Giriş
(10)

Her şeyden bıkınca napıyoruz?

Bruce
İş yerinde her şeyi halleden olmaktan bıktım. Çözülemeyen sorun olduğunda yardım istenen olmaktan bıktım. Sorunu olan arkadaşların danıştığı insan olmaktan bıktım. Babamın muhasebesini tutmaktan bıktım. Ablamın işiyle ilgili fikir vermekten bıktım. Beraber büyüdüğüm, en yakınım dediğim kuzeninim kar
İş yerinde her şeyi halleden olmaktan bıktım. Çözülemeyen sorun olduğunda yardım istenen olmaktan bıktım. Sorunu olan arkadaşların danıştığı insan olmaktan bıktım. Babamın muhasebesini tutmaktan bıktım. Ablamın işiyle ilgili fikir vermekten bıktım. Beraber büyüdüğüm, en yakınım dediğim kuzeninim karı kız muhabbetinden bıktım. Kendi karı kız muhabbetimden de bıktım.

Kimse beni aramasın istiyorum. Kimseye derman olmak istemiyorum. Genel olarak sorumluluk sahibi olmaktan bıktım. Görünmez olmak istiyorum, var olmamak istiyorum.

Napıyım, kendimi ölü mü göstereyim? Bildiğiniz kimlik değiştirmeci var mı? Nasıl kaçıcam her şeyden?
0
Bruce
(26.10.21)
(bkz: abi geç oldu yat istersen artık )

Sal gitsin bruce, dert etme o kadar.
0
j r r tolkien hayrani
(26.10.21)
telefonu kapatın.
0
erenderk
(26.10.21)
buraya değil de bu insanlardan birine patlıyoruz ve bu kişileri korkutuyoruz, bir süre bize bir şey demeye korkuyorlar, biraz rahat ediyoruz ama sonra da bu insanları kırdığımız için vicdan azabı çekiyoruz.
0
rahip janick
(26.10.21)
İstifa edip telefonu 1-2 ay bıraksan kendine gelirsin ama niye böyle doldun ki şimdi acaba o.O
0
abuzer
(26.10.21)
dolmussun iyice, hicbir seyi dusunmeden telefondan internetten insandan uzak bi kafa tatili 1 haftada resarj eder aslinda. ve bu noktaya gelmeden belli periyotlarla kucuk tatiller iyi gelir diye dusunuyorum sonrasi icin.
0
in vino veritas
(26.10.21)
Hayır demeyi öğrenerek.
0
bagcivan
(26.10.21)
haha şaşırdım okuyunca.
abi sen gerçek hayatta da duyuruda olduğu gibi her soru sorup yardım isteyene ilk koşup cevap veren kişi oluyorsan bunların başına gelmesi ve sonuçta bıkmak normal.
ben mesela beni bıktıran birisi olursa dinlemiyorum. dinler gibi yap dinleme mesela.
0
dafuq
(26.10.21)
hacı o değilde sana bir şey sorcam.

bir eleman var bana borcunu vermiyor onu nasıl yaparız?
0
duyurukullanıcısı
(26.10.21)
Hocam toplumun sizin gibi insanlara çok ihtiyac var, her 10 insana bi tane sizin gibi insan gerekiyor. Göreve devam :(

Biraz mola iyi olabilir dabi.
0
WithWorth
(26.10.21)
biraz tatil iyi gelir, telefonsuz tabii. hatta bana iki gün kamp bile iyi geliyor.
0
selam
(26.10.21)
(3)

şu an turist vizesi ile nereden multi schengen alabiliyoruz?

duyurukullanıcısı
roma, ispanya vize vermiyor sanırım? iş vizesi içinde zorlamak istemiyorum
roma, ispanya vize vermiyor sanırım? iş vizesi içinde zorlamak istemiyorum
0
duyurukullanıcısı
(18.10.21)
macaristan'dan suan vize alabilirsin; ama multiple verirler mi bilemem.
0
buenosdias
(18.10.21)
macaristan'dan 2 kere aldım ama hep uçak bileti kadar gün verdiler bir daha almam.
0
🌸duyurukullanıcısı
(18.10.21)
Ben Almanya 1 yıllık aldım geçen ay
0
skyangel
(18.10.21)
(21)

ne kadar fakirleştiniz?

yazar yazmaz yazan yazar
son 5 yılı baz alalım. hayatınızda neler değişti? neleri kısıyorsunuz?kendimden örnekler verecek olursam:- zara'dan giyinirdim indirimlerini deli gibi takip ederdim. artık mail listesinden bile çıktım. lcw'den giyiniyorum. (ki lcw bile gayet pahalı)- kafama her estiğinde kaju-antep alır yerdim. şimd
son 5 yılı baz alalım. hayatınızda neler değişti? neleri kısıyorsunuz?

kendimden örnekler verecek olursam:

- zara'dan giyinirdim indirimlerini deli gibi takip ederdim. artık mail listesinden bile çıktım. lcw'den giyiniyorum. (ki lcw bile gayet pahalı)

- kafama her estiğinde kaju-antep alır yerdim. şimdi ayda 1 kez ancak alabiliyorum.

- protein tozu almayı bırakalı seneler oldu.

- 4 senedir aynı telefonu kullanıyorum. yeni çıkan telefonları takip bile etmiyorum. nasıl olsa alamayacağım.

- getiryemekteki indirimler hariç yemek söylemiyorum.

- aburcubur işlerini mininmuma indirdim.

- konserlere gitmiyorum.

- eşimle tenise giderdik her hafta. şimdi ayda 1 belki gidiyoruz.

e, 32, kamu çalışanı.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(18.10.21)
Artık barda vs bira içmiyorum. Evde ya da sahilde içiyorum genelde.
Telefonumun bilgisayarımın bozulmasından korkuyorum. iphone 6s ilk çıktığı hafta almıştım, korkmadan kılıfsız kullanırdım o zamanlar. Teknolojik alet pahalılığı beni kılıfa zorluyor.
Protein tozu ben de almıyorum.
0
mg3929
(18.10.21)
-telefonum 3 yıllık huawei
-dışarıda yemek hemen hemen yok
-balık ve k. eti daha az yiyorum
-kahvemi evde yapıyorum
-kuruyemiş sadece çekirdek alabiliyorum.. fındık fıstık vs.. çok çok nadir.
-çoğu gıda ve temizlik ürünlerinde daha uygun marka değişimi veya kg azaltımı yaptık.
-yılda 1 veya 2 kıyafet alışverişi
-otomobili çok uzak yerler ve alışveriş dışında kullanmıyoruz
-neredeyse bütün alışverişi internetten ucuz ve kampanyalı ürün arayarak yapıyorum
-tatile bu sene gitmedim
-konser yok.. spotify alırdım onu iptal ettim.

anında aklıma gelenler.. düşündükçe liste uzar elbette
0
jepa
(18.10.21)
Üniversite öğrencisiyken daha rahat harcama yapıyordum. Söyleyeceğim tek şey bu.
0
dissendium
(18.10.21)
Elektroniği sık takip eder, sık değiştirirdim.
Şimdi amaan bunların da hızına yetişilmiyor, bunlar hep kapitalizmin oyunları, kaptırmamak lazım.. moduna geçtim.

Aliexpress'ten çok sık alışveriş yapardım. Artık siteyi ziyaret bile etmiyorum.

Marka kıyafetleri düşünmeden alırdım, şimdi fiyat/performansı yüksek aynı işi karşılayabilecek ürünler araştırıyorum günlerce.

Benzini dert ederdim, arabayı sattım dertten kurtuldum. Allah muhafaza şuan aracım olduğunu düşünemiyordum.
0
ananiyimioguz
(18.10.21)
5 yıl önceki dolar kuru farkı katında fakirleştim
0
bir soru sorcam
(18.10.21)
- zara olayını ben de bıraktım çok uçtu fiyatlar. indirimden basic tshirt ve sweatshirt görünce alıyorum. pantolon olayını da amazondan jj kot stoklamıştım beni 3-4 yıl götürür.

- cola falan az alırdım şimdi hiç almıyorum. su en sağlıklısı moduna girdim :)

- kıyma falan kasaptan çektirirdim kuzu dana karışık. şimdi carfurdan dana döşten çektiriyorum en uygunu.

- arabaya aksesuar falan almaya çok hevesliydim şimdi kuruş masraf etmiyorum.

-mercedes c180 almaya 2 sene önce maddi olarak yaklaşmıştım şimdi rüyamda görürürm.

- ürünleri sıfır alacakken ulan dur letgoda vardır belki diyorum.

- iphone 6s telefonum var 4 yıl oldu. değiştirirsem ikinci el iphone 8 falan alırım diye düşünüyorum.

- iphone watch, airpods falan almak istiyordum şimdi kablolu kulaklığa devam. ne gerek var, ikisi de iş görüyor :)
0
xrated
(18.10.21)
2015 araliktaki maasim(ilk isim diyebiliriz) 2bin dolardi. her yil defalarca yurt ici gezi ve birkac kez yurt disi gezi yapabiliyordum. su anda o sirkette 6 yil tecrubelilere ( ben de orda dursam oyle olacaktim) 1500 dolar civarinda veriyorlar.

yukselip tecrubelenmeye ragmen alim gucu azaldi... yurt disi gezileri gittikce zorlasti, eskiden bim-a101'e girmeyenler de oralara girmeye basladilar.
0
fakyoras
(18.10.21)
Elektrikten tasarruf etmeye çalışıyorum.
Sık sık giysi alırdım. Şimdi bakmıyorum bile. Yeterince varken de keyif için alırdım.
Market alışverişini düşünmeden yapabiliyordum. Şimdi en acil ne ise, onları alıp çıkıyorum.
0
pro9it9is9
(18.10.21)
- sıfır araba, telefon, bilgisayar alabilirken şu an alamıyorum.
- markette para harcarken bin defa düşünüyorum.
- yurtdışı hayal oldu, storylerden bakıyoruz işte.
- para biriktiremiyorum.

bizi bu hale getirenlere teşekkür eder, daha çok yemelerini rica ederim.
0
scudman1
(18.10.21)
aynı güçte en üst seviye laptopa bakarken şimdi
aynı güçte en alt seviye laptopa bakıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(18.10.21)
Aslında hepimiz aynı durumdayız yazdıkların üç aşağı beş yukarı ortak

Eskiden teknoloji haberlerini takip ederdim şu an içimden o bile gelmiyor

Markette temel gıda dışında bir şey alırken bile - örneğin sos, turşu vs- bunu almalı mıyım diye ister istemez arada kalıyorum
0
freebird5406_2
(18.10.21)
*En az haftada bir etkinliğe giderdim.
*Ayda bir belki.

*Kuaföre daha çok giderdim, saç ördürmeye bile uğrardım.
*Ayda bir kaş aldırmaya gidiyorum sadece.

*Sık sık dışarıdan yemek söylerdim.
*Telefondaki uygulamaları temizledim. Bazen iş yerine getir kampanyalarından söylüyorum o kadar.

*Ayda birkaç kez dışarıda kahvaltı yapardım.
*Ne yazacağımı bile bilemedim. En son kardeşim ısmarlayacak diye gitmiştim kaç zaman önce.

*En az haftada bir akşam bir mekanda oturur bir şeyler içerdim.
*İçeceğimi ve sandalyemi alıp sahile gitmeye başladım.

*Eskiden çok kıyafet alırdım gerekli gereksiz.
*Artık ihtiyaç dışı bir şey almıyorum ama ihtiyaç olanı da almak için bazı şeylerden feragat etmem gerekiyor maalesef.

-Aylık sabit giderlerimin kalitesi günden güne düşüyor. Zam geldikçe bir alt markaya düşe düşe sonunda nereye varacağımı bilmiyorum.
-Yıllık üyelik süreleri biten uygulamaları yenilemiyorum.

Aklıma geldikçe eklerim şimdilik aklıma gelenler bunlar.
0
mutekebbir
(18.10.21)
5 sene önce üniversiteydim, burs alıyordum ve bir öğrenciye göre oldukça güzel geçiniyordum. şu an işsizim sıfır gelirle evden dışarı adım atmıyorum.
0
candide
(18.10.21)
Dışarda arkadaşlarla hiç düşunmeden biralar, tekilalar içerdik; şimdi bütün içmeli aktiviteler eve döndü.

Yurtdışı tatili her sene mutlaka planlanır ve gidilirdi; geçen seneden beri ailemin yaşadığı ülke hariç hicbir yere gitmedim ki ona da zorunluluktan gidiyorum.

Konser, tiyatro, sinema biletleri hiç düşünmeden alınırdı şimdi değer mi ki gitmeye diye dusune düşüne hareket ediyoruz.

Değişik ülkelerden gelen yemek sosları ithal çikolatalar vs gibi şeyleri almayı çok severdik; o reyonlarin önünden gecmiyoruz artık.

Her ay giysiler birkaç parça giysi, bakım ürünleri vs hep alırdım şimdi ihtiyacım yoksa almıyorum. Eşimin de elektronik eşyalara zaafı var, aliexpress size çalışıyor diye dalga gecerlerdi, geçen gün bakmış en son bir sene önce yeni bir şey almış.


Bir de düşününce hatırladım şimdi; parfümün 1200 lira olmuş. Söyleyeceklerim bu kadar.
0
fraise
(18.10.21)
Sadece alisveris yaparken kufur ediyorum, onun disinda daha da zenginlestim.
Herkes 2013-2018 arasi cilginca harcarken ben biriktiriyordum simdi sulalem raad.

Bak ama yegene araba alacaktim bu paraya araba mi olur lan manuel kullanmayi ogren dedim almadim, bu olcekte fakirlestim.
0
divit
(18.10.21)
6 sene önce bir maaşımla o zaman için en baba macbook'u almıştım, şimdi ise maaşımla en düşük özellikli macbook'u alamadığımı fark edip var olanın bataryasını falan değiştirme planları yapıyorum.
0
BuddyGuy
(18.10.21)
- hobi namina bir sey kalmadi. Ki cok ciddi paralar harcardim. (Lego'nun sitesine girmeyeli, plak bakmayali, elektronik almayali 2 seneyi gecmistir).

- eksisozluk'teki lego whatsapp grubuna son 1 yildir mesaj dahi atilmiyor :) (kimisi pilot, kimisi muhendis bu arkadaslarin. Setlerini satip birakanlar oldu)

- 2 sene once almayi dusundugum arabalari su an 3 aile bir araya gelsek zor aliriz.

- marketten falan kismadik ama her kasadan geciste vay mk diyorum.

- disarda mekana gitme olayi cok cok azaldi. (Pandemi etkisi de var biraz)

- eskiden biletix'ten sadece guzel etkinliklere bakardik, simdi en tirt konser 300 kagit olmus. 2 kisi gitsen yedin ictin otopark vs 700 800 harcayip donuyorsun. Gitmemeyi yegliyoruz genelde.

Aslinda tek tek saymaya bile gerek yok, her turlu etkisini herkes hissediyor artik.
0
brkylmz
(18.10.21)
siyasal islam ve hayatsız yaşlılar yüzünden hiçbirşey yapamıyoruz. yaşarken öldürdüler.
0
ayseee
(18.10.21)
Cok şey değişti.
Bayagidir yurtdisina çıkmıyorum öncelikle, en onemli fsrk bu. Genel olarak yurticijde de eskisi kadar gezmiyorum.
Disaridan yeme ciddi oranda azaldi.
Et yemeyi azalttim ki en büyük keyfimdir et. Kafama estikçe gider et yerdim disarida, her kafama estiğinde yemiyorum artik.

Marka giymeyi bırakali cok oldu, ayni sey bende de var. Lcw DeFacto mağazalarina hiç girmezdim, kalitesiz buluyordum hic bakmıyordum bile. Artık bakiyirum boyle uygun fiyatlı markalara.

Hobilerime eskisi kadar para harcayamiyorum. Lazım olan malzeme oldugunda gider fazla fszla alırdım, şimdi erteliyorum cogu hobi malzemesini.

Sacim icin kullandigim urunler vardi, bszilarini artik almiyirum ya da cok daha nadir kullaniyirum.

Cok konsere giderdik, artık nadir gidiyoruz.

Kısacası keyfi seylere zevklere ayirdigim pay ciddi oranda azaldi, bir coguba hiç pay kalmadi. Genel olarak mecburi şeylere ve onun dışında yemeğe harciyirum anca. Bogazdan çok da kesemiyorum ama digerlerinde ciddi sekilde kısıtlamaya gittim.

Eskisine baktigimda bok gibi hayat yasiyorum su an ama farkidna değilim. Bildigin fakir olmusum.
0
stavro
(19.10.21)
-Çeşit çeşit peyniri eksik etmezdim. Eski kaşar, örgü, dil, isli peynir severim. Şimdi nerde indirimli bulursam düz ezine vs. alıp geçiyorum.

Sırf beğendiğim için yeni ayakkabı, mont, bere alırdım her yıl. Şu an yıprana kadar aynı kıyafetlerle devam diyorum.

Yeni kozmetik ürünleri denemeyi seviyorum. Ama artık bildiğim kalitesinden emin olduğum ürünleri stok yapıp macera aramıyorum.

İş yerinde arkadaşlarıma çay, kahve vs bol bol ısmarlardım. Şimdi ne gidip virüs riski alıyorum ne de bişey ısmarlıyorum.

Sıvı deterjandan toz deterjana geçtim baya ekonomikmiş.

Böyle böyle pinti olucam zorla.
0
buzbebek
(19.10.21)
Tatil, konser vs aklımın ucundan geçmez. 5 yıl önce günü birlik bile uçakla bi yere gidip gezip geliyordum.

Arabamı bi daha değişemem.
Ev sahibi çıkarırsa 4 5 binlik bi kirayı asla ödeyemem o kadar kazancım yok.

Sigortamı ödeyemiyorum

2 yıldır gözlük ihtiyacım var, camını değişemedim. 5 yıl önce lens kullanıyordum

5 yıl önce haftada 3 kez kuaföre giderdim. Saçımı evde boyayıp kendim kesiyorum şu an.
0
photo85
(20.10.21)
(4)

Instagramda hikâye paylaşamıyorum

gregorpanpa
bir tane ticaret hesabım var kendi gönderilerimde paylaş seçeneğine tıkladığımda hikayemde paylaş seçeneği çıkmıyor uzun zamandır, diğer herşey normlal neden olabilir qcaba
bir tane ticaret hesabım var kendi gönderilerimde paylaş seçeneğine tıkladığımda hikayemde paylaş seçeneği çıkmıyor uzun zamandır, diğer herşey normlal neden olabilir qcaba
0
gregorpanpa
(10.10.21)
www.instagram.com
Bu özellik gelmiş olabilir.
0
kobuzchu kiz
(10.10.21)
saçma sapan bir özellik getirdi ig.

normal story atacakmış gibi hikaye'ye gel oradan oluştura bas

oradan üst ortadaki gülen şeye bas

3.sıra sağda yeniden paylaş var.

orada en son baktığın fotoları göreceksin oradan seçip paylaşacaksın.
0
duyurukullanıcısı
(10.10.21)
üst ortada Gülen şey yok
0
🌸gregorpanpa
(10.10.21)
buldum teşekkürler
0
🌸gregorpanpa
(10.10.21)
(6)

Firmalar/kurumlar neden link kısaltma servislerini kullanır?

tey tey
Ben mi paranoyağım ama bu bit.ly tarzı siteleri kullanan kurumlar sinirimi bozmakta. Özellikle sms yoluyla iletişim kurduklarında bu servisleri kullandıklarında tıklamak istemiyorum.Üniversite mesaj atıyor, tıklayın dediği yer bit.ly/***Ya da dandik bir firma nereden bulduysa iletişim bilgimi, sms i
Ben mi paranoyağım ama bu bit.ly tarzı siteleri kullanan kurumlar sinirimi bozmakta. Özellikle sms yoluyla iletişim kurduklarında bu servisleri kullandıklarında tıklamak istemiyorum.

Üniversite mesaj atıyor, tıklayın dediği yer bit.ly/***

Ya da dandik bir firma nereden bulduysa iletişim bilgimi, sms iptali için şuraya tıklayın demiş, yine bit.ly/***.

Hadi arkadaşlar arasında veya resmi olmayan konularda tamam da, işletmeler veya kurumlar neden kullanıyor bunu? Hiç profesyonel de durmuyor üstelik?
0
tey tey
(08.10.21)
çok büyük ihtimalle verecekleri adres çok uzun bir adres olacaktır. mesela "bu mail listesinden çıkmak için şuraya tıklayın" dediğinde :

www57.maillist.birşeyler.com

gibisinden bir adrese gideceksiniz. bu adresi sms olarak almak istemezsiniz sanırım
0
co2s2
(08.10.21)
linke kaç kişi tıklamış onu görüyorlar. önemli.
0
duyurukullanıcısı
(08.10.21)
çünkü attıkları linkler normalde ahmet.com/?alıcı=tey tey şeklinde oluyor ya bunu gizleyip takip ediyorlar ya da uzun olmasın diye kısaltıyorlar ama genelde 1. seçenek
0
nahtoderfahrung
(08.10.21)
1-) Adres kısalıyor.

2-) Link sayesinde analitik veriye ulaşabiliyorlar.
0
hayirsiz
(08.10.21)
Kendi kısaltma domainlerini de kullanıyorlar bazı siteler, dikkatinizi çekmiyordur belki ama Google da g.co ile kısaltıyor linkleri.

Bir de tinycc'deydi galiba, aynı kısaltmanın gittiği linki değiştirebiliyorlar. Haftalık toplantı zoom linkini kisa.com/bişeykulübü gibi bir linkle paylaşıyorlar, her toplantı için güncelliyorlar mesela mesela.
0
kobuzchu kiz
(08.10.21)
Aslında toplantı gibi durumlar ya da sık kullanılan, bilinen, güvenilen kaynaklardan gelen kısaltılmış linkler mantıklı. Counter olarak kullanılabildiğini veya farklı analitik verilere ulaşmak için kullanıldığını bilmiyordum (bkz: TIL).

Benim sıkıntı olarak gördüğüm yarı-bildiğim veya hiç bilmediğim işletmelerden buraya tık istemeleri. Rasgele bir linke tıklamak gibi bir şey bu. Tehlikeli resmen. Link uzatma servisleri de var aslında ama üşendirici:)
0
🌸tey tey
(08.10.21)
(15)

iş sözleşmesi rekabet yasağı hk

ernecati
merhaba;3,5 yıl mühendis olarak çalıştığım firmadan ayrılıp başka bir firmaya yönetici olarak geçtim. ama anlaşmazlık oldu deneme süresi içinde ayrıldım. önceki çalıştığım firma ekteki maddelere ithafen 150binTl civarı ödeme yapmam gerektiğini bildiren ihtarname göndermiş.emsal davalarda tazminat öd
merhaba;
3,5 yıl mühendis olarak çalıştığım firmadan ayrılıp başka bir firmaya yönetici olarak geçtim. ama anlaşmazlık oldu deneme süresi içinde ayrıldım. önceki çalıştığım firma ekteki maddelere ithafen 150binTl civarı ödeme yapmam gerektiğini bildiren ihtarname göndermiş.

emsal davalarda tazminat ödeyen de var ödemeyende var ama herkesin sözleşmesi ayrı tabii. hukuki anlamda ekteki maddelere göre yorum yapmak isteyen ve konu hakkında tecrübesini paylaşmak isteyen olursa memnuniyetle dinlerim.
0
ernecati
(04.10.21)
sen bu sözleşmeye imza attın mı?

sana ayrıca bir gizlilik sözleşmesi imzalatıldı mı?

sen cidden rakip veya aynı sektörde bir firmaya mı geçtin? veya firma seni bu sebeple mi transfer etti?

burada iki firmadaki işinin niteliği çok önemli. onu açman lazım.
0
duyurukullanıcısı
(04.10.21)
ekteki iki belge iki ayrı sözleşmenin maddeleri , madde 2 gizlilik sözleşmesinin parçası, madde 10 belirsiz iş sözleşmesinin parçası. ve evet malesef ikisine de imza attım. istifadan sonra aynı sektördeki bir firmaya geçtim ancak önceki firmada proje geliştirme uzmanı unvanı ile çalışıyordum, son çalıştığım yerde proje ve sistem yöneticisi olarak başladım. ismi yakın gibi gözükse de firma değiştirdiğimde önceki yaptığım işle tamamen alakasız bir pozisyona başladım diyebilirim. zaten deneme süresini tamamlamadan (işe tam vakıf olamadan) ayrıldım. bu durumda nasıl değerlendirilmeli?
0
🌸ernecati
(04.10.21)
Eski firman dava açmadan git konuş yokmu orada üst kademede tanıdığın kimse? Deneme süresinde yeni firmadan istifa etmişsin zaten. Abi böyle saçma birşey olamaz tabi ki aynı sektörde iş bulacaksın, çünkü o sektöre vakıfsın. En kötü iş mahkemesinden döner bu iş içini rahat tut.
0
kanlakarisikyagmur
(04.10.21)
aslında eski firmadan ayrılırken konuşarak anlaştık. herhangi bir problem olmadan ayrıldım. üst düzey tüm yöneticilerle helalleştim. herkes yolun açık olsun diyerek uğurladı beni. 2 ay sonra böyle bir durum ortaya çıktı. o sebeple arayıp ne diyeceğimi bile bilmiyorum açıkçası.

Öte yandan yaptığım iş ile ilgili yüksek lisans ta yapıyorum. hem akademik hem profesyonel olarak bu alanda uzmanlaştım. başka bir işte çalışmam iş hayatıma sıfırdan başlamak demek. bu yaştan sonra ne başka iş bulabilirim ne de başka bir iş öğrenebilirim ama bu söylediklerimin hukuki bir dayanağı var mıdır onu bilmiyorum..
0
🌸ernecati
(04.10.21)
burada öncelikle bir avukat ile görüşmen gerekicek, imzaları atmışsın. bizim söylediklerimiz biraz havada kalır. yeni başladığın firmanın bu durumdan haberi var mı? varsa onlarda bozulabilir veya bilinçli olarak seni transfer etmişler ise senin sorunun diyebilirler.

burada pozisyon isimlerinden ziyade yaptığın iş önemli eğer sen önceki firmandaki teknik bilgi, know-how, dosya döküman vs yeni işinde de kullanıyorsan ve önceki firman bunları kanıtlar ise işin zor. buradaki kast ettiğim şey sektöre mal olmamış şeyler. elbette her yerde autocad kullanacaksın ama önceki firmandaki autocad dosyalarını yeni firmaya taşıyıp orada da kullanıyorsan buralar hep sorun.

yani avukat ile konuş ama iki farklı işindeki 'işin niteliği' nin farklı olduğunu kanıtlaman gerekiyor. pozisyon isimlerine takılmadan.
0
duyurukullanıcısı
(04.10.21)
teşekkür ederim,
avukata ilettim konuyu o da araştırıyor bir yandan.
yeni firmaya da ilettim onlar istediğin yerde çalışırsın kimseyi bağlamaz diyorlar ama daha önce de tecrübe etmemişler böyle bir şeyi.
iş tanımları ile ilgili bir doya hazırlasam iyi olacak her ihtimale karşı
0
🌸ernecati
(04.10.21)
Bir sey cikmaz, bolge siniri koymalari lazimdi onu koymamislar. Sektor nedir belli degil kafasina gore yazmis gecmis.

Varsa avukat ilgilensin ama %99 bi halt alamazlar.
0
divit
(04.10.21)
ben de o şekilde umuyorum. teşekkür ederim.
0
🌸ernecati
(04.10.21)
Çalıştığın şirkette haklı nedenle ayrıldığı doğrulayabilecek bir şey var mı? Fazla mesai, mobbing vs. O zaman rekabet yasağı ortadan kalkar
0
goodman
(04.10.21)
istifadan 3-4 ay önce performans değerlendirmesi yapılırken maaşımın az olduğunu belirten bir yazı yazıp imzalayıp müdürüme vermiştim. geçerli olur mu acaba?
0
🌸ernecati
(04.10.21)
avukatın daha ayrıntılı seni bilgilendirecektir, ancak bu maddeler çok geniş yazılmış. Mahkeme böyle rekabet etmeme yükümlülüğü maddelerini geçerli saymıyor. eğer böyle bir madde geçerli olsa idi, hiçbir çalışan işten ayrılmayı göze alamazdı. böyle bir maddenin geçerli olabilmesi için süre ve yer sınırlaması yapılmalı. yani demeli ki 1 sene Marmara bölgesinde aynı iş kolunda ve/veya rakip firmada çalışmayacak. o zaman mahkeme durumun şartlarına göre bu yükümlülüğü geçerli sayabiliyor. senin imzaladığın bu hüküm çok geniş kaleme alınmış, bence herhangi bir şey çıkmaz bundan. ama dediğim gibi avukatın seni daha ayrıntılı bilgilendirecektir.
0
wendyangelamoiradarling
(04.10.21)
ayrılırken, üstlerinizle falan helalleşirken, yeni geçeceğiniz şirketin adını sanını söylemiş miydiniz?
0
co2s2
(04.10.21)
@co2s2 hayır, ayrılırken nerede çalışacağım net değildi. ama aynı alanda başka bir firmada çalışacağım kesindi çünkü sahip olduğum diploma ile başka bir firmada çalışmam pek de mümkün değil.
0
🌸ernecati
(04.10.21)
sahip olduğunuz diploma ile aynı sektörde başka bir alanda çalışabilirdiniz belki. detayları bilmiyorum. bu anlamda firmaların kendi aralarındaki rekabetini ölçmek - anlamak mümkün olur.

örneğin uçak mühendisi, doğal olarak havacılık hariç çalışamaz. buraya kadar ok.

siz çıktığınız yerde uçak bakım sorumlusu olarak çalışmışsınızdır ama yeni şirketinizde uçak kiralama işi yaparsınız. böyle olunca en azından rekabet eden bir firmada olmazsınız.
0
co2s2
(04.10.21)
Bunu belirlemek için iki şirketin ürünlerine bakmak lazım. Kek üreten bir şirketten yine kek üreten bir şirkete geçtiyseniz sorun olabilir ama kek üretmeyen bir şirkete geçtiyseniz sorun olmayabilir. O kısmı belirtmeniz gerekir daha iyi yorum yapabilmek için.
0
dissendium
(04.10.21)
(11)

bira mezesi

duyurukullanıcısı
cips okpatates oksosis alıyorum okbaşka ne yapıyorsunuz?
cips ok
patates ok
sosis alıyorum ok

başka ne yapıyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(02.10.21)
bence cips alma, gereksiz sağlıksız bi şey...
patatesleri fırınlaa
kuruyemiş al
bi de illa sosis alacaksan fümecinin sosisini al
www.gurmejet.com.tr

biraz pahalıdır ama sonuna kadar değer verdiğin paraya
0
sameidiot solo
(02.10.21)
yani biranın yanına hem meze hem doymalık
0
🌸duyurukullanıcısı
(02.10.21)
Yer fistigi/tuzlu fistik
0
kuehles blondes
(02.10.21)
1 milyon tane sey denedim en iyi giden cips bence. Ozellikle baharatli, tuzlu, acili sagliksiz cipslerden. Cips haric hic bir seyle gitmiyor bence bira. Maksat doymaksa biber dolmasi ile de icilir o ayri.
0
speedy
(02.10.21)
antrikot

birazdan döküm tavada pişircem. misss.
0
spirit crusher
(02.10.21)
ben hamburgerin yaninda severim doymak icin ise
0
ala09
(02.10.21)
Yeşil zeytin
0
veritaslibertas
(02.10.21)
Tursu, zeytin, findik fistik.
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(02.10.21)
tuzlu fıstık
0
silver apple
(02.10.21)
Çiğ köfte
0
amortisman
(03.10.21)
Sadece patates ya da cips yetiyor bana.
0
j r r tolkien hayrani
(03.10.21)
(6)

Fikir hakları, patent, marka tescil

runagain
Dünyada benzeri olmayan bir hizmeti web&app üzerinden hayata geçirmek amacıyla başlıyorum nihayet...Fikrime ait haklarımı ve kuracağım web&app koruma altına almak için ikisi avukat, biri de kalkınma ajansı çalışanı olmak üzere, arkadaşlarımdan fikir/bilgi istedim ve bu arada sevgili duyuruya da sorm
Dünyada benzeri olmayan bir hizmeti web&app üzerinden hayata geçirmek amacıyla başlıyorum nihayet...
Fikrime ait haklarımı ve kuracağım web&app koruma altına almak için ikisi avukat, biri de kalkınma ajansı çalışanı olmak üzere, arkadaşlarımdan fikir/bilgi istedim ve bu arada sevgili duyuruya da sormak istedim.

Bir ara, "bir iş fikrim var, 100 bin TL yatırımla 1 milyon dolar kazanacağım" benzeri bir başlık açmış ve yatırımcı aramaya çalışmıştım da bayağı linç yemiştim duyuruda... Nihayet yatırımcı bulundu, 150 bin TL ile başlıyoruz.

Kaynak sınırlı, piyasa yüksek... Mümkün olduğunca ince eleyip sık dokuyarak, sağlam hareket etmek istiyorum.

Soruya gelecek olursam...

Düşünün ki, Twitter yok! Ben kuruyorum ve o formatın taklit edilmesini istemiyorum.

Her türlü fikir, görüş, öneri ve yoruma açığım.

İlerleyen aşamalarda yazılımcı, reklamcı arkadaşlara da ihtiyacım olabilir. Onlar da görüşlerini paylaşabilirler, paylaşsınlar lütfen.

Daha önce benzer bir girişimde yer almış, katkı sağlamış arkadaşların görüş ve deneyimlerini de öğrenmek isterim.

Çok teşekkürler şimdiden herkese...
0
runagain
(26.09.21)
Uluslararası patentlerin olsa bile, birisi haklarını ihlal ettiği zaman bunu kanıtlasan dahi davaların sonuçlanması yıllar alıyor.

Yapabileceğin tek şey çok hızlı uygulamaya geçirerek rakiplerin seni geçemeyeceği şekilde ayrışmaya çalışmak olmalı. Başka yolu yok.

Bunlar başlangıçta dert etmen gereken sorunlar değil, senin şu anda en büyük sorunun kullanıcı bulmak olmalı.
0
hayirsiz
(26.09.21)
internet mecrasında koruma sadece finans ile olur. başkası senin siteni kopyalarsa reklam ve teşvik ile ona gidecek olan kişiyi kendine çekersin. dava mı edeceksin? yine para. bu davalardan anlayan avukat zaten euro ile çalışır sana sağlam masraf çıkarır sonunda bunu icra bile edemezsin sadece karşı tarafı engellersin.

twitter, facebook, airbnb, foursquare, uber

bunlar sanki notepad ile yazılmış sonra almış yürümüş gibi gözükse de asla öyle değil. arkalarında çok sağlam, çok sağlam baya sağlam finansal güç var.

o sebeple o parayı harcayacaksanız mantıklı yerlere harcayın da deneyim kazanın en azından.
0
duyurukullanıcısı
(26.09.21)
önemli olan sağlam finans +1
Patent koruması app ler için zaten basit bir süreç değil ve fiziksel ürünlere göre nispeten daha kolay aşılabilir. Tabiki patent alın ama odağınız ürününüz olsun.
twitter ın da pek çok rakibi vardı ama öne ayakta kalmasını sağlayan finansal gücü ve pazara nüfuzu idi.
0
yeninesiltupcu
(26.09.21)
o yatirim ne fikrin haklarini butun dunyada korumaya, ne de biri hakkini cignerse onu dava etmeye ve davanin sonucunu gormeye yeter.

"biri kopyalamazsa basarabilirim anca" gibi bir is modelin varsa o is modeli iyi degildir.

bugun isteyen herkes yeni bir twitter acabilir, var da ornekleri. mastodon vs. twitter bu konuda hic bir sey yapamaz ismi falan kullanilmadikca.

kopyalanabilir, "ozel sosu" olmayan bir fikirse hizli ve cok iyi deneyim ile mumkun oldugu kadar musteriyi hizli bir sekilde cekmen gerek, baska yolu yok ozetle. dominant calisacagin ulkede isim haklarini al tabii, ama onun disinda fazla para harcama bu "hak koruma" isi icin. zaten fazla paran da yok, 150k dedigin 17000$ para, iyi bir muhendisin 2 aylik maasi dunyada. bu isleri iyi yapabilen yazilimcilar zaten yabanci musterilere yapiyor dolar bazindan (mesela ben), 150000 liraya basit bir mobil uygulamadan otesini yapmazdim mesela. muhtemelen yurtdisi musteriye kendini begendirememis tl ile calisan yerli muhendislerle idare edeceksin. 150k yi gozunde cok buyutme yani, oyle hak korumalar dava acmalar icin paran yok zaten.

ozetle:

1) "format koruma" fikrini unut, oyle bir sey pratikte pek yok. isinin basarisi buna bagliysa bastan iyi dusun. "ozel sos" gerekiyor. kopyalamasi zor bir intellectual property olmasi isini kolaylastirir.

2) 150k tl'yi gozunde cok buyutme, web&app tech startup icin cerez parasi bile degildir, tutumlu ol, maceraya girme. oyle yazilimcilaaar reklamcilaar avukatlaaar kalkinma ajansi calisanlariii vs. para yedirecek kadar bir varlik degil. bu parayla iyi bir MVP yapip biraz traction elde edip yeni yatirimcilar bulmaya bakman lazim.
0
robokot
(26.09.21)
mobil ve gaming de türkiyede 60'dan fazla startup ile çalıştım,
150 bin tl hiçbir şey. sadece test yapıp bak kullanıcı başı maliyetlerim düşük, kazancım şöyle olabilir diye büyük yatırım çekmek için bir sinyal verebilirsin.

bu iş de ürün kadar reklam çok önemli. monetization&growth pek çok aşaman var. korkutmak istemem ama yapman gereken şu, gizlilik sözleşmesi imzalayacağın ve seni gelecekte destekleyeceğine söz veren yatırımcılar bulman.
marka hiçbir işe yaramaz mobil de. bilgisayar programı telif hakkıdır, patent ayrı bir şey, bulduğun şeyin patentlik olduğunu düşünmüyorum. telif hakkını her zaman ispatlayabilirsin bir yere kaydettiysen (appstore vs.) ama dakikada uygulama çalınıyor, fikir çalınıyor, ilk aşamada buna yetişemezsin (davaya). dolayısıyla mümkün olduğunca büyük ölçekle girmeye çalışman lazım.
ayrıca uygulamanın testini test hesaplarında yap A/B testleri ile önce gör sonra şirket hesabına değiştir.
bu arada reklam teşvikleriyle reklam harcamalarının yüzde 60 ını geri alabilirsin.
0
yeahbutso
(26.09.21)
üzülerek söylemeliyim ki öyle bir koruma mümkün değil. sadece türkiye'de belki benim bildiğim, çalıştığım 15-20 ajans var sadece oturup app marketlerdeki trendleri önceden yakalamaya çalışıp ilgili uygulamaları, oyunları vs taklit ediyorlar. bunların işi bu. istediğin kadar da dava açabilirsin hiçbir şey çıkmaz bir şekilde senin kaynak koduna erişip sonra doğrudan onu kullanacak kadar ahmak falan değillerse.
150k tl türkiye piyaası için bile çerez parası. son ayrıdıldığım yerin yeni teslim ettiğim projesinin öngörülen haftalık reklam gideri 40k idi. geri dönüşü de bir allah biliyordur. ve burası oldukça küçük bir yerdi sektör için. özellikle tl bu kadar değer kaybetmişken yabancılardan çok saçma bir para akışı var. senin benim için 150k tl büyük para adam için 15k£ bile değil.
0
Efoody
(26.09.21)
(2)

Yurtdışında yaşayan yabancılar Türkiye borsasında nasıl yatırım yapabilir?

Cenk Daniels
İmkanı var mıdır?Teşekkürler.
İmkanı var mıdır?

Teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(23.09.21)
pasaportları ile banka hesabı açabiliyorlar. oradan para aktarabilirler ve oradan girebilirler.
0
duyurukullanıcısı
(23.09.21)
Midas ile olur mu onu bir dene
0
aligan
(23.09.21)
(8)

Şu durumda hediye kabul eder miydiniz?

ms brownstone
Evimize çok yakın bir kahvecide bir kedi doğum yapmış ve mekanı işleten 2 kardeş bakıyor haftalardır kedilere. Yavrulardan biri hastalanınca beledye veterinerine götürmüşler ve orda çok ilgilenilmemiş anladığım kadarıyla. Ben de özel veterinere götürdüm kediyi. Her sabah götürüp veterinere bırakıyor
Evimize çok yakın bir kahvecide bir kedi doğum yapmış ve mekanı işleten 2 kardeş bakıyor haftalardır kedilere. Yavrulardan biri hastalanınca beledye veterinerine götürmüşler ve orda çok ilgilenilmemiş anladığım kadarıyla. Ben de özel veterinere götürdüm kediyi. Her sabah götürüp veterinere bırakıyorum ve öğleden sonra gidip alıp yine bahsettiğim mekana bırakıyorum. Bir süre daha devam edecek bu durum. O arada başka bir veterinere gitmem gerekecek falan derken beni biraz uğraştırıyor tabii ama şu an önceliğim kedinin iyileşmesi ve isteyerek yaptığım için sıkıntı yok benim açımdan.

Bugün kediyi bırakırken mekanı işleten kardeşlerden biri kediyle ilgilendiğim için hediye aldığını söyleyip verdi bir anda. Hiç beklemediğim bir şeydi ve zaten her türlü hasta bir hayvan görsem tedavisiyle ilgileneceğimi, hediyeye hiç gerek olmadığını falan söyledim ama aldım bir şekilde. Yani o an “kabul edemem” diyemedim. Eve gelince baktım ki bileklik almış. Altın ya da gümüş takı kullanmadığım için anlamadım tam olarak ne olduğunu ama değerli bir şey sanırım. Bu sefer de pişman oldum aldığıma ama hayır diyemedim o an :(

Siz olsanız alır mıydınız? Yani hediyeye “alamam” denir mi bilmiyorum ama hiç tanımadığım biri sonuçta. Şimdi huzursuz hissediyorum bu yüzden. Ne yapmalıydım sizce? :/
0
ms brownstone
(23.09.21)
içinden gelmiş almış. kabul ederdim kullanmasam bile. nazeket, zarafet ve görgü sahibi bir insanmış diye düşünürdüm.
0
dedim ben sana
(23.09.21)
Altın falan değildir ya, daha dün hediyelik baktım, minicik çocuk bileklikleri bile 700-800 lira.

Çok pahalı bir şey olmadığı sürece bence sıkıntı yok, incelik yapmışlar. Ha cidden değerli bir şeydir, "çok naziksiniz ama bunu iade edip parasını bu kedilere harcarsak ben daha mutlu olurum" deyip güzelce çözebilirsiniz.

(Fotoğrafını atsanıza, bakalım. Altın ya da gümüşse iç tarafında bir yerde ayarını gösteren minik bir baskı olur. Onu da kontrol edebilirsiniz.)
0
kobuzchu kiz
(23.09.21)
Yaptığın şeyi takdir ediyor, hediye alma fikri kafasından geçiyor, bu fikri uygun buluyor, ne hediye alsam diye düşünüyor, bilekliğe karar veriyor ve gidip bilekliği satın alıyor.

O hediyeyi kabul etmemek bence karşı tarafa biraz hakaret. O kişi ben olsam ve hediyem kabul edilmemiş olsa kendimi çok salak yerine konmuş hissederdim. İyi ettin almakla. Yabancıdan gelen bir hediye olduğu için belki mahcubiyetini biraz daha belli etseydin ya da ne bileyim durumun tuhaflığının farkında ama hediyeyi almamak gibi bir seçeneği olmayan biri gibi davransaydın belki bu konu kafana takılmayacaktı.
0
IncredibleMau
(23.09.21)
hediyeyi kabul etmemek büyük nazikliksiz olurdu ama böyle bir durumda bileklik almak da biraz fazla özel.

yani sevgilim olsa alayım, arkadaşım olsa alayım da sonuçta dediğiniz seviyede bir yakınlık yok. arkadaş sayılmazsınız yani.

hele altın falansa haftay istemeye bile gelebilirler :)
0
killerbee
(23.09.21)
hediyeyi kabul etmemek kabalik olurdu
0
all girls dream
(23.09.21)
bilekliği biraz genişletip kedilerin birinin boynuna tak, mesaj vermemiş olursun eğer mevzu o ise.
0
duyurukullanıcısı
(23.09.21)
Ben olsam kabul etmezdim. Sonuçta anladığım kadarıyla tanıdığım, pek sohbetinizin olduğu kişiler değiller. Karşı cinsten kişilerse yanlış anlayabilirler. Hediye aldıklarına, baya bu konuyu düşünmüşler, normalde bi tatlı bile alsalar yeterdi ya da kafeye davet edebilirlerdi.
0
GoodMorningTeacher
(23.09.21)
eğer size minnet duyup hediye almak istemiş olabilir fakat bu hediye de ölçül olmalı, 10 liralık bir köpek biblosu ya da bunun gibi konuyla ilgili bir şey daha sembolik olurdu
0
freebird5406_2
(23.09.21)
(3)

Yatırım fonu grafiklerini dolar bazında gösteren bir site var mı?

mikro patlama
Tefaş sitesinde TL bazında fon grafiklerini görebiliyorum ama bana dolar bazında fon fiyatı grafiği lazım. Böyle bir site bilen var mı?
Tefaş sitesinde TL bazında fon grafiklerini görebiliyorum ama bana dolar bazında fon fiyatı grafiği lazım. Böyle bir site bilen var mı?
0
mikro patlama
(20.09.21)
Bu şekilde olan tradingview linkini
tradingview.com/symbols/BIST-ISCTR/

Şu şekilde yazınca istediğin oluyor;
tradingview.com/symbols/BIST-ISCTR%2FFX%3AUSDTRY/
0
archmage mahmut
(20.09.21)
tefas harici fonları import eden site bilmiyorum ben.
0
duyurukullanıcısı
(20.09.21)
@archmage mahmut Bu linktekiler hisse senedi grafiği, bana yatırım fonu grafiği lazım.
0
🌸mikro patlama
(20.09.21)
(15)

Ultima Online / İlk Defa Başlamayı Düşünen Biri

burka
MerhabalarŞimdiye kadar hiç Ultima Online oynamadım, aslında MMORPG genel olarak az oynadım diyebilirim. Oyunun tasarımını biliyorum, mekaniklerini de az çok tahmin ediyorum. Niyeyse Heroes of Might and Magic 3'ü çok sevdiğimden (ve hala ara sıra oynadığımdan) mıdır nedir; Ultima Online'a da bir mer
Merhabalar

Şimdiye kadar hiç Ultima Online oynamadım, aslında MMORPG genel olarak az oynadım diyebilirim. Oyunun tasarımını biliyorum, mekaniklerini de az çok tahmin ediyorum. Niyeyse Heroes of Might and Magic 3'ü çok sevdiğimden (ve hala ara sıra oynadığımdan) mıdır nedir; Ultima Online'a da bir merak duymaya başladım. Acaba şöyle 1-2 ay bakayım, biraz takılayım mı diye düşünüyorum. Ne dersiniz, sizce buna değer mi?
0
burka
(08.09.21)
MMORPG lar bataklık gibi insan ne zaman bu tip oyunlara biraz takılır bırakırım diye başlasa kendini çılgınca zaman harcarken buluyor. Ultima gayet akıcı ve eğlenceli bir oyun uzun 97 den beri insanları kendine bağımlı yapabilecek kadar eğlenceli ama dediğim gibi bir noktadan sonra zamanı boşa harcıyor hissi veriyor insana. Eski MMORPG bağımlısı konuştu.
0
apocalipy
(08.09.21)
Eski bir uo oyuncusu olarak işsizsen, yaşam amacın yoksa, bir hayata sahip değilsen başla.

Ultima online hayat offline diye meşhur bir sloganı vardır. Bu oyuna kendinizi kaptırırsanız sonuçları hiç hoş olmuyor. CS GO , lol , dota gibi oyunlar esrarsa ultima online cristal meth tir, eroindir. Yeterli dozu alırsanız ( oyunu öğrenirseniz ) fiziksel bağımlılık yapar.

Modern mmorpg'lerden en büyük farkı güvenli hiç bir ortamın olmaması ve öldüğünüzde oyunun en pahalı itemleri olsa bile üzerinizdeki her şeyin çevrenizdekiler tarafından yağmalanmasıdır. Hain bir pusuda ansızın haftalarca verdiğiniz emekler gidebilir. Sözde güvenli olan şehirlerden birinde npc'den item almaya çalışırken aniden ekran grileşebilir. Katilleriniz itemlerinizi yağmalarken sizinle dalga geçmelerini izlersiniz.

Muhteşem bir oyuncuda olsanız muhteşem itemleriniz de olsa tek başınıza yapabilecekleriniz sınırlıdır. Takım çalışması gerektirir ki bu da oyunda sıkı arkadaşlıklar doğurur.

İtlik puştluk gırladır bu oyunda. Bu da oyuna kan davaları, intikam , hırs duygusu sokar.

Başlamayın.
0
srjkvon
(08.09.21)
Valla mmorpg tarihinin açık ara en iyi oyunu o bence. Türe meraklı birinin bu oyunu oynamadan ölmemesi lazım.

İlk girdiğinde 1 ay hiç sarmayacak muhtemelen, sonra mekaniği öğrendiğinde de işinden gücünden olacaksın.

Ben o yüzden bulaşmıyorum artık.

Başta warrior ile başla, bard'ı sonra açarsın. En son da thief.
0
plutongezegendegilmi
(08.09.21)
bence sadece kapalı bir server'da oynanılması lazım. mesela 50 kişilik bir oyun grubu gibi. maksat muhabbet ama bir şeyle uğraşmak da güzeldir gibi.

yoksa diğer türlüsü online oynamanın bence mantığı yok. çünkü sonu yok. varsa bile sadece kayıp zaman.
0
duyurukullanıcısı
(08.09.21)
Yıl 1998, Ultima Online ‘a başladım. Osi, SNN, Nebula,Kolayoyun ne kadar server varsa oynadım :)) 56k modemle telefon hattıyla oynadığım günler oldu.

Üniversite sınav yıllarımda önümde iki seçenek vardı;
1- Char kasmak 2- Sınava hazırlanıp daha iyi puan almak.
Ben 1.yi tercih ettim. Bir iki yıl sonra server reset yedi.

Yıllarca meslekten dolayı denizlerde internetsiz kaldım, eve döndüğümde 2-3 ay eve kapanıp sürekli Uo oynadım.

Neredeyse 23 sene geçmiş, ara ara açıp halen oynarım :) Öyle bir bataklık Uo
0
Northern Mariner
(08.09.21)
Ben 6 yıl Knight Online oynadım.

Üstteki arkadaşa katılıyorum, bağımlılık yapıyor. Sonra kurtulmak çok zor oluyor.

Başlama derim.
0
hayirsiz
(08.09.21)
Yanıtlar için teşekkürler. Aslında ben de denizciyim, dolayısıyla gemide seferdeyken oynama imkanım yok. Bu yüzden oyuna başlasam bile en fazla 2-3 ay kadar online olarak oynayabilirim ki benimki merak zaten. Acaba local sunucu kurup kendi başıma mı keşfetsem biraz... Biliyorum RPG filan olmayacak ama şayet online denemek istersem en azından nedir ne değildir biraz görmüş olurum. Bir nevi kendi kendimin GM'i oluyorum :D
0
🌸burka
(08.09.21)
yani hocam koca bir wow dünyası varken uo bence fantazi.

gemide kaç adam var? hepsi ile lan partisi yapıp uo atabilirsiniz. internetsiz.

onun dışında wow yani.

o da bitti ama sanırım.

kim bilir ne gelicek yeni dalga?

2. bir wow çıkmadı mesela.
0
duyurukullanıcısı
(08.09.21)
Gemide uo oynanmaz :) Kendi kendine server kurma olayi cok mesakkatli, npcler icin bile bir ton ugras gerekiyordu.

Lan’da Cs 1.5 oynanır, age of empires oynanir

Ama genel olarak vardiyasi biten gider uyur :)
0
Northern Mariner
(08.09.21)
Günah benden gitti! 1 ay oynayacağım, sonra zaten istesem de online olamam. Nebula sunucusunu düşünüyorum, hala yayında görünüyor ve sitesi de profesyonel yönetiliyora benziyor.

See you real life!
0
🌸burka
(09.09.21)
wow oyna wow

normal insan tanırsın en azından limanlarda birer arkadaşın olur

boşver uo'yu
0
duyurukullanıcısı
(09.09.21)
ne zaman online multiplayer bir oyuna başlamak istesem yaptığım bir şey var. adım adım birlikte uygulayalım.
önce şuna tıklıyoruz: store.steampowered.com
incelemeler kısmına gelip filtreleri seçiyoruz: Olumsuz, Oynama Süresi: 1000 saatten fazla

"2012 yılında mertcan arkadaşımın evine gittiğimde bu oyunu oynadığını gördüm keşke araba çarpsaydıda gitmeseydim amk" ( 5,408.5 hrs on record)

5000-10000 saatli incelemelerin çokluğunu görüp şok geçiriyoruz.
hayatı yaşamak istediğimize ve yaşayan ölü olmak için çok genç olduğumuza karar verip pc'den yavaşça uzaklaşıyoruz.

pc'den uzaklaşamadıysak bu kez olumlu incelemelere bakıyoruz.
"Foseptik çukuru. Gelme git yeni arkadaş gelmeee" (2,522.5 hrs on record)
onların da çoğunun aslında olumsuz olduğunu görüp kapanışı yapıyoruz.
0
ganbatte
(09.09.21)
Nebulayı geç, 10-15 oyuncu ile zevki olmaz

www.uoforever.com hem en iyi yabancı eğlenceli server hemde haftasonları çok fazla etkinlik ve aktivite oluyor.
0
Northern Mariner
(09.09.21)
@duyurukullanıcısı
WoW oynamak istemiyorum. Aslında benzer MMORPG'de çok merak etmiyorum, sakince gidip takılmak istiyorum. Galiba Ultima'ı bu kadar merak etmemin sebebi Heroes M&M3, Yerdeniz Büyücüsü vb. fantastik evrenleri çok sevmemden kaynaklanıyor. Hakikaten de oyunlarda grafiklerin kusursuz ve detaylı olmasından ziyade hayalgücüme hitap etmesi ilgimi çekiyor. Dur bakalım ne olacak...

@Northern Mariner
Sözlükten birisi daha Nebula'a girme, server sürekli sıfırlanıyor dedi ve UOForever'ı tavsiye etti. Kendi lokal sunucumda tek başıma oynamayı planladığımı düşünürsek 10-15 oyunculu sunucular pek de dert değil benim için ama tavsiyenizi takip edeceğim sanırım :)

@ganbatte
Yönteminiz için teşekkürler :) Ben o kadar işsiz değilim, zaten bu kadar fazla oyun oynayacak vaktim ve imkanım da yok. Üstelik bu kadar bilgisayar başında durunca sıkılıp bırakırım oyunu, sanal dünya dışında ilgi alanları olan birisiyim. Herhalde en çok oynadığım oyun zamanınd LoL olsa gerekti ki sıkılıp bırakmıştım. Tanıyorum yani kendimi.
0
🌸burka
(09.09.21)
dota'yı görünce hatırladım da yurtta 6 kişilik bir grup vardı aralıksız her gün ama her gün dota daha warcraft haritası iken botlara karşı maç atarlardı günde 3 oyun nereden baksan 6 saat.

4 yıl boyunca her gün ist'da bir sağa sola gidelim yok her gün. aynı herolar ile.

sorsan üni hayatı süperdi hep geziyoruz derler
0
duyurukullanıcısı
(09.09.21)
(12)

Hoşlanılan kızla nasıl sevgili olunuyor?

ir mania
Dışarı çıkınca veya sosyal medyada birçok güzel kız görüyorum fakat sevgili olamıyorum. Son 5 senedir bu döngüden çok az çıktığım oldu onlar da uzun süreli ilişkiler olmadı çünkü benimle ilişki kuranlar yoklukta gideri olanlardı ben de devam ettirmek için istekli olmadım haliyle. Yüzyüze muhabbet ku
Dışarı çıkınca veya sosyal medyada birçok güzel kız görüyorum fakat sevgili olamıyorum. Son 5 senedir bu döngüden çok az çıktığım oldu onlar da uzun süreli ilişkiler olmadı çünkü benimle ilişki kuranlar yoklukta gideri olanlardı ben de devam ettirmek için istekli olmadım haliyle. Yüzyüze muhabbet kurduklarım da bana taciz ediyormuşum gibi davrandı sapık gibi hissettirdiler. Bu durumda ben napacağım bilemiyorum. Maddi durumum iyi evlenmek de istiyorum fakat yasadiklarim bunlar. Örneğin işyerinde gördüğüm farklı ofisteki kızlarla nasıl sevgili olabilirim?
0
ir mania
(08.09.21)
Sevgililik hakkında sanki tek taraflı yapılan ve senin beceremediğin bir şey gibi konuşmuşsun. Karşındaki insanlar senden hoşlanmazsa bu konuya çözüm bulabileceğini sanmıyorum.

Entelektüel biri misin? İletişim yeteneklerin iyi mi? hobilerin var mı? Cinsiyetçiliği aşabildin mi? feminizmi destekliyor musun_? türk kültüründeki eril bakış açısından sıyrılabildin mi?

Bunlardan birine hayır cevabını veriyorsan o konuya yoğunlaşmanı öneririm. Sonrasında iki lafın belini kırabilirsin kadınlarla.

Öyle ısmarlama olmuyor. Tanışmaya ve keyifli vakit geçirmeye odaklan. Kadınlara birer sevgiyi adayı değil insan olarak bak. tanışıp hoşlanırsan, kafalarınızın uyduğunu düşürsen sevgili adayı olarak görmeye başla.
0
zimbirik
(08.09.21)
İlgini belli etmelisin önce. İlerler o şeklde.
0
my pink
(08.09.21)
@zimbuirik hepsi mevcut

@my pink onu yapınca sapık damgası yedim
0
🌸ir mania
(08.09.21)
iş yerindeki birine yürüme tanışması ile gidersen sapık derler.

Kadınları önce sevgili adayı diye görmeyi bırakman lazım.
0
zimbirik
(08.09.21)
taciz ediyormuşsun gibi davranma, sapık gibi hissettirme kısmını biraz açarsan belki daha çok yardımcı olabilir birileri. ne yaptılar da öyle hissettin? sen ne yaptın da öyle tepki verdiler?

bir de şu soruyu yazış dilin bile çok mekanik geldi bana, güzel kızlar var, yoklukta gideri olanlar var, bende para var vs.. duygusal bir şey alamadım yazdıklarından.
farklı ofisteki kızlarla nasıl sevgili olabilirsin onu da bilemeyiz, belli bir kız yok ortada ve insanlar çeşit çeşittir. herkese aynı şekilde yaklaşamazsın.
0
şarkı güzel ama ingilicce
(08.09.21)
bence önce arkadaş olmaya çalışmalısınız, sonra flört, sonra sevgili. siz direkt olaya girmeye çalışıyormuşsunuz gibi geldi.

ya da muhtemelen liginizdeki kızlara değil de, daha üst ligdekilere yürüyorsunuz :)
0
rose parks
(08.09.21)
bir arkadaşım vardı, sevgili niyetine tanışan kızlar kaçıyordu çocuktan çünkü içine düşüyordu kızların. gereksiz iltifatlar, yavşamalar vs. ilgisi olan kız bile kaçar bundan. erkekler bu konularda ağır başlı olmalı ve abazan gibi davranmamalı. konuşkan, espritüel, kültürlü erkekler dikkat çeker her zaman ama bir erkek nerede ne konuşacağını biliyorsa iyidir. yoksa her ortamda mal mal konuşan bir tip ya da kasıntı lafları yiyebilirsin. gizemli olun demiyorum ama kızların peşinden koştuğunuz belli olmasın hatta koşmayın. hayatın olağan akışındaymış gibi kızlarla iletişime başlayın, doğrudan hemen arkadaş olmanıza da gerek yok. sadece daha rahat olun ve konuşmanızın boyutunu doğrudan sevgililiğe çevirmeyin.

rosa parks'a da katılıyorum. belki de ilgilendiğiniz kızların ilgisini çekecek kadar yakışıklı değilsiniz. sadece tiple olmuyor bunu defalarca gördüm ama tip veya fiziksel herhangi bir ayrıcalık bir adım öne geçirir sizi.
0
Hallegadola
(08.09.21)
Açıkçası insan sevmeyen biriyim o nedenle arkadaş ol gibi önerileri yapamıyorum ki zaten. Zaten fazla arkadaşım yok yani kıza iltifat kahveye çıkar falan bunlara içimden gelmiyor genelde. Belki samimi olduktan sonra zevkli olur bilmiyorum. Ama sırf güzel diye taklalar atamıyorum bir kıza. O nedenle sanalda daha çok deniyorum şansımı orda iltifat ediyorum çünkü güzelligini görmüşüm içimden geldiği gibi davranıyorum taktik maktik yok yani belki de bundan olmuyor. Aslında kızların ne istediğini biliyorum ama yapmak içinden gelmediği için yapmıyorum. Sonra da niye olmuyor diye üzülüyorum.
0
🌸ir mania
(08.09.21)
zimbirik'in sorusuna verdiğin hepsi mevcut yanıtı doğru değil bence çünkü yoklukta gideri olan kadınlar benimle ilişki kurdu filan demişsin. oralarda sıkıntı var, bakış açısı, insana yaklaşım, verilen değer filan. muhtemelen bu imajına, iletişim biçimine, birçok şeyine yansıyor ve hissediliyor.
0
snape i başından beri tanırım
(09.09.21)
sen onunla olmuyorsun o seninle oluyor yani aslında kız sana 'go ahead' veriyor ve sen çabalamaya başlıyorsun kendin yaptın sanıyorsun ama değil tabi o sana izin veriyor sadece.

bu izni almak içinde kızın çevresindeki erkekleri incelemen lazım onlardan bir tık daha iyi giyinmen, daha bakımlı olman (saç,sakal,el,yüz) sana avantaj sağlar.

onun dışında acaba bu kız benden hoşlanıyor mu testi yapmak istiyorsan çok dümdüz ve sıkıcı bir konudan bir muhabbet aç eğer devam ettiriyorsa ihtimal var etmiyorsa yol ver gitsin. o izin zaten hiç bir zaman gelmez.

muhabbet ilerledikçe senden date gelmediği gören hatun zaten ya en son ortaköy'de ne zaman kumpir yedin? bebek'te ne zaman waffle yedin? şurada bir x varmış gittin mi? demeye başlar demiyorsa ve muhabbet uzamıyorsa zaten o izin gelmeyecek demektir.

elbette zorlama ile muhabbeti sen oraya getirebilirsin hatun kısmı hoşlanmıyorum desede seviyorlar çünkü kendi kız arkadaşlarına anlatıcak hikaye çıkıyor oradan da bir şey olur mu olur ama risk tabi.

mevzu karışık çünkü its turkish.
0
duyurukullanıcısı
(09.09.21)
@duyuru hiç uğraşamam biliyon mu
0
🌸ir mania
(09.09.21)
yoklukta gideri olanlardı dediğin kızlar aslında benle aynı ligte dediğin kızlar dimi?

kanka bana burdan söylemesi kolay ama direk naber nasılsın günün nasıl geçiyorla gir lafa. gördüğün her kıza ama. en havalısından en sessizine kadar. patrondan işçisine kadar. yüzünden gülümsemeyi eksik etme. "üff snn be salak" yüzü takınandan uzak dur. muhattap olup muhabbeti devam ettirenle de arkadaş ol. kim olursa. naber nasılsından öteye gitmiyorsa zorlamanın bir anlamı yok. sen onun tipi değilsindir, aşıktır yada sevgilisi vardır. yada ilk izlenimin "yeterince" merak uyandırmıyordur. artık aldığın elektriğe göre aşağıda çay içelim, seni durağa kadar bırakayım gibi non-date sorular ve sonra da bu h.sonu şuraya şunu yapmaya gidelim mi diye sorular sor. eninde sonunda devamını getiren biri olacaktır. yani önce arkadaş ol sonra sevgili olursunuz.

sosyal medya beni yanıltıyor olabilir ama artık kimse ciddi ilişki peşinde değil gibi. herkeste bir günümü gün edeyim kafası var. o nedenle işin kolay değil. kolay gelsin.
0
mastermindj
(22.09.21)
(22)

Islam defin süreci çok travmatik değil mi?

logisticsmanager
Bundan 4 yıl önce babannemi kaybettik. Üniversite döneminde kuzenimi de defnetmistik ki o da cok travmatikti ama bunun kadar değil heralde. Ya zamanla unuttum ya da babannem kadar yakin olmadigim icin.Cenaze başında bekledim, taşıdık falan. Ağlamadım. Ama babannemi mezara koyarlarken o beyazlara sar
Bundan 4 yıl önce babannemi kaybettik. Üniversite döneminde kuzenimi de defnetmistik ki o da cok travmatikti ama bunun kadar değil heralde. Ya zamanla unuttum ya da babannem kadar yakin olmadigim icin.

Cenaze başında bekledim, taşıdık falan. Ağlamadım. Ama babannemi mezara koyarlarken o beyazlara sarili bedeninin seklini görebildiğim için dagildim gittim. Hala hatirladigimda kötü olurum, gözlerim dolar.

Esim yabanci, o da oradaydı. Defin sureciniz cok travmatik bu nasıl iş dedi. Millet aglamiyor esim deli gibi agliyor babannemi 4-5 kere görmüş kisi.

Düşününce hakli gibi geliyor. Sanki tabut içinde olsa falan bu kadar etkilenmezdim gibi.

Ne diyorsunuz? Yani bana beyazlara sarıli bir bedeni gormektense tabutu gömmek daha az travma yaratan bir olay olurmus gibi geliyor.
0
logisticsmanager
(04.09.21)
dinin olayı o ama, "topraktan geldik toprağa gidiyoruz ve herkes bunu yaşayacak" mesajı veriliyor orada.

Hristiyanlar tabutla gömüyor ama onlarda da törende kapağı açık yani insanı göreceğin şekilde oluyor sanırım, eğer filmlerdeki gibiyse. O da korkunç bence.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
Tahtaları düzgün çakmak için vücutları biraz köşeye itelemek gerekiyor mezarın içinde. Ben hem babamın hem de dedemin cenazesinde mezara inip yukarıdan cenazeleri alıp mezarın içine yatırıp biraz köşeye doğru itelemişyim, havalar biraz soğuyunca ilk aklıma gelen vücutların soğukluğu olur aradan kaç yıl geçti hala böyle, bence de travmatik.
0
Zaman Tamircisi
(04.09.21)
Ölümü hayattan ayırdığımız mümkün olduğunca bu konudan kaçındığımız için artık travmatik geliyor halbuki hayatın bir parçası

Bu programda ölümü konuşuyorlar
youtu.be
0
freebird5406_2
(04.09.21)
Bence ölümle ilgili tüm süreçler travmatik…
Hristiyanların tabuta koyup süsleyip sergileme olayı da bana çok korkunç geliyor.
Bedenin toprakla buluşması fikri aslında güzel gibi, çünkü çıplak ayakla toprağa basınca da iyi hissettiriyor. Ama çukura atılmasındaki görüntü çok kötü, katılıyorum…
Bu süreci iyi yapacak hiçbir şey yok sanırım.
0
megalomaniac
(04.09.21)
gerçekten kötü. ölüyü görmek tutmak taşımak falan.

bu arada kadınlar tabutla gömülüyo diye biliyodum ama öyle değil miymiş?
0
jelly bear
(04.09.21)
bence de türkiye'deki işleyiş baya travmatik. özellikle çocuğa falan da gösteriyorlar etkisinden çıkması baya yıllar alıyor.

ölü halini bence mahremiyet sayıp göstermemek lazım. o hali ile kimse hatırlanmak istemez. hristiyanlıkda ölüyü hazırlayanlar var adamlar usta normal insan gibi hazırlıyorlar. bizde öyle değil.
0
duyurukullanıcısı
(04.09.21)
ben de acı bir şekilde intihar eden ilkokul arkadaşımın cenazesine gitmiştim. sadece uzakta durabildim, tabutu görmek bile istemedim. defnin travmatik olduğu konusunda haklısınız.
0
epleindebisous
(04.09.21)
ölüm fikrinden korktuğumuz için öyle geliyor. islam'in amacı bize sürekli ölümü hatırlatıp dünyayı o şekilde yaşamak. o yüzden cenazelere katılımı da teşvik eder islam.
0
nuisance
(04.09.21)
travmatik falan değil bence. tabutla gömülen cenazelerde de cenaze evinde önce open casket tören yapıyorlar mesela sizce o daha travmatik değil mi? tabutun içinde ölmüş ama giydirip makyaj yapılmış cenazeyi görüyorsun ve saatlerce konuşma dinliyorsun falan...

yeni nesil veya gençler diyelim, yakınlarının definlerinde falan da daha dirayetliler. artık neden bilmiyorum ama gittiğim cenazelerde, babasını toprağa veren gençler görüyorum, hepsi dimdikler. konuştuğum yaşlılar da aynı yorumları yapıyorlar. olayı travmatik hale dönüştüren bence cenaze evinde bağırıp çağıranlar, sinir krizi geçirenler. ölümü kabullenince hepsi normal geliyor.
0
malheiros
(04.09.21)
Son derece travmatik.
Bir de cenaze yıkanırken su dökmeye çağırırlar.
Ben giremedim. Anneannemi hep yaşadığı gibi anımsamayı tercih ettim.
0
pro9it9is9
(04.09.21)
defin sürecimiz bence daha travmatik değil, daha doğaya uygun ve insanı sürece dahil ediyor, ki dahil olmalıyız bence.

temizleyip yıkayıp sardıktan sonra toprağa karışacak şekilde gömüyoruz ölülerimizi.
makyaj yapıp üç bin dolarlık tabutla insan gömmek çok suni bir şey.

ölünün taşınması, yıkanması, gömülmesi gibi herkesin ayrı ayrı işin bir ucundan tutması gibi şeyler hem insanı ölümle yüzleştiriyor hem de sevdiğin insanı bir şekilde uğurlama şansı veriyor.
yani insanın kendi ölüsünü kendi gömmesi insani ve olması gereken bir şey bence.
ben annemi yıkadıktan sonra çok rahatlamıştım mesela.

travmatik olan şey ölüm zaten, yani ölüm travmatik bir şey.
ama hayatın bir parçası.
bizim defin sürecimiz bununla yüzleştirdiği için daha gerçekçi.
0
blatta hiberna
(04.09.21)
Yüksek lisans tez konumdu. Aşırı travmatik olduğunu düşünüyorum. Gereksiz ritüeller dizisi, hem ölene hem yaşayana işkence. Şimdi tam olarak adı neydi unuttum. bedenimizi bi kapsülün içine yerleştiriyorlar ve bir ağaç oluyor. Yeni bir teknolojiymiş. Haberi okuyunca öyle gömülmek istedim. Dilerim nasip olur.
0
Corpsebridee
(04.09.21)
Bir kişiye veda etmek için yapılıyor o törenler, eğer kişiye veda edilmezse asıl o zaman durum daha travmatik ve sağlıklı bir kopuş olmadan gerçekleşiyor. Bu tüm kültürlerde gereklidir, bir cenaze töreni, bir veda…Mezarı olmayan, törensiz ölen insanlara bir bakın, aileleri hala yas tutarlar sürecini sonlandıramadıkları için. Odisse’de bile vardı sanırım.

Onun dışında, İslamiyette mi yoksa hangi kurallarda bilmiyorum ama medrese usülü ders alırken bi medrese hocasından, İslam’da kadının cenaze defin işlemlerinde bulunmaması gerektiğini söylemişti. Çoğu kadın da bulunmaz orada, dayanılması güç bir durum ve ağlar, cinnet vs geçirirse defin sırasında ölüyü rahatsız etmesin diye.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(04.09.21)
Kaynaklarda mezarın şekline kadar geçer bu tür mevzular.

i.hizliresim.com
0
Erva
(04.09.21)
seyi atlamissin abi, en yakinlarin gasilhanede ölüyü son kez yikanirken gormesi ve hatta bazen yikama islemini bizzat yapmasi olayi var.

inancsiz biri oldugum icin kremasyon en tatlisi gibi geliyor bana. yak beni ver kullerimi sevenlere, belki savursunlar bir yerlere ooh... oldukten sonra umrumda degil gerci de. bence kalanlar icin guzel bir katharsis olur.
0
robokot
(05.09.21)
ölümün travmatik olmayan bir hali yok ki. bence yabancıların açık tabut töreni çok daha korkutucu ve travmatik mesela, ona hiç gelemezdim. ya da yakma olayları falan. bizimki yine en azından biraz daha insani gibi geliyor, sadece bazı saçma detaylar var (yemek dağıtma gibi), ama genel olarak bence kötünün iyisi.
0
roket adam
(05.09.21)
olumu travmatik yapan sey sonrasinin mechullugu ve bilinmezligi. butun semavi dinlerde benzer olmakla beraber ozellikle islam'da asil hayatin olumden sonrasi oldugu vurgulanir ve olumun unutulmasi istenmez. islam'a gore olum aslinda bir son degil, inananlar icin guzel bir baslangictir. eger olumu ve defni bu sekilde idrak edebilirsen surec travmatik degil. birisini otogardan yada havaalanindan ugurlamak gibi.

dedemi ortaokulda babaannemi lisede kaybettim. ikisinde de hem gasilhanedeydim, hem de mezarlikta. olayi tamamen idrak etmeme ragmen acikcasi cok bir uzuntu hissetmedim. hatta sonrasinda ben neden aglamadim diye dusunup uzulmustum ama simdi bununla da barisigim.
0
crucio
(05.09.21)
Sen bi de Budistleri gör
Nepalde kaldım ve birkaç cenaze törenine katıldım. Yakılmak suretiyle...
0
fempusay
(05.09.21)
Kişinin öldüğünü kabullenebilmek için önemli bir işlevi olduğuna inanıyorum o ritüellerin.
0
michael_knight
(05.09.21)
Benim yurtdışındaki ilk işim mezarcılıktı. Sanırım biraz kıyas yapabilirim bu konuda.

Evvela yurtdışında cenazelerin defin işlemi çok geç oluyor. Şahıs ölmüş, üstünden 30 40 gün geçmiş, anca seremoni yapılıyor ve o sırada artık kaybına bir nebze alışılmış oluyor. İnsanlar feryat figan etmiyor.

Yine cenaze töreni bizde çok travmatik dediğiniz gibi. Okunan Kuran dua neyse hepsi böyle bir insanı dehşete düşürür şekilde oluyor. Helallik sormak dahil. Yabancıların cenazesi çok steril, çok daha formal, çok daha sakin bir ortam. İnsanı germiyor.

Gömü kısmı ayrı bir cinnet sebebi zaten. Tabutla gömmemekten tut, cenaze sahiplerinin ağlaya ağlaya kürekle toprak atması. Bu yok yabancılarda. Makineyle veya görevliler tarafından tabut 2,5 metre(~6 feet) düzgün kazılmış ve etrafı halıyla çevrilerek maskelenmiş mezara düz biçimde indirilir. Gömülme işlemi insanlar gittikten sonra gerçekleşir.

Bizde ayrıca mezarlar çok sığ derin değil ve üstü tepe şeklinde oluyor veya etrafı mermerle kapatıyoruz vs. Adamlarda mezar taşı var, mezar taşının başında varsa çiçek ekmek için ufak bir alan var. Kalan her yer mezarlığın kalanı ile eşit seviyede dümdüz halı gibi çim.

Bizde mezarlığa girince tırsarsın. Yabancıların mezarlığı park gibidir. İnsan huzur bulur gidince dehşete kapılmaz.

Bir başka husus da genç ölüm azlığı. Bizde 50 55 60 tık gidiyor. Adamlarda mezar taşlarını sıradan oku en genci 85 yaşında ölmüş. Artık vakti gelmiş ölümün, öyle kalp krizi tak götürmemiş. Haliyle bu da ayrı bir travma sebebi kalanlara.

Ben bu konuda baya kafa yormuş birisiyim. Artık mezarcı değilim kendi işimi yapıyorum ama bu olaylardan sonra karar verdim yurtdışında yapacağım ölürsem cenazemi. Aileyi travmaya sokmaya gerek yok. Gerçekten Türkiye'de cenaze ve yakının ölümü insana bir ömür kapatamayacağı bir yara açıyor. Çok cenazede bulundum Türkiye'de, özellikle şehit cenazesine çok katıldım. Olacak iş değil. Bu işi böyle yapmanın kimseye hiçbir faydası yok.
0
bana kedicik derdi
(05.09.21)
Babamı o toprağa gömdüğüm günden beri ölü, ölüm, mezar, mezarlık, hiçbiri benim için ürkütücü, korkutucu veya travma sebebi değil. hatta artık işim de ölülerle ilgili. bana ilginç gelen şey ise şu anda kanlı canlı işinde gücünde olan, hayal ve planları olan adamın 24 saat içinde toprağa gömülmüş olması. bu kadar kısa olmasına alışamıyorum.
0
işimdeyim gücümdeyim
(05.09.21)
Bu soru bana en sevdiğim dizilerden biri olan Six Feet Under'ı hatırlattı, bir gün Nate, ölüsünü toprağa gömen ve başında bağıra çağıra ağlayan birilerini izliyordu uzaktan ve kendi düzenledikleri soğuk törenlere göre, ölüme ve insan doğasına çok daha uygun buluyordu bu ritüeli.

Bence de travmatik olan ölümün ta kendisi, bu şekilde toprakla bütünleşmek bana da daha doğal geliyor, süslü tabutlar ve makyajlardan. Sonuçta ne şekilde olursa olsun cenazelerde ölümle bir şekilde yüzleşiliyor ve kabullenişin başlangıcı oluyor. Toprağa dönmek, doğa ile bütünleşmek biraz döngünün sonu gibi, huzur verici bir tarafı da var.

Bir de bazen cenazelerde en çok ağlayanlar en uzak kişiler hatta ölen kişiyi hiç tanımayanlar olabiliyor.
0
(05.09.21)
(2)

uzaktaki iş adamına kendini hatırlatma

duyurukullanıcısı
ya zamanında tanıştığım beraber yemek yediğim çok insan oldu ege'de yerel fabrika sahipleri şimdi ben istanbul'da olduğum için bunları çok takmıyordum ama pandemi iyice belimi büktü bunlara bir açılmam lazım danışman olarakşimdi direk mail mesaj atsam vay dk sen bizi ararmıydın falan diyip beni beda
ya zamanında tanıştığım beraber yemek yediğim çok insan oldu ege'de yerel fabrika sahipleri şimdi ben istanbul'da olduğum için bunları çok takmıyordum ama pandemi iyice belimi büktü bunlara bir açılmam lazım danışman olarak

şimdi direk mail mesaj atsam vay dk sen bizi ararmıydın falan diyip beni bedavadan 3-4 ay çalıştırırlar

onların beni araması lazım ki ağırlığımı koruyabiliyim.

ne yapsam da adamlara kendimi hatırlatsam? bana bir ulaşsalar?
0
duyurukullanıcısı
(02.09.21)
Bu adamlarla iletişiminiz neydi, siz ulaşmadan onlar size ulaşsınlar nasıl olacak, ortak tanıdıklar dürtebilir belki. Onun dışında, uçak kiralayıp fabrikalarının üstüne uçak egzozuyla telefon numaranızı yazdırabilirsiniz bence.
0
kobuzchu kiz
(02.09.21)
uçak kiralayıp fabrikalarının üstüne uçak egzozuyla telefon numaranızı yazdırmak kötü fikir çünkü rüzgar çıkabilir 0 rüzgar ile 8 olabilir paralar başkasına gidebilir.

birde ben zaten yamaç paraşütü yapıyorum Paramotor'u takar havadan kartvizit de atabilirim ama olmaz çevreyi kirletemem.
0
🌸duyurukullanıcısı
(02.09.21)
(8)

Haciz Gelecek Arkadaşa Yardım

Crowley
Yakın bir arkadaşım var. Pandemi yüzünden yada elinde olmayan bir sebepten değil tamamen keyiften/tembelliğinden ödeyemeyeceği kadar borca girdi.Şimdi de borcu ödeyemediğinden dolayı 3 tane abuk motosikletini benim üzerime yapmayı düşünüyor.Sağda solda duyuyoruz, kaza yapsa ruhsat sahibi ben olacağı
Yakın bir arkadaşım var. Pandemi yüzünden yada elinde olmayan bir sebepten değil tamamen keyiften/tembelliğinden ödeyemeyeceği kadar borca girdi.

Şimdi de borcu ödeyemediğinden dolayı 3 tane abuk motosikletini benim üzerime yapmayı düşünüyor.

Sağda solda duyuyoruz, kaza yapsa ruhsat sahibi ben olacağımdan benim de başım belaya girecek. Alkollü yakalansa ki alkollü de kullanıyor bana da ceza kesilecek. Kesilen cezayı da ödeyecek durumu yok.

Direk olmaz da diyemiyorum çünkü yakın zamanda bir sabah sevgilisinin yanına gideceği için borç istedi vermedim. Akşamına kendi motorları uzun yola gitmez diye benim motorumu istedi, yukarıda saydığım sebeplerden onu da vermedim.

Bu konulardaki düşüncemi bilmesine rağmen böyle isteklerine hem sinirleniyorum hem de vicdan azabı çekiyorum kötü bir arkadaşım diye.

Bu motosikletleri üzerime almamak için bir bahane bulmam lazım ama aklıma hiçbir şey gelmedi. Başına böyle bir durum gelen varsa yada bir fikir en kötüsüne bile razıyım.
0
Crowley
(01.09.21)
motorları üzerine al kilitle bir garaja anahtarı da sende olsun, tamam motorlar hacizle gitmesin de diğer türlüsü alınacak sorumluluk değil, arkadaş olmak her şeye he demek değik, böyle kabul ederse
0
freebird5406_2
(01.09.21)
hacı 3 motorun var, borca batmışsın hala manitanın yanına giderken para istiyorsun ben evde tahta kemiyorum birde senin dertlerini taşıyorum

sen arkadaş değil hamal istiyorsun. benim yüküm bana yeter kardeş.

derdim ben olsam.
0
duyurukullanıcısı
(01.09.21)
senden boyle risklerin altina girmeni isterken "iyi arkadas miyim" diye dusunup vicdan azabi cekmeyen biri icin neden vicdan azabi cekiyorsun? "bu bu sebeplerle olmaz kanka" diyeceksin. arkadassaniz hakkaten anlar zaten.
0
robokot
(01.09.21)
burda yakın arkadaşlıktan ziyade alma verme dengesinde sıkıntı olan bir iyi niyeti suistimal etme görüyorum dışardan bakınca. herkes kendi tercihlerinin sonucunu yaşar. hani sağlıktır, tamamen onun dışındaki sebeplerden kaynaklı bir ekonomik krizdir falan neyse de keyfi olarak kendini .oka bulayan insan için kılımı kıpırdatmam maddi anlamda.

bu konudaki düşüncelerini bilmesine rağmen bu isteklerde bulunmaya devam ediyor zira sizi manipüle edebileceğini düşünüyor. muhtemel ki daha önce etmiş.

bahane bulmak zorunda değilsiniz. "ben bu tür yanar döner işlere karşıyım, dahil olmuyorum, prensibim böyle" bitti, nokta. vicdan falan yapmanıza da gerek yok.
0
Phoebe
(01.09.21)
eğer borçlarını ödemezse, mal kaçırma/satışın iptali davası açarlar. sen de davada sanık olursun. bu işlerin zaman aşımı da yok. hatta motorları sen üzerine aldın diyelim, sonra senin üzerinden satış yapıldı, arkadaşın da parayı aldı ve borcunu da kapatmadı. yine satışın iptali davası açılır ve parayı da senden alırlar.
0
malheiros
(01.09.21)
Sürekli sorumluluktan kaçan kişilerin imdadına hep yetişen birileri olduğunda gördüğüm kadarıyla bu kişilere iyilik değil kötülük yapılmış oluyor. Bir şekilde yine yırtarım psikolojisine giriyorlar, sorunlarını onlar yerine birileri nasıl olsa çözecek diye gerekli adımları zamanında atmıyorlar.
3 tane motosikleti olan birisi olaylar icra noktasına gelmeden en azından bunları satıp borcu/borcun bir kısmını ödeyebilirdi.
0
efx
(01.09.21)
bu arkadasinla er yada gec kotu olup kuseceksin gibi duruyor. Bu olay ne kadar erken yaşanırsa senin için daha hayırlı olur.

Kabul etmediğin şeyleri ısrar edip psikolojik baskı yapan kişilerden nefret ediyorum.
0
srjkvon
(01.09.21)
Arkadaşın sebebiyle büyük bir derse gireceksin eğer yaparsan. Salın bulaşma
0
KaraSakall
(02.09.21)
(18)

amsterdam'a gitmeli mi?

lemmiwinks
uzun zamandir istiyorduk. bugun teklif aldim. simdi is ciddiye binince arada kaldik. kurulu duzenimiz var sonucta :D fena olmayan bir gelirimiz var esimle. ekonomik olarak rahat sayiliriz. 3 hafta once yeni bir eve tasindik. tasinma da masrafli oldu biraz tabi. bir de aileleri, arkadaslari geride bi
uzun zamandir istiyorduk. bugun teklif aldim. simdi is ciddiye binince arada kaldik. kurulu duzenimiz var sonucta :D fena olmayan bir gelirimiz var esimle. ekonomik olarak rahat sayiliriz. 3 hafta once yeni bir eve tasindik. tasinma da masrafli oldu biraz tabi. bir de aileleri, arkadaslari geride birakmis olacagiz. amsterdam'da kimsemiz yok. benim annem babam 65-70 yas civarinda, baska cocuklari yok. esimin annesi ogluyla yasiyor, esini birkac yil once kaybetti.

ekonomik olarak orada azcik daha iyi olacagiz ya da ayni olacak muhtemelen cunku kiralar cok yuksek, esim de turkiye'deki isine devam edecek bir sure en azindan. turkiye'nin geleceginden umidimiz yok ama gidip omur boyu oralarda yasar miyiz bilmiyoruz. cocuk dusunmuyoruz ama yapmaya karar verirsek de orada yetistirmek daha iyi gorunuyor.

daha once kim sorsa deli misin kosarak gitmen lazim derdim, simdi kendim ikilemdeyim. sacma bir durum. yeni bir hayat kurmak da zor geliyor.

sizin fikriniz nedir?
0
lemmiwinks
(01.09.21)
bu ülkenin en son sorunu ekonomi.
0
avianthem
(01.09.21)
bence gidin. yalniz gitme sebepleri asla turkiye'nin ekonomik durumuyla alakali olmamali. hollanda'ya gideceksiniz ama bunun size katkilari nedir onu iyi arastirin.
0
rm
(01.09.21)
gidis sebebimiz ekonomik degil.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
gitmediginde 10 yil sonra pisman olmayacagini dusunuyorsan gitme.
0
do you remember me
(01.09.21)
Keşke yerinizde olsaydım. Koşa koşa giderdim ben.
0
Hallegadola
(01.09.21)
Ekonomik olarak buyuk ihtimalle Amsterdam'da daha iyi olmayacaksiniz. Turkiye'de yol yordam bildiginiz, aileniz cevreniz falan oldugunuz icin daha bilinclisiniz ve haliyle cevinizden cikan para da ona gore daha efektif. Baska bir ulkeye gidince fiyat/performans kontekstiniz olmayacagi icin, ozellikle servis sektorunun pahali oldugu bir yerde gundelik yasam ekonominiz iyilesmeyecektir anlattiklariniz isiginda.

Gitmenize degmesi icin Hollanda'da yasamaya, bati avrupa kulturune vs ozel bir ilgi, heves duymaniz lazim. Veya Turkiye'deki durumdan rahatsiz olmaniz lazim. Yoksa gundelik zorluklari gozunuzde buyutmeden asacak motivasyonu bulamayabilirsiniz.
0
hot potato
(01.09.21)
selam,
ben amsterdam'a tam uc yil once tasindim, yasim 22'yken. sizin kadar beni baglayan bir sey yoktu elbette ama Turkiye'deki konumum yasima gore cok iyiydi. buraya issiz olarak geldim, en bastan universite okudum. iyi ki yapmisim diyorum her gun.

hayatimda her gun midemi agritan gundemler yok, turkiye'de maruz kaldigim ayrimciligi burada hic yasamadim, sokakta bir kez olsun kendimi guvensiz hissetmedim, devletle kurdugum iliskide her seyin benim iyiligim icin duzenlendigini tecrube edebiliyorum (bazen hosuma gitmese bile), etrafimdaki insanlar yasantima saygili. burada arkadas da edinebilirsiniz, hatta kuzenim (kirkli yaslarinda) 6 sene once tasindi buraya ve cok guzel bir cevreleri var cogu turk ailelerden olusan. 8 yasinda bir cocuklari var ve cocuk her gun okula kosa kosa gidiyor, cesitli aktivitelere zaman ayiriyor.

bilhassa amsterdam'da gun gectikce expat turkler artiyor, hala cogunluk "gurbetci" turk ama kendi kafa yapiniza yakin insanlari biraz ararsaniz bulabileceginize eminim.

eger anne-babanizin sagligi ve guvenliginden emin olabiliyorsaniz (kaldi ki su an karar verseniz 15-16 saat icinde turkiye'de olursunuz, donmek de zor degil) amsterdam'in yasantisinda sizi zorlayacak hicbir sey yok. hele ki istanbul'da hayatta kalabildiyseniz. elmali biskrem bile var burada :)
0
reavelyn
(01.09.21)
gidis sebebimiz tabi ki turkiye'nin durumu. gidersek belki donmeyiz bile.

@Hallegadola: ben de oyle diyordum is ciddi degilken.

@hot potato: ekonomik olarak bizim icin cok fark olmayacak muhtemelen, evet.

@reavelyn: keske o kadar erken gidebilseydik biz de. tabi gec gidip de orada cevresini olusturanlar da olmuyor degil. tabi kimi de yapamayip geri donuyor.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
"deli misin kosarak gitmen lazım" cevabı kendin vermişsin. Türkiye'den Ortalamanın üzeri sayılabilecek bir gelire sahibim. Şu an gel amsterdam da uber şoförlüğü yap deseler koşa koşa giderim.

Ekonomiyi filan boşver, insan kalitesi sorunu var bu ülkede. Trafikte birinin senin önünü kesip öldürmeyeceğinin ya da makas atan bir alçağın katletmeyeceğinin bile garantisi yok. Bak daha büyük İstanbul depremi var, ülke ne olacak nasıl toparlanır kim bilir.

5 dakika bile düşünmezdim. İki kere hollanda'ya gittim, ikisinde de aşık oldum.
0
robin one persie
(01.09.21)
Yani amsterdamın artılarını siz zaten biliyorsunuz anlatmaya gerek yok ama anne baba gerçekten o kadar önemli ki.. durumları nasıl rhatsızlıkları var mı bilemiyorum ama inanın ölümden sonra keşkeler bitmiyor. Hele de aynı şehirdeyseniz kıymetini bilin. Babamın ölümünden önce şu duyuruyu görseydim deli mi ne sorduğunu soruya bak derdim. Hakkınızda en güzeli olsun.
0
cilekli krep
(01.09.21)
çocuk düşünüyorsan git, düşünmüyorsan zaten tr'de sürekli çalışacağın için yine paran olacaktır.
0
duyurukullanıcısı
(01.09.21)
@cilekli krep: benim de korkum biraz da o. yaslandilar artik. babamin damarlari tikaniyor, stent takildi falan. zaten ufak/orta problemleri var. ayni sehirde degiliz ama yakin sayilir (istanbul - edirne). esimin ailesi burada, onun annesi daha genc ama yine onun da saglik problemleri olabiliyor.

benim kendi problemlerim de var ayrica. 10 kilodan fazla verdim gecen sene ve geri alamiyorum. neden verdim bilmiyorum. 2 ogun yeme duzenine gectik, belki onun etkisidir ama cok yesem de kilo alamamak endislendiriyor. bir de yakin zamanda plastrone aapndisit derdi cikti basima, hala iyilesemedim tam, tekrar doktora gidecegim cuma gunu, belki ameliyat diyecek. amsterdam'da sikinti yasar miyim korkum var. ayrica dis implanti yaptiriyordum, yarida yakalanmis oldum bu teklifle.
0
🌸lemmiwinks
(01.09.21)
Git sonra canin isterse donersin.
Gidersen donme secenegin var.

Gitmezsen hic donemezsin.

Bu durumda gitmek en mantiklisi.
0
divit
(01.09.21)
standartlarinda ufak bir dusus bile olmayacakmis madem, gitmekten baska secenel goremiyorum ben.
0
in vino veritas
(01.09.21)
tek sıkıntı aile ve arkadaşlar(sadece aile hatta, çünkü yaşlanıyorlar :/), mümkünse gidip 5-6 yılda oraya alışıp vatandaşlık alıp sonra geri dönüp dönmemeyi tekrar düşünmek lazım.(yaşlılıkta Akdeniz iyi olur ama Hollanda vatandaşı ve euro birikimli olarak emekli olmak bambaşka olur, ayrıca o zaman gelince dünya ne halde olacak Akdeniz küresel ısınmadan dolayı yaşanmaz halde mi olacak vs. bilmiyoruz) Herkesin aradığı fırsat bu, hele çocuk planınız varsa bence kesin yapılmalı.

Bu arada kendim için Hollanda'ya bakarken oranın çifte vatandaşlığı kabul etmediğini görmüştüm. Ek bilgi olarak yazayım ama kimse söylesem "hehe Türk vatandaşlığından çıkarsın olur biter" demişlerdi :') Ben birkaç şirkete başvurmuştum dönen olmadı, daha net bir cv hazırlayıp zorlamayı düşünüyorum mesela.
0
nhk ni youkosu
(01.09.21)
Belli ki konfor alanınızın dışına çıkmak zor geliyor, normaldir. Açıkçası ben ülkenin durumundan vb. bağımsız bir insanın böyle fırsatları değerlendirmesi gerektiğini düşünüyorum. Mevcut koşullarda bu tartışmaların hep maddi kazanç ya da siyaset düzleminde değerlendirilmeleri normal ama bence farklı açılardan düşünmeye de çalışın. Farklı bir ülkede yaşamak, orada bir hayat kurmak, sosyal çevreye adapte olmak insanı geliştiren şeyler. Keza insanın işini her zaman alışık olduğu yapıdan çıkartıp başka kültürlerden insanlarla yapması da farklı bir tatmin sağlıyor.

Diğer yandan Amsterdam'da yaşamanın avantajları da dezavantajları da olacaktır. Mesela Amsterdam'da kiralar bildiğim kadarıyla oldukça pahalı; bugün İstanbul'da iyi bir semtte yaşarken orada aynı şeyi yapamayabilir, şehirden görece biraz daha uzak bir yerde yaşamak durumunda kalabilirsiniz. Veya iklim sizi zorlayabilir... Diğer yandan Avrupa'nın güzel bir noktasında olacaksınız; bir tarafınızda Almanyai diğer tarafta Belçika ve Fransa... Tatilleriniz çok eğlenceli olabilir.

Aile konusuna gelince, açıkçası ben bu konuda katıyım, şahsen ne zaman kararlarımı başkaları yüzünden değiştirmek zorunda kalsam o insanların bir noktada beni pişman ettiğini gördüm. Kaldı ki Edirne - İstanbul 2 saatse Amsterdam - İstanbul 4.5 saat. Bu kadar basit olmadığının farkındayım ama o kadar abartılacak bir şey yok bence.
0
salihdt
(02.09.21)
Yorumlarda gidiş sebebimiz Türkiye'nin durumu demişsiniz ama bugüne kadar gemileri yakmadıysanız ve kurulu düzeninizden memnunsanız yurt dışına gittiğinizde özellikle ilk 6 ayda sıfırdan hayat kurarken karşılaşacağınız ufak tefek aksaklıklar bile gözünüzde büyüyecektir.

Benzer durumda olan birkaç arkadaşıma gaz vermiştim. Hepsi ilk 1-2 senede geri döndüler. O yüzden böyle iyi ya diyorsanız hiç boşu boşuna bürokrasisiyle bilmemnesiyle uğraşmayın. Hem zaman hem de para kaybı.
0
yürümeyin
(02.09.21)
Ben 36 esim 31 yasindaykem tr den herseyi birakip 3 yil once amerikaya tasindik.

Ayni sene

Abim 41 esi 40 yasinda 2 cocukla herseyi birakip amsterdama tasindilar. ( abim aldigim en iyi karardi diyor )

4 muzde tr sartlarinda cok iyi gelirleri olan tr deli ilk 5 unv mezun kisileriz

Kesinlikle gidin derim, ydisinda yasamak cok buyik tecrube. Su an konfor alaninizdan cikmak zor geldiginden tereddut yasiyorsunuz ( aynisini ben de yasamistim ) hatta bir aksilik ciksa da gidemesek, sucluluk da hissetmem diye de dusunuyorsunuzdur :) and
0
oscar
(02.09.21)
(14)

Erkekler ve halhal?

The colors of my sea perfect color me
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki? Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?Teşekkürler.
Erkekler neden halhala bu kadar ilgili?

Bilegimde görüp de o halhal mi? diye sormayan erkek yok neredeyse. Yani ayak bileğinde sarılı zincir daha ne olabilir ki?
Bu ilginin sebebi nedir? Sadece estetik görünmesi mi? Çağrıştırdığı başka ne anlami var? Herhangi bir saatten ne farkı var?

Teşekkürler.
0
The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
ayak fetisizmi?
0
alevli deniz sortu
(01.09.21)
@alevli deniz şortu
Ayak da görünmüyor ki. Spor ayakkabınin içinde. Halhalin olduğu kısım pantolon havuç model olduğu için yarım karış dahi görünmüyor. Hani ayak görünse ok.
0
🌸The colors of my sea perfect color me
(01.09.21)
cinsel pozisyonlar çağrıştırıyor olabilir hayal gücü
0
freebird5406_2
(01.09.21)
benim de hoşuma gider ama herhangi bir cinsel çağrışım yapmadı açıkçası. ya estetik göründüğünden ya da az rastlanır olmasından.
0
lazpalle
(01.09.21)
Estetik bence. Bilekte güzel duruyor.
0
westblack
(01.09.21)
ben hiç sevmem halhal ama birinde görsem sorarım sanırım aa halhal mı o diye. Bilekliğe göre daha nadir, ilginç bi sözcük, barış manço şarkısı akla geliyor, muhabbet oluyor sorunca vs pek çok sebebi olabilir.
0
nundu
(01.09.21)
Muhabbet açmak için soruyorlardır. Halhal araç gibi görünüyor sadece.
0
lüzumsuz adam
(01.09.21)
Dinledigin muzige de ilgiliyiz.
Olayi baglayana kadar rol kesiyoruz.

8 saate kadar fransiz filmleri konusurum.
0
divit
(01.09.21)
CUnku kadin vucudunun en estetik ve zarif kismi ince ayak bilekleridir.Ince ayak bilekleri sanat eseri gibi bir sey.Halhalin bununla cok ilgisi var
0
turkuaz
(01.09.21)
Halhal epey seksi bir şey. Elbette ince bilekli bronz bir tende.
0
kukuleta
(01.09.21)
Sormalarının amacı muhabbet olabilri, yoksa o halhal değil de ne olabilir ki , halhal mı diye sorsunlar

Bana hiç çekici ve estetik gelmiyor.
0
ceketimi alip cikcam
(01.09.21)
"ayakcilar" halhali begenir, ince bilekte guzel durur.
"o halhal mi yaw" diye soran abilerin alayi ayak/bacak hastasi..
0
cooperr
(01.09.21)
Çünkü nadir karşılaşılan bir aksesuar, muhabbet açmak için bire bir.
0
John Bloor
(02.09.21)
o halhal mi 'den sonra 'bakabilir miyim?' sorunu yokluyor.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.21)
(5)

Koşu bandı zararlı mı

kiriko
Arkadaşlar koşu bandında koşmak zararlı mı kilo vermek amacıyla kullanıyordum da
Arkadaşlar koşu bandında koşmak zararlı mı kilo vermek amacıyla kullanıyordum da
0
kiriko
(01.09.21)
coğu kişi zararlı diyor diz kapaklarına yük biniyormuş, hızlı yürüyün diyorlar.
0
duyurukullanıcısı
(01.09.21)
ben de aynısını çoğu kişiden duyduğum için baktım, yok öyle bişey. kulaktan kulağa uyduruluyor muhtemelen. bi de insanlarda doğal = sağlıklı algısı var, makine yapaylığının sıradan insan tarafından sağlıksızlıkla ilişkilendirilmesi sonucu ortaya çıkan bir sanrı olması da muhtemel.

edit: bu arada soruyu yanlış anlamışım; koşu bandında koşmak zararlı olabilir, sadece başka yerde koşmaktan daha zararlı olmadığını kastetmiştim. yani ortada zararlı olan bir şey varsa koşu bandı değil, koşmak olabilir.
0
bahis hesabi
(01.09.21)
Kilo vermek amaciyla kosudaki sikinti su; siz 5-10 kg fazlasi icin kosuyorsaniz sorun olmaz.

Ama 50-100 kg fazla icin kosmaya calisiyorsaniz sıkıntı. Bu bilimsel olarak kanitlanan bir olay, kemiklere, eklemlere binen ağırlık koştukça artiyor.

O sebepten çok fazla kiloluysaniz kosulmamali.
www.functionalaf.com.au
0
logisticsmanager
(01.09.21)
evet benim diz kapaklarımda sorun var koşu bandına çıkınca ağrı yapıyor sonra, o yüzden boştaysa kondisyon bisikleti veya spin bike kullanıyorum
0
nahtoderfahrung
(01.09.21)
spor salonudn 1 yıl koşu bandında koştum, sağ dizimde sorun oluştu.

eksisozluk.com
0
kanlakarisikyagmur
(01.09.21)
(13)

Sözlük yazarı olmanın hissettirdiği bir ayrıcalık var mı?

İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
Merhaba arkadaşlar,Ta 6 sene önce açtığım sözlük hesabı ne hikmetse bugün onaylanmış ve şu an yazar durumundayım. Kayıt olduğum zamanlar önemsiyordum yazar olmayı ama şimdi o kadar önemli gelmiyor. Gündemi sözlükten takip ederim ama yazarlık pek matah gelmiyor. Ummadığım bir anda onaylanması bir değ
Merhaba arkadaşlar,

Ta 6 sene önce açtığım sözlük hesabı ne hikmetse bugün onaylanmış ve şu an yazar durumundayım. Kayıt olduğum zamanlar önemsiyordum yazar olmayı ama şimdi o kadar önemli gelmiyor. Gündemi sözlükten takip ederim ama yazarlık pek matah gelmiyor. Ummadığım bir anda onaylanması bir değişik hissettirdi. Siz ne düşünüyorsunuz? Sevinilecek bir durum mu sizce? Eğer yazarsanız yazarlığınız onaylanınca ne hissettiniz? Fikirlerinizi belirtirseniz sevinirim. Teşekkür ederim.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(31.08.21)
İnstada 10k takipçim olsa daha ayrıcalıklı hissederdim ekşi bi anlam ifade etmiyor
0
olaylar olaylar
(31.08.21)
15 yıl önce hissettiriyordu. şimdi bahsini açmaya bile değmez, böbürleneni kafamda direkt ezik diye kodlarım hatta.
0
kiyiya vuran dildolar
(31.08.21)
2004-2005 civarı havalıydı
0
freebird5406_2
(31.08.21)
Köpeğimin TikTok hesabı daha havalı geliyor.
0
the she ronin
(31.08.21)
2007'de yazar oldum, olağanüstü geliyordu. okulu uzattığımı unutmuştum. şimdi yine sıradayım ama sırf dursun kenarda diye sıraya girdim. entry yazma amacım yok. mesaj falan atarım lazım olur.
0
ya ben lan neyse
(31.08.21)
Hiç yok bende
0
basond
(31.08.21)
Sebepsiz yere kufur yemek istiyorsan guzel ortam.

5-10 sene once 400 lira falandi hesap, bir degeri vardi.
Simdi aliskanlik olmasa bedava verirdim.

Genel iq cok dusuk.
0
divit
(31.08.21)
2007'den beri yazarım. 2008-2011 top dönemi. şimdi çöp.
0
duyurukullanıcısı
(31.08.21)
2011 öncesi vardı yazar sayısı belliydi şimdiye oranla da çok azdı.
0
monsieur turti
(31.08.21)
Başta bi heyecan oluyor anaa yazar mı olduk la diye sonra geçiyor. Artı eksi verebilme olayını seviyorum bir de açtığım başlık tutarsa okumayı seviyorum onun dışında bir olayı yok ama o kadar bekleyişten sonra yazar olma hissi güzel, beklediğine değmiş oluyor. 6 sene çokmuş ben 2,5 sene beklemişim. Bazıları instagram- Twitter hesabının bio kısmına yazıyor ekşi yazarı olduğunu, bunu garipsiyorum. Cv’ye eklemenin bir tık gerisi.
0
heathen
(31.08.21)
ayrıcalık demeyelim de seviyorum ben sözlüğü. bir yere bir şeyler yazmak iyi geliyor. kimi zaman geyik, kimi zaman gündem, kimi zaman alakasız bir konuda bir makale.

twitter instagram vs. beni çok sarmadı. bir de çoğu normal hayatta tanıdığım insanlara fikrimi anlatmak çok ilgimi çekmiyor. fenomen falan olacağım tanımadığım bir sürü kişiye ulaşacağım desen çok uğraş vermen gerekiyor.

e ne yapacağız o zaman? blog falan açılabilir ama onun için de bir konsept belirleyeceksin, konsept belirlemesen bile bir okuyucu kitlesi kazanman gerekecek vs. ekşi sözlük ise kısa yol bu konuda yani. deşarj noktası benim için.



he hissettirdiği bir şey var mı ? sözlükle alakası olmayan insanlar hala bir garipsiyor bir şekilde sözlük yazarı olduğumu duyunca. insanların kafasında ufaktan da olsa herkesin yazar olamadığı yer fikri var. ama dediğim gibi bunlar azınlık.


benim yazarlığımın onaylanması çok kısa sürdüğü için çok da bir şey hissetmemiştim açıkçası. torpil falan değil bu arada. sözlüğün eski alım sistemiyle alakalı. önceden sözlüğe kayıt tarihiniz önemliydi. benim de okumak için açtığım bu hesabım vardı. sürekli okurdum ama hiç yazar olsam mı dememiştim. sonrasında yazar olayım dedim. 10 entryi tamamlayınca ve kayıt tarihim diğer sıradakilere göre çok eski olunca muhtemelen direkt sıranın en üstüne yerleştim. çok fazla beklemeden de yazar oldum. bu süre hatırladığım kadarıyla çok kısaydı. bugün 10 entryi tamamlayıp yarın yazar oldum gibi bir şeydi galiba. o yüzden çok da heyecan yaşamamıştım açıkçası ama ilk başlarda yazdıklarıma çok dikkat ediyordum. hem dil bilgisi açısından. hem de çok emin olmadığım konularda yazmama açısından. her an fularlı bir ekşici gelip ayar verecekmiş gibi geliyordu ki o dönemin ayarları şimdikilerden çok daha iyiydi. atıyorum bir şeyle alakalı yarım yamalak bir bilgi yazdınız, altına bir fularlı gelip paragraf paragraf işin doğrusunu anlatır sizi itin götüne hiç küfür etmeden sokardı. şimdi koy götüne aklıma ne gelirse yazıyorum ehehe :) zaten spesifik konular hariç öyle dolu dolu pek bir yazar da kalmadı.

ne çok yazdım yahu.
0
syozkn
(01.09.21)
2006'da onaylanmıştı yazarlığım, sevinmiştim o zaman. entry'lerin bir adabı, yazarların iyi kötü fikirleri, bilgileri oluyordu yazdıkları başlıklar hakkında. sonra hızlı bir düşüşe geçti sözlük. trollük çıktı. entry'ler tanım olmaktan, bilgi içermekten uzaklaştı. sözlüğün de pek bir itibarı kalmadı. dolayısıyla artık ayrıcalık falan da hissettirmiyor. yıllardır doğru düzgün girmiyorum bile sözlüğe.
0
treize
(01.09.21)
ayricaliklik bir sey yok. simdi yine nostaljik dedeler gibi olacagim ama sozluk ilk acildigi zamanlarda guzel bir yerdi bence (ben 2001 girisliydim, 2006'ya kadar falan aktif kullandim, sonra tum entrylerimi sildim ama hesabim duruyor, kullanmiyorum). bir avuc yazar, cogumuz birbirimizi tanirdik, zirveler yapar bulusurduk. yaptigin guzel bir espriyi ertesi gun rastgele insanlardan duyabilirdin. benzeri bir ortam turkce internette kesinlikle yoktu. bence o zaman bir tatliligi vardi. hissettirdigi bir ayricalik yoktu bence ama ne bileyim, turunun tek ornegi bir mecra olarak guzel bir tecrubeydi. ben yaslandim ondan mi bilmiyorum ama artik hic oyle bir yermis gibi gelmiyor bana.
0
robokot
(01.09.21)
(3)

portafiltre nereden alabilirim?

duyurukullanıcısı
espresso makinesinin kahve kolu. direk kolu lazım bana 55mm.bu çap da iç çapı değil mi?
espresso makinesinin kahve kolu.

direk kolu lazım bana 55mm.

bu çap da iç çapı değil mi?
0
duyurukullanıcısı
(31.08.21)
Kullandığınız makine hangi markaysa yetkili servislerini deneyin, büyük ihtimalle vardır.
0
kobuzchu kiz
(31.08.21)
ürün almanya'dan alındı yani espresso makinesi, tr'de servisi yok maalesef.
0
🌸duyurukullanıcısı
(01.09.21)
O zaman yine de kahve makinesi tamiri yapan servisleri deneyin, piyasada yok ya da saçma pahalı portafiltreler var çünkü.
0
kobuzchu kiz
(01.09.21)
(15)

Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir?

nickini degistiren yazar
Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir? Hangi durumda alman hesabı yapılması daha doğru olur.1) kız ve erkek ilk buluşmaya (date) çıkıyor. İleride sevgili olma potansiyelleri var.2) kız ve erkek zaten sevgili.3) kız ve erkek arasında duygusal bir bağ yok. Sadece arkadaşlar.
Hangi durumda hesabı erkeğin ödemesi gerekir? Hangi durumda alman hesabı yapılması daha doğru olur.

1) kız ve erkek ilk buluşmaya (date) çıkıyor. İleride sevgili olma potansiyelleri var.
2) kız ve erkek zaten sevgili.
3) kız ve erkek arasında duygusal bir bağ yok. Sadece arkadaşlar.
0
nickini degistiren yazar
(30.08.21)
kim davet ediyorsa o öder.

karşıdaki paylaşmayı teklif ederse senden hoşlandım demiş olur.

karşıdaki o zaman şurada da bir tatlı veya drink alalım derse hoşlandım demiş olur.

eğer karşıdaki hiçbir şey demez ve cidden davet eden öderse 'bugün de doyduk çok şükür' gibi bir şey oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(30.08.21)
1. davet edenin ödemesi makul ama diğer taraf hesabı paylaşmayı teklif etse şık olur, paylaşmazlarsa çıkışta tatlı, kahve falan ısmarlar ya da bir dahaki buluşmayı kendisi öder.

2. Ne fark eder? Kimde para varsa, o sırada kimin cüzdanı kolaydaysa, ekonomik durumlarına göre... Sürekli erkeğe ödetmek çok çirkin.

3. Arkadaşlar arasında çok para muhabbeti dönmesi tatsız bir şey olduğu için ufak tefek şeylerde (kahve içtik kalktık, sabah fırından iki poğaça aldık...) fark etmez, lafını etmek bile tatsız, bazen biri bazen diğeri öder. Pahalı bir yere gidildiyse paylaşılır.
0
kobuzchu kiz
(30.08.21)
davet eden öder. onun dışında niye erkek ödesin? hiçbir durumda ödememesi gerekir.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(30.08.21)
Kobuchu+1. Bunun cinsiyetle alakası yok.
0
Phoebe
(30.08.21)
1-2-3 ben öderim elimden geldiğince, ama ben kariyerde hızlı yükseldiğim için belli bir seviyeye geldim, takıldığım arkadaşlarım hala öğrenci veya yeni mezun maaşı alıyorlar vs.

Genelde ben ödeyip, sonraki buluşmada kahve falan tarzı bir şeye çevirip onlara kahve ısmarlattırıyorum. Date için de böyle arkadaşlarım için de, varken sevgililerim için de öyleydi.

Kırılacak bir insansa vs. zaten anlaşılıyor o zaman da 50/50 paylaşıyoruz.
0
aguen
(30.08.21)
1 - ben öderim.
2 - ivir zivir seyleri ben öderim ama oturup restoranda 3er cesit sey yendiyse ortak ödenir.
3 - yine ortak.
0
reactionic
(30.08.21)
1- davet eden
2 ve 3 : ortak, sırayla
0
Hallegadola
(30.08.21)
1. erkek çoğunluklu ama teklif kadından geldiyse kadın.

2. yaşlara, konumlara, maddi durumlara bağlı.
özellikle 30-40 yaşındaki insanların "dur bende 20 lira var" falan hesaplarına girmesi ya da "sen ne yemiştin?"ler falan erotizmi öldürüyor.
20'lerde kimde varsa o öder ya da bölüşülür, o önemli değil.

yani önemli olan kimin ödediğinden çok, tek tarafın ödemesi.
"hesabı bölüşmek" biraz liseli hareketi olabiliyor ve ilişkilerin havasını bozuyor bence.

3. herkes kendi hesabını öder, daha doğrusu bence kuruş hesabı yapmak yerine direkt ikiye bölünür, ödenir işte.
bir tarafın durumu yoktur, nakit akışında sorun vardır, gerekirse arkadaşımın hesabını çekerim arada bir.
ya da çeşitli sebeplerde "bugün benden olsun" diyebilir bir taraf.
0
blatta hiberna
(30.08.21)
1, 2 ve 3. durumlarda özel bir davet konusu yoksa Alman hesabı olmazsa Amerikan hesabı ödenmelidir. 1. ve 3. durumda (özellikle) erkek davet etti ise erkeğin ödemesi gerekir (kadın davet ettiyse de kadın öder). 2. durumda üstünde parası olan ya da o an cüzdanına daha kolay ulaşan öder.

Genel olarak hesabı davet eden öder. Bunu diyen kullanıcılara +1
0
nawar
(30.08.21)
Nadir buluştuğum biriyse ben ısmarlamak isterim, centilmenlik+içinden gelmek. Sık görüştüğüm biriyse bir dengeye oturmasını beklerim. Burada bir gerginlik varsa o iletişim sürmez zaten..
0
her giriste sifresini unutan adam
(30.08.21)
Doğu kültüründe her durumda erkek öder.
Ve bence 1 ve 2.durumlarda erkek, 3 nolu durumda bazen kız bazen erkek ödemeli.
Bugüüne dek hep hesap paylaştım ve fazla fazla ben ödedim
Hayatın gör dediği şu : niyeti ciddi erkek zaten hesap kitap tutmuyor
Etrafımda da kimin sevgilisi hesap kitap yapmadan 2 nolu durumda hesap ödediyse devamında hep evlenme teklif ettiler
0
photo85
(30.08.21)
1. Davet edenin ödemesi daha doğru, alman usulü de problem değil bence.
2. Ortak
3. Ortak
0
Josephine.
(30.08.21)
1-2 erkek oder.
Arkadaslarsa kabaca ikiye bolerler.Yada sirayla ismarlarlar
0
turkuaz
(02.09.21)
Erkeğim. Karşı taraf ben ödeyeyim demediği sürece her durumda ben öderim.
0
hayirsiz
(02.09.21)
1)Önceden tanışıklık varsa, davet kabul edilmişse demek ki karşı taraf görüşmek istiyor. Bu durumda davet edenin ödemesi makul.

Ancak yüzünü hiç görmediğin biriyle online ortamdan tanışmışsan herkes kendinin hesabını öder. İlk buluşma suistimali diye bir şey var günümüzde. Buna düşmemek lazım

2)Bazen kadın, bazen erkek. Mesela yemeği erkek öder sonra kahve içilirse kadın öder gibi gibi.

3)Bölüşülür ya da sırayla
0
roe
(02.09.21)
(2)

bir cümle çeviri?

sana bir sarki yazdim fernando
"şirketinizin abd pazarı için yürütmekte olduğu çalışmalardan haberdarım"bunu en düzgün, en native biçimde nasıl çeviririz? teşekkürler
"şirketinizin abd pazarı için yürütmekte olduğu çalışmalardan haberdarım"

bunu en düzgün, en native biçimde nasıl çeviririz? teşekkürler
0
sana bir sarki yazdim fernando
(30.08.21)
i am aware of your company's work and effort for the usa market.
0
duyurukullanıcısı
(30.08.21)
Üsttekine belki şöyle bir şey katabilirim: "i am aware of your company's operations in the usa market."
0
prole
(30.08.21)
(2)

3ds Max için donanım

kisa
Merhaba gurular.Bir arkadaşım benden yaridm istedi. İç mimar, render alıyor ve kendini rahatlatacak bir konfigürasyon seçmeliyim.Sanırım islemciden çok ekran kartına yük biniyor.Baktığımda bazı profesyonel ekran kartları da gördüm uyumluluk listesinde ama normal piyasa ekran kartları ile farkları ne
Merhaba gurular.
Bir arkadaşım benden yaridm istedi. İç mimar, render alıyor ve kendini rahatlatacak bir konfigürasyon seçmeliyim.
Sanırım islemciden çok ekran kartına yük biniyor.
Baktığımda bazı profesyonel ekran kartları da gördüm uyumluluk listesinde ama normal piyasa ekran kartları ile farkları nedir bilmiyorum.
Sadece kasa için 20bin dersek nasıl bir konfigürasyon önerirsiniz?
8 ram 512 SSD 1 TB HDD fiks sanırım.
Amacı sadece 3dsmax i rahat çalıştırmak olacak.
0
kisa
(30.08.21)
program yanında kullanılan render motorunun da önemi var.

3d studiomax benchmark diye arattığımda bir sürü değişik render motoru çıktı.

hangi motoru kullanacaksanız onunla yapılmış sistem ve ekran kartı testlerini inceleyin. en temiz ve güvenilir sonuca böyle ulaşırsınız.
0
killerbee
(30.08.21)
3060 ve üstü ekran kartlarına baksın.
kasa alıcak ise amd'nin işlemcilerine ve ekran kartlarına bakabilir.
3060 dışındaki ekran kartlarını mutlaka 3060 vs 5500 diye araştırsın
gpu.userbenchmark.com
gibi

ram'de min 16gb. ssd 512 olsun. renderları hdd'de depolar.

hardisk harici olsa da olur.

3060'lık laptoplar 14-15 arası bence iş görür bazen 12'e düşüyor ama şans.
0
duyurukullanıcısı
(30.08.21)
(11)

İhtiyara Pc oyun önerisi

bana kedicik derdi
Çok sıkıldım son günlerde ne denesem sarmıyor.Cyberpunk oynadım 2 saat kadar altf4 çekip kaldırdım oyunu. Parasını verdiğimle kaldı. Rtx 3070 var ama kullanamıyorum resmen.Vr ve direksiyon var. Euro truck sim oynadım sıkıldım. Yarış oynayayım dedim sıkıldım assetto corsa çünkü kötüyüm yarışamıyorum.
Çok sıkıldım son günlerde ne denesem sarmıyor.

Cyberpunk oynadım 2 saat kadar altf4 çekip kaldırdım oyunu. Parasını verdiğimle kaldı. Rtx 3070 var ama kullanamıyorum resmen.

Vr ve direksiyon var. Euro truck sim oynadım sıkıldım. Yarış oynayayım dedim sıkıldım assetto corsa çünkü kötüyüm yarışamıyorum. Boş pistte döne döne nereye kadar.

Rdr2 indirdim hikayeyi dinlerken sıkılıyorum, at sürerken sıkılıyorum. Adam vururken fena değil gerisi sıkıcı.

Surviving Mars oynadım ilk başlarda iyiydi, en zor haritalarda bile hayatta kalmaya başlayınca sıkıldım bıraktım.

Sorun şu ki oyunlar single player ai ile oynayınca sıkıcı geliyor. Multiplayer oynayınca da yaş ilerlemiş artık eskisi gibi değilim hemen öğrenemiyorum refleksler bitik eziliyorum yine sarmıyor.

Ne önerirsiniz?
0
bana kedicik derdi
(30.08.21)
Bannerlord olabilir. Hikayesi yok (görevleri boşver), girip takır takır adam kesiyorsun sadece. Kılıç, yay ok falan mekanikleri güzel baya. Bi süre sonra sıkıcı oluyor ama oyalar bi 50 saat kafadan.

Hades var, 3070'in hakkını verecek bi oyun değil ama keyifli. Hack n slash.
0
plutongezegendegilmi
(30.08.21)
belki de sorun oyunlarda değil de, sizdedir.
bazen, bana da oluyor; keyşfsizken keyif aldığım şeyler, pek zevk vermemeye başlıyor. böyle durumlarda, bünyeyi zorlamamak lazım illaha keyif almalıyım diye. sevilen uygulamaya biraz ara verdikten sonra zevk yeniden geliyor.
Ya da artık oyunlardan temelli sıkıldınız. onda olabilir.
o zaman rtx 2070 e talibim!
dm'den fiyat yazar mısınız??
0
pangea
(30.08.21)
Sorun bende dostum haklısın ama oyun oynamazsam kafayı yerim sıkıntıdan. Hele hele şu aralar havalar da bozuyor. Kart satılık değil maalesef, oynamadığımda mininge bağlıyorum.
0
🌸bana kedicik derdi
(30.08.21)
gta
saints row
justcause
hades
ryse: son of rome
0
sutlu nescafe
(30.08.21)
Gta tüm serileri seneler evvel bitirdim yaw. Online pek sevmedim. Saints row izledim biraz youtube'dan pek açmadı diğerlerine bakayım.
0
🌸bana kedicik derdi
(30.08.21)
Little Nightmares
Superliminal
SUPERHOT
Shadow Tactics: Blades of the Shogun
Warhammer: Vermintide 2

Ya da belki;
Antichamber, The Talos Principle
0
archmage mahmut
(30.08.21)
Yazmayı unutmuşum fps sevmiyorum sevsem zaten cs:go atar geçerim.

Dishonored tarzi senaryoda diyalog secmecelerden tiksiniyorum acikcasi. Hic gelemiyorum. Cunku tum hikayeler kofti sonucta. Hikaye derdim olsa dizi izlerim. Gameplay onemli benim icin.

Ryse Son of Rome baya guzel gorunuyor bunu bi deneyeyim ben.
0
🌸bana kedicik derdi
(30.08.21)
Bana kalırsa 2000lerin başında gözden kaçan bir çok oyun var. Bu işlerin çok içinde değilim ama
Reflexive Entertainment oyunlarına bak derim . Boyutları da düşük. Biraz aramayla ilaçları da bulunabiliyor .
0
Erva
(30.08.21)
Path of exile olabilir.
0
Wakatakakage
(30.08.21)
yaş başını almış gitmişse single player'lara girme.

en iyisi bir ortak bulup multiplayer takılmak.

bir ortak bulup

valheim'e girebilirsin. güzel
Insurgency'e buddy ile girebilirsin
HELLDIVERS'a buddy ile girebilirsin

illa single diyorsan

darkest dungeon güzel
eu4 güzel
0
duyurukullanıcısı
(30.08.21)
Naptin baskan 100 yasinda gibi yazmissin, overwatch tavsiye ederim.
0
bluewhale
(30.08.21)
(5)

Tasarım programı öğrenmek

bana kedicik derdi
Bir takım bilgisayar parçaları var aklımda üretmek veya ürettirmek istediğim.Pc kasası, radyatör, distroplate, akrilik kaplı waterblock, rezervuar vs. Bunları en ideal hangi programla üretebilirim? Autocad ideal mi olur mu? Öğrenmek ne kadar zor olur? Geçmişte(10 12 sene oldu) 3ds max öğrendim biraz
Bir takım bilgisayar parçaları var aklımda üretmek veya ürettirmek istediğim.

Pc kasası, radyatör, distroplate, akrilik kaplı waterblock, rezervuar vs.

Bunları en ideal hangi programla üretebilirim? Autocad ideal mi olur mu? Öğrenmek ne kadar zor olur? Geçmişte(10 12 sene oldu) 3ds max öğrendim biraz hobi olarak onun dışında pek bir temelim yok. Mümkün müdür? Solidworks kullananlar gördüm ancak bu program çok pahalı, cracklemek falan gerekir sanırım bana gelmez.

Yine bunları üretmek tasarımları hayata geçirmek için ne tip üreticilerle görüşmeliyim? Mesela şu kasanın tasarımcısı images.app.goo.gl
Çin'de kornej yapan bir üreticiye ürettirtmiş.
0
bana kedicik derdi
(28.08.21)
Neden olmasın yahu? Adamlar yapmış işte. Ben neden yapamayayım?
0
🌸bana kedicik derdi
(28.08.21)
bahsettiğin şeylerde çok sağlam ısı transferi ve akışkanlar dinamiği hesapları var tüm çizimler bu hesaplara göre yapılıyor

yani

bunda da şöyle kavis vereyim güzel durdu gibi bir durum yok.

Autocad'den önce 4-5 kitabı yalayıp yutman lazım. dinamik ve mukavemete girmedim bile.

daha bunun imalatı var.

peehhhh
0
duyurukullanıcısı
(28.08.21)
autodesk fusion 360 hobbyist olarak kayıt yapıldığında ücretsiz lisans veriyor (1 yıllık ama 1 yıl sonra programı silip tekrar kurduğunuzda aynı kullanıcı hesabı ile devam ediyorsunuz). kullanması ve öğrenmesi çok basit. 3-4 saat tutorial vidyolarını izleyip direkt başlayabilirsiniz.

ben geçen sene başladım ve 2 ay sonra basit 3d modelleme yapıp fiverr da hizmet satmaya başlamıştım.

pc kasası için sheet, waterblock için normal body tasarımı gerekecek. bunlar program içinde ayrı modüller. hepsini adım adım öğrenirsiniz.

olur da tasarımı profesyonel ürüne çevirmek isterseniz tabi ki ısı tasarımı vs analizleri gerekir ama bunlar olmadan da heat sink tasarlanmaz diye bişey yok. üstelik bunu yapmak isterseniz fusion 360 içinde ısı tasarımı ve mukavemet için statik ve dinamik analiz modülü de var. yani iş oraya geldiğinde aynı programla bunları yapabilirsiniz.

tasarım konusunda desteğe ihtiyacınız olursa bana yazabilirsiniz.
0
sttc
(28.08.21)
CATIA da kullanabilirsin. Ama önce teknik resim öğrensen iyi olur. Bu programlar amaç değil, araç. Kâğıt ve kalemle yapacağın çizimi kâğıt ve kalem kullanmadan yapmayı sağlıyor.
0
dissendium
(28.08.21)
Teknik resim dersi aldım, mühendisim aslında ama başka iş yapıyorum, öneri için teşekkür ederim.
0
🌸bana kedicik derdi
(28.08.21)
(6)

Bu Kedi Niye Bu Kadar Agresif?

panda yuva yapmis sogut dalina
Bu arkadaşı neredeyse 2 senedir besliyorum sokakta. Sürekli hamile. Birkaç hafta önce yine doğurdu(nereye doğurduğunu bilmiyorum) Memeleri şişmiş, süt veriyor. Belli.Arkadaş ben bu kediyi her zaman besliyorum ama sürekli agresif. Her zaman olmasa bile, arada hep hırlıyor.. Az önce yine başka bir ked
Bu arkadaşı neredeyse 2 senedir besliyorum sokakta. Sürekli hamile. Birkaç hafta önce yine doğurdu(nereye doğurduğunu bilmiyorum) Memeleri şişmiş, süt veriyor. Belli.

Arkadaş ben bu kediyi her zaman besliyorum ama sürekli agresif. Her zaman olmasa bile, arada hep hırlıyor.. Az önce yine başka bir kediyi beslerken yarınlar yokmuşçasına geldi ve mamaya salça oldu. Doymuyor da :d :d Bugün abartısız söylüyorum 5 tane pouch yemiştir. Az önce onun da önüne mama dökerken çok sağlam tırmaladı elimi. Niye yaptı bir fikrim yok. Kanattı karaktersiz. Eve gelip sabunladım iyice. Geçen sene de yapmıştı aynısını. Sanırım başka bir şey yapmama gerek yok(?)

Bu kedi niye böyle sinirli? Her zaman değil ama bazen böyle agresifleşiyor.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(24.08.21)
tüm kediler genetik olarak aynı oranda evcilleşmiş değiller. mesela bu şekilde saldırgan bir siyam ya da iran bulamazsınız ama tam tersi tekirler çok daha agresif ve saldırgan olabiliyorlar. anadoluda hala bizim şehirde yaşayan tekirlere benzeyen ama vahşi kediler mevcut. bu eksta yabaniler onların torunları-çocukları olabilir.
0
orpheus
(24.08.21)
Doğum yapınca da agressifleşiyorlar.
0
pro9it9is9
(24.08.21)
benim kediler hakkında şöyle bir teorim var,

ya sonuçta hayvan nesli için aitlik kavramı yok. mesela insanlar için bu elma ağacı benim diyebilirsin. o elmalar o kişinindir ama yol kenarında ki bir elma ağacına iki kişi aynı anda yaklaşsa biri bu ağaç benim dese hadi len dersin. aitlik kavramı var.

kedi de bu yok. kedi için yemek ortalıkda olan düşen elma gibi bir şey. elma'nın birine ait olması gibi bir durum yok.

buna rağmen sen mama verince sanki bütün mamaları ağaçtan toplamışsın ve kedi efendiye lütfedip 3-5 tane veriyormuşsun gibi oluyor. o da sinirleniyor

ne topluyon lan tüm mamaları diye.

bence kedi haklı.
0
duyurukullanıcısı
(24.08.21)
Bazı kedilerin karakterileri öyle. Tabii "karakterine de sana da" diyebilirsiniz ama öyle. Ablamın bir kedisi var. Her sene yazın 3 ay bende kalıyor. Benim evdeki kedim hayli yaşlı, ablamın diğer kedisiyle bahsettiğim kedi aynı yaştalar (4 gibi). Kendi evindeki kediyle de arada hırlaşıyor ama benim evdeki kedime resmen azap çektiriyor. Bizim ayağımıza sürünüyor, yanılıp seveyim diye el uzattığımda elimi parçalıyor şerefsiz. 3 ay bu... Sevilmek istiyor bir yandan kedi. Geçen gün götün götün gelmiş sırtını yaslıyor bana ki seveyim diye. "Ben görmeden sev" diyor. Karakteri huysuz...
Siyah-beyaz sokak kedisi, dişi.
0
SiyamkedisiZorro
(25.08.21)
Analık içgüdüsü normal:)
0
suicides underground
(25.08.21)
Mama verdiğim duvarın tam altında bugün yavrularıyla gördüm. Demek ki onları korumaya çalışıyordu :)) Gerçi doğurduktan sonra hep agresif olan bir kedi. Biliyorum bu huyunu. Çok şaşırmadım. Sadece yavrularının orada olmasına şaşırdım. Olduğum tarafta değil tabi ama diğer tarafına öne doğru eğilip bakmanız gerekiyor. Bugün işten gelirken fark ettim. Beni görünce yine çıldırdı :D :D O hareketleri görmeniz lazım. İnsanı korkutuyor ya Asdsdsds Ha mama vereceğimi bildiği için çıldırdı tabi.

Yazık günah ya. Nereye doğurmuş onları öyle. Ha çok kötü yerde değiller ama ne bileyim işte. Yavrular annelerini emerken görünce insan garip oluyor :)
0
🌸panda yuva yapmis sogut dalina
(25.08.21)
(6)

Donercilik zor is mi?

speedy
Donerci camina yapistirmis. "Doner kesmesini bilen eleman araniyor." Acemi alsin iste yarim gunde ogrenir yeni baslayan. Zor is mi?
Donerci camina yapistirmis. "Doner kesmesini bilen eleman araniyor." Acemi alsin iste yarim gunde ogrenir yeni baslayan. Zor is mi?
0
speedy
(23.08.21)
ustalık ister tabi zor iştir. bi günde öğrenilecek şey değil. onu pişirmek, güzel kesmek, yanmamasını sağlamak, ne az ne çok pişmesini becermek kolay iş değil. ayrıca sıcak başında çalışmak da ayrı özveri.
0
jelly bear
(23.08.21)
gözlüklü bir futbol yorumcusu vardı onun döner dükkanı varmış usta kaçınca batmışlar.

sen düşün.
0
duyurukullanıcısı
(23.08.21)
Döner ustalığı cidden zor bir iş. O döneri ince kesmek başlı başına bir meziyet. Yarım günde biraz zor öğrenilir.
0
ismira007
(23.08.21)
Zor ve mesakatli is yalnızca ince kesmek değil sürekli döndürerek pisirmek pisen yerleri hizla kesmek kestiklerini tasniflemek siparis geldiğinde alip gramaja uygun bir sekilde ekmegin lavasin pidenin pilavin uzerine dizmek tabagi hazirlamak ayni zamanda doneri dondurmeye ve kesmeye devam etmek pratiklik ve el becerisi istiyor bir noktadan sonra dönerin şişe takılması da istenirse bu daha da zor bir iş
0
apocalipy
(23.08.21)
Olay sadece doner kesmek degil, o ortamda calismak. Bazi cevaplar is sanki evde izole bir sekilde doner kesmek gibiymis gibi anlatmis. Beceriden cok, o atomsfere uyum saglayabilecek misin?
0
hot potato
(23.08.21)
kesmesini bilene döneri taktırırlarda. o döneri takmak çok büyük zahmet ya. kat kat ypaılıyor aralara ayarında kıyması bilmem yağı falan çok meşakketli ve tecrübe isteyen bişey
0
avatar is back
(24.08.21)
(8)

Çizim yeteneği sonradan kazanılabilir mi?

winston insani
Merhabalar,Çizim yeteneği sonradan kazanılabilir mi? İlköğretim hayatım boyunca 4 gelen dersim hep resim oldu. Oldum olası resim yeteneğim sıfır nerdeyse. Yani çöp adam falan çiziyorum.https://www.youtube.com/channel/UCO-KlzrUGhZACLpcBWfQ-2g şu elemanı gördüm de, bunun gibi ne yetenekler var ya, ben
Merhabalar,

Çizim yeteneği sonradan kazanılabilir mi? İlköğretim hayatım boyunca 4 gelen dersim hep resim oldu. Oldum olası resim yeteneğim sıfır nerdeyse. Yani çöp adam falan çiziyorum.

www.youtube.com şu elemanı gördüm de, bunun gibi ne yetenekler var ya, ben bu tarz yeteneklerin doğuştan geldiğine inanıyorum mesela. Benim ablamda da öyle, küçüklükten beri hep güzel resimler çizer.

Gerçekten bu eleman gibi bir yeteneği sonradan kazanabilir mi insan sizce?
0
winston insani
(22.08.21)
Çizim yeteneği kısmen kazanılır ama yaratıcılık zor. Düşüncelerini kağıda dokebilmek öyle çok çalışmayla üst düzey yeteneğe zor ulaşır.
0
burty
(22.08.21)
binlerce saat harcarsan onun gibi, evet. dogustan boyle cizebilen kimse yok. kucuk yasta buna egilen kisiler var, yas ilerledikce daha kolay geliyor onlara. ama yine cok, cok calismak gerekiyor. herkes yapabilir, ama herkes o kadar calismaz. o yuzden teknik olarak evet herkes yapabilir, ama pratikte hayir. cunku o kadar calisacak kadar istemezsin muhtemelen. bir iste o kadar iyi olacak kadar calisacak motivasyon, o isle ilgili bir obsesyondan geliyor genelde ve o obsesyon herkeste yok.
0
robokot
(22.08.21)
Ben de resim yeteneği olmayan biri olarak bu soruyu çok merak ediyorum. Erdil Yaşaroğlu'nun çocuklara çizim yapmayı öğrettiği bir kanal var, oradan başlamayı düşünüyorum hatta :)
www.youtube.com
0
kendi helvasını kavuran zombi
(22.08.21)
aguen
(22.08.21)
Yok abi ya imkansiz. Yazin bile duzelmiyor 40 yil yazdigin halde.

Bunun olabilecegini iddia edenler hep cizerler, ama bu kisinin 5 yasindaki cizimine baksan zaten dogustan yetenek oldugun goruyorsun.

Anca bakarak kopyalama isleri gelisiyor.
Iste erdile bakarak tavuk cizmeyi ogrenirsin ama tavuga bakarak tavuk cizemezsin.
0
divit
(22.08.21)
yazi da duzelir cizim de duzelir. 40 yil yazip yazinin duzelmemesinin sebebi "deliberate practice" yani kabaca "bilincli calisma" yapilmiyor olmasi. sadece cizerek cizimini duzeltemezsin, sadece yazarak yazini da duzeltemezsin. bilincli bir sekilde eksik gordugun seylerin uzerine giderek tam olarak o konularda calismak gerekiyor anca oyle. deliberate practice ile aklina gelebilecek her seyi gelistirebilirsin. ama bir seyi nihayetine erdirecek kadar "calismak" icin ya insanustu motivasyon, ya da obsesif bir istek gerekiyor. o da herkeste her konu icin yok.
0
robokot
(22.08.21)
kazanilir tabi.

o videodaki adam en az 15 sene uğraşmıştır. senin 15 senen varsa olur.
0
duyurukullanıcısı
(22.08.21)
Yetenek kazanılmaz. Teknik öğrenilir. Teknik öğrenebilirsiniz tabi ki.

Sanatta yeterliği olan birinden tavsiyedir:)
0
suicides underground
(22.08.21)
(2)

Futbolda istatistikler nasıl hesaplanıyor?

avatar is back
Topla oynama, pas sayıları falan
Topla oynama, pas sayıları falan
0
avatar is back
(21.08.21)
www.altexsoft.com

termal kamera koyarsan hangi pası attığında nabzı kaçtı onları bile ölçersin
0
duyurukullanıcısı
(21.08.21)
%90 Yapay zeka, %10 Bilek gücü
0
catamenia
(21.08.21)
(9)

nft dalgası bitti mi?

duyurukullanıcısı
şöyle bir esti gürledi ama bir şey olmadı sanki
şöyle bir esti gürledi ama bir şey olmadı sanki
0
duyurukullanıcısı
(21.08.21)
kime göre neye göre? NFT derken onun üzerine kurulu projeler/tokenları mı diyorsun yoksa gerçek biricik nft'ler mi?

Daha geçen Solana üzerinden Ape bilmemnenler deli gibi satıldı. Takip ettiğim biri AxieInfinity'deki sanal arsasını 800 etherden satışa koydu :D Millet deli gibi ArtBlocks görselleri alıp satıyor. Ama Mart-Nisan'a göre sıradan insan için satış azaldı evet. O dönem biz de bir şey üretip satabiliyorduk, şimdi ünlü sanatçılar ünlü projeler satış yapıyor.(o zaman da zaten yapıyorlardı)

Daha NFT ile bir şeyler yapabildiğin oyunlar yeni yeni çıkıyor veya git gide gelişecek. Bence esas kullanımları birkaç yıla daha iyi görürüz.
0
nhk ni youkosu
(21.08.21)
yani o tüm büyük satışların falan nft websitelerinin gazlaması olduğunu düşünüyorum. elbette küçüklerde bir şeyler alıp satıyordur o gazla veya websiteler canlı tutmak için piyasayı yine gazlıyordur küçükleri.
0
🌸duyurukullanıcısı
(21.08.21)
Dolandiricilik oldugu cabuk ifsa edildi.
0
divit
(21.08.21)
bir kısmı site gazlaması, bir kısmı kara para aklama tarzı şeyler bile olabilir ama zengin olup para saçmak isteyenleri de küçümsemeyin :D bir sürü kripto zengini var. Bir de alanlar (Türk tanıdığım da var) 5 şey alıyorsa bi tanesini 3x'e 5x'e satıp parasını geri çıkardı bir dönem. Hala belli projeler öyle, hani bence gerçek lale çılgınlığı bu. Anında satamayacağın tamamen başkasının beğenisine ilgisine bağlı.

foundation, superrare vs. kendi gazlıyor olabilir ama opensea'deki açık istatistiklere bakın, volume'a falan. Bunların gerçek olduğuna inanıyorum.
opensea.io

ek olarak, ether ağı hala çok pahalı. Ben tek şeyi mintlemek için 140 dolar verdiğimi biliyorum :D herkes nasıl yapacak veya bid kabul etmek bile 60-70 dolardı bir ara, şimdi biraz daha düşük. Şu an çok kısıtlı bir kitle ilgileniyor (ki bu bile hayvan gibi pazar oluşturdu) şimdi başka chainlerde daha ucuza ve daha hızlı transfer edilebilen şeyler gelince, örneğin oyunlarda nft kullanımı falan, işler değişebilir. Şu anki al-sat bence öylesine bir şey. Zaten blockchain işleri de nft de 1999'ların interneti gibi şu an, "gerçekten" kullanan kaç kişi var ki?
0
nhk ni youkosu
(21.08.21)
@nhk ni youkosu

peki ben diyelim bir görseli beğendim sample fotosunu freelancer.com'dan birine gönderdim bunu bana şu 20usd ücrete üret dedim.

sonrada kendi sitemde vs istediğim yerde kullandım.

hatta orijinal üreticisi de başka birine 5000usd'ye sattı diyelim.

şimdi bu durumun yasal yaptırımı nedir?

yani nft burada neyi çözüyor?
0
🌸duyurukullanıcısı
(21.08.21)
NFT dalgasında bir play to earn oyunu olan wavesducks 'a yatırım yaparak doğru ata oynamış bulundum. Şu an 1-1.5 ayda bir 5 haneli sayılarda passive income alıyorum. TR şartlarında buna kasırga denmez mi?
0
rakicandir
(21.08.21)
hic bir seyi cozmuyor iste, satin aldigin sey "@duyurukullanicisi bu notu veritabanina eklemek icin baya para harcamistir" seklinde bir not. hic bir yasal hak tanimiyor.

neden esti gurledi? butun crypto piyasasinda oldugu gibi "hype surerse bunu daha aptal birine daha fazla paraya satabilirim" dusuncesi. satilacak satilacak sonunda birinin elinde patlayacak. arada kazanna kazaniyor, sonunda birinin elinde kaliyor.
0
robokot
(21.08.21)
(esas görüşüm bir sonraki paragrafta) nft o durumda bir şeyi çözmüyor. Öyle pratik bir uygulaması yok aslında yasalarla korunan bir şey de değil. Fakat diyelim bugün bir sanatçı bir şey yaptı NFT ile bunu ben yaptım ve gerçeği bu dedi(SSG mi ne bir yazı yazmıştı, aslında gerçekten o kişinin yaptığını kanıtlayan şey de o kişinin paylaşım yapıp duyurması, bu wallet benim demesi vs.), o bilindikten sonra sen kopyasını yaptırıp websitene koy, bir yere bas yine sahibi sen değilsin. NFT kimin cüzdanındaysa o sahip aslında. Ha kullansan cezai yaptırımı var mı dersen, şu an için örneği yok sanırım. Satın alanın da neye sahip olduğu yasal olarak belirsiz bence, bazı sitelerde açıkça belirtebiliyorlar "şu şu kullanım hakların var" diye, ama bu işin secondary market kısmı var yani ben bir şeyi alıp sergiledim/kullandım, sonra başkasına sattım. Benden tüm hak gidiyor mu, kim nasıl denetleyebilir bunun çözümü şu an yok gibi. Burada önem verilen, mesela Mona Lisa'nın orijinalini satın almak gibi, bugün üretilen bir şeyi gerçekten o kişinin ürettiği gün-saat her şeyi belli token'ı elde edip dijital ortamda tutmak(dosyalar da merkezsiz ortamda tutuluyor genelde). Bu arada iş dijital değilse bazıları NFT'yi alan kişiye fiziksel kopyayı da gönderiyor. Ama ikincil satış olayında yine ortalık karışır herhalde. Sanatçı için iyi olan da şu, alan kişi başkasına satsa da yine başta belirlediğin yüzdeyi alıyorsun. Telif gibi, her satıştan %10 alabilirsin mesela. Smart contractta olduğu için çoğu satış yeri bunu destekliyor.

* Bu sanat kısmı en mastürbasyon kısım bence, hani şimdi zenginler neden gidip orijinal Dali alıp sergiliyorsa bu da dijitali ve aslında yeni eserler dijital üretildiği için mantıklı. Ayrıca mesela resim orijinal mi sahte mi anlamak için uzmanlar, testler gerekirken bunda o sanatçının cüzdanı belli, nft belli, orijinal mi değil mi anında anlaşılır. (aynı görseli alıp opensea vb. markette ben şu an satışa koyabilirim evet, ama üreten wallet bambaşka bişey olur, daha sonra üretildiği belli olur, her şey kayıtlı)

fakat bence halen kaçırılan şey şu, bu iş sanat ürünleriyle popüler oldu diye öyle olmak zorunda değil. Sadece belli NFT'lere sahip olanların girebileceği etkinlikler (bilet gibi), bir oyunda sadece x nft'lerini alanların açabileceği özellikler gibi şeyleri de sağlıyor. Şu an NFT üzerine oyun yazanlar var ama ileride ekonomi kısmı (hukuki şeyler ve vergi işleri falan) çözülürse atıyorum Counter Strike'ta çıkan silah nft olarak gelebilir onlar alınıp satılabilir, alınan şeyler oyunu etkileyebilir. Zaten oyunlar üzerinden bir ekonomi dönüyor ama bu hileyi dolandırılmayı engeller.

Crowdfunding yapılırken şirket mesela bağışa göre herkese farklı NFT'ler dağıtabilir, ileride iş başarılı olursa insanlar ellerindeki nftleri paraya çevirebilirler.(almak isteyen olursa:) Tek taraflı değil alanın da kazandığı bir şeye dönüşüyor ama popüler olmaya, istenmeye bağlı. Hisse vermek veya token oluşturup vermek gibi aslında, nft olunca (özellikle çok üretilmediği sürece) tek olduğunu biliyorsun ve bu maddi değerini de artırıyor işte. Kriptoparalar ve nftler sayesinde herkes her şeyi alıp satabiliyor aslında bir yandan balon diyebiliriz, bir yandan da zaten borsalarda yapılan şeylerin halka açılması diyebiliriz sanırım. (nft ile ilgisiz ama) Mesela bu aralar baktığım bazı projeler* sentetik asset alıp satmak üzerine. Yani fiyatı borsadaki Tesla hissesiyle eşit kripto Tesla var, alıp satabiliyorsun ama borsada işlemin yok bir coin üzerinden gerçekleştiriyorsun aslında. Dünya çok ilginç bir yöne gidiyor hepsi mantıklı olmasa da incelemek lazım bence. (*Synthetix ve Horizon Protocol)
0
nhk ni youkosu
(21.08.21)
sorun biraz genel ve kisa oldugu icin ben de kisa ve genel yanit verecegim; hayir, farkli kullanim alanlariyla gayet yuruyor su anda. nft bir teknoloji, bir teknik. bunun icine gamification da yedirebilirsin, jpg koyup da gecebilirsin. btc fiyati ile blockchain teknolojisinin iliskisi gibi yani; cok da alakali degil. sanal yaris atiniz da nft olabilir, ciftlestirip diger atlarla yarisa sokup para kazanabilirsiniz. veya pokemon benzeri axie vb. play-to-earn oyunlarda takilabilirsiniz. kooperatif tarzi, new york'taki bir evin/arsanin %10 mulkiyetini de nft olarak satin alabilirsiniz. nft sadece bir tasarimcinin eserini satin almaktan ibaret degil, o sadece bilinen ilk kullanim alani.
0
hjarteblod
(21.08.21)
(12)

Savaş durumu

dissendium
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
Olası bir savaş durumunda fabrikaların bombalanma ihtimali var mı? Fabrika bombalamak savaş suçu olur mu? Bunun örneği var mı? Demek istediğim, ülkeye zarar vermek için bir organize sanayi bölgesinin ağır bombardımana tutulması mümkün mü?
0
dissendium
(20.08.21)
eğer ima ettiğin yer tr ise, öyle bir şey olmaz. tr eu'nun hem iş gücü hem pazarı.

tr yi sadece ekonomik olarak zayıflatırlar böylelikle istedikleri fiyatı kabul ettirirler.

göç gibi. göç olunca insan kalitesi düşer, eğitim düşer, kaliteli üretime yatırım yapılmaz istenilen fiyatlar kabul ettirilir.
0
duyurukullanıcısı
(20.08.21)
Türkiye sanayisi dedigin zaman büyük cogunlugu yabanci zaten. Global dünyada böyle şeyler olmaz.
Su an Türkiye'yi bombalasan otomotiv endüstrisi kafayi yer.
Eskiden fabrikalar yabancilarin değildi, globalleşme yoktu. Haliyle x yeri bombalarsan yüzde 99 o ulkeye zarar verirdin.
Ama su an öyle değil iste.
0
logisticsmanager
(20.08.21)
Hastanelerin, okulların bombalandıgı bir dünyada ne kadar iyi niyetli pespembe düşünüyor insanlar. Gerçekten hayret ettim.

Tabiki bombalanır savaşın amaçlarından biri karşı tarafı ekonomik olarak da çökertmek. Yukarıdan bombayı bırakırken aaa dur şurası nestlenin çikolata fabrikası orayı vurmayım mı diyecek?
Zaten fabrikalar Osb'lerde dip dibe yogunlaşmış durumda. Hedef bazında zaten nestle olmaz osb'ler olur. Ve etkisi osb'lerin içinde bütün üretim fabrikasında olur. Ekonomik olarak çökmüş bir ülke zaten ne kadar dayanabilir ki? Onun için önemli hedefler zaten bu bölgeler.
0
limonlu eksi
(20.08.21)
Mümkün ama öyle her organize komple bombalanmaz. Halı bombardımanı yapmazlar. Wwda örneği vardır, savaş suçu olduğunu da sanmam.

Nereleri vururlar dersen; savunma sanayi ana fabrikaları, demir-çelik fabrikaları, limanlar, büyük enerji üretim tesisleri (Afşin-elbistan termik, Atatürk ve Keban barajı gibi) kritik öneme sahip ve bölgeleri bağlayan ulaşım hatları (Gülek boğazı gibi) vs vs
0
sumuklurakun
(20.08.21)
fabrika bombalamak savasin on sarti gibi bisey zaten.

Savas 2 yil surse bunu 23 ayi fabrika bombalayarak gecer.
Mantikli dusunursen bir ulkenin bombalanacak tek yeri zaten fabrikalardir.

Kislalar zaten bombos olur savasta.
0
divit
(20.08.21)
Valla Cenevre sözleşmelerine göre sivil hedeflerin vurulması suç. Askeri hedefleri vurabiliyorsun sadece, o esnada sivil hedefler zarar görüyorsa da ölçülü olması gerek. Misal bi kışlayı vurucam diye koca şehre atom bombası atamazsın gibi.

Cenevre sözleşmelerinin sonuncusu ikinci dünya savaşından sonra yapıldığı için ondan önceki örnekler pek geçerli olmuyor.

Zaten illa vurmak istiyorsan silah fabrikasını vurursun, çikolata fabrikasını vurup napıcan yani. Kasten bir ülkenin altyapısını hedef almak yine suç olarak kabul ediliyor.

Ama misal 2006 yılında İsrail Hizbullah çatışmasında İsrail epey bi fabrika vurmuştu. Sonuçta başlarına hiçbir şey gelmedi. Adamlar baraj vurup "yanlışlıkla oldu" diyip geçtiler.
0
plutongezegendegilmi
(20.08.21)
Vuramaz. Savaş hukuku nedir bakabilirsiniz.
0
Hallegadola
(21.08.21)
daha birkac ay once vurdular

www.bbc.com


www.hrw.org

Aratinca milyon tane haber var aynisindan. Savasta hukuk ne arar :) 2003te irakin icinden gectiler hava bombardimaniyla.

Zaten savasta sivil fabrika olmaz, konserve yerine mermi uretmeye baslar.
0
divit
(21.08.21)
Çikolata fabrikası örneği verilmiş ama ben şöyle düşünüyorum. Çikolata fabrikasının piyasa değeri belki 100 milyon lira. O fabrikada vurulursa o ülke 100 milyon eksiye düşmüş olmuyor mu? Orman yangınları insanları günlerce meşgul etti. Bir fabrikanın yanması onlarca itfaiyeciyi, polisi, ambulansı meşgul eder. Bunlar da zarar değil mi?

Soruyu genişletmek mümkün aslında.

Bir bankanın genel merkezinin vurulmasını da düşünebilirsiniz. 10 milyon kişi parasına ulaşamazsa kaos çıkmaz mı?

Bu soruda kastettiğim şey böyle şeylerdi aslında.
0
🌸dissendium
(21.08.21)
Topyekun savasta zaten banka falan kalmiyor onu gecelim.
En basitinden bir bolgeye top atisi yaparsan oranin alt yapisini tamamen cokertiyorsun.

O kadar pis bir olay ki, eger o bolgeyi sonra isgal edeceksen top atisi yapmaman lazim. Cunku sehir cokuyor.

Komple elektrik,su,kanalizasyon alt yapisini cokertiyorsun orayi hedeflemesen bile gecmis olsun.

Zaten sanayi bolgelerine bak etrafinda dev gibi enerji tesisleri olur onu vursan 50 tane fabrikayi devre disi birakirsin.
Sonra kullanacaklarsa vurmuyorlar.

Hatta almanyadaki lens fabrikalarina dokunmadilar diye hatirliyorum, orayi sarsarsan bile yillarin emegi cope gidiyormus.
0
divit
(21.08.21)
Ülkede savaş patlak verdiğinde zaten fabrikaların piyasa değeri kalmayacak ortada. Sadece içindeki makineler para eder (bu noktada belki savaş sanayinde kullanılabilecek makineye sahip fabrikalar da hedef olur. bunların planlarını önceden yapıyorlardır). Yoksa savaş varken kim gidip de fabrika derdine düşer, düşse de sahibi 'ben bu kadar satış yapıyorum piyasada ederi bu' der. Topyekün bir savaşta emniyet ve sağlık hizmetleri mutlaka aksayacaktır ve öncelikleri de muhtemelen birliklerin ihtiyacına yanıt vermek olur.

Banka genel merkezi de benzer olur, savaş ihtimali belirdiğinde herkes nakiti altına çevirir. En basitinden salgın başladığında küresel çapta altına yönelim arttı. Savaş aniden başlasa bile lojistik ve üretim eksikliğinden malların fiyatları alır başını gider. Bugün 5000e geçinirken savaş başladığında 5000e belki ekmek alırız belki ısınmak için yakarız swh. O yüzden banka sağlam kalsa bile o parayla bir şey yapılamaz heralde.
0
sumuklurakun
(21.08.21)
Var. Hem de çok. Neden vurmasınlar ki? Savaş hukuku gibi şeylere çok takılmamak lazım. İlk Cenevre Sözleşmesi ve Lahey görüşmesinden sonra 2 Dünya Savaşı oldu. Son Cenevre Sözleşmesi'nden sonra da sayısız savaş oldu. Adına Dünya Savaşı demesek de iki tarafta birden fazla ülkenin ve onların desteklediği unsurların olduğu onlarca savaş oldu. İmkanı olup da insani sebeplerden imtina edenler dışında hukuku takip eden olmadı. Avantaj kazandıracak ne varsa vurdular, kim varsa öldürdüler.

Sonrasında verilen/verilmeyen cezalar sonuçta vurulan fabrikalar ve öldürülen siviller gerçeğini değiştirmiyor. Soru "yasak mı?" değil, "ihtimali var mı?" olduğu için bu şekilde cevapladım.
0
nawar
(21.08.21)
(12)

Evden kaçıp giden kiracı ve açtığı masraflar

ex animo
2019 sonunda emlakçı aracılığıyla içinde kiracısı bulunan bir ev satın aldım. Evi aldıktan sonra kiracıyla sözleşme yaptık. Dün, emlakçı beni arayıp kiracının evden çıktığını söyledi. Anahtarların ve bina giriş anahtarının kopyaları yok, bana birer kopyasını verdi emlakçı. Şimdi sözleşmede kiracının
2019 sonunda emlakçı aracılığıyla içinde kiracısı bulunan bir ev satın aldım. Evi aldıktan sonra kiracıyla sözleşme yaptık. Dün, emlakçı beni arayıp kiracının evden çıktığını söyledi. Anahtarların ve bina giriş anahtarının kopyaları yok, bana birer kopyasını verdi emlakçı.

Şimdi sözleşmede kiracının, bana çıkmadan en az 1 ay önceden haber vermesi gerektiği, evi temiz ve sağlam teslim etmesi gerektiği yazıyordu. Ev berbat durumda, sözleşmeye aykırı olarak herşeyi sökmüş, bu ayın kirasını da vermemişti. Üstelik anahtarları da tam teslim etmemiş. Kaldı ki beni de görmedi. Bu arada yaptığımız sözleşme 2018 Kasım ayında başlıyor. Eski ev sahibiyle yaptıkları sözleşme tarihi bu da. Sözleşme üzerinde 5 yıl geçerli olduğu yazıyor. Bir arkadaşım bu senenin Kasım ayına kadar olan kiralarını talep edebileceğimi söyledi. Araştırdığım kadarıyla evin anahtarlarını da isteyebiliyormuşum. Bunları nasıl talep edebilirim? Hazır formları var mıdır? Ne yapmalıyım?

Moralim çok bozuk, epey bir zararım var gibi duruyor. Evdeki ankastre setini götürmüşler. Kalorifer peteklerini bile almışlar. Duvarları falan söylemiyorum taşınırken dökülmüş kırılmış her yer. Daha oturamadım bile evde…
0
ex animo
(19.08.21)
O evden çıktığı için şanslısınız.
0
primetime
(19.08.21)
Avukat ile halloluyor ancak, bizde kacan kirasini odemeyeni verdik avukata ama bizim meblag fazlaydi, eger avukat parasini karsilayacak gibiyse ver avukata yanina birakma kiracinin.. Kac sene sonra alicam o parayi demeden ver avukat ugrassin
0
eja
(19.08.21)
petekleri bile götürecek adamı avukata versen avukat masrafı ile kalırsın, muhtemelen adamın kayıtlı parası olmadığı için (bankada falan) onu da alamayacaksın adamın izini bulsan bile.

bir dahaki sefere daha eli yüzü düzgün birine bakın.
0
duyurukullanıcısı
(19.08.21)
Böyle şans mı olur? Ben de kiracıyım, maaşımı alır almaz ödüyorum kiramı. Yani insan gibi çıkıp gitse bu adam sorun değil ama bu nedir? Sözleşme ne için var? Yazılı şekilde mevcut evi sağlam teslim etmesi gerektiği. Adam herşeyi söküp gitmiş. Resmen hırsızlık. Yasal olarak ne yapabilirim bunu soruyorum.. Yol gösteren arkadaşlara şimdiden teşekkür ederim
0
🌸ex animo
(19.08.21)
malesef durumun hazır form ile çözülecek bir konu değil. avukat desteği şart. muhtemelen bilirkişi ile evde bir hasar-masraf miktarı çıkarılacak buna göre bir takip başlatılacak.

kiracı kadar kira kontratındaki kefil de sorumludur. masrafı kefilden tahsil etme şansınız var. dediğin şekilde konu hırsızlığa kayarsa zaten alacak verecek davasından çıkıp suça dönüşüyor. bu durumda kaçan kiracı hem cezasını çeker hem de bu suçtan kurtulmak için ne yapar eder para bulup sana öder.
0
orpheus
(19.08.21)
Ankastre setiyle kalorifer peteklerini almak demek hırsızlık demek bence, geçmiş olsun diyorum, ben olsam polis, savcılık vs. ihbarda bulunurdum.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(19.08.21)
Biz geçen seneye kadar kiracıydık yeni evliydik insanların evi zarar görmesin diye eve resim bile asmadık.
Balkonda fayansa az boya damlatmıştık yağlı boyaydı günlerce bulaşık teliyle sildim.

Bunlar nasıl insanlar? bu nasıl bir düşmanlık? aklım almıyor.
0
kirmizipilotkalem
(19.08.21)
dostum işte ev sahibi olmak böyle bir şey maalesef, dediğin gibi dertli birine denk gelmişsin. babamların bir evinde kiracı kirayı ödemediği için mahkemelik olunca mutfak tezgahına kadar kırmıştı çıkarken.

anahtarları acilen değiştir, hemen bir avukatla görüş, acilen davanı açtır, hasarını tazmin ettir, kesinlikle yanına bırakma.
0
roket adam
(20.08.21)
+1 @co2s2

evin demirbaslarini calmis, direk polise giderdim.
0
robokot
(20.08.21)
Hirsizlik ve mala zarar vermekten sikayetci ol. Ugrasamam deyip Sikayetci olmasan bile emlakciya da haber ver anasini laciverde boyayacagim diye. Biraz tutussun.
0
Kirmizibavul
(20.08.21)
benim cevabım silinmiş. şöyle bir şeyler yazmıştım:

bence olay hırsızlık. polise gidin, hırsızlık var diye şikayet edin. adamı yakalasınlar getirsinler.

bunun dışında bundan sonra evinizi kiraya verirken depozito alın. devlet memuru kefil isteyin
0
co2s2
(20.08.21)
o eve girip daha fazla iz yapmadan git hemen dilekçeni ver, hırsızlıktan dava açılsın.
0
yeninesiltupcu
(20.08.21)
(4)

C4D mi Blender mı?

reyals
Bir allahın kulu bana yön göstersin.Karakter modellemek istiyorum, sahne ve mekan yaratmak istiyorum ve motion graphic yapmak istiyorum.Mesleğim motion graphics designer ve After effects kullanıyorum. Ağırlığım 2d vektör ve piksel tabanlı animasyonlar. Explainer tarzı videolar yapıyorum. Bütün yukar
Bir allahın kulu bana yön göstersin.

Karakter modellemek istiyorum, sahne ve mekan yaratmak istiyorum ve motion graphic yapmak istiyorum.

Mesleğim motion graphics designer ve After effects kullanıyorum. Ağırlığım 2d vektör ve piksel tabanlı animasyonlar. Explainer tarzı videolar yapıyorum. Bütün yukarıda yapmak istediğim şeyleri bu alanda kullanacağım. Bir şeyi anlatan youtube videoları gibi düşünebilirsiniz yaptığım işleri, Vox tarzında.

37 yaşındayım ve eskisi gibi öğrenemiyorum. O yüzden birinden girip oradan devsam edeceğim. C4D'yi korsan kullanacağım tabi.

Lütfen biri söylesin.

Lütfen.
0
reyals
(14.08.21)
ben blender kullanıyorum ama ticari bir iş falan yapsam c4d kullanırdım.

blender'ın kullanıcı arayüzünü çok beğensem de tüm işi kullanıcıya bırakan bir yazılım bir nevi ms-dos, c4d falan bunlar windows gibi.
0
duyurukullanıcısı
(14.08.21)
ingilizce, yazilim, tasarim, 3d gibi alanlarda en buyuk zaman kaybi hangisini ogrensem/nasil ogrensem/kimden ogrensem diye arastirmaktan oluyor. herhangi birinde ilerleyip de size uygun olmadigini fark ettiginizde zaten digerinde de sadece bazi kisayollari ve arayuzunu ogrenmeniz yeterli olur, o seviyede olursunuz yani. siz yaratmak istediginiz gorsellere benzer ornekler ureten kisilerin kurslari varsa alip baslayabilirsiniz mesela. veya youtube da gayet yeterli aslinda. buyrun 2 link birakiyorum:

www.youtube.com

www.youtube.com

ben sahsen blender ogreniyorum su anda, c4d'nin ucretli olmasi canimi sikiyor ve blender icin youtube 1-2 video izledikten sonra guzel kanallar onerdi onlardan devam ediyorum. ben istedigim tarzda gorselleri blender'da yapabilecegime emin oldugum icin onu ogreniyorum ama siz emin misiniz? yani youtube'dan falan bi bakin isterseniz sizin istediginiz tarzda gorselleri millet hangi tool'larla yapiyor, ona gore secersiniz. en azindan iciniz rahat olur. yok tam olarak o gorselleri de nasil tanimlayip arayabileceginizi bilmiyorsaniz reddit'teki 3d ile alakali subreddit'lere sorun mesela ben bu bu bu tarz gorseller uretebilmek istiyorum surda kullanicam sizce ne ogreniyim diye. dogrudan isi 3d olan kisiler yanit verir, burdakinden daha cok yanit elde etmis olursunuz.
0
hjarteblod
(14.08.21)
c4d yapistir gitsin.

blender cok iyi ve kapsamli bir yazilim olsa da profesyonel dunyada rüştünü yeni yeni ispatliyor. gunun sonunda istedigini ikisiyle de yaparsin ama c4d kendilerine para odeyen profesyonellerin ihtiyaclarini karsilamaya mecbur bir sirket urunu oldugu icin kolaylastirdigi seyler de o kisilerin ihtiyaclarina yonelik.
0
robokot
(15.08.21)
bu arada sabırlı olmanız lazım benim anlamam 6 ay falan almıştı, kolay değil.
0
duyurukullanıcısı
(15.08.21)
(3)

Pozisyon değişikliği için ps’de tasarım istiyorlar ama..

oldz
Hazırda çalıştığım şirkette sosyal medya pozisyonuna başvurdum ilk onay geldi fakat benden daha önce yaptığım grafik çalışmalarını istiyorlar. Logo banner afiş gibi çalışmalar yaptım ama toplasan 3 4ü geçmez. 2 3 gün içerisinde nasıl bir yol izlemeliyim bir kaç tane daha tasarım yapıp cvye eklemem g
Hazırda çalıştığım şirkette sosyal medya pozisyonuna başvurdum ilk onay geldi fakat benden daha önce yaptığım grafik çalışmalarını istiyorlar. Logo banner afiş gibi çalışmalar yaptım ama toplasan 3 4ü geçmez. 2 3 gün içerisinde nasıl bir yol izlemeliyim bir kaç tane daha tasarım yapıp cvye eklemem gerek ama konsepti nasıl belirlemeliyim?
0
oldz
(12.08.21)
-Bir havayolu şirketinin başlattığı seferi/yeni şehri duyuru çalışması.
-Bir endüstriyel üretim yapan şirketin (kimya, petrokimya, maden vb.) doğaya saldığımız zararlı gazları şu kadar azalttık, geri dönüşümde şu hedefimizi tutturduk duyuru çalışması.
-Bir şehir ile alakalı kültürel, gastronomik, finansal özelliğine ve önemine vurgu yapan tanıtıcı içerik.
0
heritage
(12.08.21)
sirketin mevcut sosyal medya iceriklerine bak. daha iyilerini yap baskasina yapmis gibi.
0
robokot
(12.08.21)
bana logo yap, yaptım diye yaz.
0
duyurukullanıcısı
(12.08.21)
(6)

Sınırları korumak bu kadar zor mu ?

garavel
Selam, şimdi türkiye sınırı malum kevgire dönmüş durumda. Kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde on binlerce kaçak giriş oluyor. Peki avrupa'da da durum böyle mi ?https://tr.euronews.com/2021/08/10/letonya-kacak-gocmenleri-durdurmak-icin-ohal-ilan-ettiMesela şu haberde, Letonya OHAL ilan etmiş ve 670 km'
Selam, şimdi türkiye sınırı malum kevgire dönmüş durumda. Kasıtlı veya kasıtsız bir şekilde on binlerce kaçak giriş oluyor. Peki avrupa'da da durum böyle mi ?

tr.euronews.com

Mesela şu haberde, Letonya OHAL ilan etmiş ve 670 km'lik sınırı var. Şimdi nasıl korunabilir ki 670 km 'lik sınır ? Yani 5 değil 10 değil nasıl oluyor bu işler bilmediğimden soruyorum, belli aralıklarla nöbetçiler vs mi oluyor ?

Haberde şöyle bir cümle geçiyor

'' Litvanya parlamentosunda yapılan oylamada ise 670 kilometrelik Belarus sınırının 508 kilometresine 4 metre yüksekliğinde dikenli tel duvar örülmesi onaylandı. Reuters'a konuşan Litvanya İçişleri Bakanı Agne Bilotaite, tel duvarla ilgili "Bu fiziksel bariyer olmadan sınırlarımızı korumanın imkanı yok. Bu çok açık ve net." ifadelerini kullandı. ''

Yani her geçen zamanda sanki gelişmiş ülkelere bi göçmen akını artarak devam ediyor ve sanırım şuan avrupa'nın iklim krizi ile birlikte en büyük sorunu bu. Ne olacak peki ? Her ülke kendine böyle 1000 km lik duvar mı inşa edecek ?

Yani düşünüyorum aklım almıyor, mesela tr sınırını şuan nasıl koruyabilir ki ? Ki tr'nin sınırı çok çok daha fazladır tahminim. Ne yapılabilir ?

Ek olarak bir şekilde sınırı geçmiş kişileri neden kamplara yerleştiriyorlar ? Topluca götürüp uçağa bindirip geldikleri yere gönderemiyorlar mı ? Burada tek aklıma gelen o kişinin geldiği ülkeyi söylememesi ve kimliği vs yırtıp atması. E bu bug gibi bir şey mi o zaman avrupaya gitmede ?
0
garavel
(11.08.21)
kılıçdaroğlu bir twitinde açıkladı, ak parti anlaşma ile açmış zaten sınırları

twitter.com
0
duyurukullanıcısı
(11.08.21)
türkiye acık kapı politikası uyguluyor hala anlamadın mı. amac sınırları korumak değil ki
0
sizofren06
(11.08.21)
soruyu anlatamadım galiba, sorum korumak isteyen ab ülkeleri dahi koruyamıyor, türkiye korumak istemiyor tamam o cepte. korumak istese bile ne yapabilir ki diyorum.

tam olarak okudunuz mu soruyu ?
0
🌸garavel
(11.08.21)
Korumak istese seçenek çok.

Termal kameralar kullanılıyor.

İnsansız hava araçları zaten hep havada.

Helikopterle devriye de atılabilir.

Bir de geçenlerde öğrenmiştim. Toprağın altına kablo gibi bir şey döşüyorlar. Bu kablo basıncı algılayabiliyor. Kablonun üstünden insan geçtiyse haber alınabiliyor. Sonra oraya ekip gönderiliyor.

Duvar yapılamayacak şey değil. ABD Meksika sınırında duvar var. Duvar yapılınca belirli kilometrelerde gözlem, kontrol noktaları olur.

Sınır güvenliği her an dikkat gerektiren bir konu.

Özellikle İspanya Cebelitarık Boğazı'ndan geçmeye çalışan göçmenleri bayağı sıkı takip ediyor.
0
dissendium
(11.08.21)
çok basit. sınırıdışı etme politikaları ve caydırıcı cezalar ile gelenlerin sayısı ciddi oranda azalır. tamamen sıfıra çekemezsin belki ama senede 750 bin afgan geleceğine 50 bin tane gelir. onlar da yakalanma sınırdışı edilme korkusuyla öyle plajdaki kadının gizli gizli videosunu çekemezler.
0
orpheus
(11.08.21)
Sınır güvenliği genelde komşu ülkelerin birbirleriyle ilişkilerine ve doğal yapıya göre şekilleniyor. Yani iki düşman ülke arasında çok sıkı kontroller olabilir sınırın uzunluğundan bağımsız ya da çok dağlık, zor bir coğrafyada sınır güvenliği sağlamak o kadar kolay olmayabilir. Ancak tabi bu hiçbir şey yapılamaz demek değil, sonuçta sınırın her yeri eşit derecede riske sahip olmuyor, geçişler genelde belli noktalardan yapılır. Devlet de buna uygun termal kamera, gözetleme kuleleri, fiziksel engel (Duvar, tel, vb.) ile güvenlik sağlayabilir, sağlıyordu da normalde belli bir noktaya kadar.
0
salihdt
(11.08.21)
(15)

doblo ile tatile gidilir mi

biseysorcaktim
10 gün sonra tatile gideceğim. ailemde klimalı doblo ve eski model klimasız clio var, ödünç alabilirim. clio güzel ve seri bir araç ancak eski ve özellikle klimasız olması sebebiyle tatilde kullanmak istemiyorum. doblo ise hantal, büyük ve seri değil. ancak rahat, konforlu ve bagajı büyük. 4 kişi ol
10 gün sonra tatile gideceğim. ailemde klimalı doblo ve eski model klimasız clio var, ödünç alabilirim. clio güzel ve seri bir araç ancak eski ve özellikle klimasız olması sebebiyle tatilde kullanmak istemiyorum.

doblo ise hantal, büyük ve seri değil. ancak rahat, konforlu ve bagajı büyük. 4 kişi olacağız. tek yön 600 km yol can sıkıcı olur mu doblo ile?

---
araba kiralamayı düşünüyorum ancak elimizde olan arabaya günlük 300-400 istiyorlar. üst segment araçlar ise daha pahalı. o parayı vermektense bir sürü şey yaparız.

sizce üst segment bir araç mı kiralayalım yoksa elimizdekini mi kullanalım?
0
biseysorcaktim
(11.08.21)
gidilir tabii nesi var doblonun mis gibi geniş araç
0
jelly bear
(11.08.21)
Klima var, geniş araç daha ne olsun. Sadece çok sürat kaldırmaz o araç 600 km ağır ağır keyif yapa yapa gidilir.
0
anten
(11.08.21)
doblo'yu seçerdim.
0
lazpalle
(11.08.21)
klimasız adım atma aman diyim. uzun yolda klimamız bozulmuştu bir keresinde camları azcık bile açsak kulaklarımız sesten patlıyordu.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(11.08.21)
tatilde insan çok yayılıyor. Doblonun bagajı hayat kurtarır. Kesinlikle doblo
0
westblack
(11.08.21)
tatile giderken seri aracı ne yapacaksınız zaten? doblo varsa iyidir.
0
duyurukullanıcısı
(11.08.21)
Doblo süper bence. Seri olmasını ne yapacaksın ki? Bagajı da var kocaman, yavaş yavaş gidersin
0
roket adam
(11.08.21)
klimasız araç ile sakın tatile çıkmayın.

doblo ile bir kaç kez tatile gittim, 4 kişi olarak da gittim. sıkıntı yaşamadık. bagajı geniş, içi ferah, az yakar.. çok seri olmasına gerek yok bence.
0
co2s2
(11.08.21)
Doblo ile on numara gidilir, klimasız ferrari olsa çekilmez bu havada.

Yalnız ticari araç ise hız limitlerine dikkat edin, ruhsatta ne yazdığına bakın.
0
John Bloor
(11.08.21)
uzun yolda yapacağınız hız zaten 120-130. doblo'nun da konforu fena değil. bence doblo akar.
0
golgi aygıtı
(11.08.21)
clio klimalı olsa bile dobloyla git. rahatlığı farkedeceksin
0
adventchant
(11.08.21)
dort kisi kucuk arabayla tatil zor diyeyim. biz maks uc kisi gidiyoruz. onda da arka koltukta hep esya oluyor.
0
supergirl
(11.08.21)
Doblo'yu seçerim.
0
hayirsiz
(11.08.21)
öyle bi anlatmışsın ki doblo vs mercedes gle anlatıyorsun sandım. diğer taraftaki altı üstü clio. kliması bile yok. kliması olsa bile ben yine dobloya binerdim
0
avatar is back
(11.08.21)
Doblo candır,hız limitlerine dikkat.
0
arenas
(11.08.21)
(4)

firma maillerim spam'e düşüyor

duyurukullanıcısı
kendi domainim,nasıl düşmemesini sağlarım?
kendi domainim,

nasıl düşmemesini sağlarım?
0
duyurukullanıcısı
(11.08.21)
senin attigin mailler baskasinin adresinde mi spame dusuyor? yoksa sana gelen, okumak istedigin mailler mi spame dusuyor? oyleyse nereden gelenler dusuyor?
0
robokot
(11.08.21)
Mailinizi yandex kurumsala aktarın ücretsiz olarak dkim ve mx ayarlarınızı yaptıktan sonra krndi donaininizden attığınız mailler sorunsuz ulaşacaktır
0
delikedidilimiyedi
(11.08.21)
benimkiler başkasının spam'ine gidiyor.
0
🌸duyurukullanıcısı
(12.08.21)
o zaman kendi domainin kara listeye alinmis olabilir. kendi domainin spame dusmesini engellemenin garanti bir yolu yok. mesela bir suru alici senin maillerini spam olarak isaretlemisse karsidaki kisinin mail saglayicisi seni spam olarak gorecektir o gunden sonra. domainin eski sahibi varsa o da kotu amaclar icin kullanmis olabilir. spam sayilabilecek (veya yapay zekanin spam olarak algilayacagi) icerikler yolluyorsan spam olarak isaretlebilir, gelecek icin daha supheli listede olursun. liste uzar gider yani. bunun garanti bir yolu olsa kimse spame dusmezdi.
0
robokot
(12.08.21)
(6)

Eski zamanlarda büyük yangın çıkınca ne oluyordu?

havadakarada
Diyelim ki 500 sene kadar önce Osmanlı'da veya dünyanın herhangi bir yerinde yangın çıktı aynı bu şekilde. Müdahale edilebiliyor mudur yoksa kendi haline bırakıp kaçıyorlar mıdır?
Diyelim ki 500 sene kadar önce Osmanlı'da veya dünyanın herhangi bir yerinde yangın çıktı aynı bu şekilde. Müdahale edilebiliyor mudur yoksa kendi haline bırakıp kaçıyorlar mıdır?
0
havadakarada
(04.08.21)
hocam şimdi yapamıyoruz o zaman ne yapsın adam.
0
duyurukullanıcısı
(04.08.21)
ananiyimioguz
(04.08.21)
Osmanlı evleri ahşap olduğundan bugüne pek kalmamıştır yangınlar yüzünden. Tulumbacılar vardı itfaiyeci olarak, Beyazıt kulesi de yangın kulesiydi, kuleden şehir gözetlenip yangına müdahale için nöbette olunuyordu.
Şimdi yazarken düşündüm de adamlar yangın ihbar hattı kurmuş aslında, o dönemin imkanıyla bir şekilde mücadele etmiş.
0
epitaf
(04.08.21)
Çoğunlukla kendi başına sönene kadar devam ediyordu. Bunun dışında minimal müdahalelerde bulunuluyordu.

Ancak bugünkünden çok farklı bir durum bu. bunda iki önemli faktör var. Birincisi bugün doğa üzerindeki kontrolümüz hayli yüksek, "verimli bir dengede" tutmaya çalışıyoruz her şeyi. Tahribat gücümüz çok fazla, örneğin kendimizce bir plan yapıp "şu kadar ağaçlık alan gelecek şu kadar zamanda bize yeter" deyip geri kalan alanları imara açıp yeryüzünü şekillendirebiliyoruz. Haliyle bu planlar tutmadığı zaman işler eski zamanlara göre çok daha hızlı şekilde sarpa sarıyor.

İkincisi ister doğal olduğuna inanın, ister insan etkisiyle oluştuğuna; dünya küresel olarak ısınıyor. Bunun etkileri çok yıkıcı.

Bugün teknolojik aletler dünyayı öylesine küçültüyor ki gelecekte dünya siyasi yapısının zorunlu olarak değişeceğini öngörmek çok zor değil. Gezegen bütün halinde bizi etkiliyor artık. Örneğin Brezilya'da ya da Kanada'da dejenere bir yönetim başa gelirse ve içi boş söylemlerle Brezilya için Amazonları ve Kanada için tayga ormanlarını ortadan kaldırmak isterlerse, teknik olarak bunu yapabilecek güçte olacaklar ki Brezilya'da şu anda buna yakın bir durum var. Haliyle dünyanın geri kalanının buna sessiz kalması mümkün olmaz, intihar olur bu.

Özetle geçmişte dünya oto-pilottaydı ve yangınlar sadece birer afetti. Artık manuel olarak her şeyin kontrolü artarak bizim elimize geçiyor ve bunun sonucu öngörülebilir değil. Zaman geçtikçe dünyanın yönetimine ortak oluyoruz ve doğanın kendisi bizim hassas planlarımızı gözetmeden bir afet ortaya çıkarınca eskisine göre çok daha yıkıcı problemler ortaya çıkarıyor bu.
0
mentuhotep
(04.08.21)
ilerledigi noktayi onceden yakiyorsun bitiyor.
0
divit
(04.08.21)
Şehir içindeki yangına müdahale ediyorlar. İtfaiye teşkilatı Roma döneminde bile var.

Orman yangınlarında şöyle bi durum var, şu an bu kadar çok ve şiddetli yangın çıkma sebeplerinden bir tanesi de yangınlara müdahale edilmesi aslında. Yani önceden atıyorum 30 yılda bir yangın çıkıyordu doğal sebeplerle, yanıyordu, ondan sonra 30 sene rahat.

Şimdi çıkan yangını söndürüyorsun, seneye bi daha çıkıyor. Hatta daha şiddetli çıkıyor, çünkü daha fazla ot, kuru/ölü ağaç var. Yine uğraşıp söndürüyorsun. Bunu 30 sene yapınca artık söndüremeyeceğin şiddette bir yangın çıkıyor.

Bi de eskiden ormanların içinde gezip yakmak için odun toplayan insanlar vardı, işte keçiler/hayvanlar falan gezip kuru otları yiyordu sürekli. Bu da yangının şiddetini ve yayılma hızını azaltan bir şeydi. Artık bunlar yok, o yüzden daha çok yangın çıkıyor.
0
plutongezegendegilmi
(04.08.21)
(2)

Hisse Önerisi Karşılaştırma Tablosu

majeesty
Merhaba,Hisse önerisi veren tüm kuruluşların (isyatırım, tradingview vb.) al sat önerilerini derleyen bir site var mı? Tüm önerilere bakıp ortak hisse bulmak ve onu araştırmak için.
Merhaba,
Hisse önerisi veren tüm kuruluşların (isyatırım, tradingview vb.) al sat önerilerini derleyen bir site var mı? Tüm önerilere bakıp ortak hisse bulmak ve onu araştırmak için.
0
majeesty
(03.08.21)
twitter da takip etmen lazım millet canlı yayınla analiz yapıp soru bile alıyor.

tabi bence biraz boş bir mevzu.
0
duyurukullanıcısı
(03.08.21)
maden suyu
(04.08.21)
(7)

sıfırdan marka yaratmak

tmnslp
merhabalar, sıfırdan bir marka nasıl yaratılır? örneğin ben kendi yaratmak istediğim markanın kimliğiyle (adı, logosu vs.) bir fast food restaurantı açmak istiyorum (herhangi bir markanın franchise'ı değil) fakat nereden başlanır, ne yapılır gibi konularda hiçbir bilgim yok. önce kurumsal bir şirket
merhabalar, sıfırdan bir marka nasıl yaratılır? örneğin ben kendi yaratmak istediğim markanın kimliğiyle (adı, logosu vs.) bir fast food restaurantı açmak istiyorum (herhangi bir markanın franchise'ı değil) fakat nereden başlanır, ne yapılır gibi konularda hiçbir bilgim yok. önce kurumsal bir şirket mi kurulur, tescil mi yapılır vs. nereden başlamak gerekiyor?

bu konuda yardım edebilecek danışmanlık şirketleri falan var mı?

teşekkürler.
0
tmnslp
(03.08.21)
bu konuda danışmanlık vericek firmaların tamamı bir yılda paranı yer sonra tmnslp bey şu adımları yapmamışsınız bizim yapabileceğimiz bir şey yok adios muchachos derler, eğer iş tutarsa ya nasıl halletik işleri bize biraz prim göm derler.

kendi işini kendin yapmak zorundasın bu ülkede.

edit:

bu arada ben hayatımı danışmanlık vererek kazanıyorum ama benim gibi olmayacak işe olmayacak diyecek adam bulmak zor. ben görmedim.
0
duyurukullanıcısı
(03.08.21)
türkiyede danışmanlık = dolandırıcılık. her sektörde böyle.
araştırıp kendiniz yapın.
0
aslindasorunumpsikolojik
(03.08.21)
işin içinden gelmiyorsanız zor, mcdonalds ın satış müdürü'nü işe almakla olmuyor maalesef. markayı oluşturmak için yerelde bayileşme vs öemli.

kahvecileri inceleyebilirsin. nasıl bir iş modeli geliştirdikleri anlaşılır bence.
0
rhan
(03.08.21)
o kadar karışık değil. şirket açma ayrı marka oluşturma ayrı şeyler.

1. muhasebeciyle anlaş şirletini aç.
2. dükkanıını, malzemelerini falan hallet.

milyon dolarlık bir sermayen yoksa marka oluşturma 1 ayda olacak şey değil. önce elle tutulur bişeyler olsun spnra ihtiyaç oldukça kurumsal kimlik çalışmaları yaparsın. vaktim olsaydı yardımcı olurdum.
0
buenosdias
(03.08.21)
iyi bir danışmanlık şirketi her zaman güzel bir olasılıktır ama ben olsam bundan ziyade üniversitelerin işletme bölümlerinde donanımlı/sektörü de bilen akademisyenlere ulaşır onlarla knowhow işini hallederim. sonuçta bu da bir danışmanlık şekli. bulman gereken kişilerin anabilim dalları yönetim/organizasyon ve/veya pazarlama olmalı öncelikle. faaliyet alanınıza ve kapasiteye göre göre üretim/finans da devreye girecektir zaten.

bütün bu söylediklerimi bu söylediğiniz işi ciddiyetle yürütecek kadar sermayeniz varsa kolaylıkla uygulayabilirsiniz.

öncelikle gıda/yiyecek pazarına girmek istediğiniz alan kendi içerisinde çeşitli segmentlere ve türlere ayrılır. sizin rakipleriniz kim olacak? rakipsiz eşi olmayan bir iş fikri mi yoksa? pazardaki sizin benzeriniz markaların durumu nasıl? doymuş bir pazar mı? gelişmekte mi? pazar ve hedef kitle analizi çok iyi yapılmalı ve bunun bir metadolojisi var kendi içerisinde. bu sebeple yukarıdaki tavsiyemi yineliyorum. marka tescili ve şirket kurmak bir günlük iş. önemli olan sürdürülebilir ve tercih edilebilir bir marka oluşturmaktır.
0
debian
(03.08.21)
Buonesdias yazmış gerekeni, ayrıca markanızı logo/isim vs tescil ettirmeniz gerekiyor marka sahibi olmak için. Bunlar resmi kısımlar dükkanınız ve size özel ismi olur.

Ancak marka olmak farklı bir şey, onun için ya işinizde çok iyi olacak müşteriler sayesinde tanınıp popüler olacaksınız. Ya da marka pr çalışması yapıp tanıtacaksınız falan. O işlerden biraz anlamak lazım ya da anlayan birileriyle çalışmak. Ama bütçe sağlam değilse boşa para çok harcarsınız.
0
epitaf
(04.08.21)
Bu iş benim mesleğimin bir parçası:)
O yüzden belli dikkat noktalarını paylaşacağım.

Markalaşma faaliyetlerini birkaç aşamaya ayırabiliriz. Bunun en temelinde markalama çalışmaları denen (branding diye de geçer) tasarımsal öğeler vardır.

1. Aşama: Markalaşma Faaliyetleri
-Marka adının belirlenmesi. Bu en önemli aşamadır. Çünkü tüm tasarımsal öğeler hatta kuracağınız imaj bunun üzerine kurulacak.
-Logonun tasarlanması.
-Kurumsal tasarımların yapılması. Nedir bunlar? Tabelalar, mekan giydirme, torbaların, kutuların tasarımı, tepsiler, web sitesi, sosyal medya postlarının tasarımları, menüler vs vs...

Bunlar en temel kısımlar. Bunu her dükkan yapar zaten. Kendiniz bile biraz tasarım gözünüz varsa internet üzerindne canva gibi araçları kullanarak hazır şablonlarla basitçe üretebileceğiniz şeyler. Ama bunların profesyonel ellerden çıkması ve size özgü olması oldukça farklılaşmanızı kolaylaştırır.

2: İMAJ ÇALIŞMALARI-MARKA KONUMLANDIRMA
İlk aşama oldukça temel. Bunlar zaten köşebaşındaki pidecinin de, 20 şubeli restoran zincirinin de yaptığı şeyler. Sizin marka değerinizi ve algınızı belirleyecek şeyler asıl imaj çalışmalarında. Restoranlar için bunun belli yolları vardır. En çok kullanılan yöntem markanın patronunun kişisel imajından faydalanması. Nusret bunun örneği. KFC'nin yaşlı amcası bunun örneği. Baruthane pilavcısı bunun örneği. Özellikle Baruthane pilavcısı küçüük bir dükkanı kişisel imaj çalışmasıyla, beğenirsin beğenmezsin o ayrı, tanınan bir markaya çevirdi. Ama dışa dönük, orijinal bir karakter özelliğinin olması lazım bunun için.

Marka konumlandırması şu demek basitçe: Benim markam piyasada ne gibi özellikleriyle algılanacak? Çünkü bir marka aynı anda her kavrama oynayamaz. Mesela Nusret burası "jet-set" insanların takıldığı bir restoran imajını oturtmaya çalışıyor. BİM tamamen fiyat performans üzerine iletişim yapıyor. Red Bull adrenalin üstüne yoğunlaşıyor. Burger King sürekli ızgara lezzetini vurguluyor.

Sizin de böyle bir değer bulmanız, bunun üstüne markanızı inşa etmeniz lazım. Bu imaj şu anlamda önemli çünkü logonuzdan, isminize, mağaza dekorasyonunuza kadar bu şekilde inşa etmeniz lazım. Bunların tutarlı olması lazım. Mesela "doğal malzemelerden, doğal lezzetler" gibi bir restoran niyetiniz varsa, bu restoranın dekorasyonu burger king gibi olamaz. Ya da ucuz lezzetler sunarım diyorsanız, burayı divan pastanesi gibi dekore ettirmemelisiniz. Ya da havalı logolar yapmamalısınız gibi.

Bunlar oldukça basit gibi görünse de, aslında uygulamada oldukça zorlanılan şeyler. Özellikle marka sizinse, her şeyi aynı anda yapmak istersiniz ve kafası karışık ne olduğu anlaşılamayan bir marka ortaya çıkar. Her mahallede vardır bunlardan. Mesela fast food restoran gibi görünür, pizza da yapar. ama hazır pizza fırını var ben menüye pide de koyayım der. Ee pide koyduk yanında urfa dürüm de satayım der. Kafası karışık ne olduğu anlaşılmayan ortaya karışık restoranlar çıkar.

Genelde "ben her şeyi satayım" ister marka sahipleri. Hamburger var, dur yanına
döner de satayım... Şimdi dönercinin, hamburgercinin ya da pizzacının algıdaki imajı çok farklıdır.

Sade olmak lazım. bunu da başarmak zordur. Mesela bunun en iyi örneği çiçeksepeti bence. Çiçek ve hediyelik eşya deyince akla gelen ilk markayken, şimdi her şeyi satmaya başlayan orta vadede ticari olarak para kazandıran ama uzun vadede marka imajına zarar veren şeyler bunlar. Şöyle diyeyim, sen çiçek göndereceğin zaman iyi bir çiçekciden mi yollamak istersin? Araba lastiği de satan bir yerden aldığın çiçeği mi yollamak istersin? Şu anda sadece çiçek tasarımlarına yoğunlaşan iyi bir çiçek markası çıksa, çiçeksepetini çok rahatlıkla geçebilir diye düşünüyorum.

Ya da yukarıdaki örnekten yola çıkalım, sen araba lastiği alacak olsan, çiçekçiden mi almak istersin yoksa uzmanlığı bu olan sadece araç lastiği satan bir yerden mi?

Gibi gibi... Bunlarda da size destek olacak yönlendirecek danışmanlarınızın olması çok önemli.

Son aşama: ALGILANMA
Siz tüm marka çalışmasını yaptınız, ama tüketici sizi nasıl algılıyor? Mesela siz premium marka olarak konumladınız kendinizi. premium hamburgerci diye çalıştınız her şeyinizi böyle tasarladınız. Ama belki tüketiciler sizi ucuz marka olarak algıladı. bu durumda iki seçenek var. Marka çalışmalarınızı gözden geçirip tüketicinin premium algılayacağı hale getirmek. Bir diğer seçenek baktınız marka sizi ucuz hamburgerci olarak algıladı ve öyle sevdi. O zaman imaj çalışmasını, bu hale çevirmek de bir çözüm.

Mesela şimdi kategoriyi söyleyemiyorum ama meşhur bir marka hayatına kadınlara yönelik bir ürün olarak başladı. Ama markayı erkekler tercih etti. Sonra bir anda marka maskülen bir imaja dönüştü. Hatta ikonunu bir kovboy olarak değiştirdi.

Bu konu basit görünse de oldukça çetrefilli gördüğünüz gibi. İstediğiniz zaman mesaj atabilirsiniz:)
0
anten
(04.08.21)
(5)

bu nasıl dünya haritası?

duyurukullanıcısı
bir firmanın sitesinde gördüm. nasıl yani?
bir firmanın sitesinde gördüm. nasıl yani?
0
duyurukullanıcısı
(02.08.21)
o çember büyüteç herhalde.
0
passion rules the game
(02.08.21)
büyüteç olsa hazar denizi öyle olmaz, afrika'da öyle düz durmaz sanki.
0
🌸duyurukullanıcısı
(02.08.21)
Büyüteç.

@duyurukullanıcısı Adriyatik ile birleşmiş zaten. Hazar Denizi'nin kıtanın diğer kısımlarına göre açısı öyle değil.
0
nawar
(02.08.21)
Nedense bazı markalarda dünya haritası reklam malzemesi olarak kullanıldığında olan Türkiye'ye oluyor . Bir örnek :
tr.sputniknews.com

Bir firma daha vardı adını unuttum.
Ben Türk ya da Türkiye karşıtı müşterilerin kendilerine her daim yakın olmalarını sağlamak için böyle yaptıklarını düşünüyorum.
Kapitalist sanat tarzı Reklamın maksadı "satış" olduğu için bu sağlandığı sürece reklam için iyi ya da kötü denmez.
0
Erva
(02.08.21)
Büyüteç ve tahminim ana merkezi orası. Ilk defa gördüğüm bir uygulama değil.
Portekiz'i de hafif kesmisler, yunanistan yok, İtalya'nın bir kısmı yok, balkan ülkeleri yok, tunus yok, cezayir yok, misir da yok gibi, finlandiya yok, isvec yok, norvec yok.
Buradan büyük resmi görme kursu konusu çıkmaz.
0
logisticsmanager
(02.08.21)
(14)

kira zammı

meiyisi
merhabalar,1100 lira olan kiram için zam dönemi gelmişti, ev sahibini aradım zam miktarını konuşmak için. ben senden memnunum zam yapmasak da olur, kendi durumuna göre istersen eklersin dedi. ben az da olsa eklemek istiyorum. şimdi 50 lira eklesem çok mu az olur, yoksa 100 lira mı daha makul?
merhabalar,

1100 lira olan kiram için zam dönemi gelmişti, ev sahibini aradım zam miktarını konuşmak için. ben senden memnunum zam yapmasak da olur, kendi durumuna göre istersen eklersin dedi. ben az da olsa eklemek istiyorum. şimdi 50 lira eklesem çok mu az olur, yoksa 100 lira mı daha makul?
0
meiyisi
(30.07.21)
100 makul
0
adwokat
(30.07.21)
evet 100 yapın
0
clones
(30.07.21)
adamın başka evi var mı bana kiralasın :) o nası ev sahibi ya :)
0
duyurukullanıcısı
(30.07.21)
Ben 50 yapardım.
0
zimbirik
(30.07.21)
100
0
sizofren06
(30.07.21)
50 biraz küfür gibi. ikisi arasında 100 makul.
0
nawar
(30.07.21)
nasil ev sahipleri var boyle, artis istememis gonlunuzden ne kopuyorsa artirin ama 100 daha uygun gibi
0
sweetoffice
(30.07.21)
100 TL ekle
0
elorelia
(30.07.21)
En az 100. %15 artış desek 150 de olabilir.
0
pispinti
(30.07.21)
dünya bu insanların yüzü suyu hürmetine dönüyor. üzmeyin adamı. zam yapmasanız bile, zamanında yatırın kiranızı.

bu arada 50 lira çok düşük olur, 100 lira iyidir.
0
co2s2
(30.07.21)
bizim evin de kira artışı yaklaşık olarak sene ortasında oluyor. 2019'da aradı, bu sene piyasa çok kötü, kimseye zam yapmıyoruz dedi (bizim sitede 250 tane falan dairesi var, arsa sahibi) 2020'de aradı , aslında bu sene de yapmayacaktık ama geçen sene de yapmadık ya, iyice kuşa dönmesin diye zam yapacağız dedi. %4.5 zam yaptı. bu sene de aradı, %5.5 zam yaptı.

ev sahibimiz yüzünden bu eve mahkum kaldık. taşınmayı düşüneceğimiz evler için bizim kiranın 2-3 katı kira istiyorlar. ev almak için hesap yapıyorum, hesap tutmuyor kesinlikle. sanırım hayatımın sonuna kadar bu evde oturacağım.
0
co2s2
(30.07.21)
Abi adam yapmasak da olur demiş, istersen demiş kendi durumuna göre demiş.

100 iyidir . en az 100 demeye gerek yok bence.

Ben geçen sene ev sahibine sormamıştım, o da zam yapmamıştı. Oluyor böyle şeyler.
0
ceketimi alip cikcam
(30.07.21)
100tl +1.
0
mg3929
(30.07.21)
50 size, 150 ona, 100 ikinize de yarar. şeker bir ev sahibiymiş.
0
golgi aygıtı
(30.07.21)
(6)

Altın elbiseli adam

Fusha
On numara bir insan değil mi ya? Benim için neredeyse Kemal Sunal ile barış Manço kayıpları gibi üzücü oldu yahu. Sürekli videolarını izliyorum, eğitim tavsiye vs videolarını defalarca izledim şimdi de altınlı gece programını izliyorum. Harika projeleri varmış. Yaşasaymis hayata gecirecekti muhtemel
On numara bir insan değil mi ya? Benim için neredeyse Kemal Sunal ile barış Manço kayıpları gibi üzücü oldu yahu. Sürekli videolarını izliyorum, eğitim tavsiye vs videolarını defalarca izledim şimdi de altınlı gece programını izliyorum. Harika projeleri varmış. Yaşasaymis hayata gecirecekti muhtemelen çoğunu. Allah rahmet eylesin.
0
Fusha
(29.07.21)
İyi bilirdim. Amin.
0
prole
(29.07.21)
Ben çok geç tanıştım kendisiyle, en çok üzüldüm şey de bu oldu. Yeri doldurulamayacak biri. Hayatta böyle içi dışı bir çok az insan gördüm.
0
olaylar olaylar
(29.07.21)
Ölmeden önce kötü bilirdim. Öldükten yıllar sonra dinlemeye başladım. Hiç motorum olmamasına rağmen sürekli Altınlı Gece programlarını arabamla giderken dinliyorum. Müthiş birisi olduğunu gördüm. Bugün bir apaçilik videosuna rastladım. Trafikte sağa sola küfürler ede ede ilerliyor. Biraz hayal kırıklığı oldu olmadı değil. Bkz: www.izlesene.com
0
dieis
(29.07.21)
Severek takip ediyordum aşırı samimi geliyordu videolardan. İnanılmaz üzülmüştüm haberini aldığımda. Çok genç gitti be…
0
solenkol
(30.07.21)
bana itici geliyordu, videonun yarısında kapatırdım. çok bilgili birisi olduğu kesin ama itici birisi olduğunu değiştiremez. allah rahmet eylesin
0
false pretension
(30.07.21)
yaptığı programlar, kanal iyiydi ama ben özellikle sazı eline alıp konuştuğu kısımları çok sevmezdim ama çok bilgi verirdi ama hitap şeklini sevmedim. karakter meselesi.
devrim sirmen'i severdim ama o da böyle bir kanal yürütemezdi.

sonuçta yaptığı iş ile tr'de çoğu insana yol göstermiş biriydi.
0
duyurukullanıcısı
(30.07.21)
(2)

prim için gerçekleştirilemeyecek hedefler vermek mobbing midir

roket adam
uluslararası bir firmada direkt yurtdışındaki yöneticilere bağlı olarak çalışıyorum. bordrom firmanın tr ofisinde. maaşımın %70'i baz, %30'u ise bonus olarak prim esasına bağlı olarak yatıyor.bir yönetici değişikliği yaşadık. bu %30'luk kısmı, "tasks assigned by manager" gibi bir kaleme bağladılar.
uluslararası bir firmada direkt yurtdışındaki yöneticilere bağlı olarak çalışıyorum. bordrom firmanın tr ofisinde. maaşımın %70'i baz, %30'u ise bonus olarak prim esasına bağlı olarak yatıyor.

bir yönetici değişikliği yaşadık. bu %30'luk kısmı, "tasks assigned by manager" gibi bir kaleme bağladılar. yönetici bazı görevler verecek, sen de yapacaksın, böylece prim hak edeceksin şeklinde.

ilginçtir ikinci çeyrekte bana bu başlık altında hiç bir görev tanımlanmadı. dolayısıyla da ben bu kalem altında bir prim hak edemiyor oldum. ayrıca performans değerlendirmelerinde de bundan ötürü düşük çıkacağım.

şimdi bu konu bana bağlı olan bir şey değil, adam bana görev vermezse ben de bir şey yapamam bu başlık altında. benim performansımı düşük göstermek ve ilerideki bir işten çıkarmayı desteklemek üzere ayak yaptıklarını düşünüyorum. bu şartlar altında, bu ve bu tarz davranışlar mobbing tanımı altına uyuyor diyebilir miyiz?
0
roket adam
(29.07.21)
bu durum en az 6 ay boyunca uygulanıyor ve senin dengin insanlara uygulanmıyor sana uygulanıyorsa yani 10 kişilik ekipde herkesin görevi var sadece senin yoksa mobbing değerlendirme sürecine girebilme ihtimali var.
0
duyurukullanıcısı
(29.07.21)
Ben de buna benzer bir şey yaşadım bir dönem. Benimki ama rahatsız bir arkadaş olduğu için, bana gerçekleştirmemin mümkün olmayacağı hedefler vermekle tehdit etti açık açık. Ben de seni buraya koyan şirketin amk diyerek işten ayrıldım. O mobbingdi mesela ama bu anlattığın hikayede yöneticinin değişmesi ve yeni gelenin de direkt bu başlık altında hiçbir görev vermemesi ortada kasıtlı bir şey olmayabileceğini düşündürdü.
Biliçli bir şekilde yapıldığını düşünüyorsan bu hareketin, mobbing evet.
0
cay koy geliyorum
(29.07.21)
(10)

neye yeteneğim var bilmiyorum

candide
bu kabiliyetsiz olduğum manasına mı gelmekte?
bu kabiliyetsiz olduğum manasına mı gelmekte?
0
candide
(28.07.21)
hayır, neye yeteneğiniz olduğunu bilmediğiniz anlamına gelmekte.
0
işimdeyim gücümdeyim
(28.07.21)
işimdeyim gücümdeyim +1

Keşfetmek içinse yeni şeyler denemeniz gerekmekte.
0
lüzumsuz adam
(28.07.21)
çoğu insan neye yeteneği olduğunu öğrenmeden ölüyor çok takılma, yeteneğin yoksa da yapmak istediğin şeyi düzenli yaparsan suni yetenek elde ediyorsun.
0
nahtoderfahrung
(28.07.21)
yetenekmiş zekaymış bunlar bi yerden sonra etki etmez. Önemli olan ilgilendiğin şey ile ne kadar vakit geçirdiğin, ne kadar istikrarlı olduğun.

Yapmaya yatkın olduğun şeyleri keşfedememiş olabilirsin. Keşfetmek için bir çok şeyde biraz vakit geçirmen lazım. Ama takma. Bir yerden başla. Bir şey hoşuna giderse, sana keyif verirse devamı gelir zaten.
0
zimbirik
(28.07.21)
yeterince farklı şeyle ilgilenmediğiniz anlamına geliyor.
0
duyurukullanıcısı
(28.07.21)
Yeteneğin keşfedilmesi için para+zaman+heves gerekli. Birinden biri olmayınca sıkıntı oluyor. Türk insanının hobisiz olmasını da vakit ve nakit sıkıntısına bağlıyorum.
0
tamam sakinim
(28.07.21)
stallone'un oynadığı bir film vardı cezalandırıcı mı neydi ismi. orada herkesin yeteneğini saptayan bir cihaz vardı, hatta bizimki efsane kazak / örgü örme yeteneğine sahipti. öyle bir yetenek tespit cihazı olsun isterdim. insanlık namına da faydalı olurdu.

kesin bir şeye yeteneğiniz vardır ama neye olduğunun tespiti maalesef size kalmış vaziyette. ben mesela çok iyi düğüm çözerim, misina, kolye, zincir hiç bir şey önümde duramaz. ama bunun mesleği yok :)
0
solitary man
(28.07.21)
sadece tembel de olabilirsin :)
0
kismisolungac
(28.07.21)
Çocuların ilgi alanlarını keşfedebilmek için sıkılmalarının gerektiğini okumuştum. Önce bir miktar şeyi denetip sonra sıkılmasına izin verdiğinde çocuk ilgilendiği, hoşlandığı şeyi keşfedebiliyor.

Siz ya yeterince şey denememişsinizdir ya da yeterince sıkılmamışsınızdır. Sosyal medya, telefonlar, diziler vs insanı sıkılmaktan alıkoyan şeyler.
0
zimbirik
(28.07.21)
Ben de sanki eskiden biliyordum ama unuttum.
0
dunal
(29.07.21)
(2)

Lityum düzeyi baktırmak ya da baktırmamak

ladygreen
Kan düzeyi normal olan dozu bulduktan sonra düzenli aralıklarla lityum düzeyi baktırmanın nedeni nedir? Karşılaştığım tüm psikiyatrlar baktırılması gerektiğini söylüyor ancak nedenini henüz öğrenemedim.
Kan düzeyi normal olan dozu bulduktan sonra düzenli aralıklarla lityum düzeyi baktırmanın nedeni nedir? Karşılaştığım tüm psikiyatrlar baktırılması gerektiğini söylüyor ancak nedenini henüz öğrenemedim.
0
ladygreen
(26.07.21)
artık çoğu kişi rahatsızlıkları bünyedeki az olan minerallere bağlıyor. magnezyum, çinko gibi.
0
duyurukullanıcısı
(26.07.21)
Nefrotoksik. D.İ. Sebebi
0
hunharca ben
(26.07.21)
(5)

website boyutu artınca ne yapmalı

duyurukullanıcısı
site 400mb - 500mb civarlarındastandart bir hostingim var orada deneme yapıyorum ama 5dk da anca açılıyor site.bu durumu hızlandırabilmek için hosting'in hangi özelliğini arttırmam lazım?
site 400mb - 500mb civarlarında

standart bir hostingim var orada deneme yapıyorum ama 5dk da anca açılıyor site.

bu durumu hızlandırabilmek için hosting'in hangi özelliğini arttırmam lazım?
0
duyurukullanıcısı
(26.07.21)
developers.google.com

şurada benchmark testi yaptırıp sitenin kendisinde problem varsa onları düzeltin, yoksa hosting'i değiştirmeniz gerekir.
0
nahtoderfahrung
(26.07.21)
Hocam 400-500 mb websitesi olmamalı. Neyin boyutu bu, resim video falan mı?

Statik dosyalar (resim video vs) için CDN, düz veri (blog yazısı vs.) için database kullanmanız lazım.

Bir de tabi her şeyi tek seferde göndermeyin, ihtiyaç neyse onu gönderin vs.
0
plutongezegendegilmi
(26.07.21)
Fotoğrafları optimize etmelisiniz. Ayrıca video ya da dosya eklediyseniz kendi sitenizde barindirmamalisiniz
0
haysiyetsiz nane
(26.07.21)
website de barınmak durumunda maalesef bu durumda ne yapmalı?
0
🌸duyurukullanıcısı
(26.07.21)
Sizin yapabileceğiniz pek bir şey yok, sunucunuz istediği kadar güçlü olsun, karşı tarafın 400mb dosya indirmesi lazım her türlü. O da bağlantı hızına göre dakikalarca sürebilir.
0
plutongezegendegilmi
(26.07.21)
(12)

statüsüz bol para mı maaşlı prestijli meslek mi?

montakristokondu
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci se
ilk seçenek; dijital sektörlere usd ile freelance işler yaparak tr şartlarında değişken yüksek maaş fakat toplumsal statüsüzlük ve sosyal çevre yok.

ikinci seçenek; tr standartlarında orta-üst sabit maaş, devlette ömürlük prestijli memurluk.

paranın satın alamayacağı bazı şeyleri düşünüyorum ikinci seçenek ağır basıyor fakat ilk seçeneğin verdiği özgürlük de acayip bi şey.

siz bu ikilemde kalsanız nasıl bir tercih yapardınız?
özet: hali hazırda ilki devam ediyor ikinci tercih aşamasında.
0
montakristokondu
(25.07.21)
sürdürülebilir olacaksa ilk seçenek. 3-5 yıl sonrası için umutsuzluk varsa ikincisi.
0
sanal uyku
(25.07.21)
Para her şeyi satın alıyor. Artık kadınlar sanayideki ustayla takılıyor. Paraya bak derim.
0
integrative
(25.07.21)
süreklilik varsa ilk. yoksa da ilk. sonra ikincisine geçerim iş biterse.
0
jelly bear
(25.07.21)
ikinci secenege istedigin an transfer olabilirsin gibi, titrsiz de olmayacaksin ki isleri freelance yapman seni statusuz yapmaz, cevren az olur evet de 3-5 sene calis dunyaligini yap bence. tr ekonomisinde orta maasla araba falan alinamiyor.
0
pardonazbirbaksanız
(25.07.21)
1. secenek. anca o biterse ikincisine gecilir +1

ayrica mesele statuyse, paran varsa ve tabi o parayi kendine de harciyorsan zaten statu sahibi gozukursun ki.
0
Kittie
(25.07.21)
prestijli memur diye bir şey olduğunu düşünmüyorum

bizim akrabalar full memur hepsi en top devlet yerlerinde müdür vs çalışıyor, düz insan biz dahil kimselere bir faydaları yok.
0
duyurukullanıcısı
(25.07.21)
Prestijli memurluk ne ki?
Su an heralde "vay anasini" diyecegim memur tipi meslekler;
Nato, avrupa birligi gibi şeylerde calismak.
Buyukelcilik vs gibi yurtdisi işlerde üst seviyelerde calismak
Savunma bakanligi vs gibi gizlilik vz gerektiren yerler

Onun dışında bilmem ne dairesinde başkan olsa bile banane derim.
0
logisticsmanager
(25.07.21)
Hocam para nerdeyse oraya yanla,

Ayrıca prestijli memurluk diye bişey yoktur, memurluk düzlüktür, ha bürokratlık diyorsan o ayrı ama onuda sana zaten yedirmezler. Kamuda bilginin, birikimin kalifiye olmanın bir önemi yoktur, Elon Musk bile ben T.C. ye hizmet edeceğim bu işleri bıraktım desin alırlar nüfus müdürlüğüne atarlar bütün gün fotokopi çektirirler adama.
0
paramolacak
(25.07.21)
prestijli memurluk diye bir şey yok. prestij diye bir şey yok. para hocam gerisi teferruat. "prestijli" meslek sahibi biri olarak yazıyorum.
0
benevolent sun
(25.07.21)
prestij ve statü dediğin cebindeki paraya bakıyor maalesef bizde.
ama sizin seçenekleriniz arasında bir fark var: her ikisi de paralı iş. biri riskli öteki garanti. dolayısıyla garantili ve paralı olanı seçerim. (seçme nedenim prestij değil ömürlük maaş ve emeklilik garantisi olur) ayrıca ikinciyi de bi şekilde yaparsınız arada Not: 657ye aykırı ise ben karışmam :)
0
photo85
(25.07.21)
Statüsü havalı meslek dediğiniz şey çoğu zaman insanlara az maaşla çok iş ittirme üzerine kurulu beyaz yaka işleri oluyor:)
0
anten
(26.07.21)
kariyer memuruyum yani yarının prestijli memur adayıyım. dünyaya yeniden gelsem asla bu yola girmezdim. parana bak hayatını yaşa. memur olup her türlü insanla konuşma zorunluluğuna girme. yorucu ve yıpratıcı. uzmanlığımı alıp başka işlere yönelmeyi düşünüyorum. kemal sunalın düttürü dünya filminde kızına söylediği "oku kızım oku da memur ol" sözüyle büyüyen memur çocuğuyum. olduk tamam ee noldu.
0
Hallegadola
(26.07.21)
(16)

35 yaşındaki eşek kadar herif sinema tv okur mu?

yuyu
Halim vaktim yerinde. Üni sınavına girdim. Bölüme puanım tutuyor. Kariyer is sahibi olmak için değil, hayatıma renk katsın diye okumayı düşünüyorum. Böyle girgirina Okurken de bi öğrencinin hakkini yemek istemiyorum. Boşver hic bulaşma bisey öğrenmezsin ustelik çoluk çocukla kafan götürmez mi diyors
Halim vaktim yerinde. Üni sınavına girdim. Bölüme puanım tutuyor. Kariyer is sahibi olmak için değil, hayatıma renk katsın diye okumayı düşünüyorum. Böyle girgirina Okurken de bi öğrencinin hakkini yemek istemiyorum. Boşver hic bulaşma bisey öğrenmezsin ustelik çoluk çocukla kafan götürmez mi diyorsunuz yoksa harika bi is mi yapmis olurum?

Iyi film eleştirisi yapabiliyorum. Senaryo yazmisligim var. Epey meraklıyımdır.

Cevaplar için şimdiden teşekkür ederim.
0
yuyu
(25.07.21)
Gir oku, bir öğrencinin hakkını ye ki rtvf okuyup hayatı kararmasin. Cunku sektörde mektepli orani %30 falan...
0
duster
(25.07.21)
Çok güzel ve keyifli olur ama çoğu 17-18 yaşında çocukların arasında yapamazsın. Kat kat önlerinde olacağın için manası olmaz pek çok şeyin. Bunun yerine güzel bir yüksek lisans daha mantıklı olabilir
0
avatar is back
(25.07.21)
Duster +1 Bi gencin hayatının kararmasına mani ol ve oku, sektörde kimse diplomaya bakmıyor.
0
euteamo
(25.07.21)
Kanka 30 yaşındayım. Hayatımda bir sürü saçma sapan hatam oldu. Ama sinema TV okumak gibi 4 yıl süren bir hatam olmadı. Allah aşkına işine gücüne bak. Yazıktır günahtır. 4 yıl california solucanı yetiştirme okusan daha iyi
0
allah yazdiysa bozsun
(25.07.21)
Emin ol seninle okuyan öğrenciler bile bu işsizin ne işi var burada diyecek. ona göre. Bizde de vardı yaşça büyükler
0
olaylar olaylar
(25.07.21)
amacın ne yapmak? film çekmekse sinema okumana gerek yok.
0
black mamba
(25.07.21)
Okur okumasına, yaşında da asla bişey yok. Gider uzun süren tıp gibi bölümler bile okur. Ancak sinema tv (pek çok başka bölümde de olduğu gibi) tr de okunmaz. Hele şimdi hiiç okunmaz.
Akademiden bildiriyorum.
Düzenli şekilde güzel kurslara gidin veya yurt dışında okuyun çoğu yerde bedava.
0
rewlack
(25.07.21)
Okunur tabi neden okunmasın.
Mesela ben üniversiteye başladığımda epey yaşlıca ,ünlü bir öğrenci arkadaşımız rts den mezun oluyordu. İsmi Kemal Sunal'dı.
0
arenas
(25.07.21)
eğer teknik ve meslek öğreneceksen yüksek lisans olmaz. film kritiği yapacağım, işin sosyolojisiyle daha ilgiliyim filan dersen ancak. bunun dışında 35 yaşında lisans okumakla ilgili tüm olumsuz yorum ve ihtimalleri çöpe atabilirsin, halin vaktin de yerindeymiş. diğer yandan halin vaktin de yerindeyse iyi bi yer olması için araştırmaya zaman harcamanı öneririm... yurt dışındaki film okullarına da bakabilirsin. belki yüksek lisans düzeyinde teknik, iş öğretecek yerler de çıkar hatta. yine yurt dışında üniversite derecesi vermese bile eğitim veren kurumlara bakabilirsin. bir de okulunu okusan da okumasan da dışarıdaki atölyeler (film, fotoğraf) okuldan daha çok katkı sağlayabilir her anlamda.
0
snape i başından beri tanırım
(25.07.21)
eğer bitiremeyip cayarsan milletin hakkını yemiş olursun

o elemanda senden daha çok çalışsaydı
0
duyurukullanıcısı
(25.07.21)
halin vaktin yerindeyse okul okumak sıkıntı değil. Ama niye okuduğun önemli. Meslek için değil diyorsan anladığım kadarıyla tamamen işi sanatsal kaygılarla okuyacaksın. yani film kritiği sosyolojisi falan.

O zaman biraz sıkıcı gelebilir sadece. Çünkü bu bölümün amacı sinema sektörüne çalışan yetiştirmek olduğu için çok fazla teknik ders de olacak. Bu kısımlar ilgini çekmiyorsa sıkar.

Onun yerine online yabancı okullara bakın derim.
0
anten
(25.07.21)
Ben 34 yaşında Fransızca öğretmenliğine başladım böyle. Dil öğrenmek istedim, şehrimde de adam akıllı dil kursu yoktu, neden olmasın dedim girdim. Sınıfta 50 yaşında bir abla da var :) sınıf arkadaşlarımızda bize bayılıyor.
Yaşla ilgili sorun yaşamazsın, renk katsın diyorsan gayet okunur.
0
somethinginthewayshemoves
(25.07.21)
Sacma, cunku zaten ders icerikleri zaten cok rahat bos zamaninda makale, kitap okuyup ogrenebilecegin seyler. Universitenin amaci sosyal iliskiler kurmak, diger ogrencilerle ve hocalarla vakit gecirerek onlardan bir sey ogrenmek, etkinlikler vs.
Sen bunu yapmayacaksan, butun derslere gitmeyeceksen, fakultenin tozunu yutmayacaksan falan ne anlami var?
0
hot potato
(25.07.21)
oku zevkine. fuları da taktın mı.....üf.
0
Techsavvy
(25.07.21)
bekarsan ve yakışıklı isen epey eğlenceli olur çoluk çocuk gözüyle bakma kızlar hayran olur kesin :)
sinema tv okuyup iş bulabilen sayısı zaten az olduğu için kimsenin hakkını da yememiş olursun bence. okusa da işsiz kalacağı yüksek ihtimal. kaldı ki sen de zaten sınavı hak ederek kazanacaksın. (özelde okuyacağını düşünmedim. para vermeye değmez zaten.)
keyifle okuyunuz. hayırlı olsun mutlu olunuz
ülkede diploma enflasyonu var. şahsen benim duvarımda çerçeve asacak yer kalmadı ama iş manasında gram katkısı yok artık.. zevk alarak okuyan bir öğrenci olursa akademisyen de keyif alır diye düşünüyorum
0
photo85
(25.07.21)
Süper olur, istediğini yap
0
Mossy
(25.07.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.