Hatchback aracım var, suv almak istiyorum. Opel'in güzel mart teklifleri var, %0 faizli. Liste fiyatının altında da fiyat alıyorum.Durum şu; Maaşımın %35'ini krediye vermem lazım (12 ay kredi, çok uzun değil)Baz maaşım dışında primler de olacak ama ne kadar olur bilmiyorum. Hadi worst case yılda 2-3
Hatchback aracım var, suv almak istiyorum. Opel'in güzel mart teklifleri var, %0 faizli. Liste fiyatının altında da fiyat alıyorum.
Durum şu; Maaşımın %35'ini krediye vermem lazım (12 ay kredi, çok uzun değil) Baz maaşım dışında primler de olacak ama ne kadar olur bilmiyorum. Hadi worst case yılda 2-3 maaş diyelim.
Sizce mantıklı bir şey mi yapıyorum? Seçimden sonra dolar artacak, her şeyin fiyatı yükselecek, yıl sonu dolar beklentisi zaten 40 seviyelerinde deniyor. Bu tabloya bakınca sıfırların fiyatı zaten artacak ciddi oranda. Kampanya da varken mantıklı geliyor bana ama dış gözle de yorum almam lazım.
0
bradshaw (01.03.24)
mantıklı. %35 çok değil.12 aymış zaten.
0
jelly bear
(01.03.24)
Opel dışında mantıklı.
0
malheiros
(01.03.24)
Yatırım için değil de kullanmak için, zevkiniz için bir şey alacaksanız ve ödeyebilecek durumdaysanız asla ertelemeyin.
0
Mirket
(01.03.24)
%0 faizli ne bulsam girerim, eski arabada eski modelse hiç durmam, kredisiz birşeye sahip olunuyor. %35 çok bir para değil zaten 4 aya o para eriyecek.
0
eja
(01.03.24)
Malheiros +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.03.24)
opel, verdiğim en mantıklı karar aslında. :)
0
🌸bradshaw
(01.03.24)
Malheiros +1
0
since1907
(01.03.24)
ödeyebilecek durumunuz varsa kesin alın derim. su an arac bollugu var, pazarlık rahat olur en azından. gecen sene 6 ay bayiden arac bekledim yüzüme bakmadılar sinir olmuştum
0
delidiyorum
(01.03.24)
Araba marka modelinden hiç anlamam sadece maaşının %35i ile krediye girme olayı için yorum yapıyorum. Kesinlikle al arabayı. Tamam bu sene ara zam olayı olmayacak deniliyor ama belki ağustos gibi patronla konuşup zam da isteyebilirsin. 1 yıllığına girilir bence sıkarsın dişini.
En sevdiğiniz üç peyniri iyiden başlayarak sıralar mısın? Marka önerisi de ekleyebilirsiniz.
En sevdiğiniz üç peyniri iyiden başlayarak sıralar mısın? Marka önerisi de ekleyebilirsiniz.
0
silver apple (01.03.24)
Ezine- bergama tulumu- boğatepe gravyeri
0
adivar
(01.03.24)
koyun keçi inek karışık ezine - min 12 aylık yine üstteki karışımla kelle-mihaliç iyi bir deri tulumuna asla hayır diyemem
0
delidiyorum
(01.03.24)
parmesan mozeralla gravyer
0
mikahakkinen
(01.03.24)
eski kasar / kars gravyeri - kars gravyeri tam gravyer degil de eski kasar gibi. kahvaltilarda yemeye bayiliyorum. yurtdisindaki muadilini bulamadim.
rokfor - cok guclu keskin aroma. tuzlu. mavi kuflu peynirlerden ayni tadi alamiyorum. ama cok yagli oldugi icin cok yenmez. azicik bi parca alip sarapla yemek guzel oluyor.
gruyere (gravyer) - yapimi zor olsa gerek bazilari cok yavan oluyor ama guzel yapilmis bir isvicre/fransa gravyeri gunes yermis gibi hissettiriyor.
parmesan - yemeklere de gider, tek basina da yenir.
0
antikadimag
(01.03.24)
Manchego - ispanyol peyniri
St. Marcellin - fransiz.
Pecorino romano- italyan
Buche de chevre- fransiz. Türkiye'de büş diye geçiyor ama tam aynısı değil.
Comté - fransiz.
Tête de moine - İsviçre. Türk olarak da izmir tulum, eski kaşar ve karışık ezine.
Aslında bitmez yani bu sorunun cevabı malum Fransa'da yaşıyoruz.
Geçen gün aldığım günlük süte sirke karıştırarak yaptığım lor'un lezzetinin yanına hiçbiri yaklaşamıyor. En azından ne yediğimi biliyorum.
0
Mirket
(01.03.24)
konya küflü peynir orta sert ezine kars eski kaşar
kars gravyeri fazla aromatik geldi. gouda da aynı şekilde.
0
unalub
(01.03.24)
provolone piccante polonya kaskavali gorgonzola veya benzeri blue cheese Avusturya'nin salam gorunumlu smoked peyniri Not: y.disi, Turk peynirlerine ulasimim yok
Yabancı borsalardan düşük komisyonla hisse alabilmek
fobfilm
Nasdaq gibi Amerikan borsalarından hisse almak istiyorum. Ama Türk bankalarının komisyon oranı çok yüksek. Mesela garanti bankası'nda binde 3 ama min tutar 15 dolar diyor. Ben 1000 dolarlık farklı hisselerden sepet yapmayı planladığım için bana % 1,5 olacak ve sadece al sat yaptığımda sırf komisyona
Nasdaq gibi Amerikan borsalarından hisse almak istiyorum. Ama Türk bankalarının komisyon oranı çok yüksek. Mesela garanti bankası'nda binde 3 ama min tutar 15 dolar diyor. Ben 1000 dolarlık farklı hisselerden sepet yapmayı planladığım için bana % 1,5 olacak ve sadece al sat yaptığımda sırf komisyona % 3 vereceğim. Daha düşük komisyonlu güvenilir seçenekler nelerdir?
0
fobfilm (29.02.24)
Midas'ta işlem başı 1,5 Dolar
0
Mirket
(29.02.24)
midas sonrasi hepsi indirim yapti, yapan digerleri: is yatirim, ykb, akbank, philip capital onlara da bakmani tavsiye ederim.
@bay b Çok iyiymiş bu :) Vergi ne kadar kesiliyor acaba?
0
🌸fobfilm
(29.02.24)
vergi hesabi karisik abi, detayli anlatan bir cok kaynak var hatta hazir excel form paylasanlar bile oluyor twitter'da. tabi bu al-sat icin satmadikca vergi yok :)
Sadece temettu gelince onun vergisi var sanirim ama cok hakim degilim yanlis bir sey soylemek istemem kendin arastirsan daha iyi.
Bambu boxer kullanan var mi? Hangi markayi tavsiye edersiniz? Gercekten anlattiklari kadar rahat mi?
Bambu boxer kullanan var mi? Hangi markayi tavsiye edersiniz? Gercekten anlattiklari kadar rahat mi?
0
allstar (29.02.24)
Yıllar önce bir düzine kadar Blackspade almıştım. Gerçekten rahattı. Hala var mıdır bilmiyorum.
Yine yıllar önce Tahtakele'de bu işlerle uğraşan bir abimiz istediğin kumaşa istediğin etiketi yaptırayım ben sana. İnanma öyle her bambu yazan etikete demişti. O da aklında olsun.
0
Mirket
(29.02.24)
Blackspade silver serisi iyidir ama pahalıdır.
0
mada
(29.02.24)
Yakın zamanda iki arkadaşım boxer için modal kumaşı inanılmaz övdüler. Pahalıymış ama çok aşırı iyiymiş.
niçin?yüksek veya alçak sesle konusan insanlar hakkında ne düşünürsünüz?
niçin? yüksek veya alçak sesle konusan insanlar hakkında ne düşünürsünüz?
0
benarrivo (28.02.24)
Yüksek sesle konuşuyor ve bu huyuma sinir oluyorum. Farkına vardıkça sesimi kısıyorum.
Yüksek sesle de mırıl mırıl alçak sesle de konuşan insanlara sinir oluyorum. Geçen bir bankada bankoda kadın bilgisayardan mırıl mırıl bir şeyler okuyor arada soru soruyor duymayınca tekrar sorarken suratını ekşitiyor. Kendimi eksikli hissetmeme sebep oldu. Ertesi günü yine gitmem gerekti. Sıra beklerken 2 farklı müşteriye de aynı şeyi yaptığını gördüm.
Herkes orta yolu bulmalı.
0
Mirket
(28.02.24)
çok olmasa da yükseğe yakın sesle konuşuyorum sanırım.
Ama mırıl mırıl konuşan insanlara tahammülüm yok gerçekten. Bana dedikoducu tipleri çağrıştırıyorlar. sanki sürekli bi dedikodu halinde oldukları için normal sesle konuşmayı beceremiyor ve mırıl mırıl konuşuyorlarmış gibi :-P
0
euteamo
(28.02.24)
Yüksek konuştuğumu sanıyorum ama çok alçak konuşuyorum, başkaları duymuyor.
0
Kahvedesu
(28.02.24)
makul ya da daha alçak bir sesle konuşurum. yüksek ses beni rahatsız ediyor, aynı zamanda içinde olduğumuz topluluğu da rahatsız eder ve "neden konuştuğumuz şeyi herkes bilsin ki" gibi hislere girerim. benimki de %100 sağlıklı bir düşünce değil ama yüksek ses kesinlikle yanlış...
0
her giriste sifresini unutan adam
(28.02.24)
Alçak. Telefonda, WP ses kayıtlarında sesini yükseltsene tepkisi çok alıyorum.
0
Amaranta ursula
(28.02.24)
Yüksek sesle konuşan bir köylüyüm ve bu huyumdan nefret ettiğim gibi utanıyorum da
0
allah yazdiysa bozsun
(29.02.24)
Duyma konusunda az da olsa sorunu olan insanlarin yüksek sesle konustugunu fark ettim. ben ise normal konusuyorum.
0
bonaparte
(29.02.24)
Alçak sesle konuşuyorum, hatta bazen ağzının içinden konuşuyorsun diye eleştiriliyorum ama yine de kafa ipmektense içime içime konuşurum daha iyi. Çünkü yüksek sesle konuşan insanlardan aşırı rahatsız oluyorum, bu konuda özellikle ayrı bir takıntım var.
0
pianeta
(29.02.24)
alçak sesle konuştuğuma dair çok dönüt alıyorum iyisi mi bir diksiyon eğitimi almak.
0
anon1m
(29.02.24)
ne alçak ne yüksek sesle konuşuyorum. ortalama olması gereken tonda.
alçak sesle konuşanlardan hazzetmiyorum. sinsi ve arkadan iş çevirmeyi seviyorlar gibi geliyor.
yüksek sesle konuşana da ağız burun girmek istiyorum. hele ofis, toplu taşıma gibi yerlerdeyse tam bir hanzo oe olduklarını düşünüyorum.
0
al sana nick it
(29.02.24)
Alçak sesle konuşurum. Yüksek sesle konuşanlarla bir yere gidemiyorum, utanıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(29.02.24)
Eskiden utanç dolayısı ile alçaktı(sosyal fobi), eğitim alınca normal seviyeye çektim konuşma sesimi. Yüksek sesle konuşan insanları gürültücü olarak etiketlerim ve sesten rahatsız olurum. Görülme ve duyulma ihtiyacı ile ilgili olduğunu düşünüyorum yüksek sesin. Öfkeliyken ses yükseltmek de duy/gör artık beni davranışı olduğu için, yüksek sesle konuşan insanları bağırıyor gibi algılar ve hafif bir tedirginlik ile rahatsız olurum.
0
hasmetizm 2046
(29.02.24)
hiç böyle bir şey yokken son 3-4 yılda cok fazla "sesini duyamıyorum" yorumu almaya başladım. konusmaya enerji harcamak istemiyor gibiyim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.02.24)
Yüksek sesle konuşanlara çok öfkeleniyorum, normal sesle konuşmaya çalışırım. Bir şekilde yükseldiğimi farkedersem hemen düzeltiyorum.
0
fotrsapka
(29.02.24)
Normal sesle konuşuyorum. Sadece sinirlenmişsem ya da heyecanlanmışsam yüksek sesle konuşuyorum. O zaman da kontrol etmeye çalışırım.
0
rock n roll
(29.02.24)
Normalde "normal" bir tonla konuşurum öyle çok sesimi yükselten biri değilim ama kısık sesli konuşmak gerektiğinde çok beceremiyorum, fısıltıyla konuşmak mesela çok yorucu geliyor bana.
Bi de bazen gaza geldiğimde anlık yükselmeler yaşıyorum ama kendime kızıp düzeltiyorum.
Genelde hızlı konuşan biriyim, çok kelime yutmam da bazen kaptırıp gidince karşıdaki için anlaması zor olabiliyor.
0
nundu
(29.02.24)
alçak. ses tonum da yumuşak sanırım, farkedip yükseltmedikçe sesimi duyuramıyorum çoğunlukla. uğraşarak varsayılan değerleri yükseltmeye çalıştım bir dönem, askerken de çok bağırdım ama dönüşte yine indi, çözüm olmadı. ancak hararetli konuşurken ve sinilenince artıyor. benim kadar alçak sesle konuşan bir arkadaşım yok o yüzden nasıl hissettirirdi bilemiyorum, duruma göre ya sinir bozucu ya da gizemli olur herhalde. yüksek konuşulmasını da gereksiz agresif bulurum rahatsız eder beni.
Neden gayrimenkul yatırımı konusunda olumsuz konuşuluyor?
twelfth
1- Fed faiz politikasında yumuşamaya gidecek. 2- TCMB de aynı şeyi yapmaya başlayacak. Sertleşme durdu zaten.3- Evet politika faizi düşünce illa kredi faizi muslukları hemen açılacak diye bir kural yok hatta bazen tersine de çalışabiliyor fakat bir noktada konut kredisi tekrar akmaya başlayacak.4- B
1- Fed faiz politikasında yumuşamaya gidecek. 2- TCMB de aynı şeyi yapmaya başlayacak. Sertleşme durdu zaten. 3- Evet politika faizi düşünce illa kredi faizi muslukları hemen açılacak diye bir kural yok hatta bazen tersine de çalışabiliyor fakat bir noktada konut kredisi tekrar akmaya başlayacak. 4- Bu da gayrimenkul fiyatlarını yukarı taşıyacak. 5- Bunlar hızlı olmasa bile fazlaca değerli Türk Lirası, ya düzeltme ya da seçim öncesi yapılan hareketlerin enflasyon etkisi ile güçsüzleşecek. Bu da gayrimenkul piyasasında yine yukarı yönlü hareket yaratabilir.
Analizimde neresi yanlış?
0
twelfth (28.02.24)
1. Yanlış. Epey bi süre stabil gidecek. 2. Külliyen yanlış. Dolayısıyla 3 ve 4 yanlış. 5. Hiç kimse konut TL fiyatlarının artmayacağını söylemiyor zaten. Enflasyon oranında artmayacağını söylüyor.
Sonuç : Bugünkü banka faiz oranlarından kredi ile konut alabilmek çok olası değil.
Neden olumsuz konuşulduğuna gelince, ekonomide bazı zamanlarda bazı ürünlerin fiyatı kontrolsüz ve mantıksız bir şekilde artabiliyor. Örnek: COinler Bir başka örnek : Sasa ve Hektaş Sonra bir tab noktasında durup mantıklı seviyeye iniyor. Konut fiyatları ve kiralar da böyle olacak. TL bazında yükselecek. Reel değerlerinde kayıp olacak.
böyle diyor ekonomistler.
0
Mirket
(28.02.24)
Yanlış olan şu, türkiyede enflasyonun %40’ları geçip %80’lere geldiği ortamda bile %1-1,29 civarı oranlarla kredi verilirken, enflasyonun %10-15 olduğu 2008-2018 arasında bile yıllık %20-25’den aşağı kredi yoktu. 2020-2022 arası saçmalık ötesi kredi politikasının tekrar olmasını beklemeniz yanlış olan.
Eğer tcmb liyakatli yönetim ile kalır ve rte karışmazsa, ki seçim dönemi karışmadıysa sonrasında pek karışacağını sanmam, enflasyonun altında kredi verilmeyecek. 2016-2018 civarlarında bile enflasyona eşit kredi verilmiyordu. O zamanın konut sektörü sıkıntıya girince kredi kampanyaları başlamıştı.
Özetle;
1- normal şartlar altında faizler düşse dahi krediler enflasyonun üstünde seyretmeye devam eder. 2- deprem bölgesi + istanbul kentsel dönüşüm planları + bekleyen 250k toki projesi derken önümüzdeki 3-4 sene konut ve inşaat sektörü sıkıntı yaşamayacak, haliyle kazan kaldırmalarını gerektirecek bir şey yok.
Eğer işler değişti diyebiliyorsak değişen tek şey faiz oranları değil. Mesela 2010-2015 arası yıllık enflasyon ve yıllık konut kredisi faizlerine bakarsanız anlarsınız
- Seçime kadar bir konut kampanyası olmaz ise, seçimden sonra uzun bir süre en azından ilk evi alacaklar haricindekilere olmayacağı aşikar görünüyor
-Oy kaybetmeyi göze alarak sıkılaşmayı devam eden ekonomi politikasının seçin sonrasında da tersi bir durum yapması normal şartlarda beklenmez.
0
Rao
(29.02.24)
Ben olumlu konuşuyorum. Gayrimenkul için alım zamanı satım için ise yanlış bir zaman. Şu an ki dönem geçici bir dönem bu fiyatları mumla arayacağız. Analiziniz doğru zaten beklentide bu yönde.
Ayrıca gayrimenkul uzun vadeli bir yatırımdır mukayese yapılırken en az 5 yıllık zaman diliminde hesaplamak lazım. 5 yıl ve üzeri hesaplarsaniz enflasyonun kat ve kat üzerinde karlı bir yatirim olduğunu görürsünüz.
0
doharkoman
(29.02.24)
Bu tarz kriz ortamlarında, en güzeli nakitte kalmaktır. Nakit derken, döviz, altın veya hemen paraya çevirilebilecek herhangi bir mal.
Konutu hemen değerinden paraya çeviremezsiniz ve bir süre $ bazından değeri düşer. Ancak yine de enflasyonun %150-%200 olduğu bir ortamda ev fiyatlarının seneye, TL bazında en az 2 katına çıkacağı beklenir.
Kira sıkıntılarından dolayı: eviniz yoksa, mutlaka bir ev alın. Yatırımlık ev alacaksanız Eylül, Ekim gibi güzel fırsatlar çıkacaktır. Bugün 100bin dolara alacağınız evi, pazarlıkla 50-60 bin dolara alabilirsiniz.
NOT: Yatırım tavsiyesi değildir. Burası Türkiye, bir karar alırlar, hepsi değişir. Benim, şu anki tahminim bu şekilde.
.
0
kartallar yuksek ucar
(29.02.24)
1- fed'in faizi indirmesi icin bir sebep yok. muhtemelen uzun yillar uc asagi bes yukari bu seviyelerde olur faiz.
2- tcmb'nin ne yapacagi belli olmaz.
3- ev fiyatlari seve seve dusecek. kimse yeni ev mev alamaz bu sartlarda. vatandasin parayla veya krediyle ev almasi cok zor artik. yabancilara satisi da kestiler dolar bazindan siniri yukselterek. kisacasi talep cok dustu, dolayisiyla insanlar evlerini satamiyor.
yabancilar lux rezidanslara yonelmek zorunda kaliyor. su anda turkiye'de 30 yillik apartman daireleri $100-150k'ya satilmaya calisiliyor. evlerin dolar bazinda deger kazanmasi sacmaligi kesinlikle geriye donecek. bu arada evini yuksek fiyata satanlar iyi yapti. evler merkez bankasinin para politikasina gore deger kaybedebilir, dogaldir. zaten merkez bankasinin en onemli gorevlerinden biri enflasyon kontroludur. amerika'da catir catir dustu evlerin fiyatlari %20 kadar.
eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(29.02.24)
şöyle bişey olabilir mi bilemedim, şu an emlak piyasası durgun olduğundan ev sahipleri fiyat arttırmadı 2024e geçişte, krediler açılırsa piyasada alım başlarsa ev sahipleri direk zammı yapar o yüzden ev fiyatları artacak diye olumsuz konuşmalar olabilir.
bir eylülden beri baya bir ev takbimde hiç zam olmadı. 6 aydan uzun süredirde satılmadı bu evler
Bitcoin eski rekoruna geldiğinde, diğerleri neden gelmiyor?
ananiyimioguz
Mesela btc 65ten 20ye düşmüştü. yani yaklaşık %70 düştü.Şimdi bakıyoruz %300 artarak 60lara geldi tekrar.değerleri bir kanara bırakırsak, insanlar kaç dolara girdiyse şuan o kadar dolara çıkabilirler yine. (enflasyonu saymıyorum)Fakat etherium a bakıyoruz, eski rekorunun ancak yarısına gelmiş.doge,
Mesela btc 65ten 20ye düşmüştü. yani yaklaşık %70 düştü. Şimdi bakıyoruz %300 artarak 60lara geldi tekrar.
değerleri bir kanara bırakırsak, insanlar kaç dolara girdiyse şuan o kadar dolara çıkabilirler yine. (enflasyonu saymıyorum)
Fakat etherium a bakıyoruz, eski rekorunun ancak yarısına gelmiş.
doge, shiba falan eski rekoruna gelmesi için 10 kata yakın artması lazım.
Benim hatırladığım genelde top listedeki coinler rekor tazelediğinde hepsi tazeliyordu, şimdi neden göremiyoruz? Btc den sonra mı hareketleniyorlardı yani oradan kar ile çıkan alt koinlere mi kayıyordu yoksa böyle bir kural yok muydu?
0
ananiyimioguz (28.02.24)
bana alt coin’lerin hype’ı geçti gibi geliyor. 2016-2017 yılında türkiye’den kriptoya girmek için parayı konsomatris gibi oradan oraya gezdirirken iotalar, tronlar vs ile çok güzel para kazanılıyordu ve bu alt coin’lerin arkasında gerçekten bir proje, fikir, iş modeli olduğunu sanıyorduk. sonradan bu coin’lerin çoğunun arkasında bir şirket bile olmadığı ortaya çıktı ve birçoğu battı zaten. btc ile paralel yükselmelerinin tek nedeni oluşan hype dalgası ve insanların merakıydı. o dönemden sonra alt coinlere güven büyük ölçüde azaldı.
bir de kripto borsası yaygınlaşıp amcaların teyzelerin bile girebileceği bir yatırım aracı haline geldikçe daha ciddi ve risk sevmeyen kitle piyasada hükmetmeye başladı. artık kimsenin kumara yatıracak parası yok. ben de şu an kriptoya yüklü para koyacak olsam etherium’a bile bakmam, btc alır geçerim. belki daha somut nedenleri vardır ama benim dışarıdan bir göz olarak gözlemim böyle.
0
sir gawain
(28.02.24)
Faizler yuksek, kumar oynayacak parayi borc almanin bedeli yuksek. Bir de bu tip seylerin ozelligi tahmin edilemez olmasidir. Her sey her seferinde beklentiler dahilinde inip ciksa herkes ayni anda zengin olur.
0
hot potato
(28.02.24)
Btc tek geri kalan bir de o yüzden. Ayrıca btc yükseldi diye diğerleri yükselecek diye bir kaide de yok. Mantıken öyle olması beklenir ancak short ve long pozisyonlar yüzünden iki yöne de engelleyebiliyor borsalar. Misal: btc yükseliyor, eth alalım veya eth'ye long basalım. O kadar kolay değil şşte. Bak bugünkü yükselişe hemen hiçbiri adamakıllı tepki bile veremedi o yüzden.
0
marcus fenix
(28.02.24)
pasta bölündü. Toplam market cap 800 milyar dolar olduğunda (2018 başı gibi) ortalıkta 2000 coin varsa bugün 2.33 trilyon market cap atıyorum 9000 coine bölünüyor. Ethereum eski değerine gelsin diye bekliyorsun (belki de gelir) ama paranın akacağı bir sürü L1 - L2 chain denen ethereum'un üzerine şunları yapıyoruz diyen chainler var.
Btc durakladığında para altlara akar o yine aynı devam eder bence ama "hangi coinlere?" Her dönem bir furya oluyor dex, fintech, nft bilmemne ara ara çıkıyor ama geçen sefer "köpekli coin" furyasında ben artık düşünmeyi bıraktım :D aklıma yatanları alıyorum geri kalan saçmalığı düşünecek vaktim yok.
Bu arada tam bu dediğin sebeple "sol eskiden 280 dolardı, yine olmalı, 120den alayım" diyenlerin bir kısmı yaya kalabilir. Solana öylesine bi örnek.
0
nhk ni youkosu
(28.02.24)
eth tutanlar satıp btc'ye geçti de ondan.
bi de geçen yazdan beri btc etf'leri yüzünden millet btc alıyor.
0
plutongezegendegilmi
(28.02.24)
"Benim hatırladığım genelde top listedeki coinler rekor tazelediğinde hepsi tazeliyordu"
yanlış hatırlıyorsun. her zaman önden btc gider, altlar sonradan gelir. geçmişte de hep böyle oldu
0
benarrivo
(28.02.24)
Amerika menkul kıymetler borsasının yönetimi (Adı her ne ise) yatırım şirketlerinin Bitcoin'e yatırım yapmasına onay verdi. Bu durum da Bitcoin'in önünü açtı. Diğer Coin'lerden ayrışmasına neden oldu. Hem mevcudiyeti daha meşru hale geldi hem de daha ulaşılır hale geldi.
Bir de bir şirketin toplu alımı oldu. İkisi bir araya gelince patladı.
0
Mirket
(28.02.24)
bizim borsada da genelde aynı olur. önce babalar ve belli yan tahtalar hareketlenir. oradaki marj azalınca diğerlerinde hareket başlar. alt coinlerin de zamanı gelir bir gün.
Annemin kiracı olarak oturduğu binada yönetim kafasına göre habire aidata zam yapıyor (site değil). Binada ekstra bir şey yapılıyor desek yok, düzenli temizlik yok, kapıcı bile yok. Akşamdan akşama mahalleden biri gelip çöpleri toplayıp götürüyor standart. Merkezi sistem ve hayvan gibi yakıyorlar. E
Annemin kiracı olarak oturduğu binada yönetim kafasına göre habire aidata zam yapıyor (site değil). Binada ekstra bir şey yapılıyor desek yok, düzenli temizlik yok, kapıcı bile yok. Akşamdan akşama mahalleden biri gelip çöpleri toplayıp götürüyor standart. Merkezi sistem ve hayvan gibi yakıyorlar. En üst kat olmasına rağmen evde durulmuyor resmen, yanlışlıkla peteklere dokunsak yakıyor nerdeyse. Ben sitede oturuyorum, biz de merkezi sistemle ısınıyoruz, güvenlik falan yok ama üçte biri kadar aidat veriyorum.
Ben de bu kafalarına göre yapılan abartı zamları CİMER'e yazdım (annemin kimlik bilgileriyle girdik tabi ben binada oturmadığım için). Önce İletişim Başkanlığına gönderdim, "üçüncü kişiler arasında bir durum olduğundan savcılığa gidiniz biz bir şey yapamayız" cevabı geldi. Sonra yine CİMER'den Ankara Valiliğine gönderdim bu sefer, ordan da zabıta müdürlüğü "kat mülkiyeti kanununa tabi olduğundan biz bir şey yapamayız" diye cevap vermiş.
Bu iş hep böyle miydi? İnsan en azından bi gelip bakar. Ben şahsen adım gibi eminim o parayı cebe attıklarından. Toplantı desen yok, danışma desen yok, kafalarına göre karar alıp hareket ediyorlar. Apartmandakiler de çoğu ev sahibi olmadığı için takmıyor, ev sahibi olan 1-2 daire de zaten para derdi olmayan insanlar oldukları için ilgilenmiyor. Tüm bunları da yazdım bu arada ne var ne yok.
Neyse tek çözüm savcılığa gitmek mi? Annem tek yaşadığı ve yöneticinin 2 metre boyunda işsiz ipsiz sapsız ayı bir oğlu olduğundan dolayı kimliği ifşa olursa diye gidip şikayet etmesini pek istemiyorum. Gerçi kimlik bilgisini gizli tutuyorlardır muhtemelen ama tek yol savcılığa gitmek mi?
0
pianeta (27.02.24)
kaç dairelik apartman? hazirun defteri var mı, alınan kararlar orada yazılı mı? yönetici nasıl seçildi? denetleme kurulu var mı? gelir gider defteri tutuluyor mu?
0
basond
(27.02.24)
Aidatınızın 2024 için ne kadar olacağının belirlendiğini ve toplanacak aidatların yeterli olmaması durumunda yönetimin nasıl ek para toplayacağının belirtildiği genel kurul kararı size iletildi mi? Aidat sürekli değiştiği için: Apartmana gelen aylık faturalar ve bu faturaların üzerinden oluşturulmuş aidatın, bağımsız bölümlerin tapudaki paylarına veya yönetim planı veya daha sonra alınmış kararlara göre bölüştürüldüğü liste size tebliğ ediliyor mu? En kötü panoya asılıyor mu?
0
malheiros
(27.02.24)
Kiracıysanız ev sahibine rahatsızlığınızı bildirip onun konuyla ilgilenmesini istemekten başka bir seçeneğiniz yok.
Yöneticinin bu konuda muhatabı kat malikleridir. Kiracı değil.
0
Mirket
(27.02.24)
11 dairelik apartman. Ev sahibi yurt dışında olduğu için ilgilenemiyor, aslında durumu biliyor ama bir yandan da yaşlı olduğu için bir şey bekleyemiyoruz adamdan. Yönetici yıllar önce seçilmiş ve her dönem kimseye sormadan kendini yazıp geçiyor. Kurul falan yok, varsa da kimsenin taktığı yok. Herhangi bir defter tutuluyorsa da (ki sanmıyorum) yönetici dışında kimsenin bilgisi yok. Panoya falan da hiçbir şey asılmıyor. Sadece kafalarına göre yaptıkları zamları tüm katlara asıp insanları bilgilendiriyorlar "şu tarihten itibaren aidat şu kadar olacaktır" diye.
0
🌸pianeta
(28.02.24)
Bizim apartman da böyle ben ödemiyorum. Apartman toplanmamış bir şey olmamış aidat topluyor. Bana da aynı cevaplar geldi. Ev sahibiniz ilgilenmiyorsa siz de bir şey yapmayın.
0
Kahvedesu
(28.02.24)
tebliğler altlığı olmadan yapıldığı için ödemekten imtina ettiğinizi söyleyin, bunu ev sahibinize yazılı olarak iletin, mail whatsapp falan. fakat sizin yerinizde olsam 1.000 lira gibi aidat öderim, çünkü merkezi sistem ve hiç ödemezseniz veya bundan az öderseniz adil olmaz. yönetici sorarsa da aynen bunları söyleyin, aidatın nasıl belirlendiğini, nasıl dağıtıldığını bilmiyorum, ev sahibime bunu sordum cevap vermiyor, ben bu kadarını ödüyorum üzerini ev sahibimden alın dersiniz. bir gelir-gider tablosu yapmak, faturaları ve giderleri işlemek, tahmini bütçeyi bir a4'e yazmak zor iş değil.
0
malheiros
(28.02.24)
Aidat belirleme yetkisi genel kurulda. 1. Kat malikleri genel kurul toplantısınta aidat belirlenecek, veya 2. Yönetici işletme projesi (tahmini gidedleri anlatıp aidat miktarını belirtecek) hazırlayıp herkese ulaştıracak ve bina girişine asacak; 1 hafta içinde itiraz olmazsa bu aidat miktarı resmileşmiş olur. Ara ara ekstra gider oluştu, ummadık masraf çıktı, enflasyon vs diye kafasına göre artıramaz. Artırmak istiyorsa, ya genel kurulu toplayıp yeni karar aldıracak ya da işletme projesi hazırlayıp kat maliklerinin onayına (yukarıdaki 2. madde) sunacak.
Arkadaşlar tamam hükümeti eleştiriyoruz muhalefeti eleştiriyorum peki biz ne yapıyoruz? Yani madem yönetimden memnun değil kimse niye yönetime katılmıyor parti kurmuyor veya örgütlenmiyor.Bunu yapmıyorsak biraz da ağlamamız lazım değil mi?Kimse taşın altına elini sokmuyor ama herkes şikayetçi.Artık
Arkadaşlar tamam hükümeti eleştiriyoruz muhalefeti eleştiriyorum peki biz ne yapıyoruz? Yani madem yönetimden memnun değil kimse niye yönetime katılmıyor parti kurmuyor veya örgütlenmiyor.Bunu yapmıyorsak biraz da ağlamamız lazım değil mi?Kimse taşın altına elini sokmuyor ama herkes şikayetçi.Artık eleştirenlere cevabım parti kur ilk oy benden.
0
kiriko (27.02.24)
Kimse şikayetçi değil. Kamu çalışanı 1500$ maaş alıyor, 43 yaşındaki adam 40 yaşındaki kadın emekli olabiliyor. Kim niye memnun olmasın bu hükümetten? Arsasına toki vuran, kentsel dönüşüme sokan milyarlık oluyor. Lüks araçların çoğunda millet bayilerde kuyruk olmuştu, ab fiyatı 50k€ olan araca 100k€ vermek için millet bayilere rüşvet veriyor.
Bok gibi kahveler olmuş 100 lira, adım atacak yer bulamıyorsun, millet keyif pezevenkliğinden ölecek neredeyse (kötü anlamda değil deyim olarak söylüyorum). İngiltereden gelenler istanbulda milletin bu kadar keyfine düşkün olduğunu bilmiyordum diyor.
Söylediklerinin geçerliliği yok bence
0
avatar is back
(27.02.24)
haklısın ama şöyle, parti kurmak değil ama örgütlenmek önemli. sorumluluk almıyor kimse. en basitinden avrupa gibi bizim gibi "erkek" görmediğimiz ülkelerde çiftçilerin yaptıkları eylemler ortada. insanlar sindikçe, banane dedikçe baskı artıyor. şimdi kimse sokağa çıkıp yürüyüş yapmaya bile korkuyor. milli mücadeleden tut 68 kuşağına, oradan gezi olaylarına kadar. bu halk yapabilir bunu. ancak korkutulmuş ve sindirilmiş insanlar.
muhalefet partileri de halkı kontrol altında tutuyor. her şeyin çözümünü sandıkta aramasına sebep oluyor. olmayınca da bu halk böyle noktasına geliyor. halbuki okumuş etmiş, bilinçli vatandaşlarımız çoğunlukla taşın altına elini atmıyor.
0
paintov
(27.02.24)
Türkiye'de aktif durumda 135 siyasi parti var. Eminim 125inin adını hiç duymamışsındır. Bir siyasi partinin adını duyurabilmesi için para gerekir. Yani fon bulmalısın. Bulduğun taktirde de o fonun adamı olursun.
Bu bağlamda demokrasi zaman içinde kendi kendini yok eden bir sisteme dönüşüyor.
Bak mesela Amerika'ya. Önümündeki günlerde Amerika Başkanlık seçimi var. Adamlar bir deli ile bir bunak arasında tercih kullanmak zorundalar.
0
Mirket
(27.02.24)
Türk toplumu olarak şikayet etmeyi dramatizasyonu seviyoruz sadece toplumsal konular değil şahsi konularda da şikayetçiyiz ama çözüm sunulunca da yapmıyoruz hep erteliyoruz. Kendi adıma bu durumu eegistirdim fakat toplumdan çok umutlu değilim.
0
doharkoman
(27.02.24)
Bu muhabbet çok eskimedi mi ki artık ya? Ben kendi işimi yapıyorum, bence yeterli. :D
Herkes kendi yeteneklerince, kendi yaptığı iş bakımından sorumlu tutulur. Siz hayatınıza bir yol çizdiniz, istediğiniz için ya da öyle gerekiyor diye o yoldan gitmeye çalışıyorsunuz diyelim. Bunun dışında hiçbir şey söylemeye hakkınız yok mu?
Politikacıları beğenmiyorsak politikacı olalım, taksicilerden şikayetçiysek örnek taksici olalım, üniversitelerde eğitim kötüyse akademisyen olalım, evleri güvensiz buluyorsak mühendis olalım...
İyi de hocam, bir tane hayatta bunların hangisini yapalım? 10 hayat yaşasak da bunların hepsi için yeteneğimiz var mı?
Benim kendi işim var, kendi işimi düzgün yapmaya çalışıyorum. politikacı olamam, olmak da istemem, karakterime de uygun değil. Nasıl olacak şimdi? Ben politikacıları bırakayım, benim politikayla bir alakam yok, siz kendi kendinize oynayın yaptıklarınız beni bağlamasın demek gibi bir hakkım var mı? Yok. Ne yapalım şimdi liderlik vasfımız yok diye her şeye razı mı olalım :D
0
akhenaten
(28.02.24)
Örgütsüzlük en büyük problem buna katılıyorum. Çevrenize sorun ya da gözlemleyin, kaç kişi siyasi herhangi bir yayın okuyor? halkı küçümseyenlere bir bakın, hepsi kendi mantıklarıyla bir şeylere çözüm üretmeye çalışıyor. Yani dünyayı sıfırdan çözmeye çalışıyorlar, bunu böyle anlayabiliriz. Okumamak, kolektif bir faaliyetlere dahil olmamak böyledir. Çevrenizde sizi eleştirip yeri gelirse itin g… ne sokacak bilgi birikimde, ilkeli kimseler de olmayınca böyle primat gibi yaşamakta hiçbir sorun yok. İnternet olmasa ne olurdu hayal bile edemiyorum bu kitleyi. Bu kadar çok hiçbir şey öğrenmeyen ama her şeyi bilen adama hiçbir şey anlatamazsın.
0
her giriste sifresini unutan adam
(28.02.24)
Toplum kendisiyle barışık değil. Psikiyatrik bir durum bence. Beklentiler de gerçekçi değil. Çok fazla da şişiriliyoruz, gazlanıyoruz. Yurtdışı iyi bir öğrenme, tecrübe etme yolu bence.
Iyiyakşamlaar herkeseİnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz? El olur ayak olur. Neden sexi kabul edilir? Kalça ve meme gibi doğurganlık ile bağını da bulamadık. Sadece kadında mi sexidir? Erkekte de sexi bulan yok mu mesela? Kabartma tozu keki nasıl kabartır?Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdi
Iyiyakşamlaar herkese
İnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz? El olur ayak olur. Neden sexi kabul edilir? Kalça ve meme gibi doğurganlık ile bağını da bulamadık. Sadece kadında mi sexidir? Erkekte de sexi bulan yok mu mesela? Kabartma tozu keki nasıl kabartır?
Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula (27.02.24)
Bence kötü görünen bir şey ince bilek. Erkekler nesine bu kadar ayılıp bayılıyor anlayabilmiş değilim ben de.
0
yazdonumu
(27.02.24)
tek başına seksi değil ama narin bir şey olduğu için "petite" kızların güzelliğini, seksiliğini pekiştiren bir şey.
fetish olarak diyorsan, ben de anlamıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.24)
İnce ayak bilekleri göze hoş geliyor. En azından benim gözüme hoş geliyor. Seksi olarak görülen her şeyin ille de doğurganlıkla bir bağı olmasına gerek yok bence. Bir kadının ince parmaklı eli de bana güzel geliyor mesela. Kadınlar genel olarak güzel varlıklar.
0
pispinti
(27.02.24)
Ne kadar ince olduğuna bağlı. Kalın bilek seksi değil. Ya kilo ile ilişkili ya da erkeksi geliyor sanırım. Üstüne düşünmedim. Haliyle kalanı seksi yapıyor. Yoksa ince bacak ve kalın bacak karşılaştırmasında seksi ya de değil denilenin Doğu Asyalı seviyesi ince bacağın da kilolu kalın bacağın olmaması gibi. Üst ve alt sınırlar var.
0
nawar
(27.02.24)
Bu arada bir kadın olarak benim gözüme de hoş geliyor kadında ya da erkekte olsun fark etmiyor. Sadece neden hoş geldigini anlayamadık:/
0
🌸Amaranta ursula
(27.02.24)
Sexiliğin tanımı veya sınırı var mı? Saçma şeyler de sexi gelebilir takılmayalım
0
Cezcez
(27.02.24)
Şöyle olabilir. Hani dans ve hareketlere hep bir esnekliğin estetiği var. Bunun ile kodlanmış olabilir ya da yine aynı şekilde. Dediğim gibi feminen olması da onu erkek için çekici yapıyor. Küçük ayak ve el konusu da. Tabii bunun dışında kesin mitolojik göndermeli açıklaması da vardır :p
0
nawar
(27.02.24)
İnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz?
> hiçbir şey düşünmüyorum. ona gelene kadar neler var.
ince bilekliyle de çıkarım, kalın bilekliyle de çıkarım..
Tamamen çağın güzellik algısı ve dayatmalarından ötürü olduğunu düşünüyorum.
Ben de ince bilek severim. Narin el severim. Küçük ayak severim. Ama neden, açıklayamıyorum.
1000 yıl önce yaşasaydım belki de gürbüz, iri kadınlardan hoşlanacaktım. İşte anadolu kadını bee taşı sıksa suyunu çıkarır diyecektim.
Falat günümüz dünyasında narinlik daha fazla estetiklik uyandırıyor. Aşırıya kaçılmadıkça tabi!
0
ananiyimioguz
(27.02.24)
ince ayak bileği seviyorum. erkek bileğine göre çok farklı görünüyor, o yüzden yükseliyorum. ayrıca ince ayak bileği ayağa dişil bir kıvrım veriyor.
0
benarrivo
(28.02.24)
ince ayak bilegi cok seksi bir sey. Guzel bacak, guzel ince ayak bilegi ve guzel ayak bir kombodur.Bunlardan biri olmadan digerleri de olmuyor.Kalin bilek erkeksi gozukuyor.
0
turkuaz
(29.02.24)
bu arada konudan bağımsız, kalın bileklilerin libidosunun daha yüksek olduğuna dair bir bilgi kalmış kafamda ne kadar doğru bilmiyorum.
0
ananiyimioguz
(29.02.24)
ince ayak bileklerini ben de güzel buluyorum. kendimce yanıtım, ince ayak bilekleri sağlıklı bir kardiyovasküler sistemi işaret ediyor olabilir. çeşitli damar ve romatizma hastalıklarının ayak bileklerinde şişkinlik olarak belirti verdiğini hatırlıyorum.
0
engelbert humperdinck
(29.02.24)
Kitabı ve dolayısıyla ismi yanlış hatırlıyor olabilirim ama Don Kişot sevgilisi Dulcinea'nın ne kadar alımlı, ne kadar seksi olduğunu anlatırken kadının bıyıklarından bahsediyordu.
Aynı şekilde 19. yüzyıl yazarları kadını överken ne kadar tombul olduğunu anlata anlata bitiremezler. Bir gram etin bin ayıbı örttüğüne dair atasözümüz bile var.
O dönemlerde öylesi popülermiş. Bu dönemde de bu. Mağara devrinden genlerimize kazınmış bir olay değil yani. İnce ayak bileği kadına zerafet, narinlik veriyor.
Ben de severim :)
0
Mirket
(29.02.24)
şahsen ince bilekleri ve ortalama üstü kalın bilekleri güzel bulmuyorum, ince bilek neden sevilir anlamam.
Diğer inançlara sahip insanların orada kalma sebepleri ney?
ananiyimioguz
Veya şöyle sorayım, farklı inançlara sahip kişiler, tek doğru olarak kendilerinin seçtiği yolu mu görüyorlar yoksa "başka dinler de var biliyorum ama biz bu yolu seçmişiz" gibi bir farkındalığa sahipler mi?Yoksa bu soru inanç ile çelişiyor mu? Yani ben ineğe tapıyorum diyelim, bunun için geçerli seb
Veya şöyle sorayım, farklı inançlara sahip kişiler, tek doğru olarak kendilerinin seçtiği yolu mu görüyorlar yoksa "başka dinler de var biliyorum ama biz bu yolu seçmişiz" gibi bir farkındalığa sahipler mi?
Yoksa bu soru inanç ile çelişiyor mu? Yani ben ineğe tapıyorum diyelim, bunun için geçerli sebeplerim var. Farklı bir yoldan gittiğimin ve bizim de kendimizce böyle bir motivasyonumuz var'ın farkında mıyım yoksa diğer herkes yanlış da ben doğruyum gibi bir inanç mı olmalı illa bir şeye inanıyorsam?
Mesela bir hristiyan neden o inancını sürdürüyor? Hani biz diyoruz ya son din bizimki o yüzden buna inanmamız lazım.
E madem son din bizimki gibi bir kanıtlanabilir bir şey var elimizde, diğer farklı inançtakiler neden bizimkine inanmıyor? Bunu sadece biz mi biliyoruz? Bizim savımızı neden onlar benimsemiyor? Öyleyse güçsüz mü bizim savımız?
Bir hristiyanın, bir budistin, bir musevinin hala orada durma motivasyonu nedir yani?
Veya biz nasıl ki tek doğru bizimkidir... gibi bir inançla bağlıysak, onlar da öyle bağlıysa, bizim inandığımız din de onlarınkinden farksızsa, burada bizimkini özel kılan nedir? Başkalarının dinlerine nasıl bakıyorsak, onlar da bizimkine aynı boş vermişlik veya inançsızlık ve yanlışlık ile bakıyorsa, biz de bir illüzyonun içinde olamaz mıyız?
Yani aynı bedende ingilterede doğdunuzu düşünün, büyük olasılıkla hristiyan olacaktınız. Şimdi oradan orta doğuya bakın. Müslümanlığa bakıp ne düşüneceğizi düşünün. Veya yahudiliğe. E şu an aynı şekilde biz de burada müslümanlıktan onlara bakıp aynı şeyleri düşünüyoruz. Demek istediğimi anladınız mı yani tek doğru bizimkidir nasıl diyebiliyoruz, orada doğsaydık başka bir şey diyecektik.
Bir hristiyanın, bir budistin, bir musevinin hala orada durma motivasyonu nedir yani? Sorusuna cevap tabii ki yetiştirilirken büyüdüğü kültür ama yetişkinlikten, yani düşünmeye ve sorgulamaya, araştırmaya başladıktan sonra da kalıyorsa neden kalıyordur? Çok çok nadir din değiştirenler veya dinden uzaklaşanlar var. Diğerleri sorgulamıyor mu?
0
ananiyimioguz (27.02.24)
Sen hasan mezarciya neden inanmıyorsan, Hristiyanlar da o yüzden Muhammed e inanmıyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.02.24)
Senin burada durma motivasyonun nedir? Sen Müslüman olmadın, Müslüman doğdun, Acaba deyip dinini araştırdın mı? Kuran'ı hiç baştan sona Türkçe okudun mu? Farklı tefsirler var deyip tefsirler arası kıyaslama yaptın mı? Tam tercümesi olmayan arapça kelimelerin özünü anlamaya çalıştın mı? Eski Ahit ne der, yeni Ahit ne der diye baktın mı? İncil'i okudun mu mesela, On emir nedir, niyedir, araştırdın mı? Kuran'da Avesta'dan izler bulmaya çalıştın mı? Roma Paganizmi ile Yunan Paganizminin arasındaki farka kafa yordun mu? Bugünün dinlerinde Amon Ra'dan izler aradın mı?
Yanlış anlama. Bu sorular sana değil. Biz Müslüman olmadık, Müslüman olarak doğduk. Bize ne söylendiyse, gerek kendi dinimizle ilgili, gerekse diğer dinlerle ilgili ona inandık. Motivasyonumuz falan yoktu. O din mensuplarının da bir motivasyonu yok.
0
Mirket
(27.02.24)
Şahsen farklı milletlerden sonradan Müslüman olan çok fazla insanla tanıştım bunların içinde Avrupalı, Afrikalı ve bir çok Rus var benim tanıdıklarımın ortak özelliği ise çok fazla okuyan araştıran insan olmaları çevrelerinde bir müslüman tanıdığı arkadaşları olmamasına rağmen araştırarak tamamen kendi iradeleri ile İslamiyet'e geçmişler hatta en son tanıştığım Rus arkadaşın yaşadığı bölgede hiç müslüman bulunmuyor genel olarak şunu söyleyebilirim öncesinde İslamiyet'e ve müslümanlara karşı önyargılı veya yanlış bilgiye sahipler genelde öncesinde ateist veya deizme yönelmiş kişiler. Bu konu açıldığında İslamiyet'in inkar edilemeyecek hakikatlere sahip olduğunu ve mantığa hitap ettiğini ifade ediyorlar.
Bizdeki ateisme, deizme veya satanizm gibi inançlara özenen kişiler ise tamamen popülizmin tesisiyle ve sosyal medyanın etkisiyle bu tarz inançlara veya inançsızlığa yöneliyorlar aslında bir temelleri ve omurgaları yok mensup oldukları inanç veya kimlik hakkında bilgi sahipleri değiller sadece propoganda ne yönde ise o yöne meylediyorlar moda gibi veya takım tutmak gibi.
0
doharkoman
(27.02.24)
Semavi dinler özelinde her din kendinden sonra gelen dinleri yalancılıkla suçlar. Hıristiyanlara göre Muhammed yalancıdır. Hatta orta çağ'da bazı hıristiyanlarca deccal olduğu düşünülür. Aynısı isa için de geçerli. Yahudiler eski ahit'te bahsedilen mesih'in isa olamayacağını, isa'nın eski ahit'te verilen mesih tanımına asla uymadığını söyler. Kendi aklınızla bir karar vermiyorsanız, ailenize veya bir din bilginine gidip "bakın ama böyle bir din varmış, son din olduğunu iddia ediyor" derseniz muhtemelen "boş ver onları, onlar yalancı" gibi bir cevap alırsınız. Kaldı ki hıristiyanlar İsa'nın tanrı olduğuna ve hakikati zaten dünyaya getirdiğine inanırlar. Dolayısıyla ondan sonra daha önemli bir güncellemenin gelecek olduğuna inanmaları mantıklı değil. Tanrı bizzat tecessüm edip gerçekleri söylemiş, daha sonra gelecek fanilerin ne önemi var diye düşünürler.
Semavi olmayan dinlerin birçoğu (bunların bir kısmı dinden çok öğreti gibidir) tek ve asıl din olma iddiası taşımazlar. Dolayısıyla diğer dinleri ve öğretileri kabul etmeleri daha kolay olur.
Öte yandan bir üst cevapta popülizm falan diye saçmalayan arkadaşı ciddiye almayın lütfen.
0
stronzo
(27.02.24)
İnsanların büyük bir kısmı bu konuya kafa yormuyor, doğduğunda gördüğü gelenek ile devam ediyor.
Yani özellikle bu dinle devam etmeliyim motivasyonu yok, diğer kültürel konulara baktığınızda da aynısını görürsünüz. Kolay kolay başka bir yaşam, yemek, giyim kültürü benimsenmez, insanların büyük bir kısmı gördüğüyle devam eder.
0
xephyr
(27.02.24)
Burada asıl sorulması ve üzerine düşünülmesi gereken şey, "A dinine inanan birini B dinine geçmekten alıkoyan şey ne?" sorusundan ziyade, insanları bir dine inanmaya iten ve inanmaya devam ettiren şey ne? sorusu olmalı.
İnsanın dine inanma ihtiyacının sebeplerini ve dinler tarihini incelediğinizde zaten bu soru otomatik olarak oluşuyor. Tarih boyunca pek çok mitolojik anlatı birbirini etkiledi ve besledi. İnsanlar da tarihin farklı dönemlerinde bu anlatıların peşinden gittiler. Peki ne oluyor da bu kadar bilimsel gelişme varken insanlar hala uçan bir atın üzerinde göğe yükselme mitine inanmaya, ayı ortadan ikiye ayırma hikayelerine inanmaya devam edebiliyor ve bugün dahi, burada bunun propagandasını yapma motivasyonuna sahip olabiliyor?
Bence bu soruya verilecek cevapları, daha yukarıdan bir pencereden bakarak insan varlığını sosyolojik olarak anlamanın da bir yolu.
0
thracia
(28.02.24)
manevi inanç ve pratikleri rasyonalize edip, içlerinden birinin diğerinden daha doğru olabileceğini varsaymışsınız. maneviyata belli bir vakit ayırmış; biz neyiz, nereden geldik neden buradayız ve buranın öncesi sonrası nedir gibi konuları düşünen, tabiatı takdir etmeyi bilen herkes bulunduğu kültürün dini ritüellerini anlamlı bulmaya yatkındır. ancak temelde hepsi aynı şeyi yapar. ve olayın temelde aynı olduğunu o insanlar anlar. bu soruyu sorduğunuz için, sizin henüz düzenli bir pratiğe sahip olmadığınızı varsayıyorum. herhangi bir keşiş, imam ve papazın birbiriyle sohbetini canlandırın. onların "bizim savımız" ya da "desteklemek"ten bahsedeceklerini sanmıyorum. dini öğretilerden gelen farklar kültürel ve dünyevidir. bunlar olaya maddi boyuttan bakan biri için her şeymiş gibi görünür. "vay canına biri yumurta boyuyor diğeri oruç tutuyor diğeri et yemiyor diğeri kök bitki yemiyor. bunların hepsi aynı anda 'doğru' olamaz" diyebilirsiniz. ancak dinin varlığı maneviyattan gelir. niyette ve insanın içinde olan dışarıya farklı biçimlerde yansıyabilir. neticede kültlerin ortaya çıkışlarında konum ve zamanda farklılıklar var. iklimler ve kültürler farklı. tehdit ve fırsatlar farklı. yas ve kutlamalar farklı. bu yüzden dışarıdan baktığımızda işin maddi kısmı farklı görünecek. manevi boyutta aynılar. daha da derine gidip manevi kısmı da rasyonalize etmeye çalışırsanız bazı tezli programlara başvurabilirsiniz :)
dünyagöz'den yapıp geçeyim diyorum da lazer ameliyatı için de doktor önemli mi? uzun uzun araştıracak bi şey var mı?
dünyagöz'den yapıp geçeyim diyorum da lazer ameliyatı için de doktor önemli mi? uzun uzun araştıracak bi şey var mı?
0
nic cage (27.02.24)
Kuzenim göz lazer işlemini beylikdüzü birinci göz hastanesinde yaptırmıştı doktor faik bey. Memnundu
0
atcapar
(27.02.24)
İki ay kadar önce adını vermeyeceğim bir özel hastanede her iki gözümden entropiyum ameliyatı oldum.
İlgi, alaka, konfor muhteşemdi. İnsana kendini değerli hissettirecek her tür detay düşünülmüş.
Şu an gözlerim ameliyat öncesinden çok daha kötü durumda
Sözün özü, hastane hiçbirşey. Doktor önemli.
(lazer konusu bilmediğim bir konu, yorum yapamam.
0
Mirket
(27.02.24)
İkiside önemli ama asıl gerçek senin gözünle alakalı bende iki arkadaşımla beraber lazer oldum. benden önce olan sıfırladı benden sonra olan sıfırladı bende 0.50 kaldı doktor aynı makine aynı operasyon tipi aynı ama işte benimki sıfırlamadı. Başka doktora göründüm(dünya göz)operasyon başarılı senin gözünle alakalı ona bişey yapılamaz dedi Hastane doktor alet aletin kalibresi lazerin tipi vs hepsi önemli tabi ama tillahı gelse bile senin gözde kalacaksa kusur kalıyor. Miyop ve astigmat için konuuştum
bazı özel nedenlerden sevmemek değilse de kızıyorum affetmiyorum. sizce anormal mi?
bazı özel nedenlerden sevmemek değilse de kızıyorum affetmiyorum. sizce anormal mi?
0
the sound and the fury (27.02.24)
normal özellikle türkiye'de
0
duyurukullanıcısı
(27.02.24)
Kimse kimseyi sevmek zorunda değil elbette ama bunu değerlendirirken duygularının sana ve hayatındaki diğer ilişkilerine zarar verip vermediğini belirlemek önemli, bu noktada affetmeye karşı bakış açısı değişebiliyor insanın
0
evanesco
(27.02.24)
çevrede gördüğüm aileler ve çocukları ile olan ilişkilerinden sonra kendisine bakınca bir burukluk oluyor.
hayat bize bir rol yüklemiş. beterin beteri var motivasyonu ile elindekilerin değerini bilmek daha Bi tatmin edici.
0
makinist
(27.02.24)
Son büyük deprem, herşey bittiğinde, tükendiğimde, bana sorgusuz sualsiz açılacak bir kapının, Dünya'daki en büyük zenginlik olduğunu bir kez daha hatırlattı.
0
Mirket
(27.02.24)
yani değil tabi ki ama aile ile olan kavga/kopukluk/mutsuzluk/kapanmamış her türlü hesap insanın hayatının diğer kısımlarına sızıp oralarda da mutsuzluğa yol açıyorsa sıkıntı işte.
0
elorelia
(27.02.24)
“yani değil tabi ki ama aile ile olan kavga/kopukluk/mutsuzluk/kapanmamış her türlü hesap insanın hayatının diğer kısımlarına sızıp oralarda da mutsuzluğa yol açıyorsa sıkıntı işte.”
Dünya ergen kavgalarından ibaret değil, gerçekten her insan anne baba olamıyor. Bu yüzden insanın anne babasını sevememesi de bence artık normalleştirilmeli. Böyle çocuklar da var çünkü. O yüzden kendinize toplumsal normlar nedeniyle birtakım vicdani yükler yüklemeyin. Siz zaten yaralısınız.
0
ruhen hastayim ben
(27.02.24)
Anormal degil.
Unutmayin ki ayni kandan olmaniz ayni ahlak ve etige sahip olmaniz demek degildir. Kendi kardeslerini sevmeyen ve tasvip etmeyen birisi olarak yaziyorum bunu.
bir bakayım dedim ben bu romanı 300-350 sayfalık bir kitapta okudum. o zaman denk geldi öyle aldım. çok da hoşuma gitmişti.ama bu 5 cilty bilmem 100-1200 sayfada ne anlatıyor acaba? böyle 3-5 cilt olanı alıp okuyna var mı?
bir bakayım dedim ben bu romanı 300-350 sayfalık bir kitapta okudum. o zaman denk geldi öyle aldım. çok da hoşuma gitmişti.
ama bu 5 cilty bilmem 100-1200 sayfada ne anlatıyor acaba? böyle 3-5 cilt olanı alıp okuyna var mı?
0
OgutucuRecep (27.02.24)
Sefiller, Karamazof Kardeşler, Monte Kristo Kontu, Don Kişot, Savaş ve Barış, Rüzgar gibi Geçti, Anna Karennina Durgun Don.
Bunlar efsane kitaplar. Keşke hiç bitmese denecek cinsten.
Sefiller'i İş Bankası Kültür Yayınları'ndan al oku. Pişman olmazsın.
0
Mirket
(27.02.24)
Keşke hiç bitmese denecek cinsten +1
0
ruhen hastayim ben
(27.02.24)
Sefiller aman amma yazmış kaç sayfa bu diye sıkılacağınız bir kitap değil. Sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın hiç. 5 cilt değildi okuduğum. 2 cilt olanı okumuştum. Sayfa sayısı neydi bilmiyorum şimdi ama kalındı ciltler yani 1200 sayfa vardır heralde okuduğum versiyonunun. Okurken hiç amma uzunmuş diye düşündüğümü hatırlamıyorum
0
yazdonumu
(27.02.24)
Su an Le Comte de Monte Cristo okuyorum Fransizca ve orijinal metnin yaklasik 1100 sayfa oldugunu ögrendigimde ben de bu soruyu sordum.
Konu örgüsü ilgi çekici olsa da ciltlerce sürmesi bana anlamsiz gelmistir.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.02.24)
Sefiller muhteşem kitap. İyi bir çeviriden tamamı okunduğunda sıkılmak zor.
0
but that was just a dream
(27.02.24)
su an ilk cildini okuyorum yarisina geldim ama detayli savas tasvirleri bogdu biraz beni. aslinda onun disinda cok guzel bir kitap ama bu kitaba bunlari yazacagina gidip savas icin ayri bir kitap yapsaydin diyesim geldi.
bu arada kitabin ilk ceyreginde fantine diye bir kadin var. bu kadinin ve cocugunun hikayesini okudugum esnada netflix'te "an american crime" diye bir film izledim ve hikayeler cok benziyor. izlememis olanlara tavsiye edebilirim.
0
bohr atom modeli
(27.02.24)
rus dili ve edebiyatı öğrencisiyim, burada adı yazılmış romanların çoğunu türkiye'de bulunabilecek en iyi çevirisinden okudum, orijinalleri üzerinde ders çalıştım. her birini 3-5 yılda bir özleyip tekrar tekrar okuyasım gelir. bunu şu yüzden söyledim, kesinlikle "yav 10 sayfa duvar anlatıyor!!!" diyen birisi değilim konu klasikleri okumak olunca.
yalnız sefiller'i sıkıcı buluyorum ve ne kadar denersem deneyeyim 300'üncü sayfadan ötesine geçemedim. onu bırakıp başka kitaba geçtiğimde ise bir ayda 4-5 kitap okuyacak hıza dönüyorum tekrar.
hugo'nun her olaydan sonra "hayatta bazen böyle şeyler olur" tarzı acayip eklemeleri benim dikkatimi dağıtıyor mesela. inci'deki meşhur hikayeyi hatırlayanlar olur belki, annem babama nasıl verdi mi ne öyle bi şeydi. onda eleman saçmasapan şeyler yapıp "böyle yeteneklerim vardır, insanları şaşırtırım" gibi komik eklemeler yapıyordu.
sefiller'i okurken aklıma sürekli bu geliyor. "sıradan vatandaş" için bence çok ağır bir roman sefiller. bak mesela savaş ve barış'ı okurken elbette o dönemin şartlarını biliyorsan çok daha fazla keyif alırsın ama şart değil. herhangi bir yetişkinin eline ver o romanı, yine okuyup çok şey anlayabilir/öğrenebilir/sevebilir.
sefiller'i keyif alarak okuyabilmek için bence son 300-400 yıllık fransız tarihini ve siyasetini çok iyi bilmek lazım. en azından şahsi görüşüm bu. inanılmaz bir eser olduğundan şüphem yok ama şu veya bu klasik gibi alıp okuyayım denebilecek bir roman değil bence. daha çok rehber gibi.
uykuya dalmak için takviye, ilaç, yol, yordam, yöntem?
mr.goodcat
melatonin denendimagnezyum denendipapatya çayı ve türevleri denendirahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendibir işe yaramıyor. yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılık
melatonin denendi magnezyum denendi papatya çayı ve türevleri denendi rahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendi
bir işe yaramıyor.
yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılıklar, o gün yaşadıklarım, yarın yaşayacaklarım vs. vs.
tek çözüm alkol ancak o da kötü yöne doğru gider. başka bir yolu olmalı.
var mı tavsiye?
0
mr.goodcat (26.02.24)
Ben de aynı durumdayım. Uyumak istediğimde genelde kombo yapıyorum her şeyi. Bade marka( diğer markalarınki kötü) lavanta yağından 4-5 damla bir kağıt havluya damlatarak yastığımın üstüne koyuyorum kokusu mayıştırıyor. Uyku müziği olarak bende iş yarayan tek müzik; m.youtube.com
0
blonde redhead
(26.02.24)
Bir dakikada uyutan teknik diye Google la. Henüz 1 dakikayı tamamlayamadım. Yani 1 dk dolmadan uykuya dalıyorum ben o teknikle. Ama sadece mecbur kalınca kullanıyorum.
0
gece abisi
(26.02.24)
redepra 15mg
0
arakaali
(26.02.24)
Doktora gittiniz mi? Tam olarak sizinle aynı sebepten uyuyamama sorunu yaşıyordum gittim, ilaç yazdı aynı gece mışıl mışıl uyudum bitti.
Bence siz kolayı varken zoru seçmişsiniz sanki.
0
akhenaten
(26.02.24)
4-7-8 nefes tekniği diye bir yöntem var gevşemek için. uykuya dalmak için de stresli bir ortamda gevşemek için de çok işe yarıyor. Google'da nasıl yapıldığına dair birçok anlatım var. İwatch'da da benzeri bir nefes uygulaması var.
@gece abisi +1 diyorum. Defalarca uygulamışımdır.
0
Mirket
(26.02.24)
doktora gitmeni tavsiye ederim. 1 senedir aynı sorunu yaşıyorum. bir çok ilaç kullandım. şu anda magnezyum, melatonin, keday xr 50 mg ve imovane kullanıyorum.
0
gabe h coud
(26.02.24)
redepra falan bunlar antidepresan ilaçlar. doktor tavsiyesi olmadığı sürece kullanmayın.
bu yöntemler işe yaramadı çünkü listede düzenli egzersizi göremedim. :P o yüzden benzerlerini önermeyeceğim ama şu bir gerçek ki uyku olmadan yatağa girersen uyuman iyice zorlaşıyor. benim de uyku sorunum var daha doğrusu uyku düzenim bozuk. geç yatıp geç kalkıyorum. şöyle ki normalde 2-3 gibi uyku böyle inceden bir yoklar ama yatağa girersem uyuyamam, sağa sola döner uykumu kaçırırım. o yüzden kendimi anında yatağa atacak duruma hazırlarım. yani uyku öncesi diş fırçalama, magnezyum içme vb. hazırlıkları tamamlarım. sonra sevdiğim, kafamı dağıtacak bir şeyler açıp izlerim karanlık salonda. o ara bir melatonin atarım ağzıma (venatura 3 mg) onu emdikten bir süre sonra gözlerim kapanırken hemen tv'yi kapatıp yatağa geçer ve uyurum.
ama sizde aşırı düşünme durumu olduğu için bir psikolog ile görüşseniz iyi olabilir.
0
motosiklet burclu adam
(27.02.24)
Beyin aslında bu konuları unutmamak için senin önüne getirip duruyor. Zihnini yarın bu konularla ilgileneceğine ikna etmen gerekiyor. Bu konularla ilgileneceksin ama şuan değil, yataktayken gece değil.
Bunu bir kaç şekilde öneriyorlar. Evindeki spesifik bir yerde detaylarıyla bir kutu hayal et, kitaplıktaki mavi bir kutu. Tüm detaylarıyla hayal et kutuyu, büyüklüğü, rengi dokusu, hangi rafta duruyor vs. Bu kutu senin yarın değerlendirilecekler kutun. Eğer gece bi konuyu kafanda kapatamıyorsan o zaman bu kutuyu tüm detaylarıyla hayal edip, o kutuya gittiğini ve aklındaki o konuyu o kutuya bırakıp kapağını kapattığını hayal et. Bu şekilde bir hayal kurduğunda beyin bu konuyu yarın bakmak üzere kapattığına ikna olabiliyormuş. 20 sene önce olan rezil olma anını bile kapat kutuya gitsin.
Eğer beynin böyle hayali bir şeyle ikna olmuyorsa o zaman bir defter kalem alıp gece beyninde döndüğü için seni uyutmayan bir düşünce varsa o düşünceyi not alıp, bu konuyu not aldım, yarın bu konuyu düşünmeye devam edeceğim falan gibi telkinler vermen gerekiyormuş kendine.
Yani amaç beyninin unutmak istemediği konuyu not almak ve ertelemek.
Ben de aynı sorunlarla muzdaripken okumuştum bi yerlerde. Raftaki kutu olayı çoğunlukla bende işe yarıyor.
0
zimbirik
(27.02.24)
Uyku hijyeni diye bir şey var, bir bakın isterseniz ama en önemlisi süreklilik:
Deprem sonrası çok kaygılı dönemler geçirdim, tam olarak bu şekilde atlattım. Gün içinde fiziksel olarak kendimi o kadar yordum ki gece uykuya adeta "düşer" hale geldim.
18 sonrası hiçbir şekilde kahve içilmemeli. Yatmadan bir yarım saat önce birkaç kaşık yoğurt...
0
silverleaf
(27.02.24)
Benim de uykuya dalma güçlüğüm var. Normalde uyku için kullanılan bir ilaç olmamasına rağmen kaygı ve depresyon için prozac kullandığımdan beri uykuya kolay dalıyorum. Yani en azından yarım saat 1 saat içinde uykuya geçmiş oluyorum. Prozacı kesince en az 2 saat yatakta dönüp duruyorum. Prozacı gece değil, gündüz alıyorum ama bir şekilde bendeki bazı mekanizmaları düzenlediği için uykuma da olumlu etkisi oluyor bence.
yaşayan var mı? ağır bir spor değil günlük 20-25 dk pilates yapıyorum ama sürekli midem bulanıyor. tamamen aç denedim tok denedim yedikten 2 saat sonra denedim hepsinde 10.dk civarı korkunç midem bulanıyor.fikri olan var mıdır neden ve çözüme dair?
yaşayan var mı? ağır bir spor değil günlük 20-25 dk pilates yapıyorum ama sürekli midem bulanıyor. tamamen aç denedim tok denedim yedikten 2 saat sonra denedim hepsinde 10.dk civarı korkunç midem bulanıyor.
fikri olan var mıdır neden ve çözüme dair?
0
tuborg yesili (26.02.24)
bu dediğin bana kendimi aşırı zorlandığım zaman oluyor. pardon hocanın beni zorladığı çünkü ben kendime bunu yapamam :P 2 kez falan başıma geldi onda da top fırlat eğil kalk oradan oraya koştur derken olmuştu :) çok mu hızlı yapıyorsun acaba dicem ama pilates diyorsun. miden bulandığında durup dinlen sonra tekrar başla bence.
0
neira
(26.02.24)
Sadece mide bulantısı mı, baş dönmesi, göz kararması veya göğüste sıkıntı hissi eşliği var mı?
Bir de sadece bulantı mı, yediklerin ağza gelmesi mi?
0
Mirket
(26.02.24)
antrenman yaparken çok mu su içiyorsunuz? ağır antrenmanla beraber bulantı normal ama pilateste olması biraz ilginç.
0
synesthesia
(26.02.24)
sadece mide bulantısı. aksine yaparken hiç su içmiyorum ya başında ya sonunda içiyorum.
0
🌸tuborg yesili
(26.02.24)
bu sorun zaman zaman yaşanıyor. sebebi tansiyon olabilir diye düşünüyorum. tansiyon değerleri nedir?
bazı zamanlar için konuşuyorum;sokağa çıktığımda veya bir sabah yatağımdan kalktığımda bir anda alerji krizi başlıyor.mesela 2-3 ay önce öyle bir alerji oldum ki, burnum, gözlerim durmadı. kafayı yiyecektim.bu sabha yine uyandım, burnum tıkalı, hapşuruyorum. alerji yani, hissediyorum. zaten bariz de
bazı zamanlar için konuşuyorum;
sokağa çıktığımda veya bir sabah yatağımdan kalktığımda bir anda alerji krizi başlıyor. mesela 2-3 ay önce öyle bir alerji oldum ki, burnum, gözlerim durmadı. kafayı yiyecektim. bu sabha yine uyandım, burnum tıkalı, hapşuruyorum. alerji yani, hissediyorum. zaten bariz de, hafif kaşıntılar var.
neyse, 2-3 ay önce bu bahsettiğim krizi geçirince alerji doktoruna gititm. önce normal koldan testi yaptı, sonra üstüne kan testi yaptı.
ikisinde de kedi alerjim çıktı, başka hiçbir alerjim yok gözüküyor.
evde kedi yok, ama bu sabha muazzam bir alerji kriziyle uyandım yine. ve gün içinde bu ilerleyerek devam edecek, biliyorum.
bu nedir arkadaş? ben neye alerjim olduğunu nasıl tespit ettirebilirim? hayat kalitesini bu kadar düşüren başka hiçbirş ey yok.
x bir cafede otururken bir anda gözlerim yaşarmaya, hapşurmaya ve burnum akmaya başlıyor mesela. sonra ilerledikçe göz akıntısından önümü göremez oluyorum.
ne yapmam lazım? ne yapabilirim? hiçbir öneriniz var mı?
alerjinin kaynağını tespit edemediğimiz için, tedavi de olamıyorum.
-----
bu arada alerji dokturna gittiğimde 2-3 gündür felaket bir alerji krizinin ortasındaydım. bana ilk gittiğim gün bir kortizon iğne yaptı, neredeyse 1 ay hayatımın en mutlu dönemini geçirdim. burnum eskisinden bile daha açık hale geldi. hiçbir şeyden alerji olmadım vs.
0
tchuck (26.02.24)
hangi testleri yaptı prick ile yama yaptı mı? deriyi çizip damla damlatıyorlar veya yine çizip yapışkan yapıştırıyorlar? devlete mi gittiniz? aslında tüm doktorlar alerji ilaçları dayıyor hemen akşam uyumadan önce içilenlerden, alerjinin kaynağı derken kaynağına göre tedavisi olan bişey değil ki, kediye alerjin varsa şu ilaç toza alerjin varsa bu ilaç demiyorlar ki.
sağlık ocağı doktoru bile teşhis edebiliyor alerjiyi, başka doktora gidin atak zamanında
0
eja
(26.02.24)
Tıp hiçbir şeye alerjin yok diyecek kadar ilerlemedi henüz. Tespit edilebilir bir alerjiniz yok demiştir. Neye alerjin olduğunu kendin bulmalısın. Önce yatağında akar olmadığından bir emin ol. Sonra süpürgeni yenile, evdeki halıları bir yıkamaya yolla. Evdeki koltukları yıkat. Kullandığın ilaç varsa prospektüsünü oku. Sonra ne zaman, ne yapınca, ne yiyince, hangi mevsimde, nerelerde diye düşüne düşüne ilerle.
0
Mirket
(26.02.24)
Benzeri bir durumu ben de yaşadım geçişte. Alerjinin katalizörü veya nedeni stres olabilir. Bu açıdan da değerlendirmenizde yarar olur. Eğer stres ile ilgiliyse, mümkün olduğunca ferah molalar (sahilde çay içmek gibi) almanızda yarar olur. Temiz hava ve ufuk çizgisi (deniz kenarı veya dağ silüetindeki ufuk çizgisi) iyi gelebilir. Böyle bir durumda vücut hemen kendini toparlar.
Ancak bahar başladı, bahar nezlesi olanlar da etkileniyor. Bana sorarsanız bu ay başladıysa, bahar veya saman nezlesi olup olmadığınıza (tekrar) baktırmakta yarar olur.
0
alfired
(26.02.24)
Şekerli gıdalar da vücutta bu alerji semptomlarını yapabiliyor.
0
zimbirik
(26.02.24)
Bu konuda bana doktorum, önceden alerjin olmayan şeye sonradan alerjin gelişebilir, anlık alerji olabilir, havada bulunan toz zerreciğinden bile alerji olabilirsin ama sonrasında o da geçebilir, hiçbir zaman emin olamazsın diye açıklamıştı. Ben de alerji ilaçları kullanıyorum böyle hissettiğimde.
0
jazzabel
(26.02.24)
Şubat ayi alerjim baslar bahar bitince gecer belki bu aralar seninde alerjik rinit vardir. Not bendede normalde hicbir alerji cikmiyor
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?
gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
0
bohr atom modeli (25.02.24)
%10-15 kripto, geri kalani altin.
0
gule gule
(25.02.24)
Hocam elime her ay hiçbir yere harcamam gerekmeyen 40 bin lira geçiyor olsa, kinayeli olarak söylemiyorum, ilk yapacağım işlerden birisi bunlara kafa yoracak bir yatırım danışmanlığı hizmeti almak olurdu.
0
akhenaten
(25.02.24)
4 e böler, çeyreğine fiziki altın, çeyreğine ALTINS1, kalanına vade sonuna yakın EUROBOND alırdım.
0
Mirket
(25.02.24)
Fon da güzel seçenek. Tek tek hisse seçmek zor, ayrıca fonlar sadece hisse değil kıymetli maden fonu falan da olabiliyor. Uzun vadeli iyi bir yatırım olacağını düşünüyorum.
Yüksek risk yüksek getiri olarak da spesifik hisseler ve kriptoparalar(ama marketin genel halini gözeterek)
0
nhk ni youkosu
(25.02.24)
hep altın, hepsi altın, her zaman altın olurdu.
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
Çocuğunuz varsa Nasdaq borsa indeksli bir fonda biriktirip, üniversiteyi bitirdiğinde çocugunuza verin, ne istiyorsa yapsın karışmayın.
Çocuğunuz yoksa kuyumcudan gram (yani külçe) altın alın. Dunya genelinde her an her şey olabilir gibi görünüyor.
Bu iki yaklaşım da aklınıza yatmadıysa, Youtube'da Tunç Şatıroğlu veya Işık Ökte'yi izleyin ve kendi kararinızı kendiniz verin. En doğrusu budur.
0
alfired
(25.02.24)
bu şekilde bir soruya cevap vermek doğru olmaz. Risk ve getiri beklentiniz, vadeniz , yaşınız , psikolojiniz vb bilmek gerek.
0
Rao
(25.02.24)
Borsa
0
gabe h coud
(25.02.24)
altın, fon ve borsa. her birinin getirisi ve dolayısıyla riski farklı. ağırlığın nasıl dağıtılacağına kişi kendisi karar vermeli.
0
estranged
(26.02.24)
Tamamına hisse senedi alırdım.
0
doharkoman
(26.02.24)
Altın dolar borsa faiz. Hiçbiri enflasyon kadar yüksek değil. Yani para durduğu yerde nerde duruyorsa orda eriyecek.
0
gece abisi
(26.02.24)
Fiziki altın.
Borsa diyenler dikkatli olsun. Borsa bir anda çakılabilir! En azından paranızın yarısını başka şekilde yatırım olarak kullanın. Ya da 100bin yatırdınız diyelim, paranız 300bin oldu. 100bin TL'nizi çekip, fiziksel altına yatırın. 200bin borsada kalsın. Batsa da, çıksa da paranızı korumuş olursunuz.
NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!
.
0
kartallar yuksek ucar
(26.02.24)
eğer bu parayı hemen likite çevirmeniz gerekmiyorsa eurobond ya da hisse alırdım.
Kiracıyım. Ev sahibimi severim, iyi ve anlayışlı bir adamdır.Bu sene evdeki 4. yılım. İlk yıl zam yapmadı. İkinci yıl yapmaya gönlü el vermedi pandemiden, ben olmaz öyle şey, yapalım diyerek yaptım. Üçüncü yıl yine zammı yaptık. Zam görüşmelerimiz 2 dakikayı geçmiyor.Kiram apartmandaki dairelere gör
Kiracıyım. Ev sahibimi severim, iyi ve anlayışlı bir adamdır.
Bu sene evdeki 4. yılım. İlk yıl zam yapmadı. İkinci yıl yapmaya gönlü el vermedi pandemiden, ben olmaz öyle şey, yapalım diyerek yaptım. Üçüncü yıl yine zammı yaptık. Zam görüşmelerimiz 2 dakikayı geçmiyor.
Kiram apartmandaki dairelere göre epey uygun ama sonuçta 4 yıllık kiracıyım. Geçen yıl %200 zam yapmak istedi. Abi bu fazla oldu %100 yapalım dedim. Tamam ama seneye yine konuşalım mı? dedi, olur abi dedim.
Şimdi o gün geldi çattı. Bugün yarın yeni fiyatı konuşacağız. Karşımdaki daireyi geçen hafta benim kiramın 4 katına vermişler.
Ne yapmalıyım? Bu adama %25 yapıp geçilmez, gönlüm razı değil. Siz olsanız yüzdelik dilim olarak ne yapardınız?
0
parcaliham (25.02.24)
en az %100 yapmanız lazım bence.
0
jelly bear
(25.02.24)
Karşı daireyle kıyaslayınca 3 kat uygun gibi duruyor.
0
Mirket
(25.02.24)
İlk taşındığınızda kiranız maaşınızın yüzde kaçıydı, bunu da hesap ederek %100 yapabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(25.02.24)
Benim kendi mantığıma göre zamanında daireyi kiraladığınizda sözleşmede yazan Tüfe/ufe neyse onlarin oranina göre bugün ne olmaliysa onu yapın. Yasalar buydu, ben şahsen karşı daire neymiş ne olmuş umursamam.
Seneye de piyasadaki oraninin bir yüzde 15-20 altına yapın ve hatta kontrat yenileyin bu şekilde gelecek 10 sene rahat olun.
0
logisticsmanager
(25.02.24)
Kira = (Karşı dairenin kirası * 0,75) olacak şekilde ayarlardım ben.
0
pispinti
(25.02.24)
şu an o muhitte yeni oturmak isteyen kiracının vereceği ücretin yarısı ideal bence, çünkü yeni kiraya verilen daireler risk faktöründen ve %25 sınırından dolayı fahiş fiyattan veriliyor.
0
egokalp
(25.02.24)
Düzenli kirasını ödeyen eski kiracının yeni kiracıya göre yarı fiyatına falan oturması çok doğal. Bu konuda kendinizi kötü hissetmeyin.
4 sene önceki kirayı düşünün, her yılın tüfesine göre uygun zammı üzerine koyun, yeni kirayı ona göre hesaplayın.
0
zimbirik
(26.02.24)
SON DURUM: Ev sahibim %300 zam istedi ya da zamsız otur, Ağustos ayında da çık dedi. Tüfe'ye göre %55 zamn yaparım, seneye de kira tespit davası açabilirsiniz dedim.
0
🌸parcaliham
(01.03.24)
al işte pandemide zamn yapmak istemeyen iyi niyetli ev sahibine verilen kötü niyetli cevaba bakın.
sonra ev sahipleri kötü.
0
nuisance 2
(01.03.24)
@nuisance 2 yorumunuza katılmıyorum. belki ayrıntıya sahip değilsiniz ondan. evet, iyi bir ev sahibim var. bunu ben de biliyorum. ama ben de aynı iyiliği sundum hep. zam yapmayalım dedi, yapalım dedim. yeri geldi 6 aylık kirayı peşin ödemeyi ben teklif ettim, enflasyona yenilmesin diye. bunları ben akıl ettim, ben teklif ettim. yani ev sahibi iyiyse, biz de şeytan değiliz. yasal sınır olan %25'i geçen sene de yapmadım, bu sene de teklif etmedim.
nihayetinde %300 zam yapmak isteyen ev sahibine buyur yap da diyemem. benim maaşım %300 artmadı maalesef.
ev sahipleri iyi midir, kötü müdür bilemem. ben genelleme yapmayı sevmem, imtina ederim. bu örnekte de %300 zam yapmak istediği için ev sahibim kötü diyemem. ama bunu kabul etmeyen kiracıyı da bu durum kötü yapmaz.
"Makasa rağmen gram altın" mı "altın sertifikası" mı almak lazım?
santimantal
Gram altında makas oldukça yüksek, altın sertifikasında ise makas yok ama dezavantajları var mı bilmiyorum.Altın sertifikasının dezavantajları ve riskleri nelerdir?Bir de mesela 2023'te bunların her biri yüzde kaç kâr sağladı?
Gram altında makas oldukça yüksek, altın sertifikasında ise makas yok ama dezavantajları var mı bilmiyorum.
Altın sertifikasının dezavantajları ve riskleri nelerdir?
Bir de mesela 2023'te bunların her biri yüzde kaç kâr sağladı?
0
santimantal (25.02.24)
Altın sertifikasında makas olmadığı için al-sat yapanlar için çok daha avantajlı. Ancak; Piyasada belirli bir miktar altın sertifikası olduğu, talebinin çok olduğu gerekçeleriyle şu an fiyatı gram altından daha yüksek. Bir şekilde bu tersine dönerse zarar edersin. Döner mi? Hükümete güvenin bir şekilde ortadan kalkması ki, o kadarı asla olmaz. Ya da borsa işlemlerine devasa bir vergi gelirse ki, onu da yapacaklarını hiç sanmam. Yani bir dezavantajı yok bence.
Gram : %84,868 Sert : %97,964
'023 değil, son bir yıllık getirileri
0
Mirket
(25.02.24)
Fiziksel olmayan tüm yatırımlar, seçimden sonra çok riskli.
Fiziki alın, yastığınıza yakın tutun. Bankadaki sanal rakamlar bir anda buhar olur, hiçbir şey yapamazsınız. Pek çok örneği var dünyada...
I. Dünya Savasi'ndan sonra ingiltere sömürgesi olsaydik..
Yourcousinmarvinberry
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?
(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
0
Yourcousinmarvinberry (25.02.24)
Hindistan, Pakistan, Irak, Gana, Nijerya vs İngiliz sömürgesi olup hiç de refah içinde olmayan onlarca ülke var. Hatta Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda dışında tersi örnek yok ki onlar da izole olmaları sayesinde geliştiler sakince
0
nundu
(25.02.24)
Niye Suriye'yi, Irak'ı, Lübnan'ı, Mısır'ı değil de oraları örnek verdin anlamadım.
Biz sömürülmezken kendi kendimizi bu hale getirebilen bir ülkeyiz. Sömürülürken kimbilir nasıl olurduk.
Ayrıca Sevr haritasında gördüğün gibi tek bir ülke olarak bırakmıyordu bizi sömürenler.
Ayrıca, Yeni Zelanda, Kanada gibi farklı bir ülke. Büyük coğrafya,Az nüfus, Kaynak fazla ama yaşam şartları zor. Onu bir kenara bırakırsak, saydığın diğer ülkelerde mutlu azınlık dışında bir refah olduğundan emin misin?
0
Mirket
(25.02.24)
Arka planda bir tür sömürgeydik zaten. Her türlü üretim planımız engellenir sümen altı yapılır ve dışarıya beyin göçü vermemiz bunun örneklerinden sadece biri. Abdyle birlikte takip eden süreçte yeni yeni onların etkisinden uzaklaşmaya başladık. İngiltere birinci dünya savaşı öncesi hakkımızda öyle refah gibi iyi şeyler düşünen bir ülke değil.
Şu an bile orta doğuda diplomasi yönünden etkinler ama başka devletler eliyle bu işleri yürütüyorlar.
Rusyayla ikinci yılını dolduran bu savaşta Ukrayna'nın talan edilmesinde ve savaşın hala bitmemesinde İngiltere'nin etkisi büyüktür. Sonra da Putin'i yargılama hayalleri kurdururlar medyalarında (!)
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
hayır. sömürge kelimesi ingiltere iki şekilde kullanılıyor: dominion, colony
dominion ingiliz göçmenlerin çogunlukta olduğu kendi kendini yönetebilen ülkeler: kanada, avustralya, yeni zelanda, güney afrika, vb bu ülkelerde zaten doğal olarak halk cahil olmadıgı için refah içinde bir demokrası var. kendi kendilerini yönetiyorlar zaten
colony ise diğerleri: nijerya, gana, guyana, malezya, vb. bu ülkelerde halk cahil ve ingiltere doğrudan yönetiyor. bu ülkelerde refah pek yok
türkiye birinci grupta olmayacağı için değişen bir şey olmazdı.
0
benarrivo
(25.02.24)
kanada zaten batılı, yzelanda ve avustralya halkı batılı olan devletler. türkiye bu ülkelerden değil. diğer gelişmemişler tarafında. hiçbir batılı tarafımız yok. güney afrika gibi zengin beyazlar durumu da yok. ki güney afrika da gelişmiş bir ülke değil
0
paintov
(25.02.24)
türkiye ingilizlere yenildi zaten. ve istediği her şeyi aldı ingiltere. verilenlere asla ittihatçılar gibi göz dikmeyecek bir rejim ve bir anlayış tesis edildi. karşılığında buna denk düşen refahı verdiler. aralarına kabul ettiler.
0
lambırcek
(12.03.24)
Kesinlikle hayır. Nundu'nun örneği daha doğru. İki ihtimali var ya vali atayarak direkt koloni olduğunu yüzüne vura vura Ürdün-Filistin Bölgesi-Mısır civarında yaptıklarını yaparlardı ya da din ile uyutacak bir tek adamı başımıza dikip eğitim sisteminden uzaklaştırır gelişimin önünü keser ve sorgulamayan nesille sömürebildikleri kadar sömürürlerdi. İkincisi, taze cumhuriyet döneminde yapamadıkları halde sonradan başardıkları için tanıdık geliyor, değil mi?
Yukarıdaki İngiliz zaferi konusu tamamen hatalı bir yorum.
0
nawar
(12.03.24)
ingiliz etkisi o kadar güçlü savaşı kimin kazandığı ve kimin istediğini aldığı konusunda bile hurafelerle bezeli kafalar türetti.
0
lambırcek
(24.03.24)
ülke sömürge olmadı belki ama sömürülmekten beter edildi. Hiç bir ırk birbirinden üstün değildir, ama bir gerçek varki, ülke bu kadar kısır , dar ve başkaları ne der kafa yapısını çoktan terk etmiş olurdu.
Merhaba, yaklaşık iki aydır geçmeyen öksürük için hangi bölüme gitmeliyim? KBB mi yoksa göğüs hastalıkları mı? Teşekkürler
Merhaba, yaklaşık iki aydır geçmeyen öksürük için hangi bölüme gitmeliyim? KBB mi yoksa göğüs hastalıkları mı? Teşekkürler
0
rock n roll (24.02.24)
2 gün önce iç hastalıklara gittim. kan testi istedi, benim isteğimle akciğer filmi de çekti. ciğere inmiş ama geçmek üzere dedi.
antibiyotik ve balgam sökücü verdi. 'öksürüğünü kesmeyeceğiz, balgam söktürücüyle öksürerek atacağız' dedi.
2. günün sonunda öksürük bitti gibi bir şey. (ondan önceki 1 haftada cigerimi bıraktım sanırım. gece uykudan uyandırıyordu)
geçmiş olsun, şu ara etrafımdaki çoğu kişide öksürük şikayeti var.
0
brkylmz
(24.02.24)
Kuru öksürükse, boğaz gıcıklanmasıyla oluyorsa KBB, Ciğerden geliyor, balgam çıkarıyorum ya da balgam var hissi var ama bir türlü çıkmıyor diyorsan Göğüs Hastalıkları
Selamlar, kendi diyet/spor programınızı nasıl oluşturuyorsunuz? İki lokma yiyip kalkmak olarak değil de, vücudun ihtiyacı olan besinleri, protein-yağ oranına dikkat ederek nasıl bir yol izliyorsunuz? Bilhassa spor tarafında pek çok program safın aldım hiçbiri kişiye göre değil ve haliyle verim alama
Selamlar, kendi diyet/spor programınızı nasıl oluşturuyorsunuz? İki lokma yiyip kalkmak olarak değil de, vücudun ihtiyacı olan besinleri, protein-yağ oranına dikkat ederek nasıl bir yol izliyorsunuz? Bilhassa spor tarafında pek çok program safın aldım hiçbiri kişiye göre değil ve haliyle verim alamadım
0
kondansator (23.02.24)
Telefonuna bir diyet App'ı indiriyorsun. FatSecret mesela. Sonra canın ne isterse yiyip uygulamaya kaydediyorsun. Akşam olunca uygulamada, nerelerde şaşmış olduğuna bakıp, ertesi günü o konuya dikkat ediyorsun. 15 gün bunu sürdürebilirsen zaten sistemin özünü kavrıyorsun, uygulamaya bakmaya bile gerek kalmıyor.
Spor için de bir salona gidip bir PT ile anlaşıyorsun.
0
Mirket
(23.02.24)
Tdee calculator ile kalori hesaplıyorum. 500 kalori azını alıyorum. Yediğim her şeyi gramaj olarak tartip myfitnesspal'a yazıyorum. Günde en az kg*1.2 gr protein yiyorum. Geri kalana çok takılmiyorum kalori tuttuğu sürece.
Spor tarafinda ise 10 küsur yıldır spor yaparim, kendi kafama göre asla yazmam. 8-9 yıldır 5/3/1 yapıyorum.
0
logisticsmanager
(23.02.24)
Kolay sadece sağlıklı gıdalar tüketin. İşlenmiş gıdalardan, şekerden, ambalajlı gıdalardan, karbonhidrattan uzak durun sebze, yeşillik ve protein tüketin bu kadar
Katı meyve sıkacağı alırken fayda açısından illa slow juicer mı olması gerekiyor?Tavsiye edebileceğiniz f/p bir ürün var mı?
Katı meyve sıkacağı alırken fayda açısından illa slow juicer mı olması gerekiyor?Tavsiye edebileceğiniz f/p bir ürün var mı?
0
coder85 (23.02.24)
Katı meyve sıkacağında -Yüksek güç -Bir seferde sıkma miktarı -Çok su -Az posa -Sessizlik -Temizleme kolaylığı konuları çok önemli. Tüm bu özellikleri sağlasın deyince de Philips viva collection HR1863_20 ı tek geçerim.
Katı meyve sıkacakları konusunda 3 sözüm daha var 1. Meyve suyunu içmeden önce sıkacağı yıka. Kuruyunca çok zor temizlenir :) 2. Posa vücut için gereklidir. Sırf su aşırı şişmanlatır. 3. Tüm meyve sıkacakları, bir heves bir süre kullanılır ve sonra mutfağın bir köşesinde terkedilir. Değişmez kuraldır.
Ev fiyatları artışı ne zaman enflasyonu geçmeye başlar?
parka
Son birkac senedir ev fiyatları, gerçek enflasyonun oldukça altında seyrediyor.Ama nüfusta artıyor her şekilde.Ev fiyatları yeniden ne zaman uçar?
Son birkac senedir ev fiyatları, gerçek enflasyonun oldukça altında seyrediyor. Ama nüfusta artıyor her şekilde. Ev fiyatları yeniden ne zaman uçar?
0
parka (23.02.24)
Bence uzun süre uçmaz. Özellikle de %25 kira artışı ve mahkemelerin yıllar sürmesi sorunları çözülene kadar uçuşa geçeceğini hiç sanmıyorum. Nüfus artıyor ama alım gücümüz de düşüyor. Nüfus artış hızımızın düştüğünü de hatırlatmak isterim.
- Ev almak mecburiyetinde olan ve limitlerini zorlayarak ev alabilecek neredeyse herkes evini aldı. - Vatandaşlık almak için ev alacak neredeyse herkes de evini aldı. (Zaten limiti de iki katına çıktı) - Yatırım yapmak için ev alanlar da evlerini aldı. Geriye kalanlar isteseler de kolay kolay ev alamayacaklar.
En azından 5 yıl boyunca ev fiyatlarının dolar bazında ciddi bir artış yaşayacağını düşünmüyorum.
0
michael_knight
(23.02.24)
Türkiye'de bir konut ağalığı sistemi var. 20-30 kirada evi olan adamlar falan. Anladığım kadarıyla hükümetimiz bu sistemi ortadan kaldırmak niyetinde. (sadece tahmin)
Kentsel dönüşüm ve Toki konusunda da bazı planları olduğunu ve seçim sonucu uygulamaya koyacağını düşünüyorum. Murat Kurum'un başkan adaylığının bu sebeple olduğunu tahmin ediyorum.
Niyet ve uygulama hakkında bilgimiz olmadığı için fikir yürütülemez bence.
Ama en azından bu faiz oranlarıyla birkaç yıl zor olduğunu söyleyebilirim.
0
Mirket
(23.02.24)
Türkiye'de büyük konut ihtiyacı ve para kıtlığı var. Gelen kaçaklar + depremden dolayı ihtiyaç var. Devlette de bunu finanse edecek para yok.
Bu yüzden devlet, bir kaç senedir ev fiyatlarını düşürmek için elinden geleni yapıyor. Ancak satan pişman olur. Satıp faize yatırayım, altın alayım vs. tarzı işlere girmeyin.
Hiç eviniz yoksa da bir an önce borç/harç ev almaya çalışın. Bir miktar daha fiyatlar sabit gitse de alınmışın zararı olmaz. Artışı kaçırırsanız, daha büyük zararınız olur.
NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!
.
0
kartallar yuksek ucar
(23.02.24)
Mevcut durumda , ülkenin konut ihtiyacı çok fazla, maliyetler yüksek, yeni konut üretimi yeterli değil hal böyle iken fiyatların üzerindeki tek baskı yüksek faizler.
Be seyirin değişmesi ekonomi politikası ile ilgili bir durum, ne zamanki faiz indirim sürecine gireriz o zaman uzaya ev gönderen ilk ülke ünvanını alırız.
Konut ağaları vb. dillendirilmiş ben onların üzerinde bir baskı oluşacağını düşünüyorum, zira politikacılarda gayrimenkul zengini olduklarına göre kendi ayaklarına sıkmış olurlar.
Nüfusun artmaması evlere olan talebin azalacağı anlamına da gelmiyor, çünkü boşanma sayılarıda çok yüksek hal böyle olunca, insanlar baba evine dönmeyip kendilerine yeni ev açıyorlar.
0
Rao
(23.02.24)
2020 ve gunumuz arasinda ev fiyatlari enflasyonla en kotu paralel hatta yer yer uzerinde seyretti
0
floydian
(23.02.24)
Yazdıklarınızın hemen hemen hepsi yanlış.
- Son 9 ay hariç, ev fiyatlarındaki artış enflasyonun üzerindeydi. - Nüfus artmıyor hatta durma noktasına geldi Türkiye'de. - Ev fiyatlarındaki artış enflasyonun ve dövizdeki yükselişin çok altında kalacak 2-3 sene kadar çünkü hem evin yatırım aracı olmak gibi bir cazibesi yok (kira zorlukları vs.) hem de faizler çok yüksek ve böyle kalmaya devam edecek.
0
synthetic a priori
(24.02.24)
Son bir kaç senedir ev fiyatları gerçek enflasyonun oldukça altında seyretmiyor.
Finans matematiği , olasılık ve istatistik ne kadar gerekli
Rao
Değerli yazarlar, Tüm yatırım araçlarına ilgi duyan bireysel bir yarımcının bu konuları temel düzeyde öğrenmesi konu bazında tek tek düşünüldüğünde kişiye ne kadar katlı sağlar ve ne kadar gereklidir. Bu konuda fikirlerinize ihtiyacım var. Teşekkürler.
Değerli yazarlar,
Tüm yatırım araçlarına ilgi duyan bireysel bir yarımcının bu konuları temel düzeyde öğrenmesi konu bazında tek tek düşünüldüğünde kişiye ne kadar katlı sağlar ve ne kadar gereklidir.
Bu konuda fikirlerinize ihtiyacım var. Teşekkürler.
0
Rao (22.02.24)
Şimdi bu bireysel yatırımcı, iki tarih arasındaki bir değeri enflasyondan arındırabilmeli, bileşik faiz hesabı yapabilmeli. Asgari düzeyde gerekli olan şeyler var.
Ancak; 'Bir şirketin bilançosunu ben kendim okuyacağım, aracı kurumumun analistinin yapmış olduğu değerlendirmeyi yetersiz buluyorum.' kısmı bir tercihe girer ve ihtisas gerektirir.
Yani sorunun cevabı şöyle: Asgari düzeyde bilinmeli. Fazlası faydalı ama daha da fazlası kişinin konuya ayıracağı ilgi ve zamana kalmış bir şey.
Önereceğiniz isimler var mıdır?Leyla Erbil, Nezihe Meriç ve Adalet Ağaoğlu geldi benim aklıma. Adalet Ağaoğlu'nun tek kitabı var sanıyorum öykü türünde. Pınar Kür ve Sevgi Soysal'ınkiler genelde öykü değil. Tezer Özlü'nün öyküleri de geleneksel kalıptan uzak diye düşünüyorum, yine de onları da incel
Önereceğiniz isimler var mıdır?
Leyla Erbil, Nezihe Meriç ve Adalet Ağaoğlu geldi benim aklıma. Adalet Ağaoğlu'nun tek kitabı var sanıyorum öykü türünde. Pınar Kür ve Sevgi Soysal'ınkiler genelde öykü değil. Tezer Özlü'nün öyküleri de geleneksel kalıptan uzak diye düşünüyorum, yine de onları da inceleyeceğim.
Askerlik başvurusunda yüzme bilip bilmediğimiz neden soruluyor?
oldz
Tam olarak bir amaca hizmet ediyor mu bu soru? Neden soruyolar ve yanlış verilen cevapların bir dönüşü var mı? Baba mesleği gibi alakasız bir soru mudur?
Tam olarak bir amaca hizmet ediyor mu bu soru? Neden soruyolar ve yanlış verilen cevapların bir dönüşü var mı? Baba mesleği gibi alakasız bir soru mudur?
0
oldz (21.02.24)
önemsiz
0
jackyr
(21.02.24)
Denizci olma ihtimali
0
Mirket
(21.02.24)
Belirleyici bir şey olmayacak vereceğin cevap ama takdir edersin ki üç tarafı denizlerle çevrili bir ülkeyiz. Normal yani bunun sorulması ordunun bir de deniz kuvvetleri olduğunu düşünürsen.
0
beyfendi
(22.02.24)
Bir yaz çalıştığım yerin hemen yanında iskelede sahil güvenlik vardı. Oradaki askerlerin hiçbirinin doğru düzgün yüzme bilmediğini görünce bu sorunun bir öneminin olmadığını düşünmeye başladım.
0
burfak
(22.02.24)
@burfak Onlar bilmeden bildiklerini söyleyenlerdir. Test eden yok nasıl olsa.
"kiracım çıkarsa yenisini bulamam" devri ne zaman kapandı?
biseysorcaktim
ya da kapandı mı bu devir?ben öğrenciyken evi tuttuktan kısa süre sonra vazgeçmek zorunda kalmıştık ve ev sahibi "ben yeni kiracı bulamam" deyip cayma bedeli istemişti, vermiştik.şimdilerde ise ev sahipleri kiracıları çıkarmak için fırsat kolluyor. "yerine yenisi iki üç günde gelir, bir iki boş kals
ya da kapandı mı bu devir?
ben öğrenciyken evi tuttuktan kısa süre sonra vazgeçmek zorunda kalmıştık ve ev sahibi "ben yeni kiracı bulamam" deyip cayma bedeli istemişti, vermiştik.
şimdilerde ise ev sahipleri kiracıları çıkarmak için fırsat kolluyor. "yerine yenisi iki üç günde gelir, bir iki boş kalsa bile zarar etmem, yeni kiracıdan yüksek kira alırım" diye düşünüyorlar.
* evlerin kiracısız kaldığı durumlar hala var mı (çok fahiş, aşırı yüksek istenen yerleri görmezden gelelelim) * ne zamandır bu durum oluştu?
0
biseysorcaktim (21.02.24)
Pandemi nedeniyle inşaat faaliyetinin yavaşlaması, durması sonucu arzın azalması Kaçak göçmenler nedeniyle konut talebinin artması, Türkiye'nin tekrar enflasyonist ortama geçişi, Tuik'in efsane TEFE, TÜFE tespitleri, Deprem nedeniyle konut talebinin artması, Devlet'in %25 kararları. Faiz oranlarında artış nedeniyle ipotekli satışların durma noktasına gelmesi. Kentsel dönüşüm süresince kiralık konuta ihtiyaç duyulması
Yukardaki bileşenler bir araya gelince o devir kapandı ve artık hep kapalı olacak.
0
Mirket
(21.02.24)
şu aralar fiyatlar çok yüksek olduğu için sanırım böyle bir durum var, yan dairem 3 aydır boş istenen fiyat beylikdüzü için 21 bin TL 3+1 için bakıyorum 571 tane ilan var bu bölgede, apartman görevlisi evi sorun bile yok diyor.
0
eja
(21.02.24)
İstanbul için 2019'da bitme dönemi başlamıştı. 2017 de başlayıp 2020 ye kadar süren gayrimenkul kriziyle beraber 2018-2019 da yeni ruhsat sayısı düşmüştü. Bu dnemde fiyatlar neredeyse hiç artmıyordu. 2019 eylül ayından itibaren kiralık ev bulmak çok zorlaşmıştı ama insanlar pek farkında değildi. 2020 faiz kampanyasıyla beraber durum hem net anlaşıldı, hem de ekonomi nedeniyle yatırım iştahı arttı. Konut stoğu talebe cevap veremedi
Elimde devlete ait x bank hesabında biraz gram altınlarım var. Bunu fizikiye çevirebilmemin yolu nedir? Normal satış kuru acayip kötü baya makas var. Bir de üstüne kuyumcudan alırsam 2 kere zarar edicem. Acaba kuyumculara altını havale etme gibi bir şansım var mı? Ya da göndereyim, bana direkt tl ka
Elimde devlete ait x bank hesabında biraz gram altınlarım var. Bunu fizikiye çevirebilmemin yolu nedir? Normal satış kuru acayip kötü baya makas var. Bir de üstüne kuyumcudan alırsam 2 kere zarar edicem. Acaba kuyumculara altını havale etme gibi bir şansım var mı? Ya da göndereyim, bana direkt tl karşılığını kendi alışından hesaplayıp versin. Nasıl oluyor bu işler?
0
avatar is back (20.02.24)
Nadir Gold'un Kuveyt Türk, Garanti ve Yapı Krediyle şöyle bir anlaşması var. Diğer bankaların durumunu bilmiyorum.
@mirket, ben mi yanlış görüyorum yoksa adamlar 1 gr karşılığı 1,35 gram transfer mi istiyor? deli miyim neden böyle bir şey yapayım?
0
🌸avatar is back
(20.02.24)
Sen söyleyince farkettim. İlginç bir saçmalık :)
0
Mirket
(20.02.24)
Öncelikle şunu bilmelisiniz. Hesabınızdaki şey altın degil. Sadece altın fiyatına endeksli bir yatırım enstrümanı. Fiziki altınla tek alakası fiyat olarak ona baglı olması. Yatırdıgınız para için altın fiyatının yükseliş oranına göre pozitif veya negatif faiz geliri alıyorsunuz. Onun dışında altın hesabındaki paranın fiziki altınla hiç bir alakası yok. Altınla alakası olmayan bir şey için banka niye size fiziki altın versin ki?
0
limonlu eksi
(20.02.24)
varsa fiziki altınlarını sanal dönüştürmek isteyen arkadaş ve yakınlarınızdan takas yapabilirsiniz, fizikiyi alır gram altınları havale olarak gönderirsiniz.
onun haricinde kuyumcularada sorabilirsiniz mutlaka kabul eden olacaktır, tabiki belirli bir komisyon ile.
0
Rao
(20.02.24)
nadirgold'un yaptığı şu altınını yüzde 35 komisyonla bozuyor. bankadan bozup kuyumcudan alsan bile zararın yüzde 10u geçmez
0
paintov
(20.02.24)
Alım satım markasının bu kadar büyük olması dolandırıcılığa girmiyor mu? Muhtemelen devlet de bu durumu destekliyor, ülkede muhalefet diye birşey yok ki, vatandaşın hakkını savunsun.
0
parka
(21.02.24)
Ben de aynı durumdayım ve aklıma satıp fiziki almak dışında başka bir çözüm gelmedi.
0
Amaranta ursula
(21.02.24)
kuveyt türk bankası fiziki altın ödemesi yapıyor. kendi bankanızdaki altınları buraya transfer edip, buradan çekmeniz mümkün bildiğim kadarıyla. daha önce lazım olmuş ve araştırmıştım. ancak özel şartları var mı bi öğrenseniz iyi olur. belki altınların saflık derecesi farklıdır.
Seçimden sonra makaslar dahada açılır. Fizikiye geçin.
Son 40 gün...
.
0
kartallar yuksek ucar
(21.02.24)
Kuveyt türk’ü araştıracağım teşekkürler. Olmazsa zaten bankadan bozdururum. %7500 komisyon nedir ya haha :) şu al sat makası %3,5-4 civarı ama alış fiyatı ile piyasa fiyatı makası %1,4.
Ayrıca bankadan alınan “altına endeksli yatırım” değil, arkasında bankanın altın rezervi var gerçekte. Hayali bir şey almıyoruz :) öyle olsa gider paxgold alırım binance’dan zaten. Ayrıca seçim sonrası muhabbeti de baydı bişey olmayacak, hesaplarımıza çökmeyecekler. 20 senedir baydı artık, cevap harici şeyler yazmayın
0
🌸avatar is back
(21.02.24)
Hiçbir şekilde akdi altını, komisyonsuz nakdi altına ceviremezsiniz. @limonlu eksi çok güzel açıklamış zaten. Üzerine söylenecek söz yok.
0
allah yazdiysa bozsun
(21.02.24)
Ayrıca bankadan alınan “altına endeksli yatırım” değil, arkasında bankanın altın rezervi var gerçekte. Hayali bir şey almıyoruz :) demişssiniz. arkasında bankanın altın rezervi var demişsiniz fakat bu kısmın bankanın ortagı olmadıgınız için sizinle hiç bir alakası yok. banka o rezervi kim bilir hangi yatırımlarına hangi fonlara hangi borçlara bagladı? bankacılık maalesef sizin yazdıgınız gibi işleyen bir şey degil. bankalar şu poşetteki avatar is back'in emaneti kimse dokunmasın gibi sizin altınlarınızı saklamıyor.
bazı bankalar altın hesabınızdaki parayı (bakın altın demiyorum) size altın olarak verebilir. daha dogrusu komisyonunu alıp size altın satar. hepsi bu. 2. bir yol gerçekten yok.
ben de tavsiye üzerine okudum, tek oturuşta bitiyor ikisi de.
0
gule gule
(20.02.24)
Sefiller.
Notre Dame'ın Kamburu.
0
drako
(20.02.24)
germinal emile zola
konu: fakir maden işçilerinin hayatını anlatıyor. elinden bırakamazsın kitabı.
0
sizofren06
(20.02.24)
Süreyya ciliv’in biyografisini okuyorum bu aralar. Turkcell’deki basarilarini biliyordum ama cok az biliyormusum. Cok acayip bir hayat, tavsiye ederim. Cok ogretici.
0
mor oje
(20.02.24)
İki şehrin hikayesi Vadideki zambak Rüzgar gibi geçti Savaş ve Barış Sefiller Monte Cristo Kontu Don Kişot
50 - 60 bin kadar kredi çekip dolar ya da altın alayım diyorum. Uzun vade düşünmeyebilirim, birkaç ay sonra tekrar ihtiyacım olabilir de olmayabilir de. O yüzden mantıklısı hangisi olur?Amacım aslında bahar - yaz civarı iyi kötü bir araba almak (maksimum 400.000tl lik ayağı yerden kesecek bir şey).A
50 - 60 bin kadar kredi çekip dolar ya da altın alayım diyorum. Uzun vade düşünmeyebilirim, birkaç ay sonra tekrar ihtiyacım olabilir de olmayabilir de. O yüzden mantıklısı hangisi olur?
Amacım aslında bahar - yaz civarı iyi kötü bir araba almak (maksimum 400.000tl lik ayağı yerden kesecek bir şey). Ama nakitim yok ve araba için de kimse bana o kadar kredi vermeyecek. En azından kenara dolar falan atayım da üç beş ne birkirse biriksin diye düşünüyorum. Araba almaktan vazgeçersem de durur öyle, ihtiyacım olduğunda bozdururum bir gün.
0
pianeta (20.02.24)
krediyle dolar alınmaz. bu faizlerle.
0
jelly bear
(20.02.24)
Altın mı alınır o zaman?
0
🌸pianeta
(20.02.24)
Ben gümüşün altından, altının Dolardan daha çok prim yapacağını düşünen taraftayım ama asla kredi çekip yatırım yapmam.
0
Mirket
(20.02.24)
Yatırım fonu mantıklı olabilir. Sonuçta fonu yöneten bankanın kârı fondan geldiği için kolay kolay zarar etmez. Ayrıca yatırım fonları paranın değerini korumak için gayet iyi. Dolar ne zaman artsa yatırım fonları da artıyor. Ama 50bin tllik kredinin aylık faizi %4 olsak yıllık %48 eder.
1 yılda 25bin tl faizi fonlar çok rahat çıkarır bence. Ama uzun vade düşünmediğinizden ortaya risk faktörü devreye giriyor. Fon grafiklerine bakmak için; www.tefas.gov.tr buradan fon detaylı analiz girip arama kısmına “iş portföy” yazarsanız iş bankasının fonlarını görebilirsiniz mesela.
Ve tabiki ytd.
0
substituent
(20.02.24)
bir kac ay sonra paralazim olur derseniz bence emtia yatirimiyerine vadeliye koyabilirsiniz.
Türklere benzemeyen anadolu insanı, bu insanları görünce ne hissediyor?
summerof69
Orta asya türklerine benzemeyen anadolu insanı arkadaşlar, bu türki cumhuriyetlerindeki insanları “kardeş” olarak görüyor musunuz? Yoksa, “ya biz bunlara hiç benzemiyoruz, nasıl kardeş oluyoruz” diye düşünüp, bir bağlılık/yakınlık hissediyor musunuz? Daha açık aorayım, kendinizi türkleştirilmiş, ana
Orta asya türklerine benzemeyen anadolu insanı arkadaşlar, bu türki cumhuriyetlerindeki insanları “kardeş” olarak görüyor musunuz? Yoksa, “ya biz bunlara hiç benzemiyoruz, nasıl kardeş oluyoruz” diye düşünüp, bir bağlılık/yakınlık hissediyor musunuz? Daha açık aorayım, kendinizi türkleştirilmiş, anadolu insanı olarak mı görüyorsunuz?
Mesela bu göktürkler “biz de , siz de türksünüz, kardeşiz” demiş :
ben kardeş olarak görmüyorum. anadolu popülasyonu ile yapılan genetik çalışmalar da anadolu'daki orta asya etkisinin çok az olduğunu gösteriyor. kardeşim diyen varsa bile %99 ihtimalle kendisi türkleştirilmiş anadoluludur.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.02.24)
Bence insanlar bu tarz konulara yanlış yerden yaklaşıyor. İnsanları yakınlaştıran da uzaklaştıran da kültür.
Eğer biriyle benzer yemekleri tüketmekten hoşlanıyor, benzer esprileri duyunca göz teması kurup sırıtabiliyor ve benzer hayata bakış açılarına sahip olabiliyor, benzer durumlarda benzer tepkiler geliştirebiliyorsanız dış görünüşünden bağımsız olarak onunla yakınlık kurabilirsiniz.
Birbirleriyle soy bağı olan insanlar tarihte geriye gittikçe benimsedikleri tarihi kişiliklerin, coğrafyaların, dillerin ortak olduğunu fark ettiklerinde ister istemez bir yakınlık gelişiyor. Her iki kültürde de ortak yemekler, içecekler var. Neneden, dededen duyduğunuz eski bir sözcüğü bu kişilerin ağzından duyarsanız bu da bir yakınlık hissi doğuruyor vs. vs.
Dış görünüşün ne gibi bir etkisi olabilir ki?
Türkiye'deki insanlar bu gibi sebeplerle birçok farklı ülke insanına yakınlık hissediyor. Kimine daha fazla, kimine daha az.
Türkleştirilmiş anadolu insanı diyerek birçok şeyi kast ediyor olabilirsiniz. Bunun içinin doldurulması gerek. Siz tam olarak ne anlatmak istiyorsunuz?
0
akhenaten
(20.02.24)
Türk dediğiniz çok geniş bir çoğrafya da, büyük bir topluluk böyle bir durumda tek tip bir insan görmeyi beklemek yanlış olur. Burada genetikten çok ortak dil, kültür, gelenek ve toplum yaşantısına bakmak gerekir. Yüzyıllar boyunca yer değiştirmiş, farklı kültürler ile etkileşime girmiş bir halkın fiziksel özelliklerini tamamen korumuş olmasını beklemek çok mantıklı değil.
Sonuç olarak uzak bir çoğrafya da, izole kalmış bir halk değiliz. Daha dün aşağıdaki habere bakarken bazı fotoğrafda ki detaylar çok tanıdık bazıları ise çok uzak geldi, giyim tarzları, binalar, çadırlar, insan tipleri bizim köyde yaylalarda gördüğüm şeyler bunlar dedim.
Sırf gözlerimiz çekik değil diye ötekileştirmenin ne anlamı var anlamadım. Bu farklı coğrafyanın zamanla getirdiği genetik bir özellik.
Şimdi de Türkleştirilmiş Anadolu insanı diye bir kavram çıkartıp bölücülük yapmanın anlamı da yok.
Türk devletleri maalesef Çin ve Rusya sömürgesi altında kaldığı için siyasi olarak birbirimizden koptuk.
0
durbidakka
(20.02.24)
Kültür olarak bakarsak Anadolu'da yıllardır yaşayan toplumlarla kültür benzerliğimiz, Orta Asya Türk toplumlarıyla olandan daha fazla bence. Dil olarak da Azerbaycan hariç öyle çok benzer dili konuşmuyoruz Orta Asya toplumlarıyla. İngilizler de anglo-sakson yani mantıken Saxonya'dan, Almanya'dan gelen bir toplum. Cermen kökenli ama gidip bir ingilize sen Almanları "kardeş" görüyor musun demiyoruz. Dil benzerliği de var sonuçta onlarda da ki İngilizce de aynı bizim gibi farklı dillerin çok etkisinde kalmış bir dil.
Ha bence bu konuyu dış görünüşe bağlamak çok doğru değil ama kültür olarak Orta Asya kökenli Türklerden ziyade Anadolu kültürüne yakın bir halkız. Türk/Türkiyeli mevzusuna girmenin gereği yok ama Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olarak Türk'üz fakat bi Kazak, Kırgız ne bileyim Çuvaş vs Türkleriyle kardeş miyiz bilemiyorum. Uzaktan kuzen olabiliriz en fazla ortak atadan gelme konusunda (ki yeterince geri gidersek tüm insanlık kuzen sayılır). Kardeş olmak için fazla uzak kaldığımızı düşünüyorum.
Ya yemekler olarak Anadolu coğrafyasında yaşamış ulusların yemekleri mi bizim bugünkü mutfağımıza daha yakın yoksa Orta Asya yemekleri mi mesela? Tabii ki oradan getirdiğimiz yemekler yok değil de genel olarak anadolu coğrafyası mutfağı bizim mutfağımız
0
nundu
(20.02.24)
Aidiyet hissi yeterli aslında. Sen kendini bir soya ait hissediyorsan, onlar da seni bağrına basıyorsa bu yeterli. Ama bunun yanında dil birliğimiz var. Bir araya gelince çok anlaşamıyor olabiliriz. Ama örneğin bir Of'luyla bir Afyon'lu bir araya gelse onlar da anlaşamaz. Şive farkı lehçe farkı aynı dili konuştuğumuz gerçeğini değiştirmez.Dile etkileşimde bulunulan dillerden kelimeler katılmış, önceden kullanılan kelimeler unutulmuş olabilir. Bu da dil birliğimiz olduğu gerçeğini değiştirmez. Kültür birliğimiz var. Bulunduğumuz coğrafyanın eski halkından ya da komşularıımızdan birşeyler almış olmamız, bu gerçeği değiştirmez.
0
Mirket
(20.02.24)
genetik işine girenleri doğru bulmuyorum. araştırmışlar yüzde 1 orta asyalıymış gibi palavralara inanmıyorum ve maksatlı buluyorum. siz türk değilsinize getiriyorlar. türküz anadoluluyuz. aynı dili konuştuğum, aynı kültürü paylaştığım insanlara yakınlık duyuyorum. balkanlardan başlayıp orta asyaya gidiyor.
0
paintov
(20.02.24)
sealth, paintov +1
0
air
(20.02.24)
Türk denen kavmin Anadolu'ya gelisinin üstünden daha 1000 sene gecmedi. Evrimsel sürec bu sekilde islemiyor. öyle, farkli cografyadan ötürü biz cekik gözleri kaybetmisiz gibi kerameti kendinden menkul atmasyon laflarla tartisacaksak birakalim. bir bilimsel calisma yapiliyor, bu amacla anadolu'dan veri toplaniyor ve sonuclar herkesle paylasiliyor. kimse bilimsel arastirma yaparken kücük mankurtlarin arasina nifak sokalim diye okul okuyup, fon pesinde kosmuyor. Mutual intelligibility'si bile artik neredeyse tamamen kaybolmus dillerin ortak atasi disinda kültür olarak da bir ortakligimiz pek yok tek tük birkac sey disinda. duygusal olarak kabul etmek isteyen kabul etsin, ama böyle bilimi bükmeye calisarak sacmalanin alemi yok.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.02.24)
türke benzemeyen türk ne. daha doğrusu türk hangisi. hangisi daha türk. türk bi kavim, aşiret ama hangimiz özbeöz. soruyu şöyle sorsak ayıplanır mıyız, türke benzemeyen orta asya insanı? orjinin ne yani
yemek ve dil hatta kültürün bir kısmı heralde benzemeyecek. biri coğrafyaya diğeri etkileşimde olduğun dillere göre şekilleniyor.
ve şunlar türktür bunlar değildir diye bir bilimsel araştırma yok. genetik biliminin konusu değil bu.
yine de türk bir ırk. ben türk hissediyorum diyerek türk olunmuyor. bir ladino türk olamaz mesela. milletin kaş göz rengini veya ırkını şahıslar kendi tanımlarıyla eğip bükemez.
0
lambırcek
(20.02.24)
kendimi türk ve doğu romalı ataları olan bir anadolu insanı olarak görüyorum ve atatürk çizgisinde türk milliyetçisiyim. orta asyadakiler ile hiç alakam olmasa, tamamen türkleştirilmiş anadolu insanı olsam bile türk milliyetçisi olurdum.
Zeytinyağı almam gerekiyor ev için. Ama internetten baktığımda fiyatlar çok kafa karıştırıcı;- Kaliteli, güvenilir olarak tanınan zeytinyağı markalarında litresi 1000 TL. - Trendyol'da çok satış yapmış, yorum almış markaların litresi 100 TL- Trendyol'da satış yapan ve kaliteli olduğunu sandığım mark
Zeytinyağı almam gerekiyor ev için. Ama internetten baktığımda fiyatlar çok kafa karıştırıcı;
- Kaliteli, güvenilir olarak tanınan zeytinyağı markalarında litresi 1000 TL. - Trendyol'da çok satış yapmış, yorum almış markaların litresi 100 TL - Trendyol'da satış yapan ve kaliteli olduğunu sandığım markaların litresi 350 TL
Elbette erken hasat, soğuk sıkım vs. gibi detaylar fiyatı değiştiriyordur ama ucuzu ile pahalısı arasında 10 kat fark var. Daha önce de EkşiDuyuru'da sormuştum, o zaman güzel öneriler gelmişti.
Bu zeytinyağı piyasasında fiyatların neye göre belirlendiğini, hangi fiyatın altına inince sahte olacağı, bu ürünler arasında yolumu nasıl bulacağıma dair bilgi verebilir misiniz?
Bir tane ekmek banmalık, bir tane de yemek yapmalık yağ almam gerekiyor.
0
michael_knight (19.02.24)
Litresi 300 lira civarı olmalı. Butik litrelik, soğuk sıkım, yok taş baskı falan bakmıyorum. Kristal sızma alıyorum kendi sitesinden, memnunum. 100 liralık z.yağı im-kan-sız. Onların ne rengi z.yağı ne tadı. İçine başka yağ karıştırıyorlar. Genel olarak maliyet fiyatı belirler. Butik olanlar balon. Öyle 1000 liraya z.yağı olmaz. Italya'da bile 1 litre yağ o kadar değil.
0
prole
(19.02.24)
100 liraya riviera bile olmaz.
0
jelly bear
(19.02.24)
İyi zeytinyağı asit oranı düşük zeytinyağıdır. Cinsi yöresi önemlidir. En iyisi Ayvalık yöresidir. Cinse yöreye göre asit oranı yükselir. Toplandıktan sonra beklerse asit oranı yükselir, zedelenmişse daha da yükselir. Asit oranı yüksekse çaresini bulursun. Asit oranı düşürücü eklersin. Ya da asit oranı düşükle karıştırırsın. Sıkma esnasında ısıtırsan verimi arttırırsın. Bu da ikinci çeşit sahtekarlık demiyelim de istenmeyen hal diyelim. Bir üçüncü yol da şöyle oluyor ki bu tamamen şerefsizlik oluyor. Pahalı zeytinyağı içine ucuz pamuk yağı koyarsan eldeki yağ miktarı artar :)
Bunların herhangi biri yapılmış mı biz anlayamıyoruz. Asit ölçüm kitleri falan var da olay bizi aşıyor.
Sonuçta ya markaya güveneceksin, ya da satıcıya.
Ek bir bilgi. Zeytinyağının iyisini bulduysan, kızartmaya olmaz. Yemeğe de pek olmaz. Uygunu, yemeği yaptıktan sonra üzerine yağı dökmek. Bildiğim kadarıyla ısısı bir dereceyi geçince zararlı.
0
Mirket
(19.02.24)
Şu anda Türkiye dahil tüm dünyada zeytin üretimi çok çok düşük oldu. Piyasada satılan yağların neredeyse tamamı sahte veya katkılı. Ürünlerin %95'i böyle diyorlar. Malesef ...
Üretici bir yakınım yok. Ben çözüm olarak, Migros'ta satılanlar arasından seçim yapıyorum. Markalı bir ürün seçmenizde yarar olur.
0
alfired
(19.02.24)
ben de sizin gibi arada kalmıştım buraya sormuştum 1 ay önce. İçlerindekilerin hepsini tek tek inceledim. Köklü de karar kıldım. Erken hasat nagurel sızmasını bardağa koyup içebilirim o derece güzel.
0
administ
(19.02.24)
Öğün Zeytin’deki Zeytinyağları güzel, asit oranı en iyisi olanmış, öyle olunca güzel oluyormuş?
0
damba
(19.02.24)
Hile hurda yapmayan irili ufaklı tüm zeytinyağı fabrikaları ticaret borsasına bağlı olmak zorunda. Zeytinyağı fabrikalarının bugün için üreticiden zeytinyağı alış fiyatları aşağıdaki linkte. Borsaya bağlı olan fabrika, listedeki ortalama fiyatlardan ürünü almak zorunda.
Fiyatlar 5 asit için geçerlidir. Asit düştükçe fiyat artar, yükseldikçe düşer. Litresi 100 liraya satmakla uğraşmasın, yağı gerçekse gitsin toptan 2,5 katına satsın.
Ege bölgesibnde borsaya bağlı olan fabrikalar için konuşuyorum.
Paçal sızma/naturel birinci fabrikalarda ortalama satış fiyatı 300tl, paçal soğuk sıkımlar 400 tl. Spesifik ürünler (aynı tarlanın ürünleri/paçal olmayan) sızma/naturel birinci 500 tl. Soğuk sıkım 600 tl. Polifenol değeri arttıkça 1500 tlye kadar çıkar.
merhabaeski bir binada yaşıyorum, evdeki banyo çok küçük, duşakabin koyacak yer yok. her duş/banyo sonrası tüm yüzey göl gibi oluyor. çekpasla temizlemekle uğraşıyorum ki bu durumda bile köşelerde su birikintisi oluyor ve uzun vadede kirli ve pis bir görüntü oluşuyor. orayı temiz tutmak için oldukaç
merhaba
eski bir binada yaşıyorum, evdeki banyo çok küçük, duşakabin koyacak yer yok. her duş/banyo sonrası tüm yüzey göl gibi oluyor. çekpasla temizlemekle uğraşıyorum ki bu durumda bile köşelerde su birikintisi oluyor ve uzun vadede kirli ve pis bir görüntü oluşuyor. orayı temiz tutmak için oldukaça zaman harcımoyurm yani. böyle bir banyoyu temiz tutabilmek için bildiğiniz yöntemler var mı?
öyle bir alan yok gibi zaten olsa duşakabin alırdım. ki bir köşeye zar zor duş perdesi sığdırsam bile tavana kornişleyip, alttan su yine aynı şekilde yayılacak yüzeye.
0
🌸durbakalim
(19.02.24)
duşa kabinin zemine sabitlenen alt kısmını duş aldığın alana koysan. suyun çoğu orada toplanır.
0
gabe h coud
(19.02.24)
valla o su akacak alanı bir şekilde sınırlayamıyorsan yapacak bir şey yok. zeminin su akışa uygun eğimli olması lazım bi de o birikintiden kurtulmak için. bu yüzme havuzlarında kullanılan paspaslardan alabilirsin de o da suyu götürmez. suya basmanı engeller sadece
0
jelly bear
(19.02.24)
Zeminde ters eğim yoksa, duş perdesi suyun yayılmasını keser. Ayrıca tavana kornişe de gerek yok. L şeklinde duş perde boruları var. Zeminde ters eğim varsa çok da yapacak bir şey yok. Ama yine de duş perdesi temizleme kolaylığı sağlar.
0
Mirket
(19.02.24)
duş perdesini banyonun boyundan bi 30-40 cm uzun alırsın duş yaparken duşun içine sokarsın (duş perdesinin uçlarının ayak bastığın yerde kaldığını hayal et) suyu yiyince zaten yapışacak yere böylece su dışarı çıkmaz.
yalnız nasıl bir banyo çok merak ettim. foto görürsek belki daha sağlıklı tavsiyeler gelir.
0
air
(19.02.24)
Yere eşik gibi bi şey (banyo su durdurucu bariyer diye arayın Google’da) yapıştırıp bundan 3-5 cm iç tarafta olacak şekilde duş perdesi ile suyun kaçışı sanırım %99.9 önlenir
Merhaba, sol kulağımda özellikle üzerine yattığımda tıkanma oluyor. Doktora gitmem gerekiyor ama şimdi böyle bir imkanım yok. Bu neden olur, bir de tıkanmayı açamıyorum. Nasıl rahatlar kulağım?
Merhaba, sol kulağımda özellikle üzerine yattığımda tıkanma oluyor. Doktora gitmem gerekiyor ama şimdi böyle bir imkanım yok. Bu neden olur, bir de tıkanmayı açamıyorum. Nasıl rahatlar kulağım?
0
rock n roll (19.02.24)
iltihap olabilir. doktora git. şimdi imkanın yoksa yarın git :)
yapabileceklerin:
evde sinüs rinse varsa, sinüs rinse yap. sakız çiğne esne ve yutkun ağzını ve burnunu kapatıp burnundan nefes vermeye çalış kulak damlası varsa, kullan
0
gabe h coud
(19.02.24)
@gabe h coud aslında yapmadığım şey kalmadı. En son sinirden kulağıma tekme atmaya kalktım.
0
🌸rock n roll
(19.02.24)
Muhtemelen kir birikmiş, tıkamış. yıkatacaksın, geçecek. Doktor şart gibi.
bana kbb doktoru serumex vermişti. içinde gliserin olan bi solüsyon, büşon (kulağı tıkayan kir) yumuşatmaya yarıyor. ondan alabilirsin. bir ihtimal yumuşayıp kendi kendine akarsa rahatlayabilirsin. akmasa bile kbb'ye gittiğinde temizlik işlemin rahat olur. o kir sertleşince fena acıyor çünkü.
bir de kulak çubuğu, kulağın kaşınınca parmak sokmaca gibi aktiviteleri bırak. duşa mümkünse vazelinli pamuk tıkayarak gir. girmem dersen duştan sonra kulaklarına fön makinası tut. nem kalmasın.
0
nolmus yani
(19.02.24)
1) Ilık su dolu su bardağına yarım çay kaşığı tuz, yarım çay kaşığı karbonat koyarak karıştır ve bu su bitinceye kadar burnuna sonuna kadar çek avuçların yardımıyla.
2) Google’dan Valsalva Manevrası’nı aratıp uygula. Bunu burnunu yukarıdaki adımla temizlediğinde yap ve günde 3 kezden fazla uygulama. Kısaca: Burun deliklerini kapatıp burnundan üflemeye çalışırsın.
3) Ağrıyan kulağın sağ ise kafanı sağa, sol ise sola 30-60 derece eğ ve tek ayak üstünde zıplarken, dilin sonuna kadar dışarıda olacak şekilde serçe parmağını kulağının içine sokarak sarsmayı dene. Yani kulak kaşıma hareketi.
Sonuçta bunlar eğer komplikasyon yoksa rahatlatacak şeyler. İç kulak iltihabı geçiriyorsan antibiyotik, kulak damlası ve burun spreyi kullanabilirsin. Bunu KBB uzmanı gördükten sonra reçete edecektir.
Selamlar, Netflix, prime, blutv, tod ve mubi'de olan güzel animasyon filmlerinden (dizi değil) hangilerini önerirsiniz?not: klaus'u izledim.not 2: sadece bu platformda olanlardan önerirseniz sevinirim.
Selamlar,
Netflix, prime, blutv, tod ve mubi'de olan güzel animasyon filmlerinden (dizi değil) hangilerini önerirsiniz?
not: klaus'u izledim. not 2: sadece bu platformda olanlardan önerirseniz sevinirim.
merhaba,şimdi benim kafama takılan bir soru var. diyelim ki benim kilomu korumak için almam gereken kalori 3000.ben de günlük 2000 kalori alarak 1000 kalori açık oluşturuyorum.bu kaloriyi tek seferde gece 12 de almakla,gün içinde 5 öğünde 400, 400 olarak almanın bir farkı var mı?her iki durum için b
merhaba,
şimdi benim kafama takılan bir soru var. diyelim ki benim kilomu korumak için almam gereken kalori 3000. ben de günlük 2000 kalori alarak 1000 kalori açık oluşturuyorum.
bu kaloriyi tek seferde gece 12 de almakla, gün içinde 5 öğünde 400, 400 olarak almanın bir farkı var mı?
her iki durum için bir ay sonra kaybedilecek kilo aynı mı olur? bilimsel olarak cevabı ne olur bu sorunun?
teşekkürler.
0
Zima Blue (19.02.24)
Eğer kas, kişinin günlük açlığı vs her şeyi bir kenara atarsak ve sadece cico mantığı yaparsak; Evet.
Yani birkaç araştırma var birçok kez aynı kaloriye bölerek yemek daha iyi diye ama bunlar "may" yani yapabilir sonuclu araştırma. Elde net bir kanıt yok.
O yüzden kanit olana kadar cevap evet aynı olur.
0
logisticsmanager
(19.02.24)
Soruna cevap değil ama soruyla ilgili bir ek bilgi vereyim.
Birden 1000 kalori gibi yüksek miktarda bir kısıntıya gidildiği taktirde, insanoğlunu hala mağara devrinde yaşayan canlılar sınıfında gören beynimiz 'Eyvah, kıtlık var, ben harcamaları kısayım.' diyor ve bünyenin kalori ihtiyacını azaltıyor ve insanı kilo veremez hale getiriyor. Onun için 'ihtiyaçtan 500 kalori daha az' ın üzerine çıkıp vahşi diyet yoluna gitmeyin.
Soruna cevap olarak da şöyle bir detay var. Erkek kişisiysen, öyle tek öğün yiyip kalan zamanda aç olmak aynı zamanda İF diyeti yaptığın için daha iyi sonuca götürür seni. Ancak kadın kişilerinde günde 16 saatten daha uzun açlık hormon dengesi açısından önerilmiyor.
Detayı çok hatırlamıyorum ama Ekşi'deki İF'le ilgili başlıkları okursan orada detay bilgi vardı.
0
Mirket
(19.02.24)
Bir doktor tavsiyesi ile deneyip sonuç aldığım için yazmakta bir sakınca görmüyorum:
Yediğiniz saat önemli. Gece 12’yi bırakın akşam 17.00’yi geçmemeniz gerek. Bir hafta boyunca 17.00’den sonra bir şey yemeyin farkı hemen görebiliyorsunuz.
Tek öğün yerine ikiye bölüp yerseniz sabah vücudunuz strese girmez. Ha ben bunu yapmıyorum ama aynı doktor böyle söylüyor.
0
ruhen hastayim ben
(19.02.24)
doktor değilim ama bence tek öğünde almak daha iyi, Otofaji Nedir sorusunun cevabı.
Tek öğün değilse de aralıklı oruç gibi zaman boşluğu vermek daha iyi.
0
liberal
(19.02.24)
Matematiksel olarak tam olarak da dediğinizi (3000 yerine herhangi bir üslupta 2000 almak) yaparsanız, her surette 1000 kalori karşılığı kilo verirsiniz. Geceymiş, gündüzmüş, günün saatiymiş, taksit taksitmiş, elmadanmış, hamurdanmış, balıktanmış, glikoz şurubuymuş, kara buğday patlağıymış hiç fark etmez. Tümevarım mantığıyla, net 1kg verdim (su kaybı değil de yağ) diyorsak 9000 kalori açık vermişiz demektir. Bu da ihtiyacınızdan 9000 az kalori alarak mümkün.
Bunlardan ne sıklıkla alışveriş yapıyorsunuz? Bizim aileden gelen bir alışkanlıkla bunlara neredeyse hiç girmiyorum ben. Öyle zenginlik falan da değil düz memur ailesi de işte yeşil sermaye muhabbetinden başlayan önyargı ve özellikle Bim'in ilk dönemindeki kalitesiz ürünler algısından dolayı bunlar
Bunlardan ne sıklıkla alışveriş yapıyorsunuz? Bizim aileden gelen bir alışkanlıkla bunlara neredeyse hiç girmiyorum ben. Öyle zenginlik falan da değil düz memur ailesi de işte yeşil sermaye muhabbetinden başlayan önyargı ve özellikle Bim'in ilk dönemindeki kalitesiz ürünler algısından dolayı bunlar yerine migros, carrefour vsden alışveriş yapıyorum hep. Ha üçü arasında a101'e bir tık daha çok girip alışveriş yapmışımdır ama özellikle Şok müthiş kalitesiz geliyor, mağaza tasarımı bile iç sıkıntısı veriyor bana. Aktüel ürün takip eden biri de olmayınca yılda toplasan 5 kez anca giriyorumdur bu üçüne.
Tamam ülkenin çoğunluğunu oluşturan halk kesiminin belki tek seçeneği bunlar fiyatlardan dolayı da, burdaki kitle biraz daha beyaz yakalı, daha iyi ücret alıyordur diye soruyorum. Düzenli olarak alışveriş yapıyor musunuz üç harfli marketlerden? Ha bi de gerçekten hala diğer marketlere göre bariz fiyat farkı var mı?
0
nundu (19.02.24)
Sıklık sırasıyla Migros > Bim > A101 şeklinde düzenli olarak alışveriş yapıyorum. 3 harfli ya da 6 harfli, bu tip "hard discount store" ünvanlı marketler olmasa başta kırtasiyeciler olmak üzere birçok esnafın vatandaşla sıcak temas kurmak için sıraya gireceğini biliyorum. Bu yüzden de "iyi ki varlar" diyorum.
Kalitesiz ürünler algısı zamanla değişti. Çok basit bir örneğini vereyim, BİM'deki piller (evet, bildiğiniz pil) sıklıkla reklamı dönen Duracell'lerle aynı kalitede, bağımsız YouTube testlerinde voltaj ölçümlü-kanıtlı olarak izledim. Bundan başka sorgusuz-sualsiz iade ve değişimleri ayrıca bir güven veriyor. Hangi şehre giderseniz gidin, tanıdığınız-bildiğiniz ürünü aynı kalite ve fiyat standartlarında alacağınız bir kapınızın olması fikri güven veriyor. Diğer marketlere göre bariz fiyat farkı var, ama dönem dönem yeniledikleri kampanyalarını takip etmeniz şartıyla...
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(19.02.24)
aynı sebeplerle ben de girmiyorum. çok nadir iş yerinin çevresindeki market yokluğundan şoktan alışveriş yapmışlığım var. he bir de şoktan eskiden sanırım migrosundu 15-16 yıl evvel o zaman alışveriş yapıyordum evimin altında vardı. a101 ve bime sayılı girmişimdir
0
red g
(19.02.24)
sok cevremde cok az o yuzden hic yolum dusmuyor. bim aldigim bir kac generic urun var nadiren gider alirim bazen muadilini baska yerden alirim. a101 binde bir indirimde bulasik deterjani vs gorursem almak icin girerim, benim girdigim butun magazalari pislik icinde ve les gibi kokuyor o yuzden tercih etmiyorum.
spor salonunun yaninda carrefour genelde ihtiyaclari salondan cikinca ordan aliyorum, et falan icin bazen baska yerel marketlere de ugradigim oluyor.
0
bay b
(19.02.24)
İnsanların aktüel ürün takip etmeyecek kadar kendilerini zengin hissetmelerine hiçbir zaman anlam verememişimdir. Zengin olup da zengin hissedenler ayrı tabii.
Şu an Altınbaş çay 500 gramlığı A101'de 79 lira, diğerlerinde 99 lira. Niye fazladan 20 lira vereyim ki.
Ha bu arada o mağazaların kendilerine özgü, değişik marka sattıkları ürünleri asla almam. O ayrı. Adam kavanoz balı, şekerden daha ucuza satıyor mesela.
Mağazalarda Aktüel ürün takip ederim ve her üründe yıllar içinde belirlediğim sadece tek bir marka kullanırım. 10 yıldır Yayla Baldo dışında pirinç almadım mesela.
0
Mirket
(19.02.24)
Küçüklüğümden beri ucuz maldan korkarım bana hiç güven vermez he öyle en kalitelisi olsun da değil ama daha orta kaliteyi bulmaya çalışırım. Bu yüzden bu gruba önyargım var olabildiğince girmemeye çalışıyorum. Çok uzun bir süre evime en yakın market bim olduğu için çok kullandım, "mahalle bakkalı" olayını sevmiyorum sahiplerinden de çok hoşlanmam bu yüzden eve giderken acil bir şey lazım olduğunda vs. bime girdim ama bu tür marketlerden her şey almıyorum ama atıyorum salça, dondurma, reçel işte ne bileyim bu tür şeyler almıyorum elmadır mantardır bu tür şeyler alıyorum (Dost tava yoğurda bir ara çok takıktım çok güzel gelirdi artık o lezzeti bulamıyorum aynı şekilde dost laktozsuz sütü de çok güzeldi ama artık değil bence).
Şarküteri ürünleri mesela paketten bakınca bile belli ne kadar kötü olduğu bunları alıp yemek ya da çocuklarına yedirmek direkt zehir tüketmek gibi geliyor bana bu tür ürünlerde iyisini alamıyorsan hiç alma kafasındayım ve almıyorum :) Çocuğum olsa ona da yedirmezdim.
Evimin biraz yakınında Carrefour daha yakınında File var artık genellikle bu ikisini tercih ediyorum. Bunlarda da marketin kendi markasından ziyade (önyargı!) bildiğim markaların bildiğim ürünlerini almaya çalışıyorum. İş saatlerimden dolayı yetişemediğimde de Getir marketi kullanıyorum.
Son soru bence artık marketlerde de butiklerde de diğer birçok alanda da öyle aman aman büyük fiyat farkları yok. Her şey o kadar pahalı ki, kalitesizi alıp üç birim zorluk yaşamak yerine görece biraz daha kaliteliyi alıp beş birim zorluk yaşamayı tercih ediyorum.
0
mutekebbir
(19.02.24)
ben bir yere taşındığımda öncelikle en yakındaki marketlerden başlayarak ihtiyaçlarımı gidermeye başlıyorum. alışkanlıklarına sıkı sıkıya bağlı biri olarak çalışanların davranışı, güler yüz vs hangisinde kendimi iyi hissediyorsam sürekli oraya gitmeye başlıyorum ve taşınana kadar bu zincir kırılmıyor. örneğin daha önceki bir evimde bu market migros olmuştu, sonrakinde onur market, şimdi yeni evimde 3 yıldır şok oldu. ki evimin 100 metre yakınında hem a101, hem şok hem migros hem de mopaş var. mekan müdavimi olmak gibi market olayı da benim için sanırım :)
fiyat / indirim konusu benim için çok önemli değil zaten fazla gıda alışverişim olmadığı için o kısma takılmıyorum. bir de et ve süt ürünleri ya da alkolk alacaksam o kısımda migros,carrefour, metro vs gibi marketleri kullanıyorum.
0
hypathia
(19.02.24)
bim ve şok'a en az 1000 kez girmişimdir, fiyat farkı var.
0
gule gule
(19.02.24)
Aynı sebeplerle girmiyorum. İtici gelecek ama çocukluğumdan beri alıştığım yerde bize en yakın market migros ve macro center’dı. Şimdi mecburen işimden dolayı çok da iyi olmayan bir semtte yaşıyorum. Her yer bim, a101, şok. Ben yine uzak muzak demeden ya migros’a yürüyorum ya online söylüyorum. Macro zaten yok :d
Bu arada çok bir kalite farkı olduğuna da inanmıyorum. Sadece yapacağım alışverişten keyif almak istiyorum.
—- Yararlı bir bilgi——
Gıda mühendisi ve market denetleyen arkadaşım üç harfli marketler içinde en kaliteli ürünlerin bim’de olduğunu söylemişti.
0
ruhen hastayim ben
(19.02.24)
evime yürüme mesafesinde orta büyüklükte carrefour ve migros da var fakat toplu alışverişi file marketten yapıyorum. mağaza düzeni, özellikle meyve-sebze ve fırın ürünlerinin kalitesi (belli bir standardın altına inmedi şimdiye kadar), kendi markası olan ürünlerin fiyat performans oranı gayet başarılı. hem file hem migros'un online alışveriş uygulamasını da sıkça kullanırım. şokun 1 tane düzgün şubesini görmedim o yüzden zorunda kalmadıkça uğramam. a101 ve bim mağazalarına özellikle aktüel ürünler için ara ara girerim. a101 şubelerinin düzensizliği bazen yoruyor ama bir sorun olursa iade değişiklik için hiç uğraştırmadan sorunu çözmeleri bakımından hem a101 hem de bimden ufak tefek alışverişlerimi yaparım. fiyatlarda da fark kesinlikle var ama bu fark sizin için ne kadar önemli o kısmı bütçenize göre değişir tabi.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(19.02.24)
zorunda kalmadıkça girmem sadece yakın diye yoğurt falan alırım ama uğramam bile. bence m adlı market daha iyi fırsat sunuyor. 3 harfliler gramajla oynayıp daha kalitesiz ve seçeneksiz ürün sunuyor.
not: file market bimin mağazası. alkol satmayan market market değildir.
0
mikahakkinen
(19.02.24)
Migros = macro, et/ sebze için de özellikle gürmar
İyi bir gelirim var
ve fiyat farkı hala var. son 1-2 senedir yolumun üstü olduğundan a101'e alıştım. sonra bi düşündüm acaba daha önce ön yargıdan dolayı mı uzak dırıyordum bu marketlerden deyip bim'e şok'a da girdim ama hayır net bir şekilde kalitesiz geldi gözüme. ürünler de genelde isimsiz.
a101 bu noktada biraz daha ayrılıyor kendi ürünlerinin yanında (ki genelde bilindik markaların fabrikaları) bildiğimiz markaları da ucuza veriyor. özellikle tuvalet/ havlu kağıdı ve soda için gidiyorum. güzel indirim oluyor.
şok'a bir kez kamp sandalyesi için gitmiştim. canavar gibi iki tane sandalye aldım yok paraya.
0
air
(19.02.24)
3 senedir falan bu marketlerden çok alışveriş yapmıyorum, pek nadir. migros'a çok alıştım. bi de indirimlerle vs a101, bim'le aynıya geliyor diye düşünüyordum. bir ara migros online'da sepet yapar, aynı sepeti online diğer marketlerde de yapar ve bakardım. genelde fark olmuyordu.
neyse, geçen bir ara bim'e girdim. bir sürü şey aldım ve çok ödemedim. mutfak eşyaları falan vardı bir sürü. onlar da hoşuma gitti.
teker teker bakıp karşılaştırınca yok gibi duruyor ama, hayır, var. en azından arada bi yolun düşebilir.
0
biseysorcaktim
(19.02.24)
Hiç böyle şeylere takılmam, yolda hangisi yakınsa oradan alırım. Üç haneli, ortalama üstü maaş alıyorum. Et ve sebze alacaksan evet bime a101e filan girmem ama bir yoğurt alacaksam, koladır ekmektir basic şeyler için hiç düşünmem en yakındaki en iyisidir :D
0
Gradient_tabanlı_mor
(19.02.24)
benim çevremde market olarak sadece bir tane macrocenter var. a101 bim şok vs. yok. olsaydı aynı olan ürünleri almaya giderdim. süt, yoğurt, peynir, tuvalet kağıdı vs.
onun dışında örneğin grandma ekmek alıyorum, sadece macrocenter satıyor, gibi durumlar var.
bir de kasiyerleri çok daha güler yüzlü. ortamı daha keyifli +1
0
gabe h coud
(19.02.24)
özkuruşlardan devam ben. iş yerimin orada a101 ve bim vardı ikisi de işimi görüyordu ama bim'den kola almazdım bazı şeyleri gerçekten kötü soğuk içecek vs yok. a101den online kedi ürünleri, oyuncak vs aldığım da olmuştu f/p dedikleri şekilde. içki için carrefour çünkü içinde sava var
0
ala09
(19.02.24)
ne bime girerim ne şoka ne a101. cok kalitesiz ürünler. oradan temel gıda ürünleri asla almam. belki temizlik ürünü alırsam.
0
sizofren06
(19.02.24)
ben de girmezdim sonra gitmeye başladım, birincisi öyle kalite farkı falan yok.
maalesef tr'de son dönemde her şey kalitesizleşmeye başladı.
şok ve a101 zaten bilindik markaları satıyor.
bim kendi markaları. bilindik ürünler olmazsa onları almazsınız.
çok fark ediyor.
ps. öncelik migros sanal market spor.
0
gurur
(19.02.24)
baska ulkede yasiyorum. turkiye'ye aile ziyaretine geldigimde yapiyorum alisveris bu marketlerden, zira eve yakin. disardan bakan biri olarak migrosla aralarinda oyle acayip bir kalite farki yok. bir de bim'den ayakkabi, gunes gozlugu falan almam ama yumurta, ekmek, peynir falan alirim ne olacak sanki.
süpürgemden gelen rutubet kokusu artık dayanılmaz boyutta. sanıyorum ıslak çekiş oldu veya filtreyi yıkadıktan sonra nemli koymuşuz, su anda filtreyi değiştirsem bile cihazın içinden anında tüm evi saran korkunç bir koku geliyor. ürün philips fc 9750yetkili servisi aradım eğer filtre değişimi ile
süpürgemden gelen rutubet kokusu artık dayanılmaz boyutta. sanıyorum ıslak çekiş oldu veya filtreyi yıkadıktan sonra nemli koymuşuz, su anda filtreyi değiştirsem bile cihazın içinden anında tüm evi saran korkunç bir koku geliyor. ürün philips fc 9750 yetkili servisi aradım eğer filtre değişimi ile çözülmediyse içtene gelen kokulara yapacak birşey yok dediler . cihaz tam 2 senelik, garantisi 20 gün önce dolmuş gerçi bu olay garanti kapsamında değil de, yeni olduğunu vurgulamak için belirttim.
daha önce başına gelen, bir çözüm önerebilecek var mıdır?
0
delidiyorum (19.02.24)
Sorumluluk almak istemem cihaz bozulursa ama kokunun sebebi nem kaynaklı bakteri üremesi sanırım. Dolayısıyla hijyenik bir temizliğe ihtiyacınız var gibi.
Ben olsam cihazı sökerim, her yerini isopropyl alkolle yıkarım (fişe takılı değilken elbette). Ekranlar hariç elektroniklere de sıkabilirsiniz saf isopropyl alkolü.
0
orient blue
(19.02.24)
Daha eski model bir philips'le aynı şeyi yaşadım. Torbasını, filtreleri değiştirdim. Sökülebilir her tarafını söküp temizledim, bir gün iyice kurusun diye açık bıraktım. Sorun halloldu. Islak emiş yaptırmışım ben de. Gerçekten iğrenç bir kokuydu.
0
Mirket
(19.02.24)
dün erişebildiğim her yerini temizlediğim dediğiniz gibi, cihazı da madem öyle parçaları açık bırakayım açık havada , umarım kurtulurum. şu an çöp gözüyle bakıyorum o bakımdan sorun değil her türlü tavsiyeye açığım :)
0
🌸delidiyorum
(19.02.24)
motor kısmında filtre kalmış mı? eğer çöp gözü ile bakıyorsan açabildiğim yere kadar sökerdim bakardım motor içinde de filtre varsa yıkardım tekrar. birde borik asit tozları alıyor inanılmaz koku emiyor içine bunu koyar bekletirdim. www.trendyol.com
0
eja
(19.02.24)
@eja, mutlaka alacağım faydası olur sanırım. o söküp yıkama işi için biraz lkurcalamam lazım kendime pek güvenmiyorum önce havalansın sonra onu deneyeyim. çok teşekkürler
7bin liralık alışverişi 6 taksit olarak seçtim, 7700 civarına okey verdim sipariş verildi. bankaya baktığımda provizyonda -7700 yazıyor, sms geldi 7700 liralık alışveriş falan filan. hepsiburadadan da bakınca 7700 liralık alışveriş olarak görünüyor. hiç bir yerde taksit yaptığıma dair bir şey göremi
7bin liralık alışverişi 6 taksit olarak seçtim, 7700 civarına okey verdim sipariş verildi. bankaya baktığımda provizyonda -7700 yazıyor, sms geldi 7700 liralık alışveriş falan filan. hepsiburadadan da bakınca 7700 liralık alışveriş olarak görünüyor. hiç bir yerde taksit yaptığıma dair bir şey göremiyorum. ekstre geldiğinde mi 1300 civarı olan taksiti görüp ödeyeceğim?
0
avatar is back (18.02.24)
pazartesi mobil bankada görünür.
0
Mirket
(18.02.24)
Sorun yok. Normal.
0
allah yazdiysa bozsun
(19.02.24)
7700 lira ise taksitlidir. Her yerde 7700 lira görmenizin sebebi, kartınızın limitinden 7700 lira eksilmiş olmasıdır. İlgili taksit miktarı "Hepsiburada 7700 liralık alışverişin 1/6 taksidi" gibi bir ibareyle sıradaki ekstrenize yansır kısa süre sonra.
Taksitli alışveriş dediğimiz şey pratikte kartın eksilen limitinin tamamını sonraki ay yerine, bölünmüş halde, vadeli şekilde yerine koymak oluyor günün sonunda. Normal yani.
merhaba. tek kişi yaşıyorum, son zamanlarda spora da başladım. böyle sebze, tavuk, et vs yapabileceğim ve tezgahım dar olduğundan dolayı çok yer kaplamayacak ve beni çok uğraştırmayacak bir airfryer arıyorum. benim için dediğim gibi pratik, hızlı bir şekilde pişirme ve çok yer kaplamaması önemli. ku
merhaba. tek kişi yaşıyorum, son zamanlarda spora da başladım. böyle sebze, tavuk, et vs yapabileceğim ve tezgahım dar olduğundan dolayı çok yer kaplamayacak ve beni çok uğraştırmayacak bir airfryer arıyorum. benim için dediğim gibi pratik, hızlı bir şekilde pişirme ve çok yer kaplamaması önemli. kullananlar hangi modeli önerir acaba, herkes farklı bir şey söylüyor modeller konusunda. yardımcı olabilirseniz çok sevinirim.
0
lazylibra (18.02.24)
Xiaomi gayet is goruyor
0
mor oje
(18.02.24)
Cosori kullanıyorum. Memnunum.
0
plastik turambar
(18.02.24)
@mor oje xiaomi'nin hangi modeli acaba?
@plastik turambar cosori'nin hangi modeli acaba?
0
🌸lazylibra
(18.02.24)
xiaomi pro 4lt olanini 4 aydir kullaniyorum. cesit cesit yemek deneyen biri degilim. buzluktan cikan eti 10 dk ya cozuyor, tavuk kanat, kofte gibi kizartma seyleri icin ideal. cig patates gibi seyleri pisirmek cok zaman aliyor. dikkat etmeyince yemegi pisirmeden kurutabiliyor. genel olarak her airfry icin gecerli. benim mutfagim da kucuk, ebatlari ideal bence. haznesi bulasik makinesinde yikaniyor. kagitla kullanirsaniz daha rahat edersiniz.
0
ya volna
(18.02.24)
Bende bu var. Tek kişi bana yetiyor. Daha iyisi varsa bilemem.
@ya volna @Mirket teşekkürler cevabınız için. tavuk, et vs'yi tek seferde hallediyor mu? yoksa önce bir tarafını daha sonra çevirip diğer tarafını mı kızartmak gerekiyor?
Bana böyle şunu unutmayın dediğiniz öneriler lazım.Ev müstakil. Banyo, WC mutfak hepsinin yerini değiştiriyoruz. Taban, tavan tesisatlar, kombi, kombi boruları, petekler vs vs hepsi değişiyor. Örneğin cat6 tesisatı döşet. Güvenlik kamerası tesisatı döşet gömülü şekilde gibi.
Bana böyle şunu unutmayın dediğiniz öneriler lazım.
Ev müstakil. Banyo, WC mutfak hepsinin yerini değiştiriyoruz. Taban, tavan tesisatlar, kombi, kombi boruları, petekler vs vs hepsi değişiyor.
Örneğin cat6 tesisatı döşet. Güvenlik kamerası tesisatı döşet gömülü şekilde gibi.
0
jackyr (17.02.24)
Bu kadar büyük bi tadilata giriyorsanız iyi bütçeniz var demek ki. Bence direkt bir iç mimar ile çalışın, hem ustalarla falan o ilgilenir hem de sizin aklınıza gelmeyen yerleri halleder.
Ama spesifik öneri olarak bence yatak odalarında eğer yatak kapı girişinde değilse, yatağın olacağı yere vavien sistemiyle bi anahtar daha ekletin. Yatakta uzanırken ışığı açıp kapayabilmek güzel bir lüks :D
0
nundu
(17.02.24)
Yatak odalarına vavien falan gibi yatılan yerden ışık kontrolü sağlayan ekstra anahtarlar olabilir.
edit: herkesin derdi aynıymış :)
0
whoosie
(17.02.24)
İnternette gördüğüm birkaç mutfak tasarımında lavabo ile bulaşık makinesinin alakasız yerlerde olması dikkatimi çekmişti. Olabiliyor demekki ve olmamalı.
Bir de fırın niye ocağın altında olmalı, onu hiç anlamıyorum. Tezgah altında olması şart değil. Yerden tavana uzanan bir dolapta eğilip kalkmadan kullanılabilecek bir yere konumlanmalı bence.
0
Mirket
(17.02.24)
Hocam ben anahtar teslim yaptırdım ve yeni çocuğumuz olduğundan başında pek duramadım. Öncelikle siz olabildiğince durun.
Alt yapıyı mutlaka yenileyin ve kaliteli malzeme kullanın. Mümkünse elektriçiyi, tesisatçıyı siz bulun.
Benim anahtar teslimcinin elektrikçisi yama yapmış, yani kablonun ilk 30cmi 2.5luk atıyorum geri kalanı eski tesisat 1.5luk.
Elektrikçi sigortaya bakıp abi bunu çinliler kullanmıyor dedi. Kabloları ben kendim çektim bazı yerlerde erime var.
Abi yanmanıza ramak kalmış dedi.
Bunların hepsinin yeni klima taktırmak istediğimde farkettim, topraklama yoktu.
Mutlaka kaçak akım rölesi taktırın, Evde 2-3 klima, ısıtıcı vs çalışabilecek şekilde tesisat çekilsin.
Su tesisatındasifon çekilince musluktan gelen su azalmasın.
Kısaca daha sonradan baş ağrıtacak şeylerin hepsini kaliteli yaptırın gerekirse ek kredi çekin.
Isı yalıtımını es geçmeyin.
Evde nem küf sorunu varsa, isonem thermal boya ve ms82 kullanabilirsiniz.
isonem thermal boya pahalı ama doğru uygulanırsa ısı yalıtımı açısından faydalı.
Geniş bir odanız var diyelim ikiye böleceksiniz, duvar öreceksiniz, buvatların kapanmamasına dikkat edin. pencere duvarı kırılacak diyelim tavandan yere cam kapı yapılacak üst duvardan tesisat geçip geçmediğine kırılırken tesisat yolunun piç edilmediğine dikkat edin.
Anahtar teslimcilere tamamen işinizi bırakmayın.
Erkan usta allah seni bildiği gibi yapsın.
0
ultior
(17.02.24)
Biz de taze yaptırdık. İç mimardan teklif aldık yüksek geldi kendimiz yapmaya kalktık. Çok uğraştık. Keşke yapsaydık dedik
Proje çizerek yapın. Ustalara Bırakmayın. Elektrik prizleri sonra dolabın arkasında kalıyor. Dolabın kapısı açılırken başka yere değiyor. Duşa kabin kapısı banyo twzgahına değiyor tam açılmıyor vs. Önce simulasyon yapıp sonra usta gelsin.
0
efruz
(17.02.24)
Bacalarınızın geniş olması, uyduruk delikli baca tuğlasına ek olarak etrafının ek bir tuğla katmanıyla izole edilmesi, çatının en yüksek yerinden en az 50 cm daha yukarıda olması şart. Ev iki katlıysa, alt kat için farklı bacalar, üst kat için farklı bacalar olması. Aksi halde soba veya şömine kurunca aklınızı oynatırsınız.
Mutfakta davlumbaz bacası olması.
Tercihan yerden ısıtma olması. Klima için hazır elektrik altyapısı ve delik bırakılması.
Su tesisatı için en ince boru kullanılmaMası (galiba tek parmak kalınlığı değil, 4 parmak olması). Kalın olursa borularınız ileride tıkanmaz.
Pis su tesisatı için dirsek veya boyun tasarımına dikkat edilerek yapılması. Hem koku, hem akışın ileride sorun yaratmaması.
Yukarıdakileri yaparsanız, sonradan delme veya kırma işleriniz çok azalır.
Çatının hem strafor, hem izolasyon halısı, hem de sıva ile izole edilmesi. Bunların üzerine çatı yapılması vs.
Duvar köşeleri, duvarla çatı bağlantılarının, duvarla taban bağlantılarının köpük veya silikon veya mastikle çok iyi izole edilmesi, su veya böcek geçemez olmasının garantilenmesi.
Oturma alanlarının ve tercihen yatak odası olan odaların güneye veya guneydoğuya bakması ve camlarının geniş olması. Hem yazın hem kışın yaşam kaliteniz çok farkeder.
Yedek eşyadepo alanı ve kiler için yer bırakılması veya oda ayarlanması. Mümkünse müştemilat yeri yapılması.
Rüzgar alan, ama yağmur almayan şekilde odun saklama yeri yapılması. Odunlarınızın kuru olmasını sağlar vs.
Balkon veya verandanın masa artı sandalye için uygun genişlikte olması. Bahçede mutlaka lavabo ve musluk olması.
Araba için park yeri düzenlenmesi. Yağmurda arabadan eve gidişin kolaylaştırılması.
Ev ege veya akdenizdeyse, yerlerin seramik olması. Süpürgeliklerin de seramik olması. Islak temizlik yapabilirsiniz.
Duvarların ve tabanın sıva ve şap ile düzenlenerek izole edilmesi. Duvar sıvasının üzerine astar boyanın mutlaka yapılması (aksi halde boya tutmaz, ileride çok uğraşırsınız).
Evde şömine olmaması. Görsellik dışında pek bir yararı yoktur. Hem ısıtmaz, hem kirletir, hem akar, pahalıdır filan.
0
alfired
(17.02.24)
Cok teknik degil ama firin ocagin altinda degil, normal erisilecek yukseklikte olmali, muhtesem bir sey. +1 Yatagin yanina bol soket ve isik acma kapama dugmesi +1 Bulasik makinasi hangi elinizi kullandiginiza gore lavabonun saginda ya da solunda olmali +1
Boyamaktan bahsetmiyorum, genel olarak temizliğinden bahsediyorum. İnternette şöyle bir ürün buldum ama kargosu, gümrüğü vs. 500'ü buluyor: https://www.amazon.com.tr/Canzt-Profesyonel-spor-ayakkab%C4%B1-temizleyici/dp/B0BKVQ2SVWBunun muadilini Türkiye'de bulamaz mıyım? Ya da sizin kullanıp memnun ka
Boyamaktan bahsetmiyorum, genel olarak temizliğinden bahsediyorum. İnternette şöyle bir ürün buldum ama kargosu, gümrüğü vs. 500'ü buluyor: www.amazon.com.tr
Bunun muadilini Türkiye'de bulamaz mıyım? Ya da sizin kullanıp memnun kaldığınız ürünler var mıdır? Şöyle bir şey buldum mesela, ne dersiniz: www.trendyol.com
0
halitkin (17.02.24)
hiç temizlemiyorum. 1 sene full giyip yırtıp atıyorum
0
ferenc
(17.02.24)
Makineye atıyorum yastık kılıfına koyup, 30 derece 30 dakikada yıkıyorum.
0
whoosie
(17.02.24)
Diş fırçası+ diş macunu, beyaz sabun, karbonat ile temizlemek daha sağlıklı, makinede yapıları bozuluyor.
0
zihua
(17.02.24)
Şöyle bir şey var. Ayakkabı mağazalarında çeşit çeşit markaları satılıyor.
Şimdi.. amacım kilo vermek. Grup derslerine katılıyorum akşam, sonra da aletlerle falan kendim takılıyorum.Bu dersler akşam 4, sabahta 2 tane ama bana ard arda ağır geldiği için akşam 1-2 tanesine katılıyorum.Akşam iş saatlerinde değişiklik oldu, arada kaldım sabah mı gitsem akşam mı diye. Akşam yin
Şimdi.. amacım kilo vermek. Grup derslerine katılıyorum akşam, sonra da aletlerle falan kendim takılıyorum. Bu dersler akşam 4, sabahta 2 tane ama bana ard arda ağır geldiği için akşam 1-2 tanesine katılıyorum. Akşam iş saatlerinde değişiklik oldu, arada kaldım sabah mı gitsem akşam mı diye. Akşam yine giderim ama geçe kalacağım, sabah derslerine katılım oluyor mu bilmiyorum. Sabah kahvaltı yapmıyorum diyetle ilgili değil alışkanlığım böyle. Sporda bu yüzden zorlanmam.
Diyet listem var.
0
spherical (16.02.24)
Sporun şu saatte olanı daha faydalı, bu saatte olanı faydasız diye bir şey yok. Sana hangisi uygunsa o saatte git. Akıllı saatin varsa ve derdin zayıflamaksa daha çok kalori yakılan derslere katıl. Sabah yapacağın sporda yoğun tempolu bir şeyler yapılıyorsa aç olacağın için zorlanabilirsin.
0
Mirket
(16.02.24)
öğleden sonra 4 seçerdim. uzun seneler sabah 6-7 gibi ağır kardiyo ve ardından ağırlık antrenmanı şeklinde spor yaptım. stresimi artırdığını, cildime iyi gelmediğini kendi tecrübelerimle söyleyebilirim. araştırmalar da böyle yazıyor. akşam 8'den sonrası da uyku için iyi değil.
0
gabe h coud
(16.02.24)
Mirket +1 Kanitlanmis sekilde su saatte spor yapmak ideali diye bir şey yok. Caniniz ne zaman isterse o zaman gidin.
0
logisticsmanager
(17.02.24)
bence sabah spor yapılmamalı. 4 çok iyi bir saat.
0
abelardo
(17.02.24)
kisinin kendini en iyi hissettigi zamandir, su iyi bu iyi diye kanitlanmis bir sey yok. ben sabah ve bos mide ile yapiyorum cunku kendimi en iyi o zaman hissediyorum mesela.
Vücut ağırlığı ile yapılan egzersizler için youtube, tv app, android app?
ananiyimioguz
Pc başında oturmaktan hareketsizlikten hığğk deyip gideceğim.Spor salonuna gitmeyi deniyorum ama çok sıkıcı geliyor ortamını da sevmiyorum açıkçası. E hazırlanması giyinmesi soyunması da çok zahmetli geliyor. Hep başlayıp başlayıp 1-2 ay sonra bırakıyorum.Evde hiç denemedim. Evde 1 tane mat ve bir i
Pc başında oturmaktan hareketsizlikten hığğk deyip gideceğim.
Spor salonuna gitmeyi deniyorum ama çok sıkıcı geliyor ortamını da sevmiyorum açıkçası. E hazırlanması giyinmesi soyunması da çok zahmetli geliyor. Hep başlayıp başlayıp 1-2 ay sonra bırakıyorum.
Evde hiç denemedim. Evde 1 tane mat ve bir iki dambıl var.
Ama ne yapacağımı bilmiyorum. Fıtığım var 3 tane ellerinizden öper. Onu zorlamayacak şeyler yapmam lazım. Aynı zamanda da sırt kaslarımı geliştirmem lazım ki fıtığım ilerlemesin.
Boy: 191, KG: 110 benim acilen 95 lere inmem lazım. Aslında dışarıdan bakıldığında sadece göbeğim varmış gibi gözüküyor ama ben 90lardan buralara geldim. 90 olunca da baston gibi dolaşıyorum o da rahatsız ediyor.
Hangi adımları izleyebilirim evde?
0
ananiyimioguz (16.02.24)
Google "you are your own gym". Her seyi anlatıyor.
Ama fıtık demissiniz. Bu biraz sıkıntı çünkü youtube ya da kitap size fıtığa sorun yaratmayan diye anlatmaz. O kısım biraz zorlu.
0
logisticsmanager
(16.02.24)
Kilo vermek için diyet yapman lazım. Sağlıklı ve dengeli beslenirsen kilo verirsin, sporla değil.
Fıtığın varsa web'den ya da uygulamadan spor seçip yapmanı önermem. Bir gün iki büklüm kalabilirsin.
Bir reformer pilates salonuna yazılmanı öneririm. Hem postürün düzelir 2-3 ayda, hem sırt kasların güçlenir.
0
Mirket
(16.02.24)
Better me diye bir app var, on gündür kullanıyorum. Ufak bir ücret karşılığı (indirimde 100 küsur liraydı sanırım) beklentiniz, hedefiniz doğrultusunda size üç aylık program hazırlıyor. Keyifli memnunum şimdilik, bakabilirsiniz indirip
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(16.02.24)
Soruna tam cevap değil ama spor salonuna gitmeye zorla kendini. Yoksa bu tembellik usengeclik ile evde de pek verimli ve düzenli spor yapacagini zannetmiyorum. Kilo fazlan var ve disiplinli şekilde sedanter yaşamdan çıkmalısin. Spor salonuna hazırlanmaktan bile useniyorsun. Bu usengecligi yenmek için üzerine gitmeli ve salona düzenli gitmelisin. Bir zaman sonra usenmeyeceksin.
0
abelardo
(16.02.24)
Youtube => walk at home.
Hiç bir alet gerektirmeyen her yaşta ve seviyede insanın kolaylıkla yapabileceği kardiyo egzersizleri.
iyi bir diyetle birlikte düzenli uygularsan kilo vermek garanti. Tarafımdan denendi onaylandı.
macfit mi, mahalle arası spor salonu mu, private club mu?
mr.goodcat
standart beyaz yakayım. akşam 5-6 civarı evde oluyorum. akşamları boş yani. spora gideyim diyorum. sizce seçenek hangisi olmalı? private club tarzı bazı yerler falan da var ufak. amaç vucüda şekil kazandırmak. kilo 70 boy 172
standart beyaz yakayım. akşam 5-6 civarı evde oluyorum. akşamları boş yani. spora gideyim diyorum. sizce seçenek hangisi olmalı? private club tarzı bazı yerler falan da var ufak.
amaç vucüda şekil kazandırmak. kilo 70 boy 172
0
mr.goodcat (15.02.24)
Herbirine bir gün ayırarak, çalışacağın saatte, gideceğin yoldan giderek hepsini git gez.
Yolun sana külfeti, salonun o anki kalabalığı, içerdeki ortam, çalışan popülasyonu, aletlerin başındaki bekleme süreleri vs konularını bir değenlendir ve ona göre karar ver.
0
Mirket
(15.02.24)
En iyi spor salonu evine yakın ulaşımı kolay olan spor salonudur bence.
0
les yeux blanches
(15.02.24)
çok yoğun bir saate denk geleceksin, bahsettiğin kulupleri 6-7 arası bir ziyaret et yoğunluğa bak. her makinada 20 dakika sıra beklersen o iş yürümez.
klubun işletmecisi ve yaklaşımı çok önemli. macfitden bir hizmet-destek alamazsın kendi bilgin ile ilerlemelisin. bazen ufak salonları işleten kendisi de sporcu kişiler oluyor. çok daha verimli olabilir.
0
orpheus
(16.02.24)
1- evine en yakin olan 2- senin gidecegin saatlerde en sakin olan
Bankalarda makas çok fazla. Buna rağmen dolar ve altını bankadan mı yoksa kuyumcu/döviz bürosundan mı alıyorsunuz? Bir de kuyumcu ve döviz bürolarında haftasonları fiyat daha pahalı olur mu?
Bankalarda makas çok fazla. Buna rağmen dolar ve altını bankadan mı yoksa kuyumcu/döviz bürosundan mı alıyorsunuz?
Bir de kuyumcu ve döviz bürolarında haftasonları fiyat daha pahalı olur mu?
0
birmilyonunvarmi (15.02.24)
1. b şıkkı 2. Evet
0
Mirket
(15.02.24)
Altını altın sertifikası (altıns1) veya altın byf'si (zgoldf) olarak alıyorum. İlkinde alırken biraz pahalı alma veya satarken biraz ucuz satma olabiliyor dönemsel olarak. İkincisinde de çok cüzi bir yönetim bedeli var. İkisinde de makas yok.
Döviz de pek almıyorum ama alırsam byf olarak alıyorum. Makas yok.
Haftasonu makas artar.
0
perferil
(15.02.24)
Döviz için laleli ve kapalı carsi'ya gitmek lazım. Altın için de kuyumcu. Daha önce hep bankadan alırdım ama çok zarar ettiğimi anlayınca yöntem degistirdim.
0
prole
(15.02.24)
Kuyumcudan alıyorum ben.
0
drako
(15.02.24)
Yıllardır banka makasının kuyumcudan daha dar olduğunu gözlemlemişimdir. Makasları tekrar kontrol edin bence.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.