Giriş
(3)

Düşük profilli yatırım tavsiyesi ricası

qwertyali
Hesabınızda boş boş duran ve kaybederseniz aşırı üzülmeyeceğiniz bir 30 bin tl var diyelim (biliyorum büyük bir para olmadığını).1. hesapta duracağına şuraya yatır, en azından tl olarak biraz artar dediğiniz kısa-orta vadeli garantici yatırım tavsiyesi ne olur? (enflasyona daha az yenileyim bari)2.
Hesabınızda boş boş duran ve kaybederseniz aşırı üzülmeyeceğiniz bir 30 bin tl var diyelim (biliyorum büyük bir para olmadığını).

1. hesapta duracağına şuraya yatır, en azından tl olarak biraz artar dediğiniz kısa-orta vadeli garantici yatırım tavsiyesi ne olur? (enflasyona daha az yenileyim bari)

2. madem üzülmeyeceksin, göm şuraya parayı ya kaybedersin ya da iyi kazanırsın dediğiniz yatırım tavsiyesi ne olur?
0
qwertyali
(19.04.24)
Kısa vade Para Piyasası Fonu
Uzun vade S&P 500
Göm Şuraya BTC

Not: Halen vergiden muaf olan fonları almak için son günler. 30 Nisan'a bir şey kalmadı.
0
Mirket
(19.04.24)
garanti -> altin

risk -> solana tabanli coinler
0
gule gule
(19.04.24)
bankandan para piyasası fonu alabilirsin. son bir ayda en iyi getirili ilk beş fondan herhangi birini alabilirsin. vadeli mevduattan daha fazla getirisi var.

prnt.sc

YTD
0
exlibris
(19.04.24)
(6)

Tansiyonunuzu ölçer misiniz?

abelardo
Yüksek tansiyon çoğunlukla belirtisi olmayan bir durumTansiyon hastaları hasta olduklarını tesadüfen öğreniyorlar. Siz en son ne zaman tansiyon ölçünüz? Niçin olcmuyorsunuz? Yaşım küçük tansiyonum normaldir diye mi düşünüyorsunuz?
Yüksek tansiyon çoğunlukla belirtisi olmayan bir durum
Tansiyon hastaları hasta olduklarını tesadüfen öğreniyorlar. Siz en son ne zaman tansiyon ölçünüz? Niçin olcmuyorsunuz? Yaşım küçük tansiyonum normaldir diye mi düşünüyorsunuz?
0
abelardo
(19.04.24)
Bir sıkıntı hissedersem kendimde o zaman ölçüyorum.
0
rock n roll
(19.04.24)
her doktora gittigimde olculuyor, asagi yukari 6 ayda bir doktora ugruyorum.
senede bir de kan tahlili yapiliyor, rutin kontrol.
hic kendim olcmedim.

41E
0
cooperr
(19.04.24)
Kalp sorunlu olduğu için sık sık ölçmek zorundayım da, bir gün bir arkadaşa gel seninkini de ölçeyim dedim. Ölçtüm. Yok yahu yanlış oldu bir daha ölçeyim dedim. Yine ölçtüm. Ayağa kalkabiliyor. Başı falan ağrımıyor. Galiba benim alet bozuk dedim. Eczaneye götürdüm. Sonra da hastaneye götürdüm direkt. Hiçbir şikayeti yoktu. O gün bugündür ilaç kullanır.

Not: Eczacı da doktor da Yanlış oldu deyip ikişer defa ölçmüştü.
0
Mirket
(19.04.24)
Bir şeyleri ölçmek gibi bir hobim var. Sadece tansiyon değil; şeker, oksijen seviyeleri, nabız takibi, uyku süreleri gibi şeylerin da kaydını tutuyorum. Ayrıca evde sıcaklık, nem değerlerine düzenli bakarım. Bununla da bitmiyor luxmetreyle evdeki ışık değerlerine de bakıyorum. Bitti mi? Hayır, sıvılardaki tuz oranları için refraktometre kullanıyorum, yemek termometresini saymaya lüzum yok. Bitki toprağı için de nem ölçer... Daha da var. Ben de bu tarz bir manyağım işte.

Ama her neyse, tansiyonumu ölçüyorum evet :D
0
akhenaten
(19.04.24)
@akhenaten
Tdsmetre de işe yarayan bir şey. Tavsiye ederim. Bende var. :)

www.hepsiburada.com
0
Mirket
(19.04.24)
Böyle şeylerin saplantı haline geleceğinden korktuğum için ancak bir sıkıntı olduğunda ölçüyorum.
0
eisberg
(19.04.24)
(5)

Kamp 101

Lubb
Şimdi ben şu ekonomide tamamen acemi eğlendiren bir kamp işine girişsem zorunlu ekipmanlar ve diğer masraflar dahil ne kadar bütçe ayırmam gerekir?Bu soruya cevap veren tecrübeli arkadaşların giriş sseviyesi ekipman alışverişi konusunda tercihlerini okumaktan da mutlu olurm.[Bahar yaz aylarında Haft
Şimdi ben şu ekonomide tamamen acemi eğlendiren bir kamp işine girişsem zorunlu ekipmanlar ve diğer masraflar dahil ne kadar bütçe ayırmam gerekir?

Bu soruya cevap veren tecrübeli arkadaşların giriş sseviyesi ekipman alışverişi konusunda tercihlerini okumaktan da mutlu olurm.

[Bahar yaz aylarında Haftasonu kampı gibi bir şey için. 2 kişi.]
0
Lubb
(19.04.24)
Soru tam olarak şöyle mi?
İki kişi 2 günlük kamp yapmak için kaç liralık donanım gerekiyor?

Cevap için kamp vahşi doğa kampı mı, kamping kampı mı sorusunun cevabı gerekiyor.

Bir de A101de de kamp malzemesi var, ithal olan da var. Hangisi?
0
Mirket
(19.04.24)
Acemi birine vahşi doğa kampı öneriliyorsa olabilir ama yok hocam sen bir git güvenli alana çadırını kur bir deneyimle diyorsanız camping site.

O yüzden açık bıraktım o kısmı.

Diğer hususlar da benzer.
0
🌸Lubb
(19.04.24)
Kampcılıkla ilgili üyesi olduğum başka bir gurupta var öyle ilk kampını dağda yapmak isteyenler. Bana da çok akıllıca gelmez.

Ben malzemeyi yazayım fiyat ve kalite muazzam değişiyor. Ona internetten sen bak. Bir de kampinglerde özellikle şehre yakın olanlar ve özellikle haftasonları çok uçuk olabiliyor. Otele gitsen çok daha ucuz fiyatları veriyorlar.

3 kişilik çadır.
İki ayrı şişme yatak veya şişme mat.
Alta sermelik mukavva olsa iyi olur. Yoksa onun için de mat gerekir.
İki kafa lambası.
Bir çadır lambası.
Yeme içme malzemesi keyfe kalmış. Kahve tadını iğrençleştiren tahta muglara bayılıyo mesela herkes.
Mangal teşkilatı varsa kömürü tavuğu falan oralardan temin edersiniz.
Tuvalet kağıdı sabun falan bulundurun bence.
Hava durumuna göre uyku tulumu veya ucuzundan hem alta hem üste polar battaniye
kamp sandalyesi, masası, araba varsa tabi.
Elektrik hep problemdir powerbank
Kahvaltılık. Ben zeytini peyniri haşlanmış yumurtayı domates, salatalık biberi, günlük dozlarda kilitli poşete, onu da saklama kutusuna koyuyorum. Bozulacaklar için bagajda hep strafor kutum, buzlukta da buz akülerim hazırdır.
Benim iki kişilik tabak, çatal, bıçak, mug takımı var. Sen tek kullanımlık al.
Hatun kişiler led lamba ve mum olayına bayılıyor. Led lamba, şu yılbaşı ağaçlarına dolananlardan. Çadır önüne asarsın.
Aklıma gelen olursa eklerim.

Kamp yeri bakarken, yakında 3 harfli market var mı konusu çok önemlidir.
En usta kapçının bile daima bir eksiği vardır. Murphy kanunu
Çadır önüne eşya ve özellikle ayakkabı koymayın. 4 ayaklı dostlarımız tekini alıp götürmeye bayılır.

İnsanlar ilk gittikleri kampta ya bu işe aşık olur ya da kamp işinden nefret eder. Bu nefret edici tayfanın elinden sadece bir kez kullanılmış kamp malzemesini 2. el olarak almaya bakın.
Kampın cafesi varsa bile pahalıdır. Çadır önünde bir şeyler içmek çok zevklidir. Malzemeniz olsun.
0
Mirket
(19.04.24)
Instagram storynize "çadırını ödünç alabileceğim arkadaşım var mı?" diye sorun bence.
Çoğu insan böyle konularda yardımcı olmayı sever.
Çadırı ödünç verecek kişi şişme yatak da ödünç verir, diğer malzemeleri de ödünç verir. Nereye gidebileceğinizle ilgili tavsiye de verir.

Eğer bu ödünç alma işi olmazsa çadırı da, yatağı da kiralayabileceğiniz bir kamp alanı ile başlayın. Her kamp alanına telefon etseniz çadır ve yatak ellerinde olacağına ve kiralayacaklarına eminim. Siz de sadece geri kalan eşyalarınızı taşırsınız ve bu işi öğrenmeye başlamış olursunuz.
0
michael_knight
(19.04.24)
Once suyu ve tuvaleti olan bi cadir alaninda 2 gece kalin. Bi daha düsünmezsiniz bile. Masrafa girmeyin.
0
halk
(19.04.24)
(2)

Tatlandirici onerisi?

armutistan
Merhaba caya kahveye kullanmak icin Kalorisi en düşük en doğal tatlandırıcı ne önerirsiniz?
Merhaba caya kahveye kullanmak icin Kalorisi en düşük en doğal tatlandırıcı ne önerirsiniz?
0
armutistan
(18.04.24)
En zararsızı beyaz şeker
0
Mirket
(18.04.24)
splenda sukraloz bazlı, tatlandırıcılar içinde en zararsızı. yani milyon tane falan kullanınca kanser etkisi var e zaten bunun yerine şeker kullansan da var yani o

splenda.com.tr
0
neira
(18.04.24)
(6)

apartmanda dairenin isteğine bağlı haşere ilaçlama hakkında

belirsizlik
6 katlı bir apartmanın 5nci katında (dubleks) oturuyorum. site yönetimi isteğe bağlı ilaçlama yaptırılabileceği yönünde mesaj attı. isteyene bu cumartesi apt. görevlisi gelip ilaçlama yapacakmış. velhasıl şimdi diyelim ben yaptırtmadım ve benim altımdaki tüm katlar yaptırttı. Tüm haşerat yukarıya be
6 katlı bir apartmanın 5nci katında (dubleks) oturuyorum. site yönetimi isteğe bağlı ilaçlama yaptırılabileceği yönünde mesaj attı. isteyene bu cumartesi apt. görevlisi gelip ilaçlama yapacakmış. velhasıl şimdi diyelim ben yaptırtmadım ve benim altımdaki tüm katlar yaptırttı. Tüm haşerat yukarıya benim daireye hücum eder mi? saygılarımla.
0
belirsizlik
(18.04.24)
evet gelirler.
yaptırın bence ilaçlama çok müko bişi. sadece böcekler için olan çok hızlı ve temizlik filan da gerektirmeyen bir şey.
0
red g
(18.04.24)
Hangi haşereden bahsettiğimize göre değişir.

Hamam böceği, kalorifer böceği (Kakalak) ve türevleri için cevap evet.
Gümüş böceği için cevap hayır.
vs.
0
Mirket
(18.04.24)
site yönetimi bunu niye teklif ediyor. apartmanda böyle bir sorun mu var ? varsa niye komple ilaçlatma konusunda ısrarcı olmuyor (para vermek istemeyenlerden dolayı mı ?)
0
jülsezar
(18.04.24)
bizim görevlinin yaptığı aparmana bile çok etkili olmuyor, ona para vereceğin3 profesyonel farklı solusyon kullanan birine para verin. görevliye para kazandırma aktivitesi.
0
eja
(18.04.24)
kothrine ve bir küçük el pompası al. kendin ilaçla hocam. ilaç firmaları da aynısını yapıyor. solüsyon falan hikaye.
0
jackyr
(18.04.24)
Soruyla bağımsız olarak. Lütfen ilacın türüne göre kaç gün havalandırılacak, kaç gün eve girilmeyecek, bunları iyi araştırın. Bodrumda bir anne ve iki çocuğu hayatını kaybetti bu nedenle.
0
mellifica
(22.04.24)
(6)

Siyaset, trollük, beklentiler...

rukayka
Başlığa ne yazacağımı bilemedim. Ekşisözlükte "rögar kapaklarının yola sıfırlanmaması" başlığını görünce yazmak istedim. Şu konuda kanaatlerinizi merak etmekteyim. Yakın tarihte bir yerel seçim olduğu için yerel yönetimler üzerinden sormak isterim. Gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir refleks gelişti.
Başlığa ne yazacağımı bilemedim. Ekşisözlükte "rögar kapaklarının yola sıfırlanmaması" başlığını görünce yazmak istedim. Şu konuda kanaatlerinizi merak etmekteyim. Yakın tarihte bir yerel seçim olduğu için yerel yönetimler üzerinden sormak isterim. Gözlemlediğim kadarıyla şöyle bir refleks gelişti. Günlük hayatta karşılaşılan eksiklikler, sorunlar vs. yönetimdeki partiye göre klişe atışmalara dönüşüyor. İnsanlar oy verdikleri partinin yönettiği yerde karşılaştıkları sorunlara daha toleranslı davranıyorlar. Mesela bu rögar kapakları ile ilgili sorun 2019'da araç kullanmaya başladığımdan beri dikkatimi çeker oldu. Parti farketmeksizin İstanbul'da ilçelerin hemen hemen tümünde bu sorun mevcut. Aslında şehirde kendini gösteren aksaklıklar yönetici partiye göre değişmiyor. Yani toplumsal olarak kamu hizmetleri ve halkın beklentileri irtifa kaybediyor. Kendimin durduğu yeri şöyle ifade edeyim: Yerel yönetimden kaynaklı sorunları dile getirirken, ilgili yerlere şikayet kaydı v.s. bırakırken partiye göre bir üslup, tavır seçmiyorum. 1995'den beri İstanbul'da toplu ulaşım kullanan biriyim. İETT'de durak ve otobüs içindeki dijital ekranların hayata geçirildiği, otobüslerin yenilendiği bazı dönemler oldu. Hangi başkan dönemiydi hatırlamıyorum ama iyileşme net olarak kendini hissettirmişti. Daha sonra her geçen gün kötüye giden bir İETT oldu. Şu an mesela çalışan ekran hemen hemen yok gibi. Hem otobüsün içinde yolcuyken hem de araba sürücüsü olarak rastlaştığımızda güven vermeyen bir otobüs şoförü profili var şimdi. Şerit ihlali yapan, durağa yanaşmada özensiz davranan, diğer trafik kurallarını ihlal eden sürücülere daha sık rastlar oldum. Tem otoyolunda araç zıplatan asfalt kusurları var... İstanbul'un genelinde yolların şerit çizgileri silik, şerit takibi için öndeki araçtan v.s. göz kararı ile yol takibi yapılıyor. Yani diyeceğim şu ki keşke partizanlık yapmadan, yönetimde kim olursa olsun haklı taleplerimizde ısrarcı olsak...Şunu yazmasam eksik olacak. İstanbul'da adayların otopark sorununu dile getirmediği bir seçim kampanyası yaşadık. Sanırım onlar da halkın beklentilerini (!) doğru okumuşlar ki sorunlara değinme ihtiyacı bile duymadılar.

@Edmond Haklısınız, biraz uzun ve dağınık oldu...
@michael_knight yazdığınız ironik cevapla derdimi anladığınızı anlıyorum:)
@Ufuk Siz de anlatmak istediğimi tam olarak anlamışsınız, teşekkür ederim.
0
rukayka
(17.04.24)
Siz hangi partiyi destekliyorsunuz, ona göre cevap vereceğim.
Benim sevdiğim partiyi mi yoksa düşmanı olduğum partiyi mi?
0
michael_knight
(17.04.24)
Soru nedir, nasıl bir cevap beklentisi var anlamadım ama,
Neyi nereden, nasıl isteyeceğimize karar vermemiz gerekiyor sanırım.

Mesela TEM otoyolu bildiğim kadarıyla ulaştırma bakanlığının. Dolayısıyla asfalt kusuru ile Büyükşehir Belediyesinin bir alakası yok.

Ayrıca Başkanı ayrı partiden Belediye meclisini ayrı partiden seçen biziz. Taksi sayısının arttırılması konusunda bile onyüzbin defa toplantı yapılıp sonuç alınamayan bir şehirden bahsediyoruz. Yanlış seçim tercihleriyle olayı biz kilitlemiş, bir büyüğümüzün tabiriyle Belediyeyi 'topal ördek' haline biz getirmişiz.

Ayrıca o rogar kapakları nerede bilmiyorum ama sorumlusu ilçe belediyesidir büyük ihtimal.

Çöpün toplanmamasında bile kabahati Büyük şehir Belediyesinde arama kolaycılığındayız

vs.
0
Mirket
(17.04.24)
Türkiye siyasetten ve kültürel olarak kutuplaşmış bir ülke ve Halk da bu yanıltıcı gözlüklerle görüyor olayları. Biz-öteki ayrımı kolay kolay son bulmaz.

Böyle olması siyasilerin de işine geliyor. En ağır ihmallerde bile sorumluluk alan yok.
0
Ufuk
(17.04.24)
Bahsettiğiniz sıkıntıyı bugünlerde Twitter'da banyo-jakuzi konusunda görüyorum.

Bir kısım "belediyede banyonun ne işi var" diyor. Bir kısım "jakuzi diye yalan söylediniz" diyor.
Kimse de demiyor ki "hem jakuzi diye yalan söylemek hem de belediyeye 8 tane banyo yaptırmak saçma."

Siz ne diyorsunuz o işe?
0
michael_knight
(17.04.24)
@michael_knight Şöyle yorumluyorum. Belediyede jakuzi yokken jakuzi var diyen kişi yalan söylemiştir, ilgili başkana iftira atmıştır. Ve evet, doğru soru: Belediyede 8 banyonun ne iş var?
0
🌸rukayka
(17.04.24)
durak ekranı akp döneminde geldi.

mor (yarı halk yarı özel) otobüsler logo değişmeden sarı renkle giydirildiler chp döneminde, oradaki kötü şoför profilini iett sanıyor insanlar. bunu niye yaptılar anlamadım. resmen kendi topuğuna sıkmak. ayrıca yeni şoförleri gazi vb çöküntü mahallelelerden alıyorlarsa, ki alıyorlardır, o da etkilidir.

gugıla belediye + memur sayısı yazdım faaliyet raporu çıktı ilk sonuçta. 580 kişi çalışıyormuş binada. 8 duş azmış.

kapak kaldırım bunlar hep ölçüsüz işlerdi. bunlardan evvel sokaktan hayvanları toplamak lazım. şehirler kaldırım yüksekliğinde londra standardında olacak ama baldırınızdan ısırık alacaklar kedi pisliği çocuğunuzun bağırsağını düğümleyecek :)
0
lambırcek
(17.04.24)
(6)

arsa hissedarları ve satışı

patronaj1
selamlar.şubat başında e devlette başka bir şeye bakarken bizim köyde üzerimize yeni eklenmiş tapular gördük. 4 tane tarla, 1 tane evli arsa.miras yoluyla geldiği açık. hiçbirinden haberimiz yoktu. ailede hayatta kalan bi amcam var, ona da gelmiş. bildiğimiz tek kişi o.bunlardan 1 tanesini az önce s
selamlar.
şubat başında e devlette başka bir şeye bakarken bizim köyde üzerimize yeni eklenmiş tapular gördük. 4 tane tarla, 1 tane evli arsa.

miras yoluyla geldiği açık. hiçbirinden haberimiz yoktu. ailede hayatta kalan bi amcam var, ona da gelmiş. bildiğimiz tek kişi o.

bunlardan 1 tanesini az önce sahibinden'de satılırken gördüm. Hisseli Tapu
yazmışlar tapu durumuna.

e devlette bu arazi için "İlgili taşınmaz üzerinde hisse sahibi 230 kişi bulunmaktadır." diyor.

arsasında parasında değiliz hiç ilgimizi çekmiyor ama burada bizim adımız varsa nasıl satılabilir legal olarak ona merak ettik.
biri almak istese alabilir mi?
0
patronaj1
(17.04.24)
satan kişi, 230 kişiden biridir ve kendi hissesini satıyordur
0
kel aynak kusu
(17.04.24)
Biri almak isterse elbette ki alır. Ancak o 230 kişi içinden herhangi biri benim şüfa hakkım var. Bana sorulmadan satış olmuş diye o satışı iptal ettirebilir. Onun için de o topa kimse girmez. Satış için dava açıp mahkeme kanalıyla gayrimenkulün satışını ve hisseniz kadar payın size verilmesini talep edebilirsiniz. Ancak bu ortaklardan yurtdışı ikametliler olup mahkeme o kişiye ulaşamazsa yaptığınız mahkeme masrafı yanınıza kar kalır.
falan gibi haddinden fazla çetrefilli bir iş.
0
Mirket
(17.04.24)
e devleti siz deyince tekrar kontrol ettim. 117 dönümlük arsa. bu kişi 12.7 dönümünü satıyor ama o zaman neden tüm arsayı koymuş? alan kişi rastgele bi 12.7 dönümününü mü kullanacak mesela?

ya da ben bu 230 kişiden 220 tanesini tanımıyorum. kafama göre kendi payım var diyerek satabilir miyim?
e devlette sadece toplamı görünüyor çünkü.
0
🌸patronaj1
(17.04.24)
Sadece hissesini satıyor, tarlanın belirli bir yerini değil. Şu anki hissedarlardan biri de alan kişi de ben şu kadar hisseye sahibim, şu köşeye ev yapacağım, şu parça benim, şuraya bostan ekeceğim diyemez.

Ayrıca hissedarlardan biri bir parçayı tarla ya da ev olarak kullandı diyelim. Kimse ses çıkarmazsa sorun yok ama hissedarlardan biri mesela 3 yıl sonra, kullanmış deyip kanıtlar ve dava açarsa kullanandan kullandığı süre kadar hisse nispetinde kira alır.
Bu şartlarda hisseni satmak istiyorsan elbette satarsın ama alıcı bulabilir misin, sanmıyorum.

Bir de şu var. Bir kişi çıkıp hissedarların tamamından hisselerini yok pahasına satın alıp, çetrefilli kısmını da siyasi vs nüfuzuyla halledip tarlanın tamamına sahip olmak isteyebilir. Yani bir gün kapınızı bu niyette biri çalabilir.

Ya da bir gün tarlanıza imar uygulanırsa olayı var da oradaki konuyu anlatmak uzun zaman alır. :)
0
Mirket
(17.04.24)
Yevmiye Tarihi 14 şubat 2024, işlem tanım "İntikal" yazıyor. hissede 230 kişi olsa da "hisse pay:9" diyor. peki bunlar ne demek biliyor musunuz?

ben şu an kalan 220 kişiyle muhatap olmadan noterden satabilir miyim? (220 kişinin beni pompalıyla kovalamayacağını varsayarsak)
0
🌸patronaj1
(17.04.24)
1.000.000 TL'ye satıp sonra da değerini tapuda 50.000 TL'den gösterirsen ortaklardan birisi dava açıp ben bu fiyata alırdım diyebilir. Bu yüzden çok ta düşük göstermek iyi değil.

Tekirdağ tarafında bu tarz tarla çok. Zaten bildiğim kadarıyla yıllar sonra toplulaştırma gelir o tarlaya falan ama tabii çok uzun yıllar sürebilir.
0
liberal
(18.04.24)
(17)

Ofise çalışanları mutlu edecek ne alınabilir?

PoscheN
Şirketin 20.000 civarı mili birikti, ofistekileri mutlu edecek bir cihaz vs alayım istiyorum.Tam otomatik kahve makinelerinden düşündüm ama onu aldıktan sonra asıl mesele başlıyor. Tahmini aylık 20.000 üzerinde kahve süt vs masrafı olur. Başka öneriniz var mı?
Şirketin 20.000 civarı mili birikti, ofistekileri mutlu edecek bir cihaz vs alayım istiyorum.

Tam otomatik kahve makinelerinden düşündüm ama onu aldıktan sonra asıl mesele başlıyor. Tahmini aylık 20.000 üzerinde kahve süt vs masrafı olur.

Başka öneriniz var mı?
0
PoscheN
(17.04.24)
Onların fikirlerini al ona göre hep birlikte karar verin.
0
rock n roll
(17.04.24)
Çalışanlara sorun.
Hem fikirlerinin alınması hoşlarına gidecektir.
Hem de sizin görmediğiniz bir ihtiyaç vardır belki de.
0
Mirket
(17.04.24)
Eğer herkesin çok iyi geçindiği bir ortam değilse bence fikir almayın. Konu iş dışındaki şeyler, örneğin sürprizse hiç hesapta yokken gelen şeyi herkes az çok beğeniyor genelde. Ama tartışmaya açınca çok öznel ve zevke dayalı bir konu olduğundan haliyle ortaya birçok fikir çıkıyor, herkesin beklentisi farklı doğal olarak. Bu fikirler çok değişkense hem sonuçta büyük kısmının hevesi boşa çıkıyor hem de varsa gruplar arasında "onların dediği oldu" vs. sürtüşmeleri besleyen bir durum oluşuyor.

Tam otomatik kahve makinası bence iyi, kahve masrafınız yok mu zaten onu tam anlamadım? Eğer normalde çekirdek değil de türk kahvesi tüketiliyorsa espresso yerine suyunu vs. kendi veren arçelik telvelere de bakabilirsiniz.
0
akhenaten
(17.04.24)
Hava temizleme cihazi?
0
eja
(17.04.24)
bence de fikir almayın sonra hepsinin ortak fikri olan şeyin kahve makinesindeki gibi sürekli maliyeti de olabilir bu sefer siz zor durumda kalırsınız.

öneri olarak ise ofis çalışan sayınızı bilmediğim için yazıyorum siz uygunsa değerlendirirsiniz

Herkese bir travel mug alınabilir, kahvelerini evden gelirken getirirler.

Masaüstü oyun seti olabilir arada bir kısa molalar vermenin ve stresi azaltmanın eğlenceli bir yolunu sağlamış olursunuz :)

Kablosuz şarj pedlerinden alabilirsiniz sayıca çoksanız 3 kişiye bir tane düşecek gibi gibi
0
Kediyi üzdün
(17.04.24)
1-2 kişi çalışıyorsa fikirlerini al. fazlasıyla fikir sormanın manası yok. iyi bir kahve makinesi alın, kullanmak isteyenler şahsi kahvelerini filtrelerini getirip kullansınlar. biz de öyle, sütü kahvesi herkesin dolapta duruyor.
0
avatar is back
(17.04.24)
Belirlediğiniz seçeneklerden birini seçmelerini isteyin. Hem sizin istediğiniz bir şey olur hem onlar da istedikleri olmuş gibi hissederler
0
sumuklurakun
(17.04.24)
Kapsül kahve makinesi olabilir. Her çalışan kendi kahvesini alır size masraf olmaz. Benim çalıştığım yerde böyle.
0
jazzabel
(17.04.24)
Ben kötümserim bu konularda.
Kahve makinesi kesinlikle almayın. Kahve masrafı var, arızası-tamiri var, temizliği var, etrafa pislik yaratması var.
Hava temizleme cihazı alırsanız nereye koyulacağı sıkıntı çıkarır, herkes kendine yakın olsun diyecek. Birileri de "ofiste hava o kadar kötü ki cihaz aldılar" diyecek.
Çalışanlara sormanın ne kadar kötü bir fikir olduğunu zaten güzelce anlatmışlar.

Bence en iyisi o millerin yok olup gitmesi. Millerle printer kağıdı, tükenmez kalem gibi şirketin zaten aldığı bir şey alıp geçin.
Mümkünse hiçbir şey almayın. Yapacağınız alışverişi beğenmeyen mutlaka olacaktır, bu sorumluluğa girmeyin.
0
michael_knight
(17.04.24)
yeni beklentiler yaratmayacak, hakkinda dedikodu yapilmayacak seyler alin. isyeri oldugu icin kiymet bilinmemesi, nankor yorumlar yapilmasi olasi. kotu insanlar olduklarindan degil sen, ben de yapariz. is hayatinin dinamikleri yuzunden dogamizda var.
0
buenosdias
(17.04.24)
Yani nasıl bir yerde çalıştığınızı bizden iyi biliyorsunuz. Ben böyle sorunlar olmayan bir ofisteyim. 15 kisiyiz ve bir tane bile sıkıntılı insan yok.
Bu sebepten bu sorunun bende cevabı ekip toplantısında sormak. Ha ama yok garip bir ortamdaysaniz, bu sıkıntı olacaksa o zaman başka fikir bir anket yapıp içine x adet fikir koymak olabilir. Bu sekilde en azından demokrasi olur.

Ben çok şaşırıyorum bazen insanlarin nerelerde calistigina. Iş arkadaşı olunmaz, ofiste bir şey sorulmaz falan. Herkes çok negatif genelde iş hayatı ile alakalı.
0
logisticsmanager
(17.04.24)
Kapsül kahve makinası +1.
0
drako
(17.04.24)
Kesinlikle fikir sormayın. Mutlu sonla bitme imkanı yok. Hatta çalışan sayısı ne kadar fazla ise o kadar sorun çıkabilir.

Beyaz yaka kahve ile çalışır ama kahve makinesinin bakımı, gideri şusu busu fazla. Sırf bakım vb. maliyetlerden kaçınmak için satın alma maliyetini 1 yıllık kira bedeli olarak ödeyip kiralayan büyük firmalar biliyorum.

Kapsül ya da 87 çeşit yapmaya filtre kahve makinesi fikirleri güzelmiş. Alternatif olarak sandalyeler yeni ve ergonomik değilse onlar denenebilir. Gerçi ofis sandalyelerinin fiyatları aldı başını gitti. Dinlenme/Eğlence odası gibi bir şey için TV+PS5 olabilir.

Ofise demirbaş olarak alınmayacaksa hediye çekleri de olabilir. Attık bütçeye göre bir yemek organizasyonu ya da ofiste "Happy Friday" falan da olur.
0
nawar
(17.04.24)
Kesinlikle fikir sormayın. @nawar +10
0
WithWorth
(17.04.24)
tam otomatik kahve makinesi alın. bu çekirdekli olanlarından. ilk başta jest olarak siz alın 1 kg'luk çekirdek kahvelerden birkaç paket. (amazonda bolivar marka çok iyi 1kg 319TL)
sonrası sizde deyin. aralarında bittikçe dönüşümlü alsınlar. eski iş yerimde öyleydi
0
limonlu eksi
(17.04.24)
hediye/alisveris ceki
0
icim urperiyor
(17.04.24)
Carbonator
0
lapaz
(17.04.24)
(5)

Belirli Üründe Sadece Nakit Kabul Eden Lokanta

praisebe
Merhaba dostlar. Öncelikle işin parasında değilim fakat esnafın tavrından ve uygulamasından ötürü bir şeylerin yanlış olduğunu ve bunun zararı ne olursa olsun cezasını çekmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda şikayeti nasıl ve nereye etmeliyim, bilmediğimden danışmak istedim. Olay Ankara'da bir ke
Merhaba dostlar. Öncelikle işin parasında değilim fakat esnafın tavrından ve uygulamasından ötürü bir şeylerin yanlış olduğunu ve bunun zararı ne olursa olsun cezasını çekmesi gerektiğini düşünüyorum. Bu konuda şikayeti nasıl ve nereye etmeliyim, bilmediğimden danışmak istedim.

Olay Ankara'da bir kebapçı lokantada geçiyor. Lokantanın menüde bulunmayan (bunu bilmiyordum), sadece camında asılı ve oldukça ekonomik bir menüsü var. Kağıtta sadece nakit kabul ettiği yazıyormuş bu üründe fakat ben buna hiç dikkat etmedim çünkü o zamana dek ödemeyi patron yapıyordu. Cebimde sodexo, ticket ve kredi kartıyla girip yemeği yedim. Sıra ödemeye gelince yemek kartıyla ödemek istediğimi belirttim ve sadece nakit dedi. Kapıdaki sodexo logosunu söylediğimde yediğim menünün sadece nakit olarak satıldığı, kapıda bunun da yazdığını söyledi. Kredi kartıyla ödemek istedim, onu da kabul etmedi. Dedim ki, normal menüden bir yemek seç, onu yemişim gibi yemek kartından fazlasıyla çek. İnatla kabul etmedi. En son iban alıyordum ama vergi kaçırdığından şüphelendiğimden yemeğin parasını göndermeyecektim, bunu çakmış olmalı ki kredi kartıyla ödemeyi kabul edip yemeğin üzerine 20 TL ekleyerek kredi kartından çekti. Tavrı da sanki ben orada paramla yemek yememişim de bedavaya yemek yemişim gibi çirkinceydi.

Bu esnaf hakkında nereye nasıl bir şikayette bulunabilirim? Bu olaylar şikayet için yeterli mi? Bilirkişilerden cevap bekliyorum, teşekkürler.
0
praisebe
(17.04.24)
Restoran kendi çağınca müşterisi için vergisiz ucuz menü çıkartmış. Her şey için vergi vermesi demek o menünün o restorandan kalkması ve sadece pahalı yemeklerin kalması demek. Yaptığı şey doğru demiyorum. Yasa dışı bir iş yapıyor. Ama durumu gerçekçi değerlendirelim. Sen o ucuz yemeği restoran vermesi gereken tüm vergileri vermediği için bulabildin.
Restoranlar bu tip yasal olmayan durumlara giriyor maalesef. Vermek zorunda oldukları tüm vergileri verseneler ve bunu fiyatlarına yansıtsalar o zaman şuan dışardan yiyebilen bir grup insanın dışarıdan yemeye parası yetmeyecek bu da bir gerçek.

Sen bu restoranı şikayet edersen o ucuz menüye ihtiyacı olan müşterileri baltalamış olacaksın, restoranı değil.
0
zimbirik
(17.04.24)
nakit satışlarda fiş veriyorsa problem değil ama diğerödeme türleri de varsa ben kabul etmiyorum diyemez. kredi kartı ile sigara satmayan yerleri il ve ilçe zabıtasına şikayet ediyorduk bu işletmeyi de o şekilde şikayet edebilirsiniz.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(17.04.24)
Kredi kartı kullanımının işletmeye yükleyeceği maliyeti ortadan kaldırıp ucuz yemek menüsü yapmış. İnsani bir davranış. Dışarıya da yazmış,

Ayrıca vergi kaçırıyordur, ona bir şey diyemem ama böyle yapıyor olması vergi kaçırdığını göstermez.

Haksız olduğunuzu düşünüyorum.

Birçok internet mağazasında kredi kartına ayrı fiyat havale/EFT'ye ayrı fiyat uygulanıyor. Bir örneği aşağıda. Şimdi bunlar vergi mi kaçırmış oluyor, suç mu işlemiş oluyor?

www.nadirgold.com
0
Mirket
(17.04.24)
@Mirket birçok internet mağazası dediğin kayıtlı satış yapıyor. Bu adamlar bütün gün deli gibi kâr yapıp sıfır vergi ödüyor. Kredi kartı kabul etmeyen adam fiş mi verir, bu kadar saf olmayın. Bunun gibi dolu yer var. Kliniğe gidiyorsun ibana at diyor, çiçekçiye gidiyorsun ibana at. Kimse vergi vermiyor, fakat fiyatlar vergili. Vergi düştükleri yok, hepsi hormonlu fiyat. Devlet bunların peşine düşmeli esas. Her yük garibanın sırtında.
0
adivar
(17.04.24)
ben böyle durumlarda ödediğim ücrete bakıyorum, eğer benzerlerinden daha hesaplıysa ve işletme bana bunu nakit ödeme alması sayesinde sağlıyorsa, bu da vatandaşa hizmettir. Vergi vermekten daha az değerli değildir bana göre. Yüzlerce insan hesaplı bir fiyata yemek yiyor. Ha eğer nakit ödemeye zorluyorsa ve halihazırda diğer kredi kartıyla ödeme alan yerlerle aynı fiyatsa ya da daha yüksekse, ödemediği vergiyi benden almaya çalışıyorsa, bu durumda adil görmem. Gidip şikayet etmem, fakat bir daha alışveriş yapmam oradan.
0
tejeve
(17.04.24)
(19)

Hayatınızdaki en mutlu anların kaçı sporla ilgili?

nundu
Öyle çok aşırı fanatik, futbol/basketbol vs ile yatıp kalkan holigan biri değilim, ama şimdi hayatımdaki en mutlu 10 an listesi yapsam aklıma gelen örneklerden minimum 3-4 tanesi spor dünyasından olaylar. Yani öyle mutsuz bir hayatım da yok ya da çok boş beleş de yaşamadım şimdiye kadar neyse ki ama
Öyle çok aşırı fanatik, futbol/basketbol vs ile yatıp kalkan holigan biri değilim, ama şimdi hayatımdaki en mutlu 10 an listesi yapsam aklıma gelen örneklerden minimum 3-4 tanesi spor dünyasından olaylar. Yani öyle mutsuz bir hayatım da yok ya da çok boş beleş de yaşamadım şimdiye kadar neyse ki ama hayatta yaşadığımız olaylar anlık mutluluktan ziyade süreç gibi olduğu için "en mutlu an" kategorisine girecek spesifik olayların sayısı o kadar fazla değil gibi.

Bununla ilgili meşhur bir alıntı da vardı, Nick Hornby diye aklımda kalmış ama futbol kitapları yazan başka birine de ait olabilir, işimde gücümde çocuk sahibi adamım ama hayatımın en mutlu anlarının çoğunda futbol var gibi bir sözdü.

O yüzden mesela futbol vs takip etmeyen, spor dünyasına uzak kişiler için bunun yerini dolduracak bir şey var mı diye merak ediyorum bi yandan da. Messi'nin 2022 dünya kupası şampiyonluğu mesela hayatta en çok mutlu hissettiğim iki üç andan biri net olarak benim. Hele bi Arjantinli için falan tahayyül edemiyorum. O yılların birikmişliğini atan anlık mutluluk hali biraz zor yakalanacak bi şey gibi geliyor ki zaten futbolu futbol yapan da bu tabii.
0
nundu
(16.04.24)
Sayılır mı bilmiyorum ama yoga yapıyorum, burgularda çok iyiymişim hocam söyledi. Çok iyi düzeyde esneğim. Hatta bunu geliştirmeye çalışıyorum.
0
rock n roll
(16.04.24)
Futbolseverlik ayrı bir olay. Bence ayrıca incelenmesi gereken bir olgu. Başlığı spor ve mutluluk üzerine açmışsın. 14 yaşımda Tae Kwon-Do yla başladım spora, hayatımın hiçbir evresi sporsuz geçmedi ve bana aşırı mutluluk vermiştir.

Sen spor severlik deyip Arjantini de işin içine katıp milli duygularla bezemişsin ama iki tane Tae Kwon-Do cu ya da halterci Dünya Şampiyonu kızımızın ismini say desem sayamayacağını tahmin ediyorum.

Dediğim gibi Futbol seyri severlik ayrı bir olgu. Futbol hakemlik eğitimim de var, lisans almadım gerçi. Ayrıca Beşiktaşlıyım derim de şu an kalecisi kim bilmem. 20 yaşımdan sonra Hiçbir maçın 90 dakikasını baştan sona seyretmedim. Asla da hayatımda bir mutsuzluk ya da eksiklik hissetmedim.
0
Mirket
(16.04.24)
eğer sporu kendim yapmıyorsam, hayatımdaki en mutlu anlarım listesine almak aklıma bile gelmez.
0
co2s2
(16.04.24)
başlığı spor diye açmamın nedeni, oraya futbol yazarsam basketbol, tenis, voleybol sevenleri dışlama durumu. Mesela geçen yaz voleybol avrupa şampiyonluğumuz da benim top 50'ye girer. Nadal'ın kazandığı son Avustralya açık yine girer, basketbolda 2010 dünya şampiyonası sırbistan maçını da yazarım. Bunlar beni inanılmaz mutlu eden anlardı. Olimpiyatları her sene düzenli takip ederim ama olimpiyatlarda aldığım keyif, bu anlık mutluluk peakleri gibi değil. O kadar benimsediğim olimpik sporcu hatırlamıyorum.

Ezberden birkaç tekvandocu sayabilirim, dünya şampiyonu halterci kızımızı haberlerde gördüm ama ismi aklımda değil ama bunun soruyla ne alakası var çözemedim. İkisi de aşırı ilgili olduğum sporlar değil, ben tüm sporlarla çok ilgiliyim iddiasında bulunmadım. Ama mesela 1988 olimpiyatlarında hayatta olsam belki naim'in şampiyonluğuna da bu kadar sevinecektim ya da muhammed ali'nin dövüşlerine yaşım yetse o da bu listeye girecekti.
0
🌸nundu
(16.04.24)
Mutlu hissettiğim anlarin hepsinde olaylarin oznesi benim, aktif bir roldeyim ve ekran karsisinda degilim.

Herhangi bir sey izledigim herhangi bir an benim icin cok mutlu kategorisine kolay kolay giremez. Mac izlemek gibi aslinda benim bir sey yapmadigim, sadece izleyicisi oldugum bir an bana o tatmini saglamaz, saglamiyor. Benim hayatta daha buyuk mutluluklarim tatminlerim var.

Hayatinda futbol olmayanlar senin yasadigin bu hissin yerine bir sey koyma geregi duymuyor olabilir. Cunku bir seyi izlerken olaylara gostedigin pasif sevinc aslinda insan hayatinda cok buyuk bir yere sahip degil, izledigin bi filmi sevmek gibi.
Kendimle alakali mutlu oldugum onca sey var. Izledigim bir seyden mutlu olmak bunlarin en kucugu. Spor yapmak bunlardan biri. Ama izlemek degil.
0
zimbirik
(16.04.24)
ne kadar mutluluğum varsa hepsinde galatasaray’m var.
0
baldan kaymak
(16.04.24)
iki ama ikisini de cocukluguma bagliyorum, bugun olsa etkilemez yani.

1- raikkonen'in f1 sampiyonlugu, sandalyeden araba vites tabaktan direksiyonla tum sezon her yaris 70 tur beraber suruyordum. 12 yas.

2- ilhan mansiz'in altin golu, 7 yas.
0
gule gule
(16.04.24)
2008 ya da 2009'da sanirim 3-2 biten efsanevi türkiye cek cumhuriyeti futbol maci haric hicbiri :) o da 14 yasinda falan oldugum icin o zaman.

linki buldum
www.youtube.com

insanin fatih terim fonuna giresi geliyor. cidden güzel macmis. 3-2 öne gectigimizde volkan in rakibi ittirip kirmizi kart almasi ise tam bizlik olmus.
0
robert bosch
(16.04.24)
%70'i. galatasaray ve milli takim.
0
buenosdias
(16.04.24)
Amator olarak Muaythai ve boks kasiyordum. Bi gun bi uyusturucu saticisi bana saldirdi ve adami dovmustum. Arkasina bakmadan kacmisti o gun insanlar beni tebrik etmisti fena mutlu oldum
0
Zetnikov
(16.04.24)
10' da 3-4 fln vardır heralde - ki ben anlık mutluluklardansa biraz daha sürekliliği olan huzurlu olma duygudurumunu daha çok tercih ediyorum.

Fenerbahçe Euroleague şampiyonluğu ilk aklıma gelen.


Sporla ilgili en mutlu olduğum anların da çoğunda Fenerbahçe basketbol takımı var.
0
kumandanim
(16.04.24)
neredeyse hepsi.

ben spor aşığı bir adamım ama fanatik değilim, kültürel açıdan çok kıymetli bulduğum bir olgu spor. aynen senin dediğin gibi, arjantin şampiyon olduğunda yaşanan o mutluluk bambaşka bir şey. yahut şampiyonlar ligi maçlarının olduğu günün sabahında uyanmak ve milyonlarca insanla o aynı kıpırtıyı hissetmek, dünya kupası'na üç gün kalmışken nijerya'dan tut polonya'ya kadar onlarca ülkede çocukların aynı heyecanı yaşadığını bilmek... bu çok ucuz (hatta ücretsiz) ama yine de inanılmaz güzel bir deneyim.

benim için çocukken de böyleydi bu. babam pek eve uğramazdı, star tv'de sabri ugan'ın sesiyle şampiyonlar ligi maçlarını anamın dizinin dibinde, battaniyeye sarınıp izlerdim. saf mutluluktu resmen. lech poznan'ın şov yaptığı dönem, 2011-12 olması lazım, kar altında oynanan bi maç vardı, sanırım salzburg maçıydı. o zaman polonyalı bi kız arkadaşım vardı poznanlı, ben FM'deki kariyerlerimden dolayı lech'i zaten çok seviyordum. o maçın oynandığı akşam bizim orada da kar yağıyordu. totomu sobaya verip bilgisayardan izlemiştim.

keza altı yıl kadar önce çok alakasız bi şekilde pazar günü öğleden sonra izlediğim bi holstein kiel maçı vardı almanya 2. liginde. patates kızartması ve sosis almıştım marketten. saat öğleden sonra 2-3 gibi. keyfim yerinde. kiel'in stadyumu kutu gibi minicik çok sevimli zaten, izlerken bile huzur doluyor insan. böyle hani her şey tam denk gelir de çok iyi hissedersin ya, transa geçmiş gibi keyifli ve saf bi 90 dakikaydı benim için.

yani anlayacağın işin içinde illa "kazanma" olmasına bile gerek yok ya. f1'de 2021 sezonunun son turu olsun, arjantin'in dünya kupası şampiyonluğu olsun, kura çekimleri olsun, akşamüstü dışarıda tatlı tatlı hafif bi esinti varken oturup dünya kupası maçı izlemek olsun... kendi hayatıma, hayatımdaki insanlara, şahsi başarılarıma yönelik beş tane mutluluğa karşılık sporla ilişkili 55 tane vardır herhalde.

artık tabii pek imkan olmuyor ama nhl play-off'larında gece boyu buz hokeyi izleyip sabah 6'da periyot arasında doğan güneşi izleyip cuvaret içmek, maç bitiminde yatağa uykulu ve mutlu girip AYU GİBİ uyumak...

ben spor tutkum olmasa yüzde yüz balici filan olur ve çok erken ölürdüm ya.
0
mark greg sputnik
(16.04.24)
Sıfır (0). Takım tutmuyorum, hiçbir sporu özellikle takip etmiyorum. Kendim de spor namına fitness ve yürüyüş/koşu yapıyorum, yaparken iyi hissediyorum ama sıralamaya girmez :D
0
akhenaten
(16.04.24)
Kendimi desteklemek için bir cevap daha yazmak istemezdim ama şimdi aklıma geldi,

Hayatımızda bir mutluluk ölçüm cihazı olmadığı için iki an arasındaki mutluluk kıyasını yapmak zor ama biri sana en mutlu olduğun 10 anı sorarsa aklına çok spesifik şeyler gelir üniversite sınavı kazanmak, sevdiğin kişiyle önemli bir an, çocuk sahibi olmak vs vs. Ama bunlarla beraber izlediğin bir maç ya da bir yarış da gelir çünkü paylaşılmış bir mutluluk o durum. Yani üniversite sınavını kazanman bireysel, hadi en fazla 15 kişiyle paylaşabileceğin bir mutluluk ama takımının şampiyon olmasını milyonlarca kişiyle paylaşıyosun. Yani ailemle, arkadaşlarımla, sevgilimle geçirdigim ve çok mutlu olduğum günler var, eğitim hayatımda ya da iş hayatımda başarılı olup mutlu olduğum zamanlar var ama çok spesifik olanlar hariç bunlar genel hayat mutluluğuna katkısı var ama 10 sene önceki bir arkadaş buluşmasında da çok mutluydum be demek zor yani. Ama Beşiktaş'ın 2021 şampiyonluğunda Göztepe maçında Ghezzal'ın attığı penaltı golü, 2002'de İlhan Mansız'ın altın golü gibi anlar beynimde capcanlı duruyor. O an yaşadığım mutluluklar minimum bir senelik bekleyişin anlık coşkusu olduğu için de çok etkili hisler oluşturuyor.

Mesela Bayer Leverkusen taraftarlarına sorsan hayatındaki en mutlu gün ne diye, futbolla yatıp kalkmayan standart bir taraftar bile dünkü şampiyonluklarını ilk 5'e koyar. Ömürlük bir bekleyiş ve muhteşem bir şampiyonluk kazandılar, bunun "Pehh futbol işte" diye küçümsenmesi yanlış geliyor.
0
🌸nundu
(16.04.24)
yazdığını görünce yine yanıtlayayım istedim.

kesinlikle katılıyorum. futbol peh işte diyen kimse uzaklaşıyorum. golfle ilgilensen ilgisini çeker çünkü. futbolu basit buluyor. ben onunla deşarj oluyorsam benim için o dur. küçümseyenlerin yüzüne laf etmiyordum önceden, artık öyle bir laf ediyorum ki bir daha karşılaşmayalım bile.

ayrıca biz kimiz ki yüzyıllardır milletlerce uluslarası branşta kabul gören bir spor türünü yargılayacağız bakışı yok. voleybolu da ben sevmiyorum ama pehh voli demiyorum. karşısındakine saygı duymayan insan, düşmanımın çöpüne bile layık değil.

benim için önemliler:
11.12.13 juventus galibiyeti
12.05.12 şükrü saraçoğlu şampiyonluğu
mauro icardi’nin takıma katılması
bayern münih ile süper 3 lü kupa yılı

üzüntülerde de var:
ulu johan elmander in çok geç transferi
0
baldan kaymak
(16.04.24)
Verilen cevapların benim yazdıklarımla ilgisi var galiba şeklinde bir alınma oldu bende. Onun için cevap vereyim dedim.

Ben sporseverlik deyince akla 'futbol seyretme severliği'nin gelmesi konusuna takıldım ve onu dile getirdim sadece.
Daha önceki cevabımda da söylediğim gibi ben kendimi bir sporsever olarak nitelendiriyorum ama yönetmek ya da yönetimine katkıda bulunmak zorunda kaldığım birkaç maç dışında hiçbir maçı 90 dakika boyunca seyretmedim.

Bana küçük ya da kötü gelmiyor. Ben bu olaydan bir zevk almıyorum. Zevk alana da söyleyebileceğim olumsuz bir söz yok. Haddim değil.

İlaveten golf de oynadım ve zevk aldığımı söyleyemem. Onu da sevmem yani. Tenis desen seyretmeyi severim bak. Ama o da baştan sona değil.

Yani sporseverliğin ayrı, Futbol seyretme severliğin ayrı şeyler olduğunu düşünüyorum. Bu benim düşüncem. Herkes istediğini düşünebilir ve hiçbirini küçümsemem. Hepsine saygım sonsuz.
0
Mirket
(16.04.24)
Hayatımın en mutlu hissettiğim günü; 17 Mayıs 2000.

İleride çocuğum olursa sadece onun hissi geçebilir.
0
jonas
(16.04.24)
Resmen şaşkınlıkla okudum bu duyuruyu.

Ömrüm boyunca oturup düşünsem insanların spordan dolayı mutlu olabileceği aklımın ucundan geçmezdi. Hele ki ilk sıralara eklenmesi filan. Olayların öznesi bile değilken sadece dışarıdan izlerken hem de.

Bir süre buna şaşırmaya devam edeceğim. Nası ya nasıııı?
0
Gradient_tabanlı_mor
(16.04.24)
@gradient ‘e bir yanıt yazacağım :)

toplumun gerçek anlamda parçası olmak demek bence ait olduğun yada iz bulduğun parçayı taşıyan yada temsil eden bir başkasının başarısıyla mutlu olmaktan geçiyor.

ben merkezcilikten uzak birlikte bir paydada keyif alıyorsun.

şöyle düşünelim şampiyonlar ligi final yada dünya kupası final maçı. 11-11 toplam 22 oyuncu olacak sahada.

hiç konuşulmasa izlenmese herkes evinde maçtan bir haber. ama konuşuyoruz buluşuyoruz kafeye gidiyoruz. 22 kişi kadar sporcu değiliz ama bir şekilde parçası olup sohbet aracı haline getiriyoruz. kaybedene takılıyoruz falan.

ee dalga geçme seviyen ve yüzünü güldürme seviyesi de yüksek ise al sana anı :)

ilk sıralara gelme olayına gelince daha mutlu olaylar yaşanmadığı içindir. şahsen çocuğum olsa onu birinci sıraya koyardı gönlüm.

bu bence daha çok seni sen yapan, keyif aldığın şeylerin etkisi ile ilgili. eğlenceli bir noktaya güzel bir bakış açısıydı, yazmak istedim. konuşurum bile bu konuyu. çok değişik şeyler çıkabilir bence içerisinden. :)
0
baldan kaymak
(18.04.24)
(7)

kredi karti ile bagis yapilabilecek siteler

theconqueror
ahbapa yaptim biraz, paylastirmak istiyorum esasinda siz nereleri onerirsiniz?
ahbapa yaptim biraz, paylastirmak istiyorum esasinda siz nereleri onerirsiniz?
0
theconqueror
(16.04.24)
patiliköye mama bağışı yapabilirsiniz
0
jelly bear
(16.04.24)
darussafaka, cydd
0
bay b
(16.04.24)
patiliköy tarzı parayı nereyi kullandığı yerlere para göndermeyin. insana faydası olan yerleri tercih edin lösev, daruşşafaka gibi.
0
nuisance2
(16.04.24)
Lösev Dükkan'dan ürün almakla Lösev'e bağış da yapmış oluyorsunuz. Laf aramızda kaşar peynirleri bir harika.

Ayrıca ürünü satın alma aşamasında ürünü bağışlayabileceğiniz bir sekme de çıkıyor. Yani tüm ürünü bağışlama imkanınız da var.

Tavsiye ederim.

www.lsvdukkan.com

Darülacaze var ayrıca. İdare meclisi sağlam

twitter.com
0
Mirket
(16.04.24)
Çağdaş yaşamı destekleme derneği, Losev ve Darüşşafaka. Ben bu ucune bağış yaparım yıllardır.
0
fraise
(16.04.24)
Ben İHH'ya yapıyorum. Bağış amacınıza göre seçim yapabilirsiniz. Örneğin ben Türkiye'de bir yetim için sponsorluk bağışı yapıyorum. kredi kartından düzenli olarak çekiyor aylık tutarı. Bizzat gönüllü olarak da faaliyetlere katıldığım için yerine ulaşması hususunda tereddütüm de yok.
0
mustafakesekci
(16.04.24)
darussafaka +5
0
put it in your appropriate place
(16.04.24)
(6)

Tam altın aldım kazıklandım mı?

ya ben lan neyse
17200e aldım. burada 16670 yazıyor? kuyumcudan aldım.https://bigpara.hurriyet.com.tr/altin/tam-altin-fiyati/
17200e aldım. burada 16670 yazıyor? kuyumcudan aldım.

bigpara.hurriyet.com.tr
0
ya ben lan neyse
(15.04.24)
Fark normal kuyumcuyla,
Bugün kuyumcuda gram içimn 2570 tl dediler
0
spacevan
(15.04.24)
@spacevan: nerden almak lazım hocam? makas nerede az?
0
🌸ya ben lan neyse
(15.04.24)
normal. fiziksel altın ihtiyacın yoksa bankaların fx platformları en mantıklısı
0
jelly bear
(15.04.24)
bana fiyat normal geldi.

bir dahaki sefere istanbuldaysan harem altın ankaradaysan altın kaynak mobil uygulamarından fiyat kontrol edip öyle alabilirsiniz. kuyumcuların çoğu bunlara bakıp fiyat veriyor.

Diğer şehirlerdeysen de harem altın
0
nuevo
(15.04.24)
alabiliyosan fiziki hocam kesinlikle, biriktirmiş olursun. Al sat içöin ise bankalarda saçma sapan makas var önermem onun yerine binance dan işlem yapın
0
spacevan
(15.04.24)
Trade için fiziki altın alınmaz. Trade'de sadece kuyumcuyu kazandırır. Uzun vade için ya da güvence içinse alınabilir. O zaman da makasa pek bakılmaz.

Yine de bulunduğunuz şehirdeki kuyumcular çarşısına gitmeniz, gitmeden önce fiyatlardan haberdar olmanız, çarşılarda genelde mevcut olan ekranlardan fiyat tespit edip o fiyat üzerinden de mutlaka pazarlık etmeniz uygun olur.

Trade için altın düşünüyorsanız Borsada ALTINS1 kodlu altın sertifikası veya Tefas fonlarından Kuveyt Türk'ün KZL kodlu altın fonu almak uygun bir davranış olur.
0
Mirket
(15.04.24)
(4)

Buğulanan Pimapen

rock n roll
Selamlar, Pimapen neden buğulanır? Camlardan biri buğulu, su damlacıkları var. Kendiliğinden gider diye düşündüm ama uzun zamandır böyle. Yapılış zamanı önemliyse eğer 7 yıl oldu yaptıralı. Nasıl çözebilirim bu sorunu?
Selamlar, Pimapen neden buğulanır? Camlardan biri buğulu, su damlacıkları var. Kendiliğinden gider diye düşündüm ama uzun zamandır böyle. Yapılış zamanı önemliyse eğer 7 yıl oldu yaptıralı. Nasıl çözebilirim bu sorunu?
0
rock n roll
(15.04.24)
Camın olduğu yatağa (adı her neyse) su tahliye delikleri açılması gerekiyor.
Elinden iş gelir ve matkabın varsa youtube^da bi milyon video bulursun.
Uğraşamam diyorsan pimapenci çağır, yarım saatte halleder.
0
Mirket
(15.04.24)
@dissendium
Çift cam içinden bahsedilmiyor.
0
Mirket
(15.04.24)
Galiba sorumu eksik sordum. Cama dokununca elime ıslaklık gelmiyor. Sanki camın içinde oluşmuş gibi. Umarım ifade edebilmisimdir
0
🌸rock n roll
(15.04.24)
O zaman @dissendium haklı.

Yine de tek cam mı, çift cam mı olduğundan emin olun.
0
Mirket
(15.04.24)
(7)

evde yemek yemem lazım (kilo vermem,tasarruf etmem de...)

hsktr
Kilo vermek istiyorum. Dışarıda yemeyip tasarruf yapmak istiyorum.Aynı emelleri taşıyıp düzenli bir beslenme programı oluşturduysanız paylaşabilir misiniz?İşe giderken ve eve gelince yemek yiyemiyorum. Zaman bulamamaktan ve çoğunlukla tembellikten. Hangi yiyecekleri önerirsiniz?Teşekkürler şimdiden.
Kilo vermek istiyorum. Dışarıda yemeyip tasarruf yapmak istiyorum.

Aynı emelleri taşıyıp düzenli bir beslenme programı oluşturduysanız paylaşabilir misiniz?

İşe giderken ve eve gelince yemek yiyemiyorum. Zaman bulamamaktan ve çoğunlukla tembellikten. Hangi yiyecekleri önerirsiniz?

Teşekkürler şimdiden.
0
hsktr
(15.04.24)
Izgara tavuk, hindi, et
Sebze ve yesillikleri onden karbonatli suda bekletip dolapta hazir tutuyorum.
Bakliyatlari haslayip buzlukta tutuyorum. Cikinca 3 dk sicak suda bekletiyorum yetiyor.

En pratik sekilde boyle benim rutinim.
0
mor oje
(15.04.24)
Kuru fasulye, nohut, mercimek vs. gibi bakliyatları haşlayıp küçük porsiyonlar halinde buzluğa koy. Sabah işe gitmeden çıkar buzu çözülsün eve gelince yeşillik doğrayıp içine koy salatan hazır. Yeşillikleri de ben önceden yıkıyorum havlu kağıda sarıp saklama kabına koyuyorum o da hazır oluyor. İzin gününde birkaç çeşit pratik yemekler yapıp buzluğa koyabilirsin.
0
rock n roll
(15.04.24)
Fırının varsa fırın poşeti al. Soğanı dörde böl, at içine,bir patatesi soyup parçala, onu da at içine, iki de tavuk butu koy, kemikli olur kemiksiz olur. Tuz bağarat koy içine, ağzını bağla, Torbayı bir iki del. At fırına. 180 derece 40 dakika.
0
Mirket
(15.04.24)
haftasonu pilav, ızgara tavuk, buharda haşlama brokoli/karnıbahar yapıp buzdolabına veya porsiyon porsiyon ayırıp buzluğa koyuyorum. haşlanmış nohut da ekliyorum bazen.

çıkar, mikrodalgada ısıt, ye. isteğe bağlı olarak önüne bir çorba, yanına yoğurt.

şimdi yapmıyorum ama bir ara bir haftalık salata yapıp dolaba koyuyordum. cam kavanoza alttan üste doğru mor soğan, kırmızı lahana, havuç, marul (hepsi doğranmış, yıkanmış - kurutulmuş) koyup kapağı sıkıcı kapat. başka bir küçük kavanoza sıkılmış limon ve zeytinyağı koy. hepsini buzdolabına koy. yiyeceğin zaman dolaptan birer kavanoz çıkarıp hepsini bir kaba dök, tuzunu ekle karıştır, 2 dakikada hazır salata.
0
inheritance
(15.04.24)
kalp ve tansiyon sorununuz yoksa if diyetini önerebilirilim. aralıklı oruç olarak internette aratabilirsiniz.
0
anathemamen666
(15.04.24)
eve çok geç gelmiyorsanız ve ekstra bir sağlık probleminiz yoksa, akşamları gelince bol bol salata yiyin. yanına da bazen nohut - fasulye gibi bazı bakliyatlar, ya da tavuk - balık - kırmızı et yiyebilirsiniz. ama bol bol salata
0
co2s2
(15.04.24)
günlük protein ihtiyacınızı mutlaka öğrenin. ben diyetkolik uygulamasını kullanıyorum günlük kaç kalori aldım makrolarımı mutlaka takip ederim. her öğün için tüketmeyi sevdiğiniz proteinleri( yumurta-tavuk hindi -balık-kırmızı et öz.) haftalık planladığınızda işler kolaylaşıyor. ben pratik tarifleri yaparım genelde mesela light ton balık bol ekşili sos yanına sadece patates salatası ya da tavuk haşlarım bol ekşili marul salatasıyla tüketirim lif ve protein bol olduğunda zaten yanına çok karbonhidrat tüketme ihtiyacı hissetmezsiniz
makrolarınıza odaklandığınızda da sadeleşip yemek olayını işkenceden çıkarırsınız. ben fitness da uzun süredir yaptığım için günlük makro takibinin çok faydasını gördüm üç yılda epey yol kat ettim stres başta oluyor çok normal ama kendinizi biraz zorlarsanız düzene kavuşacaksınız emin olun:)
0
windymimas
(18.04.24)
(7)

Market pirincini yıkamak şart mı?

dejame
Daha kolay olsun diye cream of rice yapacağım. Tarifi çok basit, robotta pirinci un olana kadar çekiyoruz. İnternetten hazır almak yerine çok ucuza geliyor. Fakat marketten aldığım pirinci yıkamadan kullanırsam üstünde pestisit gibi zararlı maddeler var mıdır?
Daha kolay olsun diye cream of rice yapacağım. Tarifi çok basit, robotta pirinci un olana kadar çekiyoruz. İnternetten hazır almak yerine çok ucuza geliyor. Fakat marketten aldığım pirinci yıkamadan kullanırsam üstünde pestisit gibi zararlı maddeler var mıdır?
0
dejame
(15.04.24)
Bazı bitkiler topraktan siyanür alır. Elma ve pirinç bu bitkilerdendir. Elma, siyanürü çekirdeğinde depolar.

Pirinci sadece yıkamak değil birkaç saat ılık suda bekletmek doğru bir davranış olacaktır.
0
Mirket
(15.04.24)
her pirinci yıkamak gerekir. mercimeği de. bulguru da.
0
jelly bear
(15.04.24)
ne pirinci ne bulguru yıkarım yaparken. yıllardır ölmediiğime göre çok da bir problem olmasa gerek.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.04.24)
Pirinci yıkamanın esas sebebi nişastasından kurtarmak. Eğer yıkamazsanız hem çok kolay lapalanır hem de tadına etki eder. Örneğin japon mutfağında genelde pirincin kolay yapışması önemli oluyor, onun için öyle uzun uzun yıkanmıyor. Tadı da sizin kendi zevkiniz nişastalı severseniz yıkamayın.

Cream of rice nasıl oluyor bilmiyorum, tarifte yazdığı gibi yapın. Pirinci zaten lapa haline getirecekseniz yıkayıp yıkamamak çok da önemli olmaz ama tadını etkileyebilir.

Bir de pestisit olmasa bile en azından bir tozunu almak için dahi olsa soğuk sudan geçirmek faydalı. Neticede tarımsal ürün. Üretim sürecinde girdiği çıktığı yerlere güven olmaz.
0
akhenaten
(15.04.24)
pirinci yıkamazsan şekeri kilo aldırır. yıkanman şart.
0
sizofren06
(15.04.24)
Pirincin geldiği tırı/kamyonu, beklediği depoyu, paketleme sırasını vs. düşünürsen yıkaman en hayırlısı.
0
chicha_v2
(15.04.24)
bi tane gida muhendisi goruyorum instagram'da. paraboiling diye bir yontemi gosteriyor. pirinci yikamiyor ama suyla birkac dakika kaynatiyor. sonra suzup esas pilav yapma islemine geciyor.

yani anliyorum un yapacakmissiniz da, robotta un olur mu bilemedim. ogutucu lazim sanki ona. pirinc unu mu alsaniz :D
0
supergirl
(16.04.24)
(1)

Geleneksel, katkısız un çeşitleri...

rukayka
Dışarıdan aldığımız ürünlerdeki kalite kaybı her geçen gün daha da düşüyor.İçerikte kullanılan malzemenin belirsizliği, hijyen problemi, denetimsizlik ve bunlara ters orantılı artan fiyatlar... Ekmeği evde yapmaya karar verdik. Temiz, kaliteli, gerçekten organik un çeşitleri araştırmaktayım. Denediğ
Dışarıdan aldığımız ürünlerdeki kalite kaybı her geçen gün daha da düşüyor.
İçerikte kullanılan malzemenin belirsizliği, hijyen problemi, denetimsizlik ve bunlara ters orantılı artan fiyatlar... Ekmeği evde yapmaya karar verdik. Temiz, kaliteli, gerçekten organik un çeşitleri araştırmaktayım. Denediğiniz memnun kaldığınız, referans olabileceğiniz un alabileceğimiz yer var mı acaba?
0
rukayka
(15.04.24)
Geleneksel ve organik deyince ya Siyez ya da Karakılçık unlarına bakacaksınız. Onların da ne kadar üretimi var ki bu miktarda satışı oluyor kısmına hiç akıl erdiremedim ben. Ayrıca onlara da kullanılan ilaç ve gübrelerden sonra ne denli organik kalabildikleri de ayrı bir inceleme konusu olmalı diye düşünüyorum.
0
Mirket
(15.04.24)
(8)

Ofiste Oturma Düzeni Yapılması

jacque
İlk kez İK içerisinde çalışıyorum (umarım son olur).Yöneticimiz kendisine bağlı 10-12 kişi için excel'de oturma düzeni yapıyor kim nerede kiminle oturacak şeklinde ve onun onayı olmadan "ya ben bugün de şurada oturayım" diyemiyorsun. Ekibin yaşı 30-35 aralığında.İlkokulda mıyız yani komedi bence bu
İlk kez İK içerisinde çalışıyorum (umarım son olur).

Yöneticimiz kendisine bağlı 10-12 kişi için excel'de oturma düzeni yapıyor kim nerede kiminle oturacak şeklinde ve onun onayı olmadan "ya ben bugün de şurada oturayım" diyemiyorsun. Ekibin yaşı 30-35 aralığında.

İlkokulda mıyız yani komedi bence bu olay. Bu İK'ya özgü milyonlarca mallıktan biri mi yoksa normal bir durum mu?
0
jacque
(15.04.24)
değer verdiğim eski sevgilim olmasa ölsün bitsin departmanı tam :)

hot destking aradığınız yanıtmış.

www.eksiduyuru.com
0
baldan kaymak
(15.04.24)
bence "ya ben bugun de surada oturayim" deme istegi daha ilkokul vari bir sey.
eski calistigim ofiste de oturma duzeni vardi, ekiplere ve insanlarin kimlerle etkilesimde olmasi isteniyorsa ona gore belirleniyordu.
0
ghilleinthemist
(15.04.24)
turkiye'nin en kurumsal denebilecek sirketinde calismistim. orda bile oturmak istedigimiz yeri secebiliyorduk (bi kere secince sonra degistirmek cok zor tabi baska bos yer olmadikca :) ) yoneticinin oturulacak yerleri kendisi secmesi ilgincmis. bolge belirlendikten sonra isteyen istedigi yeri secebilmeli ( herkes her gun gitmiyosa hot desk daha mantikli tabi)
0
fakyoras
(15.04.24)
Hayatımda gormedim duymadım böyle bir şey.
0
logisticsmanager
(15.04.24)
İki ihtimal var;

1.Kişiliği oturmamış, egolarını iş yerinde tatmin eden yönetici modeli
2.Ben oraya oturacaktım, o niye oraya geçti de ben geçemedim diye dönen saçma sapan bir tartışmayı demir yumrukla susturan yönetici
0
thracia
(15.04.24)
Kankiyle oturmak dururken niye sürekli etkileşimde olmam gereken sevimsizin yanında oturayım ki.

Bana da çok saçma geldi.
0
Mirket
(15.04.24)
yazdığınızdan sanki ayda 1 yönetici oturma düzeni yapıyor gibi demişsiniz ama her halükarda yöneticinin bunu yapması mantıksız zaten.

ancak niye bugün de şuraya oturayım diyeyim ki, yerim yurdum belli olsun
0
jülsezar
(15.04.24)
10küsür yıldır yönecilik yapıyorum. gerek oda oda kişi dağılımı olsun, gerek açık ofislerde masa dağılımı olsun yöneticinin müdahil olması gereken bir şeydir. neden?

1- doğrudan departman olmasa bile, birbirine yakın işler yapanların yan yana / yakın oturması daha iyidir. mekandaki ses düzeyini azaltır.

2- kişilerin birbirleri ile olan ilişkilerine göre yan yana ya da ayrı ayrı oturtmak daha doğru olabilir. bazen iki çok yakın arkadaş sürekli kaynatır, iş azalır. bazen de birbirinden nefret eden iki kişiyi yan yana oturtmamak gerekir.

tabii bunu söylerken, her masanın sadece ve sadece bir kişiye ait olduğu bir düzeni kastediyorum. bir masanın birden fazla kişi tarafından kullanıldığı düzenlerde hiç çalışmadım, bir şey diyemem.
0
co2s2
(15.04.24)
(3)

7 aylık bebek kendini niye sıkar veya kasar?

psmstc
7 aylık bir kızımız var. 1 haftadır genel bir huzursuzluk hali başladı. Sinirlenme nöbetleri oluyor. Anlık kendini bütün vücut olacak şekilde sıkıyor. Kasıyor. Kesik ve kısa süreli ağlama, sızlamalar da bu nöbetlerde eşlik ediyor. Bu ara ilk iki dişi yeni çıkıyor. Bununla mı ilgilidir? Başka bir pro
7 aylık bir kızımız var. 1 haftadır genel bir huzursuzluk hali başladı.
Sinirlenme nöbetleri oluyor. Anlık kendini bütün vücut olacak şekilde sıkıyor. Kasıyor. Kesik ve kısa süreli ağlama, sızlamalar da bu nöbetlerde eşlik ediyor.


Bu ara ilk iki dişi yeni çıkıyor. Bununla mı ilgilidir?

Başka bir problem ne olabilir? Teşekkürler...
0
psmstc
(14.04.24)
Boşaltım sistemi normal seyrinde devam ediyor mu?
Diş çıkması da sebep olabilir.
Doktor değilim.
0
drmuhendis
(14.04.24)
kabız olmamasına dikkat edin. uzun süre yapmayınca kaka sertleşiyor ve yaptığında çocuğa acı veriyor. sonrasında da kaka yapmamak için kendisini tutmaya başlayıp kötü bir kısır döngüye giriyorlar.
0
hrskrs
(14.04.24)
O anlarını kaydedip, birkaç video kaydıyla bir çocuk uzmanına danışmanızı öneririm.
0
Mirket
(14.04.24)
(15)

başka bir dilde yazılan tabelalardan neden rahatsız olunur?

ezkaza
hayatım boyunca bunu anlayamadım. kategorik olarak ingilizce, arapça, rusça veya türkçe tabelalara karşı nötr durumdayım. bir önyargım yok. ancak tabela tarafında tıpkı menülerde olduğu gibi belirli bir standardizasyon getirilmesini destekleyebilirim. örneğin türkçe anadilimiz olduğu için türkçe ola
hayatım boyunca bunu anlayamadım. kategorik olarak ingilizce, arapça, rusça veya türkçe tabelalara karşı nötr durumdayım. bir önyargım yok. ancak tabela tarafında tıpkı menülerde olduğu gibi belirli bir standardizasyon getirilmesini destekleyebilirim. örneğin türkçe anadilimiz olduğu için türkçe olarak ne olduğu belirtilmek koşuluyla diğer başka dillerde de isteyenler tabelasını asabilmeli bence. sonuçta ticari bir işletme bu. ve işletmeci kendi kararını verebilmeli. biraz yeni doğan bebeğe isim koymak gibi düşünüyorum. isteyen istediği ismi koyar. isteyen istediği dilde tabelasını yazar.

diğer yandan özellikle arapça tabelalar konusunda ekstra bir hassasiyet söz konusu iken ingilizce, rusça veya başka dillerdeki tabelalar için bu hassasiyet yok gibi. kendimi bir arapsevici olarak nitelendiremeyeceğim gibi arapça karşıtı olarak da nitelendiremem. bu konuda oldukça şeffafım.
sonuçta türkçe tarih boyunca farklı alfabeler kullanmış bir dil. bugün malesef latin alfabeleriyle yazılan her şey türkçe gibi algılanıyor.

eğer amaç türkçe dilini korumak ise en başta ingilizce tabelalarla mücadele etmek gerekmez mi?
patisseri olmayan pastane veya rent a car olmayan araba kiralama şirketi kalmadı artık çünkü.
ama ingilizce global dil vs diye normalleştirmeyin lütfen. 2 yıl sırbistan'da yaşadım. starbucks tabelası latin harfleriyle yazılmanın dışında kendi dillerindeki okunuşuna göre ve kendi alfabeleriyle de yazılıydı. ingilizce sırbistan'da global değil mi yani şimdi koskoca şirket global markasını tek başına kullanamıyor.
0
ezkaza
(14.04.24)
ingilizce bilmek ve bir şeyleri ingilizce yapmak daha cool geliyor çünkü birçok insana. anadolu'da açılmasa hiçbir şey değişmeyecek üniversitelerde okuyup biosuna bölümünü üniversitesini ingilizce yazanları düşünün mesela. tabela mevzusuyla aynı kökten geliyor.

arapçada ise alfabe latin değil. ayrıca arapça tabeleların birçoğunluğu suriyeli dükkanlarında var. bazı yerlerde kendi mahallelerini kurdukları için neredeyse antipatik geliyor tabi ki tabelaları.

bir de ingilizce bilen ya da ingilizce marka kullanan kişi de yüzde doksan dokuz türk. neyin mücadelesini vereceksin ki? arapça tabelada öyle bir durum yok. mülteci muhabbeti olmasa yabancı tabela indirmenin ben bu kadar yaygın olacağını da düşünmem açıkçası.

benim şahsi fikrim kesinlikle başka alfabe kullanılmaması ve mümkün mertebe hepsinin türkçe olması yönünde.
0
black holes in the sky
(14.04.24)
ingilizce tabelalara dahi sınırlama gelmesi lazım..bunun x sevicilik x düşmanlığıyla alakası yok, tamamen kendimizle alakalı bir durum. tabii halkta bilinç olmadığı gibi bir de buna izin veren yönetici şaklabanlar olduktan sonra hiç umudum yok.
0
gule gule
(14.04.24)
kültür erozyonu dediğimiz durum bu. buradan bana sadece tabela değil, dilin doğru kullanılmaması da geliyor. buradaki amaç kendi kültürünü koruyup kollamak. bunun iktisadi durum için turist için kabul edebilirsiniz. ancak ülkesinde savaş olup maddiyatı sayesinde burada ikamet eden insanlardan böyle bir talep gelirse de verilecek cevap bellidir. "misafir umduğunu değil bulduğunu okumalıdır."
0
phonex
(14.04.24)
aslında olmamak lazım dediğiniz gibi yanında bir yerinde türkçesi de varsa. esnafın bölge şartlarından veya yaptığı işten kaynaklı hedef kitlesi olarak belirlediği bir millet varsa onların diline özgü tabela yapması gayet doğal. ancak şöyle bir şey var bir bölgede farklı dilden tabelaların olması o bölgede o dili kullanan milletten epey bir kişi olduğunun göstergesi. yani rahatsız olunan görünürde tabela gibi ama özünde bu durum oluyor esasında.

hayat tarzı, ideoloji gibi sebeplerden ötürü kendi şehrinde rusların yaşaması rahatsız etmeyip arapların yaşaması edebilir bir kesmi bu da gayet kendi içinde mantığı olan bir durum normal yani. tam tersi araplardan rahatsız olmayıp ruslardan olan bolca insan da var. bunlar kişiye göre değişir ve hepsinin kendine göre sebepleri var. amaç dili korumak değil yani o yüzden ingilizce de global dil olduğundan normal. ayrıca dili korumak da enteresan bir kavram dil canlı ve gelişen bir varlık işte bugün 100 yıl önce kullanılan dil ne kadar farklı geliyorsa bize 100 yıl sonraki türkçe de bugüne göre farklı gelecek muhtemelen beyhude bir çaba.
0
semaforo de medianoche
(14.04.24)
Beni rahatsız etmiyor. Türkçesi belirtildikten sonra isterse Elfçe yazsın. Kültürün böyle şekilci şeylerle korunacak bir şey olduğunu düşünmüyorum, daha kompleks bir olay
0
nundu
(14.04.24)
Bu tip sorular beni çok güldürüyor. Ya dışarıdan aşırı izolesiniz ya da gerçekleri umursamıyorsunuz.
0
sevilen progressive türkücü
(14.04.24)
Eğer ingilizler ülkeye gelip kendi mahallelerini falan yaratmaya baslasaydi belki de dediğiniz daha önemli olurdu.
Ama ben izmir'e geldiğim zaman bazı geçtiğim yerler resmen orta doğu olmuş. Bir sürü arapça tabela falan.
Eğer Türkiye'de arap mahalleleri yaratıyorsak o zaman sorun yok ama amaç bu değilse o zaman sorun var.
Misal al bak şunun aciklanabilir yanı var mi?
www.aykiri.com.tr

Ben de türkücüye katılıyorum yani. Ben iki üç haftalık tatilde bile Türkiye'nin geldiği hali görüyorum ve sonunda birilerinin buna karşı savaş baslatmasi güzel.
Örnek veriyorum Fransa'da da orta doğu, asya vs restoranları var ama isimleri iki isimli oluyor, tabelalar zaten Fransızca. Ben dil koruma konusunda fransiz gibi olmamizi tercih ederim. Misal sizin tepkinizde katıldığım örneklerden biri tobacco shop. Türkiye'de her yer tobacco shop olmuş, kim neresinden uydurduysa. Bunun da duzenlenmesi lazım.
0
logisticsmanager
(14.04.24)
Managerın bahsettiği gibi fransızların tek özendiğim yanı dillerini koruma konusundaki tutumlarıdır. Bizim ülkenin milliyetçisi bile nedense lütfedip diline önem vermez. Sadece dili korumak kültürü korumaya yetmez ama dili korumadan da kültür olmaz.
0
asteriks
(14.04.24)
Çok uzun yazacaktım da üşendim.
@sevilen progressive türkücü +1
demekle yetineyim.
0
Mirket
(14.04.24)
ben hicbiri olmasin istiyorum, o kadar ulke gezdim museum, city centre diye gosteren ingilizce tabela bile yok.
arapca da ise daha fazlasi var.
0
durgunfoton
(14.04.24)
Sevilen progressive turkucu +1
0
Kittie
(14.04.24)
sevilen progressive türkücü +1000
0
ercu cozer
(14.04.24)
İki önerme ile başlıyorum.
* Dil iletişim içindir.
* Tabelalar ticaridir.

Kusura bakmayın, tüccar kime ulaşmak derdinde ise onun dilinde yazar. Oyuncakçının şirin fontlu tabelası çocuğa nasıl hitap ediyorsa araç kiralama şirketi de turiste öyle hitap eder. Fırıncılar fırındır. Bakery değildir. İnadına yazanı göremezsiniz. Ancak pastacılık bize ithal gelmiştir. Haliyle patiseriden Éclair (ekler) almak da tabiidir.

En büyük derdimiz bu olsun. İyi pazarlar.
0
Etanglement
(14.04.24)
Başka dildeki tabelalar kültür istilası çünkü. Turistik bölgelerdeki tabelalar bile bilgilendirici olarak İngilizce alt metinli yapılabilir ama Türkçe olmalı. Bu arada marka adı ile tabela arasındaki ayrımı da yapmak lazım. Marka adlarını da hep yabancı yapmak ezik bir yabancı özentiliği ama verdiğin örnekteki gibi "patisserie" detayı gibi şeylere müdahale edilmeli bence. Yine aynı paragraftaki notunda olduğu gibi yabancı markalar da latin harfleri ile yazılmalı tabii ki.

Marka isimlerine Türkçe dayatamazsın tabii ki ama arapça seçmek isteyen "El Shaarawy Kafe" yazsın. Başka alfabe ile değil. Marka isimlerinde de Türkçe seçenlere teşvik ya da yabancı seçeceklere ekstra yük gelsin. Artık hangisi X'i o dönem daha mutlu edecekse.
0
nawar
(14.04.24)
yanıtlar için teşekkür ederim arkadaşlar,

@sevilen progressive türkücü
ne dışarıdan aşırı izoleyim ne de gerçekleri önemsemeyen bir tipim.
tabelaların hangi dilde olduğu konusuyla ilgilenmek benim dünya görüşümde oldukça gereksiz bir ayrıntı ve salt bu konu üzerinden milletçilik taslamak bana oldukça gülünç geliyor. çünkü milliyetçilik böyle şekilci uygulamalarla değil bu memeleket için katma değer üretmekle veya işini iyi yapmakla ülkeni milletini iyi temsil etmekle çok daha ilgili bir mesele.

tabelalar fransızca olunca ben frankofon bir kültüre sempati duymuyorum. fransızcaya bir hayranlık veya düşmanlık da beslemiyorum. diğer diller için de aynı. bu oldukça gereksiz ve keyfi bir durum çünkü. her dil ve kültür kendi temsilcisi için özeldir. eşimin kardeşinin londra'da bir restoranı var ve ismi türkçe. müşterileri büyük çoğunlukla türkler ve araplar.

tacir hangi kitleye hitap etmek istiyorsa veya bundan da bağımsız hangi alfabeyle hangi dille tabela yazmak istiyorsa yazsın bundan kime ne? gerekli standardizasyonu sağladıktan sonra yazılan dile tepki göstermek bana gerçekten çok gülünç geliyor.

arapça veya başka bir dilde yazılan tabeladan niçin rahatsız olayım ki? arapça tabela asılınca benim türklüğüm niye zarar görsün? ingilizce zaten dilimizi tarumar etmiş maksadın dil ve kültür hassasiyeti olmadığı gayet net burada.

bir süredir alanya'da yaşıyorum burada neredeyse her iş kolunda her yerde rusça tabela görmek mümkün. yani mağazadan restorana ve hatta avukatlık ofisleri bile. ben bundan rahatsız olmuyorum çünkü insanların hedef kitlesi belli. demografi belli. hatta belki mülk sahibi yabancı kendi dilinde tabela asıyor ve burada bir yatırım yapmış oluyor.
bundan bir insan niçin rahatsızlık duyar?
0
🌸ezkaza
(15.04.24)
(6)

at yarışında kazanç neye göre hesaplanıyor?

xu
ilk defa at yarışı oynadım.4'lü ganyan hepsini bilmişim ama aldığım ikramiye 162 tl.https://hizliresim.com/rf4hdb5kupon bu üstte yarışı kazanan atların oranları yazıyor ama misli oranımla ( 4 tl ) çarpınca çok daha fazlası yapıyor. hesaplamada hata mı var başka bir durum mu var anlayamadım.
ilk defa at yarışı oynadım.4'lü ganyan hepsini bilmişim ama aldığım ikramiye 162 tl.

hizliresim.com

kupon bu üstte yarışı kazanan atların oranları yazıyor ama misli oranımla ( 4 tl ) çarpınca çok daha fazlası yapıyor. hesaplamada hata mı var başka bir durum mu var anlayamadım.
0
xu
(13.04.24)
Toplanan tüm paranın belirli bir yüzdesi bilenler arasında pay edilir.

Yani herkesin bildiğini bilirsen para getirmez.
Sürpriz ata oynar ve kazanırsan zengin olursun.

Şöyle bir haber vardı mesela. 7-1 lik sonucu bilen tek kişi olarak milyoner olmuş
www.gazetevatan.com
0
Mirket
(13.04.24)
@mirket abi o zaman yarış başlamadan önce her atın ganyanı oluyorya mesela x atına 10 ganyan veriyor y atının ganyanı 1.10.. bunların ne önemi var? ben 5.000 tl lik kupon yapıp 20 tl'de kazanabilirim yani di mi? at yarışındaki ganyan iddaa'da ki takımların kazanma oranının aynısı değil mi?
0
🌸xu
(13.04.24)
O oranlarda eğer tek ayak oynarsan o atın getirisi.

Yani 3. Ayakta 10 oranlı ata oynadın ve geldi. 100 ₺ bastın 1000₺ olur. Ama altılıda 4 lüde bir anlamı yok. Çok bilen varsa bölüşülür.

Ama şu da var bu ülkede güvenli mi? Denetleyici var mı? Bilinmez.
0
andy kaufman
(13.04.24)
İkinci olarakda 500.000₺ lik kupon yapıp 1.000₺ de kazanabilirsin 6’lıda. Tamamen gelen kombinasyonun nadirliğine bağlı
0
andy kaufman
(13.04.24)
At yarışı müşterek bahis. İddaa gibi sabit oranlı değil. O yüzden bütün kazanç 4 lu ganyani (veya altılıyı) bilenler arasında pay edilir. Evet 5000 TL kupon yapıp 20 tl kazanabilirsin. Buradaki amaç kimsenin kuponuna koymadığı atları bulup onların kazanmasını beklemek
0
etna
(14.04.24)
çok seçeneğe oynayarak yükselttiğin paranın kazançla ilgisi yok, sadece kazanma şansını arttırıyorsun. Eğer az ata oynar ve mislini arttırırsan, o zaman az da kazanılsa sen kazancını katlayabilirsin…
0
her giriste sifresini unutan adam
(14.04.24)
(5)

Kredi kartı aidatı yasal mı ve iadesi nasıl talep edilir?

anaphylacticshock
Merhaba, Ziraat Bankası'nın BANKKART COMBO gold kredi kartını kullanıyorum. Hem maaş hesabım hem de kredi kartı hesabım tek kartta. Kredi kartımın Nisan ayı dönemine KART AİDAT ÜCRETİ adı altında yüklü bir mebla yansıtmışlar. Kart aidat ücreti kesintileri yasal değil ve iadesini talep etme hakkımız
Merhaba,

Ziraat Bankası'nın BANKKART COMBO gold kredi kartını kullanıyorum. Hem maaş hesabım hem de kredi kartı hesabım tek kartta.

Kredi kartımın Nisan ayı dönemine KART AİDAT ÜCRETİ adı altında yüklü bir mebla yansıtmışlar.

Kart aidat ücreti kesintileri yasal değil ve iadesini talep etme hakkımız var diye biliyordum ancak internette yasal deniyor.

Normalde her sene düşük bir miktar kesilirdi ama bu sene çekilen miktar gerçekten fazla geldi.

Yıllık aidat adı altında kesilen bu tutarlar gerçekten yasal mı?

Bu yıl ve önceki yıllarda kesilen aidat ücretlerinin iadesini toplu olarak talep edebilir miyim?

Bunun için nereye başvurmam gerekir?

(Bankayı aramadım. Arasam ne diyecekleri belli. Aylık belli bir tutar harcama karşılığında kesilen aidat ücretini puan olarak yansıtma kampanyası yapmışlar. Ben puan değil kesilen tutarların iadesini talep etmek istiyorum.)
0
anaphylacticshock
(13.04.24)
Her banka taksiti, kampanyası, puanı vesairesi olmayan aidatsız bir kart çıkarıyor. Bu kartları dışındaki kartların aidatı var. Ziraatin Bankart'ının da aidatı var.

Bankalar genelde telefon açıp, iptal ettiririm haa diye tehdit edip aidatını geri isteyen müşterilerine, eğer bankaya para kazandıran bir müşteriyse, bu seferlik deyip aidatın bir kısmını iade ediyorlar veya puan veriyorlar. Genelde de blöfü görüp kartı iptal işlemi yapıyorlar.

Ziraat Bankasının hiiiç o diyaloglara girmeden direkt kartı iptal edeceğini düşünüyorum ama bir şansını dene istersen.

Bu arada Ziraatin Bankkart Mobilde aidat iade sekmesi var. Orda 6 ay süreyle belirlediği kadar karttan harcama yaparsan aidatını otomatik iade ediyor. İadesi puanla mı oluyor onu bilmiyorum ama puanları da yine mobilden harcamalarını sonradan ödeme olarak kullanabiliyorsun. Diğer bankalar gibi şu tarihte veririm şu tarihe kadar harcamazsan keserim. o arada da sadece anlaşmalı yerde kullanabilirsin saçmalığı Ziraatte yok.

Ben bütün kredi kart sorularında Ziraat güzellemesi yapıyorum da seviyor muyum ben bu bankayı nedir :)
0
Mirket
(13.04.24)
Bahsettiğiniz durum mevduat hesaplarındaki "hesap işletim ücreti" konusundaydı. Kredi kartlarında durum biraz daha farklı. Sizin kullandığınız tarzda adında gold, platinum vb. ibareler olan kartların sağladığı bazı kampanyalar ve ekstra indirimler ya da ne bileyim özel danışmanlık hizmetleri falan oluyor. Kartın prestijine göre ambulans ya da taksi hizmeti veren falan bile var. Bunlara binaen bu tip kartlardan aidat alıyorlar ya da belirlenen tutarda minimum harcama taahhüdü veriyorsunuz. Ancak çoğu bankanın temel seviyede çıkardığı, sadece kredili harcama yapmaya yarayan ve çok bir numarası olmayan kartları da var. Onlardan almayı düşünebilirsiniz.
0
akhenaten
(13.04.24)
Tuketici hakem heyetine yaz yasal degilse iade olur zaten. (Bu sekilde iade alan gördüm ama ayrıntısını bilmiyorum)
0
sanguine mcqaer
(13.04.24)
Kredi kartı aidatı yasal.
Tüm bankalar "Aidatsız Kredi Kartı" çıkarmak zorundalar, çıkardılar. Onlara geçebilirsiniz.

Bankayı arayıp onlarla aylık belli bir tutar vs. gibi pazarlık yapabilirsiniz. Aslında banka bunu yapmak zorunda değil ama sizi kaybetmemek için yapıyor.
0
michael_knight
(14.04.24)
burdan aldım çok kez www.turkiye.gov.tr
0
ShadowOfMoon
(14.04.24)
(5)

Bir yakınınız kafayı sıyırmışsa ve tehlike yaratıyorsa ne yaparsınız?

santimantal
Bir yakınım var. 50 civarı yaşta.Ciddi kişilik bozuklukları var: obsesif kişilik. İnanılmaz cimri. İstifçi. Hurda ve çöplerle haşır neşir. Hiç para harcamaz. Varyemez. Aşırı gergin. Sürekli her şeyden yakınan, küfür edip duran vs vs...Eşi ve çocukları ona artık katlanamıyordu. Yıllardır eşi yatağını
Bir yakınım var. 50 civarı yaşta.
Ciddi kişilik bozuklukları var: obsesif kişilik. İnanılmaz cimri. İstifçi. Hurda ve çöplerle haşır neşir. Hiç para harcamaz. Varyemez. Aşırı gergin. Sürekli her şeyden yakınan, küfür edip duran vs vs...
Eşi ve çocukları ona artık katlanamıyordu. Yıllardır eşi yatağını bile ondan ayırmıştı.
Ve sonunda boşanma davası açtı. Evden uzaklaştırma kararı aldı.
Adam şu an kafayı iyice sıyırmış durumda.
Sürekli her yerde saçmalıyor.
Ailesini rezil ediyor.
Durumu tahlikeli de: Boşanma gerçekleşir ve mahkeme mal varlığını bölerse iyice kafayı sıyırıp çevresine zarar verebilir.

Adamda içgörü sıfır.
Ailesi çaresiz durumda.
Bu adama nasıl yardım edeceklerini bilmiyorlar.

Benim aklıma bir şey gelmiyor.
Belki bir çare vardır?
0
santimantal
(13.04.24)
Çevresine vereceği zarardan kastınıza bağlı biraz da. Çünkü anlattığınız kadarıyla kendisi yardım isteyecek ya da yardımı kabul edecek birine benzemiyor. Bu yaştan sonra ufkunun genişleyip yeni bir bakış açısı kazanması da çok zor. Eğer gidip insanları tartaklamayacaksa kendi haline bırakın siz de. Eğer etrafında kimse kalmadığını anlarsa belki bi ihtimal üstüne kafa yorar.

Herkes ortaklaşa şekilde "ne yapalım, ne desek lafımız geçmiyor, yaşına hürmeten ses çıkarmıyoruz" tarzında mı yaklaşıyor bu kişiye? Eğer durum böyleyse biraz daha otoriter davranmak gerekiyor sanırım.
0
akhenaten
(13.04.24)
acil psikiyatriden yatış ve ilaç tedavisi
0
bir soru sorcam
(13.04.24)
Muge Anli cozer anca galiba
0
The_Lollok
(13.04.24)
reşit çocukları varsa vesayet altına alınmasını ve hastaneye yatırılmasını sulh hukuk mahkemesinden istesinler.
0
paintov
(13.04.24)
Ben olayı tam anlamadım. Adam cimri, gergin, saçmalayan ve içgörüsü size göre olmayan bir adam.

Anlattıklarınızdan bunlar dışında bir sorun olduğu anlamı çıkmıyor.

Ailesi hem boşanma davası açıp hem uzaklaştırma kararı alıp ayrıca nasıl yardım ederiz diye mi düşünüyor?

Tehlikeden kastınız ne? Kime tehlike yaratmış ya da yaratabilir?
0
Mirket
(14.04.24)
(7)

otomobil sahibi olmak ve sabit giderler üzerine bazı sorular

biseysorcaktim
bugünün piyasası ile 1.2 - 1.5m arası, bir kaç yaşında bir otomobil sahibi olsam, fazla kullanmıyor olsam bile sabit giderleri benim için aşağı yukarı gideri nedir?---otomobil lazım olmuyor genelde. tatillerde de kiralık araç kullanıyorum. bu yüzden borca harca girip bir araç sahibi olmak istemedim
bugünün piyasası ile 1.2 - 1.5m arası, bir kaç yaşında bir otomobil sahibi olsam, fazla kullanmıyor olsam bile sabit giderleri benim için aşağı yukarı gideri nedir?

---
otomobil lazım olmuyor genelde. tatillerde de kiralık araç kullanıyorum. bu yüzden borca harca girip bir araç sahibi olmak istemedim.

ancak zaman zaman ihtiyaç duyuyorum. vergisi, kaskosu, otoparkı, bakımı vs gibi kalemler yüzünden hep öteledim araç sahibi olmayı.

şu linkteki model ederinde/ayarında bir araç sahibi olsam, 30 yaş, erkek, daha önce arabası olmayan biri olarak, kasko/sigorta/vergi gibi bedeller nedir? başka ne gibi maliyetler çıkar bana? otopark yok, bir yere abone olmam lazım.

www.sahibinden.com
(linkteki araç temsili)
0
biseysorcaktim
(13.04.24)
mtv var bu yıl 4 taksit halinde ödedik ne kadar ödediğimi hatırlamıyorum aracın özelliklerini girip mtv'sini öğrenebilirsin internetten.
yazlık kışlık lastik olayı var kışlık yeni lastik almıştım 16 bin civarıydı sanırım.
kaska sigortaya 10 yıllık kazasız bir araç için 17 bin tl ödedim toplamda biraz daha ucuz olsun diye birkaç özellik çıkarttırdım.yoksa 20-21 civarıydı.
iki yılda bir araç muayanesi var bu yıl 1800 tl civarındaymış. sitede otopark ücretimiz yok onu bilmiyorum.
çok kullandığım için yağ değişimi çabuk geliyor. bunlar dışında yılda bir kere ufak tefek sanayii ya da bakım işi çıkıyor.
yukarıda yazdıklarımdan mtv ile kasko sigorta her yıl, muayene iki yılda bir oluyor. lastiklerde uzun süre gidiyor.
0
ercu cozer
(13.04.24)
Benzer rakamda bir araca sahibim geçen ay araç kasko vs yaptım
MTV :2400
Trafik sigortası :4500
Kasko :10000
Bakım 8000
Benzin aylık 2800 tl
Muayene 2200 tl
0
spacevan
(13.04.24)
Benim arabanın masrafını yazayım, emsal olsun.

Bakım: 5.432 Ekimde yaptırmışım. Kötü sanayi tecrübelerim var. Asla sanayiye götürmem. Senede bir servis bakımı iyidir. İki senede bir şu parça deyip. Adamın dişini çekiyorlar, ama olsun. Akü ve lastik, raf ömürlüdür. Onlar da bir gün masrafa dahil olacak.
MTV;654 TL çarpı 2 ama muhtemelen bundan sonra hep çarpı dört olarak kitlenecek.
Kasko: 6233 TL Ekimde ödemişim. Yılların hasarsızlık indirimi ve özel torpil sayesinde az
Zorunlu taşıt sigortası : 3054 TL Ekimde ödemişim.
Araç muayene :533 TL Eylül 22'de vermişim. 2 senede bir.
Egsoz emisyon : ? Aklımda kalmamış ama cezalı ödediydim. Bu da 2 senede bir.
Otopark derdim yok. Buna bir fiyat alamazsın. Bulunduğun yer ve otopark durumları çok değiştirir fiyatları
0
Mirket
(13.04.24)
benim tahminim sizin otoparkla beraber aylik isletme masraflariniz 8-10k civarina gelecektir.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(13.04.24)
Bütçelerken genelde aşağıdaki formülü kullanıyorum. Şimdiye kadar işe yaradı. Deneyin isterseniz.

Yıllık masraflar (kasko dahil) = 0.06 x ( Arabanın kasko değeri)

Tabii yakıt hariç.
0
alfired
(13.04.24)
Bunların yanında pek konuşulmayan arabanın amortismanı var. Her sene %10 değer kaybedecek aracınız sıfırına göre. Yaş ilerledikçe değer kaybı azalacak tabi ama ilk seneler %10dur kabaca.
0
Mcfly
(13.04.24)
benzer bir fiyatta araba için yazıyorum.

mtv en az 3000
sigorta 5-6000
kasko en az 15 bin - ilk araban olacağı için
bakım en az 5-6000
muayene 2200
yakıt kullanıma bağlı. otopark meselesi var o da değişken. yazlık kışlık lastik alma, taktırma, saklama masrafı var.

hangi şehirde kullanacaksın, trafik nasıl, park problemin olur mu bunlar da önemli. arabanın değer kaybına çok takılma. zaten binmek için alıyorsun. tutulan bir model alırsan ciddi bir değer kaybı da olmaz.
0
paintov
(13.04.24)
(3)

Benzini hep aynı yerden almak mantıklı mı

kanepeee
İş bankası kredi kartım var. Genelde opet total petrol ofisi, hangisi denk gelirse ondan benzin alıyorum. Üyeliğim falan da yok. Sadece totale geçsem nasıl bir kârım olur? Yılda 8000 km gidiyorum.
İş bankası kredi kartım var. Genelde opet total petrol ofisi, hangisi denk gelirse ondan benzin alıyorum. Üyeliğim falan da yok. Sadece totale geçsem nasıl bir kârım olur? Yılda 8000 km gidiyorum.
0
kanepeee
(12.04.24)
Eskiden bütün benzin istasyonlarında her bankanın pos makinesi vardı. Son düzenlemelerden sonra pos makinesi sayısının çok olması maliyetli olunca birçok posu iptal ettiler.

Kart kampanyalarında da birinci kural olarak 'üye işyerlerinden' der.
Dolayısıyla genelde yakıt aldığın istasyonlarda hangi bankanın posu olduğunu öğrenmen lazım.

Total genellikle Ziraatle ortak kampanya düzenliyor. Sizin totalin Ziraat posu varsa bir ziraat bankkart edinmende fayda var.

Ayrıca Total klup üyeliğinin de avantajları var. O da puan biriktiriyor diye biliyorum.
Petrol ofisinin de yanılmıyorsam İş bankasıyla ortak kampanyaları oluyor.
0
Mirket
(12.04.24)
Genellikle yılda 30bin km üzeri ise kampanyalar işe yarar. Yılda 8bin km çok az, değmez. Ama..

Hangi yakıtla arabanız daha iyi çalışıyor, sesi, çekişi daha iyi oluyorsa oradan almaya devam edin. Kullanırken farkedersiniz kalite farkını.

Arabanıza kötü yakıt almanın vereceği zarar büyük olur. Bu nedenle kampanya yerine kaliteye önem vermeniz daha doğru.
0
alfired
(12.04.24)
akaryakıt istayonlarının kendi üyelikleri pek puan vermiyor.
ama chippin ve kendi bankanın kart kampanyalarına bakarak o ayki alım tercihlerini değiştirebilirsin.

ben genelde opetten alıyorum en çok kampanya onda oluyor. banka olarak da yapıkredi de akbankı öneririm.
sürekli puan veya iade geliyor bana akaryakıt alımından. genelde %10 indirimli almış oluyorum her ay.
0
jelly bear
(12.04.24)
(3)

akıllı bileklik önerisi

lazylibra
merhaba. iphone 12 kullanıyorum. aktif spor ve diyet yapıyorum. uykumu da gözlemlemek, kalitesini arttırmak için de neler yapmam gerek onları da görmek istiyorum. klasik adım ölçme, nabız, kalori kontrolü vs bunları takip edebileceğim, aynı zamanda da gelen arama/whatsapp mesaj bildirimlerini vs de
merhaba. iphone 12 kullanıyorum. aktif spor ve diyet yapıyorum. uykumu da gözlemlemek, kalitesini arttırmak için de neler yapmam gerek onları da görmek istiyorum. klasik adım ölçme, nabız, kalori kontrolü vs bunları takip edebileceğim, aynı zamanda da gelen arama/whatsapp mesaj bildirimlerini vs de görmek istiyorum. bu koşullar için kaliteli ve iphone ile uyumlu olan hangi bilekliği önerirsiniz acaba?
0
lazylibra
(12.04.24)
Paran varsa iwatch
paran yoksa mi band 8
0
Mirket
(12.04.24)
garmin vivoactive 4s kulaniyorum. bileklikten konusmam zorunlu degil diyorsaniz (notifikasyon geliyor ama cevaplama yok), garmin bakabilirsiniz bence. sarji da daha uzun sure gidiyor.
0
65 derece
(12.04.24)
mi band serisi yeterli. ucuz da.
daha saat gibi olsun istiyosan huawei watch gt serisini öneririm.

apple watch alma her gün şarj etmen gereken bi cihaz. diğer önerilerim 10-14 gün dayanıyor.
0
jelly bear
(12.04.24)
(5)

2022 üretim lastik alınır mı?

o sopa bi gun elimize gecmez mi
Sb.2023 ile arasında 500 lira fark var lastik başına, ilk defa lastik alacağım sıkıntı yaratacak bir durum müdür?
Sb.

2023 ile arasında 500 lira fark var lastik başına, ilk defa lastik alacağım sıkıntı yaratacak bir durum müdür?
0
o sopa bi gun elimize gecmez mi
(11.04.24)
düzgün saklandı ise büyük bir problem yaratmaz ama 500 lira için ben olsam yenisini alırdım. hatta 2024 arardım çünkü ne kadar taze o kadar iyi.
0
orient blue
(11.04.24)
Raf ömrü 10 yıl.
500 lira iyi para.
Alınır bence.
0
Mirket
(11.04.24)
2024 Al. Lastik çok önemli
0
jackyr
(11.04.24)
500 lira farka değmez (daha doğrusu total fiyattan kaç para fark oluyor ona bakmak lazım)
Lastiklerin 10 yıl yasal ömrü var. 5 yıl da üretimden sonra satılabilir yasal olarak.
Buna ek olarak ne kadar km yapacağınız önemli. Misal senede 5binse o zaman ben 2024 alırdım. Senede 20binse bir önemi yok çünkü yasal ömründen önce bitireceksiniz lastiği.
0
logisticsmanager
(11.04.24)
yapıştırıp geçmişliğim var :) 1 yıl için değmez
0
baldan kaymak
(13.04.24)
(5)

yine darbeler hk.

WithWorth
70 muhtırası ve 80 darbesini derin derin işleyen bir çok şiir, roman, dizi, film varken,(örneğin; babam ve oğlum, öyle bir geçer zaman ki, hatırla sevgili, yeni türkü vb. ...)60 darbesinin, 97 muhtırasının neden yok ? (tek tük olan eserleri saymadan ama.)hatta şurada biraz ele alınmış:https://www.ge
70 muhtırası ve 80 darbesini derin derin işleyen bir çok şiir, roman, dizi, film varken,
(örneğin; babam ve oğlum, öyle bir geçer zaman ki, hatırla sevgili, yeni türkü vb. ...)

60 darbesinin, 97 muhtırasının neden yok ? (tek tük olan eserleri saymadan ama.)

hatta şurada biraz ele alınmış:
www.gercekhayat.com.tr

60 ve 97'den yaşananlar üzerinden taraflar bu eserleri çıkarmadı/çıkaramadı ise, gelecek nesillere de bu konuda aktarılacak bir şeyleri yok demek değil mi ?
çünkü 70 ve 80 için yapılan eserler, gelecek nesillere yaşanan duyguları taşıma rolünü üstleniyorlar.
katılıyor musunuz ?
0
WithWorth
(10.04.24)
60 ve 97 sağcıları etkilediği için yok.
70 ve 80 solcuları etkilediği için var.
0
benarrivo
(10.04.24)
bu tarz olaylarla ilgili pozitif bir sanat eseri yapmak biraz riskli yaklaşık 50 yıldır. o yüzden bu tarz eserler acıdan besleniyor ve 80 darbesi toplumun büyük çoğunluğunu etkilemiş darbeyi pozitif bulan kesimler tarafından bile insanlarda yara açtığı kabul edilen bir olay o yüzden onla ilgili yapmak basit. 60 darbesi ise türkiye'yi inkıkap devrimleri öncesine götürmeye çalışan diktatör özentisi bir adamın devrilişiyle ilgili. 80'deki gibi sokaktaki gençlerle değil ülkenin yönetim kadrosuyla ilgileniyor. dolayısıyla 60'la ilgili bir eser yapılacaksa pozitif bir olay olarak anlatması lazım bu da 80'lerden sonra zordu zaten ama malum iktidar yüzünden bugün tamamen imkansız.

97 muhtırasında öyle eserlere konu olacak pek bir malzeme yok zaten ne olacak ki? asılan yok, indirilen yok, çıkarılan yok, işkence yok ülkenin siyasi tarihinde önemli olması ayrı bir şey bir esere konu olabilecek malzemeye sahip olması ayrı bir şey. en fazla belgeseli olur onun. bir de yakın dönem zaten.
0
semaforo de medianoche
(11.04.24)
Halkın duygularına oynamak, algı yaratmak için 60 çok eski, 97 çok yeni.
Ondan olsa gerek.

Son sorduğun iki soru, tarihi tv dizilerinden öğrenen ve senaristi tarihçi sanan, yaratılmak istenen algıya körü körüne inanan, sormayan, sorgulamayan bir kitle için anlamlı olabilir ancak.

Tv. dizilerini 'eser' olarak nitelemen sence de abartı olmamış mı :)
0
Mirket
(11.04.24)
@Mirket hocam görüşlerinize tam katılamıyorum.
Şu sebeple;
Sizin "kitle" olarak nitelediğiniz kesimin, öyle yenilir yutulur bir kesim olmadığını düşünüyorum. Şuan youtube'a rastgele "dizi son bölüm" yazdığımda X dizisi bir haftada 13 milyon izlenmiş. Bu korkunç bir rakam. Diğer diziler de bundan hallice. Yani uzun uzadıya yazmak istemiyorum ama dizi malesef bizim için çok şey ifade ediyor.

Bir de 60 darbesinde sonuçta seçimle gelmiş birisi var. "Asılma" da travmatik bir hadise. O dönemde oy veren kesimin aydınları kitap, şiir vs yazabilirlerdi diye düşünüyorum.
0
🌸WithWorth
(11.04.24)
'kitle' kelimesini daha olumsuz bir tabir kullanmamak için yazdım. Maalesef ki yüzdelerinin çok fazla olması bu gerçekliği değiştirmiyor.

60 ihtilali ile ilgili bir detay da şu:
1980 ihtilaline kadar 1960 ihtilalinin hakkında olumsuz bir yazı yazmak yasaktı. 1980'e kadar 27 Mayıs tarihi Milli Bayram olarak kutlanan bir gündü ve hatta yapıcıları yani Milli Birlik Komite Üyeleri Mecliste tabii senatördü. 80 ihtilalinden sonra ise 60 ihtilali üzerinden çok zaman geçmiş, demode ve hakkında algı yaratacak bir şey yazmaya gerek olmayan bir konu haline geldi.

Bu arada ben bu iki ihtilalin de yapılmasının gerekli olduğu ama sonuçları itibariyle yanlış şekilde yapıldığını düşünen taraftayım.
0
Mirket
(11.04.24)
(5)

Film Önerisi

eisberg
Arkadaşlar selam. Hanımla geceyi bir film izleyerek geçirelim dedik. Fazla duygusal olmayan, çok kan sahnesi vs. olmayan, akıcı, aksiyon/gizem/macera/drama kategorilerinde film önerilerinize açığız.Teşekkürler
Arkadaşlar selam. Hanımla geceyi bir film izleyerek geçirelim dedik. Fazla duygusal olmayan, çok kan sahnesi vs. olmayan, akıcı, aksiyon/gizem/macera/drama kategorilerinde film önerilerinize açığız.

Teşekkürler
0
eisberg
(10.04.24)
Knock knock

Beğenmezseniz ben buradayım.
0
Mirket
(10.04.24)
anatomy of a fall
0
gule gule
(10.04.24)
The gentlemen.
0
Amaranta ursula
(10.04.24)
jason bourne- the bourne identity.
0
jelly bear
(11.04.24)
The Royal Tenenbaums
0
anaphylacticshock
(11.04.24)
(8)

bugün benim doğum günümdü

datnet
alırım bi hayırlı olsun.4 yıl önce açtığım duyuruyu bu vesile ile tekrarlamış olayım. :)
alırım bi hayırlı olsun.

4 yıl önce açtığım duyuruyu bu vesile ile tekrarlamış olayım. :)
0
datnet
(09.04.24)
Nice senelere şekerim! :) Tadını çıkar
0
gadlemler
(09.04.24)
Doğum günün kutlu olsun
0
rock n roll
(09.04.24)
Hayırlı, kutlu ve mutlu bir senen olsun :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.04.24)
Sağlıklı huzurlu nice seneler dilerim
0
havadakarada
(10.04.24)
4 senede bir şey yapıyoruz bu sebeple adasas nice yaşlara :)
0
baldan kaymak
(10.04.24)
İlerde, 'Hayatımın en güzel dönemi ne zaman başladı?' diye düşündüğünde bugünü hatırlaman dileğiyle,

Yeni yaşın kutlu olsun.
0
Mirket
(10.04.24)
Kutlu olsun!
0
juliette
(10.04.24)
Nice mutlu huzurlu seneler geçirmen dileğiyle
0
kondansator
(12.04.24)
(3)

tahta, sunta, osb vs.

candide
bana çok ince ama sert tahtamsı bir şey lazım uygun fiyatlı. ölçüsü 30x30 olacak. şimdi benim nette tam olarak ne aratmam lazım? beyler yardım pls.
bana çok ince ama sert tahtamsı bir şey lazım uygun fiyatlı. ölçüsü 30x30 olacak. şimdi benim nette tam olarak ne aratmam lazım? beyler yardım pls.
0
candide
(09.04.24)
Yani senin nasıl bi projen var onu yaz üstüne bir şey koyup ağırlık mı taşıtacaksın, pencere gibi bir boşluğu mu kapayacaksın

Dolap arkası sunta, biraz daha sağlam olsun dersen kontraplak
0
grimavi
(09.04.24)
Şöyle bir şey mi mesela?

www.cimri.com
0
Mirket
(09.04.24)
@grimavi şu tarz sandalyeler var. oturulan kısmın altında sadece ince bir demir var. geri kalanı boşluk. o oturulan kısım zamanla eskidi ve parçalandı, dandik bir şeyden yapmışlar. yani oturunca içe göçüyor. oturulan kısmı tahtamsı şeye yapıştırmak istiyorum ki oturunca göçme olmasın.

www.google.com
0
🌸candide
(09.04.24)
(7)

plaj sezonunu bu hafta açmayı düşünen var mı?

baldan kaymak
selam sivaslılar,video geldi az evvel bir arkadaşım sahilde. acaip içerledim, kaçımız sezonu açmayı düşünüyor ve nerede :)
selam sivaslılar,

video geldi az evvel bir arkadaşım sahilde. acaip içerledim, kaçımız sezonu açmayı düşünüyor ve nerede :)
0
baldan kaymak
(09.04.24)
Marmaris ve Didim ama soğuk
0
gabe h coud
(09.04.24)
Zaman zaman İzmirden Güneye doğru uzandığım oluyor.
Didimde falan hep dikkatimi çekmiştir. Hava buz gibi. İki insan evladı giymiş bikini ya da deniz şortunu, birinin elinde kamera, diğerini çekiyor, diz boyu suyun içinde titreşiyorlar o ayazda.

Durum bu ama çekilen fotoğraf veya video yüzlerce insanı imrendiriyor.

Bu sosyal medya çok bozdu insanları. Çok sahte bir alem var orada.
0
Mirket
(09.04.24)
Ağustos ayında açacağım sezonu. Datça aklımdan geçiyor ama bakacağım.
0
rock n roll
(09.04.24)
henüz erken, belki kaş-antalya-alanya ekseninde olabilir. Fethiye ve kuzeyinde kalan kısımda bir dalıp çıkarsın en fazla, ama bir tarafların donar.
0
zikardo
(09.04.24)
Milas'tayım, Ören'e gidersem hafta sonu bi şansımı deneyeceğim.

Karadeniz çocuğuyum milletin soğuk dediği denize Ağustos'ta kavuşuyorduk o yüzden eşiğim yüksek ona güveniyorum.
0
chicha_v2
(09.04.24)
Sivas'i bilmem de biz hanimla Subat basinda sicak iklimlerde sezonu acali cok oluyor.

Turkiye'de en erken acilisi da Nisan'da Kemer'de yapmistim yillar once, buz gibiydi su :)
0
sertac akin
(09.04.24)
31 Mart'ta Dikili'de girdim ben. Su çok soğuk sayılmazdı ama ben yaz/kış full soğuk duş alan biriyim bana güvenme :)

Güneş azalana kadar da mayoyla tek başıma takıldım plajda, üşümedim.
0
msb
(09.04.24)
(2)

Bayram zamanı izmir

MtKrt
2 arkadaş bayramda izmirde olacağız. Çarşamba sabahından başlayıp cumartesi veya pazar gününe kadar dolu dolu gezmek istiyor.hem mutlaka gezin görün, hem de mutlaka yiyin doyun dediğiniz ne varsa talibiz.gezilecek yerleri ve lezzet bakımından izmire gitmişken denememiz gerekenleri yazarsanız çok sev
2 arkadaş bayramda izmirde olacağız. Çarşamba sabahından başlayıp cumartesi veya pazar gününe kadar dolu dolu gezmek istiyor.
hem mutlaka gezin görün, hem de mutlaka yiyin doyun dediğiniz ne varsa talibiz.
gezilecek yerleri ve lezzet bakımından izmire gitmişken denememiz gerekenleri yazarsanız çok seviniriz.
0
MtKrt
(09.04.24)
Araba var mı? Piknik sandalyeniz var mı? Bütçe uygun mu? Doğadan mı hoşlanırsınız, cafe-bardan mı, kalabalıktan mı, tarihi eserden mi? ve nereden geliyorsunuz konusu da önemli tabii
0
Mirket
(09.04.24)
Asansör'e bir gidin
Güzelbahçe de balıkçılardan balık alıp hemen arkasındaki restoranlardan birinden pisirttirip raki-balik yapın.
Araç varsa bir günü çeşme Alaçatı da geçirin
Kemeraltı mutlaka, sakatat severseniz Kemeraltında hisar söğüş
Kordon boyu mutlaka
Kokoreç seviyorsanız Türkiye'nin en iyi kokoreçi Asım usta
0
etna
(09.04.24)
(4)

İmkansız gibi gelip gerçekleştirdikleriniz var mı?

batsinbudunya
Size imkansız görünen neydi?
Size imkansız görünen neydi?
0
batsinbudunya
(09.04.24)
Var ama detayları söylemek istemiyorum.
0
rock n roll
(09.04.24)
Üniversite öğrencisiyken alacağım ilk maaşı, ev, araba fiyatlarıyla karşılaştırır, bir sürü hesaplamalar yapar, asla bir ev ve araba sahibi olamayacağımı düşünürdüm.

Şükür ki şimdi hepsi var.

Benim o zamanlarki düşüncelerime şu an sahip olanlar karamsarlığa kapılmasın. Az da olsa standart bir birikimi olsun. Benimki Gelirin %10 uydu.
Dünya ve ülke siyasetini tarafsız okuyabilecek şekilde kendini geliştirsin.
Ekonomi konusunu öğrensinler. Ekonomi okuyan birinin ders kitaplarını alıp okusunlar mesela. Adam Smith'i Keynes'i Marks'ı tanısınlar mesela.
ve finansal okuryazarlık dersi alsınlar.
Bu devirde para burada.
0
Mirket
(09.04.24)
eğitim hayatım. görece iyi bir liseyi kazanmak, görece iyi bir üniversiteyi kazanmak, prestijli iyi bir iş sahibi olmak. hiç kendimden beklediğim şeyler değildi. ilk kazandığımda da inanamamıştım. kader işte.
0
paintov
(09.04.24)
Kariyer hayatımda x departmanında başlayıp, hayalim olan alakasız y deparmanına attım kendimi. Bu imkansız gibiydi ama bebek adımlarıyla ilerleyerek biraz zaman kaybı olsa da başardım. Bir de liseden sonra kasiyerlik falan yaparım yeter ki ailemden uzak olmayayım falan diye korkuyordum. Şu anda ayrı bir evde, iyi bir iş sahibiyim.

Bir diğeri de imkansız gibi görünen platonik bir aşktı. Sonra gerçek oldu ama her güzel şey gibi kısa sürdü, o hakikaten imkansızmış :)
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.04.24)
(8)

tek yasayanlar yemegi nasil hallediyorsunuz

aloneinthedark
kendiniz yemek pisiriyor musnuz neler pisiyorsunuz tek kisi icin yoksa hep disardan mi yiyorsunuz
kendiniz yemek pisiriyor musnuz neler pisiyorsunuz tek kisi icin yoksa hep disardan mi yiyorsunuz
0
aloneinthedark
(09.04.24)
Hiç dışardan yemem. Hep kendim yapıyorum. Bilmemne Ablanın ev yemekleri nefasetinde ve çeşitliliğinde değilse de idare eder durumdayım.

Ağır spor yaptığım dönemlerin alışkanlığıyla tavuğa ve pilava abanma adetim devam ediyor.
Yalnız yaşayanlar için airfryer, elektrikli tencere, buharlı pişirici üçlüsünün hayat kurtarıcı olduğunu düşünüyorum.

Hatta ben işi biraz abartmış durumdayım. Ekmek yapma makinem de var. Ekmeğimi, yoğurdumu kendim yapıyorum.(Market uzak, kim gidecek ekmek almaya :)
0
Mirket
(09.04.24)
Eve geç geleceksem dışarıda yediğim oluyor. Yılbaşından beri çok nadiren eve yemek söyledim. Fiyatlar arttı, sipariş sitelerinin limitleri fazla oluyor yakın yerler haricinde. Hem eski tadı, kalitesi yok. Yedikten sonra rahatsız oluyorum bazen.

Markete çıktıkça köfte ve bonfile alıyorum birkaç paket. Hepsini porsiyonladıktan sonra buzluğa kaldırıyorum. Haftada birkaç kere onları yiyorum.

Düdüklü kullanamadığım için nohut, barbunya gibi bakliyatları konserveyle hallediyorum. Çiğ paketine göre pahalıya denk geliyor ama basınçlı pişirici alana kadar böyle devam :)

Airfryer aldığımdan beri tencere yemeği pek yapmadım. Köfteyi airfryerda yapıyorum. Bonfileyi ve kuşbaşını tavada. Baget yine airfryer.

Sebze yemeği pek sevmediğim için özellikle şubattan beri salata yemeye daha çok özen veriyorum. Kahvaltı yapmadığım ya da okulda geçiştirdiğim için genelde akşamı sadece evde yiyorum ve mutlaka salata yapıyorum. Turşu ve mısır da katıyorum kafama göre.

Buzlukta mutlaka Superfresh'in hazır ürünlerinden bulunduruyorum. Üç harfli marketlerin de hazır gıdalarını denedim aradaki fiyat farkına değmez bence.
0
black holes in the sky
(09.04.24)
Dışardan çok söylüyorum maalesef. Onun dışında migrosta falan satılan gurmepack diye bi marka var, onun yemeklerini alıp mikrodalgaya atıyorum son zamanlarda. Bi de hazır tavuk, köfte vs alıp airfryerda pişiriyorum. Yemek yapmak gözümde çok büyüyen bir olay, olabildiğince pratik şekilde geçirmeye çalışıyorum
0
nundu
(09.04.24)
Disaridan arada bir soylerim. Genelde kendim yaparim. Bakliyatlari ve yesillikleri hazir bulundururum ki canim bisi yapmak istemszse bi salata yapiveririm.
Buzlukta hep simitteb ete bir seyler tutarim, bazen lahmacun bile olur. Cikarip hemen yapivermek icin. Et, sebze, bakliyat seklinde ogunlerim. Etle ugrasmak istemezsem hindi fileto veya ton baligi konserveyi bi atesten gecirip soslayip salataya koyarim. Boyle basit cozumler yapabilirsiniz aslinda.
Pratik olsun diye et, tavuk alip porsiyonlu olarak buzluga atabilirsiniz. Bakliyatlari onden haslayip dondurabilirsiniz. Fazla yemek yapip konserveleyebilirsiniz.
0
mor oje
(09.04.24)
dışardan yemeyi sevmiyorum. kendim de mutfakta zaman geçirmeyi de severim. bazen canımın çektiği şeyleri liste yaparım ona göre malzeme alır yemeği yaparım. bazen de gelişigüzel. dün mercimekli köfte yapıp yedim. ondan önceki gün kendim hamburger yaptım. ondan önceki gün ali nazik. yarın yüksük çorbası yapmayı planlıyorum.
0
dedim ben sana
(09.04.24)
Bakliyat, kolay sebze yemeklerini filan yapıyorum. Et, balık dışarıda yerim. İş, ev çevresinde beğendiğim birkaç yer var, sipariş verdiğim de oluyor.
0
asteriks
(09.04.24)
Ben biraz daha detay vereyim.
Buzlukta sürekli pizza bulundururdum. Bi gün baktım etten pahalı. Gidip bir kilo kuzu külbastı ile dana antrikot aldım. Terbiye edip birer parça buzdolabı poşetine koyup donduruycuya attım. Bir miktar da ikeadan donmuş somon, metrodan donmuş sebze ve parmak patates, süperfresh bezelye, kendi haşladığım nohut, buzdolabı poşetine konmuş 100 er gram kıyma, ya da kuşbaşı, 200 er gr kuşbaşı doğranmış tavuk göğsü, 2 şer adet kemiksiz tavuk but. Her an buzlukta.

Buharlı pişiricide biraz donmuş sebze haşla, biraz pilav pişir, airfryerde bir somon veya külbaştı veya antikot kızart yanına. Tamam. 3 dakika uğraşırsın. 40 dakikada pişer. Hepsi saatli alarmlı, pişti mi pişiyor mu derdin yok. Kafan dinç.
0
Mirket
(09.04.24)
kizartma vs veya alengirli olmayan yemeklerden gidiyorum. hafta sonundan düdüklüdekileri hallediyorum. çorbayı da öyle, buhar pişiricisi en büyük yardımcılarımdan biri. salata yapmak da kolay. bilmiyorum ya da bana yük olarak gelmiyor. fırını da kullanmak + olarak.
0
evimin paspasi
(10.04.24)
(28)

flort donemi

make a wish
2 hafta once gorusmeye basladik. 2 sefer bas basa, 4-5 kere arkadas ortaminda gorustuk. butun sozleri ve davranislari benimle ilgilendigini ve daha yakindan tanimak istedigini ifade ediyordu. her sey guzel gidiyor gibi gorunuyordu. en son 5 gun once yine bir arkadas bulusmasinda gorustuk, bence gaye
2 hafta once gorusmeye basladik. 2 sefer bas basa, 4-5 kere arkadas ortaminda gorustuk. butun sozleri ve davranislari benimle ilgilendigini ve daha yakindan tanimak istedigini ifade ediyordu. her sey guzel gidiyor gibi gorunuyordu. en son 5 gun once yine bir arkadas bulusmasinda gorustuk, bence gayet guzel gecmisti. ertesi gun cok sicak bir mesaj attim, buz gibi mesafeli bir cevap verdi. ve 5 gundur baska hicbir iletisim kurmadik. yanlis bir sey mi yaptim diye dusunmekten beynim yandi ama yazmak istese yazardi, gorusmek istese bir firsat yaratirdi diye dusunuyorum. 5 gundur iletisime gecmemis olmasi benimle ilgilenmedigine ya da fikrinin degistigine kanaat getirmem icin yeterli mi?

edit: ben kadin kisiyim.
0
make a wish
(09.04.24)
Evet. Salmis. Sen de sal.
0
robert bosch
(09.04.24)
Yeterli. Böyle dengesiz insanlarla da olmasın zaten. Hayırlısı olmuş.

Sadece sizin Yazdıklarınıza istinaden dengesiz diyorum tabii. Karşı taraf açısından olayı bilemeyiz.
0
saturn
(09.04.24)
ciddiye almaya gerek yok. kendinizden ödün verip ilgisi çekmeye çalışmanız da uzun vade de sıkıntı yaratabilir. gerek yok.
0
vss
(09.04.24)
Kimin standartlarina gore buz gibi oldugu onemli. Daha once yazismis miydiniz? Sen bir suru emojili bir mesaj beklerken o emojisiz bir mesaj atti falan da onu buz gibi algilamis olabilir misin? Belki arkadas herkesle o sekilde konusuyordur. Yazisma uzerinden sicaklik sogukluk olcmek cok dogru degil.
0
hrskrs
(09.04.24)
Sondaki "ben kadin kisisiyim" notunu okuyana kadar bunu bir erkek yazmis diye düsünmüstüm oysa ki.

Bunu unut, bir sonrakine geç diyorum.
0
Yourcousinmarvinberry
(09.04.24)
@hrskrs buz gibi derken onceki yazismalarimizla kiyaslayarak degerlendirdim. cok yogun degil ama 2-3 gunde birkac satir yazisiyorduk, genellikle emoji kullanirdi. son yazismamiz ise su sekilde:
ikimiz de arkadaslarimizla birlikte farkli mekanlardaydik o aksam. "aklimdasin" diye mesaj attim. o da gulucuk emojisi ile cevap verdi ve "nasilsin? egleniyor musunuz?" diye sordu "sen de olsan daha cok eglenirdik. sen nasilsin?" yazdim. "cok yorgunum, aslinda sadece eve gidip uyumak istiyorum, cok yogun bir haftaydi.. ama her neyse, simdi eglenmemize bakalim!!!" yazdi. ve uzerinden 5 gun gecti :)
0
🌸make a wish
(09.04.24)
Buz gibi demeyelim de senin ilginin karsiligi bende yok demek istemis gibi anliyorum ben. Aklimdasin’a gulucuk atmasi sonra cok “normal” bi msj yazmasindan onu anladim. Her ne olursa olsun sizde bu soru isaretlerini uyandirdiysa ve iletisim durduysa ilgilenmiyor demektir. Salin bence de. Biseyi yapmak isteyen yapar zaten.
0
mor oje
(09.04.24)
Kadin tarafi olarak aklimdasin diyerek supheye yer birakmayacak sekilde durumunuzu belli etmissiniz.Burada sonrasinin olacaksa yag gibi akmasi gerekiyordu.Bence hic muhattap olmayin.Belli ki karsi tarafin supheleri var.Mesaj atmayin, aciklama istemeyin, bir seyler sormayin.
Not: erkek
0
turkuaz
(09.04.24)
yeterli
0
benarrivo
(09.04.24)
bknz: ghosting.
0
Kahvedesu
(09.04.24)
@turkuaz durumumuz zaten ilk tanistigimiz gece belliydi, cok hizli ilerledi her sey. birbirimize "senden cok hoslaniyorum" dedik, ilk gece opustuk, sonraki hafta ilk defa bas basa ciktik, beni evine yemege davet etti, ortak arkadaslarimizla birkac kere birlikte ciktik, arkadaslarimizin yaninda da acikca flort ediyorduk, gizli sakli belirsiz bir durum yoktu. en son gorustugumuz gun ben de onu yemege davet ettim, ne zaman musait oldugunu sordum, "haftaya bir gun belirleyelim birlikte" dedi. sonra ne oldu gercekten bilmiyorum.
0
🌸make a wish
(09.04.24)
@kahvedesu beni ghostlayamaz, sosyal hayatimizin yarisi ortak. hatta bu aksam da gorusecegiz.
0
🌸make a wish
(09.04.24)
ghostlamak engellemek değil ki, sebepsiz sessiz olmak işte. Arafta bırakmak.
0
Kahvedesu
(09.04.24)
yeni bilgilerle olay değişti. "cok yorgunum, aslinda sadece eve gidip uyumak istiyorum, cok yogun bir haftaydi.. ama her neyse, simdi eglenmemize bakalim!!!" derken sanki sana "hadi o zaman beraber eve geçelim" demen için pas atmış gibi geldi. senden beklediği cevabı alamayınca da ilerlemiş bence.
0
hrskrs
(09.04.24)
@hrskrs yok o da olamaz. arkadasinin dogum gunune gitmisti, ayrilmasi mumkun degildi. biz de dans etmeye gitmistik zaten benim de eve donmem soz konusu degildi. ayrica neden "aklimdasin"a gulucuk atan adami eve davet edeyim...
ortak bir arkadasimiz birlikte cikmis oldugum kisilerden kiskanmis olabilecegini dusundu ama bu da 5 gun yazmamak icin sebep olamaz.

var mi baska yorum? :)
0
🌸make a wish
(09.04.24)
Bence başta sizden hoslandi ama birçok şeyi çok hızlı tukettiginiz için eski heyecanı kalmadi. Adam belki de çok hızlı gidiyoruz, ben aslında çok hoşlanmıyorum demiş olabilir. Ya da kafasını karıştıran biri olabilir.
0
stejerners
(09.04.24)
Sen yazsan? En son yazmış.
0
Kahvedesu
(09.04.24)
Aklımdasın diye bir mesaja bu kadar umursamaz cevap veriyorsa vazgeçin. Ya sıkılmıştır ya kendince cool davranmıştır ya da başka biri vardır. Sebebi ne olursa olsun sizi mutlu etmez.
0
asteriks
(09.04.24)
@kahvedesu daha hevesli olan benim, 10 gun mesajlastiysak 7 kere ilk yazan ben olmusumdur oyle diyim. en son yazismamizda da ilk mesaji atan, aklimdasin diyen ben oldum. bundan fazlasi bihterlik olur heralde, biraz durayim dedim :)
0
🌸make a wish
(09.04.24)
Daha hevesli olduğunuz için böyle olmuş. İlişkide karşımızdakini çantada keklik görünce fazla rahatlıyoruz. Bence bu kadın erkek hepimiz için geçerli. Sanırım gençsiniz. 5 gündür iletişime geçmeyen adam komada filan değilse yeterli isteği yoktur, yorar sizi.
0
asteriks
(09.04.24)
Kiskanip trip atmis olma ihtimali de olabilir evet, unlemleri falan aciklayabilir. Baskasiyla dans ettigin bir story falan gormusse ona tepki vermistir.
0
hrskrs
(09.04.24)
@hrskrs story falan bisey gormedi, kimseyle dans ettigim bi durum da olmadi kiz kiza cikmistik. kiskanmis olsa bile gunlerce mesaj atmamasina sebep olarak goremiyorum. gerci baska herhangi bir sebep de goremiyorum. kendisine sorup ogrenicem artik baska care kalmadi :D
0
🌸make a wish
(09.04.24)
ben de size bir soru sorayım, yaşlar kaç?
0
ahmetb
(09.04.24)
merak edenleri bilgilendirmis olmak icin yaziyorum. dun aksam konustuk. o en klasik "sorun sende degil bende, su anda bir iliski istemiyorum" konusmasini yapti. next diyip devam ediyoruz. iyi bayramlar :)
0
🌸make a wish
(10.04.24)
en azından dürüstmüş takdir ettim. Ne yazmıştın?
0
Kahvedesu
(10.04.24)
İki ihtimal var.
İlki:
Daha önce dikkat etmediği bazı davranışlarınız ona yetersiz veya itici geldi. Veya kendi farketmedi de o davranışınızı, arkadaşları söyledi ve o da 'Gerçekten yaa' dedi.
İkincisi:
Puanı sizden daha yüksek ya eski sevgili ya da yeni bir flört devreye girdi.
0
Mirket
(10.04.24)
@kahvedesu yazismadik, yuz yuze konustuk
0
🌸make a wish
(10.04.24)
@mirket bence birincisi. cunku o itici buldugu davranisim her neyse, o dusuncesini kamufle etmek istercesine "sen cok guzel, akilli, komik vs" bi kadinsin diye gereksiz yere beni ovmeye kalkti. bunlari ben de biliyorum aslinda itici olan neyse onu soylese daha iyi olurdu :p
0
🌸make a wish
(10.04.24)
(3)

Yemek ne kadar dayanır sorusu

sanguine
Bugün öğlen double Hamburger aldım, yarısını yiyemedim. Hamburgerin bir tanesini kağıda sarılı biçimde açmadan çantama attım ve su saat itibariyle eve girip buzdolabına yine öğlen aldığım kapalı ayranla beraber koydum. Bütün gün yanımda gezdiler yani ama güneşe maruz kalmadılar ve serin ortamlardayd
Bugün öğlen double Hamburger aldım, yarısını yiyemedim. Hamburgerin bir tanesini kağıda sarılı biçimde açmadan çantama attım ve su saat itibariyle eve girip buzdolabına yine öğlen aldığım kapalı ayranla beraber koydum. Bütün gün yanımda gezdiler yani ama güneşe maruz kalmadılar ve serin ortamlardaydim. Sorum; yarın öğlen yesem ve içsem zehirlenir miyim
0
sanguine
(08.04.24)
Mirket
(08.04.24)
Ayrana bi günden nolacak hocam :) hamburgere de bişey olmaz ama zincirlerin burgeriysen şekli şemali kayıyor onların tadı tuzu kalmıyor. Zehirleneceğinizi sanmıyorum açıkçası.
0
avatar is back
(08.04.24)
hamburger biraz problemli ya kiyma eti oldugu icin.

8-9 saat disarida beklemisse bence sinirdadir. risk var biraz.
0
antikadimag
(08.04.24)
(1)

iş bankası temettü geciktirme sorunu

alp9900
iş bankası 4 nisanda kararlaştıralan toaso temettü ödemesini bugün yapacaktı henüz yapmadı ne zaman yapacağı ile ilgili bilgisi olan biri mevcut mudur?alacağım hisse yüzde 7 değer kandı bu gecikmede ne kadar saçma bir sistem
iş bankası 4 nisanda kararlaştıralan toaso temettü ödemesini bugün yapacaktı henüz yapmadı ne zaman yapacağı ile ilgili bilgisi olan biri mevcut mudur?

alacağım hisse yüzde 7 değer kandı bu gecikmede ne kadar saçma bir sistem
0
alp9900
(08.04.24)
(1)

Osmanlı dönemine ait pullarin degeri hakkında bilgi kaynagi?

Kahoist
Esimin anneanne tarafindan kalmis bir pul defteri (https://imgur.com/a/fpDM3t0) ortaya cikti. Her ne kadar googledan arasam da, pek bir bilgi elde edemedim. Bakabilecegim bir kaynak, site var mi?
Esimin anneanne tarafindan kalmis bir pul defteri (imgur.com) ortaya cikti. Her ne kadar googledan arasam da, pek bir bilgi elde edemedim. Bakabilecegim bir kaynak, site var mi?
0
Kahoist
(08.04.24)
Gördüğüm kadarıyla pullar deftere yapıştırılmış. Bu şekliyle çok bir değer ifade edeceğini sanmıyorum. Bir kaynağa bakarak değer tespiti yapabileceğizi düşünmüyorum. Büyük şehirdeyseniz filateli derneği'nin bürosu vardır. İzmirdeyseniz adres verebilirim.

Gördüğüm kadarıyla 'Ne güzel işte. Hatıra diye saklayın.' diyeceklerdir.
Herhangi bir beklenti içine girmeden bir gösterin derim. Ben değersiz olduklarını düşünüyorum.

Yine de bir kaynak olsun da bir fikir edineyim diyorsan Pulko'nun yıl yıl çıkan katalogları var. Yeni yıl kataloğu pahalıdır da eskisini alabilirsin. O kitapta pulu, seri olması kaydıyla ve 5/5 kondüsyondaysa satabileceğin fiyatlar da yazar. Gerçi o fiyata hiçbir zaman çıkılamıyor. üçte 1 e falan razı olunuyor.

Şurada bir 2006 kataloğu var. Tabii 2006 nın fiyatlarıyla

www.trendyol.com
0
Mirket
(08.04.24)
(2)

el apsesi sorunu

alp9900
elimde 3-4 gündür apse mevcut 1 gün sopan denedim işe yaramadı. şidi antibiyotikli krem deneyeceğim bunun için acile gidilmez herhaldesizce ciddi bir şey mi? https://ibb.co/nkCXNx1buda güncel kremli hali diğer halinde daha çok şiştihttps://ibb.co/hZ4VkHR
elimde 3-4 gündür apse mevcut 1 gün sopan denedim işe yaramadı. şidi antibiyotikli krem deneyeceğim bunun için acile gidilmez herhalde

sizce ciddi bir şey mi?
ibb.co
buda güncel kremli hali diğer halinde daha çok şişti
ibb.co
0
alp9900
(08.04.24)
Dolama olmuş parmak.
Kreme devam. Sık sık parmağı ılık suya koy beklet.
Şimdilik acile gerek yok gibi duruyor.

Geçmiş Olsun.
0
Mirket
(08.04.24)
Paronişi (dolama) olmuş. Abse kendi kendine boşalmazsa küçük bir cerrahi işlem gerektirir. Ortopedi veya plastik cerrahi bölümüne başvurmanızı öneririm. Geçmiş olsun.
0
plastik turambar
(08.04.24)
(7)

İdeal nasıl kilo hesaplanıyor, 100kg yaglı yada 100kg kaslı bir kişi mesela

Zetnikov
sorum şu mesela boyun 180 ise kilo 80 olmalı fakat kimisi spor yapıp kas olarak agırlık alabiliyor kimisi ise full yaglı gobekli. bu ideal kiloyu nasıl hesaplıyacagız herkesin kas ölçümü yaptırması tam olsası değil. Yagıda diyetisyen ölçüyor cihazla.bana bir insanın ortalama olarak boyuna oranla kil
sorum şu mesela boyun 180 ise kilo 80 olmalı fakat kimisi spor yapıp kas olarak agırlık alabiliyor kimisi ise full yaglı gobekli. bu ideal kiloyu nasıl hesaplıyacagız herkesin kas ölçümü yaptırması tam olsası değil. Yagıda diyetisyen ölçüyor cihazla.

bana bir insanın ortalama olarak boyuna oranla kilosu nasl olmalı söyler misiniz
0
Zetnikov
(07.04.24)
vucut-yag-orani.hesaplama.net

Şu daha iyi. Sayfa altında da normali kaç olmalı var

www.formlakal.com

Şu fotoğrafta da göreceğin gibi kas yağdan daha ağırdır. Bu yüzden boya göre kilo hesabı yanıltıcı olabilir. Sadece vücut yağ oranına endekslenmek daha sağlıklı sonuç verir.

gucvefitness.com
0
Mirket
(07.04.24)
Yani cevap size uygun mu bilemem ama ideal kg diye bir şey yok yani.
Şöyle ki çoğu sporcu ideal kilonun çok çok üstünde çünkü adamlar kaslı.

O sebepten ben hayatımı kgya göre değil yapabildiğim şeylere ve bel oranına göre gecirmeye çalışıyorum.

-belin cevresinin boyun yarısı civarında olmasi. Kısacası 180 cm birinde 90 cm bel gibi.

Onun dışında spor yapan birinin bence;
Kendi kgsunu Bench, kg*2 deadlift/squat
10 barfiks
30 sınav
1km kosabilmek
10-15 dips
Misal en az 0.5*kg military press (daha fazla da olabilir)

Benim için kişinin bunları yapabilmesi lazım. Zaten bunlari yapabilen kişinin kilosunun sorunlu olması imkansiz. Obez olup 10 barfiks cekebilecek biri yok. Ama sıska olup kgsunun iki katını deadlift yapacak da yok.

Sorunuza cevap mi bilemem ama bu benim kendi uzun yıllardır güç antrenmanı yapan ya da antrenörlerden okuduğum. Daha antrenör olup kgsunu onemseyen görmedim.
0
logisticsmanager
(07.04.24)
Hemen örnek veriyorum;
Arnold peak off season
Boy 188
Kg 118

Sonuç; obez :) bmi 33.4. yani bu sonuçların spor yapan kişilerde kullanilmamasi gerektiğinin örneği. Hayatında sıfır spor olan, hiç kas vs olmayan birinde kullanilabilir belki.
0
logisticsmanager
(07.04.24)
Ben bmi hesaplarını doğru buluyorum. Yukaridaki örnekte de yazmislar, kas kütlesi çok olan insanlar bmi hesabına gore fazla kilolu çıkıyorlar, bu elestiriliyor. Ancak bence asıl elestirilmesi gereken şey fazla kat kütlesi. Kısacası yağ oranim düşük diye fazla kilolu olmak doğru değil. Sürdürülebilir değil ve vücuda zararlı.

Arnold bmi 33 olabilir, o profesyonel birisi ve çok zengin birisi. Sıradan birisi için örnek teskil etmiyor. Sıradan 188 boyunda birisi 118 kg olmamali. İdeal kg aralığında kalmaya gayret etmeli.

Bunlar benim fikrim tabi. Vücut geliştirmeci arklar karsi çıkabilir. Ben de ağırlık kaldırıyorum ama dikkatli olunması gerektiğini düşünüyorum.
0
benarrivo
(07.04.24)
Hemen bmi eleştiren kaynak koyalım, herkes kendi fikrini cikarabilir;
obesitymedicine.org

www.hsph.harvard.edu

www.urmc.rochester.edu

www.bbc.com


Örneği arnold olarak verdim ama birazcık kası olan herkes bmida kötü çıkar, bütün sıskalar da iyi çıkar çünkü bilmem kaç yıl önce Belçika'da çıkan bir şey ve o zamanlar insanlar zayıf olmaliydi, kas falan yoktu. Değişti ama.

Benim kendi fikrimi göre de 180 cm bir kişinin bmi ideal kg'su 76 falan. Bmia göre bu sağlıklı ve kişinin yağı ne kadar kası ne kadar bakmıyor. Kişi koşabilir mi barfiks çekebilir mi bakmıyor ve otomatik sağlıklı oluyor. Ama hayatini spora harcamış adamlar matematiksel olarak sağlıksız oluyor. Açıkçası hangisinin mantıklı olmadığı çok açık ama Eğer son 15 yılda "bmi en ideal yöntem başka yönteme gerek yok. Kişinin kaslı olması da kötü. En önemli şey bmi" diyen bir çalışma varsa okumaktan memnun olurum.
0
logisticsmanager
(07.04.24)
Bu arada tekrar diyorum; ben biraz spor yapan, kas yapan biri için diyorum. Kas kötü denilmiş ama bmi kişinin yağ oranına bakmıyor o zaman yağ kötü neden demiyoruz?

Bmi genel popülasyon için normal. Yani hiçbir spor yapmayan ya da spor olarak koşan falan kişiler için bir sıkıntısı yok. Misal anneme babama ne bileyim kuzenlerime falan ideal şey bmi.
Ama ağırlık kaldıran, kas yapan kişiler için kullanilamaz ve bir kişinin sağlıklı olup olmadığını belirleyen şey de bmi değil.

Zetnikov sorusu da spor yapan kişilerde nasıl olacağı olduğu için; bmi kullanilamaz çünkü ise yaramaz çünkü sadece matematiksel bir hesaplama.
0
logisticsmanager
(07.04.24)
Yeri gelmişken şuna cevap vereyim: spor yapan insanlar için bmi yanlis çıkar demek doğru degil. Spor olarak sadece vücut geliştirme baz alınarak bu deniyor. Futbol, yüzme, tenis, atletizm gibi temel pek çok branş sporculari kilolari bmi degerleri içindedir. Vücut geliştirmeciler yoğun kas kutlesi sahibi olduklari için fazla kilolu olmayı normal buluyorlar ama yukarıda yazdığım gibi normal değil. Elbette bmi tek kriter değildir, yağ oranı da önemlidir.

Yukarıda 180 boyundaki bir kişi örnek verilmiş. Bu kişi 78 kg olup %10-15 yağ oranına sahip olursa muazzam olur.

Sıska diye tabir edilen insanlar gayet te saglikli fit ve atletik olabilirler. Bu şekilde pek çok sporcu var. Hatta sıska denilecek, kendi sikletindekilere göre uzun ve ince dövüş sporcuları dahi var.

Tekrar söylüyorum bu konu tartışmaya açık bir konu ama vücut geliştirmeciler kilo konusundan muaf olduklarini düşünmemeliler. Ne kadar kas o kadar iyi demek değildir.
0
benarrivo
(07.04.24)
(2)

Olta Takımı

emcekare olmadi einstein olsun bari
kıyıdan olta atmak suretiyle balıkçılık macerasına atılmak istiyorum.aniden gelen balık tutma hevesi gibi düşünün.her zaman deniz kenarına gidip balık tutma imkanım var ama ben arada sırf zevkine gitmeyi planlıyorum.Decathlon'daki şu ürün yeterli olur mu? Bu takıma ilaveten sarf malzemesi olarak nel
kıyıdan olta atmak suretiyle balıkçılık macerasına atılmak istiyorum.
aniden gelen balık tutma hevesi gibi düşünün.

her zaman deniz kenarına gidip balık tutma imkanım var ama ben arada sırf zevkine gitmeyi planlıyorum.

Decathlon'daki şu ürün yeterli olur mu? Bu takıma ilaveten sarf malzemesi olarak neler almalıyım yanında?

www.decathlon.com.tr
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(07.04.24)
Her yerin denizi, dip yapısı, balığı değişiktir. Hepsinin de oltası farklıdır. İlk başta büyük masraflara gerek yok. Şöyle bir şey ile balığa giderken balıkçılardan alacağın, bayat olduğu için fiyatı düşmüş bir avuç karides yeterli.
Sonrasını deneyim kazandıkça geliştirirsin.
İlk başta çok fazla olta takıp misina koparacağın için bol miktarda kurşun, iğne ve fırdöndü al. Bir de misina bağlamayı öğren. İnternette bol miktarda film var bu konuda.

www.hepsiburada.com

Üstünde yem kesmek için avuçiçi kadar bi tahta parçası,
Bir de evde takımı bozulmuş en ucuzundan bir meyve bıcağı ya da ucuz bir çakı
Sıcakta tuttuğun balıklar kurumasın bozulmasın diye kova niyetine yoğurt kasesi
Kulaklığını unutma
Güneşte yanmamak için şemsiye, güneş kremi,
Başına bi şapka
Keyif adamıysan piknik sandalyesi
Termosta içecek,
Güzel bir kitap,
Dönüş yolunda balıkları, malzemeyikoymak için ve çöpleri toplamak için 3 poşet

şimdilik bunlar
0
Mirket
(07.04.24)
bence alınır ya. misina alacaksın. ben ilk olta aldığımda ipek misinalardan vermişti bir arkadaşım. hiç kopmuyor, dolanmıyor. alabiliyorsan ondan da al. kamış, makine, misina alınca bitmiyor. nerde balık tutacağına göre iğne, yem vs değişir.
0
paintov
(07.04.24)
(9)

Kategori bulamadım biraz duygu karmaşası

bana da mi lolo
Merhaba. 2015 yılıydı sanırım bir arkadaşımın annesinin şirketine internet sitesi yaptım. Yaşım küçüktü ve ergendim, biraz girişimcilik hevesiyle güzel bir site yaptım. O zamanlar arkadaşıma da annesine de ismimi misal veriyorum Berk olarak tanıtmıştım. Site tuttu, kadın dokuz yıldır siteden inanılm
Merhaba. 2015 yılıydı sanırım bir arkadaşımın annesinin şirketine internet sitesi yaptım. Yaşım küçüktü ve ergendim, biraz girişimcilik hevesiyle güzel bir site yaptım. O zamanlar arkadaşıma da annesine de ismimi misal veriyorum Berk olarak tanıtmıştım. Site tuttu, kadın dokuz yıldır siteden inanılmaz ekmek yedi. Bu süre boyunca bana da çok paralar gönderdi ama hiç yüzyüze gelmedik. Yakın şehirlerdeydik ama ben üniversiteyi bitirdim, iş sahibi oldum, evlendim. Velhasıl şimdi o kadının olduğu şehre bu yaz yerleşeceğim. Kendisinin bir erkek çocuğu yok ve dokuz sene içinde o da yaş aldı takdir edersiniz. Durumumdan haberdar olmuş ve gel işi sen devral diyor. Ama yıllardır bana Berk diye sesleniyor. :/ Velhasıl iş resmiyete dönerse, yaz tatilinde kendisiyle çalışmayı düşünüyorum ama gerçek adımın misal veriyorum Abdulkerim olduğunu kadına nasıl itiraf edeceğim…

Arkadaşım dediğim kızıyla iletişimim kalmadı, kendisi gerçek adımı biliyordu ama söylediğim isimle de hitap ediyorlardı. Velhasıl annesi de ilk ne duyduysa öyle gitti. Dokuz yıldır bir şey demedim. Böyle saçma bir çıkmazdayım…
0
bana da mi lolo
(07.04.24)
Gençken arkadaşlar arasında bana böyle sesleniyorlardı ama gerçek adım şu deseniz olmuyor mu? Şaşırmayın diye söylüyorum falan diye eklersin. Kadının kızıyla hala iletişimi vardır herhalde. Şüphelenirse arayıp ona da sorar.
0
gnosis
(07.04.24)
Boşu boşuna dert etmişsiniz. "Ya o zamanlar çocuktum kendime Berk dedirtiyordum aslında adım Muhittin" diyip geçiverin ne olacak.
0
pispinti
(07.04.24)
Arkadaşlar öyle sesleniyor ama gerçek adım abdulkerim
0
abuzer
(07.04.24)
İşte sorun kadınla dokuz senedir telefon üzerinde görüşüyoruz hep o isimle sesleniyor. Madem farklıydı ismin dokuz senedir sana ödeme yapıyorum insan düzeltmez mi demez mi?
0
🌸bana da mi lolo
(07.04.24)
Dokuz senedir ödemeyi elden mi yapıyordu? kısmını anlamadım ben.
0
Mirket
(07.04.24)
Dert etmeye değmez.
Berk diyen de oluyor ama asıl adım apo diyeceksin. Garip bir durum yok. Dedesinin adını Mahmut bilirken öldüğünde Osman olduğunu öğrenen arkadaşım vardı avsnsbsj
0
yenibirgüzelnick
(07.04.24)
Size parayı nasıl gönderiyordu yani mesela bir hesaba gönderiyordu ve o hesap sizin isminizle kayıtlı mı?

Benim kardeşimin bir arkadaşının asıl ismini söylemeyip başka bir isim söylüyorlar. Ben de öğrenince değişik geldi ama saçma bulmadık.
0
sevilen progressive türkücü
(07.04.24)
nüfus kaydındakinden farklı isim kullanan kişi sayısı tahmin ettiğinden fazla. hele çok demode bir ismin varsa hiç çekinme. "benim ismim nüfusta ... ama ben hep berk'i kullandım" dediğinde herkes anlayışla karşılar. hatta niye değiştirmedin diye bile sorabilir, isim değiştirmek çok kolay çünkü eskisine göre.
0
hrskrs
(07.04.24)
Eski iş yerimde de vardı. Biz ismini Ayşe biliyorduk, kimlikte ayşeydi. Ama tüm akrabaları Fatma diyordu. Olabiliyor böyle bir şey. Çok sorun edilecek bir şey değil. Arkadaşınız da biliyormuş madem. Ondan teyit edebilir. Ödemeyi nasıl aldığınızı ben de anlamadım ama.
0
elorelia
(08.04.24)
(7)

Cok düşük yağ oranı fakat göbekli bir vücut

sabor
36 yas 178 - 70kgyim. Averaj kilom 77 cikiyor kas kutlesi ile almak icin spora basladim fakat kafami kurcalayan bir sorunum var. Ölçüm yaptirdigimda yag oranim kritik seviyenin altinda cikiyor. Vucudumda %8 yag 5kilograma tekabul ediyor ve averajima gore 14 ve alti dusuk sayiliyor. Uzun yillardir al
36 yas 178 - 70kgyim. Averaj kilom 77 cikiyor kas kutlesi ile almak icin spora basladim fakat kafami kurcalayan bir sorunum var. Ölçüm yaptirdigimda yag oranim kritik seviyenin altinda cikiyor. Vucudumda %8 yag 5kilograma tekabul ediyor ve averajima gore 14 ve alti dusuk sayiliyor. Uzun yillardir alkol aliyorum buna bagli olabilecegini dusunuyorum fakat spora baslayip alkolu biraktim simdi kafami kurcalayan kisim ise beslenme tarafi. Gobegimi eritmek icin yag yakmaya calissam zaten yag oranim cok dusuk ote yandan kilom olmasi gerekenden epey asagida. Diger yandan kilo alayim kas kutlesi kazanayim desem bu sefer proteine mi yuklenmek mantikli yoksa karbonhidrata mi? Acmaz bi durumda kaldim, gorustugum bir diyetisyen de dogru duzgun birsey diyemedi malesef. Bu durumda tecrubesi olan var mi?
0
sabor
(07.04.24)
anahtar kelime (bkz: skinny fat)
0
orpheus
(07.04.24)
öncelikle, ölçümü bir biyoelektrik empedans ile yaptırdıysanız yüzde yüz doğru sonucu alamazsınız. bu aletler, çalışma mantığından ötürü birkaç gün sonra bile farklı sonuçlar verebilir. ancak sorunu anladım, ince sayılabilecek bir vücut olmasına rağmen göbeğiniz var. karın bölgenizdeki şişlik tam olarak göbek de olmayabilir. alkol tüketiminden ötürü karaciğer fonksiyon bozuklukları da karın bölgesinde şişlik yapar. önce bir kan testi vermenizi ve doktorunuzun önerilerini dinlemenizi tavsiye ederim.

onun dışında genel kabul görmüş bilgiler ışığında alkolü tamamen bırakarak düzenli egzersiz yapmanızın şart olduğunu hatırlatırım. ödem yapan basit şekerli gıdalar yemeyin, fast food tüketmemeye çalışın. karbonhidratı abartmayın, bol yeşilik yeyin ve protein içerikli gıdalara yönelin. karaciğer sağlığı için enginar suyu tavsiye ederim, sabah aç karnına tükeyin. ayrıca günde 2 kupa karahindiba çayı öneririm. en önemlisi rutininizi asla bozmayın. taşı delen şiddeti değil, sürekliliğidir.
0
motosiklet burclu adam
(07.04.24)
%8 diye ölçüm yapan makineyi, bunu ölçen kişinin kafasına atarak işe başlayabilirsin.
Yanlış ölçüm diyeceğim de 'Yanlış' kelimesi bu konuyu açıklayabilmek için cüce kalır.

Makineyle falan uğraşma. Otur evde kendin hesapla.
vucut-yag-orani.hesaplama.net

İkinci olarak, söylenmiş zaten, Skinny fat konusunu araştır. Beslenme alışkanlığını değiştir. Fast foodu bırak. Çok fazla kalori alımın yok ama makroların düzensiz.
0
Mirket
(07.04.24)
makine bozuk. zaten o makineler genelde doğru ölçmez. sizinki hepten dandikmiş. yüzde 8 olması imkansız. yüzde 8 atletlerin müsabaka öncesi en fit halleri falan. senin yüzde 20den az oldugunu sanmıyorum. yeni spora başlamış, uzun süre alkol alan göbekli birisi yüzden 20den az değildir. sporunu yap geç, makineyi ciddiye alma.
0
benarrivo
(07.04.24)
Makine hatalı. 178'e 70 kilo çok düşük, şöyle bir 2 yıl clean bulk lazım...
0
duguit
(07.04.24)
Tesekkur ederim. Seker hic tuketmiyorum sifir diyebilirim, tek zaafim alkol onu da hallediyorum. Kan tahlillerimi yaptirdim trigliserid biraz yuksek cikti ama diyetisyenim egzersiz, bol su ve sebze ile dusecegini cok asiri yuksek olmadigini belirtti. Geriye tek ihtimalim kaliyor alkole bagli olarak ya karacigerimde yaglanma ya da cihazin normal degerinden oldukca dusuk gostermesi.
0
🌸sabor
(07.04.24)
ölçüm hatalı kesinlikle. aynı vücut tipinde 13-14 oranla benim göbeğim yoktu. tabi spor yapıyordum ben de.
0
paintov
(07.04.24)
(10)

yaşlandıkça muhafazakarlaşmak

robert bosch
yıllar geçtikçe muhafazakarlaştığınızı düşünüyor musunuz? örnek verebilir misiniz?
yıllar geçtikçe muhafazakarlaştığınızı düşünüyor musunuz? örnek verebilir misiniz
?
0
robert bosch
(05.04.24)
Yeni şeyler denemeden bildiğini yapma/alma açısından olabilir. Muhafaza etme anlamında.

Dini anlamda soruyorsan hayır.
0
nhk ni youkosu
(05.04.24)
Yaşlandıkça muhafazakarlaşmak insanın doğasında olan bir şey. Ölüme yaklaştıkça daha da artıyor. Yaşamayanlar istisna durumdadır. Yaşamadığını iddia edenler ise "muhafazakar" deyince aklına sadece din gelenler.

Surat yamultma efektli komedi(?), kelimenin ilk harfinden sonrasını silip yerine "ş" harfi koyulması ile türetilen(!) kelimeler, harflerin yerini değiştirerek oluşturulan kelimeler, arabesk keko Türkçe rap, yeni nesil komedyenlerin ciddi kısmı, restoranlardaki sunum komedisi, SJW zırvaları vb. şeylerden rahatsız oluyorum. Aptal insanlara tahammülüm azaldı. Bir de eskiden hemen hemen her hafta sonu dışarı çıkar, gece 2-3'ten önce dönmezdik. Şimdi maddi yükü olmasa bile dışarı çıkmak yerine evde toplanıyoruz.

Din, tanrı vs. olarak ise herhangi bir muhafazakarlaşma söz konusu değil. Gelenekçi tipte aileler ile toplanma, akraba gezme, büyük bayram kutlamaları vs. gibi şeylerden nefret ederdim küçükken. Şimdi yapmadığım için çok mutluyum. O devam ediyor.

Yaşlandı derken 40'lara daha yolum var.
0
nawar
(05.04.24)
Dini anlamda da düsünebiliriz ama öyle sormadim. Mesela bayramlarda bir araya gelmek önceden bayik gelirken su an olmasi gereken gibi geliyor mu? Bu tarz şeyleri demek istedim.
0
🌸robert bosch
(05.04.24)
"bayramlarda bir araya gelmek önceden bayik gelirken su an olmasi gereken gibi geliyor mu?"

buna muhafazakarlık demezdim ama evet ben böyle düşünüyorum artık. Özellikle 30+ olunca (ve aslında bizim yaşımızdan bağımsız, aile ve akrabalar 60+ olunca) onlarla sağlıklı şekilde kaç kere buluşabileceğimizi sorguluyorum. Sadece bayramdan bayrama görüyorsam, sayı çok az. Sevdiklerimle geçirdiğim vaktin kıymetini anladım evet.
0
nhk ni youkosu
(05.04.24)
kesinlikle. üstelik bunu 30'a yaklaşan biri olarak söylüyorum ahaha.

hayatımı avrupa aşığı birisi olarak geçirdim. daha 9-10 yaşında politikadan, ekonomiden anlamazken bile "batı medeniyeti" hayranıydım. ha şu da var: hala doğru yapılan işe "doğru" derim, bu konuda tarafgirliği mantıksız buluyorum ama geldiğimiz noktada kesin doğruları (diğer bir deyişle medya propagandasıyla "batı yapıyosa doğrudur") mantığını benimsemeyi bıraktım diyebilirim.

bu berbat ekonomiden, çürük ülkeden kurtulup daha güzel hayatlara kavuşan akranlarım için gerçekten seviniyorum; buna hiç itirazım yok ama diğer taraftan türkiye'de yaşayanlar olarak "almanya'da market vidyosu" izlemekten beynimizin muşmulaya döndüğünü düşünüyorum.

azılı bir atayiz ve özgürlükçü olarak ben son birkaç yılda biraz daha kendi içime kapandım açıkçası. yaşadığım hayattan mutlu değilim ama deli gibi yırtınmamın bana bi katkı sağlayacağını da düşünmüyorum. ya gidersin ya da uyum sağlarsın.

onun dışında artık almanya veya sibirya'da yaşamayı da fazla düşünmüyorum. annem yaşlanıyor. babam öldü. erkek kardeşim benim için hala bebek gibi. yakın zamanda dayı oldum. ailemi, her şeyi sırf daha iyi maaş veya koşullar için geride bırakmak eskisi kadar kolay gelmiyor.

bir yandan kendi durumumu çok üzücü buluyorum aslında. kendini özel zannederken hayatın yonttuğu, yoğurduğu, tükürüp öylece bıraktığı insanlardan biriyim. hayallerimin önemli bir bölümüne ulaşamadım, öyle de öleceğim. bununla gurur duymuyorum ama bir yandan da nasıl desem, hayatın olağan akışına uymaya çalışıp "esnek" davranmak arzusundayım. yoksa kafayı yerdim (bu yememiş halim).

o yüzden ben daha 30'una varmamış bir sultanbeyli hızlısı olarak KESİNLİKLE muhafazakarlaştığımı söyleyebilirim. daha ürkek, daha ketum, daha savunma ağırlıklı bir yaşam tarzı benimsemeye başlıyorum yavaş yavaş.

içimde AHA ŞU KADAR inanç olsaydı zaten samimi söylüyorum gidip ortodoks keşişi filan olurdum, nesiller boyu anlatılacak şahane bir manyak olurdum. dini ve manevi olarak pek inancım yoktur, o konuda zayıfım ama geldiğim noktada artık 1+1 ev, kedi, akşamları dizi-film-maç izleme fikri beni mutlu etmiyor açıkçası. eşim, 50 tane çocuğum olsun filan diye düşünmeye başladım.

özellikle genç yaşta "açılan" insanlar için hele ki türkiye gibi ülkelerde uzun vadede muhafazakarlaşmak sanırım büyük ölçüde kaçınılmaz.

yine de milletim müsterih olsun, ben her şeyden nefret eden aksi bir ihtiyar olmamaya gayret edeceğim.

son not olarak ekleyeyim, "bayramlarda bi araya gelmek kısmı" beni ayrıca vurdu. çocukken, ergenken NEFRET ederdim. şimdi "sevdiğin insanları bi daha göremeyebilirsin" kafasındayım.
0
mark greg sputnik
(05.04.24)
kesinlikle.

28’ken rahattım. 30 oldum, manken gibi kızları iplemiyorum. hata yapanın üstünü çiziyorum. güvenli duruşta muhafazakarlıkta çığır atladım. şakasız yalnız kalmaktan falan da korkmuyorum, bal porsuğu gibi date’ler geçiriyorum. biraz zayıflayalım, görüşürüz fıstıklar modunda takılmaya devamke.
0
baldan kaymak
(05.04.24)
Dini olarak hayır. Hatta radikal ateist oluyorum.

Diğer konularda evet. Mesela artık etik şeylere daha fazla önem veriyorum. Ailevi anlamda sürekli annemle babamın kalan ömrünü düşünüp kalan tatillerimizi hesaplıyorum vs.

Hala bayram sevmem. Çok travmam var. Ömür billah bayram kutlamam.
0
jazzabel
(05.04.24)
insanlari daha rahat kategorize edebildiğimiz icin tahammul dusmesi olabiliyor veya sınırları daha koruyoruz. aslında iyi kalbi temizden vs ziyade o kişi neyin ürünü, neyden besleniyor bilip buna göre ona zaman ve enerji harcıyoruz. bu konuda muhafazakarlastigimi soyleyebilirim

geleneksellik konusunda ise bir akım var yine ananne babanne dönemini övmek, köy övmek, temizlik yapmak, ev yapımı olan her şeyin güzellenmesi. bunlar güzel şeyler zaten de biz çocukken paketlilik, hazır gıda, dışardaki yemekler, eve temizlikçi almak, oteller, gece hayatı vs daha mühim bir şeydi. bunu ünlülerden bile çıkarıyoruz herkes köye yerleşmeye çalışıyor çapkınlığın yerini iyi ilişki kuram insanlar alıyor gibi örnekler uzatilabilir. akraba ilişkisinde de dönemsel bir şey yaşıyor olabiliriz yine geçmişe özlem ve övgü. belki sosyal bağlarımızın zayıflığı, samimşyetsizliği ve çiğliği bizi akrabada(zorunlu birliktelik) bir arayışa götürmüş olabilir. bunun yaşla yok diyemem ama bi süre akrabalarla fazla haşır neşir olsak o gelenekten neden uzaklaştığımızı anlariz diye düşünüyorum
muhafazakarligi pek de saglikli bir sey olarak gormuyorum biraz evrilmek lazim sanki
0
ala09
(06.04.24)
Dini anlamda kesinlikle hayır.

Gelenek görenek anlamında kesinlikle hayır.

Ama tecrübe edilmiş ve doğruluğu tarafımdan görülmüş davranışlarımda ısrarcılığım genç nesilde muhafazakarlık olarak algılanıyor olabilir ki ona bir şey diyemem.
0
Mirket
(06.04.24)
Babam daha chill bir adama dönüşmüştü. Hatta ondan bir olayı saklıyordu aile sonra bir şekilde söylediler o da “ genç adam olur öyle şeyler” dedi ve iplemedi.

Bana gelecek olursak ben 30 larımda özellikle ilişkiler konusunda baya bir laçkalaşmıştım ama tabii sonunda o ilişkilerden güzel bir şey çıkmadı. O zamanlar savunduğum şeylerin tersine geleneksel ilişkiyi daha arar ve savunur oldum. Eskisi kadar geniş değilim. Eski düşüncelerimin arkasımdayım ama benlik değil onun da farkındayım. Bunun dışında aileme daha çok vakit ayırmaya, aramaya sormaya başladım. Ama ailemin gençleri benimle çok rahatlar hem sırdaşlarıyım hem de dert ortaklarıyım konu ne olursa olsun. Bunun dışında hala chill im.
0
guitarissimo
(22.04.24)
(5)

ağırlık/tekrar farkı

kibritsuyu
google'da aratınca upuzun yazılar çıkıyor. ben basitçe mantığını öğrenmek istiyorum.10 kiloluk dambılı 20 kere kaldırmakla, 20 kiloluk dambılı 10 kere kaldırmak arasındaki farkı bana kısaca açıklayabilir misiniz? ilkinde şunu yakarsın bunu kazanırsın, ikincide bunu yakarsın şuran gelişir, ya da ikis
google'da aratınca upuzun yazılar çıkıyor. ben basitçe mantığını öğrenmek istiyorum.

10 kiloluk dambılı 20 kere kaldırmakla, 20 kiloluk dambılı 10 kere kaldırmak arasındaki farkı bana kısaca açıklayabilir misiniz? ilkinde şunu yakarsın bunu kazanırsın, ikincide bunu yakarsın şuran gelişir, ya da ikisi de aynı, hiç farkı yok gibi basit bir açıklama bekliyorum.

ya da bir yüzücü olarak kendime uyarlayayım. tempolu şekilde 1600 metre yüzmek ile, hayvan gibi depar ata ata 400 metre yüzmek arasındaki fark bana ne olur?
0
kibritsuyu
(05.04.24)
temelde kuvvet ve hacim antremanı gibi yazdıklarını göreceksin ama yapılan çalışmalara göre kas gelişimi açısından pratikte arada devasa bir fark yok.

asıl farklar bence şunlar:

- tekrar sayısı çok arttığında erken yoruluyorsun ve sıkıcı hale geliyor.
- tekrar sayısı az olunca ağırlık miktarı çok artıyorsa bu sakatlık riski ve eklemlerine gerekesiz yük oluşturuyor.

bunun dışında da aslında bir sürü şey var. mesela 20 kilo dambılı formu bozmadan yapabiliyor musun yoksa fark etmeden belden destek alarak savuruyor musun ?

temelde hepsindeki amaç kasları tükenişe kadar götürüp kalan enerji ile bir miktar daha devam edebilmek. yoksa 1 kg ile 200 tekrar yapmanın bir esprisi yok. ama inan o bile sıfır etki değil, 1kgx200 tekrarla bile bir miktar kas kazanabilirsin.
0
orpheus
(05.04.24)
1-6 kuvvet
8-12 buyume
15+ dayaniklilik olarak gecer her yerde eger teorik bilgiyi soruyorsan.

ilk ikisini yapmis biri olarak asagi yukari dogru diyebilirim ama hic yuksek tekrar yapmadim.
0
bay b
(05.04.24)
Çok kabaca ve çok özetle Kas kütlesi kazanmak için kaslardaki mikroliflerde yırtılma ve yeniden onarım süreçlerinin görülmesi gerekiyor.

1- Çok ağırlıkla az tekrar yaparak kaslar üzerindeki şok miktarını artırıp yırtılma oranını sağlıklı ve yoğun bir seviyede tutuyorsunuz. Haliyle kaslardaki yeni mikrolif oluşumu daha yoğun oluyor.

2- Az ağırlıkla çok tekrar yaparak yırtılma oranını düşük tutup kas gelişimi sürecini yavaşlatıyorsunuz. Düşük yoğunlukta yapım-yıkım süreçleri kaslarınızın artıp azalmadığı bir denge noktasında kalıyor, formunuzu koruyorsunuz.
0
akhenaten
(05.04.24)
Yüzücüysen zaten konuya vakıf olman lazım.

Ben atletizmden örnek vereyim. 100 merte koşucusuna maraton ya da maraton koşucusuna 100 merte koşturamazsın. Birinde kaslar, patlayıcı güce diğerinde zamana yayılmış güce göre gelişmiştir.

Kısa mesafe yüzücüsüysen çok ağırlık ile az tekrar, NYAD gibi Küba'dan Amerika'ya yüzecek isen az ağırlıkla çok tekrar yapman uygun olur.

Bu arada NYAD filmini şiddetle tavsiye ederim.
0
Mirket
(05.04.24)
bence bunu en iyi açıklayan örnek arabalardaki turbo modu. nasıl fazla hızlı gidersen turbo devreye giriyor ve fazla yakıt harcıyor. bunun gibi. fazla agırlık olmayınca bu yakma moduna girmiyor.

ama senin vucudun için 10 kilo da o eşiği geçiyorsa çok farkı yoktur diye düşünüyorum.

buna benzer örnek te deli gibi koşmaları, oksijen yakma kapasitesi var, bu da ne kadar koşarsan koş daha fazlasının bir faydası olmayacak.

biz meslektaşız kendi spor deneyimime istinaden yazıyorum.
0
liberal
(05.04.24)
(2)

Bir hissenin alınabilir olduğuna nasıl karar verilir?

dedeminhirkasi
Bu hisse henüz değerinde değil, alınabilir… işte öz sermaye borç vs bakıyorum ama anlamıyorum. Neye bakmam lazım bu hissenin kazandığı parayla değeri düşük diyebilmem icin
Bu hisse henüz değerinde değil, alınabilir… işte öz sermaye borç vs bakıyorum ama anlamıyorum. Neye bakmam lazım bu hissenin kazandığı parayla değeri düşük diyebilmem icin
0
dedeminhirkasi
(04.04.24)
Piyasa değeri / defter değeri
Fiyat / Kazanç oranı ilk bakılacak yerler. Bunların mümkün olduğunca düşük olması gerekiyor. Ama başkaca da bir sürü faktör var. Bunu öğrenmek için Temel Analiz yapmayı öğrenmen, Al Sat zamanlarını belirleyebilmek için de teknik analiz yapmayı öğrenmen gerekiyor. Tabi altyapı olarak ekonomi bilmen Dünya siyasetini çok iyi takip etmen ve isabetli öngörülerde bulunabiliyor olman gerekiyor.

Mahfi Hoca'nın ekonomiyi basit dille anlattığı kitaplar var. Onlarla başlayabilirsin. Youtube'da dünya kadar temel ve teknik analiz öğreten videolar var. Onlardan da istifade edebilirsin.
0
Mirket
(04.04.24)
Diğer teknik göstergelerin yanında fiyat kazanç oranı ve piyasa değeri / defter değerinde düşüş yaşanan yani görünürde ucuzlayan şirketlerin ne için ucuzladığı da önemli. Bunun için de sektör ve şirketle ilgili raporlara bakmanız gerekir. Şirketin borç durumu, gelecek yatırımları, mevcut yatırımları ve bunların devamlılığı önemli.

Şirket değerlemesi borsanın en temel ve en hayati noktası zaten. Tüm borsa yatırımcıların cevabını bilmek istedikleri tek soru bu aslında. Şirket değerlemesi yapan şirketlere bunlar için boşuna tonla para akıtılmıyor.

Sorduğunuz soruya en tutarlı cevabı vermenin ne kadar kompleks bir süreci içerdiğini görmenin en kolay yolu halka arz olan hisselerin borsaya gireceği fiyatın belirlendiği raporları okumak olabilir. Çünkü bu raporlar doğrudan sizin sorunuza cevap veriyorlar, şirkete değer biçiyorlar.

örneğin en son arz olan şirket olan ENTRA'nın değerlemesine şu linkten bakabilirsiniz

cms.icenterra.com.tr

Sizin sorunuz o linkte 65 sayfalık bir raporla cevaplanmış. Haliyle bu işlemi bireysel olarak yapamayacağınız için f/k ve pd/dd oranlarına bir bakıp, şirket bilançosunu inceleyerek borçluluk durumuna bir bakıp sektör hakkında okumalar yapıp haber akışlarını tahmin etmek kendine bir yol çizmek küçük yatırımcının elinde olan kısıtlı ancak kullanılan bir yöntem.

Teknik analiz için de bankaların raporlarına bakabilirsiniz.
0
akhenaten
(05.04.24)
(3)

borsayi mobil olarak nereden takip ediyorsunuz?

Sour
investing'den takip ediyordum, fakat turkiye piyasasini dogru vermiyor. turk sitelerden baktigimda farkli, oradan baktigimda farkli. turk bir mobil app ariyorum. bu arada ucretsiz bir sekilde hisseyi ayarladigim seviyeye geldiginde bana bildirim gonderirse sevinirim. var mi bildiginiz?simdiden tesek
investing'den takip ediyordum, fakat turkiye piyasasini dogru vermiyor. turk sitelerden baktigimda farkli, oradan baktigimda farkli. turk bir mobil app ariyorum. bu arada ucretsiz bir sekilde hisseyi ayarladigim seviyeye geldiginde bana bildirim gonderirse sevinirim. var mi bildiginiz?

simdiden tesekkurler!
0
Sour
(04.04.24)
Ücretsiz olarak gelen veriler altta bir yerlerde de yazar, 15 dakika gecikmeli olarak verilir. Anlık veri platformu istiyorsan aracı kurumunun veya bankanın mobil sitesini kullanabilirsin.

Futbol maçlarının anlık olarak ücretsiz yayınlanması gibi bir şey bu. Lisans gerektirir. Yasaktır. 15 dakika gecikmeli olarak yayınlayabilirler.

Sanmıyorum ama yasağı delen bir kurum varsa bilemem.
0
Mirket
(04.04.24)
matriks'ten takip ediyorum.

ama bankaların uygulamaları da anlık veriyor. teb, yapı kredi, qnb finans falan.. hepsini kullandım. hesabınız olunca anlık hisse fiyatı görme lisansı açılıyor.
0
tabudeviren
(04.04.24)
Garantinin e-trader uygulaması 2024 boyunca canlı veri yayını verecek ücretsiz. Oradan bakıyorum. Arayüzü göz kanatsa da iş görüyor, keşke değiştirseler arayüzü. 1995 senesi windows programları gibi bir arayüzü var.
0
akhenaten
(05.04.24)
(5)

Üç film arıyorum.

Mirket
Birincisi, zengin bir genç, sanırım kayak yaparken kaza geçiriyor. Boyun altı felç kalıyor. Bir bakıcı kız buluyorlar. Kız gencin hayatını değiştiriyor falan. Devamını anlatmayayım spoiler olmasın.İkincisi ünlü bir aktör boks antrenörü rolünde. Çalıştırdığı boksörün felç olmasına neden oluyor. Sonra
Birincisi, zengin bir genç, sanırım kayak yaparken kaza geçiriyor. Boyun altı felç kalıyor. Bir bakıcı kız buluyorlar. Kız gencin hayatını değiştiriyor falan. Devamını anlatmayayım spoiler olmasın.

İkincisi ünlü bir aktör boks antrenörü rolünde. Çalıştırdığı boksörün felç olmasına neden oluyor. Sonrası bende karanlık.

Üçüncüde konu değişik. Bir boksör var yine. Ama bir çocuk var. Büyük buhran zamanı salam çalıyor. Evde açlar. Ama babası salamı geri götürüp çocuğa özür diletiyor. Hatırladığım tek sahne bu.

Bilen var mı bu filmlerin isimlerini.
Bu arada üçü de seyretmeyenler için tavsiye edebileceğim filmler.
0
Mirket
(04.04.24)
3. Cindrella Man
0
glamdr1ng
(04.04.24)
2 belki million dollar baby ama değil.
0
glamdr1ng
(04.04.24)
birinci film: www.imdb.com
0
gnosis
(04.04.24)
3 cevap da doğru. Harikasınız.
0
🌸Mirket
(04.04.24)
1. Filmde oynayan bakıcı ablamiz ,
Targaryen Hanesi'nden, isminin Birincisi Daenerys Fırtınadoğan, Büyük Çöl Deniz'in Khaleesi'si, Ejderhaların Annesi, Zincir Kıran, Andallar'ın ve İlk İnsanların Kraliçesi, Yedi Krallık'ın Hükümdari..
0
cukur
(04.04.24)
(12)

Yurt dışında altın

michael_knight
Kuyumcudan çeyrek, gram altın alıyoruz ya biz para biriktirmek için;yurt dışında (doğumuzdaki ve batımızdaki ülkelerde) bu şekilde altın alınıyor mu?Yatırım veya biriktirme amacıyla aldıkları fiziki bir ürün var mı?
Kuyumcudan çeyrek, gram altın alıyoruz ya biz para biriktirmek için;
yurt dışında (doğumuzdaki ve batımızdaki ülkelerde) bu şekilde altın alınıyor mu?
Yatırım veya biriktirme amacıyla aldıkları fiziki bir ürün var mı?
0
michael_knight
(04.04.24)
Geçenlerde bu sorunun benzeri sorulmuştu. Yurt dışı deneyimli biri "onlar altın vb. almaz, enflasyon olmadığından bu tip şeyler orada değerlenmez. Hisse senedi alırlar, yatırım denince onlar bunu bilir" benzeri bir şey söylemişti, aklımda kalanlar bunlar.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(04.04.24)
@zaman Yurt dışı sadece Avrupa ve ABD'den oluşmuyor ki.
İflas etmiş devletiyle Lübnan var, yasaklarla dolu İran var, düğünlerini altınlara boğan Hindistan var, parası çuvallarla taşınan Venezüella var. Daha pek çok ilginç ülke var. Mesela göçmenler genelde yanlarında sadece altın veya dolar taşıyorlar sanırım.
0
🌸michael_knight
(04.04.24)
yurt disi dediginizi butun dunya ulkelerini kapsayacak sekilde soruyorsaniz, 200'un uzerinde farkli cevap verilebilir bu soruya. bazi ulkelerde altin aliniyor, bazi ulkelerde alinmiyor.
0
icim urperiyor
(04.04.24)
bizde ziynet yaygın olduğu için sistem biraz farklı, çeyrek, yarım vb altınlar 22 ayar oluyor. bunların saflık derecesi 916.66. 24 ayar bilezikler ve külçe altınlar ise 995 saflıkta oluyor. gördüğüm kadarıyla avrupa'da bunlar değil genellikle saflığı 999.9 olan külçeler alınıp satılıyor. satış yapan web siteleri ve kuyumcular var ama bizdeki gibi yaygın olduğunu düşünmüyorum ben de.

www.bullionbypost.eu
0
engelbert humperdinck
(04.04.24)
Arap ülkelerinde ve Hindistan'da bizden daha fazla bu merak. Takı olarak da aşmış durumdalar. Birleşik Arap Emirliklerinde bir kuyumcu görsen, bizdekilerin haline acırsın. Som altın elbise falan satıyor adamlar.

Avrupa ve Amerika hisse senedi biriktiriyor anladığım kadarıyla. Amerikada, bizdeki gibi bankada vadeli mevduat alışkanlığının olmadığını, Bizdeki emeklilik fonuna benzer fonların çok yaygın olduğunu okumuştum.
0
Mirket
(04.04.24)
Fransa'da hayatımda görmedim duymadım. Ayda yılda bir tane böyle altın alan satan yer görebiliyorum. O yüzden en azından Burası için yaygın diyemem. Zaten finans forumlarinda ya da redditte bir kere bile altın al diyen görmedim hiç.
0
logisticsmanager
(04.04.24)
Ülkesine ve ekonomiye bağlı olarak değişir.

Örneğin ABD'de altın kavramı kültürel olarak yoktur, fakat USD enflasyonu olunca CostCo (supermarket) şubelerinde külçe altın satmaya başladı ve milyarlarca dolarlık satışlar yaptı.
0
alfired
(04.04.24)
dubai'de altin otomati bile var.
0
Sour
(04.04.24)
Büyük ihtimalle emtia fonu falan alıyorlardır.

Fakat fiziksel de var yok değil, sadece alış satış arasında yerel yerlerde aşırı fark oluyor diye duymuştum.
www.bullionbypost.co.uk

Aslında düşününce döviz dönüşümü için de hayvan gibi fark var burada.
0
nhk ni youkosu
(04.04.24)
bankada yatan paradan yüksek vergi aldıkları için herkes bir şekilde borsa, fon vb. birşeylere giriyor diye duymuştum.
bir de halkın coğunluğu müstakil, fazla korunaklı olmayan evlerde oturdukları için de altın, ziynet fazla tutmuyorlar muhtelen.
0
parka
(04.04.24)
ben 2 tane ingiliz arkadaşım olmuştu biri eğitim doktora parası için vs uğraştığı için takmıyordu yatırım birikim falan. diğeri de 2 senelik çalışma geçmişi olmasına rağmen direkt mortgage patlatmıştı onu ödüyordu. müstakil güzel bir ev vardı. maaşından kalanları da premier lig takımının kombinesi, arada bir spain-turkey-greece tatili patlatıyordu. birikimi napacak mesele bu adam?

bizim mentalitemiz de farklı. adam var 2 evi 1 arabası var teknik olarak kendini kurtarmış dersin ama hala korkuyor, gelecek kaygısı yaşıyor. çok acayip. çinliler de böyle.
0
avatar is back
(04.04.24)
Kuzey amerikada gidip fiziksel altin almak kesinlikle Turkiye kadar kolay ve yaygin degil
0
hot potato
(04.04.24)
(12)

Seçim sonuçlarını nasıl yorumlayalım? Neden böyle oldu?

mikahakkinen
Bu sonucu kimse tahmin edemedi. Hatta Chp genel merkezi bile bu kadar başarı çıkacağını tahmin edemedi. Kendi özelimden örnek verirsem Nazilli de Chp adayı 3 5 kere değişti Akp adayından en az 20 bin fark yer deniyordu. Hatta Chp adayı seçimi alacağını falan düşünmüyordu. 14 bine yakın fark attı.Ema
Bu sonucu kimse tahmin edemedi. Hatta Chp genel merkezi bile bu kadar başarı çıkacağını tahmin edemedi. Kendi özelimden örnek verirsem Nazilli de Chp adayı 3 5 kere değişti Akp adayından en az 20 bin fark yer deniyordu. Hatta Chp adayı seçimi alacağını falan düşünmüyordu. 14 bine yakın fark attı.

Emanet oy deniyor, 89 da Özala da aynısı oldu deniyor. Yani gidip Akp seçmeni Chpye oy verdi ki bu sonuç oluştu. Fbye yapılan haksızlık, emeklilere verilmeyen zam genel olarak bu sonucu neyle açıklarsınız?
0
mikahakkinen
(03.04.24)
akpden chpye geçen az olmuştur. çoğu yeniden refaha geçti. asıl sebep o.
bi de bu seçimde partiye değil de isime oy verildi genelde. akpli olup mansur yavaşa oy veren çok mesela. ama gidip tayyibe de oy vermişlerdir.
0
jelly bear
(03.04.24)
chp oyunu arttırdı mı çok değil, akpliler sandığa gitmedi ya da yeniden refah'a oyları kaydı. ben emeklilerden kaynaklandığını düşünüyorum büyük ölçüde. geçim sıkıntısı iyice kendini gösterdi, e akp de o kuşaktan ağırlıklı olarak oyunu alıyor. ölüm döşeğinde olsalar bile sandığa giden seçmenlerinin bir kısmı oy kullanmadı. direkt reyizlerine yönelik bir seçim olsa evet yine de ona oy verirlerdi ama zaten belediye, ve en kötü ihtimalde chpnin mevcut adayı göreve devam edecek diye düşünüyorlardır özellikle büyükşehirlerde tekrar aday olan chp adayları için.
0
pide
(03.04.24)
kimsenin tahmin edememesi, anketlerden farkli cikmasi, kimsenin sallamadigi refah'in basarisi onemli detaylar. bu detaylara dayanarak 3 seye bagliyorum.

1. cubbeli'nin oy vermeyen gunahkardir diye sirk kosmasi.
2. hemen akabinde rte'nin ufakligi da yanina alip ismailaga'nin ayagina gidip din'i alet etmesi.
3. akp trabzon baskaninin fb'yi hedef gostermesi, fb'nin futbol siyasetine tepkisi.
0
buenosdias
(03.04.24)
Isimlerden dolayi oldugunu dusunuyorum. Ekreme akpli de vermis olabilir. Mansura da oyle. Kucuk sehirlerde tanimadigimiz isimlerde de ayni durum olmus olabilir. Yoksa yok emekliler intikam aldi, yok millet uyandi, yok oyle bir sey. Hep ayni seyler konusuluyor ama yok oyle bi sey. Chp de ozgurle oy falan arttirmadi oyle fark yaratacak. Siyasetten anlamiyorum bunlar benim hissettiklerim, dusuncelerim.
Genel secim yapilsa adam yine kazanir. Zaten saglik sorunlari artik yas itibsriyle el vermeyecegi icin birakacak koltugunu sonunda. Baska turlusu imkansiz. Emekli akplilee bundan bin beter olsalar da soylenir moylenir yine akp derler pusulada
0
Kittie
(03.04.24)
Evet akp'de sandığa gitmeyen ya da yrp'ye oy veren önemli bir seçmen var ama sadece akp oy kaybetti demek haksızlık olur, 2019 yerel seçimlerine göre chp'nin oyu 4 milyon arttı ki 2019'da iyi parti ile ittifak vardı, hdp aday çıkarmamıştı çoğu yerde. CHP hem 2019'daki ittifakı tabanda taşımayı başardı hem de özellikle İstanbul ve Ankara'daki başarılı belediyeciliklerin ödülünü ülke çapında aldı.

Mesela demin Ozan Gündoğdu'nun podcastini dinliyordum. AKP yönetiminde ekonomik güven indeksi 90'ın altında girilen üç seçim olmuş. 2015 haziran, 2019 yerel seçimi ve bu yerel seçim. Üçü de akp için başarısız seçimlerdi. Bu seçimde ekstradan 80'in de altına inmiş güven indeksi. Yani akp seçmeni ki çoğunluğu aslında emekli yaş grubundaki seçmenler, ekonomiye yönelik tepkisini gerçekten göstermiş. Ayrıca "Ekonomi kötü olsa da akp'ye veriyorlar" tezi de yanlışmış bunu anladım ben. Geçen seneki seçimde zaten akp'ye çok oy vermeyen orta sınıf beyaz yakalı sıkıntı çekerken türkiye geneli hane halklarında o kadar kötü durum yokmuş tüik verisine bakılınca. Bu seçimde 80'in altına düşmesiyle beraber halk tepkisini gösterdi.

Fenerbahçe, cemaatler vs totalde %2-3'lük bir fark belki oluşturmuştur bilemiyorum
0
nundu
(03.04.24)
pide +1 benim yazacaklarımın aynısını yazmış
0
basond
(03.04.24)
Bence 5 sebep var.
1. Emekliler
2. Tarikatlar
3. YRP'nin iyi siyaseti
4. İyi Partinin çöküşü
5. Mevcut CHP'li Belediye Başkanlarının başarılı belediyeciliği

Mevcut ekonomik çöküntünün altta kalanının Emekliler olması, Akpartili ve MP'li emeklilerin bir kısmının sandığa gitmemesine, bir kısmının YRP'ye yönelmesine neden oldu. Mevcut yönetimlerce ötelenen tarikatlar de bu davranışı sergiledi. YRP iyi örgütlenip iyi hazırlandı. Mevcut yönetimin Gazze'ye karşı tutumu ve İsraille ilişkileri konusundaki söylem ve eylem farkını çok iyi kullandı.
MHP'den kopmuş olan İyi partinin, muhalif oyları aldığını unutup, MHP'nin yerini almak maksatlı olsa gerek muhalefetle didişmeye girmesi, kısaca şaşkınlığı dağılmasına neden oldu. Bu oylar CHP'ye yaradı.
Mevcut CHP'li başkanlar gerçekten başarılı, Akparti'li Başkanlar gerçekten başarısız belediyecilik yaptılar ve oyların bir kısmı, partiden bağımsız olarak. kişilere gitti.

Sonuç olarak bu seçim Akpartinin başarısızlığıdır ama CHP'nin başarısı değildir. Ama CHP bu sonuçları iyi değerlendirebilir ve çok iyi belediyecilik yaparsa bir erken seçimde tarih yazabilir.

Ve artık bu Anayasa değişmez. Bu seçimin en güzel tarafı da daha olumsuz daha Ortadoğulu bir Anayasa görme ihtimalimizin ortadan kalkması.
0
Mirket
(03.04.24)
Ustekilere ek olarak Altinok Beyligi'ni halkin ogrenmesi de etken. AKp siyasetcisi=Altinok gibiler denkleminin halkin zihninde uyanmaya, yer edinmeye baslamasi. Adam bir mal varligi acikladi. Millet error verdi. Adamin daha zenginligini idrak edemiyorken, 87'den beri hic mal, mulk edinmemis haliymis bu. Sakladiklari cabasi. Ustune arabasi yokmus, banka hesabi bile yokmus adamin, gizledi falan da degil adam banka kullanmiyormus:) Cok buyuk skandal, oyle boyle degil.
0
freedonia
(03.04.24)
kesinlikle ekonominin yansıması. eğer geçen sene kılışdar yerine İmamoğlu ya da yavaş aday olsaydı, başka bir ülkede yaşıyor olabilirdik.
0
co2s2
(03.04.24)
kılıçdaroğlunun gitmesi. akp yaşlısının ona oy vermeye eli gitmedi hiç bir zaman. halbuki chpli belediye başkanlarına oy veriyor, kendine yakın hissediyor.

ekonomide bozulma bu sene emekliler ve alt kesim tarafından çok daha fazla hissedildi. önceki senelerde yalnızca beyaz yaka hissediyordu. hatta beyaz yakanın şımarıklığı olarak görülüyordu alt gelir grubu tarafından.

bir de benim görüşüm şu ki, türk insanı güçlü ve kazanan taraftan yana oluyor. chp 2019da büyük belediyeleri aldı ve iyi yönetti. bu başarı chpli belediyelerin artmasına yol açtı. başarı başarıyı getiriyor. yine kılıçdaroğlu faktörü burada önemli :) kaybedecek adam imajı verdiği için oy vermez ona anadolu insanı. imamoğlu ve yavaş kazanma rüzgarını arkasına aldı. bu çok önemli.

fb ne alaka
0
benarrivo
(03.04.24)
Ekonomik nedenli olduğunu düşünüyorum.
Ama bu tercihlerin istikrarlı olacağını da hiç sanmıyorum.
0
pro9it9is9
(03.04.24)
en büyük sebep emekli maaşları. bir emekliyi ve az gelirden etkilenen çekirdek ailesini düşünürsek milyonlarca insan akp'den umudu keserek başka taraflara yöneldi. son güne kadar emekli maaşına zam geleceğini düşünüyorlardı ama olmadı. rte eytlilere değil de emeklilere yanlasaydı gene güçlü çıkabilirdi son seçimden. temiz belediyeciliğin de etkisi vardır tabii ama böyle şeyleri takdir eden insanlar zaten genel olarak o belediyecilere oy veren kişiler, dışındakilerin oyun değiştirecek denli güç katacaklarını düşünmüyorum.
0
suyin
(03.04.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.