Giriş
(5)

Yalnız kalmak ve eski sevgiliyi çok özlemek.

jonas
Merhaba. Ön bilgi;- 1.5 yıllık bir ilişkiydi.- Şu an ayrılalı 4.5 ay oldu. Bitmiş bir ilişki, yeniden başlama ihtimalimiz sıfır.- Bu benim için "sıradan" bir ilişki değildi. Hayatımın en keyif aldığım, bir kadını en çok sevebildiğim ilişkim buydu.Ayrılık sonrasındaki süreçte başarısız sonuçlanan baz
Merhaba. Ön bilgi;

- 1.5 yıllık bir ilişkiydi.
- Şu an ayrılalı 4.5 ay oldu. Bitmiş bir ilişki, yeniden başlama ihtimalimiz sıfır.
- Bu benim için "sıradan" bir ilişki değildi. Hayatımın en keyif aldığım, bir kadını en çok sevebildiğim ilişkim buydu.

Ayrılık sonrasındaki süreçte başarısız sonuçlanan bazı denemelerin ardından, yeni insan tanıma hevesimi de bıraktım bir süredir. Kimle tanışsam, onunla olduğu gibi o sıcak hisler olmuyor, gelmiyor. Ve bugünlerde yalnızlığıma yüzleşiyorum, onu gerçekten özlüyorum.

Bu tip durumlarda "Kendine meşgaleler yarat, kafanı dağıt" gibi şeyler denir mesela. Arkadaşlarımla görüşüyorum; tek başıma kalınca anında kendisi yeniden aklıma düşüyor. Film/dizi izliyorum; bittiği anda yeniden aklıma düşüyor, izlerken de bazı sahneleri beynim "biz" ile özdeşleştiriyor, öyle de aklıma düşmeyi ihmal etmiyor. Spor yapıyorum; sporum bitince yine aklımda. Gece uykuya dalıyorum; rüyalarıma giriyor.

Sizce hayatınızın en iyi ilişkisi diyeceğiniz türde bir ilişkiden çıktıktan sonra, 4.5 ayda bu ruh halinin devam etmesi normal mi? Toparlamak için henüz erken mi yani, ben mi aceleciyim? Bu şekilde daha ne kadar devam edecek diye endişeleniyorum artık, bu duygu gerçekten iyi hissettirmiyor bana şu an.

Bu psikolojime iyi gelecek türde önerileriniz var mıdır acaba?
0
jonas
(23.11.21)
4,5 ay bence az. Sizin için bir şey ifade etmediği anda biter diye düşünüyorum. Bu da bence en az ilişki süresi kadar olabilir.
0
dissendium
(23.11.21)
Fotoğraf varsa sil. Stalk yapıyorsan bunu bırak. Her yerden engelle mesela. Zamanla azalarak bitecek.
0
adwokat
(23.11.21)
zamanla geçecek merak etme.
şimdilik öyle biraz canın acıyabilir ama böyle bu işler.
0
alt4y
(23.11.21)
benim bir yillik dolu dolu iliski sonrasinda kendime gelmem uc sene filan suruyor ya. olur oyle, 4.5 ay cok degil, zamanla azalir.
0
der meister
(23.11.21)
dostum bende şimdi yeni ayrıldım. Bu arada sana geçmiş olsun. Zamana bırak hiç bişey yapma aynı şekilde hayatına devam et zaman geçtikce unutucaksın. www.youtube.com bu şarkı sana gelsin anlarsın agam
0
Efespilsen
(27.11.21)
(10)

Böyle nereye kadar gidecek?

ceann deas
Dolar hep artıyordu ama hiç böyle gün aşırı 1 TL arttığını hatırlamıyorum. Bugün 12 yarın 13 sonraki gün 14, 15, haftasonu molası, sonraki pazartesi 16... Böyle mi gidecek? Euro-dolar ile malzeme alan fabrikalar nasıl devam edecek sonumuz nereye gidecek?
Dolar hep artıyordu ama hiç böyle gün aşırı 1 TL arttığını hatırlamıyorum. Bugün 12 yarın 13 sonraki gün 14, 15, haftasonu molası, sonraki pazartesi 16... Böyle mi gidecek? Euro-dolar ile malzeme alan fabrikalar nasıl devam edecek sonumuz nereye gidecek?
0
ceann deas
(23.11.21)
Dolar 6 lira 7 lira 8 lira 9 lira olduğunda nereye gidiyorsa oraya gidecek nereye gitsin.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.11.21)
Doların 6 lira, 7 lira , 8 lira olması ayları buldu şimdi gün aşırı artıyor. artık günde 2-3 lira artmaya başlayacak bence. O zamanki durumla aynı değiliz.
0
🌸ceann deas
(23.11.21)
Abi ayı bulsun yılı bulsun ne fark eder gelinen nokta değişiyor mu sonuçları değişiyor mu? Hayır. Yani sana göre problem buraya gelmesi mi buraya bu hızla gelmesi mi? Bana göre buraya gelmesi.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.11.21)
Yönetim değişirse bu da değişir. Gerçekten sanıldığı kadar zor bir şey değil. Kasıtlı olarak artırıldığı için o kasıt ortadan kalkarsa iyileşme olacak mutlaka. Sorun o kastın ortadan kalkmaması.
0
dissendium
(23.11.21)
Aynen problem TL'nin değer kaybetmesi, bunun süresi mühim değil. Olması gereken şey TL'ye değer kazandıracak bi ekonomik plan, o da mevcut yönetimle olmuyor. Çözüm sorunun semptomlarını yok etmek değil sorunu çözmek. Sorunu çözmeyeceksek dolar haftaya 20 lira da olabilir olmaması için bir neden yok. Ha yarın faizi 300 puan arttırırsın dolar yine düşer ama bu ana sorunu çözmez.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(23.11.21)
Evet sürdürülebilir değil. Buralara gelmesi elbette kötü, ama bu hızla, bu oynaklıkla artması daha kötü. Fiyatlama yapmak imkansız şu anda. 2022 bütçesi hazırlayacağız 2022 sonu için öngörülen Euro kuruna daha şimdiden ulaştık hatta çok üzerine çıktık.

Bunun bu kadar hızlı olması çok büyük problem. Piyasalarla ve ekonominin gerçekleriyle inatlaşma nereye kadar sürecek bilemiyoruz. Sonumuz hayrolsun.
0
pispinti
(23.11.21)
Olaya yüzdesel olarak bakmanız lazım dolar 1 TL iken 10% artışta 1 TL 10 kuruş olur. Ama 10 TL iken 10% artışta 11 TL olur. Yani asıl roket şimdi ateşlenecek.
0
lappuntamento
(23.11.21)
Lappuntamento doğru yazmış, tl olarak değil % olarak bakmanız lazım. 10 ile 11 arasında %10 fark varken 12 ile 13 arasında %8 fark var, dolayıısyla artık daha hızlı artacak. böyle 13 tl oldu 14 tl oldu kısmının bir önemi yok.
0
roket adam
(23.11.21)
Hükümetin plani bu olduğu için nereye gidecek kısmı hükümet ne zaman sacmaladigini fark ederse.
O noktada da toparlanma olmaz, yavaşlar sadece.
Kısacası her sabah böyle pat pat artış olabilir artık.
0
logisticsmanager
(23.11.21)
94 çiller krizinde dolar 1 yilda 15 binden 40 bin liraya yukselmis
Kabaca yuzde 200 artmis

Ayni mantikla bence yil sonuna 18-20 tl olacak gibi geliyor bana yoksa şüphen mi var
0
technicalte
(23.11.21)
(5)

Adalar

dissendium
Aşağıdaki fotoğraftaki adaların adları ne?https://i.hizliresim.com/9k51ffl.jpgMaltepe sahilinden çektim.Maltepe sahilinden ulaşmak mümkün mü?Görülmeye değer nereleri tavsiye edersiniz?
Aşağıdaki fotoğraftaki adaların adları ne?

i.hizliresim.com

Maltepe sahilinden çektim.

Maltepe sahilinden ulaşmak mümkün mü?

Görülmeye değer nereleri tavsiye edersiniz?
0
dissendium
(22.11.21)
Prens adaları, Büyükada Heybeliada falan işte. İstanbul'un en turistik yerlerinden. Maltepe'yi bilmiyorum ama Bostancı'dan sürekli ulaşmak mümkün.
0
whoosie
(22.11.21)
@whoosie, fotoğraftaki sıraya göre soldan sağa öğrenmek istedim.
0
🌸dissendium
(22.11.21)
soldaki büyükada, ortadaki heybeliada, sağdaki burgazada.
0
sir gawain
(22.11.21)
@ sir Gawain +1,

Daha sağda da kinaliada olacak, fotoğrafta çıkmamış. Bostancidan ve kadikoyden ulaşabilirsin.
Tarihi evler, kiliseler vs var görülecek. Bir de tepelerden güzel deniz ve İstanbul manzarası.
0
sckxyss
(22.11.21)
Maltepe'den yok ama kartal'dan giden motor var büyükada ve heybeliada'ya. Ayrıca bostancı ve kadıköy'den de var vapurlar ama en kısa süreni kartal'dan giden.
0
austra
(22.11.21)
(12)

asker rütbe sorusu

hsktr
ben geçen bir mağazada il jandarma komutanlığı yapmış bir albayla tanıştım. bu komutanımız, askerlikten hiçbir şey anlamayan kişi için ne anlam ifade etmelidir? çok çok çok büyük bir rütbe midir bu? elimi hayli sıkı sıktı. serseri senii mi demek istedi acaba ahahah
ben geçen bir mağazada il jandarma komutanlığı yapmış bir albayla tanıştım. bu komutanımız, askerlikten hiçbir şey anlamayan kişi için ne anlam ifade etmelidir? çok çok çok büyük bir rütbe midir bu? elimi hayli sıkı sıktı. serseri senii mi demek istedi acaba ahahah
0
hsktr
(22.11.21)
Teğmen, üsteğmen, yüzbaşı, binbaşı, yarbay, albay

Bu kadar yol gitmiş. Her albay il jandarma komutanı olamayacağı için önemli bir konum denebilir. O kişiyi mağazada değil de dışarıda görseydin siyah, koruması olan bir araç içinde görürdün.
0
dissendium
(22.11.21)
Bu arada Cem Yılmaz'ın dediği gibi kantinde görebileceğin bir rütbe değil. Ama general olmadığı için çok büyük de denemez.
0
dissendium
(22.11.21)
İl kırsalındaki asayişin tamamının tek yetkilisi ve sorumlusu.
Öyle düşün.

Ya da Aras Bulut İynemli'nin başrolünü oynadığı 'Tamam mıyız' filmini seyret.
0
Mirket
(22.11.21)
Vali gibi bir sey ama emrinde yuzlerce arac asker subay vs var.

Ben askerde generalle yuzlerce albyala falan konustum ama il jandarma komutani gormedim.
Generalden daha yetkili olabilir yeri geldiginde.
0
divit
(22.11.21)
erler için evet baya büyük bir rütbedir. ama siviller için pek bir anlam ifade etmez. bazıları egolu olabilir böyle
0
paintov
(22.11.21)
atanamamış general.
Albay'dan sonra general rütbeleri gelir.
0
lappuntamento
(22.11.21)
Her albay il jandarma komutanlığı yapmaz. Albaylık zaten standarttır. İl jandarma komutanlığı bir görevdir. Generallerin bu kadar bol olmadığı eski dönemlerde, küçük illerde (kars, niğde, muğla vs.) il jandarma komutanı albay olurdu. Çoğu yerde de aynı zamanda garnizon komutanı olurdu bu kişi (bkz: garnizon komutanı). Bu şu demek; protokol sırasında 1-vali 2- garnizon komutanı 3- belediye başkanı idi. Yani ilin 2 numarası.
0
infernalcadre
(22.11.21)
Babamın arkadaşı albaydı, yaşadığımız ilçe de bayağı büyük bir şehirdi. Şehrin içinde açtıramayacağı kapı yoktu. Sivillerin asla giremeyeceği askeri tesislere dahi (radar gibi yerler) onun sayesinde girebilmiştim. Rütbeyi buna göre buna göre mukayese edebilirsiniz.

Not: sonra bu amcamız rütbe aldı general oldu.
0
skzr
(22.11.21)
Albaylık subaylığın sonudur. Sonrası generalliktir. Bunun için de kurmay olmak gerekiyordu eskiden halen öyle mi bilmiyorum. Ha şu var. Zaten normal bir subay(harp akademisi mezunu asker) 40 50 yaşlarında albay olur normal şartlarda. Yani çok özel olmasına, savaş kazanmasına falan gerek yok. Terfi ediyorsun zamanla.
0
bana kedicik derdi
(22.11.21)
Nerede olduğuna bağlı.

Ankara dzkk'da er olarak askerlik yapmama rağmen albay geçince oturduğumuz yerden kalkmıyorduk sıralı amir değilse. (sıralı amirden asteğmene kalkıp esas duruşa geçiyorduk ama) bu da adım başı albay ve amiral olmasından kaynaklıydı. Geneli egolarından arınmış çok tatlı şeker amcalardı. Kantinci olduğum için her geldiklerinde baya tatlı muhabbet edip, 1 şeyler ısmarlayıp öyle giderlerdi.
0
materyalist imam
(22.11.21)
Yalniz burada rutbeyle gorev farkli seyler. O cok karismis.

Normal albayin eger aktif gorevi yoksa emrinde 1 tane bile asker olmayabilir derslere giren egitmen olabilir, ama il jandarma komutani dedigin sey koskoca ilin basindaki adam demek.

Yani o adamin rutbesi yuzbasi bile olsa korkutucudur ve normal bir generalden daha yetkilidir.

Albay alay(ortalama 2000 kisi) komutani demektir ama her albayin bir alayi yoktur memur gibi sabah gelir cayini icer mesaide takilir.
0
divit
(22.11.21)
divit +1

Yaptığı görev önemli
0
komando kani var bende
(22.11.21)
(4)

Diş taşı temizliği yaptıran ve memnun kalmayan var mı?

Bartebly
Varsa sebepleriniz nelerdir?
Varsa sebepleriniz nelerdir?
0
Bartebly
(21.11.21)
Tam olarak memnun kalmadım diyemem ama düşününce biraz psikopatça bir işlem. Diş etleri kanamaya başlıyor. Bir süre hassasiyet oluyor. Bu ikisi ana sebep.
0
dissendium
(21.11.21)
Hunharca yaparlarsa diş yüzeyi bozulduğundan 3 ay içinde çok daha kötü oluyor.
Bu sebeple hassas çalışan yere yaptırın. Özellikle üniversitelerde ögrenciler cidden muhteşem çalışıyor. Hem ücretsiz hem cok dikkatliler
0
han20
(21.11.21)
Dişçimin dediğine göre normalde zararlı değilken yapılan uygulamaya göre zarar verilebiliyormuş. Ben kendisine güvendiğim için yılda 1 yaptırıyorum memnunum
0
harmanyeri
(22.11.21)
discim arada yapiyor, memnun muyum derseniz pek memnun degilim, arada da dis beyazlatiyor mesela, ondan da memnun degilim, genel kontrollerde bir sey cikmayinca yapiyor zaten, para tuzagi olarak dusunuyorum :)
0
sweetoffice
(22.11.21)
(1)

Aöf Adalet Vize Sınavları

myopati multi minicore
Haftaya vizeler varmış, işten güçten habaerim dahi olmadı 4 dersten sorumluyum bu aöf sistemi nasıldır? Çıkmış sorulara mı bakıyım? kalan vaktimi nasıl değerlendiriyim? video mu izlesem? tecrübeli arkadaşlardan tavsiye bekliyorum.5 günde ne yapmamı tavsiye edersiniz?
Haftaya vizeler varmış, işten güçten habaerim dahi olmadı 4 dersten sorumluyum bu aöf sistemi nasıldır? Çıkmış sorulara mı bakıyım? kalan vaktimi nasıl değerlendiriyim? video mu izlesem? tecrübeli arkadaşlardan tavsiye bekliyorum.

5 günde ne yapmamı tavsiye edersiniz?
0
myopati multi minicore
(21.11.21)
Benim zamanımda (2015) her konunun sonunda testler vardı. O testlerden çıkıyordu yüzde 70. O testlere bakın.
0
dissendium
(21.11.21)
(11)

mevcut ekonomik gelişmeler ve acı reçeteyi hazmetmek

roket adam
bilen bilir kronik bir muhalifim, ama şöyle bir tespitim var. ekonomiden az çok anlayan arkadaşlar yorumlarsa sevinirim.alt alta yazacağım:- tr'nin kronikleşmiş malum çok ciddi bir cari açık meselesi var.- bunu ya ihracatı artırarak ya da ithalatı azaltarak çözebiliyoruz.- maalesef rant ekonomisi se
bilen bilir kronik bir muhalifim, ama şöyle bir tespitim var. ekonomiden az çok anlayan arkadaşlar yorumlarsa sevinirim.

alt alta yazacağım:
- tr'nin kronikleşmiş malum çok ciddi bir cari açık meselesi var.
- bunu ya ihracatı artırarak ya da ithalatı azaltarak çözebiliyoruz.
- maalesef rant ekonomisi sebebiyle üretimi çok da artırmamız mümkün olmadı, kısa vadede kolay da değil.
- şu anda bunu ithal tüketimi düşürerek çözmeye çalışıyoruz.
- faiz azaltılıyor çünkü insanların parasını bankada tutmak yerine farklı işlere yatırması lazım, yani ekonominin ısınması gerekiyor, artı olarak kobi + kurumsal sektörün üstündeki faiz maliyetinin düşmesi lazım.
- bu sırada kur da yükseliyor, hem ihracat için daha rekabetçi bir işçilik maliyetine ulaşılıyor hem de ithal malların maliyeti arttığı ve artık bir çok mal ödenebilir (affordable) olmaktan çıktığı için ithalat azalıyor.
- ithal mallar üzerindeki vergi yükü de kontrollü olarak yükseltiliyor, dolayısıyla yerli fiat egea alacak adam 3 kat vergi ödüyorken audi alacak adam 5 kat vergi ödüyor. 3 bin liralık normal akıllı telefon alacak adam 12 taksitle alabiliyorken 15 binlik iphone 13 pro alacak adama bu kolaylık sağlanmıyor bu sebepten.

şimdi bu acı reçete hoşumuza gitmiyor tabii ki ama akp yabancı sıcak parayla halkımızı hak etmediği bir hayatı yaşatırken iyiydi de şimdi mi kötü oldu diyesim geliyor. türk halkı ne yaptı da almanın binemediği gıcır gıcır arabalara binmeye başladı? yazılım mı üretti, robot mu yaptı, bir şey mi ürettik? yok. e şimdi neden bu acı reçeteden şikayet ediyoruz? başkası gelse de belki o güven ortamıyla daha çok sıcak para girişi olacak ama bu temelin değişmesi mantıksız değil mi? tekrar 2008-2015 arasındaki o inanılmaz dönemi bir daha kolay kolay yaşamayacağımızı kabullenmek daha doğru değil midir sizce?
0
roket adam
(21.11.21)
Affordable kelimesini kullanmaya gerek var mıydı gerçekten? Sizin mantığınız şu. Açığı kapatmak amacıyla hayatımızı şekillendirelim. Ben hayatımı neden ülkenin ekonomisine göre şekillendirmek zorundayım? Ülkede vizyon yoksa ben de mi vizyonsuz olayım? Almanın binemediği araba diye bir şey yok. Almanya'da çalışan Türkler bile Audi'ye biniyor, onlar Türk halkının yapamadığı neyi yaptı? Dönerci yazılımla mı uğraşıyor? Çiftçilik yapan bir Texaslı havuzlu evde yaşıyor. Bu adam robot mu üretti? Bu hak etme düşüncesi geçersiz bir düşünce.
0
dissendium
(21.11.21)
Mutsuzluğunu anlamakla ve paylaşmakla beraber farklı bir bakış açısı sunmaya çalışıyorum. Texaslı çiftçi bizden daha iyi bir hayat yaşıyor çünkü birkaç saat uçuş mesafesindeki san francisco'da dünyanın en değerli yazılım şirketleri dünyanın dört bir yanından ülkeye dolar çekebiliyorlar. Keza almanya'daki çalışan türkler dediğin adam emeğini bmw fabrikasında satarak kazanıyor, bu emeğin karşılığı bizdeki adamın emeğine göre çok daha katma değerli ve yüksek, dolayısıyla o adam daha iyi şartlarda yaşıyor. Bunların hiç biri bireysel olarak senin suçun değil ama burada yaşıyor olmanın bir götürüsü diyebiliriz.

Yani bizim ülkemizde makro ekonomik olarak böyle bir katma değer temeli yok. Dolayısıyla bu zaten az olan geliri, nufusa oranladığında biz katma değerli iş yapanlar olarak yine belki 10-15 asgari ücretli kadar kazanıyoruz, ama doğal olarak makroekonomik gelişmelerden de etkileniyoruz. O yüzden texaslı çiftçinin buğday işçiliği yaparken kazandığı para, türk çiftçinin aynı toprağa aynı buğdayı ekerken kazandığı paradan daha yüksek.
0
🌸roket adam
(21.11.21)
En önemli sorun taşınmaz mala yatırım yapmasıydı. İnşaat sektörüyle hareketlenen piyasa yine inşaat sektörünün doyumuyla dibe çakıldı. Ekonominin kötü olduğu zamanları incelerseniz sıcak parayla yatırım yapılan inşaat sektörünün doyumunu gözlemlersiniz. Hala daha kanal projesiyle (proje sadece bir araç, amaç ise yeni iskan alanları açıp rant ve ekonomiyi yine inşaatla canlandırmak) bu yola başvuruyorlar. Eğer bu yol mantıklı olsaydı avrupa tüm topraklarını inşaat/konut/işyeri ile doldururdu. Fakat özellikle almanyada emlak piyasasında konut krizi olmasına rağmen iskan izni almak büyük problem. Halbuki türkiye gibi daha da büyük cari fazla verebilir bu yolla, ama yapmıyor. Çünkü ihracat ve bunda devamlılık taşınabilir ürün üretimiyle olur(yazılım da dahil)

Akp nin iyi olduğu zamanlara gelirsek de, kemal dervişin politikaları ile imf kurallarını takip etmek, özelleştirmek ve gelişmekte olan ülke titri ile sıcak parayı çekmekle mümkün oldu. Hiçbir zaman endüstriyel sanayide ciddi bir ilerleme kaydetmedik. Hatta doğuş grubu tek üretim yaptığı inşaat sektörünü devam ettirmek istemedi. Özellikle banka ve ithal otomobil satışlarıyla iyi ora kazanıyordu.

Bir diğer düşüş de doların 1.5 seviyelerinden 1.1-1.2 gibi seviyelere gelmesi “neden üretelim zaten yurtdışında aynı fiyata geliyor? Neden türk ürünü alalım, daha kalitelisini yurtdışında aynı fiyata buluyoruz.” Demeye sebep oldu. O zamanlar serbest değil teşvik yapılıp set vurulsaydı şimdi işe yarayabilirdi ama artık çok geç. Dolar arttıkça asgari ücrete mecburi zam yapılıyor bu da maliyet fiyatlarına yansıyor. Ürünlere zam yine asgariye zam… kısır döngü olarak ekonomi dar boğaza giriyor.
0
Unde bach canim
(21.11.21)
"Ülke ekonomisi düzlüğe çıkana kadar halk sürünsün" politikası siyaseten iş yapacak bir söylem değil, kaldı ki dissendium'un dediği gibi insanlara "Valla kusura bakmayın ama biz üretmeyen bir toplumuz, o iphoneları, BMWleri haketmiyorsunuz" deme hakkı da yok kimsenin. Ülkenin saçma sapan yönetilmesi ile muasır medeniyet seviyesine ulaşması arasında ince bir çizgi de yok. Normal bir iktidar "Makro İktisada Giriş" kitaplarında yazan basit ilkeleri sürdürüp şimdikinden çok çok daha iyi ekonomik göstergelere sahip olabilirdi.

Yaşam kalitesine sahip olmak için Almanya ya da İsviçre gibi olmamıza gerek yok, olamayız da, o herhangi bir iktidar için bir hedef olamayacağı gibi bir hayal bile değil; sadece bizim için değil hiçbir gelişmekte olan ülke için... Ancak Türkiye orta vadede lokasyonunu, eğitimli genç işgücünü, işlenebilir tarım alanlarını, doğal kaynaklarını vb. kullanıp milli geliri şimdikinin iki katı olan bir ülke olabilir. Bunun için ülkenin her yerinin fabrikalarla dolu olmasına gerek yok.

Bizim ekonomiden önce siyasi ve sosyal sorunlarımız var; ekonomiyi siyasetin güdümünden uzaklaştırıp serbest piyasa ekonomisini tabana yayamıyoruz; ülkenin ekonomisi birkaç şehrin ve inşaat sektörünün etrafında dönüp duruyor, bu da her iktidarın öyle ya da böyle hamaset yapmasına sebep oluyor. Bugün CHP bile çıkıp "Ucuz ucuz satın, biz iktidara gelince zararınızı karşılarız" diye esnafa sesleniyor mesela...
0
salihdt
(21.11.21)
Diyanete,yol, köprü, inşaat vb şeylere harcanan parayla neler yapılmazdı. Akp başkanlık sistemi sonrasında halktan koptu.

Öyle bir ortam var ki üretmek istesen de kıpırdayamıyorsun. Rant tezgahında değilsen türlü sıkıntılar çıkarırlar. AKP'lilerden de üretecek adam çıkmıyor. Yazılımcı projesi yaptılar sonuç vermedi
0
roe
(21.11.21)
@salihdt, ülkenin saçma sapan yönetilmesini halktan bağımsız olarak incelemek hata değil mi? halkın kendisi bizzat, bilerek ve isteyerek bu yönetimi ve yönetim tarzını, bir kez de değil defalarca seçmiş. üstelik, muhalefeti ve diğer tüm seçenekleri de bu popülist politikalara uymak zorunda kalacak şekilde şekillendirmiş. şu anda popülist bir politika uygulamadan, fakire makarna orta direğe ötv indirimi + ucuz kredi dağıtmadan iktidara gelme imkanın yok. bu şartlar altında halkımız çok masum ama yöneticiler bok etti demek bana çok adil gelmiyor. halkın bizzat kendisi bu sosyal ve siyasi sorunların kaynağıyken, halk değişime direniyorken sadece siyasetçilere suç atmak bana kolaycılık gibi geliyor yani.

o yüzden yine belirtiyorum, bir alman köylüsü merkel'e oy vererek kuantum fiziği doktorası yapmış bir kadına liderlik ettirdi. bizim 20 senedir hikayemiz malum. şimdi anlatabiliyor muyum neden oranın köylüsü daha iyi şartlarda yaşamayı bizzat kendisi seçmiş, tercih etmiş ve hak etmiş durumda.

tabii ki daha iyi olabilir ve bence olacak da, ama bunun yolu yine aynı yolu izlemekten geçecek. o aradaki lale devrini epey bir süre unutacağız diye düşünüyorum, bunun suçlusu da bizzat halkın kendisi.
0
🌸roket adam
(21.11.21)
Bence ortalama bir Avrupa insanını (Ya da Amerikalıyı) o anlamda gözümüzde çok büyütüyoruz. Evet tabi ki ülkenin içinde bulunduğu durum halkın sosyal, kültürel yapısının bir ürünü, ancak örneğin Alman köylüsü Merkel'e "Aaa bu kadın fizik doktoru" deyip oy vermiyor ki; toplumlar dünyanın hemen her ülkesinde kısa vadeli çıkarlarına, kendi hayat görüşlerine ve nihayetinde popülist söylemlere göre oy veriyorlar. Bu yüzden "Demokrasiye karşı en büyük argüman sıradan bir vatandaşla 5 dakikalığına sohbettir" diye çok meşhur bir söz var.

Bu, tarihsel bir süreç. Türkiye'yi öyle bir zihinsel dönüşümden herhangi bir ekonomik politikayla geçiremezsiniz. O tür şeyler zamana yayılır, devrimler, savaşlar, sınıf mücadeleleri, kültürel akımlar vb. gerektirir ve çoğunlukla organiktir. Ekonomik kalkınmayı tek kademeli düşünürseniz bu sorunun bir çözümü kalmıyor; en fazla "Halkın kafasına bas, herkes kemer sıkarken ekonomiyi düzelt, o arada bir de kültürel devrim yap ki o ekonomik düzen sürsün" bir "İyi Diktatör" senaryosunda belki işe yarar ama mevcut durumda 5 yıllık iktidar döneminde yapamaz, ilk seçimlerde popülist söylemlerle karşınıza çıkan muhalefete kaybedersiniz.

Özünde Türkiye'nin sorununun basit bir çözümü yok; bu sadece bizim sorunumuz da değil. Orta gelir tuzağı diye bir şey var; bir sürü ülke bizimkine benzer bir şekilde "Gelişmekte olan ülke" seviyesine gelip orada takılıyor, biz saçma sapan ekonomi yönetimleri nedeniyle daha çok zig-zag yapıyoruz ve ülkenin potansiyelinin de altında ekonomik performans sergiliyoruz.
0
salihdt
(21.11.21)
Aci recete krizi daha da derinlestiriyor.

400e almadigim en dandik merso vergiyle dolarla 800 olmus. Ulan kaciyor deyip bu sefer 800 verip aliyorsun cari acik yine artiyor.

Hatta normalde 100bine yerli egea alacakken yatirim olsun diye ithal olani aliyorum.
Otv paketiyle oynadiklari icin yerli civic alamiyorum, civic az satinca fabrika kapaniyor hic alamiyoruz.

Mudahale etmeseler bu kadar cosmazdi bu fiyatlar.
Telefona o kadar cok vergi geldi ki hic alamaz olduk.
0
divit
(21.11.21)
@salihdt çok güzel anlatmış. Olaylara tek yönlü bakıyorsunuz, argümanlarınız "üretim yok, o zaman kimse ekonomiden şikayet etmeyecek" ve "bu halk bu adamları seçti, o zaman şikayet etmeyecek" şeklinde. Alexis de Tocqueville'in "Çoğunluğun zorbalığı"nı okumanızı öneririm. Ben siyaset bilimci değilim ama bu konular siyaset ve toplum bilimleri alanında çalışılmış/çalışılıyor. Biraz bu yönde okuma yaparsanız birçok şeyi daha iyi anlamlandırabilirsiniz.

Her şeyden önce toplumu özgür iradesi olan, bağımsız bir birey gibi ele alıp suçlayamazsınız. Türkiye'deki toplumun eğitimsiz kalmasının, doğru kararlar vermemesinin ve utanılacak düzeyde yönetilmesinin sebebi "halk" mı? Ayrıca hiçbir sağlıklı yönetimde çoğunluğun bir seçim yapması, o yönetime sonsuz eylem hakkı tanımaz. Demokrasinin içerisinden diktatörlükler böyle doğuyor.

Birkaç hafta öncesine kadar "acı reçete" dediğiniz şey yüksek faizdi, şimdi söylem değişti birden bire düşük faiz, yüksek kur oldu. Bu bile ne kadar manipülatif ve çıkarcı bir yönetim anlayışı ile karşı karşıya olduğumuzu gösteriyor. Bu politikalar arasından iyi niyetle doğru çıkarım yapmaya çalışmanızı takdir ediyorum, bir nevi savunma mekanizması belki de ama öyle bir şey yok. Ben bu satırları yazarken bile bütün ekonomi "politikası" 180 derece dönmüş olabilir. Zaten problem de aslında hiçbir şeyin "politikasının" aslında var olmaması. Ekonomi politikamız yok, eğitim politikamız yok, kültür politikamız zaten yok (mesela sadece endüstriyel üretime odaklanılıyor ama, Fransa'nın savaş sonrası yükselişine bakarsanız temelinde eğitim ile el ele giden kültür politikalarının yattığını görebilirsiniz). Demem o ki bu seçimi halk yaptı kabullensin, halk üretmiyor kabullensin demek fazla yüzeysel kalıyor.
0
gmzo
(21.11.21)
Bu yaşananların iyi niyetli hiçbir açıklaması yok. Bahsettiğiniz acı reçete şu an yaşananların çarpıtılmış hali. merkez bankasının Güvenilirliğini sıfıra indirerek, ekonomi yönetimine dini referanslar vererek (tarihi bir olaydı) ve tüm dünyada faiz arttırma trend haline gelirken parayı birkaç günde pul haline getirerek acı reçete olmaz. Uçan gübre fiyatları, piyasada bulunamayan ilaçlar, saatler içinde borçları katlananlar, belirsizlik bu kaostur. Kemer sıkmak başka bir şey, öngörülemez bir ortamda hayatta kalmaya çalışmak başka. Erdoğan’ın etrafında daha küçük çaplı artışlarda bile önceden tüyo alanların şu son zamanlarda millet üç kuruşundan olurken ne kadar zenginleştiğini hayal bile edemiyorum. Nasıl bir servet aktarımı olduğunu öğreneceğiz ilerde.
0
not dark yet
(21.11.21)
Abi iyi de konunun bahsettiğin şeylerle alakası yok ki.

Son 10 yılda net foreign direct investment konusunda çok büyük bir değişiklik yok, TR'ye giren para TR GDP'sinin %1 ila %2'si arasında değişiyor. Az biraz azalma var ama genel olarak 2010'dan beri stabil (öncesinde çılgın atmış).

Ama 2010'daki alım gücümüzle şimdiki arasında dağlar kadar fark var.

Cari açık da aynı muhabbet, 2012'de şimdikinden kötü durumdaydı, ama alım gücümüz daha iyiydi.

Yani konu sadece "dış yatırım" veya robot üretmekle ilgili değil, TR içindeki sıkıntılar yüzünden sıradan insanların durumu kötüleşiyor. 2015 öncesi devlet özel sektöre çökmüyordu mesela, işini yapan beyaz yaka güzel paralar kazanabiliyordu. Şimdi telekom/enerji/inşaat sektörleri bitti. İlk ikisi devlet o sektörlere çöktüğü için. Sonuncusu vatandaşın kendi mallığı evet.

Özetle mevcut kötüleşmenin sadece %10'u %20'si senin bahsettiğin faktörlere bağlı. %80-90'ı direkt cebimizdeki paranın birilerine aktarılmasını hedefleyen politikalar yüzünden.

Eğer devlet bize çökmeyip, alım gücümüzün düşme oranı şimdikinin %20'sinde kalsaydı insanlar bu kadar şikayet etmezdi zaten.
0
plutongezegendegilmi
(21.11.21)
(8)

Uzun dönem askerlik yapma isteği

adwokat
Askerlik için vakit yaklaştı. Son tecil tarihi bu yaz.Kenarda 50 bin lira param var ama bunu bedelli için harcamayı hiç ama hiç istemiyorum. Bu parayı da 2 bin liradan kripto sayesinde getirdim. Onun özgüveniyle doğru tercihlerle daha da artırırım gibi geliyor. Bedelliye versem elimde kalacak 0 lira
Askerlik için vakit yaklaştı. Son tecil tarihi bu yaz.

Kenarda 50 bin lira param var ama bunu bedelli için harcamayı hiç ama hiç istemiyorum. Bu parayı da 2 bin liradan kripto sayesinde getirdim. Onun özgüveniyle doğru tercihlerle daha da artırırım gibi geliyor. Bedelliye versem elimde kalacak 0 lira.

Mesleğim avukatlık. Ofis açma düşüncem var. Başkasıyla çalışmak çok çok zor. Ofis açmak için de sağlam bi sermaye gerekiyor. İstanbul’da kiralar aldı başını gitti. Sadece kira değil gerçi a4 kağıdı bile geçen aya göre 2 kat pahalı :)

1 sene gidip kendimi resetlemek ve her şeyden uzaklaşmak istiyorum. Her gün dolar kurunu takip etmekten, kiralık ve satılık stüdyo daire bakmaktan psikolojim bozulacak artık.

En azından gidersem +50k daha bütçeme ekleyebilirim. Belki dönene kadar ekonomi biraz daha rahatlar (pek sanmıyorum gerçi :))

Sorum şu;

1- Gitmişken de tam gitmek istiyorum. Özellikle doğuya gitmek istesem beni gönderirler mi yoksa bu benim tercihime bağlı mı?

2- Bu şartlar ve psikolojik durumda siz olsanız ne yapardınız?
0
adwokat
(20.11.21)
yanlış buldum düşünceni. askerliğin en güzeli en kısa olanıdır. madem paranı vermek istemiyorsun kredi çek bedelli kredileri var aylık 1000-1500 falan ödersin. elindeki paranla da kriptodan veya işinden elde ettiğin parayla yaşamını sürdürürsün bedelliden sonra. 1 yıl kaybetme derim. işleyen çarkı bozma. uzun dönem 6 ay ayrıca. tabii 1 yıl çıkarsa ordan da iyi para gelir orasını bilemem ama garanti değil yedek subaylık çıkması
0
fff02561
(20.11.21)
1. Senin tercihine bağlı değil. Sadece komando olmak istiyor musunuz sorusu vardı diye hatırlıyorum. Komando olursan Güneydoğu çıkma durumu olabilir. Doğu'ya gitmek istesen göndermezler. Eğitim birliği ve esas birlik aynı anda belli oluyor. Benim öyle olmuştu.

2. Bence yüksek lisans falan yapıp ertele. O sürede bedelli parası biriktir. Bedelli yap.
0
dissendium
(20.11.21)
Keşke aç kalıp evde para biriktirseydim diyeceksin.
0
dreamsandcolours
(20.11.21)
Avukatım, bedelli yaptım, yüz bin lira olsa verirdim sana o kadar söylüyorum.

Eğer yedek subaylık kesin olsa derim kesinlikle öyle yap büro paran çıkar 1 senede kazanacağın parayla. Ama her hukuk mezununu yedek subay yapmıyorlar, kuraya vs bakıyor. Ben o riski alamadım. Ya 6 aylık çıkarsa diye düşündüm ve bedelli yaptım, hayatta verdiğim en doğru kararlardan biridir.
0
sanguine
(20.11.21)
starecat.com

Ben bedelli yaptım, ama son 3-5 yılımın en güzel 3 haftasıydı. İşte/okulda nasıl çözüleceğini kimsenin bilmediği problemleri kucağıma bırakıp gidiyorlar, yapı olarak da "aman yav yarım yamalak yapıp geçeyim" insanı olmadığım için stresten ölüyordum. Askerde en büyük sorumluluğum bi masayı buradan oraya taşımaktı. Müthiş rahatlık gerçekten. Ama 3 hafta sonra bitecek olmasının verdiği rahatlık yüzünden de böyle düşünüyor olabilirim, 1 yıl kısa bir zaman değil.

İş konusunda da sizinle benzer düşünüyorum. Yani para kazanıyorum ama az, geçiniyorum ama bir şeyi değiştirmiyor, yarın tekrar işe gitmem lazım, yine sevmediğim ve anlamsız şeylerle uğraşmam lazım. Ve tüm bu uğraşın ödülü de ertesi gün tekrar aynı şeyleri yapmamı sağlayacak yemek/barınma ihtiyaçlarını karşılaması :)) Öyle lüks peşinde de değilim ama hayat bu mu gerçekten?

Neyse, sonuç olarak sizin yerinizde olsam uzun vadeli kredi çekip bedelliye giderim. Ben öyle yaptım, dövizle kazanıyordum, elimdeki paranın artış hızı kredi faizinden fazlaydı. Sizin kriptoda da aynısı olur. Dönünce yine aynı kaosun ortasına düşeceğiniz için (ve ekonomi de düzelmeyecek:) bu 1 sene bir kaçış olsa da bir çözüm değil.

Para biriktirmeye devam, 2 sene sonra kredi bitince açarsınız ofisi.
0
plutongezegendegilmi
(21.11.21)
Bir insanın kafasını dinleyebileceği en iyi iki yerden biri. Ama psikolojik olarak adamı yıpratır. Risk almak istiyorsan git, herkesin aksine ben tavsiye ederim. Parayı yine uzun vadeli atarsın kriptoya, gider yeni nesil 6 ay uzun dönem askerlik yaparsın. (Ytd)

Komando olmak istiyor musunuz? Sorusuna evet veya hayır demenin bir önemi yoktur. Komando muayenesinde komando olamaz raporu verilmesinin bir önemi yoktur. Bunlar güneydoğu'ya gitmeyeceğin anlamına gelmez. (komando olmayan birlikler de var Güneydoğu'da)
0
lappuntamento
(21.11.21)
iki avukat arkadaşım da aynı sizin düşündüğünüz gibi yaptı. ileride ofis açmak için kenarda para dursun dediler.

eğer gerçekten her şeyden uzaklaşma arzunuz varsa yapabilirsiniz, illa doğu'ya gitmenize gerek yok. ankara'ya çıkarsa memur gibi de yaşayabilirsiniz.
0
noxell
(21.11.21)
Planör, sivil paraşütçülük ya da dalgıçlık sertifikan var mı? Bu sertifikaları askerlik şubesine götürürsen ve şubede verdikleri kağıdı yedek subay olarak yapmak istiyorum seçeneğini işaretlersen büyük ihtimal, paraşütçü komando, amfibi komando asteğmenlik çıkar ama kesin değil. 6 ay da kısa dönem(eski tabirle) de çıkabilir. Eğer karakola verirlerse asteğmen olarak iyi para biriktirisin.

Dediğim gibi asteğmenlik şans işi. Çıkmayabilirde.
0
komando kani var bende
(21.11.21)
(5)

Direksiyon sınavını ilk seferde geçme oranı nedir?

ya ben lan neyse
veri ya da tahmininiz var mı?100 adaydan kaçı ilk seferde başarır?
veri ya da tahmininiz var mı?

100 adaydan kaçı ilk seferde başarır?
0
ya ben lan neyse
(20.11.21)
Benim zamanımda araç stop edince direkt kalıyordun. Şimdi 1 kez stop hakkı var. Dolayısıyla yüzde seksen geçiyordur bence.
0
adwokat
(20.11.21)
Bir hocadan 10 kişi ders alıyorsa bunların 8 tanesi kalır, 2 tanesi geçer. Geçenlerin sayısı 5'i geçmez. Bu işin sürücüyle alakası yok. Gözetmenler için gelir kapısı olmuş durumda. Adaylar sınavdan kaldıkça her hafta sınav ücreti alıyorlar. Eskiden puan sistemi varmış. Şimdi paralel parkta araba paralel olsa bile yeşil alana yeterince yakın değilse bırakıyorlar.
0
dissendium
(20.11.21)
%72.
0
j r r tolkien hayrani
(20.11.21)
Ben tam bir oran veremem ama azımsanmayacak bir insan tanıyorum bizzat kalan. Ben geçmiştim mesela, ama ben de kalsam kalırdım. Çünkü araç sürme alışkanlığı olan birinin refleksif olarak yapacağı birçok şeyi henüz alışkanlık kazanmadan bilinçli olarak yapmanız bekleniyor. Ek olarak sınav heyecanı var.

Birkaç ders alarak bu alışkanlıkların oturması biyolojik olarak mümkün değil. Mesela ben park için her yanaştığımda sinyal verip duruyorum, bunu düşünmüyorum artık, ama sınav günü "evet şimdi sınavın sonuna geliyoruz, sağa yanaşırken sağ sinyal vermeyi unutma, aynadan sağı solu da kontrol et, araçtan ineceğin zaman kapıyı açmadan yolu kontrol etmeyi de unutma. Tabi en önemlisi bütün bunları düşünürken el frenini çekmeyi unutma sakın" diye içinden bilinçli olarak planlamak gerekiyor bunları.

Ezberden metin okumak gibi bir şey bu. Eğer iyi ezberlemişsen rahatça geçersin. Eğer bir "kelime" unutursan bırakıyorlar ki bu da çok olası bir durum.
0
akhenaten
(20.11.21)
Yüzde 72nin neyini beğenmedin
0
buffy de vampir sayılır
(21.11.21)
(9)

yüzücü vücudu

Pertev nail
mehaba,fit ve sağlıklı bir vücut için uzun vadede fitness mi yoksa yüzme mi seçilmelidir? mesela fitness'ta 3-4 ayda şekilli bir vücut olabiliyor yüzme için de aynı şeyi söyleyebilir miyiz?
mehaba,

fit ve sağlıklı bir vücut için uzun vadede fitness mi yoksa yüzme mi seçilmelidir? mesela fitness'ta 3-4 ayda şekilli bir vücut olabiliyor yüzme için de aynı şeyi söyleyebilir miyiz?
0
Pertev nail
(20.11.21)
Bir fikir oluşması için yüzücülerin o vücutlara sadece yüzerek sahip olmadığını bilmen gerek, bu bilgiden yola çıkarak cevaba ulaşmak zor olmaz kanaatindeyim.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(20.11.21)
Yüzme gibi keyifli bir aktiviteyi yapma şansı varken ter kokulu spor salonunda ağırlık kaldırmak akıl işi değil. Sağlıklı vücut için spor hayatın parçası olmalı. Bunun için de spor dışında beslenme de önemli.
0
dissendium
(20.11.21)
Fit ve sağlıklı bir vücut için uzun süre yapabileceğiniz spor en iyi spordur bence. Mesela havuz eve uzaksa ve altı ay sonra gitmeye üşeneceğinizi biliyorsanız, fitness salonu eve yakınsa daha mantıklı olabilir. Sporda sizi motive eden şeyler nedir, bu da önemli bir kıstas. Rekabetçi biri misiniz yoksa kendi sınırlarınızı mı aşmak istiyorsunuz? Daha kaslı bir vücutsa istediğiniz ağırlık kaldırın, yüksek tempolu sporlar hoşunuza gidiyorsa boks, crossfit, spinning vb. denenebilir. Sizi motive eden şeyi bulun. Düzenli yapıldığında günde bir saatlik tempolu bir yürüyüş bile harika bir spordur. 3-4 ayı hedeflemeyin bence, uzun yıllar sağlıklı ve fit olmak emin olun çok güzel bir his. En iyi spor devam ettirebildiğiniz spordur deyip çekiliyorum...
0
asbeila
(20.11.21)
yüzme bence de çok daha keyifli bir aktivite evet. spor salonlarında saçma sapan hareketler yapmak yerine en azından yüzerek gerçek bir spor da yapmış oluyorsunuz ve de -kişiye göre değişir tabii ama- gayet zevkli bir spor.
0
hlot
(20.11.21)
düzenli yapılacaksa tırmanış da çok iyi bir spor, tüm vücudu çalıştırır. tabii ağırlık çalışması da yaparlar

gripped.com

fitness yerine yüzmeyi tercih ederdim herhalde ben de
0
senolll
(20.11.21)
Amaç vücudu şekle sokmaksa kesinlikle fitness tavsiye ederim. Gördüğünüz yüzücü vücurları uzun yılların ve fitness çalışmalarının sonucudur.
0
adwokat
(20.11.21)
Yüzücü vücudu sadece yüzerek olmuyor.
Buna ek olarak yüzücü vücudu öyle birkaç ay yüzerek de olmuyor.
Tavsiyem havuza gidip yüzen insanlara bakmanız ve kaçının o istediğiniz vücuda sahip olmadığını görmeniz.

Herhangi bir spor x kişiyi y ayda şekle sokar diye bir şey yok.

En iyi spor devam edilen spor+1
Misal ben yüzmeye başladım gitmedim sonra. Ama bir gün spor salonuna gitmesem sanki 6 aydır spora gitmiyormus gibi üzülüyorum.
0
logisticsmanager
(21.11.21)
O gördüğünüz tüm prof sporcular kendi branşlarını fitnessla tamamlıyorlar. Mesela sırıkla atlayan bir sporcu spor salonuna gidip squadda yapıyor.

O kadar şekilli bir vücudu kısa sürede ve sadece yüzmeyle yapamazsınız.
0
Unde bach canim
(21.11.21)
Yüzme dediğiniz yaz kış süreklilik sağlaması zor bir spor. Giyindisi soyundusu yüzdüsü duşa girip kurunup tekrar giyindisi de ziyadesiyle zaman alıyor.
Hayatta bazı zorunlulukları olan hiçbir insanın her gün bu kadar zamanı olacağını düşünmüyorum, haftada 2-3 yüzme, kalanı fitness olabilir.
0
Deathrow
(21.11.21)
(18)

Sabaha kadar hiç uyuyamayan yatakta dönüp durup ise yada okula gittiniz mi?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(20.11.21)
Gitmedim. Kafayı koydum mu uyuyayan biriyim.
0
Amaranta ursula
(20.11.21)
Valla ben de genelde kafayi koydugum gibi yatan biri olmama ragmen uyuyamayip gittigim oldu.
0
j r r tolkien hayrani
(20.11.21)
Çok gittim ve hep o gün bayağı kötü geçti. Uyuyamadığımda temiz hava almak iyi geliyor. Camı açıp odayı havalandırın ya da direkt balkona çıkın bir süre.
0
anarsika
(20.11.21)
çooook. şu ana kadar cevap veren duyurucuların aksine ben de ASLA uyuyamam, kafayı resetleyip "uyku vaktinde uyunur, yat gitsin!" deme becerim yok. deli gibi düşünür dururum, hiçbir şey olmasa bile. ertesi günün çok rahat, keyifli geçmesini mi bekliyorum? inan o zaman da "hemen uyuyayım ki yarına enerjik, uykumu almış olarak uyanayım!" düşünceleriyle strese sokarım kendimi, saatlerce uyuyamam. yok eğer zaten canım sıkkınsa filan geçmiş olsun...

şimdilik hem okul hem de iş açısından saatlerim rahat olduğu için tolere edebiliyorum ama normal şartlarda müthiş bir kronik uyku problemine yol açardı bu, öldürsen de 10 saat güneş altında koştursan da ben yatağa girince uyuyamıyorum, en az 1-2 saat lazım.
0
der meister
(20.11.21)
gittim ama gonul isi degildi baska stres (okul veya is)
0
hot potato
(20.11.21)
çok başıma gelmiştir.
0
theseachange
(20.11.21)
hayatımın özetini yazmışsın :D çok sık yaptığım bi aktivite diyeyim hatta :D
0
e mice
(20.11.21)
cok iyi uyurum muthis hizli uyuma anilarim vardir hatta ama benim de dusunmekten uyuyamayarak ise/okula gittigim cok olmustur.
0
in vino veritas
(20.11.21)
O kadar çok oldu ki... Genel sebep anksiyete. Üniversite 3. sınıf birinci dönem uyku düzenim tamamen alt üst oldu. Gece neredeyse hiç uyuyamıyordum. Sabah 6-7 gibi yatıp 2-3 saat uyuyup derse gidiyordum. Haftasonları 15 saat uyuduğum oluyordu. 3.5 saatlik ceza özel sınavına sabah sadece 75 dakika uyuyarak girdiğimden sınavda uyuyakalmışım. Görevli asistan uyandırdı. Bir sınava da yarım saat kala uyanıp ucu ucuna yetişmiştim.
İyi tarafından bakarsak gece uyuyamadığımdan ders çalışıyordum. Notlarım beklenmedik bir şekilde yükselmişti. Bir de bunun üstüne 3 ayda 50 roman okumuştum.
0
ganbatte
(20.11.21)
Uyku cok abartiliyor, senelerdir sabah 5te uyuyup 6da kalkip ise gidiyorum. O 1 saat de beyin dayanamadigi icin oluyor. Uyumadan da cok gittim.

Benim 3ten once uyudugum cok nadirdir.
0
divit
(20.11.21)
Uyku sorunu yaşayan biriyim, hep yaşıyorum dediğiniz durumu. Hatta KPSS sınavı iki aşamalı ya, bir hafta arayla gky ve alan sınavları oluyor ya, o bir hafta hiç uyuyamadım. Gözlerim kıpkırmızı ve beynim zıngırdıyordu.
0
Hallegadola
(20.11.21)
Sıfır uyku ile gittiğim birkaç kez oldu. Bunun dışında maksimum 1-2 saatlik uykularla gitmek rutinim gibi bir şeydi bir zamanlar. Senelerce çok ciddi uyku problemi yaşadım. Hala da hiçbir zaman yatağa girer girmez uyuyan biri değilim ama yatağa erken girip 3-4 saat işkence çektirmiyorum artık kendime. Ara ara melatonin kullanıyorum ve bu hayatta beni uyutabilen tek şey o oldu.
0
ms brownstone
(20.11.21)
Hiç gitmedim. Hayatı o kadar ciddiye almıyorum.
0
dissendium
(20.11.21)
Son bir aydır o şekilde gidiyorum desem abartmış olmam. Gidiliyor yani.
0
obsesif kadin
(22.11.21)
çok gittim gidiyorum, özellikle son 4-5 senedir, çocuğum olduğundan beri gecede 3 saat uyuyabilirsem 3 gün uyumuşum gibi geliyor çünkü çoğu gece yatağa yatsam bile kızım bir türlü uyumadığı için ben de uyuyamadan gidiyorum.
0
kakamelsokoban
(22.11.21)
Çok gittim. O gün bir şekilde geçiyor ama bir sonraki gün için erken yatıp uyumak lazım.
0
SiyamkedisiZorro
(22.11.21)
O tarz durumlarda genelde rapor/izin alip gun icinde uyuyorum.
0
cleric
(22.11.21)
benim rutinim böyle.
0
spivak
(24.11.21)
(4)

Kurtuluş savaşında işgalciler İstanbul’u neden tek bir kurşun bile atmadan

levent bilgen
teslim etti?
teslim etti?
0
levent bilgen
(19.11.21)
Başarılı olma şansları yoktu. Savaşsalar yok edilirlerdi.
0
dissendium
(19.11.21)
burty
(19.11.21)
divit
(19.11.21)
Yukarda gerekli linkler birakilmis ama biraz daha ek yapayim.

1. Dunya savasi o kadar buyuk bir kabustu ki, bittikten sonra Rusya ve Turkiye gibi olum kalim savasi verilen kriz bolgeleri haric kimse savasmak istemiyordu. Bu arada Anadolu'da direnis ilk basladiginda bizim halkin genel modu da "Savasi kaybettikleri yetmedi, yine rahat durmuyor ittihatcilar" seklindeydi.

Eger halk destegi olsaydi Ingilizler rahatlikla Ankara hukumetini bocek gibi ezecek bir kuvveti oraya yigabilirdi ama savas karsitligi oyle bir noktaya cikmisti ki isler ciddiye binince var olan kuvveti de cektiler. Zaten yapabilselerdi bastan Ankara hukumetini indirme isini kendileri yaparlardi. Kendi askerini harcayip politik risk almaktansa Yunanistan'a uretim fazlasi silahlari borc karsiligi satip isgal isini taserona vermis oldular.
0
cleric
(19.11.21)
(10)

Yılbaşında ne yapackasiniz veya ne yapmayı istiyorsunuz?

stavro
Sb
Sb
0
stavro
(18.11.21)
Arkadaş grubuyla köy evine kapanıp party hard. İşalla kar yağar...
0
Bruce
(18.11.21)
Geçen yıl ile aynı olur. Pizza yaparım, 1 kilo mandalina bir de film.
0
Amaranta ursula
(18.11.21)
Ailemle evde vakit geçiririm. Doğum günü, yılbaşı bu tarz günlere hiç anlam yükleyemiyorum. Evde sakin sakin takılmak güzel.
0
Josephine.
(18.11.21)
bir planım yok, muhtemelen hiçbir şey yapmam. herhangi bir şey yapmak da istemiyorum.
0
der meister
(18.11.21)
Kız arkadaşımla buluşuyorum. Hediyeleşiyoruz. Geziyoruz. Evlere dağıldıktan sonra da evde kuru yemiş çay, kola. Alkol kullanmıyorum. Böyle geçer.

New York gibi şehirlerde yeni yıla girmek istiyorum bir kez ama maalesef dolar... ¯\_(ツ)_/¯
0
dissendium
(18.11.21)
Şu anki tek umudum yetiştirmem gereken iş çıkmaması.
0
peki madem
(18.11.21)
Valla ne yapacagimi bilmiyorum, vakit yaklastikca biseyler belli olur. Su an oldukca erken cunku oyle plan yapmak icin. Yapmak istedigim ozel bisey de yok.
0
j r r tolkien hayrani
(18.11.21)
erken yatarım sabah MadRun oluyor. bütün yıl motosiklet üstünde geçsin hesaabı.
0
onemoremile
(19.11.21)
Çocuklarımızın da yaşıt olduğu bir arkadaşımız var, ya onlara gideriz, ya da onlar bize gelir. İnşallah tabii, geçen sene yalan oldu.
0
SiyamkedisiZorro
(19.11.21)
ya annemler ya da eşimin ailesi ile beraber geçireceğiz gibi.şuanlık halen muallakta.
0
drako
(19.11.21)
(8)

Akademik okuma yapmak

ir mania
Dersle ilgili Kitap makale falan okuyorum ama roman gibi okuyorum not falan almadan. Bir de atlamadan okuyorum alakalı alakasız her yeri. Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?
Dersle ilgili Kitap makale falan okuyorum ama roman gibi okuyorum not falan almadan. Bir de atlamadan okuyorum alakalı alakasız her yeri. Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?
0
ir mania
(18.11.21)
Önce bir konu seçmek lazım. Bir derste onlarca konu olabiliyor.
0
dissendium
(18.11.21)
şurada aychovski'nin cevabı+1
www.eksiduyuru.com
bir de katıldığım bir mooc'tan: btang44.files.wordpress.com
0
ganbatte
(18.11.21)
Seçimli okuma yapmalısın. Omrun yetmez o kadar kaynağı okumaya, uzun omurler dilesem de...
Ozet ✓
Giriş ✓
Bulgular [kismen]✓
Sonuc ✓ [ihtiyac kalirsa]
0
fempusay
(18.11.21)
Ben bu işi beceremeyecem o zaman. Şöyle ki genelde bilgisayardan okuyorum not almak falan zor haliyle. Şuan tez aşamasında değilim ders için okuyorum veya konu ilgimi çekiyorsa okuyorum fakat ders için okuduğumda bile not almıyorum. Üşeniyorum o kadar yazmayı sevsem mühendis olurdum
0
🌸ir mania
(19.11.21)
Bilgisayarda ve tablette de yapabilirsin. Pdfleri açmak için kullandığın uygulamada işaretleme, not/yorum yazma gibi özellikler olsun yeter. Ben tablet almadan önce makaleleri kindle'a atıp not alıyordum.

"Makale tez falan yazmak icin ne yapmam gerek?" Herkesin yoğurt yiyişi farklı:D Tez yazarken önce o alanın genel ve ünlü kitaplarını, konumla ilgi yerleri işaretleyerek ve kısa notlarla, okudum. O alanda çok eksiğim vardı. Genelden özele çalıştım. Özele indikçe yayınların sayfa sayısı azaldı, not alma yoğunluğum arttı.

fempusay+1 Alakalı-alakasız herşeyi okumak seni ilerletmez. Ders için makale yazıyorsan verilen süre de pek uzun olmuyor zaten. Alakasız yayınları kısa sürede eleyip odaklanman lazım.
Kimler kimler yapıyor yapamam deme:D
0
ganbatte
(19.11.21)
@ganbatte yapıyorlar valla cakallar ama isi kavramış heralde onlar veya yardım alıyorlar. Ben ise tek başımayim. Okuma diyorsunuz da bitmiyor ki çoğu da bildiğim şeyler zaten not da almiyorum biliyorum diye bana göre değil bence akademik yayın yapmak
0
🌸ir mania
(19.11.21)
literatur taramasi yapman gerekiyor. her arastirmanin basi literatur taramasidir.

1) konuyu belirledikten sonra exclusion ve inclusion kriterlerini belirlemen gerekiyor. yani arama yaparken hangi kriterlere dikkat etmen gerektigi. Burada ornek olarak belirtmis: unimelb.libguides.com

2) arama yapilacak database'leri ve keyword'leri belirlemen gerekiyor. database'lere ornek olarak google scholar, pubmed vs. verilebilir. keyword'lerini bu database'lerde kullanabilmek icin and, or, not, * fonksiyonlarinin nasil calistigini bilmen gerekiyor. burada cok basit anlatmis: medium.com


3) cikan sonuclari tarayarak once makale/kitap/tez artik neleri eklediysen once basliklarina gore eliyorsun. diyelim ki 70 makale kriterlere kaldi. daha sonra sadece abstract bolumlerini okuyorsun, diyelim ki 20 tane kaldi. bu 20 makalenin tamamini okuyorsun.

4) literatur taramasi icin kullanilan pek cok farkli protokol var. herhalde en cok kullanilani prisma prokoludur (buradan ulasabilirsin: www.prisma-statement.org). tum makaleleri buradaki kriterlere gore rapor haline getirdiginde, literaturde ne gibi eksiklerin oldugunu gorup konunu ona gore belirliyorsun. yani baslik > ozet > tum makale seklinde ilerliyor.

tabii bu teorik bir alanda calisiyorsan farklidir. sadece empirik calisimalar icin gecerli.
0
Sour
(19.11.21)
ben ilk baslarda tüm makaleyi komple okurudm, artik önce conclusionlari okuyup, grafiklere bakip karar veriyorum, isime yarar mi yaramaz mi? diye.
cited edilmis makalelere bakiyorum ne yazmislar diye.
sana bagli ben ilk baslarda bilgisayardan not aliyordum ama artik defterim var oraya yaziyorum, kenarina not falan aliyorum.
0
spherical
(19.11.21)
(2)

Maliyet analizi

dissendium
Merhabalar.Şirketlerin ürünleri için belirledikleri satış fiyatlarının adım adım belirlenişlerini içeren analizleri nereden bulabilirim?Örnek olarak bir Popeyes menüsünün maliyet, vergi, kira gibi giderler dikkate alınarak satış fiyatının oluşturulmasını öğrenmek istiyorum.Bir de LCW gibi mağazaları
Merhabalar.

Şirketlerin ürünleri için belirledikleri satış fiyatlarının adım adım belirlenişlerini içeren analizleri nereden bulabilirim?

Örnek olarak bir Popeyes menüsünün maliyet, vergi, kira gibi giderler dikkate alınarak satış fiyatının oluşturulmasını öğrenmek istiyorum.

Bir de LCW gibi mağazaların şube olarak günlük, aylık, yıllık satış bilgilerini nasıl bulabilirim?
0
dissendium
(18.11.21)
Soruyu anlamadım; siz böyle birşey yapmak istiyorsunuz da örnek mi ariyorsunuz yoksa veri mi istiyorsunuz? Hani case study falan gibi.
Istediğiniz veri halka açık değil çünkü.
0
logisticsmanager
(18.11.21)
@logisticsmanager, halka açık olmadığını biliyorum ama belki bulabilirim diye veri istemiştim. Ama gerçek verilere yakın olan örnekler de olabilir.
0
🌸dissendium
(18.11.21)
(4)

Excel'de Yüzde hesaplama formülü ricası

truew
Arkadaşlar içinden çıkamadığım bir sorum olacak. İndirim hesaplarken kullanacağım formül için istediğim tam olarak şu. Excel'e girdiğim sayı hangi sayının yüzde 40 indirimli halinin olduğunu bulmak. Yani örneklersek atıyorum 48 yazdım hücreye. O bana 48, x sayısının %40 indirimli hali yapıyor diyere
Arkadaşlar içinden çıkamadığım bir sorum olacak. İndirim hesaplarken kullanacağım formül için istediğim tam olarak şu. Excel'e girdiğim sayı hangi sayının yüzde 40 indirimli halinin olduğunu bulmak. Yani örneklersek atıyorum 48 yazdım hücreye. O bana 48, x sayısının %40 indirimli hali yapıyor diyerek x sayısını vermeli. Yardım edebilecek olan var mı?

x-x.40/100=48 (burada 48 bilinen sayı, x öğrenmek istediğim sayı)
0
truew
(18.11.21)
=A1/0.6
0
pispinti
(18.11.21)
Teşekkürler @pispinti
0
🌸truew
(18.11.21)
Zaten bulmuşsunuz. İşlemi devam ettirin.

x parantezine alırsanız x.(1-40/100)=48

x.(1-0,4)=48

x.0,6=48

x=48/0,6

Hücreyi 0,6'ya böleceksiniz.
0
dissendium
(18.11.21)
sabit oranlar için netten brüt bulma formülüdür bu. ben "çarpı 100 bölü 100-indirim oranı" şeklinde hesaplarım. arkadaşlar hesaplayıp söylemiş.

ben daha detaylı bir formül önereceğim. böylece indirim oranını da değiştirebilirsiniz, ileride %40 değil, %30'unu öğrenmek istediğinizde de kolaylık olur.

A1 bilinen sayı, A2 de indirim oranı olmak üzere; A3 hücresine "=A1*100/(100-A2)" yazın. böylece indirim oranını (A2) değiştirerek de kullanabilirsiniz.
0
kibritsuyu
(19.11.21)
(1)

Skt sorusu

el conquerador
Bu gıda takviyesi tablet. Skt'si geçmiş mi? Ex nedir, Pd nedir?
Bu gıda takviyesi tablet. Skt'si geçmiş mi? Ex nedir, Pd nedir?
0
el conquerador
(18.11.21)
Pd production date üretim tarihi

Ex expiration date son kullanma tarihi

2019 Aralık'ta bitmiş.
0
dissendium
(18.11.21)
(10)

askerdeki birine ulasmak

in vino veritas
su anda bedelli askerligini yapmakta olan genc bir arkadasimiz var. kendisi askere gittiginde interneti olmayan tuslu bir telefon kullanacagini ve yeni bir hat aldigini soylemis ve numarasini vermisti. fakat verdigi numara arandiginda aradiginiz numara arama kabul etmemektedir gibi bir uyari veriyor
su anda bedelli askerligini yapmakta olan genc bir arkadasimiz var. kendisi askere gittiginde interneti olmayan tuslu bir telefon kullanacagini ve yeni bir hat aldigini soylemis ve numarasini vermisti. fakat verdigi numara arandiginda aradiginiz numara arama kabul etmemektedir gibi bir uyari veriyor. gonderilen sms'ler iletilmiyor, kendisi annesi disinda kimseyi de aramami ve annesini de en son 10 gun once aramis. bu ayin 21inde terhis olacagini soylemis aradiginda ama 21i pazar gunu oluyor. hafta sonu tutmazlar belki acaba 19u cuma gunu birakirlar mi diyor annesi ve inanilmaz tedirgin olmus durumda. bir haber gormus askeriyede ölüp sumenalti edilen bir genc ile ilgili. "acaba kotu bir sey mi oldu bu kadar uzun sure aramamazlik etmezdi." diyor baska bir sey demiyor. bu arkadasin basina bir sey gelmis olma ihtimali var mi gercekten yoksa klasik anne evhami mi? 10 gundur ulasilamayan bu arkadas icin endiselenmeli ve ulasmak icin bir girisimde bulunmali miyiz? askeriyenin durumu hakkinda bir bilgim yok, bu arkadas ne durumdadir? biraz yorum yapabilir misiniz annenin icine su serpebilir miyiz?
0
in vino veritas
(17.11.21)
Askercell kullanıyorsa belirlediği numaralar dışında arama kabul edilmiyor. Bu normal bir şey. Cuma günü bırakmazlar. Askerde öyle bir şey yok. Belirlenen gün sayısı tamamlanınca biter. Öldürülmemiştir. O kadar basit bir şey değil. Bedellilerin zaten çarşı izni yok. Telefon kartı olsa telefon kulübesinden arayabilirdi. Telefonların bataryaları, şarj aletleri bozulabilir, kaybolabilir. Birliği aramayı deneyebilirler.
0
dissendium
(17.11.21)
öncelikle anneyi rahatlatın mutlaka. bir sağlık sorunu oluşmasın fiziki.

telefon yakalatmış olabilir. ankesörlü çalışmıyor olabilir. çok sıra olabilir. çocuk her dakika arayan biri olmayabilir mizaç olarak. her şeyden uzak kalmak istemiş olabilir vs.. illa akla kötü bir şey getirmeyin.

ama illa ki şehrini, bölüğünü vs. biliyorsunuzdur. bir bahaneyle aranıp telefona istenebilir veya yüz yüze görüşülmek istenebilir. o şehirdeki bir rütbeli tanıdıktan da rica edilebilir. tanıdık yoksa da bulunur.
0
la traviata
(17.11.21)
bölüğü arayın, şarjı falan bitmiş telefona bir şey olmuş da olabilir. askercell belirli numara dışında aranmıyor evet. bölüğü aradıklarında yardımcı olurlar bence, bir şey olduğunu da sanmam.

2019'da bizi cuma salmışlardı, bir gün de izin gibi bir şeydi hatta bir şeye bulaşmayın hala askersiniz demişlerdi.
0
passion rules the game
(17.11.21)
Google'dan askerlik yaptığı yeri aratın. Askerlik yaptığı yerin telefon numarası vardır ya da Facebook'ta birliğin grubu vardır oradan ulaşabilirsiniz birilerine.
0
komando kani var bende
(17.11.21)
Askeriyede başına kötü bir şey gelse tsk her türlü ailesine ulaşır, rahat olun.

Askercell 5 numaraya kadar iletişime izin veriyor ve akşam 6 sabah 8 arası arama yapabiliyor.

Telefonu çalınmış olabilir, tuşlu da olsa ulu orta kullandıysa el konmuș olabilir. Ama illa ki bir başka arkadaşından arayıp bilgi verebilirdi. Bu durumda aklıma bölük komple ceza almış ve herkesin telefonu toplanmıştır ihtimali geliyor.

Ben gecem sene askerdeyken ailesine haber veremeyen, birliğime koğuşuma yerleştim ben iyiyim diyemeyen var mı diye defalarca sorup herkesin haber vermesini sağlamışlardı. Ama bazı rütbelilerde insaniyetin i'si olmayabiliyor.

Hangi kışlada askerse orayı arasın annesi. Bölük bilgisi vs varsa daha kolay ulaşır ama isim soyisimden de illa ki bulurlar. Santralde telefonu açanlar da %90 er zaten, derdini anlatırsa yardımcı olurlar ve bölük yazı bürosuna telefon edip bilgi verirler.
0
materyalist imam
(17.11.21)
@materyalist imam, anne diyor ki o ölen gencin ailesine de aylar sonra oglunuz kayip diye haber vermisler olüsü bile bulunmamismis. o yuzden cok endiseli, rahatlatamiyoruz.
0
🌸in vino veritas
(17.11.21)
@herkes, tesekkurler hepinize, sayenizde boluge ulasildi, oradaki askerler gercekten yardimci oldu, buldular kendisini, askerimize ulastik. hasta olmus anneyi aramamis panik yapmasin diye. konusamiyorum simdi sonra detayli ariycam diyip kapatmis. annenin icine su serpildi ama simdi de cocugum ne hastasi oldu covid mi oldu diye agliyor :) anne evhami malum. bakalim yarin arar da aciklar herhalde ne hastasi olmus. tekrar tesekkurler, iyi aksamlar.
0
🌸in vino veritas
(17.11.21)
Klasik asker nezlesidir bosuna aglamasin.

Abi zaten hepi topu 10 gun askere gitmis ne aglamasi.
Askerin basina bisey gelirse istesen de gizleyemezsin butun sehir 10dk icinde duyar.
0
divit
(17.11.21)
@in vino veritas; o goygoy her yerde var. İlla ki ölmüş gizlemişler, vay efendim nöbet kulübesinde kafasına sıkmış intihar etmiş doğuda askerlik yapmıyor olmasına rağmen doğuda pkk saldırısında şehit düştü diye haberi çıkmış bilmem ne efsaneleri oluyor her birlikte.
0
materyalist imam
(18.11.21)
Açılın ben yazıcıydım. Şafak haftasonu doğacak diyelim, haftasonu çıkar. Önceden teskere yazılır komutana imzalatılır, hafta sonu oldu mu yallah deyip şutlanır.

Askercell belirli numaralarla ve belirli saatlerde iletişim imkanı sunar. Öğlen vakti ulaşamazsınız mesela, akşamları aktif oluyor.
0
el conquerador
(18.11.21)
(4)

Yurtdisi is gorusmelerine nasil hazirlanilmali?

austenn
Merhaba, kasim ayinda yaklasik 20 sirkete basvuru yaptim. Bunlarin 3’unden mulakat icin donus aldim. 1 tanesi assessment’ler cok iyi gecti ama ingilizcemi pek begenmediler. Digeri ev odevi ve sunum verdi, calismaya zamanim cok yoktu fazla odaklanamadim. Sonuc olarak calistigim icin bu mulakatlara ha
Merhaba, kasim ayinda yaklasik 20 sirkete basvuru yaptim. Bunlarin 3’unden mulakat icin donus aldim. 1 tanesi assessment’ler cok iyi gecti ama ingilizcemi pek begenmediler. Digeri ev odevi ve sunum verdi, calismaya zamanim cok yoktu fazla odaklanamadim. Sonuc olarak calistigim icin bu mulakatlara hazirlanmak benim icin cok zor oluyor. Teknik kisma mi calisayim, ingilizce soft skills sorulara mi calisayim zaman kalmiyor. En efektif nasil hazirlanabilirim? Siz neler yapiyorsunuz mulakata girmeden once? Ingilizcem upper intermediate-advanced arasi. Asiri akici konusmuyorum bu yuzden onceden ne soyleyecegimi ezberlesem iyi mi olur? Herhangi bir yardima muhtacim :( bu mulakatlarin ustesinden nasil gelirim?
0
austenn
(17.11.21)
İngilizce konusunda, ezberlemeyin ama prova yapın bence. İş görüşmelerinde hep benzer sorular sorulur; bize kendinden bahset, neler yapıyorsun, hedefin ne, hangi uygulamaları kullanabiliyorsun vb. vs. zaten farketmişsinizdir.

Bunlara benzer bir sürü soruyu yazıp bir arkadaşınıza verin mesela, sonra onunla Zoom üzerinden iş görüşmesi provası yapmaya çalışın.
0
salihdt
(17.11.21)
Sadece İngilizce mülakat kısmına yorum yapacağım. Mülakatın sadece kendini tanıtır mısın, kendinden bahseder misin kısmı benzer genelde. Bundan sonrası doğal gelişir. Yapacağınız ezber sizi sadece giriş kısmında kurtarır. Gerisinde işe yaramaz. Bence native arkadaş bulun. Havadan sudan muhabbet etmeye çalışın. Mülakatlarda duruma göre farklı muhabbetler olabilir. Bir Türk şirketiyle yaptığım İngilizce mülakatta futbol konuşmuştuk. Arkadaş bulamıyorsanız da özel ders almayı deneyin.
0
dissendium
(17.11.21)
Ülke ve meslek yazabilirsen ona göre daha çok yardımcı olabiliriz.
0
trixi
(17.11.21)
Finans departmaninda calisiyorum, genel olarak avrupa’da islere bakiyorum. Almanya, avusturya, fransa hollanda onceligim diyebilirim
0
🌸austenn
(17.11.21)
(23)

Satış ekibini nasıl ödüllendirelim?

yigitovic
Bir proje kapsamında istenilenleri hızlıca gerçekleştiren arkadaşlarımıza küçük bir jest yapmak istiyoruz. Düşündük ama içimize sinen bir hediye bulamadık, önerilerinizi duyabilir miyim?Ekip 7 kişi, 30-40 yaş aralığındalar, kadın+erkek karışık bir grup. Bütçe kişi başı 500 tl’ye kadar.
Bir proje kapsamında istenilenleri hızlıca gerçekleştiren arkadaşlarımıza küçük bir jest yapmak istiyoruz. Düşündük ama içimize sinen bir hediye bulamadık, önerilerinizi duyabilir miyim?

Ekip 7 kişi, 30-40 yaş aralığındalar, kadın+erkek karışık bir grup. Bütçe kişi başı 500 tl’ye kadar.
0
yigitovic
(17.11.21)
hepsiburada vb. hediye çeki.
0
kenarortay
(17.11.21)
herkesin alkol aldığı biliniyorsa hepsine güzel bir viski&bardak seti alınabilir, viski sevmeyip alkol alan biri bile evinde sergilemek amacıyla bile hoşlanır bu hediyeden. yine alkol alındığı biliniyorsa güzel bir mekanda çalgılı çengili bir eğlence ayarlanabilir. ama bunların hepsinden güzeli trendyol, hepsiburada, amazon gibi sitelerden 500 TL'lik hediye çeki verilebilir.
0
golgi aygıtı
(17.11.21)
www.bendensana.com

Şu tarz hediye kutusu gönderilebilir.

Ya da arkadaşların da dediği gibi hediye çeki mantıklı.

Bir günlük iyi bir spaya giriş kartı da hediye edilebilir. Masajda dahil olan bir pakette olabilir.
0
ırene adler
(17.11.21)
Hediye çeki +1 (tercihen Amazon)
0
pispinti
(17.11.21)
kesinlikle hediye ceki. islerine yaramayacak hediyeyi ne yapsinlar. hediye ceki ile ne isterlerse alirlar
0
oscar
(17.11.21)
Hediye çeki bu zor zamanlarda iş görür.
0
Erva
(17.11.21)
Hediye çeki.
0
logisticsmanager
(17.11.21)
ikramiye +mesai saatinde kebapçı tekrar işe dönmeyecek şekilde
0
bir soru sorcam
(17.11.21)
sodexo flexo gift veya hediyemo gibi kurumsal hediye ceki satan firmalar var, bunlara bakabilirsiniz. veya direkt trendyol, hb gibi hediye cekleri de olur.
0
kobretti
(17.11.21)
hediye çeki almayın bence. irene adler'in gönderdiği kutu hediyeler tarzı hediyeler çok daha etkili olur bence.
30-40 yaşında, kariyerinde ilerlemiş insaları 500 liralık hediye çeki diğerleri kadar mutlu etmez bence.
Şirketin verdiği hediye çeklerinin yarısını kaybediyorum ben, umrumda olmuyor.
Hatta o hediye kutularından alıp, güzelce paketleyip herkesiniçinde ne olduğunu bilmeden hediyesini seçmesini sağlayın derim.
0
michael_knight
(17.11.21)
Hediye çeki olacaksa trendyol olsun bence. Amazonda çeşit az. Hepsiburada da olabilir.
0
Topalordek
(17.11.21)
stanley termos ya da karaca kahve fincaı takımı gibi şeyler gönderiyorlar bize
genelde güzel kutular içinde çikolata ya da kahve çeşitleri ile geliyor
0
devilone
(17.11.21)
Bize de deviline gibi termos ve çikolata olan bir kutu geldi geçenlerde. Kaliteli bir termos her daim işe yarar yanında iyi bir atıştırmalık da ağız tatlandırır güzel olur.
Ondan önce de kolonyalı kutu gelmişti Rebul’un setleri çok güzel mesela şu;
www.atelierrebul.com.tr
0
cilekli pasta
(17.11.21)
Hediye çeki mantıklı.
Bize çeyrek altın veriyorlardı, siz bu bütçeyle gram altın ideal olabilir.
0
etna
(17.11.21)
Hediye ceki gram mutlu etmiyor ya.
Her yerim hediye ceki doldu ne alcam diye bakmaktan yorgun dustum. Hatta buraya da sormustum.

Keske saat falan sacma bisey alsalardi.
0
divit
(17.11.21)
Altın +1 ya da direkt parayı verin
0
primetime
(17.11.21)
zarf içine 500 lira koy ver.
isteyen istediğini yapsın.
0
alt4y
(17.11.21)
hediye çeki+1
migrostan da alabilirsiniz. hem alkol vs de isteyen istediğini alır.
0
veritaslibertas
(17.11.21)
en güzeli trendyol veya hepsiburada'dan hediye çeki. Çünkü herkesin zevki beğenisi başka. Yemeğe götürsen eğlenen olur eğlenmeyen olur.

En temizi ver hediye çekini, adam ne istiyorsa alsın.
0
anten
(17.11.21)
Nakit her zaman tatlı bence. Belki ben gidip parayı yemeğe vermek istiyorum. Hediye çeki böyle durumlarda işe yaramaz. Hele defter, kalem gibi şeyleri hiç mantıklı bulmuyorum. Ben ödüllendirilecek kadar büyük bir iş yapsam ve şirket bana defter, bardak verse iş değiştiririm.
0
dissendium
(17.11.21)
Ben olsam altın verirdim
0
sta
(17.11.21)
prim
0
naksidil
(17.11.21)
hediye çeki veya altın derim net. biraz daha bütçeniz olsa eşli tatile gönderin derdim ama pek mümkün değil 500 liraya.
0
roket adam
(17.11.21)
(24)

5 milyon liranız olsa

dafuq
çalışmayı sevmeseniz.çalışmadan bir hayat kurar mısınız?çok parası olup kafasına göre takılan, istediği saatte istediği yere giden birisi olmak çok mu lüks? böyle yaşayan var mı?
çalışmayı sevmeseniz.
çalışmadan bir hayat kurar mısınız?
çok parası olup kafasına göre takılan, istediği saatte istediği yere giden birisi olmak çok mu lüks? böyle yaşayan var mı?
0
dafuq
(16.11.21)
evim var mı yok mu?
0
sutlu nescafe
(16.11.21)
@sutlu nescafe, sen seç olsun mu olmasın mı. hadi 6 milyon diyelim 1 milyonuyla da evin olsun ona mı takıldın :)
0
🌸dafuq
(16.11.21)
Bence çok lüks, bu çok paralar gibi görünen paralar olmadığı için çok görünüyor bence, mülk sahibi olmak dediğimizi şey var, değeri korumak var, parayı artırmak var, dert bunların çoğu aslında.
5 milyon nedir? evin, araban var mı? daha iyi arabaya geçmek istemeyecek misin, daha iyi ev istemeyecek misin?, peki cep telefonu yenilemek? iyisi 10 bin lira.
boş zamanında daha fazla para harcayacaksın, kaliteli zaman geçirmek pahalıdır, yani kursu olur, gezmesi olur, tatili olur, bunlar hep para.
Bence 5 milyon zamanı almaya yetmez ama çalışırken de öyle bir para sahibi olmak bir çok şeyi yapmana imkan tanır.
0
atom karincanin torunu
(16.11.21)
çalışmadan duramam ya. siyasete falan girerim en kötü ihtimalle. kafama göre takılmak bi yere kadar, kafamın meşgul olması lazım benim.
0
roket adam
(16.11.21)
@roket adam, çalışmamak diyince malak gibi yatmak demiyorum. siyasete girmek istiyorsan gir, gönüllü çalışmak istiyorsan çalış, ne istersen yap yani. paranı yettirecek kadar tabi. kafanı meşgul edemezsin diye bir şey demedim.
0
🌸dafuq
(16.11.21)
kafama göre takılacaksam güzel bir yerde güzel bir ev isterim. 5 milyonu eve verip meyve sandığından masa tabure yaparım o nedenle sordum :)
0
sutlu nescafe
(16.11.21)
Valla ben calismayip malak gibi de yatabilirim. Para bitince mecburi calisirim ancak bitinceye kadar da hazira dag dayandiririm.
0
j r r tolkien hayrani
(16.11.21)
5 milyon artık büyük bir para değil maalesef. Mal mülk sahibi yapar belki ama çalışmadan olmaz.
0
primetime
(16.11.21)
500 bin dolar, az-orta riskte birkaç yere dağıtıp yılda %10 dolar faizi almak zor değil. 50 bin dolar gelecek diyelim, 30'uyla yaşayıp(300bin tl / 12 = aylık 25000 tl) 20'sini geri yatırsan, istediğin işi yapıp arada birkaç ayda bir fena olmayan paralar kazansan mesela gayet iyi yaşayıp doların enflasyona yenilmeden birikmeye devam da eder sanki.

Yurtdışına gidicem dersen orada rahat bi başlangıca yeter ama Türkiye'de kalmak parasal açıdan daha mantıklı olabilir.

Ben her türlü kendi kafamdaki şeyleri yapmak için istifa ederim.
0
nhk ni youkosu
(16.11.21)
j r r tolkien hayrani + 1
0
the end of time
(16.11.21)
O parayla maalesef istediğin yere gidemezsin. ABD'ye rahatça gidemezsin. Gitsen de uzun süre rahatça harcama yapamazsın. Fabrika sahibi olanlar bile hiç değilse saat 10, 11 gibi işe geliyorlar. Ben de işe 10 gibi gidip, 3, 4 gibi çıkardım. Hiç çalışmadan yaşamazdım.
0
dissendium
(16.11.21)
5 milyona lüks bir daire al. 15 bin liraya kiraya ver. 5 bin lirasıyla kendi kiranı öde. 10 bin lirayla da mis gibi yaşa, yatırım yap. Ben bu senaryoda asla çalışmam.
0
adwokat
(16.11.21)
doğru yatırımla mis gibi yaşanır. çok acayip bir para değil ama doğru değerlendiren için güzel para. piyasa takibiyle, al satlarla fazla çalışmadan gayet rahat yaşanır bu paraya.
0
scudman1
(16.11.21)
hazıra dağ dayanmaz 5 milyon lira nedir ki, eli yüzü düzgün bir ev alsan 1-2 milyon arası tutuyor zaten, hadi evi döşe, yanına bir de araba koy etti sana 3 milyon

öte yandan ekonominin böyle olmadığını bundan 1 2 sene öncesi gibi olduğunu düşünürsek, iş kurmak, üretmek için güzel bir para.
0
killerbee
(16.11.21)
5 milyon çok az. Şu anki mesleğime göre hesap yapınca en az 3.5m$ diyorum ben.
0
zoghurt
(17.11.21)
Bizim burada evler 2 milyon kirasi da 7bin tl.
2 tane ev al 14bin tl maas.
Evlerin fiyati da dolardan daha hizli artiyor.

E kira da vermiyorsam 1 gunde emekli olmusum.

Elimi surmem herhangi bir uretime.
Pc bile acmam geri kalan hayatimda.
0
divit
(17.11.21)
(bkz: financial independence)
(bkz: ekonomik ozgurluk)
(bkz: ekonomik bagimsizlik)
www.reddit.com

etf, kira geliri, temettu veren sirket hisseleri ve bitcoin ile bolunebilir. ama 5 milyon 5 sene once muthisti, simdi o kadar degil.
0
baldur2
(17.11.21)
5 milyon ayda en az 100 bin tl getirir. burada herkes ceo olduğu için beğenmiyor. yoksa mis gibi yaşanılır.
0
pascaldiscoda
(17.11.21)
@pascal
hangi yolla 100 bin getirir?
0
baldur2
(17.11.21)
@baldur2 birçok değişken yatırım fonu ayda 100 bin ve üstü getirir.
0
pascaldiscoda
(17.11.21)
en büyük hayalim 5 milyon yapıp işi gücü her şeyi bırakmak:) zengin olma kıstasım 5 milyon benim.

insanlar bu soruyu (her soruyu olduğu gibi) yanlış anlıyorlar. 5 milyonu yastık altına koyup orada eriteceğiz sanıyorlar.

5 milyon az para yetmez o ev alamazsın şu bu diyenlerin 1 cümle bile finans bilgisi yoktur.

bir gün yapacağım o 5 milyonu 40 yaşına gelmeden.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(17.11.21)
hiç riske girmez amerika'da temettü hisseleri var, nike, At&T(bizim turkcell gibi) alır %8 temettü oranı ile aylık bugunun parasıyla 33.000 TL alırdım, dolar arttıkça alacagım temettü de artacagı için faizdeki gibi param erimemiş olurdu.

hisse değer kaybeder falan bakmayın hisse 30 senedir bu fiyatlarda gidip geliyor, temettü hisseleri genelde böyle.

bunu yapar gayet te yatışmodunda takılırdım, ha çalışmadan duramazdım bir tatil beldesinde kafama göre işlerde çalışırdım, barista olurdum, tekne turları düzenleyen adamların yanında çalışırdım, emlakçılık yapardım vb vb.

insanlara dokunabileceğim bir iş yapardım ama daha relax takılırdım.
0
liberal
(17.11.21)
Çalışmayı seviyorum, o yüzden 5 değil 50 milyonum da olsa mutlaka kışın sabah 7'de yazın sabah 8'de kalkar ve ofisime gelirim. Sadece ofiste oturmak da değil, mutlaka sahaya çıkacak bir uğraş/iş de uydururum.

O 5 milyonu (hedef parayı) çalışarak kazanan kişi çalışmayı bırakmaz/bırakamaz. Çünkü 5 kazandıktan sonra hedef 10 olur, 10 kazandıktan sonra hedef 20 olur mesela.

Çünkü karakteri buna müsait değil, sosyolog değilim ama bunca yıllık tüccar olarak tecrübe ettiklerime göre şöyle anlatmaya çalışayım;

A- 5 milyonu kazanacak karakterde biri asla çalışmadan duramaz
B- 5 milyonum olsa yatarım, çalışmam diyen karakterdeki adam o parayı kazanamaz sanki.

Konumuz şans oyunları, miras filan değil tabi ki, konumuz o hedefteki parayı kazandıktan sonra çalışıp çalışmamak.

Yoksa o parayı kazanıp da çalışmaya devam edecek karakterdeki adamın/kadının çocuğu hiç çalışmadan o parayı çatır çatır yiyebilir.
0
John Bloor
(17.11.21)
Calisma ile aram cok super degil ama uzun sure calismayinca da cok saliyorum.

2013 civari yaptigim hesapta su noktaya ulasinca calismayi birakacagim, kemer sikip abartiya kacmadan ve yatirim yapmaya devam edip yalniz basima erken emeklilik yasayacagim diye hedef koydugum yer 2.5 Milyon TL idi. (1 kusur milyon dolar ediyormus o sirada) Bazi sanssizliklar oldu ve o noktaya gelemedim. Simdi yurt disinda ve evli biri olarak baska hesaplarlaa tekrar basliyorum.

Su an 5 milyon TL ile cok iyi kemer sikmaniz ve duzgun yatirim yapmaniz (Mesela parayi TL'de tutmamak) durumunda gecinirsiniz ama en ufak bir sikintida o parayi o kadar hizli yersiniz ki inanamazsiniz.

Ikinci sorunuza gelirsek, zenginlik genelde su gruplara bolunur:

Tepe %1 Milyarderler ve buyuk milyonerler. Bunlarin bir kismi gecmisten gelen zenginligin ustune oturur ve pek bisey yapmaz, kalani servetini legal/illegal kendi kurmustur o zenginlige daha da katmak icin olumune calisir. Bu buyuklukteki serveti bitirebilmek ozel bir beceri/becerisizlik gerektirir.

Tepe %10 Bunlar milyonerdir. Yine bir kismi mirasyedidir, kalanlari da iyi ticaret yapanlar, kurumsal yoneticiler, yuksek beceri ve zeka gerektiren mesleklerde one cikanlar olur. Daha bozuk toplumlarda bol bol rusvetci ihaleci pudra sekerci vs... de vardir bu bolgede.

Kalanlar: Orta ve alt gelir gurubu iste. Bunlarin orani ulkeden ulkeye degisir.
0
cleric
(18.11.21)
(8)

gereksiz mi kasıyorum? iş görüşmesi/iletişim konusu

floydian
selamlar, linkedin'den bir yere başvurmuştum whatsapp'tan belli ki template bir mesajla dönüş yaptılar cv'nizi, spesifik olarak şu alandaki tecrübenizi ve sitemizi inceleyip biz kendimizi şu alanda nasıl geliştirebiliriz kısa bir çalışma yapıp bize iletirseniz dilerseniz yüz yüze dilerseniz zoom üze
selamlar, linkedin'den bir yere başvurmuştum whatsapp'tan belli ki template bir mesajla dönüş yaptılar cv'nizi, spesifik olarak şu alandaki tecrübenizi ve sitemizi inceleyip biz kendimizi şu alanda nasıl geliştirebiliriz kısa bir çalışma yapıp bize iletirseniz dilerseniz yüz yüze dilerseniz zoom üzerinden görüşürüz diye.

şimdi takıldığım 2 nokta var.

1- whatsapp'tan ulaşılması. bunun template mesaj ile yapılması üstelik.
2- whatsapp'tan ulaştın yetmedi bir de taleple gelinmesi. 100 adayla görüşseler herkesten 2 fikir kapsalar oh mis değil mi? kısa günün karı resmen.
0
floydian
(16.11.21)
Bence hoş değil. Örnek bir proje isterler, ederi olmayan bir şeyler yaparsın işi bildiğini göstermek için bunu anlarım da "kendimizi nasıl geliştiririz çalışma yap gönder" bana çok saçma geldi. "Hayır kurumu muyum ben?" diye geri dönerdim işe çok ihtiyacım yoksa.
0
himmet dayi
(16.11.21)
1. artık çoğu şirket whatsapp üzerinden iletişime geçmeye başladı ama benim gözümde hiç profesyonel bir davranış biçimi değil.

2. bu konuda katılıyorum, hani neler yapabileceğinizi görebilmek adına talepte bulunabiliyorlar ama pek çoğu beleşe fikir bulma derdinde, çok karşılaştım.

eğer zor iş bulabileceğiniz bir alanınız yoksa ve az da tecrübeliyseniz başka işler bakının bence.
0
rose parks
(16.11.21)
rose parks +1
0
dreamnesiac
(16.11.21)
Şirketin işleyişi hakkında hiçbir fikri olmayan insanlardan "şu alanda kendimizi nasıl geliştirebiliriz" sorusuna aldıkları cevap ile çok bir yere varamazlar. Fikir mantıklı bile olsa işin zor olan tarafı uygulaması.

Bizimle çalışmak istiyorsun ama yaptığımız işe yeterince kafa yordun mu gibi bir durum. Whatsapp kısmını ilk defa duyuyorum.
0
archmage mahmut
(16.11.21)
ikisi de saçmalık. ülkemizde insan kaynakları departmanları gerçekten rezalet. burada da örneğini görüyoruz.
0
dafuq
(16.11.21)
WhatsApp profesyonel değil. Anca konum atmak için WhatsApp'ı mantıklı bulabilirim. Görüşmeye çağırırlar, yeri bulmak zordur, o aşamada konum atabilirler.

İstedikleri şey ise komik. Sanki ilkokul çocuğuna ödev veriyorlar.
0
dissendium
(16.11.21)
WhatsApp işe başvurusunda henüz bir iletişim aracı değil, 2 seneye tamamı oraya geçebilir.

talep ise firmalarda olması gereken bir şey, eski tip kendini anlat görüşmesinin çağı çoktan geçti. Olmaması gereken ise bize kendini geliştirebileceğimiz çalışması. Bunun için adaya çalışma alanı ile ilgili veri verilir ve pozisyona uygun olarak yorumlanması istenir, excel, powerpoint vs. bu gayet uygun ve verimli bir işe alım stratejisi.
0
ludwig boltzmann
(16.11.21)
yani birebir aynı içerik e-posta ile iletilseydi size saçma gelmeyecektiyse, whatsapp üzerinden gelmesinin bir farkını göremiyorum. whatsapp'a fazla anlam yüklemeyin, çağımızın hızlı iletişim araçlarından bir tanesi diye bakın. e-posta ile gelen de template olurdu çok büyük ihtimal.

istedikleri şey az biraz saçma ama.
0
posthuman
(17.11.21)
(9)

Gıda Mühendisi'nin 30.000 TL maaş kazanması mümkün müdür?

magni
Yaşı 30 üstü olan, sektörde iş deneyimi fazla olan, şu anda da iyi bir şirkette çalışan bir gıda mühendisinin 30.000 TL maaş kazanması mümkün müdür?Kendi işim harici maaş piyasasına hiç hakim biri değilimdir de, acaba laf arasında ben mi yanlış anlam çıkardım diye merak ettim, sorulmaz da tabii.
Yaşı 30 üstü olan, sektörde iş deneyimi fazla olan, şu anda da iyi bir şirkette çalışan bir gıda mühendisinin 30.000 TL maaş kazanması mümkün müdür?

Kendi işim harici maaş piyasasına hiç hakim biri değilimdir de, acaba laf arasında ben mi yanlış anlam çıkardım diye merak ettim, sorulmaz da tabii.
0
magni
(16.11.21)
Brüt ise müdür, net ise direktör falansa kazanır. Gayet normal.
0
himmet dayi
(16.11.21)
kazaniyordur, zamaninda kiracim icin evsahibi hem kiracidan hem esinden bordro almis, bana vermisti, orada gordugum rakam bayagi bayagi iyiydi o yila gore
0
sweetoffice
(16.11.21)
Mümkün. Tecrübe 10 yıldan fazlaysa kıdemli olarak işe alabiliyorlar. Yaşı 40 50 arasıysa da senior olabilir.
0
dissendium
(16.11.21)
Bir tanıdığımın tanıdığı, öylesine başka şirkete başvuruyor, normalde 4bin tl maaş alırken, ne kadar istiyorsunuz diye sorunca 30bin tl diyor. Kabul ediyorlar.
0
do you remember me
(16.11.21)
Cok net ruyasinda gorur.

Kendi isi degilse, direktor falan degilse kimse 30bin maas vermez.
Ios yazilimcisina vermiyorlar o parayi
0
divit
(16.11.21)
buyuk bit sirkette kidemli mudur veya direktor seviyesindeyse evet mumkun.

cok buyuk bir ekip ve butce yonetiyor olmasi, kritik kararlar aliyor olmasi lazim.

uzman, sef seviyesinde mumkun degil.
0
la lykia
(16.11.21)
hiç de normal değil. mümkün de değil.
0
nothing in my way
(16.11.21)
Gıda sektörü ile iç içe çalışan birisi olarak bildiriyorum. Büyük gıda şirketlerinde, Direktör, Ar-Ge Yöneticisi, üretim müdürü gibi seviyelerinde mümkün ve alıyorlar. Ama tabi ancak büyük olanlarda.
0
yeninesiltupcu
(16.11.21)
(12)

büyük firmaların patır kütür hacklenmesi

chezidek
yemeksepeti gene hacklenmiş de bu nasıl oluyor onu merak ediyorum. https://eksisozluk.com/15-kasim-2021-yemeksepeti-comun-yine-hacklenmesi--7083873bu işten çok anlamadığım için olsa gerek çok aklım almıyor bunu.günlük olarak muhatap olduğum en teknolojik alet 60 bin küsur çekirdekli, 3 petabyte disk
yemeksepeti gene hacklenmiş de bu nasıl oluyor onu merak ediyorum. eksisozluk.com

bu işten çok anlamadığım için olsa gerek çok aklım almıyor bunu.

günlük olarak muhatap olduğum en teknolojik alet 60 bin küsur çekirdekli, 3 petabyte diskli, 600 gpu'lu, 150 m² taban alanı kaplayan bir süperbilgisayar.

www.idris.fr

koca koca firmalar, içlerinde onlarca yazılımcı, neyi yanlış yapıyorlar da dışarıdan gelen biri databasedeki kullanıcılara ulaşabiliyor?

bu kadar kolay mı yani bu işler?
0
chezidek
(16.11.21)
yalan dolan. inandınız mı? kendileri satıp kendileri cebe indiriyorlar işte.
0
rose parks
(16.11.21)
Ben de yalan olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de en büyük sorun en üstten en alta kadar denetimsizlik. Bir tane savcı şunların tepesine çökse, 100 milyon lira ceza ödeseler bir daha böyle bir olay duymazsınız.
0
dissendium
(16.11.21)
twitter.com
burada siber güvenlik işinde çalışan arkadaşlar var, onlar daha iyi bilir durumu ama cidden de kimsenin umursamadığı bir konu. göstermelik önlemler, sızma testleri yetiyor gibi geliyor. sıradan bir şirketsen yeter ama bu kadar çok kullanıcıya ve dataya sahipsen direkt senin üzerine oynarlar; ona göre önlem alman lazım. almıyorlar çünkü yaptırım yok. kvkk'yı gdpr seviyesine çekip cezaları uygulamaya başlarsan o zaman ciddiye alırlar.

hiçbir zaman kesin koruma var denemez tabii, sen her türlü önlemi alsan bile hackerler onu aşmaya çalışır. karşılıklı bir satranç gibi, sen hamle yaparsın onlar karşı hamle yapar. ama bu kadar kolay olmaması için doğru düzgün hamleler yapılması lazım.
0
Bruce
(16.11.21)
Onlarca yazilimci kod yaziyor, bilgileri sakliyorlar. Baska onlarca yazilimci da o saklanan bilgileri bulmaya calisiyor, mevzu bilgisayarlar ortaya ciktigindan beri boyle.

Database'in superbilgisayarda olmasiyla hacklenememesi arasinda bir iliski yok, biri hardware biri software.

Bir de birsey daha ekliyim, hardwareler konsolosluklar kadar iyi korunuyor diyebilirim. Isim dolayisiyla arada bir bu tarz binalara girmem gerekiyor, haftalar oncesinden izin aliyoruz, binanin icinde surekli takip ediyorlar, parmak iziyle giriyorsun, girerken ve cikarken tartiyorlar, vs.
0
cooperr
(16.11.21)
Senelerdir teknoloji sirketlerinde calisiyorum guvenlik falan yok olm :) yani var da yok. Sonucta icerde yuzlerce adama acik bu veriler.
Heklemeye falan gerek yok yani.

Biri verinizi almak istese karsilasacagi en buyuk sorun excelin 1 milyon satir almasi olur. Excel coker alirken.
0
divit
(16.11.21)
Zaten kimsenin de umrunda degil.
Yani hem calmak hem de guvenligi umrunda degil.

Yani ben datani calsam isime yaramaz umursamiyorum, herkes de boyle.
Datani cok iyi korusam bana bir kari yok. Cok iyi korudun diye kimse para vermiyor.

Bunun sonucunda koskoca twitter bile admin sifresini 123456 yapiyor.
0
divit
(16.11.21)
işte ben de bu bahsettiğim süperbilgisayarda hesap açtırmak için bağlı olduğum enstitü aracılığıyla 4-5 tane form doldurdum. bu bilgisayara bağlanacağım local cluster'ın ip adresinden pasaport bilgilerime, anamın babamın ismine kadar bütün seceremi döktüm. şaka değil, oturum kartımın numarasına kadar hepsini istediler.

gerçi içeriden yapılmıştır diyenlere de hak veriyorum. bizim gruptaki bütün bilgisayarların admin şifreleri aynı ve dışarıdan deneyen birinin tahmin edebileceği kadar kolay. duyuru2021 tarzı bir şeyler.
0
🌸chezidek
(16.11.21)
ssh harici neyle baglanmayi planliyosun abi?

lokal bilgisayari patlatsalar bile brute force harici neyle erisim saglayabilirler ki? public key falan da kabul etmiyor. 10 haneli bir sifre harici herhangi bir erisim sanslari yok.
0
🌸chezidek
(16.11.21)
Heh iste olay bu iste.
Baglanmayacaksin zaten, baglandigin anda guvenligi delmis oluyorsun.
Sana nasil guvenecek mesela?

Kapiya retina + parmak izi ile giris yanlara demir parmaklik koyup sonra ssh ya da vpn izni veriyorsun. Adam evden cart diye giriyor.
Gecmis olsun.

Mesela ben bir projede calismistim it muduru deliydi biraz.
Canli makineye giris yetkisi olan it'ci yoktu.
Kodu yazip teslim ediyorsun sonrasi yok.
Bu adamdan gel de veri cal.
Adam makineye internete bile baglamiyor :)
0
divit
(16.11.21)
Ya normalde yazılım ekibi ile güvenlik ekibi ayrı olur, normal yazılımcının o kadar güvenlik bilmesi zor, o yüzden o işi bilen ayrı bir ekip kurman lazım.

Ama orada da şöyle bir sıkıntı var, güvenlikçinin yetenekli olanı senin vereceğin 3 kuruş maaşla ilgilenmez, onun yerine hack'leyip o bilgileri satar, daha kârlı bir iş. Yine bu "sızma testi" yapan üçüncü parti şirketler için de aynısı geçerli, orada da normal adam çalışıyor, onun bulabileceği şeyler de sınırlı.

O yüzden bounty programları yapıyorlar dünyada. Eleman bir açık olduğunda olayı böyle medyaya duyurmak yerine gelip sana söylüyor, sen de parasını verip açığı öğrenip kapatıyorsun. Normal işleyiş bu. Ama TR'de bu işi yapan hiçbir firma yok bildiğim kadarıyla. Dümdüz vizyonsuzluk.

Geçen sene ben böyle bi açık bulup firmaya mail atmıştım, baya da sağlam bir altyapı firması, "eyvallah cnm" diye cevap attılar. Kötü niyetli birisi olsam oradaki bilgileri satmak benim için daha kârlı yani, niye uğraşayım haber vermekle.

Bir de tabi cezasızlık var, adamlara geçen seferki hack yüzünden 2 milyon lira ceza kesmişler. 1 günlük kârı bile değil muhtemelen. E millet de tepki göstermiyor, uygulamayı kullanmayı bırakan yok bu sebepten vs. niye uğraşsınlar yani.

Mevcut şirketimde kurduğum yapı da şöyle: hiçbir developer'ın (ben hariç) canlı makinelere erişimi yok. Log lazımsa başka yerden bakıyorlar, deploy yapılacaksa başka makine yapıyor, sen kendin yapamıyorsun. Tek bir gateway hariç hiçbir makinenin (database'in vs.) internete erişimi de yok. Gateway'de de whitelist var, yani yapabileceğin işlemler belli, onların haricinde hiçbir şey yapamıyorsun. Bütün şifreler tek kullanımlık veya süreli vs.

Buna rağmen yarın hack'lensek şaşırmam yani, kesin bir yerde bi açık vardır.
0
plutongezegendegilmi
(16.11.21)
siber güvenlik üzerine çalışıyorum.

evet bu kadar kolay. özellikle yazılımcılarımızın güvenlik farkındalığı olmadığı için yazdıkları kodlar açıklarla dolu. güvenlik ekiplerinde de az çok iş bilen herkes ya yurtdışına gidiyor ya da yüksek paralara danışmanlık şirketlerinde çalışıyorlar, bu tarz firmalarda turnover çok yüksek olur. + olarak güvenlik zaten çok zor bir dal, hem para harcamak lazım hem enerji, hem de gündemi takip etmek lazım. zor iş yani genel olarak.

canlı makinalara erişimin olmasına gerek yok. bir tane formda ufak bir injection açığı olur oradan bile içeri girebilirsin. ya da içeriye bir oltalama maili atıp, içindeki zararlı dosya ile içeriden dışarıya tünel açılmasını sağlayabilirsin vs vs. ya da adamların kullandığı cihazların yazılım versiyonlarını vs bulabilirsen sırf o v için yazılmış açıkları tespit edebilirsin, vs vs. yani çoook fazla yöntem var.
0
roket adam
(16.11.21)
Ssh mesajini ben silmedim bu arada.
Bosa dusmus aradaki diyalog.

Ssh dandik falan demsitim
0
divit
(16.11.21)
(10)

Kpss motivasyon

dissendium
Sorumu anlatmaya çalışayım. Benim KPSS'de atanabileceğim puan en az 90. Ama ben hayatımı İstanbul ve çok yakın çevresinde kurmayı istiyorum. 90 puan alsam uzak bir yere atanabilirim ama bu istediğim bir şey değil. İstanbul için de 95 puan düzeyinde alırsam şansım oluyor. Bu tabii ki merkezî atama iç
Sorumu anlatmaya çalışayım. Benim KPSS'de atanabileceğim puan en az 90. Ama ben hayatımı İstanbul ve çok yakın çevresinde kurmayı istiyorum. 90 puan alsam uzak bir yere atanabilirim ama bu istediğim bir şey değil. İstanbul için de 95 puan düzeyinde alırsam şansım oluyor. Bu tabii ki merkezî atama için geçerli. Açıktan alımlarda daha düşük puanla İstanbul'a atanma şansım olabilir. Bu konuda ayrıca bilginizi paylaşırsanız güzel olur.

Sonuç olarak 95 gibi yüksek bir puanı almak için çalışmak motivasyonumu düşürüyor sınav için. Bu sınava çalışmaya zaman harcayıp o puanı alamama düşüncesi sorun oluşturuyor. Boşa çalışıyormuş hissi oluşuyor.

Böyle bir durumdaki sorularım şunlar.

1. O puanı alıp almamayı düşünmeden sınava çalışarak şansımı denemeli miyim ya da KPSS'yi bir seçenek olmaktan çıkarmalı mıyım?

2. KPSS ile İstanbul dışındaki yerlere atanan kişiler varsa motivasyonunuz ne? Gidip ailelerine, ülkenin büyük şehirlerine uzak yerlerde yaşamak sizi rahatsız etmiyor mu? Ömür boyu bu şekilde mi yaşayacaksınız?

Genel olarak başarı için bakış açısının nasıl olmasının daha iyi olacağını soruyorum. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(15.11.21)
KPSS'deki amaç kamuya kapak atmaktır. Üniversite sınavı gibi düşün. Sınava herkes girer, en iyi üniversiteyi hedefler ama olmazsa da puanının tuttuğu yere gider. Temel mantık bu. 2 defa Kpss'ye hazırlanmak zor iş. Bu şekilde zaman kaybetmektense atanıp sonra tayin için uğraşıyorlar.
0
roe
(15.11.21)
bölümümden alım olmadığı için mecburen düz memur oldum istanbul'da 85 puanla. olay şu zaten; ben şehrimde kalayım keyfime bakayım dersen bölümün ile alakasız memurluk yaparsın, ben ille de mesleğimi yapacağım dersen zaten senin için şehir çok da fark etmez gidersin.

mesleğinizi söyleseydiniz daha fazla şey yazabilirdim ama açıktan alımları da kovalayın yabancı dil puanı da ekleyip istanbulda kalabilirsiniz.
0
candide
(15.11.21)
@candide, makine mühendisiyim. Yds'ye gireceğim yeni yılda.
0
🌸dissendium
(15.11.21)
niye devlette çalışmak istiyorsunuz? makina mühendisleri için özel çok daha iyi.
0
candide
(15.11.21)
Benim memleket ile çalıştığım yer arası 1000 km. Özel sektörde gelecek yoktu şartlar kötüydü. Makine mühendisliği nasıldır bilmiyorum ama ben olsam şansımı denerdim. Devlet sonuçta bu cuma oldu mu haftasonu bana ait.
0
komando kani var bende
(15.11.21)
İşe gidiş geliş dahil 7-19, cumartesi dahil, iş güvencesi olmayan bir işte köpek gibi çalışmayı düşünmek daha da motive edecektir.
0
Euxinos
(15.11.21)
bu dediğini ben de çok düşünüyorum. insanlara şaşıyorum hatta, nasıl bu kadar kişi başka şehre gitmeyi göze alabiliyor diye. büyük şehir olsa belki ama ücra yerlerdeki küçük bir şehre asla gitmem ben. türkiye'de bile yaşamayı istemiyorum, kalkıp da başka şehre gitmem istanbul'dan kolay kolay. sırf bu yüzden kpss'yi hiç düşünmedim işsiz olduğum halde. memur olmanın olayı bu zaten. memur olmak isteyip de istanbul'da kalmak isteyen hiç duymadım mesela. tüm yaşam amacını memur olmak için harcamak çok saçma geliyor bana.
0
nothing in my way
(15.11.21)
Kpss'de 95 puan almanın motivasyonu bu puanı almaya mecbur hatta mahkum olmaktır. Öyle normal bi kafayla alınacak bi puan değil. Hemen hemen bütün soruları yapmak demek. Puan hesaplama sitelerinden fikir sahibi olabilirsiniz. Ha alan varsa demek ki oluyor o zaman umutsuz da olunmamalı. Demek istediğim kararlılık gerek.
0
oyokbuyoknevar
(15.11.21)
Öbür soruyu unutmuşum. İstanbul dışında da gayet hayat var. Paran varsa her yer İstanbul.
0
oyokbuyoknevar
(15.11.21)
Bende benzer durumlardan müzdaribim.
2018 de makine mühendisliğinden mezun oldum.
2019 da işe başladım. 2020 puanım 72 civarı 2021 puanım 84 civarı.
özel sektörde baktım her iş bana kitleniyor karşılığı verilmiyor daha fazla mesleki tecrübe kazanamıyorum bunun motivasyonuyla verdim istifamı şimdi kpss çalışmaya devam ediyorum. Yds ye de bakacağım.
Özelde çalıştıysan biliyorsundur mesleki veya düz memurluk çoğu özel iş yerinden daha iyi olanaklar sağlıyor.
Bende İzmir'de yaşamak istiyorum ama olmazsa bile kazanacağım para ile yaşam standardımı arttırabilirim, tatillerimi daha iyi değerlendirebilirim.
Herkesin durumu, hayalleri farklıdır tabi.
0
kararsızataletfilozofu
(15.11.21)
(11)

29 yas erkek 21 yas kadin yas farki cok mu iliski icin

Sebastian
sb
sb
0
Sebastian
(15.11.21)
Çok değil be Sebastian. Ama 21 yaş çok çocuksu veya tripli tecrübesiz bir birey olabilir.
0
Amory Lorch
(15.11.21)
Çok değil.
0
pispinti
(15.11.21)
Karakterlere bağlı. 21 yaşındaki bir kadının karakteri 29 yaşındaki bir erkeğin karakterinden daha olgun olabilir. Ben aşk sektörünün Covid nedeniyle eskisi gibi canlı olmadığını düşünüyorum. O nedenle hoşlanma varsa yaş gibi şeylere takılmak yerine şansınızı deneyin.
0
dissendium
(15.11.21)
çok.
0
candide
(15.11.21)
Sikintiya musait yaslar ama kendi basina iliskiyi engelleyecek bir kirmizi bayrak degil.
0
cleric
(15.11.21)
@candide +1

21 ile 29 arasındaki uçurum 29 -40 tan daha fazla.
0
killerbee
(15.11.21)
Çok.
0
j r r tolkien hayrani
(15.11.21)
Olgunluk farkı diyenlere +1

Mesela 25-33 olsaydı o tamam da, 21 bebe gibi gelir pek çok hususta. He amaç çok da ciddi bir ilişki değil de seks odaklıysa, takıl gitsin o vakit.
0
jonas
(15.11.21)
Bence tam ideal.
0
noluyo yaa
(15.11.21)
yaş farkı falan filan hikaye. aynı yaşta olunca noluyor sanki? birbirlerini daha mı iyi anlıyorlar? hepsi yalan dolan.

devam edin.
0
ilgeru
(15.11.21)
çok. sapıkça bulurum hatta.

hazır yeni çıkmışken ve yaşlar da birebir uyuyorken taytay'den gelsin:
www.youtube.com
0
aguen
(15.11.21)
(8)

6 ay askerlik mi yedek subaylık mı?

zelkowa
Merhabalar, tecilimi bozduracağım ve Şubatta kısmet olur ise askere gideceğim. Hali hazırda nişanlıyım, geldikten sonra nasip olur ise evlenmeyi düşünüyorum. Sorum şu : Henüz nitelendirilebilecek bir işim yok fakat maddi bir kaygım da yok. Bu bilgilere dayanarak ;Maddi bir kaygınız yok ve parayı çok
Merhabalar, tecilimi bozduracağım ve Şubatta kısmet olur ise askere gideceğim. Hali hazırda nişanlıyım, geldikten sonra nasip olur ise evlenmeyi düşünüyorum. Sorum şu :



Henüz nitelendirilebilecek bir işim yok fakat maddi bir kaygım da yok. Bu bilgilere dayanarak ;



Maddi bir kaygınız yok ve parayı çok umursamıyorsunuz fakat bedelli de yapmak istemiyorsunuz. Amaan ne kadar erken o kadar iyi diyerek 6 ay mı derdiniz yine yedek subaylığı mı seçerdiniz?


Yedek subay olarak yapmanın bir riski var mı ? (Örneğin doğuya atandık, çatışma yaşama ihtimali vesaire)


Bu konularda cahil olduğum ve sizlerin de düşüncelerinizi merak ettiğim için sordum. Teşekkür ediyorum.
0
zelkowa
(14.11.21)
6 ay yaptım. Yedek subaylık çıkma ihtimali yüksekti (makine mühendisiyim) ama tercih etmedim. Tercih etmeme sebebim bir yıl askerde geçirmek istememekti. Yedek subaylığın avantajı maaş alman. Para biriktirmek için şansını deneyebilirsin.

Risk var. Piyade olursan Güneydoğu'ya gidebilirsin. Çatışma riski var.

Şu an için tavsiyem kışın gitme. Büyük eziyet olur. Ben nisan ayında gittim. İyi ki yazın yapmışım diyorum.
0
dissendium
(14.11.21)
Şans+1
Mamakta birligin yedek subayi mesai bitince gider, haftasonlari rahat, odasinda lig tv vs vardi. Mutluydu.

Askerlik kibris, hudut birligi. Yedek subaya yazik. Ufacik odada, odada ne tuvalet, ne banyo hiçbir şey yok. Hepsini askerlerle ortak. Gecen gündüzün yok sürekli birşey çıkıyor. Haftasonlari gene sikinti. Komutan zaten manyakti, catisma bölgelerinden gelmis biriydi. Buna ek olarak kibris'ta altyapi vs olmamasini da kat (tuvalet tikanir, su akmaz, yemekler zaten leş, internet gg. Yok yani).

Kısacası yedek subay olup düz askerlikten daha leş bir askerlik yapabilirsin.
0
logisticsmanager
(14.11.21)
Bu arada çok önemli bir tavsiye vermek istedim. Covid nedeniyle çarşı izinleri yokmuş bir süredir. Yanlışsa bilemem. Covid bitmeden mümkünse askere gitme. Çünkü çarşı izni olmayan askerlik hapis gibi bir şey olur. Hem ihtiyaçlarını gideremezsin hem de psikolojik olarak zorlanırsın. Bu da ek bilgi olsun.
0
dissendium
(14.11.21)
Kesinlikle yedek subaylik ile daha rahat bir askerlik yasarsin
0
tahtakafa
(14.11.21)
Yedek subaylığı eğer orduda doğrudan tanımlanmış bir iş karsiligi olan bir mesleğiniz varsa seçin. Olup olamamanizdan ziyade, eğer orduda kadro karşılığı olan bir mesleğiniz yoksa ve yedek subay olursaniz, kuvvetle muhtemel eğitim birliğinden sonra gorevlendirileceginiz yerde takım komutanı/karakol komutanı olursunuz. Takım komutanı da joker subay, angarya subayı demektir realitede. Uzman erbaş ve astsubaylar pek sallamaz, aynı şekilde maiyetiniz olan takiminizdakiler de sallamaz, birinci amiriniz olan ustegmen ya da yüzbaşı da bu 10 ay sonra gidecek diye çoğunlukla sallamaz.

Mezuniyetinin doğrudan kadro karşılığı olduğunu bildiğim (yani yeri ve görevinin sınırları az çok belli olan) bölümler: tıp, hukuk, veteriner hekimlik, eczacılık, hemşirelik, psikoloji, psikolojik danışmanlık, dişçilik, sosyal hizmet uzmanı, diyetisyen, gıda mühendisi, elektronik, bilgisayar, makine, mekatronik, telekomünikasyon... mühendisi.

Diğer mezun olunan bölümler takım komutanı olarak (ya da hudutta iseniz karakol komutanı) kadro görevini yapıyor genelde. (bilmediğim olabilir, değişen olabilir, yukarıda yazdıklarım askerlik yaptığım birlikte olanlar ya da görev vb. gittiğim üst kademe birlikte karsilastiklarim)

Bence buna göre düşünün.
0
encokbenisevinnolur
(15.11.21)
Askerliğini kısa dönem yapmış biri olarak şahsi düşüncem eğer para bir kıstas değilse askerliğin hangisi kısaysa onun yapılması; hele de aradaki süre farkı 6 aysa...

Yedek subay olarak rahat bir askerliğiniz olabilir ancak hiçbir askerlik çeşidi sivil hayat kadar rahat değil, kaldı ki gayet zorlayıcı koşullarda da askerlik yapma ihtimaliniz var; bu kısmı fazlasıyla şansa kalmış durumda. Kısa dönem eğitim vb. düştükten sonra çok daha çabuk bitiyor; devrecilik vb. gibi çoğunlukla uzun dönem saçmalıklarının sizi bağlamaması daha büyük ihtimal. En fazla poşet moşet derler ki o da çok bir mesele değil, güler geçersiniz. Sonuçta İzin falan yapmazsanız zorlansanız bile 5 ay civarı bir sürede dönersiniz, sonra da hayatınıza bakarsınız.
0
salihdt
(15.11.21)
Askerliğin kısası makbuldür her zaman. Ben de Nisan ayında gidip Eylül ayında dönmüştüm. Gerçekten çabuk bitiyor.
0
pispinti
(15.11.21)
ben de kisayi secerim, ortadoguda ne zaman ne olacagi belli olmaz biran once yapip bitirmek en iyisi.
0
cooperr
(15.11.21)
(8)

bu kitap neden bu kadar pahalı?

deartheodosia
Orientalism: Western Conceptions of the Orient (Penguin Modern Classics) https://www.amazon.com.tr/dp/0141187425/ref=cm_sw_r_cp_api_glt_i_8BG0V41K7BS3MT3W9D4D?_encoding=UTF8&psc=1
Orientalism: Western Conceptions of the Orient (Penguin Modern Classics)

www.amazon.com.tr
0
deartheodosia
(14.11.21)
Amazon prime fiyatı 1.270 tl ve stokta 19 adet var
0
🌸deartheodosia
(14.11.21)
Ben linke tıkladığımda 326.81tl ve 1 stok gösteriyor şuan
0
dreamnesiac
(14.11.21)
İthal. Burada basılmıyor. Yeterli değil mi.
0
dissendium
(14.11.21)
24,29£ satış fiyatına İngiltere’den Türkiye’ye gümrük bedeli ve kargo ücreti de dahil. Ucuz diyebiliriz
0
avatar is back
(14.11.21)
Bu kitap, Metis'in çevirdiği kitabın aynısı. İçeriğinde, Önsöz dâhil olmak üzere, hiçbir değişiklik yok.

www.idefix.com
0
BuddyGuy
(14.11.21)
Soru benim anladığım amazon linkine tıklayıp diger saticilar diyince 1200 liralik hali ver, bu neden pahali diyor arkadaş.

Ben biraz baktım yurtdışında da böyle 150 dolarlık falan gördüm ama farki anlamadım.
0
logisticsmanager
(14.11.21)
amazon fiyatını soruyorum. amazon fiyatı 1,300 tl’ye yakın. ithal kitaplarda da amazon dr, idefix, pandora gibi kitapçılara göre çok daha uygun oluyor.
0
🌸deartheodosia
(14.11.21)
bazen bazı ürünlerde stok az kalınca fiyatı astronomik bir seviyeye çekebiliyorlar.
sayfalar altından değilse belki bundandır :)
sonuç olarak 326 tl'dan satılan bir versiyonu da var.
benim alanımdaki kitaplar ortalama 500-600tl mesela şuan :(
pandora mı amazon mu ucuz ona hep dikkat etmek gerek çünkü bazen amazon'dan alırken banka komisyon da uygulayabiliyor, pandora'dan almayalı da çok oldu ama bazen daha uygun kalabiliyordu diye hatırlıyorum kitapları.
bunların dışında bu kitap çok bilinen bir yayın, üniversite kütüphanelerinde kesin vardır.
0
dreamnesiac
(14.11.21)
(7)

Hayata reset atmak

Kutup Ayısı
Erken 30lar reset atmak (topyekün) için geç midir?Yapabilirim sanki ama başarılı örneklere ihtiyacım var. Yani iki sonuç olabilir: ya yalnız ve parasız ölürüm ya da başarırım.Yoksa bu hayat böyle gitmez. Risk faktörü 20lerdeki gibi hissettirmiyor işte..Var mı diyecekleriniz?
Erken 30lar reset atmak (topyekün) için geç midir?

Yapabilirim sanki ama başarılı örneklere ihtiyacım var.

Yani iki sonuç olabilir: ya yalnız ve parasız ölürüm ya da başarırım.

Yoksa bu hayat böyle gitmez.

Risk faktörü 20lerdeki gibi hissettirmiyor işte..

Var mı diyecekleriniz?
0
Kutup Ayısı
(14.11.21)
Çok belirsiz bir soru. Neler yapacaksınız? 30'lar bence günümüzün 20'leri. Okul da okunur, iş de kurulur. Ama bunlar temelsiz olmamalı. Hedef yoksa okul okunmaz. Bilgi sahibi olunmayan bir alanda iş kurulmaz.
0
dissendium
(14.11.21)
ne için geç? şöyle kabaca hesaplasak geriye 40 aktif, 50 de total yılınız kalmış olsun. demek ki hiç de öyle geç kalmış değilsiniz her ne yapmak istiyorsanız. zaten bu hayat böyle gitmez de diyorsunuz, korkaklık edip reset atmamanızın anlamı da yok. gerçekten isteyip başarılamayacak bi şey olduğuna inanmıyorum ben. siz de yeterince istiyorsanız ama öyle ama böyle muhakkak başarılı olursunuz. just do it i say.
0
erenderk
(14.11.21)
Valla cok yuzeysel soru olmus cidden. Biseyleri degistirmek icin karar alip onu uygulamaya calismak yastan bagimsiz olarak normal olani ancak 'topyekun reset' iceriginin ne oldugunu bilmeden biseyler soylemek de zor. Ne bileyim atiyorum 30 dan sonra gidip de futbol kariyeri insa edemezsin.
0
j r r tolkien hayrani
(14.11.21)
topyekün derken : ilişki, iş , çevre, şehir/ülke.

ilişki : mevcut olan bitirilecek.

iş : değiştirilecek. bunun için gerekli yatırım, çalışma yapılacak.

çevre : istenmeyen herkes ile iletişim kesilecek yeni insanlara yer açılacak.

şehir/ülke : iş ile bağlantılı olarak gerekli taşınma işlemleri yapılacak mümkünse ülke de değiştirilecek.
0
🌸Kutup Ayısı
(14.11.21)
Hiç anlamadığın bir işe girişeceksen batarsın zaten ama yok anladığın bir işse başarırsın.
0
komando kani var bende
(14.11.21)
Cok klise olacak ama %100 su cevabi.

“Twenty years from now you will be more disappointed by the things you didn't do than by the ones you did. So throw off the bowlines. Sail away from the safe harbor. Catch the trade winds in your sails. Explore. Dream. Discover.”

Mark Twain
0
christopher nolan
(14.11.21)
Ünlü düşünür (hehe) bill burr'den gelsin;
youtu.be
0
logisticsmanager
(14.11.21)
(5)

Debriyaj ve Fren Kullanımı

depresif çocuk
Merhaba,Acemiyim ve aşağıdaki durumlarda ne yapacağım tam olarak net değil.1) Diyelim ki ışıklara 2. viteste yanaşıyorum, önümde bir sürü araç var. Önce biraz yavaşlayıp duracağım sonra herkesle birlikte gıdım gıdım ilerlemeye başlayacağım. Biraz ilerleyip sonra tekrar duracağım vs. Burada debriyaj,
Merhaba,

Acemiyim ve aşağıdaki durumlarda ne yapacağım tam olarak net değil.

1) Diyelim ki ışıklara 2. viteste yanaşıyorum, önümde bir sürü araç var. Önce biraz yavaşlayıp duracağım sonra herkesle birlikte gıdım gıdım ilerlemeye başlayacağım. Biraz ilerleyip sonra tekrar duracağım vs. Burada debriyaj, fren ve gaz kullanımım nasıl olmalı? Vitesim kaçta olmalı?

2) Hızlı bir şekilde seyir ediyorum ve aniden önüme bir şey çıktı ve çok kısa bir mesafede durmam gerekti. Yalnızca frene mi basmalıyım yoksa debriyaj ve frene birlikte mi basmalıyım? Önce hangisine bastığımın bir önemi var mıdır?

3) Yolculuğum sona erdi, artık aracı durdurmam gerekiyor. Debriyaja ne zaman basmalıyım, hiç basmasam sadece fren ile yavaşlasam olur mu?
0
depresif çocuk
(14.11.21)
1. Ben olsam duracak kadar yavaşladıktan sonra 1'e alırdım. Tam durunca boşa alıp beklerdim.

2. Ani frende debriyaj ve frene aynı anda basılıyor. Sınav uygulaması bu. Sadece frene basarsan stop eder.

3. Sadece fren ile yavaşlayabilirsin ama fazla yavaşlarsan stop eder. Stop etmemesi için önce debriyaj, sonra fren.
0
dissendium
(14.11.21)
1- 1. vites kalkış vitesidir. dur kalk akan trafikte ilerlerken 1'de kalırsın. kısa süreli duraksamalarda debriyaja basmış vaziyette beklersin (sağ ayak da frende tabi). biraz daha uzun bekleyeceksen vitesi boşa alıp sağ ayağını frene basılı tutman kafi.

2- debriyaj ve fren birlikte. önce hangisine basacağını düşünmene gerek yok. sağ ayak gazdan frene geçene kadar sol ayakla debriyaja çoktan basmış oluyorsun zaten refleks olarak.

3- debriyaja hiç basmazsan arabayı stop ettirirsin. frenlemeye başladığında debriyaja çoktan basmış ol.

özet: her frenleme yaptığında debriyaja da bas.
0
zgrydn
(14.11.21)
Debriyaj bir nevi arabayı boş vitese almak demektir. Bu bilgi bir kenarda dursun.
1: böyle durumlarda debriyaja basıp arabayı boş a alıyorum. Sonra bir ayak frende kendi hızıyla yavaşça yanaşıyorum diğer arabanın arkasına. İstediğim kadar yanaşınca da duruyorum haliyle. Hareket edince de 1 ile kalkıyorum. Çok yavaş akan trafikte (saatte 10-15 km hız) 2.vitese almadan dur kalk yapa yapa gidiyorum.

2: ayağın alışırsa debriyaj ve frene kendin basarsın. Vitesteyken boşa almadan sadece fren ile durursan araba stop eder. Araba bostaysa stop etmez. Ama o hızda vitesle uğraşamayacağına göre debriyaj+fren ile durulur. Önce hangisine bastığın çok farketmez. Ama durmadan önce ayağın debriyajda olmalı. Fren ile hızını 100 den 30 a düşürebilirsin. Ama durduğun an debriyajı kullanıyor olmalısın.

3: fren ile yavaslayabilirsin. Ama arabayı yüksek vites ve çok düşük devirde kullanmak motoru boğar. Madem duracaksın, vitesi boşa al araç kendi hızıyla gitsin. Ayağın frende hızını kendin ayarla. İstediğin an tam fren yapıp dur. Veya çok mesafe değilse vitesle uğraşmak istemiyorsan ayağın full debriyajda da gidebilirsin. Arabayı boşa almış sayılırsın. Ama 5.viteste arabanın hızı 20-30 km ise o motor boğulur, gaza tepkisi çok az olur. Hele bir de yokuş yukarı gidiyorsan eyvah eyvah.
0
pisuardaiserkenpipiningorunmeihtimali
(14.11.21)
1. Yürür hızda yol alman için yarım debriyajda daha doğrusu kavrama noktasında tutarken hızını gazla ayarlaman gerekiyor 1. Viteste. Durmak istediğinde zaten yavaşsın debriyaj+fren.

2. Ani kazık fren debriyajla beraber yapılır. Belki debriyaja basmazsan motor freniyle daha kısa sürede durulur falan yazacaklar sana burada ama hayır. Çünkü arabayı stop ettireceksin böyle bir durumda o şok haliyle ve bu istenen bir şey değil. Derslerde de zaten debriyaj+fren diye öğretirler. Yarış yapmıyoruz sonuçta.

3. 70 ile gidiyorum sağa çekip duracağım. 4.vitesteyim. Sadece frene bastım devir düştü düştü düştü araba yavaşladı, artık çok düştü devir 2'ye çektim debriyaja basarak, daha da düştü devir şimdi durmasına yakın debriyaja basıyorum ki motor stop etmesin. Durunca 1'e takarsın boşa atarsın vs.
0
bana kedicik derdi
(14.11.21)
1. Yokuş aşağı bu durumu yaşıyorsan o zaman ayağım debriyajda frene bas çek yaparak devam ediyorum. Gaza basmam gerektiğinde de o sırada kaçla hareket ediyorsam ona uygun vitese takıp ayağımı frenden çekip gaz vererek debriyajdan da çekiyorum.
Düz yolda vs ise o zaman durana kadar fren + debriyaj. Durduktan sonra vitesi 1 e takıp arabayı kaldırırım. Sonra ağır ağır giderim.

2. Önce debriyaja basarsan arabanın yavaşlayıp durma mesafesi çok çok artacak. Bunu tartışmanın anlamı yok. 30 dan 0 a düşeceksen evet o zaman debriyaj ve frene aynı anda basabilirsin çünkü 50 mt de 5 mt farkeder. Ama 80le giderken aniden durman gerekirse ve debriyaj frene aynı anda basarsan durma mesafeni aşırı arttırırsın. 80 den 30 a düşerken fren + debriyaj kullanırsan yüzde 10 fan çok daha fazla farkedecek durma mesafen. Zaten 80le 4. Viteste giderken vitesi düşürmeden 30 a kadar indirebilirsin arabayı, sonrasında debriyaja basarsın.
Ben 80le giderken frene asılırım. 30 a falan gelince debriyajada basarım. Zaten iki türlü de dene, kendin farkedersin arabanın yavaşlama ivmesinden.
3. Sadece fren olmaz. Mesela otoyolda benzinliğe dirdiğini düşünelim, önce sağ şeride geçip yaklaşınca arabayı biraz frenleyip vitesi 5 den 4 e alırım. Sonra benzinliğin kapısını görünce frene basarım, araba biraz yavaşlayınca debriyajada basarım ve arabayı 2. Vitese alırım. Devriyajdan çekip uygun bi pompaya giderim. Pompanın önüne yaklaşınca da debriyaj ve frene aynı anda basacak şekilde aracı durdururum.

Debriyaj ve frene aynı anda basacağın her an 1 2 sn önden frene basman çok daha güvenli ve doğru bir alışkanlık. Ama bu zamanla gelişiyor. Düşük hızlarda aynı anda basman çok değiştirmez. Ama yüksek hızlarda debriyaja aynı anda basarak arabayı yavaşlatma verimini çok düşürürsün.
0
zimbirik
(14.11.21)
(16)

13 Kasım 2003 Migroskop Kataloğu

Karmaşıklık
Çok güzel saklanmış bir katalog buldum işyerinde. Dün baskı yapılmış gibi temiz ve sağlam. Tam 18 yıl olmuş bugün itibariyle. https://photos.app.goo.gl/ML61mL2yNh2g4psNAEn şaşırdığınız fiyat hangi üründe?Ben fiyata değil de elektronik ürünlere şaşırdım. Nereden nereye.
Çok güzel saklanmış bir katalog buldum işyerinde. Dün baskı yapılmış gibi temiz ve sağlam. Tam 18 yıl olmuş bugün itibariyle.

photos.app.goo.gl

En şaşırdığınız fiyat hangi üründe?
Ben fiyata değil de elektronik ürünlere şaşırdım. Nereden nereye.
0
Karmaşıklık
(13.11.21)
Et kg 9.90 tıpkı amerikadaki gibi. En çok bu ilginç geldi diyebilirim.
0
melonsucker
(13.11.21)
beklediğim kadar artmamış fiyatlar. 2003'te dolar 1.6 liraymış. şuan 10 desek arada 6.25 kat fark var. migros'ta kırmızı et 60 lira desek normal aslında. pınar süt o zaman 1.25'miş, şimdi de 7 desek yine uyuyor.
0
Wakatakakage
(14.11.21)
küçükken bayılırdım bunları okumaya, o yüzden bir yandan çok tanıdık geldi.
ortalama bir bilgisayarın günümüz parasıyla 2 bin lira olması enteresan cidden. bundan bir sene sonra 400 liraya o zamanın iyi cep telefonlarından birini aldırmıştım babama. şimdilerde onun muadili telefonlar 10 bin lira.

kurdan bağımsız, kola ve diş macunu artışı da mantıksız geldi bana. cidden 1 liraya 1 litre kola alınırdı, şimdi marketten almadım uzun zamandır ama yemek sipariş ederken 8-9 liraya satıyorlar. diş macunları da uçtu gitti.
0
Bruce
(14.11.21)
Hepsine şaşırdım ama son zamanlarda beni süt fiyatları üzdüğü için ona daha çok şaşırdım. 1.25 olan süt bugün 8.5.
0
mg3929
(14.11.21)
kesinlikle ayçiçek yağı.

1 kilo pirinç 1.5m iken ayçiçek 3litre 6m
0
killerbee
(14.11.21)
4lü hacı şakir kalıp sabun 1.5 liraymış. şimdi 18 lira falan.
0
xrated
(14.11.21)
Bu arada bi şey daha ekliyim. Fiyat artışlarının sizi çok daha fazla şaşırtmasını beklerken az şaşırdıysanız bunun nedeni kalitenin düşmesi. Tüm ürünler 10 sene öncesine göre hatta 3 sene öncesine göre bile çok daha kalitesiz.
0
mg3929
(14.11.21)
2003 tam olarak ülkenin güzel yıllarından sayılmaz ama ya. Yine ekonomik olarak fakir olduğumuz günlerdi. 2006-2010 arası daha iyiydik. Günümüzle karşılaştırmak açısından daha iyi bir referans olabilir bu tarihler.
0
westblack
(14.11.21)
Vay be. Anılarım canlandı. Alpella keki hatırladım.

Ben Apikoğlu sucuğa şaşırdım. Kilosu 20 liraymış. Şu an 170 lira.
0
dissendium
(14.11.21)
Ben de çay. kahve ve maden sularına takık olduğum için onların fiyatı şaşırttı. Hatta kahve kupaları ne ya öyle! O zamanın asgari ücretiyle bile lüksüne alabileceğin çok şey var.

Yalnız fiyatlar da bayram öncesi olmasına rağmen normal değil mi ya? Bakınca şimdi insan gibi yaşamayı özledim..
0
e mice
(14.11.21)
dolar bazinda fiyatlarda fazla fark yok.
bunun da sebebi tr'nin son 20 senede bir tuvarlak cizip an itibariyle basladigi noktaya geri donmesi.
0
cooperr
(14.11.21)
Ayy Lila Stars görünce çocukluğuma gittim. O yıllarda en sevdiğim şeydi. Fiyatı da diğer çikolaralara göre uygunmuş.
0
ms brownstone
(14.11.21)
Fiyattan bağımsız tat marka su şaşırttı.
0
owaki
(14.11.21)
Asgari ücretle ilgili yanlış bir yaklaşım herkes asgari ücretten bahsettiği için, o zamanlar çalışanlar yüzde kaçı asgari ücret alıyormuş, bugün ülkenin yarıya yakını alıyor.

Beni en çok abur cuburlar üzdü, oradaki çokonatın lezzetini şu anda bulmak imkansız.
Şaşırdığım eskiden gofetlerin gramajı daha yüksekti gibi geliyordu ama gramajlar hala aynı, galiba eskiden olan kalitenin verdiği doyumu vermediği için gramajı azalmış gibi geliyor yerken.
0
atom karincanin torunu
(14.11.21)
laptop 2 küsür milyar o zamanlar 3 öğretmen maaşıyla alınıyor. o kadar üretim ve lojistik imkan gelişti, teknoloji ucuzladı, hala 3 maaşa 1 laptop... ülkede refah artmamış.
0
ya ben lan neyse
(14.11.21)
bilgisayar ve telefonun o yıllarda pahalı olması, et ve yağ fiyatlarının çok normal olması, 5'li çokonatın 1 milyon olması :)
0
paintov
(14.11.21)
(4)

dün bi olaya şahit oldum, polis

hem şişko hem deli
bir hastane otoparkında sıra sıra dizilmiş araçlar var. araçların kafası hastenin aksi istikametine bakıyor.bu şahit olduğum olaydaki yol hastane acilinin yolu, yani ambulanslar, acil hastalar geliyor önünde de 1 sıra park etmeklik yer var ve araçlar var. hastane tırt bir özel hastane öyle geniş bir
bir hastane otoparkında sıra sıra dizilmiş araçlar var. araçların kafası hastenin aksi istikametine bakıyor.

bu şahit olduğum olaydaki yol hastane acilinin yolu, yani ambulanslar, acil hastalar geliyor önünde de 1 sıra park etmeklik yer var ve araçlar var. hastane tırt bir özel hastane öyle geniş bir yol değil.

dün bir araç arkasını kontrol edip geri geri çıkarken, başka bir araç cart diye beklemeden ve oldukça hızlı o aracın arkasına girip, geri çıkan aracın dokundurmasına sebebiyet verdi.

bu anda sirenler falan çaldı, içinden bi zibidi indi, sen ne yapıyosun alırım ehliyetini vb şöföre çıkıştı.

polis olduğu imasında bulundu aracı egea gibi bişeydi ve yanında bi kız vardı, kızın yanında artislik yapma durumu

araçtan indi zıpladı arabasına falan baktı, işte argo bişeyler söyledi, üstüne başına baktım silah yok, tipe baktım polis tipi yok, telsizi yok, araçta çakar yok sadece korna yerine siren var.

bişey de diyemeyince hani haksız yani belli olay, karşı taraf da bişe demedi buna. bişey yok araçlarda senin hatan falan dedi.

eleman aracın camları filmi bi dahakine keserim cezayı deyip izmir kalkışlı yaptı gitti.

plakası elimde.

sizce bu polis miydi? normal sivil bi plakası var. bu tür durumlarda eğer şöför ben olsaydım ve bu elemanın polis olup olmadığını araştırmak durumunda olsaydım ne yapmam gerekirdi?

dün hastanedeyken bi kaç adli vaka geldi, hani cinayettir falan, bir sürü polis gördüm özel ekipler, sivil polisler falan bu elemanın yakından uzaktan hiç alakası yok, yaşı da genç 23 24 falandı. kıllandım yani, hani yarın öbürgün böyle bişey gelir başımıza, dolandırıcıdır bişeydir. bişey de bilmiyorum diye bu durumlarda ne yapmak gerekir diye size sormak istedim.
0
hem şişko hem deli
(13.11.21)
Araştırmana gerek yok. Sen kimsin diye soracaksın. Polisim diyorsa kimlik soracaksın. Ehliyeti nereye alıyor. Çarptı diye ehliyet mi alınır. Egea'ya bindiğine göre muhtar çocuğu olabilir. Milletvekili çocuğu demeye dilim varmadı Egea'yı görünce.
0
dissendium
(13.11.21)
Hahaha buna benzer olay annemle benim başıma geldi. Kendi halimizde arabayla ilerlerken başka bir araba yan tarafımızdan bize çarptı. Biz annemle arabadan inince ben polisim ayağıyla artistlik yaptı. Başlarım polisliğine diyip üzerine yürüdü annem adam pısıp kaldı. Belediyede memur olarak çalışıyormuş :D :D

Tipten polis olmasını anlayamayabilirsiniz. Benim de sevgilim komiser, silahı asla belli olmaz, tipi de genç gözüyor baya. Kimlik sorarsınız, 155i arayıp kendiniz polis çağırırsınız vs vs
0
jazzabel
(13.11.21)
Ancak kimlikten belli olur polis olup olmadığı arkadaşların dediği gibi.
Yoksa tipe göre bakarsan çok yanlış yaparsın.
Ben ne at hırsızı tipli herifler gördüm, sivil polis çıktı herifler.
Hele bir tane gördüydüm değnekçi gibi orta yaşlı, elde tespih atarşanıyor etrafa istiklalin ortasında. Meğersem sivil polismiş telsizi fln vardı ortalık yerde.
0
les yeux blanches
(14.11.21)
1- sivil polisi tipinden tanıyamazsiniz.
2- sivil polis uluorta yerde ben polisim alirim ehliyetini demez.
3- sivil polis polis görevde degilse görev aracini kullanamaz. görevde ise de aracin sivil plakasi olur,siz anlayamazsiniz.
4- telsiz falan onlar geride kaldi, en fazla sivil polis arabasinin ön tarafinda not almak icin bir not defteri hazir bulunur, belki oradan anlarsiniz.
5- her polis sana ceza yazamaz, arabani cektiremez, filmlerini falan sökemez. her birinin ayri bir görev yeri var.
her polisim diyenden tirsmayin, kimlik sorun, göstermiyorsa karakolu arayip polis oldugunu söyleyen biri var bizi tehdit ediyor deyin. ciddiye alip geliyorlar. kimlik gösteriyorsa da sicil numarasini not edin. yine karakola sikayet edin.

muhtemelen en iyi ihtimalle yeni cevik kuvvettir, yanindaki kadina hava atmak istiyordur. siz korkup sindikce daha da azgin oluyorlar, izin vermeyin.
0
spivak
(14.11.21)
(2)

Jandarma da calisanlar

samiabi19
Jandarmada görevli olanlarin hepisi polis gibi meslek olarak mi yürütüyorlar görevi ?Yoksa genclerin askere giti gibi halen askerlini yapanlari da mi görevlendiriyorlarmi jandarmada ?
Jandarmada görevli olanlarin hepisi polis gibi meslek olarak mi yürütüyorlar görevi ?
Yoksa genclerin askere giti gibi halen askerlini yapanlari da mi görevlendiriyorlarmi jandarmada ?
0
samiabi19
(13.11.21)
Subay, astsubay, Uzman er/erbaş olarak evet kadrolu devlet görevlisi hepsi. Maaşını alan, zamanı gelince emekli olan insanlar.

Ama normal askerlik yapan er ve erbaş da görev süreleri boyunca jandarmada askerlik süreleri bitene kadar görev yaparlar, acemilikten sonra tamamen tesadüf/kura ile görevlendirilir mecburi askerlik görevini yapan erkek vatandaşlar.
0
John Bloor
(13.11.21)
Zorunlu askerlikte de jandarma sınıfı var. Genelde Doğu'ya, Güneydoğu'ya gönderilirler. Jandarma komando olanları da var, cezaevinde görev yapanları da var.
0
dissendium
(13.11.21)
(4)

covid sonrası seyahat anksiyetesi

roket adam
öncesinde sık seyahat ettiğim bir işim vardı. malum 2 senedir evdeyiz, bu ara da hem sıkıldığımdan hem de merak ettiğimden zaten gitmem gereken bir 3. dünya ülkesine seyahat planladım iş için. 1 haftadır buradayım ama hayatımda psikolojik olarak hiç bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum. 6 saatlik uça
öncesinde sık seyahat ettiğim bir işim vardı. malum 2 senedir evdeyiz, bu ara da hem sıkıldığımdan hem de merak ettiğimden zaten gitmem gereken bir 3. dünya ülkesine seyahat planladım iş için. 1 haftadır buradayım ama hayatımda psikolojik olarak hiç bu kadar yorulduğumu hatırlamıyorum. 6 saatlik uçak yolculuğu boyunca maskemi hiç çıkarmadım, sürekli bir covid gerginliği ile geziyorum, insanlar da bu konuyu saldığı için artık dikkat etmiyorlar ve çok yoruluyorum. yediğim yemek dokunacak mı (dokundu), covid olacak mıyım, hasta olur muyum (boğazım ağrıyor zaten) gibi düşüne düşüne kendimi hasta ettim. gece yatınca otelde uyuyamıyorum, aklıma hep kötü şeyler geliyor.

seyahatli düzene dönüp benzer duyguları paylaşanlar var mı aramızda? bunu nasıl aşmak lazımdır, var mı bir öneriniz?
0
roket adam
(13.11.21)
Hasta olunca ne oluyor ki. Tedavisiz bir durum değil. Covid çıktıktan kısa bir süre sonra işe yarar tedavi bulundu. Şu an iki yıl bitecek.
0
dissendium
(13.11.21)
2 yıl azami dikkat ettim, ha ne oldu? 9 gündür karantinadayım, olacağı varsa oluyor, yapacak bir şey yok, kabul etmeye bakın ve dikkat etmeye devam edin.
0
devorgilla the gunslinger
(13.11.21)
Covid olursan ne olacak dünyanın sonu mu? Favimol yollayacaklar evine. Aşılıysan fazla korkmana gerek yok.
0
komando kani var bende
(13.11.21)
eğer kafanızı bu kadar takarsanız sonsuza kadar hasta olursunuz. çözüm biraz büyümek.
0
freiefeeler
(13.11.21)
(4)

ingilizce konuşmak

contavolta
klasik bir soru olacak malesef.şu anki seviyem yazılı metinleri eğer dili ağır değilse %70 anlayacak düzeyde. karşımdaki kişi ana dili ingilizce olan biri değilse onu da anlayabiliyorum aslında. ama iş konuşmaya gelince tıkanıyorum. cümleyi nasıl kuracağımı bi türlü aklıma getiremiyorum, mal gibi k
klasik bir soru olacak malesef.

şu anki seviyem yazılı metinleri eğer dili ağır değilse %70 anlayacak düzeyde. karşımdaki kişi ana dili ingilizce olan biri değilse onu da anlayabiliyorum aslında. ama iş konuşmaya gelince tıkanıyorum. cümleyi nasıl kuracağımı bi türlü aklıma getiremiyorum, mal gibi kalıyorum.

asıl amacım da yurt dışında çalışabilecek düzeyde geliştirmek ingilizcemi.

bi sürü duyuru var konuyla ilgili olarak ama belki daha önce cevaplamamış olup da güzel bi yöntem önerecek vardır.

kursa vs. yazılmalı mıyım? yoksa cambly gibi sitelere mi girmem lazım? cambly'e falan da girmeye çekiniyorum çünkü konuşurken yukarıda dediğim gibi cümleyi nasıl kuracağımı bilemiyorum.

ya da varsa başka önerisi olan, onları da deneyeyim?
0
contavolta
(12.11.21)
öncelikle daha önce defalarca söylenmiştir ama ben de hatırlatayım: ana diliniz olmayan bir dili konuşurken hatalar yapmanız, yavaş konuşmanız vs oldukça doğaldır. dünyanın hiçbir yerinde de bunu türkler kadar abartan bir grup yoktur. dolayısıyla işe endişelerinizi geride bırakmaya çalışarak başlayın.

benim önerim aynada kendi kendinize konuşmanız. ister kafanızda hayali bir konuşma ortamı yaratın, isterseniz hazır sorulara cevap verin.

"çivi çiviyi söker" atasözünün dil öğreniminde yeri büyüktür. konuşma sorununu ancak konuşarak çözersiniz. kolay gelsin .
0
south park in kapusonlu uyesi
(12.11.21)
Cümleyi nasıl kuracağınızı bilememeniz Türkçe cümleyi İngilizce cümleye çevirmeye çalışmaktan oluyor olabilir. Türkçe düşünmeden İngilizce düşünmeye çalışınca kolaylaşıyor aslında konuşmak. Bence bol bol dizi izleyin. Hatta zaman zaman diziyi durdurup konuşulanları siz de söylemeye çalışın. Bir de bence bu iş çok boyutlu. Akıcı konuşmak için kelime bilgisinin iyi olması gerekir. Önce yazma becerinizi geliştirmeyi deneyin.
0
dissendium
(12.11.21)
cambly için endişeniz yersiz bu arada, çünkü tam olarak bu tedirginliğinizi ve eksikliğinizi gidermek için var sanırım cambly. karşınızdaki dili size öğretmek, sizi konuşturmak için orada o yüzden cümle kuramasanız da bir şekilde ilerletiyor sizi karşınızdaki hoca.
0
aziz dostum jack
(12.11.21)
Yaklaşık 4 yıldır iş hayatında İngilizce kullanıyorum; bir sürü farklı milletten İngilizceyi native ya da ikinci dil olarak konuşan insanla muhattap oldum, toplantılara girdim... İngilizceyi sonradan öğrenip de hiç hata yapmadan konuşan hatırlamıyorum. Tabiri caizse kafasını gözünü yararak konuşuyoruz, anlaşıyoruz; bugüne kadar ne bir kimse bana bir şey dedi, ne ben kimsenin arkasından konuşulduğunu duydum. Zaten en büyük sıkıntı bu "Hata yaparsam insanlar ne düşünür, komik duruma düşer miyim" korkusu, onu aşarsanız gözle görülür bir iyileşme yaşayacaksınız. Pratik yapmaktan, hele de parasını vereceğiniz Cambly, italki, vb. ugulamalardaki hocalardan kesinlikle çekinmeyin.
0
salihdt
(13.11.21)
(2)

20 gün iznim var

beyinter
20 gun iznim var ama kafada yapacak hiç bir planım yok. ne tavsiye edersiniz?
20 gun iznim var ama kafada yapacak hiç bir planım yok.
ne tavsiye edersiniz?
0
beyinter
(10.11.21)
Belirlediğiniz birkaç şehri gezebilirsiniz.
0
dissendium
(10.11.21)
1. yurtdışı;
vizeyle uğraşmayacak çerezlik bir şey olarak belgrad veya lviv

2. yurtiçi;
bütçe durumuma bağlı olarak orta veya orta-alt segment birkaç otel ayarlayıp sevdiğim şeyler doğrultusunda birkaç şehri gezerdim. örneğin yemek için antep, adana vb gibi.
0
lappuntamento
(11.11.21)
(1)

1000 euro ile ortalama veya maks. kaç kurluk dil eğitimi alınır?

erenderk
diller ingilizce ve kürtçe. lokasyon tüm türkiye. soru geniş biliyorum, tahmini bi şeyler duymayı umuyorum veya yönlendirici bilgiler.not: bi dil eğitimi destek programını planlamak için soruyorum. seviye fark etmiyor. eğitimi alacak kişiler kuvvetle muhtemel zaten dili zayıf kişiler olacak.
diller ingilizce ve kürtçe. lokasyon tüm türkiye. soru geniş biliyorum, tahmini bi şeyler duymayı umuyorum veya yönlendirici bilgiler.

not: bi dil eğitimi destek programını planlamak için soruyorum. seviye fark etmiyor. eğitimi alacak kişiler kuvvetle muhtemel zaten dili zayıf kişiler olacak.
0
erenderk
(10.11.21)
İngilizcede kur olayını mantıksız buluyorum ben. Kimse size C1, C2 düzeyinde İngilizce öğretemez. Sadece anlatıp geçerler. İngilizcede bir noktadan sonra yola kendiniz devam etmeniz gerekiyor. Temel seviyede ya da B2'ye kadar rahatlıkla eğitim alabilirsiniz o paraya. Bu da 4 kur yapıyor. Üniversitelerin sürekli eğitim merkezleri fiyat olarak daha uygun olabilir dil kurslarına göre.
0
dissendium
(10.11.21)
(4)

Eski Dergileri Ne Yapmalı?

bi mekan
Merhaba, Elimde yeni - eski birçok dergi var. Altyazı, Sinema Seven gibi sinema dergilerinin bazı sayıları Hafta adlı daha hafif, görece yeni bir derginin birçok sayısı İstanbul Life dergisinin birkaç sayısı Ot dergisinin birkaç sayısı Bol bol Herkese Bilim Teknoloji dergisi Birkaç Atlas dergisi gib
Merhaba,

Elimde yeni - eski birçok dergi var.

Altyazı, Sinema Seven gibi sinema dergilerinin bazı sayıları
Hafta adlı daha hafif, görece yeni bir derginin birçok sayısı
İstanbul Life dergisinin birkaç sayısı
Ot dergisinin birkaç sayısı
Bol bol Herkese Bilim Teknoloji dergisi
Birkaç Atlas dergisi

gibi gibi...

Ev maalesef çok kalabalıklaştığı için bir kısmını vermek istiyorum. Geri dönüşüm çöpüne atsam ya da kağıt toplayıcılara versem diye düşündüm, ama bazı dergileri okumak isteyenler olur belki.

Nasıl değerlendirebilirim? Kargo biraz maliyetli olur. Bazıları böyle bilgi seli dergiler olmadığı için sahaflar pek ilgilenmez zannediyorum. Kütüphanelere de çok uygun gelmiyor hepsi.

Fikirlere açığım.
0
bi mekan
(10.11.21)
Nadirkitap sitesine yükleyebilirsiniz. Kargoyu da alıcı öder.
0
dissendium
(10.11.21)
yine buradan bir beyefendi 3 farklı dergi arşivini dağıtmıştı. bir seriyi ben almıştım. hatta zahmet edip evimin yakınına kadar getirmişti. okuyorsa tekrar teşekkür ediyorum.
0
brakgn
(10.11.21)
Özelden de yazdım ama buradan da yazmış olayım:

Hocam eğer satmak değil de vermek istiyorsanız çalıştığım fakültede sinemayla ilgilenen öğrencilerimize açık bir film atölyemiz var, oraya ayni bağış olarak kabul edebiliriz sinema dergilerinizi. Kargoyu da konuşuruz, ben karşılamaya çalışırım. Tabii satmak istiyorsanız bir şey diyemem :)
0
armagan abanuz
(10.11.21)
Sahaflar ilgilenmiyor, internete yükleyip satmaya da üşenince tanıdık bir sahafla "Dergileri al, yerine 2-3 kitap alayım" diye anlaşmıştım ben.
0
kobuzchu kiz
(10.11.21)
(16)

Askerliğe giderken kitap götürmek

osuran imam
Böyle bi' çılgınlık yapılır mı? Millet götürüyor tabii ama kitapların can güvenliği tehlikeye girebiliyormuş sanırım. Tek başıma gidiyorum, kapıdan almazlarsa ne yaparım? Gittikten sonra evden istesem gönderseler daha mı mantıklı?
Böyle bi' çılgınlık yapılır mı? Millet götürüyor tabii ama kitapların can güvenliği tehlikeye girebiliyormuş sanırım. Tek başıma gidiyorum, kapıdan almazlarsa ne yaparım?

Gittikten sonra evden istesem gönderseler daha mı mantıklı?
0
osuran imam
(09.11.21)
Şunu da söyleyeyim, roman filan değil, teorik kitaplar götürmek istiyorum. Sosyoloji filan...
0
🌸osuran imam
(09.11.21)
bazı birliklerde kütüphane bile oluyor ya neden izin vermesinler, götür bence bir şey olmaz. ha taşımak istemiyorsan kargoyla göndersinler o da olur ama hayvan gibi ideolojik filan bir şey götürmüyorsan kimse bir şey demez.
0
ronartest
(09.11.21)
Ne çeşit askerlik? Askere kitap götürülür ama abartmadan.
0
dissendium
(09.11.21)
otostopçnun galaksi rehberini götürmüştüm.
kimse bir şey dememişti.

ama aklında olsun kitaplara kontrol edildi gibi bir kaşe vuruyorlar.
0
teritori
(09.11.21)
Gittiğiniz yere göre değişir. Askerlikle ilgili her şey gittiğiniz yere göre değişir zaten.
0
pispinti
(09.11.21)
Klasik askerlik işte, uzun dönem. Şimdinin uzunu yani, 6 ay. İşte gideceğim yeri de kestiremiyorum. Ya kapıdan dönerse? Bırakacak birileri de olmayacak. Çöpe mi gidecek kitaplar? O yüzden acaba önden gidip ortamı yokladıktan sonra kargoyla istemek daha mı doğru olur dedim.
0
🌸osuran imam
(09.11.21)
Gittiğin yerde kitapçıdan alabilirsin. Ben her hafta sonu D&R'dan alıyordum. İlk gittiğinde çok eşya oluyor. Dolap küçük. İki kitaptan fazla götürme derim.
0
dissendium
(09.11.21)
başlangıç için 1-2 kitap yeterli. sonrasında ortama göre bakarsınız.
0
sanal uyku
(09.11.21)
1-2 kitap götür çok fazla götürme.
Adında ve içeriğinde siyasi bir şey olmasın veya cins bir adı olmasın yeter.
Komutan onayından geçmesi gerekir kitapların. Gösteri peygamberi kitabını adından dolayı onaylamakta tereddüt etmişti mesela komutan bana.
0
lappuntamento
(09.11.21)
abi kim napsin senin kitabini, istersen 100 tane gotur umursamaz kimse de calmaz.

Abuk subuk isimli bisey goturme yeter. S*tr git diye bi kitap vardi marjinallik olsun diye onu getiriyorlardi o bile sorun olmadi.

Buyuk kislaya dusersen son 30 yilin en cok satanlar arsivine ulasip dumur olursun zaten.
Herkes aldigini giderken birakir esek gibi kutuphane olusur.
0
divit
(10.11.21)
4-5 tane götür. Ben de acemi birliğine üç tane götürmüştüm. Önce el koydular, ilgili komutan inceledikten sonra onay verdi, bana teslim ettiler. Zaten kütüphane vardı. Götürmesem de olurmuş. Ha senin gideceğim yerde yoksa o ayrı. Sen az götür, kütüphane yoksa çarşı izninde alırsın.
0
burty
(10.11.21)
Aklıma geldi de acaba bi' redhouse sözlük bi de bazı ingilizce metinler götürsem sorun olur mu? Çeviri yapmak için?
0
🌸osuran imam
(10.11.21)
Sorun olmaz. Çarşı izninde üç tane sözlük almıştım. Redhouse sözlüğü pantolonun cebinde taşıyordum.
0
dissendium
(10.11.21)
acemilikte 5-6 tane bitirmiştim.
asteğmenken zaten çok sıkıntı olmuyordu, ama zorlu bi üste denk gelsem; sıkıntı yaşayabilirdim. yüzbaşım, intranetten sakıncalı kitap listesine bakmamı sağlamıştı. neyseki, benlik bi durum yoktu.
0
barankovan
(10.11.21)
Her askerlik birbirinden farklı oluyor ve hepsi birbirine benziyor.
Gideceğiniz yerdeki komutanın, kapıdaki görevli askerin nasıl davranacağına bağlı.
Ben yaklaşık 7-8 sene önce yaptım askerliği. İlk girişte bavulda ne olup olmadığına bakmadılar, sonradan komutan dedi ki kitabınız varsa gelin onaylatın.
Sanırım ilk sayfasına damga vurdular veya imza attılar,
İngilizce de bir kitabım vardı, ne kitabı diye sordu, cevabıma göre bastı geçti.
Bence çöpe giderse üzülmeyeceğiniz bir veya birkaç kitap ile gidin, sonra duruma göre kitaplarınızı kargoyla ister ver sipariş verirsiniz.

Komutanlar genel olarak askerlerin kitap okumasını seviyor, etrafta serserilik yapacağına bir yerde oturup sakince kitap okumasını tercih ediyorlar.
0
michael_knight
(10.11.21)
şu an asker yolu bekleyen biri olarak yazıyorum.
covid sebebiyle çarşı izni yok, o yüzden çıkınca alırsın gibi bir durum yok. ama belki kargoyla sipariş verirsiniz.
sivilden götürdüğünüz ve içeri sokulmasına izin verilmeyen eşyalar emanete alınıyor, kapısı kilitli bir odaya konuluyor ve terhiste size geri veriliyor. o yüzden kitabınızı almasalar bile diğer eşyalarınızla birlikte emanete alırlar en kötü ihtimalle.
0
halanne
(10.11.21)
(11)

İş güvenliğine uymayan kuruma nasıl dava açarım?

damba
Arkadaşlar merhaba, Daha önde bi duyuru açmıştım ve evlilikle fesih-tazminat vs işlerini sormuştum. Sonrasında sözleşmemi okudum ve orada açık açık iş güvenliği şartlarını sağlamak zorunda oldukları yazıyor iş yerinin-resmen haklarımı bilmiyorum beni kınamayın- Masabaşı bi işte, 8 saat bilgisayarda
Arkadaşlar merhaba,

Daha önde bi duyuru açmıştım ve evlilikle fesih-tazminat vs işlerini sormuştum.

Sonrasında sözleşmemi okudum ve orada açık açık iş güvenliği şartlarını sağlamak zorunda oldukları yazıyor iş yerinin-resmen haklarımı bilmiyorum beni kınamayın-

Masabaşı bi işte, 8 saat bilgisayarda aktif olarak çalışıyorum. Bana verdikleri sandalye taş gibi, gün içinde ve iş sonrası hem popom, hem sırtım hem boynum ağrıyor. 27 yaşındayım, bazı günler boynum resmen acıyor. 4 aydır sandalye talep ettim hala gelmedi, ama sözlü talep ettim salak gibi, asla kanıtlayamam 4 aydır saçma bi sandalyede oturtturulduğumu.

Şimdi ben doktora vs gideceğim artık, aletli pilatese gidiyordum maaşımın 4’te 1’i fiyatına, yalvarıyorum müdürüme bi sandalye talep edin artık, oyalıyordu beni.

Ben bu iş yerine hangi aşamalardan sonra dava açabilirim acaba?
Çünkü çıkmak istiyorum ve boyun ağrılarımın da bi karşılığı olmalı mı?
0
damba
(09.11.21)
Büyük ihtimal kovulursunuz dava işlerine girince. Bilmiyorum nasıl bir işyeri ama kendiniz bir sandalye alsanız sanki daha kolay olur gibime geliyor.
0
cilekli krep
(09.11.21)
boyun ağrılarımın da bi karşılığı olmalı mı?
olmalı
olur mu?
olmaz
0
hadsafhada
(09.11.21)
Önce İSG uzmanına söyle. Müdürle muhatap olma. Satın alma müdürü ya da personeli varsa ona söyle.
0
dissendium
(09.11.21)
İSG uzmanı nerede bilmiyorum ki, işe girerken bize bi eğitim verdi ve gitti, sonra da nerede bilmiyorum.

İşten ayrılmak istiyorum zaten, ama işten ayrılırsam benden maaşımın 6 kat fazlası tazminat talep ediyorlar.
0
🌸damba
(09.11.21)
@dissendium, müdürüm dediğim yanlış oldu, ekip lideri diyeyim. Lider satın almaya söyledi güya ama iş yeri büyüdüğü ve başka yerlerde şube açtığı için çok yoğunmuş, biraz daha bekleye getiriyor bana.
0
🌸damba
(09.11.21)
Ekip lideriyle de muhatap olma. Satın alma ile sen konuş. İşleri hızlandır. İsg uzmanı yoksa anlaştıkları bir şirket vardır. Yönetimden o şirketi öğrenebilirsin.
0
dissendium
(09.11.21)
Ya ben işleri çok çözme yolunda da değilim, tazminat ödememek için haksızken haklı olmak istiyorum, yanş bu durumu, iş güvenliğiyle alakalı kötü çalıştıklarını kanıtlamak istiyorum.
0
🌸damba
(09.11.21)
O kısım biraz zor. Norveç'te yaşamıyoruz maalesef. Sağlık sorunu kanıtlayamazsanız sert koltuğa kimse bir şey demez. Anca ciddi güvenlik sorunları olması lazım.
0
dissendium
(09.11.21)
Hocam kusura bakmayin ama fransa gibi çalışan haklarının tavan olduğu yerde böyle tazminatla işten çıkma duymadım.
Benim çalışan ameliyat oldu haliyle bizim oturduğumuz koltuklarda rahat edemiyordu (oturduğumuz koltuklar tanesi 500 euro falan).
Ona özel alındı, hatta koltuğu gelip özel ayarladılar falan onun vücuduna göre.
Şirket/sigorta belli miktarini karsiladi, kendisi belli miktarını.

Kısacası sizin o iş imkansiza yakın. Türkiye'de zaten ne şirket ne sigorta size özel koltuk almaz, siz kendi paranızla anca alırsınız.

Mantiken Koltuğun sizin sağlığınıza zararlı olduğunu nasıl kanitlayacaksiniz misal? Hangi veriler olacak, bu veriler ne kadar süre ile takip edilecek vs? Elinizde buna kanit olmasi zor.
Çünkü bu mantığa göre bilek ağrıtan mouse, küçük ekran olduğundan göz ağrıtan laptop vs hep aynı mantığa girer.

Bu arada işten ayrilirken sizden nasıl tazminat alıyor onu anlamadım.
0
logisticsmanager
(10.11.21)
Ben biraz daha zorlayim, koltuk bile vermek zorunda degiller aslinda.

Paket elemanlari hem pc basinda hem de ayakta calisirlar. Dayanacaklari yer bile konmaz, bazi market kasiyerlerinin de olmuyor.
0
divit
(10.11.21)
@logisticsmanager iş yeri bana eğitim verdiği için tazminat olarak bu eğitim parasını istiyor, eğitim de 10 gün kendi çalışanları verdi. Çıkarken bu parayı istiyor.

@divit o kötüymüş baya hocam :( Ama iş güvenliği uzmanı abim öyle demiyor, sana ortopedik koltuk ve sandalye vermek zorunda masa başı bilgisayar işi olduğu için diyor. İş yeri girişte iş güvenliği uzmanlığı eğitiminde de bunu söylemişlerdi bize.
0
🌸damba
(10.11.21)
(20)

yorumu kaldırayım mı?

deartheodosia
trendyol’dan bir çift küpe aldım, kırık geldi. iade için evime yakın olmayan bir kargoya gitmem gerekecek, bir sürü iş. ben ürüne kırık geldi yorumu yaptım. satıcı devamlı beni arayıp yorumu kaldır tacizi yapıyor. şimdi yorumu görüp ürünü satın almaktan vazgeçecekler olabilir ve belki kargo esnasınd
trendyol’dan bir çift küpe aldım, kırık geldi. iade için evime yakın olmayan bir kargoya gitmem gerekecek, bir sürü iş. ben ürüne kırık geldi yorumu yaptım. satıcı devamlı beni arayıp yorumu kaldır tacizi yapıyor. şimdi yorumu görüp ürünü satın almaktan vazgeçecekler olabilir ve belki kargo esnasında kırıldı küpe, olabilir. kimsenin işine engel olmak da istemiyorum, sonuçta iş kurmuşlar, emek veriyorlar falan. ama satıcının beni araması, whatsapp’tan yazıp durması aşırı rahatsız etti. akşam akşam keyfim kaçtı buna mesai harcıyorum. yorumu kaldırayım mı kaldırmayayım mı? trendyol’a da bildirdim rahatsız edildiğimi. ben mi abartıyorum? adama rahatsız etmeyin, aramayın beni dedim; yorumu kaldırın diyip duruyorlar. kötü hissettim.

edit: satıcı farklı numaralardan aradı, aynı numara da değil.
0
deartheodosia
(09.11.21)
eğer yalnızca kendi vicdanınızla düşünseydiniz sonunda kaldırma seçeneği vardı, fakat şu an taciz ediliyorsunuz, artık yorumu kaldırmak bu tacize boyun eğmek anlamına gelir.
0
hadi ya la
(09.11.21)
Ben olsam saticiyi polise sikayet ederim. Tam bir rezalet.
0
hot potato
(09.11.21)
beni 2 defa arasalardı taciz edercesine kesinlikle silmezdim. insan gibi özür dileyip geri gönderin size ücretinizi iade edelim deseler, iade srüecinden sonra da "rica etsek kaldırma şansınız olur mu yorumu ne de olsa iade edildi" deseler bence silerdin. bu haliyle silme derim
0
avatar is back
(09.11.21)
Şimdi iade/değişim süreci başlatmış adamlar çamur yapmış olsa yüzde yüz haklı olacaksınız ama yapmamışsınız. Aradıklarında böyle bir teklif olmadı mı?

Satıcı da tabi ki böyle bir taciz yaptığı için hatalı. Belki ki iş bilmez kimseler. Zorbalıkla imaj düzelmesi mümkünmüş gibi...
0
Ufuk
(09.11.21)
Kaldırma, hatta git edit yap ve yorumdan dolayı yaşadığın şeyleri de yaz.
0
j r r tolkien hayrani
(09.11.21)
Ne yüzsüzler var. Ben olsam kaldırmam. Hatta bir daha ararsa polise gideceğimi söylerim. Kargoda kırıldı demek ne demek. O zaman televizyon da kargoda kırılabilir. İnternetten hiçbir şey almayalım o zaman.
0
dissendium
(09.11.21)
ver savcılığa gitsin, böylelerinin yanına kar bırakmayacaksın hiç bişeyi.
0
killerbee
(09.11.21)
Değer kaybı kadar geri ödeme yapsınlar ya da aynı ürünle değiştirsinler ya da gönlü kazanmak için üstüne bir şeyler göndersinler ya da parayı iade etsinler.
Ancak bunlardan birini yaptılar ise yorumunuzu kaldırın.
0
Erva
(09.11.21)
2 defa arayıp taciz ettiklerini de yaz +1
0
but that was just a dream
(09.11.21)
silme +1
0
since1907
(09.11.21)
Iş polislik/savcılık olmuş gibi.
0
havadakarada
(09.11.21)
Ben olsam kaldırırdım çünkü çok korkarım manyak insanlardan. Adresiniz falan da var satıcıda. Altı üstü bir küpe bir yorum için manyak insanlara enerjimi harcamak istemezdim.
0
cilekli krep
(09.11.21)
trendyol'a da her kanaldan tekrar tekrar şikayet edin. tüm durumu özetleyin.
bir işe yaramıyorsa da trendyol için ayrı bir başlık açıp orada toplanırız :)
0
dreamnesiac
(09.11.21)
şu olayı biraz allayıp pullayıp sözlüğe rezalet başlığı olarak açsan en az 2000 fav alır.
0
killerbee
(09.11.21)
Saticilarin musteriyle iletisime gecmesi sozlesme feshini gerektirir.

Musteri lehine olsa bile kurallar boyle.
0
divit
(09.11.21)
işini çözeceklerse kaldır yorumu. yoksa kalsın.
0
xrated
(10.11.21)
j r r tolkien hayrani + 1

yorumu tekrar düzenleyebiliyorsan, yaşadığın süreci de anlat.
çözüm odaklı olsalar böylesi rahatsız edici bir yaklaşımları olmazdı.
yorumu silerseniz;
- trendyol komisyonunu almış,
- satıcı parasını almış, alıcıya giden kırık küpe için de hiç bir şey yapmamış,
- siz de cebinizden para çıkmış ve elinize de kırık bir küpe geçmiş olarak kalacaksınız.

yarın bi başkası aynı sorunu yaşarsa; bu sefer onun emeğine haksızlık olacak.

satıcı küpeyi sorunsuz paketlemişse dahi en azından kargolama ile ilgili bazı önlemler alması gerekiyor gibi.
yorumunuzu silmeyin.
0
barankovan
(10.11.21)
yorumu düzenleme şansı varsa ek yapıp "silmem için sürekli arıyorlar" yazardım.
0
d e j i n
(10.11.21)
güncelleme: trendyol bayağı ilgilendi ve ekran görüntülerini istediler. inceledikten sonra aradılar ve bir daha olmayacağını belirttiler. ertesi gün de ücret iadesi yapıldı.
0
🌸deartheodosia
(11.11.21)
yorumu güncellemedim ama silmedim de, o şekilde duruyor bu arada.
0
🌸deartheodosia
(11.11.21)
(5)

Burger king sundae çok mu zararlı

mg3929
Bu itemi seviyorum arada tüketiyorum. Çok mu zararlıdır tamamen kessem mi?
Bu itemi seviyorum arada tüketiyorum. Çok mu zararlıdır tamamen kessem mi?
0
mg3929
(09.11.21)
içindeki malzemelerin kalitesini bilmediğim için yorum yapamam. şeker, pancardan mı; ne kadar katkı maddesi var, vs...

ama kalori olarak bakarsak; sundae'nin kalorisi bi açma ya da simitten daha düşük.
iyi bir dondurma, normal şartlar altında en sağlıklı tatlılardan (un yok, bazısı şeker bile içermeyebiliyor, genelde hafif oluyorlar)
yine simit-açma ile kıyaslarsak sundae'de protein de var.
karbonhidrat olarak düşünürsek sundae'nin değeri muhtemelen biraz yüksektir. simitten de yüksektir. diğer öğünleriniz ağır değilse çok sorun olmaz bence, ama gün içinde başka karbonhidrat takviyeleri de olacaktır bence.

şahsen algida, burger king-mcdonalds, carte dor tarzı dondurmaları ben bıraktım. en sevdiğim tatlı olsa bile; iyi ve güvenilir bi dondurmacı arayıp, daha az ama daha iyi dondurma yemeye çalışıyorum.
0
barankovan
(09.11.21)
www.fatsecret.com.tr

sitesinden de baktim icerigine ulasamadim
0
sweetoffice
(09.11.21)
burger king'de yediğiniz herhangi bir şeyin yararlı olma ihtimali yok, protein ve kalori hesabı yapmak da anlamsız yani ona bakarsan hamburgerde de protein var ama ye bakalım her gün ne oluyorsun.

normalde sağlıklıysanız ara sıra yemekten zarar gelmez bence, robot değiliz sonuçta insan arada "zararlı" şey yemek istiyor ama üzgünüm sundae konusunda olumlu bir şey söylemek imkansız bence. dışarıda yediğimiz hemen her şey için geçerli bu.
0
der meister
(09.11.21)
Gıda sektöründe çalıştım. Yediğin şey büyük ihtimalle toz dondurma karışımından yapılıyor. Yani aslında toz yiyorsun. İçinde de dondurma emülgatörü gibi ayrıca toz var. Süt oranının da düşük olduğunu tahmin ediyorum. En son Sundae yediğimde çok fena susamıştım. Gerçek şeker kullanıldığını sanmıyorum. Büyük ihtimalle glikoz var. Ayda bir yenebilir.
0
dissendium
(09.11.21)
Çok zararlıdan kastınız ne? İçinde çeşitli katkı maddeleri ve şeker ya da glikoz şurubu olan, belli standartlara göre üretilmiş bir gıda malzemesi. İçinde zehir yok ya da sizi bugünden yarına hasta etmez ama yoğun kullanımının faydalı olmadığı da aşikar. Yani arada tüketiyorsanız bence sorun yok.
0
salihdt
(09.11.21)
(4)

kuafore/berbere gitmek

the end of time
merhaba,en son 2 bucuk yil once kuafore gitmistim. o zamandan beri saclarimi kendim kesiyorum ama artik bir seye benzemez oldu. sagliksiz ve sekilsiz gorunuyorlar. pandemiden oturu kuafore gitmeye hala cekiniyorum ancak artik kendimi insan icine cikacak durumda hissetmiyorum. siz kuafore gidiyor mus
merhaba,

en son 2 bucuk yil once kuafore gitmistim. o zamandan beri saclarimi kendim kesiyorum ama artik bir seye benzemez oldu. sagliksiz ve sekilsiz gorunuyorlar.

pandemiden oturu kuafore gitmeye hala cekiniyorum ancak artik kendimi insan icine cikacak durumda hissetmiyorum.

siz kuafore gidiyor musunuz? ben mi cok abartiyorum?

bonus soru: izmir'de (tercihen bornova'da) guvenilir kuafore onerebilir misiniz?

tesekkur ederim.
0
the end of time
(08.11.21)
Ohooo. Gitmesem mağara adamı olmuştum şimdiye kadar. Bence abartıyorsunuz. Gerekirse erken saatlerde, kalabalığın az olduğu zamanlarda gidin.
0
dissendium
(08.11.21)
normalde de evden çalışan bi insan olarak pandemiyi en evinde kapanarak yaşayan insanlardan birisiyim, neredeyse 2 sene kimseyi görmedim, hiç bir kapalı alana ya da insanların arasına girmedim, ancak aşılarımı olduktan sonra, maskemi takarak mesafemi koruyarak sosyal hayatın içine girdim çünkü bu kadar soyutlanmak, izoe olmak, kaygılanmak da bana iyi gelmedi. kuaföre de gittim, zaten aşırı kalabalık da değildi, maskemi çıkarmadım, çalışanlar da dikkatliydi mesafe konusunda vs. bir sorun yaşamadım, onun dışında da gayet kafeye, pazara vs gidiyorum artık.
0
hypathia
(08.11.21)
Çift maske takıp gidiyorum ben. Sıkıntı yaşamadım.
0
old possum
(08.11.21)
gidiyorum.
izmir'de yelki'de kuaförüm ateş ölçer, galoş giydirir, eli dezenfekte ettirirdi.
şimdi orta anadolu'dayım. ateş galoş hiç bişi yok. maske bile takmıyorlar.

rahat olun.
0
janderzel zartanyan
(08.11.21)
(7)

Ofise yemek götürmek + kahvaltı

kaptan maydanoz
Ofisten çalışmaya başladığımızdan beri hızla kilo alıyorum öğle yemekleri dolayısıyla. Evden diyet tarzda götürmeye karar verdim. Orda mikrodalgada ısıtırım filan. 1- önerebileceğiniz bir beslenme kabı var mı? Mikrodalgaya uygun. 2- neler götürülür? Bunların yazdığı bir blog olur Instagram hesabı ol
Ofisten çalışmaya başladığımızdan beri hızla kilo alıyorum öğle yemekleri dolayısıyla. Evden diyet tarzda götürmeye karar verdim. Orda mikrodalgada ısıtırım filan.

1- önerebileceğiniz bir beslenme kabı var mı? Mikrodalgaya uygun.

2- neler götürülür? Bunların yazdığı bir blog olur Instagram hesabı olur bir şey var mı? İlham alayım neler yapılabilir diye.

3- hafta başında 5 tane sandviç hazirlasam, zeytin ezmesi, peynir, marul, salatalık vs ihtiva eden. Bunları paketlesem ve her sabah birini alıp çıksam evden kahvaltı için olur mu sizce? Her gün ayrıca hazırlamak zor geliyor.
0
kaptan maydanoz
(08.11.21)
3. sandviç olmaz. hem mental hem de saglik olarak diyete uygun degil. onun yerine çorba yapıp kalanını buzluga atin.
0
buenosdias
(08.11.21)
e mikrodalga varsa tencere yemekleri, bakliyat, çorba, sebzeli bulgur pilavı

yanına yeşillikli ve bakliyatlı salatalar (buğdaylı, nohutlu, yeşil mercimekli)

en kötü ihtimalle kısır yap, bol yeşillikli hem ısıtmaya da gerek kalmaz :)
0
freebird5406_2
(08.11.21)
@buenosdias, çorba sabahları icemem. Ne yiyebilirim o zaman kahvaltıda diyetlik?
0
🌸kaptan maydanoz
(08.11.21)
sabahlar icin musli veya yulaf lapasi tavsiye ederim:
yemek.com

kendinize gore uyarlayin istediginiz gibi, biz sut ve su ile pisiriyoruz daha az kalorili olsun diye (daha dogrusu yulafin uzerine kaynar su dokup bekletiyoruz, sisiyor yulaflar. mikrodalgada da boyle yapabilirsiniz sanirim). sonra uzerine evde hangi meyveler varsa, biraz ceviz badem, hindistan cevizi, tarcin, canim tatli isterse bal; boyle seylerle cesitlendiriyoruz.

yalniz diyet olsun diye basladigim bu yolda bir ara cok tatsiz geldigi icin fistik ezmesi, bal, uzerine bir suru meyve falan derken normal bir kahvaltida yedigimin iki kati kalori almaya baslamistim, dikkat etmekte fayda var :)
0
the end of time
(08.11.21)
Tam cevap olmayacak ama sorunun çözümü bu değil. Kilonun en büyük sebebi hareketsizlik. Mümkünse her gün yürüyüp enerji harcamanız gerekiyor. Ofiste hareket sıfıra iniyor.

Madem öğle yemeği sorun, öğle yemeğinde az yiyin ya da öğle yemeğinden sonra akşam yemeğini çok az yiyin. Yoksa hamburger yiyip yanında şekersiz kola içmeye benziyor yapılan şey.

3. sorudaki sandviç olayı gerçekte tutmuyor. Pazar günü hazırladığınız sandviç içindeki salatalık, marul cuma gününe kadar taze kalmaz. Ayrıca bunlar bir araya gelince sulanıyor, lezzetini kaybediyor.
0
dissendium
(08.11.21)
Hem kahvaltı hem öğle yemeği için 2 ayrı öğün mü götüreceksiniz yoksa öğlen tek öğün mü yiyeceksiniz onu tam anlayamadım ama ben sabah bir şey yemeyip sadece öğlen yemek için salata yapıp götürüyordum işe.

Salata derken sadece marullu domatesli bir şey değil de bol baklagilli, kuru meyveli ve kuru yemişli doyurucu salatalar hazırlıyordum. Salatadan sıkıldıkça zeytinyağlı yemekler de götürmeye başlamıştım ısıtmakla uğraşmayıp yine soğuk yiyebilmek için.

Vegan değilsiniz anladığım kadarıyla ama youtube’da Gizem Altheimer diye biri var. Eski videolarında her gün işe giderken hazırladığı vegan yemekleri gösteriyordu ve benim çok işime yaramıştı o dönem. Fikir almak için bakabilirsiniz. Vegan tarifleri istemiyorsanız vegan olmayacak şekilde değişiklikler yaparsınız kendinize göre.

Bir de Alexandra Andersson var yine vegan. Aşırı güzel bowl tarifleri falan veriyor yanınızda taşımaya da uygun.
0
ms brownstone
(08.11.21)
2- Chia pudding gibi seyler? Bitkisel süte 1-2 kasik bitkisel yogurt katiyorum ve lime suyu ve azicik lime kabugu ekliyorum. Icine birkac kasik yulaf, chia tohumu, kinoa-pops vs. ve de tarcin. Bazen ham kakao ya da meyve ekliyorum üstüne... Cok hafif bir tatli oluyor, kivami da gayet iyi. Doyurucu da. Her aksam yapip dolaba koyuyorum, sabah yanima aliyorum. Hicbir sey yapamiyorsaniz bir elma, bir mandalina vs. alin, taze bir sey tuketmis olun. Bu dedigim chiali karisimi hazirlamak maksimum 2 dakikami aliyordur.
0
buf-e kür
(08.11.21)
(13)

okul seçmek / meslek seçmek

spivak
oglum seneye almanyada üniversiteye başlayacak. ancak hala kendisine en uygun meslegin ne olacagina karar verebilmis degil. bazi kistaslari var, örneğin1- sayisal bir bölüm olmasin, mühendislik gibi matematik egitimi alacagi bir bölüm istemiyor. Ablasi almanyada yazilim okudu, cok zorlandi. 2- alman
oglum seneye almanyada üniversiteye başlayacak. ancak hala kendisine en uygun meslegin ne olacagina karar verebilmis degil. bazi kistaslari var, örneğin

1- sayisal bir bölüm olmasin, mühendislik gibi matematik egitimi alacagi bir bölüm istemiyor. Ablasi almanyada yazilim okudu, cok zorlandi.
2- almanca c1 ingilzcesi b2 seviyesinde, iletisim kuracagi ama pazarlama gibi insanlari ikna etmek icin tek ayak üstünde bin yalan söylemek zorunda kalmayacagi bir bölüm istiyor.
3-almanyada bir basketbol kulübü ile anlasma yapmak üzere, o kulüpte basketbol oynayacak bir taraftan, bu sebeple okul disinda da zamanı kalsin, mümkünse calisiyorken de spora devam etsin istiyor.
4-okul sonrsi almanyada kalmayabilir başka bir avrupa ülkesine de gecebilir, bu sebeple her yerde gecerli bir meslegi olsun istiyor. türkiyeye dönmeyi düsünmüyor.

ben bu kosullari dikkate alarak lojistik oku, lojistikci ol dedim ama aklina pek yatmadi. bu kosullari düsündügünüzde sizin akliniza nasil bir meslek ve okul geliyor? almanya ya da başka bir avrupa ülkesinde okuyan/calisan arkadaslar ne önerirler?
0
spivak
(08.11.21)
psikoloji, sosyal hizmet gibi bölümler bence.
0
candide
(08.11.21)
Almanya'nın Besyo'su yok mu. Madem basketbol oynuyor, antrenörlük okusun.
0
dissendium
(08.11.21)
almanyadaki spor bölümleri, bizim buradaki besyolara benzemiyor. spor bölümlerinin yanında ekstra bir egitim daha alman gerekiyor, spor ve ekonomi, spor ve diyetisyenlik, spor ve fizyoterapi gibi.
0
🌸spivak
(08.11.21)
gazetecilik
0
barankovan
(08.11.21)
Bence işletme okusun. Çok kararsızsa bu bölüm nereye çekersen oraya gidebilecek bir bölüm.
0
mg3929
(08.11.21)
Merhaba,

Bu profile sahip birisi ilgi duyduğu bir sosyal bilim alanına yönlendirilebilir bence.
-siyaset bilimi
-uluslararası ilişkiler
-iktisat
-işletme
-psikoloji
0
but that was just a dream
(08.11.21)
yazılım, bilgisayar programcılığı vs bunlar matematik içerikli bölümler değil (sayısal zeka gerektiriyorsa bile) ve her yerde yapılabilecek işler. bunlara yönelebilir. hem dijital de olsa bi şeyler yaratmak eğlenceli bence.
0
erenderk
(08.11.21)
öğretmen olsun bol bol iletişim gerektiren bir meslek.
0
xrated
(08.11.21)
merhaba önceliklikle şimdiden tebrik ederim çocuğunuzu.
son zamanlarda 18-20 yaşındaki affedersin eşek kadar olmuş çocuklara -bizzat kendileri yapması, düşünmesi- gereken şeyler için ebeveynlerinin yazdığını çok görüyorum. interrail gruplarında, konser, festival gruplarında, ev ilanı sitelerinde vs vs.

öncelikle iyi ebeveyn olma çabanız şahane, hem araştırma hem onu yüreklendirme anlamında desteğinize devam edin ancak bu noktada artık abartmayın. bu konu sizi ne kadar ilgilendiriyor? ve neden?

sevdiğim bi profun hoş bi sözü var özetle şu; ya bu yaşa kadar ne yapmak istediğine karar verecek insanlar yetiştirin ya da bunu yapamadıysanız (yaptığınıza güvenmiyor/inanmıyorsanız) zaten sizden fikir almasın. tam oksimoron oluyor yani.

neyse, cevaba gelirsek,
üniversiteyi meslek edindirme mekanı olarak görmesin ve kurgulamasın. hele bir de title vermeyen bölümlerde okuyacaksa manevra alanı daha geniş olur. ama örneğin ziraat mühendisliği okusaydı da sadece tarımla uğraşacak değildi. ders içeriklerinden, projelere lisansta harcayacağı 3-4 yılda hangisinde çok zevk alarak vakit geçirecekse oraya gitsin. sosyal bilimlerle arası nasıl? sanatla arası nasıl? basketbol oynuyorsa takım çalışmalarına daha yatkın olabilir bu durumda karar alıcı meslekler/pozisyonlar istemeyebilir. ama sonuçta şimdiden hele bir de bu yeni kuşak için, okuyacağı lisans ömür boyu üzerine yapışacakmış baskısını hissettirmemek gerek, onun da hissetmemesi gerek bence.

ödev yapmayı seviyor mu? konuşmayı mı yazmayı mı yani tek başına araştırma yapmayı mı seviyor? uyumlu ve alttan alan biri mi yoksa liderlik taslayan biri mi? bütün bunların yanında dediğim gibi bölümlerin, derslerin kirkulumlarına göz atsın. üniv.forumlarında üst sınıfların yazdıklarına falan baksın. bunları siz yapmayın ama; o yapsın.

geçerlilik konusundaysa hukuk, tiyatro, öğretmenlik gibi ülkelerin kendilerine has bölümler yazmayacaksa büyük bir problem yaşamaz.
uluslararası ticaret, ekonomi falan geliyor aklıma ama matematiksiz hayat çok zor. grafik tasarım, yeni medya, iletişim tasarımı gibi şeyler de olabilir.
özetle önemli olan okulda severek derslere girmesi, merakla ödevleri, projeleri yapması ve geçirdiği sürede dersler dışında da bir takım donanımlar (mesleki veya değil) kazanması.
0
rewlack
(08.11.21)
Selamlar,
Türkiye'den 4 yıllık lojistik mezunu, Fransa'da çalışan biriyim.

Bir kere lojistik dediğinizde mezunların ne yaptığına bakmak lazım.
- lojistik servis sağlayıcıda calismak (gümrük, nakliye, depolama gibi servisleri sunmak)
- üretim ya da dağıtım yapan bir firmada lojistik aktivitelerinde çalışmak
- gene bu firmalarda talep planlama/üretim planlama/ malzeme planlama yapmak.

Açık söylemek gerekirse üniversiteye girerken "lanet olsun fiziğe matematiğe" diye girdim. Bölümden birincilik ile mezun oldum, mezun olmadan matematiksel modelleme ve planlama dersinde öğrenci asistandim çünkü o matematiği çok sevmiştim. Yani uygulamali matematik lojistikte var ( safety stock hesaplama, konteyner/kamyon doluluk hesaplama, talep tahmini yapma, optimum order quantity hesaplama vs).

Buna ek olarak insanlarla konuşma da var, heralde en az insanla konuştuğum zaman üretim planlamaydi. Ama malzeme planlama/satin alma falan sürekli iletişim var.

Yalnız su var; kesinlikle uluslararasi. Lojistik değil de supply chain denilen bir bölüm okursa her ülkede is bulur. Sırf adinin supply chain denmesi daha cok kapi acar. Buna ek olarak Türkiye'den tam tersi olarak Avrupa'da aranan bir meslek (Türkiye'de de araniyor ama Türkiye'de Avrupa'da lojistik mezununun yaptığı ise isletme/iibf mezunu/mühendis de alınıyor. Bu sebepten Avrupa'da benzer talep olsa da arz Türkiye'den az haliyle bir ilana 2bin kisi basvurmuyor)

Çocuğunuz hangi mesleği seçsin kisminda benim tedarik zinciri icin diyeceklerim bunlar. Avrupa'da genelde tedarik zinciri/lojistik/satin alma farklı olabiliyor. Alanlasma Türkiye'den cok daha iyi.

Matematiksiz hayat zor. Supply chain her yeri matematik. Matematiksiz olması için depoda forklift kullanmasi lazım ya da tır şoförü olabilir. Belki gümrük işlerinde yoktur ama o da bana göre dünyanın en sıkıcı işi.
0
logisticsmanager
(08.11.21)
psikoloji, sonrasında spor psikolojisi alanında uzmanlaşabilir.

türkiye'ye dönmemek şartı ile.
0
a darkness coming
(08.11.21)
Kusura bakmayın ama meslek böyle kriterle bulunmaz. Örneğin yukarıda bahsi geçen "Psikoloji" ve "İşletme" birbirinden ne kadar farklı alanlar; bunlardan biri bu tür bir kriter setiyle nasıl tercih edilir ki, bozuk para atarak mı?


Ayrıca İktisat ve İşletme içinde matematik barındırır; muhasebe, ekonometri, istatistik gibi bir sürü ders var. Mühendislikteki gibi "Manyetik Alan Teorisi" ya da "Diferansiyel Denklemler" falan okutulmaz ama içinde hiç matematik olmayan bölüm de zor.

Pazarlama bölümündeki insanların hayatlarını yalan söyleyerek kazandıklarını düşünmek saçmalık olduğu gibi, insan çalışma hayatında kendini hangi ortamda bulacağını bilemez. Bir sanat tarihçisi hoşlanmadığı şeyler söylemek, anlatmak zorunda kalabilir.

Okul dışında zamanı kalması da benzer bir açmaz; okuldaki yükü biraz da okuduğu bölümü ne kadar önemsediğiyle alakalı.
0
salihdt
(08.11.21)
matematik olmasın diye kriter mi olur ya. kendisi liseyi nerede okudu bilmiyorum ama ben iyi bir anadolu lisesi'nde okumama rağmen matematiğin ne olduğunu, ne kadar önemli olduğunu üniversitede, lisansta kavrayabildim.

neyse benim cevabım, ister formal bir eğitimle meslek sahibi olsun olsun ister informal, bence en güzeli öyle bir kişi olmak ki, insanlar size animelerdeki gibi titreyen gözlerle bakıp "allah aşkına yap şu işi" demeli. bu da ne ilginçtir ki artık türkiye'de "ustalık" işleri oldu, formal eğitimlerden geçmiş adamlar değil. diğer işlerin hepsi dandik ve emeğin karşılığı az. biraz dişini sıkıp mühendislik, tıp gib bölümler yazsın ve kendisini kurtarsın.

bu arada evet dümdüz lojistik değil de "business intelligence, supply chain management (yazılım oryantasyonlu)" gibi bölümler iyi olabilir. işletmeden iyidir.
0
1195
(08.11.21)
(7)

mezarlıkları çok sevmek

chezidek
sizin de görüşünüzü merak ettim, birkaç kişiyle laf arasında konuşurken yadırgandığımı farkettim çünkü.mezarlıkları çok seviyorum. bir yere taşındığım zaman yakınlardaki mezarlıkları kesin gezerim. bulunduğum yerde pazar günü her yer kapalı olduğu için park bahçe gezmek yerine mezarlık gezmeyi terci
sizin de görüşünüzü merak ettim, birkaç kişiyle laf arasında konuşurken yadırgandığımı farkettim çünkü.

mezarlıkları çok seviyorum. bir yere taşındığım zaman yakınlardaki mezarlıkları kesin gezerim. bulunduğum yerde pazar günü her yer kapalı olduğu için park bahçe gezmek yerine mezarlık gezmeyi tercih ederim.

orada yatanların hikayelerini merak ederim. kaç yaşında öldüklerini hesaplarım. geçmişe bakmak gibi oluyor sanki. onların da aileleri, sevdikleri, sevgilileri vardı. bu dünyadan gelip geçtiler işte falan gibi düşünürüm.

bir iki fotoğraf da koyayım bari gelmişken.

ibb.co

bunlar da abelard ve heloise'in mezarları. 1100lü yıllarda ölmüşler. mezarları sonradan birleştirilmiş gerçi ama tarihe tanıklık etmek için güzel bir fırsat.

ibb.co
ibb.co
0
chezidek
(07.11.21)
Abelard ve Heloise'in mezarlarını ben de görmek isterim. Ancak Karşıyaka Mezarlığı'nın ilgi çekici hiçbir tarafı yok.
0
stronzo
(07.11.21)
Ben de çok severim. Hatta gezmek için neden zaman ve imkan yaratmadığım için zaman zaman hayıflanıyorum. Cebeci Asri ve Aşiyan mezarlığını saatlerce gezmiş mezarlara, isimlere ve tarihlere bakıp üzerine düşünme olayını çok sevmiştim. Bence mezarlıklar biraz kendi hayatımıza ya da yaşayan diğer insanların hayatına bakmaktan (bakmak zorunda olmaktan) kaçmak için çok iyi yerlerden biri. Bu hissi tanımadığım kişilerin eski fotoğraflarına bakarken de yaşıyorum. Çok ilginç.
0
Amaranta ursula
(07.11.21)
Ben gidip gezmem ama genelde bol ağaç olduğu için o huzur atmosferini severim.
0
dissendium
(07.11.21)
mezarlıklar güzel yerler, yargılayanları sallama.
0
fever
(07.11.21)
ölümden korkmadığınızı düşündürür bu durum. bu güzel ama genel olarak tuhaf. ben de paris'teki ünlü mezarlığı gezdim zevkine ama o da bir sürü ünlü yatıyor, yılmaz güney falan var ve estetik bi mezarlık diyeydi. biraz anma biraz turistik gezi gibi yani. ki orada da bi ara kayboldum, ürktüm hafif. siz bi de fırsat yaratıp gidip geziyorsunuz rahatça. ne bileyim, değişik. ama iyi ya da kötü diye düşünmem tabii. değişik işte.
0
erenderk
(07.11.21)
Per laşez paris'te eyfel'den bile önce gittiğim bir gezi noktasıydı, ben de seviyorum kendine has mezarlıkları.

Tabii bizim kuru tahta çakılı müslüm mezarlıkları değil. Şişli'deki ermeni, italyan, musevi mezarlığı ne kadar estetik mesela.
0
Bruce
(07.11.21)
İstanbul’un en güzel yerleri mezarlıklar bence
0
damba
(08.11.21)
(10)

Size karşı haddini aşan espri ve sözlere nasıl yanıt veriyorsunuz?

psmstc
Bir arkadaş veya yakın bir akraba yapıyor. Ve bunu yapan kişi saf, bilinçsiz bir tip değil. Aksine egolu, hafif narsist bir tip olsun.Örneğin; evli olduğunuzu bilmesine rağmen cinselliğinizle ilgili bir espri yapması gibi. Nasıl karşılık verirsiniz?
Bir arkadaş veya yakın bir akraba yapıyor. Ve bunu yapan kişi saf, bilinçsiz bir tip değil. Aksine egolu, hafif narsist bir tip olsun.

Örneğin; evli olduğunuzu bilmesine rağmen cinselliğinizle ilgili bir espri yapması gibi.

Nasıl karşılık verirsiniz?
0
psmstc
(07.11.21)
Söylediği şeye göre değişir tepki. Ne biçim konuşuyorsun gevşek falan derim. Böyle tiplere uyuz olduğum için iş kavgaya kadar gidebilir.
0
dissendium
(07.11.21)
Aynı tonda cevap veririm altta kalamam.
0
olaylar olaylar
(07.11.21)
gülmem, kısa bir bakış atar, uzayda böyle bir varlık yokmuş gibi işimi yaparım. anlamazsa ısrar etmesi halinde tatsız bir sonuç alacağını belirtirim.
0
her giriste sifresini unutan adam
(07.11.21)
Haddini aşan espri yaparım
0
Josephine.
(07.11.21)
Bu cesareti bulacak nasıl bir gevşeklik yaptım diye kendime kızardım.
0
Zaman Tamircisi
(07.11.21)
Gülüp geçiyorum. Devam ederse lafımı söylerim.

Eskiden sert tepki verirdim, gerek yokmuş:)
0
dreamnesiac
(07.11.21)
sessiz kalıyor, yavaş yavaş ilişkimi kesiyorum bu tiplerle.
0
rewlack
(07.11.21)
ben biraz biriktiriyorum. cesaretleniyor bu arkadaş, zevzekliği artırarak gelme hakkını kendinde görüyor. zevzekliği bazıları cesaretlendiği için bazıları da sallanmadığı için artırıyor. sonrasında bozunca yüzündeki ifade daha bir görülmeye değer oluyor. ilk anda bozsan belki çaktırmadan devam edebilir ama birikmişlik olunca bozmanın dozajı da arttığı için kaçışı olmuyor.
0
onemoremile
(08.11.21)
@zaman tamircisi +1
0
Hallegadola
(08.11.21)
dreamnesiac +1, insanlar birbirinin dayanıklılığını sürekli test ederler, sen sinirlendikçe üzüldükçe vb. negatif duygu ve düşünceler ile tepki verdikçe seninle dalga geçmeye devam ederler. bu duygular ile tepki vermemelisin hatta hiç tepki vermemelisin. o kişi senin hayatına etki edememeli.

kurt köpeği ile finoyu düşün, küçük köpek büyük köpeğe havlar durur, büyük köpek küçük köpeği umursamadan yoluna devam eder ve etraftaki herkes o zırlayan küçük finoya üff uyuz oluyorum bunların bu şeylerine der.
0
selam
(08.11.21)
(2)

yds için kitap önerisi

passione
yds'ye hazırlanan bir öğrenciye özel ders vereceğim. hangi kaynak verimli olur? deneyimleyip iyi sonuç aldığınız bir kitap var mı?
yds'ye hazırlanan bir öğrenciye özel ders vereceğim. hangi kaynak verimli olur? deneyimleyip iyi sonuç aldığınız bir kitap var mı?
0
passione
(07.11.21)
çıkmış sorular kitabı
0
egokalp
(07.11.21)
Modadil kitapları fena değil. Ama ne yapacağınıza bağlı. Adayın seviyesi ne, dersten beklentisi ne...
0
dissendium
(07.11.21)
(7)

Diksiyon kendini geliştirmeyle mi ilgili yoksa ses tonuyla mı

pikap
Bazen dikkatimi çekiyor. Diksiyonu övülen beğenilen insanlar genelde ses tonu iyi güzel etkileyici karizmatik veya berrak olanlar. Sesi avantajlı insan konuşmasına dikkat edince de müthiş diksiyonlu bir insan olarak algılanıyor. ama siz ne kadar diksiyonunuza dikkat etseniz de ses tonunuz iyi değils
Bazen dikkatimi çekiyor. Diksiyonu övülen beğenilen insanlar genelde ses tonu iyi güzel etkileyici karizmatik veya berrak olanlar. Sesi avantajlı insan konuşmasına dikkat edince de müthiş diksiyonlu bir insan olarak algılanıyor. ama siz ne kadar diksiyonunuza dikkat etseniz de ses tonunuz iyi değilse aynı etki olmayabiliyor. Mesela benim sesim çocuk gibidir diş ve çene yapımdan mıdır nedir bazı harfleri çıkarırken sanki yorucu oluyor net çıkarmıyorum. Mesela ş sesi. Ya da "Siz Nasılsınız" cümlesini söylerken zorlanıyorum gibi. Kimi insanlar gür sesli oluyor. Normal konuşmaları bile özellikle yüksek ses çıkarıyormuş gibi. Böyle insanlar otorite kurma konusunda da (,mesleki olarak) daha avantajlı oluyorlar. Bense sesimi duyurmak için ekstra efor sarfetmek zorunda kalıyorum.

Sizce bu sorunlarımı aşabilir miyim çalışarak kursa giderek veya ne bileyim çene yapıma cerrahi işlemler yaptirarak. Bazen saf bir insan olarak algılanmamı bile bu aşırı nahif ama hiç etkili olmayan ses tonuma yoruyorum. Hayat kalitemi öz güvenimi olumlu etkileyecekse değişmeye hazırım. Ama nasıl?
0
pikap
(07.11.21)
ben de tam o konuya değinecektim ki siz yazmışsınız. yine her zamanki gibi çok bilgi sahibi değililm ama zamanında konservatuar şan bölümüne giren bir arkadaşıma hocaları, 'seni okula alıyoruz ama mutlaka dişlerini yaptıracaksın hııı' şeklinde bişey demişlerdi.

çıkardığımız s ş gibi sesler direkt olarak ağız diş yapısı ile alakalı ve bu işin bile akustik bir tasarımı var.

hocaların arkadaşa bunu söylemesinin sebebi dişlerinin kötü olması değil akustik olarak tasarlanması maksadıyla.
0
killerbee
(07.11.21)
ha ayrıca deneyimlediğim bişeyi de ekliyeyim, benim sesim normal erkek sesi yani ne çok kalın ne çok ince.

diyet yaptığım zamanlarda sesim bildiğiniz vik vik kedi yavrusu gibi çıkıyordu. buradan da diyaframın da çok etkili olduğunu anladım ki zaten bu tür şeylerde diyafram da çok önemli.

doğru nefes almak da önemli müzikte de konuşmada da herşeyin bir tekniği var, şimdi bazı cümleleri söylerken zorlanıyorum diyorsunuz ya basit bir kaç ağız dudak egzersizi yapın 1 ay, değişime inanamazsınız.
0
killerbee
(07.11.21)
Artikülasyon alıştırmalarını araştırıp bulabilirsiniz. Kursa giderseniz daha etkili bir eğitim alırsınız, diyagram kullanımı, sesin kullanımı ve nefes bakımından. Dil ve konuşma terapistleri var, tabii ki sizinkinden daha ciddi sorunlarla ilgileniyorlardır ama sizin sorununuzun çözümü de çok daha basit olabilir, daha hızlı yol alırsınız.
0
curukturpkokusu
(07.11.21)
Ben diksiyon seminerine katılmıştım. Ses tonuyla alakalı bir şey yoktu. Kursa gitmeseniz de bir seminere katılarak bilgi sahibi olabilirsiniz.

Bir de bu iş bence biraz karışık. MasterChef'te Somer Şef "yapmışsın"a "yapmışın" diyor. Bu adam eğitimli bir adam ama konuşmasında sıkıntı var. Kendini geliştirme olayı da çok etkili değil. Çünkü bu sefer de yapaylık oluşuyor. Kullandığınız kelimeler, kelimeleri söyleyişiniz biraz aileden, çevrenizden, bu yaşınıza kadar öğrendiklerinizden geliyor.
0
dissendium
(07.11.21)
Kastettigim bu işte. Ne kadar doğru kullansak da ses tonu kötüyse iyi bir ses tonuna sahip bir kişinin ki gibi etkili olmuyor. Bence de karışık bir iş gerçekten. Kimisi doğuştan şanslı.
0
🌸pikap
(07.11.21)
@pikap, Somer Şef örneğini aslında ton önemli değil demek için verdim. Yani onun sesi kalın sayılabilir ama ona rağmen yanlış söylediği kelimeler var.

Bence deneyebildiğiniz tüm seçenekleri deneyin ameliyat, kurs gibi ama çok da takmayın sürekli konuşmanız gereken bir işiniz yoksa.
0
dissendium
(07.11.21)
Soruya cevaben ikisi de demeye geldim.
Benim ses tonunu da diksiyonumu da beğenirler eskiden beri ama sunum eğitiminde bazı kelimeleri düzeltmişliği var yine hocanın, bazı e'leri hatalı telafuz ediyormuşum mesela. Bana da kendi ses tonum biraz kalın geliyor mesela günlük konuşmada:) Spiker tiyatrocu falan olsaydım belki mutlu olabilirdim:)
Diksiyon kursları da var tabii bunun için ama pandemi döneminde devam ediyor mudur bilemedim, bakın isterseniz.
Diğer konuda da "ses estetiği" gibi aratılabilir sanırım, belki ses telleriyle ilgili bir şeyler yapılıyordur, bu kısmıyla ilgili çok fikrim yok.
0
dreamnesiac
(07.11.21)
(5)

kapım neden titriyor?

erenderk
salon ile koridoru ayıran ahşap kapı geceleri kapalıyken titriyor. salonu ısıtmaya başladığımdan beri böyle bi sorun yaşıyorum, o yüzden acaba sıcaklık farkı mı bu titremeye sebep oluyor diye düşünüyorum ama bilemiyorum da. öyle dağlar kadar bi sıcaklık farkı da yok. hava sirkülasyonu olan bi yer de
salon ile koridoru ayıran ahşap kapı geceleri kapalıyken titriyor. salonu ısıtmaya başladığımdan beri böyle bi sorun yaşıyorum, o yüzden acaba sıcaklık farkı mı bu titremeye sebep oluyor diye düşünüyorum ama bilemiyorum da. öyle dağlar kadar bi sıcaklık farkı da yok. hava sirkülasyonu olan bi yer de değil. kapımın sorunu ne ve nasıl iyileşir? -_-
0
erenderk
(07.11.21)
Boşluk olduğu için titriyor. Boşluğu bulmak lazım.
0
dissendium
(07.11.21)
Salliyorum ama sicak su borusundan su gecerken titretiyor olabilir mi?
0
floydian
(07.11.21)
Kapın vedat milor ya da azer bülbül olabilir, yemeyi mi seviyor acıyı mı onu öğrenip çözüm geliştirebilirsin.
0
Bruce
(07.11.21)
boru yok yakınında.

bi derdi var belli ama anlamıyorum dilinden, kapıcam Elementary henüz. anca geceleri konuşuyoruz işte o da mecburen
0
🌸erenderk
(07.11.21)
Yoldan geçen ağır araçlardan olabilir, odalar arası ısı değişiminden oluşan hava akımından olabilir.

Boşluk çok fazlaysa yapışkanlı kapı fitili ile sıkılaştırılabilir, zaten fitilli bir kapıysa (son 10-15 yılda üretilen) yeniden bir karşılık ayarı yapılıp fitile basması sağlanabilir.
0
John Bloor
(08.11.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.