Giriş
(5)

İstanbul - Kira Durumları Hk.

biseysorucam
Arkadaşlar merhabalar,Şimdi şöyle bir durumumuz var, Temmuz ayına kadar taşınmamız gerekebilir.1- Ne zaman?Yoğun olarak hangi dönemde daha fazla alternatifimiz olur, fiyat konusunda daha avantajlı oluruz, ne dersiniz? Bana sanki okulların kapanışı vs derken Haziran ayı gibi geldi. Malum enflasyon tr
Arkadaşlar merhabalar,

Şimdi şöyle bir durumumuz var, Temmuz ayına kadar taşınmamız gerekebilir.

1- Ne zaman?

Yoğun olarak hangi dönemde daha fazla alternatifimiz olur, fiyat konusunda daha avantajlı oluruz, ne dersiniz? Bana sanki okulların kapanışı vs derken Haziran ayı gibi geldi. Malum enflasyon trendine bakarsak da bir yanım bir an önce taşının diyor. Sizce hangisi daha mantıklı?

2- Lokasyon?

Şu anda kadıköyde nispeten şehrin en güzel muhitlerinden birinde oturuyoruz ancak memnun olmadığımız en önemli konu çevremizde sadece konutlar var, çarşıya uzağız ve atmye para çekmeye, çarşı pazar alışverişe bile arabasız gitmek çok çok zor annemle babam için. Muhit kaynaklı market alışverişi vs aşırı pahalı ve bütçeyi zorluyor zaman zaman, yani astarı yüzünden ciddi bir masraf da çıkıyor. daha da önemlisi dediğim gibi çıkıp kafa dağıtmak için bir yerde oturup çay içeyim bir şeyler atıştırayım desen sağlam bir mesafe yürümen gerekiyor ve çeşitlilik çok az. çarşıya veya işlek işletmelerin olduğu yerlere uzağız. bu durum bizi çok zorluyor dediğim gibi annemle babam açısından.

3- Sarı sitede gördüğüm 6.5-7.5 bandındaki ilanlar için teklifte bulunsak aşağı yukarı ne kadar düşürme şansımız olur sizce? Düşerler mi dersiniz şu piyasada çevrenizde örnekleri var mı?

Özel durum:
Ben en geç 1.5-2 sene içinde evlenip taşınacağım evden bu yüzden kendi eksenimde, mesela işyerim 4 leventte olduğu için oraya yakın bir yerde olsun gibi düşünmüyorum şu kısa süre için ancak evlendikten sonra avrupa yakasında oturma ihtimalimiz çok yüksek kağıthane şişli sarıyer taraflarında belki, işyerlerimiz açısından. kaldı ki artık benzin ve köprü parası can yakıyor ülkede her ne kadar karşılayabilecek durumda olsak da. daha da önemlisi sağlık problemleri oluyor annem ile babamın ve bu tür durumlarda onlara yakın olmak istiyorum doğal olarak bir yere götürme getirme ve yetişebilme açısından. dolayısıyla şu ekonomik durumda daha fazla taşınma masrafı olmaması için onların uzun yıllar yaşayabileceği bir yere taşınmak daha mantıklı geliyor bize.

bu durumda siz olsanız nasıl bir yol izlerdiniz? Nereye taşınırdınız böyle düz ayak yokuşu vs pek olmayan çarşıya pazara yakın düzgün bir muhitte oturmak istesek..

Bütçe olarak ise 5, maksimum 6 bin lira civarı bir şey verebiliriz minimum 2+1 bir ev için. yani üstü de zorlanır biraz ama zorlamasak daha iyi tabi çünkü ilerde bir ev daha açacağız malum masraflar iyice artacak. Ev için ise asansör şart, yeni bir bina olsa ne güzel olur tabi içimiz rahat eder.

Çok teşekkürler arkadaşlar şimdiden.
0
biseysorucam
(25.01.22)
1. Sadece okula göre düşünmek yeterli değil. İstanbul'a atananlar da oluyor. En iyi zamanı bulmaya çalışmak yerine taşınmak istediğiniz zamandan 3 ay önce aramaya başlayın. Ev öyle "bulayım" denince bulunabilen bir şey değil. Bazı ilanlar bir günde bile kapanabiliyor. Açılır açılmaz tutuluyor.

3. 100 lira sembolik düşürürler. Kira yerine bence komisyon için indirim daha iyi olabilir.
0
dissendium
(25.01.22)
Çok detaylı okuma şansım olmadı ancak bahsettiğiniz semtlerde ev fiyatlarına bakma şansınız oldu mu son zamanlarda? Olmadıysa bir gözatın derim hızlıca. Ben uzun süredir bahsettiğiniz standartlarda belirtilen fiyat bandında ev gördüğümü hatırlamıyorum. Ya semtleri revize etmeniz ya da beklentiyi değiştirmeniz gerekecek gibi.
0
dreamnesiac
(25.01.22)
Artık uygun zaman falan yok. Uzaktan çalışan Avrupalılar tutup geçiyor evleri. İstanbul'da azınsanmayacak kadar expat vardır. 700-800 euro'yla mis gibi yaşıyorlar, birikim de yapıyorlar. Artık merkezi yerler Almancıların, expatların ya da ultra zenginlerin.
0
garylineker
(25.01.22)
Ne zaman? Hemen. muhtemelen aylarca ev arayacağınız bir süreç olacak zaten. temmuz diyorsan şimdiden aramaya başlaman lazım.
Lokasyon tamamen hayat beklentine göre değişir. anadolu yakası semtlerini ben daha yaşanabilir buluyorum.
Pazarlık - 100-200 kar edeyim derken beğendiğin evi kaptırırsın. insanlar ev görmeden kapora veriyor şu an. büyük bi pazarlık payı düşünme yani.
0
roket adam
(26.01.22)
1.herhangi bir zaman. en doğru zaman size uygun evi bulduğunuz/gördüğünüz andır.

2.paranıza bağlı. yenisahra-kozyatağı hattında e-5 veya min. yoluna yakın yerler gayet güzel bir seçenek olabilir. evler aşırı eski değil, ulaşım iyi. cadde'ye yakın. yine de deprem etütü vs o olaylara dikkat edin. küçükyalı-idealtepe falan oralara kadar minibüs yolu, sahil hattında da bakabilirsiniz ayrıca. anne-baba için başka bir seçenek düşünemiyorum.

3.aşağı düşürme şansınız olmaz.

özel durum; kağıthane şişli deprem açısından tam risk. ayrıca kaos, keşmekeş yaşam kalitesini aşırı düşüren yerler.

son olarak daha önce hem kaçırdığıma üzüldüğüm hem de benim tuttuğum evler 24 saatte tutuldu. aklınızda olsun.
0
rewlack
(26.01.22)
(6)

hediye alan birini terk etmek

Pertev nail
merhaba,bi süredir görüştüğüm biri var, geçenki buluşmamızda gelecek göremediğimi ve ayrılmak istediğimi söyleyecektim ancak elinde hediyeyle gelmişti buluşmaya. hasta olduğumda da epey ilgilendi benimle. açıkçası biraz vicdan yaptım, terk edemiyorum. sizce ne yapmalıyım? yakın zamanda bi planımız
merhaba,

bi süredir görüştüğüm biri var, geçenki buluşmamızda gelecek göremediğimi ve ayrılmak istediğimi söyleyecektim ancak elinde hediyeyle gelmişti buluşmaya. hasta olduğumda da epey ilgilendi benimle. açıkçası biraz vicdan yaptım, terk edemiyorum. sizce ne yapmalıyım? yakın zamanda bi planımız var orada mı söylesem telefonda mı söylesem?
0
Pertev nail
(25.01.22)
Bence iyi niyetli biri. Yüz yüze konuşulmayı hak ediyor.
0
dissendium
(25.01.22)
Sen de ona hediye al ödeşmiş olursunuz, sonra ayrıl.
0
Bruce
(25.01.22)
Yüz yüze +1, sen de hediye al.
0
gabe h coud
(25.01.22)
Plan sirasinda gene gurultuye gidecek muhtemelen. Ben olsam bu gece veya yarin bulusup konusurdum acilen. Hediye almaya gerek yok bence ama cok pahali bir sey aldiysa onu geri verebilirsin. Geri vermene bozulacaktir ama vermesen de suclu olursun, kacisi yok.
0
hot potato
(25.01.22)
Hot potato +1
0
invictae
(25.01.22)
Uzatmaya gerek yok. Söyle gitsin.
Hediye konusunda Hot potato haklı. Pahalıya geri ver. İşte bu yüzden hediyeye karşıyım ne gerek var ya eski adetler bunlar hep
0
dafuq
(25.01.22)
(5)

Yuz yuze is gorusmesine gitmeden maas araligi sorulur mu?

floydian
Cok yakin bi mesafe degil. Telefonda bi 10 dk konustuk ufak bi firma su anda calistigima gore. Yuz yuze gorusme teklif etti yarin doneyim dedim. Yarin donup sizin maas araliginiz nedir diye sorulur mu bosu bosuna yol gitmemek icin? Is remote ya da hybrid degil ama ofis isi
Cok yakin bi mesafe degil. Telefonda bi 10 dk konustuk ufak bi firma su anda calistigima gore. Yuz yuze gorusme teklif etti yarin doneyim dedim. Yarin donup sizin maas araliginiz nedir diye sorulur mu bosu bosuna yol gitmemek icin? Is remote ya da hybrid degil ama ofis isi
0
floydian
(24.01.22)
Sorulur. Ya da beklentin neyse onu söyle. Ne senin ne de onun zamanı boşa harcansın. Eğer arada bir IK firması varsa, görüşmeye yolladığı adam başına para aldıkları için evet beklentinize yakın derler, finalde de cücük gibi bir maaşla karşılaşabilirsin. Arada IK firması yoktur umarım.
0
rastinon
(24.01.22)
Yok ya ufacik sirket. Peki uslubu nedir bunun?
0
🌸floydian
(24.01.22)
Kibarca, sizi de yormamak ve vaktinizi almamak adına sormak istiyorum; benim iş değiştirmemi sağlayacak teklif X lira civarında. Bunun altında bir teklif için iş değiştirmek istemem. Bütçeniz bu çerçevedeyse görüşmeye devam edelim —diyebilirsin.
0
kaptankedi
(24.01.22)
Pozisyon için maaş ne düşünüyorsunuz de direkt.
0
dissendium
(24.01.22)
ben yazılım sektöründe haftada 5-6 iş fırsatı mesajı alıyorum ve ilk mesajım. "maaş beklentim şu aralıktadır. eğer uygunsa, detaylı iş ilanını atabilir misiniz" diyorum. 2 tarafı da yormaya gerek yok maaş aralığı uymuyorsa
0
ShadowOfMoon
(24.01.22)
(9)

pandemide biriyle tanismak/gelecek

my pink
kariyer icin baska bir sehre gitmis ve hayatinda istedigi kadar iliski deneyimi yasamaya firsat bulamamis birinin (kadin,35)(egitim, aile sorunlari, calismaya erken baslama) pandemi kosullari ve mevcut yerdeki imkansizliklardan oturu hayatinin cogunu yalniz gecirmesi hakkinda ne dusunuyorsunuz?bu ki
kariyer icin baska bir sehre gitmis ve hayatinda istedigi kadar iliski deneyimi yasamaya firsat bulamamis birinin (kadin,35)(egitim, aile sorunlari, calismaya erken baslama) pandemi kosullari ve mevcut yerdeki imkansizliklardan oturu hayatinin cogunu yalniz gecirmesi hakkinda ne dusunuyorsunuz?

bu kisi hayatinda birini istiyor.cevresindekiler evli. bulundugu yer kucuk oldugu icin istedigi profilde biriyle tanisma ihtimali dusuk. cocuk istiyor. karsisina cikanlar bosanmis ve cocuklu oldugu icin genellikle evlilik/cocuk gibi konularda uzun zamana ihtiyac duyan veya bunlari tekrar istemeyen kisiler oluyorlar.

siz bu durumda olsaniz ne yapardiniz?

edit: online dating denemis uzun bir sure fakat cogunlukla casual dating isteyenler cikmis karsisina veya evliler
0
my pink
(24.01.22)
Bu kişinin internet ile tanışması gerektiğini düşünüyorum. Ya da şehir değiştirecek.
0
dissendium
(24.01.22)
Hocam duyuruyu silmişsiniz, yine yazıyorum.

Çocuk istiyorsanız kocanızın olması şart değil. Kendinize, şartlarınıza güveniyorsanız tabii. Yoksa birlikte yaşamak, evlenmek sevmeden çekilecek çile değil.
0
ruhen hastayim ben
(24.01.22)
@dissendium edit yaptim
0
🌸my pink
(24.01.22)
evlat edinsin ya da şehir değiştirsin, iş değiştirsin.
0
gabe h coud
(24.01.22)
Bazen de kısmet ya, olmayınca olmuyor.
0
lcha
(24.01.22)
Öncelikle kriterleri, beklentileri değiştirmek lazım. Birinin karşısına sürekli ciddi ilişki istemeyen kişiler çıkıyorsa bu kişinin kendi beklentisi, kriterleri ile alakalı. Daha efendi, daha sorumluluk sahibi insanlara yönelmek gerekir.

Etrafınızda evli çiftler varmış, bu evli çiftlerin mutlaka etrafında "iyi çocuk ama hala evlenemedi" dediği kişiler vardır. Böyle evli arkadaşlarla konuşurken "uygun biri var mı" diye sorabilir ya da bunu sormadan öyle bir ağızlarını arayabilir. Birde bulunduğunuz yerdeki üniversitenin varsa yabancı dil gibi kurslarını bir araştırın. O kurslara üniversitelerin hocaları giriyor. Böyle başka hafta sonu kursları olur. Genelde haftasonu kurslara bekar kişiler giderler. Kendi alanınızda yükseklisansa kaydolun, çevre edinin. Birde şu var bulunduğu şehirde değil de ne bileyim böyle daha yakın ama yaşayabileceği bir şehirde de yükseklisansa başlayabilir.
0
GoodMorningTeacher
(24.01.22)
Yabancı damat bulmasını tavsiye ederdim. Arkadaşlarım 37 ve 40 yaşlarında evlenip, çocuk yaptılar.
0
barguzhale
(24.01.22)
arkadaşın arkadaşı veya internet diyorum. ancak ben ciddi düşünüyorum mesajı verip direkt insanları kaçırmaktansa bir süre "takılıp" sonra ciddiyete çevirmek daha gerçekçi olur diye düşünüyorum. çünkü yaş ilerledikçe direkt ciddi düşünenler zaten evlenmiş oluyor, geriye evlenmek istemeyen - zamanında düşünmeyen - düşünüp pişman olmuş kişiler kalıyor. bir süre casual dating yapmak şart bence.
0
roket adam
(24.01.22)
35'ime geldim hayatımda ilişki istiyorum, çocuk istiyorum diye dolanırsa ortalarda ve kısa sürede buluştuğu ettiği insanlara bundan bahsederse herkes uzaklaşır bu normal, hatta ilişki isteyen erkekde uzaklaşır.

ilişki dediğin şey bu yaşlarda birden başlamaz, olgunlaşır bunun için beraber olunan kişi ile birlikte geçirilecek zamana ihtiyaç var.

yaş nedeni ile beraber olacağı insanlar da daha önce edinmiş oldukları tecrübeden dolayı acele etmiyorlar ki çok haklılar, haklı olmasalardı boşanmazlardı zaten.
0
selam
(24.01.22)
(10)

Kargocuların iş yerine girmek istememesi

top_secret
İş yerine ne zaman bir şeyler alsam kargocular içeri girmek istemiyor. Mesela trendyol geliyor, aras gelmiyor. Yurtiçi bazen geliyor bazen gelmiyor gibi.(iş yerinde herhangi kısıtlama bulunmamaktadır, fakat biz dahil girişte xrayden geçmek zorundayız güvenlik amaçlı)Genelde pandemiyi bahane ediyorla
İş yerine ne zaman bir şeyler alsam kargocular içeri girmek istemiyor. Mesela trendyol geliyor, aras gelmiyor. Yurtiçi bazen geliyor bazen gelmiyor gibi.
(iş yerinde herhangi kısıtlama bulunmamaktadır, fakat biz dahil girişte xrayden geçmek zorundayız güvenlik amaçlı)

Genelde pandemiyi bahane ediyorlar fakat çok saçma şeyler söyledikleri olabiliyor. Mesela "Maskem yok, hes kodum yok, çocuğu okula götüreceğim, yönetim kurulu karar aldı üstümde metal eşya var xrayden geçemem" vs.

Bir keresinde iş yerinin dışında bulunan duvara tüm kargoları dizip, "gelin alın kargonuzu" dediler.

Yani açıkçası çok yoğun çalışıyorum ve 8 kat aşağıya inmek hem zor geliyor hem de o kadar zamanım olmuyor.

Bir de mesela ben çalıştığım işte üstteki bahaneleri söylesem muhtemelen işsiz kalırım, nasıl bu kadar rahatlar?

Şimdi sorularım şunlar;
1- Bu yaptıkları normal ve yasal bişey mi?
2- Eğer değilse bir yaptırımı var mı?
3- Bu kargo şirketlerinin korkacağı, bağlayıcılığı olan bir devlet kurumu var mı?
0
top_secret
(23.01.22)
kargo değil ama çalıştığın yerin bir muhaberat servisi olmalı bence. Muhaberat servisleri genelde giriş katta olur ve onlar teslim alırlar kargoları, daha sonra ilgili kişilere dağıtırlar.
0
hlt1985
(23.01.22)
Bence normal. X Ray, Hes kodu kontrolü zaman alıcı şeyler. Ben olsam ben de girmem. Yasal değil denebilecek bir durum yok ortada. Kargo kavramını ayağa kadar getirmek olarak algılamamak lazım. ABD'de kargoların direkt evin bahçesine atıldığı videolar var.
0
dissendium
(23.01.22)
Her binaya girişte hes kodu okut, metalleri çıkar, x-ray ile uğraş, can mi dayanır, mesai mi yetişir? Çalıştığınız binada muhaberat olması gerekiyor.
0
kaptankedi
(23.01.22)
Normal. İki yıldır binaya girmiyorlar. Karar alındığını söylediler. İş yeri de zaten girmelerini istemiyordu. Pandemi başından bu yana böyle devam ediyor.
Kendimiz alıyoruz ya da bir hizmetli alıyor.
Aşağı inmek yetmiyor. Epeyce bir mesafe gidip alıyoruz.
0
pro9it9is9
(23.01.22)
Dediğiniz gibiyse bence de normal. Binayı adres olarak düşünürsek, ötesi ayağınıza kadar getirmek gibi oluyor. Sadece binaya girip kata çıkmak değil çünkü anlattığınız şey, daha çok evin içine girmek gibi. Ayrıca x-ray’den geçmek ve kimlik vermek gibi şeylerde kargo şirketi yapın dese bile kargo çalışanı istemiyorsa yapmak zorunda olmaması gerekir. Kişi hakkı.
0
her giriste sifresini unutan adam
(23.01.22)
Motorcuyu metal dedektorune sokmak da buyuk zulum.
Adamin her yeri metal.

Zaten kapina getirerek gorevlerini yapmis oluyorlar.
0
divit
(23.01.22)
Onları da anlamak lazım. Zaten işyeri gibi binalarda bi görevli varsa ona bırakabilir
0
photo85
(23.01.22)
- bina girişindeki alet xray değil metal dedektörü. xray içinden geçiyor olamazsınız.

teorik olarak paketi elden teslim etmek zorunda olsa da günde 150 paket yetiştirmesi gereken bir kişi için 10 dakikalık yukarı çık adamı bul falan kimsenin uğraşmak istememesi bana normal geliyor.

yaptırım kargogu gönderenin imza attığı sözleşme içeriği kadar. aras kargo bizim 13k değerinde laptopumuzu kaybetti ne parasını alabildik ne de cihazı bulabildiler. resmi olarak 30 iş günü süresi varmış. parasını ödediğimiz cihazı teslim alamadan bu süreyi mecbur bekledik. o cihazla iş/ödev yapılması gerekiyor. ucuz bir şey de değil bir tane daha alalım. yaşattıkları mağduriyeti düşün. hiçbir hak iddia edemedik (30 gün sonra parasını tl olarak iade aldık)
0
orpheus
(24.01.22)
bence de gayet normal bir durum. bazı plazalarda kata çıkıp inmek gerçek manada 10-15 dakika sürüyor. güvenlikte sıra beklemesi, asansör sırası beklemesi, çıkıp adamı bulması vs, kargocuya büyük çile. inip çalışanın kendisinin alması lazım.
0
roket adam
(24.01.22)
normal falan değil. kargocular işten kaçmak için böyle şeyleri hep yaparlar. iş yoğunluğu gibi kendince haklı sebepleri vardır. ama bunun sorumlusu siz değilsiniz. herhangi bir yaptırımı yok o kargo firmasını kullanmamayı tercih edersiniz ancak
0
paintov
(24.01.22)
(3)

spor sonrası bolu dağı'ndan geçmiş gibi olmak normal mi?

der meister
her zaman olmuyor bu. bazen. spor bittikten 3-4 dakika sonra başlıyor, 10-15 dakika sürüyor. mesela bulaşık yıkıyorum diyelim, bir tabak çarpıyor, kafamın içinde çok daha güçlü ama farklı bir ses duyuyorum. ani irtifa değişiminde olan tarzda, hani uçak inerken ya da otobüsle bolu dağı'ndan geçerken
her zaman olmuyor bu. bazen. spor bittikten 3-4 dakika sonra başlıyor, 10-15 dakika sürüyor. mesela bulaşık yıkıyorum diyelim, bir tabak çarpıyor, kafamın içinde çok daha güçlü ama farklı bir ses duyuyorum. ani irtifa değişiminde olan tarzda, hani uçak inerken ya da otobüsle bolu dağı'ndan geçerken kulaklara olan şeyden oluyor... o yüzden basınçla ilgili olduğunu düşündüm.

bu dikkate alınması gereken tehlikeli bir durum mu yoksa ağır fiziksel aktivite sonrasında kısa süreliğine olması normal midir? ağır dediysem benim için ağır, az buçuk hareket eden sağlıklı bir insanın tek ayak üstünde tamamlayabileceği egzersizlerden söz ediyorum.
0
der meister
(23.01.22)
Kulak çınlaması, kulak uğultusu durumundan bahsediyorsan yüksek tansiyon olabilir. Bunu hissettiğin an tansiyonuna bak.
0
dissendium
(23.01.22)
aynen tam olarak bundan bahsediyorum, başka bir şey yok. genel olarak gayet iyi hissediyorum ama yere bir çatal düşsün mesela kafamın içinde VOVUGFODFDFOF diye sesler çıkıyor. böyle kafama iğne batırıp fısss diye fazla havayı alasım geliyor.

iyi fikirmiş bu, hazır evde aleti de varken yarın bakacağım tansiyonuma hemen sonra.
0
🌸der meister
(23.01.22)
bi dönem fazla kardiyo yaptığım için spor sonrası şekerim düşüyordu benzer durumları yaşıyordum, bi paket jelibon yediğimde kendime geliyordum.
0
marlonbranda
(23.01.22)
(4)

Yds kelime çalışması

put it in your appropriate place
Yds'de nasıl kelime çalışması yapıyorsunuz? Online üzerinden Yds dersleri aldım. Kelime çalışmasında öyle kelimeler var ki öeeehhh diyorum. Yazıp, çalışsam bir türlü çalışmasam bir türlü.Nasıl yapıyorsunuz kelime çalışmasını?
Yds'de nasıl kelime çalışması yapıyorsunuz? Online üzerinden Yds dersleri aldım. Kelime çalışmasında öyle kelimeler var ki öeeehhh diyorum. Yazıp, çalışsam bir türlü çalışmasam bir türlü.

Nasıl yapıyorsunuz kelime çalışmasını?
0
put it in your appropriate place
(23.01.22)
En az 2 3 cumle icinde gormen lazim.
0
floydian
(23.01.22)
YDS'ye özel çalışmıyorum. Her gün BBC okuyarak kelimeleri yazı içinde öğreniyorum. Ezberlemek akılcı bir yol değil. En kötü Oxford sitesinden açıklamalara bakın.

Öeh dediğiniz kelimeler hangileri?
0
dissendium
(23.01.22)
@dissendium

- Idleness
- Abate
- Hitherto
0
🌸put it in your appropriate place
(23.01.22)
bright uygulaması kullandım tavsiye ederim. tabiki ücretli
0
bugisme
(23.01.22)
(4)

Yıllardır bir şeyler satmak istiyorum [kariyer tavsiyesi]

hadi ya la
Dedemin dedesi bile memur olan bir aileden geliyorum. Farkındayım, ticaret hiç kolay değil, evet çok riskli.Bir konu hakkında uzun yıllar çok araştırma yapıp hiçbir aksiyon almayan bir kişiliğim var. Belki mükemmeliyetçiyim, bilmiyorum. Yabancı dil öğretmeniyim, lisans bitirdim, aynı alanda yüksek l
Dedemin dedesi bile memur olan bir aileden geliyorum. Farkındayım, ticaret hiç kolay değil, evet çok riskli.

Bir konu hakkında uzun yıllar çok araştırma yapıp hiçbir aksiyon almayan bir kişiliğim var. Belki mükemmeliyetçiyim, bilmiyorum. Yabancı dil öğretmeniyim, lisans bitirdim, aynı alanda yüksek lisansa devam ediyorum fakat herhangi bir yerde çalışmıyorum. Düzensiz olarak özel ders gelirim var sadece. Sanki yarın bu işi en iyi şekilde yapmak için okumalar yapıyorum, ders planları oluşturuyorum, makaleler yazıyorum fakat bu işin sahasında değilim.

Farklı meslek gruplarından insanları sürekli gözlemleyen bir yapım var. Belki çok kişi yapıyordur bunları ama her tipte insanı analiz etmeye çalışıyorum. Ne kadar mutlu, ne kadar kazanıyor, kaç gün tatil yapabiliyor, nasıl risk alıyor, yıpranma payı ne düzeyde, nasıl bir hayat yaşıyor gibi sorular.

Çok uzun zamandır da beni heyecanlandıran şey bir değer/marka oluşturup o şeyi internet üzerinden satmak. İnternetteki pazar yerlerine girmek, instagram'da marka hesabı açmak; web sitesi oluşturup bir şekilde ticaret yapmak. Özellikle kendince bir çaba gösterip gelir elde edebilen gençleri, çok düşük sermayeli insanları görünce iyice gıpta ediyorum.

Anlattığım gibi, bir işi hiç bilmeden o işe girebilecek bir kişiliğimin olmamasının yanısıra, o iş hakkında optimum düzeyde bilgi sahibi olsam bile adım atmaya çekiniyorum, bahaneler üretiyorum. Neyse ki sosyal konularda böyle değilim. İş sadece para kazanmaya geldiğinde inanılmaz çekingenim.

Tembel biri de değilim, disiplinliyim. Sürekli bir şeyler yapıyorum. Okuyorum, yazıyorum, ama bir gelir modeli oluşturmuyorum.

Bana ne önerirsiniz? İçimde çok büyük bir potansiyel var gibi hissediyorum. Ama o işler öyle değil, sen bildiğin işi yap mı dersiniz, yoksa gözümü açacak yollar da gösterebilir misiniz?
0
hadi ya la
(23.01.22)
Ürün konusunda hiç fikriniz yok mu? En önemli kısmı düşünmemişsiniz. Bu belirsizlikle sadece bir şirkette satış departmanında iş bulmaya çalışmanızı ve satış tecrübesi kazanmanızı tavsiye ederim.
0
dissendium
(23.01.22)
Satış yapmak istiyorsunuz.
Yabancı dil öğretmenliği düzgün yapıldığında, özel ders verildiğinde çok iyi kazanç getirebilecek bir meslek.

Öncelikle hizmetinizi güzelce satmaya odaklanın derim.
Hizmetinizi satarken edindiğiniz tecrübe ve ders verirken edineceğiniz network sayesinde bir gün istediğiniz gibi bir ürün satma aşamasına gelmeniz gayet mümkün.

Hatta belki de satacağınız şey yabancı dil öğretme ile ilgili bir şey olacaktır.
Bir kitap, bir kurs, bir öğretme şekli, farklı ve yaratıcı bir yöntem.

Ben kendinizi ve hizmetinizi satmaya odaklanın şimdilik derim. Bir yandan da satmak isteyeceğiniz ne ürün üretebileceğinizi düşünün.

Toptancıdan ucuza mal alıp internette satmak konusunda çok ciddi bir rekabet var ve kar marjları çok düşük. İadeler, kargo paraları sebebiyle eskisi kadar kazançlı bir iş değil sanırım.
0
michael_knight
(23.01.22)
Pahalı olan bir şeyi ucuza üretip satmaniz lazım. Bir Türk işadamı/usta vardı. Bir makineyi görünce biraz inceleyince aynısından çok daha ucuza yapıyordu. Sanırım makine fuarlarına girişi vs yasaklanmıştı.

Sizde piyasada pahalı olan bir şeyi ucuz yollu üretmenin yolunu bulun. İlla makine vs olacak diye bir şey yok. Kedi köpekler için barf mama vs üretmek de olabilir, hediyelik kar küresi de olabilir, sadece örnek olsun diye yazıyorum bunları.

Pazar araştırması yapın ve neler fahiş fiyata satılıyor onları bulun. Bazılarının aslında fahiş fiyat olmadığı vs ortaya çıkar araştırmanız sonrasında. Sonra fahiş fiyatlı olanlar arasında hangisi daha kolay üretilir, hangisi daha çok kesime hitap eder vs diye düşünün. Sonra da kaynak bulmaya odaklanin.
0
mezarkabul
(23.01.22)
satış yapacaksan etsy.com da yap. hem iyi para kazanırsın, hemde ingilizce olduğu için zorluk çekmezsin.

ya da orda bulduğun bir ürünü tr uyarlamasını yapıp sen ürettirebilirsen belki şansın türk e ticaret sitelerinde artar.
0
al basmadan donu var
(24.01.22)
(8)

Yeterli yiyeceğin olmaması

naksidil
Bu kadar insan için yeterli sebze-meyve-et üretiminin olmadığını düşünüyorum. Evet Türkiye için şu an biraz pahalı oldu her şey ama öncesinde her şey bol bol vardı. Bakıldığında Türkiye’de çiftçilik artık yapılmıyor. Tarım yapanlar ancak kendi ihtiyaçları kadar ekip dikiyor. Büyük çaplı üretim yapan
Bu kadar insan için yeterli sebze-meyve-et üretiminin olmadığını düşünüyorum. Evet Türkiye için şu an biraz pahalı oldu her şey ama öncesinde her şey bol bol vardı. Bakıldığında Türkiye’de çiftçilik artık yapılmıyor. Tarım yapanlar ancak kendi ihtiyaçları kadar ekip dikiyor. Büyük çaplı üretim yapan pek yok. Dünyada da durum pek farklı değil. Peki bunca insan ne yiyor? Sebze et diye yediğimiz şeylerin suni şeyler olduğunu düşünüyorum. Haksız mıyım? Suniden kastım plastik türü şeyler.
0
naksidil
(23.01.22)
Valla ben de markete gittiğimde özellikle son iki senedir pek de bir çeşit olmadığını düşünüyorum. Sadece sebze meyve değil ama ambalajlı ürün çeşitliliği de azaldı sanki.
0
prole
(23.01.22)
yoo haklısın. sebzeyle et yine EH İŞTE, nispeten düzgün beslenen ve çok sağlıklı olan insanlar biliyorum; yani sanırım hormonlu, antibiyotikli, zartlı zurtlu olmasına rağmen atıyorum brokoli, ıspanak, dana eti vs. yemek hâlâ market ürünlerinden daha iyi... ama dünyanın hemen her yerinde zenginler haricinde insanlar zaten ya kuş kadar yiyor ya da karbonhidrat bombası, saçmasapan şeyler tüketmek zorunda kalıyor. bilinç yok genel olarak, bilinç olsa para veya ürün yok.

"zengin" derken avrupa'da 3 bin euro maaş alan kişiyi de kastediyorum bu arada. çünkü avrupa'da vasat üstünü geçtim vasat yaşayan birisi bile muhtemelen dünyanın en zengin %10'u arasındadır. nispeten temiz, sağlıklı meyve/sebzeye erişimi vardır. bizim yok mesela, anca çok paran varsa doğal ürünlerin peşine kendin koşup araştırırsın ama onda da regülasyon filan hak getire, yumurtaya tavuk boku sürüp yanına saman ekleştirip organik diye satarlar; doğru mu, değil mi, bilemiyorsun.

son 20-30 yılda kalp hastalıklarının, obezitenin fırlaması sürpriz değil. standart diyet aşırı şeker ve çok fazla işlenmiş ürün içeriyor. ciddi ciddi corn flakes ve sütün sağlıklı ve yeterli bir kahvaltı olduğunu düşünen insanlar var mesela... medya yoluyla da insanların "normal" algısını değiştiriyorlar. öyle ya, bugün doğan bir çocuğun içinde yetişeceği reklam/sosyal medya ortamını düşün. bu bebe biraz açık gözlü değilse, kendisi araştırmazsa neyin sağlıklı olduğunu asla bilemeyebilir bile...

kısacası tüm para bir avuç zenginin elinde; geri kalan insanlar da elindeki üç kuruşu karbonhidrat deposu, sağlıksız besinlere vermek zorunda kalıp aynen o zenginlerin eline geri sayıyor :) hadi kamboçyalı bir çocuk "ben sağlıklı olacağım, haftada üç gün kırmızı et yiyeceğim, ketojenik diyet yapıp kafama gözüme zeytinyağı süreceğim" desin bakalım... bir ay çalışsın, üç günlük yemek masrafını anca karşılar. e ne yapıyor garibim, basıyor karbonhidratı. hadi o taraflarda en azından fakir oldukları için çok şişmiyorlar ama türkiye gibi, abd gibi fakirlerin kendini "potansiyel zengin" zannettiği topraklarda işte millet bol bol ucuz gıda ve sağlıksız gıda tüketebildiği için davul gibi şişiyor. bir örneği de benim.
0
der meister
(23.01.22)
uretilen yiyeceklerin neredeyse yarisinin cope gittigini dusundugumuzde haksizsin diyebiliriz rahatca.
0
baldur2
(23.01.22)
Söylediklerinizin yüzde 95'i yanlış. Tek tek çürütmeye üşendim. Sadece şunu yazayım. Hayvanlara alan açmak için Amazon Ormanları yok edildi. Amazon Ormanları dünyanın akciğerleri. Küresel ısınmaya neden en büyük etkenlerden biri de aşırı et tüketimi. Dünya et tüketiminin zirvesini yaşıyor. Gelecekte et tüketimi azalmak zorunda. Asıl bundan sonra yapay et yiyeceksiniz.
0
dissendium
(23.01.22)
www.tarimdunyasi.net

Muhtemelen ciftcinin devamli aglamasina inaniyorsun.
Almancilar,esnaf,ciftci devamli zarar ettiginden bahseder ama etmezler.

Herkese acik veriler var oturup senelik uretimlere bakip kendi kendini curutebilirsin.
Turkiye hayvani boyutlarda tarim yapiyor ama bizim sofraya kalitelisi gelmiyor.
0
divit
(23.01.22)
dissendium Biraz abartarak dalmış olaya Amazon ormanları dünyanın akciğeri değil tabii Amazon ormanları %20 oranında oksijen üretir onu da lokal olarak oradaki canlılar tüketir, dünyadaki oksijen ihtiyacının %70-80'ini okyanuslardaki algler üretir, yani amazon ormanlarının tamamı da yok olsa yapay et yemek zorunda kalmayız.
0
Zaman Tamircisi
(23.01.22)
Güncel teknolojilerle tarım, verimliliği yüksek bir alan haline geldi. Örneğin ABD'de 1800'lerde nüfusun %68'i tarımda istihdam edilirken şu anda bu oran %1.3. Çok daha az insanın çalışmasıyla çok büyük kitleler beslenebiliyor. Türkiye'de de, Antalya'nın ovalarını gezseniz örneğin, ne kadar büyük tarım potansiyelimiz olduğunu görebilirsiniz. Çiftçinin verimliliği, yerel üretim-satıştaki karlılığı ile ilgili sorun olabilir, bu anlamda gıdaya erişmekle ilgili sıkıntılar da yaşarız belki sektörü bilemiyorum ama yüksek verimlilikle yapılan tarımla çok insan beslenebiliyor onu biliyorum.

Hollanda'yı araştırırsanız topraksız hatta güneşsiz tarım yapan işletmelerle kısıtlı alanda, daha az su, daha az enerji tüketerek dünyanın en büyük sebze ihracatçısı haline geldiğini göreceksiniz. Bunu da teknoloji, inovasyon ve yüksek verimlilikle başarıyorlar. Bunun için yıllardır emek ve para harcıyorlar tabi.
0
asbeila
(23.01.22)
Efenim bi insanın peynir yemesine gerek yok.
Süt zararlı
Yapay et sağlıklı vs

Bu gibi haberler gıda kıtlığını topluma kabullendirme çabasının öncülleri sadece

Dünya ciddi gıda kıtlığının ve su kıtlığının eşiğinde. Türkiye acilen tarım ve hayvancılık yapmalı
0
photo85
(23.01.22)
(22)

Haftalık kaç saat çalışma?

plutongezegendegilmi
Elinizde 3 opsiyon var:1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün g
Elinizde 3 opsiyon var:

1- Haftada 20 saat çalışıp, X lira kazanmak.
2- Haftada 40 saat çalışıp, 1,5 X kazanmak.
3- Haftada 60-80 saat arası çalışıp, 3X - 4X kazanmak. Ama iş harici bir şeye pek vakit kalmıyor.

X = hayatınızı minimumda sürdürmeye yeten miktarın 2 katı. Yani yarısını biriktirmek mümkün gereksiz harcamalar yapmazsanız.

Hangisini tercih ederdiniz? Neden?
0
plutongezegendegilmi
(22.01.22)
3.
Çünkü henüz gençsiniz.

Bir süre sonra daha az saat çalışarak 3X-4X kazanmanın yolları da açılacak böylece.
0
michael_knight
(22.01.22)
3 kesinlikle. Önce save le sonra live.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
Gittiği yere kadar 3, burn out olunca, vites küçültüp 2.
0
gabe h coud
(22.01.22)
1 derdim. Hayat bir kere yaşanıyor. İhtiyaçlarımı karşılayabiliyorsam sorun olmaz.
0
mysticriver
(22.01.22)
2. Çünkü madem çalışmaya başladım, başlamışken tam çalışayım. 40 saat uygun. Ama süre 20'den 40'a çıkarken ücret niye x'ten 2x'e çıkmıyor, ona takıldım.
0
dissendium
(22.01.22)
gabe h coud +1

akarken doldurmak mantıklı.
üstelik yaş gençken, iş performansı iyiyken daha da mantıklı.
yaş ilerleyince o performansı istikrarla sürdürmek zaten pek mümkün olmayacak.
0
blatta hiberna
(22.01.22)
1.

hayatımı minimum sürdürmeme yeten paranın iki katı ortalama bir hayat sürmeme yetecektir. haftada sadece 20 saat çalışarak bu parayı kazanan yetişkin insanın yanakları al al olur, saçları ahenkle dans eder. sağlığına dikkat eder, yemeğini kendisi hazırlayabilir, kitap okumak istiyorsa sabahlara kadar okur, ne bileyim çok masraflı olmayacak her türlü hobi ve aktiviteyle dilediğince ilgilenebilir... kaldı ki bazı iş kollarında freelance olarak ek gelir elde etmek de mümkün olabilir; yani atıyorum çevirmenlik yapabilecek biriyse çok lazım olursa öyle de para kazanabilir.

eğer arada kayda değer bir gelir farkı oluşacaksa veya belli planlarım varsa 2'yi de düşünebilirim ama 3 asla olmaz. başka çıkış yolumun olmaması lazım onun için, mecbur olmam lazım. kendi işim değilse haftada 60 saat çalışmaya asla rıza göstermem.

bu hustle kültüründen nefret ediyorum açıkçası. ben her saniyeyi aktif geçirmek, kendimi geliştirmek, daha çok kazanmak, daha çok öğrenmek vs. istemiyorum abi. bazen parkta yürüyüp kuşları muşları izlemek, bazen evde yatıp tavana bakmak, hiçbir şey yapmamak filan şahane özgürlükler. maaşlı olarak haftada 60 saat çalışmam. gerçi böyle diyorum da üç sene sonra "abi yeter ki işe alın bkunuzu yiyim gerekirse ofiste yatarım" demeye başlarım, garibanın suyunu sıkmadan bırakmayacak zenginler, nasılsa her geçen gün daha da zenginleşiyorlar, yakında biz fakirlerin/işçilerin elinde koz da kalmayacak hehe.
0
der meister
(22.01.22)
3u kesinlikle tavsiye etmiyorum. Paraya cok ihtiyaciniz vardir vs o ayri. Insan bunaliyor, hayati kacirma hissi, asosyallik, kulturel, sanatsal aclik ot gibi bir yasam kisaca. Trafigi, yolu da vardir onun. Gencligi harcamaya deger mi, firsat maliyeti kurtariyor mu supheli. O degil oran-oranti onemli konu lisede dinlemediniz galiba:) Garip garip farkli saatlere farkli maaslar falan
0
neverletyougodown
(22.01.22)
Şu anda tam olarak içinde bulunduğum durum, sayılar ile açıklayalım:

5 yıl önce başladığım gemi adamlığında (cruise sektörü) kontratlarım 6 aydı ve maaşım 10x kadardı. Gerek işimde yeni olmam, gerekse de iş yoğunluğu sebebiyle bu süreç zorlayıcı geçti ama yukarıda yazıldığı gibi yaşın genç olması, motivasyonun yüksek olması vb. ile yıpratıcı olmadı.

1 sene önce terfi aldım, kontratım 4 aya düştü, maaşım ise 16x'e çıktı. Zaten deneyimim, iş becerim arttığı için artık çok daha verimli çalışıyordum. Şimdi olgunluk dönemindeyim.

Bu terfinin kattığı yan avantajlar sayesinde tasarruf ve yatırım imkanlarım arttı, çeşitlendi. Önümüzdeki 4-5 yılı daha böyle geçirip sonrasında yavaş yavaş kontrat aralıklarımı açmayı planlıyorum. Hayat bir kere yaşanıyor kısmına katılıyorum ama akarken doldurmak da önemli. Genç, verimli yaşımda gece gündüz parti mi yapacağım? İşimde, gücümde yaşayıp kendime ait zamanı kaliteli değerlendirmeyi tercih ediyorum. Zaten evde dursam çok sıkılırım. Muhtemelen bir yaştan sonra insan zoraki olarak işe gitmek istemeyecek, yük olacak. Şimdilik böyle devam etmek daha uygun geliyor bana.
0
burka
(22.01.22)
@dermeister
3X kazanan bir insan 10 yıl çalışıp, doğru yatırımları da yapıp emekli olabilir ve yapmak istediğin bu aktiviteleri çok daha uzun yıllar yapabilir.
X kazanan bir insan 30 yıl çalışır ve aynı yatırımları, emekliliği yapabileceği şüpheli.

Ayrıca arada işsiz kalmak, hasta olmak gibi öngöremeyeceğimiz durumlar ortaya çıkabilir.
O yüzden gençken, sağlık varken doldurdukça doldursun derim.

Ama elbette tercih meselesi, diğer seçeneklere yanlış diyemem.
0
michael_knight
(22.01.22)
cok net 1

baskasina calisarak zengin olunmaz
0
foster
(22.01.22)
Ben sahsen gunde 10dk calisarak X kazanmayi sectim.

Belirli bir birikimin varsa arabani falan aldiysan her turlu 1 numarayi secerim.

Araba yoksa 3 secerim 2 sene kafayi kirarim.
Bu sekilde 2 sene gecirip iyi bir servet edinmistim. Sonra 6 ayri doktora falan gitmem gerekti :)
0
divit
(22.01.22)
@michael_knight,

abi ben yapacak hiçbir şeyim olmasa zaten kafama sıkarım. asosyal adamım. kaldı ki sadece türkiye değil, dünyanın ekonomik gidişatına bakarsan şurası çok açık: bizim neslimiz (90 sonrası doğanlar diyeyim) muhtemelen emekli olamayacak. temel ihtiyaçta sorun yok ama şu an en varlıklı ülkelerde bile gençler iş bulmakta, ev almakta vs. zorlanmaya başladı... daha da zorlaşacak bu.

doğru yatırım yapmak kolay bir şey değil, yatırdığım paradan fayda sağlayacağım kesin değil. tabii ki birikim yapmak, yatırım yapmak har vurup harman savurmaktan çok daha mantıklı ama 3x parayla 10-15 yılda emekli olmak hele ki ülke şartlarında bence imkânsız. burada x lirayı 8-10 bin lira olarak kabul ediyorum, hadi 15 bin diyelim... ayda 60 bin kazansam bile 10-15 yılda emeklilik parası çıkaracağımı sanmıyorum. bu durumda ne olur? 30-45 yaş arasını köpek gibi çalışmış olarak geçiririm; geri kalan 30-40 senemi ise hep tutumlu olarak, daha az harcayarak ve "yatarak" geçirmem gerekir.

o yüzden ben mümkünse 70-75 yaşıma kadar çalışmak, her zaman aktif kalmak ama sürdürülebilir bir iş yüküne sahip olmak isterim açıkçası... günde beş saat çalışmakla insana hiçbir şey olmaz. ne yorulurum, ne sıkılırım. gençliğimde de, yaşlılığımda da keyif alırım diye düşünüyorum.

bu tabii ki benim şahsi fikrim, kendi düşüncemi açıklıyorum sadece. başkası için 3x çok daha makuldur, ona bir şey diyemem. kendi adıma ama saçmalık olarak görüyorum, haftada 60-70 saat çalışmak zorunda kalsam muhtemelen 3-5 yıla intihar ederdim, akıl sağlığımı koruyamazdım.
0
der meister
(22.01.22)
@dissendium, @ neverletyougodown, oran orantı olmama sebebi, opsiyonların farklı çalışma şekilleri olması :) Biri danışmanlık, öbürü freelance vs. gibi.
0
🌸plutongezegendegilmi
(22.01.22)
Ben 2 diyorum. 32 yaşındayım, para bir şekilde kazanılıyor ama zaman geçtikten sonra insanın gözüne gitmediği tatiller çok daha fazla batmaya başlıyor. Haftada 60-80 saat ayrıca bilişsel işlerde sürdürülebilir değil, uzun vadeli kariyer hedefleyen biri olarak burnout riski çok yüksek. Yaşamadıktan sonra, stresler içinde uyuyamadıktan, sağlığımı arkadaşlarımı ailemi ihmal ettikten sonra benim için kazandığım paranın hiç bir önemi yok.

Bir de şu da var, ben şimdi deli gibi çalışayım 40 yaşında emekli olayım kafasında değilim çünkü çalışmayı seviyorum, ilerledikçe tempoyu düşüreceğim ama yine de çalışacağım. Şu an aşırı çalışıp erken emekli olmak da bi model ama benim hoşuma gitmiyor, her yaşın ayrı güzelliği var o güzellikleri çok kaçırmış oluyorsun o şekilde. Ya da mesela zaten hayatın yoksa (ailesiyle görüşmeyen, arkadaşı olmayan, hayattan tat almayan çok insan var vs), o zaman da bari deli gibi çalışayım da sonra hayatın tadını çıkarırım, parayla saygınlık kazanırım diyen insanlar olacaktır, buna da saygı duyuyorum.
0
roket adam
(22.01.22)
üçüncü seçenek
parasını versinler 7-24 çalışırım, hiç dert değil
zaten 20 saat çalışsam, arda kalan zamanda deliririm herhalde sıkıntıdan
0
rain when i die
(22.01.22)
İkinci seçenek

@dermeister +1
0
put it in your appropriate place
(22.01.22)
bu durumda 3 diyenlere anlam veremedim vallahi.
1 veya 2. 2 ile belki biraz de dogru yatirimlarla orta vadede erken emeklilik-finansal bagimsizlik bile kazanabilirsin.

3'e gelirsek biraz kasayim, 40 yasinda hic calismama gerek kalmaz, ondan sonra her seyi yaparim diyorsan o biraz zor. atiyorum 40 yasindan sonra mesela ne kadar clubbing yapabilirsin, veya konser insani olabilirsin, basketbol oynayabilirsin, vucut gelistirme yapabilirsin, yeni bir dil veya muzik aleti calmayi ogrenebilirsin? bunlar icin azmin ve istegin kalmayabilir mesela? o yuzden bazi seyleri yasinda yasamak daha mantikli. o yuzden denge onemli bence.
0
baldur2
(23.01.22)
3 - direk elenir,3-5 ay icinde burnout olursun, o sekilde yasanmaz.
2 - 1.5x veriyor ama 40 saatini kapatiyor, seni yine kitliyor. 20 saatini 0.5x'e satmak mantiksiz.
1 - ben bunu secerim, cunku senin 20 saatini bosa cikariyor ve bu zamanda sana 10x kazandiracak bir is kovalayabilirsin.
0
cooperr
(23.01.22)
1'i seçip ek uğraş / iş (mümkünse tamamen kendime ait) yaratırım.
0
gmzo
(23.01.22)
60 saat calisip 3X. Haftada 40 saat calisiyorum su an ve bos zamandan bol seyim yok. Ozellikle evdeysen (yolda vakit kaybi yok)
0
hot potato
(23.01.22)
ben biraz tembel olduğumdan 1>2>3

ama ortalama bi insan için 2>1>3. hem anlattığına göre iyi bir para kazanıyorsun hem de fazla çalışmaktan yorulmuyorsun. fazla çalıştıkça verimin düşer. üstelik kazandığın parayı harcayacağın yaşında hala çalışıyor olmak iyi değil.
0
paintov
(23.01.22)
(3)

Bireysel olarak elektrik üretmeye çalışmalı mıyız?

dahinnotha
Çok saçma bir soru gibi görünüyor, farkındayım. ama saçma değil ve ciddi ciddi soruyorum.enerjiye bağımlıyız ve devlet(ler)e güvenmiyorum. bireysel olarak (en azından cep telefonumu şarj edebilecek ve karanlıkta kalmayacak kadar) elektriğimi üretecek şekilde kendimi planlamalı mıyım?---bir kaç yıldı
Çok saçma bir soru gibi görünüyor, farkındayım. ama saçma değil ve ciddi ciddi soruyorum.

enerjiye bağımlıyız ve devlet(ler)e güvenmiyorum. bireysel olarak (en azından cep telefonumu şarj edebilecek ve karanlıkta kalmayacak kadar) elektriğimi üretecek şekilde kendimi planlamalı mıyım?

---
bir kaç yıldır küresel enerji krizinden bahsediliyordu ve geçen sene de the economist dergisi bu krizi kapak sayfasına taşımıştı. iran'ın doğalgazı kesmesi ve sanayi bölgelerindeki 3 günlük elektrik kesintisi haberi tam bir felaket değil mi? hiç hafife alınacak bir durum değil.

müstakil bir evde ya da kırsalda yaşıyor olsam şuana dek zaten bir önlem alırdım. ancak şehirlerde sık sık elektrik kesintisi uzak geliyordu bana, görünüşe göre artık öyle değil. önlem almak gerektiğini düşünüyorum.
0
dahinnotha
(22.01.22)
Kendi eviniz yoksa yapabileceğiniz bir şey yok. Kendi eviniz varsa güneş enerjisinden faydalanmak mantıklı.
0
dissendium
(22.01.22)
üretebilirsin tabi ama tüm evinin elektriğini 3 gün boyunca (hatta 24 saat) güneşten karşılayacak ve depolayacak sistem kurmak 100k -150k civarı tutar.

çok kritik ve kapanmaması gereken cihazların varsa online bir ups ile desteklemek ve buna bir iki tane aydınlatma eklemek çok daha ucuza malolur.

telefonumu şarj edeyim, gece aydınlatma ihtiyacım görülsün, arada tablet-laptop şarj edebileyim gibi minimal ihtiyaçlar için portatif kampçı setleri var onlardan temin edebilirsin.

ancak 3 günlük sürekli kesinti ve devletlere güvenmiyorum gibi bir durumda yani hayatı ciddi zora sokacak kesintilerin olacağına inanıyorsan. bence bu durumda elektrikten çok daha büyük dertlerimiz olacaktır.
0
orpheus
(22.01.22)
Enerji krizi diye bir sey yok, is bilmezlik yuzunden patliyoruz. Bizden baska patlayan ulke de yok zaten.

Telefon sarj edecek kadar sistem kurmak basit.
Zaten 5volt tuketiyor ufak bir panelle sarj edersin.
Arabanin akusunu sokup eve getirsen 2 ay falan sarj olur muhtemelen.
0
divit
(22.01.22)
(6)

Eski sevgiliyi sevmeye devam ederken baska biriyle evlenmek

my pink
Benim yasadigim bir olay degil fakat cevremde tanik oldum. Iliski bitmis (5aylik iliski biteli 1.5 sene gecmis. Yeni iliski de 6 ay once baslamis), eski sevgili asla konusmuyor, mesajlara cevap vermiyordu yeni iliskiye kadar. Haliyle bu kisi yeni bir iliskiye baslamis. Su anda evlenmek uzereler. Yak
Benim yasadigim bir olay degil fakat cevremde tanik oldum. Iliski bitmis (5aylik iliski biteli 1.5 sene gecmis. Yeni iliski de 6 ay once baslamis), eski sevgili asla konusmuyor, mesajlara cevap vermiyordu yeni iliskiye kadar. Haliyle bu kisi yeni bir iliskiye baslamis. Su anda evlenmek uzereler. Yakinlarindan saklamiyor onu unutamadigini. Aramiyor, mesaj atmiyor, takip etmiyor, icten ice unutamadigini dusunuyor.

Siz bu durumda olsaniz ne yapardiniz? Sizde birini unutamamak diye birsey var mi? Omur boyu sevecek mi?
0
my pink
(22.01.22)
birini unutamamak diye bir şey var ama birini unutamamışken başka bir ilişkinin içinde bulunmak da bu unutamamayı pekiştiren bir şey oluyor genel kanının aksine.
evet, çivi çiviyi söker de, bazen de sökmez.
ya da taraflardan biri evlidir ya da evlenir, o evlilik bir akıl dağıtma aracı, bir değişiklik gibi görünse de, hapishaneye de dönüşebilir.
bunlar ters tepiyor böyle durumlarda.

belki günlük hayat içinde aklı dağılır, teknik olarak yalnız kalmaz ama küf gibi içeriden yürüyen bir şeydir o.
o yüzden zaten acıları yaşamak lazım.
gerekirse bir yıl eve kapanıp aşk acısı çekilecekse bu çekilmeli.
psikolojik destekse psikolojik destek, ne gerekiyorsa onu içinden atmadan başka ilişkiye başlayınca böyle oluyor.

genelde bir şey yarım ya da kursakta kalırsa unutmak daha zor olur.
ya da unutamayan taraf ilişki konusunda genelde kendini suçlayan, pişmanlıkları olan taraftır.
kıymet bilememiştir, belki hatalar yapmıştır vb.
yani kayıp duygusu yaşayan taraf genelde unutamayan taraf olur bu gibi durumlarda.
yapacağını yapmış, vermesi gerekeni vermiş olan taraf özgürleşir.
o ilişki içinde yapılan ya da yapılamayan şeylerle yüzleşip kabullenebilmek gerekiyor işte.

ilişkilerde sonraki kişiye geçmeden, içsel olarak öyle ya da böyle noktayı koyabilmek şart.
bu şekilde yaşanmaz.
üstelik birlikte olduğu insanı da boşuna yaralar.
0
blatta hiberna
(22.01.22)
Hayatımda gördüğüm en büyük saygısızlıklardan biri. O kişinin yeni sevgilisi 6 aydır sevildiğini düşünürken aslında sevilmiyor. Kandırmak ve aldatmak bir arada.

Birini unutamamak diye bir şey var. 5 aylık bir ilişki için bu süre en fazla 2 yıldır. 2 yıldan fazlası anormal.

Bu durumda olan biri yeni sevgilisine haksızlık etmemek için, onun hayatından çalmamak için ayrılmalı. Evlenmek gibi bir hata yapmamalı. Bir insan kendini kurtarmak için başkasının hayatına zarar vermemeli.
0
dissendium
(22.01.22)
Çok kötü bir şey! İnsanlara güvenemeyecek miyiz? Ben öğrensem ayrılırdım. Olaydaki kişi biten bir ilişkinin hemen ardından yarabandı olmayı kabul ettiyse, belki bu durumu da kabul etmiştir. Neredeyse hiç ara vermeden, yenisine geçmiş:/ Evlerden ırak!
0
barguzhale
(22.01.22)
Boyle vaka sandiginizdan cok cok daha fazla var. Bunlsrin içinde bu ornekteki gibi arayip sormayan var, hala gorusen konuşan var, konusmakla kalmayip kapalı kapilar ardinda takilan var her turlu var ama cok var. Olanagustu bir durum değil.
0
stavro
(22.01.22)
anlattığınız durumda arkadaşınız var olmayan birine kendini aşık etmiş gibi.
ilişki biteli bir buçuk sene olmuş ve bir sene boyunca konuşulmamış, sonra başkası ile görüşmeye başlayınca yeni insanlarında eski insan tekrar canlanmış. yeni insanla beraberken sürekli eski kişiyi düşünüp kafasında büyütüp durmuş, kendi kendine bir saplantı haline getirmiş.

yeni insanı sevmediği belli ama bir şey olsa ve eski sevgiliyle yeniden başlansa yine olmayacak bence.

ben hiç bir kız arkadaşımı unutmadım. bir tanesi dışında hepsine sevgi besliyorum. bir tanesi de beni uzunca bir sevmemiş, sevdiğini sanmış, bahsettiğinize benzer bir durumda bırakmıştı. o kişiye de nefretim yok. ancak o kişiyi belli bir tarihte ölmüş gibi kabul ediyor ve o tarihten sonrasını farklı bir insan olarak kabul ediyorum. sorunuza cevaben evet hiç birini unutmadım, ama hiç biri severek başladığım yeni bir ilişkimde önüme engel olmadı. anlattığınız durum ise bir sorun gibi görünüyor. bu bir çeşit aldatmak ve yalan.
0
dahinnotha
(22.01.22)
çevremde buna benzer örnekler var benim de. hayat böyle birşey sanırım. kimisi normal karşılar kimisi karşılamaz. Ama çok eski dönemlerde de olduğunu düşünüyorum zira vizontele filminde bile işlenmişti. düşünüyorum, zaten insan gibi duygusal bir varlığın olduğu yerde bunlar normal. Bende yaşadım. Ama öyle acısı biticek sonra devam diye birşey olamaz. İnsan için sıfır diye bir tabi yok ki dolayısıyla bir tabiri de yok. 0,20 var belki yada 0,80 ve 0,50 noktasına göre karar veriyoruz. Dolayısıyla aklında biri varken evleniyorsa yada hiçkimse yok diye evleniyorsa ikisi de aslında hiçbir bilmediği ve belki de sahip olmadığı bir fikri savunuyor olabilir. Burada kritik olan evlendiği kişi. Zeki biri olmayabilirsiniz ama hayatınızı etkileyecek kararlar alırken, akıllı olmak zorundasınız. Yoksa kandırılmanızın tek sorumlusu sizsiniz maalesef.
0
baldan kaymak
(22.01.22)
(7)

4 ay kalmış tez teslimine...

estranged
literatür okuma dışında bir şey yapmadım desem yeridir. bir prototip ürün çıkaracak şekilde y.lisans tezi yazmayı hedeflemiştim. takvime bir baktım 4 ay kadar kalmış. yavaş yavaş bu iş olmaz moduna giriyorum. ne dersiniz?not: mühendisliknot2: çalıştığım için vaktimin büyük çoğunluğu iş yerinde geçiy
literatür okuma dışında bir şey yapmadım desem yeridir. bir prototip ürün çıkaracak şekilde y.lisans tezi yazmayı hedeflemiştim. takvime bir baktım 4 ay kadar kalmış. yavaş yavaş bu iş olmaz moduna giriyorum. ne dersiniz?

not: mühendislik

not2: çalıştığım için vaktimin büyük çoğunluğu iş yerinde geçiyor.
0
estranged
(21.01.22)
Kafanızda şunu şunu yaparım diyerek planlama yapabiliyorsanız devam edin.
0
dissendium
(21.01.22)
Literatür okuması tamamsa 2 ayda yazılır
0
photo85
(21.01.22)
Kelime sınırı alt limit olarak yoksa 25-30 sayfa yaz geç. Çoğu Avrupa ülkesinde yüksek lisans tezi 3 ayda yazılıyor. Bu sürede nitelikli bir iş yapamazsın ama zaten senden beklenen de bu değil.
0
garylineker
(21.01.22)
@garylineker

Deneysel bir şey ise 3 ayda nasıl yazılsın deney yapmadan ?
0
ceketimi alip cikcam
(21.01.22)
@ceketimi alip cikcam

Konu, yöntem vb ona göre seçilmiş olması lazım. 3 ayda yazılıyor diye ben kişisel görüş belirtmiyorum. Süre bu kadar. Top 20'deki okullarda üstelik. Sütçü İmam'da minimum 3 sene getirip götürürler mesela
0
garylineker
(22.01.22)
Yüksek lisans tezinin abartıldığını düşünüyorum. Çok ekstrem deney vs yoksa her türlü hallolur.
0
mg3929
(22.01.22)
Simülasyon yap bilgisayarda oluyorsa
0
vatanperver
(22.01.22)
(10)

Almanca dizi/film

stejerners
Tavsiye edebileceğiniz Almanca dizi veya film var mı?
Tavsiye edebileceğiniz Almanca dizi veya film var mı?
0
stejerners
(21.01.22)
Alman yapimi olmasi gerekmiyorsa ben pixar'in dublajli animasyon filmlerini izlerdim. Bol ve gundelik seviyede diyalog oldugu icin en faydali kaynaklardan biri.
0
hot potato
(21.01.22)
Who Am I (film)
0
dissendium
(21.01.22)
How to Sell Drugs Online (Fast)
0
old possum
(21.01.22)
Werk ohne Autor
0
frankfurt skyliners
(21.01.22)
dizi: babylon berlin, dogs of berlin, unsere mütter unsere vater

film: barbara
0
kornisch
(21.01.22)
The Man In The High Castle. Yarı İngilizce, yarı Almanca ama çok sürükleyici.
Der Untergang
0
PhoenixRising
(21.01.22)
İlk aklıma gelen birer film ve dizi önerisi
Film: der Himmel Über Berlin
Dizi: Babylon Berlin
0
candanag
(21.01.22)
Türkisch für Anfänger i kesin izle.

Dil öğrenmek içinse.

Birde olay yeri temizlikçisi vardı bulamadım o diziyi Netflix de vardı vpn ile girince çıkıyordu.

Okunuşu; totorganika gibi bir şeydi
0
aligan
(22.01.22)
Nico’s Weg :))
Deutschland 83/89
Das Parfume
Dark
Der Untergang
0
arenas
(22.01.22)
The billion dollar code (4 bölümlük mini dizi)
0
oldtimer
(22.01.22)
(4)

evin hep soğuk olması

ShadowOfMoon
evin çizdiğim basit fotosu ekte. şehir antalyafotoda sağ taraftan güneş geliyor. yani güney cephe. 11 sonrası sabah güneş giriyor eve. öğlen daha az geliyor yükseldiği için. balkona çok geliyor.o sıralarda sıcak oluyor. hatta camları açıyorum. dışarısı daha sıcak. ev buz gibiama akşam soğuk. özellik
evin çizdiğim basit fotosu ekte. şehir antalya

fotoda sağ taraftan güneş geliyor. yani güney cephe. 11 sonrası sabah güneş giriyor eve. öğlen daha az geliyor yükseldiği için. balkona çok geliyor.

o sıralarda sıcak oluyor. hatta camları açıyorum. dışarısı daha sıcak. ev buz gibi

ama akşam soğuk. özellikle gece.

ısıtıcı var www.migros.com.tr
bunla ısıttığımda uzun dakikalar, fena olmuyor ama kapatınca yine başlıyor.

şimdi klima alacağım ama klimayı salona koysam da benim yatak odada. orası yine soğuk olacak.

sabah uyandığımda boğazmda ağrıyor gibi kaç gündür. bir yandan da terlemiş gibiyim. yorgan altı sıcak mı oluyor tam çözemedim.

evde halı yok şimdilik küçük 2-3 tane hariç. çok fazla eşya da yok. bunla ilgili olabilir mi.

üst kattaki bildiğim kadarıyla odun sobası kullanıyor. alttakiler de pek evde yok. yani oralardan ısınma şansı zor.

kombi yok doğalgaz yok. arada bir kahve yaptığım elektrikli ocak var sadece
0
ShadowOfMoon
(21.01.22)
"sabah uyandığımda boğazmda ağrıyor gibi kaç gündür. bir yandan da terlemiş gibiyim. yorgan altı sıcak mı oluyor tam çözemedim"

Evde nem var diye düşünüyorum
0
freebird5406_2
(21.01.22)
Kombiyi açıyor musunuz, açmıyor musunuz. O kısmı anlamadım. O ısıtıcıyla herhangi bir odayı uzun süre sıcak tutmak zaten zor.
0
dissendium
(21.01.22)
Alt ve üst komşunuz adam akıllı yakmıyorsa sizin adamakıllı ısınmanız mümkün değil. Yerlerde bütün halı olmalı. Kapı pencere izolasyonuna dikkat edin. Bir de gündüz evin havalandırın yorgan altında terlemenizin sebebi kullandığınız kumaşlar naylon alaşımlı nefes almayan kumaşlardır. O ter yapar.
0
limonlu eksi
(21.01.22)
sanırım yeni taşındınız antalya'ya. antalya evleri yalıtımsız olur ve herkes kışların sıcak geçtiğini zanneder. halbuki antalya kışı çok pis üşütür insanı, rüzgarla birlikte kemiklerine işler o nemli soğuk. doğalgazı kombiyi de pek tercih etmezler. hatta ev sahipleri kombi-petek soran kiracı adaylarına "siz yaptırın, çıkarken götürürsünüz" gibi saçma bi argümanla dahi gelebilir. ev bir de kuzey cepheyse dondunuz! yazın da yanarsınız.

doğalgaz yok, klima yok, yerlerde halı yok. bu şartlarda en iyi seçenek evin küçük bir odasına yerleşip yağlı radyatör kullanmak. ihmal etmeyin, donarsınız böyle.
0
Improbable
(21.01.22)
(6)

Sosyal aktivite önerisi

art pepper
23 yaşındaki erkek kardeşimle yapabileceğim aktivite önerileriniz var mıdır? Buz pateni, gokart, atış poligonu, müze gezisi falan geldi aklıma. Kültür sanat faaliyeti de olur, deli gibi yoracak hareketli bir etkinlik de olur.Not: ablayım. Futbol falan olmaz :)
23 yaşındaki erkek kardeşimle yapabileceğim aktivite önerileriniz var mıdır? Buz pateni, gokart, atış poligonu, müze gezisi falan geldi aklıma. Kültür sanat faaliyeti de olur, deli gibi yoracak hareketli bir etkinlik de olur.
Not: ablayım. Futbol falan olmaz :)
0
art pepper
(20.01.22)
Hareketli etkinlikse masa tenisi olabilir. Bowling yazmamışsınız. O da olur.
0
dissendium
(20.01.22)
şehrin tarihi noktalarını gezmek.
0
nasil olacak bazi seyler
(20.01.22)
Biralamak? :)
0
dreamnesiac
(21.01.22)
şehir hangisi

bisiklet kiralama?
0
çınarım
(21.01.22)
Şehirde varsa lasertag oynamak. Hem üşümezsiniz hem hareketli ve eğlenceli. Takım olsa daha iyi tabii.
0
inanna
(21.01.22)
Kaçış odası
0
asteriks
(21.01.22)
(4)

ingiltere'de ekonomi ne durumda?

avatar is back
özellikle vatandaş ve alım güçleri üzerinde soruyorum. bir süredir araştırıyorum ama pek iç açıcı olmadığını fark ettim. özellikle londra harici maaşların düşük olması ve konut durumu (hem pahalı olması hem de eski küçük binalar olması) beni şaşırttı. biraz redditte bişeyler kovaladım pek kayda değe
özellikle vatandaş ve alım güçleri üzerinde soruyorum. bir süredir araştırıyorum ama pek iç açıcı olmadığını fark ettim. özellikle londra harici maaşların düşük olması ve konut durumu (hem pahalı olması hem de eski küçük binalar olması) beni şaşırttı.

biraz redditte bişeyler kovaladım pek kayda değer bişeyler bulamadım ama 3-5 yorumda okuduğum kadarıyla insanların bu durumdan rahatsız olduklarını farkettim. özellikle brexit meselesine takılıp daha kötü olacağını yazmıştı ingilizler. kağıt üzerinde hala inanılmaz zengin bir ülke ama bu zenginlik diğer avrupa ülkeleri kadar eşit değil mi orada? durum nedir kısacası?
0
avatar is back
(20.01.22)
Bugün şu yazıyı okudum.

www.bbc.co.uk

Küresel enflasyon var şu an.

Kereste maliyeti yüzde 80 artmış.

Lojistikte de sıkıntılar devam ediyor.

Asya'dan Avrupa'ya bir konteyner göndermenin maliyeti 10 kat artmış.

Brexit sonrasında AB'den İngiltere'ye yapılan ithalat azalmış.
0
dissendium
(20.01.22)
konut için: çevremde yeni hayata atılan, 20-30 yaş arası diyelim, gelecekte ev alma imkanının olmadığını söylüyor hep. irlanda için de geçerli bu. maaş yetersizliği dışında bir de özellikle londra, manchester gibi büyük şehirlerde yatırım amaçlı ev alan çok insan var ve bu durum fiyatları artırıyor, konut yetersizliği durumu var evlerin küçüklüğünden ziyade. aynı zamanda dünyada büyük bir çoğunluğun expat olarak gelmek istediği ilk yerlerden biri, sonuç olarak talep çok fazla.
0
william morris
(20.01.22)
ev almak londra'da cok zor. 2021'de londra'daki ortalama maas 40bin poundmus, hadi diyelim evde iki kisi calisiyor hanehalki geliri 80bin pound, bunun 5 katina kadar mortgage alabiliyorsun 400bin pound, %10 filan da nakitin olmali, 450 bin pounda dogru duzgun ev yok ilk 3 zone icinde, illa uzaklasacaksin, 1 odali evler bu bahsettiklerim. (bizdeki 1+1) ev almak dunyanin her yerinde oldugu gibi burda da zorlasti :( yabancilara almayi yasaklasalar keske kanada gibi ama yemez. 700-800bin'e anca duzgun bir yerde eli yuzu duzgun ev bulunuyor. oyle cok cok merkezde ve cok cok guzel de degil ha :) merkeze yakin yerlerde studyo evler 700-800 nerdeyse.

ekonomiye brexit'in de etkileri oluyor ama bazi seyler brexit'ten mi yoksa covid'den mi anlayamiyorum. enflasyon uk'de de var, almanya'da da. ordaki arkadaslarla konusuyorum orda da marketteki fiyatlar artiyor burda da.

londra harici maaslar %10 filan daha dusuk olabiliyor, ama londra'da 450bin pound'a bulamadigin 1+1 yerine, londra disinda 450bin pounda mustakil ev alabiliyorsun, otobus filan da daha uygun, araba kullanmak da. (londra'nin merkezine arabayla girmek ucretli)

insanlar hala geziyor, parasi hala her seye ragmen kuvvetli. kahvecide barista olarak calisan biri 3 haftaligina vegas'a tatile gidebiliyor.
0
fakyoras
(20.01.22)
dunyanin her yerinde enflasyon var, abd , almanya rekor enflasyon açıkladı %5 in üzerinde. hem brexit bocalaması hem covid derken uk yine iyi durdu bence. parası çok güçlü , elektronik herşey neredeyse birim olarak avrupadan daha ucuz paradan dolayı. onun haricinde londra’da yeme içme bir tık pahalı ama o kadar da olur, dünyanın cazibe merkezi. o açıdan istanbul gibi, gecede 20-30 k sterlin ezen de var, 50 -100 sterline ziyafet çeken de.

ev konusu, allaha emanet. kelimenin tam anlamıyla allaha emanet. dünyanın her yerinde ev fiyatları inanılmaz artıyor ( türkiye 1. idi sanırım ) ama londra’da almak gerçekten çok zor. şöyle olur, kenarda 50k sterlin varsa girersin eve mortgage yaparsın aylık 1,5-2 olacak şekilde ayarlarsın artık 20 sene mi ödersin 30 mu bilmem. eve min 5-6 k net girmesi lazım bunun için de ki gayet olası bişey bu da.

bi gıda şirketindeyim, en alt kademede çalışan 18 yaşında çocukta 13 pro max var tr’de genel müdür alırken düşünür o telefonu , bir tane forkliftçi adamda 2020 yeni kasa bmw 2 serisi, diğerinde 2018 full paket tiguan.ikisi de 40-50 arası sayıp 0 alıyor. bunlar tr’de şuan ancak gerçekten zenginlerin sahip olabileceği şeylerken burda forklift kullanıp reyon dizen biri sahip olabiliyor.

tabi 20 yıldır burada olup ev sorununu halletmişler dememe gerek yok sanırım ? :)
0
garavel
(20.01.22)
(3)

İş mülakatları - Tekrarlılık

uyku inadim inat
Selam ola EkşiDuyuru ahalisi,Teyit etmek amacıyla sormak istediğim şöyle bir soru var: Yakın zamanda katıldığınız farklı iş mülakatlarında size aynı soruların tekrar tekrar sorulduğunu/sorduğunuzu düşünüyor musunuz? Bundan bir rahatsızlık yahut bıkkınlık duymuşluğunuz var mı?Hem iş arayan, hem iş ve
Selam ola EkşiDuyuru ahalisi,

Teyit etmek amacıyla sormak istediğim şöyle bir soru var: Yakın zamanda katıldığınız farklı iş mülakatlarında size aynı soruların tekrar tekrar sorulduğunu/sorduğunuzu düşünüyor musunuz? Bundan bir rahatsızlık yahut bıkkınlık duymuşluğunuz var mı?

Hem iş arayan, hem iş veren (HR, şirket sahibi, vs. hepsini kapsayacak şekilde) fikirlerinizi merak ediyorum. Herhangi bir sebepten dolayı görüşünüzü özel mesajla bildirmek isterseniz lütfen çekinmeyin :)
0
uyku inadim inat
(20.01.22)
Yüzde 80 aynı soruları soruyorlar. Bıkkınlık oluyor tabii ki.
0
dissendium
(20.01.22)
Aynı mülakatta aynı soruyu değiştirip soranlar da var. Bir de bunları forma yazmamıza isteyenler de var. 1 saat manasız sorularla uğraşmak insanı bunaltıyor.
0
sevilen progressive türkücü
(20.01.22)
yok canım, sanki her gün mülakata giriyoruz. en baştan mülakata giresim yoksa, öylesine giriyorsam olabilir. istediğim bir işse, motive bir şekilde girerim, sıkılmak, bıkmak aklıma bile gelmez.
0
gabe h coud
(20.01.22)
(2)

Hastanede 10 saniye maskesizken covid kapma ihtimali

norules
Bugün hastanede kısa bir işim vardı, kafamı ters tarafa çevirirken maskenin ipinin kulağımdan fırlayacağı tuttu. İki elim de doluydu, hepi topu 10 saniye kadar hastanenin koridorunda korumasız kaldım. Hastane gibi bir ortamda, bu kadar sürelik bir korunmasızlıkla covid kapma olasılığı var mıdır sizc
Bugün hastanede kısa bir işim vardı, kafamı ters tarafa çevirirken maskenin ipinin kulağımdan fırlayacağı tuttu. İki elim de doluydu, hepi topu 10 saniye kadar hastanenin koridorunda korumasız kaldım.

Hastane gibi bir ortamda, bu kadar sürelik bir korunmasızlıkla covid kapma olasılığı var mıdır sizce, varsa ne düzeydedir?

Yine lanet evham modunu açtım, hay arkadaş ya.
0
norules
(20.01.22)
Yok artık. Maske olsa da maskenin üst tarafındaki burun çevresinden de hava giriyor sonuçta az da olsa. Bence çok çok düşük.
0
dissendium
(20.01.22)
pandemi basindan beri N95 maskesini 1 saniye bile insan icinde cikarmamis biri olarak soyluyorum: bir sey olmaz. karsinda covid pozitif biriyle konusuyor olsan bile 10 saniye genel olarak enfeksiyon icin yeterli gorulmuyor, kafaya takilmayacak kucuk bir ihtimal yani.

burada FFP2 / N95 ustu bir masken oldugunu varsayiyorum yoksa zaten takmissin takmamissin bir farki yok kendin icin (aerosol yollu dagilan bir hastalik oldugundan).
0
robokot
(20.01.22)
(2)

Geometri nasıl öğrenilir?

asaf
YKS'ye tekrar hazırlanmaya karar verdim ama soru tipleri bayağı değişmiş ve bende üçgenlerden sonrası yok. Nasıl verimli ve hızlı bir şekilde öğrenebilirim geometriyi?
YKS'ye tekrar hazırlanmaya karar verdim ama soru tipleri bayağı değişmiş ve bende üçgenlerden sonrası yok. Nasıl verimli ve hızlı bir şekilde öğrenebilirim geometriyi?
0
asaf
(20.01.22)
Çözümlü soru bankası alın. Youtube'da Matematiğin Fatihi kanalını tavsiye ederim. Güzel geometri soruları çözüyor bir sürü kaynaktan.
0
dissendium
(20.01.22)
YouTube+1

Yeni nesil çözen bir hoca vardı adını unuttum su an. Acayip faydalı.

Kenan Karaymis.
0
westblack
(20.01.22)
(7)

İngilizce kelime öğrenme

dissendium
Durumumu kısaca açıklayayım. Var olan kelime bilgimin üstüne bol bol BBC okumayla bayağı kelime ekledim. Artık BBC okuyunca bir yazıda belki 2 3 tane bilmediğim kelime çıkıyor. Bazılarında hiç çıkmıyor. Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim. Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde. Be
Durumumu kısaca açıklayayım. Var olan kelime bilgimin üstüne bol bol BBC okumayla bayağı kelime ekledim. Artık BBC okuyunca bir yazıda belki 2 3 tane bilmediğim kelime çıkıyor. Bazılarında hiç çıkmıyor. Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim. Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde. Ben bu durumda kelime öğrenmeye ne şekilde devam edebilirim? Dizi seçenek dışı. Kelimelere, cümlelere odaklanınca diziye odaklanamıyorum. Aklıma iki seçenek geliyor. Sürekli dinleyebileceğim radyo ve kitap. Ama kitabın da basit olmaması lazım. Çok edebî de olmaması lazım. Seviyemi bir adım öteye taşıyacak hangi kitapları önerirsiniz?
0
dissendium
(20.01.22)
Anki veya quizlet tarzı tekrarlı öğrenme metoduna dayanan uygulamalar kullanabilirsiniz.Şahsen Ankiyi,kendi öğrenme kartlarınızı kendiniz oluşturarak, kullanmanızı tavsiye ederim.
0
arenas
(20.01.22)
Tureng Kelime Defteri uygulamasındaki hazır Oxford listelerine bakın
0
kaset
(20.01.22)
@kaset, o şekilde ezber istemiyorum. Yazı içinde öğrenmek istiyorum.
0
🌸dissendium
(20.01.22)
@dissendium Simple Wiki basit kaçar sanırım. En son Sally Rooney kitapları okudum, ona bakabilirsiniz. E-kitap olarak güncel yazarların kitaplarını previewlerine bakarak satın alıyorum.

Psychology Today websitesi düzeyinize uygun olabilir, ben verim alıyorum. Burada bilmediğim kelimeleri Tureng Kelime Defteri’ne ekleyip sonradan çalışıyorum.
0
kaset
(20.01.22)
non fiction kitaplar olabilir şuradakiler gibi www.goodreads.com bilim kurgular da zor olmuyor "the martian" mesela. podcast olarak da şu gerçekten çok güzel www.thisamericanlife.org transkripti de var. bunun çok fazla bölümü var, babysitter ve the ghost in the machine bölümlerini dinledim en son harikaydılar.

ne sevdiğinize bağlı. en iyisi bence ilginizi çeken birkaç kitap belirleyip birkaç paragraf okuyup deneyin. young adult romanlara da bakabilirsiniz. harry potter da iyi olabilir. gerçi baştan anlamasanız da aynı kelimeler tekrar edebiliyor, bir süre sonra da alışılabiliyor. yani birkaç paragraf okumak da o kadar belirleyici olmayabilir. ama çok keyifsiz olacaksa daha basitlere dönülebilir.

non fiction için mesela bunun ilk bikaç sayfasına bakabilirsiniz buradan www.amazon.com
0
curious mind
(20.01.22)
@curious mind, Harry Potter uzun süre önce okudum. Oradan öğrendiğim çok kelime var ama ben güncel yazılar arıyorum daha çok.

Teşekkür ederim cevaplar için.
0
🌸dissendium
(20.01.22)
"Eskisi kadar verim alamadığımı fark ettim"
Bu normal bir sey, (bkz: diminishing returns) madem konumuz ingilizce.

"Zaten BBC yazıları çok ileri düzey olmuyor genelde."
Yani anlatim olarak cok allengirli olmasa da BBC gibi yerlerde kelimeler super duzgun kullanilir, cumleler olmasi gerektigi gibi duru ve yanlissiz kurulur. O yuzden "anlamadigim kelime yok, demek ki gereksiz" diye bakma, illa ki cok faydali olacaktir.

Kitap onerilerine referans olarak New York Times'ta listebasi olan kitaplara bakabilirsin. En populer kitaplar hem cok uyduruk olmaz hem de cok uclarda/agir olmaz. Harry Potter falan okumasi eglenceli olsa bile bir noktadan sonra cok sey katmayabilir. Biyografi veya guncel nonfiction faydali olacaktir.
0
hot potato
(21.01.22)
(10)

Survivor sürgün kampı olayı çok korkunç ve suç değil mi?

sonhakan
Oraya katılan yarışmacılar daha önceki formata uygun yarissacaklarini düşünerek sözleşme imzaladılar. Başka bircyerde tek başına hiç birseybyapmadan 5 gün bir insanı zorla yaşatmak insan psikolojisini derinden bozabilir. Üstelikte bu durumu bir yarışmacı defalarca yaşayabilir. Ben bu yeni durumun h
Oraya katılan yarışmacılar daha önceki formata uygun yarissacaklarini düşünerek sözleşme imzaladılar. Başka bircyerde tek başına hiç birseybyapmadan 5 gün bir insanı zorla yaşatmak insan psikolojisini derinden bozabilir. Üstelikte bu durumu bir yarışmacı defalarca yaşayabilir. Ben bu yeni durumun hukuki sonuçları bile olabileceğini düşünüyorum. Kimseye survivorda yarışıyor diye istediğinizi yaptiramazsibjz
0
sonhakan
(20.01.22)
Sen de bunu yedin? Bildiklerimi anlatırsam yer yerinden oynar! 10 yıldır medya sektöründeyim. TV de gördüğün duyduğun ne Varsa, aklına ne gelirse 10da 9u yalan. Kalanı da şüpheli.
0
allah yazdiysa bozsun
(20.01.22)
bu sene hiç izlemedim. kanal değiştirirken bile denk gelmedim. bu mevzuyu senin yazdıklarından gördüm şimdi.

birini cezalı olarak bir adaya sürgün gönderiyorlarsa bile, sırf biz "bu herif ne yapıyor" izleyelim diye çekiyorlardır herhalde.

adaya sabit kamera kurmadılarsa illa kameramanlar, asistanlar, yönetmen mönetmen var yani.

zaten normal adada da, kayanın üstünde oturmuş gizli gizli dedikodu yapan adamları ta diplerinden kamera çekiyor. ortama uzaktan baktığını düşününce ne anlamsız bi görüntü.
0
kibritsuyu
(20.01.22)
Yarışmacılar bizi buradan kurtarın diyerek kıyıya S.O.S yazmadıkları sürece sorun yok.
0
Erva
(20.01.22)
Program bir reality sov.
Yani zaten tamamen yalandan ibaret. Durdur tekrar cek seklinde ilerliyor onlar bir nevi senin oyuncun.
Ac karna 1 saat kosmayi ya da biriyle bagirarak tartismayi dene zaten kafanda netlesir her sey.

Hadi diyelim her sey gercek olsun ve seni surgune yolladilar.
Yarismayi birakip ulkene donebilirsin.
Kimse zorla tutmuyor seni.

O yarismada en hasta oldugum konu da budur.
Uhuhu annemi ozledim diye aglayip dururlar.
Birak gel tutan mi var.
0
divit
(20.01.22)
Ben de medya ile ilişkili bir sektördeyim. Survivor'ı bilemem ama bu tarz yayınlar reality show adını alır ve büyük oranda kurgudur. Normal bir diziden farkı şudur, dizide senaryo bellidir.

Diziden farkı ortam, konu ve ana fikir belli. Senaryo yok sadece. Geri kalan şeyler oradaki insanların doğaçlaması ve kurgu masasındaki kurgucuların marifeti. Arada tabii ki senaryosal yönlendirmeler de oluyordur. Olmasa bile kavga edecek iki insanı özellikle yan yana getirme gibi işlere girişiliyordur.

Zaten mantıken ıssız bir adada aylarca "coconut" yiyen bir adamın vücudunda kas mas kalır mı? Maaşallah dalyan gibi dönüyor alayı yarışmadan.

Bu arada sağlam ödeme alır bu tarz "yarışmacıların" çoğu bölüm başına. Çok sağlam gizlilik anlaşmaları da imzalanır.
0
anten
(20.01.22)
Çok kafana takmışsın. Okurken güldüm. İzlediklerin kurgudan ibaret.
reality show'lar hep böyledir. kurgudur ama gerçekmiş gibi algı yaratılır. izleyicinin gerçek zannettiği birer dizi film'dir bu tarz programlar.
0
limonlu eksi
(20.01.22)
onlar zamanının çoğunu civar otellerde geçirmiyorsa ben de bu işi bilmiyorum
0
KidLazer
(20.01.22)
Google maps'te Playa Conda Samana diye aratırsan oteller vs olan bölgede çekim yapıldığını görebilirsin :)
0
Northern Mariner
(20.01.22)
@kidlazer
Otelde kalmıyorlar. Gerçekten o barakadalar.
0
allah yazdiysa bozsun
(20.01.22)
Suç denemez çünkü ortada zorlama yok. Bir de şöyle bir şey var. Güney Amerika'da gerçekten Survivor'daki gibi hayat yaşayan halka sahip ülkeler var. Örnek olarak Brezilya'da sadece balıkçılık ile geçinen, yoksulluk içinde yaşayan bir sürü insan var. Survivor aslında o bölgedeki birçok insanın doğal yaşam şekli. Sadece bize uzak geliyor. Türkiye'de bir eve fare girmesi büyük bir olaydır ama söylediğim bazı yerlerde bu çok normal bir şey. Dava açılsa bu açıdan kendilerini savunabilirler.
0
dissendium
(20.01.22)
(14)

hangisini seçerdiniz? (yemek masa takımı)

filteria
merhabalar, linklerdeki takımlardan hangisini tercih ederdiniz? ve diğerini neden etmeezdiniz? teşekkürler. https://www.vivense.com/woodesk-beril-masif-tik-renk-sandalyeli-masa-takimi-140x70-modeli.htmlhttps://www.vivense.com/palace-masa-takimi-krem-modeli.html
merhabalar,

linklerdeki takımlardan hangisini tercih ederdiniz?
ve diğerini neden etmeezdiniz?

teşekkürler.

www.vivense.com

www.vivense.com
0
filteria
(19.01.22)
1'i seçerim. Cam masa sevmem.
0
dissendium
(19.01.22)
1

diğeri de güzel ama onu temizlemek dert. nemli bezle silince leke kalır, kurulaman lazım falan.
0
himmet dayi
(19.01.22)
1. daha iyi.
Camın kullanımı çok zor. Çok güzel de değil.
0
heritage
(19.01.22)
1
0
floydian
(19.01.22)
Kesinlikle 1.

O cam kırılır, hiç olmadı taşınırken kırılır. kırılmasa da silersin silerin tertemiz olmaz, uyuz eder.
0
antihero
(19.01.22)
Birincisi güzel.

1. link o siyah renk tonuyla biraz daha ağırbaşlı bir ortam sağlıyor.

2. linkteki ise itici tasarıma sahip.
0
Erva
(19.01.22)
Camın yukarıda yazılan dezavantajlarına ek olarak iskeletinde oyuk desen var, masayla ayakların arasında boşluk var, hep toz tutar oralar.

1 daha güzel hem.
0
kobuzchu kiz
(19.01.22)
beyaz olan sandalyeler cok sekilsiz. ktuk gibi. o yuzden 1 olan daha masa ve sandalye gibi
0
exlibris
(19.01.22)
illa ki birini secmem gerekiyorsa 1 diyorum. ozellikle 2 cok 'trendy' bir tasarim. 5 sene icinde asiri demode olmasi kacinilmaz.
0
hot potato
(19.01.22)
@herkes:

ben de 1'ciydim zaten de kafamı karıştırdılar.
yalnız diğerinin ne temizliği ne de kırılganlığı aklıma gelmemişti.
cidden üzerine 20 santimden kupa düşürsem çat diye kırılabilir.
tereddüt kalmadı şimdi. teşekkürler.
0
🌸filteria
(19.01.22)
@filteria

o cam muhtemelen 8 ya da 10 mm kalınlığında temperli camdır. o cam bırak kupa düşürmeyi, üstüne çıksan kırılmaz. temperli camın kırılması için yan duvarından çekiçle vurmak gerekiyor. üst yüzeyinden darbe ile kırılması imkansıza yakın.
0
himmet dayi
(19.01.22)
1’deki masa ile başka sandalyeler seçerdim. Youtube daire kanalından fikir alabilirsiniz.
0
kaset
(19.01.22)
1’i seçerdim çünkü 2 biraz göz yorucu ve sandalyelerinin biçimi hoşuma gitmedi pek.
0
ms brownstone
(20.01.22)
2'yi bilmiyorum ama robot süpürgeniz varsa ya da almayı düşünüyorsanız 1'in ayaklarına takılır.
0
nonik
(20.01.22)
(8)

Uçağa el bombası şeklinde süs sokulabilir mi?

alkolik imam
Haftaya ukraynadayım. Geçen gittiğimde bir kafede gözümün kaldığı bir hediyelik var görsel olarak da ekledim. 2. dünya savaşında kullanılan el bombalarından. Bunu el bagajında değil normal bagajda alıp götürsem sorun yaratır mı?Tahtadan yapılma. (THY)
Haftaya ukraynadayım. Geçen gittiğimde bir kafede gözümün kaldığı bir hediyelik var görsel olarak da ekledim. 2. dünya savaşında kullanılan el bombalarından. Bunu el bagajında değil normal bagajda alıp götürsem sorun yaratır mı?

Tahtadan yapılma. (THY)
0
alkolik imam
(18.01.22)
(bkz: diego dur allahını seversen zaten ortalık karışık)

Adamlar teyakkuzda hocam aman diyeyim :D
0
chicha_v2
(18.01.22)
X Ray cihazında çıkınca bir panik olabilir. Elinde tutsan tarayabilirler. Bilemedim. Bence ayrı bir poşete koyup görevliye durumu önceden anlatmayı deneyebilirsin.
0
dissendium
(18.01.22)
3 saat boyunca yaşayacağın strese ve paniğe değmez.
0
senbensennedenbenlen
(18.01.22)
daha önce girdiniz mi bilmiyorum ama ukrayna sınır ekipleri çok anlayışlı insanlar değiller. ben o riski almazdım.
0
brakgn
(19.01.22)
üstüne de bundan giyersen olur

www.polissepeti.com
0
killerbee
(19.01.22)
her ulkede havaalanina girer girmez x-ray yok. Mesela kanada'da bavulu x-rayden gecirmeden veriyorsun, sonra icerde ne yapiyorlar bilmiyorum ama herhalde sikintili bir bavul varsa ayiklarlar.

bu etiketli falan bir replika ise ve xray yoksa birsey olmaz diyorum. xray varsa cikarttirip sorguya cekebilirler, ama gecersin diye tahmin ediyorum.
0
cooperr
(19.01.22)
Bir arkadaşımın başından geçen olayı anlatayım kararı siz verin,

Arkadaşım Kıbrısta mühendislik okuyor, bölümü gereği de çantasında şu elektronikçilerin kullandığı ölçüm aletinden var sarı olan sanırım fluke marka,

Okuldan mezun olmasına yakın İstanbul'dan büyük bir şirketten iş teklifi alıyor iş görüşmesine gidecek biletler vs alınıyor, arkadaş da madem Türkiye'ye dönüyorum yavaştan kişisel eşyalarımı da götüreyim diyerekten bu ölçüm aletini de çantasına koyuyor. Hava limanında pasaport kontrolden geçtikten sonra bu xray cihazında bu aleti görüyor polis açtırıyor çantayı, ne bu diye soruyor arkadaşa, tam o sorusunu cevaplamadan oradan avare bir polis memuru eli kıçında ağzını yayarak biliyorum yaw ben bunu bomba imha işlerinde filan kullanıyorlar diyor, bir anda ortalık savaş alanına dönüyor arkadaş elleri arkada yüzükoyun yerde sırtında bir diz kafasında ayrı bir diz elleri kelepçelenirken arkadaş ne olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Hikayenin sonunda 6 saatlik sorgulama ve karşılıklı yazışmalarla (Üniversiteden o aletin ne olduğuna dair teknik bilgi geliyor vs Türk konsolosluğundan yetkili geliyor filan) arkadaş uçağı ve iş görüşmesini kaçırıyor.

Bu olayda, KKTC polisleri Türk, arkadaş Türk herkes Türkçe konuşuyor buna rağmen kriz 6 saat sürüyor düşün ki sen kaç saatte anlatırsın derdini.

Soracak olanlara ise : O geri zekalı polis aradan sıvışıp kayboluyor.
0
solo
(19.01.22)
Bu konuda iki tecrübem var:

Biri askere giderken arkadaşımın hediye ettiği bir cakiyi, yanımda goturdugum ceketimin cebinde götürmeye çalışmam. Orada unutmuşum dememe bile agresif tepki verdiler, bırakayım atalim cope askere gidiyorum teslim olucam vs dememe rağmen kısa sürede etrafımda bir sürü güvenlik toplanmıştı. Neyse bıraktım geçtim ama nedense askere gidiyor olma kısmı beni kurtardı gibi hissetmiştim nedense o teyakkuz halinden.

İkincisinde bir oyuncak sözkonusu. Bir polis oyuncak seti vardı kuzenime aldığım onun içindeki bıçak oyuncağı işte. Plastikten, dolayısıyla metal falan değil. O da el cantamdaydi bagaja verme kaydıyla kabul ettiler.

Bu ikisi de yurtiçi uçuşu. Yurtdışında en az kötü ihtimalle dert anlatmakla uğraşırsınız.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
(11)

barınma sorununa dünya'da getirilen çözüm önerileri neler?

avatar is back
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliy
başta avrupa falan olmak üzere son zamanlarda ülkemizde de var bu meret. özellikle bizde çok yüksek bir oran ev sahipliği ama hala uygun ve kaliteli ev sorun bir çok yerde. avrupa'da daha sıkıntılı sanırım. özellikle hem eski binalar hem de pahalılık var.

peki dünya'da buna çözüm olarak ne gösteriliyor? ne öneriliyor? bir aralar fast installation house dalgası vardı. hatta kuzey ülkelerin bazılarında baya 3-4 katlı 70-80m2 evler falan yapılmıştı ama sonra depremdi yangındı sağlamlıktı derken yattı o mesela.

binlerce yıldır süre gelen bu barınma problemi böyle devam edecek mi? gıdayı beslenmeyi ulaşımı giyinmeyi çok kolaylaştırdık ve neredeyse beleşe yapar olduk tarihe bakınca. ama barınmada geride kaldık gibi. nedir çözüm önerileri? özellikle teknoloji şirketlerinin falan bazen oluyordu önerileri falan
0
avatar is back
(18.01.22)
Büyük oranda bireysel seçimlerin sonucunda ortaya çıkan bir sorun bu. Örneğin İstanbul'da sadece yaşamış olmak için yaşıyor millet. Aynı gelirle başka bir şehirde çok daha kaliteli yaşanabilir. 1950'lerin İstanbul'unda değiliz. O dönemdeki yaşam kalitesini başka yerde aramak gerek.

Ayrıca devletler nufus planması politikaları izlemeli. 3-4 çocuk günümüz için çok fazla. Bu doğan çocuklar birçok şeyden mahrum kalacaklar.
0
antropolog
(18.01.22)
@antropolog; planlamadan ve diğer durumlardan ziyade teknik çözümleri merak ediyorum aslında.
0
🌸avatar is back
(18.01.22)
Çin, Hong Kong bu soruna şöyle çözüm bulmuş.

www.boredpanda.com

Benim gözlemim eski insanlar daha insanca bir dünya hayal etmiş, tasarlamış. Her eve güneş girsin deyip bir sürü cam yapmışlar, balkon yapmışlar. Herkesin kendi bahçesi olsun deyip her eve bahçe koymuşlar. Bir de bahçesini ağaçlandırmışlar.

İnsanca olmayan şey ise insanları güneş görmeyen, bahçesi olmayan, ağaç bile olmayan yerlere tıkmak. Buna ne kadar çözüm denir, orası tartışmaya açık.
0
dissendium
(18.01.22)
Ev yaparak çözmeye kalksan bu sefer göç durmadan devam eder. Bu sefer de trafik sorunu başlar. Tarihi doku varsa yok olur gider. Her taraf beton olur.

Barınma sorunu dünyanın her yerinde yok bunu kabul etmek gerek. Bazı bölgelerde çok masraflı.
0
antropolog
(18.01.22)
Avrupa'daki sorun daha ziyade yogun conservation kaynakli. Yani teknik cozumluk, innovasyonluk bir yani yok zira sorun para olmamasi kaynakli degil. Sehirlerin disa dogru yayilmasini, doga ve tarim alanlarinin azalmasini istemiyorlar. Gene halihazirdaki sehir merkezlerinde de eski binalarin yikilip daha cok katli yeni kulelerin dikilmesinin onunde engeller var, sehrin atmosferini ve kimligini korumak adina.
0
hot potato
(18.01.22)
"Çözüm" gerçekten aranıyor mu, ya da bu bir problem olarak görülüyor mu? Mesela Birleşik Krallık, Londra daha fazla büyüsün istemiyor. Ülkenin diğer şehirlerine bakarak orantısızca fazla nüfusu var, bu yüzden farklı büyük şehirlerin nüfus/iş çekmek için teşvik programları var. Yine Fransa'da Paris daha fazla büyüsün istenmiyor.

Almanya görece nüfusunu homojen dağıtabilmiş bir yer, en çok Berlin'de barınma sıkıntısı görülüyor. Emin olmamakla birlikte, orada da nüfus artsın istenmiyor diye hatırlıyorum.

Silikon vadisi civarında barınma korkunç bir sorun olduğundan, bazı şirketler barınmanın sorun olmadığı eyaletlere doğru akın ediyorlar.

20 -30 milyonluk metropolleri sanıyorum sadece Çin benimsedi, yine bu başlık altında gösterildiği gibi distopik toplu konutlar yapıyorlar ama hava kirliliği gibi çözülemeyen bazı problemleri var.

Bu şartlar altında sorunuzu yeniden alabilir miyim? :)
0
kaptankedi
(18.01.22)
sosyalizm.

Bunu ilk dile getirenlerden biri de bizzat Engels. Konut Sorunu adlı kitabı var 1872 İngiltere'sindeki konut sorununu anlatan. Bunu okursanız 1872'den 2022'ye hiçbir şeyin değişmediğini, çıldırtıcı derecede aynı olduğunu görebilirsiniz.

Bugün vikipedi'ye göre sovyetlerin üzerinden 30-32 yıl geçmesine rağmen en yüksek ev sahipliği oranları listesinde eski sovyet ülkeleri hep tepelerde. tr.wikipedia.org
0
patronaj1
(18.01.22)
Sabaha herkes şehir merkezinde yaşamasıncılar gelir ama sosyal konut kavramını araştırabilirsiniz.
0
gmzo
(19.01.22)
Bu söyleyeceğim bir veri ya da verilere dayanmıyor ancak bu istihdam, çalışma alanları ile olduğu kadar medyanin oluşturduğu algılar ile de ilgili diye düşünüyorum.

Mesela akşam haberlerini açın. Kanal farketmeksizin İstanbul + meclis/siyaset tahakkümü var. Yani İstanbul da yasiyormus kadar İstanbul'da olan biteni de sorunlarını da biliyor gibi hissediyorum. Sanki ülke oradan ibaret. Yerel, bölgesel kanallara geçtiğinizde de o bölgedeki merkezler domine ediyor. Mesela yaşadığım yer olan İzmir'deki her şey, bütün kayda değer olaylar sanki Alsancak konak civarında oluyor gibi. Halbuki haber yaptıkları şeylerin benzerleri (mademki haber değeri var) diğer ilçelerde de oluyor. ​


Yani bana kalırsa bu "merkez orası" algısını percinliyor ve hem para harcamaya gidilecek yerler (mal veya hizmet alımı olan her şeyi dahil edebilirsiniz) hem de yatırım yapılacak yer orasidir şeklinde bir onyargi oluşturuyor.

Sonucunda da birçok insanın sebepsizce oraya yerleşmek ya da orada olmayı istemesi geliyor doğal olarak.

İş seçeneği daha fazla olması vb. durumlar da var. Ya da kasaba algısı ve baskısından yılmak ve çıkmak/kaçmak istemek.

Neyse sözün özü, benim çözüm önerim haber ajanslarinin yarattığı bu algıya bir sekilde müdahale edilmesi. Artık şube mi açarlar naparlar Afyon'a Giresun'a da yer versinler. Aynı şekilde mesela İzmir için Alsancak kadar menemen e de deginilsin.

Bu kadarı sorunuza cevap olmuş mudur emin değilim, ancak postfordizm ve fordizm ile mimari ilişkisine dair de okuyabilirsiniz derim bulduklarinizi, bu anahtar kelimeleri kullanarak.
0
encokbenisevinnolur
(19.01.22)
barinma problemi kotuleserek artacak, metropollerde tutunmak git gide zorlasacak.

devlet buyuk binalar satin aliyor ya da yaptiriyor. sonra daireleri ihtiyac sahiplerine uygun fiyata kiraliyor. sen basvurup listeye adini yazdiriyorsun, boyle bir formu arkadas icin doldurdum. banka hesap dokumlerinden arabanin markasina kadar veriyorsun. kac cocugun var, cocuklar nerede okuyor vs. Sonra sana gore bir yer buluyorlar ama bulmalari birkac sene surebiliyor. normalde o sehirde 2 oda bir daire $1200'e kiralaniyorsa sen 500-600 verip oturuyorsun. binalar le$ tabii cogunlukla soylemeye gerek yok.
0
cooperr
(19.01.22)
encokbenisevinnolur +1

Türkiye sanki istanbul'dan ibaret gibi. Oysa ki yaşam kalitesi yerlerde. Kasaba baskısı istanbul varoşlarında taşradan daha çok mesela. Gelen rahat etmek için geliyor ama başını sokacak yer bulamıyor. Her imkan istanbul'da deniliyor ama her şey paraya dayalı. 8-10 bin lira kazanan biri ancak her şeye uzaktan bakar, o imkanları izleyip sinir stres olur.
0
garylineker
(19.01.22)
(8)

Ankara'da kpss çalışabileceğim kütüphaneler nerelerdir?

skzr
Sb. Şimdiden teşekkürler.
Sb. Şimdiden teşekkürler.
0
skzr
(18.01.22)
Millet Kütüphanesi
0
dissendium
(18.01.22)
@dissendium daha önce gittiniz mi sessiz ortam var mı çalışma alanında?
0
🌸skzr
(18.01.22)
Millet kütüphanesi aşırı kalabalık bence. İki kez gittim, ikisinde de yer bulamadım.
0
marla is in my head
(18.01.22)
adnan otuken vardi, iyiydi zamaninda ama yer bulmak icin erken gitmek gerekiyordu.
0
gonzo opera
(18.01.22)
mobile.twitter.com Şu twit doğruysa adnan ötüken. Adını da çok duydum gitmek nasip olmadı.
0
izza
(18.01.22)
@izza hocam öyle bir kütüphane Türkiye sınırları içerisinde sence olabilir mi? Tweet sahibi milleti güzel yemiş, görselde ki kütüphanenin ismi George Peabody :)
0
🌸skzr
(18.01.22)
uyanık kütüphane. birkaç şubesi var bildiğim kadarıyla. sohbet edilebilen ve sessiz iki ayrı bölümü oluyor. girişte verilen ücret ile bir içecek alınıyordu son..

batıkentte silence cafe var.. kişiye özel kabinleri vardı. yine batıkentte arkadaş kitabevinde de çalışma masaları var ama klasik müzik eşliğinde ve kitabevinin genel gürültüsü içinde çalışırım derseniz olabilir.
0
jepa
(18.01.22)
@skzr harbiden ben de inanmak istediğim için onaylamışım bilgiyi, bayağı uçurum varmış türkiyeyle :D
0
izza
(19.01.22)
(2)

otomobillerin teknik ölçü ve detaylarına nerden ulaşabilirim?

avatar is back
herhangi x marka model araç. bazıları bunların netten nerdeyse fabrika üretim projesine kadar buluyor sonra gidip parçalarını falan ürettiriyorlar. özellikle 60-70 modellerde bile bulabiliyorlar. sallıyorum 2015 octavia için böyle verilere nasıl ulaşılır?
herhangi x marka model araç. bazıları bunların netten nerdeyse fabrika üretim projesine kadar buluyor sonra gidip parçalarını falan ürettiriyorlar. özellikle 60-70 modellerde bile bulabiliyorlar.

sallıyorum 2015 octavia için böyle verilere nasıl ulaşılır?
0
avatar is back
(17.01.22)
Abi araba dediğimiz şey yüzlerce parçadan oluşuyor. Arabanın neresi?

Octavia'nın fren diski şuymuş.

tecdoc-new.alpics.info

Nasıl ulaşılır?

Google Görseller'de aşağıdaki aramalar yapılabilir model adı yazılarak.

technical drawings

dimensions

blueprints

Örnek

drawingdatabase.com
0
dissendium
(17.01.22)
yedek parçacılar, yan sanayi parçanın aracımıza uygun olup olmadığını şasi numarası ile sorgulayıp kontrol ediyorlar.

demek ki öncelikli olarak aracı tanımlarken 2015 octavia değil, aracın şasi numarasına bakmamız gerekiyor. tahmin ediyorum ki 2015 octavia'ların (daha doğrusu aynı marka modele ait araçların) şasi numaralarının ilk birkaç hanesi aynı oluyor. o şaseli araca ait bir kod gibi.

o kod ile sorgulayarak teknik verilere ulaşabilirsiniz eğer paylaşılmışsa.
0
kibritsuyu
(17.01.22)
(10)

Ne yapmalıyım

Cenk Daniels
Yeni bir işe başladım ve bana önceden gece çalışması vs olacağından bahsetmemişlerdi, şimdi görüyorum ki haftanın en az 2 günü gece 4 e kadar çalışmaya katılıyorum. Ne yapmalıyım? Bu konuda ik ile görüşüp hayırdır biz böyle anlaşmamıştık demeli miyim? Ekstra bir ücret ödemesi yapılmıyor ve bu çalışm
Yeni bir işe başladım ve bana önceden gece çalışması vs olacağından bahsetmemişlerdi, şimdi görüyorum ki haftanın en az 2 günü gece 4 e kadar çalışmaya katılıyorum. Ne yapmalıyım? Bu konuda ik ile görüşüp hayırdır biz böyle anlaşmamıştık demeli miyim? Ekstra bir ücret ödemesi yapılmıyor ve bu çalışma hayatımın kalitesini olumsuz yönde etkiliyor. Tavsiyelere açığım. (Deneme sürem bitti)

Teşekkürler.
0
Cenk Daniels
(17.01.22)
Valla durduğun kabahat hocam git konuş da işe girerken belgeleri falan okumadın mi? Orda yazıyordur belki çalışma koşulları falan, eğer öyle durum varsa kabul etmiş sayılıyorsun sanırım.
0
j r r tolkien hayrani
(17.01.22)
Mesai yapılır gibi bir madde var ama özellikle gece çalışması ile ilgili madde yer almıyor.
0
🌸Cenk Daniels
(17.01.22)
Fazla mesai ücreti dandik yerlerde bile olur. Fazla mesai ücreti vermiyorlarsa yeni iş ara.
0
dissendium
(17.01.22)
Gece 4e kadar kim ne için çalışır ki?
Aklima ya fabrikada üretimci olmak gelir ama remote calistiginiza göre önceden sanmıyorum.
Sonra başka ülkeye çalışıyor olabilirsiniz ama o zaman neden sadece 2 gün.

Tabiki gidip sorun. Bana göre işin başında söylenmesi gereken şeyler bunlar. Kaç şirket sabah 4e kadar çalışıyor ki normal bir şey gibi karsilansin.
0
logisticsmanager
(17.01.22)
dissendium +1

oto sanayilerde bile fazla mesai ücreti veriyorlar. iş değiştir derim.
0
senbensennedenbenlen
(17.01.22)
gece 4'e kadar çalışacağınız gün işe de o şekilde geç mi geliyorsunuz?
İK'dan talebinizin ne olduğunu netleştirip öyle gidin bence. Bu sisteme katılmamak veya ek ücret almak gibi.
0
michael_knight
(17.01.22)
gece 4 kadar calisip sabah devam mi ediyorsunuz ? cidden cok merak ettim, ne isi bu
0
oscar
(18.01.22)
nicke bakilirsa arkadas kacak icki imalethanesinde herhalde.
hocam ik'na git fazla mesaiyi yabanci icki olarak almak istiyorum de bakalim ne diyecekler. cevabi bize yaz merak ettik...
0
cooperr
(18.01.22)
mesai ücretini yazılı olarak talep et
günde 11 saatten fazla çalışma
mesaiye kalmama hakkına sahipsin
işten ayrılırsan kıdem+mesai ücretlerini talep et, mahkmeyle fazlasını alma hakkına sahipsin
0
bir soru sorcam
(18.01.22)
it sektörü arkadaşlar.. kaçak içki diyen olmuş hahaha :))) sabah tabi dinlenip öyle başlıyorum işe.
0
🌸Cenk Daniels
(18.01.22)
(18)

Sağlıklı beslenme kaygınız var mı? Yüzde kaç sağlıklı besleniyorsunuzdur?

ms brownstone
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
Asıl sormak istediklerim başlıkta ama genel olarak bu “sağlıklı beslenme” dediğimiz şeyi nasıl ve ne şekilde algılayıp uyguladığınızı da merak ediyorum. Sizin için ne kadar önemli ve ne kadar uyuyorsunuz buna?
0
ms brownstone
(17.01.22)
hiç bu tarz kaygılarım yok, 43 kiloyum.
0
rose parks
(17.01.22)
Var.

Yuzde 55 60 gibi
0
floydian
(17.01.22)
Evet bu kaygıyı taşıyorum. Yüzde seksen uyduğumu düşünüyorum.
0
ruhen hastayim ben
(17.01.22)
Kaygim var ama tembelim. %15 diyorum.
0
hot potato
(17.01.22)
Kaygım yok, %70-80
0
gabe h coud
(17.01.22)
kesinlikle var. kendi yaptığım ev yemeği olmak zorunda illa. dışarıdan söyleyince uyku düzenimden tut cildim bile bozuluyor.

tatlı dışında %80 sağlıklı besleniyorumdur. kendime söz verdim, ayda yılda bir evde yaptığım sütlaç dışında tatlıyı da keseceğim artık.
0
adse
(17.01.22)
Kaygım var hatta takıntı seviyesinde. %80-90 sağlıklı beslenmeye çalışıyorum. Dışarda yemek ve paketli gıdalar minimum seviyede. Canım tatlı isterse sağlıklı bir tarif bulmaya çalışıyorum. Şu an evden çalıştığım için buna uymak kolay ama işe gidince zor oluyor.
0
jazzabel
(17.01.22)
Valla hiç öyle bir kaygım yok. Yediğim sağlıklı şeyleri hep kazara yiyorum sanırım. Yani atıyorum 3-4 lahmacun yiyorsam lahmacun içine kattığım yeşillik falan sağlıklı sayılır herhalde anca. O yüzden benim yüzdem 20 falandır herhalde.
0
j r r tolkien hayrani
(17.01.22)
Yemek seçerim. Ispanak, pırasa falan yemem. Ama dikkat ediyorum. Gidip kekin üstüne çikolata yemem. Bir cips yediysem sonra bir hafta yemem. Kola içtiysem iki bardağı geçmem. Ben bu şekilde sınırlamayla kontrol ediyorum.
0
dissendium
(17.01.22)
Maaşımın çoğunu organik ürünlere ve vitamin takviyelerine verdiğim için %80 diyebilirim ancak sağlıklı beslenme kaygısından çok pahalılığın artacağından ve sağlıklı ürün alamayacağımdan kaynaklı bir kaygı mevcut.
0
BuddyGuy
(17.01.22)
Günlük aldığım kaloriye ve aldığım besindeki protein, karbonhidrat, yağ dengesine dikkat ediyorum.
Yıllardır şeker ve şekerli bir besin, dolayısıyla paketli gıda tüketmiyorum.
Günde en az 2 litre su (sıvılar hariç) tüketiyorum.
Her gün mutlaka farklı bir sebze (Çiğ ya da haşlanmış) tüketiyorum.
Kendi ekmeğimi, zeytinimi, peynirimi, yoğurdumu, şarabımı, cider ımı kendim yapıyorum.

Yüzde hesabı nasıl yapılır bilemediğim için cevaplayamayacağım.

Beslenmeyle alakasız gerçi de iyi de spor yaparım.
0
Mirket
(17.01.22)
Yok. Sevdiğim şeylerden sağlıklı olanlar sayesinde yüzde 10u tutturuyorumdur herhalde yani umarım:)
0
asteriks
(17.01.22)
Canımın çektiği şeyi ne olursa olsun tüketecek kadar sağlıklı besleniyorum. Sağlıklı beslenmek uğruna anlık isteğimi yadsıyacak kadar sevmiyorum bu hayatı.
0
Bruce
(17.01.22)
benim de var, şöyle var. evde abur cubur, kolay şeker tutmuyoruz. gereksiz kalori almıyoruz (hani açlık ve stres anında bi gofret yiyeyim dersin ya o), gereksiz alkol kullanımımız yok sadece sosyal okazyonlarda kullanıyoruz. dengeli beslenmeye çalışıyoruz (evde pişecek şekilde arada bi sebze, çoğunlukla tavuk, et) kahvaltı dışında ekmek yemiyoruz. tabii ki sağlıksız beslendiğimiz, hamburger baklava vs yediğimiz oluyor ama sık sık ve dandik yemektense seyrek ama kaliteli yiyoruz mutlaka, yediğimize değiyor yani.
0
roket adam
(17.01.22)
kızartma ve rafine şekerden mümkün olduğunca uzak duruyorum. yemeklerimi evde kendim yapmaya çalışıyorum, dışarıda yiyeceksem sağlıklı şeyler seçemeye özen gösteriyorum.

yemeklerde zeytinyağı kullanıyorum.

bazı dönemler tatlıya karşı zaafım oluşuyor, kontrollü bir şekilde yemeye çalışıyorum sonra geçiyor.

asitli içecekler on yıldan fazladır hayatımda yok.

bu şekilde idare etmeye çalışıyorum, iyi beslendiğimde iyi hissediyorum ama yemek yemeyi de çok seviyorum:) denge kurmaya çalışarak devam ediyorum diyebilirim.

bir de haftanın üç günü direnç antremanı yapıyorum, bu hayat kalitemi baya yükseltti.
0
elma
(17.01.22)
Midem her şeyi kaldırmadığı için dikkat ediyorum.

Şeker, tuz, ekmek, paketli gıdalar, katı yağ ,yağlı gıdalar minimumda yiyorum.

Bakliyat,yumurta,peynir,tavuk tüketmeye çalışıyorum
Meyve ve sebzeye ilaveten yulaf, kinoa , börülce tüketiyorum
Kuru kayısı ceviz kuru üzüm enerjim düştüğünde yiyorum
Kahvemi çayımı sade içiyorum

Canım çok tatlı isterse ki senede 2-3 supangle tercih ediyorum.

Tek sorun yeni tarifler bulamıyorum ve bazı tarifler yavan olduğu için en ufak lezzet verici bir sos-krema-baharat filan eklemek maliyeti arttırıyor.
0
kararsızataletfilozofu
(18.01.22)
sağlıklı beslenme çok geniş bir kavram ülkemizde.
Sadece "Fit" gıdalar tüketen de sağlıklı yiyorum diyor.
Organik beslenen de...
Karatay diyeti uygulayan da.
Kendince tuhaf diyet rituelleri uygulayanlar da sağlıklı yediğine inanıyor.

Sağlıklı beslenmeden benim anladığım katkısız (bu şartlar altında düşük katkılı), gıda ürünleriyle dengeli ve düzenli yemek (akdeniz diyetine yakınım diyelim)

Ama maalesef ülkemizde marketten alınan ürünlerin birçoğu bu tanıma uymuyor. Tamam dengeli beslenmek mümkün bir şekilde. Ama tükettiğimiz ürünler sorun.

Tohumlara güvenemiyorum, et ürünlerine güvenemiyorum çünkü hayvan nasıl yemleniyor, nasıl ilaçlanıyor bilmiyoruz.

Gıdalara eklenen birçok renk ve katkı maddesi bir şekilde "sağlığa olumsuz bir etkisi kanıtlanmamıştır" denerek yırtıyor.

Ne yazık ki doğal gıdaya ulaşmak hem çok maliyetli, hem de çok eforlu. Çünkü her ürünü Türkiye'nin dört bir yanından almak ve bunu düzenli bir şekilde almak dert.
Sırf bu iş için bir ekibinizin olması lazım.
0
anten
(18.01.22)
Üniversiteye başladığım dönem sağlıklı beslenmeyle ilgili neyin ne olduğunu öğrenmeye başladım, fakat sağlıklı yemeklerin üstüne ek olarak dışarıdan aperatif söylerdim, kilo sorunum hiç olmadı ama yağ oranım biraz yüksekti, hep rahatsız oldum bu durumdan.

Üniversite sonrası yemek yapma konusunda çok iyi noktaya geldim, nadir yediğim abur cubur ve dışarıdan yemeleri özel günler haricinde bıraktım.

Artık her gün evde spor yapıyorum, beslenmeyle ilgili son gelişmeleri takip edip vücuduma iyi gelen rutinleri oluşturuyorum.

Nadiren dışarı çıktığımda burger, pizza gibi kaçamaklar yapıyorum. Hayatım bu sayede kökünden değişti, çok iyi hissediyorum. %95 diyebilirim.
0
hadi ya la
(18.01.22)
(14)

Doktor maaşı zabıta maaşı olayı doğru mu?

avatar is back
Döner vs ile doktor çok daha fazlasını kazanmıyor mu? Zabıta maaşı öğretmeni mühendisi herkesi tokatlamış o ayrı zaten de.. Ne kadarı doğru ne kadarı yanlış?
Döner vs ile doktor çok daha fazlasını kazanmıyor mu? Zabıta maaşı öğretmeni mühendisi herkesi tokatlamış o ayrı zaten de..

Ne kadarı doğru ne kadarı yanlış?
0
avatar is back
(17.01.22)
Doktor maaşı doğru. Daha fazla değil cidden. Herkes 20-30 yıl öncesinde yaşadığımızı, doktorların düzgün para kazandığını zannediyor. Bu günlere geleceğimizi bilsem tıp okumazdım asla. Bizim buradaki yan dal yapan uzmanlar 9-10bin alıyordu. Yandal uzmanı ya yandal! 6 yıl tıp, 4 yıl uzmanlık, 2 yıl zorunlu, 2 yıl da yandal eğitimi...
0
helena
(17.01.22)
Benim doğu Anadoluda şu an uzmanlık eğitimini tamamlamaya çalışan arkadaşlarım minimum 12-13 civarı alıyorlar ben inanmıyorum doktor maaşlarının doğruluğuna
0
mg3929
(17.01.22)
devlet hastanesindeki memur çıplak maaşı öyle. döner çok değişken. dönerden 20 de alan var, 5 de.

edit: doktorların, hakimlerin, savcıların açık çekle maaş alması gerektiğini düşünüyorum. maaşlarının ne olacağına kendileri karar versinler. canını, adaleti emanet ettiğin insanlara güvenmek gerekiyor. aynı zamanda mezuniyeti, uzman doktorluğu, hakimliğe ve savcılığa geçişi çok daha zorlaştırmalılar. üniversite sayısı azaltılmalı. ilk 20 binin üstü bu görevlere gelmemeli. parayla tıp okunmamalı.
0
gabe h coud
(17.01.22)
ciplak maasi soyluyorlar genelde. doner ve ek odemeler soylenmiyor. donerden cok az alanlar da var tabi bu arada.
0
antikadimag
(17.01.22)
tus çalışıp bir alanda uzmanlaşmazsanız doktorluğun hiçbir getirisi yok.
0
rose parks
(17.01.22)
Kendini zabıta ile karşılaştıran bir doktor tweet'i vardı. Onun doğru olmadığına yemin ederim ama ispatlayamam. 21 yıllık doktor, doçent nasıl 10 bin lira maaş alsın. O doktorun para basması lazım. Sadece bir yerden aldığı maaş olabilir belki.
0
dissendium
(17.01.22)
doğru, devlet hastanesinde uzmanlığı olmayan doktor dört senedir çalışıyor. en son yatan maaşı 7500₺.
başka bir arkadaşım geçen sene mezun oldu. altı ay önce işe girdi, x bir firmada operasyon sorumlusu, aldığı maaş 7500₺.

doktorlar hak ettikleri paraları kazanmıyor, çoğu alternatif yollar arıyor. bir çoğunun alternatif yolu da ya yurt dışı, ya işte botoks motoks öyle şeyler artık. zabıtaya hiç şaşırmadım.
0
evde liyakat kalmamis
(17.01.22)
Degil, muhtemelen docentlik gelirini paylasmis.

Maas = yillik gelir/12

Bunun disinda paylasimlar gercegi yansitmaz.
Ben de bu ay komik bir maas aldim paylassam gulerler ama gercek gelirim bu degil.
0
divit
(17.01.22)
Bahsettikleri ana maas, bir de döner falan var.
Yalnız döner benim bildiğim değişken bir para ve emeklilige katilmiyor.

Kısacası şirkette size 10 bin lira verilirken asgariden sigortaniz yatinca nasil şirketi ıfsa edesiniz geliyorsa aynisini buraya da uygulayin.

Ki döner denilen olay değişken, garanti değil. Herkes ayni parayı almiyor.

Bence insanlar böyle "yok ya yalan çok iyi aliyorlar" falan dedikçe birkaç yil sonra devlette doktor bulamayınca da umarım doktorlarin iyi maas aldığını düşünürler ve O zaman doktor bulmak için maas artirilirsa da karsi çıkarlar. Özele giden adama dokunmaz zaten onlar rahat.
0
logisticsmanager
(17.01.22)
denizlide uzman doktor, döner ile birlikte toplam 10bin alıyor. şimdi yurtdışını araştırıyor, zabıta maaşını bilmiyorum
0
yemrem
(17.01.22)
İlgili gonderiyi tweetter'da yollayan Erhan hoca ile uzun süredir takiplesiyoruz. Kendisini yakından takip ediyorum.Erhan hoca gibi birinin ABD'de alacagı para yıllık 400-450K USD'dır. Yok 10 bin paylasmıs bir de doner odeme falan varmıs aslında 15-20 bın TL imis vs. bunlar cok ayıp geliyor bana. Boyle bir kardiyologun duz zabıtayla aynı maası alması Turkiye'nin ayıbıdır.
0
turkuaz
(17.01.22)
ABD'de doktor olmak Türkiye'ye göre daha zor, eğitim süreci, elenme süreci vb şeyler daha zor. Eğitim süresi daha uzun. ABD ile kıyaslamak mantıksız çünkü TÜrkiye'de yaşıyor ve burada doktor olmuş. Ona bakarsan Afrika ülkelerinde olanlar ne yapsın.

Esas mesele şu, ekonomik kriz nedeniyle alım gücü düştü. Doktor artık araba, ev falan alamıyor. Marka giyinemiyor. Çoğunun doktor olma motivasyonu para olduğu için de böyle ağlamalar başladı.

Uzman doktor 12-13 civarı alıyor diye biliyorum. Özelde çalışanlar daha fazla alıyorlar. Bundan kaç sene öncesinde özel bir hastanede çalışan beyin cerrahı bir tanıdık aylık 60 bin tl'den fazla maaş alıyordu. Şimdi 100 bin tl'yi bulmuştur. Ameliyat yapan bir göz doktoru aylık 300 bin tl'ye çıkabiliyor. Bu paraları kazanabilmen için özelde çalışacaksın, ameliyat falan yapacaksın. Masa başında oturan dermatologa bu paraları kimse vermez.

Zabıtanın işi doktora göre çok da kolay değil. Bir sürü sorunlu tiple uğraşıyorlar. Dilenci vb tiplerle 10 dk muhatap olan sinir krizi geçirir. Bu adamların işi bunlarla uğraşmak. Esnafı denetlemek vb. Bu tip işlerde muhatap olunan kitle cahil ve sorunlu insanlar. Çelik gibi sinir lazım.
0
garylineker
(17.01.22)
mezun sayısı arttıkça daha da doğru olacak
cerrahi branşları ayrı tutarsak
girmek için zeka sonrası için ezber gerekiyor
0
bir soru sorcam
(17.01.22)
ABD'de doktor olmak hem zor hem pahalı, 250-500.000 arası borçla mezun oluyorsunuz.

türkiyede ise maaşlar çok yüksek değil maalesef. eski maaşlar yalan oldu. özele geçenler iyi kazanıyor. o yüzden devlette adamakıllı inan kalmadı
0
KaraSakall
(17.01.22)
(1)

yds ispanyolca'dan 75 almak için kaynak tavsiyeleri

yassayf
değerli arkadaşlar merhabalar,yds ispanyolca'dan 75 puan alma hedefim var.ispanyolca bilgim : 0 (sıfır)bana nerelerden çalışmamı önerirsiniz ?udemy'den hangi dersi satın almamı tavsiye edersiniz ?hangi kitapları sipariş etmemi önerirsiniz ?kitap ve video dersler tabiiki hiç bilmeyenler için anlatım
değerli arkadaşlar merhabalar,

yds ispanyolca'dan 75 puan alma hedefim var.

ispanyolca bilgim : 0 (sıfır)

bana nerelerden çalışmamı önerirsiniz ?

udemy'den hangi dersi satın almamı tavsiye edersiniz ?

hangi kitapları sipariş etmemi önerirsiniz ?

kitap ve video dersler tabiiki hiç bilmeyenler için anlatım içeriyor olmalı.

ayrıca son bir sorum daha;

yds ispanyolca sadece elektronik mi yapılıyor ? yazılı yds'de ispanyolca testi yok mu ?

cevaplarınız benim için çok değerli olacak.
0
yassayf
(16.01.22)
İspanyolca sadece elektronik.

Türkçe kaynak aramaya çalışmadan İngilizce İspanyolca kaynak ararsanız daha verimli olur.
0
dissendium
(16.01.22)
(11)

gunde ne kadar su iciyorsunuz

Kittie
ben 1 veya 2 bardak. (cay, kola, meyve suyu falan da icmiyorum ama susamiyorum gun icinde ve aklima da gelmiyor.)yanima surahi de koysam dalip gidiyorum. miktar yaninda su tuketme sisteminiz nasil?
ben 1 veya 2 bardak. (cay, kola, meyve suyu falan da icmiyorum ama susamiyorum gun icinde ve aklima da gelmiyor.)
yanima surahi de koysam dalip gidiyorum.
miktar yaninda su tuketme sisteminiz nasil?
0
Kittie
(16.01.22)
mimimum 1 litre. maks 2
0
çih
(16.01.22)
Spor yaptığım donemlerde günde en az 3 litre

Diğer zamanlar 1.5-2 lt arasi
0
dafuq
(16.01.22)
Sabah kalkar kalkmaz 1 litre, öğleye kadar 1 litre, akşam yemeğine kadar 1 litre daha. Arada çok açık çay ve kahve
0
gabe h coud
(16.01.22)
Ben genelde her saat bir bardak içerim. Günde 10 15 bardak arası.

Sistem olarak değil ama alışkanlık olarak evdeyken mutfağa her gittiğimde içerim.

Yemekten sonra içerim. Tatlı bir şey yedikten sonra sonra içerim. Canım isteyince içerim.
0
dissendium
(16.01.22)
4
0
bir soru sorcam
(16.01.22)
4'ün üstüdür, gün boyu çok konuştuğum için ağzım kuruyor susuyorum sık sık. Hatta içsem daha çok içerim, susamış kaldığım anlar da oluyor. ama sürekli çişimin gelmesinden de rahatsızım.

Konuşmadığım günler, yani çalışmadığım günler yarısını içiyorumdur. Susamanı sağlayacak şeyler yaparsan kana kana içersin.
0
Bruce
(16.01.22)
Kışın, görece iyi beslediğim (kızartma gibi aşırı susamaya sebep olan besinler tüketmediysem) ve alkol almadığım bir günde 4 - 5 litre civarı.

Kızartma alkol tüketimi kafadan 2 litre ekliyor.

Yazın 6x1.5 luk su paketini bitiriyorum 1 günde ve gene alkol + kızartma gibi şeyler varsa fazlası da oluyor.

Aşırı anormal geldiği için doktora gittim tetkik falan da yaptırmıştım herhangi bir sorun çıkmadı.

Ayda 300 lira su masrafı mı olur 1 insanın ya.
0
materyalist imam
(17.01.22)
2 litre. Sudan nefret ederim, sagligim icin iciyorum. Yillardir alisamadim, alisilmiyor. 1 hafta su vermesen yasarim ama saglik icin iciyorum iste. Tavsiyelerim; telefonuna/saatine alarm kur, yaninda siseyle gez, tek seferde cok yuklenme. Bir de gece icmeni onermem, cis mubabbeti uykunun icine ediyor amk!
0
halitkin
(17.01.22)
3 - 4 ortalama.
çay/kahve tüketimim minimum miktarda.
yoğun spor yaptığım günlerde 4 litre su + başka sıvılar alıyorum.

ilk günlerde 4 lt su çok fazla demiştim ama bi kaç hafta içinde alıştım.
su çok içince "kahve içmeden kendime gelemiyorum" triplerim de yok oldu.
0
dahinnotha
(17.01.22)
1 bardak, bazen hiç
günde 9 litre içen varmış şaşkınım
0
harmanyeri
(17.01.22)
2 litre civarı, o da sağlık için.

Ötesi imkansız, zırt pırt işemekten nefret ediyorum.
0
jonas
(17.01.22)
(1)

Proje için isim önerisi

kostüm çok güzel prenses misiniz
Selamlar,Görme ve işitme engelliler için bir müze projesi var. Mimari yapıların maketleri olacak görme engelliler dokunarak tarihi yapıları inceleyecek, sesli betimlemeler olacak örneğin. Bu tarz müzelerin örneği var ama ben projeye bir isim arıyorum. Kültürümü duyumsuyorum ya da hissediyorum gibi b
Selamlar,

Görme ve işitme engelliler için bir müze projesi var. Mimari yapıların maketleri olacak görme engelliler dokunarak tarihi yapıları inceleyecek, sesli betimlemeler olacak örneğin. Bu tarz müzelerin örneği var ama ben projeye bir isim arıyorum. Kültürümü duyumsuyorum ya da hissediyorum gibi bir şey düşündüm ama sizin önerilerinizi bekliyorum. Eminim daha güzel fikirler gelir.

Şimdiden teşekkür ederim
0
kostüm çok güzel prenses misiniz
(16.01.22)
Tarihe dokun projesi
0
dissendium
(16.01.22)
(9)

Ön yazı (İngilizce)

dissendium
Ön yazı yazmaya çalışıyorum ama aklıma bir şey gelmiyor. Aşağıdaki yazıya başka ne ekleyebilirim?I am a mechanical engineer and I live in X. I can use Microsoft Excel, Microsoft Word, AutoCAD, SolidWorks. My work experience is less than two years. I worked as a mechanical engineer in the production
Ön yazı yazmaya çalışıyorum ama aklıma bir şey gelmiyor. Aşağıdaki yazıya başka ne ekleyebilirim?

I am a mechanical engineer and I live in X. I can use Microsoft Excel, Microsoft Word, AutoCAD, SolidWorks. My work experience is less than two years. I worked as a mechanical engineer in the production department of a food company located in the X Organized Industrial Zone. Therefore I think that I am suitable for the position of mechanical engineer.

I am interested in the automotive sector and I want to have experience in this sector. Toyota is a company that will carry me to an advanced point in my profession with its technology. I believe that I can improve myself in the fields of design, production and quality while working at Toyota.

Şirketi övmek mi gerekiyor?
0
dissendium
(14.01.22)
çook kısa bir şekilde neler başardığın ve neler yapmak istediğini yazabilirsin bence. İngilizce seviyesi önemliyse değiştirecek şeyler var bi de burada. İyi İngilizce seviyesine sahip birinin yazacağı bir yazı değil bence pek.
0
floydian
(14.01.22)
@floydian, yazı üstünde düşünmedim, aklımdan geçenleri yazdım kısaca taslak olarak. Düzenleyeceğim daha sonra.
0
🌸dissendium
(14.01.22)
Hazir ing cover letter yazan platformlar var. Su an aklima gelmedi ama googleda bulabilirsiniz. Sadece kisisel bilgilerinizi girmeniz yeterli.
0
geçerkenugradım
(14.01.22)
Övmekten ziyade şirkete ne katacaksınız ondan bahsetmeniz daha beklenti dahilinde olur, hâli hazırda ilanda beklentilerini paylaştılarsa, proje çizimi, planlaması vb. onunla ilgili yaptığınız gönüllülük veya staj gibi bağlantı kurabileceğiniz bir tecrübeniz varsa ondan bahsedebilirsiniz. Ayrıca internette bolca örnek var us,eu için göz atabilirsiniz.
0
mas
(14.01.22)
Bu yazı biraz informal. "I can use ", "I can improve", "Therefore I think that" bunlar profesyonel yazılarda pek kullanılmaz. Meseala "automative sector" demişsiniz. Alan dışı olmama rağmen bunu diyen kişinin alana yabancı olduğunu ve büyük ihtimalle Türk olduğunu anlarım çünkü ecnebiler "automative industry" der genelde. Ki benim ingilizcem de süper değildir ama düzeltsem bir sürü şey var daha.

İngilizcesi iyi birine okutup öyle gönderin bence.
0
pembe mezarlık
(14.01.22)
Daha önceki deneyimleriniz, görev tanımlarınız, edindiğiniz beceriler tam olarak neler ve bunları yeni şirkete nasıl aktaracaksınız; onlara hangi becerilerinizle ne şekilde katkıda bulunacaksınız bunları anlatmanız gerekiyor. Bu haliyle okuyan kişi sizin nelere sahip olduğunuzu, dolayısı ile size neden maaş vermesi gerektiğini anlayamaz.
0
fotrsapka
(14.01.22)
In the rapidly changing and growing automotive industry, an engineer who closely follows the latest developments in the sector, in a company like Toyota that prioritizes research and development studies, designs cars with environmental awareness, and provides maximum user satisfaction, safety, comfort, and extensive spare parts network services. I am confident that I will be a productive and competent employee.

In addition, I am an employee who is interested in other organizations' creative methods, is disciplined, harmonic in a collaborative environment, and has no problems about working overtime.

Toyota's popularity and demand in Turkey can be attributed to its design's fit for Turkish conditions as well as its engineering success. As a result, I'd like you to be aware that I can be a part of the electric based automobile / self-drive designed production that will become widespread in the coming years.

I would like to present my best wishes for the evaluation of my CV and the oral interview.

Başvurunuzda başarılar dilerim. :)
0
birhayat
(15.01.22)
Abi Toyota'yı övmene gerek yok. O Toyota zaten. Otomotiv dünyasına yön veren, dünyanın en çok araç satan şirketi. Daha çok adı sanı belli olmayan firmaları översen belki gururları okşanır. Bunu geçelim.

Kendinden bahsederken biraz daha seni diğer adaylardan ayırabilecek özelliklerine değinmen, daha çok pozitif şeyler üzerinde durman lazım. Tecrübenin '2 yıldan daha az' olmasını bu şekilde ifade etmen sanki negatif bir şeyden bahsediyormuşsun gibi oluyor. Belki de negatif bir durumdan bahsediyorsundur. Eğer öyle ise bundan bahsetme. 'less than two years' demektense direkt 'two years' demek daha iyidir.

Bir de çalıştığın firma için başardığın bir şeyler varsa onların üzerinde durabilirsin. Üretim bölümünde çalışmışsın. Ne yaptın? Örneğin -atıyorum- "20 milyon euroluk bir projenin devreye alma sürecini yönettim" ya da "üretim iyileştirmeleri ile firmaya yıllık 2 milyon euro tasarruf sağladım" gibi içinde direkt sayısal veriler olan şeyleri de ekleyebilirsin. "Üretim verimliliğini %65'ten, %80'e çıkardım", "Firmanın en önemli ekipmanının OEE değerini %60'tan %70'e çıkaran ekipteydim" gibi.

Bu tarz sayısal veriler çok dikkat çekicidir. İşe alım personeli bir CV'yi incelerken 10 saniyede karar verir diye bir geyik var. Bu doğru. Bu yüzden derli toplu ve hemen göze çarpan şeyleri öne çıkaran bir CV ve önyazı olması lazım. Bu duyuruda içinde hiç sayısal değerler olmayan yazılara bir de içinde %60 gibi sayısal değerler olan yazılara çok hızlı bir bak. Okuma, göz gezdir. Hemen dikkat çektiğini fark edeceksin.

Son olarak yazının İngilizcesi için taslak metinlere başvur +1
0
himmet dayi
(15.01.22)
Hocam son zamanlarda AutoCAD ve solidworks biliyorum diyerek gelen bir sürü adayı geri gönderen bir mühendis olarak şunu söyleyebilirim ki, şunları biliyorum demektense şu programları kullanarak şu işleri, projeleri yaptım demek daha doğru olur.
Diğer yorumlara ek olarak bunu da paylaşmak istedim, başarılar.
0
va
(15.01.22)
(3)

güzel güney kore filmi var mı tavsiye edeceğiniz?

plastic_angel
Geçen yıl yada bu yıl izleyebileceğimiz güzel aksiyonlu veya konusu sıkmayacak bir yapım var mı tavsiye edebileceğiniz? izlenecek film kalmadı fiyasko hepsi :(
Geçen yıl yada bu yıl izleyebileceğimiz güzel aksiyonlu veya konusu sıkmayacak bir yapım var mı tavsiye edebileceğiniz? izlenecek film kalmadı fiyasko hepsi :(
0
plastic_angel
(14.01.22)
Yeni değil ama izlediğim güzel iki Kore filmi yazayım.

The Classic

Forgotten
0
dissendium
(14.01.22)
eski ama çok güzel.

Kimssi pyoryugi

www.imdb.com

bunlar da yeni

www.imdb.com
www.imdb.com
0
gabe h coud
(14.01.22)
Ben Hollywood zombi filmlerini sevmem, Train to Busan'ı çok sevmiştim :D öyle diyim.
0
nhk ni youkosu
(14.01.22)
(7)

work & travel nasil yapilir? acente sart midir?

antikadimag
bu surec nasil isliyor? acentelere para kaptirmadan yapmak mumkun mu? kardesim icin soruyorum, gerekirse surecleri ben yuruturum amerika'dayim zaten. yanima almak istiyorum w&t ile. bir yaz vakit gecirsin.
bu surec nasil isliyor? acentelere para kaptirmadan yapmak mumkun mu? kardesim icin soruyorum, gerekirse surecleri ben yuruturum amerika'dayim zaten. yanima almak istiyorum w&t ile. bir yaz vakit gecirsin.
0
antikadimag
(14.01.22)
Üzerinden zaman geçti biraz ama araştırmıştım. Danışmanlık şirketiyle hareket edince daha sağlıklı oluyormuş. Onlar size çalışabileceğiniz pozisyonları sunuyorlar. Bir yer görüşmek isterse online mülakat oluyormuş. Anlaşma sağlanırsa işlemlere başlanıyor. Yanınıza alma gibi bir şey olabilir mi bilmiyorum. Benim gördüğüm pozisyonlar Starbucks'ta kasiyerlik, yüzme havuzunda cankurtaranlık gibi şeylerdi.
0
dissendium
(14.01.22)
@dissendium; yanima alma dedigim benim eyalette bana yakin bir yere w&t genclerinin geldigini biliyorum. ben gidip konussam o isletmelerle ayni seyi saglayamaz miyim acente yerine. zira acente olsa da yine ayni eyalete yerlestirmelerini rica edecegiz.
0
🌸antikadimag
(14.01.22)
Selamlar

Bence mümkün çünkü ilk sefer acenta ile giden gençlerin daha sonra kendi bağlantıları ile devamını getirdikleri gördüm. Dolayısıyla gidip hem o çalışanlar ile hem de işverenler ile görüşün. Birşey kaybetmezsiniz.
0
burka
(14.01.22)
@antikadimag, olabilir, neden olmasın. Görüşmenin zararı yok.
0
dissendium
(14.01.22)
abi çok zor, gerçi ben konudan uzaklaşalı baya oldu da o acenteler amerikada belli şirketlerden ds2019 formu alıyor ve hepsinin kotası var. emin ol çoğu bazen kendi arasında alıp satıyor ellerindeki ds2019 formlarını. senin bireysel olarak amerikadaki bir acenteden ds2019 formu alman çok kolay değil malesef...
0
bay b
(14.01.22)
Acenta sart degil fakat ingilizcen iyi olmali.

Is veren ile iletisimde aranda kimse olmayacak direk goruseceksin.

Is ilanlarinin yayinlandigi bir link vardi bulursam ekleyecegim.
0
kaiserr76
(14.01.22)
J1jobs diye bir site vardi. Hatirlayamadim. J1 jobs diye arama yapabilirsin.
0
kaiserr76
(14.01.22)
(8)

Mülakat-iş arayışı

atina
işletme lisans ve yüksek lisans eğitimlerim, çeşitli sektörlerde iş deneyimlerim, mesleki sertifikalarım ve kendime güvendiğim için iyi olduğunu düşündüğüm iletişim becerilerim var. iş arayışım devam ettiği için kendimce başvurular yapıyorum ama birçok görüşme yapmama rağmen bir türlü işe alımım ger
işletme lisans ve yüksek lisans eğitimlerim, çeşitli sektörlerde iş deneyimlerim, mesleki sertifikalarım ve kendime güvendiğim için iyi olduğunu düşündüğüm iletişim becerilerim var. iş arayışım devam ettiği için kendimce başvurular yapıyorum ama birçok görüşme yapmama rağmen bir türlü işe alımım gerçekleşmiyor.Başvurduğum alanlar da insan kaynakları uzmanı- uzman yardımcısı. bu kadar görüşme sonrasına rağmen kendi kendime neden çağırdılar acaba demişliğim oluyor. halbuki doğru soru neden kabul etmediler diye soracak olmam değil mi?

bir aydan fazladır olumsuz bile dönmeyen mi dersiniz, iki görüşme yapmama rağmen teklif yapmayan mı dersiniz hepsini yaşadım resmen.Linkedinden mesaj yolluyorum adamlar bakıyor, çağırıyor ama sonrası yok. Para fazla bile istemiyorum hatta zaman zaman oldukça makul dememe rağmen bir türlü olmadı. 5 bin desem de olmuyor 7 bin desem de. beni almayan bazı şirketlerin sonraki aldıkları elemanları zaman zaman linkedinde öğrenme şansım oluyor ağımdan dolayı ama öğrenmez olayım. resmen öncesi olmayan adamlarla çalışmaya başlamışlar.hiçbir tecrübesi olmayan kişiler ve yetkinlikler bile nerdeyse eğitimsel olarak aşağı seviyede.


gerçekten istanbul'da ve Türkiye'de herkes torpil ile mi çalışıyor? kimse özverili, doğru dürüst çalışabilen ve eski işlerinden referas verebilen adamlarla çalışmaktansa iç kaynaklardan ya da kendi kişisel referanslarından mı çalışmayı tercih ediyor? ben bu soğuk kış gününde kendimi beğendirmek için görüşmeye gidiyorum ama kişisel gelişimini tamamlayamamış ik'cılar ile neden muhattap oluyorum. ben çalışırken böyle olmadım ve asla da olmayı düşünmüyorum.

sorum şu: napayım?
0
atina
(14.01.22)
Bitirdiğin okullar önemli. Özellikle işletme için önemli çünkü mezun çok. Yüksek lisansı özel sektörde fazla takmazlar. İş deneyimi de önemli. Bir şekilde referans (ya da torpil de) bulmaya bak. Arkadaş çevresi olur, aile çevresi olur, eski işinden birileri olur vb.

Görüştüğün İK'cıların çoğu torpillidir mesela. AÖF'li mi dersin, taşra üniversitelerinden mezun mu dersin...bir şekilde torpille İK'cı olmuşlar
0
antropolog
(14.01.22)
Başvuru için kullandığınız kanal nedir? Ben Kariyer.net'ten çağıran birkaç yere gittim. Bazı şirketler kendilerini çok yüksekte görüyor. Tavsiyem İşkur ilanlarına bakın. İK için özlük işleri personeli gibi pozisyonlar başlangıç için uygun olabilir. Bordro hazırlamayı öğrenirsiniz. Demek istediğim şey şu. Abartılı bir örnek olacak ama gidip Tesla, Inc. şirketine girmeye çalışmak yerine önce Xoğulları A.Ş.'de çalışmayı deneyin. LinkedIn çok saçma bir ortam bana göre. Hesabımı kapattım bir süre önce.
0
dissendium
(14.01.22)
@dissendium ben de sizin gibi kariyer.net üzerinden ilanı görüp başvuruyorum ama linkedin üzerinden de o şirketin ik'cılarına mesaj atıyorum. zatem çoğu facebook gibi kullanıyor orayı boş yani. ama bazen dönüş de oluyor ama o dönüşler de bir iki görüşme sonrası duraklıyor, olumsuz oluyor vs.

işkur için bulunduğumuz il için mi kayıt olması gerekiyor? başka şehirden yapmıştım ben kaydımı ama istanbul'dayım. bir de işkur'dan siz sadece internet başvurusu mu yapıyorsunuz yoksa direkt merkeze mi gidiyorsunuz?genellikle dönmüyorlar ya da eski ilanlardı hep
0
🌸atina
(14.01.22)
İşkur sitesinden istediğiniz şehir için yapabilirsiniz. Sadece başvuru yapmıyorum. Başvuruya ek olarak yazan e-posta adresine CV atıyorum. E-posta adresi yoksa şirketin e-posta adresini buluyorum Google'dan. Her gün yeni ilanlar oluyor.
0
dissendium
(14.01.22)
@dissendium teşekkür ederim. bunu da bir deneyeyim. çok sağolun
0
🌸atina
(14.01.22)
Basvurdugun alan ise girmenin en zor oldugu yer zaten.
Bir uzman icim piramidin tepesi.

Yillardir tonla is degistirdim disardan ik personeli alan firma gormedim gibi bir sey.
Bir sekilde icerde hucreden falan sifirdan uretiyorlar.

O kadar kaymak bir alana herkes girmek ister ama giremez.
Muhasebeyi zorlasan girersin.
0
divit
(14.01.22)
Belki İK danışmanlık ya da butik headhunting firmalarının listelerini çıkarıp onlara başvuruda bulunabilirsiniz.

İK'da da farklı farklı alanlar var, ne istediğinizden -deneyiminiz çerçevesinde- net olmak gerekiyor olabilir.

Belki başka faktörler de etkilidir, yabancı şirketse İngilizce seviyeniz vb.
0
dreamnesiac
(14.01.22)
@dreamnesiac ilana göre başvurumu yapıyorum ve genellikle türk firmalar oluyor. Yabancı bile olsa perfect dil seviyesi isteyen görmedim ve zaten hiç ingilizce yeterliliğim de ölçülmedi. Yani bunu soran, soruşturan da yok. zaten pratikte ve literatürde de tecrübem var ilgili alanda. ben hem yüksek lisansını yaptım hem de 3 yıl çalıştım daha önce. ayrıca siz de takdir edersiniz ki ilanların büyük bir çoğunluğu ik uzmanı ya da ik uzman yardımcısı şeklind açılıyor. Yoksa çalışan bağlılığı, performans ve eğitim uzmanı, bordrocu da var tabiki.
0
🌸atina
(14.01.22)
(8)

yeni kullanılmamış mobilyaları satmak

jepa
yeni alınan koltuk takımı, yemek odası, yatak odası takımı var. 30 bine yakın fiyatlı. bazı nedenlerden dolayı kullanılmayacak.. firma iade kabul etmediği için başka yollardan satmaya çalışılacak artık. aklıma dekopasaj geldi ama letgo gibi ölü fiyatına mı gidiyor bilmiyorum.. bir de spotçular var.
yeni alınan koltuk takımı, yemek odası, yatak odası takımı var. 30 bine yakın fiyatlı. bazı nedenlerden dolayı kullanılmayacak.. firma iade kabul etmediği için başka yollardan satmaya çalışılacak artık. aklıma dekopasaj geldi ama letgo gibi ölü fiyatına mı gidiyor bilmiyorum.. bir de spotçular var. başka neresi olabilir?
0
jepa
(13.01.22)
Sahibinden'de de var.
0
dissendium
(13.01.22)
İlan verip burdan da yayınlanabilir
0
baldan kaymak
(13.01.22)
spotçular letgodan daha ölücü. internet üzerinden satmaya çalışcaksınız, belki 6-7 ayı bulur birden satamayabilirsiniz.

birden satmak isterseniz spotçu 30 binlik o eşyaya 10 bin falan verir.
0
çih
(13.01.22)
biraz zarar etmeyi kabul edip, sahibinden.com'dan satacaksınız. mobilya işi ikinci elde çok saçma. spotçu sizden sıfırı 100 lira olan o ürünü 25 liraya alır; daha sonra pasajda başka müşteriye 100 liraya satar. o fiyatlar da sizi aldatıyor işte, sanki adam 70'e alıp 100'e satıyormuş gibi ama alakası yok. mobilya spotçularında düzgün ürünler hiçbir zaman uygun fiyata olmaz, hep mağaza fiyatınadır.

mesela siz internetten 80'e müşteri bulur musunuz? tamamen şans. sizin mobilyayı beğenen kişi 500km uzaktadır, nakliyesi batar almaktan vazgeçer. ilana koyup bekleyeceksiniz.
0
malheiros
(13.01.22)
tamamen şans işi
internetten genelde çok uygun fiyatlı olanlar tercih ediliyor
ya da kaliteli bi şeyler arayanlar bütçeleri kısıtlı olduğu için senin ilanı tercih edecek
nakliyeyi de sen fiyat olarak ayarla şu kadar tutuyor filan demen avantajın olur
0
bir soru sorcam
(13.01.22)
Dekopasaj mı? Yorumları okuyun öyle bakın. Mobilya sıfır da olsa ikinci el satışı zarar yazan bir ürün.
0
mahsus mahal
(13.01.22)
Sıfıra yakın fiyata satmanız mümkün değil, her halükarda bir zararınız olacaktır. Letgo ya da sahibinden denerim ben olsam, spotçu genelde en ölü fiyatı verenler oluyor. Letgo'da gelen teklifleri gerçek değeri gibi düşünebilirsiniz.
0
roket adam
(13.01.22)
Eger markasi modeli belliyse tam model adiyla her yere ilan acip deneyin. (Ikea modelleri bu konuda avantajli, spesifik isimleri oldugu icin almak istedigin masayi sandalyeyi hemen bulabiliyorsun ve satisi da rahat)

Kumasindan, rengine tam olarak almayi dusundugum 30binlik bi mobilya takimini internette ilanda gorsem, karta taksit ve evde sifir kurulum yerine nakit parayla almam icin 20bin veririm anca. Sokulmesi, nakliyesi, evde tekrar kurulumu ve nakit odemesi hep dert cunku. Cazibesi olacak ki alayim. (Bu benim dusuncem tabi)
0
brkylmz
(13.01.22)
(3)

İK'cılara Uzmanlık Sorusu

fernandoenes
Merhaba Duyuru Ahalisi,Duyurunun İK'cılarına bir sorum olacaktı.AOF lisans mezunu bir kişinin Yüksek Lisans yapması CV'sinde herhangi bir fark yaratır mı ? Örgün lisans programını şartlar sebebiyle bırakmak zorunda kalıp AOF olarak tamamlamış. Fikirlerinizi saygıyla okuyor olacağız :)
Merhaba Duyuru Ahalisi,

Duyurunun İK'cılarına bir sorum olacaktı.

AOF lisans mezunu bir kişinin Yüksek Lisans yapması CV'sinde herhangi bir fark yaratır mı ? Örgün lisans programını şartlar sebebiyle bırakmak zorunda kalıp AOF olarak tamamlamış. Fikirlerinizi saygıyla okuyor olacağız :)
0
fernandoenes
(13.01.22)
hedef pozisyon, hedef şirket ne bilmemekle beraber tabi ki faydası olur ama aşırı faydası olacağını düşünmüyorum.
0
a darkness coming
(13.01.22)
İK'cı değilim ama iş arama tecrübem var. Yüksek lisans olumsuz etki yapabilir. İş bulmada en önemli şey işe uygunluk. İşe uygunluk sadece bir şeyler yaptığında değil, bir şeyler yapmadığında da artabilir. Yüksek lisans yaptıysan uygunluktan uzaklaşmış olabilirsin. Bunu bir teraziye ağırlık eklemek, teraziden ağırlık almak olarak düşün.
0
dissendium
(13.01.22)
1 yil boyunca is aramis birisi olarak bence yuksek lisansin getirdigi avantaj az, yastan dolayi olumsuz baktiklari bile oluyor. Ama ote yandan odtu bogazici koc sabanci bilkent gibi bi yerde yuksek lisansini yaparsan girebilecegin is skalasini genisletirsin. Ornek olarak eskiden x sirket icin uygun bir adayken, 2-3-4-5x olabilirsin.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(13.01.22)
(6)

bedelli askerlik için malzeme internetten mi

not sure if serious
alayım yoksa marketten alayım genel olanları, spesifik olanları gidip mağazası neresiyse oradan mı alayım?bir internet sitesinde 30 günlük set buldum, herkes bu siteyi gösterdi, 1399.90 tl. içinde her şey var. tek tek alsam kaç para hiçbir fikrim yok da 30 gün için 1400 tl çok geldi, ben 15bin verdi
alayım yoksa marketten alayım genel olanları, spesifik olanları gidip mağazası neresiyse oradan mı alayım?

bir internet sitesinde 30 günlük set buldum, herkes bu siteyi gösterdi, 1399.90 tl. içinde her şey var. tek tek alsam kaç para hiçbir fikrim yok da 30 gün için 1400 tl çok geldi, ben 15bin verdim bu askerliğe :D 21 gün gidicem. (ben ilk bedelliden yararlanmıştım ama gidememiştim)

not: boxerların olmama ihtimali var bir de.
0
not sure if serious
(13.01.22)
1400 tl cok.

kisin gideceksen decathlondan iclik al ust ve alt. iki uc gunde bir degisterecegin sekilde ic camasiri ve tshirt al. ben eski ic camasirlarimi goturdum, attim hepsini.

geri kalan seyler zaten totalde 100-200 eder en fazla.
0
fakyoras
(13.01.22)
Askerlik malzemesi satan dükkan vardır şehrinizde.

20 Fanila, 20 Don, 20 Çorap, Tabanlık, Tıraş malzemesi, Terlik, Yüz havlusu, Meşhur Casio saat, Tuvalet kağıdı, Tırnak makası, Cımbız, Cerrahi eldiven (bkz: mıntıka), Bepanthene, Diş fırçası/macunu, Ağrı kesici.

Ben bu şekilde gitmiştim.

~Kantinde vardır diye güvenmeyin çok geniş bir deneyim spektrumu var bedellide. Kamuflaj giymeden bütün gün film izleyip yemin edip gelen de var, eğitimden anası ağlayıp zatürre olan da var. Kantin belli olmaz, açık olup olmayacağı sıra işleri yanınızda elzem şeyleri götürün. 1400 lira deli saçması ona girmedim bile.
0
hedep
(13.01.22)
yuh 1400 tl ne ya, millet yolunda yemin ediyorum. Ne varmış o kadar içinde anlamadım.
Yanına bulabildiğin en ucuzundan birkaç tane haki boxer, çorap, jilet bir tane de havlu al git yav. Çok kasmaya gerek yok.

Askeriye de istihkak verecek zaten değişmediyse. Ben askerden dönerken sadece askeriyenin verdiği bir dolap dolusu şampuan ve jilet dağıttım millete. Bedellilere vermiyor olabilirler ama bunları.
0
uvbray
(13.01.22)
1400 mü?. Herhalde onlar sizin yerinize askerliğe gidecek.
Askerlikte bir çok şey veriliyor zaten. Erin tanımında "ihtiyaçları devlet tarafından karşılanan" ibaresi de geçer.

Mevzuat ve uygulamalarda neler değişti pek bilmiyorum ama en iyisi askerde bulunan ya da yeni terhis birinin cevap vermesi.
0
Erva
(13.01.22)
Çok fazla 1400, 15 atlet 15 boxer en dandiğinden 25-30 çift çorap ( ki bunların hepsi kantinden de temin edilebiliyor) tıraş köpüğü tıraş bıçağı havlu 2 çift çorap 2 çift don 2 çift atlet fanila , pijama takımı şampuan vs. zaten girişte veriliyor. Dediğim gibi kantinden temin etmek daha uugun oluyor , dışarda 50 tl e satılan boxer 12 tl di kantinde.
0
delikedidilimiyedi
(13.01.22)
Bu işin bile tokatlama yöntemini bulmuşlar. Ben 6 ay askerlik yaptım. Malzeme için harcadığım para 500 lirayı geçmemiştir. Bedelliler malzemelerinin çoğunu bırakıp gitmişlerdi. Siz de kullanmadan bırakıp gidersiniz. İnternetten alma. Mağazadan al.
0
dissendium
(13.01.22)
(13)

Bu insanlar nasıl tanışıp evleniyor?

deveyidiken
Bazen "Aşkı için 3000 km yol tepti ve Şırnak'a gelin gitti" gibi haberler çıkıyor. Bir Hollandalı kadın, ülkemizdeki bir beyefendiye evleniyor vs. Evet Tinder gibi bir uygulama var ama bu tarz evlilik yapanlar bu uygulamaları kullanmıyor sanırım. Bir de bu insanların yabancı dili de pek olmuyor. Bu
Bazen "Aşkı için 3000 km yol tepti ve Şırnak'a gelin gitti" gibi haberler çıkıyor. Bir Hollandalı kadın, ülkemizdeki bir beyefendiye evleniyor vs. Evet Tinder gibi bir uygulama var ama bu tarz evlilik yapanlar bu uygulamaları kullanmıyor sanırım. Bir de bu insanların yabancı dili de pek olmuyor.

Bu tip bir evlilik yapmayı nasıl başarıyor bu insanlar? Hadi bir şekilde tanışıldı diyelim, nasıl yürütüyorlar?
0
deveyidiken
(13.01.22)
güneyde tatil yerinde tanışmış olmaları muhtemel.
0
amour fou
(13.01.22)
Bazi insanlar yalniz kalmaktansa kiminle olursa olsun evleneyim kafasinda
0
baldur2
(13.01.22)
90% Antalya'da denk geliyorlar. Yani ne kadar gördüysem hepsi öyleydi. Kimi Fethiye'de otelde çalışırken müşteri olarak denk gelmiş kimi Antalya'da su sporları yaparken vs. Güneydoğu'dan Antalya'ya çalışmaya giden Kürt kardeşlerimiz affetmiyor.

Alt orta segment otellerde dikkat edin çalışanların ezici çoğunluğu doğu kökenlidir.
0
uvbray
(13.01.22)
cogunlukla tatile gelen azicik orta yasli yabanci ablalar ve yurt disina kapagi bi atsam beklentisindeki yurdum gencleri arasinda oluyor bahsettiginiz evlilikler. bizim gencler cogunlukla barda ya da otelde garsonluk, komilik yaparken bu ablalara ekstra ozen gosterince onlarin da gonlu kayiveriyor. bizimkiler de oradan alip yuruyor. ablalar cogunlukla oturum vs. islemlerini hallediyor zaten o arada da birkac kez daha geliyorlar turkiye'ye ve sevgililerini yanlarina getirtiyorlar. yuzyuze degilken de internetten gorusuyorlar iste. gunumuzde cok zor degil bu sistem.
0
in vino veritas
(13.01.22)
Cem Yılmaz'ın Are you Cola esprisini duymuşsundur. Millet hatalı konuşmamak için İngilizce konuşmaktan kaçarken bu adamlar A0,5 İngilizce ile cesaret gösterip konuşuyorlar.
0
dissendium
(13.01.22)
20 yıl önce Tinder yoktu ama o zamanda bu kadınlar gelip, bu şekilde evleniyordu. Ben de anlamıyorum. Norveçli ev arkadaşım vardı. Annesi sarışın, mavi gözlü manken gibi bir kadınmış, resmini göstermişti. Babası turlarda çalışıyormuş, annesi Norveçten gelip Türkiye'ye yerleşmiş. Sonra babası şiddet göstermeye başlamış. Annesi kendini ve kızını zor kurtarmış.

Annesinden sonra bir de Rus bulmuş, ona da aynısını yapmış. Babası işi olmayan, alkolik bir adam bu arada. Tipi de yok. Kadınlar neden bunu kendilerini yapıyor ben de anlamıyorum.

Başka bir arkadaşım da google translate aracılığıyla iletişim kuruyordu.
0
barguzhale
(13.01.22)
Nesil değişti ve insanlar Sarah ile Musa'yı unuttu tabii artık :(
www.milliyet.com.tr
www.hurriyet.com.tr
(Tırt haber sitesi galerisi linkleri için özür diliyorum.)

Yalnız ne acayip olaydı ya. Soruyu görünce beynimin diplerinden çıktı geldi. Güneyde tanışıyorlar. Benim bildiğim ve yürüyen evlilikler genellikle ikisi de okumuş etmiş insanlar arasında oluyor. Mesela Rus ama eğitimli, işi gücü olan kadın eğitimli ve işi gücü olan adamla evlenip Türkçe öğreniyor, burada iş buluyor ya da sosyal hayata katılabiliyor.
0
kobuzchu kiz
(13.01.22)
Eski 3-4 komşumuz Facebook ile tanışmıştı. Hatta bir tanesi Afrikadan bir kadın getirmişti. Tek ingilizce bilen bendim kadıncağız benimle konuşabiliyordu sadece.

Mürsel vardı yakın zamanda. Google translate ile konuşuyordu. O da facebook gruplarından tanışmış.youtu.be bam bam yürüyorlar valla.
0
jazzabel
(13.01.22)
Turkıyede yasayan yabancılarla cok calıstım, tamamına yakını turkle evliydi.
Yabancı kadın-Turk erkek evliliklerinde erkeklerin neredeyse hepsi tatilde tanıstıkları garsonlardı. Cogu okula gitmemis, guney bolgelerinde otel ve restoranlarda calısmaya baslamıslar. Kadınlar da genelde bes on yas daha buyuktu.
Yabancı erkek - Turk kadın evliliklerınde kadınlarda aynı profil yoktu, isi gucu egitimi adama benzer olan cok vardı. Ogretmen- ogretmen evliliği gibi. Ama kadınlar cogunda bayagı genctı erkeklere gore.

Tespitlerim bunlardır.
0
sopiro
(14.01.22)
Tatile gelen ruslarla tanışıyorlar. Aralarında sosyoekonomik bir uçurum olmuyor. Aslında mantıksızlık da yok. Evlilik bir amaca yönelik olmalı. Kadın eş buluyor, adam da bir şekilde başka ülkeye kapak atmaya falan çalışıyor. İki taraf için de evlilik motivasyonu oluyor. Hiçbir anormallik yok bence.

Bir de genel olarak evlilik durumunda erkek avantajlı. Evlilik nerede nasıl olursa olsun erkeğin istemesiyle olan bir şey. Date yapmak, sevgililik gibi değil mevzu. Bir kadının 100 erkek peşinden koşuyorsa gerçekten evlenmek isteyen 1-2 tanedir.
0
garylineker
(14.01.22)
Benim gordugum genelde iki taraf da bitik, beklentileri sinirli, kaybedecek pek birsey yok. Hatun genelde orta yasin ustunde, kocasi vefat etmis ya da bosanmis olabilir, buyuk ihtimal orta direk bile degil (turkiye'ye pek zengin turist gelmez). Kendine hayatinin sonbaharinda bir vurucu tim ariyor. Erkek yagiz delikanli, mavi yaka, 30 yas alti. Lise terk, gelecek pek parlak degil. Ulkeden bir sekilde cikmanin yollarini ariyor.

Ortada bir win-win durumu var. Agdali bir yabanci dile gerek yok. Hatunun da bizim delikanlinin da ne istedigi belli.
0
cooperr
(14.01.22)
uvbray o kadar hakli ki, Fethiye'de ki sef garsonlarin cogu kürttür ve esleri de ingilizdir.
ben de cözemedim ama en büyük etken ilgi, el üstünde tutulmalari galiba. yabanci arkadasim, okutmanlik yapiyor burada, bizi biliyor yani o sey demisti, siz evleniyorsunuz takilmiyorsunuz demisti belki bu konuyu actigimda, olabilir.
0
durgunfoton
(14.01.22)
Tatil deyip geçmemek gerekiyormuş demek ki.. :)
0
🌸deveyidiken
(14.01.22)
(4)

bir gün uyumayıp bir gün uyumak

çih
30, 35 saat hatta 40 saat uyumayıp, sonrasında 9 saat uyumak aslında söylemek istediğim. İşim dolayısıyla gece nöbetlerine kalabiliyorum bu yüzden 23 yatış 7 kalkış gibi bir olay işimi değiltirene kadar mümkün değil.ben de sabah işten çıktığımda uyumak yerine işimi değiştirmeye yönelik dil+projeleri
30, 35 saat hatta 40 saat uyumayıp, sonrasında 9 saat uyumak aslında söylemek istediğim. İşim dolayısıyla gece nöbetlerine kalabiliyorum bu yüzden 23 yatış 7 kalkış gibi bir olay işimi değiltirene kadar mümkün değil.

ben de sabah işten çıktığımda uyumak yerine işimi değiştirmeye yönelik dil+projelerime çalışayım diyorum.

böyle bi uyku sistemi ne kadar zarar verir biyolojime ve verdiği zararı nasıl tolere edebilirim?

yaş 30 erkek herhangi bi sağllık problemim yok turp gibiyim, beslenmem de öyle son derece sağlıklı.

işimi değiştirene kadae belki 1-2 yıl böyle yaşamayı düşünüyorum. eğer biyolojime uyarsa hayat boyu tabii ki de böyle yaşayabilirim.

dediğim gibi işimi değiştirince 23-7 bi uyku saatine kendimi adapte edebilirim tabii ki.

uyku hormonum salgılanmayacak muhtemelen onu bilmiyorum çünkü 23-7 arası salgılanıyor melatonin.

ne gibi eksileri olabilir bu durumun?
0
çih
(12.01.22)
Askerde uyku sorunum vardı. 6 ayda bayağı kilo vermiştim. Kilo kaybedebilirsiniz. Vücut bayağı hırpalanıyor. Bağışıklık sistemi sorunu da olabilir. Daha kolay hastalanabilirsiniz. Uykunun yerini tutacak bir şey yok. Milyonlarca yıllık evrimden bahsediyoruz. Uykusuzluk kalp krizi riskini bile artırıyor.

Siz bırakın 1, 2 yılı, bu şekilde bir hafta bile dayanamazsınız. Ameliyat nedeniyle uykusuz kalan doktorların bayılma videolarını bulabilirsiniz.

Bir tanesi şu.

www.youtube.com
0
dissendium
(13.01.22)
uyarıcı madde kullanmadan bir şeye odaklanmanız mümkün değil uykunuzu almadan. ne yaptığınız işten bir şey anlarsınız ne uyuduğunuz uykudan.
0
bohr atom modeli
(13.01.22)
Tukenmislik sendromu, surmenaj..Yolacabilecegi bir suru sikinti var. Uyku onemli birsey, tavsiye etmem.
0
cooperr
(13.01.22)
istersen dene ve gör tabi ama kesinlikle sürdürülebilir bir durum değil bu.

buykusuzluk bağışıklık sistemini deforme eder. bu kadar uzun süren uykusuzluğun başa bela açması kaçınılmaz olur. böylece aklına dahi gelmeyecek hastalıklara davetiye açabilirsin. uyku insan hayatında yeri doldururabilecek bir şey değil. biyolojik saat, gün ışığı, gece karanlığı... bunların hepsinin uyku meselesiyle ve insan doğasıyla doğrudan ilgisi var.. yorgunluk, bitkinlik, ve bunun beraberinde hastalıklar kaçınılmaz olur. bu sebeple ben asla tavsiye etmem. ancak deneyerek pişman olup bırakabilirsin.

bu kadar uzun süre uykusuz kalmak yerine uyku saatini 1-2 saat azaltmayı da deneyebilirsin bu arada.
0
pardus
(13.01.22)
(4)

2 Şarkı Paylaşsam...

AlsterWasser
bu ikisini dinleyince devamında siz ne paylaşırsınız?Playlist oluşur böylelikle hem.Nev - Benmişim : https://youtu.be/PVLzVqCxa0kBertuğ Cemil - Yağmur : https://youtu.be/B1s53-hEfpU
bu ikisini dinleyince devamında siz ne paylaşırsınız?

Playlist oluşur böylelikle hem.

Nev - Benmişim : youtu.be

Bertuğ Cemil - Yağmur : youtu.be
0
AlsterWasser
(12.01.22)
Redd, Mutlu Olmak İçin

www.youtube.com
0
dissendium
(12.01.22)
Ogün Sanlısoy - Bilmece www.youtube.com

Pilli Bebek - Fotoğraf www.youtube.com
0
rahip janick
(12.01.22)
pembe mezarlık
(12.01.22)
Yüksek Sadakat- Belki üstümüzden bir kuş geçer
0
dedi ve gitti
(13.01.22)
(16)

Evinden kovup, sonradan özürler dileyen sevgili

jonas
Ev arkadaşımın başına böyle bir durum geldi.Kız arkadaşıyla bir konuda tartışma yaşıyorlar, kız bizimkine "Git evimden, burası benim evim" diye çıkışıyor. Çocuk da kalkıp gidiyor. Sonrasında kız whatsapp'tan uzun uzun özür mesajları yolluyor, sana bunu yapmamalıydım vs. yazıyor.Arkadaşım hala sevdiğ
Ev arkadaşımın başına böyle bir durum geldi.

Kız arkadaşıyla bir konuda tartışma yaşıyorlar, kız bizimkine "Git evimden, burası benim evim" diye çıkışıyor. Çocuk da kalkıp gidiyor. Sonrasında kız whatsapp'tan uzun uzun özür mesajları yolluyor, sana bunu yapmamalıydım vs. yazıyor.

Arkadaşım hala sevdiğini söylüyor ama gururu da fena şekilde incinmiş durumda şu an. "Ne yapmalıyım?" diye dolanıyor dünden beri, benden öneri/fikir duymak istiyor. Hiç böyle bir durum yaşamadığım için empati yapamıyorum açıkçası.

Sizce bu türde bir tavır, telafi edilecek türde bir şey midir? Yoksa bu noktadan sonra o defter tamamen kapanmalı mıdır?
0
jonas
(12.01.22)
iki seçenek geliyor aklıma.

1- kavga hararetliyse bir anlığına yalnız kalmak sevgilisini görmemek için evden gitmesini istemiş olabilir. eğer kadın kişisi erkeğin evinde olsaydı muhtemelen kendisi çıkar giderdi. yani anlık bir tepki ise affedilebilir gibi geliyor bana.

2- karakteri böyle. ileride başka konularda da senin-benim ayrımı yapabilir. yani özünde tabi ki herkesin mal varlığı kendisine tabi ama, bir tartışma esnasında yapılabilecek en basit hareketi yapıyor olur madde üzerinden karşındakine vurmak. benim tecrübelerime göre bu tip bir karakter olması daha olası. yani özetle uygun durumlar oluştuğunda bu davranışın tekrarı gelebilir.
0
posthuman
(12.01.22)
Kızın pismanligindaki samimiyeti arkadasin bilebilir. Tekrar edip etmeyecegini en iyi arkadasin kestirebilir. Kolay affedilecek bir sey olmamakla birlikte halledilmeyecek bir şey de değil bence.
0
abuzer
(12.01.22)
Bir süre trip atsın, sonra barışsın. Evine tekrar giderse laf da sokabilir.
0
dissendium
(12.01.22)
yani özür dilemiş, sinirlerine hakim olamamış ya da daha kötü tepkiler vermek istememiş olabilir, bir kerelik bişeyse çok önemsiz. öyle gurur incinecek kadar da abartı bir durum yok bence.
sürekli hale gelirse şımarıklık ve salaklık. zaten sürekli hale gelirse tek vukuatı evden kovmak da olmaz, başka salaklıklar da yapar.
yani tek başına çok da kafaya takılacak bir durum değil, ne bebeksi gururmuş o öyle
0
kenarortay
(12.01.22)
Oğlan kişisinin kendi evi varsa bence çok çok abzürt bi durum yok. Kız yalnız kalmak istemiş. Küfür edip kovduysa mizaç uygun değil tabi. Ama “şuan bu kavgaya devam etmek istemiyorum evden gider misin” vs gibi bi şey dediyse bence problem olmaz. Ben de mesela kavga çözülemez bi hal geldiyse evi terk edip yürüyüşe çıkarım. Geldiğimde kavga ettiğimiz kişinin gitmiş olması makbuldür.

Çift beraber yaşıyorsa o zaman ne olursa olsun git dememeli. Gerekirse kendisi gitsin. Ama karşındakine git denilmez.
0
poliamid
(12.01.22)
hiç çekilmez, ciddiyim.

her kavgada aynısını yapacak, çok başıma geldi ordan biliyorum, kaçsın kendini kurtarsın.

git evimden'cilerle katiyen başa çıkılmaz.
0
killerbee
(12.01.22)
anlattığınızdan hiç de "şimdi kavga etmek istemiyorum, lütfen git, sakinleşelim" gibi bir titreşim almadım. sanki öfkesine yenik düşmüş biri var gibi hissettim.

ya bu tipteki insanlar duygularını sert ve köşeli yaşıyorlar. birden kızıp parlayıp öfkeyle yakıp yıkıyorlar, hemen ardından pişman olup özür dileyip hiç bir şey yokmuş gibi davranıyorlar.

arkadaşınız eğer biraz trip yapar, özrü kabul etmez ya da kırıldığını belli edip de agresif bir tavır alırsa yine suçlu olur. kız bu sefer de "ne uzattın ya, özür diledik işte, abarttıkça abartıyorsun" diyebilir.

açıkçası böyle bir insan olmuştu hayatımda. çok zordu ilişki.
0
dahinnotha
(12.01.22)
@dahinnotha
"anlattığınızdan hiç de "şimdi kavga etmek istemiyorum, lütfen git, sakinleşelim" gibi bir titreşim almadım. sanki öfkesine yenik düşmüş biri var gibi hissettim."

aynen şu yazdığınız durum olmuş, evet.

zaten sonraki özür mesajlarında da "yapmamam gereken bir şey yaptım, sen bunu hak etmedin" falan diyor. yani bu o an öfkesine yenik düşmek oluyor...
0
🌸jonas
(12.01.22)
Gurur yapılacak bir durum yok ama kız tarafı öfke kontrolünü sağlayamamaya devam ederse ilişkinin devamı açısından problemli olur.

Benim başıma gelse defteri kapatmam, özrü kabul edip barışırım. Bu tarz öfke patlamalarını idare edip edemeyeceği arkadaşınıza kalmış. Bir kere bir olay yaşandı diye sürekli olarak tekrarlanacak anlamına gelmez ama bu tarz davranışlar o hanımefendi için karakter özelliğiyse onu öyle kabul edip etmemek konusunda arkadaşınız kendi kararını vermeli.
0
pispinti
(12.01.22)
Yaşadıklarımdan öğrendiğim bir şey varsa o da ne olursa olsun, ne kadar sinirlenilirse sininirlenilsin ağızdan kötü/incitici bir şeyin çıkmaması gerektiği. Ben erkek tarafı olsam o eve adım atmazdım, kız tarafı olsam bunu bir ders olarak kabul ederdim.
0
ruhen hastayim ben
(12.01.22)
defter kapanmalı. ergen gibi engellemem ama eve adım atmazdım +1
0
gabe h coud
(12.01.22)
bana affedilemez, aman yarabbi buradan geri dönüş olmaz cinsinden bir mesele gibi gelmedi. tartışma anında küfürler etse ya da saldırsa daha mı iyiydi? öfkeyle çocuksu bir tepki vermiş, bu benim kalemim, bu benim silgim der gibi saçmalamış işte.

ha bir daha yaparsa, özrüne ve sözüne sadık kalmazsa o zaman kırsın kalemini arkadaşınız. ama bu zamana kadar seviyeli giden sevgi dolu bir ilişkiyse bir şans vermeli bence...
0
adse
(12.01.22)
Kadınım, bugüne kadar kimseyi evimden kovmadım. Evden kovmak çok uç bir şey geliyor bana, ne arkadaşımı kovarım ne sevgilimi. Kuzen onda kaldığım bir gece erkek arkadaşını gece yarısı evden kovmuştu, şimdi evliler, mutlulardır herhalde. Yani defteri açar mı kapatır mı ev arkadaşına kalmış.
0
asteriks
(12.01.22)
Konuyu bilmiyoruz. Kız neden bunu yaptı haklı mıydı olay neydi vs
Bence asıl konu orda gizli
0
photo85
(13.01.22)
@photo85 Her ilişkide yaşanabilecek tarzda bir fikir ayrılığından ibaret olan bir mevzu. Kovmak gibi iddialı bir eylemin karşılığı olacak tarzda bir şey yokmuş ortada yani.

Bir önceki mesajımda da bahsettiğim şekilde sonrasında kızın "Yapmamam gereken bir şey yaptım, sen bunu hak etmedin" sözleriyle pişmanlığını dile getirmesi de yaptığının farkında olduğunu gösterir nitelikte.
0
🌸jonas
(13.01.22)
aradan yıllar geçmiş, eski bir duyuru ararken buldum bunu ama geçen zamanda iki cümlelik tecrübem oldu benim de. belki birine fayda sağlar.

ilişkide bu kişinin bu aşırı tavırlarının bir sürü sebebi olabilir. öfke ikincil duygudur ve sebebi karşı taraf bile olabilir, olmaya da bilir. burası önemli değil. ama olmuş bir kere.

burada şu gerekiyor; ilişkinin diğer tarafındaki kişi kolayca bataklığa, karanlığa öfke girdabına sürüklenen bu kişinin bu durumunu iyileştirebilecek biri mi değil mi? böyle bir sorumluluğu ya da görevi olduğunu düşünmüyorum. ama kişi derse ki "ben seni olumlu manada dönüştürebilirim, öfkeye sebep olan bu davranışlarının kökünü kazımana yardım ederim, sevginin iyileştirici ve dönüştürücü gücüyle aşarız bunlar ve sen de adaletli tepkiler verirsin" diyebilir ve yapabilirse ilişki devam etmeli. yok iki tarafın da bu konuda bilgisi becerisi yoksa ya da basitçe bu konuda kimyaları uyuşmuyorsa yapacak bir şey yok. bitirmeliler.

bu duyuruya yazdığım önceki yanıttan bir kaç ay sonra biriyle tanıştım. çok da güzel günlerimiz oldu, ama üç sene aynı zamanda bir hapishane de oldu. önceden de öfkeli biriyle berabermişim cevabı görünce hatırladım. 3 sene sonra bir kaç gün önce biten ve bu paragrafları yazmama sebep olan kişi de öfkeliydi. bence gerçekten kabullenmek lazım "senin öfke problemin varsa, ben bunu dönüştürebilecek yapıda mıyım, değil miyim" değilsek hoşçakal.
0
dahinnotha
(03.08.25)
(10)

Deliksiz uyuyabiliyor musunuz ?

garavel
Sb. Hiç yoksa gece 3-4 kere uyanıp bilinçli olarak sağıma soluma dönüyorum, oh daha sabah olmamış diyorum. İşe başladığımdan beri ( 3 ay ) neredeyse böyle deliksiz bi uyku çekemedim, sabah erken uyanıcağımı bilmek çok geriyor ( kafada başka düşünceler de var tabi salt iş değil )Sizde durumlar nasıl
Sb. Hiç yoksa gece 3-4 kere uyanıp bilinçli olarak sağıma soluma dönüyorum, oh daha sabah olmamış diyorum. İşe başladığımdan beri ( 3 ay ) neredeyse böyle deliksiz bi uyku çekemedim, sabah erken uyanıcağımı bilmek çok geriyor ( kafada başka düşünceler de var tabi salt iş değil )

Sizde durumlar nasıl ? Zamanla alışılır mı buna, bi çözümü var mıdır.
0
garavel
(12.01.22)
ben alkollü olduğum zamanlar hariç (ki o zamanlarda bile hiç uyanmadan uyumuşluğum yoktur) deliksiz uyuduğumu bilmem. çok yorgun olarak uyusam bile minimum 3-4 kez bazen daha da fazla uyanırım, dönerim, yastığın şeklini değiştiririm vs tekrar uyumaya devam ederim. 4 senedir evden çalışıyorum, erken kalkma gibi bir derdim de yok ama uyku bölünmesi durumu asla değişmedi.
0
hypathia
(12.01.22)
Kesintisiz uyuma konusunda çok iyiyim. Askerde bile çok nadir uyanmışımdır. Sadece stres varken dediğiniz gibi uyandım. Bu bence işe, sınava geç kalma korkusu nedeniyle oluyor. İki tane alarm kurmayı deneyebilirsiniz. Bir telefon, bir saat gibi.
0
dissendium
(12.01.22)
Çok hasta olup antibiyotik vs icmedigim müddetçe ben de deliksiz uyuduğumu bilmem. Hiç uyanmasam 2-3 kere yine uyanırım. Saate bakarım vs. Erken de uyansam geç de uyansam durum bu bende maalesef. Alıştım artık.
0
fraise
(12.01.22)
Kesintisiz uyuma konusunda çok iyiyim +1
0
harmanyeri
(12.01.22)
aynen dediğin gibi yaa sabah olmadı mı ne zaman olcak falan diyorum.
0
killerbee
(12.01.22)
asla. maalesef.

uyku düzeni, beslenme gibi faktörleri yoluna koyduğumda biraz daha iyi uyuyabiliyorum ama genel olarak uyuduğumu bile hissetmiyorum diyebilirim. 1-2 saat derin uykuduysam geri kalan 6-7'sinde istemsiz olarak bir şeyler düşündüğümü fark ediyorum, yani vücut tamamen kapanmıyor kesinlikle. böyle birkaç geceden sonra çooook yorgun düşünce artık belki 4-5 saat temiz uyuyabiliyorum.
0
der meister
(12.01.22)
normalde deliksiz uyku benim işimdi çok güzel uyurdum, evlilik ve çocuktan sonra hayal oldu artık.
0
Improbable
(12.01.22)
ayda yılda bir deliksiz uyuyorum.
ya terliyorum, ya tuvalete gidiyorum, ya ağzım kuruyor su içiyorum... bazen gürültü duyuyorum.

gürültüsüz bir yerde yaşasam da kulak tıkacı ile uyuyorum. komşum bazen ses yapıyor. tıkaç taktiğim zamanlarda uykumun kesilmesi daha zor.

zma denilen bir takviye var. onu bir araştırın belki hoşunuza gider.
0
dahinnotha
(12.01.22)
33 yasindayim deliksiz uyku ne demek bilmiyorum. Kundakta iken deliksiz uyudum en son. Belki kundaktayken de deliksiz uyumamisimdir.
0
stavro
(12.01.22)
Bir yattım mı 10 saat deliksiz uyuyabilirim
0
sta
(12.01.22)
(15)

Kadınlar hakkında

bbb_1
Bugünkü sorum abim ile ilgili.Abim 35 yaşında birkaç aydır bir kadın ile görüşüyor. Kadın da 30 lu yaşların başında.Çalıştıkları şirket birbiri ile iş yapıyor bu şekilde tanıştılar. resmiyette tam sevgili gibi değiller ancak buluşuyorlar , kahve içmeye ,içki içmeye gidiyorlar sinemaya gidiyorlar anc
Bugünkü sorum abim ile ilgili.Abim 35 yaşında birkaç aydır bir kadın ile görüşüyor. Kadın da 30 lu yaşların başında.Çalıştıkları şirket birbiri ile iş yapıyor bu şekilde tanıştılar. resmiyette tam sevgili gibi değiller ancak buluşuyorlar , kahve içmeye ,içki içmeye gidiyorlar sinemaya gidiyorlar ancak çok yakın iki arkadaş gibi diyebiliriz .Kadın tarafı abimle çok yakın iletişim kuruyor.Bir keresinde üçümüz buluşmuştuk , tavırları sohbeti çok keyifliydi.Yürürken abimin koluna girdi. Birçok defa abimle sarıldı vs. Fakat sorun şu ki kadın tarafının değişik bir iletişim şekli var.Örneğin abim mesaj atıyor herhangi bir konu hakkında bir mesaj olabilir bu, ancak karşı taraf 2 gün hiç cevap yazmıyor .sonra buluştuklarında ya kafam dalgındı , çok yoğundum vs diyor. Abim bazen gün içinde aradığında açmıyor,aradan 2 gün geçince kendisi arıyor .Hiç fark etmedim aradığını ne zaman aramıştın vs yapıyor. Geçenlerde buluştuklarında geç saate kadar dışardalardı, kadın da geç saatte araba ile evine döndüğü için abim eve varınca mesaj atar mısın demiş.Tabi bizimki yine yazmamış , abım de aradı bir sorun var mı diye.Yok ya eve vardım yorulmuşum hiç telefonu elime almadım falan demiş.Bu nasıl bir durum ,biz anlayamadık.Abim de kardeşi gibi kadınlar konusunda şanssız sanırım :)
0
bbb_1
(12.01.22)
Abin sevgili olmak istiyor, kadın takılmak. Abin takılmak istemiyorsa muhabbeti çok uzatmasın ya da sadece takılsın beklentiye girmesin.
0
Bruce
(12.01.22)
Kadın sevgilisini abinizle aldatıyor olabilir. İşin içinde sürekli iletişim olmadığı için yakalanmaktan kurtuluyor. Hem de tam adı olmadığı için istediği zaman arkadaş deyip geçebilir.
0
dissendium
(12.01.22)
Kadin kocasindan cekiniyor sanirim.
0
brkylmz
(12.01.22)
Kadın evli olabilir veya sevgilisi olabilir.
0
pembe mezarlık
(12.01.22)
Klasik evli cocuklu kadin hareketleri.
0
divit
(12.01.22)
Duzenli olarak etrafinda olmayan biriyle iliski yasiyor olabilir, mesela kocasi/sevgilisi kabin memuru veya pilottur hep uzaktadir, memurdur uzakta yasiyordur arada sirada iki uc gunlugune geliyordur, baska bir ulkede yasiyordur iletisimleri online olarak devam ediyordur gece gec saatte zoom yapiyorlardir falan filan boylece duzenli olarak abinizle sosyallesebilen, ama belirsiz bir pattern'da uzaklasmasini gerektiren kosullari vardir?
0
sopiro
(12.01.22)
kadın erkek farketmez.
klasik, sevdiğim başka sevenim başka olayı.
kadın takılıyor öylesine.
0
vizivozo
(12.01.22)
belki altinda baska birsey vardir ama bence sevmiyor, takiliyor veya kullaniyor iste.
0
wishmaythşngs
(12.01.22)
abiniz kendine gelmezse çekeceği var, sevgiler.
0
WithWorth
(12.01.22)
2 ihtimal gördüm. İlki kadın eşini aldatıyor olabilir.
2. Kadın arkadaş canlısı bir tip ve cidden arkadaşı olarak görüşüyor. Bu nedenle akşam eve vardınmı muhabbetlerine falan gelemiyor.
0
poliamid
(12.01.22)
Bruce +1

Kadın evli midir değil midir bilemem de, sevgili olmak istemiyor bu çok net. Abin ciddi düşünüyorsa vazgeçsin.
0
himmet dayi
(12.01.22)
Kadın tarafı evli/sevgilisi akıl yürütmesine hiç girmeden, çok bariz bir gerçek mevcut; hanım ablamız bu ilişkiye bir mesafe koyup sınır çiziyor ve bu sınırın geçilmesine izin vermiyor. Bunun sebebi, başkasıyla ilişkisi midir, abinin ilgisini bunaltıcı bulup geride tutmak istediği için midir başka bir şey midir bilemiyoruz. Bunlar hep varsayım ancak elimizde somut bir de gerçek var ki, kadın tarafı çizgiyi çekmiş.

Kadın ya da erkeğin birbirlerine ilgisi varsa, çizilen çizgi bir çember şeklinde olur ve her ikisi de çemberin içinde kalır. Ama taraflardan biri diğeri ile aynı şeyi düşünmüyorsa, o çizgi iki kişinin arasından geçecek şekilde çizilir. Her iki çizgiyi de anlamak çok kolay aslında ama çoğu zaman görmek istenmediği için bunun başkalarından duyulması gerekiyor.
0
thracia
(12.01.22)
Evet şimdi günah almayalım fakat en iyi ihtimalle kadının yaşantısı ile sizin yaşantınız arasındaki farklılıklar, sizin kadının hareketlerini yanlış yorumlamanıza sebebiyet vermiş olabilir.

Diğer bütün yorumlara katılmakla beraber, dediğim gibi en masum ihtimalle çoğu insan yanlış yorumlasa da kadın sevdiği, yakın gördüğü bir erkek arkadaşı ile kol kola girebilir, sarılabilir, eğlenebilir.

Abin sevgili gibi yaklaştığında da

"ööf bu da ne yapmaya çalışıyor" diyerek anlam veremeyip soğuk yapmaya çalışıyor olabilir. Yani ben aslında normal davranıyorum, bu neden sevgililik triplerine girdi diyerek o triplere girmesini engellemek için öyle davranıyor olabilir.

veya

"hmm kolay elde edebileceğim bir erkek, hemen yola geldi", diyerek sevgililik düşünse bile abin çabalamadan elde edebileceği bir insan olduğu için kıymetli gelmiyor olabilir. Yani taktik kasmak hoş değil ama abin cool davransa belki ileriki vakitlerde kadın bile yürüyebilir. Veya abini öyle görmüyordur, çok net.

En güzeli triplere girmeden ya o tarz bir arkadaşlığı sürdürmek, beklemek.
Beklenti içine girmeden devam da edilebilir tabi. O zaman hiç kafa yormanıza gerek kalmaz.
Ya da ben böyle yapamam, bu tarz şeyler olunca bir şeyler besliyorum diyerek duyguları açık etmek.
0
ananiyimioguz
(12.01.22)
bu kesintili iletişimin bir sürü nedeni olabilir, evlidir, duyarsızdır, saygısızdır, bencildir, takılmak istiyordur vesaire vesaire. ama nedeni ne olursa olsun sağlıklı bir ilişki (arkadaşlık veya sevgililik fark etmez) yürütülmez böyle insanlarla. ne gerek var ki bu stresi yaşamasına abinizin? hele ki bir kaç aydır görüşüyorlar diyorsunuz, her şeyi geçtim bu saygısızlığı neden sineye çekiyor abiniz?
0
Phoebe
(12.01.22)
Ortada konuşulması gereken bir iey var bu kesin.

Abiniz "ben senle daha samimi bir şeyler düşünüyordum, senin de bunu denemek isteyenileceğin izlenimi aldım ama yanlış mı anladım?" Konuşması yapmalı.

Ya da kadın karşısındaki kişinin cevap beklediğini bildiği halde aptala yatmayı bıralıp (her şeyin farkında çünkü) bir açıklama yapmalı.

Bizim ülkede bu iş böyle, her şeyi ima yoluyla anlatmayı ya da herkesin anlayacağı şeyi kendi anlamasını bekliyoruz. Hiç tahammül edemiyorum buna, o yüzden flörtleştiğim dönemlerde düzenli olarak insanlardan soğurdum.

Demem o ki, ne kadar düşünseniz de boş. Abinizden taraf yapılacak iki şey var; ya kadını kendi bilinmezliğiyle baş başa bırakıp hayatına bakacak ya da gönlünden geçen neyse açılacak ve kadının istediğiyle kendi beklentisinin uyuşup uyuşmadığını görecek.
0
akhenaten
(12.01.22)
(6)

İkincil meslek arayışı

sanguine
Kamuda çalışıyorum, 30 yaşındayım neredeyse. nispeten rahatım, çünkü kira ödemiyorum, çocuğum yok, arabam yok (masrafı çok fazla).nihai hedefim hep avrupaya gitmekti ama bu zamana kadar yaşadığım olaylar, kendime güvensizliğim, objektif olarak çok da başarılı bir insan olmayışım beni garantici olmay
Kamuda çalışıyorum, 30 yaşındayım neredeyse. nispeten rahatım, çünkü kira ödemiyorum, çocuğum yok, arabam yok (masrafı çok fazla).

nihai hedefim hep avrupaya gitmekti ama bu zamana kadar yaşadığım olaylar, kendime güvensizliğim, objektif olarak çok da başarılı bir insan olmayışım beni garantici olmaya itti. memur olabildim en azından. hala gitmek istiyorum çünkü kültürel açıdan ve ruhen buraya ait hissetmiyorum, birçok sebebi var buna girmeme gerek yok.

ön ayak olması açısından yüksek lisans yapayım dedim, hatta bir yere hasbelkader girdim, üç hafta gittim yok devam edemedim, artık sınav, ders vs bunlara katlanamıyorum sanırım, veya zor geldi, kafam basmadı bilmiyorum.

işyerinde boş kaldığım zamanlar oluyor, işten geldiğimde de bir ya da iki saat boş şekilde tv izlediğim telefonla oynadığım oluyor. ben bu zamanı bir şey öğrenmeye harcamak istiyorum. ingilizcem yeteri kadar iyi (yds dışında sınav skorum yok yds 96 almıştım ayrıca bi üniversitede mütercim tercümanlık lisans kaydım var devam etmiyorum), ikinci bir dil önceliğim değil şu an.

sıfırdan başlayarak ne öğrenebilirim? kesinlikle küçümsemek veya basit olduğunu düşündüğüm için söylemiyorum, mesela yazılım vesaire ne kadar zor sıfırdan öğrenmek için?
0
sanguine
(11.01.22)
kişiden kişiye değişir, mesleğinde ilerlemiş sonradan kariyer değiştirmiş insanlar tanıyorum.

bence denemeden bilemezsin. belki seversin yürür, belki sevmezsin kalır.
İnternette binlerce kurs var farklı konularda deneye yanıla git elbet birinde yeteneklisindir.
0
anten
(11.01.22)
benzer durumda biraz ilgim sebebiyle oyun tasarımına merak saldım hocam. başka bir arkadaşım var o da android uygulamaları falan yazıyor. halk eğitimin bir kursuna katıldı oradan öğrendi. uygulama dediysem basit şeyler yapıyor işte ama iyi kötü gelir getiriyor.

ben udemy'den falan gittim, daha öğrenme aşamasındayım. basit mobil oyunlar yapabilir kıvamdayım. çok zor olduğunu da söyleyemem. kolay değil ama kesinlikle zor da değil.

burada esas olay sıkılmayacağın bir şey yapmak. yazılım sıkıcı bir iş. sevmezsen yapamazsın onu söyleyebilirim.
0
syozkn
(11.01.22)
Muhasebe olabilir. Yazılım yerine Photoshop olabilir. Üç boyutlu tasarım programları da var. Kamu rahatlığı varken sürdürebilmek zor.
0
dissendium
(11.01.22)
Kamudayım. yaş 26. Kira hariç aynıyız. Bekarım. Bu sene 2. lisans hukuka başladım. Başta çok hevesliydim vize haftası yakınlaştıkça öğrenme hevesimin yerini sınav zorluğu alıyor amacımdan uzaklaşıyor gibi hissediyorum. Pes edecek gibiyim.

Kamu rahatlığında ne yapılır gerçekten ben de bilmiyorum.
0
jackyr
(11.01.22)
Boyle durumlarda tekrardan diplomaya yonelenleri anliyorum, ama cikmaz sokak. 30'dan sonra okul isini birakmak lazim. Bence sifirdan bir seye baslamak da mantiksiz. Yuksek falan da vakit kaybi. En fazla birkac sertifika falan kovalayip bir hobi ustune yogunlasilabilir.

Bir arkadas isletme okumustu, amator olarak fotografcilik ile ugrasiyordu. Bankada falan calisti galiba bir sure isinden nefret ediyordu, sonra hobisine daha cok vakit ayirmaya basladi, birkac kursa gitti galiba. Simdi buyuk markalara afis isleri yapiyor.
0
cooperr
(12.01.22)
Yurtdışı görevi her kurumda oluyor mu
0
🌸sanguine
(12.01.22)
(36)

süt içiyor musunuz?

der meister
"ne alaka" diyeceksiniz belki ama şunu fark ettim ki çevremde tanıdığım hiçbir yetişkin kendine bir bardak süt döküp içmiyor, yani seven veya içen kimseyi görmedim. bildiğim kadarıyla yetişkinler için zaten sütün kendisi çok matah bir şey değil, ondan gelecek fayda zaten diğer süt ürünlerinden filan
"ne alaka" diyeceksiniz belki ama şunu fark ettim ki çevremde tanıdığım hiçbir yetişkin kendine bir bardak süt döküp içmiyor, yani seven veya içen kimseyi görmedim. bildiğim kadarıyla yetişkinler için zaten sütün kendisi çok matah bir şey değil, ondan gelecek fayda zaten diğer süt ürünlerinden filan karşılanıyor diye biliyorum ama yine de merak ettim: sütü seven, içen var mı? hani oturduğu yerden kalkıp "dur ulan süt içeyim" diye su içer gibi bardağa süt döküp içmekten bahsediyorum, öyle kek yapıyordum da biraz kaldı ziyan olmasın diye diktim kafaya vs. değil... düzenli, kaliteli, istikrarlı, nefis bir süt içişi aradığım. var mı içen hiç?
0
der meister
(11.01.22)
İçmem. Hem sevmem hem bi faydası yok da hem de yetişkinler için gerekli bir ürün değil, ayrıca gaz maz etkilerine girmiyorum.
0
Zaman Tamircisi
(11.01.22)
bu bir alışkanlık.
ailem ve onların büyükleri de içerdi. bizim evde sürekli olarak "içmelik" süt bulunur. süt içilir.
bahsettiğim uht değil günlük, olabildiğince besin değeri yüksek süt. yazlıkta köylülerden manda, keçi vb taze çiğ süt alınır mesela.
yoğurdu da marketteki günlük şişe sütlerden yaptığımız için biraz fazla alıp içmek için de ayırıyoruz.
tam tarif ettiğiniz gibi düzenli, istikrarlı severek çeşit çeşit süt içiyorum.
aşırıya kaçmadan içiyorum, içiyoruz.

bir de yine beslenme alışkanlığı açısından hayvansal gıdayı çok tüketen bir aile olmadık hiç. mevsiminde bol balık alıyoruz, beyaz et hormonlu/antibiyotikli diye almaz olduk. kırmızı et yemekleri dağarcığımız dar. dolayısıyla hayvansal proteini de karşılıyor biraz vs.

*özellikle inek sütü, doğrudan ve çok fazla tüketildiğinde (herhalde günde 2 bardak ve üzeri) yetişkinler için faydalı değil.
0
rewlack
(11.01.22)
Soğuk süt içmem. Isıtıp içerim. Genelde hava soğukken olur.
0
dissendium
(11.01.22)
İçmem. Psikolojik olarak rahatsız oluyorum. Memeden çıkıyor diye :(((
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Düzenli olarak sek içmiyorum. Daha önceleri özellikle geceleri bir bardak süt ve bir dilim kaliteli ekmek tükettiğim olurdu, onu da bıraktım.

Ama şunu yapıyorum. Sütü sık sık porridge yapmak için kullanıyorum. Aman kalmasın diye değil, baya baya sadece porridge için süt alıyorum artık eve.
0
kojonotsuki
(11.01.22)
cok kucuklugumden beri sut sevmiyorum. anaokulu yasinda bile ancak zar zor kakaolu sut icerdim. simdi de oyleyim. tadi midemi bulandiriyor.
ama kakaolu veya balli tarcinli sicak sute bayilirim.
0
la lykia
(11.01.22)
ben içiyorum.
bebekliğimde de, çocukluğumda da çok içerdim.
öyle ki, bir keresinde 3-4 yaşlarındayken bir litreye yakın içmişim, daha da isteyince annem vermemiş artık.
çok severim.

hatta daha dün gece bir arkadaşımla bunu konuştuk, canım süt istedi ve evde yoktu.
gecenin 11'inde banabi'den sipariş verip yarım litre süt içtim resmen.
ayrıca evde toz nesquik de bulundururum arada bir canım istediği için.
36 yaşındayım.
0
blatta hiberna
(11.01.22)
direkt sek içmiyorum, ama bol sütlü kahve ve yulaf lapası ile baya süt tüketiyorum günlük olarak. dolapta hep süt bulunur, bitmeden yenisi alıyorum sütsüz kahvaltı ettiğim nadirdir.
0
anthemis nobilis
(11.01.22)
sadece günlük süt içebiliyorum. aoç'nin şişe sütü güzel. pastorize sütler midemi rahatsız ediyor. markette gözüme çarparsa alıyorum yoksa gidip süt alayım diye düşünmüyorum.
0
jepa
(11.01.22)
Küçüklüğümden beri severek düzenli içerim. Annemle babam pek içmez ama anneannem ve dedem de çok süt içerler.
0
birmilyonunvarmi
(11.01.22)
normalde kalkıp da asla içmem. iki durumda içiyorum.
bir, mısır gevreği yiyeceğim zaman,
iki, hasta olduğumda ballı şekilde
0
timariot
(11.01.22)
Hahah 32 yaşındayım ve ben içiyorum valla, özellikle eşim kakaolu cookie, brownie falan yapınca yanında 3-4 bardak içiyorum hatta. Tadı güzel diye içiyorum yani direkt.
0
roket adam
(11.01.22)
ben içiyorum. hemen hemen her gün sabah veya akşam süt içerim. bazen yarım yağlı süt bazen protein süt içerim.
0
dafuq
(11.01.22)
Sabahları cicibebe'ye katıp yiyorum, sayılır mı? Mısır gevreği ya da yulaf bir de.

Sek günlük süt, kakaolu kek ve muz üçlüsünü seviyorum ama en son ne zaman böyle süt içtiğimi hatırlamıyorum.

Yazları nadiren muzlu, ballı ve bol buzlu süt yapıyorum. Sıcak süt kokusundan tiksiniyorum.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
içmiyorum, gerekli değil inek sütü selüloz sindirebilen ineğin yavrusu için gerekli bir besin insan için değil + toplumun çoğunda kazein hassasiyeti var ve haberi yok.
0
orpheus
(11.01.22)
Düzenli olarak değil ama içiyorum. Yani haftada bir falan demem ama bazen günde, bazen haftada, bazen ayda olmak üzere birkaç bardak içerim. Sütü severim. Küçükken de severdim. Küçükken bir yere kadar soğuk süt içemiyordum bir şey ile karıştırmadan (nesquik vs.) sonra değişti. Şimdi arada canım çekiyor, gidiyor içiyorum.
0
nawar
(11.01.22)
sek içmiyorum, sütlü kahve yaparken kullanıyorum bir tek.
0
hlot
(11.01.22)
Bazen çok tatlı bir şey yediğimde o tadı kesecek tek şey soğuk bir bardak süt oluyor. Onun dışında düzenli süt içme alışkanlığım yok.
0
peki madem
(11.01.22)
latte içiyorum, o da kahveli süt.
haftasonumu da donmuş muzla milkshake yapar, 1 öğün yerine onu içerim.
0
marla is in my head
(11.01.22)
ben şirkette içiyorum soğuk soğuk ohh
0
regina phalange
(11.01.22)
Yerken yanında içmeyi sevdiğim birkaç şey var, onları yersem ki ayda yılda bir yerim mesela fındık ezmesi, kakao kremasıni ekmeğe sürmek ya da kakaolu kek ile birlikte.

Bazen de yazın dolaba koyduysam soğuk su ikamesi olarak yarım kalmış kutuyu kafama diktigim oluyor.

Ama düzenli içici değilim, hiç olmadim.
0
encokbenisevinnolur
(11.01.22)
Çok nadir, eski günlerin anısına, kaynatıp yanında cookie ile içtiğim olur. Düzenli içmem.

Süt cilde zararlı.
0
gabe h coud
(11.01.22)
annem icer dumduz sut. IYY!
0
ala09
(11.01.22)
süt sadece cilde değil, komple zararlı bir ürün.

hayvanların sütünü bebekleri içer, insan da anne sütü içer doğunca.

bunun harici süt zararlıdır.
0
çih
(11.01.22)
sadece nesquik yiyeceğim zaman kullandığım bir şey :D
0
rose parks
(11.01.22)
Sade süt, soğuk süt, çikolatalı süt, ballı süt, tarçınlı süt. Hastasıyım.

Sivilce yaptığı için az içiyorum ama :/
0
jazzabel
(11.01.22)
her sabah kahvaltıda 1 bardak süt içiyorum, bazen yatmadan önce de içiyorum. bizim milletimizin çay bağımlılığından gözü kör olmuş ama kahvaltılık ürünlerle harika gidiyor süt.
0
semaforo de medianoche
(11.01.22)
Ben içerim. Yaz, kış, soğuk, sıcak, muzlu, ballı, sade, Kahvaltıda, akşam, gün içinde, durup dururken... hiç farketmez.
0
invictae
(11.01.22)
yuzde 90'ini su oldugunu ogrenince arama mesafe koydum.
Yogurtu da artik eskisi kadar yemiyorum o da komple sudan olusuyor.

Yokluk zamani icecegi bence.
Cocukken de nefret ederdim.
0
divit
(11.01.22)
Küçükken çok içmişimdir artık reflüden dolayı bayıyor, faydası da yok diyorlardı. Şişkinlik, mide ekşimesi yapıyor. Ama mısır gevreği, yulaf benzeri bir şey yersem sadece onlarla birlikte içerim.
0
izza
(12.01.22)
Çok severim. Bazen bir litre sütü soğuk soğuk gün içinde içerim ama laktozsuz.

Ama öyle çok aklıma gelmez. Yani sürekli içtiğim bir şey değil.
0
logisticsmanager
(12.01.22)
Mide asidimi düzenlemek istediğimde yarım çay bardağı şat vurmak haricinde içmiyorum.
0
Bruce
(12.01.22)
Bekarken annem her gece ballı süt yapar getirirdi.
Ben evlenince düzenli devam etmedim ama annem ve kardeşim hala her gün içiyor. Annem 55 kardeşim 26 yaşında.
Ben de düzenli olmasa da canım çektikçe dolaptan alır içerim. Daha çok soğuk seviyorum. Mesela su açmak için dolabı açarım süt gözüme çarpar dur süt içeyim derim.

Bu ara her sabah mısır gevreği yiyip, o şekilde tüketmeye çalışıyorum.
0
hrvl
(12.01.22)
Ofise her daim 3-5 tane ufak sütüm olur. Pandemiden evvel her sabah bir tane içerdim şimdi hibrite geçince düzen bozuldu.
0
cilekli pasta
(12.01.22)
divit arti 1.

ben ictigimiz sutlerin ciddi ciddi ineklerden falan sagildigini dusunmuyorum artik.
0
baldur2
(12.01.22)
bu dünyada bir pırasa bir süt. hayatta içmem yemem.
0
mikahakkinen
(12.01.22)
(26)

Bu insanlar çıldırmış mı? #2

deveyidiken
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı) İstanbul’da ailemle birlikte kalıyo
Önceki duyurum silindiği için yine paylaşıyorum. Belli bir grubu küçük düşürücü ifadeler kullanmışım :(

Şu an kazandığım maaş 3700 TL. Önümüzdeki ay da 4500 civarı falan olacak. (Asgarinin altına düştüğü için mevcut maaşım, sağolsun şirketim müthiş bir artış yaptı)

İstanbul’da ailemle birlikte kalıyorum. 28 yaşına çok az kalmışken ayrı bir eve çıkıp düzen kurmayı çok istesem de bu para ile anca kiramı ödeyebilirim.

Kazandığım para itibariyle bir düzene sahip olmak imkansızken, çevremdeki insanlar bana sanki keyfiyetten düzen kurmuyormuşum gözüyle bakıyor. Bu insanlar mı normal düşünüyor, yoksa ben mi çok farklı bir bakış açısına sahibim?

Yani 4000-5000 lira ile İstanbul’da hayatta kalmak bana olanaksız geliyor. Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?
0
deveyidiken
(11.01.22)
Hayatta kalmasına kalırsın da her gün makarna yediğin hayat ne kadar hayat olur onu sen düşün. Eve taşınma masrafı bile binlerce lira tutuyor. Kimsenin aklına uyma. Gerçekçi düşünmüyor o kişiler.
0
dissendium
(11.01.22)
Zamanında rahat rahat ev, araba sahibi olabildikleri için. Bir de yaşlanınca gerçekten zekada bir gerileme oluyor, artık bundan emin olmaya başladım ben.
0
ruhen hastayim ben
(11.01.22)
Uyulacak bir akıl yok maalesef ortada. Ne ev kiralayacak ne de araba alacak durumu göremiyorum kendimde. Yemeyip içmeyip iki senedir birikim yapıyorum ama o bile yeterli değil. Bu ortamda yeterli param olsa da hareket edemem.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Yani insan belli bir yastan sonra kendi evine cikmasi makbuldur eyvallah da bunun basit bir matematigi var, ac kalacagini bile bile de bunu yapmanin alemi yok. Su anki piyasada bir asgari ucretliye bedava ev verseler sadece aile evinden cikip o eve yerlesmenin masrafini 2 senede odeyemez. Akil var mantık var.
0
stavro
(11.01.22)
ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor yani, bizde genelde baskalarinin hayatini nasil da yanlis yasadigini gostermek gibi bir takinti var. "ben senin yerinde olsam ne yapardim biliyor musun?" -yapamazdin abicim

elestiri aileden geliyorsa uzun vade cozumunu merak ediyor olabilirler. barinma + yemek parasi olmadiktan sonra (aileyle yasaniyorsa, tabii onlara para veriyor musun bilmiyorum) o maas direk egitime harcanabilir. sonucta kendini gelistirmiyorsan maasin zamlansa bile alim gucun asagi yukari hep ayni kalacaktir. omur boyu bu sartlarda yasamak istemedigin varsayimiyla, "tamam simdi 4500 maas aliyorsun, sirada ne var? bu durumdan nasil cikacaksin?" diye merak ediyor olabilirler.
0
robokot
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?"
0
invictae
(11.01.22)
"Bunu ben açık açık görebiliyorken, bu insanlar neden böyle davranıyor?" Çünkü boş konuşmaya bayılırlar.
0
invictae
(11.01.22)
İş değiştirme imkanınız yok mu?

Şu an vasıfsız işçiler bile 4.250 lira alıyor. 4.500 liranın çok üstünü hak ediyorsunuzdur eminim. benim gibi düşünen işverenler de vardır. bu şartlarda çalışmak zorunda değilseniz mutlaka yeni bir iş bakın.
0
himmet dayi
(11.01.22)
Schengen vizesine başvurdum, o çıkar çıkmaz işimi bırakacağım. Şu an Tik Tok’un işlerini yapan bir firmada çalışıyprum. Yani işim kabaca tik tok’ta içerikleri silmek. Çok havalı geliyor kulağa ama asla değil. İstifa etme sebebim de psikolojimin bozulması. İş bulabilir miyim, umutsuzum açıkçası bu konuda. Başvurduğum yerlerden dönüş alamıyorum. Yurt dışından çok daha iyi dönüşler var ama onda da çalışma izni sorun.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
insanlari bosver, duzen kurmak istiyorsan once istanbul'dan tasinman lazim..
ayakta kalabileceginiz paranizin yettigi sehirde yasayin. Metropolde yasamanin bir maaliyeti var, ve bu giderek artmaya devam edecek. Ilerde gelirini duzeltirsen donersin.
0
cooperr
(11.01.22)
@robokot +1 Özellikle ya mis gibi duzenin olsa da insanlar elestirecek bir seyler bulur hic farketmiyor +5


@invictae948 +1 Çünkü boş konuşmaya bayılırlar. +5
0
put it in your appropriate place
(11.01.22)
maalesef ülkemizde hava atmak, üstünlük taslamak, başkalarını aşağılayarak, ezerek, kötü hissettirerek iyi hisseden çok insan var. bu dediklerimi hobi gibi yapıyorlar, nefes almak gibi bir şey onlar için. kendilerini başka türlü önemli ve iyi hissedemiyorlar.

ülkemizde privacy denilen kavramın olmaması, herkesin birbirinin hayatına dan diye burnunu sokma cürretinde olması işleri daha da kızıştırıyor.

ek olarak hosftede kültür boyutlarından güç mesafesini inceleyebilirsiniz. ülkemizde ciddi bir ye kürküm ye durumu var. insanlar kendilerini ve diğerlerini güç, makam, mevki, mal, mülk üzerinden değerlendiriyor sadece.
0
la lykia
(11.01.22)
insanlar hakikaten cok ilginc. turk insani hayati su planda kuruyor: oku > askerligi yap > ise gir > evlen. ben cocuklugumdan beri bu anlayisi hicbir zaman hazmedemedim. mesela ben evlenmem diyen bir arkadasim bile gecen gun bana dedi ki, isin gucun var keyfin yerinde niye evlenmiyorsun? dedim, niye evleneyim??? neden yani ne icin? duzen olur hayatina ortak olur falan diyor. sana bunlara ihtiyacim oldugunu kim soyledi birader :D ben ciddiye almiyorum valla allah nasip etsin falan diyorlar yok etmesin diyorum geciyorum. insanlarla ugrasmak cok zor, ya dalga gec ya da gormezden gel bosver
0
nibba
(11.01.22)
öncelikle sakin olun ve insanları da yargılamayın.
kaç senedir çalışansınız bu da önemli.
yalnız olay sizin şu anki ekonomik ve sosyal durumu normalleştirmemenizde yatıyor. napalım ülke böyle, süreç böyle diyip dur bakalım bekleyelim dememek lazım. neyi bekleyeceksiniz bişey gelmeyecek, eee ne güzel işte yerinde sayan bir fakir yani sürekliliğe sahip bir "mahrum" olursunuz ve asla değişmez.

insanlar bu kabullenişe sitem ediyor bira da.
ev arkadaşıyla çıkmayı düşündünüz mü? iş değiştirmeyi, ek gelir sağlayacak bir iş yapmayı düşündünüz mü? aileden bir destek alabilir misiniz örneğin? ev kredisi gibi bir şeye girseniz? bu kadar para getiren bir mesleğe sahipseniz ve bu -sosyal ve ekonomik statü açısından- pek değişmeyecekse neden istanbulda yaşıyıyorsunuz? küçük bir şehre gitme imkanınız var mı? yurt dışına göç etme imkanınız var mı?

4+1 bir eve çıkmak değil olay; kendi kendinize yetecek, birey olabilecek düzen kurmak önemli.
0
rewlack
(11.01.22)
Sana öyle diyenlerin bir yerden desteği vardır. İstanbul'daki çoğu kişi ailesinden destek alıyor. Başkasının ne dediğini boşver. Zaten Türk insanının aklı ortada, gösteriş için yaşıyor millet.

Bir de beyaz Türk tayfası var. Kadıköy, Beşiktaş'ta evinde yoga yaparak ailesinin kira gelirleriyle falan yaşıyor. Bunları hiç dikkate bile alma.
0
OrangeYellow
(11.01.22)
ruhsen +1. zamaninda ucuza ev almis grup guncel gelir gider matematigini yapamiyor, zihinleri almiyor. takma.
0
hot potato
(11.01.22)
Ayrıca şu an Türkiye'de iş bulsam da alacağım maaş 3700'den 10 bin seviyelerine fırlamayacak bence. Bu olsa bile bu pahalılıkta hayat kurmaya yine yetmeyecek gibi geliyor bana.

Bu ortamda yurt dışını zorlamak daha makul geliyor.

Önümde iki seçenek var; ya Polonya gibi ülkelere master için gideceğim ya da İsviçre'de evlilik kovalayacağım.

"Neden İsviçre?" derseniz, 2006'da oradan döndük ailecek. Ben orada doğdum. C -kalıcı- oturumumuz vardı ama ailem bu oturumu iptal edip Türkiye'ye döndü. Akrabalar hala orada ama kimseye faydaları yok

Bir şekilde evlilik yolunu zorlayıp dönmek bir seçenek olabilir ama kısmet bulmak zor. :( -Ayrıca konsolosluğundan tutun, ülkeye girerken muhatap olduğum pasaport polisi bile evlilik yolunu en sağlıklısı olarak görüyor, bu yolu işaret ediyorlar-

Bundan üç sene önce konsolosluğa gittiğimde benimle ilgilenen kadın "Akrabalarına söyleyeceksin, onlar sana kız bulacak. Öyle gideceksin" demişti.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Sorun şu ki, o kadar maaş verirler mi bilemiyorum. Onu da geçtim, ben şu anki işime benzer bir işin yakınından bile geçmek istemiyorum artık. Milletin rezilliklerini izlemek gerçekten sinir bozucu çünkü. Her allahın günü intihar eden insanları görmek hoş olmuyor.
0
🌸deveyidiken
(11.01.22)
Çevrendeki insanlardan kastın eş, dost, yaşlı akraba ise onların varsayılan davranışı o, değiştirmek mümkün değil. Yani içinde bulunduğun maddi durum, sosyal statü, ruh hali vb. ne olursa olsun hayatında bulunduğun aşamaya göre evlenmeni, ev ya da araba almanı, +1 çocuk sahibi olmanı falan istiyorlar. İnanılmaz garip bir kafa yapısı. Bazen bot olduklarını falan düşünüyorum bazı akrabalarımın. Gerçi bot için bile fazlasıyla basit kaçıyorlar, olsa olsa oyunlardaki tek repliği olup, sürekli onu tekrarlayan NPC gibiler.
0
salihdt
(12.01.22)
Ayrı eve çıkma konusu, "tek başına hayatımı ve düzenimi kurdum" tavrı Türkiye'ye öğretilmiş bir davranış. 80'lerin sonundan itibaren türkiye'de bireyciliğin şişirilmesiyle bu yaşam tarzının itelenmesiyle ivme kazandı 2000'lerden itibaren. O yüzden sanki tek seçenek buymuş gibi kendini zorlama takılma:)

Sanılanın aksine Avrupa'da özellikle akdeniz ülkelerinde, yunanistan, italya, ispanya vb ve doğu Avrupa'da ailelerin bir arada yaşama alışkanlığı çok yaygın.
İş için bu konuda bir araştırma görmüştüm oradan biliyorum. "Tek başına yaşama" anglosakson ve kuzey avrupa kültüründe daha yaygın. Bir de bizim gibi onlara özenen ülkelerde. O yüzden üstünde böyle bir baskı hissetme stres olma.

Neyse bu kısmı geçiyorum. Önemli olan ekonomi zaten. Bizde insanlar gücü yetmese de zorluyor sırf etrafa kendini kanıtlamak için. ama istanbul'da bir evin maliyeti zaten 4000 lira, kirası, faturası, mutfak gideri vs.... O yüzden boşver kardeşim milletin ne dediğini. Herkes bol keseden atıyor. Emin ol "bak biz hayatımızı kurduk" diyenlerin çoğu 35-40 yaşında bile hala borç içinde yüzüyor oluyor. Ne hayat kurması?

Mesleğiniyazmışsın ama iş bulsan bile 4500 TL'den 8-9 bine çıkartabilecek misin maaşını?

eğitim durumunu bilmiyorum deidğim gibi. Ailenin maddi durumunu da.
Ama senin yerinde olsam şunları denerdim.

1-Eğer şansım varsa (aileyle yaşadığına göre kira, fatura vb giderlerin daha azdır diye düşünüyorum) maaşımdam mümkün olduğunca yatırım için ayırırım. Ama böyle NFT, Metaverse fantezi yatırımlar değil. Bir bankaya gider görüşürüm elimdeki nakiti ufak da olsa değerlendirmek istiyorum diye. Aile yanında olmanın en büyük avantajı bu.

2-Eğitimini bilmiyorum ama bana daha fazla maaş getirecek bir meslek için eğitim alırım. Beyaz yaka, mavi yaka fark etmez. İstersen bilişim üstüne teknik eğitim veren yerlerle görüş, istersen mutfak çalışanı yetiştiren eğitim kurumlarına falan git. ilgim alakam el yatkınlığım neye uyuyorsa ona giderdim.

3-Bir meslek edinmeye yoğunlaşırım. Yani büyük bir firmada çalışıyorsun ama bir uzmanlığın yok gibi duruyor. O yüzden yasal geçerliliği olan bir meslek sertifikası edinmeye çalışırım. Uluslararası olması daha iyi tabii. O yüzden elin yatkınsa mutfak çalışanı olmak bir seçenek çünkü uluslararası sertifikalar veren okullar var Türkiye'de.

4-Kulağımı etrafa tıkar, kendi hayatımı yaşarım.
0
anten
(12.01.22)
Ben de aynı şeyi düşünüyorum. 4000'den 8-9'lara fırlamak pek mümkün gelmiyor bana şu ortamda.

Halkla ilişkiler mezunuyum ve bu alandaki işlerin maaşları maalesef bir yazılımcı vs kadar olamıyor bu ülkede. Artık alanımla ilgili pek konuşmak da istemiyorum, çünkü insanlar sanki herkes yazılımcı olmak zorundaymış gibi birbirini yermeye fırsat kolluyor. Bu ülkenin insanını zaten artık anlayamıyorum, neyse.

Bugün istifamı verip sonrasına bakacağım. Bir süre kendimi çekip çevirecek param var. Sonrasına bakıp bir yol bulacağım artık.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
yaptigin is cok yipratici bir is. yipratici oldugu bilinen bir is (turkiye'de biliniyor mu bilmiyorum ama yabancilar uyandi buna coktan). bir suru kisi profesyonel yardim almak zorunda kaliyor sonradan. kesinlikle degecek bir is degil yani, aile yaninda kaliyorsan istifa etmekle cok iyi yapmissin.
0
robokot
(12.01.22)
Son cevabına göre istifa etme derim. İnanılmaz mantıksız bir hareket olur. Hareket alanın kısıtlanır. İş bulmadan istifa etme kesinlikle. Yıl başı olduğu için biraz durgunluk var. 4500>0. Ayrıca işe gitmeyince ailenle daha çok zaman geçireceksin.
0
dissendium
(12.01.22)
Git Sultanbeyli'de bir giriş katında 1+1'de otur. Orada da A101 ve Bim'den kredi kartı ile borç içinde yaşayarak aldıklarınla beslen diyorlar. Çünkü onlar için o hayat ile Kadıköy'de, Beşiktaş'ta falan oturmak arasında fark yok. Sadece Etiler'de ve Bebek'te oturmak lüks diye biliyorlar, onların da masrafı kesin pahalı marka ve içki onlara göre o kadar. Geri kalan hepsi aynı onlara göre.

Kafa yok.
0
nawar
(12.01.22)
Türkiye'de insanlar bilmiyor bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu. Arkadaş çevremde falan bu işi yapıyorum deyince "Ooo ne güzel, evden video izleyip para kazanıyorsun" diyorlar. Ama o iş öyle olmuyor maalesef. Şirketim de bu işin ne kadar yıpratıcı olduğunu biliyor ki, geçen ay bize sözleşme imzalattılar "Psikolojiniz bozulursa bizi dava edemezsiniz" diye. Ki şirket psikolojik destek de sağlamıyor.

Geçen sene Dublin ofisine QA olarak başvurdum, sponsor da oluyorlardı ama şirkette daha 5 aylıktım o zaman. Deneyimden çuvalladım zannediyorum. Maaşı da 3000 euro civarıydı. Kısmet değilmiş.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
@ dissendium

İstifa etmezsem kanser olacağım. Çok bunaldım çünkü. Vücudumda çıkmadık yara kalmadı.
0
🌸deveyidiken
(12.01.22)
(17)

harry potter'ın setini şimdi alsam sarar mı sizce? yaş 27

der meister
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, h
okumanın yaşı yok tabii ama kitapyurdu "çocuk ve gençlik kitapları" arasında listelediği için biraz bozuldum hehe.

ben 11-12 yaşındayken filan bunu ta ortasından okumaya başlamıştım, melez prens'ti galiba yeşil olan. büyük keyif alıyordum okurken. yine çocuk yaşta kuzenle bir filmini de izlemiştik, hoşuma gitmişti. okuduğum kitabı da yengem almıştı bana, annem paramız yok diye almak istememişti, o yüzden aslında içimde uktedir baştan sona okuyabilmek ama bu yaştan sonra kurgusu sarar mı emin olamadım ya, az para da değil yani indirimde 230 küsür lira şu an.

tavsiye eder misiniz, almaya değer mi? en kötü ilerde 13-14 yaşında birilerine veririm diye düşündüm, baktılar ki hoşlarına gitti bir çocuğu/ergeni okumaya teşvik etmiş oluruz en azından.

bunun dışında farklı evrende geçen, kurgusu sağlam bu tarz seri önerebilir misiniz? george martin şüşkosunu okumak istiyordum da bunun bitireceği yok, yarım kalacak bir 5 bin sayfalık hikaye okumak istemiyorum açıkçası. asoiaf gibi var mı başka mesela öyle bi şeyler?
0
der meister
(11.01.22)
Hem de nasıl sarar, bak şimdi çok özledim:)
Harry Potter ile büyümüş şanslı kuşaktanım. İki sene önce (yaş 27'ken) açtım yeniden bitirdim mesela yedi kitabı, yine aynı heyecan ve keyifle okudum.

Eminim şu an açsam yine yedi kitabı arka arkaya okuyabilirim.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(11.01.22)
Ben sarmayacağını düşünüyorum. Yaşım 30 şimdi açsam ben de okurum tekrar ama hiç okumamış olsam bu yaşımda okumazdım.

Set olarak değil de sadece ilk kitabı alıp okumak daha mantıklı olabilir.
0
nickimin hakkini veremedim
(11.01.22)
Ben kitap karakterleri ile aynı yaşta iken okuyordum ve adeta onlarla birlikte büyüyorduk. Çok keyifliydi ve bizi adeta girdap gibi içine çekiyordu. Aynı dönemde pek çok yetişkin de zevkle okuyordu Harry Potter kitaplarını.

Ben şimdi okusam aynı keyfi alır mıyım bilemem ama ilk defa okuyan kişi bence hoşlanabilir. Ayrıca; ilk kitaplar daha çocuksu seyrederken 3-4 ile birlikte daha karanlık ve grift bir yapıya bürünüyor. Hızlı okunur zaten.

Satın alma kısmını bilemeyeceğim. Kütüphanelerden ödünç alma imkanınız varsa öyle okuyun derim.
0
burka
(11.01.22)
28 yaşındayım. Daha geçen Harry Potter ve Felsefe Taşı'nın resimli kitabını okudum. Her canım istediğinde açıp okurum. Teyzemin çocuğuna da Harry Potter sevgisi aşıladım. Harry Potter koleksiyonu yapmaya başlamış. İnsanın elinin altında sevdiği birkaç kitap olması güzel bir şey. O yüzden seviyorsan tavsiye ederim ama hepsini almak zorunda değilsin. Benim okumayı en sevdiğim kitap Ölüm Yadigârları. En çok onu okudum, okuyorum. Sen de sevdiğin kitabı alabilirsin sadece. Sonra istersen zaten diğerlerini de alırsın. Ben şu an gidip de set almam çünkü koyacak yer yok. İndirimi kaçırmayayım diyorsan al ama yeni kapak tasarımlarını ben beğenmedim.
0
dissendium
(11.01.22)
Valla ilk kitaplar pek sarmayabilir belki anca sonradan oldukça sarar bence. İlk kitaplarda falan cidden atmosfer daha çok sanki masalsı ve çocuksu gibi. Sonraki kitaplarda kademe kademe atmosfer değişip daha bir rayına oturuyor ve o çocuksuluk gidiyor.

Başka seri için de herkese şiddetle tavsiye ettiğim fırtınaışığı arşivi serisine bak derim. Her kitap tuğla gibi olmasına rağmen herif resmen roman yazma makinesi gibi pat pat çıkarıyor kitapları.
0
j r r tolkien hayrani
(11.01.22)
Nerede indirimde ya, yeni kutulu sette benim de gözüm var, link atsana. :)

37 yaşındayım, bir buçuk yıldır sesli kitaplarını dinliyorum çünkü resmen özledim kitapları. Al tabii, çok keyifli seri.
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
@kobuzchu, kitapyurdu'nda indirimde görünüyor, eğer gerçek fiyatına bindirip geri indirdiyseler onu bilmiyorum tabii: www.kitapyurdu.com&filter_name=harry+potter
0
🌸der meister
(11.01.22)
Sarmama ihtimali var. İlk 2 kitap direkt çocuk kitabı. 3'te biraz olay ciddileşse de 4'ten öncesi zor. Ben (33) resmen Harry Potter ile büyümüş oldum. O yüzden şimdi gidip aynı hevesle ilk filmi de izleyebiliyorum ilk kitabı da okuyabiliyorum ama ilk kitabı okurken yorumum hala çocuk kitabı olduğu yönünde.

ASOIAF için %100 haklısın. 124214 yıldır ortada kaldık bekliyoruz ve bu can sıkıcı. Dune, Zaman Çarkı, Unutulmuş Diyarlar, Ejderha Mızrağı ve bunlara bağlı başka seriler var. Yüzüklerin Efendisi'ni okuyabilirsin bütün diğer kitapları ile.
0
nawar
(11.01.22)
Meh, Kitapyurdu'nu boykot ediyorum ben fakat YKY'nin kendi sitesinde de 236 lira, haberin olsun :)

(Mobilden edit yapamadım.)

Azmettim edit yapmaya. Eganba'da daha ucuz. www.eganba.com
0
kobuzchu kiz
(11.01.22)
Degmez. Bence alisveris yapasin gelmis. Bana da oluyor arada. Ortaokul/lisede okunacak kitaplar, yetiskin olarak para vermeye degmez. Bende kitaplarin bazilari var (4/5/6 sanirim), 30 sene bos kalsam tekrar acip okumam.
0
hot potato
(11.01.22)
Gecen sene sesli kitap ile ilk 3 kitabi tekrar bitirdim
Potter ile buyumedim 26 27 yaslarimda okumistum ilk, cokta keyif almistim.
0
eja
(11.01.22)
Abi filmleri izle gec vaktine yazik
0
floydian
(11.01.22)
Harry Potter o yaşta gayet de sarar eğer genel olarak ilgiliyseniz o türe. Filmleri de güzeldir ama kitapların yerini tutmaz.
0
salihdt
(12.01.22)
Ilk 25 yas civari okumustum ben de, gayet de sardi ama ilk iki uc kitap ve filmin cocuksu olduguna katiliyorum ben de. Onlari asarsaniz arkasi gelir yani.

Zaman Carki'ni deneyebilirsiniz, dizisi de var artik.

Edit: burada falan bir sorsaniz belki elden cikarmak isteyen veya odunc verebilecek kisiler vardir seriyi ya da bazi kitaplari.
0
sopiro
(12.01.22)
Ben de yeni okudum sayılır ve okuduğumda yaşım 39'du. Tüm kitapları çok kısa bir süre içinde yutar gibi okumuştum. Kitaplar da, Harry Potter büyüdükçe onunla birlikte büyüyor ve dili, anlatımı olgunlaşıyor.

Bazı kitaplar bazı mevsimlerle çok iyi eşleşiyor. Bence içinde bulunduğumuz aylar Harry Potter okumak için mükemmel seçim olurdu.
0
thracia
(12.01.22)
30 yaşındayım ve bu sene tüm serisini aldım ve okuyorum. gayet de sarıyor.
0
drako
(12.01.22)
Harry Potter her yaşta okunur. Her zaman sarar. Bence hiç geç değil. İlk 3 kitabın çocuksu olmasının sebebi bence Harry'den kaynaklı. O büyüdükçe kitaplar karanlık bir hal alıyor. Dili de sürükleyici. Güzel..
Yüzüklerin Efendisi olabilir başka. Dili Harry Potter kadar sürükleyici değil ama.
0
matilda
(12.01.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.