Giriş
(3)

Ömrünüzü birşeye adasanız bu ne olurdu?

Northern Mariner
Bir gün, ikindi vakti Üsküdar'ın Kız Kulesine bakan basamaklarında bir denizci ve bir dervişle aynı masayı paylaşıyordum. Denizci, mavi gömlek ve beyaz pantalon giymişti. Cesur ve emin duruyordu. Derviş ise yeşil cübbesi ve beyaz entarisi ile huzur içerisindeydi. İkiside yaşlı denebilecek yaştaydı.
Bir gün, ikindi vakti Üsküdar'ın Kız Kulesine bakan basamaklarında bir denizci ve bir dervişle aynı masayı paylaşıyordum. Denizci, mavi gömlek ve beyaz pantalon giymişti. Cesur ve emin duruyordu. Derviş ise yeşil cübbesi ve beyaz entarisi ile huzur içerisindeydi. İkiside yaşlı denebilecek yaştaydı. Çaydan bir yudum aldım.

Bu iki farklı terbiyeden ve öğretilerinden istifade etmek istiyordum. Belki ortaya yeterince çekici bir soru atarsam bunu sağlayabilirdim. Bir süre düşündükten sonra,

-En büyük sermayem olan ömrümü ne üzerine yatırmalıyım, diye sordum.

Denizci söze girdi.

- Kendinin!

-Ya nasıl olacak o, diye irdeledim.

Derviş, denizciden müsade alarak,

-Eğitilerek, dedi.

-Neden eğitilmeliyim?

Denizci,

-Daha iyi olmak için.

Bu iki ihtiyarın aralarında gizli bir anlaşma varmış gibi birbirlerinin sözünü devam ettirmesi beni şaşırtmıştı. Denizci açıklamaya başladı.

-İnsan, doğumundan ölümüne dek sefere çıkmış bir gemi kaptanı gibidir. Deniz onu annesiymiş gibi besler, dalgalar babasıymış gibi ona mücadeleyi öğretir.

Derviş,

-Güvertede insan eksik olmaz. Sefer boyunca biri biner öteki iner. Kimin senin gerçek yoldaşın olduğuna işaret ederler. Yanaştığın kıyılardan, pazarlardan alınmış mallar yüklenirsin. Ama hiçbiri senin değildir. Bir sonraki kıyıda teslim edeceksindir. Tıpkı hayatında sahip olduğun eşyalar gibi.

Artık sırayla devam ediyorlardı. Denizci,

-Bir batarsın, bir çıkarsın. Kimi zaman fırtınaya yakalanırsın. Ama unutma. Deniz, gemiye girmedikçe gemi batmaz.

-Tıpkı dünyanın ve bizde uyandırdığı heveslerin kalbimize girmedikçe etkisiz olmaları gibi. Dünya'da yaşarsın.

-Denizde seyahet edersin.

-Dünya'dan fayda görürsün.

-Denizden de!

-Fakat dünya mel'undur. Sana zarar verecek şeylerle örtülmüştür.

-Deniz yaşlı yada çocuk olmanı umursamaz. İçine düştünmü bütün benliğiyle boğar seni.

-Kendini eğitmelisin. Bedenini, nefsini terbiye etmelisin. Eğer düzgün binersen gemine, ahire gideceksin. Dümeni gemiye bırakırsan, denizin dibine...

Akşam ezanı okunmaya başladı. İkiside kalktılar. Derviş camiye, denizci limana doğru gitmek üzere ayrıldı...


Peki ya siz ömrünüzü birşeye adasanız bu ne olurdu?
0
Northern Mariner
(09.01.18)
Bilim. Öğrenmekten aldığım keyfi başka hiçbir şeyden almadım.
0
dissendium
(09.01.18)
Okumak (kitap)
Dinlemek (müzik ) misal:youtu.be
İzlemek (film/dizi)
Yazmak.
Unutmadan tabii ki gezmek.
0
Amaranta ursula
(09.01.18)
birden fazla şey olacak ama rusça ve almanca. yanında buz hokeyi de olursa güzel olur. buz hokeyi için eğitmenlik olur, kulüpte herhangi bir pozisyonda çalışma olur vs... hani "galatasaray kazanınca size madalya mı veriyorlar, neye seviniyorsunuz?" diyorlar ya. hah işte tam olarak o madalya verilen, kulübün bir parçası olan adam olmak isterim. takım falan fark etmez pek. veya işte küçük bebelere ders vereyim, böyle 6 yaşında viju viju kayan çocuklar bana "hocam" desin, 20 yaşına geldiklerinde omsk'ta, petersburg'da pak peşinde koşsunlar. spor yapsınlar, sağlıklı olsunlar, bayramda elimi öpsünler.

o olmayacaksa da rusça ve almancada uzmanlaşmak, becerebilirsem akademik olarak bu dillerle uğraşmak isterim. şu an zaten rus dili ve edebiyatı okuyorum, bir yandan da almanca öğreniyorum. her şey istediğim gibi giderse 10 sene sonra baklava desenli kazağım ve yuvarlak camlı gözlüklerimle ZDF'de, RTR'de "yav şimdi bunun akp'yle ne alakası var"la başlayan alevli cümlelerimle boy göstercem, ölümüne tartışacam. filolog bey diyeceksiniz.
0
der meister
(09.01.18)
(16)

ayrılmalı mıyım?

zenci forvet
arkadaşlar, başlıktan zaten özeti yakalamışsınızdır. erkek tarafıyım, yaş 23.2.5 senedir birlikteyiz, son zamanlarda çok fazla tartışmaya başladık, söylediğim her şeyin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum, o da muhtemelen ayınısını düşünüyordur, karşılıklı anlayışımız baya sıkıntıda yani. ayrıca sürekl
arkadaşlar, başlıktan zaten özeti yakalamışsınızdır. erkek tarafıyım, yaş 23.

2.5 senedir birlikteyiz, son zamanlarda çok fazla tartışmaya başladık, söylediğim her şeyin yanlış anlaşıldığını düşünüyorum, o da muhtemelen ayınısını düşünüyordur, karşılıklı anlayışımız baya sıkıntıda yani. ayrıca sürekli olarak onu özel hissettirmediğimden şikayet ediyor. haklı da olabilir, ancak bu konuda biraz sabit fikirli olduğunu düşünüyorum ben de, örneğin doğum gününde ben kendi düşüncemle ona bir şeyler hazırlamaya çalışıyorum, ancak o doğum günü istediği gibi olmayınca çok büyük olaylar çıkıyor. sen benim doğum günlerine ne kadar önem verdiğimi biliyorsun beni doğum günümde üzdün falan, sonra da yıl boyunca her kavgada doğum günü mevzusunu açıyor, onun 3 doğum gününü geçirdik birlikte, son ikisi anlattığım şekilde.

her tartışmamızda ağır konuşmaya, söyleyebileceği en kötü şeyleri söylemeye çalışıyor. yani hakaret kötü söz gibi değil tabii ki. ama ilişki hakkında sen şöylesin böylesin diye suçlamalara başlıyor. son olarak da aralık başında yurtdışına çıktım arkadaşlarımla yakın zamanda, onun bir arkadaşı da benden bir şey rica etti, bendeki de eşeklik unuttum almayı. almadığımı öğrenince 'sen beni arkadaşlarıma mahcup etmekten başka ne yapıyorsun ki zaten' gibi bir cümle kurdu, mesela bu cümleyi, kurduğu günden beri unutamıyorum. o günden sonra 1 hafta konuşmayıp sonra barıştık. ama hemen ardından yılbaşı akşamı yine tartıştık. ben babamla birlikte oturup içiyordum yılbaşında, adamın yanında doğal olarak zırt pırt telefonla oynamak istemedim, o sırada mesajına geç cevap verdim 1-1.5 saat kadar sonra, cevap vermeden önce de whatsapp grubundaki bir iki arkadaşıma haha hoho zuhaha şeklinde gülerken online görmüş beni. mesaj atınca cevabı şu oldu: 'yeni mi aklına geldim'. babala oturduğumu söylediğimde beni online gördüğünü söyledi. saat de 12'yi geçti o sıra, ben de bu şekilde konuşmaya devam etmemek için güzel bir mesajla yeni yılını kutladım, çok soğuk bi karşılık verdi. ben de daha fazla uğraşmak istemediğim düşüncesiyle cevap vermeyip uyudum, ertesi gece aradı, ağladı ve ilişkide şikayetçi olduğu her şeyi anlattı ve olmuyor artık dedi. netekim ayrıldık.

ondan sonra her 2 3 günde bir aramaya başladı 'nasılsın? nasıl hissediyorsun?' diyerek. ben de çirkin bir şekilde ayrılmadığımız için ve üzüldüğü için benim de nasıl oldğumu merak ediyor diye düşündüm, ancak son konuşmamızdan sonra farkettim ki niyeti barışmak. o ayrılık konuşmasını hatırlattığımda 'demek ki sen de istiyormuşsun' diyor, 'ben pas attım sen golü attın' falan diyor şakayla karışık gibi söyleyerek. cidden acayip gerilmeye başladım son günlerde bu konudan. ayrıldığımızı düşündüğüm ilk birkaç gün çok rahattım aksine. ama şimdi durumlar dediğim gibi.

çok nazlı, el bebek gül bebek büyümüş biri, özel hissetmek istemesi çok normal, ama istediği olmadığında çirkinleşmesini kaldıramıyorum artık. ileride daha da büyük sorunlara yol açacağına eminim. ha bir de annemle tanıştırmıyorum diye de üç beş kavgamız var, hayır huyum değil bu ama anlatamıyorum. ben annemi hiçbir kız arkadaşımla tanıştırmadım ki arkadaş.

bir yanım 'hala seviyorsun' diyor, diğer yanım 'alışkanlık olm o' diyor.

siz olsanız ne yapardınız?
0
zenci forvet
(09.01.18)
Ayrılmalısın, geri dönmemelisin, kendine daha uygun birini bulmalısın.
0
idexo
(09.01.18)
ayrılmalısın.
0
theseachange
(09.01.18)
@bayc @idexo @theseachange

böyle uzun bi duyuruyu okuma ve cevap verme zahmetine girdiğiniz için teşekkür ederim, çok sağolun cevaplarınız için. ben de böyle düşünüyorum sanırım, diğer ihtimal alışkanlık oluyor galiba. birlikte geçirdiğimiz güzel vakitleri, birbirimizi ne kadar güldürdüğümüzü falan düşünüyorum, ama sanırım bu da ayrılık sonrası zehri oluyor. :)
0
🌸zenci forvet
(09.01.18)
ayrılmak en iyisi.
seninle konuşmaya çalışırsa cevap vermemeye çalış.
ha dostluk olarak eyvallah ama eski günleri istediği belli.
0
bleach ichigo
(09.01.18)
@bleach ichigo

evet aslında bir yandan onu düşünüyoum, yani bi sıkıntısı bi derdi olsa saniye düşünmem koşarım ne olursa olsun, ama eski günler mümkün değil, çünkü ben de geri alamayacağım sözler söyledim o da. şimdi o hiçbir şey olmamış gibi davranmak istiyor, ben yapamıyorum.
0
🌸zenci forvet
(09.01.18)
okurken dehsete kapildim. 2,5 yillik iliskiyi bitirmek kolay degil. senin olaya bizim gibi bakamayacaginin da farkindayim ama tam olarak insanlari manipule ederek istedigini almaya calisan, kotu niyetli, dusuncesiz, benmerkezci birini tarif ediyorsun. kendisi eger boyle degilse bile belli ki iliskinizi surdurmek icin boyle bir yontem uyguluyor. kanser olursun abi. ayrica biraz ayarini bozmus bile zaten gordugum kadariyla. su durumda bile fazla alttan aliyorsun. git agzini burnunu kir demiyorum ama yani "beni arkadaslarima mahcup etmekten baska ne yaptin ki" diyen biri hakkinda bu kadar kibar yazamazdim ben acikcasi. boyle dusunuyorsa niye seninle birlikteymis?

bence ayril. ilk etapta tabii ki cok uzulursun, zorlanirsin falan ama sonunda ne kadar iyi bir sey yaptigini sen de goreceksin bence. abooov.
0
der meister
(09.01.18)
ayrılmalısın. kızı daha fazla üzme. ben kızı haklı buldum ki senden dinlememe rağmen. bence kızdan dinlesek daha farklı anlatabilir.
senin ilgin, aşkın bitmiş kızı oyalama bence daha fazla.
0
sta
(09.01.18)
ayrıl ayrılma diyemem de. insan bazen kimseden değil sevgilisinden ilgi görmek ister. dönem gelir ilgi manyağı yapmanı ister dönem gelir "öf amma bunalttın be" der. insan sonuçta. tutarsız manyağın teki.

elbette edilen laflardan sonra dönmek kolay olmuyor. ama sadece alışkanlık ise bu ilişki daha fazla uzatmana gerek yok.
0
kablelvuku
(09.01.18)
ayrılmayıp evlen bi de tam olsun. bu ne ya?
0
elorelia
(09.01.18)
ayrıl coco
0
lcha
(09.01.18)
ayrıl ben bile daraldım okurken ne çok ufak probleminizi büyütüyorsunuz
0
charlotte blanc
(09.01.18)
Ben de ayrılmalısınız diyorum.

Çok nazlı el bebek vs bu tarz insanlar yorar bir zaman sonra. Yaşadığınız güzel anları bile hatırlamak istemeyeceğiniz noktaya gelir tekrar barışırsanız.
0
eksi sozlugun tatli insani
(09.01.18)
@der meister @kablelvuku @elorella @lcha @charlotte blanc

teşekkür ederim cevaplarınız için, sizin okurken daraldığınızı görmek bir yandan beni mutlu etti çünkü duygumda yalnız olmadığımı anladım. içinde bulunmak daha da bunalttı beni çünkü, bir suçluluk duygusu gibi bir şey vardı içimde, ya da ayrılsam pişman olur muyum gibi ama bu da çok bencilce zaten. ayrılmamız gerekiyor artık bariz.

@sta

zaten kesinlikle kendimi haklı olan taraf olarak görmüyorum, sadece şu anki duygu durumumu açıklayabilecek geçerli sebeplerim var karşı taraf kaynaklı. kız arkadaşım da kendi tarafından anlatacaktır zaten onun da bu duruma gelmek için haklı sebepleri var. ben bu duruma geldiğimize inandırmaya çalışıyorum onu bi nevi
0
🌸zenci forvet
(09.01.18)
@eksi sozlugun tatli insan

kesinlikle yoruyor, yani 'hiç zorluk görmemiş' edebiyatı yapmayacağım çünkü yaptıklarını kötü niyetle yapmadığını biliyorum, ama böyle yetişmesinin etkisi ona böyle yansımış ve benimle olan ilişkisini ve iletişim şeklini çok kötü etkiliyor maalesef
0
🌸zenci forvet
(09.01.18)
bu kızlar sabit model geliyor. sen onun deneme tahtası, ilk kurbanı gibisin. sana işkence ederek öğrendiklerini sonraki ilişkilerinde tekrarlamayacak ve mutlu olacak. sen de, bu gibi muamelelere pabuç bırakmamayı öğrenerek mutlu olacaksın.

ama bu saatten sonra sizden olmaz.
0
captainobvious
(10.01.18)
okurken yorulanlardanım ben de. seviyor olabilirsin alışkanlığın da olabilir ama bu ilişkiden olaki barışma durumunda en çok yıpranan ilişkiyi düzeltmeye çalışarak vakit kaybeden sen olacaksın.
çok nazlı el bebek gül bebek büyütülmüş olması o yaşa gelen birinin, çevresindeki herkesin böyle davranacağını beklemesi acayip derecede yanlış sana eziyetten başka bi şey değil.


barışmayı düşünmemek senin sağlığın açısından çok daha iyi.
0
antik depresan
(10.01.18)
(15)

beyin göçü

eriksatie
gecenlerde yabanci bir gazetede türkiye'den avrupa ve amerika/kanada'ya beyin göcünden bahsediyorlardi. cidden bu kadar cok mu sayi? etrafinizda son 1 senede tası taragi toplayip giden kac kisi var? ne is yapiyorlardi, nereye gittiler?söyle de bir tablo buldum meraklisi icin. https://buyukgoc.github
gecenlerde yabanci bir gazetede türkiye'den avrupa ve amerika/kanada'ya beyin göcünden bahsediyorlardi. cidden bu kadar cok mu sayi? etrafinizda son 1 senede tası taragi toplayip giden kac kisi var? ne is yapiyorlardi, nereye gittiler?

söyle de bir tablo buldum meraklisi icin.

buyukgoc.github.io
0
eriksatie
(08.01.18)
Abim İngiltere'ye gitti, proje yöneticiliği yapıyordu bir firmada
Arkadaşım çift yeni zelanda'ya gitti, erkek tarafı oyun tasarımcısıydı
eski eşimin çevresinden başka bir oyun tasarımcısı polonya'ya gitti, onun yazılım tayfasından birileri Hollanda'ya, bir yerlere daha gittiler.
0
whoosie
(08.01.18)
2016'da giden tanıdığım iki kişi var. Bir marketingçi baya uzak bi ülkeye gitti, Bosch'ta çalışan makina mühendisi bir arkadaşım da ALmanya'ya gitti.
0
roket adam
(08.01.18)
bence insanlar kendilerini nimetten sayiyorlar. benim degerlendirmeme gore bir oyun tasarimcisinin ya da proje yoneticisinin yurtdisina gitmesi beyin gocu kapsamina girmez.
0
neumann
(08.01.18)
benim cevremde kimse gitmedi, gidemedi. biz maliz herhalde. ayrica bence adam yurtdisina gidebilecek durumdaysa beyin gocu sayilir bence. sonucta hollanda beni degil de onu seciyorsa bu o ise yaradigi icindir. durumcu degil ki adam oyun tasarimcisi. ben gitsem beyin gocu olmaz mesela cunku niye, lise mezunuyum. uzman oldugum bi alan yok. beyin gocu icin once beyin lazim hehe
0
der meister
(08.01.18)
Neumann, insanlar oyun tasarimcisinin ya da proje yoneticisinin nimetten sayildigi yerlere gocuyor zaten. Nitelikli isgucunun isini daha iyi yapacagi yere gitmesi beyin gocudur.
0
dunal
(08.01.18)
Son 8 yılda 30'a yakın, geçen sene ise 4 kişi yurtdışına gitti.

Otomotiv sektörü.
0
anarche
(08.01.18)
yakın bir arkadaşım san fransiscoda şuan iş teklifi aldı gitti baya sağlam bir yazılımcıydı
0
docrivers
(08.01.18)
Neumann +1

Sizin için söylemiyorum ama "beyin göçü" kavramının kalifiye eleman ya da daha yaygın kullanımı ile "beyaz yakalı işçi göçü" ile karıştırıldığını düşünüyorum.

Bir de yüksek lisans/doktora'ya gidenlerin beyin göçü yaptıklarını iddia edenleri var ki onlar ayrı komik. Eğitim için gitmek ile tüm bu basamakları geçip gitmek arasında ciddi fark var.

Aziz sancar, Nuri Dağdeviren beyin göçü yapanlara örnektir.

Kritik bir bilim projesinde (aselsan, roketsan, bilgem gibi yerlerde) proje yöneticisi olan birinin gitmesi de beyin göçüne örnektir. Büyük ihtimal bu kişi phd'si filan olan biri zaten. Ama kapitalizm odaklı bir şirketin proje yöneticisi buna örnek teşkil etmez. Gerçi otomotiv, elektronik ve bilişim sektöründe de ciddi projeler var ve bu alanlarda da ciddi işler yapılıyor. Eğer o işten anlayan sayılı kişilerdenseniz bu da beyin göçüdür.

Benim çevremde pozitif bilim alanında doktoraya giden çok oldu ama kendilerini beyin göçüne gidenlerden saymiyorlar. ben de saymıyorum zira "beyin" olmak bir doktora eğitimi ile de olmuyor. Biz (ben ve çevrem) bunun farkındayız.

Kısacası gidenlerin beyin göçünü artırdığını düşünmüyorum.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(08.01.18)
Benim çevremde beyin göçü niteliğinde gidip şimdi geri dönen iki prof. var. Bir de mühendis geri döndü.

Gidenler de epeyce var ama @neumann'ın dediği gibi çoğu beyin göçü sayılmaz. Yazılım ağırlıklı, inşaat, telekomikikasyon vs. Bir çift de vicdani ret nedeniyle zorunlu göç etti.
Gidilen ülkeler; Amerika, Brezilya, Dubai, İngiltere, Fransa...
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(08.01.18)
Arkadaslar goc edenlerin iyi egitimli olmasi, beyaz yaka bir iste uzmanligi olmasi, doktorali veya yuksek lisansli olmasi tanim geregi beyin gocudur. Bunun pek tartisilacak yonu yok acikcasi.
0
dunal
(08.01.18)
Ortalamanın üzerinde eğitimi ve qualification'u olan kim giderse gitsin bu beyin göçüdür ki türkiye'de eğitim ortalaması yanlış hatırlamıyorsam orta son. A Haber ve akp tayfası tabii ki "lan gidenler zaten neydi ki, çok büyük bi kayıp sayılmaz" diyecekler :)
0
roket adam
(08.01.18)
ya bu beyin göçü var diyeni de tutup skmeli, Avrupa'ya çıksın bi baksın bakalım: Türklerin yüzde90ı , 95i dönerci kebapçı, boktan işlerde çalışan niteliksizler sürüsü. Bi zahmet nitelikli adamlar göç edip, iyi yerlere gelsin sağlam bir diaspora oluşsun, türk imajı düzelsin yurt dışında, beyin göçü bilmemne gak guk edilmesin. Sözlükte olsam "expatı dönerci olan sikik ülke" diye başlık açıcam yeminle
0
freedonia
(08.01.18)
2017 nin mart veya nisan ayında bir barda toplanan 21 kişilik arkadaş grubumdan şu anda göçen 8 kişi. bu gidenlerin hepsi hakikaten bu ülke için değerli insanlardı. kendi dallarında çok başarılı ve uluslararası çalışan insanlar. bankacı, mühendis, üst düzey yönetici, televizyoncu, antikacı gibi çok değişik mesleklere sahipler. almanyta, hollanda, ingiltere göçülenyerler. ben de plan dahilinde önümüzdeki 6 ay içinde göçmeyi planlıyorum.
0
trick style
(08.01.18)
iş gereği teknokent, ar-ge merkezi gibi yerlerdeyim.

kalanları saysam daha kolay.

p.s. @yavrucak: aziz sancar da giderken eğitim için gitmişti. nobeli alıp gitmedi.
0
babilbaligi
(08.01.18)
Genetik okuyan arkadaşım gitti. Burada iş bulamadı bir daha da dönmeyecek. Diğer tannıdıklarım yüksek lisansı yurtdışında yapıp orada kaldılar.
0
jazzabel
(08.01.18)
(24)

canan karatay denen güzellik

doxanikee
bu hanımın gözünüzdeki imajı ne? nedir sizin için inandırıcılık seviyesi?edit: dümdüz yüzeysel fikrinizi soruyorum, herhangi bir mantıklı temele dayanmak zorunda değil.
bu hanımın gözünüzdeki imajı ne? nedir sizin için inandırıcılık seviyesi?

edit: dümdüz yüzeysel fikrinizi soruyorum, herhangi bir mantıklı temele dayanmak zorunda değil.
0
doxanikee
(07.01.18)
belli yaşın üstündeki insanları dikkate almamak lazım.
0
rhan
(07.01.18)
Kendinden emin yaşına göre oldukça aktif. zihni açık.
Hani senin de ekşi deki belirli kişiler hakkında yaptığın yorumlara baktım da hiç mi kimseyi sevmezsin anlamadım?

Her bir entryin: yaramaz adam, boş adam... devam edip gidiyor böyle. Bir doğru sen mi kaldın?
0
1adam
(07.01.18)
şimdi ben sıradan vatandaş olarak herhangi bir uzmanın seviyesini ölçecek durumda değilim elbette ama bana biraz boş yapıyormuş gibi geliyor açıkçası. sağlıkla ilgili neredeyse her alanda konuşması, agresif ve keskin çıkışlar yapması vs. hoşuma gitmiyor ve benim gözümde güvenilirliğini zedeliyor.

bak mesela islamcı bi dayıt var, ibrahim saraçoğlu muydu ismi, şu her şeye kür yapan bitkisel reyiz. bir sağlık sorunum olsa essahtan o adamın dediklerini denerim. belki işe yarar, belki yaramaz ama o adamın kötü niyetli veya agresif olduğunu düşünmüyorum. zaten adamcağız o otu karıştır, bunun suyunu iç vs. diyor yani gidip de zayıflama hapı satmıyor sana.

canan karatay öyle değil. taam belki o da bi şey satmıyo ama çok agresif ve ister istemez "bu ablanın derdi ne?" dedirtiyor. o yüzden ben şahsen canan karatay'ın söylediklerinin hiçbirini ciddiye almıyorum. "yalan yanlış konuşuyo" demiyorum. dediğim gibi, söylediği çoğu şeyin doğruluğunu teyit edecek veya kendisini yalancı olmakla suçlayacak birikimim yok ama tavrı bana itici ve temelsiz geliyor. güvenilir bulmuyorum.

"şarlatan" diyemem, o fazla ağır olur ama biraz fazla medyatik ve arıza geliyor bana. "hmm uzman böyle söylemiş bak" deyip de ciddiye almamı sağlayacak bir ağırlığı yok gözümde.
0
der meister
(07.01.18)
bir doktorun bu kadar net kesin konuşması doğru gelmiyor bana. o yüzden güvenilirliğini pek yüksek bulmuyorum. mesela bu sağlık konusunda bi site var aynı zamanda youtube'da da birkaç videosu var fitekran diye o adam da doktor bu tür konularda konuşurken her ihtimalden bahsediyor allah gibi net konuşmuyor bu kadın sanarsın hücrelere fısıldıyor.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
az biraz dogruyu soyledigi icin halk tarafindan hep dogruyu soyledigi dusunulen, kendine kazanc icin halkin sagligini tehlikeye atan yasli bi kadin
0
beriberi
(07.01.18)
Kendini bilim adamı sanan bir adet doktor, başka bir şey değil.

scholar.google.com.tr

Buradan bakabilirsiniz mükemmel akademik geçmişine. Devlet hastanelerindeki herhangi bir doktorumuzdan daha üstün değil yani kendisi ama durmadan konuştuğu için darphane tabii.
0
i was made for you
(07.01.18)
kimi dedikleri doğru olabilir, işin uzmanı değiliz bilemeyiz. ama her 3 cümlesinin sonuna "bunu şu kitabımda yazdım, siz de okuyun" diye ticari kaygı sıkıştırdığı için amacının belli olduğunu düşünüyorum.
0
507
(07.01.18)
Dinlediğim, okuduğum biri değil. Orda burda fotoğraflarını gördüm, bir veya iki kez konuşmasına denk geldim, hakkında konuşulanlardan gözüme çarpanlar oldu.

Genel kanım der maister +1

Saraçoğlu eskiden arada bitkilerin içerikleri için danıştığım, güvenilir bulduğum biriydi. Şimdi o tür şeylere gerek kalmadığı için sitesine pek uğramıyorum.

Son yıllarda şunu yiyin şunu için diyenlerin tümüne karşı kapalıyım. Zira işin suyunu çıkardılar.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.18)
Ben çok inandırıcı bulmuyorum. Kendi meslek hayatında farkettiği durumları farklı yönden düşünmeden kesin doğrularmış gibi savunuyor. ve bunu yaparken çok dikkat çekerek abartarak yapıyor.
0
zimbirik
(07.01.18)
%99
0
gezegen olan pluton
(07.01.18)
Meyve dahi yedirmemesi hiç mantıklı gelmiyor. İnsanları asansöre bindirmiyor, merdivenlere de yönlendirmiyor, hepten binanın dış yüzünden dağcı gibi tırmandırıyor, en zora yönlendiriyor yani. Tuhafıma gidiyor. Binyıllardır ekmek yiyen bir topluma tak diye ekmeği kes demesi acaip. Bi orta yol bulabilmeli doktor sıfatıyla. İyi niyetine çok inanıyorum ama dan dun dayatması hiç mantıklı gelmiyor.
0
yaren
(07.01.18)
çoğu sözünü takip ediyorum. yanlış anlaşıldığını ve bunun temel noktasının televizyonlara çıkmak olduğunu düşünüyorum. tv'lere çıkan her doktor/araştırmacı/profesör.. ne olursa olsun popüler olduktan sapıtıyor ya da sapıtmış gibi gösteriliyor.

yani tv'lere çıkmasa kendine olan güvenim artar.

ticari kaygıları olan biri olduğunu düşünmüyorum. zaten zengin biri. kitapları 10 -
15 lira civarında satılıyor ve internetten bile bulunabilir. velhasıl kitap satmak adına popüler olacağını söylemenin doğru olduğunu düşünmüyorum.


televizyona ve haberlere çıkmasını kendi adına doğru bulmuyorum. toplumda olumsuz bir imaja sahip. çıktıkça daha fazla dalga geçiliyor.

kız arkadaşım onun önerileriyle beslenerek hayatını düzene soktu. ailesi de bu tarzda besleniyormuş. gerçi kız arkadaşımla yemek yemek ya da bir yere gitmek işkence oldu, ama o da canan karatay'ın sorunu değil. canan karatay'ın yemeyin dediği şeyler "bundan bir lokma yersen ölürsün" anlamına gelmiyor asla.

facebook'ta sağlıklı yaşıyoruz adında bir grup var. orada da canan karatay'ın diyetiyle (aslında bir diyet değil, yaşam tarzı) beslenenlerin geçirdikleri sağlık evrimine bir çok örnek var.
0
dahinnotha
(07.01.18)
@yaren

aslında söylenenlerin yanlış anlaşıldığını düşüyorum.
meyve yemeyin diyor ve ekliyor "biz meyve yemeyin derken, akşam yemeğinden sonra bir kilo yenilen meyvelerden bahsediyoruz. bizde alışkanlıktır, yemekten sonra, tatlı niyetine kilo kilo meyve ailecek. bunu yapmayın diyoruz."

ama toplumda şöyle algılanıyor "şeker en tatlı zehirdir. meyve şekerdir. meyve yerseniz ölürsünüz. bir dilim elma bile yemeyin." işte burası doğru değil -ki kendisi de bunu demiyor zaten-.

ekmeği de bin yıllık bir gelenek diye düşünmemek lazım. ben 10 ya da 15 yıl önce yapılan ekmek ile şuanki ekmek arasında hiç bir benzerlik olmadığını görebiliyorum. ekmeği geçtim, buğday ununda bile çok fazla katkı maddesi var. içindekiler kısmını okuyunca bunu görüyoruz: topaklanma engelleyici, beyazlatıcı... aslında mevzu, genetiği değiştirilmiş buğdaydan yapılan ve içine bir çok katkı maddesi koyulan undan yapılan bol katkılı ekmeği yememek.

yoksa yine kendisi doğal yolla üretilen gıdaların tüketilmesinde sakınca olmadığını ama doğal yoldan yapılmışını bulamadığımız için en iyisinin hiç tüketmemek olduğunu anlatıyor.
0
dahinnotha
(07.01.18)
Şeker konusunda abarttığını düşünsem de palm yağı ve mcpd konusunda tamamiyle wiki bilgisine sahip birisi. Neden diyecek olursanız:
Palm yağı dediği yağ ayçiçek mısır gibi tek bir yağ değildir. etli kısım ve çekirdekten toplamda 6 çeşit yağ ve fraksiyonları elde edilir. (Detaylıca anlatırım gerekirse) Bunların hepsini zehirmiş gibi, damarı tıkar vs gibi anlatması zırvalık resmen.
2-mcpd ve 3-mcpd ise sadece palm değil tüm yağlarla tuzun etkileşmesinden oluşur.

Bu saçmalamasından sonra firmalar palm-free diye millete itin önüne koysan üzerine sıçmayacağı yağlar yedirmeye başladı/başlayacak.

Not: yağ sektöründenim ve adı bilinen tüm firmaların hangi yağı kullandığını biliyorum (neredeyse)
0
ismira007
(07.01.18)
@ismira peki bu palmiye yaginin yagmur ormanlari alanlarina dogru gititkce yayilmasi, orangutanlarin yasam alanlarini elinden almasi, bolgedeki yerlileri yerinden etmesi gibi olaylari ne olacak?
saglik acisindan palmiye yaginin zararlari da zaten malum, dediginiz dogru, daha kotusu de gelebilir, fakat bu su andakinin kotu olmadigi anlamina gelmiyor.

dr. karatay seker hakkinda guzel konusuyor, bugday konusunda glutenden bagimsiz bazi hassasiyetleri olan bir insanim bugday ile ilgili bir belgesel vardi, yani sanki ikinci dunya savasindaki naziler gibi bahsedilmisti, tam korku filmi gibiydi. zaten ilgisi olanlar bugdayin nasil yayilmaci oldugundan, insanligin tarim devrimi ile nasil cekirgelestiginden haberdardirlar.
0
mavicorap
(07.01.18)
@mavicorap ben sadece palmin direkt olarak vücuda etkisini söyledim. Yağmur ormanları konusunda hemfikiriz.
Palm yağlarının sıcaklık ve katı yüzdesi grafiği:
i.hizliresim.com

Palm kernel yağlarına ait grafik:
i.hizliresim.com
0
ismira007
(07.01.18)
Palm yağıyla ilgili şöyle bir sıkıntı var: Normalde tüm yağlar ısındığında, yanma noktasını geçerse yağ asitleri mutasyona uğrar, vücuda girdiğinde de atık madde olarak serbest radikalleri açığa çıkarır, bunlar da hücrelere nüfuz ederek hücrelerde değişime neden olur. Bu değişim de bildiğimiz kanser. Dediğim gibi, bu tüm yağlar için geçerli; zeytinyağı tereyağı ayçiçekyağı pam yağı fındıkyağı fark etmiyor. Şimdi bu noktada paml yağının ayrıştığı nokta şu: Zeytinyağını ya da diğer yağları sıcak ya da soğuk kullanmak bizim elimizde, dikkatli kullanırsak, yani yakmazsak bize zarar vermez ama palm yağı için böyle bir durum yok. Palm yağının ilk hali oldukça katıdır, yani akışkanlığı çok düşük olduğu için kullanılabilirliği yoktur soğuk halde, o nedenle piyasaya sürülmeden önce uzun bir süre kaynatılarak akışkan hale getirilir, bu aşamada da yağ asitleri yanmış olur. Piyasaya da bu şekilde verilir ve kullanılır. Yanş yanmış halde, o nedenle yanmış yağın tüm zararları barındırır kullanım aşamasında, sıkıntısı bu.
0
angelus
(07.01.18)
Benim için bilimsel konularda konuşan birinin güvenilir olması için, söylediklerinin bilimle çelişmemesi gerekir. Canan Karatay'ın söylediği şeylerin büyük kısmı çelişiyor, artık konuşmalarını dinlemiyorum, belki arada çelişmeyen şeyler söylüyordur. Sansasyon olanlara açıp bakıyorum, onların arasında çelişmeyen yok gibi. Nihayetinde tabii ki güvenilir değil, toplum sağlığı açısından büyük risk.
0
evrim halkasi
(07.01.18)
şarlatan
0
haykorsamdunyaya
(07.01.18)
@angelus,
Palm yağının (kernel de aynı) yanma derecesini 230 olarak not almışım ben. ismira007'nin verdiği grafiğe bakınca erime noktası yanma derecesinin çok altında.
Benim not mu hatalı, yanlış anladığım bişi mi var acaba?
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(07.01.18)
Angelus,
Palm yağı ve diğer bütün rafine yağlar (zeytinyağı rafinesi hariç) rafinasyonun son basamağında deodorizasyon denilen işleme tabi tutulur. Bu işlemde sıcaklık 220-240 derece arasındadır ama 240 dereceyi geçmez sıcaklık. Çünkü 240 dereceden sonra yağda trans yspı oluşmaya başlar. Senin dediğin gibi akışkanlık sağlama gibi bir durum söz konusu değildir.
Evet 20 derecelerde işlem yapılmaz ama kritik 240 derece de aşılmaz. Ya da kase, paket margarinler haricinde nutella vs gibi markalara özel yağlara tuz koyulmaz bu nedenle de mcpd oluşmaz.
0
ismira007
(07.01.18)
Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi palm yağının 200 derecenin üstünde rafinesi halinde kansorejen haline geldiğini açıklamıştı, Nutella'nın Türkiye genel müdürü bile palm yağını 200 değil 80 derecede ısıttıklarını açıkladı. Yani bu durumda palm yağınının ısıtılmasının 240 dereceyi geçmedikten sonra zararlı olmayacağını düşünmek pek doğru bir yaklaşım değil. Ha şimdi Avrupa Gıda Güvenliği Otoritesi yanlış biliyor derseniz ona da tamamım ben.
0
angelus
(08.01.18)
ben yazdığı kitapları çok mantıklı buluyorum. uygulayınca da çok güzel sonuç veriyor. ama medya önünde neyi nasıl söyleyeceğini ayarlayamıyor.

söylediklerini değil yazdıklarını dikkate alırsan inandırıcılık oranı %99.
0
babilbaligi
(08.01.18)
et yediğimde başım ağrıdığı için bu kadına pek inanmıyorum.
0
for day to break
(08.01.18)
(12)

Bu ingilizce sorulari doru mu?

stavro
I couldn't see the doctor because I didn't have ....a - any free timeb - a cancellationc - her moneyd - some appointmentswhat languages ... your father speak?a - manyb - doesc - cand - muchBu sorulari paylasan kaynak 1. soruya d, ikinci soruyoa da c demis. 1. soru "any free time" 2 soru da does olma
I couldn't see the doctor because I didn't have ....
a - any free time
b - a cancellation
c - her money
d - some appointments


what languages ... your father speak?
a - many
b - does
c - can
d - much

Bu sorulari paylasan kaynak 1. soruya d, ikinci soruyoa da c demis.
1. soru "any free time" 2 soru da does olmauyor mu? Gramerim olmadigi icin kesinlikle yanlis diyemiyorum ama bana yanlis geldi bunlar.
Edit: bu sorularda tek bir dogru cevap secilebiliyor, o yuzdeen==n 2. soru da kafama takildi.
edit:
im ... countries, people speak English.
most
some
an
any

buna da "most" demis ama bana gore "some" olmasi daha uygun mesela.
0
stavro
(07.01.18)
Ikinci soru b de olabilir c de, iki yaniti var. Kaynak nedir? Lutfen Hasmet Hacioglu gibi bir Turk kaynaktan calisiyorum deme.
0
Traveller
(07.01.18)
Bu sorularda tek bir dogru cevap var, format boyle. 2. soruda b neden olmuyor da c oluyor diye takildi kafama. Ikisini birden secemiyorsak ben b derdim.

Bahsettigin kisiyi tanimiyorum da bu cevaplari kim isaretledi bilmiyorum, internetten buldum. Prensip olarak turkce kaynaktan ingilizce calismam zaten de bu spesifik bir sinav icin.
0
🌸stavro
(07.01.18)
Birinci sorunun tek mantıklı cevabı a, ikinci de b olmalı gibi geliyor.

i didn't have some appointments baya baya yanlış hatta, kaynağınızın cevapları hatalı.
0
kobuzchu kiz
(07.01.18)
olumsuz cümlelerde some sıfat olarak kullanılmaz, kullanılacaksa bile bu şekilde olmaz. 1. sorunun cevabı d olamaz hiçbir şekilde, yapısal olarak uydurulacak olsa bile anlam olarak karşılamıyor.
0
Bruce
(07.01.18)
bence sen başka bir şeyin cevap anahtarına bakıyorsun ya da paylaşan kişi yanlış cevapları paylaşmış. cevapların alayı saçma.
0
der meister
(07.01.18)
Cevap anahtari falan da yok, direkt ustune isaretlemis adam. Hani benim yanlis bakma ihtimalim de yok. Birkac tane daha yanlis cevap gordum ama bulamadim simdi.
0
🌸stavro
(07.01.18)
sorular felaket saçma takma kafana geç gitsin.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(07.01.18)
Yanlislik oldugu konusunda yanilamisim gorunuse gore. O halde bunlarin cevaplarini gormezden gelip soru ornegi olarak dikkate aliyorum.
Gramer sorularindan hep nefret etmisimdir. Al karsina canli interview yap benle ama gramer sorma arkadas..
0
🌸stavro
(07.01.18)
soru örneği olarak da alma. sorular da seçenekler de yanıtlar da saçma ve yanlış. boşuna zaman kaybı olur ve yanlış yönlenirsin. başka kaynaktan yürü.
0
tepedeki psychedelic adam
(07.01.18)
Son soru, edit sorusu, a da olur b de.
0
cedilla
(07.01.18)
Som soruda a da dogru b de. Dostum neden boyle kaynaklardan calisiyorsunuz. Grammar in Use kitaplari var Betty Azar'in kitaplari var. Yukarida dedigim ornek yalnizca uydurdugum bir isimdi. Demek istedigim duzgun kaynaklardan calisin. A2 seviyesinde Ingilizce bilen herkes kendini Ingilizce biliyor saniyor. Duyuruda dahi bunun gibi binlerce ornek var.
0
Traveller
(07.01.18)
Tek bir dogru secenegi sordugi icin some olmali bence son soruda. Dunya'da cogu ulke ingilizce konusuyor olsaydi most dogru cevap olabilirdi diye dusunuoyrum. Gramer olarak bilmem de bu soruda tek bir dogru varsa cevap some olmali bnaa gore.

@traveller
ingilizce calismiyorum, sinav icerigine bakiyorum su anda. Amacim sinavda ne var ne yok ogrenmekti.
0
🌸stavro
(07.01.18)
(5)

Danaya girer gibi FM'ye girmek?

sansli pipi
ya böyle bir şey mümkün mü? Mümkün diye hatırlıyorum ama? 4 arkadaş bir oyun alıp oynayabiliyordu sanki. aynı oyuna ait 4 key alınabiliyordu falan diye aklımda kalmış ama? ne diyosunuz?
ya böyle bir şey mümkün mü?

Mümkün diye hatırlıyorum ama? 4 arkadaş bir oyun alıp oynayabiliyordu sanki. aynı oyuna ait 4 key alınabiliyordu falan diye aklımda kalmış ama?

ne diyosunuz?
0
sansli pipi
(06.01.18)
4 pack satan yerler var daha uygun ama dedigini bilemedim.
0
binder dandet
(06.01.18)
çok net hatırlamamakla birlikte steam üzerinden maksimum 4 arkadaş tek key alıp oynayabiliyordu diye saçma bi şey aklımda kalmış.
0
🌸sansli pipi
(06.01.18)
3-4 sene kadar evvel en az üç arkadaş aynı oyunu sorunsuzca oynadığımızı hatırlıyorum. hatta benim steam hesabım normalde kullanmayacağım, alâkasız bir nick; çünkü bunu oyunun ortak hesabı olarak almıştık, sonrasında komple bana kaldı, ben de yeni hesap almakla uğraşmayıp oradan devam ettim. ama biz hepimiz offline oynuyorduk. online oynanacaksa sadece bir kişi oynayabiliyordu diye hatırlıyorum.
0
der meister
(06.01.18)
Der Meister +1
0
rahip janick
(06.01.18)
o dediğin bi ortak hesap açıp o hesapta herkesin oynaması. benim kastettiğim herkes kendi hesabına kuruyor oyunu ve oradan oynuyordu. böyle hatırlıyorum. neyse zaten sonra dayanamayıp oyunu satın aldım. şu an sadece meraktan soruyorum :D
0
🌸sansli pipi
(06.01.18)
(12)

Niçin Amerika'da "bullying" çok yaygın bir olay?

lolita
Bu tür genellemeleri sevmiyorum; lakin dün arkadaşımla konuşurken bir kez daha fark ettim. Türkiye'de bile -ki ülkemizde çocukların ne kadar yanlış şekilde yetiştirildiğini biliyoruz, görüyoruz- zorbalık örneklerine aşırı rastlanmıyor. Kendi okul hayatımı düşünüyorum, yani elbette her sınıfta olur b
Bu tür genellemeleri sevmiyorum; lakin dün arkadaşımla konuşurken bir kez daha fark ettim. Türkiye'de bile -ki ülkemizde çocukların ne kadar yanlış şekilde yetiştirildiğini biliyoruz, görüyoruz- zorbalık örneklerine aşırı rastlanmıyor. Kendi okul hayatımı düşünüyorum, yani elbette her sınıfta olur birileriyle dalga geçen falan ama sanki seviyesi daha farklı. Arada bu tarz videolara rastlıyorum Amerika'da geçen, yok çocuk çirkin diye dövüyorlarmış da, yemekhanede üstüne yemek döküp itip kakıyorlarmış da... Garip yani. Sebebi ne olabilir sizce?
0
lolita
(05.01.18)
Bence türkiye'de de yaygın. Ama medyada yer bulmuyor.
0
nickini degistiren yazar
(05.01.18)
Aşırı özgüvenli bir nesl yetiştirilmesinden diye düşünüyorum. Özellikle kapitalizmin yıllardır hükmettiği bir coğrafyada yetiştirilme şartları da daha bireyselleşiyor. Y neslinin son temsilcileri ile Z neslinin temsilcileri bizden daha fazla "egoya" sahipler.
0
simderun
(05.01.18)
bunu aylar önce ben de sormuş ve pek doyurucu cevaplar alamamıştım. bullying mevzuunun daha ziyade filmlerle kafamıza işlenen bir kavram olduğunu düşünüyordum ama reddit'te takıldıkça daha da şaşırdım. neredeyse herkesin bir bully hikayesi var resmen. çok sıradan bir şeymiş gibi ortaokul-lise bully'lerinden bahsediyordu insanlar. ben türkiye'de bu işin bu kadar kötü olduğunu düşünmüyorum. özel okulda okumadım. halkın her kesiminden öğrencinin bulunduğu sıradan bir ilkokuldaydım. keza lisede de ilçemde ve anadolu lisesindeydim. elbette çocuğun-ergenin olduğu yerde bullying oluyor ama abd'deki bambaşka bir seviye bence.
0
der meister
(05.01.18)
Bully tipler bizde de var ama toplumun geneli gariban yetiştiği için başının çaresine bakmayı öğreniyor. Bizde bully'lik taslayana karşılık verilir, dayak yenirse bile karşı tarafa pasif kalınmaz, karşı taraf da bir daha üzerine gitmez.

Pasif kalan olursa bile arkadaşları yardım eder, toplu kavga edilir. Bireysellik çok ön planda olmadığı için ezilene yardım edilir, gariban bir çocuğun bully'lenmesine pek göz yumulmaz.
0
Bruce
(05.01.18)
Türkiye'de de var. Sadece fazla dillendirilmiyor.
0
chitosan
(05.01.18)
ABD'de lisede amigo kızsan, basket takımındaysan, okul gazetesi çıkartıyorsan bunu CV'ye koyuyorsun. hatta üniversitede burs almanı/iş bulmanı filan sağlıyor.
yani daha böyle "birey" ve "parlak" ama akademik/nerd değil, alfa olmak, ilişkiler bakımından önce olmak gibi kriterler var. birey olmak aynı zamanda = çocuk dayak yedi diye babası dayısı emmisi okulu basmıyor. ki kimbilir kaç çocuğun zaten babası annesi ayrı, babanın umru değil filan...varoş okullar bu şekilde. süper bir eğitim sistemleri olduğu söylenemez.
bizde bunların hiçbiri yok. belki ödül alırsanız önemlidir- ki o da icat, bilgi yarışması filan gibi yine akademik bir kıstastır. zaten lise basket ligi yok. lisede güzellik kraliçesi olmak yine ,en azından bizim dönem için, öyle matah bir şey değildi. aleyna tilki nesli başka olabilir. yine en azından bizim dönemimizde tüm öğretmenler kadrolu devlet memuruydu, fen lisesi/anadolu lisesi hocaları seçmeydi, bilinçliydi. anne-babalar şımarık değildi, ilgili olabildiği kadar ilgiliydi, çok çocuğu olan fakir olan ilgilenemese bile saygılı, görgülüydü. Genel bir edep ortamı var olunca çocuk ister istemez sakin oluyor, çok azıtamıyor. genel bir kaos ortamı varsa da normal çocuklar da çığrından çıkıyor.
0
niye ama
(05.01.18)
Piç, piç, baban kim?
( youtu.be)

Türkiye'de nasıl bullying yok? Sadece bullyingten etkilenip de intihar eden az (veya medyaya yansımıyor) ya da eline silah alıp okulu basan yok. Mahalle kültürü büyük oranda bullying üstüne kurulu. Askerlik de aynı şekilde. Okullarda da durum çok farklı değil, okul servisleri de keza öyle. Daha bunun öğretmeni, müdürü falana gelmedim.

Mesela "Yılmaz'ı msn'den sileceksin" videosu vardı. Bazılarınız hatırlar. Sapına kadar bullying o. Senede onun gibi en az 3 olay yaşanmayan lise yoktur Türkiye'de. Biz normalleştirdiğimiz için bize öyle gelmiyor.

Bir de biz de "tadımız kaçmasın" kültürü yoğun olduğundan bu tip olayları görünce, görmezden gelmek yaygın. Taciz ve kadına şiddet olaylarına tepki yokken, öpüşen çifte laf etmek de o yüzden. Şiddet içermiyor çünkü. Başı belaya girmeyecek diye düşünüyor müdahale eden. Zaten ya görmezden gelme ya da yaranma çabası var ülkede güce karşı.
0
nawar
(05.01.18)
Sanıyorum ki yaşım bir çok kullanıcıya göre genç. Liseden mezun olalı 3 sene oldu henüz. O sebeple şuanda da liselerde/ilkokullarda çok bir şey değişmediğini düşünürsek şu yorumu yapmak istiyorum.
Türkiye’de liselerde vs sevmediğin bir insan varsa onun hakkında en kötü dedikodu çıkartırsın ya da tuvalette okul çıkışında sıkıştırır azıcık hırpalarsın. Ben şu sürekli sataşma olayını çok fazla görmedim açıkcası. Biri birine sataşıyorsa karşı tarafta mutlaka karşılık veriyor. Ezik bir tipse özür diliyor ve dayak yemekten kurtulmuş oluyor çoğu zaman olay büyümüyor zaten herkesin ne kadar ezik olursa olsun bir arkadaş tayfası oluyor onu korumasa bile arkasında destek çıkan. Ben devlette okuduğumdan dolayı herkesin imkanları eşitti bir de bunun özel okulu ve özel okulda burslar var belki orada durum farklıdır statü farklılığı sebebiyle o kısmı bilemeyeceğim. En çok dedikodu ve arkadan atıp tutma olayları oluyor onun dışında Amerika’ya kıyasla bence daha iyiyiz bu konuda.
0
powerpufgirl
(05.01.18)
Ornegin istatistiklere bakarsan Turkiye'de tecavuz yok cunku aciga cikmiyor. Olmasi ile ortaya cikmamasi farkli seyler.
0
Traveller
(05.01.18)
Doksanlarin sonunda lise hayatini gecirmis, 2009'dan bu yana da ABD'de yasayan ve bu nedenle ulkemizin son zamanlardaki halini pek de bilmeyen biri olarak bence iki ulke arasindaki farkin en onemli faktorlerinden biri ABD'de ogretmenlerin disiplin/ceza yetkisinin olmamasi aksine bu tip durumlarin baslarina sorun acmasidir. Bir ogretmenin ABD'de bir ogrenciye birakin bir tokat atmayi sert bir sekilde uzerine yurumesi dahi sorusturmaya tabiidir. Simdi ben dayak atmayi savunan biri gibi algilanmak istemiyorum lakin ogrenci ogretmenden biraz da cekinmelidir. Bahsettiginiz bullying eylemi yuzde doksan dokuz okul sinirlari icinde ve ogretmenlerin nobet alanlari cevresinde gerceklesmektedir. Ama ogretmenlerin bu duruma mudahil olma bicimi sadece uyarmakla sinirli kalinca caydiriciligini yitirmektedir. Filmlerde gordugumuz ve bize cok uzak gelen her ogrencinin bir dolabinin olmasi ve teneffus aralarinda hizla dolabina gidip bir sonraki derse yetisme cabasi aslinda tamamen ogrenciye mumkun oldugu en asgari bos vakti birakma derdinden kaynaklanmaktadir. Cunku ogrenci bos kaldiginda uyusturucudan sigaraya, seksten bullying'e kadar aklinizin almayacagi seylere yonelmektedir. Ergen irisi Amerikali ogrencilere cogunlugu kadin olan (evet ne yazik ki boyle bir durum var ABD'de) ogretmenleri caydiricilik saglamasi biraz zordur. Zaten cok zor mesleki sartlari olan ogretmenler dolayisiyla bu durumlara ne yazik ki cogu zaman gozunu kapamaktadir. ABD'de ogretmen olmak ile ilgili sikintilara yoneldigimin farkindayim ama bu tip sorunlarin kaynagi aslinda budur. 9 aylik sozlesme ile calisir ogretmenler. Yillik kazancin garsonluktan alacagin paradan fazla olmaz. Daimi kadro yoktur. Bir yil sonra o okulda isinin olup olmayacagini bilemezler. Yaz maasi almazlar. Dersinde kalkip dans etmeye baslayan bir ogrenciyi ancak disari cikartabilir. O da kolundan tutup surukleyerek degil, sadece "cik disari" diyerek olmalidir. Dahasi o ogrencinin disarida yol acacagi herhangi bir seyden yine siz sorumlusunuzdur. Dolayisiyla cogu ogretmen bunu da yapmak istemez. Ogrenciyi idareye bildirmek de bir secenektir ama bunu da surekli yapinca sinif hakimiyetiniz sorgulanmaya baslar. Aklinizin alamayacagi kadar berbat bir ders ortami vardir. Bir de ustune basarin bu ogrencilerin yil sonu eyalet bazindaki sinavlarda alacagi skorlarla olculur ve sozlesme yenileme sansin o oranda guclenir. Kisacasi ogretmenlerin bu kadar ezildigi bir ortamda ogrenci kendinde bullying dahil istedigi her seyi yapma ozgurlugu bulur.
0
chunksia
(05.01.18)
Yasadiginiz ulkeyi bu kadar tanimayisiniz cok enteresan gercekten. Ustune bir de analizler gelmis. Gercek su ki ortalama bir lisede ogretmenler bile zorbaliga maruz kaliyor Turkiyedeki okullarda. Abd'de cok gozukmesinin sebebi orada bu konu hakkinda bilinc olusmus olmasi ve maruz kalanlarin desteklenmeye calisilmasi.
0
dunal
(05.01.18)
Nasıl yaygın değil ya, bal gibi yaygın. Ben ilkokuldan itibaren her sınıfta her ortamda böyle ortamın güçsüzünü tespit edip sürekli itip kakan tipler gördüm.
0
roket adam
(05.01.18)
(8)

büyük istanbul depremi

binder dandet
Celal Şengör hocayı dinledim dün akşam. yakın zamanda olacağını söyledi( 2 yıl içinde)Sizce 7 üzeri bir depremde istanbulun, dahi Türkiye'nin hali ne olur?
Celal Şengör hocayı dinledim dün akşam. yakın zamanda olacağını söyledi( 2 yıl içinde)

Sizce 7 üzeri bir depremde istanbulun, dahi Türkiye'nin hali ne olur?
0
binder dandet
(01.01.18)
fay hattı, adalar ile maltepe sahili arasından geçecek. özellikle anadolu yakasında e-5'in güneyi dümdüz olacaktır. toplamda en az 200000 - 2500000 civarı kayıp olur, büyük ekonomik kriz yaşanır ve suç oranı yükselir.
0
zgrydn
(01.01.18)
2 yıl içinde mi dedi, 2000'den sonra 50 yıl içinde mi dedi?
0
bir sevgi faresi jamal
(01.01.18)
2 yıl dedi büyük ihtimalle.
0
🌸binder dandet
(01.01.18)
sanırım öyle demedi.
0
bir sevgi faresi jamal
(01.01.18)
çok büyük felaket olacağı kesin ama ekşi'deki meşhur entry'de anlatıldığı kadar olacağını da sanmıyorum. 2,5 milyon ölü çok çok fazla mesela. 500-600 binde kalır bence. ülke ciddi anlamda çok zorlanır ama tamamen çökmesi, geri dönülmez bir yola girilmesi vs. sanmıyorum öyle şeyler olsun. tabii ki çok büyük acılar yaşanacak, milletçe belki daha önce görmediğimiz rezillikler göreceğiz, ekonomi ciddi oranda küçülecek ama zamanla yine toparlanır yani eskisi gibi olmasa bile. dünyanın sonu değil.

ha bu demek değil ki gelen felaket korkunç. kesinlikle depremin etkisini küçümsemiyor ya da her şeyin yolunda olduğunu söylemiyorum. bir gölcüklü olarak benim istanbul'dan kaçmamın başlıca nedenlerinden biri deprem korkusu. o gün orada olacaklara sabır diliyorum.

ama yani 5 milyon insan ölür, türkiye'yi işgal ederler vs. o kadar değil.
0
der meister
(01.01.18)
Zombi dizilerindeki gibi bir ortam olur. Öyle olursa ölmek daha iyi.
0
tahin pekmez yoğurt
(01.01.18)
2000den sonra 50 yıl içinde yüzde 67 70 ihtimalle 7 üzeri olacağını söyledi diye hatırlıyorum ben.
0
kedi kovalayan astronot
(01.01.18)
bununla ilgili olarak sözlükte biri epey karanlık bir senaryo yazmıştı: (bkz: #25899966)
0
celeron 300a
(02.01.18)
(9)

Çok içince yaptığınız salaklıklar

valarmurgulis
Hayatımın hiç bir zamanında çok fazla içtim denilmez. Dün malum yılbaşı herkes abartmış içmeyi. Ama biz arkadaşlarla elimizi bile sürmedik. Neyse 12 den sonra dışarda dolaşırken genç çocuğun birinin sarhoş sarhoş bağırdığını kendini yere attığını filan gördük. Normal abartılmış sarhoş hali işte. Yak
Hayatımın hiç bir zamanında çok fazla içtim denilmez. Dün malum yılbaşı herkes abartmış içmeyi. Ama biz arkadaşlarla elimizi bile sürmedik. Neyse 12 den sonra dışarda dolaşırken genç çocuğun birinin sarhoş sarhoş bağırdığını kendini yere attığını filan gördük. Normal abartılmış sarhoş hali işte. Yaklaştıkça ne söylediğini anlamaya çalıştık. Herhalde sevgilisinin adını söylüyor diye düşünüyordum ki küçük çaplı bir şok yaşadık. Antepspor diyordu. Emin olamadık bi kaç kez daha dinledik.Antepsporu kimse kapatamaz diyordu. Arkadaşlarıyla omuz omuza girdiler oley oley okey okey şampiyon antepspor diye bağırmaya başladılar. İçince bu kadar saçmalanabilir mi? Ya da bir insan neden içince aklına antep spor gelir agagssds
0
valarmurgulis
(01.01.18)
barış manço müzesine gidip doğukan in lan aşaaa diye bağırmışlığımız var bizim de oluyo öyle şlskfdşlksşlk
0
yuto
(01.01.18)
Ben sadece çok kahkaha atıyorum, böyle 10-15 dakikalık gülme krizlerine giriyorum. :) Her şey inanılmaz komik geliyor. Gülmekten cidden karnım ağrıyor, nefes alamıyorum.
0
yirmisantim
(01.01.18)
donla ramazan davulcusu kovalamışlığım var. nedenine dair en ufak bir fikrim de yok. asaadfadasf
0
keçeli-kalem
(01.01.18)
kendimi merdivenlerden atmaya çalışmışım eski sevgilim zor tutmuş sabah her yerim morarmıştı. asansöre yatıp burda uyuyacağım demiştim. genelde taşkınlık çıkarıyorum, bazen de olduğum yerde yatıp uyumak için ısrar ediyorum yol kenarı, masa nere olursa.
0
pushing up the daisies
(01.01.18)
bende geleneğe dönüştü diyebilirim, çok içmişsem rus veya sovyet milli marşını ya da katyusha'yı ayakta (elimi kalbime götürerek sjfjsfka) söyleyerek ağlıyorum. ilk kez sevgilimin yanında yapmıştım, niye bilmiyorum, çok sinirlenmişti. lan zilzurna sarhoşum, niye üzerime geliyosun. sovyetleri özledim diye ağlayıp sarılıyorum kıza (94'lüyüm bu arada ahagajsıakf), o "salak mısın sen, kendine gel" diyo. e salağım tabii, rahat bırak yau. şimdi rus dili ve edebiyatı okuduğum için zaten genelde sınıf arkadaşlarımla içiyorum, söylemeyeni dövüyoruz.

hatta katyuşa söylerken çekildiğimiz videonun internete düşmesi en büyük korkularımdan biridir, tamamen arkadaşın insafına kalmış durumdayız o konuda.
0
der meister
(01.01.18)
İçince neler oluyomuş. Sırf meraktan bir gün abartıcam içmeyi
0
🌸valarmurgulis
(02.01.18)
Arkadaşımın evinde LCD TV kırdım.
0
roket adam
(02.01.18)
Ben bar masasını çok beğenmişim kucaklayıp götürmeye çalışmışım. Başka bir gün arkadaş palmiyeye tırmanıp palmiyeyle sevişmişti :( o anda ben de içkiliydim sokakta yere yatıp hıçkıra hıçkıra gülmüşüm. Bir keresinde de birinden kaçarken merdivenlerden inmek yerine atladım. Bir hafta belim ağrıdı.

Hep başkalarının videoya çektiği benim genel olarak hatırlamadığım şeyler başıma geliyor. Baya da videom var böyle. Yarın öbür gün yanlışlıkla ünlü olursam bu videolar çıkar korkusuyla tekrar ünsüz olurum.
0
jazzabel
(02.01.18)
istiklalde bir barda az kişi varken arkadaşlar gerçek bazlı şişe çevirmece oynadık. arada eğlenmek için cesaret seçtiğimiz oldu. türkçe rock parçalarına tuvalet kağıdını mendil gibi sallayıp halay çekmeler, kafaya sandalyeyi ters oturtup ben bir eşşeğim deyip baş selamı verirken sağolun efenim diye gezmeler falan. birkaç kere gittik oraya, her defasında da en gece kalanlardandık, abi izin veriyordu bizimki oranın gediklisi olduğu için.
0
godoşu beklerken
(02.01.18)
(14)

Şuan bir şarkı olsanız, hangi şarkı olurdunuz?

E.
s.b.linkli cevaplar kalp
s.b.
linkli cevaplar kalp
0
E.
(01.01.18)
cenk taner - her şey siyaha giderken www.youtube.com
0
rahip janick
(01.01.18)
dedim dedim de kime dedim
(01.01.18)
Karmaşıklık
(01.01.18)
Fikret Kızılok - Bu Kalp Seni Unutur mu?
0
simderun
(01.01.18)
zerdaliler
youtu.be
0
karamaleksey
(01.01.18)
Amaranta ursula
(01.01.18)
haykorsamdunyaya
(01.01.18)
Tori amos - winter
youtu.be
0
freebird5406_2
(01.01.18)
şu da olur: Buckethead - Pike 65 - Hold Me Forever (In memory of my mom Nancy York Carroll)

www.youtube.com
0
rahip janick
(01.01.18)
vergiss uns nicht - rammstein
0
der meister
(01.01.18)
Pink Floyd - Marooned

www.youtube.com
0
allegrezi
(01.01.18)
Vur kadehi ustam bu gece de sarhoşuz - sıla
0
powerpufgirl
(01.01.18)
www.youtube.com

bu arada boşluğuma denk geldi, tori amos ağlattı.
0
misterturist
(01.01.18)
çocukluğumdan beri müzikle uğraşıyorum, koloratür sopranoyum. son 2 senedir kendi bestelerimi yapıyorum ve onları tanıtmak için uğraşıyorum. şu aralar yerel radyolarda çalmaya başladı.

eğer beğenirseniz belki ekleyebilirsiniz. bu bana gerçekten çok destek olur ama daha önemlisi beğenilmiş ve benimsenmiş olmanı beni mutlu eder.

TÜR: ALTERNATİF/INDIE POP

Arin -(git: youtu.be)
Uzak - (git: youtu.be)
0
mirror of erised
(23.07.19)
(10)

Hayalinizdeki yılbaşı kutlaması nasıl?

cok iyi yol
Ve buna ne kadar uzak veya yakınsınız?
Ve buna ne kadar uzak veya yakınsınız?
0
cok iyi yol
(31.12.17)
Seksli.
0
gölgede aynı
(31.12.17)
İmkansız Hayal: Terk eden eski sevgilimin yanında, (nerede olursa olsun) olmak.

Düşük İhtimalli Hayal: Birkaç arkadaşla birlikte bir evde şarap, board game ve bol sohbetli bir gece geçirmek.

Gerçekte Olan: Gidecek yer/kimse bulunamadığından evde İcra İflas Hukuku çalışmak ve depresyon <3

edit: Son dakikada davet geldi. Arkadaşlarımla olacağım.
0
g man
(31.12.17)
bir o kadar yakın bir o kadar uzak
0
clones
(31.12.17)
yakin arkadaslarla icip sohbet etmeli, guzel aksam gecirmeli, ev ortaminda takilmali. icince sevismeye karar verip beni yalniz birakmazlarsa cok yakinim, bu gece oyle olur muhtemelen. ha terk etmeyeydi sevgilimle gecirmeyi her seyden cok isterdim ama onun gecirdigiyle kaldim, yapacak bir sey yok.
0
der meister
(31.12.17)
New York City, Times Square olmak istediğim yer. Üniversiteyi bitirirsem gidebilirim ancak. Öğrenciyken zor. Sevgilimle geçirmek istemezdim. Sevdiklerimle bir arada olmak çok değerli bir şey ama romantizmi bir kenara bırakırsak dünyanın kalbinin attığı yerler yıl başında çok ilgi çekici oluyor.
0
dissendium
(31.12.17)
sessiz sakin uyumalı.
0
captainobvious
(31.12.17)
mungojerry
(31.12.17)
yemek yapıp saçma sapan programlar izleyip ilerleyen saatlerde oyun oynamak üzerine bi planım var. onu uygulayacağım. başka bi şey istemiyorum, kimse kafamı ütülemesin shjdfff son üç yılbaşımda sevgilim yoktu, alışkınım.
0
nice tnetennba
(31.12.17)
wishmaythşngs
(31.12.17)
hic yilbasina dair bir hayalim olmadi. cok renksiz bir insanim sanirim.
0
neumann
(31.12.17)
(6)

şarkı?

rahip janick
tür, tarz, dil fark etmez. sevdiğiniz bir ya da daha fazla şarkı istiyorum yalnızca.https://www.youtube.com/watch?v=Ef_qNCq92AA"maybe i am just a roaddreaming, that i walk"
tür, tarz, dil fark etmez. sevdiğiniz bir ya da daha fazla şarkı istiyorum yalnızca.

www.youtube.com

"maybe i am just a road
dreaming, that i walk"
0
rahip janick
(31.12.17)
kesmeşeker'den düşün sabaha kadar düşün'ü dinlemişim en son. kabul mü?

open.spotify.com
0
rain when i die
(31.12.17)
@rain when i die, olmaz mı? çok severim, teşekkür ederim.
0
🌸rahip janick
(31.12.17)
dinle diye sana atarim ama kendim dinleyemiyorum, kalbim dayanmaz su an. belki birkac ay sonra.

youtu.be
0
der meister
(31.12.17)
AlsterWasser
(31.12.17)
youtu.be
Bi kaç gündür taktım buna. Müziği çok hoş.
0
uyusam iyi olur
(31.12.17)
diagrams - it's only light
www.youtube.com
0
misterturist
(31.12.17)
(19)

Istanbul'da nasil yasiyorsunuz?

neumann
Nasil katlaniyorsunuz bu kesmekese? Sizi yormuyor mu, deger mi bu strese? Gecmisiniz midir sizi burada tutan?
Nasil katlaniyorsunuz bu kesmekese? Sizi yormuyor mu, deger mi bu strese? Gecmisiniz midir sizi burada tutan?
0
neumann
(31.12.17)
Valla yer yer çıldırıyorum görgü kurallarından bihaber tipler yüzünden. Ama çok seviyorum İstanbul'u. Hangi şehre gidersem gideyim, oralar bana unutulmuş bir yer gibi geliyor.

İstanbul için şöyle İngilizce bir yazı görmüştüm ve hak veriyorum:
-You call it chaos, we call it home.
0
m e b
(31.12.17)
İstanbul'un keyfini süren bir kesim var. O kesimden olma hayali. Şehir çok güzel; ama ufak bir kesim sadece tadını çıkarabiliyor. Belki %5. Milyon dolarlık yalılarda oturmaktan bahsetmiyorum bu arada, yanlış anlaşılmasın. Orta sınıf dahilinde konuşuyorum.

edit: m e b'in dediği yazının tişörtünü giydim yıllarca. Hatta şu anda pijama olarak kullanıyorum. :)

ikinci edit: mesela sopiro en genel anlamda hayal ettiğim tarzda hayatı yaşıyor. O %5 dediğime örnek.
0
g man
(31.12.17)
istanbul'da olup da kendi küçük dünyanızı yaratabilirsiniz neticede. Ben iş yerime çok yakın bir yerde oturuyorum mesela, yürüyorum genelde. Haliyle trafik çekmediğimden keşmekeşi pek görmüyorum. Eğlence anlayışım kalabalık mekanlarda eğlenmek falan da değil, o sebeple yorucu bir baskı da hissetmiyorum. İlla trafik çekeceksem, mesela annemi ziyarete falan gidiyorsam (farklı yakalarda yaşıyoruz) saatleri toplu taşımayı rahat kullanacağım zamanlar olarak ayarlıyorum.

Mecburen veya öngörülemeyen bir sebepten dolayı trafiğe falan takılmadığım sürece İstanbul benim için bir kişilik bir şehir.
0
sopiro
(31.12.17)
Seviyoz biliyon mu.
0
balpolen
(31.12.17)
az bir süre kaldım. yaşnmaz değmez. bu şehrimize göç edenler için artık kota sınırlaması gelmeli. oradaki trafikte araç kullanmadım ama bunu yapabilen biri daha her türlü zorluğa katlanır bence. 1 dakikada -ancak- bir kaç cm ileri gidebilen ve dayanabilen gerçekten kendisi için büyük adım atmıştır.
0
1adam
(31.12.17)
meb +1
ama ayni parayi izmirde kazanabilsem giderim.
0
imnotsureabout
(31.12.17)
anladigim kadariyla mesele "duygusal" her iki manasi itibariyle.
0
🌸neumann
(31.12.17)
aaa m e b'in dediği yazının tişörtünü g man gibi ben de giyiyorum, daha pijama olmadı:D

birkaç sene önce ankarada okuyup büyüdüğü istanbula hasret bir genç olmanın verdiği gazla o tişörtü giymeye başlamıştım. şimdi koşarak uzaklaşmak istiyorum buradan. çok yorucu bir şehir, resmen yaşlandım

edit: demeyi unutmuşum, beni bu kentte tutan Boğaz'ı değil, başka bir şehirde veya ülkede henüz istediğim gibi bir iş bulamamış olmamdır. Hoş buradaki de istediğim gibi değil ama neyse
0
it oynamis yonca masarasi
(31.12.17)
fırsatım olsa dakika durmam giderim. iş yok.
0
captainobvious
(31.12.17)
Ev iş çok yakın ve merkezi bir ilçede.
0
chavezding
(31.12.17)
Dışarıdan buradaki yaşam şartlarına bakılınca kahrı çekilmiyor gibi gözüküyor.

Burada doğup büyüyüp buradaki şartlara alışınca farklı bir şehirde yaşam eğer belirli bir amacı yoksa sıkıcı geliyor. 3 farklı şehir değiştirip kısa süre önce tekrar döndüm buraya. Küçük şehirlerdeki dinginlik bir süre sonra anlamsız, saçma sapan bir şekilde rahatsız edici oluyor. Alışkanlık, amaçsızlık, kök salmak, iş sorunu gibi şeyler beni şuan için burada tutan.

Evet dışarıdan bakınca kahrı çekilmeyen gibi gözüken şehir bu saydıklarım yüzünden katlanılabilir oluyor ne yazık ki. Bir nevi sigara içmeye benzetiyorum bu durumu. Verdiği zararın farkındasın, içmeye de devam ediyorsun.

Ha bu arada demeden edemeyeceğim ; Kavafis haklı.

Bu şehir arkandan geliyor.

soundcloud.com
0
allegrezi
(31.12.17)
gülün de dikeni var :) doğru zamanda doğru yerlere gitmeyi öğreniyorsun zamanla, gezdiğim yerleri kısıtlıyorsun vs derken gayet rahat ve huzurlu olabiliyor.
0
washe
(31.12.17)
İstanbul'da beni yoran sadece trafik olması değil. Gereksiz korna, tak diye önüne kıran bir araç. Emniyet şeridinden giden araçlar. Parayla tutulmuş sahte ambulanslar. Bir yerde konferans var diye yollar kapatılınca trafiğin artması. Yeşil yandı mı gereksiz bir gerginlik. Toplu taşımada insanların birbirine davranışları. İnerken de binerken de herkesin insan dışı davranması.

Dikkatle baktığımda çoğu detay umutsuzluğa sevk ediyor. İnsan odaklı bir toplum değiliz maalesef.

istanbulda doğup büyüdüm. İki seçenek var. Ya burada yaşayacağım ya gideceğim. İlkindeyim ve akıl sağlığımı korumaya özen gösteriyorum.

Sopiro'nun dediklerine katılıyorum. Trafiğin çok olduğu saatler -özellikle h.sonu- kaçmayı tercih ediyorum. Bunun yerine öğleye kadar gideceğim yere gitmeye çalışıyorum.
0
EasyTiger
(31.12.17)
@allegrezi siir cok guzelmis, tesekkur ederim!
0
🌸neumann
(31.12.17)
@neumann eyvallah! =)
0
allegrezi
(31.12.17)
ogrenci olarak bes sene bulundum. istanbul'dan degil ama istanbul'da yasamak fikrinden nefret ediyorum. ankara'ya tasindim. hayatim 180 derece degisti diyebilirim. acik konusayim burasi oraya kiyasla daha renksiz ve tekduze geliyor ama insan gibi yasayabildigim icin sikayetci oldugumu soyleyemem. istanbul'da da bungee jumping yapmiyordum her gun sonucta. ankara'nin gozunu seveyim. buyuk konusmak gibi olmasin ama turkiye'de yasamak zorunda kalacaksam ankara'dan baska yere skseler gitmem. hem buyuk sehir hem de istanbul'un igrencligi, rezilligi yok.
0
der meister
(31.12.17)
Yoruluyorum, bu strese değmez ama taşınmak istediğim yerlerde arzu ettiğim gibi işler bulamıyorum maalesef.
0
inawen
(31.12.17)
Kovulmayı bekliyorum.
0
yirmisantim
(31.12.17)
Stresi, kalabalığı, rezillikleri yadsımıyorum. Sadece bu ortamda bile mutlu olabilmenin yollarını aramaya çalışıyorum. Gitme imkanım olsa giderim. Ama gidemediğime göre işleri kendim için daha da zorlaştırmaya gerek yok diye düşünüyorum. Kaldığım süre boyunca da keşmekeşe en az bulaşarak, sevdiğim mekanlarda sevdiğim insanlarla zaman geçirmeyi sürdüreceğim.
0
monogram
(31.12.17)
(12)

Şu anda içebilen kaç kişiyiz?

pavlis
Kaçımız bu lükse sahip?
Kaçımız bu lükse sahip?
0
pavlis
(30.12.17)
içmek lüks mü ihtiyaç mı?
0
goodz
(30.12.17)
Lüks
0
🌸pavlis
(30.12.17)
niye lüks ki? ben birşeyler içtim ama lüks falan değildi.

Edit: Ha pardon, ben süper burjuva algımla maddiyata gönderme yaptığınızı düşünmedim de içme eylemi olarak baktım. "18'den büyükseniz yaparsınız?" gibi düşündüm. Çünkü çok param var. Lanet olsun.
0
sopiro
(30.12.17)
Uzun uzun yazmaya lüzum yok.
%5x oy alan iktidar ve vergiler lüks ediyor işte.
0
🌸pavlis
(30.12.17)
evde bira yaptığımız sürece lüks değil. şişesi 1.5 liraya lüks mü olur?
0
babilbaligi
(30.12.17)
6 tanesi 65 kron 30 lira yapar nesi luks ula
0
bos gezenin bos ustasi
(31.12.17)
ben icemiyom. yarin aksam bendeyiz mesela, normalde plan farkliydi ama bes kurusum yok. ama ev var. o yuzden sende toplanak, arpani suyunu da biz alak dediler, oylelikle ikna oldum. birine iki, birine dort bira kitledim. digeriyle de pazarlik yapiyorum. yetmiyo. en azindan 7-8'i bulmam lazim. kendi param yok. uc biracik alsam iki, bilemedin uc gun daha param olur cebimde, sonrasi wefad. cok isterdim hafta sonu birami acayim fistigimi findigimi yiyeyim ama yok. evde bi de yani. o bile olmuyo. haftada 4 bira icsen ayda 130 lira falan. yuh. nerden baksan 15-20 gunluk yemek parasi.
0
der meister
(31.12.17)
Pek içen birisi değilim. İçtiğim zaman dışarda içerim ama düşünürüm ne kadar gidecek gibisinden. Çok üst düzey gelirim de yok bana yetecek kadar işte.
Ama dediğin gibi lüks birşey oldu içmek. Bir de evde alkol yapma olaylarına da el attılar. Hepten lüks oldu.
Orta direk şaban filmiydi sanırım. Zam gelen kahvaltılığı kavanoza atıp ekmak banıyordu kemal sunal. Yakında yine öyle olacak galiba :)
0
ismira007
(31.12.17)
ben su içiyorum bu bir lüks müdür?
0
regardless of what they say
(31.12.17)
yerine göre değişiyor bu durum. şişe biranın markette 1,70 pln olduğu diyarlardan yazıyorum. alkol ucuz, herkes içiyor, herkes mutlu :)
0
fatih terim akti
(31.12.17)
bu duyuru açıldığında alsancak'ta yalnız başıma üçüncü birayı gömmüştüm. evdeyim şimdi +1 ekleyin.

lüks değil lan sanki? 11 lira şişe bomonti. 2.60 küsür lira otobüsle gidiş, 2.60 lira dönüş. şimdi 2.86 yapacaklarmış gerçi.
0
rain when i die
(31.12.17)
Bu kosullarda luks. Haftada bir falan ancak kendine kucuk bir guzellik yaparsin en fazla. Hatta biz onu ay yapalim.
0
runagain
(31.12.17)
(14)

Hayatımda hiç yılbaşı kutlamadım

uyusam iyi olur
Ve hiç parti vs. gitmedim. Otdan bir farkım var mı sizce?
Ve hiç parti vs. gitmedim. Otdan bir farkım var mı sizce?
0
uyusam iyi olur
(30.12.17)
Normal olan sensin. Belli yaştan sonra ne kadar boş işler olduğunu anlıyor insan. Sen erken anlamışsın.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(30.12.17)
hayatım boyunca tatile çıkmadım.
hayatım boyunca konsere gitmedim.

bence bunlar abes değil, bilakis.
0
regardless of what they say
(30.12.17)
kendini nasıl hissediyorsan osun. yılbaşı kutlamamak kimseyi ot yapmadığı gibi kutlamak da kimseyi "cool" yapmaz. benzer şekilde; yılbaşı kutlamayı "boş iş" olarak görüp yılbaşında hiçbir şey yapmamakla gurur duymayı da sağlıksız buluyorum. bunlar kişinin hayatında bir şeylerin eksik olduğunun, kendini ispatlamak zorunda hissettiğinin göstergesi benim gözümde. takılmayın bu kadar. eğlenmek mi istiyorsunuz? eğlenin. istiyorsunuz ama ortamınız mı yok? e sağlık olsun abi, olduğu zaman eğlenirsin. nedir yani amk yılbaşı işte, 2-3 gün tatil var, insan biraz daha farklı hissediyor, belki sevdikleriyle geçirmek istiyor o günü. belki dışarı çıkıp dağıtmak istiyor, belki oturup yalnız geçirmek istiyor, belki hiç mi hiç önem atfetmeyip uyuyarak giriyor. bu kadar kasmaya değecek konular değil. nasıl mutluysanız, nasıl hissediyorsanız öyle yapın. kompleksli insanların baskısıyla, yargısıyla hareket etmeyin.

yani şimdi ben yılbaşı kutlamaya "boş iş" demeyi de anlamıyorum. niye boş abi? insanların ertesi günün tatil olduğunu, yeni bir yıla başlayacaklarını bilerek sevdikleriyle vakit geçirmek istemesinin nesi boş? hiçbir şey yapmayınca neden daha "dolu" oluyor ki? ben bu zihniyeti anlamıyorum. ne istiyosanız, nasıl iyi hissedecekseniz onu yapın, başkalarının ne yaptığı neden bu kadar ilgilendiriyor ki?

muhafazakar ailede büyümüş, duyuru sahibinin deyişiyle "ot" gibi bir ergenlik geçirmiş; sonra laiklik, ateizm ve cehape zihniyetinin etkisiyle party boy olmuş birisi olarak iki ucu da gördüm. daha doğrusu, hangisini istediğimi düşündüm ve ona göre tarafımı seçtim. yılbaşı kutlamazken de aynı insandım, şimdi de aynı insanım. 31 aralık gecesi evde oturup mandalina yemekle alkol alıp dans etmek arasında temelde hiçbir fark yok. canım neyi istiyosa, o gün nasıl iyi hissedeceksem onu yapıyorum aq. bu kadar kasmaya gerek yok.

ayrıca içini rahatlatacaksa şöyle bi' şey söyleyeyim: donanımıyla, kültürüyle, birikimiyle duyurunun tamamını donunda sallayacak insanlar tanıyorum. evde oturacaklar yılbaşı gecesi. bu insanlar kutlasaydı ekstra "cool" olmayacaklardı. kutlamamaları da onların değerinden, karizmasından bir şey götürmeyecek. zaten yılbaşında eğlendiği için daha değerli veya iyi hisseden birinin hayatında ciddi sorunlar vardır. bunların sizi etkilemesine izin vermeyin. içinizden nasıl geliyorsa, nasıl daha iyi hissedecekseniz öyle yapın. dikkate almaya değecek mevzular bile değil.
0
der meister
(30.12.17)
@der meister kanka hem ortam yok hem de mümkün değil keşke olsa.
Yılbaşı kutlamak derken absürt bişey gelmesin aklınıza. Arkadaşlarla gecelere kadar takılmadım bile. Lanet olsun bir takım baskılar.
0
🌸uyusam iyi olur
(30.12.17)
canın çılgınca partilere katılarak kutlamak istiyor da uygun ortamlara giremiyorsan o sıkıntı ama yılbaşı kutlamamak senin tercihinse gayet normal bir durum.
0
nrmnm
(30.12.17)
yaş kaç hacu? 20-21'i geçmediyse dert etme. ben de öyle ortam hayvanı değilim ama belli bir yaştan sonra her şey çok değişiyor, onu rahatlıkla söyleyebilirim. yani 18-19 yaşındaysan canını sıkma. şimdi sen "gençliğimin zirvesindeyim ama dışarı çıkacak arkadaşım bile yok" diyosun belki ama yok öyle bi şey, daha önünde kocaman bi hayat var, elbet böyle kalmayacaksın.

20-21'den büyüksen, yine dert etme. ortam bulmak, arkadaş bulmak her zaman kolay olmuyor. canını sıkma. bugün yoksa yarın olur. kaldı ki gireceğin ortamın, edineceğin arkadaşın sana mutluluk vereceğinin garantisi de yok. instagram'da, facebook'ta herkesin mutlu olduğuna bakma. hepimiz kendimizi iyi göstermek istiyoruz. hiçbir şey siyah veya beyaz değil. güzel arkadaş ortamı sonsuz mutluluk, müthiş eğlence getirmiyor yani illaki. benzer şekilde, arkadaşsız veya ortamsız olmak da dünyanın sonu veya eşi benzeri olmayan bir mutsuzluk değil. kimse yoksa kendi kendine mutlu olmaya çalış. sevdiğin bi film izle, o güne özel farklı bi şey yap. ben geçen çakmağı yakıp ateşi yaladım mesela, dilim yandı amk. ilginç bi deneyimdi. yan masada oturan çiftin bakışını asla unutamayacağım. göz göze geldiğimizde gayriihtiyari el ele tutuştular sjfjfkl.
0
der meister
(30.12.17)
yok bence.
0
doxanikee
(30.12.17)
@der meister 23üm. Bu sene sanki 6 ay ömrü kalmış insanlar gibi bişeyler yapmak istiyorum amma olmuyor. Antidepresan ve hemen ardından içtiğim kahvenin etkisinden olabilir. Gerçekten arkadaş edinmekte ve sürdürmekte zorlanıyorum. İnsan tüm kankalarını lisedeyken bulmalıymış bunu farkettim. Üniversite arkadaşlarımda iyi zaten pek arkadaşım yok ama birisiyle gerçekten kafa dengiyiz ancak okuldan sonra yollarımız ayrılacak gibi.
Sanki herkes çok eğleniyormuş da bir ben öyleymişim gibi geliyor ki bence doğru bu düşüncem.

Senin canın çok sıkılmış yav ben henüz ateşi yalamadım. Ama her an yapabilirim aklımda bulunsun.
0
🌸uyusam iyi olur
(30.12.17)
ben çok kutladım ve inan bir çoğunu hatırlamıyorum. dolayısı ile kaybın yok dostum.
0
bruceandwayne
(30.12.17)
aynı yaştaymışız. abi bakma benim de böyle anlattığıma. düne kadar dünyanın belki de en mutsuz, en arkadaşsız insanıydım. sana tek diyeceğim şudur: önüne bak, ümidini kaybetme ve hayatın her zaman böyle kalmayacağını bil. o yüzden sen de yerinde durma. öyle klasik spor yap, şehrindeki etkinliklere katıl gibi ezbere sikimsonik tavsiyeler vermeyeceğim. sadece "hiçbir şey aynı kalmayacak" düşüncesini oturtmak bile seni büyük oranda rahatlatır psikolojik olarak. iyi hissettiğinde zaten hayatın da iyileşir. hala çok gençsin, çok genciz. can sıkacak bi durum yok. kesinlikle yalnız değilsin. kaldı ki iyi arkadaş bulmak, birileriyle kaliteli vakit geçirmek de öyle kolay bulunan şeyler değil; yani asla "herkeste olan bende yok" şeklinde bir düşünceye kapılma. sen normal bi insansın, herkesin gerisinde kalmış acınası biri değil. canını sıkma. pozitif ol. yılbaşı da kutlarsın, iyi arkadaş da edinirsin. yeter ki kendini salma, kendine değer ver. sonuç olarak sen sen olmadığın, kendini iyi ve güvenli hissetmediğin müddetçe ne yaptığının hiçbir önemi yok, her türlü mutsuz olursun.
0
der meister
(30.12.17)
doğum günü, yıl dönümleri, milli bayramlar, işyeri partileri, mezuniyet, balo, yılbaşı vs. birine veya hiçbirine değer vermeme özgürlüğüne sahipsin.
0
sporty
(30.12.17)
bir şeyin yargılanması için öncelikle taleplere bakmak gerekiyor.

Şöyle düzelteyim; mesela yalnızlık güzel birşey midir ? sorusunun cevabı; eğer bilinçliyse güzeldir. Kontrol edemediğin bir yalnızlığın varsa ise dünyanın en berbat şeyidir(yalnızlık Allah'a mahsus). hatta işkence tekniklerinde bu konu tonla işlenmiştir.


Yani, bu yılbaşıı, partyboy v.s muhabbeti de tamamen; ''ihtiyaç'' kavramıyla alakalı, eğer gitmek istiyor da gidemiyorsan problem. Ama zaten hiç gitmek istemediysen bir eksiklik değil.

Bir de genel yaklaşım var; versen nefessiz şeyapacak insanların ulaşamayınca ''amaaaan onlar da boş işler'' demesi genel bir yaklaşım, (bkz: pis gurur)

Yani konunun temeli, isteyip istememekle alakalı, eğer partiye gitmek yılbaşı kutlamak istiyorsan bi' dene. Ama yok abi, ben şu an içinde durduğum yerden dolayı zamanım yok diyorsan zaten ihtiyacın yoktur.

Bu hayatta insan öncelikleri hamlelerini belirler. Yani önce bi' kendi önceliğine bak, ondan sonra gitmek istiyorsan da bi' dene. İstemiyorsan zaten problem yok, otlukla bir ilgisi de yok, hatta istemeyen adam için, partici çocuklar ot gibi yaşıyordur. Olayın tersi de mümkün.
0
mete kudur
(30.12.17)
açıkçası güzel kardeşim partiye gitmemek sana acı, elem,keder, ızdırap veriyorsa bu bir ihtiyaçtır git eğlen :D
0
regardless of what they say
(30.12.17)
bin tane sınava girip çıkıyoruz, proje hazırlıyoruz, işe gidiyoruz, koşturuyoruz; sevdiklerinle bir araya gelip bir şeyler yiyip içmek, müzik dinlemek, dans etmek, hayatın stresini geride bırakıp eğlenmek çok güzel. ama kimi yalnız kalarak veya hiçbir şey yapmayarak mutlu oluyorsa bu da normaldir, seçimdir, kişilik özelliğidir. değil mi?
0
hadi ya la
(30.12.17)
(12)

Popom çok mu büyük (capsli)

apolitikherif
Pantolon alırken bel bacak tam otururken kase kısmında hep sıkıntı yaşıyorum.Üst bacaklar da keza öyle. Bilmiyorum nasıl görünüyor. Dışardan bakan birisi "ıyy kadın poposu gibi" diyor mudur?Salonda daha fazla göt bacak çalışmak görünüm açısından daha iyi bir sonuç verir mi yoksa daha fazla büyüdüğüy
Pantolon alırken bel bacak tam otururken kase kısmında hep sıkıntı yaşıyorum.
Üst bacaklar da keza öyle.

Bilmiyorum nasıl görünüyor. Dışardan bakan birisi "ıyy kadın poposu gibi" diyor mudur?
Salonda daha fazla göt bacak çalışmak görünüm açısından daha iyi bir sonuç verir mi yoksa daha fazla büyüdüğüyle mi kalır?

İşte o capsler;

i.hizliresim.com

i.hizliresim.com
0
apolitikherif
(30.12.17)
Oo cıplağh ifşa. Popo iyidir kadında da erkekte de.
0
pastörizesüt
(30.12.17)
çok büyük falan değil, bence nefis bir göt #nohomo
0
der meister
(30.12.17)
Gayet iyi.
0
mutekebbir
(30.12.17)
çok normal, kuru göt olmaktan çok çok iyidir.
0
John Bloor
(30.12.17)
sağlıklı görünüyor. abartı bir şey yok
0
MtKrt
(30.12.17)
sanırsam kadınların sevdiği bir göt erkekte.yani iyi gibi.
pantolon için de kendi kalıbını bul oradan devam et.jean bulmak sıkıntılı bir olay.
0
high hopes of the sozluk
(30.12.17)
Popo değil, sırt ifşası olmuş. :)

Erkekler dalga geçer ama kadınlar erkekte böyle popo severler.
0
yirmisantim
(30.12.17)
Pantolonlarını zaten kase kısmına göre almalısın bunu bu yaşta öğreniyorsan üzücü... Sonra bacakları sevmediysen daralttırırsın ya da skinny kesin falan alırsın.

Popo gayet güzel. Yolda görsem bakarım :d
0
eatpraylaw
(30.12.17)
Yürürken loblar sallanmıyorsa ve kırıtmıyorsan sorun yok.
0
uyusam iyi olur
(30.12.17)
Yolda görsem bakarım +1 güzel popo :)
0
naksidil
(30.12.17)
Popo sorusu bahane :))
0
cok iyi yol
(30.12.17)
nefis hahaha
0
powerpufgirl
(31.12.17)
(2)

kazak isimlerindeki bek'in anlami

000000
nedir bilen var mi?
nedir bilen var mi?
0
000000
(30.12.17)
bey demekmiş ve kadın adlarında da kullanılabiliyormuş.

kaynak: www.dilarastirmalari.com

pdf dosyasının beşinci sayfasının en altında yazıyor. "bek ile biten erkek isimleri" kısmındaydı sanırım, nogay türkçesinde bey anlamına geldiği de ayrıca yazılmış.
0
der meister
(30.12.17)
Bey demektir, bir Kazak arkadaşımın adı bek ile bitiyor.
0
tahin pekmez yoğurt
(30.12.17)
(11)

letonya deyince aklınıza ne geliyor?

nigeo
ne olursa söyleyin. ne geliyor?
ne olursa söyleyin. ne geliyor?
0
nigeo
(30.12.17)
Kristaps Porzingis
Çek bir letonya
Riga
0
baldur2
(30.12.17)
metonya kralı metin amca
0
istanbul kanatlarimin altinda
(30.12.17)
basketbol ve bebek gibi kızlar.
0
firemanjonny
(30.12.17)
Beyaz tenli şirin kızlar.
0
John Bloor
(30.12.17)
Letonyali arkadaslarim. Turklerden ortalama az daha zenginler ama kultur farki inanilmaz yuksek orada.
0
Traveller
(30.12.17)
shot cafe
ve soğuk. çok ama çok soğuk
satranç
0
halanne
(30.12.17)
ok atmalı bir atari oyunu
haçlı ordusu için savaşan şövalyeler,
litvanya ve polonya
0
dahinnotha
(30.12.17)
halısaha ayakkabısı
pbs.twimg.com
0
Bruce
(30.12.17)
Patates
Baltık Denizi
Eurovision'da son yıllarda hep güzel şarkılar çıkarmaları
Ayrıca 2003'de Eurovision'u kazandığımız ülke(Yarışma Riga'da Skonto Olympic Hall'daydı)
0
nundu
(30.12.17)
1 sene litvanya'da yaşayıp da gezmeye gidemediğim ülke.

Otobüsle aktarma yapmak için gitmiştik oradan 4 saatlik yolculukla Litvanya'ya geçmiştik ve kendisi benim adım attığım ilk yabancı ülke.
0
dedi ayca
(30.12.17)
en başta bayrakları geliyor çünkü bu ülkeyi litvanya'yla karıştırdığım için farklarını iyice öğrenmek istemiştim bir ara. öyle sürekli bakarken kafama yerleşti. letonya dediğinde aklımda oluşan ilk imaj letonya bayrağı oluyor direkt olarak.

sonra da riga'nın khl'de tokat manyağı olan gariban buz hokeyi takımı dinamo riga. onların ismini hep kedi mamasına benzettiğim sponsorları wingas. sandis ozolins. başka pek bi şey gelmiyo. "litvanya'nın basket oynayamayanı" diye kalmış aklımda jsjfsk
0
der meister
(30.12.17)
(8)

Akademinin guruları ve expat abilerim ablalarım

kendi kendine yasayan yavrucak
Size ülke ve okul danışmaya geldim. Yanlarına da aylık gelir miktarını yazdım.Fransa-Paris-Ecole Polytechnique (1000 euro)Almanya- Heidelberg Uni (1400 euro)Singapur- National uni of Singapore (yaklaşık 2300 euro)Doktora için hangisi makul gözüküyor size? Maddi açıdan bakarsam Singapur en makulu. Ay
Size ülke ve okul danışmaya geldim. Yanlarına da aylık gelir miktarını yazdım.

Fransa-Paris-Ecole Polytechnique (1000 euro)
Almanya- Heidelberg Uni (1400 euro)
Singapur- National uni of Singapore (yaklaşık 2300 euro)

Doktora için hangisi makul gözüküyor size? Maddi açıdan bakarsam Singapur en makulu. Ayrıca oradaki kabul eden hoca için de sıralaması diğerlerine nazaran iyi olduğu için ileri de kadrolu iş bulma olasılığı çok çok daha yüksekmiş.
Bu arada alanım fizik.

Sosyal yaşamı çok sevdiğimi ve ingilizce dışında yabancı dilim olmadığını da ekleyeyim.

Siz olsanız hangisine giderdiniz?
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(30.12.17)
Singapura gidersen ingilizce yeterli olacaktir, ayrica kara kasin kara gozunden dolayi da irkciliga maruz kalmazsin. Diger seceneklerde malesef irkcilikla karsilacaksin.
0
gormemisin oglu
(30.12.17)
acetaminophen + 1
Paralarını karşılaştırma çok fazla, çünkü doktora öğrencisi ya da araştırma görevlisine verilen para çoğu yerde hemen hemen aynı alım gücüne denk geliyor. Singapur çok pahalı bir yer, oranın 2300'ü Fransa'nın 1000'i ile aynı olabilir.

Söylediklerinin yanında ben olsam dünya üniversite sıralamalarına bakardım. Mezun olunca senin adına konuşacak olan renkli sosyal yaşamın değil, üniversitenin ve hocanın adı. Sosyal yaşamı seven insan her yerde bulur.

Genel sıralamada - QS sıralamasına göre baktığımızda
15. Singapur- National uni of Singapore
59. Paris - Ecole Polytechnique
68 (ya da hiç yok) Almanya- Heidelberg Uni

Times Sıralamasına bakarsak
22. Singapur- National uni of Singapore
45 (ya da hiç yok) Almanya- Heidelberg Uni
115. Paris - Ecole Polytechnique

QS'te Fizik sıralamasına bakarsak
25. Singapur- National uni of Singapore
28. Paris - Ecole Polytechnique
35. Almanya- Heidelberg Uni

Times'ta Fizik sıralamasına bakarsak
16. Singapur- National uni of Singapore
32. Almanya- Heidelberg Uni
36. Paris - Ecole Polytechnique

Alan bazında sıralamalar yakın olsa da, genel sıralamada kazanan net Singapur. Başka nedenler de sayayım:
- Singapur'daki üniversite dünyada isim yapmış bir üniversite. Zaten hoca da iyiymiş.
- Fransa'da İngilizce bilen oranı az. Fransızca öğrenmeden yaşayamazsınız günlük hayatı çok. Bir arkadaşım Ecole Central Paris de doktorasını yaptı. Normalden 6 ay önce başladı dil kursuna gitmek için. Fransızca öğrenmek istiyorsanız güzel bir fırsat ama 'Yok şimdi, uğraşamam' diyorsanız da Fransa çok anlamlı değil. Tunceli'li arkadaşım ırkçılık yaşamadığını söylüyor pek, ben de bir iki ilk gidişte karşılaşmıştım ama Almanya için yorum yapamam. Singapur'dakiler İngilizce biliyor. En azından okuldakiler iyi biliyor. Benim birlikte proje yaptığım Fransızlarda, üniversitede bile İngilizce bilen laboratuvarda üç kişiydi.
- İleride Amerika'da çalışmak istediniz diyelim. Amerikan üniversiteleri Avrupa'daki üniversiteleri beğenip saygı duymuyor. Avrupa'daki üniversitelerden birinden gelirseniz Afrika'nın Hotantot kabilesinden yeni çıkmış gibi muamele görürsünüz ama Uzak Doğu'nun eğitimine ve disiplinine her daim güven var. Özetle Avrupa'dan alacağınız doktora ile dünyanın her yerinde çok rahat olamayabilirsiniz ama Singapur'la çok daha fazla yerde güvenilir olur.
0
aychovsky
(30.12.17)
@acetominophen Tabii ki her tarafın iyisi kötüsü var; her iki taraf birlikte çok güzel yayınlar çıkartıyor. Benim danışmanım İngiltere'de bir üniversitedeki bir hoca ile çalışıyor. Demek istediğim noktalar şunlar:

Avrupa'dan yeni mezun bir doktora öğrencisinin Amerika'da kendini kanıtlaması daha zor. Daha birkaç hafta önce yaşadığımız durum şu: Ecole Normal Superieure'li (sıralaması ilk 50'de olması lazım) ve bol yayınlı biri yerine sıralamada 450-500 civarı olan bir Amerikan üniversitesinden mezun olmuş, az çok aynı sayıda yayını olan birini 'Bu şimdi 'Cuma akşamı briç oynayacağım, bana ders vermeyin' diye tutturur. Özel hayatımdı, hobilerimdi falan diye çalışmaz. Onun yerine, çalışacağına emin olduğumuz Amerika'dan tasdiği olan birini alalım. Haftasonu şunu yap desek yapsın. Keşke Hintli ya da Çinli olsaydı' diye diğerini aldılar. Bunu yapan üniversite de, ilk 100'de. Fransıza da okulunun yüzü suyu hürmetine şans verildi. Atıyorum, Heidelberg olsa, onu pek sallamazlardı sanıyorum. Sonrada hocamla konuştuğumda 'Politics, ne yaparsın' gibi bir şeyler söyledi. Bir de bunlar cici cici yayınları olan insanlar.

İşbirliğine gelince sorun yok da, yeni mezuna tenure track vermeye gelince sorunmuş hakkaten. Çok çok yakın bir arkadaşım da Supelec'ten mezun. Maryland'de NIST'te iş buldu; 'Üniversiteler iş vermiyor, ne yapayım' diyor. (Dediğim kişi bir doktora + post-doc yaptı. 3 sene yurt içi tecrübeden sonra, ikinci doktora yaptı komşu bir alanda Supelec'te. Artık tenure-track olmasa bile kadro arıyor)

Tabii, ben iki örnekten yola çıktım. O yüzden çok da genellenebilir mi bilmiyorum. Daha da eskiden çok yeniyim ama ilk yılda bunları gördüm. Avrupa deyince bir 'Onlar tatil yapıyor', 'Onlar salak zaten' havası oluyor sürekli. Burun kıvırıyorlar. Birlikte çalıştığı insanlar artık kendini kanıtlamış olanlar.
0
aychovsky
(30.12.17)
singapur ev kiralarını kontrol etmeni öneririm...
0
binder dandet
(30.12.17)
Hepiniz emek verip güzelce yazmışsınız. Çok çok sağolun.

Singapur'da bir proje için 4 ay bulundum. Kampüs dışı yaşam pahalı olsa da kampüs içi yaşam epey uygun ve çeşitli. Yurt fiyatları filan hakeza öyle. Alım gücü kıyası yaptığımda singapur açık ara farkla önde. Almanya ideal geliyor ama paris için 1000 bence az. Neyse bunu bir kenara koyalım.

Aychovsky'nin dediği avrupadan olan doktoranın açıkça belirteyim "küçümsenmesi" olayını ben singapurda gördüm açıkçası. Bizim grupta Leiden'dan gelen birkaç postdoc vardı ve kendi hocam "keşke amerikaya filan gitselermiş. Avrupada doktorayı nasıl aldıkları belli değil." gibi bir cümle kurma gafletinde bile bulundu. Tabii cambridge, oxford gibi okullar için durum farklı ama genel olarak böyle bir durum var. Katılıyorum yani sana.

Çalışkan olduğum dönemlerde var olmadığım/olamadığım zamanlarda.

Akademik getiri en fazla singapurda olacak gibi ama hem maddi hem manevi rahatı durumunda bana en makulu almanya geliyor şu anda. Asıl yaşadığım ikilem "doktora sırası rahatlık vs. doktora sonrası iş imkanı" şeklinde sanırım.

Tekrardan çok sağolun. Anladığım kadarıyla buradan Singapur birinci çıkmış :)
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(30.12.17)
@mavijojoba

Aynen iş imkanı dışında bakınca ben de avrupa istiyorum aslında:) singapur hem küçük oluşuyla hem de ortak kültür oluşturamayışıyla bana çok sentetik geldi ve 4 ayda çok bunaldım açıkçası. Akademik durumuna elbette laf edemem ama mesele 5 yıllık bir yaşam planı olunca bunları da düşünüyorum.

Heidelberg'i neden elediniz? Ben onu da çok beğeniyorum. Göremediğim bir taraf mı var acaba?
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(30.12.17)
yüksek müsaadenizle kaynak yapacağım, ben de heidelberg'e niye çöp muamelesi yapıldığını merak ettim. dil & edebiyat öğrencisi olarak şahsen heidelberg'de doktora yapabilsem mutluluktan aklımı kaybederdim muhtemelen. singapur ve paris'e kıyasla mı kötü? alan farklılığı dolayısıyla (yani fizikte) tercih edilebilirliği mi düşük? ben heidelberg lafını duyduğumda saygı duruşuna geçiyorum yahu, ben mi yanlış bilmişim bu üniversiteyi? lütfen "senlik bi şey yok aga sen devam et, fizik için konuşuyoruz biz" deyin.
0
der meister
(30.12.17)
@der meister

Fizikte de gayet iyi. Arkadaş almanlara karşı olan önyargısından mütevellit elediğini açıklamış.

Mileva Maric'in çok uzun dönem olmasa da okulu :) daha ne olsun :)
0
🌸kendi kendine yasayan yavrucak
(30.12.17)
(11)

gerçekten sevgilinizin kötü günde de sizi sever mi ?

sorunvar
yani kötü gün olsa ayağınız sakatlansa yada çok fakir olsanız yine sizle devam eder mi ? Not :açıkçası şu ana kadar hiç bir ilişkimde buna yüzde yüz emin olamadım ..
yani kötü gün olsa ayağınız sakatlansa yada çok fakir olsanız yine sizle devam eder mi ?

Not :açıkçası şu ana kadar hiç bir ilişkimde buna yüzde yüz emin olamadım ..
0
sorunvar
(29.12.17)
Iyi gunumuzde sevenimiz mi Var ki :)
0
yarey
(29.12.17)
edeer ^^
ben de ederim. hem çok zor zamanlar atlattık zaten. birlikte olunca her şey daha kolay geçiyor.

acemi’ye kesinlikle katılmıyorum, kadınların hepsini böyle paragöz diye anlatılması hiç hoş değil. kadının kendi parası yok mu niye erkeği parası için sevsin. fakirleşince tekmeyi basacak kadın da vardır ama bu durumda onunla sevgili olan erkekte de sorun vardır bence.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(29.12.17)
acemi+1
0
nickini degistiren yazar
(29.12.17)
Birçoğu etmez.
0
opitseri
(29.12.17)
daha 2-3 aydır çıkıyorken, hatta yarı uzak mesafede olduğumuz için sadece 5-10 kere görüşmüşken ayağımız kırdım. evde yatmaktan sıkıldım diye yaz sıcağında beni kucağında 3 kat aşağıya indirdi merdivenlerden. hemen evimizin yanındaki alışveriş merkezine götürdü, beni kenarda bi yere oturtup koşa koşa gitti tekerlekli sandalye aldı geldi, saatlerce gezdirdi. sonra tekrar kucağında 3 kat yukarı taşıdı.

o adam şimdi kocam :)

ve ben 2 yıl önce gene ayağımı kırdım. gene kucağında taşıdı, her gün sabah kahvaltımı, öğle ve akşam yemeğimi hazırladı. sıkıldım dedim gezdirdi, ağrıdı dedim ilaç buldu geldi, acıktım dedim yedirdi, evi temizledi, çamaşırları yıkadı. pff bile demedi, demez de. daha kötü hasta olsam yatağa düşsem de demez.
0
halanne
(29.12.17)
Somut örnek vereyim
Trafik kazasında suratımdan yaralandım. Sağ göz kapağım parçalandı. Kaşım, alnım, kafam vs.. cidden kötü durumdaydım.

O zamanki kız arkadaşım, aşkımdan ölen, beyaz eşya falan baktığımız insan beni bir kere o halde gördü.

O dakikadan sonra telefonda aşkım, canım vs. Demek yerine adımla hitap etmeye, olabildiğince az konuşmaya, soğuk davranmaya başladı.

Buluşalım dediğimde sürekli reddetti. Çok ortak arkadaşımız olduğu için ayrılalım da demedi. Bir ay böyle sürdü.

İstersen ayrılalım dedim. "Peki" dedi ve bitti.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(29.12.17)
@kusursuz gibi maalesef çok örnek gördüm.Kadınlar bu konuda daha acımasız .
0
🌸sorunvar
(29.12.17)
ben onu her zaman ve hep sevdim, seviyorum hala ve severdim de... ama o her kötü zamanımda, yanımda durmadığı gibi bir tekme de atıp gitti. ondan kesinlikle bir ümidim yok. başkası olabilir, mümkün... bilmiyorum.
0
runagain
(29.12.17)
Fiziksel manadan ziyade maddi ve/veya statü sayılabilecek şeyler anlamında düşerseniz 10 kadının 9'u bir bahane bulup, başka bir konuda sizi suçlu gösterip bırakırlar. Biraz çevrenize bakıp düşünürseniz mutlaka bu tür örnekleri görürsünüz.
0
skooma
(29.12.17)
Evet, şu ankinden eminim desem yeridir.
0
roket adam
(29.12.17)
bundan emin olabiliyorsan sıkıntı vardır zaten açıkçası. atıyorum kanser olursun, eşin yanından bir saniye olsun ayrılmaz. aylarca, yıllarca gözü gibi bakar sana. sonra her şey yolunda gibi görünürken "bye" deyip pat diye gider. insanoğlu bu. nankördür, şerefsizdir vs. diye demiyorum. kimin ne zaman seveceği, sevmeyeceği, gideceği vs. belli olmuyor. bunu sen bilemezsin. çoğu zaman karşı taraf bile bilmiyor.
0
der meister
(29.12.17)
(12)

yılbaşında yalnızmısınız? nasıl gireceksiniz?

john
s.b
s.b
0
john
(29.12.17)
pazartesi calisiyorum aslinda ama bir ev partisine cagrildim brezilyali kiz dolu bilmiyorum gitsem mi :D
0
baldur2
(29.12.17)
Evdeyim. Aile olur yalnız olmam.
Huysuz program yapacakmış fragmanını görüp çok heyecanlandım ama sanırım konuklar gelip şarkı söyleyecekler bu yüzden izlemeyeceğim sonra onun sahnelerini atlaya atlaya bakmaya karar verdim.
Bu yıl Victoria's Secret Show dan ümitliyim. Ona bakar uyurum.
0
mutekebbir
(29.12.17)
Bodoslama girmek isterdim ama evdeyim iste. :(
0
thomaswantsmore
(29.12.17)
evde çekirdekimsi aile olarak takılacağız; ben, eşim ve köpeğimiz şeklinde. havai fişek nanesi yüzünden köpeği evde yalnız bırakamıyoruz zaten, korkuyor. /:

plan olarak ise azerbaycan vodkası shotlayıp sabaha kadar gerilim/korku filmi izlemeyi uygun gördük, bakalım kısfmet.
0
treamorg
(29.12.17)
çok çok sevdiğim bir abimle belgrad ormanında kamp yaparak gireceğim. harika olacak.
0
hemsta
(29.12.17)
Evdeyim ailemleyim. Klasik ptt tarzında takılırız herhalde.
0
yaren
(29.12.17)
bi barda tek başıma içiyor olurum herhalde
0
rakicandir
(29.12.17)
arkadaşlarla ev partisi şeysiyle gireceğim. gerçi "ev partisi"nden ziyade "arkadaş toplanması" olacak. az kişiyiz, biz bizeyiz.
0
der meister
(29.12.17)
Bu yıl arkadaşlarımı evime davet ettim bi 8-10 kişi olacağız. Çılgınlar gibi eğlence değil de kendi çapımızda yeme, içme, kutu oyunları oynarız diye planladım. 10:30-11 gibi de Uludağ’a geçmeyi planlıyoruz. Yılbaşı gecesi orası çok eğlenceli oluyor. Bir kaç saat de orada kalıp evlerimize dağılırız.
0
naksidil
(29.12.17)
Çalışıyor olucam.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(29.12.17)
millet disaridayken disarida olmaktan kaciniyorum."eglen!" emrine "hobaaaa!" demek ne, hic anlamadim. herhangi bir gece, yani... tatilden baska anlami yok.

ders calisiyor olmak istiyorum.

bir de, soru eki olan "-mi"ler kovalasin seni.
0
e haliyle
(29.12.17)
Çanakkalede yalniz kafa dinlicem.
0
opitseri
(29.12.17)
(1)

Rusça

istebukadar
Rusça öğrenmek için kaynak kitap tavsiyesi verebilir misiniz ayrıntılı olsa güzel olur .Pratik yapma imkanım var
Rusça öğrenmek için kaynak kitap tavsiyesi verebilir misiniz ayrıntılı olsa güzel olur .

Pratik yapma imkanım var
0
istebukadar
(28.12.17)
türkçede geçen ismiyle "payehali" ve "rusya'ya doğru" kitapları. hem rusça kursuna gittim hem rusça hazırlık okuyorum şu an, bu kitaplar bayağı sağlamdır ve yardımcı olur. yalnız, heves kırmak istemem ama rusça temelinin hoca olmadan sağlam bir şekilde atılabileceğine inanmıyorum takribi 10 yıllık bir yabancı dil öğrencisi olarak.
0
der meister
(28.12.17)
(4)

Ankara'da yılbaşı?

yaraticinick
Eyy Ankaralılar, Yılbaşı planlarınız neler ?Ozellikle şurada yemek yiyeceğiz, burada takılacağız diyenlerin cevaplarını merakla bekliyorum.
Eyy Ankaralılar,

Yılbaşı planlarınız neler ?
Ozellikle şurada yemek yiyeceğiz, burada takılacağız diyenlerin cevaplarını merakla bekliyorum.
0
yaraticinick
(27.12.17)
Ankaralı değilim ama Ankara'ya arkadaşlarımın yanına geliyorum yılbaşı için. Bir arkadaşın evinde br arada kutlayacağız. Sürekli yalnız ya da yabancı şehirlerde girdikten sonra güzel olacak diye umuyorum. Bir ev partisi tarzı bir şey bulabilirsen süper olur bence
0
nickfury
(27.12.17)
evdeyiz, arkadaslar gelecek. tabu mabu bi seyler. ben istemiyordum aslinda hicbir sey ama hepsi masraflarin tamamini ustlenmeye karar verince iyi dedim gelin aq, beles pizza ve 10-12 biraya karsi koyamadim.
0
der meister
(27.12.17)
Ankara'da olsam Sheraton'in duzenledigi etkinlige katilirdim, sahane gozukuyor.
0
purple rain
(27.12.17)
Winner İncek iyi görünüyor, Tan Taşçı ve Ceylan Ertem var.
Ankara'da olsam buna giderdim kesin.
0
kayranin kedisi
(28.12.17)
(18)

Yılbaşında nerdesiniz napcaksınız

rajaz
Buyrun sohbete
Buyrun sohbete
0
rajaz
(26.12.17)
Film izlerim, yıllardır tek başıma film izliyorum.
0
i was made for you
(26.12.17)
kitap okurum evde yüksek ihtimal.
0
mr sherlock
(26.12.17)
Satışa geldim, burada da başka satışa gelen ya da planı olmayan varsa güçlerimizi birleştirebiliriz. :/

Yoksa evde mandalina yiyeceğim.
0
yirmisantim
(26.12.17)
akrabalar gelecek
klasik yılbaşı sohbetleri,televizyon izlemece vs
0
red hot chili
(26.12.17)
Ben hep evde geçiriyorum yılbaşını. Dışarının gürültüsünü patırtısını kafam kaldırmıyor artık. Ufak rakı, 2 bira.
0
m3mphis
(26.12.17)
Evde ailemle kutlayacağım kısmetse.
0
simderun
(26.12.17)
bi ev partisine davetliyim.kalabalık bi ortam olacak
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(26.12.17)
Çanakkale deyiz kismetse.
0
opitseri
(26.12.17)
evde ailemle aksam yemegi yiyecegim. sonrasinda yine ailemle abur cubur kuruyemis cips icki vs tuketerek sarki turku soyleyerek yeni yila girmece :)
0
tabudeviren
(26.12.17)
Ev partisi
0
twelfth
(26.12.17)
Evde tek başıma portakal yiyecektim, sonra fikrimi değiştirdim. Şimdi annemin evinde annemle birlikte portakal yiyeceğim. Portakal kesin.
0
sopiro
(26.12.17)
evdeyiz yemek pişiricez
0
shotgunwoman
(27.12.17)
trendeyim.
0
lalu
(27.12.17)
home party hard şeqli. dağın başında, etrafta kimsenin olmadığı bir evde... büyük vurgun var, 2018'in ikinci gününü görebilirim umarım *-*
0
Bruce
(27.12.17)
makale okuyor olacagim.
0
neumann
(28.12.17)
arkadaş grubu olarak evdeyiz biz. içmek dışında ne yapacağımıza dair bir fikrimiz yok açıkçası, bir yerden bulabilirsek tabu falan oynayalım diye düşündük. son görüşmemizde, grubun ortak birliğini ve beraberliğini bozduğu için seksi yasakladım tamamen, "bana ne ben yapıcam" diyen olursa da herkesin önünde yapacak. benim hiçbir şey yapasım yok ama "sana beş kuruş harcatmayacağız" dedikleri için atladım. hepsi dörder bira alma sözü verdi. 16 bira yapar. pazar + pazartesi için yeter de artar bile. içilmeyenler de bana kalacak evi ben sağladığım için, skseler bırakmam. daha hala geçen seferden şarap ve bira duruyor. ooh mis. muhtemelen gece 2-3 gibi ÇOK BAĞIRMAYIN deyip uyumaya giderim ben.
0
der meister
(28.12.17)
black mirror izlerim bi de ders çalışırım.
0
ghilleinthemist
(28.12.17)
sevgilimle ve birkaç arkadaşla deniz kenarında bir balıkcıda fasıllı yemek.
28 senelik hayatımda ilk defa dışarda yılbaşını kutlayacağım.
0
false pretension
(28.12.17)
(24)

Yılbaşını nasıl geçireceksiniz?

keçeli-kalem
Guys,Yılbaşı için ne plan yaptınız? Bir şeyler yapmak istiyorum ama aklıma da yapacak bir şey gelmiyor, belki sizden kopya çekerim.
Guys,

Yılbaşı için ne plan yaptınız? Bir şeyler yapmak istiyorum ama aklıma da yapacak bir şey gelmiyor, belki sizden kopya çekerim.
0
keçeli-kalem
(25.12.17)
ev. kalamar kızartıcaz bi tek farklı olarak sanırım.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.12.17)
Ev. Tek. Portakal.
0
sopiro
(25.12.17)
Uyucam
0
passion rules the game
(25.12.17)
arkadaşlar parti diye tutturdu, merkezde ev kiralayalım, içelim sonra kulübe gidelim sonra eve gelip tekrar içelim dediler ama hem param yok hem de istemiyorum açıkçası, son etkinliği pek beğenmemiştim, yrrak gibiydi ortam kimse kimseyle ilgilenmiyodu. otururum evde muhtemelen, özel bi şey yapacağımı sanmıyorum.
0
der meister
(25.12.17)
Arkadaşta toplanacağız.
0
pike
(25.12.17)
Yalnız bir şey yapmadan geçicek
0
clones
(25.12.17)
Evde, yalnız, mümkünse 22.30'da yatağa girmiş olarak.

3 senedir yalnız giriyorum yılbaşına ve bağımlılık yarattı. Harika oluyor, deneyin.
0
buff
(25.12.17)
Tek başıma kendimi dışarı atacağım.
0
cok iyi yol
(25.12.17)
Bana kalsa hazır 3 gün tatil varken evden çıkmazdım ama arkadaşlarım kendi kendilerine plan yapmışlar İstanbul'a gelmek için. Onlarla olacağım yani mecburen.
0
ms brownstone
(25.12.17)
sopiro +1
0
jamiro
(25.12.17)
Planım vardı ama nöbet kitlemisler yılbaşına.
0
doxanikee
(25.12.17)
arkadaşlar tutturdular evde içelim diye. fakat hiç canım istemiyor. ankara' ya gitme durumum var sevgili annem ile. bakalım.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(25.12.17)
Gündüz babamla sinema-yemek, akşam da annemle evdeyim.

Arkadaşlarla çıkacaktık ama annem de babam da bozulunca ektim.
0
jazzabel
(25.12.17)
o gün çalışmayı düşünmüyorum. böylesi özel günlerde kendime tatil vererek kendimi normal insan gibi hissediyorum. o gün uzun süre sonra ilk kez yemek dışında içki tüketeceğim. ayrıca bir de izlemediğim bir film ve dönem şerefine daha önceden izlediğim bir film seyredeceğim. gündüz de geçmişin çağırdığı yerlere; ya nişantaşı'na ya da arnavutköy'e uğrama planım var.

ek: 1'i sabahında da snoopy, şirinler ya da heidi'den 2-3 bölüm izleyeceğim.
0
misterturist
(25.12.17)
Ev, bence en güzeli.
0
sabirstone
(25.12.17)
üç yıldır üstüste nöbet kitliyorlar, çalışacağım :/önceden napıyordum cin içerek victoria’s secret show izliyordum.
0
pushing up the daisies
(25.12.17)
ailede bir sürü boşanmış insan olduğu için -teyzeler ve dayı- kuzenler, teyzeler, dayı, hatta dayının eski eşi falan da hep beraber yılbaşı kutlayacağız da inşallah dayı kişisi çok içmez, içince saçmalıyor çünkü :/ en küçük kuzenim 10 yaşında, aslında onun için toplanıyoruz bir nevi, yoksa annemin kalça kırık, iki teyzemin de evi istanbul'un birer ucunda, üstelik biri ağır gripli. ha bir de zaten herkes çalıştığı için zor görüşüyoruz, babama zaten her yıl olduğu gibi gene nöbet kitlediler, üç gün evde yok adamcağız :/ muhtemelen küçük kuzenin gönlü olsun diye tombala oynar, mandalina sıkarız gözümüze karşılıklı aşjksdlsajda

ha bir de yılbaşı gecesi huysuz virjin varmış, onu izleyip nostalji yapabilirim umarım, bir sorun çıkmaz da :/ ya da ne bileyim, böyle bir son mutluluk kazanıp sonra da ölmem de, falan... amma da dahi anlamında de ve şu suratı kullandım -> :/
0
pasp
(25.12.17)
üniversite arkadaşlarım ile maaile bursada evde buluşuyoruz. zaten ayda bir buluşuruz çoluk çocuk.
0
teritori
(25.12.17)
Ertesi gün çalışacağım malesef. Hatta o gün De akşam 6'ya kadar çalışacağım. 7 buçuk gibi evde olup tüm geceyi erkek arkadaşımla film izleyerek geçirmeyi planlıyorum. 12 olur olmaz da yatış :(
0
mutlusismankedi2015
(25.12.17)
1 kilo mandalina alıp dizi film takilmaca.
0
Amaranta ursula
(25.12.17)
ev ortamı gibisi var mı? missss
0
since1907
(25.12.17)
muhtemelen 00.00 olmadan sızacağım. manitaya kalsa şuraya gidelim buraya gidelim. iyi gidelim de mekanlar dolu para yok nereye?
güya ailesi otele gideceklerdi olmadı bana gelirsin başbaşa gireriz yeni yıla dedi. tabiki reddettim olası ailesinin geri dönmesi benim onların gözünde itibarımı sıfırlar diye.
kardeşim gelecekmiş
ay bilemiyorum altan ben uyucam galiba.
0
antik depresan
(25.12.17)
parti vericektim. parti vericek tüm arkadaşlarımla bağımı kopardığım için yıkıklar gibi mandalina emicem evde...
0
Tears of Devil
(25.12.17)
Anne babamın yanına gidicem onlarla evde güzel bi yemek yeriz sonra da 12 olunca sarılırız
0
pastörizesüt
(25.12.17)
(10)

Birini "unfriend" etmek

monogram
Sevgili Güzin Abiler/Ablalar,Aslında soru kadınlara ama buyursun herkes eyyorlasın. Sevgiliniz olunca birilerini "unfriend" ediyor musunuz sosyal medyada? Ediyorsanız neden?Teşekkürler.
Sevgili Güzin Abiler/Ablalar,

Aslında soru kadınlara ama buyursun herkes eyyorlasın.

Sevgiliniz olunca birilerini "unfriend" ediyor musunuz sosyal medyada? Ediyorsanız neden?

Teşekkürler.
0
monogram
(24.12.17)
Etmiyorum. Bana güvenmeyen sevgilim olmasın.
0
denef
(24.12.17)
Etmiyorum elbette. Diger insanlari yedekte tutuyorsam o sevgilim de sevgili degil aslinda demektir.
0
Traveller
(24.12.17)
Sadece biri, eski friends with benefits tarzı birinin ekli olduğunu biliyordu. Çıkarmamı istedi, çıkardım ben de. Onun dışında olmadi hiç.
0
elorelia
(24.12.17)
tabiki hayır. Şunu çıkar bunu çıkar denmesinden haz etmiyorum uğruna ölecek kadar da aşık olsam, soğurum böyle bi durum olunca. Ha unfriend olmaya layık olanları sevgilim var diye değil hakettiği için unfriend yaparım :)
0
antik depresan
(24.12.17)
Sevgilim istemesin böyle şeyler diye pek anlatmam bu yüzden. Eğer sosyal medyadan silinmesi gereken biriyse ki bir kaç kişi böyleydi kendim siliyorum zaten.
0
jazzabel
(24.12.17)
çok şükür böyle salak kezolarla değil sevgili olmak, iletişim dahi kurmuyorum ama sevgilim belli biriyle görüşmemden haklı bir gerekçeyle rahatsızlık duyuyorsa hem onun gerekçesini hem de diğer kişiyle ilişkimi göz önünde bulundurarak böyle bir karar alabilirim. atıyorum sevgilim "ben bunu sevmedim, tehlikeli bu kız" deyip de durduk yere bir arkadaşımı silmemi istiyorsa bundan hoşlanmam; o an o kişiyi silsem bile sevgilim de gözümde karizmasını ciddi anlamda çizdirmiş olur. çünkü bunun anlamı "ben sana güvenmiyorum, sen ilişkisi varken başkasına bakmayacak olgunlukta biri değilsin, benim kontrolümde olman lazım"dır ve bu çirkin bi' şey.

ha ama eski bir flörtüm eklidir mesela, muhabbetimiz falan da yoktur, onunla hala herhangi bir platformda iletişim kurabilecek pozisyonda olmam canını sıkıyordur... o zaman siler geçerim aq, beybimin kafasının rahat olmasından daha önemli değil.
0
der meister
(24.12.17)
ben arkadaşlarımı silmemek için sevgili yapmıyorum.
0
attirmayin makedonun kafasini
(24.12.17)
etmedim. ama isteseydi ve gerekçesi mantıklı olsaydı silerdim. ama onu rahatsız edip de böyle bişi istemesine sebep olacak bi duruma da düşürmedim onu.

ben ondan istedim ama. açık açık ona sarkıntılık eden biri vardı, gece yarılarında arıyodu bunu. sevgilim var dediği halde. ben de aramasın sil engelle dedim. bi kaç yerden sildi ama numarasını silmeye kıyamadı... ayıp olurmuş...
0
kedi kovalayan astronot
(24.12.17)
Etmiyorum, her şeyi de anlatmıyorum. Çok nefret etmediğim sürüece birini arkadaşlıktan çıkarmam.
0
roket adam
(25.12.17)
Sevgilim beni yerime kendince potansiyel tehlikeleri unfriend ediyordu. Şimdi kendisi unfriend oldu.
0
cok iyi yol
(25.12.17)
(18)

Niçin devam ediyorsunuz?

rahip janick
Yaşamak için motivasyonunuz nedir? Var mı böyle bir şey? Yoksa sadece bunu düşünemeyecek kadar yoğun musunuz? Düştüğünüz zamanlar olmuştur, nasıl kalktınız, bunun için motivasyonunuzu nasıl buldunuz?edit: durup dururken yine aklıma geldi bu: https://www.youtube.com/watch?v=G79MWVsuI-s"Hey, did I apo
Yaşamak için motivasyonunuz nedir? Var mı böyle bir şey? Yoksa sadece bunu düşünemeyecek kadar yoğun musunuz? Düştüğünüz zamanlar olmuştur, nasıl kalktınız, bunun için motivasyonunuzu nasıl buldunuz?

edit: durup dururken yine aklıma geldi bu: www.youtube.com

"Hey, did I apologize to you for... You know... I just wanted to say I'm sorry. And thank you. Oh! And one more thing, please, help me fly!"
0
rahip janick
(23.12.17)
dedim dedim de kime dedim
(23.12.17)
Her gün düşünüyorum fakat şöyle. sabah 6 da uyanıyorum hazırlan et vs 8 de iş başı 16.30 iş bitişi. bu süreçte aklıma hiç gelmiyor yaşama sebebi bir gün ölecek olmak çektiğim acılar - varsa öyle bir şey-

fakat eve gidiyorum yatağa uzandığım anda her şey değişiyor. gün içinde bastırdığım tüm hisler tüm zorluklar gelip yine buluyor beni.

bunun için tek motivasyonum bir gün her şeyin güzel olabilme ihtimali.
0
kablelvuku
(23.12.17)
benim dususlerim hep gecmiste kaldigi icin motivasyonum hep yuksek. kotu islerde, kotu okullarda, kotu aile ortaminda, siddet, mobbing, dayak herseyi tattim. ama suan sevdigim bir isim, guzel bir evim ve canim ne isterse yapacak kadar maddi ve manevi ozgurlugum var. dibi gordugum icin, trafikte 3 saat kalmak, hakarete ugramak, kandirilmak, enayi yerine koyulmak gibi seyleri kafaya bile takmiyorum.
0
mayeskuel
(23.12.17)
zaman sandığımızdan daha değerli, en mutsuz animiz bile değerli.

youtu.be
0
goodz
(23.12.17)
yaşamak için bir sebebim ve hedefim yok. fakat, ailemin tek çocuğuyum. ben olmazsam üzülürler. kendilerinden önce ölürsem de. onların bir hayat amacı kalmaz bu sefer. net zehir olur hayat onlara.

----------

umarım onlar ölmeden kendime "uğruna yaşayacak" başka bir olgu bulabilirim.
0
rain when i die
(23.12.17)
tek bir hayatım var çünkü. özellikle mutlu olma ihtiyacı hissetmiyorum açıkçası, biraz "ne varsa onu yaşayalım" kafasındayım. alt tarafı 23 yaşındayım, haliyle ak sakallı bilge gibi yazmam saçma olacak ama bu yaşıma kadar ciddi bir intihar girişiminin yanında hiçbir şey yapmadığım "tamamen kayıp" seneler de geçirdim, insan içine karışıp yaptığım şeylerde başarılı olduğum, düzgün insan ilişkileri yürütebildiğim dönemler de yaşadım. muhtemelen şu ana kadar ne dibi ne de zirveyi gördüm ve hayatımın geri kalanında çok daha farklı şeyler yaşayacağım.

aychovsky bir konuşmamızda hem kişisel olarak söylemişti bunu hem de duyuru'da paylaşmıştı diye hatırlıyorum. motivasyonun "bok" olduğuyla ilgili bir fotoğraftı. uzun lafın kısası; insanın ihtiyacı olan şey motivasyon değildir, çünkü motivasyon güvenilir olmadığı gibi çabucak sönebilir. başarılı olmak istiyorsan motivasyona ihtiyaç duymaksızın koruyabileceğin, alışkanlık edinebileceğin bir düzene ihtiyacın var diyordu. ben bunun yanına bir de şu an kime ait olduğunu hatırlamadığım "showing up is %80 of the success" sözünü ekledim. çünkü asıl güzel ve iyi şeyler devamlılıkla, takiple, ısrarla geliyor. motivasyon bunların hiçbirini sağlamaz insana. sürekli olarak dışarıdan yakıta ihtiyaç duyacak bir mekanizma motivasyon. bunun yerine zaman içerisinde insan kendi kendini taşıyabilen, gavurların deyişiyle self-sustaining bir mekanizma yaratmalı. yoksa saman alevi gibi parlayıp söner, vurkaçlarla yaşar, hep aşırı uçlarda olursun.

benim bugün uyanmak için bir motivasyonum yoktu açıkçası ama uyandım yani. bunu sorgulamak istemiyorum. şu an için bunu sorgulamak bana "musluğu açınca su niye akıyo" diye sinirlenip muslukla kavga etmeye benziyor. ne bileyim yani abi, uyandım işte. uyanmayah mı. maç falan izlerim. uzun süredir yoğundum kendi çapımda, bugün tek dinlenme günüm. öyle camış gibi yatıyorum. keyifli yani. bi şey olmasına gerek yok. mutlu değilsem bile mutsuz da değilim.

"düştüğünüz zaman nasıl kalktınız?" sorusunun cevabı da benim için kendimi sevmek oldu sadece. kendi adıma çok fazla gurur kırıcı, üzücü şey yaşadım. niye kalktım? çünkü "kendine niye bunu yapıyosun aşkım yaaa" dedim. öyle yaşamayı, öyle kalmayı kendime yakıştıramadım. megaloman bi manyak değilim. 5 ay önce giden sevgilim için hala her gün ağlıyorum, her gün "gel" diyorum. seviyorum, özlüyorum. ama sonuç olarak kendime bi değer de veriyorum ve seviyorum kendimi. tartıyorum, hesaplıyorum. bi şeyin sonuna kadar, üzülerek ve kırılarak da olsa gidebileceksem, gidiyorum. çabamın anlamını yitirdiği noktada da "nabalım kankito" deyip geri dönüyorum. yaşıyorum. üzülüyorum, seviniyorum, yıpranıyorum, iniyorum, çıkıyorum... sadece tüm bunları yaparken kendimi yok etmemeye, kaybetmemeye çalışıyorum.

ıyyyy yalnız ne iğrenç bi yazı oldu haa gören de dünyayı kurtardık sanacak amk. ama öyle yani. ben pekala yarın intihar da edebilirim ama açıkçası yaşadığım hayattan memnun olmadığımı söyleyemem. sonuç olarak ben kafama sıktığım, gözümü kapattığım anda hiç ama hiçbir şeyin anlamı kalmayacak. çok benmerkezci olmak da iyi değil ama ben böyle düşünüyorum. iyiyim diyorsam iyiyimdir, yaptığım bi şeyin güzel olduğunu düşünüyosam o güzeldir. başka birisi bana pekala "lan bu mu güzel hayat dediğin, sığır gibi yaşıyosun" diyebilir. ben iyiysem kime ne aq. öyle yani. biraz kendi içime döndüm, gafamı avuçlayıp "iyisin olum, iyisin. sakin ol." dedim. çok zorlanınca falan öyle çıktım.

bi tane hayatım var. iyisiyle kötüsüyle, acısıyla mutluluğuyla, olabildiğince iyi yaşamak istiyorum. uyanmazsam hiçbir şey olmayacağını biliyorum. uyandığımda en azından yeni bir şey olacak. bak mesela rüzgar karayele dönüyor yavaş yavaş. sabah 6 dereceydi, birkaç saate eksilere düşecek belki. kar yağacak. aha mis gibi motivasyon, illa istiyosan. akşam çıkar bi çay çorba içer, cuvaramı tüttürür, dolaşırım kar altında. nedir yani. insan olana yeter jsfskl
0
der meister
(23.12.17)
1. Canım tatlı geliyor, bedenime zarar veremiyorum.
2. İntiharın yanlış olduğuna inanıyorum. Ölmeyi garanti edemiyor çünkü, sağ kalınırsa rezillik.
3. Üşeniyorum zaten, intihar falan bunlar laf. Bana göre ölüm sadece bir şekilde değişikliği, yok olunmuyor ölününce.
4. Anneme babama kıyamıyorum.
0
yaren
(23.12.17)
"Her gün, her saat hayata dört elle sarılmak, gelecekten yoksun olduğunu bile bile günübirlik yaşamayı sürdürmek, tıpkı hava olduğu sürece nefes almayı bırakamamak gibi karşı konulmaz bir içgüdüydü." George Orwell-1984.


İşte, tam olarak o sebeple. Motivasyon, teşvik, harekete geçiren güç ya da adı her neyse, yok bende. Ha şimdi ölmüşüm, ha 150 yaşımda, değişen bir şey yok.
0
m e b
(23.12.17)
Devam edemiyorum. Uzun süredir dibe vurmuş haldeyim açıkçası, kalkamıyorum. Tıbbi yardım almaya kalkıştım; ama tam da olmadı. 2 haftadır yalandan motivasyonlarla harekete geçmeye çalışıyorum. Çırpınıp duruyorum; ama daha da kötü gidiyor. Çabalamanın gülünç ve onursuzca olduğunu düşünmeye başladım. Kafası koparılmak üzere kovadan alınan balığın çırpınması gibi geldi yaptıklarım. Kurtulacağım yok, o halde rezil edip uzatmaya, daha acılı hale getirmeye de gerek yok sanırım. Bugün iyice sıfırı tükettiğimi düşünerek uyandım mesela.
0
g man
(23.12.17)
ogrenebilecek, yapabilecek cok sey olmasi. kucuk zevklerin aslinda yetiyor olmasi, yemek yemek, seks yapmak gibi. annemi babami da mutlu etmek istiyorum ayrica.
0
baldur2
(23.12.17)
öncelikle bu size özel bir durum değil, güçlü ve ya güçsüz, tüm insanlar zaman zaman motivasyonunu kaybedebilir. o motivasyon her zaman aynı ölçüde olmuyor. şu an azaldığı bir dönemdesiniz. bazen dışsal sebeplerle aslında içinizdeki o karanlık kısım uyanıyor, sizi tamamen ele geçirmesine izin vermemelisiniz. onu yenmek için çareler aramak zorundayız. şu ara ben de benzer bir dönemdeyim, yalnız ve güçsüz hissediyorum. ilk önce sorun neyse o çok fazla düşünmemek için çaba göstermelisiniz. evet düşünmemek. kafanızı dağıtacak bir şeyler bulmalısınız.
0
dragons
(23.12.17)
seneler önce dibi gördüğüm için yaşadığım kötü olaylar sivrisinek ısırığı gibi geliyor.
moralimi bozamıyor. motivasyonumu düşüremiyor. öldürmeyen şey güçlendirir dedikleri olay bir nevi.

bu da ne ki? deyip devam edebiliyorum.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(23.12.17)
m.youtube.com

i want EVERYTHİNG
0
regardless of what they say
(23.12.17)
Daha tadacağım çok zevk var?
0
yirmisantim
(23.12.17)
Oku:
OSHO - Martıları Seven Adam
al bu da epub linki: www.transfernow.net/63hod6e77wbi
0
rastinon
(23.12.17)
Hayaller, umutlar...
0
simderun
(23.12.17)
ben keşfetmek ve deneyimlemek için yaşıyorum. insana dair, hayal gücüme dair, kendimi yönetebilmeyi öğrenmek için okuyarak yeni şeyler keşfetmek beni çok heyecanlandırıyor.
0
for day to break
(23.12.17)
Ben daha çok vişne reçeli yemek için yaşıyorum.
0
[GODDARD]
(23.12.17)
(14)

neler dinliyorsun son zamanlarda? 4

Apocalypse
sb.https://www.youtube.com/watch?v=CO4VH9CZuqQ1:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1226853/neler-dinliyorsun-son-zamanlarda2:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1234024/neler-dinliyorsun-son-zamanlarda-23:https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1242119/neler-dinliyorsun-son-zamanlarda-3
0
Apocalypse
(22.12.17)
www.youtube.com

www.youtube.com (Bu sahneyle birlikte, evet)
0
g man
(22.12.17)
simderun
(22.12.17)
fırtınayt
0
format c
(22.12.17)
imnotsureabout
(22.12.17)
elorelia
(22.12.17)
jazzabel
(22.12.17)
bos gezenin bos ustasi
(22.12.17)
Öncelikle düz link verenleri kınıyorum. İnsan sanatçı adını, parça adını yazmaz mı?

Sonra çeşitli örnek vereyim:

Heart - Barracuda: www.youtube.com

Flört - Onun adı Hasan: www.youtube.com

Tennis - I miss that feeling: www.youtube.com

ek: bir süre önce de alttaki şarkıyı loopta dinliyordum

Nino Ferrer - Looking for you: www.youtube.com
0
idexo
(22.12.17)
bedbed
(22.12.17)
forest swords - panic
Zola jesus - veka
Algiears - cry of the martyrs
Yeasayer - reagan's skeleton
Ethnquie punch - kızıl çalkarası

Ariel pink ve john maus'un son albümleri.
0
kafadanbacakli
(23.12.17)
cenk taner - her şey siyaha giderken www.youtube.com
cenk taner - şimdi biz buyuz www.youtube.com
shamrain - to leave www.youtube.com
rishloo - blitz www.youtube.com
osi - go www.youtube.com
0
rahip janick
(23.12.17)
agnes obel - dorian www.youtube.com
G-Eazy x Carnage - Guala www.youtube.com
Melike Şahin - Tutuşmuş Beraber www.youtube.com
Angus and Julia Stone - Draw Your Swords www.youtube.com
Gregory Alan Isakov - If I Go, I'm Going www.youtube.com
Wolf Larsen - If I Be Wrong www.youtube.com
Chet Faker - Love & Feeling Live Sessions www.youtube.com
0
kablelvuku
(23.12.17)
son zamanlarda çok sık "little big" dinliyorum. acayip sevdim. life in da trash, give me your money, public enemy, big dick, hateful love vs. hepsi çok tatlı şarkılar ahaha. bi' de the weeknd'in false alarm'ına BAYILIYORUM. sadece klibi için bile günde 10-12 kez dinliyorumdur sanırım. onun dışında the weeknd'i tarz olarak sevmem ama, seveyim dedim ı ıh olmadı.
0
der meister
(23.12.17)
(10)

Yoğun dram içeren film / dizi önerisi

rahip janick
"allah kahretsin, ölsün de kurtulsun artık, ne çekti be!" gibi türk dizisi kıvamında bir şey aramıyorum. oslo 31 august gibi olabilir, kanser olayım izlerken. blue valentine gibi de olabilir. aslında lafı uzatmanın anlamı yok, dediğim gibi, izlerken kanser olayım. varoluşsal problemler olur, trajedi
"allah kahretsin, ölsün de kurtulsun artık, ne çekti be!" gibi türk dizisi kıvamında bir şey aramıyorum. oslo 31 august gibi olabilir, kanser olayım izlerken. blue valentine gibi de olabilir.

aslında lafı uzatmanın anlamı yok, dediğim gibi, izlerken kanser olayım. varoluşsal problemler olur, trajediler olur...

oslo 31 august'u izledim diye reprise'ı önerenler çıkabilir, onu da izledim.

şimdiden teşekkür ederim.
0
rahip janick
(20.12.17)
Klass. Bir norveç klasiği
0
Vse budet horosho
(20.12.17)
amelie poulain
(20.12.17)
Somewhere, sofia coppola'nin :(
0
lamira
(20.12.17)
klass estonya filmi ama evet cok guzeldir tavsiye ederim.
0
der meister
(20.12.17)
Dogville
0
000000
(20.12.17)
bu gece, klass'ı izleyeceğim sanırım.

diğer ikisini de daha sonra izlemek üzere not alıyorum.

dogville'i izlemiştim, sahiden güzel filmdi o da, teşekkürler 000000.
0
🌸rahip janick
(20.12.17)
Six feet under; öldürmez, süründürür. Ciğer parçalar, hayatını alt üst eder.
0
fragile lady
(20.12.17)
(bkz: changeling) :/
0
dilemma of subscribtionability
(20.12.17)
Antichrist
Melancholia
Bir rüya için ağıt
Anomalisa
Mary and max <3
0
cemallamec
(20.12.17)
korkulu dram kategorisinde american horror story diyorum. her sezonda farklı bir konu işleniyor. ve her sezonda bu dünyaya çile çekmeye gelmiş gibi görünen başrol karakterleri var.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(20.12.17)
(16)

Patronunu Seven Var mı?

fragile lady
Bu, gerçekten merak ettiğim bir soru. Aramızda patronunu seven, özleyen, iş dışında da görüşen veya iletişimde kalan var mı acaba?
Bu, gerçekten merak ettiğim bir soru. Aramızda patronunu seven, özleyen, iş dışında da görüşen veya iletişimde kalan var mı acaba?
0
fragile lady
(19.12.17)
Staj yaptigim yerdeki patronla konusuyoruz hala arada linkedinden. Amazonda lead oldu.

Onun disinda hic patron sirketinde calismadim, eski mudurumu de cok severdim. Onunla da konusuyoruz ara sira
0
fakyoras
(19.12.17)
patronumu ve iş arkadaşlarımı çok seviyorum, iş dışında görüşelim deseler güle oynaya giderim.
0
evde liyakat kalmamis
(19.12.17)
Is disinda gorusmuyoruz ama patronu severim. Bazen muhabbet ederiz is yerinde, vizyonu olan bir adam muhabbeti sariyor.

Eski calistigim yerlerden birinde de patrona hem gicik olur hem severdim. Bazen cok giciklasiyordu ama genel olarak severdim. Is disinda da gorusurduk, cok guzel vakitler gecirdik. Vefat etti allah rahmet eylesin.
0
stavro
(19.12.17)
Patronuma en son kafa atacakken tuttular beni. Sonra iş degistirdim. Şimdiki işyerinde patron yok. Yönetim kurulu var. Müdürüm de kankam zaten.

Patronlar sevilmez.
0
kablelvuku
(19.12.17)
ilk patronumla 20 yıldır aralıksız görüşüyorum , telefonla iletişimimiz hiç kopmadı .ben izmir'de çalışmaya onun yanında başlamıştım , istanbul'a taşındıktan sonra her çalıştığım toptancıda ilk patronum benim en önemli müşterim oldu yıllardır ürün satıyorum . sohbet için de telefonla ararım izmir'e her gittiğimde ziyaretine giderim.hala aynı sektörde aynı işi yapıyor yanında çalışan elemanlara benden gururla bahsederek tanıştırıyor .çok seviyorum onu .
ondan başka çalıştığım yerlerde patronlarımdan hiçbirini sevmedim ve hatta birini mahkemeye vererek paramı alabildim .
izmir insanı başka oluyor . istanbul kurtlar sofrası
0
devilone
(19.12.17)
iki iş yapıyorum. birinde patronla işe giriş dışında irtibatım olmadı, editörle çalışıyorum. diğerinde ise muhatap olduğum tek kişi patron. iki patronu da, editörü de çok seviyorum. ha kızdığım, sinirlendiğim tabii ki oluyor ama işin parçası yani bu insan anasına, çocuğuna da kızıyor sonuçta. kendimi bu açıdan çok ama çok şanslı hissediyorum. ilk işteki patronum kardeşiymişim gibi davranır bana. editör her konuda anlayışlıdır. ilk başladığımda çok destek olmuştu, ben bir hata yaptığımda kafayı yerdim utancımdan, "sakin ol knk" diye yatıştırırdı. çok iyi ve uyumlu biri.

diğer patronum da "sizi de yapacağınız işi de skiyim!11!" diye bütün diğer çalışanların arasında arıza çıkardığım halde beni işe tekrar almayı kabul etti, o kadar söylüyorum jsfjsk. kafasına estiğinde yemek ısmarlar, anlatırsam derdimi dinler vs. zaten arkadaşım diyebilirim.
0
der meister
(19.12.17)
bizde patron yok, yani var da çok üst kademelerde bir yerde. kendisiyle tanışmıyoruz. müdürüm var. ben çok seviyorum müdürümü, mükemmel bir adam. iş haricinde günlük konularda da çok iyi anlaşıyoruz ve hep konuşuruz. iş konusunda ise o panik oluyor bazen, yetiştiremeyeceğiz diye. ben ise çok genişim hallederiz diyorum sakinleştiriyorum :) bazen gelir "bu aralar yoğunuz akşam mesai yapalım" der, 10'a kadar oturur çalışırım hiç gocunmam. "cumartesi mesai yapalım" der, işim yoksa hiç sorun etmem. işim varsa da olmaz derim, o zaman da o sorun etmez. böyle rahat bir ilişkimiz var.

benden 12-13 yaş büyük, evli falan. dolayısıyla dışarıda öyle takılmıyoruz. ama aynı mahallede oturuyoruz ve görüşelim dese görüşmek isterdim. ya da moda sahilde falan karşılaşsak oturur geyik yapardık kesin.

bir de bundan önceki departmanımdaki müdürüm var, açıkçası şimdiki müdürüm mü yoksa o mu daha iyi bilemiyorum ikisi de çok muhabbetli insanlar. hayat sadece iş değil ve ikisi de bunun farkındalar.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(19.12.17)
Bizimkiler iki ortak, birini seviyorum birini sevmiyorum.
İş dışında görüşen derken, izin günlerinde değil ama bazen toplanıp işten sonra bir yerlere gidip yemek yiyip bir şeyler içiyoruz.
Bir kere izin günümde de arayıp "senin sevdiğin tantuniciye gidiyoruz" diyerek aldıkları oldu :)
0
mutekebbir
(19.12.17)
iş dışında da görüşüyoruz, arada sıkıntı olur arar bize danışır. bu kişisel bir sorunu olduğunda da olabiliyor. severim o yüzden.
0
cabiday
(19.12.17)
Sadece bir müdürümle görüşürüz hala. Gerçekten çok iyi bir yöneticiydi. Diğer patron ve müdürlerimle görüşmem gereksiz insandılar çoğu.
0
curukturpkokusu
(19.12.17)
Mevcut patronla işim yok ama şirkete ve rahmetli kurucusuna saygım büyük, sevgim mevcut
0
shenergy
(19.12.17)
işveren tarafında big boss'ları(3 tane ortak) ayda yılda bir görüyoruz, hatta 1 tanesini 2 senedir görmedim. gelince kapıdan selam veriyor gidiyor ykb olan, ön iliklemekle kalıyorum; öyle bir bağım yok yani.
operasyon tarafında big boss'u görmemin imkanı yok zaten, en fazla emea patronu geliyor senede 1-2 defa, onunla iki kadeh tokuşturmuşluğum vardır en fazla.

önceki genel müdür ile çok iyiydim, yabancı olduğu için çalışma izniydi oryantasyondu derken samimi olmuştuk baya; yemeğe falan çıkarırdı, istanbul'u gezdiriyordum arada. geçen sene dubai operasyonuna geçti, sosyal medya üzerinden iletişimdeyiz.

işveren vekilinden nefret ediyorum, hastalıklı paranoyak yalancı bir dede. gm gittiğinden beri tüm yetki onda, ancak imza işleri için yanına gidiyorum. kimseyi sevmeyen uyuz bir tip zaten, muhabbet falan açmıyorum.

birim müdürüm kaypağın teki ama muhabbeti güzel, ortak noktalarımız var baya. her gün saatlerce beraberiz zaten, ne kadar sevsem de görüşmem. iş arkadaşlarım da öyle, ancak özel bir plan yaparsak buluşuyor konuşuyorum; onun haricinde bari mesai dışında görmeyeyim duymayayım yani, öeh.

Eski iş yerinden patronum ethem sancak, bişey demeyeyim gg olmasın; sözlüğe bakıyor burayı da görür mazallah sfjfgfj.
0
Bruce
(20.12.17)
kendisi benimle iletişim kurmuyor. sebebini merak etmediğim için sormuyorum.
0
rakicandir
(20.12.17)
Eski şirketimdeki müdürümle 5 kişilik geyiğin döndüğü bir whatsap grubundayız kendisi çok sevilesi bir kadın iş dışında da hep görüşürüz. Şimdiki iş yerimde de patronla baya iyiyiz seviyorum da iyi bir insan ama iş dışında görüşmem çünkü kıslanç bir eşe sahip.
0
eksi sozlugun tatli insani
(20.12.17)
Ben de hiç nefret etmedim açıkçası, patronunu sevmeyerek nasıl o işyerinde çalışabiliyorsunuz anlayamıyorum. Çok zor olmuyor mu?

İş görüşmesi yaparken önce yöneticimle anlaşabiliyor muyum onu tahlil etmeye çalışırım sırf bu yüzden.
0
roket adam
(20.12.17)
stajdaki patronum on numara adamdı. abd'li olmasının ve işin de abd'de olmasının etkisi büyük.

meslek kurasına tabi yedek subay olarak görev yaptım. şube müdürümü patronum olarak nitelendirebilirim. sivilde olsa adına çalışmak isterdim. çok severdim binbaşımı. türk sivil piyasasında o kadar hoş adamlar yok be.
0
rain when i die
(20.12.17)
(19)

sözlükte kaç kişi engellediniz?

shenergy
705 falan benimki.
705 falan benimki.
0
shenergy
(19.12.17)
931. Son dönemde referanslı link paylaşanlar yüzünden iyice arttı.
0
catch the arrow
(19.12.17)
7
0
duyond
(19.12.17)
0
0
sutlu nescafe
(19.12.17)
141 engellenmiş.
0
nice tnetennba
(19.12.17)
144 görünüyor, çok fazla zaman geçirmediğim hâlde. Engellemek bir nebze sorunu çözüyor da, keşke başlıklarını engelleme özelliği de çalışsa.
0
tel tokasini duzelten samuray
(19.12.17)
0
0
bubiruyaolmali
(19.12.17)
28 engelli 6 tane başlıkları engellenmiş.

çok mecbur kalmadıkça engellemiyorum ama lord
eddard stark gibi insanları kaosa sürükleyen tiplere direk engeli basıyorum.açtığı başlığa da
entry girmiyorum
0
follow rivers
(19.12.17)
Önceki yazarlığımda da 0, şimdikinde de 0. Çok aptalca yazanlar veya bilerek yanlış başlık açanlar çok sinirlendiriyor beni ama kimseyi engellemedim.
0
m e b
(19.12.17)
0
0
sta
(19.12.17)
0
0
all girls dream
(19.12.17)
Sıfır.
0
ms brownstone
(19.12.17)
782
0
monsieur turti
(19.12.17)
139. 68 tane de başlık.
0
unifeel
(19.12.17)
70
0
sanquis
(19.12.17)
546
0
marjinalolamayaninsan
(19.12.17)
1027. bilgi alabileceği başlığa "yeşillendirin" yazanlar, bitcoin ref'çisi ezikler, futbol başlıklarında sadece provokasyon yapmaya çalışan "koyduk mu" gerzekleri (takım ayırt etmeksizin) vs. hepsine basıp geçiyorum. sansür yanlısı bir insan değilim ve aslında yaptığımı sevmiyorum ama "bu zeka düzeyinde bir insanın yazdığından fayda gelmez" diye düşünerek onların yazdıklarıyla vakit kaybetmemek adına böyle bir şey yaptım.
0
der meister
(19.12.17)
4000 küsür
0
kay adams
(19.12.17)
1622 kişi.
der meister +1, troll'ler ve hakaretçi küfürbazlarla birlikte özellikle son 2-3 yıldır yazar olmuş ve tanım yapma zahmetinde bulunmayan, sözlüğü twitter gibi kullanan, noktalama-imladan bihaber, saygısız ve at gözlüklü yazarları gördüğüm yerde engelliyorum. aslında tek entry'den yargılamıyorum insanları, entry gözüme batıyorsa diğer entry'lerine ve yazarın başlığına bakıyorum. genelde o entry'den anlamış oluyorum, "hmm bunu troll eklemeyeyim" diye vazgeçtiğim çok az oluyor.

bir süre sonra şunu fark ettim, gündem olan tartışma içerikli başlıkların büyük bir kısmının ilk entry'sini göremiyorum. sözlüğün içinde bulunduğu bok çukurunda gitmesini sağlayan lokomotiflerin aslında bu niteliksiz kullanıcılar olduğuna o zaman ikna oldum, o yüzden kimse "kendi kendilerine yaziyürler işte tahammülsüz herif" demesin.

yetmiyor tabii ki, hangi birini engelleyeceksin. rastgele okumayı bıraktım o yüzden sözlüğü, merak ettiğim şeylerin başlığına bakıyorum çoğu zaman; zaten bilgi içermeye müsait başlıklarda pek olmuyor bu tipler.
0
Bruce
(19.12.17)
0
0
alt4y
(19.12.17)
(12)

Bekar ve yalnız yaşayanlar , evlerimiz nasıl ?

dunyatuhaf
Yani nasıl mobilyalarınız , eşyalarınız var , gardrop yatak vb . Kattle kahve makinesi falan . Evdeki eşyalarım ı öğrenci evi eşyası gibi ( kafanda ilk canlanan )
Yani nasıl mobilyalarınız , eşyalarınız var , gardrop yatak vb . Kattle kahve makinesi falan . Evdeki eşyalarım ı öğrenci evi eşyası gibi ( kafanda ilk canlanan )
0
dunyatuhaf
(17.12.17)
evlenecek olsam bile evimde kullanabileceğim eşyalar.
0
karamaleksey
(17.12.17)
eşyalı kiraladım ben, doğru dürüst hiçbir şey yok. ihtiyacım da olmuyor açıkçası. sığır gibi yaşıyorum. güzel böyle.
0
der meister
(17.12.17)
Güzel tatlı şirin bir evim var..kiracıyım...
Ogrenci evimdeki gibi değil eşyalar
0
lithu
(17.12.17)
Her seyim evlenince de kullanabilecegim esyalar. Bence bunun evlilikle alakasi yok. Param oldukca gerekli seyleri satin alirim.
0
Traveller
(17.12.17)
benimde öğrenci evi gibiydi ama bu yaz çok vaktim oldu,şimdi yeni gelin evi gibi :)

annemin gözden çıkardığı eşyaları getirdim evime boyadım,bazı eşyaları yeniledim,güzel oldu,iyi hissediyorum.
0
denef
(17.12.17)
Eşyalarımı ikinci el olarak aldım. 15 sene once evlenen bir çiftin eşyaları, değiştirme gereği duymuyorum. Yeni eşyalar istiyorum tabii ama mobilyalar çok pahalı. O kadar toplu parayı harcayasım yok.
0
boyalı kuş
(17.12.17)
beyaz eşyalar ve mobilyalar ikinci el, küçük ev aletlerini sıfır aldım, gardırop yok henüz kıyafetler sağda solda, kirli sepeti olarak yumurta kolisi kullanıyorum,öğrenciyken evde kalmadığım için karşılaştırma yapamadım.
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(17.12.17)
Evlenecek olsam bir tek koltuk takımı lazım olurdu. Gerekli olan her şeyi aldım hemen hemen. Yalnız yaşıyoruz diye yıllarca öğrenci gibi takılmaya gerek yok.
0
synesthesia
(17.12.17)
bütün beyaz eşyalarım var. yatak odası takımı ve oturma grubum var. evim de zaten 1+1 yetiyor. yazın çay kahve içebileceğim manzaralı bir terasım var. mutfağımda da çaycıdan, katı meyve sıkacağına, mikserden, rondaya kadar her şeyim mevcut. sadece tabak çanağım takım değil ona da takılmıyorum. evlenince de kullanayım mantığıyla aldım bütün eşyalarımı. ha kullanır mıyım kullanmaz mıyım bilmiyorum ama götürürsem de kimseden gocunmam bekar evimde kullandım diye.
0
dedim ben sana
(17.12.17)
Gittim ikinci elciye yatak hariç herşeyi ikinci el aldım. Öyle abajurlar berjerler yok. Renk uyumu falanda yok, yatmaktan yatmaya geliyoruz
0
ugrcn
(18.12.17)
iyi durumda benimkiler. L koltugum cok rahat diye yayilip kalkmak istemeyen arkadaslarim var.
0
imnotsureabout
(18.12.17)
eşyalar iyi de ev eski.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.12.17)
(30)

İstanbul'un sizin için anlamı nedir?

ms brownstone
Soru başlıkta. İstanbul'a dair istediğiniz şeyi yazabilirsiniz.
Soru başlıkta.
İstanbul'a dair istediğiniz şeyi yazabilirsiniz.
0
ms brownstone
(17.12.17)
Eskiden bu sehirin merkezi Turkiye'nin ender Avrupali sehirlerinden biriydi. Istiklal Caddesi, Besiktas, Gumussuyu insaniyle mimarisiyle Avrupa'dan farkli degildi. Simdi Istanbul'un bir anlami kalmadi cunku her yerini Orta Dogululastirdilar.
0
Traveller
(17.12.17)
tek kelimeyle ozetlemek gerekirse, comaristan
0
mayeskuel
(17.12.17)
iş kapısı
0
goodyes
(17.12.17)
1- Memleket. Seviyor muyum? Hayır. Çünkü max. 15 senedir burada olan insanlar Bizans döneminden beri buradaymış tavırlarına büründü.

"Sen değil... Baban, deden, onun babası..." diyene terlikle girerim. Adem'e kadar varak istiyorsanız ayrı.

2- Samimiyetsizlik. Anadolu yakasındaki birkaç mahalle dışında komşuluk geleneğini sürdüren pek yer kalmadı. Üst katında oturan aileyi aylar sonra görünce içten içe "Bu kim lan?" triplerine girip dışından güler yüz ile hal hatır soran, arkasını dönünce de hakkında bildiği tek şey üst katında oturması olan insanın arkasından desteksizce atıp tutan varlıklar türedi. Yahu sen kimsin?

3- Düzensizlik. Her yer her yerde.

4- Kıyamet simülasyonu. Yoğun saatlerde bir yerden bir yere gitmeye çalışmak yeterli. İster özel araç ile ister toplu taşıma ile. Her türlü afakanlar basıyor.

5- İhanet. Devlet büyükleri şehre ihanet ettiklerini itiraf ediyor ama asıl ihanet şehrin sakinlerinden geliyor. Çevre vergisi veriyorum bir işe yarasın kafasında olup yere çöpünü atanlar, çevre düzenlemesinden sonra kaldırımlara montelenmiş babaları söküp aracını kaldırıma park edenler, iş işten geçtikten sonra sesini çıkartanlar, yapılanı bozup daha sonra bizle kimse ilgilenmiyor diye zırlamalar...

6- Benim için en önemlisi ve sonuncusu ise NEFESSİZLİK. Nefes alamıyorum. Hala kömür yakan var, bitmek bilmeyen egzoz dumanı var, sanayi var, havalimanları var... Meteorolojik etkiler yüzünden yükselemeyen kirleticiler her sabah, öğlen, akşam ciğerlerimize doluyor. Canını seven gelmesin, imkanı olan da gitsin. Bu nefessizliği 5. maddeye de tutuşturabiliriz. İnsan eliyle yapıldı her şey.

Tüm bu yağmalamalara, zararlara rağmen hala çıkıp da İstanbul'un şurası güzel, burası tarih kokuyor, orası böyle şeker, şöyle tatlı diyen varsa sağır ve kördür. Ya da zengindir, bilemiyorum. Tarih koklamak istiyorsanız metro inşaatlarını ziyaret edin. En çok tarih oralardan fışkırıyor artık.
0
desdenova34
(17.12.17)
evim, mahallem.
0
yuto
(17.12.17)
canım şehir. Çok seviyorum.
0
eazy
(17.12.17)
ömrümün 6 senesini geçirdiğim ancak bugün yanından geçmeyeceğim şehir.
gerek güvenlik kaygıları gerekse aşırı inşaatlaşma. 2002-2008 yılları arasında istanbul'daydım. istanbul'un can çekiştiği ancak yine de direndiği dönemdi. bugün bakıyorum da çoktan meftah olmuş.
0
burya
(17.12.17)
"memleket" değil ama "ev" .

içindeki her şeyini trafiğini, pisliğini, insanlarını bile seviyorum. başka yerde yaşayabilirim ama yaşamak istemiyorum.

içinde istediğim her şeye erişim imkanı var, bu erişim imkanı için de ödenmesi gereken bedeller var. trafik, pahalı hayat, daha küçük evde yaşamak vs..

istanbulda yaşamak bir hesap işi, ne alıp ne verdiğini biliyorsan ve senin için güzel bir alışveriş oluyorsa burada yaşamak güzel.

istanbula bok atıp atıp hala burada kalan insanları anlamıyorum. (mecburi kalanlar hariç)
0
benaslinda
(17.12.17)
ilk gittiğimde açık hava müzesi demiştim,mest olmuştum gezerken. en son geçtiğimiz yaz gittim,koşarak döndüm. hala büyüleyici bir şehir ama aynı zamanda kaotik.
0
denef
(17.12.17)
Doğduğum günden beri maalesef içinde yaşadığım iğrenç şehir. Nefret ediyorum her köşesinden, sağdan soldan gelip de burasını babasının ahırı gibi kullanandan, herkeste olan "istanbulluyuz yhaa .s" tribinden ve istanbul romantizminden. Burayı seven adamın 3 gram aklı yoktur. Karmaşası, kirliliği, kültür mozaiği dedikleri şeyin kültür kusmuğu olmasından başka bir şeyi olmaması. Her yönüyle çok fazla çirkin. El mecbur katlanıyorum ama beni de ruhumu da çok yoruyor. Türkiye için de farklı düşünmüyorum gerçi ama istanbul daha bir kötü. Bir gün kurtulacağım umarım temelli <3
0
dedi ayca
(17.12.17)
18-22 yaş arasını geçirdiğim için bende yeri ayrıdır, şüphesiz çok güzel şeyler de yaşadım orada ama ne yazık ki daima aşırı kalabalık ve pis, insan yaşamına uygun olmayan lanet bir bok çukuru olarak hatırlayacağım genel anlamda. spesifik anılar dışında istanbul'a dair hiçbir düşüncem olumlu değil.

ben "ankara'yı çok sevdim" diye bas bas bağırınca insanlar şaşırıyor biraz haklı olarak. "lan ne pis hayatın varmış, iyi ki bi taşındın aq susmak bilmiyosun" diyorlar. ama bu basit değişikliğin beni mental olarak ne kadar etkilediğini (olumlu anlamda) kelimelerle anlatamam.

şehir değiştirmek insana bu kadar mı iyi gelir, her şeyi kökünden bu kadar mı hızlı zamanda çat diye değiştirir? ankaramın gözünü seveyim be heheyt.
0
der meister
(17.12.17)
benim için ayrıca bir anlamı yok, mevcut hayat standardımı ve hayat tarzımı en rahat şekilde yaşayabileceğim ülkedeki tek şehir olduğu için "uğff iğrençç" triplerine girmeden yaşayabiliyorum. 8 senedir buradayım, bana istediklerimi veriyor. metropol hayatı isteyen biri olarak, dünyanın diğer megakentlerinde de benzer sorunlar olduğunu da bildiğimden, hem her şey önümde olsun hem de sakin sessiz über medeni olsun gibi beklentilerim yok.
0
Bruce
(17.12.17)
gittikçe bozulan şehir.
0
pinkpeony
(17.12.17)
en son 4 yıl önce, konser için gittim. onun dışında bir konser bir de abimin askerlik mevzuları için uğramıştım. hayatımın hiçbir kısmında istanbul'a gitmeyi ya da orada yaşamayı düşünmüyorum. benim için fazlasıyla kalabalık, pahalı bir yer.
0
nice tnetennba
(17.12.17)
istanbul cok guzel ya. cok seviyorum sehri, trafigine ragmen, insanlarina ragmen, santiyelerine ragmen cok seviyorum. uzak kalabilme surem 15 gun, 15gunun sonunda delicesine ozluyorum, burnum sizliyor. bir sureligine tatile gitsem de ayni, birkac ayligina yurtdisina gitsem de ayni.

cok fazla aliskanligim var istanbul'a dair. ozellikle bunlari gerceklestirmeyi cok seviyorum. ornegin aliskanliklarimdan biri eminonunde dolanip bir seyler yaptiktan sonra en son sadirvanlardan birinde su icmekti. o sadirvanin kaldirildigini gordugumde gozlerim dolmustu, gozum kapali gitmistim halbuki oraya. kafami kaldirip baktigimda yerinde yeller estigini gordugumde aglayacak hale gelmistim. not: sonraki gidisimde yerine koymuslardi :)

calisma hayatina basladiktan sonra hafif uzaklastim istanbul'dan. eskiden her hafta yaptigim rituellerimi artik ayda bir anca yapabiliyorum ama o ayda bir o kadar guzel geliyor ki. dunyanin en mutlu insani oluyorum.

trafikte cok sinirleniyorum, disarda insanlara sinirleniyorum, santiye gordukce tepem atiyor ama artilariyla eksilerini yan yana yazinca artilar hala cok onde.

bir sonra yasamak istedigim sehir olarak biraz daha az nufuslu, daha rahat bir yer bakiyorum :) bir de onu deneyimleyebilmek icin.
0
fakyoras
(17.12.17)
Bir anlamı yok. Diğer şehirlerden farkı da yok. Aile büyükleri burada diye burdayım. Zaten bir süre sonra da olmam.

Trafik, gürültü, kirlilik, güven sorunu vb. şeyler yeterince kötü olan bir yer olduğu için artık 10-15 sene önceki halinden de eser kalmadı.
0
baldan kaymak
(17.12.17)
Ankara'da 11 yıl yaşadım. İstanbul'da sadece 3 aydır yaşıyorum. Ankara'da ailemin evi de güzel bir muhitteydi, İstanbul'da kendi evim de (bana göre) güzel bir yerde. Çalışmak, iş kurmak, okumak, gezmek, eğlenmek için İstanbul daha hoş bir yer. Çok kalabalık, hafta sonu oturacak yer bulamıyorum dışarı çıkınca. O kısmı kötü tabii de İstanbul'da ortalama üstü bir yerde yaşayan birinin buraya bok çukuru, pis it köpek şehir filan demesi garip. Nesi pahalı bir de anlamıyorum. Toplu taşıma, taksi, gece hayatı filan Ankara'dan iyi durumda öncelikle. Kiralar pahalı ama, evet. Geri kalan her şeyin her gelire sahip adama göre ayrı versiyonu sunulabiliyor zaten. Gayet güzel bence. Gereksiz İstanbul romantikleri olduğu gibi gereksiz anti-İstanbulcular da var. Ailem de burada olsa Türkiye'de yaşayacak daha iyi bir yer aramam açıkçası. Sabit maaşlı bir yerde çalışmam gerekmeyecek kadar zengin olursam bir gün belki Bodrum.
0
jack of hearts
(17.12.17)
Benim icin anlami tr'de yasayabilecegim tek sehir olmasi. Etraf keko dolu, trafik var falan filan ama yasayabilecgim en iyi yer yine burasi ulkede.
Ne bugun ne de bundan sonra baska bir sehre tasinmayi dusunmuyorum.
@bruce benim yerime tam olarak ozetlemis aslinda. Aynisi diyorum.
0
stavro
(17.12.17)
Ruhuma iyi gelmeyen ama içinde yaşarken bile çok özlediğim şehir. Sürekli kendimi sinirlenmiş ve İstanbul nefreti kusarken buluyorum ama bi yandan da korunabilmiş, eskisi gibi kalabilmiş yerlerini çok beğeniyorum ve çok seviyorum.

Herkesin yazdığı gibi trafiği, pisliği, kalabalığı, içinde yaşayan medeniyetten uzak insanları hiç çekilmiyor ama vapurla karşıya geçerken Galata Kulesi'ni, Ayasofya'yı ve Sultanahmet Camii'ni her gördüğümde kendimi çok şanslı hissediyorum, böyle mükemmel bir manzaraya bu kadar kolay ulaşabildiğim için ama kafamı çevirip de pavyon ışıkları ile boğaz köprüsünü ya da Mecdiyeköy'de yükselmiş çirkin binaları görünce ruhum daralıyor.

Sanırım hem romantik hem de antiistanbulcu denilen kitleye dahil oluyorum ama ruhuma gerçekten iyi gelmiyor bu şehir ve en kısa zamanda buradan kurtulabilmeyi diliyorum kendi adıma.
0
(17.12.17)
Gezmeyi çok seviyorum İstanbul'u
0
mutlusismankedi2015
(17.12.17)
Trafik ve kalabalık problemleri yüzünden yaşanacak şehir değil ama gezilecek, keşfedilecek rüya gibi bir şehir.
0
simderun
(17.12.17)
@acemi, araba kullanmayı bırakırsan saydığın dertlerden kurtulursun. öyle top mop semtlerde oturmaya da gerek yok, şişli-beşiktaş'ın merkezinde oturunca istanbul'un kaydadeğer yerlerine çoğu yerine 1 saat içinde, en uzağa 2 saatte ulaşabiliyorsun, haliyle arabaya gerek kalmıyor. uzağa gidecekem araba kiralıyorum, parkmış trafik çilesiymiş çekmiyorum. herkes dediğim gibi yaparsa trafik çilesi de kalmayacak ortada zaten...
metronun nimetlerini kullanın mesela, toplu taşıma deyince akla metrobüs gelmesine gerek yok.

sürekli dışarıda yemezsen o pahalılık da etkilemez seni ayrıca.
0
Bruce
(17.12.17)
gitmek istediğimde gidemediğim, kalmak istediğimde de kalamayacağımı düşündüğüm bir değişik şehir. burada doğdum büyüdüm, başka herhangi bir şehirde (bir tanesi hariç) bir ay bile kalmışlığım yok belki, o yüzden buradan başka bir yerde nasıl yaşanır onu da bilmiyorum. ama buradaki de yaşamak mı onu da bilmiyorum. trafik sorununu azalttığım için eskisine göre çok daha mutluyum, biraz daha seviyorum. gün içinde minik minik seviyorum da ömrümü böyle mi geçirmek istiyorum bilmiyorum.
img.discogs.com:strip_icc():format(jpeg):mode_rgb():quality(90)/discogs-images/R-4482467-1366131679-8967.png.jpg
0
haykorsamdunyaya
(17.12.17)
Benim için anlamı; hayat. Hangi ülkeye, şehire, tatile gitsem ne kadar mutlu olursam olayım en fazla 15 gün sonra özlüyorum. Ömrüm bu şehirde geçti ama halâ Köprüden geçerken hayranlıkla bakıyorum, gecesi ayrı güzel, gündüzü ayrı. Ben şanslılardanım, 15 yaşıma kadar Küçükyalı'da yaşadım, tüm mahallenin birbirini tanıdığı, tüm çocukların arkadaş olduğu, kötü insanların azınlıkta olduğu bir semtti. sonra da İstanbul’un un bir ucuna merkeze göre daha sakin bir semtine geldim. İşim olduğunda şehir içine gidiyorum ve zamanları ayarladığım için metrobüsle de trafikte kalmıyorum. Oldu ki istanbul'dan başka yerde yaşamak zorunda kalırsam o zaman bile hiç olmazsa bir mevsimi istanbulda geçirmek isterim. Sevmeyenler giderse çok mutlu olacağız bu arada, zulmetiniz basıyor, asık yüzleriniz.

"Ah benim karmaşıklığı-huzursuzluğu içinde kendine has güveni ve onca çirkinliğin içinde sonsuz güzelliği olan canım İstanbulum; tüm deliliğine rağmen her şeyiyle sevilen, bir türlü vazgeçilemeyen sevgili gibisin."
0
mslny
(17.12.17)
İstanbul bundan 7-8 yıl önceye kadar bile güzel sayılabilecek bir şehirdi. Bana göre bu şehrin batmasının en büyük nedeni inşaat sektörü. Ülkedeki mimarlar o kadar vizyonsuz ki, Osmanlının kaç yüz yıl önce yaptığı sarayları örnek almak yerine hiçbir sıfatı ve anlamı bulunmayan binaların şehrin ortasında büyümesine izin veriyorlar. Şehrin bir standardı olsa kalabalık da sorun oluşturmaz ama gerek alt yapı gerek üst yapı olarak İstanbul kesinlikle bir Avrupa şehri değil. O potansiyel vardı ama o potansiyeli yok ettiler. Zaten gelecek depremde kendi kıyametini yaşayacak. Ben seviyorum bu şehri. İleride güzel bir ilçesine taşınma fikrim de var.
0
dissendium
(17.12.17)
deprem!
0
mehmed resad
(17.12.17)
Ha evet, @dissendium gibi düşünüyorum onu unutmuşum. Mimari konusunda berbatız, nasıl o muhteşem eserlerden bu sıradanlığa dönüştüler ve böyle de kabul ettirdiler anlamak mümkün değil. Estetik yok, hayâl gücü yok, sadece oldu bittiye getirmek ve düz duvar var.
0
mslny
(17.12.17)
İstanbul'da restorana 100 mü vermek! Vov. İyi paraymış. Ankara, İzmir, Bursa gibi şehirlerde restoranlar 20 lira üstündeki harcamaları ücretlendirmiyor çünkü. Meh.. Fuzuli konuştum ironi yapayım derken. Kısaca Türkiye'deki tüm büyük şehirler farksız bu konuda. Doğma büyüme İstanbullular öbür şehirlerden daha farklı beklenti içinde olabilir tabii ama yanılıyorlar açıkçası. Mesela restoran, yemek, alkol vs. Ankara Tunalı'da neyse, Beşiktaş'ta da o. Arjantin neyse, Nişantaşı o. Bütçene göre bir yere gidebilmen için yeterince alternatif sunuyor İstanbul en azından. İstanbul'un güzelliği kaliteli yer oranının öbür şehirlerden yüksek oluşu sanki. Ankara Oran, Bilkent, ODTÜ, Çayyolu vesaire çıkar aradan, gayet standart bir Anadolu şehri olarak kalıyor geriye. İstanbul'da çok fazla sayıda kurtarılmış bölge var öbür şehirlere kıyasla. Bir de "bana göre" güzel şu yüzden dedim.. İşe 15 dakikada gidiyor, eve 20 dakikada dönüyorum. Evden spora 5 dakikada gidiyorum. Tarabya, Beşiktaş gibi zaman geçirmekten keyif aldığım yerlere yarım saatin altında ulaşıyorum. Tüm arkadaşlarım da bana yakın yerlerde oturuyor. Misafir edip ziyaret edebiliyorum sık sık. Araba kullanmayı zaten sevmediğim için toplu taşıma büyük rahatlık sunuyor bana. Stüdyo daireye Ankara'da ortalama bir yerdeki 4+1'e verilen kirayı vermek zorunda kalıyorum ama bu zaten kabul ettiğim bir kazıktı gelmeden önce. Kira cidden üzücü derecede pahalı Türkiye'nin geri kalanına göre. Ama değer mi? Kimine göre değmez, bana göre değiyor.
0
jack of hearts
(17.12.17)
Ömür törpüsü.

Evden çıktığında yürüyerek Sahile, Boğaza inemiyorsanız İstanbul'da yaşamıyorsunuz bana göre.

Ya da şöyle düzelteyim, "bu şehir sadece yürüyerek Sahile, Boğaza inebiliyorsanız çekilmeye değer".
0
John Bloor
(18.12.17)
kargaşa, kaos, arap, iç anadolu ve kürtlerin doldurduğu kültürsüz türbanlı ordusu.
0
xu
(18.12.17)
(37)

Hangi sözlere çok sinir oluyorsunuz?

ya ben lan neyse
çok ama. öyle hafiften uyuz olmak değil.sıkıntı yokyardımcı olalımtersim pistirsen kimsin yaao da bombaymışbenimkiler
çok ama. öyle hafiften uyuz olmak değil.

sıkıntı yok
yardımcı olalım
tersim pistir
sen kimsin yaa
o da bombaymış

benimkiler
0
ya ben lan neyse
(11.12.17)
bu neyin kafası
kafan güzelmiş
kafa nereye biz oraya

kafaları rahat bırakalım istiyorum.
0
denef
(11.12.17)
Aynen
Çok x’sek demek ki
Öyle bir dünya yok
0
sopiro
(11.12.17)
Selamün Aleyküm

Allahın işi işte..

"...ya la?"

adamın dibi

adamsın.

adam ol

sen benim kim olduğumu biliyor musun?

sal gitsin

yürümek (dm'den yürümek, ordan yürümek burdan yürümek)

yükseldim ( örn: "ben şu kadına çok yükseldim" )
0
AlsterWasser
(11.12.17)
kardeşim
dostum
kardaş
gardaş
birader
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.12.17)
aynen
0
kablelvuku
(11.12.17)
genelde ekşi sözlük'te denk geldiğimde sinir olduğum bazı laflar var:

bilen bilir (biz bilmiyoruz, bizi ilgilendirmez o zaman)
son zamanlarda aldığım en iyi haber (bana ne)
tarihe not düşülsün (oha, mevzu da mesela yanlış ofsayt kararı falan)
0
bellbane
(11.12.17)
kısaltmalı yahut direkt olan tüm anneli babalı vs cinsellikli küfürler.
Daha karpuz kesecektik.
Sen kimsin!
Off çok güzelim akıllıyım yakışıklıyım şuyum muyum yaaa!
Çok yaşa.
Çomar, makarna, kömür gibi kelimeler içeren aşağılayıcı iğrenç tüm sözler.
0
mslny
(11.12.17)
Modum düştü/yükseldi.
0
ms brownstone
(11.12.17)
okey...
0
theseachange
(11.12.17)
aynen


ama o kadar çok duyuyorum ki arada ben de kullanıyor buluyorum kendimi
0
nucleon
(11.12.17)
Bir sıfat olarak "Delikanlı" (Çok delikanlı çocuktur, delikanlı sözler etti)
Bir övme sözcüğü olarak "Adam" (Adam gibi, adamdır, adamın dibi)
Bir hitap olarak "Kardeşim" (Kardeşim bakar mısın?)
Bir karşılık, tepki olarak "Aynen"
Bir açılış ifadesi olarak "Öncelikle" (Öncelikle teşekkür ederim, öncelikle şunu söylemek istiyorum)

Kifayetsiz zibidilerin haşmetmeab bizi kullanması. (Biz böyleyiz kardeş, bize neler ettiler de bana mısın demedik)

Kentsoylu kimselerin ağızlarında eğreti duran taşra sözcüklerini kullanarak kendilerini belalı, zorba, gözünü budaktan sakınmayan gibi göstermesinden de tiksiniyorum. Böyle söyleyince anlaşılmamış olabilir; ama hayatında tezek koklamamış beyaz yakalının birden cevvalleşip taşra argosuyla konuştuğunu düşünün. Genelde futbol konuşurken ya da trafikte seyahat halindeyken bu şekilde davranıyorlar.
0
g man
(11.12.17)
Terbiyemi bozamicam.
Senin seviyene inemem.
Senin icin hanimligimi/beyligimi bozamam.
Vb.

Bi git ya ahaha. Bunu oyle tipler soyluyor ki deli oluyorum.
0
thomaswantsmore
(11.12.17)
Aga
0
for day to break
(11.12.17)
"boş yapma" +1
senin o kabadayı ayaklarına pembe patik giydiririm diye seviyesine inesim geliyor söyleyenin.

bi de "o derece" antipatik.
0
Bruce
(11.12.17)
Kardeşim

Kardeşim

Kardeşim

Kardeşim

Kardeşim
0
Tyler89
(11.12.17)
- haddini bil
- had bilmek
- had bildirmek
0
amortisman
(11.12.17)
Bronz Madalya: "Aynen aynen"

Gümüş Madalya: "Adamsın"

Altın Madalya: "Şaka yapıyosun"


Dayım vefat etti diyorum, "şaka yapıyosun" diyor. Düşünmeden konuşmak ne kadar kötü, değil mi?
0
yirmisantim
(11.12.17)
Yukarıdakilerin bir çoğuna sinir oluyorum ama 1 numaram şu sanırım:

ÇOK X ANNECİM
0
Lim5
(12.12.17)
maksimum derecede değil ama aklıma ilk gelen şuydu:

"çok ponçiğim."
0
sanat guresi
(12.12.17)
kardeşim.
0
goodz
(12.12.17)
Hani,yani,aynen ayol..
0
vasilias
(12.12.17)
aynen kanki aynen
0
regardless of what they say
(12.12.17)
Aynen
Mod (canlı varlık için kullanıldığında)
Adam, adamsın, adamın dibi...
Hani
Türkçe sohbete sıkıştırılmış herhangi bir İngilizce sözcük
X kafasında olmak
Bayan
Kardeşim
Sözlükte ve burda p yerine b kullanılan sözcükler (örn: şimdi basacağım cevapla butonu)
0
grgn
(12.12.17)
FELAN. gözüm seğiriyor sinirden. filan ya da falan tamam ama felan ne? "falan filan feşmekan"ı duyduğumda ise zaten kendimi kaybedip bayılıyorum direkt.
0
der meister
(12.12.17)
cevapların çoğu +1

patlıyor, patlatırsın
..candır.

ok'dir, ok'dur, okeydir.

var daha bir kaç şey.
0
dahinnotha
(12.12.17)
- napıyosun?

sinir olmam nasıl cevap vericeğimi bilememekle ilgili. soranın, bilhassa da yüzyüzeyken buluşulduğundaki selamlaşma esnasındaysa bu katil olma sebebi. ben de işte az evvel yanağından öptüm/elini sıktım, şimdi de seninle konuşuyorum. diyelim telefondaysa banyodaydım da az evvel mastürbasyon yaptım cenabet gezmeyeyim dedim; gibi gıcık cevaplarla tanıdıklarımı bezdirdim. artık sormuyolar.

beni çok sinir eden bu soru/sözle ilgili, neyi amaçladığını bir türlü anlamamak, ikincisi de "nasılsın" sorusunun ikamesi olarak soruluyosa aslında iki sorunun kastının birbiriyle zerre kadar alakası olmaması. üçüncüsü de zaten beni tanıyan biri işimi gücümü rutinimi de biliyor demektir. e o zaman ne anlamı var. özel bir gelişme var mı kastediyosa soran kişi "kayda değer bir gelişme var mı" gibi bir soru sorabilir mesela daha anlaşılır olur.

yeni biriyle tanışıldığında daha da çıldırtıcı çünkü kendi klişelerim olan gıcık cevaplarımı verdiğimde terslemek gibi bir amacım olmadığını ifade edebilmek de ayrı bir işkenceye dönüşüyor.

bu kadar uzun uzun yazmamdan ne kadar dolduğum anlaşılmıştır, bu napıyosun sorusuna olan sinirim yüzünden diğer her şeye karşı da müsamahakar olabiliyorum öyle bir işe yarıyo ^^
0
dafaisss
(12.12.17)
Çok x’sek demek ki + 1
Nasıl x'iz belli değil (diil, vb.)
x stayla (Azalarak bitti gerçi)
Bir de 'İki satırlık adamları musallat ettik' tarzı çevreyi küçümseyici, kendini bir şey sanıcı ifadeler.

Söz değil ama c harfinin j, ş harfinin s gibi son 10-15 yılda türeyen garip Türkçeyi konuşanları yeniden 1. sınıfa yazdırasım geliyor. Harflerin doğru okunuşlarını öğrensinler. Maalesef, 25 yaş altındaki tiyatrocular bile böyle konuşuyor.

Bunun dışında, yukarıdakilerin çoğunu sevdiğimi fark ettim. Özellikle aynen'i seviyorum ben. Birine tastamam katıldığında söylenecek en güzel şey bence. +1 ile aynı şey.
0
aychovsky
(12.12.17)
Süper
İnanılmaz
Okey
Bullet journal setup
Bayan

Bunların hepsinin küpünü alalım lütfen. Bi de bizim müdürün konuş(ama)ma tarzını ekleyelim.
0
yaren
(12.12.17)
Gerçekten de yukarıda verilen cevapların neredeyse tamamına +1

Ama bilhassa bazılarını yeniden yazmak, biraz da eklemek istiyorum. Çoğunlukla sanal ortamlarda kullanılan ifadelere karşı ayrı bir gıcık oluyorum:
-... ya la?
Sadece bu ifadeyi yaygınlaştırdığı için bile nefret ediyorum Behzat Ç'den.

-Doğrudan Türkçe karşılığı olmasına rağmen ısrarla İngilizcesi kullanılan kelimeler, ifadeler. Özellikle de okay, yes ve lokasyon.

-"Bir tık daha x olabilirdi."
-Kardeşim.
-Birader (hatta bilader), sana diyorum!
-"Bana x ile gelmeyin, kalbinizi kırarım.", "At fav'a bekle", "X zamanında nasıl soktuysa acısı geçmemiş anlaşılan", "x'leri kudurttuğuna göre doğru hamle".
Özellikle Ekşi'de gördüğüm an eksiye abanıyorum.

-Hocam
-Harflere karışık basılarak yapılan gülme efekti
-Adamın hası/dibi
-Peder
-Türk filmlerinden alıntılanmış herhangi bir söz. Özellikle de "Şakir'e çay yok", "Saksıya fesleğen gibi oturturum anlamı da çıkar", "Peki, Zeki Müren de bizi görecek mi?" replikleri.
-Israrla yanlış telaffuz edilen kelimelerin bozuk halleri. Netekim, bilimum, espiri, miğde, morel gibi.

-Anam avradım olsun.
Bu kadar iğrenç bir yemin, söz verme veya tehdit etme cümlesi daha bilmiyorum sanırım.

-Bir isteğin var mı?

Yeryüzünün en boş sorusu. Halbuki iki taraf da biliyor ki bu söz öylesine deniyor.

Bunlar bir çırpıda aklıma gelenler. Daha çok var da telefondan yazarken zorlanıyorum.
0
m e b
(12.12.17)
@meb yazınca nasıl unuttum dedim, kesinlikle sesli veya yazılı " ...ya la" bitemedi arkadaş! Küfürleri dem,ştim ama bir de dediği gibi "anam avradım olsun" yemini. Bunu diyen insandan tiksinirim ve ciddi midem bulanır.
0
mslny
(12.12.17)
analı babalı küfürlü konuşanları direkt silerim hayatımdan.

direkt yerine direk diyenlere gıcığım!

muhatap yazamayanlara...

bir de şöyle bir kullanım çıktı: "..!" önce ünlem gelir, sonra iki nokta. ünlemle vurgulanmış üç noktadır o!

"aynen"e alıştık.

"la" bir dönem çok baymıştı, bitti gibi.

"olm" diye bir şey var, bazen de "oğlum"

"asdasdffsss" diye bir gülme efekti?

"kadim" kelimesinden tiksindirdiler!

"eyyyyy" diye başlayan höykürmelerden gına geldi!

"anladım" ne demek? bir şey söylüyorsun, önemli bir şey. söyleyecek iki kelime kapasitesi yok. "anladım" diyor sadece. aferin, bu da bir şey.

yine de çok katı değilim küfürler haricinde. ve tabii ki malum şahsın iğrenç hitabeti dışında! değiştiremeyeceğim şeyleri olduğu gibi kabullenmeye çalışıyorum hatta hoşuma bile gidiyor olabilir.
0
runagain
(12.12.17)
ejderya
0
eindaclub
(12.12.17)
Candır.
Amk, aq vb. ifadeler.
Aynen'e ne çok sinir olan varmış. Ben sık kullanırım. :)
0
auroraaurora
(12.12.17)
yaşıyorsun bu hayatı/seviyorsun bu hayatı.

bir de konuşurken sürekli "yani" kelimesi kullanıldığı zaman çok fazla dikkatim dağılıyor. karşımdakinin kelime dağarcığının yetersiz olduğunu görüp içeriği çok dikkate alamıyorum.
0
kayranin kedisi
(12.12.17)
poncik
milli birlik ve bütünlük
kardo
efso
0
gintare
(12.12.17)
aynen
0
nothing in my way
(12.12.17)
dostlar cevaplarınıza çok teşekkür ederim. hepsini dikkatle okudum.

ben "peki"yi unuttum eklemeyi. ahmet hakan ın bir bok bilmediğini belli ettiği ve programındaki iki lafından biri.

"peki"
0
🌸ya ben lan neyse
(13.12.17)
(11)

Hangi filmde/dizide hangi karakteri oynamak isterdiniz?

iwasbornonamountainside
Size bu zamana kadar çekilmiş filmler/diziler arasında bir rolü oynayabilme hakkı verilseydi, bu hangi karakter olurdu ve neden?
Size bu zamana kadar çekilmiş filmler/diziler arasında bir rolü oynayabilme hakkı verilseydi, bu hangi karakter olurdu ve neden?
0
iwasbornonamountainside
(10.12.17)
Çocuklar duymasın'daki temizlikçi kadın.
0
doxanikee
(10.12.17)
Yabancı dizi Legends of tomorrow Heatwave

Yerli Kertenkele ziya hoca
0
Sandman
(10.12.17)
Randy Marsh - pics.me.me

Gerçek hayatta olamadım. İşte o yüzden böyle bir şans verseler Randy Marsh'ın kafasını yaşamak isterdim.

Hayranıyız. Bıyığına kurban olduğum..
0
AlsterWasser
(10.12.17)
Sicak saatler - cehennem cevdet
Yedi numara - vahit emmi
0
dilemma of subscribtionability
(10.12.17)
inglorious basterds'te christoph waltz'un canlandırdığı hans landa veya schindler's list'te ralph fiennes'in canlandırdığı amon göth. çünkü nazi atmığıyım. ikisi gördüğüm en karizmatik, en acayip, en şahane karakterler olabilir. amon göth'ün gerçek halinden bahsetmiyorum bu arada tabii ki, filmdeki halini söylüyorum.
0
der meister
(10.12.17)
The godfather-michael corleone
Leon-leon
Mystic river-jimmy
Kadin kokusu-albay
Kurtlar vadisi-mehmet karahanli
0
a summer day
(11.12.17)
scrubs carla
0
speranza
(11.12.17)
lost'un faraday'i. bunca dizi-film izledim, kendimi bu kadar özdeşleştirdiğim karakter yoktur. diziyi izlediğim dönemde hele, hepten öyle eziktim, tam benim la bu diyordum. oyunculuk yeteneğim yok ama o rolü iyi oynardım sanırım. kızıl sevdamız bile aynı <3
yeri gelmişken orospu charlotte'ı da anmak lazım.
0
Bruce
(11.12.17)
Desmond hume.
0
[GODDARD]
(11.12.17)
behzat ç.'de gittikleri pavyonda sürekli dans eden kepçe kulaklı minik amca.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(11.12.17)
The O.C.'deki Seth.

Spoiler___

4 sezon boyunca kimselere bulaşmadan, kaykaydı, yelkenliydi, çizgi romandı takılıp üstüne dizinin en güzel kızıyla çıkıyosun.

Spoiler___

Temiz.
0
onemoremile
(11.12.17)
(2)

Google translate ile dil öğrenmek

ovungec zeus
Google translate ile aklıma gelen cümleleri, kalıpları öğrenmek istediğim dile çeviriyorum. Ingilizceden çeviri yapınca fena çeviri yapmıyor. Sizce bu yöntemle normal bir kitabı takip etmekten daha kısa sürede dilimi geliştirebilir miyim?
Google translate ile aklıma gelen cümleleri, kalıpları öğrenmek istediğim dile çeviriyorum. Ingilizceden çeviri yapınca fena çeviri yapmıyor. Sizce bu yöntemle normal bir kitabı takip etmekten daha kısa sürede dilimi geliştirebilir miyim?
0
ovungec zeus
(10.12.17)
google translate ingilizce-turkce icin turunun en iyisi olabilir. ama onunla dil ogrenmeye calismak "fantezi" olur.

dil ogrenirken anadilinde dusunmemeyi iceren bir ogrenme yontemi var. anahtar kelime vereyim "rosetta stone".

neden sunun gibi bir applikasyon kullanmiyorsun?
play.google.com

illa ceviriler olsun dersen:
play.google.com
bunun icinde daha saglikli ornek ceviriler bulunabilir.
0
kasik yok ulan
(10.12.17)
10 yıl önce tamamlanmış, içinde insanların yaşadığı bir apartmana baktığınızda inşaat mühendisi olabiliyorsanız pekala google translate'te cümle çevirerek de dil öğrenebilirsiniz. yok bunu yapamıyorsanız, dil de öğrenemezsiniz.

belirli yapıları daha iyi anlayabilmek veya akılda tutabilmek adına google translate'te kompleks olmayan kısa cümlelerle testler yapmak, farklılıkları görmek vs. mantıklı olabilir ama google translate denen gebeşi dil öğrenme yöntemi olarak kullanmak için kusura bakmayın ama bayağı şuursuz olmak lazım.
0
der meister
(10.12.17)
(4)

Man unt- Man city

basubadelmevt
Harika maç. Tahminleriniz neler? Taraf bahsinden kaçınıcam sanırım. Alt-üst ne olur? Mourinho otobüsü çeker mi gene?
Harika maç. Tahminleriniz neler? Taraf bahsinden kaçınıcam sanırım. Alt-üst ne olur? Mourinho otobüsü çeker mi gene?
0
basubadelmevt
(10.12.17)
Arada 8 puan fark var. Manu yenerse 5 olacak. Mourinho, 1-0 olsun bizim olsun diyecektir. Son dakikada da gol yiyip 1-1'e razı gelecektir.

İlk yarı 1 ikinci yarı 0 diyorum.
0
amortisman
(10.12.17)
city üretmeye utd yıkmaya oynayacaktır. otobüs çekse iyi, fazlasını bekliyorum.
aradaki puan farkı 8 olsa da, utd beraberliğe razı görünecek veya 70 dk'dan sonra kontralarla gol arayacaktır. utd açık oynarsa üst olmakla kalmaz belki de fark olur. ama oyunu kitleyeceğini tahmin ediyorum. aksi düşünen de hemen hemen yoktur tahminim.
inşallah ben yanılırım da güzel maç olur. 2-2, 3-2 falan biter.
0
EasyTiger
(10.12.17)
City yenilmez bence. 02 çifte şans diyorum.


Ama 3.5 alt da denenebilir
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(10.12.17)
yoğun kar yağışı yüzünden maçın ertelenebileceği bile konuşuluyordu ama gördüğüm kadarıyla şu an için MANÇESTER'de zemin futbol oynamaya müsait. yalnız maç saatinde falan aniden bastırması da ihtimal dahilinde. böyle bir durumda ben city'nin oyun planının manu'ya nazaran daha fazla etkileneceğini düşünüyorum; çünkü manu kar yağsın ya da yağmasın zaten top oynamıyor. city de kar yüzünden kendi oyununu oynayayamazsa passchendaele muharebesi gibi çamur içinde korkunç bir açmaza dönüşür maç.

ben berabere biteceğini düşünüyorum. manu herkesi uyuttuktan sonra 60 gibi falan takar bi' tane. sterling'in 85'ten sonra bi golü kesin var zaten, yerçekiminden daha gerçek bi şey bu. 1-1 biter bence.

ha top oynamıyo dedim ama yine de mançester'in hakkını teslim etmek lazım. adamlar kazanıyor ve hatta gol de atıyor yani. sadece oyun tarzları sıkıcı ve keyifsiz denebilir.
0
der meister
(10.12.17)
(18)

Kaç kişiyle öpüştünüz? ve bir soru

neil manke
öncelikle sayı konusunda dürüst olalım, hepimiz anonimiz burada.sizden önce kaç kişiyle öpüşmüş olduğunu problem eder misiniz sevgililik müessesesinde?12
öncelikle sayı konusunda dürüst olalım, hepimiz anonimiz burada.

sizden önce kaç kişiyle öpüşmüş olduğunu problem eder misiniz sevgililik müessesesinde?

12
0
neil manke
(10.12.17)
kaç kişi olduğunu bilmiyorum. (Binlerce var playboyum anlamında söylemiyorum gerçekten önemsemedim.) Hayır etmem.
0
new day new life
(10.12.17)
dört ya da beş.

takılmam çok, herkes bizim gibi değil ki millet sultanbeyli hızlısı.
0
der meister
(10.12.17)
0

Etmem.
0
hayirsiz
(10.12.17)
sakızla öpüşme denemelerimiz sayılıyorsa, bir kez denemiştim. Pek bi'şey anlamadım.

Onun dışında hayatımdaki hiçbir insana geçmişe yönelik şeyler sormam, ama alternatif yollarla öğrenirsem de ister istemez problem ederim. Maalesef.
0
mete kudur
(10.12.17)
çok kişi ise kıl olurum ne yalan söyleyeyim.

ve 0 (sıfır)
0
thomaswantsmore
(10.12.17)
Ederim tabiki. Herkesle normal öbüşsün benle french kiss.
0
soyut park
(10.12.17)
(bkz: dudağından mı öpmüş)
1-) 6-7
2-) manyak mıyız biraz?
0
erci
(10.12.17)
20 civari
0
baldur2
(10.12.17)
Teknik olarak aslında senin dudağımdaki atomlarla, karşı tarafınki birbirine dokunmuyor. O nedenle sorun olmaz. Ama yok atom çarpıştırmışlarsa beraber zoruma gider.
0
bos gezenin bos ustasi
(10.12.17)
Kendim için sayı vermeyeyim de karşı tarafınkini de sorun etmezdim. Öpüşme sayısı mi kaldı ayrıca seks partneri sayısının bile problem edilmediği bi devirdeyiz.
0
elorelia
(10.12.17)
3.
0
vasilias
(10.12.17)
hepimiz de anonim değiliz burada.

sevgililik müessesesinde, bir kişiyi sevgilin olarak kabul ediyorsan onu zaten geçmişiyle kabul edersin. geçmişini bilerek sevgili olduğun kişiyle aranda tabi ki böyle bir problem olmaz. olamaz.
0
papazi dovdurmeyecektik
(10.12.17)
1

250 kişi değilse etmem. Bu arada buçuklu öpücük nasıl oluyor ? Bu tarkanın hip klibindeki gibi olunca bibuçuk mu sayıyoruz ?

Aslında soruyu seks olarak değiştirsek buralar karışır
0
EasyTiger
(10.12.17)
Normal dozdaki öpüşmeyi severim. Eğer karşımdaki "öp beni yha" falan demezse tabi. Sayıyı bilmiyorum, sorun etmem, edeni öpmem.
0
Tears of Devil
(10.12.17)
1
0
pinkpeony
(10.12.17)
7 kişi.

Dert etmem çok absürd bir sayı olmasığı sürece.
0
bigcaptain
(10.12.17)
Problem etmem.
7 kişi
0
mutlusismankedi2015
(10.12.17)
kediler kişiden sayılıyor mu? jsjfjdd öbüşmek sayılıyor mu ya ortaokul muhabbeti tam. nereye düştüm.
0
nice tnetennba
(11.12.17)
(13)

Bugün ne yapıyorsunuz?

electrobuzz
Sb.
Sb.
0
electrobuzz
(09.12.17)
Dükkandayız kitap okuyoruz iş güç yok.
0
gozu acik sevisen yahudi
(09.12.17)
çalışıyorum şu an. saat 2-3'e kadar böyle. 5'te de otobüsüm var. bir hafta ara var diye anamın yanına gelmiştim ama keşke gelmeseydim diyorum. gece 11 gibi AŞQIM ANKARA'ya varmış olurum kısfmetse. eve gidince de kafayı vurup yatarım. yarın yine çalışcam pii.
0
der meister
(09.12.17)
işteyiz. sakin ortalık.
0
cevab veremedim
(09.12.17)
ders çalışacağım tüm gün, başka işim yok.
0
doxanikee
(09.12.17)
Gece nöbetteydim. Daha yarım saat oldu eve geleli. Planım uyumaktı ama eve gelince uykum açıldı. Boş boş takılıyorum öyle nette.
0
ms brownstone
(09.12.17)
İşteyim.
Behzat Ç. 78.Bölümü izliyoruz şu an.
Sonrasına bakacağız artık.
0
mutekebbir
(09.12.17)
Köpekle sahada top oynadık, 2 saat sonra yine, yorulup uyursa okunacak kağıtlar, yazılacak tezler...
0
passion rules the game
(09.12.17)
kahvaltımı yaptım. 7 ye kadar dizi,kitap takılırım. sonrasında duyurunun halı saha maçı var. çıkışta da bişiler içip eve dönerim.
0
hemsta
(09.12.17)
Kahvaltı yaptım, temizlik ve yemek yapcam, taksime gidip kardeşime hediye alcam sonra eve gitcem erkek arkadaşım gelcek, mükemmel bi gün :D
0
turuncu tonlarda
(09.12.17)
valla bugün mal gibi evdeyim :)
0
msb
(09.12.17)
biraz entry'lere daldım. year million belgeselini yüklüyorum 6 bölümlük. ya film izleyeceğim. ya belgesel izleyeceğim. ya da gözüme çarpan 2 firmaya iş başvurusunda bulunacağım. bu günlük zaman geçirmelerim bunlar.

ha tezimin analitik çözümünü de yapmam gerekiyor. onunla da uğraşabilirim şimdi.
0
rain when i die
(09.12.17)
Alsancakta rakı balık.
0
[GODDARD]
(09.12.17)
öğlene dek kursum vardı.
hiç istemeyerek eve döndüm.

hava böyle güzel olunca eve dönmek istemiyorum.

kullandığım rota üzerinde güzel bir ev yemekleri lokantası olmadığı için marketten, manavdan bir şeyler alıp yemek yapma hevesiyle eve geldim.
0
dahinnotha
(09.12.17)
(8)

Mi'Cocina Nasıl okunuyor?

myopati multi minicore
sb.
sb.
0
myopati multi minicore
(08.12.17)
mi kosina.
0
geçerkenugradım
(08.12.17)
italyanca kökenli bir isim olduğunu varsayarsak "mikoçina" olur ama bu tip uydurma isimlerin telaffuzu konusunda mutabataka varmak güç açıkçası, isteyen istediği gibi yardırır. dediğim gibi eğer italyanca kökenliyse (bana öyle geldi) ve italyanca kurallarına uygun telaffuz edeceksek "koçina" olması lazım. yok element uyduracaksak "kosina" da deriz, "çoçina" da deriz vesaire.

yanlışım varsa düzeltin ama italyancada "co"nun telaffuzu "ko", "ci"nin telaffuzu da "çi" olur benim bildiğim. aklıma gelen iki örnek,

Antonio COnte
ArrivederCI
0
der meister
(08.12.17)
mi kothina
isp. mutfağım.
0
heritage
(08.12.17)
ispanyolca'da nasıl kothina diye okunuyor? Hiç duymadım.
0
geçerkenugradım
(08.12.17)
İspanya da çoğu yerde c harfi İngilizcedeki "th" sesi gibi hafif peltek şekilde okunuyor (ce, ci durumlarında tabii).
Latin amerika'da ise normal s olarak okunuyor.
0
peggy
(08.12.17)
arkadaşlar bu ankaradaki bi yerin adı meşhur bi yermiş. Şimdi tarif ederken rezil duruma düşmeyelim:) İtalyan markası gibi bişey miş son karar ne ?
0
🌸myopati multi minicore
(08.12.17)
italyansa mi koçinadır.
0
interview with the vampire
(08.12.17)
Mi kosina doğrusu, çünkü ispanyolca.

İtalyanca olsaydı 'mia cucina' olurdu.
0
peggy
(09.12.17)
(8)

beklenen istanbul depremi

000000
Bu sebeple ist'ten giden, gitmeyi planlayan var mi?
Bu sebeple ist'ten giden, gitmeyi planlayan var mi?
0
000000
(07.12.17)
evet ben! ben etrafımdaki insanlarla konuşunca şunu görüyorum, herkes biliyor ama kimsenin umrunda değil. yani hiç ölmeyecek gibi yaşamak gibi. herkes biliyor bir gün geleceğini ama önlem almıyor, eski evde oturmaya devam ediyor, ne bileyim deprem çantası hazırlamıyor, en basitinden deprem anında ne yapacağından bile habersiz. fakat ben öyle olamıyorum. üstelik deprem adalar'da beklenirken adaların tam karşısında oturuyorum. kalırsam muhtemelen ilk ölecek insanlardan biri olurum, bilmiyorum. bu çok ciddi bi şey gerçekten. hemen beş dakika sonra da olabilir ve ben ölebilirim, hem de yüksek bi ihtimalle. o yüzden gerçekten gitmeyi planlıyorum bu yıl bi üniversite kazanıp.. ben küçükken izmir'de 6 büyüklüğünde bi deprem olmuştu yanılmıyorsam. o günden beri depremden çok korkuyorum ama iyi ki de öyle.. çünkü gerçekten insanlar umursamıyor ve ölecekler.
0
mehmed resad
(07.12.17)
öncelikli sebebim bu değildi tabii ki ama istanbul'da huzurumu kaçıran şeylerden biriydi bu. 5 sene kadar istanbul'da yaşadıktan sonra yakın zamanda ankara'ya taşındım nihayet. kafam çok daha rahat, son yıllarda aldığım en doğru karar olduğunu düşünüyorum. depremi, kaosu, pahalılığı, kirliliği, tehlikesi... cehennem resmen amk yeri. ayrılınca daha da dehşete düştüm, nasıl yaşamışım bunca zaman diye. gerçi yaşadım denemez zaten, var olmaya çalıştım sadece.
0
der meister
(07.12.17)
ben istanbul'dan gitmek istiyorum. ama depremle hiç alakası yok. daha çok bu şehrin artık yaşanmaz bir şehir olmasıyla alakalı.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(07.12.17)
Sadece bunun için gitmedim ama gittiğimden beri kafam biraz rahat.

İstanbul'dayken ev ayrı bir terane de, çalıştığım yerin yıkılacağı garantiydi. Hatta, deprem olmasa bile yıkılabileceği konuşuluyordu. Rektör gelip 'Evet, her yerde büyük çatlaklar var ve incelemelere göre buranın betonu beton bile değil. Deniz kumu kullanılmış, kolonlar hep aşınmış, zor ayakta duruyor' demişti ve ben günün 10 saatini orada geçirirken geriliyordum. Deprem olsa kendimi atacağım ve ezilmeyi minimuma indirecek boşluklar yaratmıştım. Hem evde hem işte sürekli bir inceden gerginlik yaşıyordum. Taşınınca kafam çok rahatladı ama İstanbul'a gelince korkuyorum.
0
aychovsky
(07.12.17)
gitmedim, gidemedim aile yüzünden ama 35 senelik binadan 3 ay önce taşındık. yepisyeni taş gibi binaya taşınınca çok farketti. oh be dedim içimden.

taşındıktan hemen sonra yıkıldı bina. müteahhit böyle iş görmedim kağıt gibi yıkıldı bina demiş. nasıl oh çektiğimi anlatamam.
0
hemsta
(07.12.17)
Deprem uzmanları,yabancı araştırmacılar mutlaka doğru söylüyorlardır,deprem yakındır ama yabancıların deprem fay hatları ile bizimkilerinki biraz farklı,aynı depremde 3. derece ile 1. derece deprem bölgelerinin farklı gösterilmesi gibi,bizimkiler depremde şehrin merkezi yerlerini 1. bölge gösterirlerken yabancılar bi kaç yer hariç kenarda kalan yerleri göstermişlerdi. Ülkemizin ekonomisinin inşaate dayalı olması,kentsel dönüşüm rantları,inşaat reklamlarında oynayan deprem dedeler olunca ne bileyim..inşallah bi çözüm bulunur.Kaldıki önceki gözlemlediğim uzmanlardan şener üşümezsoy un tahminleri iyiydi,bunda da İstanbulda 6,5 şiddetini geçmeyeceğini savunuyor.Olur olmaz ayrı konu tabi
www.sozcu.com.tr
0
essoist
(07.12.17)
İstanbul'dan sırf bu sebeple gitmeyi düşünmem ama yeni bir eve çıkmak istiyorum deprem riski nedeniyle.
0
ms brownstone
(07.12.17)
Dusunmedim, dusunmuyorum.
0
sckxyss
(08.12.17)
(9)

Ankaranın soguguna ates edicem

dafuq
Bugun oglen ankaraya uctum. 7de ordan geldim. Bu nasil bir soguktur?Hayatimda olmadigim kadar hastayım titriyorum. Bir daha ankaraya gitmem. Bu da boyle bir sorudur
Bugun oglen ankaraya uctum. 7de ordan geldim. Bu nasil bir soguktur?
Hayatimda olmadigim kadar hastayım titriyorum. Bir daha ankaraya gitmem. Bu da boyle bir sorudur
0
dafuq
(05.12.17)
Ankara'nin abv. Ulkenin en sevmedigim buyuksehiri. Sorsan bir sebebim de yok ama sevmiyorum. Bir de Edirne de cok soguk. Lanet ettirdi beni.
0
stavro
(05.12.17)
Bugünkü soguk cok bir sey degildi. Bunun bes kati soguk oluyor kışın. Hastayiz.
0
meyve parcacikli kadin
(05.12.17)
*TRIGGERED*

üç ay falan oldu sanırım taşınalı, aşığım ankara'ya. ben de daha dün akşam "bu ne biçim kış lan akşam 5 derece oluyo" diye sinirleniyodum. -5 lazım, -15 lazım. ben cüzdanı doğal gazla boşaltmaya razıyım, yeter ki kar olsun buz olsun itlik serserilik olsun.

yalnız ben de normalde senede taş çatlasa bir kez hasta olan biri olarak ankara'da hep yarı sarhoş gibi geziyorum, çok pis vuruyor. habire ateş düşürücü, ağrı kesici, antibiyotik vs. atmaktan ciğerim soldu.
0
der meister
(05.12.17)
Ankara soğuğu is real..

Ankara soğuğu diye bir vaka var evet. Erzurumlu insan bile gelince "ne oluyoruz bu nasıl garip bi soğuk anlamadım" dediğini duymuşluğum var.
0
AlsterWasser
(05.12.17)
daha soğuklar gelmedi, göt kesen ayazı yok ortada
0
gozu acik sevisen yahudi
(06.12.17)
Bugün hava iyiydi.
0
battal gemalmaz
(06.12.17)
yaz gibi havaydı.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.12.17)
İsveç'te biz napalım güneş doğmuyor.
0
bos gezenin bos ustasi
(06.12.17)
benim hiç sebebim yokken seviyorum, ankara'ya bi çekilmem var saçmasapan. ayrıca soğuk da severim. ben giderim.
0
neynep
(06.12.17)
(12)

doktora tezi gibi doktora tezi

khiron
https://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=WBc656i315e2eV6-EZV1ot9tnznKbW3Y4AqMkiP--DWXdAlhzPWPhtZJGyY7cd02 https://t.co/piF199B5jvçok zor olmuş mudur dersiniz?
tez.yok.gov.tr

t.co

çok zor olmuş mudur dersiniz?
0
khiron
(05.12.17)
ayip.
yazanin aybi ayri, bunu kabul eden danismanin aybi ayri, o tez basarili bulup altina imzasini atan 5 akademisyenin aybi ayri.
yüksek lisans tezi olarak bile kabul edilemeyecek bir calisma nasil olur da doktora tezi olarak kabul gördügünü anlamak güc.
tezin kendisi ayri ayip, sonuc kismi ayri ayip, kaynakca ayri ayip.
almanca "edited" anlamina gelen herausgegeben kelimesinin kisi ismi olarak alinmasi tamamiyla facia. söyleyecek söz bulamiyorum.
yuh ya.
söz bulamiyorum dedim, gazimi alamadim. doktora tezi böyle olanin yl tezi nasildir diye geciyordu aklimdan ki özgecmisinde birlestirilmis tezsiz yl yaptigini yazmis zaten. hic sasirmadim.
0
pilav
(05.12.17)
Ya bir insan kendi anadilini nasil konusamaz? Inanin aklim almiyor. Bu kisi akademisyen, bu kisi okur yazar ya. Off... Sadece onsoz ve ozgecmis bolumunu okudum. "Direkt" yerine yazdigi "direk" girsin beyinsiz kafasina. Angut.
0
lamira
(05.12.17)
gülebilmek istedim ama gülemedim. ülkenin hali bu işte. herausgegeben'in "edited" anlamına geldiğini bilmiyordum ama tezi incelerken görmüştüm o kısmı, "bu ne biçim isim lan, kesin isim değildir" diye düşünmüştüm, şimdi pilav'ın yazdığını görünce kahkaha attım jasfjfla. rezillik, başka bir şey değil. kendim akademisyen değilim ama yaptığım iş gereği tezleri kurcalamam gerekebiliyor. çok fazla aptalca yazılmış saçmasapan tez görmüştüm ama bu bambaşkaymış. doktora tezi bir de, yuh.
0
der meister
(05.12.17)
adam meriç işte. ne olsun başka
0
d e j i n
(05.12.17)
Adam su an yard doc'mus. Dusunsene 4 senede ancak sunu yazabiliyorsun. Muhtesem bir olay.
0
evrim halkasi
(05.12.17)
kuramsal kısım denen bir bölümü bile yok, neye göre sonuç yazmış ya da öneriler listelemiş. bir de kültürümüzü aydınlatmak yok yaşatmak bik bik diye iddialı laflar söylemiş. şok oldum, bu lisans mezuniyet tezi bile olamaz.
0
duyond
(05.12.17)
Hahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahaha
hahahahahahahahahahahahahahahahahahahahahaha

lan okudukca cikiyor arkadas dokturmus resmen. fort he nedir yav?
0
alperz
(05.12.17)
ingilizce ozeti okuyun nolur efsane otesi.
0
alperz
(05.12.17)
bazen derslerine girdigim lisans ogrencilerinin tezlerine laf ederdim. bu tezi gordukten sonra, bunu yazan adama doktora verildiyse bizim ogrencilere profluk, bolum baskanligi falan verilmesi lazim. reza zarrab'in hayali sebze ihracati gibi, hayali bir tez yazmis anlasilan.. bu nedir aga.
0
ubi dubium ibi libertas
(05.12.17)
ben buna benzer bir şeyi orta okulda dönem ödevi olarak vermiştim sanırım ama öyle sayfa 19 sayfa 40 diye yazmadım yoksa hoca kabul etmezdi, döverdi
0
dedim dedim de kime dedim
(05.12.17)
Ben doktor olacak adam nasıl İngilizce bilmiyormuş diye meraktan baktım. Meğer Türkçe de bilmiyormuş. Gerçek Ph.D. bu değil.
0
dissendium
(05.12.17)
Dil İngilizce de, o yüzden özet yazarken zorlanmış zannettim ben de. Meğer çok daha farklı sorunlar varmış.

Geçen gün aynı üniversitede bir mühendislik bölümünün kadrosuna bakmıştım. Yayın kalitesi gözlerimi yaşartmıştı.

Aynen, her ile üniversite ve her uygun bulduklarına (!) kadro, aynen.
0
yaraticinick
(05.12.17)
(16)

Erkeklere soru: Muhteşem bir sevgiliniz olsa, başka kadınları ister misiniz

:)
Bir önceki duyuruma verilen cevaplar üzerine merak ettim. Adriana Lima gibi bir sevgiliniz var diyelim. Mutlusunuz birlikte. Gene de bir süre sonra sıkılıp başka kadınları arzular mısınız? Peki arzular da kendinizi tutar mısınız yoksa eyleme de geçer misiniz.. Yani değişiklik istemek mi olay, nedir?
Bir önceki duyuruma verilen cevaplar üzerine merak ettim. Adriana Lima gibi bir sevgiliniz var diyelim. Mutlusunuz birlikte. Gene de bir süre sonra sıkılıp başka kadınları arzular mısınız? Peki arzular da kendinizi tutar mısınız yoksa eyleme de geçer misiniz..

Yani değişiklik istemek mi olay, nedir?
0
:)
(05.12.17)
veritaslibertas
(05.12.17)
Hayır, başka kadınları istemem
0
MaNOfTheYear
(05.12.17)
Kadınım diye cevap veremiyorum. Ama aklıma takıldı Adriana Lima muhteşem mi? Belki de salak bir kadın, 2 kelime konuşulmuyor?
0
lcha
(05.12.17)
fiziksel olarak beğenebilirim tabii ki, sonuç olarak sevgilimin muhteşem olması diğer kadınların çöp olduğu anlamına gelmiyor ama illa sevişeyim, birlikte olayım, "ulan keşke sevgilim olmayaydı bak şimdi bunlarla sevişemiyom" şeklinde bir düşüncem/isteğim olmaz. yapı olarak it gibi bağlanan biriyim, öyle bir sevgilim olsa daha fazlası ya da farklısı için uğraşmazdım açıkçası.

sonuç olarak ben sevgilimi hayatımın diğer parçası olarak görüyorumdur. onun bana verebileceklerini başka birisi veremez. güzel ve iyi kadınlar muhakkak var. bunu takdir etmekte sakınca görmüyorum şahsen ama bu yüzden sevgiliyi üzmek, kırmak, aldatmak büyük aptallık olur benim açımdan. hiç burada "asla aldatmam", "sevdiğime çok bağlıyımdır", "yatakta ayu gibiyim" diye kendimi övmeyip sadece basit bir fayda-zarar hesabı yapacağım. ortada benim aşık olup çok güzel bulduğum, aynı şekilde beni çok seven bir kadın var. bu kadın benim günüm iyi geçince mutlu olan, sınavımın nasıl geçtiğini soran, kafamı patlattığımda başımda bekleyen, hasta olduğumda çorba yapan, her şeyimi paylaştığım insan.

sonra başka bir kadın var. götü mötü şahane. iyi de birine benziyor ama sonuç olarak çok tanımıyorum yani. öte yandan baktığımız zaman e ulan benim sevgilim de şahane zaten, olmasa niye sevgilim olsun? aşığım, bayılıyorum ki birlikteyim. e bu durumda, sevgilimin sahip olduklarının ve verebildiklerinin yarısını falan ancak verebilecek birisi için niye aldatayım, niye isteyeyim başkasını?

şimdi bu noktada "ulan pezevenk o zaman sevgilin hastalansa, kilo alsa, iki gün ilgi göstermese başkasına mı gideceksin?" diyebilirsiniz. hayır. ilişkide iniş-çıkışlar olur. kimse birbirini her gün delicesine sevip arzulamaz. yerine göre sıkıcı bulursun, gözüne başkası hoş gelir vs. bunlar bence normal. önemli olan aldatmamak. aradaki o özel bağı koruyabilmek. aşk deli gibi istemek olsaydı hiçbir çift birkaç aydan fazla birlikte kalamazdı. mühim olan başkasıyla sahip olamadığın, olamayacağın o özel şeye sahip çıkmak. onu yaptıktan sonra zaten iyisiyle kötüsüyle uzun vadede sevip istiyorsun birlikte olduğun kişiyi, başkası için "kim olursa olsun, neyi olursa olsun, istemezük!" diyebiliyorsun.

ben eski bebeyimi hala her şeyden çok istiyorum ve onu dünyadaki hiçbir kadına değişmem. tip olarak hayal ettiğim biri bile değildi. yani "ideal kadın" olarak düşündüğüm hiçbir şeye, kurduğum hiçbir hayale benzemiyordu. ama benim için mükemmeldi. adriana değil tüm şımaykıllar gelse fikrim değişmez.

böyle şeyler gördükçe üzülüyorum. "erkek aldatır çünkü elizabeth hurley bile aldatmış!1!!" diyen bir insan ya kötü niyetlidir ya da hiç aşık olmamıştır bence. aldatan aldatır tabii ki, insanlar sevdiklerini aldatmıyomuş gibi davranmanın lüzumu yok ama böyle hassas bi konuyu bu şekilde genelleyip "erkek ister aga, bi tane garı yetmezzz" tarzı tavırlar ne bileyim çok çirkin ve üzücü geliyor bana.
0
der meister
(05.12.17)
arzulamam, istemem.
0
Tears of Devil
(05.12.17)
Istersem kalbim kurusun.
0
i m sick tired
(05.12.17)
@der meister, artı 1

yolda yürürken bile kafasını o tarafa bu tarafa çeviren biriyim ben sevgilim varken. başı önünde yürüyen... ama işte öyle bir sevgili de beni terk etti gitti, iyi mi!
0
runagain
(05.12.17)
hayır

ayrıca muhteşem olmayan sevgilim olsa da istemem.
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(05.12.17)
Sevgilim muhtelem birisi başkalarına bakmıyorum bile.
0
ismira007
(05.12.17)
İsterler. Adriana Lima aldatıldı. Angelina Jolie aldatıldı. Elizabeth Hurley aldatıldı.

encrypted-tbn0.gstatic.com
0
Lim5
(05.12.17)
@der meister +1
başka kadını arzular adam.kendisinin güveni yerinde olduğu sürece,her türlü düşünür.
0
red hot chili
(05.12.17)
Her zaman böyle bir ihtimal var.
0
roket adam
(05.12.17)
adriana değil de beynini kullanabilen kadın bulabilseydim, başka bir arayışta olmazdım.
0
evimin paspasi
(05.12.17)
Arzularım ama sevgilimin haberi olmadan, rızası olmadan kesinlikle başkalarıyla temasta bulunmam. Bir kez o boku yedim, büyük ders oldu.

Ayrıca başka kadınları arzulamam sevgilimin mükemmel olmadığı anlamına gelmez. Sevgilim gayet mükemmelken de başka kadınları arzulayabilirim, o da başka erkekleri arzulayabilir, off bu ne biçimmiş, taş gibiymiş der, güler geçeriz, dünya döner, olur böyle şeyler. Arzulamak aldatmak değildir. Yoksa kimler neler arzuluyor, ohoooo. Sadece partnırı kızmasın diye söylemiyor. Ama bence sevgilim mükemmelse benden bir şey gizlemez, gizlemesin. Kızarım diye korkmasın, söylesin.
0
yirmisantim
(06.12.17)
ben başka kadınları da arzulamayan erkeği sağlıklı bulmuyorum. tabi ki arzuladığın her şeye atlamazsın, yine de karakter meselesidir.

öte yandan bu bir paradoks: bir erkek olarak birlikte olduğun kişiyi arzulaman için bir kere genel olarak kadınları arzulaman şart. genel olarak derken herkesin bir midesi var ona göre genel olarak. öte yandan kadın da yine diğerlerine rağmen tercih edilmek ister. dolayısıyla kıskanmak ve kıskanılmak belli dozlarda kadının hoşuna gidecektir, egosunu okşayacaktır, özgüven pompalayacaktır...
0
idexo
(06.12.17)
Metin, sen misin?
0
soyut park
(06.12.17)
(4)

staj, biyoloji, yurt dışı

meyve parcacikli kadin
moleküler biyoloji ve genetik okuyorum üçüncü sınıf öğrencisiyim. bu alanlarda bir yurtdışı şirketinde yaz stajı yapmak istiyorum. yalnız param yok, bazı şirketlerin aylık 300-400 euro ödemesi oluyor o tip bir şey arıyorum. olur ya gözünüze çarpmıştır, halihazırda oralarda bir yerlerde çalışıyorsunu
moleküler biyoloji ve genetik okuyorum üçüncü sınıf öğrencisiyim. bu alanlarda bir yurtdışı şirketinde yaz stajı yapmak istiyorum. yalnız param yok, bazı şirketlerin aylık 300-400 euro ödemesi oluyor o tip bir şey arıyorum. olur ya gözünüze çarpmıştır, halihazırda oralarda bir yerlerde çalışıyorsunuzdur, bir mesaj kadar uzağınızda bir kızın hayalleri yatıyor.... cok duygusal oldu ama aşağı yukarı böyle.
0
meyve parcacikli kadin
(04.12.17)
sadece arkadaşça bir tavsiye: bu tip duyurularda daha önce bu alanda neler yaptığını veya hiç değilse ne amaçladığını vs. daha ayrıntılı olarak anlatırsan insanların sempatisini kazanman daha kolay olur. ben açıkçası bu alanda çalışan biri olsam bile "x arıyorum yardım edin" diyen birinin çağrısına cevap vermezdim. çocuk oyuncağı değil bu. hayatını değiştirebilecek, sana çok büyük fayda sağlayabilecek bir şey arıyorsun. şu ana kadar sen nereye baktın, ne yaptın? söylemek istediğin, vermek istediğin hiçbir detay yok mu mesela? "arıyorum" demişsin, e arayıp kendin bulamadın mı? hangi aşamada sorunla karşılaştın?

hani desen ki şöyle bir firma buldum ama nasıl başvuracağımı bilemiyorum, onunla ilgili sorular sorsan anlayacağım. bu tarz olunca fazlasıyla beleşçi görünüyor açıkçası.

ha "sana ne lan gavat, yazacak olan yine yazar, gölge etme" diyebilirsin ki haklı olabilirsin, belki iyi niyetli birisi çıkıp yardımcı olur. ben sadece şansını arttırman için söylüyorum. hevesli ve istekli görünen, "bilen yeşillendirsin" demeden önce ön çalışmasını yapmış birisi daima daha çok desteklenir.
0
der meister
(04.12.17)
Simdi nerelere baktigini ve hangi alanda aradigini soylemedigin icin bodoslama tavsiye verecegim. Oncelikle yapman gereken sey ufak capta bir niyet mektubu, CV, Ingilizce transkript falan hazirlamak. Bunlarla calismak istedigin hocalara mail atip staj butceleri olup olmadigini sormak. Bu yontem, doktara basvurularinda da acayip isine yarayacak. Ben universitedeyken 200 laboratuvara bu sekilde mail atip en sonunda kabul alan arkadasim vardi. Dolayisiyla pes etmemen gerekiyor.

Evrimsel biyoloji ile ilgileniyorsan, alanim oldugu icin biraz daha ozgun tavsiye verebilirim. Evoldir'i her gun takip et. Nature Job'tan bak. Max Planck Evrimsel Antropoloji Enstitusu donem donem staj basvurusu acabiliyor, web sayfalarini kontrol edebilirsin. Ekoloji ve Evrimsel Biyoloji Dernegi'ne yaz, onlar mail grubunda paylasirlar. Yurtdisindan bircok kisi dernege uye, Turkiye'den ogrenci yetistirmeye hevesli olanlar da var iclerinde. Butce yaratabilirler.

Bunlarin hicbirisi olmazsa Turkiye'de staj yapilabilecek harika laboratuvarlar var, Eger istersen soyle, onlari da yazarim.
0
evrim halkasi
(04.12.17)
@der meister tesekkür ederim ama yazan olursa acıklarım diye düsündüm
0
🌸meyve parcacikli kadin
(04.12.17)
Merhaba. Cognitive ve computational neuroscience/neuroimaging alanlarina ilgi duyuyorsan yardimci olmaya calisirim. Onun haricinde dilersen vaktiyle staj icin basvurularimda kullandigim ornek bir niyet mektubu gonderebilirim. Ben bir ana stajimi munih max planck’ta digerini de heidelberg max planck’ta yaptim. Her ikisinde de kalacak yer ve ogle yemegi karti haricinde harcliktan fazlaca bir miktar para aldim. Ilgi duydugun alanda hocalari arastirip onlara yazarak sansini denemeni oneririn. Simdiden kolay gelsin, basarilar ^^
0
lamira
(04.12.17)
(4)

Ne kotu hafta sonu

brad pitt
Hava mis. İnstagramda herkes bi yerde. Caddebostan sahilde zaten cogu. Fotolar biralar kizli erkekli. Ben evde sigaradan midem bulandigi icin arada badem yiyorum ki sigara icebileyim. Zira yapcak bisey yok. Arkadas yok. Cikicak biri yok. Konusacak biri yok. Cts pazar sadece uyudum lan. Tek basina ge
Hava mis. İnstagramda herkes bi yerde. Caddebostan sahilde zaten cogu. Fotolar biralar kizli erkekli. Ben evde sigaradan midem bulandigi icin arada badem yiyorum ki sigara icebileyim. Zira yapcak bisey yok. Arkadas yok. Cikicak biri yok. Konusacak biri yok. Cts pazar sadece uyudum lan. Tek basina gez dolas da demeyin ben yapamiyom onu. Yine pazartesi geldi simdi. İnstagramda gezerken istemsiz ipi tavana asmisim sonradan fark ettim. Lan ya. Boyle deyince diyorum ki insanlarin ne sikintilari var boyle nankorluk etme sukret. Evet oyle. Ama ne bileyim ben de isterdim esim dostum olsun. Su haftasonlarina bi planim olsun ne bileyim. Acayip moralim bozuldu lan bugun. Gerci her hafta sonu boyle yani bugune ozel bisey de yok. Neyse ya. İyi aksamlar.
0
brad pitt
(03.12.17)
Aynı ben. İkinci sigaradan keyif alabileyim, araya zaman girsin diye salak saçma videolar izliyorum. Evde pineklemeyeyim diye kalktım eminönüne gittim, aklıma sokayım diyerek geri geldim. Neyse pazartesi geldi bari de işyerinde muhabbet edecek birilerini bulurum.
0
IncredibleMau
(03.12.17)
duyuruda ezik ezik marketçi kız diye komik olduğunu düşündüğün cringe'likler yapmak yerine bi şeyler yaparsan belki arkadaş falan edinebilirsin. kurs olur, okul olur, iş olur. burada oturunca bi şey değişmeyecek. isterdim diyorsan git bunun için çalış, elde edemiyorsan o zaman ağlarsın.
0
der meister
(03.12.17)
Bunu bana biri muhtemelen soyleyemezdi. İnternete ve duyuruya tesekkur etmek gerek. Allah umarim seni bi gun karsima cikarir der meister. Ezik ezik he. Vaov. Sahane. İstanbuldaysan tanisalim isterim. Bu bilgi birikimini yuzume karsi anlatman cok guzel olur. Mesajini bekliyorum.
0
🌸brad pitt
(03.12.17)
couchsurfing.org
internations.org
bilimum sözlük ve duyuru zirveleri

NOT: Bu ne cesarettir Yarabbi! Seni tanımak istiyorum yidiğim. Beni mutlaka ara.
0
japon askeri
(03.12.17)
(20)

Duyuru yilbasi hediyelesmesine katilmayanlar

pilav
niye katilmiyorsunuz?tabi bana sorcak degilsiniz de sebeplerini merak ediyorum. bir cok neden olabilir. harcayacak paraniz/vaktiniz yoktur. gereksiz tüketime karsisinizdir. gecen senelerde katilip kötü tecrübeleriniz olmustur. yurtdisindasiniz, kimseyi ekstra masrafa sokmak istemiyorsunuzdur vs. siz
niye katilmiyorsunuz?

tabi bana sorcak degilsiniz de sebeplerini merak ediyorum. bir cok neden olabilir.
harcayacak paraniz/vaktiniz yoktur. gereksiz tüketime karsisinizdir. gecen senelerde katilip kötü tecrübeleriniz olmustur. yurtdisindasiniz, kimseyi ekstra masrafa sokmak istemiyorsunuzdur vs.

siz asil neden katilmiyorsunuz?

(benim sebebim saydiklarimda gizli.)
0
pilav
(02.12.17)
tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor.
0
theseachange
(02.12.17)
Niye katılayım ki?
0
doxanikee
(02.12.17)
Gerek görmedim, fikri görünce "Aa süpermiş" gibi bir fikir aklıma gelmedi; harici özel bir sebebi olmasa gerek. Hediye alma-verme işine günlük hayatımda da çok sıcak bakmıyorum, bununla ilgili olabilir. Bi de fuzuli yere kimliğim açığa çıkmış olucak, mümkün olduğunca anonim kalmayı seviyorum.
0
Bruce
(02.12.17)
Birine hediye alırken strese giriyorum, her yeri dolanıp günler sonra karar verebiliyorum. Zaman ve enerji harcamak istemiyorum açıkçası.
0
kaymaktutmayansicaksut
(02.12.17)
İstanbul'da olsam belki katilirdim ama samimi bulmuyorum..
0
redeath
(02.12.17)
Geçen sene katılmıştım güzelide.ama.simdi.hic.hevesim yok
0
all girls dream
(02.12.17)
Ben iki sefer katıldım, gayet de keyifli geçti benim için. özellikle yılbaşında ufak tefek hediyeler alıp dağıtmayı çok seviyorum, 'sen bu dönemde noel baba gibi dolaşıyorsun' diye dalga geçiyorlar benimle :) Bu sene de katılacaktım fakat farklı yerlerde de çekilişlere katıldım, yoğun bir dönemden de geçiyorum, hepsine ayıracak vaktim kalmadı. O yüzden duyuruyu bu sene es geçiyorum, seneye yine katılırım belki.
0
fraise
(02.12.17)
sahte hesabımla katıldım hediyemi alıp kendi eşime göndermiycem benim de böyle bi taktiğim var.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.12.17)
geçen yıl bir manyakla eşleştim ilk önce, sonra değiştirildi. o ilk başta canımı sıktıysa da daha sonraki arkadaşla hediyeleştik sorunsuz. ama katılmama sebebim bu değil. özellikle birkaç aydır bayağı sıkıntılıyım, bu yıl katılamayacağım.
0
runagain
(02.12.17)
1) duyuruda pek hazzetmediğim çok sayıda insan var, eşleşip de birine hediye göndermek zorunda kalmak istemiyorum.

2) hediye seçme konusunda çok kötüyüm. tanımadığım bir insana hediye seçmek konusunda ekstra kötüyüm. tamamen anlamsız, lüzumsuz, almış olmak için alacağım bir şeyi de başkasına hediye olarak vermeyi istemem açıkçası.

3) benzer şekilde, alacağım muhtemel hediyenin zikko bir şey olacağını düşünüyorum. hediyeleşmenin amacı ihtiyaç gidermek ya da mükemmel şeyler almak değil tabii ki ama yine de bu işin esprisinin olabilmesi için mutlu olunabilmesi lazım. hoşuma gidecek, "aa ne güzelmiş" diyebileceğim bir hediye alamıyorsam/veremiyorsam niye yeni yıla giriyoruz diye hediye alayım ki. gerenk yok.

4) duyuru'nun sanal alem dışına çıkan kısmını sevmiyorum. ben kendi hayatımla ilgili çok şey paylaşıyorum mesela, hatta buradan tanışıp buluştuğum insanlar da oldu ama bunlar kişisel şeylerdi. bir insanla sadece "duyuru üyesi" diye buluşmak, hediyeleşmek, bi' şeyler yapmak vs. saçma geliyor. duyuru'dan görüşmüşüzdür, tanışıp arkadaş olmuşuzdur, o insanla buluşurum mesela da yani genel olarak "duyuru etkinliği" tarzı şeyleri sevmiyorum kendi adıma, benim için gereksiz.
0
der meister
(02.12.17)
tanımadığım insanlara hediye alma fikri hoşuma gitmiyor, bu tarz toplu etkinliklerden uzak durmaya çalışıyorum mümkün mertebe. biraz soğuk ve kıl biriyim.

anonim olarak takıldığım bi sitede ifşa, hediyeleşme gibi şeylere sıcak bakmamam gayet doğal.
0
gebere jackson
(02.12.17)
Ogrenciyken bir kez katilmistim. Artik vakit kaybi olarak goruyorum.
0
rusyalı kozmonot
(02.12.17)
"tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor."

+1
0
MaNOfTheYear
(02.12.17)
zamanım yok
0
essoist
(02.12.17)
Yılbaşı geldiği için hediye alma ve genel olarak insanlara ihtiyacı olan şeyler dışında materyal olan hediyeler alma fikrini doğru bulmuyorum.
Burada normalde olsa “kardeş, azıcık uzak dur gözünü seveyim” diyeceğim bir insana denk gelme ihtimali hoşuma gitmiyor.
“Tanımadığım biriyle hediyeleşme fikri beni heyecanlandırmıyor.”
Uğraşacak vaktim yok.
Tanımadığım bir insanın bana ince düşünülmüş de olsa hiç hoşuma gitmeyecek bir şey göndermesi “simple life” hayat görüşüme karşı geliyor.
0
sopiro
(02.12.17)
Buna keyfimin kahyası cevap versin;
Cezbedici bi tarafı yok.
0
[GODDARD]
(02.12.17)
günah diye...
şaka lan şaka hediyeleşmek sünnet.
0
theconqueror
(02.12.17)
Bana müzik cdsi hediye etmişlerdi yabancı müzik dinliyorum diye 2016 de .ben öğrenci halimle çanta alıp göndermiştim.yine katılsam yine dandik bir şey geleceğinden eminim.
0
birdposing
(03.12.17)
Katılanlar özenli bir şey beklemesin. Siz ne kadar özenirseniz o kadar özensiz bir şey geliyor.
0
cabiday
(03.12.17)
ben istedim ama yurtdışından birine hediye gönderme ihtimalini göze alamadım.

kitap hediyeleşmesine katıldım ama, eğer yurtdışından birine göndereceksem de sorun olmaz.
0
dahinnotha
(03.12.17)
(15)

Tek yaşayanlar kaç + kaçta kalıyor

Cursed Chico
yetiyor mu, daha büyük olsa daha iyi olurdu ya da küçük olsa da aynı olurdu diyor musunuz?
yetiyor mu, daha büyük olsa daha iyi olurdu ya da küçük olsa da aynı olurdu diyor musunuz?
0
Cursed Chico
(30.11.17)
7 yil boyunca 1+0da kaldim
1 yil daha dolmadi ama 2+1de kaliyorum. Ikinci oda gereksiz geliyo ama misafir olunca iyi tabi cok.
0
kuehles blondes
(30.11.17)
1+1, yetmiyor. misafir için başka bi odam olsun isterdim. birinde oturuyorum birinde yatıyorum. her zaman toplamam gerekli.
0
aydogank
(30.11.17)
Ben herhalde 40-50 metrekare bir yerde kalmıştım, salonum yatak odamdı, giriş holü de mutfaktı ama banyom yeterince genişti. Ayrıca balkonum geniş ve kullanışlıydı bir sıkıntı yaşamadım. Ama tabi 2 kişi olsa belki az gelebilirdi, studio daireydi. İyiydi hoştu.
0
burka
(30.11.17)
2+1, ekonomik durum beni zorlarsa bir odayı kiraya verme opsiyonu iyi gelmişti.
0
monogram
(30.11.17)
3+1. yetiyor fazla bile.
0
denef
(30.11.17)
1+1 50m2. tam yetiyor.
0
ben de
(30.11.17)
2+1 kimse kalnaya gelmezse yetiyor.
0
karamaleksey
(30.11.17)
tek başıma kiraladığım ev 2+1'di. bir odada ev sahibinin eşyası vardı, diğer odada bir arkadaş kaldı bir ay kadar. ben de salonda kalıyordum. eşşek kadar bir evdi. banyosu 20m2 falandı. ben tuttuktan sonra kentsel dönüşüme girdi 3,5 yıldır boş duran ev. 2 aydan biraz fazla kalabildim.

bu ara yine ev kiralamayı düşünüyorum tek başım. küçük, kutu gibi bir şey istiyorum ama 1+1 olmalı en az. içinde kaybolmayacağım da, boğulmayacağım da; ölçüm bu.

@üğpoıuy, "+" tuşumu elektrikli süpürge yuttu. copy/paste aldım senden 3 tane, helal et :P
0
runagain
(30.11.17)
Ev bol.

3+1, 2+1, bazen de 1+1. Değişiyor
0
MaNOfTheYear
(30.11.17)
1+1, yetiyor.
0
sopiro
(30.11.17)
2+1. yetiyor.
0
sanat guresi
(30.11.17)
1 + 0 :( baska EVE cikacagim
0
qazwsx
(30.11.17)
4+1. at koşturuyorum her şey için ayrı oda açacağım neredeyse
0
argent dawn
(30.11.17)
1+1 yalnızım. mutfakta masamda oturuyorum. salonda bir tekli koltuk ve 3 lü kanapede misafir gelince, yatak odamda da çift kişilik bir yatağım var. gayet yeterli 60 metrekare falan. daha da büyğüne ihtiyacım yok gibi. balkonum da yok.
0
karlmarx
(30.11.17)
1+1. hangar gibi benim için, fazlasıyla yeterli.
0
der meister
(30.11.17)
(33)

Ben mi fakirim insanlar mı zengin?

Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
Fakir miyim lan ben? Diye hayatı sorguladım. Size sormak istiyorum.Ek'te gittiğimiz mekanın içecek sayfasını ekledim. Abi bu fiyatlar ne böyle? Resmen acıdım vereceğim paraya, fazla aç değilim deyip bişeyler içtim.Gittiğimiz Kişiler de bildiğim kadarıyla öyle ahım şahım paralı değil ama, millet yiye
Fakir miyim lan ben? Diye hayatı sorguladım. Size sormak istiyorum.

Ek'te gittiğimiz mekanın içecek sayfasını ekledim.
Abi bu fiyatlar ne böyle? Resmen acıdım vereceğim paraya, fazla aç değilim deyip bişeyler içtim.

Gittiğimiz Kişiler de bildiğim kadarıyla öyle ahım şahım paralı değil ama, millet yiyeceği yemekten tatlısına kadar söyledi, kol gibi hesap ödediler.

Anlamadım, ben mi cidden fakir/vizyonsuz vesaireyim. Millet mi çok zengin?

İşin ilginci 6 kişiydik hiçbirinde araba Yok. İkisi çalışmıyor.
Anlamadım bu işi.

Bir de bu fiyatlar normal mi?
0
Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(27.11.17)
biranın 45 lira, suyun 7 lira, ayranın 20 lira olması aşırı normal, her yerde böyle.
0
tepedeki psychedelic adam
(27.11.17)
nereye gittin bilmiyorum ama normal degil, pahali. biralar dedigi bira muhtemelen yerli biradir bir de :/

ayrani 20 liraya satan yere gitmem.
0
fakyoras
(27.11.17)
oha amk bu fiyatlar ne lan.yoğurtu getirip karşımda ayran yapsa yine vermem 20 tl ayran ayrandır sonuçta...

bunun fakirlik veya zenginlikten ziyade biraz mallıkla alakası var bence.seni tenzih ediyorum bu arada en azından sorguluyosun
0
KingDagos
(27.11.17)
kesinlikle normal olmayan fiyatlar.

dışarıda en çok tükettiğim içecek olan biranın 45 tl olduğu bir mekan ilk kez gördüm.

steakcilerde bile 25tl'den fazlasını görmedim şimdiye dek.
0
ackapaackapaartema
(27.11.17)
yemekler kaç para merak ettim :) ekmek 245 tl.
0
xu
(27.11.17)
kazık bir yere gitmişsin. yani bu fiyatların normal olduğunu düşünmek mümkün mü sence? markette 1 lira olan ayrandan bahsediyoruz yahu. cebimde param olsa bile ayrana 3 liradan fazla versem içime oturur herhalde. nusret falan gibi bir yer mi burası olayı nedir
0
burya
(27.11.17)
Cayı 7 tl ye iciyoruz genelde kisi basi artık 60-80 tlden asagi hesap gelmiyor eli yuzu duzgun cafelerde
0
eja
(27.11.17)
Ya gittiğimiz mekan güzeldi, lüks bi mekandı vs. Ama bu fiyatları orta halli bir insanın verebilmesi aklım almıyor.

Ben davet edilmesem böyle bi yere hayatta gitmem. Bi de normal karşılanıyor. Dedim herhalde ben fakirim.

Mekanda krallar çıkışta beni durağa atar mısın? İnsanlar garip cidden.
0
🌸Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(27.11.17)
suyun 1,5 lt olarak da satıldığı yerde kesinlikle rakı da vardır ancak menüde görünmüyor. bu liste fake dostlar.
0
makarnavodka
(27.11.17)
fiyatlar normal ayran 20 lira. bizim burda tavuk dürüm 21 lira zaten, 20 lira ayran 1 lira dürüm işte hfsaudfads.
0
Tears of Devil
(27.11.17)
@makarnavodka evet alkol var ama tüketmediğimiz için onları çekmedim.
0
🌸Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(27.11.17)
@cesario bende araba var diğerleri gittiğimde mekandaydı. Çıkışta 3 ünü durağa bıraktım kızları arkadaşları aldı.
0
🌸Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(27.11.17)
pahali abi kol gibi, sadece kimse kendine yedirip de soyleyemiyor. sen kafandaki butceye bagli olma konusunda daha disiplinlisin sadece. yoksa hepsi bir haftalik mayışı oraya biraktikran sonra eve gidip "ben mi fakirim millet mi zengin" diye dusunmustur.
0
robokot
(27.11.17)
big chefs falan buranın bir mi tık altı? yapmayın babalar. tık var tık var... big chefs te ayran 20 lira değil, 18 değil 8 lira falandı en son. yarı yarıya fark olması lazım. 20 liraya ayran mı içilir aq
0
Tears of Devil
(27.11.17)
her şey olması gereken fiyatın 3 katı
0
turkuaz
(28.11.17)
@Tears of devil, ayran 20, dürüm 1 lira =)))

Bana göre fiyatlar çok, allasen ne zorum var? Eğer mekân olarak manzara olarak veya yemek olarak mükemmel değilse ve yılda bir gittiğim bir yerse belllllki ama ne sık giderim ne 20 liraya ayran içerim. Ayranı yok içmeye.... sözü o arkadaşlar için geçerli herhalde.
0
mslny
(28.11.17)
Yoksulluk kompleksi olan insanlar, böyle yerlere para dökerek "Aslında ben fakir değilim, bakın ulan yemeğe biraya ne kadar para verdim" psikolojisiyle rahatlamaya çalışıyorlar. Aynı adam gidip 48 ay taksitler iPhone da alıyor. Kredi kartlarını kontrol edebilsen hepsininki en az 4-5 bin lira içerdedir. Asgarisini ödeyip borçlu borçlu yaşıyorlar işte.

Soruya cevap verecek olursak, Gerçekten sıradışı bir yiyecek içecek olsa fazla para veririm sorun değil, ama buradaki resmen enayi silkelemek. Ben olsam ya buraya hiç oturmam, mecbur oturursam da su bile söylemem. Kendimi aptal yerine konmuş hissederim çünkü. Mesele 7 lira 20 lira değil.
0
yirmisantim
(28.11.17)
Ayranın 20 lira olduğu mekana gitsem çok merak ederdim lan bu ayran nasıl bi şey diye. Hayır yani ayran lan ne kadar farklı olabilir, nasıl bi sunumu olabilir 20 liralık.
0
khiron
(28.11.17)
Kusura bakmayın ama bence aslı yok bu menünün.

Pahalı mekanlarla kıyaslanmış fakat o mekanlar pahalı olmak için değil, kaliteli ve iyi hizmet verdiği için pahalı. Ve bir mekanı menüsünden değerlendiriyorsak eğer, bu menü çok komik. Bir kere a4 çıktısı menü en son lisede yediğim tavuk dönercide kaldı sanırım. kolalar,gazozlar gibi tanım yapan ahaha hala gülüyorum bu denli genel ama net fiyatlar. biralar ne abi? bira var, bira var. menüye bakınca meyvöz ile taze portakal arası 4 lira ama bu menüye göre yine orantısız. Hani hadi gerçek diyelim hiç bir ciddiyeti yok, karman çorman... ve mekanda yiyenler içenler kol gibi ödeyenler... Pavyona gittiniz de söylemiyor musun yoksa.
0
Hendrix'e tapan adam
(28.11.17)
@yirmisantim

İphone konusu dahil yazdıklarının hepsine katılıyorum ama davet edilince hiçbir şey içmeden olmuyor ya :)

Ama daha garip olan bi kız turşu bile söyledi ( 3 tane kornişon ) 20 küsür lira..
0
🌸Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(28.11.17)
@hendrix'e tapan adam;

Menünün kalın kadife kaplı bi kapağı vardı. Kalınlığı da çok fazlaydı. Ben bu fotoğrafı çok zor şartlar altında menüden çıkarıp çektim :)
0
🌸Kusursuz dostlarin dort ayagi vardir
(28.11.17)
Fiyatlar harbiden uçuk. Böyle mekanlara hiç gidilmez değil de ne bileyim bişey içersin sadece hafiften bir elitliği yaşayıp fazla düdüklenmeden kalkarsın. 350 ml ayranın market fiyatı 75 kuruş.
0
empedokles
(28.11.17)
sizin maddi durumunuzla ilgisi yok, sizin zihniniz fakir çalışıyo. ve/veya birlikte yediğiniz kişilerin fakir görünmüş olmaya dair tedirginlikleri var.
0
dafaisss
(28.11.17)
fiyatlar çok pahalı. elbette gittiğiniz mekanda içecekler migros, carrefour fiyatında olmaz ama bu kadar yüksek de olmaz. psikolojik fakirlik bir çok noktada beni para harcamaktan alıkoysa da böyle yüksek fiyatları olan bir yerde yemem yemem.

arkadaşlarınıza gelince.. insanlar bir garip. eski çalıştığım yere yakın ünlü bir kahve zincirinin şubesi vardı. bazılarını görüyordum her gün 8,5 liralık kahve içiyorlar. hayır, maaşlarını biliyorum. bu iş onları aşan bir şey. ama insanlar aç kalsa bile -miş gibi görünmekten ve şov yapmaktan vazgeçmiyor.

olum var ya... eşi devlet memuru, kendisi de yılların pilotu olan bir aile biliyorum. aylık gelirleri on binlerce lirayı buluyor. ama var ya... nerede ucuz tavuk dürüm bulurum, hangi damacana su daha ucuz diye kendilerini paralıyorlar.
0
tabudeviren
(28.11.17)
istanbul'da bu fiyatlar normal. samsun'da değil.
0
pinkpeony
(28.11.17)
20 liraya ayran satan mekana hayatta gitmem. çalışırken de aynı şeyi düşünüyordum şimdi de aynı şeyi düşünüyorum. o ayran küçüktür bir de...
0
gebere jackson
(28.11.17)
Kendiniz de belirtmişsiniz yazınızda, biz bu mekana ait değildik diye. Sanırım işletmenin kendisi de size extra bir menü sunmuş bir daha gelmemeniz adına, eğer pavyonda değilseniz tabi. O fiyatlara, öyle gelişi güzel bir menü şekli şemali olamaz.
0
halictegordumdenizkizininiskeletini
(28.11.17)
Normal değil. Pahalı bir yer. Neresi burası?
İçecek fiyatları bayağı arttı son yıllarda ama ayran 20 lira olamaz. Maksimum 7 filan olabilir. Psikolojik sınırım o. Olay şöyle gelişti: İnsanlar manzaralı kafelere gelip bir çay içip kalkıyorlardı. Çay 3 lira oldu. Maliyeti 5 kuruş aslında. Sonra çay 3'e gidiyorsa diğerleri neden olmasın dediler. Soda 1.5-2.5-5-7 şeklinde bir uçuş sergiledi. Kutu içecekler 3 liradan açtı 5-8-10 oldu. Nescafe denen acayip şey bile 12-15 lira oldu. Eskiden Hilton'da ile Starbucks'ın fiyatları aynıydı mesela. Toz hali 25 kuruştan 60 kuruşa çıktı. Geçen bir kafede sordum. Irish Coffee 25 lira. "Gerçekten içine alkol koyuyor musunuz?" dedim. "Yok, toz olarak geliyor. Biz hazırlamıyoruz" dedi. Mangolu frozen satıyorlar. İçinde mangonun m'si bile yok. Boya. Herkes az koyup çok almanın derdinde. Çiftlik Bank'lar bitmez yani.

@halictegordumdenizkizininiskeletini Öyle bir şey mi var ya?
0
Lim5
(28.11.17)
makarnavodka+1

şuraya "oha, bu nasıl fiyatlar" vs. yazan insanlar türkiye'nin zêka ortalamasını sergilemiş.
0
sorumatik
(28.11.17)
fiyatlar kesinlikle çok yüksek. bunun zengin olmakla da alakası yok. ben sınırsız paraya sahip olsam dahi mecbur kalmadığım takdirde bana aptal muamelesi yapan bu tarz bir mekanda bu paraları vermezdim. ha maldivler'de villama getirip kendileri içirir ayranı, o zaman markette 1 liraya satılan şeye 20 lira veririm evet. yanlış anlaşılmasın, markette 1 liraya satılan şeyi restoranda da 1 liraya alabilmeyi beklemiyorum ama işletme giderinin, reklamın, markanın ekleyeceği payın da bir sınırı var.

sakıp emminin çok tatlı bir diyaloğu vardı bir televizyon programında, aramaya üşeniyorum şimdi. ederinden fazlasını vermeyeceksin diyordu. çok haklı. param var diye yolunacak kaz mıyım, gerizekalı mıyım ki taş çatlasa 10 lira edecek şeye 20 lira vereyim. niye yani.
0
der meister
(28.11.17)
pavyonda konsomatrisin birası daha ucuz bu nedir gardaş..
0
eksimeksi
(28.11.17)
a4 kağadından menüsü olan mekana mı gidiyorsunuz arkadaşlar. ne malum adamın tipinize bakıp fiyat belirlemediği.
0
idris amil zula
(28.11.17)
bence insanlar enayi.
0
tute
(28.11.17)
(2)

şahsenem klibi

_k_u_z_g_u_n_
en slow duruma ayarlayın ve 1.35 teki gördüğüm sizin gördüğünüz şeyle aynı mı?https://www.youtube.com/watch?v=noz-0lIJRxQ
en slow duruma ayarlayın ve 1.35 teki gördüğüm sizin gördüğünüz şeyle aynı mı?www.youtube.com
0
_k_u_z_g_u_n_
(27.11.17)
Evet, aynı şey. Yayınlandığı yıl magazin problemlerinde ve ATV Ana Haber'de Ali Kırca tarafından mozaiklenerek verilmiş, olay olmuştu. Sonra da yayından kaldırılmıştı.
0
aychovsky
(27.11.17)
(bkz: amu var)
0
der meister
(27.11.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.