Giriş
(9)

Sağlık kurulu raporu alan var mı yakın zamanda?

rose parks
Devlet hastanesinde ne kadar acaba? Etki eder mi bilmiyorum ama psikiyatri imzası da olmak zorundaymış.
Devlet hastanesinde ne kadar acaba? Etki eder mi bilmiyorum ama psikiyatri imzası da olmak zorundaymış.
0
rose parks
(23.12.21)
ne için alacağınıza göre değişir
0
hadsafhada
(23.12.21)
@hadsafhada işe giriş için.
0
🌸rose parks
(23.12.21)
kaç bölümden rapor istediklerine göre değişiyor fiyatı. Özel hastanede 4 bölüm için 100 e yaptırdım geçen.
0
jjimyl
(23.12.21)
@jjimyl bölüm sayısı belirtilmemiş ve devlet hastanesi olmak zorundaymış.
0
🌸rose parks
(23.12.21)
kurul raporu o zaman daha yüksek fiyat isterler 2019 da 200 e yaptırdığımı hatırlıyorum
0
jjimyl
(23.12.21)
Bölüm sayısı önemli. Bölüm arttıkça fiyat da artar. Ehliyet için aldığımda (bu yılın başlarında) bölüm başı 50 liraydı. Bölüm sayısı çok olunca indirim olabiliyor. Siz en az 200 kabul edin.
0
dissendium
(23.12.21)
işe giriş içinse 218 lira ödersiniz
0
hadsafhada
(23.12.21)
Konuyla alakası yok ama bir sorum var. Odyometriye de gönderiyorlar mı?
0
barguzhale
(24.12.21)
Odyometri testi demirbaş gibi bir şey. Yüzde 99 olur.
0
dissendium
(24.12.21)
(3)

Hemoglobin yüksekliği

tamam sakinim
Hemoglobin değerim 16 kan testimde. Sıkıntıya neden olacak bir yükseklik mi sağlıkçı arkadaşlardan bilen var mı? Cinsiyet k
Hemoglobin değerim 16 kan testimde. Sıkıntıya neden olacak bir yükseklik mi sağlıkçı arkadaşlardan bilen var mı? Cinsiyet k
0
tamam sakinim
(23.12.21)
Testlerde referans aralığı yazıyor. Sizde yok mu? Ona göre değişir. Genelde yüksek olunca H yazar, düşük olunca L yazar.
0
dissendium
(23.12.21)
Aralık 11-14 de sıkıntı yaratacak bi yükseklik mi onu merak ettim
0
🌸tamam sakinim
(23.12.21)
16 normal sayilabilecek bir deger. Sigara da az miktar yukseltir, iciyorsaniz ondandir. 18 ustu olmadigi surece sorun yok.
0
gibicibicis
(23.12.21)
(3)

kariyer planlaması

erenderk
martta yeni işe başladım. sevdiğim bi iş, şartlar genel anlamda iyi. kalsam heralde ömür boyu kalabileceğim de bir yer. ama ilk etapta beni direkt ve kesin olarak bağlayan iş anlaşması 2024 sonunda sona erecek. bana işe girerken mümkünse bu anlaşmanın sonuna dek ayrılmanı istemiyoruz dediler. iyi de
martta yeni işe başladım. sevdiğim bi iş, şartlar genel anlamda iyi. kalsam heralde ömür boyu kalabileceğim de bir yer. ama ilk etapta beni direkt ve kesin olarak bağlayan iş anlaşması 2024 sonunda sona erecek. bana işe girerken mümkünse bu anlaşmanın sonuna dek ayrılmanı istemiyoruz dediler. iyi dedim. herhangi bir sözleşme maddesi falan yok yani konuştuk sadece. ki ben de özellikle işe başladıktan sonra anlaşma bitene dek başka işlere bakmam diye düşündüm.

ancak ülkenin hali ortada ve son zamanlarda iş yerindeki bazı saçmalıklar (müthiş önemli şeyler değil) fikirlerimi değiştirmeme sebep oluyor gibi. istesem ve galiba biraz uğraşsam yurt dışına basıp gidebilirim ki anlaşma bitimine yakın o tarafı yoklayıp kesin gitme düşüncem vardı. şimdiyse bunu erkene almayı düşünüyorum biraz. ama emin olamıyorum. aslında somut bir sorum da yok gibi. neyse, diyelim ki uğraştım ve oldu, bana erkenden yol göründü. gidersem buradakilere en başta "iyi, ayrılmam" dediğim için ayıp mı etmiş olurum ya da giderken ne demem gerekir? bunu ne kadar önceden onlara söylemem gerekir? aslında buradakilerin referansı da gidişimi kolaylaştırabilir ama en başta erken ayrılmam dediğim işten ayrılıp referans istemek olur mu? olursa bu nasıl söylenir?

edit düdüt: pozisyon kritik.
0
erenderk
(23.12.21)
Kritik bir pozisyon değilse ayıp ettin diye düşüneceklerini sanmıyorum. Unutmuşlardır bile.
0
dissendium
(23.12.21)
gitmek istemendeki sebep maaş ise bunu konuşup çözüm bulunmazsa gitmen normal karşılanır mart ayında tahmin edilemeyen ekonomik oynaklık sebebiyle
0
bir soru sorcam
(23.12.21)
gidip konuşun işverenle. özellikle de kendinize daha yakın gördüğünüz "Ahmet Abi" ya da "Ayşe Abla" kıvamında birisi varsa, derdinizi anlatın. hem iş yerindeki saçmalıkları anlatın, hem de ülkenin durumunu anlatın. insanlar amirlerini düşman gibi görüyor ama böyle konuşmalar sonrasında maaşınızla ilgili düzeltmeler olabilir, iş yerindeki saçmalıklarla ilgili düzeltmeler olabilir, belki onlar sizi yurtdışında bir yerlere yönlendirecektir.
0
co2s2
(23.12.21)
(23)

Herkesin pazarlık yapması, üç kuruşun peşine düşmesi canımı sıkıyor

plutongezegendegilmi
Bir süredir freelance iş yapıyorum. Proje bazlı değil saatlik fiyat veriyorum. Ayıptır söylemesi müşterilerimin de hepsi çok memnun, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.Ama istisnasız HERKES pazarlık yapmaya çalışıyor. Adama 50$ diyorum, 40$ olmaz mı diyor. Bugün, daha önceden de yıllarca beraber ç
Bir süredir freelance iş yapıyorum. Proje bazlı değil saatlik fiyat veriyorum. Ayıptır söylemesi müşterilerimin de hepsi çok memnun, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.

Ama istisnasız HERKES pazarlık yapmaya çalışıyor. Adama 50$ diyorum, 40$ olmaz mı diyor. Bugün, daha önceden de yıllarca beraber çalıştığımız adama, çok fazla da parası yok, bir de o kadar tanışıyoruz, hukukumuz vardır diye 35$ dedim, 30 olmaz mı dedi. Yani durumu 5$'a ihtiyaç duyacak kadar kötü değil, jest olsun diye 50 dememiştim halbuki.

Yani bunun çok basit bir çözümü var, 50 istiyorsam 60 derim, pazarlıkla 50'ye ineriz ben yine istediğimi alırım. Ama bu yaklaşım bana "çakallık" gibi geliyor, içim rahat etmiyor. Ben hesabımı kitabımı yapıp sana bi rakam söylemişim, niye beni çakal varsayıp direkt pazarlığa girişiyorlar anlamıyorum ve bu durum çok canımı sıkıyor.

Bi de bu durum evrensel. Yani Amerikalı da aynısını yapıyor, Arap'ı da Avrupalısı da Türk'ü de. Adama diyorum ki ben şuraya 5 saat daha ayırayım, daha güzel olsun diyorum. Hemen "bu 5 saatlik harcama bana kaç müşteri daha getirecek" hesabı yapıyor. Bilmiyorum abi, ben sadece daha güzel olsun istiyorum, o yüzden yapayım dedim. "Daha çok para alayım" derdinde değilim, öyle olsam baştan pazarlığı ona göre yapardım, ama bi iş sırf güzel olsun diye milyon dolarlık projede 200-300$ para harcamaktan kaçmak bana aşırı çiğ bir hareket gibi geliyor.

İçimi döktüm, sorularım şunlar:

1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?
2- Boşuna mı dert ediyorum bunları? Nasıl çözeriz?
3- Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?
0
plutongezegendegilmi
(22.12.21)
Yakın bir arkadaşım sizinle aynı durumda. Her iş yaparken pazarlık yapmaktan, mücadele etmekten yorulmuş bir halde. Özellikle ekonomi bozuldukça artıyor tabi. Kişinin işi öğrenene kadar verdiği emek iş için harcayacağı mesai göz önüne alınmadan gelen teklifler artık küfür gibi gelmeye başladı. Değersiz hissediyor bu yüzden de ruh sağlığı için yüz binlerce kişi gibi yurtdışına gitmeye yol bakıyor.
0
Ufuk
(22.12.21)
freelance sitelerinden komisyon ödeyerek de olsa iş alın. hiç muhatap olmadan saatlik ücret şu kadar gibi belirtin
0
OrangeYellow
(22.12.21)
Piyasının zaten ortalama olarak biraz altında ya da ederi kadar teklif verdiysen sorun etme.
Tok satıcı ol bu durumda.
0
Erva
(22.12.21)
satış işinde her bölgenin, her sektörün, her segmentin her müşteri kitlesinin iş yapış şekli farklıdır. ufak müşteri "50 dolar olmasın da 40 olsun" diye pazarlık yapar, 10 binlerce çalışanı olan enterprise müşteri "liste fiyatından %95 indirim ver" diye darlar. bu kültürel kodları bilip oyunu ona göre kurman ve karını maksimize etmen lazım, satış budur zaten. burada etik olmayan hiç bir şey yok. sen yukarıdan fiyat vermeye devam et. çer çöp ölücü müşteri fiyat yüksek diye uzak durur, o parayı verecek adama da indirim verirsin, olur biter. eğer standart olarak piyasa ortalamasında ya da piyasa altında iş veriyorsan satıcı algın da buna göre oluşacaktır ve dolayısıyla bu ölücülerle daha fazla uğraşman gerekecektir.
0
roket adam
(23.12.21)
Arkadaşlar, teşekkür ederim ama derdim yalnızca para değil. Yani ben de isterim çok param olsun zengin olayım falan, ama o ayrı konu.

Adamın ne fiyat verirsem vereyim, zaten fazla para isteyip de onu kazıklamaya çalışıyormuşum gibi düşünmesine alınıyorum ben. Bu değilse de, "ne koparsam kâr" diye düşünüyor olması can sıkıcı geliyor. Zaten o yüzden duyuruyu gönül işlerine açtım.

Bir de bu işlerin "iş hayatı böyle" olarak ayrıca ele alınabileceğini de düşünmüyorum. O yüzden pazarlık skill'lerimi geliştirip, fazla parayı alıp çıkmayı tercih etmek istemiyorum.

Çünkü bence verdiğimiz her karar karakterimizi şekillendiriyor. Yani ben de iş hayatında çakallık yapıp 3-5 fazla kazanabilirim, ama bu benim karakterimi yontar, o da iş-dışı hayatıma da etki eder, ondan sonra da hem kendim hem de çevrem için daha tatsız bir insan olurum diye düşünüyorum. Bu yüzden böyle insanlarla iş yapmak da canımı sıkıyor.
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
Valla hocam teklifi verirken nasil konustugunu tam bilmiyorum ancak ben freelance calisirken eger indirim yaptiysam fix lafim 'normalde X lira ancak senin icin Y olur'(X>Y) seklindeydi. Diger turlusu dedigin gibi oluyordu cunku verdigim teklifin aslinda indirimli teklif oldugunu bilmiyorlardi. Dolayisiyla teklifinin indirimli teklif oldugunu muhakkak belirt bence, bu sayede oyle pazarlik yapmak zorunda gibi hissetmezler.
0
j r r tolkien hayrani
(23.12.21)
Yıllar önce üniversite öğrencisiyken özel matematik dersi veriyordum. Onda bile pazarlık yapan oluyordu. Pazarlığın mantığını anca kendiniz pazarlık yapma ihtiyacı ya da isteği duyduğunuzda tam olarak anlayabilirsiniz. Diyelim ev kiralayacaksınız. Kiraya 2100 demişler. Yani oradaki 100'ün indirim payı olduğu çok belli. 100 lira gitmesin diye siz de pazarlık yapmaya çalışabilirsiniz.

Hatta bazen siz demeden 100 lira indirim yapabilirler. Amaç size kabul ettirmek. Siz de onlar demeden normalde 60 ama size 50 derseniz inanılmaz bir ikna atmosferi oluşturabilirsiniz. Bu sefer karşıdaki 10 dolar indirdi, hemen kabul edeyim diyebilir.
0
dissendium
(23.12.21)
@dissendium, hocam işte dediğim tam olarak da bu. Yani eve 2000 istiyorsan 2000 de, ben de bana uyuyorsa "tamam" diyim veriyim o parayı. 2100 dediğinde de pazarlıkla 2000 oluyor, aynı sonuca varıyorsak o aradaki eforu niye sarfediyoruz, çok saçma değil mi?
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
sen bunu yapmak istemiyorsun, bunu anlıyorum. teknik işler yapan insanlar bu oyundan hoşlanmaz zaten genel olarak, daha düz ve öngörülebilir bir fiyat tablosu olsun gelen gelsin gelmeyen gelmesin istiyorsun haklı olarak. ama paranın yansıdığı hiç bir yerde öyle olmuyor maalesef, özellikle hizmet pazarlarken mutlaka bir satış stratejisi olmak zorunda.

freelance çalışan olarak bunu yapmak zorundasın çünkü işi yapan da sensin, satan da sensin. o zaman bunu çakallık, etik-dışı vs olarak görmekten ziyade bir strateji, bir oyun, işin gereği olarak görecek şekilde mindset'ini değiştirmen gerekiyor. yanlış bir strateji izlersen de ucuzcu müşterilere ucuza iş yapıp işinden nefret etme riskin yüksek. ama yok ben bununla uğraşmak istemiyorum abi dersen (bu da gayet normal haklı bir tercihtir yani), o zaman satışla hiç uğraşmayacağın bir işte, mesela direkt bir şirket bünyesinde çalışman daha mantıklı. bırakırsın başkaları bunlarla uğraşır, sen de işini yapar geçersin.

dediğim gibi dünyanın her yerinde, her müşteri segmentinde farklı bir practice var bu konuda. ama bir kural mutlaka var ve her projede, her işte bu tiyatro oynanıyor. alanında apple gibi bir şey değilsen de öyle "benim fiyatım bu kardeş" deme şansın olmuyor maalesef.
0
roket adam
(23.12.21)
bunu kişisel almamak lazım öncelikle. zaten tanıdığınız olsun, tanımadığınız olsun, farklı ülkelerden insanların aynı talepte olması olsun bu durumu da kanıtlar nitelikte bir şey.

george carlin'in bir gösterisinde söylediği bir şey vardı "iş dünyasındaki herkesin işi gücü karşıdakine nasıl daha çok geçiririmdir." gibi bir şey söylüyordu. piyasanın düsturu bu. üreten yüksek fiyat veriyor ki bir umut pazarlık yapılmazsa veya çok zorlanmazsa aradaki farktan kazandığını kâr sayıyor. tüketen de yıllar içinde pazarlık yaparak fiyatın iyi kötü %10-15 düştüğünü deneyimlemiş hep, ilk teklif edilen fiyatın her zaman şişirilmiş olduğunu düşünüyor bu yüzden. e bir de ölücülük diye bir şey var, satıcının zor durumda olmasını umarak belirtilen fiyatın yarısını teklif ederler "ya tutarsa" diye.

yıllardır beraber çalıştığınız insan bile hala indirim kovalıyorsa demek ki bu zaman içinde geliştirilebilen bir anlaşma da değil, ki benim deneyimim de o yönde. o yüzden her zaman pazarlık paylı fiyat vereceksiniz. hem sizin cebiniz yanmayacak hem de alıcı da "oh be fiyatı kırdım biraz" diye iyi hissedecek.
0
yviene
(23.12.21)
@plutongezegendegilmi, abi sen tamam diyorsun da başkası tamam demiyor. Evi kiralayacak kişi nasıl bir insanla karşılaşacağını bilmediği için pazarlık payı bırakıyor. 2000 desen adam 1900 olmaz mı der. Bir de indirim yaptırmış olmanın getirdiği bir tatmin duygusu var. İnsan garip bir canlı. 2 liralık şeyi 1 liraya alınca deli gibi sevinebiliyor. Bir de bu işlerde süreklilik önemli. İndirim olunca müşteriyi bağlıyorsun. Gerçek bir indirim olmasa da insan böyle küçük oyunlarla kandırılabiliyor.
0
dissendium
(23.12.21)
Valla kurumsal etiket fiyatın olmadığına göre bundan kaçarın pek yok gibi. Sektörünüzde dünya çapında böyle bir anlayış oluşmuş sanırım tüm dünya vatandaşları yaptığına göre. Ben turizm sektöründeyim, bir iki futbol kulübü pazarlığın anasını ağlatıyor resmen, onun dışında pazarlık yapan kimse olmuyor. Futbol kulüplerine de artık ayar olduğum için 50% fazla fiyat çekiyorum. Hiç uğraşmak istemiyorsam cümleyi 'verebilecegim en düşük fiyat x$' gibi kurarım yine de pazarlık yapıyorsa malesef olmaz deyip geçiştiririm.
0
uvbray
(23.12.21)
@roket adam, normal çalışan olarak da durum farklı değil ki. Adam iş ilanını açmış, kaç para istersin diyor, 1000 diyorum mesela, 900 olmaz mı diyor. 900 olacak olsa niye 1000 diyeyim?

Yani şöyle pazarlık olsa anlarım, ya bütçemiz 900, ama sana da 1000 lazımmış, o zaman 900 verelim ama 2 hafta da fazladan izin hakkı verelim, ortada anlaşalım. Bu mesela bence mantıklı bi pazarlık, ama durduk yere "hadi bana indirim yap" işini anlamıyorum cidden. Niye yapayım? Kaldı ki baştan adama sempati duyup indirim yapsam bile adam bu sefer daha da fazlasını istiyor. Ayıp yav. Sanki baştan hakkımdan fazlasını istemişim muamelesi gibi.

Asperger değilim bildiğim kadarıyla, konsepti de anlamadığımdan ya da beceremediğimden değil. Hiç hoşlanmıyorum sadece. Dilencilik gibi geliyor. Tüm dünya buna nasıl okey olmuş, o da çok acayip.

Rant yapıyorum bu arada, yani cevaplar için teşekkürler. Sinirim bozuldu süreç esnasında, burada biraz ağlayıp rahatlamaya çalışıyorum :D
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
freelance adam alanlar zaten cakalin onde gideni oluyor.
Sen bedava yaparim desen ona da itiraz etmez, bana hala 40 dolar odeyecek ucus okulu sahibi amerikali var.

Bu adamlar zaten duzgun olsa gidip bir sirketle anlasiyor 200bin dolar veriyor. Dusunmuyor bile.
Ama nerede sinegin yagini cikarmanin pesinde adam var hepsi freelance sitesinde takiliyor.

Tabi bir de is yapanlarin sirf isi kapmak icin 3 kurusa is almasi var. Bunlarin yuzunden alisiyorlar.

Benim de cidden ustteki gibi belese is yaptigim oldu.
Cok les ortamlar ya, dayanan adama helal olsun.
0
divit
(23.12.21)
Freelance iş özelinde demiyorum ama pazarlık konusu hayatın her yerinde var. Şirketler arası dev satın alma sözleşmelerinde bile pazarlık olur. Tabii yaklaşım birebir konuşma gibi "şu fiyata olmaz mı?" şeklinde değil. Bunun yerine satıcıya 'hedef fiyat' gönderilir veya direkt teklifini 'revize etmesi' talep edilir. Hatta satın almacının, teklif vereni arayıp hiç olmadığı halde "elimde şöyle bir teklif var ama işi size vermek istiyoruz, bunun altına inemez misiniz?" diye sorduğu pazarlık şekli bile var.

Uzun lafın kısası bunu dert edinmemeye çalışmak lazım. Özellikle alınacak hiçbir şey yok. Pazarlık payı koymayı diğer insanlar çakallık olarak değil de hak olarak gördükleri için pazarlık yapmakta da bir beis görmüyorlar.

Ben pazarlık yapabilen biri değilim ama örneğin araba falan alıyorken mutlaka yaparım. Çünkü ikinci el otomobil piyasasında pazarlık payı koymamak anormal hale gelmiş. Sıfır araç alımında bile 10 farklı bayiden 10 farklı fiyat alabiliyorsun. Böyle bir ortamda insanların fiyatta indirim istemesi gayet normal.
0
himmet dayi
(23.12.21)
1- Evet. Pazarlik artik her sektorde, her toplumda var. Insanlar zenginlestikce cimrilesiyor. Benim tanidigim cimri adamlarin ezici cogunlugu cimri ama alakasiz konularda. Gider $5000 bir sise sarap alir ama pizza getiren cocuga 1 dolar bahsis verirken eli titrer.
2- Evet, cozumu yuksekten baslayip dusunce istedigim rakama gelmek, culsuz adamla is yapmamak, mumkun olduguna kendini ucuzdan satmamaya calismak. Sen indikce degerin azaliyor.
3- Bedeva isi ben cok sevdigim, dost bildigim arkadaslara ve yakin akrabalarima yaparim. Onun disinda para mevzusunu cozduysen zevkine saga sola kiyak yapilabilir.
0
cooperr
(23.12.21)
1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?
evet, herkes pazarlık derdinde, çünkü kazıklayanlar çok. o kadar kazıkçı arasından hangisi hakkaniyetli fiyat hangisi değil tüketicinin anlayacağı bi şey değil bu. böyle düşünerek yola çıkarsa kazıklanır. müşteri ne bilsin sizin fiyat şişirip şişirmediğinizi, herkes şişirdiği için her satıcıya yaklaştıkları gibi yaklaşıyorlar. çok normal. en güzeli bu mu, hayır. ama olay bu.
2- Boşuna mı dert ediyorum bunları? Nasıl çözeriz?
boşuna dert ediyorsunuz. çözümler: 1. satış kısmını başkalarının yüklendiği bir iş modeline geçersiniz (ya partner bulursunuz ya da başkasının yanında çalışırsınız). 2. yüksek fiyat çekersiniz, indirimle normale düşer. 3. bende fiyat bu kardeşim deyip kapıyı gösterirsiniz.
3- Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?
bunu anlamadım. siz sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden mi iş yapıyorsunuz? öyle iş mi yapmak istiyorsunuz? bunun pazarlıkla alakası ne?

edi: üç kuruşun derdine bi müşteri düşüyormuş gibi sormuşsunuz ama madem üç kuruş siz de derdine düşmeyebilirsiniz.
0
erenderk
(23.12.21)
1- Hocam sadece senin mevzunda da değil, genel olarak insanlar pazarlık seviyor ve ilk fiyattan almayı istemiyor. Sırf bu yüzden fiyat çalışırken hep üstünü söylüyorum şurdan bırakırım gibi düşünüyorum. Şöyle diyim koca firmalarda bile durum bu.

2- Dert etme çünkü insanları değiştiremezsin. En güzeli yüksek fiyat çak pazarlık yapıp mutlu olsunlar. Çakallık değil bu, olması gereken oldu artık.

3- Yapılabilir ama iş ayrı dostluk ayrı
0
lcha
(23.12.21)
"fazla para isteyip de onu kazıklamaya çalışıyormuşum gibi düşünmesine alınıyorum ben. Bu değilse de, "ne koparsam kâr"

çoğu kimse böyle düşünmüyor, siz onların böyle düşündüklerini iddia ediyorsunuz, kim size gelip sen beni kazıklamaya çalışıyorsun dedi? öyle demiş olsalardı X işi Y fiyatına yapıyorum bunu dediler haklılar mı yoksa kendimi çok mu abartıyorum diye sorardınız.

" Yani eve 2000 istiyorsan 2000 de, ben de bana uyuyorsa "tamam" diyim veriyim o parayı. 2100 dediğinde de pazarlıkla 2000 oluyor, aynı sonuca varıyorsak o aradaki eforu niye sarfediyoruz, çok saçma değil mi?"

değil, insanlar küçük mutlulukların peşinde koşmayı büyük mutluluklara tercih ederler. oradaki 100 lira indirim yada pazarlık payı karşı tarafın psikolojisini rahatlatmak için. insanlar kar etmeyi severler. sevdikleri şeyi onlara vermenin ne kötü yanı var?

"Adam iş ilanını açmış, kaç para istersin diyor, 1000 diyorum mesela, 900 olmaz mı diyor. 900 olacak olsa niye 1000 diyeyim?"

yine yukarıdaki şey, adamın bütçesi 900 lira için değil zaten, maliyeti düşürmek için yaptığı bişi, bu şekilde kar maksimazsonuna gitmeye çalışıyor ancak bunlar böyle defter kitap üzerinde düşünülerek yapılan şeyler değil, icgüdüsel şeyler.


"1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?"
bende çok hoşlanmam bu işlerden, bir gün biri bana pazarlık sünnettir demişti orada anlamıştım konu aslında pazarlığın alıcı için biraz keyif verici olması durumu var.

2 - bence boşuna dert ediyorsun, kimse senin kazıkçı olduğunu düşünmüyor onlardan fazla para almak istediğini düşünmüyor/hissetmiyor sadece maliyetini düşürmeye çalışıyor, milyonluk projelerdede böyle çünkü milyonlıuk projede tek çalışan sen değilsin herkesten 100 dolar kar etse belki 100 bin dolar kar edecek. onu da reklam bütçesine katacak vs. vs. elindeki kaynakları mümkün olduğunca efektif kullanma peşindeler, dediğim gibi icgüdüsel bir hareket bu. en az eforla max verim elde etmenin modern toplumdaki yeri bu.

3 - yaparsan yapılmış olur, bir yerden birinin başlaması lazım değil mi? ama şunu unutma ki fiyat vermeden yaptığın her şey daha sonra görevin olur ve diğer işlerindede aynı beklentiye girerler ve zorlamaya başlarlar insanlar bunu tecrübe ederek öğrendikleri için yapmamayı tercih ediyorlar.
0
selam
(23.12.21)
Bizde de çok var pazarlık yapan. Hatta öylesine var ki senenin başında hazırlanan tarife yıl sonuna kadar her müşteriye özel fiyatlandırma şeklinde bölünmüş hale geliyor. Üstelik fiyatlara benim karar vermediğimi söylememe rağmen yine de benimle pazarlık yapmaya çalışıyorlar hala. İnsanlar hem iş iyi olsun istiyor hem de para harcamak istemiyor. Mesela benim işim hukuki alanda olduğu için yurt dışındaki partnerlerimiz saat ücreti ile çalışıyorlar. Burada müşteriler fiks fiyata sabah akşam soru sormaya, saatlerce telefonda konuşmaya, sonsuz gereksiz toplantıya alışıyorlar. Aynı muameleyi yabancıya yapınca görüyorlar ki adam çatır çatır harcadığı her dakikanın parasını alıyor. Sonra neden bu kadar pahalıya geldi diye soruyorlar. Parayı verince seni satın almış gibi davranıyorlar bazen gerçekten sinir bozucu.

Büdüt: "Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?" demişsiniz bence iş dünyasında bu olmamalı. Bu "biz bir aileyiz" diyen şirketler tadında mesela. Sonuçta ben bir iş yapıyorum sen de bana parasını veriyorsun. Sınırlar olmalı diye düşünüyorum ben. Belki çok duygusuzca yaklaşıyorum ama kesinliği, nerede durduğumu bilmeyi seviyorum.
0
peki madem
(23.12.21)
herkesin yaptığı gibi eksradan bir 'pazarlık payı' koyup düşebilirsin. 50 dersin 40'a düşersin kabul ederler. bu arada kendi emeğine istediğin fiyatı biçebilirsin. bunda da yanlış bir şey yok. çakallık değil yani. yani yüksek ücretlere de çalışabilirsin. bu yüzden saatlik ücretini bir tık yükseltebilirsin.
0
tute
(23.12.21)
1- var, bizzat ben yapıyorum. öncelikle sen değilsindir belki ama ortalık çakal kaynıyor. hakketmeden para kazanmak isteyen, 1 liralık işi 5 liraya pazarlayan insan kaynıyor ortalık. para kolay kazanılmıyor, hele bu devirde işimiz hepten zor. o yüzden paramızı nerden kurtarabilirsek bizim için kar. arada senin gibi düşünen insanlar da oluyor işte.

2- biraz öyle, çözümü yok.

3- çok insanla çalıştım, çok insana iş yaptırdımm ama maddi karşılığında yapması gerekeni bile yapmayan o kadar insan var ki, dediğin biraz ütopik.
0
not sure if serious
(23.12.21)
Arkadaşım vallahi yanlış anlama deeiğim; her Allah' ın günü nasıl pazarlıklar içinde bulunduğuma çok değil bi' kaç defa şahit olsan koşa koşa eve gider, yorganın altına girip titrersin.
21 senedir tam zamanlı olarak iş hayatının içindeyim - ki sektör pazarlığın en tepesindeki sektör desem yeridir heralde - yurtiçi olsun yurtdışı olsun ürünümü dediğim ilk fiyattan sattığım müşteri ya 1 ya 2dir inan.
0
kumandanim
(23.12.21)
(14)

Estetik

bbb_1
Merhaba bu duyuru kuzenim hakkında.25 yaşında ve dış görünüşüne baya düşkün. Daha önce burun estetiği , dudak estetiği ve göğüs estetiği yaptırdı. Teyzem (annesi) de çok moralini bozuyor şimdiden bu kadar çok müdahale yaptırırsa ileride ne olacak diye.geçen ay beni aradı kızımla bir konuş dövme y
Merhaba bu duyuru kuzenim hakkında.
25 yaşında ve dış görünüşüne baya düşkün. Daha önce burun estetiği , dudak estetiği ve göğüs estetiği yaptırdı. Teyzem (annesi) de çok moralini bozuyor şimdiden bu kadar çok müdahale yaptırırsa ileride ne olacak diye.geçen ay beni aradı kızımla bir konuş dövme yaptıracakmış vazgeçir diye. ( bu sanırım 4. Dövmesi) Bir de maaşının neredeyse tamamını kuaför ve makyaj malzemesini harcıyor. Abi olarak bir konuş kuzeninle dedi teyzem. Ben de 18 yaşından büyük , üniversitesini bitirmiş aklı başında ben ne söyleyebilirim ki dedim açıkçası. Bu arada kuzenim ile aram iyi . özgürlüğüne baya düşkün biri bu yüzden bir şey söylesem biliyorum aramız açılır. Ama şimdi de teyzem benimle konuşmuyor , yanlış mı yapmışım
0
bbb_1
(22.12.21)
doğru yapmışsınız.
0
blatta hiberna
(22.12.21)
Teyze kendi sorumluluğunu sana yüklemek istemiş. Hiç karışma, ısrar ederse ben de destekliyorum aslında hiç konuşmasam daha iyi dersin:)
0
ganbatte
(22.12.21)
Valla annesinin gelecek konusundaki endişelerini anlıyorum çünkü cidden şimdiden bu kadar estetik yaptırdıysa ileride sıkıntı çok büyük olur gibi geliyor bana da. O yüzden seni arayıp da "endişelerimiz konusunda bir de sen konuşup sen aktarmaya çalış" demiş olsa o konuda sıkıntı yoktu bence.

Mesele ise yukarıda bahsettiğim gibi değil de direkt "dövme yapacak vazgeçir" meselesi olduğunda ise haksız çünkü direkt kendi istediğini dayatmaya/yaptırmaya çalışıyor. O yüzden bence yanlışın yok.
0
j r r tolkien hayrani
(22.12.21)
Doğru yapmışsınız tabii ki. Şahsen benden birkaç yaş büyük bir erkek gelip bana kendince abilik yapıp dövme yaptırmamamı, estetik yaptırmamamı falan söylese inanılmaz sinir olurdum.
0
ms brownstone
(22.12.21)
Kızının kendiyle derdi var, bunun sebebini öğrenmek lazım teyzoş; bi psikoloğa gönder çözüm onda bende değil de.
0
Bruce
(22.12.21)
Bunun doğrusu yanlışı yok. İstediğiniz gibi davranmışsınız da bu durumun aklı başında olmakla alakası yok. Üniversite bitiren her insan mantıklı biri olup çıkmıyor. Yaşça büyük olup 0 beden takıntısı olan bir sürü insan var. BBC'de okumuştum. Meksika'da genç kızlar suç çetelerinin istediği kadın tarzına sahip olabilmek için estetik yaptırıyorlarmış.

Haber de şu.

www.bbc.com

Demek istediğim, bu tip yoğun estetikler psikoloji kaynaklı olabilir. Gerçekten de kendine zarar vermeye başlamış olabilir.

Vazgeçirmeye çalışmadan da aranız iyiyse bir konuşabilirsiniz diyorum ben.
0
dissendium
(22.12.21)
Yani bence de keşke yaptırmasa, ancak insan nasıl olmak istiyorsa öyle olmalı değil mi ? Belki ilerde fikirleri de değişir .Ben de bir ara kulağımı deldirip küpe taktırmıştım ama üniversite bitince hevesim de kaçtı bir daha hiç takmadım
0
🌸bbb_1
(22.12.21)
"benim aklım bi karış havadaydı çekip karşıma düzgünce anlatıp ikna etmeyi deneseydin keşke" diyebilecek bir ilişkin varsa kuzeninle çek konuş doğru bildiklerini aktar bence.

yaptıklarını destekliyorsan da "annen sana ulaşamıyor beni yokladı, yine bildiğini yaparsın sıkıntı yok ama onlarıda dahil et süreçlere" diyip kendini sıyır ortamdan..
0
core i
(22.12.21)
Yani genelde baskıcı bir aile olarak tanımlanabilirler, kuzenimin yaptıkları da biraz onlara karşı öc almak gibi oldu sanırım . Yani kızı lisede bile arkadaşları ile bir yere göndermezlerdi gönderirlerse almaya babası giderdi vs.
0
🌸bbb_1
(23.12.21)
Teyze kendi sorumluluğunu sana itelemeye çalışmış +1
Bana küseceğine ailece bir terapiste gitseniz de kök sorunun ne olduğunu anlasanız +1
Bir de dövme bana kalırsa kuzenin yaptırdıkları arasında en az marjinal olan şey. Sokaktaki 5 kişinin 3'ünde dövme var gibi zaten. Oraya gelene kadar burun, dudak, göğüs estetiğini kim fonladı acaba? Kendisi mi çalışıp kazandığını buraya yatırıyor, yoksa başta çocuk istedi diye göz yumup sonradan mı akılları başlarına geldi?
0
SiyamkedisiZorro
(23.12.21)
Estetik yasliyken yaptirilmasi gereken bir sey degil ki? Begenmedigi yerlerini degistirerek ozguvenini arttirip hayatinin tadini gencken cikarmasinda yanlis bir sey goremiyorum ben. 60 yasinda gogsumuzu yaptirsak ne olacak, onceki 40 sene boyunca bu yuzden mutsuz olduysak, kiyafetimizi yakistiramadiysak, cinsel hayatimizi vs etkilediyse, mutlulugumuza ket vurduysa yani. Yani demem su ki, teyzenizin yaklasimi ve sizin dusunceniz daha bastan dogru degil, teknik olarak, haliyle bir kisiyi o tutuma yonlendirmek de manasiz.

Ayrica 'abi olarak' demenizden yola cikarak soyliyorum, yetiskin bir erkek olarak akrabaniz olan yetiskin bir kadinin vucudu hakkinda yorum yapmaniz teyzenizin kizinin hayatina bu kadar karismasindan daha garip ve urkutucu olurdu bence. Dogru yapmissiniz.
0
sopiro
(23.12.21)
ameliyatları başarılı ve doğal olduysa
silikon taktırmadıysa kötü bi şey yapmamış

dövmeleri de zaten kafaya takmıştır, ömür boyu fit olmak zorundasın şeklinde giriş yapıp
yaşlı ve dövmeli insanlardan iyi-kötü örnekleri gösterip
ufak ve doğru bölgelere yapmasına yönlendirebilirsin belki de vazgeçmesine

bunları önce teyzenle konuş tabi
0
bir soru sorcam
(23.12.21)
@sopiro size katılıyorum .Ayrıca ben kız arkadaşıma bile bir konuda uyarıda bulundupğumda inadına tersini yapıyor :)
0
🌸bbb_1
(23.12.21)
Doğru yoldasın karışma
0
basond
(23.12.21)
(5)

İlk iş tecrübesi

northern eagle
her yerde en az 2 3 yıl tecrübeli eleman aranıyor ama benim hiç tecrübem yok ve şu an yüksek lisans birinci sınıftayım (evet mal gibi yattım bu yaşa kadar) stajlar dahil her yerde tecrübeli eleman aranıyorken nerede tecrübe edinebilirim?
her yerde en az 2 3 yıl tecrübeli eleman aranıyor ama benim hiç tecrübem yok ve şu an yüksek lisans birinci sınıftayım (evet mal gibi yattım bu yaşa kadar) stajlar dahil her yerde tecrübeli eleman aranıyorken nerede tecrübe edinebilirim?
0
northern eagle
(21.12.21)
Kariyer.net'te yeni mezun ilanlarına bak. İlanlarda yetiştirilmek üzere, deneyimsiz, tecrübesiz, yeni mezun yazabilir. İlanları incelemek gerekiyor.
0
dissendium
(21.12.21)
1-2 yıllık tecrübeli ilanlara başvurmaktan çekinme. benim kabul edildiğim ilan 2 yıl tecrübe arıyordu.

önemli olan görüşmeye çağrılman. o yüzden başvurmaktan çekinme 2 yıla kadar.
0
jelly bear
(22.12.21)
Şartlara çok takılma. Yıllarca çalıştığım TR'nin sayılı büyük şirketlerinden birinde her iş başvurusunda üniv. mezunu ve akıcı İngilizce şartı olduğu halde çalışanların %30'u lise mezunu (alaylı), İngilizce bilen adam çoğu departmanda çok az. Sen yine de tecrübeli isteyen yerlere de başvur derim.
0
uvbray
(22.12.21)
2 3 yıllık ilana başvurun. önyazı yazabilrisiniz. bu alanı cok seviyorum şöyle başarılıyım. Görüşme imkanı olrusa daha detaylı anlatabilirim gibi şeylerle
0
seyyar satıcı
(22.12.21)
Bugünlerde önüne bolca CV gelen birisi olarak söylüyorum, yapmanız gereken tek şey nizam intizam ve samimiyet içerisinde kendinizi anlatmanız ve işveren için neler yapabileceğinizi ifade etmeniz. İK'cılara ne özgeçmişler geliyor bir bilseniz cesaretiniz tavan yapar.
0
va
(22.12.21)
(2)

İngilizce özel ders

tchuck
daha önce de ing ile ilgili yazmıştım da. bu sefer özel ders almamın doğru karar olduğuna kanaat getirdim.avrupa'daki işlere başvurmaya başlayacağm.bu yüzden özellikle konuşma kısmımı geliştirmek için (tabi ki diğer konulara da değineceğim ama konuşma/mülakat ağırlıklı) ingilzce ölze ders arıyorum.b
daha önce de ing ile ilgili yazmıştım da. bu sefer özel ders almamın doğru karar olduğuna kanaat getirdim.

avrupa'daki işlere başvurmaya başlayacağm.
bu yüzden özellikle konuşma kısmımı geliştirmek için (tabi ki diğer konulara da değineceğim ama konuşma/mülakat ağırlıklı) ingilzce ölze ders arıyorum.

beşiktaş-sarıyer-şişli vb. çevrelerde bana önereceğiniz profesyonel yer var mıdır?nereye gidip başvurayım? konuşmayı başlatmadan önce bir seviyemi de öğrenmek için sınava vs. de girmek istiyorum.

mesleki mülakatlar ağırlıklı profesyonel birebir dersler var mıdır? ben yazılım için başvurular yapacağım.

çoğu yer akıcı ingilizce şartı istiyor haklı olarak. 5-6 aylık çalışmayla uygun hale gelirim gibi ama, dediğim gibi öğrenmem lazım.
0
tchuck
(21.12.21)
Hiç kullanmadım ama neden Cambly gibi uygulamaları kullanmıyorsunuz? Native olanlardan ders almanız, onlarla konuşmanız daha sağlıklı.
0
dissendium
(21.12.21)
ben speaking işini de bir eğitim şeklinde almak istiyorum. cambly'den önce gerçekten işi eğitmenlik olan biriyle bu işi yapmam gerek mutlaka.
0
🌸tchuck
(21.12.21)
(3)

Turk telekom günlerdir internetin olmaması ve oyalamalar

curious mind
Selamlar. 4 5 gündür ev internetimiz yok. İlk günden aradım arıza kaydı oluşturmak için aradım, bant kaydı iki gün bölgesel arıza var dedi. Ertesi gün yeniden aradim kontrol etmek için, bu sefer bant kaydı yok, sorun sizde diyorlar. Modemi aç kapa gibi basit şeyler yaptırıyorlar çözülmeyince ekipler
Selamlar. 4 5 gündür ev internetimiz yok. İlk günden aradım arıza kaydı oluşturmak için aradım, bant kaydı iki gün bölgesel arıza var dedi. Ertesi gün yeniden aradim kontrol etmek için, bu sefer bant kaydı yok, sorun sizde diyorlar. Modemi aç kapa gibi basit şeyler yaptırıyorlar çözülmeyince ekipler incelemeye devam edecek diyorlar. Bugün tekrar aradım bu sefer yine bant kaydı sanki bugün başlamış gibi genel arıza var 2 gün sürecek diyor. Bu sırada apartmanda kimsede de İnternet olmadığını anladım. Bize dolapta arıza var diyorlar başkasına altyapı çalışması var. Muhtemelen perşembe günü de İnternet gelmeyecek. Böyle böyle oyaliyorlar bizi. Ben böyle bir şirkete para kazandirmaktansa hizmet alamadığımız için yasal hakkımızı kullanıp iptal edelim diyorum sözleşmeyi. Bundan güç alıyorlar çünkü. Başka yerlere de şikayet edeceğim ama bu kadar basit şeyler için uğraşmaktan rahat rahat yalan söylemelerinden bıktım herkesin. En azından deseler ki şu kadar gün sürecek söyle bir arıza var, zararınızı karşılamak için şöyle bir hak tanıyoruz. Yok. Günü geçirmek için ne yalan soylebilirlerse söylüyorlar.

Biraz iç dökme duyurusu da oldu. Benzer süreçten geçmiş olan var mı neler yaptınız ve bölgesel arıza genel arıza yaşayan varsa kaç gün sürdü sizinki? İki gün sonra iki gün sonra diyerek ay da sürebilir diye düşünüyorum ben
0
curious mind
(21.12.21)
Bir kere bayağı önce arıza olmuştu. Telefonda çözülemeyince arıza kaydı oluşturuldu. Daha sonra ekip gelmişti. Ama geçenlerde tekrar arıza oldu uzun bir aradan sonra. Ekip falan gelmedi. 2, 3 saat içinde kendiliğinden düzeldi. Apartmanda kimsede yoksa ekip gelmesi lazım. Bence ekip gelmesi konusunda ısrar edin.
0
dissendium
(21.12.21)
@dissendium

Komsulardan biri başka yerleri de arayıp şikayet edince onlara ekip göndermişler. Yine yalandan modemle uğraşıp en son dışarı gidip altyapı çalışması var sizinkini başka yere bağladık demişler ve açmışlar. Komşularinki de gelmiştir demişler üstelik. Edit: Cevap için teşekkürler
0
🌸curious mind
(21.12.21)
turk telekom cidden pismanliktir, internetinden tutun cagri merkezine kadar. ariza degil ama vaadedilen internet hizini alamamak (16 vaadedilirken 2 almak gibi) sorunlar yuzunden cok ugrastirdilar. bize de yalandan biri geldi kablonun ucunu kesti, onceki kablo eskimis dedi iki uc gun 8 hiz aldik sonra yine eskiye dondu. hala kusursuz degil ve pcyi acinca internet gidiyor 10 dakika sonra falan geliyor. sonra fazla para yuzunden inanilmaz ugrastirdilar, kayıtlar dinlendi bilmem ne bir sürü surec sonrasi hakli bulunmamiz sonucu asla para iadesi yapılmadı gibi gibi bir sürü sorun. ben de cok doluyum batsalar da kurtulsak
0
Olric
(21.12.21)
(10)

Kişilik envanteri

dissendium
İş başvurusunda bu testlerden gönderildiğinde çözüyor musunuz? Ben böyle saçma şeylerden nefret ettiğim için testi çözmüyorum. Zaman kaybı olarak görüyorum. İK çalışanları varsa bu testleri gerçekten değerlendirme amacıyla mı yolluyorsunuz yoksa bu testi göndermek bir olumsuzluğa mı işaret? Bir de a
İş başvurusunda bu testlerden gönderildiğinde çözüyor musunuz? Ben böyle saçma şeylerden nefret ettiğim için testi çözmüyorum. Zaman kaybı olarak görüyorum. İK çalışanları varsa bu testleri gerçekten değerlendirme amacıyla mı yolluyorsunuz yoksa bu testi göndermek bir olumsuzluğa mı işaret? Bir de acayip bilgi toplanıyor bu şekilde. Bilgi havuzu oluşturmak, bedavadan veri elde etmek amacıyla yapılıyor olabilir mi?
0
dissendium
(21.12.21)
Bilgi havuzu oluşturma kısmı tamamen paranoya. Kişilik envanterine çelişkili cevap vermek elenme sebebi. Bu yüzden Koç şirketlerinden birine giremeyen arkadaşım var. İK'dan "envanter testinde çelişkili cevaplar vermişsiniz" diye geribildirim aldı.

Ben yapıyorum. Bu test aynı zamanda şirket içindeki kariyer adımlarınızı da etkiler. Ne kadar efektif kullanırlar veya bu test sizin kişiliğinizi ne kadar doğru yorumlayabilir o kısımlarını bilmiyorum.

Bizim şirkette bu testi doldurmamak elenme sebebi örneğin.
0
himmet dayi
(21.12.21)
İk bu testleri çözmeyi reddedenler ile görüşmeleri sonlandırıp varsa grup şirketlerinki da dahil cv kara liste havuzuna ekliyor. O testlere firmalar para ödüyor ve bilimsel temellere dayanıyor.
0
delikedidilimiyedi
(21.12.21)
@delikedidilimiyedi, zaten görüşme benim için olumsuz olduğu için çözmeyi reddediyorum. Bilimsel kısmına bayağı güldüm. Sonuçlarını adayın bile göremediği bir testten bahsediyoruz.
0
🌸dissendium
(21.12.21)
Oss formu gibi dusun, elemenin ilk asamasi formu dogru doldurup zamaninda teslim etmektir.

Burada muhtemelen zaten 50bin ogrenci eleniyordur.

Seni de form asamasinda elemis oluyorlar.

Testin bilimsel bir yani yok binlercesini inceleyen bir yerde staj yapmistim, cok basit sekilde manipule edip gecebiliyorsun.
Sadece sorulari aklinda tutman gerekiyor o da basit zaten.
Testten kalip elenme diye de bir sey yok.

Testin esas amaci sirkete biat edebilme seviyeni olcmek.
500 tane soru gonderdik gik demeden cozduyse bizle sorun olmadan calisabilir diyor.
0
divit
(21.12.21)
kapalı kutularda uydur uydur ipe diz. adını da bilimsel koy. nasılsa hesaba çeken yok.
çözme hocam boşver.
0
comp
(21.12.21)
ben de böyle testler veren firmaları karalisteye alıyorum.
0
sensible soccer
(21.12.21)
Kişilik testi bir derece de 15 senedir çalışan insana kutucuklu dört işlem testi gönderiyorlarsa en basitinden "saçma" olarak nitelendiriyorum bu durumu.
0
dreamnesiac
(21.12.21)
Bazı şirketler ciddili uzman psikolojik danışmanlarla çalışıyor ve gerçekten anlamlı testler üretebiliyorlar.

Tabii böyle hallerde 500 soru sorulmuyor ama pozisyona dönük bazı değerlendirmeler yapılabiliyor. Mesela bankada veznedar olacaksanız, sabrınızı sorgulayan sorular olabilir.

Detaylara dikkat edilecek bir işse, buna dönük sorular da olabilir. Tabii size detaycı mısınız diye sormazlar ama doğru cevabı detaylara dikkat ettiğiniz takdirde bulabileceğiniz dolaylı sorular gelebilir.
0
kaptankedi
(21.12.21)
Gallup gibi büyük danışmanlık firmaları gayet başarılı testler üretiyor. Çapraz veya benzer sorularla çok anlamlı sonuçlar çıkartabiliyorlar.
0
vampir akrep
(21.12.21)
Valla cozuyorum da pek ustune dusunmuyorum, hele 5 secenekliyse cok super oluyor. O durumda hep ortadakini isaretleyip gonderiyorum. Hem kendimle celismemis oluyorum hem de vakitten tasarruf yapiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(21.12.21)
(1)

apple'dan daha iyi bir tech şirketi gelir mi?

aeroknight
sb.
sb.
0
aeroknight
(21.12.21)
Apple ne yapmış ki. Uzaya roket mi yollamış. Apple'dan daha iyi onlarca teknoloji şirketi var.
0
dissendium
(21.12.21)
(2)

Malzeme bilimciler - tornacılar - mekanikçiler

iddaaci
Merhaba, makinalarda sağda solda en çok kullanılan anahtar numarası nedir? Açık ağız, cırcır…
Merhaba, makinalarda sağda solda en çok kullanılan anahtar numarası nedir? Açık ağız, cırcır…
0
iddaaci
(20.12.21)
Arabada 10, 13 ve 17 gibi düşünüyorum.
0
ykyt
(20.12.21)
10 bence
0
dissendium
(20.12.21)
(4)

Son yıllarda çekilmiş kaliteli bir film var mı?

burakdonmez95
Ben bunu nasıl izlememişim dedirtecek bir film arıyorum.
Ben bunu nasıl izlememişim dedirtecek bir film arıyorum.
0
burakdonmez95
(20.12.21)
Ne izlediğinizi bilmediğimiz için yazdıklarımız ne kadar cevap olur bilmiyorum ama aşağıdakiler iyiydi.

1917 (2019)

Joker (2019)

Parazit (2019)
0
dissendium
(20.12.21)
nhk ni youkosu
(20.12.21)
The Father
0
clones
(20.12.21)
Once upon a time in hollywood

Cok film var abi buraya en az 100 film adi gelebilir
0
floydian
(20.12.21)
(19)

"Cocuk dusunmuyor musunuz?" Sorusunu bir ben mi tuhaf buluyorum?

fraise
Evet, bu bir iç dökme duyurusu oldugundan sonrasında kendini imha edebilir.Yaklaşık 3 aydır evliyim, ondan önce de 9.5 yıldir devam eden bir ilişkimiz var. Evlendiğimin birinci ayından itibaren çalıştığım kurumlardaki yemek yapan ablalardan, öğretmenlere, uzaktan tanıdıklardan, arkadaş grubuna kadar
Evet, bu bir iç dökme duyurusu oldugundan sonrasında kendini imha edebilir.

Yaklaşık 3 aydır evliyim, ondan önce de 9.5 yıldir devam eden bir ilişkimiz var. Evlendiğimin birinci ayından itibaren çalıştığım kurumlardaki yemek yapan ablalardan, öğretmenlere, uzaktan tanıdıklardan, arkadaş grubuna kadar herkesin dilinde bu soru; yıldım cidden.

Güzellikle cevap vermeye çalışıyorum ama cevap vermek zorunda da değilim esasında. Baktığınız zaman karşıdaki insanın sinirlarini ihlal etmek gibi geliyor bana bu tarz sorular ve çok garip karşılıyorum. Şimdiye kadar kimseye de böyle bir soru yoneltmemisimdir fakat bakıyorum insanlar gayet doğal bir şekilde soruyor bu soruyu, sahiden bir tek bana mı tuhaf geliyor? Hayır, bir de belki benim çocuğum olmuyor; nereden biliyorsunuz? empatik yaklaşmaya çalışıyorum ama yok, hala kavrayabildigim bir konu değil.

Uzunca bir süre hatta belki de hiçbir zaman çocuk dusunmeyecek benim için bu sorudan kurtulmanın bir yolu var mı sevgili tecrübeli arkadaşlar?
0
fraise
(20.12.21)
Ülkedeki hadsizliğin en yüksek çıtası belki de bu olay. Bu sorundan kurtulmak imkansız ya, en mürekkep yalamışı bile soruyor maalesef. Bence takmamayı öğrenin.
0
olaylar olaylar
(20.12.21)
6.5 yillik evliyiz, bu soru bitmedi. dusunmuyoruz desen de gelmeye devam eden bir soru. kisiriz dersen o zaman vazgecerler sormaktan ama bu sefer de acimaya baslarlar, kesin bunu da bir sekilde belli ederler, yine sinir ederler. kurtulus yok yani.
0
lemmiwinks
(20.12.21)
Bence çocuk düşünüyor musunuz sorusuyla çocuk düşünmüyor musunuz farklı anlamlara sahip. Samimiyet varsa çocuk düşünüyor musunuz bence çok anormal değil. Çocuk düşünmek deyince akla hemen cinsellik geliyor ama bu soru daha genel anlamda çocuk sahibi olmak anlamını taşıyor. Bu normal bir şey. İnsanlar fikir sorabilir. Çocuk düşünmüyor musunuz ise bence anormal. Evlendiniz, bu kadar zaman geçti, çocuk düşünmüyor musunuz anlamını taşıyor biraz. Ona sınırı geçmek diyebilirim duruma göre.
0
dissendium
(20.12.21)
Çevreyi değiştirin. Böyle özel konuları soran kırsal kafada insanlardan uzaklaşın. İnsanları tanımak için bir fırsat olmuş .
0
garylineker
(20.12.21)
Garly lineker, bu soruyu soranlarin büyük kısmı yüksek lisanslı, egitimli, entelektüel seviyesi görece yüksek kişiler. Diğer grup da iş yerlerinde denk geldiklerim. Velhasıl her kesimden biri bu soruyu illa ki soruyor; bir gruba has değil maalesef.
0
🌸fraise
(20.12.21)
Gülerek, nazikçe sana ne deyin.
0
boray eris
(20.12.21)
Kesinlikle çok tuhaf. En yakın arkadaşlarıma bile sormam, zaten paylaşmak isterlerse kendileri paylaşırlar. Bu soru o kadar özel alana giriyor ki. Çocuk olmuyor olabilir, tedavi görüyor olabilirler (ki duyduğuma göre hem madden hem manen çok yorucu bir süreç), bunun ötesinde maddi olarak kendilerine güvenemiyor olabilirler, ailelerinden de yeterli destek gelmiyor olabilir, evliliklerinde sıkıntı yaşadıkları için henüz emin olamamış olabilirler, çocukluk travmalarından dolayı düşünmüyor olabilirler. Daha da sayarım yani. Gerçekten hadsizliğin son noktası.

Benim kullandığım cevaplar:
"Henüz hazır değiliz, çift olarak deneyim biriktirmek istiyoruz." (Genel olarak makul olup yine de bu soruyu soranlara)
"Senin oğlanı bekliyoruz Fatma Teyze, o yapsın biz de yaparız."(Annemlerin hadsiz komşusuna)
"Kısmet bakalım inşallah." (Tecrübeme göre bu cevap konuyu kapatıyor.)
0
gmzo
(20.12.21)
bu sorudan kurtulamazsınız. herkes bu soruyu evirir çevirir gerekirse yüklemi başa özneyi sona getirir, bir başka dil öğrenir ama ille sorar. tavsiyem şu ki bu soruya bu kadar mana yüklemeyin. çünkü yakın aile dışında kimse mana yükleyerek sormuyor genelde muhabbet olsun diye soruluyor. düşünmüyoruz diyin geçin, anlayacaklarını düşünüyorsanız bu sorunun neden uygunsuz olabileceğiyle ilgili konuşun.

örneğin ben yakın aile dostlarımıza tatlı dille diyelim ki bir sorun var, deniyoruz ama olmuyor çok üzücü olmaz mı böyle sormanız, kimseye sormayın nolur dediğimden beri kimse ağzını açıp bir şey sormadı.
0
evde liyakat kalmamis
(20.12.21)
Bu tip soruların sonu gelmiyor, evlenmeyecek misiniz, neden evlenmiyorsunuz, çocuk düşünmüyor musunuz, ikinci çocuk ne zaman? Çok kafaya takmamak lazım, 9,5 yıl boyunca ne zaman evleneceksiniz sorusuna defalarca maruz kalmış olmalısınız. İnsanlar herkes aynı yaşamı, aynı sırayla yaşasın istiyor, kimse kendi haline bırakılmıyor, benim de hiç hoşuma gitmeyen bir durum açıkçası.
0
(20.12.21)
hayatımın hiç bir döneminde çocuk düşünmemiş bi insan olarak bu soruyu densizlik, hadsizlik olarak görüyorum. bir de evlenmeyi de hiç düşünmediğim için yıllardır boğuştuğum neden evlenmiyosun versiyonu var aynı etkiyi yaratıyor. insanları da kırmak istemediğim için geçiştiriyorum bir şekilde ama özellikle belli yaşın üzerindeki insanlar bunları sormaktan asla yorulmuyor.

bugüne kadar bir şekilde gülerek geçiştirdiğim bu sorulara sanırım ülkenin de (maalesef) hali ortadayken , bundan sonra sorulsa, delirdiniz heralde ne çocuğu, ne evlenmesi? derim. soruyu sormalarını engelleyemezesiniz ama belki mevcut durumda bu sorular biraz azalır.
0
hypathia
(20.12.21)
Ne zaman evleneceksiniz
çocuk düşünmüyor musunuz
kardeş düşünmüyor musunuz


bunlar kacamayacagimiz hadsiz sorulardan bazıları

okul ne zaman bitiyor
is bulamadın mi vs
0
all girls dream
(20.12.21)
Ben tuhaf bulmuyorum, aksine bunu sorup cevaben şu anda düşünmüyoruz ya da çocuk istemiyoruz diyene "niye evlendiniz o zaman?" diye soruyorum. Çocuk yapmayacaksan evlenmek saçma geliyor çünkü bana.

Sana ne diyen olmadı ama diyen olursa da aynı şeyi derim, "evlendiniz ya, o yüzden sordum; çocuk yapmayacaksan evlenmek gereksiz bir şey" diye cümlemi tamamlayıp biramdan bir yudum alırım.

Soru tuhaf değil ama kime sorduğuna göre hadsizlik olabildiğine katılıyorum. Sadece, "some men just want to watch the world burn"
0
Bruce
(20.12.21)
Oha Bruce ağzın bal yesin karsim. Her şeyi de o kadar abartmaya gerek yok. Muhabbet ediyo işte insanlar. Her konuda bu denli hassas olmanin manası yok. Yok dusunmuom de geç. O zaman neden evlendin +9 çocuğa mantikli sebep bulamiyorsan evlilige hiç bulamazsin yani.

Çocuk sahibi olamamayi belki sizin kadar buyutmuyor ve utanilacak bir şey olarak gormuyorlardir ayrıca.

Kime/kimin sorduguna bagli olarak bir tık hadsizlik vsvsvs +4
0
abuzer
(20.12.21)
hadsizlik ve gelişmemişlik artı cahillik. eğitim seviyesi fark etmez. bu soruyu soran bir insanın nazik olma, “eğitimli” olma olasılığı yok.
0
deartheodosia
(20.12.21)
Çocuk yapmayacaksam bende evlenmeyi manasız bulanlardanım.

İnsanlar sohbet etmeye çalışıyor. Çok rahatsızsanız, "düşünmüyoruz" diyip geçilebilir. Tabi sürekli aynı kişilerse "havalar da çok soğudu" derdim anlardı.
0
baldan kaymak
(20.12.21)
Abuzer ve Bruce, buradaki kritik nokta bugün aynı soruya 6 kere maruz kalmam mesela; hem de 'yok şu an için dusunmuyoruz' dedikten sonra 'aa ama neden? Erkenden yapin sonra çok zorlanirsiniz' vs vs gibi ikna çabalarının devam etmesi aslinda. Bir de çok tanımadığım insanlarla hayatım ile ilgili konuları bu kadar derinlemesine konuşmak istemiyorum.

Ve çocuk sahibi olmamayi/ olamamayi utanılacak bir şey olarak görmüyorum tabii ki ama çok yakın iki arkadaşım çocuk sahibi olurken bayağı zorlu sureclerden geçtiler. O dönem onları en çok zorlayan şey de bu sorulardi, her sorulduğunda kendilerini çok kötü hissedip uzulurlerdi. Ben özellikle bu nedenden hiç kimseye sormamayi yeğlerim, karşımdaki kişiyi uzup üzmeyecegimi bilemiyorum çünkü. Mesleğim gereği de bazı insanların anlık olarak yaptığı/ sorduğu şeylerin karşıdaki insanlarda ne kadar uzun süre etki bıraktığını iyi bilen biriyim.

Çocuk yapilmayacaksa evliliğin gereksiz olduğunu düşünmek farklı bir mesele, herkesin bakış açısı farklı; ben bu soruyu soran çoğu kişinin bu sebeple sorduğunu da düşünmüyorum açıkçası.
0
🌸fraise
(20.12.21)
cevap: tuhaf bence de, ama Türkiye'de herkesin her şeyine karışılması çok normal karşılanıyor. Ben yakın olduğum biri sorsa "merak etme çatır çatır sevişiyoruz ama korunuyoruz istemiyoruz" derim mesela :D o utansın bana ne. Bana kalırsa bu sorudan kurtulmanın yolu kibar olmamak olabilir :D ama herkes yapamaz.

bu arada Bruce'un dediği normalde çok mantıklı ama ben şartlardan dolayı tam olarak onu yapıcam :D "Çocuk istemeden evlenmek"

Çünkü ailesiyle yaşayan (ekonomik şartlar ve üniversitede de o şehirde olmak vs.) kız ve erkek şu Türkiye'de birlikte yaşayamıyor. Aynı evde yaşamak için bile evlenmen gerekebiliyor. Üstüne biz yurtdışına gitmeyi planlıyoruz ve evlenmek orada da işe yarıyor. (diğer türlü birlikte yaşadığını kanıtlaman gerekiyor ama onu zaten yapamıyoruz işte)
0
nhk ni youkosu
(20.12.21)
Hocam insanlar günlük konuşmada söyleyecek bir şey bulamadığında bazen böyle kasik sorulara yöneliyor. Ben küçükken derslerin nasıl diyenlere hep sinirlenirdimi. Şimdi bir arkadaşımın, kuzenimin vs çocuğu ile konuşurken laf olsundan derslerin nasıl diyorum
0
bbb_1
(20.12.21)
Eski eşimle 10 sene evli kaldık. Sadece benim ofiste 17 memur vardı, kurumda tüm personel 5000 kişi. Aynı ofiste olmasak da aynı kurumda çalıştığımız için evli olduğumuzu bilen onlarca insan... Düşünün bu sadece işyeri sayısı. Bu soruya binlerce kere maruz kaldım. Tecrübeyle diyorum ki hafif heyecanlı bir tonda "ayyy inşallah" diyorsunuz. Ortalama 1 yılın sonunda hala çocuğunuz olmayınca utanıp bir daha soramıyorlar :D istemiyoruz, düşünmüyoruz, soru fazla mahrem gibi cevaplar verirseniz ömür boyu bitmiyor o konuşmalar.
0
balik kraker
(20.12.21)
(7)

Dolar kuru böyle devam ederse gıda krizi olur mu?

xrated
Ben artık ciddi anlamda korkmaya başladım. Mal-mülk falan önemli değil de gıda alamayacak duruma gelir miyiz? Olası durumlar neler olabilir. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak gücümüz kalsa bari.
Ben artık ciddi anlamda korkmaya başladım. Mal-mülk falan önemli değil de gıda alamayacak duruma gelir miyiz? Olası durumlar neler olabilir. Temel ihtiyaçlarımızı karşılayacak gücümüz kalsa bari.
0
xrated
(20.12.21)
Zaten daha yoksul kesimler bu durumda. Bir makarna 5.5 TL olmuş. Bir öğrenci her gün bir paket makarna yese aylık makarna masrafı 5.5 x 30 = 165 TL. Bunun yağı, ekstra patatesi, tavuğu yok.
0
dissendium
(20.12.21)
olacağını düşünüyorum şahsen, üstelik sadece bizim ülkede değil. toprak sahibi olmak daha önemli hale gelecek. evim ve param olsa, ikinci bir ev almak yerine toprak satın alırdım.
0
rose parks
(20.12.21)
şu an zaten gıda alamayacak durumda insanlar var. sıra henüz bizim gibi kendini orta sınıf sanan fakirlere gelmedi.
0
elorelia
(20.12.21)
Kalite dusurmeye baslarlar biraz dizginlenir. Zaten dusuk tabii de hala payi var.

Kriz de zaten var aslinda. Bizim burada a101 bim hic bu kadar dolu, migros ise hic bu kadar bos olmazdi.
0
floydian
(20.12.21)
Gıda krizi olan ihtimali var
Çin bu sene kapalı mesela ama büyük oranda gıda stoğu yaptı yapıyor. Bu bakımdan Çin'in hareketleri büyük sorunların da habercisi gibi. (Afrika'da da rahat durmuyor(

Bizim de gıda ayrıca hububat vb ihracatını kısıtlama noktasında düşünmemiz gerekiyor ki covidle başlayan süreçte ayrıca Avrupa'yı etkileyecek olan bir kriz ihtimali var .
0
Erva
(20.12.21)
gıde krizi olmaz. daha doğrusu gıda krizini tanımlamamız lazım.

ben krizi hepten aç kalmak olarak tanımlıyorum/algılıyorum. ben hepten aç kalacağımızı zannetmiyorum.

ama olaya bir de şu açıdan bakmak lazım. bir kesim var ki, eve kırmızı et alamıyordu. hatta tavuk bile ara ara alabiliyordu. bunlar artık tavuk da alamayacak. eve protein girmeyecek. sadece ekmek ve sebze yemeye devam edecekler. proteinle tanışmamış bir nesil gelecek.
0
co2s2
(20.12.21)
Üretmek zorundayız..üretirsek tarım hayvancılık düzgün yapılırsa dışa bağımlı kalemler azalırsa umut var
0
photo85
(20.12.21)
(6)

Amasya Et Ürünleri'ni tavsiye eder misiniz?

prole
sb.
sb.
0
prole
(19.12.21)
Burger King et tedarikçisi o. Sırf bu yüzden tavsiye ederim.
0
dissendium
(19.12.21)
Evet, güzel lezzetli. Arkadaşım sürekli oradan alıyor
0
kisa
(19.12.21)
koftelerini önermem. tatsız tuzsuz sosisten hallice idi.
0
suyin
(19.12.21)
Bonfilesini öneririm özellikle. Ama fiyatları uçmuş.
0
inawen
(19.12.21)
Tavsiye ederim, amasyaliyim
0
dinsizin hakkindan gelen imansiz
(19.12.21)
bi kere aldım kusbaşı etini. baya iyiydi.
0
floydian
(19.12.21)
(11)

Aylık Pasif Gelir 50.000 TL Olsa

parcaliham
Eğer 30 yaşına gelmeden aylık faizden pasif geliriniz 50.000 TL olsa (3.000 Dolar) diyelim, nasıl bir hayat kurardınız? Hayatınızda neler değişirdi? Yani bugünden geriye baktığınızda böyle bir fırsatınız olursa nasıl değerlendirirdiniz bu geliri? Hayat standartınızı mı değiştirirdiniz, ülke mi değiş
Eğer 30 yaşına gelmeden aylık faizden pasif geliriniz 50.000 TL olsa (3.000 Dolar) diyelim, nasıl bir hayat kurardınız? Hayatınızda neler değişirdi? Yani bugünden geriye baktığınızda böyle bir fırsatınız olursa nasıl değerlendirirdiniz bu geliri? Hayat standartınızı mı değiştirirdiniz, ülke mi değiştirirdiniz yoksa yatırım mı yapardınız?

Bir de nasıl bir günlük rutininiz olurdu?

Not. Türkiye'de yaşıyorsunuz, tek başınasınız.
0
parcaliham
(19.12.21)
Valla ise gitmekten vazgecer, evde pineklerdim. Sonra da evde curur giderdim saniyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(19.12.21)
Ben faizi yedikçe anapara değerini günden güne kaybedecek.
Bir kısmı ile ev, dükkan, fabrika binası vs alır oradan kira geliri sağlarım. Çocuğun okulu vs sabit giderleri garanti altına alırım.
Bir kısmı ile altın alırım ne olur ne olmaz parası.
Evde boş oturmam mesleğimi -bilgisayar mühendisi- hobi niyetine yaparım. Mobil uygulama yazar reklam geliri sağlarım. Youtube kanalım var gezer tozar oraya içerik eklerim bol bol. Ordan da reklam geliri ile yuvarlanırım.
0
cilekli pasta
(19.12.21)
Ben çalışırdım. Kendi işimi kurardım. Çalışmak insanı canlı tutar. Bu rahatlığa güvenip üniversite de okuyabilirdim. Örnek olarak arkeoloji okusan işsiz kalabilirsin normalde ama paran olup da arkeoloji okursan profesör olana kadar çalışabilirsin. Yurt dışında eğitim alabilirsin. Buradaki arkeoloji yerine kişinin hayatını adamak istediği bir konu gelebilir. Hayatını müziğe, spora da harcayabilirsin.

Ben kesinlikle tüketim hayatı yaşamazdım. Bunu net şekilde söyleyebilirim. Yani ünlü olsam Bodrum'da plaja lahmacun söyleyen biri olmazdım. Gidip de Apple ürünlerine para dökmezdim. Üretim odaklı bir insanım.
0
dissendium
(19.12.21)
Ana parayı kullanabiliyorsam eğer, aldığım eğitime göre değişmekle birlikte, ABD yatırımcı vizesi alır kendi alanımla ilgili iş kurarım.

Ana parayı kullanamıyorsam aynı şekilde paraya dokunmaz, 10%'luk kısmı ile her ay Ethereum ve Terra Luna alırım. Kalanı dolar veya altın olarak biriktiririm. (o arada kafam rahat istediğim yerde çalışırım) Yaklaşık 2 yıl bunu yaptıktan sonra biriken para ile yine yatırımcı vizesi ile gider kendi işimi kurarım.

Aldığım eğitim iş kurmaya uygun değilse bu pasif gelirle eğitim almak da güzel seçenek.
0
uvbray
(19.12.21)
gelir tl ise hiç bişey ifade etmez, örnek şu yaşadığımız günler.

ha dolar olarak geliyorsa o zaman yine mevcut rutinimi değiştirmem ama iş hayatında da kendimi çok yıpratmam. sigortasım işlesin işte kendi yağımda kavrulayım ama çok da yıpranmıyayım diye çalışırdım.

birikim yapmaya devam eder, akıllı yatırımlar yapardım.

evim yoksa ev alırdım, arabam yoksa araba alırdım araba için lükse kaçmazdım, ayağımı yerden kessin ama yolda bırakmasın misali.

ev bi ömür oturulacak bişey olacağı için arabadan çok daha önemli.

milyonların olsa da boş kaldıktan sonra hiç bişeyin keyfi çıkmaz. milyarder insanlar bile çalışıyor, ha nasıl çalışıyor, gidiyor holdinge çay kahve , yok öğlende şurada yemek, oradan masaj, oradan bilmem ne , dostlar alışverişte görsün misali ::)
0
killerbee
(19.12.21)
10 bin ye. Kalan 40binle kredili ev al.
0
photo85
(19.12.21)
Pasif gelirden anladigimiz sonsuza kadar gelecek para demek, yani yatirim yapmaya gerek yok.

Antalya'ya yerlesirdim cunku yilin 10 ayi denize giriliyor.

cok sicak oldugunda da eskisehir ankara falan takilirdim.
Ayda 1-2 kere balkanlara falan gidip gezerdim.

Motorla yunanistana gider gelirdim. Her sene birkac kere bati avrupa gezerdim.
0
divit
(19.12.21)
seyahat eder, okur, yazardım.
0
silver apple
(19.12.21)
isterse trilyoner olayım 2024e kadar iş hayatımda bi değişiklik yaratmaz bu durum. o yüzden iş kurardım değiştiririm vs demiyorum. ama yaşadığım ev değişirdi, evin içi değişirdi. aileme yarısını gönderirdim ki tam istedikleri evde otursunlar onlar da. bana kalan yarıyla da gezer tozar eğlenirdim valla. kısa vadede durum bu olurdu.
0
erenderk
(19.12.21)
Memlekete döner, her gün en az 1 saat doğada yürüyüşe çıkar ve ömrüm yettiğince okuyup yazardım. Emeklilik hayali :)
0
BuddyGuy
(19.12.21)
Cevaplar genelde şu an ne yapılacağını söylüyor.

Belki biraz daha 30lu, 40lı yaşlarının sonlarındaki arkadaşlar cevaplar:

30'lu yaşların başında aylık pasif geliriniz 3.000 Dolar olsa (50k TL) geri dönüp baktığınızda 'şunu yapardım' dediğiniz ne var?
0
🌸parcaliham
(19.12.21)
(1)

Bu şeklin adı nedir?

Rochefort
Evet, küre diyebiliriz :) ancak merak ettiğim bu formu nasıl tarif edebilir, nasıl araştırabiliriz? (Şekillerin iç içe geçmesinden, işin matematiğinden bahsetmeye çalışıyorum :))Bu gibi şekiller hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum. Nerelere bakmalıyım?Çok sağolun dostlar,
Evet, küre diyebiliriz :) ancak merak ettiğim bu formu nasıl tarif edebilir, nasıl araştırabiliriz? (Şekillerin iç içe geçmesinden, işin matematiğinden bahsetmeye çalışıyorum :))
Bu gibi şekiller hakkında daha fazla bilgi edinmek istiyorum. Nerelere bakmalıyım?
Çok sağolun dostlar,
0
Rochefort
(19.12.21)
Math art sphere yazınca çıkıyor benzer şeyler.

d2t1xqejof9utc.cloudfront.net

3d eklenebilir aramaya.
0
dissendium
(19.12.21)
(2)

Paketli gıda üretimi hakkında sorular

emir135
Paketli kurutulmuş meyve ve kuruyemiş ürünlerinin olduğu bir marka oluşturmak istiyoruz. Yerel ve yabancı marketplace'lerde de satışa çıkarmayı düşündük.Gıda mühendisi bulundurma zorunluluğu bulunuyor mu? (Kimisi belli bir çalışan sayısından sonra gıda müh. vb. çalıştırma zorunluluğu var diyor)Ürünl
Paketli kurutulmuş meyve ve kuruyemiş ürünlerinin olduğu bir marka oluşturmak istiyoruz. Yerel ve yabancı marketplace'lerde de satışa çıkarmayı düşündük.

Gıda mühendisi bulundurma zorunluluğu bulunuyor mu? (Kimisi belli bir çalışan sayısından sonra gıda müh. vb. çalıştırma zorunluluğu var diyor)

Ürünlerin ihracatını da yapmak istersek dış paketlemeyi ülkemiz sınırlarında yabancı dilde (örn: ingilizce) yapabiliyor muyuz?

Üretim belgelerinde sıkıntı yoksa eğer bir gıda ürününün gümrükte takılması neden kaynaklanır?
0
emir135
(18.12.21)
Gıda sektöründe kısa bir tecrübem oldu. Avrupa ülkeleri için kalite yönetim sistemleri önemli. GMP, CE araştırın. Gümrükte takılma olayı bundan olabilir belki diyeceğim ama satın alan kişi de bunlara dikkat eder diye düşünüyorum.
0
dissendium
(18.12.21)
Abd için fda araştırın
0
optimistbakunin
(19.12.21)
(6)

Erasmus

simderun
Merhaba! Özellikle tıp öğrencileri açısından Erasmus'un faydaları ve şu anki ülke şartları kapsamında rasyonel (mantıklı) olup olmadığı konusunda bilgiye ve farklı görüşlere ihtiyacım var. Aslında sadece tıp fakültesinden değil başka bölümlerden Erasmus yapanlar da cevap yazabilir mi? Cevaplar için
Merhaba! Özellikle tıp öğrencileri açısından Erasmus'un faydaları ve şu anki ülke şartları kapsamında rasyonel (mantıklı) olup olmadığı konusunda bilgiye ve farklı görüşlere ihtiyacım var. Aslında sadece tıp fakültesinden değil başka bölümlerden Erasmus yapanlar da cevap yazabilir mi? Cevaplar için çok teşekkürler.
0
simderun
(18.12.21)
eğer 'oynak' kur durumunuzu çok etkilemeyecekse ve erasmus yapabiliyorsanız muhakkak yapmalısınız. yok dönem uzar yok dersler aksar vs gibi dertlerle kıyaslanacak bir deneyim değil. doğru planlarsaniz koca bir kıtayı özgürce gezebilir çok çeşitli kültürler insanlar dünyalar tanıyabilirsiniz. bundan ala rasyonelite yok bence. hem okul sonrası böyle şeyleri yapmak daha zorlaşıyor. yapabiliyorken yapın. erasmusa gidip pişman olan duymadım ama gitmeyip olan çok duydum. dönem mönem uzaması da önemli değil bence bunlara takılmayın. hayatımın en eksantrik deneyimlerini erasmusta yaşadım. keşke dönebilsem o zamanlara valla dert yok tasa yok bi o şehirdesin bi bu şehirde.
0
erenderk
(18.12.21)
erasmus öğrencilik hayatında şüphesiz iyi bir deneyim.
hangi bölümde olduğunuzdan bağımsız farklı ülkede farklı dilde eğitim deneyimlemek, kültür, insanlar ve ülke hakkında bilgi edinmek için gayet yeterli bir program.

tabi tıp fakültesi özelinde bir şey konuşmam doğru olmaz. doğrusu bu hususta bilgim hiç yok. ancak mezuniyet sonrasında yurtdışında hekimlik yapmayı istiyorsanız bu aşamada oradaki sağlık durumunu ve tıp eğitimini gözmlemlemek büyük katkı sağlayacaktır.
genel geçer yorumları okuyup dinlemekten ziyade birebir orada bulunmak emin olun çok daha efektif oluyor.

yeni sosyal ortamlara ve insanlara tanıklık etmek başlı başına arayıp bulunamayacak derecede kıymetli bir şey. erasmus akademik eğitimden ziyade bu perspektiften çok kıymetli bir program.

ekonomik olarak üstesinden gelebilecek durumda olanlara öneriyorum ben. sonuçta gittiğiniz yere göre de değişir elbette ancak malum sadece hibe yeterli olmuyor veya herkes hibe almıyor ne yazıkki.
0
pardus
(18.12.21)
Her seyi gectim, ingilizceniz gelisir. Turkiye'de iyi universitelerin ogrencileri bile aslinda ingilizcelerinin ne kadar tutuk oldugunun farkinda degil, benzer universitelerde okuyan bati/orta avrupalilara gore.
0
hot potato
(18.12.21)
Ben 2 kere Erasmus programından faydalandım lisans döneminde. Birisi öğrenim diğeri stajdı. Şu anda da yurtdışında yl yapıyorum burslu olarak. Orta sınıf bir ailenin çocuğu olarak genç bir yaşta ABD dahil 15 tane ülke görmek, yurtdışında bir hayat kurmak benim için mümkün olmazdı Erasmus olmasaydı. Kurun mevcut durumunu düşününce bu söylediklerim artık Türkiye’deki herkes için yapılması daha zor şeyler. İmkan var ise değerlendirmenizi tavsiye ederim.
0
but that was just a dream
(18.12.21)
Erasmus yapmadım ama bilgi dediğiniz için yazayım.

Son zamanlarda şöyle bir olay okudum.

eksisozluk.com

Hibe konusunda sorun yaşanıyormuş.

Euro nedeniyle ben artık öğrencilerin belini büken bir şey olduğunu düşünüyorum. Parası olan bir saniye bile düşünmesin, yapsın.
0
dissendium
(18.12.21)
Ne okuyorsan oku, hatta okumuyorsan bile erasmus yapmaya calis.

Evine haciz falan getirmeyeceksen yap mutlaka.

Ne faydasi olur diye dusunme, faydasi olmasa bile git ilerde cok pisman olursun
0
divit
(19.12.21)
(8)

fırında yapılabilecek kolay yemek

erenderk
zam gelir diye (geldi) fırına yatırım yapıp fırın aldım ve fakat fırında lezzetli ve kesinlikle çok uğraştırmayan ne yapılır bilmiyorum. önerilere açığım. fark ederse: fırınım süpersonik bi şey buharlı muharlı acayip.
zam gelir diye (geldi) fırına yatırım yapıp fırın aldım ve fakat fırında lezzetli ve kesinlikle çok uğraştırmayan ne yapılır bilmiyorum. önerilere açığım. fark ederse: fırınım süpersonik bi şey buharlı muharlı acayip.
0
erenderk
(17.12.21)
Patatesli tavuk, şu zamanda balık olabilir, varsa palamut
0
dissendium
(17.12.21)
Sadece patates ve domatesten olusan ogrenci guveci.
0
j r r tolkien hayrani
(17.12.21)
ben de bugün keşfettim. borcam'a tavuk but dizip 200 derecede 30-45 dk kadar pişirdim yedim...

üzerine sadece tuz döktüm...
0
tabudeviren
(17.12.21)
firinda makarna
0
all girls dream
(17.12.21)
balik
0
all girls dream
(17.12.21)
fırında pişirmelik hazır pizzalar var, hazır et, köfte, tavuk, dönerler var :)
0
tabudeviren
(17.12.21)
ıspanak graten
0
bahçedekisandal
(18.12.21)
mantarların üst taraflarının içine biraz tereyağ, biraz da rende kaşar. tepsiye diz at fırına, 10 dk da acayip olur.
0
mustafakesekci
(18.12.21)
(5)

amerikan şirketiyle mülakat

semaforo de medianoche
bir amerikan şirketiyle mülakat aşamasına geldim ve ceosuyla 15 dklık bir görüşme yapıcam haftaya. ancak pek çok yurdum genci gibi ingilizce speakingim benim de oldukça sorunlu. yani reading olsun writing olsun fena değil öyle böyle hallediyoruz ama speakingde düşünme süreci çok daha hızlı olmak zor
bir amerikan şirketiyle mülakat aşamasına geldim ve ceosuyla 15 dklık bir görüşme yapıcam haftaya. ancak pek çok yurdum genci gibi ingilizce speakingim benim de oldukça sorunlu. yani reading olsun writing olsun fena değil öyle böyle hallediyoruz ama speakingde düşünme süreci çok daha hızlı olmak zorunda olduğu için orada patlıyorum. kendim bazı sorular çıkarıp onlara hazırlanıcam ama onun dışında mülakata hazırlanmak için ne önerirsiniz? bir de benzer tecrübeler yaşadıysanız siz de kesin sorar dediğiniz sorular var mı?

şirket küçük bir start-up, linkedinde 15 çalışanı gözüküyor ama fena kazanmıyor galiba. 6 milyon dolar civarı yatırım almış. bir hizmet sunuyolar ve bu hizmetin bir de internet sitesi uygulaması var benim görüştüğüm pozisyon da çoğunlukla analiz biraz yazılım karışık bi şey sanırım. ikcı değil direkt ceoyla görüşeceğim için o klasik sorular şekil de değiştirebilir biraz.

edit: mülakat online evet, şirket amerika'da zaten pozisyonda da remote çalışıcam o yüzden.
0
semaforo de medianoche
(17.12.21)
hocam hızlıca cambly gibi bir yere kaydol, konuşmalar yap biraz esnemeni sağlar. Senden muhteşem aksanlı konuşmanı beklemiyorlar, sadece anlattıklarını anlasan sorulara doğru cevap versen yeterli.
0
lcha
(17.12.21)
Türk şirketiyle online İngilizce mülakat yapmıştım. Başlangıç genelde kendini tanıtır mısın, kendinden bahseder misin şeklinde olduğu için bu kısımları kafanızda tekrar edebilirsiniz. Muhabbet bir noktadan sonra doğal şekilde gelişiyor. Biz koronavirüs, futbol muhabbeti yapmıştık ki işin bunlarla hiç alakası yok (mühendislik). Konu dışı konuşmalara da hazırlıklı olun. Çünkü bir Ceo dünyada ne olup bittiğini de konuşmak isteyebilir. Bence sesi biraz açabilirsiniz iyi duymak için. Kelimeleri, cümleleri kaçırmamak için. Önünüze bir kâğıt koyup söylediği şeylerden birkaç anahtar kelime not alabilirsiniz. Çünkü adam durmadan 5 dakika da konuşabilir. Sonra en son "ne demişti" durumu olmasın. Bence pozisyonu da iyi araştırın.

Online olup olmadığını yazmadığınız için online olduğunu kabul ederek cevapladım.
0
dissendium
(17.12.21)
az önce iş görüşmesinin aşaması olarak speaking görüşmesi yaptım.

son dakikada kurtarıcı bekleme, olan oldu artık ama en azından bir gayret kalıpları tekrar et ayna karşısında. konuşurken, başlangıcı yaparken, cümleleri bir biriyle bağlarken neler söylemeliyim diye. arada esas cümleleri de mümkün olduğunca basit tut, gramer kasacağım diye duraksama.

çok doğal durmasına bakma şu aşamadan sonra, hatalıydı diyemesinler, yeterli.
0
gabe h coud
(17.12.21)
up. özellikle şu sorular mutlaka gelir şeklinde yanıtlar çok işime yarayabilir
0
🌸semaforo de medianoche
(18.12.21)
www.youtube.com bu videoda gayet makul bir sekilde anlatmis sorular ve nasil cevap verecegini.

yavas ve tane tane konus ve kesinlikle prova yap yukarida yazildigi gibi. bir seyi anlamazsan tekrar eder misiniz diye sor. gerekirse 10-15 saniye isteyip dusun konusmaya baslamadan once. yavas konusmak ve basit cevaplar vermek, soruya alakasiz seyler soylemekten veya kalip kullanicam/aksan yapicam diye bir ton hata yapmaktan %100 daha iyidir.

kesin gelecek soru: bu pozisyona neden uygun oldugunu anlat. alakali tecrubelerin neler. bunu sular seller gib izah edemeyen eleman gecemez.
0
hot potato
(18.12.21)
(11)

reddit’te takip ettiğiniz sublar?

bugisme
sb.
sb.
0
bugisme
(16.12.21)
r/superstonk
r/cinematography
r/StockMarket
r/digitalnomad
r/editors
r/motorcycles
r/TrueFilm
r/GlobalOffensive
r/colorists
0
new day new life
(16.12.21)
Conspiracy
0
dissendium
(16.12.21)
soccer
formula1
europe
askreddit
jokes
turkey
2balkan4you


düzenli olarak baktıklarım bunlar var. arada canım sıkılınca dragonsfuckingcars gibi sub'lar görürsem oralara bakıyorum djfdk
0
der meister
(16.12.21)
r/2MiddleEast4you
r/polandball
r/historymemes
r/Sino
r/morbidreality
r/svihs
r/rance (fr)
r/doener

Özellikle döner sub'ına bakıp bakıp ağlıyorum.
0
ganbatte
(16.12.21)
meraklı biriyseniz bunları da öneririm.

r/whatisthisbug
r/whatisthisbird
r/whatisthisplant
r/whatisthisthing
0
tey tey
(16.12.21)
AmateurRoomPorn(adı biraz sakatmış yazınca fark ettim)
AskHistorians(şahane sorular ve ondan da şahane cevaplar geliyor)
Hunterxhunter(bir anime sub ı bu, animeyi çok sevdiğim için her postu okuyorum)
0
nickimin hakkini veremedim
(16.12.21)
r/mapporn
r/waitingforatrain
r/architectureporb
r/travel
/cityporn
0
but that was just a dream
(16.12.21)
2balkan..bisey yazinca cikiyor

Tum balkan ulkelerinin birbirine irkcilik yaptigi super yer.
0
divit
(16.12.21)
r/BeAmazed
r/criticalblunder
r/yesyesyesyesno
0
oldtimer
(17.12.21)
infinity diye bir reddit uygulamasi var androidde. gece yatarken r/all sayfasini aciyorum. bu sayede cogu sayfadaki top gonderileri goruyorum. onun disinda takip ettigim sublar var tabi ki:

2meirl4meirl
abandonedporn
assholedesign
blursedimages
bonehurtingjuice
carporn
catswhoyell
crackheadcraigslist
crappydesign
cringepics
cringetopia
dogelore
globaloffensive
greentext
hmmm
hydrokitties
iamatotalpieceofshit
idiotsincars
instant_regret
instantkarma
irleastereggs
lifehacks
makemesuffer
medicalgore
mildlyinfuriating
mildlyinteresting
morbidreality
newgreentexts
nononono
nottheonion
nsfl__
okbuddyretard (en sevdigim :)))))
pathofexile
patofexilebuilds
rimjob_steve
softwaregore
thatlookedexpensive
thedepthsbelow
trashy
whatcouldgowrong
winstupidprizes
wtf
youngpeopleyoutube
0
nibba
(17.12.21)
r/tifu
r/abandonedporn
r/alternateangels
r/beerporn
r/facepalm
r/firstimpression
r/idiotsincars
r/instantkarma
r/justiceserved
r/putyourdickinthat
r/shipwreckedporn
r/todayilearned
r/whatcouldgowrong
0
duster
(17.12.21)
(9)

debriyaja basılı tutmak vs. vitesi boşa almak

Wakatakakage
bir farkı var mı? yokuş aşağı bunlardan birini yapmak yakıt tüketimini azaltır mı?
bir farkı var mı? yokuş aşağı bunlardan birini yapmak yakıt tüketimini azaltır mı?
0
Wakatakakage
(16.12.21)
yokuş aşağı viteste inmek gerekir hem yakıt tüketimini sıfıra indirmek hem güvenlik için, boşta araba az da olsa yakar.
0
jelly bear
(16.12.21)
Farkı olmaz. Aynı şey.
0
1917
(16.12.21)
Yalnız yokuş aşağı giderken debriyaja basarsan araba hızlanır. Direksiyon dersinde böyle bir şey demişti hoca. Gerçekten de hızlandığını hatırlıyorum. Böyle küçük hesaplarla yakıt tüketimi anlamlı şekilde azalmaz. Debriyaja basmakla vitesi boşa almak aynı şey.
0
dissendium
(16.12.21)
İkisi aynı şey değil. Araç boşta giderken motor blokuna bir miktar yakıt pompalamaya devam eder.

Viteste yokuş aşağı gittiğinizde, araç hareketini devam ettirdiği için yakıt iletimi durur ve devam eden momentumla (ve tabii yerçekimi gücüyle) ilerlersiniz. Az da olsa yakıt tüketimini azaltır.

Ama daha önemlisi, araç daha kontrollü bir şekilde ipinden kopmadan ilerlediği için daha güvenlidir. @jelly bear +1

Yeterince küçük bir vites seçmişseniz, frene basmadığınız halde araç hafifçe yavaşlayarak ya da sabit hızda ilerler.
0
kaptankedi
(16.12.21)
Bu arada, sorunuzu yeniden okuyunca;

Debriyaj basılı tutmak = vitesi boşa almak. —bunlar arasında teknik olarak fark yok. İki halde de aracın yürüyen aksamıyla motor birbirinden ayrılmış oluyor. İkisinin farkı yok.

Bahsettiğim güvenlik, kontrol kolaylığı, yakıt tasarrufu vs. durumlar, aracın viteste olduğu ve sizin herhangi bir pedala basmadığınız, belki yalnızca hafiften frene bastığınız durumda gerçekleşiyor.
0
kaptankedi
(16.12.21)
yokus asagi "ciktigin vitesle" inilir, zaten anayollarda bunu soyleyen tabelalar vardir.

peygamber vitesi yani bosa alma tavsiye edilmez, cunku hem butun yuku frenlere bindirirsin, hem de daha cok benzin yakarsin.
0
cooperr
(16.12.21)
Amaç yakıt tüketiminde tasarruf ise kesinlikle viteste inin.

2000'li yılalrdan beri üretilen araçlarda (hemen hemen hepsi) ayağınızı gazdan çektiğiniz anda yakıt akışını durduran sistem var.

Yokuş aşağı inerken de ayağınızı gazdan çekip aracı kendi ivmesi ile bırakırsanız yakıt yakmadan inecektir, gerektiğinde ayağınız frende de durabilir.

Boşa alınca ya da debriyaja basınca aynı mantık olmasa da birbirine yakın sonuçlar verir araç teknik olarak.

Stop etmemek için de rölantide yakıt yakmaya başlar, yani bedavaya ineceğiniz yokuşta yakıt yakarsınız.
0
John Bloor
(17.12.21)
kaptankedi +1

bir de debriyajın ömrünü kısaltırsın. debriyaja basmak yerine arabayı boşa al her zaman. bu ışıkta beklerken de geçerli.

sorunun cevabı ise arkadaşların dediği gibi viteste inmek aşağıya.
0
not sure if serious
(17.12.21)
bir sürü usta ve onlarca arabadaki yol bilgisayarı kontrollerime dayanarak söyleyebilirim ki boşta inersen benzin harcıyorsun. Viteste inersen yakıt 0,0 gösteriyor.
0
duster
(17.12.21)
(11)

Bedelli askerlik telefon

not sure if serious
Nasıl telefon sokabiliyoruz? Whatsapp’ı olan telefon sokabiliyor muyuz? Yolu var mı? Telefon öneris varsa alabilirim
Nasıl telefon sokabiliyoruz? Whatsapp’ı olan telefon sokabiliyor muyuz? Yolu var mı? Telefon öneris varsa alabilirim
0
not sure if serious
(16.12.21)
ben sokmadım ama sokan bir elemanın taktiği vereyim.

iki akıllı telefonla geçiyor xray'den, biri bozuk. telefon xray'de gözükünce bozuk olanı veriyor sağlamıyla içeri giriyor. denemeye değer mi karar senin. ama yakalanınca da postalya eve gönderiyorlar telefonu.
0
ravenclaw
(16.12.21)
WhatsApp olmaz. Kamerası varsa da olmaz. Normalde Askercell dışındaki hatlar da yasak. Android olmaz. Bizim bölüktekiler sırt çantasıyla birlikte tellerin üstünden içeri atıyorlardı. Siz bunu yapamazsınız.

Not: 6 ay yaptım
0
dissendium
(16.12.21)
ziyaretçiyle sokuyorlardı. ama koğuşta saklamıycaksınız. bizimkiler ayakkabı dolabının arkasına saklıyordu.
0
xrated
(16.12.21)
Whatsapp'i girmeden sil, bakarlarsa whatsapp yok dersin.
Giris tamam.
0
divit
(16.12.21)
Yöntem bilmiyorum ama başınızı ağrıtmadan sokabilmek için şöyle eski görünümlü kamerasız bir android telefon varmış:

www.youtube.com

tr.aliexpress.com

www.sahibinden.com
0
ananiyimioguz
(16.12.21)
yerine göre çok değişiyor. Ekşiden bizzat senin gideceğin yere gitmiş askerlik yapmış birilerini bul sor.

Benim yaptığım yerde (Samsun) çok dikkat ediyorlardı kimse sokamadı (birkaç kişi farklı tricklerle iphone soktu ama çok dikkatli zor kullanabiliyorlardı). Fakat başka yerde yapan arkadaşım (Burdur'du sanırım) baya her akşam instagrama foto atıyordu :D
0
nhk ni youkosu
(16.12.21)
Ziyaretçiyle almıştım. Gittiğin yerle çok alakalı internette eski gidenleri bul zaten sorun oluyor mu olmuyor mu söylerler. Bizde göz yumuluyordu, rahat kullandım
0
PoscheN
(16.12.21)
ucuza ikinci el bi akıllı telefon alsam kamerasını kırsam o zaman kabul ederler mi?
0
🌸not sure if serious
(16.12.21)
bazı yerlere rahatça sokuluyor, serbest gibi. gideceğin yeri iyi araştır.
0
nothing in my way
(16.12.21)
kamerasını niye kırıyorsunuz asker telefonu diye geçen bir sürü kamerasız samsung falan telefon var. hatta iyice araştırırsanız kamerasız ama basit internete girip whatsapp çalıştırabilen modeller de vardı.
0
hedep
(16.12.21)
Ahh ne sen sor ne ben söyleyeyim…

Gece rahatsizlananlar birlik disinda hastaneye gonderiliyordu, rahatsizim diye hastaneye gitmistim oraya kuzen getirmisti benim telefonu. Gece gidislerde dönuste xray‘den gecilmiyo diye yaptim tabi bunu. O sekilde sokmustum. Tabi bi de agrim var diye agri kesici agir bi igneyi yemistim popoya. Ertesi gun ustune oturamadim :(

Ama degdi 10gün boyunca telefon vardi. Cunku zaten yurtdisinda yasiyoruz mecbur whatsapp lazimdi. Komik ama guzel bi aniydi.

Ozetle sen de ogren gece hastane donüsü xrayden gecirmiyolarsa gece bul birini oyle hallet.
0
c1b2k3
(16.12.21)
(6)

iş görüşmesinden sonra olumlu geri dönüş süresi

tabudeviren
aldığınız olumlu geri dönüş, iş görüşmesinden kaç gün sonra oldu?
aldığınız olumlu geri dönüş, iş görüşmesinden kaç gün sonra oldu?
0
tabudeviren
(16.12.21)
Bence bu hiç belli olmuyor. Ertesi gün arayan da oldu beni; bir hafta sonra arayan da, iki hafta sonrasinda arayan da. Eşimi bir şirket 2 ay sonra aramıştı geçen sene, o çoktan başka bir yere başlamış; deneme süresini geçirmişti bile. Şirketin büyüklüğü, eleman ihtiyacı vs gibi konulara göre değişiyor.
0
fraise
(16.12.21)
Üçüncü görüşme genel müdürleydi. Görüşmeden 1 saat sonra aramışlardı. İşe alımla ilgilenen İK çalışanının ilgisi, şirketin büyüklüğü, ihtiyaç durumu önemli.
0
dissendium
(16.12.21)
Kesinlikle değişkendir bu ve önemli olan sizin açınızdan görüşmenin nasıl geçtiği. Bana bir iş görüşmesinden 2 ay sonra dönmüşlerdir, o ikinci görüşmeden sonra bir ayda bir ilerleyen görüşmeler olmuştu ve işe başlama ilk görüşmeden neredeyse 5-6 ay sonra olmuştu.

Yine bir başka görüşmemde, ilk görüşmeyi yapıp eve dönerken dönüş yapmışlardı.
0
va
(16.12.21)
ilk isim ertesi gun aramisti, ikincisi 1 hafta sonra, sonuncusunda ise is gorusmesinin sonunda ne zaman baslayacaksin diye sorulmustu ve ihbar suren biter bitmez gelmeni istiyoruz denmisti.

isyeriyle ilgili bir durum ama bence. hemen aramayabiliyor her yer, karar vericiler toplanamayabiliyor ya da gorusulecek cok fazla insan oluyor surec uzuyor. bazen de cok cok acil eleman ihtiyaci varsa uygun bulduklari kisiyi hemen cagirabiliyorlar. bana ne zaman baslayacaksin diye soran sirketin patronuydu mesela, onun o anda karar vermesi yeterli olmustu. 1 hafta sonra arayan da kurumsal bir sirketti, nispeten hizli bir ise alim yapilmisti.
0
in vino veritas
(16.12.21)
genellikle uzun sürmüyor.
bazen öncelikli adayın teklifi kabul etmediği durumlarda v.s. sıra size gelene kadar uzayabiliyor.
0
nuisance
(16.12.21)
bir seferinde, ben görüşmeden çıkıp evde gidene kadar teklifi göndermişlerdi.

bir seferinde ise tam bir ay sonra teklif gönderdiler.

yani her şirketin dinamiği, prosedürü vs. farklı.
0
delidir yakalayin
(16.12.21)
(8)

Almanca ve İspanyolca, telaffuz

dissendium
Telaffuz ve konuşma açısından sizce hangi dil daha kolay?
Telaffuz ve konuşma açısından sizce hangi dil daha kolay?
0
dissendium
(15.12.21)
İspanyolca. dilin kendisi ahenkli olduğundan konuşmaya başlandığında devamı bi şekilde geliyor.

Öğrenmek de daha kolay.
0
barabas
(15.12.21)
Kesinlikle Ispanyolca.
0
kaptankedi
(15.12.21)
almanca mevzusunu bilmiyorum ama ispanyolca bir metni al turkce okuyormus gibi oku, anadili ispanyolca olanlar %95 anliyor, telafuzzu turkceye asiri yakin.
0
cooperr
(15.12.21)
@cooperr, bunu denediniz mi? Gerçekten anlaşılıyorsa güzel.
0
🌸dissendium
(15.12.21)
almanca (tartışılabilir elbette ama) dilbilgisi açısından daha zor olsa da, telaffuz açısından fransızca gibi zor değil.

sch, sp, st, eu, ae, ie falan gibi bir araya gelen harf gruplarının belli okunuşları var.
onu bildikten sonra telaffuzun büyük kısmını hallediyorsunuz.
yani konuştuğunuzda anlaşılırsınız.
ama aksanlı konuşmak istiyorsanız almanca'da telaffuz dışında vurgu ve bazı sesleri uzatma, yutma, yuvarlama vb. meselesi önemli aslında.

ispanyolca da telaffuz açısından kolay, sadece illa aksanlı konuşmak istiyorsanız, damak ve gırtlak daha çok kullanılıyor onda da.
0
blatta hiberna
(15.12.21)
@dissendium

zamaninda dominikli bir hatunla uzun sure takildik, test edildi onaylandi sikinti yok.
Bir iki ufak tiyosu var onlari bilirsen zaten %100'e yakin anlarlar.

ñ mesela, bunun "ny" seklinde okundugunu bilmen lazim gibi..
0
cooperr
(15.12.21)
almanca öğrenmiş, ispanyolca öğrenmeyi denemiş biri olarak almanca telaffuz daha kolay diyorum.
0
erenderk
(15.12.21)
Almanca'da belli başlı seslerin okunuşunu bilince, aynı Türkçe'de olduğu gibi, yazıldığı gibi okuyorsunuz. Bence İngilizce'ye göre bile telaffuz açısından daha kolay.
0
PhoenixRising
(15.12.21)
(10)

tr'de kamuda çalışan mühendis maaşı çok düşük değil mi?

avatar is back
en azından diğer mesleklere göre. bir arkadaşım maaşını söyleyince şaşırdım aşağı yukarı 7 civarıyla başlanıyormuş.aynı saat çalışan (ek dersli) öğretmenle aynı maaş, lise mezunu polisten az maaş falan bu miktar. tabi genel olarak hepsi çok düşük ama ben rahat bu mesleklerden +2k oynuyordur sanıyord
en azından diğer mesleklere göre. bir arkadaşım maaşını söyleyince şaşırdım aşağı yukarı 7 civarıyla başlanıyormuş.

aynı saat çalışan (ek dersli) öğretmenle aynı maaş, lise mezunu polisten az maaş falan bu miktar. tabi genel olarak hepsi çok düşük ama ben rahat bu mesleklerden +2k oynuyordur sanıyordum.

bunlar mesela bazen milyonluk proje falan yönetip uyguluyorlar oralardan ek prim mi geliyor? değilse bu mühendisler bu maaşlarla yurtdışına kaçmazlar mı? (büyük müdürlüklerde, genel merkezlerdeki mühendisler için konuşuyorum)
0
avatar is back
(15.12.21)
maas dogru ama farkli istihdam sekilleri var. herkes ayni maasi almiyor. daha yuksek alanlar var. bunun yani sira, tabi ki y.disina gitme fikri olan o paraya kamu da calismaz. bu sebepten kamuda da cok muhendis istifa ediyor.
0
helenart
(15.12.21)
yeni mezunlar için
ilk 3 sene kamudaki mühendis maaşı, özel sektör başlangıcına göre 1,5 kat daha yüksek ondan sonra düşmeye başlıyor
0
bir soru sorcam
(15.12.21)
@helenart, başka bir arkadaşım kitte çalışıyor. aylık 7,7 alıyor ancak yılda 16 maaş alıyor. farklı istihdam ve maaş dediklerin bunlar mı mesela?
0
🌸avatar is back
(15.12.21)
Kpss için motivasyon sorunlarımdan biri de bu. Yeni mezun makine mühendisiyim. İlk işimde 5 bin net teklif ettiler. Şimdi o kadar uğraşıp atansam 2, 3 bin lira fazlasını vereceklerdi ama hep aynı kalacaktı. Memurluğun avantajı maaşta değil, diğer şeylerde. Memur olunca 5'te çıkarsın. İş garantin yüksek.
0
dissendium
(15.12.21)
kamuda zaten çok büyük fark olmaz ki yönetici vs. değilse. türkiye'de şöyle bir algı var. sayısalsan, sınavda yüksek puan aldıysan fazla maaş almalısın gibi algılanıyor. ancak devlet buna bakmıyor, bakamaz da. hatta bürokrat olabilecekleri için iibf mezunları genele göre daha fazla alabilir bile.
0
black mamba
(15.12.21)
mantık yürütme biçiminizde yanlışlık var.
çalışan, çalışkan, çalışmayı seven insanın kamuda ne işi var?
kamudaki insanı yurt dışında kim işe alsın?
0
rewlack
(15.12.21)
@avatar is back evet. bu ve bunun gibi cok cesitli yontemler var. hatta bilisim icin dogrudan 4b' li olarak yüksek maasli istihdam falan da var.
0
helenart
(15.12.21)
Dusuk cunku twitter'dan lobi yapmayi bilmiyorlar.
Atama sayilari da komik vaziyette.
0
divit
(15.12.21)
@rewlack bir bakıma haklı, çünkü ülkede kamu çok hantal ve bitik halde. fakat sağlıklı işleyen, gelişmiş bir hukuk devletinde bu böyle olmamalı. hatta tam tersi, nitelikli insanlar kamuya çekilmeli ki devlet insanına düzgün hizmet verebilsin. örneğin fransa'da mimarlar kamu görevlerine, devletin belirlediği nitelikli kurumlardan mezun olduktan sonra yarışmalara girip, kazanarak ancak girebiliyorlar. maaşlarını bilmiyorum ama bizimki kadar kötü olmadığına eminim. ya da isviçre'de üniversitede araştırmacı olan mühendislerin maaşları, atıyorum edebiyat bölümüne göre daha yüksek. çünkü orada mühendislerin endüstride çalışıp çok daha iyi paralar kazanma şansları var ve aklı olan da bu nitelikli insanları çekebilmek için yüksek maaş veriyor işte. dolayısıyla haklısınız, çok düşük, düzgün işleyen bir ülkede mühendis maaşları polis maaşı ile yarışmamalı.
0
gmzo
(15.12.21)
devlette katma değer üreten tubitak, az sayıda fabrikalar; üniler; enstitüler var
diğer kurumlar rapor okuyup analiz yapabilen herkesin çalışacabileceği bürokratik işler
ki zaten onu bile yapamıyorlar ki yapısal olarak bir gelişim yok

özel sektör daha dinamik zamlar yaptı
bu nitelikli az sayıdaki çalışan (illa mühendis olacak diye bir şey de yok) dışında devlette çalışanlar olması gereken maaşa iniyor

tl değer kazanırsa iyi bir emeklilik yaparlar ama uzun vadede
0
bir soru sorcam
(15.12.21)
(5)

Telefon, teknik servis, gizlilik

dissendium
Soru görünce aklıma geldi. Telefonumu kasa değişimi için teknik servise bırakacağım. Şifresini vermeyeceğim. Buna rağmen verilere ulaşma şansı var mı? Hatta telefonu kapatıp vereceğim.
Soru görünce aklıma geldi. Telefonumu kasa değişimi için teknik servise bırakacağım. Şifresini vermeyeceğim. Buna rağmen verilere ulaşma şansı var mı? Hatta telefonu kapatıp vereceğim.
0
dissendium
(14.12.21)
iphone ise yok. android'i bilmiyorum.

fbi, apple'dan teröristlerden ele geçirilmiş şifreli iphone'lara erişim istedi. apple kabul etmedi. kıramadılar şifreleri.
0
himmet dayi
(14.12.21)
himmet dayı +1 . teslim ederken ekranı iyice sil de şifre kombinasyonu'nun olduğu alanlardaki parmak izi yoğunluğuna bakarak tahminde bulunmasınlar :D
0
mirafiori
(14.12.21)
Android
0
🌸dissendium
(14.12.21)
komik bir hikayem var. huawei yetkili servise gittim. pil değişecektir. huawei telefonlarda yetkili servis modu var. aktif edince hiçbir yere ulaşamıyorlar telefonda. bu moddan çıkmak için de şifre girmek lazım. bu moda yetkili serviste bankoda duran eleman kendi geçirdi. şifreyi de kendi belirledi. 000000 gibi bişeydi. içine ulaştılarsa ulaşmışlardır. içindeki veriler çok değerliyse ona göre bir önlem almanı öneririm. telefonu kapatıp versen bile açmak isteyebilirler gözünün önünde. ekrana dokunmatik özelliğine falan bakmak istiyorlar. bozuksa ve söylemediysen sonra biz bozmadık zaten bozuktu demek için olabilir.
0
sutlu nescafe
(14.12.21)
normal bir kullanıcı için zor. fakat power user her türlü ulaşır, yöntemleri var. ios için bu imkansıza yakın.
0
false pretension
(14.12.21)
(17)

stok yaptınız mı?

Wakatakakage
neler aldınız?
neler aldınız?
0
Wakatakakage
(14.12.21)
ben yapmadım.
0
sizofren06
(14.12.21)
Insan aldim, dost aldim.

Saka saka. Hicbir sey almadim.
0
floydian
(14.12.21)
tuvalet kağıdı :) bitmesinden korkmuyorum da pahalılaşıyor.

Onun dışında ton balığı aldım, ucuza buldum.
0
do you remember me
(14.12.21)
Yapmadım. Yaptığım en fazla stok her zaman aldığım şeylerden bir tane fazla almak.
0
dissendium
(14.12.21)
yapmadım bugun haberim oldu insanların stok yaptığından. ayçiçek yağı almayı düşünüyorum şu an.
0
xrated
(14.12.21)
Çekirdek kahve, kedi maması, kedi kumu, bir senelik cilt bakım ürünlerim. Bunlar dışında stoklamak değil ama beğendiğim ne varsa direkt alıyorum ertelemiyorum.
0
jazzabel
(14.12.21)
Ayçiçek yağı, un, tuvalet kağıdı al diyor annem. Birkaç gün önce Şok Markete uğradığımda
ayçiçek yağı ve un reyonu bomboştu. Kasiyere sordum 3'er 4'er paket alıyorlar dedi:S
0
bahçedekisandal
(14.12.21)
Kahve harici yapmadım ama yapmayı düşünüyorum. Kahve stoklamanızı öneririm, bu sene üretim çok düşük olmuş ve dünyada kahve sıkıntısı yaşanması bekleniyormuş. Dünyaya kahve sıkıntısı yaşatan kıtlık bize neler yapmaz.
0
turk kizi
(14.12.21)
süt ve tereyağı stokladım. keşke tuvalet kağıdı da stoklasaydım. stoklamak dediğim de iki ay yetecek kadar işte.
0
prole
(14.12.21)
Stok yapmadım ve yapmayı da düşünmüyorum. Zaten evdeki mevcut eşyalar ve mutfaktaki, banyodaki malzemeler falan üstüme üstüme geliyor bazen. Stok yapmaya kalksam aldıklarımı koyacak yer bulamayıp ev daraldıkça kafayı yerim.
0
ms brownstone
(14.12.21)
bir miktar stokladım ama ettiğim kar olsa olsa 300-500 liradır. enflasyona yetişmek imkansız, bundan sonrasını akışına bıraktım.

edit: tuvalet kağıdı, bakliyat, yağ aldım.
0
soft
(14.12.21)
Hayir stok yaparsam param kalmaz.
0
stavro
(14.12.21)
Yapmadım.
0
ruhen hastayim ben
(14.12.21)
Saklayabileceğim, bozulmayacak ve çok kullandığım şeyleri indirimli bulursam 1-2 adet fazla alıyorum genelde.

Toz deterjanlarda 2-3 ay önce indirim yakalamıştım mesela, kuponla vs baya uyguna gelmişti. Hala kullanıyorum. Muhtemelen 3 ay daha gider en az.

Geçen hafta da şokta buzdolabı poşetleri indirimdeydi, ondan da 3 paket aldım evde hiç kalmamıştı ve çok kullanıyorum.

Şampuan, saç boyası, duş jelleri, el kremi, saç kremi, yüz maskesi gibi kozmetik ler 2şer tane yedekli. Çeşit çeşit sabun da almıştım yine bozulmayacağı için.

Kağıt havlu kasa arkası indirimi vs daha çok olduğu için denk gelince hep alıyorum, özellikle gidip satın almadım. Evde hep yedekli bulunuyor.

Diş macunumdan 2 tane aldım.

Aşırı kitap stokladım. En fazla ölücülüğü bunda yaptım diyebilirim. Sonra alırım demedim çok oldu demedim. Almak istediğim her kitabı yarınlar yokmuşçasına aldım. Pişman değilim. Tanesini indirimlerle 14-17 tl bandına getirdiğim yüzlerce kitabım var. Şu an tanesi 30 40 tl olmuş durumda ki daha yılbaşı gelmedi.

Bulaşık deterjanı, temizlik malzemeleri çeşit çeşit alındı. Hepsini farklı farklı indirimlerle aldım. 1 yıl kesin yeter.

Gıda maddelerinden stok yaptığım bişey yok. Salça aldım 2 tane ve tereyağı alıp parçalara böldüm buzluktalar. Gıda stoklamak riskli ve zor geliyor.

Şaşırtıcı şekilde herkesin koşarak stokladığı tuvalet kağıdını almadım, hep çok pahalı diye düşünüyorum ve yetecek kadar alıyorum. Tavşan dağa küsmüş hesabı ben almadıkça 10 kat pahalı hale geldi meret. Hala almadım. Pasif agresif alışverişlerim sürecek.

Buraya kadar okuyan aktüel ürün canavarlarına sevgiler :)
0
buzbebek
(14.12.21)
yanlislikla havlu kagit stoklamisim. evde acilmamis bi paket varken bitti sanip yeniden almisim. fena bi yatirim olmamis ama, tl'de durmasindan iyidir :))
0
in vino veritas
(14.12.21)
Kedi kumu ve kedi maması. Ama mamayı fazla alamadık, son tüketim tarihi biter diye endişe ettik. Hayvan malzemelerinde çok rezilce bir fırsatçılık var, öyle böyle değil.
0
muhayyer divan
(15.12.21)
İşitme cihazı filtresi ve pillerini aldım. iki yıl sonra kredi çeker alırım sanırım.
0
borumu
(15.12.21)
(4)

Sınav çalışma tarzı

dissendium
Merhabalar. Sınavlara çalışmakla ilgili birkaç sorum var.KPSS için çalışmak istiyorum. Ama karakter olarak düzeni seven, ayrıntıcı, plansız hareket etmeyen biriyim. Ama sınava 6 ay olduğu için istediğim gibi çalışmama zaman yok. Sizce bu durumda planı, düzeni umursamadan çalışsam mı daha iyi olur yo
Merhabalar. Sınavlara çalışmakla ilgili birkaç sorum var.

KPSS için çalışmak istiyorum. Ama karakter olarak düzeni seven, ayrıntıcı, plansız hareket etmeyen biriyim. Ama sınava 6 ay olduğu için istediğim gibi çalışmama zaman yok. Sizce bu durumda planı, düzeni umursamadan çalışsam mı daha iyi olur yoksa zaman az da olsa düzeni, planı bırakmadan çalışsam mı? Maalesef bir dersi çalıştıktan sonra mükemmel olmasını istiyorum. Bu da derse fazla zaman ayırmama neden oluyor.

Kpss, Ales gibi sınavlarda kendine göre başarılı olmuş kişiler nasıl bir çalışma tarzı uyguladıklarını söyleyebilirler mi?
0
dissendium
(14.12.21)
Valla ben aşırı çok çalıştım yaklaşık 10 ay çalıştım dershaneye falan gittim, şu çocuk gibiydim: www.youtube.com

nişanlım da taktiksel çalıştı aynı puanı aldı benimle.

burada önemli olan bölümünüz ve mesleğiniz. mesela avukat veya mühendisseniz ve merkezi atama ile işe yerleşmek istiyorsanız gky kasacaksınız. avukat mühendis olan insanın zaten matematiği iyidir bol soru çözer 6 ayda 90+ alır rahat.

ama iibf mezunuysanız iş değişir. bölümünüz önemli. işletme mezunuysanız p48 kasabilirsiniz çünkü muhasebe biliyorsunuz. iktisatsanız o da iyi. ben de nişanlım da uluslararası ilişkiler mezunuyuz. ben hukuk iktisat maliye gördüm dersanede çalıştım iyi de yaptım puanım iyi de geldi. nişanlım sadece uluslararası ilişkiler çalıştı, bölüm bazlı sıralamada benden öndeydi.

öğretmenseniz o tarafı bilmiyorum ona da başka arkadaşlar yardımcı olacaktır, kolay gelsin iyi çalışmalar.
0
Hallegadola
(14.12.21)
@Hallegadola, teşekkür ederim. Makine mühendisiyim. Sadece GY GK sınavına giriyorum.
0
🌸dissendium
(14.12.21)
Pomodoro Tekniği denen bir yöntem var. benim işime epey yarıyor.
0
beyinter
(14.12.21)
ankaradaysanız eğer kızılaydaki kök çarşısının altında fotokopiciler var. matematiğin karakutusu, tarihin karakutusu ve coğrafyanın karakutusu diye kitaplar var şu ana kadar gelmiş geçmiş tüm sınavların sorularını derlemişler, çözümlüsünü alın ama. onu bir tur çözün.

tarih konu anlatımlı için tarihin pusulası var iyidir. ama ben piyasada ne kadar tarih coğrafya kitabı varsa hepsini aldım çözdüm, kök çarşısında her kitabın fotopisi var uygun fiyata.

türkçe için de rüştü bayındır hocanın kitaplarına ve tekniklerine bakın derim.
günde 3 saat otursanız düzgün bir programla halledersiniz bence. ki ben dizi falan izlerken matematik çözüyordum, siz mühendis olarak hayli hayli çözersiniz

sınava son 1-2 ay kala full deneme çözün. süreli. 90+ alırsınız rahat.

bu arada tercihlerde dhmi, teiaş, tedaş gibi kitleri yazın, onların çalışma şartları ve yan hakları daha iyi. mühendislikle çok alakası olmayan msb, kvkk, kdk gibi kurumları tercih etmeyin. ana işin mühendislik ve teknik olduğu yerleri yazın.
0
Hallegadola
(15.12.21)
(2)

Sınav kazanmak?

somon sosu
Merhaba,temmuz da yapılacak Dgs için ,çalışmalara başlamıştım matematikten köklü sayılara kadar geldim ama sonrasında araya bir mola vermek durumunda kaldım ondan sonra da bu zamana kadar toplarlayamadım yani canım çalışmak istemiyor,kendimi motive edemiyorum ve masaya oturtamıyorum Kesin olarak bu
Merhaba,temmuz da yapılacak Dgs için ,çalışmalara başlamıştım matematikten köklü sayılara kadar geldim ama sonrasında araya bir mola vermek durumunda kaldım ondan sonra da bu zamana kadar toplarlayamadım yani canım çalışmak istemiyor,kendimi motive edemiyorum ve masaya oturtamıyorum Kesin olarak bu sene dgs de başarılı olmam lazım Hukuk fakültesi istiyorum ve bu sene benim için son bir şans ama ben bunun değerini bir türlü anlayamıyorum ders calısmamak için her şey yapıyorum evi temizliyorum ya da kıyı da köşe de kalmış işlerle ilgileniyorum..Depresan kullanıyorum doktor kontrolunde odaklanmam için vermişti (Wellbutrin) o ilacında etkisi olmalı bazen evde duramıyorum duvarlar üstüme üstüme gelir derler ya onu yaşıyorum.Aranızda sınavlara hazırlananlar ,hazırlanmışlar bana bir yol gösterirse cok mutlu olurum.Hali hazırda Ösym sınavlarına hazırlanan varsa da bir çalışma gruplarınız varsa beni de alabilirseniz mutlu olurum
0
somon sosu
(13.12.21)
Ben de KPSS için çalışıyorum zaman zaman. Çalışamadığın zamanlarda deneme çözebilirsin süreli şekilde. Deneme sonrasında da çözemediğin soruları çözmeye çalışabilirsin, çözümlerini öğrenmeye çalışırken konuları da öğrenmiş olursun. Biraz heyecan işe yarayabilir. Bir de evde fazla zaman geçirince verim düşer. Dışarı çıkıp dışarıda zaman harcamak iyi.
0
dissendium
(13.12.21)
İlk olarak planın yoksa bir plan yap. Zihnen hazırlanmış olursun.

Sonra en ufak adımlarla başla. Misal hergün sadece oturup en canının istediği sevdiğin kısımlarla başla. Uzun sürelerle başlama. Pomodoro tekniğini kullan.

Ek olarak dışarıda spor yapabilme imkan varsa kesinlikle tavsiye ederim. Olmuyorsa evde ikişer dakika dahi ayırsan daha motive ve disipline olmaya başladığını görürsün. Zamanla süreyi arttırırsın. Spor özgüveni motivasyonuna olumlu yansır.

Severek olmayınca insan birşeyi yapması zor oluyor. Dolayısıyla yavaş yavaş derslerin sevdiğin kısımlarından başla.
0
psmstc
(14.12.21)
(3)

mobilya satış sorunsalı

erenderk
diyelim ki üreticisinin x firması olduğu bir mobilya ürününü vivense kendisi de satıyor olsun. ürün vivense sitesinde 3 bin tl. üreticinin kendi sitesinde 2300 tl. bu aradaki fark tam olarak ne demek istiyor? vivense bu ürüne 700 liralık ne koyuyor? bu kadar fark biraz abartı değil mi? ben niye üret
diyelim ki üreticisinin x firması olduğu bir mobilya ürününü vivense kendisi de satıyor olsun. ürün vivense sitesinde 3 bin tl. üreticinin kendi sitesinde 2300 tl. bu aradaki fark tam olarak ne demek istiyor? vivense bu ürüne 700 liralık ne koyuyor? bu kadar fark biraz abartı değil mi? ben niye üretici dururken vivenseden alayım?
0
erenderk
(13.12.21)
Taşıma, depolama maliyeti olabilir. Üretici belki direkt fabrikadan gönderiyordur. Fabrikadan satış mağazasına gitmesi için taşıma maliyeti var. Aynı zamanda satış mağazasında kira maliyeti var. Garanti farkı da olabilir. Satış sonrası destek de olabilir kurulum için.
0
dissendium
(13.12.21)
vivense yemeksepeti gibi, neden yemeksepetini kullanmak yerine tek tek restoranları aramıyorsanız aynı sebepten vivense'yi kullanıyorsunuz.

buna ek olarak kötü kullanıcı deneyimi sunan ve sürekli problemli ürün tedariği yapan firmaları ekosistemlerinden uzaklaştırarak müşteri memnuniyetini yüksek tutmaya çalışıyorlar. tabiki bu problem yaşamayacağınız anlamına gelmiyor.
0
kent sakini
(13.12.21)
Bir sebebi yok. Tedarikci demek ki vivenseye daha pahaliya veriyor. Tam tersi olan durum da bulursun.
0
floydian
(13.12.21)
(2)

Türkiyedeki enerji şirketlerinde çalışmak

condom kurşunu
Akaryakıt değil de güneş, rüzgar vb gibi şirketlerden bahdediyorum. Türkiyede önü açık bir sektör mü buralarda çalışanlar var mıdır? Mesela geçende galata wind halka açıldı bu iyi bir şey midir nedir?
Akaryakıt değil de güneş, rüzgar vb gibi şirketlerden bahdediyorum. Türkiyede önü açık bir sektör mü buralarda çalışanlar var mıdır? Mesela geçende galata wind halka açıldı bu iyi bir şey midir nedir?
0
condom kurşunu
(13.12.21)
Çalışmadım ama üniversitede enerji derslerine yoğunlaşmıştım. Bahsettiğiniz şeyler yenilenebilir enerji türleri. İklim değişikliği nedeniyle kömür kullanımı azaltılmaya çalışılıyor tüm dünyada. Yenilenebilir enerji yatırımları artıyor. Önü fazlasıyla açık. Tesla da güneş enerjisi işine girdi. Özellikle fabrikaların, evlerin çatılarına güneş panelleri yerleştiriliyor.
0
dissendium
(13.12.21)
yıllardır önü açık olan, ama bir türlü istenen seviyeye gelemeyen bi sektör.
0
roket adam
(13.12.21)
(13)

çok mutsuzum, ümitsizim

ufockinwotm8
iç dökesim geldi sadece. 27 yaşındayım, üç kuruş maaşım var. 4300 lira tam olarak yan haklar hariç olarak. asgari ücret olacak 4000 lira. yani aslında asgari ücretle çakışıyor olacağım resmen. illa ki zam olacak ama ne fark eder ki? yüzde 50 zam yapabilirler ama yüzde 50 zam bile hiçbir şey ifade et
iç dökesim geldi sadece. 27 yaşındayım, üç kuruş maaşım var. 4300 lira tam olarak yan haklar hariç olarak. asgari ücret olacak 4000 lira. yani aslında asgari ücretle çakışıyor olacağım resmen. illa ki zam olacak ama ne fark eder ki? yüzde 50 zam yapabilirler ama yüzde 50 zam bile hiçbir şey ifade etmiyor bu ekonomide. şu anki maaşım zaten yok gibi bir şey. hayatta kalabiliyorum sadece. iş değiştirerek maaş arttırmaya bakıyorum ama piyasa korkunç, iş yok zaten doğru düzgün olanlar da zaten 8-9 bin talep etsem dönüp bir daha aramazlar bile. işimde iyiyim, kafam çalışıyor kalifiye biriyim ama işte iş hayatına birazcık geç girdim. 1,5 yıldır çalışıyorum sadece.

hiçbir gelecek göremiyorum gerçekten, evden çalışıyorum. son 1 aydır falan resmen depresyonda gibiyim. yataktan kalkamıyorum, pc başında ekrana boş boş bakarken buluyorum kendimi. hiçbir şeye odaklanamıyorum doğru düzgün. yaptığım işe artık hiç sahip çıkmıyorum çünkü motivasyonum yok. napacaklar ki en fazla kovarlar diyorum yeni bakan gibi kaybedecek sadece maaşım var diyorum. benzer maaşa başka iş de bulunur nolacak diyorum.

ücretsiz izin falan mı alsam acaba diyorum kafa dinlemek için biraz. ne dersiniz? ücretli iznim de var baya ama onları iyi günlere saklasam daha mantıklı olur gibi geliyor.

son sorum mantıklı mı sizce siz olsanız yapar mıydınız? sizde durumlar nasıl genel olarak? nasıl dayanaıyorsunuz?
0
ufockinwotm8
(13.12.21)
Pişman olursun. Net. Bu şekilde ortada somut bir sebep olmadan iş bırakılmaz.
0
dissendium
(13.12.21)
Bence biraz dinlenmek iyi fikir izne ayrıl.
Yaşına hatta kazancına kadar şu an aynı durumdayım ama daha şiddetlisini de yaşadığım olmuştu üstelik o zaman maddi sıkıntım da yoktu. İki sene önce istifa etmeden evvel yani iyi kazanıp yine de istediğim iş olmamasından dolayı böyle bi çıkmazdaydım, napıyorum ben burda demekten kafayı yemiştim, o stres sonra abuk subuk yerlerden patlak verdi aniden kilo verdim iştah bitti, durduk yere ağlamalarım başladı, anksiyete aldı yürüdü, titremeler, günlerce uykusuzluk vs. Sonra istifa edip baya boş kaldım ama kafam geçici de olsa rahatladı. Kısacası demeye çalıştığım şey taşacak gibi hissediyosan bence biraz boşta kal, şu şartlarda işi bırakma tabii ama biraz kafa tatili, iş ve maddiyat odaklı olmayan şeylerle uğraşmak, sevdiğin birleriyle olmak hatta dağ bayır gezip dolaşmak bile iyi gelebilir, hiçbi şey huzurdan önemli değil. Hala bazen rüyamda o hissi yaşıyorum, uyanınca şaşırıyorum etkisinin böyle devam etmesine. Bizim gibi çok var ve böyle yaşamak büyük oranda bizim seçimlerimizle/ kabiliyetimizle alakalı bile değil, iyi bi fırsat çıkana kadar kendini yeme.
0
kulaktan dolma biber
(13.12.21)
iş bulmadan iş bırakma. benzer maaşa başka işeler de bulursun ama evden olmayabilir, işin içine fiziksel başka yorgunluklar girer, vs vs..

yaşadığın durum genel ve çoğu insan aynı durumda emin ol buna, şuan bu zaanlara sabretmekten başka ne yapılabilir bilmiyorum ama iş bırakılmaz ona eminim.
0
foolrules
(13.12.21)
çok benzer durumdayız. ben önce son kalan izinlerimi kullanıp biraz dinlendim. sonra da iş buldum. 8-9 bin talep etmek yerine mevcut maaşınıza göre daha makul maaş talebinde bulunmanızı öneririm (5.5-6 gibi). tl erirken çok anlamlı bir miktar gibi gelmiyor olabilir ama hiçbir şey birden olmuyor. kendi değiştirebileceğiniz şeylere odaklanın bence. yeni bir şirket hem ortam değişikliği açısından iyi olur, hem de cv'nizde farklı bir tecrübe yazması açısından.
0
slow like honey
(13.12.21)
Daha 1.5 yıl olmuş, herkes iş hayatına atılınca ilk 3-4 sene çile çekiyor. Buna yapabilecek bir şeyin yok. Eğer gelecek vaad eden bir kariyerdeysen aynen devam et.

Ben olsam iş dışı hayatıma odaklanırım bu noktada. Yeni başlayan kimse 15 bin lirayla başlamıyor. İş işteyken bulunur.
0
roket adam
(13.12.21)
9 ay gurbette aylık 3000 liraya çalıştım. yeni mezun muhendisim. eylul ayının sonunda bulunduğum yerdeki işin biteceği anlaşılınca patron başka bir ildeki şantiyeye gitmemi söyledi. maaşı sordum, ocağa kadar aynı parayla çalışacağımı, ocakta elbet zam olacağını söyledi. zammı sordum. ne kadar maaş istiyorsun dedi, o zaman da daha asgari ucret zammı gundemde yok. 5500 dedim. sen ne kadar zam istediğinni farkında mısın dedi -2500 lira yani dasfdgfhgfdsfdgfh- evet dedim. sonra da biz o maaşı veremeyiz dedi. işten çıktım 2-3 gun once. şu anki gundeme bakıp ince ince guluyorum sadece. 5500 e evet deseymiş bile ben 1-2 ay sonra kafamı duvara vurmaya başlayacakmışım cunku bu asgari ucret ve dolar gundemiyle birlikte.

bunları neden anlattım, ben de aynı umitsizlikleri çekiyordum. hem de gurbette. şimdi hala çekiyorum. hem de işsiz bir şekilde. he çok salladığım söylenemez bu da benim yapım ayrı konu.

sana tavsiyem, eğer gurbette çalışmıyorsan, akşam çıkıp evine gelebiliyorsan yani, yaşadığın şehirde çalışıyorsan yeni bir iş bulana kadar dayan, en azından alacağın zammı bi gör. o zaman kadar bu ruh halini atlatmak için izin al. hava değişimi olsun.

allah yolunu açık etsin. guzel olur umarım her şey.
0
fyodor fyodorovic
(13.12.21)
valla benzer durumda insanları görmek çok saçma belki ama mutlu ediyor. en azından yalnız değilim diyorum. işten zaten çıkmam öyle bir düşüncem yok. kafa izni alsam diye düşünüyorum.

bir de canımı sıkan kız arkadaşım euro ile maaş alıyor. işe aşağı yukarı aynı zamanlarda başladığımızda ve euro en son atakları yapmaya başlamadığında benden biraz fazla alıyordu ama şu an fark o kadar yükseldi ki kendimi kötü hissetmeye başladım. bin fazla, iki bin fazla, üç bin fazla, x2 x3 diye diye gitti euro kuru yüzünden.

insan kendini kötü hissediyor hak verirsiniz ki, en yakın akranım da o sonuçta dolayısıyla kendimi kıyasladığım ilk insan da o. mesele onun benden fazla kazanması değil tabii ki bu arada asla, mesele aramızdaki farkın sürekli açılması ve bunun aslında onun yukarı çıkması değil benim aşağı inmemden kaynaklanması. yoksa keşke o yukarı çıksa ben yerimde saysam zerre gam yemem daha çok çabalar uğraşırım.
0
🌸ufockinwotm8
(13.12.21)
böyle kriz zamanları küçülmek iyidir. büyük kiralar vermeyin, küçük bir yere geçin ya da aile yanına veya ev arkadaşı. araba varsa küçültün, az yakanını alın. kuru temizleme, ev temizliği gibi masraflar varsa durdurun, kendiniz yapın. eşya alınacaksa 2. el bakın, pazarlık yapın, tamir edin. kıyafetleri diktirin. netflix'i iptal edin. amazon + spotify + netflix yılda 1000 lira tutuyor olabilir. 3-4 koldan tasarruf ve küçülmeyle elinizde kalan parayı artırıp onu da dolar bazlı birikime çevirin. her zaman düşüncem, elinden geleni yapıyorsan kendini rahat hissedersin ve başarılı da olursun. dünya ve ülkemiz ortalaması çok düşük, her konuda. biraz kafası çalışan ne yapsa başarılı olur.

bütçe ve actual çalışması yapın. giderlerinizi sizi yormayacak sayıda ana başlıklarda toplayın. sonra 1 yıllık bütçe yapın. her ay ne kadar plan var görün. sonra ay sonlarında yanlarına gerçekte ne olmuş yazın. planı aşanları kırmızıya boyayın. gelirinizden giderinizi çıkarın. net elinizde ne kalmış görün. sonra altına kredi kartı borcunuzu, hesaplardaki bakiyeleri yazın. bütçe - actual ile her ay olmayan masraflarınızı önceden görmüş olursunuz, sürpriz olmaz. örneğin diş temizliğine 3 ayda 1 500, eğitime altı ayda 2000 vereceksiniz, bunları o ay karşıladığınızda eksiye geçeceğinizi önceden bilmek, daha önceki aylarda hesabı sıkı tutmanızı sağlar. bütçe actual çalışması olmazsa, her ay gelen parayı harcayıp böyle dönemsel harcamalarda şok yaşarsınız, kredi kartına abanırsınız ve git gide borcunuz büyür.

ücretsiz izin almak, kafa dinlemek için dayanacağınız bir şeylerin olması lazım. birikim, aile vs. sizde var ki böyle rahatlıkla ücretsiz izinden bahsedebiliyorsunuz. imkan varsa tabii kullanın.

ben çok iyi kazanıyorum ama ben de yeni iş bakıyorum. her hafta 2-3 bazen daha fazla headhunter ulaşır bana. iş çok, ücretler de yükseliyor son zamanlarda. normalde kabul etmezdim ama son gelenle biraz ilgileneyim dedim. çok beğendim. bana iş yerinde verilen bir söz var, onu ertelemeye çalışıyorlar, o yüzden biraz da duygusal bir kararla şirketi cezalandırmak istiyorum. kolay lokma olmadığımı, verilen sözün tutulmamasının sonucu olduğunu görmelerini istiyorum. her insanın alternatifi vardır, yerine başkasını bulursun ama gerçekten öyle mi görsünler. milyonlarca lira zararla oturmazlarsa ben de bir şey bilmiyorum.
0
gabe h coud
(13.12.21)
27 yasindayim, asgari ucretin yarisindan az kazaniyorum, hala ogrenciligim devam ediyor ve bitirdikten sonra (iki yil icinde) ne yapabilecegime dair hicbir fikrim yok. ev arkadasi konusunda cok sansliydim, barinma isini ucuza hallettim diyebilirim. hicbir sosyal aktivitem yok, mercimek yiyip oturuyorum oyle.

"haline sukret" diye yazmadim, herkesin derdi kendine, baskasinin kotu yasamasi seni daha mutlu etmeyebilir ama yalniz degilsin onu bil en azindan. hepimiz degilse cogumuz ezilmis, aptal yerine konmus, umitsiz, caresiz, korkak... adina ne dersen. oyle hissediyoruz.
0
der meister
(13.12.21)
Once yuzde elli zammini alirsan sonra 8-9bini ya da fazlasini kendinden daha emin talep edersin. Yuzde elli az degil, bir sey ifade eder. Kolay gelsin.
0
dunal
(13.12.21)
aslinda senin durumunda kötü birsey yok gibi yani saglik, aile sorunlari gibi, ülkenin durumu kötü. bence biraz yürüyüs yap, hobi falan bul. moralini düzelt, is ara.
0
Ley
(13.12.21)
aynı durumdaydım istifa ettim 2 ay önce. işsizlik maaşı alıyorum 1.515 tl.sende istifa etsen işsizlik maaşı alırsın büyük ihtimalle şartları bir oku.. paran varsa bence istifa et, masraflarını kıs. huzurlu yaşa bir süre. sağlığından önemli değil. maaşın 8 binlira olsada değişen bir şey olmayacak yine yoksulsun.
0
ayseee
(13.12.21)
Asgari ucret aciklamasi sonrasi nasil hissediyorsunuz? Ben artik asgari ucretli bir calisanim :)))
0
🌸ufockinwotm8
(16.12.21)
(16)

bavulumu toplayıp evden ayrılayım mı?

bleumarine
öncelikle (bkz: 2021 ekonomik krizi/@bleumarine)üniversiteden mezun olduğumdan beri yani 10 yıldır çalışıyorum. iş hayatımın ilk yıllarında deli gibi para biriktirmeye odaklandım ve çok küçük bir ev (stüdyo daire) alıp kredisini ödedim. bu dönemde ailemle yaşadım, elimden gelen her türlü maddi manev
öncelikle (bkz: 2021 ekonomik krizi/@bleumarine)

üniversiteden mezun olduğumdan beri yani 10 yıldır çalışıyorum. iş hayatımın ilk yıllarında deli gibi para biriktirmeye odaklandım ve çok küçük bir ev (stüdyo daire) alıp kredisini ödedim. bu dönemde ailemle yaşadım, elimden gelen her türlü maddi manevi katkıda bulundum. (bulunurum da zaten, bu dünyada sadece ailem var, bunu marifetmiş gibi söylemiyorum, yanlış anlaşılmak istemem.)

tam kredi bitti, kendi evime yerleşirim artık kendi hayatım olur derken pandemi patladı, babamın işleri kötüye gitti. o zamandan beri de aileme destek olabilmek için varımı yoğumu ortaya koydum. gerekirse evimi de satarım. 2 yıldır maaşımdan 200 TL bile kendime ayırmıyorum, harcamıyorum. bu dönemde bir ilişkim vardı, o da bitti. yani kendi hayatım kalmadı, ne kadar daha böyle sürer onu da bilmiyorum ülkenin hali ortada.

özetle 2 yıldır
-evden çalışıyorum. (08:00 - 18:00 arası bilgisayar başındayım, çoğu zaman akşam, bazen hafta sonu da çalışıyorum.)
-işim yoğun ve stresli
-kronik hastalıklarım var, salgından korkuyorum.
-bu nedenlerle neredeyse evden hiç çıkmadan yaşıyorum. kendim için yaptığım hiçbir şey yok.

sorun nerede derseniz; asla anneme yaranamıyorum. yaptığım ev işlerini asla yeterli bulmuyor. sürekli laf ediyor. hem çalıştığım hem kronik rahatsızlıklarım da olduğu için evde süperman gibi her işe koşamıyorum ama gerçekten elimden geleni yapıyorum.

hiç asi, huysuz bir iletişim tarzım olmadı, kendisine tane tane anlatmaya çalışıyorum. fiziksel olarak evden bu kadar çıkmamak, bu kadar oturarak çalışmak da sağlımı kötü etkiledi zaten. ama işe yaramıyor, sürekli laf ediyor.

en son bu akşam bana çok tembelsin dedi.

ben dün belim çok ağrımasına rağmen robot süpürge çalıştırdıktan sonra evi vileda yaptım, tozları aldım, gık etmedim, surat bile asmadım yemin ediyorum.
ki viledayı taşırken bile canımın acısından gözlerim doldu.

bana bu akşam dedi ki dün ne yaptın ki robot süpürdü zaten evi. vileda suyunu kaç kez değiştirdiğimi, belim ağrımasına rağmen her yerin eğile kalka tozunu aldığımı anlatınca da tembelsin ondan ağır geliyor iş yapmak dedi.

çok ağırıma gitti. hiç fevri bir insan değilim ama yarın bavulumu toplayıp kendi evime gitmeyi düşünüyorum. hep alttan alan, fevri hareketleri olmayan biri olduğum için böyle bir şey yaparsam şok olacaklar büyük ihtimalle ama gerçekten artık dayanamıyorum.

onlar benim canım, kıymetlilerim, ben onlar her şeyi yaparım ama bu lafları artık kaldıramıyorum. 1 değil, 2 değil. 34 yaşımdayım. yeni yetme ergen de değilim artık.

bir yandan da gayet iyi biliyorum ki hayat çok kısa, onlarla geçirecek kaç günüm var önümde bilmiyorum, pişman olacağım şeyler yapmak hiç istemem. ama psikolojim bozuldu çünkü 2 yıldır konuşmak hiç işe yaramadı, ne kadar kırıldığımı, elimden geleni yapmaya çalıştığımı, sağlık sorunlarımı anlatmaya çalışmam işe yaramıyor.

siz olsaydınız ne yapardınız?
0
bleumarine
(13.12.21)
ayrıl coco diyerek başlıyorum.

insanlara ufak tefek anne tripleri gibi geliyor ama sizin durumunuzda benzer şeyler yaşayan arkadaşlarımdan gördüğüm kadarıyla bu olay sizi psikolojik olarak çok yoruyordur. bence zaten stresli işin üstünde bide bu tarz dırdırları çekmeyin. evden ayrılıp ayrılırken içinizdekileri annenizi kırmadan dökmeden söyleyin. yani ben böyle yapardım en azından.
0
golgi aygıtı
(13.12.21)
Kendi evinize geçmeniz onlarla bir daha gorusemeyeceginiz anlamına gelmiyor. sanki bir yaniniz öyle algiliyormus, öyle hissediyormus gibi geldi yazdiklariniz.

Pekala sahiden sanki terkediyormussunuz onları gibi de tepki verebilirler de, onun da bir şeyi farkettirmemesi lazım. Her gün bu duyduklarinizi duyduğunuz bir ortamda, her gün bulunmamak daha faydalı olur herhalde uzun vadede. Küsme falan lafı geçerse de geri adım atmayın bence, sonuçta bir kötülük yok ortada, konuşmasalar bile bir süre sonra yumusarlar illa ki.
0
encokbenisevinnolur
(13.12.21)
Konuyu biraz uzatmışsınız. Evden gitmeniz onların borçlarına artık destek olmayacağınız anlamına mı geliyor? Öyle ya da böyle kendi hayatınıza odaklanmanız lazım. Hayat çok kısa diye bir şey yok. Siz belki 50 yaşını göremezsiniz ama anneniz, babanız 90 yaşını görür. Ömür boyu onlarla yaşayamayacağınıza göre ne kadar erken giderseniz o kadar iyi.
0
dissendium
(13.12.21)
Hiç vakit kaybetmeden kendi evinize geçin. Kendi düzeniniz,kendi hayatınız olsun. Daha verimli çalışacağınızı,daha rahat edeceğinizi söylersiniz. Aslında bir açıklama yapmak zorunda da değilsiniz de içimiz rahat etsin. Birlikte yaşamaya devam ettikçe sorunlar artar, daha çok gerilir daha çok üzülürsünüz. Dediğiniz gibi hayat kısa,kendinizin kıymetini bilin.
0
asteriks
(13.12.21)
Aileye uzaktayken daha çok yaranılıyor, hemen her ailede bu durum var. En kısa zamanda geçmek lazım.
0
BuddyGuy
(13.12.21)
Belirli bir yaştan sonra herkesin kendi hayatını kurması, ailenin de bunu desteklemesi, çocuğu bağımsızlaşması için yönlendirmesi gerekiyor. Sizde tam tersi olmuş, bu sağlıklı değil. Şimdi ayrılmazsanız asla ayrılamazsınız. Bir an önce kendi evinize taşınıp, hayatınızı kurun. Yine gerek gördüğünüz kadar destek olursunuz.
0
gmzo
(13.12.21)
34 yaşında bir insan olarak ailenin her dediğini kafaya takmamak gerektiğini öğrenmiş olman lazımdı bence. belli bi yaştan sonra aile ile aynı evde yaşayınca default olarak başarısız, tembel ve hayat kuramamış bir insan etiketi yükleniyor üzerinize aile tarafından. herkeste böyle olmuştur yani.
0
roket adam
(13.12.21)
maalesef çok uzun geldi ekşideki yazıyla birlikte okuyamadım bi göz attım. yaş 34, iş var, ev var ve bunlara rağmen aile yanında yaşıyorsunuz... bu kadar veri yeterli. hemen ayrılın, kendi yaşamınızı kurun. bu ailenizi ömür boyu görmeyeceksiniz demek değil.
0
erenderk
(13.12.21)
BuddyGuy +1 Uzaktayken daha kıymetli olursunuz. Kesinlikle arayı bozmadan kendi evinize yerleşmenizi tavsiye ederim size.
0
pispinti
(13.12.21)
bence de kendi evine yerleş.
0
alt4y
(13.12.21)
belin ağrıyor ve canının acısından gözlerin doluyor.bu cümleye takıldım , annen rahatsızlığının derecesini bilmiyor mu ?
benim kızımın beli ağırsa ona vileda kovası taşıtamam , acaba annen ağrılarını ciddiye almıyor mu ya da bilmiyor mu ?
bu arada satın aldığın evin boş mu bekliyor ?
0
devilone
(13.12.21)
ne olursa olsun belli yaşlardan sonra aile ile evler ayrılmalı.ki yaşınız da 34 müş.koşarak evinize gidin.
0
drako
(13.12.21)
@devilone; ciddiye almadıklarını düşünüyorum.

dediğim gibi kronik rahatsızlıklarım var ama hayatımda hiçbir zaman mızmızlanan bir insan olmadım, lise yıllarımdan beri doktora kendim giderim, tahlillerimi yaptırırım, hangi tahlil neden yapıldı, sonucu ne çıktı bilmezler bile. ben genel bir anlatırım, 2 gün sonra unuturlar.

çocukluğumda ciddi rahatsızlıklar geçirdim, hastanede yattım birkaç kez. o zaman bir sürü farklı tedaviler denendi, farklı tetkikler yapılmıştı. o dönemdeki hiçbir sağlık kaydım yok örneğin, kaybolmuş, atılmış. hiçbir şey hatırlamıyorlar.

evet ev boş, evimi aldıktan sonra yavaş yavaş eşya alabildim kredi de ödediğim için. ara sıra 1-2 gece kalmaya gidiyordum. ama atıyorum çamaşır makinesi falan bile yoktu, hepsini yavaş yavaş zaman içinde alabildim. tam kredi bitti ve evime artık tamam belli başlı şeyleri aldım, yaşayabilirim dediğim noktada pandemi patladı, taşınmayı erteledim haliyle. belli bir süre için de ertelemediğim için (yani önümde en az 1 yıl taşınamam gibi bir şey yoktu, belirsizdi) kiraya da vermedim.
0
🌸bleumarine
(13.12.21)
Net olarak geçmedi ama kadınsınız sanırım. Türk anneleri oğulllarına ve kocalarına bu eziyeti yapmaz. Evden çalışıyorsunuz ya; bütün gün evde hiç iş yapmıyorsunuz anne gözünde. Yine yazmamışsınız ama tek çocuk gibi cümleleriniz. Evden gitmeniz lazım, bu kesin. Ama nasıl? Madem zaten arada evinize kalmaya gidiyorsunuz, hafta içi çalışırken kendi evinizden çalışın, tabii ki hafta içi kendi evinizde kalın. Konsantre olamazsınız bu şekilde çalışırken, kendinizi ailenize ifade edeceğiniz durum budur. Sonra bazen hafta sonları da evde kalırsınız, kendinizi iyi hissetmezseniz, zaten buna alışmış olurlar.
0
SiyamkedisiZorro
(13.12.21)
@siyamkedisizorra
bingo, kadın ve tek çocuğum.
0
🌸bleumarine
(13.12.21)
Ayrı eve çıkın. aynı yaştayız ama ben erkeğim ve temizlik olmasa da diğer konularda ben de benzer şeyler yaşadım. Evime çıktım. Enazından artık özgürüm. eskisi kadar her gün görmüyorum annemi ama artık birbirimizi yıpratmıyoruz.
0
denizmaniaherif
(13.12.21)
(9)

Ev hırsızlıkları ne durumda?

vatanperver
90'larda çok duyardım hırsız 4üncü kata tırmanmış, kapıyı çilingir gibi açmış falan diye.O işler ne oldu? İnsanlar paralarını altınlarını bankalara yatırıyor diye hırsızlık azaldı mı? Ya da artık hep giriş/bodrum katlarına mı giriyorlar?
90'larda çok duyardım hırsız 4üncü kata tırmanmış, kapıyı çilingir gibi açmış falan diye.

O işler ne oldu? İnsanlar paralarını altınlarını bankalara yatırıyor diye hırsızlık azaldı mı? Ya da artık hep giriş/bodrum katlarına mı giriyorlar?
0
vatanperver
(12.12.21)
benim etrafımda duyduğum bütün hırsızlıklar hep planlı ve haberli algısı yaratıyor.

artık insanlar evlerinde pek değerli bir şey tutmuyorlar. altın olmuyor, para olmuyor. dolayısıyla hırsızın kendini riske atabilecek pek motivasyonu kalmadı gibi.

son yıllarda 3 hırsızlık duydum birisi üst katımız olmak üzere. hepsinde de aynı tema vardı. düğün sonrası altınlarını evde tutan yeni evli çiftin altınları çalınmıştı. bunun çifti yakınen tanımayan ve bu durumu bilmeyen biri tarafından yapılmış olması imkansız bence. üst katımızda da öyle oldu. altınları gitti genç çiftin maalesef. alarm vs. taktırdılar sonrasında ama bence aileden veya yakın çevreden birinin eve girip alıp çıkmasından ibaretti.

başka türlü hırsızlık pek duymuyorum. yani hırsızlık var ama niteliksiz ölçüde. iki kere kapı önünde bulunan ayakkabıları çalan hırsız girdi misal bizim apartmana. ikincisinde kamera da taktırmıştık apartmana bant yayından tekrarını izledik ehehe. dış kapıyı kart ile nasıl açtıklarını görünce ufak bir demir kaynattırdık dış kapıya o da kesildi. klasik bit pazarı hırsızlığı yani.

ha bizim mahalle genel olarak nezih sayılabilecek bir mahalle istanbul şartlarında. daha varoş kesimde daha sık yaşanıyorsa onu çok bilmiyorum açıkçası.
0
syozkn
(12.12.21)
iki hafta once arkadasimin evine girdi sadece taki aksesuarlarini alip gitmis tv almamis. ayakkabi hirsizligi da devam. hem arkadasin hem benim ayri yerlerde kapi onunden calindi ayni binada bir suru bebek arabasi akulu araba falan varken sadece benim iki sneakerim gitti muhtemelen hirsizlik gibi dusunmedi de begendi alip gitti :)
0
ala09
(12.12.21)
Geçenlerde televizyonumuz gitti. Yaygın aslında. Çünkü artık televizyon, telefon, bilgisayar eskiye göre servet değerinde. Bundan 10 yıl önce 5 bin liraya televizyon çok yoktu ama şimdi internete girebilen her televizyon 4, 5 bin lira.
0
dissendium
(12.12.21)
Birkac yil once kardesimin epey bir takısı çalındı gündüz vakti. Zannedersem apartman apartman dolaşıp boş daire arıyorlardı.
0
chavezding
(12.12.21)
ege bölgesinde bir ilçe cezaevinde çalışıyorum. gece vakti hırsızlık daha zor ve maddesi falanda daha yüksek galiba. genelde gündüz hırsızlıkları oluyor. ege bölgesi olduğu için zeytinyağı, incir, su motoru testere hırsızlıkları da mevcut. hurdacılık hırsızlıkları arttı. boş okul binalardan metal eşyaları alıyorlar.
0
mikahakkinen
(12.12.21)
Şu ara cok duyuyorum. Klima vs. çalıyorlar. Ekonomi kötüleştikce artıyor hepsi. Hurdacılar, iddia, şans oyunu, btc gibi şeyleri oynayanlar ve hırsızlıklar :(
0
westblack
(13.12.21)
Nisan'da sabaha karşı bizim eve girip laptop ve tablet ile uzerimizdeki 3-5 yuz tl yi aldılar. Tv, monitör vs dokunmadılar. Şikayet için karakola gittiğimde aynı saatte birçok kişinin evine girildiğini gördüm, resmen organize bir şekilde girmişler. Birinin düğün takılarını çalmışlar. Polis halen bulamadı, aradığını da sanmam.
0
vampir akrep
(13.12.21)
İstanbul Anadolu yaksından bildiriyorum,tam gaz devam ediyor.Çilingir gibi hiç ses çıkarmadan kilitleri çıkarıp paspasın üstüne bırakıyolar.Son bir yıl içinde 3 kez apartmandaki farklı dairelere girdiler.Evlerin altını üstüne getirmişler.Çok iyi takip ediyolar kime gireceklerini,bence birileriyle işbirliği yapıyolar istihbarat konusunda.
0
arenas
(13.12.21)
Artık bikiniyle hırsızlık yapıyorlar :)

youtu.be
0
John Bloor
(13.12.21)
(4)

Yatırımlık yazlık gayrimenkul tavsiyesi...

msb
Arsa olur, arazi olur, yazlık ev olur, mümkünse yazları gidip bir şekilde tadı çıkarılabilecek, henüz değerini bulmadı oralar dediğiniz yerler var mı? Arazi olur gerekirse yazın birkaç gün çadır kurulur ille de konfor beklentim yok. Ama beklerken değer kazansın.Fiyatlar aşırı uçtu 1 milyona doğru dü
Arsa olur, arazi olur, yazlık ev olur, mümkünse yazları gidip bir şekilde tadı çıkarılabilecek, henüz değerini bulmadı oralar dediğiniz yerler var mı? Arazi olur gerekirse yazın birkaç gün çadır kurulur ille de konfor beklentim yok. Ama beklerken değer kazansın.

Fiyatlar aşırı uçtu 1 milyona doğru düzgün bir şeyler yok sanki. Marmara Ereğlisi, Yalova Armutlu ya da Karasu gibi yerlerde 700-800'e villalar mevcut ama konum içime sinmiyor. İşin içinde Ege denizi bi şekilde olsun istiyorum sanırım. Çok çok yakın olmasa da araçla atlayıp 10-15 dk'da Ege denizini görebileyim.

İstanbul'a çok uzak olmaması kriterim. Mesela Dikili bu anlamda iyiydi ama oralar da uçtu gibi. Muğla Akyaka vb bayılırım ama çok uzak.
0
msb
(12.12.21)
Çok yanlış yerlere bakıyorsun. Kocaeli Kerpe, Kefken, Cebeci varken Marmara'da ne işin var. Karasu da olabilir.
0
dissendium
(12.12.21)
@dissendium @adse

Güzel tavsiyeler ya sağ olun araştırıyorum şimdi. Gürpınar ve göçmen popülasyonu biraz kafamı karıştırdı ama bakıcam.
0
🌸msb
(12.12.21)
Şile'de yazlık aldık, aşırı memnunuz. Her hafta sonu da gidip gelebiliyoruz, şahane keyifli. Yalnız geçen yıl istanbul'da en çok değerlenen 2. ilçe idi, hala o fiyatlra var mıdır bilemiyorum, belki ağva tarafları olabilir.

Yalova, ereğli, karasu vs gibi yazlık çöplüğü olmuş yerlere para vermek bana da gereksiz geliyor. İstanbul'un karadeniz sahili deniz tatili hariç her bakımdan çok iyi
0
roket adam
(13.12.21)
şile +1
0
tunaktunaktun
(13.12.21)
(2)

kolay istanbul sorusu

ronartest
burası neresi,https://youtu.be/zx2QqWRhi3g?list=PLSmDhZEqbQq082POxQ9ihPkcjWw-XUnFr&t=112
burası neresi,

youtu.be
0
ronartest
(12.12.21)
Beyoğlu belediyesi ile vergi dairesinin önü. Muhit olarak Pera diyebiliriz.

maps.app.goo.gl
0
Bruce
(12.12.21)
Oranın iki adım ötesi İstiklal Caddesi. İstiklal Caddesi'nin başlangıcı da denebilir bence.
0
dissendium
(12.12.21)
(10)

Başarısız olunan şeyden kolay vazgeçmek

Bruce
Zayıflık mı?Başarısızlıktan korkmak mı?Özgüven eksikliği mi?Boşa vakit harcamamış olabileceği için sonuç odaklı olmak mı? ​Ayran gönüllülük denen şeyn aslı bununla ilgili olabilir mi? Çabuk pes eder misiniz? Pes etmeniz için ne gerekir?
Zayıflık mı?
Başarısızlıktan korkmak mı?
Özgüven eksikliği mi?
Boşa vakit harcamamış olabileceği için sonuç odaklı olmak mı? ​

Ayran gönüllülük denen şeyn aslı bununla ilgili olabilir mi?

Çabuk pes eder misiniz? Pes etmeniz için ne gerekir?
0
Bruce
(11.12.21)
Beni yoran ya da yoracak şeyden pes ederim. Daha doğrusu vazgeçerim. Az enerjiyle çok verim alma taraftarıyım.
0
ruhen hastayim ben
(11.12.21)
Cem Yılmaz'ın bir gösterisinde anlattığı bir olay var. Cem Yılmaz abisine "sen de komiksin, neden sahneye çıkmıyorsun" demiş. Abisi de "sen milyonlara seslenmeyi tercih ettin, ben etmedim" demiş. Bence gayet güzel bir cevap. Bazen başarılı olmak tercih edilmeyebilir.

Örnek olarak gitar kursuna gitmiştim ama eğitim çok verimli olmadı. Başarısız oldum diyemem ama başarılı oldum da diyemem. İstesem saatlerimi harcayıp öğrenirim ama bunu tercih etmiyorum. Çünkü başarı demek emek ve zaman karşılığında bir şey almak demek. Ben alacağım şey için emek, zaman harcamayı tercih etmiyorsam, başarılı olmanın katkıları istediğim seviyede olmayacaksa başarısız sayılmam.
0
dissendium
(11.12.21)
Kendini ne kadar tanıdığın, mental bilincinin yüksekliği gibi pek çok değişkene göre bu sorunun yanıtı değişir. Bence en doğru cevabı kendi içinizde bulursunuz.

Kimi insan vardır, kendisinden çok daha deneyimli ve başarılı insanlardan başarısız olduğuna dair pek çok feedback almasına rağmen bilinç seviyesi yetersiz kaldığı için durumun farkına varmaz ve beceremediği işe hayatı boyunca devam eder. Hayat boyu mutsuz olur, hayat boyu başarısızlığına başka şeyleri bahane eder.

Kimi insan da içerisinde bulunduğu durumu doğru analiz edebilecek mantık ve bilinç seviyesine ulaşmıştır, durumu pozitif ve negatif her açıdan inceler ve başarılı olmak için ayıracağı vakit/nakit gibi konuları tartıp doğru kararı verir. Eğer yeterince emek verdikten sonra o işte bir noktaya gelebileceğine inanırsa ve bunun sonucunda elde edecekleri de bu sürece değecekse zorlamaya devam eder. veya tam tersi...

Eğer ilk bahsettiğim tipte bir insansanız zaten bunu asla bilemeyeceksiniz ve burada yazılanların sizin için bir anlamı olmayacak. Ama ikinci sırada bahsettiğim tipte biriyseniz en doğrusunu biz değil, siz bilirsiniz.

Yolunuz açık olsun.
0
kent sakini
(11.12.21)
"Quitter" diye bir terim var bilirsiniz. Tam bir başarısız etiketi.
Şimdi bakınca çok da keyif alarak yapmıyorsak bir şeyi, istemeye istemeye yapmaktansa "bırakma" olmasa da değiştirmek, dönüştürmek daha mantıklı geliyor.

Benim bıraktığım da oldu bırakmadığım da. Bırakmadığım bazı şeyleri daha farklı yapsaydım olurmuş dediğim oldu, bıraktığım bazı şeyleri de aslında yaparmışım ve devam etsem şuan daha farklı noktada olurdum dediğim de. Genelde istesem yapardım ve yeterince istemedim diye düşünüp o zaman neden istemediğime ve şimdi neleri istediğime, neyi sevdiğime odaklanmayı seçtim. Aslında yeterince sevilmeyen ya da alışılamayan şeyden vazgeçmek de hep daha kolay olan galiba.

"Ayran gönüllü" de statükocu sıkıcılar için bir etiket:)
0
dreamnesiac
(11.12.21)
isteyip alamadığım/başaramadığım bir şey yok. vazgeçmişsem zaten istememişimdir. buradan bakınca pes edenlerin de yeterince istemediklerini düşünürüm. ve yeterince istememek zayıflık da değildir eksiklik de. sadece istemiyorsundur işte o kadar. o yüzden vazgeçme cesareti/hürriyetine sahip olmak da güzel. zira istememesine rağmen başarmak için uğraşanlar bunu başkaları için yapıyordur. bu da kendin olamamak olduğu için asıl zayıflık/eksiklik budur.
0
erenderk
(12.12.21)
bende de var. pısırıklık bence. çok uğraşıp başaramama korkusu.
0
floydian
(12.12.21)
Bu çok genel bir soru ve aslında kişi ya da olay örgüsü üzerinden konuşmak gerekir derim ben.

Ben iş, eylem anlamında değil de insanlardan görece çabuk vazgeçiyorum diyebilirim, yani o insana vereceğim emeğin -bir şey anlatmak, öğretmek vs.- alabileceğim sonuca degmeyecegine çabuk karar veriyorum.

Diğer konularda "mı" olarak sorduğun her şeye evet demek mümkün, ondan dedim somut bir şey ya da biri gerek diye.

Ortak bir çatı altında toplamaya çalışsam, herhalde o işi sonuclandirmayan kendini tercih etmektir hepsi. Çünkü sonuca ulaştığında da "sonuca ulaşan sen" olursun ve onun getirileri vardır. Mesela ozguvensiz degilsindir artık, mesela guclusundur artık, mesela başarısızlıktan korkmamis birisindir artık...

sözün özü, olmak ya da olmamak meselesi bu.
0
encokbenisevinnolur
(12.12.21)
Yetiştirilmeyle alakalı sanırım biraz da. Ben bir hedef koydum mu ulaşırım mesela, er ya da geç. Başarısız olmaktan korkmam da, vazgeçmekten korkarım diyeyim. Asıl başarısızlık vazgeçmek çünkü bana göre. Böyle söyleyince çok iddialı veya havalı bir şey gibi duruyor ama pek öyle değil.

Bazen insanın mutlu ve huzurlu olması için vazgeçebilmesi gerekiyor. Ben vazgeçemiyorum, illa bir önceki denememdeki eksikleri bulup, düzeltip, tekrar denemem gerekiyor. Bu esnada gerçekten bunu istiyor muyum, bunu yaparken mutlu muyum bir kenara konuyorum. Evet hedeflerine ulaşan, dışarıdan başarılı görünen insanların bir özelliği bu genel olarak.

Ama başarıyı nasıl tanımladığınıza bağlı. Kendi çocuğumu böyle yetiştirmek istemiyorum mesela. Asıl başarının mutlu ve huzurlu olmak olduğunu öğretmeye çalışacağım.

Öte yandan, sizin sorduğunuz da sanırım aslında bu, en küçük başarısızlıkta vazgeçmek de bir problem. Yani aslında gerçekten istediğiniz bir şeyi en küçük pürüzde bırakmak. Bence iki uçta da özgüven problemleri yatıyor, sağlıklı özgüvene sahip ve kendine değer veren bir kişi, durumları değerlendirip, kendisini merkeze alıp, buna göre en doğru kararı verebilmeli. Ben bu yönde adım atmaya çalışıyorum ama kolay değil elbette..
0
gmzo
(12.12.21)
Çabuk pes etmiyorum ama path dependence denilen döngüye çok giriyorum. Bu noktalarda inat etmem beni yoruyor, yıpratıyor.
0
Amaranta ursula
(12.12.21)
Self coping mechanism diye bir sey var ya o yani. Biraz ugras olmazsa "amaan istesem yapardim" deyip vazgec.
0
floydian
(12.12.21)
(5)

31 yaşında stajyer olarak başlanılır mi sizce?

meraklitursucu
Dip not, işsizsiniz. Deneyiminiz pek yok.
Dip not, işsizsiniz. Deneyiminiz pek yok.
0
meraklitursucu
(11.12.21)
Başlanılır tabii ki.
0
dissendium
(11.12.21)
evet, başlanır. bu yaş olayları biz de böyle. avrupada zaten 29,30 yaşında başlıyor insanlar işe gözlemlerime göre. hatta 38 yaşında junior biliyorum.
0
tuborg yesili
(11.12.21)
Yani baska sans yoksa tabiki. Sonuçta bir şekilde baslamak lazim.

Tuborg; Malesef benim gözlemlerime göre de avrupa insani, en azindan fransiz, is deneyimi bizden bile erken. Normal üniversite 3 yil. Çoğu programda alternant var 3 hafta is 1 hafta okul gibi. O sebepten ben bu yorumu yapamam. Bir üniversite mezununun is deneyimi bizden cok daha fazla. Biz stajyer aldık satin alma stajyeri dedik her isi yapti. Ben Türkiye'de staja girdigimde öyle otururdum.
0
logisticsmanager
(11.12.21)
Hic bir seyin yasi yoktur. Baslanir tabiki. Ayrica 31 yas gayet genc. 40 yas bile bence genctir :)
0
bu benim teorim
(11.12.21)
çalıştığım yerde 30 yaşında ücretli staj yapan metin yazarı var. yapılmasına yapılır ama bence burda şirket çok önemli bir husus. işi öğrenmek için abidik gubidik bi yerde başlamaktansa cv'nize büyük hevesle ekleyebileceğiniz bi yerde başlamak geleceğiniz için önemli rol oynuyor.
0
isveperver
(11.12.21)
(5)

LinkedIn takipçi silme

dissendium
Takipçi nasıl siliniyor? Aradım ama bulamadım.
Takipçi nasıl siliniyor? Aradım ama bulamadım.
0
dissendium
(11.12.21)
Ağım bölümüne gelin. En üstte Ağımı Yönet var. Oraya girince Bağlantılar kısmına gelin. Çıkarmak istediğiniz bağlantının sağında yer alan üç noktaya basıp bağlantıyı kaldırın.
0
himmet dayi
(11.12.21)
@himmet dayi, takipten çıkarmak istediğim kullanıcılarla bağlantım yok. Sadece takip etmişler.
0
🌸dissendium
(11.12.21)
Seni takip edenleri nereden görüyorsun? Beni kimse takip etmiyor galiba. O kısmı bulamadım.
0
himmet dayi
(11.12.21)
@himmet dayi, profilde Faaliyet kısmında takipçi yazıyor.
0
🌸dissendium
(11.12.21)
Takipçileri tek tek takipçin olmaktan çıkaramıyorsun gördüğüm kadarıyla. Bunun yerine Gizlilik/Görünürlük ayarları altında faaliyetlerimi sadece bağlantılarım görsün ya da herkes görsün seçenekleri var. Birinin faaliyetlerini takip etmesini istemiyorsan o kişiyi engellemen gerekiyor. Onun takip ettiklerinden senin hesabı sen çıkaramıyorsun aksi halde.
0
himmet dayi
(11.12.21)
(7)

En sevdiğiniz film hangisi?

goodyes
Benimki Leon mesela, apayrı bir yeri var yanımda. sizinki?
Benimki Leon mesela, apayrı bir yeri var yanımda. sizinki?
0
goodyes
(11.12.21)
World war z
0
sopiro
(11.12.21)
Harry Potter, 8 filmin hepsi
0
dissendium
(11.12.21)
Geleceğe Dönüş (1-3) ve The Mask
0
nhk ni youkosu
(11.12.21)
Gainsbourg
Filmin çok değişik bir kafası var. Unutup unutup izliyorum.
0
ganbatte
(11.12.21)
Saving Private Ryan
Love Actually
Departed

Çok var ya, bir taneyi geçtim 3 tane yazmak bile diğerlerine haksızlık
0
gabe h coud
(11.12.21)
True romance ve heat. Her defasında ayrı bir şey yakalıyorum.
0
deer hunter
(11.12.21)
Bir Zamanlar Amerika,
Kasabanın Sırrı,
Çingeneler Zamanı....
diye uzar gider bu...
0
ankarakecisi
(11.12.21)
(8)

radyo programı dinliyor musunuz?

erenderk
her ne kadar olumsuz haberlerden kendimi kesecek raddede bunalmış olsam da sabahları nihat'ı dinliyorum ben iş için hazırlanırken. zam mam haberi alınca (yani 2 saniyede 1) hemen eşe dosta haber veriyorum benzin alın diye. denk gelirse mete güçlü mete. bazen de akşamları sivrisinekle nihat. siz?
her ne kadar olumsuz haberlerden kendimi kesecek raddede bunalmış olsam da sabahları nihat'ı dinliyorum ben iş için hazırlanırken. zam mam haberi alınca (yani 2 saniyede 1) hemen eşe dosta haber veriyorum benzin alın diye. denk gelirse mete güçlü mete. bazen de akşamları sivrisinekle nihat. siz?
0
erenderk
(10.12.21)
çalışırken bazen radio.garden'ı açıyorum.

enstrumental, dinlendirici müzik dinliyorum.

bazen rastgele bir konum seçip orayı dinliyorum.

radyoda kişi, sohbet vs dinlemiyorum. bbc radyoları hariç. ingilizce geliştirmek için dinliyorum onları.

türkiye'den sadece ankara üniversitesi radyosu dinliyorum. (radyo ilef)
nadiren radyo eksen ve trt turku.
0
tabudeviren
(11.12.21)
nihat'la sivrisinek dinliyorum sadece.
0
do you remember me
(11.12.21)
Radyo dinleyeceğime müzik ya da podcast dinliyorum. Reklam tahammül edebildiğim bişi değil.
0
Bruce
(11.12.21)
Nihat'ı dinlemeye ortaokulda başlamıştım (ciddiyim). Şu an dinlemiyorum. Zeki Kayahan Coşkun'u öğrendim sevgilimden. Onu dinlediğim olmuştu. Akla Kara programını da dinliyordum. Bir de adını hatırlayamadığım bir program daha var. Konuşurken "evet" dememe yarışması oluyor. Bilen varsa yazar belki. Ben müzik için dinliyorum yüzde 95.
0
dissendium
(11.12.21)
Düşündüm de bayağı uzun süredir dinlemiyorum herhalde. Genelde radyo yerine podcast tercih ediyorum.
0
fraise
(11.12.21)
Eskiden sabah ve aksamlari nihati dinlerdim bi ara pascal ile kadir copdemir vardı dinlemesi keyifli tabi ise giderken dinlerdim simdi home office olunca artık dinlemiyorum
0
all girls dream
(11.12.21)
19 yıldır Nihat :)

Liseye başladığımda dinlemeye başlamıştım. Mp3 bile yoktu ama dandik cep radyoları vardı, onunla dinlerdim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(11.12.21)
Sabahları işe giderken Nihat'ı, akşamları eve dönerken de Rabarba'yı dinliyorum. Salı akşamları TRT Radyo 3'te Cenk Durmazel ile oğlunun birlikte hazırlayıp sundukları Jenerasyon X+z'yi kaçırmamaya çalışıyorum.
0
ultranil07
(11.12.21)
(20)

Memleketin gidişatı hakkında

les yeux blanches
Sinirle yazıyorum bu yazıyı.Millet aç deniyor ama şimdi az önce placebo konserine baktım biletler tükenmiş.Basketbol, futbol maçlarına bakıyorsun biletler çıktığı gibi tükeniyor. En ucuz bilette 500 TL bu arada.Arctic monkeys konseri desen çıktığı gibi bitti.Cem yılmaz ve Tolga çevik'in gösterileri
Sinirle yazıyorum bu yazıyı.
Millet aç deniyor ama şimdi az önce placebo konserine baktım biletler tükenmiş.
Basketbol, futbol maçlarına bakıyorsun biletler çıktığı gibi tükeniyor. En ucuz bilette 500 TL bu arada.
Arctic monkeys konseri desen çıktığı gibi bitti.
Cem yılmaz ve Tolga çevik'in gösterileri kapalı gişe.
Bu ne arkadaş ya millet keyif için bu paraları harcayabiliyorsa sıkıntı yok o zaman.
Dün hafta içi olmasına rağmen bebek tarafında gittim, araba park edecek yer, oturacak Cafe bulamadım kalabalıktan. Ücretli otoparkı bırak valeler bile dolmuş araba almıyorlar.
Kimse bana demesin 80 milyonda o insanlar azınlık diye.
Her zaman bu ülkede fakir bir kesim vardı ama zengin kesim bu kadar yoktu sanki. Herşeye rahat rahat bilet, yer bulabiliyorduk.
Ehli keyif, zengin kesimde bayağı bir artış var sanki.
Fox TV izlesen milletin hepsi duvarları kemiriyor.

Sizler bu konuda neler düşünüyorsunuz?
Acaba yanlış mı düşünüyorum yorumlarınızı merak ettim.
0
les yeux blanches
(10.12.21)
Yanlış düşünüyorsun, 80 milyonda azınlık o insanlar.
0
Bruce
(10.12.21)
@Bruce
Ama bu zamana özel birşey değil bu. Ben kendimi bildim bileli 80 milyonda o fakir insanlar hep var. Şimdi niye bu kadar yaygara yapılıyor anlamıyorum.
0
🌸les yeux blanches
(10.12.21)
Sosyal medyanın gösteriş etkisi de var bence. Ortalama maaş alan insanlar bile keyfi harcamalarda bulunuyor sıklıkla. Ama zor durumda olan insan sayısı da oldukça fazla. Pandemi de işsiz kalan çok insan oldu en basitinden. Çoğu isyeri açılmadı bile. Ve henüz zamlar yapılmadı. Daha kötü günler geliyor yani.
0
meraklitursucu
(10.12.21)
E çünkü şu anda temel sorunumuz gelir dağılımı adaletsizliği. Fakir giderek daha da fakirlesiyor, bunun dışında zengin dednilen gruplar da zenginleşmeye devam ediyor. Orta sınıf denilen grup giderek fakir denilen gruba yaklaşıyor. 1 litre süt 16 lira olmuş; bu durumda ortada sorun olmadığından bahsetmek mümkün mü? Çevremizdeki çoğu insanın standarti düşüyor; bu duvar kemirmesi gerektiği anlamına gelmiyor ama eskiden yılda iki kere yurtdışı tatiline rahatça gidebiliyorsam şimdi zorlanıyorum. Bana göre sorun var. İlla açlıktan ölmek mi gerekiyor sorun var demek için? He bir grup da standartinin düştüğünün farkında olmadan hala eski aliskinlarina devam ediyor, sonuç kredi kartı borcu yığını.

Derin fakirlik dediğimiz şey de giderek artıyor.
0
fraise
(10.12.21)
Türkiye'yi geçiyorum, gel sadece Istanbul'a bakalım.

Istanbul'da 16 milyon insan var. Bunun sadece en zengin %2sini alsak: 320bin insan yapıyor!

Böyle bakarsan, Istanbul'da 320bin insanı ağırlayacak nitelikli, kalburüstü mekan yok. E bir de dışardan (Istanbul dışı, Türkiye dışı) gelenler var. Mekanların ağzına kadar dolup taşması çok normal.

Bahsettiğin sanatçı, grup, ve gösterilerin toplam arzı nedir? her biri ayrı ayrı 10biner bilet arzedebiliyor mu? Dolup taşması çok normal değil mi?

Özet: Yanlış düşünüyorsun.
0
kaptankedi
(10.12.21)
Ben de A Haber izledim geçen. Anladığıma göre Mars'ta koloni kuracakmışız. Durum çok iyi. Ben haklı buldum sizi. Var ki yiyorlar.
0
dissendium
(10.12.21)
Bakınız doğruluğu tartışmalı da olsa TUIK verisi, en zengin %20, toplam gelirin %50'sine çökmekte.

En alttaki %20'ye bakınız, toplam gelirin yalnızca %5.9'unu alabiliyor. Bu dilim içinde 16milyon insan var. Evet, bu 16 milyon insan duvarları kemiriyor. Ciddiyim.

data.tuik.gov.tr
0
kaptankedi
(10.12.21)
Dolar 30 lira da olsa o mekanları dolduracak kadar nüfus hala olacak, bunun üzerinden çıkarım yapılamaz
0
freebird5406_2
(10.12.21)
ülke istanbul'dan ibaret değil.
0
ya ben lan neyse
(10.12.21)
Zenginler daha zengin, fakirler daha fakir. O gördüğün zenginler yüzde 20 bile değildir. Biz fakirler oturacak ev bulsak şükrediyoruz, değil dışarı çıkmak.
0
photo85
(10.12.21)
Orta sınıfın alışkanlıklarından vazgeçmeme isteği + corona ile gelen "şimdi yapamazsam ileride belki hiç fırsat olmaz" kafası ile herkes her şeyi yapıyor artık.

Ben de normalde gitmeyeceğim metal grubunun konserine 200 lira verdim mesela. Arkadaşlarla gidelim bir etkinlik olsun diye.

İstanbul'da artık daha çok insan var ve çoğu aynı yerlere sıkışmış durumda(mesela taksim bitti diye herkes beşiktaş veya kadıköye gidiyor. Eskiden Floryaya giden bir kesim vardı artık Suriyeliler bastı diye gitmiyorlar), ayrıca sosyal medya sayesinde/nedeniyle insanlar aynılaştı. Herkes o etkinliği görüp ona gitmek istiyor. Eskiden sadece ilgisi olan görürdü.

Ekonomik veriler açık. Fakir daha fakirleşti, orta sınıf fakirleştiği için alışverişe ve bu tür etkinliklere saldırdı (çevremdeki birçok kişi bir sürü elektronik eşya aldı, zamlanmadan alalım diye. Bence websiteleri bu dönemde satış rekorları kırmıştır), zengin kesim zaten pek etkilenmiyor veya eskiden yılda 3 kere tatile giderken artık 2 kere gidiyor.

Örneğin bir noktada araba alabilmiş insanlar onu satıp 350 bin lirayı Clio'ya verebiliyor. Ben sıfırdan veremiyorum. Ama bu arabalar satılıyor, tükeniyor, sıraya girmen gerekiyor. Evler aynı şekilde...
0
nhk ni youkosu
(10.12.21)
A+ 200000 KİŞİ
A 3 Milyon kişi
B 10 milyon kişi
C 65 milyon kişi
sen A ya da B den söz ediyorsun.
0
ankarakecisi
(10.12.21)
placebo, arctic monkeys bangladeşe gitsin orda da biletler tükenir.

bebekte park edecek yer konusu ise istanbulun aşırı kalabalık olması sebebiyle.

kısacası ülkede zengin var elbette ama azınlıktalar. gelir dağılımı eşitsizliği var. ve istanbul fazla kalabalık.
0
dafuq
(10.12.21)
Ben anladim seni.
Eskiden keyif islerine bu kadar para harcanmiyordu, bu tarz etkinliklere daha kolay yer bulunuyordu.
Mekanlar da bu kadar full cekmiyordu.

Mesela vapur iskelesinden mac ya da konser bileti alip gitmisligim coktu.
Siraya falan girmem gerekmiyordu rock n coke bileti falan aylarca bulabiliyordun.
Mac gunu stad kapisinda kuyruga girsem yetiyordu.
Sadece devlet tiyatrosu bileti zordu, bir de sinema festivalleri. Onlar da az kisi aliyordu cok reklam yapiyorlardi.

Simdi sosyal medya var, hem giderek hava atiyorsun, hem de aha bitiyor alayim havasi olusuyor.
En son bi sertab konserine boyle zor gittim bir de esek kadar para verdik.
Sertab dedigin 2005te ayni konseri verse eminim haftalarca bilet satmaya ugrasirdi.
Bedava alirdik sonra gitmeyi unuturduk.

Simdi rockncoke olsa 10 milyon bilet satar herhalde.

Milletin kafa yapisi degisti parayla pek alakali degil.
0
divit
(11.12.21)
@divit

Aynen merak ettiğim buydu.
Bu arada Sertab erener'in eurovision'da şampiyon olduğu sene, yanılmıyorsam 2004 baharında harbiye açık havada konser vermişti. Gidip son gün 2 tane bilet almıştım rahat rahat.
Düşün o pohpohlamaya rağmen bilet bulunabiliyordu.
0
🌸les yeux blanches
(11.12.21)
Çıkar telefonunu göster mantığının aynısı bu
Millet aç ssdece sen zengin kısmın yaptıklarını görüyorsun
0
basond
(11.12.21)
Ben de anladım demek istediğinizi. Bazen bu his bana da oluyor. Türkiye şartlarında iyi bir gelirim var ancak telefon değiştirirken bile çok düşünüyorum. Bakıyorum asgari ücret alan arkadaşımda en yeni iphone modeli var. Bence tüm bunlar tamamen zenginin daha zenginleşmesinden kaynaklanmıyor. Keza bir kafede oturmak için zengin olmak gerekmiyor. Etkisi muhakkak var. Ama bence sebebi gösteriş merakı. O kafeye gitmezse nereden story atacak? O telefonu almazsa pahalı telefon kullanan arkadaşlarının yanında statüsü düşük hissedecek. Herkes placebo konserinden bahsediyor. Bizim gencimiz ben de gittim diye hava atamayacak mı yani?

Yani herkesin bunlara hatta en iyisine hakkı var tabi ki. Ama içten gelerek yapılan şeyler olduğunu düşünmüyorum.
0
mysticriver
(11.12.21)
@playing star again

Hocam sadece etiler örnek değil. Varoş semtinede gitsen otopark bulamıyorsun artık araba bolluğundan.
Bağcılar, şirinevler vs hayatta otopark bulamazsın.
0
🌸les yeux blanches
(11.12.21)
demek istediğinizi hem anladım hem de yanlış baktığınızı düşünüyorum.
bu göreceli bir şey.
dediğiniz şekilde bazı konserlere hâlâ son gün bilet bulunabiliyor ama 2001'deki depeche mode konseri için biletix önünde yatan olmuştu, internet sitesi çökmüştü.
divit'in dediği gibi rock'n'coke'a gününde bile bilet bulunabiliyordu ama.

placebo zaten normal şartlarda bileti hemen tükenecek bir grup.
cem yılmaz'a bir tat bir doku'dan beri çıktığı anda bilet bulunamıyor.
ben bu yüzden bilet bulamayıp izleyememiştim mesela.

yani bunlar biraz gruba, kişiye, etkinliğe göre de değişiyor.
ne olursa olsun, her zaman sold out olacak gruplar, kişiler ve etkinlikler var.
bunlar ölçek olamaz.

bir de sosyal medyayla, gündemle, corona'dan sonra insanların sosyalleşmek için delirmesiyle falan da ilgili olan durumlar var.

mesela artık çalışanlar sürekli dışarıda ya da eve siparişle yemek yiyor.
eskiden bu kadar değildi.
dönemle birlikte yaşam tarzları da değişiyor.
eskiden hafta sonu akşamları dışarı çıkılıp yemek yenirdi ve bu bir sosyal aktiviteydi.
artık "dışarıda yemek" veya "dışarıdan yemek" lüks değil, normal günlük hayatın parçası oldu çünkü zaman içinde seçenekler, restoranlar, cafeler, bistrolar, barlar, publar, bir sürü seçenek türedi ve hayat hızlandığı için insanların bakış açısı da değişti.

eskiden araba almak "araba almak"tı, artık araba ihtiyaç oldu.
ister etiler'de olsun, ister fikirtepe'de.
millet yemeyip içmeyip araba alıyor gerekirse.
hayat tarzları, hayatın akışı sosyal medyayla, teknolojiyle, gündemle, ortamla vb. değişiyor sürekli.

eskiden derken son 10 yıllık bir süreçten bahsediyorum bu arada.

bahsettiğiniz kitlenin azınlığa dahil olması da ayrı bir durum tabii.
yani tutarsız bir tespit.
0
blatta hiberna
(11.12.21)
80 milyonluk ülkede 1 milyon insanın durumu iyi güzel kardeşim niye şaşırıyorsun.
0
komando kani var bende
(11.12.21)
(4)

Yalova/Armutlu hakkında ne düşünürsünüz?

msb
İhlas civarı çok kötü müdür? Denizi insanı vb nasıl bilen var mı? Yatırım yapılır mı?
İhlas civarı çok kötü müdür? Denizi insanı vb nasıl bilen var mı? Yatırım yapılır mı?
0
msb
(10.12.21)
Çocukken gitmiştim. Denizi kötüydü. Bence yatırım yapılmaz. Daha güzel yerler var bütçeye göre. Kocaeli'nin Karadeniz sahilleri daha iyi.
0
dissendium
(10.12.21)
Havasi, yesilligi guzel ama insanlari gercekten cekilmez. ya yaslilar ya muhafazakar cocuklu ekip ruh emici bir ortam var. dedikleri gibi hamam, havuz tarzi yerler kadin erkek ayri. denizi de guzel degil ama sosyal ortama okeysen emlak degeri hakkinda bir sey diyemeyecegim. istanbuldan idoyla direkt gidis oldugu icin avantajli
0
ala09
(10.12.21)
biz su an orada sahil sitesi yapiyoruz. yazlik yer. yazlari civil civil kislari kurak ve sicak eheuehe.
ozet geceyim beni cekmiyor yollari berbat ama yatirimdan kasit ev alip satmaysa basarili olunur.
0
turbo sadık
(10.12.21)
Sadece yaşlılar var artık oralarda. Denizi de pek girilecek gibi değil ama oranın yazlıkçı profili pek denize girmiyor zaten. Ama yazlık bu kazandırır illa ki.
0
anneboleyn
(10.12.21)
(4)

Bisiklet hk.

tchuck
şehir içinde kullanmak için istiyorum. özellikle spora gidip gelmek için. gidişte biraz yokuş var (maslak).bu amaç için kullanacağım ne bisiklet önerirsiniz?cambaz bisikleti olmayna katlanır bisikletler var mıdır, arabanın bagajna atabilmek amaçlı?ilk etapta spor için vs. istemiyorum bisikleti. sade
şehir içinde kullanmak için istiyorum. özellikle spora gidip gelmek için. gidişte biraz yokuş var (maslak).

bu amaç için kullanacağım ne bisiklet önerirsiniz?
cambaz bisikleti olmayna katlanır bisikletler var mıdır, arabanın bagajna atabilmek amaçlı?

ilk etapta spor için vs. istemiyorum bisikleti. sadece spor salonuna ulaşım için istiyorum. o yüzden çok bir aksiyon için kullanacağımı düşünmüyorum.
0
tchuck
(10.12.21)
26 inç katlanır bisikletler var ama katlansa da arabaya sığar mı bilmiyorum, mosso idi sanırım markası

dediğim model bu, ikinci el bulabilirsin sanırım çok tutulan bir model oldu çünkü.

www.hepsiburada.com
0
killerbee
(10.12.21)
aslında şehir içi ulaşım için en fazla 3 vites kullanıyoruz, düz yolda yokuşta işimizi görüyor

mümkünse arka rublesinde megarange dişlisi olsun, modeli çok önemli değil, google görsellerde megarange diye aratırsan rubledeki en büyük siyah dişli, çok pahalı bir eklenti de değil, çoğu bisiklette standart geliyor, hatta insanlar bunun ne işe yaradığını aldıktan sonra öğreniyorlar, bu dişli ile sırtında 5 kilo yük varken dik bir yokuşu kolayca çıkabilirsin
0
freebird5406_2
(10.12.21)
@killerbee,

bizim arabanın bagajı baya geniş. koltuklarda da ray var daha da genişliyor. sığabilir diye düşünüyorum. sevindim büyük bisikletlerin katalabilir olmasına.
0
🌸tchuck
(10.12.21)
Size yol bisikleti yeter.

Edit: Biraz yanlış anlaşıldı sanırım.

Yol bisikleti derken ucuz modelleri kast ettim.

www.hepsiburada.com

Aynı markanın ucuz dağ bisikletleri de var.

Ucuz demek istemiştim fazla kullanmayacağınız için.
0
dissendium
(10.12.21)
(2)

yüksek lisans puanları ve ales

burty
yüksek lisans yapmak için 64 ales puanı bir işe yarar mı, tercihler ne şekilde yapılıyor, kpss, ygs atamaları gibi mi? bu konuda çok cahilim vereceğiniz her bilgi bana bir şeyler öğretir.
yüksek lisans yapmak için 64 ales puanı bir işe yarar mı, tercihler ne şekilde yapılıyor, kpss, ygs atamaları gibi mi? bu konuda çok cahilim vereceğiniz her bilgi bana bir şeyler öğretir.
0
burty
(10.12.21)
yüksek lisans'ın en temelinde ales ve okul ortalaması var. bazı okullar ise yanında yds veya diğer dil yeterlilik sınavlarına koyar. ek olarakta mülakat (yazılı ya da sözlü) yaparlar.

örneğin benim yüksek lisansa giriş şeklim %25 ales %25 gano %20 yazılı sınav %30 dil sınavı şeklindeydi. bazı okullar 50 ales 50 gano da yapabilirler.

bölüme göre değişebilir ama 64 çok düşük bir puan. ben 89,6 ales ile yedeklerden girmiştim (mühendislik) küçük illerdeki alt seviye okulların daha çok sözel ve arka plan bölümlerine girebilmek şansınız olabilir.
0
avatar is back
(10.12.21)
Ales sadece tezli yüksek lisans için gerekli. Tezsiz yüksek lisansı Ales olmadan, parasını verip yapabiliyorsunuz. Başvuracağınız okulun, başvuracağınız yüksek lisans programını araştırın. Genel bir formül yok.
0
dissendium
(10.12.21)
(9)

Gece gelen çiğ köfte yeme isteği

dissendium
Saat 23.00 00.00 arası hep çiğ köfte yeme isteği geliyor. Size de bu şekilde belirli zamanlarda ya da bir anda çiğ köfte yeme isteği geliyor mu? Çok gerekli bir soru olmadığının farkındayım. Sadece yalnız olup olmadığımı merak ettim. Teşekkür ederim. Çiğ köfteli günler.
Saat 23.00 00.00 arası hep çiğ köfte yeme isteği geliyor. Size de bu şekilde belirli zamanlarda ya da bir anda çiğ köfte yeme isteği geliyor mu? Çok gerekli bir soru olmadığının farkındayım. Sadece yalnız olup olmadığımı merak ettim. Teşekkür ederim. Çiğ köfteli günler.
0
dissendium
(09.12.21)
karnım açken oluyor. zaman fark etmez. kahvaltıda da yerim.
0
ya ben lan neyse
(10.12.21)
bana da oluyor öyle arada. şöyle bol otlu limonlu malzemeli yiyesim geliyor. bazen söylüyorum.
0
tabudeviren
(10.12.21)
Evet, ansızın ve çok şiddetli geliyor hem de. En karşı koyamadığım yiyecek galiba.
0
on and off
(10.12.21)
Midye dolma veya kokoreç isteği oluyor.
0
muhayyer divan
(10.12.21)
aynı şekilde kumpir isteği de geliyor bazen.
0
tabudeviren
(10.12.21)
sadece 1 kez oldu, yemedim. bir daha da olmadı.
0
erenderk
(10.12.21)
Millete tost perileri gelir, bana çiğköfte periler geliyor. Ve evet genelde gece yarısı. Kim bulduysa Allah razı olsun.
0
hrvl
(10.12.21)
bazen patates cipsi, cheetos, doritos vb krizleri de geliyor.
0
tabudeviren
(11.12.21)
@tabudeviren, abi sen bir markete, bir çiğ köfteciye git en iyisi.
0
🌸dissendium
(11.12.21)
(2)

Teknik resim, tasarım

dissendium
Teknik resim, tasarım konusunda kitap tavsiyesi arıyorum. Geniş kapsamlı olması, tolerans gibi konuları da içermesi önemli.Bir de D&R'da satılan Catia için kitaplar var. Bir tanesi şu.https://www.dr.com.tr/Kitap/Projeler-Ile-Catia/Egitim-Basvuru/Bilgisayar/urunno=0001726367001Bu kitaplardan almak is
Teknik resim, tasarım konusunda kitap tavsiyesi arıyorum. Geniş kapsamlı olması, tolerans gibi konuları da içermesi önemli.

Bir de D&R'da satılan Catia için kitaplar var. Bir tanesi şu.

www.dr.com.tr

Bu kitaplardan almak istiyorum. Kullanmış olanlar varsa faydasını gördüler mi?

Youtube ile zaman harcamak istemiyorum pek.
0
dissendium
(09.12.21)
Merhaba, eğer Teknik Resim konusunda bakıyorsanız bu kitap sizin işinizi görmez. Şimdi bilgisayar destekli çizim tasarım derslerini Teknik Resim dersini vermeden önce vermek gibi bir moda başladı.

Adamlar CAD öğreniyor ama Teknik ve Mesleki Resim kısmı (görünüş, ölçülendirme, kesit, perspektif, tolerans) geride kalıyor.

Kitapları ise mutlaka inceleyerek alın.

YouTube olmaz demişsiniz ama birkaç kanal (Atilla Çınar vb) bulup bakmanızı öneririm.
0
buck rogers
(10.12.21)
@buck rogers, hocam ben üniversitede teknik resim dersi gördüm. Makine mühendisiyim. Bahsettiğim CAD kitapları dışında ekstra teknik resim kitabı da arıyorum. Kitapları inceleyeceğim. Teşekkür ederim.
0
🌸dissendium
(10.12.21)
(7)

İthal ham madde ve aramalı olmadan üretim yapmak

emir135
Türkiye ham madde ve aramalların büyük bir kısmını ithal olarak karşılıyor deniliyor. Tamamen türkiyede üretilen ürünler var mıdır ya da minimum ithal girdi ile üretilen ürünler? (Tarım Sektörü Hariç)Türkiye'de ihracat yapan firmaların hepsi üretimden ziyade aslında ithal girdilerin montaj ve birleş
Türkiye ham madde ve aramalların büyük bir kısmını ithal olarak karşılıyor deniliyor. Tamamen türkiyede üretilen ürünler var mıdır ya da minimum ithal girdi ile üretilen ürünler? (Tarım Sektörü Hariç)

Türkiye'de ihracat yapan firmaların hepsi üretimden ziyade aslında ithal girdilerin montaj ve birleştirilmesini yaparak ortaya çıkan nihai ürünün ihracatını yapıyor. Öyle mi?
0
emir135
(09.12.21)
Var tabii ki. En basit Kardemir çelik üretiyor.

Yani koskoca üretimi montaj yapıyorlar seviyesine indirmek doğru değil. Gıda ve kimya sektöründe montaj söz konusu değil. Montajı yapılan her ürünün her bileşeni de ithal değil. Örnek olarak plastik sektöründe yerli polietilen üreticisi bulabilirsin. Bu yerli polietilen ile yerli ürün üretebilirsin.
0
dissendium
(09.12.21)
Tekstil var o yüzden ucuz zaten türkiyede.
0
Wakatakakage
(09.12.21)
Katma deger meselesi. Zaten uretimde kullandigin malzemelerin ne kadarini disarida alirsan o kadar iyidir koydugun katma degere gore.

Soyle dusun, high tech urun yaparsin anakarti islemciyi vs alir sadece plastik govde icine lehimleyip satarsan uc kurusa ameleligini yapmis olursun.

Anakart ve islemciyi alip icine ozel bir yazilimini yukleyip satarsin icine koydugun vidayi bile yurt disindan aldigin halde buyuk deger yaratmis olursun

Bizdeki sorun malin cogunu zaten yurt disinsan aliyoruz anca birlestiriyoruz degil. Aldigimiz mallarin ustune bir sey koyamiyoruz, aksine devlet dahilde isleme rejimiyle destekliyor bunlari ama ortaya koydugun degere bakmiyor. Gunun sonunda asil kazanan o mallari ithal ettigin ulkeler oluyor.
0
floydian
(09.12.21)
Demir celik konusunda ufak bir not duseyim. Demir celik sektorumuz hammaddelerden biri olan hurda demirin ciddi kismini ithal ediyor.
0
cleric
(09.12.21)
kardemir'in çelik üretiminde kullandığı makineler, enerji, vb. %100 yerli değil. elektrik kullanılan her yerde ithalat var.

gıda için gübre ithal, traktör mazotundan sulama için elektriğe ithal. taşındığı kamyon yine ithal...

kimya sektörünü bilmiyorum makine kullanımı yoğun mu, santrifüjler falan ithal mesela.

yerli polietilen... iyiymiş. çoğunluğu ithal onun da.
0
freiefeeler
(09.12.21)
Tekstil kesinlikle değil. Türkiye’de iplik üretiliyor fakat iplik üretilmesi için gerekli hammaddenin ciddi bir kısmı Asya ülkelerinden geliyor. Kullanılan makineler ise yabancı menşeili.
0
Depik
(09.12.21)
Çok az var. Ama burada gözden kaçırılan şeyler de var. Sen yurtdışından ithal hammadde alabilirsin ama onu araştırarak tasarımın gücünü kullanarak katmadegerli bişeye dönüştürürsen ithal hammaddenin dezavantajını yokedersin. Kendimden örnek vereyim 2 TL ye aldığım hammadeye 1 TL daha masraf edip 3 TL ye ürüne dönüştürüp Türkiye'de 30 TL ye perakende, yurtdışında 45 TL ye toptan 100 TL'ye perakende satış yapıyorum. Bazen şartlar neyi gerektiriyorsa onun hakkını vermek gerekir. Realite ne. Döviz yüksek ihracat kazançlı. Diğer realite ne. Hammadde ithal. O zaman bu iki gerçeği nasıl doğru kullanırım a odaklanacaksın.
0
deer hunter
(09.12.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.