Giriş
(4)

Mangal pası problemi

ananiyimioguz
Selamlar, mangalda cok bir tevrubem yoktur. Gecen yillarda barbaku almistim onu kullanirken cok sorun yoktu tel izgara vardi ustunde, mangal sonrasi zaten evin bahcesinde yaptigimiz icin yikayip kaldiriyorduk.Fakat ormanlik yerde hemen yikayip kaldiramiyoruz bazen evde gelince yikiyabiliyoruz.Hal bo
Selamlar, mangalda cok bir tevrubem yoktur. Gecen yillarda barbaku almistim onu kullanirken cok sorun yoktu tel izgara vardi ustunde, mangal sonrasi zaten evin bahcesinde yaptigimiz icin yikayip kaldiriyorduk.

Fakat ormanlik yerde hemen yikayip kaldiramiyoruz bazen evde gelince yikiyabiliyoruz.

Hal boyle olunca her yer pas oluyor.

Pasini giderebilmek icin aksamdan sabaha kadar 2 litre elme sirkesi ve limona yatirdim.

Gecmesine gecti ama ben surekli böyle sirke mi heba edeceğim.

Mangal sevdesindan vaz mi geceyim ne yapayim?
0
ananiyimioguz
(18.05.24)
Pas, temizlememekten olmaz, demirin hava ile temasından olur. Güzelce temizleyip antipas atarsan, hatta üzerine birde boya, hiç bir şey olmaz bundan sonra.
0
etna
(18.05.24)
Adi bir mangal almışsın. Çok sağlıksız bir olay. Ya sanayiye götürüp o mangalın ızgarasına bir galvaniz attır ya da galvanizi iyi yeni bir mangal al.

İlla ki bu haliyle kullanacağım diyorsan, iyi bir tel fırça ile kullanma öncesi bütün pası temizle sonra bir iç yağı veya kuyruk yağı parçasıyla ızgarayı bir güzel sil.

Bir kasaba gidip mangal temizlemek için dersen onlar bilir. verir bir parça kuyruk yağı.
0
Mirket
(18.05.24)
Sdhfjg mobilde hep yanlis yazmisim.

www.nurgazshop.com.tr

Valla izgara şu, hala iade sürem duruyor. O kadar ugrasacaksam baska pratik ürün önerilerine acigim, bunu da iade edeyim.
0
🌸ananiyimioguz
(19.05.24)
Bence siz çok temizlemekten galvanizini kaldırmış olabilirsiniz.
Evdeydi yıkayıp kaldırıyorduk diyosunuz. Biz pek deterjan dokundurmuyoruz mesela ızgaraya. 1 kere yıkamışızdır evde.
Ateşte duran şey zaten. Bir sonraki mangalda ilk 5 dkda temizleniyor. Ya da çok kirliyse mangalın sonunda bi harlayıp yakıyoruz üzerindeki kalıntıları. O sıcakta bakteri falan kalmıyor haliyle. Yağ zaten problem değil.
0
zimbirik
(19.05.24)
(9)

Instagram'da şu kalp emojisi ne anlama geliyor?

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
https://hizliresim.com/mglgkq9Bir kadın bir erkeğe "beraber kahve içmece" yazıp cümle sonuna da bu emojiyi bırakmış fotoda. Bunlar aynı işyerinde çalışıyorlar
hizliresim.com

Bir kadın bir erkeğe "beraber kahve içmece" yazıp cümle sonuna da bu emojiyi bırakmış fotoda. Bunlar aynı işyerinde çalışıyorlar
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(18.05.24)
Damatlık baksın erkek ;) pek bir anlam ifade etmiyor çok anlam yüklemeye gerek yok
0
olaylar olaylar
(18.05.24)
Niye böyle oldu bilmiyorum ama birkaç yıldır herkes birbirine kalp gönderiyor. Gülücük gibi bir hale geldi, onaylama olarak bile kullanıldığını gördüm. Cinsiyet, yaş, konum, rütbe, samimiyet hiç fark etmiyor. Çok ciddi anlamlar yüklememenizi öneririm.
0
duygusalatasi
(18.05.24)
Koşmuş.
0
pispinti
(18.05.24)
@pispinti Koşmuş ne demek?
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(18.05.24)
Yürümüş işte yahu. O anlamda.
0
pispinti
(18.05.24)
Mecazi anlamda mı yürümüş? Kız oğlana yürümüş, iş atmış yani diyosun
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(18.05.24)
Hızlı yürümüş hatta. Koşmuş yani.
0
Mirket
(18.05.24)
Anlamına baktım. Aşktan başım döndü gibi bir anlamı varmış. Kalplerin orada çizgiler var. O baş dönmesini temsil ediyor galiba ama yine de çok heyecanlanma.
0
rock n roll
(18.05.24)
@duygusalatasi +1

Muhtemelen senin kadar düşünmemiştir emoji üstüne. "Anlaştık" ama daha samimi/yakın bence. Tabii yürüyor olması ihtimalini tamamen kaldıramam masadan.
0
nawar
(18.05.24)
(1)

Bu ilaç raporu hala geçerli midir?

substituent
Sağlıklı ve güzel bir gün dilerim.Her gün düzenli kullandığım bazı ilaçlar var. Aydan aya muayeneye gidiyorum. 1 ay önceki muayenede doktor ilaçları yanlış yazmış sanırım. Günde 2 tane kullanmam gereken ilacı, günde 1 tane olarak yazmış. Haliyle, bu ayki ilacı alamadım, eczanede hala kullanıyorum gö
Sağlıklı ve güzel bir gün dilerim.


Her gün düzenli kullandığım bazı ilaçlar var. Aydan aya muayeneye gidiyorum. 1 ay önceki muayenede doktor ilaçları yanlış yazmış sanırım. Günde 2 tane kullanmam gereken ilacı, günde 1 tane olarak yazmış. Haliyle, bu ayki ilacı alamadım, eczanede hala kullanıyorum gözüküyor. Ayrıca bu ilaç raporluydu ama doktor son reçeteleri raporsuz yazmış sanırım ezcane raporsuz dedi bana.

prnt.sc
Enabız daki görüntü bu. Bitiş tarihi yazmıyor. Bu raporun hala geçerli olduğunun kesin kanıtı mıdır? En olmadı aile hekiminden yazdırayım diyorum ilacı.

Teşekkürler.
0
substituent
(18.05.24)
E devletin arama motoruna ilaç kullanım süreleri yazıp bir de oradan bak. Raporlu ya da raporsuz ilacın bitiş tarihi yazar orada. diye biliyorum. En azından benimkiler öyle.

Ayrıca tüm raporların geçerlilik süresi 30 haziran'a kadar uzatıldı.

Ayrıca doktor raporda yazandan farklı bir ilaç yazmadıysa raporsuz yazdı diye bir şey olmaz.
0
Mirket
(18.05.24)
(2)

Blender Önerisi

rock n roll
Blender önerisi alabilir miyim? Benimki artık kötü oldu ve blender benim için çok önemli. Tavsiyelerinizi bekliyorum. Teşekkür ederim.
Blender önerisi alabilir miyim? Benimki artık kötü oldu ve blender benim için çok önemli. Tavsiyelerinizi bekliyorum. Teşekkür ederim.
0
rock n roll
(18.05.24)
Bende şu üçü var. Hepsinden memnunum.

El blenderi:
www.hepsiburada.com

Smoothie blender:
www.trendyol.com

Blender seti : Bunun düşük modeli var. Çok güzel tavuk köfte yapıyor.
www.hepsiburada.com
0
Mirket
(18.05.24)
ben de bakınıyorum bu ara, braun multiquick serilerinin yorumları iyi bayağı onlardan birini alacağım.
0
suyin
(18.05.24)
(14)

Türkiye'de yaşanılacak en ideal yer

havadakarada
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
0
havadakarada
(18.05.24)
vize de çok güzel, balıkesir de.
0
numlock
(18.05.24)
Yazlarin bunaltici olmamasi, hayat pahaliliginin buyuk sehirler gibi uzmemesi, multecinin az olmasi, sosyal kulturel etkinliklerin tatmin edici olmasi, en onemlisi de insanlarin genel olarak cok gergin ve disarida gece vs de cok tedirginlik duyulmayacak bir yer olmasi benim icin onemliler. Bu nedenle eskisehir’deyim ve cok memnunum, burada olmasam sanirim yurtdisinda olurum. Herkese gore de olmayabilir tabi, ornegin deniz yok, kis aylari soguk malum, istanbul’a 2-2.30 saat mesafede hizli trenle, bir de kulturel etkinlikler acisindan istanbul’la kiyaslanmaz tabi. Ama huzur var bence.
0
gibicibicis
(18.05.24)
Mahalle baskısının hiç olmadığı, herkesin gönlünce yaşadığı, önceliğin hoşgörü ve insana saygı olduğu bir yer olmalı.

Onun için de (aldığı göç ile dengeleri bozulmaya başlamış ise de) Karşıyaka diyorum.
0
Mirket
(18.05.24)
balıkesir çanakkale tarafları en güzeli bence. izmir antalya falan hiç çekmiyor beni nedense.
0
nothing in my way
(18.05.24)
Mirket +1
Bostanli, karşıyaka taraflarini izmir'de hep kiskanirdim. Bir kere tepe değil, yuruyebiliyorsun her yere. Gene her şey var ve deniz dibi (yuzemesen de). Göç kısmını bilmiyorum ama izmir'de heralde oralarda yasamak isterdim. Gene insan profili de daha iyiydi genele oranla. Bir de bütün sevgililer o yakada yaşardı:(
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Şu an paran varsa hala Antalya'dan ötesi yalan. Doğal güzellikler dibinde, güzel bir muhitte yaşarsan mis gibi olur.
0
kimlanbu
(18.05.24)
tabiki antalya. hem büyük şehrin imkanları hem kasaba havası. trafik kalabalık derdin yok. tek sorun son bikaç senedir ev fiyatları uçtu ama o da normale dönüyor gibi. ev sorununu çözersen kesinlikle antalya derim.
0
entropik
(18.05.24)
Yazları 40 derecede kavrulmayı seviyorsan Antalya olabilir evet.
0
Mcfly
(18.05.24)
Benim için Ankara
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.05.24)
Mesleğim gereği birden fazla şehirde çalıştım. Memleketim İç Anadolu da o yüzden bu çevrede yaşamak güzel benim için. Ailem arkadaşlarım memleketimde ama hep orda olmak istemiyorum, uzak da olmak istemiyorum. İnsanları biraz yobaz ama Kayseri de hayat ucuz sayılır. Kiralar yüksek değil hem de büyükşehir imkanı fazla. Eskişehir evet güzel 4 sene yaşadım ama trafik resmen çile. Kiralarda yükseldi.Bide bende gürültüye karşı hassasiyet var. Üniversite öğrencilerinin olduğu yerlerde olursanız geçmiş ola. Karadeniz de Samsun u sevdim yaşamak isterdim. Çok soğuk olmasa Erzurum da da yaşanabilir imkanları iyi, konumu rize Artvin'e yakın ama kışları çok soğuk. Sıcak yerlerde asla yaşamak istemiyorum. Ege ve Akdeniz sahili sevmiyorum yazın çok kötü. Karadenizde yazın nemli ama ege ve Akdeniz gibi değil. Trakya ya hiç gitmedim bilmiyorum. Ama imkanım olsa büyükşehire yakın küçük bir şehirde yaşamak işim ve ekonomim için çok iyi olacak. Bolu mesela konumu iyi. Aksaray fena değil. Ankara da 2 sene yaşadım ama trafik çilesi ve mesai başlangıç bitişi heryerin tıka basa dolması gerçekten kötü.
0
Topalordek
(18.05.24)
Ben uşak seviyorum. Uşaklı değilim ama konum, hava, şehir yapısı olarak sevdim. Hem Ege hem ucuz gibi.

Benim memleketim Ege’nin başka bir şehri. Ama o kadar sevmem.
0
yenibirgüzelnick
(18.05.24)
Ankara, semt: Ayrancı
0
mirty
(19.05.24)
Didim, Bodrum
0
gabe h coud
(19.05.24)
Ben Kirklarelinde Igneadaya yakin dag koylerinde yasamak isterdim.Demirkoy vb.
0
turkuaz
(21.05.24)
(10)

Emeklilik sisteminin kârlılığı

twelfth
Varsayımlarımız şunlar olsun:- Maaş değil ama sağlık açısından babasından güvencesi olduğunu düşünelim elimizdeki kişinin. Yani işin içine sağlık güvencesini katmayalım bile.- 20 yıllık prim günü kalmış olsun. Emekli olduğunda da 20 yıl daha yaşayacağını varsayalım. Yani 20 yıl ödeyecek. 20 yıl da m
Varsayımlarımız şunlar olsun:

- Maaş değil ama sağlık açısından babasından güvencesi olduğunu düşünelim elimizdeki kişinin. Yani işin içine sağlık güvencesini katmayalım bile.
- 20 yıllık prim günü kalmış olsun. Emekli olduğunda da 20 yıl daha yaşayacağını varsayalım. Yani 20 yıl ödeyecek. 20 yıl da maaş alacak.
- Ülkenin durumu, 20 yıl sonra araplar bilmemne muhabbetlerini de bir an için unutalım.
- Şu an en düşük aylık dışarıdan prim ödemesi tutarı 6.500 TL. En düşük emekli maaşı ise 10.000 TL. Bu ikisinin arasındaki oranın sabit kaldığını varsayalım.

En düşük aylık prim ödemesi şu an 6.500 TL. En düşük emekli maaşı ise 10.000 TL. Enflasyonun ve dolayısıyla faizin sıfır olduğu durumda 20 yıl x 6.500 TL = 780.000 TL ödeyip 20 yıl x 10.000 TL = 1.210.000 TL geri alıyorsun. Bu da reel 55% ortalama getiri demek. Tabiki normalde ilk ödediğin 6.500 TL'den sağladığın getiri çok fazla iken son ödediğin 6.500 TL'den sağladığın getiri çok daha az. Fakat ortalama olarak yatırdığın paranın enflasyondan arındırılmış 55%'i kadar getiri elde ediyorsun eğer 20 yıl yaşarsan.

Yanlışım var mı? Benzer düşük riskli yatırımlarla kıyaslanınca daha avantajlı değil mi?
0
twelfth
(18.05.24)
Biz bu hesabı niye yapıyoruz? Devlet saçmalıyor demek için mi? Bu iyi bir yatırımdır demek için mi?

O bir yatırım sistemi değildir. Sigorta sistemidir.
Sosyal devlet, halkına bakar. Bakmak, aç ve açıkta bırakmamak zorundadır. Ancak öyle bir bakıma muhtaçlık durumu söz konusu olduğunda (ki bu durum, bir kaza, bir kronik hastalık ile her an ya da yaşlılıkla olabilir), o günler geldiğinde, senin, varsa eşinin ve çocuklarının bir nebze daha iyi şartlarda hayatınızı idame edebilmek için girmek zorunda olduğun bir sosyal ve sigorta sistemidir.

Yatırım olarak değerlendirilmesi yanlıştır.
0
Mirket
(18.05.24)
@Mirket Bu iyi bir yatırımdır demek için.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
- Erkeklerde emeklilik yaşı 65. Beklenen yaşam süresi 75 yıl.
- Hesabında hata var 20 yıl boyunca ayda 6500 ödersen toplam 1.560.000 TL ödemiş oluyorsun. (6500*20*12)

Senin bakış açına bu yeni bilgiler ışığında bakarsak;
1.560.000 TL ödeyip 1.200.000 TL geri alıyorsun (20 yıl prim ödemek - 10 yıl yaşam süresi)

Para toplu halde olunca sahip olduğu güç nasıl hesaplanır, açıklanır. Terimleri bilmiyorum ama toplu para aydan aya gelen paradan çok daha güçlüdür.
20 yıl o parayı biriktirmiş olsan onu değerlendirebileceğin farklı yatırım kapıları açılır.
0
michael_knight
(18.05.24)
Hesabı 10 yıla göre yapmışsınız 20 yılda 1.56m ödeme yapıp kalan 20 yılda 2.4m ödeme alırsınız. Oran doğru ama, %53,85.

Ancak gerçek şu ki evdeki hesap çarşıya uymuyor. Emeklilik maaşı hiçbir zaman kârlılık üzerine kurulu değil. Emeklilik maaşı = güvence. Emekli maaşları her zaman için minimum hayatta kalma gereksinimlerini karşılamaya yaklaşıyor. En düşük emekli maaşının üstünde bir maaş da alsanız bugünkü gibi bir kriz ortamında zamlar oransal değil taban yükseltilerek yapıldığı için aldığınız maaş gittikçe asgariye yakınsıyor. Yani sizin birikiminiz eriyor bir yerde. Neticede emekli maaşı size stabil bir satın alma standardı vermiyor. Sadece hayatta tutuyor.

Yani anlatmak istediğim aslında emekli maaşı bir birikim değil. Böyle bakmayın. Emekli maaşı "hak kazanılan" bir şey. Hak kazandığınız şey ölene kadar minimum standartlarınızı karşılayacak bir devlet güvencesi elde etmek.

Bunun olumlu ve olumsuz yönleri var, en büyük olumlu yönü ölene kadar maaş alacak olmak. En büyük olumsuz yönü paranın işleyişinin kontrol edilemiyor olması.

Bu açıdan emekliliğe hak kazanmak her halükarda önemli, ancak bunu kârlılık açısından değerlendirebilir miyiz bilemedim. Bence şu soruyu sorun, "Ölene kadar minimum gereksinimlerimi karşılamak için 20 yıl boyunca her ay belirlenecek tutar kadar ödeme yapmayı ve bugünkü standartlarımı bu ödemenin eşdeğeri kadar kısmayı istiyor muyum?"
0
akhenaten
(18.05.24)
@Mirket, teşekkürler açıklamalar için
@michael_knight haklısınız 20 yıl yerine 10 yıl ile çarpmışım. Ama aynı hatayı hem cash inflow için hem de cash outflow için yapmışım. Yani aynı noktaya geliyor. Parayı toplu ödemediğim için ve toplu halde de almayacağım için ikisinin etkisini aynı sayabiliriz diye düşündüm.
@akhenaten Teşekkürler. Evet hata yapmışım hesapta. Sonucu etkilemiyor dediğiniz gibi.

Arkadaşlar SGK'nın ne olup olmadığını biliyorum. Finansal bir hesap olarak sorduğumu düşünün bunu lütfen. Yoksa zaten SGK'lıyız allaha şükür. Maaşımızdan bir miktarını semi-aktif yöneceğimiz şekilde yatırıma mı yönlendirsek yoksa SGK primi olarak mı yatırsak diye karar vermeye çalışıyoruz sadece. O yüzden ceteris-paribus tarzında diğer değişkenleri sabit tutarak sınırlı ve çerçeveli bir modelde bu reel getirinin makul olup olmadığını anlamaya çalışıyorum.

Özetle soru şuna evriliyor: Kimi dönemde yıllık enflasyondan arındırılmış %100 getiri bile sağlayabilirsiniz. Kimi dönem de tüm yatırım enstrümanlarının getirileri enflasyonun altında kalır ve yatırımlarınız reel olarak erir. Fakat 20 yıl boyunca her yıl enflasyondan arındırılmış kesin %2.7 (%53.85 / 20 yıl) getiriyi hiç fon yönetimi yapmadan sürdürmek harika bir şey midir diye anlamaya çalışıyorum.

PS: Böyle bir karşılaştırma yapmak için de 2024 yılındaki 10.000 TL'nin en kötümser hesabı vereceği bariz. Çünkü emekli hiç bu kadar fakir olmamıştı. Dipteyiz yani. Bu dibe rağmen iyi getiri ise her türlü iyidir diye düşündüm.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
Dipte değiliz.
0
Mirket
(18.05.24)
@twelfth parayı toplu ödüyorsun sayılır. İlk yıl değil ama 20.yıla geldiğimizde eğer paraları kenara atsaydın toplu para sahibi olacaktın.
Bu arada gerçek hayatta aylık prim ödememiz çok daha yüksek oluyor ama emekli maaşı bir süre sonra en düşük emekli maaşı haline geliyor.

Emekli maaşında dipte değiliz şu anda 310 dolar. 169 dolara düştüğü zaman olmuş daha birkaç yıl önce.
cdn.kisadalga.net
0
michael_knight
(18.05.24)
@twelfth Ne kadar kazanıyor olduğunuz da önemli aslında. Burada konuşuyoruz ama temayı bilmiyoruz tam. Ayda 6.500tl sizin için önemli bir tutar değilse tabi ki mantıklı. O parayı harcamak yerine bunu yapabilirsiniz. Ancak emekliliğinizi "ana yatırım planı" olarak kurgulamaktan bahsediyorsanız ve diğer yatırımları kısmanız gerekecekse bence bir daha düşünün.

ben sizi anladım aslında, muhtemelen diğer arkadaşlar da anladı ancak tekrar vurgulamakta fayda var, sanırım anlatmakta zorlandığım şey şu;

Emeklilik (sgk emekliliğinden bahsediyorum, bes'lerden ya da sizin kişisel olarak emekliliğinize yönelik yaptığınız yatırımlardan bahsetmiyorum) bir yatırımdan daha çok bir hizmet alımı aslında. Yukarda @mirket sigorta demiş, ben de güvence derken bunu vurgulamaya çalışıyordum.

Şimdi bu neden önemli?

Eğer çalışarak emekli olamıyorsanız ancak dışardan prim ödeyerek emekli olmak mantıklı mı diye soruyorsanız tabi ki mantıklı olur. Neden yapabiliyorken ölümünüze kadar devlet güvencesi almayasınız?

Eğer zaten çalışarak emekli olabilecekseniz ve emekliliğe ekstra kaynak ayırıp prim ödeme tutarınızı artırmak istiyorsanız ben kişisel olarak önermezdim. Neden böyle yapasınız ki? Yani yüksek emekli maaşı da alsanız zaten bu ister istemez oransal olarak değer kaybedecek ve muhtemelen 20 yıl yaşamanız da bir şey fark ettirmeyecek çünkü siz 10. yılda falan baya eritmiş olacaksınız maaşınızı. Yani yaptığınız bütün o ödemeleri yapmasaydınız da neredeyse o kadar maaşı yine alıyor olacağınız bir senaryoya ilerleyeceksiniz. Bunun böyle olmaması için varsayımınızdaki senaryonun ciddi ciddi gerçekleşmesi gerekiyor.

Ek olarak bunu @michael_knight'ın da söylediği bir şey için yani düzenli maaş ödemesi için yapcaksınız. Toplu para ya da eşdeğeri ev, arsa vb. varlıklarınızdan kısmış olacaksınız. Yani emeklilik dışında yapacağınız potansiyel birikimin de önemli bir kısmını yaşlanınca maaşınızı nispeten yüksek tutmak için kullanmış olacaksınız.
0
akhenaten
(18.05.24)
@michael_knight En düşük derken, 10.000 TL'nin alım gücünü kastettim. Emekli maaşının geçinmeye "bu kadar" yetmediği bir dönem oldu mu emin değilim. Fakat dolar cinsinden emekli maaşı, bu durumu net olarak açıklamaz.

"Bu arada gerçek hayatta aylık prim ödememiz çok daha yüksek oluyor ama emekli maaşı bir süre sonra en düşük emekli maaşı haline geliyor."

demişsiniz ya tam olarak tartışmaya çalıştığım konu bu. Şu anki 6.500 TL'lik aylık prim ödemesi ile 10.000 TL'lik emekli maaşı oranının (65%) ne yönde ilerleyeceğini anlamak çok değerli olur. 10.000 TL'nin alım gücünün yerlerde olduğunu biliyoruz. Fakat yine de 6.500 TL'den daha yüksek. Bu oran mı daha iyi yoksa portföy tutmak mı? (toplu parayı elde tutma avantajını gözardı edelim.) Bu oran gelecekte hangisinin lehine değişecek?

@akhenaten Güzel noktalara değindiniz ama iş böyle karışmasın diye finansal bir analizden ibaret tutmaya çalışmıştım. Şöyle açıklayayım. Maaşım yüksek, yüksekten ödenen SGK'm var, ben ve ailem için ömürboyu devam edecek geniş kapsamlı özel sağlık sigortam var, bireysel emeklilik sahibiyim, ayrıca gayrimenkul yatırımım ve finansal yatırımlarım var, SGK'lıyım ve 6.500 TL'yi ödemek konusunda bir zorluğum yok. Burada eşim için ekstra bir 6.500 TL ödemek ile bunu dışarıda yatırıma yönlendirmek arasındaki marjinal farkın ibreyi nereye doğru ittiğini anlamaya çalışıyorum. Eşimin de finansal ve sağlık sigortası anlamında riskli bir durumu yok. Yani aç açıkta kalma riski oldukça düşük. Bu nedenle konuyu devletin ömürboyu vatandaşına bakması vb. parametrelerinden uzağında tutarsak bile 20 yıl öde, 20 yıl geri al şeklinde bir yatırım düzeneği finansal olarak mantıklı geliyor, katılır mısınız? 6.500 TL'yi harcamakla SGK'ya ödemek arasında bir karşılaştırma tabiki anlamsız olur bu arada. 6.500 TL ödemek ile karşılaştırılabilecek en mantıklı "rakip plan" uzun vadede enflasyonun her sene ortalama 2.7% kadar üstünde getiri sağlamasına rağmen riski sıfıra yakın bir yatırım planı olmalı diye düşündüm. Böyle bir plan da var mı çok emin değilim. SGK planının yumuşak karnı ise 6.500 TL ödemeler çok artarken 10.000 TL maaşların daha az artması olur, ki bunu da tam kestiremiyorum açıkçası.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
20 yil ayda 6500 faize / dolara / altina / borsaya koysan muhtemelen daha karli olur. Kar var evet ama kar var diye mantikli anlamina gelmiyor. Alternatifleri de degerlendirmek gerekiyor. "Reel getiri" dusunurken enflasyon ve alim gucunu de isin icine dahil etmek lazim.
0
The_Lollok
(18.05.24)
(2)

Numaralı gözlük sorusu

buff
Saçma bir sorun yaşıyorum. Özetle bir gözümde katarakt var, diğerinden ameliyat oldum. Kataraktlı gözün ölçümünü yapamıyorlar, ayrıca tek göz için sorun olabilir diye gittiğim pek çok göz doktoru gözlük yazmadı. Ancak ameliyatta takılan yapay mercek sebebi ile sağlam gözümle de ne uzağı ne yakını gö
Saçma bir sorun yaşıyorum.
Özetle bir gözümde katarakt var, diğerinden ameliyat oldum. Kataraktlı gözün ölçümünü yapamıyorlar, ayrıca tek göz için sorun olabilir diye gittiğim pek çok göz doktoru gözlük yazmadı. Ancak ameliyatta takılan yapay mercek sebebi ile sağlam gözümle de ne uzağı ne yakını göremiyorum, sadece orta mesafe.

Neyse esas soruya geçelim. Ben şimdi bir optiğe gitsem, hocam bana bi uzak bi yakın gözlüğü ayarla desem, onlarda zaten halihazırda numaralı camlar oluyodur, uygun olanlardan yap bisiler desem bana gözlük yapar mı?
0
buff
(17.05.24)
Göz konusu önemli. Eğer gidersen optisyenler de aynı şeyi söyleyecektir de, doktoruna danışmadan hiçbir şey yapmamanı öneririm.
0
Mirket
(17.05.24)
Yapar ama atasuna falan gitme mahalle içi ya da sirkecideki optikcilere git
0
Mcfly
(18.05.24)
(10)

ev alma işleri

entropik
selamlar. bi ev alma durumumuz var. emlakçı tapuya gitmeden ödeme yapılır dedi. daha önce de aldım sattım hiç duymadım böyle bişey. gerçi benimkiler hep kredili olduğu için bankada bitiyodu işlem. bu sefer havale yapılacak hepsi. tapuda yapmak daha mantıklı değil mi imza sırasında?
selamlar. bi ev alma durumumuz var. emlakçı tapuya gitmeden ödeme yapılır dedi. daha önce de aldım sattım hiç duymadım böyle bişey. gerçi benimkiler hep kredili olduğu için bankada bitiyodu işlem. bu sefer havale yapılacak hepsi. tapuda yapmak daha mantıklı değil mi imza sırasında?
0
entropik
(17.05.24)
imza sırasında yapılır.
0
theseachange
(17.05.24)
Evet, çünkü aldığınız evin üzerinde hak sahipleri olabilir, borcu olabilir, bunları siz imzaya çağırılmadan bilemezsiniz. Satıcı imzaya gelirken ölebilir falan da falan... Bunu size diyen kimse birlikte bakkala bile gitmeyin.
0
malheiros
(17.05.24)
Ben ev alırken benim emlakçı da aynı şeyi söylemişti de 'Bi yürü git.' demiştim. Benim en son güveneceğim meslek grubu.
0
Mirket
(17.05.24)
peki imzayı attınız, tapu size geçti
sonra da bir arabaya atlayıp vın.
hatta şansınıza o gün yurtdışına uçuyormusunuz.

satıcı ne yapacak bu durumda?

bloke çek alternatifi düşünebilir.
ya da bazı büyük emlakçılar parayı satış günü kendi kasalarını koyuyorlar, kasanın başında ise hem satıcı hem alıcı tarafından biri nöbetçi kalıyor.
satış sonrası kasayı açıp ödeme yapılıyor.
0
nuisance2
(17.05.24)
@nuisance2 açarım telefonu havaleyi ayarlarım imza sırasında göndere basarım zate 5 dakka içinde geçer para. imzadan sonra verelim demiyorum zaten parayı imza sırasında vereyim.
0
🌸entropik
(17.05.24)
Bloke çek ile ödeme yap. Imza atarken ver.
0
prole
(17.05.24)
Taputakas.com.tr
0
1917
(18.05.24)
@1917 siteyi açamadım
0
🌸entropik
(18.05.24)
Tapuya gitmeden yapılmaz. Tapudayken yapılır +1. Ama bu karşılıklı güvenle de ilgili. Mesela biz aldığımız evin parasını imzalar atıldıktan sonra bankaya birlikte giderek yaptık.

En güvenilir tapu takas sistemi evet ama orada da tapuda düşük bedel gösteremezsiniz.
0
Mcfly
(18.05.24)
@entropik

işte bu işler karşılıklı güvene bağlı.
sizin dediğiniz örnekte bile diyelim tapuda eft/havale yaptınız sonra satıcı bir anda fenalaşıp hastaneye kaldırıldı ne olacak? :)

bir de ödemeyi bankadan yaparsanız tapuda düşük göstermezsiniz, daha sonra cezası gelir.
tapuda değerinde gösterecekseniz zaten taputakas sistemini kullanın.
0
nuisance2
(20.05.24)
(8)

İstanbul düz dönerci tavsiyesi

avatar is back
Hem et hem tavuk için cevaplara açığım ama dümdüz olanı istiyorum. Mesela etse yaprak döneri ekmek arası olsun sadece, tavuksa iyi kızarmış tavuk lavaş ya da somun arasında, içinde max marul ve 1-2 parça domatesli olanları kastediyorum. Artık öyle bir hale geldi ki 40 çeşit sosa daldırıp çorba yapıy
Hem et hem tavuk için cevaplara açığım ama dümdüz olanı istiyorum. Mesela etse yaprak döneri ekmek arası olsun sadece, tavuksa iyi kızarmış tavuk lavaş ya da somun arasında, içinde max marul ve 1-2 parça domatesli olanları kastediyorum.

Artık öyle bir hale geldi ki 40 çeşit sosa daldırıp çorba yapıyorlar hiç sevmiyorum öylesini. Direkt bahsettiğim, küçüklğğümüzün dönerini nerden bulabilirim?

İlçe lokasyon farketmez
0
avatar is back
(17.05.24)
Lokanta 1973
Bayramoğlu
Farika
Zümrüt büfe
Barış büfe
0
numlock
(17.05.24)
Besiktas karadeniz
Bayramoglu +1
Donerci serkan usta (ben pek sevmem ama)
Etiler cardak
Besiktas define bufe
0
mor oje
(17.05.24)
Dönerci şahin usta'yı tek geçerim. Yalnız döneri erken bitiyor. Geç kalma.
0
Mirket
(17.05.24)
Karadeniz Dönercisi - Beşiktaş.
Saat 15:00'ten sonra gitme, biter.
Yağlı döner seviyorsan İstanbul'da en beğendiğim burası. Yağlı döner sevmiyorsan beğenmezsin.

Kapıda sıra olduğunu göreceksin, gözün korkmasın. İçeri gir, üst kata çık. Yukarıda iki kat var. En yoğun zamanda bile en çok 3-4 dakika sonra bir masa boşalır ve oturursun. Sıradan daha kısa sürer. Oturma yeri rahat değildir hemen ye çık.
Dönerin başındaki Asım Usta'nın yaşına bak ve bir süre sonra bu döneri yiyemeyeceğini farkederek üzül.

Afiyet olsun.
0
michael_knight
(17.05.24)
@michael +1 bu arada. Bu da vardı aklımda ama Michael öyle güzel yazmış ki şu an canım çekti yemin ederim :))
0
numlock
(17.05.24)
Tavuk döner bilmem. Yukarıda önerilenlerden Bayramoğlu, Beşiktaş Karadeniz, Zümrüt, Define ve Şahin'de defalarca yedim, hepsi çok iyi dönerler. Bayramoğlu daha farklı, daha az yağlı iken diğerleri daha yağlı büfe dönerleri. Büfe döneri seviyorsanız bence denk kalitede aşağıdaki mekanları da deneyebilirsiniz.

Fiori
Dönerci Sadık Usta (koyun eti kullanır, kimisi sevmez)
Dönerci Engin Usta
Dönerci Hacı Osman
0
10551037
(17.05.24)
hocapaşa kasap osman. zamanında en güzel et döner burada çıkardı. bir keresinde burada döner yerken russell crowe ile selamlaştığımız bile olmuştu. ama sirkeciden uzakta kaldım o yüzden şimdi ne haldedir bilemiyorum.
0
bravoteam
(18.05.24)
Şahin usta dedikten sonra bu twitin karşıma çıkması ilginç oldu doğrusu

x.com

Yorumlar pek öyle demiyor ama onların da başka önerileri var.
0
Mirket
(18.05.24)
(11)

burun tıkanıklığı .. lütfen fikir verin

iwillsee
gündüz hiç bir şikayetim yok hava akışı gayet iyi hiç tıkanıklık yok. ama gece başımı yastığa koyar koymaz daha doğrusu yatar pozisyona ne zaman geçersem geçeyim burnumun bir tarafı %100 tıkanıyor. %50 tıkansa razıyım ama %100 tıkanıyor. başka yerlerde yatınca da aynısı oluyor. ayakta iyiyim kafamı
gündüz hiç bir şikayetim yok hava akışı gayet iyi hiç tıkanıklık yok. ama gece başımı yastığa koyar koymaz daha doğrusu yatar pozisyona ne zaman geçersem geçeyim burnumun bir tarafı %100 tıkanıyor. %50 tıkansa razıyım ama %100 tıkanıyor. başka yerlerde yatınca da aynısı oluyor. ayakta iyiyim kafamı koyunca tıkanıyor.

kbb ye defalarca kez gittim. deviasyon hiç yok dedi bir kaç tanesi aynı şeyi söyledi.

alerji tablet ve fısfıslarının envai çeşidini kullandım hatta çörek otu spreyi dediler onu da kullandım. sinüs rince vs. hepsini kullandım. çörek otu takviyesi ve sinupret de kullandım.

hava temizleme makinesi aldım .

nihai çözüm konkaların yakılması gibi görünüyor ama onu da genel anestezi ile yapıyorlarmış ve çoğu kişi sonradan başa sarıyor çözüm olmadı vs. demişler.

son bir yöntem yok mudur? bu işi ameliyatsız atlatmamın çaresi yok mudur? deviasyon yok ve yatar pozisyonda değilsem hiç şikayetim yok bu noktadan iyileştiremez miyim..
0
iwillsee
(17.05.24)
odanda, yastiginda, yataginda, carsafinda sikinti olabilir mi? asiri tozlu, alerjik yumusatici, alerjen bir bitki vs..?
0
buenosdias
(17.05.24)
başka yerde yatarken de oluyor mu? yastık kılıfını, nevresimlerini vs. yıkadığın deterjanları, yumuşatıcıları değiştirmeyi dene. odada alerjinin olabileceği başka şeyler (çiçek, kitap, kolonya, parfüm, klima vb.) olabilir mi onları kontrol et. uyku öncesi rutinlerin varsa (kullandığın şampuanlar, duş jelleri, kremler vb.) onları da hesaba kat. büyük ihtimalle alerjiktir. alerjiye neden olan etkenden uzak durmadıkça spreyler, ilaçlar vs. işe yaramaz.
0
hrskrs
(17.05.24)
naçizane olarak, çok sıkı olmayan bir çorapla uyumayı denemediyseniz bir deneyin derim.
0
Improbable
(17.05.24)
burun bandı denediniz mi?
0
inheritance
(17.05.24)
uyku apnesi de böyle bişey doktorlar şüphelenmedi mi? test yapmadılar mı veya uykuda kullanacağınız alet vermediler mi?

tıkayıcı uyku apnesi uykuda üst solunum yolu adale kuvvetlerinin azalıp tamamen solunum yolunu tıkaması ile oluşur. Burun tıkanıklığı bu şikâyet ve hastalığın en büyük tetikleyicisidir. Uyku apnesi cerrahisi çok aşamalıdır. Bu cerrahide burun tıkanıklığını çözmek horlamayı önemli derecede azaltır.
0
eja
(17.05.24)
İçiyorsan sigara en büyük sebebi. İkinci toz ve polen falan. Açık pencere ile uyumaya alış ve yüksek yastık al kendine.
0
hasmetizm 2046
(17.05.24)
Aynı dertten muzdaribim. Çok araştırdım ancak net bir çözümünü bulamadım ben de. Tecrübelerim;
* Alerji ilacını alerji başlamadan alman gerekiyor dedi doktor, hatta sürekli alabilirsin. Alerjinin başladığını hissettiğinde 2şer tane al dedi (Aerius için). Bu bende yıllarca işe yaradı, alerjinin yaklaştığını hissediyorum zaten. Mesela yeşilliğe çıktığımda veya evdekilerde hastalık olduğunda direk başlıyorum.
* Yıllardır önden hap alarak çözüyordum bu sene çok fena azdı. En son şunu keşfettim, yastığımı değiştirmiştim yeni bir yün yastıkla. Çözene kadar aylarca sorun yaşadım. Şimdi yastığı uzaklaştırdım ama yeni bir levele geçti gibi.
* Sigara/Nargile/Puro vs içersem gecesine uykusuz bir gece başlıyor.

Özetle etkeni bulmanız en önemlisi ve doktora danışıp aynı durumda ise alerji hapına alerji başlamadan başlamanız önemli.
0
PoscheN
(17.05.24)
gece yatmadan 1 saat önce aerius çak bir tane bence iyi gelecektir..
0
deepex
(17.05.24)
Fixdual kullan
0
gabe h coud
(17.05.24)
Birebir aynı sorunu yaşıyorum.

Avamys adlı bir sprey var ve artık nedense Türkiye'de yok. O iyi geliyordu.

Şartları çok zorlarsa İliadin kullanıyorum. Bağımlısı olmaktan korktuğum için de çok çok mecbur kalmadan kullanmıyorum.
0
Mirket
(17.05.24)
Senelerce bu illeti çektim. Kafamın sol tarafı üstüne yatarsam sol burun deliği, sağa yatarsam sağ burun deliği tıkanırdı. İlaç, sprey, hava temizleme, kurutma makinası ile nevresimin her gün tozunu çektirme, odaları formaldehitsiz boya ile tekrar boyatma vs denemediğim yöntem kalmamıştı ve çare bulamamıştım.

Yıllar sonra çareyi toz tutmayan nevresim takımı kullanmak ile buldum. Ben alırken bayağı pahalıydı fakat her kuruşuna değer.
0
krtkartal
(17.05.24)
(3)

Corasprin kaç mg? haftada 1 kullanılır mı?

oldz
Sb
Sb
0
oldz
(16.05.24)
Kullanmaktaki maksadın ne. Haftada bir gün kanın sulanmış, diğer günler değil şeklinde kalbine şaşırtma verip onu manyak etme gibi bir niyetin varsa işe yarar tabii.

Bu coraspin belasını insanların başına hangi geri zekalı sardı diye çok merak ediyorum. Sözüm meclisten dışarı. Sakın alınma da.

Sulandırılmış kan ciddi yaralanmalarda pıhtılaşmayı geciktireceği için çok büyük sorundur.
Craspin kullanıcıları her tür cerrahi operasyon öncesi 1 hafta önceden Coraspin'i kesmelidir. Bu yüzden acil müdahaleler sorun teşkil eder.

Damarlar için pıhtı kadar akışkan kan da sorundur. Her an herhangi bir yerinizde bir kılcal damar çatlayabilir. Uzuvlarda sorun çıkarmasa da beyin bölgesinde olması insanı ya ölüme ya felce götürür.

İnsanın sindirim ve boşaltım sistemi hassastır. Zaman zaman minik kanamalar olabilir. Bu durumlar Coraspin kullanıcıları için risktir.

Coraspin Asetilsalisilik asit (ASA)tir. Yani asittir. Midenin anasını becerir. Genç yaşta hissetmesiniz de külliyen zarardır.

Daha da sayayım mı bilemedim. Hekim vermediği sürece uzak durun şu boktan.
0
Mirket
(16.05.24)
100 mg.
Haftada bir kullanılmaz.
Kişide bir damarsal hastalık belirtisi varsa, doktor önerisiyle, her gün kullanılır.
İyi bir şey diye normal kişiler kullanmamalı.
Kalp krizi düşünülen kişide acil olarak belli sayıda alınabilir.
0
pro9it9is9
(16.05.24)
Tabletleri 24 saatte bir almazsanız etki edecek kan seviyesine ulaşamaz, yani 24 saate bir almazsanız sulandırma işine yaramaz
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(7)

Çadırda kalmak için gece örtüsü, battaniye, pike tavsiyesi

ananiyimioguz
Geçtiğimiz haftasonu bir göl kenarında çadır denedik. Günübirlik gittik kalmadık. Çadırı denemek istedik yeni almıştık.İyi güzel sevdik ama gece ister bu mevsimde ister yaz olsun üstümüze bir şeyler örtmemiz gerekecek belli ki. Gece üşürüz çünkü.Tulum kullanılıyor gelende onlara baktım ama biz öyle
Geçtiğimiz haftasonu bir göl kenarında çadır denedik. Günübirlik gittik kalmadık. Çadırı denemek istedik yeni almıştık.

İyi güzel sevdik ama gece ister bu mevsimde ister yaz olsun üstümüze bir şeyler örtmemiz gerekecek belli ki. Gece üşürüz çünkü.

Tulum kullanılıyor gelende onlara baktım ama biz öyle larva gibi duramayız. Belki bir hareket alanı vardır ama illa ki arada üstümüzü açıcaz, birbirimize sarılıcaz falan bana pek kullanışlı gelmedi.

Battaniye desen, bazen motorla gidebiliriz ormana falan, zaten çadır büyük, bir de battaniye taşımayayım çok yer kaplıyor.

Pike deseniz, bana uyar ama hanım gece onunla yazın bile olsa üşüyor bazen.

Bize şöyle yükte hafif ama ısıtmada başarılı bir şey lazım.

Bu tarz bir ürün biliyor musunuz? Termal tagini ekleyince depremzedelere örtülen alüminyum şeyler çıkıyor.

Nasıl bir şey almamız lazım?

Powerbank ile çalışan ısıtıcılı şeyler gördüm ama onlar da çok küçük, vücudu kaplamıyor.
0
ananiyimioguz
(15.05.24)
çadırda her halükarda polarla/kazakla/hırkayla uyumak lazım. buna ek olarak kalın bir battaniye yeter. çadır zaten yatak gibi değil, yatayım da 12 saat uyuyayım bir mekan değil. gece 12-1de yatsan, ister istemez sabah en geç 7-8de uyanırsın. ama dediğim gibi polar tarzı, kapşonlu şeyler şart. ha hayvan gibi içip sızarsan şortla da uyursun o ayrı :)
0
numlock
(16.05.24)
cift kisilik yani fermuarlari birbirine gecen tulumlar var, ayrica tulum dusundugunuz gibi daracik degil deneyin bence mutlaka arkadastab vs alip, en ideali o cunku kamp icin. Hem tasimak hem kullanislilik acisindan
0
tuborg yesili
(16.05.24)
çadır için altına önce bir branda aldım. onun üstüne kuracağız.

sonra yatacağımız yerlere mat sereceğim. yine de rahatsız mı olur?

şişme yatak buldum amazondan bir tane, hatta pompası da kendinde var kenarına bastırdıkça şişiyor. içinde yani pompası. ama yorumlarda geri iniyor çabucak yazmışlar. şişmeden de vazgeçtim.

çok rahatımıza düşkün değiliz mata yatarız da üstümüze ne örtücez onu bulamadım.

tulum konforluysa ona da kayabiliriz ama keşke deneyebilsek bir yerde sdfjsg
0
🌸ananiyimioguz
(16.05.24)
arkadastan odunc alma ihtimali yok sanirim, decathlona gidip orda kurulu cadirlar oluyor onlarin icinde deneseniz? Cadirlarda mat ve tulumda serili oluyor cunku. Bir diger aklima gelen de tulumu alip deneyip begenmezseniz iade etmek.

Sisme yatak cok kisa omru olan bisi, sahsen tavsiye etmem. bu arada mat da ister istemez soguk cekebiliyor dedigjm gibi en iyisi tulum.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
Mat üzerinde yatmak rahat olmaz. En azından şişme mat, uygunu da şişme yatak olur. Dechatlondan alınmış şişme yatağım var. Yıllardır inmedi. İki kişi için iki tane tek kişilik uygun oluyor. Aksi taktirde yani çift kişilik bir tanede diğer kişinin en küçük hareketi uykunun bölünmesine neden oluyor.

En uygunu uyku tulumusur. Hiçbir rahatsızlığı yoktur. Olmazsa yan fermuarını açık bırakırsın, ya da fermuarını hiç kapamayıp yorgan gibi kullanırsın.

Olmaz arkadaş illa ki tulum dışı bir öneri isterim dersen polar battaniye hem hacim ve hem de ısıtıcılık olarak iyidir.
0
Mirket
(16.05.24)
Tuborg+1
kullandım aynı şekilde, çok rahat oluyor.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
Decathlon'dan bir şişme yatak alın. Mat almanıza gerek yok, motorsikletle giderken gereksiz yük olur.

Üzerinize kalın eşofman, polar giydikten sonra bir de battaniye alın üstünüze. Battaniye taşımak zor olur diye düşünmeyin, taşımak zorundasınız. Hafiflik ve ısıtmada çok başarılı olduğu için göçebeler yüzyıllardır battaniye kullanıyor.

Şişme yatak masrafından kaçmayın. Rahat uyumanız için elzem.
Yıllardır iki kişilik şişme yataklarda partnerimle yattım, hareketlerden rahatsız olmadım hiç.
0
michael_knight
(16.05.24)
(3)

Türkçede ile kelimesiyle aynı işlevde olan -(ı)nan ekinin kökeni

Euxinos
ile kelimesi ile Anadoluda kimi şivelerde yer alan ve aynı işlevi gören -(ı)nan kelimesinin kökeni, kullanılan yöreler hakkında bilgisi olan var mı ?Örneğin, seninle vs seninnen (kimi yerle seniiinen, seniynen gibi gelir kulağa) veya atla/at ile geldim vs atınan geldim.
ile kelimesi ile Anadoluda kimi şivelerde yer alan ve aynı işlevi gören -(ı)nan kelimesinin kökeni, kullanılan yöreler hakkında bilgisi olan var mı ?

Örneğin, seninle vs seninnen (kimi yerle seniiinen, seniynen gibi gelir kulağa) veya atla/at ile geldim vs atınan geldim.
0
Euxinos
(15.05.24)
Şu şarkıda geçen

'Seni doğuran ana, bal ilen mi yoğurdu.' dizesindeki 'ilen' ulaması, kastettiğine örnek saylırsa yörelerden biri Silifke'dir diyebiliriz.

tr.wikisource.org
0
Mirket
(15.05.24)
direkt türkçe çevresinde kullanılır denilebilir, yöre/bölge kısıtı yok bu kullanımda.

"+ınan / +inan / +inän / +unan / +ünen
“ile” son çekim edatının gerileyici benzeşme yoluyla çeşitli ses değişmeleriyle ortaya çıkan şekilleridir. Türkçenin asıl vasıta hâli eki olan “+n”, “ile” son
çekim edatından sonra gelerek birleşik bir ek meydana getirmiştir. Zeynep
Korkmaz bunu “ek yığılması “ terimi ile açıklamıştır. (Korkmaz, 1960:175)
Souh suyunan yehamiş mendiliynen bağlamış. (Soğuk su ile yıkamış mendiliyle bağlamış.) ( Buran, 1996:238)
Közünen. (Gözüyle)
Gızınan. (Kız ile) (Gemalmaz, 1995: 287)
+nan, +nen
“ilen” biçimi gerileyici benzeşme yoluyla “inen” olduktan sonra kök sesi
olan “i”yi düşürmekte ve ek “nan” şeklinde ortaya çıkmaktadır. (Buran,1996:238)
Menimki de sahunnan hınne saterdi. (Benimki de sabun ile kına satardı.)
Kövün içi ama bele doldi urusnen. (Köyün içi böyle Rus ile doldu.) (Buran,1996:238)
"

dergipark.org.tr
0
ensar
(15.05.24)
Bazı lehçelerde ''bilen'' ''bilan'' olarak kullanılıyor. sizinle - Siz bilen, siz bilan
0
doharkoman
(16.05.24)
(9)

gördüğünüz en yaşlı insan kaç doğumluydu?

tabudeviren
reelde gördüğünüz..benim 1924.
reelde gördüğünüz..
benim 1924.
0
tabudeviren
(15.05.24)
Dedemin annesi ben ortaokuldayken 101 yaşındaydı.
Dedem 1913 müş.
0
Mirket
(15.05.24)
vehbi koç
google'a göre 1901 doğumlu.

babaannem. 1909 doğumlu
0
exlibris
(15.05.24)
1910. Dedem.
0
pispinti
(15.05.24)
Dedem. 1911
0
mirty
(15.05.24)
Annemin anneannesi
Doğum 1899 ölüm 2002.
0
rodeocu
(15.05.24)
Gördüğümü net hatırladığım en yaşlı insan babaannemin babası, edevlete göre 1905 doğumluymuş.
0
kobuzchu kiz
(15.05.24)
bu zamana kadar gördüğüm 1907 doğumlu büyük dedem.
şuan yaşayan bir akrabamız 1927 doğumlu
0
my fault
(15.05.24)
1900
0
monicapp
(16.05.24)
Anneannem 1926 doğumlu.
0
peki madem
(16.05.24)
(1)

üniversite hastanelerini ücretlerinden haberi olan var mı?

candide
diş için istanbul üniversitesinden bir profesöre muayene olmam önerildi.doktor seçebiliyor muyuz?muayene ücreti ne kadar ortalama?kanal tedavisi yaklaşık ne tutar?şimdiden teşekkürler.
diş için istanbul üniversitesinden bir profesöre muayene olmam önerildi.

doktor seçebiliyor muyuz?
muayene ücreti ne kadar ortalama?
kanal tedavisi yaklaşık ne tutar?

şimdiden teşekkürler.
0
candide
(15.05.24)
0 212 415 24 99'dan detaylı bilgi alabilirsin.
0
Mirket
(15.05.24)
(10)

sevgiliniz/esiniz/partneriniz konusmamiz lazim dese

robert bosch
ne düsünürsünüz? konu ne olabilir sizce?ben birinin, hatta annemin, öldügünü düsünürüm sanirim. ilk aklima gelen sey ayrilir olmaz diye düsünüyorum. siz?
ne düsünürsünüz? konu ne olabilir sizce?

ben birinin, hatta annemin, öldügünü düsünürüm sanirim. ilk aklima gelen sey ayrilir olmaz diye düsünüyorum. siz?
0
robert bosch
(15.05.24)
Ses tonu, beden diline göre bir fikir oluşur bende.
0
rock n roll
(15.05.24)
Ayrılık olmasa bile ilişkiyle alalalı ciddi bir sıkıntı olduğunu düşünürüm ilk. Yüz yıllık muhabbet bu, hatta sizin başlığınızı okurken içeriği açmadan önce de bunu düşündüm.

Ortada bir sebep yokken birinin öldüğünü düşünmem neden düşüneyim ki.
0
akhenaten
(15.05.24)
Sadece bunu söyleyeni de ciddiye alamıyorum ben.

İnsan olan, Ne hakkında konuşacağını da söyler. Mesela "akşam müsait olunca ilişkimiz hakkında konuşmak istiyorum" ya da "yarın görüştüğümüzde annenle ilgili konuşmak istiyorum" gibi.

@akhenatan da katılıyorum ayrıca. Ergen ruhlu insanların ilişkiyle ilgili olumsuz birşey söyleyeceğine işaret gibi geliyor. O yüzden sinir ediyor.
0
neden beni sevmedin
(15.05.24)
Birisi ölünce şak diye söyleniyor telefonda.

Genellikle sıkıntı ve uzun bir mevzu olduğunda söylenen bir cümle benim için.
0
orangesandsea
(15.05.24)
Ölüm haberini "konuşmamız lazım" diye veren birisini hiç duymadım. Sevgilim "konuşmamız lazım" dese ilişkide sorunlu gördüğü yerleri tartışmak istiyor diye düşünürdüm. Ayrılmak istiyor olabilir diye de aklımdan geçerdi.
0
pispinti
(15.05.24)
pispinti +1. bir de anneme bir sey oldugunu neden sevgilimden ogreneyim ki? ailemden biri arar soyler.
0
hot potato
(15.05.24)
olumsuz bir şey çıkmama ihtimalini sıfır görürdüm.

ama ölüm aklıma gelmez. ölüm çıkma ihtimali de sıfır :)
0
tabudeviren
(15.05.24)
rahatsız olduğu bişey olduğunu anlarım yemin ederim alnından öpüp "teşekkür ederim" derim. artık kimse konuşmuyor, duygularını, düşüncülerini "yanlış anlaşılırım, üzülür, alınır" diye dile getirmiyor. konuşmak kadar güzel bişey yok.
0
numlock
(15.05.24)
İlişkide bir problem vardır, konuşup orayı onaralım demiştir.
Farkında olmadan yaptığınız ilişkinize ya da kendinize ya da bir başkasına zarar veren bir hareketiniz vardır, onu anlatacaktır.
Bir arkadaşınızın ya da akrabanızın sizi suistimal ettiğini tespit etmiştir. Onu söyleyecektir.
Kariyeriyle ilgili bir gelişme olmuştur, sizden görüş isteyecektir.

Daha da sayarım.
0
Mirket
(15.05.24)
Otomatik tahminlerin hepsi yanında değerlendirme de getireceği için sempatiye düşürür insanı.
Ben Konunun ne olduğunu tahmin etmekle uğraşmam, o an empati ile dinlemeye ne kadar uygun olduğuma göre değişir cevabım.
Müsaitsem, rahatça paylaşması için alan açar, tüm dikkatimin onda olduğunu belirtirim.
Müsait değilsem, dikkatimi şu an veremeyeceğimi x zamanda dinlesem onun için uygun olur mu diye sorarım, yine de içinde paylaşmak çok canlı ise dinlemeyi deneyebilecegimi söylerim.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
(2)

Kardiyoloji EKO sonucunu görememe

dedeminhirkasi
Kardiyoloji muayenesinde çekilen ekonun sonucunu göremiyorum. Eko formu doldurmuştur diyor ama herhangi bir rapor yok bu raporu veya formu nasıl temin edebiliriz
Kardiyoloji muayenesinde çekilen ekonun sonucunu göremiyorum. Eko formu doldurmuştur diyor ama herhangi bir rapor yok bu raporu veya formu nasıl temin edebiliriz
0
dedeminhirkasi
(15.05.24)
Devlet Hastanesi'nde oluyor öyle saçma işler. Başakşehir çam sakura ' da 3-4 kere eko ile baktı doktor, ne e-devlette kayıtlı bir grafi ne de doktor yorumu (bir şeyin yok gayet iyi diyordu, sıkıntı olsa belki yazardi)

Memorial ' da 2 kere eko ya girdim cd, grafi, dosya vs her şeyi verdiler.
0
makbur
(15.05.24)
Eko artık kardiyoloğun muayenesi haline geldi. Teşhiste bir şey yazmıyorsa eko sonucun normaldir

demiştim ama
Dün muayene oldum Devlet hastanesinde,
E nabıza baktım. Eko raporu var.
0
Mirket
(15.05.24)
(9)

muğla gibi turistik yerlerde insanlar nasıl kışın para kazanıyorlar?

Zetnikov
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış. kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum. bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?bu olaydan ayrı bide adam
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış.
kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.
ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum.

bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?

bu olaydan ayrı bide adam garson yada otelde calısıyor mesela elemanlar kısın memleketlerine gidiyorlar galiba bildigim kadarıyla.
otel sonbaharda bi sure açık oluyor sanırım. acaba otel soyle bı teklıf sunuyor mudur seni begendik sen as kadroda ol gel 12 ay calıs bizle vs.

bu tarz şeyleri merak ediyorum bilgisi olan aydınlatsın
0
Zetnikov
(14.05.24)
fethiye'ye hic gitmedim ama marmaris o kadar kucuk bir yer degil ki. kisin da kendine gore nufusu var. gozlukcu de kuyumcu da kendi capinda is yapabilir.
0
hot potato
(14.05.24)
kışın da para kazanıyorlar ama yazdan çok daha az
0
abelardo
(14.05.24)
gözlükçü, kuyumcu, takıcı, turistik eşya dükkanları, birçok restaurant genelde sezonluk kiralanıyor, 6 ay iş yapıp gidiyorlar.

onun harici buralarda yerleşik bir nüfus var esnaf kışında iş yapıyor.
özellikle pandemi sonrası yerleşik nüfus sayısı çok arttı.

otel sektöründe genel durum şu şekilde 12 ay kalan küçük bir çekirdek kardo oluyor, bunun haricinde ki çalışanlar sezonluk bulunuyor, nisan-kasım gibi düşünebilirsin. Sezon harici daha düşük ücret verip, eline personel tutanda oluyor.

Sezon harici büyükşehirlerde ki otellerde, restaurantlarda çalışanlarda oluyor. Turizm sektöründe personel sirkülasyonu inanılmaz yüksektir.

Turizm işi ülkemizde çok sıkıntılı maaşlar düşük kaldı, tatil beldelerinde iş sürekliliği yok, hemşericilik çok, bu ve benzeri sebeplerden birçok tanıdığım körfez ülkeleri ve uzak doğu ülkelerine gittiler, gençlikte iyi ancak yaş alınca, aile kurunca sezonluk çalışma işi insanlara çok zor geliyor.
0
sealth
(14.05.24)
tatil köylerini bilmiyorum, ama bodrum merkez ve gündoğan'da kışın oteller çalışıyor, odalarda tadilatlarını yapıyorlar ve kalan odaları da kışın iş yapmaya gelenler olursa diye satıyorlar. personel çok az, housekeeping olarak zaten bodrum'un yerlileri günlük geliyorlar, ön büroda da müdür veya otel sahibi gibi insanlar oluyor. yani personel sıfıra yakınsıyor, ama işletme kapanmıyor.
0
malheiros
(14.05.24)
Fethiyenin yerlisi baya fazla. Kendini döndürecek kadar fazla.
Bir çok tatil yerinin yerlisi var aslında.

Ama restaurantlar falan daha çok sıkıntı çekiyor kışın. Yazın kazanıp kışın cepten yiyor köklü restaurantlar.
0
zimbirik
(14.05.24)
Bodrum 200 bin
Fethiye 180 bin
Marmaris 100 bin

Kalıcı nüfusları yaklaşık bu şekilde. Hiç de ufak yerler değil yani, kendilerini döndürecek kadar iş yapıyorlardır.

Bu kış kasım sonu gibi Muğla'da değil ama Antalya Beldibi'nde bir otelde kongremiz olmuştu. Otel yabancı turistlerle doluydu, personelle konuşunca kışın da neredeyse full dolu olduklarını, pek çok yabancının kışı otelde geçirdiğini söylemişti. Ülkedeki tüm otellerde durum bu değildir tabii ama pek çok otelde kışın da yaşlı İngilizler falan kalıyor kendi ülkelerinde evlerinde harcayacakları paraya denk geliyor neredeyse diye haberler vardı
0
nundu
(14.05.24)
Plaj, beach clup, eğlence yerleri gibi mekanlar kepenk kapatıyorlar. Karınca gibiler. Yazın kazanıp kışın yiyorlar.

Otel ve restoran gibi yerlerin yazlık ve kışlık personel sayıları farklı. Yazın dışardan gelen mevsimlik personelle iş yaparken kışın çekirdek kadro ile faaliyete devam ediyorlar. O bölgelerde kış mevsimi de ılıman olduğu için yakın mesafeden gelen günübirlikçilerle değirmen dönüyor.

Bu arada yazlıklarda 12 ay boyunca yerleşik hayata geçiş de her geçen yıl artmakta. Bu da o bölgeleri kış mevsiminde de hareketli hale getiriyor.
0
Mirket
(14.05.24)
eskiden yazin yaptiklarini yerlerdi, kisin yatarlardi.
bir de kisin yazlik yerlerde insaat sezonudur, oradan beslenirlerdi.

simdi zaten emekli tayfa ve buyuk sehirlerden oraya tasinip online calisanlar sayesinde tahminen butun sene stabil takiliyorlardir.
0
cooperr
(15.05.24)
Sayfiye yerlerinde genelde sezonluk kazandıkları para kışında yetiyor. Turizmde güzel kazanç var. Otel çalışanları ise genelde asgari ücretli olarak sezonluk üniversite öğrencileri veya sigorta için çalışmak isteyen civar köylerden gelen çalışanlardan olur.
0
doharkoman
(15.05.24)
(12)

Dikkatli besleniyorum ama yine de ağırlık çöküyor

noxie
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine de bir şey değişmiyor.

Bakın size yediklerimi sıralayacağım, bir bakın:

Sabah - bir kahve, sonrasında su
Öğle arası - burada kahvaltı yapıyorum. domates, salatalık, biber, maydonoz (yağsız tuzsuz hepsi), zeytin (5-6 tane), beyaz peynir, kaşar, ceviz (2 adet), bir haşlanmış yumurta, tam buğday ekmek 1,5 dilim, bir kupa çay, bir tatlı kaşığı ev yapımı reçel (bunda işlenmiş şeker var ama bu kadarı da etkilerse bilemiyorum).

hepsi normal porsiyonlarda, abartılı bir şey yok.
yedikten sonra çok iyiyim ama 1 saat sonrasında görseniz, öyle ağırlaştım ki sanki bir tabak mantı yemişim gibi.

şu an çay-kahve içsem kendime gelirim biraz ama demir seviyem de düşük olduğu için çok içmek istemiyorum.

daha sağlıklı nasıl beslenebilirim allah aşkına?
0
noxie
(14.05.24)
gluten etkiliyor olabilir. ekmek yemeyin bir gün öyle deneyin.

gluten dışında diğer yiyecekler de dokunuyor olabilir.

annem keçi sütünden yapılmış peynir yiyebiliyor inek sütü ürünleri dokunuyor vs.

benzer bir şekilde geçici (edit: geçirgen) bağırsak sendromu da olabilir ama tek belirtisi bu değil , amacım internet doktorluğu değil ama sadece sağlıklı görünen yiyecekler ile çözülemiyor olabileceğini ifade etmek istedim.
0
jülsezar
(14.05.24)
protein yok mu?
0
numlock
(14.05.24)
Kahvaltıda protein ağırlığı aşırı az. Hemde düz şeker, ekmek falan da yiyorsunuz, o yüzden olabilir belki.
0
zimbirik
(14.05.24)
ben de bu konudan şikayetçi idim. 1 porsiyon pilav uyutuyormuş meğer.
ekmeği yarım dilime indirebiliyor musunuz ? bi deneyin isterseniz.
0
WithWorth
(14.05.24)
yumurtayı unutmuşum ekledim, peynir de var protein olarak.

salam, sosis gibi işlenmiş gıdaları bıraktım. sucuğu da olursa hafta sonları yiyorum.
0
🌸noxie
(14.05.24)
1 yumurtadaki protein diğer yediklerinizin yanında pek bir şey değil.
0
zimbirik
(14.05.24)
1 yumurtada olan protein hiçbir şey. Aksam iyi yemiyorsaniz low protein diet olmus.

Eğer bu diyet ise yaramiyorsa tam tersini yapıp deneyin (high protein). Cinsiyete göre ideal protein alimini examine.comdan falan bulabilirsiniz.

Olay yedikleriniz ile mi alakalı denemek isterseniz o öğlen yemeginiz yerine dümdüz salata ve ızgara tavuk yapın. Ekmek yok, yağ yok (yağ umrumda değil de böyle olsun simdilik). Sadece sebze ve tavuk. Bundan da ağırlık çökerse o zaman bir baktırın. Hayatımda salata ile ağırlık çökmedi.

Buna ek olarak ben yemekten sonra limonlu sıcak su iciyorum, bilimsel yani ne bilmesem de mideme iyi geliyor.

Her şeyi deneyin ama sadece tek bir seye odaklanmayin (glutenden oluyor, bundan oluyor, sundan oluyor diye. Deneyerek bulun. Herkesin bünyesi farkli. Yıllardır gluten yerim bir derdim yok).
0
logisticsmanager
(14.05.24)
yediklerin sadece bu kadar mı? kaç kilosun? burada pek bir şey yok ki. pek bir şey yemediğin için yorgun hissediyor olabilirsin.

ayrıca ağırlık çökmesi şunlardan olabilir:
bir hastalık olabilir, doktora gidebilirsin.
kan değerlerin düşük olabilir, bu ihtimal var çünkü az yiyorsun, doktora gidip kan tahlili olabilirsin.
gün içinde çok yoruluyor olabilirsin.
uykunu alamıyor olabilirsin.
son olarak alışkanlık olabilir. her akşam yemekten sonra uykun geliyorsa vücut artık buna alışmış ve o saatte uyumak istiyor olabilir.

bence asıl sebep bu:
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(14.05.24)
Bağırsaklarımda işlev bozukluğu vardı, yemek sonrası çöken ağırlık da belirtilerinden biriydi. Sizde de böyle bir şey var demiyorum ama, doktorum yemek sonrası ağırlık çökmesinin normal olmadığını, yemekten sonra ağırlaşmak yerine aksine enerjik olmanın beklendiğini söylemişti. Sindirim sisteminize bir baktırabilirsiniz.
0
amelie poulain
(14.05.24)
1. Kan değerlerine baktır. Özellikle şekerine

2. Bir hafta süreyle glutensiz beslen.
İçinde gluten olan gıdalar ile gluteni taklit eden gıdalar diye arat ve onları hiç yeme. Azıcıktan bir şey olmaz mantığı yanlış. Hiç yeme. Öyle bir dene.

Yine olmazsa safra kesene falan baktır. Bir gastroentorologa görün.
0
Mirket
(14.05.24)
Sağlıklı beslenmede reçel yüksek şeker ierdiği için olmaması gerekir. Ekmekte bir süre çıkarılabilir proteine ağırlık verebilirsiniz. Sağlık sorununuz için hekime görünün.
0
doharkoman
(15.05.24)
Ekmegi tam bugday yap az ye
Sekeri sifirla

Spora basla
0
Zetnikov
(15.05.24)
(11)

Muz ağaçlarına dadanan komşu

entropik
apartman ve havuz arasına muz ağaçları dikildi, 2. kattan bir kişi benim "havuz manzara"mı kapatıyor diyerek yönetime şikayet etti ve tüm muzlar kesildi. tabi muzlar arsız tekrar çıkıyor sürekli ama bu manyak ayağıyla eze kıra yine çıkmasını engelliyor bu muzların. ne yapmak gerekir yönetime dilekçe
apartman ve havuz arasına muz ağaçları dikildi, 2. kattan bir kişi benim "havuz manzara"mı kapatıyor diyerek yönetime şikayet etti ve tüm muzlar kesildi. tabi muzlar arsız tekrar çıkıyor sürekli ama bu manyak ayağıyla eze kıra yine çıkmasını engelliyor bu muzların. ne yapmak gerekir yönetime dilekçe yazıp imza mı toplayalım. yada bunu ağaçlara zarar veriyor diye şikayet edebileceğimiz biyer var mı? ağaçlara zarar verirken videoya alıp sosyal medyaya atayım dedim bu sefer ben haksız duruma mı düşerim.
yoksa en temizi adamı muz ağazıyla dövmek mi ?
0
entropik
(13.05.24)
Yönetim niye kesiyor


Bi daha ağaç dikin, yönetim kesmesin
0
jülsezar
(13.05.24)
@jülsezar aynen yönetiminki salaklık ama bu komşu çok bastırmış rahatsız oluyorm manzaram engelleniyor diye. yeni dikmeye gerek yok bi rahat verse 1 aya toparlanacak kökleri duruyor çok hızlı büyüyor muzlar. ama manyak işte ağaç filizlendikçe kendisi eziyor kırıyor falan.
0
🌸entropik
(13.05.24)
En temizi sizi dövmek.
Ağaç seviyorsanız ya evinizde besleyin ya da ormana gidin.
Havuz manzarası sayesinde belki değeri 5 milyon TL olan ev ağaç düşkünü manyaklar sebebiyle 3-4 milyon TL'ye düşüyor.

Muzu manavdan alın.
0
michael_knight
(13.05.24)
@cosmicstring havuz dediğin betondan ibaret. ama havuzdaki ablalar da bir manzara oluşturuyor tabiki amcamın derdi de o.

@michael_knight muzu yemiyoruz ama gölgesinden faydalanıyoruz, çoluğumuz çocuğumuz havuza rahat giriyor dayılar balkondan izlemeden. ağaç düşkünü manyak nedir ya şey gibi bu doğayı hayvanları seven manyaklar gibi bişey:)
0
🌸entropik
(13.05.24)
Yanlis mi anladim acaba.Yonetimin karari olmadan kendi kafaniza gore ortak alana muz agaci mi diktiniz acaba?

Eger boyleyse komsu sikayet etmekte hakli.Kafaniza gore ortak alana agac dikemezsiniz
0
turkuaz
(13.05.24)
@turkuaz şöyle detay vereyim. sitede 2 havuz var, havuzun birinin komple etrafı, benim bahsettiğim havuzun ise 4te 3ü muzlarla çevrili, site yönetimi yaptı bunu. çok da güzel oldu hem tropik bi hava verdi, hem gölge yapıyor kocaman ağaçlar hem de havuzların etrafı kapanmış oldu. ama sadece bu amcanın şikayeti üzerine bir bölümdeki ağaçlar kesildi.
0
🌸entropik
(13.05.24)
komşunuz haklı.
0
tchuck
(13.05.24)
Bir 'Balkonların havuzu görmesini nasıl engellerim' vakası mı bu?

Benim balkon da havuz manzaralı. Sırf bu manzara için aldım bu evi. Gece yağmur başladığında elimde şarapla anında balkondayım. Işıklı mavi havuzda yağmur damlalarını seyretmek kadar zevk aldığım bir şey yok. Kimse kesemez valla manzaramı.

Balkondaki dayılardan rahatsız olanlar için haremlik selamlık havuzlar vardır mutlaka bir yerlerde.

Gerçi biraz sert söylemiş ama @michael_knight yerden göğe haklı.
0
Mirket
(13.05.24)
@Mirket sadece balkonlar görmesin değil tabiki. çıplak çıplak duracağına etrafı ağaçlarla çevrili olsun vakası. çok ilginçmiş havuz manzarası sevmek benim evim de aynı havuza bakıyo bu arada. ama beton mermer vs havuzu izleyeceğime mis gibi tropik ağaçları izlerim. neyse apartmandakiler de ağaçları korumak istiyorlar ben yine de bi dilekçe yazıp imza toplayıp şansımı deniycem.
okuyan cevap yazan herkese teşekkürler.
0
🌸entropik
(13.05.24)
Bizim manzara da sırf beton değil. Şimdi saydım da, geniş bir yeşil alan, 7 tane palmiye ağacı, bir nar, bir turunç, epey bir de çalı formatında bitki var. Güzel bir peyzaj çalışması yapılmış. Çok güzel bir görüntü. Hiçbir ağaç birilerinin önüne perde olsun, birilerini gizlesin diye dikilmemiş.

Şöyle şeyler var. Hem yeşile bakıyorsun hem kimse görmüyor. İki amaç bir arada. Tavsiye ederim.

www.cihancit.com.tr
0
Mirket
(13.05.24)
Havuz manzarası da ne saçmqymış.
Muz harika bir ağaç. Bahçemde 7-8 tane oldu. Havuz zaten içeriden görünmüyor ama görünseydi de ağacı tercih ederdim.

Gölet filan olsa neyse.. yüzme havuzu yahu. Mozaik çukura doldurulmuş su
0
nop
(14.05.24)
(2)

Kazılmış çukur- araç hasarı

Olric
Merhabalar. Cuma günü akşam mahallede park yeri arıyordum. Kazılmış ve kapatılmamış bir çukur varmış herhalde dalgınlığıma denk geldi derin olduğunu fark etmedim. Üstünden geçince aracım ciddi hasar aldı. O akşam çekici ile aracı sanayiye çektirdim. Kaskom var. Sorum şu ki burada sorumluluk o çukuru
Merhabalar. Cuma günü akşam mahallede park yeri arıyordum. Kazılmış ve kapatılmamış bir çukur varmış herhalde dalgınlığıma denk geldi derin olduğunu fark etmedim. Üstünden geçince aracım ciddi hasar aldı. O akşam çekici ile aracı sanayiye çektirdim. Kaskom var. Sorum şu ki burada sorumluluk o çukuru açıp bırakan kurumda mıdır? Henüz çukuru açan belediye mi yoksa iski vs gibi başka bir kurum mu bilmiyorum. Belediyeyi arayıp sordum ama talep oluşturdular henüz kim çalışma yaptı bilmiyorum. Burada eğer sorumluluk belediye ya da kurumda ise benim nasıl ilerlemem gerekir? Kasko şirketi aracı yaptırır, kurumdan kendisi mi tahsil eder? Yoksa ben mi kuruma bir başvuru yapmalıyım hasarı karşılamaları için?
0
Olric
(13.05.24)
Sen kaskoyla muhatap ol. Gerisine karışma. Belediye muhalefettense değer kaybı davası falan da düşünebilirsin.
0
Mirket
(13.05.24)
Kasko parayı öder, aracı yaptırır. Ondan sonra kimin suçu olduğuna göre karşıdan para alabilecekse alır. Ama kaskonun karşı taraftan para alıp almaması sizin hayatınızı etkilemez.

Kaskom bozulmasın derseniz siz uğraşacaksınız belediyeyle. Böyle işlerle uğraşmamak için kasko yaptırıyoruz.
0
michael_knight
(13.05.24)
(9)

Akvaryum olayına giriş

mustafakesekci
Herkese merhaba,Çocuklara kıyısından köşesinden hayvan sevgisini aşılayabilmek hem de bir sorumluluk almalarını sağlamak için eve akvaryum kurmaya karar verdim. Çok büyük bir akvaryum değil, 30-35 cm'lik bir akvaryumla başlayacağız.Fakat besleyeceğimiz balık türüne karar veremedim. Çok minik olmayan
Herkese merhaba,

Çocuklara kıyısından köşesinden hayvan sevgisini aşılayabilmek hem de bir sorumluluk almalarını sağlamak için eve akvaryum kurmaya karar verdim. Çok büyük bir akvaryum değil, 30-35 cm'lik bir akvaryumla başlayacağız.
Fakat besleyeceğimiz balık türüne karar veremedim. Çok minik olmayan, şöyle 5-6 cm civarı, renkli, çok hassas olmayan (zira ilk defa balık besleyeceğiz, bizim yüzümüzden ölmelerini istemem tabi ki), birkaç tanesinin birlikte yaşayabileceği balık türü önerir misiniz?
0
mustafakesekci
(13.05.24)
Akvaryum küçük. İstenen balık büyük (!)
Japon, çöpçü ve lepistesle başlayın bence. Japonun altınbaşına bayılır çocuklar. Lepistesin doğum anını seyrederler falan.
0
Mirket
(13.05.24)
30-35 cm akvaryuma 5-6 cm balık büyük mü gelir? Bilmiyordum, teşekkür ederim. Bahsettiğiniz 3 türden birini mi tercih etmeliyim yoksa üçü bir arada yaşar mı? Birbirlerine saldırma, zarar verme durumu olur mu?
0
🌸mustafakesekci
(13.05.24)
lepistes başlangıç için ve o boyuttaki akvaryum için iyidir. yanına yine lepistes gibi canlıdoğranlardan moli çeşitleri ve çöpçü koyabilirsin. japon olmaz lepistesin yavrularını yer. lepistes de kendi yavrularını yer o yüzden bitki ve ufak tefek aksesuarlar da koy ki yavrulara saklanacak yer olsun. filtre ve havayı da unutma.
0
metos
(13.05.24)
Üçü birlikte yaşar. Çöpçü zaten çöpleriyle ilgilenir. Kafasına göre takılır.

Lepistes küçüktür ama erkeğinin kuyruk ve yüzgeç görünümü efsanedir. Şiir gibi yüzer. Bu tür çok sık ve çok fazla doğum yapar. Çok kastetmezsen de ölmezler. Dayanıklıdırlar. Yavruluk almazsan gebeyi ayırıp yavruluğa koymazsan, doğumun güzelliğini de annenin yavrusunu yeme vahşetini de bir arada görebilirsin.

Japon, istediğin gibi büyük, dayanıklı ve değişik renkleri olan bir balıktır. Hava motoru arıza yaparsa en son o ölür.
0
Mirket
(13.05.24)
Hiçbirini önermem. Sınırlı, dar bir alanda hep aynı şekilde dönüp duracak balıklar. Bildiğin hapis. Çocukların sorumluluk almasını istemeni saygıyla karşılıyorum, ama bu balığı akvaryuma koyarak olmaz. Çocuk dediğin zaten çok çabuk sıkılan bir varlık. Dikkatleri çok çabuk dağılıyor yaşları gereği. 1-2 kez yem verip bırakacak. Hem de sınırlı bir alana hapsedilen balıkla hayvan sevgisi aşılayamayız.
0
rock n roll
(13.05.24)
30 cm çok küçük, biraz daha büyük bir akvaryum almaya çalışın derim.

Verilen tavsiyelerin hepsi yerinde, ekleyecek bir şey bulamadım.
0
hayirsiz
(13.05.24)
Lepistes ideal olur aslında, bu tür balıklar doğal yaşam alanlarında da küme halinde dar bir alanda yaşıyor. Sadece akvaryum içi dekorasyonu biraz zengin tutarsanız iyi olur. Hem yavrular saklanacak yer bulur hem de bu balıkların doğal yaşam alanları böyle yeşillikli kuytular.

30cm değil de 30lt akvaryum daha iyi olur. 5 lepistes alırsınız bir de elma salyangozunuz olursa hem çocuklar çok seviyor hem de yosun problemi olmaması için etkili olur.
0
akhenaten
(13.05.24)
10 küsür yıllık akvaryum tecrübesi olan biri olarak yazıyorum.

Akvaryum tamamen biyolojik bir denge kurma hobisidir;

- Sudaki kültürü oturtamazsanız balıkarınız sürekli ölecektir,
- Çok yemleme yaparsanız öleceklerdir,
- Uyumsuz cinsleri bir araya koyarsanız öleceklerdir,
- Işıklandırmayı dogru yapmazsanız akvaryumun dengesi bozulacak öleceklerdir,
- Cinse uygun yemleme yapmazsanız öleceklerdir,
- Akvaryum hacmine uygun sayıda balık koymazsanız birbirlerini öldüreceklerdir,
- Filtreleri yöntemine uygun ve zamanında temizlemezseniz öleceklerdir
- Küçük akvaryumların hacmi küçük olduğundan su dengesi çok daha hassas olacak muhtemelen tutturamayacağınız için yine öleceklerdir.
- Petshop'lar size satış yapmak için farklı tür ve fazla balık vermeye çalışacak kanmayın.

Yazdıklarımı araştırıp forumlardan bilgi edinmenizi öneririm, merak salarsanız çok zevklidir. Şahsen kedi/köpek bakmak çok daha kolay
0
mirty
(13.05.24)
@mirty ne yaptın ya. İnsanı olaydan soğutursun valla.

Bir 4-5 senelik tecrübe de benim oldu. Bir hava motoru arızası ve bir de klorlu su kazası ölümü yaşadım. Onun dışında ve en acemi halimle gül gibi geçinip gittik hepsiyle.

Gözümüzü korkutma Abi.
0
Mirket
(13.05.24)
(4)

Tarihten, mitlerden, roman, film vs.den hain örneği?

ya ben lan neyse
isim verir misiniz?
isim verir misiniz?
0
ya ben lan neyse
(11.05.24)
brutus
judas
damat ferit
0
antikadimag
(11.05.24)
300 spartada perslere gizli yolu gösteren kambur (Ephialtes)
0
nundu
(11.05.24)
İsa'ya ihanet eden havari
Selanik'i veren Paşa
Osmanlı'ya ihanet eden Hicaz Emiri (bunun adını biliyorum: Şerif Hüseyin)

İsmet İnönü’nün; “Hiçbir ülke yoktur ki, kendi içinden bizim kadar hain yetiştirebilsin”. Ve Kâzım Karabekir Paşa’nın; “Öyle puslu ki hava şeytan bile Müslüman mintanı giyiyor,” sözleri var. Yani bizim tarihimizde çok varlar. Say say bitmez.
Bir Kuv-yı İnzibatiye var mesela. Nedense adı hiç anılmaz.
0
Mirket
(11.05.24)
Yüzüklerin efendisi saruman
0
lennonade
(12.05.24)
(2)

Gss ödemezsem ne olur?

biseysorcaktim
Ödenmemiş ve birikmiş gss borcum var. Ödemek istemiyorum. Özel sağlık sigortasından faydalanıyorum, lazım olduğundan ilacı özel sigorta ya da kendi paramla alıyorum. Bu yüzden gss için para vermek istemiyorum. Ödemezsem ne olur?
Ödenmemiş ve birikmiş gss borcum var. Ödemek istemiyorum. Özel sağlık sigortasından faydalanıyorum, lazım olduğundan ilacı özel sigorta ya da kendi paramla alıyorum. Bu yüzden gss için para vermek istemiyorum.

Ödemezsem ne olur?
0
biseysorcaktim
(11.05.24)
bi şey olmaz
0
jelly bear
(11.05.24)
Özel sağlık sigortanın ömür boyu yenileme güvencesi yoksa kronik hasta olmamaya bak.
0
Mirket
(11.05.24)
(6)

Restoranlarda servis ucreti adi altinda para alinmasi hakkinda?

Zetnikov
Mesela yemek yiyorsunuz ve fiyati ustune yuzde bilmem ne kadar servis ucreti eklenmis. Ne yapiyorsunuz ve genel yorumunuz nedir?
Mesela yemek yiyorsunuz ve fiyati ustune yuzde bilmem ne kadar servis ucreti eklenmis. Ne yapiyorsunuz ve genel yorumunuz nedir?
0
Zetnikov
(11.05.24)
Bence her şey fiyata dahil olsa daha makul (fiyat yine yüksek olsun ama tam olarak ne ödeyeceğimizi bilelim) fakat özellikle İtalyan restoranları bunu hep yapar bilerek gidiyorum.

Bu arada, mesela ABD'de video işi yapanlar çekim faturasına ekipman kirasını da ayrıca ekliyor. Başka yerden kiralamıyor kendi ekipmanını ek yansıtıyor. Yenilemek için bu lazım diyorlar bir yandan haklı, ama bir yandan bu işi yapıyorsan atıyorum yazılımcı çalışırken ek olarak laptobumun kullanım masrafı x lira ekliyorum dese bi garip kaçar gibi geliyor. Her işte böyle olacaksa ve normal karşılayacaksak okeyim ben.
0
nhk ni youkosu
(11.05.24)
kapidan girmeden acikca belirtmedikleri surece soygun, yoksa tercih olarak gorurum. hangi restoranin neye kac para isteyecegine karisamazsin ama yemek bitince fise aslinda onceden soylemedikleri bi seyler eklemislerse bu etik degil.
0
bohr atom modeli
(11.05.24)
Saçma geliyor.
Servis ücreti içinde bile neler var ya da bilmiyoruz açıkça. Masada olması gereken bir çatal veya tuzluk yoksa, fiyattan da kırmak lazım o halde değil mi?
0
diyecevaplandı
(11.05.24)
Önceden haberim varsa kesinlikle gitmem böyle bir yere. Haberim olmadan hesap sırasında ogrenirsem önce şey bir şekilde sorarım bu nedir diye, ikinci kere artık gitmem. Google yorumlarda da yazarım.
Düşün bakkala gidiyorsun, dondurma almaya, dondurma ücreti + 2 tl istiyor, neden diyorsun, servis ücreti diyor, buzdolabına gittim dondurmayı aldım sana verdim diyor.
Valla en nefret ettiğim şey ve kırmızı cizgim.
Servis ücreti, kuver vs bunları görüyorsan orası hakiki esnaf değil, paragöz üç kağıtçı filandir.
0
etna
(11.05.24)
Taşımak zorunda olduğun bir yükün üzerinde
Ambalajı şu kadar kilo, içi bu kadar kilo yazmasıyla
Toplam şu kadar kilo yazması arasında ne fark olabilir ki?
0
Mirket
(11.05.24)
mekanda böyle bir ibare varsa veya menüde açık şekilde belirtilmişse tamam ama hiç bir yerde yazmadan hesapla birlikte geliyorsa bu bildiğin dolandırıcılık.
zaten yemek ücretleri şişirilmiş üstüne yok servis ücreti yok küver yok bahşiş tamamen adam soyma. zaten böyle bir mekana bir daha gitmem.
0
my fault
(11.05.24)
(7)

Teyze Oldum

rock n roll
Selam, çok sevdiğim bir arkadaşım doğum yaptı, teyze oldum. Mutluluğumu ve heyecanımı sizlerle de paylaşmak istedim. Tebrikleri alabilirim :)
Selam, çok sevdiğim bir arkadaşım doğum yaptı, teyze oldum. Mutluluğumu ve heyecanımı sizlerle de paylaşmak istedim. Tebrikleri alabilirim :)
0
rock n roll
(11.05.24)
Allah mesut etsin. Cümlemize inşallah.
0
prole
(11.05.24)
Analı, babalı, teyzeli büyüsün.
Upuzun, sağlıklı, başarılı, musmutlu bir ömrü olsun.
Hayırlı bir yeğen olsun.
Teyzeyi tebrik ediyorum.
0
Mirket
(11.05.24)
Hayırlı olsun ama bu kadarla bitmez. İlk banyosunu yaptıracaksın, hediyeler alman gerekecek falan filan.
0
etna
(11.05.24)
hayırlı olsun, sağlıklı mutlu büyüsün..
güzel bir ömrü olsun..
0
tabudeviren
(11.05.24)
Arkadaşlar çok naziksiniz. Teşekkür ederim :)
0
🌸rock n roll
(11.05.24)
Ya ne güzel bir mutluluk, tebrikler. İlk kelimesi teyze olur umarım:)
0
orangesandsea
(11.05.24)
Müthiş bir duygu. Allah yolunu bahtını açık etsin inşallah.
0
black holes in the sky
(11.05.24)
(2)

Altında eski-yeni kavramı

harmanyeri
Merhaba. 1) Altın almak istediğinizde eski-yeni seçenekleri arasında özellikle bir tercihiniz oluyor mu?2) Ata altında eski-yeni ayrımı olur mu? Bir kuyumcu her altının eskisi yenisi vardır dedi, bir başkası ise ata altında bunun olmadığını söyledi
Merhaba.

1) Altın almak istediğinizde eski-yeni seçenekleri arasında özellikle bir tercihiniz oluyor mu?

2) Ata altında eski-yeni ayrımı olur mu? Bir kuyumcu her altının eskisi yenisi vardır dedi, bir başkası ise ata altında bunun olmadığını söyledi
0
harmanyeri
(10.05.24)
Düğün zamanından hatırladığım kadarıyla eski almak daha mantıklı. Çünkü yıl geçtiğinde, 'daha eski' ile 'eski' arasında bir fark olmuyor.
Çünkü zaten 1 yıl sonra hepsi eskiyor. Şu an 2024 2023'ten pahalı. Ama 2025'te 2024 = 2023 olacak.

Ata altında tarih yazmıyorsa eski-yeni ayrımı da yoktur.
0
nickini vermek istemeyen uye
(10.05.24)
Ata lirada eski-yeni olayı yok.

Çeyrek, yarım, tam altınlarda var. Bu senenin basımı altın istersen bir miktar farkı var. Ama bozdururken genelde hepsini aynı fiyattan alırlar.

Ben yeni tarihli altın hiç almadım. Bir anlamı yok.
0
Mirket
(10.05.24)
(3)

plazadaki ofise hediye çiçek

duyurukullanıcısı
beraber çalıştığım bir firma var çiçek göndermek istiyorum ama küçük bir ofisleri var güneş alıyor ama su falan ancak bardakla falan içebildikleri kadar giriyor ofise.bu arkadaşlara öyle bir çiçek göndereyim ki hemen ölmesin istiyorum. ne olabilir? yoksa ne gönderirsem bir şekilde ölecek mi çiçek?
beraber çalıştığım bir firma var çiçek göndermek istiyorum ama küçük bir ofisleri var güneş alıyor ama su falan ancak bardakla falan içebildikleri kadar giriyor ofise.

bu arkadaşlara öyle bir çiçek göndereyim ki hemen ölmesin istiyorum. ne olabilir? yoksa ne gönderirsem bir şekilde ölecek mi çiçek?
0
duyurukullanıcısı
(10.05.24)
Dracaena trifasciata - pek su istemiyor. oldurmesi de zor
0
allanpoe
(10.05.24)
paşa kılıcı +1 - kırk yılda bir su ister ve gölgede takılıp gider kendi başına.
0
felfela
(10.05.24)
+1

Hem boyu bir metreyi geçince ya da sürgünleriyle çoğalıp bütün saksısını doldurunca ev sahibi de olunurmuş. Öyle bir inanış da vardır.

Ortamı severse saksısına kül tablası muamelesi yapsan bile küsmezmiş. Ama yine de yapmasınlar öyle şey.
0
Mirket
(10.05.24)
(11)

korse işe yarar mı?

kibritsuyu
arkadaşlar ben 1.78 boyunda, ocak ayında 115 kilo iken haftada 3 gün yüzme ve aralıklı oruç şeklinde zamanlanmış bir diyet ile bugün 98 kiloya kadar düşmüş göbekli bir adamım.şimdi güzel, kilo veriyorum, belim inceliyor. göbek ve çevresi dışında başka tarafımda pek bir fazlalığım olmadığı için tam i
arkadaşlar ben 1.78 boyunda, ocak ayında 115 kilo iken haftada 3 gün yüzme ve aralıklı oruç şeklinde zamanlanmış bir diyet ile bugün 98 kiloya kadar düşmüş göbekli bir adamım.

şimdi güzel, kilo veriyorum, belim inceliyor. göbek ve çevresi dışında başka tarafımda pek bir fazlalığım olmadığı için tam istediğim gibi göbeğim küçülüyor.

ama göbek küçüldükçe fark ediyorum ki göbek derilerim de sarkıyor. bugün biraz buruşmuş olduğunu fark ettim. ağır yaşamlar'daki nowzaradan'ın hastaları gibi olmadığım için ameliyatla alınacak kadar değil elbet ama yine de bir miktar sarktığını veya zamanla sarkacağını hissediyorum.

productimages.hepsiburada.net

şöyle bir korse buldum evde. bunu gün içinde göbek etrafına sımsıkı sarıyorum. ürünün adı "zayıflama korsesi" olarak geçiyor ama yanlış anlaşılma olmasın, benim korseden beklentim zayıflatması, inceltmesi değil, ben diyet ve egzersiz ile kendim zayıflarım. amacım sadece sarkan/sarkacak derileri toparlamak.

işe yarar mı? ya da sarkmayı toparlayacak işe yarar başka önerileriniz var mı?
0
kibritsuyu
(09.05.24)
yarar ama alışma. alışırsan psikolojik olarak normal kıyafet giyemezsin o olmadan.
0
numlock
(09.05.24)
sarkmayı en iyi kolajen önlüyor. güvenilir bi markadan takviye alıp, diyetine tavuk ya da kemik suyu katarsan faydasını epey görürsün. ağırlık antrenmanlarını da unutmamak lazım. ek olarak niveanın sıkılaştırıcı vücut kremi de düzenli kullanımda fayda sağlıyor. tabi tüm bunlara rağmen yine sarkmaların olabilir, çünkü genetik faktörler bu saydıklarımdan çok daha etkili. eşimle beraber kilo verme sürecimde ben takviye almadan, sadece ağırlıkla hiç sarkmazken, o bütün bu tavsiyelere rağmen sarkmıştı mesela.

korse geçici çözüm olur sadece. anlık derli toplu gösterir, o kadar.
0
nolmus yani
(09.05.24)
Korse, sadece korseyi taktığın zaman için görüntüyü kurtarma işine yarar.

Vücut çalışıp hacim kazanarak derinin gerilmesini sağlayabilirsin.
0
Mirket
(09.05.24)
durun kavga etmeyin.

spor konusunda çok fazla bilgim yok. yani göbeğimdeki yağlardan kurtulup yağın yerini kasla doldurup deriyi tekrar germek istemiyorum. ben incelmek istiyorum. yağlardan kurtulduktan sonra belki o zaman kas yapmayı düşünebilirim de göbeğin yerini hacmen dolduracaksam ben o işten ne anladım?

dediğim gibi göbek çevresi dışında fazlalık olan bir tarafım yok. biraz gıdım var, biraz da memem var. bu kiloya rağmen kadın bacağı gibi incecik bacaklarım, küçük bir dötüm var. yüzme geçmişim olduğu için, fırsatını buldukça da yüzdüğüm için omuzlarım geniş, kollarım da bıngıl bıngıl değil.

amacım vücut yapmak değil, kilo vermek. kilo verirken de elbette yağlardan verip, kaslarımı korumak. o yüzden yüzüyorum zaten. 1.5 saat el paleti ile 1600-2000 metre civarı yüzüyorum, su içmek hariç molasız. seans sonunda kollarım omuzlarım yanıyor. ha ağırlık antrenmanı kilo vermeye, deri toparlanmasına yardım edecekse ekleyebilirim, ama dediğim gibi göbeği indirip yerine kas doldurmak istemem, six pack çıkarmayı hele bi göbeği bitirince düşünürüz :)

bir de kronik ve ameliyat geçirmiş bir bel fıtığı hastası olduğum için yapabileceğim ağırlık antrenmanları da kısıtlı, her hareketi yapamam. mesela ağırlığı yerden kaldırmalı hareketler bana ters. gerçi o ikinci konu, ağırlık işine gireceksem zaten salondaki hoca yönlendirir hangisi uygunsa.

korsenin aklıma gelmesi de şundan. şimdi liposuction ile yağ aldıranlar, ameliyattan sonra bir süre sımsıkı korse takıyor, bir anda içi boşalan deriler toplansın diye. e yağ aldıranın derisini korse topluyorsa benimkini niye toplamasın? yani benim korse işe yaramıyorsa bile bu iş için üretilmiş daha medikal bir korse de kullanabilirim varsa.
0
🌸kibritsuyu
(09.05.24)
Adam 2 soru sormuş.
1. Korse işe yarar mı? Cevap verilmiş. Yaramaz.

2. Başka öneriniz var mı? Cevap verilmiş. Vücut çalış.

Yani Brad Pitt'ler boş yapmayıp tam olarak soruya cevap vermiş.

Haklısın boş yapmamak lazım.
0
Mirket
(09.05.24)
Çoğu zaman olduğu gibi, mirket +1.

Korset ve waist trainers denilen şeylerin işe yaradığını sadece bunu satanlar yazıyor.
Bilimsel olarak elimizde sarkık vücudu toplayacak net bir şey yok. Yalniz 17 kg ciddi sarkık, toparlanamayacak bir vücut yapmaz. Ben zamaninda 30 vermiştim misal. Covid dönemi de 14 verdim. Hiçbir sarkma yoktu çünkü resistance training, strength training yapıyordum.
Misal ciddi sarkık vücut istersen ünlü aktör ethan suplee bak. O adam totalde 90 kg verdi. Sürekli antrenman yapsa da malesef estetik dışında onun çözümü yok. Yoksa milyon dolarlari olan adam da korse takardı.
www.instagram.com

Bir de belli noktada insanın kendini sevip salması lazım. Imperfection olur yani. Bende de catlaklar var zerre umrumda değil.

Yanlış anlamayin ama spor konusunda(özellikle strengh/resistance training vs) fazla bilginiz olmadığını ki genel halkın yüzde 99u sizden daha kötüdur zaten, ikinci yazdiginizdan anladım.
"yağlardan kurtulduktan sonra belki o zaman kas yapmayı düşünebilirim de göbeğin yerini hacmen dolduracaksam ben o işten ne anladım?"==> Illa hypertrophy yapmaniza gerek yok. Haftada 3 gün strength training yapın. Yani zaten isteseniz de her şeyi düzgün yapmadan öyle kas dolduramazsiniz. Göbeğin yerini de kasla dolduracak kadar kas yapabilecek adam burada soru sormaz. Ronnie coleman degilsiniz yani.

"amacım vücut yapmak değil, kilo vermek. kilo verirken de elbette yağlardan verip, kaslarımı korumak. o yüzden yüzüyorum zaten. 1.5 saat el paleti ile 1600-2000 metre civarı yüzüyorum, su içmek hariç molasız. seans sonunda kollarım omuzlarım yanıyor. ha ağırlık antrenmanı kilo vermeye, deri toparlanmasına yardım edecekse ekleyebilirim, ama dediğim gibi göbeği indirip yerine kas doldurmak istemem, six pack çıkarmayı hele bi göbeği bitirince düşünürüz :)" burada da hata var. Yüzme iyi bir spor ama yüzme ile ağırlık kaldırma aynı şey kesinlikle değil. Biri cardiovasculaire aktivite, progressive overload falan yok. Yüzmenin çok ciddi kas yaptığı yanilgisi swimmer body illusion diye geçiyor hatta. Çok iyi spor ama güç antrenmanı gerekmiyor demek değil bu. Bir de Türkiye'de her şey bodybuilding üstüne dönüyor ama yurtdışında strength training vs diye bir sürü şeyi var. Misal ben bodybuilding yapmam. Çok kilolu olmadığım sürece nerem nasıl gözüküyor umrumda değil. Ne kadar ağır kaldirdigima bakarım o kadar.

Benim size tavsiyem direkt bu soruları googleda sorun, bu konuda okuyun. Dan john, mike israetel, menno henselman, greg schofield vs. Çünkü kilo vermek isteyen kişilere aksine resistance training yapmalari bu şekilde kas kütlelerini korumalari söylenir. Siz yüzüyorsunuz ama 1 saat yüzme ile hayvan gibi kalori yakilir, bunu yeteri kadar protein, kalori ve en azindan strength training ile beslemezseniz kaslarinizi da kaybetme olarak geri döner.
0
logisticsmanager
(09.05.24)
Kas çalışırsanız boşalan derinin içini doldurmasanız bile deri toplanır ve sıkılaşır olan kasların etrafında. Tüm boşalan deriyi kasla doldurma fikri nereden çıktı bilmiyorum. Eğer şok diyetle haftada 5 kilo vermiyorsanız o zaman kas çalışmanın sarmanızı önlemede etkisi olacaktır.

Kan dolaşımını arttırmak zaten dokuların daha iyi kanlanmasını ve beslenmesini sağlar. Yediğiniz içtiğiniz kolajenden daha iyi faydalanır dokular. Zaten yediğini kolajeni kolojen gibi kullanmak yerine çoğu durumda vücut yakıp enerji olarak kullanıyor.

Siz şuan yüzerek kardiyo yapıyorsunuz. Normalde diyetle beraber kardiyo değil kas çalışması önerilir. Zaten az kalori alıyorken kardiyoya yüklenirseniz kaslarınıza elveda dersiniz. Sizin tam tersine kas çalışıp derinizi yukarı toplamanız lazım. Kasılıp sıkı, kısa hale gelen kaslar çevredeki deriyi toplar.
0
zimbirik
(09.05.24)
Mirket'in dediği "Vücut çalışıp hacim kazanarak derinin gerilmesini sağlayabilirsin" cümlesini, "vücut çalışarak, içi boşalıp gevşeyen derinin içini kasla doldurup gerebilirsin" şeklimde yorumladım. Boşalan derinin içini kasla doldurmayı ben oradan uydurdum.

Bu işleri hiç bilmeyen biri için öyle anlaşılmıyor mu sizce de bu cümle?
0
🌸kibritsuyu
(09.05.24)
Diyet dediğim de öyle 1 haftada 5 kilo verdiren şok diyetler falan değil. Ekmeği, hamurişini, sekeri, tatlıyı falan kestim. Fazla kalorili yiyecekleri kestim. Onun dışında normal besleniyorum. Simit poğaça börek yerine kahvaltıda (daha doğrusu aralıklı orucun yeme saatinde) peynir zeytin domates biber yiyorum, bazen haşlanmış tavuk yiyorum, ton balıklı salata yiyorum. Akşama kadar kazınırsam birkaç tane fındık badem atıyorum, akşam da ne yemek varsa onu yiyorum, yine hamurişinden, ekmekten, tatlıdan mümkün olduğunca uzak durarak. Protein ağırlıklı olmak üzere kalori kısıtlıyorum. Kendimi aç bırakıp eziyet etmiyorum. Diyet diyince aklınıza çükübik mucizesi, fikibok şoklaması falan gelmesin.
0
🌸kibritsuyu
(10.05.24)
Sarkmayi onleyemezsiniz orda o deri oluştu bı kere onu yok edecek bı yöntem yok. Sadece cerrahi mudahele yapılır. Önce bı kilo verin sonra doktora gidin.

Spor falan yalan yani. Göbek çevren kadar kas yapman mümkün değil sadece kolda sarkma onlenebiliyor çünkü içini kasla dolduruyorsun
0
lennonade
(12.05.24)
çare pilates
0
neseli portakal
(12.05.24)
(16)

Haç kolye takılmasını garipsiyor musunuz?

morca
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu t
Bu ülkede ve Hristiyan olmayanlar tarafından tabii ki bahsettiğim. Genç kız ve erkeklerde son yıllarda çok fazla görüyorum, çoğunluğu gotik görünmek isteyen veya haç takmanın cool olduğunu düşünenler. Haydi onlara öykünme diyelim en basitinden. Peki kendine rockçı diyen 45-50 yaşındaki abilerin bu tarz kolye veya küpe kullanması? Hristiyan değiller yani dini bir amaç yok kesinlikle. Doğrudan yargılamaktan kaçınma çabasıyla birlikte zihnimde onlarla ilgili bir miktar ilginç bir profil çizilmesine sebep oluyor açıkçası bu. Siz ne düşünüyorsunuz? Yaştan, olgunluktan bağımsız olarak gayet normal mi?
0
morca
(08.05.24)
Türkiye oksimoronluk merkezi olduğu için garipsemiyorum.
0
ferenc
(08.05.24)
22 yasimda erasmustayken, bir gece tren istasyonunda sabahlarken, evsiz bi bulgar teyze onu diger serseri evsizlere karsi korudugum icin bana boynundaki hac ve isa kolyelerini vermisti. Isa kayboldu da haci takarim hala arada. Boyle bi anlami olmasaydi da takardim pasa keyfim oyle istedigi icin. Takanlara karsi bi fikir de belirmiyor. Taki iste süs püs gayet normal. Dini sebeple takilmasindan cok daha anlasilir buluyorum ve bence estetik bi tarafi da var. 30k
0
nic cage
(08.05.24)
Komik geliyor. He isteyen istedigini yapar tabi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
Normal bir ülkede olsam garipserdim. @ferenc çok güzel özetlemiş.
Ama garipsemem sadece beni ilgilendirir. Takmak istiyorsa taksın tabi.
0
Mirket
(08.05.24)
Müslüman için asla olmayacak bir şey haçlı kolye takmak.
Müslüman olduğunu söyleyen ama bunu takanın daha İslam hakkında bilmediği bir çok şey daha vardır.

Hristiyanlık için olmasa bile öylesine veya şekil olsun takmak bir bahane olamaz ve bu şekil hristiyanlıkla özdeş ve onun alametlerinden biri haline gelmiştir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
inancindan dolayi takiyorsa hic sikinti yok, insanin bir dinin mensubu olarak dogmasi sacma, sonradan din degistirmek istemek normal.

pbur taraftan sadece estetik kaygisi ile takiliyorsa bu zaten oncelikle dini onemi olan bir objeye saygisizlik. ayrica bence dangalaklik, hersey oyuncak degil.

bunu yapan bir arkadasim vardi, yurtdisinda hatun avina ciktiginda oltadaki yem olarak kullaniyordu mesela. gidip en satafatlisini almisti. partiye gore takip cikartiyordu. araplarin partisine gittiginde osmanli tugrasi falan takardi. te allam..
0
cooperr
(09.05.24)
garipsemiyorum. inançsız birisinin takmasını da garipsemiyorum. inanıp taksa daha çok garipserim hatta. cool görünüyor bence. yakıstırıyorsa takabilir. güzel bir şekil bence haç
0
abelardo
(09.05.24)
Bunu takan Z kuşağının bir çogu ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Bunu sadece bir aksesuar sananlar bence çoğunlukta. Mesela K-pop denilen akımın peşinden koşturanlarda epey çok kullanılır bu haçlı kolyeler. Sebebi de K-pop grupların boynunda haçlı kolye görmeleri. Özenip bulup aksesuar niyetine takıyorlar. Yaşı yüksek olup da aslında takan dayı ve teyzelerin marjinal görünmek amacıyla taktıklarını düşünüyorum tabi ( Hristiyan degilseler tabi)

Bir ara gamalı haç kolye takan bir z kuşağına bunun ne anlama geldiğini sorduğumda bana şunu söylemişti.

Bilgisayar oyununda görmüştüm hoşuma gitti ondan takıyorum demişti.

O sebeple bence çok anlam yüklememek lazım. Bence isteyen kafasına huni de takıp gezebilir.
0
limonlu eksi
(09.05.24)
Hıristiyan olmayabilir ama hıristiyanlığa sempati besliyor olabilir. şartlar kendisi için olgunlaşsa belki hıristiyan olacak olabilir. bence milletin ne taktığını kafaya takmayı bırakırsak daha iyi olacak.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(09.05.24)
Valla ben garipseyemiyorum ya :D Ha ama şu var, yansıtmaya çalıştığı tarzı taşıyamıyorsa garip geliyor gözüme evet. Bu her türlü tarz için geçerli. Ama hem karakter olarak, hem görünüş olarak tamamen "o şey" olmuşsa garipsemiyorum. Dinle alakalı hiçbir düşüncem de yok bu arada bunları söylerken, çünkü zaten sizin de fark ettiğiniz üzere dini sembol olarak kullanılmıyor bu. Aklıma bile gelmiyor açıkçası dini açıdan bunu düşünmek.

Haç dini bir sembol olmaktan çok, dini teması olan bir sembol. İçine çok fazla ekstra anlam yükleniyor yıllar boyunca. Örneğin gotik akımlarda haç temelde dini bir simgeden ortaya çıkmış olsa da artık farklı bir ambiyansın parçası aynı zamanda. Şimdi bunu başka neyle anlatacaksınız? Ya da neden buna bu kadar kafa patlatasınız ki? Ortada yıllar boyu içine bir ton imge eklenmiş bir kalıp sembol var zaten. Örneğin aynı durum yin yang sembolü için de geçerli. Bunun gibi tonla şey var. Ama bence burada en önemli nokta haçın imaj anlamında bu kullanımını Hristiyanlar oluşturmuyor zaten. Hatta hristiyanlar bunun böyle kullanılmasına karşı. Yani bu hususu görmezden gelerek yapılacak her türlü çıkarım konuyla alakasız kalıyor bence. Haliyle o haç sembolü hristiyanlık kökenli olsa da "hristiyanca" bir şey asla değil. Olsa da fark etmez de, değil yani.

İnsanların olağan şekilde yaşarken bir felsefi manifesto gibi de dolaşması gerekmiyor bence. Bazı şeyleri sadece yaparsınız. Bizde nedense insanlar her yapılan şeyin derin felsefi bir altyapısı olması gerektiğine inanıyor. Ben uğraşamam şahsen :D ilham öyküleri kitabında yaşamıyoruz sonuçta. Biraz da keyif almaya bakmak gerek.
0
akhenaten
(09.05.24)
Peki o gördüğün insanlar gerçekten hristiyan ise, nasil bu kadar emin olabiliyorsun olmadiklarina sirf bakiş atarak? Hepsiyle tek tek konuştun mu? Sordun mu hayir

Bana sanki senin haç takanlara kıl olma durumun varmış gibi geldi
0
Zetnikov
(09.05.24)
Birleşik Krallık bayraklı tişörtler falan da yer yer moda oluyor. Herhangi bir ülke bayraklı kıyafet giymek için o ülke vatandaşı olmak gerekmiyorsa, haç kolyesi de bence öyle. İnsanları ne giydiği/ne taktığı üzerinden yargılamam pek fazla. Beğenmiştir takmıştır der geçerim
0
nundu
(09.05.24)
muhtemelen bos adamdir der muhabbeti fazla uzatmam. hatta yurtdisinda da oyle. kiyafetinde dini sembol kullanan hangi dinden olursa olsun bos insandir benim icin.

ayrica gercekten hristiyan bir turke bir kez universitede denk gelmistim. bir daha da gelmedim. genelleme yapmak cogu zaman hayat kurtarir.
0
bohr atom modeli
(09.05.24)
garipsemiyorum. garipseyenleri garipsiyorum.
0
paintov
(09.05.24)
Hristiyan olup takanlar için okay gayet normal diyorum ama hristiyan değil de özentilikten takıyorsa bana aşırı basit ve sığ biri izlenimi veriyor.
Ciddiye aldığım insanlar kategorisine sokmam mesela.
0
Gradient_tabanlı_mor
(09.05.24)
Liseden beri takarım ben, o zamanlar kolye takardım şimdi hem küpem hem kolyem var.
İnançsızlığım lise öncesine kadar gider, görsel olarak hoşuma gittiği için takıyorum gayet de seviyorum, hatta asıl en sevdiğim formu ters haç ama bununla yapılmış küpe ve kolyeye denk gelmedim hiç, gelirsem onu da alır takarım.
0
mutekebbir
(09.05.24)
(15)

Bu İnsanın Maddi Durumu İyi Mi Sizce?

french lover
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?Yaş: 32Tecrübe: 9 yılMeslek: Makine mühendisiSektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)Maaş: 95.000 TLMal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TLBorç: YokBirikim: YokEvi:
Yaşına göre durumu nasıl sizce? "Daha fazla şeye sahip olabilirdi" der miydiniz? Birikim için geç mi kaldı?

Yaş: 32
Tecrübe: 9 yıl
Meslek: Makine mühendisi
Sektör: Savunma sanayi (son 3 senedir böyle)
Maaş: 95.000 TL
Mal varlığı: Kendine ait arabası var sadece, değeri 2 milyon TL
Borç: Yok
Birikim: Yok
Evi: Kirada oturuyor (8700 TL kira)
Medeni durumu: Bekar
0
french lover
(08.05.24)
iyi. birikim ihtiyacı hissediyorsan başlayabilirsin ama bu ülkede pek işe yaramaz. her ay en fazla 1-2 çeyrek altın arttırabilirsin o kadar.
0
numlock
(08.05.24)
Birikimi hiç yoksa parayı savuruyordur ve eksiye düşmeye yakındır.

Alınan paranın çokluğu değil, nereye harcandığı mühimdir.
0
diyecevaplandı
(08.05.24)
iyi degil. sahip oldugu tek sey araba o da yerinde deger kaybeder, masraf cikarir, zaten benzin pahali. yani mal varligindan ziyade aylik bir gider kalemi aslinda :)

araba alip giderlerimi artirincaya kadar 9 yilda ekstra gelir olusturacak seylere yatirim yapardim. hisse senedi olur, imkan varsa ev ama onu almak büyük kalem. imkan dahilinde olmayabilir.

3 net maas zaten nakit para olarak kalmali acil durumlar icin. bazilari bunu 1 yil yapiyor.

isini kaybetse borc icinde. yeni is bulana kadar bir soluklanamaz her ay ödemesi gereken bir sürü kalem var ve ekstra gelir yok. o yüzden iyi degil. yoksa 2 milyon da güzel para gayet.
0
robert bosch
(08.05.24)
buna iyi degil demek icin %1'lik kesimde olmak lazim. gayet iyi. birikim yok denmis de araba da birikim sayilir.

maas turkiye sartlarina gore gayet iyi. gecen forddaki muhendisler 50 bin lira aliyoruz diye sikayet etmiyor muydu? makine muhendisi sirket kurmadigi surece turkiye'de fazlasini zor alir zaten.

bence ortalamaya gore epey iyisin.
0
bohr atom modeli
(08.05.24)
Maaş tabi ki ortalamaya göre iyi çünkü 32 yaşında ve savunma sanayinde çalışıyor.

Ama şunu açıkça söylemek gerekir eğer 7-8 senedir çalıştığını varsayarsak bu ortalama üstü maaşa bu birikim az. Çünkü savunma sanayi yıllardır ortalama üstü maaş veriyor hatta eskiden uçurum daha yüksekti. Şayet öyle bi durum yoksa gayet iyi durum.
0
Mcfly
(08.05.24)
Mcfly +1
Bu soruya cevap kişinin kac senedir bu tarz maaş aldığına bağlı. Ben de savunma sanayi maaslarindan haberdarim ve her zaman üst seviyelerdeydi. 9 yıldır burada calisiyorsa birikim olmamasi kötü yani ya da ev işine ucuz kredi zamani girmemis olmasi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
İyi. Bu da soru mu şimdi? Neden geç kalsın arkasından atlı mı kovalıyormuş? Araba satılıp yatırım olarak değerlendirilebilir (ama bu toplumda gereksiz bir araba sevdası var saçma bir şekilde statü simgesi olarak görülüyor)
0
doharkoman
(08.05.24)
Şimdi gördüm 3 senedir savunma sanayinde olduğunu o zaman normal/iyi yani. Bundan sonra daha iyi gider, bu yaslardan sonra asıl paralar kazaniliyor (genele bakarsak tabiki kesin uç örnekler vardir).
0
logisticsmanager
(08.05.24)
bu arkadasa araci satip biran once bir ev almasini oneririm.
simdiden bir tane 25lik sevgili bulsun, 5-6 sene sonra da evlenebilir. 35'den once evlenmesin.
0
cooperr
(08.05.24)
Her ay eline geçen paranın (yolda bulduğu dahil) %10 u ile birikim ve yatırım yapmayanın,

Şu an itibariyle, aylık geliri / 10 X ay olarak çalışma hayatı = kadar birikimi olmayanın,

ve finansal okuryazarlık eğitimi olmayanın

bu günlerini çok yanlış olarak geçirdiğini düşünüyorum ben.

Not: Arabaya yatırım denir mi konusunda tereddütüm var. O zaman cep telefonunada mı yatırım diyeceğiz?
0
Mirket
(08.05.24)
Maddi durumdan bahsederken maaştan ziyade ne kadar birikim yapılabildiği esas konu olur sanırım. Maddi durum diyoruz sonuçta.

Atıyorum bir şirketin maddi durumu hakkında konuşurken bile ne kadar kâr ettiği ettiği konusu kârını ne kadar verimli kullanıyor olduğu kadar önemli değildir. Ortalık yüksek kârlarla batan şirket kaynıyor.

Hayat hep aynı değil, her an her şey değişiyor. Şu an çok yüksek maaşlarla çalışıyor dahi olsa ertesi gün ne olacağını bilemez. Sağlık sorunları, işsizlik, değişen ekonomik şartlar, çalıştığı sektörde değişen şartlar bu kişiyi şimdiki durağan döngüsünden çıkarabilir.

Birikim yoksa ve konu maddi durumsa bence bu kısmı en önde vurgulamakta fayda var.

Bu kişi birikim oluşturabilecek bir maaşa sahip. Maddi durumunu düzeltmek bu durumda bu kişinin seçimine bağlı. Bence bunu yapsın. Aksi takdirde kendisinden çok daha düşük maaşla çalışan birinin kendisinden daha iyi bir maddi duruma sahip olduğu bir noktaya ulaşması çok olası.

Tek başına araba bir yatırım değil. Yatırım konusunda en çok tekrarlanan en temel şeylerden birisi "bütün yumurtaları aynı sepete koymamak" eğer o arabaya bir şey olursa bütün birikim duman olur uçar. Evet şu an ülkede birikim oluşturmak ve bunun değerini koruyabilmek daha zor ancak zor demek gereksiz demek değil. Zorluk ve imkanlar farklı bir konu ama birikim kavramı farklı bir konu. Keşke zor olmasaydı, ama zor. Bana sorarsanız ekonomik olarak daha stabil bir ülkede birikimin önemi şartların daha fırtınalı olduğu yere göre daha az olurdu.
0
akhenaten
(09.05.24)
En azindan 1+1 ev almasi lazim. Zor bi orta yaslilik bekliyor kendisini
0
halk
(09.05.24)
millet asgari ücret ya da bir tık üstüyle bile azıcık da olsa birikim yapıyor. bu maaşla eviniz ve birikiminiz yoksa kötü. ya da mesela 2 milyonluk araba yerine 1 milyonluğa binip 1 milyonla da arsa vs. alınabilir. parayı kötü yönetiyorsunuz.
0
candide
(09.05.24)
abi şöyle söyliyim,

yaş: 29
tecrübe: günü kurtarmak için çalışıyor, herhangi bir uzmanlığı ya da "kariyer" basamaklarını tırmanmada işe yarayacak tek bir gün yok
meslek: yok
sektör: dil/edebiyat (çimenlere uzanıp şiir okuyorum)
maaş: 15 bin (resmiyette işletme sahibiyim, asgari ödeme zorunluluğu yok)
mal varlığı: 200 dolar (dayımdan alcam, borcu var)
borç: 30 bin
birikim: yok
ev: iki ev arkadaşıyla kalıyor (iki ev arkadaşı olduğu sürece 5000 lira)

***

diyeceğim o ki herkesin temposu farklı ve herkes için "daha fazla şeye sahip olabilirdi" diyebiliriz ya, bunun gerçekten sonu yok. yanlış anlama halime bak şükret diye söylemiyorum, zaten şu durumdaki birisi herhangi bir yetişkin için muhatap bile değildir ama sen iyi kötü tecrübe sahibi işinde gücünde bir adamsın belli ki.

yalnız ayda 95 bin kazanıp 8700 kira ödesem ben bile birikim yapardım, onu ekleyeyim. o kısmı enteresan geldi. hani borç filan olsa neyse dicem ama borç da yokmuş. 95 bin lirayı nasıl yiyosun her ay yav.

kısacası bence maddi durumun iyi hatta döviz bazında bile sağlam kazanıyorsun, DÜNYA GENELİ için orta-üst sınıf sayılır bunlar ama para akmaya devam ettiği sürece. bi ev bi şeyler olsa daha iyi olurdu sanki, yapılabilir de.
0
mark greg sputnik
(09.05.24)
95.000 lira maaş ve 9000 lira gibi bir barınma gideriyle bir birikiminiz olmaması normal değil. 1. Dünya ülkesi ortalaması maaşı alıp 3. Dünya ülkesinde birikim yapamıyorsunuz. Harcamalarınızı kontrol etmeniz ve bu maaş skalasında her ay en az 1000 dolar kenara koyabilmelisiniz.
0
denizgonen
(09.05.24)
(6)

izmirde nereden ev alinir

axl
kisitlar:bütce maks 1.5 milyon.1+1 de olur.kiraya verilmeyecek ve düzenli bir sekilde oturulmayacak. yatirimlik diyebiliriz. mahalle icin über bir beklenti yok ama vakit gecirildiginde de uzmemeli.ilce/semt/mahalle olarak her önerinize acigim. simdiden tesekkurler!
kisitlar:

bütce maks 1.5 milyon.
1+1 de olur.
kiraya verilmeyecek ve düzenli bir sekilde oturulmayacak. yatirimlik diyebiliriz. mahalle icin über bir beklenti yok ama vakit gecirildiginde de uzmemeli.

ilce/semt/mahalle olarak her önerinize acigim. simdiden tesekkurler!
0
axl
(08.05.24)
www.sahibinden.com
www.sahibinden.com

ev fiyatlarını çok bilmiyordum ama kira fiyatları karşıyaka tersane, alaybey, donanmacı mah. taraflarında düşük olduğunu gördüm bugün bir arkadaşa ev bakarken. satış fiyatları da iyidir diye düşündüm, belirttiğiniz bütçelerde evler var yukarıdaki gibi.
karşıyaka hem semt olarak çok iyi. alaybey falan baya güzel konum olarak.
0
veritaslibertas
(08.05.24)
genel olarak karşıyaka’ya bakardım ben olsam ama bütçeden bağımsız söylüyorum. karşıyaka’nın en iyi semtleri malum; bostanlı, atakent, mavisehir, yalı.

alaybey tersane tarafı demografik olarak iyi olmakla birlikte yapı stoğu çok yaşlı ve çok sıkışık. yeni binalar da yapılıyor ama yine dip dibe. bu sizin için dert değilse bakılabilir. genel olarak karşıyaka sahil kesimi ve hemen arkası tüm ulaşım imkanlarına ve altyapıya sahiptir. yalı mahallesinin izban hattına yakın kesimlerinde yeni binalarda belki bu bütçe ile ev bulunabilir.

genel kural izban hattının gerisine gitmeyin.
0
orient blue
(08.05.24)
Vakit geçirildiğinde seni ne üzer, ne üzmez bilmiyorum ama, İzmir'de yaşıyorum diyebilmek için 20 sene önceki sınırlar içinde bir yerlerde oturmak lazım bence.

Öyle olunca da o paraya bulabileceğin ev, ya en üst kat (sıcağı bunaltır), ya kentsel dönüşüme girmek üzere ya da üzme ihtimali yüksek kiracılı evdir.
0
Mirket
(08.05.24)
O paraya düzgün mahallede 1+1 yok mirket+1
Merak edip göz attim, menemen/buca'nin dandik yerleri/Bozyaka falan. Buralar da düzgün mahalle degil.
Bütçe artmalı gibi.
0
logisticsmanager
(08.05.24)
abicim yatırımlıksa ne karşıyakası?

izmirin kuzeyinden alınır yatırımlık evler. ulukent tarafları da değerlendi artık, onların da kuzeyi. mümkünse aliaağaya doğru.
izmir kuzeye doğru büyüyor, başka büyüyecek yeri yok. 4 sene önce 30-40bin dolara ev satılan ulukent'te şuan 100bin dolara ev kalmadı. kuzeye doğru genişlemeyi sürdürecektir.

menemen ve aliağaya bakın.
0
tchuck
(08.05.24)
Türkiye’de nüfus artış oranı malum nedenlerden durma noktasına geldi beklentilerden çok önce yavaşladı bu da haliyle konut talebini daraltacaktır. Konut arzının Avrupa ya da Amerika gibi problem olmadığı ülkemizde bu talebin azalması fiyatları asagiya çekecektir.

O yüzden yatırımlık ev alırken eskisi gibi değil iki kez düşünmek ve konumu iyi ölçüp tartmak gerekir. İzmir artık kuzeyine doğru büyümeyebilir yani.
0
Mcfly
(09.05.24)
(7)

Türkiyede geri dönüşüm oluyor mu

the sound and the fury
Son zamanlarda aklıma gelen şey. Bu kadar fakir olup tükenen maddeleri plastik kağıt cam gibi neden geri dönüşüm yapmıyoruz ziyan oluyor ziyadesiyle. Anlayacağınız canımı çok sıkıyor ziyan olması maddelerin.
Son zamanlarda aklıma gelen şey. Bu kadar fakir olup tükenen maddeleri plastik kağıt cam gibi neden geri dönüşüm yapmıyoruz ziyan oluyor ziyadesiyle. Anlayacağınız canımı çok sıkıyor ziyan olması maddelerin.
0
the sound and the fury
(07.05.24)
geri dönüşüm belli bir ölçüde yapılıyor aslında. daha çok yol almak lazım ama hiç yapılmıyor değil.

tr.euronews.com:~:text=Atık%20arıtımında%20geri%20dönüşüm%20oranı,de%20ise%20yüzde%2031%2C2.
0
orient blue
(07.05.24)
yapılmadığını kim söyledi? yapılıyor, tesis olarak baya iyi tesisler de var, yurtdışından çöp geliyor safsatası aslında bildiğin geri dönüşüm. iyi kazanan şirketler de var. ev bazlı da bazı siteler de bile var. 85 milyona uygulamak kolay değil.
0
avatar is back
(07.05.24)
Geri dönüşüm yapılıyor fakat kaynağında ayrıştırma noktasında hala istenen seviyede değiliz. 2017'de Emine Erdoğan öncülüğünde ''Sıfır Atık'' projesi başlatıldı bu proje cumhurbaşkanlığı seviyesinde destekleniyor. Geri dönüşüm için mevzuat değiştirildi ve şehirlerde geri dönüşüm içim altyapı oluşturuldu şu an sanayide çıkan ambalaj atıklarının neredeyse tamamı geri dönüşüme gidiyor sivil hayatta da geri dönüşüm yıldan yıla artarak devam ediyor. Metal ve kağıt geri dönüşüm oranı dünya ortalamasından yüksek seviyede. İBB'de İmamoğlu'ndan önceki yönetimin İstanbulkarta entegre geri dönüşüm kutusu projesi vardı hatta şehrin çeşitli yerlerinde pilot uygulamalar başlamıştı daha sonra yeni yönetim döneminde rafa kaldırıldı sanırım. Bu arada 6 Yılda 185 milyar TL ekonomiye kazandırılmış

www.aa.com.tr

www.youtube.com
0
doharkoman
(07.05.24)
Metal, kağıt ve cam geri dönüştürülüyor.

Plastik ise çok az oranda geri dönüştürülebiliyor, onun da her türü geri dönüşüme uygun değil. Yine de hiç yoktan iyidir ama plastik kullanımını olabildiğince azaltmak gerek. Birçok ülke hiç dönüştürmeyip gömüyor, yakıyor ya da çöplüklerde bekletiyor. Buna "gelişmiş ülkeler" dediklerimiz de dahil. Bir ara plastik yiyen bakteri haberleri vardı, belki ileride çözülür.

www.youtube.com
www.youtube.com
0
hayirsiz
(07.05.24)
Bu konuda aktif olmak istersen biriktir isimli geri dönüşümle ilgili bir uygulama var. Bir bak istersen.
0
nihayet
(08.05.24)
Hatta dönüştürecek çöp sıkıntısı çekip çöp ithal ediyoruz.

Avrupadan çöp ithalatı diye arat Google'a.
0
Mirket
(08.05.24)
@mirket sokalarımız çöp içinde iken çöp ithal etmek bana mantıklı gelmiyor bizim komple türkiye genelinde çöp getirene para verilmeli uygulaması olmalı sokaklardan çöp kalmaz ve doğada.
0
🌸the sound and the fury
(09.05.24)
(5)

Şu kamp ızgarasından bulabilir miyiz

ananiyimioguz
Eğer link dakikaya gitmez ise dakika 14:25https://youtu.be/wFn-jqLc10k?t=865Edit: nurgazın var büyüklü küçüklü ama onlar biraz hantal geldi.Biraz daha kibar ve compact bir şey arıyorum.
Eğer link dakikaya gitmez ise dakika 14:25

youtu.be

Edit: nurgazın var büyüklü küçüklü ama onlar biraz hantal geldi.

Biraz daha kibar ve compact bir şey arıyorum.
0
ananiyimioguz
(07.05.24)
Değişiği

tr.aliexpress.com

Yalnız adam harlı ateşte ızgara yaptı. Zehirlenecek, başımıza kalacak.

Birbirine vidalanan iki galvaniz çubuğu da, sapına, o çubuğa uygun yivsiz somun kaynatılmış ızgarayı da elinden az iş gelen bi demirci yapar. Ağırlık merkezi farklı yerde olacağından zaten sen nerede istersen orada asılı duracaktır ızgara.
Kılıfı için de elinden az iş gelir bi çadırcı lazım.
0
Mirket
(07.05.24)
Cok güzelmiş de ürün 500 tl, tr ye gönderimi 3500tl shdhdjf
0
🌸ananiyimioguz
(07.05.24)
www.nurgazshop.com.tr

burada farklı farklı seçenekler var.
0
durbidakka
(08.05.24)
bunun aynısının döküm oolanı bende var, lava marka. acayip memnunum.
0
babilfish
(08.05.24)
Şundan aldım ama 1 kere kullandık, temizledik pas olmuş normal mi iade mi etsem?

Ürün: www.nurgazshop.com.tr

Pas: ibb.co
0
🌸ananiyimioguz
(13.05.24)
(13)

sürekli toz, bitmeyen toz :(

tuborg yesili
Ev sürekli tozlanıyor ve ben tozdan nefret ediyorum. Bahar alerjisi ile birlikte beni mahvediyor. Her gün silsem her gün yine toz oluyor. Bu kadarı normal mi?Muhtemelen en büyük nedeni çamaşırı evin içinde kurutmam ama kurutma makinem yok ama almayı da mobil olmam taşınmam gerektiğinden almıyorum (
Ev sürekli tozlanıyor ve ben tozdan nefret ediyorum. Bahar alerjisi ile birlikte beni mahvediyor. Her gün silsem her gün yine toz oluyor. Bu kadarı normal mi?
Muhtemelen en büyük nedeni çamaşırı evin içinde kurutmam ama kurutma makinem yok ama almayı da mobil olmam taşınmam gerektiğinden almıyorum ( ki kullandığım dönem kıyafetlerime zarar da vermişti),benim için en iyi ihtimal evin içinde kurutmak. Odayı sık sık havalandırıp, hava temizleyici çalıştırıyorum ama toz belasından kurtulamadım.

Öneri ve fikir alışverişine açığım.
0
tuborg yesili
(07.05.24)
Çamaşır işini çözemediğiniz sürede o toz hep olacak maalesef. Yeni modellerde ben hiç yipratma vs görmedim, bizim evin demirbaşı gibidir. Gidip de yun kazak atmazsanız sorun olmaz.

Benim de alerjim var; her gün çalışan robot süpürge+ kurutma makinesi+ hava temizleyici ile büyük oranda azalttım evdeki tozu.
0
fraise
(07.05.24)
perdeleri sık sık yıkıyor musunuz_?
0
elorelia
(07.05.24)
3,4 ayda bir yıkıyorum bazen 6da oluyordur
0
🌸tuborg yesili
(07.05.24)
Bir de aklıma geldi; hali kullanıyorsanız onları da ya kaldırın ya da ince/ tüysüz halılar tercih edin. Farkında değiliz ama çok toz tutuyor. Aynı şekilde koltukları da haftada 1-2 süpürmek iyi oluyor.
0
fraise
(07.05.24)
Alerji sorununuz varsa ev içinde çamaşır asla kurutmamanız lazım.

Ama çamaşır kurutmanın toz yaptığını da ilk kez duydum. Doğruysa öğrenmenin yaşı yok derim.
0
Mirket
(07.05.24)
Evde halı yok sayılır yani sadece iki üç hasır ve yün kilim var.

Başka kurutacak yerim yok maalesef. Herkesin ya kurutma makinesi ya da inşaat tozu pisliği olmayacak şekilde balkonu var sanırım :) evde kurutmayı ben de istemezdim ama başka şansım yok.

Evet çamaşırlar toz çıkarabiliyor benim gözlemim bu yönde.
0
🌸tuborg yesili
(07.05.24)
robot süpürge almalısın taşınırken anca 1 koli yer tutar, inanılmaz işe yarıyor hepa filtreli olanına bak ve vakum gücü en az 6000 pa olan modellere yönel.
alerji ve toza birebir.

ek olarak çamaşır inanılmaz toz yapıyor, kuruduktan sonra güneşte sirkelerseniz görülür, kurutma makinası biraz kumaşı yolsada çoğunluk tozunu alıyor kıyafetlerin.

vaktiniz varsa çamaşırları yıkamadan önce sirkeleyin öle yıkatın.
0
eja
(07.05.24)
evde çamaşır kurutulmaz. önce ona başka bir çözüm bulun.
robot süpürge tozla mücadele konusunda müthiş bir yardımcı. hergün çalıştıgında toz sorunu ortadan kalkıyor. bir de ev haliniz mümkünse evde çok eşya bulundurmayın. halı v.s kullanmayın. eviniz müsaitse çamaşır odası ayrı olsun. yattıgınız odada olmasın. bir de evinizin pencerelerini devamlı açmayın. sabahları şöyle birkaç saat açıp havalandırın. onun dışında hep kapalı tutun
0
limonlu eksi
(07.05.24)
robot süpürgem var sanırım kurutma makinesiz çözülmeyecek.

Çok teşekkür ederim herkese.
0
🌸tuborg yesili
(07.05.24)
Hava temizleme ve nem alma cihazları var. Bazı hava temizleme cihazlarının çamaşır kurutma özellikleri de var gerçi nemi düşürdüğü için çamaşırların oluşturduğu nemi de çeker alır, ben de bunlardan bir tane almayı düşünüyorum.
0
Tutkun
(07.05.24)
Benim gözlemime göre, toz çamaşırlardan değil, dışarıdan geliyor.
Kuru hava, çöl tozu vs.
Hiç kullanmadığım bir oda var, tertemiz.
Hatta temizlikçi giderken tembihliyor, pencereleri açmayın diye :))
Ne yapacağız yani? Ev havalanmayacak mı?
0
pro9it9is9
(07.05.24)
mak iki haftadar bir perdeleri yıkamıyorsanız toz bitmez diyordu insta fenomeni bi temizlikçi abla. o sebeple sordum.
0
elorelia
(08.05.24)
kurutma makinasına yer yoksa Samsung Wd6500t aldım ben yıkama + kurutma 1 senedir kullanıyorum memnunum
0
legalize marijuana
(08.05.24)
(2)

Yatırım fonlarından anlayanlar bakabilir mi?

dejame
Yatırım tavsiyesi istemiyorum, sadece bir yol gösterilmeye ihtiyacım var.Uzun zamandır dolar sabit kaldığı için babam bugün 11.000 USD bozdurup bana gönderiyor, bunu yatırım fonlarına dağıtalım diyor.Daha önce vergiler gelmeden 5 - 6 farklı yatırım fonu aldım, birkaç aydır Cihat Çiçek'i takip ediyor
Yatırım tavsiyesi istemiyorum, sadece bir yol gösterilmeye ihtiyacım var.

Uzun zamandır dolar sabit kaldığı için babam bugün 11.000 USD bozdurup bana gönderiyor, bunu yatırım fonlarına dağıtalım diyor.

Daha önce vergiler gelmeden 5 - 6 farklı yatırım fonu aldım, birkaç aydır Cihat Çiçek'i takip ediyorum.

Problem şurada başlıyor:

1. Dolar bozduğumuz için kur makasından dolayı ortalama 11.000 TL kadar zarara girdik. Bunu telafi etmek istiyoruz, uzun vadede yükselmesini bekliyoruz. En az 3 - 5 yıl kalacak. Bu telafi süreci iyi performans gösteren fonları seçersek ortalama kaç ay sürer?

2. Geçen hafta bazı fonlar vergilendirildi. Vergilendiren fonlardan uzak durmam mı gerekir? Yoksa vergisine rağmen iyi performansı olan, uzun vadede stabil bir şekilde enflasyona karşı yükselen fonları da seçmem mantıklı olur mu?

3. Orta vadede devalüasyon ihtimali var. Bu yüzden yatırım fonlarını yalnızca bir yere endeksli yapmak istemiyorum, riski dağıtmak için döviz bazlı (yurtdışı hisse senetleri vb.) ve Türk lirası bazlı (Türk borsası vb.) yapmalıyım, değil mi?

Bu konuda yeni olduğum için terimleri yanlış ifade etmiş olabilim, umarım sorularım anlaşılmıştır. Teşekkür ederim.
0
dejame
(07.05.24)
Sorularından bu konuyla hiç alakan olmadığı anlaşılıyor.

Çiçek Dedeyi falan seyretmeyi bırak bence. Sıfır bilgiyle çok kafa karışr orada.

Şu kanaldan 20-30 video seyretmeni öneririm.

www.youtube.com
0
Mirket
(07.05.24)
1. 11.000 dolar kabaca 320.000 lira para. 11.000 lirası makastan gitti diyorsun. kabaca elinde 300.000 lira var diyelim. bunu günlük para piyasası fonlarına koysan 26-27 günde 11.000 zararı çıkarıyorsun zaten.

2. uzun vade için hisse senedi fonlarından başkasını aklının ucundan bile geçirmene gerek yok zaten. vergisi zartı zurtu da yok.

3. bence öyle bir ihtimal yok ama riski dağıtmak iyidir tabii ki. %50 türk hisse fonları %50 dolara endeksli fonlar (yay, aft) alabilirsin.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.05.24)
(4)

spor salonu gibi istendigi zaman gidilebilecek surekli aktiviteler?

buenosdias
neler var?aksamlari bikac sey yapmak istiyorum; ama belli programa bagli kalmak, taahutte bulunmak istemiyorum. bu aksam yapacak biseyim yok oraya gideyim bari diyecegim seyler ariyorum.
neler var?

aksamlari bikac sey yapmak istiyorum; ama belli programa bagli kalmak, taahutte bulunmak istemiyorum. bu aksam yapacak biseyim yok oraya gideyim bari diyecegim seyler ariyorum.
0
buenosdias
(07.05.24)
Yürüyüş?
0
Amaranta ursula
(07.05.24)
Kavede okeye dördüncü bekleyenlere dördüncü, o da olmazsa yancı
0
Mirket
(07.05.24)
Poligon
0
jülsezar
(07.05.24)
havuz, hamam sauna, masaj
0
Improbable
(07.05.24)
(7)

Bulaşık makinesinde yıkanabilecek su şişesi

nundu
İş yerinde durmadan çay kahve içtiğim için normalde çok su içen biri olarak son günlerde su içmediğimi fark ettim. Hem iş yerine götürmelik hem de belki spor salonunda kullanmak için bir su şişesi/suluk/matara vs neyse işte ondan almak istiyorum ama aldığım şişeyi temizlerken "Sirkeli su koy beklet"
İş yerinde durmadan çay kahve içtiğim için normalde çok su içen biri olarak son günlerde su içmediğimi fark ettim. Hem iş yerine götürmelik hem de belki spor salonunda kullanmak için bir su şişesi/suluk/matara vs neyse işte ondan almak istiyorum ama aldığım şişeyi temizlerken "Sirkeli su koy beklet" ya da "Elde yıka şişe fırçasıyla temizle" gibi süreçlerle uğraşmak istemiyorum. Atıyorum haftada bir ya da iki kez bulaşık makinesine atıp temizliğinden emin olacağım ve bu şekilde koku yapmayacak bir ürün var mıdır bildiğiniz?
0
nundu
(07.05.24)
cam al direkt.
0
jelly bear
(07.05.24)
0
Amaranta ursula
(07.05.24)
Hiçbirinin bulaşık makinesinde içi temizlenmiyor, ayrıca da asla yeterince durulanmıyor.

Ama yine de illa ki dersen ağzı en geniş olanını al.
0
Mirket
(07.05.24)
@amaranta ursula

Sipariş verdim, teşekkürler :)
0
🌸nundu
(07.05.24)
bir kısım bana kızacak şimdi ama; koliyle yarım litrelik su alıyorsunuz, her sefer temiz temiz içip atıyorsunuz.

ama fazlasıyla plastik atık çıkıyor. e matara alınca da onu yıkamak için, elini sokup ovalayamadığın için çalkalaya çalkalaya durulamak için dünyanın suyu boşa gidiyor. şişe en azından geri dönüşüme gidip başka bir işe yarıyor. matara durulamaya harcanan su doğrudan kanala akıyor.
0
kibritsuyu
(07.05.24)
Bambu olayı bana aşırı sağlıksız geliyor.

Ben contigo su matarası almıştım. Çok memnunum. 2 senedir kullanıyorum sorunsuz.
0
jackyr
(07.05.24)
Bambu kapaklar koku yapıyor, küfleniyor.
0
sevilen progressive türkücü
(07.05.24)
(4)

Hamur Yoğurma Makinesi Tavsiyesi

jackyr
Annem stand mikser istedi. a101'e sinbo geliyor iyi mi bir bak dedi. Ancak benim hiç anladığım bir mevzu değil. https://api.a101kapida.com/dbmk89vnr/CALL/Image/get/piWtkhMG9k_1024x1024.pnga101deki ürün katalogda var.Almışken 7 kiloluk büyük alayım küçük almayayım diyor. Peki bu aleti alırken nelere
Annem stand mikser istedi. a101'e sinbo geliyor iyi mi bir bak dedi. Ancak benim hiç anladığım bir mevzu değil.

api.a101kapida.com

a101deki ürün katalogda var.

Almışken 7 kiloluk büyük alayım küçük almayayım diyor.
Peki bu aleti alırken nelere dikkat etmem gerekiyor? Ya da iyi bir önerisi olan var mı? Bütçe 15-20 bine kadar çıkabiliriz.

Bu arada a101'dekinin wattı yüksek ve fiyatı düşük olduğu için hoşuna gitmiş.
0
jackyr
(06.05.24)
Modelle ilgili değil de, 7 kiloluk istediğinizden emin misiniz? Bende 4,8 var (Kitchenaid standart) ve her şeye fazla fazla yetiyor. Bundan büyük olanlar net bir şekilde sanayi tipi demektir. Kullanım amacı bu tarz üretim değilse ortalama boy olan 4-5 kg arasından şaşmamanızı öneririm...
0
silverleaf
(07.05.24)
Ben Fakir multiplex kullanıyorum ve memnunum.
4-5 kiloluktan fazlasına gerek yok +1
0
kobuzchu kiz
(07.05.24)
Şurada bir şeyler anlatmış. İşine yarayabilir.

eksiseyler.com
0
Mirket
(07.05.24)
Bende de Kitchenaid standard olan var 4,8 lt bir şey. Gayet yeterli, bir de o aletler epey ağır, ağır olması da gerekiyor hamur yoğururken savrulmaması için. 7 lt olanı düşünemiyorum. Bir arkadaşım Kitchenaid'i olduğu halde değiştirip (annesine verip) Kenwood almıştı watt'ı daha yüksek diye. Ama fiyatlardan haberim yoktur.
0
SiyamkedisiZorro
(07.05.24)
(2)

Evde az malzemeyle spor

tchuck
bahçeye 1-2 eşya alabilirim ek olarak;şuan elimde yalnızca ayarlanabilir dumbellar var matım var.diyorum ki; barfiks ve dips yapabileceğim bir şey aalyım bahçeye, 1 tane de basit bir bench alayım. bir de bar.sırf bu malzemelerle, bir application yardımıyla spor yapabilir miyim sizce?bana ne önerirsi
bahçeye 1-2 eşya alabilirim ek olarak;

şuan elimde yalnızca ayarlanabilir dumbellar var matım var.
diyorum ki; barfiks ve dips yapabileceğim bir şey aalyım bahçeye, 1 tane de basit bir bench alayım. bir de bar.

sırf bu malzemelerle, bir application yardımıyla spor yapabilir miyim sizce?
bana ne önerirsiniz? hem ekipman hem application olarak?
0
tchuck
(05.05.24)
1 Bench
1 Bar
1 Rack
0
Mirket
(05.05.24)
Kettlebell bir de dips/barfiks yapılabilecek bar.

Dan john amca okuyun. Easy strength, armor building complex vs. Efsane kitaplar. Ve hatta ileride kettlebell ile 10k Kettlebell Challange yapılabilir (ben yapıyorum şu an).

Sporu çok karıştırmaya gerek yok. Totalde push, pull, hinge, squat, abs bitti gitti yani. Bodybuilding kasmayan biri için en ideali strength training.

Ha rack alabilirseniz onu da alın kesin ama bence başlangıç için iki adet kettlebell ile front squat, overhead squat falan yeterli.

Ben 210 kg squat yapıyorum ve front squat ve overhead squat sonrası anladım ki bunlar çok çok daha zor.
0
logisticsmanager
(05.05.24)
(11)

yemeklik zeytinyağını kahvaltıda yemek

beklenen buyuk istanbul depremi
https://www.komilizeytinyagi.com.tr/_next/image?url=https%3A%2F%2Fcms.komilizeytinyagi.com.tr%2FUploads%2Feab39639cb5d42a19ec963949c8f81f3.jpeg&w=750&q=75kahvaltılarda bir senedir komili'nin kahvaltıda yenmeye daha uygun bir zeytinyağından yiyordum (yukarıdaki görseldekilerden biri ama hangisiydi ta
www.komilizeytinyagi.com.tr

kahvaltılarda bir senedir komili'nin kahvaltıda yenmeye daha uygun bir zeytinyağından yiyordum (yukarıdaki görseldekilerden biri ama hangisiydi tam dikkat etmedim), bitti o. yakın zamanda da yemekler için kullanmak için yine görseldeki ikinci sıradakini almıştım, komili riviera yani. "kızartmalar ve tencere yemekleri için ideal" yazıyor açıklamasında, ama önceki bitince kahvaltıda da bundan tüketmeye başladım.

çok bilgim yok zeytinyağı konusunda ve denk geldiğim kadarıyla genel olarak komili falan da pek önerilmiyordu zaten de, orayı geçerek soruyorum: kahvaltı için ayrı bir zeytinyağı alasım gelmedi ve bu riviera ile kahvaltıda tüketmek için daha uygun olanlar arasında büyük bir fark oluyor mu (fayda bakımından, veya "riviera'nın kahvaltılık -banarak- tüketimde bir zararı olur mu" bakımından), bunu merak ettim kısacası. bilen varsa, aydınlatırsa çok memnun olurum, çok teşekkürler. (kahvaltı, salata vesaire için kesin bunu al kullan dediğiniz bir marka falan varsa öyle tavsiyeleri de alabilirim bu arada)
0
beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
Riviera çok kötü bir yağ. Bilgisi olan bir kaşık bile kullanmaz. Ne kahvaltıda ne de yemekte.

Ama damak da sağlık da sizin. Sonuçta sigara bile içiyoruz.
Bence en kısa zamanda kahvaltı için "sızma" zeytinağı alın.
0
michael_knight
(05.05.24)
yemekte kullanmak için ne önerirsiniz?

görseldeki komili'nin "natürel sızma"ları da mı kötü; hem yemek hem kahvaltı için onlardan birini kullanamaz mıyım acaba, merak ettim.
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
Zeytin yağı zeytin yağı değil midir, yemeklik kahvaltılık diye ayrılıyor mu ?
0
jülsezar
(05.05.24)
@jülsezar Çoğu insan (ben de) daha lezzetli olanı kahvaltıda, salatada, ekmek banmak için kullanıyoruz. Lezzeti biraz daha düşük olanları da yemek yaparken kullanıyoruz.

@beklenen Ben yemekler için de sızma kullanıyorum. Bütçenizi zorlamayacaksa size de öyle yapmanızı öneririm.
0
michael_knight
(05.05.24)
Çiğ olarak tüketmek için sızma zeytinyağı alın. Onu da plastik ve veya şeffaf ambalajda satandan almayın. Evde cam yağdanlığa falan koyacaksanız dolap içi falan gibi karanlık bir yerde muhafaza edin.

Haşlama tipi bir yemek yaparsanız biraz soğuyunca üzerine o yağdan dökün. O yağı pişirmeyin.

Yemeklik diye satılan ve yemek pişerken yemeğin içine konan veya kızartmalarda kullanılan zeytinyağlarını pek de zeytinyağı gibi görmeyin.
Bence.
0
Mirket
(05.05.24)
o zaman cevaplardan anladıklarım şunlar:

- tüm çeşitleri plastik/pet şişede satan bir marka olduğu için komili'nin sızma zeytinyağını almamak gerek (cam yağdanlığa koyuyor olsam bile)
- kahvaltı için kesin sızma zeytinyağı; yemek için de yine sızma olsa iyi olur
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
riviera biz de kullanmıyoruz. saklama koşulları da çok önemli. ışık görmemeli ve serin yerde saklanmalı.
0
paintov
(05.05.24)
Süpermarketten almak zorundaysam ben Komili alıyorum. Diğer markalara göre bana daha çok güven veriyor.
0
michael_knight
(05.05.24)
bir zaman incelemiştim komili yağlarını, içlerinden en iyisi "banmalık" versiyonu.
rivieraya verdiğiniz paraya yazık. eğer maddi olarak değil de kolay geldiği için market yağlarına yöneliyorsanız banmalık alın. yok internetten söylerim gelsin derseniz de yemekler için 0,5, 0.8 asit oranlarına sahip yağlar yeterli. komilinin görece iyi zeytinyağları da 0.8lik diye hatırlıyorum. genelde ise iyi firmalar 0.5lik ürün çıkarıyor. onları hem yemekte hem kahvaltıda kullanıyoruz biz. fakat biraz daha tadını çıkaracağım derseniz 0.2-0.3 asit oranıyla enfes yağlar var ülkemizde. (özem-kisthene, oleamea gibi) hem içersiniz hem kahvaltıda kullanırsınız.
özem zeytinyağları çok güzeldir. olgun hasatları da var onların, onu yemeklere kullanıp erken hasat yağları kahvaltılık yapabilirsiniz. ben de normalde erken hasat kullanırdım ama olgun hasatını alıp yemeklerde kullanacağım.
özem'in ay sonlarında indirimi oluyor, takip ederseniz biraz daha uyguna alırsınız. bi de şu var, son hasat zamanında yani 2023 sonunda rekolte düştüğü için genel olarak firmalar zeytinyağının fiyatını çok yükselttiler ama her zamanki satışlara ulaşılamadığı için önümüzdeki zamanlarda iyi kampanyalar gelebileceği söyleniyor.
nermin hanım çiftliği de çok zam yaptı ama onların da yağını seviyorum. onlar da dönem dönem %15 indirim yapıyor.
başka markalar da sayarım ama genel olarak yüksek fiyatlar işte..
0
suyin
(05.05.24)
Söylediklerimi teyid eder bir yazı şurada

-Sızma'nın 93 dereceden fazla ısıtılması sakıncalı
-Diğerleri kimyasal işlem görmüş

www.milliyet.com.tr
0
Mirket
(05.05.24)
çok teşekkürler cevaplar için, çok faydalı oldular.

marketten almamın nedeni de, bir tane daha almakla uğraşmak istemememin nedeni de kolaya kaçmaktı, yoksa iyi/kaliteli/sağlıklı bir marka bildiğim durumda alırım ondan, elimdeki bitince de öyle yaparım muhtemelen. @suyin'in önerdiği markalara göz atayım.

@Mirket öyleyse tüm yemekler için, soğan bilmem ne kavururken vesaire, ayçiçek yağı kullanmak gerekiyor gibi (bir önceki mesajda bahsettiğiniz gibi haşlama + zeytinyağını soğuyunca üzerine dökme tercihini bir yana bırakırsak). ben önceleri zeytinyağı kızartmaya uygun diye okumuştum gerçi ama tekrar bir araştırayım yine de, teşekkürler.
0
🌸beklenen buyuk istanbul depremi
(05.05.24)
(4)

eve kaynakçı çağrılır mı?

biravekahve
Karyola demirimizin bir köşesi kırıldı fakat karyolayı söküp götüremeyeceğimiz için eve kaynak yapması için biri çağrsak nasıl olur? daha doğrusu kaynak işlemi evde yapılabilir mi ya da kaynakçı eve gelir mi? nedir bu işin üslubu. teşekkürler
Karyola demirimizin bir köşesi kırıldı fakat karyolayı söküp götüremeyeceğimiz için eve kaynak yapması için biri çağrsak nasıl olur? daha doğrusu kaynak işlemi evde yapılabilir mi ya da kaynakçı eve gelir mi? nedir bu işin üslubu. teşekkürler
0
biravekahve
(05.05.24)
Çanta tipi kaynak makinesi varsa çağırılır tabi. Sanayi tipi makine zor olur da.
0
Mirket
(05.05.24)
Çağırılır. Hazır gelmişken, balkon pencere demirleri gibi başka şeylere de baktırın.
0
diyecevaplandı
(05.05.24)
Bİz de hasta yatağımız için 2 kere çağırdık. Serbest çalışan kaynakçılar eve geliyorlar. Kadıköy taraflarında oturuyorsanız, birilerini önerebilirim.
0
PhoenixRising
(05.05.24)
çağrılır. babam kaynakçıydı ve sürekli çağıran oluyordu
0
ferenc
(06.05.24)
(2)

Votka bozulur mu

dirilis 1209
Selamlar. bundan 2 yıl önce bir yurtdışı gezisinde kocaman bir şişe votka almıştım. karanlık bir giyisi dolabında duruyordu. oda sıcaklığında. yani adana havası malum klimalı klimasız bazen soğuk bazen sıcak.bundan 3 ay önce bu şişeyi açtım. bir miktar içtim. sonra tekrar kapağını kapatıp karanlıkla
Selamlar. bundan 2 yıl önce bir yurtdışı gezisinde kocaman bir şişe votka almıştım. karanlık bir giyisi dolabında duruyordu. oda sıcaklığında. yani adana havası malum klimalı klimasız bazen soğuk bazen sıcak.
bundan 3 ay önce bu şişeyi açtım. bir miktar içtim. sonra tekrar kapağını kapatıp karanlıklara gömdüm. bu içkinin bozulma ihtimali nedir? bozulup bozulmadığını nsaıl anlarım? içmek istedim de bi sorayım dedim.
0
dirilis 1209
(05.05.24)
Hiçbirşey olmaz ağzı kapalıydıysa.
0
neden beni sevmedin
(05.05.24)
Ağzı açıksa da hiçbir şey olmaz. Alkol oranı düşer biraz.
0
Mirket
(05.05.24)
(4)

Bu et normal mi

ananiyimioguz
https://ibb.co/bBDR71bhttps://ibb.co/hM0RxGDhttps://ibb.co/M81BVC5https://ibb.co/5BRN8X3https://ibb.co/StRq3Jqhttps://ibb.co/8mKbqxGDaha yeni aldık şimdi açtımDışı kırmızı iç tarafları sanki önceden pişmiş gibi
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co

Daha yeni aldık şimdi açtım
Dışı kırmızı iç tarafları sanki önceden pişmiş gibi
0
ananiyimioguz
(04.05.24)
Etin birbirine temas eden kısmı kararır. Normaldir. Afiyet olsundur.
0
Mirket
(04.05.24)
Hmm sanirim ilk defa birbirine temas eden et aliyoruz dogru shdjf :(

Thank you :*
0
🌸ananiyimioguz
(04.05.24)
Aslında o kısımlar kararmıyor, dış kısımların rengi açılıyor.

Etin doğal rengi koyu, çok hafif morumsu, sönük bir renk. Bu rengi myoglobin veriyor. Et oksijenle temas halinde kaldığı sürece myoglobin reaksiyona girerek oksimyoglobine dönüşüyor ve rengi parlak kırmızıya kayıyor.

O koyu kısımları bir süre açıkta bırakırsanız kızarır. Bu durum milyonlarca yıldır böyle aslında, eğer aldığınız etlerde genel olarak bunu hiç görmüyorsanız kırmızı görünsün diye hileli işlemlerden geçmiş etlerden alıyor olabilirsiniz. Bu pazarlama taktiği olarak yapılıyor çünkü. Tabi illa hileli olması gerekmiyor, eşit derecede havalandırılmış da olabilir.
0
akhenaten
(05.05.24)
Teşekkürler peki kabın içine baya kanı akması ve airfryer da pişirirken iyice her yerinden kan fışkırması normal mi çok zor pişirdim uzun bir süre çiğ kaldı.
0
🌸ananiyimioguz
(05.05.24)
(2)

Ritmik hareket eden pilli/pilsiz dekoratif eşyalar

encokbenisevinnolur
İsmini bilmediğim bir şey, böyle bir eşya satın almak istiyorum.Metronom gibi, ya da sağa sola ritmik bir şekilde hareket eden bir aparatı olan duvar saatleri oluyor ya o tipte eşyalar da oluyor.Ne isimle arayabilirim alışveriş sitelerinde?
İsmini bilmediğim bir şey, böyle bir eşya satın almak istiyorum.
Metronom gibi, ya da sağa sola ritmik bir şekilde hareket eden bir aparatı olan duvar saatleri oluyor ya o tipte eşyalar da oluyor.

Ne isimle arayabilirim alışveriş sitelerinde?
0
encokbenisevinnolur
(04.05.24)
Şunnar mı?

www.trendyol.com
0
Mirket
(04.05.24)
Pendulum motion,
Perpertual motion diye videoaraması yapın. Bir çok çeşitleri var.


m.youtube.com
...

Güncelleme: bir de,
amazing science gadgets
araması yapabilirsiniz
0
diyecevaplandı
(05.05.24)
(3)

Baş Dönmesi

rock n roll
Selamlar, birkaç gündür başım dönüyor aynı zamanda baş ağrım var ve midem bulanıyor. Biraz hafifledi ama kussam bu şikayetler geçer mi? Midem bulanıyor ama kusamıyorum. Doktor arkadaşlar kusarsam bu şikayetlerim geçer mi, ona göre kendimi kusturacağım.
Selamlar, birkaç gündür başım dönüyor aynı zamanda baş ağrım var ve midem bulanıyor. Biraz hafifledi ama kussam bu şikayetler geçer mi? Midem bulanıyor ama kusamıyorum. Doktor arkadaşlar kusarsam bu şikayetlerim geçer mi, ona göre kendimi kusturacağım.
0
rock n roll
(04.05.24)
Şöyle tedavisi de var

www.youtube.com
0
Mirket
(04.05.24)
lütfen doktora gidin.
0
janderzel zartanyan
(04.05.24)
direk dr gidin,
0
oscar
(05.05.24)
(7)

Kuru temizleme lekeyi çıkaramasa da ücret alıyor mu?

sckxyss
Lekeli bir mont vermis esim, hiçbir şekilde çıkmamış leke. Ama parasını almışlar. Normal mi bu?
Lekeli bir mont vermis esim, hiçbir şekilde çıkmamış leke. Ama parasını almışlar. Normal mi bu?
0
sckxyss
(04.05.24)
Normal. Her türlü leke çıkarırız diye garanti vermedilerse normal.
0
numlock
(04.05.24)
'Lekeyi çıkaramazsam para almayacağım' şeklinde bir taahhüdü ya da iddialaşması olmadıysa alacak tabi.
0
Mirket
(04.05.24)
Yukarıdakiler +1
0
jülsezar
(04.05.24)
Geçen spor salonundaki hocayla konuşuyoduk, bizim mahalledeki kuru temizlemeci için "Leke çıkmazsa para almıyor" dedi övgüyle. Çok tecrübem yok kuru temizlemecilerle ama bence bu leke çıkar dediyse ve çıkmazsa etik olan (ya da esnaf ahlakına uyan) para almamak. Yine de önceden çıkmazsa para almam demediyse beklemem böyle bir durum, para istemezse de devamlı müşterisi olmam için bir sebep olur
0
nundu
(04.05.24)
Ben bir mont vermiştim geçen ay. Vişne suyu lekesi vardı. Alırken baktım leke duruyordu. Halbuki verirken burda vişne lekesi var. Çıkar mı demiştim. Çıkarırız abi demişlerdi. Neyse lekeyi gösterdim Ne oldu çıkmamış bu dedim. Kemküm etti agzında lafı geveledi. İyi hayırlı işler diyip montu alıp çıktım. Yapamadıgı iş için bir de para mı verecegim. Dünyanın hiç bir yerinde yok böyle saçmalık.
0
limonlu eksi
(04.05.24)
Siz verilen hizmete ücret ödüyorsunuz bu hizmet için bir emek veriliyor masraf yapılıyor lekenin çıkıp çıkmayacağı ise muamma sorunun sorulması bile saçma.
0
doharkoman
(05.05.24)
sözlükteki kuru temizleme lobisi iş başında sanırım :)

temizlik iddiası taşıyan bir işletme vaadini yerine getiremiyorsa siz de müşteri olarak vaat ettiğiniz ödemeyi yapmazsınız.

kuru temizlemeci montu teslim alırken "bu leke çıkmayabilir" gibilerinden bir uyarı yapmadıysa temel varsayım lekenin çıkacağı olur. çünkü işin adı TEMİZLEME.
0
vurskan
(05.05.24)
(7)

Hosteslik zamanla yok olur mu?

chicha_v2
Hizmet sektörü kolay kolay bitmez gibi geliyor ama kardeşim üniversiteyi bitirdikten sonra hostesliği zorlamak istiyor. Besyo okuyor, fiziği iyi, İngilizce temeli de var, sınav için biraz çalışması gerekecek. Önemli mi bilmiyorum ama cinsiyeti erkek. Parası hala birçok mesleğe göre iyi. Her zaman bo
Hizmet sektörü kolay kolay bitmez gibi geliyor ama kardeşim üniversiteyi bitirdikten sonra hostesliği zorlamak istiyor. Besyo okuyor, fiziği iyi, İngilizce temeli de var, sınav için biraz çalışması gerekecek. Önemli mi bilmiyorum ama cinsiyeti erkek.

Parası hala birçok mesleğe göre iyi. Her zaman boş zaman olmasa da birçok yeri gezme şansın oluyor. Gençken yapılabilecek mesleklerden biri.

Olumsuz yönleri stresli, yorucu, bayram seyran vs. yok her zaman çalışıyorsun ama çoğu iş böyle bir yandan.

Ne dersiniz?
0
chicha_v2
(04.05.24)
Hosteslik, hayata başlamak için güzel bir meslek. Bir süre para kazanmak için, macera olsun diye veya bir yer görevine sıçrama tahtası olarak yapılabilişr.

Ancak, hava yolculuğu yapmak, sürekli jet lag yemek zaten yeterince zorken, düzensiz plansız programsız bir yaşam ve insanları koşulsuz memnun etme zorunluluğu haddinden fazla yıpratıcı oluyor.

Kardeşiniz hostesliği amaç değil, araç olarak düşünsün.
0
Mirket
(04.05.24)
Kabin memuru arkadaşlarla devamlı muhattap olan biri olarak naçizane tavsiyem şudur ki dissendium ve Mirket’e kesinlikle katılıyorum. Detaylı sorularınız varsa cevaplayabilirim.
0
pilot monitoring
(04.05.24)
Hosteslik değil kabin memurluğu.
0
ThomasJefferson
(04.05.24)
olmaz desek yalan olur bkz pandemi. ama su an normal kosullarda hayir. bir suru kabin memuru taniyorum herkes bir sekilde halinden mutlu
0
ala09
(04.05.24)
bunu bilen adama nobel verirler hocam. millet senelerce yazılım diye kafa ütüledi. şimdi yapay zeka yüzünden yazılımcılar eşek muamelesi görüyor (yazılımcılık bitti demiyorum, sonuçta bu programları yazan adam da yazılımcı ama "herhangi bir yazılımcı"nın kıymetinin azaldığı gerçek).

normal şartlarda hostesliğin yakın vadede bitmemesi lazım. sonuçta uçaklar uçmaya devam edecek ve o uçaklarda personele ihtiyaç var. ama ne kadar mantıklı ve güzel bir kariyer tercihidir, tartışılır. şartları çok zor. çok düzensiz. evsiz barksız kafasına estiği gibi yaşayacaksa yine iyi tamam ama o da bir yerden sonra sıkıyor, hep genç kalmıyoruz.

şu anki ekonomide hosteslik hedefleyen birine açıkçası "yapma" demem şahsen. yiğit özgür karikatüründeki gibi millet hakikaten aç çünkü. iyi bir işin varsa, para kazanıyorsan ne ala... ama yaşanacak hayat mı? bilmiyorum.

bir de "stresli, yorucu, bayram seyran yok her zaman çalışıyorsun ama çoğu iş böyle" demişsin ama değil. yani evet piyasa korkunç ama gece 12'de de olsa çoğu işte evine geri dönüyorsun geceleyin. hosteslerin böyle bir lüksü yok.
0
mark greg sputnik
(04.05.24)
Zamanla yok olur ama o zamana daha var. Emekli olana kadar hosteslik yapsa, kariyerinin en az yarısı sorunsuz geçer. Sorunsuz derken yok olma konusunda diyorum. Yoksa mobbingi, düzensiz hayatı, yıpratması vs. başka konu. O devam eder.
0
nawar
(04.05.24)
uçakların pilotsuz uçmaya başlaması hostessiz uçmaya başlamasından daha olası. Çünkü teknoloji gelişse de insan aynı insan, insanlara yardım edecek servis yapacak ve sorunlu durumlarda müdahale edecek birileri lazım.
0
nhk ni youkosu
(05.05.24)
(10)

Birikim Yapmak İmkansız Gibi Geliyor

depresif çocuk
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum.Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler...Arabayı yükseltmek istiyorum.Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor.Bitmek bilmiyor.yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
Maaştan bağımsız olarak, alacak bir sürü yeni şey buluyorum.
Almak istediğim saatler, parfümler, kıyafetler...
Arabayı yükseltmek istiyorum.
Dişlerimi yaptırma fikri de aklımın bir köşesinde duruyor.
Bitmek bilmiyor.

yeni dünya böyle mi artık? yoksa kişisel bir durum mu?
0
depresif çocuk
(04.05.24)
Evet, yeni dünya böyle. Birikimsiz, kıt kanaat geçinen insan modeline doğru hızla evriliyoruz ama bunu bahane etmemek lazım.

Bir bankada bir yatırım hesabı aç. Kazandığım her kuruşun yüzde şu kadarı de. Buna yolda bulduğun parayı bile dahil edip ne kadarı olduğuna sen karar ver. O kadar para kaç kuruş ya da kaç lira ediyorsa eline geçtiği anda gidip o yatırım hesabına aktarıp TMG kodlu fondan al ve unut.

İnan bir gün iyi ki yapmışım diyeceksin.
0
Mirket
(04.05.24)
Kişisel. Bunların hiçbirini yapmak istemeyenler var.
Tabiki günümüzde alacak daha fazla şey var buna karşı çıkmıyorum ama kimse zorlamiyor bizi almaya. Misal araba yani, millet 5-6 yıllık arabaya eski diyor.

Hobiyse bir şey diyemem misal parfüm benim hobim. Ama sizde hobi değil daha çok tüketim var gibi.
0
logisticsmanager
(04.05.24)
İmkansız değil, ben kazandığım paranın neredeyse tamamını biriktiriyorum. Bunda kendi işimi yapıyor olmanın da faydası var ama durumun olduğu halde biriktirmiyorsan, birikim yapmamak için bahane olmaz. Ayda hobilerime 10 bin tl harcıyorum.

Maaşlı maaşsız, her ay %10-15 biriktirme hedefi olan birisi ileride çok rahat eder.
0
hayirsiz
(04.05.24)
Sağlığınız için olanı hariç gereksiz harcamaları bırakmanızı öneriyorum. Gösterici tüketimin sonu yok. Ülkenin sosyal güvenlik sistemi çöktü yatırım yapın. Yarın ne olacağı belli olmaz.
0
anon1m
(04.05.24)
Dünya bu hale getirildi.
Kişisel durum mu? dediğin ise her şeyi ihtiyaç olarak gösteren veya hissettiren uygulamalara karşı olan zaafiyetlerimizle başlıyor.

Dünya ekonomisi şu an bir ihtiyaç olmamasına rağmen kişiye harcatma veya kişiyi borçlandırma üzerine kurulu.
Reklamlara dikkatli bakın hedef kitle bellidir.
Çocuklar mesela. "Yok veya olmaz kelimelerine yabancıdırlar. Anne baba da onlara karşı bir yere kadar direnir sonunda isyenileni satın alırlar.

Gençler,kendini birey olarak görenler ve özellikle bekarlar.
Bunlar da bakacak bir aileleri olmadığı için harcama yapmaya evli olanlara göre daha çok meyillidir.
Bireyselliğe tutulan, aslında yalnızdır. O yalnızlığı giderecek şeyler çoğunlukla yine harcamaya dayalıdır.

Dünü (hatta tarihi) unut, bugüne bak.. diye güzel bir şeymiş gibi önümüze sürülen "trend " kavramı bunun için var.
Neyin eskidiği veya yeni sayıldığını bile belirleyen şeyi, ona olan ihtiyacımız değil piyasayı elinde tutanlar belirliyor.

Zaruri ihtiyaçlarını sırala ona göre harcama yap istersen.
Eve kapanmak sadece salgın için değil tasarruf için de söz konusu
0
diyecevaplandı
(04.05.24)
bu hep olacak. villa alsan yanındaki daha büyük villaya gözün kayacak. keep grinding.
0
gabe h coud
(04.05.24)
Merhaba

Bence bu bir tüketim dünyası. Listenizdeki "saatler, parfümler, kıyafetler"in bir sınırı var. Kollarınızı saatler ile kaplayamaz, parfümleri üzerinize boca edemezsiniz. Dişleriniz ise sizin sağlığınızdır, bu ayrı bir harcama kalemi.

Dünya insanlara herşeyi tüketmesini salık veriyor. Maddiyatın, kültürlerin, bilginin bile. Sosyal medyada olanı biteni kaçırdığınızda (tüketemediğinizde) kendinizi kötü hissettiriyor. Oysa bu bana hastalıklı bir ilüzyon gibi geliyor.

Kendi adıma elimdekileri gitgide azaltan bir tavır izliyorum. Bana armağan gelen, giymediğim kıyafetleri veriyorum. Kitaplarımı 2. el alıyor, değiş-tokuş ediyor ya da armağan ediyorum. Örnekler çoğaltılabilir. Her ne kadar Fight Club filmi bence toplumun gazını almak için kurgulandıysa da şu sözüne hak veriyorum, diyordu ki:
"İhtiyacımız olmayan şeyler sahip olmak için gece gündüz çalışıyoruz. Sonra sahip olduğumuz şeyler bize sahip olmaya başlıyorlar". Bence basit, sade bir yaşamın dinginlik ve zenginliği çok değerli birşey. Parayla satın alınamayacak değerlerden.

Sizin durumunuz mevcut dünyanın akışına kapılmanız. Başınızı kaldırıp etrafınızın farkına varırsanız buna mecbur olmadığınızı görürsünüz. Bu duyuruyu açtığınıza göre bu gidişatı sorgulamaya başladınız diye yorumluyorum ben.
0
burka
(04.05.24)
Yeni dünya böyle değil şahsi bir durum. Yazınızda sorunuzun cevabıda var kıta kanaat etmeyen çoğu bulamaz.
0
doharkoman
(04.05.24)
dostum seni tanimiyoruz elbette ama girdigin duyurulardan yola cikarak bence tuketim ve alisveris bagimliligin var. elbette ki bir tek sen tek degilsin, bircok kisi bu oyunlara geliyor ama aklini kullanip onceliklerini netlestirmen lazim. bu gidisatla iki kati kazansan gene birikim yapamazsin. senin kadar kazanan birinin dis yaptirmasi gerekiyorsa tak diye cekip nakit verip yaptirabilmesi gerekiyor.
0
hot potato
(04.05.24)
Orta sınıfın erimesi de bu aslında; eskiden çalışırken hem yaşanabiliyor hem birikim yapılabilen insanlar artık birikim yapamıyor. Fakat gözlemim şu: çevremdeki ortayaş ve üstü orta sınıf, birikimini borsa, coin vb yatırım araçlarıyla yapmaya başladı
0
gadlemler
(05.05.24)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.