kurmak bir günlük iş. önemli olan sürdürülebilir ve tercih edilebilir bir marka oluşturmaktır.
0
debian
(03.08.21)
Buonesdias yazmış gerekeni, ayrıca markanızı logo/isim vs tescil ettirmeniz gerekiyor marka sahibi olmak için. Bunlar resmi kısımlar dükkanınız ve size özel ismi olur.

Ancak marka olmak farklı bir şey, onun için ya işinizde çok iyi olacak müşteriler sayesinde tanınıp popüler olacaksınız. Ya da marka pr çalışması yapıp tanıtacaksınız falan. O işlerden biraz anlamak lazım ya da anlayan birileriyle çalışmak. Ama bütçe sağlam değilse boşa para çok harcarsınız.
0
epitaf
(04.08.21)
Bu iş benim mesleğimin bir parçası:)
O yüzden belli dikkat noktalarını paylaşacağım.

Markalaşma faaliyetlerini birkaç aşamaya ayırabiliriz. Bunun en temelinde markalama çalışmaları denen (branding diye de geçer) tasarımsal öğeler vardır.

1. Aşama: Markalaşma Faaliyetleri
-Marka adının belirlenmesi. Bu en önemli aşamadır. Çünkü tüm tasarımsal öğeler hatta kuracağınız imaj bunun üzerine kurulacak.
-Logonun tasarlanması.
-Kurumsal tasarımların yapılması. Nedir bunlar? Tabelalar, mekan giydirme, torbaların, kutuların tasarımı, tepsiler, web sitesi, sosyal medya postlarının tasarımları, menüler vs vs...

Bunlar en temel kısımlar. Bunu her dükkan yapar zaten. Kendiniz bile biraz tasarım gözünüz varsa internet üzerindne canva gibi araçları kullanarak hazır şablonlarla basitçe üretebileceğiniz şeyler. Ama bunların profesyonel ellerden çıkması ve size özgü olması oldukça farklılaşmanızı kolaylaştırır.

2: İMAJ ÇALIŞMALARI-MARKA KONUMLANDIRMA
İlk aşama oldukça temel. Bunlar zaten köşebaşındaki pidecinin de, 20 şubeli restoran zincirinin de yaptığı şeyler. Sizin marka değerinizi ve algınızı belirleyecek şeyler asıl imaj çalışmalarında. Restoranlar için bunun belli yolları vardır. En çok kullanılan yöntem markanın patronunun kişisel imajından faydalanması. Nusret bunun örneği. KFC'nin yaşlı amcası bunun örneği. Baruthane pilavcısı bunun örneği. Özellikle Baruthane pilavcısı küçüük bir dükkanı kişisel imaj çalışmasıyla, beğenirsin beğenmezsin o ayrı, tanınan bir markaya çevirdi. Ama dışa dönük, orijinal bir karakter özelliğinin olması lazım bunun için.

Marka konumlandırması şu demek basitçe: Benim markam piyasada ne gibi özellikleriyle algılanacak? Çünkü bir marka aynı anda her kavrama oynayamaz. Mesela Nusret burası "jet-set" insanların takıldığı bir restoran imajını oturtmaya çalışıyor. BİM tamamen fiyat performans üzerine iletişim yapıyor. Red Bull adrenalin üstüne yoğunlaşıyor. Burger King sürekli ızgara lezzetini vurguluyor.

Sizin de böyle bir değer bulmanız, bunun üstüne markanızı inşa etmeniz lazım. Bu imaj şu anlamda önemli çünkü logonuzdan, isminize, mağaza dekorasyonunuza kadar bu şekilde inşa etmeniz lazım. Bunların tutarlı olması lazım. Mesela "doğal malzemelerden, doğal lezzetler" gibi bir restoran niyetiniz varsa, bu restoranın dekorasyonu burger king gibi olamaz. Ya da ucuz lezzetler sunarım diyorsanız, burayı divan pastanesi gibi dekore ettirmemelisiniz. Ya da havalı logolar yapmamalısınız gibi.

Bunlar oldukça basit gibi görünse de, aslında uygulamada oldukça zorlanılan şeyler. Özellikle marka sizinse, her şeyi aynı anda yapmak istersiniz ve kafası karışık ne olduğu anlaşılamayan bir marka ortaya çıkar. Her mahallede vardır bunlardan. Mesela fast food restoran gibi görünür, pizza da yapar. ama hazır pizza fırını var ben menüye pide de koyayım der. Ee pide koyduk yanında urfa dürüm de satayım der. Kafası karışık ne olduğu anlaşılmayan ortaya karışık restoranlar çıkar.

Genelde "ben her şeyi satayım" ister marka sahipleri. Hamburger var, dur yanına
döner de satayım... Şimdi dönercinin, hamburgercinin ya da pizzacının algıdaki imajı çok farklıdır.

Sade olmak lazım. bunu da başarmak zordur. Mesela bunun en iyi örneği çiçeksepeti bence. Çiçek ve hediyelik eşya deyince akla gelen ilk markayken, şimdi her şeyi satmaya başlayan orta vadede ticari olarak para kazandıran ama uzun vadede marka imajına zarar veren şeyler bunlar. Şöyle diyeyim, sen çiçek göndereceğin zaman iyi bir çiçekciden mi yollamak istersin? Araba lastiği de satan bir yerden aldığın çiçeği mi yollamak istersin? Şu anda sadece çiçek tasarımlarına yoğunlaşan iyi bir çiçek markası çıksa, çiçeksepetini çok rahatlıkla geçebilir diye düşünüyorum.

Ya da yukarıdaki örnekten yola çıkalım, sen araba lastiği alacak olsan, çiçekçiden mi almak istersin yoksa uzmanlığı bu olan sadece araç lastiği satan bir yerden mi?

Gibi gibi... Bunlarda da size destek olacak yönlendirecek danışmanlarınızın olması çok önemli.

Son aşama: ALGILANMA
Siz tüm marka çalışmasını yaptınız, ama tüketici sizi nasıl algılıyor? Mesela siz premium marka olarak konumladınız kendinizi. premium hamburgerci diye çalıştınız her şeyinizi böyle tasarladınız. Ama belki tüketiciler sizi ucuz marka olarak algıladı. bu durumda iki seçenek var. Marka çalışmalarınızı gözden geçirip tüketicinin premium algılayacağı hale getirmek. Bir diğer seçenek baktınız marka sizi ucuz hamburgerci olarak algıladı ve öyle sevdi. O zaman imaj çalışmasını, bu hale çevirmek de bir çözüm.

Mesela şimdi kategoriyi söyleyemiyorum ama meşhur bir marka hayatına kadınlara yönelik bir ürün olarak başladı. Ama markayı erkekler tercih etti. Sonra bir anda marka maskülen bir imaja dönüştü. Hatta ikonunu bir kovboy olarak değiştirdi.

Bu konu basit görünse de oldukça çetrefilli gördüğünüz gibi. İstediğiniz zaman mesaj atabilirsiniz:)
0
anten
(04.08.21)
(5)

bu nasıl dünya haritası?

duyurukullanıcısı
bir firmanın sitesinde gördüm. nasıl yani?
bir firmanın sitesinde gördüm. nasıl yani?
0
duyurukullanıcısı
(02.08.21)
o çember büyüteç herhalde.
0
passion rules the game
(02.08.21)
büyüteç olsa hazar denizi öyle olmaz, afrika'da öyle düz durmaz sanki.
0
🌸duyurukullanıcısı
(02.08.21)
Büyüteç.

@duyurukullanıcısı Adriyatik ile birleşmiş zaten. Hazar Denizi'nin kıtanın diğer kısımlarına göre açısı öyle değil.
0
nawar
(02.08.21)
Nedense bazı markalarda dünya haritası reklam malzemesi olarak kullanıldığında olan Türkiye'ye oluyor . Bir örnek :
tr.sputniknews.com

Bir firma daha vardı adını unuttum.
Ben Türk ya da Türkiye karşıtı müşterilerin kendilerine her daim yakın olmalarını sağlamak için böyle yaptıklarını düşünüyorum.
Kapitalist sanat tarzı Reklamın maksadı "satış" olduğu için bu sağlandığı sürece reklam için iyi ya da kötü denmez.
0
Erva
(02.08.21)
Büyüteç ve tahminim ana merkezi orası. Ilk defa gördüğüm bir uygulama değil.
Portekiz'i de hafif kesmisler, yunanistan yok, İtalya'nın bir kısmı yok, balkan ülkeleri yok, tunus yok, cezayir yok, misir da yok gibi, finlandiya yok, isvec yok, norvec yok.
Buradan büyük resmi görme kursu konusu çıkmaz.
0
logisticsmanager
(02.08.21)
(14)

kira zammı

meiyisi
merhabalar,1100 lira olan kiram için zam dönemi gelmişti, ev sahibini aradım zam miktarını konuşmak için. ben senden memnunum zam yapmasak da olur, kendi durumuna göre istersen eklersin dedi. ben az da olsa eklemek istiyorum. şimdi 50 lira eklesem çok mu az olur, yoksa 100 lira mı daha makul?
merhabalar,

1100 lira olan kiram için zam dönemi gelmişti, ev sahibini aradım zam miktarını konuşmak için. ben senden memnunum zam yapmasak da olur, kendi durumuna göre istersen eklersin dedi. ben az da olsa eklemek istiyorum. şimdi 50 lira eklesem çok mu az olur, yoksa 100 lira mı daha makul?
0
meiyisi
(30.07.21)
100 makul
0
adwokat
(30.07.21)
evet 100 yapın
0
clones
(30.07.21)
adamın başka evi var mı bana kiralasın :) o nası ev sahibi ya :)
0
duyurukullanıcısı
(30.07.21)
Ben 50 yapardım.
0
zimbirik
(30.07.21)
100
0
sizofren06
(30.07.21)
50 biraz küfür gibi. ikisi arasında 100 makul.
0
nawar
(30.07.21)
nasil ev sahipleri var boyle, artis istememis gonlunuzden ne kopuyorsa artirin ama 100 daha uygun gibi
0
sweetoffice
(30.07.21)
100 TL ekle
0
elorelia
(30.07.21)
En az 100. %15 artış desek 150 de olabilir.
0
pispinti
(30.07.21)
dünya bu insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor. üzmeyin adamı. zam yapmasanız bile, zamanında yatırın kiranızı.

bu arada 50 lira çok düşük olur, 100 lira iyidir.
0
co2s2
(30.07.21)
bizim evin de kira artışı yaklaşık olarak sene ortasında oluyor. 2019'da aradı, bu sene piyasa çok kötü, kimseye zam yapmıyoruz dedi (bizim sitede 250 tane falan dairesi var, arsa sahibi) 2020'de aradı , aslında bu sene de yapmayacaktık ama geçen sene de yapmadık ya, iyice kuşa dönmesin diye zam yapacağız dedi. %4.5 zam yaptı. bu sene de aradı, %5.5 zam yaptı.

ev sahibimiz yüzünden bu eve mahkum kaldık. taşınmayı düşüneceğimiz evler için bizim kiranın 2-3 katı kira istiyorlar. ev almak için hesap yapıyorum, hesap tutmuyor kesinlikle. sanırım hayatımın sonuna kadar bu evde oturacağım.
0
co2s2
(30.07.21)
Abi adam yapmasak da olur demiş, istersen demiş kendi durumuna göre demiş.

100 iyidir . en az 100 demeye gerek yok bence.

Ben geçen sene ev sahibine sormamıştım, o da zam yapmamıştı. Oluyor böyle şeyler.
0
ceketimi alip cikcam
(30.07.21)
100tl +1.
0
mg3929
(30.07.21)
50 size, 150 ona, 100 ikinize de yarar. şeker bir ev sahibiymiş.
0
golgi aygıtı
(30.07.21)
(6)

Altın elbiseli adam

Fusha
On numara bir insan değil mi ya? Benim için neredeyse Kemal Sunal ile barış Manço kayıpları gibi üzücü oldu yahu. Sürekli videolarını izliyorum, eğitim tavsiye vs videolarını defalarca izledim şimdi de altınlı gece programını izliyorum. Harika projeleri varmış. Yaşasaymis hayata gecirecekti muhtemel
On numara bir insan değil mi ya? Benim için neredeyse Kemal Sunal ile barış Manço kayıpları gibi üzücü oldu yahu. Sürekli videolarını izliyorum, eğitim tavsiye vs videolarını defalarca izledim şimdi de altınlı gece programını izliyorum. Harika projeleri varmış. Yaşasaymis hayata gecirecekti muhtemelen çoğunu. Allah rahmet eylesin.
0
Fusha
(29.07.21)
İyi bilirdim. Amin.
0
prole
(29.07.21)
Ben çok geç tanıştım kendisiyle, en çok üzüldüm şey de bu oldu. Yeri doldurulamayacak biri. Hayatta böyle içi dışı bir çok az insan gördüm.
0
olaylar olaylar
(29.07.21)
Ölmeden önce kötü bilirdim. Öldükten yıllar sonra dinlemeye başladım. Hiç motorum olmamasına rağmen sürekli Altınlı Gece programlarını arabamla giderken dinliyorum. Müthiş birisi olduğunu gördüm. Bugün bir apaçilik videosuna rastladım. Trafikte sağa sola küfürler ede ede ilerliyor. Biraz hayal kırıklığı oldu olmadı değil. Bkz: www.izlesene.com
0
dieis
(29.07.21)
Severek takip ediyordum aşırı samimi geliyordu videolardan. İnanılmaz üzülmüştüm haberini aldığımda. Çok genç gitti be…
0
solenkol
(30.07.21)
bana itici geliyordu, videonun yarısında kapatırdım. çok bilgili birisi olduğu kesin ama itici birisi olduğunu değiştiremez. allah rahmet eylesin
0
false pretension
(30.07.21)
yaptığı programlar, kanal iyiydi ama ben özellikle sazı eline alıp konuştuğu kısımları çok sevmezdim ama çok bilgi verirdi ama hitap şeklini sevmedim. karakter meselesi.
devrim sirmen'i severdim ama o da böyle bir kanal yürütemezdi.

sonuçta yaptığı iş ile tr'de çoğu insana yol göstermiş biriydi.
0
duyurukullanıcısı
(30.07.21)
(2)

prim için gerçekleştirilemeyecek hedefler vermek mobbing midir

roket adam
uluslararası bir firmada direkt yurtdışındaki yöneticilere bağlı olarak çalışıyorum. bordrom firmanın tr ofisinde. maaşımın %70'i baz, %30'u ise bonus olarak prim esasına bağlı olarak yatıyor.bir yönetici değişikliği yaşadık. bu %30'luk kısmı, "tasks assigned by manager" gibi bir kaleme bağladılar.
uluslararası bir firmada direkt yurtdışındaki yöneticilere bağlı olarak çalışıyorum. bordrom firmanın tr ofisinde. maaşımın %70'i baz, %30'u ise bonus olarak prim esasına bağlı olarak yatıyor.

bir yönetici değişikliği yaşadık. bu %30'luk kısmı, "tasks assigned by manager" gibi bir kaleme bağladılar. yönetici bazı görevler verecek, sen de yapacaksın, böylece prim hak edeceksin şeklinde.

ilginçtir ikinci çeyrekte bana bu başlık altında hiç bir görev tanımlanmadı. dolayısıyla da ben bu kalem altında bir prim hak edemiyor oldum. ayrıca performans değerlendirmelerinde de bundan ötürü düşük çıkacağım.

şimdi bu konu bana bağlı olan bir şey değil, adam bana görev vermezse ben de bir şey yapamam bu başlık altında. benim performansımı düşük göstermek ve ilerideki bir işten çıkarmayı desteklemek üzere ayak yaptıklarını düşünüyorum. bu şartlar altında, bu ve bu tarz davranışlar mobbing tanımı altına uyuyor diyebilir miyiz?
0
roket adam
(29.07.21)
bu durum en az 6 ay boyunca uygulanıyor ve senin dengin insanlara uygulanmıyor sana uygulanıyorsa yani 10 kişilik ekipde herkesin görevi var sadece senin yoksa mobbing değerlendirme sürecine girebilme ihtimali var.
0
duyurukullanıcısı
(29.07.21)
Ben de buna benzer bir şey yaşadım bir dönem. Benimki ama rahatsız bir arkadaş olduğu için, bana gerçekleştirmemin mümkün olmayacağı hedefler vermekle tehdit etti açık açık. Ben de seni buraya koyan şirketin amk diyerek işten ayrıldım. O mobbingdi mesela ama bu anlattığın hikayede yöneticinin değişmesi ve yeni gelenin de direkt bu başlık altında hiçbir görev vermemesi ortada kasıtlı bir şey olmayabileceğini düşündürdü.
Biliçli bir şekilde yapıldığını düşünüyorsan bu hareketin, mobbing evet.
0
cay koy geliyorum
(29.07.21)
(10)

neye yeteneğim var bilmiyorum

candide
bu kabiliyetsiz olduğum manasına mı gelmekte?
bu kabiliyetsiz olduğum manasına mı gelmekte?
0
candide
(28.07.21)
hayır, neye yeteneğiniz olduğunu bilmediğiniz anlamına gelmekte.
0
işimdeyim gücümdeyim
(28.07.21)
işimdeyim gücümdeyim +1

Keşfetmek içinse yeni şeyler denemeniz gerekmekte.
0
lüzumsuz adam
(28.07.21)
çoğu insan neye yeteneği olduğunu öğrenmeden ölüyor çok takılma, yeteneğin yoksa da yapmak istediğin şeyi düzenli yaparsan suni yetenek elde ediyorsun.
0
nahtoderfahrung
(28.07.21)
yetenekmiş zekaymış bunlar bi yerden sonra etki etmez. Önemli olan ilgilendiğin şey ile ne kadar vakit geçirdiğin, ne kadar istikrarlı olduğun.

Yapmaya yatkın olduğun şeyleri keşfedememiş olabilirsin. Keşfetmek için bir çok şeyde biraz vakit geçirmen lazım. Ama takma. Bir yerden başla. Bir şey hoşuna giderse, sana keyif verirse devamı gelir zaten.
0
zimbirik
(28.07.21)
yeterince farklı şeyle ilgilenmediğiniz anlamına geliyor.
0
duyurukullanıcısı
(28.07.21)
Yeteneğin keşfedilmesi için para+zaman+heves gerekli. Birinden biri olmayınca sıkıntı oluyor. Türk insanının hobisiz olmasını da vakit ve nakit sıkıntısına bağlıyorum.
0
tamam sakinim
(28.07.21)
stallone'un oynadığı bir film vardı cezalandırıcı mı neydi ismi. orada herkesin yeteneğini saptayan bir cihaz vardı, hatta bizimki efsane kazak / örgü örme yeteneğine sahipti. öyle bir yetenek tespit cihazı olsun isterdim. insanlık namına da faydalı olurdu.

kesin bir şeye yeteneğiniz vardır ama neye olduğunun tespiti maalesef size kalmış vaziyette. ben mesela çok iyi düğüm çözerim, misina, kolye, zincir hiç bir şey önümde duramaz. ama bunun mesleği yok :)
0
solitary man
(28.07.21)
sadece tembel de olabilirsin :)
0
kismisolungac
(28.07.21)
Çocuların ilgi alanlarını keşfedebilmek için sıkılmalarının gerektiğini okumuştum. Önce bir miktar şeyi denetip sonra sıkılmasına izin verdiğinde çocuk ilgilendiği, hoşlandığı şeyi keşfedebiliyor.

Siz ya yeterince şey denememişsinizdir ya da yeterince sıkılmamışsınızdır. Sosyal medya, telefonlar, diziler vs insanı sıkılmaktan alıkoyan şeyler.
0
zimbirik
(28.07.21)
Ben de sanki eskiden biliyordum ama unuttum.
0
dunal
(29.07.21)
(2)

Lityum düzeyi baktırmak ya da baktırmamak

ladygreen
Kan düzeyi normal olan dozu bulduktan sonra düzenli aralıklarla lityum düzeyi baktırmanın nedeni nedir? Karşılaştığım tüm psikiyatrlar baktırılması gerektiğini söylüyor ancak nedenini henüz öğrenemedim.
Kan düzeyi normal olan dozu bulduktan sonra düzenli aralıklarla lityum düzeyi baktırmanın nedeni nedir? Karşılaştığım tüm psikiyatrlar baktırılması gerektiğini söylüyor ancak nedenini henüz öğrenemedim.
0
ladygreen
(26.07.21)
artık çoğu kişi rahatsızlıkları bünyedeki az olan minerallere bağlıyor. magnezyum, çinko gibi.
0
duyurukullanıcısı
(26.07.21)
Nefrotoksik. D.İ. Sebebi
0
hunharca ben
(26.07.21)
(5)

website boyutu artınca ne yapmalı

duyurukullanıcısı
site 400mb - 500mb civarlarındastandart bir hostingim var orada deneme yapıyorum ama 5dk da anca açılıyor site.bu durumu hızlandırabilmek için hosting'in hangi özelliğini arttırmam lazım?
site 400mb - 500mb civarlarında

standart bir hostingim var orada deneme yapıyorum ama 5dk da anca açılıyor site.

bu durumu hızlandırabilmek için hosting'in hangi özelliğini arttırmam lazım?
0
duyurukullanıcısı
(26.07.21)
developers.google.com

şurada benchmark testi yaptırıp sitenin kendisinde problem varsa onları düzeltin, yoksa hosting'i değiştirmeniz gerekir.
0
nahtoderfahrung
(26.07.21)
Hocam 400-500 mb websitesi olmamalı. Neyin boyutu bu, resim video falan mı?

Statik dosyalar (resim video vs) için CDN, düz veri (blog yazısı vs.) için database kullanmanız lazım.

Bir de tabi her şeyi tek seferde göndermeyin, ihtiyaç neyse onu gönderin vs.
0
plutongezegendegilmi
(26.07.21)
Fotoğrafları optimize etmelisiniz. Ayrıca video ya da dosya eklediyseniz kendi sitenizde barindirmamalisiniz
0
haysiyetsiz nane
(26.07.21)
website de barınmak durumunda maalesef bu durumda ne yapmalı?
0
🌸duyurukullanıcısı
(26.07.21)
Sizin yapabileceğiniz pek bir şey yok, sunucunuz istediği kadar güçlü olsun, karşı tarafın 400mb dosya indirmesi lazım her türlü. O da bağlantı hızına göre dakikalarca sürebilir.
0
plutongezegendegilmi
(26.07.21)
(12)

statüsüz bol para mı maaşlı prestijli meslek mi?

montakristokondu
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci se
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.

ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.

paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci seçenek ağır basıyor fakat ilk seçeneğin verdiği özgürlük de acayip bi şey.

siz bu ikilemde kalsanız nasıl bir tercih yapardınız?
özet: hali hazırda ilki devam ediyor ikinci tercih aşamasında.
0
montakristokondu
(25.07.21)
sürdürülebilir olacaksa ilk seçenek. 3-5 yıl sonrası için umutsuzluk varsa ikincisi.
0
sanal uyku
(25.07.21)
Para her şeyi satın alıyor. Artık kadınlar sanayideki ustayla takılıyor. Paraya bak derim.
0
integrative
(25.07.21)
süreklilik varsa ilk. yoksa da ilk. sonra ikincisine geçerim iş biterse.
0
jelly bear
(25.07.21)
ikinci secenege istedigin an transfer olabilirsin gibi, titrsiz de olmayacaksin ki isleri freelance yapman seni statusuz yapmaz, cevren az olur evet de 3-5 sene calis dunyaligini yap bence. tr ekonomisinde orta maasla araba falan alinamiyor.
0
pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
1. secenek. anca o biterse ikincisine gecilir +1

ayrica mesele statuyse, paran varsa ve tabi o parayi kendine de harciyorsan zaten statu sahibi gozukursun ki.
0
Kittie
(25.07.21)
prestijli memur diye bir şey olduğunu düşünmüyorum

bizim akrabalar full memur hepsi en top devlet yerlerinde müdür vs çalışıyor, düz insan biz dahil kimselere bir faydaları yok.
0
duyurukullanıcısı
(25.07.21)
Prestijli memurluk ne ki?
Su an heralde "vay anasini" diyecegim memur tipi meslekler;
Nato, avrupa birligi gibi şeylerde calismak.
Buyukelcilik vs gibi yurtdisi işlerde üst seviyelerde calismak
Savunma bakanligi vs gibi gizlilik vz gerektiren yerler

Onun dışında bilmem ne dairesinde başkan olsa bile banane derim.
0
logisticsmanager
(25.07.21)
Hocam para nerdeyse oraya yanla,

Ayrıca prestijli memurluk diye bişey yoktur, memurluk düzlüktür, ha bürokratlık diyorsan o ayrı ama onuda sana zaten yedirmezler. Kamuda bilginin, birikimin kalifiye olmanın bir önemi yoktur, Elon Musk bile ben T.C. ye hizmet edeceğim bu işleri bıraktım desin alırlar nüfus müdürlüğüne atarlar bütün gün fotokopi çektirirler adama.
0
paramolacak
(25.07.21)
prestijli memurluk diye bir şey yok. prestij diye bir şey yok. para hocam gerisi teferruat. "prestijli" meslek sahibi biri olarak yazıyorum.
0
benevolent sun
(25.07.21)
prestij ve statü dediğin cebindeki paraya bakıyor maalesef bizde.
ama sizin seçenekleriniz arasında bir fark var: her ikisi de paralı iş. biri riskli öteki garanti. dolayısıyla garantili ve paralı olanı seçerim. (seçme nedenim prestij değil ömürlük maaş ve emeklilik garantisi olur) ayrıca ikinciyi de bi şekilde yaparsınız arada Not: 657ye aykırı ise ben karışmam :)
0
photo85
(25.07.21)
Statüsü havalı meslek dediğiniz şey çoğu zaman insanlara az maaşla çok iş ittirme üzerine kurulu beyaz yaka işleri oluyor:)
0
anten
(26.07.21)
kariyer memuruyum yani yarının prestijli memur adayıyım. dünyaya yeniden gelsem asla bu yola girmezdim. parana bak hayatını yaşa. memur olup her türlü insanla konuşma zorunluluğuna girme. yorucu ve yıpratıcı. uzmanlığımı alıp başka işlere yönelmeyi düşünüyorum. kemal sunalın düttürü dünya filminde kızına söylediği "oku kızım oku da memur ol" sözüyle büyüyen memur çocuğuyum. olduk tamam ee noldu.
0
Hallegadola
(26.07.21)
(16)

35 yaşındaki eşek kadar herif sinema tv okur mu?

yuyu
Halim vaktim yerinde. Üni sınavına girdim. Bölüme puanım tutuyor. Kariyer is sahibi olmak için değil, hayatıma renk katsın diye okumayı düşünüyorum. Böyle girgirina Okurken de bi öğrencinin hakkini yemek istemiyorum. Boşver hic bulaşma bisey öğrenmezsin ustelik çoluk çocukla kafan götürmez mi diyors
Halim vaktim yerinde. Üni sınavına girdim. Bölüme puanım tutuyor. Kariyer is sahibi olmak için değil, hayatıma renk katsın diye okumayı düşünüyorum. Böyle girgirina Okurken de bi öğrencinin hakkini yemek istemiyorum. Boşver hic bulaşma bisey öğrenmezsin ustelik çoluk çocukla kafan götürmez mi diyorsunuz yoksa harika bi is mi yapmis olurum?

Iyi film eleştirisi yapabiliyorum. Senaryo yazmisligim var. Epey meraklıyımdır.

Cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
0
yuyu
(25.07.21)
Gir oku, bir öğrencinin hakkını ye ki rtvf okuyup hayatı kararmasin. Cunku sektörde mektepli orani %30 falan...
0
duster
(25.07.21)
Çok güzel ve keyifli olur ama çoğu 17-18 yaşında çocukların arasında yapamazsın. Kat kat önlerinde olacağın için manası olmaz pek çok şeyin. Bunun yerine güzel bir yüksek lisans daha mantıklı olabilir
0
avatar is back
(25.07.21)
Duster +1 Bi gencin hayatının kararmasına mani ol ve oku, sektörde kimse diplomaya bakmıyor.
0
euteamo
(25.07.21)
Kanka 30 yaşındayım. Hayatımda bir sürü saçma sapan hatam oldu. Ama sinema TV okumak gibi 4 yıl süren bir hatam olmadı. Allah aşkına işine gücüne bak. Yazıktır günahtır. 4 yıl california solucanı yetiştirme okusan daha iyi
0
allah yazdiysa bozsun
(25.07.21)
Emin ol seninle okuyan öğrenciler bile bu işsizin ne işi var burada diyecek. ona göre. Bizde de vardı yaşça büyükler
0
olaylar olaylar
(25.07.21)
amacın ne yapmak? film çekmekse sinema okumana gerek yok.
0
black mamba
(25.07.21)
Okur okumasına, yaşında da asla bişey yok. Gider uzun süren tıp gibi bölümler bile okur. Ancak sinema tv (pek çok başka bölümde de olduğu gibi) tr de okunmaz. Hele şimdi hiiç okunmaz.
Akademiden bildiriyorum.
Düzenli şekilde güzel kurslara gidin veya yurt dışında okuyun çoğu yerde bedava.
0
rewlack
(25.07.21)
Okunur tabi neden okunmasın.
Mesela ben üniversiteye başladığımda epey yaşlıca ,ünlü bir öğrenci arkadaşımız rts den mezun oluyordu. İsmi Kemal Sunal'dı.
0
arenas
(25.07.21)
eğer teknik ve meslek öğreneceksen yüksek lisans olmaz. film kritiği yapacağım, işin sosyolojisiyle daha ilgiliyim filan dersen ancak. bunun dışında 35 yaşında lisans okumakla ilgili tüm olumsuz yorum ve ihtimalleri çöpe atabilirsin, halin vaktin de yerindeymiş. diğer yandan halin vaktin de yerindeyse iyi bi yer olması için araştırmaya zaman harcamanı öneririm... yurt dışındaki film okullarına da bakabilirsin. belki yüksek lisans düzeyinde teknik, iş öğretecek yerler de çıkar hatta. yine yurt dışında üniversite derecesi vermese bile eğitim veren kurumlara bakabilirsin. bir de okulunu okusan da okumasan da dışarıdaki atölyeler (film, fotoğraf) okuldan daha çok katkı sağlayabilir her anlamda.
0
snape i başından beri tanırım
(25.07.21)
eğer bitiremeyip cayarsan milletin hakkını yemiş olursun

o elemanda senden daha çok çalışsaydı
0
duyurukullanıcısı
(25.07.21)
halin vaktin yerindeyse okul okumak sıkıntı değil. Ama niye okuduğun önemli. Meslek için değil diyorsan anladığım kadarıyla tamamen işi sanatsal kaygılarla okuyacaksın. yani film kritiği sosyolojisi falan.

O zaman biraz sıkıcı gelebilir sadece. Çünkü bu bölümün amacı sinema sektörüne çalışan yetiştirmek olduğu için çok fazla teknik ders de olacak. Bu kısımlar ilgini çekmiyorsa sıkar.

Onun yerine online yabancı okullara bakın derim.
0
anten
(25.07.21)
Ben 34 yaşında Fransızca öğretmenliğine başladım böyle. Dil öğrenmek istedim, şehrimde de adam akıllı dil kursu yoktu, neden olmasın dedim girdim. Sınıfta 50 yaşında bir abla da var :) sınıf arkadaşlarımızda bize bayılıyor.
Yaşla ilgili sorun yaşamazsın, renk katsın diyorsan gayet okunur.
0
somethinginthewayshemoves
(25.07.21)
Sacma, cunku zaten ders icerikleri zaten cok rahat bos zamaninda makale, kitap okuyup ogrenebilecegin seyler. Universitenin amaci sosyal iliskiler kurmak, diger ogrencilerle ve hocalarla vakit gecirerek onlardan bir sey ogrenmek, etkinlikler vs.
Sen bunu yapmayacaksan, butun derslere gitmeyeceksen, fakultenin tozunu yutmayacaksan falan ne anlami var?
0
hot potato
(25.07.21)
oku zevkine. fuları da taktın mı.....üf.
0
Techsavvy
(25.07.21)
bekarsan ve yakışıklı isen epey eğlenceli olur çoluk çocuk gözüyle bakma kızlar hayran olur kesin :)
sinema tv okuyup iş bulabilen sayısı zaten az olduğu için kimsenin hakkını da yememiş olursun bence. okusa da işsiz kalacağı yüksek ihtimal. kaldı ki sen de zaten sınavı hak ederek kazanacaksın. (özelde okuyacağını düşünmedim. para vermeye değmez zaten.)
keyifle okuyunuz. hayırlı olsun mutlu olunuz
ülkede diploma enflasyonu var. şahsen benim duvarımda çerçeve asacak yer kalmadı ama iş manasında gram katkısı yok artık.. zevk alarak okuyan bir öğrenci olursa akademisyen de keyif alır diye düşünüyorum
0
photo85
(25.07.21)
Süper olur, istediğini yap
0
Mossy
(25.07.21)
(18)

son birkaç yılda hayat standartlarınızda olumsuz olarak değişen şeyler?

la lykia
neler?aklınıza gelen her türlü konu olabilir.örnek olarak;x marka peynir alırdım, artık onu alamıyorum, y markaya geçtim.aracımı satmak zorunda kaldım.x marka arabam vardı, onu satıp y marka (x'ten çok daha ucuz) marka aldım.ailece yazlık evimizi satmak zorunda kaldık.ayda x kez et/balık yerdik, şim
neler?

aklınıza gelen her türlü konu olabilir.

örnek olarak;
x marka peynir alırdım, artık onu alamıyorum, y markaya geçtim.
aracımı satmak zorunda kaldım.
x marka arabam vardı, onu satıp y marka (x'ten çok daha ucuz) marka aldım.
ailece yazlık evimizi satmak zorunda kaldık.
ayda x kez et/balık yerdik, şimdi y kez yiyoruz.
ayda x kez dışarıdan/dışarıda yemek yerdik, şimdi yemiyoruz.
yılda 1 kez parfüm alırdım, artık almıyorum gibi gibi.
0
la lykia
(18.07.21)
Yatağımdan acayip rahatsızım, yeni yatak almam gerekiyor ama nerden nasıl alacağım hakkında fikrim yok ve fiyatları da çok pahalı geliyor.
0
oldz
(18.07.21)
telefon için: amiral gemisi sayılan modelleri kullanırken şimdi orta modelleri alıyoruz.
0
MtKrt
(18.07.21)
tatile gidemiyorum, çok pahalı. 3-5 gün için bütün yılın birikimini dökmek gerekiyor.
0
anais
(18.07.21)
Covidden bağımsız şu anda dışarda yemek ve dışardan sipariş vermek.
Tatil ve geziyi de yazacaktım ama o konuda covid etkisi de var.
0
epitaf
(18.07.21)
market alışverişinden sonra moralim bozuluyor. pandemi öncesine göre şu an dışarda yeme içme sayımız azaldı. tatile gitmek bütçemiz için daha büyük sorun haline geldi. doğru düzgün bir araba almak şu an hayal.
0
zgrydn
(18.07.21)
Parfüm ve spor ayakkabı almak hayal oldu.
0
suicides underground
(18.07.21)
market alışverişi

4.5 liralık lifalif yulaf ezmesinin 10 lira olması
7.45 gold fıstık ezmesinin 15 lira olması
9 lira barilla makarna soslarının 20 lira olması
7-8 liralık standart deodorantların 20 lira olması

bunlar elzem ürünler gibi görünmeyebilir fakat ilk aldığım fiyatı hatırladıklarımla şimdiki fiyatlar bunlar, bir paket yulaf ezmesi alırken de düşünmek zorunda kalmamalıyız
0
grimavi
(18.07.21)
Gıdada elimden geldiğince ucuza kaçmamaya çalışıyorum, bir şekilde almak zorundayız onu. Ancak kıyafet işi çok canımı sıkıyor. En dandik tişörtler bile gereksiz pahalı. Eskisi kadar giyime harcama yapamıyorum, parasına değmiyor çünkü.
0
tamam sakinim
(18.07.21)
çikolata ve dondurmaların kalitesi inanılmaz düştü.

yenmeyecek düzeyde.
0
duyurukullanıcısı
(18.07.21)
Yurtdışı seyahatine verilecek parayı göze alamıyorum, her gün yürüyüş yaptığım için sık spor ayakkabı alırdım, önceden Columbia falan alırdım, şu an 3-4 ayda eskiyecek bir ayakkabıya o fiyatı vermeyi düşünemiyorum. Kask almam gerekiyor, yıllardır Nolan kullanırım, şimdi daha makul fiyatlı kasklara şans versem mi diyorum. Pandemi sebebiyle sosyalleşmiyorum ama fiyatları duydukça dudağım uçukluyor, açık hava sinemalarının fiyatlarını gördüm mesela 65 ile 95 arasında değişiyor, filmlerin ancak yönetmeni tarafından bana özel sunumla gösterilmesi karşılığında 100 lira hak ettiğini güşünüyorum.
0
(18.07.21)
kafama göre dışarı çıkıp harcama yapamıyorum. 5 sene önce öğrenciyken çok daha rahattım.
0
westblack
(18.07.21)
benim hayatimda degisen hicbir sey yok. pandemi sebebiyle insanlarin hayatlarinin benimkine benzemek zorunda kalmasindan da memnunum. gerek sosyal gerekse de ekonomik etkilerden dolayi yani. artik yalniz degilim.
0
boyle buyurdum
(18.07.21)
yilda ortalama 3 kez yurt disi tatili yapardim artik 2 veya 1 kez oluyor. gecen seneyi saymiyorum ama pandemi ve hamilelik sebebiyle evden cikmadim cunku. bu sene kaldigim yerden devam etmeyi dusunuyorum hayirlsiyla.
0
in vino veritas
(18.07.21)
Disarda daha az kahve iciyorum. Evde kendim yapip termosa koyuyorum ya da kampanyalari falan bekliyorum. Yurtdisi seyahatlerimi yaparken cok dusunmezdim artik yapamiyorum bile.
0
dedim ben sana
(18.07.21)
Kedi maması. Daha uygun fiyatlı bir markaya geçmek zorunda kaldım.
4 günlüğüne tatile gideceğim, 18 ay taksit ödeyeceğim.
Yurt dışı imkansız.
Yeme içme ve özellikle giyimden kısmadım, ama kredi kartı fena şişti. Daha kontrollü olmam lazım.
0
auroraaurora
(18.07.21)
kiram 200 tl zamlandi. zaten zor oduyordum iyice zorlasti.

issiz kaldim. ise giremiyorum. maddi olarak cokmus durumdayim.

eti lifalif ve muz almak artik benim icin cok daha zor.

evden calistigimiz icin ve zamlar dolayisiyla faturalarim artti ve sirtima bir yuk daha oldu.

iki kedi sahiplendigim icin ek masraf da onlar oldu. aslinda bakabilirim ama is bulmam lazim. ha tabii ki asla birakmam cocuklarimi. kendi ogunumu 1 ogune indirdim ve parayi onlara ayiriyorum. en kaliteli mama ve kumu aliyorum. asla onlardan kismam ve onlari birakmam.

süt... sek süt aliyorum ve cok pahalandi. baska sut icemedigim icin katlaniyorum.

onceden surekli tavuk kanat alirdim. simdi cok pahali. alamiyorum.

kiyafet zaten alamiyorum artik.

yeni telefon almam lazim bu kullandigim arkadasimin eski telefonu ve bozuk. laptopim ise aylardir acilmiyor öldü. ama bunlara asla para veremem. o kadar parayi calissam da bulamam.

kagit havlu, tuvalet kagidi ve deterjan almam da zorlasti.

eskiden makarna sosu alabiliyordum, barilla. simdi alamiyorum.

makarnalar bile cok pahalandi.

eskiden arada bir dardanel aliyordum simdi alamiyorum.

sebze meyve almak da cok pahali artik. kabak almaya kalksam 2 kabak anca alabiliyorum. eskiden kabak ve patlicani bol alir gunlerce yemek yapardim. simdi tadimlik oldular patatesin yaninda.

9 lira olan 19L damaca su 15 lira oldu. cus diyorum.

asla tatile gidemiyorum. memlekete ailemin yanina bile gidemiyorum.

kitaplar da cok pahalandi. eskiden gidip gidip kitap alirdik arkadasla. simdi 2 kitaba 90 tl verdik. yuh ulan.

sosis ve sucuk alamiyorum. kasar peynir alamiyorum. luks oldular.

kuruyemis fiyatlari da cosmus durumda. cok zorlaniyorum.

islak mendiller kafayi yedi. 11 tl ne lan.

sivi sabunlar ayri pahalandi.

psikologumun ucreti iki katina cikti.

psikiyatristimin ucreti de iki katina cikti.

antidepresanimin ucreti de iki katina cikti.

...

cok zor durumdayim. hem maddi hem manevi berbat durumdayim. kedilerim olmasaydi intihar ederdim.
0
batlegolas
(18.07.21)
Herhangi bir dusus olmadi, dusme olmamasi icin devamli is degistirmem gerekti bu da olumsuz tabi.

Bir de bu yillarda artik range rover alirim diyordum hala alamadim. C segmentine saplanip kaldik.
0
divit
(18.07.21)
Benim hayatimi etkilemiyor yurtdisina tasindigim icin ama esim ile 2017 sonrasi 2019'da ülkeye dönünce oha olmuştuk her seyin fiyatı iki katiydi. Ben Eylül'de tekrar döneceğim ve eminim sok olacagim gene.

Ailem malesef bunu yasiyor. Eskiden her hafta tavuk, balik yiyen insanlar simdi daha cok bakliyat, sebze yiyebiliyor. Ben ayda ekstra bir 200-300 yolluyorum ki oyle şeyler alsinlar. Beni iki kere yurtdisina yolladilar su an hayatta yapamazlar.
Zamaninda 35 bin liraya aldik arabayi su an 120 bin lira falan. Gene bu parayi hayatta veremezler.

Yalniz basliga sözlüğün malum parti sevenlerinin yazmamasi da çok komik. Bundan 1 sene önce burada kurlar düşecek, Çin'den uretim buraya kayacak, şöyle böyle diyen bir arkadas vardi. O anlatsin bize hayat standardi neden düşmüyor...
0
logisticsmanager
(18.07.21)
(4)

kurada nasıl hile yapılıyor?

hsktr
https://youtu.be/XWe-wu_yZ1wvideoda da Ahmet Çakar'dan da görebileceğimiz gibi kuralarda hile yapılabiliyor. peki sahiden, nasıl yapılıyor?
youtu.be

videoda da Ahmet Çakar'dan da görebileceğimiz gibi kuralarda hile yapılabiliyor. peki sahiden, nasıl yapılıyor?
0
hsktr
(12.07.21)
sıcak soğuk top muhabbeti var da yapılmış mıdır bilmem.
0
bohr atom modeli
(12.07.21)
Iclerine minik bi titresim motoru koyabilirsin.
Kutuyu gostermeden direkt atiyor.

Soguk sicak muhabbeti de var tabi.
0
divit
(12.07.21)
açılın açıklıyorum :) abd de eğitimini aldım böyle şeylerin :P

tabi ki böyle bir şey yok ama inandığım benim şudur

4.37 örneğiyle açıklayayım..

çöpe yumurta mı atıyor taş mı atıyor..

küt diye ses çıkıyor çöp kutusundan..

artık bir sensör yardımıyla titreştirirler mi, ısıtırlar mı küçük pille size bırakıyorum..

kamera da bir yumurta açılırken yakın çekim yapmadı..

realty show bu biiyorsunuz..

herkes salağa yattım gibi yapabilir normaldir..

sinan engin çok şaşıramıyor olaya çünkü hazırlanırken yumurtaların yanındaydı

çok belli..

bunların hepsi bana kalırsa :)
0
hunharca ben
(12.07.21)
peltier malzemesine elektrik verirsen ısınır veya soğur.

lab ortamında biraz daha yüksek performanslı bir malzeme üretebilirsin.

basit bir pil, basit bir radyo, basit bir devre kesici ile sistemi tamamlarsın.

toplar istediğin sırada ısınır veya soğur.
0
duyurukullanıcısı
(12.07.21)
(3)

3. Dünya Savaşı nasıl gerçekleşir?

levent bilgen
Er Ryan’ı izlerken düşündüm de; eski tarz cephe savaşları artık yok. Vietnam ve özellikle 2003 Irak Savaşı sonrası Amerika ve genel olarak Batılı ülkeler kendi askerlerini göndermek yerine bölgede paravan/kukla örgütler kurup(Işid, Pyd, Ypg vs.) bölgedeki insanları birbirine kırdırıyor. Afganistan’d
Er Ryan’ı izlerken düşündüm de; eski tarz cephe savaşları artık yok. Vietnam ve özellikle 2003 Irak Savaşı sonrası Amerika ve genel olarak Batılı ülkeler kendi askerlerini göndermek yerine bölgede paravan/kukla örgütler kurup(Işid, Pyd, Ypg vs.) bölgedeki insanları birbirine kırdırıyor.

Afganistan’daki bir drone’a Pentagon’dan tek tuşla komut verip bomba patlatıyor. Örnekler çoğaltılabilir. Artık insan gücünden ziyade daha teknolojik bir savaş sistemi hakim. “Non-lineer war” denen parçalı, doğrusal olmayan bir savaş sistemi var.

Sözgelimi yeni bir dünya savaşı için siyasi ve sosyal ortam oluşsa. Amerika ve Avrupa birbirine girerken nasıl bir savaş tekniği ve taktiği tercih eder sizce?
0
levent bilgen
(10.07.21)
savaşın amacı nedir? düşman diye tabir edilen grubu etkisiz kılmak. ww2'da en önemli yerler başkentlerdi çünkü tüm komuta oradandı amaç başkent'e gidebilmek ve etkisiz hale getirebilmek.

artık her şey bilgisayar tabanlı olduğu için büyük devletlerin meydan savaşı yapmasına gerek kalmıyor zaten silah teknolojisi o kadar büyüdü ki bir savaş çıksa dünya diye bir şey kalmayacak o sebeple klasik anlamda savaş mantıksız.

bu sebeple hala bilişim dünyasının giremediği yerlerde klasik savaş sürüyor diğer türlü bir kaç ekonomik veya bilişim saldırısı ile sen zaten istediğin orduyu darmadağın edebilirsin.

ilerde özellikle ai'in gelişmesi ile beraber benim fikrimce büyük ülkelerin sınırlarından içeri bile bakamayacağız çünkü bugün özellikle her meslek dalının ameleliğine ihtiyaçları oldukları için göç kabul ediyorlar ama ilerde 50 yıl içerisinde işin tüm ameleliğini ai ve robotlara yaptırabilecekler.

o sebeple bence klasik anlamda savaş bitecek çünkü dünyadaki orta ve küçük ölçekli ülkeler birer afrika kabilesi statüsüne inecek ve kendi aralarında takılan, savaşan türlere dönüşecekler.
0
duyurukullanıcısı
(10.07.21)
Mesela geçen Akbank 2 gün çöktü ya, tüm bankaların ve elektriğin bir hafta gittiğini düşün, al sana saldırı.

Ki bir virüsle İran'ın nükleer santralini kapatmıştı Abd, o tür şeyleri yapıyorlar yani.
0
nhk ni youkosu
(10.07.21)
Dronelar ile güzelce uzaktan hallediyorlar ama bunlarda zaten hava savunması yok. Denk iki devlet birbirine girse her türlü araçları olacak. Kıtalararası füzeler için bile önleme araçları yapmaya çalışıyorlar.

Yani ne kadar gelişmiş teknoloji olsa da onu etkisiz hale getirecek teknoloji de var/üzerinde çalışılıyor.

Bu sebeple oldu bitti bir savaş olmazsa yine yıllara yayılan bir savaş olursa, sözlükte de hep yapılan 'tanklara ne gerek var' geyiğindeki tankların ve askerlerin etkisi görülür bence. Yine çıkarmalar/indirmeler yapılır.
0
sumuklurakun
(10.07.21)
(4)

youtube'ta itici olmayan bir miktar sempatik gezi programları

sparkle kiddle
sürekli konuşup, aptal espriler yapmayan hem çevreyi tanıtıp (mümkünse yurt dışı) hem de kendini izlettirebilen gezi programı önerileriniz var mı?edit: city walk tam olarak istediğim şey değil zaman zaman onları da izliyorum ancak şurada yemek yedim pahalıydı burası çok bilinmeyen bir müzeymiş gibi
sürekli konuşup, aptal espriler yapmayan hem çevreyi tanıtıp (mümkünse yurt dışı) hem de kendini izlettirebilen gezi programı önerileriniz var mı?

edit: city walk tam olarak istediğim şey değil zaman zaman onları da izliyorum ancak şurada yemek yedim pahalıydı burası çok bilinmeyen bir müzeymiş gibi bilgiler de istiyorum esasen.

bir de Türkçe olmak durumunda değil. onu da ekleyeyim.
0
sparkle kiddle
(10.07.21)
Ben değişikyollarda izliyorum bisikletle veya otostopla geziyor.
0
suicides underground
(10.07.21)
city walk videolarına bak
0
duyurukullanıcısı
(10.07.21)
Rotasız Seyyah
0
zidan
(10.07.21)
Japon hamza
Yırtık pantolon
0
kimlanbu
(11.07.21)
(13)

Mi box kumanda olmadan kullanmak?

bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
Kumanda kayıp ve maalesef sanal android kumandaları da kullanamıyorum zira mi box wi fi ağına bağlı değil. Lütfen bana bi çözüm bulalım? Vakit geçmek bilmiyor
Kumanda kayıp ve maalesef sanal android kumandaları da kullanamıyorum zira mi box wi fi ağına bağlı değil. Lütfen bana bi çözüm bulalım? Vakit geçmek bilmiyor
0
bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(09.07.21)
usb çıkışına bir kablosuz mouse bağlayın?
0
gkhncnzdgn
(09.07.21)
Hemen deniyorum
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(09.07.21)
Mi box wi fi ağına bağlı değilse ne ile zaman geçireceksiniz?
0
en bi orijinal
(09.07.21)
Amacım wi fi ağına bağlamak zaten
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(09.07.21)
Kablolu olan çalışmazsa Bluetooth mouse var ise onu da deneyebilirsiniz o halde.
0
en bi orijinal
(09.07.21)
Evde mouse da yok, şansıma … normal herhangi bir bluetooth kumanda iş görür mü? Orjinali çok pahalı
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(09.07.21)
Hiç denemedim ama herhangi bir Bluetooth kumanda iş görebilir. Denemek lazım.
0
en bi orijinal
(09.07.21)
Android telefon Bluetoothtan da bağlanıyordu sanki ?
0
westblack
(09.07.21)
telefondan kullanabilirsin google home sanırım
0
duyurukullanıcısı
(09.07.21)
kablolu xbox kolu ile yapmıştım diye hatırlıyorum ben. öyle kablolu (usb) gamepad varsa bir deneyin.
0
nhk ni youkosu
(09.07.21)
Gittim kablolu mouse aldım ama o da çalışmadı :( daha doğrusu çalışıyor ama wi fi bağlanmaya çalışırken çıkan klavyedeki lanet tuşlara basılmıyor, yani şifre giremiyorum şansıma … defalarca denedim olmadı.
0
🌸bi anlatabilsem dunya degisir valla bak
(09.07.21)
telefona mi box kumandyı indir
0
jamswety
(10.07.21)
Mouse ile yazı yazılmıyor klavye lazım şifre giremezsiniz. Daha önce o mi box 'un bağlandığı bir wifi'nin ssid ve şifresini biliyorsanız telefonunuzda hotspot yapın aynı ssid ve şifre ile, otomatik bağlanır açınca, sonra android veya mibox app kumanda ile yönetebilirsiniz.
0
creepy
(10.07.21)
(16)

Yönetici/Müdür olmak herkesin hayali mi?

mysticriver
Türkiye şartlarında ciddi maaş artışı oluyor tabi çoğu insan belki bu yüzden istiyor. Ancak merak ediyorum özellikle yönetici olmak istemeyen var mıdır? Örneğin bir yazılımcı yönetici olunca bir daha dönüp kod yazamayacak belki. İnsan yönetmek yerine kod yazmayı tercih etmez misiniz? Yoksa bende mi
Türkiye şartlarında ciddi maaş artışı oluyor tabi çoğu insan belki bu yüzden istiyor. Ancak merak ediyorum özellikle yönetici olmak istemeyen var mıdır? Örneğin bir yazılımcı yönetici olunca bir daha dönüp kod yazamayacak belki. İnsan yönetmek yerine kod yazmayı tercih etmez misiniz? Yoksa bende mi bir tuhaflık var oturayım iş yapayım istiyorum. :/
0
mysticriver
(08.07.21)
Benim değil. İnsanla(özellikle Türk insanıyla) kesinlikle uğraşılmaz. Teknik iş yapmayı insan yönetmeye her zaman tercih ederim.
0
alisamadim
(08.07.21)
Hayır herkesin hayali değil.
Sektör burada bayağı önemli. Yönetici olduğunda alınacak riski stresi yogunlugu istemeyen bi suru iş arkadaşım var.
0
a perfect lie
(08.07.21)
ya şimdi türkiye şartlarında müdür olmadığın zaman sürekli ezileceğin için müdür olmak iyidir. yoksa iyi bir müdürün varsa güzel güzel çalışmak iyidir. ama tr'desin müdür olmak zorunda gibisin.
0
duyurukullanıcısı
(08.07.21)
Benim degil, daha once denedim. Iki kez. Ilkinde isini yapmak istemeyen benim de ustumle (CEO) ile gorusup isten kaytardilar. Digerinde insanlar isini yapmayinca ben terfi etmeden onceki arkadaslarimla aram bozulmaya basladi. Iyi arkadaslar ama iyi bir calisan degiller. O nedenle kendim is yapmayi tercih ediyorum.

Mudur olmak isteyenlerin cogu bence hava atmak icin istiyor. 2000 lira fazla alirim diye sabah ogle aksam, hafta ici ve hafta sonu is dusunmek istemiyorum.
0
howfaristhesky
(08.07.21)
@duyurukullanıcısı bence işin en kötü kısmı o. Yöneticinin biri gelecek belki senden daha tecrübesiz ama sırf title'dan dolayı ezileceksin.
0
🌸mysticriver
(08.07.21)
Yapılacak yöneticilik var, yapılmayacak yöneticilik var. Çok genel bir soru. Hayalim değil ama iyi fırsatlar için neden olmasın diye düşünürüm.
0
dissendium
(08.07.21)
Sende dogustan yoneticilik kumasi yoksa 8-5 kod yazmaya devam, zaten cogunluk boyle.

Yonetici kafasi olan adam icin ise amelelikten baska birsey degil, vakit kaybi.
0
cooperr
(08.07.21)
2 Kere müdürlük teklifi geldi ikisini de reddettim. Müdür olunca CEO ya ona buna yalama yapman lazım, bazen haksızlığa göz yumman lazım, personelin değil yönetimin tarafında olman lazım hatta bazı durumlarda hak yemen yenen hak için ses çıkarmaman lazım. Ben bunları yapabilecek bir insan değilim
0
paramolacak
(08.07.21)
Benim degil. Su anki calistigimdan daha fazla calismayi/daha fazla sorumluluk aldigimi dusunemiyorum.
0
hot potato
(08.07.21)
Valla ben insanları yönetmekten, insanlarla uğraşmaktan nefret ediyorum. Yöneticilik işi de yönetim dışında bir yerde ağzının iyi laf yapması, manipülasyon ya da tam tersi bazen dayatma-zorlama olayı olduğu için hiç istemiyorum böyle seyleri.
0
j r r tolkien hayrani
(08.07.21)
Benim eski it mudurumun loglarina bakmistim, aylarca sisteme girmemisti.
Dusun adam pc acmiyor. Hic login olmamis aylardir.

Sadece toplantilara giriyor onda da fikir one surmuyor, uyduruyor bir seyler. Kimse ona soru sormuyor aptal rolu yaptigi icin sorunun cevabindan korkuyor herkes.
Pandemi boyunca deniz kiyilarinda gezdi istanbulda evdeymis rolu yaparak.

Boyle mudur olduktan sonra daha ne olsun.
Onun direktoru de sadece outlook acardi.
Sadece mail atiyorsun 50bin maas veriyorlar.

Kim istemez bunu.

Ha depo muduru falansan o kotu tabi.
ama yazilim mudurlugu cok asiri sorunlu 24 saat calisan bir yerde degilsen kebap is.
0
divit
(08.07.21)
ben kesinlikle ekip yönetme taraftarı değilim, özellikle çok uluslu firmalarda seni bağlayan çok fazla şey var. öyle kafana göre at koşturamıyorsun. küçük firmada yaparım ama neşter benim elimde olacak. benim segmentimde öyle değil maalesef.
0
roket adam
(08.07.21)
Benim öyle bi hedefim isteğim yoktu ama oldum. Daha doğrusu TR'de piyasada o teknik kararları verebilecek (ve işler patlayınca sorumluluk alabilecek) kimse kalmadığı için ihale bana kaldı.

Kötü değil. Hala kod yazıyorum, ekstradan insandır, maildir, toplantıdır oluyor bir sürü. Ama en güzel tarafı şu, önceden de çalıştığım yerde zaten bi şekilde neyin nasıl yapılacağına ben karar vermek zorunda kalıyordum, yani millete, yöneticime "bu böyle olmaz, şöyle yapalım" diye laf anlatmakla uğraşıyordum. Şimdi o yok, böyle diyorum öyle oluyor. Daha pratik yani.

Bu karar verme dürtüsü yoksa zaten yönetici olmayın, boşuna strese girersiniz. Sonrası da yanınızda çalışanlara dert olur.
0
plutongezegendegilmi
(09.07.21)
ben “insan yönetmek” kısmını anlamadım çok. daha doğrusu, benim yönetici saydığım kişiler çok doğru konumlanabilen, kafasını çok iktisatlı kullanabilen, tecrübeli kişilerdi. teorik bilgi ve çok çalışmakla edinilmiyor o beceri. yani, sizin model biraz daha uzak, anlıyorum da... herkes insan yönetiyor, zaten. yani, yaptığımız şeyler her zaman insanlarla alakalı. iyi idareci durumları yönetiyor. teferruatla uğraşmıyor ama benim bitmiş işime bakıp nerede yanlış olabileceğini söyleyebiliyor. “bunu niye böyle yaptınız?” sorusuna çünkü şöyle şöyle çalışmadı” denildiğinde çalıştırıyorsa cabası. yani, artık rehberlik etmek isteyeceğiniz seviye gelebilir. bundan zevk alabilirsiniz de... sadece parayla alakalı değil bunlar.
0
e haliyle
(09.07.21)
(15)

Avrupada dayak yediniz mi?

ir mania
Edirnenin batısında kalan herhangi bir ülkede şöyle bir muameleye maruz kaldınız mı?https://www.instagram.com/p/CRBg2GPj6QJ/?utm_source=ig_web_copy_linkKaldıysanız naptınız?
Edirnenin batısında kalan herhangi bir ülkede şöyle bir muameleye maruz kaldınız mı?

www.instagram.com

Kaldıysanız naptınız?
0
ir mania
(08.07.21)
ben dayak yemedim ama dayak yiyen baya yabancı gördüm. avrupada dayak yiyeceğimi anladığım anda ya kaçarım ya da ortamı yumuşatırım. özellikle doğu avrupada karşınızda bir izbandut oc varsa kalıcı sakatlığa varabilecek bi dayak yiyebilirsin ve bu dayağın sonucunda polis bile herhangi bir şekilde seninle bir turist olarak ilgilenmez.
0
mg3929
(08.07.21)
Yemedim ama yiyene denk geldim +1
0
evrim halkasi
(08.07.21)
Akşam saati Londra da arkadaşimla yolda yürüyorduk,

Sabit duranin yanından geçtik Türkçe konuşuyorduk, İngilizce para istedi, sorry mate diyerek yanından geçtik.

Meğersem arkamızdan gelmiş, bana çelme taktı yere düştüm.

2- 3 metre geride Eleman direk kavga gardinı aldı,

O esnada arkadaşla konuştuk , benim sabah dönüş uçağım var dedim , o dedi oturuma başvurdum sıkıntı olur dedi

Fuck off diyerek uzaklaştık..

Içimde uktedir, şimdi olsa arkadaş vatandaş oldu bende 10 senelik vizem var çok farklı olur şuan.
0
kleider
(08.07.21)
Romanya'da bir sabah çorba içerken biri gelip sigara istedi, kullanmıyorum dedim inanmadı gitti. Dışarda beklemiş lavuk beni ben çıkınca yanıma gelip ''para kullanıyorsundur heralde para ver dedi'' yok onuda kullanmıyorum dedim çıkardı muştayı eline yerleştirdi o arada ''nerelisin'' dedi ''Türküm'' dedim neresinden dedi ama herif hazırlanıyor yerleştircek bende uçuş pozisyonu alıyorum bi yandan Trakya tarafından olduğumu söyleyince vay biz aynı coğrafyanın insanlarıyız diyip saldı beni denyo :D

Birkez daha aşık oldum canım Trakya'ma
0
paramolacak
(08.07.21)
O zaman vatanımızın kıymetini bilmek gerek diye anlıyorum
0
🌸ir mania
(08.07.21)
ingiltere'de :D
bir şey çıkmadı
0
passion rules the game
(08.07.21)
Sırbistan'da barda güvenlik görevlisi parmağımı tuttu
0
howfaristhesky
(08.07.21)
Yere dustugunde vurmaya devam etmiyorsan hic bisey olmaz. Durum gore en fazla para cezasi olur o da kavganin buyuklugune yaralanma siddetine gore degisen mebla olur. (Silahli bicakli kavgadan bahsrtmiyorum yumruk yumruga olandan bahsediyorum)
0
c1b2k3
(08.07.21)
Dayak yemedim ama birisi bilerek carpti bisikletle.
Bu videodan bile daha buyuk haksizlikti.
Doveyim dedim sonra bizim konsolosluk sahip cikmaz karakollarda surunurum diye vazgectim, arkadasi da vatandasi olmasina ragmen tuttum.

Hala zoruma gidiyor keske dovseydim pici sonra atsalardi ulkeden(hollanda)
0
divit
(08.07.21)
ne kadar sarhoş olduk ölçmek için birbirimizi tokatladığımız sonra hissettim hissetmedim dediğimiz olmuştur.
0
duyurukullanıcısı
(08.07.21)
www.youtube.com

sonra bu hale geldiler.
0
jamswety
(08.07.21)
pariste hava alanında taksicilerin arasında büyük bir kavga çıktı sopalar havada uçtu. kaldığımız yer tam getto sayılmasa da lüks bir mahalle de değildi. gece geç saatte dışarıda olmak istemezsin.
0
orpheus
(08.07.21)
Floransa’da fiorentina manchester maçında baya kavga gördüm.
0
suicides underground
(08.07.21)
Avrupa'da yemedim cok sukur.

Yalniz videodaki olay dunyanin her yerinde basiniza gelebilir, Avrupa'da olmaz diye bir sey yok. Videodaki unprovoked attack diye geciyor, sebepsiz yere baslatilan saldiri. Arti LGBTye yonelik nefret sucu da kremasi olmus, yaralamaya, olume giderse cezasi agir bunun, hapishanede ya da timarhanede gecer kalan omru(yarginin oldugu bir avrupa ulkesinde).

Bu saldirilar kimlerden gelebilir:
- eglenmek isteyen ergenler
- haplanmis evsiz, junkie takimi, ruhsal sagligi bozuk bireyler
- gasp, kapkac, soygun icin amaci da gudenler

Erkekligi, gururu birakin, ben olsam soyle yapardim, boyle karsi koyardim, vucut yaptim, dovus sporu egitimi aldim falan bunlar hikaye, goruldugu gibi kalabaliklar, ondekini indirdin diyelim digerleri de saldirdi kavga kizisti, biri panige kapilip sana bicagi gecirdim mi, bitti iste hayatin, karsi tarafin kaybedecegi bir sey olmayabilir ama senin coktur.

Ingiltere'de chavlar, gangcilik oynayan siyahi ergenler bulasti bir kac kere muhattap olmayip, kendi yolumda yuruyunce dokunmadilar. Eger bulasirsan acid attacktan, knife crime'a isin hangi boyuta gidebilecegi belli olmaz, istatistik olarak haberlerde another knife crime diye yer alirsin bir kac dakikaligina.

Ilk yillarimda olaylara mudahale ediyordum, acemiydim:) bir keresinde liseli siyahi bir ergen otobuste ayagini demire vuruyor, ust kattayiz, cat cat diye deli rahatsiz edici bir ses cikiyor, kimse de bir sey demiyor. Kafam zaten bozuktu o gun, o sesle cok rahatsiz oldum rahatsiz olunmayacak gibi degil zaten, wtf you doing fcuking idiot falan cok sert girdim, naapiyorsun herkesi rahatsiz ediyorsun falan saydirdim, daha da sert vurmaya basladi, not your business temali bir suru kufurle karsilik verdi, 10 -15 dakika sonra duragi geldi indi bu, daha set vurmaya devam etti tabi bu aralarda, en son inerken beni cagirdi gel in diye disarda kavgaya gel diye, kufur ettik karsilikli ben inmedim ne ugrasicam elin ergeniyle. Sonuc olarak kimse de bana destek cikmadi etrafta. Sonra anladim ki adamlarin kulturu bu, kavgadan tartismadan cok korkuyorlar, son ses disariya rap muzik veren kisiye cevreden tek bir mudahale yok, sesini kisar misin diyemiyorlar, adam kabileyi birakmis gelmis, ayaklarini koltugu dayiyor, ot iciyor trende ingiliz gikini cikarmiyor, cunku karsi tarafin backgroundini bilmiyorsun, bicaklanip olebilirsin aninda.

Dedigim gibi ilk yillarimda mudahale ediyordum, beyaz ingiliz bolgedeyim liseli kizli, erkekli, okuldan cikmis grup 20-30 kisi tek bir cocuga saldiriyordu tekme tokat, kizlar da vuruyor oyle kotu tablo. Ben olayi gordum aninda mudahale ettim, aralarina girip, vurmayin , naapiyorsunuz diye o cocugu aldim ellerinde sasirdilar zaten, yok bize facebookta kufur etti bilmemne diyorlar, yalniz olay da high street dedikleri semtin ana caddesinde oluyor, kimse mudahale etmiyor, esnaftan, pubdan, restorandan hic bir yerden mudahale yok. Orda cocugu kurtardigim icin kendimle her zaman gurur duyarim, gerci yaslari kucuktu max 14, ve beyaz ingiliz bolgesiydi o yuzden mudahale edebildim sanirim, simdi olsa gene mudahale ederim ama siyahi arkdaslar icin ayni sozu veremem cunku bicak cikartabiliyorlar.

Lise'de (Turkiye)birgun okuldan ciktim, kostura kostura dersaneye etute gidiyorum, civarda da bir duz lise vardi, ara sokalardan birinden gecerken videodaki gibi bir tip saldirmisti bana, ben de anadolu lisesi uniformasi var ya onlarin lisesinin kizlarina artislik icin burdan geciyormusum iddiasina gore, tekme tokat saldirmisti, kacmistim bir daha o yolu kullanmadim. Hanim evladi degiliz ama Kavgayla adam toplamakla harcayacak zaman yok sinirden, stresden hedefler de yuksek zaten. netleri, puani nasil yukseltecegiz, konulari nasil bitirecegiz diye sacimiz dokuluyor o yasta bizim, gereksizin biri gelmis bizim lisenin kizi bilmemne diyor:)

Daha baska ulkelerden de olaylar var da uzun uzun yazamayacagim, uzun oldu zaten, her yerde olabilir, yanlis zamanda yanlis yerde olmamaniz dilegiyle
0
neck_and_neck
(08.07.21)
Avrupa'da da Türkiye'de de dayak yemedim. Dayak da atmadım sayılır.

Neck, hocam biri çıksın da bu soruyu sorsun diye mi beklediniz hocam :))
0
mezarkabul
(09.07.21)
(4)

tercüme şirketine feedback vermek

Jux
şirketin yeni websitesi için global ofis bir tercüme ofisiyle anlaşmış, kontrol için bana gönderdiler, çıktısı berbat. ben bu ofisten bir yetkili ile görüşeceğim ama nasıl yönlendirme yapayım emin değilim.mesela "bağış yapıyoruz" tabiri yerine "sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz" kullanm
şirketin yeni websitesi için global ofis bir tercüme ofisiyle anlaşmış, kontrol için bana gönderdiler, çıktısı berbat. ben bu ofisten bir yetkili ile görüşeceğim ama nasıl yönlendirme yapayım emin değilim.

mesela "bağış yapıyoruz" tabiri yerine "sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz" kullanmasını isteyeceğim; biraz daha yuvarlak, süslü ve corporate like olması lazım metinlerin. türkçeleştirdikten sonra hiç okumamışlar gibi, okuyunca "bunda bir sorun var" denen cümleler var. bunları en azından birkaç kelime ekle çıkar yaparak daha güzel hale getirmelerini tercih ederim.

bunları istemek hakkım mı önce onu sorayım :D yani işi verirken bunu yap demezsen yapmıyorlar mı? şimdi desem ona göre baştan düzenlerler mi? 4600 kelimelik kısa bir metin.

eğer hakkımsa bunu direkt söyliycem. hakkın değil bunu baştan söyleseydin ona göre yaparlardı diyecekseniz demeyin yoksa bana kalıcak redaksiyon işi :(
0
Jux
(07.07.21)
isleyisi tam olarak bilmemekle beraber istediginiz seyin tercumeden cok "copy writing" alanina girdigini dusunuyorum. yani tercume edilecek metinde "bagis yapiyoruz" seklinde direk tercume edilecek bir sey varsa oyle tercume etmeliler. web sitesinde kullanilacak dilden sorumlu kisi ise copy writer cinsi biri olmali bence. o rolu siz ustlenmissiniz simdilik (istemeden) ama bu isi profesyonel olarak yapan kisiler var - kendinizi nasil yansitmak istediginizi tartisiyorsunuz, onlar cumlelerle gerekli cambazliklari yapiyorlar.
0
robokot
(07.07.21)
adam direk çeviri yapar, sana uygun şeyi sen belirlersin. adam nerden bilsin bağış yapmak yerine sosyal sorumluluk projeleri gerçekleştiriyoruz yazılacağını ki bence alakası yok ikisinin.
0
duyurukullanıcısı
(07.07.21)
@robokot, böyle bir iş kolundan haberim yoktu, teşekkür ederim. çok mantıklı aslında.

@duyurukullanıcısı, evet aynı şey değil, bunu ben söylemeden yapmasını beklemiyorum zaten. bunu söyleme, isteme hakkım var mı onu merak ettim.
rastgele 3 cümle kontrol ettim, google translate çevirisi, yüklemi değiştirmişler sadece. kendileri de yapmış olabilirler bu arada ama neticede bu metni yeniden gözden geçirmeleri gerekecek, benim istediğim gibi yapmasalar da işin güzel çıktısı bu değil. bu düzeltmeyi isterken "şu şekilde yapmanızı tercih ediyorum" diyip dememe noktasındayım.
0
🌸Jux
(07.07.21)
Bu ceviriler genelde makine cevirisi oluyor. Makineye sokup cevirinin uzerinde editorluk yapiyorlar. Uzerine düşündüklerini bile sanmıyorum.
0
Acil kan
(07.07.21)
(28)

Söyleyin kaçınız ?

AlsterWasser
sevdiği işi yapıyor ?cidden sevdiğin işi yapıyorsunuz yani böyle severek uyanıyorsunuz falan. imkansız. inanmıyorum. ama yine de söyleyin siz daha da hasetleneyim işime geliyor.
sevdiği işi yapıyor ?

cidden sevdiğin işi yapıyorsunuz yani böyle severek uyanıyorsunuz falan.

imkansız. inanmıyorum. ama yine de söyleyin siz daha da hasetleneyim işime geliyor.
0
AlsterWasser
(07.07.21)
Yüzde 70 oranında seviyorum, kabul olur mu hocam ?
0
paramolacak
(07.07.21)
Ben!

ABD'de Türkçe öğretiyorum. Bu alanda yüksek lisansim. Burada da doktora yapıyorum. Esnaf bir ailenin çocuğuyum. Yasitlarim 90'larda okuldan kaçıp top oynarken ders çalıştım. Anadolu lisesinde okudum. Sonra devlet üniversitesinde okudum. İlk yıl burs alamadım çok sorun yaşadım, ikinci yıl tekrar başvurdum burs aldım. Lisede son iki yıl sabah 7 akşam 8 okul ve dersanede zaman geçirdim. Başarılı olduğum için de dersaneye para vermedim. Herkes gibi ortalama bir zekam var ama çalışkanım. Zekaniz ve paranız çok değilse, çalışmak zorundasınız, yoksa şikayet etmeyin.
0
howfaristhesky
(07.07.21)
çok seviyorum. sabah öf pöflesem de iş başında düzeliyor.
0
ya ben lan neyse
(07.07.21)
kendi işi olmadığı halde sabah severek giden bence cindir. yok yani sanmıyorum. müthiş para almam falan lazım anca öyle.
0
phiphi
(07.07.21)
Valla ben iş tanımının getirdiği zorunluluk ve dayatma olayını sevmiyorum dolayısıyla da severek uyanma gibi bir durumum falan yok. Alarmla uyanmak zorunda kaldığım her gün istisnasız küfür ederim.

Yaptığım şeyden zevk alıyorum mu? Alıyorum ancak işte onu böyle saçma sapan standartlara oturtulması ve başkalarını zengin etmek için uğraşıyor olmam canımı sıkıyor.
0
j r r tolkien hayrani
(07.07.21)
Ben seviyorum abi su saatte kod yaziyorum.
dun sabah 6'ya kadar yazdim 2 saat uyudum 8'de mesaiye basladim. Kimse de bana demedi calis diye.

Ama firsatim olsa calismam, isi sevmekle calismak ayni degil ki.

Araba surmek gibi surmesi iyi, ama soforluk kotu.
0
divit
(07.07.21)
seviyorum diyemem ama sevmiyorum da değil.. çalışma arkadaşlarım süper ama bayağı kıyak ortamımız var :D çekilir kılıyor diyeyim.
0
theseachange
(07.07.21)
İşim çok bomba da yeterince para kazanamıyorum hala :D
0
hedep
(07.07.21)
Ben seviyorum valla
0
aquarium
(07.07.21)
Ayda birkaç bin lira daha kazansam çok severim işi. Aslında şu anda da seviyorum ama hayatımı komple düze cikaracak maddi gelirim olmadığı için canım sıkılıyor arada.
0
dre mithatoğlu
(07.07.21)
Yaptığım şeyi seviyorum ama bunu belirli mesai saatleri içinde içinde, deadline yetiştirmeye ve müşteri memnun etmeye çalışarak yapmayı sevmiyorum. Şirket, çalışma arkadaşlarım ve yönetici tarafından rahat bırakılmış olmak olmasa devam edemezdim burada.
0
Jux
(07.07.21)
Severek yapıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(07.07.21)
meslegimi seviyorum da, severek icra edebilecegim bir sirket bulamadim. :/
0
batlegolas
(07.07.21)
Severek uyanmak için sevdiği işi yapmak yeterli sebep değil ki. Severek yaptığın işi birlikte yaptığın insanların onu ne kadar çok kirlettiği ortamdaysan asla huzur bulamazsın mesela. Ayrıca mutlu uyanmanın tek kriteri bunlar da değil. Ekonomik şartlardan güvenlik alanına, ülkece yaşanan psikolojik kaostan ailevi ve özel hayata kadar milyom tane etken var.

Evet sevdiğim işi yapıyorum ama Severek yapmamı engelleyenler, bunu kendilerine en doğal hak görenler, müdahale edince en pislik entrikalar çevirenler var.
0
1bir1bir1
(07.07.21)
İşimi seviyorum. Hem bedava araba ve bedava yakıtla geziyorum, hemde sevdiğim satışçılık işini yapıyorum. %90 diyeyim, %10, ayda çok fazla km yapmaktan kırıyorum.
0
etna
(07.07.21)
Ben de işini severek yapanlardanım. Zor ve yorucu tarafları tabi ki var ama keyif aldığım işi yapıyorum.
0
fotrsapka
(07.07.21)
Mesleğim fena değil. Ama beni mutlu edecek sektöre geçiş yapmam lazım.

Mesleğimi yüzde %60 seviyorum.

Sevdiğim bi sektörde çalışırsam bu oranı yukarı taşıyabilirim. Ama şuan bankacılık sektöründeyim iş tatmini %30 falan.
0
zimbirik
(07.07.21)
@howfaristhesky hayatım aynı şekilde geçti hep inekledim dershanelere hep burslu gittim her okulumu dereceyle bitirdim, kpssde de derece yaptım üstelik. ama şu an iş var ama var sadece. zerre sevmiyorum. şimdiki aklım olsa ylsy kasardım kpss kasacağıma kimse de akıl vermedi.
0
Hallegadola
(07.07.21)
Sevmek zorunda olduğum işi yapıyorum diyebilirim.

Yıllarca hiç alakam olmayan bir sektörde aşırı yoğun şartlarda çalıştım.
Şu an en azından okulunu okuduğum işi yapıyorum ve görece daha insani şartlarda çalışıyorum.
İşten çıkarken şöyle bir işte çalışsam ne güzel olur dediğim işi yapıyorum tam olarak.
Bu da herhalde özellikle bizim ülkemizde gerçekten bir lüks. Bu yüzden nankörlük etmek istemiyorum.

Mesleği sevmek başka bir durum ya zamanında daha çalışkan olup, daha bir okulda daha iyi bir bölümde okuyup daha çok seveceğim bir işi yapabilir miydim, yapardım, ben tembelliği seçmişim şimdi bunu ödüyorum.
Bu yüzden şikayet etmeye hakkım yok diye düşünüyorum.
0
mutekebbir
(07.07.21)
iş iyi de parası az, pandemi falan.
0
duyurukullanıcısı
(07.07.21)
asker gibi çalıştığım bir işte çalışıyordum 1.5 yıl öncesine dek. tüm getirilerine rağmen işi sevmediğim için işini sevenler kendilerini kandırıyor gibi geliyordu bana da aynı sizin gibi. bastım istifayı, 1 sene yattım. kafaya koydum sadece sevdiğim işi yapacağım diye iş aramaya başladım sonra. başvurduğum ilk yer oldu. iyi ki de olmuş. artık sevdiğim ne kelime, hayalimdeki işi yapıyorum. hani burada soruyorlar ya şu kadar paranız olsa ne iş yaparsınız, hala çalışır mısınız vs, trilyonlarım da olsa hala yapacağım işi yapıyorum artık. 2 durumu da dibine kadar yaşamış biri olarak biliyorum ki insanın sevdiği işi yapması kadar hayatını dengeye oturtan, kişiye huzur veren bir şey daha yok.
0
dnzbrs
(07.07.21)
Sinema ve Televizyon mezunuyum. MSA Profesyonel Aşçılık sertifikam var. Her ikisini de mesleki anlamda tecrübe ettim. Şu an ilginç bir şekilde lojistik sektöründe çalışıyorum. Artık sevmek sevmemek olarak değil de vazife olarak değerlendiriyorum. İş haricindeki hayatımı güzelleştirme peşindeyim.
0
lüzumsuz adam
(07.07.21)
risk management alanında head seviyesinde yöneticiyim. normalde işimi çok seviyorum. fakat işin kendisini seviyorum. üstümdeki kişi ile uğraşmak, etraftaki gerçekte iş yapmayan ama hep şikayet eden veya light konuları yönettiği halde daha fazla önem verilen kişilerle aynı organizasyon içinde olmak beni içten içe öldürüyor.
0
twelfth
(08.07.21)
10+ senedir sevdiğim işi yapıyorum çok şükür.
0
SiyamkedisiZorro
(08.07.21)
öğretmenim hiç severek yapmıyorum işimi.
sevdiğim işte başarılı olursam ileride istifa etmeyi düşünüyorum.
0
kendi dugunune gitmeyen kamber
(08.07.21)
iki yıldır sevmediğim işi yapıyorum. hedefim 5-10 sene içinde sevdiğim bir alana geçebilmek. iş sonuçta sevilir mi bilmiyorum
0
pasifik beyaz surmeli yunus
(09.07.21)
sevdiğim işi yapıyorum. sıkıntı insanlarda. insanları sevmiyorum.
0
timmie
(09.07.21)
Ben +1
0
basond
(11.07.21)
(7)

savunma sanayi yatırımları hakkındaki düşünceleriniz

denizzz
türkiye'de yakın tarihte bildiğiniz gibi bu alana önemli yatırımlar yapılıyor. dışa bağımlılık eskiye kıyasla önemli ölçüde azaltıldı. ancak diğer alanlarda tam aksine dışa bağımlı hale gelinmişken burada farklı bir politika izlenmesi garip değil mi? yani madem amaç daha kendine yeterli hale gelmek,
türkiye'de yakın tarihte bildiğiniz gibi bu alana önemli yatırımlar yapılıyor. dışa bağımlılık eskiye kıyasla önemli ölçüde azaltıldı. ancak diğer alanlarda tam aksine dışa bağımlı hale gelinmişken burada farklı bir politika izlenmesi garip değil mi? yani madem amaç daha kendine yeterli hale gelmek, bu neden sanayinin genelinde ya da tarımda yapılmıyor sizce?
0
denizzz
(05.07.21)
savunma sanayisine yapılan yatırım ülkenin bölgedeki etkinliğini doğrudan etkiliyor. ayrıca tarımda dışa bağımlı olmakla savunma sanayiinde dışa bağımlı olmak aynı şey olmasa gerek.
0
reanarchy
(05.07.21)
merhaba, savunma sanayii'de dışa bağımlılık azalmadı. hammadde başta olmak üzere major parçaların hepsi ithal. zaman zaman devletler bu tür malzemeleri vermiyor bile. bu sebeple uluslararası her kriz bizim savunma sanayimize darbe olarak iniyor. mesela deniz yücel meselesinde tankların zırhlarının yenilenmesi kozunu kullandılar vs. adam uçup gitti.
0
giovanne
(05.07.21)
İkisi birbirine denk ya da aynı şeyler değil.
Yatırım nedenleri de farklı.
Tarım politikaları zaten doğru yapılmıyor ya da yürütülmüyor.
Tersi düşünülürse tarımda işler
çok iyiyken her an tehlikeli bir coğrafyada bulunan Türkiye'nin askeri alanda etkin olmaması yatırımların yapılmaması düşünülemez. Covid19 salgını süresince yakın komşular ve avrupaya göre dış meselelerde yine en çok fayda sağlayan ülke yaptığı atılımlarla Türkiye oldu.

İnsanların hayatta kalması yeme içmeye bağlı belki günlük hayatta ama temelde askerin gerekli silahlarla ülkeyi koruması ile mümkün.
0
Erva
(05.07.21)
dışa bağımlılık azalmadı. türkiye hala kendi teknolojisini üretemiyor. 90'ların teknolojisini usa'den, canada'dan, isviçre'den devlet parası ile bazı firmalar alıp makyajlayıp havalı post atıyorlar. o kadar.

türkiye'de dünya standartlarında savunma sanayi geliştirebilecek üniversite yok!!!

bu bahsettiğiniz firmalar nereden alıyor mühendislerini? benim gittiğim okullarda eğitimlerde öyle bir eğitim yok!!!

kendinizi kandırmayın. hiç bir koreli usa, isviçre, isveç savunma sanayini bırakıpda doğru düzgün bir pub'ı bile olmayan türkiye'ye gelmez, yerleşmez.

afili fotolara aldanmayın.

sadece ilgili mühendislik bölümlerinin hocalarının yaptıkları aktif çalışmalara bakın.

hepsi fıs.

edit :

o bir tane afili foto paylaşan firmanın çıkardığı patent sayısına bakın sadece.
0
duyurukullanıcısı
(05.07.21)
Savunma sanayi birak uretimi kendi muhendislerini bile tutamiyor, yuzlercesi hollanda'ya gitti.

Eskiden odtu ve muadilleri disinda adam almazdi, 7 yil os gorusmesi surerdi. simdi herkesi cagiriyor mecburen.

Herhangi bir aletin wiki sayfasina gir motor x kamera y sensor z ulkesunden diye gidiyor.
0
divit
(05.07.21)
türkiye böyle zaman zaman bir sektöre abanıyor, hurra eldeki kaynak oraya yığılıyor, olan diğer sektörlere oluyor.

örneğin 60'larda mühendislik revaçtaymış. 70'ler 80'lerde büyük inşaatlar, barajlar, günümüze kadar uzanan türk firmalarının inşaatta bölgede öne çıkması sonucu geldi. ancak bunun için eldeki değerli insan kaynağı tamamen buraya yönlendirildi, sermaye buraya gömüldü. sonra 90'lar gibi tıp iş garantisinden ötürü iyice moda oldu. son dönemde doktorlarımız bölgede belirli alanlarda önemli ölçüde öne çıktılar. ancak bu da yine değerli insan kaynağını tıp alanına aktararak yapıldı. günümüzde benzer bir süreç savunma sanayinde oluyor, on yıl önce de bu yazılımdı.

halbuki olması gereken, eldeki sınırlı değerli insan kaynağını tek bir alana yönlendirip bu alanları 20-30 yılda bir değiştirmek değil, genel olarak tüm insan kaynağımızı geliştirmek. ortalama vatandaşın bilgi ve beceri birikimini yükseltmek gerekiyor, bilgisi becerisi yüksek az sayıda kişiyi tek alana yönlendirmek değil. bu da eğitimi güçlendirmek, genel olarak vatandaşı "parayı kıracağı" işlere değil seveceği bir işe yönlendirmeyi mümkün kılmakla olur. bunun için de vatandaşın hayatta kalmak için harcadığı paranın - yani gıda, fatura, kira, ulaşım, giyim gibi giderlerinin - ülke çapında azaltılması lazım. vergilerin azaltılması lazım. gelirler arası uçurumun düzeltilmesi lazım. böylece vatandaş iş bakarken "parayı kıracağı" iş bakmaz (çünkü düzgün yaşamak için illa parayı kırmak lazım türkiyede) ama biraz seveceği iş bakar.
0
bronz böcek
(05.07.21)
(5)

Yatırım Tavsiyesi

dilemma of subscribtionability
Yabancı uyruklu bir akademisyen arkadaşım var Türkiye'de çalışan. Ayda 3000 dolar gibi bir para ile yapacak yatırım sordu Türkiye'de. Ben bilemedim. Ne tqvsiye edersiniz?
Yabancı uyruklu bir akademisyen arkadaşım var Türkiye'de çalışan. Ayda 3000 dolar gibi bir para ile yapacak yatırım sordu Türkiye'de. Ben bilemedim. Ne tqvsiye edersiniz?
0
dilemma of subscribtionability
(04.07.21)
Tr de yilda 36k usd mi harciyacakmis? 36k usd e sifir araba yok neredeyse
0
duyurukullanıcısı
(04.07.21)
parayi dolar olarak tutarsa zaten en kral yatirimi yapmis olur.
0
divit
(04.07.21)
Eğer yasal olarak kredi çekebiliyosa konut kredisi ile konut alsın. 1’e 10 büyüme garantisi ile. Ve hatta mebla yüksek olduğu için birkaç tane ev ya da dükkan bile alabilir. 5-10 yıl sonra artık dolar milyoneri o arkadaş. Ama try ile kredi kullanamıyordur büyük ihtimal. Diyeceklerim bu kadar dostum.
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(04.07.21)
Uzun vadede gayrimenkul fiyatları TL üzerinden artıyor olsa da döviz üzerinden bi kazancı olmuyor pek. Ev alması paranın değerini korumaya yönelik bir yatırım olur ki zaten dolar olarak tutsa da aynı şeyi yapmış olur. Ev alma riskine girmeye gerek bile yok.

Dolar olarak tutmak aslında bir yatırım, evet. Ama en kral yatırım da değil. İlla Türkiye'deki kıymetlere bir yatırım yapmasına gerek yoksa New York borsasından farklı sektörlerde güvenilir birkaç şirket seçip onların hisselerinden alabilir uzun vadeli biçimde. Örneğin Microsoft'un hisse bedeli dolar bazında son 5 yılda 5 kattan fazla arttı. Parayı dolarda tutarak böyle bir yatırımdan faydalanmamak çok da kral bi yatırım değil gördüğünüz gibi.
0
himmet dayi
(04.07.21)
Yani hangi ülke vatandaşı bilmiyorum ama Avrupa ya da Amerika'ysa bu parayi havale yapıp oradaki dünya endeksi etflere yatirabilir. Ama açıkçası bu uzun dönem yatırım ve her zaman inis cikis olabilir ama genelde bir sekilde gene daha yükseğe cikacaktir endeksler.
0
logisticsmanager
(04.07.21)
(13)

Lost tam olarak ne zaman güzelleşiyor

voyager 1
Selam,Ben bu diziye yeni başladım ve ilk sezonu biraz önce bitirdim. Gayet güzeldi ve sürükleyiciydi ama zamanında öyle fırtınalar kopartan bir dizi gibi de bulmadım. Dizinin iyice açıldığı bir yer var mı yoksa böyle mi gidiyor hep?Teşekkürler
Selam,

Ben bu diziye yeni başladım ve ilk sezonu biraz önce bitirdim. Gayet güzeldi ve sürükleyiciydi ama zamanında öyle fırtınalar kopartan bir dizi gibi de bulmadım. Dizinin iyice açıldığı bir yer var mı yoksa böyle mi gidiyor hep?

Teşekkürler
0
voyager 1
(03.07.21)
4. sezonu çok iyiydi bence.
0
himmet dayi
(03.07.21)
3. Sezon favorimdir. Dizi her bölümde açılıyor aslında ama bir yandan da açıldığı kadar kapanıyor. 3. Sezon itibariyle önceki sezondaki birçok nokta anlam kazanıyor ama sonrasında da farklı bir boyut kazanıyor, genişliyor. Ondan sonrasının kapatılmadığından şikayetçi zaten çoğunluk.

Fırtınalar koparmasının en büyük sebebi o zamana kadar bu kapsamda bir hikaye anlatımının olmaması biraz da. Öncü olduğu için yeri ayrı, yoksa günümüz kompleks dizileri ile karşılaştırınca o zamanki wow etkisi kaybolur.
0
Jux
(03.07.21)
szezonları hatirlamaktan bagimsiz, yeraltindaki hangarlari bulduklarindan itibaren diye biliyoru. bir de bir tane sahilde magara mi ne kesfediliyordu. bu ikisi baya pick yaptiran bölümler.
0
evimin paspasi
(03.07.21)
3-4'te iyiden iyiye tavana vuruyor. sonrasında da hafif hafif düşüyor bence. finalini çoğu insanın aksine beğenen bir insan olarak söylüyorum bunu. 3-4'te salyalarım akarak izlediğimi hatırlıyorum.
0
syozkn
(03.07.21)
Bence hiç güzelleşmiyor.
0
sutlu nescafe
(03.07.21)
zmaanında öyle fırtınalar koparan bir dizi görmediğine şaşırmıyorum aslında.

çünkü losttan sonraki 15 yılda çıkan dizilerin çoğu, zaten lost'tan bu konseptleri çalarak diziler yaptılar. haliyle bugün klişe durumuna oturan çoğu şeyi icat eden lost.

haliyle biz o dönem bu diziyi izlediğimzide ağzımız açık kalmıştı ve kafayı yemiştik.
ancak artık sektör standardına döndü.

ki geçen sene pandemide 2. defa izlemiştim tüm sezonları, yine hayran oldum. muhteşem bir dizi.
0
tchuck
(03.07.21)
lost böyle oturup dizi izleme furyasının ilk dalgası,

yani sen şimdi trilyon tane izlediğin için sana neymiş bu gibi geliyor. ama lost mevzuyu ilk başlatan ve şu anki dizi konseptini belirleyen diziydi.

5'e kadar iyiydi sanırım.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
bir dizinin belli bir noktadan sonra güzelleştiğini, güzelleşebileceğini düşünmüyorum. o dizi seni sarıyorsa ilk bölümden sarıyor. yoksa da hiç yok oluyor.

lost ilk bölümden itibaren çok ciddi bir fenomendi bana göre. dünyanın ennn durağan dizisi rectify da hakeza. yani olmuyorsa olmuyordur. bu çok da önemli değil diye düşünüyorum. ben de game of'u hiçbir zaman sevemedim misal.
0
mermize
(03.07.21)
sanırım bu diziye geç başlayanlar aynı şeyi yaşıyorlar. ben de bu durumda sayılırım. 4. sezonu yeni bitirdim. tam dizi hareketleniyor diyorum, ardından bir geçmiş sahnesi giriyor sıkılıyorum.
0
booty hunter
(03.07.21)
hangi sezonlar bilmiyorum ama benjamin ve desmond karakterleri diziyi bir puan yukarı taşıyor. bunların gelişini bekle derim.
0
sir gawain
(03.07.21)
İlk sezondan itibaren güzel. 3. Sezondan sonra yavaş yavaş bozmaya başlıyordu. (2. Sezondan itibaren hafta hafta indirip izlemiştim)
0
dilemma of subscribtionability
(04.07.21)
güzelleşmiyor ve finalde seyirciye hakaret ederek saçmasapan şekilde sonlanıyor.
bence bırak izleme.
0
aslindasorunumpsikolojik
(04.07.21)
yanlış hatırlamıyorsam 3. sezon finaline kadar merak ve keyif arşa çıkıyor, sonra da aynı hızla düşüyor.
0
jamiro
(04.07.21)
(12)

Biontech’in yan etkileri üretimden mi kaynaklı?

neysene
İşin teknolojisini normal insanlar kadar bilmekle beraber mrna aşılarının virüse ait parçalarının antikorlar tarafından tanınması için üretildiğini biliyorum. Peki ya olsun veya olmasın; pıhtı, adet düzensizliği, nörolojik rahatsızlığa neden olan esas şey ne olarak görülüyor? Aşı içeriğine konulan e
İşin teknolojisini normal insanlar kadar bilmekle beraber mrna aşılarının virüse ait parçalarının antikorlar tarafından tanınması için üretildiğini biliyorum. Peki ya olsun veya olmasın; pıhtı, adet düzensizliği, nörolojik rahatsızlığa neden olan esas şey ne olarak görülüyor? Aşı içeriğine konulan ekstra bir kimyasal mı(belki etken madde)? Virüs kopyasının gövdesini oluşturan bölüm mü? Yoksa gerçek virüs gelseydi de ortaya çıkacak olan virüse karşı aşırı tepki veren immün sistemimiz mi? Bu aşıyı gerçek virüs ya da geleneksel aşıdan daha şuçlu yapan bölüm nedir?

Not: görülen yan etkilerin aşı olan popülasyonda oransal olarak normal düzeyde olup olmadığını bilmiyorum fakat suçlayan bilimsel çevre aşının hangi kısmında suç buluyor?

Not2: mesela bir antibiyotik grubu var. Normalde “başka hiçbir antibiyotik çeşidinin etki etmediği durumlarda son çare olarak kullanılabilecek olan. Etken maddesi kalıcı nörolojik hasarlara neden oluyor.
0
neysene
(03.07.21)
twitter.com

bu senin görüldü dediğin şey 300milyon dozda 1100 adet farklı vaka yani 275.000 kişi de bir.

yan etkilerin görülme istatistiği senin covidden ölme istatistiğinden daha düşük o sebeple aşı oluyorsun.

''Bu aşıyı gerçek virüs ya da geleneksel aşıdan daha şuçlu yapan bölüm nedir?''

ya böyle bir durum yok. sinovac geldiğinde televizyona çıkan doktorların biontech neden gelmedi konusuna karşı geliştirdiği saçma sapan yayınları çok izlemişsiniz maalesef. tıp'da geleneksel metod diye bir şey yoktur. yoğurt değil bu.

bu kadar tv izlemeyin, tvdekilere inanmayın.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
@duyurukullanıcısı
Aşı karşıtı değilim hocam. Not: diye yazdığım bölümde zaten bunun popülasyon içinde kabul edilebilir düzeyde olup olmadığı muamma.
Bu arada biontech ilk aşımı oldum ikinciyi de olacağım. Olayın bununla ilgisi yok.
Mrna aşının mucidi kişi dahi bu yan etkilerin olabileceğini söylerken türkiyeyle ilgisi olmayan bir durumun “ yok öyle bir şey” diyerek kestirilip atılması da bilimsel değil.
tr.euronews.com
Doğru ya da yanlış demiyorum. Sadece bu kanıya varmalarında hangi sistemi suçluyorlar onu merak ediyorum.
0
🌸neysene
(03.07.21)
haber clickbait, yani tıklanma için oltalamış.

twitter limkinde direk rakam var bende verdim. haberde ise beklenende yüksek diyor rakam yok.

yani 5 milyar aşıda da 3 bekliyorduk 5 çıktı da o haberin konusu
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
Diyelim A asisi var, baskici bir ulkenin urettigi, elestiri yaparsan hapse atiliyorsun.

B asisi var, tum dunya kullaniyor, uzerinde binlerce test yapiliyor, bolca yan etkisi bulunuyor.

Kisaca test yapmazsan, yan etki de bulmazsin, ne demek istedigimi umarim anladiniz.
0
howfaristhesky
(03.07.21)
@howfaristhesky
Sorduğum soruyla verdiğiniz cevabın bir ilgisini göremedim

Arkadaşlar soru gayet açık ve net. Neden sorduğum soruya cevap vermek yerine kendi bildiklerinizi tekrarlıyorsunuz anlamadım. Aşı karşıtı değilim, suçlamıyorum da.

Şu yazdığım “Peki ya olsun veya olmasın; pıhtı, adet düzensizliği, nörolojik rahatsızlığa neden olan esas şey ne olarak görülüyor?“ cümlesinden aşı karşıtı olduğum ve televizyon izlediğim kanısına nasıl varıyorsunuz çok merak ediyorum ya.
0
🌸neysene
(03.07.21)
www.google.com

Immun sisteminin reaksiyonu diyor. Altina da neden reaksiyon verdigini aciklamislar bilimsel olarak.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
Anladığım kadarıyla biontech içerisinde bulunan bu bahsettiğiniz tartışmalı şey, insan hücrelerine virüsün "spike protein"ini üret mesajı taşıyan ve bu spike protein'in (virüsün dış yüzeyindeki hücreye tutunmasını sağlayan dokunaç görünümlü özel şekilli parçalar) bağışıklık yaratacak kadar çok sayıda üretilmesini sağlayan sentetik mRNA parçaları. direkt içerik değil ama bu sürecin kendisinin çok fazla spike protein üretimine sebep olup bu spike'ların da vücutta serbestçe gezinmeleri durumunda bazı istenmeyen etkiler yapabileceği yönünde şüpheler olduğu kanısı oluştu bende, emin değilim ama aslında içerikteki maddeden çok bu sürece takıldıklarını düşünüyorum.
0
engelbert humperdinck
(03.07.21)
Asinin vucuduna urettirdigi proteinlerden ve asiyi tasiyan lipid nanopartikullerden kaynakli. Asinin yan etkilerinin cok oldugunu dusunenler mekanizmaya degil raporlanan vakalara bakiyor.
0
dunal
(03.07.21)
2 tane sikintisi var.

Birisi bagisiklik hucrelerini harekete gecirdigi icin haliyle vucut tepki veriyor. Antikor olusurken atesin cikiyor hasta hissediyorsun basin agriyor vs..

ikincisi de asidaki yan urunlerin alerji etkisi gostermesi.
Bunun icin 20dk bekle eve gitme diyorlar.
Bir sey olursa basacak adrenalini.

Ayrica turkiye'de bunlar raporlanmiyor ki, asi olup evde alerji soku gecirsen de kimse bilmiyor.
0
divit
(03.07.21)
@divit; nasıl? Türkiye'de 20 dakika bekletilmiyor mu? Avrupa'da böyle olunca orada da öyledir diye düşündüm.
Neden bekletmesinler ya :/
0
logisticsmanager
(03.07.21)
@logistic bekle diyorlar da basip gidiyorsun kimsenin salladigi yok.
Eve gidince de bisey oldu mu olmadi mi takibi yok.
Ellerinde milyonluk veri saglama imkani varken takip etmiyorlar sasiriyorum.
0
divit
(03.07.21)
@divit o da insanlarin gerizekaliligi.
Burada bekleme salonuna aliniyorsun ve belgenin üstünde saat kacta cikabilecegin yazıyor. O gelmeden cikamiyorsun.
Yüzlerce insanla bekledim, su ana kadar bir tane reaksiyon gösteren gördüm, o da yere uzandiktan 10-15 sn sonra ayaga kalkti. Ama böyle başı dönme vs gibiydi belki asidan korkuyordur.
0
logisticsmanager
(03.07.21)
(7)

iş açmak

biseysorucam
Merhabalar,Örneğin bir büfe açacağız diyelim, paket servis tost kumru basic pizza hamburger vs vs Aşırı gözüm korkuyor bu tarz girişimlerden, şu 140journos cafe açma belgeselini vs izledim adamlar çok haklı, gerçekten batmak vs an meselesi gibi geliyor. sanki o bir kere batmadan yükselemezsin görüşü
Merhabalar,

Örneğin bir büfe açacağız diyelim, paket servis tost kumru basic pizza hamburger vs vs

Aşırı gözüm korkuyor bu tarz girişimlerden, şu 140journos cafe açma belgeselini vs izledim adamlar çok haklı, gerçekten batmak vs an meselesi gibi geliyor. sanki o bir kere batmadan yükselemezsin görüşü çok hakim olmuş durumda şu an kafamda. ama sonuçta her dersi de yaşayarak mı alıyor insanlar yani? güzel bir planlama yapılsa neden olmasın diye de düşünüyorum bir yandan, çok mu karamsar bakıyorum da biraz gözüm korkuyor bilemiyorum.

Siz ne düşünüyorsunuz bu tarz konularda?
0
biseysorucam
(03.07.21)
valla bence olay illa batıp ders çıkarmak değil kendi hatalarından, başkalarınkinden ders çıkarmak önemli.

eğer bir yerde sürekli devredilen batan çıkan bir yer varsa muhtemelen batar tabii ama yenilikçi bir konsept, farklı bir yer vs. iyi bir planlama ile neden olmasın derim. bilemiyorum bizim esnaf genelde ahlaksız olduğu için dışarıdan giren biri de yapamayabilir gibime geliyor. ben devlet memuruyum tabii uzaktan konuşuyorum :D
0
passion rules the game
(03.07.21)
Konsept önemli. Bir sürü soru sormak lazım. İnsanlar niye sizden tost alsın? Tostta kullandığınız malzemeler kaliteli mi, temizliğe dikkat ediliyor mu, fiyat uygun mu, hazırlanma süresi uygun mu, kafe açtığınız yerdeki insan yoğunluğu nasıl? İlkokul, ortaokul, lise gibi yerlere yakın yerde tost satabilirsiniz. Ama yoğun olmayan bir caddede günde kaç tost satabilirsiniz ve ne kadar kâr edebilirsiniz?

Bir kafenin kâr etmesinde çok fazla durum söz konusu. En basit olarak planlama yapsanız da çevresi olan biri değilseniz o şehrin kafelerde zaman geçiren insanlar sizin kafenizi tercih etmeyebilir.
0
dissendium
(03.07.21)
Bu tür büfe/tostçu vb. hususlarında kafama yatmayan en büyük olay, sabahtan geceye kadar çalışacak olmanız. yanınızda bir yardımcı yoksa ki muhtemelen başlangıç döneminde olmayacak kolay bir yük değil. düşünsenize sabah 7 de açacaksınız akşam 22:00-23:00 te falan kapatacaksınız.

mekanın yeri, orada çalışan benzer dükkanlar ve onların durumu, açacağınız lokasyondaki bu tür yerlere doygunluk vb. gibi hususlar önemli. en kolayı, okula yakın bir yerde açıp öğle arasında voleyi vurmak olabilir. benim çalıştığım firmanın yanında bu tür büfeci/tostçu tarzı bi mekan var. az ileride de bir lise var. adamın dükkan öğlene kadar neredeyse sinek avlıyor ama öğle molasında öğrenciler oraya akın ediyor. o iki saatlik aralıkta tüm günün hasılatını topluyor muhtemelen.
0
teletabi
(03.07.21)
Ticaret işine nasıl girdim biliyor musun?
Etrafıma baktım mal olup 2 ile 2 yi çarpmayı bilmeyenler esnaflık yapıp paraya para demiyor. Ulan dedim bunların tek yapabildiği boş muhabbet. O zaman ben de girebilirim. Öyle girdim. Adam kahve kapanıyor hemen yanına yumurtacı açıyor. Sen o yumurtacıyı açmak için 40 yıl düşünürsün. Cesaret ve risk alma lazım. Yoksa sittin sene bir yere varamazsın.
0
musmus
(03.07.21)
işi kendin yapamayacaksan asla bulaşma

eğer kendin tost yapamayacaksan, paspas atamayacaksan, tuvalet temizleyemeyeceksen asla bulaşma.

eğer ben kendim yaparım diyorsam o zaman bir ihtimal var.

önemli olan personel.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
Kafe zaten batmaya mahkum bir konsept. Bu yuzden klasik esnaflar islek bir cadde olmadikca kafe isine pek bulasmaz. 1 tane musteri 10 liralik icecek icsin diye, icerde 5 tane garson 4 tane mutfak elemani calisiyor.

Paket servisten,bufeden,bakkaldan batan gormedim.
Sen oturdugun yerde oturuyorsun millet sana para vermeye geliyor.
0
divit
(03.07.21)
Hiç büfede çalıştın mı? Paketçilik yaptın mı? Tost yaptın mı? Bunlar önemli detaylar.
0
dougsampson
(03.07.21)
(6)

analarımızın lady diana hayranlığı

zgrydn
nedeni nedir? benim annem "o charles olacak şerefsiz az çektirmedi kadına." diyerek direkt bir cevap vermedi. crown'ın son sezonunu mu izlesem ne yapsam?
nedeni nedir? benim annem "o charles olacak şerefsiz az çektirmedi kadına." diyerek direkt bir cevap vermedi. crown'ın son sezonunu mu izlesem ne yapsam?
0
zgrydn
(03.07.21)
Hepimizin annesinin ortak yarasi :) cunku erkek, prens de olsa erkek; kaynana, kralice de olsa kaynana! :D

Diana belgeseli de var Netflix'te 2 bolumluk onu da izleyebilirsin hap niyetine.
0
invictae
(03.07.21)
Direkt sözlükteki başlığında da görebilirsin, günümüzde biz nasıl harry ile meghanı konuşuyorsak, o dönemde daha fazla Diana konuşulmuştur, e başta charlesın aldatması, bi kaynana ve sonunda dramatik bir ölüm. Diana güzel ve sevilen birisi olunca bizim analarımız da hala bunları diyebiliyor.
0
atom karincanin torunu
(03.07.21)
Konuyu ne kadar biliyorsun bilmiyorum ama İkinci kadın devreye girince evliler kendini bağdaştırma refleksi oluşturuyorlar evli kadınla. Diana’nin masum ve saf görünüşü de eklenince daha çok sevgi duyuluyor. Bir de onların yanlarına bırakmadı her şeyi anlattı ya cesaretine hayrandırlar belki.
0
coca cola
(03.07.21)
diana'nın hep mahcup bir kadın olması, üzüntüden hastalanması, insanlarla iletişiminin çok iyi olması, yardımsever ve halka, insanlara dokunan, samimi biri olması da bunlarda etkili.
diana'dan önce kraliyet ailesinde bu denli ortalıkta olan ve tanınan, hakkında bilgi veya fikir sahibi olunan biri yoktu.
bu anlamda kraliyet ailesinin insani yönünü öne çıkaran ilk kişiydi.
bu kraliyet dizileri, röportajlar, belgeseller falan hep ondan sonra başladı.

diğer yandan, yaşadığı zorlukları, sıkıntıları, sağlık sorunlarını da açıkça konuştuğu için o mahcup görüntüsünün sadece poz olmadığı da biliniyordu.
kadının tek sorunu aldatılmak değil.
evet, evliliğinde yaşadığı hayal kırıklığı çok büyük ve belki bunu genç yaşında yaşamış olduğu için de çok travmatize olmuş ama resmen paravan bir gelin olarak seçilip sonra da kadının hayatının mahvedilmiş olması meselesi var.

yani aldatılmaktan öte, charles camilla zaten hayatındayken diana'yla evlendi.
çünkü camilla zaten evliydi ve saray evlenip boşanmış bir kadınla evlenmesini onaylamazdı falan filan.
peki şimdi nasıl onayladı?
hatta daha neleri onayladı.

bu açıdan "madem evlenebiliyorlardı, o zaman o kadının hayatını neden mahvettiler?" diye düşünüyorum şahsen.
yani boşu boşuna ziyan ettiler kadını.

bir tek anneler değil, benim gibi öldüğü günü hatırlayıp, hakkında bir şeyler bilecek yaşta olanlar da (ben dahil) severdi.
öldüğünde gayet üzülmüştüm, hâlâ da "celebrity" olarak iyi anımsadığım ve erken öldüğü için üzüntü duyduğum biridir.

ayrıca saray tarafından "öldürüldü" teorisine direkt olarak inanmasam da, inanmaya biraz meyilliyim.
bazı konularda açıkça konuşabiliyor olması bence birilerini ürkütüyordu.
özellikle, prens andrew'un jeffrey epstein'le olan ilişkisi ortaya çıktıktan sonra, diana'nın bir röportajında bildiği bazı şeyler olduğunu ve bu bildikleri yüzünden kendisinden rahatsız olunduğunu belirtmesinin aslında başka şeylerle ilgili olabileceğini düşündüm.
belki de gerçekten ölümüne neden oldular ya da öldürdüler.
taa o zamanlardan beri ölümünün sarayla ilgili olduğuna inanılması da bu sempatinin duyulmasına neden oluyor, kurban gibi görülüyor.
0
blatta hiberna
(03.07.21)
hahaha benim annem de öyle. yani annemin kraliyet ailesinden birini bu kadar çok tanıyor olması benim için çok şaşırtıcı. şimdikileri sorsam bilmez demek ki türk medyasında da çok konuşuldu o zamanlar.
0
bohr atom modeli
(03.07.21)
queen'e gidip nbr? diyemezsin ama diana'ya diyebilirsin imajı var.

o sebeple seviliyor.
0
duyurukullanıcısı
(03.07.21)
(19)

3. doz muhabbeti nerden çıktı?

msb
Daha önce 2 doz sinovac aşısı olan 65 üstü annem için soruyorum.Bu aşılar 2 doz değil miydi? Şimdi millet üçüncü dozu almaya başlamış. Arada bi şey mi kaçırdım acaba?Dünya genelinde var mı böyle bi uygulama?
Daha önce 2 doz sinovac aşısı olan 65 üstü annem için soruyorum.

Bu aşılar 2 doz değil miydi? Şimdi millet üçüncü dozu almaya başlamış. Arada bi şey mi kaçırdım acaba?

Dünya genelinde var mı böyle bi uygulama?
0
msb
(02.07.21)
ozetle ucuz diye basta yoneldikleri 2 doz sinovac olsa bile antikor miktarinda belli bir sureden sonra dusus yasandigini gorduler. biontech'in de viruse ve cesitli varyantlarina karsi diger asilardan daha etkili oldugunu gorduler.

dunya genelinde boyle bir uygulama yapan baska bir ulke yok, zaten 1. sinif dunya ulkeleri tatava yapmadan biontech basti gecti genel olarak.

edit: dunyada 3. dozun gerekebilecegi konusuluyor ancak uygulamaya gecen yok henuz. (grip asisinin her yil yenilenmesi gibi)
0
do you remember me
(02.07.21)
Üçüncü doz yaklaşık 6 ay sonra hatırlatma aşısı olarak yapılacak ve ilk 2 aşının hangisi olduğundan bağımsız olarak BioNTech olacak.

Bir de şöyle bir şey var: www.cnbc.com
0
himmet dayi
(02.07.21)
rte'den.
0
duyurukullanıcısı
(02.07.21)
Bu olaydan bağımsız, toplum bağışıklığı kazanıp virüsün dolaşım alanını kısaltmazsak bundan sonrasında her sene 2 doz olmak gerekecek gibi duruyor. çünkü mutasyona uğradıkça bazı aşıları elimine etmeye başladı, önümüzdeki kış daha başka mutasyonlarla karşılaşma ihtimali de artacak ve bu durumda bazı eski aşılar yetersiz kalacak, belki de yeni aşı çıkacak.

Tüm bu hızlı aşı kampanyaları covid'in grip gibi her sene aşı gerektiren hızlı mutasyona uğrayan bir virüs halini almadan yok edilmesi için yapılıyor.
0
Jux
(02.07.21)
bu aşılar zaten altı aylık etkiye sahip.
bir kere olunup ömür boyu etki sağlamıyor ki.
şu anda 3. doz olanlar, aşı ilk geldiğinde, yani altı ay önce aşı olmuş olanlar.

altı ay geçtikten sonra ikinci parti için biontech diyorlar işte.
"3. doz" tabiri kafa karıştırıyor.
grip aşısının yenilenmesi gibi +1
0
blatta hiberna
(02.07.21)
Sinovac delta varyantina karsi istenilen etkiyi saglyamiyor. O yuzden ucuncu asi biontech. Guclendirmek icin.
0
kuehles blondes
(02.07.21)
Ellerde asi kaldi muhtemelen, vurdukca vuruyorlar.

Hollanda 1 kere covid gecirene 1 doz vuruyor.
0
divit
(02.07.21)
Daha sene başında ilk aşı yapılırken ikinci dozdan sonra koruyuculuğu 6 ay olacak diye bir bilgi vardı.
Sanırım, bu 6 ay içerisinde herkes aşılanacak, hastalık bitecek diye düşünülüyordu. 6 ay sonrasında hastalığı durduracak bağışıklık, dünya genelinde sağlanamadı.

Şapkadan çıktı gibi gelmiyor bana.

bir de "do you remember me" +1.
0
burfak
(02.07.21)
"booster" butun ulkeler vuracak. hepsinde aşı yok. kanada mesela 2. dozu bile 4 ay arayla yapiyor (biontech yapmayin dese de), 20 senedir ilk defa 4 ayak uzerine dustuk. sinovac deltaya karsi falan korumuyor. endonezyada sinovac olan doktorlar patır patır ölüyorlar su anda (delta varyanti), turkiye'de durum ne bilmiyorum ama kendi imkanlariyla amerikaya gidip 3. doz biontech booster olan doktorlar vardi.

neyse sonucta booster eninde sonunda gerekecek. hatta dunya asi olmada cok yavas oldugu icin aşısız populasyonlarda ortaya cikacak yeni varyantlar sebebiyle bu varyantlar icin gelistirilmis yeni aşıları da olacağız. sonra grip aşısı gibi senelik bir mesele mi olacak yoksa kurtulacak mıyız bu beladan büyük ölçüde zaman gosterecek.

yani buna 3. doz diye degil booster olarak bakmak lazim.
0
robokot
(02.07.21)
endonezya'da 160bin doktor asilanmis 10 tanesi ölmüs.

Nasil salliyorsunuz abi patir patir ölüyor falan.
0
divit
(02.07.21)
Aha bu da haberi.

getir.net
0
divit
(02.07.21)
ABD'de 3 yok çünkü ilk iki biontech. Do you remember me +1
0
howfaristhesky
(02.07.21)
@divit toplam ölüme degil ölen doktorlar arasındaki sinovac oranina bakacaksin. istatistik 101. 2 doz aşısını olan birinin ölmeyi bırak ağır hastalık geçirmemesi beklenir, hele ki bu oranlarda.
0
robokot
(02.07.21)
Oyle istatistik bukeceksek biontech asisi olduktan sonra olen kisi sayisi daha fazladir.
Hatta yan etkiden olen sayisi da 10'dan fazladir.

Gecen burada birisi de istatistik paylasmisti, rakama baktim asi virusten daha oldurucu adamin dataya bakarsak :) bilgi paylasirken verinin kaynagini da paylasin da patir patir ne demekmis ogrenelim.

% 0,006 = patir patir
0
divit
(02.07.21)
benim annem babama da çıkmış.. ikinci doz sinovacı mart ayında olmuşlardı 4. ayda çıkmış görünüyor. yaşlı insanlara hadi tekrar aşıya da diyemiyorsun. tam bir karmaşa var. doğru dürüst bilgi yok.. sağlık bakanı geleneksel aşılar en güvenilir deyip mrna aşılarını kötülerken şimdi aksini iddia ediyor.. kim bilir ileride neyi iddia edecek?

biz de henüz karar veremedik. şimdi biontech yaptırsak ocak gibi yeniden mi olması gerekecek bilmiyoruz. biraz bekleyip ekim gibi yaptırsak o zamanki aşı durumu ne olacak belirsiz.
0
jepa
(02.07.21)
@divit istatistik bukmeyle alakasi yok, burada covidin ne kadar bulasici / olumcul olduguna dair bir arguman degil, belli bir aşının ne kadar koruyucu olduguna dair bir arguman sunuyorum. sen ise doktor sayisi / ölüm sayısı uzerinden bir istatistik sunuyorsun. tamamen alakasiz seyler yani. "patir patir" derken ölenlerin ne kadarinin tam sinovac aşılı olduguna dair bir benzetme yapıyorum yani (cunku normalde ölmemeleri bekleniyor). yoksa covidin ve varyantlarinin olduruculuk orani asagi yukari zaten belli.
0
robokot
(02.07.21)
dün oldum 3. dozu. Sinovac'in oluşturduğu antikor kısa süreli ve delta varyantına etkisiz. Biontech'in daha uzun süreli olduğu söyleniyor. Delta varyantına etkisi de çok yüksek düzeyde. Bu durumda imkanı olan ve iki doz Sinovac olanlar üçüncü doz Biontech aşısını mutlaka olsun. Korkulacak bir yanı yok.
0
nundu
(02.07.21)
Haha iste buna guluyorum, daha dun yazdim korona gecirenlere hollanda 1 tane vuruyor diye.

Dun gece bizim ulke de korona gecirenlere iptal etti 2. dozlari.

Bu gidisle 3'ler de iptal olur.
Resmen sonradan uydurdular 3. Doz olayini.
0
divit
(03.07.21)
iki doz Sinovac olanların 3. doz Biontech olmaları iptal olmaz ve sonradan uydurulan bir şey değil, gayet bilimsel olarak çalışmaları da var. Sinovac tek başına yeterli değil özellikle son çıkan delta varyantına. Sinovac ilk çıktığında her aşı hiç aşıdan iyidir mantığıyla olduk ama şimdi asıl koruyucu aşı olma imkanı verildi Sinovac olanlara.
0
nundu
(03.07.21)
(3)

Gerçekten de Kuzey Amerika'yi ilk olarak vikingler mi kesfetti ?

Avoiding The Puddle
Assassin's Creed Valhalla oynarken aklima gelen sey.Tarihsel bulgular isiginda vikingler bunu yüzlerce yil önce gerçeklestirdi diyebiliyor muyuz ?
Assassin's Creed Valhalla oynarken aklima gelen sey.

Tarihsel bulgular isiginda vikingler bunu yüzlerce yil önce gerçeklestirdi diyebiliyor muyuz ?
0
Avoiding The Puddle
(01.07.21)
duyurukullanıcısı
(01.07.21)
evet kanada'nın new foundland eyaletinin st.johns bölgesine geldiklerini okumuştum bir kitapta daha coğrafi keşifler olmadan.
0
bohr atom modeli
(01.07.21)
spoiler olacak ama vikings dizisinin sonunda da floki(izlandayı keşfeden adam) amerikayı keşfetmiş olarak gösterildi. 8-9. yy falan

hatta rönesans döneminde italyan denizcilerin de gidip geldiği biliniyor.

chris columb kapsamlı olarak keşfe çıktığı için resmi olarak kaşifi sayılıyor.

kim bilir daha neler olmuştur tarihi belgelerin yazmadığı
0
inancsiz deve
(01.07.21)
(12)

denize açılmak istiyorum ekipmanım yok

hsktr
dün TRT belgeselde bear Grylls vardı. adam odunları birbirine bağladı başka adaya gitti. oraları keşfetti sonra geri geldi. ben de heves ettim üç dört ormandan topladığım odunu birbirine bağlasam açılsam ne olur yani?Karadeniz'deyim. akıntı riski var, yoksa düşünmezdim bile ama bu işin tüyoları vars
dün TRT belgeselde bear Grylls vardı. adam odunları birbirine bağladı başka adaya gitti. oraları keşfetti sonra geri geldi. ben de heves ettim üç dört ormandan topladığım odunu birbirine bağlasam açılsam ne olur yani?

Karadeniz'deyim. akıntı riski var, yoksa düşünmezdim bile ama bu işin tüyoları varsa sizden rica edeceğim değerli dostlar. tekne alamıyorum, ya da motorlu şeyler. aklıma bir tek şişme bot geliyor ama bu odun birleştirme muhabbeti de ekstrem spor gibi geldi hoşuma gitti. ne dersiniz?
0
hsktr
(30.06.21)
yapma
0
veritaslibertas
(30.06.21)
Karadenizin neresindesin bilmiyorum ama ben İğneada dan toplarım seni eğer karşı taraftan gelceksen. Karadenizde denize ancak fırkateyn ile girerim.
0
paramolacak
(30.06.21)
Bear Grylls'e inanip birşeyler yapmaya çalışmadan önce bear Grylls fake yazip videolara bakarsaniz iyi olur.
youtu.be
0
logisticsmanager
(30.06.21)
Bence o odunlardan yaptigin seyi evin küvetinde deneyebilirsin, hem bogulmazsin da.
0
Avoiding The Puddle
(30.06.21)
ölürsün.
0
duyurukullanıcısı
(30.06.21)
5 litrelik su şiseleriyle dene olmadı. amaç heyecan ise farklı bir tat katar.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(30.06.21)
Bear Grylls bu işler için referans alınacak son insan olabilir. Her videosu, her programı bangır bangır ben gerçek değilim diye bağırıyor. O adama güvenip Karadeniz'e 2 kütük bağlayıp çıkarsanız cesedinizi karşı kıyıdan toplarlar.

Böyle videolara ve programlara ilginiz varsa Ed Stafford izleyin. En azından diğer şovmenden daha gerçekçi işler yapiyor.
0
bunetantana
(30.06.21)
Bear Grylls'i çok yanlış anlamışsın. Adam çok büyük ölüm tehlikesi içeren durumlarda hayatta kalmak için yapabileceğin şeyleri anlatıyor. Sal yapıp denize açılırsan muhtemelen ölürsün, ama elindeki en iyi seçenek buysa şansını denersin tabi.
0
mikro patlama
(30.06.21)
bear grylls iğrenç şeyler yiyebilmesi dışında hiçbir numarası olmayan bir adam. programlarındaki neredeyse her şey kurgu. o salı 1 kendisi yapmamıştır, 2 onunla muhtemelen denizde 50 metre bile gitmemiştir.
0
sir gawain
(30.06.21)
bear grylls ile ilgili yazılan her şeye +1

ayrıca karadenizde şişme botla da açılma.

anca fırkateynle açılırım +1
0
not sure if serious
(30.06.21)
Karadenize güvenilmez. Bari önce sapanca gibi durgun göllerde deneyin. En azından tecrübe edersiniz. Karadeniz sizi akıntıyla açığa aldı mı geçmiş olsun.
0
neysene
(30.06.21)
Deniz bisikletiyle biraz acilip geri gelin bence.
0
kuehles blondes
(30.06.21)
(4)

Artık DVD 'ye basılmıyor mu filmler?

çılgındünya
Netflix, Mubi benzeri ortamlarda filmler online izlenebiliyor ama bunlar bazen yayından kaldırılıyor, bulamıyorum.Ben artık sevdiğim bir filmin orjinal DVD'sini bulamıyacak mıyım ? Yeni çıkan bir film dvd formatında satılmıyor mu?Not: Koleksiyon yapıyorum.
Netflix, Mubi benzeri ortamlarda filmler online izlenebiliyor ama bunlar bazen yayından kaldırılıyor, bulamıyorum.Ben artık sevdiğim bir filmin orjinal DVD'sini bulamıyacak mıyım ? Yeni çıkan bir film dvd formatında satılmıyor mu?
Not: Koleksiyon yapıyorum.
0
çılgındünya
(30.06.21)
koleksiyon, arşiv için alırsın yoksa gerek yok.
0
duyurukullanıcısı
(30.06.21)
Bluray basılıyor çoğu film ama dvd olayı bitmiş olabilir. Basılsa da Türkiyeye gelmiyor da olabilir çünkü en son mağazalar dvd reyonlarını kaldırmaya başlamıştı.
0
nhk ni youkosu
(30.06.21)
Dvd kalitesi demode kaldi, netflix yaninda camur gibi goruntusu var.

Dijital koleksiyon yapilabilir ya da bluray yapilabilir.
Etik prensipler varsa orijinali satin alinip korsani arsive atilabilir.
0
divit
(30.06.21)
Bluray 4k'lar var artik. Dvd'nin cozunurlugu cok kotu.
0
brkylmz
(30.06.21)
(17)

eşim yarın doğum yapıyor

bugisme
ilk çocuğumuza kavuşmamıza saatler kaldı ve eşim geçireceği planlı sezaryen ameliyatı için oldukça heyecanlı.her türlü öneri ve temennilerinizi alırız. ne yapalım ya da yapmayalım gibisinden :)mutlu geceler.
ilk çocuğumuza kavuşmamıza saatler kaldı ve eşim geçireceği planlı sezaryen ameliyatı için oldukça heyecanlı.

her türlü öneri ve temennilerinizi alırız. ne yapalım ya da yapmayalım gibisinden :)

mutlu geceler.
0
bugisme
(29.06.21)
Hayırlı olsun. Eşinize çok daha hassas davranmanız gerekecek ilk haftalar.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(29.06.21)
Süper Hayırlı olsun :) inşallah sağlıkla geçer tüm süreç.
İlk etapta sütü gelmeyebilir, yılmadan emzirsin geliyor süt.
Hemşirelerden destek istemekten çekinmeyin, ben nasıl tutacağımı, memeyi nasıl vereceğimi onlardan öğrendim.
Tabii doktora danışarak ilk günlerde süt yeterli değilse mama vermekten kaçınmayın, sarılık olmasın. Biz üç aya yakın sarılıkla uğraştık maalesef, gerçekten çok yıpratıcı.
Gece 1.5 saatte bir bebeği uyandırıp besleyin, ilk günler çok zor uyanıyorlar, biz hep altını açarak uyandırdık.
Aklıma ilk bunlar geldi.
0
somethinginthewayshemoves
(29.06.21)
cok tebrik ederim saglikla gelsin bebisiniz :) hic kendisini kasmasin hic telaslanmasin zaten her sey yolunda giderse bebis doguma girdikten 5 dakika sonra kollarinda olacak :) bir de benim esim inanilmaz bir deneyimdi iyi ki girmisim doguma demisti ki oncesinde ben istiyorum diye gireyim bari filan demisti ozellikle girmek isteme gibi bir durumu yoktu. siz de tereddutteyseniz girin bence doguma, bebegin ilk saniyelerini babasinin da paylasmasi ozel bir duygu bence. her zaman yasanabilecek seyler degil :)
0
in vino veritas
(29.06.21)
Imkan varsa doguma girin, mucizeye taniklik etmek gibi bir sey.

Turkiye'de cok hassaslar mi bilmiyorum ama bebegin dogunca anneyle temasi cok onemliymis. Gobegi kesip, hafif bi temizlik vs'den sonra anneye versinler mumkunse.

Simdiden gozunuz aydin :)
0
brkylmz
(29.06.21)
sezaryan dedik epiduralsız normal doğum yaptı hanım. üzerinden 2.5 sene geçti, şimdi evde terör estiriyor bıcırık. rahat olun geçip gidiyor zaman, kendinizi tek bir şeye şartlamayın. olumsuz yada şüphelendiğiniz bir şey olursa hemşirelerden yardım alın, yardım etmezse başka hemşireye gidin sorun. aklınıza takılan kuşku duyduğunuz her şeyi sorun çekinmeyin.
mecbur kalırsanız mama vermeniz gerekiyor ama süt vermek için insan üstü bir çaba sarfedin. bizimki çekmeyi tutmayı bilemedi önce silikon bi meme ucu ile sonra şırıngayla beslemek durumunda fln kaldık. sütü hastanedeki makine ile sağdık. eğer içmeyi bilmezse ilk süt çok faydalıymış gerekirse makine ile sağıp bi şekilde verin bebeye.
her fırsatta dinlenin uyuyun.
büyüklerin tavsiyeleri bazen hurafe gelebilir. önemseyin. dinleyin onları. yardım istemekten çekinmeyin onlardan.
doğuma girin mutlaka eşinizin yanında olun.
doğum öncesi sırt, bel masajı baya bir rahatlatıyor eşinizi. ama bi bakıyorsunuz doğum başlamış aslında. :)
0
morcivert
(30.06.21)
Verebileceğim bir tavsiye yok malesef, tebrik etmeye geldim :) Allah sağlıkla kucağınıza almayı nasip etsin, hayırlı bir evlat olsun inşallah.
0
hrvl
(30.06.21)
Epidural sonrası kendine geldiğinde kahve içilmesini öneriyorlar, baş ağrısı için. Şimdiden geçmiş olsun, sağlıkla kavuşun bebeğinize.

Yanınızda kimler olacak? Eşinizle aranızda bir parola belirleyin, onu söylediğinde odadakileri dışarı çıkarın. Bunalabilir, gazını çıkaramıyor olabilir, kendisi bi gidin diyemez belki.

Bebek ilk başta ememeyebilir, hemşirelerden yardım almaktan çekinmeyin. Memeyi tutturmayı orada iyice öğrenin eğer böyle bir zorluk varsa.
0
curukturpkokusu
(30.06.21)
Hayırlı olsun, sağlıkla gelsin kuzunuz. Eşinizin de kolayca atlatması için dua edeceğim.
0
suicides underground
(30.06.21)
Çocugun egitimi için simdiden kollari siva gerekirse bobregini sat. Simdiden cocugun 20'li yaslarini dusun, gelecegini hiç etme.

Baska tavsiyem yok.
0
Avoiding The Puddle
(30.06.21)
tebrikler hayırlı olsun. yukarıdakilere ek olarak herkes bakımla ilgili ayrı bir şey söyleyecek, müdahale edecek. bir gün büyüklerle bilimin sözleri çelişirse bilimi seçin :) bir de annenin bol bol her fırsatta dinlenmesi gerekiyor. lütfen özellikle ilk günler o uyuyacaksa yanındaki kişilerin telefonları sessizde olsun. kimse arayıp da uykusuna engel olmasın.
0
pide
(30.06.21)
Hayırlı olsun, sağlıklı büyüsün. Tebrik ederim. Tavsiyem yok :)
0
mrtkbl
(30.06.21)
iki kitap önerebilirim.
1-Bebeğinize fransız kalın
2-mahallenin en mutlu bebeği
0
allahinadiylaoku
(30.06.21)
sağlıkla, mutlulukla.
0
duyurukullanıcısı
(30.06.21)
hayırlı olsun, analı babalı mutlulukla sıhhatle büyüsün yavrucuk.

benim çevremden gördüğüm kadarıyla tek tavsiyem şu olur, imkanınız varsa bir yeni doğan hemşiresinden en azından ilk hafta sürekli destek alın. etrafta aile çemberinden olmayan bir bilen olması işleri çok değiştiriyor.
0
evde liyakat kalmamis
(30.06.21)
hayırlı olsun. sakin olun ve keyfini çıkarın. bir de bol bol video çekin bence anı olarak kalsın
0
burya
(30.06.21)
Geçen ay 18 mayısta başımdan geçen olay :) Dün gibi hatırlıyorum 1,5 ay geride kalmış bile. Çok tebrik ederim sağlıkla gelsin inşallah. Yanınızda mümkünse tecrübeli bir büyük bulunsun, bulunsa bile bazı taktikleri onlar değil o yanınızdayken siz yapın. Yoksa siz tek kalınca nasıldı diye afallayabiliyorsunuz :)
0
va
(30.06.21)
gözünüz aydın, tebrik ederim :)
umarım rahat geçer.
0
blatta hiberna
(30.06.21)
(7)

elmali olayı gerçek mi yoksa insanlar abartiyor mu?

buenosdias
abartidan kastim, isnad edilen suclamalar, iddialar vs.. hepsi %100 yasanmis, iriraf edilmis ve tespit edilmis seyler mi? anlamiyorum çünkü kesinlik varsa mahkeme niye serbest biraksin.
abartidan kastim, isnad edilen suclamalar, iddialar vs.. hepsi %100 yasanmis, iriraf edilmis ve tespit edilmis seyler mi? anlamiyorum çünkü kesinlik varsa mahkeme niye serbest biraksin.
0
buenosdias
(29.06.21)
Hocam millet nerden bilsin dava dosyalarinda tam olarak neler oldugunu ve ifadelerin hepsinin neler oldugunu? Yani olay %100 kesinlik olayi degil daha cok insanlarin artik adalet mekanizmasina guvenin kalmamasi ve adaleti saglamakla gorevli kurumlarin da bir standarti olmamasina yonelik tepkiler. Zaten millet biseyleri biriktirmisti bu da bardagi tasiran son damla gibi bisey oldu.
0
j r r tolkien hayrani
(29.06.21)
Soruya doğrudan cevap değil ama şu an tamamen saçma bir kurum linç ediliyor. 10 ağır ceza dosyayı bir kere eline almış ve sadece o hafta olduğu nöbetçi oldukları için onlara denk gelmiş. bir hafta önce olsa 9 ağır cezaya patlayacaktı.

Bunu geçtim elmalı ağır ceza asıl karar verme yetkisine sahip. Mahkeme başkanı istese şu an tutuklanmalarına karar verebilir. Ama 10 ağır cezanın öyle bir yetkisi yok. Nedense kimse elmalı ağır ceza için başlık açmıyor.

Yine ayrıca beraat etmediler. Yargılama devam ediyor. Belki aylarca ceza alacaklar yine girecekler. Şu an sadece yurt dışına çıkma yasağı verilerek geçici olarak serbestler.

Ben çok gördüm ilk derece beraat vermişken bölge adliyenin ilk celse hükmen tutukladığı dosyalara bu da öyle olaya aday
0
infernalcadre
(29.06.21)
sorun kimsenin mahkemeye güvenmemesi, kesin adam kayırmışlardır düşüncesi olduğu için bu tepki var.
0
duyurukullanıcısı
(29.06.21)
Siyasiye hakaretten evden alinip mahkemeyi beklerken 2-3 ay nezarathanede tutulan insanlar varken subyana taciz gibi bir suctan sartli tahliye edilirse birileri, ki cocuklarin ifadesinin ses kaydini dinledim anlattiklari inanilmaz, insan dogal olarak hayati sorguluyor. Bir olay dondugu kesin gibi.
0
cooperr
(29.06.21)
Ben ses kaydını dinledim. O ses kaydı eğer gerçekse insanlar haklı. Çizimleri de gördüm. Çizimler gercekte çocuğun ifadesi de cizime uyuyorsa yine insanlar %100 haklı.
0
westblack
(29.06.21)
Anladığım kadarıyla babanne ile gelin,gelinin kardeşi ve yeni eşi arasında husumet var. Bu nedenle dosyayı tümüyle incelemeden birşey söylemek bu kadar kolay olmamalı.
0
hebanon
(30.06.21)
elmali olayi gibi binlerce olay var. hukumet, bir defadan bir sey olmaz kafasinda ve her seyi sumen alti etme derdindeler. milletvekilleri, burokratlar arasinda pedofiliye yonelen insanlar oldugunu duydum. pekcok tarikatta, ensar gibi pekcok vakifta bu tarz seyler cok yaygin..kendi isleri bozulmasin diye bu tarz davalari sessiz bir sekilde kapatma derdindeler. elmali olayinin da muhtemelen ucu yerel siyasilere dokunuyor. bu, sedat peker'in iddalarinda gecen, baykal'a genc kiz ayarlayan saray danismani aslinda yetiskin genc kizlar ayarlamiyor olabilir.
0
ubi dubium ibi libertas
(30.06.21)
(6)

Osmanlı yükselme döneminde Rusya ile savaşsa ne olurdu?

havadakarada
Biliyorsunuz tarihte Rusya ile yaptığımız savaşların çok büyük çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin gerileme ve dağılma dönemine ait. Eğer Fatih, Yavuz, Kanuni dönemlerinde Rusya'ya girilse size göre ne olurdu? Direkt bir cümle değil de açıklama ile birlikte belirtebilir misiniz?
Biliyorsunuz tarihte Rusya ile yaptığımız savaşların çok büyük çoğunluğu Osmanlı Devleti'nin gerileme ve dağılma dönemine ait. Eğer Fatih, Yavuz, Kanuni dönemlerinde Rusya'ya girilse size göre ne olurdu? Direkt bir cümle değil de açıklama ile birlikte belirtebilir misiniz?
0
havadakarada
(29.06.21)
O yillarda Rusya bu kadar guclu degildi ve henuz Slav birlikleri gibiydi. Kievan Rus adinda kucuk bir ulkeydi. Carlik Rusya'si 1600'lere dogru basladi.

Kaynak: en.wikipedia.org
0
howfaristhesky
(29.06.21)
Rusya diye bir devlet olmadigi icin kolay olurdu.
Rusya timur rakiplerini eleyince bu kadar yukseldi.
0
divit
(29.06.21)
O dönem o tarafa doğru fetih yapsak fena olmazmış o zaman.
0
🌸havadakarada
(29.06.21)
Rusya yoktu ki o zamanlar. Altın ordu haraca bağlamıştı rus prensliklerini. Altın ordu yıkılınca altın orduya bağlı hanlıkları ve Türk şehirlerini teker teker yuttu Ruslar.
0
Hallegadola
(29.06.21)
osmanlı iyi dönemlerinde viyana'yı da alamadı mesela. önemli olan düzenli ve disiplinli bir ordu ile iyi yetişmiş uzman kadro.

bu denklemi sağladığınız zaman subutay gibi küçük ordular ile herkesi de yenebilirsin.
0
duyurukullanıcısı
(29.06.21)
Osmanlı'nın yükselme dönemi "iyi" bir dönem değil ki. O dönemdeki politikalar yüzünden Anadolu'da Celali isyanları çıktı, ondan sonra da Anadolu'da kontrolü kaybetti zaten Osmanlı. Duraklama dönemi gökten inmedi yani.

Yani savaşsa ve işgal etse bile elinde tutabilecek araçlara sahip değildi. Daha 1500'lerde bile Umman'ı kaybediyor, 1-2 geri alsa da en son elinde tutamayıp terkediyor. Kaldı ki bu önemli ticaret limanlarından birisi, para etmeyen Ukrayna yaylalarını napsın.

Ki zaten 1571'de Moskova'ya giriyorlar, ama yağmalayıp çıkıyorlar. O kadar uzaktaki toprağı kontrol edebilecek durumları yok.
0
plutongezegendegilmi
(29.06.21)
(14)

gerçek olabilir mi?

diffarentiationation
ödüm koptu biraz. bu mail gerçek olabilir mi?https://i.hizliresim.com/9qwxpzk.jpg
ödüm koptu biraz. bu mail gerçek olabilir mi?

i.hizliresim.com
0
diffarentiationation
(27.06.21)
Gerçek olacağına ihtimal veriyorsan kanıt iste, emin olursun böylece.
0
Jux
(27.06.21)
Eskiden daha inandırıcı olsun diye, public leak'lerden düşen şifreleri falan koyuyorlardı, "bak şifrelerini bile biliyorum" gibilerinden.

Yeni hackerlar çok tembel.
0
plutongezegendegilmi
(27.06.21)
Valla kendini "I am a hacker who..." diye tanıtan birinin mesajının geri kalanını okumaya gerek yok.
0
j r r tolkien hayrani
(27.06.21)
Yok ya ne gerçeği. Salla geç
0
komando kani var bende
(27.06.21)
tırstım valla. kanıt falan istemem, olsa zaten maile eklerdi.

kamerayı bantlamak lazım gerçekten. antivirüs de yok ciddi bir hacker denk gelse mahveder.
0
🌸diffarentiationation
(27.06.21)
Antivirus falan degil, kameranin onune yapiskanli hamur gibi bir sey koy. Biriyle konusacagin zaman cikarirsin.

Porno izlerken laptobu kucagina al gogsunun uzerinde kalsin. Yataga gec uzan.
0
howfaristhesky
(27.06.21)
Tam bir gerizekalı. .de uzantılı mail, ortadoğulu bir isim, bol bol noktalı harfler.. sürreal bi çalışma olmuş.

Tehdit ettiği sözde videonun gerçeğini kaydedip göndermek lazım.
0
IncredibleMau
(27.06.21)
Valla o değil de "antivirüs değil, kameraya hamur koy" gibi süper bir güvenlik tavsiyesi de efsane olmuş. Birisi senin bilgisayarına, bilgilerine, şifrelerine ulaşırsa senin mastürbasyon yaparkenki görüntülerinden daha önemli sorunlar vardır.

Yayınladı diyelim kim ne yapacak senin mastürbasyon yaparkenki görüntüne? Ortada herhangi bir suç yok, etik dışı bişey falan yok. Millet bilmiyor mu insanların mastürbasyon yaptığını sanki.
0
j r r tolkien hayrani
(27.06.21)
çalınan eposta ve şifrelerden oluştudukları bir database var. bundan yola çıkarak bu mailleri atıyorlar hatta mailin sonuna bir de herhangi bir sitede kullandığın şifreyi ekliyor ki inandırıcı olsun.

buradan şifrenin herhangi bir database içinden çalışnıp çalınmadığını kontrol edebilirsin.
haveibeenpwned.com
0
orpheus
(27.06.21)
Bu mailden almayan son kişi bir sen kalmışsın heralde. Hepimize geldi. Hatta benim mailde yaygin olarak kullandığım şifremi bile yazmışlardı.
0
elorelia
(27.06.21)
Hayır. Kesinlikle yanıt yazmayın. Herhangi bir bağlantıya tıklamayın. Sağ üstte göndericiyi engelle butonu var, o yeterli olur. Mesajı da silin ardından.
0
ryhmer
(27.06.21)
bana da gelmişti, sallamadım, birşey olmadı. aynı şekilde benim de şifrem yazıyordu ama şifremin çalındığını zaten firefox çeşitli sitelerdeki kullanıcı bilgilerinin çalınması ile ilintili olarak göstermişti -mesela linkedin'de kullanıcı bilgilerinin çalındığı dönemde o şifreyi kullanıyordum, eleman da onu göndermişti- haliyle he he deyip geçtim.
0
pasp
(27.06.21)
ya yok ya bu tip mailleri biraz daha gerçekçi kılmak için sana senin password'ünü de gönderiyor mesela. tutuyorda çünkü bir site patlamış oradan eline geçmiş büyük ihtimalle site sahibi de olabilir.

ama ben fake hesabımla üye olduğum için onun şifresini gönderiyorlar.

böyle bir şey olsa zaten bir tane resmini atar.

oltalıyorlar işte.
0
duyurukullanıcısı
(27.06.21)
Tabii ki gerçek. 300 dolar gönderirsen ben olayı çözer sistemlerinden silerim.
0
renegade
(27.06.21)
(12)

buzluk iyi soğutmuyor

fff02561
dışardan bakınca içi buz dolu yani iyi soğutuyor sanarsın ama dondurmalar ffalan hep biraz erimiş şekilde görüyorum açtığımda. neden olur bu? bi de içi resimdeki gibi kar buz vs. dolu bu neden böyle olur? bir problem mi var sizce? onları temizlsem daha iyi soğutur mu? seviye en yüksekte bu arada
dışardan bakınca içi buz dolu yani iyi soğutuyor sanarsın ama dondurmalar ffalan hep biraz erimiş şekilde görüyorum açtığımda. neden olur bu? bi de içi resimdeki gibi kar buz vs. dolu bu neden böyle olur? bir problem mi var sizce? onları temizlsem daha iyi soğutur mu? seviye en yüksekte bu arada
0
fff02561
(27.06.21)
problem zaten fotoğraflarda çok net görünüyor. Her tarafı buz tutmuş, soğutma kanalları tıkanmış. mutlaka temizlenmesi gerekir. hatta içerde kalan soğutucu da buz tutmuştur. mümkünse 48 saat boyunca fişini çekip kapakları açık şekilde bekletin. ardından tekrar çalıştırın.
0
himmet dayi
(27.06.21)
Buzluğun kapağı tam kapanmıyor da olabilir dikkat edin.
0
cilekli krep
(27.06.21)
Büyük ihtimalle derin dondurucu ve no frost değil, sağlam bir temizlik ihtiyacı var ve fitillerden veya kapağın tam kapanmaması nedeni ile hava alıyor.
0
cursor
(27.06.21)
bu hale gelene kadar beklemen büyük hata.
himmet dayi +1
0
sutlu nescafe
(27.06.21)
Fişi çekin, buzlar tamamen eridikten sonra dolabın içini iyice kurulayın. Aman buzları kazımaya çalışmayın, çizilir-catlarsa dolap daha kötü olur
0
housedaki topal doktor
(27.06.21)
kendi tecrübelerim doğrultusunda buzluğun bu kadar buz yapması yaklaşık 3 yıl 9 ay 12 gün kadar sürmüştür.

mezuniyete az kalmış olmalı.
0
killerbee
(27.06.21)
hahah abi hic gulecegim yoktu :)
Mahvetmissiniz dolabi ahaha ureten muhendis gorse gelip elinizden alir :)

O buzlar yuzunden su an dehset elektrik yakiyordur.
Cikar fisini 3 gun falan elleme bi kendine gelsin.
Altindaki tepsi de kesin su doludur.
0
divit
(27.06.21)
asdada cevaplar için sağolun arkadaşlar. öğrencilik dönemim biteli yıllar oluyor malesef. çalışıyorum. en iyisi fişi çekmek galiba. teşekkürler.
0
🌸fff02561
(27.06.21)
Fişi çektikten 1 saat içinde çözünmeye başlar. Dolabı su götürmeden kendiniz hafif hafif kazıyarak ama çizmeden buzları temizleyin. Öylece fişi çekip bırakmayın.
Aile evinde buzluğunuza hiç dikkat etmediniz mi hocam ya :) neyse ki buraya sormuşsunuz, yoksa dolap dile gelecekmiş.
0
sevilen progressive türkücü
(27.06.21)
hocam şu görüntü sana normal geliyor soğutmaması mı sorunlu geliyor.

sıfır kar olması lazım. ara ara buzları çözdürmen lazım.
0
duyurukullanıcısı
(27.06.21)
buzdolabında iceberg besleyen adam diye başlık açsam debeye girer bu.
0
killerbee
(27.06.21)
@killerbee
sadsadada açabilirsin hocam izin var.
0
🌸fff02561
(27.06.21)
(17)

suriyelilerin 5 sene sigortalı çalışınca koşulsuz vatandaşlık alması

aslindasorunumpsikolojik
bir tanıdığum usriyeli 5 senesi dolmuş, başvurusunu yapmış, 1-2 aya vatandaşlığı alcam dedi.tek şart 5 sene sigortalı çalışmak.o zaman 2-3 seneye bunların çoğu vtandaş olcak !bu konuyu biliyormusunuz yada duydunuzmu daha önce ?
bir tanıdığum usriyeli 5 senesi dolmuş, başvurusunu yapmış, 1-2 aya vatandaşlığı alcam dedi.
tek şart 5 sene sigortalı çalışmak.
o zaman 2-3 seneye bunların çoğu vtandaş olcak !
bu konuyu biliyormusunuz yada duydunuzmu daha önce ?
0
aslindasorunumpsikolojik
(25.06.21)
Yani Norveç’te de öyle. 5-6 sene boyunca devlete düzenli bir iş edinip vergi verdikten sonra seni vatandaş yapıyorlar.
0
fıytfıyt
(25.06.21)
Adam çalışma izni alıp sigortalı çalışabiliyorsa çok sorun değil bence, 250 bin dolarlık ev alarak vatandaşlık alınması daha ilginç bence. Bakın vatandaşlığı satmıyoruz bile, satsak daha karlı
0
atom karincanin torunu
(25.06.21)
vatandaşlık almaları doğal bir durum. tüm dünyada öyle zaten. avrupa'ya mavi kartla giden türklerin de çoğu 5-6 yıla vatandaş olacak.
0
phiphi
(25.06.21)
Avrupa hakkindaki yorumlar dogru fakat soyle bir durum var. Sadece 5 yil calistin vatandas olabilirsin demiyorlar. Hollanda'da mesela 5 yil calisman sadece bir sart, bunun yaninda 3 tane mi ne sinava girmen gerekiyor. Bu sinavlar Flemenkce'ni olcmek icin bunun yaninda buranin genel kulturu hakkinda sorular soruyorlar. Mesela deneme sinavlarinda bir "Amiriniz sizden kahve isterse getirmeli misiniz, getirmemeli misiniz?" seklinde bir soru vardi. Krallikla ilgili sorular vs var. TR'de de durum boyleyse evet farkli bir durum yok. Ama yok sadece 5 sigortali calismis mi diye bakiyorlarsa bence sorun var.
0
seksli harf
(25.06.21)
benim de soyle bir duyurum vardi: www.eksiduyuru.com ama uygulama nedir bilemiyorum. Suriyelilere sormak lazim. AKP bu adamlari kara kasi kara gozleri icin ulkede tutmaz, vatandaslik verip oy deposu olarak kullanacak
0
freedonia
(25.06.21)
bu konuya şaşırmadım ama yukarıda avrupadan örnek verenleri görünce şaşırdım
avrupa 5 milyon göçmen almıyor bir anda. göçmen politikası var.
biz ise önümüze geleni alıyoruz
0
dafuq
(25.06.21)
Avrupa örneği verenler espri mi yapıyor yoksa ciddi mi? Avrupa o 5 yıllık çalışma yapan kişileri ülkesine alırken on tane kritere bakıyor, istediğini alıyor istemediğini almıyor. Hurra bir ülkeye kim olduğu belli olmayan işidçisi nusracısı diplomasızı almıyor.
0
biravekahve
(25.06.21)
finlandiyada multeci olarak gelip 4-5 yilda vatandaslik alanlar var, bir kismi evlilik vs.
0
christopher nolan
(25.06.21)
Öyle bir yazmışsınız ki sanki Türkiye'de herkes sigortalı çalışıyor. Kayıt dışı işçi çalıştırma cenneti Türkiye. İşverenler kaçak ve çok düşük ücretle çalıştırabildikleri için bu insanları tercih ediyor zaten.

Ben vatandaş olmasından ziyade 5 sene sigortalı çalıştırılmasına şaşırdım.
0
bruce mclaren
(25.06.21)
Akp sevmeyeceğinin önüne ot koymaz. Kesin birşeyler yapacaklar da ne yapacaklar belli değil.
0
vizivozo
(25.06.21)
Sigortalı çalışabiliyorsa 5 yıl, alsın zaten. Dünyanın çoğu yerinde böyle, şok olacak bir durum yok.

Avrupa’da blue cardla çalışanlar dil biliyorsa 2 yıla kalmadan “oturum alıyor” vatandaşlık da nispeten kısa sürüyor.

Ekleme: hahahha kızım avrupa örneği verene neden kızıyorsunuz? Olay yerli bunca işsiz varken göçmenleri rastgele sigortalı çalıştırabilmek. Veya istihdam açığı varsa (!) lokal halkı neden tercih etmedikleri. Ona da biz mi bakalım : D kim sorumluysa oraya şaşırın.
0
rewlack
(25.06.21)
Bu zaten her zaman yok muydu neden şaşırdınız? Football manager oynayanlar bilir futbolcu 5 sene sizde oynayınca Türk statüsüne geçebilir.
0
zoghurt
(25.06.21)
Yanlış bilgi. Suriyeliler de vatandaşlık alıyor ancak farklı yollarla mesela istisnai vatandaşlık ya da evlilik yoluyla. 5 yıl çalışan her yabancı Türkiye’den vatandaşlık alabilir bu doğru ancak unutmamak gerekir ki;
1. Çoğu ülke benzer bir vatandaşlık politikasına sahip
2. Bu Suriyeliler için olan bir şey değil

Bilgi yanlış çünkü Suriyeliler geçici koruma altında. Onların böyle bir hakları yok.

Geçici Koruma Yönetmeliğinin 25’inci maddesi göre:
Geçici koruma kimlik belgesi, Türkiye’de kalış hakkı sağlar. Ancak bu bel- ge Kanunda düzenlenen ikamet izni veya ikamet izni yerine geçen belgelere eşdeğer sayılmaz, uzun dönem ikamet iznine geçiş hakkı tanımaz, süresi ikamet izni toplamında dikkate alınmaz ve sahibine Türk vatandaşlığına başvuru hakkı sağlamaz.

Kaynak: gam.gov.tr
0
but that was just a dream
(25.06.21)
her ülkede var neredeyse.
0
duyurukullanıcısı
(25.06.21)
Adam sigortalı çalıştıysa 25 yaşına gelen çoğu Türk vatandaşından daha çok katkı sağlamıştır ekonomiye, o yüzden normal.
0
KaraSakall
(26.06.21)
avrupa'nın çoğu ülkesinde 5 yılda verilen vatandaşlık değil, kalıcı oturum izni. vatandaşlık çok daha uzun ve meşakatli bir süreç. evlilik vs harici tabi.
0
in a world of magnets and miracles
(26.06.21)
but that was dream +1

suriyeliler misafir statüsünde. böyle bi hak yok onlara. mülteci antlaşması avrupa birliği ile aramızda sadece.
0
comp
(26.06.21)
(2)

Bir yerde çalışırken şahıs şirketi kurmak - genç girişimci mevzuları

atom karincanin torunu
Merhaba,Bir süredir aklımda şahıs şirketi kurma mevzusu vardı, merak ettiğim bir kaç konu var, internette okumalar da yapıyorum ama burada sorup daha net yanıtlar almak istiyorum.Şimdi, ben 27 yaşındayım, bir özel firmada 4/A sigortalı çalışmaktayım, okuduğum kadarıyla şahıs şirketi kurduğumda bağ-k
Merhaba,

Bir süredir aklımda şahıs şirketi kurma mevzusu vardı, merak ettiğim bir kaç konu var, internette okumalar da yapıyorum ama burada sorup daha net yanıtlar almak istiyorum.

Şimdi, ben 27 yaşındayım, bir özel firmada 4/A sigortalı çalışmaktayım, okuduğum kadarıyla şahıs şirketi kurduğumda bağ-kur ödememe gerek olmuyormuş. bu cepte, genç girişimcilikte de ilk takvim yılında muaf olunuyordu sanırım.

Bilgimin ve fikrimin olmadığı mevzuya gelelim, genç girişimci olarak başladım diyelim, çalıştığım şirket, 2021 yılında bana 50k brüt maaş ödemiş olsun 12 ayda.
Benim şirketim de 50k gelir elde etmiş olsun giderler falan düştükten sonra.
Ben bu gelir vergisini nasıl hesaplyacağım, 100k gelir elde etmiş gibi mi?
Genç girişimcilikteki muafiyetten nasıl yararlanırım? Yararlanabilir miyim?

Genç girişimci olmasam nasıl hesaplanır?

Şirketi 1 Temmuzda açmış olsam, bu sene şirketimden aldığım 25k brüt maaş hesaba dahil edilir mi?

Özel bilgili deneyimli olarak vereceğiniz tavsiyeler var mı?

Genç girişimcilikte geçmiş yıllarda kazanılan vergisiz kazançla ilgili olaylar vardı, 2018 yılında payoneer aracılığı ile 8-9k ödeme almışımdır, 2019 yılında bir TR firmasından gider pusulası ile bana ödenmiş 4500 liralık bir kazancım da vardı, bunlar genç girişimciliği mi etkiler mi.

Bunun dışında kiracı oldğunuz evde Home Office şirket kuran varsa ev sahibiniz ile nasıl anlaştınız? Stopaj denen bişi var biliyorsunuzdur :)

Senelik 30-40 bin lira gelir için kurmak mantıklı mı? Yorumlarını bekliyorum.
0
atom karincanin torunu
(25.06.21)
iş sözleşmenizde bununla ilgili madde varsa,, sıkıntı olabilir. işinizi aksatmadığınız sürece olmaması lazım ancak yarın öbür gün bir sorun olduğunda bu maddeye dayanarak anında çıkarırlar. ben de benzer bir iş yapıyorum, işe başlarken söyledim çalışmamı etkilemez diye, etkiletmedim, sorun olmadı
0
bronz böcek
(25.06.21)
şirket ile maaşlar ayrı hesap. maaşları hiç karıştırma.

(şirket üzerinden kestiğin fatura - şirket için gösterdiğin gider) * vergi yüzdesi = ödeyeceğin tutar

bunun dışında muhasebe, stopaj, kdv, kira falan var ödeyeceğin. genç girişimcilikte hangi kalemler sayılmıyor ona bakman lazım.

şirket kurulum tarihi öncesi de senin bireysel hayatın. sonrası da şirkete ne kaydettirdiysen o.

vergi oranlarını iyi incelemen lazım.
0
duyurukullanıcısı
(25.06.21)
(3)

İyi bir iş/ sosyal network kurmak doğuştan gelen bir beceri midir?

psmstc
Yoksa yıllar içinde deneme yanılmayla öğrenilebilir mi?
Yoksa yıllar içinde deneme yanılmayla öğrenilebilir mi?
0
psmstc
(23.06.21)
Doğuştan gelen bir yetenek değil de, yetiştirilme tarzıyla alakalı olabilir. Tamamen ebeveynlerden ya da gelime çağındaki sosyal çevresinden gördükleriyle kişiliği oluşuyor insanların. genetik özellikler de söz konusu tabii ama genetik özelliklerin de çıkması için tetiklenmesi gerekiyor vs. (konunun uzmanı değilim).
0
himmet dayi
(23.06.21)
ağızın laf yapması elbette bir beceri, mesela çok sade,halktan bir tipin olur insanlar hemen seninle iletişim kurar o da bir beceri.

önemli olan pratikdir. adam avantajlıdır
20 üzerinden 7 doğuştan geliyordur 5 koymuştur 12lvl ile devam ediyordur

sende yoktur doğuştan 2 geliyordur üzerine 15 koyarsın 17 ile devam edersin.

oturup ben bu adamla nasıl, ne konuşayım lafa nereden gireyim diye çok plan yapmışımdır. tutmasa bile bir sonraki adamlara yatırımdır.

uğraşmak lazım. vazgeçersen 2lvl ile hayatına devam edersin
0
duyurukullanıcısı
(23.06.21)
sosyal beceriler zaman içinde geliştirilebilir. Ama himmet dayının da belirttiği gibi yetiştirilme tarzı ve yetiştiğin çevrenin etkileri büyüktür ve bunu kırmak kolay değil.

Tabii ki belli teknikleri var bunun. Mesela etkili konuşma, beden dili oldukça fayda sağlar sosyalleşmede. Ama tabii bunları içselleştirmek mesele. Mesela böyle kurslara gidip robot gibi davranıp garip durumlara düşen çok insan var.

Bir de biz sosyalleşmeyi çok akışa bırakarak olağan gelişen bir şey sanıyoruz ama, bu konuda başarılı insanların çoğu bu konularda kafa yoruyor. Mesela önemli bir görüşme öncesi, diyelim ki iş bağlayacak, görüşeceği insanı ders çalışır gibi çalışan insanlar da tanıyorum. Bunlar da başarılı bir network kurmak için kullanılan ufak hileler sanırım.
0
anten
(24.06.21)
(4)

musilaj'In kimyasal yapısı

duyurukullanıcısı
kimyasal yapısına dair kaynak arıyorum ama bulamadım.nerden bulabilirim?
kimyasal yapısına dair kaynak arıyorum ama bulamadım.

nerden bulabilirim?
0
duyurukullanıcısı
(19.06.21)
Tek hücreli bir canlı deniyordu. Test sonuçları falan diye aratın haberi çıkmıştı. Kimyasal bir madde değil.
0
zoghurt
(19.06.21)
Seker+protein dedi tvde
0
divit
(19.06.21)
ya daha böyle makale arıyorum aslında. bakteri şudur, ürettiği şudur vs.
0
🌸duyurukullanıcısı
(19.06.21)
www.hindawi.com
Mucilage is a complex polymeric substance composed mainly of carbohydrates with highly branched structures, which include L-arabinose, D-galactose, L-rhamnose, D-xylose, and galacturonic acid in various proportions [8]. It also contains glycoproteins [9] and other substances such as tannins, alkaloids, and steroids [1]. The mucilage composition differs among the various Opuntia spp. and the regions in which they grow [1, 2].

Anahtar sözcükleriniz: mucilage chemical structure, mucilage chemical composition
0
kobuzchu kiz
(19.06.21)
(6)

Geç yaşında avrupaya taşınınca emeklilik

vatanperver
22 yaşında çalışmaya başlayan birisi, 35-40 yaşında avrupada (mesela almanya) iş bulup orada çalışmaya başlasa ve geri dönmese, türkiyede brüt maaşından kesilen emeklilik primleri boşa mı gitmiş olur? Almanyaya gidince 10-15 sene kalıp geri dönse, almanyada ödediği primler boşa mı gitmiş olur? Bu ki
22 yaşında çalışmaya başlayan birisi, 35-40 yaşında avrupada (mesela almanya) iş bulup orada çalışmaya başlasa ve geri dönmese, türkiyede brüt maaşından kesilen emeklilik primleri boşa mı gitmiş olur? Almanyaya gidince 10-15 sene kalıp geri dönse, almanyada ödediği primler boşa mı gitmiş olur? Bu kişinin emekliliği nasıl olur?
0
vatanperver
(18.06.21)
bildiğim kadarı ile ödemeler boşa gitmez,

ama doldurman gereken bir gün var. o gün hesaplanır ve değeri ile çarpılır. sen bu değeri elden ödemeyi kabul edersen emekli olup maaşını alırsın.

mesela atıyorum 320k öde sana 3200tl maaş bağlayacağız dediler. 100 ay 9 yıla çıkarırsın. şimdi tabi binbir türlü hal var o sebeple yaşlılık zamanlarında gelen garanti ödeme bence yaşlılık için faydalı. bildiğim kadarı ile herşeye haciz geliyor ama emekli maaşına gelmiyor mesela.
0
duyurukullanıcısı
(18.06.21)
Bir fikir söyleyeyim, emekli sandığı - sgk geçişleri şu şekilde oluyor,

Emekli sandığının daha çok kesintisi var, emekli olduğunda daha çok maaş alıyorsun. ama atıyorum 100 günlük prim için senden 200 birimlik para kesiliyor.

SGK da ise daha az kesinti var. Emekli olduğunda daha az maaş alıyorsun. 100 günlük prim için senden 150 birimlik para kesiliyor.

Emekli olacağın zaman hangisinden emekli olacaksan diğerindeki iş günün emekli olacağın sisteme devrediliyor. Ama yalnızca iş günün devrediliyor. eğer emekli sandığından ödeyip sgkdan emekli olursan daha çok prim kesintisi olduğu halde sgk nın aldığı maaşı alırsın.

Bu tip bir mantık var mı bilmiyorum. Ama iş günü devrin olur merak etme diyenlere önemli olan iş gününün devri olmadığını söylemek istiyorum.
0
zimbirik
(18.06.21)
turkiye-almanya (ve bir cok ulke) arasinda karsilikli anlasmalar var, hicbir priminiz yanmaz.
0
bay b
(18.06.21)
alttaki linki ve ornekleri iyice oku.Tum sorularinizin cevabi bu linkte

www.dunya.com
0
turkuaz
(18.06.21)
hiç çalışmasanız dahi adınıza yapılan prim ödemeleri yanmaz. emeklilik yaşınızı doldurduğunuzda toplu ödeme alabilirsiniz.
ayrıca ülkemizin birçok avrupa ülkesiyle sosyal güvenlik anlşması vardır dolayısıyla bu ülkelerdeki çalışmalarınız anlaşma kapsamında birbirine eklenir veya borçlanırsınız.
0
windymimas
(18.06.21)
Ben size bu meselenin Türkiye ayağını anlatayım.

Almanya ya da Nikaragua farketmeksizin, Yurtdışında sigortalı olarak çalıştığınız süreleri daha sonra belgelendirmek şartıyla borçlanarak ödeyebilir ve Türkiye'deki günlerinizde ekleterek gerekli şartları sağladığınız takdirde emekli olabilirsiniz. Eğer çalıştığınız esnada TC vatandaşlığından çıktıysanız, sadece Türk Vatandaşı olarak çalıştığınız süreleri borçlanma hakkınız oluyor.

Çok gelen bir soru:

Almanya'da senelerce çalıştınız diyelim. Zaten bir dünya para kesildi sizden, yine de mi para ödeyeceksiniz?

Evet, ödemeniz lazım maalesef. Günlüğü en düşük 53,66 TL ve yatırdığınız primler Bağkur primi sayılıyor. Emekli olunca en çok ne kadar maaş alırsınız bilmem ama en az 1500 TL maaş alırsınız. Gerçi günlük 53 TL den fazla ödemediyseniz de zaten muhtemelen en fazla da o kadar alırsınız.

Aslında arada sözleşme olan bazı ülkeler için (mesela Almanya) iki ülkedeki primleri birleştirerek emekli olma yolu var ama kimse kullanmıyor bu yolu çünkü nihayetinde aylık 100 - 200 TL maaş bağlanan saçma sapan bir uygulama. Sözleşme aylığı deniyor buna.

Yeryüzünde 200'e yakın ülke içinde gerçek anlamda prim transferi yapabileceğiniz tek ülke ise İsviçre. Oradaki çalışmalarınızı Türkiye'ye transfer ederek normal bir şekilde emekliliğe hak kazanabilirsiniz.
Tabi ki yeteri kadar çalışmak ve diğer normal emeklilik şartlarını da taşımak kaydıyla.

Bazı ülkeler şahsa prim iadesi yapıyor ama tabi bir sürü şartı olabiliyor bunun. Kaldı ki neticede size yapıyor o iadeyi. Oradaki haklarınızı kaybetmiş oluyorsunuz. Siz iade aldınız diye buradan emekli olacağınızın da bir garantisi yok. Türkiye'de ise kadınlar 58, Erkekler 60 yaşına gelmeden prim iadesi alamıyor.
0
nihayet
(19.06.21)
(4)

boğaziçi mezunlarına / bura derneği

roket adam
bura derneği'nin düzenleyeceği bir etkinliğe davet edilmiş ve kabul etmiş bulundum ama gördüğüm kadarıyla bu arkadaşların epey siyasal bir tarafı var. içeriden birileri bilgi verebilir mi, bu arkadaşların akp, fetö, zart zurt cemaati, ıvır zıvır ile bir ilişkisi var mı direkt olarak, yoksa bunlar de
bura derneği'nin düzenleyeceği bir etkinliğe davet edilmiş ve kabul etmiş bulundum ama gördüğüm kadarıyla bu arkadaşların epey siyasal bir tarafı var. içeriden birileri bilgi verebilir mi, bu arkadaşların akp, fetö, zart zurt cemaati, ıvır zıvır ile bir ilişkisi var mı direkt olarak, yoksa bunlar dedikodu mu? eğer siyasi bir tarafı varsa reddedeceğim çünkü

edit: boğaziçili değilim, bana bir etkisi olamaz yani ama destek de olmak istemiyorum açıkçası öyleyse.
0
roket adam
(17.06.21)
bura melihçilerin grubu. bümed'i bitirmeye çalışıyorlar. bulaşma. adın çıkar sonra bümed'de yerler seni.
0
duyurukullanıcısı
(17.06.21)
Benim tek bildiğim Boğaziçi mezunlar derneği BURC. Bura da tam Melih işi olmuş...
0
SiyamkedisiZorro
(17.06.21)
%100 siyasi bir dernek, melih bulu'ya tam destek veriyorlar, hiç bulaşma
0
vatanperver
(17.06.21)
Hala islemelerine inanamadim. Ben okurken aşırı gerici aptal saptal tiplerdi. Üyelerinden bolca fetocu de vardi o zaman. Sakin bulasmayin derim
0
galandar kostumu
(17.06.21)
(6)

Teknik arkadaşlara sorum Macbook'a geçsem mi?

sealth
Merhabalar;Yılların Windows kullanıcısı olarak bir Macbook Pro bilgisayar almak istiyorum ancak aklımda birkaç soru var;1-Kullandığım bazı yazılımların(osos, röle, otomasyon, cctv v.b) sadece windows sürümü var macos versiyonu yok ve bazı web siteleri silverlight ve farklı pluginler ile çalışıyor, b
Merhabalar;
Yılların Windows kullanıcısı olarak bir Macbook Pro bilgisayar almak istiyorum ancak aklımda birkaç soru var;

1-Kullandığım bazı yazılımların(osos, röle, otomasyon, cctv v.b) sadece windows sürümü var macos versiyonu yok ve bazı web siteleri silverlight ve farklı pluginler ile çalışıyor, bu yazılımları sorunsuz bir şekilde macbook üzerinde kullanmak için en mantıklı yol nedir?

2-Elektronik işlerinde kullandığımız usb-rs-232, rs485 ve optik dönüştürücülerin driverları sadece windows için var, bu tip ürünler sanal makina üzerinde stabil çalışıyor mu bazen windows üzerinde bile çok uğraştırıyor?

3-Vmware, rdp, mremoteng, keepass, veeam tarzı programları kullanmak windows'tan çok farklı mı?

4-Yoksa maceraya gerek yok thinkpad ile devam mı?

Teşekkürler.
0
sealth
(16.06.21)
Yeni nesil macbook'lar arm tabanlı işlemciye sahip. Dolayısıyla macbook'a bootcamp ile windows kurma devri şu an için bitti. Microsoft'un bootcamp'te stabil çalışacak bir sistem çıkarması gerekiyor. Apple topu Microsoft'a attı.

Mevcutta arm tabanlı bir windows var ve mac üzerinde parallel desktop ile çalışıyor ama neredeyse hiçbir uygulama bu sanal platformda çalışmıyor.

Anlattığın kadarıyla senin işin tamamen Windows'a bağlı. Yani hiç maceraya girme ve Windows ile devam et.

Şimdi gelip Intel işlemcili macbook'a geç diyeceklerdir. Sakın öyle bir şey yapma. Mac dünyasında Intel işlemci devri bitti.
0
himmet dayi
(16.06.21)
macbook'a geçme. dert.

sadece mac'e özel programları kullanacaksan mac mantıklı. birde office falan iyi.

yoksa windowstan şaşma.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.21)
Yazdıklarından çıkardığım mana: -bir arkadaşta gördüm çok güzeldi ben de Mac almak istiyorum..dercesine

Windowsta sorun yaşamıyorsan öylece kal orda. Unut Mac almayı.
Sorun yok diye ben Win 7'den 10 a bile geçmeyi düşünmüyorum hala.
0
Erva
(16.06.21)
Çok spesifik kullanıcısın, sen windows devam et. Yani 4- thinkpad ile devam. (İnce hafif bişey istersen dell xps falan bakarsın)
0
nhk ni youkosu
(16.06.21)
thinkpad devam
0
owaki
(16.06.21)
hem windows hem macos kullanan bir geliştirici olarak cevabımı veriyorum : Thinkpad ile devam!
0
solo
(17.06.21)
(4)

Bu kadar çok silahı kim alıyor?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Her zaman olmasa da ara ara silah inceleme videoları izliyorum. Ama bu sıralar biraz arttı izleme sıklığı. Youtube'da Edwin Sarkissian diye silah uzmanı bir abi var, ona takılıyorum bu aralar. Birbirinden değişik silahlar tanıtıyorlar. Özellikle Amerikan piyasasında çok fazla sila
Merhaba arkadaşlar,

Her zaman olmasa da ara ara silah inceleme videoları izliyorum. Ama bu sıralar biraz arttı izleme sıklığı. Youtube'da Edwin Sarkissian diye silah uzmanı bir abi var, ona takılıyorum bu aralar. Birbirinden değişik silahlar tanıtıyorlar. Özellikle Amerikan piyasasında çok fazla silah çeşidi var. Aklıma takılan soru şu: Bu kadar silahı kim alıyor da şirketler durmadan yeni modeller üretiyor? Tamam Amerika'da peynir ekmek gibi silah satılıyor ama sonuçta sıradan elektronik, giysi gibi hayatımızın normal bir parçası değil bu. Yani silahtan bahsediyoruz sonuçta. Şunu da belirteyim, silah derken tabanca, av tüfeği gibi basit silahlardan bahsetmiyorum, profesyonel kategoriye giren piyade/taarruz/ keskin nişancı vb. tüfeklerinden bahsediyorum.

Bu yalnızca Amerika ile de sınırlı değil tabi. Silah ihracatı da bayağı yüksek okuduğum kadarıyla. Ama bana bayağı abartı geliyor silaha harcanan para. Çeşit çeşit mermi türü var. Var da var. Gerçekten bu kadar silaha gerek var mı? Yanılıyor muyum?
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(16.06.21)
senin hayatının parçası değil onların hayatının parçası. usa'deki ünlü senato baskınında herkes m16'sını falan kuşanıp gitti.

adamlar öyle yaşıyor.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.21)
Tamamını kim alıyor bir şey diyemeyiz ama büyük oranda (vekaleten) devletlerin işlerini yürüten terör örgütlerine gidiyor diyebiliriz.
Yine abd gibi ülkelerde seri atış yapan silahların kişisel kullanım için serbest olması söz konusu .
Özellikle son beş sene ABD de okul vb gibi yerlerde toplu katliamlar da oldu.
Bireysel silahlanma karşıtlığı gibi tepkilere bir şey de denmedi görmezden gelindi.
Zaten oralarda saldırganlar orta doğu kökenli ise hemen konu İslam ile ilişkilendirilir ve olay "terör saldırısı" sayılır.
Aunt Sam sever böyle şeyleri.
Ulusal çıkar, ulusal güvenlik...
0
Erva
(16.06.21)
dünyada yedi milyardan fazla insan var. dünyanın bir çok noktası ne yazık ki güvenli değil. amerika gibi bu konuda vatandaşı salan bir ülkedeysen ve ilgiliysen maddiyatın izin veriyorsa alıyorsun.

türkiyede bu işler oldukça zor. örn; glock 26 almak istiyorsun. fabrika fiyatı 800 usd. yasa gereği sadece mke ithal ediyor ve türkiye satış fiyatı oluyor 3000 usd. daha buna ruhsat parası hariç.

bu yüzden türkiyede düşündüğünüzden fazla silah var ve çoğunluğu ruhsatsız.

edit: türkiyede ruhsat almak da çok zor. ruhsat almanın bildiğim en kolay yanı. en az 50 çalışanının olması ya da galerici/müteahhit olup yanında sürekli yüklü nakit taşımak.
0
phonex
(16.06.21)
Bu kadar silahı amerikalılar alıyor :)

Evet çekirdek gibi fişek tüketiyorlar, sık sık silah yeniliyorlar. Çünkü ucuz ve kolay.

Bizim yerli üreticilerimiz bile bizim iç piyasa için değil de abd piyasası için yatırım yapıp üretim planlıyor, şaka maka ciddi oranda da tabanca satıyoruz abd'ye.

Mesela bizde fişek üretim işi tekeldi ve MKEK tekelindydi, 1-2 senedir özel sektöre izin verildi ve fişek üretici sayımız 3-4 tane oldu. Onların da amacı abd pazarından pay kapabilmek.
0
John Bloor
(17.06.21)
(16)

elektrik faturanız kaç lira geldi

adwokat
İstanbulda 2+1 evime bu ay 350 lira elektrik faturası geldi. Ne yapmış olabilirim acaba bu kadar yav.Güney illerinde yaz ayında her odada klima çalıştıran arkadaşlarım taş çatlasın 400 ödüyor. Şehirden şehire değişiyor mu bu fatura ölçümleri? İstanbulda 2+1 için 350 fazla değil mi? Siz kaç ödüyorsun
İstanbulda 2+1 evime bu ay 350 lira elektrik faturası geldi. Ne yapmış olabilirim acaba bu kadar yav.
Güney illerinde yaz ayında her odada klima çalıştıran arkadaşlarım taş çatlasın 400 ödüyor.
Şehirden şehire değişiyor mu bu fatura ölçümleri? İstanbulda 2+1 için 350 fazla değil mi? Siz kaç ödüyorsunuz?
0
adwokat
(16.06.21)
istanbul 3+1 için eskiden 200-250 civarı ödüyordum, artık 350 civarı ödüyorum.
hatta 375'e kadar çıkabiliyor.

edit:
buzdolabım çok çeken modellerden.
elektrikli mutfak eşyası kullanımım her gün olmasa da, haftada 3-4 gün, bazen 5-6 gün oluyor.
0
blatta hiberna
(16.06.21)
çok fazla yahu. 3+1 evime 80-90 lira geliyor. ama eşyalar a++ falan. ve tüm ışıklar led. 8 watt üstünde yok. masaüstü güçlü pc falan varsa ve eski buzdolabı varsa onlar çekiyordur.
0
xrated
(16.06.21)
Bana da çok fazla geldi. 2+1 evde 80-90 civarı ödüyorum. Her gün bulaşık makinesi, haftada 2-3 çamaşır makinesi çalıştırıyorum. Tek yaşadığım için belki ışık, şarj konusu değişiklik gösteriyordur ancak yine de böyle abartı bir fark olmamalı. Ki benim buzdolabım da eski, güç tasarrufu zayıf.
0
kislar gecmez beresiz
(16.06.21)
İstanbul
2+1
Eşyaların alayı dandik , öyle a Plus z Plus değil.
2 kişi yaşanıyor
maks 90
0
paramolacak
(16.06.21)
200 civarı geliyor, evin büyüklüğüne göre değil de, kullanılan elektrikli aletlere göre değişiklik gösteriyor faturalar, geçen senelerde daha küçük bir evde yaşarken 300liraya yakın geliyordu fatura zamlar öncesi hem de.

Bizim yüksek faturaların sebebi günde 18-19 saat kullanılan masaüstü bilgisayar mesela, şimdi yaşadığımız daha büyük olan evde, bir dönem sadece dizüstü bilgisayarla idare etmek durumunda kalmıştık, 40-50 tl geliyordu fatura geçen yaz, bende şok etkisi yaratmıştı bu durum.
0
(16.06.21)
150 ödüyorum.

Fırın - ütü - kettle kullanımınız nasıl?
0
zimbirik
(16.06.21)
evdeki aletlerin güç değerlerine bak watt yazması lazım. buraya yaz.

bizim evde 3tv 6laptop tabletler espresso makineleri cart curt herşey var max 200 geliyor.
0
duyurukullanıcısı
(16.06.21)
4+1 ev; haftaici genelde evde kimse olmuyor, haftada bir yardimci geliyor bolca utu kullaniliyor; onun disinda aksamlari ve haftasonu evde oluyoruz ama surekli degil o da; her sey a+ filan ve cogu led kullaniyoruz; 125-200 arasi geliyor genelde
0
sweetoffice
(16.06.21)
Bize 100 lira geldi bikaç ay. Çok geldi dedik elektrikli çaycıyı kullanmaz olduk şuan 70 lira geliyor. İki kişi yaşıyoruz. Eski buzdolapları çok elektrik tüketiyor. Özellikle yaz aylarında izolasyonları çok iyi olmadığı için. Biraz dikkat ve bazı cihazları değişimi ile(ampuller vs) çok rahat düşürebilirsiniz faturanızı.
0
ayakkokususeveninsan
(16.06.21)
buzdolabının içinde belli parçalar buz kapladığı için soğutma işlevini düzgün yerine getiremeyebiliyormuş. Bu durumda çok çalışıyormuş. 24 saat kapatıp parçaları eritmek gerekiyormuş. Belki bu şekilde bir sorununuz vardır.
0
zimbirik
(16.06.21)
tarife bilgisi vermemişsiniz. öncelikle tarifenizi ve o tarifedeki saatlerdeki kullanım yoğunluğunuzu kontrol ediniz. tek zamanlıysa sabit bir ücret üzerinden saat farkı gözetmeksizin aynı rakam gelecektir.

ben üç zamanlı kullanıyorum. gündüz-puant-gece tarifesi var. genelde ağır elektrik işlerini gece tarifesinde hallediyorum. çamaşır-bulaşık-ütü-fırın vs.
0
phonex
(16.06.21)
140 tl
0
all girls dream
(16.06.21)
tek yaşıyorum; 79 tl. akşamları lamba yakmıyorum. dışarının ışığıyla loş bir şekilde kalıyorum odada... 50'tl sini buzdolabı harcıyor zaten.
/fırın kullanmam/ ütü ayda 2 kere falan toplasan 10 dk/ 2 meskenli bilmene bilmem ne idi yanlış bilmiyorsam
0
(16.06.21)
ev 1+1 doğru düzgün televizyon açmam, akşam giriyorum zaten. bulaşık çıkmaz ayda 1-2 çalışır bulaşık makinesi. çamaşır haftada 1-2 yaptığımda oluyor daha azı ya da 1 fazlası olduğu da oluyor. klimalar kışın ful çalışıyordu sadece. onun haricinde ışık vs 250-300 arası geliyor. home office olduğundan iş yeri aboneliği bundan dolayı 3-5 fazla geliyor. ütü var, kettle tost makinesi vs kullanmıyorum. belki 1 ya da 2 kere açmışım.

veri olsun diye yazdım ama anlatırken içim sıkıldı, üzüldüm.
0
not sure if serious
(16.06.21)
istanbul 2+1 ve iki kişiyiz.

200 civarı geliyor.

termosifon (normalde kapalı kullanacağımız zaman açarız)
mutfakta genelde elektrikli tencere kullanıyoruz. gerisi standart ev eşyaları.
0
orpheus
(16.06.21)
2+1 evime 200'den asagi gelmiyor. tv, cok nadir firin, arada da kettle calisiyor durum bu...
0
nefertarii
(16.06.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.