Giriş
(4)

Türk Sineması'ndan ve Edebiyatı'ndan en nadide karakterler

dahinnotha
Gerçek gibi olan, iz bırakmış karakterlerden aklınıza kimler geliyor? Ben Hait Ayarcı'yı sokakta görsem tanırım gibime geliyor.
Gerçek gibi olan, iz bırakmış karakterlerden aklınıza kimler geliyor?

Ben Hait Ayarcı'yı sokakta görsem tanırım gibime geliyor.
0
dahinnotha
(27.09.16)
Çalıkuşu. Miralay Hayri bey. Munise. Tanırım bunları. Sarılırım.
0
yaren
(27.09.16)
Zebercet.
0
auroraaurora
(27.09.16)
Kahraman Kiral
0
yons
(27.09.16)
Bir Zamanlar Anadolu'daki savcı Nusret.

(bkz: taner birsel)
0
dissendium
(27.09.16)
(17)

Underrated içecekleriniz neler ?

Golden Ratio
SB. Bunun üstüne tanımamhttp://scontent.cdninstagram.com/t51.2885-15/s750x750/sh0.08/e35/13117771_1730283390518940_1232853317_n.jpg?ig_cache_key=MTI0MjgwMDExNDA1NDkyNDMyOQ%3D%3D.2
SB.
Bunun üstüne tanımam
scontent.cdninstagram.com
0
Golden Ratio
(27.09.16)
Su. Herşeyin yanında gidiyor.
0
gozu acik sevisen yahudi
(27.09.16)
Apocalypse
(27.09.16)
Hiçkimse bilmez, bilemez:

3.bp.blogspot.com

O kadar underrated kaldı ki piyasadan kaldırdılar. Oysa çok güzeldi.
0
himmet dayi
(27.09.16)
0
tosiba
(27.09.16)
fruit shoot

www.google.com.tr
0
bir garip melek
(27.09.16)
Capy Pulpy Portakal
0
dissendium
(27.09.16)
Tonik içerim ben. Sek.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(27.09.16)
pepsi limonlu. twist miydi neydi. büyük marketler dışında denk gelmiyorum hiç.
0
jangbogo
(27.09.16)
kefir
0
hypervaskulerdondurucu
(27.09.16)
sprite zero.
0
hopeless
(27.09.16)
kefir +1
0
centrolenidae
(27.09.16)
Schweppes- Ginger Ale
En azından Türkiye için.
0
equine
(27.09.16)
mezzo mix.
0
aydogank
(27.09.16)
elmalı soda + içine dilimlemiş yeşil elma.
0
theseachange
(27.09.16)
wheat grass, kombuçha
0
fransiz burjuvasi
(27.09.16)
kenevir sütü
0
emininsel
(27.09.16)
aspire
0
cedilla
(27.09.16)
(4)

sizce pastane açmalıyım?

olay mahalli
kardeşim pasta ustası. ben de yurtdışında yaşıyorum. elimizde de 100 bin tl sermaye var diyelim. son iki-üç yıldır baya bir düşünüyoruz 'nasıl bi iş kurabiliriz bu paraya' diye. hem onun hünerini hem de parayı kullanarak nasıl bir iş yapıp tutturabiliriz? pastane mi, cafe mi, sadece üretim mi...?
kardeşim pasta ustası. ben de yurtdışında yaşıyorum. elimizde de 100 bin tl sermaye var diyelim. son iki-üç yıldır baya bir düşünüyoruz 'nasıl bi iş kurabiliriz bu paraya' diye. hem onun hünerini hem de parayı kullanarak nasıl bir iş yapıp tutturabiliriz? pastane mi, cafe mi, sadece üretim mi...?
0
olay mahalli
(27.09.16)
Ticaretten anlamıyorsanız iş kurmayın. Ürünler satılmak için üretilir. İyi pasta yapabilmek o pastaları satamadığınız sürece bir şey ifade etmez. Kafe açarsanız ek olarak pastaları kendiniz yapabilirsiniz, dışarıdan almazsınız. Sadece üretmek karsız bir iş. İşin kazancı satıştan geliyor zaten. Kafe açabilirsiniz, ama hitap edilen kesim, tarz, kalite gibi şeyleri çok iyi düşünmeniz gerek.
0
dissendium
(27.09.16)
stopaj nedir nasıl ödenir yazar kasa sana kaça patlar bunlardan biraz haberdar olsanız iyi olabilir.
0
nedendir bilinmez
(27.09.16)
Ben olsam instagramdan vs. üretim yapar satardım :)
cafe vs. açmak aşırı keyifli geliyor bana ama o parayı batırmak çok olası. 100bin batırsak da sorun değil diyorsanız girişin. Yok 100bin hayatımın garantisi diyorsanız bulaşmayın.
0
lcha
(27.09.16)
+1 lcha

Ayrıca ben olsam; Instagram ya da Internet sitesi açıp o paranın çok az bir miktarını yine Internet reklamlarına ayırıp bu işe başlardım.
0
teknikekip
(27.09.16)
(13)

Tek geceliklerle ilgili

chipie
Anlayamadığım bir nokta var. Tek gecelik ilişkiye girilen insan illa ki bir şekilde beğenilen insan değil midir? Yani fiziksel olarak dahi beğenilmeyen biriyle sevişilir mi? Yoksa sadece ihtiyaç, öylesine fiziksel aktivite gibi olur mu? Fikrinizi merak ediyorum ben güzel ya da yakışıklı bulunmayan y
Anlayamadığım bir nokta var. Tek gecelik ilişkiye girilen insan illa ki bir şekilde beğenilen insan değil midir? Yani fiziksel olarak dahi beğenilmeyen biriyle sevişilir mi? Yoksa sadece ihtiyaç, öylesine fiziksel aktivite gibi olur mu?
Fikrinizi merak ediyorum ben güzel ya da yakışıklı bulunmayan yani en azından hoşuna gitmeyen biriyle sevişilmez diyorum. Yoksa içi alır mı insanın dokunmayı?
0
chipie
(27.09.16)
alkolün miktarına göre değişir bu sorunun cevabı.
0
devilred
(27.09.16)
tinder ı kullanan bi kaç erkeği canlı izlersen o motivasyonun neye benzediğini görebilirsin.
ben anlamıyorum nasıl hayvansı bi içgüdü ama sorunu olmayanlar çok.

yaftalayacak değilim, gördükçe alışıyorum. normal demek ki
0
sttc
(27.09.16)
cinsel açlıkla ilgili. eğer kişi yeterince açsa damacana bile gözüne seksi gözükebilir.
0
nickini degistiren yazar
(27.09.16)
Bu iş çok riskli bir iş. Düzenli seks, pek çok açıdan iyidir.

Ara ara duyuruda da açılan cinsel hastalık başlıklarına bakarsan ne demek istediğimi daha net anlarsın. Güvenlik noktasında da sıkıntılar var, yeni tandığın biri evine geliyor veya sen evine gidiyorsun vs. vs.


Tek gecelik ilişkilerden mümkün olduğu kadar kaçının. Sorunuza gelirsek, tek gecelik ilişkinin doğası gereği beğenmeseniz de olabilir.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.09.16)
Cinsellik de bir ihtiyaç. Alkolle hiç ilgisi yok. İstek olursa bir insan beğenmediği biriyle de birlikte olabilir. Çok büyütmemek lazım böyle şeyleri.
0
dissendium
(27.09.16)
beğenmediğim insanla da seviştim. pek şaşırtıcı olmadı.

beğendiğim insanla sevişmeye çalışıp hayal kırıklığına uğradığım da oldu. bak bu şaşırtıcıydı. ayak fantazisi olan vs. saçma sapan zevkleri olan insanlar beni irrite ediyor.
0
aydogank
(27.09.16)
yalnız öyle bir sormuşsun ki sanki böyle bir partide insanlar tombala çekip eş seçiyormuş gibi. :) (gerçi onu da fantezi gereği yapanlar oluyordur muhakkak. eş değiştirme partileri gibi.) tek geceliklerde de birbirini çekiyor işte insanlar bir şekilde. ama kabul etme skalası geniş olabiliyor insanların.
0
matrix
(27.09.16)
Hiç tek gecelik ilişki yaşamadım ama devamlı bu şekilde ilişkiler yaşayan yakın bir erkek arkadaşımdan ve başka birkaç örnekten erkeklerin güzellik konusuna önem vermediğini biliyorum. Kadınlar önemsiyor olabilir.
0
petekpare
(27.09.16)
En azindan fiziksel olarak az cok begenilmis olmasi lazim, baska turlu olmaz. Ama gercekten "nefes alsin yeter" mantiginda gidenler var. Inanmazdim ama varmis, gordum.
Kisiye gore degisiyor demek ki. Bana sorsan istemeyecegim biriyle olmaktansa 40 yil iliskiye girmeden yasamayi tercih ederim.
0
stavro
(27.09.16)
valla erkekleri bilmiyorum ama kadın önüne gelenle yatmaz. hele memleketteki tipleri düşündükçe evlerden ırak.
biraz adama benzemeli tabii.
0
vecihi ile fikret
(27.09.16)
Libido insana olmadık şeyler yaptırabilir.
0
arnold schwarzeneger
(27.09.16)
Fiziken beğenmediğim, çekici bulmadığım biriyle katiyyen sevişmem kendime de böyle bi saygısızlık yapmam.
0
chiper
(27.09.16)
ben fiziksel olarak çok beğenmediğim biriyle sevişmem, cinsel açlıktan kendini duvarlara vuran biriyim. her sevişemeyen damacana skmek veya çirkin bulduğu insanların kucağına atlayacak olsaydı erkeklerin %95'i tecavüzcü olurdu. çok şükür "hoşuma giden biriyle ilişkiye giremiyorum o zaman öşek skeyim" diyecek kadar çıldırmadım henüz ben, öngörülebilir bir süre içerisinde çıldıracağımı da sanmıyorum.

ha kimisi de iki biradan sonra babası gelse sevişiyo, onu ben bilmem. ben fiziksel olarak çok çekici bulmadığım sürece olmuyor yani, istemiyorum. tam olarak "damacana skmek"le aynı seviyede geliyor bana, afaki ve tatsız.
0
der meister
(27.09.16)
(6)

Telefon suya düştü yardım edin :(

antepfıstıklıbaklava
Arkadaşlar ıphone 5s telefonu tuvalete düşürdüm ya. Bi 30 sn içinde çıkardım gittim pirince falan koydum. Sudan çıkardığımda telefon kapanmıştı çoktan. Hiç bu durumu yaşayan var mı? Başka yapmam gereken bir şey var mı belki bi fikir verirsiniz, moralim çok bozuk :((
Arkadaşlar ıphone 5s telefonu tuvalete düşürdüm ya. Bi 30 sn içinde çıkardım gittim pirince falan koydum. Sudan çıkardığımda telefon kapanmıştı çoktan. Hiç bu durumu yaşayan var mı? Başka yapmam gereken bir şey var mı belki bi fikir verirsiniz, moralim çok bozuk :((
0
antepfıstıklıbaklava
(26.09.16)
Pirinçe koyun sabaha kadar kalsın sabah şarja takın ve 5 dk sonra açın

Muhtemelen çalışır
0
KingDagos
(26.09.16)
Sabah falan yetmez ona 30 sn orada kaldıysa. İki gün falan duracak pirincin içinde.
0
harzem
(26.09.16)
hocam al 5kilo pirinç 2 3 4 gün boyunca ne kadar dayanabilirsen
sabah akşam pirinç değiştir
0
killerbee
(26.09.16)
Kapandıysa büyük ihtimal iflah olmaz.

Geçmiş olsun.
0
kurnaz
(26.09.16)
Pirinçle falan olmaz o iş. Geçmiş olsun. Fotoğraf makinemin lensi dış çekim yaptıktan sonra eve bir anda girmemle buğulandı. Bir yıl geçti hala lens bulanık gözüküyor.
0
dissendium
(26.09.16)
kendiliğinden düzelmeyecek. bence telefoncuya götürün. içini açıp konnektörleri temizlesin, tekrar toplasın. işte o zaman çalışmazsa yapacak bişey yok. arızalanan parçalarını aramaya başlamak gerek.

sökülüp toplanması zor bi telefon değil. eliniz yatkınsa kendiniz bile yaparsınız ama temizleme solüsyonu falan gerek ilaveten.
0
sttc
(26.09.16)
(2)

üniversitede öğrenci işlerinde kısmi zamanlı öğrenci olarak çalışmak

coderlovescoder
selamlar istanbul üniversitesinde öğrenci işlerinde kısmi zamanlı öğrenci olarak çalışmak mümkün müdür acaba? biliyor musunuz? ona göre başvuracağım da.bunun dışında alternatiflerim neler acaba?
selamlar istanbul üniversitesinde öğrenci işlerinde kısmi zamanlı öğrenci olarak çalışmak mümkün müdür acaba? biliyor musunuz? ona göre başvuracağım da.
bunun dışında alternatiflerim neler acaba?
0
coderlovescoder
(26.09.16)
Kütüphanede daha çok öğrenci çalışıyor genelde.
0
dissendium
(26.09.16)
www.istanbul.edu.tr
Şu sayfanın altında yazan KZÖ talep listesi hemen hemen doğru. Oradan bakabilirsin.

Bu arada başvurular kapandı diye biliyorum.
0
equine
(27.09.16)
(1)

jay z empire state of mind

utepils
bugün bi arkadaş dinletti, empire state of mind gibi ama ondan önce bi film festival şarkısı gibi bir şeyle editlemişler sonra tak diye empire state of mind giriyordu çok hoşuma gitti. var mıdır bilen?
bugün bi arkadaş dinletti, empire state of mind gibi ama ondan önce bi film festival şarkısı gibi bir şeyle editlemişler sonra tak diye empire state of mind giriyordu çok hoşuma gitti. var mıdır bilen?
0
utepils
(26.09.16)
Brooklyn We Go Hard diyesim geldi. Bir filmde kullanılmıştı bu şarkı.
0
dissendium
(26.09.16)
(3)

Basit matematik sorusu

kivanc1
Bu soruları kısa yoldan nasıl çözüyorduk? Teşekkürler :)Soru ekte, mobilden şeediyorum yüklenmediyse haber ediverin.
Bu soruları kısa yoldan nasıl çözüyorduk? Teşekkürler :)

Soru ekte, mobilden şeediyorum yüklenmediyse haber ediverin.
0
kivanc1
(26.09.16)
Başka bir çözüm yolu var mı bilmiyorum ama tek bilinmeyenli denklem ile çözülebileceğini tahmin ediyorum.
0
scheisskopf
(26.09.16)
x + 1.2x + (1.2x1.2)x + (1.2x1.2x1.2)x = 1342
5.368x = 1342
x = 250

Soruda hata var ama, 1342 sayfa diyor, aslinda 1342 soru olmasi lazim, yada ilk gun kac sayfa cozmus diye sormasi lazim.
0
cooperr
(26.09.16)
dissendium
(26.09.16)
(6)

Üniversite / Dershane / Ruh Hali.

mutekebbir
23 yaşında bir genç düşünün. Üniversite okumamış sebebini bilmiyorum, okumayı sevmiyor ama zeki bi çocuk.Geçen yıl yakın bir arkadaşı gaza getirdi bunu, sen yaparsın çalış gir üniversiteye bitir okulunu diye.Bu da çok güzel aldı hemen gazı, gittik bir sürü kitap aldık, hatta odasını bile yeniledi ço
23 yaşında bir genç düşünün.
Üniversite okumamış sebebini bilmiyorum, okumayı sevmiyor ama zeki bi çocuk.
Geçen yıl yakın bir arkadaşı gaza getirdi bunu, sen yaparsın çalış gir üniversiteye bitir okulunu diye.
Bu da çok güzel aldı hemen gazı, gittik bir sürü kitap aldık, hatta odasını bile yeniledi çocuk bayağı yeni bir düzen kurdu kendisine. Kendine çalışma programı ayarladı ve uydu, çalışmaya başladı.
Önümüzdeki sınava girecek.

Fakat okula çok uzun zaman ara verdiği için bazı şeylerde yalnız yetersiz kalıyor.
Zar zor dershane bulundu kayıt yaptıracak, fakat dershane ortamını görmek çok moralini bozdu, herkes ondan küçük, yıllar sonra yeniden bi okul ortamı.
Dışa vuramıyor fakat inanılmaz strese girdi.

Üniversite için gaz veren arkadaşı da diyor ki kasmasın kendini, açıktan okusun, o süre içinde de yabancı dil kursuna gitsin, birini öğrensin diğerine gitsin vs. Dışarıdan böyle kendini geliştirirken, okulu da açıktan bitirir.
Bana pek mantıklı gelmedi açıkçası ama şimdi o yanında olduğu için tam olarak durumunu görebiliyor. Ben göremiyormuşum.
Diyorum ki alışır, bir süre adapte olması zor olsa da halledebilir.
Ama çökmüş bildiğin. Derse gitmeyebilir dedi ortak arkadaşımız.

Şimdi ne yapmak lazım bu arkadaşa.
Bir kere bir sürü yatırım yaptı bu olay için. Hayal kurdu her şeyden öte, inanıyor yapabileceğine bir dershane ortamı görmek insanı bu hale getirir mi?
Hadi getirdi diyelim, nasıl çıkar.

Dershaneye girince bu hale geliyorsa bu çocukcağız okulu kazandığında ne halt edecek?

Ne yapmalı? Ne demeli?

Kendisi de bilmiyor ne yapacağını, biz de bilmiyoruz ne diyeceğimizi.
Kendisine sor bakalım, oturun konuşun dedim şu an pek o kafada değilmiş, morali çok bozukmuş.

Bu geçici bir durum mudur? Yoksa şimdiye kadar olan emekler yanıp arkadaşın dediği yoldan giderse daha mı iyi olur?

Kararı kendisi verecek elbette ama sizin bir yakınınız aynı durumda olsa mesela nasıl değerlendirirdiniz durumu?

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(26.09.16)
aöf okumanın tek faydası askerlik. açıktan okursa hiçbir fayası olmaz. böyle tavsiyeler verenlere de ayrı tavım. 24 yaşındayım. kısmetse önümüzdeki yıl başlıcam. açıkcası bu durum arkadaşının ne istediğine hangi bölümü hedeflediğine göre değişir. iyi bir yere girebilirse okusun derim. ama sırf okumak için okuyacaksa zaman kaybetmesin boşuna. o yüzden bu kararsızlıktan bir an önce kurtulmalı. sınav zamanı yaklaşıyor ve ona göre bir karar vermeli.
0
tute
(26.09.16)
sunu soylemek isterim, okula basladiginda yas farki asla sorun yaratmayacak. bu dusuncemi destekleyen pek cok insan bulabilirim, gelip yazarlar da zaten.

aof okumasin elbette. yukaridaki arkadasin soyledigi gibi tek faydasi askerlikten yirtmak.

bence dershaneye alisabilir zamanla. hatta hocalari tarafindan ozel ilgi gormesini saglayabilir bu yas farkliligi.
0
hopeless
(26.09.16)
il ünimi yarım bırakıp 23 yaşımda tekrardan başka bir üniversiteye girdim. evet 23. evet çoğu kişi benden küçüktü ama herkes değil. benim gibi bir sürü kişi vardı ki ben küçük bir şehirdeydim. büyük şehirlerde bu oran daha fazladır.

sıkıntı, stres... tahmin edemezsin neler yaşadığımı. ama bir süre sonra bi bakmışım hepsi ni unutmuşum. arkadaşlarım var, ortamım var vs.

ve en önemlisi, daha olgun olduğun için olsa gerek, hayata ülkeye insanlara gençliğin içinde bulunduğu duruma karşı daha daha gözün açık oluyor. bazı şeylerin farkına daha iyi varabiliyorsun. bunları söyle mesela arkadaşına. ben bi önceki ünimde adeta malın tekiymişim diyorum. hiçbirşeyin farkında olmayan bir çocukmuşum. vs vs, anlatsam epey anlatırım.

ben aynı zamanda çalışıyordum. sadece derslere girdp çıktım bir süre. hiç kimseyle isteyrek arkadaş vs olmaya kastırmadım. gerekli durumlarda konuştum insanlarla. kasılıyordum çünkü. insanların soru soracak olmasından çekiniyordum. ama sonra yukarda da dediğim gibi bi bakmışım kaynaşmısız. bir kız arkadaşım olmuştu, en güzel yıllarım geçti o ünide. bunlar da var :)

dersane işini bilemem. o daha büyük stres. eğer evde düzenli çalışabilecekse dersane çok da gerekli değil.

ama mutlaka üniye gitsin. açıktan okumasın. okurken de çalışsın bir yandan. çok güzel bir 4-5 yıl geçirebilir.
0
mahone
(26.09.16)
Arkadaşın ağzını koli bandıyla bantlayın, en hayırlısı. Bizim okulda 50 yaşında adam var okuyan. Çocuğun endişelerine hak verip AÖF falan diye gazlamasın. Üniversite hayatını yaşasın çocuk, hocalardan ders dinlesin, farklı görüşler tanısın, bir vizyonu olsun. İngilizce kursuna gidip AÖF işletme okuyunca çok mu gelişecek?
0
Lim5
(26.09.16)
itü'de mühendislik okuyorum arkadaş grubumu sayıyorum;

-29 yaşında dgs ile geldi okulu bu sene bitirecek.
-22 yaşında öss'de 2000. olacak geldi dereceye oynuyor

gördüğün üzere yaş farkı insanlar arasında problem olmuyor, arkadaşlarım bana yaşlarını söylene kadar 7 yaş gibi bi fark olduğuna ihtimal vermezdim. Okumanın yaşı yok, gitsin dershanesine orda çalışıp düzgün bir üniversite kazanıp gidip okusun.
0
bozbaykus
(26.09.16)
Açıktan okumak ve yabancı dil öğrenmek, bu süreçte yapılabilecek en mantıksız hareket. Sosyal fobi oluşmuş olabilir. Arkadaşlarını rakip olarak görürse kazanma hırsı oluşabilir. Devam etsin mutlaka. Böyle şeyler keyfe göre olmuyor maalesef.
0
dissendium
(26.09.16)
(7)

Üniversiteler ne işe yarıyor?

soft
Başlık ilginç evet. Özellikle sosyal bilimlerde deli egolu hocaların ne işe yaradığını, öğrencilerin üniversite okuyup kendine ne kattığını merak ediyorum. Türkiye'de ''akademi'' denen olay neye yarıyor allasen?Mesela istanbul Üni. iktisat mezunu birkaç kişi tanıyorum. Bir tanesi 1. bitirmiş iktisat
Başlık ilginç evet. Özellikle sosyal bilimlerde deli egolu hocaların ne işe yaradığını, öğrencilerin üniversite okuyup kendine ne kattığını merak ediyorum. Türkiye'de ''akademi'' denen olay neye yarıyor allasen?

Mesela istanbul Üni. iktisat mezunu birkaç kişi tanıyorum. Bir tanesi 1. bitirmiş iktisat bilmiyor. ''Ezberledim geçtim'' diyor. İyi bir üniversite hesapta.

Hocalar hiçbir şeye yaramayan, copy paste makaleler yazarak, batılıların kitaplarını derste okuyarak toplum refahına ne gibi bir katkı veriyorlar? Veya vermek zorunda değiller mi? Bir iktisatçının para ve maliye politikalarına reel katkılar vermesi, veya verebilecek vizyonda öğrenciler yetiştirmesi gerekmez mi? Adam mesela Kayserili. Lisans, yl, doktora Erciyes Üni'de yapmış, burnunu şehirden çıkarmadan profluğa kadar gelmiş.

Dünyada nedir bu işin olayı, bizde nedir? Bu üniversiteler ne işe yarıyor hakikaten anlamıyorum. Aydınlatın beni.
0
soft
(25.09.16)
Askerlik süresini kısaltmaya, eş bulmaya, cv'ye yazmaya, ortamlarda hava atmaya...

"Kayserili" olacak. Kesme işareti kullanılmaz.
0
la rana
(25.09.16)
Okuduğunu anlama kabiliyeti olan kişilerin iş takibi yapılan pozisyonlarda çalışmaları için ayırt edilmelerine yarıyor.
0
Batuhanolabilir
(25.09.16)
ben türkiye'deki pek çok akademisyenin rolünün, öğrenci sirkülasyonunu sağlamaya katkıdan başka bir katkılarının olduğunu düşünmüyorum. bir çoğu piyasaya çıksa sahiden iş bulamayacak kimseler. ama dünyanın en vasıflı %5'lik kesimi içerisindelermiş gibi bir tavır içerisindeler. fen bilimlerini bilmiyorum, ama özellikle sosyal bilimlerde durum bu şekilde.
0
gogu delen adam
(25.09.16)
yazdıklarına yüzde yüz katılıyorum.

mersin üniversitesinde mesela profesör olmuş kadın hocalar var (iibf) daha powerpoint'i kullanmayı bırak bilgisayarda nerden bulup açacaklarını bile bilmiyorlar. asistanları gelip sınıfta pc'yi açıp slaytı ekrana yansıtıyorlar.

askerlik, eş bulma +1

buralardan mezun olan çoğu kişi kpss, bilmem ne sınavı, o sınav, bankalara giriş vs için kastırıp illaki bir yerde çalışmaya başlıyor. ama eğitim olarak. sıfır bile değil eksi anasını satayım. tabi bu her unide böyledir demiyorum ama çoğunda böyle.

yine mersin üniversitesinde, ben 2010-15 arası okudum. bir dersin geçmiş yıllardan 2001,2002 soruları vardı. ve hoca bize de aynılarını sormuştu. yalan söylüyorsam allah belamı versin. hocanın adını, dersin adını bile yazarım. fotokopiden 2001den itibaren sorduğu tüm soruları alırdık. kadının 2001den 2012 ye kadar her vize ve final sorusu aynı idi. sadece sayılar değişikti :)

zorla kitap satın aldırmalar, zorla konferansa katılmalar ve konferansta hocaların yoklama alması :) daha neler neler anlatabilirim. usülsüzlüklere kadar ne rezillikler gördüm.

bu fakülteler, birilerine ekmek kapısı, gençler için 4 yıllık fakülte bitirip iyi kötü bir iş bulma, kızlara ve erkeklere eş bulma vs den başka bir boka yaramıyor.

okudugu alanın hakkını verip alanında iyi işler yapan kişileri tenzih ederim. çok sinirlendim yine.
0
mahone
(25.09.16)
bu işin derinine inelim.

daha çocuk ilkokulda ezber yapmaya alışıyor.

üniversite sınavı geliyor, mesela adam iktisatçı, tm'den girmiş, hayvan gibi edebiyat ezberlemek zorunda. yazarın anası, babası, eserleri..

sonra herif üniversiteye gidiyor, adamın kafa artık ezbere basıyor. yeni bir şey üret desen, bir fikir, bir araç vs. belki mel mel bakacak suratına.

'üniversiteler ne işe yarıyor'dan ziyade; 'türkiye'de okullar ne işe yarıyor?' demek istiyorum.
0
tosiba
(25.09.16)
Üniversiteler Türkiye'de şu an için meslek edindirme işine yarıyor. Bir üniversite makine mühendisliği eğitimi veriyor diyelim. Buradan mezun olan öğrenciler iş hayatında önemli işler yapıyorlar. Burası gerçek. Özellikle Türk doktorlarının ben iş yükü anlamında gayet başarılı olduklarını söyleyebilirim. Bizim üniversitelerimiz daha çok yeni. Ne zaman 300-400 yaşında bir ülke oluruz, o zaman belki bazı şeyler değişir. Bugün nasıl her Cambridge Üniversitesi'nden mezun olan bir Isaac Newton olmuyorsa, normal bir işe girip çalışıyorsa bu çok da abartılacak bir şey değildir diye düşünüyorum.
0
dissendium
(25.09.16)
Işe yaramiyor gibi gozukebilir ama askere gidip universite okumamislari gorunce anliyorsunuz aslinda ne kadar elzem oldugunu.
0
zoghurt
(26.09.16)
(3)

Bulamadığım şarkı

hasanemrex
Arkadaşlar spor salonunda bugün bir şarkı vardı sesini kaydedip size soracaktım ama ben telefonu alana kadar şarkı bitti şarkıyı bir kadın söylüyor ve nakaratında davay davay davay davay şeklinde söylüyor 4 kez. Bu şekilde bulmam çok zor biliyorum ama belki bileniniz vardır diye bir sorayım dedim.
Arkadaşlar spor salonunda bugün bir şarkı vardı sesini kaydedip size soracaktım ama ben telefonu alana kadar şarkı bitti şarkıyı bir kadın söylüyor ve nakaratında davay davay davay davay şeklinde söylüyor 4 kez. Bu şekilde bulmam çok zor biliyorum ama belki bileniniz vardır diye bir sorayım dedim.
0
hasanemrex
(25.09.16)
Serebro - Mama Luba

www.youtube.com
0
dissendium
(25.09.16)
Bu değil maalesef ya biraz daha sert bir şarkı ve 4 kez davay diyor üst üste
0
🌸hasanemrex
(25.09.16)
silver apple
(26.09.16)
(7)

Bilim ve Teknik dergisi abone olmaya değer mi?

winston insani
MerhabalarBilim ve Teknik dergisi hala abone olmaya değer bir dergi mi? Eskiden gayet iyiydi ama son yıllarda özellikle cemaat'in ve/ya da vasıfsız insanların oralarda çalışması nedeniyle kalitesi düşmüş diye duyuyorum hep.Senelik 70 liraymış.https://esatis.tubitak.gov.tr/aboneDergi.htmNe dersiniz?
Merhabalar

Bilim ve Teknik dergisi hala abone olmaya değer bir dergi mi? Eskiden gayet iyiydi ama son yıllarda özellikle cemaat'in ve/ya da vasıfsız insanların oralarda çalışması nedeniyle kalitesi düşmüş diye duyuyorum hep.

Senelik 70 liraymış.

esatis.tubitak.gov.tr

Ne dersiniz? Ücretten değilim ama bu dergi değer mi alınmaya?
0
winston insani
(25.09.16)
hayır bence. internetteki kaynaklar daha çeşitli. yakında kütüphane olan bir şehirdeyseniz. kütüphanelerin aboneliği vardır. orda takılabilirsiniz.
0
coderlovescoder
(25.09.16)
Ben e dergiye aboneyim.ama ekim ayından itibaren ek olarak eski sayıların kopyalarını verecekler galiba bu yüzden basılı dergiye abone olmak da mantıklı olabilir.hükümetlerden konjuktürden bağımsız olarak yaklaşık 27 yıldır okuyorum.evt bir çok şey değişti ama bana hala en mantıklı bilim kaynağı gibi geliyor. Bu konudaki indikatörüm Emrehan Halıcı o olduğu sürece işlerin çok boktan olmadığına dair inancım var.
0
delicevat
(25.09.16)
Evde 1999 yılının sayıları var. Efsane yazılar hazırlamışlar. Son yıllarda yüzüne bakmadığım bir dergi. Gözümün önünde bilimle ilgili bir şeyler dursun diyorsan alabilirsin.
0
dissendium
(25.09.16)
Eksisi gibi degil o dergi. Bir ise yaramiyor artik.
0
stavro
(25.09.16)
Selçuk alsan vural altın şahin koçak yok. Yerlerini dolduracak kimse de yok. Yemişim öyle kadroyu lan. Yemişim öyle camiayı. Yemişim öyle popüler bilimi. Yemişim öyle süreli yayını.
0
kargn
(26.09.16)
Nö. O paraya new scientist alırız.
0
babilbaligi
(26.09.16)
Tübitak artık Tübitak'lığını, TDK da TDK'lığını kaybetti. Eski TDK'lılar Dil Derneği'nde genelde ama eski Tübitak'lıların bir kısmı ve onların öğrencileri Bilim ve Gelecek dergisinde. O yüzden, Bilim ve Teknik almaya değmez ama Bilim ve Gelecek gerçekten tadından yenmiyor. Bilim ile ilgili bilgi için Bilim ve Gelecek'e, dil ile ilgili olanlar için Dil Derneği'nin yayınlarına başvuruyorum.
0
aychovsky
(26.09.16)
(1)

sakarya üniversitesi uzaktan eğitim sistemi işleyişi

kombucho
merhaba duyurunun güzel insanları, bu sistemle bir yüksek lisans programına başladım, ancak kafamda deli sorular:1* hafta içi derslerine sanal sınıftan katıldım, katılım 0 görünüyor, sanırım hoca bir vakit gelince toplu olarak, geldi gelmedi işaretliyor, böylelikle canlı katılım da şart olmuyor, der
merhaba duyurunun güzel insanları, bu sistemle bir yüksek lisans programına başladım, ancak kafamda deli sorular:
1* hafta içi derslerine sanal sınıftan katıldım, katılım 0 görünüyor, sanırım hoca bir vakit gelince toplu olarak, geldi gelmedi işaretliyor, böylelikle canlı katılım da şart olmuyor, dersi sonradan izleyene de devamsızlık saymıyorlar?
2* mesela bir dersim çarşamba 2 saat pazar 1 saat tanımlanmış. çarşamba girdim derse, pazar günkü saatte bilgisayar başındayım, sınıf açılmadı, yapmayacak herhalde dersi? uyarı yok, mesaj yok, ne yapacağım bilemiyorum.
3* final sınavları, okulda oluyor ve bu sene yök ün kararıyla uzaktan eğitimdeki faaliyetlerin nota etkisi %20'ye düşürülmüş. yani uzaktan yapılan vize ve ödevler %20 etkiyor, FİNAL %80. şimdi merak ediyorum bu finallerde notlar falan açık mı oluyor yoksa kapalı mı? bir de finaller klasik sınav mı yoksa test usulü mü?

BU İŞİ YAPAN OLDUYSA, AYDINLATABİLİRSE, MİNNETAR OLURUM. özelden de ulaşabilirsiniz, aşağıya cevap da yazabilirsiniz, ben de birşeyleri netleştirirsem, aşağıya bilgi olarak aydınlatma yapacağım.

şimdiden yardımcı olacaklara teşekkürler.
0
kombucho
(25.09.16)
2. soru

Pazar günü fiziksel olarak derse gitmeniz gerekebilir. Saçma, ama öyle. Arayıp sorun.

Teyzem aynı üniversitede formasyon aldı, onun da derslerinin bir kısmı İnternet'tendi. Hafta sonları bazen fakülteye gidiyordu. Ben de aynı okuldayım. Bazı dersler için gerçekten okula bekliyorlar.
0
dissendium
(25.09.16)
(12)

ne biçim gün

yuvarlanantencereninkapagi
nasıl bir gün sizin için?birazdan kafamı koparicam. beynim uyusmus gibi.
nasıl bir gün sizin için?
birazdan kafamı koparicam. beynim uyusmus gibi.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.09.16)
Hava çok sıkıcı. Yaz geri gelsin.
0
dissendium
(25.09.16)
Al benden de o kadar. Bir gün ancak bu kadar lanet başlayıp böyle boktan devam edebilirdi.
0
mutekebbir
(25.09.16)
piç roma kaybetmeseydi daha iyi olurdu ama şimdi de fena değil. 6'da yatıp 12'de kalkmış olmama rağmen iyi hissettiğimi söyleyebilirim. gece erken yatarım mis gibi, sabah da çalışırım. sonra osbire devam. hafta sonlarını seviyorum ben ya. kuşlar ötüşüyo, evropa'nın her yerinde maçlar var, insanlar genel olarak daha pozitif ve mutlu falan. niye sevmiyonuz ki pazarı?
0
der meister
(25.09.16)
Sıkıcı yine.
0
benaslindayohum
(25.09.16)
Gün bi bana mı güzel :/

İnsan gibi uyumadım, bütün haftanın uykusuzluğunu attım, annem en sevdiğim yöresel yiyeceklerden birini yaptı, şu an da kanepede uzandım akşam İstanbul'a kaçta gitsem onu düşünüyorum. Çay var içer misiniz?
0
an engineer
(25.09.16)
pazar diye değil de, bilmiyorum hiç enerjim yok...
kaşlarım atatürk orman ciftligi gibi kuaföre bile gidemiyorum :,(
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(25.09.16)
Yemek yapayım, dışarıdan mı alayım kararsızlığı var, napsam tencere ?
0
benaslindayohum
(25.09.16)
çok taze fasulyeli bir gün gibi benaslindayohum.
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(25.09.16)
ben sabahtan beri ağlıyom bok gibi
0
rayde
(25.09.16)
Burada taze fasulye yok:(
0
benaslindayohum
(25.09.16)
İki saatim trafikte geçti. Bok gibi bir gün.
0
yirmisantim
(25.09.16)
Sahane geciyor acikcasi, bir ton guzel dizi ve film izledim sabahtan beri.. Thiem ve Pospisil de sagolsun maglubiyetleriyle saglam para kazandirdi keratalar...
0
mirandaiam
(25.09.16)
(11)

1925 Şapka Devrimi sizce gerekli miydi?

portakal
Evet ise neden, hayır ise neden lütfen. Cevap verenlere teşekkürler şimdiden...
Evet ise neden, hayır ise neden lütfen. Cevap verenlere teşekkürler şimdiden...
0
portakal
(25.09.16)
Gerekliydi. Amaç, halkı Osmanlı'yı hatırlatacak şeylerden uzak tutmaktı.
0
dissendium
(25.09.16)
şapka lobisinin oyunları hep
0
taksici milletin efendisidir
(25.09.16)
Gerekliydi, bazen şekilcilik özünde çok şey anlatır.
0
gezegen olan pluton
(25.09.16)
Değildi. Adnan Menderes de şapka takıyordu veya Tayyip Erdoğan da kravat takıyor. Bunlar şapka devriminin amacına ulaştığını mı gösteriyor?
0
scheisskopf
(25.09.16)
Sığ, anlamsız ve despotça bir uygulamaydı.
0
harvey
(25.09.16)
bazen aşırı uca kaymış bir olguyu nötrlemek için diğer aşırı ucu kullanmanız gerekir. atatürk'ün şapka fantezisi yoktu tabii ki. şapkayı zorunlu kılmanın tek amacı araplaşmaktan ve gericilikten kurtarmaktı bu ülke halkını. sembolik şeyler çok anlam ifade edebilir. bunu en iyi türbanı siyasi simge olarak kullanan her daim mağdur türbanlılar bilir.

ama bunu algılayamayan arkadaşlar hala algılayamıyorlar. ne yapalım, beyin maalesef bedava.
0
bohr atom modeli
(25.09.16)
bence çok mantıklı uygulamaydı . çağ dışılıktan hem zihinsel hem de fiziksel kurtulma çabaları olarak görüyorum
0
uzman pratisyen
(25.09.16)
2. mahmut'un fes devrimi gerekli miydi?
burada fayda-zarar kıyaslaması yapmak lazım. ne zararı oldu şapka kanunun? bence hiç. yararı oldu mu? o da yok denecek kadar az ama modern bir cumhuriyet kurulurken bedeviler gibi giyinmek abes dururdu. bu bakımdan mantıklı bir karar.
0
cekilmis gayfe
(25.09.16)
gerekliydi
bohr ve çekilmiş+1
0
limoncello
(25.09.16)
bugun avrupa'da amerika'da hala turklere deveye mi binildigini soranlar oluyormus.

sapka, kilik-kiyafet devrimi, bizim arap olmadigimizla, arap gibi giyinmedigimizle ilgilidir. milliyetci bir devrimdir. donemin kosullarinda da gereklidir. o donemde turkiye'nin diger modern ulkelerle esit seviyede oldugunun imaji cizilmek istenmistir. kabile devleti olmadigi vurgulanmistir.

www.youtube.com

video'yu izlerseniz ataturk ayrica amerikalilara turkce sesleniyor. yani onlara esit bir seviyeden hitap ediyor.
0
idexo
(25.09.16)
bohr, cekilmis gayfe ve idexo +1

ayrıca fesin o dönemlerdeki diğer devletler arasında alay konusu ve diplomatik meselelerde bile önyargıya neden olduğu bilinen bir şeydi.
komik ve anlamsız bulunuyordu.
çağdışı olan bir şeyi değiştirmek elbette gerekliydi.
0
blatta hiberna
(25.09.16)
(9)

ülkeyle ilgili ilginç bir soru

bohr atom modeli
yarın sabahtan itibaren ülkedeki tüm basın ve yayın organları, büyük siyasi parti liderleri, sivil toplum kuruluşları, din adamları, iş adamları, sanatçılar dahil herkes, "aslında tanrı yokmuş bu bilmemne parçacığı deneyiyle kanıtlandı, dinler de insanları kontrol etmek amacıyla uydurulmuş metinlerd
yarın sabahtan itibaren ülkedeki tüm basın ve yayın organları, büyük siyasi parti liderleri, sivil toplum kuruluşları, din adamları, iş adamları, sanatçılar dahil herkes,

"aslında tanrı yokmuş bu bilmemne parçacığı deneyiyle kanıtlandı, dinler de insanları kontrol etmek amacıyla uydurulmuş metinlerdir, yıllardır bu yalana nasıl inanmışız, eyyy arabistan"

diye bir ay boyunca 24 saat propaganda yapsa,

bir ay sonunda anketlerde ateist oranı ne kadar artardı sizce?
0
bohr atom modeli
(25.09.16)
Yalniz diyalektik geregi, iki kutbun da yogun radikallesmesi de sozkonusu olurdu. Yani iki tarafinda radikal uclarinda artis olurdu. Orta karar herkes kutuplara kayardi diyelim.
0
evrim halkasi
(25.09.16)
çok artardı. insanlarda denilene inanma özelliği var. dinler de öyle yayılıyor zaten. kendilerinin düşünmelerine gerek olmayan milyonlarca insan var, var denilince ha varmış, yok denilince başta şaşırsa da sonradan ha yokmuş diyecek...
0
senolll
(25.09.16)
%90 oranında.
0
köstebek kurabiye
(25.09.16)
Millet korkuya kapılırdı. O yüzden ateist oranı azalabilirdi. Dini bazen siyasi bir kavram olarak görüyoruz, ama değil. Din, insanın doğasıyla ilgilidir. Lafla değişmez böyle şeyler.
0
dissendium
(25.09.16)
dissensium +1

ortalık karışırdı, eser miktarda artış da olurdu ama fazla artmazdı.
0
medievalman
(25.09.16)
kayıp daha çok agnostiklerde olurdu. konuyla ilgisi yok ama darbe oldu diye haftalarca haberler oldu, nöbetler tutuldu buna rağmen ısrarla darbe olduğuna inanmayanlar görüldü. bir uçak havada akrobasi gösterisi yapar herkes hayret eder, hainler şehrin içine bomba bıraktı hala oyundur tiyatrodur diye inanilmadı. demek ki insan kulagi ve gözünün belli frekanslardaki ses ve renkleri algiladigi gibi beynin inanmayi saglayan noktası da belli frekans üstündeki olayları algilayamıyor. ama bu standart ölçüde bir durum olmayıp kisiden kisiye değisen bir hadise.
0
1adam
(25.09.16)
bir insanı kandırmak kandırılmış olduğuna ikna etmekten kolay.
insanlar uzun bir süre kandırılmış olduklarına inanmayacaklardır.
Sonraki nesiller bambaşka yetişir ama.
0
basond
(25.09.16)
taptıkları liderleri ve cemaatleri deseydi bence tereddüt etmeden muhammede sövmeye başlarlardı "vay yalancı" diye. çünkü halihazırda zaten nitelikli insanlar bunu söylemeye/anlatmaya çalışıyor. dediğim gibi başları kabul etseydi oran çok büyük olurdu.
0
ruhen hastayim ben
(25.09.16)
%52 olurdu.
0
babilbaligi
(26.09.16)
(3)

Mühendisler (Makina veya bununla ilgili) bu gif tekini siz nasıl yapardınız

Gururbey
Facebook da birisi bunu saatlerce izleyebilirim diye bir gif paylaşmış cidden hoş ne işlemi yapıyor çıkaramadım ama bana çok teferautlı ve süslü bir mekanizma plarak göründü mesala bir başka mühendis veya hesaplayan bilgisayar malzeme madde fizik vb gibi bir sürü etmeni hesaplayarak bu gif tekine gö
Facebook da birisi bunu saatlerce izleyebilirim diye bir gif paylaşmış cidden hoş ne işlemi yapıyor çıkaramadım ama bana çok teferautlı ve süslü bir mekanizma plarak göründü mesala bir başka mühendis veya hesaplayan bilgisayar malzeme madde fizik vb gibi bir sürü etmeni hesaplayarak bu gif tekine göre daha az efor sarfeden enerji tüketen ve dayanıklı bir mekanizma üretebilir mi. Ya da şu an bile sadece o mühendisin kapasitesine göre mi iş yapılıyor
67.media.tumblr.com
0
Gururbey
(25.09.16)
doğrusal hareketi dairesel harekete çeviren bir sistem işte. böyle olmasa da krank-biyel mekanizması da aynı mantık.

verimini hesaplamak lazım. böyle bir şey söylenemez.

edit: aslında bazen güzel görünse de böyle sistemlerde sürtünme ya da amortisman gibi olaylar da işin içine giriyor. mühendislik güzel görünmekten ziyade verimli olmaktan yanadır.

ek olarak daireseli doğrusala da çevirebilir. nasıl kullanmak isterseniz.
0
bohr atom modeli
(25.09.16)
Doğrusal hareketi dairesel harekete dönüştüren bir mekanizma bu. Birçok amaç için kullanılabilir. Bunu tasarlamak için mekanizma tekniği bilmek gerek. 3. sınıf dersi.
0
dissendium
(25.09.16)
Buna bi dıştan yanmalı motor koyacan, şahane istimpunk motifi.. Başka bi işe de yaramaz.
0
kargn
(26.09.16)
(3)

abd tarihi mi rusya tarihi mi

medievalman
alaylı bir tarihçi olmak amacıyla hangi alanda uzmanlaşmak daha iyi olur?
alaylı bir tarihçi olmak amacıyla hangi alanda uzmanlaşmak daha iyi olur?
0
medievalman
(25.09.16)
Uzmanlastim diyemem haddime degil. Ancak rus tarihine ilgiliyimdir, eskilerin deyimiyle kitap yuzu gormuslugum vardir.
Turk ve rus tarihi arasindaki benzerlikler, savaslarin karsi taraftan dinlenmesi gibi hussuslar ilgimi hep taze tutmustu. Turklerden bagimsiz bi rus tarihi yazamazsiniz. Okumasi ogrenmesi eglenceli oluyor. Baska bir ulusun tarihini bilmek dil bilmek kadar ufuk aciyor kanaatimce.
Amerikan tarihinde boyle detaylar bulabileceginize emin degilim ama mutlaka amerikan tarihinin de size bi katkisi olacaktir. Rus tarihine egilirseniz iki kitap onerebilirim baslangic icin.
Kezban acar - baslangictan sovyetlere rus tarihi
Orlando figes - natasa'nin dansi
0
allah yazdiysa bozsun
(25.09.16)
Rus tarihi tabi ki.
0
dissendium
(25.09.16)
Abd tarihine okul sebebiyle rus tarihine özel ilgi sebebiyle aşinayım. Biri diperinden daha iyidir demek mümkün değil. Ancak abd tarihi biraz daha kolay gelebilir.

Dilersen her ikisiyle de ilgili kaynak verebilirim
0
lesmiserables
(25.09.16)
(11)

Koşu bandıyla asfaltın farkı ne? - 2 soru

yaren
SelamÇok dolaşan bir laf var hani, koşu bandında yürümek veya koşmak dizleri olumsuz etkiliyormuş falan. Ben anlamıyorum, asfalt veya kaldırım taşları da aynı sertlikte değil mi, niye koşu bandı dizleri kötü etsin? Olayı ne koşu bandının? Bir de, üç gün kadar, sabah 20 dk akşam 30 dk yürüdüm. 2 kg a
Selam

Çok dolaşan bir laf var hani, koşu bandında yürümek veya koşmak dizleri olumsuz etkiliyormuş falan. Ben anlamıyorum, asfalt veya kaldırım taşları da aynı sertlikte değil mi, niye koşu bandı dizleri kötü etsin? Olayı ne koşu bandının?

Bir de, üç gün kadar, sabah 20 dk akşam 30 dk yürüdüm. 2 kg almışım tartıda. Dizim acıdı cidden, bıraktım. Kilo fazlam var epeyce, dizim ondan acımış da olabilir. Fakat bu kilo almışlık normal mi, kas yapmamışımdır değil mi üç günde?

Dizime rağmen devam edeyim mi?
0
yaren
(25.09.16)
Tartan zeminde koşmadığın sürece hepsi aynı. Tartan zemin de zemine baskı uyguladığında oluşan basıncı soğurduğu için, dizine daha az stres uyguluyor. Onun dışında koşu bandı asfalt ya da toprak zemin, hepsi aynı.
0
angelus
(25.09.16)
www.youtube.com
burada doğa koşusu önerilmiş, farklı yönleri ile, rüzgarın sesini duymakla ilgili araştırmalar, doğa yürüyüşünde beynin her şeyi, tüm eklemleri kontrol etmesinin etkisi vs. ingilizcesi daha iyi olan biri daha iyi çevirebilir.

livehealthy.chron.com
burada ise, bu safyan gidilebilecek bir makalede dizler üzerine olan etki kabul edilmiş, bu sayfada ise bu etkiyi azaltmanın 5 yolu anlatılmış.

koşmayın yürüyün, ayakkabınızı güzel seçin, adımlarınızı kısa atın vs diyor.
0
güneyli çocuk
(25.09.16)
@güneyli çocuk

Air max tarzı koşu ayakkabısı seçtim, çok rahat ettirdi. Koşu ayakkabısı uygundur değil mi?

@angelus

Tartan zemini nerden bulucam? Var mı öyle bir zemin, dışarıda yürüsem asfaltta yürüyeceğim işte, en kabadayısı toprak olur ama o bile yok yani. O zaman biraz kilo verip öyle mi yürümeliyim?
0
🌸yaren
(25.09.16)
Koşu bandında aslında sen koşmuyorsun, bant koşuyor. Bir de sen hareketli bir şeyin üstünde farklı ritmle koşmaya başlayınca hem o sana farklı kuvvetler uyguluyor hem de sen ona. Bir süre sonra bu kuvvetlere dayanamaz hale geliyorsun. Diz önemli. Bence etme.
0
dissendium
(25.09.16)
Abi çok kilon varsa koşarak başlarsan o dizi eline alırsın 2 ayda, hayat boyu da çekersin.

Kilo fazlan varsa, normal kiloya inene kadar spor salonunda bisiklete bineceksin. Dize az baskı yapar.
0
kurnaz
(25.09.16)
@yaren, hocam ben de okuduklarımı çevirmeye çalıştım çok anlamam :(
0
güneyli çocuk
(25.09.16)
Tartan zemin her yerde bulunmuyor tabii, ben dizlere uygulanan basınç açısından o örneği verdim. Kilon fazlaysa koşma zaten uzun uzun yürü. Yüksek kilolarda koşunca haliyle binen stres daha fazla oluyor. Buna alışık olmayan güçsüz eklemler ve tendonlar haliyle zarar görüyor. Biz koşma işini çok fazla anlam yüklüyoruz 30 dakika koşsan da 1 saat yürüsen de aynı kaloriyi yakıyorsun zaten. Sen şimdilik hafif hafif yürü, biraz kilo verince daha düşük seviyelerde koşmaya başlarsın ama senin için en önemli konu diyet. Temiz bir beslenme programın olmadan pozitif etki almak zor.
0
angelus
(25.09.16)
Diz çok önemli aman sakın devam etme. Ömür boyu çekersin. Ameliyat oldum ben çok dikkat ediyorım artık. Doktorum eliptik bisiklet önerdi dizler için daha güvenli. Aşırı kiloyla normal spor bile iyi değil dizler için kendini koru aman.
0
yue
(25.09.16)
kilon fazlaysa yürüme de. yürüyerek kilo verilmez. bir de fazla saat üzerine baskı oluşturacağı için yine zararlı.

dizleri korumak için normal kilolara inene kadar bisiklet. başka çaresi yok.

bisikletle vucuttaki en büyük kas demetini çalıştırıyorsun, hayvan gibi yakıyor işte.

bir de kilo fazlan varsa bacak kasların gelişmiş oluyor zaten genelde. bu durumdakiler az spor yapınca koşarken çok farketmiyorlar kaslar güçlendiği için ama dize çok zarar veriyor işte.

kesinlikle uzun süreler yürüme ve koşma. tek çare bisiklet.
0
kurnaz
(25.09.16)
Koşu bandı asfalta göre biraz daha şok absorbe edebilir. Kilon fazlaysa en güzeli bandı yukarı dikip uzun uzun yürü.
0
arnold schwarzeneger
(26.09.16)
asfaltta koşmanın başka zararları:
egzos dumanı
kadınsan laf atmalar
garip bakan insanlar
caddebostan sahil gibi bir yerde koşuyorsan piknikçiler, 0.5 km/sa hızla yürüyen bebekliler, mangal kokuları

kilo fazlan varsa tempolu yürü
0
la noix
(26.09.16)
(6)

Türkçeye gönül vermiş arkadaşlara bir sorum...

lazarus
...olacak. İsmin hâl eklerinde ve ayrı yazılan de bağlacında kendinden önceki sert sessizlere göre durum ne olur? Mesela Allah'dan mı, Allah'tan mı?Mesela şu: "hiç de bile" derken "hiç te bile" yazmıyoruz genelde.Rica etsem bu iki duruma net bir açıklık getirebilir misiniz lütfen?
...olacak. İsmin hâl eklerinde ve ayrı yazılan de bağlacında kendinden önceki sert sessizlere göre durum ne olur? Mesela Allah'dan mı, Allah'tan mı?

Mesela şu: "hiç de bile" derken "hiç te bile" yazmıyoruz genelde.

Rica etsem bu iki duruma net bir açıklık getirebilir misiniz lütfen?
0
lazarus
(24.09.16)
Allah'tan
hiç de bile

"hiç te bile"yi genelde değil hiç yazmamak lazım zira yanlış.
diğeri de normal sertleşme işte. arada kesme işareti olması bir şey değiştirmiyor.
0
tepedeki psychedelic adam
(24.09.16)
Allah'tan doğrusu.

te diye bir şey yok ki ayrı yazılsın. Hiç de bile doğrusu.
0
dissendium
(24.09.16)
Birincisinde ses sertleşmesi var, Ayşe'den, Murat'tan, bankadan, topraktan vs.
İkincisinde yok çünkü oradaki "de" kendi başına bir sözcük, sadece büyük ünlü uyumuna göre de/da oluyor.
0
kobuzchu kiz
(24.09.16)
Kesme işareti kullanıyorsanız, yani ekse sertleşme olur.

Ek değilse, bağlaçsa, sertleşme olmaz. Ben normalde de "hiç de bile" diyorum aslında.

Edit: Bağlaçlar ek değildir.
0
Adramelekhh
(24.09.16)
1)SERT SESSİZLERİN BENZEŞMESİ:
Türkçe'de " p, ç, t, k, s, ş, h, f " harfleri ile biten sözcüklerden sonra, " c, d, g " harfleri ile başlayan ekler gelirse; ekin ilk harfi " ç, t, k " olur. Bu kurala yumuşak sessizlerin sertleşmesi, kısaca benzeşme denir.

Bu durumda Allah kelimesi 'h' ile bittiği ve kendisine 'd' ile başlayan bir ek geldiği için benzeşme olur ve 'Allah'tan' şeklinde yazılır.

2) de ve da ekleri ayrı yazıldığında t ile yazılmaz, yalnızca birleşik yazıldığında ve benzeşme olduğunda t harfi ile yazılır.
0
fragile lady
(24.09.16)
Allah'tan: burda zaten ismin hali ve sertleşir o yüzden bitişik yazıldığı için
hiç de bile: de burda bağlaç hal eki değil o yüzden ayrı yazılır ve sertleşmez
0
limoncello
(24.09.16)
(21)

yanaktan öpüşme sorusu

manuel mandalina
arkadaşlarımla yanaktan öpüşürken yanağımı yanaklarına dayıyorum: onda biri aynı şeyi yaparken, onda dokuzu dudaklarıyla yanaklarımı öpüyor. bir kaç kez yanaklarım öpülürken aynı şeyi yapmaya meylettim, açı kurtarmadı. bana kalsa sadece el sıkışırım ama böyle öpüşürken sadece yanak değdirmek sanki s
arkadaşlarımla yanaktan öpüşürken yanağımı yanaklarına dayıyorum: onda biri aynı şeyi yaparken, onda dokuzu dudaklarıyla yanaklarımı öpüyor. bir kaç kez yanaklarım öpülürken aynı şeyi yapmaya meylettim, açı kurtarmadı.
bana kalsa sadece el sıkışırım ama böyle öpüşürken sadece yanak değdirmek sanki samimiyetsiz gibi kaçıyor. aksini de ben beceremiyorum. siz nası yapıyorsunuz?

edit: öpüşmeyenlerin verdiği cevaplar soruya cevap değil. ayıp olmasın diye tikliyorum ama belirteyim yani.
0
manuel mandalina
(24.09.16)
Şimdi düşündüm de aynı anda hem sen hem de karşındaki insan yanakları öpemeyeceğine göre, ya o senin yanağını öpecek ya da sen onun yanağını öpeceksin. Aynı anda her iki bireyin yanakları öpemeyeceği aşikar olduğuna göre, yanakları değdirip "muck" sesi çıkarmak daha bi mantıklı geliyor.

Derdini sikeyim diyecektim ama sonradan mantıklı geldi soru.
0
zontican
(24.09.16)
ben öpmüyorum. karşıdaki erkekse öptürmüyorum da açıyı denk getirip.
0
la rana
(24.09.16)
Mümkünse selamla geçiştiriyorum, tokalaşmak veya öpüşmek filan bana göre saçma.
0
xaxxbczczaaxax
(24.09.16)
@jrr, anlık bi hareketten bahsediyoruz. kim hangi tarafı öpecek diye sözleşmek mümkün değil malumun.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
dudaklara yakın yerlerden öpüyorum. açı denk geliyor. erkek kadın fark etmiyor. yanağın ön tarafları. ummmahh diyorum bir de. seviyorlar. erkeklerin çoğu tepki gösteriyor ama.
0
empty man
(24.09.16)
(git: www.youtube.com

"Yanaktan 45 derece diyagonal patlatırsın" en formüle edilmiş açıklama zannedersem Cem Yılmaz'ınki :)
0
d max
(24.09.16)
Ben de yanağı öpmek yerine öpülenlerdenim.

Ahahah. Pasif miyiz lan biz?
0
Adramelekhh
(24.09.16)
Kız güzelse ya da sevdiğim biriyse tam öperim.
0
dissendium
(24.09.16)
Sadece el sıkışmak istiyorsan sadece el sık. Neden şuursuz toplumun tecavüzüne uğramaya sessiz kalıyorsun.
0
Batuhanolabilir
(24.09.16)
@dmax, olmuyor öyle işte.
@adra, olabilir valla..

@batuhan, bilmiyorum abi. arkadaşlarımın hemen hepsi öpmeye uzanıyor, geri durunca ayıp oluyor gibi geliyor işte. bunu ben de çok düşündüm. örneğin bi arkadaşım var, alamancı, o böyle öpüşme sarılma karışımı bişey yapıyor. şöyle diyim, kafayı senin kafanın yanından arkaya uzatıp sırtını pışpışlıyor. herkese de başarıyla uyguluyor bunu. nasıl başarabildiği benim için büyük bir muamma. karşımdaki nereye çekerse oraya gidiyorum ben otomatikman.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
Öpene yanak uzatiyorum, yanak uzatani da ben öpüyorum hafiften.
0
chipie
(24.09.16)
Bazisi sahiden dudaklari buzusuk olarak yaklasiyor. Ona yanagimi uzatiyorum. Opucugun sol tarafina gectigimizde o yanagi ben kapmaya calisiyorum. Ahahahas. Dusununce aynen bu sekilde.

Gecende cok sakalli birini optum. Olmasi gerekenden daha usulca ve yavasca ilerledi isler. Bir yanagi o muntazm optu, bir yanagi ben.
0
shadowcat
(24.09.16)
ben de kontrolü karşı tarafa bırakanlardanım. bunun daha beteri de bırak yanağı direkt alnın kenarı ile tokuşma şeysini yapanlar. büyük ihtimal ucu ülkücülere çıkan salakça bir şey o da.
0
matrix
(24.09.16)
Yaptığım şeyleri sıralayayım:

Eğer çok yakın bir erkek arkadaşımsa gayet sarılırım, öpme olmaz.
Eğer daha az yakın bir erkek arkadaşımsa zenci selamı vardır ya yandan tokalaşıp hafif sırta vurma, hah işte ondan yaparım.
Eğer çok yakın bir kız arkadaşımsa al yanağım senindir diyerek uzatırım. Çünkü öpmeyi sevmem, onlar da genelde öpmeyi tercih ederler.
Eğer daha az yakın bir kız arkadaşımsa ya yavşakça "x naber yea" der geri çekilirim ya da tokalaşmadan, hafif omuzdan tutarak yanak yanağa öpüşürüm. Klasik tokalaşma + yanak yanağa öpüşme inanılmaz samimiyetsiz geliyor çünkü.

Gerçi böyle yazınca bütün bunları planlıyor gibi gözüktüm ama artık vücuduma işlediğinden midir nedir, her şey gayet doğal gelişiyor.
0
sesee
(24.09.16)
Aci denk gelmeyince "dur opeyim" diyip denk getirerek opuyorum ben. Herkese yapmiyorum ama. Erkekse zaten opmuyorum.
0
stavro
(24.09.16)
@matrix, @empty'nin yazdığını okuyunca aklıma geldi tokuşma. "tokuşmadığın takdirde her türlüsü mübah" yazacaktım da konu dağılmasın dedim. zira en fenası o. bir de bence ülkücülük bir yana, geyfobik bir hareket olması da muhtemel.

anlaşılan bir kısım erkekler bunu kendi aralarında yapmaya alışık ama bir erkek arkadaşım benimle de ısrarla böyle öpüşmeye çalışıyor. her seferinde kontrolü ele alıyorum valla, asla öpüşmem öyle. toslayacak gibi uzattığı kafasını kafamın tepesiyle ittirip nizami pozisyonu sağlıyor ve normal öpüşmeye çeviriyorum.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
@sesee, sen yazınca hatırladım, onu da ekliyim. ben asla tokalaşarak öpüşemiyorum. el ve kafa aynı anda uzatıldığında, ki erkekler genellikle böyle yaklaşıyor, eli havada bırakmak pahasına karşımdakinin omzunu tutup öyle öpüşme pozisyonu alıyorum.
0
🌸manuel mandalina
(24.09.16)
Ben acikcasi yanak degdirenleri samimiyetsiz buluyorum, o ne yani, degdirmesin bosuna, sinir olurum. Hadi opmeyeceksin, bari havayi op, ses ciksin, opuyor gibi olsun.

Ayni anda opmek zor evet. ama yine de cabaliyorum ben, yanaga denk gelmezse havayi opuyorum artik. Ama zaten cok yakin olmadigim insanlari pek opmem. Elini sikarim sarilirim falan.
0
yuzır
(24.09.16)
ben de yanak degdirenlerdenim. degdirirken aynı anda ' muah, muck' gibi opuyormuscasina ses çıkarırsan idare ediyor.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.09.16)
@yuzir, bana da samimiyetsiz geldiğinden çözüm arıyorum. Örneğin el sıkışırken, elinin ucu ile ya da çok gevşek tokalasanlara karşı bakışım değişiyor ister istemez.
0
🌸manuel mandalina
(25.09.16)
beni kimse opmuyor :(
1.bp.blogspot.com
0
yons
(25.09.16)
(2)

tezimi kaybettim

mahpiua luta
merhaba,12 sene önce osmangazi üniversitesinden mezun oldum.bitirme tezim bir virus nedeniyle kayboldu. elimde basılı kopyası da yok.tezimi tekrar üniversite veya yök'den isteyebilir miyim? verirler mi?teşekkürler
merhaba,

12 sene önce osmangazi üniversitesinden mezun oldum.

bitirme tezim bir virus nedeniyle kayboldu. elimde basılı kopyası da yok.

tezimi tekrar üniversite veya yök'den isteyebilir miyim? verirler mi?


teşekkürler
0
mahpiua luta
(24.09.16)
Lisans tezi anladığım kadarıyla, yüksek olsa olabilirdi ama yine de bir ihtimal belki bir okulun kütüphanelerinde bulunabilir ya da internette.
0
senolll
(24.09.16)
Bizim üniversitede öğrenciler okusun diye 10 yıldan sonrasını ortalığa saçıyorlar tezlerden bazılarını. En iyisi bölüm sekreteriyle görüşmek.
0
dissendium
(24.09.16)
(3)

Çeviri

Selektivite
"Rich aromatic green tea, with the sweet taste of Key Lime Pie – a dessert sensation within tea. A light golden yellow liquor with refreshing garden aroma, the traditional sweetness of Chinese green tea with a creamy lime aftertaste."Burada geçen " liquor " kelimesi tam olarak hangi anlamda kullanıl
"Rich aromatic green tea, with the sweet taste of Key Lime Pie – a dessert sensation within tea. A light golden yellow liquor with refreshing garden aroma, the traditional sweetness of Chinese green tea with a creamy lime aftertaste."

Burada geçen " liquor " kelimesi tam olarak hangi anlamda kullanılmıştır?
0
Selektivite
(24.09.16)
Meyve suyu anlamı varmış. Bahçe aroması dediğine göre kesin öyledir.
0
dissendium
(24.09.16)
Altin sarisi tam dagilmis anlaminda kullanmis,suyun icerisinde esit sekilde dagilma,cozunme anlaminda.acik altin sarisi renkte demlenme.
0
duptıs
(24.09.16)
Cevaplarınız için teşekkür ederim.
İhtimal vermiyorum çünkü aromalı yeşil çay ama yine de sormak istedim; bildiğimiz alkollü içki/ sert içki anlamıyla mı kullanıldı? Nasıl desem, çay yaprakları kurutulurken üzerine likör eklenip kurutulmuştur falan. Çok saçma bir düşünce biliyorum...
Alkol konusunda hassas bir arkadaşım var ona hediye edeceğim ve emin olmak istedim.
0
🌸Selektivite
(24.09.16)
(4)

yeni gözlük aldım, gözlerim acıyor?

tosiba
gözlük numaramı değiştirdi doktor. bugün gözlüğümü aldım ve gözlerim sanki saatlerce bilgisayara bakmış gibi acıyor, kaşınıyor.önceki gözlüğüm dikdörtgendi, bu yuvarlak. önceki çerçevesizdi. şimdi kenar çerçevelerini görüyorum bakarken. ona da alışamadım. alışır mıyım? ne dersiniz?doktor yanlış yazm
gözlük numaramı değiştirdi doktor. bugün gözlüğümü aldım ve gözlerim sanki saatlerce bilgisayara bakmış gibi acıyor, kaşınıyor.

önceki gözlüğüm dikdörtgendi, bu yuvarlak. önceki çerçevesizdi. şimdi kenar çerçevelerini görüyorum bakarken. ona da alışamadım.

alışır mıyım? ne dersiniz?

doktor yanlış yazmış olabilir mi acaba ya?
0
tosiba
(24.09.16)
odağını yanlış ayarlayabiliyorlar, eğer devam ederse
gözlük yaptırdığın yerin düzeltmesi lazım...
0
omonia
(24.09.16)
Gözlüklerin odak noktaları oluyor. Yanlış işaretlenmiş olabilir. Gözlük numaraları zaten göz tembelliği gelişmesin diye biraz düşük numaralarda veriliyor. Devam ederse tekrar gidin doktora.
0
dissendium
(24.09.16)
@omonia

bir cihaz vardı, ışığa doğru bakın demişti. acaba onunla mı ilgili? ben mi yanlış baktım ne yaptım?

odağı yeniden ayarlamak için camları yeniden mi yapması gerekiyor? ek ücret alırlar mı?
0
🌸tosiba
(24.09.16)
benim de başıma geldi, gözlüğü verdim tekrar yaptılar, ama camı mı değiştirdiler yoksa aynı camda mı yaptılar bilmiyorum, hayır ek ücret yok sonucta onların hataları
0
omonia
(24.09.16)
(9)

yıldız teknik bilgisayar vs boğaziçi işletme?

tosiba
'ama ikisi birbinden çok ayrı bölümler' demeden, siz hangisini seçerdiniz?itü bilgisayar da olabilir yıldız yerine, orası net değil. bunu da göz önüne alalım.
'ama ikisi birbinden çok ayrı bölümler' demeden, siz hangisini seçerdiniz?

itü bilgisayar da olabilir yıldız yerine, orası net değil. bunu da göz önüne alalım.
0
tosiba
(24.09.16)
türkiye de bütün puan türlerin de 1. olsam dahi boğaziçi işletme
0
taha1907
(24.09.16)
bogazıcı ısletme.
0
pamuk helvalar cebe
(24.09.16)
Elbette boğaziçi işletme, çünkü cevaplarken 30 yaşındayım ve network katkısı çok yoğun olacaktır ama hedefinize göre seçim yapın siz ne olmak istiyorsunuz.
0
eoryan
(24.09.16)
Ytu bilgisayar cunku isletme istemezdim.
0
stavro
(24.09.16)
boğaziçi işletme de olsa ileride ne yapacağım kaygısı yaşamak istemezdim. O yüzden yıldız teknik bilgisayar seçerdim. Çok farklı sektörlerde çalışma imkanı tanıyan bir bölüm bilgisayar mühendisliği. Kendini geliştiren mühendis işletmecinin gireceği işlere de girer. Ayrıca yıldız teknikte iyi bir okul
0
Cruyff
(24.09.16)
itü bilgisayar boğaziçi işletmede kararsız kalırım
diğerinde boğaziçi işletme
0
limoncello
(24.09.16)
buradakilerin dediklerini tekrarlıyorum boğaziçi işletme.

yıldız bilgisayardan çıkan adamla boğaziçi işletmeden çıkan adamlara bakın. çok basit.

yıldız bilgisayarın facebook sayfasına.

bir de boğaziçi işletmenin facebook sayfasına bakın.

oradaki kişiletin çalıştığı yerleri bir karşılaştırın, cevap çok basitleşecek.
0
kurnaz
(24.09.16)
iş hayatında boğaziçi mezunu çok insan tanıdım, gerçekten farklılar ve farklı yerdele. odtü ve itü mezunlarında da olumlu yönde farklılık var ama yıldız mezunlarında ekstra bir özellik göremedim.
0
dafuq
(24.09.16)
İkinci seçenek sizin bölümünüz sanırım. Ben bilgisayar mühendisliği diyorum. İşletme yönetimi çok leş bir iş. En kurumsal firmada bile çalışsan senin işin çarkların dönmesini sağlamak. 10 yıl da çalışsan, 20 yıl da çalışsan, hep aynı şeyler önünde dolaşıp duracak. Bilgisayar mühendisliği okursan teknik bilginle işinden çok zevk alabilirsin. İnsanlarla çok muhatap olmazsın. Bir web sitesi tasarlayarak bile zengin olabilir ve yoluna bakarsın. Diğer türlü 10 bin dolar maaş da alsan stres yaşayacağın açık.
0
dissendium
(24.09.16)
(19)

tıp mühendislik mimarlık hadi bi de hukuk olsun

limoncello
okumayanlar gerizekalı mı? Ülkede öyle bir algı var sanki. Siz ne diyorsunuz? mühendissporluyumedit: bu asla benim argümanım değil bu arada yanlış anlaşılmış olmasın. Türkiye'de insanlarda öyle bir algı var onu demek istiyorum
okumayanlar gerizekalı mı? Ülkede öyle bir algı var sanki. Siz ne diyorsunuz?

mühendissporluyum


edit: bu asla benim argümanım değil bu arada yanlış anlaşılmış olmasın. Türkiye'de insanlarda öyle bir algı var onu demek istiyorum
0
limoncello
(24.09.16)
Değiller.
0
dissendium
(24.09.16)
tanıdığım en mal insanlar hukukçulardı. daha doğrusu hukuk öğrencileriydi. o kişileri 15 yıl önce tanıdığım için günümüz hukukçuları konusunda fikir verebilir bu. ot la bildiğin ot
0
burya
(24.09.16)
değiller hatta akıllıca ve bilinçli seçtiyse daha da güzel insanlar.

adam psikoloji istiyor, hukuğa puanın yetiyor diyor ailesi. mallık resmen.

bunun yanında akıllı adam-matematiği iyi adam işletmede coşar gider.
0
kurnaz
(24.09.16)
kompleksliler bence. o algıya sahip olanlar yani.
0
bohr atom modeli
(24.09.16)
Bahsi geçen bölümlerden birini okumadım, gerizekalı değilim.
0
pike
(24.09.16)
evet var. benim sınav sonuçlarım açıklandığında babam dönüp kardeşime "sen çok çalışıyorsun tamam mı öğretmen olmanı istemiyorum" demişti. insan bir yalandan tebrik ederdi ne bileyim. hiç unutamıyorum bunu ya.

benim düşündüğüm türkiyede hangi mesleği yaparsan yap -istisnalar hariç- köle gibi olman. madem köle olacağız bari istediğimiz işin kölesi olalım.
0
ruhen hastayim ben
(24.09.16)
son zamanlarda duyduğum en saçma şey, nasıl bir yaklaşım bu ya.
0
sabirstone
(24.09.16)
bence herkes gerizekalı.
0
nrmnm
(24.09.16)
ne bileyim adama iyi bi okulda sosyoloji okuyor mesela odtüde boğaziçinde olsun, anadoluda hukuk okuyan biri onun okulu iyi ama bölümü dandik diyor, oo işletme zaten tırt bölüm diyor. İletişim falan okusan zaten onu eşek de yapar gibi algı. Küçümsemeler. Bölümün tırtı nasıl oluyor anlamadım, insanlar genelde ilgi alanına göre bölüm seçer ya da seçmeli.
Türkiyede insanların yaklaşımı bu, yok mu böyle bir algı bence var. Gününmüz için konuşuyorum, zira ben okula girdiğimde işletme bölümü coşarken hukuk çok daha az talep gören bir bölümdü
0
🌸limoncello
(24.09.16)
Böyle bir algı var ama benim karşıma da en çok tıpçılardan gerizekalı çıktı.

Ben de kompleksle ilgili olduğunu düşünüyorum. Kuzenim nişanlandı, nişanlısı geçen sen ne iş yapıyorsun diye sordu, mimarım deyince gözü büyüdü. Neden? Bir halt yaptığım yok, ülkenin top 3 mimarlık fakültelerinden birinden mezun olmama, birinde yüksek yapıyor olmama rağmen hem de. Overrated bölümler. Okuması nispeten zor olduğu içindir belki?

Keşke öğretmen olsaydım.
0
gmzo
(24.09.16)
Şöyle tırt olarak görülüyor: sen bir bölümün ders kitaplarından birini eline alıp herhangi bir sayfasını açtığında o sayfayı anlamıyorsan o bölüm zordur, anlıyorsan ya da anlayabilecek gibiysen o bölüm tırttır. Örneğin normal bir insan eline anatomi kitabı alıp omurilikten çıkan sinirlere bakınca olum bunları nasıl ezberliyonuz diye düşünür ve o kişi tıbbın tırt olmadığını fark eder. Ya da biri eline akışkanlar mekaniği kitabı aldığı zaman gördüğü sembollerin ne olduklarını bile bilmiyorsa mühendislik zor olarak değerlendirilir. Eline ceza muhakemesi hukuku kitabı alırsan da aynı şeyleri düşünmen mümkün. Ama işletme, sosyoloji deyince akla böyle şeyler gelmiyor. Sebebi bu olabilir.
0
dissendium
(24.09.16)
aslında bu sosyoloji felsefe vs. gibi bölümleri ingilizce okumak da çok zor. Ben biliyorum bizim okulda sosyolojide bi arkadaşım vardı sayfa sayfa makaleler okurlar. Sınavda da 7-8 sayfa essay yazarlardı ve çalışırken 5-6 defa bir makaleyi okumak zorunda kaldığını söylerdi anlamak için ki çalışkan bir kızdı. Yani aslında onlar da hemen anlaşılmıyor mesela bizim mühendislikte bellidir sayılar üstüne çalışırız ama hele ki sevmeyen için o makeleleri okumak işkencedir eminim
0
🌸limoncello
(24.09.16)
@acemi o zaman mühendislik var mühendislik var
işletme var işletme var ama insanlar aynı kefede değerlendiriyor
işletme mezunusun ya ilk 500den girilen boğaziçi işletme ya da aöf işletmenin farkı yok ikisi de işletme lisans mezunu olarak görülüyor.
0
🌸limoncello
(24.09.16)
Ben iibf okudum. Sonuçlar açıklandığında annem balkona geçti ağladı kardeşimi azarladı sen çalışacaksın diye ve bana kayıt olmayacaksın falan dedi. Sonra kuzenimi istemediği bir mühendislik bölümü yazdırdılar ve kız dersleri geçemeyince sinir krizi geçirip hastaneye kaldırıldı. Şimdi bütün akrabalar ve kendi ailem aman rahat ol aman para ve okul önemli değil önemli olan akıl sağlığı gibi yorumlar yapıyor. En azından aile içindeki yorumlardan kurtuldum ben zira dediğiniz gibiydi
0
jazzabel
(24.09.16)
Şu sözel okuyanlar zeki degildir onyargisi beni benden aliyor. Benim babam psikolog, annem arkeolog. Ben hukuk fakültesi mezunuyum, kardeşim mimarlik fakültesinde. İkimiz de her zaman annemin ve babamın bizden daha zeki ve daha mutlu insanlar olduklarını dusunmusuzdur zira ikisi de istedikleri okulu okumuşlar, zevk aldıkları bir eğitim hayatlari olmuş.

Matematik zekası olmayan biri geri zekalı değildir; adamin ilgisi yoktur, sevmiyordur, anlamiyordur vs vs. Türkiye'deki eğitim sistemi sağolsun; iki cümleyi bir araya getiremeyen muhendisler/doktorlar gayet iyi bir yerden mezun, mesleki acidan kendilerini gelistirmis, zeki sosyologlari beğenmemeyi kendilerinde hak görüyor. Ben ne mühendisler tanıyorum evlerden irak.
0
fraise
(24.09.16)
okuyanlar ayrı, okumayanlar ayrı gerizekalı oluyor. zekanın nasıl farklı çeşitleri varsa yoksunluğunun da farklı çeşitleri var.
0
cikis yolu
(24.09.16)
ergenlikte bu saçmalıkları kafamıza sokarak bizi bu hallere düşürdüler işte
0
uzman pratisyen
(24.09.16)
@sadakatsiz bu asla benim argümanım değil bu arada yanlış anlaşılmış olmasın. Türkiye'de insanlarda öyle bir algı var onu demek istiyorum
0
🌸limoncello
(24.09.16)
ya ulkenın yarısından cogu muhendıs ve bu ulke cop muhendıslıklerle dolu ne zekasından bahsedıyorsunuz. ben bı tıp okuyanlara karsı "calıskanmıs" dıyorum "zekı" kısmı bıraz karısık cunku. kuzenım var mesela hayatımda gordugum en aptal ınsanlardan olabılır ama hukuktan mezun oldu ne yapayım sımdı buna zekı mı dıyeyım?
turkıye'de bellı baslı kalıplar var ıste, kıramıyorsun.
0
pamuk helvalar cebe
(24.09.16)
(16)

İş bulmak şans işi mi?

body electric
Ve yeni mezun kız ve erkek adaydan kız olanı daha mı rahat iş bulur?Kötü bi işte değilim iyi bir firmadayım, fakat çoğu kişi şaşırtıcı biçimde daha iyi yerlere girdiler, staj yapılan yerler akademik başarı vesaire pek de iç açıcı olmayan kişiler bunlar, bi şekilde ego tatmini amacında değilim, sadec
Ve yeni mezun kız ve erkek adaydan kız olanı daha mı rahat iş bulur?

Kötü bi işte değilim iyi bir firmadayım, fakat çoğu kişi şaşırtıcı biçimde daha iyi yerlere girdiler, staj yapılan yerler akademik başarı vesaire pek de iç açıcı olmayan kişiler bunlar, bi şekilde ego tatmini amacında değilim, sadece merak ediyorum yanlışı mı ben yaptım staj yerlerime sosyal yönüme artı akademik başarıma dikkat ederek? Yoksa şans işi mi biraz da?
0
body electric
(23.09.16)
Dayı işi olabilir. Şans işi olabilir. Diploma notuyla pek ilgisi olmadığını söyleyebilirim. Kız ve erkek karşılaştırması meslekten mesleğe değişir. Makine mühendisliğinde kızlar fabrika ortamında zorlanır diye erkek adayı tercih edebilirler. Yabancı dil bilmek önemli bir etken.
0
dissendium
(23.09.16)
Dissendium +1
Ayrica staj yaptigin yerde ise girmek, bir firmada calisirken o firmada seni goren rakip firmadan is teklifi almak vs. bunlarda da insan iliskilerin etkili olur.
Sektorler arasi degismekle birlikte erkeklerin ozellikle seyahat gerektiren pozisyonlarda ya da yonetici pozisyonlarinda bir tik daha rahat bulabildigini dusunuyorum.
0
kassiopeia
(23.09.16)
bazen kendi kusurlarımızı, noksanlarımızı görmekte istekli olamayabiliyoruz. belki senin de göremediğin eksik bir yanın vardır. Ya da diğer kişinin senin görmek istemediğin üstün bir tarafı vardır. benim fikrimi sorarsan bu soruyu seni yakından tanıyan birine (mesela aileden birine) sorarsan daha faydalı olabilir.

bazen de sadece doğru zamanda doğru yerde olmak gerekiyordur.
0
scheisskopf
(23.09.16)
türkiyede ne kalitede akademik eğitim alabileceğin ayrı bir tartışma konusu. Adademik başarı önemli değil. En azından kendi işim ve mülakatım işin söyleyebilirim bunu. Grup mülakatında benden akademik anlamda çok iyiler vardı. Ama işin niteliklerine yatkınlık ve iletişim daha önemli. Diploma bir kağıt parçası. Senin öyle ya da böyle kendine ne kattığın önemli.
0
tuborg yesili
(23.09.16)
Mobilde olduğumdan iğrenç yazım hatalaımı maruz görünüz.
0
tuborg yesili
(23.09.16)
Bulunduğum işten memnuniyetsiz değilim. Sadece gözlemlediklerinizi merak ettim, bu arada erkeğim, bugün bir arkadaşla konuştuk bu konuyu yeni mezunlarda askerlik vs gibi konulardan kızların öncelikli olduğunu düşünüyordu, öyle bir durum sektörde var mı merak ettim.
0
🌸body electric
(23.09.16)
Şansa çok inanmam ama benim olayım biraz da şans gibi. Tecrübe ve dil yokken istediğim bir sektörde, istemediğim bir pozisyonda iş buldum. Mutsuz iki ay sonunda bir açık oldu ve tam istediğim olmasa da beni rahatlatan ve bir adım öteye çok daha rahat taşıyabilecek bir pozisyona geçtim. Stresim bitti, maaşım epey arttı, önüm de epey açıldı.

Bazen denk gelecek bir şeyler. Onun dışında dayı faktörü bariz olsa da, tırnaklarıyla kazıyarak bir yerlere gelebilir insan. Sen donanımını arttırınca o denk gelmesi gereken şeyler daha kolay denk geliyor. Son olarak insan ilişkisi her zaman her yerde her şeydir.
0
soft
(23.09.16)
dissendium +1
ek olarak doğru zamanda doğru yerde bulunmaya inanıyorum.
0
tiredpanda
(23.09.16)
Bence sans ve tanidik isi. Sosyallik, yabanci dil vs gibi seylerden bahsetmeyin, yani bu ulkede bunlarin hicbirine onem verilmiyor. Bes aydir is ariyorum. Adam ispanyolca bilen eleman ariyor, ispanyolca bilmeyen birini ise aliyor ve ben bu alanda yuksek lisans yapmis olmama ragmen giremiyorum. Bes is gorusmesinde de ayni seyi yasadim.

Ingilizcesi super olan tercumanlik mezunu iki arkadasim var. Cok sosyaller ab projesi hazirliyorlar, yurt disinda staj yaptilar, 2.,3. Dilleri var ve bunlar is bulamadilar. Cok uzucu bir durum. Adamlar dereceyle girmisti.Baska bir arkadasim var. Kiz okulu 8 yilda bitirdi.ingilizcesi cok kotu olmasina ragmen bu kiz bir elcilige girdi. Kisaca yalaka degilsen torpilin yoksa nereden mezun olursan ol is yok.
0
geçerkenugradım
(23.09.16)
bence de şans işi, kadınların şansı erkeklere göre şundan daha yüksek olabilir asker zorunluluğu yok. Çoğu yer askerlik yapmadıysan almıyor artık. Oysa kadın isterse direkt girebilir.
0
limoncello
(23.09.16)
Mobildeyim duzeltemedim kusuruma bakmayin lutfen.
0
geçerkenugradım
(23.09.16)
@geçerken uğradım bahsettiğin senin şu fetöcü kız mı
0
limoncello
(23.09.16)
kızlar daha rahat iş bulur. iyi bi meslek eğitimi aldıysan kendini geliştirdiysen durum başka. ya da memuriyetde durum başka. ama kalan şeyler için kadınlar önde.

markete kasiyer alınacak --- kadın

muhasebeci alınacak ---- kadın

danışmaya biri alınacak --- kadın


satışa showrooma biri alınacak --- kadın

otele personel alınacak --- kadın

gördüğün gibi herkes her yere kadın almak istiyor. yani o işi kadın yapabilecekse kadın alıyolar. ama hamallık torna vs sektörüne kadın almazlar :))
0
ergenpezeveng
(23.09.16)
bu kadınlar avantajlı mı konusu bana kalırsa çok saçma...karşı örnek milyonlarca verilebilir...müdürüm kadın ve bir başka kadınla çalışmak istemiyor çok net olarak...oysa yaptığım işte çok iyi olan kadınlar var... ve takdir edersiniz ki ülkemizde mobbing e en çok maruz kalan kadınlar...böyle çok spesifik bir örnek vermezseniz atıyorum kuaför gibi eminim çalıştığınız yerde erkek daha çoktur.

ya gariptir 10 senedir bir fiil çalışıyorum, hem freelance hem de farklı şirket ve markalarda bir çok tecrübem oldu ancak ben hiç iş aramadım...böyle bir şans olduğunu zannetmiyorum...kendini akademik olarak yeterli görmeyebilirsin, zaten akademik bir iş yapmayacaksan buna gerekte yok...benim verebileceğim en net öneri iletişime açık ve iş bitirici ol...boktan bir iş bile olsa en kısa sürede en verimli şekilde yapmaya çalış..göreceksin olaylar çok değişecek...
0
gkhT
(23.09.16)
@limoncello bu o degil. Bu biraz oynak bi sey.
0
geçerkenugradım
(23.09.16)
gecerkenugradim +1 ek olarak a ve q
0
aydogank
(24.09.16)
(4)

Bunu nereden bulabilirim?

fragile lady
http://imgur.com/a/LVHXd
0
fragile lady
(23.09.16)
Bildiğiniz Lego. Toys R Us satıyor diye biliyorum.
0
dissendium
(23.09.16)
lego magazalari da var avm'lerde.

bildigimiz lego adaminin eli zaten o sekilde. a
0
cedex
(23.09.16)
aliexpressde şöyle şeyler var

www.aliexpress.com
0
melengich
(23.09.16)
kendin yap hocam.

darth vader anahtarlık var bende. mesela. kafasından sallandırıyom sıkılınca

76.my
0
kurnaz
(23.09.16)
(12)

hangi dili öğrenmeli?

asya
ispanyolca ve ingilizce iyi derecede biliniyor ve üçüncü bir dil aranıyor. sizce hangisi olmalı? ikisiyle yakın diller de olabilir, alakasız diller de olabilir. aşırı zor olmasın ve eğlenceli olsun. şimdiden teşekkürler
ispanyolca ve ingilizce iyi derecede biliniyor ve üçüncü bir dil aranıyor. sizce hangisi olmalı? ikisiyle yakın diller de olabilir, alakasız diller de olabilir. aşırı zor olmasın ve eğlenceli olsun. şimdiden teşekkürler
0
asya
(23.09.16)
Meslek nedir?
0
baharat
(23.09.16)
Eğlenceli dil nasıl oluyor bilmiyorum, kullanmayacağınız dili öğrenmektense Almanca, Fransızca zorlamak daha mantıklı. İsveççe de olabilir.
0
dissendium
(23.09.16)
dissendium +1

www.indir.com

aşırı zor olmasın ve eğlenceli olsun derken? neye göre, kime göre? grameri mi zor olmasın? sizi eğlendirecek dilin hangisi olduğunu nereden bilebiliriz? hiç mi daha geçerli bir amacınız yok dili öğrenmek için? konuşmayacağınız dili nasıl öğrenecek ya da canlı tutacaksınız? ne bileyim alman müziğine düşkünsündür çat diye almanca deriz. iskandinav kültürüne bayılıyorsundur, son derece lüzumsuz bir dil olsa da isveççe deriz. "aşırı zor olmasın, eğlenceli olsun" ne demek, öyle bir dil mi var?

ben almanca diyorum. zor ama "aşırı" değil bence, hele ki üç dil bilen biri için. eğlenceli ve ayrıca faydalı da bi dil.
0
der meister
(23.09.16)
isp ve ing varsa fransızca öğrenmek zor olmaz. portekizce de anlayabilirsiniz bu durumda. bence fr düşünün.
0
dahinnotha
(23.09.16)
kolay olsun diyorsan italyanca, fransızca veya isveççe. bildiğin dillere yakın diller olması işini kolaylaştırır. bir dili öğrenme amacın yoksa o dil pek eğlenceli olmuyor malesef. amaçsızca öğrenirken yeni öğrendiğin kelimeler düşmanın gibi bakıyor sana, resmen hepsi küfür gibi geliyor. amacın varsa daha kolay olur tabi.
0
lesmiserables
(23.09.16)
Challenge olsun diyorsan Almanca ordan göz kırpıyor.

Eğlenceli olsun demişsin mazoşistsen sorun yok ^^
0
qazaqwsx
(23.09.16)
iyi derecede ispanyolca bilgin varsa öğrenebileceğin en kolay ve en zevkli dil italyanca'dır. zaten inanılmaz benziyorlar, dilbilgisi yapıları, kelimeler vs. neredeyse aynı. ben bile italyanca bilgimle kimi ispanyolca metinleri anlayabiliyorum. üstelik tersi daha kolay, yani ispanyolca bilen birisi için italyanca öğrenmek oldukça basit olacaktır.
0
neyehbe
(23.09.16)
çince.
0
kurnaz
(23.09.16)
Der meister +1

Bu tamemen kişisel tercih meselesi. Mesela ben fonetik açıdan Fransızca'ya bayılırım. Fransızca şarkıları dinlerken eargasm yaşıyorum. Ayrıca Fransız filmleri de ilgimi çekiyor. O yüzden ben Fransızca öğrendim. Bunun yanısıra küçüklüğümden beri hep İskandinavya'ya ilgi duymuşumdur. İskandinav coğrafyası, tarihi, müzikleri, insanları bende hep hayranlık uyandırmıştır. O yüzden şimdi de bi' 5-6 aydır İsveççe öğreniyorum. İşime yarayacağına değil ama olsun. Öğrenmesi oldukça basit bir dil ve bu dili bilmek bana kendimi iyi hissettiriyor.

Elbet senin de vardır kendine daha yakın hissettiğin, ilgi duyduğun bir dil. Eğer yoksa, bu işler böyle ısmarlama olmaz. Zevk alamazsın.
0
köstebek kurabiye
(23.09.16)
tabiki Rusça :) Слава Украине!
0
uzman pratisyen
(23.09.16)
duolingoya gir. Her dilden 10'ar test yap, sevdigine devam et
0
medievalman
(23.09.16)
ingilizce biliyorum, biraz da fransızca temelim var. bir süredir almanca öğreniyorum ve açık ara en sevdiğim dil haline geldi. özellikle b1'den b2'ye geçtikten sonra çok zorluyor. ama diğer yandan konuşması, yazması, dinlemesi keyif veren bir dil bence ama kişiden kişiye değişir elbet.
0
soso
(23.09.16)
(6)

Yurtdışında "İnce İşler Şefi"

deadwampir
Şantiyede ne kadar maaş alır?Balkanlar'da herhangi bir ülkede..Şimdiden teşekkürler...
Şantiyede ne kadar maaş alır?
Balkanlar'da herhangi bir ülkede..

Şimdiden teşekkürler...
0
deadwampir
(23.09.16)
Balkan ülkelerinin hepsi sefil. Özellikle Bulgaristan. İnce işler derken ne demek istedin tam anlamadım, ama şantiyede 3000 lira falan alırsın. Mühendissen tabi.
0
dissendium
(23.09.16)
benim yurtdışında çalışıp da 4bin dolardan az maaşı olan inşaat mühendisi tanıdığım hiç yok. Hatta bundan 3 sene önce en az maaşı ben alıyorum diyen bir arkadaşım 2500 dolar alıyordu enka'dan . sonra maaşını arap parasıyla vermeye başladılar. enka çalışanları sömürüyor filan demişti bu ücret karşılığında .

inşat teknikeri arkadaşlarımdan da birisi türkmenistanda 3750 alıyor diğeri de cezayirde dönemlik bir işten 6000 alıyor. 1.cisinin firması kocaeli merkezli ama şimdi adını unuttum ikincisinin firması(ana işveren ankara merkezli gama bizimki onun taşeronunda)

yani balkanlarda hikaye nasıl bilmiyorum ama, bizim ülkemizde bile bir şantiyeye gitsen ince işler şefi olarak 3bin rahat alırsın. keza zaten ince işler şefi dedikleri şey saha mühendisinin amiri oluyor. 3binin üzerine temiz 1 daha eklerler.

edit: o zaman enkada çalışan arkadaşım stadyum yapıyordu orada ve ana firma amerikalıydı oradakiler bunun 5 katı maaş alıyordu. Bi'de o var. gerçi şimdi dolar uçtu o ne olur bilmiyorum ancak 3bin bence olmaması gereken bir rakam. ama yine de balkan ülkeleri nedir nasıl oluyor onu hiç bilmiyorum.
0
mete kudur
(23.09.16)
2 sene once bizim ince sefleri istanbul'da 6-7bin tl aliyordu. Yurtdisi icin en azindan bir 4.000$ olur herhalde. Ama balkanlar oldugu icin emin olamiyorum.
0
zoghurt
(23.09.16)
@dissendium
Hocam ince isler sefinin ne oldugunu bilmiyorsan sektorle bir alakan yok demektir, insanlari yaniltmayin bari.
@ deadwampir
Eger turk firmasinin yurt disi santiyesi ise bu balkanlarda olan 2500- 3000 usd civari olmasi lazim. Bir kismi turk parasi yatar tr hesabina kalani dolar.
0
kassiopeia
(23.09.16)
@kassiopeia, bravo. tam anlamadım lafını, ne olduğunu bilmiyorum şekline dönüştürmüşsün, sonra bir de insanları yanılttığımı söylemişsin. burada anlamadım derken ince işler şefini neden tırnak içinde yazdığını kast ettim. normalde mimarlar ilgilenir böyle şeylerle. inşaat mühendislerinin yapacağı iş genelde çoktan bitmiş olur çünkü. pozisyonun ayrıntısını, kendisinden beklenen işleri sordum aslında. Söylediğim rakam yanlış olabilir. Bu şirketten şirkete değişir. Türk şirketleri fazla veriyor olabilir, ama balkan ülkelerinin çok zengin ülkeler olmadığını da akıldan çıkarmamak gerek. Türkiye'de bile 3000 lira almayan inşaat mühendisleri varken yurt dışında kesin çok fazladır diye düşünmek yanıltıcı bence. Çünkü masraflar şu bu derken elinde yine ortalama bir para kalıyor.
0
dissendium
(23.09.16)
İlgili arkadaşın tecrübesine ve yaşına bağlı olarak değişir. 15 senelik tecrübeliyse 7000 $ a kadar yolu var.
0
fakkan
(24.09.16)
(4)

Üniversite kayıt sildirme ve askerlik

guvirix
Selamlar. Üniversite okuyorum ancak kayıt sildirmem gerekiyor bir sebepten. 2018'e kadar tecilli gözüküyorum şu an e-devletten baktığımda.Ben şimdi kayıt sildirsem, önümüzdeki YGS-LYS sınavına kadar vakit var. Başka bir okulu kazanınca ona kayıt olmaya da neredeyse bir sene var.Sizce bu durumda aske
Selamlar.

Üniversite okuyorum ancak kayıt sildirmem gerekiyor bir sebepten. 2018'e kadar tecilli gözüküyorum şu an e-devletten baktığımda.

Ben şimdi kayıt sildirsem, önümüzdeki YGS-LYS sınavına kadar vakit var. Başka bir okulu kazanınca ona kayıt olmaya da neredeyse bir sene var.

Sizce bu durumda askerlik başıma bela olur mu? İlla bu okulu devam ettirip, sınava öyle girip, diğer okula kayıt olunca mı şimdiki okuldan kaydımı sildirmem gerekiyor sorun olmaması için?

Özel okul olduğu için kayıt dondurmaya para vermek istemiyorum... Bilgisi olan varsa yorum yaparsa sevinirim.
0
guvirix
(23.09.16)
Sorun olur. Ben yoklama için askerlik şubesine gittiğimde oradaki memur tecil yıl sonuna kadar geçerli oluyor demişti. Şu anda kaydını sildirirsen büyük ihtimalle Ocak ayına kadar tecil sorunu çıkmaz. Ocak ayından sonra eve kağıt gelebilir. Sınavlara girip, tercih yapıp, üniversiteye kayıt olana kadar mutlaka sorun çıkar.
0
dissendium
(23.09.16)
peki ben iki yıl mazeretsiz tecil hakkımı kayıt sildirdikten sonra kullanabilir miyim bunu önlemek için?
0
🌸guvirix
(23.09.16)
kullanamazsın. mezuniyet sonrası için geçerli o iki senelik tecil (yanlışsam düzeltin).
0
zgrydn
(23.09.16)
Mazeretli tecil hakkı mezuniyet sonrası için diye biliyorum ben de. Yine de en doğrusu askerlik şubesine sormak.
0
dissendium
(23.09.16)
(24)

Sırf seks olsun diye şişko biriyle sevişir miydiniz?

neil manke
balıketli/balıketliden hallice falan değil ama obez de değil. şişko bildiğin.örnek: http://previews.123rf.com/images/vadymvdrobot/vadymvdrobot1511/vadymvdrobot151101240/48372981-Full-length-portrait-of-a-casual-fat-woman-standing-isolated-on-a-white-background-Stock-Photo.jpghttp://image.shutterstoc
balıketli/balıketliden hallice falan değil ama obez de değil. şişko bildiğin.

örnek:

previews.123rf.com

image.shutterstock.com
0
neil manke
(23.09.16)
örnek bi fotoğraf koysan da ona göre karar versek.
0
elorelia
(23.09.16)
Sırf seks olsun diye sevişmem ama çekici bulursam sevişirim. Şimdiye kadar 1-2 kere çekici bulduğum balık etliden biraz daha üst makamda kadın oldu.
0
Adramelekhh
(23.09.16)
Bana farketmez, sevgili olmam ama yoklukta sevisebilirim resimdeki gibilerle.
0
basubadelmevt
(23.09.16)
hocam ilgi cekmesi yeterli
0
masumiyetkarinesi
(23.09.16)
Sevişmişliğim var. Gayet de iyidi.
0
dostlarorkestrasi
(23.09.16)
asabi olmak istemiyorum ama senin suratından iyidir
0
pinkpeony
(23.09.16)
Bence bu kafayla fazla seçici olma.
0
xaxxbczczaaxax
(23.09.16)
aramızdaki enerjiye bağlı ama çoğunlukla evet. 1. fotoğrafta kadın harika birşey hatta. bayılırım ben balık etli hatunlara. 2. fotoğraftakiylede birbirimize iyi gaz verirsek kesinlikle ve kesinlikle süper olur.
balıketli şişko ve obez kadınlar isterlerse eqlesin.
0
3D Waffle
(23.09.16)
hayır. iğrenç. zaten böyle birini çıplak görsem var olan ereksiyonumu kaybederim, seks ihtimal dahilinde bile değil. kaldı ki ben normal bir insanım, penisim 45 santim değil, bunca yağ kütlesinin arasında vajinayı bulamam diye tahmin ediyorum.

social justice warrior'lar için not düşeyim, iğrenç bulduğum şey şişman biriyle seks düşüncesi, kişinin kendisi değil. kaldı ki şişmanlığı da iğrenç bulabilirim pekala, iğrenç bir şey çünkü.

ayrıca bunlar balık etli değil, kendinizi kandırmayın. hayır istiyosanız obezle sevişin ona ben bi şey diyemem de sağlık açısından zararlı bu tutum. buna balık etli dediğin zaman bu vücudu idealize etmiş oluyosun. bu sağlıklı bi şey değil. balık etlilik böyle bi şey değil. bunlar bildiğin bıngıl bıngıl şişman insanlar.

ben bir erkek olarak karşımdakinin şişman olmasını bırak, kendim bu kadar şişman olsam ve karşımda aşqım scarlett johansson olsa yine soyunup sevişmem amk, benim o kadar özgüvenim yok kusura bakmayın. yağlı yağlı löp löp pis pis terliceksin bi de o ne be. gerçi scarlett'le ben zaten sevişmem, hillary için video çekmiş satılık rospu, terbiyesiz. sildim onu defterden.

son olarak "sırf seks olsun diye" sevişmek neden ki abi?
0
der meister
(23.09.16)
1 dekinin gideri var, 2'den kaç kaç kaç
0
Corc
(23.09.16)
bence başlık biraz itici. sanki şişkoları zenci gibi dışlamış gibi oluyor. sanki şişkolarla sadece "sırf seks için" sevişiliyormuş gibi.

kesin çizgiyle buna "hayır" diyemiyorum. yani koşullar öyle bir şekillenir ki öyle biriyle de sevişirken bulabilirim kendimi. o an "kendimden tiksinmem" yani. o derece ölümcül bir durum değil bu.

dipnot: şişko değilim.
0
matrix
(23.09.16)
der meister gibi konusan bir arkadaşım vardı şu an karısı 100 kilo ve mutlular.
0
kosun lan mevzu var
(23.09.16)
Sayılır mı bilmiyorum ama ilk fotoğrafdakinin bir tık altı ile takılmıştır bir süre.
Bu tarz ablaların yüzü genelde güzel ve pürüzsüz oluyor. Hatta bazılarında kusur bulamıyor insan. Muhabbetleri de güzel oluyor çoğunun. Goy goy yapmayı falan seviyorlar.
Çekim olurda ayartırsa sevişirim.
0
bir3iki7
(23.09.16)
Yüzü güzelse sevişirim.
0
dissendium
(23.09.16)
ilk kız zaten şişman değil. ikinci kız şişman, direkt o muhabbete girmem.
0
mermize
(23.09.16)
BBW candır :)
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.09.16)
Soruda cinsiyet belirtilmemiş.
Fotoğraflarda sadece kadınlar kullanılmış.

Bunlar biraz riskli sorular. Kesin konuşmamak gerek.
Hatun obezdir ama adamı 700 km yol yaptırıp getirir ayağına bir gece için (bizzat şahit oldum)
Ayrıca obez sınırında olup bir kadını birkaç konuşmada sevişme kıvamına getirebilecek erkek arkadaşım da var.
Bu biraz farklı bir durum uzaktan bakarsın çekici gelmez, ilk görüşte hiç ilgini çekmez, güzellik de bunun gibi mesela, ama tanıdıkça içinde istek oluşur, bu aradaki muhabbetle ilgili olabilir, kişinin karakteri ile ilgili olabilir.
Olur yani böyle, çok kurcalamamak lazım.

Bana soracak olursan şimdi düşününce ben de istemem şişman biriyle birlikte olmayı, kocaman göbek, yağlı bir vücut, ama yine de kesin konuşmamak lazım ne olacağı belli olmuyor bu hayatta.
0
mutekebbir
(23.09.16)
İğrenç bir soru ama balık etli kadınlar hojdur demeye geldim:)
0
benaslindayohum
(23.09.16)
d1sui4xqepm0ps.cloudfront.net

ne güzel kafalar..
0
qazaqwsx
(23.09.16)
şişman sevmiyorum. beğenmediysem sevişmem.

bu arada birebir aynı kaygıya ben de düşmüştüm bi ara, internetten şişman pornoları izlemiştim. böyle ayrı bir kategori varmış ve insanlar özellikle bu kategoriyi falan izliyolarmış mesela bunu öğrenmiştim. tavsiyte ederim çekici gelirse yaparsın.
0
roket adam
(23.09.16)
2 olmaz.
1 neyse.
0
lonelyman
(23.09.16)
Türkiye'deki cinsel açlıktan haberiniz var mı? Adamlar yokluktan damacanaya halleniyorlar. Cinsellikte kaynağa erişim sıkıntısı var Türkiye'de. Her iki cins için de geçerli bu. Resimdeki kızları parçalarlar. Herkesi sizin sahip olduğunuz imkanlara sahip sanmayın.
0
scheisskopf
(23.09.16)
yok olmaz çok şişko
0
gozu acik sevisen yahudi
(27.09.16)
elektrik almakla alakalı, 45 kiloda 85 kiloda kız becerdim
0
docrivers
(27.09.16)
(7)

çok yorgun hissediyorum

pinkpeony
sabah kalkıyorum her şey çok güzel. öğlene kadar pilim bitiyor, çok mutsuz hissetmeye başlıyorum. yeme ve uyku düzenimi, sporu hayatımda dengelemeye çalışıyorum ama bu mutsuzluk, yorgunluk hissi geçmiyor. işsizim, öğrenciyim. neye ihtiyacım var? nasıl mutlu, dolu dolu bir gün geçirebileceğim?
sabah kalkıyorum her şey çok güzel. öğlene kadar pilim bitiyor, çok mutsuz hissetmeye başlıyorum. yeme ve uyku düzenimi, sporu hayatımda dengelemeye çalışıyorum ama bu mutsuzluk, yorgunluk hissi geçmiyor. işsizim, öğrenciyim.

neye ihtiyacım var? nasıl mutlu, dolu dolu bir gün geçirebileceğim?
0
pinkpeony
(23.09.16)
B12 vitamini eksikliği halsizliğe neden olabiliyor. Demir eksikliği de olabilir. Dahiliyeye gidebilirsiniz. Uykunuzu alacak kadar uyuyun her zaman.
0
dissendium
(23.09.16)
yeni tahlil yaptırdım, b12im iyi.
0
🌸pinkpeony
(23.09.16)
Allaha sığın ve ona dua et.
şaka bir yana; sporu hayatına hemen dahil et,
gece geç yatmayın, sabah geç kalkmayın.
alkol tüketiyorsan azalt, sigara içiyorsan bırak.
0
seyduna6687
(23.09.16)
Kullandığın yatak, odanın havalandırması ve nemi gibi şeyler de etkiler.
0
Adramelekhh
(23.09.16)
Öncelikle şunu söyliyeyim solunum yollarını kontrol ettir,burnunda et kemik kıkırdak türevi birşey var ise bunlar uykuyu ve dinç olmayı acayip engelliyor.Ek olarak dönemsel depresyon belirtileri bunlar,aynı sorunlardan ben de müzdariptim,bir uzmana danışman ve yardım alman da çare olabilir.Geçmiş olsun.
0
tuzruhu
(23.09.16)
en az sekiz saat uyu, proteinini sebzeni salatani ye, kardiyoyu abartma, strength training e biraz daha aban. kafa rahatligi icin de sevidigin insanlarla bir iki tek atmak, dertlesmek gulmek eglenmek en guzeli. kafa dagitan romanlar da super oluyor. kendini unutuyorsun, baska zman mekan ucup gidiyorsun.
0
mavicorap
(23.09.16)
Beslenme ve uyku
0
f_d
(23.09.16)
(22)

bu insana ne yaparlar ve kötü biri miyim

devilred
şurada bahsettiğim olay için arandım az önce çağrı merkezi tarafından, söz konusu kurye hakkında gerekli işlemin yapılacağını söylediler. https://eksisozluk.com/entry/63090672kısa bir duraklama anının ardından "tamam" dedim, işinden de olsa hak ettiğini düşünüyorum ama içim de hiç rahat değil. ne ya
şurada bahsettiğim olay için arandım az önce çağrı merkezi tarafından, söz konusu kurye hakkında gerekli işlemin yapılacağını söylediler.

eksisozluk.com

kısa bir duraklama anının ardından "tamam" dedim, işinden de olsa hak ettiğini düşünüyorum ama içim de hiç rahat değil. ne yaparlar bu insana ve tamam dediğim için kötü, acımasız biri mi oldum? bizi bitiren hep bu gereksiz vicdanımız değil mi?
0
devilred
(23.09.16)
haklısın.
0
seyduna6687
(23.09.16)
vicdan yapmana gerek yok. herkes isini dogru duzgun yapsa cok daha iyi sartlarda yasiyor olabilirdik.
0
kassiopeia
(23.09.16)
sana yapan baskasinada yapiyor emin ol. Iyi yapmissin
0
England
(23.09.16)
İşini doğru yapmayan birini şikayet etmişsin sıkıntı yok.
0
tiksinmedenuyanmak
(23.09.16)
Bir kalem satın almıştım internetten, aras kargo elemanı beni aradı, dedi ki abi ben senin kargoyu kaybettim, maaş günü gelince zararını karşılayalım...

Tamam dedim, insanlık halidir, olur. Şubeden aradılar kargonu teslim aldınız mı diye, adam işinden olmasın diye evet aldım dedim. Maaş günü geldiğinde bizim eve gelip anneme o kalem o kadar para değilmiş yalan söylüyor oğlun demiş. Dellendim tabii öğrenince, şubeyi bastım. Bağırıp çağırdım, hatta alttan almasalar, bir kelime ters laf çıksa ağızlarından camları indirecektim. Ortamın tansiyonu bayağı yükseldiği için adam paşa paşa geldi ve paramı verdi, özür diledi.

Demem o ki, o adamlar kadar çirkefleşebiliyorsan şubeyi git asıp kes.
0
la rana
(23.09.16)
Ya ben bu kadar nefreti ve adam isini kaybedecek olsa bile tamam diyebilmeyi anlamiyorum. Karsi komsun azili dusmanin olsa senin icin paketi alir mi? Hadi aldi diyelim. Sonucta eninde sonunda bu kargo teslim edilmezse ne oldu bu kargoya diye soracaksin ve sirket bir sekilde sana bunu kanitlamak zorunda. Teslim alanin adi mutlaka oluyor. Oradan bir sekilde bulacaksin. Bazen kargocular geri goturup sen de bir daha ofise kadar gitme diye yapiyorlar bunu.

Ben herseyimi internetten aliyorum. Bir kere paketimi karsi apartmanin gorevlisine teslim etmisler adam sabah kendi apartmaninin kargolarini alirken. Adam da demems ki bizde boyle birisi yok, almis. Adi sani belli. Gidip aldim. Sacma mi, inanilmaz sacma. Ama ofise dedim ki ben yoksam lutfen baskasina teslim etmeyin. Döndüm geldim. Bana dese teslim edeni isten cikaralim mi? Sacmalama derdim. Ki dusun paketim yaban ellerde ve teslim alan da sesini cikarmiyor, ikamet baska yani :D Ne bileyim. Uyarilir. Issiz birakilmaz. Vicdani dinleyip "issiz kalmasin ama uyarin boyle olmaz dersen" vicdanin senin neyini bitirecek yahu, alisverisinin kapina gelme durumunu mu?

Ustelik kurye, birey olarak degil, sirket sorumlu. Yalnizca musterinin sahsina teslim edilecek diye bir kural cikarsinlar sirket olarak, o zaman kurye bunu delip komsuya teslim ederse suclu olsun, isini yapmiyor olsun. Adam isini yapiyor, yaptigi iste ayni ikamet adresinde ismini ve kimlik bilgisini aldigi muddetce teslim etme yetkisi var demek ki.
0
shadowcat
(23.09.16)
@shadowcat

resmen saçmalamış durumdasın. ayrıca doğrudan bana teslim edilmiş görünüyordu kargo, bunu da belirttim zaten yazdığımda, düzgün okuyalım bi zahmet.
0
🌸devilred
(23.09.16)
Hiç acımasız biri olmadın yüzde yüz haklısın. ilk defa duyuyorum imza olmadan kargo'nun başkasının eline verildiğini. hatta benden hep kimlik isterler.

Bu kargo çalışanları hep böyle yapıyor ben de anneler günü hediyesi yollamıştım, kapıya kadar göndeririz dedikleri için de yurt içini seçmiştim. ötekiler dürüstçe dediler, kapıya kadar götürmeyiz orası küçük bir yer olduğu için şubeye çağırırız diye. ama maalesef yaşlı annemi şubeye çağırmışlar. Bana yaptıkları açıklama da: çalışandan kaynaklı tembellik olmuştu. kısaca çok iyi yapmışsınız. keşke herkes sizin gibi duyarlı olup şikayet edebilse daha az olur böyle sorunlar.
0
for day to break
(23.09.16)
Internette hepimize dogrudan teslim edilmis gorunuyor. Anladim okudugumu. Ofise gittiginde imzasiyla kimin aldigini goruyorsun.

Bir de krem peynir'in soyledigi seyleri retorik olarak baska bir dilde bir de anekdot katarak anlattim, o kadar. Soylemek istediklerim ayni.

Cevap: En azindan gerekli islem nedir diye sorabilirdin.
0
shadowcat
(23.09.16)
ben muhtemelen uzatmazdim ama senin sikayetini de yadirgamadim. firmayi kotu yapan yonetim evet ama sonucta kimse basina gelen sacmaligi yonetime iletmezse o kisiler o firmalarda calismaya devam ederler. sirketi olusturan calisanlari sonucta ayni zamanda.

her seyin tikir tikir isledigi ulkelere ozeniyoruz. onlar nasil oyle oldu peki? sistemin duzgun calismasi icin boyle olaylar yasanmasi lazim. cunku isimizi dogru yapmak icimizden gelmiyor. o zaman basimiza vura vura ogretilmesi lazim.

diger yandan kuryenin siz subeye gitmek durumunda kalmayin diye yapmis olma ihtimalini dusunmemistim. evet, bu da mumkun. oyleyse yazik olmus.
0
jimicik
(23.09.16)
@jimicik

öyle bile olsa bana haber verip benim onayımı almak zorunda değil mi? medyum muyum ben de bileceğim nereye, kime bıraktığını?

@birkaç kişi

ille kargonun kaybolmuş olması mı beni mağdur yapacaktı, bunu anlayamadım. eğer oysa söz konusu, daha önce teslim etmiş gösterip ben bir ay sonra olay çıkarana kadar teslim etmediklerini bilmedikleri bir kargom var. kaldı ki kuryeyi değil, şubeyi şikayet ettim ben.
0
🌸devilred
(23.09.16)
Sen haklısın, kargo şirketi seni adreste bulamadığında araması lazım. Aradığında da 'komşunuz x kişisine teslim edebiliriz arzu ederseniz' diyebilir, onaylarsan eder, onaylamazsan da şubeye götürür. ulaşamadıysa da şubeye götürmeli. bilgin dahilinde olmadan birisine teslim edilmesi kabul edilemez.

burada sorun, daha önce de bahsedildiği gibi, bir sürü yönetim hatası olduğu bilinen kargo şirketinin sana direkt olarak ve yalnızca elemanı suçlayarak gerekli işlemin yapılacağını bildirmesi. vicdanını rahatsız ediyorlar, bilerek de olabilir bilmeyerek de. belki sen şimdi 'şikayet edince gariban çalışanı işinden ediyorlar' diye düşünerek bir dahaki sefere şikayet etmekten vazgeçeceksin ve işlerine gelecek? yapmaları gereken telefonda 'yaptığımız hatadan dolayı özür dileriz, durumu şirket olarak değerlendiriyoruz ve ileride tekrar yaşanmaması için gereken önlemleri alıyoruz.' demekti. gerisi şirket politikası. ama bir şirketin çalışanının hatası yalnızca o çalışana yüklenemez, sorun da burada başlıyor.
0
gmzo
(23.09.16)
haklısın.

şu sonuca göre davranacak insanları anlamıyorum, o yüzden her şey müstehak. ne geldiyse "bana dokunmayan bin yaşasın"cılıktan geldi zaten. bu tipleri ciddiye alma.

ürünün başına bir şey gelmemiş olması, sürekli böyle olacağı anlamına gelmiyor. kendi paranla rezil olmamayı istemek ne zamandan beri vicdansızlık, anlamıyorum. bazıları sokaktan topluyor heralde.
0
piremses
(23.09.16)
abartmışsın biraz babuş.
0
dedim dedim de kime dedim
(23.09.16)
sonuna kadar haklısın. vicdan yapıcak bir durum söz konusu değil gönlün rahat olsun.
0
sta
(23.09.16)
karşı komşu telefonu cukkalasaydı nolcaktı? teslim edilen kısmına senin adını girmişler, kamera vs de yoksa nasıl ispatlayacaktın? kaldı ki ispatlamak için bi ton uğraşacaktın. herkes zor şartlar altında çalışıyor. bahanesi olmamalı.
0
elorelia
(23.09.16)
Gerekli işlem yapılmayacağı için sorun yok.
0
dissendium
(23.09.16)
karşı komşumuzun on yaşlarındaki kızı bile "telefonunuz geldi" diyerek bana verdi kargoyu, demek ki konuşulmuş paket içeriği. ancak karşılaşırsak selam vereceğim bir aile olarak neden bilsinler ki benim neyi ne kadara aldığımı?
0
🌸devilred
(23.09.16)
dostum hic abartmamissin. abartmissin diyen insanlarin cogunluk olmasina bakma. dostlar alinmasin ama bu gosterdiginiz hosgoruyu ve empatiyi lutfen elinde olmadan hata yapanlara gosterin. kargo calisani bu kargonun hangi sartlarda teslim edilebilecegini biliyor. komsuya vermezse isten mi atilir? patron mu kizar? ben pek sanmiyorum. kargo sahibi gelir subeden alir. yani bu olayla sınırlı olarak şu gayet acik ki, kargocu emekci kardes bile bile lades yapmis. peki nasi yapiyor bunu? kargo sirketi bu tur olaylara musade ettigi icin tabi ki..m

kargo sirketisin sen, kayitsiz posta servisi degilsin ki atip gidesin. kargonun bir anlami var. eger ozenli ve guvenli bir sekilde isleri yetistiremiyorsan kapasitenin ustunde is almayacaksin. yok eger kar elde edemedigini soyluyorsan sektorden cikacaksin.

bence bir adim ileri gidip kargonun karsi komsuda da olmadigini soyleyecektiniz. o sube bir gun delirecekti ve sirf bu isle saatlerce ugrasacaklardi. ertesi gun kargoyu aldiginizi belirtecektiniz. sikayete gerek kalmafan, herkese tatli bir (!) tecrübe olacakti..
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.09.16)
Bu arada haklısın. Aynısı başıma geldi. İki yıl önce aldığım bir telefonu üst katımızda oturan yengeme bırakmışlardı. Amcam torunuyla beraber telefon kutusunu açıp telefonuma bakmışlardı ki bu en uyuz olduğum şeydir. Komşun da kutuyu açıp bakabilirdi. Bahsettiğin kargo şirketiyle uzun süredir temas halindeyiz. Annem Avon üyesi olduğundan her ay 300-400 liralık ürün geliyor eve. Bizi artık tanıdıklarından arada bir komşuya bırakıyorlar. O şirket bir ara batma eşiğindeydi. O yüzden pek standartlara uymuyorlar. Eğer bu durumdan rahatsız olduysan gerçekten şikayet yoluna git. Komşunun hiçbir suçu yok. Onları tanımaman kötü biri oldukları anlamına gelmez. Bir de çoğu çocuk paketin boyutuna bakarak o şeyin telefon olabileceğini az çok tahmin eder.
0
dissendium
(23.09.16)
kutunun boyutu deve kadardı, okumayan bilemez içinde ne olduğunu.

karşı komşuyu tanımadığımı söylemedim, suçlu olduklarını da söylemedim. kaldı ki bu konunun benim karşı komşuyu tanıyıp tanımamamla alakası yok. uygulama tamamen yanlış.
0
🌸devilred
(23.09.16)
Bir sey yapacaklarini sanmiyorum da yaparlarsa da haketmis. Vicdan gerektigi yerde kullanilir, gerekmeyen yerde yaptigin vicdan acimasizliktir. Ona vicdan denmez. Iyilik mantikla desteklenmezse iyilik olmaktan cikar.
0
stavro
(23.09.16)
(3)

FitBox vs Aikido (Savunma Amaçlı Dövüş)

dokuz numara dort yildiz
Selam, yapmak istediğim meslek ve ülke durumları gibi sebeplerden dolayı, gerektiğinde dövüşebilecek kabiliyette olmak istiyorum. vücut geliştirme yapıyorum ara sıra ama gücümü nasıl kontrol ederim bilmiyorum. yarına kadar karar vermem gereken bir konu, okulda haftada 3 gün aikido veya fit box dersi
Selam,

yapmak istediğim meslek ve ülke durumları gibi sebeplerden dolayı, gerektiğinde dövüşebilecek kabiliyette olmak istiyorum.

vücut geliştirme yapıyorum ara sıra ama gücümü nasıl kontrol ederim bilmiyorum.

yarına kadar karar vermem gereken bir konu, okulda haftada 3 gün aikido veya fit box dersi ama şansım var.

hangisini önerirsiniz ve neden? buyrun sohbete.
(dalga geçmek serbest)
0
dokuz numara dort yildiz
(23.09.16)
fitbox. 1) çabuk öğrenirsin. 2) kavgada daha faydalı.
0
jangbogo
(23.09.16)
Bir karateci olarak boks diyorum. Karate-Do, Judo, Aikido gibi Uzakdoğu sporlarında gelişim göstermek çok uzun sürer. Ben iki yılda ancak kahverengi kuşak olabildim. Siyah kuşak olmak beyaz kuşaktan itibaren üç yıl sürüyor. O yüzden Aikido dersleri alsan da sporun içine tam giremeyeceksin. Çünkü bu tip sporlar çok teknik. Boks daha doğaçlamaya dayalı bir spor. Sanatsal bir felsefe de içermiyor.

Kendini savunma konusunda Aikido işe yarar, yaramaz demiyorum, ama bunun için disiplinli bir şekilde çalışmak gerek. Eğer dövüşmek hayatının bir parçası olacaksa (ki bunu asla tavsiye etmem) öğrenebildiğin kadar spor öğren. Atletizm dahil.
0
dissendium
(23.09.16)
Boks +1.
0
arnold schwarzeneger
(23.09.16)
(2)

Sözleşme çevirisinde kafamın durduğu yerdir

alexander the one point five
Herkese iyi geceler.Bir sözleşme var çevirisini yapmakla mükellef olduğum, hepsini de çevirdim ancak bir cümleyi yaklaşık 5 saattir çeviremiyorum, kafam durdu belki, belki de bu konuda yeteneklerim bu noktaya kadar. Yardımı dokunan olabilirse beni çok mutlu eder."any and all damages arising out of,
Herkese iyi geceler.

Bir sözleşme var çevirisini yapmakla mükellef olduğum, hepsini de çevirdim ancak bir cümleyi yaklaşık 5 saattir çeviremiyorum, kafam durdu belki, belki de bu konuda yeteneklerim bu noktaya kadar. Yardımı dokunan olabilirse beni çok mutlu eder.

"any and all damages arising out of, resulting from or related to any claim that the use or possession of any packaging supplied by or on behalf of the supplier infringes on rights of any third party including without limitation any claim brought by a third party accusing any packaging manufactured by supplier pursuant to this agreement of infringing a patent or any other intellectual property rights of any third party."

Gördüğünüz üzere noktalamasız yekpare bir cümle ve ben bunu çevirmeyi ne yazık ki beceremedim.

İyi geceler, yardımı dokunan olursa şimdiden çok teşekkürler!
0
alexander the one point five
(23.09.16)
1. any and all damages arising out of, resulting from or related to any claim that the use or possession of any packaging supplied

2. by or on behalf of the supplier infringes on rights of any third party including without limitation any claim brought

3. by a third party accusing any packaging manufactured

4. by supplier pursuant to this agreement of infringing a patent or any other intellectual property rights of any third party

Bu cümle bu şekilde dörde bölünebilir bence.
0
dissendium
(23.09.16)
"işbu üçüncü parti patent veya fikri mülkiyet hakları ihlali sözleşmesi uyarınca; üçüncü bir partinin teradikçi tarafından üretilen herhangi bir ambalajı sorumlu tutması dahil ancak bununla sınırlı kalmamak üzere, tedarikçi tarafından veya tedarikçi adına tedarik edilen ambalajın kullanımı veya mülkiyetinin herhangi bir üçüncü partinin haklarını ihlal ettiği talebinden doğan, kaynaklanan veya bu talebe ilişkin bulunan tüm zararlar"
0
lesmiserables
(23.09.16)
(34)

doğduğunuz mevsimle sevdiğiniz mevsim arasında

harvey
bir yakınlık var mı? Sonbahar doğumluyum ve bu mevsimi seviyorum, peşinden kışı severim, ilkbahar da hoşuma gitmiyor değil fakat peşinden hiç haz etmediğim yaz geldiği için arada bir soğukluk var. Sizde durumlar nasıl, yaz doğumlu olup kış seven ya da kışın doğup yaz delisi olan ters örnekler var mı
bir yakınlık var mı? Sonbahar doğumluyum ve bu mevsimi seviyorum, peşinden kışı severim, ilkbahar da hoşuma gitmiyor değil fakat peşinden hiç haz etmediğim yaz geldiği için arada bir soğukluk var. Sizde durumlar nasıl, yaz doğumlu olup kış seven ya da kışın doğup yaz delisi olan ters örnekler var mı aramızda?
0
harvey
(22.09.16)
Mart'ta doğdum ama sonbaharı daha çok seviyorum ben.Kış ikinci tercih ama Mart- Nisan arası ne giyileceği belli olmayan ayarsız mevsim olduğu için pek sevmiyorum :)
0
neferkitty
(22.09.16)
Mart dogumluyum. Mart aslinda ilkbahar geciyor ama ben kistan sayiyorum, ilkbaharda depresyona giriyorum genelde, kis <3
0
yuzır
(22.09.16)
kışın doğdum. kışı, karı severim.
karı derken yanlış anlaşılmasın..
0
very big cat you.
(22.09.16)
Nisan'da doğdum ama ilkbaharı hiç sevmem. Sonbahar iyidir.
0
dissendium
(22.09.16)
Yaz doğumluyum, kış insanıyım.
Yazı hiç sevmem.
0
pike
(22.09.16)
ilkbahar doğumluyum sonbahar en sevdiğim
0
shotgunwoman
(22.09.16)
kışın doğdum, baharı severim, yaz insanı olduğumu söylerler.
0
gis
(22.09.16)
Ben güneşli cıvıl cıvıl hava seviyorum yaz sıcağı yaşatmayan. Bahar aylarını çok seviyorum aslında ve mayıs doğumluyum.

Ancaaak..Şu bahar alerjisi...Ne zaman bahar gelse mayıs gelse ben hapşu hapşu, gözler yaşlı dolaşıyorum polenlerden falan.

Yani ben seviyorum da o beni sevmiyor :..(
0
qazaqwsx
(22.09.16)
kışın doğdum kışı severim. askerde olmadıkça tabii.
0
bohr atom modeli
(22.09.16)
Kışın doğdum ama tam bir yaz insanıyım:)
0
archery
(22.09.16)
Kış doğumluyum ama ilkbahar seviyorum = yok
0
fragile lady
(22.09.16)
Martta doğdum, ilkbaharı seviyorum ama Mart ayını çok sevmiyorum çünkü soğuk oluyor. Kıştan da tiksiniyorum :/
0
petekpare
(22.09.16)
kışın doğdum, kışı seviyorum.
0
Goldstein
(22.09.16)
Aralık ayında doğdum ve kış mevsimini çok severim. Bana soğuk olsun, buz olsun, kar olsun, pus olsun!

Kış mevsimi bana mutluluğu çağrıştırır her zaman çünkü doğum günüm var, birkaç gün sonra yeni bir yıla giriyoruz, herkes yılbaşı telaşı içinde oluyor, birbirine hediyeler alıyor, heyecanlanıyor. Gerçekten şahane bir ayda doğduğumu hissediyorum.

Kış haricinde ilkbaharı da çok severim çünkü doğa uyanıyor, her yer mis gibi çiçek kokuyor, hava açık olsa da serin olmaya devam ediyor. Hem çocukluktan beri ilkbahar okulların kapanmasının yaklaştığını müjdelerdi bana, hala bu şekilde hissediyorum, mutlu oluyorum çünkü öğrenciliğim bitse de meslek dolayısıyla okullardan hala kopamadım.
0
köstebek kurabiye
(22.09.16)
Var. Ocakta doğdum kış seviyorum. :)
0
mutlusismankedi2015
(22.09.16)
petekpare +1, belki egeliyim diyedir bilemem. bahar-yaz geçişi benim sevdiğim havalar.
0
aydogank
(22.09.16)
aralıkta doğdum. en çok sonbaharı, sonra kışı seviyorum. özellikle yağmuru o kadar çok seviyorum ki az önce yağmur başlayınca işi gücü bırakıp yağmuru seyretmeye cama koştum.
0
hayirsiz
(22.09.16)
Mart doğumluyum, ilkbaharın sonu + yaz insanıyım
0
lesmiserables
(22.09.16)
Eylül doğumluyum ve çöl sıcaklarını seviyorum. Güneş enerjisiyle yaşayan insanım.
0
jazzabel
(22.09.16)
İlkbaharda doğdum. İlkbaharı sevmiyorum, en sevmediğim mevsim olabilir. Sonbaharı seviyorum.
0
nawar
(23.09.16)
yazın doğdum, yaz insanıyım. kışın beyin hücrelerime kadar donuyorum.
0
devilred
(23.09.16)
ağustos doğumluyum allah belasını versin her sene geberiyorum 40 derece yapış yapış nemli istanbul sıcağında
0
marie trintignant
(23.09.16)
var. sonbahar çocuğuyum (:
0
Ufuk
(23.09.16)
1 haziran doğumluyum. kışı o kadar seviyorum ki 60 yaşına gelsem bile çocukluk heyecanımı kaybetmeyeceğim tek alan kış olabilir. istisnasız her sene eylül-ekim dedin mi özellikle sibirya'daki şehirlerin hava durumlarını takip etmeye başlarım. keza yaşadığım yerin de. sonbaharın üşüten, "üzerime bi şey almam lazım" dedirten ilk anı kadar özel ve güzel şey azdır. bir yere taşınacaksam, şehirle ilgili aklıma gelen ilk sorulardan biri "kışın soğuk olur mu, kar yağar mı?" olur mesela... örneğin italya'ya yerleşecek olsam roma'da yaşamaktansa küçük bir kuzey italya şehrinde yaşamayı tercih ederim. kışın kar yağıyo çünkü. evet.
0
der meister
(23.09.16)
nisan'da doğdum. ilkbaharı severim. sonbaharı severim. kışı çok çok severim. yazı hiç sevmem. misal şimdi yaz bitti bitiyor ya, bayram ediyorum. adeta dirilmeye başladım.
0
matrix
(23.09.16)
Temelde var, küçük bir açıdan yok. Yazın hastasıyım ve Ağustos ayında doğdum. Bu açıdan tutuyor ama ben Ağustos ayını hiç sevmem çünkü yazın son ayı. İçimi hüzün ve telaş kaplar, zamanı tutmaya çalışırım. Mayıs'ın ikinci yarısı ve Haziran'ı çok seviyorum. Yazdan başka mevsimi mevsimden saymam, geri kalan zamanda sadece yazın gelmesini beklerim.
0
aychovsky
(23.09.16)
mart basi dogumluyum, yazi severim. kistan soguktan hoslanmam
0
ne istedigini bilmeden aglayan cocuk
(23.09.16)
Yazin dogdum kesinlikle yazi severim.
0
stavro
(23.09.16)
aralık'ta doğmuşum.

soğuğu hiç sev-e-miyorum, herkes daha tişört giyiyorken ben çoktan üşümeye başlamış oluyorum. ve alerjim var muhtemelen.

fekat çok sıcağa da dayanamıyorum, bodrum'da bir akşam vakti havuz başında sıcaktan bunalıp bayılmışlığım var.

istanbul için söylüyorum; mayıs, haziran, temmuz'u seviyorum.
0
holy diver
(26.09.16)
deli gibi var hem de... kasım doğumluyum; sonbahar ve kışta bildiğin mutlu oluyorum.

lanet bir yazı geride bırakmaya çalışıyorum hala. hava güneşli olduğunda mutsuz oluyorum. 2-3 haftaya tam anlamıyla istediğim havalar gelecek. bu mutluluk işte. yaklaşık 6 ay da kalacak o istediğim hava.

şimdi onlar düşünsün...
0
mermize
(26.09.16)
İlkbahar doğumluyum, ilkbaharı çok severim ama yaş ilerledikçe sonbaharı daha sever oldum.
0
SiyamkedisiZorro
(26.09.16)
yazın doğdum, sonbahar ve ilkbaharı severim. yazı sevmem pek hatta :)
0
dessy
(26.09.16)
Yaz doğumluyum yazı seviyordum. Son sıcaklık artışları sıktı, artık yazı sevmiyorum. İlkbahar ve sonbahar güzel. Kış zahmetli. Bir yere gideceksin on kat giy çıkar. Atkısı eldiveni şemsiyesi paltosu çizmesi...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(26.09.16)
kışı severim mayıs doğumluyum
0
basond
(26.09.16)
(4)

Tüm bu FETÖ Yapılanmasının Feto Fikri Olduğuna İnancınız Nedir?

mytituaEd Yourvenom
Devlet içinde tüm kilit noktalara 80'lerden itibaren sızmış, filmlere konu olacak şekilde, önceden üzerinde sosyolojik ve sosyo-psikolojik olarak çok çalışılmış olduğu apaçık olan bir senaryo ile adım adım, ince ince 'gizlice' devlet aklının işleyişini bozma ve bunu çıkarı doğrultusunda ustaca kendi
Devlet içinde tüm kilit noktalara 80'lerden itibaren sızmış, filmlere konu olacak şekilde, önceden üzerinde sosyolojik ve sosyo-psikolojik olarak çok çalışılmış olduğu apaçık olan bir senaryo ile adım adım, ince ince 'gizlice' devlet aklının işleyişini bozma ve bunu çıkarı doğrultusunda ustaca kendi lehlerinde kullanmaları, bunun farkına varanları yine adım adım oluşturulmuş medya gücü ile ya itibarsızlaştırıp ya da komplolar kurarak ister kamufle ister ayan beyan devlet içindeki kendi militanlarına yargılatıp etkisiz kılan bir şebekenin ben şahsen, ilkokul terk bir imam ve bıyıklı abiler tarafından düşünebileceğine ihtimal vermiyorum.

Devlet kurumlarına sızmış bu şebekeye bir bütün olarak baktığımızda;
- kimse bir diğer hücre elemanını tanımıyor
- Hücre içindeki elemanlar birbirlerini kod isimleri ile tanıyor
- Kendileri sadece bilmeleri gerektiği kadar bilgilendiriliyor
- Hepsi çocukluktan itibaren beyni yıkanmış kişiler ve sadakat hisleri var.

Bu tam olarak 'global terrör örgütleri'nin yapı şemasının tarifi.

Sanki 1930'ların italyan mafyası sadakati ama değil. Çünkü buna dahil olanlar tam olarak neyin parçası olduklarının farkında değil. En azından bir mafyada neye ve kime hizmet ettiğini bilirsin.

Bu italyan mafyasından çok daha iyi örgütlenmiş ve devletten gizli değil ama devletin içine sızarak işleyen yeni tarz bir yapılanma. Daha önceden buna benzer bir yapılanma ben duymadım. Görünen o ki 1970'lerde planın uygulanmasına geçilmiş Türkiye'ye özel bir şema. Uzun vadeli bir plan.

Ve kendilerini uluslararası arenada daha iyi kamufle etmek ve olası reaksiyonlarda kendilerini savunmak için "iyilik meleği" görünüşlü kuruluşlar çatısı altında faaliyet yürütüyorlar. Böylece birisi çıkıp "bu terrör örgütüdür" dediğinde "bakın bizim bir çok ülkede okulumuz var şu yardımları yapıyoruz, yahudilerle de iyi arkadaşız" diyerek zaten islam karşıtı esen fırtınayı da arkalarına alarak Türkiye devletinin tepkisini itibarsızlaştırmayı deniyorlar.


Şebeke yapısına ve operasyonlarına bakınca global bir profesyonellik olduğu çok açık ve bunun gizli servis ve gizli operasyonlar konularında tarih boyunca çuvallayan Türkiyeden çıkamayacağı konusunda çok eminim.

En basit örnek olarak, bu ülkede doğru dürüst uygulamalı sosyoloji ve sosyo-psikoloji araştırması / araştırmacısı yokken, kullanılan yöntemler Türkiyeyi aşar.

Bence Türkiye büyük bir iç savaşın eşiğinden döndü ve çoğu kimse farkında değil.

Darbe planı en mükemmel şekilde uygulansa dahi hiç bir zaman başarıya ulaşamayacktı ve tam bir kaos ve iç savaş ortamı oluşacaktı ki bence varılmak istenen nokta da bu idi zaten.

Siz bu büyük planın gülen tarafından planlandığını düşünüyor musunuz?
0
mytituaEd Yourvenom
(22.09.16)
Fethullah Gülen'in CIA ajanı olduğunu söyleyenler var. Klasik olacak ama ben de doğrudan Amerika ile bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Çünkü darbe öncesinde ordudaki Rus ajanları darbe planı yapılacağı bilgisini paylaşmış. Bu yüzden bu planın Rus gizli servisi ya da başka bir gizli servisle bağlantılı olması mümkün değil. Gülen sadece bir aktör.
0
dissendium
(22.09.16)
aklı başında kimse düşünmüyor zaten. Bu olan bitenin Amerikan gizli servisinin tezgahladığını görmeyen kördür.
0
turkuaz
(22.09.16)
@dissendium @turkuaz
CIA diyorsun, olabilir, düşük ihtimal görüyorum. bence Amerikan hükümetinin ve NATO ülkelerinin bile etkisi dışında bir yapının varlığı var, en azından resmi kurumlşarı dışında bir oluşum.

CIA yapısı itibariyle ABD'ye yönelik dış tehditler üzerine faaliyet yürütür. Ve Türkiye'nin stabil kalması onların çıkarınadır ancak başka bir grup "Amerikan derin devleti" destabilizasyon fikrini kendi çıkarlarına daha uygun görüyor. Özellikle ortadoğu'da savaşı körüklemek için elinden geleni üstü örtülü yapıyor.


Birleşik deletlere bakarsan devlet kurumları içinde bile açıkça çok büyük fikir ayrılıkları var.

Irak savaşına bakarsan Amerikan başkanı Bush ve ingiliz başbakanı Tony Blair* açığa sonradan çıkan bilgilerle anlaşılan bilinçli olarak yanlış yönlendirildi. Tony Blair bunu itiraf etti zaten.

Başkan adaylarından Hillary Clinton'un dışişleri bakanı olduğu sırada sızan mail yazışmalarında da George Soros'un Clinton'a bir Avrupa ülkesindeki durum konusunda doğrudan yapılması gerekenleri emrettiği yazışmalar ortaya çıktı.

*edit: ilk Cameron yazmışım, doğrusu Tony Blair olarak düzeltildi.
0
🌸mytituaEd Yourvenom
(22.09.16)
@mytituaed, direkt bir örgüt ismi veremem. Bana göre kimse de veremez. Ama biz o kişilerin kim olduklarını çok iyi biliyoruz. Türkiye'de iç savaş çıkarma faaliyetlerini herhangi bir Arap ülkesinde gerçekleştirilen faaliyetlerden farklı görmüyorum ben. Amaç her şekilde bu coğrafyadaki ülkeleri köleleştirmek. Bu plan birinci dünya savaşından hiç farklı değil. Para ve kaynak elde etmeye çalışan güç sahipleri eskiden gemilerle İngiltere'den kalkıp buralara gelmişlerdi, bugün böyle bir şeye tenezzül bile etmeden satranç oynayarak amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar. Yani bu işin içinde İngiltere bile olabilir. Amerika'yı da Irak Savaşı sırasında Bush yönetmiyordu zaten. Irak Savaşı bile yine aynı zeka tarafından planlanmış bir şeydi.
0
dissendium
(22.09.16)
(1)

traktör

_k_u_z_g_u_n_
maviliye hayret baya geçmiş üstünden nasıl bişey olmaz http://www.liveleak.com/view?i=edf_1474538854
maviliye hayret baya geçmiş üstünden nasıl bişey olmaz www.liveleak.com
0
_k_u_z_g_u_n_
(22.09.16)
O kırmızı şey var ya, onun sayesinde. O tümsek oluşturuyor ve tekerlek onun üstünden geçiyor, sadece bir kısmı adama kısa süre temas ediyor.
0
dissendium
(22.09.16)
(2)

Sivil haklar ve polis tacizi uzerine cekilen video cevirisi (ingilizce)

musella
https://www.youtube.com/watch?v=cbNGQJhwn5gselamlar, yukaridaki videoda 11:34 civari baslayan polis ve bisikletli tartismasinin ozetini cok merak ediyorum. 1 dakikalik bi goruntu. neler konusuyorlar, bisikletli kendi yasal haklarindan bahsediyor ve polis daha fazla sozlu karsilik veremiyor. diyalogd
www.youtube.com

selamlar,

yukaridaki videoda 11:34 civari baslayan polis ve bisikletli tartismasinin ozetini cok merak ediyorum. 1 dakikalik bi goruntu. neler konusuyorlar, bisikletli kendi yasal haklarindan bahsediyor ve polis daha fazla sozlu karsilik veremiyor. diyalogda neler geciyor ozetle. kim hakli neye gore hakli?

tesekkurler.

edit: esas istegimi yazmamisim. ingilizcem yetersiz kaliyor, ceviri istiyorum mumkunse. tesekkurler.
0
musella
(22.09.16)
Bir iki kısım yanlış anlaşılmış düzeltiyorum. Çocuğun sürdüğü bisiklet normal bisiklet değil. Akrobasi yapılan bisikletlerden. Çocuk tahminimce oturma yerlerine falan da çıkıyor. Polis bunun üzerine bazı hukuk kurallarına atıf yapıyor. O duyduğum numaralar şu kanunun şu maddesi gibi bir şey. Çocuk bunun üzerine kendini savunuyor.

Edit: yeni açıklama.
0
dissendium
(22.09.16)
kaldırımda bisiklet süremezsin diyor ve tartışma başlıyor.
0
burya
(22.09.16)
(6)

sevgili ile beraber yaşamak

gazozailacatmauzmani
sevgilnizle beraber yaşamanın ilişkiye bir zararı olduğunu düşünür müsünüz? size göre bazı şeyler değerini yitirir mi? ofiste muhabbet ederken böylebir muhabbet oldu. kimisi beraber çok fazla zaman geçirmenin 2 tarafın da birbirine alışarak özelliğini yitirebileceğini savunuyor. ben 2 tarafa da herh
sevgilnizle beraber yaşamanın ilişkiye bir zararı olduğunu düşünür müsünüz? size göre bazı şeyler değerini yitirir mi? ofiste muhabbet ederken böylebir muhabbet oldu. kimisi beraber çok fazla zaman geçirmenin 2 tarafın da birbirine alışarak özelliğini yitirebileceğini savunuyor. ben 2 tarafa da herhangi bir zararı olmadığı kanısındayım. siz ne düşünürsünüz
0
gazozailacatmauzmani
(22.09.16)
"birlikte yaşayınca tadı kaçıyor" diyenleri görünce aklıma temel'in doping fıkrası geliyor benim. doping yapıyor temel ama yine sonuncu oluyor. niye öyle yaptıkları sorunca da "doping anlaşılmasın diye" diyor. o hesap. insanın sevgisi, sevdiği insanla aynı evi paylaşıyor diye azalır mı ya, ne biçim iş. ben sevgilim olsa kesinlikle beraber yaşamak isterdim. kirayı ve faturaları bölüşürdük en başta. sonra bunun seksi var sarılıp uyuması var türlü türlü serseriliği var. neden istemeyeyim? "YHAAA KİŞİSEL ALAN :((" insanları da bence yanlış insanlarla birlikte oluyor. aynı evde yaşamak ya da aynı hayatı paylaşmak, sürekli dip dibe yaşayıp AŞKİTOMlaşmak anlamına gelmiyor ki? yani, gelmek zorunda değil en azından. ben akşam biramı açıp maç izlemek istediğimde bunu yapamıyorsam, sevgilimle aynı evi paylaşmamdan dolayı sürekli sorun yaşıyorsak bu evi paylaşmamızdan değil ilişkimizin tırtlığından, aramızdaki iletişim bozukluğundan kaynaklıdır. eh sevdiğim kadınla ilişkimin de ortada bariz bir problem olmadığı sürece "doğru" olduğunu varsayacağımdan, ben kesinlikle aynı evde yaşamak isterim. aşkım ölürse de ayrılırız. sarılamadıktan, öpemedikten, koltuğa yayılıp fingirdeyemedikten sonra sevgiliyi nabiyim amk gider yine osbir çekerim yapmadığım şey mi.
0
der meister
(22.09.16)
Zararı olur biraz. Fazla samimiyet sonucunda karşıdakinin daha önce hiç fark etmediğin özelliklerini görürsün. Dışarıdan manken gibi duran bir kızın evde yaşamaya başlayınca banyoda hayvan gibi boğazını temizlediğini görebilirsin mesela. Ya da temizliğe hiç dikkat etmediğini, yemekten sonra ellerini falan yıkamadığını... Erkekler için de aynı şekilde. Dışarı çıkarken parfüm sıkan birinin evde terli terli donla gezmesi her şeyi değiştirebilir. Güzel bir şey tabi. Evlilik öncesi deneme gibi bir şey. Ama aşırı samimiyet gerçekten kötü bir şey. Buna dikkat edilecekse sorun olmaz.
0
dissendium
(22.09.16)
Evlenme kararı almamızda çok etkili oldu. Birbirimizi daha iyi tanıdık. Bence doğru insansa iyi bir şey, değilse kötü.
0
petekpare
(22.09.16)
petekpare +1
0
sanguine mcqaer
(22.09.16)
Eğer aklında buna yönelik bir şüphe varsa muhtemelen ciddi düşünmüyorsun, sadece gönül eğlendirmelik takılıyorsan bunu karşındaki insana söyle. Söyle ki beklenti içine girmesin ve kendi yolunu çizsin.
Başkalarının tecrübeleri başkalarının kişiliğine göre şekillenmiştir. Adı üstünde başkaları.
0
xaxxbczczaaxax
(22.09.16)
petekpare +1

Birbiriniz uyumlu iseniz tam tersine ilişkiyi daha da güçlendiren bir şey. Zaten birinin huyunu suyunu aynı evde kalmadan tanımanın imkanı yok. Uzun vadede soğuma oluyorsa da karakterler arası çatışmanın farkına varılmasından dolayı.
0
neferkitty
(22.09.16)
(1)

kars çıldır gölü kızak turu mevsimi

superb
hangi aylarda yapabiliriz?
hangi aylarda yapabiliriz?
0
superb
(22.09.16)
Ben ocak sonunda gitmiştim Kars'a, o zaman belediyenin bir afişini görmüştüm. Ya ocaktır ya şubat.
0
dissendium
(22.09.16)
(24)

her iş kazasına "iş cinayeti" denmesi sadece bana mı itici geliyor

teritori
selam,öncelikle iş güvenliği konusunda çok netim. kimsenin burnu bile kanamaması için götünü yırtacaksın patron olarak. yasalarda gerekli olanlardan daha fazla önlem alacaksın hatta. o yasaların bir sike derman olmadığını biliyoruz.neyse sorum şu.özellikle sosyal medyada bütün iş kazaları için iş ci
selam,

öncelikle iş güvenliği konusunda çok netim. kimsenin burnu bile kanamaması için götünü yırtacaksın patron olarak. yasalarda gerekli olanlardan daha fazla önlem alacaksın hatta. o yasaların bir sike derman olmadığını biliyoruz.

neyse sorum şu.
özellikle sosyal medyada bütün iş kazaları için iş cinayeti diyen bazı hesaplar var. bunların içinde gazeteler dergiler de mevcut. atıyorum, adam emniyet kemerini takmadı, iskelede ayağı takıldı düştü. buna dahi iş cinayeti diyecek potansiyeldeler.

dediğim gibi iş güvenliği konusunda çok hassasımdır ancak bu tavır beni rahatsız ediyor.

sizde de aynı düşünce var mı?
0
teritori
(22.09.16)
solcu zirvalari iste. ben de senin gibi dusunuyorum sanirim tam olarak.
0
nigeo
(22.09.16)
ben örneklerinizdeki gibi bir duruma iş cinayeti dendiğini görmedim. ülkede pek iş kazası yok. daha çok iş cinayeti var, ondan olabilir. eğer bütün önlemler alınmışsa, kısaca tüm gereklilikler yapılmışken buna iş cinayeti deniyorsa; art niyet vardır zaten. herhangi bir kesimin zırvası değildir ama. bir tarafa yıkmamak lazım.

beni de asıl şaşırtan her iş cinayetine kaza işte, olur böyle demek. bu işin fıtratında dendi, yakın zamanda. oradan hesap edin.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
ornek yanlis bence; "adam emniyet kemerini takmadi" diye bir cumle yok. Takmiyorsa cikmayacak/calismayacak. Bu is cinayetidir. Kavramlari suclu/sucsuz diye ayirmayin, kendi hatasi yahu diye bakmayin adama o hatayi yapma firsatini vermemek mesele zaten. Bu ulkede dusup olmus adama eminyet kemeri giydirip baglamamis adam diye savciya savunmaya yapan var. Az suclu, cok suclu, iyi niyetli vs. bu kavramlar suistimale acik kavramlar. Yasalar zaten her olaya is cinayeti olarak bakmiyor bu sebeple zaten 23423423 tane evrak imzalaniyor ama genel kavram olarak force major durumlar harici is cinayetidir benim fikrim.
0
wallcan
(22.09.16)
windowsguvenlikduvari +1

İşveren gereken önlemleri almadıysa ve işçinin bu önlemlere uymasını sağlamadıysa iş cinayetidir.
0
fotrsapka
(22.09.16)
zamanında bu iş kazaları/cinayetleriyle nam yapmış tuzla tersanelerinde çalışan bir arkadaşım vardı. onun anlattıklarına göre, çoğu kaza işçinin bireysel hatası yüzünden oluyor, çünkü adamlar inanılmaz derecede cahil diyordu. gaz kaçıran oksijen tüpünü ağzında sigarayla söndürmeye giden adam var, tek tek hepsinin başına isg'ci de dikemiyorsun diyordu.

yine aynı şekilde zonguldak'ta kömür ocağında çalışan birisi de, ortamdaki gaz miktarını algılayıp tehlikeli seviyeye geldiğinde uyarı veren cihazın başlığını poşetle kapatıp bantlayan(öterse uğraşmayalım diyeymiş) işçilerden, ocakların derinlerinde gizli gizli sigara içmeye çalışan işçilerden vb. bahsetmişti.
0
hypervaskulerdondurucu
(22.09.16)
o potansiyelde oldukları elbette bir yorum. ama ülkemizdeki kazaların hemen hemen tamamı önlem eksikliğinden kaynaklanıyor. tüm önlemlerin alındığı durumda olan kazalar %3-4 dolyında olarak ifade ediliyor.

yani adamlar %96-97 haklı.
0
babilbaligi
(22.09.16)
emniyet kemeri takmadığı için düşen işçi gayet güzel bir cinayet örneğidir.

Senin gibi bu işi hafifleştirmeye çalışanlar arttıkça, cümleler yumuşadıkça bu tip olaylar normalleşiyor. biz bunu bu kadar dillendirmezsek yarın "hepimiz insanız hata yaparız, bu hata neticesinde 5 kişi can verdi. ufacık bir hata halbuki. olur böyle şeyler" denecektir.

Emniyet kemeri takmayı unutmak veya takmayı reddederek bir vinçten düşmek mesela. Cinayettir dedik. neden? Çünkü sen oraya bir önleyici sistem koyarsın, emniyet kemeri takılmadığında vincin yükselmesi engellenir. çok ucuz bir poka-yoke'dir bu mesela.
0
theli
(22.09.16)
windowsguvenlikduvari ve wallcan +1

gerekli önlemler full alınmış her şey %100 doğru ama yine de o adam imkansız sebeplerle ölmüş falan o zaman ok ama zaten bu "kaza"ların çoğu önlem alınmamasından, ya da alınan önlemi uygulatamamaktan kaynaklı. terimi biraz yozlaştırmışlar mı evet, ama haksızlar mı hayır. türkiyede yaşanan iş kazalarının hepsine yakını cinayettir.
0
freya
(22.09.16)
bir arkadaşım çalışmış ekolü de gelmiş. evet hep bir arkadaşlar böyle örnekler görüyor. vallahi benim bir arkadaşım da demir-çelik fabrikasında çalışıyor. vinçten düşen bir parça işçinin bacağını kırıyor. adamı tehdit ediyorlar, eğer söylersen bunu çıkarmayız seni buradan diye. kağıt imzalatıyorlar adama.

bu arkadaşlar da bitmez asla. heh evet hep cahil bu insanlar. nerede ölüm deyip atlamaya çalışıyorlar. uğraşmayalım falan diyorlar tabi. işvereni görmeyenler için söylemesi kolay tabi.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
Normal bir tanım bence. Çünkü göz göre göre ölüm geliyor. Baret takan adama iş kazası geçirdi dersin, ama baret takmayan birinin şantiyeye girmesi intihar gibi bir şeydir.
0
dissendium
(22.09.16)
cengiz semercioğlu tarzında duyuru olmuş.

emniyet kemerini takma zorunluluğunu getirmeyen patron suçsuz, takmayan işçi suçlu. oh ne ala
0
burya
(22.09.16)
@burya: hayır, takmayan işçi de suçlu.

emniyet kemeri takmayan işçiyi çalıştıran patron durumdan sorumlu kişi.
0
babilbaligi
(22.09.16)
@killerbee

tabi ararsın. neden aramayasın? her şeyin harika gittiği, hukuk kurallarının işlediği bir ülkede ararsın tabi. ama burada arasan da öyle olmuyor. hukuk da parası olanın tarafında çoğu zaman. hele ki korkular varken. adam işe girememekten değil, o kazanlardan birine atılmaktan korkuyor inanın. arkadaşsa, bizimki de arkadaş. oradan biliyorum.

ayrıca cinayettir. ben sizi bilerek radyasyonlu bir odaya çalışmanız için sokarsam, gerekli kıyafetleri giydirmeden; iş uğruna canınıza kast etmiş olurum. bu da cinayettir. kafasına sıkmakla aynı şey. yani kişinin kafasına silah tutup çalış demek yerine, odaya atıp çalış deniyor sadece.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
tr dünyada en fazla iş cinayetlerinin yaşandığı ülkelerden birisi.

hangi apartman iskelesinde kemer var? kemeri geçtim korkuluk bile yok.

birileri böyle ihmal sonucu ölümlere fıtrat dediği sürece bizler cinayet diyeceğiz. "bizler" kim? insan olduğunu düşünenler. solcu falan da değilim.

insan yaşamının solculukla ilgisi yok. evet bu işin peşinde olanlar solcular çünkü onlar eleştirmesini biliyor ve diğerleri gibi "ama devletime zarar gelmesin" demiyor.

kemerini takmadığı için ölen birinin sorumlusu aynı zamanda patronu ve hatta şefidir. takmıyorsa ceza verirler ya da işten atarlar.

ayrıca insan ölümlerini normalleştiren sağcı zırvalarına inat böyle şeyler daima savunulmalı.
0
kupigometa
(22.09.16)
15 bin kişinin çalıştığı tüm türkiye'de faaliyet gösteren bir firmanın iş güvenliği sürecini koordine ediyorum. net olarak söyleyebilirim ki iş kazalarının % 90'ı alınan önleme uymama veya önlem alma sorumluluğu olan kişinin gerekli önlemi almaması nedeniyle gerçekleşir. insan davranışları bilgisayar algoritmaları gibi değil, bir klasöre erişimi kısıtladığınızda kafanız rahat o klasöre -hackerlar hariç- kimsenin girmeyeceğini düşünebilirsiniz. ancak çalışma ortamında öyle olmuyor.

tamam bir çok küçük işyerinde her adam her işi yapar mantığı olabilir ancak türkiye'nin çoğunluğunu oluşturan sanayi, hizmet, inşaat vb. alanlarda genelde her adam her işi yapmıyor ancak kazalar hep işçinin üstüne vazife olmayan işlere el atması sonucunda oluyor. art niyetli olsanız bile işveren vekili veya yönetici kusuru bulamayacağınız onlarca kaza örneği verebilirim burda.

bazen kaza görüntülerini izliyoruz, konuşmaları dinliyoruz. aklınızın alamayacağı kadar saçma şekilde kazalar oluyor. adam kilitli trafo odasının kapısını tornavidayla açıp içine giriyor mesela. orada çarpılıp ölse iş kazası mı olur iş cinayeti mi ?

inşaatlarda en sık olan kaza yüksekten düşme. adam çıkarken kemeri takıyor, tepeye çıkınca şef, uzman vs. gidince birbirlerine bağlayıp çalışıyorlar. düşerse ikisi birden düşüp ölüyor. uç örnek gibi gelebilir ama bu tür olaylar günde defalarca olan şeyler. her seferinde birileri ölmüyor olması tamamen şans.

bir diğer konu da iş güvenliği önlemlerine işçileri inandırabilmek, ikna edebilmek. eğitim vermeden imza attıran işveren elbet vardır, onlar sonradan ortaya çıkıyor zaten ama gerçekten ciddi ciddi verilen eğitimleri 100 kişiden 5 kişi ya ciddiye alır dinler ya dinlemez. beyaz yaka çalışanda bu daha da düşüktür, onların farklı bir kibiri var.

neyse çok uzatmak istemiyorum, bazı kazalar gerçekten iş cinayeti. insanları göre göre ölüme gönderiyorlar ama tüm kazalara iş cinayeti demek fazlaca romantizm içeriyor.

türkiye'de ayda en fazla ölümlü iş kazası olan dönem haziran-temmuz dönemidir. bu yıl rekor kırarak 2 ayda yaklaşık 500 kişi hayatını kaybetti. halbuki kurban bayramında insanların kendi hatası nedeniyle 1 haftada 500'den fazla kişi hayatını kaybetti.

mesela bu yılın başında bir mezbahada kolunu kesen bir kasap kan kaybından öldü, iş cinayeti dendi. bu bayramda 8 kişi kendini kesip öldü, görünmez kaza dedik.
0
tuzzluk
(22.09.16)
insani bakış "iş cinayeti"dir, daha sağ ve sığ bakış ise iş kazası der geçer. insanlıktan nasip alıp almamakla ilintili tamamen...
0
hosein
(22.09.16)
hala işçi yüzünden diyenler var. ben anlamıyorum. yahu bu ülke cayır cayır çocuk işçi çalıştırmıyor mu? 2015 itibariyle 57 çocuk işçi öldü mesela. ama yok kaza evet. türkiye ekonomisine yön veren falan filan evet.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
@windowsguvenlikduvari

sapla samanı ayırmak lazım. türkiye'de aşırı bir denetimsizlik var, yani herşey saldım çayıra mevlam kayıra modunda gidiyor. ama durum böyle diye genelleme yapılamaz. yapılırsa kazaların önüne asla geçilemez çünkü sorunu yanlış yerde aramış oluruz.

türkiye'de kazaların 1. nedeni eğitimsizliktir, cehalettir. bunda suç kimin orası ayrı bir konu, bence cehalet en büyük devlet politikası. ancak bu eğitimsizlikten kaynaklanan on binlerce kaza nedenini "önlem almama" olarak kabul edersen yanılırsın. zaten yanılıyoruz. türkiye'de kazaların % 90'ı alınan önlemlerin uygulanmasındaki eksiklerden oluşuyor.

tüm kazalara iş cinayeti diyerek topu, önlem almakla yükümlülere atarsak sorunu çözemeyiz. dediğim gibi çözemiyoruz da zaten, yıllardır iş güvenliği konusunda 1 adım ilerleyemedik.
0
tuzzluk
(22.09.16)
Guvenlik konusunda takintili biriyim. Su arabayi yolunu karsisina cek desen emniyet kemerini takar oyle cekerim.
Is kazalarinda en az isverenler kadar (en az diyorum bak) calisanlar da kusurlu. Kim ne derse desin, kesinle durum boyle tr icin.

Bircok is kazasinin ben de cinayet oldugunu dusunuyorum. Ama bir o kadar da cinayet degil ahmaklik olanlar var. Turk milleti guvenlik onlemi almayi sevmiyor. Herhangi bir fabrikaya, insaata ya da imalat yapilan bir yere gidip kisa bir gezinti yaparak durumun vehametini gorebilirsiniz. Calisan adam usengecliginden gozluk takmiyor, baret giymiyor, onlem almiyor, makineyi calistirirken talimata uymuyor falan da filan. Mustehak. Tedbirsizlik olum getirir, dolayisiyle goz gore gore olume davetoye cikarmak benim gozumde cinayettir. Duruma gore isverenin isledigi cinayettir ya da dedigim gibi calisanin hatasidir ve ona da intihar derim.

Akli basinda bir insana emniyet kemerini takmasini soylersin, talimatlari calisma ortaminda ilgili yerlere asarsin ve adam da olum hos bir sey olmadigi icin bu talimatlara uyar. Ne yapalim, hayatini tehlikeye atmasin onlemini alsin diye kirbaclayalim mi adami?
Enmiyet kemerini takmamak gibi seyler kesinlikle cinayet degildir. Herkesin basina kurallara uyuyor mu diye denetlemek icin nobetci mi koyacak adam? Guvenlik icin gerekli talimatlari verdiysen, gerekli tum ekipmani da tedarik ettiysen bir isveren olarak sorumluluk tamamen senden cikmistir. Adam afedersin gerizekaliysa yapacak bir sey yok.
Neden emniyet kemeri takmamasina musade etmeyecek ortam saglamak zorunda olsun ki? Akli basindaysan, okuma yazma da biliyorsan gereken talimatlara uyarsin, olur biter.
Kimse kimsenin hayatina o kisinin kendinden daha fazla sahip cikmak zorunda degil. Bu tamamen sacmalik.

Bir de bunlarin hangi birini garantileyeceksin. Bareti takmadan calisamasin diye silikonla adamin kafasina mi yapistiracaksin? Isverenin sorumsuzlugu suc oluyorken calisanin kendi sorumsuzlugu neden suc olmuyor. Calisan gerizekali olup kendi hayatini dusunmeyip, sorumsuz davranma hakkina sahipse isveren de sorumsuz davranma hakkina sahip o zaman.
Emniyet kemerini arabada takmamak icin kemeri koltuga takili birakan insanlarin oldugu bir ulkede yasiyoruz. Ayni aptallik bir fabrikada oldugu zaman neden cinayet oluyor? Emniyet kemerini takmadigi icin trafik kazasinda paramparca olan adam icin neden otomobilin ureticisinin isledigi cinayet demiyoruz o zaman? Emniyet kemeri takmamama musade etti araba ureticisi, takmadan araba kullanacak ortami sagladi bana, benim kurnazlik yapip emniyet kemerinden kurtulmama bir care bulmadi, olursem cinayettir bu..

Adam guvenlik ekipmanini kendi takmasa bile isverenin sorumlulugudur diyenler imalathaneleri ve calisanlari bir gezsinler ve ne durumda oldugunu gorsunler.
Adam kaynak yapiyor, gozluk yok, koruyucu yok bir sey yok. Ne yapacagiz, gozlugu zincirleyecek miyiz adamin suratina?

Deste halinde kagit kesen giyotin mesela. Uretici adam giyotunun hem sag hem sol yanina buton koymus, ayni anda basili tutman gerekiyor giyotinin inip kesmesi icin. Urretici adam 2 buton koymus ki bir takim gerizekalilar (bu ifadeyi cok kullandim afedersiniz) bir eli butondayken diger elini giyotinin altina falan atmasin kartonu duzelticem diye. Avrupali uretici bunu yapmis. Bizde adam bunu kullanirken ne yapiyor?
Bir eliyle butona basiyor, oradan sesleniyor "sssst lan Mahmut su butuna bassana benim elim dolu", diger elini makinanin calisma alaninda tutuyor, parmaklari gidiyor.
Evet aynen bu oluyor. Bu adama ne yapacaksin sen? E bu adam gerizekaliysa isverenin sucu ne burada?
Bu adam da gerizekalidir buna cinayet diyen de. Insanda biraz mantik olur.

Turkiye icin kosuyorsak bircogu (bana gore) isverenin dolayli isledigi cinayet olmakla birlikte bircogu da kesinlikle cinayet degil, intihar. Calisanin kendi insiyatifiyle intihara tesbbusu ya da intihari.
0
stavro
(22.09.16)
@tuzzluk

durun ayırayım sapla samanı. sizin işçiden anladığınız sadece fabrikalarda çalışan işçiler sanırım. tabi siz de haklısınız. mesela ev işlerinde çalışanlar, hani şu gündelikçi dediğimiz, hala işçi sayılmıyor bu ülkede. sigortalı olabilme imkanları daha düne kadar yoktu bile. onların ölümü işçi ölümü olarak geçmiyordu mesela o rakamlara. haberlerde işçi denmez bunlara mesela. ilerliyorum samana doğru şimdi. tarım işçileri var mesela. bu ülkenin bir gerçeği. mevsimliktir üstelik bunlar. daha yeni yeni belirli eğitimler veriliyor bu insanlara. temel sağlık eğitimleri üstelik bunlar. çadırlarda barınan bu işçiler için işverene prefabrik ev yapılma zorunluluğu hala getirilmiş değil. devlet eliyle yaptırılan evler tarlalara uzak. işçi orada kalamıyor zira tarlalara gidebilmek mümkün değil. herhangi bir ilaçlama yapılmıyor. yılan sokuyor mesela bu insanları. en yakın hastane 40 km ötede. işverenin götürme gibi bir yükümlülüğü yok. o da götürmüyor. iyi gidin diyor. sonra işçi işveren kavgası görüyoruz işte televizyonlarda. kendi gözleriyle görmüş biri olarak söylüyorum bunları.

samana geldik mi? durun devam edeyim. tarlalarda çocuklar çalıştırılıyor. sosyal güvenceleri yok. zorla çalıştırılıyorlar. paralar eksik veriliyor. yevmiye değil kabala sistemiyle paralar dağıtılıyor mesela. nedir kabala? kelimenin kökenini bilmiyorum ama orada çalışan işçiler, çıkardığın ürün kadar para aldığını söylüyor. istediğin kadar çalış diyor işveren. sonra da çuvalların başına gelip, bunda çalı çırpı çok. 10 kilosu yalan bunların diyor. ilerleyeyim biraz daha. tuvalet yok tarlalarda mesela. su yok. ondan sonra bu çağda kim veremden öldü falan gibi sözler yine televizyon başında. burada önlemler alınmış mı yani şimdi? yoksa diğer yüzde 10'un içinde mi kalıyor? anlamadım ben.

ben yarın bir gün yeni bir işe girsem, bana eğitim veriliyor mesela. thy'ye gireyim şimdi. hop bilmem ne eğitimi. 2 ay. ondan önce iş yok. eğer eğitim olsa sorun dediğiniz gibi o zaman o işveren o eğitimi vermekten de sorumlu olmalı. ama tabi işçi olunca durum farklı.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
@windowsguvenlikduvari

sapla samanı ayırmak lazım derken tam olarak bunu kast ediyorum zaten. insanları göz göre göre ölüme gönderiyorlar, bunlar iş cinayetidir dedim. sen de benim iş cinayeti olarak gördüklerimi benim önüme sap-saman diye çıkarıyorsun.

iş cinayeti olan var olmayan var. bunu ayırmayıp hepsi iş cinayeti dersen iş cinayetleri artarak devam eder. bir olaya sadece işveren suçlu veya işçi suçlu gözüyle bakamayız ki, ben şahsen öyle bakmıyorum. yıllardır bu işin içindeyim, verdiğin örneklerin işçi açısından çok daha kötülerini gördüm, yaşadım. tam tersini de yaşadım.

yani her işin iyisi de var kötüsü de. çok önlem alan da var hiç almayan da. alınan önleme harfiyyen uyan da var, uyacağı bir önlem bulamayan da, önemi hiçe sayan da. bu yüzden diyorum ki sapla samanı ayırmak lazım, bu yüzden her kaza iş cinayeti değildir. çok iyi incelemek lazım kazaları.

tazminat almak için elini koparan adam gördüm ben, neyse ki kamera vardı da mahkemede itiraf etmek zorunda kaldı. olayın sadece işveren tarafı yok ki, sen git makinanın korumasını sök, çalıştır içine elini sok. sonra tazminat istiyor ama oranın şefi var, iş güvenliği uzmanı var, vardiya amiri var... işveren hariç bi dünya suçsuz adam var, tazminatın hepsini patrondan almıyor ki devlet. kafasına göre bölüyor. tabi buradan da ölenler bilerek öldüler anlamı çıkmasın. her türlü insan var ülkede, kazaların da yüzlerce farklı nedeni olabilir.

bugün bu örneği verdiğin işverenler dünün işçileri. bir çok işçi tanıyorum, işçiyken sikayet edip patron-taşeron vs olunca aynısını kendi işçisine yapan. olay tamamen eğitimsizlikten başlıyor.
0
tuzzluk
(22.09.16)
@tuzzluk

ben zaten buna karşı çıkmadım, duyurunun ikinci cevabı da benim. orada art niyetli durumlardan bahsettim. elbette her zaman işveren suçlu değil. ama öyle bir söylediniz ki, türkiye'deki kazaların %90'ı alınan önlemlere uymayan işçilerden kaynaklıymış. siz dediniz bunu. ben buna karşı çıkıyorum. önlem alan çok az kişi var. alınan önlemler yarım ya da eksik. önlem alınmasını savunurken, önlem alana laf edecek değilim. sapla samanı da tam bu noktada ayırdım. bir sektör söyleyin ki her alanında önlem alınmadan iş başlayamaz olsun. madencilik mi, tarım mı, demir çelik mi? ah evet var ama önlem almadan işe başlamayan firmalar. yok değil. 5 tane sayarız işte hep beraber maksimum.
0
windowsguvenlikduvari
(22.09.16)
bende aynı düşünce yok.

buna iş cinayeti diyebilir miyiz? twitter.com
0
kupigometa
(22.09.16)
Müthiş birbirinize girmişsiniz gençler.
Bir kaç kişi de bana sallamış, normalleştiriyormuşum filan :)

Neyse herkese teşekkür ederim. Ben merak ettiğim cevabı aldım.
0
🌸teritori
(25.09.16)
(6)

niye hukuk okumak istiyorsunuz?

error522
çoğu kişide görüyorum. mühendisliği bırakıp hukuk okuycam filan. sözlükte de görüyorum. neden hukuk okumak isteniyor??
çoğu kişide görüyorum. mühendisliği bırakıp hukuk okuycam filan. sözlükte de görüyorum. neden hukuk okumak isteniyor??
0
error522
(22.09.16)
Çok alakasız 2 bölüm. Muhendisliklerin çoğu ölü ve öldürücü. Millet bıkmış herhalde. Sozel bölümlerinden mantıklı bir şey seçmek istiyorlar sanırım.
0
glamdr1ng
(22.09.16)
Makine müh. okuyorum. Adalet bitirdim açık öğretimden. Bir ara hukukçu mühendis olurum diye düşünüyordum, ama vazgeçtim. Hukuk leş bir bölüm.
0
dissendium
(22.09.16)
galiba moda diye, yeni trend ben bunu görüyorum, bir zamanlar işletme böyleydi
0
limoncello
(22.09.16)
Mühendislikçileri bilemem ama lisede TM okuyanların seçme sebeplerinden biri, hukukun tıpkı tıp gibi ünvan kazandıran bir bölüm olması. Psikoloji ve hukukun mezunlarının kendi alanlarıyla ilgili yaptığı işlerin çoğunu, diğer bölümlerden mezun olan insanların yapma ihtimali yok. Bu yüzden rağbet gösteriyorlar.
0
brillant comme une larme
(22.09.16)
büyük ihtimal türk adalet sistemini yaaaa hiç benzemese de birazcık benziyoduuur diyerek amerikan filmlerindekine benzetiyorlar. yoksa adaletin asının bile olmadığı bir ülkede kim neden hukuk okumak ister aklım almıyor.
0
freya
(22.09.16)
kişilik özelliklerime ve yeteneklerime daha uygun kanımca, ayrıca başarılıysan parası da çoğzel.

tabi hukuk okumak ister idim, geç kaldım.
0
zgrydn
(22.09.16)
(12)

Kaç kişiliğiniz var?

pavlis
Benim en az 3(üç)Tikler mutlaka gelecek, bu kadar mal olmayın.
Benim en az 3(üç)
Tikler mutlaka gelecek, bu kadar mal olmayın.
0
pavlis
(22.09.16)
1
0
Adramelekhh
(22.09.16)
Bizi soruyorsan iki kişiyiz.
0
dissendium
(22.09.16)
iki. gay olduğumu bilmeyen çoğunluk için ikinci bi kişiliğim var.
0
nathanieltroy
(22.09.16)
3-4 sanırım
0
utkumon
(22.09.16)
Saat olmuş bilmem kaç, Emrah Serbes'ten gelsin o zaman; "İnsan en az üç kişidir. Kendisi, olmak istediği kişi ve aradaki farkta yaşayan üçüncü. En sahicisi de bu üçüncüdür. Olmak istediğin kişiden kendini çıkardığında, aradaki farkta yaşayan kişidir en çok sana benzeyen. Ne kendin kadar huzursuz ne de olmak istediğin kişi kadar hayalidir o."

O zaman bozmayalım, kişiliğimiz de en az 3 olsun madem.
0
koskoca kirpi
(22.09.16)
3
İş yerinde başka, aile hayatında başka, arkadaş arasında başka.
Hepsi bi garip.
0
mutekebbir
(22.09.16)
zoghurt
(22.09.16)
2
0
chiper
(22.09.16)
Sosyal kimlik desen daha doğru olur
0
chiper
(22.09.16)
4
0
petekpare
(22.09.16)
iş, trafik, spor, okul, baba, yatak olmak üzere 3 farklı kişiliğim var.

bir de sayı saymayı bilen var, onu pek kullanmıyorum.
0
babilbaligi
(22.09.16)
1'e indirmeye çalışıyorum ama zor oluyor bu toplumda tek kişilikle yaşamak.
0
for day to break
(22.09.16)
(5)

Hastalık hastalığı

tiksinmedenuyanmak
Ben galiba böyleyim. Sürekli hasta olcam ölcem diye süşünüyorum. Sizde de var mı? Nasıl kontrol altına alabilirim?
Ben galiba böyleyim. Sürekli hasta olcam ölcem diye süşünüyorum. Sizde de var mı? Nasıl kontrol altına alabilirim?
0
tiksinmedenuyanmak
(21.09.16)
Arada bi oluyor. Kendimden sıkılıp düşünmekten vazgeçiyorum. Siz de kendinizden sıkılın ve oeehhh artık diyerek iç sesinizi susturun.
0
dissendium
(21.09.16)
tedbir al gerisini umursama. zamanla bu his azalır.
0
1adam
(21.09.16)
Elimizde olmayan hastalıklar var ama.
0
🌸tiksinmedenuyanmak
(21.09.16)
boş kalmaktan oluyor. kendine bir meşgale bul.
0
uzman pratisyen
(22.09.16)
mujdat gezen'de de vsr, onunla yapilmis roportaj falan bulabilirsen bir oku, yani tek sen degilsin. hipokondriak diye aratabilirsin.
0
mavicorap
(22.09.16)
(15)

Bazen kendinizi çok yalnız hissediyor musunuz ?

sorunvar
Böyle sanki sizi arayanların yüzde 90 nı çıkarı için ariyor .İnsanlar sizi sadece çıkarları için seviyor gibi geliyor mu size hiç ?
Böyle sanki sizi arayanların yüzde 90 nı çıkarı için ariyor .İnsanlar sizi sadece çıkarları için seviyor gibi geliyor mu size hiç ?
0
sorunvar
(21.09.16)
Hiç olmuyor böyle bir şey. Kendime yeten bir insanım. Çıkarı için arayan olur da çok önemsemem. Sadece hal hatır sormak için arayanlar da var sonuçta.
0
dissendium
(21.09.16)
Ne yüzde doksanı yüzde yüzü !
0
uzman pratisyen
(21.09.16)
evet, çoğu zaman yalnız hissediyorum ama bundan şikayetçi değilim. hayatımda daha uzun yıllar yanımda olmasını dilediğim tek bir kişi var (hayır, bu kişi sevgilim değil). onun haricindekilerin canı cehenneme.

bir de iyi ki arayıp soranım yok, acaba bu beni çıkarı için mi arıyor yoksa sevdiği için mi diye düşünmeme gerek kalmıyor eheh. zaten arasalar da açmam telefonofobi var bende.
0
köstebek kurabiye
(21.09.16)
valla beni kimse çıkar için bile sevmiyor çünkü herhangi bir kişiye verebileceğim herhangi bir şey yok. netten tanıdığım ukraynalı bi çift vardı, ocak için davet etmişlerdi beni. bugün kadın yaptığı yemeklerin fotoğrafını falan göndermiş bana "canın çeksin ki çabuk gel" falan yazmış, onu görünce hüngür hüngür ağladım. kelimelerle ifade edemeyeceğim bi şey bu benim için ama onlara da anlatamıyorum salak görüneceğim korkusuyla. hayatımda böyle birinin olması çok güzel ama öte yandan 22 yaşında birine en çok sevildiğini hissettiren insanların yüz yüze sadece bir kez görüştüğü, anca parası olursa senede birkaç kez görüşebileceği evli barklı insanlar olması can sıkıcı bi şey. hadi sevgilisinde değilim de benim bikaç tane arkadaşımın olması lazımdı lan, gencim ben amk. o kadar mutsuz ve yalnızım ki az buçuk tanışıklığımın olduğu herkesi sanki peygamberlermiş gibi anlatıyom, "slm kızlar sahabe sevenleriniz eklesin" havasında takılıyom. çok üzücü.
0
der meister
(21.09.16)
Evet bende bu durum var, onlardan uzaklasmaya calisiyorum su an.
0
geçerkenugradım
(21.09.16)
birinin beni çıkarı için sevmesi bile beni çok mutlu eder. şimdi sana 100 milyar versem beni sevmez misin? eminim içten bir sevgi duyarsın bana karşı. bence bu da sevgi yalan değilki. sana 100 milyar verdiğim için beni gerçekten sevdin. kimseye bir şey vermeden, hiçbir albenin olmadan sevgi oluşması bence imkansız. sevgi bence maddi manevi aldığın şeylerin karşılığı.
0
for day to break
(21.09.16)
Genel olarak böyle bir düşüncem yok yani yalnızım ya da insanlar beni çıkarı için seviyor falan üzerine zaman harcayacağım konular değil. Böyle beklentiler oluşturmamayı çok oldu öğreneli. O yüzden yapmam gerekenleri yapıyorum ve üzerine çok da düşünüp takılmıyorum. Etrafımda güzel vakit geçirebileceğim dolu insan var. Sadece arada bir dertleşebileceğim birilerini arayabiliyorum ama sanırım o kadar fazla bireyselleştim ki o yüzden çok da özel paylaşım yapma gereği duymuyorum. Bu noktada kurtarıcılarım ailem ve eşim. Gerisi hikaye.
0
duyond
(21.09.16)
Ben hep yalnızım.
0
cabiday
(21.09.16)
Evet
0
chiper
(21.09.16)
Bazen. İşte tanıdığım insanlar için bunu söyleyebilirim. Diğerleriyle çıkarlar ortak ya da karşılıklı.
0
petekpare
(21.09.16)
eksiduyu.ru

sizce?
0
m e b
(22.09.16)
hayir,bana kimsenin isi dusmez zaten.
0
eksimeksi
(22.09.16)
Onceleri hissediyordum ama arkadas cevremi yok denecek kadar azaltinca o his gitti ironik bir sekilde :D

Kuru kalabalik daha cok yalniz hissettiriyor insani bence.
0
neferkitty
(22.09.16)
evet ama bu bir sorun değil. bir durum sadece. yalnız olmadığını hissedenlerin o hissinin (ve o hissi veren insanların) ne kadar gerçek, ne kadar samimi olduğunu da düşünmeli.
0
matrix
(22.09.16)
evet bazen
0
limoncello
(22.09.16)
(17)

3 yıldır hayatında kimse olmaması

seindfeld
Evet 3 yıldır düzenli bir ilişkim yok. İyi bir şey mi size göre kötü bir durum mu?
Evet 3 yıldır düzenli bir ilişkim yok. İyi bir şey mi size göre kötü bir durum mu?
0
seindfeld
(21.09.16)
Benim de üç yıl oldu sanırım net hatırlamıyorum ama iyi bir şey galiba. Dışarıdan nasıl gözüküyor bilmiyorum :)
0
an engineer
(21.09.16)
benim de üç yıl olmuş. hiç hoş değil bence.
0
peanutbutterpuddingsurprise
(21.09.16)
iyi birşey değil, bu bi' ihtiyacç öyle ya da böyle bir şekilde insan sevmek-sevilmek istiyormuş bilim ya da ona benzer olduğunu düşündüğüm davranış hikayeleri öyle diyor. çokcası hormonal birşey zaten, bence bi' düşünmelisin neden yok acaba diye, yani istemediğin için(istiyeceğin birisi henüz karşına çıkmadığından) hamle mi yapmıyorsun yoksa istiyorsunda mı hamle yapmıyorsun, hamle yapıyorsunda başarılı mı olamıyorsun bunları bir düşün, çünkü yalnızlığa öylesine alışırsan orası sosyal açıdan sıkıntılı bir yola doğru gider. geçenlerde uzun yıllardır görmediğim kuzenimle konuşmuştum -ki kendisi o kadar da okuyan birisi değil- bu sosyal hayat hakkında çok güzel çıkarımlar yapmış, bunun tek olma ihtimali başa gelmesi ve farkındalık oluşturması. yani, tecrübe etmememiz gereken birşey bence.
0
mete kudur
(21.09.16)
düzensizler var olduğu sürece kötü bir şey olarak değerlendirmemek lazım.

çünkü bana göre düzenli de olsa "idare eden" ilişkiler "süper ilişkiler"den daha iyidir.

iyi ilişkiden beklentiler de yüksek olur. öyle olunca haliyle yorulursun. yorulduğun zaman tadı kalmaz.
0
kupigometa
(21.09.16)
iyi bir şey. kafana göre takıl, kısa süreli takılmalar yaşa.
0
sen git ben geliyorum
(21.09.16)
kimine göre iyi, kimine göre kötü. benim de 3 yıl oldu ve benim için kötü mesela, çünkü artık tercih edilebilir bir insan olmadığımı düşündürüyor. batuhan karadeniz ya da balotelli gibiyim amk. 3-4 sene önce büyüyünce allah olcam sanıyodum, şimdi malın önde gideniyim.
0
der meister
(21.09.16)
Bunun senin hayatındaki tesirlerini bilemediğimiz için cevap da veremeyiz. Göreceli bir durum. İlişki içerisinde olmanın veya olmamanın hayatına nasıl etki ettiğini sen bilebilirsin. Hatırla bakalım ilişkin varken nasıldın; şimdi nasılsın; ilişkin olsa nasıl olursun? Cevabı uzakta arama, kendini en iyi sen bilebilirsin.
0
fragile lady
(21.09.16)
Benim 30 yıl oldu ben bişey diyo muyum? :)
0
yüzyıllık yalnızlık
(21.09.16)
böyle sorduğuna göre arada bişeyler olmuş. HİÇ OLMAYAN*(3-4 yıldır hiç hareket olmayan demek istemiştim editle belirteyim :D) versiyonu benim burada ve diyorum ki kötü bir şey. En azından bi flört olsa hayatımda kimse olmasa bile benden hoşlanan yazan 1-2 kız olsa da egom tatmin olsa.

der meister +1

ama çok uzun ilişkiden çıkan insanlar ilk yıllarda rahatlayıp mutlu oluyorlar. Benim bahsettiğim o değil.
0
rodriguez2
(21.09.16)
yoo kötü değil. düzenli ilişki yaşıcak birini bulmak zor bence. sırf biri olsun diye sevgili olcak biri değilsen eğer. ama arada kısa süreli, takıldığın ınsanlar olursa fena olmaz. beğenmek,beğenilmek bir ihtiyaç bence.
0
rayde
(21.09.16)
Etrafındaki insanlardan çok da değer görmemeye başlarsın zamanla. Seni eksik, değersiz ve epey alt tabaka görürler. "Tercih edilmeyen/beğenilmeyen" olunuyor çünkü.

Ama en azından 3 yıl önce de olsa bir şekilde beğenilmişsin. Hayatın boyunca hiç olmaması çok çok utanılacak bir şey.
0
mandalina kokusu
(21.09.16)
Kendimden örnek vereyim. Benim de bir süredir ilişkim yok. Ama bir ilişkim olamayacağı için değil, pek uğraşmadığım için yok. Sorun yok yani ortada. İstesem kısa sürede ilişki içine girebilirim. Ama ben istiyorum ki gerçekten sevdiğim biri olsun, sırf sevgili olmak için sevgili olmayalım. O kişinin yanında olduğum zaman hayvan gibi heyecan hissedeyim. Bu açıdan bakarsan kötü değil. Aradığını bulamamış olabilirsin. Ama ilişkisizlik bir soruna bağlıysa o zaman kötü olabilir. Yani kendine hiç bakmıyorsundur, hayatında problemler vardır, tercih edilmiyorsundur, o zaman çabalayıp da ilişki yaşayamadığın için kötü durumda sayılabilirsin. Yeterince çaba göstermiyorsan dert etme bence. Her yıl bir tane sevgilim olsun diye kurallar koymuyorsan kendine, bu da bir performans sorunu olarak görülemez.
0
dissendium
(21.09.16)
Bunun değerlendirmesini ancak sen yapabilirsin.
0
petekpare
(21.09.16)
yorumları okuyunca insanın aklına tek bir soru geliyor

"bunca insan yalnızken neden bunca insan yalnız"
0
bnmzz
(21.09.16)
Düzenli ilişki adı altında hayatının içine edilebilirdi de.
Öyle saçma ilişkiler var ki etrafta insan yalnızlığına şükrediyor.
0
mutekebbir
(22.09.16)
Ben kısa vadelilerle gayet mutlu mesut yaşıyorum. İyidir iyi.
0
arnold schwarzeneger
(22.09.16)
Daha öncelerine bakarsak ki 20 yaşından 25 yaşına kadar tabiri yerindeyse ilişkiler yönünde pislik birisiydim. Aynı anda 2 kızla çıkmalar sürekli ayrılıp başkasıyla takılmalar. 5 yıl içinde (listeme bakıyorum...) 16 kızla beraber olmuşum. Sonrasında 2 yıl çıkıp ayrıldım. Ahh almak istemedim belki de daha fazla. Ayrılıp insanları üzmek istemedim.
Şimdi de bu duygu var sanırsam ama evlilik anlamında sanırım karşıma birinin çıkmasını bekliyorum. Veyahut bir şey beklemiyorum. Ama böyle de olunca hayatında birisi olmayınca biraz boşlukta hissediyor insan.
0
🌸seindfeld
(22.09.16)
(8)

şevval sam'ın sesini beğeniyor musunuz?

sta
https://youtu.be/efS5nlcDkOwmesela bu şarkıda sizce sesi nasıl? bazıları çok beğeniyor ama bence sanki bir olmamışlık, bi zayıflık var. siz sesi hakkında ne düşünüyorsunuz?not: kazım koyuncuyu karıştırmadan cevap verirseniz sevinirim :)
youtu.be
mesela bu şarkıda sizce sesi nasıl? bazıları çok beğeniyor ama bence sanki bir olmamışlık, bi zayıflık var.
siz sesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
not: kazım koyuncuyu karıştırmadan cevap verirseniz sevinirim :)
0
sta
(21.09.16)
Hiç sevmiyorum. Karadeniz müziği dinlerken Şevval Sam ile karşılaşmamaya çalışıyorum.
0
dissendium
(21.09.16)
Hayır, çok kötü
0
kafkef
(21.09.16)
hayır beğenmiyorum. anası leman sam olmasa bu kadar meşhur olmazdı.
0
sutlu nescafe
(21.09.16)
Kendisi hakikaten çok güzel bi kadın ama şarkı türkü söylememesi lazım.
0
etna
(21.09.16)
Beğenmiyorum.
0
olabilir ya da olmayabilir
(21.09.16)
Şevval samın sesini beğenmiyorum.
0
alciphron
(21.09.16)
videoya göre yorum yapmak yanlış olur. stüdyo işi var çünkü ortada, canlı dinleyip öyle yorumlamak daha sağlıklı olur.
ben hiç beğenmem sesini, evet bence de zayıf kalıyor. bi şekilde girdiği camiada tutunmaya çalışan bir insan olarak görüyorum. konserlerinde vs. hep özensizdir, orkestrası olsun kendisi olsun baştan savma iş yaparlar. açın konserlerini izleyin. para kazanan biri işte.
kazım koyuncu da ayrı mesele ama ona girmicem. vefat etmeden önce adını bile duymamıştım. sonra da dinlemedim hiç ama ikisi de fazla abartılıyor kanımca. biri annesinden dolayı, diğeri de vefat ettiği için dinleniyor.
0
nocturness
(21.09.16)
Şevval Sam'ı Gülbeyaz dizisinden sonra Karadeniz şarkılarına el attığından beri sevmiyorum. Ondan önce de çok sevmezdim.

@nocturness, Kazım Koyuncu'ya sırf öldü diye dinleniyor demek biraz saçma değil mi? Kazım Koyuncu ile Şevval Sam yan yana gelemeyecek kişiler. Kazım Koyuncu'nun 2001 yılında çıkardığı ilk albümü Viya! önemli bir albümdür. 2004 yılında çıkan Hayde albümü de güzel şarkılar barındırır. Kazım Koyuncu 2005'te yaşamını yitirdi. O öldüğünde şarkıları zaten biliniyordu. Kazım Koyuncu'nun sesiyle Şevval Sam'ı karşılaştırmayın bir zahmet.
0
dissendium
(21.09.16)
(7)

kim milyoner olmak ister'e katılıyorum

tejeve
yaklaşık 1 ay önce başvurmuştum, pazartesi günü aradılar "yarın gelebilir misiniz mülakata?" diye, gittim dün. bugün de tekrar arayıp yapımcıyla görüşme randevusu verdiler yarına. normalde yapımcıyla görüşme 3. mülakattaymış, 2. mülakatta 40 soruluk test yapıldıktan sonra yapımcıyla görüşülüyormuş,
yaklaşık 1 ay önce başvurmuştum, pazartesi günü aradılar "yarın gelebilir misiniz mülakata?" diye, gittim dün. bugün de tekrar arayıp yapımcıyla görüşme randevusu verdiler yarına.

normalde yapımcıyla görüşme 3. mülakattaymış, 2. mülakatta 40 soruluk test yapıldıktan sonra yapımcıyla görüşülüyormuş, nedense onu bende atladılar.

yani aslında yarışmaya katılıp katılamayacağım şu an kesin değil fakat daha önce katılmış olan varsa mülakat hakkında, genel olarak herkesten de yarışma hakkında tavsiye almak istedim.

yarışma soruları için nelere çalışayım, nereden, ne yolla çalışayım?

teşekkürler.
0
tejeve
(21.09.16)
Vakti zamanında beni cumartesi çekime gel diye çağırdılardı da cumartesi yurt dışı seyahati sebebiyle gidememiştim. Sonra tekrar ararız diye sallamışlardı :-/ Sorsana benim durum nolmuş?

Yapımcı mülakatı ilk mülakatla aynı aslında, sadece daha kalabalık ekip oluyor karşında.
0
cakabo
(21.09.16)
yarışma sorularına çalışma boşuna. ne çıkacağını bilemezsin.
0
pinkpeony
(21.09.16)
@pinkpeony örneğin nobel ödüllerine ya da oscar'lara şöyle bir göz atmanın bile faydası dokunabilir bence, aklınıza gelen bu tip konuları soruyorum. her şeyi öğrenip 1 milyon kazanmak tabi ki mümkün değil son süreçte
0
🌸tejeve
(21.09.16)
Mynet'te bilen kazanır diye bir oyun vardı. Ben bayağı oynuyordum bi ara. Yardımcı olabilir.
0
dissendium
(21.09.16)
Sözlüğü rastgele kurcala. Sözlük sayesinde çok soru bildim. Ekşiden popüler olan bir şey dışardaki insanlar için bilinmeyen olabiliyor ve bunları çok soruyorlar.
0
tute
(21.09.16)
sistem değişti ben de geçen hafta ikinci mülakata gittim. sorular ve yapımcıyla görüşme aynı anda. atlanmış bir bölüm yok yani. 40 soru değil 10 soru var. 125 binlik soru ayarında zor sorular. çok üzülme yapamazsan. yapımcı karşısında da dinamik ol, güler yüzlü ol yeter. ilk mülakatta 400 kişi çağırıyorlar, ikincisinde 50 kişi. yani ilk 50desin ki bunların içinden 40 tanesini falan yarıştırıyorlarmış. o yüzden çok saçmalamazsan muhtemelen geçersin bunu da.
0
carabelli
(21.09.16)
güncel soru geliyor mutlaka bir tane.küba'da bulunan akciğer kanseri aşısı gibi haberleri oku.

www.youtube.com
0
mungojerry
(21.09.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.