Giriş
(13)

kadin ayakkabi sorusu

kassiopeia
bu ayakkabi nasil sizce? is yerinde giyilecek, rahat diye dusunuyorum. babetlerden cok bunaldim. topuklu zaten surekli giyiyorum. http://www.incideri.com/Kadin-Ayakkabi_40860.html
bu ayakkabi nasil sizce? is yerinde giyilecek, rahat diye dusunuyorum. babetlerden cok bunaldim. topuklu zaten surekli giyiyorum.
www.incideri.com
0
kassiopeia
(20.10.16)
İğrençmiş yahu
0
aklimdakisorular
(20.10.16)
bence kötü
0
interview with the vampire
(20.10.16)
niye ya herkesin ayaginda var bu sene :( rahat bir sey bulun o zaman :)
0
🌸kassiopeia
(20.10.16)
hoş değil daha feminen bir şeyler olabilir
0
fragile lady
(20.10.16)
çirkin baya. Daha güzel modeller bulabilirsin
0
livaist
(20.10.16)
99'a bunlar var :) tesekkurler yine de.
0
🌸kassiopeia
(20.10.16)
gözlerim yandı :( baya kötü
0
sta
(20.10.16)
Igrenc!
"niye ya herkesin ayaginda var bu sene " Herkes koyun.
0
stavro
(20.10.16)
Bence çok kötü değil. Bordo gibi olan alınabilir.
0
dissendium
(20.10.16)
Babet kadar kötü değil. Giy.
0
mandalina kokusu
(20.10.16)
hepsi iğrenç, babaet bunlardan daha iğrenç. babet ne ya :/
0
yün prenses
(20.10.16)
gözlerim kanadı.
0
insomni4c
(20.10.16)
Rugan değilde mat olanlardan al.daha feminen şeyler var
0
uyusam iyi olur
(20.10.16)
(12)

Aldatılmaktan korkmuyor musunuz?

cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
Bahsettiğim şey sözle aldatılmak, kandırılmak.ve önemsediğiniz herhangi birini kapsıyor.birinin sizin hakkınızda farklı düşünmesine rağmen bunu dile getirmeyip çeşitli nedenlerle bambaşka davranıyor olma ihtimali kafanızı kurcalamıyor mu? gerçek çok üzücü olsa da, kandırılıyor hissine kapılmak daha
Bahsettiğim şey sözle aldatılmak, kandırılmak.

ve önemsediğiniz herhangi birini kapsıyor.

birinin sizin hakkınızda farklı düşünmesine rağmen bunu dile getirmeyip çeşitli nedenlerle bambaşka davranıyor olma ihtimali kafanızı kurcalamıyor mu? gerçek çok üzücü olsa da, kandırılıyor hissine kapılmak daha yıkıcı bana kalırsa.

benim isanlarla iletişim kurarken takıldığım en önemli konu bu. sizin "bana karşı samimi davranmıyor" dediğiniz kişiler oluyor mu, düşüncenizde haklı çıkıyor musunuz?

insanlar neden çoğunlukla net olmamayı seçiyor?
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(20.10.16)
"bana karşı samimi davranmıyor" diye düşündüğüm insanlardan kaçıyorum ya da iletişim kurmuyorum. bu sebepten pek hatta neredeyse hiç insanım yok. böyle olunca pek düşünmek gerekmiyor.

hiçe yakın olanlar için aklıma böyle bir şey geldiğinde uygun bir yolla sormaya çalışıyorum beni tereddütte bırakan şeyi.


ama tabii bazen sorsan da arkasından koştursan da yapacağını yapan insanlar var.

net olmayan insanlar......... çok ayıp ediyorlar
0
yuvarlanantencereninkapagi
(20.10.16)
zaten konuşmak dediğimiz şeyi yalan söylemeden yapmak mümkün değil. bunu düşünüp pek de takılmıyorum, nasıl olsa yalan söylüyor nasıl olsa yalan söylüyorum, nasıl olsa bir kısmını söyleyemiyorum benle ilgili olanın, o da bir çeşit yalan söylemek.
0
dafaisss
(20.10.16)
evet, hep oluyor. başkalarıyla paylaştığımda ihtimal vermedikleri çok ekstrem düşündüğüm şeyler gerçek oldu. keşke olmasaydı, keşke olmasa, keşke sorun hep bende olsaydı da böyle düşünmekten vazgeçmiş olsaydım.

tabi samimiyetsizliğin sınırları var. her samimiyetsizliğin karşılığı zarar değil. ben de herkese karşı samimi ve net davranmıyorum. önemsediğim kişilere net ve samimi davranırım. ama o kişiyle çok yakın değilsek samimi, net davranmak yorucu geliyor.

kasti zarar veren, aldatan insanları anlamıyorum. çok bilinçli olmadan aldatan kişiler kendilerine net olamıyor. kendilerinin zayıflıklarının, isteklerinin, tembelliklerinin, bencilliklerinin onları aldatmaya yönelttiğini kabul edip kendilerini aldatan, samimiyetsiz diye tanımlamak istemiyorlar. onun yerine oyunbazım, ama o da şunu yaptı, her insan böyle yapar diye düşünüyorlar. kendini olduğu gibi kabul etmemek, olmak istediği kişi olarak kendini görmek, kendin gibi değil olmak istediğin kişi davranmak, davranışlarını sebeplendirmek samimiyetsizliğin kaynağı bence. kendilerine net olsalar aldatarak yaptığı şeyi, direkt göz önünde yaparlardı, aldatma olmazdı.
0
cikis yolu
(20.10.16)
Korkuyor muyum tam emin değilim. Aldatılmak istemem. Kimse istemez. Bu benle ilgili bir şey değil. Karşımdakinin karakteriyle ilgili. Onun karakterine müdahale etmek zaten mümkün değil. O yüzden çok takmam. Çünkü o aldatırsa ben de aldatabilirim. O beni yok sayıyorsa ben de onu yok sayarım. Sevdiğim biriyse üzülürüm.
0
dissendium
(20.10.16)
Boyle seyleri cok dusunmemek gerek haci, isin icinden cikilmiyo cunku. Ihtimaller her zaman olacak
0
baldur2
(20.10.16)
Kimseyi o kadar önemsemezsen böyle dertlerin olmaz.
0
arnold schwarzeneger
(20.10.16)
Hiç korkmam. Aldatılırsam o benim salaklığımdır karşımdakinin bile değil. Yanlış kişiyle birlikte olmaya karar vermişim veya yanlış kişiyi sevmişim demektir.

Hatamı kabullenirim, devam ederim.
0
chiper
(20.10.16)
ben bu tip insandan koşarak uzaklaşıyorum bayadır, en yakınım da olsa ufak bir yalan veya arkamdan farklı düşündüğünü hissedip sorgulamadan gidiyorum öneririm
0
tiredpanda
(20.10.16)
ailem dışında kimseye güvenmem. öyle bir şey olursa da zaten bekliyor olurum.
0
tute
(20.10.16)
Tute +1

Ailem dışında kimseye güvenmem ve kimseyi önemsemem. Diğer insanların bana karşı samimi olup olmamaları umrumda bile değil.
0
köstebek kurabiye
(20.10.16)
kimseye onlara muhtaç olmuşcasına bağlanmamak gerekiyor bunun için. esnek davranmak gerekiyor. bir tek sevgili hariç. sevgilide "tam aidiyet" bağı yoksa sevgililiğin de bir önemi olmuyor bence. yoksa şüphenin sonu yok. herşeyi şüphe ile kirletebilirsiniz. çok basittir bu. azcık düşünmek yeter. hızlıca yayılır zihne. bulanır kısa sürede. paranoyak olursunuz ama. olmayın.
0
matrix
(20.10.16)
3 ilişkimin ikisinde aldatıldım, şu an 4. deyim tırsıyorum hafiften. karşımdakine değer vermekten ziyade kendi değersizliğimden, özgüven eksikliğimden oluşan bi durum.
0
nice tnetennba
(21.10.16)
(2)

Faydalı başlıklar

cgtto102
Ekşi sözlükte öğrenildiğinde ufku ikiye katlayan şeyler gibi faydalı takip edilesi başka başlıklar var mıdır? Hangi başlıkları takip ediyorsunuz
Ekşi sözlükte öğrenildiğinde ufku ikiye katlayan şeyler gibi faydalı takip edilesi başka başlıklar var mıdır? Hangi başlıkları takip ediyorsunuz
0
cgtto102
(20.10.16)
Böyle bir başlık vardı galiba ama aklıma gelmedi şimdi, anahtar kelimelerle ararsan bulursun.
0
Adramelekhh
(20.10.16)
Öğrenildiğinde ufku iki katına çıkaran şeyler başlığına faydalı dedin ve ben gidiyorum. Yurt dışında yaşanan dumur olaylar başlığını takip ediyorum sadece. Sözlüğü okumuyorum pek.
0
dissendium
(20.10.16)
(5)

Facebook'ta yorum yazma

ramazanali
Siz bi okul kazandınız onu yazdınız mesela face. Yorum yazanlar var tebrikler filan diye. Onları tek tek cevaplar mısınız ? Cevaplarsanız niye cevaplamazsanız niye ?
Siz bi okul kazandınız onu yazdınız mesela face. Yorum yazanlar var tebrikler filan diye. Onları tek tek cevaplar mısınız ? Cevaplarsanız niye cevaplamazsanız niye ?
0
ramazanali
(20.10.16)
tek tek like'larım.
0
sta
(20.10.16)
Ben teşekkür ederim yazmıştım hepsine. Mutluluğu paylaşmak karşılıklı olmalı.
0
dissendium
(20.10.16)
Bana tek tek yorum yapmak gereksiz geliyor ama yazmayınca da kasıntılık oluyor gibi geliyor
0
🌸ramazanali
(20.10.16)
Doğum günü mesajlarına tek tek yorum yazmak yerine hepsine like atıp sonra tek bir durum güncellemesi ile toptan teşekkür edenler var mesela. ben genelde statü olarak yüksek birinden, hocalarımdan filan bir yorum geldiyse cevap veriyorum. o da biraz "zahmet etmiş de bana bu mesajı yazmış" düşüncesinden geliyor.
0
kozmosta bir nokta
(20.10.16)
yalandan da olsa zahmete girip yorum yazmış insanı cevapsız bırakmam iki kelimede olsa copy-paste de olsa yazarım.
0
hernezıkkımsa
(20.10.16)
(13)

yetenek uzerine

diego de almagro
.
.
0
diego de almagro
(19.10.16)
yok. sadece yönlendirme. kas yapısıyla alakalı bazı durumlar olabilir tabii. siyahların basketbol ve koşuda iyi olması ama yüzmede sıçmaları gibi.
0
bohr atom modeli
(19.10.16)
Var böyle bir şey. Söz konusu özellik ailede ilk kimde görülüyorsa onun özelliğine Allah vergisi denebilir. O kişinin ailesinden olan kişilere de denebilir. Genetik olayına katılmıyorum. Nasıl ki Cem Yılmaz bir iyi bir komedyen ise kardeşi olan Can Yılmaz'da aynı özellik yok. Kendine göre komik olabilir ama bir Cem Yılmaz olmadığı da açık. Mutlaka bahsettiğin kişilerin herhangi bir yeteneği olmayan kardeşleri de vardır.
0
dissendium
(19.10.16)
Allah vergisi var bence. Çünkü zaten kalıtım denen kanunu yaratan da Allah. Bi de kalıtımda her zaman babadan/anadan evlada geçmeyebiliyor. Mesela bir arkadaşım ailesinde herkes müzik kulağı şahaneyken kendisi asla müzik kulağına sahip değildi. Ritim duygusu olmamak da mesela böyle bir şey. Bu da kalıtım ama belki 7. kuşak atasından geliyor bu, yani hemen bir üst kuşaktan geçmeyebiliyor. Mesela benim annem babam ve iki kardeşim a rh pozitif, ben a rh negatifim. Birinci ve ikinci kuşaklarda negatif yok. Demek ki daha önceki atalardan geliyor.

E hangi atanın hangi geninin ne zaman hangi cinsiyete aktarılacağı da bence biraz mucizevi ve direkt Allah vergisi tanımına uyan bir konu.
0
yaren
(19.10.16)
mozart' ı falan okuyana kadar duyuruyu bildiğimiz ' ev vergisi'olarak anlamam.......

ben bunların hep gen olduguna inanıyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.10.16)
bence yok. yetenek diye bir şey de yok. Yetenek Dediğin Nedir Ki? kitabını okumanı öneririm.
www.dr.com.tr

mozart örneği yetenek konusunda en uç, en son nokta.kitapta da konusu geçiyor. mozart 5 yaşında bestelerini yazıp 7 yaşında da yorumluyor. müzik kariyerini ve başarısını da biliyorsunuz. ama nasıl oluyor ? allah vergisi, yetenek diyorrsunuz dimi ? değil. babası da besteci. mozartı 3 yaşından beri müzik konusunda eğitiyor, çok çalıştırıyor. mozartın yaptığı bestelerde babasının da parmağı var. yazdıklarını babası düzeltiyor,iyileştiriyor.
daha böyle bir çok konu var.
en önemli olay çalışmak. çok çalışmak ve erkenden başlayıp çalışmak. efsane başarılı olan kişilerin çoğu küçük yaşta hobi olarak başladıkları işlerde prof olmuş insanlar. kitabı okuyunca tam olarak ne demek istediğimi de anlayacaksınız.
0
MtKrt
(19.10.16)
Misal bir sinestezi, imgesi kuvvetli sanatkarlarda yoğun görülür deniyor.
Misal psikopati, iş adamlarında üç kat fazla oranda imiş.
Bizim bölükte (100 kişiydik) 25 m atışında renk körü arkadaşlar belirgin şekilde başarılıydı (bu şahsi gözlemim, önceki ikisi gibi bilimsel değil ve başta saçma görünebilir ama tübitak yayınlarından şaşırtan varsayım da benzer bir durum anlatılıyor).

Özet: uygun dozda "genetik" "kusur" bile "allah" "vergisi" denen yeteneklerin mayası olabilir, ohoo daha neler var kim bilir..
0
kargn
(19.10.16)
Var bence, kendimden örnek veriyorum. biz uç kardeşiz, aramızda 6 ve 2 yaş farkı var aramızda, yaşadığımız mahalle aynı olmasına karşın şartlar farklı, okullar farklı vs. Ama hepsi bir yana hepimizde gözle gorulur şekilde çizim yeteneği, normal bir insandan daha iyiyiz, bu çocukluğumuzdan beri aynı, ben birinci sınıftayken abimin sekizinci sınıftaki arkadaşlarından daha güzel ve detaylı resim yaptığımı hatırlıyorum.

Direkt üçümüzde de olması tesadüf olamaz herhalde?
0
Apocalypse
(20.10.16)
az da etkisi var mı bilemiyorum ama başarıda en önemli şey çalışmak, çalışmak, it gibi çalışmak. bu konuyla ilgili outliers diye bir kitap var. mutlaka öneririm.

biyografi okumayı çok severim. hep başarılı insanların hayatlarını didiklerim. hepsinin farklı hayatları, farklı yolları var ama tek ortak nokta çalışmak. yaptıkları iş için aylarca, yıllarca günde 10-15 saat çalışıyorlar ve o noktaya geliyorlar. mesela slash günde 12 saat gitar çalarmış. ailenin şöyle bir etkisi olabilir. sonuçta müzisyen aileden gelen biri erken yaşlardan itibaren müzikle iç içe olduğu için sürekli çalışıyor olabilir. ama ana nokta çalışmak. bir işte çok iyi olan birinin hayatına bakın. min 10 saat çalışıyordur günde.

www.youtube.com

www.hurriyet.com.tr
0
black mamba
(20.10.16)
Genetik falan değil. 3-4 yaşından itibaren sürekli duzenli it gibi çalışmakla alakalı.

Einstein'ın 17 yasinda tum Kant kulliyatını okuması gibi bişey.
0
babilbaligi
(20.10.16)
@diego de almagro telefondan yazmıştım, o kadar yanlışa rağmen anlaman güzel^^ bu tartışmayı daha önce de yaptım bir kaç kişiyle, açık şekilde söyledim yine okuyup geçecek insanlar ya da bildiklerini söylemeye devam edecek "ginitik diğil, çivri ili ilikili" diye. örneğiyiz bu durumun açık şekilde, daha ne diyeyim.
0
Apocalypse
(20.10.16)
çok fazla şey genetikten gelen yetenekler ve bir kısmı da yine ailenden gelen sosyal çevre ile ilgili. Müziğe yeteneği olup bir de uygun sosyal çevrede yetişen alıp götürüyor işte. Biri eksikse daha zor oluyor, ikisi de yoksa hiç olmuyor.

"Çizginin Dışındakiler / Outliers " adlı kitabı bi okumanı tavsiye ederim. Bazı şeylerde şans ve bir şeylerin arka arkaya denk gelmesi de çok çok etkili. Aileden gelen genler + çevre + para + vizyon vb. her şey birleşince ortaya Bill Gates ortaya çıkıyor mesela.

www.dr.com.tr
0
rodriguez2
(20.10.16)
"Allah var mı" sorusundan farksız olmuş. Var olduğunu düşünenlere göre sorunun cevabı evet, düşünmeyenlere göre ise hayır.
0
harvey
(20.10.16)
Ozellikle atletizmle ilgili alanlarda basarinin buyuk bolumu genlere bagli. 2dk'lik soyle bir video var, mutlaka izlenmeli www.youtube.com
0
elon
(20.10.16)
(7)

ingilizce çeviri yardımı

pispisi
Chances are you do.ne demek?
Chances are you do.
ne demek?
0
pispisi
(19.10.16)
muhtemelen bu işin üstesinden geliyiorsun (önceki konu neyse artık)

www.yourdictionary.com
0
sttc
(19.10.16)
"Şans senin yaptığındır." gibi bir anlamı var.
0
jython
(19.10.16)
İkinci çeviriye güvenme.
0
i ve been mistreated
(19.10.16)
Chances are = probably, maybe, perhaps
0
baldur2
(19.10.16)
cümleyi önceki cümlelerden bağımsız verince anlamsızlaşıyor bazen. önceki cümlelerle beraber bir anlam oluştu kafamda şimdi.
"Dou you have a blog? Do you know someone who does? Chances are you do." yani "chances are" muhtemelen demekmiş, bunu bilmiyordum.
0
🌸pispisi
(19.10.16)
"Chances are" pharasal verb mü yani bu ?
0
evimin paspasi
(19.10.16)
Phrasal verb diyemeyiz. Çünkü phrasal verb'ler bir verb ve bir preposition'dan oluşurlar. Burada böyle bir yapı söz konusu değil. Normal bir ifade olarak düşünmek gerek.
0
dissendium
(19.10.16)
(11)

İbn i Sina'nın en doğru ve açıklanabilir yazılışı?

gijilti
İbni Sina?İbn Sinaİbn-i Sina?
İbni Sina?
İbn Sina
İbn-i Sina?
0
gijilti
(19.10.16)
TDK'ya göre İbni Sina.

mesela www.tdk.gov.tr linkte geçiyor.
0
tosiba
(19.10.16)
İbn-i Sina
0
devilred
(19.10.16)
İbn-i Sina.

Türkçe'de (ya da "Türkçede"???) "ibni" diye bir kelime yoktur. Tire işaretiyle eski tamlamalar belirtilir.
0
yaren
(19.10.16)
Tdk sürekli kural değiştiriyor, tam da bu yüzden tdk ne dediyse o olmamalı.

Nasıl ki Michael'a maykıl demiyorsak ibn-i sina'ya da kafamıza göre bişeyler uyduramayız.
0
baba jo
(19.10.16)
ibn sina.
türkcede ibni sina denilmesinin sebebi telaffuzun kolayligidir.

edit:
www.tdvislamansiklopedisi.org
0
shi aila
(19.10.16)
Türkçede oğul kelimesini kullanıyoruz, ibn-i ifadesi eski dile ait, Osmanlı Türkçesine. Yani halk dilinde kaldırıp "ahmet ibni mehmet" şeklinde bir ifade kullanılmıyor, o yüzden bu kelime Türkçe değildir. Arada -kullanılması gerekli. Arapça kelimeyi Türkçe kullanmaya çalışırken kendi telaffuzumuzu ilave etmişiz. Haliyle ortaya "ibn" kelimesinin "ibn-i" şekline dönüşmesi gibi bir durum çıkmış, bu tamlama hadisesini diğer Osmanlı Türkçesi içindeki tamlamalarda da kullandığımız için - işareti mutlaka kullanılmalı. Teamül bu çünkü. Hayır bizde ibni veya binti gibi bir yerleşik ifade var da ben mi bilmiyorum acaba.
0
yaren
(19.10.16)
3. seçenek bence daha doğru. Türkçede İbn ifadesini okuma şansımız yok.
0
dissendium
(19.10.16)
izafet terkibi vardır, -i ile gösterilir.

tdk bir noktalama işaretinin kullanımını 2665614 kez değiştirebilme fantazisine sahip bir kurum. aradan bir mevsim geçer bir gece ansızın tekrar -i li yazılışa döner. o potansiyele sahip.

dil geleneğini yıkmak gibi bir hobisi var, dil kurumunun gerekçesi neymiş, onu okumak lazım diyeceğim de amann hiç merakımı da uyandırmıyor doğrusu. tdk esastır diyenler onu kullanabilir. neticede yazım kılavuzunu bu tdk abi basıyor.
0
wilhelmwasmuss
(19.10.16)
Avicenna yaz gitsin..
0
sonadora
(20.10.16)
kelime türkçe değil ki abi, herhangi bir dildeki kelimenin nasıl yazılacağına tdk ne karışır, ne sıfatla kural uydurur? karışıyorsa da kanun mudur bu?

orijinal yazılışı İbn-i Sina ise İbn-i Sina'dır.

o zaman tdk "porsche"nin de nasıl okunacağına karışsın, kural koysun? saçma olur değil mi?
0
kibritsuyu
(20.10.16)
bilen bilmeyen herkes konusmus gene.
ibn kelimesi iyelik eki almaz.

en.wikipedia.org
en.wikipedia.org

türkcede ibn arabi ama ibni sina denmesinin tek sebebi telaffuzdur ve bilimsel metinlerde yanlis bir kullanimdir.
ayrica bkz:
ktp.isam.org.tr
0
shi aila
(20.10.16)
(44)

Komşulardan gelen yiyecekleri yiyor musunuz?

fraise
Hani komşular kek, pogaça, börek, çörek getirirler ya onları yiyor musunuz? Ben hiç evine gitmediğim, tanımadığım insanların yemeklerini yiyemiyorum. Normalde asiri hijyen takıntılı bir insan değilim ama yiyecek konusunda hassasim. Annem ben küçükken bir iki komşumuzun yaptıklarını yedirmezdi mesala
Hani komşular kek, pogaça, börek, çörek getirirler ya onları yiyor musunuz? Ben hiç evine gitmediğim, tanımadığım insanların yemeklerini yiyemiyorum. Normalde asiri hijyen takıntılı bir insan değilim ama yiyecek konusunda hassasim. Annem ben küçükken bir iki komşumuzun yaptıklarını yedirmezdi mesala, hatırlıyorum.

alt komşu teyze aşure yapmış getirmiş. Ben de aşure pek severim. Kendimle cebellesiyorum su anda yemek için :) hem öyle cope atmak da ayıp geliyor, o kadar emek vermiş. Dışarda yemek yediğimiz yerler ne kadar steril, onu da bilmiyoruz.

Yine de aklımdan atamıyorum. Neyse efendim siz yiyor musunuz? Benimki saçma bir takıntı mi? Yoksa 'bilmediğim mutfakta yapılan yemeği yemem' mi diyorsunuz?
0
fraise
(19.10.16)
aa, hiç böyle düşünmemiştim. dün hiç tanımadığım komşudan gelen aşureyi gömdüm mesela, bayağı da güzeldi pişman değilim. ama beğenmeseydim asla yemezdim. sanırım bu soruya cevabım evet yiyorum, hem de ne biçim yiyorum :(
0
evde liyakat kalmamis
(19.10.16)
Hayır. Yemek konusunda çok seçiciyim. Bazen yakın bir akrabamın yaptığı yemeği bile yemem. Cinsim biraz.
0
dissendium
(19.10.16)
Sevdiğim bir şeyse yerim.
0
arnold schwarzeneger
(19.10.16)
goruntusu ve kokosuna bagli :)
0
kamyonsans
(19.10.16)
Yerim, ben eve gidene kadar yenmemişse tadına bakarım, beğenirsem acımam, ki hijyen takıntım var. Ye aşureyi düşünme bile.
0
elikası
(19.10.16)
Evet yerim, biraz takıntı yapmışsınız:) Dışarıda restoranda yediklerimiz çok daha beter.
0
peggy
(19.10.16)
Benim durumum da garip.
Komşudan gelen yemeği yemem ama sokakta satılan köfte ekmeği götürürüm ya da kokoreç hastasıyımdır mesela.

Kektir poğaçadır hele ki aşuredir asla yemem komşudan geldiyse.

Dökmek kötü ama bazen evde kimse yokken gelen helvaları döküyorum ben ne yapayım bozulacak zaten. Genelde açmıyorum kapıyı ama boş bulunup aldıysam gidiyor yapacak bir şey yok.
0
mutekebbir
(19.10.16)
hiç düşünmem yerim . sonuçta komşu kendi ve ailesi de yiyeceği için olabildiğince temiz yapmıştır. bir ev kadını bile bile pis olmaz mutfakta diye düşünürüm. başıma bir iş gelmedi bugüne kadar.
0
devilone
(19.10.16)
Özellikle bi pisliğini görmediğim komşulardan gelenleri yerim.

Cinslik yapmayın yahu, 1000 yıllık komşuluk bu, kendi yemek için yapmış, sana da getirmiş.
0
mhm
(19.10.16)
yemek sevdiğim bişeyse yiyorum. sonuçta dışarda restorantta da yiyoruz ve eminim ki evlerden bin kat daha kötüdür. ha sen dışarda da yemiyorsan komşununkini de yeme :)

bak 1 sefer saç çıkmıştı. sadece o tabağı yemedim. sonraki getirdiklerini de didikleyip yedim. insanlık hali düşebilir...

ama evinde kedi köpek olanlar getirirse yemem. kimse kusura bakmasın. hayvan seviyorum, benim de 10 senedir baktığım köpeğim var ama gerçekten kılları her yerde. temizlikle alakalı bi durum değil bu. kıl yani uçuyor, yapcak bişey yok
0
la noix
(19.10.16)
hayır yemiyorum. çok yakın olduğumuz biriyse ve getirdiği şey el değmeden hazırlanabilen bir şeyse belki biraz..
öyle şeyler gördü ki bu gözler açlıktan ölsem yiyemiyorum.
tuzunu kontrol etmek için kaşığı ağzına sokup tekrar yemeğe daldıranlar, orasını-burasını kaşıyıp elini kullanmaya devam edenler, yemek yaparken bir yandan konuşup tükürük saçanlar, upuzun tırnaklarıyla hamur yoğuranlar vs vs.
0
treize
(19.10.16)
Treize yazana kadar mutfağa gidip yemeye karar vermiştim. Örnekleri detaylı vermeseydin, iyiydi.

Bu arada tanıdığım komşuların yaptıklarını tabii ki yiyorum. Bu apartmana yeni taşındım, kimseyi de tanimiyorum. Teyze ' hoşgeldiniz kızım apartmanimiza, aşure dagitiyordum sana da getireyim dedim' diye getirdi bana.
0
🌸fraise
(19.10.16)
Ben yemiyorum açıkçası, eskiden yerdim ama sonraları takıntım oldu, "hmm, patatesli börek, normalde severim ama ya içine siyanür koydularsa?" diye şeyler düşünüp önce sevgilimin yemesini bekliyorum, bir şey olmuyorsa ve tadı güzelse ben de yiyorum.
0
devorgilla the gunslinger
(19.10.16)
Asla.
0
köstebek kurabiye
(19.10.16)
Yahu yiyin gitsin arkadaş bu kadar dert etmenin ne anlamı var. İçtiğiniz kolaların fabrikasında neler olduğunu biliyormusunuz? Aldığınız ekmeğe kimlerin dokunduğunu biliyor musunuz? Komşunun getirdiği şeyin steril olup olmadığını tartışıyorsunuz. Bir kaşık alır bakarsın tadı hoşuna gitmez de yemezsin bu kadar basit.
0
eski sozluk
(19.10.16)
yerim dışarıda yemek yediğimiz yerler komşularımızdan daha temiz değildir
0
hernezıkkımsa
(19.10.16)
Hah işte ben de bu dışarda yediğimiz yer kısmını düşünüyorum. Dışarda her yerde yemek yemem ama yediğim yerler de ne kadar temiz, emin olamıyorum. Bu sebepten kırk yılda bir dışarda yerim onda da salata filan asla yemem. Yine de evden daha temiz olmadığı kesin. İstedikleri kadar denetlesinler.

Aşure de pek lezzetli görünüyor. Zaten sırf bu aşure için değil, genel olarak takıntımı kirabilmek açısından soruyorum.
0
🌸fraise
(19.10.16)
Ye gitsin:) Aşure yenmez mi?
(Gaza getireyim:p)

Ayrıca dışarıda yediklerimizi adam müşteriye özel hazırlıyor, misal yere düşen yemeği alıp geri kokuyor, nasıl olsa kendi yemeyecek. Tuvaletten çıkıyor, ellerini yıkamadan yemek yapıyor. Bunlar kesin oluyor.
Evde yemek yapan bu teyze ise yemekten kendi de yiyecek ve ailesine yedirecek, bu yüzden mutlaka dikkat ediyordur.
0
peggy
(19.10.16)
@peggy ben ısırılmış turşu gördüm iskenderin üzerinde :D onun üstüne tanımam :D

nolmuş tırnağıyla hamur yoğurduysa? yemeğin tuzuna kaşıkla baktıysa? ne bulaşacak yani merak ediyorum. şu tırnak takınıtısından kullanılan lateks eldivenler 10 kat daha zararlı
0
la noix
(19.10.16)
Ben de yemek konusunda çok hevesli değilim ama yemem dediğim sayı, yerim dediğimden çok daha azdır.

@treize +1 ama hijyeninden çöl şüphe etmediğin kişilerin getirdiğini ye gitsin. Bağışıklık sistemine antrenman olur, güçlenir. Arada sağlıksız besin iyidir :P

Bu arada uzun zamandır gelmiyor, kafam rahat o konuda. Ayrıca treize'nin duyduklarını fabrikasyon temizliği yapacak şeyler gördüm. Bazı insanlar reçele bir kaşık koyup, reçeli o kaşıkla ağızlarına atıp Onu geri koyuyorlar her lokma için. Ailece böyle besleniyorlar. Bir de double-dip konusu var mesela.
0
nawar
(19.10.16)
@kobuzchu kiz ve @fraise pardon, iştahınızı kaçırır gibi olmuşum :))

isteyen yesin arkadaş. "ne olmuş öyle yapmışsa böyle yapmışsa.." bilmem ne.
benim midem kaldırmıyor, zorla mı? yiyen yesin önünüzden aldım sanki.
yediğim şeyin içinde birinin tükürüğünü istememek de suç oldu hayret bi şey. tırnağının içindeki pisliği, deri kırıntısını, cilt tortusunu, kılını tüyünü yemek istemiyorum kimsenin, neredeyse zorla ağzıma sokacak bazılarınız enteresan.

dışarıda da öyle her yerde yemek yiyen biri değilimdir, belli 3-5 yere giderim yemek yiyeceksem. eğer bu sizi rahatlatacaksa onu da ekleyeyim.
0
treize
(19.10.16)
Yillardir herhangi birinden yemek falan geldigi olmadi da ben kucukken oluyordu, yemiyordum. Sadece bir kadin vardi annemmin arkadasi, onunkileri yerdim.
Genelde baskalarindan gelen yiyeceklerden tiksinirdim kucukken. Ozellikle 2 farkli kurt komsumuzun gonderdigi hicbir yemegi yemezdim, istisnasiz. Igrenc gorunuyorlardi:) Asiri yagli falan.
0
stavro
(19.10.16)
eğer güvenmediğim biri değilse yerim, benim bu konuda iğrenme sınırlarım epey yüksek
0
limoncello
(19.10.16)
yemem. tanıdığım insanların da bir kısmından geldiyse yememeyi tercih ediyorum. yıkanabilecek meyve falan getirirse yerim.
0
freya
(19.10.16)
görmedikten sonra bir şey olmaz, yiyorum :)
0
sayns
(19.10.16)
benim için yemeği başkasının yapması ya da yemeğin hangi koşullarda yapıldığı çok önemli değil, hassas değilim o konuda gömer geçerim ama ben genelde "komşuya ikram etmelik" yiyecekleri sevmiyorum. işte aşuredir, kektir, börektir, sarmadır, dolmadır vs. soğuk soğuk geliyor ya bir de hiç yiyesim gelmiyor. hani pişirir pişirmez sıcak sıcak getirmiş olsa daha kadın lafını bitirmeden ben tabağın kendisini de yemiş olurum ama diğer türlü soğuk soğuk hiç canım çekmiyor. o yüzden yemem ben. yanlış anlaşılmasın ha kadın zahmet edip getirmiş, "NİYE SICAK GETİRMİYO YA :s :S" diye çemkiriyo değilim. o işin oluru odur yani öyle getirirler ama ben öyle şeyleri yiyemiyom işte.

ya ayrıca o teyze ne kadar tatlıymış, ben aksaray'da yurtta kalıyorum, çevredeki binaların kadınları birbirlerine atom bombası atıyor balkondan. bu kadar kalitesiz, varoş, sığır insanı başka hiçbi yerde görmedim. aksaray'ın kendisi güzel ama bi sokağa giriyosun moskova bi sokağa giriyosun halep bi sokağa giriyosun diyarbakır... new york yanında halt etmiş pehey.
0
der meister
(19.10.16)
yemeği getirenin "pisliği" tarafımca tescillenmediği sürece yerim, yemek getirenin daha önceden pis bir insan olduğuna dair herhangi bir bilgiye ya da kanıta sahipsem yemem. düşünmem yani "acaba bu yemeği yaparken kullandığı kaşığı kulağına sokmuş mu" diye.
0
baba jo
(19.10.16)
Biraz abartmışsın, ye gitsin bence de.

Ben kokusunu veya ilk kaşık sonrası tadını beğenmediysem yemeye devam etmem, evde yiyecek başka biri de yoksa çöpe dökerim ama öteki türlü tam bir midesizim, afiyetle yerim hele ki aşureyse yani ^^
0
chicha
(19.10.16)
getirenin bende olumsuz imaji yoksa bir tadina bakarim, begenirsem, tiksinmezsem yerim.

ama bazi evlerin yemekleri, tatlilari kokuyor, bir garip oluyor tadi.
0
jimicik
(19.10.16)
bu kadar kıl olmayın gömün gitsin.

aşure hariç her şeyi yerim affetmem. aşureyi hiç sevmiyorum o yüzden. hatta yemek geldiğinde acaba ne var diye merak edip mutlu oluyorum. güneydoğulu komşularımız sürekli et, çiğ köfte getiriyor deliriyorum, yan komşumuz köylü, köyden zeytin-domat getirir ya da börek yapar, zaten 10 senelik komşularımız minimum. biz de arada fırın makarna falan yapıp götürüyoruz çok seviyorlar.
0
nice tnetennba
(19.10.16)
kişinin ve yemeğin görüntüsü doğrultusunda karar veriyorum
0
fragile lady
(19.10.16)
Komsular yemek getirmiyor bana :( .. getirseler gomerim her turlu..
0
mirandaiam
(19.10.16)
yiyorum. hastane yemeği yiyen her şeyi yer ;_;
0
shotgunwoman
(19.10.16)
Komşudan gelen bir tabak olsa düşünmeden yerim+1.
Dışarıda yenen şeyler her zaman daha pistir, bu sebep içim rahat yerim+1
0
kaymaktutmayansicaksut
(19.10.16)
annem getirene göre muamele yapıyor.
kadın temiz-titiz biri ise yiyoruz, değilse çöpe :)
0
supermatik
(19.10.16)
hem de nasıl yanlız yaşadığım için bulunmaz nimet oluyor benim için çocuk gibi seviniyorum görünce.
0
klakie
(19.10.16)
gelse yerim, yerdim. ulan muharrem ayında apartmanda bir insan da aşure getirmez mi? allah razı olsun, kız arkadaş olmasa yiyemeyecektim ev yapımı aşure.

gevur olsa getirirdi be...
0
mermize
(19.10.16)
Hindistan'da falan yasamiyorsan ye gitsin. Ben yiyorum.
0
sckxyss
(19.10.16)
Yerim.

Not: Kedimle dondurmamı da paylaşırım.
0
Lim5
(19.10.16)
kıl dedim diye alınıp tik atmamış lel.

ama benim için kıllık.
0
nice tnetennba
(19.10.16)
Nice, görmemişim ki yazdığını. Senden önce benzer şeyi yazan da olmuş. Olabilir, herkesin düşüncesi ayri. Hakaret içeren bir cevap degilse tikliyorum genelde ben.
0
🌸fraise
(19.10.16)
komşu teyzenin kıllı böreğinden sonra asla komşuların getirdiği şeyleri yemiyorum. ayıp olmasın diye alıyorum direkt çöpe döküyorum.
0
sarlatan
(20.10.16)
önceden yerdim..
artık yemiyorum.
sebep: komşumuzun bize bahçesinden elma getirmesi ama o akşam onlara misafirliğe gittiğimde dolaplarında çok çok güzel elmaları görmem. bize ufak tefek, hasarlı kendi yemek istemediklerini getirmiş uyanık.
0
durgunfoton
(20.10.16)
daha önce kendilerinde bir yemeğe falan katılmadıysam yani hijyen ve tat açısından nasıl yemek yaptığını az çok bilmiyorsam, kesinlikle yemem.
0
adamlara fisildayan at
(20.10.16)
(17)

Gerginliğimin sebebi ne olabilir?

:)
32 yaşında bir kadınım, aslında sevdiğim bir işim var, sevdiğim ailemle yaşıyorum. Ama acaip gerginim, hele iş yerinde en ufak bir olumsuzluk inanılmaz batıyor, sürekli kendimi sakin tutmaya çalışıyorum. Obez olmasam da kiloluyum ve evde kaldım, bu mu sebep diye düşünüyorum bazen. İnanç gereği evlil
32 yaşında bir kadınım, aslında sevdiğim bir işim var, sevdiğim ailemle yaşıyorum. Ama acaip gerginim, hele iş yerinde en ufak bir olumsuzluk inanılmaz batıyor, sürekli kendimi sakin tutmaya çalışıyorum. Obez olmasam da kiloluyum ve evde kaldım, bu mu sebep diye düşünüyorum bazen. İnanç gereği evlilik öncesi cinsel ilişkiye karşıyım, bir arkadaşım "Yakında ölücen bi cinsel hayatın yok, kız kuruları hep klişe olarak sinirli olur zaten" dedi. (O da evlenemedi ama tavşan misali maşallah.) Ne yani, kısmet olmaz da hiç evlenemezsem, mahallenin histerik yaşlı teyzesine mi dönüşeceğim? Spor mu yapayım, tavsiyeleri bekliyorum :( İmdat
0
:)
(19.10.16)
Yanlış anlama ama gerginliğinin en büyük olası nedeni olarak bunun üzerinde durduğun için 'Evet, sevişmediğin için olmuş' dememiz gerekiyor gibi geldi ve gerçekten de öyle olmuş olabilir ama bu bir olasılık. Tavşan mıyım bilmiyorum ama bende de libido birikimi gerginlik, sıkıntı, bunaltı yapıyor. Dolayısıyla, neden olmasın? Freudien ekoldekiler gerginlik yaratan sıkışmış libidinal enerjiden kurtulmak için, şaka değil, gerçekten spor öneriyorlar ama normal 'Spor salonuna gittim bugün'ün ötesinde, yoğun ter attıran, ağır sporları öneriyorlar. Yani, atıyorum, kardiyo yapacaksan ölçüsü dil dışarı çıkana kadar gibi. Hani, hastayken mikrobu terleyerek atarsın ya, bunu da 'Terle at ve rahatla' diyorlar.

Bunun dışında, kimbilir belki burada senin de bizim de aklımıza gelmeyecek nedenler olabilir. Monoton hayat seni sıkmış olabilir, fazla kiloların yaptığı bunaltı olabilir (fazla kilo kişide bunaltı yapabilir gerçekten ağırlık taşıyormuş gibi), başka herhangi bir şey de olabilir. Gün içinde nelerin neden rahatsız ettiği gözden geçirilebilir belki. Bu konuda psikolojik yardım alınabilir, eğer çok fazla bunalındıysa.
0
aychovsky
(19.10.16)
Gerginliğinin sebebini bastırıyor olabilirsin ama sevişme insanı rahatlatan ve mutlu eden bir aktivite. En azından ilişkiye girmeden sadece sevişmeyi deneyebilirsin. Ya da gerginliğini yok edecek başka eylemlere katılmanı öneririm. Çeşitli kurslara filan. Ya da arkadaşlarla toplaşıp eğlenmeye bak.
0
cemallamec
(19.10.16)
Biriken enerjini atman gerekiyor. Düzenli bir cinsel hayatı olmayanlara spor+meditasyon öneriliyor. Ama öyle iki yürüdüm al sana spor şeklinde değil de, cardiyo+gym ağırlıklı ve baya baya terletecek şekilde yapmanız lazım. Sonra zaten pamuk gibi olursunuz. Ardından sevgili de bulursunuz ama şuan için sırasıyla gidersek önceliği terletecek spora verin kendinizi aynada beğenin. Kendinizi beğenmeyince cinsel anlamda hoşlansanız da bşrine yaklaşamıyorsunuz muhtemelen.
0
füt
(19.10.16)
Aychovksy i okumamıştım ama aynı şekilde cevap vermişiz
0
füt
(19.10.16)
doğadan örnek vermek istemezdim ama sevişmeyip mutlu olan canlı ben tanımadım.
acil sevişmeniz gerekiyor. tavşan gibi dediğiniz arkadaşınız aslında gayet "insan gibi" birisi.
0
theli
(19.10.16)
sıkıntının sebebi cinsellik, aşksızlık değil belki evlenmeyişindir. inancının geregi konusunda (cidden) seni tebrik etmek lazım . böyle nefsinin ilkel isteklerini inancinin agırlığıyla bastırabilen zor bulunur. zaten sorumluluk duygusu icermeyen birlikteliklerde öne çıkan tatmin hisleri icinde kisilerin bir birini kullanmasıdır. evet adeta esya gibi.. eskiyene , gözden düşene, aldatilana kadar..
0
1adam
(19.10.16)
sevişmek işe yarayabilir ama ruhsal anlamda da bir şeyler olması lazım, yoksa bi fuckbuddy olayı daha da kötü yapabilir seni.
0
ravenudon
(19.10.16)
Orgazm yetmezliği.
0
bigbadabum
(19.10.16)
Acilen sevişmeniz lazım diyen arkadaşlara katılmıyorum. Duygusal anlamda tsrmin olmadığın sevişmeden sonra tiksinti oluşabilir bir bayan olarak yapmayın bunu
0
füt
(19.10.16)
@bigbadabum

Her sevişen kadın orgazm olamıyor, her sevişen erkek orgazm edemiyor. O kadar abartmayın :)

Bunu bir psikologla konuşman lazım, biz senin hayatının dinamiklerini bilmediğimiz için nokta atışı bişey diyemeyiz, dersek yalan olur.
0
yaren
(19.10.16)
Sevişmemekten değil, beğenilmemekten kaynaklı huzursuzluk halinden. Sevişebildiği halde sinir küpü olan çok kadın var. Sevişince geçer diyenler bunu da açıklasın.
0
mandalina kokusu
(19.10.16)
Biriniz bile mastürbasyon yap dememiş:) bakire olup haftada beş defa mastürbasyonla deli gibi orgazm olan çok kadın var. Yirmi yıllık evli olup hiç orgazm olamayanlara tezat. Hele ki biriyle telefonda seks yapıyorduk aylarca. Boşalmadan uyku bile uyuyamıyordu sağa sola çemkiriyordu.
0
a summer day
(19.10.16)
Evlenilecek tipte bir kadın ol o zaman. Ya da toplum normlarını ya da mevcut ahlak anlayışını reddet, ona göre yaşa.
0
arnold schwarzeneger
(19.10.16)
Seni duyurudan birine benzettim ama neyse. Spor yapma. Spor libidoyu daha da yükseltir. En basiti yeni insanlarla tanışmak ve evlilik niyetini belli etmek. Mastürbasyon da yapılabilir.
0
dissendium
(19.10.16)
Spor yaparsan da pamuk gibi olmayacaksın. Kendini mesgul edecek seylerle ugrasabilirsin , aynı zamanda psikolojik danısmanlık alabilirsin.
0
lunedi
(19.10.16)
@scars dont fade yazdigin :
yemek yemek, tuvalete gitmek ve hatta nefes almak... bunlara dikkat edersen hayati/yapması zorunlu fiillerdir. ama sadece cinsellik yaşamadığı için ölen, komaya giren birisi neredeyse yok gibidir.
0
1adam
(19.10.16)
@1adam, cinsellik yasamadigi icin sagligi bozulan yuzbinlerce insan vardir.

kadinlar icin (bkz: vajinismus)

erkekler icin delayed ejaculation / retarded erection - yasi kac olursa olsun, sertlesememe ya da bosalamama. en.wikipedia.org

yani, sevismiyorsan, sagligin bozuluyor. evlendiginde esini tatmin edemiyorsun ve eger esin cinsellige onem veren birisiyse de senden bosaniyor. sence onemsiz gibi mi?

bak sunlari da okuyun lutfen ama lutfen:

eksisozluk.com
eksisozluk.com
0
scars dont fade
(19.10.16)
(11)

Arkadaşlarınıza nasıl teselli veriyorsunuz?

kitap arasında kalmış silgi tozu
Ben bu işi hiç beceremiyorum, odun gibiyim yav. Mesela bu aralar, her gün ev arkadaşımın platonik aşkını dinliyorum, zaman oluyor ağlıyor. Hiçbir şey diyemiyorum. Ne diyeyim?Özel olarak son günlerde sorun bu ama genel olarak da hiçbir insanı teselli edemiyorum. Hiç bişey demeden kalıyorum, çok rahat
Ben bu işi hiç beceremiyorum, odun gibiyim yav. Mesela bu aralar, her gün ev arkadaşımın platonik aşkını dinliyorum, zaman oluyor ağlıyor. Hiçbir şey diyemiyorum. Ne diyeyim?

Özel olarak son günlerde sorun bu ama genel olarak da hiçbir insanı teselli edemiyorum. Hiç bişey demeden kalıyorum, çok rahatsız edici bir his. Siz napıyosunuz?
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(19.10.16)
bir şey demeden dinle. ille yorum yap diye zorlarsa da yapma.
0
cekilmis gayfe
(19.10.16)
bu hissizleşme ile alakalı aslında, arkadaşlara teselli verememekten çok. donup kalma, olaylara karşı tepki verememe gibi. uzun zamandır bende öyleyim. yaptığım bir şey yok, alışkanlıkta olabilir yaşanmışlıkların değiştirdiği bakış açısı da olabilir.
0
normalbiadam
(19.10.16)
arkadasini da iyi taniman ya da gozlemlemen onemli aslinda. bazi insanlar teselli aramaz ya da bazen arar bazen aramaz, bazen sadece icip icip sarhos olup sumukler icinde aglamak isteyebilir, bazen sadece sessizce birlikte oturacagi birini ister, bazen olaylari sadece anlatacagi bazen de olanlari tartisabilecegi birini ister vs. vs. ona sorabilirsiniz bugun ne yapmak istersin icelim mi vs. diye, bir film vs. acip oradan muhabbete girip konusmasini saglayabilirsiniz -eger konusmak istiyorsa-, anlatmak ister misin diye sorabilirsiniz. doldur bir kadeh diyerek isi simarikliga vurup ortami yumusatip oradan girebilirsiniz. o bir konusmaya baslarsa oradan gelisir muhabbet.
0
kassiopeia
(19.10.16)
o konuşma şekliyle ilgili, biri sana dert anlatınca ya teselli ya çare bulma zorunluluğu sanki kendiliğinden geliyomuş havası oluşuyo. öyle olmak zorunda değil, tamamıyla susmak ya da birden başka konuya girmek kırıcı olur, ama dinliyomuş hissini vermek de iyi gelir.

ne bileyim arkadaşıma zırvalıyosun la yarım saattir de denebilir, bir de platonik aşka seviyosan git konuş, konuşmucaksan da git şiir yap bundan hikaye yaz falan denebilir; ne dicen ki?
0
dafaisss
(19.10.16)
Platonik aşıksa mutlaka teselli et. Başkasını bulursun falan de. Biz erkekler genellikle sana kız mı yok mk diyoruz. Zamana bırak da kurtarıcı bir laftır. Gel kafamızı dağıtalım diyerek beraber bir şeyler yapmak en iyisi.
0
dissendium
(19.10.16)
sabahattin ali'nin içimizdeki şeytan'da çok beğendiğim bir tespiti var ve çok severim:
-ancak teselli verilir… benim de ömrümde yapmadığım şey. ne kimse beni teselli etmeli, ne de ben kimseyi… riyakarlık tesellide son haddini bulur. bu anda çehrelerin aldığı yalancı teessür ifadesi, o biraz yukarı kalkıp birbirine yaklaşan kaşlar, o hafif hafif ve anlayışlı bir tavırla sallanan baş ve o derinden çıkarılmaya çalışılan matemli ses insanı deli eder.

normalde ben de teselli adamı değilim ama ancak bu tespitten sonra "harbi lan" dedim ve kimseyi teselli etmedim, etmeye çalışmadım. tek dediğim şey "zaten ne desem sen kendi içinde yine bunu kafaya takacaksın. benim 'boşver' dememle bir şey değişmeyecek." oluyor sadece ve o an neyi yapıyorsak ona devam etmeye çalışıyorum.
0
m e b
(19.10.16)
olmuş bitmiş şey için teselli ayrı, çok gerekli de değil bu tür ergen mevzularında. genelde duymak istediklerini kısa ve öz biçimde söyleyip onları konuştursan minnettar bile kalırlar.

Başarısızlık, şanssızlık vs. mevzularında harbiden kötü olmuş, hadi canım vs.nötral ifadeler iyidir eğer somut bir veri yoksa. tabii ki 90 alıp ağlıyorsa -sus lan dalyarak- denilebilir, ya da kafası basmadığı halde 8. kez sınava giriyorsa hacı gelsene senle bişi konuşçam diyip uçurumdan atılabilir. bunlar ortalamadan sapan olaylar

ölüm, kalım, hapis, sakatlık, büyük hastalık bu alanlarla bilumum tecrübe, olgunluk ve birazcık o konuya özel bilginin yanında sağlam irade ve gözlem yeteneği gerektirir. hatta bence apayrı uzmanlık isteyen şeyler bunlar. Bu açıdan doktorların mesela ölüm haberini vermesi bana hep yanlış bir uygulama gelmiştir. Yanlış demeyeyim aslında eksik, daha iyisi olabilir. Hem doktor, hem hasta yakınları açısından.

Ha misal sen beceremiyorum demişsin, beceremeyiver derim. herkes herşeyi beceremiyor.

Mesele insanların zor anlarında senden kaçmaları, sana gelmemeleri ve bunun sonucu olarak seninle yakın bağ kuramamaları falansa eğer samimi ol. keyifli bir anınızda ulan ben de ne malım bu konuda falan haa de. hem sen gerilmezsin, hem kimse beklentiye girmez.

ps. olmuş bitmiş şey için teselli ayrı, süregiden şey için konuşmak ayrı diye ayrım yapacaktım, iş başka yerlere gitmiş. bununla idare edelim.
0
Zeth
(19.10.16)
ben de yapamıyorum. olmuyor.

onun üzüldüğünü görünce de ' cnm ya üzülme :/ ' falan diyorum.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.10.16)
Ben de veremiyorum ama sorunu boyunca sürekli arayıp yanında olduğumu hissetirmeye çalışıyorum ya. Da görüşüyorum. Konışmasını sağlıyorum üzülme filan deyip birkaç şey söylüyorum. Normalde ben de odun gibiyim
0
cemallamec
(19.10.16)
Eskiden empati kurar yardımcı olurdum, bütün enerjimi tükettiklerini fark ettim. Hele bazıları kronik olarak sorunlular, bitmiyor dertleri. Resmen mutlu olmamak için özel çaba sarf ediyorlar. Hiçbir dertleri olmasa bile bu sefer de rahat batıyor.

Değer verdiğim, kronik olarak arızalı olmayan arkadaşlarıma ise dertlerini dedektif gibi sorar bütün detayları öğrenirim, terzi kendi söküğünü dikemez misali göremedikleri ayrıntıları yüzlerine çarparım. Zaten zekiyse sıkıntının kaynağını bulur, çözmek için adım atarsa ne ala, eğer gelip aynı sebepten sızlanıyorsa da umursamam.

"yaa abi boş ver canını sıkma" diyenlerdensen hiç uğraşma bence.
0
kimlanbu
(19.10.16)
ben mızmız insanlarla katiyen uğraşamıyorum
0
superb
(19.10.16)
(13)

Herkes bir şarkı atsa

kobuzchu kiz
bir sürü şarkıyla zengin olabilirim bence. Telefonumdaki müzikler hep depresyon, hep bunalım, hep melankoli olmuş. Neşeli şarkılar arıyorum. Tür fark etmeksizin, dinleyince keyiflendiğiniz/neşelendiğiniz birer ikişer şarkı önerir misiniz bana?
bir sürü şarkıyla zengin olabilirim bence. Telefonumdaki müzikler hep depresyon, hep bunalım, hep melankoli olmuş. Neşeli şarkılar arıyorum. Tür fark etmeksizin, dinleyince keyiflendiğiniz/neşelendiğiniz birer ikişer şarkı önerir misiniz bana?
0
kobuzchu kiz
(18.10.16)
kafam mi iyi
(18.10.16)
pomknos
(18.10.16)
valla sen istedin, SIEBEN SIEBEN ALELU

www.youtube.com
0
der meister
(18.10.16)
bruceandwayne
(18.10.16)
dissendium
(18.10.16)
sen de git sen de unut
(18.10.16)
youtube linki yok ama spotify falan varsa orada dinle mutlaka.

the beatles - girl
0
naberabi
(18.10.16)
www.youtube.com

dinleye dinleye sıkılmadım.
0
ruhen hastayim ben
(18.10.16)
seni pontus müziği açar hıshıshıs
youtu.be

youtu.be bu da akdağmaden'den yuvarlandım diye bir parçaymış. akdağmaden ne alaka ilginç.
0
cekilmis gayfe
(19.10.16)
(3)

Ufak bir yardım

rubenanyukov
74lü, 24lü paket nasıl deniyor İngilizce?Bir de çocuk bezi için ne kullanırdınız?Diaper mi, nappy mi? Şimdiden teşekkürler.
74lü, 24lü paket nasıl deniyor İngilizce?

Bir de çocuk bezi için ne kullanırdınız?

Diaper mi, nappy mi?

Şimdiden teşekkürler.
0
rubenanyukov
(18.10.16)
diaper muhtemelen 24 pieces yani pcs set diyebilirsiniz.
0
mavicorap
(18.10.16)
Diaper kullanılıyor.
0
dissendium
(18.10.16)
six pack 24 pack gibi söyleyebilirsiniz
0
argent dawn
(19.10.16)
(15)

Hangi Erkek Parfumu Kullanıyorsunuz?

mertozkoy
Merhaba,Hangi erkek parfumunu kullanıyorsunuz? Ve nereden satın alıyorsunuz ürünü?Şunu gözüme kestirdim. Piyasada 380 lira ama hepsiburadada 216 lira:http://www.hepsiburada.com/hermes-terre-d-hermes-edt-100-ml-erkek-parfumu-pm-sghermesterSizce online parfum almak doğru mu? Ve acaba neden bu kadar in
Merhaba,

Hangi erkek parfumunu kullanıyorsunuz? Ve nereden satın alıyorsunuz ürünü?

Şunu gözüme kestirdim. Piyasada 380 lira ama hepsiburadada 216 lira:
www.hepsiburada.com

Sizce online parfum almak doğru mu? Ve acaba neden bu kadar indirim yapmışlar? Seri sonu filan mı acaba?

Saygılar
0
mertozkoy
(18.10.16)
Bu kokuyu bilmiyorsan denemeden alma derim. Yorumları çok iyidir genellikle ama herkese kesinlikle gitmez bu koku.

Fiyatına gelecek olursak da üretim tarihi eskidir belki, bayatlamış olabilir. Kontrol ettirme olanağın varsa baktır derim almadan önce ;)
0
hakmut
(18.10.16)
Gittigidiyor ve n11'deki satıcılara güvenmem. Hepsiburadada da Satıcı Hepsiburada değilse uzak durun. Geçen sözlükte sahte parfüm rezaleti açılmıştı.
0
fuzzy olmak istemistim
(18.10.16)
bu parfum top class. bu, tom ford ve aqua di parma bence dunyanin en iyi erkek parfumlerini uretiyor.
0
mayeskuel
(18.10.16)
dolce gabbana the one var. artik kolonya kivamina geldi, uc sene filan oldu snairim, yarim sisesi bitti. yenilemek lazim :( kararsizim. duty free'den almistim
0
fakyoras
(18.10.16)
şu an bvlgari aqua aldım boynerden. çok para verdim ama koku müttiş kalıcı. ucuzunu alırsan yarım saatte uçar kokusu. pintiliğe gerek yok.
0
cekilmis gayfe
(18.10.16)
blue de chanel edp
0
rentts
(18.10.16)
Armani Code.
Aldığım yer hep duty free.
0
buak
(18.10.16)
evet hepsiburadadaki eski seri sanırım.

resmi sitesindeki şişesi farklı.

usa.hermes.com
0
🌸mertozkoy
(18.10.16)
eski seri degil. orijinali o. beyaz gibi olan sisesi voyage modeli. limoni kokusu var
0
mayeskuel
(18.10.16)
Yıllardır dutyfree den ya da yurtdışından aldım. İçine sinerse al internetten. Armani acqua di gio kullanıyorum ben genelde.
0
bir ileti paylastim
(19.10.16)
zara ve pull and bear'da güzel çeşitler var.
0
steve rogers
(19.10.16)
Hermes, Terre D'Hermes.
0
chiper
(19.10.16)
Aqua di gio profumo

Boyner'den indirim denk getirip aliyorum, ya da duty free'den aliyorum

Bence online alinmamasi gereken 2-3 seyden biri parfum
0
elon
(19.10.16)
Avon Full Speed. Annem sağ olsun.

Kendim istesem çok efsane parfümler bulurum da zamanım olmuyor böyle şeylerle uğraşmaya.
0
dissendium
(19.10.16)
hugo boss red edition.
hepsiburada'dan alıyorum.
0
sporty
(19.10.16)
(11)

Üniversiteye nasıl alışıyoruz?

utkumon
sb.
sb.
0
utkumon
(18.10.16)
Niye alismayasiniz?
0
f_d
(18.10.16)
Biraz abartmıyor musunuz?
0
pike
(18.10.16)
Hayatimin en guzel yillarinin baslangicidir universite ya, alisilmaz mi?!
0
kassiopeia
(18.10.16)
Üniversite alışılacak bir yer değil maalesef. Oraya gelen herkes derslerini alır, geçer ve gider. Lisedeki ortamı asla bulamazsın. Bireyselliğin zirve yaptığı bir yerdir üniversite. Her zaman kendini düşünmek zorundasın. Derste not almaktan tut, aldığın derse devam etmeye kadar her şey tamamen senin isteğine bağlı. Bu yüzden üniversiteyi bırakan ya da okulunu gereksiz şekilde uzatan birçok insan var. Biraz keşfetmeye çalış, vizeler başlayınca zaten gerçekler yüzüne çarpar.
0
dissendium
(18.10.16)
direkt kreşten geçiş yapmadıysan ve hala alışamadıysan bir sorunun var demektir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.10.16)
ilk midtermden sonra alisirsin.
0
superfluid
(18.10.16)
Giderek +1
0
lunedi
(18.10.16)
Üniversiteyi boyle alısılması gereken bir zorluk olarak gormek üzücü. Özellikle ilk zamanlar her günü ayrı heyecan ayrı mutluluk tadını çıkar. Geri kalan her şey zamanla hallolur.
0
pastörizesüt
(18.10.16)
her konuda kendi işini görmen gerektiği kafana dank edince alışmış sayılıyorsun.
0
zgrydn
(18.10.16)
alışamıyorum ama şunu öğrendim derslere yalnız da olsan gidersen bir şekilde rayına oturuyor
0
tiredpanda
(18.10.16)
6. yılım hala alışamadım.

ortam ve istemekle alakalı sanırım
0
yuvarlanantencereninkapagi
(19.10.16)
(10)

Sıra dayağa gelmiş mi?

oz suser
merhabalar,bundan yaklaşık 2 ay önce üst katımdaki dublekse bir aile taşındı.bunların 20-25 yaşlarında bir çocuğu var.söylediğine göre profesyonel olarak müzikle uğraşıyormuş.apartmanın yalıtımının da etkisiyle gece gündüz demeden evin içinde bir uğultu ile uğraşıyoruz.yaptığı müzik de şu reklamdaki
merhabalar,
bundan yaklaşık 2 ay önce üst katımdaki dublekse bir aile taşındı.
bunların 20-25 yaşlarında bir çocuğu var.
söylediğine göre profesyonel olarak müzikle uğraşıyormuş.
apartmanın yalıtımının da etkisiyle gece gündüz demeden evin içinde bir uğultu ile uğraşıyoruz.
yaptığı müzik de şu reklamdaki tarzda.(git: www.youtube.com
son bir aydır:
-yönetici ile beraber kapısına çıkıp uyardığımızda yalıtım yapacağını sonra sorun kalmayacağını söyledi.
-aradan 1 hafta geçtikten sonra kendim çıkıp söylediğimde sesin kendilerinden gelmediğini iddia etti.
-sonrasında ev sahibini aradığımda uyaracağını söyledi. değişen bir şey olmadı.
-en son pazar gecesi polisi çağırdım.polise de gürültü yapmadıklarını belirtip 23:00'a kadar hakkı olduğundan bahsediyorlardı.polis gittikten sonra yukarı kattan bağıra bağıra "cinnet sonrası beni öldüreceğini" söylüyordu.gece 12 sonrası yine 5-10 dakika son ses müzik açmış ve gece boyunca çığlık atarak ortada dolaşmış.
konu ile ilgili medeni insanın davranacağı şekilde bildiğim tüm yolları denediğimi düşünüyorum.
artık medeni insan gömleğini bir kenara bırakıp orman kanunlarına geçiş yapayım diyorum.

son olarak gömleği çıkarmadan şunu da deneyebilirsin diye bir tavsiyeniz var mı?
0
oz suser
(18.10.16)
Çocuğun babasıyla konuşun ve yalıtım konusunda baskı yapın. Ben olsam zile basıp içeri el bombası atardım. Siz de olur olmadık zamanlarda kapılarına torpil falan atarak rahatsızlık verebilirsiniz. Kapılarını çamurlu ayakkabılarla kirletebilirsiniz.
0
dissendium
(18.10.16)
Çocuğu zaten piyasaya çıkarmıyorlar. Ne zaman kapısına gidilse hemen babası çıkıyor.
O da enteresan şekilde gürültü yapmadıklarını inkar etmekte.
Sorun bende mi diye düşündüm ancak yönetici de sesin alt katın koridorlarını inlettiğine şahit.
0
🌸oz suser
(18.10.16)
Imza toplayarak kiracıyı attirmak gibi birsey vardi sanirim.
0
naharir
(18.10.16)
Sen de hayvan gibi ses yap ya da tavana vur sürekli uzunca bir tahtayla.
0
buff
(18.10.16)
naharir
(18.10.16)
@j r r tolkien hayrani hanımın eli ayağı titredi , gitme diyince kapıdan döndüm.
0
🌸oz suser
(18.10.16)
Müzik fena değilmiş :)

Şiddete başvurmadan son bir kez daha konuşun bence.
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(18.10.16)
@6 yasimdan beri metal dinliyorum sürekli aynı şey çalınca emin ol fena oluyor.
Televizyonda reklam çıkar çıkmaz dayanamaz değiştirir oldum :)
0
🌸oz suser
(18.10.16)
yasal yollara başvurmaktan çekinmeyin rahatsız olan sadece sizseniz işiniz zor tabi ama yine, yine yine polise başvurun. allah muhafaza orman kanunlarında işler çok pis yerlere ulaşabiliyor. medeniyetten asla lütfen şaşmayın.
0
for day to break
(18.10.16)
Yalıtım sizi kurtarmaz çünkü yalıtım işi sandığınız gibi yapılmıyor. Odanın içine dört duvar artı tavan artı tabana bir kat daha duvar örmeleri gerekiyor. O bile düşük frekansları yeterince kesmeyecek, uğultu inceden gelmeye devam edecek.
0
alperz
(18.10.16)
(19)

öğretmenler çok kazanıyor mu?

limoncello
bizim zamanımızda en kötü ihtimalle öğretmen olurum kafası vardı. Hala da öyle belki bilmiyorum. Yani genelde çalışkan, hedefleri olan, kafası çalışan gençlerin ilk tercihleri eğitim fakültesi olmazdı. İstisnalar vardır tabii ki çok idealist değillerse. Eskiden öğretmen maaşının ne kadar düşük olduğ
bizim zamanımızda en kötü ihtimalle öğretmen olurum kafası vardı. Hala da öyle belki bilmiyorum. Yani genelde çalışkan, hedefleri olan, kafası çalışan gençlerin ilk tercihleri eğitim fakültesi olmazdı. İstisnalar vardır tabii ki çok idealist değillerse. Eskiden öğretmen maaşının ne kadar düşük olduğu konuşulurdu.
Tam emin değilim o yüzden soruyorum şimdi yeni devlete giren bir öğretmen ek ders kurs ücreti vs. derken 4 bine yakın para alıyor diyenler var doğru mu bu? Aslına şartlara göre güzel paraymış doğruysa. İyi okuldan mezun olsan bile bi mühendis işletmeci, hukukçuvs. bile nerdeyse ilk girişte asgari ücretin biraz üstünde veriyorlar ve canını çıkarıyorlar. Öğretmen olmak o kadar da kötü değilmiş, yazlıları bile derste ya da arada okuyor birçoğu eve iş de getirmiyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz? Yanlış bildiğim şeyler de olabilir, özellikle öğretmen olanlar görüş belirtirse, bu kadar rahat mı öğretmenlik. Hatta 5000lerde alan bile varmış

Bu arada artık hepsi sözleşmeli olacak ve mülakatla alınacakmış. Merkezi atama yokmuş.
0
limoncello
(18.10.16)
Çok değil ama en nihayetinde part time çalışıyor gibiler. Çalıştıkları saat karşılığı olarak çok. Kadrolu öğretmenlikten bahsediyorum tabii.
0
cilekli krep
(18.10.16)
ek ders hariç 3 bin mayış.
0
vodafona kayıtlı böyle bir kullanıcı yoktur
(18.10.16)
bir öğretmen olarak cevap veriyorum. öğretmene verilen maaş kesinlikle fazla değil. ha diğer meslekler de hak ettikleri değeri almıyor olabilir. ona bir şey diyemem. part time çalıştığımızı düşünen @cilekli krep arkadaş bu düşüncene nasıl bir cevap vereyim bilemedim.

memurlar içinde en az kazanan belki de öğretmen. saat mantığına göre bakarsak bir hoca 5 kere namaz kıldırıp 2.500 tl alıyor kemiksiz. belki daha fazladır. yeni başlayan bir öğretmen net 2.500 civarı bir maaş alır. ek dersler bu senelerde çok arttı doğru çünkü dershaneler kapandı ve okullar dershaneye döndü. öğretmenler cumartesi de çalışıyor çoğu yerde. o zaman da 2.500 tl olan maaş 3.500 belki 4.000'i bulabiliyor. matematik gibi branşlarda özellikle. ama sosyal hayat falan kalmıyor tabii.

öğretmenlik rahat mı? bence değil. 50 kişilik sınıfta ders verdiğim de oldu 1 kişilik sınıfta ders verdiğimde. davulun sesi uzaktan hoş gelir diyorum ve o sorumluluk ve mesleki tatmin duygusu çok çok az.
0
burya
(18.10.16)
@vodafona kayıtlı böyle bir kullanıcı yoktur:

ek ders hariç 3000 mayış alan öğretmen 20 yıllık öğretmendir ancak eşi de çalışmıyordur 160 tl eş yardımı alıyordur. 6 yaşından küçük iki de çocuğu varsa 60 tl de çocuk yardımı alır. ben 10 yıllık öğretmenim. eşim şu an çalışmıyor. iki çocuğum var. kpds dil tazminatım da var. aldığım maaş 3200. ilk başladığımda 960 tl ile başlamıştım. sene 2007
0
burya
(18.10.16)
Matematik bölümünde okurken ilk yılımda bir etüt merkezinde çalışmıştım. Özel sektör için konuşursak öğretmenlik zor. Bizim dershanedeki fizik öğretmenimiz sabah saat yedide dershaneye geliyordu, akşam yedide dershaneden çıkıyordu. En kötü 12 saat çalışmak demek bu. Devlette çalışmak biraz daha iyi. 4 bin olmasa da 3 bin alanlar var. Lisedeki öğretmenlerimiz de eylem yapıyorlardı. Neredeyse hepsinin arabası vardı. Hatta felsefe öğretmenimiz okulun karşısına yapılan yeni evlerden birini satın almıştı. Böyle bir söylenti vardı. Düşün artık gerisini. Mühendislerin iş hayatında kullandığı bilgiler çok daha teknik. Matematik bölümünde okuyup matematiğin dibine vursan bile lisede anlatılan konular çok basit. Mühendislerin teknik anlamda daha çok şey bilmeleri gerektiğinden başlangıç için maaşlar düşük oluyor. Öğretmenlik böyle değil. İş hayatında edinilen tecrübe mühendisliğe göre çok farklı. Öğretmen okulda ders görmez, seminer falan haricinde, ama mühendis mezun olduktan sonra bile kursa gider, hep bir şeyler öğrenmeye çalışır. O yüzden öğretmenler daha önde başlıyor.
0
dissendium
(18.10.16)
eve iş getirmeyen öğretmen ben görmedim duymadım, 7 ay süren öğreticilik görevimde beni en çok zorlayan şey "yarın ne anlatıcam ulan ben bunlara" oldu. bunu plana programa koyabilirsin, hatta uygulayacağın sınavı quizi bile çok erkenden hazırlayabilirsin ama dinamikleri değişebiliyor anlatacaklarının ve ertesi güne hazırlık yapmak çoğu zaman için elzem, en azından işini düzgün yapmak istiyorsan.

böyle olmasa da çok kazanıyorlar demezdim, hatta sırf "topluma hayırlı" birey yetiştirme potansiyellerinden ötürü fazla fazla kazanmaları gerektiğini düşünüyorum. bu ülkede birileri emeğinden fazla kazanacaksa bunlar çok rahat öğretmenler olabilirler; hiç itirazım olmaz.
0
baba jo
(18.10.16)
Öncelikle kazandıklarını düşünmüyorum. 3 bin alan öğretmen hem yılların öğretmeni hem eş yardımı çocuk yardımı alıyor. 6-7 yıllık öğretmen 2600 küsur alıyor. Zaten kiralar 1000 lira. Herkesin kredisi var. Şayet ailede kalıyorsanız, kimsryr para vermiyor ve maaşınız sadece size aitse evet şahane bi para.

Maaşı bi kenara bırakırsak öğretmen olmak zaten zor. Ben kesinlikle önermiyorum. 3 sınav yetmezmiş gibi bir de mülakat yapıyorlar ve sonucu sınavlar değil de mülakat etkiliyor. Üstüne yıllarca sözleşmeli çalışacaksınız ve her an görevden atılabilirsiniz. Varsa öğretmen olmak fikri kesinlikle vazgeçin.
0
cemallamec
(18.10.16)
bir öğretmen bir milletvekilinin yedide biri kadar kazanıyor. az mı çok mu sen karar ver.
0
babilbaligi
(18.10.16)
ogretmen olmak cok zor bir sey, ben de ogretmen tanidiklarimla dalga geciyorum uc ay tatil yapiyorsunuz diye ancak sadece dalga geciyorum. fazlasiyla yorucu bir meslek ve surekli kendinizi gelistirmeniz lazim.
gun icinde cok fazla telefonla konustugumda ya da toplantilara girip ciktigimda kafa beyin kalmiyor, ki karsimdaki insanlar cocuk degil, gurultu yapmiyorlar, surekli dikkatlerini toplamak icin caba gostermiyorum, ugultuyla bas etmek zorunda degilim, onlari egitmek zorunda degilim, onlara okuma yazma/saatleri/mevsimleri/matematigi ogretmek zorunda degilim.
deneyimlemek isteyenler en basitinden bence her gun bir konuyu calisip saatlerce kendi kendilerine sesli olarak anlatsinlar, ya da kuzenlerine falan saatleri ogretmeye calissinlar kafa beyin kaliyorsa o zaman ogretmenlik kolay yeaaa dersiniz. diger mesleklerin maasini az bulabilirsiniz, bazi ogretmenlerin islerini gerektigi gibi yapmadigini soyleyebilirsiniz (ki bu her meslek icin gecerli) ancak ogretmen maasi cok degil.
0
kassiopeia
(18.10.16)
bir öğretmen olarak yorumum şu,

öğretmenliğin kolaylığını/zorluğunu mesai saatiyle ölçmek büyük bir yanlışlık.

başka meslekleri yapanların, aldığı ücretin düşük olması, öğretmenliğin kolay olduğu sonucunu kesinlikle çıkarmıyor.

teog denilen, öğrencilerin puanlarına göre okulları tercih ettiği sisteme geçildiğinden beri, pek çok okul, akademik başarı anlamında en alt kademe öğrencilerin ''istiflendiği'' yerlere dönüştü.

her şeyden önce, ortalama 35 kişilik sınıflarda (kendi çalışma ortamımı söylüyorum) en fazla 1-2 öğrencinin öğrenmeye birazcık olsun ilgi duyduğu sınıflarda, bir şeyler öğretmeye çalışmak, bunu planlamak, insan yönetimi yapmak, bunda sürekliliği sağlamak, aynı zamanda bir memur olarak, idare ile muhattap olmak, velilerle muhatap olmak aynı zamanda bir birey olarak kendi problemlerin, dertlerin, sıkıntıların, sosyal yaşamın vs. yi bir kümede yönetebilmek çok kolay bir eylem değil.

bir müşteri/satıcı ilişkisi olmamakla beraber, nihayetinde bir hizmet veriyoruz, hizmeti almaya çok az kişi gönüllü ama bunu yapmak zorundasın. mümkün olduğunca iyi yapmak zorundasın ve dokunduğun şey insan.

üstelik çok gamsız biri değilseniz, kesinlikle ama kesinlikle eve iş geliyor. ben öğretmenin 1 saat çalışması ile herhangi bir memuriyetin 1 saatinin kesinlikle aynı yoruculukta olamayacağını düşünüyorum.

üstelik kadrolu öğretmen olmak hiç de kolay değil, atanma açısından. ki artık iyice saçma bir hal aldı. gerekli olduğunu düşünürsünüz/düşünmezsiniz orasını tartışmayacağım ama zorunlu hizmet denilen bir olayın olduğu ender memurluklardan.

fiziksel anlamda emek yoğun bir iş değil ve doğası gereği, yaz tatili var. bu bir avantaj ama dünyada bir tek türkiye'de değil bu. bir de ek ders sebebiyle, bir sene sonra eline geçen net miktar azalabilen bir meslek. örneğin ben gecen seneden yaklaşık 600 lira daha az kazanıyorum. ders sayım azaldığı için ve bunun tek sebebi, okul yönetiminin norm ayarlamasını becerememesi, öğretmen ihtiyacı olmadığı halde, benim branşımdan okula sürekli yeni öğretmen gelmesi. gecen sene bir kredi falan çekmiş olsaydım, maddi dengem elbette bozulurdu.

bir de doğrudan kısa vadede somut ürün, somut sonuç olmayacağı için (işin doğası gereği) mesleki tatmin yönünden handikaplı bir iş.

tabii ki türkiye ortalamasında, çalışma saati/maaş açısından çoğu alandan iyi ancak kendine has, dışarıdan görülmesi ve topluma ifade edilmesi güç zorlukları var. mesleğimi seviyor muyum, seviyorum ama şu sözlükte öğretmenlere galiz küfürler içeren başlıklar açan, entry yazanları, öğretmen yapsak, bir yıl sonunda önemli bir çoğunluğunun, pişman olacağına inanıyorum.

para konusunda da şu bir kıstas olabilir, tek başına yaşayan bir insan olarak ve bu yaşımdan sonra, ev arkadaşı filan kesinlikle istemediğim için, istanbul'a tayin istemeye asla cesaret edemiyorum mesela. bu maaşımın ortalama yaşanabilir, sıradan bir semtte yarıya yakınını belki yarısını sadece kira giderine vermem demek. demek ki çok da abartılı bir meblağ değil maaş bence.

ki devletteki 3.yılım ek ders hariç 3000 lira falan kazandığım yok. başkalarını bilemem. en az bir üç sene geçmeden de, standart 3000 rakamına ulaşacağımı düşünmüyorum, zam ortalamalarını düşünürsem.
0
wilhelmwasmuss
(18.10.16)
resmen part time çalışıyorlar, arada 15 gün yatış, yazın 2 ay yatış, resmi tatillerde yatış, kar yağar yatış.

türkiyede fiyat performans oranı en iyi iş milletveliklliği, sonrasında da öğretmen bence.

bence tatillerde başka kamu görevlerinde yer almaları gerek, yoksa diğer çalışanlara haksızlık.

seminer meminer hikaye, seminer adı altında 3 aylık tatilin bir ayında öğretmenler odasında kısır börek takılıyorlar. yazın yazlıktalar sorsan madendeki işçiden zor şartlarda çalışıyorlar ve sırtlarını devlete dayamış durumdalar mamuriyet dolayısıyla, haftada 3 gün bi kaç saat derse girip haftada 4 gün yatan ve hala şikayet eden insanlar gördüm, bence böyle bir durumda anca boş zamanlarında yemeye yetmeyecek maastan şikayet edileblir :)

üzgünüm öğretmenler ama durum bu.

bu tabii kadrolu öğretmenler için geçerli, ücretli öğretmenler az kazanıyor.
0
paranoyak kedi
(18.10.16)
bi kişi 3000 demiş başka cevap veren olmamış.

ben de merak ediyorum ne kadar maaş alıyorsunuz ?
0
nucleon
(18.10.16)
özel sektörle karşılaştırılabilecek şey değil
sınıfa girsen ve tüm gün put gibi dursan kimse bir şey yapamıyor
ankaranın göbeğinde ingilizce 3 kelime bilmeyen inglilizce öğretmeleri var -diğer branşlar da farklı değil. insanlar özel hoca tutuyor harıl haıl.
yani konu haftada 15 saat (ki maaş karşılığı ders yükleri bu kadar) derse girmek değil. özel sektörde olsan, böyle yapsan, seni öperler...
buna mukabil çabalayan, anlatan, öğrenci için uğraşan öğretmen yok mu ? var tabi ki ama kaç tane?
bizim zamanımızda iyi okullar, iyi hocalar vardı hoca da mesleki tatmin yaşıyordu o olayları da bitirdiler. tamamen saçma sapan bir kaos hakim şimdi.
herkes öğretmen olmak istiyor çünkü yatsan yatarsın, istersen yani, müsait.
böyle başka kurum yok mu, devlette dersen
elbette hiç iş yapmayan başka devlet memurları da vardır ama boş boş otursan da 8-5 dairede olman gerekir -misal bu yüzden çocuk varsa bakıcı tutman gerekir en kötü 800 lira bakıcıya verirsin oysa öğretmen olup biri sabah biri öğleden osnra çalışan zibilyon tane çift biliyorum, çocuklar bakıcısız büyüdü, bunun gibi bin tane şey sayarım
senede en kötü 30-40 bin alım olan, memleketin her köşesinde tayini olan (insanlar 1memur olayım 2evleneyim diye baktıkları için olaya), okuması kolay olan, ben ek dersi kursu açarım, sıvav gözetmenliği yaparım parasını almak için dersen bunları yapabileceğin, vs vs. çok yok. Öğretmenlik tüm kıstaslara uygun.İster yat, ister 6 gün 8 saat çalış 4bin lira al.
0
niye ama
(18.10.16)
4000 de hiç fena değilmiş yani, performans kaygısı olmayan bir öğretmen için, sana demiyorum @üipouy genel olarak
0
🌸limoncello
(18.10.16)
Hiç ağlayıp durmasınlar, Türkiye nin en ballı mesleği öğretmenlik. Yok kendini geliştiriyormuş ta yok 50 kişilik sınıfmışmış, yok yorumcuymuşmuş... hadi len oradan! Ne bekliyordunuz beleşe maaş almak mı? En sıfırdan başlayan hoca bile senelik 4000 alıyor ve yata yata alıyor özel sektöre göre burada ağlayanlara inanmayın
0
aklimdakisorular
(18.10.16)
Eşim 10 yıllık öğretmen branş gereği ek dersi pek olmuyor. 2400₺ mayış alıyor. Bu eğer kurs açarsa 3000₺ civarına çıkıyor.

Evet saatlik hesap yapınca iyi görünüyor ama devlette öğretmen olarak çalışıyorsanız ben daha çok çalışmak istiyorum deme şansınız yok. Öğretmenliğin kötü yanı da bu. Çalışma saatini arttıramıyorsunuz. Ancak branşınız müsaitse (Matematik, İngilizce gibi) özel ders verebilirsiniz.
0
zombi
(18.10.16)
@üğpoiy sen niye çarpıtıyorsun ki:)
2600 senin dip maaşın. Yani 1.5 gün için verilen maaşın.
0
aklimdakisorular
(18.10.16)
Matematik ve İngilizce Türkçe branşları İyidir bence hem de değer yapmaya teog kurslarıyla beraber 4000 ni geçer bu arkadaşların aldığı para
Ancak bir sınıf öğretmeni işte o bu işin tam olarak cefasını çeken branştır.
0
ramazanali
(18.10.16)
Annem 20 yıllık öğretmen 2997 lira maaş. 500 civarı ek ders. 2 çocuk parası dahil.
0
Lim5
(18.10.16)
(2)

spor

docrivers
1 saatten biraz fazla sürüyor antrenmanlarım kardiyo yapmıyorum 5 10 dk bisikletle başlıyorum , bu şekilde göbek bölgemdeki yağlar erir ve karın kaslarım çıkar mı ? hayatımda ekmek şeker vs yok , bir de antrenman öncesi yağsız tuzsuz 1 tabak makarna yenir mi üzerine peynir serpiştirim falan olur mu
1 saatten biraz fazla sürüyor antrenmanlarım kardiyo yapmıyorum 5 10 dk bisikletle başlıyorum , bu şekilde göbek bölgemdeki yağlar erir ve karın kaslarım çıkar mı ? hayatımda ekmek şeker vs yok , bir de antrenman öncesi yağsız tuzsuz 1 tabak makarna yenir mi üzerine peynir serpiştirim falan olur mu sizce, amacım 1 sene içinde karın kası çıkarmak işte yardımınızı esirgemeyin benden
0
docrivers
(18.10.16)
ben sağlık üzerinden gidiyorum en başta söyleyeyim. yani hem sağlık hem zindelik için.

yaklaşık 75-90 dakika kadar sürüyor kas antrenmanlarım, 45-50 dk kardiyo, kalanı vücut. haftada 3-4 kere.

kalan günlerde 45 dakika kardiyo sadece. her gün gidiyorum aşağı yukarı.
0
kurnaz
(18.10.16)
İdeal antrenman süresi 40-45 dakika. Bir saatin fazlası yorgunluk olarak geri döner. Bisikletle karın kası çıkmaz. Düzenli şınav ve mekik çek.
0
dissendium
(18.10.16)
(18)

Kombiyi çalıştırdınız mı?

Tersidüzükilec
Ya bi bana mı soğuk, yoksa gerçekten mi soğuk. 14 derece hava. Benim için hissedilen 5 falan. Evde ayaklarımda 2 kat çorap olmasına rağmen buz gibi, burnumu söylemiyorum bile absürt kaçar mı açsam :D
Ya bi bana mı soğuk, yoksa gerçekten mi soğuk. 14 derece hava. Benim için hissedilen 5 falan. Evde ayaklarımda 2 kat çorap olmasına rağmen buz gibi, burnumu söylemiyorum bile absürt kaçar mı açsam :D
0
Tersidüzükilec
(18.10.16)
Istanbul icin cevap vereyim. Calistirdik evde bebekte var geceleri de kapatmiyoruz.
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(18.10.16)
kişiden kişiye ve evin konumuna göre değişiyor. kuzey cepheye bakan üst katlarda bir dairedeyseniz normal. diğer yandan çabuk üşüyen birisi de olabilirsiniz. bu havalarda kısa kol t-shirt ve hırka ile gezenler de kürklü montlar giyenler de var.
0
lazpalle
(18.10.16)
üşüyosan aç tabi ki, bir de ayağa sıkı çorap giymek daha çok üşütüyor aklında bulunsun. varsa bol pofidik bi' çorap giy :)
0
evde liyakat kalmamis
(18.10.16)
istanbul için kombi çalıştırma vakti. yani çalıştırdık.
0
sbuxny
(18.10.16)
ev sıcaksa ve üşüyorsanız sıcak su torbası koyun ayaklara.

benim ev 18-20 oluyor genelde. kombiyi açınca çok bunaltıyor, bende soğuk seven adamım. bundan dolayı sıcak su torbası yapıyorum.
0
kurnaz
(18.10.16)
evet, geceleri açıyor ve sabahları donuyoruz birkaç gündür
... yer: eskişehir
0
chihirovekohaku
(18.10.16)
hayır. istanbul. şu an pencere açık takılıyorum.
0
washe
(18.10.16)
Kaloriferler açık. ben pek üşümem de millet donuyor. Yer afyon
0
pastörizesüt
(18.10.16)
yıl sonuna kadar çalıştırmam herhalde.
0
sir gawain
(18.10.16)
Hayir daha yakmadik, usume gelse de cam acik oluyor genelde.
0
neferkitty
(18.10.16)
ankara, kuzeye bakan ev, kombi haftalardir aralikli olarak acik. ama evde sortla takiliyoruz.
0
mavicorap
(18.10.16)
Evet dün babamdan habersiz birkaç saat açtık. :)
0
dissendium
(18.10.16)
çalıştırmadık. şortla oturuyorum. ama çalışsa gereksiz olmaz.
istanbul.
0
sutlu nescafe
(18.10.16)
yer ankara;

ben hala t-shirt ve sort ile duruyorum (ve corapsiz); ancak aksam is donusu yakiyorum kombiyi ve sabah ise gidene kadar da acik son 1 hafta-10 gundur; eve gelenler de usumuyor :) ancak aksamlari alkol de var :)
0
kamyonsans
(18.10.16)
İş yerinde odama aldım ufoyu başladım çalıştırmaya.
Evde de kombinin açılışını bu akşam yaparım sanırım.

Bu arada 2 kat çoraba gerek yok, bir tane normal çorap giy, şu kışlık ev terlikleri var ya kocaman onlar çok güzel sıcacık tutuyor :D
0
mutekebbir
(18.10.16)
çalıştırdım. cayır cayır.
0
insomni4c
(18.10.16)
çalıştırdık tabii, donuyoruz
0
fragile lady
(18.10.16)
dışarıda soğuk ama evin içinde sıcak seven bir insan olarak henüz kaloriferleri yakmadık. burası 5 dereceyi de görüyor geceleri ama bu sene ısınma masrafını azaltmaya niyetliyiz :)
0
burya
(18.10.16)
(5)

Bağıl Hız

minduser
Birbirlerine göre (ters yönde) ışık hızıyla hareket eden A ve B trenleri birbirlerini nasıl görürler ? Cevaplar için teşekkürler...
Birbirlerine göre (ters yönde) ışık hızıyla hareket eden A ve B trenleri birbirlerini nasıl görürler ?

Cevaplar için teşekkürler...
0
minduser
(18.10.16)
birbirlerini hiç görmezler.

şöyle ki, görebilmek için ışığın göze gelmesi lazım. bu senaryoda birbirlerinden 2 ışık hızıyla uzaklaşacaklar fakat b treninden gelen ışık a trenine 1 ışık hızında gelecek. bu durumda a ve b trenleri birbirlerini hiç göremeyecek.

not: tamamen lise bilgilerime dayanarak verilmiş bir cevaptır, doğruluğu garanti edilmez.
0
re noreno
(18.10.16)
Işık hızı her cisim için aynı. Bu durumda A ve B trenlerinin hızlarının aynı olduklarını söyleyebiliriz. O nedenle birbirlerini duruyor gibi görebilirler. Çünkü A treni B trenine aynı hızda yaklaşırken, B treni de A trenine aynı hızla yaklaşacak. Dolayısıyla aralarındaki mesafe hep aynı oranda azalacak. Böylelikle dışarıdan bakan bir gözlemci için birbirlerine yaklaştıkları görülürken, kendilerine göre birbirlerini sabit olarak görebilirler. Böyle düşündüm.
0
dissendium
(18.10.16)
Hangi referans cercevesinde?
0
superfluid
(18.10.16)
Edit: A ve B trenlerinin içindeki bir gözlemci referans olarak alınmıştır.
0
🌸minduser
(18.10.16)
herhangi bi tren sec mesela A ve bunun diger trene gore hizi v_A' olsun;

v_A' = ( v_A - v_B )*(1 / (1 - v_A*v_B/c^2 ) )

v_A ve v_B yere gore hizlari, c malum..

A da B de isik hizina gore hareket ediyorsa; v_A=-v_B=-c/2 olacak haliyle. koy bunlari yukaridaki ifadeye,

v_A' = -4c/5 cikar. bu hizla gorur birbirine gore yani, diger trende hareket eden.
0
superfluid
(18.10.16)
(6)

GTA oynayan edebi canlar :D

tuyanaz
Sorum şu; 7 yaşında bir çocuğa doğum günü partisi için davetiye hazırlıyorum.. Temamız GTA ama benim bu oyunla alakam yok.. davetiyeye esprili bir şeyler yazalım istedim ama bu işi ben yaparsam iş, kürk giymiş primadonnaya dönecek :D bir el atsanız.. teşekkürler <3
Sorum şu; 7 yaşında bir çocuğa doğum günü partisi için davetiye hazırlıyorum.. Temamız GTA ama benim bu oyunla alakam yok.. davetiyeye esprili bir şeyler yazalım istedim ama bu işi ben yaparsam iş, kürk giymiş primadonnaya dönecek :D bir el atsanız.. teşekkürler <3
0
tuyanaz
(18.10.16)
gta kaç olduğunu da belirtirseniz daha iyi olur. 7 yaşında ise muhtemelen gta v ama her oyunda kendine has karakterler/espriler var. san andreas'a kadar olanlar için ben yardımcı olabilirim.
0
icim urperiyor
(18.10.16)
evet, sanıyorum v.. umarım san andreas öncesidir ((:
0
🌸tuyanaz
(18.10.16)
ya çok yüzeysel bir şey daha sorsam :S oyunda arabalar çalınıyor, mekanlar soyuluyor da puan mı kazanılıyor? mesela 'haydi dağıtalım burayı'' falan yazsam, uygun düser mi?
0
🌸tuyanaz
(18.10.16)
ayyy cok tatli :))
0
eksimeksi
(18.10.16)
Ben olsam 5 tane yıldız çizer altına da wasted yazardım. GTA 5, San Andreas'tan sonra bu arada.
0
dissendium
(18.10.16)
GTA 5 posterleri var, bulup aşağıdakine benzer fontta "iyi ki doğdun ahmet kaan" vb yazılabilir? espri yerine de arkadaki karakterlere külah konfeti vb giydirilebilir

i.imgur.com
0
kaichi
(18.10.16)
(5)

Vücudu toparlamak için kolay ve etkili yollar

chipie
Neden kolay ve etkili yollar? Çünkü tembelim, kilo fazlam olmamakla birlikte vücudum fit değil yani sporsuzluktan hantal hissediyorum. Beslenme alışkanlığım iyi değil yani düzensiz ve genellikle çok yiyorum. Spor salonuna gitmeden büyük diyetler yapmadan birazcık fitleştirip daha sağlıklı yapacak ön
Neden kolay ve etkili yollar?
Çünkü tembelim, kilo fazlam olmamakla birlikte vücudum fit değil yani sporsuzluktan hantal hissediyorum. Beslenme alışkanlığım iyi değil yani düzensiz ve genellikle çok yiyorum. Spor salonuna gitmeden büyük diyetler yapmadan birazcık fitleştirip daha sağlıklı yapacak önerileriniz var mı? Daha önemlisi bunlara uymak için nasıl motive olabilirim?
Edit: Kadınım, mahalle baskısı yok.
0
chipie
(18.10.16)
Cinsiyet önemli. Şimdi bisiklet önericem, kadınım, şehrim tutucu, insanı aç diyeceksin falan.
0
kargn
(18.10.16)
Brn kendimle muhatap oluyorum. Kendime telkin ediyorum mesela. Az yiyerek doyarım, hemen doyarım, sağlıklı kilomda olmayı istiyorum... gibi. Neyi istiyorsan olumlu kelimelerden oluşmuş cümlelerle kendine telkin edebilirsin. Bi de yavaş yavaş harekete alışmaya çalışabilirsin. Çok mutlu bile eder.
0
yaren
(18.10.16)
Squat öneririm. Güçlü bacaklar iyi hissettirir. Evde her boş kaldığınızda bi on tane yapın. İp atlamak da işe yarayabilir. İki yıl önce ip atlarım diye ip aldım, bir kez bile ip atlamadım. Alışkanlık olursa keyif alırsınız.
0
dissendium
(18.10.16)
Tembellik yapmayo bırak. Bi tane köpek sahiplen. Günde bir saat yürüyüş yap. Köpek sahibi olunca gebersen de o yürüyüş yapılıyor çünkü.
0
mimimi
(18.10.16)
Sevdiğin bir sportif aktivite bulana kadar alternatifleri dene. Beslenmenden de paketli raf ürünlerini çıkar. İşin büyük kısmını halletmiş olursun.
0
arnold schwarzeneger
(18.10.16)
(2)

Burada ne diyor?

mikro patlama
Şarkıda burada ne dediğini anlayan var mı? https://youtu.be/GTJq72iV-VA?t=2m40s
Şarkıda burada ne dediğini anlayan var mı?
youtu.be
0
mikro patlama
(17.10.16)
Başlangıcı kesin change.
0
dissendium
(17.10.16)
çeyncalopokipigapole diyor :) hiçbir şey anlamadım ya.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(18.10.16)
(26)

Dolunaydan etkileniyor musunuz?

buff
Benim resmen altım üstüme geliyor ya. Ruh halim dolunay olduğu günde normalx100 falan daha uca sürükleniyor. Mutluysam mesela patlıyorum, melankoliksem resmen intiharın eşiğine geliyorum. Bu son dolunayda ulan nası böyle deliricek gibi moralim bozuk, balkonda oturuyorum ama içimden resmen bi şey çek
Benim resmen altım üstüme geliyor ya. Ruh halim dolunay olduğu günde normalx100 falan daha uca sürükleniyor. Mutluysam mesela patlıyorum, melankoliksem resmen intiharın eşiğine geliyorum. Bu son dolunayda ulan nası böyle deliricek gibi moralim bozuk, balkonda oturuyorum ama içimden resmen bi şey çekiliyor. Bi baktım dolunay var. Tamam dedim bunlar dolunaydan oluyor, sabret bugün de geçsin, başka gün öl (dünyanın en iyi isim çevirisi canım benim).

Siz etkileniyor musunuz? Etkileniyorsanız nasıl etkileniyorsunuz olumlu olumsuz?

Bu meselelere dair hiç inancı, itimadı olmayanlar cevaplamasın lütfen. Dolunay ne yeaa tadında cevap görmek istemiyore.
0
buff
(17.10.16)
ben etkilendiğimi hiç farketmedim, bissürü dolunay fotoğrafı çektim o vesileyle etkilendiğimi düşünmüyorum.
0
killerbee
(17.10.16)
Şeyi merak ettim ben. O etkilendiginiz günler dolunay oldugunu biliyor musunuz yoksa o gunu kotu gecirince aa dolunay varmis bu gun ondanmis demek gibi bir durum mu oluyor

Edit: pardon duyuruda cevabi varmış

Soruya cevap: etkilenmiyorum.
0
aquarium
(17.10.16)
bence tamamen paikolojik.

etkilenmiyorum.
0
avianthem
(17.10.16)
tam olarak cureforlove +1
0
shotgunwoman
(17.10.16)
deli etkileniyorum, dün gece 3 leş bırakmışım arkamda. hala tüy döküyorum
0
dannyb
(17.10.16)
en.wikipedia.org bu kadar insan yanılıyor olamaz. bana pmse yakın hisler geliyor göğsümde öküz oturuyormuş gibi.

editliyim, pmste olmadığım bir dönemde ise dolunay olduğunu %90 tutturuyorum, genelde "yav bugün dolunay mı ne var yeter artık gök hareketleri" diye saydırmaya başlıyorum gugıla sorup dolunay olduğunu görüyorum. tşk.
0
freya
(17.10.16)
@aquarium hayır ben kendi özelimde dolunay takvimini takip etmiyorum, dolayısıyla bilmiyorum. Zaten bu anlattığım durumda da fark etmemiştim, balkonda otururken dolunayı görünce dank etti.
0
🌸buff
(17.10.16)
etkilendiğimi düşünmüyorum ama bugünümün başından sonuna kadar tek kelimeyle iğrenç geçmesi dolunaydan mı kaynaklanıyor acaba
0
limoncello
(17.10.16)
benim ruh halim bozukken ulan acaba dolunay mı var demedim hiç, aklıma bile gelmedi. ama aa dolunay var kesin mutsuz olacam diye koşullanırsan mutsuz olursun tabi.
0
cekilmis gayfe
(17.10.16)
Bazen odam çok aydınlık oluyor. Açıp bakıyorum görebilirsem. Psikolojik olarak bir değişim fark etmedim.

www.dergikaradeniz.com

Şu makale ilginizi çekebilir.

Türklerde aya tapma inancı konusunda güzel şeyler içeriyor.

Belki kalıtsal olarak atalarımızdan bize böyle eğilimler geçmiş olabilir.
0
dissendium
(17.10.16)
Ben dolunayı çok severim, o nedenle olumlu etkileniyorum. Mutlu oluyorum. Işığına bakıp bakıp büyülenirim. Eski çağlarda filan olsam kesin Ay'a tapardım herhalde.
0
neferkitty
(17.10.16)
Bi saçmalıklar oluyo, karmaşa. Of diyorum,bi bakıyorum, dolunaymış. Bazen.
0
neynep
(17.10.16)
kadınlar pms'e dair neler tarif ediyolarsa bana da öyle şeyler oluyor.
0
dafaisss
(17.10.16)
yaa var ya... ne zamandır söyleyeceğim bunu ama dalga geçerler diye susuyordum. ben delicesine etkileniyorum dolunaydan. önceleri psikolojik falan sanıyordum ama dolunay olduğunu bilmediğim ya da çok sonradan fark ettiğim zamanlarda bile gözlemledim bu manyaklığı kendimde.

tıpkı senin dediğin gibi o dönem inanılmaz uçlarda yaşıyorum ben de ve bunun nedenini çok merak ediyorum. aslında ben senin o "dolunay ne yeaa" dediğin kişilerden biriyim. böyle olaylarla hiç alakam yok ama bahsettiğin şeyi çok ama çok uzun bir süredir kendimde bizzat gözlemliyorum ve hayret ediyorum.
0
köstebek kurabiye
(18.10.16)
Evet etkileniyorum, bazen olumlu bazen olumsuz. Şimdi fark ettim 2-3 gündür bunun bir etkisi olabilir üstümde, bu dolunay biraz olumsuz geldi sanki.
0
elikası
(18.10.16)
epeyce etkileniyorum.

günüm yok yere sıkıntılı geçerken, akşam tesadüfen dolunay görünce bundanmış diyorum. dolunay sırasında yaşadığım huzursuzluk, başka türlü huzursuzluklara benzemiyor. dolunaya has bir şey var ve her seferinde aynı kıvamda yaşıyorum bunu.
0
fever
(18.10.16)
aramızdaki kurt adamları fişlemek için güzel oldu bu soru. yardırın arkadaşlar çekinmeyin.

benim mesela 5 gündür kanamam var. pms değilim, erkeğim zaten. ruhsal olarak kanamam var, bunun dolunayla alakası olduğunu sanmıyorum. dolunay yokken de kanıyordum, dolunay olmayınca da kanamam devam edecek. eyyorlamam bu kadar.
0
cekilmis gayfe
(18.10.16)
Aralıkta doğduğum için dolunayda pipim kalkmıyor. Çünkü evren aralıkta doğanların da böyle bir özelliği olsun yav diye düşünmüş, öyle karar vermiş.

Edit: neferkittynin yorumunu kendim yazdım sandım :O

Etkileniyorum tabii ama astroloji temalı bir etkilenme değil malesef.
0
Adramelekhh
(18.10.16)
Askerde Şafak sayarken dolunay takip ederdim. Beş aylık dönemden başka sıkıntı yaratmadı şükür.
0
dokuzonbeş
(18.10.16)
Etkilendiğimi yeni fark ettim. Uykuya dalma konusunda sorun yaşıyorum, bildiğin yok yere keyfim bozuk, depresif oluyorum. Etkilendiğim günlerin dolunay olduğunu sonradan fark ediyorum.
0
dessy
(18.10.16)
hava açıksa güzelim dolunaya bakıp bir cugara yakıyorum, eskileri düşünüyorum. etkiliyor yani.

bu olar mı?
0
Apocalypse
(18.10.16)
beni de olumsuz etkiliyor. enerjim çkiliyor, mutsuz hissediyorum kendimi.
0
yue
(18.10.16)
Bana hicbir sey olmuyor. Bu dolunayda da hicbir degisiklik olmadi. Goruntusunu severim ama.
0
stavro
(18.10.16)
2 gün önceki dolunay çok iyiydi, hayran oldum resmen. Hava bulutlu olduğu için çok görünmedi.

Onun dışında etkilemiyor.
0
peggy
(18.10.16)
Öncelikle belirtmeliyim ki bu gibi doğal ve astronomi ile alakalı olayların insanları etkilediğine inanmayan biriy(d)im.
Genel olarak karamsar biri değilimdir fakat çocukluğumdan beri her ayın belirli dönemlerinde içimde bir sıkıntı olur, içime kapanırım. Bu duruma artık alışmış olarak yaşamaya devam ederken son iki yıldır içimi sıkan dönemlerdeki mutsuzluğum ve keyifsizliğimin beni daha yoğun etkilediğinin farkına vardım. Çok fazla üzerinde durmadan hayatıma devam ederken bu dönemlerin dolunay dönemlerine (bazı aylarda 2 gün öncesi veya sonrası olabiliyor) denk geldiğini farkettim. Kendimi şartlandırmamak için hiçbir zaman dolunay takvimine önceden bakmadım fakat ne zaman içimde o büyük sıkışmayı hissetsem, ay takvimine baktığımda dolunay dönemi olduğunu görüyorum. İçim sıkışıyor, insanların her hareketi batıyor, aşırı karamsar oluyorum hatta bu karamsarlık bana varoluşumu sorgulatarak ölümü düşündürmeye bile gidebiliyor. Bu sürecin sonrasında ise bir rahatlama ile daha mutlu şekilde hayatıma devam ediyorum ve istisnasız her ay bu durumu yaşıyorum. Konuyu araştırdığımda bu dönemde cinnet, intihar, cinayet gibi vakaların diğer günlere göre daha fazla yaşandığı ile ilgili bir çok yazı okudum. Konu daha fazla ilgimi çektikçe dolunay dönemlerindeki gazete haberlerine daha fazla dikkat etmeye başladım. Örneğin 20 Haziran 2016 dolunay gecesi ve aynı gecede, Türkiye'de birbiriyle alakasız üç şehirdeki üç lise öğrencisi intihar etmiş.(git:www.birgun.net) Dolunay tarihlerinde günlük gazeteleri takip ederseniz sıradan günlere göre bu gibi olayların daha fazla yaşandığını görebilirsiniz. Dev okyanuslarda yaşanan gel-git olaylarına yol açan dolunayın, insan vücudundaki su nedeniyle insanları bu denli etkilediği görüşü genel olarak hakim olsa da, bu etkinin nedeni bilimsel olarak tümüyle aydınlatılabilmiş değil maalesef.
0
voodoo
(25.11.16)
Hayır etkilenmiyorum, etkilenenleri de bilime davet ediyorum:
www.livescience.com
www.scientificamerican.com
0
chicha
(25.11.16)
(3)

matematik sorusu bakabilirmisiniz

bana her yer cehennem
http://i.hizliresim.com/nE3MLR.jpgresimde görülen 6 nolu soruyu nasıl çözüyoruz. çözümü ile birlikte anlatırsanız sevinirim.
i.hizliresim.com

resimde görülen 6 nolu soruyu nasıl çözüyoruz. çözümü ile birlikte anlatırsanız sevinirim.
0
bana her yer cehennem
(17.10.16)
D) 72/5

sketchtoy.com
0
dissendium
(17.10.16)
havuz 810 litre olsun.

a musluğu saatte 27 litre akıtır.
b musluğu saatte 30 litre akıtır.

a'yı 1/4 arttırsan 33,75 litre akıtır.
b'yi 1/4 azaltırsan 22.75 akıtır.

ikisi tıplamda 56.5 akıtır.

810 / 56.5 : 14.4 eder.

cevap D
0
lonelyman
(17.10.16)
havuz 1080 lt lik olsun (30, 27, 4 ün katı olarak seçtim)

A musluğu saatte 1080/30 = 36 lt su akıtır

B musluğu 1080/27 = 40 lt su akıtır

A musluğunun kapasitesini 1/4 oranında artırırsak 36+(36/4)= 36+9 = 45 lt (saatte)

B musluğunun kapasitesini 1/4 oranında azaltırsak 40-(40/4)= 40-10 =30 lt (saatte)


ikisi birden saatte 75 lt au akıtırlar

1080/75= 72/5 saatte beraberce doldururlar.
0
rodeocu
(17.10.16)
(16)

hayat baya güzel bisey mi

yuvarlanantencereninkapagi
iki insan birbirini sevince, opunce falan acayip mutlu oluyorum.su an kordonda oturuyorum. erkek kadını elinden tutup yerden kaldırdı sonra da öptü, benim de içimden kuş çıktı galiba.size de böyle hissettiren şeyler oluyor mu?
iki insan birbirini sevince, opunce falan acayip mutlu oluyorum.

su an kordonda oturuyorum. erkek kadını elinden tutup yerden kaldırdı sonra da öptü, benim de içimden kuş çıktı galiba.

size de böyle hissettiren şeyler oluyor mu?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(17.10.16)
sokakta yürürken laf attığım kedi köpek bana yüz verince moralim ne kadar kötü olursa olsun düzeliyor, kedi ayaklarıma sürtündüğünde ya da ne bileyim köpek kuyruğunu salladığında filan aşırı mutlu oluyorum gözlerimden kalpler çıkıyor, bıdır bıdır konuşup seviyorum hemen. ben de bu çeşit bi' manyağım, işinize gelirse.
0
evde liyakat kalmamis
(17.10.16)
hayvanları seven çocuklar görünce oluyor bana
0
basond
(17.10.16)
Hayat güzel bir şey değil de böyle ufak güzellikler görünce ben de mutlu oluyorum.
Dediğin gibi tatlı bir çift mesela mutlu oluyorum denk gelince, sonra diyorum ki sana ne oluyor ya manyak.
0
mutekebbir
(17.10.16)
Valla bana oyle seyler olmyor, iki insan birbirini opup sarilinca mutlu falan opmuyorum, banane yahu?
0
stavro
(17.10.16)
O yaşadığın mutluluk bana da oluyor. Bir de çocuğunu seven veya onunla çok güzel bir iletişim kuran baba gördüğümde çok mutlu oluyorum böyle.
0
yaren
(17.10.16)
Ben en cok hayvanlari izlerken mutlu oluyorum, mesela az once bir filin nehirdeki adama bogulmasin diye hortumunu uzattigi goruntuleri izledim ve aynen durum su:

encrypted-tbn3.gstatic.com

Haftasonu buldugumuz kedileri kopekleri mincikliyoruz onda da ayni duygu olusuyor.
0
neferkitty
(17.10.16)
Ben de hayvanatta manevi zevkler bulan arkadaşlara katılıyorum. Geçen termik döne döne güneye göçen bazı yırtıcılar denk geldi arazide. Yırtıcı göçer mi lan demek göçüyormuş helal, yolu beleşe getiriyorlar avlanma yöntemini uyarlayıp, hay kurban olduğum negzel evriltmiş içsesleri eşliğinde izledim. Kendi sefil hayatlarımızın biraz uzağında aslar sansarlar tilkiler cirit atıyor. Muhteşem bir gezegene hayali sınırlar çiziyoruz sınıflar yaratıp sığırlar gibi yaşıyoruz.
0
kargn
(17.10.16)
Ya ben bugün biberonla kuzu besledim, hayat şahane bir şey.
Çiftler değil de bir hayvanlar, bir de çok sıradan bir anda birbirine yardım eden yabancılar o hissi veriyor bana. Otobüste yere düşen tokayı alıp, sahibine iade etmeden önce tozunu silkeleyen bir teyze vardı mesela, aylar önce gördüm hâlâ hatırlıyorum o minicik inceliği.
(Fakat olmasını istediğim bazı şeyler olmuyor ve hayat bok gibi bir şey.)
0
kobuzchu kiz
(17.10.16)
yıllarca bu anımla insanların kafasını ütüledim lakin lisede bi alt sokağımızdaki nesibe aydın dersanesin önünden geçerken uzun sarı saçlı selvi boylu 16 yaşlarında bi kızın önündeki sevgilisi tahmin ettğim oğlanın sırtına zıpladığını gördüm. kız zıpladı, sonra böyle sarıldı oğlanın boynundan öptü falan, bacaklarını beline doladı. çocuk da kızın elini kolunu öptü falan. vay arkadaş dediğimi hatırlıyorum bi gün beni de biri böyle sarabilecek mi falan diye.
0
sameidiot
(17.10.16)
Ne olursa olsun hayat o kadar güzel ki insanın hiç bırakası gelmiyor. Hatta o kadar büyük ki senin üzüntün derdin bu koca hayatta zerre nokta değil. Kimimiz güzel şeyleri görmeyi ret etsede çok güzel yaşamak.
0
gozu acik sevisen yahudi
(17.10.16)
Evde liyakat +1
Kedilerin sürtünmesi, sakin ve sevecen huylu köpeklerin ilgisi beni mutlu ediyor. Bir de kargaları izlemeyi çok seviyorum, paat diye cevizleri oraya buraya atıp kırıp yemeye calışıyorlar :) zeki olmak başka bir şey işte, canlarım benim.
0
Sulfoxaflor
(17.10.16)
Sevişen insanları görünce böyle şeyler hissetmiyorum. Çirkinler ya da her insan sevişmemeli bence. Sadece güzel insanlar yapsın böyle şeyler. Çirkinleri görmek zorunda değiliz. Yaşlılardan da hoşlanmam. Millet yaşlı dede görünce falan güler, ama ben hiç sevmem. Bebek görünce mutlu olabilirim. Bir de bana bakıp gülüyorsa çok güzel olur. Kedileri de severim.
0
dissendium
(17.10.16)
Hayat sen nasıl görürsen, hissedersen, düşünürsen öyledir. Bunların hepsi yani nasıl gördüğün, hissettiğin, düşündüğün sürekli değişir.

Benim için şuan; kötü.
0
chiper
(17.10.16)
sürtünen kediler, tatlış hayvanlar, beklenmeyen ve öylesine şahit olunmuş iyilikleri ben de eklemek istiyorum ^^
0
🌸yuvarlanantencereninkapagi
(17.10.16)
Ben de bir hayvanin karnını doyurduğumda, maddi manevi daha büyük bir tatmin hissedemezmişim gibi geliyor. Düşünsene tamamen tesadüfen ordan geçiyorsun, bi garibi doyuruyorsun, deliler gibi seviniyor. Senin için yemek verdiğin bir kedi/köpek daha ama onun o gün karnı doydu. Ya da hayatında yediği tek düzgün şeydi. Ya da o gün yediği tek şey. Onun hayatı için paha biçilemez.

Üzücü ve müthiş bir his. Belki ben abartıyorum. Hayatta kendimi bu kadar ise yarar hissettiğim olmuyor pek.
0
piremses
(17.10.16)
Bir de taşa sormak lazım.
0
mytituaEd Yourvenom
(18.10.16)
(5)

Odak noktanızı değiştirebiliyor musunuz?

Kalinka
Yani size kötülük yapanlara, olumsuz olaylara, geçmişe takılmadan yeniye güzele odaklanabiliyor musunuz? Anlatamayacağım derecede tavsiyelerinize ihtiyacım var.. İçime kapanıyorum giderek
Yani size kötülük yapanlara, olumsuz olaylara, geçmişe takılmadan yeniye güzele odaklanabiliyor musunuz?
Anlatamayacağım derecede tavsiyelerinize ihtiyacım var.. İçime kapanıyorum giderek
0
Kalinka
(17.10.16)
yok, ben bir şeye taktım mı fena şekilde takıyorum. hiç güzele iyiye odaklanamadığım gibi bütünleşik bir çöküşe geçiyorum, sanki tüm olumsuz şeyler birbiriyle ilintili gibi bir yanılsama içerisine giriyorum. ama insanlar şöyle yapıyorlar gözlemlediğim kadarıyla, atıyorum canını sıkan iş mevzusuysa hayatının diğer hiçbir alanıyla bağdaştırmıyor bunu. aileyse aile, aile içinde kalıyor. böyle böyle mutlu oluyorlar sevgili kalinka.
0
evde liyakat kalmamis
(17.10.16)
Yeniye odaklanmaya çalışıyorum, ama kesinlikle unutmuyorum. Kin gibi değil de bir daha o kişiyle işim olmaz diye düşünerek bağlantımı kesiyorum.
0
dissendium
(17.10.16)
odaklanabiliyorum, unutuyorum cunku. yani cok ciddi bir kotuluk yapan olmadi simdiye kadar ama ben bununla bir daha konusmamaliyim dedigim insanlarin bile kotuluklerini bir sure sonra unutuyorum sanirim. hatta bazen sonradan hatirliyorum ya bu bana soyle soyle yapmisti neden konustum bununla konusmamaliydim diye ya da yakin arkadaslarim hatirlatiyor. neden boyle bilmiyorum.
edit: aslinda biliyorum, en kotusunu yasayinca digerleri geciyor bir sekilde. fazla sey etmemek lazim.
0
kassiopeia
(17.10.16)
biri de çıkıp dememiş ki, robert denski kitabında şöyle der; bıdı bıdı bıdıdıdı.. diye, akşam 8-5 çalışıp edindiğimiz tecrübelerin, günlük yaşamında hepsi zaten neredeyse aynı, heliyle tecrübelerde birbirine benzeiyor.
0
kozm
(17.10.16)
O biraz senin çabanla ve zamanla meydana gelen bir şey. Ben yeni yeni öğreniyorum mesela. Algıları, düşünce şeklini değiştirebilmek mümkün. Ancak bizler daha çok acıyı tercih ediyoruz. Aklına gelen her durumda "iptal" diyebilirsin, "bitti" diyebilirsin, odağını an'a, şu an'a, yaptığın işe, yazdığın mesaja verebilirsin. Zamanla oturacaktır ancak biraz çaba gerekiyor. Çabasız insan kendine yatırım yapamıyor.
0
dessy
(18.10.16)
(8)

Bu nasıl oldu?

yaren
Selam İki üç gündür annem ayaklarıma dayanabildiğim sıcaklıkta su hazırlayıp içine vicks ve kaya tuzu döküyor karıştırıyor. Su iyice ılıyıncaya kadar ayaklarım bu suda kalıyor, sonra iyice kurulayıp çorap giyiyorum ve yatıp dinleniyorum.Boğazımda bademcik iltihabı vardı, bu suyu ilk yaptığımızdan be
Selam

İki üç gündür annem ayaklarıma dayanabildiğim sıcaklıkta su hazırlayıp içine vicks ve kaya tuzu döküyor karıştırıyor. Su iyice ılıyıncaya kadar ayaklarım bu suda kalıyor, sonra iyice kurulayıp çorap giyiyorum ve yatıp dinleniyorum.

Boğazımda bademcik iltihabı vardı, bu suyu ilk yaptığımızdan beri çok fark etti, çok rahatlattı, boğazımdaki beyaz şeyler de kalmamış, doktor bugün çok daha iyisin dedi. Öyle hissediyorum zaten.

Peki bu nasıl oldu? İltihap boğazımda, bademciklerimde ama ayaklarıma işlem yapıyoruz ve geçiyor. Nasıl oluyor bu?
0
yaren
(17.10.16)
Ek, her gün karbonatlı su ve B vitamini de içiyorum. O da var.
0
🌸yaren
(17.10.16)
Bence bir ilişki yok. Antibiyotiktendir o.
0
dissendium
(17.10.16)
isott
(17.10.16)
Ama antibiyotik iğneleri bittikten sonra eski halime geri döndüm? Bunları ondan yaptık zaten.
0
🌸yaren
(17.10.16)
Antibiyotik tedavisi sonrasında kandaki ilaç düzeyi belli bir seviyede bir süre kalıyor. Hemen düşmüyor. O geçmedi dediğiniz kısım aslında son vücut-bakteri savaşı.
0
dissendium
(17.10.16)
eliflamraa.wordpress.com bununla ilgisi olabilir.
0
safepassage
(17.10.16)
ayağını sıcak tut, başını serin şeysinden bihaber misiniz kuzum? :P
0
matrix
(17.10.16)
Bende de tam tersi... kafayı da ayağı da serin tutmazsam rahat edemiyorum. Uyurken bile o ayaklar dışarı çıkacak, havadar olacak. Kışın bile yani. :)
0
🌸yaren
(17.10.16)
(6)

Moda olayları

nawar
Öncelikle 2 önkabulüm ile başlayayım.- Zevkler ve renkler tartışılmaz- herkesin hayatına kimse karışamaz. O o şekil giyinir, şu o şekil...Böyle gender/less muhabbetine girmemek için sokakta (sporda olmadığını belirtmek için yazdım) tayt giyen ya da simli, boncuklu tshirtler giyen erkekler konusu ile
Öncelikle 2 önkabulüm ile başlayayım.

- Zevkler ve renkler tartışılmaz
- herkesin hayatına kimse karışamaz. O o şekil giyinir, şu o şekil...

Böyle gender/less muhabbetine girmemek için sokakta (sporda olmadığını belirtmek için yazdım) tayt giyen ya da simli, boncuklu tshirtler giyen erkekler konusu ile ilgili olmadığını belirteyim.

Bu, maddi yetersizlik yüzünden eski pantolonunu giymeye devam eden ya da abdest almaya hazırlanıyor gibi olan paçası kısa pantolonlar neden ve ne zaman moda oldu? Hakkımda ne düşünüyorsunuz?

Bir de bu ultraskinny pantolon giyen erkekler var. İçinde nasıl rahat ediyorsunuz?

Kadınlarda da "maskülen" giyim diye aşırı itici, kaba x ustada, y amcada görünce bile yadırganabilecek şeyler moda oldu. Bunlar için de üstteki neden ve ne zaman sorularım var. Konu kadın pantolon giymesin, etek giysin değil. Unisex veya genderless giyim konusu da değil çünkü "maskulen" olayı yine bir gender konusu.

Cinsiyet deyince kadın-erkekte kalıyor, toplumsal cinsiyet yazmak da kasıntı oluyor diye gender'i çevirmedim.
0
nawar
(17.10.16)
Bir erkek olarak erkeklerin feminen giyim tarzlarını beğenmiyorum. Instagram effect diyorum ben buna. Amaç belli bir standarda uymak. Herkes böyle giyiniyorsa ben de böyle giyineyim düşüncesi.
0
dissendium
(17.10.16)
herkes ne giyinmek istiyorsa, nasıl giyinmek istiyorsa öyle giyiniyor bence. yani şöyle bişiy yok, mağazaya gittim hep dar pantolon, hep paçası kısa filan, bunları geçin. isteyen istediğini buluyor, istediği gibi giyiniyor artık. kimse giyimine moda akımını bahane etmesin.

kısa paçayı çok sempatik buluyorum, biraz çocuksu gibi bence. hoşuma gidiyor. aşırı dar pantolon kendim (kadın) bile giyemiyorum. dizim filan ağrıyor bir noktadan sonra, erkekler nasıl giyiyor çözemiyorum.
0
evde liyakat kalmamis
(17.10.16)
bazıları moda olanı giyme zorunluluğu hissediyor

bazıları da belli bir kültürün bir parçası gibi hissettiklerinden yapıyorlar. mesela aşırı skinny pantolonlar giyen erkekler benim gördüğüm kadarıyla genelde ya punk ya hardcore müzik dinleyip icra edenler ya da kaykay yapanlar. bu kültürün bir parçası olduğunu gösterme var bence serde.

ama yurtdışı trendleri de bunun için baya belirleyici, onu da kabul etmek lazım.
0
interview with the vampire
(17.10.16)
tarihi iyi hatırlıyorum. bu kısa pantolonlar falan 2013 gibi görülmeye başladı. ilk bu futbolcular falan bi de işte levent tarafında takılan tipler giyiyordu. o zaman hiç sevmezdim, şimdi hala sevmiyorum. demek ki çok birşey değişmemiş bende :)

cinsiyetsizleş(tir)me özellikle son dönemde çok fazla pompalanan bir durum olduğunu düşünüyorum, keza lady gaga, miley cyrus gibi pop ikonları da bu işte çok önemli rol oynuyor. erkeklerin daha feminen, kadınların daha masküler olduğu bir moda akımı var ki ben pek sevmiyorum bu durumu.

diğer taraftan açıkcası isteyen istediği kıyafeti bulmakta zorlanıyor artık. en son bu sebeple takım elbise alırken kavga ediyordum satıcıyla. adama klasik diyorum dar paça getiriyor, bir de arsız herif siz anca çetinkaya mağazalarında bulursunuz gibi ukalaca laflar falan etmişti. bu firma da çok bilinen firmalardan biri bu arada.

sağdan soldan cevap verdim ama özet olarak, bence güzel değil. 5-10 yıl sonra şu anda 90ların kıyafetlerine (vatkalı gömlekler, düşük göğüs pantalonlar falan) nasıl bakıyorsak öyle bakacağız bu günlere de.
0
re noreno
(17.10.16)
vitrinlerde, beğendiğimiz insanların üzerinde görünce alışıyor, seviyoruz sanırım. başka türlü açıklayamıyorum. modayı takip etmiyorum ama eskiden kısa paça pantolon giymezdik, altın sarısı takılar kıroca gelirdi ya da ne bileyim büyük halka küpelerden takardık ama şimdi görünce çok komik geliyor. ilerde bunlar da demode olacak ve giyen yadırganır hale gelecek. toplumsal cinsiyetle çok çok dolaylı yoldan ilgilidir diye düşünüyorum.
Kısa paçalı pantolonları ben de seviyorum. son birkaç yıldır giyiyorum.
0
petekpare
(17.10.16)
bence tüm bunlar çok kötü. modanın kötü bir şey olduğunu düşünmüyorum; iyi giyinmeyi bilen insanların, diğerlerine giyinmeyi öğretmesi hoşuma gidiyor. ama şu an moda berbat vaziyette, o konuda haklısın.
0
fragile lady
(17.10.16)
(8)

sporda kendimi çekme

yue
pozisyonu doğru mu yapıyoruz diye kendinizi çekip seyredin diyorlarya, ben bunu spor salonunda yapsam garip olur mu millet napıyor bu mal diye bakar mı? ayrıca nasıl çekebiliriz fikri olan aydınlatabilir mi? tek başıma gidip geliyorum telefonu nasıl ayarlayacağım kendimi çekmek için. ucuz yollu tutu
pozisyonu doğru mu yapıyoruz diye kendinizi çekip seyredin diyorlarya, ben bunu spor salonunda yapsam garip olur mu millet napıyor bu mal diye bakar mı?

ayrıca nasıl çekebiliriz fikri olan aydınlatabilir mi? tek başıma gidip geliyorum telefonu nasıl ayarlayacağım kendimi çekmek için. ucuz yollu tutucu falan var mı acaba direk zemine ayarlanan?
0
yue
(17.10.16)
Aynbayi kullan bence. Spor salonlari ayna ile donatilmis oluyor zaten genelde.
0
stavro
(17.10.16)
Başlat videoyu koy kenara. Ben çok çekiyorum. Tripod iyi olur tabi ama bir ağırlığa falan da dayayabilirsin.
0
arnold schwarzeneger
(17.10.16)
salondaki hocaya sormak daha mantıklı değil mi acaba ? para ödeniyor ya sonuçta oraya.
0
obez pacman
(17.10.16)
ben garip karşılamazdım. artık insanın kendi kendini çekmesi epey "normal" olmaya başladı.
0
kivanc1
(17.10.16)
Antrenör değerlendirmeli pozisyonu. Ben saçma karşılarım açıkçası.
0
dissendium
(17.10.16)
Antrenör doğru düzgün ilgilenmiyor. Zaten ona baksam omuzumdan olacaktım. Makinelere yönlendirip duruyor. Kendide bilmiyor bence.
0
🌸yue
(17.10.16)
mini tripodlar var telefonlar ve küçük makineler için

goo.gl
0
senolll
(17.10.16)
Selam. 100 lerce video çektim gelişimime ve formuma yorum almak için. Ben yan tarafı düz olan Dumbell ı yere yan koyuyorum. Üzerine su şişesi koyup telefonu dik şekilde şişeye dayıyorum. Telefonu yan koymanın amacı yukarıya doğru görüntü alabilmek. Kimse napıyon demedi 1 senedir.
0
hasmetizm 2046
(17.10.16)
(13)

Anne/babalar pişman mı?

rukayka
Anne/baba olanlar...Çocuk yapmış olmaktan pişman mısınız?
Anne/baba olanlar...Çocuk yapmış olmaktan pişman mısınız?
0
rukayka
(17.10.16)
hayır, yine olsa yine yaparım.
0
sta
(17.10.16)
Facebook'ta şöyle bir sayfa var (bkz: I regret having children)

Bu sayfaya pişman anne babalar yazıyor. Troller de vardır eminim ama ben yazanların çoğunun samimi olduğunu düşünüyorum. Bi' göz at istersen.
0
köstebek kurabiye
(17.10.16)
Değilim.
0
balik kraker
(17.10.16)
Kendi gozlemimi aktarayim; cogunlukla evlilikten pisman, cocuktan memnunlar. Yani cocuk sahibi olmaktan pisman olan pek yok ama evlenmis olmaktan pisman olan cok fazla. Hemen hepsinin tesellisi cocuklari.
0
stavro
(17.10.16)
yorgun hissettigim Zamanlar oluyor fakat asla pişman degilim. Sevgi'nin sonsuzluğunu hissetmek üzerine kitap yazabilirim.
0
Kalinka
(17.10.16)
Nö. Gayet memnunum. Ikinciyi de istiyorum. Dunyada daha guzel bir duygu tatmadım.

Kendi riskinizde üreyiniz.
0
babilbaligi
(17.10.16)
Değilim.
0
dissendium
(17.10.16)
Buna pişmanım diyecek az kişi vardır. bir çok kişi çocuklu olmanın zorluğundan bahsediyor. çok tatlı olmasa, senin bir parçan olmasa çekilecek değil diyor ama pişmanım demiyor diyemiyordur bence duygusal olarak.
0
eksi sozlugun tatli insani
(17.10.16)
Nerden de yaptık şunu eldivenle sevilmez aq demmesi gerek tam tersi durumda. İnsan yavrusu bu, bi kedi bile görse insan acıyor falan, kaldı ki kendi canından bi parça. Bebeyi evde bırakıp tatile gidip, açlıktan ölmesine sebep olanlar, doğar doğmaz öldürenler belki dediğin sınıflandırmaya girebilir ama onlara psikolojisi yerinde değil gözüyle bakıyoruz. Yani normal şartlarda dediğin şey imkanısız. En istemeyen, yanlışlıkla yapan bile doğumca acayip seviyor.
0
bigbadabum
(17.10.16)
rukayka'nin sordugu soru seviyor musunuz degil pisman misiniz. ikisi farkli seyler bence. elbette emek verdigimiz her seyi severiz, kendi canimizdan olani daha da severiz. pisman olmak farkli bir sey. eger bu ikisinin farkini anlamiyorsaniz/goremiyorsaniz muhtemelen zaten cocuk istiyormussunuz ve pisman degilsiniz demektir.
pisman olanlar da cocugumu sevmiyorum demiyor zaten [sevmeyen de vardir elbette, kimseyi yargilamamak lazim], seviyorum, cok seviyorum ancak iki hayatimi da onceden gorseydim yapmamayi secerdim diyorlar. internette cok guzel bir roportaj vardi, kadin acik yureklilikle pismanim diyordu. iki cocugu vardi, cocuklar olduktan sonra gayet iyi yetistirmis cocuklarini, hatta kardeslik duygusu guzel diye ikinci cocugu yapmis, cok sevmis ancak geriye donup baktigimda 30 yilimi bambaska bir seye harcayabilirdim, ben aslinda oyle cocuk falan da istemiyormusum ancak yaptiktan sonra elbette en iyi sekilde yetistirdim ve baktim diyordu. kostebek'in attigi siteye, hatta internetteki forumlara bakmanizi oneririm.
turkiye'de bu konuda dogru duzgun gorus alinamiyor ne yazik ki. eksi sozluk'te de yazan samimi bir iki insan var bu konuda.
0
kassiopeia
(17.10.16)
@i ve been mistreated, ne güldüm :D

zor bir soru, çocuğum yok ama olursa ve pişman da olursam söyleyebilirim gibi geliyor. hiç ulvi bir mertebe olarak görmüyorum ana-babalığı açıkçası. önemli olan çocuğu ortaya çıkarmak değil çünkü.
0
piremses
(17.10.16)
Degilim

Ikincisini istiyorum
0
la noix
(17.10.16)
@eksi sozlugun tatli insani

Kimse kolay o yuzden pisman degilim demiyor zaten. Zor, ona ragmen pisman degiliz. Yani sadece kolay seyleri seviyorsaniz hayat baya kotu olmali sizin acinizdan
0
la noix
(17.10.16)
(29)

kombiyi yaktınız mı

japan
?
?
0
japan
(16.10.16)
son 15gündür akşamları kaloriflerler yanıyor(merkezi sistem) tekirdağ çorlu
0
killerbee
(16.10.16)
Urfa 32 dereceydi bugün.
0
iddaaci
(16.10.16)
laptop ısıtıyor
0
basond
(16.10.16)
dün yaktım. istanbul.
0
lapris
(16.10.16)
akşamları yakıyorum ben.
0
köstebek kurabiye
(16.10.16)
yok yakmadım daha
0
synesthesia
(16.10.16)
yakmadık bence daha var yakmaya
0
hononu
(16.10.16)
hala pencere açık uyuyorum istanbul
0
fasulyek
(16.10.16)
yaktık
0
nedendir bilinmez
(16.10.16)
yakmadım. eskişehir
0
nolmus yani
(16.10.16)
Daha yakmadik ama gelecek hafta yanmaya başlar gibi.

İstanbul.
0
fraise
(16.10.16)
daha yakmadık.
akşamları camları kapatmaya yeni başladık.
haftaya serinliyormuş, o zaman yakmaya başlarız herhalde.
0
blatta hiberna
(16.10.16)
pencere açık, kombi kapalı.
0
bir ileti paylastim
(16.10.16)
Babam daha erken diyor. En kötü 1 Kasım'da açarız petekleri.
0
dissendium
(16.10.16)
kasıma kadar gider daha yakmadık
0
gozu acik sevisen yahudi
(16.10.16)
istanbul.

daha yakmadik, hele bi pastirma yazi gecsin sonra bakariz.
0
fakyoras
(16.10.16)
hayır, hatta şu an cam açık.
0
neferkitty
(16.10.16)
Hayır yakmadık, ev sıcak dışarısı soğuk. 15 kasımdan önce yasak yaşadığım yerde yakmak.
0
elikası
(16.10.16)
hayır. denizli
0
yün prenses
(16.10.16)
yakmadım.

trakya.
0
hayirsiz
(16.10.16)
30 derece, denize girdim bugün.
0
jamiro
(16.10.16)
yaktım üşüyom, minimumda, ankara.
0
stereoseyfi
(17.10.16)
Şortla durduğum için üşüyorum, kışlıkları çıkarma zamanı geldi.

Yakmadım, İstanbul. İnatla yakmayacağım.
0
yirmisantim
(17.10.16)
inat ettim kasim sonunu bekliycem. yazin bitmesini protesto ediyorum.
0
in vino veritas
(17.10.16)
odun sobası var, ufak-tefek odun atıp hafiften ısıttım evi.

ankara.
0
early morning rain
(17.10.16)
Pencereyi şimdi kapadım fırtına gelecek diye ne kombisi.

İstanbul
0
zoghurt
(17.10.16)
Hayır. Hatta balkonun kapısını az önce kapattım. İstanbul.

Zaten payölçer saçmalıklı, merkezi gerçi. Bizim elimizde değil.
0
nawar
(17.10.16)
Merkezi sistem olmasa bugün yakardık. (İstanbul)
0
Aman Sen de
(17.10.16)
izmir
hala şortlayız
pike yetiyor
0
çınarım
(17.10.16)
(17)

Bir amme hizmeti olarak dök içini rahatla! ¯\_(ツ)_/¯

gilbeys
Herkes eteğindeki taşları döksün bakalım.
Herkes eteğindeki taşları döksün bakalım.
0
gilbeys
(16.10.16)
1 ay önce yanlız olduğuma ve artık yanlız olmak istemediğime karar verdim. yani sevgili eş evlilik olaylarının kapısını araladım

son 7 senedir sadece kendimle ilgilenmiştim. gönül işlerini komple hayatımdan çıkarmıştım.
0
killerbee
(16.10.16)
Sevgilim yok. :/ Kızlardan biraz uzaklaşmış gibiyim.
0
dissendium
(16.10.16)
özel üniversitede burslu okuyorum. Geçen gün yanımda oturan çocuk geldi ve çok mutluyum dedi bana. Mercedes almış...
0
empty blank
(16.10.16)
Para yönetmeyi beceremiyorum satın alma hastalığı mevcut bakalım zamanla aşarım diye düşünüyorum.
0
gozu acik sevisen yahudi
(16.10.16)
abi para istiyom ya. benim hayattaki tek derdim hep buydu zaten galiba, niye böyle şerefsiz oldum hiç bilmiyorum. şükür iyi kötü işim var, öğrenci halimle kendimi çekip çevirebiliyorum ama ne bileyim istiyorum ki babam her ay 1000 lira yatırsın hesabıma kafam rahat olsun, iş-ödev-kurs-okul diye uğraşıp naçiz bedenimi yormak zorunda kalmayayım, akşam biramı açıp maçımı izleyebileyim. şimdi izleyemiyoz, e mezun olup iş hayatına atılınca yine izleyemicez. ne skime yaşıyom o zaman anlamadım. hayır mesele yoksulluk da değil benim karakter olarak göt olmam, o sıkıntı.

genel olarak hayatım gayet iyi aslında. yıllardır yapmayı istediğim şeyi yapmaya başladım, tekrar insan içine karıştım, nispeten düzgün yaşıyorum, ocak'ta yurtdışında koca bi ay geçiricem kara buza doyucam falan ama hep bi gelecek kaygısı, hep bi sıkıntı, hep bi "okulu bitirebilecek miyim" korkusu, "lan ya işten atarlarsa" endişesi... bunun çözümü yok sanırım, bunu herkes yaşıyordur. ben hala ergenlikten çıkamadığımdan herhalde, bir türlü alışamadım. önümüzdeki dört yıl için toplamda 50 bin lira bulsam mesela bütün dertlerim biter benim. en azından iplemem. sağlık sorunlarım da var ama onlarla yaşamaya alıştım, hatta kavga falan ediyorum artık ayağımla, geçen sanırım beni kıskandığı için bozuldu, ağrıdı. şerefsiz. o değil de yattığım yerden ay görünüyo, o çok güzel bi şey. her an batman çıkacakmış gibi. o napıyo acaba.
0
der meister
(16.10.16)
2. sınıf bir üniversitenin(uludağ, kocaeli, sakarya, çukurova gibi) çok iyi bir bölümünden mezun oldum ve bölümümden nefret ediyorum. 4 yıl boyunca alttan ders bile almadan mezun oldum ama bi bok bilmiyorum. iş görüşmelerine bile gitmedim işe bile başvurmadım daha doğrusu. ne yapacağımı bilmiyorum amele gibi oturuyorum evde.
0
pilavmaker
(16.10.16)
Evlenmek istiyorum. Erkekler benim 2-3 katım oburlar ve tembeller ama beni beğenmiyolar. Yani bi tek kilom mudur sorun anlamıyorum, hep çok iyi bi insanım nedense. Kadınlarla işim olmaz. Az önce annesiz doğmuş bebeğin haberini okudum canım acıdı. Hastayım. Borçlardan kurtulup yeni 2 araba alsak çok sevincem. Kilo versem çok iyi olur ama olmuyorsa da napim yani, ben buyum. Öf.
0
yaren
(16.10.16)
Yarın; Pazartesi </3
0
neferkitty
(16.10.16)
Ünlü kadinlardan en cok benim tipime benzeyen kadınları begeniyorum,itiraf gibi itiraf.
0
cabiday
(16.10.16)
işimden nefret ediyorum. bu öyle ergenvari abuk sabuk bir yakarış değil. ayık kafayla sakince düşündüğüm zaman kendimi bu mesleğe bir türlü konduramıyorum. olmuyor yani, yakışmıyor bana. o binada geçirdiğim her saniye eziyet. çocuklar çok gürültücü, kıpır kıpır, terbiyesiz ve iğrenç kokuyorlar. sevemiyorum bir türlü. ben çok sakin bir insanım, konuşmayı da sevmem. ne işim var benim bu uğultulu kalabalığın ortasında diye avazım çıktığı kadar bağırmak istiyorum. bir de bende rosacea diye bir rahatsızlık var. bazen cildim çok güzel, bembeyaz oluyor ama bazen kızarıp kabarmasını engelleyemiyorum. ara ara ataklar vuruyor beni. işte öyle zamanlarda hiç insan içine karışmak istemiyorum. şehirden uzak serin bir evde kendi başıma takılmak, doğa ile iç içe olmak, uzun uzun yürüyüş yapmak istiyorum.
0
köstebek kurabiye
(16.10.16)
Evde sıcak suyumuz akmiyor, bir banyodaki küvet su akitiyor. Biraz da nezle olmuşum, ne rahat uyuyabiliyorum ne de oturabiliyorum. Burundan nefes almak ne büyük nimetmis.

Su an için dertlerim bunlar.
0
fraise
(16.10.16)
5-6 senedir tanıdığım yakın arkadaşım (bir dönem kendisinden hoşlanmıştım itiraf edeyim) geçenlerde buluştuğumuzda dudaklarımdan öpüverdi. şu an herkesin kafası karışık. oturduk evrenin anlamını falan sorguluyoruz.. peki hayat? peqi evren?? not: alkollü değildik bilakis 10 bardak kahve falan içtik.
0
shotgunwoman
(16.10.16)
Seks konusunda olmamam gereken kadar ve anlam veremediğim bri şekilde istekliyim. Sporla bayağı bir ilgisinin olduğunu düşünmeye başladım ama sporu bırakmam mümkün değil. Yemeğin de zevkle ilgisi kesildiği için, sağlıklı kilo alabilmem için katı bir diyet var, galiba hayattaki tüm zevki sekste topladım. Bazen hiçbir şey yapmayıp sonsuza kadar sevişmek istiyorum. Eteğimdeki taş bütün savunduğum ve inandığım şeylere zıt, lanet bir hedonizm.
0
shadowcat
(16.10.16)
haftasonunu zor bitirdim. yarın olsa da borsa açılsa, sıkıntıdan öldüm...
0
hayirsiz
(16.10.16)
Kodumun frenleri sürtüyorsa ya akort bozuktur ya yaylardan biri deformedir ya ayar vidası kırıktır, kodumun halatını gevşetmekle sorun çözülmez, kodumun cahilleri. Bitin artık.
0
kargn
(17.10.16)
yorgun hissediyorum. fiziksel değil ruhen. kimse anlamak istemiyor beni, en yakınlarım bile. maddi olarak da hiç olmadığım kadar zorlandığım bir ay geçirdim. bitkin hissediyorum. dikkatimi toparlayamıyorum. düşünmeden konuşuyorum ve çevremdekileri kırıyorum. neyse depresyondayım sanırım
0
dog day afternoon
(17.10.16)
kendimi cok seviyorum. baska birini bu kadar sevebilecegimi dusunmedigim icin iliski yasamaya korkar oldum.
0
in vino veritas
(17.10.16)
(3)

Varikosel?

mutekebbir
Varikosel ameliyatı olacak kişi ne kadar zamanda toparlar ortalama?Bayağı hassas biri kan verirken bayılır o derece bu yüzden biraz nazlı da olacak muhtemelen.Bu ameliyatı geçiren ya da hakkında bilgi sahibi olan birileri bana da bilgi verebilirse çok memnun olurum, mesajla da olabilir. Teşekkürler.
Varikosel ameliyatı olacak kişi ne kadar zamanda toparlar ortalama?
Bayağı hassas biri kan verirken bayılır o derece bu yüzden biraz nazlı da olacak muhtemelen.

Bu ameliyatı geçiren ya da hakkında bilgi sahibi olan birileri bana da bilgi verebilirse çok memnun olurum, mesajla da olabilir.

Teşekkürler.
0
mutekebbir
(16.10.16)
eksiduyu.ru

Hemen kaynak yapıyorum soruna.

Okuduklarım kadarıyla bi' on gün tuvalet sıkıntısı yaşanıyormuş.
0
dissendium
(16.10.16)
Bize ilk muayenede ameliyat olursa ileride çocuk sahibi olamama gibi bir durumun olabileceği söylenmişti, sonra doktor değişti sanırım o kısmı tam takip edemedim ben doktor eğer ameliyat olamazsa bu durumun olabileceğini söylemiş. Ameliyat durumu düzeltmek için olacakmış ama riski var mı yok mu benim kafa karıştı, kendisine bu konuyla ilgili bir şey söyleyemiyorum çünkü çok etkileniyor.
0
🌸mutekebbir
(16.10.16)
@mutekebbir, bu arada bende varikosel yok sanırım. Benimki sadece şüphe. Yanlış yönlendirmeyeyim. Bana göre ameliyat olursa değil, ameliyat olmazsa böyle bir risk oluşuyor. Ameliyat sonrasında testislerin sıcaklığı azalacağı için sperm sayısında ve kalitesinde artış olacağı söyleniyor. Ameliyattan önce sperm sayımı yapıldı mı? Bu, durumu anlamaya yardımcı olabilir.
0
dissendium
(16.10.16)
(3)

Mühendislik Yönetimi - Hangi Üniversite?

bfm
Mezun olalı 1 yıl oldu. Hevesim kaçmadan bir tezsiz yüksek lisans yapmak istiyorum; Mühendislik Yönetimi'de karar kıldım. Özelde yapmayı düşünmüyorum, ITU'ye de ortalamam yetmiyor. Bu durumda seçenekler 2'ye indi: Şubat döneminde başlayıp Galatasaray Üniversitesi'nde yapmak mı, yoksa Haziran'ı bekle
Mezun olalı 1 yıl oldu. Hevesim kaçmadan bir tezsiz yüksek lisans yapmak istiyorum; Mühendislik Yönetimi'de karar kıldım.
Özelde yapmayı düşünmüyorum, ITU'ye de ortalamam yetmiyor. Bu durumda seçenekler 2'ye indi:

Şubat döneminde başlayıp Galatasaray Üniversitesi'nde yapmak mı, yoksa Haziran'ı bekleyip Boğaziçi'nde yapmak mi?

Boğaziçi'nin istediği ingilizce belgeleri bende yok, Haziran'a kadar anca alabilirkm en iyi ihtimalle. Alamama ihtimalim de var yani. Hıc riske ve uğraşa girmeyip GSU'de yapsam, sonra Boğaziçi'ye uğraşsaydım keşke der miyim?

Eğitim ve kabul görme anlamında bu iki üniversiteyi karşılaştırabilir misinjz bildiğiniz kadarıyla? Fiyatları aynı sayıĺır. Siz olsaydınız napardınız?

Teşekkürler şimdiden.
0
bfm
(16.10.16)
Marmara'yı düşünürdüm.
0
dissendium
(16.10.16)
tezsizde ortalama önemli diye biliyorum. o yüzden dili halletsen bile olmayabilir Boğaziçi. Gsü yü kazanırsan hiç düşünme bence
0
Cruyff
(16.10.16)
@cruyff Bogazicine ortalamamam tutuyor. Bogazicini beklemeye gerek yok, GSU de iyidir diyorsunuz yani?

Bu iki universite arasinda spesifik bir fark var mi, onu merak ediyorum ben esasen.
0
🌸bfm
(16.10.16)
(3)

Kendinizi İyi Hissetmek İçin?

buak
Ülke dışındayım.Boğaz iltihabı -yeniden- hafif hafif başlıyor.Dönünce bir dolu iş var.Sevdiğim kız bana bakmıyor.Rüyalarımda boğalar kovalıyor, gökdelenler yıkılıyor.Sosyalleşmem gereken bir ortamda 1 haftadır kaçıp duruyor, odama kapanıyorum.Ve şunu dinliyorum; https://www.youtube.com/watch?v=uyYQJ
Ülke dışındayım.
Boğaz iltihabı -yeniden- hafif hafif başlıyor.
Dönünce bir dolu iş var.
Sevdiğim kız bana bakmıyor.
Rüyalarımda boğalar kovalıyor, gökdelenler yıkılıyor.
Sosyalleşmem gereken bir ortamda 1 haftadır kaçıp duruyor, odama kapanıyorum.

Ve şunu dinliyorum; www.youtube.com

Siz kendinizi iyi hissetmek için ne yapıyorsunuz?
Var mı kendinize ait bir ritüel?
0
buak
(16.10.16)
Duygusallığı yasaklıyorum ben aşk acısı çekeceğimi öngördüğüm zaman. Dinlediğin şarkıyı dinlememekle başlayabilirsin. Daha hareketli şarkılar dinle. En iyisi dişleri fırçaladıktan sonra yatıp uyumak.
0
dissendium
(16.10.16)
mevsimleri düşünüyorum ben. ne olursa olsun hiç durmadan bir diğeri geliyor. birbirini kovalıyorlar. bu ruh hallerine de mevsim gözüyle bakıyor. er geç geçecek diyorum. geçerken de benim içimden geçsin, ya da ben bunun içinde kalayım, ne olacak ki, bunu başaramayacak mıyım yani, bu muyum ben, peeeh diyorum.
0
matrix
(16.10.16)
Açıkçası üzülüyorsam koyveriyorum gidiyor ya da kötü hissediyorsam koyveriyorum yine. Uğraşmak, cebelleşmek, başa çıkmaya çalışmak daha zor geliyor ve süreyi uzatıyormuş gibi geliyor. Yani, hasta olurken günlük hayatı devam ettirmeye çalışmak hem daha yorucu olur hem de hastalığın süresini uzatır ama hastalığı kabullenip yattığın ve kendine hastaymış gibi baktığında hastalık daha çabuk geçer ya; bu da öyle geliyor bana. Güçlü ve iyi olmaya çalışmak bünyeyi zorla iyi olmaya zorlamak daha çok enerji harcatıyor. Kötü hissettiğimi kabullenip, o kötüye teslim olup gerçekten de kötü durumda gibi davranıyorum; yeri geliyor kendimden nefret ediyorum, yeri geliyor kendime acıyorum ya da kabuğuma çekiliyorum ama zorla iyi hissetmeye çalışmıyorum. Artık depresyon hırkası mı giyerim, oturur bütün gün uzanıp tavana mı bakarım, ağlar zırlar mıyım; o kısmı doğaçlama gerçekleşiyor. Zamanla kötü olmaktan sıkılıyorum zaten, geçiyor.

Ha, senin yerinde olsam "Güzelim şehri, ülkeyi bunalımla yedik. Bir daha kim bilir ne zaman gelme fırsatı bulurum. İyisi mi azıcık gezeyim, şu köşedeki parkta bunalıma gireyim. Evde, otelde tavana bakacağıma, gideyim bir parkın bankında havaya bakayım, yine aynı şeyi düşüneyim. Yürürken ağlayayım en azından" derim.

Robert Miles abimiz "The sky isn't always blue, the sun doesn't always shine. It's alright to fall apart sometimes" demiş.
0
aychovsky
(16.10.16)
(6)

El üstünde oluşan kabarcıklar

athena
Siğil gibi ama değil. Ellerini çok yıkayan bi insanım onla alakası olabilir mi? Korkmalı mıyım??İğrençlik için özürdilerim ama durum bu. http://i.hizliresim.com/jBb6NG.jpg
Siğil gibi ama değil. Ellerini çok yıkayan bi insanım onla alakası olabilir mi? Korkmalı mıyım??



İğrençlik için özürdilerim ama durum bu. i.hizliresim.com
0
athena
(16.10.16)
Egzama?
0
dissendium
(16.10.16)
Egzama +1
0
curukturpkokusu
(16.10.16)
iğrençlik değil.

bence egzamaya benzemiyor ama bir doktora gidin muhakkak.

geçmiş olsun.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(16.10.16)
İğrençlik değil. Egzama değil. Siğil değil. Bu ben gibi, sonradan oluşabilen bir cilt durumu gibi duruyor. Bir hastalığa veya rahatsızlığa benzemiyor ama elbette doktor görmeli. Ama benim anladığım bu bir rahatsızlık veya hastalık değil.
0
yaren
(16.10.16)
aynisi yazlari oluyor bazen bana,belki sicak veya gunes isigina fazla maruz kalmissinizdir.
0
eksimeksi
(16.10.16)
lisede ben de çok yıkardım oradan biliyorum. büyük ihtimal çok yıkamaktan. kaliteli sıvı sabun kullanın. O köpüklü sabunlar avuç içimde bunu yapmıştı bende.

ayrıca elleri çok yıkamak depresyon belirtilerinden bir tanesidir demişti bize hocamız. dikkat ediniz.
0
westblack
(16.10.16)
(24)

Uçakta cep telefonu kullanmanın riski nedir? Uçak düşer mi?

dahayeniymis
Hepimizin bildiği gibi önce kaptan iniş ve kalkış sırasında cep telefonlarının tamamen kapatılması konusunda uyarı yapıyor, sonra kabin görevlileri dolaşıp yolcuları kontrol ediyor ve gerekirse ikinci kez uyarıyor. Bugünkü uçuşta uygulanan bu rutinden sonra 15-20dk kalkış için sıra bekledik. Bu esna
Hepimizin bildiği gibi önce kaptan iniş ve kalkış sırasında cep telefonlarının tamamen kapatılması konusunda uyarı yapıyor, sonra kabin görevlileri dolaşıp yolcuları kontrol ediyor ve gerekirse ikinci kez uyarıyor. Bugünkü uçuşta uygulanan bu rutinden sonra 15-20dk kalkış için sıra bekledik. Bu esnada yan tarafımdaki iki yolcu baktım hala mesajlasiyor, uçuş modu bile değil. Bekledim bekledim kapatırlar diye ancak uzunca bir süre geçti ben de durumu kabin görevlileri ile paylaşmaya karar verdim. Arka tarafa yürürken en az 7-8 kişinin daha telefonla uğraştığı gördüm. Oldukça arkalarda oturuyordum ayrıca. Neyse kabin görevlileri bir kere daha tüm koridoru dolaşıp uyarılar yaptılar fakat en azından benim görebildiğim iki yolcu buna rağmen telefonunu kapatmadı. Sorum şu ki bu durumda risk nedir? Bu insanlar bunu nasıl bu kadar hafife alabiliyor? Kaptanın bir bildiği vardır diye düşünen ben mi durumu abartıyorum?
0
dahayeniymis
(15.10.16)
sıra beklerken cep telefonunun sakıncası yok. hoş kalkış-inişte de kanıtlanmış bir sorun yok ama tedbir amaçlı kapattırıyorlar. uçak havadayken çekmiyor zaten istesen de kullanamazsın.
0
cekilmis gayfe
(15.10.16)
Telefonu kapattim sandim kapatmamisim. 1 saat uctuk ve dusmedik.
0
thewizardofearthsea
(15.10.16)
biz asıl kazığı otobüslerde yedik senelerce, frenler tutmuyor hesabına.
0
killerbee
(15.10.16)
@want2die ve killerbee bu uyarıların amacı ne sizce?
0
🌸dahayeniymis
(16.10.16)
düşmez alakası bile yok.
0
orpheus
(16.10.16)
dünyanın en teknolojik cihazlarından biri olan uçaklar için cep telefonu bir tehlike değil. bir uçak cep telefonu ile düşmez. emin olun azıcık düşme ihtimali olsa o telefonu uçağa almazlar. 100ml üstünde sıvı bile almıyorlar uçağı yakarsın diye.

uçakta telefonlar (hatta diğer tüm elektronik cihazlar) iniş ve kalkışta tamamen kapatılıyor, uçuş boyunca da uçuş modunda kullanılabiliyor.

uçuş modunda kullanılmasının tek amacı şu. eskiden hatırlarsanız cep telefonu sinyalleri hoparlörlerde, tüplü monitörlerde falan zırrıtı zıttırı zıttırı diye parazit yapardı. hala da yapar da artık hoparlörler yalıtımlı, tüplü ekran diye bir şey yok, fark etmiyoruz paraziti. yoksa gsm sinyali aynı. 200 tane telefon 35.000 feet'te şebeke ariycam, aşağıda sürekli değişen baz istasyonunu yakalayıp bağlanacam diye yapacağı parazit, pilotların kulaklıklarında zıttır zıttırı diye parazit yapar. pilot telsizden ne konuştuğunu anlayamaz. o yüzden kullan ama şebeke aramasın diyorlar.

iniş kalkışta tamamen kapatılması da tamamen uçuş güvenliği. uçak kazalarının çoğu iniş kalkışta meydana geliyor. olası bir acil durumda hostes acil durum anonsu yaparken kulağında kulaklıkla müzik dinleyen, kafayı önüne gömmüş kendi kıraş oynayan adamlara tek tek acil durum prosedürü anlatmasın, kulaklığı çıkarttırmaya çalışıp herkese tekrar tekrar anlatmasın, herkesin gözü kulağı açık olsun, dikkati başka yerde olmasın da söyleneni duysun diye.

yoksa düşeceği falan yok.
0
kibritsuyu
(16.10.16)
Manyetik alanla ilgili diye biliyorum. Bir iki kişiden birşey olmaz ama herkes yaparsa uçağın manyetik alanını bozabilir.
0
uyusam iyi olur
(16.10.16)
uçağa yıldırım düşüyor da manyetik alanı bozulmuyor kıçı kırık cep telefonu mu bozacak?
0
cekilmis gayfe
(16.10.16)
Cep telefonu uçakta risklidir, mühendis olarak da öyle olduğuna inanıyorum, aslında geçenlerde güzel bir makale okudum, bu konuda okuduğum en inandırıcı teknik bilgileri içeriyordu, hatırlasam link verirdim.
Hatta şöyle söyleyeyim, hani bir thy uçağı düşmüştü ya hollanda filan tarzı bir ülkeye on yıl kadar önce, onun da nedeninin cep telefonu olduğu kanısındayım ben.
Ama cep telefonunun riski, bu konuda hiç bir teknik bilgisi/eğitimi olmayıp da "ne zararı olacak ya" diyen cahilin cesaretinden büyük değildir. (burada görüşlerini yazan değerli arkadaşları kastetmiyorum, günlük hayattaki insanlardan bahsediyorum).

(Not: Olabildiği kadar önlemler alınmıştır, koca uçağı üç beş cahilin cep telefonuna emanet edecek değiller elbette, yine de frekans etkileşimleri ve elektronik devrelerin anomalileri her ihtimali mümkün hale getirebilir).
0
firez
(16.10.16)
Araştırmadan yorum yapmaya yine gönlüm el vermedi.

www.airspacemag.com

The truth is that portable electronic devices can emit powerful electromagnetic radiation that can muck up an aircraft’s navigation and communication systems and actually endanger a flight. (NASA/Goddard)

Güçlü elektromanyetik radyasyon nedeniyle uçağın navigasyon ve iletişim sistemleri bozulabilirmiş.

Yani yönünü bulamazsan, kuleyle iletişim kuramazsan bal gibi de düşersin.

O yüzden please g.tümüzden sallamayalım arkadaşlar. NASA böyle diyor.
0
dissendium
(16.10.16)
Bir de şu olayı otobüsle karşılaştırmayın amk. Otobüs nere uçak nere... Milyon dolarlık farktan bahsediyoruz. Otobüste telefonu yasaklamazsanız adam köyüne gidene kadar telefonda muhabbet eder. Yolcuların da kafası s.kilir. Koskoca otobüsün yönünü bulamayacak hali yok. Bu dikkat dağıtmakla ve otobüs içi huzurla alakalı bir kural. Radyasyon radyasyondur aynı zamanda. Bunun uzay mekiği falan yok.
0
dissendium
(16.10.16)
Ek yapayım, uçak ve otobüs teknolojik olarak birbirinden farklıdır. Yirmi yıl önce de otobüste risk olmadığını söylüyordum. Zaten insanların sonradan uçak konusunda da rahat olmalarına neden olan bir saçmalıktı o.
0
firez
(16.10.16)
Şu anda yanımda bir uçak mühendisi, bir de uçak teknisyeni var; onların yalancısıyım. Yeni tip uçaklarda kibritsuyu'nun dediği gibiymiş tamamen. Hatta çok yeni uçaklarda bu sorun da olmayabilirmiş. Ancak, havayollarının eski uçakları da varmış, hatta yaygınmış. Uçak sistemleri güvenliği çok olsun diye elemanları yedekli yapılırmış, buna "redundancy" deniyormuş. Yani, "Bu asıl ölçen alet, bu yedeği" şeklinde değil de "Bu ikisinden de veri geliyor. Biri öyle biri böyle. O halde üçüncüye bakalım" şeklinde bir üçlü sistemmiş genelde. Cep telefonu bu ölçüm araçlarının verdiği sinyallere mıknatıs etkisi yaptırıp saptırıyormuş. Bunun olasılığı düşükmüş, örneğin binde bir gibi ama günde 10000 küsur uçuş olduğu için, bu da günde on uçağın yanlış sinyallerle uçması demekmiş. Hani, buna göre yine doğru karar verilebilirmiş. Çünkü ölçümlerden birini etkilese, diğer ikisi çalışırmış ama onlardan da birini çalışmadığı bir güne denk gelince elde üç farklı sonuç olurmuş ve uçağı buna göre yönetmek büyük risk demekmiş. Zaten üçlü olmasının bir sebebi varmış, birine güvenemezsen ve ikisi farklı şeyler gösterse hangisine güveneceksin diyorlar. Paraziti de cabası imiş.
0
aychovsky
(16.10.16)
Trilyarda bir ihtimal olsun diyelim, o riski alacak adamın aklına ederim. Gerçi bu mantıkla uçak düşüşe geçtiğinde inanmadığım tüm tanrılara iman etmem de icap ediyor. Kendi aklıma ettim, mutlu musunuz?
0
kargn
(16.10.16)
Uçak inişte kalkışta düz uçuşta bir sürü frekansta aletlere güveniyor. Navigasyonu, iletişimi ne bileyim radyo altimetresi mls'si bi yığın enstrüman. Siz bu ortamda bir de cep telefonu dalgalarını yaymaya başlarsanız bu bir risktir. Tamam belki doğrudan bir etkisi olmaz ama bir malfunction olur sisteme zarar verirse diye önlem alınıyor işte çünkü bu havacılık. Maksimum emniyet bir numaralı önceliktir.
0
zoghurt
(16.10.16)
Zamanında otobüslerde de kullandırtmazlardı, şimdi birazcık normalleştik sorun olmuyor; bu da aynı, milyonda bir olacak olan olasılık için gereksiz havacılık kuralları, 100 ml'den fazla sıvı koyamıyorsun ama 5 tane 99 ml sıvı koyabiliyorsun, umarım havacılıkta da bir reform olur da insanların hayatı biraz daha kolaylaşır.

bu aynı sokakta araba çarpar ölebilirim diye sürekli evde otumaya benziyor, ya da dünyaya bir gök taşı çarpar diye sığınak yaptırmaya, hayatta her olasılığı sırf var diye ciddiye alamazsınız.
0
gezegen olan pluton
(16.10.16)
sadece burada verilen cevapların lakayıtlığından yola çıkarak cep telefonlarının hiçbir etki yapmadığını iddia edebilirim. yok o olabilir, yok şu olabilir. olmuyor ama.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(16.10.16)
Uçak kazaları genellikle tek bir nedenle değil bir çok şanssız olaylar zincirinin sonucu olarak yaşanıyor. Cep telefonu tek başına düşürmez belki ama pekala böyle bir olay zincirini tamamlayan halkalardan biri olabilir. Mesela uçaklarda birçok cihaz yedeklidir ama uçaklar yerine göre bir ya da daha fazla cihaz arızası olduğu halde uçuşa çıkabiliyorlar, dolayısıyla küçük risklerin toplamı büyük risk yapabiliyor.

Ama şu var tabi, türkler herşeyin doğrusunu bildikleri için havacılık kurallarına tabi değildirler, canlarının istediklerini yapabilirler. Bu durumun türklerin kendi hayatlarının daha değersiz olduğu bir ülkede yaşamalarıyla ve başka ülkelerde yaşanmayan sudan sebeplerle ölmeleriyle hiçbir alakası yoktur, tesadüftür o.
0
mikro patlama
(16.10.16)
Easa (avrupa havacılık emniyet teşkilatı) 26 eylül 2014 te bu konuda (taşınabilir cihazların uçuş modu kısıtı olmadan kullanılabilmesi) zarar vermediği şeklinde bir karar verip bunun uygulamasını havayollarına bıraktı. Easa havacılıkta çok çok önemli bir otorite, biz de bağlıyız. (Mobil)
0
puc
(16.10.16)
Ben de uyari yapilmasina ragmen insanlar neden kapamaz, nedir bu inat onu anlamiyorum.
0
engiribord
(16.10.16)
&firez Amsterdam kazasının telefonla ne ilgisi var? Altimetre arızasından düştü o uçak. Boeing %80 suçlu bulundu zaten.

Özetle telefondan uçak düşmez. Riskli falan da değildir. Ama kabin görevlilerini zor durumda bırakmayın. En azından uçuş moduna alın.
0
fuzzy olmak istemistim
(16.10.16)
Bir uçağın cep telefonu sinyalleri nedeniyle düşebileceğini düşünmek için ciddi anlamda paranoyak olmak gerekiyor. Ha tamam tedbir iyidir tabii yine kapatalım konuşmayalım cep telefonlarıyla ama cep telefonunun yaydığı sinyallerin çok daha fazlasına maruz kalıyor uçaklar atmosferden yayılan manyetik dalgalar nedeniyle. Uçaklarda bunlar için alınmış önlemler zaten var. Aynı önlemler cep telefonu için de geçerli. Yani hiçbir şirket yolcunun inisiyatifinde uçuşlar yapmaz. Olaya "Biz uyardık abi yolcuları, açıp kullanırlar da düşersek eğer sorumluluk bizim değil amk" şeklinde yaklaşmazlar. Bugüne kadar cep telefonu kullanımı nedeniyle düşmüş bir tane uçak yok. Tek sıkıntı, düşmeyeceğinin garantisini vermiyor hiç kimse. Yani "Cep telefonu sinyalleri nedeniyle uçaklar düşmez" demiyorlar kesin olarak, konu muallakta olduğu için kullanılmıyor sadece. Yani düşünsene, koca koca uçaklar tüm güvenliğini yolcunun vicdanına yükleyip mi çıkıyor 10.000 metre yüksekliğe. Misal 10 kişilik bir yolcu grubu "Ya sikerim dünyayı da fezayı da" deyip aynı anda telefonları açıp konuşma yaparak uçağı düşürdü, böyle bir şey mümkün olabilir mi? Buna ihtimal vermek bile ciddi anlamda insan zekasına uygun bir davranış değil. Cep telefonunun %0.00001 ihtimal bile uçağı düşürme tehlikesi olsa o uçağa cep telefonuyla binemezdik zaten yasaklanırdı. Böyle bir durum yok yani.
0
angelus
(16.10.16)
Düşmez sadece bozuk havalarda ils sitemini etkileyebiliyor o yüzden inişte kullanmamak önemli
0
basond
(16.10.16)
Seyrüsefer cihazlarının verilerini saptırma ihtimali var. Yani elektronik destekli uçuş(otomatik pilot) ve alana yaklaşma esnasında kullanılan ils bilgisayarının işleyeceği verileri manipüle edebilir cep telefonu sinyali. Yalnız bu ihtimal teknoloji olarak oldukça geri sistemlerde mümkün. Yeni uçaklarda risk yok diye biliyorum.

Diğer taraftan uçuşlarda özellikle Türklere cep telefonu kullandırılmaması taraftarıyım. Milletin veledi zaten yeterince rahatsız ediyor bir de bırbır cep telefonu ile konuşan insanlar o uçuşu iyice çekilmez kılar.
0
isimsiz
(16.10.16)
(2)

bobiler'deki yarışmadaki montelerim nasıllar?

senolll
Merhaba,Bobiler.örg'te dido ile ilgili yarışma varmış bugün haberim oldu.6-7 saat önce 2 tane yapıp yolladım ama ilk 3 montem olduğu için mod onayından geçmesi gerekti, daha yeni yayınlandılar :/yarışmanın son katılım günü bugün, "Kazananı seçecek ekip içeriklerin aldıkları paylaşım sayılarını da di
Merhaba,

Bobiler.örg'te dido ile ilgili yarışma varmış bugün haberim oldu.
6-7 saat önce 2 tane yapıp yolladım ama ilk 3 montem olduğu için mod onayından geçmesi gerekti, daha yeni yayınlandılar :/

yarışmanın son katılım günü bugün,
"Kazananı seçecek ekip içeriklerin aldıkları paylaşım sayılarını da dikkate alacaktır." diye yazmışlar açıklamada
ben hemen görünecek sağda solda paylaşırım diyordum epey de geç oldu :/

montelerim şunlar, sizce nasıllar şansım var mıdır?
www.bobiler.org

www.bobiler.org

rakip monteler de şurada
www.bobiler.org
0
senolll
(15.10.16)
hepsi çok kötü
senin ilk yaptığın mehh işte
0
cekilmis gayfe
(15.10.16)
Hepsi berbat.
0
dissendium
(15.10.16)
(5)

yeni bir iş konusunda tavsiyeler hk.

pomaks
Selam sayın romalılar;bir organizasyon şirketi kurmak gibi bi düşüncem var. şöyle ki,düğün, nişan, kına triosunun hepsi ve yine diğer davet ve aktiviteleri organize edecek bi şirket. diyeceksiniz ki milyar tane böyle şirket var. evet var ama benimki biraz değişik aslında bilinen bi şey ama uygulamad
Selam sayın romalılar;

bir organizasyon şirketi kurmak gibi bi düşüncem var. şöyle ki,

düğün, nişan, kına triosunun hepsi ve yine diğer davet ve aktiviteleri organize edecek bi şirket. diyeceksiniz ki milyar tane böyle şirket var. evet var ama benimki biraz değişik aslında bilinen bi şey ama uygulamada var mıdır böyle bi şirket bilemiyorum,

şimdi kınada yakılacak kınadan gelin arabasının üstündeki çiçeğe kadar her şeyin organize edileceği bi iş bu. fakat diğer şirketlerden ayıra özellik ise aslında hiç de yabancı olmadığımız saadet zinciri tarzında bi şey. nasıl mı?

misal sözü kestiniz ve direkt bize geldiniz. dediniz ki biz nişan kına düğün yapacağız. nasıl yapıyorsunuz bu işleri? kapıda bedava evlendiriyoruz yazıyor nedir ne değildir bu?

öncelikle prensibimiz %10 komisyon ile çalışmak olacak. normalde sizin yapacağınız harcama 10k ise 11k'ya elinizi sürmeden her şeyi biz yapıyor olacağız. peki sizin bi de kardeşiniz ya da arkadaşınız olsun ve sizden hemen sonra ya da işte 2 yıl içinde o da evlenecek olsun.

bu durumda siz bize organizasyon işinizi verdiğinizde size bi kod veriyoruz. bu kodu da tamamen devretme hakkına sahipsiniz sizin keyfinize kalmış. geçerlilik süresi de 2 yıl diyelim(süre kısalabilir uzayabilir henüz net değil) firma olarak tabi bir düğün öncesinde hangi muhattaplarla muhattap olunuyorsa bunların hepsinden en az biriyle(gelinlikçi, düğün salonu, hotel, fotoğrafçı, çiçekçi, mobilyacı, beyaz eşyacı vs.) anlaşmamız olup siz sadece alışverişinizi yapacaksınız ve faturasını alıp bize vereceksiniz. akabinde herhangi bi sorun olursa aynı maliyeti size iade etme taahhüdümüz olacak. peki diyeceksiniz ki bunda benim avantajım nedir? sizin o kodunuzu verdiğiniz şahıs yine bizi seçerse bu organizasyon için total masraftan %30 iskonto alabilecek. misal sizin masrafınız 10k idi 11k ödediniz sizin kodunuzla gelen arkadaşın masrafı da 10k'yı aşmamak şartıyla %30 iskonto alabilecek yani 10k'lık masrafı 7k olacak sadece %10 komisyonu ödeyip 7.7k'ya işlerini halletmiş olacak. totalde 2.3k karı olacak. ona da verilen kod ile bi başkası geldiğinde bu oran %25 olacak. sonraki kod ile gelene %20 daha sonra %10 %10 %10 şeklinde devam edecek bu sistem.

tabi burada anlaşmalı olduğumuz herkesle yine komisyon üzerinden çalışacağız. ve size kalem kalem ne masraf yapılmış detaylı sunulacak.

hatta tüm işlemleri de şirket aracıyla ücretsiz halledebileceksiniz il sınırları dahilinde.

böyle bi iş fikri var nasıl olur nasıl olmaz? eksik yönleri nedir ne değildir ne ekstra olabilir gibi fikirlerinizi rica ederim siz sayın romalılardan.

sevgiler.
0
pomaks
(15.10.16)
Beğenmedim. Bu kadar çeşitli alanlarla anlaşma yapmanız pek mümkün gözükmüyor. Gelinlikçi ile anlaşmak bambaşka bir olay, mobilyacıyla anlaşmak apayrı bir olay. Bunların hepsi evlenecek kişilere doğrudan ulaşmayı tercih ediyor. Aracı olarak başka bir şirketi kabul edeceklerini sanmıyorum. Kod olayı da biraz komik. Senin kodun 123456 diyelim. İki yıl sonra evlenecek arkadaşın şirkete gidip merhaba, bizim bi kodumuz vardı demesi ve görevli arkadaşın hemen sistemden sorguluyorum demesi biraz bilim kurgu tadında olurdu çünkü evlilik bu kadar sık gerçekleşen bir şey değil. Bir Romalı olarak evlenecek kişilerin evlilik heyecanını hissedebilmeleri için bunların hepsiyle tek tek uğraşmaları gerektiğini düşünüyorum.
0
dissendium
(15.10.16)
girişimcilik güzeldir, kişiler desteklenmelidir ancak eleştirilere de hazır olunmalıdır girizgahıyla eleştirilerimi yapacağım;

- bence pek tutacak bir sistem değil
- ilk gelecek kişiye pek bir şey vaadetmiyorsunuz, 10k yerine 11k harcayacak. Tamam işleri hallolacak ama sisteme göre kendisine bir iskonto yok onun koduyla arkadaşına var. Ben geldim 1k fazla para verdim bu kadar, arkadaşım iskonto almış almamış bana ne.
- anladığım kadarıyla sadece 1 kod verecekseniz ilk gelene. onun artık bir kârı olmayacağı için aklına gelirse verecek bir arkadaşına 2 yıl içinde unutulmazsa.
- en az 1 tane ile anlaşılacak demişsiniz şirketler için, ya çift oradaki hizmeti beğenmezse? ki o alanların birini muhtemelen beğenmez. bu sefer seçenekleri artırmak için çok fazla şirketle anlaşmak gerek. e fiyatlar da çok değişecek. siz komisyon usulü çalışınca ne olacak, 10bin tl masrafı tutan adamdan 11bin aldınız hadi 100bin tl masrafı tutanın sanmıyorum 10bin tl vereceğini. insanlar ne borçlara giriyor düğünler için vs. Yani uğraş aynı uğraş (salon, çiçek, araba vs 3 şirketle anlaşılacak diyelim) onlar hizmeti pahalı satıyor diye siz de fazla kâr edeceksiniz. ben olsam direkt gider kendim anlaşırım çünkü o %10 yüksek meblağlarda çok para edecek.
ha derseniz kodla gelene iskonto yapıyoruz bizi kullanırsa indirim alacak, bu sefer de gelinlik satan adam sen belki 2 sene içinde müşteri getireceksin diye niye %30 indirim yapsın?

daha başka şeyler de geliyor aklıma da ilk söylediğime ek olarak saadet zincirinde ilk girenler en kazançlı çıkanlar olur. siz ilk girenden fazla para alıyorsunuz.

sonuç olarak ben pek mantıklı bulmadım.
0
senolll
(15.10.16)
ben tam anlamadim olayi, ilk gelen insanin bir kari olmuyor bu durumda? yoksa kodu mobilyacida mi kullaniyor mesela? yanlis anladim sanirim. neyse sadece soyle bir durum var, masraflari kim belirliyor, yani ben size gelip bin lira butcem var beni evlendir mi diyecegim, yoksa soyle bir sey istiyorum bunu ne kadara yapar misin mi diyecegim. sizin belirlediginiz gelinlikcilerden gelinligi cicekcilerden cicegi mi almak gerekiyor?
0
kassiopeia
(15.10.16)
öncelikle eleştiriler için çok teşekkürler. @dissendium @senoll @kassiopea

olumsuz eleştiriyi her zaman için daha çok sevmişimdir.bu yüzden realite üzerinden konuşmak daima daha verimli olur benim için.

şimdi gelelim eleştirilerinize karşı ne üretebiliriz ya da nasıl sizin fikrinizi değiştirebilirim ortak bi çözüm yazacağım tüm eleştirileri tek tek ayırmadan;

- anlaşmalı olacağımız kurumlara sürekli müşteri garantisi verecek olmamız gerek ki bizimle çalışsın. yani ayda atıyorum 10 müşteri göndereceğim sana %5 komisyon karşılığında gibi, ya da işte atıyorum bi çift gezmeye çıktığında o dükkan diyebilecek ya bu işleri yapan x şirket var gidin konuşun bi hatta bizim gönderdiğimizi söylerseniz %y oranında indirim de yapar gibi. şuna hak veriyorum arada aracı kurum ben dahil kimsenin hoşuna gitmez ama sonuç olarak evlilik demek maliyet ve zaman demek. yani zamansızlık malum o durumlarda büyük sorun oluyor. ayrıca bi rehber ya da bi danışman olması bi çiftin yanında yönlendirecek güzel olabilir.

- kod konusuna gelince ilk gelen kişinin avantajı ne oluyor o zaman denmiş. haklı bi eleştiri. yani şimdi düşününce ilk gelen ben de olsam bi avantajım yok gibi gözüküyor. o zaman şöyle yapılabilir madem sürümden kazanacağız ilk gelen kişiye atıyorum belki bi beyaz eşyası şirket tarafından karşılanabilir. yani çamaşır makinesi ya da buzdolabı yani bu tabi çeşitlendirilebilir illa eşya olmak zorunda değil bi indirim söz konusu yapılabilir ya da eşya hediye edilebilir ya da balayı tatili hediye edilebilir falan.

- anlaşılan dükkanlardaki hizmet beğenilmezse? güzel bi nokta bu. atıyorum otelde düğün yapılacak ve otel hizmeti beğenilmedi. sonuçta bi kere olan bi şey düğün herkes muhteşem olmasını isteyecektir. o yüzden şirket olarak anlaşacağımız kurum ya da kişi her neyse tam memnuniyet şartıyla anlaşılacak. yani müşteri ben memnun kalmadım diyemeyecek. derse eğer bunun garantörü olarak şirket komisyonu iade edebilecek. bu tarz bi şey olabilir. ha misal atıyorum x mobilyacısına gitti 100 lira fiyat biçti y mobilyacısı 80 lira fiyat biçti. olabilir sonuçta serbest piyasa bu bu durumda çok klişe ama teknosa mıydı hani nerde bu fiyatın altına bulursanız biz o fiyata size veriyoruz diye bi uygulaması vardı direkt anlaşmalı olduğumuz yerden 100 liralık mobilyayı 80 liraya alacak(burada rayici iyi etüt edip bu riski minimize edip bu şartlarda bi yerle anlaşmak şart tabi)

- %10 kısmı haklı bi serzeniş. 100k'lık düğün tabi ki 10k çok bi komisyon onun için masraf arttıkça komisyon oranı düşen bi sistem uygulanabilir. yani atıyorum masrafı 0-10k arası %10 ise 10-20k arası %11 olur 20-50k arası %13 olu 50-100k arası %5 olur falan bu tarz ters orantılı bi komisyon sistemi kurulabilir.

-ilk gelene 1 kod biraz az olabilir haklı bi durum bu da sürümden kazanmak amaçlı 3 kod olabilir ilk gelen için.


eleştiriler çok güzel çok hoşuma gitti cidden. teşekkürler ulu romalılar.
0
🌸pomaks
(15.10.16)
@kassiopeia

şöyle ki belki bu konularda 3-4 paket sunulabilir. hani gold paket elagance paket platinium paket falan diye oluyor ya öyle olabilir ya da siz benim şu kadar bütçem var atıyorum 50k bütçem var diye gelip biz 50k'lık bi düğün dernek planı oluşturabiliriz.

kodu hayır alışverişte kullanmıyorsunuz. o kodla arkadaşınız ya da yakınınızın fark etmek sizinle iletişimi olan ya da olmayan kim varsa ona devredebilirsiniz. o kendi düğününde kullanabilir. hatta satabilirsiniz bile. misal arkadaşınız 100k'lık bi düğün yapacaksa siz kendi düğün komisyonunuzu o kodu ona satarak bile çıkarabilirsiniz. yani tabi bu pek tercih etmeyeceğim bi şey ama olabilir :)

tabi kınada yakılan kınaya kadar her şey bizim anlaşmalı olduğumuz ya da bizim tedarik ettiğimiz yerlerden alınmalı.
0
🌸pomaks
(15.10.16)
(8)

eğitim bir oyalamaca mı ?

sorunvar
Son zamanlarda çok iyi okulları bitirip sürünen,iyi para kazanamayan bir sürü adam gördüm.Açıkçası türkiyede eğitim hayatı biraz oyalamaca üzerine kurulu ..Çünkü okuldan mezun olunca iş bulmak tamamen refarans odaklı (yüzde 70 80 )Bu nedenle eğitim hayatı sanki bir kandırmaca,hayal satma gibi bir ş
Son zamanlarda çok iyi okulları bitirip sürünen,iyi para kazanamayan bir sürü adam gördüm.Açıkçası türkiyede eğitim hayatı biraz oyalamaca üzerine kurulu ..Çünkü okuldan mezun olunca iş bulmak tamamen refarans odaklı (yüzde 70 80 )

Bu nedenle eğitim hayatı sanki bir kandırmaca,hayal satma gibi bir şey haline geldi .Haksız mıyım ?
0
sorunvar
(15.10.16)
aynen öyle. özel okullar falan artık spor aktivitelerini afişe etmeye, reklamlarda kullanmaya başladılar. dersaneler zaten yıllarca onun reklamını yaptı. şimdi o dersaneye ya da o özel okula giden herkes mi en birinci olacak? e hayır tabii ki. iteleyebildiğine iteliyorlar işte.

geçen ofiste biri istanbul international school'a yollayacağım bizim çocuğu dedi, hiç ismini duymadığım bir yerdi. ama sitesine falan baktım, baya da iyiye benziyor. reklam yapmayan okulu tercih etmek lazım, gerçekçi öğretim verir diye düşünüyorum.
0
ebonni eth atc
(15.10.16)
Bence değil. Aziz Sancar İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi mezunu. Bu adamın tıbba karşı bilimsel bir bakış açısı kazanmasında Türkiye'nin de payı var. Türkiye genelinde bu işi yapan az okul olduğu gibi, dünyada da sayılı üniversiteler gerçek atılımlar yapabiliyorlar. Olay tamamen kişide bitiyor.
0
dissendium
(15.10.16)
@diss senin dediğin bölüm tıp .Genel bir değerlendirme yaptım..Pskoloji ,Hukuk ,Mühendislik bitirip işsiz güçsüz gezen çok ..
0
🌸sorunvar
(15.10.16)
tüm önerme yanlış aslında.

iş bulmak tamamen referans odaklı değil, benim gördüğüm her iyi yetişmiş, öğrenciliği öğrencilik gibi geçirmiş zeki, çalışkan her adam okul bitmeden iş buldu ya da sadece kendi istemediği için çalışmadı. istisnası bile yoktur o derece.

tam tersi kalifiye insan yok. millet tırt bir şekilde hukuk bitiriyor mesela, sırf sınav geçmiş adam zaten, dolayısı ile iş bulamıyor. ya da dandik hakettiği işleri bulabiliyor ancak.

adam ted, tedx izleye izleye öyle olacağını sanıyor, oysaki o sırada gerçekliği kaybediyor.

eğitim aldatmaca haline gelmedi, ulaşılabilir hale geldi, insanlarda eğitimi eğitim olmaktan çıkarıp bir kağıt parçası haline çevirdiler.

örn, boğaziçi belkide 70, 80 lerde bir senede toplam 400 mezun verirken bu adamların hepsi istekli akıllı ve çalışkandı, şimdi yine o 400 kişi aynı ama geri kalanı sırf isimden iş bulabileceğini sanıyor.

bunun yanında üniversite iş buldurtmaz, akademisyen yetiştirir, iş bulma vasfı yüklemeye çalışıyorlar garip şekilde...
0
kurnaz
(15.10.16)
@sorunvar, tıbbın özelliği ne? Tıp bitiren her insan sanki default olarak bilim insanı mı oluyor? Mühendislik için konuşacak olursam öğrenciler bölümlerine karşı çok ilgisiz. Hiçbiri merak duymuyor gelecekteki mesleğine. Bu adama kim, niye iş versin? O zaman tüm ülkedeki tüm okulları kapatıp gidelim. Bu böyle bir şey değil. Dediğin şeyi özel üniversiteler yapıyor. Devlet üniversitelerinde kimsenin hayal sattığı yok. Yılın ilk dersinde tüm sınıfa açıkça şunları şunları öğrenmezseniz bu dersten geçemezsiniz diyen hocaları hepimiz tanıyoruz.

Edit: Üniversite akademisyen falan da yetiştirmez. Yine bölüm başka meslek başka gibi saçma tartışmalara girmeyelim.
0
dissendium
(15.10.16)
Kimse bi seyde uzmanlasmaya calismiyor. Kostur kostur sertifika diploma alma pesinde.
0
wishmaythşngs
(15.10.16)
politik sebeplerle eğitim işinin içinin boşaltıldığı doğru. ülkede 10 tane işinin ehli hoca varken sen bunların 7'sini muhalefet korkusuyla paket yapar ve oy kaygısıyla açtığın 30 yeni üniversiteye işbilmez hırtoları sırf seninle aynı kafadalar diye koyarsan, genel kalite elbette ki düşer. yalnız bu demek değil ki okulu veya sistemi suçlayıp sıyrılabiliriz.

bunu da çok sık söylüyom galiba ama ben yabancı dil öğrencisiyim. bizde titr veya sıfat yoktur. mezun olunca tercüman da olursun, "ingilizce bilen adam" da olursun. büyük ölçüde sana kalmış yapabileceğinin sınırı. atıyorum mühendislik okuyan adamın bildiği iş mühendisliktir, çıktığında ona mühendis dersin di mi? e latin dili edebiyatı okuyan adama ne diycen, ne iş vericen ki? benim şu anki rusça hocam para basıyor. öte yandan rusça mezunu olup bim'de kasiyerlik yapan adam da tanıyorum. demek istediğim şu: önemli olan biraz da senin kendini istediğin alana doğru yontabilmen. antep'te işletme okuyup, haftanın 4 günü arkadaş imzasıyla ders geçip sığır siki gibi üniversite hayatı yaşarsan evet muhtemelen iş bulamazsın. okulun imkânları çok iyi, hocaları mükemmel olsa da yapamazsın. çünkü işverenin istediği bir adam değilsin, çünkü eğitimini aldığın şeyin belki yarısından fazlasını bilmiyorsun. teorik bilgisi olmayan adama bi de kalkıp iş mi verecekler?

bi de türkiye'de üniversite iş bulmak içindir anlayışı var ne yazık ki. bazı okullar ve bazı bölümler iş bulmak içinken çoğu öyle değildir. yine dil örneği üzerinden gideyim. abi leh dili ve edebiyatı okuyan adamın ne gibi bi iş beklentisi olabilir ya da olmalı sence? mezun olunca varşova valisi mi olacak yani nedir leh dili amk? üniversitede leh dili edebiyatı okumak seni varşova valisi yapmaz ama varşova valisiyle tanışmanı, o adamdan ders almanı, o çevreden insanlarla muhatap olmanı sağlar. üniversite çoğu bölümde temeldir. üzerine ne koyacağın sana bağlıdır. evet çok iyi okullardan mezun olup boş gezen adamlar var ama öte yandan benim eniştem niğde'de mi ne okudu, şu an para basıyor. %100 eminim ki bir kuruş haram yememiştir ayrıca, çok delikanlı ve düzgün bir adamdır. yanlarında da kaldım lisedeyken, kendim gördüm adamın saçlarının nasıl döküldüğünü.

o açıdan yani eğitim oyalamaca da diyebilirsin, değil de diyebilirsin. eninde sonunda iş sana düşüyor. haftada 2 gün okula giderek mezun olmuş, çalışarak tek bir kuruş kazanmamış, eğitimini aldığı konu hakkında bilgisi olmayan mal adama kimse diploması var diye iş vermez. öte yandan aynı özelliklere sahip iki kişi diploması olduğu için bir adım öne geçebilir. bunları sen kendine göre değerlendireceksin.
0
der meister
(15.10.16)
Genclerin aktif olabilecegi en guzel zamanlarinda siniflara dolduruluyor olmasi enerjinin kanalize edilmesi ve sondurulmesi ile.alakali bence
Bir de egitimin insanlara ne yaptigini gormek.icin harrison bergeron u okuyalim.
0
thewizardofearthsea
(15.10.16)
(10)

hoşunuza gidiyor diye dil öğrenmek mantıklı mı sizce?

pikap
ispanyolcaya ilgim vardı. ücretsiz bi kurs var. ispanyolca dolduğu için italyancaya yazıldım. o da hoşuma gidiyor. daha kursa başlamadım yarın başlayacağım. ama şimdi durup düşündüğümde diyorum öğrensem bile nerede kullanıcam, mesleğimle ilgisi yok. hadi yurt dışına gitme amacım olsa ona da imkanım
ispanyolcaya ilgim vardı. ücretsiz bi kurs var. ispanyolca dolduğu için italyancaya yazıldım. o da hoşuma gidiyor. daha kursa başlamadım yarın başlayacağım. ama şimdi durup düşündüğümde diyorum öğrensem bile nerede kullanıcam, mesleğimle ilgisi yok. hadi yurt dışına gitme amacım olsa ona da imkanım yok. amaçsızca dil öğrenmek saçma mı sizce?
0
pikap
(15.10.16)
Bence saçma. Özellikle italyanca için.

İspanyolca, dünyada çinceden sonra en çok konuşulan dil. Üçüncü sırada ingilizce geliyor. Keyfi olarak ispanyolca öğrensen bile bir yerde işine yarar.

İtalyancayla vakit kaybedersin ancak.
0
harzem
(15.10.16)
Amacsizca degil ki, sevdiginiz ve istediginiz bir sey icin vakit ayirip emek veriyorsunuz. Eger vaktin ve imkanin varsa kesinlikle degil, her dil size yepyeni ufuklar acacaktir. Elbette turkiye sartlarinda tercihen once ingilizceni cok iyi gelistirmen daha iyi ama eger hosuna gidiyorsa neden olmasin. Bu mantikla muzik aleti calmak ya da resim kursuna gitmek de gereksiz sayilabilir. Illa her hobi belli basli aktivitelerden olmak zorunda diye bir kaide yok.
0
kassiopeia
(15.10.16)
öğren gitsin. Zararını görmezsin.
0
westblack
(15.10.16)
Açılan 4-5 kurluk bedava dil kurslarını kaçırmadım hiç; kurslar bitince ortada kaldım. westblack'in dediği gibi zararını görmedim ve her dil azıcık, iki gram bilsen bile güzel ve zevkli bir kültürle geliyor. Bunu hobi olarak yapıyorsan, çok da zevkli bir şey ve her haftayı iple çektiğin ve bitmesini istemediğin bir şey haline geliyor. Ha, o 4-5 kurluk dillleri kullanıyor muyum; hiç. Konuşabiliyor muyum, hayır, 4 kur kime yetmiş ama basit şeyleri anlayabiliyorum, kelime yakaladığımda seviniyorum. Keşke daha da gidebilseydim.
0
aychovsky
(15.10.16)
Dil öğrenmek zekayı geliştirir. Kullanırsanız daha iyi tabi de zevk alıyorsanız da keyfinize bakın. Ben hep şöyle düşünüyorum. Eğer bu kursa katılmadığım vakitlerde atomu parçalamayacaksam o kursa gidebilirim. Önemli bir kaybınız olmayacaksa gidebilirsiniz.
0
dissendium
(15.10.16)
saçmalığını geçtim zaten mümkün değil amaçsızca dil öğrenmek. kullanmayarak, konuşmayarak dili geliştiremezsin. zaman içerisinde bildiğini de unutursun. a2 sertifikamla hava basıp birkaç afili cümle kurayım, vakit geçireyim diyorsan mesele yok ama "ben italyanca konuşabiliyorum" demek istiyorsan eğer, bunu amaçsız ve ciddi efor sarf etmeksizin zaten yapamazsın. o açıdan bence saçma. ben yabancı dil mezunuyum. ingilizceyi çok severim ve çok sık kullanılan bir dil olduğu için geliştirme, kullanma konusunda sıkıntı yaşamadım. ispanyolca denedim, italyanca denedim... olmadı. evet oturup kafama vura vura gramer öğretseler elbette ki öğrenirdim ama uzun vadede kullanmak, muhatap olmak için ciddi istek duymadığım dillerdi. benim hakkıyla öğrenip konuşabileceğim diller ingilizce ve rusça. belki almanca olur. bunun dışındakiler için, en azından şu an, "ben bunu konuşurum" dememe sebep olabilecek tek bir neden dahi yok. sürekli kullanamayacağım, geliştiremeyeceğim bir dili neden öğreneyim ki?

bir ara vardı bu iskandinav dillerini öğrenme furyası, ben bile 12-13 yaşımdayken köpek gibi norveççe çalışıyordum çok lazımmış gibi. güzel de öğrenmiştim. e ne oldu? herkesin ingilizce bildiği 5 milyonluk ülkenin dilini ana dilim gibi öğrensem ne olacak sanki.

o yüzden bence vaktini, mesaini sana faydalı olabilecek bir şeye ayır. "ben sadece eğlenmek istiyorum, italyanca öğrenirken de eğleniyorum" diyorsan öğren ama, neden zararı olsun o zaman. benim için dil öğrenmek "asıl iş" gibi bi şey, o yüzden ben konuya "öğrenmek zorunda değilsem öğrenmem" gözüyle bakıyorum. binlerce kelime, deyim, kültürel farklılık öğrenip de onları sürekli kullanacak olmak falan öeh. eğlence için gidip bungee jumping yaparım ben niye dil öğreneyim. işte benim "öeh" demediğim, severek çalıştığım tek dil ingilizce ve rusça. gerisine kafam girsin, para verseler de öğrenmem.
0
der meister
(15.10.16)
ben dilleri severim. yunancayı da bi seviyeye kadar bu şekilde öğrendim. bence zevkli bişey. onun yerine daha çok hoşuna gidecek, elle tutulur bişey yapmıycaksan öğren tabii. hatta yer varsa ben de öğreniyim italyanca :)
0
tepedeki psychedelic adam
(15.10.16)
Ben İspanyolcayı sadece zevk için öğreniyorum. Bence mantıklı. Kurs nerede acaba merak ettim
0
hadi ya la
(15.10.16)
Herkese teşekkürler. Bi başlayayim bakalim. Kurs ismek kursu. istanbulda.
0
🌸pikap
(15.10.16)
su zamana kadar ogrendigim butun dilleri keyfine ogrendim; ingilizceyle basladi, italyanca, ispanyolca ve eski latince. cinceye de baslamistim ama zaman bulamadim sonra.

bence mantikli ve ogren. bir dil bir insan iki dil iki insan demisler.
0
superfluid
(15.10.16)
(15)

işine gelmeyen cevabı tiklememek..

jonestown
kasettiğim kesinlikle hakaret veya dalga geçme amaçlı olanlar değil, onları ben de tiklemiyorum fakat son zamanlar çok dikkatimi çekiyor bu, sormadan edemeyeceğim.yahu gelmişsin buraya bir fikrini açmışsın onunla alakalı soru sormuşsun. burası sadece fikir onaylatma yeri değil, bi nevi tartışma, doğ
kasettiğim kesinlikle hakaret veya dalga geçme amaçlı olanlar değil, onları ben de tiklemiyorum fakat son zamanlar çok dikkatimi çekiyor bu, sormadan edemeyeceğim.

yahu gelmişsin buraya bir fikrini açmışsın onunla alakalı soru sormuşsun. burası sadece fikir onaylatma yeri değil, bi nevi tartışma, doğru olanı bulma veya soruya cevap alma platformu. soruyu soruyorlar kendi fikrini belirterek, o fikir dışında verilen cevaplara tik atmayıp sadece kendiyle aynı düşüncede olan insanların cevaplarına tik atıyor bazı üyeler. sizce de yanlış değil mi bu davranış? bana çok ergence geliyor nedense bu olay.

sabit fikirli bir insanın bu platformda katkısı nasıl olabilir ki merak ediyorum gerçekten..
0
jonestown
(15.10.16)
"Ya alkışla ya kaybol" kafası işte. Kimse eleştirilmek istemiyor, herkes tanrı olmak istiyor.
0
harvey
(15.10.16)
Teknik soru dışındaki "yorum"a dayalı cevapların hepsine tik atılmak zorunda değil. Çünkü teknik soruda "doğru" cevap kişiye göre değişmez. Fakat "yorum" gibi cevapların doğruluğu tartışılır.

Tik verirken yorumdaki üslubu da değerlendiren var. Üslup önemli.
0
mandalina kokusu
(15.10.16)
Sana katılıyorum. Hiç cevap tiklemeyen insanlara kılım, dediğin profile ise acıyorum.
0
bir ileti paylastim
(15.10.16)
farklı şeyler duymak istemiyorsan neden açıyorsun o duyuruyu caniminici değil mi.....

tokatlanasi kişiler.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(15.10.16)
Mandalina kokusu katilmiyorum;
Birincisi teknik soruya dogru cevap verdiginde bile tik atmayan var, tamamen isine gelmediginden ozellikle 100000. Kez ayni soru sorulup dogrudan ilgili siteyi fln gonderince oluyor, adam tembelligini bile sorgulamiyor.
Ikincisi yoruma dayali soruda siz bu konuda ne dusunuyorsunuz demis, sen vakit ayirip ne dusundugunu yazmissin. O zaman benim gibi dusunenler cevap versin yazsin. Uslup cok kotu olmadikca, insanlar vakit ayirip sana yardimci olmaya calisiyorsa tik atmamak sacma.
Ha tik olayini da takmamak lazim ama ergenlik mi (baska sebeplerin yaninda) evet ergenlik.
0
kassiopeia
(15.10.16)
Yoruma dayaliysa dalga haric tiklerim ama belirli bir konuya alakasiz cevap verene uyuz oldugum icin tiklemiyorum.
Gerilim film onerisi istiyorum dizi oneriyor, komedi oneriyor. Neden tik vereyim dogru cevap degil.
0
kuzey li
(15.10.16)
davranış yanlış da bazı insanlar duyuruyu fazla ciddiye alıyor. "sabit fikirli bir insanın bu platformda katkısı nasıl olabilir ki merak ediyorum gerçekten.." demişsin mesela. birleşmiş milletler genel kurulu mu yav burası. ben zahmet edip cevap vermişsem ve tik almamışsam kızıyorum ama fak yu deyip geçiyorum yani bana ne amk egosunun tatmin etsin davar.
0
der meister
(15.10.16)
Der meister +1

dogrudur degildir ama fazla ciddiye almaya gerek yok. Işine gelene tik atar, isterse hicbir cevaba tik atmaz, ister cevap olarak degerlendirdigine atar.Ha rahatsiz edici olabilir ama sinirlenmeye falan gerek yok. Geçin gidin, sabit fikirle katkısı olmaz dediginiz platform duyuru alt tarafı.
0
aquarium
(15.10.16)
Her kullanıcının bunu yapmaya hakkı var. Bazıları konuyu bulandırmak için saçma sapan cevaplar veriyor bazen. O adama tik atmayacaksın ki s.klenmediğini anlayıp bir daha bulaşmasın. Tik olayına çok anlam yüklememek gerek. Cevap olmadığı sürece tik atmam. Görüşünü önemsemediğim biriyse de tik atmam. No offense!
0
dissendium
(15.10.16)
malca buluyorum ciddi cevap vermişim ve işine gelmediği için tiklememişse siliyorum yada çok dikkatimi çekiyorsa kullanıcı adı artık cevap vermiyorum
0
basond
(15.10.16)
@der meister

insanların burada ego tatmini için bulunmasından, kendi fikri dışındakileri iplememesinden rahatsızlığımı belirttim, hoş bir hareket olmadığını söyledim (kendimce). çok ciddiye alıp kahrolmuyorum falan tik göremeyince. katkıları yok atılsınlar siteden de demedim, herkes istediği gibi takılsın. bu hoş değil bence, ya sizce dedim..
0
🌸jonestown
(15.10.16)
ben de aksini iddia etmiyorum ki sevgili jonestown, evet sen öyle demişsin ve hatta haklısın da, bunu zaten söyledim. kahrolmadığının farkındayım. söylemek istediğim, "evet bu insanlar var ama onlar da duyurunun parçası, boşver sktir et"ti daha ziyade. ben kendi adıma böyle yapan insanların duyurularına yazmıyorum. sen de normalde benim cevabıma tik vermezdin düşünmedim sanma, bu duyurunun doğası gereği beni tiklememen garip olurdu, sırf o yüzden tikliyorsun zaten. nomıssız vicdonsız. aynısını tavsiye ederim. böyle birini gördüğün zaman aklının bir köşesine kaydet, bir daha sorularına cevap verme. bu tipler zamanla azalıyor zaten genelde, heyecanları geçince bırakıyorlar soru sormayı.
0
der meister
(15.10.16)
@der meister

tik atarken nicklere bakmak gibi bir huyum yok, ufak bir anlaşmazlık yaşadık diye cevaplarına tik atmayacak kadar kinci bir insan değilim. bu da bi nevi ergenlik bana göre çünkü :)
0
🌸jonestown
(15.10.16)
yoruma dayalı olsa da işine gelse de gelmese tikleyeceksin. hem yorum soracak hem işine gelmeyeni tiklemeyecek. duymak istediklerini yazdırmak için sormuş demektir böyle yapan kimse... ben siliyorum yazdığım yazıyı..
0
gotic
(15.10.16)
katılıyorum. gereksiz kibirli bir mükemmelliyetçilik. direkt iticilik belirtisi. aynen dediğin gibi sırf laf sokmak, goygoy yapmak, dalga geçmek gibi troll açamlı cevaplar dışında bana verilen tüm yorumları "en azından vakit ayırmış cevaplamış" diyerekten, cevap işime yaramasa bile onaylıyorum. 3 günlük dünyada böyle yükler taşıyamam :)
0
matrix
(15.10.16)
(2)

İş için ingilizce öğrenmek

amusan
Herkese merhaba,Bilişim sektöründe çalışıyorum. Özellikle iş için ingilizce öğrenmeye çalışıyorum ama nasıl bir yol izlemem gerek bunu bilmiyorum. Okumam orta diyebilirim ama konuşma ve yazma kötü. Toefl, ielts gibi sınavların mı hazırlık kurslarına gitsem daha mı sistemli gitmiş olurum yoksa bir ku
Herkese merhaba,
Bilişim sektöründe çalışıyorum. Özellikle iş için ingilizce öğrenmeye çalışıyorum ama nasıl bir yol izlemem gerek bunu bilmiyorum. Okumam orta diyebilirim ama konuşma ve yazma kötü.
Toefl, ielts gibi sınavların mı hazırlık kurslarına gitsem daha mı sistemli gitmiş olurum yoksa bir kurstan B1 den -seviyen öyle dediler- başlayıp ilerlemek mi daha mantıklı?
0
amusan
(15.10.16)
Merhaba, bu sınavların size doğrudan yararı olmayacaksa (promosyon, maaş artışı, yeni bir iş imkanı vs.) hiç onlarla derim ben. Daha mantıklı olanı genel ingilizce eğitimi almak şu aşamada. Ancak, onun için de hiçbir kurumla uzun süreli anlaymayın. İyi araştırdığınız ve mümkünse daha önce oradan eğitim alanlarla konuşabilme imkanınız olan bir kurs ile anlaşın ve başta sadece bir kur için anlaşın. Sonrasında verimli olduğunu düşünürseniz devam edersiniz.
0
azdan cok anarsik
(15.10.16)
Normal kursa gitmek daha mantıklı.
0
dissendium
(15.10.16)
(10)

Elim kitaba niye gitmiyor

yaren
Selam Telefonu elime aldım mıydı uğraşmalarım bir türlü bitmiyor. İşim olduğundan değil, sosyal medya da çok kullanmam. Mesajlaşma da pek yok. Oyun facebook duyuru. Bu üçü arasında mekik dokuyorum. Yanımda kitabım var, okumaya bi başlasam kaptırıcam biliyorum ama elim asla gitmiyor. Hatta telefonda
Selam

Telefonu elime aldım mıydı uğraşmalarım bir türlü bitmiyor. İşim olduğundan değil, sosyal medya da çok kullanmam. Mesajlaşma da pek yok. Oyun facebook duyuru. Bu üçü arasında mekik dokuyorum. Yanımda kitabım var, okumaya bi başlasam kaptırıcam biliyorum ama elim asla gitmiyor. Hatta telefonda da ayrıca okuduğum bir e-kitap var ama asla açmıyorum okumuyorum..

Neden? Çok sıkılıyorum yahu. Kafamdan derdim var. Beynimi bi poşet içinde olduğum yere bırakıp kaçmak istiyorum. Kitap niye okuyamıyorum ben yaaaa!.
0
yaren
(15.10.16)
valla onu bilmem de, bu şartlarda kitabı eline alsan da 5 dakka sonra uyuyakalacaksın gibi geliyor :)
0
killerbee
(15.10.16)
Tecrübelerime göre bir kitabın bir insanı çekebilmesi için kitapta elle tutulacak bir ilerleme kaydedilmeli. Biri diyelim her gün on sayfa okuyor, on sayfada kitabın içine ne kadar girebilirsin ki? Şöyle bir 20-30 sayfa oku ki gerçeklikten kop. Sonra ara verdiğinde kafanda acaba şimdi ne olacak sorusu olsun. Bir de kötü yazılmış bir kitapsa iyice kopuyorsun. Okumak zorunda değilsin. İlgini çekmiyorsa okuma.
0
dissendium
(15.10.16)
internet tahammül sınırımı inanılmaz şekilde düşürdü. o yüzden içten içe korkup başlayamıyorsundur. düşünmeden direkt başla; al eline ve zorla kendini.
0
fragile lady
(15.10.16)
@killerbee, yok uyuyamam, dikkatimi toplayınca hayatta uykum gelmez :))

@dissendium, aslında merakımı uyanık tutuyor ama çok amatörce yazılmış kitap, tekrara düşmüş, bazı itici unsurları var vs... sıkılmışım hakkaten...

@fragile lady, haklısın, düşünmeden bodoslama dalmam lazım. Doğru.
0
🌸yaren
(15.10.16)
hayatımın aşağı yukarı on yılını kitaplara ayırmışımdır sanırım.

bu dediğin olayı feci şekilde yaşıyorum bazı zamanlar. işte tam o sıralarda, eskiden okuduğum ve beğendiğim bir kitaba başlıyorum - bi' çırpıda bitiyor ve sonra devamı geliyor. en son tıkanıklığı "kürk mantolu madonna" ile açmıştım, kitabı sevdiğimi hatırlıyorum ama kitabı tam olarak hatırlamıyorum onu fark ettim. varsa geçmişte sevdiğin bi' şeyler onlara göz at - gerisi geliyor.
0
bilinmez bir yazar
(15.10.16)
@bilinmez bir yazar

Yarım bıraktığım o kadar çok kitap var ki, kendimden utanıyorum. Cidden. Kafam kızıyor ama yapamıyorum da. Okuyamıyorum, almıyor. Ne bileyim yav amaaan.
0
🌸yaren
(15.10.16)
@j r r

Doğru. Daha çekici geliyor internet, kitap sanki biraz daha fazla efor sarfediyormuşum gibi hissettiriyor. Değişik.
0
🌸yaren
(15.10.16)
aliskanlik yuzunden. hizli ve yuksek dozda uyaricilara alismissin. kitap cok renksiz geliyor. ayrica telefon hicbir sekilde dusunmene firsat vermiyor. kitap okurken kafa yorman gerek.

vucudunu bir cesit detoksa sokman lazim. butun elektroniklerden uzaklasip bir tatil yapsan bu arada da kitaplara donup tekrar okuma aliskanligi kazansan iyi olur. farkindalik meselesi kendine hakim olup gereksiz aliskanliklarini durdurmak zorundasin. gecmis olsun.
0
idexo
(15.10.16)
sen bitmişsin.
0
confessions of an adman
(15.10.16)
güzel bir kitap değildir? ne zaman kotu bir kitaba başlasam elim kitaba gitmiyor.. ps. kitabı telefondan okuyorum.
0
eja
(15.10.16)
(10)

Dil Okulu - Kanada

dog day afternoon
Gençler dil okuluna gitmeyi düşünüyorum yazın. 1 aylık stajım var kalan 2 ayda da gideyim diyorum. var mıdır öneriniz sizin? Kanada şart değil ama önceliğim Kanada.`ILAC` 8 hafta dil okulu, aile yanı 2 öğün yemekli konaklama, Toronto'da, 9970 tl. Nasıl mesela bu?
Gençler dil okuluna gitmeyi düşünüyorum yazın. 1 aylık stajım var kalan 2 ayda da gideyim diyorum. var mıdır öneriniz sizin? Kanada şart değil ama önceliğim Kanada.

ILAC 8 hafta dil okulu, aile yanı 2 öğün yemekli konaklama, Toronto'da, 9970 tl. Nasıl mesela bu?
0
dog day afternoon
(15.10.16)
Çok para. Maltayıda seçeneklere alırsan daha uyguna gelir.
0
eski sozluk
(15.10.16)
çok para, yozgat'ı da seçenekler arasına alırsan daha uyguna gelir. ya malta ne allah aşkına, adanın hepsi türk nerdeyse malta'ya gidilir mi? ücret normal çok para falan değil. biraz daha düşük olabilirdi ama 2 öğün yemekli olduğundan yüksek sanırım.
0
jangbogo
(15.10.16)
Babamın bir arkadaşının oğlu Avustralya'ya gitti. Orayı da araştırabilirsiniz. Dolu dolu değerlendirecekseniz fena değil.
0
dissendium
(15.10.16)
Uçak bileti bu fiyata dahil mi?
0
sevgikusunkanadinda
(15.10.16)
ya şu sıralar kurlar da yüksek haliyle tl cinsinden fiyatlar da yüksek oluyor. 1 Kanada doları= 2,32 TL baz alarak böyle hesapladık. Uçak biletleri de hariç malesef
0
🌸dog day afternoon
(15.10.16)
Dahilse epey uygunmuş diyecektim ama şimdi ancak "normal" kabul edilebilir. İngiltere'ye baktınız mı peki? Belki muadili olarak daha uygun şeyler vardır, en azından uçak bileti daha uyguna gelir.
0
sevgikusunkanadinda
(15.10.16)
İngiltere de aşağı yukarı aynı fiyata denk geliyor
0
🌸dog day afternoon
(15.10.16)
yaz dönemi için düşünüyorum zaten. Kanada olmasını istememin sebebi ise hem New York'a yakınlığı hem de İngiltere'den çok orayı görmek istemem. Gitmişken gezmek de istiyorum yani.
0
🌸dog day afternoon
(15.10.16)
Turizm amaçlı da olacaksa Kanada makul elbette. Toronto'daki diğer masraflarınızı şöyle bir gözden geçirip, gerekli önlemleri alıp gidebilirsiniz. Ben de ilerleyen zamanlarda maddi durumum elverirse böyle bir şey düşünüyorum esasında, sizden gidip döndükten sonra bir miktar yorum alsam şahane olur doğrusu :)
0
sevgikusunkanadinda
(16.10.16)
eğer gidebilirsem dönüşte fikir vermeye çalışırım elbette :) teşekkür ederim hepinize
0
🌸dog day afternoon
(16.10.16)
(4)

türkçe cümlede anlam sorusu/

zibidigonzalez16
http://i.hizliresim.com/J3J5kJ.jpg cevap anahtarı d diyor bende bı yandan tabıkı e sacmalama aq cok net cevap anahtarı yanlıs dıyorum bı yandan da d kafamı kurcalıyor sız ne dıyosunuz acıklayarak bı zahmet.
i.hizliresim.com cevap anahtarı d diyor bende bı yandan tabıkı e sacmalama aq cok net cevap anahtarı yanlıs dıyorum bı yandan da d kafamı kurcalıyor sız ne dıyosunuz acıklayarak bı zahmet.
0
zibidigonzalez16
(14.10.16)
Ben de E diyorum.
0
dissendium
(14.10.16)
E.

sıradan biri olmak,sürünün bir parçası olmakla aynıdır. sürünün bir parçası olursanız sıradansınızdır, farkınız yoktur. "göze çarpmazsınız" çünkü "hiçbir özelliğiniz yoktur." olsaydı sıradan olmaz, göze çarpar, sürünün bir parçası olmazdınız. farklı olurdunuz. sıradan olmak, sürünün bir parçası olmak, göze çarpmamak, özelliği olmamak ile hatalarının kurbanı olmak demek değildir. hatalarının kurbanı ile sıradan olmak farklı şeyler.
0
cemallamec
(15.10.16)
E.

Yanlışların kurbanı olmak ile diğerleri arasında uçurum var. Bırak yanlışları, olaya direkt "kurban" anlamıyla bile baksan sonuç aynı. Cevap E.
0
yaren
(15.10.16)
Cevap anahtarına yanlış yazılmış, tartışmasız şekilde E cevabı.
0
devilred
(15.10.16)
(7)

Ne yapmaya çalışıyor?

ceann deas
Üniversitede sınıftan bir çocuk var. Birimiz sınıfa girdiğinde gözlerimiz direk birbirine kilitleniyor, içinde benim de olduğum gruba bir şeyler anlatırken surekli bana bakıyor falan... Ve bunu farkeden tek kişi ben degilim. Düne kadar hiç oyle muhabbet falan edememiştik dün konuştuk hobilerden film
Üniversitede sınıftan bir çocuk var. Birimiz sınıfa girdiğinde gözlerimiz direk birbirine kilitleniyor, içinde benim de olduğum gruba bir şeyler anlatırken surekli bana bakıyor falan... Ve bunu farkeden tek kişi ben degilim. Düne kadar hiç oyle muhabbet falan edememiştik dün konuştuk hobilerden filmlerden, hatta cocuk şunu bu akşam izle yarın kesin konuşalım falan dedi... Bugün yüzüme bile bakmadı ya lan? Bi yakın bir soğuk taktik mi yapıyor amacı ne olabilir?
0
ceann deas
(14.10.16)
Belki morali çok bozuktur, çok üzgündür, çok dalgın falandır. Bi süre seyirci olarak idare etmekte fayda gördüm.
0
yaren
(14.10.16)
Kaç bence. Ağır dengesiz seziyorum.
0
dissendium
(14.10.16)
Hemen karar verilecek bi durum degil. Biraz daha aksın zaman. Erken şu an tahlil için. Devam ederse yüzüne bakmamaya o zaman karar verirsin.
0
karacigerim vur kadehlere
(14.10.16)
öff var böyle dengesizler. sen de bakma bence bundan sonra.
0
sanguine mcqaer
(14.10.16)
2005 yılı geldi aklıma :(
Diss sangu meyal +1+1+1
0
kargn
(15.10.16)
Çocuk yengeç çıktı...
0
🌸ceann deas
(15.10.16)
kadın milleti de bir alem. her gün bakışsa bu kez de adama sapık muamelesi yaparsınız, bakmayınca da dengesiz oluyor :)
0
tosunpasa
(16.10.16)
(3)

Bu videoyu goren yabanci ne dusunur?

insanlik icin buyuk bir adim
http://m.liveleak.com/view?i=8b0_1425613750
0
insanlik icin buyuk bir adim
(14.10.16)
Yabancı diye bakmıyorum olaya. Cahilse "gaylik" diye düşünür. Güreş sadece Türklere özgü değil. Antik Yunanda da güreş vardı.
0
dissendium
(14.10.16)
altında bir sürü yorum var, bir çoğu gaylik olarak yorumlamış. bir de güreşin eski tarihli bir spor olduğunu bunun gaylikle çok alakası olmadığını savunanlar var.
0
senolll
(14.10.16)
yabancı olsam şaşırırdım ve çok net gay olarak yorumlardım. nedeni güreşmeleri değil, kıspet altına el sokulması, göte parmak atılması, çük avuçlanması, bunların yağlı vücutlarla yapılması vs. bunu izlerken aklına gaylik gelmeyen insan olamaz. aklıma gelmiyor diyen yalan söylüyordur.
0
sir gawain
(14.10.16)
(9)

erkegin el sallamasi cok gay dimi?

mayeskuel
lanet olsunki otuzundan sonra boyle bir huyum oldu. yururken uzaktan birini selamlarken istemsizce el salliyorum. farkesince cok gec gec oluyor ve kendime cok kiziyorum. alciya aldircam kolumu en sonunda.
lanet olsunki otuzundan sonra boyle bir huyum oldu. yururken uzaktan birini selamlarken istemsizce el salliyorum. farkesince cok gec gec oluyor ve kendime cok kiziyorum. alciya aldircam kolumu en sonunda.
0
mayeskuel
(14.10.16)
Ben sallamıyorum da havada birkaç saniye tutuyorum, sonra elim havadayken kafamı eğiyorum, daha sonra elimi indirip yürümeye başlıyorum. Çok hızlı sallamıyorsan sorun yok.
0
dissendium
(14.10.16)
Ne alaka ya el sallamak niye geylik olsun ki?
0
yaren
(14.10.16)
kızlara karşı ünlü görmüş gibi elimi vücuduma çok yakın şekilde sallayıp gülümsüyorum. erkeklere hafif kafamı eğip selam veriyorum sadece. gizli homofobik olabilirim
0
hasmetizm 2046
(14.10.16)
El sallarken bacaklarını da kıvırıyorsa net gaydir.
0
candanag
(14.10.16)
Gabile'yi bilir misin sen? Orda da bi mayeskuel var galiba o sen olmayasın :)
0
chiper
(14.10.16)
Bence gayimsi falan degil. Biri bana sallasa hic tuhaf karsilamam.
0
stavro
(14.10.16)
ilk defa duydum böyle bir şeyi.
0
bunaldım a dostlar
(14.10.16)
Daha kötüsünü yapıyordum. Hatunların el kaldırıp parmakları ileri geri oynatıyordum istemsiz. Resmen master gay. Şimdi ise göz kırpmaya çevirdim yavaş yavaş. Hala riskli kişilere sadece el kaldırıyorum gerçi.

Not : no homofobi. Gay değilim.
0
empat
(15.10.16)
Nasıl salladığına bağlı biraz.

oi39.tinypic.com
0
an engineer
(15.10.16)
(6)

Erasmus hakkında önemli bir soru

insaniz iste
Merhaba hocam, Odtü'de okuyorum ve önümüzdeki bahar döneminde Keele üniversitesinde okumak üzere Erasmus + projesine seçildim, karşı okula nomine edildim, online başvuru işlemlerinin yapıldığı süreçte 1 hafta kadar önce danışman hoca gelip "Keele bize hiç öğrenci göndermiyor yıllardır, sadece biz on
Merhaba hocam,

Odtü'de okuyorum ve önümüzdeki bahar döneminde Keele üniversitesinde okumak üzere Erasmus + projesine seçildim, karşı okula nomine edildim, online başvuru işlemlerinin yapıldığı süreçte 1 hafta kadar önce danışman hoca gelip "Keele bize hiç öğrenci göndermiyor yıllardır, sadece biz onlara gönderiyoruz, balans bozulduğu için bu sene öğrencileri reddedeceklermiş, ancak bilmemkaç bin sterlin verirseniz okuturlarmış" gibi bir şey söyledi. Hani böyle bir şey mümkün mü, madem öyle nasıl oluyor da en başından kontenjan onayı veriyor Keele üniversitesi Odtü için? Açıkçası işin içinde yalanlar döndüğünü düşünüyorum, balans sorunu yüzünden Keele ile ilişik kesilmesine maruz kalmamak için beni kandırarak bu yıl gidebileceğim halde bilerek göndermiyor olabilirler, zira bunu bana haber verirken bir şeyler sakladıkları çok barizdi suratlarından.
Kafamda birçok soru ve şüphe var, aynı zamanda oldukça da üzgünüm, 1 yıldır derslerimi programımı hayallerimi buna göre şekillendirmiştim. Sizce bu durumda erasmus ile ilgili bir kuruma vs şikayette bulunma hakkım var mıdır? Olayın peşine düşmek istiyorum kısacası, bilgilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim.
0
insaniz iste
(14.10.16)
Rektörlüğe yazı yazabilirsin. En kötü dekanla konuş.
0
dissendium
(14.10.16)
Kardesim Ankara Universitesinde. Erasmus koordinatoru, bircok okulun anlasmalari fesettigini soylemis. Sebebi de bu balans sorunuymus, oradan ogrenciler gelmek istemedigi icin, Turkiye'den kabul etmeyeceklermis. Benzer sekilde kuzenim Istanbul Universitesinde, gelecek baharda Polonya'ya gidecekti. Durup dururken cocugu haber bile vermeden Macaristan'a kaydirmislar. Polonya'ya da ogrenci gondermiyorlar, muhtemelen sebep ayni.

Turkiye'de yasananlardan dolayi karsi okullar kabul etmek istemiyor sanirim. Bence cozerse uluslararasi ofis cozer. Ben olsam AB'nin ilgili kurumuyla baglantiya gecerim. Sorun lokal gibi gorunmuyor.
0
evrim halkasi
(14.10.16)
Okullar Erasmus partnerleriyle ilişiği kesebiliyor partner okula olan talep fazla olmayınca. Sanırım ordan odtu ye gelmek isteyen öğrenci fazla olmayınca odtu ile partnerligini sona erdirip size de bir dönemlik program ücretini ödemeniz karşılığında orada okuyabileceginizi belirtmişlerdir diye düşünüyorum.
0
buseferolcak
(15.10.16)
Eğer yapabiliyorsaniz başka bir okula tercih yapıp gidin. Hatta başka bir ülkeye gidebilirsiniz erasmus yapmak için diğer ab ülkelerine kıyasla pek uygun bir ülke değil ingiltere bence.
0
buseferolcak
(15.10.16)
çok teşekkürler dissendium, evrim halkasi, buseferolacak; dediklerinizi deneyeceğim bu hafta. sonuçlanınca buraya yazarım tekrardan
0
🌸insaniz iste
(16.10.16)
dilekçeler şikayetler ve bi şeyler sonucunda üniversite tekrardan öğrenci kabul ettiğini beyan etmiş, peşini bırakmamak gerekiyormuş gerçekten :) teşekkürler hepinize
0
🌸insaniz iste
(23.10.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.