Giriş
(19)

Evde yalnızken ses duyduğunuzda ne yaparsınız?

ceann deas
Bazı insanlar görmezden gelirken bazıları kalkıp bakar. Ben şahsen yalnızken göz ucuyla bir şey gördüğümde, ses duyduğumda falan şizofren kediler gibi direk kaynağa kilitleniyorum. Siz ne yapıyorsunuz?
Bazı insanlar görmezden gelirken bazıları kalkıp bakar. Ben şahsen yalnızken göz ucuyla bir şey gördüğümde, ses duyduğumda falan şizofren kediler gibi direk kaynağa kilitleniyorum. Siz ne yapıyorsunuz?
0
ceann deas
(30.08.16)
gülerim.
0
little big man
(30.08.16)
Ben bir kalkip bakarim. Cocukken isiklari acar gezerdim korka korka.
0
bir ileti paylastim
(30.08.16)
anında çatışma psikolojisine girer ve sesin kaynağına giderim kavga etmeye hazır şekilde
0
turkuaz
(30.08.16)
Evdeki hayvanlar bişi yapıyodur herhalde diyip umursamamaya çalışıyorum.
0
buff
(30.08.16)
Kalkıp kılıcımı alırım. Çünkü karateci olmak bunu gerektirir.
0
dissendium
(30.08.16)
bende kaynağa kilitlenip yeni ses gelmesini bekliyorum ama çok umursamam.
0
freetakilir
(30.08.16)
alt veya üst komşudur diyorum. göz ucuyla bir şey gördüğümde de geri dönüp aynı hareketi tekrarlıyorum bazen ve neyin beni yanılttığını, hangi nesneyi nasıl farklı gördüğümü anlıyorum. kapıma biri dayanmadıkça bu tarz şeyleri umursamam.
0
ruhen hastayim ben
(30.08.16)
kalkıp bakarım ama ilk anda eve biri girdi diye düşünüp korkmam, birşey düştü filan diye düşünürüm. tabi ne sesi olduğuna ve şiddetine bağlı olarak.
0
hypathia
(30.08.16)
sesin cinsine göre tepkim de değişirdi. hırhız sesi olsa hanım tüfeği getir derim. ufak bi ses olursa kedidir kedi derim. vs vs vs
0
cekilmis gayfe
(30.08.16)
sesin tuhaflık oranına göre değişiyor. yalnız kalmaya alıştıkça da seçici oluyorsun. mutfakta bulaşıklar kıpırdadığında, kışık kalorifer peteklerinden, borulardan ses geldiğinde, üst kattan misket yuvarlanması sesi geldiğinde falan kıçımı kaldırmıyorum. bunlar dışında olağandışı bir tıkırtı geldiğinde odamda duran baseball sopasını alıp tüm ışıkları açarak tek tek odaları kontrol ediyorum. kadın başıma evde birine denk gelsem (ALLAH KORUSUN) o korkuyla sopayla kendimi nası savunucam onu da bilmiyorum ama deli cesareti işte. tedirgin olup korka korka beklemekten iyidir.
0
littlejack
(30.08.16)
Umursamiyorum.
Cunku bu zamana kadar hicbirinde bir sey cikmadi.
0
stavro
(30.08.16)
Bizim bloğun kapısında köpek duruyor. Hırsızı bırak evden sipariş veremiyoruz getirmiyorlar sitenin adını duyunca köpek saldırgan çünkü. Onun dışında kedidir kedi diyorum
0
jazzabel
(30.08.16)
Ben resemn kalbim ağzımdan çıkacak şekilde, hiç de çatışmaya hazır olmasam da, sese doğru değil de hemen şuursuzca kapıya doğru koşuyorum. Refleks gibi. Gece yataktaysam bile kalkıp koşturuyorum. Ilk kapının açık olmadığını kesinleştirmem gerekiyor. Ses sonra.
0
shadowcat
(31.08.16)
Benim kedi olduğu için ses illa ki oluyor. Tanıdığım bir ses ise bakmam, tanımadığım bir ses ise 007 Skyfall
0
Polaroid
(31.08.16)
kalkar bakarım. kafamda o soru işaretiyle oturamam.
0
sir gawain
(31.08.16)
çok fena. bütün dualar sureler film şeridi gibi geçiyor..
0
sttc
(31.08.16)
şizofren kedi kitlenmesi +1
0
shotgunwoman
(31.08.16)
Evde yalnizken bir ses duydugumda, o anda mesela dizi izliyorsam, sarki dinliyorsam, hemen once onu kapatirim, hareket etmeyi kesip kulak kesilirim hemen. Sonra yavas yavas hareketlerle oturdugum yerden kalkarim, sanki evde biri varsa beni duymasin diye dusunurcesine, hemen elime sert ya da keskin bir sey bulur onu alirim, sonra odalari gezerim polis edasiyla, en son da kapinin deliginden bakip kilitli olup olmadigini kontrol ederim :D ahahahah epey paranoyagim.
0
yuzır
(31.08.16)
Dün duyuruyu okuduktan sonra oldu,
far görmüş tavşan gibi kalıyormuşum.
Sonra ses sürekli devam etmediği için dikkatim dağılıp önümdeki işe devam ediyorum.
0
sadegazoz
(31.08.16)
(2)

denge sorusu

baba jo
akla karanın bir arada olması doğanın dengesini sağlıyor, her ying'in içinde bir yang var, ve vice versa, ve öyle, ve böyle...zıtlıkların birbirini dengelemesi fikrine yakın olanlara bu soru aslında, böyle olmadığını düşünen için bir şey ifade etmiyor olsa gerek. bu zıtlıklar birbirini yok etmeye b
akla karanın bir arada olması doğanın dengesini sağlıyor, her ying'in içinde bir yang var, ve vice versa, ve öyle, ve böyle...
zıtlıkların birbirini dengelemesi fikrine yakın olanlara bu soru aslında, böyle olmadığını düşünen için bir şey ifade etmiyor olsa gerek.

bu zıtlıklar birbirini yok etmeye bu kadar hevesliyken nasıl bu kadar bir arada yaşayabiliyorlar? kendinden olmayana bu denli tahammül edemeyenler varken biri diğerine asla üstün gelemiyor mu? aslında onları bir arada yaşatan birbirlerine karşı olan bu nefretleri mi? bir taraf olmasa diğeri gerçekten olmaz mı? yoksa olmasının bir özelliği mi kalmaz?

NE DİYON OLM EDİTİ: atış serbest.
0
baba jo
(30.08.16)
Bi maymunun bacağında 1037394 kıl vardır.
0
bigbadabum
(30.08.16)
İyiyi ya da kötüyü şartlar sürekli oluşturuyor. Bilindik bir Türk filminde atom fiziğine de profesörlüğe de lanet olsun diyen Kadir İnanır, sözlerine kumarbazlığı, itliği, hergeleliği öğreneceğim diye devam ediyor. En küçük travmatik olayda bile insanlar kendilerini bir anda aşabiliyor. Hayat böyle.
0
dissendium
(30.08.16)
(12)

Uçak kazasıyla yada bindiğiniz geminin batmasıyla ölmeyi seçer miydiniz?

neil manke
sıradan bir ölüm yerine (araba kazası, kalp krizi falan filan) bu ikisinden birini seçer miydiniz? hangisini ve sebebini de açıklarsanız mutlu olurum.ölümün hızla yaklaşması ve kaçınılmaz olması fikri biraz korkutucu olsa da elimde olsa ikisinden birini seçerdim. sebebi o an birazdan öleceğimi kesin
sıradan bir ölüm yerine (araba kazası, kalp krizi falan filan) bu ikisinden birini seçer miydiniz? hangisini ve sebebini de açıklarsanız mutlu olurum.

ölümün hızla yaklaşması ve kaçınılmaz olması fikri biraz korkutucu olsa da elimde olsa ikisinden birini seçerdim. sebebi o an birazdan öleceğimi kesin olarak biliyor olmak ve bu psikolojide birkaç dakika zaman geçirmek istiyor oluşum.

duruma göre yanındaki insanlarla da duygusal veya o an nasıl gelişiyorsa konuşmalara girmek isterdim -yavaşça batan bir gemide bu daha mümkün görünüyor tabi-
0
neil manke
(30.08.16)
İkisinden birini seçmem gerekiyorsa uçak kazasını seçerim. Bilinç süresi daha kısa olur, ayrıca boğulmaktan daha iyi yere çarparak ölmek.
0
buff
(30.08.16)
denizaltinda olmek isterdim (bkz: dumlupinar denizaltisi)
0
seljax
(30.08.16)
uçak kazası iyi gibi de uçak düşmeye başladıktan sonra düşene kadar hissiyat bi değişik olur sanırım. gerçi yine boğulmaktan iyidir galiba.
0
cekilmis gayfe
(30.08.16)
Seçmezdim. Belki gerçek ölümüm yanmak ya da boğulmak kadar kötü olmaz.
0
dissendium
(30.08.16)
kesinlikle uçak kazası.

çünkü gemiler batınca belgesel yapılmıyor :) uçak kazalarında 2-3 gün gündemde kalıyor, ölenlerin hayat öyküleri anlatılıyor. yani adınız dünyada kalıyor. aileye ödenen tazminatlarda fena değil.
0
ada meltemi
(30.08.16)
uçak ama denize düşmicek
0
basond
(30.08.16)
Sıradan ölüm istiyorum, yaşlılıkta hastalıktan sürünecek şekilde. Adrenalinli şeyler olmasın, ne olacağını düşündüğüm ve korktuğum bir an olmasın. Kabulleneceğim kadar zaman olsun. Mümkünse aniden. Bir havaalanında bir uçak teknisyeni çalışırken pilot uçak motorunı çalıştırmıştı, adam daha "Ne oluyor" diyemedi bile. Bir saniye içinde adam çorbaya dönmüştü zaten. "Ne oluyor" diyebilmeyi geçtim, adam onu bile fark edemeden parça pinçik oldu. Kaza olacaksa öyle olsun. Ne olduğunu fark edeceğim ve ağlayacağım bir kaza olacaksa sürünmeye alışa alışa öleyim.
0
aychovsky
(30.08.16)
ahah herkesin bogularak olmekten korkmasi cok acayip, benim de en korktugum olum cesidi, basond'a katiliyorum, ucak kazasi ama denize dusmeyecek, o olursa felaket bir kombo olur
0
bollocks44
(30.08.16)
Dünyada çeşit çeşit uçak kazaları var.

Mesela 2005'de bir uçak kazasında uçağın klimalarını otomatiğe almayı unutmuşlar ve pilotlar dahil herkes farkında olmadan donarak ölmüş. Uçak da düşmüş tabi... Böyle olacaksa seve seve uçak kazasını seçerdim.

Bir de uçağın bagaj kapağının uçağın zeminiyle birlikte kopması ve en arkada oturan 2 sıra insanın koltuklarıyla binlerce fitten yere düşmesi, araştırmalar sonucunda o insanların yere çakılıp parçalanana kadar canlı olduklarının öğrenildiği kaza var. Bunun yerine boğulmayı tercih ederim.
0
ceann deas
(30.08.16)
aychovsky+1
0
Polaroid
(30.08.16)
IStemezdim. Ani olum istemiyorum. Hazirliksiz yakalanmaktan korkarim.
0
stavro
(30.08.16)
uçak kazası olsun. tercihen yabancı bir havayolu ile. en azından aileme güzel bir sigorta parası kalır.
0
orpheus
(31.08.16)
(9)

bizim bu türkler neden kendini "doğru tespitin uzmanı" olarak görüyor?

m e b
sadece merak ediyorum; mesela bir yere daha yeni bir şeyler yapılmış (köprü, ulaşım sistemleri vs.) ama bizim her konuda bilgi sahibi olan berkecan'ımız "abi o köprü trafiği ra-hat-lat-maz!", "abi ya en ufak depremde yıkılır ki bu? neden o bölge yerine xxx'e yapılmadı ki?" diyor. bitmesinin yıllar a
sadece merak ediyorum; mesela bir yere daha yeni bir şeyler yapılmış (köprü, ulaşım sistemleri vs.) ama bizim her konuda bilgi sahibi olan berkecan'ımız "abi o köprü trafiği ra-hat-lat-maz!", "abi ya en ufak depremde yıkılır ki bu? neden o bölge yerine xxx'e yapılmadı ki?" diyor. bitmesinin yıllar aldığı, içinde yüzlerce uzmanın çalıştığı "uzuuuuuuuun soluklu" bir proje için oturduğu yerden tespit kasıyor. şimdi bu berkecan'ımızın starbucks'ta kahvesini yudumlarken aklına gelen bu "hassas ve çözülmesi gereken sorunlar/eksiklikler" ciddi ciddi alman, japon, koreli, ugandalı, ispanyol, yunan uzman mühendislerin, yöneticilerin, şeflerin aklına gelmedi mi?

yani sıradan bir vatandaşın aklıan gelebilecek bir soru(n), o projede çalışan yüzlerce kişiden hiç kimsenin mi aklına gelmedi?

ekşi duyuru'da üçüncü köprü ile ilgili entry'leri okurken bir sürü bu tip yazıyla karşılaştım da. yoksa olay sadece dunning kruger sendromu için bir örnek mi teşkil ediyor?
0
m e b
(30.08.16)
o köprü trafiği rahatlatmaz. +1

köprünün trafiği rahatlatmaması ile ilgilenmez o mühendis. yapar. sağlamlığından ya da bu tarz şeylerinden pek şüphem yok ama trafik ile alakasız bunlar.

iki yakalı şehirlerin hiçbirinde ekstra köprü trafik rahatlatması yapmaz.

bunun dışında gerçekten iyi tespit yapanı var, kötü yapanı var.

şimdi sen dunning kruger sendromunu orada oturduğun yerden koyabiliyorsan o adamda fikrini belirtir.
0
kurnaz
(30.08.16)
Sen de burada Berkecan hakkında doğru tespit yapmaya çalışmışsın. Starbucks'ta oturup kahve içenleri küçümsüyorsun mesela. Bence bu olay da bu kadar basit değil. Köprüyü eleştirmek için inşaat mühendisliği mi okumak lazım? Köprü sonuçta bizim ülkeye yapılıyor. Herkes iyi kötü eleştirme hakkına sahip. Bu arada yüklenici firmadaki mühendisler bu köprüden araç geçer mi geçmez mi diye düşünmezler. Sadece kendilerine verilen görevi yaparlar ve iş bitince sahibine teslim ederler. Aynı zamanda projelerin uzun soluklu olması onların yüz yüz doğru yatırım olduğu anlamına da gelmez. Aksine uzun soluklu projelerin çöp yatırım olma şansı daha çoktur.
0
dissendium
(30.08.16)
bu arada onu yazan illa standart vatandaş olmayabilir.

şimdi sen standart vatandaş olabilirsin belki. ama ekşi sözlükte microsoftta, mercedes'te apple'da mühendisten, harvardda ders veren profesöre, natoda üst düzey adama kadar binbir çeşit adam var.
0
kurnaz
(30.08.16)
köprüler kendi trafiklerini yaratır.

hangi şehir planlamacısını okusam ilk dediği şey bu oluyor. örneklerle de beni ikna ediyorlar.

tam zıt düşünceyi savunanlar henüz beni ikna edebilmiş değil ne yazık ki. o köprü uzun vadede trafiği nasıl rahatlatacakmış, şöyle işin uzmanı tarafından yazılmış sağlam bir yazı yolla da okuyalım işte.
0
soso
(30.08.16)
yahu mühendis orasıyla burasıyla ilgilenmez, kendisinden istenilen görevi yapar, tamam da, bu projeler sonuçta koordinasyon sağlanarak ortak veriler çerçevesinde yürütülüyor. kaldı ki köprü sadece güncel bir örnek, ben genel olarak soruyorum. "jeolojik konularda bir uzman kadar çalışması ve bilgisi olmayan" ama apple'da ceo'luk yapan "sıradan" bir adam nasıl olur da "bu ilk depremde yıkılır yea" diyebiliyor? bunu hep merak etmişimdir. köprü ve mühendis birer örnekti.
0
🌸m e b
(30.08.16)
@m e b

ilk depremde yıkılma olayını herkes söylememiştir. bir iki kişi. onlarda işte senin gibi dunning kruger diyen arkadaşlar. öyle haybeden tespit yapıyorlar.

ama aç oku oradaki tespitlerin çoğu bu yatırımların halk gözeterek ya da ihtiyaç olduğu için yapılmasından ziyade politik kısmını eleştirirler. doğru yanlış bu başka bir şey.

o köprüden daha çok ihtiyacımız olan şeyler var bu da bir gerçek.

bunun dışında sen jeoloji biliyor musun? o köprü ıkılır diyen arkadaşa tektonik veriler ile karşı argüman sunabilir misin? bunu yapamıyorsan o arkadaşın dediği belki de doğrudur nereden biliyorsun?

sallıyorum burada gelmiş uluslarası ilişkiler okumuş adam bir arabanın teknik verisini eleştirirken ya da dunning kruger sendromu teşhisi koyarken oluyorda başkası politik ya da teknik bir şeyi eleştirirken olmuyor mu?
0
kurnaz
(30.08.16)
dünyada betonla övünen tek millet de bizimkisi.
0
nothing in my way
(30.08.16)
Futbol da ayni sebepten populer.
Bos teneke cok ses.
0
Batuhanolabilir
(30.08.16)
Bir İstanbul çocuğu olarak artık kırık dökük de olsa İstanbul’un bana bırakılan birkaç güzel yerlerinden biri de Sahaflar Çarşısı’dır.
Orada eski yeni bütün kitaplar satılır(dı... Şimdi fazla turistik oldu.) Anadolu’da yaşayan okurlarım için yerini söyleyeyim. Bir yanı Kapalıçarşı bir yanı Beyazıt’tır. İstanbul Üniversitesi öğrencilerinin nefeslendiği eski Çınaraltı’na bitişiktir. Yani İstanbul’un Beyoğlu gibi tarihi bir merkezidir. Bana da yılda birkaç kez Sahaflar özlemi basar. Başıma gelecekleri göze alıp Sahaflar’a uğrarım.

Bindiğim taksinin şoförüne,

‘Sahaflar Çarşısı’na gidiyoruz’ dedim.

‘Emrin olur abicim. İstersen radyoyu kapatayım.’

Bir adam taksinin radyosunda inim inim inliyordu. Ama delikanlının keyfini kaçırmak istemedim.

‘Sesini kıs yeter.’

‘Bu söyleyen Müslüm Abimiz. Eskiden halk müziği okurdu. Bağlama da çalar haa... Aşık olunca kendini arabeske vurdu. Biliyorsun Muhterem Nur yengemize aşık oldu. Muhterem Nur yengemiz, zamanının öyle bir sinema starıydı ki Meltem Cumbul yanında kaç para!.. Sonra barlara düştüydü de Müslüm Abim çekip aldı. Sinema dünyası böyledir işte. Ama Türkán Şoray ablamıza bu yapılan reva mıydı? Sen ömür boyu sinemada uğraş didin, Rüçhan Adlı eniştemizin yıllarca kahrını çek, yüzlerce filme karşı altı üstü Boğaz’da bir villa sahibi ol. Onu da eniştemizin çocukları elinden alsınlar! Sen söyle be abicim, bu namkörlük değil de nedir?’

‘Vallahi bu anlattıklarından hiç haberim yok. Ama herhalde nankörlüktür.’

‘Tabii ki namkörlüktür. Ama namkörlüğün kralını Ali Şen Oğuz’la Aykut’a yapmıştı. Çocukların günahı o yıl, Fener’i şampiyon yapmaktı. Ama Aykut sonra ne yaptı?’

‘Ne yaptı?’

‘Gitti, İstanbulspor’un antrenörü oldu. Ve, Fener’in ünlü Daum’una 3 çekti.’

‘Vay canına, aferin çocuğa.’

‘Senin haberin yok muydu be abi. Sen hiç spor sayfası okumuyor musun?’

‘Arada bir okuyorum ama pek bir şey anlamıyorum. Örneğin, tandem ne demek? 3-4-3 veya 4-4-2 ne demek bir türlü anlayamıyorum.’

‘Sen epeyce cahil kalmışsın abi. Fatih Terim imparatorumuz bir zamanlar Gassaray’ı tandemsiz oynattığı için yıllarca şampiyon olmadı mı?’

‘Eee, şimdi ne oldu?’

‘Tabii Hıncal Abimizi dinlemedi.’

‘Ama Daum, Can Bartu’nun dediğini bir bir yerine getirdi.’

Kabataş’ı geçerken şoförün sertçe vites değiştirmesinden Beşiktaşlı olduğunu anladım. Ama şu sıralarda belli etmek istemiyordu herhalde. Konuyu,

‘Çok yanlış yapıyorlar çook!’ diye değiştirdi.

‘Kimler?’

‘Tabii, hükümet.’

‘Ne yapsalardı?’

‘Önce yurtdışına para kaçışını önleyeceklerdi. Bankana gidiyorsun, benim 10 milyon dolarımı fişmekán gavur bankasına gönder diyorsun. Banka da hay hay deyip kayıtsız kuyutsuz dolarları gavuristana postalıyor. Burası dingonun ahırı mı be!’

Dolar sözcüğünü duyunca, her Türk gibi ben de kulaklarımı diktim. Kara kuru ve yaşı belli olmayan şoförüm haklıydı vallahi. Küçük bir bakkal dükkánı açabilmek için 20 belge, 30 izin kağıdı soruyorlardı. Ama yurtdışına milyonlarca dolar gönderenden şoför ehliyeti bile soran yoktu. Vallahi benim şoför bu işleri TV ekonomistlerinden daha iyi biliyordu.

‘Dünyada dolar düşerken bizde nasıl yükseliyor haa! Biz uzaydaki bir ülke miyiz abicim? Aslında doları devlet yükseltiyor.’

‘Devlet doları niye yükseltsin yahu?’

‘Türk Lirası’yla olan iç borçlarını küçültmek için.’

‘Ya dolarla olan dış borçların ne olacak?’

‘Onları zaten ödemiyorlar ki... Hababam yenisini alıyorlar.’

Dayanamayıp sordum:

‘Sen hangi okulu bitirdin?’

‘İlkokulu bitirdim, ortaokulu da 2’den terk ettim.’

O sırada kahrolası kramplarımdan biri kasıktan sol bacağıma saplandı. Koç’un taksi niyetine imal ettiği arabalar bende hep kramp yapar. Herhalde ıhlayıp suratımı ekşitmiş olacağım ki şoförüm meraklanıp sordu:

‘Geçmiş olsun bir rahatsızlığın mı var abi?’

‘Arada bir kramp saplanıyor, boşver az sonra geçer.’

‘Ne ilaç kullanıyorsun?’

‘Kalsiyumlu, magnezyumlu, vitaminli bazı ilaçlar... Biraz da ağrı kesici... Aslında ihtiyarlığın ilacı yok.’

‘Sen o ilaçların topunu kaldırıp at. Arpa lapası yapıp içine kafuru karıştır. Biraz da rakıda eritilmiş Urfa’nın isot biberini kat. Ağrıyan yerlerine sarıp sarmala. Üç gün sonra Salome’den hızlı koşmazsan bana da Kazım demesinler.’

‘Salome kim?’

‘Aaa bilmiyor musun?’

‘Bilmiyorum.’

‘Salome bu yılın en sürprizli safkan kısrağıdır. Bana göre çim koşularında üstüne yoktur. Bir koy 21 al.’

‘Atlardan da anlıyorsun galiba.’

‘Pek değil. Ben asıl yağlı güleşten anlarım. Ahmet Taşçı’da doping çıktıktan sonra Kırkpınar bitti sayılır.’

O sırada Galata Köprüsü’nden geçiyorduk. Birden burnuma ızgara balık kokusu çarptı. Herhalde sandalda balık-ekmek satıyorlardı.

‘Bunlar balık pişirmeyi bilmez. Güzelim palamudu takoz kesip kızartırlar. Oysa palamuttan harika şiş olur. Tabii biraz yağlı olacak... Kılıç şiş yapar gibi lokmaların arasına da defne yaprağı, limon ve yeşil biber dizeceksin. Ama benim Tayyip’ten pek umudum yok.’

‘Şimdi durup dururken Tayyip de nereden çıktı? Palamutla Tayyip’in ne ilgisi var?’

‘Çok ilgisi var. İkisi de taklitçi abicim. Palamut balığı torik taklidi yapıp lakerda oluyor. Tayyip, laik taklidi yapıp sonra da ne kadar eski Faziletli ve dinci milletvekili varsa partisine dolduruyor. Ha torik, ha Tayyip!’

Ben Tayyip Erdoğan’ın lakerda halini düşünürken Kazım,

‘Askerin vakti yavaş yavaş geliyor. Bu partiler demokrasi dümeniyle bize hálá bu üçkağıtçılığı zorlatmaya devam ederlerse yine dayak yiyecekler. Ama onlar onca asker dayağından sonra dayak arsızı oldukları için bir yolunu bulup hacıyatmaz gibi yine dikilip iktidara gelirler.’

Vay canına, koyun yerine koyulan sıradan vatandaşlarımızdaki bu bilgi ve görüşler, meğer değme köşe yazarlarımızda yokmuş da benim de bundan haberim yokmuş. Ben ulusumuzun görmüş geçirmiş bilgeliğini, öngörüsünü uzun uzun düşünürken Kazım,

‘Geldik abicim’ dedi.

Arabanın penceresinden baktım. Etrafta bol bol market, giysi dükkánı, hatta mobilyacı bile vardı. Ama kitapçı yoktu. Kazım’la muhabbete daldığım için geçtiğimiz yollara pek dikkat etmemiştim.

‘Nereye geldik?’

‘Sahaflar Çarşısı’na.’

Birkaç yıl o çevrede yaşadığım için çarşıyı hemen tanıdım.

‘Lan burası Sahaflar Çarşısı değil, Yeşilköy Çarşısı! Aralarında en az 15 kilometre var!’

‘Ne bileyim be abicim. Ben karşının şoförüyüm.’

‘Muhterem Nur’u, Hıncal abimizi, bacak ilacını, torik şişi ve memleketin nasıl kurtarılacağını öğreneceğine, kendi işini öğrensene hıyar!’ diye dellenip Kazım’ın arabasından indim. Herif her şeyi biliyordu ama, her Türk gibi kendi işini bilmiyordu. Ben Sahaflar Çarşısı’nın yerini bilen bir şoför ararken o arkamda,

‘Arpa lapası ılık olmalı abi’ diye sesleniyordu.
0
etna
(31.08.16)
(7)

sürekli teşekkür eden insanlar

kupigometa
bu insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?"teşekkürler" , "sağ ol" vb
bu insanlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

"teşekkürler" , "sağ ol" vb
0
kupigometa
(30.08.16)
kibar.
0
Apocalypse
(30.08.16)
Kibar olduklarını tabi ki kupiii
0
elorelia
(30.08.16)
teşekkür eden ve özür dileyen insanları severim. ha bi de iyi günler dileyenleri.
0
nice tnetennba
(30.08.16)
teşekkürler diyene çok cahilsin keşke ölsen diyorum. teşekkür zaten şükranın çoğuludur, sonuna -ler eklemeye gerek yok. ciddiye alıp ne biçim insansın diye mesaj atmayın mk.
0
shotgunwoman
(30.08.16)
Normal insan olduklarını düşünüyorum. Teşekkür edilecek konularda teşekkür etmek lazım.

@shotgunwoman, teşekkürler bilgi için.
0
dissendium
(30.08.16)
Daralıyorum. Her şey kararında güzel.
0
buff
(30.08.16)
Nezaket diyoruz. Ha türk insanına saflık/enayilik olarak görünür böyle insani davranışlar.
0
hasmetizm 2046
(30.08.16)
(8)

sormaya utanilan sorular vol 1

mayeskuel
e5temd100otoyolotobanartercevreyolune demek? ve yurtdisinda da karsiliklari ayni mi? thanks.
e5
tem
d100
otoyol
otoban
arter
cevreyolu

ne demek? ve yurtdisinda da karsiliklari ayni mi? thanks.
0
mayeskuel
(30.08.16)
e-5 ve d100 aynı, yurt dışında karşılığı aynı olan yazdıklarınız arasında otoyol ve otoban. aralarındaki farkı bilmiyorum ama e-5 ve tem bu iki kategoriden birine giriyor olmalı. cehaletimi açığa çıkaran bir soru oldu, teşekkürler.
0
evde liyakat kalmamis
(30.08.16)
Otoban interstate, yani eyaletler arası yol demek. Hatta interstate 60 diye, gary oldmanlı çok güzel bir film de var.

Çevreyolu da şehirdışına ulaşımı sağlayan yol.

Edit: O kod adları belirli yollara verilen adlar. İstanbulda daha çok var onlardan. Ben istanbulu pek bilmem ama geldiğimde kumburgaza gitmek için d-80 üzerinden otobüse binmiştim mesela.

Edit 2:iz doğru demiş, otoban highway olmalı. Bu durumda türkiyede interstate olmuyor.
0
Adramelekhh
(30.08.16)
bende bilmiyorum bunu.

ben tüm geniş yollara e5 diyorum.
0
kurnaz
(30.08.16)
tam doğru tanımlar mı bilmiyorum ama otoban denildiğinde halk arasında e-6 (şimdiki adı e80) anlaşılır genelde. e-5'in yeni adı da d100 oldu. bisiklet kullanan dostlara da ufak bir hatırlatma. e-5 bize serbest e-6 yasak.
0
lazpalle
(30.08.16)
çevre yolu: şehirlerin içine girmeden dışarılarından geçen yollar... başka şehre gidilebilir ya da sadece şehrin etrafından dolaşıyor olabilir. ing. beltway

tem: trans european motorway... motorway: otoyol: 2-4 şeritli şehir içi ve şehirler arası ve ülkeler arası yolların genel adı.

otoban: highway, superhighway... freeway... bunlar da çevre yolu gibi, teknik olarak şehir merkezlerinin dışından geçen en az iki şehri bağlayan çoğunlukla ücretli yollar... her vasıtayla girilmez bu yollara vs...

arter de şehirlerin önemli noktaları arasında yoğun trafik yükü taşıyan yollar... arterial diye geçiyor ingilizcesi.
0
iz
(30.08.16)
e5 uluslararası yol demek. E-5 denen İstanbul-Ankara arası yolun bir kısma devlete ait olmuş ona D-100 demişler. Otoyol-otoban aynı, hız limiti fazla, kentleri birleştiriyor, yerleşim yerlerinden uzak. Çevreyolu şehir içi trafiğe takılmadan şehrin çevresindeki bir yoldan dolaşıp gideceğin yere gitmeni sağlıyor. Arter şehir içinde en kalabalık yolların birleştiği damar gibi yer. Ne kaldı bakayım... TEM, Transit European Motorway. Bu kadar bilgiye ben artık bir motosikleti hak ettim bence :)
0
shadowcat
(30.08.16)
Otoban "autobahn" demek. Auto-bahn Almanca bir kelime. Türkçesi otoyol. Bir hocamız otobanın aslında hiç sağa sola sapmadan direkt düz giden yol olduğunu söylemişti. Highway yüksek standartlı yol anlamına geliyor ama aslında yüksekte olan anlamı da varmış. Yolun farkı burada zaten. Hiç yorulmadan, dağ taş demeden içinden geçip gidiyorsun. Türkiye'de maalesef otobanlar çoğu yerde kıvrım kıvrım.
0
dissendium
(30.08.16)
e5 otoyolu= d100 -->ücretsiz

tem otoyolu= otoban --> paralı

çevreyolu --> ücretsiz diğer yollar

arter = atardamar :) yoğun yollar için kullanılıyor.
yamulmuyorsam böyle. yanlışım varsa düzeltin lütfen
0
az once yarim bira icmis behzat c
(01.09.16)
(1)

şarkının adı nedir :(

utepils
https://www.instagram.com/p/3hnlhys26A/?utm_source=partner&utm_medium=embed&utm_campaign=videobu şarkıyı bilen var mı
www.instagram.com

bu şarkıyı bilen var mı
0
utepils
(30.08.16)
Serdar Ortaç - Gram

www.youtube.com

1.50'de başlıyor.

Önceki yanıtımı yanlış olduğu için sildim.
0
dissendium
(06.09.16)
(6)

A+ A++ A+++

kuehles blondes
Bu enerji siniflarinin arasinda cok fark var mi? Mesela A+++ olan A+ olan makineye gore 80€ daha pahali. Ben elektrik faturamda bu farki kac zaman sonra gorurum? Tesekkurler
Bu enerji siniflarinin arasinda cok fark var mi?

Mesela A+++ olan A+ olan makineye gore 80€ daha pahali. Ben elektrik faturamda bu farki kac zaman sonra gorurum?

Tesekkurler
0
kuehles blondes
(30.08.16)
bu sınıflar hikaye. cihazın yıllık ortalama enerji tüketim değerine bakın. 463 kw/y tarzında yazar katalogunda veya üzerinde.
0
mr.goodcat
(30.08.16)
Karakterlerden ziyade kataloglarından elektrik sarfiyatlarını öğrenin. Daha sonra elektrik dağıtım şirketinizin kW başına ücreti ile çarparak hesaplayabilirsiniz.
0
hayde bre
(30.08.16)
Cihaz kac watt tuketiyor ona bakin. Buna gore hesaplama da yapabilirsiniz, fiyat farkina degip degmeyecegine karar verebilirsiniz.
0
stavro
(30.08.16)
A+ ile A+++ yıl sonunda en fazla 2 lira fark eder.
0
angelus
(30.08.16)
bilgisiz bir arkadaş yine sallamış. o kendini biliyor.

şuraya makale bırakayım: www.mmo.org.tr

A sınıfının günlük elektrik tüketimi 1,23 kWh iken A++ sınıfının günlük elektrik tüketimi 0,50 kWh. Görüldüğü gibi yarısından bile az. A+++ sınıfını sen düşün.

Bu arada 0,5 kWh, 40 W değerinde bir lambanın 12,5 saat yanmasıyla eşdeğermiş.

En az enerji tüketen makine bile bir lambayı günde 12,5 saat yakabiliyor.

Yıllık en fazla 2 lira değil, 30-40 lira fark eder. Bu senin için küçük olabilir, ama toplum için önemli bir sayı.
0
dissendium
(30.08.16)
Yari yariya fark olmasi onemli degil. Kac watt'tan soz ettiginiz onemli.
10w'lik ampul yerine 5w'lik ampul kullandiginda teknik olarak yari yariya dusuk guc tuketmis olursun ama faturada hicbir fark goremezsin. 3000w'lik cihaz yerine 2500w'lik cihaz kullandiginda - bir de siklikla kullandigin bir cihaz ise - oran olarak cok fark olmadigi halde faturada fark gorursun.
0
stavro
(01.09.16)
(13)

şu ana kadar satın almış olduğunuz en gereksiz şey

anonymice
Hani bazen içinizden bişi şaapar da gider alırsınız işinize yaramayacağını bile bile.. o şeylerden bahsediyorum.benim için bu bir sony smarwatchtı, amazondan gelmişti. 2 hafta sonra yenisi cıktı. alet o kadar akılsızdı ki bir saat ıcın, gerizekalı diyip duvara sallamıstım.Sizin icin bu nedir?
Hani bazen içinizden bişi şaapar da gider alırsınız işinize yaramayacağını bile bile.. o şeylerden bahsediyorum.

benim için bu bir sony smarwatchtı, amazondan gelmişti. 2 hafta sonra yenisi cıktı. alet o kadar akılsızdı ki bir saat ıcın, gerizekalı diyip duvara sallamıstım.

Sizin icin bu nedir?
0
anonymice
(30.08.16)
Apple Magic Mouse

Öyle boş boş duruyor evde.
0
himmet dayi
(30.08.16)
drone.

uçurmak falan zevkli ama ayrı bir kabiliyet bende olmayan sanırım, bir de tar tar tar millet toplanıyor sesi duyunca. çok gereksiz alışveriş yaptım ama içime oturan en çok bu.
0
passion rules the game
(30.08.16)
geçen sezon khl play-off'ları için 70 liraya paket almıştım. iki açıdan gereksizdi,

1) ücretsiz yayın zaten vardı. öyle ülker link falan da değil ha gayet yasal, laola1.tv yayınlıyodu maçları.

2) yurtta kalıyodum. 144p'de youtube videosu oynatamayan yerde internetten maç izlemek için para vermek neyin nesi aq.

üstelik sadece play-off'u kapsadığı için, bu sezon indirim de vermedi oçlar. neyse, lige katkım olsun diye avutuyorum kendimi ama öte yandan "sen kimsin koskoca lige katkı sağlıyosun, önce aç karnını doyur pezevenk" diyorum. taşınayım da bu sefer komple sezon paketi alıcam.
0
der meister
(30.08.16)
Pek gereksiz şeyler almam ama, bunun artısından çok eksisi oldu.

s10.postimg.org
0
zagem
(30.08.16)
65-10lt Deuter aircontact dagci cantasi.
Sadece bir haftasonu faaliyeti icin almistim. Bir daha da kullanmadim, 35lt olan canta hep isimi gordu.

Bir de kati meyve suyu sikacagi.
0
stavro
(30.08.16)
eve telsiz aldım. sivil vatandaşım. oynaması keyifli ama. roger that :)
0
karlmarx
(30.08.16)
Bas gitar. Kalbim acıyor, yüreğim kanıyor. Zaman yok.
0
shadowcat
(30.08.16)
İp atlamak için ip almıştım. 1 (yazıyla bir) kez bile kullanmadım çünkü zaten antrenmanlarımda yeterince spor yapıyorum.
0
dissendium
(30.08.16)
Sony Action Cam
0
bollocks44
(30.08.16)
www.hindirim.com

bir kere kullandım sonra bıraktım, boş boş duruyor köşede.
0
mutekebbir
(30.08.16)
tripod :) amk gemide çalışıyosun makine sabit dursa kaç yazar :) gemi durmuyo ki yerinde eheh
0
killerbee
(30.08.16)
Kosu bandi, 12 mpfotograf makinasi. Kosu bandi bi boka yaramadi binmedim. Fotograf makinasi 1 kez kullandim. Bos bos duruyor hala ortalikta. Kosu bandini hayrina verdim birine.
0
England
(30.08.16)
katı meyve sıkacağı almıştım, toplamda 3 defa falan kullandım sanırım :/
0
mesudiyeli mesut
(30.08.16)
(26)

Çerkes düğünleri

çakıstes
Ya bu Çerkes düğünlerinde Adige Cegu diye bir olay var, böyle erkekler kadınlar sıralanıp daire şeklinde çift çift çıkıp dans ediyorlar. Ben de nasıl bir psikopatsam canım sıkıldığında youtube'dan saatlerce bunları izliyorum, acayip heyecanlanıyorum falan. Türkiye'deki düğünlerde de yapıldığını gör
Ya bu Çerkes düğünlerinde Adige Cegu diye bir olay var, böyle erkekler kadınlar sıralanıp daire şeklinde çift çift çıkıp dans ediyorlar. Ben de nasıl bir psikopatsam canım sıkıldığında youtube'dan saatlerce bunları izliyorum, acayip heyecanlanıyorum falan. Türkiye'deki düğünlerde de yapıldığını gördüm şimdi -tabii ki neden yapılmasın, rast gelmemişim daha önce. Ya soracağım şu ki ben kilitlenip kalıyorum bunları izlerken, daha çok erkekte bitiyor iş onlar marifetlerini gösteriyorlar da hepsi mi güzel oynar arkadaşım?! Bi de bi tek bana mı çok seksi geliyo? Acayip hayvansal içgüdülerle dans ediyorlarmış da böyle çiftleşmek için dişisine kur yaparken diğer erkeklerden koruyormuş, burası benim çöplüğüm bu da benim kadınım dermiş gibi dans etmiyorlar mı? Zaten anlamı mı o?

Neden bu konu üzerinde bu kadar düşündüm şimdi bilmiyorum da iyi gaza geldim sanırım yine. Şu olayı canlı görmezsem gözüm açık gideceğim.


edit:
mesela
www.youtube.com

bir de çeçen dansı diye şöyle bir şey var (danstan çok kızın popişi dikkat çekiyor olabilir) ;
www.youtube.com
0
çakıstes
(30.08.16)
tamam.
vidyo koy da ne dediğini anlayalım
0
cekilmis gayfe
(30.08.16)
Çiftleşme içgüdüsünden ziyade kaçan kadın kovalayan erkek teması vardır kafkas danslarının genelinde. Ama evet, erkeğin göğüs dışarıda vücut dik, keskin hareketleri ortada bi avcı durumu oluşturuyor, bunu seksi bulan da olur tabii.

Hangi şehirdesin? Çerkeslerin bol olduğu yerlerin derneklerinin oyun ekipleri var. çeşitli zamanlarda dans gösterileri yapıyorlar, düğün bulup gitmekten daha mümkün.
0
baba jo
(30.08.16)
kısa zamanda bi çerkez düğününe git...
istemediğin kadar görürsün.
belli bişiden sonra bayıyor.
oynamayı da bilmiyosan (benim gibi) el çırpmaktan avuçların patlıyor
hatta eli acıyanlar için tahta parçaları falan veriyolar tempo tutanlara...
0
rentts
(30.08.16)
Eski sevgilim Çerkes ti saatlerce bana bunları izletirdi en sonunda bıktım artık Çerkes muhabbetinden normal insanlar gibi yaşıyamaz mısınız siz demiştim. Sonra daha dikkatli olmuştu bu konularda, bir Çerkes ile sevgili ol iki gün sonra bütün ırktan nefret edecek boyutta soğutur seni.
0
gozu acik sevisen yahudi
(30.08.16)
@cekislmis gayfe ekledim link

@baba jo İstanbul, bir araştırayım ben. hevesimi alayım bari.

@rennts evde de aynı durumdayım valla

@gözü açık sevişen evet biraz o konuda şey olduklarını duymuştum, hatta geçenlerde yine bir duyuru vardı galiba Çerkeslerle alakalı
0
🌸çakıstes
(30.08.16)
Ya erkeklerin yurudugu kisim sanki horoz yuruyormus gibi geldi, bi gulme aldi sonra. Seksilik filan hak getire yani. Bencr tabi.

Ama genel olarak halk danslari ne guzel, ne yorem var ne koyum var. bazen isterdim yoresel kiyafetim/halk dansim olsun.
0
kuehles blondes
(30.08.16)
adige ceug zaten çerkes düğünü anlamına gelen bir kalıp. çeçen aslında savaş dansı olarak anılır fakat bende de tam anlamıyla dediğiniz gibi kaçan kovalanır temasını uyandırıyor. kafe ise genelde kaşen ile oynanılan aşkın dansıdır. ben de köklerine aşırı bağlı bir çerkes olarak açar sık sık izlerim canım sıkıldıkça. eğer canlı görmek istiyorsanız herhangi bir kafkas kültür derneğinin toplantısına, haluj gecesine vb. gidebilirsiniz.
0
akan dame
(30.08.16)
kuehles'e katılıyorum erkekler horoz gibi kubarırken kızlar keklik gibi kaçışıyor adfasdfsadf
0
cekilmis gayfe
(30.08.16)
@kuehles @gayfe

ya ilkten bana da komik gelmişti ama durmadan izleye izleye böyle bağımlılık yaptı şimdi arada krizlerim tutuyo açıp izliyorum saatlerce. acayip heyecanlı ya. bak yarım saat izle sonra duramıcaksın jkhjhjhk şaka tabii benim şahsi zaafım
0
🌸çakıstes
(30.08.16)
@akan dame; ben de basladım arastırmalara, tesekkurler
0
🌸çakıstes
(30.08.16)
@çakıstes herkesin zevki farklı, bende de bunu izlemek bağımlılık yapıyor www.youtube.com
0
cekilmis gayfe
(30.08.16)
@cekilmis gayfe bende bir roman bir de simdi bu cıktı :)) seninkini de begendim. genel olarak butun yerel danslara zaafım var sanırım. yeter ki hakkıyla oynayabilen olsun :)
0
🌸çakıstes
(30.08.16)
Bir erkeğe en az yakıştırdığım şey danstır benim. Dans eden bir erkeği çekici bulma gibi bir ihtimalim yok hatta çekici bulduğum bir adamı böyle figürlü migürlü dans ederken görsem direkt soğurum. Videodaki adam da bana çok komik ve çekicilikten uzak geldi dolayısıyla.

Kafkas göçmenlerini çok severim ben. Arkadaşlarımın büyük çoğunluğu kafkas göçmenidir hatta. Kültürlerine çok bağlı çok ayrı kafada insanlar ve bu huylarını çok seviyorum. Fakat erkeklerin şu dansa olan bağlılığı ve kendilerinden geçercesine dans etmeleri... Nope.
0
köstebek kurabiye
(30.08.16)
5-6 sene boyunca grup dersleri alarak yurt dışı dans kongrelerini takip ederek salsa öğrenmeye,dansımı geliştirmeye çalışmıştım. Şu hayatta sanırım çok kafa yormama rağmen anlamayacağım şeylerden biri bunun gibi maskülen dansları yapan erkeklerin nasıl çekicilikten uzak geldiğidir.Bazı kızlar halen dans deyince salon dansı yapan feminen tipleri gözlerinde canlandırıyor.

Grup halinde yapılan,belli bir sabit kareografisi olan yada eşli yapılsa bile sabit bir adımlama düzeni olan danslar kolaydır.Esas zor olan bunun gibi müzikle eş/grup olmadan yapılan solo danslardır.İzledim videoyu.Özellikle erkeklere çok yakışıyor.Maskülen vurgular var. Yapılan hareketlerin hemen hepsi keskin ve net şekilde gösterilmiş.Adımlar net basıyor ve de en önemlisi yüzlerinden zevk alarak yaptıkları belli. Müziği duyarak dansediyor hepsi.Ben çok beğendim ilk videodaki dansları
0
turkuaz
(30.08.16)
@köstebek kurabiye; ben de ritm duygusu olmayan, dans etmeyi beceremeyen erkeklerden direkt soğuyorum. hatta normalde ilgilenmeyeceğim birini çok iyi dans ederken görürsem birden böyle üç beş level atlıyor gözümde.

@turkuaz kesinlikle çok maskülen bence de.
0
🌸çakıstes
(30.08.16)
@çakıstes şunları da beğenecen mi o zaman bakalım
1- www.youtube.com
2- www.youtube.com
3- www.youtube.com
4- www.youtube.com
0
cekilmis gayfe
(30.08.16)
@cekilmis gayfe 2>3*>4

1'de çok sekmişler bence onu sevmedim :) 3'te de 1:10'ddan itibaren en içteki halay başı kıza tapmış olabilirim :)
0
🌸çakıstes
(30.08.16)
@cekilmis gayfe ikinci videodakilerin arasına katılmak istedim şu an. ne güzel eğleniyorlar yav
0
eksi sozlugun tatli insani
(30.08.16)
3 olacaktı :)
0
eksi sozlugun tatli insani
(30.08.16)
@tatlı insan, seneye gidecem ikaria adasındaki o festivale :)
0
cekilmis gayfe
(30.08.16)
bizim de feracemiz var

www.youtube.com
0
icim urperiyor
(30.08.16)
Ben seni bir Çerkes düğününe götüreyim :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(30.08.16)
doğru :) bu dansta erkeği kartala, kadını sülüne benzetirler. kartal gibi asil, cesur, güçlü erkek ile sülün gibi zarif, güzel, asil kadının dansı.

not: yarı-çerkesim, oradan biliyorum.
0
girdaptaki
(30.08.16)
Yengelerimden biri Çerkes. Çocuklara küçükken öğretiyorlar böyle şeyleri. Hatta yine uzaktan bir tanıdığım akordiyon çalmayı anneannesinden öğrendi. Çerkes kızları güzel olur genelde, kendilerini gösteriyorlar işte.
0
dissendium
(30.08.16)
bizim sülale çerkes. çocukluğumdan beri böyle düğünler gördüm. dedem şu an elden ayaktan kesildi ama zamanında müthiş dans ediyormuş. hatta ayak figürleri yaparken silahla ayaklarının olduğu tarafa kurşun sıkıyorlarmış, şaşırsın diye, yine de şaşırmıyormuş. ne biçim adetse, ben de bilmiyorum. ölen, yaralanan oluyormuş :(
0
dedimmidemedimmi
(31.08.16)
bunun bir benzerini bizim düğünlerde de yapıyorlar, tokatlıyım. bildiğim bir çerkezlik falan yok. halay tadında oluyor biraz.

halayda sağa sağa kayarken birden duruluyor ve artık isteğe göre 2 kadın, 1 kadın 1 erkek ortaya çıkıyor ve arizona kertenkelesinin çeşitli akrobatik figürlerini sergiliyorlar. aşlfklsf
şaka şaka, onlar da heyecanlı oluyor ama bunun kadar estetik değil.
0
piremses
(31.08.16)
(29)

Yazın evde ne giyiyorsunuz?

shadowcat
Bir şeyi çok merak ettim. Yazları genelde evin içinde kısa t-shirt, sporcu sütyeni ve de boxer, ya da boyshorts giyerek yaşıyorum. Yok, denedim, olmuyor, başka her şey, bir kat daha fazla kumaş, fazlalık gibi geliyor. Yalnız aniden çalan kapılar korkulu rüyam oldu. Resmen üzerime bakıp heyecanla etr
Bir şeyi çok merak ettim.

Yazları genelde evin içinde kısa t-shirt, sporcu sütyeni ve de boxer, ya da boyshorts giyerek yaşıyorum. Yok, denedim, olmuyor, başka her şey, bir kat daha fazla kumaş, fazlalık gibi geliyor. Yalnız aniden çalan kapılar korkulu rüyam oldu. Resmen üzerime bakıp heyecanla etrafa koşuşturup ne yapacağımı şaşırıyorum, giyeceğimi doğru düzgün giyemiyorum. Kapıcı, postacı, komşu, yanlış çalan kapılar vs. Üzerine sabahlık giysen kapıyı yine sabahlıkla açamazsın, üzerine bir t-shirt geçirsen, altına bir de pantolon mu giyeceksin, nasıl olacak? Siz nasıl yapıyorsunuz? Merak ettiğim sorular:

1-Yazın evde ne giyiyorsunuz?
2-Benim gibiyseniz dış dünyayla nasıl başa çıkıyorsunuz?
3-Yatarken üzerinizi değiştiriyor musunuz, ev kıyafeti ve pijama ayrı mı?
0
shadowcat
(30.08.16)
Benim eve kimse gelmiyor :D
0
cok joleli ozgur
(30.08.16)
Sadece boxer.

Bir kere kapıyı şortla açtım, kız gülmüştü sadece. Sanıldığı kadar ayıp değil. Genelde gülümsüyorlar ve rahatsız mı ettim? diyorlar, ben de yooo diyorum.

Temizlik nedeniyle değiştirmeye çalışıyorum. Pijama olmasa da daha bol bir şort ya da tişört giyebilirim.
0
dissendium
(30.08.16)
1-Boxer
2-Tam götümde bir eski şortum var hemen onu geçiririm.
3-Yatarken bir şey giymiyorum yaz/kış. Çıplak uyumak çok sağlıklıdır.
0
gozu acik sevisen yahudi
(30.08.16)
ben kapının yanında askıda şu penye ev elbiselerinden bulunduruyorum. kıyafetim uygun değilse giymem on saniye sürüyor. hemen kapıyı açabiliyorum. ama bana da su ya da haberli arkadaşlar dışında çat kapı kimse gelmiyor, kapımı çalan pek yok.
0
hypathia
(30.08.16)
tayt tisort giyiyorum ben. yatarken çok sıcaksa ince gecelik giyiyorum normalse tayt tisort yatıyorum.
0
shotgunwoman
(30.08.16)
ben uzun pijamalar giyiyorum ki terlersem yapış yapış olup rahatsız olmayayım. bütün bün pijamayla dururum. sık sık değiştirmek gerekiyor böyle olunca yalnız. dışarıdan biri geldiğinde de sorun olmuyor.
0
ron dennis
(30.08.16)
hava 40 derece bile olsa ben çıblak kalınca psikolojik olarak üşüyorum, rahatsız oluyorum. o yüzden şort ve tişört giyerim. çok sıcaksa da sadece baksırla, üstsüz ve seqsi olarak takılıyorum. bahsettiğin durumlar için kolay ulaşılabilir yere de bir tane şortla tişört bırakıyorum işte, toplam 10-15 saniye ya sürüyor ya sürmüyor geçirmesi. kapıda o kadar süre bekleyemeyen kişi beni zaten kaybetmiştir....
0
der meister
(30.08.16)
Salaş tişört. Hani bakırköy ve kadıköy pazarlarında 5 tl ye satilan incecik salaş tişörtler var ya .onlar cok rahat. Hem yakası dar degil. Altina da kısa bol şort.
0
cabiday
(30.08.16)
En incesinden tisort veya atlet altina da şort.sortlar genelde baya kisa oldugu icin kapiyi calan olursa kafa ve govdeyi gosteriyorum sadece :)
0
astrid
(30.08.16)
pamuklu tülbent tarzı kumaşlardan diktiğim elbiseleri giyiyorum çoğunluk. akşam da pijama yine pamuklu ve tabii yine kendi üretimim :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(30.08.16)
@petekpare, aslında şimdi düşününce darlayıcı olabilir. Ama vücudum çok alışık galiba, çok rahat ediyorum. Sıkmıyorlar da.

Bu arada öyle penye ya da pamuklu ya da tülbent tarzı kumaşlardan elbisem hiç yokmuş ki benim. Aklıma elbise hiç gelmemişti hemen giymek için.
0
🌸shadowcat
(30.08.16)
şort- tişört, elbise. bazen uzun ve aşırı ince, bol pijama.
boxer da giyerim ama şöylelerinden www.google.be
yani vücuda yapısan hiçbir sey giymiyorum.
bunlarla kapıya, balkona da cıkıyorum.
böyle uyuyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(30.08.16)
Evde genelde kisa penye sort ustumde askili. Kapiyi boyle acinca sorun olmuyor genelde. (Ydisindayim)

Yatarken de hava cok sicaksa sadece don, az sicaksa sadece askili pijama ustu.

Bi sekilde hazirliksiz yakalandiysam da ev elbisesi style elbisem var, saak diye onu geciriyorum ben de.
0
kuehles blondes
(30.08.16)
1-burda pazarda 5 liralık pijama kumaşından şortlar oluyor ince. üstüne de atlet.
2-üsttekileri giyince sıkıntı olmuyor.
3-değiştiirmiyorum çünkü yazın neresi serinse orada yatıyorum.
0
wishmaythşngs
(30.08.16)
Ben zaten dışarıya çıkareknde çoğunlukla atletle çıktığım için evde de şort atlet oturuyorum. Ama bu evde ne giyilme olayıyla ilgili şöyle de bir hikaye geçti başımdan

Eski evimizdeyken; bir akşam kapı çaldı ve apartman yöneticisiyle birlikte 1 adam geldi. Annem kapıyı açtığında delikanlıyla konuşabilir miyiz dedi, ben de içeride oyun oynuyorum(madeniyet)

Neyse çıktım kapıya,

- iyi akşamlar delikanlı evde şortla oturuyormuşsunuz sanırım karşı apartmanda ki xxx kızımız rahatsız oluyormuş.
+ karşı apartmanda kız mı var
- hıhım
+siz ne oluyorsunuz, yani hangi görevle buraya teşrif ettiniz. mesela ben de hükümetin bu durumundan çok rahatsız oluyorum tayyibin evine(o zaman keçiörende oturuyor) gidip bizim delikanlı hüküm
-ama evde otururken
+benim evimde
-anlı
+evimde dilediğim gibi otururum üzerinize vazife olmayan işlere karışıp benim sabrımı sınamayın illa çok rahatsız olan varsa ahlak büroyu arasın.
sonra yancı olan adam yöneticiye dönüp
-hakikaten abi biz niye geldik buraya
dedi ve bana biraz daha dikkatli olmamı tembihledikten sonra gittiler.
Annem tabi her zaman olduğu gibi ''aman oğlum tatsızlık çıkmasın'' formundaydı ama üniversitede okuyorum ve 10-15 gün için evime gelmişim, gündüzleri uyuyorum ve akşamları da madeniyet oynuyorum ve cam ve perde zaten hiç açılmıyor. arkadaşlarımın ''karanlık oda'' diye dalga geçtikleri bi' odaya sahibim. Bu karşı apartmanda ki kızın beni tek görme ihtimali, gece buzdolabına gidip su almam olabilir ki öyle olsa bile bizim mutfağın içini gözetlemesi lazım. (mutfak perdesi yok, değişik kelebeğimsi bir tüller grubu var)
0
mete kudur
(30.08.16)
Ya özellikle bol şeyler tercih edenler, onlarla nasıl rahat ediyorsunuz :)
Benim hareketim kısıtlanıyor direkt. Benim bahsettiğim şeyler çok rahat ama bedene yapışan dikişsiz şeyler/iç çamaşırları, bir tek bedenin var gibi oluyor. Sen yürürken etrafında bir de başka bir katman, ağırlık yok, anlatabiliyor muyum? :) Şaşırdım gece gece.
0
🌸shadowcat
(30.08.16)
Ben tek parça gecelik ya da uzun t-shirt tarzı şeyler giyiyorum sadece. Şort mort giymiyorum hatta iç çamaşırı bile giymem çoğunlukla.
0
köstebek kurabiye
(30.08.16)
şile bezi baya iyiymiş. lakin bu yaz soğuk geçtiği için pek takılamadım öyle.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol
(30.08.16)
çalışıyorsam ciddi moda girmek için normal giyiniyorum ama çalışmıyorsam boxer.
0
lesmiserables
(30.08.16)
@lesmiserables, tam da kimse "normal insan gibi giyiniyorum", ya da "dikkat ediyorum, şık oluyorum" falan yazmadı diye düşünüyordum :) Benim erkek arkadaşım da aynı, evde çalışıyorsa umumi alanda olabileceği kıyafetlerle oluyor. Ben de çalışıyorum ama hep çılgın atıyorum, ciddiyet sıfır. Bilemedim.
0
🌸shadowcat
(30.08.16)
Normalde sadece şort.

Çok sıcaksa atlet eklerim. Aşırı sıcak olduğunda terlemeyi daha az hissettiriyor ve rahatlatıyor bayağı.

Yakında kısa sürede giyecek bir şey tutuyorum kapı çalarsa açabilmek için.
0
Adramelekhh
(30.08.16)
yaz aylarında deniz şortu giyerim. üstüme de pamuklu tsort.
0
karlmarx
(30.08.16)
ev eteğim var. uzunca biraz. direk onu üstüme çekiyorum.
0
eylul
(30.08.16)
ben yazın sadece bol tişört giyiyorum. kapı mapı çalmıyor, çalsa da açmıyorum herkesin anahtarı var sonuçta, kimse için keyfimi kaçıramam. eve gelir gelmez üstümü çıkarıyorum, evde ne giyiyorsam yatakta da onu giyiyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(30.08.16)
Erkegim. Ust taraf ciplak, altta sort oluyor. Kapiya cikmam gerektiginde uste tisort geciriyorum 3sn suruyor. Kapinin arkasinda asili tisort bulunduruyorum. Aynisini yapabilirsin sen de. Neden bu kadar sorun ettigini anlamadim.
0
stavro
(30.08.16)
evde sadece şort giyiyorum.
0
turkuaz
(30.08.16)
@hobareyy, nasıl bir şeyden bahsettiğini çok iyi anlıyorum. Benim de iki tane çok çok eski t-shirtüm var. Hatta bir tanesi böyle üzerinde koyu mavi aslan gibi bir yaratık olan bir 10-12 yaş kısa kollu erkek çocuk atleti. Yani onu ortaokuldan beri giyiyorum, delindi, aslanın gözünün feri söndü falan ama en değerli şeyim gaiba şu anda :D Yaş 29. Ama kışın giyiyorum bu eski şeyleri ben. Yine de rahatlık tartışılmaz.

Zaten her kapı çaldığında koridorda telaş içinde ordan oraya koşturmamın mantıksızılığı ortadaydı tabii. Ama @eylul, etek giyip kol atına kadar çekme yaratıcılığı nedir :D Evde straplez şıklık. Ben kesin kollarımı falan da sokarım içeriye ahahahaaa. İyice tırtıl gibi dururum öyle. Çok güzel yöntmler varmış ya :)
0
🌸shadowcat
(30.08.16)
1. bol bir tshirt, altta da sadece iç çamaşırı.
2. kapı çalınca altıma bir şort geçiriyorum.
3. yatarken üstümü değiştirmiyorum.
0
peggy
(30.08.16)
1. şort ve havanın durumuna göre bazen de tişört. ama son zamanlarda tişört de giyiyorum havalar soğudu.

2. eskiden şortu çıkarıp pantolon giymeye çalışıyordum bıktım artık şort tişört açıyorum kapıyı.

3. hayır değiştirmiyorum. zaten hep yataktayım pc kucağımda takılıyorum butun gun; sadece yemek, wc, duş falan gibi şeyler için kalkıyorum.
0
apdulera
(30.08.16)
(5)

sozluge ne olmus?

letheavendangered
uzun zaman sonra ilk kez sozlugu acip bir seyler okuyayim dedim ama beceremedim. flixbus basligina bakiyorum, bana sadece son birkac entry'yi gosteriyor. sukela, tumu, bugun falan var, tumu diyorum bu kez de kronolojik sirasi karman corman birkac entry cikariyor. en bastan en sona yazilanlari nasil
uzun zaman sonra ilk kez sozlugu acip bir seyler okuyayim dedim ama beceremedim. flixbus basligina bakiyorum, bana sadece son birkac entry'yi gosteriyor. sukela, tumu, bugun falan var, tumu diyorum bu kez de kronolojik sirasi karman corman birkac entry cikariyor. en bastan en sona yazilanlari nasil okuyacagim?
0
letheavendangered
(29.08.16)
cekilmis gayfe
(29.08.16)
Tümü diye şukela tuşunun tümüne basıyorsun. Başlığın altındaki yada sonundaki "X entry daha" ya basacaksın.
0
ofkeyle kalkanin yerine oturan yazar
(29.08.16)
allah allah. iste o x entry daha kismi yok. flixbus 2013'un baslarinda kuruldugu icin ilk entry'nin 2014'te yazilmis olamayacagini ve yazilan toplam entry'nin de 10 taneden az olamayacagini dusunmustum. ama gorunuse gore yanlis dusunmusum.
0
🌸letheavendangered
(29.08.16)
13 entry var toplam
0
cekilmis gayfe
(29.08.16)
Topluca entry silme durumu yaşandı. Belki daha eski entryler de vardı ama yok olup gittiler. Tümünü göster en temizi.
0
dissendium
(29.08.16)
(4)

yürüyüşten geldikten sonra kolay kolay dinlenemiyorum

for day to break
ham da değilim, her gün yürüyen insan ham olabilir mi? değerlerim de iyi, d vitamini az bi şey eksik. bazen güneşte de yürüyorum bu kalbimi yoruyor olabilir mi?
ham da değilim, her gün yürüyen insan ham olabilir mi? değerlerim de iyi, d vitamini az bi şey eksik. bazen güneşte de yürüyorum bu kalbimi yoruyor olabilir mi?
0
for day to break
(29.08.16)
Soğuk duş almayı deneyin vücutta biriken laktik asidin etkisi olabilir. Alamam diyorsanız en azından belden altını soğuk su ile bir süre şok etkisi yapın.
0
gozu acik sevisen yahudi
(29.08.16)
Yürüyüş öncesi sonrası esnetmelerini ihmal etme.
0
angelus
(29.08.16)
Yürümeden önce mutlaka ısınma yapın. Tavsiyem hafif tempoyla önce koşup sonra yürüyüşe geçmeniz. Direkt yürümeye başlayınca vücut ısınmakla ısınmamak arasında kalıyor. Bu durum kasların tam verimle çalışamamasına neden olabilir. Yürüyüşten sonra mutlaka 1-1,5 litre su için. Güneşte zaten yürümeyin. Ya sabah ya da akşam yürüyün.
0
dissendium
(29.08.16)
her gün yürüyen insan doğru şekilde yürümüyorsa ham kalabilir evet. yürümeden önce ısınma, yürüdükten sonra mutlaka esneme hareketleri yapın. kaslarınızı rahatlatarak hem yürüyüşü kolaylaştırır hem de dinlenmeyi hızlandırırsınız.
0
kedili madam
(29.08.16)
(8)

Sevmediğiniz insanın karşıtı görüş almak

dalessandro
Aslında şunu anlatmak istiyorum. Diyelim bir konu var. Sevmediğim ya da nefret ettiğim insan hangi tarafta olursa olsun ben onun karşısında olma eğilimi gösteriyorum. Aynı fikre sahip olduğumuz konuda durumu fark edince ezelden beri savunduğum konu dahi olsa onun karşıtı görüş belirtiyorum. Size de
Aslında şunu anlatmak istiyorum. Diyelim bir konu var. Sevmediğim ya da nefret ettiğim insan hangi tarafta olursa olsun ben onun karşısında olma eğilimi gösteriyorum.

Aynı fikre sahip olduğumuz konuda durumu fark edince ezelden beri savunduğum konu dahi olsa onun karşıtı görüş belirtiyorum.

Size de oluyor mu? Aşılması mümkün mü?
0
dalessandro
(29.08.16)
Lise yıllarında oluyordu. Kendi kendine düzeldi.
0
petekpare
(29.08.16)
Bende bu cahil insan atıp tutuyorsa oluyor. Örneğin adam cahil bir devrimci, Deniz Gezmiş hakkında bişiler anlatıyor ama yalan yanlış. Bu adam karşısında ülkücü olasım geliyor. Keza birisi Kürşat ve 40 çerisi hakkında yanlış şeyler sallayıncada devsol gibi hissediyorum kendimi.
0
gozu acik sevisen yahudi
(29.08.16)
İnsanın fikirleri karşıdakine göre değişmemeli.


Böyle yapan insanlar genelde oportünist, çıkarcı, yanar döner insanlardır. Vazgeçin bu huyunuzdan...

Bozuk saat bile günde 2 sefer doğru anı gösterir deyip geçmek lazım. Bir insanın bir konuda doğru düşünmesi, her konuda doğru olduğu manasına gelmez...


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.08.16)
Olmuyor. Neysem oyum. Hemen örnek vereyim. Ben ıspanak yemem mesela. Sevmem. Sevmediğim biri ıspanak çok kötü bir yemek dediği zaman "ne diyosun lan sen? ıspanak hakkında doğru konuş!!" diyecek tutarsızlıkta biri değilim Allah'a şükür.
0
dissendium
(29.08.16)
evet oluyor. neden aşmak istiyorsun?
0
bardakigüneşgözlüğü
(29.08.16)
sevmediğim insanla aynı fikirde olunca kendimden soğuyabiliyorum ben de "ıyy aynı fikirdeyiz asldkf" diye. ama asla kendi fikirlerim dışına çıkmam onunla tartışabilmek için. aynı fikirde olmadığımız bir konu bulurum muhakkak.
0
nice tnetennba
(29.08.16)
Bende tam tersi oluyor anlık sempati duyuyorum lksdfgd
0
kimlanbu
(29.08.16)
Objektif degilsiniz o zaman. Kisiye degil fikirlere odaklanmalisiniz. Durustluk bunu gerektirir.
0
yons
(29.08.16)
(19)

Kariyer Planım Çok Mu Ütopik?

matilda
Ön muhasebeciyim ve kesinlikle bu mesleği yapmak istemediğime karar verdim. Yaşım 26. Sınava girip AÖF-Adalet'e başvuracağım barajı kesin geçerim zaten2018 KPSS'ye hazırlanıp ne yapıp edip 70 alacağım. Zabıt Katipliği için başvurup sınavları geçip Zabıt Katibi olmak istiyorum ve nihayetinde de AÖF b
Ön muhasebeciyim ve kesinlikle bu mesleği yapmak istemediğime karar verdim.
Yaşım 26.
Sınava girip AÖF-Adalet'e başvuracağım barajı kesin geçerim zaten
2018 KPSS'ye hazırlanıp ne yapıp edip 70 alacağım.
Zabıt Katipliği için başvurup sınavları geçip Zabıt Katibi olmak istiyorum ve nihayetinde de AÖF bitince DGS ile Hukuk bölümünü bitirmek istiyorum.
Çok mu ütopik oldu? Yani onu kazanırsam şuna şunu kazanırsam buna falan ama hedef koymalıyım.
Bir de 26 yaşındayım ya, çok mu geç kaldım?
Muhasebede kas falan mı dersiniz? Demeyin :(
0
matilda
(29.08.16)
muhasebe ye kas arkadaşım. boşver kpss falan.
0
aklimdakisorular
(29.08.16)
Benim tek takildigim, subattaki hangi sinav? Yoksa olur bence.
0
evrim halkasi
(29.08.16)
Ay şubatta derken pardon genelde başvurular şubatta oluyordu ya ygs için
0
🌸matilda
(29.08.16)
öss'ye kasıp (şimdiki adı ne ise) hukuk kazanman daha kolay sankim..
0
hosein
(29.08.16)
Neden zabıt katibi ? Zorluklarını biliyor musun?
0
aklimdakisorular
(29.08.16)
Moral olsun diye söylüyorum aynısını deneyip şu anda katiplik yapan bir tanıdığım var ve hiç ütopik değil. Ben de muhasebe okudum ama tasarımcılık yapıyorum. Bu meslek (muhasebecilik) bazılarına göre değil. Tabi ben, senden biraz daha erken kararımı değiştirmiştim. Halihazırda çalışıyorsan işini terk etme. Planlarını bu sürede gerçekleştirmeyi dene. Bu hayatın ilk yarısı 35 e kadardır. Bakılırsa hala süren var gibi, geç kalmış sayılmazsın... @aklimdakisorular zorluklarından bahsetmiş ama bizimki hiç zorluk çekiyor gibi görünmüyordu. 10 parmak sınavını geçtiği gün en zor günüydü galiba... Başarılar...Sevgiler...
0
ekşicigeldii
(29.08.16)
Zabıt katipliği için çok çok hızlı klavye kullanman lazım biliyorsun değil mi? Başvuran sayısı alınanlardan çok çok fazla oluyor. Yani ona "cepte" diye bakma bence. Olmazsa alternatifin olsun.

Zabıt katipliği yaparken hukuk okuyan, okulu derece ile bitiren bir arkadaşım var. Bu işe kalkıştığında 1 yaşında bebeği vardı, yaşı senden büyüktü. Olmaz iş değil, olmuşu var çünkü :)

Yapılmışı olmasaydı da ütöpik değil derdim.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(29.08.16)
ben ön muhasebe ve finansa bakıyorum özel bir şirkette. Sizi çok iyi anlıyorum ütopik değil kesinlikle değil işinizi ikinci plana atıp devlette bir yer edinmeye bakın derim kesinlikle
0
niceguy
(29.08.16)
smmm olan, aöf adalet mezunu olarak;
zabıt katibi olarak devlet kapağı atmanı anladım.
ama dgs ile hukuk gereksiz.
çok fazla avkat var zaten.
kaldı ki devleti değil özeli anca kazanırsın ki, o kadar parayı okula vereceğine kendine iş kurarsın daha iyi.
muhasebeden kasma. hukuk okuma.
başka mesleğe yönel.
ışık seninle olsun.
0
seyduna6687
(29.08.16)
Tamam yap ama en az 3 sene daha o iste calisacaksin.bunu biliyorsun dimi,
0
ykyt
(29.08.16)
Eger daha onceden herhangi bir lisans ya da onlisans bolumu bitirdiysen, ikinci universite kapsaminda onlisans adalet okuyabiliyorsun sinava girmeden.

ikinciuniversite.anadolu.edu.tr

Bir diger nokta da su ki, senin gibi dusunen yani adalet okuyup ordan hukuga gecis yaparim diye dusunen cok insan var. Bu konuda bildigim kadariyla rakibin ya da yoldasin cok, onu soyliyim.
bunlarin arasindan siyrilabilecegine inaniyorsan, ben bu yola bas koydum diyorsan devam et..
Yas olarak cok gec degil, hatta ben su an 5-10 yillik memur olup da seninle ayni planlamayi yapan cok kisi duydum diyebilirim..
0
aksiyom
(29.08.16)
kesinlikle geç kalmadın
0
asilyis
(29.08.16)
bence yabancı dil ile muhasebeye kas. pek çok şirket böyle adamlar arıyor.
0
tavukbanalop
(29.08.16)
go for it.
0
solskjaer
(29.08.16)
zor değil. ama zabıt katipliğinde mükemmel torpil dönüyor bil istedim.
0
cabiday
(29.08.16)
Hiç ütopik değil. Ben adalet bitirdim geçen yıl. KPSS'den hiç çalışmama rağmen 73 aldım. Şu anda makine mühendisliği okuduğum için hukuk falan çok hikaye geliyor bana. Adalet okursan sen de göreceksin. İnsan ürünü kuralları bilmek bir süre sonra sıkacak seni. İstesem şu anda DGS'yi de kazanırım ama gerek görmüyorum. İlle avukat olucam, avukat olmadan ölmek istemiyorum demediğiniz sürece böyle bir kariyer tavsiye etmiyorum. Böyle kademeli hedefler yerine adam gibi ygs-lys için dershaneye gidip direkt 4 yıllık üniversite kazanın daha iyi.
0
dissendium
(29.08.16)
Sakın gelme. Tünelin ucu bombok bir yere çıkıyor
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.08.16)
tünelin ucu neden bombok bir yere çıksın? ben de geç başlıcam. ancak her tarafta şu bölümleri, meslekleri kötüleyen insanlardan sıkıldım. hangi mesleği, bölümü araştırsam gelme çok kötü deniyor. madem öyle kötü bırak sen de bu işi?

geç de değil, kötü bir seçenek de değil. ön muhasebeden zaten pek yüksek bir maaş almadığını tahmin ediyorum. en kötü ihtimalle şu anki yerinde olacaksın. ne kaybedebilirsin? ütopik bir kariyer deyince daha yüksek bir şeyler bekledim açıkcası. gayet de olası bir kariyer hedefi.
0
tute
(30.08.16)
@tute, kötü olan meslekler değil. iş bulma konusunda sıkıntı yaşanması. insan 4-5 yıl okul okuduktan sonra bir yerlerde çalışabilmek, bir işe yaramak istiyor. İş bulamayınca ya da sana yetecek parayı kazanamayınca tünelin kötü kısmına çoktan gelmiş oluyorsun. Hukuk fakülteleri eskisi kadar prestijli değil. Bunun herkes farkında. Ev kirasını ödeyemeyen avukat da var. Böyle bir durumda insanlar nasıl mesleklerini bıraksın? Açıkça uyarıyoruz işte. Boğaziçi fizik okusan da işsiz kalabilirsin bu ülkede. Kötü dediğimiz kısım bu.
0
dissendium
(30.08.16)
(5)

romalılar yardımınıza ihtiyacım var

niceguy
Zengin bir arkadaşım 6günlüğüne Gürcitan ve Azerbeycan'a gidecek. Benide götürmek istiyor üstelik pasaport masraflarını otel ve uçak masraflarını gece klübü yemek yani tüm masrafları karşılayacağını söyledi.Beni götürmek istemesinin birinci sebebi çocukluk arkadaşı olmamız ikincisi de ne işe yarayac
Zengin bir arkadaşım 6günlüğüne Gürcitan ve Azerbeycan'a gidecek. Benide götürmek istiyor üstelik pasaport masraflarını otel ve uçak masraflarını gece klübü yemek yani tüm masrafları karşılayacağını söyledi.

Beni götürmek istemesinin birinci sebebi çocukluk arkadaşı olmamız ikincisi de ne işe yarayacaksa orda, benim ingilizcemin olması pratikte.

Durum şu ben gidemem romalılar gidemem çünkü çok dağıtırım o ve iki arkadaşı zaten dağıtmaya gidiyor ve sınır yok bunların dağıtmasında geçen sene gittiklerinde anlatmıştı ordan biliyorum .

Bana kaytarmam için gerçek bir bahane söyleyin ama ciddi elle tutulur çünkü arkadaşı kırmak istemiyorum.
0
niceguy
(29.08.16)
İşe başlıyorum diyebilirsin. (Ben olsam giderdim.)
0
dissendium
(29.08.16)
@dissendium zaten çalışıyorum fazladan iznim olduğunu da ağzımdan kaçırdım
0
🌸niceguy
(29.08.16)
" -moruk; bel soğukluğu olmuşum, namlu patladı siz beni bırakın. gidin eğlenin."
yüzüne de kırmızı kırmızı benekler yaparsın kalemle, tamamdır.
0
seyduna6687
(29.08.16)
Arkadaşlar durum ciddi pasaport için çağırıp duruyor bugünden lütfen bi yardım
0
🌸niceguy
(29.08.16)
hocam git ne olacak ya
yardımcı olursun eglenirsiniz
0
kingcyrax
(29.08.16)
(7)

eleştiri yazabilmek (sinema)

yons
yaklaşık 8-9 yıldır sinemayı hobi haline getirdim. az önce baktım listeme, son yüz yıllık dönemden seçerek izlediğim film sayısı 1000'i geçmiş. filmleri seçerken yönetmen-senarist-yapımcı-görüntü yönetmeni-oyuncu kadrolarını (+metacritic, rottentomatoes vs.) inceleyip izliyorum. az çok yönetmenlerin
yaklaşık 8-9 yıldır sinemayı hobi haline getirdim. az önce baktım listeme, son yüz yıllık dönemden seçerek izlediğim film sayısı 1000'i geçmiş. filmleri seçerken yönetmen-senarist-yapımcı-görüntü yönetmeni-oyuncu kadrolarını (+metacritic, rottentomatoes vs.) inceleyip izliyorum. az çok yönetmenlerin hikaye anlatış tarzını, kamerayı kullanış tarzlarını biliyorum. her 3-4 filmden birinin kritiğini okumaya çalışmışımdır.

şimdi kendi çapımda blog açıp izlediğim filmler için eleştiri (olumlu/olumsuz) yazmak istiyorum. bir iddiam yok, hobimi ilerletmiş olurum belki. öğrencilik hayatım boyunca da kompozisyon sınavlarında boş kağıt vermiş biriyim, nefret ettim o derslerden. bu durumu kırıp eleştiri yazabilmek için ne yapmak gerekir, ne okumak veya kimi okumak gerekir.

olmadı bodoslama yazmaya çalışmalı mı ufaktan ufaktan?
0
yons
(29.08.16)
Sinema tv öğrencisi olarak uzun, detaylı, konudan uzak film eleştirileri bayıyor beni.Bu işi basit sade yapan kişi sayısı az. Hobi diyorsun zaten direkt dal bence, yaza yaza gelişirsin. Bana kompozisyon ve hitap şeklinden çok filmi nasıl okuduğun önemli zaten.
0
iscanthere
(29.08.16)
burada iki konu var bence, biri düz yazı yazmak, diğeri eleştiri yazmak.
düz yzı konusunu nasıl geliştirirsin bilemiyorum, dediğin gibi kompozisyon derslerin filan kötüyse. burada yazım yanlışlarına dikkat etmen gerekir. de'ler filan.. yani çok hata olan yazıyı kimse okumaz. bunun en iyi çözüm yolu herhalde daha çok okumaktır. herhangi bir şey yani kitap okumak.
ikinci konu ise eleştiri yazmak. ben de senin dediğin gibi sinemayla çok ilgiliyim. yönetmenler, ülkelerin filmleri.. izlemeyi de haklarında okumayı da severim haliyle bir kültür gelişiyor. amaa gel gör ki aslında işin içini bilmek pek öyle değilmiş. bunu da eşimle tanışınca anladım. kendisi tiyatro eleştirmenliği mezunu. ve kendisiyle film izlemek gerçekten çok farklı. senin asla aklına gelmeyecek ya da gözüne çarpmayacak şeylerden öyle yorumlar getiriyor ki hayran kalmamak elde değil. ben çoğu kez, ya ben filmi hiç izlememişim demek ki diyorum onunla konuştuktan sonra. belki sen benim gibi değilsindir. ama yine de eleştiri yazısı yazmadan önce belki bu anlamda teknik bilgi de veren kitaplara da bir göz atarsan iyi olabilir. sana sinemada nelere dikkat edilir, eleştiri nasıl yapılır, ne konulara odaklanmalı vs birçok konuda yarar sağlayabilir. çünkü yorumların sığ kalırsa yine okunmaz. yani senin herkesten farklı şeyler yazman lazım ki dikkat çeksin. düz bir insan da belli yorumları yapabilir filmi izleyince sen kendini ondan ayırabilmelisin. eşimin bana hissettirdiği o aydınlanmayı almalıyım senin yazını okuyunca. onun için eğitim almak gerçekten farklıymış onu biliyorum. sen de ama dediğim şekilde eleştiri nasıl yapılır ile ilgili kitaplarla başlayabilirsin.
0
kaputt
(29.08.16)
James monaco'nun "bir film nasıl okunur" kitabı da çok yardımcı olacaktır.
0
iscanthere
(29.08.16)
eleştiri yazabilmenin en önemli kısmı yazabilme ve objektif bakabilme eylemlerini başarıyla gerçekleştirmek. yazının yazılacağı alana çok hakim olmak tabii ki çok önemli ama yetmiyor çünkü eleştiri yazıları fikir belirtmekten ziyade ortaya tutarlı savlar dökebilmeyi, düşünceni güzel bir şekilde temellendirmeyi ve üslubunu kontrol altında tutabilmeyi gerektiriyor.

şunu oku şunu yap demek biraz kolay biraz zor, elbet işine yarayacak şeyler bulabilirsin ama olay senin kendi düşünceleri karşılaştırma, temellendirme, çürütme yetinde yatıyor. mesela günlük hayatta insanlarla ilgilendiğin şeyleri tartışmayı sever misin? iyi bir tartışmacı mısındır? kendini iyi ifade edebildiğini düşünüyor musun? bu soruların cevabı evetse biraz teknik öğrenerek yazabilirsin bence.

tabii ki kendi çapında bir şeyler yazmak için bu kadar kasmaya gerek yok, direkt olarak yazmaya başlayıp etrafındakilerden fikir alabilirsin.
0
baba jo
(29.08.16)
1000 film izlemiş birinin blog açması kendine saygısızlık olur. Ya bir alan adı alıp kendi sitenizi oluşturun ya da dergilere birkaç eleştiri denemesi yollayın.
0
dissendium
(29.08.16)
Bence sanat elestrisi teorlierini, ozel olarak da film elestrisi teorilerini okumalisin. Hangi perspektiften kritigini yapacaksin, ideolojik, jenerik, kulturel ya da donemsel, psikolojik, formalist ya da realist vs. Sanat eserleri, kulturel uretimler nasıl okunur, nasıl degerlendirilir, sanatin sinemacinin amaci nedir, bunlari bilmen gerekiyor. Bahsettigin bilgiler ve merakin film yapina dair teknik bilgiler. Sanata dair bir alt yapin olmadan iyi bir seyler cikmasi zor.
0
shadowcat
(29.08.16)
Bir tavsiye daha vereyim. İzlediğin filmler arasından seçimler yapmak zorundasın. Bir insan bir sinema eleştirisi kitabı yazacaksa kitapta en fazla 20 tane film olmalı. O nedenle filmleri başkaları için değil, önce kendin için eleştirmelisin. Kendini sinema uzmanı gören bazı kişiler dandik filmleri baş tacı yapmayı çok severler. Örneğin Bir Zamanlar Anadolu'da filmini yere göre sığdıramazlar ama aslında gerçek hayattan biraz kopuk bir filmdir. Ağır Roman filmi ise tam tersine gerçeğe fazlasıyla dokunan bir filmdir. Bir Zamanlar Anadolu'da filmini birkaç yıl sonra kimse hatırlamaz, ama Ağır Roman hep hatırlanabilir. Bu sebeple bu ayrımı da yapmak gerekiyor. Kıyıda köşede kalmış filmler mi eleştirilecek yoksa popüler filmler mi? Bu da eleştirinin okunması için önemli. Çünkü kimsenin izlemediği filmlerin eleştirileri de okunmaz.
0
dissendium
(29.08.16)
(2)

biyomühendislik yüksek lisansından kariyer yolu çizme

little big man
arkadaşlar selam,şimdi benim aklımda iki tane kariyer planı var. sizlerle de paylaşayım istedim kafam karışık. boğaziçi fizik mezunuyum. 2 senedir bir hızlı tüketim malları+ilaç firmasının medikal tarafında çalışıyorum. önümüzdeki dönem yıldız teknik üniversitesinde tezli biyomühendislik yüksek lisa
arkadaşlar selam,

şimdi benim aklımda iki tane kariyer planı var. sizlerle de paylaşayım istedim kafam karışık.

boğaziçi fizik mezunuyum. 2 senedir bir hızlı tüketim malları+ilaç firmasının medikal tarafında çalışıyorum. önümüzdeki dönem yıldız teknik üniversitesinde tezli biyomühendislik yüksek lisans programına başlayacağım. benim aklımda tıbbı cihaz satışı yapan firmalar da var. şimdi ben bu yüksek lisanstan medikal cihaz firmalarına satış pazarlama için nasıl yönelebilirim? aslında sorum bu yüksek lisansın buna faydası olur mu? (bir iş görüşmesinde direktorun teki olmaz dedi.) burda bir sene bilimsel hazırlık okuyacam.

ikinci senaryo ise seneye MBA programına kaydolmak. yönetici pozisyonları için bu daha faydalı olacak şüphesiz. bu sene bilimsel hazırlıkta takılıp seneye bir mba kaydolma konusunda ne diyorsunuz? amacım birazda askerlik erteleme.

ekstra: akademik gitme gibi de bir fikrim var. yıldız biyomühendislik hem iş hayatı hem de entdüstrü ile iç içe olması açısından iyi midir? amacım akademik kariyer + firmalara danışmanlık vermek. yıldız biyomedikalin eğitimi nasıl bilmediğim için kafam biraz karışık.

bu sorularıma yardımcı olabilirseniz sevinirim.

kıps.
0
little big man
(28.08.16)
Yaptıklarınızla hedefleriniz çok uyumsuz. Boğaziçi fizik bitirmiş birinin biyomühendislik yüksek lisansı yaptıktan sonra Amerika'ya, Japonya'ya falan gitmesi lazım. Yani bilime bu kadar kafa patlatıp sonra ben yönetici olmak istiyorum demek kusura bakmayın ama pek akıllı insan işi değil. Bilim insanı olma yolunda ilerliyorsanız sonuna kadar gitmelisiniz. Hem yönetici olayım hem de bilimle uğraşayım olayı hiç gerçekçi değil. Bizim bölümdeki bazı hocalar bilimi daha çok sevdiklerinden bölüm başkanlıklarını bile kabul etmiyorlar. Eden de bir süre sonra istifa ediyor. Bu konuda tavrınız net olmalı. Yönetici olacağım diyorsanız MBA daha iyi bir fikir.
0
dissendium
(28.08.16)
dissendium hakli. Siz saniyorum Biyomuhendislik adina aldanmissiniz ama ders iceriklerine bir bakin isterseniz.
www.bologna.yildiz.edu.tr

Yogun bir temel bilim egitimi var. Fizikci olarak elbette isin bilim yonunu gayet iyi yaparsiniz ama yoneticilik acisindan bir sey katmaz.

Ilac sirketlerinde satis danismanligi yapabilirsiniz, bunu bizim genetik mezunlari da yapiyor, bildigim kadariyla fizik mezunlari da. Yani yuksek lisansin bu anlamda getirisi olmaz.

Kafaniz karisik gorunuyor, netlestirmekte fayda var.
0
evrim halkasi
(29.08.16)
(5)

böbrek taşı

Raul1903
arkadaşlar belimin üstünde böbreklerime doğru 2-3 saniye süren ağrı oldu son 1 hafta içinde.ama üst üstede değil, 2'şer gün aralıkla toplamda 3 kere falan oldu bu.Ağrı çok şiddetli ama. böbrek taşı mı acaba diye düşünüyorum, var mıdır bilgisi olan
arkadaşlar belimin üstünde böbreklerime doğru 2-3 saniye süren ağrı oldu son 1 hafta içinde.ama üst üstede değil, 2'şer gün aralıkla toplamda 3 kere falan oldu bu.Ağrı çok şiddetli ama. böbrek taşı mı acaba diye düşünüyorum, var mıdır bilgisi olan
0
Raul1903
(28.08.16)
Bobrek tasi olabilir. Agridan surundurmeye baslamadan bir doktora gidin bence. Neden o zaman gitmediniz ki hatta
0
yuzır
(28.08.16)
Böbrek taşı ağrısı genital bölgenizden girip sırtınızdan çıkan ok gibidir. Ağrısı sürekli değil de böyle ara ara pompalama yapıyormuş gibidir. Şüpheleniyorsanız bol bol yürüyün, su-bira için ve ürolojiye görünün. Bir film çekip hemen görüyorlar.

Edit: Kişisel deneyimimdir. Kişiden kişiye farklılık gösterebilir tabi.
0
bazilika
(28.08.16)
@bazilika'ya katilmiyorum. Bobrek agrisi cok farkli sekillerde olabilir. Bende mesela sadece bel bolgesinde surekli bir agri vardi. Bira evet, tuvaletinizi getirmesi icin iyi fakat ayni zamanda da sizi susuz birakir. Onun yerine su, limonata, yogurt suyu vs tuketebilirsiniz. Urolojide de filmden kasti, sanirim ultrason. Ultrasonla bakip hemen sonuc veriyorlar evet. Ama aksatmayin, supheleniyorsaniz doktora gidin. Zaten o size yapilmasi gerekeni soyleyecektir.
0
yuzır
(28.08.16)
Bana da sızlama şeklinde oluyor. Randevu aldım. Haftaya gidicem. Ama bir şey fark ettim. Bende soğuk ortamla karşılaşınca oluyor. Örneğin geçen gün seminere gittim. Tam üzerimde klima vardı, 4. saatin sonunda belim ağrımaya başlamıştı. Böbrek çevresinde yine sızlama olmuştu. Soğukla ilgili bir durum da olabilir. Bekleyip göreceğiz.
0
dissendium
(28.08.16)
Benim sağ top ağrıyordu. 10 yıl idrarda yanmayla beraber hem de. Bi gün epey battı, acile bile gittim, tam girerken geçti döndüm.
İki sene sonra aynen tekrar vurdu. Bir hafta taş düşürmeye çalışıp sonundq düşürmemle sonuçlandı süreç.
Her taş ayrı macera. Röntgensiz kesin teşhisi de yok. Ultrason yanılabiliyor. Benim taşın boyutunu 6x4 dedi 3 gibi yuvarlakça bişi çıktı.
0
kargn
(28.08.16)
(2)

Doğrusu hangisi notebook mu laptop mu?

dellamortedellamore
Doğrusu hangisi notebook mu laptop mu?
Doğrusu hangisi notebook mu laptop mu?
0
dellamortedellamore
(28.08.16)
Farklı şeyler.
0
dissendium
(28.08.16)
hasmetizm 2046
(28.08.16)
(5)

işi gücü bırakıp ege'de bir kasabaya yerleşmek !

juggerhaunt
bunu gerçekten yapabilir misiniz? bir ev ve orada standart kendi geçiminizi sağlayabileceğiniz bir iş.yapabilir misiniz? yapılabilir mi?2 yıl oldu mezun olalı ve özel sektörde çalışalı. gerçekten 2 yılda 20 yıl yaşlanmış gibi oldum. herkesin öleceği gerçeği varken, ufak bir köyde stressiz bir hayat
bunu gerçekten yapabilir misiniz? bir ev ve orada standart kendi geçiminizi sağlayabileceğiniz bir iş.

yapabilir misiniz? yapılabilir mi?

2 yıl oldu mezun olalı ve özel sektörde çalışalı. gerçekten 2 yılda 20 yıl yaşlanmış gibi oldum.

herkesin öleceği gerçeği varken, ufak bir köyde stressiz bir hayat yaşamak daha güzel bir seçenek değil midir ki ?

edit: abi köy'ü anadolunun dağında hayvancılık yapmak olarak algılamayın. ege de sahil kasabası gibi düşün işte. başlığı da düzelttim.
0
juggerhaunt
(28.08.16)
Yapmam. Bir sanayi şehrinde doğduğum için köyleri bir türlü sevemiyorum. Şehirleşmenin olduğu bir sahil kenti olabilir.
0
dissendium
(28.08.16)
sıkılır geri dönerim belki. yazın canlı olur, kışınsa sessiz, ıssız..
0
tosiba
(28.08.16)
Koyde stressiz olacaginizi nereden cikariyorsunuz ki?

Hicbir seye ulasiminiz kolay olmayacak, doktora gitmek isteseniz en yakin ilce merkezi ya da il merkezine gideceksiniz. Araba olmadan hicbir sey yapamayacaksiniz.

Bir seyler kirilsa, dokulse, yeni bir sey satin alsaniz gelmesi surecek.

Hayvanlarin asisi, sagilmasi, belki kesilmesi ustunuzde olacak.
Yetistirdiginiz domatesleri zamaninda toplamazsaniz kuruyacak, ya da bir bitki hastalik kapinca hepsine sicrayacak onla ugrasacaksaniz vs vs. tavuktan yumurta toplayacaksiniz falan filan

Bence koy hayati hic stressiz degil.
0
kuehles blondes
(28.08.16)
ne işim var köyde. seçim öncesi tayyip resmi asıyorlar insanlar köyde camlarına. sahil kasabaları hariç sıçmaya gidilmez köylere
0
hasmetizm 2046
(28.08.16)
köyde yaşanmaz ya.bende aklıma getiriyorum ara ara ama şu an günlük rutine bağladığımız şeyleri bile (kargodur internettir marketten her ürüne kolayca ulaşmadır falan filan) gerçekleştirmek zor.belki lüks bir çiftlik evi,belki.
0
mungojerry
(28.08.16)
(3)

Resimdeki bacak esnetme hareketi

puc
Selamlar,Resimdeki hareketi elle destek olmadan yapabiliyor musunuz? Yani sağ ve sol ayak için ayrı ayrı topuğu kalçaya değdirebiliyor musunuz? Üst bacakta (hamstrings deniyor galiba, bkz. ekteki resim) veya başka bir yerde bir sızı veya zorlama oluyor mu?Ben yapamıyorum, zorlayınca da kaslara kramp
Selamlar,

Resimdeki hareketi elle destek olmadan yapabiliyor musunuz? Yani sağ ve sol ayak için ayrı ayrı topuğu kalçaya değdirebiliyor musunuz? Üst bacakta (hamstrings deniyor galiba, bkz. ekteki resim) veya başka bir yerde bir sızı veya zorlama oluyor mu?

Ben yapamıyorum, zorlayınca da kaslara kramp girecekmiş gibi oluyor.
0
puc
(28.08.16)
Denedim hiç bir zorlanma yaşamadan yaptım.
0
gozu acik sevisen yahudi
(28.08.16)
Her antrenmanda 20-30 kere yapıyorum/yaptırıyorum. Bu harekette daha çok diz kapağının üst kısmı esniyor. Bu hareketten önce karnınıza diz çekmeyi deneyin.
0
dissendium
(28.08.16)
başlarda zorlar ama günden güne daha rahat yapmaya başlarsın.
0
rentts
(28.08.16)
(7)

Hani plajlar halkındı?

jamiro
Abiler bunun ile ilgili kurallar çok açık. Kanun koyucular zamanında demişler ki kıyılar ve plajlardan herkes yararlanabilir, buraların kullanımı öncelikle kamu yararınadır. Haber sitelerinde okuyoruz plajlara para vermeyin falan diye. Yahu adamlar tüm plajı çevirmiş istinat duvarı gibi bir de kale
Abiler bunun ile ilgili kurallar çok açık. Kanun koyucular zamanında demişler ki kıyılar ve plajlardan herkes yararlanabilir, buraların kullanımı öncelikle kamu yararınadır. Haber sitelerinde okuyoruz plajlara para vermeyin falan diye. Yahu adamlar tüm plajı çevirmiş istinat duvarı gibi bir de kale girişi gibi kapılar var bariyerler, gişe falan...

Plajlara girişi kimse engelleyemez.
Plajlara girişte kimse ücret talep edemez.

Bununla ilgili artık ben bir adım atmak istiyorum. Biri bana yol gösterebilir mi? BIMER ve TURSAB'a yazmak dışında neler yapabiliriz? Çünkü Ölüdeniz'e, Patara'ya, Olimpos'a, ve gitmediğim ama ilerde gidecek olduğum tüm plajlara; etrafı kirletmeden, çöpümü sağa sola atmadan, kimseyi rahatsız etmeden, salt yüzmek, balık tutmak, yürüyüş yapmak, fotoğraf çekmek gibi aktiviteler için kullanmak istiyorum ve tekrar ediyorum hakkım olan şekliyle yani ücretsiz olarak kullanmak istiyorum. Bunun için ücret ödememek istiyorum. Hukuk bilenler yazsın abi. Bu konuya bir katkı sunun.

Konu ile ilgili yasal bilgiler (benim bilgim dahilinde olanlar)

1- Kıyı Kanunu
2- Plajların Kullanımı ve Denetimi Yasası (şunu nette aratınca yasanın olduğu pdf'i ya da linki bulamıyorum, bunu bile yazsanız katkınız olmuş olur)


***
Arkadaşlar konu biraz yan konulara sapıyor gibi. Şezlong ücretleri değil de giriş ücretleri/gişe mantığı üzerinden yorum yaparsanız sevinirim. Bir de konunun asıl içeriği hakkımı nasıl arayacağım ile ilgili.
***
0
jamiro
(28.08.16)
Devlet işletmesini birilerine devrediyor sürekli. Geçenlerde Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Büyükşehir Belediyesine plaj kiralamıştı, sen düşün artık olayın boyutunu. Turizme boşuna bacasız sanayi demiyorlar. Yurt dışından gelen insanlardan çok biz kendi kendimize katkı yapıyoruz. Kocaeli'de halk plajları ücretsiz örneğin ama belediye şezlong, şemsiye kiralayarak yine bir şekilde para alıyor. Otel yapımı engellemek için eylem yapılabilir.
0
dissendium
(28.08.16)
Şemsiye şezlong ücreti hadi neyse, ya da otopark. Ortada bir hizmet var ve karşılığını isteyebilir belediyeler. Halkçı davransa amenna tabi. Ne güzel olur. Ama sen insanlara havlu atacak yer bırakmazsan olmaz. Örneğin Ölüdeniz. Ben şemsiye ve şezlong kiralamak istemiyorum desen, sonuç şu olur: ayakta güneşlenirsin! O kadar dip dibe ki şezlong ve şemsiyeler. Bunu yavaş yavaş Kaputaş plajında da yapmaya başladılar. Her sene şezlong biraz daha artıyor. Şimdilik havlu serecek yer olsa da ilerde o da mümkün olmayabilir.

Benim derdim şemsiye ücretleri falan da değil zaten. İstinat duvarı, tel örgü vs yapıp kapıya gişe koyma mantığını eleştiriyorum ben. Hala araştırma aşamasındayım ve yol gösterecek birini arıyorum.
0
🌸jamiro
(28.08.16)
Bu, "ücretsiz olursa içine s.çarlar" mantığına dayanıyor. Ücretli olunca biraz sınırlama getirebiliyorsun. İnsanlar kendini daha güvende hissediyor. Bu kötü bir şey ama engellenebileceğini sanmıyorum. Pratikte onlar haklı çıkacaktır.
0
dissendium
(28.08.16)
Öludenizde denizin ortasina kadar sezlong atacaklar nerdeyse. Kontrole gelen mufettisleri kizarken falan duymustum. Kontrol varsa bile uyan yok.
0
wishmaythşngs
(28.08.16)
***
Arkadaşlar konu biraz yan konulara sapıyor gibi. Şezlong ücretleri değil de giriş ücretleri/gişe mantığı üzerinden yorum yaparsanız sevinirim. Bir de konunun asıl içeriği hakkımı nasıl arayacağım ile ilgili.
***
0
🌸jamiro
(28.08.16)
Ortamda para vermekten mutlu olan ve ne kadar para harcasa o kadar "tatil" yaptığını zanneden insanlar olduğu sürece işin zor.

İşletmecilerden önce bu insanlar çıkar karşına emin ol.

Önemli olan senin gibi düşünen insanların sayısını arttırmakta. Yoksa tek başına işletmeyle anca kavga edersin.

Haksızsınız demiyorum, destekliyorum. Ama stratejik olarak önce kalabalıklaşmak daha doğru diyorum.
0
burfak
(29.08.16)
Hukuki çözümlerin pek karşılığı yok çünkü o işlere hep mafyatik tipler baktığından, gayri hukuki bir düzeni bile uygulatamıyor belediyeler.
0
arnold schwarzeneger
(29.08.16)
(6)

çalışmak, iş vs.

iste o kavunici balik
şimdii. ben öğrenciyim, dört beş ay sonra da mezunum. bir tecrübe olsun, daha sonra başvururum belki işe alırlar diye staja başladım, onu da kendim bulmadım, rica üzerine. neyse.sabah beş buçukta kalktım. sekize doğru işteydim. çok bir şey yaptırmıyorlar zaten, stajyer diye. sıkıcı ama sonra meşgul
şimdii. ben öğrenciyim, dört beş ay sonra da mezunum. bir tecrübe olsun, daha sonra başvururum belki işe alırlar diye staja başladım, onu da kendim bulmadım, rica üzerine. neyse.

sabah beş buçukta kalktım. sekize doğru işteydim. çok bir şey yaptırmıyorlar zaten, stajyer diye. sıkıcı ama sonra meşgul olunur değişir diye düşünüyorum. (yani gerçekten çalışmaya başlayınca)

sabahın beş buçuğunda insanlar kalkıyor, servislere doluşup işe gidiyor akşam altıda çıkıyorlar. çoğunun eline geçen de üç kuruş para. herkes zombi gibi.

bunun bir çıkışı yok mu? insanlar nasıl hayatlarına devam ediyorlar, neden devam etmek istiyorlar? mutlu olacakları birini bulunca çözülüyor mu bu? insanlara güvenmek de çok zor. nasıl oluyor bu işler? kendiliğinden herkes yolunu buluyor mu?
0
iste o kavunici balik
(28.08.16)
Kendini kurtarabilen kurtarır. Toplu kaçış yok. Hepsi çalışmak zorunda. Welcome to the real world.
0
dissendium
(28.08.16)
Kendisi için doğru mesleği seçen biri için yaptığı iş zaten yaşam biçimi. Çalışan herkes bu dediğin kadar olmasa da buna yakın bir hayat sürüyor. Burada önemli olan kazanç. Çok kazanan yaşam standartını yüksek tutar ve biraz daha mutlu olur
0
ıch will
(28.08.16)
bu çalışma şartlarında ufak ufak depresyon ilaçlarına başlıyorlar. alışveriş bağımlısı oluyorlar ve kredileri ödeme çabasına giriyorlar. evlilik ve çocuk da oldu mu, köprüden önce son çıkışı kaçırıyorlar. etrafımdakiler böyle.
evet ben de sabahtan akşama kadar robot gibi çalışıp akşam trafik çekip evde 2 saat oturup uyuyorum.
0
ykyt
(28.08.16)
bu tamamen senin yeteneklerine bağlı..eğer spor ve sanat, müzik alanında bilgili ve yetenekliysen oraya doğru yol al..şu hayatta öğretmenlik dışında rahat edebileceğin, kendine vakit ayırabileceğin bir memuriyet veya özel sektör işi yok bana göre.

bir de tabi yaş ilerleyince mutlu olacağın şeyler daha farklılaşıyor. mesela en son haberlerde izledim adam üçüncü köprü açıldı diye sevincinden ölecek. burası paralı mı, benim ne işime yarıyor, benim arabam bile yok vs..gibi düşünmüyor. çok basit yaşıyor ve o kadar mutlu ki...

eğer böyle bir hayat yaşayabilirsen, yani küçük şeylerle mutlu olurum diyorsan istersen günde 12 saat çalış fark etmez..evine gidip yemekten sonra çay eşliğinde 1-2 saat tv seyrederek eşin ve çocuklarınla mutlu bir hayat sürebilirsin.

yok beklentin farklıysa welcome to kapitalist dünya ve depresyon :)
0
jepa
(28.08.16)
İnsanlar bi de mutlular.
0
phoenixboy
(28.08.16)
evlenmek bataklığın dibine kazık çakmak olur bu şekilde.
0
karlmarx
(28.08.16)
(12)

Bugün kardeşime kız istemeye gidiyorum.

ya ben lan neyse
"kız isteme" diye bir tabir var ya... böyle gelenekleri sevmesem de mecburum gitmeye. görücü falan olmuyor sanırım. kız, kardeşimle 1 yıldır arkadaşmış zaten. ailelerin de haberi var.insan içine çıkmakta zorlanan, asosyal, kardeşi evlenmek üzereyken daha kız arkadaşı bile olmamış biriyim. şikayetçi
"kız isteme" diye bir tabir var ya... böyle gelenekleri sevmesem de mecburum gitmeye. görücü falan olmuyor sanırım. kız, kardeşimle 1 yıldır arkadaşmış zaten. ailelerin de haberi var.

insan içine çıkmakta zorlanan, asosyal, kardeşi evlenmek üzereyken daha kız arkadaşı bile olmamış biriyim. şikayetçi değilim, kafanızda canlansın diye diyorum.

ne giyeyim, orada nasıl bir tavır takınayım? "sen ne zaman evleniyon ehe mehe" diye aptal bir soru gelirse nasıl davranayım?

gerçekten önemli bunlar benim için.

sağ olunuz.
0
ya ben lan neyse
(28.08.16)
kimse mukemmel degil. hatta asosyallik avantajin olabilir. aptal saptal sorulari hic cevap verme sonucta hadsiz sorular bunlar. hic cevap verme, iclerinden suna bak konusulmuyor bile deseler bile sikleme. o tipler kendi dunyalarinda her sikime maydanoz olabilecegini dusunurler.
0
mayeskuel
(28.08.16)
ben 2-3 kez öyle ortamlarda bulundum. kendim bekarım hep yakın akrabalar içindi. hiç öyle sen ne zaman evleniyom ehe mehe diye iğrenç geyikler olmadı. zaten ortamın bi ağırlığı oluyor kız evi naz evi hesabı. illa takım elbise giymene gerek yok. bi gömlek pantolon üstüne varsa bi ceket bitti gitti işte. sıkma kendini damadın heycanını izle asıl sıkıntıyı o yaşıycak kahveler gelince
0
genc irisi
(28.08.16)
bence cahil, densiz biriyle olabildigince munakasaya girmemeye calis. sen yorulursun.
0
mayeskuel
(28.08.16)
kızın ailesinden biri zaten damadın abisine böyle hadsiz sorular soracaksa hiç ciddiye almaya değmez.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(28.08.16)
Kısmet ya deyip geçeceksin. Kimse kötü amaçla söylemiyor sonuçta.
0
Adramelekhh
(28.08.16)
İki kez kız isteme ortamında bulundum. Hiç kimse kız isteyecek kişiye sen ne zaman evleniyon yeğenim demez. Derlerse zaten kızı vermeyin. Kızı sizden isteyecek kişi sizin muhatabınız. O kişiyle hafif bir samimiyet iyidir. Diğerleri sadece misafir. Zaten o ortamda herkes birbirinin dış görünüşüyle ilgileniyor. Müneccim olmadığı sürece kimse bir bakışta aha asosyal lan bu hareketlere bak demez. Sizli bizli konuş. Pantolon gömlek normal en iyisi. Ceket de varsa tam olur.
0
dissendium
(28.08.16)
Aile büyüğünüz varsa ondan rica edin.

Yoksa havadan sudan konuşursunuz, ciddi cevaplar verin. Eğer daha önce tanışmadılarsa kardeşini tanımaya yönelik sorular sorarlar. Güzelce cevap verirsiniz.

Kahveler gelince de "Allah'ın emri " diye başlayıp istersiniz. Sonra bir yüzük takıp, biraz daha oturup kalkarsınız...


.
0
kartallar yuksek ucar
(28.08.16)
İş görüşmesi gibi. Kibar, kısa ve öz. Sulandırmaya gerek yok. Hayırlı kısmet inşallah vb kelimeler kurtarıcı
0
hasmetizm 2046
(28.08.16)
madem "mecbursun" o zaman bunu eğlenceye çevir derim. bir tiyatro sahnesine çıkmak gibi, rolünü oyna, gözlem yap. soruya gelince; ben o durumlarda şu şablonu kullanıyorum; "bunu, ben dahil, zamanı geldiğinde hep birlikte öğreniriz" :)
0
matrix
(28.08.16)
abi evlenmeden kız vermeyiz, önce seni evlendirelim muhabbetleri kesin olucak şimdiden hazırlıklı ol ve hayırlısı diyerek geçiştir.
0
England
(28.08.16)
ha bu arada "katalog varsa bakayım" gibi esprili cevaplar da verebilirsin. :)
0
matrix
(28.08.16)
takım giyilir genellikle bu tür "kız isteme" durumlarında.
"eee ya ben lan neyse, seni ne zaman evlendiriyoruz" gibi sorulara da,
"vallahi kısmet x amca/teyze. hayırlısıyla inaşllah" kabilinden cevaplar verilir.
Sonrasında da olaylar gelişir.
0
pangea
(28.08.16)
(4)

bu fotoğraftaki film hangi film

karlmarx
Teşekkürler
Teşekkürler
0
karlmarx
(28.08.16)
the prestige.
0
kurnaz
(28.08.16)
Michale Caine ve Scarlett Johansson diğeri de galiba Christian Bale öyleyse bu film prestij. Altılıyı bilmiş gibi hissettim :)
0
ekşicigeldii
(28.08.16)
Yüzde yüz The Prestige. 2006 yılından bir film.
0
dissendium
(28.08.16)
şuan trt de oynayan film
0
douglas
(28.08.16)
(12)

Boykot/Tercih Ettiğiniz Markalar

Batuhanolabilir
Boykot ettiğiniz markalar var mı? Ne gerekçe ile etmektesiniz?Büyük canavarlara direnen küçük yerel sermaye sahiplerini korumak maksatlı boykot ettiğim markalardan ikisi ülker ve kipa. UNO(Ülker) İzmirli ekmek üreticisi Karmez'i piyasadan silmeye epey yaklaştı.Yeşil sermayeye direnen Karmez'i özelli
Boykot ettiğiniz markalar var mı? Ne gerekçe ile etmektesiniz?

Büyük canavarlara direnen küçük yerel sermaye sahiplerini korumak maksatlı boykot ettiğim markalardan ikisi ülker ve kipa.


UNO(Ülker) İzmirli ekmek üreticisi Karmez'i piyasadan silmeye epey yaklaştı.
Yeşil sermayeye direnen Karmez'i özellikle tercih ederim.

Ayrıca Kipa da Pehlivanoğlu'nu bitirmeyi kafaya koymuş. Pehlivanoğlu'nu satın alamayınca finansal olarak tehdit etmiş. Pehlivan <3

Aydın doğan'ı sevmediğim için D&R'dan gıcık olduğum için de idefix'ten alışveriş yapmam
0
Batuhanolabilir
(27.08.16)
Nestle'yi boykot ediyorum, icme suyuna yaklasimi ve eskiden afrika'da yaptiklarina binaen.

Onun disinda avusturya'da bi yerellik vurgusu vardir hep. Param oldugu surece viyana ya da yakininda yetismis sebze-meyveleri alirim. Param bitince italyan domatesine talim tabi :D

Onun disinda turkiye'deyken de yerel markalar kullanirim istanbul disindaysam. Antalya'daki eve saka su vb yerine sural su filan.
Istanbul'da anca migros yerine ufak marketlerden aliyorum. Gerci o da cok yok ama olsun.
0
kuehles blondes
(27.08.16)
Hotiç ve Zeki Triko. Aşırı pahalı ve kalitesiz geliyor bana. Kendi çapımda tavırlıyım, almam.

Bu arada yer bulmuşken söyleyeyim Piyale marka makarna almayın.

29 yasındayım bu yaşa kadar bu kadar kötü makarna yemedim. Aldente yapmak mümkün değil, nasıl pişirirsen pişir lapa gibi,içi pişmemiş garip bir hamurumsu oluyor. Almayın başka bi şey demiyorum.
0
buzbebek
(27.08.16)
ohannesburger - 4-5 senelik müşterileriydim, önce zam yaptılar (eyvallah bunu yapabilirler) sonra "MÜŞTERİLER TABAKTAKİLERİ BİTİREMİYOR" diye menüden otu boku çıkardılar, çıkardıkları yetmiyomuş gibi ekstra ücretler istediler her şeye, böyle facebook'ta müşteri severiz samimiyiz tarzı paylaşımlar yapıp adam *** yerleri hiç sevmem. uzun zamandır da gitmiyorum.

mado - akp ile iç içe oldukları için
0
nice tnetennba
(27.08.16)
et-süt ürünleri satan büyük markalar pınar, sütaş.sütü haricinde diğer ürünleri yoğurt peynir ısıl işlem görmüş sucuk vs almıyorum.ülker'i almamaya çalışıyorum.torku ve yerel markaları almaya gayret gösteriyorum.mesela, diğer bölgelere yayıldı mı bilmiyorum ama izmir'de tiresüt hem yoğurt hem süt için favorim.
0
mungojerry
(27.08.16)
torku tayyipci degil mi ya?
ankara'da elizinn'e kimse sokamazdi beni
yorsan almazdim sendiklari iscileri isten atiyorlar
ataturk orman ciftligi butun urunleri her daim tercihim ayrica ankara'da ankara univ. ziraat fakultesinin urunleri satiliyor onlari almaya calisirdim.
h&m almiyorum, cocuk isci calistiriyorlar, zaten alan da ne aliyor bilemiyorum her sey polyester.
0
kassiopeia
(27.08.16)
Apple almamaya çalışırım. Kendi ekosistemi dışında hiç bir şeye değer vermeyip yokediyor.

türkiyede
migros - mağazasının içerisinde yumruk yedim. hiç bir şey yapmadılar.
0
kurnaz
(27.08.16)
Mado. Gezi olaylarından beri gitmedim; gitmem.
0
fraise
(27.08.16)
su: saka.
abur cubur için sırasıyla: ülker, eti ve torku.
içecekler: önce yerli malı, eğer yerli malı hiç yoksa yabancı markalar.

kendimce boykot ettiğim mekan: starbucks gibi özenti cenneti olan herhangi bir mekan. bir köşede mado, diğer köşede starbucks varsa, koşa koşa mado'ya girerim ille de girmem gerekiyorsa.
0
m e b
(27.08.16)
Mado - Kızılkayalar
0
amelie poulain
(28.08.16)
hepsini boykot ediyorum 6-7 sene oldu yeni kıyafet ve ayakkabı almadım, terzilerin ve ayakkabı tamircilerinin müptelasıyım, hayriyetten olur da denk gelirse çöpe atılmış kullanılabilcek cinsten kıyafetleri de tercih ettiğim oluyo

ayran ve su dışında paketli içecek içmem, onların da hepsini boykot ediyom
0
dafaisss
(28.08.16)
Pınar yoğurt almamaya çalışıyorum. Adamlar kendi kendini yok eden yoğurt yapmışlar. Kaseye döktüğün an yoğurt suya dönüşmeye başlıyor. Doğal ürün ayağına yenmeyecek şeyleri satıyorlar. Yoğurt dediğin hafif yoğun olur. Kipa'yı boykot etmem. Yaşadığım yerin çok yakınında var. Kuru pastaları çok iyi.
0
dissendium
(28.08.16)
Suta$. Iscilerine yaptigi zulmü unutmuyorum.
0
jedilance
(28.08.16)
(16)

Sizde de oluyor mu bu?

fraise
Ben bir yere gitmeden önce çok strese giriyorum, gitmek istemiyorum vs. Gittikten sonraysa direkt alisiyorum, bu sefer de dönmek istemiyorum. Özellikle kalmalı bir yere gideceksem oluyor bu.En basitı ailemin yanına gideceğim zaman hic gidesim gelmiyor. Yol, valiz filan gözümde büyüyor; sıkılacakmisi
Ben bir yere gitmeden önce çok strese giriyorum, gitmek istemiyorum vs. Gittikten sonraysa direkt alisiyorum, bu sefer de dönmek istemiyorum. Özellikle kalmalı bir yere gideceksem oluyor bu.

En basitı ailemin yanına gideceğim zaman hic gidesim gelmiyor. Yol, valiz filan gözümde büyüyor; sıkılacakmisim gibi geliyor. Geldikten sonra da kendi evime dönerken aynı hisleri yaşıyorum. Ikisi de benim evim gerçi. Birinde senelerce yaşadım, odam var. Diğerinde hali hazırda kendi düzenim var. Bunun gibi işte.

Aynı durumda olan var mı? Çözümü var mı? Yoksa bir manyak ben miyim? Bıktım valla her seyahat öncesinde stresli olmaktan.
0
fraise
(27.08.16)
ben günübirlik bir yere giderken dahi yaşıyorum onu. hatta gideceğim güne kadar çok heyecanlı oluyorum, sürekli plan program yapıyorum, son 1-2 günde ise strese giriyorum, ne gerek var diyorum, gitmekten vazgeçecek noktaya geliyorum, eğer bilet almamışsam vazgeçebiliyorum. bir tek kendi evime dönerken yaşamıyorum, ailemin evinden dönsem bile.
0
hypathia
(27.08.16)
+1. Aynı durumları 3 yıldır başka bir ilde eğitim yüzünden yaşıyorum. Tatilden dönerken ve giderken. Özellikle bu yaz tatillerinde. Bende ekstra duygusallık da oluyor. Ben yokken birine bişey olsa vs takıntılar yapıyorum. Gittikten bi hafta sonra herkesi unutuyorum :d nerde değilsem orası daha iyi geliyor gözüme ama giderken de hep aynı olaylar işte.
0
iscanthere
(27.08.16)
ben tam kapıdan çıkarken her seferinde karnıma sancılar girmeye başlıyor.
0
bu ne dunya kardesimmm
(27.08.16)
ahaha aynen, bende de var bu. valizle seyahat durumlarını geçtim, sokağa çıkınca bile oluyor. normalde son derece asosyal, zorunda olmadığı sürece dışarı çıkmayan biriyim. yalnız ezkaza çıktım diyelim, eve dönmek istemiyorum bu sefer. yine uzun mesafe yolculuklarında da öyle. ankara'ya gidecektim mesela, uykularım kaçıyordu resmen istemiyorum diye. ama gidip iki saat geçirdikten sonra da dönesim gelmedi.

aslında bence bu "yer değiştirmeme" isteğinden yani en başta mustarip olduğumuz durumdan kaynaklı. her neredeysek orada kalmak istiyoruz. mecburen yer değiştirdiğimizde zihnimiz "e tamam buraya geldin ama daha fazla gitme işte, burda dur o zaman" diyor. galiba.
0
der meister
(27.08.16)
Oluyor
0
basond
(27.08.16)
Görüyorum ve artırıyorum. Ben alışverişe giderken dahi yaşıyorum bu durumu. O yüzden her "şey" den fazla fazla alır bir daha ne marketin ne de mağazaların kapısına uğramam. Yalnız eti günlük alırım bak o önemli, etin şakası yok. Her gün alırım az az alırım. Tabi bu sorunun cevabı değil galiba.

Bunun manyaklıktan çok biraz üşengeçlik, biraz kronik isteksizlik(ne gerek var ya her sabah uyanıyoruz türünden), biraz da sosyal fobi ile alakalı olabileceğini düşünüyorum. Her an aslında mücadele etmek istemediğiniz bir ortama giriyormuşsunuz da bu tekerrüre katlanmaya artık dermanınız kalmamış gibi. Evet evler tanıdık, ahali tanıdık, şehirler tanıdık ama ya tanımadık bir durum olursa? kaygının kaygısı gibi gereksiz bir his bilemedim. Kötü yemek tarifleri gibi oldu sevgiler...

düzeltme: ben yazarken tek cevap vardı.
0
ekşicigeldii
(27.08.16)
Ailem her tatile gittiğinde 9'da falan kalkar. Ben 11'de uyanırım. 1'de falan yola çıkarım. Hiç strese girmeden bu işi bitiririm. Sonuçta amaç tatilse çok kasmaya gerek yok. Ben sabah erken kalkınca kahvaltı etmiyorum. Midem bulanır iki saat. Hiç gelemem böyle şeylere. Çözümü plan yapmak. Çantanı hazırlayacaksan birkaç gün önceden yavaşça doldurmaya başlaman gerekiyor içini. En son tatile gidiyorum gazıyla çantayı kapıp çıkmak gerekiyor.
0
dissendium
(27.08.16)
Bende de var bu, evet.
0
Adramelekhh
(27.08.16)
ben strese girmiyorum ama zor adapte oluyorum. annemlerin evine ilk gittiğimde yatağımın sertliğine, oturma odasındaki spot lambaların neden sarı değilde beyaz olduğuna, televizyondaki salak dizilere falan takıyorum. bikaç gün sonra alışıyorum, her şey normal geliyor rahatlıyorum. kendi yaşadığım eve dönünce de "bu ev niye pis, yine bulaşıkları elimde mi yıkıycam, yine akşama ne yesem derdi başladı" diye dertleniyorum, annemin evini özlüyorum. bikaç gün sonra o da geçiyor, eve tekrar alışıyorum. hep bir döngü içindeyim. bence normal bir durum.
0
littlejack
(27.08.16)
Dissendium, onunla ilgili bir şey değil aslında. Ben zaten planlı bir insanım. Her şeyim de zamanında hazırdır. Stres kaynağı valiz hazırlamak ya da yetisememek değil. Başka bir duygu o.
0
🌸fraise
(27.08.16)
Oluyor. Uzun yolculuğa çıkacaksam bir hafta önceden sinir stres basıyor. Ailemin yanına gitme halinde de aynı duyguları yaşıyorum.
0
desktopu
(27.08.16)
oluyor, normal gezmeye gidicekken bile o gün hiç planımda yoksa aniden telefon geldiyse kim gidicek şimdi diyorum gidince de iyi ki gelmişim. kafamda önceden kurduysam planladıysam olmuyor ama.
0
hayati cozemeyen adam
(27.08.16)
küçükken çok olurdu bu.bi yere mızmızlanarak gider, ev sahibinin çocuğuyla oynamaya başlayınca da gitmek istemezdim.hiç bir yere çağrılmadığım için şu an böyle bir durum var mı, bilemiyorum...(hüzün dolu son.)
0
mungojerry
(27.08.16)
Offf, çok fena oluyor bu bende. Tatile de gitsem, iş gezisine de gitsem, gitmeden önce hüzünleniyorum. Diğer şehir veya ülkede havaalanına indikten sonra hemen alışıveriyorum. 3-5 gün kaldığım her yer evim gibi oluyor. Belgrad'a hani 2-3 günlük şehir derler ya gezmek için, 5 gün kaldım ve döneceğim gün 'Niye dönüyorum, neden dönmek zorundayım' diye üzüldüm.

Ben buna yazmıştım sanki zamanında. Bizimkine 'place attachment' diye geçiyor. En azından kendimde var diye bir araştırayım dedim ama bu yer bağımlılığının bu kadar çabuk ve güçlü hale gelişini açıklayan bir şey bulamadım. Bir yere gitmek ayrı bir hüzün, oradan dönmek ayrı. 3 günlük yer benim için ev-yuva gibi bir şey oluyor, yeni bir mahalle sanki hayatım boyunca evimmiş gibi hissettirebilir mi? Bunu rahatlığa da bağlayamıyorum; yoksa Kolombiya'da kaldığım sıcak su akmayan, camı kırık ve Temmuz ortasında bütün gece yorganla yattığım hostel için neden hissedeyim? Otel odasını bile yıllardır kendi odam olmuş gibi benimsiyorum. 'Keşke aynı anda iki yerde olabilsem' diyorum sürekli.
0
aychovsky
(28.08.16)
Tam tersi var bende. Bir yere gidecekken can atıyorum, heyecanlanıyorum. Ama gittikten sonra da hemen sıkılıp geri dönmek istiyorum.
0
Arthur Dayne
(28.08.16)
sırf bu yüzden acil durumlar hariç (kediyi veterinere götürmek oldu bu hafta) hiç dışarı çıkmadım. gözümde büyüdü. bu sebepten 3 ay evde oturduğumu bilirim.
0
nice tnetennba
(28.08.16)
(7)

Bahçe katı nasıldır, artıları eksileri?

parendebaz
Herkese selam. İlkbaharda evlenmeyi düşündüğümüzden şimdiden bir ev tutup yaşamayı ve döşemeyi düşünüyoruz. Hayalimiz bahçeli minik bir evdi ve o evi bulduk sanırım. Ev gayet temiz, şirin ve minik,tam istediğimiz gibi bir bahçesi var. Önceki kiracı 3 yıl oturmuş evde. Lakin ailelerimize söylediğimiz
Herkese selam.
İlkbaharda evlenmeyi düşündüğümüzden şimdiden bir ev tutup yaşamayı ve döşemeyi düşünüyoruz.
Hayalimiz bahçeli minik bir evdi ve o evi bulduk sanırım. Ev gayet temiz, şirin ve minik,tam istediğimiz gibi bir bahçesi var. Önceki kiracı 3 yıl oturmuş evde.
Lakin ailelerimize söylediğimizde 'kesinlikle kot altına inmeyin, su basar sürekli, bizce yapmayın' falan dediler. Bahçede gayet güzel bir gider var ve ayrıca iki kere inceledik evi, daha önce böyle bir şey yaşanmamış gibi duruyor.
Daha önce bahçe katında oturmuş, bu konuda tavsiye verebilecek var mıdır?
Kafamız çok karıştı, lütfen yardım :/
lokasyon: istanbul/kadıköy
0
parendebaz
(27.08.16)
en büyük sorun gürültü patırtı oluyor. Sabah uyumayı seven biriyseniz işkence haline gelebilir. Bahçede apartmanın çocukları oyun oynayabilir. Kışın ısınma sorunu da olur.
0
ıch will
(27.08.16)
rutubet var mı diye bakın. duvarlara, tavanlara ışık görmeyen odalarına bakın. havasını koklayın temiz mi, rutubetli mi.

diğer aklıma gelenler
-gürültü
-sokağın tüm tozunun pisliğinin yazın eve dolacak olması
-karanlık olma ihtimali
-gelen geçen herkesin evin içini görebilme ihtimali ve bu yüzden perdeleri sürekli kapalı tutma zorunluluğu
-hırsız girme olasılığı
-zor ısınma olasılığı
-kadıköyün neresinde bilmiyorum ama bazı öküzlerin çöpünü apartman önlerine yığması olasılığı
-tam pencerenin önüne araba parketmesi ve tüm ışığı kapatması olasılığı

(tabi bu karanlık olma mevzusu kotun altındaki evler için geçerli, yüksek girişler daha ferah oluyor.)

artıları:
-genelde kutu gibi küçük şirin olur
-bahçesi varmış ne güzel
-genelde ucuz olur
0
littlejack
(27.08.16)
Bahçe katıyla kot farkı ayrı şeyler. Eğer evin bir kısmı yerin altında gibiyse o kot farkı oluyor. Bahçe katı dediğiniz zaman 1. kat anlaşılıyor. Biz 1. katta oturuyoruz. Ses konusu sıkıntılı gerçekten. Sokaktan geçen bisikletin bile sesini duyuyorsunuz bazen. Onun haricinde hiçbir dezavantajını görmedim.
0
dissendium
(27.08.16)
Eve girmek için bir kat aşağı iniyoruz maalasef, bir odası direk bahçeye bakıyor diğeride kaldırım altında kalıyor, bodrum kat diye geçiyor sanırım.
0
🌸parendebaz
(27.08.16)
@parendebaz, anladım, o zaman güneş konusunda da sıkıntı yaşayabilirsiniz. Bazı odalara pek ışık girmeyebilir.
0
dissendium
(27.08.16)
littlejack +1

hep yüksek katlarda oturmuş biri olarak zemin katta oturuyorum 1 aydır.

karanlık oluyor.
dışardan gelen seslere hala alışamadım. kedi köpek vs de olmadık saatlerde tepinip korkutabiliyor.
her türlü toz evin içinde. kapıyı bacayı açmasan olmuyor açsan toz.
camı kapıyı açıp yayılıp oturamıyorsunuz milletle gözgöze geliyorsunuz.
alışveriş çöp atma vb olaylar pratik oluyor. asansör derdiniz yok.

özetle, bence bahçe katına çıkmayın.
0
buzbebek
(27.08.16)
bu akşam ikinci kez bahçemizde gazoz şişesi patladı. 1 yıl oldu taşınalı ama çocuk gürültüsünden ve bu tür şeylerden hala rahat edemiyoruz. burası gaziosmanpaşa gerçi.
0
nothing in my way
(27.08.16)
(19)

Trafik kazası ve kan parası

secretcode
Geçtiğimiz hafta kardeşim ışıklara 60 metre mesafede 73 yaşında yaşlı bir kadının yola cıkması sebebiyle maalesef kadına çarptı ve olay yerinde kolu kırılan yaşlı kadını ambulans cagırarak hastaneye göndermiş ve olay yerine gelen polislerde kaza raporunda tamamen kadını kusurlu bulan bir rapor düzen
Geçtiğimiz hafta kardeşim ışıklara 60 metre mesafede 73 yaşında yaşlı bir kadının yola cıkması sebebiyle maalesef kadına çarptı ve olay yerinde kolu kırılan yaşlı kadını ambulans cagırarak hastaneye göndermiş ve olay yerine gelen polislerde kaza raporunda tamamen kadını kusurlu bulan bir rapor düzenlemişler ve kardeşimi de karakola götürmüşler.

Beni aradığında hastaneye gittiğimde kadının kolunu alcıya almışlar ve kadının bilinci açıkken 1 saat sonra aniden yoğun bakıma aldılar ve sonradan farkettikleri kaburgalarındaki kırık akciğere battığı için kanama olmuş vs. baska bir hastaneye sevk ettiler ve kadın 2 gün sonra vefat etti.

Olayın ilk saatlerinden bu yana gelen yakınları ile ben konuştum hastanede ziyaretlerine gittim vs. yani yalnız bırakmadım hep iletişimde kaldım.

kardeşimin herhangi bir kusuru olmadığı içinde kazanın gecesinde karakoldan serbest bıraktılar.

cenazeden 4 gün sonra bugün tekrar kardeşimin çalıştığı şirketten 2 kişiyle birlikte taziyeye gittim. Çok çok zor bir durum Allah kimseye göstermesin.

Neyse asıl konuya gelelim. avukatımızla görüştüğümüzde asli kusurlu ölen kadın olduğu için ceza davasında kadının yaşı vs. gibi durumlar göz önüne alındığında çok büyük bir maddi veya manevi tazminat cıkmayacağını belirtti.

ama içim rahat olmadığı için 2.günde hastanede kadın yoğun bakımdayken kadının 55 yaşındaki oğluyla konusurken adama yani yapabileceğimiz bir şey var mı dediğimde "bu işin kuralı belli" filan dedi. anlam verememiştim ama daha sonra hastane koşuşturmaca vs. belki müsait değillerdir diye ufak bir maddi destekte bulunmuştum.


Bugün taziyeden sonra yapabileceğimiz bir şey var mı gibisinden bir şey söyledim adam benimle değil kardeşimle konusacaksınız filan dedi.

yarın tekrar mevlüt yaptıkları icin ziyarete gideceğiz. Muhtemelen bir kan parası seklinde bir para talepleri olacağını kesin olarak tahmin ediyorum. Olayın en başından beri suçsuz olmamızın rahatlığıyla iletişim kurabiliyordum ama yine de çok çok çok zor bir durum.

Yarın kardeşiyle konuşmayı planlıyorum. Ne kadar para isteyeceklerini tahmin edemiyorum. Aile dindar bir aile ama gönlüm helalleşmekten yana kimsenin içinde bir burukluk olsun istemiyorum. Bu durumu nasıl teklif edeceğimi bile bilemiyorum utanıyorum resmen. Ne yapmalıyım? kafamda 10-15 bin gibi bir destek var. Ama hiç suçumuz da yok. derdim her halukarda bir kamu davası açılacağı için şikayetçi olmasınlar ve açılacak dava en kısa sürede sonuçlansın.


fikirleriniz nedir?
0
secretcode
(27.08.16)
açıkçası bu adetleri bilmem de size ödemeleri gerekirken, annelerinin yola çıkması sonucu birsürü başınıza bela açılmışken sizden para istemeleri saçmalık.

ben olsam vermem. ama dediğim gibi adetlere uzağım.

geçmiş olsun bu arada.
0
kurnaz
(27.08.16)
Ya ne dindarı ak adam ne demiş baksana belli demiş işte sana açık açık. Sen hiç muhattap olma para talebi onlardan gelsin konusunu bile açma, it sürüsü gibi üşüşürler başınıza. Emin ol o mahkemede en çok o adam ağlayacak anam öldü anaağm diye. Skiim adamı ayrıca, sen açma hiç konusunu.

Geçmiş olsun.
0
chiper
(27.08.16)
Oncelikle gecmis olsun, olen teyzeye de Allah rahmet eylesin.

Her ne yaparsaniz yapin, kan bedeli olarak para da odeseniz, aile sikayetci olmasa bile bir dava acilacak kardesiniz hakkinda. Taksirle Olume Sebebiyet Verme nedeniyle. Dava surecinde bilirkisi raporu aldirilip sucluluk oraninin kimde oldugu belirlenecek. Eger ailenin zararini karsilarsaniz ve mahkemede sikayetci olmadiklarini da beyan ederlerse kardesiniz hakkinda kuvvetle muhtemel hukmun aciklanmasinin geri birakilmasi uygulanacaktir. Yani 5 yil boyunca herhangi bir suc islemedigi takdirde davanin ortadan kaldirilmasi.

Zararlarini karsilamaniz cok onemli.
0
kareem said
(27.08.16)
@want2die kadının kocası yok. Bakmakla yükümlü olduğu kimse de yok. oğlunun evinde kalıyormuş. yani yetim filan da yok. Ben de en azından dediğim gibi cenaze vs. için yaptıkları masrafları karşılamak istiyorum. adamlar makul insanlara benziyor yani konuşabiliyorsun, kazanın nasıl gerçekleştiğinin de farkındalar. Ama işte bir beklentileri de var. bu beklentinin şekli ve boyutunu tahmin edemiyorum bu da beni rahatsız ediyor.
0
🌸secretcode
(27.08.16)
73 yasindaki kadinin kan parasi mi olurmus, siktirsinler afedersin.1-2 bin mevlut, yemek vs masraflarini karsila..tehdit ederlerse savciliga bildir.
0
ubi dubium ibi libertas
(27.08.16)
Cok gecmis olsun, karşı taraf icin oldugu kadar sizin icin de zor bir durum. Oncelikle sakin para vs verecekseniz avukata danismadan vermeyin. Cok aci evet ama isin usulu boyle, kan parasi vermeseniz bile mahkeme sizi maddi ve manevi tazminata mahkum edecek.kaybedilen canin yerini elbette tutmayacak ama siz hem bu surecte aileye destek olmaya calismissiniz, maddi desteginizle de bir miktar rahatlatma saglamayi amacliyorsunuz. Avukat araciligiyla bir maddi destekte bulundugunuzda vasi olan kisilerin feragatname imzalamasi lazim. Aksi halde hem sizden kan parasi alip hem de maddi manevi tazminat acabilirler. Diger yandan, ceza davasi zaten kamu davasi olarak acilacak aile sikayetci olmasa bile. Ama siz onlari memnun eder ve sikayetci olmamalarini saglarsaniz sonucu etkiler. Sizin onlarin magduriyetini gidermeye yonelik girisimleriniz hakim gozunde cezanin miktarini etkiler. Trafik sigortasi maddi tazminat cenaze masraflari vs karsiliyor zaten. Siz policenizin fotokopisini onlara iletin. Yalniz bir ara sigorta kusur oranina gore odeme yapiyor diye duymustum, teyze kusurlu oldugu icin sigortadan alacagi miktar dusuk olur. Hastane cenaze masraflari zaten sigortanin odeyecegi seyler. Bunun ustune avukatlar esliginde goruserek yapabileceginiz birsey varsa yapin. Etik degil, hos degil evet ama malesef bu isler boyle yuruyor. Ve sizin para verip vermediginiz hakimin kararini verirken baz aldigi onemli bir kistas oluyor. Cok uzuldum, Allah rahmet eylesin, gecmia olsun.
0
curukturpkokusu
(27.08.16)
Bir canin karsiliginda racon keser gibi "yapilcak olan belli git kardesimle konus" diyen insana para vererek yanlis yaparsiniz bence hocam. Her seyi hukuk cercevesinde halletmeye calisin. Eger ille yardimci olmak istiyorsaniz bence ailedeki bir cocugun 1 yillik kitap defter ne bileyim kirtasiye egitim masraflarina yardim edin. Ama bence hukuk disinda kesinlikle ellerine para vermeyin. Bence.
0
fbeyza
(27.08.16)
Cenaze masraflarını ve mezarını yaptırmayı teklif et. Kabul edeceklerini zannediyorum. Güzel ve kaliteli mermerden bir kabir yaptırabilirsin.
0
hotaru no haka
(27.08.16)
Bence de siz suçlu gibi gidip gidip "ne vereceğiz" dersen, bu işin sonu kötü biter. Eğer 50-60 bin TL gibi büyük rakamları ödeyelim, ne olacak diyorsan ayrı...

Avukatınıza durumu izah edin ve o takip etsin...


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.08.16)
Fbeyz+1

Benim akrabam yogun bakimda olacak, bu isin raconu belli diyecegim ben? Gercekten ne boktan toplum olmusuz

Sizi anliyorum, sucsuz da olsa kardesinizin olume karismis olmasi cok buyuk bir yuk. Maddi acidan bunu kendi adiniza hafifletmeye calismayin, karsiligi o degil cunku. Cok istiyorsaniz cenaze emvlut masrafi falan yeterli. Bilemiyorum davada kullanilir mi ama karsi taraf "bu adamlar bize para verdiler davaci olmamamiz icin" bile diyebilir
0
la noix
(27.08.16)
Geçmiş olsun
Sakin elden para vermeyin kanun ne derse onu yapın adam pislik yapacak sakin ha teklif dahi etme kan parası vs yukarıdakilerden artı 2
0
basond
(27.08.16)
kardeşin suçsuzdu ama sen suçlu olmak istemiyorsan şunları yapmalısın;
-sakın para verme!!!
-vereceksen bile sakın elden para verme. oğlu ya da kızı adına gönder.
-aramızda halledelim deme sakın, bırak dava açsınlar yasal olarak parayı alacaklarsa alsınlar.

bizim başımıza geldi. 70 yaşında kadın bizim kusurlu olmadığımız bir sebepten öldü.
kazadan sonra devlet hastanesine götürülmüştü, biz aldık özele götürdük. ailesi anlayışlı davrandı zira kusur bizde değildi, zaten yaşlıydı, rahatsızdı gibi şeyler söylediler yani onlar diyordu zaten bir gözü toprağa bakıyordu falan filan.
neyse hacı bu kadın öldü, aile 180 derece döndü.
70lik kadın oldu mu sana gencecik gelinlik çağında kız.
biz tekrar bunları ziyarete gittik; ağlamalar, feryat figan.
dayanamadım tiyatroya, konuşacakmıyız sonra mı gelelim dedim.
bunlar annelerin için bizden 70binden kapı açtılar, siz ticaret mi yapıyorsunuz, insaf ulan bu kadar para istenir mi dedik çıktık.
2 gün sonra oğlu aradı fiyat kırdı, yaw siz bizimkilere bakmayın 50bine bu işi bitirelim.
eniştem yok dedi telefonu kapattı; bu sefer diğer oğlu aradı 20bin istedi, evet 20bine indirdiler sezon sonu indirimine denk geldik iyimi.
biz yine hayır dedik, bunlar dava açtılar :) avkat artık bunları nasıl kafaladıysa.
sonuç babayı aldılar ellerine şuan ne yapıyorlar bilmiyorz.
kısaca şunları da belirteyim;
bu zırcahil ve parasız adamlar bizden korkmasalar belki tehdit yoluna falan da giderlerdi.
sona olarak haklı/haksızlığa bakılmadan bırakın dava açıyorlarsa açsınlar yoksa zırnık vermeyin para öyle gider bi de dava açar tekrar sizden para koparma derdine girer.
0
seyduna6687
(27.08.16)
Parayı sokakta buluyorsunuz herhalde. 10-15 bin az değil. Bırakın şikayetçi olsunlar. Belki tazminat bundan daha düşük olur. 1-2 bin liralık yardım yapabilirsiniz, ama kanıtlayın bunu da.
0
dissendium
(27.08.16)
Mahkemeler de kişinin geliri, yaşı ve ortalama ömür ile bir hesap yapılıyor, tamamen sallıyorum 1000 lira emekli maaşı olsun, 80'de vefat ederdi zaten denilip (burada kronik rahatsızlık sağlık durumu vs. de dikkate alınıyor elbette) kalan ömür üzerinden ne kadar para geleceği hesaplanıyor falan bunun üzerinden bir maddi tazminat biçiliyor. ancak para toplu verileceğinden bir takım şeyler düşülüyor falan ve belli bir fiyat çıkıyor. Bunu düşünerek, sizin üzüntünüzü ve endişenizi kullanmalarına izin vermeden ancak iyi niyetinizi de geri çekmeden hareket edin.

Bir avukat ile görüşün, eğer mahkemeye gitmeden aranızda anlaşıp bir tazminat ödemeye karar verirseniz bu işin resmi ve ispatlanabilir evraklar ile yapın ki ileride size tekrar art niyet ile dönemesinler. Mahkemeye giderseniz iki ihtimal var, mahkeme bir bedel belirler, karşı taraf yada siz itiraz edersiniz, geri döner mahkeme tekrar görülür tekrar itiraz edilir vs. vs. vs. uzar gider, yada mahkeme bedeli belirler taraflar kararda mutabık olur, bedel ödenir herkes yoluna devam eder.

Demek istediğim bu konuyu bir avukat ile görüşmeniz, onlar bu tip şeyler hakkında daha fazla bilgi ve tecrübeliler size ne kadar tazminat ödemeniz gerektiğini söylerler.
0
selam
(27.08.16)
saçma sapan yorumlar gördüm burda. mahkeme sonucu henüz net degil hiç bir hukukçu davanın sonucu kesin söyleyemez ummadıgın karar çıkar fazla rahat olmak iyi degil. gelelim kan parasına bazı yörelerde bu tip seyler geçerli ve hak olarak görünüyor. şikayetçi oldular mı bilmiyorum ama işi sulh içinde çözmeye ve ne talep ederlerse ne tamam ne hayır diyip olabildigince uzatmaya bakın. aile büyükleri ile muhatap olun çoluk çocukla degil. ilk celseyi görmeden tek kuruş vermeyin onlarda daha fazla para almak için dava uzar gider birde ters bir bilirkişiye denk gelirse sormayın gitsin. polisin tutanagı ile bilirkişi raporu aynı şeyi söylemebilir. karşı tarafın acılı ve üzgün oldugunu bilerek uyumlu bir şekilde işi tatlılıkla uzatın istenilen rakamın daha altını verin dava uzamadan işi bitirin.
0
Fritz-X
(27.08.16)
arabada hasar varsa onun parasını iste bence sen adamdan. bu işin raconu bellidir.
0
xu
(27.08.16)
adı doğrudan kan parası olmasa da hukukta olan bir şey bu zaten, davada 3-5 bin lira kan parası çıkar daha fazla çıkmaz diye düşünüyorum, onun dışında içinizin rahat olması bakımından diğer arkadaşların dediği gibi cenaze, mezar vb. masraflarını karşılayabilirsiniz.
0
yokky
(27.08.16)
yukarıda yazmışlar ben de tekrar edeyim : SAKIN ELDEN PARA VERME!!!!!!!!!
0
taipan
(27.08.16)
vermeyin. mahkeme ne derse onu yapın.
0
pgup
(27.08.16)
(1)

İstanbul'da Judo başlangıç için tavsiye lazım

osso
Merhaba, 25 yaşımda Judo'ya başlamak niyetindeyim. İstanbul'da bildiğiniz ya da iyi judo eğitimi veren bir yer var mı?
Merhaba, 25 yaşımda Judo'ya başlamak niyetindeyim. İstanbul'da bildiğiniz ya da iyi judo eğitimi veren bir yer var mı?
0
osso
(26.08.16)
Üsküdar Belediyesi Spor Kulübünü araştırabilirsiniz.
0
dissendium
(26.08.16)
(16)

sizi mutlu eden seyler

yuvarlanantencereninkapagi
neler bunlar?beni hiçbir şey mutlu etmiyor artık. bunu biraz önce fark ettim. mahvolmuş gibi hissediyorum oturdum ağlıyorum. bu tam bir felaket değil mi?
neler bunlar?
beni hiçbir şey mutlu etmiyor artık. bunu biraz önce fark ettim. mahvolmuş gibi hissediyorum oturdum ağlıyorum. bu tam bir felaket değil mi?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(26.08.16)
beni de etmiyor da mutlu olabilme ihtimali/umuduyla itekliyorum işte. felaket değil de süreç diye bakıyorum olaya. keşke kuştan böcekten mutlu olsaydım yaa.
0
passion rules the game
(26.08.16)
şu an öyle hissediyorsun, kendine biraz zaman tanı. minik şeylerle bile mutlu olduğunu göreceksin.
0
evde liyakat kalmamis
(26.08.16)
Bazı dönemler böyle hissetmen çok normal. İnsansın, her tür duyguyu içinde barındırıyorsun. Herşeyden önemlisi yalnız değilsin.

Bir tek mutsuzluğu alışkanlık haline getirmemeye çalış. O zaman tehlike. O zaman koca ömrünün büyük bir bölümü mutsuz olarak geçer.
0
dessy
(26.08.16)
ay ben de aynısı
0
Esinsin
(26.08.16)
Güzel bir yemek yemek. Fotoğraf çekmek. Karate'de müsabaka yapmak. Bol çatışmalı bilgisayar oyunu oynamak.

Felaket değil. Sadece bir depresyon belirtisi. Çözümü de var.
0
dissendium
(26.08.16)
durumum uzun yıllardır şöyle:

cdnpix.com

sürekli nötrüm. o yüzden mutsuz da hissetmiyorum mutlu da.
0
sir gawain
(26.08.16)
Düşündüm de beni çok fazla şey kolayca mutlu edebiliyor. Aynı şekilde bir haberden etkilenip kolayca uzuledebilirim. Çok çabuk duygu değişimi yaşıyorum. Bir tek stresı alt etmeyi basaramiyorum.

Örnek verecek olursam, bugün kardeşimin doğum günü. Annemler tatilde olduğu için pasta filan beklemiyor. Ben de çıktım şimdi güzel bir pasta aldım, görünce sevinecek diye dusunup mutlu oluyorum.

Dün oje almıştım, rengini beğendim mutlu oldum. Güzel bir diziye başladım bu yüzden mutluyum. Müzik dinleyince, yuruyuse çıkınca mutlu oluyorum. Güzel bir kahve içince, kitaba başlayınca, deniz görünce. Bu örnekler böyle uzar gider. Ben basit şeylerle mutlu olmak gerektiğine inanıyorum. Her zaman da hayatimi bu sekilde yasamaya çalışıyorum.
0
fraise
(26.08.16)
Sürekli kendini çekiyorsanız arkadaslarinizdan ve akrabalarinizdan uzakta bir köşede durmayi seciyorsaniz hata yapiyorsunuz. Emin olunuz ki cok uzun süre bu davranışı bende yaşadım.kimsenin umrunda olmuyor herkes kendi hayatina bakiyor.
Mutsuzlugunuzla tek basiniza kaliyorsunuz. Ama biraz kipirdansaniz biraz kendinizi zorlarsanız olucak.ama siz nedenler arıyorsunuz.neden aramakla zaman kaybediyorsunuz kendinize nedenler yaratmalisiniz mutlu olmak için.
Armut piser agza düşmez her zaman size gereken armudu dalindan koparmak.
Mutlulugu huzuru kimse altin tepside bulmaz hep bir çaba gerekir.

Yalnizliga kendi halinize kaçmak size daha cok zarar veriyor.bu uykulu hali sizi daha kötü ediyor.hayata karismalisin.bak disarda cok guzel bir hava var insankar herseye rağmen gulmeyi seçebiliyor vazgeçmiyor. Kendinizi her birakisinizda daha kötüye gidecek.

Hayir daha kötüsü bu degil.

Kocasindan bosanmis 39 yasinda 3 cocuk büyüten ve bunu pavyonda Konsomatrislik yaparak hayatini kazanan anne de var.ve her gece pisligin icinde temiz kalmaya savaşan.yasamak icin mucade eden.

Engelli olduğu halde hayati birakmayan bir sürü kardesimiz var.
Önünde tek engel isteksizligin ,bitkinligin ve hayata bıtkınliginiz.
Savaşmak zorundasiniz.Savaşmadan yorulmadan mutlu olunmaz.Huzur öyle kendiliginden gelmez.


Iyi günler dilerim.



Cvp: Hayatin icinde hala savaş vermek.düştükçe kalkmak. Arkadaslarla eglenmek (bir süredir uzaktayim) müzik dinlemek ama eski 45 likten günümüze. Yalniz basina yürümek insanlari izlemek.yeni insanlar yeni hayatlar tanimak. Suan çay içiyorum aksam artik ne eserse aklima.
0
vi veri veniversum vivus vici
(26.08.16)
Ahmet Kaya
0
papillon7
(26.08.16)
spor yap iyi gelir.
0
yue
(26.08.16)
Motosiklet sahibi olmak fikri. <3
0
yirmisantim
(26.08.16)
açık ara en fazla keyif aldığım, en çok mutluluk veren şey kontinental hokey ligi. gerisini tanımam. şu ara sezon başladığı için ekstra mutluyum, dünya yansa skimde olmaz açıkçası.
0
der meister
(26.08.16)
güzel doğa manzarası ve odun ateşinde demlenmiş çay.
bi de köye gidince çok mutlu oluyom.
0
seyduna6687
(26.08.16)
izlediğim filmler edebiliyor. mesela az önce star trek into darkness izledim küçük bir sürü ayrıntıyla hem filme hayranlığım arttı hem de mutlu oldum, epey bir eğlendim. (vizyona 3. yeni film geldi de. ona hazırlık olsun diye seriyi al-başa yapmıştım.)

gibi...
0
matrix
(26.08.16)
Spor 1 Seks 2 Para 3.
0
gozu acik sevisen yahudi
(26.08.16)
Kadinlarin guzel ayaklarina buse kondurmak ve tenis oynamak epey mutlu ediyor sahsimi.
0
mirandaiam
(26.08.16)
(5)

yds kitabı tavsiye

shubulubapshubaptishaluva
eski sınavımın tarihi geçti geçecek, doktora başvurusu için tekrar girmem gerekecek.yaklaşan e-yds ye ingilizce'den girmeyi düşünüyorum. piyasadaki en iyi soru bankası nedir bu sınav için?
eski sınavımın tarihi geçti geçecek, doktora başvurusu için tekrar girmem gerekecek.yaklaşan e-yds ye ingilizce'den girmeyi düşünüyorum. piyasadaki en iyi soru bankası nedir bu sınav için?
0
shubulubapshubaptishaluva
(26.08.16)
İsin uzmani bir arkadasim sunlari onermisti :

ELS grammar inside out

ELS english through reading

İrem Yayınları
0
badabista
(26.08.16)
Suat gurcan- ridvan gurbuz
0
signore
(26.08.16)
els'yi lisede kullanmıştık, hatırlıyorum.

peki advance level için en iyisi nedir bir fikriniz var mı? önceki puanım 85, 90 üzerine çekecek bir şeyler bakınıyorum..
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(26.08.16)
advance level için bulabilirsen şunu al ; i.hakkı mirici mehmet şahin kenan dikilitaş. İngilizce okuduğunu anlama rehberi
0
primetime
(26.08.16)
Cesur Öztürk'ün kitapları var.
0
dissendium
(26.08.16)
(5)

Darbecilerin Erdoğan'ı Öldürmeme Sebebi

Batuhanolabilir
Bilen var mı? Kim ne diyor bu konuda?https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/1/10/Türkiye%2C_15-16.07.2016.pngArdından istedikleri dezenformasyonu yapma şansları vardı
Bilen var mı? Kim ne diyor bu konuda?

upload.wikimedia.org

Ardından istedikleri dezenformasyonu yapma şansları vardı
0
Batuhanolabilir
(25.08.16)
Cumhurbaşkanı öldürülür mü ya? Sadece rehin alırlardı. Böyle bir güce sahip birini öldürmek efsane saçma bir hareket olurdu.
0
dissendium
(25.08.16)
oluşan havaya bakarsak öldürmek istemişler ama öldürememişler gibi görünüyor. imkanları olsa kesinlikle öldürürlerdi ve başarsalardı darbenin başarılı olma ihtimali yüksekti. otele yapılan baskında geç kalmışlar belli ki, hava operasyonunda da bin türlü şey söylendi pek fikrim yok.
0
doxanikee
(25.08.16)
yuzde 50 den fazla nerdeyse oyu olan bir adami oldurursen sittin sene halka bunu izah edemezsin.
darbeci bile olsan halka karsi bi sekilde sorumlulugun var, darbeciler "biz daha iyi yonetiriz, bunlar beceremiyor" dusturuyla gelir.
oyle bi cinayet islenirse daha baslamadan kendilerini bitirmis olurlar.
yakalayip siki yonetim mahkemesine cikaricak ardindan da zindanlar da curuteceklerdi.
idam edemezler cunku uluslararasi anlasmalara aykiri davranmak istemez darbeciler.
ayrica idamdan da daha zevkli olurdu onlar icin cani ceken hapishaneye gider istedigi iskenceyi istedigi adama yapardi
0
rentts
(25.08.16)
@acemi sağol esasında şu kitlenme olayını merak ediyordum. gündemi hiç takip etmedim. öldürmediler kendileri ölecekler muhtemelen. bu mantıkla öldürmeleri ihtimali yok diyemeyiz.
0
🌸Batuhanolabilir
(26.08.16)
iki olasılık üzerinde duruluyor;

1- nasıl olsa inince alırız rahatlığı. erdoğan'ın uçağı indiğinde henüz havaalanı askerlerin elindeydi. nasıl olsa uçaktan çıkacağı, sonrasında da alınacağı düşünülmüş olabilir.

2- tc ana uçağını kullanmamış olması. otelden helikopter ile ayrıldıktan sonra her zaman kullandığı cumhurbaşkanlığı uçağını değil, daha ufak bir uçağı tercih ediyor. ve kimilerine göre her zaman kullandığı uçağı da farklı bir alana yönlendiriyor. dolayısıyla inmesi beklenen taraftan değil, diğer taraftan yanaşıp küçük piste iniyor.

ama bunlar tatmin edici açıklamalar değil. darbe girişiminde bulunan ve hava kuvvetlerinin ciddi bir bölümünü elinde bulunduran bir çetenin, dalaman'dan tc kodlu herhangi bir uçağı kaldırması dahi aptallık.
0
babilbaligi
(26.08.16)
(5)

kaşar hatun vs. piç adam

limoncello
Bu tanımlar birbirinin karşılığı mıdır?Sizce kaşar kadın kimdir?Piç erkek kimdir? Tanımlarınız neler yani.Kaşar kadın tanımlaması piç erkekten daha mı aşağılayıcı? Piç erkek tanımında hafif bi 'kerata' sempatisi yok mu?
Bu tanımlar birbirinin karşılığı mıdır?

Sizce kaşar kadın kimdir?
Piç erkek kimdir? Tanımlarınız neler yani.

Kaşar kadın tanımlaması piç erkekten daha mı aşağılayıcı? Piç erkek tanımında hafif bi 'kerata' sempatisi yok mu?
0
limoncello
(25.08.16)
Bence tencere kapak. Birbirlerine layiklar.
0
karlmarx
(25.08.16)
Denk değiller. Kaşar kadın piç erkeğe göre daha aşağılayıcı bir ifade ve genellikle cinsel anlamlar taşıyor. Piç erkek ifadesi ise her zaman cinsel anlamlar taşımaz.
0
dissendium
(25.08.16)
Kaşar kadın tanımım yok. Pic erkek tanımım da; surekli alengirli işler çeviren, güvenilmez erkek.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.08.16)
Kaşar olmak için kadının çaba sarfetmesine gerek yoktur herdaim alıcısı çıkar ama piç adam olman için sürekli kendine bakman, ağzının laf yapması, kendini iyi pazarlaman gerekir. İki tanım arasındaki 'kerata' farkını bu çaba belirler.
0
mirty
(25.08.16)
Kaşarlık kolay, diğeri zor.

www.youtube.com
0
arnold schwarzeneger
(26.08.16)
(14)

Malatya vs Konya

tum haklari saklidir
İş için 1 2 haftalığına gitmek zorunda olsanız, hangisini seçerdiniz?Neden?
İş için 1 2 haftalığına gitmek zorunda olsanız, hangisini seçerdiniz?

Neden?
0
tum haklari saklidir
(25.08.16)
Konya

Konya'da etli ekmek falan var. En kötü yemek yersin.
0
dissendium
(25.08.16)
Yemeği iyi olanı seçerim sanırım malatya tokatlayabilir
0
basond
(25.08.16)
istifa da bir hizmettir.
0
ateistanbul
(25.08.16)
Malatya... Ciddi aktif bir havaalanı var İstanbul - Ankara - İzmir'e göçmüş zibilyon etnik kökenden hemşerileri olduğu için. Şehir içi ise yeşillik.
0
rain when i die
(25.08.16)
2 şehir için de verdiğin sürede sıkılacağına emin ol. bu yüzden ikisinede bak internetten hangisi daha cazip gelirse seç derim.
0
funl
(25.08.16)
konya'da şehir içinde gezebileceğin yerler var malatya'da şehir dışında bulursun. 1-2 hafta uzun bir süre, malatya'da sıkılırsın.

nereden gideceğin önemli. uzak mesafeyse malatya'ya hava yoluyla gidersin, ulaşım kolaylaşır.
0
dene
(25.08.16)
Konyayı bilen bir malatyalı olarak söylüyorum, konya.
0
etna
(25.08.16)
konya
0
cekilmis gayfe
(25.08.16)
Konyada okumus biri olarak soyluyorum iki hafta rahat gecer.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(25.08.16)
İnternetten bak hangisi cazip gelirse falan denmiş :)
Tabii ki Konya. Çoğu açıdan Malatya ile kıyaslanmaz.
0
038576
(26.08.16)
Malatya'yı görmüş bir Konyalı olarak söylüyorum, Konya.
0
pinkman1
(26.08.16)
konya'ya her zaman gidersin. malatya'ya git, kağıt kebabı ye. biraz sıkılırsın, ama entersan bir tecrübe olur. bi daha nerde yolun düşecek malatya'ya da gidecen...
0
babilbaligi
(26.08.16)
küçükken ikisinde de yaşadım. o kafamla hatırladığım kadarıyla konya diyorum.
0
naberabi
(26.08.16)
daha fazla malatya cevabı bekliyordum, konya hakkında çok az fikrim var ama bu cevaplardan sonra iyi bir araştırmayı hak ediyor :)
0
🌸tum haklari saklidir
(26.08.16)
(6)

fizik kimya ve çorba yapmak üzerine bi soru

kaichi
şimdi benim kafamı kurcalayan bi durum var. sıfırdan soğuk suyla bi çorba pişiriyorum diyelim. hazır çorba veya tarhana gibi konsantre kuru karışımdan. tencerenin altını orta ayar açıp çorbayı karıştırıyorum da karıştırıyorum, bu sıcakta ateşin başında onbeş dakika durmadan karıştırıyorum. belli bi
şimdi benim kafamı kurcalayan bi durum var. sıfırdan soğuk suyla bi çorba pişiriyorum diyelim. hazır çorba veya tarhana gibi konsantre kuru karışımdan. tencerenin altını orta ayar açıp çorbayı karıştırıyorum da karıştırıyorum, bu sıcakta ateşin başında onbeş dakika durmadan karıştırıyorum. belli bi ısıya ulaşınca çorbanın kıvamı artıyor, aha oluyo diyorsunuz. az daha karıştırınca da kaynıyor sonra 10 dk daha ağır ateşte kaynayıp pişiyor ya hani.

benim merak ettiğim kısım buradan sonra. ben bu çorbayı içmeyi unutuyorum.. altını kapatıp evden çıkıyorum. üç beş saat sonra geliyorum. çorba soğumuş, oda sıcaklığına erişmiş pelteleşmiş halde tencerede bekliyor. ben bunu içicem diyip üzerine az bi miktar (kaynadıktan sonra kaybettiğini düşündüğüm kadar) soğuk suyu ekliyorum. altını orta ateşte açıp homojen olsun diye aynı şekilde karıştırmaya başlıyorum. bu aynı miktardaki pişmiş ama tamamen soğumuş (oda sıcaklığına geri dönmüş) çorba, 5 dk dolmadan kaynamaya başlıyor..

şimdi bu kaynama süresindeki farklılık neden oluyor? o karışımın suyu başka bi sıvı haline getirmesi kaynama sıcaklığını mı düşürdü? peki o aldığı fazla ısı noldu? enerji o kıvamlanma sırasındaki reaksiyona(?) mı harcanmış oldu? bilmediğim başka kimyasal - fiziksel olayları mı oluyo orada? nedir bu çorbanın derdi yani şimdi.
0
kaichi
(25.08.16)
5 dakikada kaynayan çorbayı tattığınızda içinin soğuk olduğunu görüyorsunuz. kaynayan yerlerin sadece sıcak olan metalle doğrudan temas eden kısımlar olduğu ortaya çıkıyor. yani yine erken kaynamıyor, sadece erken fokurduyor yeterince homojen olmadığından ve ısı aktarımı da düzgün gerçekleşemediğinden.
0
prodeq
(25.08.16)
@prodeq

evet mantıklı. tabi benimki çok bilimsel bi deney olmadı :) sizce soğumuş olan da pişmemiş olan ile tamamen aynı sürede mi kaynar?
0
🌸kaichi
(25.08.16)
Bunun kimyasal açıklaması şöyle olabilir. Saf su normal koşullarda 100 derece Celcius'ta kaynıyorsa, tuzlu su aynı koşullarda 100 derece Celcius'tan daha yüksek bir sıcaklıkta kaynar. Bir sıvının içinde bir madde çözünürse o sıvının kaynama sıcaklığı yükselir bu duruma göre. Çorbanın içinde tuz da olduğundan ve de yabancı başka maddeler de olduğundan normalde çorbanın daha geç kaynaması gerekecektir. Başlangıç halinde çorba tozu daha su içinde çözünmemiş halde, ama bitiş durumunda bu maddeler suyun içinde çözünmüş halde. Son durumda çorba ilk duruma göre daha homojen olduğundan belki daha erken kaynıyor olabilir.
0
dissendium
(25.08.16)
Tamamen soğumuş olmuyordur. Tencere ocak üzerinde kalıyor ya ocağın demiriyle, tencerenin ısısıyla sen altını kapattıktan sonra da pişmeye devam ediyor yemek.
Pişince ocaktan alıp tencereyi değiştirirp bangoya koyarsan ve aynı şekilde karıştırırsan aynı sürede kaynama noktasına gelir.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.08.16)
@dissendium
@hayat aklini konusacak bir filozof uret

tşekkürler eyyorlamalarınız için, hepsi mümkün sanırım. biraz okuma yaptım, direkt yanıt bulamadım ama ilginç şeyler de var.

cooking.stackexchange.com

mpemba etkisi örneğin, sıcak suyun soğuk sudan hızlı donabilmesiyle ilgili bir fenomenmiş. pek ilgili değil ama

tr.wikipedia.org

bir de sudaki çözünmüş oksijen seviyesi var (balıkların soluduğu). kaynamış suda oksijen ve diğer gazlar sıfıra iniyormuş. bk. grafikte mevsimsel olarak yükselen su ısısıyla çözünmüş oksijenin azalması. ben de kaynayıp soğumuş su neden tatsız oluyor diyordum.

water.usgs.gov

belki bu gaz seviyelerindeki dramatik düşüş benim çorbamdaki ikinci kaynamayı hızlandırıyordur. ya da hiç değişiklik yoktur da benim yanılsamamdır. bir dahaki çorba unutuşumda deneyi daha kontrollü yapıcam.
0
🌸kaichi
(25.08.16)
deneyin sonucunu bize de yaz madem. yaşasın deneyler ve deneyenler :)
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(25.08.16)
(3)

Açık büfe ve diyet

meyve parcacikli kadin
Merhabalar. Ben bir aydır diyet yapıyorum diyet dediğim un, şeker ve hazır gıda yok, gayet verimli gidiyor. Ama şöyle bi sorun var bir haftalık bir tatile gideceğim ve açık büfe var. Ne yapsam da kendimi engellesem diyeti bozmasam?
Merhabalar. Ben bir aydır diyet yapıyorum diyet dediğim un, şeker ve hazır gıda yok, gayet verimli gidiyor. Ama şöyle bi sorun var bir haftalık bir tatile gideceğim ve açık büfe var. Ne yapsam da kendimi engellesem diyeti bozmasam?
0
meyve parcacikli kadin
(25.08.16)
Kuru fasulye, taze fasulye gibi protein içeren yemeklere odaklanın.
0
dissendium
(25.08.16)
Et ye bol bol.
0
arnold schwarzeneger
(25.08.16)
karbonhidrattan uzak dur. arnold +1 et ye bol bol löp et olsun. içeçek olarak ayran ve sade soda iç sadece ve bol bol su.
0
sizofren06
(25.08.16)
(6)

17.08.1999 depremi doğal bir deprem miydi yoksa sismik bomba ile yaratılan

dellamortedellamore
17.08.1999 depremi doğal bir deprem miydi yoksa sismik bomba ile yaratılan bir deprem miydi? Conspiracy Theory filmi 1997 yılında gösterime girdi ve depremden 2 yıl önce filmde tc il adı verilmese de depremin şiddetine kadar doğru tahmin verildi şimdi tesadüf mü?https://tr.wikipedia.org/wiki/1999_G%
17.08.1999 depremi doğal bir deprem miydi yoksa sismik bomba ile yaratılan bir deprem miydi? Conspiracy Theory filmi 1997 yılında gösterime girdi ve depremden 2 yıl önce filmde tc il adı verilmese de depremin şiddetine kadar doğru tahmin verildi şimdi tesadüf mü?

tr.wikipedia.org

www.youtube.com

tr-tr.facebook.com

arsiv.sabah.com.tr

www.komplohaber.com

www.haberturk.com

groups.google.com!topic/internetmedya/PWQCx1t7yJ0

bilinmeyenler.wordpress.com
0
dellamortedellamore
(25.08.16)
Guclenmemizi istemeyen israyil'in tüftüf bombasiyla yaptigi bir saldiriydi esasen..
0
mirandaiam
(25.08.16)
Dış mihrak olduğuna eminim. En güzel ülkede yaşadığımız için herkesin gözü üzerimizde.

Çok yakın sağlam arkadaşım söyledi ingiliz kraliyet ailesi emir vermiş.
0
bir ileti paylastim
(25.08.16)
Ben yaşadım bu depremi. Depremden sonra Ahmet Mete Işıkara böyle bir depremin beklendiğini söylemişti yanlış hatırlamıyorsam. Ben doğal diyorum.
0
dissendium
(25.08.16)
tam emin olamadim ama o zamandan aklimda şu kaldi. depremden bir gün önce ( trt2 deydi sanirim) deprem hakkinda bir belgeseli izlemiştim. denk gelmiş olmalı.
0
1adam
(25.08.16)
zaman bütün kehanetleri doğru çıkaracak kadar büyüktür.

ben de şu anda diyorum ki; türkiye'nin bulunduğu coğrafyada 8.4 büyüklüğünde deprem olacak.

bu deprem elbet birgün gerçekleşecek. ister 3 saat sonra ister 3yıl, ister 30 yıl. ancak birgün gerçekleşecek. o filmin talihsizliği, yayınlandıktan 2 yıl sonra o depremin gerçekleşmesi.

benim öngördüğüm deprem 3 yıl içinde gerçekleşirse eğer bu sefer de beni mi suçlayacaksın :)

deprem kuşağında yaşıyorsunuz. bildiğim kadarıyla da oradan geçen 1'den fazla aktif fay hattı var. elbet gerçekleşebilecek her büyüklükte deprem gerçekleşecek.
0
air
(25.08.16)
Deprem değil insan öldürür lafı çok doğru. Şili'de Japonya'da 9'lara kadar deprem olunca hayat devam ediyor. Bizde 6-7'lerde ekonomi bile çökebiliyor. Neden? Tüm sanayi tek yerde toplanıyor, tüm nüfus büyük yerde toplanıyor, üstüne kalitesiz binalar dikiliyor diye. Bak İtalya'da da 6.2 deprem oldu, ilçede taş üstünde taş kalmadı.

Doğal deprem de olsa, yaratılan bir deprem de olsa; sen depreme karşı önlem almazsan ağlarsın hep.

----

Bu arada Age of Empires 2'de Barbarossa'nın campaign'inde bile Marmara bölgesinde deprem oluyor ve Selçuklunun duvarları yıkılıyor. Öyle bir ülkedeyiz.
0
rain when i die
(25.08.16)
(9)

[Çizim] Sürreal algılarımdan esinlenme

matrix
http://i.hizliresim.com/Y4JD6E.jpgbu arada her gün 1 çiziktirme yükler oldum şaka maka. bu durum oy çoğunluğu ile "çok fazla" olarak algılanırsa 2-3 günde bir yükleye de bilirim. malum halkımız pek bir gergin. (bkz: neden ifşa yapılıyor? neden bu kadar sık ifşa yapılıyor? şeysi.. hehe..)
i.hizliresim.com

bu arada her gün 1 çiziktirme yükler oldum şaka maka. bu durum oy çoğunluğu ile "çok fazla" olarak algılanırsa 2-3 günde bir yükleye de bilirim. malum halkımız pek bir gergin. (bkz: neden ifşa yapılıyor? neden bu kadar sık ifşa yapılıyor? şeysi.. hehe..)
0
matrix
(25.08.16)
aklı uçkuruna kaçmış adam tasviri ile @matrix'i kutluyorum, mükemmel bir çalışma :)
0
tosiba
(25.08.16)
@tosiba;

eyvallah^^

@üğpoıuy:

ne bırakacağım be. sanki bundan ekmek yiyoruz. ya da birilerinin parasını alıyoruz. marvel'de mi çalışıyorum ben ehuehue. hobi bu hobi. en başta ben beğeniyorum zaten. maksat paylaşım. yoksa yıllardır "ya sen neden güzel sanatlara gitmedin ki" demelerine rağmen hiç oralı da olmadım hani. bir gün çok efsane şeyler çizdiğim zaman bu paylaşımlar "tey tey teyy nerden nereyeeee" dedirtecek, egomu okşayacak alaaddin'in sihirli lambasını okşar gibi tatlı tatlı.
0
🌸matrix
(25.08.16)
neden gösterme gereği duyuyorsun? sadece merak ettim.
0
sir gawain
(25.08.16)
Pascal Nouma'yı hiç sevmem. Böyle robotik bir adama böyle sade bir don hiç olmamış.
0
dissendium
(25.08.16)
eğer bu sensen güzel olmuş, sen değilsen güzel olmamış ^^
0
dafaisss
(25.08.16)
@sir gawain:

bu soru güzel bir soru aslında. kişisel gelişimde insanın kendini ve evreni sorgulamasına kadar götürebilir işi araç olarak. neden x görünüşte ve renkte bir tişört giyip sokağa çıktığımızla da alakalı olabilir bunun cevabı. tek mutlak bir cevabı var mı inan bilemiyorum. galiba etkileşim sağlayabildiği için benimkisi. domino taşı gibi. ben ortaya bir taş koyup devirmiş oluyorum ve sonrasında olacakların gözlemi gibi. bir tür "merak" alanı yaratmış oluyorum sanırım hayatımın içinde.

@dissendium:

futboldan hiç anlamam. tanımam da futbolcuları. çizerken hiç aklımda değildi o, ama benzemiş olabilir rastlantısal olarak. :) seneler önceki çizimler bunlar zaten. hele ki sonraki paylaşımlarda bir tane çizim atacağım ki şaşırdım oradaki benzerliğe. 3 adam çizmişim. birisi dayyip'e, diğeri abdullah kül'e benzemiş. 3.yü benzetemedim. onu sizlerden isteyeceğim :)

@dafaisss:

:) o zaman olmamış. ben daha kıllı biriyim. saç sakal. bir de solağım.
0
🌸matrix
(25.08.16)
yok aslında kendini böyle algılıyosan ve onu çiziyosan, demek istemiştim eğer sensen derken :)
0
dafaisss
(25.08.16)
@üğpoıuy:

ilkokul değil de ilk olarak orta okul öğretmenimiz demeye başlamıştı. sonrasında da epey bir kişi dedi işte. hatırlatmış oldun bu arada, ahh ahh ne kadındı ama orta okul öğretmenimiz. hükümet gibi bir kadındı ama aynı zamanda çok duru bir şeydi. ne çizdiysem hepsini aldı, o günlerden bir tane bir şey kalmadı. su testisi boyadık mesela vernikli falan onu bile aldı. sınıftakilere anlatırken hep benimkiler üzerinden gösterim yapıyordu falan. okşanan egomu seviyorum bu arada. çünkü o okşandıkça su yüzüne çıkmış oluyor ve benim de onu tokatlamam çok daha kolay oluyor. iyice şamar oğlanına dönüştürdüm onu. köpeğim gibi böyle atıyorum topu "oğlum fiyuu fiyuu yakala getir" falan diyorum, her seferinde de kanıyor bunlara şapşik.

@dafaisss:

hıı şimdi oldu. başlıktan ötürü. o şu şekilde. baktığım gerçekliği bozmayı seviyorum genelde. onunla oynamayı. mesela az önce mutfaktaki çaydanlık ayaklandı geldi yanıma kadar, bıyıkları falan da vardı böyle. olm dedim, madem 40 yılın başı mutfaktan ayaklanıp geleceğin tuttu, neden ekmek arası bi peynir falan bir şey getirmedin dedi. iyi de abi sen kendin diyorsun işte, ayaklandım ben sadece, ellerim olmadı ki dedi. tamam şimdi gidebilirsin, bir daha olmasın dedim. çay demi dökmüş kedi gibi boynunu büküp gitti. bu çizimi de sokakta donuyla dolaşan ağlayan bir çocuk görüp esinlenmiştim. çocuk bir anda büyüse nasıl görünür acaba? dyerekten. neyse uzattım biliyorum. gideyim de mutfağa çaydanlığın gönlünü alayım. belki o zaman bana bir bardak çay verir hem, belli mi olur? ^^
0
🌸matrix
(25.08.16)
Geneline bakınca amatör görünse de detaylarda gayet başarılı noktalar var. Onedio'da ara ara koyuyorlar, iyi çizerlerin aynı nesne yada sahneyi beş/on yıl önce ve sonra nasıl çizdiğini, sonuçlar müthiş çoğunlukla. Özetle çizmeye devam etmelisin bence.
0
manuel mandalina
(25.08.16)
(20)

Kıza mesaj atmaya çekiniyorum...

wagner love
iyi günler değerli güzin ablalarım, güzin abilerim, güzin kardeşlerim..öncelikle : (git: https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1111195/sizce-yine-mesaj-atmali-miyim)------------ giriş -------------------------------------------------kısaca özet geçmem gerekirse, yaklaşık 2 ay önce aynı okulda okuduğum b
iyi günler değerli güzin ablalarım, güzin abilerim, güzin kardeşlerim..

öncelikle : (git: www.eksiduyuru.com)

------------ giriş -------------------------------------------------

kısaca özet geçmem gerekirse, yaklaşık 2 ay önce aynı okulda okuduğum bir kızla ortak bir whatsapp grubunda tanışmıştık. tanışma olayımız da onun oturduğu semtte ev aramam neticesiyle bana yardım edebileceğini söylemesi neticesiyle iletişime geçmemizle gerçekleşmişti. ilk başlarda sohbet çok güzeldi, henüz birbirimizle resmen tanışmamamıza rağmen(yani birbirimizi henüz yüzyüze görmememize rağmen) farkında olmadan saatlerce sohbet ediyorduk, akıyordu sohbet resmen.. 2-3 günde bir konuşuyorduk. genelde sohbeti başlatan taraf ben oluyordum ev ile ilgili soru sorarak, sonra evle ilgili bir 5-10 dakika muhabbet ettikten sonra yine normal muhabette devam ediyorduk. espriler, dertleşmeler, geyikler gırla gidiyordu. herşey benim açımdan çok pozitifti. zaman içerisinde gerek yardımsever kişiliği, gerekse ilk izlenimlerim neticesinde kendisine ilgi duymaya başladım.


---------------------- gelişme ---------------------------------

herşey başlangıç seviyesine kıyasla çok iyi giderken kız işe girdi ve birden iletişimimiz azaldı. mesajlarıma geç ve kaçamak döner oldu, soğuk davranmaya başladı birden. ben yine ısrarla aynı modda yazmaya devam etmeye çalıştım ama sohbetlerimiz :

" ben : selam
o : selam,
ben : nasılsın? nasıl gidiyor?
o : iyi ya iş güç, senin?
ben : aynı.
ben : ...... (1-2 muhabbete girme denemesi)
-bir kaç dakika sonra, cevap gelmediğinde-
ben : iştesin sanırım hala?
o: evet, yoğunum biraz kusura bakma
ben: o zaman yine konuşuruz müsait olduğun bir zamanda.
o: peki, görüşürüz."

şekline dönüşmeye başladı iyice. bir kaç kez bana sorduğu "senin nasıl gidiyor" sorusuna ilginç cevaplar da verdim hani üzerine saatlerce konuşulabilecek ama hepsine en erken bir 40-45 dakika sonra yukarıdaki örnekte olduğu gibi kaçamak cevaplar verir oldu "hmm güzelmiş, ilginçmis :)" gibi. artık 2 günde bir mesajlasmalarımız haftada 1'e düştü ve ben en son bu duruma daha fazla dayanamadım ve kıza yukarıdaki duyuruda da yazdığım gibi buluşma teklifi ettim, onun oturduğu yere işim düştü "gelmişken bir kahve içelim mi?" ayağına yattım ama "çok isterdim ama o gün çalışıyorum" dedi (cumartesi de çalışıyormuş demek)
yani ben mi abartıyorum yoksa hakikaten bana mı soğuk davranmaya başladı bilemiyorum. en son geçen haftasonu dayanamadım ve 4-5 kişilik yakın arkadaşlarımdan bir inceleme heyeti oluşturup whatsapp'taki tüm konuşmalarımızı kelime kelime analiz ettirdim acaba bilmeden yanlış birşey mi söyledim, malca davranmaya mı başladım da böyle soğuk davranıyor diye, ama bir şey bulamadık. arkadaşlarım "ilk başta nasılsan şimdi de öyle davranmışsın, senin davranışlarında, konuşma üslubunda vs. bir değişiklik olmamış ki senden soğusun" dediler. ben de öyle olduğumu düşünüyorum.

------------ soru kısmı -----------------------

giriş ve gelişme kısmından sonra soruma dönecek olursam, ben bu kızla sohbet etmek istiyorum, sohbet edince mutlu oluyorum, modum yükseliyor, neşeleniyor(dum)um. ancak artık mesaj atmak beni çok geriyor, çünkü yine mesaj atıp da yukarıdaki örnek diyalogu yaşamaktan korkuyorum artık. haftasonu atıyorum mesaj aynı tepki, iş çıkışı atıyorum aynı tepki. işte çok yoruluyordur diye pek üzerine gitmek istemiyorum ama 7/24 çalışmıyor ki. en son 2 hafta önce buluşalım mesajından beri hiç konuşmadık. kızın "buluşmayı reddettim, benle iletişimi kesti" diye de düşünmesini istemiyorum. ben yüzyüze tanışmak için okulların açılmasını bekleyecektim ama kime sorsam okulların açılmasını bekleme dedi kızı kaparlar dediler ve kafam karıştı. şimdi ne yapayım sizce? hem mesaj atmak istiyorum hem de mesaj atmamak istiyorum çünkü mesaj atıp arayı sıcak tutmak istiyorum, mesaj atmak istemiyorum çünkü artık yukarıdaki örnek diyalogtaki gibi sohbetler beni çok germeye başladı. kızla çok fazla ortak noktamız var, konuşacaklarımız paylaşacağımız çok şey olduğuna eminim ama bir türlü fırsat yaratamıyoruz gibi.
şimdi ben kıza yine mesaj atarsam kendimi ezik konuma sokmuş olur muyum?


aslında bu kadar kafaya takacak biri değildim. ama insan gerçekten birşeyler hissettiği zaman ne yapacağını bilemiyor, eli ayağına dolaşıyor, yönlendirilme ihtiyacı hissediyor. bence kıza rahat davranmamı ve yürümemi engelleyen tek şey daha önce yüz yüze görüşmemiş olmamız. inanıyorum ki eğer biz bir kere bile yüz yüze görüşmüş olsaydık en azından tipimden, duruşumdan, enerjimden (etkilenmese bile) dolayı soğuk davranmazdı. ama daha önce buluşma teklifi ettim, doluyum dedi şimdi bir kez daha edemiyorum beni ezik bilmesin diye..

ne yapayım ben şimdi? ne tavsiye edersiniz?

not: biliyorum çok uzun oldu soru, çok toparlayamadım belki kafamdakileri ama kafam o kadar dolu ki, bıraksanız sabaha kadar yazarım o derece.

vakit ayırıp, okuyup, fikirlerinizi benle paylaştığınız için çok teşekkür ederim şimden.

not 2 : sevgilisi yok, onu kesin olarak öğrendim..


not 3 : yaşlar, erkek : 24 kız : 21
0
wagner love
(25.08.16)
arkadaşlarını dinleme, okulun açılmasını bekle.
0
evde liyakat kalmamis
(25.08.16)
Kız başlarda iyi davranmış ama sonradan ilgisi dağılmış. Sorun sadece seninle alakalı olmaz. Bence senin ona yazma potansiyelini gördü ve sana yüz vermek istemiyor bu nedenle.
Ben de zaman zaman yaparım, samimi davranırım sonra baktım üstüme geliyor uzak dururum. Sana direkt "bana yazıyorsun ama ben seni istemiyorum" demek istemiyorsa naapsın kız?

Sen yapacağını yapmışsın, bence uzak dur görüşmeye kasma. Düşman da olma, artık siz düşman bile değilsiniz..
0
lcha
(25.08.16)
@icha
dusman neden olayim, tam tersine yardima ihtiyacim olan konuda (ev bakma olaylari) o kadar yardimci oldu ki, eger beni istemezse bile her zaman tum iyiliklerin ve guzelliklerin onunla olmasini hayatim boyunca isterim.. :)
0
🌸wagner love
(25.08.16)
kızın girdiği ortamda hoşuna giden biri olmuş olabilir mi?
0
shotgunwoman
(25.08.16)
senin ilginin farkına varmış ve istememiş ilerlemesini. ya da başka birinden hoşlanıyo. başka ihtimal yok. daha fazla mesaj atma bence. kendi yoluna bak.
0
interview with the vampire
(25.08.16)
@interview with the vampire
@bonisnocetquimalisparcit

ona yürüdüğümü hissettirecek ne yapmış olabilirm ki acaba? normal iki arkadaş gibi muhabbet etmeye çalıştım. ona yürüdüğümü hissettirecek birşey yaptığımı düşünmüyorum, normal yeni tanışan 2 insan muhabbetleri yapıyorduk, üstelik ona yürüdüğümü düşünüp de ürkütmemek adına kontrollü olmaya çalıştım olabildiğince. ki soruda da bahsettiğim gibi ilk başlarda böyle bir niyetim yoktu, zamanla böyle bir niyetim oldu ama ilk gün nasıl konuştuysam son gün de aynı üslupla konuşmaya gayret ettim..

yani diyeceksiniz ki kahve içmeye davet etmişsin, oradan anlamıştır yürüdüğünü.. en son ama en son artık bu soğuk davranmalar canımı sıkmaya başlayınca buluşma teklif ettim. ben o buluşma teklifini yapmadan önce de sohbetimiz azalmıştı soğuk davranıyordu.

bu arada soğuk davranmaktan kastım kısa ve kaçamak cevaplar vermesi.. yine gülümsemeli smileyler kullanmaya devam ediyor bilmiyorum birşey ifade ediyor mu ama..
0
🌸wagner love
(25.08.16)
bütün muhabbetleri senin başlattığını ve ev bahanesiyle soru sorduğunu sonra normal muhabbete döndüğünü söylemişsin. kadınlar hisseder.
eğer hiç anlamamıştır diyosan da başka biri vardır aklında bence.
0
interview with the vampire
(25.08.16)
Temiz , şık bir kıyafet giyip saç , sakalına form vererek iş çıkış saatine yakın oraya git ve çıktığı zaman yanına yaklaşarak açık açık ondan hoşlandığını söyle. Bu zamana kadar hep arkadaş olarak yazmışsın , belli ki senin ne hissettiğini bilmiyor . Mesajlarına verdiği cevaplardan reddetse bile gerekçesini kibar , açık bir dille izah ederek özgüvenini zedelemeyeceği belli .
0
iwasbornonamountainside
(25.08.16)
@bonisnocetquimalisparcit

peki yapilabilecek hic mi birsey yok sence? mesela yuzyuze tanissak, soyle bir tipimi konusmalarimi davranislarimi falan gorse fikri degismez mi? yoksa artık beni bir kere "hoslanilmayan erkekler" (ask anlaminda) kategorisine mi koymustur ve geri dönüşü olmaz mı bu işin bundan sonra?

daha once de basima geldi. arkadaslarim, arkadaslarini bana yapmaya calisirlarken kizlar ilk baslarda gonulsuz davraniyorlardi bana cok sicak cevaplar vermiyorlardi ama bulustuktan sonra bana karsi davranislari olumlu yonde kesin olarak degisiyordu. o yuzden iste kendimi gostermek adina bulusmak istedim, eger bulustuktan sonra da soguk davranacak olsaydi o zaman "benden hoslanmiyor" moduna kesin olarak girebilirdim..
0
🌸wagner love
(25.08.16)
@shotgunwoman

bilemiyorum..

instagramda hiç bir erkekle resmi yok..
swarm'da genelde kız arkadaşlarıyla taılıyor..
whatsapp'a ise çok sık girmiyor. bazen 10-15 saat girmediği oluyor (son görülmesi açık)

sence konuştuğu birisi olsa sürekli whatsappa girmez miydi? instagramda resimlerini, swarm'da erkklerle check-in'lerini görmez miydik?
0
🌸wagner love
(25.08.16)
Unut gitsin. Kız sana yardım etmek istemiş. Yardım etti mi etmedi mi bilmiyorum, ama sonrasında bir anda muhabbeti kesmek doğru olmayacağından biraz konuşmuş seninle. İşe başlayıp ciddi bir ortama girince de eskisi gibi muhabbet edesi gelmemiş. Mesaj atarsan ya da buluşma teklif edersen kız yapıştı diyebilir. Aslında süreç biraz hatalı yönetilmiş. Bir kızla uzun süre muhabbet edersen (komiklikler, şakalar) kız bir süre sonra bu neden bana yazmıyor diye düşünür. Çünkü kadın erkek ilişkilerinde bir erkek bir kızla sadece ilişki için uzun uzadıya konuşur. Bunun tek istisnası kanka olmaktır. Sen kıza yazmamışsın, kızla kanka da olmamışsın. Kız da konuşmayı gereksiz görmüş işte.
0
dissendium
(25.08.16)
Sıkıcı beyaz yaka kahvaltı sohbetleri:
Q1: Zam, performans.
Q2: Evlilik, hamilelik.
Q3: Senelik izin, tatil.
Q4: Çocuğum okula başladı, küçüğü de 1 yaşında ama Youtube'da subscribe olup yorum yazabiliyor.
0
chiper
(25.08.16)
@dissendium

yazmaktan kastin mesaj yazmak mi yoksa bildigin yazilma eylemi mi? yani demissin ya "kiz bir sure sonra bu neden bana yazmiyor" diye, buradaki kastettigin seyi anlamadim..
0
🌸wagner love
(25.08.16)
@chiper

dediklerinizi tam olarak anlamadim. sanirim sorunun sonunda belirttigim yas kismini gormediniz. ikimiz de ogrenciyiz daha. o gecici bir ise girdi bense uzun donem proje bazli staja basladim. beyaz yakalik durum yok henuz
0
🌸wagner love
(25.08.16)
@wagner love, neden sevgili olmuyoruz anlamındaki yazma.
0
dissendium
(25.08.16)
@dissendium
oyle dusundugunu hissetseydim veya hissettirseydi veya en azindan bir sinyal caksaydi suan bu duyuruyu acmayi birak, onunla caddebostan'da cimlere uzanmis, gokyuzunu seyrederken bu duyurudaki baskalarinin sorulari uzerine sohbet ediyor olurduk :d
0
🌸wagner love
(25.08.16)
@wagner love, sinyalle ne alakası var abi, belli bir sohbetten sonra o kişiden hoşlandıysak direkt açılmıyor muyuz? Kızın hissetmesini niye bekliyorsun? Seninle uzun uzun konuşuyorsa kız ilişkiye açıktır zaten. Sevgilisi olan ya da sevgilisi olmasını istemeyen kız uzun uzun konuşmaz öyle. Senin konuştuktan belli bir süre sonra kız durumu çaksa da çakmasa da hoşlandığını söylemen gerekliydi.
0
dissendium
(25.08.16)
@dissendium

yapma allah askina,

1-yuzyuze gercek anlamda daha tanismamisiz
2-konusali daha 1 ay olmus

simdi hal boyleyken nasil pat diye senden hoslaniyorum diyebilirim ki? resmen intihar. evet diyecegi varsa bile evet demez ki ben de onu gercekten kacirmak istemedigim icin boyle birsey yapmazdim.

benim planim suydu, ilk gunlerdeki konusma ivmesiyle devam edip, bu ay en az 2-3 kere gorusup, okullar acilana kadar da 2-3 gunde bir sohbetlere devam edip okul acildiktan sonra da bu isi bitirmekti (en azindan ona karsi hislerimi soylerim diye planliyordum) ama iste kiz birden soguk davranmaya baslayinca ve isten dolayi veya baska bir sebepten oturu bulusamayinca bu planim yalan oldu, ortada kaldim oylece ne yapacagimi bilemez bir halde.
0
🌸wagner love
(25.08.16)
@wagner love, sen hayatı biraz yavaş yaşıyorsun anlaşılan. konuşalı daha bir ay olmuş diyorsun da konuşmalarının 2. haftasında sevgili olan insanlar var. Hem de direkt mesajlaşmayla açılıyorlar. Muhabbet sardıysa hemen buluşalım diyecektin. İki hafta konuşup 3. hafta buluşup yüz yüze konuşsaydın bile en fazla 1 ay sürerdi. Sen daha konuşacağın günlerin planını yapıyorsun. Kız kaçmasın, intihar etmeyeyim diyorsun da kız çoktan kaçmış. Soğuk savaşta değilsin. Biraz doğal davran.
0
dissendium
(25.08.16)
@dissendium

o iki haftada sevgili olanlar bence birbirlerini yuzyuze gorup de aralarinda etkilesim olan insanlardir.. benim boyle bir beklentim yoktu..

az once yine dayanamadim mesaj attim, oklar cift ok ama cevap mevap gelmedi 20 dakika gecmesine ragmen. zaten bu aksam okullar acilana kadar son kez yazmaya karar vermistim yazdim aradan cikti.. bundan sonra okullar acilana kadar ki 20 gun bir sey yazmayacagim. sikildim artik surekli yazsam mi yazmasam mi diye dusunmekten..
0
🌸wagner love
(25.08.16)
(21)

duyuruya mod. olmak ister miydiniz/bu egonuzu okşar mıydı?

for day to break
olsaydınız ne tür yenilikler getirirdiniz duyuru halkınıza, kin duyduğunuz kullanıcılara ufak şımarıklıklar yapar mıydınız? istediğiniz sorudan başlayın.
olsaydınız ne tür yenilikler getirirdiniz duyuru halkınıza, kin duyduğunuz kullanıcılara ufak şımarıklıklar yapar mıydınız? istediğiniz sorudan başlayın.
0
for day to break
(24.08.16)
istemezdim. teşekkürler. :)
0
interview with the vampire
(24.08.16)
istediğimi atar istediğimi silerdim herkes bana gıcık olurdu yenilik menilik de getirmezdim o compu amcanın işi
0
neira
(24.08.16)
milletin birbirine sarıp gıcıklığına her cevabı flaglediği, modlara durduk yere bilendiği bir duyuruya mod olmak istemezdim.
0
evde liyakat kalmamis
(24.08.16)
Para alıyorlarsa isterdim.
0
petekpare
(24.08.16)
İstemezdim, geniş geniş takılmak varken ne uğraşcam.
0
gozu acik sevisen yahudi
(24.08.16)
istemezdim. özellikle ufak ortamlarda iktidar kurmaya çalışan, duyuru silen tiplerin istisnasız gerizekalı olduğunu düşünüyorum.
0
doxanikee
(24.08.16)
açılın mod geldi.

şaka şaka
en son chat odasında op olmuştum. ondan ileri gidemedim.
0
supermatik
(24.08.16)
İstemezdim. Egomun okşanması için "ben ekşi duyuru'da moderatörüm" dediğim zaman başkalarının "ooo, iyiymiş" demeleri gerekiyor. Kimse böyle bir şey demeyeceği için, hatta tam tersine "ekşi duyuru mu? o ne la?" diyebilecekleri için egom falan okşanmaz.
0
dissendium
(24.08.16)
kin duyduklarıma ufak şımarıklıkları ben yapardım kesin (^_^)
0
baba jo
(24.08.16)
hem de ne
www.reactiongifs.com


şöyle bir yenilik getirirdim mesela tiklenmiş bir cevabı mod tek başına silemesin başka bir mod daha gelsin o izin versin öteki moda öyle silsbilsinler. moddom.

i.imgur.com
0
Batuhanolabilir
(24.08.16)
haydaa bize tik yok mu?
0
neira
(24.08.16)
İstemezdim. O kadar saçma sapan insanlar var ki burda, moderatörler günlük hayatlarındaki zamanlarından çalıp bu insanlarla ugrasmak zorunda kalıyorlar. Hakaretler, anlamamalar, suçlamalar vs. Ben bunların karşısında çok sakin kalabilecek bir insan değilim. Kimseyi memnun edemiyorsun, doğruyu yaptığını bilsen bile.
0
fraise
(24.08.16)
olayda haklı bile olsa hakaret edeni aninda silerdim. bu bakımdan, düşüncesini anlaşılır/düzgün bir şekilde ifade etmeyen adaletten bahsedemez.
0
1adam
(24.08.16)
ifşacılardan çirkin olanları uçururdum.
0
zgrydn
(24.08.16)
istemem ya mod olan ergen oluyor. ya da ergen olanları mod yapıyorlar. işin sonu ergenliğe çıkıyor. ben yaşımı başımı aldım gayli sizle mi uğraşacam :)
0
cekilmis gayfe
(24.08.16)
İsterdim
0
kablelvuku
(24.08.16)
teklif edildi bana daha önce. istemedim. ben halkın adamıyım dedim.

istemiyorum, egomu da okşamaz. ortamı düzelteceğim diye kafa patlatacağım, üstüne trollük yapamadığı için zırlayan 3-5 salağın tribini çekeceğim. heeç uğraşamam. gerçi ben moderatör olduğumda bu salaklar takır takır uçardı, o açıdan daha iyi olabilirdi.

kin duyduğum kullanıcılara bi şey yapmam kurallara uydukları sürece. olmaz, ayıp. biz de duyurucuyuz şurda. bizi de sevmeyen var. aynısını anama bacıma yapsalar hoşuma gider mi? gitmez. troll'lere karşı DJ_aFYoK ama. tak tak tak uyarı muyarı vermeden basar geçerim hepsine. üye olmak istiyorlarsa da paşa paşa bağış yaparlar. bari derneklere, vakıflara falan bağış yoluyla bi katkıları olur eziklerin.
0
der meister
(24.08.16)
sana bile teklif edildiği şu sitede daha da durmam :P
0
neira
(24.08.16)
teklif eden mod "şaka yaptım lan manyak mısın" diyo ama ben inanmıyorum, upuzun konuştuk, yok ben istemiyorum dedim troll listesi verip bunların işini bitirin dedim hatta onlardan bir kısmı bu görüşmeden sonra uçuruldu (ben istedim diye değil tabii, troll oldukları için). BENİ KONUŞTURMAYIN. duyuru çatırdayabilir.
0
der meister
(24.08.16)
der meister, adaylığını koyarsan haberim olsun. oyumu senden yana kullancam.
0
🌸for day to break
(24.08.16)
ooo der meister leaks :D

forumlar varken (hala var gerçi ama) mod olmak güzeldi. Böyle nick'in renkli renkli falan oluyordu kalın oluyordu olm :D O tür şeyler yoksa elalemin sorusunu cevabını silip napıcam :P
0
rodriguez2
(24.08.16)
(4)

pc virüsss!!!

fucking battery
oyun için crack ararken öyle boktan bir virüs bulaştı ki anasını satayım 4 günden beri konuyu çözemedim gitti.` adwcleaner` programını kullandım, 250 tane spam mı trojan mı başka bir halt mı neyse işte sildi gitti, geriye 3 tane kaldı ama onları bir türlü halledemiyor. halledememesi bir yana kendim
oyun için crack ararken öyle boktan bir virüs bulaştı ki anasını satayım 4 günden beri konuyu çözemedim gitti. adwcleaner programını kullandım, 250 tane spam mı trojan mı başka bir halt mı neyse işte sildi gitti, geriye 3 tane kaldı ama onları bir türlü halledemiyor. halledememesi bir yana kendim elle silersem göte gelir miyim diye tırsıyorum açıkçası ama silmediğim her zaman, virüs sayısı gene artıyor. işte o seksi yerler;

windows/system32/dnsapi.dll
windows/syswow64/dnsapi.dll
root/subscription - activescripteventconsumer - asec (bunu anlamadığım için uzun uzadıya yazdım)

şimdi soru ne halt edeceğim, acil yardım edin lütfen
0
fucking battery
(24.08.16)
format at
0
naberabi
(24.08.16)
format son tercih
0
🌸fucking battery
(24.08.16)
bilgisayarı ağ desteği ile güvenli kipte çalıştır aynı taramayı orda gerçekleştirmeyi dene
0
yuto
(24.08.16)
Malwarebytes Anti Malware yükleyip tehdit taraması yapın.
0
dissendium
(24.08.16)
(12)

determinizm

yasli ateist
Aşağıda benzer bir soru vardı, oradan aklıma geldi sorayım dedim.Kuantum mekaniğinin birçok yorumu var ve bunların çoğuna göre deterministik olmayan bir yapıya sahip bir evrendeyiz. Bu sonuç çıkarılırken genelde üzerinde durulan nokta gözlem. Heisenberg belirsizlik ilkesi gereğince yaptığımız gözlem
Aşağıda benzer bir soru vardı, oradan aklıma geldi sorayım dedim.

Kuantum mekaniğinin birçok yorumu var ve bunların çoğuna göre deterministik olmayan bir yapıya sahip bir evrendeyiz. Bu sonuç çıkarılırken genelde üzerinde durulan nokta gözlem. Heisenberg belirsizlik ilkesi gereğince yaptığımız gözlemler, gözlemlediklerimiz üzerinde etki yarattığından olaya müdahil olmuş oluyoruz ve ortaya sadece bir olasılık kuşağı çıkıyor.

Evet bu durum geleceği tahmin etmemizi imkansız kılıyor. Ama gelecek orada duruyor. Demek istediğim şey, her ne kadar geleceği tahmin edemesek de, gelecekte olacak şeylere neden olacak şeyler şu an burada ve geleceği şekillendirecek şeyler onların ta kendisi. Yani ortada bi nedensellik var. Ben gözlemleyemesem de, şu anki olan şeyler, geleceği biçimlendiriyor. Bu durumda ortada bir kaderin olduğunu söylemek ne kadar yanlış olabilir ki? Nedensellik yoktur diyebilir miyiz? Diyebilirsek neye göre?

Hadi terminolojiye popüler bilim kitapları seviyesinde hakimim, ufak bir açıklamayla beraber linklerinizi bekliyorum.
0
yasli ateist
(24.08.16)
@üğpoıuy, neden ki? Bence tam oturan bir kelime. Elbette dinlerdeki seçim bazlı kader sisteminden bahsetmiyorum. Nedenselliğin getirdiği kaderden bahsediyorum.
0
🌸yasli ateist
(24.08.16)
Olayın gelecekle ilgisini anlamadım. Belirsizlik durumuna ölçme yöntemi neden oluyor diye biliyorum. Bir gün parçacığın doğasına etki etmeyen bir ölçme yöntemi bulunursa bu durum değerini yitirebilir.
0
dissendium
(24.08.16)
bu teolojik bir konu. determinizm dediğimizin zuhur edişi de öyle.
sonra kader demişsin, bizim kader dediğimizin gavurlardaki determinizm ile nedensellik ile doğrudan alakası yok, onlar olaya "predestination" olarak ele almışlar, onlar dediğim protestanlar, mesela katoliklerin teolojisinde "kader dediğimiz" neye tekabül ediyor bilmiyorum. ama predestination senin bütün yaşayacaklarını harfiyen planlamış tanrı demek, sen adeta sana yazılmış bir senaryoyu oynuyosun.

kısacası, bu mevzular teolojik tartışmalar ve esaslı bir okuma peşindeysen hristiyanların teolojilerini dönem dönem okumak lazım bugüne değin. sonra onların felsefedeki karşılıkları ve uzantıları.
0
dafaisss
(24.08.16)
rastgelelik denebilir sanki.
0
mungojerry
(24.08.16)
Konuya teorik fizikten girildiğine göre, tipik bir felsefi tartışma olduğunu unutmamak gerekir. Fizik hakkında bilgilerim oldukça kısıtlı, 1-2 felsefi noktalaya değineyim. a => x şeması nedensellik. Ancak a-b-c-d-e-(...) => x ise nedensellik değil contingency. Yani bugün gerçekleşen olaylar gelecekteki yapı ve olayları oluşturur ancak bu oluşturma sürecinin sonucunda zorunlu nedensellik (bütün nedenlerin ve nedensellik ilişkilerinin açığa çıkartılması) ortaya konamaz. Yani senin neden ya da nedensellik olarak sunduğun şey sadece bir perspektiften ibarettir. Hiçbir zaman onu evrensel ve genelgeçer kılamazsın; öyleymiş gibi davransan bile.

Burada kader var diyemeyiz, çünkü şu anda olan olayların gelecekte hangi bileşimleri oluşturacağını kestiremiyoruz. Üstelik eğer bu olayların birer bilinçleri olsaydı (ki bazı aktörlerin bilinçleri var) onlar da neyle sonuçlanacağını kestiremezlerdi (tarih amaçlar ile sonuçlar arasındaki uyuşmazlığın tarihidir neredeyse; hem bireysel hem de toplumsal düzeyde). Bahsedilen düşünce, yani bugünün olaylarının geleceği şekillendirmesi sadece formal bir tanım. Yani dili düşünürsen bir gramer gibi işliyor. Sadece sınırları çiziyor ancak hiçbir anlamı yok. Bu sebeple bu durum bir zorunluluk değildir. Zorunluluk içeriğin belirlenmesine ilişkindir, formun değil. Olayların şekillendirme sürecinin forma ilişkin olmaması (ki nedensellik içeriğe ilişkindir der) kaderin reddine bizi tekrar götürür.

Umarım anlatabilmişimdir. Ana sorun nedensellik kavramı ile neyin kast edildiğinin farkına varılmasıyla çözülüyor. Felsefe ve sosyal bilimler içinde kalınacaksa contingency/determinism, bireyselcilik/yapısalcılık gibi tartışmalara bakılabilir. Teorik fizikten devam edilecekse, fizik hakkında derin bilgilere sahip olmayanlar için yazılmış hawkings'in a brief history of time ile einstein'ın relativity kitapları okunabilir. Bu iki eser de contingency fikrinin içinde yer alan; sonucun aslında nedenden önce gelebileceği (sonucun kendi nedenini tayin etmesi- ki kaderin reddi için bir başka gösterge) fikrine bolca başvurmakta. Konu felsefenin ve fiziğin en ağır konularından biri. Kısa paragraflarda anlatmak ister istemez yazdıklarımda anlaşılmazlığa sürüklüyor. Ancak özellikle tartışmalardaki anahtar kelimeleri kullanmaya çalıştım, belki bu da bir işe yarar.
0
protector
(24.08.16)
çekilin fizikçi geldi.

"gelecekte olacak şeylere neden olacak şeyler şu an burada ve geleceği şekillendirecek şeyler onların ta kendisi"

bu yanlış işte. geleceği şekillendirecek atomaltı parçacıklarının davranışlarından bazıları, tamamen rastgele. ölçümden bağımsız, gözlemden bağımsız.

mesela dengesiz ve hareket etmeyen bir parçacığın, kendiliğinden parçalandığı anda ortaya çıkacak yeni ve küçük parçacıkların hareket yönü, tamamen rastgele oluyor. zamanında Einstein bile buna karşı gelmişti, "tanrı zar atmaz" diyerek. bir süre, bu "belirsiz" durumların, aslında bizim bilmediğimiz veya gözlemleyemediğimiz ufak değişkenlere bağlı olduğu, parçacığın tüm detaylarını tam olarak bilirsek ve gözlemlersek, dağıldığı anda ortaya çıkacak parçacıkların ne tarafa ahreket edeceğini bilebileceğimiz zannediliyordu. Bunun adı da "gizli değişken teorisi" idi:

en.wikipedia.org

Ancak artık bu teori çürütüldü, kuantum mekaniğinin belirli kısımlarının tamamen rastgele olduğu; gizli değişkenlere, yani ölçülebilir veya ölçülemez ön koşullara bağlı olmadığı kabul edildi.

Büyük olaylarda bu olasılıklar converge ediyor (türkçesi yakınsamak sanırım). Yani bir topa bi taraftan vurunca topun nereye gideceği belli. Ancak bir pozitrona bir elektronla vurunca, ortaya çıkacak fotonların hareket yönü, ölçümden veya ön koşullardan bağımsız olarak, rastgele oluyor.

özetle, doğanın kendisi bile bir saniye sonra ne olacağını bilmiyor. o yüzden kader diye bişey yok.
0
harzem
(24.08.16)
@harzem, güzel cevabın için çok teşekkürler fakat takıldığım noktalar var.

"mesela dengesiz ve hareket etmeyen bir parçacığın, kendiliğinden parçalandığı anda ortaya çıkacak yeni ve küçük parçacıkların hareket yönü, tamamen rastgele oluyor."
ilk defa böyle bir şey duyuyorum, bunu anlatan herhangi bir link var mıdır acaba? çünkü şu ana kadar okuduğum şeylerde hiç "tamamen rastgelelik" kavramına rastlamadım. evet, "gizli değişken teorisi"den haberim var fakat bu teori belirsizlik ilkesine karşı çıkıyor. yani bizim bilmediğimiz bazı değişkenler var ve bunları da katarsak hesaplamamızı yapabiliriz diyor. diğer yandan da "indeterminism" ile "unpredictability"i aynı şey olarak sayıyorlar. fakat benim bahsettiğim şey, biz tam olarak "predict" edemesek de, şu an olan şeylerin sonucunda, meydana gelecek şeyler kesin. tabii ki, bazı şeylerin tamamen rastgele olduğu tam anlamıyla bir gerçekse dediklerimin hepsi çöp olur.

kavramsal hatalarım olabilir, mazur gör.

@protector, hocam gerekli araştırmamı yapıp sana döneceğim,çok fikrim olmadan konuşmak istemiyorum. verdiğin kavramlar ilgi çekici.
0
🌸yasli ateist
(24.08.16)
Kesin konusmak ne kadar dogru olur bilmiyorum ancak net olan bir sey var. Gelecek gecmisten bagimsiz degil. Yani gecmis, gelecegi etkiliyor. Tartismalari saniyorum bu etkinin gucu ile ilgili bir cerceveye oturtabiliriz. Benim kucuk gozlem kabiliyetime gore %100 nedensellik olmasi onemli degil. Deterministiktir diyebilecegim kadar bariz bir sekilde hayattaki olaylar rastgele degil.
0
f_d
(24.08.16)
@f_d, güzel nokta. bu nedenselliğin etkisini bulmak lazım. peki biraz ileri götürüp şunu desem: evrenin ilk anından, nedensellik sonucu, son anına kadar her şey belli olmuştu. bu derece bir etkiden söz edebilir miyiz? sonuçta zincirleme olaylar oluyorsa ve bu olayların bir başlangıcı varsa, aynı zamanda da bu olayların geçtiği sisteme dışarıdan müdahale olmuyorsa, sistemin ilk anı, aynı zamanda sonunu da belirlemez mi? ya da sonunu belirlemek iddialı oldu, sonuna kadar olacak her şeyi belirlemez mi?

devam ediyorum:
dış ortamdan yalıtılmış bir sistem olsun elimizde. sistem iki bilyeden oluşuyor. bu sistemin ilk anınında, bir bilye diğerine doğru x hızıyla gidiyor. eğer sistemle ilgili her şeyi bilirsek, klasik fizik bazında sistemin geleceğini tahmin edebiliriz. fakat atomaltı seviyede, belirsizlik ilkesi yüzünden, sistemin her değişkenini bilemeyeceğimizi biliyoruz. dolayısıyla geleceği tahmin edemeyiz. fakat sonuç olarak bu sistem, ilk andaki değişkenlere göre kendi geleceğini geliştirecektir. yani kısaca diyorum ki, gelecek belli, fakat biz asla bilemeyeceğiz. sanki daha açıklayıcı oldu anlatmak istediklerim.
0
🌸yasli ateist
(24.08.16)
"fakat sonuç olarak bu sistem, ilk andaki değişkenlere göre kendi geleceğini geliştirecektir. yani kısaca diyorum ki, gelecek belli, fakat biz asla bilemeyeceğiz."

hayır, bakınız benim üstteki cevabım. ilk andaki değişkenlerin yanında, henüz var olmayan ve rastgele ortaya çıkan değişkenler de var.

quantum teorisindeki probability fonksiyonunun temeli bu zaten. ilk değişkenler "biz bilemeyiz" değil, "yok".
0
harzem
(24.08.16)
bence hiçbir şey (esasında) rastlantısal değildir.
bir olay rastlantısal gibi gözüküyorsa, işin içinde bilmedeğimiz ya da ölçemediğimiz
etkenler var demektir. ilerde bunu çözebiliriz belki de çözemeyebiliriz.
ama bence teorik de olsa geleceği tahmin etmek mümkündür.

klasik fiziğin çözemediği şeyleri kuantum fiziği açıklıyor.
onun da açıklayamadığı şeyleri açıklayacak bir fizik bulunur elbet :)
0
titiraprap
(24.08.16)
Ben de devam edeyim, benim nedensellikten kastim daha iyi anlasilacaktir. Benim yazdigima devamen sordugunuz sorularin cevabini protector onceden isabetli sekilde vermis.

Gelecegi gecmisten ayiran sey degisimdir. Bir degisimden bahsediliyorsa bu, gecmise goredir. Yani gecmise bagimlidir. Yani gecmis gelecegi etkiler. Fakat gecmisin gelecege gerceklesmis etkisinin, gerceklesen sekilde olmak zorunda olup olmayacagi sizin varsayiminiz. Diger yandan, bu etkiler bizim algimiza gore gayet kucuk. Cunku yer ile gok kafasina gore yer degistirmiyor, bacagimiz da farkli noktalara durduk yere isinlanmiyor. Diger bir deyisle, degisim icerisinde baslangic noktasindan hic de uzaga gidemiyoruz. Bahsettiginiz klasik fizik kurallari genelgecer olmasa da bizim icin genelgecer. Bu, hic rastgele degil.
0
f_d
(24.08.16)
(41)

neden ifşa yapıyorsunuz

yuvarlanantencereninkapagi
soru başlıkta.yargı içermeyen bir sorudur ve sadece bir sorudur.
soru başlıkta.
yargı içermeyen bir sorudur ve sadece bir sorudur.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(24.08.16)
sen de yap. bi' nevi fizibilite gibi düşün. 3 aşşağı 5 yukarı pazarda ki değerini işaretlerken maslowun ihtiyaç piramidinde zirve yapıyorlar. cazibe merkezi olmak bütün zavallıların hoşuna gider.
0
mete kudur
(24.08.16)
bazen gaza gelip topluca eğlenilebiliyor ama bazı kişiler harbi harbi ekmeğinin peşinde galiba ve hiç eğlenceli değiller.
0
devilred
(24.08.16)
Yani herkes beğenilmeyi sever abartmadıkça ota boka attention whore damgası yapıştırmak saçma bence.

Bu biz yapmazken başkası yapınca sinirlenme olayı da ahlakın en temel mekanizmalarından biri. Biz yapamıyoruz sen yapıyorsun ve kötü bir şey olmuyor şeklinde gidiyor kızma süreci (çünkü biz yapsak attention whore damgası yiyoruz). Doğal olarak sen bizim yapamadığımızı yapıyorsun üzerinden kızma var. Bir nevi soft bir toplum sözleşmesi ihlali gibi.

Hatta kızıp ulan ben niye kızıyorum ki ikilemi de yaşanabilir, normaldir. Çünkü düşünüp direkt ekmek için yapıyor damgasını yapıştırsan da aslında ekmek için sen de yapmak istersin, kim istemez?
0
Adramelekhh
(24.08.16)
Bizi tanımayanların bizi dışarıdan nasıl gördüğünü merak ediyoruz çoğu zaman.
0
dissendium
(24.08.16)
ekmek için. ne kadar çok ifşa o kadar ekmek veya köfte neyse artık :/ bir keresinde çocukluk fotoğrafı ifşası vardı sadece ona katılmıştım. yapacak daha iyi bir işim yoktu çünkü.
0
ruhen hastayim ben
(24.08.16)
Cunku Turk genci tanismak ister.

Birbirini begenip; bulusup sevisen, ne bileyim cesitli fantezik atraksiyonlara giren cikiyordur iste negzel..

Bana kalirsa kadinlar yuz ifsasi yerine ayak ifsasi yapsinlar tabii; orasi ayri..
0
mirandaiam
(24.08.16)
Bence fazla dramatize ediliyor ifşa. Her ğnsan beğenilmek ister, kendini göstermek de gayet normal geliyor bana. Ha zirveye gelmişsin ha ifşa yapmışsın :) anonimliği fazla abartıyor bazı insanlar. Ha kendini göstermez saygım sonsuz ama gösterene de "ööö gerizekalı" demek biraz özgüven problemi. Çok güzel kızlar, çok yakışıklı kardeşlerimiz var ve gayet doğal şekilde çakıyorlar ifşayı
0
dannyb
(24.08.16)
Diğer dediklerine bir şey demeyeceğim ama o anti-demokratik ortam oluşuyor lafında epey saçmalamışsın bence.

Ona bakarsan belki senin yazdıklarını görmek istemeyenler var? Onlar için de sen mi anti-demokratik ortam oluşturuyorsun. Böyle mantık mı olur? Birinin bir şeye gıcık alıyor oluşu tek başına ne anti-demokratik ortam oluşturur onun için, ne de gıcık aldığı şeyi sadece gıcık aldı diye gayri-meşru kılar.
0
Adramelekhh
(24.08.16)
"görmek zorunda mıyız?" eleştirisi biraz zayıf olmuş. şeklen ifşa şöyle bir şey olsaydı eğer; duyuru'ya girdiğin an pop-up reklamlar gibi karşına çıksaydı, o zaman "zorla gösterilmiş" olurdu ve "görmek zorunda mıyız?" deme hakkı olabilirdi kullanıcıların ama öyle değil. kendi linki var. başlığı var. görmek istiyorsan tıklayıp bakıyorsun. :) çünkü durum bundan ibaret iken "zorunda mıyız?" denilirse o halde ben de "alım satım ilanlarını görmek zorunda mıyız?" diyebilirim mesela. kim karar verecek bu durumda, duyuruda neler yayınlanıp yayınlanmaması gerektiğine ?!...

onun dışında facebook gibi sosyal ortamlar zaten var iken ve zaten profil fotomuzu arkadaşımız olan olmayan herkesler görebiliyorken fazla kasmak olur "ifşalara tepkileşmek."

son olarak ifşa yapanın da ifşalara bakanında türlü türlü nedenleri olabilir. bunları 1-2 nedenle mutlaklaştırmaya kasmayın boşuna. hem gereksiz olur hem de kartonlaştırmak olur. "kesin benim dediğim gibidir yeaaa" diyecek kadar herşeyi bildiğimizi sanmaya gerek yok.
0
matrix
(24.08.16)
@acediac: Bahsettiğin yeri düzelttim de hemen homineme sarılmasaydın iyiydi. Başka rahatsız eden yer varsa söyle, düzelteyim. Ama gecenin 3ünde yazdığım cümlenin başını unuttum diye "sen cümle kuramıyorsun demek ki haksızsın" diyeceksen hiç tartışmayalım.

Bu arada yanlış bilmiyorsam ifşalar artık anasayfada çıkmıyor. Gönülişlerinde çıkıyor sadece özellikle tıkladığınızda. Yani daha öte nasıl bir ortayol arıyorsunuz anlamış değilim. Ben de ifşacı değilim bu arada, ifşa yapanlara yürüyorum da ordan ekmek buluyorum gibi bir olay da yok. Şimdiden söyleyeyim de sonra ordan vurmaya çalışan olmasın.
0
Adramelekhh
(24.08.16)
Yuvarlanantencerekapağı tabiki yargısız şekilde sormuşsun bu soruyu ama sen elbisen ve kıyafetini paylaşıp ayakkabın hakkında yorum istememiş miydin? Bu da bir nevi kendini ifşa etmek değil midir?

Bir sürü sosyal medya hesaplarımız var hepsinde bir sürü fotoğraf var. Burası diğer sitelere göre daha çok anonim kalabildiğin bir site bu yüzden ifşalar olabilir. Ben eğleniyorum. A böyle birisiymiş demek ki falan diyorum nicklerin arkasında giZlenen kişi :p
0
lithu
(24.08.16)
@acediac: Peki, alınmayayım.

Ama senin dem vurduğun noktanın soruyla pek alakası yok. Onu epeyce tartıştılar aslında birkaç hafta önce duyuru kurallarıyla ilgili bir soruda. Ayçovski veya kibrit suyu açmıştı.

Senin bahsettiğin şey ifşayı yapanın amacı veya yaptığının kötü bir şey olup olmamasından ziyade tamamen ekşiduyuru'nun nasıl bir yer olmak istediğiyle alakalı. İki seçenek var: Ya dediğin gibi ciddi bir duyuru ortamı olarak kalacak ve onun dışındaki içerik kısıtlanacak ya da kullanıcıların istekleri doğrultusunda kontrollü değişmeye veya genişlemeye izin verilecek.

Bu en nihayetinde yönetimin kararı tabi ama onların da insanların nabzını ölçüp ona göre karar verdiğini ve çoğunluğun sitenin içeriğinin bu yönde genişlemeye başlamasından rahatsız olmadığını hesaba katarsak (o kural tartışmalarında gördüğüm kadarıyla söylüyorum) bu durumun anti-demokratik ortam yaratan bir problem olmadığını görebiliriz.

Edit: Mesela böyle ikili tartışma yapmak da kurallara aykırı ama yapmadan olmuyor işte.
0
Adramelekhh
(24.08.16)
Yapmiyorum. Burayi yardımlaşma platformu olarak goruyorum. Bana bir konuda yardimci olan birinin tipini de merak etmem delicesine minnettar kalsam bile. Yapan da ergendir ego tatminine ihtiyaci vardir bana göre acikcasi:)
0
Domuz
(24.08.16)
Ya bu kadar kasacaginizi bilseydim baslatmazdim ifsayi ajsjsjsjjsjs aşırı komiksiniz. İnsanın kendini gosterme, beğenilme, eğlenme ihtiyacı. Bende yok diyene g.tumle gulerim. Herkes ekmeğinin peşinde. Sanki her gün sabahtan akşama ama sayfayi işgal etmişiz gibi olayı dramatiklestirmeye gerek yok. Son cevaplananlar da bile gorunmesin diyecek kadar ne derdiniz var anlamadım.
0
elorelia
(24.08.16)
Gönül işi olayına dikkat etmedim, modlar tasimiz zaten. Bi dahakine sileriz dediler, başim ustune dedim.

Ama söylediğim gibi bin tane trollun olduğu, adriana lima gelse, ama ağzı koksa vs gibi soruların sorulduğu yerde ayda yılda yapılan maksimum on ifsa bu kadar göze batmamali.

Gereğinden fazla kasiyorsunuz. Modlar yasak kardeşim derse okey, ama öyle bi durum da yok.

Olayı datinge cevirdigimiz yok ama algı o yönde. Şimdiye kadar çok kişiyle gorustum duyurudan, kadın-erkek, ama hiç biri ifşa sonrası olmadı. Ekmeğinin peşinde olmak işin geyiği merak etmeyin, ifsanin o amaca hizmet etmek gibi bi durumu yok benim açımdan. Sırf eglencesine, duyuruda da eğlenmek yasak değil kural dahilinde.
0
elorelia
(24.08.16)
ayda yılda bir yapılan toplu ifşaları zevkle izliyorum, ona bir lafım yok. ben yapmam ama rahatsız da olmam.

ancak sürekli şurda o sıfatını gördüğümüz insanlar "ayda yılda bir" demesin lütfen. lütfen diyorum. titremeyle karışık sinir geliyor.

yasak olmayan her şeyin bokunu çıkarmak zorunda değiliz. "sokaklara sıçmayın" diye yazılı bir kural da yok ancak akli baliğ yaratıklar olarak böyle şeyler yapmıyoruz.

ONCA LAFTAN SONRA; umrumda değil, bana giren çıkan yok ancak ilgi çekmeye çalışanlardan tiksiniyorum. kişisel almayın.
0
piremses
(24.08.16)
abooo. üzüldüm be. bu kadar sorun edeceğinizi bilsek sıfatımız buraya koymak yerine dağa taşa sürterdik.
0
elorelia
(24.08.16)
piremses +1
direk düşündüklerimi söylemişsin.
0
interview with the vampire
(24.08.16)
Ayda bir sorulur bu.
Ne bileyim, insanlar begenilmek ovgu almak istiyorlar, bunun icin yapiyorlar, bunda bir anormallik yok bence. Yapsinlar, eglensinler, benim acimdan bir sikinti yok.

Eksi kullanicilarinin cogu sonsuz erdem sahibi oldugu icin insanlarin begenilmek istemesini anlayamiyor olabilirler, siradan bir insan olarak ben anlayabiliyorum.
Bir de birbirini merak eden oluyor, (benim de sebebsiz yere merak ettigim 2-3 kisi olmustur kiz-erkek) beni merak edenler gorsun de rahatlasin diye ifsa yapiyor insanlar. Ben ifsa yapmam, yapana da mani olmam.

Begenilmenin, ovulmenin otesinde ekmek cikarma pesinde olan da var illa ki, acikcasi bundan da rahatsizlik duydugum soylenemez. Beni etkileyen bir durum yok. Duyuru kullanicilarina tecavuz etmiyorlar ya.
Kendilerini pazara tanitiyorlar. 2-3 gunde bir yapip abartmadikca sorun yok benim icin.
0
stavro
(24.08.16)
içte beğenilmek güdüsü var bunu asla yadırgamıyorum. hatta toplu ifşalarla merak ettiğim kullanıcıları görmüş oldum.
ama bazen sürekli aynı insanlar ifşa yapıyor. artık ezberledim yüz hattını. bunu abartı buluyorum işte.
ama o sürekli ifşa yapıyor diye yine mi sen yazmam altına. bana göre abartı olsa da iltifat almak ona iyi gelecek demekki.
0
cabiday
(24.08.16)
ayrı bir başlıkta olduğu için hiç bir sorun yok, herhangi bir anlamıda yok ilgilenmeyenler için. herkesin bambaşka motivasyonları olabilir ifşa yaparken, son derece normal geliyor bana. ifşa olayı hitap etmiyorsa, bakılmaz olur biter. evet bu duyuru'nun amacı başka ama her ortamda olur bu tarz esneklikler. topraklanma hattıdır böyle şeyler ve hatta gereklidir. bu kadar ciddiye almayın, kafaya takmayın her şeyi, kafayı yersiniz. az relax yani.
0
Phoebe
(24.08.16)
güzel - yakışıklı ise ego tatmini.

değilse, belki bir şans.

eğlenmelik yapacak adam az, bir iki tane gördüm.

not: ben de yaptım zamanında oradan biliyorum.
0
Apocalypse
(24.08.16)
Sabahın 7.50'sinde ifşa yapılması, daha sonra aynı gün saat 23'de yine ilk başlatanın ismini de kullanarak ortakımsı bir ifşa daha yapılması. Ve gelen cevaplara hala güzelce tik atılıyor olması. Ne denebilir ki..
(bkz: allah çarşına pazar versin )
0
bir3iki7
(24.08.16)
ben daha çok ifşadaki geyiği seviyorum. çok pis gömüyorlar hele ifşa sahibi de olayı olgunlukla karşılıyorsa daha da güzel.
0
lazpalle
(24.08.16)
şimdiye kadar hiç ifşa yapmamış ve yapılan ifşalara denk gelmemiş biri olarak soruya net bir cevabım yok. fakat insanlar bazen eğlenmek istiyor. bazen belki bir şeyler düşer, bazen de egosunu hoş tutmak, ilgi çekmek istediği için yapıyor diye düşünüyorum.

ama kalkıp kimsenin yapanları eleştirmek gibi bir hakka sahip olmadığını düşünüyorum.

çok önemli insanlar değiliz. önemli olsak da yüzümüzün görünmesi çok da önemli değil.

aaa eeb nin burnu kocamanmış aaa gözleri çok güzel ama vs vs.

eğlendik geçti gitti.

abartmayın bu kadar.

insana inat için ifşa yaptırırsınız valla :))
0
eeb
(24.08.16)
@piremses +2
0
holy diver
(24.08.16)
@piremses

evet bu sitenin amacı ifşa yapmak değil. derdim sitenin amacını sorgulamak da değil.
demek istediğim kimse kimseye terbiye sınırını aşacak ahlaksızca kelimeler sarfetme hakkına sahip değil.

ayda yılda bir yapan insanlara senin de bir şey dediğin yok zaten. fakat bu işi sıklıkla yapanlar için de o***puluk vs yakıştırmalarını abartılı buluyorum.

yapmayanların çok namuslu olduğuna ya da yapanların kesin o***pu olduğuna kim karar veriyor? kimin hakkına böyle bir yakıştırma yapmak?

silinen var mı bilmem ama şu an duyuruda son 1 ay içinde açılan ifşa içerikli duyuru sayısı 4 (dört).

ayda 4 profil eklense siberalem çoktan batmıştı :))
0
eeb
(24.08.16)
Ohoho cevaplara bak.

Ekşi ve uzantısı tüm sitelerde olduğu gibi burada da bolca "özgüven eksikliği", "ilgi o***puluğu", "zavallılık", gibi tespit sçmaya bayılan fularlı ve çok derin arkadaşlarımız var. Bu arkadaşlar insanları a girdisi verince kesinlikle b girdisi çıkan basit makinelerle karıştırıyorlar. Onlara tavsiyem kendilerini hern an az önce psikoloji seminerinden çıkmış gibi hissetmemeleri ve şu yüzeyselliği bırakmaları.

Yukarıda bu tiplerin neden kızdıklarını anlattım uzun uzun. Hemen altına gelen hakaret dolu ve öfkeli mesajlar yazdıklarımın kanıtı gibi olmuş.

Hele şu "türk genci böyle acınası halde" diyen tiplere bayıldım. Bunlar da ekşinin gittiği her yerde amerika anlatan tipleri galiba. Yıllarca batı kültürü çalışmış da gelmiş o yüzden böyle güzel karşılaştırma yapıp tespit sıçabiliyor bu arkadaşlar.

"İFŞA YAPILIYOR NASIL YAPARLAR!" diye sinirden altınıza sıçtığınızda buraya öfke kusmak yerine niye bu kadar kızıyorum lan ben diye düşünmeyi deneyin hiç tanımadığınız insanlar hakkında tek bir sebepten dolayı "aşağılık, acınacak halde, o***pu" gibi ithamlar kullanmadan önce. Bir mucize olur da bu sorguyu yaparsanız yukarılarda açıklamaya çalışmışım, o biraz yardımcı olabilir. Çok entelsiniz hepiniz maşallah.

Özellikle piremses, ifşa yapan aptaldır tespitinle zekan beni benden aldı, tebrik ederim.

"Ya bir insan ifşa yaptıysa aptaldır, ifşa yaptıysa özgüven eksikliği vardır, ifşa yaptıysa salaktır" gibi tespitleri nasıl yapabiliyorsunuz? Yaşadığınız hayatta insanlarla ilgili hiç mi bir şey öğrenmediniz? Boşa yaşıyorsunuz arkadaşlar. Şu kafaları doldurun biraz. Ota boka "Biri x yapıyorsa özgüven eksikliğindendir" kalıbını sanki ilk defa siz keşfetmişsiniz gibi bir heyecanla yapıştırmayı bırakmanız lazım.

Bu duyuru resmen kalitesiz insan filtresi olmuş. Tartışmaktan ve analitik düşünceden zerre anlamayan tipler var, siz fularınızı pazardan mı aldınız?
0
Adramelekhh
(24.08.16)
herkes ekmeğinin peşinde.
0
nice tnetennba
(24.08.16)
Beğenilmek için, eğlenmek için. Çok da abartıp, sinir krizi geçirecek kadar ciddiye almaya gerek yok. Biraz dışarı çıkıp hava alın, oksijen lazım.
0
mandalina kokusu
(24.08.16)
Sadece bir çocukluk fotosu ifşası yapmıştım, bir furya patlamıştı o zaman ben de katıldım. Eğlence amaçlı. Komik yorumlar olmuştu, gülmüştük:)

Ama normalde ifşa yapanları da eleştirmiyorum. Herkes istediğini paylaşmakta özgür. Ki abartı derecede ifşa görmedim zaten bu platformda. Ya da ben mi kaçırıyorum, anlamadım.

Ben nötrüm sonuç olarak, ama ifşa görürsem açıp bakıyorum, yorum yazmıyorum.
Ki bence eleştirenlerin çoğu da ifşa fotosu paylaşılınca kayıtsız kalmıyor, merak edip bakıyor, kabul edelim:)

Sadece İfşa diye bir kategori açılabilir bence, görmek istemeyenler için.
0
peggy
(24.08.16)
oha nasıl sinir krizleri geçirilmiş bu başlık altında ya, gerçekten yapılan her entellektüel yoruma götümle güldüm öncelikle bunu söyleyeyim.

ifşa yapan insanların amaçları zaten belirtilmiş, can sıkıntısı, ilgi çekmek, ego tatmini vs. ifşayı gerçek hayata uyarlasak herkesin oturduğu bi' ortamda ardı ardına üç takla atmak gibi bir şey olurdu. neden yapıldığını hiçbirimiz sormadan bilemezdik, kimimize komik gelirdi, kimimiz yargılardık. çoğumuzun umrunda bile olmazdı, üstüne fularlarımızı bağlayıp tartışmazdık.

bi' dakka ya o zaman, bu kişilere nasıl seks avcısı, ilgi o***pusu gibi haddini aşan söylemlerde bulunuyorsunuz? size ne abi, açmayın bakmayın yorum da yapmayın? dert edindiğiniz şeye bir bakar mısınız ciddi ciddi, ve bunun üzerinden dünyanın tartışması dönmüş. oha. gerçekten vahim bir şaka olmalı.

hayatı ve kendinizi çok ciddiye alıyorsunuz. en yakın zamanda atlatırsınız umarım.
0
evde liyakat kalmamis
(24.08.16)
e a p
(24.08.16)
@üğpo: İnsan psikolojisi sandığınız gibi "a verilirse b yapar, x olursa y yüzündendir" şeklinde lineer ve sadece nickini bildiğiniz birinin yaptığı tek bir hareketten tüm sebep sonuçlarını çıkarabileceğiniz kadar basit işlemiyor. O yüzden olayı dramatize etmekten ziyade hele bi durun da şöyle hakaretler etmeden önce biraz rasyonel olun diyorum. Sen her şeyin altına "kesin özgüven eksikliği" yazıp "ulan bugün yine entelim peh" diye tatmin olanları psikoloji gurusu olarak mı görüyorsun? Saçma böyle şeyler, gereksiz. Ben bir şeye gereğinden fazla kızdıysam önce kendimi masaya yatırırım neden kızıyorum diye, tanımadığım insanla ilgili tespitler yapmak yerine.

Olay dramatize etmek arıyorsak yukarıda sinirden kudurup art arda hakaretler yağdıranlara bakabiliriz, benim derdim işine geldiği zaman yüzeysel olan insanlarla. Burada zamanında psikoloji dersinde pavlovun köpeği gördü diye her şeyi koşullamayla ve her şeyi aşırı davranışçı yorumlayanlar var. Bunu yapıyorsa sebebi kesin şudur diyor olmanın aşırı davranışçı olmayla hatta davranışçılığı bile yanlış anlamış olmayla alakalı olduğunu düşünüyorum ama yukarıda psikoloji tespitleri dizen arkadaşların davranışçılığın ne olduğunu bildiğini de sanmıyorum açıkçası. Oturup insan psikolojisi üzerine toplam 10 dakika düşünmemiş, kafa yormamış insanlar ancak tanımadığı insanlar hakkında bu kadar ağır tespitleri bu kadar kolay savurabilirler.
0
Adramelekhh
(24.08.16)
@üğpoıuy ağzına sağlık. benim asabiyetle yazdıklarımı düzgün cümlelere çevirmişsin.

ayrıca yüz hatlarına kadar bildiğim biri sık sık "hidi ifşii bişlitilimmmm" derse üstüne söz söyleme hakkım var diye düşünüyorum. ha bunları duymak istemiyorsa gider msn'den yollar arkadaşlarına.

ayrıca gidip ifşanın altında eleştirmemişiz, laf etmemişiz; hakikaten nasıl kafanız var sizin? soruya cevap veriyorum; sık ifşalardan iğreniyorum bu kadar basit ya. daha nasıl avam bir dil kullanayım "fularlı entel" görüntüsü vermemek için?

ben sadece nick bilerek ifşayı eleştiremiyorum ama sen benim cevabımdan fularlı entel olduğumu çıkarıyorsun. psikoloji bilimi ağladı şu an, yerle yeksan oldular.
0
piremses
(24.08.16)
Piremses yüzünü biliyorum ben o zaman insanların hareketlerini "zeka eksikliğinden, özgüven eksikliğinden, ilgi o...luğundan" diye tespitlerle açıklama hakkına sahibim diyorsan hiç entelektüellikten, psikolojiden filan bahsetme istersen.

Kendi ağzınla söylüyorsun kızdığını, önce bir sakinleş sonra tekrar düşün.

@üğpo: Hakaret dediğim attention whore'luk değildi ama o da hakaret evet, hiç savunulacak bir tarafı yok bence. Bir dolu hakaret vardı hepsi silindi. İnsanlar sinirden klavye kıracak kıvama gelmiş.
0
Adramelekhh
(24.08.16)
aşldklsdf kızmama takılmışlar kıyamam. rahatsız olduğum şeylere kızmak gibi bir yapım var lanet olsun ki, insan olduğum için olabilir. bunun kimseyi ilgilendirdiğini düşünmüyorum. birilerinin çıkarım yapmasına kızıyorsan, sen de kimse hakkında çıkarım yapmayacaksın. tek kelimeyle komik. taaam ben psikoloji falan demem bi daha, sen şu an anladın zaten düştüğün çelişkiyi.
0
piremses
(24.08.16)
Arkadaşlar isterseniz "neden ifşa yapanlara bu kadar kuduruyorsunuz?" diye bir başlık açıp orada da sizin hakkınızda tespit sıçalım? Nasıl? Bunu da kimseye bireysel söylemiyorum bu arada kişisel algılamayın.

@piremses: Anlattığım şeyi gram anlamıyorsun o yüzden boşa konuşuyorum galiba. Tespit yapmana değil tespiti sadece kızgınlığınla, aşırı yüzeysel ve hakaret ederek yapmana kızıyorum. "Sense gelmiş tespit yapma diyon tespit yapıyon nasıl da çeliştin ehehe" olayına girdin. Bunun ayrımını yapamıyorsan boşa konuşmuşum saatlerdir.

Edit: Evet, boşa konuşmuşum. Ünlem bir bir bir yazarak üste çıkmaya çalışan insanla tartışmaya gerek yok.
0
Adramelekhh
(24.08.16)
bu konuda üğpoıuuy'a büyük ölçüde katılıyorum. zırt pırt ifşa yapanların haricinde bir zamanlar da "noolur ifşa yapın" diye duyuru açanlar oluyordu. neyse ki artık onları görmüyoruz.
0
ron dennis
(24.08.16)
@piremses +1 demiştim

artı;

@üğpoıuy +1
0
holy diver
(24.08.16)
başkalarının düşüncelerini merak etmek. biraz sosyalleşmek, çokça geyik... aslında daha çok geyik.

"düşüyor mu" gibi basitlikler bir kenara... "insan" tanıyorum ben. ama sadece ifşalarda değil.
0
runagain
(25.03.18)
(7)

depresif-derin soru: ailenizin genetiğinden korkan var mı?

sometimes the weak become the strong
anne-baba iki tarafınız da tamamiyle başarısız, ele işe gelmeyen, loser kişilerden oluşuyorsa bu sizin de geleceğinizi belirler mi? ne kadar belirler sizce?tarihte aile geçmişi boktan olmasına rağmen bişeyler başarabilmiş kimler var? abraham lincoln demeyin vururum, ailesini bilmiyoruz. fakir-zengin
anne-baba iki tarafınız da tamamiyle başarısız, ele işe gelmeyen, loser kişilerden oluşuyorsa bu sizin de geleceğinizi belirler mi? ne kadar belirler sizce?

tarihte aile geçmişi boktan olmasına rağmen bişeyler başarabilmiş kimler var? abraham lincoln demeyin vururum, ailesini bilmiyoruz. fakir-zengin meselesi değil, ailenin silik, vasıfsız olması korkulan unsur.
0
sometimes the weak become the strong
(23.08.16)
herkes parlayan yıldız olacak diye bir kaide yok, kendimizi bu kadar önemsemesek hiç böyle derin dertlerimiz olmayacak.
0
devilred
(23.08.16)
bence karakterden çok yetiştiğin ortam önemli. özgüven genetik olarak geçmiyor. kazanılıyor.
0
sttc
(23.08.16)
Babam ve üç amcamın hepsi alkol ve sigara kullanıyor. Ama ben bu yaşıma kadar (23) hiç alkol ve sigara kullanmadım. Küçükken bana herkes büyüyünce başlar falan diyorlardı ama ben hiç başlamadım. Böyle şeyler ilgimi çekmedi. Rahat olmayı karakter özelliği gibi düşünürsek biraz bende de var maalesef. Bazen çok rahat oluyorum.
0
dissendium
(23.08.16)
o genetik değil.
0
kurnaz
(24.08.16)
genetik derken ne manada olduguna bagli. huy anlaminda mi yoksa fizyolojik anlamda mi?

benim annem bipolar bozukluk hastasi. ayni zamanda bi teyzem sizofren, digeri panik atak. rahmetli dayim da sinir küpü bir insandi. ben de ice kapanik ve depresif bir insanim, son zamanlarda etkisi azalsa da hala yogun.

bunun disinda ailenin geldigi gelenei de onemli. ailem köyden göçmüş. ilkokul mezunu. az sehirlilesebilmisler. bizim çevremiz icerisinde inceledigimde yani daha dogrusu disari acilmadan once her sey daha normal geliyordu. kendi cevremi eksik hissetmezdim. ancak açıldıka farklı kulturlerle karsilasip onlara uyum saglayamadikca ice kapanik oluyorsun. benim ailemin de kendi kulturleri disinda baska insanlara karsi asosyal olduklarini gordum. yatta sosyofobik davranışları var. bendeki sosyal fobi de buradan geliyor.

neyse, bu olaylar neticesinde yetistirilme seklin de ona gore oluyir ve ben nu yetistirme sekli sebebiyle boyle oldugumu dusunuyorum. insanlara karsi hep yabancilik cektim. bir zaman sonra bu ofkeye dondu. diger yandan ekonomik imkansızlıklar ve cevre eksikligi de umutsuzluga yol acti. artik okuma amacim azaldi, sadece kendi gotumu kurtarmaya bakiyorum. bir yerden yirtmaya calisiyorum.
0
iglesias
(24.08.16)
ailenin "loser" kişilerden oluşması, sana da genetik ile geçecek bi loserlık katmaz. zeka seviyeleri çok düşükse, bu kalıtılabilir(ki özürlü olmadıkça zeka denen şey insanlar arasında o kadar büyük farklar yaratan bir şey değil). öncelikli araştırman, neden silik insanlar olduğunu bulmak olmalı. sorun sadece silik olmaksa, git kalabalıklar içinde bağır, seni fark etsinler.

bunun dışında silik insanlar arasında büyümek elbette insanda genetik olmayan, olumsuz bir etki yaratacaktır fakat bunu aşmak da yine kişinin kendi elinde. ben aşmamayı tercih ettim, gölgelerde yaşıyorum.
0
yasli ateist
(24.08.16)
Bunu bahane edersen hayatın bok gibi geçer.
0
arnold schwarzeneger
(24.08.16)
(12)

Annem Niye Böyle

Batuhanolabilir
Ya mezun olduğumdan beri öğrenci evi boş duruyo aileme ayıp olmasın diye onlarla birlikte yaşıyorum. Geniş aileyiz annem ananem vs. Her şeye karışıyorlar. Karışıyorlar dediğim yani karışmıyorlar da her şeyle ilgililer. Demin senin o üstündeki eşofman kalın değil mi çıkar şort giy şortun yok mu diyo.
Ya mezun olduğumdan beri öğrenci evi boş duruyo aileme ayıp olmasın diye onlarla birlikte yaşıyorum. Geniş aileyiz annem ananem vs. Her şeye karışıyorlar. Karışıyorlar dediğim yani karışmıyorlar da her şeyle ilgililer. Demin senin o üstündeki eşofman kalın değil mi çıkar şort giy şortun yok mu diyo.



bu nası bi kafa anlamıyorum kafayı benle mi bozmuş bu kadın? Ne manası var bir insanın yediğine içtiğine giydiğine karışmanın, karışmayı geç bununla alakadar olmanın? işsizlikten herhalde.


Bi benim annem mi böyle?


İnşallah dğeildir ya.


Ne bu davranış anlamıyorum bilinçli ya da bilinçsiz olarak bir şey mi ima etmeye çalışıyor pasif agresif bir şekilde? Öyle ise derdi ne? Anlamıyorum. Çok rahatsız edici ya.
0
Batuhanolabilir
(23.08.16)
Böyle anneyi bulmuşsun şükret. Kadıncağız sıcaklama diye söylemiş işte. İyi bir anne
0
benaslindayohum
(23.08.16)
İyi de iyilik değil ki bu? Ne iyiliği dokundu şimdi bana gerizekalı muamelesi yapıp sen kendi vücut sıcaklığını ayarlayamazsın daha ince bir şeyler giy demenin?

Ne faydasını gördüm?
0
🌸Batuhanolabilir
(23.08.16)
klasik anne işte.
üzmemeye çalış.
0
nigeo
(23.08.16)
sana ne anne benim giydiğimden diyeceksin. susacak.
şort giymek istiyor olsaydm şort giyerdim anne diyeceksin.

böyle böyle öğrenecek her şeye yorum yapmamayı.
0
mahone
(23.08.16)
Degil. Klasik anne hareketi. Ne zaman memlekete gitsem ayni şeyi bana da yapiyor.

Ah keşke gidebilsem :\
0
tociess
(23.08.16)
aynı. ama onları anlıyorum. öncede çok kızardım giydiğime şuna buna karışmasına ama zaman zaman ona çok hak verdim çünkü onlarda bizde olmayan bir şey var: tecrübe. anneleri her ne kadar hakir görsekte sözlerine kulak vermeliyiz. bu benim düşüncem.
0
for day to break
(23.08.16)
anlamıyor abi. Bin kere söyledim ya ben sana onu çıkar şunu giy diyor muyum ben senin yatak odana gelip yastık alsana boynun ağrır diyor muyum aptal mısın ben sana böyle şeyler söyliyim anne ne manası var bi insana böyle şeyler söylemenin diye elli kere söyledim, öyle susuyor. ya anlamıyor ya da anlıyor ama vazgeçmiyor çünkü bu davranışının bir sebebi var. anlamadığı ihtimalini düşünerek sinirlenmemeye de çalışıyorum önceden kızardım şimdi susuyorum resmen işkence ediyor. biraz düşününce de hayatım boyunca hep başarısız bir öğrenci oldum kendi ayaklarım üzerinde duramadım acaba böyle pasif agresif bir şekilde onun acısını bilinçsiz bir şekilde mi çıkarıyor. gidicem ben ya. işe girince ailemle yaşarım diyordum ama yok muhtemelen giderim bu böyle çekilmez.
0
🌸Batuhanolabilir
(23.08.16)
Bende de böyle. Anneannem de geldiğinde sürekli bileklerimi bacaklarımı tutar bu ne zayıflık -55kg- artık spor yapma yemek ye yemek ye yemek ye diye yarım saatte bir tekrarlar. Ben şöyle çözüm buldum konuşmaya başladıklarında hiç bir laf etmeden başka odaya gidiyorum.
0
jazzabel
(23.08.16)
kaba davranıp kalbini kırmamak gerek. 'sanane ne giyersem giyerim' gibi bir ifade olmaz.. empati kurun yani. anne sonuçta.

ki evladını düşünen bir anne.

candır.
0
tosiba
(23.08.16)
Anneniz bu sıcakta kalın eşofman giydiğinizi görünce dışarıdan özürlü gibi görünmeyin diye uyarmış sizi. Kadın sonuna kadar haklı. Sana ne gibi tepkiler bir erkeğe yakışmıyor. Hem de annesine karşı.
0
dissendium
(23.08.16)
ne yazık ki çoğu türk annesi böyle. sorsan iyilik yaptıklarını düşünürler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(23.08.16)
ağustos'ta eşofman giysem annem ateşimi falan ölçer neyin var diye, kadın en azından eşofman kalın değil mi çıkar falan demiş.

alakasız belki ama aklıma direk çghb - emolar skeci geldi. www.youtube.com
0
normalbiadam
(24.08.16)
(7)

Sevdiğiniz Türküler

yaren
SelamBir arkadaşıma iş teklifi gelmiş, saat 16.00 - 19.00 arasında müzik yapmasını istemişler. Karadeniz türküleri ve halk müziği demişler. Ama arkadaşın ilk piyasa işi olacak bu, beyni yandı, ne bulucam şimdi ne söylicem ben diye telaşlandı. Türkü bar değilmiş gideceği yer (hatta gideceği yer belli
Selam

Bir arkadaşıma iş teklifi gelmiş, saat 16.00 - 19.00 arasında müzik yapmasını istemişler. Karadeniz türküleri ve halk müziği demişler. Ama arkadaşın ilk piyasa işi olacak bu, beyni yandı, ne bulucam şimdi ne söylicem ben diye telaşlandı. Türkü bar değilmiş gideceği yer (hatta gideceği yer belli değilmiş nası şeyse) sadece gitar eşliğinde söyleyecekmiş.

Ben de size sorayım dedim, acaba mesela mado tarzı yerlerde dinlemek isteyeceğiniz türküler neler olabilir? Bu tarz bir mekanda otururken şunları dinlemek isterim gibi fikirlerinizi yazar mısınız? Bana da biraz değişik geldi de.
0
yaren
(23.08.16)
Vallahi ben gelinoyu çok seviyorum. Orada olsam dinlemek isterdim.
0
cabiday
(23.08.16)
hastane önünde incir ağacı bu türküde süper
0
England
(23.08.16)
asisamus
(23.08.16)
Ander Sevdaluk

www.youtube.com

Karmate - Yağarsa Yağmur Yağar

www.youtube.com

Karmate - Kara Duman

www.youtube.com

Selçuk Balcı - Deniz Üstünde Fener

www.youtube.com

Halk müziği olarak da var bir sürü ama kafe ortamında Karadeniz müziği daha iyi olur.

Sadece gitarla Karadeniz müziği çalmak da pek iyi bir fikir değil.
0
dissendium
(23.08.16)
Improbable
(23.08.16)
@dissendium

arkadaş (bkz: klasik kemençe) çalıyor, hareketli karadenizleri çalacak kadar hareketli değil onun tarzı. nasıl yapıcam diye kafayı yemiş durumda. sadece slow duygusal falan gitse müşteri mutlaka hareketli isteyecek diye düşünüyor. bilemedik biz bu işi.
0
🌸yaren
(23.08.16)
+1 imera fera

Kurtce biliyorsa,
Servet kocakaya - gewre
0
Hayalperest Vişne
(23.08.16)
(11)

kendinizi zorlayarak bitirdiğiniz kitaplar

tejeve
oldu mu? hangi kitaptı? sizi çok sıkmasına rağmen hangi motivasyonla sonunu getirdiniz?bu kitabı okumanız zorunlu muydu, yoksa hür iradenizle mi inat ettiniz?şu an bir kitaba savaş açtım fakat zorlu ilerliyor, 2 haftadır dörtte üçü anca bitti.daha önce böyle bir durumda kaldınız mı? buyrun sohbete
oldu mu? hangi kitaptı?

sizi çok sıkmasına rağmen hangi motivasyonla sonunu getirdiniz?

bu kitabı okumanız zorunlu muydu, yoksa hür iradenizle mi inat ettiniz?

şu an bir kitaba savaş açtım fakat zorlu ilerliyor, 2 haftadır dörtte üçü anca bitti.

daha önce böyle bir durumda kaldınız mı? buyrun sohbete
0
tejeve
(23.08.16)
50 shades of grey in ilk kitabi.

Digrlerini okumadim zaten. Bir arkadasim vermistii, cok seksi , grey tam karizma filan diye ajdjsh ayip olmasin diye okduum da yazan kazma kadinin "anastasia dudagini isirdi, grey tahrik oluyom dedi. Anastasia inadina isirip isirip durdu" betimlemesinden fenalik geciriyodum artik.

Kiz kitabi verince okuyum diye yani.
0
kuehles blondes
(23.08.16)
Adam Fawer - Oz
Aslında sıkmadı ama büyük hayal kırıklığı oldu.
Zorunlu değildi adamın kredisi büyük.

Vardır başka da en son bu olduğu için aklıma ilk bu geldi.
0
mutekebbir
(23.08.16)
Karamazov Kardeşler

Hayvan gibi uzundu. Gerçi bitirdim mi tam hatırlamıyorum. Belki son 10-20 sayfayı okumamışımdır. Sonları ne olacak diye merak etmiştim. Zaten başıma ne geldiyse bu fikir yüzünden geliyor. Breaking Bad'i Walter'ın sonu ne olacak diye bitirdim, şu anda Game of Thrones'u demir tahta kim oturacak diye izliyorum. Karamazov Kardeşleri de Dimitri'ye ne olacak diye okumuştum.

Okuma alışkanlığı kazanmak için zorlamıştım ben kendimi. Daha çok okursam zekam daha da artar gibi bir düşünceye sahibim. İstemiyorsan bırakabilirsin. Belki dili falan sıkıntılıdır.
0
dissendium
(23.08.16)
Dorian Gray'in Portresi ni okumam aylar sürdü.
0
petekpare
(23.08.16)
lise haricinde zorunlu kitap okumadım. şuan ilk 50 sayfası sarmıyorsa bırakıyorum kitabı.
lisede de inat etmedim. özetini arkadaşlardan dinleyerek geçtim dersi.
0
sttc
(23.08.16)
gorkim ana'yı zorla bitirmiştim ama sonu öyle güzel bitmişti ki ananın yakalanmasını defalarca okumuştum.
0
for day to break
(23.08.16)
Yaşama Sevinci
Körleşme
Sanatçının Bir Genç Adam Olarak Portresi
Azizler ve Alimler

Zorunlu değildi, belki devamında güzel şeyler olur diye zorladım kendimi ama olmadı.
0
harvey
(23.08.16)
tabii ki oldu. tutunamayanlar, bir kış gecesi eğer bir yolcu, savaş ve barış ve gurur ve önyargı.
"tutunamayanlar"daki o anlam kargaşası, diyaloglardaki karışıklık beni bedenen bitirdi. iki defa yarıda bırakıp ertesi gün yeniden başladım.


"gurur ve önyargı" kadar boş bir kitap daha görmedim. vakit kaybının getirdiği sinir haricinde üzerinizde hiçbir etki bırakamayacak kadar duygudan, güçten, edebi tattan ve anlamdan çok çok uzak, içi boş bir "karalama".

"bir kış gecesi eğer bir yolcu" ise kendinden nefret ettiren bir başka saçma anlatım tekniğine sahip kitap. zerre içine çekemediği gibi kitabın içeriğine dair tek bir şey hatırlamakta bile zorlanıyorum.

"savaş ve barış": cidden bu kitabın neresi bu kadar tutuluyor, şahane sayılıyor, anlamıyorum. bana hiçbir şey hissettirmedi maalesef.


bu dördünü de "başladığım kitabı bitirmeliyim, illa bana katacağı bir şeyler vardır. belki ilerisi de çok daha iyidir." mantığıyla bitirdim.

bu mantığıma rağmen bazı kitapları ise sınırımı çok zorlamama rağmen bitiremedim:
-başkan babamızın sonbaharı: kitapta nokta yok, sadece virgül var. bitiremedim dolayısla.
-pedro paramo: anlatım tarzını beğenmedim, tutunamayanlar'daki gibi diyaloglar ve zamanlar arası düşünmekten yarım kaldı.
0
m e b
(23.08.16)
Rama serisi 3. kitap. 4 hiç başlamadı o sebepten. O mis gibi ilk kitabı mundar etmişler. Uzay efsanesi ise 4. ve son kitapta batırıyor maalesef.
0
kargn
(23.08.16)
mai ve siyah halada bitirmedim. ana karakteri dovesim var hala.
0
1917
(23.08.16)
Neil Gaiman'ın iddialı bir fanı olmama ve Terry Pratchett'i çok sevmeme rağmen Kıyamet Gösterisi'nin bitirene kadar akla karayı seçtim. Neden bilmiyorum, hikâyeye giremedim bir türlü. karakterler, diyaloglar hiç mi hiç sarmadı. Ama iki yazarın bu kitap dışındaki bütün eserlerini bayıla bayıla okudum.
0
BuddyGuy
(23.08.16)
(11)

bir duyurunun ya da duyurucunun troll olduğunu

limoncello
nasıl anlıyorsunuz?
nasıl anlıyorsunuz?
0
limoncello
(23.08.16)
Sürekli seksten bahsediyorsa büyük ihtimalle trolldür.
0
dissendium
(23.08.16)
@dissendium gerçekten merak eden bu soruları yargısızca bi nickle internet ortamında sormak isteyen ve çevresinde soramayacağı kişiler olan biri de olamaz mı
0
🌸limoncello
(23.08.16)
genelinin bitmek tükenmeyen bilmeyen büyük olaylı hikayeleri oluyor. o kadar olay yaşasan burada işin ne, burada işin varsa o kadar büyük olayı ne ara yaşıyorsun? böyle böyle mantık yürütmelerle karar veriliyor sanırım.

hikayeleri arasında tutarsızlık olanlar zaten kendini ele veriyor, bu tür kişileri sormadığını düşünüyorum.
0
devilred
(23.08.16)
Sorunları gerçek olan kişiler sorunlarını genellikle çok sade bir şekilde anlatmaya çalışıyorlar. Ortaya bir hikaye koymadan dertleri neyse söylüyorlar. Böyle durumlarda herkes ciddiyetle cevap veriyor zaten.
0
dissendium
(23.08.16)
özelini, sorunlarını anlatınca troll diyorlar,birde burda çok gezinince.

birde cinsellikle ilgili soru sorunca o sorunun altına da yazıyorlar troll bu diye. birinde ağda sorusu sormuştum kadın avlama sorusu demişlerdi soruma.

halbuki troll diyen de burdan hiç çıkmıyor yeri gelince troll olarak gördüğü her soruyu da soruyor buraya. birazda kendinin değerli hissetmek için de yapıyor gibi geliyorlar bana.o yüzden çok şaapmaak lazım.
0
for day to break
(23.08.16)
@hellokopter bunun psikolojide bi adı var galiba
0
🌸limoncello
(23.08.16)
Troll diyenlere tik atiyorsa trolldur
0
la noix
(23.08.16)
burada acı gercekleri söylersen, yararlı ama karşındakinin yapmak istemeyecegi, kendisine zor gelen, rahatini kaciran ama samimi tavsiyelerde bulunursan, toplum genelinde yer edinmiş kural ve kaidelerin disinda çıkmış duyurulara olumsuz cevaplar verirsen, duyurularinda ya da duyuruya verdigin cevaplarda dini yön bulunursa beş yıldızlı troll oldun gitti.
(hepsi görülmüş ve yaşanmıştır)
yani demek istedigim duyurunun rengine göre hareket edeceksin. mesela adam kiz arkadasindan mi dert yaniyor hemen,
- boşver panpa sana kız mı yok, diyeceksin.
alkolü fazla kaçırmış ve bazi olumsuz hareketler mi yapmiş duyuruda, hemen
- aksama dostlar meyhanesine gel unutalim herseyi diyeceksin.
anladin sanirim. tamamen kişiye uygun hareket edersen hiç bir sorun olmaz. gercekleri konuşursan sorun olurve sonra troll denir. şimdiki zaman böyle. keyifleri kaçiran hiç duyuru ve cevap yazma. hakli bile olsan duyurun silinebilir. derinlemesine hümanist ve konformist takilacaksin burada.

bazi zamanlar duyurulara (samimi olarak) ters cevaplar verebiliyorum. buna rağmen tik verip cevabimi kabullenenler de var. haklarini yememek lazim.
0
1adam
(23.08.16)
nickten anlıyorum, ayrı bi antipatim olduğu için bu tiplere, direkt mimliyorum kafamda. bi de mod olunca hepten düştüm peşlerine, nihohahohao...
bu tip cevaplara "şunu şunu yapıyosun ama troll diyüler" diyebiliyorlar mesela, o şekilde takip edip nicklerden çıkartabiliyorsun.

illa cevaptan çözeceksek olur olmaz cevaplara çok anlayışlı yanıt veren, kendisine inansınlar diye çok detay vermeye çalışanların troll çıktığını söyleyebilirim. çünkü ciddi olsan o cevaba "sie lan" der geçersin.
0
baba jo
(23.08.16)
ne yazdığı anlaşılmıyorsa trolldür.
0
for day to break
(23.08.16)
Hit alacak duyuru açmaya çalışıyorsa sürekli belli oluyor.
0
arnold schwarzeneger
(24.08.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.