Giriş
(8)

Hadi beyin fırtınası yapalım. (Çeviri)

normalisoverrated
"En Temizi Bisiklet" ProjesiNasıl çevirmeli?
"En Temizi Bisiklet" Projesi

Nasıl çevirmeli?
0
normalisoverrated
(14.11.16)
Better ride bicycle
0
dissendium
(14.11.16)
temiz derken ne kastediyorsun?
cevre acisindan mi en iyisi anlaminda mi
0
partizan
(14.11.16)
Teşekkürler. En temizi bisiklet derken aslında motorlu taşıtlara kıyasla çevrenin temiz tutulmasına olan katkısına atıf yapmışlar. Çevirirken onu da bir şekilde ifade edebilsem güzel olacak. Şu an kafam durdu, çalışmıyor. :)
0
🌸normalisoverrated
(14.11.16)
bicycle seat, clean and neat

uzun oldu galiba. öhm.
0
bohr atom modeli
(14.11.16)
Bicycle goes green.
0
la rana
(14.11.16)
The Best Eco-Solution: Bike
0
senolll
(14.11.16)
herkese teşekkürler. sanırım @la rana'nın önerisini kullanacağım.
0
🌸normalisoverrated
(14.11.16)
ben olsam bicyclean project derdim
0
partizan
(14.11.16)
(6)

yüksek lisans yapmış olmak çok mu önemli?

limoncello
böyle sanki üniversite mezunu olmak gibi şimdi herkes o ya da bu sebeple master da yapmış oluyor. İş hayatı için değil ama insanların gözünde sosyal hayatta çok mu önemli, yapmamak eziklik mi oluyor yoksa iyi bi okuldan iyi bi lisans da prestijli mi?
böyle sanki üniversite mezunu olmak gibi şimdi herkes o ya da bu sebeple master da yapmış oluyor. İş hayatı için değil ama insanların gözünde sosyal hayatta çok mu önemli, yapmamak eziklik mi oluyor yoksa iyi bi okuldan iyi bi lisans da prestijli mi?
0
limoncello
(14.11.16)
Temel bilimde yüksek lisans yapana saygım var. MBA yapmanın ya da alakasız bir alanda yüksek lisans yapmanın pek bir numarası yok. Meslekle ilgili bu. Yüksek lisans yapınca konumunda bir yükselme olacaksa önemli. Ben yapmak istiyorum.
0
dissendium
(14.11.16)
trde Asiri vasifsiz universite ve mezunu olunca universite mezunu olmanin pek bir numarasi kalmadi. Oyle olunca 5 lira ek ucretle buyuk secim yapip yl almak ister misinize evrildi sistem. Yllerin buyuk cogu da palavra ya neyse. Mezunlar arasinda ayrim yapmak icin kullabiliyor simdilerde.
0
red g
(14.11.16)
seçtiğin programa bağlı olarak, çalışmayı düşündüğün alanda seni bir anda aranan eleman haline getirebiliyorsa, fazladan imza yetkisi vs. elde ediyorsan tabii ki önemli. yapmış olmak için yapılacaksa çok da gerek yok.
0
zgrydn
(14.11.16)
bence artık prestij için şu okuldan şu dereceyle mezun olmuş veya yüksek lisans yapmış gibi şeyler göz önünde bulundurulmuyor. oluşturacağın saygı tamamen mesleğinle alakalı kendini ne kadar geliştirmiş olmana bağlı. mesleğinle ilgili bir sürü bilgi sahibi olmaktan bahsetmiyorum, kendini geliştirme. yani söz gelimi çalıştığın sektörde eğer bilmen gerekiyorsa mesela mevzuatların ne kadarını biliyor? ne kadar pratiksin? ne kadar çabuk sorunu çözersin? gibi. yani mesela mühendissin bu mühendislikle alakalı a firmasındasın. bu a firmasının sektörüne bağlı olarak ne kadar bilgi sahibisin. diğer sektörlerle alakalı bilgilerin beni ilgilendirmiyor benim işime ne kadar hakimsin onu söyle diyor adam sana. benim gözümde de değerin o kadar diyor tabii.
0
seksli harf
(14.11.16)
toua tokuchi
(14.11.16)
iyi okuldan her master prestijli elbette.

harvard, stanford, princeton filan gayet prestijli.

eğer itü, istanbul üni, ytü filan diyorsan herkes oralarda yapıyor artık.
0
kurnaz
(14.11.16)
(2)

İngilizce konusunda yardım

cgtto102
Uzun zamandır İngilizce çalışıyorum. Yurt dışında arkadaşlarım var onlarla da pratik yapıyorum. Esas sorunum şu İngilizce kelime haznemi baya ilerlettim ama konuşurken hep basit kelimeleri kullanıyorum ve öğrendiğim kelimeleri kullanmıyorum. İnternette bu sorunlar için bazı tavsiyeler var fakat tam
Uzun zamandır İngilizce çalışıyorum. Yurt dışında arkadaşlarım var onlarla da pratik yapıyorum. Esas sorunum şu İngilizce kelime haznemi baya ilerlettim ama konuşurken hep basit kelimeleri kullanıyorum ve öğrendiğim kelimeleri kullanmıyorum. İnternette bu sorunlar için bazı tavsiyeler var fakat tam anlamıyla işime yarayacak bir yöntem bulamadım. Bu durumla ilgili tavsiye verebilecek olan var mıdır ? Örneğin writing yapsam yararı olur mu ?
0
cgtto102
(14.11.16)
Sürekli yazış birileriyle. Kullanmasam da Reddit işe yarayabilir. Bir şeylere yorum yazmaya çalışmak bile hafızayı canlı tutuyor.
0
dissendium
(14.11.16)
pasif aktif vocabulary diye aratip bulabilirsin oneriler. diyaloglar yazabilirsin.
0
partizan
(14.11.16)
(2)

yarın ki süper ayı çekme?

eskiden buralar hep entrydi
arkadaşlar elimde nikon 5100 makine ve 55-200 lens var.bu ikiliyle ayın güzel resimlerini nasıl çekebilirim? uzun pozlama falan mı yapmam lazım? tripot falan?ivet hiç bilmiyorum.
arkadaşlar elimde nikon 5100 makine ve 55-200 lens var.

bu ikiliyle ayın güzel resimlerini nasıl çekebilirim? uzun pozlama falan mı yapmam lazım? tripot falan?

ivet hiç bilmiyorum.
0
eskiden buralar hep entrydi
(13.11.16)
Öncelikle şehirden biraz dışarı çıkmak gerek. Yüksek bir yer olursa daha iyi olur. Tripoda gerek yok bence. Uzun pozlamaya da gerek yok. Bulut yoksa yapıştırın zoom'u gitsin.
0
dissendium
(14.11.16)
zumu yapıştırınca otomatik olarak tripoda ihtiyaç duyuluyor zaten, hele ki optik stabilizer yoksa o karanlıkta net bişey çekemezsin.
0
baba jo
(14.11.16)
(4)

farlar mı çok rahatsız edici, benim gözlerde mi sıkıntı var?

signore
genelde şehir içinde tek gidiş tek gelişli yolları kullanıyorum. hava kararınca farlar açılınca benim gözler mahvoluyor. doğal olarak seyir halinde önümdeki aracın arkasına bakmama rağmen karşı şeritten gelen 5 araçtan 4'ünün farları gözümü inanılmaz alıyor, görüşüm %20-30'lara düşüyor. sanki hepsi
genelde şehir içinde tek gidiş tek gelişli yolları kullanıyorum. hava kararınca farlar açılınca benim gözler mahvoluyor. doğal olarak seyir halinde önümdeki aracın arkasına bakmama rağmen karşı şeritten gelen 5 araçtan 4'ünün farları gözümü inanılmaz alıyor, görüşüm %20-30'lara düşüyor. sanki hepsi uzunları yakmış gibi. ama yakmıyorlardır heralde. bu normal mi acaba?
0
signore
(13.11.16)
Yakıyor kahpe evlatları. Bir de merceksiz fara xenon ampül takan denyolar var.
0
alperz
(13.11.16)
Xenon farsa normal.
0
dissendium
(13.11.16)
rahatsız edici
0
basond
(13.11.16)
En dandik dikiz aynasında bile olan mandalı kırarak gözünüze ışık gelmesini önleyebilir ve hala arkadan araba geldiğini görebilirsiniz. Sensörlü dikiz aynaları zaten otomatik kesiyor. Şehirlerarası yollar zaten çift şerit, tavşan gibi gözünüzü dikip bakmazsanız karşı şeritteki aracın farının çok da rahatsız etmemesi lazım. Hala ediyorsa bunun için üretilmiş gözlükler var.
0
creepy
(13.11.16)
(1)

kısa bir çeviri

sidd79
Welcome to Flag Counter! We are still collecting data to complete this page, please allow up to 48 hours.
Welcome to Flag Counter! We are still collecting data to complete this page, please allow up to 48 hours.
0
sidd79
(13.11.16)
Flag Counter'a hoş geldiniz! Bu sayfayı tamamlamak için hala veri topluyoruz. Lütfen bize 48 saat izin verin.
0
dissendium
(13.11.16)
(6)

sürekli burnuma kötü kokular geliyor

myutopia
Yaklaşık 3 gündür kokladığım, yutkunduğum, havayı soluduğum zaman, aynı grip hastalığında ya da hamileleikte burna gelen kötü kokular gibi, kokular duyumsuyorum. İlk kez başıma geliyor. Hastane doluluğundan doktora da gidemedim. Başından bu tür bir şey geçen ya da nedenini bilen yardımcı olabilir mi
Yaklaşık 3 gündür kokladığım, yutkunduğum, havayı soluduğum zaman, aynı grip hastalığında ya da hamileleikte burna gelen kötü kokular gibi, kokular duyumsuyorum. İlk kez başıma geliyor. Hastane doluluğundan doktora da gidemedim. Başından bu tür bir şey geçen ya da nedenini bilen yardımcı olabilir mi acaba?
0
myutopia
(13.11.16)
pas gibi ise grip olacaksın bünyeni güçlendir.
0
basond
(13.11.16)
Ben en son sinüzit olduğumda bu durumu yaşamıştım. Sizin de sinüsler dolu muhtemelen. Koku oradan geliyor.
0
dissendium
(13.11.16)
en kötü nedenlerinden biri de beyin tümörü ama sanmıyorum öyle bir şey olsun.
0
basubadelmevt
(13.11.16)
psikiyatrik bile olabilir, tümör de bir ihtimal ama inanılmaz düşük korkutmayın hemen. muhtemelen enfeksiyon vb bir şeye bağlıdır.
0
shotgunwoman
(13.11.16)
Sinüzit isem başım ağrrdı diye düşünüyorum. Ne genzim yanıyor, ne de öksürüyorum... Turp gibiyim ama o koku var ya o koku... İnsanı yaşamdan soğutuyor.
0
🌸myutopia
(13.11.16)
Kotu koku algilamaya kakosmi denir. Genellikle psikiyatrik olmakla beraber sinuzit, burun mukoza enfeksiyonlari gibi durumlarda da gorulebiliyor. En kisa zamanda bir kbb uzmanina gorunun.
0
black heist
(16.11.16)
(7)

fitness salonu soruları

dellydenis
1. eve 200 mt, 5 yıldızlı business oteldeki fitness + küçük havuz + sauna / hamam filanlı 3 aylık üyeliğe 600tl iyi mi? aylık 250tl.gidebileceğim alternatif ibb'nin salonu var. fakat akp li belediyenin. 2. yıllardır spor yapmayan bendeniz, üstüne başına neler alsın?
1. eve 200 mt, 5 yıldızlı business oteldeki fitness + küçük havuz + sauna / hamam filanlı 3 aylık üyeliğe 600tl iyi mi?
aylık 250tl.

gidebileceğim alternatif ibb'nin salonu var. fakat akp li belediyenin.

2. yıllardır spor yapmayan bendeniz, üstüne başına neler alsın?
0
dellydenis
(13.11.16)
Dolu dolu spor yapacaksan (en kötü iki günde bir) gidebilirsin.

Havlu al. Kolsuz tişört tavsiye etmiyorum. Kısa kollu tişört al. Pamuklu çorap. Terlik. Çok bol olmayan bir şort.
0
dissendium
(13.11.16)
Belediyeye ait spor salonlarını sevmiyorum belli günleri saatleri vs. oluyor.
Ben otele kayıt oldum fiyat benimkinden bayağı fazla ama ben açılış zamanı kayıt olmuştum ondandır herhalde. Şartları düşününce fiyat makul denebilir.
Spor alışverişimi decathlon, koton ve h&m den toparladım ben. Abartma bir iki parça al sonra ihtiyaç olursa alırsın. Ben manyak gibi bi dünya alışveriş yaptım, pişmanım.
0
mutekebbir
(13.11.16)
ibb çok kötü. cinsiyet bilmiyorum ama erkekler yarı çıplak filan çalışıyordu. bir de haremlik selamlık sistemi var bu arada.

bana kalırsa oteldeki yerle anlaşın ama 1-2 senelik o zaman fiyat ucuzlar. o tür yerlerin standardı genelde 150-200 arasıdır en fazla aylık.
0
yeni dunya duzeni
(13.11.16)
fitness şortu ve eldiveni mutlaka al. ne kadar rahat o kadar verimli spor.
0
steve rogers
(13.11.16)
Decathlon +1
0
jackyr
(13.11.16)
Belediye salonları çok kalabalıktır. Diğeri de pahalı ama tercih edilebilir.
0
arnold schwarzeneger
(14.11.16)
iki ay normal gidin. hala pes etmediyseniz sonra 3 aylık hatta daha uzun süreli paketler alın. gözlemlerime göre fitness'a başlayanların büyük çoğunluğu 2.ayı bitirmeden bırakıyor sporu
0
se se ge
(14.11.16)
(7)

Birçoğumuzun tekrar ettiği/birçoğumuzun tekrar ettiğimiz, hangisi doğru?

gijilti
Yoksa her ikisi de mi doğru?
Yoksa her ikisi de mi doğru?
0
gijilti
(13.11.16)
İlki.
0
dissendium
(13.11.16)
Bence ilki
0
denhia
(13.11.16)
ilki kulağa daha hoş geliyor
0
limoncello
(13.11.16)
ilki
0
freetakilir
(13.11.16)
ilkidaha iyi. ikincisinde hafiften bir anlatim buzukluğu var sanirim.
0
1adam
(13.11.16)
ilki yahu. ikincisi bence çok yanlış geliyor kulağa. hiç duymadım öyle bi şey.
0
nathanieltroy
(13.11.16)
vay anam vay, samimiyet ha.

''birçoğumuzun tekrar ettiğimiz'' diye bir türkçe yok.
0
timmie
(13.11.16)
(3)

cok halsizim ya

regina phalange
Vitamin falan mi alsam ne alsam ne yesem?
Vitamin falan mi alsam ne alsam ne yesem?
0
regina phalange
(13.11.16)
Uyu.
0
dissendium
(13.11.16)
çay iç
0
naberabi
(13.11.16)
Meyve ye. Vitaminlerini bi kontrol ettir.
0
damba
(13.11.16)
(27)

samimi cevap verin

limoncello
Lütfen olması gerektiğini düşündüğünüzü değil de gerçek düşüncenizi belirtin.Ciddi ve evliliğe gidecek bir ilişki için için erkek lisans, kadın yüksek lisans mezunu, ve kadın erkekten 1000-2000 lira arası daha fazla kazanıyor ve tittle olarak kadın 1 tık daha üst diyelim ama diğer bütün parametreler
Lütfen olması gerektiğini düşündüğünüzü değil de gerçek düşüncenizi belirtin.
Ciddi ve evliliğe gidecek bir ilişki için için erkek lisans, kadın yüksek lisans mezunu, ve kadın erkekten 1000-2000 lira arası daha fazla kazanıyor ve tittle olarak kadın 1 tık daha üst diyelim ama diğer bütün parametreler çevre,kültür, aile, dış görünüş vs. okey.
Erkekler bu durumu sorun edip rahatsız olur musunuz kendi içinizde.
Kadınlar siz bu durumu sorun edip rahatsız olur musunuz?
0
limoncello
(13.11.16)
Saçmalıyorsun? Bu dengenin iki ay sonra değişmeyeceği ne malum? Ayy derdinizi s*keyim diycem olmayacak
0
füt
(13.11.16)
şimdi maaşın ne kadar olduğuna bağlı bu durum. erkek 5k kadın 6-7k ise hiçbir sorun yok. ama erkek 2k kadın 4k gibi bir maaştan bahsediyosak değişik hissettirebilir. ama yine de rahatsız olmazdım.
0
kanzuk seni yiyeceğim arslanım
(13.11.16)
@füt ne alaka? Bir soru sordum ve bunun saçmalamakla alakası yok. Gördüğüm kadarıyla bu bazı kişilerde sorun olabiliyor daha yakın zamanlarda bu yüzden başlamayacak ya da bitecek evlilik, ilişki duyuruları okudum. Bundan rahatsız olacağını söyleyen ya da içten içe rahatsız olan erkek ve kadınlar var, ben de açıkça soruyorum ne düşünüyorsunuz diye. Ayrıca 2 ayda yüksek lisans diploması, bir üst title ve birden zam artışı olmuyor ya da sana bunlar olurken karşıdaki de yükseliyor vs. Saçmalayan sensin, benim için sorun yok dersin vs. verecek bir cevabın yoksa kimsenin derdini s.kmene de gerek yok, çünkü burda bazı insanlar rahatsız olabiliyorlar ciddi ciddi.
0
🌸limoncello
(13.11.16)
@kanzuk 1. dediğin gibi bir skala için mesela. Gerçek bir durumu yansıtmıyor atıyorum
0
🌸limoncello
(13.11.16)
Maaş oranı fark edebilir, 2-4 muhabbeti yani, ama pekte önemli degil. Ama yüksek lisans nedir yani, şimdi başlasam 2 sene sonra ben de yüksek yapmış oluyorum. Bi olayı yok.

Zaten bunlar basit meseleler, bunlar sorun oluyorsa hiç bişey olmasın daha iyi :)
0
nucleon
(13.11.16)
asla olmam. hatta kazancı 10 bin tl fazla bile olsa sıkıntı yok. mutlu olurum. yahu zaten evliliğin olayı bu değil mi? para kişisel değil ortak?
örnekte geçen benzer bir çift tanıdığım var. 1 yıl önce evlendiler. aralarında hethangi bir sorun yok.
0
steve rogers
(13.11.16)
bu seviyeler arasındaki makasın çok açık olduğu bir insanla olan ilişkinin evliliğe gitmesi zor zaten. gidiyorsa, sorun yok demektir.

bu olaydaki erkeğin yerinde olsam da umrumda olmaz. sorun eden adamın kendi kazancına ya da eğitimine dair bi özgüvensizliği vardır.
0
naberabi
(13.11.16)
Kadın olarak ben rahatsız olmam. Fakat bildiğim bazı örneklerden yola çıkarak bu işin aradaki farkın ne kadar olduğundan ziyade tarafların insan olup olmadığına baktığını söyleyebilirim. Yani 5 kuruş fazla kazanıyor diye kadın adama terbiyesizlik yapar o farkı hissettirirse çekilmez olur. Aynı şekilde erkek de kadın 5 kuruş fazla kazanıyor diye ezik hissedip türlü yöntemlerle huzursuzluk çıkarırsa, kadına kötü hissettirmeye çalışırsa çekilmez. İlişkiyi yaşayan sizseniz karşnızdakini de tanıyorsanız bahsettiğim gibi iki tip değilseniz gül gibi geçinirsiniz, sorun etmezsiniz
0
chipie
(13.11.16)
sosyal acidan, entellektuel acidan, kulturel acidan ortaklik varsa hicbirsey olmaz. tabii iki taraf da klasik kadin erkek rollerinin temsilcisi degillerse...
0
mavicorap
(13.11.16)
yok abi ne rahatsız olması ya, bana kalsa ben "ev adamı" olurum direkt ama toplum buna hazır değil :(( çalışmaktan nefret ediyorum. evliliği falan geç herhangi bi kadın "arpanı suyunu battaniyeni yatağını vercem, karşılığında beni evde hiçbir şeyle uğraştırmayacaksın" desin direkt 4 yıllık sözleşme imzalarım. projeyle, geçim sıkıntısıyla, uyuz iş arkadaşıyla, istanbul trafiğiyle o uğraşsın amk ben temizlik yapıp maç falan izliyim. eh haliyle kafa yapısı buyken ben 3 alıyom da eşim 5 alıyo vs. umrumda olmaz açıkçası, bana öyle "ben senden üstünüm cnmm" atarı gideri yapmadığı sürece sıkıntı değil.
0
der meister
(13.11.16)
der meister +1860 münih.
ben "zengin karı" bulsam diye, "keşke özel okula gitseydim de zengin bi ailenin kızını ayartsaydım" diye dövünüyorum; hiiiiç rahatsız olmazdım.

sorun çıkabilecek tek nokta birilerinin parasına muhtaç kalma durumu, benim aldığım maaş kendime yetiyorsa sorun yaşamam. fazla kazanan o, eve de daha çok o versin bi zahmet!
0
baba jo
(13.11.16)
Fark etmemesi ideal olandır tabii. Title ve maaş olarak arada uçurum yoksa iki tarafın da dert etmemesi gerekir ama bunlar kişiye göre değişir tabii. Eğer çok yakınsa ben dert etmezdim ama uçurum varsa sanırım genel manada biraz alıngan bir kişiye dönüşebilirdim belki.

Kişiden bağımsız olarak da çevre faktörü var bence. Çift bu durumu belki dert etmemiştir ama çevrelerindeki herkes sürekli bununla ilgili konuşursa bence bir noktadan sonra mutlaka etkilenecek ve birbirlerine yansıtacaklardır diye düşünüyorum.
0
skooma
(13.11.16)
rahatsız etmez.

bunun bir üst seviyesi zaten kadının herhangi bir şekilde çalışıp para kazanmasından rahatsız olan, kadının evde oturmasını isteyen erkektir. arasında pek bir fark yok benim için. insanların kafasında aşması gereken cinsiyet rolleri bunlar işte, sonu yok.
0
gmzo
(13.11.16)
Rahatsız etmez. Kadın bunu erkeğin üzerinde koz olarak kullanmazsa bi sıkıntı değil bence bu.
0
tiksinmedenuyanmak
(13.11.16)
Kadın olarak rahatsız olmam. Paranın lafını yapan biri değilim ancak çok fazla tahrik ederse bunu dillendirebilirim (kavga esnasında çirkefleşebiliyorum) bir kere döküldü mü zaten daha da kurtarılmaz olay.
0
mutekebbir
(13.11.16)
hiç sorun etmem. hatta ben işimi de bırakabilirim karım bana bakacaksa.
0
m e b
(13.11.16)
Erkeğim.
Erkekler kadından az kazanırsa kadının gücünün altında ezileceğine inanan, kadından çok kazanırsa aldatacağına inanan bir kadın gördüğümde o kadınla tüm irtibatımı kesiyorum.
Meslek ve para üzerinden ilişkilerin yürüyüp yürümeyeceği yargısına varan tüm insanlar net biçimde gerizekalıdır ya da zekilerdir ama niyetleri samimi bir ilişki yaşamak değildir, sürekli "başkaları ne der" adlı puta tapıyorlardır.
0
kalemdefter
(13.11.16)
Samimi ortamlarda hava bile atarım. "Benim hatun da ayıptır söylemesi yüksek mühendis/fizikçi. Maaşı da çok iyi yahu. Ehehe. Sehr schön." falan derim yani. Nolcak. Böyle bir hatunla birlikte olmam beni motive eder.
0
dissendium
(13.11.16)
Çok büyük bir fark yok. Erkeğin maaşının daha yüksek olması daha iyi ama bu denge kısa vadede değişedebilir kafaya takacak bir fark yok
0
lunedi
(13.11.16)
Esimle tanistigimda o ogretmen maasi ben asgari ucret aliyordum. Simdi ben onun uc misli kazaniyorum.
Bence bunlar sorun olacak seyler degil. Tum bu rakamlarin degismeyeceginin garantisi var mi?
0
bahadr35
(13.11.16)
Olmam /E
0
fever
(13.11.16)
Olmam.
0
yüzyıllık yalnızlık
(14.11.16)
yoo hiç rahatsız olmam. yeter ki kocam yakışıklı olsun, az kazanmış çok kazanmış umrumda değil eheh.
0
köstebek kurabiye
(14.11.16)
olmam.
0
rajaz
(14.11.16)
valla olmam. işime gelir.

E
0
zgrydn
(15.11.16)
kadın kişisi olarak cevap vereyim. erkek benim için önemli diğer parametreleri sağlıyorsa ve onu seviyor olsaydım bu durumu sorun etmezdim. lakin gerçek dünya biz kadınların ki gibi esnek görüşlü değil malesef. erkekler bunu sorun ediyor ve kompleks yapıyorlar onların kompleksli davranışları da çekiciliklerini öldürüyor ve ilişkiyi zedeliyor. sonuçta olmuyor.
0
iwillsee
(16.11.16)
erkeğine göre değişir. erkekse sorun eder.
0
alt4y
(19.11.16)
(40)

Yeni doğacak kızım için isim önerisi

civcivlerin dedesi
1 ayımız kaldı ama hala kızım için bir isim bulamadık. Doktor her kontrolde soruyor :) Annemin ismini (nurhayat) verelim dedik o da siz başka isim düşünün dedi. Bir kaç isim yakın geliyor Nurbanu, Sahranur gibi ama iyice kafamız karıştı bize öneri verebilecek kimse var mı?
1 ayımız kaldı ama hala kızım için bir isim bulamadık. Doktor her kontrolde soruyor :) Annemin ismini (nurhayat) verelim dedik o da siz başka isim düşünün dedi. Bir kaç isim yakın geliyor Nurbanu, Sahranur gibi ama iyice kafamız karıştı bize öneri verebilecek kimse var mı?
0
civcivlerin dedesi
(13.11.16)
sonu nur ve su ile biten her türlü ismi eleyin bence.

tek başına sahra güzel geliyor kulağa mesela.
0
m e b
(13.11.16)
önerim yok ama nurhayat buram buram teyze kokuyor
0
pide
(13.11.16)
Illa nur dememiz gerekiyor mu?
0
duptıs
(13.11.16)
Uc isim oneriniz de bence cok kotu ama eger muhafazakar bir aileyseniz size uygun gelebilir bilmiyorum.

Ornekleri gormeden once eftelya diycektim yunanca denizkizi demek ama pek koyacaginizi dusunmedim simdi. Elif koyun bari her dönemde guzel bi isim
0
nundu
(13.11.16)
Mihrace bence çok güzel bir isim. Madem dini tabanlı bir isim vermek istiyorsunuz, bu isim bence çok güzel olur. Ve ayrıca çoğu kimsede de yok.
0
tersherif
(13.11.16)
Ayşe güzel.
0
goodz
(13.11.16)
Muhafazakar bir isim olsun dini anlam ifade eden bir isim olsun diye bir kaygımız yok sadece hatırası kalsın diye nur içeren bir isim için fikir yürüttük
0
🌸civcivlerin dedesi
(13.11.16)
Annenizin hatırasını çocuğunuzun üzerinde yaşatmak zorunda değilsiniz. Nurhayat demode bir isim, yavrucağı düşünüp daha modern bir şeyler arayın bence.
0
fragile lady
(13.11.16)
meb+1 küçük yaşta nur'lu ağır isimler vermeye gerek yok. Ayrıca doğru ya da yanlış belli bir kesime yönelik olduğu bilinen isimleri de şu dönemde vermeye gerek yok, neyin ne olacağı belli değil. Nurhayat ismi ağır ve yaşlıca bir isim olmakla birlikte anneanne babaanne dede isimlerinin tek başına ya da ikinci isim olarak verilmesi önerilmiyor bazı nedenlerden dolayı.
Bence de Elif güzel ama biraz sık kullanılıyor ama o da güzel olduğu için
0
limoncello
(13.11.16)
Bu arada iki kuzenime ve kuzenimin çocuğuna isimlerini ben koymuştum (Aylin, Fatoş, Efe) şimdi kendi çocuğuma gelince kilitlendi kaldım çok garip
0
🌸civcivlerin dedesi
(13.11.16)
defne
demet
yasemin
ipek
0
konskenkova
(13.11.16)
Hayat çok güzel isim yalnız. Bi de nükte diye isim gördüm o da hoş geldi. Bahar güzel çiçek güzel...
0
yaren
(13.11.16)
hayat koymayın allaseniz, ilerde hayat kadını diye espri yaparlar çocuğun psikolojisi bozulur malum çocuklar acımasızdır.
0
limoncello
(13.11.16)
hayrünissanur.
0
brakgn
(13.11.16)
Fatoş kötüymüş. İsim işini bırak bence de sen.
Ayla, Hale, Selen, Simay gibi Ay'ı çağrıştıran isimleri
öneriyorum. Kötüsü pek yok.
0
Lim5
(13.11.16)
Sudenaz, Gökçenaz... diyesim geldi sizin için.
0
dissendium
(13.11.16)
Defne
derin
0
condom kurşunu
(13.11.16)
Nurlu isimler hiç güzel değil. Sahra olmazsa Sare olsun.
0
harvey
(13.11.16)
Güneş öneriyorum
0
senolll
(13.11.16)
ayse ismini ben de cok severim.

aylin
nazlı
asya

illa istiyorsanız sonuna nur ekleyebilirsiniz.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(13.11.16)
nurmine
0
nrmnm
(13.11.16)
müge
seda
selen
0
Goldstein
(13.11.16)
Lütfen bu tip teyze isimleri koymayın çocuğunuza. Eniştem de tutturdu annemin adını koyacağım diye kızına Emine ismini koydu, kendisi şu an resmen Pelinsular ve Berkecanlar ile dolu bir sınıfta tek tabanca Emine olarak kaldı. Üzücü.

Benim önerim; Asya, Duru, Ece. Kızım olsa bu üçlüden birini verirdim. Çok temiz, tınısı güzel anlamlı isimler.
0
shin
(13.11.16)
Mavi çok güzel geliyor bana.
0
muslugubozukhayrat
(13.11.16)
defne
yasemin
zümrüt
0
dedim ben sana
(13.11.16)
Defne, Melis, Ayça, Gökçe, Buse, Begüm, Sinemis, Dinemis, Selen

Hayrunisa, Emine, Fatma, Rabia, Rumeysa....
0
tahin pekmez yoğurt
(13.11.16)
fatoş ismini mi koydun kuzenine? bence sen isim verme işini acilen bırak.
saydıklarından nurbanu olabilir.
0
cekilmis gayfe
(13.11.16)
Dide Nihan
0
nickimin hakkini veremedim
(13.11.16)
Tek başına sahra koyabilirsiniz. Ya da çok istiyorsanız sadece nur koyabilirsiniz. Verdiğiniz isimlere yakın Mina geldi aklıma.

Bence Asya gayet hoş ama siz sever misiniz, bilemedim.
0
fraise
(13.11.16)
eylül
kardelen
0
freetakilir
(13.11.16)
hare olabilir, nur yuzlu bir insani cagristirdigi icin...
0
mavicorap
(13.11.16)
Arden
0
brad pitt
(13.11.16)
Umay
0
bahadr35
(13.11.16)
Aylin
0
regina phalange
(13.11.16)
aleyna olabilir. ileride herkes onu parmakla gösterir.
0
gibicibicis
(13.11.16)
öykü
0
basond
(13.11.16)
Irmak ya da İdil
0
soso
(13.11.16)
afitapnur.
0
rubenanyukov
(13.11.16)
Hüma
Gevher
Gülden
Aslı Nurdan

ayrıca Nurhayat çok güzel bir isim. ama Sahra pek değil. çocuğunuza çöl gibi olumsuz çağrışımları olan bir isim koyacağınıza Nurhayat gibi güzel bir isim koyun. Ayrıca anne ve baba Nurhayat'tan memnunsa doktora ve bize laf düşmez.

Allah analı babalı büyütsün.
0
kullanıcı adı
(14.11.16)
Nurhayatın nesi kötü lan.. Ne çok ciks varmış. Neyse, defne +1 diyerek uzaklaşıyorum.
0
kargn
(14.11.16)
(7)

parayla mutluluk olmaz vol ~

yons
bunu da hep hali vakti yerinde, ekonomik kaygıları olmayan insanlardan duyuyorum. muhabbet paradan puldan açıldığında maddi açıdan refah olan kişi bunu dile getirir bir yerde, haklısın deriz ve konu kapanır.ya benim hayattaki motivasyonum yanlış ya da bu muhabbette bir yanılgı var. bu diyaloglardaki
bunu da hep hali vakti yerinde, ekonomik kaygıları olmayan insanlardan duyuyorum.
muhabbet paradan puldan açıldığında maddi açıdan refah olan kişi bunu dile getirir bir yerde, haklısın deriz ve konu kapanır.
ya benim hayattaki motivasyonum yanlış ya da bu muhabbette bir yanılgı var.
bu diyaloglardaki parayı önemli bulan taraf (%99,8 + ben diyelim) hayatını sıkıntısız geçirebilmek için ister. bkz egitim.erciyes.edu.tr
içinde bulunduğumuz toplum içerisinde mutlu da demiyorum, nötr bir ruh halinde olabilmek için belirli bir gelir elde etmek (çalışmak) gerekiyor.
ben her ay verdiğim evin kirasının boşa gittiğini bildiğim için huzurlu olamıyorum, çünkü gelecekte çalışamayacağım. ev sahibi olabilmek için çabalamam gerekli.
veya her gün sabah akşam toplu taşımada göt göte (mecazi değil) giderken huzurlu veya mutlu olamıyorum. sistem beni araç almaya zorluyor, onun için de çabalamam gerek. www.rayhaber.com
özel sektörün rekabet ortamında (bkz. işsizlik oranları) mevcut işimden olmamak için ayrıca çabalamam gerekli.
sistemin dışına da çıkamam. temel ihtiyaçları karşılayabilmek için sistemin içinde çalışıp maaş elde etmem gerek. babadan atadan miras yok, ticaret için sermaye de yok. (mecburen) çok çalışınca da bu muhabbet hortluyor işte.

özet geçiyorum: optimum refah elde edebilmek için çabalıyoruz, mutluluk için değil olm. mevcut durumumda günde 3 birim mutlu oluyorsam 5 birim de mutsuz oluyorum maddi yetersizliklerin sonucunda. bu 5 birim mutsuzluğu azaltan şey de para.
zengin ipneler konuyu saptırıyor bence :D
0
yons
(13.11.16)
bir noktada bakışınız hatalı. refah elde edebilmek, mutluluk bunlar bağlantılı. 2 mazlow görüp hemen heyecanlanmayın. doğruluk payı var ama temel basamaklar zaten elinizde.

siz en üstteki 2 basamaktasınız. kim ne derse desin. bu bahsettikleriniz başka problemlerin nedeni aslında.

ben de ailesinden bir şey kalmayacak olan, akraba kavramında hep yararlanılacak taraf olan, evi arabası etc si olmayan biriyim.

neyse para mutluluk getirmiyor. yardım ediyor, ama paranın getireeği sorunlarınızda var, korku mesela. yada para sahibi olunca yapacaklarınızı daha sonra ileride yapamazsanız mutsuzluğunuz daha da artacak.

okuduğum kadarıyla bir çok bilgiyi kafanızda yanlış yönlendirmişsiniz. kira boşa gitmesi meselesi mesela çok basit bir yatırım çözümlemesi ile halledilecek bir şey. toplu taşımayı yönlendirerek kullanabilirsiniz gibi. bu sırada vaktinizi değerlendirmek gibi. kirada iseniz niye toplu taşıma kullanıyorsunuz gidin işe yakın yerde oturun mesela.

sistem niye araç almaya zorlasın? niye arabaya ihtiyaç duyuyorsunuz? araç ile gidilmeyecek yerlere gitmeyin. bunun nedeni işte o üstteki iki basamakta olmanız. araç alma isteği.

neyse daha yazarım ama mantelite değiştirmeniz gerek bence.

zengin ipneler konuyu kaydırmıyor, insanlar her şeye sahip olmak istiyor, ben neyim, neredeyim, neler yapabilirim, zekiyim ama çalışmıyorum ama niye çalışmıyorum, gibi soruların cevaplarını kendine dürüstçe vermiyor. ne kadar emek o kadar başarı.
0
kurnaz
(13.11.16)
Açık olmak gerekirse parayla mutlu olabilecek bir insanım.
0
dissendium
(13.11.16)
Çok haklısın. Parayla mutluluk olmaz lafını ancak hayatı boyunca sıkıntı çekmiş halen durumu iyi olmayan biri söylerse bir nebze anlarım. Para önemsiz diyen biri parasız kalsın bak nasıl önemli oluyor. Para derken illaki ev arabada değil kastettiğim. Çok ufak detaylarda ortaya çıkar bunlar.

@kurnaz toplu taşıma da kitap okumak iş çıkış ve giriş saatlerinde pek mümkün olmuyor malum. iş yerinin yakınına taşınmakta çok kolay değil. kiralar daha yüksek olabiliyor, eş başka yerde çalışıyor oluyor vs.
0
mysticriver
(13.11.16)
@kurnaz, verdiğim 3 örnek de direk çalışmayla (emek) bağlantılı şeyler. işe gidebilmek için toplu taşımaya biniyorum. işyerimin bulunduğu semt lüks denebilecek bir seviyede. her gün kiralık ilanların sayfalarını aşındırıyorum, lakin pahalı. kirayı karşılasam birikim yapamayacağım. birikim yapamazsam gelecekte emek gücümü kaybettiğimde temel ihtiyaçlarım için kenarda yatırımım olmayacak.
bindiğim araç yukarıdaki resimle aynı. kitap okuyaman o ortamda. cepten telefonu bile çıkaramıyorsun çoğu zaman.
söylediklerinde haklılık da var elbette. biraz da elimdeki işten sıkıldığım için yazdım duyuruyu (procrastination). pesimist değilim hayata karşı :)
çalışmaya devam.
0
🌸yons
(13.11.16)
@yons emeği yanlış yere veriyorsun.

Ev bakmak, işe otobüsle gitmek, yürümek gibi şeyler geleceğini değil bugününü kurtaracağın şeyler.

Emeği kafana yapman gerek. Sallıyorum 6 sene sonra doktor olacağım gibi.
0
kurnaz
(13.11.16)
Ted'de bir konuşmada bununla ilgili bir araştırma ve verilerini paylaşmışlardı. Yoksulluk sınırının altındayken parasızlık mutsuzluk getiriyordu, belli bir sınırdan sonraysa para ile mutluluk arasında bir bağlantı kalmıyordu, ilişki sabitleniyordu.

Ben ilkokuldayken pek malımız, mülkümüz yoktu. Annem ve babam işçi olarak çalışıyordu, kazandıkları 3-5 kuruşu gelecek için biriktiriyorlardı. Kutu gibi bir evde 5 kişi yaşıyorduk. Sonra liseye başladığım sene bizim için bir dönüm noktası oldu, babamın o zamana kadar yaptığı doğru yatırımlar, çok çalışmaları ve tutumlu olmaları sonucunda kendi işimiz, müstakil bir evimiz ve jeepimiz oldu. peki daha mı mutlu olduk? yoo. artık ailecek dışarıda yemek yiyebiliyorduk arada bir, yazları beş yıldızlı otelde tatil yapabiliyorduk ama öncesine göre daha mutlu filan olmadık hiç. ailemden dolayı böyle bir tecrübe yaşamış olmam hayata bakışımı çok etkiledi elbette. şu an yapacağım işi cebime girecek paraya göre seçmiyorum, evleneceğim adamın statüsü, varlığı umurumda değil. giyeceğim kıyafetleri, yemek yiyeceğim yerleri de popisine göre seçmiyorum. hatta doğru dürüst kıyafet alma, restoranlarda yemek yeme hevesim yok.

çünkü mutluluk sahip olduğumuz dört duvarda, üstümüzde taşıdığımız kıyafetlerde, beş yıldızlı otellerde değil. paranın mutluluk getireceğini sanan alt ve orta direk insanlar bunun farkında değil.

peki mutluluk nerede? herkes kendi mutluluğunu yaratır. benim için mutluluk bilgide, üç satır yazı yazıp yeni bilgi üretmede, sevgilimle çadırda kamp yapmakta, ailemle balkonda çay içmekte.

parayla mutlu olunmaz sözü fakirleri oyalamak için üretilmedi. asıl para kazanıp tüketmenin mutlu edeceği sanrısı insanlar para kazanmak için yırtınsın ve kazandığını harcasın, sistemden de çıkamasın diye üretildi. siz de bunun bir örneğisiniz.
0
gmzo
(13.11.16)
" Türk-İş, her ay düzenli olarak yaptığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırmasının Eylül ayı sonuçlarını açıkladı. Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcamasını ifade eden açlık sınırı 1386,22 TL; gıda harcaması da dahil yapılması zorunlu diğer aylık harcamaları ifade eden yoksulluk sınırı ise 4 bin 515,37 TL oldu. Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 1711,50 TL olarak gerçekleşti. "

yoksulluk sınırının altındaymışım :(

cevaplar için teşekkürler, fakat benim parmak bastığım nokta para ile lüks bir hayat yaşama arzusu, aşırı tüketim yönünde değil. bu yönde düşünen de çok ama insanların çoğunluğunun refah seviyesinin altında bir hayat sürdürdüğü için mutsuzluk çektiğini düşünüyorum. daha temel ihtiyaçlar olarak düşünün. barınma, ulaşım, gıda, sağlık, eğitim, daha sonra sosyal aktivite.
iskandinav ülkeleri belki iyi bir örnek olabilir bu sava. ekonomik refah seviyeleri iyi ve mutluluk endeksinde başı çekiyorlar. arap ülkelerindeki gibi abartı lüks bir hayat yaşadıklarını sanmıyorum.
tr.wikipedia.org
0
🌸yons
(13.11.16)
(13)

McDonald's ve Burger King'in sırrı

douglas
Aslında buna diğer popüler fast food markalarıda eklenebilir ama bence en popülerleri bunlar. Sorum şu bu hamburgerleri satın aldığımızda bu markaya sahip ürünler oluyor ve nasıl oluyorda kopyalanamıyorlar? Coca Colanın gizli formülünün milyon dolarlık bir ticari sırrı olduğunu ve bir eczanede oluşt
Aslında buna diğer popüler fast food markalarıda eklenebilir ama bence en popülerleri bunlar. Sorum şu bu hamburgerleri satın aldığımızda bu markaya sahip ürünler oluyor ve nasıl oluyorda kopyalanamıyorlar? Coca Colanın gizli formülünün milyon dolarlık bir ticari sırrı olduğunu ve bir eczanede oluşturulduğunu biliyorum ama bu hamburgerler bildiğimiz ekmek turşu domates vs. evdeki malzemelerden yapılıyor. Kimya labratuvarlarında değil. Peki onları unique yapan özgün yapan nedir?


Diğer markalar (KFC, Pizza Hut, Popeyes) içinde düşünebiliriz. Çocukluğumda çalıştığımdan hatırlıyorum donmuş halde gelen etleri direk koyuyorduk sır o etlerin içindemi acaba acaba...
0
douglas
(13.11.16)
McDonald's ve Burger King'in şu an bulunduğu noktada olmalarının sebebi çok özgü tatlara sahip olmaları falan değil. tamamıyla pazarlama, marketing, çok ciddi oranda yayılmış olmak ve fiyatlarının butik hamburgercilere göre 1-2 tık daha ucuz olması. yoksa her şeyin tadı kötüye yakın aslında.
0
ebonni eth atc
(13.11.16)
@ebonni eth atc o zaman aynı hamburgeri evde yapmak istersem ??
0
🌸douglas
(13.11.16)
Onlar da laboratuvarlardan çıkıyor. Breaking Bad'teki Madrigal sahnesini hatırla. Adam tüm sosları tek tek deniyordu.
0
dissendium
(13.11.16)
Superfresh'ten alacağın et olsa diyelim, kasaptan özel et yaptırmaya da gerek yok. peynir faktörünü de işin içine güzel sokarsan, bence daha güzel olur evde yaptığın hamburger.
0
ebonni eth atc
(13.11.16)
Katki maddeleri, kivam/tad arttiricilar vb. Duz et olmuyor ki icinde.
0
kuehles blondes
(13.11.16)
15 saniyede yapilan hamburgerden ne bekliyorsun mate?
0
baldur2
(13.11.16)
aslında en lezzetsiz hamburgerleri bunlar yapıyor ama pazarlama, alışkanlık vs. sebepleriyle bu noktadalar.
0
ada meltemi
(13.11.16)
Ekmekleri.firindaki ekmekler.degil.
0
thewizardofearthsea
(13.11.16)
Olm evde niye yapmak ister bir insan o biseye benzemeyen hamburgeri. Eninim evde cok cok daha guzelini yaparsin. Lezzeti yok ki bunlarin.
0
condom kurşunu
(13.11.16)
@ada meltemi örneğin evde hamburger yapmak daha lezzetli derken demek istediğin daha sağlıklımı yoksa cidden lezzetlimi.. lezzet konusunu düşünmek lazım biraz. biz artık katkı maddelerinden lezzet alıyor doğal ürünlerden lezzet almıyoruz bu hale geldik..


@denizgonen benim düşüncem bir otomatizma oluşuyor beyin hep aynı lezzeti almak istiyor dediğin gibi.. dediğin gibi herşey matematiksel olarak hesaplanıp aynı şekilde yerleştiriliyor. mesela subwayı çok seviyorum çünkü orada malzemeyi kendim seçiyorum.
0
🌸douglas
(13.11.16)
aynı şeyi milyon kez yapmaları denmişti the burnt filminde
0
sameidiot
(13.11.16)
kfc - albay harland d. sanders'ın sosunu kullanıyor yüz yıldır. o sos da coca cola formülü gibi gizli.

mcdo ve bk için ise iki şey söyleyeceğim: EKMEK ve alelade olması gereken MAYONEZ, KETÇAP, BARBEKÜ, TARTAR vs.

sade eti gerçekten yavan ve iğrenç bişey. en kötü kasaptan alacağınız at köftesi daha lezizdir yanında. ne baharat var, ne tuz, ne terbiye dümdüz kıyma bile değil, berbat tadı.

ama ekmek özel kamyonlarda sadece burger restoranları için üretilen versiyonlarda geliyor bunlara. bir oturuşta 2 kasa ekmek yemişliğim var. ayrıca o küçük soslarda da bişey var; aynı sosun büyüğünü bk'dan alınca aynı tadı vermiyor. küçük soslar daha bi bağımlılık yapıcı.
0
feel the blanks
(13.11.16)
zincir mağazaları sırrı pazarlama ve maddi güce dayanıyor.
0
orpheus
(13.11.16)
(6)

Arkadaşlıkla ilgili bir soru.

mutekebbir
Konuya uygun başlık bulamadım. Gece bir olaya şahit oldum aklıma takıldı. Şöyle ki;Çok yakın olan bir kız ve bir erkek arkadaşımız yanlarında diğer arkadaşlarıyla birlikte dışarıdalar. 4-5 kişilik bir grup. Erkek olan arkadaşın telefonu çalıyor biriyle konuşuyor karşı taraftan kimlerlesin gibi bir s
Konuya uygun başlık bulamadım.
Gece bir olaya şahit oldum aklıma takıldı. Şöyle ki;
Çok yakın olan bir kız ve bir erkek arkadaşımız yanlarında diğer arkadaşlarıyla birlikte dışarıdalar. 4-5 kişilik bir grup.
Erkek olan arkadaşın telefonu çalıyor biriyle konuşuyor karşı taraftan kimlerlesin gibi bir soru geliyor ki tek tek sayıyor fakat çok yakın olduğu kız arkadaşını söylemiyor. Kız telefonu kapattıktan sonra benim olduğumu neden söylemiyorsun diye kızınca çocuk birbirinize kıl oluyorsunuz neden söyleyeyim diyor. Hatun bayağı sinirleniyor başkalarına benimle olduğunu söyleyemeyeceksen görüşme o zaman diye. Çocuk da şu çocuklardan birinin ismini söylemesem böyle bi tepki vermezler bu kadınların arasındaki ego ne biçim şey lan diye bir şeyler söyledi.
O an pek anlam veremedik fakat sonra kızla konuşunca öğrendim ki çocuk sürekli aynı şeyi yapıyormuş, sevgilisi olsa anlarım kıskançlık yapmasın diye söylemek istemez ama benimleyken sürekli bunu yapıyor dedi. O ara hak verir gibi oldum.
Şimdi konuşurken öğrendim ki hala gerginlik devam ediyormuş.

Bir insan neden yapar bunu? O akşam telefonda konuştuğu kişi patronu aynı zamanda aile dostu gibi bir şey gerçek ablası olsa o herhalde öyle bi ilişkileri olurdu.
Kız diyor "hadi ben yapsam neyse ailemden çekinirim vs. söylemem onunla olduğumu, ama her zaman herkes bilir kiminle ne yaptığımı hatta kıl olduğu bazı arkadaşlarımla konuşurken özellikle "benimle olduğunu söyle" diye baskı yapar. O neden bu kadar abartıyor anlayamıyorum."

Bunun mantıklı bir açıklaması olabilir mi gerçekten?
Erkek arkadaşlara soruyorum yaptınız mı hiç bunu? Ve sebebi neydi?

Not: Şahsın kendisine de soru sorulmuş fakat düzgün yanıt alınamamış, kızı suçlamaya devam etmiş abartıyor diye.
0
mutekebbir
(13.11.16)
mantıklı açıklaması kız arkadaşı onunla buluşmasını istemiyor, çocuk da kız arkadaşına yalan atıyor. bu hikayeden o erkek arkadaşın sağlam bir karaktere sahip olmadığı çıkıyor.

yapmadım, ucuz bir hareket.
0
Apocalypse
(13.11.16)
Çocuk kızın adını söyleyince patronu ters bir laf söyler diye çekiniyordur.
0
dissendium
(13.11.16)
@bonisnocetquimalisparcit; dediğim gibi abla kardeş gibiler, kadının çocuklarıyla çok iyi arkadaş, kadın ayırmıyor çocuklarından, kadını tanıyorum değişik biraz, o an ortamdaki herkesi de tanıyıp bildiği için çocuk tek tek saydı, bir kızı söylemedi işte. Söyleseydi yanlış anlama gibi bir durum da olmazdı, sadece zamanında aralarında gerginlik yaşanmış geçmiş gitmiş. Söylememesi için bir sebep yok ki kızın takıldığı nokta sadece bu değil, sadece kadına söylememesine bozulmuyor aslında bir patlama yaşıyor o an daha önce de yaptığı bir şey olduğu için.
0
🌸mutekebbir
(13.11.16)
Yanındaki insanları neden tek tek sayıyor ki demirbaş sayar gibi?
X'ler falan var stilini denesin. "Naberabi'lerleyiz" "Naberabiler falan var ya" tarzında konuşsun, herkes mutlu olsun
0
naberabi
(13.11.16)
Patronun kadin olmasi ve kizdan hoslanmamasi bircok seyi acikliyor bence. Patron muhtemelen cocuga gerginlik cikaracak, erkek patron sevmedigi biriyle dolassa en fazla napiyon olum bu kizla falan der. Cocukta ucuz basiretsiz herifmis.
Arkadasiniz patronu ile gereksiz bir samimiyet icine girmis asilmamasi gereken sinirlari asmis. Ayrica o abla kardes ayagi g.t ayagi olabilir ben diyim, taraflardan biri digerini pek abla/kardes gibi gormuyor olabilir.
0
kassiopeia
(13.11.16)
ben nedense şöyle bir hisse kapıldım, bu kız ortamlarda pek sevilen biri değil. genel olarak insanlar bu kızdan hazzetmiyorlar. çocuk diğer arkadaşlarının bu kız ile arkadaşlık ettiğini bilmesini istemiyor. eğer bu kız ile adı anılırsa ya da bu kız ile birlikte vakit geçirdiği öğrenilirse bu kıza karşı duyulan tepki yavaştan kendisine de duyulmaya başlayacak gibi hissediyor.

hani bazı insanlar vardır ya, genel olarak kimsenin yıldızı onlarla barışmaz; lakin bu kişi sana iyi davranınca onu tersleyesin gelmez. acırsın. senin yüzün tutmadıkça o sana daha da sokulur, dibinden ayrılmaz. hah işte bence bu kız o kız.
0
köstebek kurabiye
(14.11.16)
(10)

İstanbul'u bir müzik aletiyle özdeşleştirin

razvan rat
Bana göre en yakışan enstrüman klarnet olurdu. Sizce?
Bana göre en yakışan enstrüman klarnet olurdu. Sizce?
0
razvan rat
(13.11.16)
Aklima mizika geldi ilk niye bilmiyorum..
0
nundu
(13.11.16)
vuvuzela. saat gecenin 2'si hala huzur yok amk yerinde kornası, kavgası, bağıranı eksik olmuyor.
0
der meister
(13.11.16)
Şimdi herkes az bilinen havalı müzik aletleri söyleyecek. Ancak bana kalırsa keman.
Çünkü hem en gerilimli,ürpertici,kalın hem de en nazik,tiz tonları çıkarabilen bir enstrüman.
0
bloodymoon
(13.11.16)
özdeşleşmiş olan hakaten de klarnet. o da en turistik meydanlarda orda burda klarnet çalınıyor olmasından elbette. ama şehir hangi enstrümanın sesini andırıyor diye soruyosan; eskiden klarnetti, şimdi trompet oldu derim ben. "kentsel dönüşüm" :)
0
klar
(13.11.16)
Klarnet tabisi.

Şunu da şuraya bırakayım.

www.youtube.com
0
dissendium
(13.11.16)
kesinlikle klarnet
0
free bird
(13.11.16)
klarnetle hem hüzünlü hem eğlenceli parçalar çalınır ama benim aklıma kanun geldi nedense. kanun çok ciddi alettir istanbulla alakası yok halbusem
0
cekilmis gayfe
(13.11.16)
Davul. Uzaktan hoş İstanbul anca.
0
empat
(13.11.16)
eski istanbul icin mandolin, yeni istanbul icin davul zurna, belki biraz klarnet, bence klarnet de can cekisiyor, geriye sadece davul zurna kalacak gibi...
0
mavicorap
(13.11.16)
akordiyon geldi aklıma ama davul da iyi duruyor.
0
basond
(13.11.16)
(9)

en temel mühendislik

ipmus90
selamlar.arkadaşlar. şöyle bişey duydum. makina mühendisliği, kimya mühendisliğinin bir alt dalıdır.bu doğru mu? kimya mühendisliği neden temel mühendisliklerden?
selamlar.

arkadaşlar. şöyle bişey duydum. makina mühendisliği, kimya mühendisliğinin bir alt dalıdır.

bu doğru mu? kimya mühendisliği neden temel mühendisliklerden?
0
ipmus90
(13.11.16)
bunlar türkiyede garip garip öğrencilerin dandik ünilerde bölümlere yerleşip sidik yarışları sonucunda çıkan laflar.

en.wikipedia.org

şurada genel bir sıralama yapmışlar. ben bunlarıda çok çok doğru bulmuyorum aslında.
0
kurnaz
(13.11.16)
makina da temel. hatlar karışmış.

(bkz: dört temel mühendislik)
0
507
(13.11.16)
ne salak bir laf oyle? mühendislik , hendese, hesaplamaktan gelir ve olsa olsa uygulamalı matematik olabilir.

birde işin ortaçağ savaş makinaları olayı var ki ouww.
0
anonymice
(13.11.16)
Kimya mühendisiyim,makina kimyanın alt dalı değildir, o da temel mühendislik dallarındandır. Kimya mühendisliği de temeldir, gıda müh ve petrol müh kimyanın alt dalıdır.
0
archery
(13.11.16)
Dört temel mühendislik makine, inşaat, kimya ve elektik mühendisliğidir. Makine kimyanın alt dalı değildir, makine de temel mühendisliktir ve hatta en eskisidir. Kimya mühendisliği bana göre temelin de ötesinde bir mühendisliktir. Kimya demek maddeyi tanımak demektir. Makine mühendisliği okumasam kimya ile ilgili bir şey yapmak isterdim. Malzeme üretemeden hiçbir şey imal edemeyiz.
0
dissendium
(13.11.16)
en temeli makinedir sanayi devriminden sonra endüstriyel ihtiyaç olarak çıkmıştır.
en eskisi inşaat olabilir onun hakkında net konuşamıyorum.
kimya mühendisliği neden temel mühendisliklerden? çünkü doğal, yapay ,sentetik her şey bir reaksiyon sonucu oluşmuştur.
0
konskenkova
(13.11.16)
makina mühendisliği makina mühendisliği değildir aslında, mekanik mühendisliğidir. ingilizcesi mechanical engineering, italyancası L'ingegneria meccanica olmasından çıkartabiliriz bu durumu. ders planlarına baktığımızda da makinayı değil mekaniği üretir zaten, hareketsiz ve hareketli hallerde sıvı - katı - gaz fazlarında inceleyerek.
0
rain when i die
(13.11.16)
yanlış olmasın engineer genie'den gelmiyor. latincedeki ingeniare'den geliyor.
0
antikadimag
(13.11.16)
engineering kelimesi latinceden gelir;

ingenium, gignere, gigno.. yani oluşturmak anlamına geliyor kökü. biz oluşturucuyuz yani mühendisler olarak :)

en.wiktionary.org
0
rain when i die
(13.11.16)
(7)

çok fazla ders çalışmak zorunda olduğunuz zamanlar ne kadar uyuyorsunuz?

theseachange
kaç gibi yatıp kalkıyorsunuz mesela? tüm gün evde olacağınızı hesaba katalım.
kaç gibi yatıp kalkıyorsunuz mesela? tüm gün evde olacağınızı hesaba katalım.
0
theseachange
(13.11.16)
Gece 3'te yatip 11'de kalkiyorum. Gerci benim en cok calismam 5-6 saat ama bunun en verimli kisimi gece oluyor o yuzden gece 3.
0
nundu
(13.11.16)
01.00'de yatarım, 11.00'de kalkarım. 11'den 12'ye yemek ve hazırlık. 12'den 15'e 1. oturum, 15'ten 16'ya bir saat ara. 16'dan 19'a 2. oturum. 19'dan 20'ye bir saat ara. 20'den 23'e 3. oturum. 23'ten 24'e bir saat ara. 24'ten 01'e son bir oturum. Yetmezse 2 ya da 3'e kadar uzatırım. 10 saat uyku, 10 saat ders, 3 saat ara yeterli olabilir.
0
dissendium
(13.11.16)
Sürekli ders çalışmak zorunda olduğum 3 haftalık bir dönem olmuştu, 1-2 arası yatağa girip en geç 8'de kalkıyordum. Uykuyu seven biri olduğum için en az 5-6 saat uyuyordum yine. 2 saatlik uykuyla gittiğim sınavlar da oluyordu ama tek günlük bir olay olduğu için sorun olmuyordu, normalde üst üste bu kadar az uyumaya dayanamam.
0
pike
(13.11.16)
Şu ara 1-2 gibi yatıp 10 gibi uyaniyorum. Öyle olunca ögleden sonraya kalıyor derse başlamak. Uykudan fedakarlik etmiyorum yani henüz. Ama bu hafta erken kalkmaya alıştıracagım kendimi artik. okula gider gibi 8 civarı uyanip calismaya baslamayi planliyorum. Erken uyaninca daha iyi hissediyorum cunku. Bakalım.

Edit: uzun calisma süreclerinden bahsettim. Yoksa ünıversitedeyken sınav dönemi hiç uyumadan ya da 1-2 saatlik uykuyla sinavlara gittigimi bilirim. Gün icinde cok calismaz gece sabahlardim.
0
aquarium
(13.11.16)
23.00 gibi yatıyorum. 3- 4 gibi uyanıyorum. bu saatlerde uyunmazsa cok verimsiz olur, uyku da çalışma da.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(13.11.16)
Çok çalışmanın ne kadar olduğuna bağlı ama 3-4'te yatıp 6-7'de kalkmak zorunda olduğum olur. Yemekleri masa başında yiyerek 18 saat çalıştığım olmuştu. 50 saat hiç uyumadığım da oldu ama bu sürdürülebilir bir durum değil. Çok çok yoğun olduğum dönemlerde yapıyorum bunu. 50 saati 10 sene önce görmüştüm mesela. 2-3 saat ayda iki üç kere falan. Bu aralarda da 5 saatlik uyumak zorunda olduğum dönemler oluyor. Uyku saatini çalışmanın bitişi ve diğer çalışmanın başlangıcı belirliyor. Şu ara 2 gibi yatıp 9 gibi kalkıyorum, yoğun bir dönem ama daha yoğunu olmuştu.

Kendi halime bırakıldığında gece çalışıyorum, çok daha iyi geliyor ama sabahın köründe gidilecekse bu zor olabiliyor. Normalde sabaha karşı yatıp öğlene doğru kalkmayı tercih ediyorum.
0
aychovsky
(13.11.16)
9'da kalkıp akşam 2-3'e kadar çalışıyorum. Sınav günü 6'da kalkıyorum. Günde 8 saat falan çalışabilirim çok zorlarsam. Gerisinde ortalıkta geziniyorum.
0
Lim5
(13.11.16)
(2)

gerçek kesit yazı fontu

bir sevgi faresi jamal
aynısını veya benzerini nasıl bulabiliriz? https://www.instagram.com/p/BMJiGrBD_om/?taken-by=ickiliydibilmemne
aynısını veya benzerini nasıl bulabiliriz?

www.instagram.com
0
bir sevgi faresi jamal
(13.11.16)
YouTube'da ya da dizi sitelerinde birkaç bölüm bulabilirsen ekran görüntüsü alabilirsin.
0
dissendium
(13.11.16)
bildiğin times new roman, drop shadow efekti var.

i.hizliresim.com
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(13.11.16)
(10)

Tamam saçma ama bir düşünün

fragile lady
Gündelik hayat geceleri devam etseydi; gündüzleri uyusak, geceleri kalkıp işe ya da okula gitsek ve yaşam gece aksa sizce nasıl olurdu? Artıları ve eksileri ne olurdu bu durumun?Bir gece aşığı olarak benim için ütopya gibi bir şey bu. Nietzsche'yle bitirelim; "Geceleri uyumayanların yolundan çekilin
Gündelik hayat geceleri devam etseydi; gündüzleri uyusak, geceleri kalkıp işe ya da okula gitsek ve yaşam gece aksa sizce nasıl olurdu? Artıları ve eksileri ne olurdu bu durumun?

Bir gece aşığı olarak benim için ütopya gibi bir şey bu. Nietzsche'yle bitirelim; "Geceleri uyumayanların yolundan çekilin". Sevgiler...
0
fragile lady
(13.11.16)
Hayat; bu durumda; bok; gibi; olurdu; karanlıkta; güneş ışığı; alamadığımız; için; d vitamini; eksikliğimiz; tavan yapardı.
0
dissendium
(13.11.16)
Gereksiz enerji. Çevre kirliliği artardı. Her şey günışığında güzel. Depresif insan sayısı, hastalar artardı vs
0
glamdr1ng
(13.11.16)
Haftasonları bakery de çalışıyorum geceleri. Tecrübelerimi yazayım;

+: çok yaratıcı oluyorum, daha fazla düşünüyorum, mal mal tatavalar çekmiyorum, gecenin huzuru oluyor vs.

-: gündüz uyuduğum için asosyale bağlıyorum, asosyale bağlamamak için günde 4-5 saat uyuyorum max, bi mallık hali var

Sorun direk yaşamın geceye indirenmesiydi ama ben yine yazdım
0
dannyb
(13.11.16)
New York vs neredeyse öyle zaten, "24 hour cities" diye arayın.
Bence uzun vadede sağlıksız bir yaşam tarzı.
0
mikro patlama
(13.11.16)
Benim icin cok ideal olurdu cunku geceleri ayakta olmak <3

Ders calisirken bile en iyi 12'den sonra calisabiliyorum
0
nundu
(13.11.16)
birey olarak bazi kisilerin geceleri daha aktif oldugunu biliyoruz, boyle yatkinliklar var, fakat genel toplum acisindan surdurulemez bir durum, neden?
cunku gece demek karanlik demek, karanligi aydinlatma zorunlulugu demek. gece demek sicakliklarin dusmesi demek, daha fazla isinma gideri demek.
yani bu iki basit sbep bile sorunuzun cevabidir. zaten bu yuzden dunya genelinde yaz-kis saati uygulamasi vardir. yasam gunesin sabahin cevresinde donuyor. bunun baska bir tezahuru ise mesela mimari anlamda kendini gosteriyor, yeni akilli evlerde gunes isigi borulari yapiyorlar isinma ve aydinlanma ihtiyaclarini gidermek icin.
Nietzsche de yanilabilir, romantize edilecek, yoldan cekilecek bir durum yok ortada. yasasin gunun ilk isiklariyla uyanan insanlar!
0
mavicorap
(13.11.16)
butun toplum geceleri uyumadan yasasaydi psikolojik olarak alt ust olurduk bence. su halimizle bile bu kadar kotuyken.
gerci o zaman depresif ama iyi insanlar da olabilirdik bilmiyorum.

yine de duzenli gece yasanan bir hayat olmasa da her hafta bir geceyi uyanik ve yalniz gecirirse herkes sanat uretiminde ve tuketiminde harika seyler olacagina inaniyorum.
0
freudun alkolsuz sayiklamalari
(15.11.16)
iyi de dediğin hayatı ben yaşıyorum,
memnunum.
0
basond
(15.11.16)
Uzun yıllar gece aşığı olarak yaşadım ama sessizlikte kendimi duyabildiğim içindi. Şimdi hayatın döndüğü gündüz vakti yaşamaya çalışıyorum, kendimi hasta olacak kadar fazla duymuşum. Dolayısıyla hayat gece dönseydi, her ne kadar gün ışığını özlediğimi de ek olarak fark etsem de bu sefer gece yaşamaya çalışırdım. Sözün özü günü gün yapan hayatın ne zaman uyanık olduğu, o açıdan senin veya başkası için de uzun vadede bir fark olacağını sanmıyorum yani bence gecenin siyahından çok yalnızlığı seviyorsun. Çamuru görmektense yanan lambaların aydınlatmasının ardında solarak siyahla örtülmüş kirlilikten ve renklerin akşam ışığında daha güzel olmasından bahsediyorsan eğer, ahmet haşim gibisinden, o zaman insanın estetik duygusu alışkanlığa her şey gibi yenik düştüğünden bunu da tüketirmişsin, yine her insan gibi nerede yoksan orayı özlermişsin gibi geliyor; çünkü özlem öyle bir şey.
0
godoşu beklerken
(15.11.16)
godoş +1, herkes gece yaşasaydı gündüzü özlerdik. kaçma durumu aşikar, hatta bence gün batımında yaşanacak melankoli gündoğumundakini tokatlardı.
0
baba jo
(15.11.16)
(9)

bir cümlecik çeviri -çeviremiyorum- :)

bana da mi lolo
"web sitenize tanıtım yazısı alıyor musunuz?"söylemek istediğim şey: adamın web sitesi var. ben ona para vererek, benim sitem hakkında yazı yayınlamasını istiyorum. böyle bir çalışması olup olmadığını ona sormak istiyorum.türkçe tek cümle ama ingilizce nasıl ifade edilir bilemedim. kafam durdu :) iy
"web sitenize tanıtım yazısı alıyor musunuz?"

söylemek istediğim şey:

adamın web sitesi var. ben ona para vererek, benim sitem hakkında yazı yayınlamasını istiyorum. böyle bir çalışması olup olmadığını ona sormak istiyorum.

türkçe tek cümle ama ingilizce nasıl ifade edilir bilemedim. kafam durdu :) iyi geceler diliyorum.
0
bana da mi lolo
(13.11.16)
Do you agree any web site promotion? denebilir belki.
0
dissendium
(13.11.16)
Would you promote any website on your website? benzeri bir şey, website website güzel olmadı ama. Parantez içine in exchange for your money falan da eklenenibilir
0
kizil sakalli sari
(13.11.16)
In exchange for money olacak tabi, your money değil.
0
kizil sakalli sari
(13.11.16)
do you publish reviews on websites?
olabilir belki.
0
puc
(13.11.16)
Would you promote my web site on your website in exchange for money?

diye toplasak? :)
0
🌸bana da mi lolo
(13.11.16)
Bence para kısmını karıştırma, belki ücret almadan yapacak istediğini. Kabul etmezse para teklif edersin. :)
0
dissendium
(13.11.16)
yok ya büyük bir site. onedio 'ya mail atıp abi benim bi site var, ücretsiz reklam makalesi yazar mısın demek gibi bi şey :)
0
🌸bana da mi lolo
(13.11.16)
bahsettiğin şey advertorial.

"do you accept advertorial content on your website?"

düzelti: accept ne ya publish olacak o.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(13.11.16)
would you like to be our new affiliate partner ?
0
klar
(13.11.16)
(3)

acer laptop alayim mi? 3 secenek var

xenophobe
Merhaba tekrar, soyle bir duyuru acmistim:https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1139110/laptop-onerisiSimdi benim buldugum laptop (700 $): http://www.newegg.com/Product/Product.aspx?Item=9SIA24G4994530 O duyuruda gelen cevaptan hosuma giden laptop (750 $ linkte 800 yaziyo da ssd 256 alirim bunu al
Merhaba tekrar, soyle bir duyuru acmistim:
www.eksiduyuru.com

Simdi benim buldugum laptop (700 $): www.newegg.com

O duyuruda gelen cevaptan hosuma giden laptop (750 $ linkte 800 yaziyo da ssd 256 alirim bunu alirsam):
www.cyberpowerpc.com

Bu da amazonda istedigim filtreleri sectikten sonra usttekilerle hemen hemen ayni ozellikte ama 550 $ olan acer laptop.

Acikcasi acer markasi aklimda kotu gibi almis ama bu laptop Amazon'da #1 best seller ve 1000+ review var 4.3/5 puan. O yuzden kafami karistirdi. Arada 150-200 dolar fark var sonucta. Ne diyosunuz bu acer alinir mi?

Haftada 3-5 saat csgo ve fm oynarim. Gerisi internette sorf yani. Cok vaktim olmuyor oyuna zaten.

Bi de 550'den daha duser mi sizce black friday deal olarak yoksa bosuna beklemeyeyim mi?
0
xenophobe
(12.11.16)
Benimki Acer, kısa süre önce aldım, bazen bir iki saniye kadar kastığı oluyor. Yine de çok sakin çalışan bir laptop. Alınabilir. Yeni yıla doğru belki biraz daha düşebilir.
0
dissendium
(12.11.16)
cyberpower linkine tikladim ana sayfaya atti o yuzden kiyaslayamayacagim ama black fridayi bekle istersen 10 gun kaldi surada.
0
baldur2
(13.11.16)
@baldur sitenin anasayfasinda early black friday tracer 15 falan diye yaziyor o laptop. 799$ configure edip 256 gb ssd ile 750 oluyor. Black friday'den 2 gun sonra pazar gunu turkiye'ye gelicem. Gelmeden alip turkiye'deki pc'deki filmlerimi vs kopyalamak istiyorum aslinda. O yuzden kivraniyorum boyle.
0
🌸xenophobe
(13.11.16)
(18)

Kitaplarinizin ilk sayfasına tarih atıyor musunuz?

fraise
Benim annemden kalma alışkanlık, kitap alır almaz ilk işim ilk sayfasına aldığım tarihi ve şehri yazmak oluyor. Birkaç sene sonra bakınca da hoşuma gidiyor. Annem bir de isim yazar, ben onu yapmıyorum. Siz yazar mısınız? Yoksa saçma mi buluyorsunuz?Not: yeraltı edebiyatı sevenler için bugün tuyap'ta
Benim annemden kalma alışkanlık, kitap alır almaz ilk işim ilk sayfasına aldığım tarihi ve şehri yazmak oluyor. Birkaç sene sonra bakınca da hoşuma gidiyor. Annem bir de isim yazar, ben onu yapmıyorum.

Siz yazar mısınız? Yoksa saçma mi buluyorsunuz?

Not: yeraltı edebiyatı sevenler için bugün tuyap'ta ayrıntı yayınlarının standında deli gibi indirim vardı. Biz bütün kitapları topladık, vaktiniz varsa uğrayın derim.
0
fraise
(12.11.16)
Evet.
Ad Soyad
Tarih
Şehir
0
Lim5
(12.11.16)
Hiç yapmadım. Aklıma bile gelmedi böyle bir şey yapmak.
0
naberabi
(12.11.16)
evet, ilk zamanlar yapmazdım ama sonradan bu alışkanlığı edindim.
ad-soyadımı, tarihi, aldığım şehri yazıyorum artık.
0
m e b
(12.11.16)
İsim şehir yıl yazıyorum ben.
0
nymphe
(12.11.16)
hayır. zaten ömrüm iki şehirde geçiyor. ha 2010 ha 2016, hepsi aynı. gerek görmüyorum, bana ne.
0
der meister
(12.11.16)
aklıma geldikçe
0
nickimin hakkini veremedim
(12.11.16)
Aldığım tarih ve şehiri yazarım. Babam bir de ismini yazar imza atardı, ondan geçti sanırım.
0
doxanikee
(12.11.16)
yazmam. saçma bulmuyorum.
0
pangea
(12.11.16)
Yazarım.

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları'nın ilk sayfasında adım, soyadım, imzam ve 25.05.2015 yazıyor.
0
dissendium
(12.11.16)
Evet yazarim. Adimi ve Kasım 2015/izmir seklinde örnegin.
0
aquarium
(12.11.16)
Ben de aynısını yapıyorum. Okuduktan sonra da son sayfasına tarih atıyorum.
0
zoghurt
(12.11.16)
Babam yapar da ben kitaba yazı yazmayi sevmiyorum
0
nundu
(12.11.16)
İlk sayfaya ad-soyad
Son sayfaya günlü tarih/ay-yıl/yıl ve semt-şehir. Eğer hediye ise, hediye edenin adı ve semt-şehir
0
manuel mandalina
(12.11.16)
Lim5 +1

son sayfaya bir şey yazmam
0
gkct
(12.11.16)
ya hiç yazmam, artık yazıcam.

çok güzel bişeymiş aslında.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(12.11.16)
en sevdiğim şey, bir kitabı aldıktan sonra isim, tarih ve aldığım yeri yazmak (genelde semt yazıyorum).
0
nathanieltroy
(13.11.16)
eskiden arada yapıyordum, uzun zamandır saçma buluyorum
0
fragile lady
(13.11.16)
önceden yazardım ad soyad tarih şehir. bir de imza atardım. babadan kalma bir alışkanlıktı... sonra kendi kendime "ulan sanki kitabın yazarı benim triplere bak" dedim ve bıraktım bu işi.
0
kemence
(13.11.16)
(2)

aşağıdaki çeviri doğru mu

pide
MÜŞTERİ : Temsilci tarafından ürün verilen kişi, kurum ya da kuruluş.CUSTOMER: Person, institution or organization giving product by the Agent.Burda given mı olmalıydı, giving abzürt geldi ama böyle bi kullanımı var mı bilemedim.
MÜŞTERİ : Temsilci tarafından ürün verilen kişi, kurum ya da kuruluş.

CUSTOMER: Person, institution or organization giving product by the Agent.

Burda given mı olmalıydı, giving abzürt geldi ama böyle bi kullanımı var mı bilemedim.
0
pide
(12.11.16)
A person, an institution or an organization that is given a product by X.

diye düşündüm.
0
dissendium
(13.11.16)
Individual, institution or organization given product by the agent.

burada that is atılabilir mi emin değilim, organizaton'dan sonra that is koyabilirsin garanti olması için ama daha resmi/seksi olur relative clause şeysini atınca. yalnız dediğim gibi burada atılabilir mi emin olamıyorum, atınca hem güzel duruyo hem de bi "lan yoksa?" dedirtiyo, emin değilim. net olarak bilen birisi yazarsa şahane olur.
0
der meister
(13.11.16)
(6)

ingilizce gramer

forlife
gece çalışınca böyle oluyor demek. kafayı şu cümlelere taktım:i felt the ground shake. bu cümle i felt it when the ground shook cümlesinin kısaltılmışı mıdır? öyleyse bu bir adverbial clause kısaltması mıdır? ve bu reduction'ın kuralı hangisiydi?
gece çalışınca böyle oluyor demek. kafayı şu cümlelere taktım:

i felt the ground shake. bu cümle i felt it when the ground shook cümlesinin kısaltılmışı mıdır? öyleyse bu bir adverbial clause kısaltması mıdır? ve bu reduction'ın kuralı hangisiydi?
0
forlife
(12.11.16)
Depremi hissettim diyor yani, zemininin sallandığını hissetmiş. Gramerim iyi değildir ama kısaltma değil bana göre.
0
va
(12.11.16)
bence oradaki shake verb olarak değil de noun olarak kullanılmış. sarsıntı manasında yani.
0
lazpalle
(12.11.16)
Shake burAda isim olarak kullanilmis. Ground shake yer sarsintisi olarak cevir.
Bu sekilde kullanim coktur ingilizcenin derinlikliklerinde kaybolursan daha cok Boyle ornege denk gelirsin.
It was a nice move by Kobe Bryant.
They pulled the win.

Win ve move burada isim, fiil degil.
0
baldur2
(12.11.16)
arkadaşlar söz konusu kullanım fiilimsilerde geçiyor.

ayrıca: www.grammaring.com
0
🌸forlife
(12.11.16)
o da dogru. yerin sarsildigini hissettim anlamina geliyor. fiilimsi degil, shake yerine her fiil kullanilabilir. i saw him go, i heard him sing, i helped him carry his bags, vs..
0
baldur2
(12.11.16)
Oradaki shake, bare (yalın) infinitive oluyor. Yani infinitive without to. Bu da to'suz infinitive demek. Shake noun değil, verb. Shook fiili de shake fiilinin past simple'ı oluyor. Burada bir anlam farkı var.

I heard your friend sing. (Arkadaşının şarkı söylediğini duydum.)

Bu şöyle açıklanmış. I listened to your friend's song from the beginning to the end. Arkadaşının şarkısını baştan sona dinledim. anlamını vermek için bu yapı kullanılıyor.

Zaten açıklamada da "the infinitive expresses a completed action" yazıyor. Yani duyu organlarınla tamamen tanık olduğun bir şeyden bahsediyorsun.

Yer sarsıntısı örneği de aynı şekilde. Deprem olurken onu hissettim ifadesi kulağa biraz saçma geldiğinden direkt depremi hissettim demeye çalışmış. Ben böyle anladım.
0
dissendium
(12.11.16)
(14)

Bir takım kızsal sorular. - spor içerir

evc
Kızsal! Asdasfdlfşi İyi geceler herkeseYa arkadaşlar utanmadan sorcam artık.. Ben şimdi zayıf bi insan olaraktan bu duyuruyu yazıyorum. 48 iken şu an spor yapan ve devam eden 51 kiloya ulaşan biri yani.. Spor yapıyorum çünkü hem kilo almak istiyorum hem güçlenmek. Çünkü üst bölgem hem güç olarak he
Kızsal! Asdasfdlfşi

İyi geceler herkese
Ya arkadaşlar utanmadan sorcam artık..
Ben şimdi zayıf bi insan olaraktan bu duyuruyu yazıyorum. 48 iken şu an spor yapan ve devam eden 51 kiloya ulaşan biri yani..
Spor yapıyorum çünkü hem kilo almak istiyorum hem güçlenmek. Çünkü üst bölgem hem güç olarak hem yapı olarak zayıf. Bunu artırmak istiyorum. Tabi bu sıra göbek oluyor. Soruyorum şimdi, tecrübelerle sabit midir, kilo alma ile üst bölgenin dolması?
0
evc
(11.11.16)
zor ama imkansız değil. internet üzerinden olacak iş de değil. bir uzman ile görüşmelisin.
0
kemence
(11.11.16)
Üst bölge derken memelerin büyümesini mi kast ediyorsun? Daha açık sor bence. Çalışılan bölge gelişir normalde. Bacak çalışırsan alt bölge gelişir. Göbek oluşuyorsa bir şeyleri yanlış yapıyorsundur.
0
dissendium
(11.11.16)
Genel olarak kilo almak istiyorum. Kemiklerim etle kapansın azıcık. Bacak bölgem fena değil. Ama üst gerdan ve göğüs kısmı evet zayıf. Sporla üst ve bacak çalışıyorum 2 haftadır. Bi de pilatese ve crunch a gidiyorum. Kilo da almışım 2-3 kg kadar. Mümkün mü? Yoksa gidip estetik mi yaptırmak gerek illa?
0
🌸evc
(11.11.16)
Gerçekten güzel bir fiziğe ulaşmak için uzun süre spor yapmak gerek. İki hafta olmuş daha. Bir şeyler söylemek için çok erken. Yüzme gibi sporlarla omuz kısımları gelişebilir. Minyon bir tipiniz varsa bunu aşmak zor. Genetik bazı şeyler. İki yıldır düzenli karate yaparak kilo aldım ben. Daha farklı güçlendirme çalışmaları deneyebilirsiniz.
0
dissendium
(11.11.16)
Karate ile kilo alma her bölgede mi oldu? Dağıldı mı kilo? Nasıl oldu?
0
🌸evc
(11.11.16)
Aynen her bölgede. Göğüs kısmı daha fazla. Karın kasları sürekli çalıştığı için karın bölgesi daha iyi durumda. Bacaklardan da aldım ama göğüs bölgesine göre daha az. Direkt kasları eğitmekle ilgili bir spor olduğu için gelişim her bölgeden oluyor genelde. Kas kütlesi artıyor tabi. Yağ dokusundan bahsetmiyorum.
0
dissendium
(11.11.16)
Gogus icin yag lazim, spor yapinca vucudunuz gelisir de memelere bir etkisi olmaz.
0
red g
(11.11.16)
Sporla meme büyümez.
0
arnold schwarzeneger
(11.11.16)
Niye herkes değişik bişe diyor? :)
0
🌸evc
(11.11.16)
Sporla kas kütlesi artışı mümkün. Memenin çoğu yağ dokusu. Onu ancak şişmanlayarak büyütürsün. Erkek olsan androjen reseptörleri bakir olduğu için dışarıdan östrojen alarak da meme dokusu geliştirebilirdin. Ama sende zaten östrojen var ve bunun sonunda elinde belli bir miktar gland ve üstünde yağ var. Meme büyüteyim diye şişmanlamak da yapabileceğin en büyük hata olur.
0
arnold schwarzeneger
(11.11.16)
Sporla göğüs kasları gelişir ama memen aynı kalır. Göğüsle meme aynı şey değil. Meme için ya yağlanacaksın ya da implant taktıracaksın başka bir çözüm yok. Spor yaparak memeni istediğin şekle getiremezsin.
0
angelus
(11.11.16)
Hata olur ama, başka da bi deneyeceğim bişe yok sanırım.
0
🌸evc
(11.11.16)
Aslında şişmanlamak da amacının aksine hizmet ediyor. Memelerin genetik olarak küçükse, muhtemelen vücüudun şişmanlarken de, kalça ve belden yağlanmaya meyillidir. Bu durumda kilo aldığında memelerin büyüse de, kalça ya da belden daha çok genişleyeceğinden, orantısal olarak daha da küçük görünecekler. Var olanla yetin, sağlığınla oynama.
0
arnold schwarzeneger
(11.11.16)
Göğüs derken memeden bahsetmedim bu arada. Erkeğim ben. Göğüs derken göğüs kasından ve göğüs hacminden bahsediyorum. Sırt kısmı dahil. Yanlış bir şey söylemedim. Sen biraz kapalı sormuşsun.
0
dissendium
(12.11.16)
(2)

tasarım programı

kerhaneci keke
masa, dolap vb... şeyler için basit tasarımlar yapıp marangoza vermek istiyorum; ancak sadece tasarımla değil de bunun mukavemeti, dayanımı, ne biliyim üzerinde taşıyabileceği ağırlığı da hesaplayabilen tasarım programı var mı?
masa, dolap vb... şeyler için basit tasarımlar yapıp marangoza vermek istiyorum; ancak sadece tasarımla değil de bunun mukavemeti, dayanımı, ne biliyim üzerinde taşıyabileceği ağırlığı da hesaplayabilen tasarım programı var mı?
0
kerhaneci keke
(10.11.16)
SolidWorks ve CATIA.
0
dissendium
(10.11.16)
Bir de bu tip programların analiz modüllerini kullanabilmek için mukavemet bilgisi gerekli. Bu programlar kendiliğinden söylemiyor cismin dayanımını. Programları kullanmayı bilmek gerek.
0
dissendium
(10.11.16)
(3)

Trump hakkında ne demiş?

neyyirnevcivan
Birisi türkçeye çevirebilirmi rica etsemRicky Gervais Facebook da yazmış Trump hakkında:'On a serious note, you mustn't be angry at the people who voted for Trump. They're victims too. In fact, many of them will suffer the most.'
Birisi türkçeye çevirebilirmi rica etsem
Ricky Gervais Facebook da yazmış Trump hakkında:
'On a serious note, you mustn't be angry at the people who voted for Trump. They're victims too. In fact, many of them will suffer the most.'
0
neyyirnevcivan
(10.11.16)
"şaka bir yana; trump a oy veren kitleye kızmamalısınız. onlar da kurban. aslında, ilerde en çok onlar acı çekecek."
0
sipsiyah
(10.11.16)
Trump için oy kullanmış insanlara karşı kızgın olmamalısın. Onlar da kurban. Onların birçoğu en kötülerine katlanacak.
0
dissendium
(10.11.16)
"doğrusu, trump seçmenine kızmamak gerekir. Zira pekçoğu bundan en çok etkilenenlerden olacak"

gibi de çevirilebilir.
0
habara gubere
(10.11.16)
(11)

bu kadar üzerime gelinmesi doğru mu

istanbul kanatlarimin altinda
merhaba. yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen arkadaşlarımla, haftasonu yaşadığım bir olay sonucunda tartıştık. olay tam olarak "arkadaşlarım ve çok alakasız insanların da olduğu bir ortamda çantamda duran değerli bir eşyanın yok olması" (maddi değeri yüksek değil ve gene alabileceğim bir şey ama manev
merhaba.

yediğimiz içtiğimiz ayrı gitmeyen arkadaşlarımla, haftasonu yaşadığım bir olay sonucunda tartıştık. olay tam olarak "arkadaşlarım ve çok alakasız insanların da olduğu bir ortamda çantamda duran değerli bir eşyanın yok olması" (maddi değeri yüksek değil ve gene alabileceğim bir şey ama manevi açıdan değerli)

ben yaşadığım bu olayı dün onlara aktararak bu konuda rahatsız olduğumu söyledim ama herkes (12-13 kişi falan) kendi üstüne alınarak olay yüzünden onları suçladığımı düşündü. konuşmam suçlayıcı olarak anlaşılmış olabilir ama niyetim allah belamı versin ki suçlamak değildi. bunu da söyledim ama bir türlü anlatamadım. bana, olaydan rahatsız olmuş da olsam bunu aktarım şeklimin yanlış olduğunu, onları bu şekilde suçlayamayacağımı, çünkü çok yakın arkadaş olduğumuzu, böyle bir şeyi yapmayacaklarını falan söylediler. sonuç olarak onlardan özür diledim, tamam bir daha böyle demem dedim ve sanırım olayı tatlıya bağladık. (ben ya da karşı taraf konuşma boyunca hiçbir şekilde bağırmadık, kavga gürültü küfür vs olmadı. çok sakin konuştuk ama sinirler hissedilir derecede çok gergindi)

büyük ihtimalle 12-13 kişi birden bunu bana söylüyorsa benim anlatımımda problem var diye düşünüyorum. kimse bu şekilde suçlanmaktan hoşlanmaz sonuçta.

ama olayın şöyle de bir yönü var. çantamdan kaybolan eşya muhabbetini iki gün önce ev arkadaşımla paylaştığımda ve bundan rahatsız oldum dediğimde bana sonuna kadar hak vermişti. ama "bu olayı bizim arkadaşlarla paylaşma bence" demişti. sonra aynı olayı çok sevdiğim sevgilime anlatınca o da bana hak vermiş, üstelik "bence bunu içinde tutmamalısın, herkesle paylaşmalısın" demişti.

sonra dünkü toplu konuşmamızda her ikisi de oradaydı ve sevgilim pek fazla sesini çıkarmazken ev arkadaşım da anlatım şeklimin yanlış olduğunu, bazı şeylerin söylenmemesi gerektiğini, insanların böyle şeylere kırılabileceğini söyleyerek benim karşımda durdu. en çok konuşanlardan ve en öok ğstüme gelenlerden biri de oydu. kesinlikle de "rahatsız olmana hak veriyorum" gibi bir şey demedi.

ben özellikle ikisine, sonra da diğerlerinin davranışına çok üzüldüm. yani bu kdar üstüne gelmemeleri, biraz yanımda olmaları, en azından biraz destek olmaları ve "ika bu konuda rahatsız olmuş, çok normal. çantamızdan bişi alınsa hepimiz rahatsız oluruz. bizi de suçlamadığını söylüyor, bence daha fazla üstüne gitmeyelim arkadaşlar. bir daha da bu olay yaşanmaz umarım" demeleri gerekmez miydi?

gerçekten çok üzülüyorum. özellikle sevgilim ve ev arkadaşıma karşı çok darıldım. sevgilime söyledim bunu ve özür diledi falan ama hala sinirim geçmiyor. ev arkadaşımla konuşmadık daha. sanırım ona bir şey demeyeceğim. ama bana en en yakın olan özellikle o iki insanın yanımda olmamalarını kaldıramıyorum. onlara nasıl davranmam gerekir bundan sonra?
0
istanbul kanatlarimin altinda
(10.11.16)
ek. biri ev arkadaşım ve biri de sevgilim oldukları için her durumda bana destek olmalılar demiyorum tabii. ama iki gün önce bana hak vermelerine rağmen, grup içinde konuşulup birileri beni haksız bulduğunda sevgilimin ses çıkarmaması ev arkadaşımın ise üstüme gelmesi sinirimi bozuyor.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(10.11.16)
ev arkadaşına neden bir şey demeyeceksin?
"sana anlattığımda gazı verdin, milletin içinde neden öyle yaptın?" diye sorman lazım.

bunun dışında, olayda haklı olsan da, ifade ediş biçiminde sorun olabilir.
yani kendi kendini haklıyken haksız duruma düşürüyor olabilirsin.
ama doğru olan, "kendini iyi ifade edemiyor, ama sonuçta böyle böyle" diye bir giriş yapılmasıymış sanki.
herkesin içinde şamar oğlanına dönmen hoş olmamış tabii.

ama ev arkadaşınla da mutlaka konuş, tavrını da koy.

edit:
haksız olabileceğini düşünmeden yazdım, çünkü erkek arkadaşınla sevgilin hak vermişler.
o yüzden bir ifade sorunu olduğunu düşündüm.
ama haksız dahi olsan, "yani ben de şuna hak vermiştim, ama abartıyorsun" tarzında bir şey söylenebilirmiş bence.
sus pus oturmak pek doğru gelmedi bana.
yani abartıyorsan da, bunu yaptığın oradayken belirtilebilirmiş.
0
blatta hiberna
(10.11.16)
Sen haksızsın. Geçenlerde sınıfta yanımda oturan bir lavuğun kalemi kayboldu. Çocuk bana baktı birkaç kez. Yanlış anlamasın diye kendi kalemimi verdim çocuğa. Çocuk dersten sonra kalemini kürsüde buldu. Hatta hocaya sordu, hocam orada kalem var mı diye. Düşün ben sadece tek bir kişinin bana bakmasından rahatsız oldum, sen orada ondan fazla kişiye bunu söylemişsin. Ben olsam arkadaşlıktan çıkarırdım seni. Ne kadar değerli bir şey de olsa insanlara böyle bir şey söylenmez.
0
dissendium
(10.11.16)
özet:
1 çantandan maddi değeri olmayan bir şey alındı / çalındı / düştü.
2 bu olayda arkadaşlarının parmağı olduğunu düşünmüyorsun, yani sana göre onlar çalmadı.
3 onlar çalmamasına rağmen 13 kişiye bu durumu ciddi şekilde içinde suçlama barındıran kelimelerle anlattın.

yav neden? madem onlar çalmadı neden toplu bi şekilde çantamdan böyle bi şey alındı ve bu durumdan rahatsız oluyorum diyorsun ki. biri bana da böyle bi şey söylese "biz mi çaldık bacım" derim, derdini paylaşmamışsın ki toplu sıkıntı yaratmışsın. bireysel olarak seni destekleyen kişilerin böyle bir ortamda "taam da biraz abartmadın mı" demesi gayet normal. sosyal davranışlarını bir gözden mi geçirsen.
0
freya
(10.11.16)
@dissiendium @freya dün duyduklarımdan sonra yeterince üzgünüm. kullandığınız kelimelere biraz daha dikkat ederseniz daha fazla üzülmemi önlemiş olursunuz belki? herkesten özür diledim zaten. bir daha yapmam dedim. şu anda ev arkadaşım ve sevgilime nasıl davranmam gerekiyor diye sormuşum ama bu hariç her şeye cevap vermişsiniz. bu kadar kırıcılık yerine biraz daha yapıcı olsanız çok bir şey kaybetmezsiniz.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(10.11.16)
yo ona da cevap verdim, davranışları gayet normal. onlara belli ki ya böyle bi şey oldu çok üzüldüm demişsin, haklı bulmuşlar, ama public saldırıda geri çekilmeleri normal. "yav neden beni engellemediniz" diye kızabilirsin bir ihtimal. gerçekten aşırı manasız bir olay daha fazla üzülme bence buna, yaşın küçükse unutulur zaten.
0
freya
(10.11.16)
Aynı kişilerle tekrar bir araya gelince "arkadaşlar geçenlerde istemeden sizi suçladığımı fark ettim, bunun için üzgünüm, hepinizden tek tek özür dilerim" diyebilirsin. Herkesin önünde özür dilemek daha etkili olur. Şu anda hiçbir şey olmamış gibi davran. Unut gitsin. Bir daha tekrarlamamaya dikkat et.
0
dissendium
(10.11.16)
Sevgilin arkadaşlarınla arana girmek istememiş olabilir bu normal ama bence ev arkadaşın baya baya iki yüzlü bir insan. Böyle insanları hiç sevmem ben olsaydım o an orada sorardım hesabini.
0
ceann deas
(10.11.16)
bence burda ne haklısın ne haksız. belli ki doğru cümleleri kuramamışsın. ama kurmuş olsan bile hırsızlık gibi çirkin bi durumda herkes kendini kötü hissederdi. sonuçta orda eşyası çalınan sen değil de a kişisi olsa o da bunu paylaşsa sen de aynı şekilde bozulurdun. bi de sanırım karşındakiler sürü psikolojisine kapılmış.

senin de karşı tarafında empati yapmanız lazım.

bir de ev arkadaşın zaten kimseye söyleme demiş. sevgilin de söyle ben seni savunurum dememiş. evet insan savunma bekler belki ama sevgilin ne diyecek ki orda. bakın yanlış cümle kurdu/kurmadı ama haklı eşyası çalındı şu bu. çok komik olmaz mıydı?

sevgilin zaten özür dilemiş. ev arkadaşınla da konuş. sonra da normal davranmaya devam et.
0
elorelia
(10.11.16)
peki bulundu mu eşyanız? hayir benim anlamadığım, o arkadaş grubundan biri almadıysa ne olmuş olabilir o eşyaya. yerinizde olsam ben suphelenirdim, ne kadar iyi insanlar olurlarsa olsunlar kimseye güvenmem ben. kaldı ki alakasız insanlar da oradaydı demişsiniz. tatsız bir olay ama biri aldıysa da aldığıyla kaldı. başka ihtimaller, mesela düşmüş olabilir mi? çantanızdan hiç çıkardınız mı? başka birşey çıkarırken düşmüş olabilir mi vesaire.. siz "eşyam kayboldu" dediğinizde hep beraber aradınız mı (masa altı gibi) yoksa direk üzerlerine mi alındılar?
0
mizore
(10.11.16)
@mizore yok bulamadım. o gün aradık yeterince sevgilimle birlikte ama o an başkasına söylemedim kaybolduğunu. zaten çok kalabalıktı ortam. iki gün sonra olayı söyledim herkese.

aslında en çok üstünde durduğum ihtimal herhangi birinin almış olması ama bana söylememesi çünkü bunun o kadar önemli olduğunu düşünmemesi. tabiki düşmüş de olabilir, alakasız insanlardan biri de almış olabilir, çok bambaşka bişey olmuş olabilir. kimseyi görmeden suçlamam. o yüzden bizimkileri de suçlayıcı konuşmadım. böyle bir olay oldu haberiniz olsun, çantamdan bişi alınmış. ben de bundan rahatsız oldum dedim. dediğim gibi eşyanın maddi değeri arkadaş arasında lafı edilecek bişi olmadığı için aslına bakarsanız alanın canı sağolsun diyebileceğim bir şey, ama çantamdan alınmış olması biraz can sıkıcı.

örnek vereyim. mesela yurtta kalıyorsunuz anneniz zeytinyağlı dolma, kek falan gönderdi bi koli. oh mis. dolabınızda duruyor. daha siz bile yememişsiniz doğru düzgün. akşam bir bakıyorsunuz koli bomboş. yani tam olarak böyle bir durum oldu bende de. eğer o yiyecek kolisini odamın ortasında bıraksam gelen geçenin canı çekmiştir hüpletmişlerdir derim, gavat mısınız ya insan bana da bi iki tane bırakır diye söylenirim herkese, anneme de söylerim bir koli daha gönderiverir. ama dolaptan alınması düpedüz hırsızlık.

ama beni üzen, eşyamın çantamdan alınması değil, böyle bir şeyden duyduğum rahatsızlığı paylaştım diye arkadaşlarımın hepsinin birden onları suçladığımı düşünerek bu kadar üzerime gelmeleri oldu. neyse halledicez bi şekilde. ama hepsine çok kırıldım nasıl geçecek bilmiyorum.

son olarak cevaplar için herkese teşekkür ederim.
0
🌸istanbul kanatlarimin altinda
(11.11.16)
(5)

Türk adının ticari olarak haksız rekabet yaratması ve olumsuz sonuçları

500 days of summer
Bir çok firma adının başına Türk ismini getirerek ticari anlamda milli olduğunu ya da bir devlet kurumu olduğunu empoze ederek haksız ticari rekabet sağlamaktadır. Bakıldığında yuzde seksen doksan yabancı sermayeye teslim olmuş firmaların isim değişikliğine gitmesi gerektiğini düşünüyorum.Ürettiği h
Bir çok firma adının başına Türk ismini getirerek ticari anlamda milli olduğunu ya da bir devlet kurumu olduğunu empoze ederek haksız ticari rekabet sağlamaktadır. Bakıldığında yuzde seksen doksan yabancı sermayeye teslim olmuş firmaların isim değişikliğine gitmesi gerektiğini düşünüyorum.

Ürettiği hizmet kalitesi yetersiz ve kötü olan firmalar isme leke sürmektedir. Örneğin yurt dışına makine üreten "Türk Makine" adında bir firma olsun. Oluşacak her hangi bir sorunda "zaten Türk makinesi ne bekliyordun ki" Tarzında konuşmalar yapılabilir bu da
Türk makine = kötü
makine = kötü
Türk = kötü anlamına sebep olur.

Sizler ne düşünüyorsunuz?
0
500 days of summer
(10.11.16)
Çinlilerle bu konuda yarışamayız. Çin malı ürünler de kötüdür ama hep satın alınır. Dediğiniz durumun tersi de mümkün. Çok sağlam makine yapmış adamlar da diyebilirler.
0
dissendium
(10.11.16)
marka adına Türk eklemek zaten bakanlar kurulu kararıyla mümkün olduğundan cart curt herkes alamıyor.
0
kulakligin calismayan teki
(10.11.16)
apple urunleri cin'de uretiliyor ama imaji oyle degil. dolayisiyla "made in china" olduktan sonra bir kere fark etmez.

ancak "made in turkey" urunler icin bu sozkonusu olabilir.
0
idexo
(10.11.16)
kulaklığın çalışmayan teki+1 türk, milli vs gibi kelimeleri ticari firma adından kullanmak isterseniz bakanlar kurulu kararı gerekir, önüne gelen kullanamaz. Bildiğim kadarıyla böyle Türk Traktör diye bir firma var Ankara'da. Soyadında Türk vs. gibi bir isim varsa bakanlar kurulu onayına gerek yok, kullanılabilir. Bildiğim kadarıyla böyle, yanlışım varsa hukukçu arkadaşlar düzeltip uyarabilir.
0
limoncello
(10.11.16)
@kulakligin calismayan teki+1. öyle kafana göre yapamazsın bu bir.

ikincisi, yurtdışında içinde "türk" olan bir markayı tescillemek için 40 takla atman gerekir. bu özel sektör için pek mümkün değil zaten. geçenlerde abd'de "mersin" adını tescillemek isteyen birine izin vermediler (buraya kaynak gelebilir).

coğrafi isimlerde en yaygın olanı, kamu tarafından konulması (türk traktör, erdemir demir çelik, samsun sigarası, vb). devlet eliyle yapılan bir üretim kötüyse zaten ülkenin/bölgenin kötülenmesi normal gibi bir mantıkla yapılıyor.

gelende "türk" ifadesi içeren ticaret unvanları/markalar kamu kuruluşlarına aittir veya kamu tarafından satılarak özel sektöre geçmiştir.
0
babilbaligi
(10.11.16)
(13)

Üniversite mezunu ve aile ile yaşamak

sorunvar
Yaşı 25 ve üzeri olan kişiler aileniz ile yaşıyor musunuz ?Aileniz ve işiniz aynı şehirde olsa da ayrı eve çıkmak mantıklı mıdır ? Kadınların bu konu hakkında fikirleri nedir ?
Yaşı 25 ve üzeri olan kişiler aileniz ile yaşıyor musunuz ?Aileniz ve işiniz aynı şehirde olsa da ayrı eve çıkmak mantıklı mıdır ? Kadınların bu konu hakkında fikirleri nedir ?
0
sorunvar
(10.11.16)
16 yaşımdan beri ailemden ayrı yaşıyorum. Aileyle yaşamanın bireyi kuraklaştırdığına inanıyorum. “Aile bir mayın tarlasıdır, birey olabilmek için oradan sağ salim çıkabilmek gerekir” der Barış Bıçakçı.

Yaşı 20 ve üzeri olup bir de üstüne maddi açıdan yeterli güce sahip olmasına rağmen ailesiyle yaşamaya devam eden insanlara -ailede birinin bakıma muhtaç olması gibi ekstrem bir durum olmadıkça- pek hoş gözle bakamıyorum bu durumda.
0
fragile lady
(10.11.16)
20 yasindan beri yurtdisinda, ailemden uzak yasiyorum.

Isi gucu olup ailesiyle yasayanlari cok acayip buluyorum. Cogu da ailesine bayildigindan degil, anneyi hizmetci gibi kullanabildigi ixin kaliyor, yemek yapiliyor, bulasik-camasir yapiliyor, utu yapiliyor, ev temizleniyor.. bunlarla ugrasmak istemiyolar bence icten ice ama disariya ve kendilerine tabi ki yalan soyluyolar.

Isi olup, hala ailesiyle ayni evde kalanlarin evde anneleri yerine yemek yaptigini vb hiiic sanmiyorum.

Neyse, en azindan paylasimli evde odaya cikacak kadar geliri olan biri cikmali, cikmazsa acayip gozuyle bakarim, evet. Gecerli sebep baska, disaridan gordugumu soylerim.
0
kuehles blondes
(10.11.16)
25 ve üzeri. ailem ve işim aynı şehirde. üst sokakta tek başıma ayrı eve çıktım. erkeğim ve şu an ailemin evinde kanapede uzanırken yazıyorum. arada orda, arada burada yaşıyorum. cevabım mantıklı.
0
karlmarx
(10.11.16)
20den beri yurt dışındayım. bende aynen maddi açıdan problemi olmayan birinin 20-22 yaş sonrası ailesi ile yaşamasını garip buluyorum.

türkiyedeki arkadaşlarımın hepsi olgunlaşmamış, yaşamdan habersiz, erkekler kadınlarda anne yemeği, çamaşır yıkayan eve bakan adam istiyorlar, raconları var, erkek adam yemek yapmaz yapan kadının emrinde filan diyorlar. iyi eğitimliside kötüsüde bu mantık içinde 25ine kadar aileyle yaşayanlar.

çok garip. bazen telefon açıyorum, çamaşır yıkıyorum abi diyince gülüyolar, anlayamıyorum.
0
kurnaz
(10.11.16)
26 yaşındayım, ailemle yaşıyorum.
Aslına bakarsan pek hoşnut değilim bu durumdan, bi de kadın olunca illa kendime ait eşyalarım, kendi alanım falan olsun zevkime göre döşeyeyim istiyorum.

Ama ayrı eve çıkanların birçoğu pek huzurlu bi hayat sürmüyor bulunduğum şehirde. Tuhaf adamlar peşlerini bırakmıyor, sürekli kapıya dayanıp huzursuz etme hali var, bunlar hoşuma gitmiyor.

Çok ciddi bi ulaşım problemi, aile içi şiddet vs. olmadıkça çıkma taraftarı değilim.
0
megalomaniac
(10.11.16)
14 yasımdan beri ailemden ayrı yasıyorum sayılır. o yaşımda bile yaz tatillerinde eve gelmek zulüm gibi gelirdi, çünkü ne bileyim yalnızken her anlamda kendine ait bir alanın oluyor ve birileri seni rahatsız etmeye baslıyor artık. şu an aileme çok yakınım ama beraber yaşamıyoruz. arada gidiyorum, canım sıkılınca dönüyorum. en güzeli böyle.

25 yasımdan sonra ailemle yasamayı düşününce korkunc görünüyor. böyle yaşayanları garipsiyorum fazlasıyla.

eğer kişinin iyi miktarda para kazandığı bir mesleği yoksa ve yalnız yaşama lüksünü göz ardı edebilecekse yapılabilir.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.11.16)
türkiyedeki düşük maaşlarla başka seçenek yok. tek yaşayan 35 yaşındaki bir arkadaşım geçenlerde maddiyat yüzünden ailesinin evine taşında bu yaşta.
0
about a girl
(10.11.16)
Baska ulkede yasiyorum direkt. Ayni sehirde olsan bile eve cikmak mantiklidir.
0
fortisvita
(10.11.16)
Farklı şehirdeyiz, aynı şehirde olsak da ayrı yaşardım. Yeterli parayı kazanıp da hala ailesiyle yaşayan kişi birey olamamıştır, bu yaştan sonra olamaz da. Fragile lady ve kuehles blondes ile aynı görüşteyim böyle kişiler için.
Sevgilimden ayrılma sebebim oldu. Bundan sonra ailesiyle yaşayan adam dünya ahiret kardeşimdir. 29 yaşında kadınım.
0
pati
(10.11.16)
26 yaşında erkeğim. 1 senesi yurtdışında tek, 1 senesi istanbul'da ayrı evde tek, 5 senesi yurt & arkadaşlarla ev olmak üzere 6-7 sene ailemden uzakta yaşadım. Şimdi işyerime yakın diye 2-3 senedir ailemleyim, maddi durumumu toparlayınca kendi evime çıkacağım (muhtemelen 2017 başında) Belli bir yaşın üzerinde aileyle yaşamak kesinlikle sorunlu bir olay ve kişilik gelişimini de etkiliyor (mesela çocuk gibi oluyorsun her işin hallolduğu için, sorumluluk duygun daha az oluyor, ikili ilişkilerine bile yansıyor bu) O yüzden her türlü evet, eve çıkılmalı, fatura ödenmeli, hayat kurulmalı.
0
roket adam
(10.11.16)
ailemle yaşıyorum. kesinlikle ayrı eve izin vermiyolar. kavga dövüş ikna etmiştim ama sonra kendim vazgeçtim. bir maddi olarak geçinememe kaygısı iki ailemin dışarda kalma geç gelme konusunda çok da katı olmaması sebebiyle bi şekilde idare edebiliyo olmak. yani eyrı eve çıkıp rahat edeyim derken bu sefer eve tıkılı kalma korkusu olmuştu bence. ama maddi olarak gücümün yeteceğine inansaydım çıkardım. aynı şehir veya farklı şehir farketmez. 25k.
0
elorelia
(10.11.16)
21-22 yasıma kadar aile ile birlkte yasadım. Bu süre zarfında sorumluluk anlamında eksilerdeyim. Sonra bin bir ugrasla evden cıktım iki sene farklı sehirde yasadım o süre içinde bile Tatillerde falan anababa evine geldiğimde yasadıgım Cendere tartısılmaz. Son bir senedir de yurtdışında yasıyorum. Gec yasta edinmeye calıstıgım sorumluluklar yuzunden şimdi geri dönesim yok tekrardan. Tatile geldim fakat bir gün aşklar biter hatıralar kalır diyorum..
0
fıytfıyt
(10.11.16)
Bir amacın yoksa mantıksız. Ailenle yaşarken kazandığın para cebinde kalır. Bir süre birikim yapma fırsatın olur. Ayrı eve çıkarsan kira verirsin, aldığın para bir anda yok olur. Diyorsan ki kız arkadaşımla rahat rahat takılayım, o zaman çık. Yok yine televizyon izlerim her aksam diyorsan çıkma. Olgunluk falan bunlar gereksiz şeyler. Nasıl rahat oluyorsan öyle yaşa. Bunun kuralı yok.
0
dissendium
(10.11.16)
(13)

Baba sorusu

jamalbsf
Selam arkadaşlar. Bi sürü şeye derman oldunuz bugüne kadar bu mevzuyu da çözmeme bi yardımcı olursanız çok sevinirim. Mevzu şu. Babam bugüne kadar aile kavramından uzak zerre baba sorumluluğu taşımayan bi insan. Bugüne kadar maddi manevi bi sürü şeyin üstesinden çocukluğumdan beri ben gelmeye çabala
Selam arkadaşlar. Bi sürü şeye derman oldunuz bugüne kadar bu mevzuyu da çözmeme bi yardımcı olursanız çok sevinirim.

Mevzu şu. Babam bugüne kadar aile kavramından uzak zerre baba sorumluluğu taşımayan bi insan. Bugüne kadar maddi manevi bi sürü şeyin üstesinden çocukluğumdan beri ben gelmeye çabalayıp durdum. Şimdi dünyanın en naif en iyi kalpli güzel insanıyla evlenmek için bi adım attık. Daha bu süreç başlamadan önce de anneme "böyle bi mevzu olursa sizin için son bi fırsat anne babalık yapmak için yine herşeyin üstesinden tek başıma gelmek istemiyorum" dedim. Bu arada evlilik teklif ettim, yüzükleri aldık, ev işini kendim hallettim, eşyaları aldım ve düğünü de bizimkiler yapar diye düşündüm. Tek çocuk olduğum için ve artık onlar da bişeye el atsın ve üstesinden gelsin diye düğün yapmak istedik. Ama klasik düğün salonu değil de 15-20 bin arası düzgün-makul bi yer olsun istedik. Dün bu mevzu evde açılınca babam "şu kadar maaş alıyosun benim durumum belli" vs bi sürü şey söyledi. Durumum belli dediği de kira vermiyor, kira geliri var, emekli maaşı var, arabası var ve daha 15 gün önce köyünde 160 bin liraya ev aldı.

Sorum da şu. Dün biz tartışıp da bugün de ruh halim diplerde olunca annemin baskısıyla 15 bin tl üst limitli bi düğüne tamam demiş hatta bi yere bakmaya falan girmişler. Ben normalde bu saatten sonra mümkün değil kabul etmem zoraki yaptıkları şey de beni daha çok öfkelendirir. Ama hadi ben 2 gün sonra normale dönerim de annem çok üzülüyor bu duruma be "tek çocuğumun düğününü görmek istiyorum" diyor. Kendisi defalarca ölümden dönen kalp hastası bi insan. Hayatı boyunca huzur bulmamış bi naif insan.

Soruya gelemedim. Şimdi ben karakterimi bi kenara bırakıp "amaaan sikerler gururu" diyip babama bu düğünü yaptırsam mı yoksa doğru bildiğim yolda devam mı etsem ? Ama babamın kendisini sorgulaması bu duruma üzülmesi falan mümkün değil iki gün sonra sikinde bile olmaz. Kendimi de annemi de yıpratmasam mı ne yapsam bilemedim.

Siz de değerli yorumlarınızı bi yazın siz ne derseniz öyle yapıcam yoksa çıkamıyorum işin içinden.
0
jamalbsf
(10.11.16)
Ayni sorumsuz babadan bir tane bende var. Emin ol seninki gibi duruma dustugum oluyor,annem de ayni seninki gibi tepki veriyor. Olay esnasinda sinirlenip "bir daha yardim edersem/istersem ne olayim" vs diye dusunuyorum, ama sonrasinda "madem o sorumsuzluk yapiyor ben de yolarim ulan" diyip giderleri pedere kakaliyorum.
Sen de acima hocam. Tirtikla gitsin,bosver gururu. Zaten yapsada yapmasada 2 gune unutur.
0
MtKrt
(10.11.16)
Babanız size sırf düğün için 15-20 bin destek olmak zorunda değil. Bu ayrı bir konu. Onun dışında madem bugüne kadar sizi sallamamış, bu saatten sonra zorla da olsa onlardan bir şeyler beklemeye gerek yok. Kesinlikle istemezdim böyle bir şey. Düğün olayını abartma. Daha pahalı düğünlere de katıldım, millete eğlence çıkarıyorsun, başka hiçbir özelliği yok. Nikah kıyın gitsin.
0
dissendium
(10.11.16)
şimdi kabul etmesen yine suçlu sen olursun. boşver versin 15 bini. mesafeni korumaya da devam et. mutluluklar
0
fragile lady
(10.11.16)
sen naparsan yap, baban asla ' ah ben ne kötü adamım, oğlumu üzdüm eşimi üzdüm' vs demeyecek. annen üzüldüğüyle, sen daha fazla harap oldugunla kalacaksın.

' amaaan sikerler' deyip, babanın imkanlarını zorla. dediğin gibi maddi açıdan problemi yoksa, evet zorla. neden zorlamayacaksın ki?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(10.11.16)
Neden zorlayacaksin ben de onu anlamadim? Maddi durumu iyi diye illa dugun yapmak zorunda mi? Senin de maddi durumun iyiyse kendi dugununu kendin yap ne var yani. Ailemiz illa dugun yapmak zorunda mi bize? Bir sekilde buyutup bu yasa getirmisler. Ayrica anneni daha fazla uzme.
0
kassiopeia
(10.11.16)
Simdi ona yaptirirsan olene kadar laf cekersin. Yapabiliyorsan sen yap.
0
isott
(10.11.16)
Yaptırırsan hayatı boyunca senin düğününü ben yaptım diye konuşur, üste çıkar. İmkanın varsa yaptırma. Ama çok zor durumda kalacaksan yapacak bişey yok. Fazla borç yuva yıkar.
0
kaderimse np
(10.11.16)
Bırak şimdi yapsın, sonra söylenmeye ve ısıtıp ısıtıp önüne getirmeye devam edicek.
Sen borç gibi düşün, sonra çat diye 15bini say eline maddi yönden bi miktar rahatlayınca. Hatta annene ver o parayı, babana güvenmediğin için bu daha iyi olur bence.
0
megalomaniac
(10.11.16)
15 bini al balayına filan gidin gözünüzü seveyim ya.
0
timmie
(10.11.16)
Düğünü o şekilde yapmayıp da kendi imkânlarınızla sade ama şık bir nikâh programı düzenleseniz, belki bir miktar tasarruf etmiş olur, o parayı da eşinizle birlikte mutluluğunuz için değerlendirebilirsiniz.
Anne baba meselelerini bırakın, dert etmeyin hiçbir şekilde. Bir söz vardır, "Mutlu olmak istiyorsan başkalarının elindekinden ümidini kes." Siz de bu ümit yüzünden, tek evladım yapmak zorundalar, babalar böyle davranır gibi birtakım inanışlar biçimlenmiş. Maalesef bu klişelerle hayat yürümüyor, çünkü herkesin gerçekliği farklı. Keşke babanız fedakâr bir insan olabilseydi. Sorsan, elinden gelini fazlasıyla yapıyordur. Öyle olmuyor işte. Neyse, kendi işini kendin yap. Kırmadan dökmeden incitmeden. Ne kendini ne başkasını.
0
lazarus
(10.11.16)
hocam sen de güzel bi kardeşimizsin. bir ifşada görmüştüm :)
evlenmene sevindim, mutlu ve huzurlu bir yuvan olur umarım.
bu sıkıntında hayırlısıyla geçer inşallah
0
güneyli çocuk
(10.11.16)
benim babam düğünüme misafir gibi gelmişti davetime "o tarihlerde uygun olursam gelirim" diye yanıt vermişti. bu cümlesi hiç çıkmaz aklımdan.

teoride bakarsak evet senin düğününü karşılamak zorunda değiller ama insan yine de bir şeylerin ucundan tutsun destek olsun istiyor. ben olsaydım bunların üzerine yaptırmazdım daha sade bir düğün planına geçer kendim hallederdim.
0
yue
(10.11.16)
sorunun cevabı değil ama sözüm herkese: babanızın kıymetini bilin ya. göçüp gidince bacağı kırılmış sandalyeye dönüyorsunuz.
0
suicides underground
(10.11.16)
(6)

Ders çalışmak neden bu kadar zor?

fragile lady
Bu konuda ya da istemediğiniz başka şeyler konusunda kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?
Bu konuda ya da istemediğiniz başka şeyler konusunda kendinizi nasıl motive ediyorsunuz?
0
fragile lady
(09.11.16)
gorev bilinci :)
0
superfluid
(09.11.16)
Ders çalışmayı çok severim. Canı sıkıldığında matematik sorusu çözen biriyim. İyi bir ders çalışma için İnternet olmamalı. Müzik de olmamalı. Kişi neyi neden çalışacağını bilmeli. Ortam sessiz olmalı. Kaynaklar yeterli olmalı. Kağıt ve kalem istenilen özellikte olmalı. Aç ya da çok tok olmamak gerek. Ortamın sıcaklığı da iyi olmalı. Çok sıcak ya da çok soğuk olmamalı. İşte bunlar hep bozucu etken. Bunları elemek gerek. Biraz da merak ve ilgi gerekli. Son olarak da bir konuyu iyice öğrenene kadar masa başından kalkmamak geliyor. Yemek falan de yenmemeli tabi. Sakız bile çiğnenmemeli. Sadece su.
0
dissendium
(09.11.16)
Ben muzik dinlerdim walkmanle discmanle hey gidisi
0
condom kurşunu
(09.11.16)
çünkü anlamak için efor sarf edip yoruluyorsun, beyin var olan durumunu hep korumak ister, zora girmeyi, fazla enerji harcamayı sevmez, yalnız ders çalışmada belirli bir bilgi eşiğini geçersen, o zaman anlamak için harcayacağın efor azalacağı için zor olan kolaylaşır.
0
gezegen olan pluton
(09.11.16)
disiplin gerektiren her şey zor oluyo
0
sayns
(09.11.16)
Çalışmak istediğin konuyu keyifli hale getirecek ayrıntılar yakalamaya bak.

Farklı metotları dene: yazarak, sesli tekrar ederek vs.
0
chitosan
(10.11.16)
(9)

sinir hastası mıyım ben?

mahone
bazı şeylere tahammül edemiyorum. ve şiddet göstermek istiyorum bu şeyler karşısında.mesela 20 yaşındaki kız kardeşimin evdeki kediyle keyfi için oyuncak gibi oynatmasına tahammül edemiyorum. uyuyan hayvanı uyandırıyor, kucağında orasıyla burasıyla oynuyor. hayvan rahatsız oluyor belli miyavlıyor ci
bazı şeylere tahammül edemiyorum. ve şiddet göstermek istiyorum bu şeyler karşısında.

mesela 20 yaşındaki kız kardeşimin evdeki kediyle keyfi için oyuncak gibi oynatmasına tahammül edemiyorum. uyuyan hayvanı uyandırıyor, kucağında orasıyla burasıyla oynuyor. hayvan rahatsız oluyor belli miyavlıyor ciyaklıyor, çığlık atıyor. bu ise gülüyor. oyun oynuyor aklınca. buna dayanamıyorum ben. ağzının üstüne vurasım geliyor kardeşimin. ama yapmıyorum tabii. yapmam da. dışarı çıkıyorum yürümek için, hava alıp geliyorum. normalde ayrı yaşıyorum ben zaten ama, bazen ailemin yanına geldiğimde durum bu.


iş yerindeki iş arkadaşımla görev paylaşımı yapılıyor. görevi paylaştıran da müdür. ben kendi görevimi yapıp geliyorum. bu ise yapmamış oluyor ve benim de işim etkileniyor. nedne yapmadın diyorum. off yaa ne bilyimm diyor. inanılmaz bir şiddet isteği duyuyorum. saçından tutup kafasını masaya vurasım geliyor.

apartmanda komşunun biriyle karşılaştım geçen gün. o dünkü adam kimdi yanında dedi. babamdı dedim. gülümeysrey konuşuyorum bu arada, yani öyle asabi biri değilim. o nerde yaşıyor dedi. kısaca izah ettim. neden beraber yaşamıyorsunuz, annen napıyor o nerde diye çat çat sordu. direk "napıcan" dedim. kaldı öyle. ve bu asla benim vereceğim bir cevap değil. ama dayanamıyorum artık. bu arada ben titriyorum sinirden. saldırasım geliyor.

bunlar ilk aklıma gelen birkaç örnek. yüzlerce örnek verebilirim. markette, kasada, cafede barda... insanlardan, ailemden kaçar oldum. bazen sinirden ağlayasım geliyor, boğazım düğümleniyor hissediyorum.

napayım ben? sıyırmış mıyım iyice?
0
mahone
(06.11.16)
Sorun sende değil.
0
dissendium
(06.11.16)
siddet istegi biraz farkli. siyirmissin demeyelim ama durum pek ic acici da degil gibi sanki. yani icine atmaktan biriktirmekten de oluyor yukarda soylendigi gibi. ya da zor bi donemden geciyorsundur, sinirlerin bozuktur, uyku/yeme icme problemleri vardir, parasizlik, arkadassizlik veya kotu giden iliski de cok etkili oluyor boyle tavirlarda. psikologa gitmeyi dusunebilirsin belki. birilerine (ozellikle de tanimadigin birilerine) icini dokmek iyi gelebilir.
0
in vino veritas
(06.11.16)
Tam olarak ayni seyi yasiyoruz. Ayni dilden konusamadigim insanlsarin kafasini ezmek istiyorum.
0
piremses
(06.11.16)
ben de bugün bi insanı öldüresiye dövmek istedim
0
fasulyek
(06.11.16)
Bence senin tatilin gelmiş.
0
manuel mandalina
(06.11.16)
bende mutsuz olduğum dönemlerde artıyor bu durum. bir arkadaşım bana sen pasif agresifsin demişti. önce kabullenememiştim ama sanırım haklı.
0
lapris
(06.11.16)
sıyırmamışsın ama böyle giderse sıyırırsın ya da tansiyon hastası falan olursun.
takma diyecem ama ben de biliyorum ki demekle olmaz bu işler.
kafayı meşgul edecek birşeyler bulmak lazım.
0
supermatik
(06.11.16)
ben de böyleyim son 2-3 yıldır. niye bilmiyorum. sen hep mi böyleydin bilmiyorum tabi. öfke bir süre sonra bağımlılık yapıyor bunu farkettim, o yüzden psikolojik rehabilitasyon ve öfke kontrolünü öğrenmek dışında çaresi yok.
0
jangbogo
(06.11.16)
Tsh ına baktır, gizli şeker de olabilir. Yüksek ihtimal tiroitle ilgilidir. Sinir yaparlar, tarifine uygun.
0
Aman Sen de
(06.11.16)
(6)

hdp'li vekillerin tutuklanma sebebi nedir?

vayezikhan
gündemden çok uzak kaldım.
gündemden çok uzak kaldım.
0
vayezikhan
(05.11.16)
Türkiye Cumhuriyeti'ni alenen aşağılamak, suç işlemek amacıyla terör örgütü kurmak gibi şeyler. Çoğu için benzer.
0
dissendium
(05.11.16)
Gecen Birgun'de okudum, dogru mudur bilmem. Daha kucuk bir partinin baskanini 330 milletvekiline ulasmak icin memnun etmeye calisiyorlarmis. Iste bizim kisiyi baskan yapalim bakin nasil da hepsini hapse atti falan...
0
Traveller
(05.11.16)
terörist cenazelerine katılmak, tabutla silah taşımak gibi bir sürü adice şey
0
delicevat
(05.11.16)
vatana ihanet, terör örgütü kurmak ve desteklemek.
0
lonelyman
(05.11.16)
yakında gerçekleşecek başkanlık seçiminde muhalif kanallardan birini susturmak. hdp kurulduğu günden beri değişmedi, kürtlerin ondan önceki partisi de farklı değildi. ve yaptıkları neyse her şey zaten devlet tarafından biliniyordu. yani işledikleri suçlar yüzünden tutuklanacaklardıysa da şu an yapılan tamamen tek adam için yapılıyor. bir entry vardı. akp'nin olayı din, islam, şeriat falan değil. bunlar çıkarları hangi yöne çark ediyorsa o tarafa meyilli bir topluluk. mhp olur chp olur hdp olur. her dönem farklı birine çatar, farklı biriyle dost olur. haziran ve kasım seçimlerinde en muhalif kesim de hdp olduğundan paylarını aldılar tek adamın güce giden yolunda engel oldukları için.

not: hdp'yi savunmuyor, hiç suç işlemediğini söylemiyorum ama kalaşnikofa şarjör olmadığımın da bilinmesini isterim...
0
kisa bisey olsun istemistim
(06.11.16)
esasen hdp'liler bugune kadar akp ile danisikli bir dovusteydiler, adina cozum sureci dediler. chp oylarini her yerde bolduler, "chp'yi paramparca edecegiz" aciklamalari yaptilar. simdi de tabi akp klasik 180 derece donusunu yapiyor. bunlar da dogal olarak yillarin feto'su gibi bir anda ortada kaliyor. olay budur.

malesef tutulacak bir taraflari da yoktur. chp hala paramparca olmamis ama gordugunuz gibi hdp sallantida. hdp'nin ve pkk'nin niyetleri ve eylemleri dolayisiyla hak ettikleri bellidir. akp'nin bunu bir kaldirac olarak kullanmasi diger muhaliflerin sucu degildir. fakat bu surecte chp konumunu siyasete uygun belirleyip bu kaldiractan siyasi olarak kendi de yararlanmazsa o zaman chp, aptalligina yansin.
0
idexo
(06.11.16)
(2)

yurtdışında dil öğrenmenin en ekonomik yolu nedir?

pilavmaker
dil okulları pahalı :( gönüllü çalışma gibi seçenekler var mı? varsa dil geliştirir mi? bu arada üniversiteden mezun oldum şu an öğrenci değilim yani. bildiğiniz bir şey var mı :/
dil okulları pahalı :( gönüllü çalışma gibi seçenekler var mı? varsa dil geliştirir mi? bu arada üniversiteden mezun oldum şu an öğrenci değilim yani. bildiğiniz bir şey var mı :/
0
pilavmaker
(05.11.16)
workaway.info işine yarayabilir. proje gibi düşün ama resmi olmayan versiyonu. dezavantajı şu: hiçbir şey resmi değil ve işlemleri (vize, uçak bileti vs) sen halletmek zorundasın. avantajı da şu: herhangi bir kuruma para bayılmadan ya da şekilli şüküllü motivasyon mektuplarıyla uğraşmadan insanların evinde kalıp yemeğe, suya, barınmaya para vermeden takılabilirsin.

ben aralık'ta bu site üzerinden ukraynalı bir çiftle tanıştım. istanbul'da görüştük. 17 ocak - 11 şubat arası onların yanında kalıcam. ingilizce pratiği istiyolar sadece, bu kadar. işte ingilizce konuşucaz, "şu nedir yav" dediklerini söylicem, olay bu. iki tane kızları var küçük, onlarla konuşucam edicem.

bir aksilik olmazsa temmuz-ağustos için de novosibirsk'teki bi aplayla anlaştım, onlarla da aynı şekilde. ben rusça öğrendiğim için doğu avrupa-rusya taraflarını kovalıyorum hep. sen de ilgi ve bilgi alanına göre ilanları kurcalayıp "slm gelim mi" diye yazabilirsin ilan sahiplerine. bu novosibirsk'tekiler tarla bahçe işlerinde de yardım istiyo mesela. günde kaç saat, haftada kaç gün yardım beklediklerini yazarlar ilanlarına. o insanlarla kalır, onlarla aynı yemeği yer, ister arkadaş gibi gezip tozar ister kendin takılırsın. çeşit çeşit şey var.

siteye kayıt paralı yalnız, 100 lira civarı bi ücreti var. aktif olarak kullanırım, proje ararım dersen verdiğin paraya kesinlikle değer. az buçuk ingilizce biliyorsan ve işe yarayabilecek herhangi bir yeteneğin varsa (olmasa da olur hatta, benim yok mesela) bi şey bulursun. binlerce ilan var sitede, elbet biri cevap verir ve anlaşırsınız yani.
0
der meister
(05.11.16)
Dil geliştirme olayının çok da öyle olmadığını gördüm birkaç kez. Wyoming'te WAT yapan bir arkadaşım gramer açısından hala hatalı cümleler kuruyor. Amerika'da yaşayan bir Türk'ten people goes, I go to work with bus gibi hatalı cümleler duymuşluğum var. İşe yarayıp yaramayacağı sizin çabanıza bağlı.
0
dissendium
(05.11.16)
(5)

Gözlük camı - çerçevesi nasıl olmalı

iddaaci
Merhabalar, Gözlük camı ve çerçevesi alıcam. Ama nasıl bir cam alacağımı bilmiyorum. Bugün optiğe gittim. Adam çizilmez, buğulanmaz filan bir cam söyledi. Ben hangisini seçeyim? Bide çerçeve nasıl olsun? Teşekkürlerini
Merhabalar,

Gözlük camı ve çerçevesi alıcam. Ama nasıl bir cam alacağımı bilmiyorum. Bugün optiğe gittim. Adam çizilmez, buğulanmaz filan bir cam söyledi.

Ben hangisini seçeyim? Bide çerçeve nasıl olsun?

Teşekkürlerini
0
iddaaci
(05.11.16)
Çerçeve yüz şekline göre değişir. Benim en son gözlüğüm çerçevesizdi. Sonra düşüp kırıldı. Biraz hassas oluyor çerçevesizler. Normal cam alma. Organik cam al. Antirefle genelinde oluyor zaten. Çizilmez, buğulanmaz gibi özellikler fiyatı artırıyor. Normal camın da çizilmesi zor aslında. Buğu da her zaman olmuyor. Yine de siz bilirsiniz.
0
dissendium
(05.11.16)
camın abbe değeri çok önemli. Abbe değeri denilen şeyi araştır.
0
Cruyff
(05.11.16)
çerçevede hafiflik ve sağlamlık önemli. bir de bu modele göre değişiyor çok çeşit var. titanyum kırılmaz mesela ama çok demode bence artık. kemikleri beğeniyorum ama ağır oluyorlar diğerlerine göre. sürekli takacaksan hafif modeller arasında tercih yaparsan iyi olabilir.
camda da @dissendium un önerisine benzer bir şey söyleyecektim. organik cam +1
0
tiredpanda
(05.11.16)
nowax cam kullanmani tavsiye ederim
0
nax
(05.11.16)
crizal cam da iyidir.
0
vacigok
(05.11.16)
(5)

Arkadaşım için iş fikri

sakar in san
Biyomedikal mühendisi bir arkadaşım var kendisi doğma büyüme almanyali. Iyi derecede fransızca ve ingiliZce biliyor almancasini söylememe gerek yok zaten.Fakat iş bulamıyor. Nereye başvurabilir? Aklınızda iş fikri var mi ya da önerebileceginiz yerler. Dille alakalı olur kendi mesleği ile alakalı olu
Biyomedikal mühendisi bir arkadaşım var kendisi doğma büyüme almanyali. Iyi derecede fransızca ve ingiliZce biliyor almancasini söylememe gerek yok zaten.
Fakat iş bulamıyor. Nereye başvurabilir? Aklınızda iş fikri var mi ya da önerebileceginiz yerler. Dille alakalı olur kendi mesleği ile alakalı olur
0
sakar in san
(05.11.16)
Evlendi o yüzden türkiye ye yerleşmek zorunda kaldı
0
🌸sakar in san
(05.11.16)
kanada +1
0
sutlu nescafe
(05.11.16)
Siemens'e başvursun mutlaka. Havada kaparlar. Siemens MR cihazı falan da üretiyor bildiğim kadarıyla. Tabi onların mühendisleri daha bir Übermensch ama olsun. Denemekten zarar gelmez.
0
dissendium
(05.11.16)
Arkadaşım kız buarada:)
0
🌸sakar in san
(05.11.16)
kanada +3213432536678856867
0
nickini degistiren yazar
(05.11.16)
(11)

ticaret yapacak olsanız ne tür bi ticaret yapardınız?

pomaks
sb. lütfen goygoy yapmayın ciddi ciddi soruyorum bunu. ne alıp satardınız? ticari bi maldan bahsediyorum freelance kod yazarım, çevirmenlik yaparım falan değil sorduğum. ticari olarak ne alıp satardınız imkanınız olsa?not: beyaz diyene kötü sözler hazırladım.saygılar.
sb. lütfen goygoy yapmayın ciddi ciddi soruyorum bunu. ne alıp satardınız? ticari bi maldan bahsediyorum freelance kod yazarım, çevirmenlik yaparım falan değil sorduğum. ticari olarak ne alıp satardınız imkanınız olsa?

not: beyaz diyene kötü sözler hazırladım.

saygılar.
0
pomaks
(05.11.16)
Selfie çubuğu
0
dissendium
(05.11.16)
moda olan tasarımlara sahip ürünler. o trendin başında yakalanırsa çok güzel kâr bırakır.

mesela şu pahalı çantalar çok moda oldu
www.google.se

ne bileyim bi ara ugg çok modaydı.
geyikli şeylerin modası.
bi ara tiger ayakkabı çok modaydı.
0
senolll
(05.11.16)
ev dekorasyonu için farklı ürünler. hani mesela cilalanmış kütükleri sehpa niyetine satarlar ya. o tarz şeyler. damarını yakalarsanız güzel satış yapılır. son yıllarda maddi durumu iyileşen ama enerjisini eve harcayan gruba yönelik bir ticaret yapardım kısacası.
0
pilavmaker
(05.11.16)
çinden getirtmenin bir yolunu bulsam tabi ki e-sigara
0
loser blueser
(05.11.16)
çin'de olup da türkiye'de olmayan elektronik cihazları satardım.

mesela xiaomi'nin birçok ürünü var. miband, miband 2, piston kulaklık vs. bunların hepsi de çok beğenilen, tutulan ve oldukça kaliteli ürünler.

aynı şekilde xiaomi, meizu gibi markaların telefonlarını satardım burada. çünkü bunlar hem ucuz hem de çok kaliteli olduğu hem de türkiye'de son dönemde yavaş yavaş duyulmaya başlandığı için iyi satardı.

öte yandan drone da satardım. türkiye'dekiler ciddi manada pahalı. ama çin'de oldukça ucuz aslında. mini drone'lar özellikle iyi satardı diye tahmin ediyorum.

ek: yukarıda elektronik sigarayı görünce aklıma geldi. bir arkadaşım bunları çin'den alıp satıyordu. yasak falan dedi birkaç kere ama nasıl aldığını bilmiyorum. ilgilenirseniz sorarım da hatta. bunun için gruplar vs. varmış. 150 liraya alıp 300-350 liraya sattığı sigaralar oluyor.
0
tosiba
(05.11.16)
Ticaret oyle bir sey ki bulundugun yerde (veya satis yapabilecegin cevrede) trend olmakta olan bir seyi cok erken bulup, uygun fiyata tedarikci olup rakipler sahayi boka cevirmeden satabildigin kadar mal satmalisin. Yani baskasinin lafiyla ticaret yaparsan batarsin. Ornegin selfie cubugu; bundan 2 sene once bu trendi kesfedip markete ilk giren kisilercen olsaydin simdiye karun kadar zengin olabilirdin ancak bugun kosedeki bakkal bile selfie cubugu satiyor. Asgari ucret kazanirsan op basina koy.

Ticarette urunlerin karliliklari zaman icinde gider. Sen halihazirda tukenmis bir markete girecem dersen zarar edersin. Ticaretini yapnaya calistigin seyi millet biliyorsa ve tecruben / seni digerlerinden gercekten ayiran bir avantajin yoksa basarisiz olursun.
0
robokot
(05.11.16)
istanbula yakın ancak kalabalıktan uzak bir bölgede Kiler veya depo kirala

UN
YAĞ
TUZ
BAKLİYAT
ŞEKER
KONSERVE

Stokla....

Ayrıca Hamur yapma makinesi al ! stokta bol bol boş kavanoz bulundur.

5 yıl içerisinde Yaşayan efsane haline geleceksin.
0
voyage
(05.11.16)
@voyage

Savaşın hangi tarafındayız onu da söyleseydin :)
0
🌸pomaks
(05.11.16)
ülkede olmayan antin kuntin amerikan ve avrupa ıvır zıvırları. gelir seviyesi yuksek bir semtte tutardı.
0
partizan
(05.11.16)
@pomaks

Siyasal islamın altındaki dinci ve faşist yobazlardan uzak dur.
0
voyage
(05.11.16)
Türkiye için konuşuyorum;
1. İnşaat malzemesi
2. Gıda
3. Tekstil

Bu sıralamaya göre giderdim. İmkanım varsa ilk önce toptani düşünürdüm.
0
etna
(05.11.16)
(6)

Cumhurbaşkanı neden sürekli ölümden bahsediyor?

pomaks
sb fakat merak ediyorum son dönemde özellikle son 1 haftadır ''öleceksek adam gibi öleceğiz'' 'bu topraklarda doğdum bu topraklarda öleceğim'' gibi beyanları var. yani nedense özellikle son 1 haftadır hep konuyu ölüme getiriyor. benim kaçırdığım bi şey mi var? saygılar.
sb fakat merak ediyorum son dönemde özellikle son 1 haftadır ''öleceksek adam gibi öleceğiz'' 'bu topraklarda doğdum bu topraklarda öleceğim'' gibi beyanları var. yani nedense özellikle son 1 haftadır hep konuyu ölüme getiriyor.

benim kaçırdığım bi şey mi var?

saygılar.
0
pomaks
(05.11.16)
Kaçmam diyor yani.
0
dissendium
(05.11.16)
Yalandan da olsa bunları söylemezsen üzerinden iç savaş çıkartmak istediğin %5'lik kemik kitleni bile elinde tutamazsın.

Hava cıva. Politik taktikler.
0
sevgikusunkanadinda
(05.11.16)
öldürülmesi durumuna hazırlık yapıyordur.

bu aralar çok tehdit altında, zaten son 7 8 senedir, güvenliksiz gezemiyor ama son 3 4 senedir çok büyük tehdit altında.
0
it could be wrong
(05.11.16)
vakti geldi.
0
tezek
(05.11.16)
Bağırsak kanseri
0
killerbee
(05.11.16)
başkomutansa ölümden (tabiki) bahsedecektir ama korkusundan değil. türkiye gibi her an gündemi degisebilen bir kritik cografyada korkuyla bu kadar yıl iktidarda kalinmasi, bazı sıradışı kararların alinması pek mümkün degil.
internette atıp tutmaktan öte gidin o çomar dediklerinizin arasina karışın konuşun bunları. istemesenizde ufkunuzu acacaktır bazı ayrıntılar.
atilan bir önceki adimlar bir sonraki adima yön veriyor. biraz analiz yapın.
0
1adam
(05.11.16)
(9)

Duyuru sozluge gore daha gercek degil mi

brad pitt
Ben mesela sozluge normalde girmiyorum da okumuyorum da. Bozuldu yea falan demicem ilgilenmiyorum yani cazip gelmiyor. Ama duyurudaki hemen hemen her soru reel. Gercek yani. Fenerle besiktas yenildiginde falan hahahahahah yazmaya giriyorum sozluge. Ama burada gercekten soruyorum, cevapliyorum.
Ben mesela sozluge normalde girmiyorum da okumuyorum da. Bozuldu yea falan demicem ilgilenmiyorum yani cazip gelmiyor. Ama duyurudaki hemen hemen her soru reel. Gercek yani. Fenerle besiktas yenildiginde falan hahahahahah yazmaya giriyorum sozluge. Ama burada gercekten soruyorum, cevapliyorum.
0
brad pitt
(05.11.16)
konsept farklı. haliyle. e bir de sözlük mü kaldı artık..

Buranın saçmaladığı zamanlar da var ama sonuçta insanlar gerçekten yardım istemecek için de soruyor.
Başkasına soramayacağı şeyleri sorabiliyor.
Hemen ulaşamayacağı kişilere ulaşabiliyor.

Faydalı yani her şeye rağmen.
0
qazaqwsx
(05.11.16)
benim için yıllardır sözlük out duyuru in.
0
elorelia
(05.11.16)
sozluk new york
duyuru berlin
0
rentts
(05.11.16)
zamanında eksibition varken daha da güzeldi de neyse işte
sözlük bok gibi evet
0
sameidiot
(05.11.16)
Format farklı.

Sözlüğün lafım yok, hali ortada.

Duyuru aynı yolda ilerliyor. Millet soru soruyor, bilgi sıfır soranda, birebir yaşamışsın yazınca adamın hoşuna gitmiyor bu. "öyle değildir o yeaa" diyor yetmiyor küfrediyor, başkası adamın hoşuna giden ama gerçeklikle bağı olmayan gazı veriyor o haklı oluyor. Böyle olunca buranın asıl müdavimleri sıkıldılar. Ben artık buna benzer tiplere cevap vermiyorum. Çoğuda böyle.
0
kurnaz
(05.11.16)
Çok çok büyük fark yok ama buranın yoğunluğu daha az olduğu için sözlükteki gibi göze çarpmıyor sadece. Ufak farklılıkları da format değişikliğine, kullanıcı/moderasyon oranına bağlıyorum.

Kuralları belli olduğu halde gidip hahahahahah diye bir entry giriyorsanız sözlüğün daha az tercih edilebilir bir platforma dönüşmesinde sizin de payınız vardır.
0
pike
(05.11.16)
Sözlük de gerçek ama sol menüye hiç bakmazsan. Bana göre debe, bugün gibi seçenekler kaldırılırsa, yeni bir moderasyon kurulursa ve kurallar baştan sona madde madde belirlenirse sözlük hala kurtarılabilir.
0
dissendium
(05.11.16)
elorelia +1
Sözlüğe dünkü gibi ciddi bir mevzu olmadıkça bakmıyorum bile neredeyse.

Burası daha interaktif, o yüzden daha gerçek gibi. Bir soru sorulduğunda birebir iletişim kuruyorsun insanlarla, ekşiye bir entiri yazmaktan daha farklı bir durum bu.
0
buff
(05.11.16)
sozluk her anlamda les bir ortam. ulke icinde ani gelisen olaylarda bilgi almak icin iyi, 100 entry icinden 10 tane falan ise yarar sey cikabiliyor. onun disinda buyuk olcude cop. cocukken ben hatirliyorum, mesela bir sehre gitme hayali kurup sozlukten o sehrin basligina bakardim. oyle guzel seyler yazilmis olurdu ki... hem gulerdim, hem ogrenirdim. simdi ayni basliga gir, "yakinda yerlesecegim sehir. bilenler yesillendirsin" diyen aptallarla doludur.

duyuru daha iyiydi ama o da sapitmaya basladi. bunda, bu duyuruda da gorebilecegin duyuruyu sozluge tercih etme durumu etkili diye dusunuyorum. yakinda burasi da sozluge doner. milletin begenmedigi, her seyi siliyor diye elestirdigi moderasyonu ben de elestiriyorum. bence sildiklerinin iki kati kadarini daha silmeleri lazim.
0
der meister
(05.11.16)
(29)

Kuran Hk.

spoiled spoiler
Kuran neden Arapca indirildi?Eger ki Allah herkes tarafindan anlasilmak istiyorsa, neden context disinda anlayamiyoruz verilen mesajlari ve neden dili o kadar karmakarisik?Surdaki cevaplar hakkinda ne dusunuyorsunuz? https://www.quora.com/Why-does-Quran-have-so-many-complicated-ambiguous-contextual-
Kuran neden Arapca indirildi?
Eger ki Allah herkes tarafindan anlasilmak istiyorsa, neden context disinda anlayamiyoruz verilen mesajlari ve neden dili o kadar karmakarisik?
Surdaki cevaplar hakkinda ne dusunuyorsunuz?
www.quora.com

Duzgunce cevap verecek herkese simdiden tesekkurler.
0
spoiled spoiler
(05.11.16)
kardeş bende ilahi bir kitap uyduracak olsam kendi dilimde yazarım. normal yani.
0
ada meltemi
(05.11.16)
eski ve yeni ahit, israiloğulları aracılığıyla tüm dünyaya müjdelenirken, 600 sene sonra bedevi araplara bir din gelmesi çok saçma.
0
cekilmis gayfe
(05.11.16)
bunun gibi sorulacak milyonlarca soru var. madem zaman otesi bir kitap neden bin yil sonrasinin teknolojisi olan ipad'de falan inmedi de o zamanin parsomen kagidiyla indi, yada vaktinde girla olan mucizeler neden kayit teknolojilerinin olustugu zamanlarda durdu?

hicbirine tatmin edici cvp veremezsin.
0
mayeskuel
(05.11.16)
İngilizce bilmiyorum o yüzden orada yazılanları anlamadım.

Benim bildiğim şu: Kuran bir mucize. Gönderildiği toplum ise, maneviyatı en kötü olan, dünyanın en şahsiyetsiz, insanlıktan en uzak topluluğu. Kızlarını diri diri gömüyorlar yani düşün. İnanca saygı yok, biri yeni bir dine mensup oldu diye etmedikleri işkence kalmıyor vs. Dolayısıyla Kuran'ın dili de o toplumun dili, idrak seviyesi en düşük olanlara göre konuşulmuş, kurallar buna göre anlatılmış bu kitapta. Şunu şunu yapanlar cehennemde yanarlar diyor mesela, manevi olarak hiç gelişkin olmayan kişilerin ödül/ceza sistemiyle yönetileceğinin göstergesidir bu. Bugünkü çoğu müslümanda zaten belli oluyor, "iyi"lerin bile önemli bir kısmında cennet derdi var. Fakat bilmeyen çok, çünkü eğitimsizlik çok. GErek beyinsel gerek manevi eğitim olmadığı için insanoğlu düşünmeyi öğrenemiyor ve mesela Kuran'da Allah'ın bahsettiği şey hep yaşanıyor: "biz atalarımızın dininden ayrılmayız derler, ya ataları yanlış biliyorsa?"

Kuran'ın daha açıklayıcı, daha somut ve aydın ifadesini merak edersen Bayraktar Bayraklı dinle derim. Youtube'da Mahmut Soylu diye bir kanalda her cuma vaazını yayınlıyorlar. Son 2-3 vaazı bile dinlesen ufkun açılır daha geniş çaplı düşünebilirsin diye düşünüyorum.
0
yaren
(05.11.16)
Bu sorunuzun türlü saçma açıklamasını yapmışlar fakat benim en bilmek istediğim neden son kitap kuran? tanrı sonsuza dek bozulmadan diğer indirdiği kitapları koruyamadı ise kuranı nasıl koruyabilecek? Arap toplumunun o dönemde ihtiyacı olduğundan o topraklarda o dille indi diyen var, ben neden 1500yıl önceki arap toplumunun yaşam yönergesi olan kitaba göre hareket edeyim? Namaz kılmak spor gibiymiş vs ben çıkıp yürüyorum zaten her gün? Çoğaltılabilir.. Bu sorunuz ve eklediklerimin akla yatkın bir açıklaması yok ne yazık ki.. Tanrı iyi niyetli bir tanrı olsaydı şunu yapın edin dediği şeyleri herkes anlardı, linkte verilen cevaplarda Arapça eşsiz dil anca onla bazı şeyler ifade edilebiliyor denmiş. çok saçma, bu yine tanrıyı küçümseyen bi ifade. isteseydi tüm insanın dünyaya geldiği andan itibaren anlayabileceği şekilde kitabını var ederdi..
0
dahayeniymis
(05.11.16)
@yaren kız çocukları diri diri gömüyorlar mı asdfasdf
bazı paganlar da ayinlerinde çocukları diri diri haşlıyordu sütün içinde. onlara niye kitap gitmedi? ayrıca o dönem arap yarımadasında yahudi kabileler de yaşamaktaydı, sapkınlığa düşenleri cezalandırabilirdi tanrı niye kitap yollasın. neresinden tutsam saçma yani kusura bakma.
0
cekilmis gayfe
(05.11.16)
@dahayeniyemis, son kitap kuran değil. kuran ilahi bir kitap değil.
tanrı'nın israiloğullarıyla yaptığı anlaşma var eski ahit ve sonra sonsuz kurtuluşu müjdeleyen yeni ahit var. o kadar. başka bir şey yok.
0
cekilmis gayfe
(05.11.16)
Ek: (cepteyim çünkü)

Yaşar Nuri Öztürk de gayet akılcı ve aydın bir adamdır rahmetli. Muhammed Esed ve Hüseyin Atay da öyledirler. Bir tek isim verip reklamcılık yapıyormuş gibi olmak istemedim. Bu kadar isim vermemin bir başka sebebi de şu;

Sadece Kuran değil hangi kitabı veya metni veya olayı veya durumu veya kişiyi herkes kendine göre algılar ve kendi algısına göre anlatır. Meal yazanların hepsi için de bu geçerlidir. Hatta bu durum hiç de anormal değildir çünkü bizler Allah değiliz, mükemmel ve her şeye kâdir değiliz ki her şeyin en doğrusunu bilelim... İnsan eksikli ve yanlışlı bir yapıdır, elbet algısında ve anlatışında yanlışlar ve eksikler bulunur, çok normaldir. İnsan Allah olma yolunda/amacında olamaz, çünkü yapısı buna müsait değildir, Allah tektir. Ne olabilir? İnsan olabileceğinin en dengeli en sağlıklı en iyi doğru yapıcı güzel haline doğru gelişebilir/değişebilir/ilerleyebilir. Çünkü insan değişebilen bir varlık. Madem değişim özelliği var o zaman bünyesindeki iki yönden birine doğru değişecek, fizik kanunu bu yani. İki yöne birden değişemez. O zaman olumluya doğru değişmek varken olumsuza doğru değişim tercih edilmemeli.

Ama işte bunlar da hep düşünmekle gerçekleşebilen amaçlar. Düşünmek yetmiyor, insanın düşüncesini iyiliğe veya kötülüğe odaklayan bir yapı var insanın içinde, belki genler belki ailevi eğitim ya da belki tamamen nasip meselesi. Şahsen her şeyin elimizde olmadığını ve olamayacağını kabul ettim. Nasip diye bir şey gerçekten var.

İşte bütün mealciler de kendi nasipleri doğrultusunda akıl yürüterek kendi algılarını ortaya koyuyorlar. Kuran Allah kelamı olarak dosdoğru ama meallerini bırakalım, indirildiği dil bile o kadar çok değişken ki, herkes her konuyu kendi kafasına göre anlayabilir. Bu da çeşitlilik işte. Bu da "kimse kimsenin tek tip olmasını beklememeli" mesajı olabilir gayet.
0
yaren
(05.11.16)
@gayfe

Sorgulamanın sadece iki amacı olabilir: anlamaya çalışmak ve anlamamaya çalışmak. İnsan tercihlerinden ibarettir, talebi neyse insan esasen odur. Benim anlattığımı anlamazsın da başka bir düşünce sistemini çok rahat anlarsın, bunu bulabilmek için anlamak istemen ve araman gerekir. Anlamak istemeyen kişi her söylenene kulp takar itiraz eder. Seçim kişinin kendini bağlar.
0
yaren
(05.11.16)
ok o zaman. alttaki sorulara tatmin edici cvp verir misin?

madem zaman otesi bir kitap neden bin yil sonrasinin teknolojisi olan ipad'de falan inmedi de o zamanin sartlarina uygun kagitta indi,

yada vaktinde girla olan mucizeler neden kayit teknolojilerinin olustugu zamanlarda durdu
0
mayeskuel
(05.11.16)
sene 2016 hala kuran/din vb, böyle saçmalıklara tartışmak insanın aklına hakaret ya.
0
doxanikee
(05.11.16)
@gayfe, ben "kuran son ilahi kitaptır" iddiasındaki insanlara cevaben düşüncemi belirttim. Sizin iddianıza ise yanıt vermeyeceğim çünkü bu sorunun konusu değil.

@Sour, mucizelere bir cevabınız var mı? Mayeskuel'in sorduğu? Sizin bahsettiğiniz "ben tanrı ile konuştum vahiy geldi" bir grandiyoz sanrı örneğidir.
0
dahayeniymis
(05.11.16)
@yaren sen ne anlatıyorsun ya? insan eksikli yapıdadır ne demek? insan tanrı suretindedir ve kusursuzdur. eğer aklını ve bedenini yanlış yönde kullanırsan saçmalaman olağandır.
ayrıca dosdoğru dediğin kuran'da neden onlarca mantık hatası var?
0
cekilmis gayfe
(05.11.16)
@yaren

madem kuran bi mucize, söylediklerin onu diğer kitaplarla aynı kefeye koymuş olmadı mı? madem tüm insanlığa gönderildi, ve bir mucize benim beklentim; her şeyi çok net ve hiçbir tartışmaya neden olmayacak şekilde söylemesi olurdu. ama bunu yapmamış.

her şey elimizde değil evet ama senin yorumlarının tamamı bardağın dolu tarfını görmek için çaba göstermek.

şu an için bilmediğimiz, anlam veremediğimiz şeyleri bilmek zorunda da değiliz ama "bilmiyorum" demek yerine illaki nasip, tanrı vb kavramlara bağlamak tercih ediliyor. hani bazı insanlar diyor ya; "ateistlerin içindeki korkunç boşluk" diye inanlar bu boşluğu böyle şeylere inanarak dolduruyorlar, ateistlerse bilmiyorum demekten çekinmiyorlar ve carl sagan'ın dediği gibi inanmak değil bilmek istiyorlar. anlam veremediğimiz, bilmediğimiz bir şey için allahın takdiri, öyle yaratmış demek bahsedilen boşluğu sizin için doldurabiliyor olabilir ama benim için doldurmuyor.

"taşı bırakınca yere düşer" için allahın takdiri ve yerçekimi cevaplarından yerçekimi beni tatmin ediyor. taşın yere düşmesinin bir zamanlar yerçekimi diye bi açıklaması yoktu, şimdiyse yerçekimi çok basit herkesin bildiği bi terim. şu an insanlığın hiçbir şekilde anlam veremediği konular da ilerde aynı basitliğe gelebilir. o basitliğe getiren şeyin de olduğu gayet açık.
0
washe
(05.11.16)
kardes dunyada inanilan 4000 tane tanri var ve sen bunlarin icinden birisinin gercek oldugunu arastirip, bulabilecek kadar cok zamana sahipsen, buyur buradan secmeye basla:


www.godchecker.com
0
scars dont fade
(05.11.16)
eksiğini rasyonelliğin değilse bile çağ farkının açığa çıkardığı insan aklı ve egosunun bir metinden sırıtışı bu olay. bütün dindarlar o nedenle şu noktaya gelip dayanırlar:

"sorgularsan iman etmiş olmazsın."

imam hatipten çıkma ateist arkadaşım var, ateist olduğunu anlamıyor. ne olur diyor, konuyu kapat çünkü bunların cevabı yok. ben böyle seçtim, diyor. (saçma olduğunu biliyorum bile demiş bir insan)

gayet anlaşılır bir cümle, anlatabiliyor muyum. tamam ben ona ateist demeyi keseyim. çünkü o ister kendine dindar desin, ister demesin etrafına martaval atmayı kesmiş durumda. kaçmıyor ya da dayatmıyor da, yapma diyor. tamam o zaman. kendini bilmek önemli bir şey.

sonuçta inananın bilmek veya bilgiyi aramak üzerine bir hükmü yoktur. bu soruları cevaplayamazlar. bilen de inanmayı reddettiği için bilir.

bir akit yapmış ve inanmaya başlamışsınız, gerçeği nasıl arayabilirsiniz ki.

bilme gereksinimi vs inanma gereksinimi yıllarca bu şekilde tartışıldı. ben artık tam da anlattığım şekilde tartışılması taraftarıyım.

anlamadığınız şey bilginin kanıtlanmasında kulladığınız yöntemlere öyle alışmışsınız ki kendiniz bile okuduğunuza inanmadığınızdan rasyonel bir zemine oturtmaya çalışıyorsunuz. ancak o zaman da sorun çıkıyor çünkü bunun rasyonel bir zemini yok.

bu gerçekten çok boş bir tartışma. ha, işe çok yaradı çünkü insanoğlu yalnızlığa ve küçüklüğe ve geçici olmaya katlanamıyor, ölümlü yaşamın kısa oluşu elini taşın altına koymayı elzem kılıyor. ama bunun bu çağda herhangi bir masal kadar değeri olmalıydı; edebi ve insani.

kimse peter pan'in varlığını kanıtlama veya kanıtlamama derdinde değil. tabii peter pan onlara sözcülük için vekalet vermiyor. o açıdan bildiklerini okumaya bahane bulamıyorlar. istediklerini yapıp, yüce bir varlığın bunu istediği gibi bir bahane üretemiyorlar. hepimiz biliyoruz. çok uzadı ama bir realite işte. insanlar bu hale getirdi. yapacak bir şey yok.

ya inanırsınız ya da kendinizden bağımsız olarak olabilecek en tutarlı ve geçerli genellemeleri yani bilgiyi ararsınız. bilmek büyük bir iddia olduğu için aramaktan bahsediyorum, müthiş bir misyon gibi gördüğümden değil.
0
godoşu beklerken
(05.11.16)
@washe

Bilimi ön plana almak çok değeeli bir şey, olması gereken bu. FAkat bilime saplanıp kalınırsa, dün varlığı inkar edilen şeylerin bugün varlığı ispatlanıyor, yarın kim bilir neler olacak. Bilmiyordum bilemezdim diyemezsin, çünkü bu sana şu anda söylendi, bir şeyi bilmiyorsun diye o şey yoktur denemez. Bir şeyi kabul etmiyorsun diye de o şey yoktur anlamına gelmez. Tekrar ediyorum:

Sorgulamanın sadece iki amacı olabilir: anlamaya çalışmak ve anlamamaya çalışmak. İnsan tercihlerinden ibarettir, talebi neyse insan esasen odur. Benim anlattığımı anlamazsın da başka bir düşünce sistemini çok rahat anlarsın, bunu bulabilmek için anlamak istemen ve araman gerekir. Anlamak istemeyen kişi her söylenene kulp takar itiraz eder. Seçim kişinin kendini bağlar.
0
yaren
(05.11.16)
@godoşu beklerken

Kuran meallerine hiç bakmamış gibi Allah dilinden konuşuyorsun.

"" inananın bilmek veya bilgiyi aramak üzerine bir hükmü yoktur.""

""bütün dindarlar o nedenle şu noktaya gelip dayanırlar:

"sorgularsan iman etmiş olmazsın." ""

İftira ediyorsun şu anda. Hem Allaha hem dindarlara.
0
yaren
(05.11.16)
Allah'ın dili mi? beyin lobuma kentsel dönüşüm mü yapacaksınız? beynim benimdir, çok rica ediyorum. başkasının dilinden konuşmaya ihtiyacım yok.

iftiraya gelince:

hiç sanmıyorum. sorgulamamak bana benimle bunu tartışanların söylediği bir şey. onlar yanlış anlamış diyebilirsiniz, ama o zaman da bu konu birilerinin şu veya bu şekilde anlamasından ibaret. dindarlar istedikleri gibi yorumlayıp duruyorlar, kimisi inananların deyimiyle şirk koşuyor ama şirk koşulan şeyin aslının ne olduğunun iddiası bile bu kadar değişirken bunlar bana epey saçma geliyor.

dahası sorgulamanın günah olmadığı bir dünyada ateizm de günah olmamalı. bana verilen akılla buraya kadar gelebiliyorum o zaman anlatabiliyor muyum. 8elbette burada kendi bakış açımı anlatmıyorum, karşımdaki iddialarda tutarlılık arıyorum sadece)

elde kalıyor elde. her taraftan, her yönden elde kalıyor.

inanmanın bilme üzerinde hükmü olmadığını ise bilimsel metota bakarak söylüyorum.

siz isterseniz kendi adınıza konuşun, şu an sözcülük yapan sizsiniz aslında. tersi gibi görünüyor ama sizsiniz. çünkü bilmenin gereksinimleri evrensel. teori düzeyinde kalan şeyler de adı üstünde teori ve onlar bile fizik kanunlarından damıtılan matematiğin gerektirdiklerine aykırı değil. her aykırı olduğu keşfedilen bilgi yeniden tanımlanıyor ve bir çığır açılıyor. o nedenle bilim değişme iddiasını da saklı tutan bir şey, olmazsa adı bilim olmaz. bunları ben yazmadım. o özgürlükle konuşuyorum. bilimin sözcüsü değilim. sadece basit tanımından haberdarım.
0
godoşu beklerken
(05.11.16)
tesekkurler cevaplar icin. gelelim benim fikrime, din bir uyusturucu. insanlarin beyinlerini uyusturuyor. sorgulamayi, dusunmeyi alip goturuyor. mutsuzken mutlu olabiliyorsunuz, cunku simdi mutsuzsunuz ama olunce sonsuz cennet sizi bekliyor. en sevdiginiz vefat ediyor, ama acinizi bir nebze dindirebiliyorsunuz; cunku olunce cennette bulusacaksiniz. elbet bir daha o kisiyi goreceksiniz obur dunyada. fakirsiniz; merak etmeyin, dinde onun da cozumu var. oldukten sonra odulunuzu alacaksiniz; eger ki inanirsaniz Allah'a. hatta ve hatta, inanmayan insanlari oldurseniz bile cehenneme gitmeyeceksiniz. inanabiliyor musunuz sevmediginiz inancsizlari oldurebilirsiniz. (eger ki onlar size saldirirlarsa, bakin bu konuya dikkat. Kuran'da ona cok dikkat cekiliyor. inancsiz masumlara saldirmayin, size saldiran inancsizlari oldurun gebertin diye. ) kadinlar, ah siz kadinlar. kocaniza hizmet icin bu dunyadasiniz. hicbir hakkiniz hicbir ozgurlugunuz yok. siz demek kocaniz demek. o yuzden simdi kes o guzel sesini ve namaz kilip Allah'a sukret. lutfen mutsuz olma, uyustur beynini, dine her gun daha baglan, her gun oteki dunya icin umutlan.
ah ah. nasil doluyum, neler var dilime gelen de, saygisizlik etmek istemiyorum. en saygi gormesi gereken sizlersiniz cunku.
Tekrardan tesekkurler. sevgi, saygi, ask ve baris ile kalin :)
0
🌸spoiled spoiler
(05.11.16)
Dünyada herkesin anlayabildiği ortak bir dil yok. Peygamber olarak Hz. Muhammed seçildiği için tabii ki onun dilinde inecek. Bunları yayma görevi ona veriliyor zaten.
0
dissendium
(05.11.16)
Çok basit, sen bir kitap basıp x ülkesine göndereceksen bu kitabı y ülkesinin diliyle basmazsın değil mi? Herhalde indiği yerin dilinde olmalı. Ayrıca bir kitabın x dilde olması onun diğer milletler tarafından anlaşılmasına engel değil ki. Binlerce kitap farklı dillerde yazılıyor ve anlaşılıyor. Kelimeler ya da estetik farklı olabilir ama sonuç olarak anlam her yerde anlamdır. Kaldı ki bu kitap bir roman değil, çok açık bir şekilde uyarıcı, mesaj veren bir kitap. Şunu yap ve bunu yapma diyor. Yaparsan şöyle olur, yapmazsan da böyle. Bir de insan aklından bahsedenler olmuş, sadece şu basit konuda yazılanlar dahi insanın ne kadar ahmak olabileceğinin kesin ispatı.
0
harvey
(05.11.16)
@ mimikikili, idrak edemiyorsun galiba. anlayabilmen icin senin yanitini devam ettiriyorum:

evet yaratici tektir ve o da zeus tur.
0
scars dont fade
(05.11.16)
basit ve doğru bir mantık kurmuşsun.

bir kitap inecek ve tüm insanlığa inecek, düşünelim:

-tanrı bizden daha akllı mı? evet.
-tüm insanlara inen kitabın herkes tarafından rahatça okunması daha iyi olmaz mı? olur.
-peki bu kitap kesin savlar mı anlatsa daha iyi olur yoksa herkes tarafından farklı yorumlanmaya açık savlar mı? kesin savlar tabi ki.
-bu konforu sağlayamıyorsa tanrıdan ben başka şeyler yapsın ister miyim? hayır.

gayet açık ve basit sorular, bu konuşmalar yapıldığında "bak sen öyle diyorsun ama aslında..." ile başlayan cümleler duydum, karmaşık şekilde bana bir şey anlatmaya çalıştılar ama inanın gerek yok. basit.

kuran hakkında bir çok yorum var biliyorum, anlatıldığı kadar barbar bir kitap değil bunu söyleyebilirim, en azından ben okuduğumdan öyle anladım, hatta diğer kutsal kitaplara göre naif yönü daha ağır basıyor bana göre. ama beni kendisine inandıracak bir olgu değil, olması da çok güç.
0
Apocalypse
(05.11.16)
Eger bir allaha inanirsan bu sorularin sonu gelmez, o yuzden ya inanmayi birakacaksin ya sorgulamayi karar senin, ama sana soyle yardimci olayim, unutma, bir beynin var, okuma yazma biliyorsun, internet ve uzay cagindayiz ve sene 2017...
0
alttaraf
(05.11.16)
Bir şeyi unutuyorsunuz:

Sorgulamak, inanmamak demek değildir. İnanmak sorgulamamayı gerektirmez. Sorgulamanın anlamını tekrar öğrenin lütfen. İnanmanın anlamını da. Bir şeyi sorgulamak onu daha iyi tanımaya ve/veya anlamaya çalışmak demektir, olumsuz noktalarını bulmaya çalışmanın adı tenkit/eleştiridir. Bunları birbirine karıştırmayın.
0
yaren
(05.11.16)
sorularlaislamiyet.com


Şurada gayet güzel anlatışmış bir hadisedir efendim, bence buradan devam etmelisin.
0
selam
(05.11.16)
inanın* sidik yarıştırmak için söylemiyorum. inanmak ve sorgulamak birbirlerini dışlayan şeyler.

en azından sizin bahsettiğiniz şekilde inanmak böyle. zaten mesele o. bilimin değişebilmesi bu nedenle önemli. siz falan filan bilgiler ışığında bing bang'e inanabilirsiniz diyelim ki ve bir teori üretebilirsiniz ama bunu kısmen veya tamamen olumsuzlayan verileriniz olduğunda o verileri inkar etmezsiniz. ya teorinizi yeniden yapılandırırsınız ya da rafa kaldırırsınız, geçersizliğine rağmen savunmayı sürdürmezsiniz. kalıcılık iddianız yoktur.

inanış sorgulamanızın sonucunu anca geciktirir ve en kötüsü de yanıltır. zaten cevabını aradığınız sorunun sizin için bir cevabı olması ve buna inanmak, hani "kuvvetle muhtemel bu böyle" bile diyememek sorgulamaya zaten ters.

ve inançlı bir kişi allah'ın varlığını, kurnazın dediği gibi, sorgulayamaz. bunu inanmayanlar değil, kitabınız söylüyor. küfür etmek, kafirlik. işte bu kadar basit.

öte yandan mikroskop altında lamel içindeki örneğe bakarak rüyanızda gördüğünüz yazıyı bulmaya çalışmıyorsunuz. ne varsa not ediyorsunuz. bundan bir anlam çıkarıp çıkaramayacağınızı henüz bilmiyorsunuz. yani hedefi belirleyip ona göre yol düzmüyorsunuz. rasyonel düşünce ile amaca odaklı düşünce, neden ile niyet arasındaki farklardır bunlar.
0
godoşu beklerken
(05.11.16)
(7)

Kitaplarini Turkce yazan hangi yazarlarin uslubunu begeniyorsunuz?

lafıolmaz
Sb
Sb
0
lafıolmaz
(04.11.16)
Ferhan Şensoy
0
dissendium
(05.11.16)
Hasan Ali Toptaş
Atilla Atalay
Altay Öktem
0
kobuzchu kiz
(05.11.16)
Mario Levi
0
firez
(05.11.16)
Sait Faik
Fakir Baykurt
Osman Şahin
Necati Cumalı
Füruzan
Kemal Bilbaşar
Oya Baydar
Hakan Günday
Sine Ergün
0
buff
(05.11.16)
Hakan Günday

Ahmet Ümit

Sait Faik
0
drako
(05.11.16)
Elif Şafak.
0
shedracon
(05.11.16)
orhan pamuk
0
jangbogo
(05.11.16)
(11)

Çok basit bir soru.

dal
İyi akşamlar,Bir proje kapsamında bir laptop gönderdiler bana. Ama laptopı açtıktan sonra ekte sunduğum resimdeki uyarıyı alıyorum. Kakalamışlar mı bana bu laptopı yoksa ben mi bilgisayar özürlüyüm?Özürlü isem yardımlarınıza ihtiyacım var ne yapmam gerektiği konusunda, teşekkürler.
İyi akşamlar,

Bir proje kapsamında bir laptop gönderdiler bana. Ama laptopı açtıktan sonra ekte sunduğum resimdeki uyarıyı alıyorum. Kakalamışlar mı bana bu laptopı yoksa ben mi bilgisayar özürlüyüm?

Özürlü isem yardımlarınıza ihtiyacım var ne yapmam gerektiği konusunda, teşekkürler.
0
dal
(04.11.16)
LInux yuklu makinede, ilk acilista bugunun tarihini girmenizi istiyor.
0
crown
(04.11.16)
Current date is Fri 11-04-2016

Enter new date:

Bugünün tarihini gireceksiniz. Yalnız mm-dd-yy dediği month-day-year şeklinde olmalı.

Yani yine 11-04-2016 yazmanız gerekiyor.
0
dissendium
(04.11.16)
tarihi giriyorum, sonra saati soruyor onu da giriyorum. en son

C:\> <------- diye bişey çıkıyor. sonrası yok bende.
0
🌸dal
(04.11.16)
Bence o kısımların da görüntüsünü atmalısın.
0
dissendium
(04.11.16)
tarih ve saati girdikten sonraki İkinci resmi de ekledim.
0
🌸dal
(04.11.16)
evet dos ortamı gibi aynen.
0
🌸dal
(04.11.16)
Kurulum için C'yi gösteriyor sanırsam. Ben olsam enter falan yazardım, ya da klavyeden enter'a falan basardım. Saçma ama böyle anlarda next next benzeri işlemler yapılıyor genelde.
0
dissendium
(04.11.16)
freedos bu. yani işletim sistemsiz. işletim sistemi kurman lazım. İşin uzmanı değilim tabi.
0
adam doven adam
(04.11.16)
çalışmadı bilgisayar, ilk günden kırmayıp ne yapayım şimdi.
0
🌸dal
(05.11.16)
Kardes sana windows lisanssiz bilgisayar vermisler. Bunlara ekstra lisans parasi odemiyorsun daha ucuz oluyor. Yani su an icinde gordugun FreeDOS harici isletim sistemi yok (windows yok). Ya kurucan bir yerden ya da kurdurucan bilmiyorsan.
0
robokot
(05.11.16)
arkadaslarin dedigi gibi icinde isletim sistemi yok.
usb'ye windows yada linux bootable imajini yazdiracaksin.
sonra acilista eger usb'yi otomatik tanirsa setup ekrani gelir. eger gelmezse f2 sanirim lenovolarda, F2 tusuna basin cekin basin cekin surekli bilgisayari ilk acisinizda. orada boot sekmesinden usb'yi secin. sonra setup ekrani gelecektir. istedigniz gibi kurarsiniz.
0
jedilance
(05.11.16)
(3)

dostluk hakkında

yuvarlanantencereninkapagi
"birbirimizi çabucak anlayıp dost olduk, ama ben gerçek dostluk kuramam; çünkü iki dosttan birisi ötekinin kölesidir, ama bunu hiçbiri kendine söyleyemez. ben kimsenin kölesi olamam." bu alıntı hakkında ne düşünüyorsunuz, dostluk hakkında ne düşünüyorsunuz?benim bir dostum vardı. artık yok, bi üç y
"birbirimizi çabucak anlayıp dost olduk, ama ben gerçek dostluk kuramam; çünkü iki dosttan birisi ötekinin kölesidir, ama bunu hiçbiri kendine söyleyemez. ben kimsenin kölesi olamam."

bu alıntı hakkında ne düşünüyorsunuz, dostluk hakkında ne düşünüyorsunuz?

benim bir dostum vardı. artık yok, bi üç yıldır. onu cok özlüyorum, çok. napsam onu geri ' kazansam' , kazanabilir miyim, kazanmalı mıyım?
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.16)
Sana saygısı varsa geri kazanabilirsin.
0
dissendium
(04.11.16)
benim gizlemediğim ve çok istediğim bi garip eğilimim/fantazyam vardır çocukluğumdan beri: güzel, akıllı yani hem etkileyici hem de benden üstün olduğuna inandığım bir kadının kölesi olmak. herhangi bir şeyi köleliğe benden daha iyi bağlayan biri olamaz. ben bile böyle aptalca bir alıntı yapacak kadar coşmadım henüz. bu alıntının saçmalığı hakkında bir kitap yazabilirim sanırım.

dostluğu çıkar üzerine kurarsan, böyle düşünebilirsin tabii. dostluk böyle bir şey değil. seni dost olarak görmeyen insanın peşinden koşup köpeklik yapsan bile "köle" olmazsın, en fazla kendine saygısı olmayan acınası birisi olursun. dostlar birbirine değer verir, birbirini önemser. benim dostum diyebileceğim iki adam da karakter olarak benden daha baskındır ama ben kendimi en güçlü, en rahat onların yanında hissediyorum. baskınlığını göze sokmaya çalışanlar zaten genelde ya özgüvensiz ve içten içe ezik tipler oluyor ya da seni kullanmak istiyorlar. bunu bildiğin halde devam ediyorsan da dediğim gibi köle değil acınası bir salak oluyorsun.

uzun lafın kısası, bu sözün sahibi, muhtemelen hiçbir zaman samimi bir dostluğun tadına varamamış öfkeli ve acınası biri. interlek tabiriyle EDGY TEEN. hani şu iletişim özürlü ve osbir müptelası olup da "abi sevgili çok sıkıntı yaa, yalnızlık özgürlük" diyen tiplerden.
0
der meister
(04.11.16)
katılıyorum.
bence her türlü ilişkide olduğu gibi, her ne kadar istemesek de, illa bir baskın-çekinik taraf oluyor ve iki taraf da bunu bal gibi biliyor. illa hep bir taraf adım atıyor, diğeri burnundan kıl aldırmıyor belli bir süre. hep bir taraf adıyor ilk adımı, hep bir taraf daha çok yoruluyor. insan-en azından ben- karşı tarafı kaybetmekten korkuyor eğer kendisi adım atmazsa. ve bir kez daha kendinden ödün veriyor. bu böyle böyle alışkanlığa dönüyor ve karşı taraf haksız olsa da belki gururundan, belki umursamazlığından hep senden adım atmanı bekliyor. bir gün kabuğunu kendince kırıp dik durduğunda o dostlukta çatlaklar oluyor artık ve bazen de en sonunda kırılıyor.

şimdi, o bahsettiğin dostunu kazanmaya karar vermeden önce bence "bu ilişkide en çok kim yıprattı kendini?" diye soru sor kendine. eğer sensen, boşver. çünkü belki de sen ilk kez "köle" olmadığını ifade ettiğinde bitmişti bu ilişkiniz. e, ondan hala bir adım gelmemişse-ki üç sene olmuş, zorlamanın ne anlamı var?
0
m e b
(04.11.16)
(15)

EkşiDuyuru kalitesinin artması için cevap bu değil seçeneği eklenebilir mi?

neotunc
Başta duyuru olarak yazdığım alttaki başlığı daha etkili olması için istek üzerine soruya çevirdim. Fikrinizi ilave edebilirsiniz.Sorduğum soruyu saçma sapan cevaplar gelmesin diye açıklayarak sorduğum ve birden fazla açıklama mesajı da ilave ettiğim halde konu alakasız cevaplarla sulandırılmaya dev
Başta duyuru olarak yazdığım alttaki başlığı daha etkili olması için istek üzerine soruya çevirdim. Fikrinizi ilave edebilirsiniz.



Sorduğum soruyu saçma sapan cevaplar gelmesin diye açıklayarak sorduğum ve birden fazla açıklama mesajı da ilave ettiğim halde konu alakasız cevaplarla sulandırılmaya devam ediyor.

Yeni gelenler soruyu ve açıklama mesajlarımı değil alakasız cevapları okuyup yeni cevaplar yazdığından soru ile cevapların ilgisi komik seviyelerde kalıyor.

Daha konuyu baltalayan ilk cevapta cevap bu değil şeklinde işaretleyebilmeliyim ki yeni gelenler onu dikkate alarak saçmalamaya başlamasınlar.

Cevap bu değil özelliği alakasız cevabı %75 transparan tonlara indirebilir, katlayıp fold edebilir ve fontlarını küçültebilir.

Fikir ne kadar iyi olsa da salt benim istememle olmayacağından buraya yazıyorum.
0
neotunc
(04.11.16)
O iş yaş.
0
bigbadabum
(04.11.16)
son seksen yıldır duyuruda fasilite anlamında bir geliştirme yapılmıyor. o iş tabii ki de yaş.
0
kakaolu kremali biskuvi
(04.11.16)
ekşi ile kastın ekşi duyuru mu? gerçi sonuç fark etmez: ekşi duyuru da ekşi sözlük de rezalet seviyelerde. buraya yine ayda yılda bir giriyorum ama sözlük'ü tamamen bıraktım.
0
sen git ben geliyorum
(04.11.16)
Gereksiz bir özellik. Tik atmayınca cevabın o olmadığı anlaşılıyor mantıken.
0
dissendium
(04.11.16)
Ok vermemek yetmiyor. Yazdığım gibi saçmalayanlar çocuklaşanlar hakaret edenler zırvalayanlar. Kalite çok düşebiliyor.
0
🌸neotunc
(04.11.16)
@neotunc, siz de dahil olabilirsiniz derken?
0
dissendium
(04.11.16)
@neotunc, yine anlamadım. ciddiyetsiz cevaplar senin soruna da verilebilir mi demek istiyorsun yoksa sen de mi zırvalıyorsun demek istiyorsun?
0
dissendium
(04.11.16)
@kanmucuk
Puan sistemi aynı etkiyi yapmaz. Bahsettiğim şey gelen saçma alakasız cevapların yeni gelenler tarafından çaba sarfedilmeden okunamamasını sağlamaya yarıyor. Ayrıca ek olarak font boyutu da küçültülebilir. Üçü birden yapılabilir. Transparan, katlanır fold/unfold yapı ve küçültülmüş fontlarla.
0
🌸neotunc
(04.11.16)
@neotunc, uzatmak istemiyorum da çok kapalı konuşuyorsun. Genel yazmak diye bir kavram yok. @dissendium diye başlıyorsan benim sorduğum şeye cevap vermen gerekir.
0
dissendium
(04.11.16)
Bilgi: Duyuru sitelerinde yazılan 'cevap'lar ortaya yazılır mümkün olduğunca kişisel 'mesaj' atılmaz. İsimler salt alıntı yapmak için kullanılır fakat yine de yazılacaklar ortaya yazılır. Duyuru sitelerinin formatı budur aksi taktirde foruma dönerler.
0
🌸neotunc
(04.11.16)
cevap: bunu compumaster'a sorman gerek, o duyuruyla ilgileniyor.

cevaptan bağımsız olarak, bir önceki duyuruna istinaden yazıyorum. bence sen anlatmak istediğini anlatamıyorsun. hadi ben yanlış anladım, diğerleri de mi öyle? az çok okumuş etmiş insanlarız. kimin ne deyip ne demek istediği anlaşılıyor gayet. senin açıklamalarında sorun var. anlaşılmasın diye kasıyorsun herhalde ya da farklı cümleler kurayım diye çabalarken metni saçmalatıyorsun. belki noktalama işaretlerinde sorun var, onlara ağırlık ver istersen.
0
dedimmidemedimmi
(04.11.16)
"Fikir ne kadar iyi olsa da salt benim istememle olmayacağından buraya yazıyorum."

Yani kamuoyu oluşturmak amacını güttüğümü alenen yazmışım.

Kullandığım lisanın yüksek seviyeli olmaması (virgül) anlaşılabilir olması için dikkat ediyorum. Sorun artık insanların 140 karakterden uzun okuyamıyor düşünemiyor olması olabilir.
0
🌸neotunc
(04.11.16)
Eklenmesine karşı değilim ama bu seçeneği kötüye kullanacak olan çok kişi var. Beğenmediği için cevabı tiklemeyen çok insan var. Bir cevabın soruya cevap olmaması ile o cevabın kullanıcının hoşuna gitmesi arasında bir fark olmalı. Örneğin, politik tartışmalarda 'Bu cevap değil, bu cevap değil' diye abanacağına inandığım kullanıcıların sayısı az değil.

Aynı şekilde, tik atılmadığı için cevap silinmez ya da diğerlerinden daha az/daha çok değerli değildir. Tamamen aynı sebepten. Tik'ler de aynı şekilde kötüye kullanılıyor ve bu açıdan şikayet geliyor zaten. 'Niye hiç tik atmıyorlar', 'Beğenmediği cevaba tik atmıyor, bir daha ona cevap yazmam' yaklaşımı çok var. Bunu daha ciddiye taşıyarak 'Benim gül gibi cevabıma cevap değil dedi' haline getirmek yangına körükle gitmek gibi biraz.

Puan sistemine ise kişisel olarak karşıyım. İnsanlar zaten en ufak gazda birbirine laf sokmaya meyilli; bir de kast sistemi yaratıp 'Puanın kadar konuş' haline getirmek istemem. Aynı şekilde, Sözlük'te debe'ye kasanlar olduğu ve bunun bir olay haline gelmesi gibi burada da puana kasanlar olmasını istemem ama çoğunluk isterse compumaster 'Yapacağım' diyebilir.
0
aychovsky
(04.11.16)
Gelen cevaplar üzerine düşünürken aynı sonuca varmıştım. Yazmak için döndüğümde tam porsiyon cevabın nihayet verilmiş olduğunu da gördüm. Aslında tekil ve ok hakkeden asıl cevap da bu olmuş.

Bana da verdiğim mükemmel 10 kadar cevap için ok verilmediği halde özelden başkaları tarafından teşekkür edildiği oldu. Aynı şeyleri defalarca yaşadım. Böyle bir özellik farklı amaçlarla kullanılabileceğinden vazgeçmiş bulunuyorum.

Bunun yerine Microsoft'un sitesinde olduğu gibi ok verilmeyen kaliteli cevaplara moderatörler tarafından ok verebilir.
0
🌸neotunc
(04.11.16)
fikirlerine saygı duyuyorum ama duyuru üzerine bu kadar planlama yapmak bana hiçbir zaman fazla önemli gelmedi.

duyurunun güzelliği, basitliği bence. küfür, hakaret, aşağılama gibi ergenlikler dışında yazılan cevapların görünürlüğünü kısıtlamanın doğru olmadığını düşünüyorum.

bazı duyurularda da, cevap bu değil özelliği uygulanabilir değil, özellikle aşk/meşk duyurularında böyle bir uygulama çok absürt olur.

örneğin, şöyle şöyle bir erkek/kız var, şöyle şöyle olaylar oldu, bu şimdi beni seviyor mu sevmiyor mu? soruları dolu. bu tip duyurulara cevap bu değil demek, tamamen benim hoşuma gitti, gitmedi'den başka bir şey olmaz.

buradaki tüm kullanıcılara açıyoruz, sorumuzu ve cevapları. verilen cevaplar, sorudan uzaklaşmışsa tik atmam olur biter. insanları yönetemeyiz ki, niye sorulara değil de cevaba, cevap veriyorsun gibi.

uygulanabilir gelmediği gibi, uygulanmasını da çok arzu etmem şahsen. puanlama sistemi de bana çok işlevsiz geliyor. mesela benim için bir cevap verme motivasyonu oluşturmaz.

duyuru, hem soruları hem de yapısı itibariye çok öznel bir mecra, bütün sorular nesnellik içeren yapıda olsa olur ancak doğru cevap, alakasız cevap olayı. o zaman da devlet dairesine döner duyuru.
0
wilhelmwasmuss
(04.11.16)
(3)

whatsapp'ta yönetici olunan gruptan çıkma?

pilavmaker
babam bir gruba eklenmiş, üstüne bir de yönetici yapılmış herkesle beraber. çıkmak istediğimde çıkamadım gruptan. birinin yöneticiliği alması mı gerekiyor illa?
babam bir gruba eklenmiş, üstüne bir de yönetici yapılmış herkesle beraber. çıkmak istediğimde çıkamadım gruptan. birinin yöneticiliği alması mı gerekiyor illa?
0
pilavmaker
(04.11.16)
grubun yöneticisini ya bir yönetici atabilir veya kendisi herkesi atarak en son gruptan çıkabilir.
0
insan opusen hayvandir
(04.11.16)
Gruptan ayrıl seçeneğine tıklayan her kişi gruptan çıkabilir.
0
dissendium
(04.11.16)
ben de öyle biliyorum ama çıkamıyoruz :) genel sorundan dolayı bu da mı etkilendi acaba
0
🌸pilavmaker
(04.11.16)
(13)

Hayat çok mu adaletsiz ?

top_secret
Tüm yaşıtların bir şekilde evleniyor. Evlenmeyeler sevgilileriyle takılıyor. Ben ise liseli gibi ortalıkta sap olarak geziyorum. Az önce bir arkadaşım (kız) başka bir arkadaşım (erkek) yanında iki yakışıklı erkek ile geldiğinde dibi düştü hemen çocukların etrafında dolanmaya başladı. Şu etkiyi hiç b
Tüm yaşıtların bir şekilde evleniyor. Evlenmeyeler sevgilileriyle takılıyor. Ben ise liseli gibi ortalıkta sap olarak geziyorum. Az önce bir arkadaşım (kız) başka bir arkadaşım (erkek) yanında iki yakışıklı erkek ile geldiğinde dibi düştü hemen çocukların etrafında dolanmaya başladı. Şu etkiyi hiç bir zaman yaratamadım hiç bir kızda. Ben hep komik şirin gibi sıfatlarla anılıyorum. Hiç bir zaman yakışıklı olarak bahsetmeyecekler bende değil mi ? Benim gibilerinden hoşlanan birileri var mı acaba Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde.

Not : Bu işler özgüven girişkenlik vs alakası Yok geçiniz. İnsan yakışıklı olunca iş bitiyor.
0
top_secret
(04.11.16)
ülke yanıyo sen karı kız diyon bolm
0
zseak
(04.11.16)
göbek var mı göbek varsa olay bitiyor tipi fazla iyi olmayanlar genelde vücut yapıyor ve işe yarıyor

yatırım tavsiyesidir.
0
niceguy
(04.11.16)
@zseak valla ülkeye bir faydam dokunmuyor. Kendime de dokunmuyor. Yani boş kümeyim o yüzden sıkıntı Yok. Ama ülke umarım düzelir umarım buraya dertlerimi anlatacak kadar özgür olabiliriz ileride
0
🌸top_secret
(04.11.16)
Hayat adaletsiz, o ayrı bir konu da, hayat sadece kızların sürekli bir erkeğin etrafında olması kadar da basit değil.
0
dissendium
(04.11.16)
@dissendium Belki de kendi eksiklerim daha çok gözüme batıyordur. Belki maddi konuda sıkıntı yaşıyor olsam zengin insanlardan örnek verirdim.
0
🌸top_secret
(04.11.16)
@niceguy göbek olunca olmuyor mu bu iş kesin bilgi mi ? Göbekli kızlar Ne yapıyor ? Göbekli kızlar göbekli erkeklerle birlikte olsun madem öyle ise.
0
🌸top_secret
(04.11.16)
yakışıklılık karşı tarafın sana yaklaşımını inanılmaz etkiliyor. hayatımın bazı dönemlerinde kilolu idim. kilo verdikten sonra her girdiğim ortamda farklı yaklaşıldım. hala da aynı şey devam ediyor. evet adaletsiz ama çirkin insanların da kendilerini aşırı çekici yapabileceği bir yol var: Vücut geliştirme. Normalde suratına bakmayacağı adam six pack'leri gösterince dibi düşen bir sürü kadına şahit oldum.
0
sen git ben geliyorum
(04.11.16)
@playing star again +1
0
bardakigüneşgözlüğü
(04.11.16)
tek derdin bu olsun kardeş.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.16)
yakışıklı olunca demişsin. bu aslında senin sevgililik olayına bakışını yansıtıyor. muhtemelen çıktığın kızın da güzel olmasını önemseyeceksin. belki de kızdan kusurlar bulup hayatı ona zehir edecen çünkü kendinle barışık değilsin. bu kız şöyle olsaydı benimle çıkmazdı diyecen. kalıpların içine hapsolan insanlar ömür boyu yalnızlığa mahkumlar bence.
0
for day to break
(04.11.16)
adaletsiz demek yetersiz kalır, öyle böyle değil, bildiğin gibi değil, fena, çok fena hemde
0
selam
(04.11.16)
arkadaşlarını değiştirip farklı biri ol. onlarda bir kere şirin algısı yarattıysan o algı değişmiyor. yakın zamanda bende beni iyi tanımayan ve çocuklukta kalan arkadaşlarımı değiştirdim.

şirin algısını yok ettikten sonra yukarıda dedikleri vücut geliştirme olayını yap. kişisel bakımın çok iyi olsun. beyne yatırım yap. tamamdır.
0
freetakilir
(05.11.16)
Bende aynı durumdayım nerdeyse tüm arkadaşlarım evli ve çoçuklu. Evli olmayanlarda sevgili sorunu olmayan insanlar.

30 undan sonra erkekler daha bir karizmatikleşiyor galiba . 30 uma kadar 3-4 sene bir kısa dönem ilişkim olurdu 1 ayda filan biterdi. Bu sene 4-5 tane oldu. Benim beceriksizlimle yada kızların tavırlarıyla ilişkiler ilerlemedi ama en azından birşeyler değişebiliyor. Umudunu kaybetme .

Spor yap diyenler olmus zaten extradan bıyık filan bırakabilirsin ,giyim tarzını değiştirebilirsin
0
bnmzz
(05.11.16)
(3)

açıköğretimden bir şeyler okuyayım

yuvarlanantencereninkapagi
diyorum. ileride işime yarayabilecek ne okuyabilirim? halihazırda tıp öğrencisiyim.yönelmek istediğim alana yönelik sormuyorum bu soruyu ki farklı bakıs acılarını da görebileyim. ' sunu da okursan söyle işine yarar' gibi.edit: yönelmek istediğim alandan kastım tıpta uzmanlasmak istediğim alandı. far
diyorum. ileride işime yarayabilecek ne okuyabilirim? halihazırda tıp öğrencisiyim.

yönelmek istediğim alana yönelik sormuyorum bu soruyu ki farklı bakıs acılarını da görebileyim. ' sunu da okursan söyle işine yarar' gibi.

edit: yönelmek istediğim alandan kastım tıpta uzmanlasmak istediğim alandı. farklı uzmanlıklarda işime yarayabilecek önerilerde de bulunabilirsiniz demek istemiştim.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(04.11.16)
Ben adalet okudum. Diplomam dolabımda duruyor. Tavsiye etmiyorum.
0
dissendium
(04.11.16)
sosyolojiye girdim bu sene. kişisel olarak bana bir şey katabilecek tek bölümün o olduğunu düşündüm. bahaneyle bir iki şey okusam yeter.
0
sir gawain
(04.11.16)
aöf pek işe yaramıyor askerlik dışında. diplomanın da bir geçerliliği yok. eğitim kalitesi olarak da bir şey katmıyor. onun yerine kendin gerekli kitapları bulup okuyabilirsin. mesela ben sosyal bilimlere meraklıyım. iyi üniversitelerin bu bölümlere tavsiye ettiği okuma listelerini bulup okuyorum. aöf'ye harcayacağın enerjiden daha faydalı olur.
0
black mamba
(04.11.16)
(12)

15 temmuzda sivillerin sokağa davet edilmesini yeren ilk kaynak kimdi?

neotunc
EK: Türkiye'nin işgal edilme girişimi hakkında çok değerli görüşleriniz istenmiyor. Zaten yazılanları okuyamıyorsunuz bile. Siyasetten gazeteciler bile yeterince anlamadıklarını itiraf ediyorlar. Bu bir uzmanlık alanı size anlamadığınız bir alandan neden soru sorayım? Sizden istenen tek şey altta ya
EK: Türkiye'nin işgal edilme girişimi hakkında çok değerli görüşleriniz istenmiyor. Zaten yazılanları okuyamıyorsunuz bile. Siyasetten gazeteciler bile yeterince anlamadıklarını itiraf ediyorlar. Bu bir uzmanlık alanı size anlamadığınız bir alandan neden soru sorayım? Sizden istenen tek şey altta yazılan söylemin kaynağı olan isimleri kendi gözünüzle izlediyseniz vermeniz. Yani bu başlığa yazacak bir şeyiniz yok. Anlayın diye yetersiz de olsa bir cevaba ok verdim.




İşgal girişiminin sabahı "Sivilleri sokağa davet ediyorlar onların silahı bile yok siviller ne yapabilir ki? Sivilleri sokağa davet edenler katil!" şeklinde bir yönlendirme kulaktan kulağa yayılmıştı. Takip eden süreçte bu bilinçli yönlendirme iş yapmadı.

İşgal girişimine verilmiş bu pasif destek ilk olarak hangi kaynaklardan geldi? Siteler, tv kanalları ve çalışanlarının isimleri. Tam olarak ne söylendiğiyle birlikte bildiğiniz detayları yazabilirsiniz.

Fikir değil saf bilgi ok alır. Parti isimlerine fazla değinmeden yazarsanız daha şık olur. İşgal girişiminin tutmamasına kimlerin üzüldüğü zaten biliniyor.
0
neotunc
(04.11.16)
CNNTURK verdi, RTE ekrana çıktı o sokağa çıkın dedi.
Zaten o yüzden barıştılar şimdi Doğan Medya ile
0
Corc
(04.11.16)
ben verdim, sen verdin, biz verdik! ne yapacaksın gerçekten? insanlar o kadar korkmuş ki bu duyurunun altına bile yazmaya çekiniyorlar. "düşünce özgürlüğü"ne ne oldu? ağır trollsün herhalde burada. iplenmemen daha iyi belki de.

birisinin yönlendirmesi, birisinin ilk fikri atması gerekmiyordu, olan buydu. herkes içgüdüsel olarak "niye çağrılıyoruz?" diye düşündü. ağızdan ağıza yayılan bir şey yok. birisinin yönlendirmesine gerek yok. dışarıda bombalar patlıyor, uçaklar uçuyor. dışarı çıkıp ölsün müydü insanlar? ki bugün de öldüler zaten.

al bu fikirleri saf bilgi yap, ok diye oraya buraya at da insanlar bilinçlensin.
0
dedimmidemedimmi
(04.11.16)
Soru ordudan şüphe edildiği ümidin kesildiği saatlerde halkı sokağa davet edenler (Bunun üzerine ordu komutanı general de televizyona bağlanıp halkı sokağa davet etti ki henüz genel kurmayı yani komutayı geri almaya yeni çabalanacaktı. Anlayacağınız asker de halkı sokağa davet etti.) nerelerde konuştular değil. Benim gibi birden fazla darbe gördüyseniz ordunun bir bölümünden destek gelmesi beklenmiyor. Birçok siyasetçi de bunu beklemiyordu. Yaşandı görüldü.

Öğreterek soracaksam sormamın anlamı yok.
0
🌸neotunc
(04.11.16)
Öyle bir şey hiç olmadı diye hatırlıyorum. Sokağa çıkın çağrısı çok erken yapıldı. Sabah olduğunda herkes dısarıdaydı zaten. O saatten sonra kimse dısarı çıkmasın demedi kimse.
0
dissendium
(04.11.16)
@dissendium
Evet çağrı çok erken yapıldı ordudan ümit kesilmişken yukarıda ben de yazdım fakat bu daveti Yerenler [çıkmayın yazmadım başkalarının benim ağzıma koydukları laflardan (@khiron) etkilenmemeye çalış] 5 dakika sonra yermeye başlamış olabilir.


"Sabah olduğunda herkes dısarıdaydı zaten. O saatten sonra kimse dısarı çıkmasın demedi kimse "

Evet halkı geri döndüremeyecekken zaten böyle birşey de denemez. Artı söylersen darbe destekçisi olduğunu itiraf etmiş olursun bu suç duyurusu olur. Onun yerine sokağa çıkın diyen ordu komutanı generale ve siyasetçiye katil denebilir ve birileri de bu çakallığı yapmış işte.
0
🌸neotunc
(04.11.16)
s haber mi
samanyolu mu
o türden bir kanaldaki yorumcular.
0
supermatik
(04.11.16)
dedimmidemedimmi +1

Ben de etten duvarla durdurulmaması gerektiğini düşünenlerdendim. Ama bu benim darbe girişiminin başarısız olmasına üzüldüğüm anlamına gelmez. Evimin arka sokağında zaten çevik kuvvet ve tanklar kapışıyordu, benim dışarıda olmam mı doğru olandı yoksa polisin olması mı sorusunu hala sorabilirim.
0
Aman Sen de
(04.11.16)
bir de gerçek bilgi oku alır demiş. senin boklu tik atmana kalmıştık çünkü.
0
ebonni eth atc
(04.11.16)
@Aman Sen de
Bilgi: Ankara emniyet merkezinde askerler tanklarla emniyetin binasını yıkmaya başladılar. Binanın duvarlarının yarısı aşağı indi ve birçok polis öldü. Burası polis operasyonlarını yöneten yani kaybedilmemesi gereken bir numaralı binadır.

Emniyet müdürü dayanamayacaklarını anlayınca polislere halkı binaya alın talimatı verdi. Beylik tabancalarıyla tanklara direnemeyen polisler halkı emniyet binasına toplu olarak alınca tanklar ve diğer zırhlı araçlar ateşi kesti. Yani polis de kendi kararıyla halktan yardım aldı. Polis de halksız başaramadı. Polis de bazı noktalarda halkın yardımıyla paçasını zor sıyırdı.

Bu esnada ordunun kontrol edilip edilemeyeceği ya da ne kadarının kontrol edilebileceği belli değildi. 28 Şubatta polisin elindeki ağır silahlar toplatılırken kimlerin destek verdiğini yazmıyorum.
0
🌸neotunc
(05.11.16)
tv'de haberde de vermişleri bu olayı.
www.yenisafak.com
0
m e b
(05.11.16)
"bir de gerçek bilgi oku alır demiş. senin boklu tik atmana kalmıştık çünkü."


Sitenin seviyesi konusunda çoğunlukla moderatörleri suçlardım fakat artık düşünüyorum da aynı yönetim paradoksu yönetmek zorunda kaldığım bir çöplükte benim de başıma gelmişti. Kullanıcı profilinin bu kadar düşük olduğu bir sitede moderasyon ne yapsın? (İşine geldi mi taraf tutmayı bıraksın, ayrıca ideolojik saiklerle site yönetilmesin vs.)

Kullanıcıları terbiye etmeye kalksan kimse bir şey yazmamaya başlıyor. Bırakacaksın ne halleri varsa görsünler. Dingo'nun ahırı...

Türkler yapılan araştırmalarda okuduklarını anlamada sondan üçüncü çıkıyor. Eh en azından amerikalılar gibi gerzek değiliz. Bu bir genelleme elbette.


Kim okursa artık. Modlar okur en azından.
0
🌸neotunc
(23.12.16)
eski STV muhabiri Şemsettin Efe ve Todays Zaman gazetesi yazarı Kerim Balcı. internet üzerinden yayınlanan bi kanaldaki programlarında oldu olay.

şu da o yayının linki (www.youtube.com
0
elinde tivit
(23.12.16)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.