Giriş
(3)

Akıllı saat nabız ölçme

rebecca
Bu özelliğe sahipmiş sanıyorum çoğu akıllı saat, doğru gösteriyor mu ne diyosunuz? çarpıntımı takip etmek için kullanılabilecek bir ürün müdür merak ediyorum.
Bu özelliğe sahipmiş sanıyorum çoğu akıllı saat, doğru gösteriyor mu ne diyosunuz? çarpıntımı takip etmek için kullanılabilecek bir ürün müdür merak ediyorum.
0
rebecca
(06.03.24)
Evet, doğruyu gösteriyor. Mi Band2 miydi ilk çıkanı, onu omron tansiyon aletiyle teyid etmiştim. Doğru gösteriyordu.
0
Mirket
(06.03.24)
Apple watch kullanıyorum. Büyük oranda doğru ölçüyor aslında evet. Her modelde hata payı azalsa da 3-5 yanılma payı var her zaman. Spor yaparken vs.takip için faydalı kullanımı ama ciddi bir rahatsızlığınız varsa sağlık takibi açısından %100 güvenmenizi önermem tabi.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.03.24)
realme rma 161 hediye gelmişti (basit bir şey)
şu anda da mi watch 3 kullanıyorum (yine deli iyi bişey değil)
ikisi de omron m2 tansiyon aletinden (kardiyologların önerdiği bi marka) farklı bir şey göstermiyor.

hata olmuyor mu oluyor bazen otururken x2 şeklinde 120 nabız gösterebiliyor ama çok çok ender, düzgün takılırsa genellikle doğru nabız mevzusu.
0
hedep
(06.03.24)
(8)

yakın zamanda anlaşmasız boşanan var mı?

hhhh99
arkadaşlar selamlar eşim boşanma davası açacağını söyledi sanırım anlaşmalı açmayacak merak ettiğim durum şu.ben evlenerek Almanya ya gittim eşim çifte vatandaş ve Almanya da çalışıyor ben kendi isteğimle Türkiye ye dönecem ve hiçbir zaman çalışmadım.benim durumum da avukat tutacağım ama merak ettiğ
arkadaşlar selamlar eşim boşanma davası açacağını söyledi sanırım anlaşmalı açmayacak merak ettiğim durum şu.

ben evlenerek Almanya ya gittim eşim çifte vatandaş ve Almanya da çalışıyor ben kendi isteğimle Türkiye ye dönecem ve hiçbir zaman çalışmadım.

benim durumum da avukat tutacağım ama merak ettiğim nafaka veya tazminat ödemek zorunda olabilir miyim sadece eşim bir kez Almanya da şiddet ve tehdit şikayetinde bulundu ancak sonra şikayetini geri çekti.

ayrıca beni darp ettiği video var bende
not:ben erkeğim
şimdiden teşekkürler.
0
hhhh99
(05.03.24)
soru sormamışsınız. boşanma davası nerede açılacak? almanya mı? siz boşanmak istiyor musunuz? yüzeysel olarak yardımcı olunabilir tabi ama bir avukatla görüşüp ayrıntılı bilgi alın
0
paintov
(05.03.24)
Bu işler ciddi işler, mutlaka bir avukata danışın. Hukuki yardım alana kadar elinizden geldiğince büyük bir hareket yapmayın. Mesela evi veya ülkeyi terk etmek belki de aleyhinize olacaktır.
Sizin para kazanmadığınız, karşı tarafın kazandığı durumda nafaka ödemezsiniz. Çekişmeli boşanma çok uzun, çirkin, pahalı bir süreç. Umarım anlaşırsınız.
0
michael_knight
(05.03.24)
Avukat değilim ama bildiğim kadarıyla Videoyu kullanamazsınız. Özel hayatın gizliliğini ihlaldir, kirli delildir.

Aynı şeyi ben de önereyim. İlle de boşanacaksanız bir yolunu bulup anlaşmalı boşanın.
0
Mirket
(05.03.24)
her iki ülke hukukuna göre sonuç değişir. nihayetinde eşin çalışmıyorsa veya boşanma sebebiyle güçlüğe düştüyse nafaka talep ederse çıkabilir. tazminat işi boşanma olayındaki kusura göre değişir. bir avukat ile görüşmeniz iyi olur.
0
kendicoplugundeotenhoroz
(06.03.24)
Almanya da olmayacak Türkiye de evlendik ben sadece Türk vatandaşıyım ben boşanmak istiyorum ama mahkeme de bu benim aleyhime olacak ise boşanmak istemem
0
🌸hhhh99
(06.03.24)
ülkeyi mecburiyetten terkedi yorum çünkü kalacak yerim yok ben hiçbir zaman çalışmadım Türkiye de ve Almanya da eşim çalışıyor Almanya da anlaşmalı olmasını istiyorum ama pek anlaşmalı olamayacak gibi
0
🌸hhhh99
(06.03.24)
görüntü Kendi evimizde çekildi yinede kullanılmaz mı
0
🌸hhhh99
(06.03.24)
ben Almanyada hiç boşanma işine girmeyeceğim herşeyi Türkiye den yapacağım eşim çalışıyor maaşı ortalama alt sınırda değil çünkü yardım alamıyoruz ben çalışmama rağmen
0
🌸hhhh99
(06.03.24)
(2)

Kokmayan omega 3 tavsiyesi

photo85
Omega 3 lazımmış.1.kırmızı çizgi büyük kapsülleri assssla yutamıyorum2.kırmızı çizgi balık yağı da çemen bira gibi tende terde vücutta nefeste kokuyor, buna tahammül edemiyorumBana önereceğiniz bi ürün var mı şöyle kokmayan
Omega 3 lazımmış.
1.kırmızı çizgi büyük kapsülleri assssla yutamıyorum
2.kırmızı çizgi balık yağı da çemen bira gibi tende terde vücutta nefeste kokuyor, buna tahammül edemiyorum
Bana önereceğiniz bi ürün var mı şöyle kokmayan
0
photo85
(05.03.24)
Şu da mı olmaz?

easyfishoil.com
0
Mirket
(05.03.24)
sjomann's çiğneme tabletli fish oil omega 3 kullanıyorum dediğiniz gibi bir durumla karşılaşmadım aroması zaten portakallı balık namına hiç bir kokusu yok
0
eja
(06.03.24)
(5)

Kredi kartı borcunu son gün veya ilk gün ödemek

chicha_v2
Bugün kartımın ekstresi kesilmiş, bir an önce ödeyeyim kurtulayım diye ödedim ödeyeceğim tutar kadarını.Son gün veya son güne yakın ödemenin bir avantajı/dezavantajı var mı? O aradaki 10 günde toplam borca faiz işlemeye devam ediyor mu?
Bugün kartımın ekstresi kesilmiş, bir an önce ödeyeyim kurtulayım diye ödedim ödeyeceğim tutar kadarını.

Son gün veya son güne yakın ödemenin bir avantajı/dezavantajı var mı? O aradaki 10 günde toplam borca faiz işlemeye devam ediyor mu?
0
chicha_v2
(05.03.24)
erken ödemenin hiçbir avantajı yok, parayı gecelik fona koysanız 3-5 kar ederseniz son güne kadar. ben öyle yapıyorum şahsen.
0
shadowfollower
(05.03.24)
son ödeme tarihini geçirmediğiniz sürece faiz işlemez.
0
inheritance
(05.03.24)
ekstre tarihi ile son ödeme tarihi arasında hiç fark olmaz tutar açısından, faiz son ödeme tarihinden itibaren işlemeye başlar. Tutar ne kadar bilmiyorum ama 10 gün içinde o tutarı risk olmayan bir enstrümanla çok da artıramazsınız. ödeyin kafanız rahat etsin bence. ama risk almayı severim diyorsanız bitcoin son 2 haftada bayağı arttı mesela.
0
mustafakesekci
(05.03.24)
Arkadaşlar soruya cevabı vermişler.
Ben bir ek bilgi vereyim.
Son ödeme tarihini 1 gün kaçırırsanız 1 günlük faiz değil 11 günlük faiz ödersiniz.
0
Mirket
(05.03.24)
Son değil de sondan 1 önceki iş gününde ödemeni tavsiye ederim. Banka sistemlerinde arıza olabilir, EFT gitmeyebilir, Uygulama çökebilir vs vs tonla risk var. O yüzden son iş gününe bırakma.

İki gün öncesine kadar bekle ve o süreçte paranı günlük likit fonlarda değerlendir. Bedava para kazanırsın.

Kabaca 10.000 TL için günlük 12 TL faiz gelir. Gerekenden 10 gün erken ödemek 120 TL demektir.

Erken ödemenin kredi skoruna olumlu etkisi olup olmadığından emin değilim. Ancak geç ödeme kesinlikle kredi skorunu düşürür, dikkat et. Alınacak risk değil.
0
ziplamayi ogrenen fil
(05.03.24)
(3)

ziraat bankası dolar

charlotte blanc
tanımadığım birinin adına 1510 dolar yatırıcam. adam ziraat kullanıyor. bende ziraat yok enpara var.masraf almayacakları yöntem var mı?atmden yatırma?enpara dolar hesabımdan ziraat e gönderme?hangisinde masraf almazlar. benim için en basiti enpara hesabından yollamak.
tanımadığım birinin adına 1510 dolar yatırıcam. adam ziraat kullanıyor. bende ziraat yok enpara var.

masraf almayacakları yöntem var mı?

atmden yatırma?
enpara dolar hesabımdan ziraat e gönderme?

hangisinde masraf almazlar. benim için en basiti enpara hesabından yollamak.
0
charlotte blanc
(05.03.24)
Hepsinden masraf alınır da en ucuzu Xiraat Şubesinden yatırmakla olur.
0
Mirket
(05.03.24)
Döviz transferi farklı bankalara olunca 2-3 gün sürebildiği oluyor. En iyi çözüm Enpara'dan Enpara'ya, ya da Ziraat'ten Ziraat'e havale olur. Atm'lerin günlük para yatırma limiti var, birçoğu döviz de kabul etmiyor. Onlara bi bakmak lazım. Aynı bankalardan hesabınız yoksa en garantisi gidip şubeden yatırmak gibi gözüküyor.
0
fobfilm
(05.03.24)
Enpara para almıyor döviz transferinden.
0
perferil
(05.03.24)
(6)

Altin fonu stopaj oranı toplam tutardan mi yoksa kardan mi alınır?

havadakarada
100 bin TL para yatırdık ve 150 bin TL oldu diyelim. %10 stopaj varmış. Yani parayı çekince 5 bin mi 15 bin mi stopaj ödenir? Ayrıca bunun herhangi bir vergi bildirimi vs yok değil mi?Son olarak, fiziki altin alternatifi olarak altin fonu önerir misiniz? Direkt altin hesabı olunca alım satım farki ç
100 bin TL para yatırdık ve 150 bin TL oldu diyelim. %10 stopaj varmış. Yani parayı çekince 5 bin mi 15 bin mi stopaj ödenir? Ayrıca bunun herhangi bir vergi bildirimi vs yok değil mi?

Son olarak, fiziki altin alternatifi olarak altin fonu önerir misiniz? Direkt altin hesabı olunca alım satım farki çok olabiliyor. Altin fonunda ise altin ne kadar artıyorsa o kadar artar mı ondan emin olamadım.
0
havadakarada
(05.03.24)
Stopaj kazançtan alınır.
0
malheiros
(05.03.24)
* Fiziki altın candır. Hesaptaki altınlar, dövizler sanal varlıklardır. Biri yarın, %50'sine kesik attım diyebilir, alım-satım makasını çok açabilir, serbest piyasanın yarısına satabilir vs. vs. Yapan ülke çok.

* Seçimlerden sonra döviz ve altın bazlı fonlara %40'a kadar stopaj gelebilir. Cihat Çiçek, seçimden önce hepsini bozup, sonrasında tekrar alacağım diyordu.

Yani siz 500 TL'den altın fonu aldınız, altın seçimden sonra 2,500 TL oldu. Bozdunuz, karınız 2,000 TL üzerinden stopaj alırlar.

Seçimden önce 2,100 TL'den bozup, tekrar aldınız. 2,500 TL'den sattınız. 400 TL üzerinden stopaj alırlar. Çok önceden aldığınız fonlar varsa, gözden geçirin...


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.03.24)
sizde hangi altın fonu var? bildiğim kadarıyla bu fonlarda stopaj 0.


prnt.sc
0
exlibris
(05.03.24)
Sen ayrıca bir şey ödemeyeceksin. Her şeyi ödenmiş fiyattan satacaksın satarken.

Aslında şu videoyu seyretsen kafana takılan ve takılabilecek her şeyin cevabı var.

www.youtube.com
0
Mirket
(05.03.24)
Yanlış bilgilendirme olmasın ama benim bildiğim yabancı fonlarda kârdan %10 stopaj var. Yerli fonlarda böyle bir durum yok. Içinde yabancı ibaresi geçen tüm fonlar dediğim gibi.
0
lionel andres
(05.03.24)
Stopajsız, %10 stopaj vs. fark etmez. Erdoğan yetkiyi aldı. Bir gece ansızın, %40 vergiyi koyabilir.

Bu tarz durumlarda, normal şartlar altında, eskiden aldığınız fonlar etkilenmemeli. Ancak burası Türkiye. Normal şartlarda yaşamıyoruz. Biraz zararı göze alıp, karınızı seçimden önce almakta fayda var!


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(05.03.24)
(10)

Ameliyat deneyimlerinizi merak ediyorum

Kittie
Gun yaklastikca neler hissettiniz gibi seyleri merak ediyorum veYolda giderken heyecanlandiniz mi? Onceki gece uyuyabildiniz mi?Heyecaniniz ne zaman yatisti?Olebileceginizi dusundunuz mu hic?Ilkinde kac yasindaydiniz bu opsiyonel yas belirtmek istemeyen olabilir diye :)
Gun yaklastikca neler hissettiniz gibi seyleri merak ediyorum ve
Yolda giderken heyecanlandiniz mi? Onceki gece uyuyabildiniz mi?
Heyecaniniz ne zaman yatisti?
Olebileceginizi dusundunuz mu hic?
Ilkinde kac yasindaydiniz bu opsiyonel yas belirtmek istemeyen olabilir diye :)
0
Kittie
(04.03.24)
18imde afedersiniz kabız diye gittim hastaneye, yürüterek, ağrı sızı yok doktor bir bastırdı sol alt kısmına karnımın, dedi: 'apandisit hemen ameliyat'.

Ne olduğunu anlamadan sedyedeyim. Oyun havası eşliğinde; "bu nasıl ortam derken" uyuttular :/
0
anon1m
(04.03.24)
ilkinde 27 yaşındaydım, 2011'de lokal anestezi ile oldum. ben çok sakin biriyim ve o zamanlar maraton koşuyorum. kalp atışlarım çok düşüyor. ameliyat sırasında internler herhalde, panik oldular. doktor hanım sordu; gabe bey siz koşucu musunuz? evet dedim. öyle rahatladılar. ameliyat bitince beni bir odaya aldılar ve saatlerce uyudum. doktor uyandırmaya kıyamadım dedi. aslında yatılı bir operasyon değildi :P

bir başkasında tam anestezi oldum. ameliyathaneye girdiğimi hatırlamıyorum. hastane odasında uyandım. tertemiz bir ameliyattı. hiç korkmam böyle şeylerden. heyecan yapmam.
0
gabe h coud
(04.03.24)
5 ameliyatım var da ben de Apandisitimi anlatayım.
1000 km mesafeden evime gitmek için otobüse bindim. Biraz gittik. Şiddetli bir karın ağrısı. Arttı. Arttı.
Mola yerini iple çektim. Bir şehrin hemen dışı bir yerde mola verdi. Hemen tuvalete koştum. Tuvalet ve arkasından kusma. Ama ağrıda bir azalma yok. Mola yerinde otel var. Otobüsten eşyamı alıp otele yerleştim. Güya dinleneceğim ama ağrı şiddetlenince taksi tutup hastaneye gittim. Doktor Apandisit olduğunu, sabah cerrahın geleceğini, ameliyat olacağımı söyledi.
Bir ağrı kesici iğne vurdurup, yedek ağrı kesici alıp, ameliyatı reddedip kendi isteğimle hastaneden ayrıldığıma dair bi kağıt imzalayıp, Doktorun 'Manyaksın sen.' demesine aldımayıp bir taksi tutup 400 km yol gidip , yaşadığım şehirdeki hastaneye gidip, lokal anesteziyle, arkadaşım doktorla sohbet ede ede ameliyat oldu.
O da dedi 'Manyaksın sen.' diye.
Taksi şöförü sürekli, kötüleşirsem en yakın hastane neresi diye navigasyona bakıyordu :)
0
Mirket
(04.03.24)
41E

gecen sene ameliyat oldum, full anestezi, bir gece yattim. 1 saatlik bir operasyondu.
bos zamanlarimda youtube'da ameliyat izleyen biriyim. Ameliyat acil falan degildi, hatta doktor 1-2 sene sonra da olabilirsin dedi ben hemen halledelim bitsin dedim.
yani baya istekli gittim diyebiliriz.

bir gece oncesinde uyumasi zor.
hastaneye girince nabiz yukseldi.
ameliyathaneye goturulurken nabiz tavan yapti.
ameliyathaneye girdim, doktor gunaydin dedi, tam cevap verecektim artik damardan ne yolladilarsa aninda salter atti, isiklar sondu.
sonra sagolsun hasta bakicinin tokadiyla uyandim, mevzu bitmisti.
0
cooperr
(04.03.24)
lokal anestezi ile sağ ayaktan ameliyat oldum.
kıyafet giyip,sedyeye girene kadar heyecan falan yoktu.
Sonrasında lokal anestezi sırasında yapılan işlemlerin sesini duyunca ve ne yapıldığını anlayınca bir soğuk soğuk terleme geldi, tansiyonum düşüyor gibi hissettim devamında birşey olmadı.
ölüm aklıma bile gelmedi.
31E

edit:@dissendium yazdığını okuyunca hatırladım, ameliyathane bayağı soğuk gelmişti, birde dezenfaktan falan sürmüşlerdi ameliyat yapılacak bölgeye bu da ekstra üşümeme sebep olmuştu.

Annem,babam,abim de çeşitli ameliyatlar geçirdi, refakatçi olarak yanlarında bulundum, riskli ameliyatlar olmadığı için aşırı bir heyecan yoktu ancak ameliyat kıyafetleri giydirilip, sedyeye alınma, ameliyathaneye giriş süreci biraz heyecan,stres oluşturmuştu, riskli bir amleiyat olsa daha kötü olurdum muhtemelen.
0
sealth
(04.03.24)
Safra kesesi ameliyatı-yaş 35; bir gün ofiste çalışırken bir ağrı başladı dedim herhalde kalp krizi falan, taksiyle hastaneye gittim, bir röntgen hemen acil ameliyat dediler. tam anestezi oldu, ne ameliyat öncesini ne de sonrasını hatırlamıyorum arada bir gün kayıp bende.

2. ameliyatta 37 yaşında gözün alt kısmından. İspanyada dağ taş yürürken ayağım kaydı yüzüstü düştüm, tabi sırtımda da 10 kiloluk çanta, gözümün alt tarafı yarıldı, hemen en yakın hastaneye gittik, pansuman yapılacak diye beklerken gözyaşı kanalı kopmuş o yüzden acil ameliyat dediler. lokal anestezi ile doktorla konuşa konuşa ameliyat oldu bitti.

Ne ölüm korkusu ne de bir heyecan durumu, her ikisi de acil denildiği için öyle çok düşünüp karar verme durumu falan olmadı. Yalnız İspanya
da olan ameliyatta işte şimdi sıçtım hissini çok net yaşadım. Ben ispanyolca bilmiyorum, doktorlar hemşireler ingilizce bilmiyor, resmen tarzanca anlaştık google translate falan, sonra yanımda kimse yok bir başınayım o çok sıkıntı. Nerden buldularsa bir tane ingilizce bilen hemşire getirdiler ameliyattan hemen önce, kızcağız sağolsun 24 saat boyunca ben taburcu olana kadar hep yanımda kaldı, mesaisi bitmesine rağmen gönüllü olarak bana eşlik etti, o kız olmasaydı halim haraptı
0
zikardo
(05.03.24)
normal girdim normal çıktım
şöyle düşün. diyelim ki öleceksin. korkman veya kaygılanman bir şeyi değiştirecek mi o şeyi yapmak zorundaysan?
hiç kasma her şey olacağına varır zaten ölücez boşver kalanlar düşünsün
0
ananiyimioguz
(05.03.24)
annem ve babam çok ameliyat oldular. onlar ameliyata götürülürken daha odada sakinleştirici yapıldı. ikisi de asansörü bile hatırlamıyor. yani gidene kadar hep eşlik ettim. konuşuyorlar ama bilinçsiz oldukları belli.

kendi ameliyatım 33 yaş erkek, L3-L4'ten bel fıtığı ameliyatı. uzun zamandır var olan bel ağrım bacağa vurup güç kaybına neden olmaya başlayınca doktora gittim, dedi acil amliyat yarın gel. dedim yav işim gücüm var nasıl yarın geleyim. o zaman dedi pazartesi'ye kadar işini gücünü yattığın yerden toparla, 24 saatin 23 saatinde yatacaksın, felç oluyor bacak. pazartesi günü üç ameliyatım var, dördüncüye seni yazarım, akşama doğru alırız dedi.

genel anestezi için muayeneye girdim. orada fark ettim ki anestezi uzmanı doktor yazlıktan komşumuzmuş. o yaptı muayeneyi, testleri, mülakatı.

o gece heyecandan uyumak zor oldu ama dalmışım. sabah erkenden gittim. ameliyat entarisini falan getirdiler, sorgu sual. ben daha nasıl olsa akşama alacaklar diye entariyi bile giymeden beklerken sedye geliverdi kapıya gidiyoruz diye. tahminimce anestezi doktoru komşu bi hokus pokus etmiş orada, öne aldırmış beni. saat sabah 8.

aldılar götürdüler. bekliyorum ki annem babam gibi odada sakinleştirici yapılacak, hiçbir şey hatırlamayacağım. ulan daha damar yolum bile yok. geleli 15-20 dakika olmuş, aldılar götürdüler. asansörle in, kartlı kapıdan geç, ailen dışarıda kalsın. git git git. bırak sakinleştiriciyi, cin gibiyim ulan etraf ilginç ama gözlüğüm de yok, göremiyorum. "9 tane ameliyathane var, şimdi birine seni alacağız" dedi sedyeyi süren. getirdi ameliyat masasının yanına yanaştırdı ama masaya almadı. etrafta yeşil yeşil bir sürü adam, benim doktor yok. gözümde gözlük de yok gerçi tam da göremiyorum. etrafı inceleyeyim dedim, göt kadar oda. hiç öyle filmlerdeki gibi değil.

biri geldi koluma tansiyon aleti taktı, parmağıma kıskaç taktı. öteki geldi damar yolunu açtı. sonra komşu geldi elinde enjektörle, ee bora eşin hamileymiş kaç aylık dedi, 4 aylık dedim. hayırlı olsun, hadi iyi uykulaar dedi, demesiyle birlikte uyandım. başımda hasta bakıcı. saat kaç dedim, ilk sözüm bu oldu, 10 buçuk dedi. 2 buçuk saat sürmüş. millet o anestezi etkisinden hemen çıkamaz, ben bir kere ayıldım, arada kopukluk yok. hatta beni çıkarırlarken aynı odada beklediğimiz, beklerken sohbet ettiğimiz, aynı doktora aynı ameliyatı olacak adamla karşılaştık, beni götürürken onu getiriyorlardı, selamlaştık.

sonra 1 gece hastanede kalıp ertesi gün taburcu oldum.
0
kibritsuyu
(05.03.24)
Ne ameliyati olduguna gore degisir
0
Zetnikov
(05.03.24)
27 yaş 20 cm’lik bir kist ameliyatıydı. Mutluydum ameliyat olduğum için çünkü kistin patlama ve içerisindeki kanserimsi sıvının vücuduma dağılma ihtimali vardı. Güle oynaya girdim ameliyata bu sebeple. Sonuçta ameliyatlar bizi iyileştirsin diye yapılıyor aslında sevinerek girmek lazım :))

Uyanınca da ağrı sızı çektim ama güzel bir deneyimdi benim için.
0
Gradient_tabanlı_mor
(05.03.24)
(3)

külçe altın hk

avatar is back
vakti zamanında fiziki olsun diye bunun 20'liklerinden aldım ama şu an ne kadar ediyor hiç bilmiyorum. alış zamanını hiç hatırlamıyorum ama 2 ay önce bozdurma niyetim varken 20 gr için piyasanın 2-3k tl altını teklif etmişlerdi sinirden bozdurmamıştım. şimdi netten bakıyorum fiyatı 45,5 ile 49,5k ar
vakti zamanında fiziki olsun diye bunun 20'liklerinden aldım ama şu an ne kadar ediyor hiç bilmiyorum. alış zamanını hiç hatırlamıyorum ama 2 ay önce bozdurma niyetim varken 20 gr için piyasanın 2-3k tl altını teklif etmişlerdi sinirden bozdurmamıştım. şimdi netten bakıyorum fiyatı 45,5 ile 49,5k arası. bu ne saçma makas onu da anlamadım da neyse.

normal al sat makasıyla falan nerden nasıl öğrenebilirim bunun fiyatını?

o zamanlar usd bozup almıştım şimdi hesap yapıyorum 3-5$ kardayım heralde bişey anlamadım bu işten. bi yol gösterin
0
avatar is back
(04.03.24)
24 ayar olması lazım onun. 22 Ayardan işlem yaptırıp kazıklanma.
Kuyumcuların olduğu yerde alış satış fiyatını gösterir ekran yok mu? İzmirde birçok kuyumcuda vardır.

Bir de, para lazım değilse altın bozdurmak için uygun bir zaman değil şu sıralar.
0
Mirket
(04.03.24)
evet hocam 24 ayar. 22'den mi fiyat verdiler bilmiyorum da hatırlamıyorum, sadece en ucuz yer olan nadirgold'dan havale fiyatının bile altıdır diye gitmiştim onun bile 2k altını söylemişlerdi.

yok tabi bozdurmaya niyetim yok da ne kadar param var bileyim istedim :)
0
🌸avatar is back
(04.03.24)
ben bir kere minnak altın bozdururken bahsettiğiniz gibi gramını bilmiyorum ama büyükcene bir külçe altın bozdurmaya çalışan biriyle kuyumcunun muhabbetine denk gelmiştim ve o kuyumcuda bunda işçilik var gibi saçma bir bahaneyle altı fiyatına teklif vermişti. satmak isteyen vatandaş tartışmaya başlamıştı. sanırım tüm kuyumcular büyük altın için aynı şeyi yapıyor. benim tahminim kolay kolay başkasına satamayacakları için böyle bir yol izliyorlar.
0
bisorumvargaliba
(05.03.24)
(2)

Her ay düzenli Euro almak mı kredi çekip tek seferde Euro almak mı?

eseksudangelinceyekadar
Bir ödemem için önümüzdeki yaza kadar 10 bin Euro para biriktirmem gerekiyor. Şu anki kurla aydan aya 1000’er Euro biriktirebilirim. Ancak kurun böyle gitmeyeceği malum. Kredi çektiğimde ise yaklaşık yüzde 30 maliyet artışı oluyor. Elbette euro’nun ne kadar artacağı bilinmez ama siz olsanız hangi yo
Bir ödemem için önümüzdeki yaza kadar 10 bin Euro para biriktirmem gerekiyor. Şu anki kurla aydan aya 1000’er Euro biriktirebilirim. Ancak kurun böyle gitmeyeceği malum. Kredi çektiğimde ise yaklaşık yüzde 30 maliyet artışı oluyor. Elbette euro’nun ne kadar artacağı bilinmez ama siz olsanız hangi yolu seçersiniz?
0
eseksudangelinceyekadar
(04.03.24)
Mevduat faizleri çok yüksek kredi faizleri daha da yüksek ben kur artış hızının bu sene onları yakayabileceğini zannetmiyorum. Dolayısıyla aydan aya alman daha mantıklı bence. Geçen sene kredi çekmek çok mantıklıydı ama bu sene eğer gerçekten ihtiyaç yoksa kredi mantıksız.
Kişisel görüşlerimdir ytd.
0
nuevo
(04.03.24)
Ekonomide bu konu için 'hedge etmek' 'hedging' diye bir başlık vardır.
Özeti de tam senin olaya uyar şekilde şöyledir.
Euro borcun varsa, şimdiden Euronu al, koy bi kenara.
Bunu ben söylemiyorum. Ekonomi bilimi söylüyor.
0
Mirket
(04.03.24)
(5)

Belediye başkanı olsanız neyi farklı yapardınız?

michael_knight
Şu anda bir ilçenin belediye başkanı olsanız ve bir sonraki seçimde kaybetmekten korkmasanız neler yapardınız?
Şu anda bir ilçenin belediye başkanı olsanız ve bir sonraki seçimde kaybetmekten korkmasanız neler yapardınız?
0
michael_knight
(04.03.24)
enerji tasarrufunu anlıyorum ama led tabelaların bir sınırı olmalı, birden fazla çok parlak led tabelayı indiririm
0
grimavi
(04.03.24)
Üniversite öğrencilerini görevlendirip kapı kapı dolaştırırım, çocuklara ek gelir olur. herkesin derdini tek tek sorarım, sokaktaki tamir edilmeyen yoldan, dükkanın önünü usulsüz kapatan esnafa, normalde fazla kaza olan kavşağa, sahipsiz ve tehlikeli sokak hayvanlarına kadar dertleri tek tek kayıt altına alırım. Bunun için de bir uygulama yaptırıp her probleme bir kayıt açtırırım, fotoğraflı, konumlu, isteyene sorun çözüldüğünde geri bildirim vermek için iletişim bilgilerini de alırım. Şikayetleri düzgün bir şekilde kategorilere ayırıp istatistik çıkarırım. Önem sırasına ve maliyetine göre tek tek çözmeye başlarım.

İlerleyen zamanlarda bu uygulamayı yerel cimer gibi çalışacak şekilde halka açarım.

Kopirayt kimlanbu başgan.
0
kimlanbu
(04.03.24)
Çok yoğun olarak araba kullanan biri olarak söylüyorum. Şehri yayalar için dizayn eder, kalan alanı kaldığı kadarıyla arabalara bırakır, bakın başınızın çaresine derdim.

Yol kenarlarına araç parkını yasaklardım.

Metro hattını seyrekte olsa sabaha kadar çalıştırırdım.

Nostaljik otobüs ve tranvay dışında toplu ulaşımda sadece metroyu kullanırdım.

Yemez içmez, şehri Moskova'daki örneğe uygun, metro hattıyla donatırdım.

Şehir planını yeni baştan yapar, cadde, sokak ve kaldırımları cetvelle çizer, bir standart getirirdim.

İmar planında her daireye, iki araç park yeri, yeteri kadar yeşil alan ve ağaç şartı getirirdim.

Her mahalleye, Okul, Aile sağlığı merkezi, spor kompleksi, kültürel faaliyet kompleksi standardı koyardım.

Akla gelebilecek her konuda kurslar açardım.

Güzellikten, paten yarışına, balkon tanziminden, kek pişirmeye kadar her konuda her yıl yarışmalar düzenlerdim.

Tüm semt pazarlarını kapatır, hepsini sabit manava dönüştürürdüm.

Herkesin evindeki kullanmadığı eşyayı getirip satacağı pazarlar oluşturur, teşvik eder ve çok sıkı denetlerdim.
0
Mirket
(04.03.24)
Belediye meclisinden sivasiz veya boyasiz bina, cephe, duvar sahiplerine ceza kesmek icin bir karar cikartirim ve ihtardan sonra belli surede yapmayan mulk sahiplerinin mulklerini belediyeye sivatip boyatir, maliyetini ve bir miktar cezayi mulk sahibinden tahsil ederim.

Yetkim var mi bilmiyorum ama varsa sehrin en saygin mimarini sehir bas mimari olarak gorevlendirir, ger projenin ve tabelanin bile onun ve ekibinin onayindan gecmesini zorunlu tutarim, boylece sokaklar caddelerin belli bir butunlukte olmasini saglarim.

Tum sehri gercekten engelli dostu hale getiririm, her sene engelliler gununde tum ekibimle beraber tekerlekli sandalyeyle tum gun dolasir teftis ederim.

Yogun semtlerde bir binayi istimlak edip katli otopark yaparim ve oraya 1km mesafede sokaga parki komple yasaklarim.

Kanunlara tam ve esksiksiz uyulmasini saglarim, tekrar secilmek umurumda olmaz, kaldirim ve sokak isgaline filan asla izin vermem.
0
kartonpiyer
(04.03.24)
Rögar kapaklarını asfalt seviyesine getiririm.

Kasisleri standart hale getiririm.
0
hebanon
(05.03.24)
(5)

Aşırı ilgi, aşırı güleryüz göstermek çocuğu sağlıksız yapar mı? Ölçüsü ne?

psmstc
6 aylık Kızımı her gördüğümde 32 diş sırıtıyorum. Gülüyorum. İlgi gösteriyorum. O da beni her gördüğünde gülüyor. Çevresindekiler de tombul tatlı bir çocuk olduğu için hep ilgi gösteriyorlar. İlgi bombardımanı oluyor. Acaba bu ileride kişilik gelişimi açısından zararlı olur mu ilgi bağımlısı şımar
6 aylık Kızımı her gördüğümde 32 diş sırıtıyorum. Gülüyorum. İlgi gösteriyorum. O da beni her gördüğünde gülüyor.

Çevresindekiler de tombul tatlı bir çocuk olduğu için hep ilgi gösteriyorlar. İlgi bombardımanı oluyor. Acaba bu ileride kişilik gelişimi açısından zararlı olur mu ilgi bağımlısı şımarma vs gibi

Çocuğa İlginin ölçüsü nedir ve pedagoji açısından nasıl olmalı?
0
psmstc
(04.03.24)
yok be cocuk sevgiyle büyür. şımartmayın yeter.
0
sizofren06
(04.03.24)
bu konu karmaşık. her yaş için ayrı davranmak daha doğru. çocuk gelişimi üzerine kitaplar okuyabilirsin.
0
benarrivo
(04.03.24)
bunlarin cevaplarini kimse bilmiyor hocam. cocuk gelisimi uzmani vs diyenler de bilmiyor. cocugun gelisimi
a) on yil suruyor. bu kadar uzun sureli calisma yapan akademisyen yok.
b) sizin cocuga gulmeniz disinda sayisiz parametre etki ediyor gelisimine. dolayisiyla bunu yalitamaz kimse.

dolayisiyla sevin cocugunuzu, cok takilmayin kimin ne dedigine.
0
antikadimag
(04.03.24)
Prenses sendromu denen bir olgu var.
Çocuğa, bulunduğu ortamda herkes gibi bir birey olduğunu hissettirerek yetiştirmek gerek bence.
Dünyanın kendi ekseni etrafında döndüğünü, kendisinin daima odak olduğunu hissederek büyüyen çocuk, ilerde,
bunun böyle olmadığını gördüğünde aşırı mutsuz olup içine kapanabilir,
kreşte, anaokulunda, ilkokulda herkes gibi olmayı içine sindiremeyip uyum sağlayamayan çok çocuk var.
ya da
antisosyal kişilik özellikleri geliştirebilir
diye düşünüyorum.
Konunun uzmanı değilim.
0
Mirket
(05.03.24)
daha çok bebek tabii ki ama ilgi göstermek disiplinsizlik ve sınırsızlık demek olmamalı.
günümüzde uçaklarda, otobüslerde, toplum içinde ya da özel ortamlarda herkesin şikayet ettiği çocuk davranışları, disipline etmeyi ve sınır koymayı çocuğa kötülük yapmak olarak görmekten geliyor biraz.

bu yaştaki disiplin ve sınır ne olur?
karşı çıkanlar olacaktır ama mama ya da süt emme saatleri belli bir düzen içinde olmalı mesela.
o her istediğinde veya her gak guk dediğinde ağzına meme, biberon, mama tıkıştırmak, oyun haline getirmesine izin vermek, daha da büyüdüğünde peşinde mamayla koşturmak yanlış.
belli saatleri olacak, o saatlerde yiyecek, yemezse (ki yemek istemeyebilir, bunu illa şımarıklıktan yapıyor diye bir şey yok) sonraki saati bekleyecek.

uyku düzeni de aynı şekilde önemli mesela.

büyüdükçe buna başka şeyler de eklene eklene gidecek.
bu tarz detaylar önemli, onun dışında sevgi göstermekte bir sakınca yok tabii ki ama ilgi bombardımanı çok abartılıysa belki çocuğu değil de, gelen ilgiyi biraz dizginlemeye çalışmak gerekebilir.
0
blatta hiberna
(05.03.24)
(11)

Vergiler hakkında ne düşünüyorsunuz?

nundu
Vergiler derken Türkiye'de alınan vergiler değil, genel olarak vergi sistemi hakkında düşüncenizi merak ediyorum. Yani Türkiye'de hem toplanırken adaletsiz hem de harcanırken güven vermeyen bir vergi sistemi olduğu için Türkiye özelinde pozitif düşünceye sahip olmak zor da, ütopik derecede iyi olmas
Vergiler derken Türkiye'de alınan vergiler değil, genel olarak vergi sistemi hakkında düşüncenizi merak ediyorum. Yani Türkiye'de hem toplanırken adaletsiz hem de harcanırken güven vermeyen bir vergi sistemi olduğu için Türkiye özelinde pozitif düşünceye sahip olmak zor da, ütopik derecede iyi olmasına gerek olmadan hem toplanmada hem harcanmasında görece adil bir toplum için soruyorum.

Özellikle ekonomik liberaller arasında vergi=devletin yaptığı hırsızlık gibi bir algı var. Yani bilmiyorum, kazandığım tutardan makul bir kısmın alınıp toplum faydasına kullanılması beni rahatsız etmiyor düşününce. Sağlıklı ve iyi eğitilmiş bir toplum için vergi alınması, alınan vergiden çok daha fazla katma değer üreten bir olay gibi geliyor. Ha tabii ki bizden alınan verginin harcanacağı yeri seçemiyoruz ve belki çok da işime yaramayacak bir alana harcanacak benden alınan vergi ama toplumsal olarak bakarsak zaten bir şekilde dengeleniyor. Ee daha zengin olanın daha çok vergi vermesi de bana mantıklı geliyor. Kızıl komunist biri değilim de genel sosyal demokrat perspektifte bakınca en azından bir seviye fırsat eşitliği sağlamak için çalışılması bana mantıklı geliyor.

Sizin bu konudaki düşünceniz neler? Vergilerin sıfır ya da sıfıra yakın olduğu bir toplumda yaşamayı mı isterdiniz yoksa adil bir sistemle vergi toplanan ve bu toplanan vergilerin halk yararına harcandığı bir toplumda mı?
0
nundu
(04.03.24)
Gece 3 te birkaç kişinin kapını kırıp evi talan edip gırtlağını kesip gitme ihtimalinin sıfıra haddinden fazla yakın olmasının maliyeti sence nedir?

Ya da senden iri birinin artık bu ev benim, ya da dükkanın benim deyip seni kapıya koyarsa gideceğin bir yerlerin olma maliyeti?

Akşam çocuğun okuldan eve dönmediğinde arayabileceğin bir yerlerin olması,

Şeker koması, kalp krizi vs. düştüğünde çarşının ortasında, bir ambulansın gelip seni alacağını bilmenin,

İş makinesine kolunu kaptırırsan artık sana devletin bakacağını bilmenin,

Daha binlerce örnek sayarım. Bunların maliyeti senin için senin gözünde nedir? Yani bunlar için kazancının ne kadarını fedaya hazırsın?
0
Mirket
(04.03.24)
@mirket

ben vergileri destekliyorum zaten, sorular direkt bana gibi üzerime alındım :d
0
🌸nundu
(04.03.24)
vergi olmazsa kamu hizmeti olmaz. yani sosyal devleti geçiyorum temel kamu hizmeti bile alınamaz. buna anarko-kapitalizm deniyor. parasıyla şirketlerden kamu hizmeti alıyorsunuz. vergi ödemiyorsunuz. devlet yok, şirketler var. bir aralar mantıklı gelse de artık doğru bulmuyorum.

vergi alınmasını yanlış bulmuyorum. ekonomik duruma göre dengeli toplanan vergiyi ve harcanan vergiyi yani kamu giderlerinin denetlenebilir olmasını doğru buluyorum. zenginlerden daha fazla vergi alınması gelir dağılımındaki adaletsizliği düşürür. komünist olmak ayıp değil. sert bir sosyal devlet olması gerektiğini düşünüyorum.
0
paintov
(04.03.24)
Estğ. Abi.
Geçen gün bir Western filmi seyrettim. Dağ başında bir kulübede yaşayan bir aile. Evi basıyorlar falan.
O an düşündüklerim bunlar.
'Devlet aslında ne büyük bir nimet.' demiştim.
0
Mirket
(04.03.24)
yaşasın vergi :D
0
gule gule
(04.03.24)
Devlet ne yaparsa kötü yapar.
En basit örneği okullar.
10 senede İngilizce cümle kurduramayan bir eğitim sistemi.
Devlette çalışan bir öğretmenin ders saat ücreti de özel de çalışanın 10 katı falandır.
Devlet adalet, güvenlik gibi alanlar dışında olmamalı. Sadece kontrol ve düzenleme yapmalı.
0
parka
(04.03.24)
Avrupa ülkeleri veya ABD gibi ülkelerdeki gibi denetimi sıkı yapılıp halka "eşit" bir şekilde yayılırsa ne ala.

Bizde millet kaçak elektrik kullanır bize girer, üretim olmaz 1 araba kendine 2 araba devlete alırsın, yurtdışından alabileceğin eşya aylık olarak sınırlandırılır, fiyat olarak sınırlandırılır, verginin vergisini almak gibi saçmalıklar olur, kafalarına göre ek mtv uydururlar. Kodamanların vergi borçları silinir...

Özetle vergi gerekli ama bizdeki gibi halkı öpüp zenginleri korursanız millet de kaçırmak ve kaçınmak için elinden geleni yapar.
0
kimlanbu
(04.03.24)
Sen istiyor sosyal devlet, kamu girişimleri ve kolluk kuvvetleri? O zaman ödeyecek vergi.

Bizim ülkenin başarısızlığı, toplum olarak bölünmüşlüğü ve vergi afları üzerinden bakınca tabii ki insanın vergi ödeyesi gelmiyor.
0
nawar
(04.03.24)
Eğitim, sağlık ve barınmada belli bir standarttaki hizmeti kamunun sağlaması gerektiğini düşünüyorum. Sonrasında isteyen özel hastaneye gitsin, çocuğunu özel okula göndersin, yalıda yaşasın.
Bazı cevaplarda asayiş vurgulanmış, ama bir dönem sık sık patlayan bombalar veya denetimli serbestlikle sokaklarda cirit atan caniler unutuldu sanırım. Önce sosyal devlet ve vatandaşlık bilinci gelmeli ki hesap sorabilelim.
0
auroraaurora
(04.03.24)
vergi iyi ancak vergilerin harcandığı yerleri kontrol edemiyoruz. vergilerimizi sorgulayabilmeli ve hesap sorabilmeliyiz.
0
benarrivo
(04.03.24)
Gördüğüm kişi zenginlestikce "aman parama kimse dokunmasin" diyor, her şeyi zaten parası ile alabildiği için önemsiz oluyor.
Kişi fakirlestikce de tam tersi.
Bana göre dünyanın en komik düşüncelerinden biri yani devlet olmasın, vergi olmasin. Ha aynı şekilde komünizmi de komik buluyorum.
Misal güvenlik denmis, itfaiyenin falan da paralı olması gerektiğini düşünenler var. Bunun sonu yok.

Benim kendi düşüncem sosyal kapitalizm gibi bir şey. Vergi toplanmali ama vergi takip edilebilmeli. Ama kesinlikle toplanmali. Ve gelire göre de ayarlanmali. Onun dışında egitimin ve sağlığın vergiler ile ödendiği ulkelerde yaşamayı ve kişilerin gelirleri arasında ucurumlar olmayan yerlerde yaşamayı tercih ettiğim için Avrupa'dayim.
0
logisticsmanager
(04.03.24)
(4)

Ultrason mr çekimi hastane dışında yapılabiliyor mu?

nic cage
https://www.eksiduyuru.com/mobil/duyuru/1577506/bacagima-nolmus-olabilirBu duyurudaki sorun için doktor doppler ve mr istedi ama randevu mart ortasına. Ağrıdan uyuyamıyorum, yürümek zor. Bunları kendim dışardan yaptırabiliyor muyum, evetse çok da tuzlu olmadan nereden yapayım öneriniz var mı? Istanb
www.eksiduyuru.com
Bu duyurudaki sorun için doktor doppler ve mr istedi ama randevu mart ortasına. Ağrıdan uyuyamıyorum, yürümek zor. Bunları kendim dışardan yaptırabiliyor muyum, evetse çok da tuzlu olmadan nereden yapayım öneriniz var mı? Istanbul beyoglu sisli civarlari.
0
nic cage
(03.03.24)
Radyoloji ve görüntüleme merkezi yaz Google'a

Doktorun rapor istediği kağıtla git. Önceden telefonla randevu ve fiyat bilgisi al.
0
Mirket
(03.03.24)
Hocam geçmiş olsun. Doppler ortalama 3 binlira. Mr bir tik daha pahalı. Bu fiyatlardan eminim çünkü 1 hafta önce annem için çektirdik. Çektirmeden önce de çok araştırdım.
0
dedeminhirkasi
(03.03.24)
Bir özel hastanede yeni baştan muayene ve MR'ın daha mı ucuza geleceği konusunu da bir araştırın bence.

Muayene + MR'ın SGK farkı mı fazla

MR'ın tamamını ödemek mi fazla maliyetli. Araştırın bence.
0
Mirket
(04.03.24)
görüntüleme merkezleri, özel tıp merkezleri veya kısman küçük mahalle hastanelerini arayıp fiyat almak lazım . kısmen uygun fiyatlı bir yer bulunabilir.
aynı durumda 2-3 yıl önce bende aradım maltepe delta hospital usg için uygundu. doktor muayenesi olmadan sadece usg çektirdim. o zaman tıp merkezlerinin 750 lira istediği usagyi 225 liraya çektirmiştim.
mr içinde bir arayışım olmuştu fakat her yerde pahalı fiyat almıştık. farklı bir devlet hastanesine muayene olup şansa 10 gün sonrasına randevu vermişti.

aslında randevular mart içi demişsinizi. 15-20 gün beklenilebilir bir süre. göztepe şehir hastanesi babama 3 ay sonrasına mr tarihi vermişti.
0
my fault
(04.03.24)
(2)

Enflasyon geçen sene hangi ayda patlamıştı?

alimcgraw
Soru baslikta
Soru baslikta
0
alimcgraw
(03.03.24)
Şunu mu soruyorsun?

www.tcmb.gov.tr
0
Mirket
(03.03.24)
2022’de hatladı. Geçmiş dönemlerin asgari ücretlerine bakarak kaba bir çıkarım yapılabilir
0
sagini solunu bilmez cahil
(04.03.24)
(1)

Geniş aralıklı sineklik - elek

biseysorcaktim
internette nasıl arayacağımı bilemedim, belki yardımcı olan çıkar.ihtiyacım olan şey geniş aralıklı bir elek ya da sineklik. aralıkları yaklaşık 2-3 milimetre civarında olmalı. sinekliklerde "göz aralığı standart olarak 18x16" şeklinde açıklamalar gördüm. eğer bu 1.8 x 1.6 mm anlamına geliyorsa, ben
internette nasıl arayacağımı bilemedim, belki yardımcı olan çıkar.

ihtiyacım olan şey geniş aralıklı bir elek ya da sineklik. aralıkları yaklaşık 2-3 milimetre civarında olmalı. sinekliklerde "göz aralığı standart olarak 18x16" şeklinde açıklamalar gördüm. eğer bu 1.8 x 1.6 mm anlamına geliyorsa, benim daha büyük olanına ihtiyacım var. standart sinekliklerdeki aralığın iki katı genişliğe ihtiyacım var aşağı yukarı.

metal kedi sinekliklik teli de esnek tül gibi de olabilir. elek olarak kullanacağım.

internette ne şekilde arayabilirim?
0
biseysorcaktim
(03.03.24)
Kalbur teli

Elek olarak kullanacağım deyince, direk olarak kalbur da alabilirsin.
0
Mirket
(03.03.24)
(6)

Kredi karti minimumu odeme

tantamount_to_equivalent
Diyelim benim vadesizde 100 bin param var, 5 bin tl de kart borcum var, tum borcu kapatmayip her ay minimumu odesem oluyor mu simdi? Paran var iste kapat borcunu demiyor mu banka? Zamaninda hatirliyorum, k.karti borcunu odemeyi unutmustum, zart diye banka vadesiz hesabimdan otomatik cekmisti tutari.
Diyelim benim vadesizde 100 bin param var, 5 bin tl de kart borcum var, tum borcu kapatmayip her ay minimumu odesem oluyor mu simdi? Paran var iste kapat borcunu demiyor mu banka? Zamaninda hatirliyorum, k.karti borcunu odemeyi unutmustum, zart diye banka vadesiz hesabimdan otomatik cekmisti tutari.
0
tantamount_to_equivalent
(03.03.24)
minimumu ödersen çekmez. Hem paranı bankada vadesiz tutuyorsun hem de kart borcunun minimumunu ödeyip geri kalan tutara aylık faiz ödüyorsun banka için daha karlı bu :)
0
nhk ni youkosu
(03.03.24)
"Paran var iste kapat borcunu demiyor mu banka?" bunu dese zaten kart vermez "kral paran var cash öde geç" der :) sorun olmuyor o şekilde kullanabilirsin
0
avatar is back
(03.03.24)
Vadesiz hesaptan otomatik ödeme talimatı vermediyseniz çekmez.
0
pispinti
(03.03.24)
Vadesiz hesaptan otomatik ödeme talimatınız varsa paranızı çeker.

Bazı bankalar vadesiz hesaplara default olarak koyuyor o talimatı. Sonradan siz iptal edebiliyorsunuz.

Otomatik ödeme talimatını siz kendiniz koyarsanız, soruyor, asgari ödeme tutarı mı ödensin, borcun tamamı mı diye.

Yani hesabı mobil bankadan bir inceleyin, otomatik ödeme talimatı var mı, varsa asgari ödeme için mi, tamamı için mi diye.

Talimat yoksa dokunmaz hesabınıza. İstediğiniz kadar ödersiniz.
0
Mirket
(03.03.24)
Bu zaten bankaların istediği bir şey. Son zamanlarda iş çığrından çıkmış tabii…
0
eisberg
(03.03.24)
5 bin tl icin odeyeceginiz faiz cok bir sey tutmaz ama borc yuklu duruma geldiginde her ay bu sekilde devam ederseniz sorun yasarsiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(04.03.24)
(3)

Atasun optik gözlük fiyatları

angina pektoris
2 derece miyopum. Yakın zamanda Atasun'dan optik gözlük alanlar ne kadar ücret ödedi ya da hangi aralıkta acaba cam + çerçeve?
2 derece miyopum. Yakın zamanda Atasun'dan optik gözlük alanlar ne kadar ücret ödedi ya da hangi aralıkta acaba cam + çerçeve?
0
angina pektoris
(03.03.24)
bir numara miyopum.
aralık ayında 1300 liraya iki gözlük aldım.
ikinciye yüzde elli indirim kampanyası vardı.
ikide bir kırdığım için çok kaliteli almadım.
ama tommy hilfiger gözlüğü vardı mesela, 3300 lira gibi bir şeydi.
0
tabudeviren
(03.03.24)
Yerli cam ile ithal camlar arasındaki görüş kalitesi farkı, mersedes ile 89 model reno toros arasındaki fark kadardır ve Atasun'da iki fakllı ithal cam kullanıyorlardı. Biri Seiko'ydu sanırım.
İthal cam yerli camın iki katı fiyatlıydı son sorduğumda.
Çerçeve de aynı şekilde %100 farkedebiliyor fiyat
0
Mirket
(03.03.24)
1 ay önce aldım, 3.50 derece miyopum. Çerçeveyi en ucuzun bir üstü, 400 TL civarında olanlardan seçtim. %40 cam inceltmeyle beraber toplamda bana 2000 TL civarına mal oldu.
0
nesenbilneben
(07.03.24)
(14)

doğu-batı sentezi şarkı önerileri

estranged
teknik ismi ne bilmiyorum ama böyle oryantal ezgileri barındıran ve özellikle batılı gruplar tarafından bestelenmiş şarkılara çok düşkünüm. bayıla bayıla dinlediklerimloreena mckenitt - gates of istanbulled zeppelin - kashmir (with epgytian orchestra: (git: https://www.youtube.com/watch?v=bzEYNsFC2g
teknik ismi ne bilmiyorum ama böyle oryantal ezgileri barındıran ve özellikle batılı gruplar tarafından bestelenmiş şarkılara çok düşkünüm.

bayıla bayıla dinlediklerim

loreena mckenitt - gates of istanbul
led zeppelin - kashmir (with epgytian orchestra: (git: www.youtube.com
pentagram - dark is the sunlight (ah o solosu yok mu)
shakira - ojos asi (bundakiler doğu ezgisi oluyor mu emin değilim)
orphaned land - let the truce be known (suç benim mi cover :D)

benzer önerileri dört gözle bekleriz.
0
estranged
(03.03.24)
the doors - end
youtu.be
0
grimavi
(03.03.24)
altın gün. örnek atayım iki tane. mevcuttaki parçaları dediğin şekilde coverlıyorlar.
www.youtube.com

www.youtube.com

grup ismi türkçe ama üyeleri yabancı, hollanda kökenli. solist hariç.
0
sarahkerrigan
(03.03.24)
Helena Paparizou - My Number One
www.youtube.com
0
tabudeviren
(03.03.24)
Muse - United States of Eurasia (1:33'ten sonra giren kısım direkt doğu melodisi bence)
www.youtube.com

Tunuslu Myrath grubu vardır, tam oryantal metal ahah.
youtu.be
youtu.be -> bu bana İsmail YK metal gibi geliyor :D

Bu arada müzikal bilgi olarak sanıyorum batılı major/minör gamlarından çıkıp phyrigian, lydian vb. gamlara geçince doğulu tınıyor. Ki bunların hep Anadolu topraklarında üretilmiş şeyler olması beni hep büyülemiştir.

Murder King'in "Eyvah" parçasının solosu da böyle ve çok iyi bence:
youtu.be

daha aklıma gelirse editlerim.
0
nhk ni youkosu
(03.03.24)
Glass Beams diye bir grup var. Sanırım yeni çıktı. Avustralya'dan. Çok iyi şarkıları var. Zaten 6-7 şarkıları var toplamda
0
a man alone
(03.03.24)
Desert Rose
open.spotify.com
0
kobuzchu kiz
(03.03.24)
the tea party grubuna bakabilirsiniz.
0
adivar
(03.03.24)
Şu amcayı sevebilirsin.

Didula'dır adı. Rus tur kendisi.

www.youtube.com

Dhafer Youssef var
www.youtube.com
0
Mirket
(03.03.24)
Myrath ve Desert Rose yazılmış, ben de Mısırlı El dor awal öneeyim. Oryantal&Jazz&enstrümental karışımı. Mesela Sohba:
youtu.be

Transglobal Underground- Sky Giant:
youtu.be

Alaa Wardi var mesela harika cover'lar yapıyor. Adam synthesizer mübarek. Mesela Amr Diab'in Osad Einy'si: youtu.be

Pentagram- Şeytan bunun neresinde:
youtu.be

Sonra mesela Viza diye Amerikalı rock grubu var çok severim. Maktub adlı albümleri komple doğu batı karışımı beni benden alıyor: On the camel's back mesela:
youtu.be
0
Amaranta ursula
(03.03.24)
glass beams - mahal
www.youtube.com

jungle by night - stormvogel
www.youtube.com

King Gizzard & The Lizard Wizard - Sleep Drifter
youtu.be

FAUN feat. Fatma Turgut - Umay
www.youtube.com
0
ne demezsin
(03.03.24)
Sertab Erener - Here i am
0
curukturpkokusu
(03.03.24)
massive attack - inertia creeps
0
inveniam viam
(03.03.24)
teknoda cok var araya oryantal giriyor. oceanvs orientalis- lamma bada yatathanna olabilir. bu ara ali termos a sarmistim nard, ghajar bakabilirsiniz
Rust-ya habibi(cok batili sayilmaz sanki ya)
khidja-drums of taksim
islandman sumeru veya dimitro(en sevdigim, indianvaaari), marakesh
ko shin moon-antelias
björk, omar souleyman- crystalline
cem yildiz-teslim
smek-yuma xd
0
ala09
(03.03.24)
Mirket
(03.03.24)
(7)

Neden Pozitif Reel Faiz verilmiyor?

eisberg
Politika faizi %45’e ulaştı. Öyle ya da böyle mb bir yola girdi. Ama gördüğüm kadarıyla bu hala negatif faiz olarak kalıyor enflasyon yanında. En baba faiz (o da yıl sonuna kadar faizlerin bu seviyede kalacağını varsayarak ve hatta para piyasası fonları ile) %50 civarında. Bu durumda da insanlar mev
Politika faizi %45’e ulaştı. Öyle ya da böyle mb bir yola girdi. Ama gördüğüm kadarıyla bu hala negatif faiz olarak kalıyor enflasyon yanında. En baba faiz (o da yıl sonuna kadar faizlerin bu seviyede kalacağını varsayarak ve hatta para piyasası fonları ile) %50 civarında. Bu durumda da insanlar mevduat yerine dövize altına başka enstrümanlara yöneliyor.

Peki neden pozitif reel faiz vermiyorlar? En azından bu döviz konusunda elleri rahatlamaz mı?
0
eisberg
(02.03.24)
sanıyorum reis bu kadarına izin verdi.
faizler arttıkça ekonomi duruyor. enflasyon ve durgunluk, iki ucu pis bir durum
0
benarrivo
(02.03.24)
Bundan fazlası ekonomiyi soğutur, yani alışveriş yavaşlar, iflaslar artar, işten çıkarmalar başlar, işsizlik artar.. Seçim öncesi tercih edilmeyen bir durum.
0
Mirket
(02.03.24)
Okulda aldığım makroekonomi dersinden öğrendiklerinden bir çıkarım yapmam gerekirse; deflasyona girmemek için olabilir belki. Deflasyon (eksi enflasyon, paranın değer kazanmaya başlaması), bayağı tehlikeli bir şey bildiğim kadarıyla. Deflasyon sonucu; işçilerin maaşı ayarlanamıyor, insanlar paranın değer kazandığını bildiği için harcama yapmıyor. Bugün 1000tlye alınabilen bir bilgisayar, deflasyon ortamda bir ay sonra 900tl oluyor gibi gibi.. Bu sebeplerle paranın yıllık olarak değer kaybetmesi, merkez bankaların bir hedefi.
0
substituent
(02.03.24)
ekimden beri para piyasası fonları %55'lere yakın faiz veriyor, özel müşteriler de %53 civarı mevduat alıyor. şöyle bak, ekim 2023'de %53-55 ile yatırım yapan birinin zarar etmesi için ekim 2024'te doların 45'lere yaklaşması gerekiyor. yani 7 ay içinde dolar 45'lere gelmez ise, pozitif reel faiz almış olacak.

faiz, geçmiş 12 ay ile değil, gelecek 12 ay beklentisi-tahmini ile karşılaştırılır.
0
avatar is back
(02.03.24)
@avatar is back, Reel faiz dövize kıyasla değil enflasyona kıyasla hesaplanır.

Ocak ve Şubat aylarında en baba Para Piyasası Fonu bile aylık 3,70 lerde faiz kazandırdı.

.ocak ayı enflasyonu, Tuik'e göre bile 6,70. Şubat da ondan aşağı kalmayacak.

Önceye göre mi sonraya göre mi hesaplanır konusu ayrı bir muamma. Bu aya göre hesaplarsak faizin reel götürüsü olduğu kesin.

Haa, Döviz mi, faiz mi dersen, o ayrı bir konu. Ama reel faiz pozitif değil.
0
Mirket
(02.03.24)
@mirket senin mantık ile bakarsak, konuyu istediğimiz yere çeker karşı tarafı da hatalı bulabiliriz. kolaycılık ve tembellik diyoruz biz buna. dövize göre bakmayalım, enflasyonun en yüksek olduğu aya göre bakalım, şunu atlayalım bilmem ne. ekim kasımda enflasyon 3,2 civarında gelirken, dolar %2 artarken ppf'lerde stopajsız vergisiz 4'lere yakın paralar veriliyordu. dövizden fazla getiriyi almışım, enflasyonun üstüne çıkmışım daha ötesi var mı? hesap belli rakamlar belli. eylülden beri dolarda olana göre daha karlı. istemeyen daha düşük getirili dolara geçebilir ne yapalım?

ayrıca stopajsız kazancı %5 vergili mevduat ile yıllık karşılaştırma için de gerekli hesaplamaları eğer bilmiyorsanız yardımcı olabilirim.

verilen faizin pozitif olduğuna inanmıyorsanız, enflasyon gerçek değil diyorsanız, doları çok pis tutuyorlar diyorsanız, buyrun usd tl kontratı. ister seçim sonu planına göre kontrat alın ister sene sonu ister 2026. beleş dolar dağıtıyorlar. hizliresim.com neden beleş dolar almıyorsunuz ki :)
0
avatar is back
(03.03.24)
Konumuz 'neden reel faiz verilmiyor'dan
En çok Döviz mi faiz mi daha çok kazandırıyor'a evrildi.

Tefas fonlarından son 1 ay içinde ev çok getiri sağlayan:

Para piyasası fonu :AK PORTFÖY ÜÇÜNCÜ PARA PİYASASI (TL) FONU
Aylık getiri :3,61

Eurobond fonu : DENİZ PORTFÖY EUROBOND (DÖVİZ) BORÇLANMA ARAÇLARI FONU
Aylık getiri :5,18

www.tefas.gov.tr
0
Mirket
(03.03.24)
(3)

Derste/işte/toplantıda kafa dağıtmak

sacrilegious
Katılmak zorunda olduğumuz çok sıkıcı bir eğitim veya toplantı olduğunda online olarak oyalanabileceğimiz bir platform var mı? Yani böyle stres topuyla oynamak gibi bir arayıştayım, aslında "oyun" olması da şart değil. Böyle kafa dağıtmalık bir şeyler olsun. Var mıdır önerisi olan?Teşekkürler
Katılmak zorunda olduğumuz çok sıkıcı bir eğitim veya toplantı olduğunda online olarak oyalanabileceğimiz bir platform var mı? Yani böyle stres topuyla oynamak gibi bir arayıştayım, aslında "oyun" olması da şart değil. Böyle kafa dağıtmalık bir şeyler olsun. Var mıdır önerisi olan?

Teşekkürler
0
sacrilegious
(02.03.24)
Ben sudoku oynuyorum. sudoku.com
0
biryazgünü
(02.03.24)
Reddit. Derya deniz bir platform
0
substituent
(02.03.24)
Rus klasiklerinden, Türk klasiklerinden kısacık, beşer onar dakikalık sesli hikayeler var youtube'da. Tak kulaklığı dinle. Acaip kafa dağıtıyor.

www.youtube.com
0
Mirket
(02.03.24)
(10)

Ailenin cahil olmasi talihsizlik midir ?

Yourcousinmarvinberry
Yani iste anne veya baba, kardesler ve bazi akrabalar. Tabii sadece tahsil anlaminda demiyorum. inanilmaz dar kafali, hiçbir seye akli ermeyen ve sadece kendi dogrusunu empoze eden bir ailede dogup büyümek ciddi bir sanssizlik midir ?
Yani iste anne veya baba, kardesler ve bazi akrabalar. Tabii sadece tahsil anlaminda demiyorum. inanilmaz dar kafali, hiçbir seye akli ermeyen ve sadece kendi dogrusunu empoze eden bir ailede dogup büyümek ciddi bir sanssizlik midir ?
0
Yourcousinmarvinberry
(01.03.24)
25 yaşına kadar aile yanında takılanlar için tabi ki de şanssızlıktır. ama azıcık gözü açık dünyaya meraklı kişiler artık liseden itibaren kendi çevresini kurabildikleri, internetten her şeye erişebildikleri için bu tip şeyler geride kaldı. "kendi doğrusunu empoze eden" bunu aşmanın yolu, kendi ayakları üzerinde durmaktan geçiyor. parası olan işini gücünü kuran birine kimse bişey empoze edemez. 25 yaşında dahi aileden harçlıkla geçinen biri olarak kalırsa kişi, onu yapma bunu yap, doğru bu gibi dinletileri çok duyar, olağandır
0
avatar is back
(01.03.24)
avatar is back kısmen haklı ancak herkes o döngüden kaçamıyor. Kaçamayanı da yiyor o ortam
0
ferenc
(01.03.24)
Şansızlık evet ama hiç anne babası olmayanın yetimin şansızlığının yanında esamesi okunmaz bence.
0
medre
(01.03.24)
sanssizlik olmasi icin ulkenin en az yuzde 50'sinin cahil olmamasi lazim ki yuzde 10 bile zor vardir.

ya bu yuzde 10'a denk gelir sansli dogarsin ya dipteki yuzde 10'a denk gelir sanssiz dogarsin. sizin bahsettiginiz profil ulkenin ortalamasi, gayet normal durum. turkiye'ye ozel degil, normal dagilim.
0
gule gule
(01.03.24)
Avatar, bahsettigin profildeki insan zaten aileden sansli dedigimiz kisi iste.

Yani aileler zaten bir yasa kadar çocuklarina destek verir, yapar eder ama her sey sadece bununla sinirlidir ve aile konusunda yeterince sansli olmayan bir birey, hayati düz hatta kimi zaman kötü sartlarda yasama döngüsünden çikamaz.
0
🌸Yourcousinmarvinberry
(01.03.24)
Bir makalede okumuştum, alt sınıftan birinin kendini kurtarma ihtimali %13 imiş.

Aile ne ise, kişi de o oluyor. Zincirleri kırıp güzel bir hayat yaşama şansı istatiksel olarak da çok düşük.

Boğaziçi’nde okuyorum; öğrencilerin çoğu üst sınıftan. Okula millet arabayla geliyor, Boğaziçi kazandı diye öğrencinin ailesi etilere taşınıyor. Bense Pendik’ten 4 vesait ile anca gidiyorum. Gidiş geliş 8 araç. Günde 4 -4.30 saatim yollarda geçiyor. Bu şanssızlık değil de nedir?

Ben aslında tıbba geçip kolay kendimi kurtarmak istiyordum. Ama şehir dışında ailemin okutmaya maddi gücü olmadığı için mecbur İstanbul’da kalmak durumunda kaldım.

Bunlara ek, ben meslek lisesinde okudum. Ailem ilkokul mezunu kişiler. Eğitim hayatıma bırakın ilgilenmeyi hep köstek oldular. Okulumdaki kişiler, Kabataş, Galatasaray, İstanbul erkek gibi liselerden mezunlar. Boğaziçi’nde bırakın Anadolu lisesini, fen lisesi mezunu bile kolay kolay bulamazsınız. Büyük kısmı marka liselerden mezun.

Aileniz eğitim hayatına yardım etmedikçe, Daha çocuksunuz, ileride ne olacak umurunuzda değil, sizi yönlendiren kimse de yok. Cağaloğlu lisesine nasıl girebilirsiniz?
Bu şanssızlık değil de nedir?

Ayrıca bizim akrabaların alayı ilkokul mezunu cahil kişiler. Bir tek ben okuyorum. Çoğu kuzenim benden küçük olmasına rağmen çalışmaya başladı. Amcam, zaten el oğluna gidecek neden kızımı okutayım diyor. Bu şartlara altında, o çocukların nasıl çevrelerinden sıyrılmalarını bekliyorsunuz?

Suç ve ceza’da geçiyordu: her şey insanın yaşadığı ortama bağlıdır, her şeyi belirleyen çevredir; insansa bir hiçtir.

Bu tarz cahil ailelerin elinde mahsur kalmış kişilerin hikayelerini okumak isterseniz şuraya bir bakın; yalnizyurumeyeceksin.com
0
substituent
(01.03.24)
Bir Amerikan filmi vardı. Büyük buhran zamanında, aile aç, evin çocuğu marketten bir salam çalıyor. Taktir göreceğini düşünüp eve getiriyor. Babası salamı alıp, çocuğu markete götürüyor, özür dileyip salamı iade ediyorlar.

İzbanda bir anne ile 3-4 yaş arası bir çocuğa rastlamıştım. Yanyana oturuyorlar. Anne, bir büyük geldiğinde kızın yer neden yer vermesi gerektiğini uzun uzun anlattı. Sonra yol boyu konudan konuya geçtiler. Kız sordukça anne kocaman bir insanla konuşur ciddiyetinde cevaplar veriyordu. Bir soruya kadın cevap veremedi. Bilmediği için özür dileyip, eve gidince bu konuyu kitaptan okuyalım dedi.

Restoranda bir gün bir baba ve yine 3-4 yaşlarında oğlu karşılıklı oturmuş yemek yiyorlar, sohbet ediyorlardı. Adam bir ara telefonuna bakıp Özür dilerim oğlum dedi. Çocuk niçin dedi. Adam bir mail geldi ve bunu okumam ve cevap yazmam gerekiyor, bir süre seninle ilgilenemeyeceğim için özür dilerim dedi.

Bir gün Hastanede bekleme salonuna iki kadın iki çocuk arabasıyla ve eteklerine yapışmış bir sürü çocukla gelip oturup sohbete başladılar. Çocuklarda bağrışmalar, koşuşmalar, yıkılıyo ortalık ve iki kadın hiç oralı değiller. Bir yaşlı kadın, kadınları ikaz etti. Kadın onlar daha çocuk, oynayacaklar tabi. Ne yapabilirim deyip muhabbetine geri döndü. O sırada sırt çantalı uzun saçlı, 3-4 tel sakallı, kaşı piercingli, muhtemelen üniversite öğrencisi bir çocuk, çocukların en küçüğünü yakalayıp, kırmızısı solmuş yangın ikaz levhasındaki kırmızının sarı mı kırmızı mı yoksa başka bir renk mi olduğunu sordu. Çocuk ara renkleri bilmiyordu. Uzun saçlı ona pembeyi, turuncuyu falan anlatmaya başladı. Sohbet uzadı. Diğer çocuklar koşmayı bıraktı orada toplandılar. Uzun saçlı onlara hastanenin yangın güvenliği hakkında baya bi ders anlattı ve millet kafa dinledi

Ailede eğitimin herşey olduğuna, anne babanın eğitimli olmasının çocuk için ne denli önemli olduğuna dair son günlerde tanık olduğum birkaç örnek.
0
Mirket
(01.03.24)
insanlar görgü ve akıl açısından ailesinin ortalaması olur.

bilgi olarak da alternatif zannettiği pozisyon, piyasada revaçta olan, ailesininkiyle benzer tutarlılıktaki şeylerdir.

bu sitede ailesine cahil gözüyle bakanlardan epey duyuru açıldı. bunlar ileri gençlikte ana babasına öfke duymaya başlayan kimseler. söyle bakalım nesi cahil'in arkası internet medyasındaki kalıplarla doluyor.

tahsil üzerinden cehalet damgası ise korkunç. bu zavallı fikirler halen revaçta.
umut sarıyakayanın neden rodostan göçmediniz diye dedesini dövdüğü bi karikatür vardı :) neden 150 senedir istanbulda yaşayan apartmanları olan amerikan kolejli değilsiniz diye ana babayı tepiklemek karikatürlerde kalmalı artık.

aslında bu basmakalıp yaklaşımlarla sözlükte alay ediliyordu 10 sene öncesine kadar. sonra bu eski tekerlemeler yeniden hortladı.

internet var ve internetle bilgi-akıl değil her türlü cehalet ve yalan daha kolay yayılıyor, hem de cahil terbiyecilerinin eliyle.
0
lambırcek
(02.03.24)
oturup uzun yazacagim. cunku bu konuya cok takiliyorum.

kisinin kendi kaderini kurabilecegi, kendi kaderinin efendisi oldugu hayatimda duydugum en buyuk palavradir, martavaldir. kisi zaten hicbir sekilde kendi kendisine belirlenmez. oncelikle genetigi anne babasindan alir. sonra ilk aile terbiyesini ve sonrasinda da ailesinin imkanlarini alir ve bunlarla beslenir. konustugumuz dil, benimsedigimiz degerler vs bircok sey bize toplum veya aile tarafindan verilir. bizim birebirde kendi kendimize olusturdugumuz hicbir sey yoktur. karakter, zeka gibi seyler de bize verilir. ne kadar uzun boylu oldugumuz, ne kadar zeki oldugumuzu vs secmeyiz. dogdugun aile, buyudugun mahalle de boyledir.

siniflar da buz gibi gercektir. acin bakin onemli buyuk sahsiyetlerin biyografisine. %90'i varlikli veya en kotu iyi durumdaki ailelerden gelir. cunku varlik yani para size toplumun olusturabildigi degerlerin ne kadarina ulasabileceginizi belirler. gecen fatih altayli'nin programini izliyorum. katilanlar celal sengor, ilber ortayli, murat bardakci, emrah safa gurkan vs. bu adamlarin hicbiri siradan halk degiller. altayli van'in onde gelen altayli ailesinden, celal tamek holding'in varisi, murat'in dedesi osmanli valisi, safa gurkan aralarinda en garibi ama onun da babasi tekfen miydi neydi onun genel muduru. yani hepsi zengin bu insanlarin. bu zenginlikle cok onemli iki sey ediniyorlar. birincisi o toplumun urettigi her sey onlarin onune koyuluyor. bir nevi insan zihni toplumun bu urunlerinden besleniyor. ikincisi de ailelerinin networkunu miras aliyorlar. babanin tanidigini sen de tanimis oluyorsun vs. yani sadece varlik degil network de geliyor. bunlara sahip olan insanlar kafalari da calisiyorsa alip yuruyor. calismayanlari bile alip yuruyor ve senin hayat boyu calisip ulasamayacagin yerlerde takiliyor.

benim hayatim bu sinif mucadeleleriyle gecti. neden mi? cunku alt sinifta dogan zeki bir insandim. bir insan hayatinda daha aci verici bir kombinasyon yoktur dostlar. orta ve ust siniftaki insanlar zaten kurtulmustur, veya gorece stabil hayatlar yasarlar. alt siniftaki aptal da kendisine verilen rolu sorgulamaz, benimser. cunku farkindaligi dusuktur ve olan bitenin farkina varmadigindan cok aci da cekmez. ancak alt sinifin zeki insanlari yanar kavrulur. farkindaliklari yuksektir ve bu yuzden durumun vehametini anlarlar. ancak ne kadar ugrasirlarsa ugrassinlar buyuk akintilara karsi kulac atamazlar. ornegin simdi turkiye cokerken alt siniftan muhendislik okumus bir insani dusunelim. dogru yonde kulac atsa bile yikilan ulkenin altinda kalacak bu adam. hayati boyunca duzgun bir arabaya binemeyecek, duzgun bir muhitte oturamayacak, rahat rahat farkli ulkelere gidip yeni kulturler goremeyecek.

her neyse. bir baska ornek. ankara'nin en iyi liselerinden birinde okudum. gecenlerde lise arkadaslarimin nerelerde, neler yaptigina baktim tek tek. irtibatimin koptuklarina da linkedin vs bir sekilde ulastim. cok aci bir gercek var. lisede ipod'u olan varlikli kesim yurtdisinda guzel kariyerlere sahip. geri kalan idare ediyor. alt siniftan gelenler ise tamamen kayip. basarinin ailenin gelir seviyesiyle orantili olduguna dair yapilan tonla calisma var zaten ama bunu yasayarak gormek, tanidigin yuzlere ve isimlere ilistirmek baska.

benimle ayni mahalledeki canavar gibi cocuklarin hepsi su anda kayip. fakir mahallelerden tek tuk iyi liseye giden cikar. onlar da universite sinavinda elenir cunku rekabet orada cok kizismistir artik. benimle ayni semtten ayni liseye giden diger arkadas da kayboldu. yapilamiyor abi cok zor, kayip gidiyor insanlar.

bak bir ben istisnai olarak bir seyler yapabildim benim cevremden. amerika'da guzel bir kariyerim var. ama buradaki kariyer sahibi turklerin hepsi turkiyenin orta veya ust kesiminden gelenler. tanistigim herkes besiktas, kadikoy veya cankaya cocuklari. keciorenliler, mamaklilar nerede? tamam biri benim ama digerleri nerede ulan.

neyse sozun ozu, evet talihsizliktir. ne olacagin dogdugun aile ve sartlarla belirleniyor buyuk oranda. bu gercegi ne kadar erken fark edip kabullenirsen o kadar rahatlarsin.
0
antikadimag
(02.03.24)
Cahillik kavramı Türkiye'de diploma ile bağdaştırılıyor. Bu da ayrı problem bence. Türkiye 90'larda memur ülkesiydi. Boktan bir bölüm okuyan bile memur oluyordu. Artan nufusla iş değişti. Artık üst sınıf zanaati olan kişiler.

Cahillik bana göre dar görüşlülülük, yobazlık kombinasyonu gibi bir şey. Diğer türlü okul okuyacağım diye bir sürü emek, para pul boşa gidiyor. Yurtdışındayım, çoğu kişi binlerce doları eğitime döküp geri dönüyor. Öte yandan zanaatiyle gelenler - ki bunlara Türkiye'de cahil deniliyor - ciddi paralar kazanıyorlar.

Kısacası Türkiye'deki gibi test çözerek cahil olmayacağım falan demek de ciddi sıkıntı. Türkiye'de yaşamından memnun olmayan eğitimli tayfa gittiği yerde beklediğini bulamıyor. Türkiye'de üniversite okumadı diye cahil denilen biri bir meslek edinmişse gittiği yerin kralı oluyor. İlkokul mezunu bir tesisatçı, kaynakçı, oto tamircisi istediği her ülkede yaşıyor. Çok da sağlam para kazanıyorlar :)
0
ferenc
(02.03.24)
(2)

ayakta aniden başlayan ağrı ve ağrının yer değiştirmesi

durbakalim
selamlarkırk yaşında erkeğim, 20 kilo fazlam var bilgisiyle başlıyorum; bir hafta önce oturduğum yerde sağ ayağımın üst kısmına, yani yüzeyine bir ağrı yerleşti. https://imgyukle.com/i/yq0E7chemen uzandım ve kıvranmaya başladım. bunun öncesinde aşırı kalori alımı yaptığım bol karb ve şekerli bir öğü
selamlar

kırk yaşında erkeğim, 20 kilo fazlam var bilgisiyle başlıyorum; bir hafta önce oturduğum yerde sağ ayağımın üst kısmına, yani yüzeyine bir ağrı yerleşti.

imgyukle.com

hemen uzandım ve kıvranmaya başladım. bunun öncesinde aşırı kalori alımı yaptığım bol karb ve şekerli bir öğün tükettiğimi belirteyim. ağrı kesici hap aldım ama iki adımlık mesafeyi bile yürüyemediğim için, üstüne basamadığım için tuvalete bile gidemedim uzun süre. ertesi gün sıfır karb beslenmeye geçtim, ağrı biraz azaldı ama sıfırlanmadı. ancak ilginç olan bir kaç gün sonra ağrı ayağın tabanına, tabanın yan tarafına doğru, görselde işaretlediğim şekilde konumlandı.

imgyukle.com

üstüne basmakta zorlanıyorum, topallayarak yürüyorum. bir de şunu ekleyeyim; çocukluğumdan beri sağ ayak bileğimi ayağa bağlayan o çıkık kemik tarafındaki bağları, ayağımı ileri geri oynatarak hafif kıtlatıyordum. bunu ara sıra yapıyordum ama bu ağrıyla birlikte tik gibi oldu sürekli yapar hale geldim. bununla bir ilgisi var mıdır?


buz jel uygulaması yapıyorum günde bir kaç kez (doğru mu yapıyorum?)

doktora gideceğim geçmezse ama deneyimi ve bilgisi olan arkadaşların da tavsiyelerini dinlemek isterim, teşekürler.
0
durbakalim
(01.03.24)
Konunun karbonhidratla ne alakası var ve niye sıfır karbonhidratlı beslenme gibi sağlıksız bir şey yapıyorsunuz' kısmını anlamadım.

Bir ortopediste gitmekle konuyu araştırmaya başlayın bence. Kıvrandırdığını falan çok iyi anlatmanız lazım yoksa çok ciddiye alacağını sanmıyorum.

Geçmiş olsun.
0
Mirket
(01.03.24)
www.eksiduyuru.com

şurdaki gibi bişey mi acaba?

çok fazla karbonhidrat tüketince benim de ayağımda ağrı başlıyor :)
0
false pretension
(01.03.24)
(2)

fazla su içememe sorunu

kondansator
diyetisyen günde 3,5lt kadar su içmem gerektiğini söyledi. normalde 2 lt kadar içiyordum. şimdi yarım saatte bir tuvalete gidiyorum bu aşırı su tüketimi sayesinde. bu duruma vücut alışıyor mu acaba, yoksa devamlı günde 3,5lt su içip günün yarısını tuvalette mi geçiriyoruz
diyetisyen günde 3,5lt kadar su içmem gerektiğini söyledi. normalde 2 lt kadar içiyordum. şimdi yarım saatte bir tuvalete gidiyorum bu aşırı su tüketimi sayesinde. bu duruma vücut alışıyor mu acaba, yoksa devamlı günde 3,5lt su içip günün yarısını tuvalette mi geçiriyoruz
0
kondansator
(01.03.24)
Her yarım litre için bir tuvalet gibi düşün işte. Bünye alışıp da sidik torbası kaçak kat mı çıkacak kendine imarsız.

Bu yarım litrelere çayı, kahveyi, salatalığın domatesin suyunu da ekleyeceksin tabi.
0
Mirket
(01.03.24)
günde 3 lt su içtiğim dönemde, ilk hafta çok fazla tuvalete gittim. tuvalete gidiyorum demeye utanıyordum 20-30 dakikada bir gidiyordum. 1 hafta sonra azaldı, 2 hafta sonra normale döndü bende.
0
gule gule
(01.03.24)
(4)

Tansiyon ilacı etkisi

benarrivo
Tansiyonum 14/10 civarı olduğu için doktor bana tansiyon hapı verdi. Akşam 9 gibi içiyorum iki gündür. Ama tansiyonumda bir düşüş yok. Günde 2 3 defa olcuyorum yine 13.5 -15.5 arası gidip geliyor. Etkisini göstermesi için bir süre devam eder şekilde kullanmak mi gerekir? Doktor akşam da alabilirsin
Tansiyonum 14/10 civarı olduğu için doktor bana tansiyon hapı verdi. Akşam 9 gibi içiyorum iki gündür. Ama tansiyonumda bir düşüş yok. Günde
2 3 defa olcuyorum yine 13.5 -15.5 arası gidip geliyor. Etkisini göstermesi için bir süre devam eder şekilde kullanmak mi gerekir? Doktor akşam da alabilirsin dediği için akşam içiyorum, araştırdığım kadarıyla sabah veya akşam fark etmiyormus. Ama farkederse sabah da icebilirim. Düzenli olarak her aksam 9da içmeyi planlıyorum
0
benarrivo
(01.03.24)
Aynı gün düşürmesi lazım. Her gün aynı saatte al da zaman çok sorun değil.
Birkaç gün ölçüp kaydet. Düşmemişse tekrar doktora git. Doz ayarlaması veya ilaç değişikliği yapacaktır. Her ilaç herkese eşit tesir etmiyor.

Geçmişolsun.

Not: Gerçi hekim söylemiştir ama, beslenme alışkanlığını gözden geçirdin mi? Tuzu kestin mi? Yemeklerde sıfır tuz uygulamasına başladın mı?
0
Mirket
(01.03.24)
@mirket tuzu kestim diyemem ama babam da tansiyon ilacı aldığı için evde yemekler çok az tuzla pişirilir. Beslenme alışkanlığım iyidir. Düzenli spor yapan ve dietine onem veren biriyim
0
🌸benarrivo
(01.03.24)
akşam değil sabah içeceksin
0
sizofren06
(01.03.24)
ben de benzer değerlerle doktora gittim, ilacı verirken sabahları iç ve aynı saatte iç diye özellikle söyledi ve ben bayağı rahatladım, hatta fazla düşürdüğü için bir düşük dozunu verdi bitince.
sigara çok etkiliyor benim tecrübe ettiğim kadarıyla. normal sigaradan elektronik sigaraya geçince daha da rahatladım. sigara kullanıyorsanız azaltmayı, bırakmayı veya elektronik sigaraya geçmeyi değerlendirebilirsiniz.
0
mustafakesekci
(02.03.24)
(9)

Krediye Girsem mi? - Araç Alımı

bradshaw
Hatchback aracım var, suv almak istiyorum. Opel'in güzel mart teklifleri var, %0 faizli. Liste fiyatının altında da fiyat alıyorum.Durum şu; Maaşımın %35'ini krediye vermem lazım (12 ay kredi, çok uzun değil)Baz maaşım dışında primler de olacak ama ne kadar olur bilmiyorum. Hadi worst case yılda 2-3
Hatchback aracım var, suv almak istiyorum. Opel'in güzel mart teklifleri var, %0 faizli. Liste fiyatının altında da fiyat alıyorum.

Durum şu; Maaşımın %35'ini krediye vermem lazım (12 ay kredi, çok uzun değil)
Baz maaşım dışında primler de olacak ama ne kadar olur bilmiyorum. Hadi worst case yılda 2-3 maaş diyelim.

Sizce mantıklı bir şey mi yapıyorum? Seçimden sonra dolar artacak, her şeyin fiyatı yükselecek, yıl sonu dolar beklentisi zaten 40 seviyelerinde deniyor. Bu tabloya bakınca sıfırların fiyatı zaten artacak ciddi oranda. Kampanya da varken mantıklı geliyor bana ama dış gözle de yorum almam lazım.
0
bradshaw
(01.03.24)
mantıklı. %35 çok değil.12 aymış zaten.
0
jelly bear
(01.03.24)
Opel dışında mantıklı.
0
malheiros
(01.03.24)
Yatırım için değil de kullanmak için, zevkiniz için bir şey alacaksanız ve ödeyebilecek durumdaysanız asla ertelemeyin.
0
Mirket
(01.03.24)
%0 faizli ne bulsam girerim, eski arabada eski modelse hiç durmam, kredisiz birşeye sahip olunuyor. %35 çok bir para değil zaten 4 aya o para eriyecek.
0
eja
(01.03.24)
Malheiros +1
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(01.03.24)
opel, verdiğim en mantıklı karar aslında. :)
0
🌸bradshaw
(01.03.24)
Malheiros +1
0
since1907
(01.03.24)
ödeyebilecek durumunuz varsa kesin alın derim. su an arac bollugu var, pazarlık rahat olur en azından. gecen sene 6 ay bayiden arac bekledim yüzüme bakmadılar sinir olmuştum
0
delidiyorum
(01.03.24)
Araba marka modelinden hiç anlamam sadece maaşının %35i ile krediye girme olayı için yorum yapıyorum. Kesinlikle al arabayı. Tamam bu sene ara zam olayı olmayacak deniliyor ama belki ağustos gibi patronla konuşup zam da isteyebilirsin. 1 yıllığına girilir bence sıkarsın dişini.
0
turuncu tonlarda
(01.03.24)
(14)

Peynir severler, uzmanları; Hangi peynir?

silver apple
En sevdiğiniz üç peyniri iyiden başlayarak sıralar mısın? Marka önerisi de ekleyebilirsiniz.
En sevdiğiniz üç peyniri iyiden başlayarak sıralar mısın? Marka önerisi de ekleyebilirsiniz.
0
silver apple
(01.03.24)
Ezine- bergama tulumu- boğatepe gravyeri
0
adivar
(01.03.24)
koyun keçi inek karışık ezine - min 12 aylık
yine üstteki karışımla kelle-mihaliç
iyi bir deri tulumuna asla hayır diyemem
0
delidiyorum
(01.03.24)
parmesan
mozeralla
gravyer
0
mikahakkinen
(01.03.24)
eski kasar / kars gravyeri - kars gravyeri tam gravyer degil de eski kasar gibi. kahvaltilarda yemeye bayiliyorum. yurtdisindaki muadilini bulamadim.

rokfor - cok guclu keskin aroma. tuzlu. mavi kuflu peynirlerden ayni tadi alamiyorum. ama cok yagli oldugi icin cok yenmez. azicik bi parca alip sarapla yemek guzel oluyor.

gruyere (gravyer) - yapimi zor olsa gerek bazilari cok yavan oluyor ama guzel yapilmis bir isvicre/fransa gravyeri gunes yermis gibi hissettiriyor.

parmesan - yemeklere de gider, tek basina da yenir.
0
antikadimag
(01.03.24)
Manchego - ispanyol peyniri

St. Marcellin - fransiz.

Pecorino romano- italyan

Buche de chevre- fransiz. Türkiye'de büş diye geçiyor ama tam aynısı değil.

Comté - fransiz.

Tête de moine - İsviçre.
Türk olarak da izmir tulum, eski kaşar ve karışık ezine.


Aslında bitmez yani bu sorunun cevabı malum Fransa'da yaşıyoruz.
0
logisticsmanager
(01.03.24)
kars gravyeri, gouda, izmir tulum, racklette peyniri. parmesansız makarnaya da makarma diyemiyorum.........
0
ala09
(01.03.24)
Geçen gün aldığım günlük süte sirke karıştırarak yaptığım lor'un lezzetinin yanına hiçbiri yaklaşamıyor. En azından ne yediğimi biliyorum.
0
Mirket
(01.03.24)
konya küflü peynir
orta sert ezine
kars eski kaşar

kars gravyeri fazla aromatik geldi. gouda da aynı şekilde.
0
unalub
(01.03.24)
provolone piccante
polonya kaskavali
gorgonzola veya benzeri blue cheese
Avusturya'nin salam gorunumlu smoked peyniri
Not: y.disi, Turk peynirlerine ulasimim yok
0
neck_and_neck
(01.03.24)
Ezine lokum beyaz
Deri tulum
Kokulu Koyun peyniri
0
hasmetizm 2046
(01.03.24)
Şok peyniri
Bim peyniri (biraz bozdu ama kıvamı iyi)
A101 peyniri

bonus: migros indirimleri
Sayarak bitirebildim, malum Türkiye'de yaşıyorum.
0
Etanglement
(01.03.24)
Doğruluk ezine peyniri, böbreklerimi satacağım yakında. Çanakkalede peynirci arkadaşım gönderiyordu önceden :(

Silifke küflü peynir

Deri peyniri

Yurtdışında da bulduğum her peyniri yedim çok sevdiğim için, güzeller. bizim peynirlerimiz onları tokatlar ama reklamı, argesi falan yok.
0
durgunfoton
(01.03.24)
ezine
kelle-mihaliç
tam yağlı lor-kelle loru
0
zikardo
(01.03.24)
Burrata
Mozzarella
Trakya Eski Kaşar.
0
kumandanim
(01.03.24)
(5)

Yabancı borsalardan düşük komisyonla hisse alabilmek

fobfilm
Nasdaq gibi Amerikan borsalarından hisse almak istiyorum. Ama Türk bankalarının komisyon oranı çok yüksek. Mesela garanti bankası'nda binde 3 ama min tutar 15 dolar diyor. Ben 1000 dolarlık farklı hisselerden sepet yapmayı planladığım için bana % 1,5 olacak ve sadece al sat yaptığımda sırf komisyona
Nasdaq gibi Amerikan borsalarından hisse almak istiyorum. Ama Türk bankalarının komisyon oranı çok yüksek. Mesela garanti bankası'nda binde 3 ama min tutar 15 dolar diyor. Ben 1000 dolarlık farklı hisselerden sepet yapmayı planladığım için bana % 1,5 olacak ve sadece al sat yaptığımda sırf komisyona % 3 vereceğim.
Daha düşük komisyonlu güvenilir seçenekler nelerdir?
0
fobfilm
(29.02.24)
Midas'ta işlem başı 1,5 Dolar
0
Mirket
(29.02.24)
midas sonrasi hepsi indirim yapti, yapan digerleri:
is yatirim, ykb, akbank, philip capital onlara da bakmani tavsiye ederim.

alttaki tivit daha bugun onume dusmustu :)

twitter.com
0
bay b
(29.02.24)
@bay b Çok iyiymiş bu :) Vergi ne kadar kesiliyor acaba?
0
🌸fobfilm
(29.02.24)
vergi hesabi karisik abi, detayli anlatan bir cok kaynak var hatta hazir excel form paylasanlar bile oluyor twitter'da. tabi bu al-sat icin satmadikca vergi yok :)

Sadece temettu gelince onun vergisi var sanirim ama cok hakim degilim yanlis bir sey soylemek istemem kendin arastirsan daha iyi.
0
bay b
(29.02.24)
wct3 org
(29.02.24)
(3)

Bambu boxer? Marka önerisi?

allstar
Bambu boxer kullanan var mi? Hangi markayi tavsiye edersiniz? Gercekten anlattiklari kadar rahat mi?
Bambu boxer kullanan var mi? Hangi markayi tavsiye edersiniz? Gercekten anlattiklari kadar rahat mi?
0
allstar
(29.02.24)
Yıllar önce bir düzine kadar Blackspade almıştım. Gerçekten rahattı. Hala var mıdır bilmiyorum.

Yine yıllar önce Tahtakele'de bu işlerle uğraşan bir abimiz istediğin kumaşa istediğin etiketi yaptırayım ben sana. İnanma öyle her bambu yazan etikete demişti. O da aklında olsun.
0
Mirket
(29.02.24)
Blackspade silver serisi iyidir ama pahalıdır.
0
mada
(29.02.24)
Yakın zamanda iki arkadaşım boxer için modal kumaşı inanılmaz övdüler. Pahalıymış ama çok aşırı iyiymiş.
0
michael_knight
(29.02.24)
(17)

yüksek sesle mi konusursunuz? alçak sesle mi?

benarrivo
niçin?yüksek veya alçak sesle konusan insanlar hakkında ne düşünürsünüz?
niçin?
yüksek veya alçak sesle konusan insanlar hakkında ne düşünürsünüz?
0
benarrivo
(28.02.24)
Yüksek sesle konuşuyor ve bu huyuma sinir oluyorum. Farkına vardıkça sesimi kısıyorum.

Yüksek sesle de mırıl mırıl alçak sesle de konuşan insanlara sinir oluyorum. Geçen bir bankada bankoda kadın bilgisayardan mırıl mırıl bir şeyler okuyor arada soru soruyor duymayınca tekrar sorarken suratını ekşitiyor. Kendimi eksikli hissetmeme sebep oldu. Ertesi günü yine gitmem gerekti. Sıra beklerken 2 farklı müşteriye de aynı şeyi yaptığını gördüm.

Herkes orta yolu bulmalı.
0
Mirket
(28.02.24)
çok olmasa da yükseğe yakın sesle konuşuyorum sanırım.

Ama mırıl mırıl konuşan insanlara tahammülüm yok gerçekten. Bana dedikoducu tipleri çağrıştırıyorlar. sanki sürekli bi dedikodu halinde oldukları için normal sesle konuşmayı beceremiyor ve mırıl mırıl konuşuyorlarmış gibi :-P
0
euteamo
(28.02.24)
Yüksek konuştuğumu sanıyorum ama çok alçak konuşuyorum, başkaları duymuyor.
0
Kahvedesu
(28.02.24)
makul ya da daha alçak bir sesle konuşurum. yüksek ses beni rahatsız ediyor, aynı zamanda içinde olduğumuz topluluğu da rahatsız eder ve "neden konuştuğumuz şeyi herkes bilsin ki" gibi hislere girerim. benimki de %100 sağlıklı bir düşünce değil ama yüksek ses kesinlikle yanlış...
0
her giriste sifresini unutan adam
(28.02.24)
Alçak. Telefonda, WP ses kayıtlarında sesini yükseltsene tepkisi çok alıyorum.
0
Amaranta ursula
(28.02.24)
Yüksek sesle konuşan bir köylüyüm ve bu huyumdan nefret ettiğim gibi utanıyorum da
0
allah yazdiysa bozsun
(29.02.24)
Duyma konusunda az da olsa sorunu olan insanlarin yüksek sesle konustugunu fark ettim. ben ise normal konusuyorum.
0
bonaparte
(29.02.24)
Alçak sesle konuşuyorum, hatta bazen ağzının içinden konuşuyorsun diye eleştiriliyorum ama yine de kafa ipmektense içime içime konuşurum daha iyi. Çünkü yüksek sesle konuşan insanlardan aşırı rahatsız oluyorum, bu konuda özellikle ayrı bir takıntım var.
0
pianeta
(29.02.24)
alçak sesle konuştuğuma dair çok dönüt alıyorum iyisi mi bir diksiyon eğitimi almak.
0
anon1m
(29.02.24)
ne alçak ne yüksek sesle konuşuyorum. ortalama olması gereken tonda.

alçak sesle konuşanlardan hazzetmiyorum. sinsi ve arkadan iş çevirmeyi seviyorlar gibi geliyor.

yüksek sesle konuşana da ağız burun girmek istiyorum. hele ofis, toplu taşıma gibi yerlerdeyse tam bir hanzo oe olduklarını düşünüyorum.
0
al sana nick it
(29.02.24)
Alçak sesle konuşurum. Yüksek sesle konuşanlarla bir yere gidemiyorum, utanıyorum.
0
ruhen hastayim ben
(29.02.24)
Eskiden utanç dolayısı ile alçaktı(sosyal fobi), eğitim alınca normal seviyeye çektim konuşma sesimi. Yüksek sesle konuşan insanları gürültücü olarak etiketlerim ve sesten rahatsız olurum. Görülme ve duyulma ihtiyacı ile ilgili olduğunu düşünüyorum yüksek sesin. Öfkeliyken ses yükseltmek de duy/gör artık beni davranışı olduğu için, yüksek sesle konuşan insanları bağırıyor gibi algılar ve hafif bir tedirginlik ile rahatsız olurum.
0
hasmetizm 2046
(29.02.24)
hiç böyle bir şey yokken son 3-4 yılda cok fazla "sesini duyamıyorum" yorumu almaya başladım. konusmaya enerji harcamak istemiyor gibiyim.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(29.02.24)
Yüksek sesle konuşanlara çok öfkeleniyorum, normal sesle konuşmaya çalışırım. Bir şekilde yükseldiğimi farkedersem hemen düzeltiyorum.
0
fotrsapka
(29.02.24)
Normal sesle konuşuyorum. Sadece sinirlenmişsem ya da heyecanlanmışsam yüksek sesle konuşuyorum. O zaman da kontrol etmeye çalışırım.
0
rock n roll
(29.02.24)
Normalde "normal" bir tonla konuşurum öyle çok sesimi yükselten biri değilim ama kısık sesli konuşmak gerektiğinde çok beceremiyorum, fısıltıyla konuşmak mesela çok yorucu geliyor bana.

Bi de bazen gaza geldiğimde anlık yükselmeler yaşıyorum ama kendime kızıp düzeltiyorum.

Genelde hızlı konuşan biriyim, çok kelime yutmam da bazen kaptırıp gidince karşıdaki için anlaması zor olabiliyor.
0
nundu
(29.02.24)
alçak. ses tonum da yumuşak sanırım, farkedip yükseltmedikçe sesimi duyuramıyorum çoğunlukla. uğraşarak varsayılan değerleri yükseltmeye çalıştım bir dönem, askerken de çok bağırdım ama dönüşte yine indi, çözüm olmadı. ancak hararetli konuşurken ve sinilenince artıyor. benim kadar alçak sesle konuşan bir arkadaşım yok o yüzden nasıl hissettirirdi bilemiyorum, duruma göre ya sinir bozucu ya da gizemli olur herhalde. yüksek konuşulmasını da gereksiz agresif bulurum rahatsız eder beni.
0
engelbert humperdinck
(29.02.24)
(7)

Neden gayrimenkul yatırımı konusunda olumsuz konuşuluyor?

twelfth
1- Fed faiz politikasında yumuşamaya gidecek. 2- TCMB de aynı şeyi yapmaya başlayacak. Sertleşme durdu zaten.3- Evet politika faizi düşünce illa kredi faizi muslukları hemen açılacak diye bir kural yok hatta bazen tersine de çalışabiliyor fakat bir noktada konut kredisi tekrar akmaya başlayacak.4- B
1- Fed faiz politikasında yumuşamaya gidecek.
2- TCMB de aynı şeyi yapmaya başlayacak. Sertleşme durdu zaten.
3- Evet politika faizi düşünce illa kredi faizi muslukları hemen açılacak diye bir kural yok hatta bazen tersine de çalışabiliyor fakat bir noktada konut kredisi tekrar akmaya başlayacak.
4- Bu da gayrimenkul fiyatlarını yukarı taşıyacak.
5- Bunlar hızlı olmasa bile fazlaca değerli Türk Lirası, ya düzeltme ya da seçim öncesi yapılan hareketlerin enflasyon etkisi ile güçsüzleşecek. Bu da gayrimenkul piyasasında yine yukarı yönlü hareket yaratabilir.

Analizimde neresi yanlış?
0
twelfth
(28.02.24)
1. Yanlış. Epey bi süre stabil gidecek.
2. Külliyen yanlış.
Dolayısıyla 3 ve 4 yanlış.
5. Hiç kimse konut TL fiyatlarının artmayacağını söylemiyor zaten. Enflasyon oranında artmayacağını söylüyor.

Sonuç : Bugünkü banka faiz oranlarından kredi ile konut alabilmek çok olası değil.

Neden olumsuz konuşulduğuna gelince, ekonomide bazı zamanlarda bazı ürünlerin fiyatı kontrolsüz ve mantıksız bir şekilde artabiliyor.
Örnek: COinler
Bir başka örnek : Sasa ve Hektaş
Sonra bir tab noktasında durup mantıklı seviyeye iniyor. Konut fiyatları ve kiralar da böyle olacak. TL bazında yükselecek. Reel değerlerinde kayıp olacak.

böyle diyor ekonomistler.
0
Mirket
(28.02.24)
Yanlış olan şu, türkiyede enflasyonun %40’ları geçip %80’lere geldiği ortamda bile %1-1,29 civarı oranlarla kredi verilirken, enflasyonun %10-15 olduğu 2008-2018 arasında bile yıllık %20-25’den aşağı kredi yoktu. 2020-2022 arası saçmalık ötesi kredi politikasının tekrar olmasını beklemeniz yanlış olan.

Eğer tcmb liyakatli yönetim ile kalır ve rte karışmazsa, ki seçim dönemi karışmadıysa sonrasında pek karışacağını sanmam, enflasyonun altında kredi verilmeyecek. 2016-2018 civarlarında bile enflasyona eşit kredi verilmiyordu. O zamanın konut sektörü sıkıntıya girince kredi kampanyaları başlamıştı.

Özetle;

1- normal şartlar altında faizler düşse dahi krediler enflasyonun üstünde seyretmeye devam eder.
2- deprem bölgesi + istanbul kentsel dönüşüm planları + bekleyen 250k toki projesi derken önümüzdeki 3-4 sene konut ve inşaat sektörü sıkıntı yaşamayacak, haliyle kazan kaldırmalarını gerektirecek bir şey yok.

Eğer işler değişti diyebiliyorsak değişen tek şey faiz oranları değil. Mesela 2010-2015 arası yıllık enflasyon ve yıllık konut kredisi faizlerine bakarsanız anlarsınız
0
avatar is back
(28.02.24)
- Konut kredi faizlerinde düşüş gelmediği sürece konut fiyatları reel anlamda artamayacak.

- Seçime kadar bir konut kampanyası olmaz ise, seçimden sonra uzun bir süre en azından ilk evi alacaklar haricindekilere olmayacağı aşikar görünüyor

-Oy kaybetmeyi göze alarak sıkılaşmayı devam eden ekonomi politikasının seçin sonrasında da tersi bir durum yapması normal şartlarda beklenmez.
0
Rao
(29.02.24)
Ben olumlu konuşuyorum. Gayrimenkul için alım zamanı satım için ise yanlış bir zaman. Şu an ki dönem geçici bir dönem bu fiyatları mumla arayacağız. Analiziniz doğru zaten beklentide bu yönde.

Ayrıca gayrimenkul uzun vadeli bir yatırımdır mukayese yapılırken en az 5 yıllık zaman diliminde hesaplamak lazım. 5 yıl ve üzeri hesaplarsaniz enflasyonun kat ve kat üzerinde karlı bir yatirim olduğunu görürsünüz.
0
doharkoman
(29.02.24)
Bu tarz kriz ortamlarında, en güzeli nakitte kalmaktır. Nakit derken, döviz, altın veya hemen paraya çevirilebilecek herhangi bir mal.

Konutu hemen değerinden paraya çeviremezsiniz ve bir süre $ bazından değeri düşer. Ancak yine de enflasyonun %150-%200 olduğu bir ortamda ev fiyatlarının seneye, TL bazında en az 2 katına çıkacağı beklenir.

Kira sıkıntılarından dolayı: eviniz yoksa, mutlaka bir ev alın. Yatırımlık ev alacaksanız Eylül, Ekim gibi güzel fırsatlar çıkacaktır. Bugün 100bin dolara alacağınız evi, pazarlıkla 50-60 bin dolara alabilirsiniz.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir. Burası Türkiye, bir karar alırlar, hepsi değişir. Benim, şu anki tahminim bu şekilde.


.
0
kartallar yuksek ucar
(29.02.24)
1- fed'in faizi indirmesi icin bir sebep yok. muhtemelen uzun yillar uc asagi bes yukari bu seviyelerde olur faiz.

2- tcmb'nin ne yapacagi belli olmaz.

3- ev fiyatlari seve seve dusecek. kimse yeni ev mev alamaz bu sartlarda. vatandasin parayla veya krediyle ev almasi cok zor artik. yabancilara satisi da kestiler dolar bazindan siniri yukselterek. kisacasi talep cok dustu, dolayisiyla insanlar evlerini satamiyor.

yabancilar lux rezidanslara yonelmek zorunda kaliyor. su anda turkiye'de 30 yillik apartman daireleri $100-150k'ya satilmaya calisiliyor. evlerin dolar bazinda deger kazanmasi sacmaligi kesinlikle geriye donecek. bu arada evini yuksek fiyata satanlar iyi yapti. evler merkez bankasinin para politikasina gore deger kaybedebilir, dogaldir. zaten merkez bankasinin en onemli gorevlerinden biri enflasyon kontroludur. amerika'da catir catir dustu evlerin fiyatlari %20 kadar.

eyyorlamam bu kadar.
0
antikadimag
(29.02.24)
şöyle bişey olabilir mi bilemedim, şu an emlak piyasası durgun olduğundan ev sahipleri fiyat arttırmadı 2024e geçişte, krediler açılırsa piyasada alım başlarsa ev sahipleri direk zammı yapar o yüzden ev fiyatları artacak diye olumsuz konuşmalar olabilir.

bir eylülden beri baya bir ev takbimde hiç zam olmadı. 6 aydan uzun süredirde satılmadı bu evler
0
eja
(29.02.24)
(8)

Bitcoin eski rekoruna geldiğinde, diğerleri neden gelmiyor?

ananiyimioguz
Mesela btc 65ten 20ye düşmüştü. yani yaklaşık %70 düştü.Şimdi bakıyoruz %300 artarak 60lara geldi tekrar.değerleri bir kanara bırakırsak, insanlar kaç dolara girdiyse şuan o kadar dolara çıkabilirler yine. (enflasyonu saymıyorum)Fakat etherium a bakıyoruz, eski rekorunun ancak yarısına gelmiş.doge,
Mesela btc 65ten 20ye düşmüştü. yani yaklaşık %70 düştü.
Şimdi bakıyoruz %300 artarak 60lara geldi tekrar.

değerleri bir kanara bırakırsak, insanlar kaç dolara girdiyse şuan o kadar dolara çıkabilirler yine. (enflasyonu saymıyorum)

Fakat etherium a bakıyoruz, eski rekorunun ancak yarısına gelmiş.

doge, shiba falan eski rekoruna gelmesi için 10 kata yakın artması lazım.

Benim hatırladığım genelde top listedeki coinler rekor tazelediğinde hepsi tazeliyordu, şimdi neden göremiyoruz? Btc den sonra mı hareketleniyorlardı yani oradan kar ile çıkan alt koinlere mi kayıyordu yoksa böyle bir kural yok muydu?
0
ananiyimioguz
(28.02.24)
bana alt coin’lerin hype’ı geçti gibi geliyor. 2016-2017 yılında türkiye’den kriptoya girmek için parayı konsomatris gibi oradan oraya gezdirirken iotalar, tronlar vs ile çok güzel para kazanılıyordu ve bu alt coin’lerin arkasında gerçekten bir proje, fikir, iş modeli olduğunu sanıyorduk. sonradan bu coin’lerin çoğunun arkasında bir şirket bile olmadığı ortaya çıktı ve birçoğu battı zaten. btc ile paralel yükselmelerinin tek nedeni oluşan hype dalgası ve insanların merakıydı. o dönemden sonra alt coinlere güven büyük ölçüde azaldı.

bir de kripto borsası yaygınlaşıp amcaların teyzelerin bile girebileceği bir yatırım aracı haline geldikçe daha ciddi ve risk sevmeyen kitle piyasada hükmetmeye başladı. artık kimsenin kumara yatıracak parası yok. ben de şu an kriptoya yüklü para koyacak olsam etherium’a bile bakmam, btc alır geçerim. belki daha somut nedenleri vardır ama benim dışarıdan bir göz olarak gözlemim böyle.
0
sir gawain
(28.02.24)
Faizler yuksek, kumar oynayacak parayi borc almanin bedeli yuksek. Bir de bu tip seylerin ozelligi tahmin edilemez olmasidir. Her sey her seferinde beklentiler dahilinde inip ciksa herkes ayni anda zengin olur.
0
hot potato
(28.02.24)
Btc tek geri kalan bir de o yüzden.
Ayrıca btc yükseldi diye diğerleri yükselecek diye bir kaide de yok.
Mantıken öyle olması beklenir ancak short ve long pozisyonlar yüzünden iki yöne de engelleyebiliyor borsalar.
Misal: btc yükseliyor, eth alalım veya eth'ye long basalım.
O kadar kolay değil şşte.
Bak bugünkü yükselişe hemen hiçbiri adamakıllı tepki bile veremedi o yüzden.
0
marcus fenix
(28.02.24)
pasta bölündü. Toplam market cap 800 milyar dolar olduğunda (2018 başı gibi) ortalıkta 2000 coin varsa bugün 2.33 trilyon market cap atıyorum 9000 coine bölünüyor. Ethereum eski değerine gelsin diye bekliyorsun (belki de gelir) ama paranın akacağı bir sürü L1 - L2 chain denen ethereum'un üzerine şunları yapıyoruz diyen chainler var.

Btc durakladığında para altlara akar o yine aynı devam eder bence ama "hangi coinlere?" Her dönem bir furya oluyor dex, fintech, nft bilmemne ara ara çıkıyor ama geçen sefer "köpekli coin" furyasında ben artık düşünmeyi bıraktım :D aklıma yatanları alıyorum geri kalan saçmalığı düşünecek vaktim yok.

Bu arada tam bu dediğin sebeple "sol eskiden 280 dolardı, yine olmalı, 120den alayım" diyenlerin bir kısmı yaya kalabilir. Solana öylesine bi örnek.
0
nhk ni youkosu
(28.02.24)
eth tutanlar satıp btc'ye geçti de ondan.

bi de geçen yazdan beri btc etf'leri yüzünden millet btc alıyor.
0
plutongezegendegilmi
(28.02.24)
"Benim hatırladığım genelde top listedeki coinler rekor tazelediğinde hepsi tazeliyordu"

yanlış hatırlıyorsun. her zaman önden btc gider, altlar sonradan gelir. geçmişte de hep böyle oldu
0
benarrivo
(28.02.24)
Amerika menkul kıymetler borsasının yönetimi (Adı her ne ise) yatırım şirketlerinin Bitcoin'e yatırım yapmasına onay verdi. Bu durum da Bitcoin'in önünü açtı. Diğer Coin'lerden ayrışmasına neden oldu.
Hem mevcudiyeti daha meşru hale geldi hem de daha ulaşılır hale geldi.

Bir de bir şirketin toplu alımı oldu. İkisi bir araya gelince patladı.
0
Mirket
(28.02.24)
bizim borsada da genelde aynı olur. önce babalar ve belli yan tahtalar hareketlenir. oradaki marj azalınca diğerlerinde hareket başlar.
alt coinlerin de zamanı gelir bir gün.
0
lazpalle
(29.02.24)
(7)

Apartman yönetimini şikayet etme

pianeta
Annemin kiracı olarak oturduğu binada yönetim kafasına göre habire aidata zam yapıyor (site değil). Binada ekstra bir şey yapılıyor desek yok, düzenli temizlik yok, kapıcı bile yok. Akşamdan akşama mahalleden biri gelip çöpleri toplayıp götürüyor standart. Merkezi sistem ve hayvan gibi yakıyorlar. E
Annemin kiracı olarak oturduğu binada yönetim kafasına göre habire aidata zam yapıyor (site değil). Binada ekstra bir şey yapılıyor desek yok, düzenli temizlik yok, kapıcı bile yok. Akşamdan akşama mahalleden biri gelip çöpleri toplayıp götürüyor standart. Merkezi sistem ve hayvan gibi yakıyorlar. En üst kat olmasına rağmen evde durulmuyor resmen, yanlışlıkla peteklere dokunsak yakıyor nerdeyse. Ben sitede oturuyorum, biz de merkezi sistemle ısınıyoruz, güvenlik falan yok ama üçte biri kadar aidat veriyorum.

Ben de bu kafalarına göre yapılan abartı zamları CİMER'e yazdım (annemin kimlik bilgileriyle girdik tabi ben binada oturmadığım için). Önce İletişim Başkanlığına gönderdim, "üçüncü kişiler arasında bir durum olduğundan savcılığa gidiniz biz bir şey yapamayız" cevabı geldi.
Sonra yine CİMER'den Ankara Valiliğine gönderdim bu sefer, ordan da zabıta müdürlüğü "kat mülkiyeti kanununa tabi olduğundan biz bir şey yapamayız" diye cevap vermiş.

Bu iş hep böyle miydi? İnsan en azından bi gelip bakar. Ben şahsen adım gibi eminim o parayı cebe attıklarından. Toplantı desen yok, danışma desen yok, kafalarına göre karar alıp hareket ediyorlar. Apartmandakiler de çoğu ev sahibi olmadığı için takmıyor, ev sahibi olan 1-2 daire de zaten para derdi olmayan insanlar oldukları için ilgilenmiyor. Tüm bunları da yazdım bu arada ne var ne yok.

Neyse tek çözüm savcılığa gitmek mi? Annem tek yaşadığı ve yöneticinin 2 metre boyunda işsiz ipsiz sapsız ayı bir oğlu olduğundan dolayı kimliği ifşa olursa diye gidip şikayet etmesini pek istemiyorum. Gerçi kimlik bilgisini gizli tutuyorlardır muhtemelen ama tek yol savcılığa gitmek mi?
0
pianeta
(27.02.24)
kaç dairelik apartman?
hazirun defteri var mı, alınan kararlar orada yazılı mı?
yönetici nasıl seçildi?
denetleme kurulu var mı?
gelir gider defteri tutuluyor mu?
0
basond
(27.02.24)
Aidatınızın 2024 için ne kadar olacağının belirlendiğini ve toplanacak aidatların yeterli olmaması durumunda yönetimin nasıl ek para toplayacağının belirtildiği genel kurul kararı size iletildi mi? Aidat sürekli değiştiği için: Apartmana gelen aylık faturalar ve bu faturaların üzerinden oluşturulmuş aidatın, bağımsız bölümlerin tapudaki paylarına veya yönetim planı veya daha sonra alınmış kararlara göre bölüştürüldüğü liste size tebliğ ediliyor mu? En kötü panoya asılıyor mu?
0
malheiros
(27.02.24)
Kiracıysanız ev sahibine rahatsızlığınızı bildirip onun konuyla ilgilenmesini istemekten başka bir seçeneğiniz yok.

Yöneticinin bu konuda muhatabı kat malikleridir. Kiracı değil.
0
Mirket
(27.02.24)
11 dairelik apartman. Ev sahibi yurt dışında olduğu için ilgilenemiyor, aslında durumu biliyor ama bir yandan da yaşlı olduğu için bir şey bekleyemiyoruz adamdan.
Yönetici yıllar önce seçilmiş ve her dönem kimseye sormadan kendini yazıp geçiyor. Kurul falan yok, varsa da kimsenin taktığı yok. Herhangi bir defter tutuluyorsa da (ki sanmıyorum) yönetici dışında kimsenin bilgisi yok.
Panoya falan da hiçbir şey asılmıyor. Sadece kafalarına göre yaptıkları zamları tüm katlara asıp insanları bilgilendiriyorlar "şu tarihten itibaren aidat şu kadar olacaktır" diye.
0
🌸pianeta
(28.02.24)
Bizim apartman da böyle ben ödemiyorum. Apartman toplanmamış bir şey olmamış aidat topluyor. Bana da aynı cevaplar geldi. Ev sahibiniz ilgilenmiyorsa siz de bir şey yapmayın.
0
Kahvedesu
(28.02.24)
tebliğler altlığı olmadan yapıldığı için ödemekten imtina ettiğinizi söyleyin, bunu ev sahibinize yazılı olarak iletin, mail whatsapp falan. fakat sizin yerinizde olsam 1.000 lira gibi aidat öderim, çünkü merkezi sistem ve hiç ödemezseniz veya bundan az öderseniz adil olmaz. yönetici sorarsa da aynen bunları söyleyin, aidatın nasıl belirlendiğini, nasıl dağıtıldığını bilmiyorum, ev sahibime bunu sordum cevap vermiyor, ben bu kadarını ödüyorum üzerini ev sahibimden alın dersiniz. bir gelir-gider tablosu yapmak, faturaları ve giderleri işlemek, tahmini bütçeyi bir a4'e yazmak zor iş değil.
0
malheiros
(28.02.24)
Aidat belirleme yetkisi genel kurulda.
1. Kat malikleri genel kurul toplantısınta aidat belirlenecek, veya
2. Yönetici işletme projesi (tahmini gidedleri anlatıp aidat miktarını belirtecek) hazırlayıp herkese ulaştıracak ve bina girişine asacak; 1 hafta içinde itiraz olmazsa bu aidat miktarı resmileşmiş olur.
Ara ara ekstra gider oluştu, ummadık masraf çıktı, enflasyon vs diye kafasına göre artıramaz. Artırmak istiyorsa, ya genel kurulu toplayıp yeni karar aldıracak ya da işletme projesi hazırlayıp kat maliklerinin onayına (yukarıdaki 2. madde) sunacak.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(28.02.24)
(7)

Eleştiriyoruz herşeyi peki biz ne yapıyoruz

kiriko
Arkadaşlar tamam hükümeti eleştiriyoruz muhalefeti eleştiriyorum peki biz ne yapıyoruz? Yani madem yönetimden memnun değil kimse niye yönetime katılmıyor parti kurmuyor veya örgütlenmiyor.Bunu yapmıyorsak biraz da ağlamamız lazım değil mi?Kimse taşın altına elini sokmuyor ama herkes şikayetçi.Artık
Arkadaşlar tamam hükümeti eleştiriyoruz muhalefeti eleştiriyorum peki biz ne yapıyoruz? Yani madem yönetimden memnun değil kimse niye yönetime katılmıyor parti kurmuyor veya örgütlenmiyor.Bunu yapmıyorsak biraz da ağlamamız lazım değil mi?Kimse taşın altına elini sokmuyor ama herkes şikayetçi.Artık eleştirenlere cevabım parti kur ilk oy benden.
0
kiriko
(27.02.24)
Kimse şikayetçi değil. Kamu çalışanı 1500$ maaş alıyor, 43 yaşındaki adam 40 yaşındaki kadın emekli olabiliyor. Kim niye memnun olmasın bu hükümetten? Arsasına toki vuran, kentsel dönüşüme sokan milyarlık oluyor. Lüks araçların çoğunda millet bayilerde kuyruk olmuştu, ab fiyatı 50k€ olan araca 100k€ vermek için millet bayilere rüşvet veriyor.

Bok gibi kahveler olmuş 100 lira, adım atacak yer bulamıyorsun, millet keyif pezevenkliğinden ölecek neredeyse (kötü anlamda değil deyim olarak söylüyorum). İngiltereden gelenler istanbulda milletin bu kadar keyfine düşkün olduğunu bilmiyordum diyor.

Söylediklerinin geçerliliği yok bence
0
avatar is back
(27.02.24)
haklısın ama şöyle, parti kurmak değil ama örgütlenmek önemli. sorumluluk almıyor kimse. en basitinden avrupa gibi bizim gibi "erkek" görmediğimiz ülkelerde çiftçilerin yaptıkları eylemler ortada. insanlar sindikçe, banane dedikçe baskı artıyor. şimdi kimse sokağa çıkıp yürüyüş yapmaya bile korkuyor. milli mücadeleden tut 68 kuşağına, oradan gezi olaylarına kadar. bu halk yapabilir bunu. ancak korkutulmuş ve sindirilmiş insanlar.

muhalefet partileri de halkı kontrol altında tutuyor. her şeyin çözümünü sandıkta aramasına sebep oluyor. olmayınca da bu halk böyle noktasına geliyor. halbuki okumuş etmiş, bilinçli vatandaşlarımız çoğunlukla taşın altına elini atmıyor.
0
paintov
(27.02.24)
Türkiye'de aktif durumda 135 siyasi parti var. Eminim 125inin adını hiç duymamışsındır. Bir siyasi partinin adını duyurabilmesi için para gerekir. Yani fon bulmalısın. Bulduğun taktirde de o fonun adamı olursun.

Bu bağlamda demokrasi zaman içinde kendi kendini yok eden bir sisteme dönüşüyor.

Bak mesela Amerika'ya. Önümündeki günlerde Amerika Başkanlık seçimi var. Adamlar bir deli ile bir bunak arasında tercih kullanmak zorundalar.
0
Mirket
(27.02.24)
Türk toplumu olarak şikayet etmeyi dramatizasyonu seviyoruz sadece toplumsal konular değil şahsi konularda da şikayetçiyiz ama çözüm sunulunca da yapmıyoruz hep erteliyoruz. Kendi adıma bu durumu eegistirdim fakat toplumdan çok umutlu değilim.
0
doharkoman
(27.02.24)
Bu muhabbet çok eskimedi mi ki artık ya? Ben kendi işimi yapıyorum, bence yeterli. :D

Herkes kendi yeteneklerince, kendi yaptığı iş bakımından sorumlu tutulur. Siz hayatınıza bir yol çizdiniz, istediğiniz için ya da öyle gerekiyor diye o yoldan gitmeye çalışıyorsunuz diyelim. Bunun dışında hiçbir şey söylemeye hakkınız yok mu?

Politikacıları beğenmiyorsak politikacı olalım, taksicilerden şikayetçiysek örnek taksici olalım, üniversitelerde eğitim kötüyse akademisyen olalım, evleri güvensiz buluyorsak mühendis olalım...

İyi de hocam, bir tane hayatta bunların hangisini yapalım? 10 hayat yaşasak da bunların hepsi için yeteneğimiz var mı?

Benim kendi işim var, kendi işimi düzgün yapmaya çalışıyorum. politikacı olamam, olmak da istemem, karakterime de uygun değil. Nasıl olacak şimdi? Ben politikacıları bırakayım, benim politikayla bir alakam yok, siz kendi kendinize oynayın yaptıklarınız beni bağlamasın demek gibi bir hakkım var mı? Yok. Ne yapalım şimdi liderlik vasfımız yok diye her şeye razı mı olalım :D
0
akhenaten
(28.02.24)
Örgütsüzlük en büyük problem buna katılıyorum. Çevrenize sorun ya da gözlemleyin, kaç kişi siyasi herhangi bir yayın okuyor? halkı küçümseyenlere bir bakın, hepsi kendi mantıklarıyla bir şeylere çözüm üretmeye çalışıyor. Yani dünyayı sıfırdan çözmeye çalışıyorlar, bunu böyle anlayabiliriz. Okumamak, kolektif bir faaliyetlere dahil olmamak böyledir. Çevrenizde sizi eleştirip yeri gelirse itin g… ne sokacak bilgi birikimde, ilkeli kimseler de olmayınca böyle primat gibi yaşamakta hiçbir sorun yok. İnternet olmasa ne olurdu hayal bile edemiyorum bu kitleyi. Bu kadar çok hiçbir şey öğrenmeyen ama her şeyi bilen adama hiçbir şey anlatamazsın.
0
her giriste sifresini unutan adam
(28.02.24)
Toplum kendisiyle barışık değil. Psikiyatrik bir durum bence. Beklentiler de gerçekçi değil. Çok fazla da şişiriliyoruz, gazlanıyoruz. Yurtdışı iyi bir öğrenme, tecrübe etme yolu bence.
0
mesuta
(28.02.24)
(15)

İnce ayak bileği

Amaranta ursula
Iyiyakşamlaar herkeseİnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz? El olur ayak olur. Neden sexi kabul edilir? Kalça ve meme gibi doğurganlık ile bağını da bulamadık. Sadece kadında mi sexidir? Erkekte de sexi bulan yok mu mesela? Kabartma tozu keki nasıl kabartır?Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdi
Iyiyakşamlaar herkese

İnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz? El olur ayak olur. Neden sexi kabul edilir? Kalça ve meme gibi doğurganlık ile bağını da bulamadık. Sadece kadında mi sexidir? Erkekte de sexi bulan yok mu mesela? Kabartma tozu keki nasıl kabartır?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.
0
Amaranta ursula
(27.02.24)
Bence kötü görünen bir şey ince bilek. Erkekler nesine bu kadar ayılıp bayılıyor anlayabilmiş değilim ben de.
0
yazdonumu
(27.02.24)
tek başına seksi değil ama narin bir şey olduğu için "petite" kızların güzelliğini, seksiliğini pekiştiren bir şey.

fetish olarak diyorsan, ben de anlamıyorum.
0
gabe h coud
(27.02.24)
İnce ayak bilekleri göze hoş geliyor. En azından benim gözüme hoş geliyor. Seksi olarak görülen her şeyin ille de doğurganlıkla bir bağı olmasına gerek yok bence. Bir kadının ince parmaklı eli de bana güzel geliyor mesela. Kadınlar genel olarak güzel varlıklar.
0
pispinti
(27.02.24)
Ne kadar ince olduğuna bağlı. Kalın bilek seksi değil. Ya kilo ile ilişkili ya da erkeksi geliyor sanırım. Üstüne düşünmedim. Haliyle kalanı seksi yapıyor. Yoksa ince bacak ve kalın bacak karşılaştırmasında seksi ya de değil denilenin Doğu Asyalı seviyesi ince bacağın da kilolu kalın bacağın olmaması gibi. Üst ve alt sınırlar var.
0
nawar
(27.02.24)
Bu arada bir kadın olarak benim gözüme de hoş geliyor kadında ya da erkekte olsun fark etmiyor. Sadece neden hoş geldigini anlayamadık:/
0
🌸Amaranta ursula
(27.02.24)
Sexiliğin tanımı veya sınırı var mı?
Saçma şeyler de sexi gelebilir takılmayalım
0
Cezcez
(27.02.24)
Şöyle olabilir. Hani dans ve hareketlere hep bir esnekliğin estetiği var. Bunun ile kodlanmış olabilir ya da yine aynı şekilde. Dediğim gibi feminen olması da onu erkek için çekici yapıyor. Küçük ayak ve el konusu da. Tabii bunun dışında kesin mitolojik göndermeli açıklaması da vardır :p
0
nawar
(27.02.24)
İnce bilekler hakkında ne düşünüyorsunuz?

> hiçbir şey düşünmüyorum. ona gelene kadar neler var.

ince bilekliyle de çıkarım, kalın bilekliyle de çıkarım..

karikaturkutur.wordpress.com
0
tabudeviren
(27.02.24)
Tamamen çağın güzellik algısı ve dayatmalarından ötürü olduğunu düşünüyorum.

Ben de ince bilek severim. Narin el severim. Küçük ayak severim. Ama neden, açıklayamıyorum.

1000 yıl önce yaşasaydım belki de gürbüz, iri kadınlardan hoşlanacaktım. İşte anadolu kadını bee taşı sıksa suyunu çıkarır diyecektim.

Falat günümüz dünyasında narinlik daha fazla estetiklik uyandırıyor. Aşırıya kaçılmadıkça tabi!
0
ananiyimioguz
(27.02.24)
ince ayak bileği seviyorum. erkek bileğine göre çok farklı görünüyor, o yüzden yükseliyorum. ayrıca ince ayak bileği ayağa dişil bir kıvrım veriyor.
0
benarrivo
(28.02.24)
ince ayak bilegi cok seksi bir sey. Guzel bacak, guzel ince ayak bilegi ve guzel ayak bir kombodur.Bunlardan biri olmadan digerleri de olmuyor.Kalin bilek erkeksi gozukuyor.
0
turkuaz
(29.02.24)
bu arada konudan bağımsız, kalın bileklilerin libidosunun daha yüksek olduğuna dair bir bilgi kalmış kafamda ne kadar doğru bilmiyorum.
0
ananiyimioguz
(29.02.24)
ince ayak bileklerini ben de güzel buluyorum. kendimce yanıtım, ince ayak bilekleri sağlıklı bir kardiyovasküler sistemi işaret ediyor olabilir. çeşitli damar ve romatizma hastalıklarının ayak bileklerinde şişkinlik olarak belirti verdiğini hatırlıyorum.
0
engelbert humperdinck
(29.02.24)
Kitabı ve dolayısıyla ismi yanlış hatırlıyor olabilirim ama Don Kişot sevgilisi Dulcinea'nın ne kadar alımlı, ne kadar seksi olduğunu anlatırken kadının bıyıklarından bahsediyordu.

Aynı şekilde 19. yüzyıl yazarları kadını överken ne kadar tombul olduğunu anlata anlata bitiremezler. Bir gram etin bin ayıbı örttüğüne dair atasözümüz bile var.

O dönemlerde öylesi popülermiş. Bu dönemde de bu. Mağara devrinden genlerimize kazınmış bir olay değil yani. İnce ayak bileği kadına zerafet, narinlik veriyor.

Ben de severim :)
0
Mirket
(29.02.24)
şahsen ince bilekleri ve ortalama üstü kalın bilekleri güzel bulmuyorum, ince bilek neden sevilir anlamam.
0
ravenudon
(29.02.24)
(7)

Diğer inançlara sahip insanların orada kalma sebepleri ney?

ananiyimioguz
Veya şöyle sorayım, farklı inançlara sahip kişiler, tek doğru olarak kendilerinin seçtiği yolu mu görüyorlar yoksa "başka dinler de var biliyorum ama biz bu yolu seçmişiz" gibi bir farkındalığa sahipler mi?Yoksa bu soru inanç ile çelişiyor mu? Yani ben ineğe tapıyorum diyelim, bunun için geçerli seb
Veya şöyle sorayım, farklı inançlara sahip kişiler, tek doğru olarak kendilerinin seçtiği yolu mu görüyorlar yoksa "başka dinler de var biliyorum ama biz bu yolu seçmişiz" gibi bir farkındalığa sahipler mi?

Yoksa bu soru inanç ile çelişiyor mu? Yani ben ineğe tapıyorum diyelim, bunun için geçerli sebeplerim var. Farklı bir yoldan gittiğimin ve bizim de kendimizce böyle bir motivasyonumuz var'ın farkında mıyım yoksa diğer herkes yanlış da ben doğruyum gibi bir inanç mı olmalı illa bir şeye inanıyorsam?

Mesela bir hristiyan neden o inancını sürdürüyor? Hani biz diyoruz ya son din bizimki o yüzden buna inanmamız lazım.

E madem son din bizimki gibi bir kanıtlanabilir bir şey var elimizde, diğer farklı inançtakiler neden bizimkine inanmıyor? Bunu sadece biz mi biliyoruz? Bizim savımızı neden onlar benimsemiyor? Öyleyse güçsüz mü bizim savımız?

Bir hristiyanın, bir budistin, bir musevinin hala orada durma motivasyonu nedir yani?

Veya biz nasıl ki tek doğru bizimkidir... gibi bir inançla bağlıysak, onlar da öyle bağlıysa, bizim inandığımız din de onlarınkinden farksızsa, burada bizimkini özel kılan nedir? Başkalarının dinlerine nasıl bakıyorsak, onlar da bizimkine aynı boş vermişlik veya inançsızlık ve yanlışlık ile bakıyorsa, biz de bir illüzyonun içinde olamaz mıyız?

Yani aynı bedende ingilterede doğdunuzu düşünün, büyük olasılıkla hristiyan olacaktınız. Şimdi oradan orta doğuya bakın. Müslümanlığa bakıp ne düşüneceğizi düşünün. Veya yahudiliğe. E şu an aynı şekilde biz de burada müslümanlıktan onlara bakıp aynı şeyleri düşünüyoruz. Demek istediğimi anladınız mı yani tek doğru bizimkidir nasıl diyebiliyoruz, orada doğsaydık başka bir şey diyecektik.

Bir hristiyanın, bir budistin, bir musevinin hala orada durma motivasyonu nedir yani? Sorusuna cevap tabii ki yetiştirilirken büyüdüğü kültür ama yetişkinlikten, yani düşünmeye ve sorgulamaya, araştırmaya başladıktan sonra da kalıyorsa neden kalıyordur? Çok çok nadir din değiştirenler veya dinden uzaklaşanlar var. Diğerleri sorgulamıyor mu?
0
ananiyimioguz
(27.02.24)
Sen hasan mezarciya neden inanmıyorsan, Hristiyanlar da o yüzden Muhammed e inanmıyor.
0
allah yazdiysa bozsun
(27.02.24)
Senin burada durma motivasyonun nedir? Sen Müslüman olmadın, Müslüman doğdun, Acaba deyip dinini araştırdın mı? Kuran'ı hiç baştan sona Türkçe okudun mu? Farklı tefsirler var deyip tefsirler arası kıyaslama yaptın mı? Tam tercümesi olmayan arapça kelimelerin özünü anlamaya çalıştın mı? Eski Ahit ne der, yeni Ahit ne der diye baktın mı? İncil'i okudun mu mesela, On emir nedir, niyedir, araştırdın mı? Kuran'da Avesta'dan izler bulmaya çalıştın mı? Roma Paganizmi ile Yunan Paganizminin arasındaki farka kafa yordun mu? Bugünün dinlerinde Amon Ra'dan izler aradın mı?

Yanlış anlama. Bu sorular sana değil. Biz Müslüman olmadık, Müslüman olarak doğduk. Bize ne söylendiyse, gerek kendi dinimizle ilgili, gerekse diğer dinlerle ilgili ona inandık. Motivasyonumuz falan yoktu. O din mensuplarının da bir motivasyonu yok.
0
Mirket
(27.02.24)
Şahsen farklı milletlerden sonradan Müslüman olan çok fazla insanla tanıştım bunların içinde Avrupalı, Afrikalı ve bir çok Rus var benim tanıdıklarımın ortak özelliği ise çok fazla okuyan araştıran insan olmaları çevrelerinde bir müslüman tanıdığı arkadaşları olmamasına rağmen araştırarak tamamen kendi iradeleri ile İslamiyet'e geçmişler hatta en son tanıştığım Rus arkadaşın yaşadığı bölgede hiç müslüman bulunmuyor genel olarak şunu söyleyebilirim öncesinde İslamiyet'e ve müslümanlara karşı önyargılı veya yanlış bilgiye sahipler genelde öncesinde ateist veya deizme yönelmiş kişiler. Bu konu açıldığında İslamiyet'in inkar edilemeyecek hakikatlere sahip olduğunu ve mantığa hitap ettiğini ifade ediyorlar.

Bizdeki ateisme, deizme veya satanizm gibi inançlara özenen kişiler ise tamamen popülizmin tesisiyle ve sosyal medyanın etkisiyle bu tarz inançlara veya inançsızlığa yöneliyorlar aslında bir temelleri ve omurgaları yok mensup oldukları inanç veya kimlik hakkında bilgi sahipleri değiller sadece propoganda ne yönde ise o yöne meylediyorlar moda gibi veya takım tutmak gibi.
0
doharkoman
(27.02.24)
Semavi dinler özelinde her din kendinden sonra gelen dinleri yalancılıkla suçlar. Hıristiyanlara göre Muhammed yalancıdır. Hatta orta çağ'da bazı hıristiyanlarca deccal olduğu düşünülür. Aynısı isa için de geçerli. Yahudiler eski ahit'te bahsedilen mesih'in isa olamayacağını, isa'nın eski ahit'te verilen mesih tanımına asla uymadığını söyler. Kendi aklınızla bir karar vermiyorsanız, ailenize veya bir din bilginine gidip "bakın ama böyle bir din varmış, son din olduğunu iddia ediyor" derseniz muhtemelen "boş ver onları, onlar yalancı" gibi bir cevap alırsınız. Kaldı ki hıristiyanlar İsa'nın tanrı olduğuna ve hakikati zaten dünyaya getirdiğine inanırlar. Dolayısıyla ondan sonra daha önemli bir güncellemenin gelecek olduğuna inanmaları mantıklı değil. Tanrı bizzat tecessüm edip gerçekleri söylemiş, daha sonra gelecek fanilerin ne önemi var diye düşünürler.

Semavi olmayan dinlerin birçoğu (bunların bir kısmı dinden çok öğreti gibidir) tek ve asıl din olma iddiası taşımazlar. Dolayısıyla diğer dinleri ve öğretileri kabul etmeleri daha kolay olur.

Öte yandan bir üst cevapta popülizm falan diye saçmalayan arkadaşı ciddiye almayın lütfen.
0
stronzo
(27.02.24)
İnsanların büyük bir kısmı bu konuya kafa yormuyor, doğduğunda gördüğü gelenek ile devam ediyor.

Yani özellikle bu dinle devam etmeliyim motivasyonu yok, diğer kültürel konulara baktığınızda da aynısını görürsünüz. Kolay kolay başka bir yaşam, yemek, giyim kültürü benimsenmez, insanların büyük bir kısmı gördüğüyle devam eder.
0
xephyr
(27.02.24)
Burada asıl sorulması ve üzerine düşünülmesi gereken şey, "A dinine inanan birini B dinine geçmekten alıkoyan şey ne?" sorusundan ziyade, insanları bir dine inanmaya iten ve inanmaya devam ettiren şey ne? sorusu olmalı.

İnsanın dine inanma ihtiyacının sebeplerini ve dinler tarihini incelediğinizde zaten bu soru otomatik olarak oluşuyor. Tarih boyunca pek çok mitolojik anlatı birbirini etkiledi ve besledi. İnsanlar da tarihin farklı dönemlerinde bu anlatıların peşinden gittiler. Peki ne oluyor da bu kadar bilimsel gelişme varken insanlar hala uçan bir atın üzerinde göğe yükselme mitine inanmaya, ayı ortadan ikiye ayırma hikayelerine inanmaya devam edebiliyor ve bugün dahi, burada bunun propagandasını yapma motivasyonuna sahip olabiliyor?

Bence bu soruya verilecek cevapları, daha yukarıdan bir pencereden bakarak insan varlığını sosyolojik olarak anlamanın da bir yolu.
0
thracia
(28.02.24)
manevi inanç ve pratikleri rasyonalize edip, içlerinden birinin diğerinden daha doğru olabileceğini varsaymışsınız. maneviyata belli bir vakit ayırmış; biz neyiz, nereden geldik neden buradayız ve buranın öncesi sonrası nedir gibi konuları düşünen, tabiatı takdir etmeyi bilen herkes bulunduğu kültürün dini ritüellerini anlamlı bulmaya yatkındır. ancak temelde hepsi aynı şeyi yapar. ve olayın temelde aynı olduğunu o insanlar anlar. bu soruyu sorduğunuz için, sizin henüz düzenli bir pratiğe sahip olmadığınızı varsayıyorum. herhangi bir keşiş, imam ve papazın birbiriyle sohbetini canlandırın. onların "bizim savımız" ya da "desteklemek"ten bahsedeceklerini sanmıyorum. dini öğretilerden gelen farklar kültürel ve dünyevidir. bunlar olaya maddi boyuttan bakan biri için her şeymiş gibi görünür. "vay canına biri yumurta boyuyor diğeri oruç tutuyor diğeri et yemiyor diğeri kök bitki yemiyor. bunların hepsi aynı anda 'doğru' olamaz" diyebilirsiniz. ancak dinin varlığı maneviyattan gelir. niyette ve insanın içinde olan dışarıya farklı biçimlerde yansıyabilir. neticede kültlerin ortaya çıkışlarında konum ve zamanda farklılıklar var. iklimler ve kültürler farklı. tehdit ve fırsatlar farklı. yas ve kutlamalar farklı. bu yüzden dışarıdan baktığımızda işin maddi kısmı farklı görünecek. manevi boyutta aynılar. daha da derine gidip manevi kısmı da rasyonalize etmeye çalışırsanız bazı tezli programlara başvurabilirsiniz :)
0
Etanglement
(28.02.24)
(3)

göz ameliyatı için hastane önerisi

nic cage
dünyagöz'den yapıp geçeyim diyorum da lazer ameliyatı için de doktor önemli mi? uzun uzun araştıracak bi şey var mı?
dünyagöz'den yapıp geçeyim diyorum da lazer ameliyatı için de doktor önemli mi? uzun uzun araştıracak bi şey var mı?
0
nic cage
(27.02.24)
Kuzenim göz lazer işlemini beylikdüzü birinci göz hastanesinde yaptırmıştı doktor faik bey. Memnundu
0
atcapar
(27.02.24)
İki ay kadar önce adını vermeyeceğim bir özel hastanede her iki gözümden entropiyum ameliyatı oldum.

İlgi, alaka, konfor muhteşemdi. İnsana kendini değerli hissettirecek her tür detay düşünülmüş.

Şu an gözlerim ameliyat öncesinden çok daha kötü durumda

Sözün özü, hastane hiçbirşey. Doktor önemli.

(lazer konusu bilmediğim bir konu, yorum yapamam.
0
Mirket
(27.02.24)
İkiside önemli ama asıl gerçek senin gözünle alakalı bende iki arkadaşımla beraber lazer oldum. benden önce olan sıfırladı benden sonra olan sıfırladı bende 0.50 kaldı doktor aynı makine aynı operasyon tipi aynı ama işte benimki sıfırlamadı. Başka doktora göründüm(dünya göz)operasyon başarılı senin gözünle alakalı ona bişey yapılamaz dedi
Hastane doktor alet aletin kalibresi lazerin tipi vs hepsi önemli tabi ama tillahı gelse bile senin gözde kalacaksa kusur kalıyor.
Miyop ve astigmat için konuuştum
0
basond
(27.02.24)
(7)

aile üyelerini sevmemek ?

the sound and the fury
bazı özel nedenlerden sevmemek değilse de kızıyorum affetmiyorum. sizce anormal mi?
bazı özel nedenlerden sevmemek değilse de kızıyorum affetmiyorum. sizce anormal mi?
0
the sound and the fury
(27.02.24)
normal özellikle türkiye'de
0
duyurukullanıcısı
(27.02.24)
Kimse kimseyi sevmek zorunda değil elbette ama bunu değerlendirirken duygularının sana ve hayatındaki diğer ilişkilerine zarar verip vermediğini belirlemek önemli, bu noktada affetmeye karşı bakış açısı değişebiliyor insanın
0
evanesco
(27.02.24)
çevrede gördüğüm aileler ve çocukları ile olan ilişkilerinden sonra kendisine bakınca bir burukluk oluyor.

hayat bize bir rol yüklemiş.
beterin beteri var motivasyonu ile elindekilerin değerini bilmek daha Bi tatmin edici.
0
makinist
(27.02.24)
Son büyük deprem, herşey bittiğinde, tükendiğimde, bana sorgusuz sualsiz açılacak bir kapının, Dünya'daki en büyük zenginlik olduğunu bir kez daha hatırlattı.
0
Mirket
(27.02.24)
yani değil tabi ki ama aile ile olan kavga/kopukluk/mutsuzluk/kapanmamış her türlü hesap insanın hayatının diğer kısımlarına sızıp oralarda da mutsuzluğa yol açıyorsa sıkıntı işte.
0
elorelia
(27.02.24)
“yani değil tabi ki ama aile ile olan kavga/kopukluk/mutsuzluk/kapanmamış her türlü hesap insanın hayatının diğer kısımlarına sızıp oralarda da mutsuzluğa yol açıyorsa sıkıntı işte.”

Dünya ergen kavgalarından ibaret değil, gerçekten her insan anne baba olamıyor. Bu yüzden insanın anne babasını sevememesi de bence artık normalleştirilmeli. Böyle çocuklar da var çünkü. O yüzden kendinize toplumsal normlar nedeniyle birtakım vicdani yükler yüklemeyin. Siz zaten yaralısınız.
0
ruhen hastayim ben
(27.02.24)
Anormal degil.

Unutmayin ki ayni kandan olmaniz ayni ahlak ve etige sahip olmaniz demek degildir. Kendi kardeslerini sevmeyen ve tasvip etmeyen birisi olarak yaziyorum bunu.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.02.24)
(7)

sefiller 5 ciltte ne anlatıyor?

OgutucuRecep
bir bakayım dedim ben bu romanı 300-350 sayfalık bir kitapta okudum. o zaman denk geldi öyle aldım. çok da hoşuma gitmişti.ama bu 5 cilty bilmem 100-1200 sayfada ne anlatıyor acaba? böyle 3-5 cilt olanı alıp okuyna var mı?
bir bakayım dedim ben bu romanı 300-350 sayfalık bir kitapta okudum. o zaman denk geldi öyle aldım. çok da hoşuma gitmişti.

ama bu 5 cilty bilmem 100-1200 sayfada ne anlatıyor acaba? böyle 3-5 cilt olanı alıp okuyna var mı?
0
OgutucuRecep
(27.02.24)
Sefiller, Karamazof Kardeşler, Monte Kristo Kontu, Don Kişot, Savaş ve Barış, Rüzgar gibi Geçti, Anna Karennina Durgun Don.

Bunlar efsane kitaplar. Keşke hiç bitmese denecek cinsten.

Sefiller'i İş Bankası Kültür Yayınları'ndan al oku. Pişman olmazsın.
0
Mirket
(27.02.24)
Keşke hiç bitmese denecek cinsten +1
0
ruhen hastayim ben
(27.02.24)
Sefiller aman amma yazmış kaç sayfa bu diye sıkılacağınız bir kitap değil. Sayfa sayısı gözünüzü korkutmasın hiç. 5 cilt değildi okuduğum. 2 cilt olanı okumuştum. Sayfa sayısı neydi bilmiyorum şimdi ama kalındı ciltler yani 1200 sayfa vardır heralde okuduğum versiyonunun. Okurken hiç amma uzunmuş diye düşündüğümü hatırlamıyorum
0
yazdonumu
(27.02.24)
Su an Le Comte de Monte Cristo okuyorum Fransizca ve orijinal metnin yaklasik 1100 sayfa oldugunu ögrendigimde ben de bu soruyu sordum.

Konu örgüsü ilgi çekici olsa da ciltlerce sürmesi bana anlamsiz gelmistir.
0
Yourcousinmarvinberry
(27.02.24)
Sefiller muhteşem kitap.
İyi bir çeviriden tamamı okunduğunda sıkılmak zor.
0
but that was just a dream
(27.02.24)
su an ilk cildini okuyorum yarisina geldim ama detayli savas tasvirleri bogdu biraz beni. aslinda onun disinda cok guzel bir kitap ama bu kitaba bunlari yazacagina gidip savas icin ayri bir kitap yapsaydin diyesim geldi.

bu arada kitabin ilk ceyreginde fantine diye bir kadin var. bu kadinin ve cocugunun hikayesini okudugum esnada netflix'te "an american crime" diye bir film izledim ve hikayeler cok benziyor. izlememis olanlara tavsiye edebilirim.
0
bohr atom modeli
(27.02.24)
rus dili ve edebiyatı öğrencisiyim, burada adı yazılmış romanların çoğunu türkiye'de bulunabilecek en iyi çevirisinden okudum, orijinalleri üzerinde ders çalıştım. her birini 3-5 yılda bir özleyip tekrar tekrar okuyasım gelir. bunu şu yüzden söyledim, kesinlikle "yav 10 sayfa duvar anlatıyor!!!" diyen birisi değilim konu klasikleri okumak olunca.

yalnız sefiller'i sıkıcı buluyorum ve ne kadar denersem deneyeyim 300'üncü sayfadan ötesine geçemedim. onu bırakıp başka kitaba geçtiğimde ise bir ayda 4-5 kitap okuyacak hıza dönüyorum tekrar.

hugo'nun her olaydan sonra "hayatta bazen böyle şeyler olur" tarzı acayip eklemeleri benim dikkatimi dağıtıyor mesela. inci'deki meşhur hikayeyi hatırlayanlar olur belki, annem babama nasıl verdi mi ne öyle bi şeydi. onda eleman saçmasapan şeyler yapıp "böyle yeteneklerim vardır, insanları şaşırtırım" gibi komik eklemeler yapıyordu.

sefiller'i okurken aklıma sürekli bu geliyor. "sıradan vatandaş" için bence çok ağır bir roman sefiller. bak mesela savaş ve barış'ı okurken elbette o dönemin şartlarını biliyorsan çok daha fazla keyif alırsın ama şart değil. herhangi bir yetişkinin eline ver o romanı, yine okuyup çok şey anlayabilir/öğrenebilir/sevebilir.

sefiller'i keyif alarak okuyabilmek için bence son 300-400 yıllık fransız tarihini ve siyasetini çok iyi bilmek lazım. en azından şahsi görüşüm bu. inanılmaz bir eser olduğundan şüphem yok ama şu veya bu klasik gibi alıp okuyayım denebilecek bir roman değil bence. daha çok rehber gibi.
0
mark greg sputnik
(27.02.24)
(13)

uykuya dalmak için takviye, ilaç, yol, yordam, yöntem?

mr.goodcat
melatonin denendimagnezyum denendipapatya çayı ve türevleri denendirahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendibir işe yaramıyor. yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılık
melatonin denendi
magnezyum denendi
papatya çayı ve türevleri denendi
rahatlatıcı müzik, meditasyon melodileri vs. gibi şeyler denendi

bir işe yaramıyor.

yatağa yatınca düşünmekten uykuya dalamıyorum. düşünceler saçma sapan. sanki kafamda yeni bir dünya yaratılıyor ve orada yaşamaya başlıyorum. olasılıklar, o gün yaşadıklarım, yarın yaşayacaklarım vs. vs.

tek çözüm alkol ancak o da kötü yöne doğru gider. başka bir yolu olmalı.

var mı tavsiye?
0
mr.goodcat
(26.02.24)
Ben de aynı durumdayım. Uyumak istediğimde genelde kombo yapıyorum her şeyi. Bade marka( diğer markalarınki kötü) lavanta yağından 4-5 damla bir kağıt havluya damlatarak yastığımın üstüne koyuyorum kokusu mayıştırıyor. Uyku müziği olarak bende iş yarayan tek müzik; m.youtube.com
0
blonde redhead
(26.02.24)
Bir dakikada uyutan teknik diye Google la. Henüz 1 dakikayı tamamlayamadım. Yani 1 dk dolmadan uykuya dalıyorum ben o teknikle. Ama sadece mecbur kalınca kullanıyorum.
0
gece abisi
(26.02.24)
redepra 15mg
0
arakaali
(26.02.24)
Doktora gittiniz mi? Tam olarak sizinle aynı sebepten uyuyamama sorunu yaşıyordum gittim, ilaç yazdı aynı gece mışıl mışıl uyudum bitti.

Bence siz kolayı varken zoru seçmişsiniz sanki.
0
akhenaten
(26.02.24)
4-7-8 nefes tekniği diye bir yöntem var gevşemek için. uykuya dalmak için de stresli bir ortamda gevşemek için de çok işe yarıyor. Google'da nasıl yapıldığına dair birçok anlatım var. İwatch'da da benzeri bir nefes uygulaması var.

@gece abisi +1 diyorum. Defalarca uygulamışımdır.
0
Mirket
(26.02.24)
doktora gitmeni tavsiye ederim. 1 senedir aynı sorunu yaşıyorum. bir çok ilaç kullandım.
şu anda magnezyum, melatonin, keday xr 50 mg ve imovane kullanıyorum.
0
gabe h coud
(26.02.24)
redepra falan bunlar antidepresan ilaçlar. doktor tavsiyesi olmadığı sürece kullanmayın.

bu yöntemler işe yaramadı çünkü listede düzenli egzersizi göremedim. :P o yüzden benzerlerini önermeyeceğim ama şu bir gerçek ki uyku olmadan yatağa girersen uyuman iyice zorlaşıyor. benim de uyku sorunum var daha doğrusu uyku düzenim bozuk. geç yatıp geç kalkıyorum. şöyle ki normalde 2-3 gibi uyku böyle inceden bir yoklar ama yatağa girersem uyuyamam, sağa sola döner uykumu kaçırırım. o yüzden kendimi anında yatağa atacak duruma hazırlarım. yani uyku öncesi diş fırçalama, magnezyum içme vb. hazırlıkları tamamlarım. sonra sevdiğim, kafamı dağıtacak bir şeyler açıp izlerim karanlık salonda. o ara bir melatonin atarım ağzıma (venatura 3 mg) onu emdikten bir süre sonra gözlerim kapanırken hemen tv'yi kapatıp yatağa geçer ve uyurum.

ama sizde aşırı düşünme durumu olduğu için bir psikolog ile görüşseniz iyi olabilir.
0
motosiklet burclu adam
(27.02.24)
Beyin aslında bu konuları unutmamak için senin önüne getirip duruyor.
Zihnini yarın bu konularla ilgileneceğine ikna etmen gerekiyor. Bu konularla ilgileneceksin ama şuan değil, yataktayken gece değil.

Bunu bir kaç şekilde öneriyorlar.
Evindeki spesifik bir yerde detaylarıyla bir kutu hayal et, kitaplıktaki mavi bir kutu. Tüm detaylarıyla hayal et kutuyu, büyüklüğü, rengi dokusu, hangi rafta duruyor vs. Bu kutu senin yarın değerlendirilecekler kutun. Eğer gece bi konuyu kafanda kapatamıyorsan o zaman bu kutuyu tüm detaylarıyla hayal edip, o kutuya gittiğini ve aklındaki o konuyu o kutuya bırakıp kapağını kapattığını hayal et.
Bu şekilde bir hayal kurduğunda beyin bu konuyu yarın bakmak üzere kapattığına ikna olabiliyormuş.
20 sene önce olan rezil olma anını bile kapat kutuya gitsin.

Eğer beynin böyle hayali bir şeyle ikna olmuyorsa o zaman bir defter kalem alıp gece beyninde döndüğü için seni uyutmayan bir düşünce varsa o düşünceyi not alıp, bu konuyu not aldım, yarın bu konuyu düşünmeye devam edeceğim falan gibi telkinler vermen gerekiyormuş kendine.

Yani amaç beyninin unutmak istemediği konuyu not almak ve ertelemek.

Ben de aynı sorunlarla muzdaripken okumuştum bi yerlerde. Raftaki kutu olayı çoğunlukla bende işe yarıyor.
0
zimbirik
(27.02.24)
Uyku hijyeni diye bir şey var, bir bakın isterseniz ama en önemlisi süreklilik:

www.cdc.gov
sleepeducation.org
0
biryazgünü
(27.02.24)
Sağlıklı beslenme, spor, uyku hijyeni +1

Deprem sonrası çok kaygılı dönemler geçirdim, tam olarak bu şekilde atlattım. Gün içinde fiziksel olarak kendimi o kadar yordum ki gece uykuya adeta "düşer" hale geldim.

18 sonrası hiçbir şekilde kahve içilmemeli.
Yatmadan bir yarım saat önce birkaç kaşık yoğurt...
0
silverleaf
(27.02.24)
Benim de uykuya dalma güçlüğüm var. Normalde uyku için kullanılan bir ilaç olmamasına rağmen kaygı ve depresyon için prozac kullandığımdan beri uykuya kolay dalıyorum. Yani en azından yarım saat 1 saat içinde uykuya geçmiş oluyorum. Prozacı kesince en az 2 saat yatakta dönüp duruyorum.
Prozacı gece değil, gündüz alıyorum ama bir şekilde bendeki bazı mekanizmaları düzenlediği için uykuma da olumlu etkisi oluyor bence.
0
curukturpkokusu
(27.02.24)
bir adet terapist kedi, inanmıyorsanız araştırın.
0
Rao
(27.02.24)
bir süre için kahve ve çayı sıfıra indir.
0
orpheus
(27.02.24)
(7)

Eski mahkeme kayıtları

yurtsuz john
80'li yıllarda gerçekleşmiş anne babanın boşanma davası kayıtlarına, tarafların ifadelerine şu an yetişkin olan çocuğun erişmesine imkanı ve hakkı var mıdır?
80'li yıllarda gerçekleşmiş anne babanın boşanma davası kayıtlarına, tarafların ifadelerine şu an yetişkin olan çocuğun erişmesine imkanı ve hakkı var mıdır?
0
yurtsuz john
(26.02.24)
Eski dosyalar yakılır sadece karar defterleri saklandığı için karara ulaşabilirsin. Eskiden kararlar daktilo ile yazıldığı için tüm tanık beyanları vs yazılmıyormuş. Uyap sistemi de olmadığı için dosyalar arşivleme süresi sonunda yok edildiği için dosyanın içinde ne var ne yok kaybolmuştur. Yani o dosyaya bakma hakkın olsa bile ulaşamazsın.
0
turuncu tonlarda
(26.02.24)
Dosya 20 yıl saklanıyor. Dosya içinden bir belgeye de çok sağlam bir gerekçeyle ancak ulaşabilirsin o süre içinde. O sağlam gerekçeyle de sanırım ancak mahkeme ister.
0
Mirket
(26.02.24)
Şu anda mahkemelerde 2009 dosyaları imha ediliyor. 80 dosyalarının kalma ihtimali çok çok düşük
0
dedeminhirkasi
(26.02.24)
Bazi cinayetlerin dosyalari 20 sene sonra tekrar açilabiliyor gerçek fail bulundugunda. Bu nasil oluyor.
0
Yourcousinmarvinberry
(26.02.24)
@Yourcousinmarvinberry, mahkumiyetle neticelenen dava dosyaları süresiz saklanır.
0
Mirket
(26.02.24)
@mirket, kesinlikle yanlış bilgi. Mahkumiyetle beraatle vs vs ne karar verildiği değil verilen kararın kesinlesip kesinleşmedigi önemli. Karar kesinlestiyse ve üzerinden yönetmelikte belirtilen süre ki bu 15 yıldır geçtiyse imha edilir. İmha etmeyip arşivde yeri olan mahkemeler dosyaları tutabilir o ayrı. Yeri olmayanlar kesinlesip 15 yılı geçen dosyaları imha ederler.
0
dedeminhirkasi
(26.02.24)
@dedeminhirkasi

dhdb.adalet.gov.tr

21.sayfa Ceza Mahkemeleri bölümü 5. madde a bendi
0
Mirket
(27.02.24)
(5)

spor yaparken mide bulantısı

tuborg yesili
yaşayan var mı? ağır bir spor değil günlük 20-25 dk pilates yapıyorum ama sürekli midem bulanıyor. tamamen aç denedim tok denedim yedikten 2 saat sonra denedim hepsinde 10.dk civarı korkunç midem bulanıyor.fikri olan var mıdır neden ve çözüme dair?
yaşayan var mı? ağır bir spor değil günlük 20-25 dk pilates yapıyorum ama sürekli midem bulanıyor. tamamen aç denedim tok denedim yedikten 2 saat sonra denedim hepsinde 10.dk civarı korkunç midem bulanıyor.

fikri olan var mıdır neden ve çözüme dair?
0
tuborg yesili
(26.02.24)
bu dediğin bana kendimi aşırı zorlandığım zaman oluyor. pardon hocanın beni zorladığı çünkü ben kendime bunu yapamam :P
2 kez falan başıma geldi onda da top fırlat eğil kalk oradan oraya koştur derken olmuştu :)
çok mu hızlı yapıyorsun acaba dicem ama pilates diyorsun. miden bulandığında durup dinlen sonra tekrar başla bence.
0
neira
(26.02.24)
Sadece mide bulantısı mı, baş dönmesi, göz kararması veya göğüste sıkıntı hissi eşliği var mı?

Bir de sadece bulantı mı, yediklerin ağza gelmesi mi?
0
Mirket
(26.02.24)
antrenman yaparken çok mu su içiyorsunuz? ağır antrenmanla beraber bulantı normal ama pilateste olması biraz ilginç.
0
synesthesia
(26.02.24)
sadece mide bulantısı. aksine yaparken hiç su içmiyorum ya başında ya sonunda içiyorum.
0
🌸tuborg yesili
(26.02.24)
bu sorun zaman zaman yaşanıyor. sebebi tansiyon olabilir diye düşünüyorum. tansiyon değerleri nedir?
0
benarrivo
(26.02.24)
(6)

Hiçbir şeye alerjim yok - ama alerjim var

tchuck
bazı zamanlar için konuşuyorum;sokağa çıktığımda veya bir sabah yatağımdan kalktığımda bir anda alerji krizi başlıyor.mesela 2-3 ay önce öyle bir alerji oldum ki, burnum, gözlerim durmadı. kafayı yiyecektim.bu sabha yine uyandım, burnum tıkalı, hapşuruyorum. alerji yani, hissediyorum. zaten bariz de
bazı zamanlar için konuşuyorum;

sokağa çıktığımda veya bir sabah yatağımdan kalktığımda bir anda alerji krizi başlıyor.
mesela 2-3 ay önce öyle bir alerji oldum ki, burnum, gözlerim durmadı. kafayı yiyecektim.
bu sabha yine uyandım, burnum tıkalı, hapşuruyorum. alerji yani, hissediyorum. zaten bariz de, hafif kaşıntılar var.

neyse, 2-3 ay önce bu bahsettiğim krizi geçirince alerji doktoruna gititm.
önce normal koldan testi yaptı, sonra üstüne kan testi yaptı.

ikisinde de kedi alerjim çıktı, başka hiçbir alerjim yok gözüküyor.

evde kedi yok, ama bu sabha muazzam bir alerji kriziyle uyandım yine. ve gün içinde bu ilerleyerek devam edecek, biliyorum.

bu nedir arkadaş? ben neye alerjim olduğunu nasıl tespit ettirebilirim?
hayat kalitesini bu kadar düşüren başka hiçbirş ey yok.

x bir cafede otururken bir anda gözlerim yaşarmaya, hapşurmaya ve burnum akmaya başlıyor mesela. sonra ilerledikçe göz akıntısından önümü göremez oluyorum.

ne yapmam lazım? ne yapabilirim? hiçbir öneriniz var mı?

alerjinin kaynağını tespit edemediğimiz için, tedavi de olamıyorum.

-----

bu arada alerji dokturna gittiğimde 2-3 gündür felaket bir alerji krizinin ortasındaydım.
bana ilk gittiğim gün bir kortizon iğne yaptı, neredeyse 1 ay hayatımın en mutlu dönemini geçirdim. burnum eskisinden bile daha açık hale geldi. hiçbir şeyden alerji olmadım vs.
0
tchuck
(26.02.24)
hangi testleri yaptı prick ile yama yaptı mı?
deriyi çizip damla damlatıyorlar veya yine çizip yapışkan yapıştırıyorlar?
devlete mi gittiniz? aslında tüm doktorlar alerji ilaçları dayıyor hemen akşam uyumadan önce içilenlerden, alerjinin kaynağı derken kaynağına göre tedavisi olan bişey değil ki, kediye alerjin varsa şu ilaç toza alerjin varsa bu ilaç demiyorlar ki.

sağlık ocağı doktoru bile teşhis edebiliyor alerjiyi, başka doktora gidin atak zamanında
0
eja
(26.02.24)
Tıp hiçbir şeye alerjin yok diyecek kadar ilerlemedi henüz.
Tespit edilebilir bir alerjiniz yok demiştir.
Neye alerjin olduğunu kendin bulmalısın.
Önce yatağında akar olmadığından bir emin ol. Sonra süpürgeni yenile, evdeki halıları bir yıkamaya yolla. Evdeki koltukları yıkat.
Kullandığın ilaç varsa prospektüsünü oku.
Sonra ne zaman, ne yapınca, ne yiyince, hangi mevsimde, nerelerde diye düşüne düşüne ilerle.
0
Mirket
(26.02.24)
Benzeri bir durumu ben de yaşadım geçişte. Alerjinin katalizörü veya nedeni stres olabilir. Bu açıdan da değerlendirmenizde yarar olur. Eğer stres ile ilgiliyse, mümkün olduğunca ferah molalar (sahilde çay içmek gibi) almanızda yarar olur. Temiz hava ve ufuk çizgisi (deniz kenarı veya dağ silüetindeki ufuk çizgisi) iyi gelebilir. Böyle bir durumda vücut hemen kendini toparlar.

Ancak bahar başladı, bahar nezlesi olanlar da etkileniyor. Bana sorarsanız bu ay başladıysa, bahar veya saman nezlesi olup olmadığınıza (tekrar) baktırmakta yarar olur.
0
alfired
(26.02.24)
Şekerli gıdalar da vücutta bu alerji semptomlarını yapabiliyor.
0
zimbirik
(26.02.24)
Bu konuda bana doktorum, önceden alerjin olmayan şeye sonradan alerjin gelişebilir, anlık alerji olabilir, havada bulunan toz zerreciğinden bile alerji olabilirsin ama sonrasında o da geçebilir, hiçbir zaman emin olamazsın diye açıklamıştı. Ben de alerji ilaçları kullanıyorum böyle hissettiğimde.
0
jazzabel
(26.02.24)
Şubat ayi alerjim baslar bahar bitince gecer belki bu aralar seninde alerjik rinit vardir. Not bendede normalde hicbir alerji cikmiyor
0
Zetnikov
(26.02.24)
(13)

her ay kenarda 40 bin lira kalsa ne yapardiniz?

bohr atom modeli
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
birincil derecede ihtiyaclariniz icin (kira yeme icme gezme araba) kullanmaniza gerek olmayan bu aylik miktari nasil degerlendirirdiniz?

gorusleriniz icin simdiden tesekkurler.
0
bohr atom modeli
(25.02.24)
%10-15 kripto, geri kalani altin.
0
gule gule
(25.02.24)
Hocam elime her ay hiçbir yere harcamam gerekmeyen 40 bin lira geçiyor olsa, kinayeli olarak söylemiyorum, ilk yapacağım işlerden birisi bunlara kafa yoracak bir yatırım danışmanlığı hizmeti almak olurdu.
0
akhenaten
(25.02.24)
4 e böler, çeyreğine fiziki altın, çeyreğine ALTINS1, kalanına vade sonuna yakın EUROBOND alırdım.
0
Mirket
(25.02.24)
Fon da güzel seçenek. Tek tek hisse seçmek zor, ayrıca fonlar sadece hisse değil kıymetli maden fonu falan da olabiliyor. Uzun vadeli iyi bir yatırım olacağını düşünüyorum.

Yüksek risk yüksek getiri olarak da spesifik hisseler ve kriptoparalar(ama marketin genel halini gözeterek)
0
nhk ni youkosu
(25.02.24)
hep altın, hepsi altın, her zaman altın olurdu.
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
Çocuğunuz varsa Nasdaq borsa indeksli bir fonda biriktirip, üniversiteyi bitirdiğinde çocugunuza verin, ne istiyorsa yapsın karışmayın.

Çocuğunuz yoksa kuyumcudan gram (yani külçe) altın alın. Dunya genelinde her an her şey olabilir gibi görünüyor.

Bu iki yaklaşım da aklınıza yatmadıysa, Youtube'da Tunç Şatıroğlu veya Işık Ökte'yi izleyin ve kendi kararinızı kendiniz verin. En doğrusu budur.
0
alfired
(25.02.24)
bu şekilde bir soruya cevap vermek doğru olmaz. Risk ve getiri beklentiniz, vadeniz , yaşınız , psikolojiniz vb bilmek gerek.
0
Rao
(25.02.24)
Borsa
0
gabe h coud
(25.02.24)
altın, fon ve borsa. her birinin getirisi ve dolayısıyla riski farklı. ağırlığın nasıl dağıtılacağına kişi kendisi karar vermeli.
0
estranged
(26.02.24)
Tamamına hisse senedi alırdım.
0
doharkoman
(26.02.24)
Altın dolar borsa faiz. Hiçbiri enflasyon kadar yüksek değil. Yani para durduğu yerde nerde duruyorsa orda eriyecek.
0
gece abisi
(26.02.24)
Fiziki altın.

Borsa diyenler dikkatli olsun. Borsa bir anda çakılabilir! En azından paranızın yarısını başka şekilde yatırım olarak kullanın. Ya da 100bin yatırdınız diyelim, paranız 300bin oldu. 100bin TL'nizi çekip, fiziksel altına yatırın. 200bin borsada kalsın. Batsa da, çıksa da paranızı korumuş olursunuz.


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(26.02.24)
eğer bu parayı hemen likite çevirmeniz gerekmiyorsa eurobond ya da hisse alırdım.
0
false pretension
(26.02.24)
(10)

Kiraya Zam

parcaliham
Kiracıyım. Ev sahibimi severim, iyi ve anlayışlı bir adamdır.Bu sene evdeki 4. yılım. İlk yıl zam yapmadı. İkinci yıl yapmaya gönlü el vermedi pandemiden, ben olmaz öyle şey, yapalım diyerek yaptım. Üçüncü yıl yine zammı yaptık. Zam görüşmelerimiz 2 dakikayı geçmiyor.Kiram apartmandaki dairelere gör
Kiracıyım. Ev sahibimi severim, iyi ve anlayışlı bir adamdır.

Bu sene evdeki 4. yılım. İlk yıl zam yapmadı. İkinci yıl yapmaya gönlü el vermedi pandemiden, ben olmaz öyle şey, yapalım diyerek yaptım. Üçüncü yıl yine zammı yaptık. Zam görüşmelerimiz 2 dakikayı geçmiyor.

Kiram apartmandaki dairelere göre epey uygun ama sonuçta 4 yıllık kiracıyım. Geçen yıl %200 zam yapmak istedi. Abi bu fazla oldu %100 yapalım dedim. Tamam ama seneye yine konuşalım mı? dedi, olur abi dedim.

Şimdi o gün geldi çattı. Bugün yarın yeni fiyatı konuşacağız. Karşımdaki daireyi geçen hafta benim kiramın 4 katına vermişler.

Ne yapmalıyım? Bu adama %25 yapıp geçilmez, gönlüm razı değil. Siz olsanız yüzdelik dilim olarak ne yapardınız?
0
parcaliham
(25.02.24)
en az %100 yapmanız lazım bence.
0
jelly bear
(25.02.24)
Karşı daireyle kıyaslayınca 3 kat uygun gibi duruyor.
0
Mirket
(25.02.24)
İlk taşındığınızda kiranız maaşınızın yüzde kaçıydı, bunu da hesap ederek %100 yapabilirsiniz.
0
ruhen hastayim ben
(25.02.24)
Benim kendi mantığıma göre zamanında daireyi kiraladığınizda sözleşmede yazan Tüfe/ufe neyse onlarin oranina göre bugün ne olmaliysa onu yapın. Yasalar buydu, ben şahsen karşı daire neymiş ne olmuş umursamam.

Seneye de piyasadaki oraninin bir yüzde 15-20 altına yapın ve hatta kontrat yenileyin bu şekilde gelecek 10 sene rahat olun.
0
logisticsmanager
(25.02.24)
Kira = (Karşı dairenin kirası * 0,75) olacak şekilde ayarlardım ben.
0
pispinti
(25.02.24)
şu an o muhitte yeni oturmak isteyen kiracının vereceği ücretin yarısı ideal bence, çünkü yeni kiraya verilen daireler risk faktöründen ve %25 sınırından dolayı fahiş fiyattan veriliyor.
0
egokalp
(25.02.24)
Düzenli kirasını ödeyen eski kiracının yeni kiracıya göre yarı fiyatına falan oturması çok doğal. Bu konuda kendinizi kötü hissetmeyin.

4 sene önceki kirayı düşünün, her yılın tüfesine göre uygun zammı üzerine koyun, yeni kirayı ona göre hesaplayın.
0
zimbirik
(26.02.24)
SON DURUM: Ev sahibim %300 zam istedi ya da zamsız otur, Ağustos ayında da çık dedi. Tüfe'ye göre %55 zamn yaparım, seneye de kira tespit davası açabilirsiniz dedim.
0
🌸parcaliham
(01.03.24)
al işte pandemide zamn yapmak istemeyen iyi niyetli ev sahibine verilen kötü niyetli cevaba bakın.

sonra ev sahipleri kötü.
0
nuisance 2
(01.03.24)
@nuisance 2
yorumunuza katılmıyorum. belki ayrıntıya sahip değilsiniz ondan. evet, iyi bir ev sahibim var. bunu ben de biliyorum. ama ben de aynı iyiliği sundum hep. zam yapmayalım dedi, yapalım dedim. yeri geldi 6 aylık kirayı peşin ödemeyi ben teklif ettim, enflasyona yenilmesin diye. bunları ben akıl ettim, ben teklif ettim. yani ev sahibi iyiyse, biz de şeytan değiliz. yasal sınır olan %25'i geçen sene de yapmadım, bu sene de teklif etmedim.

nihayetinde %300 zam yapmak isteyen ev sahibine buyur yap da diyemem. benim maaşım %300 artmadı maalesef.

ev sahipleri iyi midir, kötü müdür bilemem. ben genelleme yapmayı sevmem, imtina ederim. bu örnekte de %300 zam yapmak istediği için ev sahibim kötü diyemem. ama bunu kabul etmeyen kiracıyı da bu durum kötü yapmaz.
0
🌸parcaliham
(02.03.24)
(2)

"Makasa rağmen gram altın" mı "altın sertifikası" mı almak lazım?

santimantal
Gram altında makas oldukça yüksek, altın sertifikasında ise makas yok ama dezavantajları var mı bilmiyorum.Altın sertifikasının dezavantajları ve riskleri nelerdir?Bir de mesela 2023'te bunların her biri yüzde kaç kâr sağladı?
Gram altında makas oldukça yüksek, altın sertifikasında ise makas yok ama dezavantajları var mı bilmiyorum.

Altın sertifikasının dezavantajları ve riskleri nelerdir?

Bir de mesela 2023'te bunların her biri yüzde kaç kâr sağladı?
0
santimantal
(25.02.24)
Altın sertifikasında makas olmadığı için al-sat yapanlar için çok daha avantajlı.
Ancak;
Piyasada belirli bir miktar altın sertifikası olduğu, talebinin çok olduğu gerekçeleriyle şu an fiyatı gram altından daha yüksek. Bir şekilde bu tersine dönerse zarar edersin. Döner mi? Hükümete güvenin bir şekilde ortadan kalkması ki, o kadarı asla olmaz. Ya da borsa işlemlerine devasa bir vergi gelirse ki, onu da yapacaklarını hiç sanmam. Yani bir dezavantajı yok bence.

Gram : %84,868
Sert : %97,964

'023 değil, son bir yıllık getirileri
0
Mirket
(25.02.24)
Fiziksel olmayan tüm yatırımlar, seçimden sonra çok riskli.

Fiziki alın, yastığınıza yakın tutun. Bankadaki sanal rakamlar bir anda buhar olur, hiçbir şey yapamazsınız. Pek çok örneği var dünyada...


NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(25.02.24)
(9)

I. Dünya Savasi'ndan sonra ingiltere sömürgesi olsaydik..

Yourcousinmarvinberry
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
Diger "commonwealth" ülkeleri gibi refah içinde yasayabilir miydik ?

(Hong Kong, Güney Afrika, Yeni Zelanda gibi)
0
Yourcousinmarvinberry
(25.02.24)
Hindistan, Pakistan, Irak, Gana, Nijerya vs İngiliz sömürgesi olup hiç de refah içinde olmayan onlarca ülke var. Hatta Kanada, Avustralya ve Yeni Zelanda dışında tersi örnek yok ki onlar da izole olmaları sayesinde geliştiler sakince
0
nundu
(25.02.24)
Niye Suriye'yi, Irak'ı, Lübnan'ı, Mısır'ı değil de oraları örnek verdin anlamadım.

Biz sömürülmezken kendi kendimizi bu hale getirebilen bir ülkeyiz. Sömürülürken kimbilir nasıl olurduk.

Ayrıca Sevr haritasında gördüğün gibi tek bir ülke olarak bırakmıyordu bizi sömürenler.

Ayrıca, Yeni Zelanda, Kanada gibi farklı bir ülke. Büyük coğrafya,Az nüfus, Kaynak fazla ama yaşam şartları zor. Onu bir kenara bırakırsak, saydığın diğer ülkelerde mutlu azınlık dışında bir refah olduğundan emin misin?
0
Mirket
(25.02.24)
Arka planda bir tür sömürgeydik zaten. Her türlü üretim planımız engellenir sümen altı yapılır ve dışarıya beyin göçü vermemiz bunun örneklerinden sadece biri.
Abdyle birlikte takip eden süreçte yeni yeni onların etkisinden uzaklaşmaya başladık.
İngiltere birinci dünya savaşı öncesi hakkımızda öyle refah gibi iyi şeyler düşünen bir ülke değil.

Şu an bile orta doğuda diplomasi yönünden etkinler ama başka devletler eliyle bu işleri yürütüyorlar.

Rusyayla ikinci yılını dolduran bu savaşta Ukrayna'nın talan edilmesinde ve savaşın hala bitmemesinde İngiltere'nin etkisi büyüktür.
Sonra da Putin'i yargılama hayalleri kurdururlar medyalarında (!)
0
diyecevaplandı
(25.02.24)
hayır. sömürge kelimesi ingiltere iki şekilde kullanılıyor: dominion, colony

dominion ingiliz göçmenlerin çogunlukta olduğu kendi kendini yönetebilen ülkeler: kanada, avustralya, yeni zelanda, güney afrika, vb
bu ülkelerde zaten doğal olarak halk cahil olmadıgı için refah içinde bir demokrası var. kendi kendilerini yönetiyorlar zaten

colony ise diğerleri: nijerya, gana, guyana, malezya, vb. bu ülkelerde halk cahil ve ingiltere doğrudan yönetiyor. bu ülkelerde refah pek yok

türkiye birinci grupta olmayacağı için değişen bir şey olmazdı.
0
benarrivo
(25.02.24)
kanada zaten batılı, yzelanda ve avustralya halkı batılı olan devletler. türkiye bu ülkelerden değil. diğer gelişmemişler tarafında. hiçbir batılı tarafımız yok. güney afrika gibi zengin beyazlar durumu da yok. ki güney afrika da gelişmiş bir ülke değil
0
paintov
(25.02.24)
türkiye ingilizlere yenildi zaten. ve istediği her şeyi aldı ingiltere. verilenlere asla ittihatçılar gibi göz dikmeyecek bir rejim ve bir anlayış tesis edildi. karşılığında buna denk düşen refahı verdiler. aralarına kabul ettiler.
0
lambırcek
(12.03.24)
Kesinlikle hayır. Nundu'nun örneği daha doğru. İki ihtimali var ya vali atayarak direkt koloni olduğunu yüzüne vura vura Ürdün-Filistin Bölgesi-Mısır civarında yaptıklarını yaparlardı ya da din ile uyutacak bir tek adamı başımıza dikip eğitim sisteminden uzaklaştırır gelişimin önünü keser ve sorgulamayan nesille sömürebildikleri kadar sömürürlerdi. İkincisi, taze cumhuriyet döneminde yapamadıkları halde sonradan başardıkları için tanıdık geliyor, değil mi?

Yukarıdaki İngiliz zaferi konusu tamamen hatalı bir yorum.
0
nawar
(12.03.24)
ingiliz etkisi o kadar güçlü savaşı kimin kazandığı ve kimin istediğini aldığı konusunda bile hurafelerle bezeli kafalar türetti.
0
lambırcek
(24.03.24)
ülke sömürge olmadı belki ama sömürülmekten beter edildi. Hiç bir ırk birbirinden üstün değildir, ama bir gerçek varki, ülke bu kadar kısır , dar ve başkaları ne der kafa yapısını çoktan terk etmiş olurdu.
0
Rao
(24.03.24)
(3)

Geçmeyen Öksürük İçin Hangi Bölüm

rock n roll
Merhaba, yaklaşık iki aydır geçmeyen öksürük için hangi bölüme gitmeliyim? KBB mi yoksa göğüs hastalıkları mı? Teşekkürler
Merhaba, yaklaşık iki aydır geçmeyen öksürük için hangi bölüme gitmeliyim? KBB mi yoksa göğüs hastalıkları mı? Teşekkürler
0
rock n roll
(24.02.24)
2 gün önce iç hastalıklara gittim. kan testi istedi, benim isteğimle akciğer filmi de çekti. ciğere inmiş ama geçmek üzere dedi.

antibiyotik ve balgam sökücü verdi. 'öksürüğünü kesmeyeceğiz, balgam söktürücüyle öksürerek atacağız' dedi.

2. günün sonunda öksürük bitti gibi bir şey. (ondan önceki 1 haftada cigerimi bıraktım sanırım. gece uykudan uyandırıyordu)

geçmiş olsun, şu ara etrafımdaki çoğu kişide öksürük şikayeti var.
0
brkylmz
(24.02.24)
Kuru öksürükse, boğaz gıcıklanmasıyla oluyorsa KBB,
Ciğerden geliyor, balgam çıkarıyorum ya da balgam var hissi var ama bir türlü çıkmıyor diyorsan Göğüs Hastalıkları

Geçmiş Olsun.
0
Mirket
(24.02.24)
Mirket +1
Geçmiş olsun.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(25.02.24)
(3)

Sürdürülebilir diyet-spor programı oluşturmak

kondansator
Selamlar, kendi diyet/spor programınızı nasıl oluşturuyorsunuz? İki lokma yiyip kalkmak olarak değil de, vücudun ihtiyacı olan besinleri, protein-yağ oranına dikkat ederek nasıl bir yol izliyorsunuz? Bilhassa spor tarafında pek çok program safın aldım hiçbiri kişiye göre değil ve haliyle verim alama
Selamlar, kendi diyet/spor programınızı nasıl oluşturuyorsunuz? İki lokma yiyip kalkmak olarak değil de, vücudun ihtiyacı olan besinleri, protein-yağ oranına dikkat ederek nasıl bir yol izliyorsunuz? Bilhassa spor tarafında pek çok program safın aldım hiçbiri kişiye göre değil ve haliyle verim alamadım
0
kondansator
(23.02.24)
Telefonuna bir diyet App'ı indiriyorsun. FatSecret mesela. Sonra canın ne isterse yiyip uygulamaya kaydediyorsun. Akşam olunca uygulamada, nerelerde şaşmış olduğuna bakıp, ertesi günü o konuya dikkat ediyorsun. 15 gün bunu sürdürebilirsen zaten sistemin özünü kavrıyorsun, uygulamaya bakmaya bile gerek kalmıyor.

Spor için de bir salona gidip bir PT ile anlaşıyorsun.
0
Mirket
(23.02.24)
Tdee calculator ile kalori hesaplıyorum.
500 kalori azını alıyorum.
Yediğim her şeyi gramaj olarak tartip myfitnesspal'a yazıyorum.
Günde en az kg*1.2 gr protein yiyorum. Geri kalana çok takılmiyorum kalori tuttuğu sürece.

Spor tarafinda ise 10 küsur yıldır spor yaparim, kendi kafama göre asla yazmam. 8-9 yıldır 5/3/1 yapıyorum.
0
logisticsmanager
(23.02.24)
Kolay sadece sağlıklı gıdalar tüketin. İşlenmiş gıdalardan, şekerden, ambalajlı gıdalardan, karbonhidrattan uzak durun sebze, yeşillik ve protein tüketin bu kadar
0
doharkoman
(23.02.24)
(1)

Katı meyve sıkacağı tavsiyesi?

coder85
Katı meyve sıkacağı alırken fayda açısından illa slow juicer mı olması gerekiyor?Tavsiye edebileceğiniz f/p bir ürün var mı?
Katı meyve sıkacağı alırken fayda açısından illa slow juicer mı olması gerekiyor?Tavsiye edebileceğiniz f/p bir ürün var mı?
0
coder85
(23.02.24)
Katı meyve sıkacağında
-Yüksek güç
-Bir seferde sıkma miktarı
-Çok su
-Az posa
-Sessizlik
-Temizleme kolaylığı
konuları çok önemli.
Tüm bu özellikleri sağlasın deyince de Philips viva collection HR1863_20​ ı tek geçerim.

Katı meyve sıkacakları konusunda 3 sözüm daha var
1. Meyve suyunu içmeden önce sıkacağı yıka. Kuruyunca çok zor temizlenir :)
2. Posa vücut için gereklidir. Sırf su aşırı şişmanlatır.
3. Tüm meyve sıkacakları, bir heves bir süre kullanılır ve sonra mutfağın bir köşesinde terkedilir. Değişmez kuraldır.
0
Mirket
(23.02.24)
(7)

Ev fiyatları artışı ne zaman enflasyonu geçmeye başlar?

parka
Son birkac senedir ev fiyatları, gerçek enflasyonun oldukça altında seyrediyor.Ama nüfusta artıyor her şekilde.Ev fiyatları yeniden ne zaman uçar?
Son birkac senedir ev fiyatları, gerçek enflasyonun oldukça altında seyrediyor.
Ama nüfusta artıyor her şekilde.
Ev fiyatları yeniden ne zaman uçar?
0
parka
(23.02.24)
Bence uzun süre uçmaz. Özellikle de %25 kira artışı ve mahkemelerin yıllar sürmesi sorunları çözülene kadar uçuşa geçeceğini hiç sanmıyorum.
Nüfus artıyor ama alım gücümüz de düşüyor. Nüfus artış hızımızın düştüğünü de hatırlatmak isterim.

- Ev almak mecburiyetinde olan ve limitlerini zorlayarak ev alabilecek neredeyse herkes evini aldı.
- Vatandaşlık almak için ev alacak neredeyse herkes de evini aldı. (Zaten limiti de iki katına çıktı)
- Yatırım yapmak için ev alanlar da evlerini aldı.
Geriye kalanlar isteseler de kolay kolay ev alamayacaklar.

En azından 5 yıl boyunca ev fiyatlarının dolar bazında ciddi bir artış yaşayacağını düşünmüyorum.
0
michael_knight
(23.02.24)
Türkiye'de bir konut ağalığı sistemi var. 20-30 kirada evi olan adamlar falan. Anladığım kadarıyla hükümetimiz bu sistemi ortadan kaldırmak niyetinde. (sadece tahmin)

Kentsel dönüşüm ve Toki konusunda da bazı planları olduğunu ve seçim sonucu uygulamaya koyacağını düşünüyorum. Murat Kurum'un başkan adaylığının bu sebeple olduğunu tahmin ediyorum.

Niyet ve uygulama hakkında bilgimiz olmadığı için fikir yürütülemez bence.

Ama en azından bu faiz oranlarıyla birkaç yıl zor olduğunu söyleyebilirim.
0
Mirket
(23.02.24)
Türkiye'de büyük konut ihtiyacı ve para kıtlığı var. Gelen kaçaklar + depremden dolayı ihtiyaç var. Devlette de bunu finanse edecek para yok.

Bu yüzden devlet, bir kaç senedir ev fiyatlarını düşürmek için elinden geleni yapıyor. Ancak satan pişman olur. Satıp faize yatırayım, altın alayım vs. tarzı işlere girmeyin.

Hiç eviniz yoksa da bir an önce borç/harç ev almaya çalışın. Bir miktar daha fiyatlar sabit gitse de alınmışın zararı olmaz. Artışı kaçırırsanız, daha büyük zararınız olur.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.02.24)
Mevcut durumda , ülkenin konut ihtiyacı çok fazla, maliyetler yüksek, yeni konut üretimi yeterli değil hal böyle iken fiyatların üzerindeki tek baskı yüksek faizler.

Be seyirin değişmesi ekonomi politikası ile ilgili bir durum, ne zamanki faiz indirim sürecine gireriz o zaman uzaya ev gönderen ilk ülke ünvanını alırız.

Konut ağaları vb. dillendirilmiş ben onların üzerinde bir baskı oluşacağını düşünüyorum, zira politikacılarda gayrimenkul zengini olduklarına göre kendi ayaklarına sıkmış olurlar.

Nüfusun artmaması evlere olan talebin azalacağı anlamına da gelmiyor, çünkü boşanma sayılarıda çok yüksek hal böyle olunca, insanlar baba evine dönmeyip kendilerine yeni ev açıyorlar.
0
Rao
(23.02.24)
2020 ve gunumuz arasinda ev fiyatlari enflasyonla en kotu paralel hatta yer yer uzerinde seyretti
0
floydian
(23.02.24)
Yazdıklarınızın hemen hemen hepsi yanlış.

- Son 9 ay hariç, ev fiyatlarındaki artış enflasyonun üzerindeydi.
- Nüfus artmıyor hatta durma noktasına geldi Türkiye'de.
- Ev fiyatlarındaki artış enflasyonun ve dövizdeki yükselişin çok altında kalacak 2-3 sene kadar çünkü hem evin yatırım aracı olmak gibi bir cazibesi yok (kira zorlukları vs.) hem de faizler çok yüksek ve böyle kalmaya devam edecek.
0
synthetic a priori
(24.02.24)
Son bir kaç senedir ev fiyatları gerçek enflasyonun oldukça altında seyretmiyor.
0
benarrivo
(24.02.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.