Giriş
(6)

Araba Endüstrisi Tezatlik

fikox
Şimdi çevre duyarlılığı ön planda ve dizel yasaklanıyor, elektrikli araçlar teşvik ediliyor. Diğer yandan bakıyorum suv modası var. Yarisi dahi suv hale getirmişler. Bu durumda daha fazla malzeme gidiyor, daha fazla sürtünme katsayısı, daha fazla tüketim vs. değil mi?
Şimdi çevre duyarlılığı ön planda ve dizel yasaklanıyor, elektrikli araçlar teşvik ediliyor. Diğer yandan bakıyorum suv modası var. Yarisi dahi suv hale getirmişler. Bu durumda daha fazla malzeme gidiyor, daha fazla sürtünme katsayısı, daha fazla tüketim vs. değil mi?
0
fikox
(01.06.24)
Çevre duyarlılığı doğaya saygı falan hep kapitalizm oyunu. Duyar kasmanın gerçek örneği yani. Aynı şeyi mesela plastik naylon mika polar gibi yapay ve petrol ürünü olan malzemeler için düşün, neden kenevir bitkisinin bazı çeşitlerini kullanarak aynı şeyleri en az aynı ucuzlukta ve verimlilikte üretmiyorlar da plastiğe naylona mikaya silikona polara ve daha nice saçma sapan şeylere yükleniyorlar, doğadaki mikroplastik yükü gittikçe artıyor vs? Neden bunu doğal malzemelerle yapmanın yollarını aramak varken sürekli tüketim çılgınlığını körüklemeye uğraşıyorlar?

Aynı onun gibi işte. En bulutlu en karanlık gökyüzünden bile güneş enerjisi elde edebilen bir teknolojiden bahsediyoruz, insanların metro girişlerindeki turnikelerden geçişinden elektrik elde eden bir teknolojiden bahsediyoruz, neden hâlâ petrol mazot lpg ve hâlâ petrol kaynaklı elektrik diye düşünmeden edemiyorum. Sonuç iç açıcı değil.
0
muhayyer divan
(01.06.24)
şuan elektirkli araçların çevreye bir pozitif etkisi yok , batarya üretimini geçtim , o arabaları şarj etmek için üretilen elektriğin tamamı yenilenebilir enerjiden üretilmiyor ki. önce tüm elektriğin yenilenebilir enerjiden üretilmesi lazım.

@muhayyer divan hocam haklısın ama elektriği depolamak da mesele aslında.

en karanlık gökyüzünden nasıl elde ediliyor ?
0
jülsezar
(01.06.24)
tr.wikipedia.org:~:text=Centennial%20Light%2C%20(T%C3%BCrk%C3%A7e%3A%20Y%C3%BCzy%C4%B1ll%C4%B1k,s%C3%BCrekli%20olarak%20a%C3%A7%C4%B1k%20kalmas%C4%B1%20sa%C4%9Flanmaktad%C4%B1r.

Bu ampul hala yanarken özellikle birkaç ayda patlayacak ampüller, kullanım ömrü 5-10 yıldan uzun olmayacak şekilde üretilen beyaz eşyalar, 3-5 yılda programı artık desteklenmeyen telefonlar üretilen Dünya'da senin olaylara yaklaşımındaki iyiniyetten ben de istiyorum.

Yalnız cevaptaki çevre dostu enerjinin üretimine katılmıyorum. O enerjinin üretimi tamam da o enerjinin depolanması konusu tam bir çevre faciası. Bir kalem pil bile 4 metreküp toprak öldürüyor. O olay hiç de öyle söylendiği kadar çevre dostu değil yani.
0
Mirket
(01.06.24)
Herkes parasına bakıyor. Avrupa zaten şov peşinde, faydalı işler de vardır ama bazıları cidden dostlar alışverişte görsün hesabı, şu an şişelerin kapakları şişeden tamamen çıkmıyor. Bu da bir çevre duyarlılığı yani düşün.

Bazı tedbirler de epey komik durumlara yol açıyor. Dizellerin aylık vergisi çok yüksek kullanılmasın diye. Ancak dizel alan yılda 35.000 km sonrası karda oluyor. Bu nedenle dizeli hep çılgınca yol yapacaklar alıyor. 10 yaşında arabalara 300-400 bin kilometrelere kadar biniliyor.
0
mbond
(01.06.24)
Bu aslında teşvik değil aksine piyasayı ellerinde bulunduran küreselci takımın yönlendirmesidir.
Önümüze konan ne varsa teknolojik gereklilik, olmazsa olmaz diyerek tanınmış medya organları tarafından hemen kabul ediyoruz. Hemen her hususta filtrelenmiş haberleri dinliyoruz görüyoruz oysa.

Hıyarım var diyene tuzlukla koşanların bulunduğu hayatı yaşıyoruz maalesef.

Çevre dostu enerji tiketimi, kavramını savunan ve bu hususta yol yöntem belirleyenlerin dünyaca tanınmış gerçekleştirdikleri toplantılarına bakın, kendi fosil yakıt tüketen özel jetleriyle giderler.

Ayrıntılarını bilmiyorum ama elektrikli bir araç bataryasının kazada bir zarar görmesi beklenenden daha büyük masrafa yol açtığını okumuştum.
0
diyecevaplandı
(01.06.24)
Evet aynı motor opsiyonunda olsa bile suv araçlar daha ağır ve aerodinamik olarak farklı yapıda olduğu için daha fazla emisyon üretecektir. Ama şöylede bir durum var emisyon tamamen yakıt tüketimi ile ilişkili yani 7 lt tüketen bir suv 9 litre tüketen bir araçtan daha az emisyona sahip
0
alp9900
(02.06.24)
(3)

Camlara strafor takmak ısıyı keser mi ?

grimavi
Doğuya bakan pencereler çift cam ve perde olmasına rağmen güneş odayı ısıtıyor, strafor hafif malzeme, cam boyutu kadar kestirip bantla tuttursam mı ?
Doğuya bakan pencereler çift cam ve perde olmasına rağmen güneş odayı ısıtıyor, strafor hafif malzeme, cam boyutu kadar kestirip bantla tuttursam mı ?
0
grimavi
(01.06.24)
Tam çözmez, faydası olur.
Kasa da içeri sıcaklık alıyordur. Sadece cam değil pencere kasasını da kapsayacak şekilde yapsan daha iyi.
Muhtemelen binanın ısı yalıtımı yoktur ve duvar da ısıyı emip içeri kusuyordur. O zaman dış cephe mantolama şart.
Straforu taktın pencereyi açamıyorsun, içerdeki sıcak havayı nasıl sirküle edeceksin konusu var.
Pencerelerin açılır kapanır olma özelliğini korusan iyi olur.
Duvarlarda ısı yalıtımı var ve tek sorun pencerelerse tente veya alttan dışa doğru açılan panjur uzun vade için düşünülebilir.
Alttan dışarı açılmayan motorlu panjurları önermiyorum.
0
Mirket
(01.06.24)
uv cam filmi baya fark yaratır, eski ofiste güneş beynimizi yakıyordu, orta cam filmi bile acayip işe yaradı.
0
kimlanbu
(01.06.24)
cam filmi +1

straforda ise yarar da mantiga aykiri.
0
cooperr
(02.06.24)
(14)

Göz doktoru göz derecemi yanlış olcebilir mi?

veritaslibertas
Sb.İlk kez dereceli gözlük yazıldı. Taktım bi tuhaf geldi bulanık değil ama takmiyorken daha net gibi.İlk kez takiyorum diye olabilir dediler ama bilemedim. Goz doktoru yanlış olcmemistir degil mi? Yani bi alete oturdum ve hic bisey yapmadim zaten alet kendi ölçtü ama bi tedirgin oldum
Sb.
İlk kez dereceli gözlük yazıldı. Taktım bi tuhaf geldi bulanık değil ama takmiyorken daha net gibi.
İlk kez takiyorum diye olabilir dediler ama bilemedim. Goz doktoru yanlış olcmemistir degil mi? Yani bi alete oturdum ve hic bisey yapmadim zaten alet kendi ölçtü ama bi tedirgin oldum
0
veritaslibertas
(01.06.24)
Beynin gözlüğe uyum sağlayana kadar biraz sıkıntı çekersin. Birkaç gün başağrısı bile yapabilir. Sürekli takman uygun olur. Bir tak bir çıkar yapmadığın taktirde 3-5 gün içinde barışırsınız gözlükle.
0
Mirket
(01.06.24)
Birkaç gün daha takın, görüşünüz düzelmezse mutlaka doktora tekrar görünün. Benim başıma gelmişti zamanında. Gerçi bende keratokonus var, çok iyi ölçüm vermiyor gözlerim ama yine de bir iki gün sonrasında rahatsızlık devam ederse şüphelenmekte fayda var.
0
sekizdokuzon
(01.06.24)
özel hastanede gittiyseniz 10 gün içinde ücretsiz gidebiliyorsunuz tekrar

benim gözlük numaralarım ölçülürken doktor muayene koltuğuna oturtup bir kaç farklı mercek denettirmişti hangisinde daha net görüyorsun diye.
0
jülsezar
(01.06.24)
Soruya ek yapsam?

10 küsur yıl önce aldığım gözlükte ilk kez astigmat vardı. Doktor öyle demişti. Birkaç ay önce kontrole gittiğimde asistan doktor bana "gözünüzde de gözlüğünüzde de astigmat yok" dedi.

Bu ne demek olabilir?

Makineyle baktıkları için makineye suç bulamıyorum, artniyet arar oldum artık. Doktora soruyorum diyor ki "bilmem ben de anlamadım". En az 10 yıl gözümde astigmat var diye gezdim, şimdi yok diyorlar. Ne düşüneceğim ben şimdi bu doktorlar hakkında?
0
muhayyer divan
(01.06.24)
10 sene önceki ölçüm teknolojisiyle şimdiki bir değil. Çok az astigmat görmüştür. Sana var demiştir ama reçete etmemiştir ki hafif durumlarda yazmadıklarını söylemişti bir hekim.
0
Mirket
(01.06.24)
@Mirket

050 idi yanlış hatırlamıyorsam. O kadar da hafif olmasa gerek, 10 yılda düzelmiş olabilir mi diyorum, 050 seviyesindeki bir astigmat düzelir mi ki en az 10 yılda?
0
muhayyer divan
(01.06.24)
Cihazı yanlış ölçmüş olabilir,doktorun manuel olarak ta sağlamasını yapması gerekirdi(camları depişen gözlükle harfleri okutarak)
Bunun dışında optisyen göz odaklarınızı yanlış ölçmüş olabikir.
0
arenas
(01.06.24)
İyileşen bir şey değil olarak biliyorum ama yanlış bilgi de olabilir. Hakim olduğum bir konu değil.
0
Mirket
(01.06.24)
Yanlış hatırlamıyorsam el ile sağlamasını da yapmıştı o zamanki doktor. Birkaç ay önceki doktor da yaptı. Tuhaf. İşin içinde psikolojik deney de mi var ne varsa artık...
0
muhayyer divan
(01.06.24)
yanlış ölçmüş olabilir mi? insan sonuçta olabilir. fakat ilk kullanımda bulanıklık, baş dönmesi falan yaşamak normal. derece arttığı zaman camları yenilediğimde de karşılaşmıştım hatta benzer sorunlarla.
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(01.06.24)
Ekleme yapayim,
Astigmat varmis solda, 0.5 sanirim, sag 0.75
Cik iyi görüşün dediler ama, iki doktor da, biri yerinde olsam takmam dedi. Pc kullanirken tak dediler bunu. Cok uzun sure pcye bakiyorum ve gozum biraz kotu oldu.
O yuzden iyi gelmemis olabilir mi acaba?
Sadece bisey okurken falan mi takmaliyim? Bu tarz gozlukler günlük kullanimda yorar mi?
0
🌸veritaslibertas
(01.06.24)
Eklemene cevap vereyim.

Alışma sürecinden bahsetmiştim. O sürede gözlerini yoracak işlerden kaçınmalısın.

Bir de şu zaman kullan şu zaman kullanma diye doktor dememiştir. Bir yanlış anlaşılma var gibi. Ya hep kullan, ya hiç kullanma.
0
Mirket
(01.06.24)
@bisorumvardı, hiç öyle bir şey yapılmadı. reçeteyi verdim reçeteye göre yaptılar aldım ben de sadece.
0
🌸veritaslibertas
(03.06.24)
@bisorumvardı, reçete bende evdeydi sanırım, ama ben de anlamıyorum neye bakmam gerekiyor acaba?
0
🌸veritaslibertas
(04.06.24)
(2)

Devamlılık arzeden reçete

twelfth
Kalp doktoru vasoxen ve atacand yazdı reçete olarak. İlk seferinde aldım. Şimdi ilaçlar bitiyor. Tekrar almam gerekiyor. Ancak eczacımla konuştuğumda herhangi bir hekim (ilaçları yaan orijinal hekim ya da illa kalp doktoru olmak zorunda değilmiş) reçeteyi yenilemeliymiş. Zaten 2-3 kutu oldu kullanma
Kalp doktoru vasoxen ve atacand yazdı reçete olarak. İlk seferinde aldım. Şimdi ilaçlar bitiyor. Tekrar almam gerekiyor. Ancak eczacımla konuştuğumda herhangi bir hekim (ilaçları yaan orijinal hekim ya da illa kalp doktoru olmak zorunda değilmiş) reçeteyi yenilemeliymiş. Zaten 2-3 kutu oldu kullanmaya başlayalı. Tansiyon sorunu 3 ayda yok olacak değil ya. Tekrar yazdırmanın mantığı nedir? Bu işler SGK'da böyle mi yürüyor?
0
twelfth
(01.06.24)
Kronik hastalığın varsa ki tarif ettiğin öyle bir hastalık, Kardiyolog 1 ya da 2 yıl geçerli ilaç raporu ve reçete yazıyor. Reçetede genelde 3 aylık doz bulunuyor. İlaçın bitmesine 15 gün kala aile hekimine gidip rapora istinaden 3 aylık bir reçete daha yazdırıp ilacını alıyorsun. Bu böyle rapor geçerlilik süresi sonuna kadar devam ediyor. Rapor süresi biterken tekrar kardiyoloğa gidip ilaç rapor sürem doldu, yenileyin diyorsun.
Rapor fiziki bir şey değil, e devletinden geçerlilik süresini takip edebilirsin.
Kullandığın ilacın da tekrar ne zaman yazdırman gerektiğini e devletten takip edebilirsin.
0
Mirket
(01.06.24)
Buna hekim karar verir. Sanırım bir süre bu şekilde yeniletip sizi müşahade altında tutacaklar sağlık durumunuzda bir değişiklik olmazsa (obezite kaynaklı tansiyon yüksekliği olabilie mesela) ve kronik olduğuna kanaat getirilirse rapor için sevk ederler.
0
doharkoman
(01.06.24)
(3)

Kitap okuma standı

pianeta
Normal kitap okumak için kitap standı ne önerirsiniz?Ders falan çalışmayacağım, yani düzenli olarak sayfa çevirmem gerek bunu kullanırken normal kitap okuyacağım. Ciltli kitapları falan okurken yoruyor artık o yüzden stand alayım dedim.Nasıl bir şey almak gerek? Amazon'a yazınca ilk çıkanı alıp geçe
Normal kitap okumak için kitap standı ne önerirsiniz?
Ders falan çalışmayacağım, yani düzenli olarak sayfa çevirmem gerek bunu kullanırken normal kitap okuyacağım. Ciltli kitapları falan okurken yoruyor artık o yüzden stand alayım dedim.
Nasıl bir şey almak gerek? Amazon'a yazınca ilk çıkanı alıp geçeyim mi yoksa spesifik olayları var mı bu icadın?
0
pianeta
(31.05.24)
Sayende öyle de bir şey olduğunu öğrendim.
Ben bunca yıl niye elimde tutmuşum yaa.
Yazık değil mi bana?
0
Mirket
(31.05.24)
Bende mavi olanlardan var. Gereksiz.
0
prole
(31.05.24)
bana “kim alıyor bunları ya” ürünü gibi geliyor, kullanılmadığında yer kaplıyormuş gibi.
0
deartheodosia
(01.06.24)
(4)

Arabayı Self yıkamanın püf noktaları neler

regina phalange
Kendim benzinciye gidip yıkayayım diyorum ama nasıl yapılıyor su girmemesi gereken bi yere su gider de araca zaRar verir miyim diye de düşünmüyor değilim. Var mı püf noktaları şurayı şöyle yıka buraya su değdirme falan gibi
Kendim benzinciye gidip yıkayayım diyorum ama nasıl yapılıyor su girmemesi gereken bi yere su gider de araca zaRar verir miyim diye de düşünmüyor değilim. Var mı püf noktaları şurayı şöyle yıka buraya su değdirme falan gibi
0
regina phalange
(30.05.24)
kaputu açıp su tutmadığın sürece sorun olmaz. camlar da kapalı tabii ki. her yere dilediğince su sıkabilirsin.

önce suyla ıslat. sonra köpükle. süngerle köpüğü çitile. sonra tekrar suyla durula. arabanın dibine girme 30-50 cm uzaktan püskürt en az.
0
jelly bear
(30.05.24)
yeni modelli bir araba ise köpükten sonra fırça kullanma boyada kılcal çizikler oluşur.
çok yakından tutma zaten yukarıda da söylenmiş.

ayrıca fren kaliperlerinin ısındığı vakit su vurulmaması tavsiye ediliyor. (jantın içinde) o yüzden 1-2 saat araba kullandıktan sonra yıkamıyorum ben mekanikler soğukken yıkıyorum.
0
kirmizimsi
(30.05.24)
Köpük nozulunu araca dik olarak tutacaksın, su nozulunu yandan, açılı tutacaksın. Bir de su nozulunu çok sağlam tut, savrulabilirsin ya da elinden kaçırabilir, ıslanabilir ya da araca vurup kaportaya zarar verebilirsin.

Köpükten sonra aracı iyice köpürtmek için araçta saplı bir fırça bulundur, o şerefsizler ufak bagaja sığmıyor, sapa vidalananından al.

En son ince silme işleri için araçta mikrofiber bezler bulundur.
0
Mirket
(30.05.24)
koltukları kumaş ise öyle silerek temizlik falan olmuyor. ya elektrikli, ya da bataryalı küçük boy halı-koltuk yıkama makineleri ile temizlemeniz gerekiyor. arabalar çok toz alıyor, silince sadece yüzeyinde öylesine bir temizlik oluyor. koltuklar deri ise de paspaslar ve döşeme için alınabilir.
0
malheiros
(30.05.24)
(5)

Yoga Yapanlara Bir Soru

rock n roll
Selam, yoga geçmişim var ama birkaç yıldır maalesef yapamadım. Yoga atölyesine gidiyordum. Şimdi tekrar başlamak istiyorum. Size sormak istediğim şey mesela ben ayağımı sırtımdan aşırtıp kafamın üstüne koyabilmek istiyorum. Bu sadece bir örnek yani çok zor pozisyonlara girebilmek istiyorum. Biraz ke
Selam, yoga geçmişim var ama birkaç yıldır maalesef yapamadım. Yoga atölyesine gidiyordum. Şimdi tekrar başlamak istiyorum. Size sormak istediğim şey mesela ben ayağımı sırtımdan aşırtıp kafamın üstüne koyabilmek istiyorum. Bu sadece bir örnek yani çok zor pozisyonlara girebilmek istiyorum. Biraz kendime meydan okumak aslında. 40 yaşıma gireceğim. Bunu söyleme sebebim, yaş itibariyle bu isteklerim zor mu? Ne kadar sürede bu hayal ettiklerimi yapabilirim? Yoga hocam çok esnek olduğumu söylemişti. Belki bu avantaj olabilir.Gerekirse 7/24 çalışırım.
0
rock n roll
(30.05.24)
Düzenli çalışmayla çok rahat yaparsın.
0
sekizdokuzon
(30.05.24)
Kalp sorunun var mı @rock n roll?
0
Mirket
(30.05.24)
@Mirket, kalp hastalığım yok. Sadece nabzım yüksek atıyor. Otururken bile yüksek. Bununla alakalı kardiyoloğa gitmiştim. Spor yapman lazım demişti, hareketsizlik sebebiyle nabzın yüksek dedi.
0
🌸rock n roll
(30.05.24)
Esnek vücut, aklıma Hipermobilite Sendromunu getirdi. Onun da mitral kapakla ilintisi vardır da ondan sordum.
0
Mirket
(30.05.24)
Kalple ilgili kismini bilemiyorum ama yasla bir ilgisi yok duzenli pratikle ilgisi var +1 onu soylemeye geldim. Hem de bedeniniz guclenir, sikilasir, toparlanir.
0
kassiopeia
(30.05.24)
(2)

Vücut gelistirme sampiyonasina ikizler katilirsa ne oluyor?

Zetnikov
İnstagramda bir fotograf gordum ama olayi bilemedimİkizlerin herseyi ayniİkisini birden mi birinci yapiyorlar? Yani 2 tane birincimi oluyor
İnstagramda bir fotograf gordum ama olayi bilemedim

İkizlerin herseyi ayni

İkisini birden mi birinci yapiyorlar? Yani 2 tane birincimi oluyor
0
Zetnikov
(30.05.24)
İkizlerde beslenme ve hareketlilik alışkanlığı genelde aynı olduğu için görünümleri de aynı olur. Bu durum normal şartlar altındadır.

Ancak vücut geliştirmede Antrenman olsun, beslenme olsun alışılageldiğin çok çok dışında olduğu için, bir deney gereği birebir aynı şekilde besleyip, tıpatıp aynı egzersizi uygulamadıkları taktirde ki bunu yapabilmek için şartları aşırı zorlamaları lazım.
Öyle bir durum yoksa eşit gelişme olmayacaktır.

Epey örnek de varmış

www.google.com
0
Mirket
(30.05.24)
İlk başladığım salonda da vardı iğneci ikizler. Aynı olmuyorlar. Bir insanın sağ sol kasları bile eşit değil, ki bu yarışmalarda buna bakılıyor zaten en çok. Alışkın gözler kolayca fark ediyor kasların farkını
0
hasmetizm 2046
(30.05.24)
(3)

Boya badana tadilat sorusu

3 oda 1 salon
merhaba. çok eski bir evde oturuyorum. çatısı problemli. tüm odaların tavanlarında sorun var. 1 odanın duvarında da görseldeki gibi bir problem var. maalesef çatıyı yaptırma ihtimalim yok :/eve bir kaç boyacı getirdim 15-25 bin arası fiyat verdiler. sonuçta 2 yılda bir bu hale gelecek o yüzden o par
merhaba. çok eski bir evde oturuyorum. çatısı problemli. tüm odaların tavanlarında sorun var. 1 odanın duvarında da görseldeki gibi bir problem var.

maalesef çatıyı yaptırma ihtimalim yok :/

eve bir kaç boyacı getirdim 15-25 bin arası fiyat verdiler. sonuçta 2 yılda bir bu hale gelecek o yüzden o parayı vermek istemiyorum.

acaba kendim yapmak istesem nasıl bir yol izlemeliyim?

soz.lk
0
3 oda 1 salon
(30.05.24)
Çatıyı yapmadan veya yaptırmadan yapacağın boya badana 2 sene gitmez. Muhtemelen beton rutubeti emmiştir. Çatı yapıldıktan sonra da bir 6 ay boya badanayı önermem ben.

Amma illa ki yapacağım diyorsan, önce kabaran yerleri kazı, sonra alçı çek. Sonra zımpara at. Sonra boya.
0
Mirket
(30.05.24)
çatıyı siz yaptırmayacaksınız yönetici yaptıracak
0
sizofren06
(30.05.24)
+ çatıdan su almaya devam ediyor ise boyanmamalı.
+ apartman yönetimi çatıyı onarmak ve sizin evinizin badana ücretini ödemek zorunda.
+ badana kolay bir iş. biraz saten alçı işi var göründüğü kadarıyla ama oldukça basittir o da. youtube'dan izlenerek rahatça yapılabilir
0
screamshot
(30.05.24)
(1)

duvardaki lekelerden kurtulmak

beklenen buyuk istanbul depremi
bir ay kadar önce konserve mısırın kapağını açmaya çalışırken suyu duvara sıçramıştı, lekesi kaldı şöyle: https://i.hizliresim.com/9lhnik9.jpgbir de ocağın bitişiğine sıçrayan yağlar var, 2,5 senedir böyle: https://i.hizliresim.com/f1mlz2n.jpgnasıl/neyle geçer, veya geçer mi bunlar? yağlar için şöyl
bir ay kadar önce konserve mısırın kapağını açmaya çalışırken suyu duvara sıçramıştı, lekesi kaldı şöyle: i.hizliresim.com

bir de ocağın bitişiğine sıçrayan yağlar var, 2,5 senedir böyle: i.hizliresim.com

nasıl/neyle geçer, veya geçer mi bunlar? yağlar için şöyle böyle yapın diye bilgiler var gerçi internette, ama şu konservenin lekesi için de aynı metodu mu uygulamak gerekir, bilemedim. kiracı olduğum için yanlışlıkla iyice berbat etmek istemiyorum duvarı. yardımcı olanlara teşekkürler şimdiden.
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(30.05.24)
Önce sihirli süngerle denerdim.
Olmadı Asperox Sarı güç.
O da olmazsa badana.
0
Mirket
(30.05.24)
(20)

Bu elbise nasıl?

secretcode
sevgilimin arkadaşının düğününe gitmek için giyeceği kıyafeti çok kısa bulduğumu giymesini istemediğimi söyledim. o da o zaman sen al onu giyeyim dedi. altın renkte (golden) ayakkabının üstüne bir kıyafet almam gerekiyordu.bunu aldım: https://www.beymen.com/tr/p_beymen-collection-siyah-tek-omuzlu-is
sevgilimin arkadaşının düğününe gitmek için giyeceği kıyafeti çok kısa bulduğumu giymesini istemediğimi söyledim. o da o zaman sen al onu giyeyim dedi.

altın renkte (golden) ayakkabının üstüne bir kıyafet almam gerekiyordu.

bunu aldım: www.beymen.com

sizce nasıl?

hanımlar yardım edin çok mu kötü? iyi mi? bilemedim
0
secretcode
(30.05.24)
Sevgiliniz 45 yasinda degilse bence yanlis secim. Ayrica acik diye begenmediginiz yerine bu kadar kapali bir seyi secmeniz de manidar olmus. :)
0
mor oje
(30.05.24)
Aşırı pullu bilemiyorum bana modern ve sofistike gelmedi. Demode ve verdiği mesaj da ne bileyim 80 ler falan gibi. Bi de altına golden ayakkabı giydirirseniz iyice felaket olur. Kapalı da olsa çok daha sade ama güzel seçenekler illa ki vardır.
0
iwillsee
(30.05.24)
Üzgünüm ama çok kötü.
0
orangesandsea
(30.05.24)
Yarın gel film galasına katıl elbisesi.
0
prole
(30.05.24)
hem tavir hem elbise cok kotu. mangoda bin kat guzeli vardir
0
ala09
(30.05.24)
Çok çok kötü. 55 yaşında oğlumun mezuniyet kokteyline gitmiyorsam gitmem:)
0
Gradient_tabanlı_mor
(30.05.24)
safiye soyman olarak sahneye çıkacak sanırım
0
elorelia
(30.05.24)
Bi de buna 10 bin lira mı verdin! Sevgilin seni terk eder anında, bu ne la? Ahahahaha. Sen erkeksin, kadın zevkinden anlamıyor olabilirsin eyvallah da Beymen gibi bir şirket bunu nasıl üretir de satar hayret doğrusu.
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(30.05.24)
Çoook kötüden bi tık daha kötü
0
Mirket
(30.05.24)
Birisi bana yardımcı olabilir mi? İstediğim şey siyah düğünde giyilecek dekoltesiz, sırt dekoltesi de istemiyorum dizlerinin altında hi seviyede uzunluğu olacak
0
🌸secretcode
(30.05.24)
Elbise seçiminiz, tavrınız ve üslubunuz kadar berbat değil. Bu elbiseyi alın, torununun nişanına da giyer ileride.
0
duygusalatasi
(30.05.24)
"Birisi bana yardımcı olabilir mi?" demişsiniz, madem giyimine karışıyorsunuz en azından sevgilinizle birlikte seçmeniz daha doğru olmaz mı?
0
fotrsapka
(30.05.24)
baya kötü.

sana ne kizin kiyafetinden
0
robert bosch
(30.05.24)
cdn.dsmcdn.com

şunu alabilirsiniz eğer yakası çok açık demezseniz
0
elorelia
(30.05.24)
elorelia +1

yakasını da çengelli iğne ile halledersiniz.
0
pispinti
(30.05.24)
elorelia +1 , pispinti+1

yalnız ayak bilekleri görünüyor onda da. Terzide ufak bir işlemle ayak bileğini de kapatacak şekilde ek yaptırabilirsiniz.
0
patlamis misir
(30.05.24)
off arkadaşlar altına siyah opak çorak giyebilir.

modadan anlamayanlar hemen kendini belli ediyor.
0
elorelia
(30.05.24)
Elorei nin dedigi de rahibe seysi gibi ya. Neyse ne aliyosaniz alin da 10k vermeyin yazik gunah
0
lapaz
(30.05.24)
5k + cicek +ciklat falan alin
0
lapaz
(30.05.24)
elbise kotu de sonucta iliskinizin dinamikleri bu sekildeyse kotu mu iyi mi kafa yormana gerek yok.
0
hot potato
(30.05.24)
(3)

1950 sonrası yakın türkiye tarihi

gergedan
Bu konu son zamanlarda oldukça ilgimi çekiyor. Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın belgesellerini baştan sona izliyorum ve konu ile ilgili kitap kaynaklarını da okumak istiyorum. 50'ler, 60'lar, 70 ve 80'ler dönemleri ile ilgili önereceğiniz kitaplar var mıdır? Bu dönemlerin öne çıkmış figürleri de olabil
Bu konu son zamanlarda oldukça ilgimi çekiyor. Rahmetli Mehmet Ali Birand'ın belgesellerini baştan sona izliyorum ve konu ile ilgili kitap kaynaklarını da okumak istiyorum. 50'ler, 60'lar, 70 ve 80'ler dönemleri ile ilgili önereceğiniz kitaplar var mıdır? Bu dönemlerin öne çıkmış figürleri de olabilir. İsmet İnönü, Adnan Menderes, Talat Aydemir, Kenan Evren, Süleyman Demirel, Turgut Özal vs vs gibi...

Şimdiden teşekkürler :)
0
gergedan
(29.05.24)
can kozanoğlu öneririm sosyolojik açıdan analizlerde çok iyidir.
0
a7x
(29.05.24)
Vasat bir gazeteciyken birden o dönemin televizyonda kült bir programın başına getirilmiş, ve ülkenin alışık olmadığı şekilde Dünya liderleriyle falan birebir röportaj yapabilmiş, kötü diksiyonlu bir gaf makinesi olmasına rağmen yıllarca ana haber sunuculuğu yapmış, yaptığı programlarla yakın Türk tarihinin algısına şekil vermiş, belli ki bu iş için birileri elinden tutmuş bir adam.

Baştan sona izlerken bence kafanda hep bir 'Acaba' olsun. Gerçi kimden okursan oku da yakın Türk tarihini okurken kafanda hep bir 'Acaba' olsun. Çünkü o tarihte de, o tarihin yazımında da hep at izi it izine karışık. Hep algıya oynanmış.

Not: Talat Aydemir'den bahsetmişsin :) Hatıratım'ı okudun o zaman. Öğrencilik yıllarımda okumuştum. Çok ilginç gelmişti.
0
Mirket
(29.05.24)
Oral sander siyasi tarih serisi sizin ilaciniz
0
oscar
(30.05.24)
(2)

amerikan borsası hk.

al sana nick it
Selamlar, amerikan borsasından (s&p 500) imkan dahilinde hisse almak istiyorum. İş bankasını kullanıyorum yatırım işleri için. bu s&p’nin karşılığı TMG-814 mü? Ayrıca yine amerikan borsasında nasdaq dediğimiz teknoloji şirketleri midir ve bunun için iş bankası hangi fon almak gerekir?teşekkürler şim
Selamlar, amerikan borsasından (s&p 500) imkan dahilinde hisse almak istiyorum. İş bankasını kullanıyorum yatırım işleri için. bu s&p’nin karşılığı TMG-814 mü?

Ayrıca yine amerikan borsasında nasdaq dediğimiz teknoloji şirketleri midir ve bunun için iş bankası hangi fon almak gerekir?

teşekkürler şimdiden.
0
al sana nick it
(29.05.24)
TEFAS fonları içinde amerikan hisse senedine yatırım yapan ve fon içeriği olarak en çok abd hissesi bulunduran iki fon TMG ile AFA. İkisini de hesabın olan bankadan alabilirsin.

Ancak bu fonların D&P ye mi, Nasdaq'a mı yatırım yaptığına dair bir açıklama göremedim ben. Varsa da benim dikkatimi çekmemiş.
0
Mirket
(29.05.24)
S&P ve Nasdaq birbirlerinden tamamen ayri seyler degil.

Amerika'da iki buyuk borsa var: NYSE ve Nasdaq. Bazi sirketler NYSE (walmart, disney) bazi sirketler Nasdaq'ta islem goruyor (Apple, Google)

Cogu teknoloji sirketi nasdaqta ama nasdaqtaki her sirket teknoloji sirketi degil.

S&P500 (bu bir endeks) hem NYSE'den hem Nasdaq'tan toplam en buyuk 500 sirketi listeliyor.

Nasdaq100 diye de bir endeks var (baska bir ton endeks var da ornek olarak veriyorum) bu sadece Nasdaq'ta islem goren ne buyuk 100 sirketi listeliyor.

Bir de bu listeleri gunluk olarak otomatik takip edip ona gore kendini aylarlayan ETF'ler ve mutual fund'lar var. Su su endeksine yatirim yaptim diyen aslinda boyle bir fon aliyor. Bunlar "index fund" diye de gecer.

TMG AFA falan bildigim kadariyla otomatik bir sekilde s&p500 endeksinin karsiligi degil. O fonlarin yoneticileri belli oranlarda buyuk abd firmalarina yatirim yapiyorlar ama birebir endeksi takip etmiyor bu fonlar.
0
hot potato
(29.05.24)
(4)

Esnaf herkese hizmet etmek zorunda mı?

michael_knight
Esnaf kanunen herkese hizmet etmek, satış yapmak zorunda mı?“Sana satış yapmak istemiyorum” diyebilir mi?“Başkasına 1 lira, sana 10 lira” diyebilir mi?Ahlaki olarak veya pratikte değil, kanuni olarak merak ediyorum.
Esnaf kanunen herkese hizmet etmek, satış yapmak zorunda mı?

“Sana satış yapmak istemiyorum” diyebilir mi?
“Başkasına 1 lira, sana 10 lira” diyebilir mi?

Ahlaki olarak veya pratikte değil, kanuni olarak merak ediyorum.
0
michael_knight
(29.05.24)
Suştur. Müşteri ayıramaz. Ama şu an kanunu maddeyi hatırlayamadım. Ama sen yine de Tüketici Kanunu ile Tüketicinin korunması hakkında yönetmeliğe bir bak. Orada olabilir.
0
Mirket
(29.05.24)
Hukukçu değilim.

Kanuni olarak vatandaş da hakim de anayasayı uygulamak zorunda. Uygulamazsa cezası nedir bilemiyorum. Anayasa der ki:

1982 Anayasasında, eşitlik ilkesi 10. maddede düzenlenmiştir. 10. madde şöyle demektedir: "Herkes, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir. Hiçbir kişiye, aileye, zümreye veya sınıfa imtiyaz tanınamaz.

Esnaf bu maddeye karşı gelemez. Ama bu madde dışındaki bir nedenle müşteriyi red edebilir, mesela müşterinin ödeme yapmaması veya başka müşterileri rahatsız etmesi gibi.
0
alfired
(29.05.24)
Hizmette sınır yok :)
Buldum.
6. Madde Satıştan Kaçınma

www.mevzuat.gov.tr
0
Mirket
(29.05.24)
namandigurai
(29.05.24)
(12)

edirnedeki bu tiny house olayında fikriniz nedir?

OgutucuRecep
kim haklı?
kim haklı?
0
OgutucuRecep
(29.05.24)
milletimin çakal insanları kesin bir katakulli yapmıştır, olan da masum tinyhouse çulara olmuştur
0
duyurukullanıcısı
(29.05.24)
Tiny house'çu haklı.

Detaylarına bakmadım ama adam kendi arazisine ruhsatlı taşıt koymuş. Hukuki olarak arabasını kendi arsasına park etmekten bir farkı olmamalı.
Arabamı kendi arsama park etsem gelip kepçeyle parçalamazlar umarım.
Siz ne düşünüyorsunuz Ogutucu?
0
michael_knight
(29.05.24)
arabasını parketmekten farkı orayı konaklamak için kullanmaları.
teknik olarak arabadan farkı var. ha arabamı koydum ha karavanı biraz uyanıkça davranmak.
orada olay bir değil birçok kişinin artık bunu yapmaya başlaması.
konaklama için orayı işletiyor olabilirler.
mantar gibi bittikleri zaman ise gerçekten boku çıkar.
yarın biri arazi alıp 20 tane tiny house koyarsa kim bunu engelleyecek?
tarım arazisi olduğu için orada bir yapılanma olmaması lazım kanun bunu belirtiyor.
şimdi mevzu şuna dönüyor geldiniz bizi mi buldunuz bu kadar hukuksuzluğun içinde?
yani izin verirlerse de olmuyor vermezlerse de bizi mi buldun oluyor.

bence %65 haksızlar %35 haklılar.
0
🌸OgutucuRecep
(29.05.24)
klasik türkiye olayı. sen bu araca ya da karavana artık her ne derseniz, devlet olarak ruhsat vermişsin, plaka vermişsin. belediye olarak oraya elektrik çekmişsin, su çekmişsin (güzelce cukkanı da almışsın tabi). ondan sonra da gelip 'yok ya bu böyle olmadı bunları yıkalım/kaldıralım' diyorsun.

olayın suistimal edilip edilmediğini tartışmıyorum. bu ülkede her şeyin böyle karman çorman olmasını, yetkili makamlar arasında koordinasyon olmayıp hepsinin 'ben yaptım oldu' kafasında takılmasından bahsediyorum. baştan sona saçma sapan bir mesele yani. o yüzden haklı haksız yok, sistem bozuk. (bence)
0
brkylmz
(29.05.24)
Yasal olarak tiny houselar ruhsatlı araç olarak geçiyor. Burası tamam ama ruhsatlı araçların rutin bir muayene işlemi var. O yaptırılmış mı? Çekicisiyle birlikte ruhsatlı araç sayılır. Çekici nerede?

Tarım arazisinde su ancak tarım maksatlı olarak çıkarılabilir ya da alınabilir. Bu suyun bir konaklama aracına sabit bağlanması yasal mı?

Tarım arazisinde elektrik sadece sondaj maksatlı olarak ruhsatlandırılabilir. Ne elektriği aldın ve ne maksatla kullanıyorsun?

Kanunun arkalarından dolaşıp tarım arazisine değişik isimlerde ev yaparsan bir gün Devletin gelip yıkmasını beklemelisin.
0
Mirket
(29.05.24)
tiny house olayinda kullanilan araclar yonetmelige gore hareket edebilir olmak zorunda. bunun net kistasi yok ama jandarma veya belediye geldiginde aracini su noktadan bu noktaya cek dediginde birkac dakika icinde cekebilir olmak gerekiyor. bu zamana kadar boyle bir kontrol yapilmiyordu, sadece arac ruhsatina bakilip trafik vergisi vs. odendi mi diye kontrol ediliyordu. simdi bu hareket edebilir olma kurali da kontrol edildiginden aracina/evine eklentiler yapan (tuvalet cikisi, su/elektrik vs) yapanlar problem yasadi.

biraz da seytanin avukatligini yapalim; muhtemelen otel fiyatlarinin artmasi nedeniyle alternatif olarak halk bu tarz opsiyonlara talep olusturdu. bu talebi degerlendirmek isteyen girisimciler de tarim arazilerine bircok tiny house kurup kiralamaya basladi. bu durum da cesitli otel, pansiyon isletmecilerini rahatsiz etti. ya da bu alandaki ranti goren guclu kisiler yeni bir duzenlemenin pesindeler. devlet de yillardir denetlemedigi ve goz yumdugu kurallari simdi uygulamaya kalkti. yani kisaca kimse masum degil.
0
emrahday
(29.05.24)
haberlerden anladığım durum şu, tarla ve tarım arazileri daha küçük parsellere ayrılıp, satılıyor, bu kişilerde buraya tarımsal faaliyet için sağlanan altyapı (elektrik, su, kuyu v.s) yararlanıyor, burayı konaklama ev amacıyla kullanıyor. Bu durum da amacı dışında kullanım olmuş oluyor. Bundan rahatsız olan köylüler, tarımla uğraşanlar, bölgenin yerlileri şikayetçi olmuş ve bu karar alınmış.

www.edirnehaber.org


Şahsen kararı doğru buluyorum, en başından düzgün denetlenip, kanunda açık varsa değişiklik yapılarak bu durumun önüne geçilmesi gerekirdi. Kocaeli bölgesinde de (sevindikli, akmeşe, maşukiye) çok yaygın bir durum, bir nevi gecekondulaşma, çarpık yapılaşmaya evrildi bu durum.
0
sealth
(29.05.24)
sadece araç olarak kalsa tinyhouse'çu haklı.

fakat bekçi kulübesi için izin alınıyor, oraya elektrik su çekilmesi sağlanıyor, sonra bu elektrik su kanalizasyon hesapta mobil olan tinyhouse'lara bağlanıyor. bir de üstüne pergole gibi sabit çıkmalar inşaa ediliyor ee şimdi ne farklı kaldı gecekondu'dan bu olayın ? ek inşaatlar ve bağlantılar olmasa zaten kimsenin bir şey yapma yetkisi de yok. bu bağlantılar yapıldığı için devlet bunu ruhsatsız yapı olarak değerlendiriyor. olay bu.
0
delidir yakalayin
(29.05.24)
çarpık yapılaşma ve çevre kirliliği yaratıyor. izin verilmemeli.
0
calmdown
(29.05.24)
dün akşam sözlükte bir idare mahkemesi kararı paylaşılmıştı. eksisozluk.com aynı olaysa, kanalizasyon sistemine bağlı, elektrik ve su şebekesine bağlı "tinyhouse" taşınmazdır diyor. adamlar tarım arazisine altyapı çalışması yapmışlar: su ve kanalizasyon için kanal kazmışlar. üstteki tinyhouse'u götürünce tarım arazisi eski haline dönmüyor ki.
0
gnosis
(29.05.24)
tiny'ciler haksız.
---
www.instagram.com

tinyhouse denilen şey bir araca bağlanan, yürüyebilir vaziyette olan bir yapı olmalı değil mi? mesela yukarıda verdiğim linke bakarsanız tinyhouse'lar oluşan site yapmışlar. aracın tekerlekleri var ama bahçe düzenlemesi yapılmış, sabitlenmesi için beton dökülmüş, altyapı gelmiş vs. üstelik bir değil, iki değil bir sürü böyle konut var.

yani olayda, bahçene koydun ve geçici konaklama yaptın gibi bir durum yok. ev fiyatına satılan, ticari amaçla kullanılan yasadaki boşlukları kullanan ya da suistimal eden bir durum var.
0
biseysorcaktim
(29.05.24)
Araziler küçük parçalara bölünüp satılıyor.
Hepsinin üzerinde bunlardan var sadece tarım arazileri bitiyor, bitti.
Sakıncalı bir durum önlem alınması gerekliydi.
Çünkü bazıları suyu, kanalizasyonu geç etrafını çevirip ağaç dikmişti.
0
kirmizipilotkalem
(30.05.24)
(11)

Rüyanızda sürekli gördüğünüz şeyler neler?

sekizdokuzon
Merhaba;Ben klasik olarak liseye ya da üniversiteye geri çağrıldığımı görüyorum. Üniversite rüyalarında "Ben mezun olmuştum" bilinciyle o cendereden çıkabiliyorum ama lise rüyaları daha karmaşık işliyor. Müfredata eklenen dersler varmış, yaz okulunda bütün derslere girip dönem sonunda tamamını verme
Merhaba;

Ben klasik olarak liseye ya da üniversiteye geri çağrıldığımı görüyorum. Üniversite rüyalarında "Ben mezun olmuştum" bilinciyle o cendereden çıkabiliyorum ama lise rüyaları daha karmaşık işliyor. Müfredata eklenen dersler varmış, yaz okulunda bütün derslere girip dönem sonunda tamamını vermezsek lise, üniversite diplomaları komple iptal ediliyor gibi katastrofik bir ambiyansta nefes nefese uyanıyorum.

Siz neler görüyorsunuz? İyi geceler, iyi uykular.
0
sekizdokuzon
(28.05.24)
Bizim peder bey hakkın rahmetine kavuşunca rüyalarımda onu sürekli diriltiyordum. Her çeşit senaryo oluyordu ama daha çok kendisi öldükten sonra olanlar için ona hesap vermeye çalışıyor oluyordum. Zamanla azaldı ve neredeyse bitti. En son 3-4 ay önce gördüm.

Bunun dışında yok, olmadı.
0
pavlis
(28.05.24)
Bazı zamanlarda rüyalarımı çok net hatırlıyorum.
Gördüğüm rüyalar,son günlerde okuduğum kitaplar, izlediğim filmler, kafama takılan konular ile yaşadıklarımdan ortaya karışık bir şeyler oluyor.
0
Mirket
(28.05.24)
onu görüyorum, gün içinde aklımdan çıkmaması yetmiyor gibi, gözümü kapadığım an, uykumda, sürekli onu görüyorum. uykusuzluk sorunum da bu yüzden. sabah olunca da keşke hayat bu kadar acımasız olmasa diyorum. 2 sene oldu, gram unutmadım. "hayat bu, allah böyle yazdıysa vardır bir bildiği" vs. gibi saçma sapan nasihatlerden de çok sıkıldım.
0
numlock
(29.05.24)
ısrarla iphone 15’in ekranının kırılması. rüyamda 3 ayda 5 kez kırıldı. gerçek hayatta koruyucu bile kırılmadı. bıktım :D
0
baldan kaymak
(29.05.24)
Tuhaf araç arızalarıyla yolda kalma, kullanmak isterken silahın tutukluluk yapması, askerlik ve üniversitenin bitmemiş olması. üç beş kez de şunu görmüşümdür: evden çıkmak zorundayım, ama dışarıda çıkmamı bekleyen bir yırtıcı hayvan güruhu var (genelde aslanlar).
0
engelbert humperdinck
(29.05.24)
Aşırı absürt olaylar genelde. İnsan olarak ise birçok rüyamda eski arkadaşları, ölmüş aile bireylerimi, uzun süredir görüşülmeyen akrabaları görürüm.
0
d max
(29.05.24)
Ne rüya görürsem göreyim rüyamda bile gözüm hep yerlerde kedimi arıyor ve kedimi de bir şekilde görüyorum. Olaylar değişiyor ama kedim hep orada ve gözlemleyici konumunda.
0
silverleaf
(29.05.24)
bu çok fix bir rüya, bir benzer versiyonu da askere çağrılma. ben yaptım diyorsun yok işte şunu yapmamışsın hoooppp gel bi daha.

benim fix rüyam şu;
savaştayız cephede falan işte herkes savaşıyor sonra bir anda savaş duruyor diyorlar ki dk ile karşı tarafın adamı boks maçına çıkacak kim kazanırsa savaşı da o kazanıcak. bende diyorum ben ne anlarım bokstan falan. işte hazırlanmaya başlıyorum maça çıkmadan uyanıyorum.
0
duyurukullanıcısı
(29.05.24)
- Liseye geri dönmek
- Askere geri dönmek
- Uzaylılar tarafından kaçırılmak
- Sınavda süremin bitmesi, her şeyi unutmak
- Okula pijamalarla gitmek
0
hayirsiz
(29.05.24)
Ben de tam yüksek lisans tez sunumu yapacakken lisanstan gerekli tüm dersleri vermediğim için mezun olmadığımı görüyorum. Mezun olalı 10 yıl oldu, yaka silktim valla.
0
peki madem
(29.05.24)
Genelde bol aksiyonlu geçiyor kurtarma operasyonları, tutsaklıktan kurtulma, kıyamet sonrası hayatta kalma, yüksek hızlı kovalamaca, ıssız ada keşfi, envai çeşit hasar almış araçla hayatta kalma,vs vs her türlü maceraya giriyorum.
0
iwasbornonamountainside
(29.05.24)
(2)

Emeklinin emlak vergisi vermesi

condom kurşunu
Babam emekli emlak vergisi ödemiyordu bu seneye kadar. Geçen sene amcasından birkaç ev kaldı. Burdan da bi kira geliri var Ama 50 kişi kadar mirasçı var o yüzden ona kalan oay cok düşük. Bu sene tesadüfen belediyeye gittiğinde oturdugu evle ve bu kira geliri elde ettiği evlerle ilgili emlak vergisi
Babam emekli emlak vergisi ödemiyordu bu seneye kadar. Geçen sene amcasından birkaç ev kaldı. Burdan da bi kira geliri var Ama 50 kişi kadar mirasçı var o yüzden ona kalan oay cok düşük. Bu sene tesadüfen belediyeye gittiğinde oturdugu evle ve bu kira geliri elde ettiği evlerle ilgili emlak vergisi ödemiş. Kira geliri almaya başladığı için mi böyle oldu?
0
condom kurşunu
(28.05.24)
belli bir muafiyeti var onun. onu aşmıştır.
0
jelly bear
(28.05.24)
Başka emlak hissesi varsa öder.

Hatta şurada çok güzel açıklamış.
www.ey.com
0
Mirket
(28.05.24)
(18)

İlahi adalet

kirmizipilotkalem
Soru başlıkta aslında ilahi adalet var mı? Somut bir şekilde kötülük yapan kişiye etkisi olur mu? Örnek vereceğiniz bir olay yaşadınız mı?
Soru başlıkta aslında ilahi adalet var mı?
Somut bir şekilde kötülük yapan kişiye etkisi olur mu?

Örnek vereceğiniz bir olay yaşadınız mı?
0
kirmizipilotkalem
(28.05.24)
Yok. Olmaz. Yaşamadım.
0
prole
(28.05.24)
ilahi adalet mi dersin, karma mı dersin, hayatın adaleti mi dersin ama kesinlikle var.

yaşadığım da oldu, yaşattığım da. zamanında daha yaşım gençken öyle bir olay yaşadım ki, o günden beri bilerek ne hakkım olmayana göz koydum, ne kötülük yaptım ne de birinin günahına girdim.
inanır mısın o güne kadar tepetaklak olan hayatım bir anda berrak, temiz ve aşırı iyi gitti.
0
numlock
(28.05.24)
keşke olsa ama yok
0
jülsezar
(28.05.24)
Kesinlikle yok.
0
Mirket
(28.05.24)
bazen denk gelir, ilahi adalet var sanırsın. bunlar hep algıda seçicilik. nazar felan gibi.
0
entropik
(28.05.24)
Keşke olsaydı ama yok.
Kötülere hiçbir şey olmaz.
0
logisticsmanager
(28.05.24)
Var. Her şeyin zamanı var.
0
doharkoman
(28.05.24)
Ne tuhaf mahluklarız, önümüzde binlerce örnek olmasına rağmen hala nelerden medet umuyoruz.
İlahi adalet yok. Karma yok. Bu gibi hayali inançların sonu da yok.
0
pavlis
(28.05.24)
Dün otobüse binerken kadının birini önüme geçti, sesimi çıkarmadım. İkimiz de oturmadık ama ben öyle bir yere konumlanmışım ki tam hizamdaki yolcu indi ve ben oturdum. Kaynak yapan abla ayakta kaldı. Ben ikna oldum, bence ilahi adalet var.
0
sekizdokuzon
(28.05.24)
Yok. Her konuda olduğu gibi arada bir denk geliyor ya da gelmediği için insanlar geleceğini umuyor. Kendini tatmin ediyor insanlar da.
0
nawar
(28.05.24)
Kesinlikle var.
Her ilahi adalet, anında gözümüzün önünde olsaydı kimse başına buyruk kendince bir inanış seçmezdi yasak fiil yapmazdı.

Kötülere bir şey olmaz denmesinin asıl sebebi ise
ona , kötü yolundan dönmesi için mühlet tanınmasıdır.

Bir kimsenin hayatta yaptığı bütün kötülüklerinin ardından ölüp gitmesi ve bunların yanına kâr kaldığını düşünmek, (dinin yanı sıra) akıl alacak bir şey değildir.
Duyduğumuz sesler var duyamadığımız sesler var.
Gördüğümüz ışık var göremediğimiz ışınlar var.
Rüyada bile korkuyla aniden uyanıyorken, ölüm sonrası hayat neden olmasın?
Mizanda, dünyadakinin aksine ağır gelen taraf yukarı kalkar.
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
@diyecevaplandı

dinin yanı sıra nasıl var ilahi adalet inanmayanlar için o zaman ?
0
jülsezar
(29.05.24)
yok tabii ki. kim nerede gormus

kissasa kissasin dahi adil oldugunu dusunmuyorum sonucta biri baslatiyor daha buyuk cezalanmali. adalet anlayisiyla alakali da olabilir. simsek cakinca tanrinin kizdigini dusunmek gibi siradan olaylari ISTE BU BI CEZA diyebiliyorlar
ps: gec gelen adalet adalet degildir
0
ala09
(29.05.24)
buna kesin cevap vermek icin evrenin isleyini cozmus olmak, tanrinin varligini kanitlamak gerek. bunlar mumkun olmadigi icin ustte kesin yok kesin var diye yazilan hersey kisisel tecrubeden ve tarafli dindar yorumlamadan ibarettir. benim dusundugum ise ilahi adalet seklinde degil de enerji seklinde gerceklesiyor. yaptiginiz eylemler cok masum olsa bile eger karsidaki insanin duygu dunyasinda, enerjisinde, bilincaltinda vs.. buyuk etkiler yaratiyorsa bi sekilde o size geri donuyor bence. atiyorum gidip arkadasin esyasini calarsaniz ve haberi olmazsa sikinti yok. ama sizin yaptiginizi ogrenirse ve yikilirsa bu sizden cikar. bu fikrimi destekleyecek bir suru teori olmasina ragmen (rezonans kanunu, kuantum, sicim teorisi, law of attraction vs..) yine de ustteki arkadaslar gibi kesin konusmuyorum. benim fikrim.
0
buenosdias
(29.05.24)
@buenosdias

evet ilahi adalet deyince dini anlaşılıyor ama ben dinden bağımsız olarak kast etmiştim olmadığına inandığımı. karma da diyebiliriz. enerji şeklinde gerçekleştiğine de pek inanmıyorum.

ayrıca ala09 +1 geçe gelen adalet adalet değildir

ilahi adaletin ya da karmanın olmadığına inancımı tamamen piyanist filminden öğrendiğimiz wilm hosenfeld'in (nazi subayı olup yahudilere yardım eden ancak sovyet kamplarında ölen kişidir) hikayesini öğrendiğimde yitirmiştim.

elbette olmadığına dair çok örnek var da beni bu etkilemişti filmi ilk izlediğimde

eksiseyler.com
0
jülsezar
(29.05.24)
ilahi adalet diye bir şey yok. insanların kendini rahatlama söylemi bence bu. kaç tane manyak art niyetli cezasını çekti ki?
0
mikahakkinen
(29.05.24)
@jülsezar
inancımıza göre, inanmayan birinin hakkına giren bir müslümanın karşısına ahirette de bu yaptığı haksızlık çıkacak.
Müslümanın da yanına kâr kalmaz bu.
Kaynaklarda müslüman olmayanların hakkına riayet hususu daha vurgulu olarak belirtilir.
İnanmayan kişinin kalbi bile kırılmaz, bu sebeple yüzüne karşı "kâfir" bile denmez.
İnandırılmak için zorlanmaz da.
Şimdi böyle bir adalet varken inanmayan kişi daha neyi inkar edebilir ki ?

Nefes alıyoruz hayat boyu, yediklerimiz içtiklerimiz..,
hayatta çeşitli imkanlarımız oluyor
seviniyoruz vs. ama bunların hepsinin bir karşılığı, hesabı olmadığını düşünerek, bir de üstüne yapılan/yaptığımız haksızlıkları da hesaba katarsak, dünyadan öylece göçüp gitmek, mezarda da huzur için de kalmak gerçekten bu kadar kolay olabilir mi?
0
diyecevaplandı
(29.05.24)
Bu soruya herkes inancı dahilinde cevap verir. müslümanlara ve deistlere göre vardır. Ateistlere göre yoktur. Çevremdeki kötülere birşey olmadı hiç. hayatları güzel gidiyor.
0
komando kani var bende
(29.05.24)
(9)

Erkek Saç Tıraşı

Simsiyah
500 TL verdim. Kazıklanmış hissettim. Çok mu 500 saç sakala?
500 TL verdim.
Kazıklanmış hissettim.

Çok mu 500 saç sakala?
0
Simsiyah
(28.05.24)
İyi bir yerse çok değil bence, İstanbul'un merkezi olmayan bir mahallesinde 300-350 TL civarında.
0
mbond
(28.05.24)
@mbond

Sence iyi bi yer olduğunu nasıl anlarız?
Nereye gitsem saçımın sakalımın içine etmişler, keşke hiç kestirmeseymişim diyorum 1 gün sonra.
0
🌸Simsiyah
(28.05.24)
Tabelasında ya da camında 'hair design' falan yazıyorsa normal
Dümdüz 'Berber' yazıyorsa fazla
0
Mirket
(28.05.24)
İstanbul’un merkezi mahallesinde sıradan berber 250TL.

Keşke hiç gitmeseydim diyorsanız 500 fazla
0
Mcfly
(28.05.24)
1 haftaya güzel gözükür

100-150 lira fazla vermişsin istanbul ortalmasına göre
0
mantık
(28.05.24)
2 ay önce saça 350 verdim. 2 ay boyunca çeşitli insanların İstanbul'un çeşitli ilçelerinde aşağı yukarı aynı fiyatları aldığını duydum. Boşa makas atıp aldığı parayı hak ediyormuş gibi yapan ortalama ve ortalama altı yerler ile makineyi vurup geçen kötü yerler 200-250'yi gördü, onun haricinde her yer bu fiyat sanırım.
0
nawar
(28.05.24)
çok. 200den fazla vermem şu an.
0
jelly bear
(28.05.24)
250 TL fazla vermişsin
0
dedeminhirkasi
(28.05.24)
geçen ay saç sakala 350 verdim o da bana muhtemelen. 30 yıllık berberim.
benden önce kalkan müşteri 500 verdi.
0
my fault
(28.05.24)
(3)

Kafama göre tomografi çektirebilir miyim?

dedeminhirkasi
Merhaba, yakın zamanda ailemde sağlık problemleri arttı. Hal böyle olunca da hastane işleriyle ister istemez ilgilenmek zorunda kaldık. Mesela annemdeki 4 damar tikanikligini 10 dklik ilaçlı tomografi dedigimiz bir işlemle tespit ettiler. Babamda ki midesinde yer alan kitleyi de tüm vücut tomografi
Merhaba, yakın zamanda ailemde sağlık problemleri arttı. Hal böyle olunca da hastane işleriyle ister istemez ilgilenmek zorunda kaldık. Mesela annemdeki 4 damar tikanikligini 10 dklik ilaçlı tomografi dedigimiz bir işlemle tespit ettiler. Babamda ki midesinde yer alan kitleyi de tüm vücut tomografi ile gördüler. Yani iş buralara gelmeden senede bir belki fazla olur ama örneğin 2 senede bir bu işlemleri yaptırsak nasıl olur. Devlet hastanesi bir şikayetin yoksa yapmıyor sanırım ama özel yapar mı ben böyle evhamliyim desem. Mesela metin ucanin ölümüne neden olan şah damar tıkanıklığı çok basit bir işlemle tespit ediliyor.
0
dedeminhirkasi
(28.05.24)
tomografi hele ilaçlı olanı vücut için yararlı bir şey değil.
bunun yerine düzenli olarak doktora gitmenizi ve gerek görülürse çektirmenizi tavsiye ederim. Devlet hastanesinde doktorun kolay kolay siz istediniz diye tomografi yazacağını sanmam. özel de mümkün.
0
gadlemler
(28.05.24)
doktora gideceksin, gerekli görürse kan ve idrar tahlili isteyecek. tüm değerler normalse tomografi çektirmeye gerek yok. durup dururken ilaçlı tomografi çekilmek normal bir şey değil.
0
abelardo
(28.05.24)
Bazı özel hastanelerin check up paketleri oluyor. Cinsiyetine, yaşına, aile hikayene, kronik hastalığına uygun paketi alıyorsun. Tepeden tırnağa kontroldan geçiyorsun. Babanınki tomografide görüldü diye tomografi herşey demek değildir ve zaten anneninki ayrı ve özel bir şey.

Sen Check up paketlerini bir incele.

Ayrıca babana uygulananı bilemedim de annene uygulanan tomografi 10 senelik normal bir ömürde alınacak radyasyonu bir anda bünyeye yüklüyor. Ayrıca da böbrekleri zorlayan bir uygulama. Sağlıklı bir insanın zorunlu olmadıkça istemeyeceği bir şey.
0
Mirket
(28.05.24)
(12)

Türkiye'de bu ürün neden bu kadar pahalı?

michael_knight
Benzer durum bazı başka ürünlerde de var galiba. Mesela bazı gitar markaları geliyor aklıma. Sebebini anlamak için soruyorum, bu durumun sebebi nedir?Cybex markanın bir bebek arabası;- Türkiye'de 26 bin TL (805 USD)- Avrupa'da 16 bin TL (520 USD)- ABD'de 8bin 600 TL (269 USD)Gözümden kaçan bir detay
Benzer durum bazı başka ürünlerde de var galiba. Mesela bazı gitar markaları geliyor aklıma. Sebebini anlamak için soruyorum, bu durumun sebebi nedir?

Cybex markanın bir bebek arabası;
- Türkiye'de 26 bin TL (805 USD)
- Avrupa'da 16 bin TL (520 USD)
- ABD'de 8bin 600 TL (269 USD)

Gözümden kaçan bir detay vardır belki, linkler:

- Avrupa www.cybex-online.com
- ABD www.cybex-online.com
- Türkiye www.operaistanbul.com
0
michael_knight
(27.05.24)
Vergiler.
0
marsli gocmen
(27.05.24)
2015'ten beri ek yüzde 50 gümrük vergisi varmış.

Bu arada Türkiye'de çoğu ürün zaten Avrupa'dan da pahaliya satılıyor. Kendi üretmiyorsa kesin daha pahalı.
0
logisticsmanager
(28.05.24)
Türkiye'de ithal ürünlerin hepsi pahalı. Hatta İhraç ürünler bile pahalı.

Avrupada satılan Türk markası küçük ev aletlerinin karşılaştırmalı fiyatı düşüyor ara sıra Twitter'a. Türkiy'de pahalılar.
0
Mirket
(28.05.24)
1. Spesifik bir ürün bu yüzden piyasası oluşmamış. 2. Bazı ithal ürünlere uygulanan koruyucu gümrük vergileri
0
doharkoman
(28.05.24)
Türkiye'de her ürün yurt dışından daha pahalı. İhraç ettiğimiz ürünlerden bile daha pahalı. Aralarında paylaşmışlar. Bir kısmında vergiler ile diğer kısmında esnaf eli ile tokatlanıyoruz.
0
nawar
(28.05.24)
Türkiye'de her ürün yurtdışından (hangi ülke olduğu belli değil ama) pahalı değil hatta ithal ürünler bile bir çok ülkeden ucuz bu yüzden Türkiye reexport yaparak ithal ettiği bir çok ürünü yurtdışına ihraç ediyor.
0
doharkoman
(28.05.24)
evet kol saati mesela. ya da her türlü elektronik
koruyucu gümrük vergisi anlamsız çünkü kimi koruyacak türkiyede tüketici elektroniği üretimi yok.
adını "distribütör koruyucu vergi" "yüzyıllık büyük holdingleri korucu vergi" ... olarak değiştirmeliler
0
lambırcek
(28.05.24)
vergiler +1. hepsini geçtim, sırf kkdf diye bir vergi var, mal gümrüğe geldiği anda fatura toplamının %6sı kadar vergi verirsin (önden peşin ödemdiysen). devlet satmadığın malın kdv'sini senden peşin alır, sanki hepsini satmışın gibi. sırf bunlar bile yeter.

@doharkoman da haklı bazı sektörler için. ülkeler fiyat politikalarını, o ülkedeki rakiplere göre, ülkenin ekonomik durumuna göre, ticari şartlarına göre belirler. o yüzden atıyorum bir araba lastiği (tamamen salladım) türkiye'de daha ucuz olabilir almanya'ya nazaran. zincirin 3 veya 4. satıcıları reexport yapabilir ama deli para kazanamazlar.
1-2. satıcılar yapamaz çünkü ana firma buna müsaade etmez.
0
numlock
(28.05.24)
E alınıyor çünkü hocam? 1000 liraya sattığında alınacak bi aleti niye 500 liraya satasın ki?

TR'de büyük şirketlerin para kazanmakla ilgili bi derdi yok.
0
plutongezegendegilmi
(28.05.24)
Ithal urunlerde gorece nis olan urunler daha pahali oluyor genelde. Import eden acisindan urunun satis hizi vs de etkili olabilir. Bunun yaninda algilar da var, mesela airfryer fiyatlarinda absurd bir fark vardi. Sonra artik piyasaya baska oyuncular da mi girdi nolduysa yurtdisindan getirmeye degmeyecek farklara indi.

Bunlarin disinda gunluk alisverislerde Bati Avrupa bariz daha pahali oluyor.
0
mbond
(28.05.24)
"Her ürün" mübalağa olduğu belli bir tabir ama teknoloji, giyim, gıda, içecek alanlarında aynı markaların AB ve ABD pazarındaki fiyatlarından pahalı, kalitelerinden düşük seyir ediyoruz. Bağcılarda kot atölyesinde güneş görmeyen işçilere diktirdiğin kotu, Almanya'daki ucuza satıyor olman senin ucuz olduğun anlamına gelmez.

Kaldı ki reexport nasıl ucuz olduğuna kanıt olabilir? Aksine tersi için sunulabilir. Ürettiğinizi ya da yurt içi pazarda satın aldığınızı ihraç etmiyorsunuz. Daha ucuz bir yerden aldığınızı, üzerine işlem bedeli ve kar bedeli ekleyerek başka yere satıyorsunuz. Gerçekten sattığınız ülkeden ve satın aldığınız ülkeden ucuza olsa zaten Asya-Pasifik'ten dropshippinge, orta doğu ve Türkmen devletlerden reexporta bu kadar yönelinmezdi.
0
nawar
(28.05.24)
fluke marka cihazlar amerikadaki fiyatın 2 katı türkiyede. hem de resmi distribütörden
not. türkiyede fluke un ürettiği cihazları üreten kimse yok, olmaz da yakın zamanda

devlet, bazı sektörlere x alanında mühendisi çalıştır (kontrat imzala, ayda 1 imza at) vb gibi şart koştuğu gibi, çoğu alsatçıyı da böyle ayakta tutuyor. her türlü sırtımıza biniyor. sıkıntı devletin kendisi.
0
lambırcek
(29.05.24)
(5)

Orta çağ Avrupa'sı atmosferli şarkılar önerebilir misiniz?

marsli gocmen
Böyle birazdan engizisyon mahkemesine çıkıp yargılanacakmışız ama cadılar konseyi bizi kaçırıp kurtaracakmış gibi hissettiren gotiğimsi müzik önerileri.Era - Ameno gibi.
Böyle birazdan engizisyon mahkemesine çıkıp yargılanacakmışız ama cadılar konseyi bizi kaçırıp kurtaracakmış gibi hissettiren gotiğimsi müzik önerileri.

Era - Ameno gibi.
0
marsli gocmen
(27.05.24)
Enigma olur mu?
www.youtube.com
0
Mirket
(28.05.24)
era - impera da güzeldir. bu da var

www.youtube.com
0
nothing in my way
(28.05.24)
rock müzik seviyorsanız haggard da bu dediğiniz tarza uygun.
0
bigcaptain
(28.05.24)
www.youtube.com

Bu kanalı tavsiye ederim bazı şarkıların ortaçağ temalı coverlarını yapıyorlar.
0
norek
(28.05.24)
A que por muy gran fremosura
youtu.be
0
akhenaten
(28.05.24)
(8)

gidilemeyen düğün için sonradan altın almalı mı?

semaforo de medianoche
bir arkadaşın düğününe katılamadım. aslında şartları zorlasam katılabilirdim ama çok da yakın değildim o sıralar. dolayısıyla altın da takmadım. fakat sonradan yakınlaştık bununla. muahbbetimiz arttığından beri de sık sık şakayla karışık altınımı al diyor bana. şakayla karışık gibi ama ciddi de yani
bir arkadaşın düğününe katılamadım. aslında şartları zorlasam katılabilirdim ama çok da yakın değildim o sıralar. dolayısıyla altın da takmadım. fakat sonradan yakınlaştık bununla. muahbbetimiz arttığından beri de sık sık şakayla karışık altınımı al diyor bana. şakayla karışık gibi ama ciddi de yani çünkü şaka olsa 1-2 yapılır bununki her hafta rutine döndü artık. bana da açıkçası saçma geliyor o zaman çok yakın olsak zaten katılamıyorum ama altınını mutlaka alıcam sonradan falan derdim ama değildik. sonradan yakın oldum diye geçmişe yönelik borç çıkması mantıklı değil bence. zaten zengin de birisi. abd tatiline gittiği için geçen parası bitmiş borca girmiş de sonuçta lüks bir etkinlik yapmışsın da bitmiş paran ekmek alarak bitirmedin yani. siz olsanız napardınız?
0
semaforo de medianoche
(27.05.24)
İlk evine gittiğinde ağır bir hediye götürürsün.
Yoksa yok.
Ha hemen düğün sonrası Ya, mazeretim vardı gelemedim ama falan deyip altını sunmak iyi olurdu da şimdi olmaz.
Zaten o kadar dillendirilmiş bir şeyi alman da abes olur.
0
Mirket
(27.05.24)
altından çok bu vakitten sonra evine ancak mutfakta kullanabileceği veya vitrinlik bir hediye götürülür.
Altın vermek düğünden sonra sonra tuhaf olur. Hiç duymadım.
Altında almanda ısrar ederse mütekabiliyet esasına bağlı olarak şakayla karışık olarak:
- memlekette doğum oranları azaldı. çocuk yaparsan o zaman alabilirim.. diyebilirsin.

Öyle altınları alıpta bayram da yaklaşıyorken denize sahillere hemen inmek yok .
0
diyecevaplandı
(27.05.24)
Hayır. Evini ilk defa ziyaret ederken hediye götür ona göre.
0
nawar
(27.05.24)
Evet
0
doharkoman
(28.05.24)
Sen de ondan iste. Sünnetimde altın getirmedin altınımı alırım de. Ya da mezuniyet hediyesi ver de. Madem geçmişe yönelik isteyebiliyorsunuz :D
0
Gradient_tabanlı_mor
(28.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor gibi ergence saçma sapan bi yaklaşımda bulunma bence. içinden geliyorsa al, belli ki içinden gelmiyor o zaman sallama hiç. bu muhabbetiniz de yakında biter zaten, sakız gibi uzuyorsa o arkadaşı çıkar hayatından hatta bence.
0
numlock
(28.05.24)
O zaman yakın olmadığınız için katılmamışsınız dolayısıyla altın almanıza gerek yok. Şakayla karışık dokundurmalarına devam ederse şakayla karışık terslerdim ben olsam.
0
pispinti
(28.05.24)
Alacağım olsa da sırf sürekli şakası döndüğü için almazdım ben.
0
peki madem
(28.05.24)
(4)

Kapalıçarşıda 4 çeyrek verip 1 tam almak - altın

adwokat
Üstüne para vermeden mümkün mü? Neticede 4 tane 50 tl yi verip 200 bütünlemek gibi değil mi? Tşk
Üstüne para vermeden mümkün mü? Neticede 4 tane 50 tl yi verip 200 bütünlemek gibi değil mi? Tşk
0
adwokat
(27.05.24)
alırken alış fiyatından satarken satış fiyatından satacakları için 300 400 tl fark olur
0
jülsezar
(27.05.24)
Tamamen alış fiyatı satış fiyatı arasındaki fark kadar değil ama bir miktar fark alırlar.
0
Mirket
(27.05.24)
Kesin fark alırlar, fark vermeden halledemezsiniz.
0
kumandanim
(27.05.24)
altına göre değişir.

çeyrekler kulplu ise fark isteyebilirler. kulpsuz ise birebir verebilirler. ben kapalıçarşıda değil de başka bir şehirde yaptım bunu.
4 kulpsuz çeyrek verip 1 cumhuriyet almıştım.
0
jelly bear
(27.05.24)
(7)

Lansor

pianeta
Midem alev topu gibi yanıyor. Ama sabah kahvaltı yaptım (haşlanmış yumurta ve yoğurt-yulaf karışımı).Birkaç saat bekleyip acıktıktan sonra Lansor içsem yine işini yapar mı?
Midem alev topu gibi yanıyor. Ama sabah kahvaltı yaptım (haşlanmış yumurta ve yoğurt-yulaf karışımı).
Birkaç saat bekleyip acıktıktan sonra Lansor içsem yine işini yapar mı?
0
pianeta
(27.05.24)
Hayır
0
Mirket
(27.05.24)
gaviscon al yemek sonrası için mis gibi yarım saatte dindiriyor yangını
0
eja
(27.05.24)
Talcid'in işe yaramadığı durumda Gaviscon yarar mı peki?
0
🌸pianeta
(27.05.24)
Benim doktor, Tok karna da işe yarar diye Rabiza vermişti. Ama ikinci sorundaki hangi ilaç hangisini döver kısmını bilemeyeceğim.
0
Mirket
(27.05.24)
Tok karna iciliyor zaten gaviscon valla kizilkayalarin les islak hamburgerinden sonra bile ise yaradi canim gaviscon
0
eja
(27.05.24)
Yapar ama acil çözüm için normal ısıdaki suya 1 çay kaşığı karbonat koyup içerseniz daha iyi olabilir.
Karbonatı yüksek maden suyu da aynı görevi yapar.
0
hebanon
(27.05.24)
Tok karna pek işe yaramaz Lansor. Mide boşalsın diye 4-5 saat bekleyin
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(27.05.24)
(2)

burnun bir tarafının tıkanması

tabudeviren
bazı sabahlarda burnumun bir tarafının (genellikle sağ) tıkalı olduğunu ve tek taraftan canla başla nefes aldığımı fark ediyorum.bu tıkanıklık mukus tıkanıklığı değil bu arada. sonra açılıyor.bazen sol taraf oluyor aynı şekilde.açık tarafı kapatıp nefes almaya çalıştığımda kapalı tarafta hava güçlük
bazı sabahlarda burnumun bir tarafının (genellikle sağ) tıkalı olduğunu ve tek taraftan canla başla nefes aldığımı fark ediyorum.

bu tıkanıklık mukus tıkanıklığı değil bu arada. sonra açılıyor.
bazen sol taraf oluyor aynı şekilde.

açık tarafı kapatıp nefes almaya çalıştığımda kapalı tarafta hava güçlükle ilerliyor.
hep bir taraf olsa neyse diyeceğim de, bi o taraf, bi bu taraf.
neden olabilir?
0
tabudeviren
(26.05.24)
Alerji
0
Mirket
(26.05.24)
nazal polip

kbb'ye gidiniz. risonel yazıp gönderecektir muhtemelen.
0
bisorumvargaliba
(27.05.24)
(9)

gayrimenkul alırken uzun vadeli tl borçlanma

the feel good
yakın dönemde kendimin de kullanabileceği yani oturum için uygun olan (topraktan yada inşaat aşamasında bir projede yer almak istemiyorum) bir konut yatırımı yapmak istiyorum. aynı zamanda nakit ve vadeli olarak bir fiyat farkı belirtmeyecek şekilde. yani nakit fiyatına firma bünyesinde taksitlendir
yakın dönemde kendimin de kullanabileceği yani oturum için uygun olan (topraktan yada inşaat aşamasında bir projede yer almak istemiyorum) bir konut yatırımı yapmak istiyorum. aynı zamanda nakit ve vadeli olarak bir fiyat farkı belirtmeyecek şekilde. yani nakit fiyatına firma bünyesinde taksitlendirebileceğim şekilde bir gayrimenkul yatırımı yapmak istiyorum.

vadelendiren firmalar genelde 24 aylık teslim süresi gibi koşullar belirliyor yada nakit ve vadeli fiyatları arasında uçurun oluyor. aslında yeteri kadar nakit param mevcut, fakat döviz olarak kazandığım için bu parayı mevcut haliyle koruyorum. ödeme aşamasında hem dövizden, hem de enflasyondan karlı duruma geçmeyi düşünüyorum.

konum: istanbul
0
the feel good
(26.05.24)
Hocam Türkçe konusunda biraz sıkıntılarımız var galiba.
Konuyu baştan alıp bir daha anlatabilir misiniz?
Bir de tam olarak soru ne acaba?
0
Mirket
(26.05.24)
Tamam.
0
pispinti
(26.05.24)
@mirket ,

uzun dönem tl olarak borçlanabileceğim bir gayrimenkul yatırımı yapmayı düşünüyorum. bu konuda öneriniz varsa tavsiye verebilir misiniz?

şartlarım:
-oturuma hazır olacak.
-nakit ve vadeli olarak bir fiyat farkı belirtmeyecek.
-konum olarak istanbul'da olacak.
0
🌸the feel good
(26.05.24)
Hala net değil sorunuz ne tavsiyesi bekliyorsunuz tam olarak ?

Sahibinden’de ev ilanları var işte, ev belli banka kredi veriyor oranlar belli. Ne soruyorsunuz ?
0
Mcfly
(26.05.24)
" ödeme aşamasında hem dövizden, hem de enflasyondan karlı duruma geçmeyi düşünüyorum."

Sorunuza hiçbir muhalefetim yok, gerçekten çok iyi bir soru. Ancak bu soruya cevap verebilmek için zaman yolculuğu yapmak gerekiyor.
0
hayirsiz
(26.05.24)
Aylık mortgage faizi 5 yıllık kredi için sanırım %3,5. Resmi enflasyon %65. Bu şartlar altında bırakın evi, peşin fiyatına 5 yıl gibi görece uzun bir vadeyle kimse tişört bile satmaz. Bankalar bile doğru dürüst kredi vermiyor.
0
salihdt
(26.05.24)
Şu an konut alınır mı? Bence öncelikle sorulacak soru bu. Oturmak maksatlıysa ve bir süre daha bekleme tahammülü yoksa alınır. Ben yatırım olsun diye almam.

Ben konut alacak olsam ne o müteahhitlerin yaptıkları vadeli satışa giderim ne de banka kredisi kullanırım.

Paramı hazır eder istedikleri fiyatın %70 ine veriyorlarsa alırım. Yoksa almam.

Param yoksa bu devirde zaten krediyle almam. Zaten kredilerin ödeme planını gören koşarak uzaklaşır.
0
Mirket
(26.05.24)
@mcfly yani şu cevabı verebiliyorsan sorumu yeterince anlamışsın ama cevap verebilecek nitelikte bir backgroundun yok demek ki. büyük inşaat firmaları stokta kalan gayrimenkullerini eritmek için kampanyalar yapar ya; bu tarz bir durum olabilir, bankalar ellerinde bulunan gayrimenkuller için böyle bir opsiyon sunabilir. bilemiyorum, kafamdaki ihtimalleri söyledim ve sizden gelebilecek gerçek opsiyonları değerlendirmek için böyle bir başlık açtım.
0
🌸the feel good
(26.05.24)
Alabilirsiniz şu an gayrimenkul almak için en uygun zaman bir daha böyle fırsat çok zor gelir 20 yılda 1 defa geldi işte gayrimenkul fiyatları dipte fakat son baharda biraz hareketlenecek Kasım aralik gibi faiz indirimi olursa gayrimenkul fiyatları hızlı bir şekilde yukarı yönlü ilerler. Alacaksanız şimdiden alın bu fırsat kaçmaz. Şartlarınız için gayrimenkul danışmanı ile görüşün.
0
doharkoman
(27.05.24)
(3)

Borsacı arkadaşlara bir soru

adriana lima poposu yaglayicisi
Memet Şimşek "Biz dolar almasak 20 liraya düşecekti" dedi, ihracat yapan şirketler önümüzdeki 4-5 ay sıkıntı yaşayacak gibi duruyor çünkü enflasyon kaynaklı TL maliyetler sürekli artarken kur sabit kaldığı için satış gelirleri artmıyor. Bu durumda kurun sabit kalmasının olumlu etkileneceği hangi sek
Memet Şimşek "Biz dolar almasak 20 liraya düşecekti" dedi, ihracat yapan şirketler önümüzdeki 4-5 ay sıkıntı yaşayacak gibi duruyor çünkü enflasyon kaynaklı TL maliyetler sürekli artarken kur sabit kaldığı için satış gelirleri artmıyor. Bu durumda kurun sabit kalmasının olumlu etkileneceği hangi sektör ve şirketlere yatırım yapılabilir sizce?

Yatırım tavsiyesi olmadan "bence şu sektör bu durumdan karlı çıkabilir" diyeceğiniz sektör ve şirketler nerlerdir? Teşekkürler.
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(26.05.24)
Şu an bir hayal alemi yaratılmış durumda.
Dolar fazla düşerse İhracat ve turizm durur. Bu olmasın diye Doları düşürmemeye çalışan Merkez Bankası Dolar alıyor.
Ülkenin Dolar alacak kaynağı yok. Mecburen para basıyor.
Para basınca piyasadaki TL artıyor, bu da enflasyonu patlatır.
Enflasyonu dizginlemek için faizi arttırması lazım.
Faizi arttırırsa KKM'deki çözülme durur.
Tam bir kaos ortamı.
KKM'deki çözülme istedikleri seviyeye gelene kadar bu gidişatı sürdürmeye çalışacaklardır. Ama başarılı olunabilir mi konusu karışık biraz.

Soruna en uygun cevap, Perakende, Gıda, ;çecek

Bu arada bugün Marmara forum, İstanbul Forum ve daha AVMlerin konkordato ilan ettikleri haberi düştü ki bunlar dev idi. Yani bir yangın var. Kontroldan çıkarsa sektör bazında değil de endeks bazında nasıl bir düşüş görürüz. Hayal edemiyorum.
0
Mirket
(26.05.24)
"biz almasak" gibi bir şansı yok zaten. iki nedenden dolayı. 1) rezervin eksi 70 milyar dolar (idi), sıkıyorsa alma. 2) usd kuru düşerse gelen sıcak para vade sonunda tekrar usd'ye dönerken %50 faiz yanında bir de bu usd değer kaybını öderiz.
0
screamshot
(26.05.24)
Muallak bir soru. Süre nedir belirsiz. Gerisi bakanımızın açıklamasından sonra kendiniz bilmeden yorumlamışsınız sanırım yanlış bir yorum USD sabit kalmıyor arz talebe göre iniyor veya çıkıyor sabit kur uygulaması söz konusu değil. Yıl sonu mal ve hizmet ihracatı toplamıyla birlikte 400 milyar USD'ye yakın bir rakamla kapatarak cumhuriyet tarihi rekoru kıracağız. Ekonomik program başarılı bir şekilde öngörüldüğü gibi devam ediyor mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra hızlı bir şekilde düşüş eğilimine girecek. (baz etkisi). Borsada uzun vadede karlı çıkmayan şirket yok BIST gerek TL gerek USD olarak dünyanın en fazla kazandıran borsalarından biri. Bu yıl sonuna kadar BIST'te önce 15 gün sonra 20 bin puan ve üzeri hayal değil. Borsaya yatırım yapmayı düşünüyorsanız önce finsansal okuryazarlık eğitimi alın. Aynı Mehmet Şimşek ''borsa oyun alanı değil'' diyerek de bir uyarıda bulunmuştu. Yabancı yatırımcıların son dönemlerde en fazla yatırım yaptıkları sektör bankacılık ve finans oldu.

Buradan finans eğitimi alabilirsiniz:
finansalokuryazarlik.spl.com.tr
0
doharkoman
(26.05.24)
(1)

Begonvil sökülüp taşınır mı?

tchuck
ön bahçemizde bir begonvil var, o begonvilin çok uzamasına izin vermiyoruz, müthiş arsız olmasına rağmen sık sık kısaltıyoruz, alanı çok kapattığı için.aslında arka bahçede tam olarak kapanmasını istediğimiz bir alan var.bu begonvili kökünden alıp oraya taşısak, böyle bir şey mümkün müdür?mümkünse o
ön bahçemizde bir begonvil var, o begonvilin çok uzamasına izin vermiyoruz, müthiş arsız olmasına rağmen sık sık kısaltıyoruz, alanı çok kapattığı için.

aslında arka bahçede tam olarak kapanmasını istediğimiz bir alan var.

bu begonvili kökünden alıp oraya taşısak, böyle bir şey mümkün müdür?
mümkünse orda yaşama ihtimali %kaç tır ve yaşatmak için neler yapmak gerekir?
0
tchuck
(26.05.24)
Şu an olmaz. İlkbaharda olabilir. İzmir için Mart başı falan.
0
Mirket
(26.05.24)
(3)

Gecelik 7500 faiz?

Topalordek
Selamlar. 2001 krizi ile ilgili araştırma video izlerken şöyle bir habere denk geldim. "Gecelik faizler tarihinin en yüksek seviyelerine, interbank piyasasında yüzde 6.200'e, repo piyasasında ise 7.500'e fırladı." Bu ne demek oluyor. Bankada şu an vadeli mevduat için yıllık %50 oran veriyorlar. Bunu
Selamlar. 2001 krizi ile ilgili araştırma video izlerken şöyle bir habere denk geldim. "Gecelik faizler tarihinin en yüksek seviyelerine, interbank piyasasında yüzde 6.200'e, repo piyasasında ise 7.500'e fırladı." Bu ne demek oluyor. Bankada şu an vadeli mevduat için yıllık %50 oran veriyorlar. Bununla birlikte açıklama ve kıyaslama yapabilir misiniz? Sene başında 100 liram sene sonunda 150 oluyor şimdiki vadelide. Ama bu haberdekinde nasıl oluyor? Teşekkürler.
0
Topalordek
(26.05.24)
O gecelik faizi yılın 365 günü vermiyor. Bir günlüğüne TL ye aşırı sıkışmış olmanın o güne ait bedeli o.

Yıl boyu o faiz veriliyormuş gibi düşünürsen çok değişik yerlere gidersin.

Şöyle düşün. Ticaretle uğraşanlar bilir. Çekin son ödeme günü gelmiş. Bugün ödemezse çok büyük sıkıntıya girecek. Yarın da bir yerlerden para gelecek. Gidip bugün bana 1000 lira verirsen yarın sana 1250 lira veririm diyor. İşte sana gecelik %7500 faiz.
0
Mirket
(26.05.24)
HellKeePer
(26.05.24)
Repo faizi. Gecelik faiz değişken faizdir mevduat faizi ise bileşik nominal faizdir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yaşadığı en kötü ekonomik dönemlerden biridir devlet memuruna maaşını ödeyemiyordu ülke adeta iflas etmiş durumdaydı.
0
doharkoman
(27.05.24)
(9)

Kirada olan birine ev hediyesi alınır mı?

winston insani
Merhabalar,Biriyle tanıştım, yaklaşık 1 ay önce yaşadığım şehre taşınmış ve kirada yaşıyor. Eğlenceli biri, yakın hissettim kendime, karşı cinsim ama tamamen arkadaş olarak bu düşüncelerim.Bugün henüz çaydanlığı olmadığını söyledi evinde muhabbet arasında, benim de aklımdan bir arkadaşı ile birlikte
Merhabalar,

Biriyle tanıştım, yaklaşık 1 ay önce yaşadığım şehre taşınmış ve kirada yaşıyor. Eğlenceli biri, yakın hissettim kendime, karşı cinsim ama tamamen arkadaş olarak bu düşüncelerim.

Bugün henüz çaydanlığı olmadığını söyledi evinde muhabbet arasında, benim de aklımdan bir arkadaşı ile birlikte bir "ev hediyesi" alma fikri geçti ama 2 tane soru var kafamda;

1. kirada olan birine ev hediyesi alınır mı? Yani bir kötülüğü olmaz heralde, hem yeni taşınmış ama kendi evi de değil, bilemedim.

2. kendisine sarktığımı düşünür mü bir ev hediyesi alsam? eğer bu şekilde düşünebilme ihtimali varsa hiç hediye almam daha iyi diye düşünüyorum :\
0
winston insani
(25.05.24)
Evine ilk giderken alınır tabi
Ama alıp da dışarıda verilmez.
0
Mirket
(25.05.24)
Kirayla ne alakasi var sjsjjs. Evi sonucta su an onun
0
mor oje
(25.05.24)
Samimi değilsen gereksiz, rahatsız edici hatta.
0
numlock
(25.05.24)
Kirada olan birine de ev hediyesini alınır tabii ki, evi sonuçta. Özellikle ilk defa gidiyorsanız evine bir hediye almak hoş olur.

Ama kendi evi de olsa dışarıda bulusuldugunda "ev hediyesi" diye almak biraz ilginç olabilir.
0
fraise
(25.05.24)
Ev hediyesini evin kendisine değil oturana aldığımız için alınır.
0
Bruce
(25.05.24)
eve ilk ziyarette ev hediyesi alınır, niye rahatsız edici olsun.

sarktığını düşünme konusunda ise kadınların sezgileri bu konuda kuvvetlidir.
0
orpheus
(25.05.24)
Ev hediyesi bir eve ilk kez ziyarete gittiğinizde verilen şeydir +1.
0
akhenaten
(26.05.24)
Çaydanlık mühim, nem belki mesaj vermek istemiştir, 'sana çay yaparım' diye. Yanına 500 gr filiz veya altınbaş çay da al git bence
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.05.24)
Alınmaz kirada olan insan meczup bir fakirdir ziyaret bile etmemelisiniz.
0
Mcfly
(26.05.24)
(6)

kalp krizi ve ekg üzerine

kljgslsdkjsd
varsayalım ben gece kalp krizi geçirdim. sonra da sabah acile gidip ekg ve akciger grafitisi çektirdim. yakın zamanda kalp krizi geçirdiğim belli olurdu değil mi?
varsayalım ben gece kalp krizi geçirdim. sonra da sabah acile gidip ekg ve akciger grafitisi çektirdim.

yakın zamanda kalp krizi geçirdiğim belli olurdu değil mi?
0
kljgslsdkjsd
(25.05.24)
Tomografi niye?
Kan tahlili ile belli olur.
0
Mirket
(25.05.24)
akciger grafitisiymiş. kan tahliliyle nasıl belli oluyor ya?
0
🌸kljgslsdkjsd
(25.05.24)
jülsezar
(25.05.24)
Troponin'e bakarlar.
0
Mirket
(25.05.24)
Anlasilabilir evet, babam 2 yil once benzerini yasamisti ama yas ve risk faktorunden birkac ek test daha yapmislardi.
0
zararsızamip
(25.05.24)
troponin deli gibi yüksek çıkar.
0
orpheus
(25.05.24)
(3)

Nefes alırken zorlanmak - ses gelmesi

tchuck
not: hasta değilim (yani grip vs. değilim).2-3 haftadır nefes alırken biraz zorlanıyorum sanki. hatta o yüzden merdiven inip çıkarken hızlı yoruluyorum.son 2-3 gündür biraz daha belirgin hissetmeye başladım, sanki ciğerlerimi tam şişiremiyormuşum gibi hissediyorum. daha doğrusu tam şişirmek için zor
not: hasta değilim (yani grip vs. değilim).

2-3 haftadır nefes alırken biraz zorlanıyorum sanki. hatta o yüzden merdiven inip çıkarken hızlı yoruluyorum.
son 2-3 gündür biraz daha belirgin hissetmeye başladım, sanki ciğerlerimi tam şişiremiyormuşum gibi hissediyorum. daha doğrusu tam şişirmek için zorlanıyorum gibi.

bir de öğlen 1-2 tane bir şey taşıdım, yine nefesim müthiş azaldı, o sırada derin nefes alırken ıslık gibi bir ses çıktı ciğerimden. tek seferlik değil, dinlenene kadar sürekli olarak çıktı bu ses.

bunlar neyin belirtisi olabilir?
kbb'ye mi gitmeliyim veya ne tür bir test yaptmalıyım?

hiçbir şekilde sigara içmiyorum, tütünlü/dumanlı hiçbir şey içmedim haytım boyunca.
0
tchuck
(25.05.24)
Çok mu zayıf birisin? Merak ettim.

Bir göğüs hastalıkları uzmanına görünmeni öneririm.

Bi de şundan al. Üfle arada.

www.trendyol.com
0
Mirket
(25.05.24)
yok aslında tam tersi kiloluyum, 10 kilo civarı fazlam var suan
0
🌸tchuck
(25.05.24)
KOAH mı acaba dedimdi de. Şimdi de göbüş aşağıdan diyaframa mı basıyor acaba diyebiliriz :) Göğüsçüye oksijen açlığını da öten nefesi de anlat.

Geçmiş Olsun.
0
Mirket
(25.05.24)
(4)

Sürekli bir burnum tıkalı? Sebebi ne olabilir

the sound and the fury
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
the sound and the fury
(25.05.24)
Belki kemik eğriliği vardır.
0
rock n roll
(25.05.24)
Kemik eğriliği +1
Geniz eti
Alerji
üçlüsünden biri olmalı.
Bir KBB uzmanı ne olduğunu ve ne yapılması gerektiğini söyler.
0
Mirket
(25.05.24)
Septum deviasyonu ya da alerjiye bağlı konka şişmesi olabilir.
0
prole
(25.05.24)
konka şişmesi >>>> konka hipertrofisi
:)
0
Mirket
(25.05.24)
(3)

ev alirken odenmesi gereken diger ucretler

antikadimag
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
0
antikadimag
(25.05.24)
bir de bu kiracilar ne kadar komisyon aliyor? sanirim sahibinden'deki fiyatlarin sismesinin bir diger nedeni de bu arkadaslar.
0
🌸antikadimag
(25.05.24)
Alıcıdan ve satıcıdan %2 +KDV alırlar da kiracılar almaz onu, emlak komisyoncuları alır.
0
Mirket
(25.05.24)
Konutu nakit aldığında ve banka kredisi kullanmadığında: tapu harcı ve DASK zorunludur.

İşin içine banka kredisi katarsan banka sana hayat sigortasını, konut için DASK ile birlikte yangın sigortası vb. zorunlu tutabilir.

DASK, hayat sigortası ve diğer sigortalar yıllık 6-7K kadar tutabilir. Tapu masrafı evin rayiç bedeline göre belirlenir ve %4'tür.
0
Lethe
(25.05.24)
(14)

Uc gunde 3 kere borc isteyen kuzen

kassiopeia
Kuzenim, ikinci dereceden, senelerdir gorusmuyoruz ve konusmuyoruz (rahat 6-7sene olmustur, belki daha fazla), arada ailesiyle gorusuyorum da kendisiyle degil, ablalarindan daha buyugum, babasina ve annesine ciddi gonul borcum vardi. Uc -dort gun once instagramdan yazdi, para istedi, gonderdim, erte
Kuzenim, ikinci dereceden, senelerdir gorusmuyoruz ve konusmuyoruz (rahat 6-7sene olmustur, belki daha fazla), arada ailesiyle gorusuyorum da kendisiyle degil, ablalarindan daha buyugum, babasina ve annesine ciddi gonul borcum vardi. Uc -dort gun once instagramdan yazdi, para istedi, gonderdim, ertesi gun bankaya borcu oldugu icin oraya verdigini soyledi, tekrar ayni tutari istedi tekrar gonderdim, ertesi gun tekrar yine ayni tutari istedi, gonderdim. Dun tekrar ayni tutari istedi, kafamdaki limite ulastigi icin gondermedim, daha da gondermeyecegim. Paranin gelmeyecegini bilerek, gonul rahatligi ile verdim, burada bi yanlis anlasilma olmasin, durumun absurtlugunu filan sormuyorum. Ailesine soylememi istedi, soylemeyecegim.

Sormak istedigim, isteme hali - asiri derecede yazmak, tam o anda gondermemi istemesi (su anda hemen gonderir misin, lutfen simdi, gibisinden), boyle sacma bir panik hali, hep ayni tutari istemesi filan, ucunde de ayni sekilde olunca acaba iddia batagina mi girdi dedim, ya da boyle online baska isler. Bu kadar yaygin mi turkiye'de gencler arasinda, yasi 23-24 filan sanirim.
0
kassiopeia
(25.05.24)
tabii ki. iddia, kumar, madde her sey olabilir yaninda birileri varsa onlar da gazliyor olabilir
0
ala09
(25.05.24)
Hocam telefonla falan konuştun mu, instagram'ı hacklenmiş, paralar da dolandırıcılara gitmiş olmasın?
0
plutongezegendegilmi
(25.05.24)
@pluton cok tesekkurler hocam, oyle bir durum yok, iban'nina attim, zaten hesap adi filan kendi adi soyadi, konustum
0
🌸kassiopeia
(25.05.24)
İstediği tutar nedir?
0
numlock
(25.05.24)
online girdiği için böyle

düşünün sizin gibi kaç kişiye yazdı belki de
0
duyurukullanıcısı
(25.05.24)
bir benzeri bizde de var, online bahis, kumar işine bulaşmış.

ilk önce abimden para istemiş birkaç kere göndermiş, baktım sonu gelecek gibi değil göndermedim dedi. Daha sonra benim numaramı bulmuş benden de istedi bende gönderdim bir miktar (3bintl), sonra sürekli yazmaya başladı acil para lazım, kulun köpeğin olayım, şu gün ödeme gelecek verecem, v.s bin bir türlü yalan.

En son annesini kafalamış ona aratıyormuş milleti, iş kurucam, ticaret yapıcam para lazım diye, sonradan duyduk ki tüm akrabalardan yurtiçi-yurtdışı benzer şekilde para istemiş, hiçbirini geri ödememiş tabi ki, arkadaş çevresinden ne kadar borç para aldı, bankalara falan ne kadar para borcu var bilen yok.
0
sealth
(25.05.24)
ben olsam ikinciyi yollamazdım. anne babasına gönül borcun varsa geri ödemeyeceğini bilsem bile bir kereliğine verirdim. ama ikincisi, hem de ertesi günü istemesi ya yüzsüz ve iyi niyetini suistimal eden birisi oldugunu ya da başına bir iş açtığını gösterir. kumar, uyuşturucu, şantaj ve tehditle para isteyen bir sevgili, dolandırıcılık ihtimali vs.
0
benarrivo
(25.05.24)
Her hangi bir bağımlılık varsa ailenin ileri gelenleri onu güzelce bu bağımlılıktan kurtarmak için kendisiyle uygun şekilde görüşsünler.
En sonunda intihar bile olabilir.
0
diyecevaplandı
(25.05.24)
yanıtları okumadan direkt kumar olduğunu düşündüm, yazmışlar da zaten. ben 2.sinde göndermezdim, ailesine de bilgi verirdim.
0
deartheodosia
(25.05.24)
uzak kuzenlerinden bile istediğine ve 3 kez art arda sıkıştırdığına göre de durum ciddi.
0
deartheodosia
(25.05.24)
Aileye gönül borcu aileye haber vermeyi gerektirir.
0
Mirket
(25.05.24)
@mirket bunu okuyunca bi dusundum hocam, tesekkur ederim. Yani bilemiyorum yuzsuzlugunden mi istiyor, epey cahil bi cocuk bakti gonderiyorum yuzsuzluge de vurmus olabilir, gayet olasi, ama nedense icime bi oyle dustu, bahis filan gibi yoksa dedigim gibi senelerdir cocugun ne yaptigindan haberim yok, simdi ailesine haber verip (boyle bi durum yoksa) olay cikarmak da istemedim.
0
🌸kassiopeia
(25.05.24)
6-7 senedir görüşmediğim kişiye zank diye borç isteyince göndermem. Hatta önce hacklenmiş olduğunu düşünürüm. Ailesine bir vefa borcum varsa ve o sebeple gönderdiysem de ikincisini ailesi ile konuşmadan göndermem. Kumar olasılığı yüksek. Alternatif olarak böyle 5-10 kişiyi yoklayıp yolunu buluyor da olabilir. İletişim kesildiği için de ailesine gitmeyeceğini düşünüyordur.
0
nawar
(25.05.24)
her seferinde aynı miktarı istemesi akla sweet bonanza tarzı bir yerde yediği ihtimalini getiriyor.
0
beatbox yapan metalci
(25.05.24)
(2)

Türkiyedeki ev kiralarini gosteren yada kiyaslayan site var mi?

Zetnikov
Sb
Sb
0
Zetnikov
(24.05.24)
Hepsiemlak'da herhangi bir kiralık evin sayfasını aç ve sayfayı aşağı kaydır. O şehir, o ilçe, o semt evlerinin son 12 aylık metrekare fiyatlarını ve o evin durumunu grafik üzerinde gör.
0
Mirket
(24.05.24)
Emlak endeksi aradığınız. En detaylısı Endeksa sahibinden.com'da da var ama ilan fiyatlarını baz alıyor. Bir kaç site daha var.
0
doharkoman
(24.05.24)
(19)

Sokak köpekleri konusunda kimin ne çıkarı var?

michael_knight
Sokak köpekleriyle ilgili son günlerde iyice artan bir tartışma var. Konu hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, onu yazınca tartışma çıkıyor. Twitter'da yapalım bu tartışmaları :)Bu konudan kimin çıkarı var? Hangi karar verilirse veya verilmezse kim nasıl para kazanıyor?Tartışma öyle bir hal aldı ki
Sokak köpekleriyle ilgili son günlerde iyice artan bir tartışma var.
Konu hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, onu yazınca tartışma çıkıyor. Twitter'da yapalım bu tartışmaları :)

Bu konudan kimin çıkarı var? Hangi karar verilirse veya verilmezse kim nasıl para kazanıyor?
Tartışma öyle bir hal aldı ki arkasında başka bir konu olduğu belli ama ne olduğunu anlayamıyorum. Siz biliyor musunuz?
0
michael_knight
(24.05.24)
Mama lobisi var diyorlardı.

Yani sokakta köpek kalamzsa onları beslemek için mama alınmayacak bundan kazananlar artık kazanmayacak.
0
jülsezar
(24.05.24)
1.Rant
mama ve bağış lobisi ve oy potansiyeli.


2.Rant
ayrıca köpek dışkısı çok zararlı bir madde ve özellikle ilerleyen süreçte başıboş köpek sorunu yüzünden almanya regülasyonlar ile türkiye gıda ithalatına sınırlar koyacak. zaten bu amaçla bnd ve alman kaynaklı kuruluşlar bu konuyu destekliyor .

3.Rant
yıllık bazlı satılan kuduz aşısı miktarı ve ilerleyen süreçte covid benzeri solunum yolu ile bulaşan kuduz pandemisi uydurup tekrardan küresel ekonomik daralma ve büyüme yaratma
0
alp9900
(24.05.24)
Ekonomik kısmını bilmiyorum ama mama lobisi vs toplayıp imha etme ihalesini alacak akp yandaşı gibi bir durumdur muhtemelen.

Siyasi açıdan ise bu konu özellikle Erbakan'ın ve YRP'nin üstünde durduğu bir konuydu. Mesela seçim öncesinde YRP'nin İstanbul belediye başkan adayı Mehmet Altınöz'ün bir röportajını izlemiştim, orada da belirtmişti sokak köpeklerinin toplanması ve imha edilmesi gerektiğini. Yani seçim sonrasında Erdoğan'ın bir anda bu konuya eğilmesinin sebebini YRP'ye mesaj olarak görüyorum ben. YRP sadece bu konuda değil bildiğiniz gibi aşı karşıtlığı, lgbt düşmanlığı gibi konularda da ekstrem fikirlere sahip. Önü alınmazsa bu konularda da daha büyük etkileri olabilir diye korkuyorum.
0
nundu
(24.05.24)
1. Ben avukat olsam, sokak hayvanları aktivisti olur, böylelikle hayvanseverler arasında adımı duyururdum. Apartmanda hayvan yetiştirme konularında komşular çok davalık oluyorlar.

2. Ben veteriner olsam sokak hayvanları aktivisti olurdum. Ne kadar çok hayvan, o kadar çok iş.

3. Ben yem imalatçısı ve satıcısı olsam sokak hayvanı aktivisti olurdum. Sokaklarda besleme yapanları çok severdim.

4. Mama ve veteriner masrafı bağışçılığıyla geçinen fenomenleri unutmuşum :)

Konuya mizahi yaklaştım. Gerçekten gönül vermiş herkese saygım sonsuz.

En çok çıkarı olanı söylemeyi unutmuşum. Bunu aslında en başa büyük harflerle yazmak lazım. Şu an sokak hayvanlarını gündem yapmak asıl iki gündemi arka plana itmek içindir. Ekonominin çıkmazda olduğunu ve kaçak göçmenleri konuşmaktansa bu konunun konuşulması iyidir diye düşünenlerin çıkarı en baştadır elbette.

Yoksa sokak hayvanlarıyla ilgili hiçbir şey değişmeyecektir. Konu konuşulduğuyla tartışıldığıyla ve diğer iki konu unutulduğuyla kalacaktır.
0
Mirket
(24.05.24)
mama lobisi zannedildiğinden çok daha korkunç güçlü. benim keşfete bi adam düşüyordu eli yüzü düzgün saçı sakalı nizami kesilmiş ama 30 yıllık leş bi arabaya binip "bakın arkadaşlar bu son param ama onu da simit alıp bu yavrucaklara veriyorum" diye duygu yapıyordu. ben de başta inanmıştım da sömürücü çıktılar. bir benzeri geçenlerde sokak köpeklerine mama toplicam diye 27 milyon mu ne toplamış. dışarda deli gibi kedi köpek mama toplayacam para atıncılar var onların sesi çıkıyor o kadar.

çok da bi şey olacağı yok da boş teneke misali 200 kişi birleşip twitter'da gündem yapıyor her boku
0
avatar is back
(24.05.24)
aslında olayın sosyal medyada geçirilen süreyi arttırmakla çok ilişkisi olduğunu düşünüyorum. facebook belgeselini izlemişsinizdir, köpekler konusu da da benzer bir şekilde ateşlendi. evet tabii ki sorun yeterince ele alınmadığı için bazı ilçelerde ve bazı şehirlerde daha büyük ancak bu kutuplaşma, oluşturulan görseller vs sorunu olduğundan çok daha büyük ve korkunç algılatıyor insanlara. taraf oluyorlar, daha çok paylaşım yapıyorlar, her seferinde daha korkunç görseller paylaşıyorlar. ben en büyük kazananın twitter gibi sosyal medya hesapları ve yrp gibi gücünü göstermek isteyen küçük partiler olduğunu düşünüyorum.
0
red g
(24.05.24)
büyük bir çıkar falan yok, sadece medya üzerinden belli dönemlerde belli konular abartılarak gündem değişikliği sağlanıyor. yaklaşan büyük olaylar için güzel bir altlık. bakın nasıl çözdük zaferi olur bu konu.
0
orpheus
(24.05.24)
mama lobisi, bağış lobisi, etkileşim lobisi, hayvansever kadınları tavlama lobisi.

mama lobisini çokça yazmışlar zaten yukarıda.
bir de bağış toplayanlar var. sosyal medyada veya başka yollarla hayvanseverlerin duygularını kullanarak sokak hayvanlarına yardım ediyoruz diye para toplayanlar var.
etkileşim lobisi dediğim yine hayvanseverlerin beğenisini kazanmak ve bu sayede ünlü olmak isteyenler var. bu şekilde binlerce takipçi ve beğeni kazanıyorlar. bunu sadece kişi olarak düşünmemek lazım. bazı şirketler de bu şekilde sempati topluyorlar.
sonuncusu da malum. hayvanseverim ayağına hayvansever kadınlara yanaşan tipler var :)
0
benarrivo
(24.05.24)
Hem belediyeler hem stklar mama üzerinden dünya kadar para kaldırıyor.

Stk ile alakası olmayan, instagram'da tiktok'ta falan saf insanların saf duygularıyla oynayan, yorumlarda bahsedilen dolandırıcılar da mevcut. Sonra gidip kendilerine ev araba alıyorlar enayi paralarıyla.

Ankara BŞB mama fabrikası açmıştı saçmalığa bakar mısınız. Şimdi de bu kadar köpeğe nasıl kıyacaksınız diye ağlıyorlar. E mama fabrikası açacak parayı kısırlaştırmaya, düzgün barınaklara harcasaydınız ya.

Toplatılması da birilerine rant olur kesin.

Üzgünüm keşke işler buraya gelmeseydi ama şu an bu kadar köpeğin mutlu mesut bakılması mümkün değil belediyeler işlerini savsakladığı için bu noktaya geldik.
0
chicha_v2
(24.05.24)
alp9900 güzel açıklamış buna ek olarak sokak hayvanları sömürüsü kalitesiz şirketlerin sözde sosyal sorumluluk adı altında en ucuz pr yöntemlerinden biri.
0
doharkoman
(24.05.24)
chp izmir bb 40 milyon tlye barınak yaptı hem de 2 sene öncenin parasıyla. 1500 köpeklik kapasiteli. deü'deki köpekler belki sığar. ortada bir rant var evet.

bence en çok sesi ve etkiyi kedici köpekçi malum kitle yapıyor
popülist siyasetin çekincesi de onlar.
üstelik en kalabalık 3 partide o kitleden mebzul miktarda insan var.

türkiyede 80 darbesinden sonra başlayan, 90larda fırına giren, 2000lerde iyice pişen şehirli ve yeni malum kitle tam da kedi köpek için kurşun atacak bir ruh halinde.
0
lambırcek
(24.05.24)
Rant o kadar büyük ki yaz yaz bitmiyor. Bir diğer çıkar grubuda vurguncu dernekler. Bu hayvanlar üzerinden gerek toplumdan gerekse AB hibelerinden vurgunu vuruyorlar. Yetmedi bir de şimdi bu suistimali destekleyen Halktv, sözcü gibi yandaş provokatif medyalar var. Nasıl olsa kitlesi müsait ne versen yiyorlar.

Konu köpekler üzerinden tartışılıyor fakat sokaklarda sahipsiz hayvan olması bir sorun. Sokaklarda kedilerde olmamalı. Kuduz, bit pire riski bir tarafa kedi dışkısı toksoplazma içeriyor hani medyada ''kediye kafa tutan fare'' içerikli yayınlar var ya işte o fareler toksoplazmalı ve o farelerle temas eden kedilerde taşıyıcı daha sonra insana bulatırıyorlar halk sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun.
0
doharkoman
(24.05.24)
en ufak yapılanı söylüyorum;
bir tane instagram, tiktok v.b. hesabı açıyorsun.
adını patili bilmem ne, can dostlarXX şeklinde sevimli bir hesap açıyorsun.
sonra besleme ve yaralı hayvanlar acındırma postları kasıp takipçi topluyorsun.
daha sonra canlı yayın açıp sözde veterinerlere ve mama firmalarına olan borçların için para topluyorsun.
gelen paranın bir kısmını gerçekten kopeklere harcıyorsun ama önemli kısmı sana kalıyor.
bingo artık tam zamanlı bir köpekçısın, bu iş üzerinden geçimini sağlıyor, işleri büyüttükçe araba hatta ev bile alıyorsun. en iş bilmeyeni estetik masraflarını buradan sağlıyor.

binlerce köpekçi dernek var, neden sizce bir kaç büyük derken altında toplanmak yerine her önüne gelen dernek açıyor düşündünüz mü?
0
nuisance2
(24.05.24)
"Mama lobisi" iddiası komik. "Faiz grupları" gibi bir şey. Yani bu alanda ciddi dolandırıcılar var ama ulaşabildikleri kitle sandığınızdan çok daha küçük. Genelde varlıklı tiplere ulaştıkları için sosyal medyada biraz algı yönetimi ile vurgun yapıp gidiyorlar ama cidden öyle etkileri yok. Hisselerinden takip de edebilirsiniz.

Sokak köpeklerini kısırlaştırmak, yakalamak, uyutmak, barınakta toplamak gibi şeyler devletin ve belediyelerin işine gelmiyor. Çünkü şu kardeşinize yetkiyi verdikten sonra gördüğümüz etkiden dolayı ekonomik bir kriz içerisindeyiz. Harcama kalemlerini kısmaya çalışıyorlar. Bunlardan bir tanesi de sokak hayvanları konusu oldu.

Sokak hayvanları ülkede her zaman vardı ama konunun algı olarak değil, gerçek anlamda kontrolden çıkması başkanlık sistemi sonrasındaki son 7 yılın konusu. Yukarıda saydığım masrafların ve onlarda sırasında oluşacak sorunlar sebepli oy kaybının altına girmek istemiyorlar. O yüzden hayali hedefler yaratıp algıyı oraya kaydırıyorlar. 10 kişi barınak ya da belediye önünde protesto yaptı diye hükümet düşmez ama birilerinin istediği gibi on binlerce köpeği katledersen etkisi içeride ve dışarıda büyük olur.
0
nawar
(24.05.24)
@nawar etkisi içeride ve dışarıda büyük olur demiş de,

İçeride büyük bir etki olmayacaktır. Çünkü sokaklarda hayvan istemeyen bir %80 var. Yapılan kamuoyu yoklaması ortada.

Dışarıda niye etkisi olsun. Birkaç Afrika ya da Güney Amerika ülkesini saymazsak diğer bütün ülkelerde farklı bir şey mi yapılıyor sanıyorsun. Hepsinde var sahiplenilmeyen hayvanın uyutulması ya da itlafı.
0
Mirket
(24.05.24)
@mirket içeride "on binlerce köpeği toplayıp katledelim" diyen oran %80 değil. Emin olabilirsin. Belirli bir zeka seviyesinin üstündeki herkes farkındalık sahibi. Benim yaşadığım mahallede sokak köpekleri sorun olacak miktarda değil ama benim mahallem böyle diye ülkeyi de böyle sanacak değilim. İşte böyle sananlar var maalesef. Orası doğru. Yine de "nugget sevmek ile nuggetın nasıl yapıldığını izlemek" aynı şey değil. İnsanlar sorunun çözümü istiyor. Alternatifler sunuyor ya da sunamıyor o başka bir şey.

Evet farklı şey yapıyorlar. Avrupa ve ABD'de köpek ve kedi sorunu tabii ki kontrol ve itlaf ile çözüldü ama şu an başıboş köpek sayısı yurt genelinde yaklaşık 3 milyon olarak gözüküyor birkaç araştırmada. Sence sahipliyken bir şekilde sokakta kalan ve yakalandıktan sonra sahip bulunamayınca uyutulan köpek sayısı ne kadar o ülkelerde? Yani 1 ayda birkaç milyon köpeği katletmenin "Avrupa da yapıyor aynısını" seviyesinde olduğuna emin misin gerçekten? Tabii Avrupa ve ABD'nin yaptığı gibi hepsini yok edip fare ve haşere cennetine çevirmemeliyiz ülkeyi ama ekosisteme göre hesaplanacak şekilde (atıyorum) 500 bin köpeği bırakıp, onların da 3/4'ünü kısırlaştırırsan yine de çok kısa sürede 2,5 milyon gibi ciddi bir sayı yapıyor. Bir tek Çin'de o sayılar görülüyordu. Onlar da sadece Dünya ekonimisi oraya kaydığından beri sessiz kalınan konu.
0
nawar
(24.05.24)
Katledelim diyen oran %80 demedim zaten de.
Başlık altında ilk cevabımda mevcur statikonun korunacağını yeni bir şey olmayacağını söyledim.
Ama varsaysak ki itlaf kararı alındı. Hani eli silahlı adamlar yollara indi, gördüğü hayvanı anında infaz ediyor şeklinde bir durum olmayacaksa (ki olsa saçma olur) bu durumda zaten bu işin yapılması öyle bir ya da birkaç ayda olabilecek bir şey değil.
Kısırlaştırma dediğimiz olay bir ameliyat. Birkaç gün önce Bir kanserli insan ameliyatı için bile beklenildiğine dair bir duyuru vardı. Bu ülkede bu kadar hayvanın kısırlaştırılması için gerekli paranın bulunabileceğine inanıyor musunuz gerçekten?
Varsayalım ki bulundu o para. Bu kısırlaştırma işi kaç yıl sürer. Bu arada mevcut üreme tüm hızıyla devam etmez mi? 20 yıl öncesini bilenler son 20 yılda popülasyonun artışını bir gözünün önüne getirsin. Bu sayı artışına hangi kısırlaştırma hızı yetişebilir?
Hani el kangren olur kola doğru yürür de kolu kesmemiz lazım dediklerinde yaa kol kesilir mi, vahşettir romantizmini anlayamıyorum. Sevgi kısmı tamam da matematiğini görmezden gelme lüksünü anlamlandıramıyorum.
0
Mirket
(25.05.24)
Geçen twitter'da görmüştüm, 3 tane taşra belediyesi 40 milyon liralık mama ihalesi yapmış. TR'de binlerce belediye var, milyar liralık rant dönüyor. Ki yani bu sadece mama, barınak inşası, aşısı, veterineri derken kim bilir nasıl rakamlar çıkıyordur. Daha bunun bağış / dernek kısmı var falan filan.

Ama asıl sıkıntıyı kimse söylememiş. Yani 40 yaş üstü, çocuksuz bekar kadın pandemisi bu. Burada da çok dönüyor "çocuk yapılır mı yapılmaz mı" konusu falan filan da yapmayınca kafa gidiyor, böyle sorunlar ortaya çıkıyor işte. Çocuk yapmak kendi akıl sağlığına yapabileceğin en büyük yatırım. Kamu spotunu da sıkıştırayım araya.

Neyse, ben şahsen itlaf kararı çıkacağını da düşünüyorum (ihalesi/rantı olur, o da sorun çözmek için motivasyon), hatta bu konuda "single issue voter" kıvamına bile geldim, sorunu kim çözerse oyum ona.

"%80'in" ne düşündüğü de çok önemli değil. Yani ortada basit bi matematik var, kısırlaştırma / barınak feasible'ı geçtim viable bi seçenek bile değil. Sorunu çözeceksen elinde tek seçenek var, ya da sorunu çözmeyip böyle devam edersin, Hindistan olursun. Başka bi opsiyon yok.
0
plutongezegendegilmi
(25.05.24)
istanbul belediyesi kendi b.kunu yiyen iti metrolarda vapurlarda maskot diye dolaştırdı.
evet boji!
millet ürkerek koltuğundan fırlayınca, "yer verdi" diye haber yaptılar. bu sitede bile buna aşkla bakanlar var. milletin dini hassasiyeti varmış(oy veren hdpliler nerede?), çocukların alerjisi varmış, parazit varmış filan hak getire.

chp üsküdar, sahipli köpeklere özel park yaptı sahilde. başıboş köpek giremiyor. sınıfsal...

ankara belediyesi "mama fabrikası" kurdu, mansur aynı esnada köpek krizine dikkat çekiyordu ekranlarda

akp belediyeleri zaten mama çuvalı dağıtıyor evlere :d

iyiplilerin köpek koruma timi var. alarm gelince arabayla intikal ediyorlar :d
topunun...

mama lafı zaten bi mesele. yem niye diyemiyoruz? insan mı bunlar

millet sokakta sahipli kedi köpek dolaştıramamalı. onlar da dışkılıyor yollara parklara. bahçesi olan baksın orada

vahşi türler sahibinin elinden alıp itlaf edilmeli

plutongezegendeğilminin bahsettiği pandemiyi isim vermeden yazdım, linççiler gelmedi mi
bahsettiği şeyin erkek versiyonları da var. hem de evli barklı çocuklu. bekarlık mutlak kriz sebebi değil.
tam bir psikolojik hastalık

nunduya göre bütün belediyeler chpde ama rantı akp paylaşacak. siyasi deha

uyutma ilacının ihalesi açılacaktır sadece. fakat o da açılmamalı. devlet fabrika kurmalı. sonsuza dek sürecek itlaf. belediyelerde personel de var para da var.

"1 ayda birkaç milyon köpeği katletmenin "Avrupa da yapıyor aynısını" seviyesinde olduğuna emin misin gerçekten?"
evet.

avrupa her işte örnek olmaktan çıkmalı. biz de akıl sahibiyiz.

"ama ekosisteme göre hesaplanacak şekilde..."
görüyorsunuz. kedi köpeği ekosistemin parçası zannedenler var. sıkıntı çok büyük. halka trt'den açık dersler verilmeli.

3 değil 10 milyon köpek var tahminlere göre. hindistandaki kişibaşına düşen oran'dan fazla.

itlaf kararı çıkmayacak!
belediyenin itlaf hakkı zaten var.
madde 13: tıbbî gerekçeler ve insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler dışında hayvanlar öldürülemez.

millet bunun farkında değil mesela. partiler niye işe koyulmuyor?'un tek bir sebebi var. geliyoruz ona da

niye "önlenemez" şart mesela? tehdit olması yetmiyor mu? kanun bile korkarak yazılmış. hayvanı tepemize çıkarıyor.

belediyenin veteriner kurulu diyecek ki bu bi tehdittir. bitti gitti.
hatta onu demesine de gerek yok

kocaeli valiliği, belediyeyi köpeklere müdahale etmesi konusunda uyardı. ama öyle yorarak konuştuğu bir metin paylaştı ki, sanki birinin kutsalı incinir diye çekiniyor

itlafı da bu gidişle maalesef yapamayacaklar. çünkü oy. millet bi uyansa

akıllandırıcı bir bela olarak bakıyorum meseleye
popülizmden, demokrasi şarlatanlığından tövbe eder belki millet

eksisozluk.com
0
lambırcek
(25.05.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
(6)

Dışarıda yeme alışkanlıklarınızda bir değişim oldu mu?

kukuleta
Belki defalarca sorulmuştur ama bir de ben sorayım :)Pandemi sürecinden önce haftada belki 2-3 kere dışarıda yerdik.Bu son abartılı zamlara kadar da haftada 1 kere de olsa ya mekanda, ya da sipariş formatında dışarıda yerdik.Fakat şu anda fark ettim ki neredeyse hiç dışarıdan yemiyoruz.Esnafın ve zi
Belki defalarca sorulmuştur ama bir de ben sorayım :)

Pandemi sürecinden önce haftada belki 2-3 kere dışarıda yerdik.

Bu son abartılı zamlara kadar da haftada 1 kere de olsa ya mekanda, ya da sipariş formatında dışarıda yerdik.

Fakat şu anda fark ettim ki neredeyse hiç dışarıdan yemiyoruz.

Esnafın ve zincirlerin abartılı zamları da etken oldu elbette ama en son evde bildiğiniz yufkadan harika lahmacun yapınca dışarıdaki kimliği belirsiz yiyecekler iyice gözümden düştü.

Mesela yarım saatte evde (metrochef hazır pizza tabanıyla) bir pizza yapıyoruz, ki dışarıda ciddi para ödersiniz.

Ek olarak restoranlarda ki yemeklerin aşırı sağlıksız olduğunu düşünüyoruz. Margariniydi, msg'siydi, ayçiçek yaglariydi...




Sizde durumlar nedir?
0
kukuleta
(23.05.24)
Yemek yapmakla ugrasmayi sevmiyorum, mutfagim kucuk, arac gerec az, bulasik makinem yok bulasik ciksin istemiyorum, tek yasiyorum yemek yapmak gereksiz is gibi geliyor vs var birkac esasli sebebi. Tum bunlar toplaninca gecmisten cok daha fazla disarda yiyorum. Hindistan goruntusu vermiyorsa temizdir sagliklidir deyip geciyorum, mırın kırın etmiyorum. Param disarda yemeye yetmeyene dek disarda yemeye devam. Fiyatlar da umrumda degil, tasarruf yapacak durumumuz yoktur, gelen kiraya yemeye gidiyor iste oldugu kadar. Haftada min 3-4 disardan yiyorum.
0
nic cage
(23.05.24)
Nic cage'e çogunlukla +1

Evde mikrodalga ve airfryer var. Onlarda hiçbir ön hazırlık gerekmeden pişebilecek, hazırlık+yemek+bulaşıkları makineye koymak 20 dakikayı geçmeyecek şeyler yiyorum evde. Gurmepack, yayla, tada gibi hazır yemekler mesela çok iyi. Çeşitleri de arttı baya son dönemde ve içeriklerine bakınca zararlı bir katkı da yok.

Bazen her gün dışardan söylüyorum, bazen de haftayı bu saydıklarımla geçiriyorum. Mesela bu akşam yemeğim, tada marka garnitürlü enginar ve yine tada marka ankara tavaydı. Yanında yoğurtla. Genelde lezita gibi hazır tavukları airfryer'a atıp yanında hazır makarna ya da bulgur pilavını mikrodalgada pişirip yiyorum. Bana yetiyor yani fazlasında gözüm yok.

Tek sorunum lezita tavuklar çok sağlıklı sayılmaz ve lezita malum çok iyi anılan bir firma değil medyada. Onun yerine ikame edebileceğim bir şey bulabilirsem benden iyisi yok.

Msg zararsız, diğerleri konusunda haklısın
0
nundu
(23.05.24)
Eskiden beri sağlıksızlığı ve hijyen endişesiyle dışarıda yemekten kaçınırım.
Tek istisnası malum sebepten balıktır. Onu da ızgara formatında yerim.
Fiyat konusu beni çok etkilemedi.
0
Mirket
(23.05.24)
pahalılıktan sonra daha az yiyor oldum. zaten çoğu restoranda porsiyonlar fiyat artarken tersi olarak azalmış durumda. hem kalitesiz hem pahalı yemeğe para vermek dokunuyor.
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
ben çok para verip kalitesiz yemek yemekten bıktığım için dışarıda yemeyi çok azalttım. ankarada aşırı meşhur olmuş aspavalardan birine gittik yumuşak patates kızartmasının üzerine çok bariz margarin dökmüşler neden yani neden? adam başı da 400 tl ödedik içecek falan yok. yani gider simit ayran yerim daha iyi.
sağlıklı seçeneker de çok pahalı subwaydan salata üzeri tabuk alıyorum 200 tl mesela gerçekten değer mi=
0
iwillsee
(24.05.24)
Pandeminin etkisi değil de tek başıma yaşıyor olmanın etkisi oldu. Ev arkadaşıyla yaşarken mutfağı komple meşgul ediyordu hep o nedenle ben de hep yemekleri dışarıda yiyip geliyordum eve. Şimdi evimde rahat rahat takıldığım için dışarıda yemek yemiyorum. Eve de söylemiyorum kendim bir şekilde hallediyorum.
0
peki madem
(24.05.24)
(3)

Bu bench'ler arasındaki fark nedir?

tchuck
https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-agirlik-ve-mekik-sehpasi-500-fold/_/R-p-330475?mc=8616804https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-mekik-sehpasi-900/_/R-p-342936?mc=8766093pahalı olanı almaya gerek var mı?bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere?
www.decathlon.com.tr

www.decathlon.com.tr

pahalı olanı almaya gerek var mı?

bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere? (ne deniyor adına bilmiyorum işte, halteri sabit tutmak için yani)
0
tchuck
(23.05.24)
Ucuz olan çok ucuz duruyor. Yeni başlayanlar için idare eder gibi görünüyor.

Squad rack diyorsun. Ayrı bir parça olarak alabilirsin.
Şundan yani.

www.pasificshop.com
0
Mirket
(23.05.24)
Mirket +1
Birincisi max 220 kg. 100 kg olsaniz max 120 kg olabilir yani. Yüzde 90 kisiye yeter ama bana yetmez.
Ikincisi max 300 kg. Kısacası 100 kg olsa kisi 200 kg kadar ağırlık alabilir.

Ikincisi decline de oluyor ve daha çok derece var. Birincisi 4 acı sadece. Şimdi basta belki onemsiz ama beni misal ilgilendirirdi bu.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
Bu tarz ürünleri bizzat deneyerek alın.

Arkadaşımda ilk sehpaya benzeyen delta markalısi vardı. 70-75 kg olmama rağmen beni huzursuz etmişti. Bu tarz benchlerin hiç hareket etmemesi, sallanmamasi lazım. Bilmiyorum belki decathlon olanı farklıdır.

Bu arada ilk ürün de decline oluyor kafa tarafındaki ayaklar tamamen kapatılıp.
0
makbur
(23.05.24)
(9)

doğum günü alarmı

firemanjonny
merhaba ben kereste, karımın anneler günü ve evlilik yıldönümünü unutmuş bulunmaktayım, iki gün sonra da doğum günü, kendisi benim aksime sürprizlerden hoşlanır büyük beklentisi yoktur ama özel bir şey hoşuna gider, bana hususi doğum günü olduğunu belirterek düşün taşın bişeyler yap dedi, şimdi bu k
merhaba ben kereste, karımın anneler günü ve evlilik yıldönümünü unutmuş bulunmaktayım, iki gün sonra da doğum günü, kendisi benim aksime sürprizlerden hoşlanır büyük beklentisi yoktur ama özel bir şey hoşuna gider, bana hususi doğum günü olduğunu belirterek düşün taşın bişeyler yap dedi, şimdi bu konuda da hiçbir fikrim yok neredeyse ihtiyacı olan bluetooth kulaklık var onu alıcam ama ek olarak birşeyler daha yapılmalı zannedersem, 5 yaşındaki oğlanı da katarak belki, fikir verseniz ne güzel olur, teşekkürler.
0
firemanjonny
(23.05.24)
Oğlanı katma işte hocam, karına özel olsun bir kere de sadece tamamen karının gönlünü düşün

Bunlar öyle büyük şeyler olmak zorunda değil, örneğin eve bi çiçek yaptır öyle git, dışarı çıkmayacaksanız eve bir pasta götür, etraftan eve yemek siparişi verebileceğin yerler var mı onu araştır, dışarı çıkmaya ya da yemek hazırlamaya fırsatın yoksa öyle bir güzellik yap hediyeni de verirsin

Bunları çok özel gizli yapmana da gerek yok önden haberi olsun, araştırmanı yaptıktan sonra ona akşam şuradan eve yemek söyleyelim diye düşündüm sen de uğraşma bir de evde kutlama yaparız diye bilgilendir

Ha dışarı çıkma seçeneğiniz varsa o başka
0
grimavi
(23.05.24)
hediye+yemek+çiçek
0
deartheodosia
(23.05.24)
kesinlikle çiçek alın, sevdiği çiçeği biliyorsanız daha da iyi
yine sevdiği bir restorana rez yaptırıp gidebilirsiniz. onu düşündüğünüzü belli eden şeyler olur bu.
0
noxie
(23.05.24)
Çocuğu katmayin +1.

Birlikte dışarıya çıkma imkanınız varsa (çocuğu birakacak bir yer varsa yani), güzel bir yerde rezervasyon yaptırıp yemek yiyebilirsiniz. Hafta sonuna denk geliyor doğum günü; masaj vs gibi şeylerden hoslaniyorsa çift masajı/ spa gibi bir yere gidebilirsiniz.


Eğer çocuğu bırakma/ dışarıya çıkma imkanınız yoksa eve güzel bir restorandan sipariş+ güzel bir pasta bence güzel olur.

Bu arada kadın olarak ben de çiçekten hoşlanmam ama eşiniz seviyorsa çiçek ekleyin tabii ki.
0
fraise
(23.05.24)
Ev ortamı için:
Tek mumlu bir doğum günü pastası,
7-8 tane mum,
Çiçek,
kırmızı şarap,
adam başı ikişer kalem pirzola,
migrostan ya da mezeciden 2-3 çeşit az meze,
ve tabii bir güzel hediye
abartı olsun dersen 2 üç tane de balon alıp
akşam çal kapıyı.

Bu arada ne yaparsan yap, yaptığın her şey bir sonraki sene bir tık daha fazlasını yapmanı gerektirecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
İleriki yıllar için sorun yaşamamanız adına özel günleri size hatırlatacak bir telefon uygulaması kullanmanızı tavsiye ederim. Hayatımızda akıllı telefonlar varken "ben özel günleri asla aklımda tutamam" pek geçerli bir mazeret değil bana göre.
0
pispinti
(23.05.24)
Diğer iki unutmayı da unutturacak bir günlük bir haftasonu kaçamağı + hediye iş görür gibi. Birbirinizle olacağınız (umarım oğlanı bir günlük idare edecek yakın çevre vardır) bir günlük bir otel konaklaması ve o şehirde bir yemek hoş olabilir.
Hazır beklentisi düşükken böyle bir şey çok etkileyici olabilir.
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
manzarali guzel bir restoranda yemek
0
turkuaz
(23.05.24)
kesin iyi mekanda yemek+1 sakin evde fln kalmayin rezervasyonu da yapin ^.^ olden 1772 gibi bisi ist icin ya da ortakoyde bi italyan rest acildi ya. bakinca havali olsun. airpods da guzel gayet
0
ala09
(23.05.24)
(9)

Doları bozmalı mı?

nic cage
sbeksik olmuş evet, dolar düşecek dendiği için soruyorum. birikim için kenarda duran doları bozdurup vadeliye mi koymak lazım?
sb

eksik olmuş evet, dolar düşecek dendiği için soruyorum. birikim için kenarda duran doları bozdurup vadeliye mi koymak lazım?
0
nic cage
(23.05.24)
ne amaçla kaç dolar?
0
summerjam0306
(23.05.24)
yatırım tavsiyesi olmamakla birlikte bir süredir bu konuyu işi bilenlerle konuşuyorum. 3 aya girmeden 32 günlük vadeye atmamı sonrasında duruma göre bir 32 gün daha uzatmamı ya da dolara tekrar dönmemi önerdiler.
0
summerjam0306
(23.05.24)
Valla hojam 2-3 aydır doları bozun vadeli daha mantıklı dedik diye burda denilmeyen kalmadı. Dolar seçimden sonra düşerken vadelide duran %9 net faiz aldı :) bir kaç ay daha böyle gider gibi. Zira 50 milyar $ para topladı mb, ona rağmen dolar 32,5-33 civarından 32,2’ye düştü. Turizm geliri, fed faiz düşüşü derken yaz ve sonbaharda da tr’nin önü açık. Yıl sonu beklentisini çoğu şirket 36-38’e çekti 42 falan da olmayacak zaten. Karar sizin veriler ortada. Ppf aylık %4 civarı verirken dolar aylık %3,5 falan artmalı ki dolarda tutmak mantıklı olsun.

Şöyle bakmak lazım. Dolar neden artsın? Carry trade için yabancı şirketler milyar $ usd borçlanıp tl’ye geçiyor, son 1 ayda 12 milyar $ yerliler döviz bozmuş, bu sene turizm’den 60b$ bekleniyor sezon yeni başladı daha. Önümüzdeki 6 ay try için cazip ve sükunetli geçerken faizler böyle kalırsa mevduatta kalan yıl sonuna kadar %30 net kâr alacak. Döviz peki 6 ayda artar mı bu kadar? Hiç sanmıyorum. Hele ki enflasyon düşme verileri gelirse şu an akan dolarlar şelale olur diye düşünüyorum.

Ayrıca daha önce de benzerini yazdığımda, dolar 33,5-34 arası kapalıçarşıda satılırken bir duyuruda “bu ortamda tl’ye geçenin aklı yoktur” yazan olmuştur. 2 aydır da ben benzerini, “bu ortamda dolarda kalanın aklı yoktur” desem hoş olur mu? Pek olmaz ama mantıken doğru :)
0
avatar is back
(23.05.24)
noldu aylardır dolar şöyle uçacak böyle kaçacak dediler şimdi de yok 20 olacak yok herkes dolar bozsun:)) piyasa böyle manipüle ediliyor işte mis gibi.

paran dolarda da dursa vadelide de dursa eriyip gidecek. şu anda vadeli dolardan daha mantıklı tabii ki. yatırım yapmak için hisse yatırım fonu alman lazım başka çaren yok. dolar/altın/mevduat yatırım (birikim) aracı değildir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.05.24)
İş bankasında Dolar alış ile satış arasındaki makas %4,45
Para piyasası fonlarından son bir ayda en fazla getirisi olan NVB 4,18 getiri yapmış ki faiz oranları düşüş eğiliminde

Yani doların fiyatı tamamen sabit kalsa faizler hiç kıpırdamasa ve sen bugün dolarını satıp PPF u alsan ve bir ay sonra fonu satıp faiziyle falan dolarlarını geri almak istesen, alamıyorsun.

Çok absürd bir durum.

Otur karar ver bu durumda.
0
Mirket
(23.05.24)
@Mirket, zamanında banka kurlarını iplemeyip “abi kapalıçarşıda dolar şu olmuş ya ne bankası” diyenler şimdi, kapalıçarşı gibi bir oluşum yokmuş gibi davranıp “banka kuru” abi der olmuşlar.

Paranın dini imanı siyasi görüşü olmaz arkadaşlar. Bunu anlamıyorsunuz maalesef. Bu bağnazlıktan çıkmanız gerekiyor

Döviz bürosu karşısında yazıyorum ekranda alış 32,0550 satış 32,0950 :)
0
avatar is back
(23.05.24)
Geçen gün, banka, kuyumcu ve döviz bürosu arasında sırt çantasıyla dolaşmam gerekti. O külfete bir daha girmemek adına banka makasına bakmamın hemen arkasından bu soruyla karşılaşınca durumu örnekleyen bir cevap verdim. Söylediğim de bir tavsiye falan değildi.

Bir gözüm M1 emisyon hacminde, bu lale devrinin ne kadar sürdürülebilir olduğunda. Sürdürülebildiği sürece farklı, torbadan turp çıkınca farklı sonuçlar ortaya çıkacaktır. Bu durumda kişiye şunu yap bunu yapma demek, hele ki kesin konuşmak hatalı.

Ben en çok şu yatırım aracıdır, bu değildir diyenlere takılıyorum. Elindeki sermayeyi büyütmek maksadıyla yaptığın her işlem yatırım, bunun için kullandığın araç da yatırım aracıdır. Ben şimdi 100 liradan 1000 tane şemsiye alayım, yağmur mevsiminde 200 liraya satarım dersen şemsiye bir yatırım aracıdır. Yağmur mevsimi gelene kadar bu duruma 'Hahaha' diyene uygun sıfat nedir, Onu bilemedim.
0
Mirket
(23.05.24)
yıl sonu beklentisinin 45 oluşunu, ona göre hesap yapıldığını da bu sitede okuduk devletin -kısa vadeli planlama- özetinden. gerçekten de öyle hesap yapmışlardı.

şimdi de 36-38'i okuyoruz ki öyledir heralde. özetle bilmiyoruz. gelecek bilinebilecek bir şey olsa

baktım şimdi orta vadeliymiş. güncellemedilerse orada yazıyordur
www.sbb.gov.tr
0
lambırcek
(23.05.24)
Dolari bozup ne yapacaginiza karar verdiniz mi?

Hisse,senedi,uygun arsa vb. mantikli bir plan varsa bozun tabii ki.Ama eger bozup faize atacagim derseniz yuksek ihtimal onumuzdeki 3 ay dolarin deger artisindan iyi kazansaniz da 1 senelik vadede faizde durursaniz kayda deger bir fark olmayacak bence. YTD

Kisaca bozunca timing yapmayi iyi ayarlamaniz lazim.Ha bana sorsaniz asla dolar olarak tutmam. Altin, TR hisse senedi fonu, yabanci hisse senedi fonu vb. alarak dagitirim riski.
0
turkuaz
(23.05.24)
(6)

Şu insanın profilini bir masaya yatıralım mı?

sekizdokuzon
Selamlar;Dün bir iş görüşmesine gittim, eğitim koordinatörü pozisyonu için başvurmuştum. Beni bir toplantı odasına aldılar, çok geçmeden kurum sahibi geldi. 40-45 yaşlarında ince yapılı, hafif hiperaktif, azıcık da agresif bir adam. Sohbeti gayet kafede oturmuş, kahvemizi içiyormuşuz gibi casual baş
Selamlar;

Dün bir iş görüşmesine gittim, eğitim koordinatörü pozisyonu için başvurmuştum. Beni bir toplantı odasına aldılar, çok geçmeden kurum sahibi geldi. 40-45 yaşlarında ince yapılı, hafif hiperaktif, azıcık da agresif bir adam. Sohbeti gayet kafede oturmuş, kahvemizi içiyormuşuz gibi casual başlattı. Ben kendimi anlatmaya çalıştım. Sohbetin bir noktasında "Bence sen bir YouTube kanalı aç, orada matematik videoları paylaş. Eylüle kadar buradan kazanacağın paranın iki katını kazanırsın. Hem ülkeye bir faydan olur. Milli eğitim bitti, adamlar integrali müfredattan çıkarıyor. Matematik öğrenmek isteyenlerin onlineda serbest müfredatla ders yapan hocalara ihtiyacı olacak. İki haftaya bana üç tane örnek video çek, bir de hareket planı hazırla. Hangi konuları ne şekilde anlatacağına dair. İstersen çekimlerini gel burada yap. Ama iki hafta içinde senden ses seda çıkmazsa ben de işin peşini bırakırım. Bilgini kazanca dönüştür." gibi ultra motivasyonel şeyler söyledi.

Her şey iyi güzel, iyi niyeti de takdire şayan ama iki hafta sonra "Al bu anlatacağım içerikler, bu da örnek videolarım. Şimdi napiyoruz?" diye gitsem bu adam beni aynı şevkle, coşkuyla karşılar mı, hiç emin olamadım. Ortada dönen muhabbeti de çok anlamadım. "Bunu şimdi işe alsam iki aya bırakır, bari kalbini kırmadan yol gösterip öyle reddedeyim" demiştir büyük ihtimalle. Ya da cidden toplumsal duyarlılığı atağa geçmiş ve bir Matematik öğretmeninin piyasadan silinmesine içi el vermemiştir. Ama yani bu adama amiyane tabirle "yapışıp" sürekli danışmanlık almak ne kadar doğru ya da etik olur. Bana bir yardımcı olur musunuz bu konuda?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Aradiklari kisi sen degilmissin, basindan savmis iste
0
freedonia
(23.05.24)
Burası bir eğitim merkeziyse eğer, kendi youtube kanallarını kurup ilerleyen aşamalarda eğitim videoları satmayı düşünüyor olabilirler mi? Senden beklentisi de o ışığı taşıyıp taşımadığındır belki.

Başından savmak böyle olmazdı diye düşünüyorum. Belki eğitim koordinatörü esasen kendisidir, ama youtube vb. mecralara kapı aralayacak birini arıyolardır. Yine de içine sinmediyse kendini kullandırma.
0
megalomaniac
(23.05.24)
Evet, şu an için yüz yüze İngilizce eğitim veren bir şirket ve ileride online dersler vermek istediklerini, önce İngilizceyle başlayıp sonra Matematik videoları da yayınlamayı düşündüklerini söyledi. O zaman bir kazan kazan durumu oluyor ve şu an karşılıksız bir iyiliğin yükünü omuzlarımda hissetmeme gerek yok. İleride işine yarayıp yaramayacağını tartıyor besbelli.
0
🌸sekizdokuzon
(23.05.24)
Ne konuştunuzsa adamda bir ışık yakmışsın. Olabilir mi acaba demiş. Göz doldurucu bir şeylerle gidersen iş olacak gibi duruyor.
gibi geldi bana.
0
Mirket
(23.05.24)
başından savmış +1
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.05.24)
Başından savmış +1
0
nawar
(23.05.24)
(4)

Tamamlayıcı sağlık sigortası sıfırdan başlarsa ne olur?

artci sarsinti
Sağlık sigortasını başka şirkete geçirmek istiyorum.Mapfre aktarma dosyasını göndermiyor. Yeni şirkete sıfırdan başlatsam ne gibi dezavantajı olur?Yeni şirketin fiyatı mapfrenin üçte ikisi.
Sağlık sigortasını başka şirkete geçirmek istiyorum.
Mapfre aktarma dosyasını göndermiyor. Yeni şirkete sıfırdan başlatsam ne gibi dezavantajı olur?
Yeni şirketin fiyatı mapfrenin üçte ikisi.
0
artci sarsinti
(23.05.24)
Dosya gelirse sigortalı olduğunuz süreçteki şikayetlerinizi muaf tutmazlar yeni şirkette, bu yüzden iyi olur dosyanın gelmesi sanki o sigortanın devamı gibi olur sanırım
0
atom karincanin torunu
(23.05.24)
Göndermiyorlar bir türlü. Uğraştırıyorlar. Sanki sıfırdan başlayacak gibi gözüküyor.
0
🌸artci sarsinti
(23.05.24)
Git bir sigorta acentesine, halletsin.
Sıfırdan başlatırsan, ömür boyu yenileme garantisinin 3 yıllık süresi yeni baştan çalışmaya başlar. Varsa şu ana kadarki kronik hastalıkların kapsam dışında kalır. 3 yıl içinde ortaya çıkabilecek kronik hastalıkların, ömür boyu yenileme garanti kapsamı dışına atılmasına neden olur falan.
0
Mirket
(23.05.24)
Konunun uzmanı değilim, bilgilerim kulaktan dolma, ona göre okuyun.
Sıfırdan başlatmayın kesinlikle.

Geçen sene belki de sadece işe gitmemek için karnım ağrıdı diye uydurup doktordan rapor almışsınızdır. Bir sene sonra midenizde ciddi ve masraflı bir sıkıntı olunca sigorta şirketi "senin zaten bu şikayetin vardı, sen ölene kadar midenle ilgili hiçbir hastalığını ne ben ne de hiçbir sigorta şirketi bundan sonra karşılamayacak" diyerek o muayeneyi bahane gösterir, gösterebilir.

O yüzden aktarma için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(23.05.24)
(14)

İzmirden İstanbula iş için gider misiniz?

Kediyi üzdün
Selamlar, 10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanı
Selamlar,

10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.

İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanız bu tarz bilgileri sevinirim.

(ben iş veren tarafından biri olarak soruyorum. karşı tarafa teklifte bulunacağım onun açısından düşünmek istiyorum)

Medeni durumunuzu bekar olarak düşünün.
0
Kediyi üzdün
(22.05.24)
istanbul'dan kacanlardaki en yaygin sebepler: kesmekes, insan profili ve kaos. eger birinin bu sehirde yasamasini isteyecekseniz. bunlari minimize edecek teklifler sunmalisiniz.

atiyorum, istanbul'un nezih bir semtin sakin bir daire yada ayni kriterde bir co-working space uyeligi.
0
buenosdias
(22.05.24)
insanlar istanbuldan kaçmak istiyor. o yüzden çok cazip bir teklif yapılması gerekebilir.

kusura bakmayın düz bakacağım da.
şirketin ne tarz bütçe kalemleri var. yoksa 2 kat maaş da hepsini kapsayabilir.

acıbademi kapsayan özel sağlık sigortası cezbedici olur. taşınma yardımı olabilir. ek 1 hafta yıllık izin olabilir.
0
jülsezar
(22.05.24)
Sadece İstanbul seviyesinde maaş yeterli.
Bir insanın İzmir'den İstanbul'a gelme isteği yoksa zaten hiçbir şey ikna edemez, isteği varsa zaten her teklifi kabul eder.

Eğer patron olsam durum üzerinde çok kontrolüm olmadığını kabul ederdim. Teklifimi yapıp cevabımı beklerdim. Onun aklını çelecek ilginç bir teklifle onu İstanbul'a getirirsem bir süre sonra elimden kaçacağını düşüneceğim için ilginç bir teklif yapmazdım.
0
michael_knight
(22.05.24)
Mevcut maaşımın min 3 katını vermiyorsa gitmem. Tabii şu anki maaş nedir o önemli. 50 bin alıyorsanız misal, 150 bine gidilmez. Ben olsam gitmem yani.

Buenos +

İzmiri bırakıp istanbula geldiğinizde, en nezih muhitte oturamayacaksanız, geldiğinize pişman olursunuz.
0
saturn
(22.05.24)
Relokasyon paketi şart tecrübeliyi getirmek için. İstanbul'dan İzmir'e versiyonunu çalıştım çok; adayın beklentisine göre değişiyor içerik.

-toplu para veriyim nerede nasıl istiyorsa kullansın modeli. Buna nakliye, 1veya2 aylık kira, emlakçı payı, kapora desteği(75k gibi fix bi tutar) dahil. Sen parayı önden veriyorsun sözleşme yapıp, hangi nakliye firması, hangi semt o karar veriyor.

Bunun artıları esneklik ama kurulu düzeni olan bunlarla uğraşmak istemeyebilir. O durumda ikinci model iş yapar.

-çalışanın nasıl bir yerde yaşamak istediğine göre bölge belirler, oradan emlakçı ile anlaşır, önden parasını verir, bu adama yardımcı ol dersin. Kurumsal firmalar daha iyi yapıyor bunu remax, cb gibi.
Çalışana yine bir kira desteği sunarsın ama diğer modele göre daha az olur, üstünü kendi tamamlar. 1 ay vermek yeterlidir sonra zaten yeni maaşını almış olacak.
Bu modelde nakliye şirketini de ayarlarsan çalışan için cezbedici olur.


Ve tabii ayrıca protokol yapıp yaptığın masrafa göre 1 ya da 2 sene içinde ayrılırsa parayı geri alacağını belirtmen gerek.
0
Bruce
(22.05.24)
istanbul dünyanın en güzel 3-5 şehrinden bir tanesi. tabi ki giderim.

150bin üstü brüt maaş istenmeli.
0
tchuck
(22.05.24)
para, kira yardımı/kalacak yer, araba, prim, ekstra izin, tatil-hediye çeki vs.
0
jelly bear
(22.05.24)
çalışacağın yer hangi ilçe olacak benim için bu çok önemli, atıyorum levent ise kiralar 30-40dan falan başlıyor, istanbulu genelde kimse gözünde canlandıramıyor ama toplu taşıma keşmekeş metrosuda metrobüsüde deli kalabalık mesafeler uzun trafiği mesela kimse gözünde canlandıramıyor ama iş çıkışı geröekten duran bir trafik var.

yaşamın orta üstü ise istanbulda en en az 100k lazım kirada oturacaksan, birde sosyal yaşantı önemli burada insanlar biraz daha canavar özellikle aman iş yerinde bulurum arkadaş diyorsan sektör çok önemli, kuyu kazma iyi görünüp arkadan bıçaklama genel bir algı çoğu şirkette. demografi çok karışık

bence istanbulda insanlar daha stressli bu da iş yaşamına aşırı yansıyor, bu kafa yapısı içine girebilecekmisin.

istanbulun beşiktaş nişantaşı kadıköy kısımları harici çoğu merkezi yeri basmane gibidir, tabi bu sizin izmirde nasıl bir hayat yaşadığınızlada ilintili

ps. bir kadın olarakta araba yoksa biraz gece çıkmak zorlar diyorum
0
eja
(22.05.24)
İstanbul'da doğmuş büyümüş, Üniversite okumak için İzmir'e gelmiş bir kız arkadaş, 'Asla İstanbul'a dönmem.' deyip uzun yıllar direndi. İzmir'de kariyeri tıkanma aşamasına gelip, işsiz kalma korkusuyla yüzleşince İstanbul'a döndü.

Her iki şehirde de uzun yıllar yaşamış biri olarak ona çok hak vermiştim. Orada izole bir yaşam sağlayabileceğim çok çok cazip bir maaş dışında asla gitmem.
0
Mirket
(22.05.24)
benzer koşullarda istanbul'a geçen, title ve maaşları da oldukça yükselen iki kadın arkadaşım maaş artmasına rağmen yaşam standartlarının düştüğü, asosyalleştikleri, yalnız yaşamakta ciddi sıkıntı yaşadıkları gerekçesiyle izmir'de iş kovalıyorlar şu anda.

bu birazda mizaçla ilgili sanırım. iş teklifi yapılacak kişi gerçekten tam bir survivor modundaysa gider ve tutunma ihtimali de görece daha yüksek olabilir.
0
Phoebe
(22.05.24)
İş için şehir değiştiren insanların en büyük kaygısı ev bulma ve taşınma konusunda oluyor. Eğer bu kişiyi ikna etmek istiyorsanız taşınma ve ev bulma konusundaki yardımlar çok yardımcı olabilir. Ama bahsettiğim yardım al sana taşınma parası şeklinde değil. Zor olan zaten bütün bu organizasyonun kendisi.

Örneğin " Sen işi kabul ettiğinde biz tüm taşınma işini organize edeceğiz " derseniz bu çok daha değerli olur. Yapacağınız şey ise sadece evden eve nakliyat yapan düzgün bir firma ile anlaşmak o kadar. Bu, vereceğiniz ekstra prim vs den çok daha ucuza gelen ama değeri yüksek bir teklif.

Ayrıca 10 yıllık çalışanın ayda 24 gün resmi izni olur. Ama iş değiştirildiğinde bu 14'e düşer. Kendisine yıllık izinlerinin korunacağını ve 24 günden devam edeceğini söylemeniz de bence sizin için maliyeti düşük ama karşı taraf için epey şahane bir offer olabilir.
0
thracia
(22.05.24)
izmirliyim iş için istanbul'a taşındım. öyle yüksek maaşlar ya da ayrıcalıklı teklifler olmadı.çağırdılar , geldim. öncesinde birkaç defa toplantı için çağırmışlardı. İzmir uzaktan belki çok güzel rahat sakin vs vs ama istanbul ülkemizin kalbi . çok güzel bir şehir. sanat ve sosyal açıdan ne arasan var . konserler , tiyatrolar , festivaller her şey burada .
0
devilone
(22.05.24)
Maaşı söylemişsiniz onun haricinde benim bakacağım ilk şey depreme dayanaklı muhit ve depreme dayanıklı bina olurdu. Birde ev ve iş arası mesafe.
0
etna
(22.05.24)
İzmir malum sebeplerden dolayı diğer büyükşehirlere nazaran geri kalmış bir büyükşehir bu yüzden iş imkanları kısıtlı İzmir'in gençleri çalışmak için İstanbul'a göç etmek zorunda kalıyor şahsen iş için İzmir'den İstanbul'a göç eder miydim bilmiyorum ama burada belirleyici olan maaş ve haklardır.
0
doharkoman
(22.05.24)
(6)

Teknik Servislerin Korkunç Fiyat Politikası?

eisberg
2 ay ara ile bulaşık ve çamaşır makinemiz bozuldu, ikisi de farklı markalar (vestel ve hoover). Servis arıza tespit için geldiğinde kafadan 500₺ tespit ücreti alıyor. 2 dk tespit koyup ikisinde de 5 bin tl üzeri tamir fiyatı çıkarıyor.Bu fiyatlar çok yüksek değil mi? Onarım yolu falan denenmiyor mu
2 ay ara ile bulaşık ve çamaşır makinemiz bozuldu, ikisi de farklı markalar (vestel ve hoover). Servis arıza tespit için geldiğinde kafadan 500₺ tespit ücreti alıyor. 2 dk tespit koyup ikisinde de 5 bin tl üzeri tamir fiyatı çıkarıyor.

Bu fiyatlar çok yüksek değil mi? Onarım yolu falan denenmiyor mu hiç? Sizin başınıza gelse ne yapardınız? Ben yeni ürün alma yoluna gidiyorum maalesef ama bu durum da can sıkıcı oluyor.
0
eisberg
(21.05.24)
yetkili servis yerine esnafa yaptırırsanız genelde daha az ödersiniz.

birkaç kere üst üste arıza çıkaran 15+ yıllık makine vardı son arızasında pes edip yenisini aldık.

5 bin tl para hayatta vermem tamire. tamirci değiştir. garantisi bittiyse yetkili servisi arama asla.
0
jelly bear
(21.05.24)
Bölgemizin suyu aşşırı kireçli olduğu için termosifon arıza yaptı. Servis çağırdım. Servis ücreti, rezinstan değişimi, yoğuşma musluk değişimi falan derken yenisinin yarı ücretine yaklaştı.
Yenisini alsam, 7 taksit, iki yıl garanti ücretsiz montaj avantajlarım olacaktı.
Böyle olacağını bilsem kesin yenisini alırdım.
0
Mirket
(21.05.24)
Yetkili olmayan, sizin mahallenin servisini çağırın o da bir baksın. Çok daha ucuza tamir edebilir.

Ama daha önce de duymuştum, şimdi Twitter'da yine gördüm. Tamir için aramış birisi, makineyi alıp götürmüşler. Gitmişler. Makineyi çalmışlar yani :)
Google haritalar'da Street View ile kontrol edin gerçek bir dükkan olup olmadığını.
0
michael_knight
(22.05.24)
Benzeri başıma geldi. Pompa arıza yapmış makinede. Fiyat çok yüksekti ama servisin elinde fazla sipariş geçilmiş parça varmış adam onu taktı fiyatı az aldı. Esnafa göster ama onunda yaptığının garantisi yok. 5bin tamir masrafı ise illa ödenecekse yeni makine al.
0
Topalordek
(22.05.24)
yapabileceğim bir şeyse kendim yapıyorum. geçen youtubedan baka baka ç. makinesinin kömürlerini değiştirdim. daha önce de tuş panelini değiştirmiştim.
0
ya ben lan neyse
(22.05.24)
Aynen boyle bir gercek varmis, televizyon bozulmustu mahalledeki tamirci servisin beste biri fiyatina yapti, kullaniyoruz sorunsuz kac senedir. Kombide de ayni durum. Bakim yaptiralim dedik verdikleri fiyatin yarisina mahalleden bulduk gene.
0
freedonia
(22.05.24)
(8)

hayvanlarda niye akraba evliliği gibi sakat çocuk olmuyor ?

tabudeviren
tavuk civciv çıkarıyor. horoz oluyor. sonra bu horoz anasıyla şeediyor, normal civciv çıkıyor. oysa insanlar bırak anayı, amca/hala/teyze/dayı çocuğuyla evlenince bile sorun olabiliyor. hayvanlarda niye olmuyor?
tavuk civciv çıkarıyor. horoz oluyor. sonra bu horoz anasıyla şeediyor, normal civciv çıkıyor. oysa insanlar bırak anayı, amca/hala/teyze/dayı çocuğuyla evlenince bile sorun olabiliyor. hayvanlarda niye olmuyor?
0
tabudeviren
(21.05.24)
Her akraba evliliğinin çocuğu sakat doğmuyor. Doğada da hayvanlar sakat doğan yavrularını imha edebiliyorlar.

Bi de günümüzde evcil hayvanlar zaten genetik olarak yabani hayvanların ilkel müdahaleleriyle ortaya çıkmış, bilimin gelişmesiyle daha da kontrollü hale getirilmiş türleri. Bu süreçte pek çok bilinçli çiftleştirme yaptırılarak muhtemelen genetik bozukluk olan soyların devami engellenmiş ve görece daha "temiz" genlere sahip soylar günümüze gelmiştir diye düşünüyorum.

Tavuk değil ama yarış atlarından örnek verirsem, yanlış bilmiyorsam şu anki tüm yarış atlarının %90 civarının soyunda ortak 4 at var. Tavuklar için pedigree tutulmadığı için bilemeyiz tabii ama çoook geri gidersek benzer bir durum vardır yani :D
0
nundu
(21.05.24)
Hayvanlarda da aynı şekilde sakatlık oluyor. Olmadığını kim söyledi?

Örnek: www.milliyet.com.tr
0
alfired
(21.05.24)
ne kadar ilgilidir bilmiyorum ama 15 civciv çıkınca 2-3 ölü, 2-3 görme engelli ya da bacakları falan sakat yavru görülüyor neredeyse. kalanı da allaha emanet.
aynı şekilde diğer çiftlik hayvanlarında da ölümlü sakatlı doğum çok.
0
patronaj1
(21.05.24)
oluyo mesela ankara kedileri genetik olarak sağır, bu soyu devam ettirildiği sürece de ankara kedilerinin çoğu sağır olacak. ama araya bir tekir karıştırsak canavar gibi olurlar. doğada serbest yaşıyor olsa ankara kedilerinin soyu bu sağırlık nedeniyle muhtemelen devam edemezdi.
0
orpheus
(22.05.24)
belgesellerden izlediğim kadarıyla, hayvanlar hasta yavrularını ölüme terk ediyorlar. O yüzden görmüyor olabiliriz.
0
nhk ni youkosu
(22.05.24)
cins kediler hastalıklı oluyor mesela. ama tipine yansımadığı için kimse önemsemiyor.
0
elorelia
(22.05.24)
Onlarda sistem, zayıfın, sakatın yok edilmesi üzerine kurulu olduğu için sürekli bir genetik iyileşme var.

www.facebook.com

Ama onlarda da aradan kaçanlar oluyor.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.05.24)
tabi ki sakat çocuk oluyor hayvanlarda. hayvan doğumlarının yarısı telef oluyor zaten.
0
benarrivo
(22.05.24)
(4)

Diş Kokusu

Simsiyah
Biraz kaplamalı dişlerim var. Ama hoş olmayan bir koku hasıl oldu son zamanlar. Bi ara dişçiye gösterdim, 20’lik diştir diye bir ön tahmin yaptı. Koku yapan dişin tam olarak hangisi olduğunu anlamıyorlar mı?
Biraz kaplamalı dişlerim var. Ama hoş olmayan bir koku hasıl oldu son zamanlar. Bi ara dişçiye gösterdim, 20’lik diştir diye bir ön tahmin yaptı. Koku yapan dişin tam olarak hangisi olduğunu anlamıyorlar mı?
0
Simsiyah
(21.05.24)
Arayüz fırçası ve diş ipi kullanmıyor musun? Düzenli kullanırsan o koku oluşmaz.

Yine de oluşuyorsa bir kulak pamuk çubuğu al, ucunu ısla. her dişin diş etiyle buluştuğu yere sür ve kokla. kokunun hangi dişten kaynaklandığını bul. O dişi doktora götür.

20lik diştir diye ön tahmin yapana gitme. Başkasına git.

Not: Köprü varsa, köprü altını da diş ipiyle düzenli temizle.
0
Mirket
(21.05.24)
Düzenli kullanıyorum ama ağzımda yoğun bir çürük kokusu var. Ağız spreyleri ve sakızlar kullanıp duruyorum ama bu çözüm değil.

Köprü yok.

Teşekkür ederim.
0
🌸Simsiyah
(21.05.24)
kaplaman biraz kalkmış, hareket etmiş olabilir. iki defa başıma geldi. özellikle kaplama sökülürken gelen kokuyu unutamıyorum.
0
adivar
(21.05.24)
benim de yarım çıkan yirmilik dişim koku yapıyordu. kulak çöpü ile keşfetmiştim arkadşaı yazdığı gibi. deri hafifçe kapatıyordu dişi. çektirdim ağızda koku moku kalmadı.
0
motosiklet burclu adam
(21.05.24)
(4)

Sivrisinek kovucu/çözüm. Doğal veya değil.

ermanen
Sivrisinek sorunu var. Ne kadar dikkat edilse de eve giriyorlar. Tel olmasina ragmen. Cozum veya kovucu ne onerirsiniz? Sizde ne ise yaradi? Uyurken isirmamalari icin ozellikle de.Daha once duyurularda ben de cevap verdim bu tur sorulara. Belki guncel bilgi vardir. Bu hayvanlar evrim de gecirmis san
Sivrisinek sorunu var. Ne kadar dikkat edilse de eve giriyorlar. Tel olmasina ragmen. Cozum veya kovucu ne onerirsiniz? Sizde ne ise yaradi? Uyurken isirmamalari icin ozellikle de.

Daha once duyurularda ben de cevap verdim bu tur sorulara. Belki guncel bilgi vardir. Bu hayvanlar evrim de gecirmis sanki. Bazi cozumler, kimyasallar ise yaramiyor.

UV lamblarini ovenler olmus. Onu mu denesek?
Prize takilan kucuk zimbirtilar ise yaramiyor gibi.

Bir suru dogal yontem de yaziliyor. Feslegen, biberiye vs. ekin. Portakal kabugu, sarimsak vs. Esansiyel yaglar vs. Bunlardan ise yarayan oldu mu sizde?

Bilimsel arastirmalar icinde DEET olan spreyler oneriyor. Ama o da kimyasal ve hassas cilt icin iyi degil. Cibinlik de kullanamiyoruz simdilik.
0
ermanen
(21.05.24)
www.trendyol.com

Geçen yıl bunlardan almıştım açık havada bile işe yaramıştı. Bunu yakıp 3-4 metre yakınına oturunca sinek gelmiyordu. Ama biraz ağır kokuyor onu da hesaba katmak lazım. Ben açık havada kullandığım için çok önemsemedim ama küçük ya da kapalı alanda rahatsız eder.
0
pianeta
(21.05.24)
Bitkiler, otlar, meyve kabukları bir işe yaramıyor.
@pianeta'nın önerdiği spiraller çok etkili ama açık havada kullanmaya daha uygun, kokusu gerçekten ağır diye hatırlıyorum.

Aşırı hassas cildime rağmen DEET'li spreylerle hiç sorun yaşamadım ben.
www.envira.com.tr Bu ürün çok iyi, sinekler hiç yaklaşmıyor, birkaç yıldır her tatile, pikniğe, sahilde oturmaya vs yanımda taşıyorum. Ama internette hiçbir yerde bulamıyorum artık, geçen yaz bir medikal mağazasında bulup stoklamıştım, belki yakınlarınızda medikalci varsa bulunur.
0
kobuzchu kiz
(21.05.24)
Afrikada gormustum yataklarin etrafini tül ile kaplayip uyuyorlardi eger cildirtmislarsa denenebilir
0
Zetnikov
(21.05.24)
Bitkiler otlar, lavanta yağları, karanfiller falan bir işe yaramıyor +1

Şu ucu yakılan spiral etkili ancak açık havada olabilir, ev ortamına pek uygun değil.

Raid'in elektromat tableti bence çok başarılı bir ürün. Bugüne kadar bir sıkıntı yaşamadım ancak tabletlerin çok yeni olması gerekiyor. TETTne yaklaştıkça etki azalıyor.

Raidin prize takılan sıvısında aynı başarıyı göremedim.
0
Mirket
(21.05.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.