Giriş
(7)

Herşeyi bırakıp kaçıp gitmek zor mu

northern eagle
Hayatımın berbat bir dönemindeyim. Yüksek lisans yapıyorum ve ailemin üzerime yaptığı bir daire hariç param, birikimim yok. Bu evi elden çıkararak veya kenara attığım üç beş kuruşla alsam sırt çantamı gitsem cidden bir yerlere bi düzen oturtabilir miyim? Kartıma para göndermek hariç bir olayları olm
Hayatımın berbat bir dönemindeyim. Yüksek lisans yapıyorum ve ailemin üzerime yaptığı bir daire hariç param, birikimim yok. Bu evi elden çıkararak veya kenara attığım üç beş kuruşla alsam sırt çantamı gitsem cidden bir yerlere bi düzen oturtabilir miyim?
Kartıma para göndermek hariç bir olayları olmayan ailem haricinde kimsem yok.
Yeşil pasaportum var (seneye mayısta süresi bitiyor)
0
northern eagle
(28.09.21)
Bi yerlerde*
Bu arada ingilizcem de var.
0
🌸northern eagle
(28.09.21)
Bi olayı yok zannettiğin aileni denklemden çıkarınca bakkala soda almaya dahi gidemiyosun. Önce bunun kıymetini bil sonra mevcut imkanları nasıl daha iyi kullanırım diye düşünürsün.
0
IncredibleMau
(28.09.21)
Ev bence sırt çantası alıp bir yere gitmeye harcanmayacak kadar değerli. Ev ileride evlenirseniz sizi kira masrafından hayat boyu kurtaracak. Bir de gidecekseniz büyük düşünmeniz lazım. Gittiğinize değsin.
0
dissendium
(28.09.21)
@incredible+1

ikinci olarak da bir şey yapacaksanız başkasından yardım beklemeden yapın. sonra yardım aldığınız kişi (misal evini sattığınız aileniz) başarısız olup döndüğünüzde haklı olarak hesap sorarsa vicdanınız rahat bir şekilde "benim hayatımdı ve böyle karar verdim" diyemezsiniz.

gitmek zor değil ama karşılaşacağınız zorluklara göğüs gerebilecek misiniz o önemli.
0
bohr atom modeli
(28.09.21)
Yurtdışına bir yüksek lisansa gidebilirsiniz. Burslu olarak kabul almayı deneyip bir yüksek lisansa gidebilirsiniz.
Türkiyede yüksek lisansın yanında bir işe girip çalışabilirsiniz. Böylece para briktirirsiniz.

Günümüzde par kazanmayıp sadece yüksek lisans yapan çocuğunu finanse edip üzerine bir de ev alan aile sayısı çok değil. Bir çok kişi kendini geçindirme derdi olduğu için yüksek lisans yapmak yerine köle şartlarında çalışıyor.

Ev satılmaz. Zaten aileniz almış. gidecekseniz evi düşünmeden gitmeniz lazım.
0
zimbirik
(28.09.21)
kesinlikle gidin, gerekirse dipten başlarsınız, güzel bir hayat kurabilirsiniz. kuramazsanız yaşadığınız macera, tecrübe yanınıza kar kalır dönersiniz. ancak sakın asla ve kat'a evi satmayın. gittiğiniz yerde garsonluk yapın, uber yapın ama evi satmayın.
0
zenci forvet
(28.09.21)
Ben New York'a geldim 2 ay önce. Kafa da beraberinde geldiği için aslında çok da bir olayı olmadığını görüyor insan. Neden gittiğini iyi bil çünkü bir noktadan sonra tutunacak bir mânâ arıyor insan.
0
vedatchilipeppers
(28.09.21)
(4)

fason kozmetik üretimi

emir135
Selamlar,Fason üretim ile kozmetik bir ürün çıkarmak gerçekten bu kadar zor mu?TR'deki Üretici firma her bir ürün için neden minimum sipariş miktarını 5 bin adet olarak sınırlar. Fason üretici, bunun nedenini ambalaj üreticisinin onlardan minimum 5 bin sipariş aldığını iletiyor. Meşhur çin toptancı
Selamlar,

Fason üretim ile kozmetik bir ürün çıkarmak gerçekten bu kadar zor mu?

TR'deki Üretici firma her bir ürün için neden minimum sipariş miktarını 5 bin adet olarak sınırlar. Fason üretici, bunun nedenini ambalaj üreticisinin onlardan minimum 5 bin sipariş aldığını iletiyor. Meşhur çin toptancı sitesinden alsak vergisi zaten siparişin 5 katı. TR'de fason olarak 4 parça makyaj ürünü çıkarmaya kalksan minimum 150 bin TL isterler böyle.

Daha az sipariş nasıl mümkün olabilir?
0
emir135
(28.09.21)
Firma büyükse tenezzül etmeyebilir. Daha küçük firmalar bulmaya çalışın.

Tek sebep ambalaj değildir.

İşi kabul ettirmek için aracı bulmak da işe yarayabilir. Sektörde tanıdıklarınız varsa onlara danışın.
0
dissendium
(28.09.21)
O zaman önce ambalaj işini çözmeye çalışın, daha az adette ambalaj üretmeye ikna olacak bir ambalajcı bulun, onunla anlaştıktan sonra kimyasal için de ayrı pazarlık yapın.
0
John Bloor
(28.09.21)
Üretim bandı minimum 5000'e göre ayarlanmıştır. Her üretim sonrası farklı bir ürüne geçilecekse mesela kendi ürünlerini üretecekse üretim ekipmanlarının temizliği vs en az 5000 adet üretilince masrafını kurtarıyordur. Ambalaj kısmı da doğrudur.Büyük firmalara sorduysanız böyle olabilir. Daha küçük üreticilere bakın +1
0
curukturpkokusu
(28.09.21)
Ambalajı tasarım mı yaptırıyorsunuz ? ambalaj üreticisinin elinde mevcut kalıptan bir ürün için saçma sapan bir istek olur 5000. Ürün çok özel değil ise (sadece o imalatçı yapıyorsa fason için ) onlarca kozmetik imalatçısı var. Bulunmaz hint kumaşı değiller.

Danışmak istediğiniz bir şey olursa , bilgim dahilinde seve seve yardımcı olurum.
0
synax
(28.09.21)
(18)

mutsuzken, depresifken veya tükenmiş hissettiğinizde ne yapıyorsunuz?

dnzy 1
bu gibi durumlarda kendinizi toparlamak, kendinize gelmek, daha iyi hissetmek için neler yapıyorsunuz?
bu gibi durumlarda kendinizi toparlamak, kendinize gelmek, daha iyi hissetmek için neler yapıyorsunuz?
0
dnzy 1
(28.09.21)
Dua ediyorum, yüzüyorum, yıldızları seyrediyorum, ağlıyorum, odun kırıyorum
0
cosmicgadin
(28.09.21)
Dışarı çıkarım. Film izlerim.
0
dissendium
(28.09.21)
Spor ile ter atmak, efor harcamak bana iyi geliyor. Özellikle de 10-15 tur koşmak.
0
burka
(28.09.21)
O haldeyken insanın hiç bi şey yapası gelmiyor işin özü ben de bu yukarda yazılanlara inanasım gelmiyor. Ben daha da dine çöküyorum dostum. Gülme garantili eş dost varsa o an onu arıyorum yoksa sevdiğim belgesel ya da tv programı bulmaya çalışıyorum. Bu da yoksa uyurum.
0
fıytfıyt
(28.09.21)
Uyuyorum.
0
data
(28.09.21)
Yürüyorum, uyumak da bir çözüm ama hayatı boşa yaşıyor hissi veriyor bana.
0
neymis
(28.09.21)
insanların ne şartlarda çalışıp nelerle mutlu olduğunu görmek açısından iyi oluyor;

www.youtube.com
0
onemoremile
(28.09.21)
kedi köpek videoları izliyorum. tatlı, komik, awww anları olsun hepsi işe yarıyor bende.
0
yviene
(28.09.21)
Yürüyorum. Son bir aydır imkanım varsa pilatese gidiyorum, ter atmak, spor yapmak iyi geliyor.

İçinden çıkamıyorsam terapiste.

Çok fenaysan psikiyatriste gidiyorum :)
0
ruh i tibbiye
(28.09.21)
komik video ve dizi izliyorum. dua ediyorum, aileme ya da sevgilime ağlayıp sonra gözyaşlarımı siliyorum ve sen neleri başarmadın üstesinden gelmedin ki diyerek yoluma devam ediyorum.
0
Hallegadola
(28.09.21)
Uyuyorum +1
O kadar fazla uyuyorum ki uyandığımda bu işin sonu artık depresyon hemen toparlanmalısın deyip yapabileceğim ne varsa saldırıyorum;
-Yemek yapıyorum
-Kahve yapıyorum
-Önümdeki süreç için yeni planlamalar yapıyorum
-Sürükleyici olduğunu bildiğim ve sevdiğimi bildiğim bir dizi ya da filme sarıyorum.
-Kulaklığımı takıp yürüyüş yapıyorum

--Üsttekilerin hepsini yapıyorum ve anca toparlıyorum.
0
mutekebbir
(28.09.21)
icip sarki dinliyorum, soyluyorum ve uyumaya calisiyorum. ama uyyuyamiyorum
0
ala09
(28.09.21)
sevdiğim müzikleri/grupları dinliyorum, bateri çalıyorum.
0
foolrules
(28.09.21)
sevdiğim, iyi hissettiren dizileri 153.kez baştan izliyorum.
0
gmzo
(28.09.21)
Gidip cocugumun saclarini kokluyorum
0
turkuaz
(28.09.21)
Depresyondan kaçmıyorum/ kaçamıyorum. O anki hüznü yaşayıp kafamı biraz toplayınca elimde ne var, neden memnun değilim, ne yapabilirim, neden yapmıyorum konuları üzerine düşünüyorum. Eğer çözüm bulamazsam, ki bu dönem öyle oldu, içinden çıkamadım. Yardım almayı deniyorum şu an.
0
curukturpkokusu
(28.09.21)
İçiyorum
0
vedatchilipeppers
(28.09.21)
ormanda yürümek veya 24 saat uykusuz kalmak bilimsel olarak depresyon üstünde hafifletici etkisi olduğu ölçülebilen aktiviteler. bunları yapıyorum. kaçık prens podcast dinlerim (konu psikoloji üstüne, kendimi anlamamı sağlıyor). çok çok ciddi bir konu değilse mutsuzluğumun sebebi stand-up falan izlerim (halim varsa gidip canlı izlerim yoksa netflix).
0
elvan abeyiylegezse
(01.10.21)
(4)

sınav hazırlığında sıkıntıdan ölmemek mümkün mü?

Efoody
Bir gaza gelip tazminatın bir kısmıyla kpss kursuna kaydoldum. Yaş 29. Daha önce de hazırlanmış, kurum mülakatlarında elenmiştim. Bu yaşta sınav için kursa gitmek fazlasıyla canımı sıkıyor. Ancak 10 aylık bir süreci evde geçirmek de istedim. Gider biraz medeniyetle temas kurarım en kötü.Derslerle il
Bir gaza gelip tazminatın bir kısmıyla kpss kursuna kaydoldum. Yaş 29. Daha önce de hazırlanmış, kurum mülakatlarında elenmiştim. Bu yaşta sınav için kursa gitmek fazlasıyla canımı sıkıyor. Ancak 10 aylık bir süreci evde geçirmek de istedim. Gider biraz medeniyetle temas kurarım en kötü.

Derslerle ilgili çok bir sıkıntım yok. Tek sıkıntı süreç. Aynı konuları, özellikle gk gy gibi neredeyse bir ömürdür maruz kaldığınız şeylerle tekrar tekrar uğraşmak... Düşününce bile canım sıkılıyor. Bununla nasıl başa çıkabilirim?

Her gün 4-6 saat arası kurs var. Yanında günlük yds çalışması var. Elimde kalan paranın hızla erime olasılığına karşılık yaptığım ek işlere ayırmam gereken zaman var. Bunları planlama, dengeleme konusunda nasıl bir yol izlemeliyim?
0
Efoody
(26.09.21)
Kursun tüm ücretini ödemediyseniz bırakmayı düşünebilirsiniz. KPSS bence temeli olan biri için kurs olmadan da yapılabilecek bir sınav. Şu an bedava kursa çağırsalar gitmem. Kitaplarda zaten her şey var. Youtube'da bir sürü video var.

Sıkıntıdan ölmemek için dizi, film izleyip kitap okuyabilirsiniz.
0
dissendium
(26.09.21)
Kursta sosyalleşirsin iyi olur. Öyle bir derdin yoksa youtube ve telegram yeterli bence.

Sıkıntıdan ölmemek için gezip tozmak lazım. Sınava hazırlanan flört falan edinin. Motivasyon olur hem
0
westblack
(26.09.21)
Bende geçen hafta istifamı verdim 84 puan ile belki atanırım diye atanamazsamda 6 ay çalışıp 90 üstü almayı planlıyorum. Videolar iyi ama tempoyu düşürüyor kursa biraz daha tempom artsın diye kayıt olacağım bu hafta bende. Zamanı dengeleme konusunda ctesi pazarı işlerine ayırıp diğer günler kpss çalışabilirsin
0
kararsızataletfilozofu
(26.09.21)
Kpss sonrası yaşayacağınız rahatlamayı düşünün. Hayatınız evet çok süper olmayacak ama garanti olacak, rahatça takside krediye girebileceksiniz. Tatil planı yapabileceksiniz. Tek yapmanız gereken yaza kadar sabretmek.
0
sanguine
(26.09.21)
(10)

Sevgilinizi en cok hangi özelligi sebebiyle sevdiniz?

catgroove
Simdiki ya da gecmisteki sevgiliniz olabilir. Onu sizin icin özel yapan en önemli özelligi neydi? Cinsiyet belirterek cevaplarsaniz daha bir şükela olur.
Simdiki ya da gecmisteki sevgiliniz olabilir. Onu sizin icin özel yapan en önemli özelligi neydi? Cinsiyet belirterek cevaplarsaniz daha bir şükela olur.
0
catgroove
(26.09.21)
temas edince elektrik carpiyordu gozlerine bakinca da tramsa geciyordum. cok zeki buluyordum bu da ciddiye donusme sebebiydi
0
ala09
(26.09.21)
Anlayışlı, göz önünde olmayı ilgi çekmeyi sevmeyen biri oluşu(bazıları bunu dikkat çekmek için çok yapar ya insan sinir olur), küsen ve tripli biri olmayışı...(k)
0
laputa
(26.09.21)
Benim için dört şey önemliydi; duygusal uyum, tensel uyum, sosyal uyum ve karakter uyumu.

Seviyorum demekten çekinmediğim, dokununca heyecanlandığım bir adam. zevklerimiz benzer ya da tamamlayıcı. aynı zamanda da tartışırken savaşa dönmeden birbirimizi anlamaya odaklı kalabiliyoruz.

Bunlardan birisi eksik olsa yapamazdım; ama sanırım en sevdiğim özelliği bu sonuncusu. İkimiz de inatlaşmıyoruz, bir şey için rövanş almaya ya da ödeşmeye yeltenmiyoruz. Eski ilişkilerimde bu durum beni çok yormuştu. Bu uyumluluk hali çok hoşuma gidiyor, onun yanında kendimi norveç vatandaşı gibi hissediyorum swh. :D
0
akhenaten
(26.09.21)
Öncelikle enerjisi. Enerjik bıcır bıcır kadın seviyorum. Yavaş insanlarla kimyam uyuşmuyor.
Zeki olması. Bence aradığım en önemli özellik bu. Muhabbet edemiyorum derin bir şekilde
eğer kişi zeki değilse. Asla başaramıyorum bunu.
0
westblack
(26.09.21)
Tarif etmek zor, bir sürü şey var ama bence en çok dikkat çeken şey uyum. Beraber eğlenebiliyoruz, gezmeyi seviyoruz, benzer hayaller kuruyoruz. Birçok şeyde uyum zaten özel yapıyor.

Erkeğim.
0
dissendium
(26.09.21)
esprili olmayan kişiler ile yapamıyorum. Komik olması lazım.

Kafa yapısı uygunluğu ve güven de çok önemli
0
zimbirik
(26.09.21)
Ondan önce sorduklarında onun sahip olduğu özelliklerinden birini bile saymazdım belki de. Tipine, kokusuna, karakterine, sadece benim anlayabildiğim mimiklerine, yürüyüşüne, saçlarına, ses tonuna en küçük bir tüyüne bile hayranım.

Çok dürüst, çok güveniyorum sevgisine, her şeyimiz çok açık, her şeyi çok rahat konuşup paylaşabiliyoruz.
0
Hallegadola
(26.09.21)
Eskisi için zeka. Aşırı zekiydi, bir kere okuduğunu unutmuyor. Hafızası çok iyi. Üniversite sondayken sınava tekrar çalışıp tıp kazanmıştı. Sonra cutie bir insandı, sanırım en sevdiğim özelliğiydi ve çok güzeldi. Güzel bir yaşam enerjisi vardı. Birlikte zor zamanları atlatmış, birbirimize destek olmuştuk.

Yenisi de çok zeki. Çok güzel, çok seksi. 10 üzerinden 11. Aşırı dışa dönük. Herkesle çok kısa zamanda arkadaş olabiliyor. Nerede nasıl davranacağını çok iyi biliyor. Çok iyi plan program yapıyor. Çok düzenli.

İkisinde de “onunlayken her şeyi başarabilirim, sırtım yere gelmez” hissi. Değer verildiğini hissetmek. Benim için çok önemli.
0
gabe h coud
(26.09.21)
Centilmenliği sebebiyle. Hayatta centilmen olmak Çok ince ve başka bir şeydir.
0
velvetmorning
(26.09.21)
yanında kendim olabiliyordum. bir şey derken kırk kere düşünmüyordum. aklıma geldiği gibi pat diye söylüyordum. yan yana boş boş durunca bile sıkılmıyordum.
0
asırlardır yandaş bir süredir çağdaş
(28.09.21)
(6)

özel üretim tekstil ürünü üreten firma

floydian
tekstil sektörü çok mu tok türkiye'de? İngiltere'den alıcı buluyorum diyorum 500 adet şundan alacağız yapar mısınız ne kadara yaparsınız adamlar dönüş bile yapmıyor. tahminim 500 az geliyor ama yine de cevap vermeyecek kadar mı toklar?
tekstil sektörü çok mu tok türkiye'de? İngiltere'den alıcı buluyorum diyorum 500 adet şundan alacağız yapar mısınız ne kadara yaparsınız adamlar dönüş bile yapmıyor. tahminim 500 az geliyor ama yine de cevap vermeyecek kadar mı toklar?
0
floydian
(26.09.21)
500 adet de komikmiş. Dalga geçtiğinizi düşünüyor olabilirler.
0
Mirket
(26.09.21)
500 çok çok az. Hazırda üretilen standart bi ürün değilse bunu baştan üretip size saçmaları saçma olur.
0
mg3929
(26.09.21)
düz siyah t-shirt'e bir baskı istiyoruz sadece.
0
🌸floydian
(26.09.21)
Bunun toklukla alakası yok. Seri üretimlerde her şeyin baştan ayarlanması gerekiyor. Maliyeti ya da o çabayı karşılamıyordur elde edilecek kâr.
0
dissendium
(26.09.21)
Bir tanıdığa tekstil ofisinde yardım ettim bu yaz. 500 adet sipariş geçtiğimiz oluyordu ama ürün başı fiyatı da ona göreydi.
0
reactionic
(26.09.21)
Belki de yanlış kişilerden talepte bulunuyorsunuz.

Şöyle ki, genelde tekstil işlerinde her şey anahtar teslim tek bir yerden çıkmaz. Mesela siyah bir tişört yaptıracaksanız kumaşı yerinden satın alır ve anlaştığınız bir fasoncuya kalıp ve kumaşı teslim edersiniz.

Onlar kesim ve dikimi yapıp size teslim ederler, parça başı ücret ile anlaşırsınız. Üzerine nakış işlenecekse alır götürür nakışcıya verirsiniz, baskı yapılacaksa baskıcıya gider.

İş bittikten sonra da ütü ve paketleme yapılır, bunun için bile sadece ütü ve paket işi yapan işletmeler var.

Bunların hepsinin yapıldığı entegre tesisler de var elbette, ama yüksek adetli ve seri üretimler yapan büyük yerler bunlar, konumuz değil şu an.

Siz madem sadece düz tişörte baskı yaptıracaksınız, hazır tişört alıp bir baskıcıyla anlaşın bence. Çünkü 500 adet için sıfırdan imalat yaptırmak sektöre uzak biri için zahmetli, belki de hazır satılanlardan da pahalı olur.
0
John Bloor
(27.09.21)
(20)

Kombiyi Açtınız mı?

BuddyGuy
(bkz:kombiyi açmaya karar verilen an)Geceleri üşümeye başladık ama kombiyi çalıştırmak için çok mu erken sanki? Isınmaya başladınız mı?
(bkz: kombiyi açmaya karar verilen an)

Geceleri üşümeye başladık ama kombiyi çalıştırmak için çok mu erken sanki? Isınmaya başladınız mı?
0
BuddyGuy
(25.09.21)
henüz değil, istanbul
0
bartholomew87
(25.09.21)
şaka gibi ama
çarşamba akşamı klima açmıştık.
perşembe gecesi ve dün gece yatmadan 1-2 saat kombi yaktık.

sabaha karşı çok serin oluyor ve çok üşüyen kişileriz.
(izmir)
0
la lykia
(25.09.21)
Hayır, izmit
0
sta
(25.09.21)
istanbulda hayır, daha erken yahu :)
0
rose parks
(25.09.21)
Merkezi sistemi apartman açmış
0
photo85
(25.09.21)
şortla cam açık yatıyorum hala
0
nahtoderfahrung
(25.09.21)
Bence çok erken şu an. Bütün gün bütün camlar açık takılıyoruz biz hala.
0
ms brownstone
(25.09.21)
Tüm gün camlar açık, gece camı kapatıp pike ile yatıyoruz. Yer istanbul
0
zimbirik
(25.09.21)
iki gün öncesine kadar şortla yatıyordum. yorgan bile çıkarmadım. hatta geçen hafta cam açık yatıyordum. kombi açmadım kısacası. istanbul
0
oekuklu
(25.09.21)
Şu an açmadık, daha çok erken ama geçenlerde elimi sıcak suyla yıkama isteğim geldi ve yazdan sonra ilk defa sıcak suyla el yıkadım. Şu an şort yerine eşofman, kısa kollu üstüne hırka ile çözüyorum üşürsem.
0
dissendium
(25.09.21)
şortla gezmeye devam. İstanbul
0
westblack
(25.09.21)
erzurumda misafirhanedeyim açmadı i*neler montla oturuyoruz
0
egokalp
(25.09.21)
Soruya cevap vermeyi unutmuşum;
Mobilden dilemiyorum tekrar yazıyorum bilgisayara geçince üsttekini sileceğim.

Hayır kombi yakmadık.
Yazlık pijamadan kışlığa geçtim.
Pikeden battaniyeye geçtim.
Ama bugün hava o kadar iyi ki yine yazlık pijama ve pikeye döndüm.
0
Dağcı
(25.09.21)
bu akşam açtık. ankara.
0
antikoff
(25.09.21)
Hayır, Ankara.
0
evandro roncatto
(25.09.21)
Hala şort ile yatıyorum, belki ince pike. Hava sıcaklığı 20'li derecelerde iken gerek yok bence.
0
biravekahve
(25.09.21)
hayır,istanbul.
şortu çıkarmadım ben daha ya.
0
neoluyokardesimnebutantantana
(26.09.21)
ankara'da açsan açılır ama üstüne ince bi pike alırsan falan otururken idare ediliyor hala o yüzden açmadım. doğalgaz ucuz olsa açardım ama.
0
floydian
(26.09.21)
İstanbul, tişört+polar ile duruyorum içerisi baya soğuk aslında Macbook'a dokununca eskisine göre çok daha soğuk olduğunu anlıyorum mesela. Bir haftaya açarım en geç.

Fakat pek güneş görmeyen, 30 yıllık binadan bahsediyorum.(Ayrıca Sarıyer'de. Zaten burası yazın bile birkaç derece düşük) Yalıtımı vs. düzgün yerler hala sıcaktır tahminen. Benim için dışarısı evden daha sıcak şu an.
0
nhk ni youkosu
(26.09.21)
şortla oturuyorum.
0
hayirsiz
(26.09.21)
(4)

Kanal tedavisi

vestasy
Pazartesi günü olacağım ama biraz endişeliyim. Birtakım sorularım mevcut daha önce kanal tedavisi olmuşlara.1- Ne kadara oldunuz? Özellikle İstanbul için soruyorum.2- İşlem öncesi herhangi bir ağrı, sızı, acı hissettiniz mi?3- İşlem sonrası herhangi bir ağrı, sızı, acı hissettiniz mi? 4- İşlem sonra
Pazartesi günü olacağım ama biraz endişeliyim. Birtakım sorularım mevcut daha önce kanal tedavisi olmuşlara.

1- Ne kadara oldunuz? Özellikle İstanbul için soruyorum.

2- İşlem öncesi herhangi bir ağrı, sızı, acı hissettiniz mi?

3- İşlem sonrası herhangi bir ağrı, sızı, acı hissettiniz mi?

4- İşlem sonra herhangi bir problem (enfeksiyon vb.) yaşadınız mı?
0
vestasy
(25.09.21)
1. Yıllar önce fiyatlar daha düşüktü.

2. İğne yaparken acımıştı.

3. Biraz ağrı olmuştu.

4. Bende olmadı ama tedavi doğru uygulanmazsa diş ağrısı geçmeyebilir.
0
dissendium
(25.09.21)
Yakın zamanda yaptırmadım ama yıllar önce ilk kanal tedavimi yaptırdığımda ben de endişeli idim ama hiç de korktuğum gibi bir işlemle karşılaşmadım.

-Fİyatı artık hatırlamıyorum ama dişle ilgili her türlü tedavi, bakım vs pahalı oluyor.

-Yanlış hatırlamıyorsam diş ağrısı sebebiyle gitmiştim zaten.

-İşlem esnasında zaten uyuşturuldu, sonrasında da ağrı vs olmamıştı bende, bazı kişilerde olabiliyor.

-Yaşamadım.
0
(25.09.21)
650 civarı bişeydi yakın zamanda Ankara’da yaptırdım ama piyasaya göre pahalı demişlerdi.

Öncesi derken iğne vurulurken hissediyorsunuz sadece. Benim doktorun eli çok hafifti mesela. üst üste iki iğne yaptı ilkinde iğneyi görmedim bile noluyor yav derken yapıverdi. İğne de sadece rahatsız bir his veriyor o kadar.

Uyuttuktan sonra bişey hissetmiyorsunuz zaten. Sadece ağız sürekli açık olduğu için çene kemikleri ağrıyor.

İşlem sonrası uyuşma geçtikten sonra biraz ağrım oldu. Ağrı kesici aldım bir kere. Bir daha da ağrım olmadı.

Sonrasında bir sıkıntı yaşamadım. Ancak yanağım morardı, yeşile döndü, şişkinlik dört gün filan sürdü. Doktor normal dedi. Enfeksiyon filan olmadı ki zaten niye enfeksiyon kapsın ki?
0
elorelia
(25.09.21)
@elorelia
Daha önce tedavi olmuş pek çok kişiden kanal tedavisi sırasında kapılan bakteri sonucu için diş kökünde enfeksiyon oluştuğunu duydum, o yüzden sordum.
0
🌸vestasy
(25.09.21)
(5)

çok ilginç bir kabus vakası

buenosdias
dün gece 3. kez aynı kabusu yaşadım. şöyle özetliyim.uykudayım. ama rüyamda yatakta olduğumu görüyorum. yan yatıyorum. tam böbreğimin üstünde kirpi büyüklüğünde kirpiye benzer ama dikensiz bir canlı var. kene gibi yapışmış vücuduma ve gagasıyla etimi delip böbreğimden bişey emiyor. ama hep emmiyor.
dün gece 3. kez aynı kabusu yaşadım. şöyle özetliyim.

uykudayım. ama rüyamda yatakta olduğumu görüyorum. yan yatıyorum. tam böbreğimin üstünde kirpi büyüklüğünde kirpiye benzer ama dikensiz bir canlı var. kene gibi yapışmış vücuduma ve gagasıyla etimi delip böbreğimden bişey emiyor. ama hep emmiyor. 5, 10 dk bekleyip emiyor. ve her emdiğinde inanılmaz bir acı çekiyor nefessiz kalıyorum. uyku boyunca bu acıyı çelmek zorunda olduğumu kabul eder şekilde emmesini bekliyorum. tüm uyku süresi bu canlının böbreğimi emip acı vermesini beklemekle geçiyor. tuhaf tarafı uyandığımda tam orada benzer acıyla uyanıyorum ve bu kabusu 3. kez yaşadım. sizin yorumunuzu merak ettim.

yalnız yaşıyorum. inançsızım.
bilinçaltıma girecek şekilde hiç buna benzer bir film, oyun vs.. izlemedim.
böbreğimle ilgili herhangi bir sıkıntım yok.
0
buenosdias
(23.09.21)
Yan yatıyorsanız belki uyuşuyordur üstüne yattığınız için. O bölge açık kalıyorsa soğuktan da etkileniyor olabilir. Böbrek çevresi hassastır. Bir ara böbrek ağrısı çekmiştim yazın atlet olmadan uyuduğum için. Bence beyin gerçek acıları size o şekilde gösteriyor uykuda.
0
dissendium
(24.09.21)
Hayatınızda enerjinizi emen ya da emmeye çalışan, pek sevmediginiz ama katlanmaya mecbur hissettiginiz birileri mi var? Fiziksel ağrının kaynağına dair bir şey diyemem ama pekala bu tarafı da olabilir rüyanın içeriğinin dusundurdugu.
0
encokbenisevinnolur
(24.09.21)
Şu ruyaya bakinca bobreginizde onemli bir sorun olmasi gerekiyormus gibi gozukuyor.

Oncelikle, ruya gormeniz icin uykunuzun bolunmesi gerekiyor (tam olarak uyanmaniz gerekmez). Ben en cok ruyayi, kolum bacagim agrili yatarken gordum. O hafif agrilar, rahatsizliklar ufak ufak ayiltiyordu beni gece boyunca, iste oradaki ruyalari hatirliyorsun.

Simdi siz boyle bir ruya gordunuz diye bobreginizin orasinin etkilenip agrimasi bence dusuk bir ihtimal. Size o ruyayi gorduren sey bobreginizin agrisi olmali. Yoksa niye israrla bobrek agrisi ruyasi goresiniz ki? Yarin bir gun ruya sekil degistirip kolunuzu mu agritacak? Oyle olsa ruya(sebep)=agri(sonuc) cikar ama bence durum tersi.

Bence siz doktora gece bobrek agrisiyla uykundan uyaniyorum diye gidin, ruyadan falan bahsetmeyin. Bir iki tetkik yaptirir belki, bakalim ne cikacak. Ben de merak ettim.
0
ahm1
(24.09.21)
yakın zamanda psikoaktif madde kullandıysanız bu tip şeyler olabiliyor.
0
barankovan
(24.09.21)
tam orada benzer acıyla uyanıyorum demişsiniz. Böbreğinizde sıkıntı olmadığına ne kadar eminsiniz. Rüyanızı görmezden gelelim. 3 gece böbreğinizde ağrı ile uyanmışsınız.

Bence bu rüyanız vücuttaki ağrının üzerine ortaya çıkıyor olabilir. Yani beyin oradaki ağrıyı bir rüya ile tamamlıyor gibi.

Hani alarm çalar bazen ama insan o alarm sanki bir müzikmiş gibi rüyasında müzikli bir ortamda olduğunu görür. Yani uyurken dışarıda oluşan uyaran için beyinde bir görüntü oluşur.
Sizde bunu yaşıyor olabilirsiniz. O bölgede oluşan ağrı için beyin bir görüntü oluşturup servis ediyor bilincinize.

Bence o bölgeyi bi kontrol ettirin
0
zimbirik
(24.09.21)
(6)

Web siteleri

dissendium
Web siteleri nasıl para kazandırıyor? Sağda, solda çıkan Google reklamları gerçekten para kazandırıyor mu? Kazandırıyorsa neye göre ne kadar kazandırıyor?Ekşi Sözlük'te her gün değişen ve sadece bir gün gözüken reklamlar ne kadar kazandırıyordur?Ek sorum da şu. Web sitesi yapmayı öğrenmek için nered
Web siteleri nasıl para kazandırıyor? Sağda, solda çıkan Google reklamları gerçekten para kazandırıyor mu? Kazandırıyorsa neye göre ne kadar kazandırıyor?

Ekşi Sözlük'te her gün değişen ve sadece bir gün gözüken reklamlar ne kadar kazandırıyordur?

Ek sorum da şu. Web sitesi yapmayı öğrenmek için nereden başlayabilirim? Hazır tasarımlı sitelerden bahsetmiyorum bu arada. Yazılım gerektiren sitelerden bahsediyorum.
0
dissendium
(23.09.21)
ek soruna cevap. tek başına site yapılmaz. yapılır da ya çok basit bir kişisel site olur yada hazır cmslerle yaparsın. o çok para kazananan kurumsal siteleri ekipler hazırlıyor. en kaba tabirle rakiplerle yarışacak sektöre uygun sıfırdan bi site yapmak için.

uxçi, tasarımcı, front endçi, backendçi, seocu, veri tabancı lazım.
0
buenosdias
(23.09.21)
Ekşisözlükte temanın değiştiği ve tüm gün sitenin reklama dönüştüğü reklamlar günlük 80-100k TL civarıdır diye tahmin ediyorum.
0
mg3929
(24.09.21)
@mg3929, öeh, günlük 100 bin çok değil mi?
0
🌸dissendium
(24.09.21)
Dün reklam sektöründen bi arkadaşla görüşüyorduk, mesela şu an sitelerde görülen tam sayfa reklamlara, kişi başı 8 TL veriyormuş Trendyol. Tam olarak kaçta kaçı site sahibine gidiyor bilmiyorum, ama günlük 10k tekil ziyaretçisi olan birinin 50k kazanması çok garip değil gibi.

Ek sorunuz için de cevap freecodecamp, fakat o kadar basit bir iş değil, haberiniz olsun. Ciddi emek istiyor yani. Minimum 1-2 yıl gerekir ortalama bir şeyler (misal duyuru gibi bir site) yapabilecek seviyeye gelmek için.
0
plutongezegendegilmi
(24.09.21)
Çok değil. Televizyonda 20-30 saniyelik reklama alıyorlardır o paraları
0
mg3929
(24.09.21)
elinizde fikir yoksa, yani websitenizde yer alacak şeye karar vermediyseniz website yapımını öğrenmenize gerek yok bence.

template vs kullanarak çok dolu dolu içeriği olan bir dolu websitesi var. önemli olan içerik ve bu içeriği insanlara nasıl ulaştırdığınız (daha doğrusu bu içeriği okumaları/incelemeleri için ne kadar kişiye ulaşabileceksiniz)
0
co2s2
(24.09.21)
(2)

Spor vs. hakkında

tchuck
adım adım şişko kategorisine girdim sonunda. 98 kiloyum, normalde 25 yaşıma kadar 80 kilo görmemiştim, şuan 32 yaşımda 98 kiloyum.spora motivasyonum inanılmaz düşük seviyede, özellikle ağırlık kaldırayım veya koşu bandında koşayım gibi şeyler hiç ilgimi çekmiyor. çok amaçsız geliyor ve ne yaparsam y
adım adım şişko kategorisine girdim sonunda. 98 kiloyum, normalde 25 yaşıma kadar 80 kilo görmemiştim, şuan 32 yaşımda 98 kiloyum.

spora motivasyonum inanılmaz düşük seviyede, özellikle ağırlık kaldırayım veya koşu bandında koşayım gibi şeyler hiç ilgimi çekmiyor. çok amaçsız geliyor ve ne yaparsam yapayım bunu uzun süre devam etitremiyorum.

bu yukarıdaki sebep, son dönem neredeyse 4 öğün beslenmeye başlamamla birleşince, yaşım da ilerleyince beni obezite yoluna soktu.

insan spor yapmayınca, yaptığı diyette de azimli olamıyor, çünkü sporun o yarattığı yorgunluğu düşünüp "yeme ulan, yersen bugün boşyere onca ter döktün" motvasyonunu yitiriyor insan.

neyse;

kısaca spora başlamak istiyorum. aslında kickbox olur, bisiklet olur vs. o tür bir şey yapmak istiyorum ve muhakkak bir PT veya bir grup çalışması ile yapmak istiyorum. ancak 98 kilo olduğum için bundan da çekiniyorum artık, ne verilen hareketleri tam yapabilirim, ne de kilom nedeniyle yüksek kondisyon sağlayabilirim. bu sefer de yük olacakmışım gibi hissediyorum.

beslenme için de diyetiysen tutmayı düşünüyorum.

1. bana ne tür bir spor önerirsiniz? veya herhangi bir pt veya spor aktivitesiyle anlaşmadan önce 1 ay yürüyüş vs. ile hem biraz kilo verip hem de kondisyonumu mu artırsam?

3 sene önce bir PT tutmuştum, 2 ay boyunca çok faydasını görmüştüm. tabata vs. gibi idmanlar yaptırıyordu, hem eğlenceli oluyordu hem de yorgunluktan geberiyordum.

2. maslakta oturuyorum, bu çevrede önereceğiniz PT olur, salon olur bu tür "aktiviteli" bir şekilde bu işleri yaptıracak bir yer önerir misiniz?
0
tchuck
(23.09.21)
Tenis tavsiye ederim. Koşmalı sporlar iyidir. Bisiklet de iyi. Kilo vermeye odaklanmadan keyif alarak spor yapsanız zaten kilo vereceksiniz. Favori sporunuzu kendiniz bulun. Bence basketbol ulaşılması en kolay spor. Bir tane basketbol topu alıp yakınlardaki bir sahaya gitmek çok kolay.
0
dissendium
(23.09.21)
Kurek abi. Zihne de iyi geleceğini düşünüyorum.
0
stavro
(23.09.21)
(7)

Müdür personel ilişkisi

meraklitursucu
40 yaşındaki evli çocuklu erkek müdürün 23 yaşındaki bekar kadına dışarı çıkma teklifinde bulunması, bunu da diğer personele söyleme duyarsa onlarda gelir demesi, kadının da bundan art niyet algılamaması gayet de beraber dışarı çıkmaları mümkün müdür?
40 yaşındaki evli çocuklu erkek müdürün 23 yaşındaki bekar kadına dışarı çıkma teklifinde bulunması, bunu da diğer personele söyleme duyarsa onlarda gelir demesi, kadının da bundan art niyet algılamaması gayet de beraber dışarı çıkmaları mümkün müdür?
0
meraklitursucu
(23.09.21)
teklif gelmesi, dışarı çıkmaları vs gayet mümkün tabii ama müdür'ün niyetini anlamamak için 23 yaşındaki bekar kadının biraz saf olması lazım.
0
reanarchy
(23.09.21)
mümkündür +1 ama etik değildir, ya da 23 yaşındaki bekar kadının da bir çıkarı vardır.
0
e mice
(23.09.21)
Kadının art niyet algilamak istememesi, mevzudan razi olmasi yani isine gelmesi durumunda mumkundur.

O kadar saf olsa hayatta kalamazdi.
0
stavro
(23.09.21)
"bunu da diğer personele söyleme duyarsa onlarda gelir demesi" > duyulursa adım çıkar

demek değil mi bu ya.

Kızın işine geliyorsa her şey mümkün.
0
dissendium
(23.09.21)
adam ekşın yapacak işte, durum yeterince net.

gerisi kadının içine sinip sinmediğine kalıyor. zira niyeti anlamaması için saflığın ötesinde bir kafada olması lazım.
0
jonas
(23.09.21)
hanımıyla çocukları yabancı değil deyip habersiz davet edilirse yemeğe mümkündür
0
bir soru sorcam
(24.09.21)
değildir. kadın salağa yatıyordur
0
KaraSakall
(24.09.21)
(16)

Araba kullanma korkusunu nasıl aştınız? Odaklanma sorunu?

nefertarii
Herkesin odaklanması çok mu iyi, benim gözüm dalıyor ya da koordine olamamaktan çok korkuyorum. Çok komplike geliyor bana.. birine zarar vermekten çok çok korkuyorum. bu arada hiç denemedim ama öyle bir korku gelişti. Beceremeyeceğim diye çok korkuyorum.Benim gibi olan var mı?
Herkesin odaklanması çok mu iyi, benim gözüm dalıyor ya da koordine olamamaktan çok korkuyorum. Çok komplike geliyor bana.. birine zarar vermekten çok çok korkuyorum. bu arada hiç denemedim ama öyle bir korku gelişti. Beceremeyeceğim diye çok korkuyorum.

Benim gibi olan var mı?
0
nefertarii
(21.09.21)
Bende tam tersine asiri bir güven vardi ergenlik zamanlarimda. Ben bu aleti kullanirim lan yapacağım seyler belli iste diyordum kafamda kuruyordum. Dolasiyla ilk direksiyona geçtigimde cok zorlanmadim.
Odaklanma olayina da zamanla alisiyorsun. Ilk zamanlar sag tarafta sıkıntı vardi bende. Sag tarafi tam anlamıyla kontrol altinda tutamıyordum, cok yaklaşıyordum saga falan. Zamanla hepsi kolaylasiyor su an minibuscu gibiyim bütün uzuvlarim baska seyle ilgilenerek kullanabilirim havada karada:)
0
stavro
(21.09.21)
çok normal hemen herkeste ilk başta bir korku olur araba sürmek konusunda. aşmanın tek yolu ise kendini zorlayarak sürmek ve düzenli olarak sürdükçe bir bakmışsınız korkudan eser kalmadığı gibi artık özgüveniniz problem yaratmaya başlamış.

ilk başlarda binemiycek kadar çok korkuyosanız bir süre yanınızda tecrübeli bir sürücüyle sürebilirsiniz. ancak bir süre sonra onu bırakmaya da zorlamalısınız kendinizi ve de sürme konusunda arayı çok açmayın. yani haftada 1 gün sürerseniz sıkıntı ama en azından 4-5 gün sürerseniz o zaman alıştığınızı hissedersiniz.
0
semaforo de medianoche
(21.09.21)
Kursta öğrendiğim ilk günler gergindi biraz. Korkmuyordum ama stres yaşıyordum. Bir süre sonra beyniniz halledecek her şeyi. Zamana bırakın. Bol bol kullanın.
0
dissendium
(21.09.21)
hiç sürmeden önce senden daha çok korkuyordum. kursun 3-4.günlerinde bitti gitti o korku. motor beceriler geliştikçe yoluna giriyor her şey
0
avatar is back
(21.09.21)
bende de var ayni korku, yenemedigim icin hala araba kullanamiyorum, 16 yildir ehliyetim var :/
0
in vino veritas
(21.09.21)
Sabah Cok erken saatlerde sür.
0
cakmayazar
(21.09.21)
@in vino veritas +1 özellikle İstanbul'da yolcu olarak bile strese giriyorum trafikte.
Yarışmaya 18 yıllık ehliyetle katılıyorum.
0
kobuzchu kiz
(21.09.21)
Senin gibi olan var, evet. Ve çok uzun yıllardır bu korkumu hiçbir şekilde aşamadım.

Arabayı çalıştırdığım anda, elim ayağım buz kesiyor.

Böyle geldi, böyle gidecek. Kabullendim artık, rahatım.
0
jonas
(21.09.21)
Trafik ve şoförlük tamamen tecrübe ve dikkat gerektiren birşey. Kaza yaparak, yandaki arabaya sürterek, park ederken kaldırıma çıkarak, yokuş yukarı kaldiramayıp stop ettirerek hem tecrüben hem dikkatin artacak. O yüzden relax ol, bunları yaşaman senin yararına
0
etna
(21.09.21)
sürdükçe alışılıyor ve araba zamanla bi uzuv haline geliyor :) tek püf noktası biraz rahatlama ve pratik. sabah erken saatlerde çık +1
0
theseachange
(21.09.21)
Ben varim. Birisine carpmaktan ve bunun basima dert olmasindan korkuyorum. Ozellikle Turkiye'de yollar cok rasgele, insanlar cok agresif. 16 yildir ehliyetim var benim de :D
0
14
(21.09.21)
Bende de çok büyük bir korku var araba kullanmakla ilgili. Sürekli önüme bir hayvan veya çocuk atlayacakmış ya da yanlış bir şey yapıp diğer arabaların altında kalacakmışım falan gibi düşünüyorum. 7 sene önce öylesine ehliyet alıp kullanmadım hiç bu seneye kadar ama birkaç ay önce ilk kez kullanmaya başladım. Tek başıma çıkmadım hiç ama direksiyon koltuğuna oturdukça korkularım geçmese de biraz azaldı diyebilirim. İstanbul o kadar büyük ve karışık ki Yeniköy’den Üsküdar’a gidebilince falan bir özgüven geldi sanırım.
0
ms brownstone
(21.09.21)
kardeşim sormuş olduğun soruda bulunan koordine ve komplike kelimelerinin anlamlarını dahi bilmeyen binlerce insan var trafikte her gün araba kullanan. öyle odaklanacak bir şey yok, zamanlar alışılıyor. hızlı gitmediğiniz sürece ve fren pedalının hangisi olduğunu karıştırmadığınız sürece birisine zarar vermezsiniz. ben çok kaza geçirdim, bi yerden sonra ona bile alışıyor insan. daha bu pazar öndekine vurdum, sakince gidip "napalım tutanak mı tutalım para mı vereyim?" dedim. ilk zamanlar olsa "şimdi nolcak napcaz nasıl yapcaz?" olurdum.

özetle, korkma, odaklancam diye kasma, bisiklete binmek gibi bir yerden sonra ellerini bırakmaya bile başlıyorsun.
0
trajikomix
(21.09.21)
Nasıl bir odaklanma sorunundan bahsediyorsun o önemli. Ben korkuyorum tam da aşamadım çünkü adhd var bende. Ciddi bir odaklanma sorunum söz konusu yani hayatın birçok alanında. O nedenle parkurda denediğimde üst düzey konsantre olmayı telkin ettim devamlı kendime. Bir süre sonra işe yaradı. Böyle teşhisi konmuş bir durum yoksa alışmakla ilgilidir bence tamamen.
0
evandro roncatto
(22.09.21)
bir süre sonra araç elin ayağın gibi bir parçan oluyor. çok zor durumlar dışında odaklanmaya ihtiyacın yok. beynindeki otopilot sürüyor zaten. yani frene basayım, şimdi yol açıldı gaza basayım gibi düşünerek verilen tepkiler yok. yolda nasıl düşünmeden yürüyorsan öyle bir eyleme dönüşüyor araç sürmek.

zamanla algıla ve sezgiler de buna göre şekilleniyor. karşındaki, yan şeritteki aracın nasıl tepkiler vereceğini. yolda giderken kenardaki aracın tekeri yola doğru dönükse önüne fırlayabileceğini düşünmeden fark ediyorsun.

düşünerek kullanmak çok zor ve yorucu.
0
orpheus
(22.09.21)
Ben öğrenmekte sorun yaşamamıştım ehliyeti aldım ama çocukken iki kaza yaşadım araba içindeyken o korku geçmedi hala. Hatta yanımda başkası kullanırken bile ölecekmişim gibi hissediyorum her yere metro marmaray ile gidiyorum.
0
jazzabel
(22.09.21)
(3)

iş görüşmesi sonucu bekleme

kırkmerak
Merhaba,10 Eylül Cuma günü ankara'da bir firmanın iki ik yöneticisiyle skype üzerinden iş görüşmesi yaptık. Çok zorlayıcı olduğunu düşündüğüm görüşmenin bir kaç saat sonrasında 11 Eylül Cumartesi günü başvurduğum dış ticaret satış ekibinin yöneticisi aynı zamanda firma sahibi ile iş görüşmesi yaptı
Merhaba,

10 Eylül Cuma günü ankara'da bir firmanın iki ik yöneticisiyle skype üzerinden iş görüşmesi yaptık. Çok zorlayıcı olduğunu düşündüğüm görüşmenin bir kaç saat sonrasında 11 Eylül Cumartesi günü başvurduğum dış ticaret satış ekibinin yöneticisi aynı zamanda firma sahibi ile iş görüşmesi yaptık.

Şimdiye kadar yurtdışında ve yurtiçinde iş görüşmelerim oldu ve bu çok açık ara farkla yaptığım en iyi iş görüşmesiydi. Patron 5. dakikada beni işe almış gibiydi söylediği her şeyi istediği gibi cevapladığımı gördüm. Her geçmiş tecrübemde iş için ne kadar uygun olduğumu karşımdaki patrondan duydum. En son güvenlik soruşturması yapacakları için tc numaramı istedi,verdim. (Daha önce yurtdışındaki işim öncesi dışişleri bakanlığının da uuzuuuuun süren bi güvenlik soruşturması olmuştu burda soru işareti yok yani)

İş görüşmesi sonrası hatta arkadaşıma, bu iş olmazsa görüşmenin kamera şakası olduğunu düşünürüm bile demiştim. O kadar iyi geçti yani.

Gelin görün ki 10 gündür bekliyorum bugün mail attım ve görüşmeler devam ediyor yanıtını aldım. Sizce bu iş ne zaman çözülür? Sizin özel firmalar için böyle uzun beklediğiniz oldu mu? Türkiye tecrübeleriniz neler?

Uzun oldu ama cevaplayan olursa şimdiden çok teşekkür ederim.
0
kırkmerak
(20.09.21)
kurumsal sayılabilecek, 1.300+ çalışanı olan bir firmadayım. IK ile de aram iyidir ve bildiğim net bir şey varsa, IK o "altın çocuğu" bulsa bile önceden belirlediği aday görüşme sayısını yakalamak ve talebi geçen yöneticiye bunları liste halinde raporlamak ister.

görüşmeniz iyi geçmiş, en başında keyif almışsınız, olumlu düşünmeye devam edin, 10 gün uzun bir süre değil.
0
tempor
(20.09.21)
Çok zaman geçmemiş evet. Bu iş görüşmeleri, alım işleri ikili ilişkiler gibi. Senin ise dönüyor bir şekilde :) @tempor'un da dediği gibi, eğer çok acil bir şey değilse acele etmemeleri onların yararlarına. çünkü başvuru sayısı vs. onlar için bir ik ve pazarlama "kpi"'i, hem de zaman öldürüyorlar ne güzel.
0
1195
(20.09.21)
Devlete ait bir yer değilse güvenlik soruşturması biraz saçma bence. Adli sicil kaydı neylerine yetmiyor. Patronla görüştükten sonra aramadılarsa fazla umutlanmayın derim.
0
dissendium
(20.09.21)
(9)

az bilindik yerde staj?

sana bir sarki yazdim fernando
selamlar. uzun bir süredir pwc'ye staja girmek için denemedigim yol kalmadı. hiçbir geri dönüş olmadı. staj geçmişim gayet iyi, gönüllü aktivitelerim de var, odtüde okuyorum. ama ne bileyim iste.. neyse. önceki staj yerimden bir müdürüm istersen audit alanında az bilindik bir şirket için sana refera
selamlar. uzun bir süredir pwc'ye staja girmek için denemedigim yol kalmadı. hiçbir geri dönüş olmadı. staj geçmişim gayet iyi, gönüllü aktivitelerim de var, odtüde okuyorum. ama ne bileyim iste.. neyse. önceki staj yerimden bir müdürüm istersen audit alanında az bilindik bir şirket için sana referans olabilirim dedi. düşüneyim dedim. şimdi olay şu,

ortalamam yüksek. staja gitmem demek ortalamanın düşmesi demek çünkü devamsızlıktan puan alıyoruz. mutlaka da yüksek yapmak istiyorum. yani ben buna değecek bir yere gitmek isterdim. benimle aynı dönem olan, hiçbir staj tecrübesi falan da olmayan çocuklardan pwc'ye staja girmiş birkaçını gördüm.valla bu işi anlamadım. en azından mülakata çağırmış olsalar kabahat bende deyip susucam. neyse. hem ortalamayı düşürmeye değmeyeceğini düşünüyorum hem de onları girmiş görünce sanırım "onlar pwc'ye girerken ben niye buraya giriyorum??" kafasına girdim.

ankara'da kriterlerine uyduğum pek şirket olmadığı için pwc en üst seçeneklerden biri. diğerleri de pandemi sebebiyle almıyor. yorumları duymayı çok isterim.
0
sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
dersler varken staja neden gidiyorsun?
0
jelly bear
(20.09.21)
@jelly,hem önceki deneyimlerinde kendimi iletişim becerileri anlamında çok geliştirdim hem de çok network kazandım. tabi cv'mi de genislettim. şimdi üçüncü sınıfa geçtiğim için de staj yapmanın daha da önem kazandığını düşünüyorum.
0
🌸sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
Bu ülkede herşey referans maalesef... Eğer söz konusu firma okul ve derslerinizi takip etmenize izin verecekse teklifi kabul edin derim çünkü hiç deneyimsiz mezun olmak çok kötü bir durum ilgili firmanın gelecekte nerelere geleceğini hiç bilemezsiniz belki de mezuniyet sonrası doğrudan devam etme imkanınız olur. Yani illa ki kendinizi şartlardırıp olmazsa olmaz demeyin.
0
apocalipy
(20.09.21)
@apocalipy, şu an iki deneyimim var. benim bu firmayla ilgili çekincem hem reputable olmaması hem de çalışan profilinin yüksek olmaması. örneğin son stajımda odtü den koç tan insanlarla çalıştım ve onlar network olarak da geçmiş şirket tecrübeleri olarak da başka bir seviyeydi. böyle insanlarla aynı ortamda çalışıp ilişki kurmanın ancak dersleri biraz olsun feda etmeye değer olduğunu düşünüyorum.
0
🌸sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
big4 icin universite isminin yaninda lise de onemli mesela.
staj deneyimi falan hikaye zaten.
arkadaslarindan bu baglamda ayriliyor olabilirsin.
referans olayi da hep var ama bu dedigimi de yabana atma.

no name bi yer olayina gelince merdiven alti dukkan degil sonucta. senin amacin bu yolda ilerlemekse ben olsam girerim bu firmaya staja. neden degmesin ki? markaya takilmamalisin
0
Kittie
(20.09.21)
Şimdi aynı alanlarda değiliz ama ben zamanında no name bir firmada lojistik stajı yaptım.
Sonra o firma bana İzmir'de bir çok firmanin kapisini açtı. Ikisinde staj yaptim, bu iki staj yaptığım yer de bana is teklifi yaptı.

No name olayı çok da kafaya takilmamali bence. Is hayatina iyi yerden baslamak daha önemli.
0
logisticsmanager
(20.09.21)
CV tam reklam yeri. Az bilinen yerse yap ama kötü yerse yapma. Az bilinmesi kötü olduğu anlamına gelmez. Bir de bu staj işlerini çok kafaya takıyor gibisin. Ankara biraz yanlış bir yer. Yaz için İstanbul'a gitmeni tavsiye ederim. Bölümünü bilmiyoruz ama mühendislikse İstanbul daha iyi olabilir.
0
dissendium
(20.09.21)
@dissendium, hiiç sorma abi. ankara hem de nasıl yanlış bir yer. istanbul'da boun'daki itu'deki çocuklar güzel güzel şirketlerde stajlarini yaparken biz böyle mikroskopla staj yeri arıyoruz resmen.
0
🌸sana bir sarki yazdim fernando
(20.09.21)
dostum emin ol daha genc oldugun icin pwc gibi sirketleri bir halt saniyorsun. big four hep en tirt adamlari alir genellikle ustune alinma sen.
0
nibba
(20.09.21)
(14)

İşi gücü bırakıp şezlong kiralamak

karayel
İstanbulda Kurumsal bir şirkette çalışıyorum güzel bir işim var. İşle ilgili kesinlikle bir problemim yok, hatta severek yaptığım bir iş. daha çok hayatla ilgili problemler diyelim.Şezlong yazdım ama tatil beldesinde başka bir işte olabilir. Bilemiyorum.Böyle bir şey yaparsam sanki daha mutlu olacak
İstanbulda Kurumsal bir şirkette çalışıyorum güzel bir işim var. İşle ilgili kesinlikle bir problemim yok, hatta severek yaptığım bir iş. daha çok hayatla ilgili problemler diyelim.

Şezlong yazdım ama tatil beldesinde başka bir işte olabilir. Bilemiyorum.

Böyle bir şey yaparsam sanki daha mutlu olacak gibi hissediyorum. Adına ister depresyon diyin, isterseniz konfor alanını değiştirmek diyine neyse ne artık..

yaş 30+

Ne diyorsunuz?

Edit:

Abi neden burada anlatılmak istenen ana fikiri es geçip şezlonga takılıyorsunuz. Bazen buraya bir şey sormakta yoruyor beni.

Ben oraya başka bir işte olabilir bilemiyorum yazmışım. amaç huzur/mutluluk neyse ne işte bende bilmiyorum zaten ne olduğunu, bilsem buraya danışmam.

şezlong olmaz bijuteri olur ne bileyim cafede çalışmak olur, olur yani bir şey.

Yani istiyorsunuzki bunları tek tek yazalım, yapmayın arkadaşlar. O an aklıma gelmemiştir yazmamışımdır, anlayacağınızı düşünmüşümdür yazmamışımdır vs vs işte
0
karayel
(20.09.21)
Dene ama dışarıdan göründüğü gibi ılmayacağını biliyorsun değil mi
0
basond
(20.09.21)
Bir şezlong maliyetini bir günde çıkarabilir gibi duruyor. Mafya gibi bir yapılanma yoksa, istediğiniz yerde, izin almadan yapabilecekseniz kötü fikir değil. Hatta iyi bir fikir.
0
dissendium
(20.09.21)
kurumsal sirketteki guzel isini birakip en les mafyatik tiplerin oldugu degnekcilik isine giriseceksin ve bu sekilde mutlu olacaksin. master plan bu mu yani? asfgshh

arpan fazla gelmis diyorum.
0
rm
(20.09.21)
Hayatla ilgili problemlerin çözümü uzman desteği almaktır kendi kendinize çözemediğiniz bir noktaya ulaştıysa. Diğer türlü ister şezlong kiralayın, ister ege köyüne yerleşip ekolojik tarım yapın, iç huzursuzluğunuzu her yere yanınızda götürürsünüz.
0
Phoebe
(20.09.21)
Sizi anlıyorum. Şezlonk kiralamak güzel fikir değil. Ama beyin gücüyle olmayan daha basit bir iş, hatta hizmet sektörü bazen rahatlayıcı geliyor bana da. Eğer ücretsiz izin opsiyonu varsa ya da işten ayrıldığınızda geri iş bulma garantiniz varsa 3 5 ay içinde ben denerdim.
0
poliamid
(20.09.21)
sahil kasabasına yerleşmek felan güzel fikirler de şezlong değişikmiş:) şimdi ben olmaz derim sonra şezlong kiralayıp zengin olursun o yüzden yorum yapmıyorum:) ama sahilde biyer işletmen lazım ki şezlong da kiralayabilesin.
0
entropik
(20.09.21)
Hayal dünyasından çıkıp kendine gel derim.
0
olaylar olaylar
(20.09.21)
mafyası var. ayağından vururlar valla.
0
vizivozo
(20.09.21)
Abi neden burada anlatılmak istenen ana fikiri es geçip şezlonga takılıyorsunuz. Bazen buraya bir şey sormakta yoruyor beni.

Ben oraya başka bir işte olabilir bilemiyorum yazmışım. amaç huzur/mutluluk neyse ne işte bende bilmiyorum zaten ne olduğunu, bilsem buraya danışmam.

şezlong olmaz bijuteri olur ne bileyim cafede çalışmak olur, olur yani bir şey.

Yani istiyorsunuzki bunları tek tek yazalım, yapmayın arkadaşlar. O an aklıma gelmemiştir yazmamışımdır, anlayacağınızı düşünmüşümdür yazmamışımdır vs vs işte
0
🌸karayel
(21.09.21)
konuyu çok spesifik bi örnekle anlatmışsın ondan yanlış anlaşılmış. yoksa dediğin yapılır tabi. olimposa kaşa her sene bu şekil gelip yerleşenler var. tabi kışı da düşünmen lazım plan yaparken.
0
entropik
(21.09.21)
Sahil kasabası 1 hafta sonra daha derin depresyondur. Hele kışın sonsuz yalnızlık. Yaşlanmadıkça bu işlere girmeyin.

Yapacagin is kitap satıcılığı bisiklet kiralama çiçekçilik olmalı.

Bu dükkanlara ıyi insanlar gelir.
0
halk
(21.09.21)
bildiğin ya da öğrenme imkanı olan işi yaparsan maddi zararın olmaz

güneşin tepesi dahil günde 12+ saat çalışırım diyorsan şezlong tarzı işlere girebilirsin
0
bir soru sorcam
(21.09.21)
mafyası vardır +1
0
Hallegadola
(21.09.21)
sorunlarını içeriden çözemediğin taktirde nereye gidersen git seninle geleceklerdir.

mutluluk dediğin anlıktır, insan sürekli mutlu olamaz, o bir kaç dakika süren bir şey. huzur daha uzun süren bir durum. sen mutluluğu değil huzur arıyorsun ancak gittiğinde hayal ettiğin gibi olmayacak. tebdili mekanda ferahlık vardır bu doğru, ancak ya sürekli gezgin halde olacaksın ki sürekli ferahlık olsun yada şu anki genel düşünce biçimini değiştireceksin. düşüncelerini değiştirmek zor bir şey, bu nedenle davranışlarını değiştirmeyi denemelisin.
0
selam
(21.09.21)
(6)

İtalyancı & Almancı

liberal
üniversite okumak için tercih edilir mi diye merak ettiğim ülke.elbette türkiye yerine yurt dışında bir yerde okumak daha iyi olma ihtimali yüksek ama benim merak ettiğim almanya'da veya avusturya, hollanda gibi ülkeler yerine italya'da üniversite okumak ne derece mantıklı.aslında havasına, insanına
üniversite okumak için tercih edilir mi diye merak ettiğim ülke.

elbette türkiye yerine yurt dışında bir yerde okumak daha iyi olma ihtimali yüksek ama benim merak ettiğim almanya'da veya avusturya, hollanda gibi ülkeler yerine italya'da üniversite okumak ne derece mantıklı.

aslında havasına, insanına vb bakınca italya türklerin en çok tercih ettiği almanya'dan daha iyi bir ülke değil mi?

alman lisesine gidip 70 k vermek yerine italyan lisesine gidip senelik 50k verip sonrasında da ilgili ülkeye gitmek isteyen birisi için italya çok daha iyi bir seçenek gibi dururken mutlaka kendine göre belirli handikapları vardır ama bunlar acaba neler, keşke bilen biri yazsa.
0
liberal
(20.09.21)
Fransa'da yasiyorum; İtalya'da çalışmış, Almanya'da çalışmış/çalışan arkadaşlarım var.
İtalya ne Fransa ne almanya ile yarisir. Maaslar düşük, is ortami genelde kötü. Hatta elden maaş verme bile duydum.

Kültürü, hayati Almanya'ya göre güzeldir ama ekonomik durum baya kötü. Şöyle diyeyim; lojistik firmasinda düz çalışan arkadaş 700-800 mü ne aliyordu. Fransa'da net asgari 1200 civari. Ki o paraya lojistikte üniversite mezunu kimse calismaz bile.

Ben olsam italya ile alakali hayal kurmazdim. Almanya güzel, Fransa güzel.
0
logisticsmanager
(20.09.21)
italyada yaşayan birisi türkiyedeki refahının üzerine taş çatlasın %30 falan koyar, almanya için bu oran en az %100. ama bu oranlar ortalama standart işçi/beyaz yakalı içindir. ekonomik gayeler ikinci plandaysa, sosyal anlamda daha zengin olan italyayı tercih etmek daha makul gibi.
0
wiekannich
(20.09.21)
İtalya'da işsizlik var.

tr.euronews.com

Almanya'da işsizlik daha düşük. Hatta attığım haberdeki grafiğe göre en düşük. Bu nedenle İtalya Almanya'dan daha iyi bir ülke denemez üniversite sonrası çalışmak için.
0
dissendium
(20.09.21)
İşte duyurunun farkı bence bu, sözlükte formata yup sorunca hafiften laf sokmalı cevaplar geliyor.

Teşekkür ederim.
0
🌸liberal
(20.09.21)
yurtdışında çalışmış olmak ile ilgili bir tecrübem yok ancak bence çalışmak istediğiniz sektör bu soruda önemli. Üniversitede de sanat mı okumak istiyorsunuz, mühendislik mi, psikoloji mi? O ülkenin sizin düşündüğünüz eğitimle/ sektörle ilintili işleri ne durumda? Ben olsam eğer aklımda bi bölüm varsa biraz onu göz önünde bulundurarak seçim yapardım.

İki yıl kadar önce arkadaşım yerleşti italya'ya. Türkiyede ki refahını %100 katladı mesela. Pandemi yokken gittiğinde bile haftanın 1 günü evden çalışma şeklinde ilerliyormuş. Şuan iki yıldır evden çalışıyor. Ofise dönülse bile evden çalışma günleri kalıcı olarak ikiye çıkartıldı. Ve ofise gittiği günlerde risk aldığı için mesaili maaş alıyor o günler için. Ki diğer yan haklarını duyduğumda da çok şaşırmıştım.
Sektör ilaç.

akdeniz iklimi kültürü size daha hoş geliyorsa, orada da gayet iyi şartlarda çalışılabilir yani.
0
a perfect lie
(20.09.21)
Ne isteğinize ve ne meslek seçeceğinize bağlı?

İtalyanca öğrenmesi kolay, italyan kültürü kaynaşması, entegre olması kolay (almanyaya göre) bir kültür. İklim güzel, sosyalleşmek kolay. Üniversite okumak için gayet güzel bir yer.

Almanya yukarıdaki avantajları taşımamakla beraber, işszliğin düşük, orta düzey düz beyaz yaka çalışanlar için (babanızdan devralacağınız holdinginiz yoksa) daha iyi maaşlar vaadeden bir ülke.

Ancak üniversite diye başlayıp liseye geçmişsiniz??
Lisede sunduğunuz seçeneklerin dil açısından bir farkı olur; onun dışında ikisi de bakelorya diploması veriyor nasılsa. Ucuz ve puanın daha kolay yeteceği okul duruma göre tercih edilebilir.. ikinci yabancı dilden sonrası daha kolay öğreniliyor nasılsa. Diğer ülkeye geçiş hem liseden hem de üniversiteden sonra mümkün.

Sanat, sosyal bilimler veya denizle ilgili alanlarda italyayı tercih edebilirken ekonomi, IT, mühendislik alanlarında almanya olabilir. Buralarda okuyup belki norveçe belki Yunanistana geçersiniz belki? Neden dar bakıyoruzki? Nerede mutlu olunacaksa oraya gidilmeli bence.
0
rewlack
(20.09.21)
(5)

Marmaray, otobüs

dissendium
Her Marmaray durağında otobüs durağı da var mı aynı zamanda? Hiç kullanmadığım için bilmiyorum. Marmaray ile Kartal durağında insem indiğim yerde otobüs durağı var mıdır?
Her Marmaray durağında otobüs durağı da var mı aynı zamanda? Hiç kullanmadığım için bilmiyorum. Marmaray ile Kartal durağında insem indiğim yerde otobüs durağı var mıdır?
0
dissendium
(19.09.21)
Çok yakınında var genellikle. Kartal durağına beş dakika yürüyüş mesafesinde hem sahil yolunda hem minibüs caddesinde otobüs durakları var. Google maps durakları epey doğru gösteriyor, hangi istasyon lazımsa oradan bakabilirsiniz etrafındaki otobüs duraklarına.
0
kobuzchu kiz
(19.09.21)
iett'nin websitesinde ya da telefon app'lerinde tüm duraklar ve hangi hatların geçtiği çok güzel açıklanmış. kartal marmaray'ın etrafında çok yakınlarda otobüs durağı var. marmaray'dan nereye gideceksiniz?
0
co2s2
(20.09.21)
Marmaray Kartal durağından Anadolu Adliyesi çevresi. Otobüs dışında dolmuş da olabilir.
0
🌸dissendium
(20.09.21)
Ne taraftan geliyorsunuz bilmiyorum ama (gideceğiniz yer şurasıysa: goo.gl) M4 metrosuyla direkt gidebilirsiniz.
Avrupa yakasından geliyorsanız Marmaray'la Ayrılık Çeşmesi'ne kadar gelip oradan metroya geçebilirsiniz.

İlla Kartal durağı civarından geçecekseniz: goo.gl (sol üstteki geri oka basınca başka seçenekler de çıkacak)

Tam olarak nereden yola çıkacağınızı bilsek daha pratik öneriler veren biri çıkardı belki :)
0
kobuzchu kiz
(20.09.21)
@kobuzchu kiz, Gebze'den geleceğim için M4'ü kullanamıyorum maalesef. Belki de Gebze'den Kartal'a giden bir otobüs olsa daha mantıklı olabilir.

Google Maps'in toplu taşıma özelliği iyi gibi duruyor. Teşekkür ederim.
0
🌸dissendium
(20.09.21)
(4)

Balık yenir mi?

kibritsuyu
Av yasağı kalktı, taze mevsim balıkları tezgaha geldi. İstavrit, palamut vs.Peki bu sene yenir mi bu balıklar? Müsilajdan çekindiğimden henüz açılışı yapmadık.Ne dersiniz, alıp yiyelim mi?
Av yasağı kalktı, taze mevsim balıkları tezgaha geldi. İstavrit, palamut vs.

Peki bu sene yenir mi bu balıklar? Müsilajdan çekindiğimden henüz açılışı yapmadık.

Ne dersiniz, alıp yiyelim mi?
0
kibritsuyu
(19.09.21)
Müsilaj biteli bayağı oluyor. Yenir.
0
dissendium
(19.09.21)
Biz yedik valla çevremde de baya yiyen insan var
0
basond
(19.09.21)
eksi'de son durumu anlatan bir aciklama vardi. raporlar vs. sunulmustu. özellikle midye ve karides'den uzak durulmasi gerektigi soylenmisti. baliklar icin de gerginim açıkçası.

seyler.eksisozluk.com
0
evimin paspasi
(19.09.21)
müsilaj bitmedi. balığın nerede avlandığını sorun. müsilaj marmara'daydı. ege'de ya da karadeniz'de tutulan balık yenir.
0
co2s2
(20.09.21)
(3)

Instagram'dan alev göndermenin İngilizcesi

michael_knight
Instagram'da story'e alev göndermenin İngilizcesi nedir?Diğer ülkelerde de yapılıyor mu bu iş?
Instagram'da story'e alev göndermenin İngilizcesi nedir?
Diğer ülkelerde de yapılıyor mu bu iş?
0
michael_knight
(19.09.21)
Alev göndermenin İngilizcesi derken neyi kastettiğinizi anlamadım ama alev hot, sexy olarak kullanılıyor. She is on fire gibi bir şey. Yabancılar da kullanıyor. Yorumlara bile yazıyorlar.
0
dissendium
(19.09.21)
Instagram story'lerinde reaksiyonlardan biri "alev" ya.
"Story'e alev atmak" diye bir kalıp var Türkçe'de.
Mesela şu arkadaşın önerdiği
galeri13.uludagsozluk.com
pbs.twimg.com
0
🌸michael_knight
(19.09.21)
özel bir adı varsa bilmiyorum ama "sending fire emoji" olarak aratınca bayağı bir şey çıkıyor, böyle kullanabilirsiniz sanırım. yani mesela "kıza alev attım" diyecekseniz "i sent her fire emoji" olarak kullanabilirsiniz, anlaşılır. jargon olarak farklı kullanım varsa bilmiyorum, bakınca bir şey göremedim.
0
alevli deniz sortu
(19.09.21)
(1)

ek yerleştirme'de tercih yapsam mı?

super gazi
merhabalar herkese mutlu pazarlar.yarın yks'de ek yerleştirme tercih dönemi başlıyor.tercih yapıp yapmamak konusunda kararsızım.puan durumum şu:sözel bölümde ek puanla 400 puan aldım 5789'uncu sıradayım,eşit ağırlıkta puanım 290 200.lerdeyim..mesela hukukta bir çok kontenjan boş duruyor(kılavuzda öy
merhabalar herkese mutlu pazarlar.yarın yks'de ek yerleştirme tercih dönemi başlıyor.tercih yapıp yapmamak konusunda kararsızım.puan durumum şu:sözel bölümde ek puanla 400 puan aldım 5789'uncu sıradayım,eşit ağırlıkta puanım 290 200.lerdeyim..mesela hukukta bir çok kontenjan boş duruyor(kılavuzda öyle gözüküyor)gidip bu bölüme tercih yapsam,tutma şansı var mı?.mesela kılavuzda en düşük 180 puna yazıyor.yani tercih yapsak tutar mı?..ayrıca sözel bir bölüm seçip,bir sonraki yıl böyle bir bölüme yada eşit ağırlık bölümüne geçme şansımız ne kadar var?(böyle bir şey yoksa boşuna ösym'ye 25 tl bayılmayalım yok yere)

bir de gelecek yıl sınava sadece ayt'den girebilir miyiz?yani tyt sonucu 2 yıl geçerli diye biliyorum,bu konuda deneyimi olan arkadaşlar bilgi verirse çok sevinirim.

-
0
super gazi
(19.09.21)
Hukukta baraj en son 100 bindi. 200 bin sıralama ile tutmaz.
0
dissendium
(19.09.21)
(5)

Stalklamayı abartıyor muyum?

princess consuela
Birkaç yıldır hiç tanımadığım insanların sosyal medya hesaplarına düzenli olarak bakıyorum. Bunlar öyle popüler olmayan ama hayatları eğlenceli gözüken insanlar oluyor genelde. Bir iki hafta bakmadığımda aklıma geliyorlar, aklıma geldiklerinde de 5-10 dakika bakıp çıkıyorum ama çok garip geliyor bu
Birkaç yıldır hiç tanımadığım insanların sosyal medya hesaplarına düzenli olarak bakıyorum. Bunlar öyle popüler olmayan ama hayatları eğlenceli gözüken insanlar oluyor genelde. Bir iki hafta bakmadığımda aklıma geliyorlar, aklıma geldiklerinde de 5-10 dakika bakıp çıkıyorum ama çok garip geliyor bu durum. Bir süre sonra o kişiyi unutsam bile yerlerine yeni yeni tanımadığım kişiler geçiyor. Benzer durumda olan var mı? Anormal mi sizce bu durum?
0
princess consuela
(09.09.21)
Bence anormal değil. Günümüzde Instagram'da, Twitter'da takipçi sayısı fazla olan kişiler aslında sizin uzaktan baktığınız kişiler. Sadece başkaları sizin gibi uzaktan, kısa süreli bakmıyor, direkt takip ediyor.
0
dissendium
(09.09.21)
Canı sıkılan insanlar böyle tuhaf şeyler yaparlar, anormal bişey yok.
0
Bruce
(09.09.21)
Bir yerde okumuştum bunun psikolojik bir şey olduğunu. Nasıl ki insanların camlarından içeri bakanlar oluyor, merAk ediliyor içeride olanlar, insanlar sosyal medya hesaplarına bakarak başkalarının hayatlarına dahil olmaya çalışıyorlar. Meraklarını gideriyorlar.
0
duma duma dum
(09.09.21)
gayet normal. 7 senedir instagramdan ve twitterdan düzenli takip ettiğim kişiler var. tatile gittiği yerler, kimlerle takıldıkları, en sevdikleri cafe, bar, disco vs vs.. bazıları evlendi bile.

ara sıra suçluluk hissi oluşuyor ama kendimi şöyle avutuyorum. neticede kendi paylaşıyor, bilinsin istiyor. ben napiyim?
0
mastermindj
(22.09.21)
Sanıyorum ki sosyal medya kullanan insanlarda genel bir durum bu. Bana da abartılı gelmedi neticede sosyal medyanın olayı bu merakı tetiklemek.
0
Amaranta ursula
(22.09.21)
(3)

rakip firma iş teklifi

taha1907
selamlar, rakip firmadan iş teklifi aldıktan sonra şu an çalıştığın firmanın şartlarını çok daha iyi hale getirmesi sık rastlanan bir şey mi ? ve sizce bu durumda hangisi tercih edilmeli ? aynı şirkette kalmanın bir dezavantajı var mı
selamlar, rakip firmadan iş teklifi aldıktan sonra şu an çalıştığın firmanın şartlarını çok daha iyi hale getirmesi sık rastlanan bir şey mi ? ve sizce bu durumda hangisi tercih edilmeli ? aynı şirkette kalmanın bir dezavantajı var mı
0
taha1907
(09.09.21)
Tamamen çalışana bağlı. Ben önceki işimden ayrıldığımda gitmeyeyim diye epey uğraştılar. İşten bunalmıştım. 1 ay kafa tatili verdiler. Sonra gel devam et dediler. Geri döndüğüm gün istifa etmiştim. Ben istifa ettikten 1 hafta sonra benle aynı işi yapan başka bir arkadaşa "tamam, İK'ya verebilirsin dilekçeyi" demişlerdi.

Eğer konforum iyi ise ve şartları teklife yakın hale getireceklerse ben mevcut yerde kalmayı tercih ederim. Yeni yerde her zaman risk olur. İş güzel olsa delinin biriyle uğraşmak zorunda kalırsın. Mutsuz olursun.
0
himmet dayi
(09.09.21)
Rakip firmaya karşı sözleşmenizde madde olabilir. Ona dikkat edin. Kendinizi geliştiremiyorsanız dezavantajı var bence.
0
dissendium
(09.09.21)
rakip firma size sadece bilginiz için değil şu an çalıştığınız şirketin ticari sırlarına vakıf olduğunuz için para verir. dolayısıyla etik bir durum değildir. şantajdır. akıllı bir firma ise sözleşmeye bu maddeyi koymuştur, böyle bir şantajla gidildiğinde sizi kapının önüne koyar. eskidendi bu işler.
0
hayal fazlasi
(10.09.21)
(11)

arkadaşlarıma hainlik mi ediyorum?

kırmızıayakkabılıgargamel
Merhaba, İki farklı ofiste çalışıyoruz. Bundan 3 ay önce hepimiz yüksek lisans başvurusu yapıyorduk ve benzer yerlere başvuru yapıyorduk. Benim odamda sadece ben, diğer odada 3 kişi başvuru yapıyordu. 3 ay önce arkadaşlar yardımlaşalım, sınavları birbirimize haber verelim vs diyerek bi whatsapp grub
Merhaba,

İki farklı ofiste çalışıyoruz. Bundan 3 ay önce hepimiz yüksek lisans başvurusu yapıyorduk ve benzer yerlere başvuru yapıyorduk. Benim odamda sadece ben, diğer odada 3 kişi başvuru yapıyordu.

3 ay önce arkadaşlar yardımlaşalım, sınavları birbirimize haber verelim vs diyerek bi whatsapp grubu kurdum bunlarla, yükseklerin başvurularını ve takiplerini ben yazıyorum. Arkadaşlar yarın bu sınav var unutmayın, arkadaşlar şu gün şu başvuru son unutmayalım vb. O kadar fazla başvuru var ki, yardımlaşalım unutmayalım tarihleri diye.

Bu süreçte arkadaşlardan ikisi bi bilim sınavını beraber yapıp, kopya çekiyorlar odaca ve ben diğer odada kalıyorum. Bu arkadaşlar sınavdan geçiyorlar ama ben kopya çekmediğim için yeterli puan alamıyorum ve mülakata giremiyorum. Başka bi zaman da, bunlar bana sınav olduğunu haber vermiyorlar, ben de yıllık izinden geri dönmüşüm o gün, tesadüfen sınavı öğrenip son dakika sınava giriyorum vs.

Başvuru işleri vs bitince de bi tanesi bir şey demeden whatsapp grubundan çıkmış gitmiş.

Ben de baktım bi ben çabalıyorum, keriz gibi hissettim kendimi. Puanlarımız yakın, onlar benim rakibim olmalarına rağmen hiçbir şeyi gizlemedim sürekli verici davrandım.

Son bir başvuru kalmıştı, aylar öncesinden bana üni başvuru almayacak dedi arasından bi tanesi, ben de hem sözlü hem yazılı olarak bu üniversiteyi aradığımı, başvuru alacağını ve tarihlerini söyledim. Şimdi onlar bu başvuruyu unuttular gibi gözüküyor, ben de açıkçası bi daha kimse iyi olsun diye peşlerinde koşmamaya karar verdiğim için söylemeyeceğim demiştim, ama vicdan yaptım. Kasıtlı olarak söylemiyor gibi oluyorum. Halbuki bilim sınavına gözleri önünde çalışıyorum, sorsalar söylerim yani sınava çalışıyorum diye ama durup dururken peşlerinden koşmuyorum hadi başvuru yapın diye.

Hem kendim o kadar çabaladım ki onlar iyi olsun diye, verdiğim çabamdan dolayı öfkemden, hem de onların benim rakibim olmasından dolayı (ben değil de onlar kabul alabilir, sınırlı kontenjan) söylemediğim için başvuruların açıldığını, kendimi suçlu hissediyorum. Bu arada arkadaş dediğim, bunlar 4 aydır birlikte çalıştığım, burda tanıştığım insanlar. Sizce ne yapmalıyım?
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(09.09.21)
Eğer verdiğiniz emeğin karşılığını alamıyorsanız bir ilişkide ister arkadaşlık ister sevgililik en doğrusu kendinizi geride çekmeniz. Bunlar baya sizi kullanmışlar.

Çok yoğundum unuttum dersiniz.
0
GoodMorningTeacher
(09.09.21)
onların size arkadaşım dediğini düşünmüyorum. boş verin kendinizi suçlu hissedeğiniz bir şey yok.
0
Hallegadola
(09.09.21)
bir şey yapmıyorsun ki. çok kötü niyetliler bence. haber verme.
0
snd88
(09.09.21)
Psikoloji gibi yüksek lisansin oldukça önemli olduğu bir bölümden mezunum. Fazla mezun, az kontenjan gibi bir durum var. Herkes herkesin rakibi yani. Böyle bir bölümden mezun üç yakın arkadaş olarak bilim sınavında 'kimseye hak geçmesin' dusturuyla herkes birbirine kopya verirken biz bireysel olarak girdik bilim sinavlarina. Zaten geçen sene bilim sınavlarının uzaktan olması tam bir fiyaskoydu. Sinavlarin hemen hepsinden ben yüksek puanlar aldım geçtim, arkadaşlarımın geçemediği sınavlar oldu. Ve dönüp de 'aaa fraise keşke yardımcı olsaydın' demediler.

Sizdeki daha saçma bir durum. Bence soylemenize hiç gerek yok.
0
fraise
(09.09.21)
"aylar öncesinden bana üni başvuru almayacak dedi arasından bi tanesi"

Belki siz başvurmayın diye böyle dedi.

Niye böyle şeylerle uğraşıyorsunuz ki?

Aynı iş yerinde çalışmanız arkadaş olduğunuz anlamına gelmez. Arkadaşlık böyle bir şey değil.

Kendinizle ilgilenin. Kimsenin koçu değilsiniz.
0
dissendium
(09.09.21)
Siz kendi kendinize gelin-güvey olmuşsunuz. Ben sadece 4 ay tanıdığım yetişkin bireyle tuvalete bile gitmem.
0
malheiros
(09.09.21)
onlar sizi arkadaşı olarak görmemişler. Öyle olsa çağırırlardı bilim sınavını beraber yapalım diye.

Ben olsam özellikle söylemezdim. Sorsalar da söylemezdim.
0
zimbirik
(09.09.21)
Anlattıklarınıza bakarak bırakın iyilikleri için bir şey yapmayı, zaruri olmadıkça diyalog bile kurmazdım. Bence haklarını kaybetmişler çoktan. İnsanlara fazla değer vermeyin, sonra siz üzülürsünüz. Kendimden biliyorum.
0
hrvl
(09.09.21)
Kesinlikle haber verme.

"Ve tarihte görülmemiştir ki merhametten maraz doğmasın."
0
Cnrays
(09.09.21)
sadece 4 aydır tanıştığınız insanlara bira fazla sadık değil misiniz? doğru anladıysam başvurular için yardım talebi onlardan da gelmemiş. grubu siz kurmuşsunuz.

ortada çıkar çatışması var. baştan bilgi paylaşmışsınız zaten, hiçbir şeyi hatırlatmak zorunda değilsiniz. belki mevzu onlar için önemli bile değil.
0
zgrydn
(09.09.21)
Kendi işine ve kariyerine bak arkadaş. İyi niyetli olmak için çabalarken kibarlık budalası gibi bir şey olmuş.

Yüksek lisans yapacaksan kimseden yardım beklemeden sessiz sakın yap.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(20.09.21)
(4)

Türkiye Hayat Emeklilik

dissendium
Buna ben kayıt olmadım. Hoş geldiniz diye mesaj atmışlar. Bunun olayı nedir?
Buna ben kayıt olmadım. Hoş geldiniz diye mesaj atmışlar. Bunun olayı nedir?
0
dissendium
(09.09.21)
yeni işe mi girdin? Başta otomatik bes olayı oluyordu, 2 ay içinde çıkabiliyorsun.
0
nhk ni youkosu
(09.09.21)
@nhk ni youkosu, işe girdim, evet. Çıkmak mı iyi çıkmamak mı?
0
🌸dissendium
(09.09.21)
valla yatan paranın üstüne %25 devlet katkısı falan var ama TL'nin durumunu enflasyonu falan biliyoruz, bana mantıklı gelmemişti. Fakat altına veya dövize endeksli fon alımı şeklinde de olabiliyormuş, tabii ona devlet desteği var mı bilmiyorum bir sor istersen.

Para biriktirmek için otomatik maaştan kesilmesi fena fikir değil ama ileride çektiğinde para edecek mi ve nasıl çekilebilecek iyi araştırmak lazım. (ilk 10 yıl içinde çekersen bir kısmını veriyordu galiba, çekerken de kuralları var)

edit: işiniz hayırlı olsun bu arada :)
0
nhk ni youkosu
(09.09.21)
çıkmayacaksanız da bir fona endeksleyin altın olur döviz olur.

ben girdiğim her şirkette ertesi günü çıktım bu sistemden kendim nasılsa biriktiriyorum diye
0
kablelvuku
(09.09.21)
(12)

İngilizce hastasıyım

rofwts
Örnek cümle:Tshirtlerinizin hastasıyım.Bunu İngilizceye anlam kayması olmadan nasıl cevirebiliriz?I am sick of your tshirts değildir herhaldeŞimdiden teşekkür
Örnek cümle:
Tshirtlerinizin hastasıyım.

Bunu İngilizceye anlam kayması olmadan nasıl cevirebiliriz?
I am sick of your tshirts değildir herhalde

Şimdiden teşekkür
0
rofwts
(09.09.21)
I am mad about/nuts about x.
"Sick of your" bıktım demek.
0
logisticsmanager
(09.09.21)
I'm mad about your T-shirts.
0
dissendium
(09.09.21)
I’m obsessed with your tshirts
0
icim urperiyor
(09.09.21)
neverletyougodown
(09.09.21)
İngilizce gurusu değilim ama türkçedeki hastasıyım diye bir kelime-cümle olmaz ingilizcede.
I'm mad about you diye bir kalıp var sana deliriyorum, sana çıldırıyorum şeklinde kullanılıyor. i'm mad about movie filan duydum da i'm mad about your t-shirt hiç duymadım belki kullanıyorlardır.
0
catamenia
(09.09.21)
I'm in love with your tshirts
0
kim bilir
(09.09.21)
- love your t-shirts
- your t-shirts are adorable
- your t-shirts are wicked (ben olsam boyle derim)
0
cooperr
(09.09.21)
bir şeyin hastası olmak tabirini "adore" fiiliyle gayet de eksiksiz karşılayabilirsiniz.
0
the guy from batman
(09.09.21)
wicked +1 ama ben olsam mental derdim ki cok sik kullanilir
0
try again fail again fail better
(09.09.21)
Fan of?
0
goklerdengelenkarar
(09.09.21)
"I adore your t-shirts" iş görür.
0
psychosocialll
(09.09.21)
chicken translate yapmaya gerek yok. tam olarak bu havayı vermek için en ideal ifade "i love your tshirts" olur. bu tarz kullanımlarda like beğeni olarak, love hastasıyım bayılıyorum olarak kullanılır.
0
ack3000
(09.09.21)
(4)

iş görüşmesi- son aşama

taha1907
son aşamada maaş ve diğer detaylardan bahsedildiyse olumlu değerlendirilebilir miyiz ? yoksa hala red ihtimali var mıdır?
son aşamada maaş ve diğer detaylardan bahsedildiyse olumlu değerlendirilebilir miyiz ? yoksa hala red ihtimali var mıdır?
0
taha1907
(07.09.21)
teklif gelene kadar red ihtimali vardır.
0
benaslinda
(07.09.21)
Var. Onlar nasıl sizden bilgi alıyorlarsa size de bilgi veriyorlar. Sizin bilgi vermeniz ne kadar olağansa ve iş garantisi anlamına gelmiyorsa onların bilgi vermesi de o kadar olağan ve iş garantisi vermiyor. Ama yine de olumlu olma ihtimali biraz yüksek.
0
dissendium
(07.09.21)
Finalist olduğun / shortliste kaldığın manasına gelir, ama shortliste 2 kişi kalsa bile şansın hala %50.
0
roket adam
(07.09.21)
evrakları istenen bir adaydan olumsuz olanını gördüm hemen heyecanlanma
0
baknedicem
(07.09.21)
(6)

selamlar, yüksek lisans yapma yolunda bir adım atmaya karar verdim

pelovann
şu an hali hazırda çalışıyorum, istanbul üniversitesi iibf çıkışlıyım, buradan sonrası iibf çıkışlı olup yl yapanları bağlıyor. siz hangi alanda yl yaptınız, hangisinin faydasının daha çok olacağını düşündünüz? ben iktisat ve muhasebe arasında kaldım, şu anda yaptığım iş de muhasebe/finans ile alaka
şu an hali hazırda çalışıyorum, istanbul üniversitesi iibf çıkışlıyım, buradan sonrası iibf çıkışlı olup yl yapanları bağlıyor. siz hangi alanda yl yaptınız, hangisinin faydasının daha çok olacağını düşündünüz? ben iktisat ve muhasebe arasında kaldım, şu anda yaptığım iş de muhasebe/finans ile alakalı. fakat iktisadı da çok seviyordum üniversitedeyken. şimdi sevgi sırası değil, hangisinin faydası daha çok olur sizce? yl yapmış duyuruculardan cevaplarını esirgememelerini rica ediyorum tşkler
0
pelovann
(07.09.21)
Bence is hayatınızda hangisi isinize yarayacaksa onu seçin.Iktisat,teori ağırlıklı olur diye düşünüyorum. Sonuçta kimse is hayatında kalkınma ya da iktisat tarihi hakkında bir şey sormuyor. Bilmiyorum, arkadaşlar bu konu hakkında ne der. Yalniz hem çalışıp hem yuksek lisans yapacaksanız bazı hocalar devam konusunda zorluk çıkarabilir.Ilerleyen yıllarda akademisyen olmak gibi bir düşünceniz varsa yüksek lisans yapın derim. Tez vb ağır olur is hayatıyla beraber.

İstanbul üniversitesinde baska bir iibf alanında yüksek lisansı yapmaya çalışıp,bırakan birisi olarak fikirlerim bu yönde.
0
solitaryman
(07.09.21)
çok teşekkür ederim. finans alanında yoğunlaşmaya karar verdim yl'de. evet zor olacak ama çevremdeki herkes bi şeyler için çabalayıp yırtınırken ben lisans mezunu olup kalmak istemedim, eğitilmeyi de seviyorum zaten hehe
0
🌸pelovann
(07.09.21)
Cevap olmayacak ama tezli yüksek lisans derslerinin saatleri iş saatleriyle çakışıyor. Bu durumu netleştirmeden fazla heveslenmeyin. İş yeriniz izin vermeyebilir.
0
dissendium
(07.09.21)
tezli’de 2. öğretim seçeneği oluyor muydu?
0
🌸pelovann
(07.09.21)
Tezsizler genelde ikinci öğretim oluyor ama bazı üniversitelerde tezliler de ikinci öğretim olabiliyor. Araştırmanız gerek. İkinci öğretim olanlar ücretli.
0
dissendium
(07.09.21)
çok teşekkür ederim
0
🌸pelovann
(07.09.21)
(15)

Evlenmemek çok uç bir durum mu?

KUCO
29yaşında erkeğim, kendimi bazen evliliğe uygun görmüyorum, ama yalnızlık da eğer buna mahkumsan çok zor bir şey gibi geliyor.Sizce evlenmemek uzun dönemde mental anlamda sağlıklı bir şey mi? Buna karar versem pişman mı olurum?
29yaşında erkeğim, kendimi bazen evliliğe uygun görmüyorum, ama yalnızlık da eğer buna mahkumsan çok zor bir şey gibi geliyor.

Sizce evlenmemek uzun dönemde mental anlamda sağlıklı bir şey mi? Buna karar versem pişman mı olurum?
0
KUCO
(07.09.21)
evlenmemeye karar vermek saçma bence. kimse seni zorlamıyor sonuçta. kendini evlenicem ben ya da evlenmicem ben diye kısıtlama bence.
0
jelly bear
(07.09.21)
Çok uç değil. Evlenmedin diye akıl sağlığın kötüleşmez bence ama yalnız olmanın getirdiği olumsuz durumlar olabilir. Aslında evlenmemek yalnız olmak demek de değil. İlişkisi olabilir insanın evlenmese de. Evlenmemeye karar verirsen pişman olabilirsin. Çünkü belirli bir yaştan sonra insanın ilişkisinin olması da zorlaşabilir. İstediğin gibi birini bulamayabilirsin. Her şey zamanında güzel.
0
dissendium
(07.09.21)
çok normal bir durum da, yalnızlık Zeus'a mahsustur.

yurtdışında evlenmeden bir ömür beraber geçiren bir sürü insan var, evlilik tek başına kriter değil yani. veya uzun süreli ilişkisi olmayan ama sürekli partner değiştiren tipler var.

ama sürekli yalnız kalıcam diyorsan, o psikolojini etkileyebilir bence.
0
nhk ni youkosu
(07.09.21)
ben de bunu düşünüyorum bazen. evlenmek istemiyorum şu an ama bir ömür de yalnız geçirilmez. he tabii ki sevgililerin olur, evlenmeden de birlikte yaşarsın ama ne zamana kadar? bir yaştan sonra imkansız. yaş ilerledikten sonra evlenmek istesen de kendine uygun birini bulmak git gide zorlaşacak falan. he yalnızlığı çok seversiniz o ayrı bir mevzu ama bir noktadan sonra evlilik şart gibi bir şey oluyor :/
0
rose parks
(07.09.21)
Kendini evliliğe uygun görmemek ya da evlenmek istememek ya da evliliği tercih etmemek hepsi ama hepsi senin elinde :) o ya da bu ya da şu kişi ve kişilerle istediğini yaşamakta özgürsün ama yalnız kalmak istiyorum ömür boyu dersen bunun sonu çok hayırlı bitmeyebilir. Bence insan sevdikçe sevildikçe yaşıyor ve mutlu oluyor. Sevmek şart gibi geliyor bana. Neyi kimi seveceğine bağlı..
0
denizmaniaherif
(07.09.21)
zaten evlenmek için evlenmek hayatında yapacağın en büyük hata olur. sevgi, aşk olmadan yürütülebilecek bir şey değil evlilik. birine aşık olup sevip ilişki yürütüp sonra evliliğe taşırsın, ben biriyle evleneceğim diye sokağa inilmez.

onun dışında bence yalnızlık gerçekten sıkıcı bir şey genel olarak, o yüzden her türlü külfetine rağmen bana uymuyor hiç evlenmemek.
0
roket adam
(07.09.21)
@gabe ve @roket +1

Ben 20'li yaşların başında 30'dan önce evlenmem diye tutturmuştum ama 27'yi tam doldurmadan evlendim. Eşim çıktı karşıma, 4 senedir birlikteydik, artık hayatımızı birleştirmek istedik ve evlendik. 30'dan sonra karşıma çıksaydı 35'te evlenirdim, çıkmasa evlenmezdim. Ama iyi ki karşılaşmışız çünkü hayatı paylaşmayı çok seviyorum onunla.

Yine de sevmek, sevilmek, paylaşmak güzel olsa da evlenmiş olmak için evlenmek hayatı zehir edebilir. O yüzden hayatı akışına bırakıp, kendine (maddi manevi) yatırım yapmak ve yaşamak gerekiyor. Zaten zamanla ne istediğini anlar insan, buna değecek birisi de girerse hayatına birleştirir yollarını. Kesin yargılara gerek yok.
0
gmzo
(07.09.21)
hayatınıza gerçekten anlaşabildiğiniz biri girdiğinde bu fikriniz değişebilir. Her gün işten sonra eşimle karşılaşacağımız anı iple çekiyorum. O da öyle görünüyor. Gözünüz kapalı güvenebileceğiniz biri, sırtınızı dayadığınız bir dal vs. Bu tip duygusal desteği çoğunlukta eşiniz dışında kimseden göremezsiniz.

Şuan evlenmek istemiyor olmanız olabilir. Ama kendinizi kapatmayın
0
zimbirik
(07.09.21)
evlilik dünyanın en sıradan şeyi bence. her zamanki gibi insanlar burada da güzelleme yaparak abartmış. ben de 28 yaşında erkeğim. flört, sevgililik gibi durumlar beni her zaman heyecanlandırır ama evlilik hiç heyecanlandırmıyor:) evliliğin nasıl bir şey olduğunu çevrenden gözlemleyerek anlayabilirsin, evlilik hakkında ahkam kesmek için evli olmaya gerek yok.
0
nothing in my way
(07.09.21)
Fikir yürütme yolunuz yanlış bence. Neden hayatınızda kalıcı biri olmasın daha doğru bir bakış olabilir.
Yalnızlığın alternatifi evlilik değilki? Evlilik işin duyurulma ve resmiyet kazanması bu kadar basit ve anlamsız bişey. Sizin aradığınız tek tüfeklik mi hayatta biriyle yoldaşlık mı sorusuna cevap gibi geldi.

Sorunuza cevap da googleda kısa bir aramayla bulabilirsiniz; bilimsel olarak evliliğin kadınlar için ömrü kısalttığı erkeklerde de tam tersi uzattığı kanıtlanmış. Kadınsanız sağlıksız, evlenmeyin yani : D
0
rewlack
(07.09.21)
30 40 yaşında evlenip ayrılmış insandan ne farkın olacak hiç evlenmediysen. Bir eksiklik veya bir gereklilik değil.
0
bana kedicik derdi
(07.09.21)
29 yaşında hiçbir şeye karar verme, bekle yaşa gör. Evlilik de bekarlık da karar vererek yapılacak şeyler değil.
0
lcha
(07.09.21)
Demekki hazir degilsin. Hayatta evlenmem diyen bazi arkadaslarim 40'a merdiven dayayinca evlenecek hatun bakmaya basladilar. Evlilik hafife alinacak birsey degil, ama o kadar buyutulecek bir olay da degil, iki taraf da hazirsa ve birbirini seviyorsa gol olur.
0
cooperr
(07.09.21)
yalnız kalmak istememek, doğru partneri seçtiğin sürece, evlenmek için yeteri kadar makul bir sebep. ancak ekonomik ortaklık ve cinsel - duygusal birliktelik yürütüp (muhtemelen) çocuk yetiştirmeyi deneyeceğin bir ilişkide her şeyin dört dörtlük yürüyeceğini kimse sana garanti edemez. bunun farkında ol.

sence yeteri kadar olgun bir karakter misin? ne kadar bireycisin? insanları tanımakta ne kadar başarılısın? partnerinden beklentin ne? kendine ait, huzurla yaşayacağın bir aile kurmak için hangi konularda taviz verebilirsin? bu soruların cevaplarını kendin ve partnerin için kafanda oturtabiliyorsan yolun açık olsun diyebiliriz.

not: kendini gözle, turnusol kağıdı gibi kullan. x kişisiyle evlenmek zor geliyorsa hazır değilsiniz ya da karşındaki kişi doğru insan değil.
0
zgrydn
(08.09.21)
evlilik herkesin yapması gereken bir görev değil. evlenebileceğin karakterde karşına birisinin çıkmaması da şans. bence insanın kendini zorlamaması gerek. olursa olur olmazsa olmaz
0
Hallegadola
(08.09.21)
(7)

Deneme süresi

dissendium
Deneme süresi bitince maaşta değişiklik yapılır mı? Bir de daha önce ayrıldığınız iş yerine daha sonraki zamanlarda tekrar girdiniz mi?
Deneme süresi bitince maaşta değişiklik yapılır mı? Bir de daha önce ayrıldığınız iş yerine daha sonraki zamanlarda tekrar girdiniz mi?
0
dissendium
(06.09.21)
şirketin profesyonelliğine bağlı olarak değişir, patron şirketlerinde her geçen gün yeni bir şey duyuyoruz ama yüzde 90 değişiklik yapılmaz. ben sektöre gireli 3 sene oldu henüz öyle bir şey yaşamadım ama problemli bir ayrılık olmadıysa tekrar girerdim.
0
golgi aygıtı
(06.09.21)
genelde öyle bir konuşulmamışsa yapılmıyor.

ben girmedim ama giren duydum.
0
jelly bear
(06.09.21)
Girmedim ama daha once çalıştığım yerlerden çağrıldigim cok oldu.
0
stavro
(06.09.21)
Deneme süresi bitince maaşta değişiklik yapılmaz.
Eski şirketime girmedim ama girebilirim tabii, yalnız iyi ayrılman lazım bunun için. Ivır zıvır sebeplerden ayrılanlara, çok kısa çalışanlara, eğitimi yatırımı alıp hemen kaçanlara pek iyi gözle bakmıyorlar.
0
roket adam
(06.09.21)
1. yapilabilir. onceden konusulurdu ama boyle bir sey olacak olsa. daha once yasadim, basinda konustuk. iki ay deneme sonrasinda simdi hatirlamadigim bir rakama arttirmisti.

2. donusler cok yaygin bir durum. anca bana ihtiyaclari olup da beni cagirirlarsa donerdim ben o da bir ihtimal.

baya tekrar donebilir miyim diyip donenlere sahit oldum. yine boyle bir durumu mucbir bir sebeple isten ayrildiysam anca sorardim. baska ise gidip geri donenler normal karsilaniyor yani gayet dusunuyorsan yapabilirsin ama ben kendi adimi bu tur donusleri ayip buluyorum. is mi kalmadi piyasada...
0
Kittie
(06.09.21)
"iki ay gözleyelim, ona göre zam yaparız" gibi bir şey konuşulmadıysa çok büyük ihtimalle bir değişiklik yapılmaz.

eğer sizi "ucuza kapattılarsa" gizli gizli ellerini ovuşturuyorlardır bir köşede, kâr yaptık diye..

ama iki ay sonunda iyileştirme yapılan yerler de vardır. sayıları pek az olmakla birlikte.
0
tabudeviren
(06.09.21)
@tabudeviren, beklentimin üstünde geldi teklif. Sadece zamanla maaşınız artacak dediler.

Ellerini ovuşturduklarını sanmıyorum. Kârları fazla. Maaşım iki katına çıksa eksikliğini hissetmezler bile.
0
🌸dissendium
(06.09.21)
(6)

İşi kabul edeyim mi?

Olric
Ruhsatını yeni almış avukatım. Geçen hafta görüştüğüm yerlerden birinden bugun dönüş aldım. Şartlar şu şekilde, ofis fulyada, 09-19 çalışma saatleri, Maaş 4500+700 yemek. Kurucu avukat ve daha çok çalışacağım avukatla görüşme yapmıştım, ikisi de tatlı insanlardı. Kabul edip etmememi düşündüren sebep
Ruhsatını yeni almış avukatım. Geçen hafta görüştüğüm yerlerden birinden bugun dönüş aldım. Şartlar şu şekilde, ofis fulyada, 09-19 çalışma saatleri, Maaş 4500+700 yemek. Kurucu avukat ve daha çok çalışacağım avukatla görüşme yapmıştım, ikisi de tatlı insanlardı.

Kabul edip etmememi düşündüren sebepler şunlar.
1- 7ye kadar çalışılması (6ya kadar olduğunda bile tam 6da çıkılmıyor. Bazen iş uzuyor, bazen patron çıkmıyor. Geç çıkmak da beni baya düşürüyor. 7 bile gec geliyor, 7den sonra da uzarsa iyice modum düşer.
2- Şişlide oturuyorum ama iş yerine tek vesait gidilmiyor. Yürüyerek 40 dakika toplu taşıma 43 dakika gösteriyor, iki otobus ve biraz yürüme mesafesi var.
3- Maaşı avantajlı mı bilemedim. Diğer görüştüğüm yerlerde 4000 maaş 500-600 yemek ve aylık akbil karşılanıyordu genelde. Öğrenci akbilim var zaten. Bunlar 4800 yapıyor. Bahsettiğim yer ise 5200 yapıyor ama her gün 1 saat fazla çalışılıyor. Aradaki fark buna değer mi?

Daha önce görüştüğüm iki yerden olumlu dönmüşlerdi ama biri sürekli mesaiye kalındığını söylediği için diğeri de iş tam içime sinmediği için kabul etmedim. Burası iş ve insanlar olarak içime sindi ama bu söyledklerimden dolayı emin olamıyorum.
0
Olric
(06.09.21)
İki otobüs, üstüne yürüme kışın biraz sıkıntı. Gerçi yazın da sıkıntı. Çok fark yok gördüğüm kadarıyla. Daha yakın olanı seçin ama en önemlisi içinize sineni seçin.
0
dissendium
(06.09.21)
birkaç yıllık avukatım. başlangıç için kabul edilebilir teklif diye dusunuyorum.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.09.21)
işi kabul et ki, dayanamayıp başka iş bulman daha hızlı olsun. yoksa insan zora gelmeyince daha iyi alternatiflerin kıymetini bilmiyor. tavsiyem budur.
0
omembo
(06.09.21)
Şirketler de yeni mezunlara benzer ücretler verir ama özel sağlık ve servis gibi avantajların olur. Şu an şirket opsiyonun yoksa bir süre çalışıp transfer olmayı dene.

Not: İK
0
robin one persie
(06.09.21)
başlangıç için iyi gayet.
0
rose parks
(06.09.21)
yürüyerek 40 dk'da gidilen yere, toplu taşıma ile 43 dk'da gitmek de iyiymiş. arada martı falan yapamaz mısınız? ya da gidin kendiniz doğrudan elektrikli bir scooter alın?!?

bir de genel olarak böyle yerlerde gelen gidenlerden birisi illa sizin rotanız üzerinden geçiyordur. gel seni şuraya bırakayım falan der. ya da tam rota üzerinde değilse bile , farklı bir noktadaki metroya bırakır?!??
0
co2s2
(06.09.21)
(8)

Kaçlı yumurta almalı her seferinde?

la traviata
Günde sadece sabah kahvaltıda 1 yumurta yiyecek olan kişi, 6lı mı, 12li mi, 30lu mu paket yumurta almalı her seferinde? (gün içinde yumurta kullanımı hiç olmayacaktır)30 lu olanların sonlara kalanları 1 ay içerisinde bayatlar mı?En ideali nedir?
Günde sadece sabah kahvaltıda 1 yumurta yiyecek olan kişi, 6lı mı, 12li mi, 30lu mu paket yumurta almalı her seferinde? (gün içinde yumurta kullanımı hiç olmayacaktır)

30 lu olanların sonlara kalanları 1 ay içerisinde bayatlar mı?
En ideali nedir?
0
la traviata
(06.09.21)
12 al dağ başında yaşamıyorsan. bazen yemiyorsun hepsini kalıyor ve bozuluyor.
0
bohr atom modeli
(06.09.21)
12 iyidir. 6 yetersiz. Her hafta yumurta almayı düşünmeye gerek yok. İki haftada bir alınabilir. 30 da fazla.
0
dissendium
(06.09.21)
en ideali organik yumurta almak.
0 koduyla başlayanlar. gerisi hem kanserojen hem kısa ömür garantili.

organikler genelde 8-10'lu oluyor. tüketim ve alışveriş sıklığınıza göre karar verin.
0
rewlack
(06.09.21)
12'li en ideali.
0
Improbable
(06.09.21)
12 iyidir .
Arada melemen yapma ihtimalini de hesaba katıyorum.
(Yoksa menemen miydi?:)
0
Erva
(06.09.21)
6 lı slmsk iyidir.haftada 1 illaki markete düşer yolun.yenisini alırsın.çok hesap kitap yapan biri değilsen.
0
since1907
(06.09.21)
0 kod 10’lu alıyorum. Ayrıca hiç 6’lı veya 12’li yumurta görmüyorum piyasada.
0
ruhen hastayim ben
(06.09.21)
Benim buzdolabında yumurtalık yeri 16 adet, ben o yüzden 15'li alıyorum hep.
0
etna
(06.09.21)
(2)

Direksiyon Sınavı

xyzxyz
Merhaba, ehliyeti almak icin biraz gec vakit bulabildim. İlk sinavi geçtim be direksiyonda park yaparken dubalarin arasindaki cizgiyi birkac cm gectigim gerekcesiyle kaldim. 4 5 ay burda olmayacagim. İkinci sinava da giremeyebilirim gidecegim icin. 4 tane hakkim oldugunu okudum ama yetisemeyecegim g
Merhaba, ehliyeti almak icin biraz gec vakit bulabildim. İlk sinavi geçtim be direksiyonda park yaparken dubalarin arasindaki cizgiyi birkac cm gectigim gerekcesiyle kaldim. 4 5 ay burda olmayacagim. İkinci sinava da giremeyebilirim gidecegim icin. 4 tane hakkim oldugunu okudum ama yetisemeyecegim gibi gorunuyor 4 ardışık ay icin. Daha sonra almak istesem yine ayni sureclerden mi gecmek zorunda kalacagim? Direkt surucu sinavina girme hakki verilmiyor mu art arda aylarda giremezsek dahi?
0
xyzxyz
(06.09.21)
Sınav ayda bir kere değil. Hafta sonu ÖSYM, MEB sınavları olmazsa büyük ihtimalle her hafta oluyor. Sınava girmezseniz hakkınızı kaybedersiniz. Bütün haklarınız biterse en baştan başlamak zorundasınız. Kursa kayıt olmak dâhil diye biliyorum. Bu kadar yaklaşmışken geçmeye bakın.
0
dissendium
(06.09.21)
kalan 3 sınav için adınız meb'e bildirilir ve sınava girmezseniz dosyanız yanar. kursa en baştan kayıt yaptırmak zorunda kalırsınız, verdiğiniz para boşa gider. kurs ile görüşün. sizi ilk sınava yazmama hakları var diye biliyorum. bizim kursta iki direksiyon sınavı arasına 3 hafta koyuyorlardı mesela ve birinde bana bu hafta girmek ister misin diye sordular. yani o hafta girmeme hakkım vardı ama bu hakla 4-5 ay ertelenebilir mi süreç bilmiyorum. kurs ile görüşün ve ertelenemiyorsa mutlaka gidin, paranız yanmasın. ayrıca sürüş konusunda sıkıntılarınız varsa bence zaman yaratıp ekstra ders alın, ikinci seferde geçmeyi garantileyin.
0
elorelia
(06.09.21)
(5)

üniversite hazırlanan biri günde kaç soru çözmeli / takip çizelgesi hk

avatar is back
kardeşim sayısalda 80bininci oldu. kayda değer hiç bir yer gelmediği için 1 sene daha hazırlanmaya karar verdi. zaten çalışmamıştı pek. konu eksiği çok az fizik ve biyolojisi sıkıntı onu da hallediyor hızlıca. geri kalan tüm dersler için çokça soru çözmesi gerekiyor. konuları biliyor ama çok soru çö
kardeşim sayısalda 80bininci oldu. kayda değer hiç bir yer gelmediği için 1 sene daha hazırlanmaya karar verdi. zaten çalışmamıştı pek. konu eksiği çok az fizik ve biyolojisi sıkıntı onu da hallediyor hızlıca. geri kalan tüm dersler için çokça soru çözmesi gerekiyor. konuları biliyor ama çok soru çözme eksiği var.

ben her gün düzenli kontrol ediyorum naptığını da, şimdilik günde 350 soru çözüyor. aşırı zorlanarak değil de sabah 9 akşam 5'e kadar dershanede, akşam da evde 2-2,5 saat çözüyor. şu an da gayet keyifli gittiği için geçen konuştum kasım gibi günlük soruyu yavaştan 500'lere çıkaralım değil mi dedim güzel olur dedi.

bazen diyorum ki çok güzel rakamlar falan ama bazen de az gibi geliyor. bizim zamanımızda haftada 2-3 kitap bitirirdik ilk 20k için. ilk 1-2bin için haftada 7-8bin soru çözen insanlar vardı.

bu sorular az mıdır ne dersiniz? kademeli artış mantıklı mı?

not : ders çalışmayı zaten seven biri hedefleri vs olunca daha da motive oluyor, öyle sıkılmalık bunalmalık bir durumu yok.

ek : bir de günlük çözdüğü soru ve dersleri takip edebileceğim hazır bi çizelge var mı? yoksa oturup kendim mi excel'i kurcalayayım?
0
avatar is back
(06.09.21)
Ben bu konuda böyle düşünmüyorum. Birincisi her soruyu doğru çözüyorsa burada bir sorun vardır. Her sorusunu doğru çözdüğü kitap onu geliştirmez. Tam tersi çözemediği sorular olmalı ki günde 100 soruya bile ulaşamasın. Çözemediği soruları çözmeye çalışsın.

İkincisi çözülen soruları analiz etmek gerekiyor. Yani bir insanın bir soruyu neden yanlış yaptığı kadar bir soruyu neden doğru yaptığı da önemli. Bir soruyu neden boş bıraktığı da önemli.

Çok soru değil, düzeyi iyi olan kaynaklardan anlayarak soru çözmesini tavsiye ederim.
0
dissendium
(06.09.21)
haftada 7-8k soru çözmek çok verimsiz bence. Soru çözülünce bilgi beyne vahiy olarak inmiyor sonuçta. Çözülen soruyu benimsemek, benzer soru geldiğinde yapabilmek lazım. Ben hiç haftada iki üç kitap bitirmedim, yıl boyu bitirdiğim kitap sayısı 15 falandır belki max ama zamanında ilk 1000'e girmiştim. Burada önemli olan deneme çözmek bol bol ve soru çözdüğünde de yapamadığın soruyu irdelemek. Zaten sabah 9 akşam 5 dershanede olan biri, 12'de uyusa geriye 7 saat kalıyor (hiç yol yapmadığını düşünsek) bu 7 saatin 3-4 saatini çalışsa (ki dershane sonrası günde 4 saat çalışmak da kolay değil) o sürede 1000 soru çözemez zaten. 200 dakika desek, 200 dakikada max 250-300 soru çözse yeter bile ki bence 150 çözsün ama zor ve irdeleyerek çözsün. Ayrıca dediğim gibi önemli olan deneme çözmek.
0
nundu
(06.09.21)
Üsttekiler +1

Konu eksiği az demişsiniz ama unutabilir, tekrar etmek için de vakit ayırmalı. Hatta çıkmış sorular-konu tekrarı-soru şeklinde gitsin. Eksiklerini görür ve kapatır.
Ben de günde hiç 1000 soru çözmedim. İlla takip edecekseniz çok soru çözme amaçlı değil, motivasyon amaçlı yapın.
Doğru sayısının her deneme sınavında artması daha önemli.
0
ganbatte
(06.09.21)
1k biri olarak konuşuyorum.

Önemli olan soru sayısı değil. Konuları çok iyi bilmek, konuları özümsemek, ezber yapmadan her şeyin mantığını öğrenmek. Zaten gerisi geliyor.

Bu dediğim şeyleri tamamen yaptıysa ve soruları dikkatsizlikten gidiyorsa o zaman test çözmek yerine sınav simülasyonu gibi deneme sınavı çözmeli, molasız vs.

Yanlış yaptığı konularda soru çözmeye devam etmek ona beklediğiniz yararı getirmeyecektir.

Kendine vakit ayırması, en azından kafa dağıtacak vaktinin kalması onun için çok daha iyi olur.

Ben mezuna kaldığım sene günde 350 soru çözmüyordum dersaneden sonra. Max 150 falan çözerdim. Haftasonu 2 gün deneme yapardım.

yapamadığım her soruyu gerçekten çok iyi anlayıncaya kadar değerlendirirdim, hocalarıma sorardım. O konuyu tekrar ederdim.

Soru çözerek hız kazanılır. Başarı gelmez. 80 k olduysa aslında cepte gördüğü diğer konularda da eksiği vardır bence.

dersane sonrası günlük 500 soru mantıklı değil.
0
zimbirik
(06.09.21)
valla ben eski kafalıyım. ok irdeleyerek çözdüğü zorlandığı soruları da yapsın da bu bir sınava alışma işi. sadece zorlayıcı soru cozup gunde 100 soru cozup bırakmak değil mesele. hız kazanmak, sınavdaki soru sayısını belirli bir zamanda çözmeye alışmak lazım. sınavdaki zor soru oranını da gözetebilir bu çalışma sırasında.
ben 500 filan çözüyordum diye hatırlıyorum. 750'yi yakalayabilsem belki daha iyi gelirdi sonucum.
yapamadağı soru tipini es geçmemeli.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(06.09.21)
(2)

Yaz ve Kış Uyku Farkı

biseysorcaktim
Yazın bitip kışın geldiğini neredeyse uykumdaki değişikliklerden anlıyorum.Yazın kaçta yatarsa yatsın 6'da uyananlardanım. Uykumu da almış olurum üstelik, yorgunluk çekmem. Gün içinde enerjim yüksektir ve bu haftada bir gün değil, her gün devam edebilir.Kışa doğru geldiğimizde ise birden gün içinde
Yazın bitip kışın geldiğini neredeyse uykumdaki değişikliklerden anlıyorum.
Yazın kaçta yatarsa yatsın 6'da uyananlardanım. Uykumu da almış olurum üstelik, yorgunluk çekmem. Gün içinde enerjim yüksektir ve bu haftada bir gün değil, her gün devam edebilir.

Kışa doğru geldiğimizde ise birden gün içinde uykum gelir, enerjim kötüdür, sabah uyanamam, akşam havanın kararmasını bile beklemem bazen uyuklarım. bunun için illa kış gelmesi de gerekmiyor üstelik, bu sene eylül'ün birinci ya da ikinci gününden beri böyleyim.

benim biyolojik takvimimde yaz mayıs'la geliyor, eylül'le bitiyor.

nedir bunun sebebi? psikolojik olduğunu düşünmüyorum. hava sıcaklığı ve güneş olduğunu düşünüyorum. başka ne olabilir? iki durum arasındaki enerji farkı çok yüksek, gece ile gündüz gibi.
0
biseysorcaktim
(06.09.21)
(bkz: melatonin)

Melatonin gece üretiliyor. Kışın gece süresi uzundur. Bu yüzden daha çok melatonin üretilir.
0
dissendium
(06.09.21)
Yazın sabah 5te güneş doğmuş oluyordu, bugünlerde 6.30 civarı hava aydınlanıyor, akşamları da 8de hava kararmaya başladı, ilkel bünyelerimiz gün ışığına göre ayarlıyor uyuma uyanma saatini.
0
(06.09.21)
(5)

İzin sorusu

dissendium
Bir fabrikada çalışıyorum. Bakım nedeniyle birkaç gün üretim yapılmayacak. Benim bir yılım dolmadığı için yıllık iznim yok. Ama şirket ücretiniz yatacak, yıllık izin sayılacak diyor. Bu nasıl oluyor? Ben bir yıl sonunda başka bir şirkette işe başlasam iznim eksik mi olacak? Her iş değiştiğinde izin
Bir fabrikada çalışıyorum. Bakım nedeniyle birkaç gün üretim yapılmayacak. Benim bir yılım dolmadığı için yıllık iznim yok. Ama şirket ücretiniz yatacak, yıllık izin sayılacak diyor. Bu nasıl oluyor? Ben bir yıl sonunda başka bir şirkette işe başlasam iznim eksik mi olacak? Her iş değiştiğinde izin hakkı yenilenir mi? Nasıl oluyor?
0
dissendium
(05.09.21)
Senelik izin borcu verecekler sana. O şirkette 1 yılın dolarsa izin hak ettiğinde önceden kullandığın izinler o haktan düşecek. 1 yılını doldurmadan çıkarsan kullandığın iznini maaşından keserler. Başka işe girdiğinde izin hakların sıfırlanır. Yeni işte 1 yılın dolunca yine izin hakkı kazanırsın. Önceki iş yerindeki eksik/fazla yeni iş yerini bağlamaz.
0
himmet dayi
(05.09.21)
8 yıl çalıştığım fabrikada işe girdiğim hafta 5 günlük bakım duruşu olmuştu. Yani -5 gün ile başladım, 1 yıl sonunda hak ettiğim yıllık izinden 5 gün düşürülmüştü. Yapacak bir şey yok.

@himmet detaylı açıklamayı yapmış.
0
kanlakarisikyagmur
(05.09.21)
@himmet dayi, kesinti dediğiniz şey aslında ücret yatıracakları için sadece yatırdıkları ücreti geri almaları olmuyor mu?

@kanlakarisikyagmur, izin kullanmayı reddedip gitmek istesek olur mu?
0
🌸dissendium
(05.09.21)
Hayır abi, yatıracakları ücret ekstra ücret olmayacak. Sen bu birkaç günde çalışmayacaksın ama maaşın tam yatacak. Senelik izin hakkından düşecekler. Eğer 1 yılın dolmadan işten çıkarsan kullandığın 'ücretli' izin kadar günü çıkarken alacağın paradan düşecekler.

İşveren bakım/üretim duruşu gibi sebeplerden ücretli izin kullandırabiliyor. Reddedemezsin yani.
0
himmet dayi
(05.09.21)
yıllık izinin ne zaman gerçekleştirileceğini belirleme hakkı işverene ait, yani bu tür bir duruşta verilen izin durumuna itiraz etmek gibi bir imkan sanırım pek mümkün değil.
0
yeninesiltupcu
(05.09.21)
(3)

arabayı bulduk diyelim ekspertiz nasıl yaptırılıyor?

kanasla intihar eden adam
2.el bir araba almayı planlıyorum yakında ancak şu ana kadar 1 kez bile ekspertizden içeri girmiş değilim.nasıl oluyor, ne yapmak gerekiyor? haberlerde izliyorum çürük arabaya sağlam raporu veren ekspertizler görüyorum. istanbul avrupa yakası için önerisi olan var mıdır?birde ekspertiz ücretini kim
2.el bir araba almayı planlıyorum yakında ancak şu ana kadar 1 kez bile ekspertizden içeri girmiş değilim.

nasıl oluyor, ne yapmak gerekiyor? haberlerde izliyorum çürük arabaya sağlam raporu veren ekspertizler görüyorum. istanbul avrupa yakası için önerisi olan var mıdır?

birde ekspertiz ücretini kim ödüyor? alıcı mı satıcı mı?

satıcı arabada bişey yok diyor gidiyoruz bambaşka şeyler çıkıyor o zaman ne oluyor?

bilgisi olanlar yazabilir mi?
0
kanasla intihar eden adam
(05.09.21)
Tarcanlar tavsiye ederim. Youtube kanalı da var. Satıcıya güvenmeyeceksin.
0
dissendium
(05.09.21)
Gidip arabayı görüyorsun ilk olarak. Görüntü itibariyle içine sinerse Otorapor gibi kurumsal şirketlerden birine gidiyorsunuz birlikte. Satıcının söyledikleri dışında bir şey çıkmazsa ekspertiz ücretini alıcı öder. Çıkarsa satıcı öder. Ancak bunu önceden mutlaka netleştir. Yani adam "ben öyle bir şey söylemedim" demesin.

Ödemeyi de noterden önce yapı krediye birlikte gidip "güvenli ödeme yapmak istiyoruz araç satışı için" deyin. Noterde de güvenli ödeme olduğunu muhakkak belirtin. Noter satış işlemini tamamlayınca para otomatik olarak satıcının hesabına aktarılır.
0
himmet dayi
(05.09.21)
ekspertizi alıcı öder. yaptıracağınız yeri satıcıya söylemeyin son dk şuraya gidelim dersiniz.

arabada bir şey çıkarsa almazsınız. eğer tanıdığınız motor ve kaportacı varsa onlarada gösterip daha rahat edebilirsiniz.
0
mikahakkinen
(06.09.21)
(3)

iş garantili kurslar

super gazi
herkese merhaba,internet ortamında sürekli gördüğüm %100 iş garantili kurslar var,ilgimi çekenler yok değil iş güvenliği uzmanlığı,insan kaynakları yöneticiliği,finansal-hukuksal danışmanlık vb örnekleri çoğaltmak mümkün,aslında adları çok fiyakalı ve güzel işlere benziyorlar,kadıköy'den geçerken de
herkese merhaba,internet ortamında sürekli gördüğüm %100 iş garantili kurslar var,ilgimi çekenler yok değil iş güvenliği uzmanlığı,insan kaynakları yöneticiliği,finansal-hukuksal danışmanlık vb örnekleri çoğaltmak mümkün,aslında adları çok fiyakalı ve güzel işlere benziyorlar,kadıköy'den geçerken de böyle tabelalar ve ilanlar görüyorum.şimdi diyeceğim o ki,böyle eğitimler verip sertifika veren kurumlar var,gerçekten bunlar iş bulmaya yardımcı oluyor mu?.yoksa elimize bir kağıt parçası verip kendinize iş bulun mu diyor,hiç böyle eğitimlere gidenler var mı?bunlar adama gerçekten sıfırdan iş öğretir mi?.iş buldurur mu?.iş tecrübem hemen hiç yok gibi bir şey.evet böyle eğitimler ve kurslara giden varsa ve beni bilgilendirirse çok sevinirim.

herkese sağlıklı,mutlu günler ve geceler dilerim.
0
super gazi
(05.09.21)
Hayatta hiçbir şeyin garantisi yok. Dikkat çekme amaçlı öyle yazılıyordur. İşinizi sadece siz bulabilirsiniz. İş güvenliği uzmanı denmiş. İş güvenliği uzmanı olmak yüksek lisansla mümkün. Kursla kimse insan kaynakları bölümünde yönetici olmaz. Para tuzağı olabilirler. Buna dikkat edin.

Bunların dışında iş bulmanıza katkısı olacak kurslar olabilir. Örnek olarak muhasebe, ileri Excel...
0
dissendium
(05.09.21)
Böyle bir garanti verilmesi pek mümkün değil. Garanti veren yerler yok mu? Var. Mesela bilge adam yazılım kursu veriyor ve sizi beceriksizin teki değilseniz işe sokuyor hatta belirli süre burada çalışacağınızı taahhüt etmenizi istiyor ama kurs için istediği ücret 30-35 bin tl. Maaşlar ise başlangıç için 5000 tl civarında.

Başka bir kurs var, garanti değilse dahi kurs bitirenlerin yüzde 90 ını işe soktuğu söylenen ekol denizcilik tarafından gemi kaptanlık kursu veriliyor. O da en son 25 bin tl civarıydı. Sektörde en iyisi bu kurs açısından. O da 1500-2000 dolar civarı bir parayla başlıyorsunuz.
0
ubermensch
(05.09.21)
Siz işveren olsanız pozisyona uygun bölüm mezununu mu işe alırdınız yoksa üç aylık kurs mezununu mu?
0
suicides underground
(05.09.21)
(4)

Süre tutarak soru çözerken çuvallamak

psmstc
Kpss çalışıyorum. Türkçede iyiyim. Matematikte orta düzey altyapım var fakat süre tuttuğumda okuduğum soruyu anlayamıyorum. Çözerken adeta aklım duruyor. Süre baskısı yokken çok daha rahat anlıyor, çözüyorum. Süre baskısına alışmak için ne yapmayı tavsiye edersiniz?Teşekkürler.
Kpss çalışıyorum. Türkçede iyiyim. Matematikte orta düzey altyapım var fakat süre tuttuğumda okuduğum soruyu anlayamıyorum. Çözerken adeta aklım duruyor.

Süre baskısı yokken çok daha rahat anlıyor, çözüyorum. Süre baskısına alışmak için ne yapmayı tavsiye edersiniz?


Teşekkürler.
0
psmstc
(04.09.21)
İç saati geliştirmek faydalı. Ben bir soruyu çözerken bir noktada "şu an bir dakikayı geçti, başka soruya geç" diyebiliyorum. Ya da bir soru çözünce "5 dakika oldu" diyebiliyorum. Zamanı tahmin etmeye çalışın. Sonra saate bakıp gerçekte ne kadar zaman geçtiğini öğrenin. 1 dakikada bir soru yerine 20 dakikada 15 soru şeklinde çalışın. Her dakika kronometreye bakmak zorunda kalmazsınız. Bir de sınavlarda bazı sorular 10 saniyede çözülür, bazı sorular 2 dakikada çözülür. Bu şekilde süreler birbirini dengeler. Süre baskısı olmaması için iyi konu bilgisi lazım. Okuduğunu çözeceksin. Bu şekilde çözersen yetişir.
0
dissendium
(04.09.21)
bol bol pratik
0
sizofren06
(04.09.21)
Süre baskısına alışmanız lazım en başta sadece kaçta başlayıp bitirdim diye saate bakın sonra geniş zaman aralığını daraltarak ve hızlı okuyup anlayarak çözmeye çalışın sınav sırasında her şey birbirine karışıyor yoksa. Benim boşlara geri dönüp bakmaya bile zamanım yetmiyordu mesela.
0
heathen
(04.09.21)
Kpss çıkmış sorulara baktığınızda dönüp dolaşıp aynı şeyleri sorduklarını görürsünüz. Bol bol pratik yaptıkça artık ne tip sorularla karşılaşacağınızı anlayıp hızlıca denklemi kurabileceksiniz. Orta düzey bilginiz varsa sene başından itibaren soru bankalarının yanında(bunda süre tutmanız şart değil bence) her gün birkaç matematik denemesi çözebilirsiniz süre tutarak. Zamanla kısalacaktır o süre.
0
Josephine.
(05.09.21)
(10)

Telefon ve Bilgisayar almak için ihtiyaç kredisi çekmek

nundu
Cep telefonum ve laptopum vadesini doldurmak üzere ve yıllardır erteliyodum almayı. Artık çalışmaya ve iyi kötü maaş almaya başlayınca alayım diyorum ama cep telefonlarının fiyatları hem çok yüksek hem de taksit imkanları yok. Eskiden aldığın dükkanda kredi çektirip takside bağlıyolardı ama onu da 3
Cep telefonum ve laptopum vadesini doldurmak üzere ve yıllardır erteliyodum almayı. Artık çalışmaya ve iyi kötü maaş almaya başlayınca alayım diyorum ama cep telefonlarının fiyatları hem çok yüksek hem de taksit imkanları yok. Eskiden aldığın dükkanda kredi çektirip takside bağlıyolardı ama onu da 3 taksitle sınırlandırmışlar. 13 binlik telefonu 3 taksitle almak demek maaşımın yarısını telefon taksidine vermem demek ki böyle bi riske girmek de istemiyorum 3 aylık da olsa.


Şimdi bunun yerine 30 bin (duruma göre belki 40 bin) falan bi kredi çeksem 2 yıl geri ödemeyle, cep telefonu, laptop, para yeterse işte samsung watch falan beni min iki sene idare edecek tüm teknolojik aletleri onunla alsam mantıksız mı olur?

İnternetten bakınca 30 bin tl 2 yıllık kredinin ödemesini aylık 1550 falan gösteriyor, öyleyse gayet ideal gibi geldi. 40 bin için de 2100 yani o da çok kötü değil.

Sizce nasıl yapayım?
0
nundu
(04.09.21)
30, 40 bin liraya ev döşersin. Bence mantıksız. 5 bin liralık telefon, 10 bin liralık laptop alsan bile işini görür. 30 yerine 15'e çözebilirsin sorunu. 2 yıl sonra zaten yeni modeller çıkacak.
0
dissendium
(04.09.21)
çok spesifik (nvidia ekran kartı vb. özel bir gereklilik) bir ihtiyacın yoksa, seni iPhone SE 128gb ve Macbook Air (veya masaüstü istiyorsan Mac Mini) ile 14-15 bin liraya uğurluyoruz. Hayırlı olsun. İleride de satabileceğin şeyler olmuş olur hem.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
yıllardır hep samsung'un o anki en iyi telefonunu alıp 4 sene kadar kullanma yolunu izliyorum. O yüzden 5 bin liralık telefon almak istemem pek. Alırsam Note 20 Ultra ya da S21 Ultra falan alırım.

Laptop konusunda da oyun oynayan biri olarak öyle aşırı grafik takıntım yok ama beni 4-5 yıl az çok idare edecek bi şey istiyorum.

30-40 bin deme nedenim de yanında belki ipad de alırım makale falan okumak açısından rahat olur. Ya da kardeşime telefon sözüm vardı onu eklerim gibi düşüncelerim vardı.

@nhk ni youkosu

ipad hariç apple ürün almam ya, apple haterı biriyim de işte tablet sektöründe rakibi yok gibi pek :(
0
🌸nundu
(04.09.21)
40bin lira nedir hocam...

13 bin, 3 taksit maasin yarisi aylik deyince anladigim aylik maas 9000 civarinda.

40000 lira 2 yillik ihtiyac kredisi demek 5-6 ay SADECE bu kredi icin calismak demek. Onumuzdeki 2 yil aldigin her 4 nefesin biri bu krediler icin yani. Yani cebindeki telefon, cantandaki bilgisayar ve kolundaki saat icin 6 ay boyunca ise gitmek... bilemedim. su anda hic birikmisin yoksa onceligin biraz para biriktirmek olmali bence. telefonun bilgisayarin tamamen ölüm döşeğinde degilse ozellikle.

ha ise basladim ille para harcayacagim diyorsan senelerce goturecek bir telefon 4000 lira, ayni ayarda bir laptop tas catlasin 10000 lira. evet en iyisi en guzeli degiller, ama herhangi bir birikimi olmayan ve yeni calismaya baslamis biri icin yapilabilecek en ust seviye savurganlik budur bence, ustu biraz cilginlik olur.

2 yilda ne olacagini ne bitecegini de bilmiyorsun sonucta. isten cikman gerekti, is degistirmen gerekti, biri kafayi sana takti vs. hayat zehir oldu. saglik sorunu oldu. pandemi oldu. isten cikarildin. bilmem ne... kredi borcun olmasini mi yoksa biraz birikimin olmasini mi tercih ederdin?

ha tuzun nispeten kurudur isten ciksan hayatin pek sekteye ugramayacaktir falan. o zaman olabilir... belki.
0
robokot
(04.09.21)
Öncelikle bizi bu hale düşürenler utansın diyorum...

Telefon ve bilgisayarı ne amaçlarla kullandığınıza bağlı olarak değişir. Eğer bunların iyilerine ihtiyacınız varsa kredi çekip almak mantıklı olabilir de sırf "Elimdekiler eskidi, bunları iyileriyle yenileyeyim" için 40 bin TL kredi çekmek mantıklı değil. Şahsen ben ya bunların ikisini de hemen değiştirmezdim ya da daha ucuz bir tutara kapatmak için bir kombinayson arardım (Mesela ortalama telefon, ortalama laptop 15 bin TL. Ya da İyi bir laptop ortalama bir telefon 20 bin TL gibi)
0
salihdt
(04.09.21)
sonraki mesajı şimdi gördüm, o zaman evet düzgün rtx2060'lı ve üstü laptoplar minimum 9-10 bin sanıyorum ki yükseldikçe rahat 15-20'lere çıkabilirsin.

telefon açısından, ben mesela hep bir önceki nesli almıştım geçen yıla kadar. Galaxy S8 çıktığında S7 almıştım ve dediğin gibi 3-4 yıl kullanıp anneme verdim. Sonra baktım Apple'lar ileride satmak veya değişim kampanyası gibi şeylerde daha avantajlı, sırf Türkiye'de olduğum ve paramı korumak zorunda olduğum için SE aldım. Aynı yıl çıkan aynı parada iphone ile samsung arasında 1000 lira falan oynuyordu o zaman ikinci elde.

Bilgisayarda da ben de PC sahibiyim fakat taşımalık laptop olarak Macbook Air rakipsiz bence, özellikle M1 ile. Hatta son zamanlarda ekran kartı krizi olduğu için video kurgulayacak tüm arkadaşlarıma Mac Mini tavsiye ettim, çünkü 9 bin liraya öyle bi pc toplamaları imkansız mesela. İlginç şekilde şu an Apple'lar f/p ürünü oldu o yüzden yukarıda öyle demiştim :D

neyse, yani zaten ne yapacağınızı biliyorsanız mantıklı madem ama yine de 30 bin lira gömmek bana fazla gelirdi.
0
nhk ni youkosu
(04.09.21)
2 sene idare edecek deyip 40 bin lira kredi hesabı mı yapmak? seni çok sağlam 2 sene götürecek telefon + bilgisayar 10bin liradan aşağıdır emin ol.

dediğini düşünen ilk kişi değilsin. ben yıllar evvel telefon için beleşe kredi çekmiştim (3000 tl, %0,65 faiz miydi neydi) hala da çok görüyorum telefon pc için kredi çekenleri. hepimizin ortak özeliği 2. aydan sonra pişman olmamız. çünkü gerçekten değmiyor.

geçen sene iphone 11 var elimde, nakit aldım 7056 tl'ye hala fiyatı aynı ama aldığıma pişmanım açıkçası. istersen kredi çek, en güzel telefon ve pc'yi al. her ay ödemelerini yaparken elin cebine zor gider kimse demedi deme.

senin temel hatan şu, madem kredi çekiyorum bol keseden çekeyim, yanına tablette alırım yanına kol saati kardeşime telefon falan diye düşünüyorsun ancak, daha direkt olarak birini bile alamayacak maddi gücün ya da maaşın olmadan bunu düşünüyorsun sanırım.

alırsanız güle güle kullanın. pişman olma ihtimaliniz çok yüksek, kredi çekmek hep caziptir çünkü
0
avatar is back
(04.09.21)
cevaplar için teşekkürler.

Genel endişeleri anlıyorum tabii ki ve daha bi detaylı gelir gider hesabı yapmadım, 30 bini işte 12 bin telefon, 13 bin laptop olsa, 5 bin de başka bi şeyler alırım (kulaklık, watch falan) gibi düşündüm. ipad ya da kardeşime telefon gibi ek harcamalar girerse de 40 bine kadar yolu var gibi düşündüm. Yani zaten böyle bi işe girmeden önce birkaç hafta telefon ve laptop piyasasını kurcalar, fiyat dökümü çıkarır, en uygunları belirlerim. Şimdi bi fikir sorayım dedim.

Genel öneri ucuz telefon alma yönünde olmuş ki yani mantıksız değil tabii ama işte iyi bi şey alayım 3-4 yıl kullanıp babama veririm (hiç ikinci elde satma düşüncem yok telefonları, önceki telefonum note 3'tü, 4 yıl kullanıp babama verdim hala kullanıyor. Şimdi s7 edge var, 4 senedir kullanıyorum, yenisini alınca onu da babama veririm muhtemelen :d ). O yüzden çok dandik bi şey olsun istemiyorum, ikinci el piyasasını da çok düşünmüyorum.

@avatar is back

ikisini de 4-5 sene kullanırım bi aksilik olmazsa. Kullanım ömrünün yarısında kredi bitmiş olur gibi düşündüm o yüzden. Yoksa iki sene kullanacağım şey için iki senelik kredi çekmek çok mantıksız farkındayım :d
0
🌸nundu
(04.09.21)
Bana kalırsa büyük müsriflik olur, telefon teknolojileri iyice gelişti 13bin liralık telefon ile 5bin liralık telefonlar arasında teknolojik fark çok büyük düzeyde değil. Hele android tarafında 13 bin lira telefona vermek bence büyük hata olur. Onun dışında laptop için para harcamak daha mantıklı.
0
bigcaptain
(04.09.21)
eğer bilgisayar falan iş için lazım değilse bence tüketim çılgınlığı biraz. gelirin iyiyse al geç ama kredi çekme ihtiyacı duyuyorsan o parayı daha iyi değerlendirebilirsin. aylık gelirim min. 10 bin olmadan bir telefona 10 bin vermem. o bile fazla.

insanların %90'ına samsung s4 versen işini görür. fotoğraf, youtube, whatsapp için kullanıyor büyük bir kesim. temiz kullanılınca 4-5 yıl da bence para yoksa gereksiz telefon değiştirmek için.
0
black mamba
(04.09.21)
(6)

Nasıl iş değiştirilir

dissendium
Başvuru yapsam görüşme için çağıracaklar. Çalışıyorken görüşmeye gidemem. Bazen 2 3 görüşme oluyor bir şirket için. Sürekli izin de alamam. Tek yol istifa etmek mi? Siz nasıl iş değiştirmiştiniz? Bir de izin isterken neler diyorsunuz gerekçe olarak? Son olarak diyelim görüştüğünüz yer ile anlaştınız
Başvuru yapsam görüşme için çağıracaklar. Çalışıyorken görüşmeye gidemem. Bazen 2 3 görüşme oluyor bir şirket için. Sürekli izin de alamam. Tek yol istifa etmek mi? Siz nasıl iş değiştirmiştiniz? Bir de izin isterken neler diyorsunuz gerekçe olarak? Son olarak diyelim görüştüğünüz yer ile anlaştınız. Oraya nasıl güvenip istifa ediyorsunuz? Teşekkür ederim.
0
dissendium
(04.09.21)
Yani sektörden sektöre değişiyordur ama ben geçen ay iş görüşmeleri yaparken bayağı zorlandım bu konuda. Online görüşmeyi ilk etap için kabul ediyorlar ama ikincide mutlaka yüzyüze görüşmek istiyorlar. Mesai çıkışını kabul etmiyorlar. İki kere bir güne toplayip izin isteyip öyle gittim görüşmelere ama son bir görüşmeye tekrar izin alamadigim için gidemedim mesela. Bir kurumla da cuma görüşme gerçekleştirdik, pazartesi başlaman lazım mutlaka dediler. E diğer tarafta ihbar sürem vardı, baslayamadim. Tabi bunlar şirketten şirkete; sektörden sektöre değişen şeyler. Benim deneyimim bu şekilde oldu.

Sonuç itibariyle mevcut isimden memnun olmadığım için ve kaybedecek çok bir şeyim de olmadığı için ben gecen hafta istifa ettim. Rahat rahat görüşmeler yaparım dedim. Yüksek lisans yüzünden part time çalışmak istiyordum, dün bir yerle anlaştım bile.
0
fraise
(04.09.21)
İs iste bulunur. Mide rahatsizlihi veya dis tedavisi guzel bahane oluyor bu durumlarda.
0
kuzey li
(04.09.21)
çalışırken ben de iş bulamıyorum. iş başvuruları yapmaya başlayınca sürekli görüşmeye çağırıyorlar. bir sürü yer arıyor ama hemen hepsi boş çıkıyor, üç kuruş maaş verme derdindeler. benimle beraber o gün 15 kişi daha çağırmaları da cabası. çalışırken gitmiyorum ben.
0
dadasalon
(04.09.21)
ne kadarlik deneyimin var?
aksam gorusmelerini deneyimli, mutlaka istedikleri insanlar disindakilere secenek olarak sunmazlar.
ama ilk gorusme cok iyi gecerse ikinci gorusme icin aksami diretebilirsin. iki kere izin almamis olursun.
bir de nokta atisi yapman lazim. oyle her gorusmeye gidilmez hangi biri icin alacaksin izin...

sabahtan ara boyle durumlarda hastayim de. dun disim agirdi uyuyamadim bugun doktora gidip oglene gelecegim de.

guven meselesi de sozlesme imzalatanlar oluyordur belki ama ben simdiye kadar soze guvendim. sans bu kisim sanirim.

yeni mezun falansan ve surekli basvuru yapiyorsan cik isten oyle ara ama.
0
Kittie
(04.09.21)
@Kittie, ilk işim. İlk ayımdayım. Şu an başvuru yapmıyorum ama işi tam benimseyemediğim için başvuru yapmak istiyorum.
0
🌸dissendium
(04.09.21)
Zamanla alışırsın çalışırken iş görüşmesine gitmeye. Hastayım de anne/babayı doktora götüreceğim de.
0
robin one persie
(05.09.21)
(13)

Sizce üniversiteye girmenin en zor olduğu dönem ne zamandı?

ya ben lan neyse
şu an olmadığını tahmin ediyorum.eskiden biri ünv. kazandığında "4 yıllık mı?" diye sorulurdu. çok da zordu kazanmak. sizce en zor dönem hangisiydi bu konuda?
şu an olmadığını tahmin ediyorum.

eskiden biri ünv. kazandığında "4 yıllık mı?" diye sorulurdu. çok da zordu kazanmak. sizce en zor dönem hangisiydi bu konuda?
0
ya ben lan neyse
(03.09.21)
bundan 15 sene önce çok daha zor olduğu kesin. kontenjanlar üniversite sayısı daha azdı.
0
jelly bear
(03.09.21)
22-23 sene evvel bir tanıdığımız bilgisayar mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiydi ve bizim eve ilk bilgisayarı bu abi yardımıyla almıştık. İlah gibi bakıyorduk biz ve tanıdıklar. Bence o zamanlar zordu.
0
fıytfıyt
(03.09.21)
Yani geçmişe gidildikçe zorlaşır bu. 1970lerde 1990lara göre daha zordur, 1950lerde de 70lere göre. Cumhuriyetin ilk yıllarında 3 5 üniversite var zaten ülkede. O dönem en zorudur herhalde
0
nundu
(03.09.21)
90larda zordu ve sadece yüksek puan alarak kazanmak yeterli değildi bazı durumlarda.
Kaldı ki o zamandaki prosedürler teamüller de farklıydı. Türkiye birinciliğinde ilk 100'e giren kız da olsa başörtülüyse işi çok zordu.
0
Erva
(03.09.21)
70-80'lerde doğru dürüst okuyan da olmadığı için tam tersine kolaydı. babam 82'de üni kazanmış. biraz çalışan dişini sıkan ve kafası basan adam tıp vs hariç her yere gidiyordu. 90'larda mühendis bey doktor bey olma moda olunca milletin bi gözü açıldı. ama her şeyin piki 2000-2005 arasıydı sanırım. mühendislikler coşkundu, sosyoloji psikoloji gibi bölümlere gidenler parmakla gösterilirdi. çok ama çok iyi çalışmak gerekiyordu. öss tercih zamanları tüm tv'ler 2-3 hafta full yayın yapardı. 2010'lardan sonra yavaş yavaş hem dünyada hem türkiye'de artık kapitalizm iyice baş gösterince okumanın da cazibesi erimeye başladı.

"şu an olmadığını tahmin ediyorum." demişsin. sana şunu söyleyeyim, şu an cumhuriyet tarihinin en kolay şekilde üniversitelere girildği dönemi yaşıyoruz
0
avatar is back
(03.09.21)
Söyleyeyim 2005 senesi öss sınavı en zoruydu.

Neden? Bu sınavdan sonra sistem değişti ve iki kademe sınava geçilecekti. Bu nedenle herkes tercih yapmaya kalktı.

Başka neden? O zamanlar zaten üniversite sayısı azdı. Yine o zamanlar mühendisliğe olan talep günümüzden daha fazlaydı. İşsizlik olmadığı için herkes eğitim fakültesi veya herhangi bir mühendislik için yırtınıyordu.
0
bana kedicik derdi
(03.09.21)
Öss çok kolaydı. Millet bedavadan üniversite okumuş. Matematikte direkt sorunun verilip cevabın istendiği sadece işlem sorularının olduğu karanlık dönem. En iyi sistem Ygs Lys sistemiydi. Fizikten, kimyadan, biyolojiden 30'ar soru çözerek üniversiteye girdim. Matematikte 50, geometride 30 soru vardı. İnanılmaz kapsamlı ve seçiciydi. Öss ile tıp okumuş insanı bile ciddiye almam. Bir zamanlar Fetö soruları onlarca kişiye dağıttı. Eski sınavların hiçbir geçerliliği yok.
0
dissendium
(03.09.21)
Benim zamanımda (99) şimdiki kadar özel / devlet üniversitesi yoktu
bir de parçalı burs(indirim) yoktu.

ilk 10000 deysen özel veya devlet bedava okuyordun kalanlar paralıydı.
%50 %25 burslu (aslında indirimli) diye birşey yoktu.
0
Corc
(03.09.21)
Eksi sonsuzdan 2010'lara kadar cok zordu.
Cunku 1 milyon kisi icinde ilk 25-50bine girmen gerekiyordu.
Simdi dalga gecilen apartman okullari icin 100bin.
Cogu zengin bebesi bu apartman okullarini kazanamiyordu.

Su an 500binle falan devlete giriyorsun herhalde :)

Muhendislik baraji olmasa bombos sinavla insaat ya da makineye girebilirsin kontenjanlar tamamen bos kaldi.
O baraj da komik ya neyse.
Genetik acmislar bombos, zamaninda tip mi genetik mi deniyordu.

eksisozluk.com

Ben girdigimde aof'u bile "kazanman" gerekiyordu.
Millet aof kazanip eskisehire tasiniyordu.
Bitirince baya normal ise giriyordun 4 yillik okul mezunusun diye.
Simdi kac tane aof acildi ustune sinavi kaldirdilar 2. Okul diye girebiliyorsun.


"Oss kolaydi" alti bos bir laf.
Kolay degildi ama kolay olsa bile ne fark eder kontenjan sikintisi vardi.

Ales kolay diye 90 alip yuksek lisansa girebiliyor musun. 90-100 puan arasina sikisiyorsun.
0
divit
(04.09.21)
1975 civarina kadar falan sinav yoktu. lise siralamana gore giriyordun. okullara direk basvuruyordun, okul aliyordu seni. 1960'lara kadar lise mezunu o kadar azdi ki lise mezunu olabilecek kadar elitsen zaten universiteye gidip "ben size gelsem ya hacı" diyordun ve aliyorlardi seni. once lise mezunu artmasi sebebiyle okullar daha secici, lise basari durumuna gore siralayip almaya basladi, sistem tamamen talebi karsilayamaz hale gelince 1970lerde "merkezi" sisteme ve sinavlara gecildi.

yani bugunun o profesor falan neneleri dedeleri aslinda cogu zamaninda lise bitirip universitenin kapisini calip iceri girmis insanlar.

zorluklar da arzin talebi karsilayamamasi ile merkezi sistem sonrasinda basladi. sanirim zorlugun peak noktasi 2000-2010 arasi donemdir. artik iyice zivanadan cikinca ama halkin "universite sart" algisi gecmedigi icin apartman universiteleri ile sistemin gazı alındı, ama diploma bir ise yaramiyor artik o ayri.

sinavin zorlugunun tabii hic bir onemi yok siralama sinavi oldugu icin. sanirim tam istedigin seneyi soyle bulabiliriz:

sinava giren sayisi / toplam (tercihe bagli olarak 4 yillik) kontenjan sayisi

bu sayinin en buyuk oldugu sene en zor senedir saniyorum. sayilari bulan hesaplayabilir.
0
robokot
(04.09.21)
ibb.co

şuan "bi üniversiteye girmenin" en kolay olduğu dönem olduğu konusunda şüphe yok, fakat eskiden çok zor olduğunu düşünmüyorum. Ekteki gazete küpürü de bunu destekler nitelikte. (Check etmedim doğru olduğunu farz ediyorum)

O dönem ülkedeki refah düzeyinin düşüklüğü veya benzer faktörler nedeniyle yeterince kişinin lisans eğitimi almak yerine bi işe girip çalışmak zorunda kalması vs sözkonusu olabilir, ama sayılar ortada, şuanki kadar rekabetçi değil.

Edebiyat: Giren 628 giremeyen yok.
Tıp: Giren 350 Giremeyen 110
Hukuk: Giren 600 Giremeyen 96

Bu nedir yahu.

@robokot'a katılıyorum
0
owaki
(04.09.21)
Antik donemden bahsediyorsak o donemin liselerine bakmak lazim.

Sehirde zaten cok az lise var, lise okumak icin sehre gelmen gerekiyor.
Torpil ya da basari lazim.

Egitim fransiz sistemi, sinifta kaliyorsun devamli.
Son sinifin sonunda bakalorya sinavi var.
Bakalorya veremezsen lise diplomasi alamiyorsun.

Onu alirsan da tek tek okullara basvurman gerekiyor.
Erzurum uni icin erzurum'a gidip kayit donemine denk gelirsen basvuruyorsun.
Oradan atiyorum ankara sonra istanbul tek tek ulkeyi dolasiyorsun.
Sonra kazanan listeler gazetede yayinlaniyor.
Hatta benim kuzeni gazeteden gormusler kazandigini.

Zaten ayni sistem fransa'da devam ediyor. Liseyi bitirebilirsen sinavsiz universiteye gidip basvuruyorsun.
Gel gel deyip aliyorlar birkac sene sonra gelenlerin yarisi atiliyor cok az kisi son seneyi gorup mezun oluyor.
0
divit
(04.09.21)
90’lar. Öğrenci sayısının arttığı ama üniversitelerin bu kadar çok olmadığı dönem. Öss ve öys iki aşamalı sınavın olduğu, üstelik de tercihin sınava girilmeden önce yapıldığı zamanlar.
Henüz girmediği sınavda kaç puan alacağını bile bilmeden tercih yapmak ne demek hiç düşündünüz mü? İşte bu zor değilse ne :)

Not: sadece puanlar üzerinden dönemleri kıyaslamak doğru olmaz, hesaplamalar değişiyor. Yüzdelik dilim belki daha iyi ölçü olabilir.
0
epitaf
(04.09.21)
(10)

Direksiyon sınavında ilk seferde başarı oranı nedir?

ya ben lan neyse
var mı gözlem ya da bilgi?
var mı gözlem ya da bilgi?
0
ya ben lan neyse
(03.09.21)
Cinsiyetçilik gibi olmasın ama ilk seferde ehliyeti alan kadın arkadaşa denk gelmedim. En erken 3 olmadı 4. Seferde aldılar hep.
0
Sonnöbettutucu
(03.09.21)
benim gözlemime göre rahat ve yeteneksiz olmayan biri, eğitimini de savsaklamadıysa gayet ilk sınavda alabilir ehliyetini. tabi bazı juriler gereksiz geriyor ortamı ve gereksiz sözlü sorular sorabiliyorlar, bu tip juriye gelmemek de önemli gibi. bende sözlü hiç bir soru sorulmadı. yıl 2012-13
0
alkandor9449
(03.09.21)
2015'te 18 yaşımda ilk sınavda ehliyeti almıştım. Ablam da benim gibi ilk sınavında ehliyetini almıştı Türkiye'deki en kolay sınavlar şu ehliyet sınavları, arabayı çalıştırıp, gaza basan kendini sürücü sanıyor, ehliyeti alıyor. Sınavda çok kısa mesafede araç kullandırılıyor. Bir tek park konusunda ve rampada kalan olursa oluyor. Son yıllarda sözlü sorular soruluyor onlarda basit sorular.
0
GoodMorningTeacher
(03.09.21)
Bu işin kadını erkeği yok. İyi kullanmıyorsan yüzde 90 kalırsın. Komisyon çok sıkıntılı.

Bir de eski puan sistemiyle ehliyet alanların çok büyük bir kısmı yeni sistemde sınavdan kalır. Sarı hata ve kırmızı hata sistemi sorunlu.
0
dissendium
(03.09.21)
başarının tek belirleyicisi pratik. ehliyet sınavına girmeden önce çatır çatır araba kullanan bir kişi tek seferde geçicek tabii ki. öncesinde pratik yapan kadınsa da erkekse de geçer; sınavın bir zorlayıcılığı yok. önemli olan sınava girerken araba kullanmayı biliyor halde girmek.
0
Bruce
(03.09.21)
ehliyetimi 2016 yılında almıştım. yalnızca kursun bana sağladığı 3 ders ve ek olarak uzak akrabamdan bir ders aldım bu dört ders dışında daha önce hiç sürüş tecrübem olmadı. ilk seferde sınavdan geçtim. ehliyet alma maliyetinin pahalı olması nedeniyle baya bir stresliydim bu nedenle de başarılı olmuş olabilirim. :)

teorik derslerde öğrendiğiniz kurallara uyun ve bunun dışında dikkatinizi sadece sürüşe verin başka şeylere odaklanmayın. motor becerileriniz uyum sağlayacaktır, tıpkı düğme iliklemek gibi.
0
yine de donuyor
(03.09.21)
ben ehliyet sınavına 2008'de girmiştim. sınavda hocalarla konuşurken başlamadan "daha öne araba kullanıyor muydun?" diye soru sormuşlardı. ben de "13-14 yaşından beri köydeyken kullanıyorum" demiştim. onlar da "hmm tamam devam et" dediler. park etmene gerek yok diyip geçirmişlerdi :)
0
false pretension
(03.09.21)
2 sene önce aldım 10 kişiden fazla kişi sınava girdik b 3-4 kişi ilkinde geçtik. Kadın olmak ile ne alakası var anlamadım, min. 70 iq sahip olup da gerektiği kadar pratik yapan ve sınavda paniklemeyen herkes ilkinde alabilir. sanki rocket science.
0
pegi
(04.09.21)
İlk kez duyuyorum kadınların daha çok seferde aldığını. Ben ve annem ilk kez kullanıyor olmamıza rağmen ilk seferde aldık. Annem 55 yaşındaydı hatta.

Biraz sayısal düşünebilen insanlar daha çabuk alıyor diye düşünüyorum ben de.
0
kaptan maydanoz
(04.09.21)
benim çevremde son 2 yılda ben dahil tanıdığım 6 kişi sınava girdi. bir kişi hariç herkes ilk denemesinde geçti.

edit: yeni sistem zor falan yazmışlar :D daha kolayı ne merak ediyorum. Dersleri aldıysan zaten ezberlediğin parkurda bilmem kaçıncı kez gideceksin. bu mu zor?

edit2: sayısal düşünen insanlar daha kolay alıyor(???) wtf ne alaka. bu üstteki 6 kişinin tamamı sözelci bu arada.
0
biravekahve
(04.09.21)
(2)

İşe girişte istenen tetanoz aşısı

meraklitursucu
Nedir bunun mantığı bilen var mı? İşim gereği paslı çivi vs zaten görmeyeceğim. Kolum iptal oldu 3 gündür aşıdan..
Nedir bunun mantığı bilen var mı? İşim gereği paslı çivi vs zaten görmeyeceğim. Kolum iptal oldu 3 gündür aşıdan..
0
meraklitursucu
(03.09.21)
Sadece çividen bulaşmıyor.

asi.saglik.gov.tr

Önemli bir aşı çünkü tedavisi zor. Ölümle sonuçlanabiliyor.

Bende hiç ağrı yapmadı. Kişiden kişiye göre değişir ağrı olup olmaması. Bende Covid aşısının ilk dozu da uzun süreli ağrı yapmadı. Sadece bir gün çok az ağrı yaptı.
0
dissendium
(03.09.21)
o tür bir iş yapsanız zaten her ay olursunuz tetanoz aşısını, benden 5 kez yaptırılmam istendi fırıncılık için. başta anlamamıştım sonra ekipmanları görünce koşarak ben yaptırdım.
0
my name is ferdinand
(03.09.21)
(6)

sistemde aşılı görünmemiz için 1 doz aşı yeterli mi?

alkandor9449
herkese merhaba,şu ana kadar hiç aşı olmadım ve önümüzdeki haftalarda üniversiteye bolca giriş çıkış yapmam gerekecek. acaba 1 doz aşımı olsam yarın, sistemde aşılı görünür müyüm, yoksa 2. dozu olmadığım için sistemde aşısı tamamlanmamış olarak mı görünürüm?
herkese merhaba,

şu ana kadar hiç aşı olmadım ve önümüzdeki haftalarda üniversiteye bolca giriş çıkış yapmam gerekecek. acaba 1 doz aşımı olsam yarın, sistemde aşılı görünür müyüm, yoksa 2. dozu olmadığım için sistemde aşısı tamamlanmamış olarak mı görünürüm?
0
alkandor9449
(02.09.21)
Aşı sertifikası çıkıyor. Tek doz yazıyor. Yeterli.
0
dissendium
(02.09.21)
Aşı kartı ikinci dozdan sonra oluşturulabiliyor. İkinciyi de olmalısınız.

edit: dissendium yazdıktan sonra editliyorum. Bende aşı sertifikası ikinci dozdan sonra çıkmıştı.
0
himmet dayi
(02.09.21)
"asili" denebilmesi icin kisinin tam asilanmis olmasi gerekmiyor mu? Cift doz yani. En azindan bizim okula gelen yazida bu sekildeydi.
0
invictae
(02.09.21)
Önceden ilk dozu olunca kart çıkarılabiliyordu sonra onu engellediler. 2 doz aşı olmadan kart alınmıyor tekrar değişiklik olmadıysa.
0
lappuntamento
(02.09.21)
31 Ağustos'ta ilk dozu oldum. Aşı sertifikam e-Nabız'da var. Aşılı görünmek diye bir şey yok.
0
dissendium
(02.09.21)
2 sinovav artı bir biontech ya da 2 biontech olmalısın aşılı sayılmak için.
0
mikahakkinen
(03.09.21)
(17)

Hangi 3 gün çalışmak istersiniz?

takıl yani takmıyo belli
Haftanın 3 günü çalışacak olsanız ve bu günleri seçme hakkı size bırakılsa, hangi günleri seçerdiniz?
Haftanın 3 günü çalışacak olsanız ve bu günleri seçme hakkı size bırakılsa, hangi günleri seçerdiniz?
0
takıl yani takmıyo belli
(02.09.21)
salı çarşamba perşembe

arkadaşlarla haftasonu program yapsan cumadan hazırlığını yapar ya da yola çıkarsın pazartesi de dinlenme günü olur dönünce
0
freebird5406_2
(02.09.21)
SÇP +1
0
himmet dayi
(02.09.21)
Ptesi crs prs
0
floydian
(02.09.21)
Pazartesi, Çarşamba, Cuma güzel. Bir gün çalış. Bir gün dinlen.

Bir de Pazartesi, Salı, Çarşamba olabilir. Odaklanmak daha kolay olur.
0
dissendium
(02.09.21)
SCP +1
0
cooperr
(02.09.21)
salı çarşamba perşembe
0
dafuq
(02.09.21)
Pazartesi, salı, çarşamba çalışırdım :))
0
hayirsiz
(02.09.21)
Pazartesi, Salı ve Perşembe.
0
put it in your appropriate place
(02.09.21)
sali, car, pers
0
exlibris
(02.09.21)
Pazartesi Çarşamba Cuma çalışıyorum bu şekilde. Dinlendirici oluyor baya.
0
plutongezegendegilmi
(02.09.21)
salı
çarşamba
perşembe
0
purrp
(02.09.21)
çarşamba persembe cuma
0
sizofren06
(02.09.21)
Pazartesi, salı, çarşamba
0
Josephine.
(02.09.21)
pazartesi-salı-çarşamba
0
blatta hiberna
(02.09.21)
salı çarşamba perşembe
0
violetsky
(02.09.21)
Pazartesi, Çarşamba, Cuma
0
2027
(04.09.21)
Salı, çarşamba, perşembe. Bu yaz 5 hafta böyle çalıştım. Havalar aşırı sıcak olmasa iyice tadından yenmeyecekti.

Önümüzdeki yaz en azından çarşamba günlerini tatil yaparak geçirmek istiyorum. Haftada üst üste sadece 2 gün çalışmak daha verimli olabilir.
0
yürümeyin
(04.09.21)
(4)

Yüksek Lisans Kararsızım

hasco912
Herkese merhaba. Aşırı kararsızım. Böyle bir şeyi burada danışmak ne kadar doğru bilmiyorum ama başka yol kalmadı. İngilizce İşletme mezunuyum, KPSS sürecine bu yıl yani 4. sınıftayken hazırlanmaya başladım. p48'im iyi değil, yalnızca alan dersim iyi. Bir de yds puanım var.Bu arada yüksek lisansa ka
Herkese merhaba. Aşırı kararsızım. Böyle bir şeyi burada danışmak ne kadar doğru bilmiyorum ama başka yol kalmadı. İngilizce İşletme mezunuyum, KPSS sürecine bu yıl yani 4. sınıftayken hazırlanmaya başladım. p48'im iyi değil, yalnızca alan dersim iyi. Bir de yds puanım var.

Bu arada yüksek lisansa kabul aldım. Ankarada iyi bir ünivesite. İktisat yanında pazarlama ve üretim işlemlere de kabul aldım. İktisata ilgim var. Ama bundan fazlası yok. Yani akademisyen olmak için yanıp tutuşmuyorum veya iktisat aşığı değilim. Sadece atanana kadar boşta kalmak istemeyen bir mezunum. Ailemin yanında ders çalışacağım bir ortam yok. Onlar da zaten boş kalmamı kaldıramaz. İktisat bölümünü derslerini KPSS çalışırken birlikte götürmesi kolay olur diye düşündüm. Bu nedenle diğer bölümleri çok dikkate almadım.
Bu durumda yüksek lisansa başlamak mantıklı olur mu?

Olur da kamu olmazsa bana bir şey katar mı??

Sizce bir işletme mezunu olarak iktisata başlamak sizce mantıklı mı? Yoksa bir hata mı?
0
hasco912
(02.09.21)
Yüksek lisans yaparken para kazanmayacaksanız amaç atanana kadar vakit geçirmekse vakit kaybı
Her şeyi göze alıp KPSS kasın derim
0
rud
(03.09.21)
Sağolun hocam cevabınız için. Tek yazan siz oldunuz kaç gündür. Sorun şu ki ailemin yanında çalışabileceğim bir ortam yok malesef. Evde sürekli curcuna. Gidebileceğim bir kütüphane var o da pratik açıdan uygun gelmiyor. Her gün kalk git, kitaplarını taşı, yemeğini orda ye şuyun buyun... Bunun kışı var soğuğu var. Çalışmak için pratik gelmiyor gözüme. Sırf çalışma ortamı için de yüksek lisans yapmak da çok mantıklı gelmese de yalnızca bu yolu bulabildim
0
🌸hasco912
(04.09.21)
Up
0
🌸hasco912
(05.09.21)
Tavsiye etmem. Siz KPSS çalışacağınız zamanı yüksek lisans derslerine, ödevlere, sunumlara, son olarak da teze ayıracaksınız. Rakipleriniz bu sırada sadece KPSS için çalışıyor olacak. Enerjinizi bölmüş olacaksınız. Zamanınız, paranız gidecek. Bir de soruyu sadece ekşi sözlük yazarlarına açmışsınız. O yüzden internet kullanıcıları göremiyor. Bu yüzden cevap gelmemiş olabilir.
0
dissendium
(05.09.21)
(10)

İş konusunda sorular

dissendium
Merhaba arkadaşlar. İş konusunda sorularım var. Biraz uzun olabilir. Cevap veren olursa teşekkür ederim şimdiden.Ben yeni mezun makine mühendisiyim. İlk işime başladım. İkinci haftamdayım. 5000 TL net teklif ettiler. Yemek ve servis var. Cumartesi, pazar tatil. 08.00, 18.00 çalışıyorum. Ama işle ilg
Merhaba arkadaşlar. İş konusunda sorularım var. Biraz uzun olabilir. Cevap veren olursa teşekkür ederim şimdiden.

Ben yeni mezun makine mühendisiyim. İlk işime başladım. İkinci haftamdayım. 5000 TL net teklif ettiler. Yemek ve servis var. Cumartesi, pazar tatil. 08.00, 18.00 çalışıyorum. Ama işle ilgili bazı sorun oluşturan kısımlar var.

1. Fabrika uzak. Her gün 1,5 saat gidiş, 1,5 saat geliş yol gidiyorum. Kendime zamanım kalmıyor.

2. Üretimde çalışıyorum. Yetiştirilmek üzere olan bir iş ilanıydı. Yetiştirilmek üzere olduğu için günde ortalama 2 saat kadar bir işçinin yapacağı işleri yapmam gerekebiliyor. Etiket yapıştırma, bantlama, gerekirse koli taşıma gibi şeyler. Bunlar da yoruyor.

Bunların dışında kalan kısımlarda sorun yok. Üretimdeki robotları başlatmayı, kapatmayı, sorun olursa nasıl müdahale edeceğimi öğreniyorum.

3. Gıda sektöründe çalışıyorum. Bazı ürünler sıcak olarak dolduruluyor. Sürekli bone ve eldiven takmak zorundayım. Bu da çalışma rahatlığımı düşürüyor.

Sizce bu durumda işe devam edebildiğim kadar devam etmeli miyim yoksa 2 aylık deneme süresi sonunda başka iş aramaya başlamalı mıyım? Zamanla sorumluluğumun, maaşımın artacağı söylendi. Ama o zamana kadar bu şekilde devam edip etmeme konusunda kararsızım.

Ben aslında evime yakın, ofiste çalışabileceğim, hatta araba kullanıp gezebileceğim işlerde çalışmak istiyorum. Tecrübe kazanmak için ne kadar süre devam edeyim? Tavsiyelerinize açığım.
0
dissendium
(01.09.21)
Istediğiniz is satış muhendisi gibi. Yani teknik satis yapmaniz lazim (misal ben elektrikle alakali ürünler satan bir firmadayim. Satiscilar muhendis).

Yaptiginiz is ise üretim. Buradan satışa belki gecersiniz ama kolay olmaz.
Eger illa satis istiyorsaniz ki fabrikaya gitmenize pek de gerek olmaz, genelde ana ofislerde calisirlar, o tarz işlere bakmalisiniz.

Yalnız ben de calisirken cok amelelik yaptim ama su an işin amelelik kismi ne kadar sürer nasıl yapılır, ne kadar yorar biliyorum. Bunlar önemli şeyler. Operasyonun nasıl olduğunu bilmeden yükselince bazen alt tarafin yoruculugunu unutuyorsun.

Uretimde bone olmasa bile en kötü ihtimal sürekli kasket, gözlük, bazen de kulaklik takacaksin. Bunlardan kaçış pek yok. Is güvenliği en önemli şey.

Yol fazla. Ben benzerini Türkiye'de yaşarken yapiyordum. Çok yorucu yani.

Yabanci dilin varsa ben olsam satış mühendisi gibi islere bakardim.
0
logisticsmanager
(01.09.21)
sen devam et bi yandan da başka işlere başvur
0
a darkness coming
(01.09.21)
Yaptığın şeyler sorun edilecek türden değil. Nefsine ağır gelen şeyleri yaptığın sürece fayda göreceksin. En azından tecrübe edinirsin . Asla (eğer görüşüyorsan) diğer arkadaşlarının başka yerlerdeki iş hususunda yaşadıkları rahatlıkları da kafaya takma.
0
Erva
(01.09.21)
1- Fabrikada çalıştığını varsayarak servis ile gidiyorsan dert etme. Servis yoksa sıkıntı hele kış gelince.

2- Senin üstün, senden daha eski mühendisler de hala bantlama, etiketleme yapıyorsa endişe et ama yapmıyorlarsa zamanla zaten iş yoğunluğun-önceliklerin artar kendi işinle daha fazla yorulursun.

3- İlk iş deneyiminse devam edebildiğin kadar devam et (Bu başka iş aramana engel değil, çalışırken de arayabilirsin) ayrıca bilindik bir firma ise bu sana her zaman artı yazar, ilişkilerini iyi tut bundan sonraki iş görüşmelerinde bu firmayı referans vereceksini cv'ne yazacaksın. İş görüşmesine gittiğinde karşı taraf şimdi çalıştığın müdürünü arayıp seni soracak ve bu yaptığın iş ile ilgili değil, insan ilişkileri, sorumluluklarını yerine getirme, takım içi uyum vs. şeklinde olacak.
0
catamenia
(01.09.21)
Devam et
0
fempusay
(01.09.21)
yeni bir iş bulana kadar devam edin.
0
sparkle kiddle
(01.09.21)
@sevilen progressive türkücü, yeni mezunum ama yakın zamanda mezun olmadım. 6 ay askerlik yaptım. Hafta sonu tatil olması iyi, ondan memnunum bayağı.

Bantlama, taşıma gibi şeyler aslında sürekli yaptığım şeyler değil. Robotta bir hata olunca üretimin durmaması için müdahale ediyoruz. Üretimi en temelden öğrenmemiz için biraz bu şekilde olmamızı istiyorlar.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸dissendium
(01.09.21)
3. lafı bile edilmez
2. mühendise yakışmaz denilecek bir tarafı yok, iş tanımının çok dışına çıkmıyorsun, üretim devam etsin diye koşturuyorsun
1. işte bu mesele, bunu mesele edebilirsin ama haftasonunun olması da büyük kıymet
0
comp
(01.09.21)
Hocam,

Her şeyden önce ne istediğin önemli. Türkiye'de iş hayatı oldukça etiketli. Eğer çalıştığın yer cv'nde şaşalı 1 isme sahipse ve senin buna ihtiyacın varsa dayan dayanabildiğin kadar.

Ama sen arabamı versinler, gezeyim istiyorum diyorsun. Bunun için ya satış ya da satın almacı olman lazım. Bulunamazsin değil bulursun böyle bir iş ama neden makine mühendisliği seçtin ki demedim değil içimden.

Kolay gelsin.
0
materyalist imam
(02.09.21)
kusura bakma ama daha 2 ay olmadan sikayet ederek hayat gecmez. 1nci husus icin hakli olabilirsin ama 2 ve 3 biraz simariklik olmus; hayat bu kadar kolay degil malesef biraz sebat etmeyi ogren bence.
0
bay b
(02.09.21)
(4)

ehliyet kursunun 2 ay sürmesi normal mi

ShadowOfMoon
3 ağustosta kayıt oldum son günlerinde. 6 ağustosta eğitim başladı.1 haftada bitti. 24 ağustosa kadar sınav bekledim. ve bugün yani 31 ağustosta da direksiyon için çağırdılar yarına. ilk eğitim içinher şey yolunda giderse ekimdeki sınava girebilirmişim.ben ağustosta başladım. ekimde giriyorum. kasım
3 ağustosta kayıt oldum son günlerinde. 6 ağustosta eğitim başladı.

1 haftada bitti. 24 ağustosa kadar sınav bekledim.

ve bugün yani 31 ağustosta da direksiyon için çağırdılar yarına. ilk eğitim için

her şey yolunda giderse ekimdeki sınava girebilirmişim.

ben ağustosta başladım. ekimde giriyorum. kasım aralıkı bulacak ehliyeti elimem almam.
0
ShadowOfMoon
(31.08.21)
Normal. Aday çoktur program o zamana sarkmıştır.
0
kirmizipilotkalem
(31.08.21)
Ohoo. Bir de bunun direksiyon sınavından kalması var. Daha da uzayabilir.
0
dissendium
(31.08.21)
benim bir sene surmustu kursun sallamasi yuzunden. sinav da darbenin ertesi gunuydu o da 2 ay ertlenedi. ondan 3 ay sonra yurtdisina tasindim hic araba kullanmak nasip dahi olmadi...
0
supergirl
(31.08.21)
Normal Covid falan iyice süreçleri uzattı
0
rud
(01.09.21)
(2)

Microsoft Teams üzerinden mülakat

jjimyl
Herkese merhaba, yarın microsoft teams üzerinden başka bir şirketle iş mülakatım var. Halihazırda bilgisayardaki teams de işverenimin mail adresi kayıtlı. Ben yarın bu toplantıya katıl butonuna tıkladığımda işverenin mail adresiyle mi katılmış olacağım toplantıya? Şimdi uygulamaya girdiğimde farklı
Herkese merhaba, yarın microsoft teams üzerinden başka bir şirketle iş mülakatım var. Halihazırda bilgisayardaki teams de işverenimin mail adresi kayıtlı. Ben yarın bu toplantıya katıl butonuna tıkladığımda işverenin mail adresiyle mi katılmış olacağım toplantıya? Şimdi uygulamaya girdiğimde farklı bir hotmail hesabı istiyor o da bende yok.
0
jjimyl
(31.08.21)
Bem kendi gmail hesabımla kayıt olmuştum. Mülakat için link atmışlardı.
0
dissendium
(31.08.21)
Davetiyedeki bağlantıya tıklayın. Tarayıcı açıldığında "Teams uygulamasını açayım mı?" diye sorar. Ona hayır deyin. Tarayıcı üzerinden adınızı yazarak misafir olarak katılın. Kayıt yapmanıza gerek yok.
0
himmet dayi
(31.08.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.