Giriş
(1)

Begonvil sökülüp taşınır mı?

tchuck
ön bahçemizde bir begonvil var, o begonvilin çok uzamasına izin vermiyoruz, müthiş arsız olmasına rağmen sık sık kısaltıyoruz, alanı çok kapattığı için.aslında arka bahçede tam olarak kapanmasını istediğimiz bir alan var.bu begonvili kökünden alıp oraya taşısak, böyle bir şey mümkün müdür?mümkünse o
ön bahçemizde bir begonvil var, o begonvilin çok uzamasına izin vermiyoruz, müthiş arsız olmasına rağmen sık sık kısaltıyoruz, alanı çok kapattığı için.

aslında arka bahçede tam olarak kapanmasını istediğimiz bir alan var.

bu begonvili kökünden alıp oraya taşısak, böyle bir şey mümkün müdür?
mümkünse orda yaşama ihtimali %kaç tır ve yaşatmak için neler yapmak gerekir?
0
tchuck
(26.05.24)
Şu an olmaz. İlkbaharda olabilir. İzmir için Mart başı falan.
0
Mirket
(26.05.24)
(3)

Gecelik 7500 faiz?

Topalordek
Selamlar. 2001 krizi ile ilgili araştırma video izlerken şöyle bir habere denk geldim. "Gecelik faizler tarihinin en yüksek seviyelerine, interbank piyasasında yüzde 6.200'e, repo piyasasında ise 7.500'e fırladı." Bu ne demek oluyor. Bankada şu an vadeli mevduat için yıllık %50 oran veriyorlar. Bunu
Selamlar. 2001 krizi ile ilgili araştırma video izlerken şöyle bir habere denk geldim. "Gecelik faizler tarihinin en yüksek seviyelerine, interbank piyasasında yüzde 6.200'e, repo piyasasında ise 7.500'e fırladı." Bu ne demek oluyor. Bankada şu an vadeli mevduat için yıllık %50 oran veriyorlar. Bununla birlikte açıklama ve kıyaslama yapabilir misiniz? Sene başında 100 liram sene sonunda 150 oluyor şimdiki vadelide. Ama bu haberdekinde nasıl oluyor? Teşekkürler.
0
Topalordek
(26.05.24)
O gecelik faizi yılın 365 günü vermiyor. Bir günlüğüne TL ye aşırı sıkışmış olmanın o güne ait bedeli o.

Yıl boyu o faiz veriliyormuş gibi düşünürsen çok değişik yerlere gidersin.

Şöyle düşün. Ticaretle uğraşanlar bilir. Çekin son ödeme günü gelmiş. Bugün ödemezse çok büyük sıkıntıya girecek. Yarın da bir yerlerden para gelecek. Gidip bugün bana 1000 lira verirsen yarın sana 1250 lira veririm diyor. İşte sana gecelik %7500 faiz.
0
Mirket
(26.05.24)
HellKeePer
(26.05.24)
Repo faizi. Gecelik faiz değişken faizdir mevduat faizi ise bileşik nominal faizdir. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin yaşadığı en kötü ekonomik dönemlerden biridir devlet memuruna maaşını ödeyemiyordu ülke adeta iflas etmiş durumdaydı.
0
doharkoman
(27.05.24)
(9)

Kirada olan birine ev hediyesi alınır mı?

winston insani
Merhabalar,Biriyle tanıştım, yaklaşık 1 ay önce yaşadığım şehre taşınmış ve kirada yaşıyor. Eğlenceli biri, yakın hissettim kendime, karşı cinsim ama tamamen arkadaş olarak bu düşüncelerim.Bugün henüz çaydanlığı olmadığını söyledi evinde muhabbet arasında, benim de aklımdan bir arkadaşı ile birlikte
Merhabalar,

Biriyle tanıştım, yaklaşık 1 ay önce yaşadığım şehre taşınmış ve kirada yaşıyor. Eğlenceli biri, yakın hissettim kendime, karşı cinsim ama tamamen arkadaş olarak bu düşüncelerim.

Bugün henüz çaydanlığı olmadığını söyledi evinde muhabbet arasında, benim de aklımdan bir arkadaşı ile birlikte bir "ev hediyesi" alma fikri geçti ama 2 tane soru var kafamda;

1. kirada olan birine ev hediyesi alınır mı? Yani bir kötülüğü olmaz heralde, hem yeni taşınmış ama kendi evi de değil, bilemedim.

2. kendisine sarktığımı düşünür mü bir ev hediyesi alsam? eğer bu şekilde düşünebilme ihtimali varsa hiç hediye almam daha iyi diye düşünüyorum :\
0
winston insani
(25.05.24)
Evine ilk giderken alınır tabi
Ama alıp da dışarıda verilmez.
0
Mirket
(25.05.24)
Kirayla ne alakasi var sjsjjs. Evi sonucta su an onun
0
mor oje
(25.05.24)
Samimi değilsen gereksiz, rahatsız edici hatta.
0
numlock
(25.05.24)
Kirada olan birine de ev hediyesini alınır tabii ki, evi sonuçta. Özellikle ilk defa gidiyorsanız evine bir hediye almak hoş olur.

Ama kendi evi de olsa dışarıda bulusuldugunda "ev hediyesi" diye almak biraz ilginç olabilir.
0
fraise
(25.05.24)
Ev hediyesini evin kendisine değil oturana aldığımız için alınır.
0
Bruce
(25.05.24)
eve ilk ziyarette ev hediyesi alınır, niye rahatsız edici olsun.

sarktığını düşünme konusunda ise kadınların sezgileri bu konuda kuvvetlidir.
0
orpheus
(25.05.24)
Ev hediyesi bir eve ilk kez ziyarete gittiğinizde verilen şeydir +1.
0
akhenaten
(26.05.24)
Çaydanlık mühim, nem belki mesaj vermek istemiştir, 'sana çay yaparım' diye. Yanına 500 gr filiz veya altınbaş çay da al git bence
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(26.05.24)
Alınmaz kirada olan insan meczup bir fakirdir ziyaret bile etmemelisiniz.
0
Mcfly
(26.05.24)
(6)

kalp krizi ve ekg üzerine

kljgslsdkjsd
varsayalım ben gece kalp krizi geçirdim. sonra da sabah acile gidip ekg ve akciger grafitisi çektirdim. yakın zamanda kalp krizi geçirdiğim belli olurdu değil mi?
varsayalım ben gece kalp krizi geçirdim. sonra da sabah acile gidip ekg ve akciger grafitisi çektirdim.

yakın zamanda kalp krizi geçirdiğim belli olurdu değil mi?
0
kljgslsdkjsd
(25.05.24)
Tomografi niye?
Kan tahlili ile belli olur.
0
Mirket
(25.05.24)
akciger grafitisiymiş. kan tahliliyle nasıl belli oluyor ya?
0
🌸kljgslsdkjsd
(25.05.24)
jülsezar
(25.05.24)
Troponin'e bakarlar.
0
Mirket
(25.05.24)
Anlasilabilir evet, babam 2 yil once benzerini yasamisti ama yas ve risk faktorunden birkac ek test daha yapmislardi.
0
zararsızamip
(25.05.24)
troponin deli gibi yüksek çıkar.
0
orpheus
(25.05.24)
(3)

Nefes alırken zorlanmak - ses gelmesi

tchuck
not: hasta değilim (yani grip vs. değilim).2-3 haftadır nefes alırken biraz zorlanıyorum sanki. hatta o yüzden merdiven inip çıkarken hızlı yoruluyorum.son 2-3 gündür biraz daha belirgin hissetmeye başladım, sanki ciğerlerimi tam şişiremiyormuşum gibi hissediyorum. daha doğrusu tam şişirmek için zor
not: hasta değilim (yani grip vs. değilim).

2-3 haftadır nefes alırken biraz zorlanıyorum sanki. hatta o yüzden merdiven inip çıkarken hızlı yoruluyorum.
son 2-3 gündür biraz daha belirgin hissetmeye başladım, sanki ciğerlerimi tam şişiremiyormuşum gibi hissediyorum. daha doğrusu tam şişirmek için zorlanıyorum gibi.

bir de öğlen 1-2 tane bir şey taşıdım, yine nefesim müthiş azaldı, o sırada derin nefes alırken ıslık gibi bir ses çıktı ciğerimden. tek seferlik değil, dinlenene kadar sürekli olarak çıktı bu ses.

bunlar neyin belirtisi olabilir?
kbb'ye mi gitmeliyim veya ne tür bir test yaptmalıyım?

hiçbir şekilde sigara içmiyorum, tütünlü/dumanlı hiçbir şey içmedim haytım boyunca.
0
tchuck
(25.05.24)
Çok mu zayıf birisin? Merak ettim.

Bir göğüs hastalıkları uzmanına görünmeni öneririm.

Bi de şundan al. Üfle arada.

www.trendyol.com
0
Mirket
(25.05.24)
yok aslında tam tersi kiloluyum, 10 kilo civarı fazlam var suan
0
🌸tchuck
(25.05.24)
KOAH mı acaba dedimdi de. Şimdi de göbüş aşağıdan diyaframa mı basıyor acaba diyebiliriz :) Göğüsçüye oksijen açlığını da öten nefesi de anlat.

Geçmiş Olsun.
0
Mirket
(25.05.24)
(4)

Sürekli bir burnum tıkalı? Sebebi ne olabilir

the sound and the fury
Soru başlıkta.
Soru başlıkta.
0
the sound and the fury
(25.05.24)
Belki kemik eğriliği vardır.
0
rock n roll
(25.05.24)
Kemik eğriliği +1
Geniz eti
Alerji
üçlüsünden biri olmalı.
Bir KBB uzmanı ne olduğunu ve ne yapılması gerektiğini söyler.
0
Mirket
(25.05.24)
Septum deviasyonu ya da alerjiye bağlı konka şişmesi olabilir.
0
prole
(25.05.24)
konka şişmesi >>>> konka hipertrofisi
:)
0
Mirket
(25.05.24)
(3)

ev alirken odenmesi gereken diger ucretler

antikadimag
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
daha once hic ev almadim. hayat sigortası, dask, konut sigortası ve tapu masrafı gibi kalemler ne kadar tutuyor? varsayalim 5 milyonluk bir ev.
0
antikadimag
(25.05.24)
bir de bu kiracilar ne kadar komisyon aliyor? sanirim sahibinden'deki fiyatlarin sismesinin bir diger nedeni de bu arkadaslar.
0
🌸antikadimag
(25.05.24)
Alıcıdan ve satıcıdan %2 +KDV alırlar da kiracılar almaz onu, emlak komisyoncuları alır.
0
Mirket
(25.05.24)
Konutu nakit aldığında ve banka kredisi kullanmadığında: tapu harcı ve DASK zorunludur.

İşin içine banka kredisi katarsan banka sana hayat sigortasını, konut için DASK ile birlikte yangın sigortası vb. zorunlu tutabilir.

DASK, hayat sigortası ve diğer sigortalar yıllık 6-7K kadar tutabilir. Tapu masrafı evin rayiç bedeline göre belirlenir ve %4'tür.
0
Lethe
(25.05.24)
(14)

Uc gunde 3 kere borc isteyen kuzen

kassiopeia
Kuzenim, ikinci dereceden, senelerdir gorusmuyoruz ve konusmuyoruz (rahat 6-7sene olmustur, belki daha fazla), arada ailesiyle gorusuyorum da kendisiyle degil, ablalarindan daha buyugum, babasina ve annesine ciddi gonul borcum vardi. Uc -dort gun once instagramdan yazdi, para istedi, gonderdim, erte
Kuzenim, ikinci dereceden, senelerdir gorusmuyoruz ve konusmuyoruz (rahat 6-7sene olmustur, belki daha fazla), arada ailesiyle gorusuyorum da kendisiyle degil, ablalarindan daha buyugum, babasina ve annesine ciddi gonul borcum vardi. Uc -dort gun once instagramdan yazdi, para istedi, gonderdim, ertesi gun bankaya borcu oldugu icin oraya verdigini soyledi, tekrar ayni tutari istedi tekrar gonderdim, ertesi gun tekrar yine ayni tutari istedi, gonderdim. Dun tekrar ayni tutari istedi, kafamdaki limite ulastigi icin gondermedim, daha da gondermeyecegim. Paranin gelmeyecegini bilerek, gonul rahatligi ile verdim, burada bi yanlis anlasilma olmasin, durumun absurtlugunu filan sormuyorum. Ailesine soylememi istedi, soylemeyecegim.

Sormak istedigim, isteme hali - asiri derecede yazmak, tam o anda gondermemi istemesi (su anda hemen gonderir misin, lutfen simdi, gibisinden), boyle sacma bir panik hali, hep ayni tutari istemesi filan, ucunde de ayni sekilde olunca acaba iddia batagina mi girdi dedim, ya da boyle online baska isler. Bu kadar yaygin mi turkiye'de gencler arasinda, yasi 23-24 filan sanirim.
0
kassiopeia
(25.05.24)
tabii ki. iddia, kumar, madde her sey olabilir yaninda birileri varsa onlar da gazliyor olabilir
0
ala09
(25.05.24)
Hocam telefonla falan konuştun mu, instagram'ı hacklenmiş, paralar da dolandırıcılara gitmiş olmasın?
0
plutongezegendegilmi
(25.05.24)
@pluton cok tesekkurler hocam, oyle bir durum yok, iban'nina attim, zaten hesap adi filan kendi adi soyadi, konustum
0
🌸kassiopeia
(25.05.24)
İstediği tutar nedir?
0
numlock
(25.05.24)
online girdiği için böyle

düşünün sizin gibi kaç kişiye yazdı belki de
0
duyurukullanıcısı
(25.05.24)
bir benzeri bizde de var, online bahis, kumar işine bulaşmış.

ilk önce abimden para istemiş birkaç kere göndermiş, baktım sonu gelecek gibi değil göndermedim dedi. Daha sonra benim numaramı bulmuş benden de istedi bende gönderdim bir miktar (3bintl), sonra sürekli yazmaya başladı acil para lazım, kulun köpeğin olayım, şu gün ödeme gelecek verecem, v.s bin bir türlü yalan.

En son annesini kafalamış ona aratıyormuş milleti, iş kurucam, ticaret yapıcam para lazım diye, sonradan duyduk ki tüm akrabalardan yurtiçi-yurtdışı benzer şekilde para istemiş, hiçbirini geri ödememiş tabi ki, arkadaş çevresinden ne kadar borç para aldı, bankalara falan ne kadar para borcu var bilen yok.
0
sealth
(25.05.24)
ben olsam ikinciyi yollamazdım. anne babasına gönül borcun varsa geri ödemeyeceğini bilsem bile bir kereliğine verirdim. ama ikincisi, hem de ertesi günü istemesi ya yüzsüz ve iyi niyetini suistimal eden birisi oldugunu ya da başına bir iş açtığını gösterir. kumar, uyuşturucu, şantaj ve tehditle para isteyen bir sevgili, dolandırıcılık ihtimali vs.
0
benarrivo
(25.05.24)
Her hangi bir bağımlılık varsa ailenin ileri gelenleri onu güzelce bu bağımlılıktan kurtarmak için kendisiyle uygun şekilde görüşsünler.
En sonunda intihar bile olabilir.
0
diyecevaplandı
(25.05.24)
yanıtları okumadan direkt kumar olduğunu düşündüm, yazmışlar da zaten. ben 2.sinde göndermezdim, ailesine de bilgi verirdim.
0
deartheodosia
(25.05.24)
uzak kuzenlerinden bile istediğine ve 3 kez art arda sıkıştırdığına göre de durum ciddi.
0
deartheodosia
(25.05.24)
Aileye gönül borcu aileye haber vermeyi gerektirir.
0
Mirket
(25.05.24)
@mirket bunu okuyunca bi dusundum hocam, tesekkur ederim. Yani bilemiyorum yuzsuzlugunden mi istiyor, epey cahil bi cocuk bakti gonderiyorum yuzsuzluge de vurmus olabilir, gayet olasi, ama nedense icime bi oyle dustu, bahis filan gibi yoksa dedigim gibi senelerdir cocugun ne yaptigindan haberim yok, simdi ailesine haber verip (boyle bi durum yoksa) olay cikarmak da istemedim.
0
🌸kassiopeia
(25.05.24)
6-7 senedir görüşmediğim kişiye zank diye borç isteyince göndermem. Hatta önce hacklenmiş olduğunu düşünürüm. Ailesine bir vefa borcum varsa ve o sebeple gönderdiysem de ikincisini ailesi ile konuşmadan göndermem. Kumar olasılığı yüksek. Alternatif olarak böyle 5-10 kişiyi yoklayıp yolunu buluyor da olabilir. İletişim kesildiği için de ailesine gitmeyeceğini düşünüyordur.
0
nawar
(25.05.24)
her seferinde aynı miktarı istemesi akla sweet bonanza tarzı bir yerde yediği ihtimalini getiriyor.
0
beatbox yapan metalci
(25.05.24)
(2)

Türkiyedeki ev kiralarini gosteren yada kiyaslayan site var mi?

Zetnikov
Sb
Sb
0
Zetnikov
(24.05.24)
Hepsiemlak'da herhangi bir kiralık evin sayfasını aç ve sayfayı aşağı kaydır. O şehir, o ilçe, o semt evlerinin son 12 aylık metrekare fiyatlarını ve o evin durumunu grafik üzerinde gör.
0
Mirket
(24.05.24)
Emlak endeksi aradığınız. En detaylısı Endeksa sahibinden.com'da da var ama ilan fiyatlarını baz alıyor. Bir kaç site daha var.
0
doharkoman
(24.05.24)
(19)

Sokak köpekleri konusunda kimin ne çıkarı var?

michael_knight
Sokak köpekleriyle ilgili son günlerde iyice artan bir tartışma var. Konu hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, onu yazınca tartışma çıkıyor. Twitter'da yapalım bu tartışmaları :)Bu konudan kimin çıkarı var? Hangi karar verilirse veya verilmezse kim nasıl para kazanıyor?Tartışma öyle bir hal aldı ki
Sokak köpekleriyle ilgili son günlerde iyice artan bir tartışma var.
Konu hakkında ne düşündüğünüzü sormuyorum, onu yazınca tartışma çıkıyor. Twitter'da yapalım bu tartışmaları :)

Bu konudan kimin çıkarı var? Hangi karar verilirse veya verilmezse kim nasıl para kazanıyor?
Tartışma öyle bir hal aldı ki arkasında başka bir konu olduğu belli ama ne olduğunu anlayamıyorum. Siz biliyor musunuz?
0
michael_knight
(24.05.24)
Mama lobisi var diyorlardı.

Yani sokakta köpek kalamzsa onları beslemek için mama alınmayacak bundan kazananlar artık kazanmayacak.
0
jülsezar
(24.05.24)
1.Rant
mama ve bağış lobisi ve oy potansiyeli.


2.Rant
ayrıca köpek dışkısı çok zararlı bir madde ve özellikle ilerleyen süreçte başıboş köpek sorunu yüzünden almanya regülasyonlar ile türkiye gıda ithalatına sınırlar koyacak. zaten bu amaçla bnd ve alman kaynaklı kuruluşlar bu konuyu destekliyor .

3.Rant
yıllık bazlı satılan kuduz aşısı miktarı ve ilerleyen süreçte covid benzeri solunum yolu ile bulaşan kuduz pandemisi uydurup tekrardan küresel ekonomik daralma ve büyüme yaratma
0
alp9900
(24.05.24)
Ekonomik kısmını bilmiyorum ama mama lobisi vs toplayıp imha etme ihalesini alacak akp yandaşı gibi bir durumdur muhtemelen.

Siyasi açıdan ise bu konu özellikle Erbakan'ın ve YRP'nin üstünde durduğu bir konuydu. Mesela seçim öncesinde YRP'nin İstanbul belediye başkan adayı Mehmet Altınöz'ün bir röportajını izlemiştim, orada da belirtmişti sokak köpeklerinin toplanması ve imha edilmesi gerektiğini. Yani seçim sonrasında Erdoğan'ın bir anda bu konuya eğilmesinin sebebini YRP'ye mesaj olarak görüyorum ben. YRP sadece bu konuda değil bildiğiniz gibi aşı karşıtlığı, lgbt düşmanlığı gibi konularda da ekstrem fikirlere sahip. Önü alınmazsa bu konularda da daha büyük etkileri olabilir diye korkuyorum.
0
nundu
(24.05.24)
1. Ben avukat olsam, sokak hayvanları aktivisti olur, böylelikle hayvanseverler arasında adımı duyururdum. Apartmanda hayvan yetiştirme konularında komşular çok davalık oluyorlar.

2. Ben veteriner olsam sokak hayvanları aktivisti olurdum. Ne kadar çok hayvan, o kadar çok iş.

3. Ben yem imalatçısı ve satıcısı olsam sokak hayvanı aktivisti olurdum. Sokaklarda besleme yapanları çok severdim.

4. Mama ve veteriner masrafı bağışçılığıyla geçinen fenomenleri unutmuşum :)

Konuya mizahi yaklaştım. Gerçekten gönül vermiş herkese saygım sonsuz.

En çok çıkarı olanı söylemeyi unutmuşum. Bunu aslında en başa büyük harflerle yazmak lazım. Şu an sokak hayvanlarını gündem yapmak asıl iki gündemi arka plana itmek içindir. Ekonominin çıkmazda olduğunu ve kaçak göçmenleri konuşmaktansa bu konunun konuşulması iyidir diye düşünenlerin çıkarı en baştadır elbette.

Yoksa sokak hayvanlarıyla ilgili hiçbir şey değişmeyecektir. Konu konuşulduğuyla tartışıldığıyla ve diğer iki konu unutulduğuyla kalacaktır.
0
Mirket
(24.05.24)
mama lobisi zannedildiğinden çok daha korkunç güçlü. benim keşfete bi adam düşüyordu eli yüzü düzgün saçı sakalı nizami kesilmiş ama 30 yıllık leş bi arabaya binip "bakın arkadaşlar bu son param ama onu da simit alıp bu yavrucaklara veriyorum" diye duygu yapıyordu. ben de başta inanmıştım da sömürücü çıktılar. bir benzeri geçenlerde sokak köpeklerine mama toplicam diye 27 milyon mu ne toplamış. dışarda deli gibi kedi köpek mama toplayacam para atıncılar var onların sesi çıkıyor o kadar.

çok da bi şey olacağı yok da boş teneke misali 200 kişi birleşip twitter'da gündem yapıyor her boku
0
avatar is back
(24.05.24)
aslında olayın sosyal medyada geçirilen süreyi arttırmakla çok ilişkisi olduğunu düşünüyorum. facebook belgeselini izlemişsinizdir, köpekler konusu da da benzer bir şekilde ateşlendi. evet tabii ki sorun yeterince ele alınmadığı için bazı ilçelerde ve bazı şehirlerde daha büyük ancak bu kutuplaşma, oluşturulan görseller vs sorunu olduğundan çok daha büyük ve korkunç algılatıyor insanlara. taraf oluyorlar, daha çok paylaşım yapıyorlar, her seferinde daha korkunç görseller paylaşıyorlar. ben en büyük kazananın twitter gibi sosyal medya hesapları ve yrp gibi gücünü göstermek isteyen küçük partiler olduğunu düşünüyorum.
0
red g
(24.05.24)
büyük bir çıkar falan yok, sadece medya üzerinden belli dönemlerde belli konular abartılarak gündem değişikliği sağlanıyor. yaklaşan büyük olaylar için güzel bir altlık. bakın nasıl çözdük zaferi olur bu konu.
0
orpheus
(24.05.24)
mama lobisi, bağış lobisi, etkileşim lobisi, hayvansever kadınları tavlama lobisi.

mama lobisini çokça yazmışlar zaten yukarıda.
bir de bağış toplayanlar var. sosyal medyada veya başka yollarla hayvanseverlerin duygularını kullanarak sokak hayvanlarına yardım ediyoruz diye para toplayanlar var.
etkileşim lobisi dediğim yine hayvanseverlerin beğenisini kazanmak ve bu sayede ünlü olmak isteyenler var. bu şekilde binlerce takipçi ve beğeni kazanıyorlar. bunu sadece kişi olarak düşünmemek lazım. bazı şirketler de bu şekilde sempati topluyorlar.
sonuncusu da malum. hayvanseverim ayağına hayvansever kadınlara yanaşan tipler var :)
0
benarrivo
(24.05.24)
Hem belediyeler hem stklar mama üzerinden dünya kadar para kaldırıyor.

Stk ile alakası olmayan, instagram'da tiktok'ta falan saf insanların saf duygularıyla oynayan, yorumlarda bahsedilen dolandırıcılar da mevcut. Sonra gidip kendilerine ev araba alıyorlar enayi paralarıyla.

Ankara BŞB mama fabrikası açmıştı saçmalığa bakar mısınız. Şimdi de bu kadar köpeğe nasıl kıyacaksınız diye ağlıyorlar. E mama fabrikası açacak parayı kısırlaştırmaya, düzgün barınaklara harcasaydınız ya.

Toplatılması da birilerine rant olur kesin.

Üzgünüm keşke işler buraya gelmeseydi ama şu an bu kadar köpeğin mutlu mesut bakılması mümkün değil belediyeler işlerini savsakladığı için bu noktaya geldik.
0
chicha_v2
(24.05.24)
alp9900 güzel açıklamış buna ek olarak sokak hayvanları sömürüsü kalitesiz şirketlerin sözde sosyal sorumluluk adı altında en ucuz pr yöntemlerinden biri.
0
doharkoman
(24.05.24)
chp izmir bb 40 milyon tlye barınak yaptı hem de 2 sene öncenin parasıyla. 1500 köpeklik kapasiteli. deü'deki köpekler belki sığar. ortada bir rant var evet.

bence en çok sesi ve etkiyi kedici köpekçi malum kitle yapıyor
popülist siyasetin çekincesi de onlar.
üstelik en kalabalık 3 partide o kitleden mebzul miktarda insan var.

türkiyede 80 darbesinden sonra başlayan, 90larda fırına giren, 2000lerde iyice pişen şehirli ve yeni malum kitle tam da kedi köpek için kurşun atacak bir ruh halinde.
0
lambırcek
(24.05.24)
Rant o kadar büyük ki yaz yaz bitmiyor. Bir diğer çıkar grubuda vurguncu dernekler. Bu hayvanlar üzerinden gerek toplumdan gerekse AB hibelerinden vurgunu vuruyorlar. Yetmedi bir de şimdi bu suistimali destekleyen Halktv, sözcü gibi yandaş provokatif medyalar var. Nasıl olsa kitlesi müsait ne versen yiyorlar.

Konu köpekler üzerinden tartışılıyor fakat sokaklarda sahipsiz hayvan olması bir sorun. Sokaklarda kedilerde olmamalı. Kuduz, bit pire riski bir tarafa kedi dışkısı toksoplazma içeriyor hani medyada ''kediye kafa tutan fare'' içerikli yayınlar var ya işte o fareler toksoplazmalı ve o farelerle temas eden kedilerde taşıyıcı daha sonra insana bulatırıyorlar halk sağlığını tehdit eden ciddi bir sorun.
0
doharkoman
(24.05.24)
en ufak yapılanı söylüyorum;
bir tane instagram, tiktok v.b. hesabı açıyorsun.
adını patili bilmem ne, can dostlarXX şeklinde sevimli bir hesap açıyorsun.
sonra besleme ve yaralı hayvanlar acındırma postları kasıp takipçi topluyorsun.
daha sonra canlı yayın açıp sözde veterinerlere ve mama firmalarına olan borçların için para topluyorsun.
gelen paranın bir kısmını gerçekten kopeklere harcıyorsun ama önemli kısmı sana kalıyor.
bingo artık tam zamanlı bir köpekçısın, bu iş üzerinden geçimini sağlıyor, işleri büyüttükçe araba hatta ev bile alıyorsun. en iş bilmeyeni estetik masraflarını buradan sağlıyor.

binlerce köpekçi dernek var, neden sizce bir kaç büyük derken altında toplanmak yerine her önüne gelen dernek açıyor düşündünüz mü?
0
nuisance2
(24.05.24)
"Mama lobisi" iddiası komik. "Faiz grupları" gibi bir şey. Yani bu alanda ciddi dolandırıcılar var ama ulaşabildikleri kitle sandığınızdan çok daha küçük. Genelde varlıklı tiplere ulaştıkları için sosyal medyada biraz algı yönetimi ile vurgun yapıp gidiyorlar ama cidden öyle etkileri yok. Hisselerinden takip de edebilirsiniz.

Sokak köpeklerini kısırlaştırmak, yakalamak, uyutmak, barınakta toplamak gibi şeyler devletin ve belediyelerin işine gelmiyor. Çünkü şu kardeşinize yetkiyi verdikten sonra gördüğümüz etkiden dolayı ekonomik bir kriz içerisindeyiz. Harcama kalemlerini kısmaya çalışıyorlar. Bunlardan bir tanesi de sokak hayvanları konusu oldu.

Sokak hayvanları ülkede her zaman vardı ama konunun algı olarak değil, gerçek anlamda kontrolden çıkması başkanlık sistemi sonrasındaki son 7 yılın konusu. Yukarıda saydığım masrafların ve onlarda sırasında oluşacak sorunlar sebepli oy kaybının altına girmek istemiyorlar. O yüzden hayali hedefler yaratıp algıyı oraya kaydırıyorlar. 10 kişi barınak ya da belediye önünde protesto yaptı diye hükümet düşmez ama birilerinin istediği gibi on binlerce köpeği katledersen etkisi içeride ve dışarıda büyük olur.
0
nawar
(24.05.24)
@nawar etkisi içeride ve dışarıda büyük olur demiş de,

İçeride büyük bir etki olmayacaktır. Çünkü sokaklarda hayvan istemeyen bir %80 var. Yapılan kamuoyu yoklaması ortada.

Dışarıda niye etkisi olsun. Birkaç Afrika ya da Güney Amerika ülkesini saymazsak diğer bütün ülkelerde farklı bir şey mi yapılıyor sanıyorsun. Hepsinde var sahiplenilmeyen hayvanın uyutulması ya da itlafı.
0
Mirket
(24.05.24)
@mirket içeride "on binlerce köpeği toplayıp katledelim" diyen oran %80 değil. Emin olabilirsin. Belirli bir zeka seviyesinin üstündeki herkes farkındalık sahibi. Benim yaşadığım mahallede sokak köpekleri sorun olacak miktarda değil ama benim mahallem böyle diye ülkeyi de böyle sanacak değilim. İşte böyle sananlar var maalesef. Orası doğru. Yine de "nugget sevmek ile nuggetın nasıl yapıldığını izlemek" aynı şey değil. İnsanlar sorunun çözümü istiyor. Alternatifler sunuyor ya da sunamıyor o başka bir şey.

Evet farklı şey yapıyorlar. Avrupa ve ABD'de köpek ve kedi sorunu tabii ki kontrol ve itlaf ile çözüldü ama şu an başıboş köpek sayısı yurt genelinde yaklaşık 3 milyon olarak gözüküyor birkaç araştırmada. Sence sahipliyken bir şekilde sokakta kalan ve yakalandıktan sonra sahip bulunamayınca uyutulan köpek sayısı ne kadar o ülkelerde? Yani 1 ayda birkaç milyon köpeği katletmenin "Avrupa da yapıyor aynısını" seviyesinde olduğuna emin misin gerçekten? Tabii Avrupa ve ABD'nin yaptığı gibi hepsini yok edip fare ve haşere cennetine çevirmemeliyiz ülkeyi ama ekosisteme göre hesaplanacak şekilde (atıyorum) 500 bin köpeği bırakıp, onların da 3/4'ünü kısırlaştırırsan yine de çok kısa sürede 2,5 milyon gibi ciddi bir sayı yapıyor. Bir tek Çin'de o sayılar görülüyordu. Onlar da sadece Dünya ekonimisi oraya kaydığından beri sessiz kalınan konu.
0
nawar
(24.05.24)
Katledelim diyen oran %80 demedim zaten de.
Başlık altında ilk cevabımda mevcur statikonun korunacağını yeni bir şey olmayacağını söyledim.
Ama varsaysak ki itlaf kararı alındı. Hani eli silahlı adamlar yollara indi, gördüğü hayvanı anında infaz ediyor şeklinde bir durum olmayacaksa (ki olsa saçma olur) bu durumda zaten bu işin yapılması öyle bir ya da birkaç ayda olabilecek bir şey değil.
Kısırlaştırma dediğimiz olay bir ameliyat. Birkaç gün önce Bir kanserli insan ameliyatı için bile beklenildiğine dair bir duyuru vardı. Bu ülkede bu kadar hayvanın kısırlaştırılması için gerekli paranın bulunabileceğine inanıyor musunuz gerçekten?
Varsayalım ki bulundu o para. Bu kısırlaştırma işi kaç yıl sürer. Bu arada mevcut üreme tüm hızıyla devam etmez mi? 20 yıl öncesini bilenler son 20 yılda popülasyonun artışını bir gözünün önüne getirsin. Bu sayı artışına hangi kısırlaştırma hızı yetişebilir?
Hani el kangren olur kola doğru yürür de kolu kesmemiz lazım dediklerinde yaa kol kesilir mi, vahşettir romantizmini anlayamıyorum. Sevgi kısmı tamam da matematiğini görmezden gelme lüksünü anlamlandıramıyorum.
0
Mirket
(25.05.24)
Geçen twitter'da görmüştüm, 3 tane taşra belediyesi 40 milyon liralık mama ihalesi yapmış. TR'de binlerce belediye var, milyar liralık rant dönüyor. Ki yani bu sadece mama, barınak inşası, aşısı, veterineri derken kim bilir nasıl rakamlar çıkıyordur. Daha bunun bağış / dernek kısmı var falan filan.

Ama asıl sıkıntıyı kimse söylememiş. Yani 40 yaş üstü, çocuksuz bekar kadın pandemisi bu. Burada da çok dönüyor "çocuk yapılır mı yapılmaz mı" konusu falan filan da yapmayınca kafa gidiyor, böyle sorunlar ortaya çıkıyor işte. Çocuk yapmak kendi akıl sağlığına yapabileceğin en büyük yatırım. Kamu spotunu da sıkıştırayım araya.

Neyse, ben şahsen itlaf kararı çıkacağını da düşünüyorum (ihalesi/rantı olur, o da sorun çözmek için motivasyon), hatta bu konuda "single issue voter" kıvamına bile geldim, sorunu kim çözerse oyum ona.

"%80'in" ne düşündüğü de çok önemli değil. Yani ortada basit bi matematik var, kısırlaştırma / barınak feasible'ı geçtim viable bi seçenek bile değil. Sorunu çözeceksen elinde tek seçenek var, ya da sorunu çözmeyip böyle devam edersin, Hindistan olursun. Başka bi opsiyon yok.
0
plutongezegendegilmi
(25.05.24)
istanbul belediyesi kendi b.kunu yiyen iti metrolarda vapurlarda maskot diye dolaştırdı.
evet boji!
millet ürkerek koltuğundan fırlayınca, "yer verdi" diye haber yaptılar. bu sitede bile buna aşkla bakanlar var. milletin dini hassasiyeti varmış(oy veren hdpliler nerede?), çocukların alerjisi varmış, parazit varmış filan hak getire.

chp üsküdar, sahipli köpeklere özel park yaptı sahilde. başıboş köpek giremiyor. sınıfsal...

ankara belediyesi "mama fabrikası" kurdu, mansur aynı esnada köpek krizine dikkat çekiyordu ekranlarda

akp belediyeleri zaten mama çuvalı dağıtıyor evlere :d

iyiplilerin köpek koruma timi var. alarm gelince arabayla intikal ediyorlar :d
topunun...

mama lafı zaten bi mesele. yem niye diyemiyoruz? insan mı bunlar

millet sokakta sahipli kedi köpek dolaştıramamalı. onlar da dışkılıyor yollara parklara. bahçesi olan baksın orada

vahşi türler sahibinin elinden alıp itlaf edilmeli

plutongezegendeğilminin bahsettiği pandemiyi isim vermeden yazdım, linççiler gelmedi mi
bahsettiği şeyin erkek versiyonları da var. hem de evli barklı çocuklu. bekarlık mutlak kriz sebebi değil.
tam bir psikolojik hastalık

nunduya göre bütün belediyeler chpde ama rantı akp paylaşacak. siyasi deha

uyutma ilacının ihalesi açılacaktır sadece. fakat o da açılmamalı. devlet fabrika kurmalı. sonsuza dek sürecek itlaf. belediyelerde personel de var para da var.

"1 ayda birkaç milyon köpeği katletmenin "Avrupa da yapıyor aynısını" seviyesinde olduğuna emin misin gerçekten?"
evet.

avrupa her işte örnek olmaktan çıkmalı. biz de akıl sahibiyiz.

"ama ekosisteme göre hesaplanacak şekilde..."
görüyorsunuz. kedi köpeği ekosistemin parçası zannedenler var. sıkıntı çok büyük. halka trt'den açık dersler verilmeli.

3 değil 10 milyon köpek var tahminlere göre. hindistandaki kişibaşına düşen oran'dan fazla.

itlaf kararı çıkmayacak!
belediyenin itlaf hakkı zaten var.
madde 13: tıbbî gerekçeler ve insan ve çevre sağlığına yönelen önlenemez tehditler dışında hayvanlar öldürülemez.

millet bunun farkında değil mesela. partiler niye işe koyulmuyor?'un tek bir sebebi var. geliyoruz ona da

niye "önlenemez" şart mesela? tehdit olması yetmiyor mu? kanun bile korkarak yazılmış. hayvanı tepemize çıkarıyor.

belediyenin veteriner kurulu diyecek ki bu bi tehdittir. bitti gitti.
hatta onu demesine de gerek yok

kocaeli valiliği, belediyeyi köpeklere müdahale etmesi konusunda uyardı. ama öyle yorarak konuştuğu bir metin paylaştı ki, sanki birinin kutsalı incinir diye çekiniyor

itlafı da bu gidişle maalesef yapamayacaklar. çünkü oy. millet bi uyansa

akıllandırıcı bir bela olarak bakıyorum meseleye
popülizmden, demokrasi şarlatanlığından tövbe eder belki millet

eksisozluk.com
0
lambırcek
(25.05.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
(6)

Dışarıda yeme alışkanlıklarınızda bir değişim oldu mu?

kukuleta
Belki defalarca sorulmuştur ama bir de ben sorayım :)Pandemi sürecinden önce haftada belki 2-3 kere dışarıda yerdik.Bu son abartılı zamlara kadar da haftada 1 kere de olsa ya mekanda, ya da sipariş formatında dışarıda yerdik.Fakat şu anda fark ettim ki neredeyse hiç dışarıdan yemiyoruz.Esnafın ve zi
Belki defalarca sorulmuştur ama bir de ben sorayım :)

Pandemi sürecinden önce haftada belki 2-3 kere dışarıda yerdik.

Bu son abartılı zamlara kadar da haftada 1 kere de olsa ya mekanda, ya da sipariş formatında dışarıda yerdik.

Fakat şu anda fark ettim ki neredeyse hiç dışarıdan yemiyoruz.

Esnafın ve zincirlerin abartılı zamları da etken oldu elbette ama en son evde bildiğiniz yufkadan harika lahmacun yapınca dışarıdaki kimliği belirsiz yiyecekler iyice gözümden düştü.

Mesela yarım saatte evde (metrochef hazır pizza tabanıyla) bir pizza yapıyoruz, ki dışarıda ciddi para ödersiniz.

Ek olarak restoranlarda ki yemeklerin aşırı sağlıksız olduğunu düşünüyoruz. Margariniydi, msg'siydi, ayçiçek yaglariydi...




Sizde durumlar nedir?
0
kukuleta
(23.05.24)
Yemek yapmakla ugrasmayi sevmiyorum, mutfagim kucuk, arac gerec az, bulasik makinem yok bulasik ciksin istemiyorum, tek yasiyorum yemek yapmak gereksiz is gibi geliyor vs var birkac esasli sebebi. Tum bunlar toplaninca gecmisten cok daha fazla disarda yiyorum. Hindistan goruntusu vermiyorsa temizdir sagliklidir deyip geciyorum, mırın kırın etmiyorum. Param disarda yemeye yetmeyene dek disarda yemeye devam. Fiyatlar da umrumda degil, tasarruf yapacak durumumuz yoktur, gelen kiraya yemeye gidiyor iste oldugu kadar. Haftada min 3-4 disardan yiyorum.
0
nic cage
(23.05.24)
Nic cage'e çogunlukla +1

Evde mikrodalga ve airfryer var. Onlarda hiçbir ön hazırlık gerekmeden pişebilecek, hazırlık+yemek+bulaşıkları makineye koymak 20 dakikayı geçmeyecek şeyler yiyorum evde. Gurmepack, yayla, tada gibi hazır yemekler mesela çok iyi. Çeşitleri de arttı baya son dönemde ve içeriklerine bakınca zararlı bir katkı da yok.

Bazen her gün dışardan söylüyorum, bazen de haftayı bu saydıklarımla geçiriyorum. Mesela bu akşam yemeğim, tada marka garnitürlü enginar ve yine tada marka ankara tavaydı. Yanında yoğurtla. Genelde lezita gibi hazır tavukları airfryer'a atıp yanında hazır makarna ya da bulgur pilavını mikrodalgada pişirip yiyorum. Bana yetiyor yani fazlasında gözüm yok.

Tek sorunum lezita tavuklar çok sağlıklı sayılmaz ve lezita malum çok iyi anılan bir firma değil medyada. Onun yerine ikame edebileceğim bir şey bulabilirsem benden iyisi yok.

Msg zararsız, diğerleri konusunda haklısın
0
nundu
(23.05.24)
Eskiden beri sağlıksızlığı ve hijyen endişesiyle dışarıda yemekten kaçınırım.
Tek istisnası malum sebepten balıktır. Onu da ızgara formatında yerim.
Fiyat konusu beni çok etkilemedi.
0
Mirket
(23.05.24)
pahalılıktan sonra daha az yiyor oldum. zaten çoğu restoranda porsiyonlar fiyat artarken tersi olarak azalmış durumda. hem kalitesiz hem pahalı yemeğe para vermek dokunuyor.
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
ben çok para verip kalitesiz yemek yemekten bıktığım için dışarıda yemeyi çok azalttım. ankarada aşırı meşhur olmuş aspavalardan birine gittik yumuşak patates kızartmasının üzerine çok bariz margarin dökmüşler neden yani neden? adam başı da 400 tl ödedik içecek falan yok. yani gider simit ayran yerim daha iyi.
sağlıklı seçeneker de çok pahalı subwaydan salata üzeri tabuk alıyorum 200 tl mesela gerçekten değer mi=
0
iwillsee
(24.05.24)
Pandeminin etkisi değil de tek başıma yaşıyor olmanın etkisi oldu. Ev arkadaşıyla yaşarken mutfağı komple meşgul ediyordu hep o nedenle ben de hep yemekleri dışarıda yiyip geliyordum eve. Şimdi evimde rahat rahat takıldığım için dışarıda yemek yemiyorum. Eve de söylemiyorum kendim bir şekilde hallediyorum.
0
peki madem
(24.05.24)
(3)

Bu bench'ler arasındaki fark nedir?

tchuck
https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-agirlik-ve-mekik-sehpasi-500-fold/_/R-p-330475?mc=8616804https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-mekik-sehpasi-900/_/R-p-342936?mc=8766093pahalı olanı almaya gerek var mı?bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere?
www.decathlon.com.tr

www.decathlon.com.tr

pahalı olanı almaya gerek var mı?

bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere? (ne deniyor adına bilmiyorum işte, halteri sabit tutmak için yani)
0
tchuck
(23.05.24)
Ucuz olan çok ucuz duruyor. Yeni başlayanlar için idare eder gibi görünüyor.

Squad rack diyorsun. Ayrı bir parça olarak alabilirsin.
Şundan yani.

www.pasificshop.com
0
Mirket
(23.05.24)
Mirket +1
Birincisi max 220 kg. 100 kg olsaniz max 120 kg olabilir yani. Yüzde 90 kisiye yeter ama bana yetmez.
Ikincisi max 300 kg. Kısacası 100 kg olsa kisi 200 kg kadar ağırlık alabilir.

Ikincisi decline de oluyor ve daha çok derece var. Birincisi 4 acı sadece. Şimdi basta belki onemsiz ama beni misal ilgilendirirdi bu.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
Bu tarz ürünleri bizzat deneyerek alın.

Arkadaşımda ilk sehpaya benzeyen delta markalısi vardı. 70-75 kg olmama rağmen beni huzursuz etmişti. Bu tarz benchlerin hiç hareket etmemesi, sallanmamasi lazım. Bilmiyorum belki decathlon olanı farklıdır.

Bu arada ilk ürün de decline oluyor kafa tarafındaki ayaklar tamamen kapatılıp.
0
makbur
(23.05.24)
(9)

doğum günü alarmı

firemanjonny
merhaba ben kereste, karımın anneler günü ve evlilik yıldönümünü unutmuş bulunmaktayım, iki gün sonra da doğum günü, kendisi benim aksime sürprizlerden hoşlanır büyük beklentisi yoktur ama özel bir şey hoşuna gider, bana hususi doğum günü olduğunu belirterek düşün taşın bişeyler yap dedi, şimdi bu k
merhaba ben kereste, karımın anneler günü ve evlilik yıldönümünü unutmuş bulunmaktayım, iki gün sonra da doğum günü, kendisi benim aksime sürprizlerden hoşlanır büyük beklentisi yoktur ama özel bir şey hoşuna gider, bana hususi doğum günü olduğunu belirterek düşün taşın bişeyler yap dedi, şimdi bu konuda da hiçbir fikrim yok neredeyse ihtiyacı olan bluetooth kulaklık var onu alıcam ama ek olarak birşeyler daha yapılmalı zannedersem, 5 yaşındaki oğlanı da katarak belki, fikir verseniz ne güzel olur, teşekkürler.
0
firemanjonny
(23.05.24)
Oğlanı katma işte hocam, karına özel olsun bir kere de sadece tamamen karının gönlünü düşün

Bunlar öyle büyük şeyler olmak zorunda değil, örneğin eve bi çiçek yaptır öyle git, dışarı çıkmayacaksanız eve bir pasta götür, etraftan eve yemek siparişi verebileceğin yerler var mı onu araştır, dışarı çıkmaya ya da yemek hazırlamaya fırsatın yoksa öyle bir güzellik yap hediyeni de verirsin

Bunları çok özel gizli yapmana da gerek yok önden haberi olsun, araştırmanı yaptıktan sonra ona akşam şuradan eve yemek söyleyelim diye düşündüm sen de uğraşma bir de evde kutlama yaparız diye bilgilendir

Ha dışarı çıkma seçeneğiniz varsa o başka
0
grimavi
(23.05.24)
hediye+yemek+çiçek
0
deartheodosia
(23.05.24)
kesinlikle çiçek alın, sevdiği çiçeği biliyorsanız daha da iyi
yine sevdiği bir restorana rez yaptırıp gidebilirsiniz. onu düşündüğünüzü belli eden şeyler olur bu.
0
noxie
(23.05.24)
Çocuğu katmayin +1.

Birlikte dışarıya çıkma imkanınız varsa (çocuğu birakacak bir yer varsa yani), güzel bir yerde rezervasyon yaptırıp yemek yiyebilirsiniz. Hafta sonuna denk geliyor doğum günü; masaj vs gibi şeylerden hoslaniyorsa çift masajı/ spa gibi bir yere gidebilirsiniz.


Eğer çocuğu bırakma/ dışarıya çıkma imkanınız yoksa eve güzel bir restorandan sipariş+ güzel bir pasta bence güzel olur.

Bu arada kadın olarak ben de çiçekten hoşlanmam ama eşiniz seviyorsa çiçek ekleyin tabii ki.
0
fraise
(23.05.24)
Ev ortamı için:
Tek mumlu bir doğum günü pastası,
7-8 tane mum,
Çiçek,
kırmızı şarap,
adam başı ikişer kalem pirzola,
migrostan ya da mezeciden 2-3 çeşit az meze,
ve tabii bir güzel hediye
abartı olsun dersen 2 üç tane de balon alıp
akşam çal kapıyı.

Bu arada ne yaparsan yap, yaptığın her şey bir sonraki sene bir tık daha fazlasını yapmanı gerektirecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
İleriki yıllar için sorun yaşamamanız adına özel günleri size hatırlatacak bir telefon uygulaması kullanmanızı tavsiye ederim. Hayatımızda akıllı telefonlar varken "ben özel günleri asla aklımda tutamam" pek geçerli bir mazeret değil bana göre.
0
pispinti
(23.05.24)
Diğer iki unutmayı da unutturacak bir günlük bir haftasonu kaçamağı + hediye iş görür gibi. Birbirinizle olacağınız (umarım oğlanı bir günlük idare edecek yakın çevre vardır) bir günlük bir otel konaklaması ve o şehirde bir yemek hoş olabilir.
Hazır beklentisi düşükken böyle bir şey çok etkileyici olabilir.
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
manzarali guzel bir restoranda yemek
0
turkuaz
(23.05.24)
kesin iyi mekanda yemek+1 sakin evde fln kalmayin rezervasyonu da yapin ^.^ olden 1772 gibi bisi ist icin ya da ortakoyde bi italyan rest acildi ya. bakinca havali olsun. airpods da guzel gayet
0
ala09
(23.05.24)
(9)

Doları bozmalı mı?

nic cage
sbeksik olmuş evet, dolar düşecek dendiği için soruyorum. birikim için kenarda duran doları bozdurup vadeliye mi koymak lazım?
sb

eksik olmuş evet, dolar düşecek dendiği için soruyorum. birikim için kenarda duran doları bozdurup vadeliye mi koymak lazım?
0
nic cage
(23.05.24)
ne amaçla kaç dolar?
0
summerjam0306
(23.05.24)
yatırım tavsiyesi olmamakla birlikte bir süredir bu konuyu işi bilenlerle konuşuyorum. 3 aya girmeden 32 günlük vadeye atmamı sonrasında duruma göre bir 32 gün daha uzatmamı ya da dolara tekrar dönmemi önerdiler.
0
summerjam0306
(23.05.24)
Valla hojam 2-3 aydır doları bozun vadeli daha mantıklı dedik diye burda denilmeyen kalmadı. Dolar seçimden sonra düşerken vadelide duran %9 net faiz aldı :) bir kaç ay daha böyle gider gibi. Zira 50 milyar $ para topladı mb, ona rağmen dolar 32,5-33 civarından 32,2’ye düştü. Turizm geliri, fed faiz düşüşü derken yaz ve sonbaharda da tr’nin önü açık. Yıl sonu beklentisini çoğu şirket 36-38’e çekti 42 falan da olmayacak zaten. Karar sizin veriler ortada. Ppf aylık %4 civarı verirken dolar aylık %3,5 falan artmalı ki dolarda tutmak mantıklı olsun.

Şöyle bakmak lazım. Dolar neden artsın? Carry trade için yabancı şirketler milyar $ usd borçlanıp tl’ye geçiyor, son 1 ayda 12 milyar $ yerliler döviz bozmuş, bu sene turizm’den 60b$ bekleniyor sezon yeni başladı daha. Önümüzdeki 6 ay try için cazip ve sükunetli geçerken faizler böyle kalırsa mevduatta kalan yıl sonuna kadar %30 net kâr alacak. Döviz peki 6 ayda artar mı bu kadar? Hiç sanmıyorum. Hele ki enflasyon düşme verileri gelirse şu an akan dolarlar şelale olur diye düşünüyorum.

Ayrıca daha önce de benzerini yazdığımda, dolar 33,5-34 arası kapalıçarşıda satılırken bir duyuruda “bu ortamda tl’ye geçenin aklı yoktur” yazan olmuştur. 2 aydır da ben benzerini, “bu ortamda dolarda kalanın aklı yoktur” desem hoş olur mu? Pek olmaz ama mantıken doğru :)
0
avatar is back
(23.05.24)
noldu aylardır dolar şöyle uçacak böyle kaçacak dediler şimdi de yok 20 olacak yok herkes dolar bozsun:)) piyasa böyle manipüle ediliyor işte mis gibi.

paran dolarda da dursa vadelide de dursa eriyip gidecek. şu anda vadeli dolardan daha mantıklı tabii ki. yatırım yapmak için hisse yatırım fonu alman lazım başka çaren yok. dolar/altın/mevduat yatırım (birikim) aracı değildir.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.05.24)
İş bankasında Dolar alış ile satış arasındaki makas %4,45
Para piyasası fonlarından son bir ayda en fazla getirisi olan NVB 4,18 getiri yapmış ki faiz oranları düşüş eğiliminde

Yani doların fiyatı tamamen sabit kalsa faizler hiç kıpırdamasa ve sen bugün dolarını satıp PPF u alsan ve bir ay sonra fonu satıp faiziyle falan dolarlarını geri almak istesen, alamıyorsun.

Çok absürd bir durum.

Otur karar ver bu durumda.
0
Mirket
(23.05.24)
@Mirket, zamanında banka kurlarını iplemeyip “abi kapalıçarşıda dolar şu olmuş ya ne bankası” diyenler şimdi, kapalıçarşı gibi bir oluşum yokmuş gibi davranıp “banka kuru” abi der olmuşlar.

Paranın dini imanı siyasi görüşü olmaz arkadaşlar. Bunu anlamıyorsunuz maalesef. Bu bağnazlıktan çıkmanız gerekiyor

Döviz bürosu karşısında yazıyorum ekranda alış 32,0550 satış 32,0950 :)
0
avatar is back
(23.05.24)
Geçen gün, banka, kuyumcu ve döviz bürosu arasında sırt çantasıyla dolaşmam gerekti. O külfete bir daha girmemek adına banka makasına bakmamın hemen arkasından bu soruyla karşılaşınca durumu örnekleyen bir cevap verdim. Söylediğim de bir tavsiye falan değildi.

Bir gözüm M1 emisyon hacminde, bu lale devrinin ne kadar sürdürülebilir olduğunda. Sürdürülebildiği sürece farklı, torbadan turp çıkınca farklı sonuçlar ortaya çıkacaktır. Bu durumda kişiye şunu yap bunu yapma demek, hele ki kesin konuşmak hatalı.

Ben en çok şu yatırım aracıdır, bu değildir diyenlere takılıyorum. Elindeki sermayeyi büyütmek maksadıyla yaptığın her işlem yatırım, bunun için kullandığın araç da yatırım aracıdır. Ben şimdi 100 liradan 1000 tane şemsiye alayım, yağmur mevsiminde 200 liraya satarım dersen şemsiye bir yatırım aracıdır. Yağmur mevsimi gelene kadar bu duruma 'Hahaha' diyene uygun sıfat nedir, Onu bilemedim.
0
Mirket
(23.05.24)
yıl sonu beklentisinin 45 oluşunu, ona göre hesap yapıldığını da bu sitede okuduk devletin -kısa vadeli planlama- özetinden. gerçekten de öyle hesap yapmışlardı.

şimdi de 36-38'i okuyoruz ki öyledir heralde. özetle bilmiyoruz. gelecek bilinebilecek bir şey olsa

baktım şimdi orta vadeliymiş. güncellemedilerse orada yazıyordur
www.sbb.gov.tr
0
lambırcek
(23.05.24)
Dolari bozup ne yapacaginiza karar verdiniz mi?

Hisse,senedi,uygun arsa vb. mantikli bir plan varsa bozun tabii ki.Ama eger bozup faize atacagim derseniz yuksek ihtimal onumuzdeki 3 ay dolarin deger artisindan iyi kazansaniz da 1 senelik vadede faizde durursaniz kayda deger bir fark olmayacak bence. YTD

Kisaca bozunca timing yapmayi iyi ayarlamaniz lazim.Ha bana sorsaniz asla dolar olarak tutmam. Altin, TR hisse senedi fonu, yabanci hisse senedi fonu vb. alarak dagitirim riski.
0
turkuaz
(23.05.24)
(6)

Şu insanın profilini bir masaya yatıralım mı?

sekizdokuzon
Selamlar;Dün bir iş görüşmesine gittim, eğitim koordinatörü pozisyonu için başvurmuştum. Beni bir toplantı odasına aldılar, çok geçmeden kurum sahibi geldi. 40-45 yaşlarında ince yapılı, hafif hiperaktif, azıcık da agresif bir adam. Sohbeti gayet kafede oturmuş, kahvemizi içiyormuşuz gibi casual baş
Selamlar;

Dün bir iş görüşmesine gittim, eğitim koordinatörü pozisyonu için başvurmuştum. Beni bir toplantı odasına aldılar, çok geçmeden kurum sahibi geldi. 40-45 yaşlarında ince yapılı, hafif hiperaktif, azıcık da agresif bir adam. Sohbeti gayet kafede oturmuş, kahvemizi içiyormuşuz gibi casual başlattı. Ben kendimi anlatmaya çalıştım. Sohbetin bir noktasında "Bence sen bir YouTube kanalı aç, orada matematik videoları paylaş. Eylüle kadar buradan kazanacağın paranın iki katını kazanırsın. Hem ülkeye bir faydan olur. Milli eğitim bitti, adamlar integrali müfredattan çıkarıyor. Matematik öğrenmek isteyenlerin onlineda serbest müfredatla ders yapan hocalara ihtiyacı olacak. İki haftaya bana üç tane örnek video çek, bir de hareket planı hazırla. Hangi konuları ne şekilde anlatacağına dair. İstersen çekimlerini gel burada yap. Ama iki hafta içinde senden ses seda çıkmazsa ben de işin peşini bırakırım. Bilgini kazanca dönüştür." gibi ultra motivasyonel şeyler söyledi.

Her şey iyi güzel, iyi niyeti de takdire şayan ama iki hafta sonra "Al bu anlatacağım içerikler, bu da örnek videolarım. Şimdi napiyoruz?" diye gitsem bu adam beni aynı şevkle, coşkuyla karşılar mı, hiç emin olamadım. Ortada dönen muhabbeti de çok anlamadım. "Bunu şimdi işe alsam iki aya bırakır, bari kalbini kırmadan yol gösterip öyle reddedeyim" demiştir büyük ihtimalle. Ya da cidden toplumsal duyarlılığı atağa geçmiş ve bir Matematik öğretmeninin piyasadan silinmesine içi el vermemiştir. Ama yani bu adama amiyane tabirle "yapışıp" sürekli danışmanlık almak ne kadar doğru ya da etik olur. Bana bir yardımcı olur musunuz bu konuda?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Aradiklari kisi sen degilmissin, basindan savmis iste
0
freedonia
(23.05.24)
Burası bir eğitim merkeziyse eğer, kendi youtube kanallarını kurup ilerleyen aşamalarda eğitim videoları satmayı düşünüyor olabilirler mi? Senden beklentisi de o ışığı taşıyıp taşımadığındır belki.

Başından savmak böyle olmazdı diye düşünüyorum. Belki eğitim koordinatörü esasen kendisidir, ama youtube vb. mecralara kapı aralayacak birini arıyolardır. Yine de içine sinmediyse kendini kullandırma.
0
megalomaniac
(23.05.24)
Evet, şu an için yüz yüze İngilizce eğitim veren bir şirket ve ileride online dersler vermek istediklerini, önce İngilizceyle başlayıp sonra Matematik videoları da yayınlamayı düşündüklerini söyledi. O zaman bir kazan kazan durumu oluyor ve şu an karşılıksız bir iyiliğin yükünü omuzlarımda hissetmeme gerek yok. İleride işine yarayıp yaramayacağını tartıyor besbelli.
0
🌸sekizdokuzon
(23.05.24)
Ne konuştunuzsa adamda bir ışık yakmışsın. Olabilir mi acaba demiş. Göz doldurucu bir şeylerle gidersen iş olacak gibi duruyor.
gibi geldi bana.
0
Mirket
(23.05.24)
başından savmış +1
0
yazar yazmaz yazan yazar
(23.05.24)
Başından savmış +1
0
nawar
(23.05.24)
(4)

Tamamlayıcı sağlık sigortası sıfırdan başlarsa ne olur?

artci sarsinti
Sağlık sigortasını başka şirkete geçirmek istiyorum.Mapfre aktarma dosyasını göndermiyor. Yeni şirkete sıfırdan başlatsam ne gibi dezavantajı olur?Yeni şirketin fiyatı mapfrenin üçte ikisi.
Sağlık sigortasını başka şirkete geçirmek istiyorum.
Mapfre aktarma dosyasını göndermiyor. Yeni şirkete sıfırdan başlatsam ne gibi dezavantajı olur?
Yeni şirketin fiyatı mapfrenin üçte ikisi.
0
artci sarsinti
(23.05.24)
Dosya gelirse sigortalı olduğunuz süreçteki şikayetlerinizi muaf tutmazlar yeni şirkette, bu yüzden iyi olur dosyanın gelmesi sanki o sigortanın devamı gibi olur sanırım
0
atom karincanin torunu
(23.05.24)
Göndermiyorlar bir türlü. Uğraştırıyorlar. Sanki sıfırdan başlayacak gibi gözüküyor.
0
🌸artci sarsinti
(23.05.24)
Git bir sigorta acentesine, halletsin.
Sıfırdan başlatırsan, ömür boyu yenileme garantisinin 3 yıllık süresi yeni baştan çalışmaya başlar. Varsa şu ana kadarki kronik hastalıkların kapsam dışında kalır. 3 yıl içinde ortaya çıkabilecek kronik hastalıkların, ömür boyu yenileme garanti kapsamı dışına atılmasına neden olur falan.
0
Mirket
(23.05.24)
Konunun uzmanı değilim, bilgilerim kulaktan dolma, ona göre okuyun.
Sıfırdan başlatmayın kesinlikle.

Geçen sene belki de sadece işe gitmemek için karnım ağrıdı diye uydurup doktordan rapor almışsınızdır. Bir sene sonra midenizde ciddi ve masraflı bir sıkıntı olunca sigorta şirketi "senin zaten bu şikayetin vardı, sen ölene kadar midenle ilgili hiçbir hastalığını ne ben ne de hiçbir sigorta şirketi bundan sonra karşılamayacak" diyerek o muayeneyi bahane gösterir, gösterebilir.

O yüzden aktarma için elinizden geleni yapın.
0
michael_knight
(23.05.24)
(14)

İzmirden İstanbula iş için gider misiniz?

Kediyi üzdün
Selamlar, 10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanı
Selamlar,

10 senedir izmir'de bir firmada mühendis olarak çalışan bir kadınsınız.

İstanbul'da bir firma tam aradığı kişinin siz olduğunu söylüyor ve gelmeniz için de çok istekli. Bu teklif karşısında, gidecek olsanız kriterleriniz neler olurdu? Tabii ki daha yüksek bir maaş olur ama detaylandırırsanız bu tarz bilgileri sevinirim.

(ben iş veren tarafından biri olarak soruyorum. karşı tarafa teklifte bulunacağım onun açısından düşünmek istiyorum)

Medeni durumunuzu bekar olarak düşünün.
0
Kediyi üzdün
(22.05.24)
istanbul'dan kacanlardaki en yaygin sebepler: kesmekes, insan profili ve kaos. eger birinin bu sehirde yasamasini isteyecekseniz. bunlari minimize edecek teklifler sunmalisiniz.

atiyorum, istanbul'un nezih bir semtin sakin bir daire yada ayni kriterde bir co-working space uyeligi.
0
buenosdias
(22.05.24)
insanlar istanbuldan kaçmak istiyor. o yüzden çok cazip bir teklif yapılması gerekebilir.

kusura bakmayın düz bakacağım da.
şirketin ne tarz bütçe kalemleri var. yoksa 2 kat maaş da hepsini kapsayabilir.

acıbademi kapsayan özel sağlık sigortası cezbedici olur. taşınma yardımı olabilir. ek 1 hafta yıllık izin olabilir.
0
jülsezar
(22.05.24)
Sadece İstanbul seviyesinde maaş yeterli.
Bir insanın İzmir'den İstanbul'a gelme isteği yoksa zaten hiçbir şey ikna edemez, isteği varsa zaten her teklifi kabul eder.

Eğer patron olsam durum üzerinde çok kontrolüm olmadığını kabul ederdim. Teklifimi yapıp cevabımı beklerdim. Onun aklını çelecek ilginç bir teklifle onu İstanbul'a getirirsem bir süre sonra elimden kaçacağını düşüneceğim için ilginç bir teklif yapmazdım.
0
michael_knight
(22.05.24)
Mevcut maaşımın min 3 katını vermiyorsa gitmem. Tabii şu anki maaş nedir o önemli. 50 bin alıyorsanız misal, 150 bine gidilmez. Ben olsam gitmem yani.

Buenos +

İzmiri bırakıp istanbula geldiğinizde, en nezih muhitte oturamayacaksanız, geldiğinize pişman olursunuz.
0
saturn
(22.05.24)
Relokasyon paketi şart tecrübeliyi getirmek için. İstanbul'dan İzmir'e versiyonunu çalıştım çok; adayın beklentisine göre değişiyor içerik.

-toplu para veriyim nerede nasıl istiyorsa kullansın modeli. Buna nakliye, 1veya2 aylık kira, emlakçı payı, kapora desteği(75k gibi fix bi tutar) dahil. Sen parayı önden veriyorsun sözleşme yapıp, hangi nakliye firması, hangi semt o karar veriyor.

Bunun artıları esneklik ama kurulu düzeni olan bunlarla uğraşmak istemeyebilir. O durumda ikinci model iş yapar.

-çalışanın nasıl bir yerde yaşamak istediğine göre bölge belirler, oradan emlakçı ile anlaşır, önden parasını verir, bu adama yardımcı ol dersin. Kurumsal firmalar daha iyi yapıyor bunu remax, cb gibi.
Çalışana yine bir kira desteği sunarsın ama diğer modele göre daha az olur, üstünü kendi tamamlar. 1 ay vermek yeterlidir sonra zaten yeni maaşını almış olacak.
Bu modelde nakliye şirketini de ayarlarsan çalışan için cezbedici olur.


Ve tabii ayrıca protokol yapıp yaptığın masrafa göre 1 ya da 2 sene içinde ayrılırsa parayı geri alacağını belirtmen gerek.
0
Bruce
(22.05.24)
istanbul dünyanın en güzel 3-5 şehrinden bir tanesi. tabi ki giderim.

150bin üstü brüt maaş istenmeli.
0
tchuck
(22.05.24)
para, kira yardımı/kalacak yer, araba, prim, ekstra izin, tatil-hediye çeki vs.
0
jelly bear
(22.05.24)
çalışacağın yer hangi ilçe olacak benim için bu çok önemli, atıyorum levent ise kiralar 30-40dan falan başlıyor, istanbulu genelde kimse gözünde canlandıramıyor ama toplu taşıma keşmekeş metrosuda metrobüsüde deli kalabalık mesafeler uzun trafiği mesela kimse gözünde canlandıramıyor ama iş çıkışı geröekten duran bir trafik var.

yaşamın orta üstü ise istanbulda en en az 100k lazım kirada oturacaksan, birde sosyal yaşantı önemli burada insanlar biraz daha canavar özellikle aman iş yerinde bulurum arkadaş diyorsan sektör çok önemli, kuyu kazma iyi görünüp arkadan bıçaklama genel bir algı çoğu şirkette. demografi çok karışık

bence istanbulda insanlar daha stressli bu da iş yaşamına aşırı yansıyor, bu kafa yapısı içine girebilecekmisin.

istanbulun beşiktaş nişantaşı kadıköy kısımları harici çoğu merkezi yeri basmane gibidir, tabi bu sizin izmirde nasıl bir hayat yaşadığınızlada ilintili

ps. bir kadın olarakta araba yoksa biraz gece çıkmak zorlar diyorum
0
eja
(22.05.24)
İstanbul'da doğmuş büyümüş, Üniversite okumak için İzmir'e gelmiş bir kız arkadaş, 'Asla İstanbul'a dönmem.' deyip uzun yıllar direndi. İzmir'de kariyeri tıkanma aşamasına gelip, işsiz kalma korkusuyla yüzleşince İstanbul'a döndü.

Her iki şehirde de uzun yıllar yaşamış biri olarak ona çok hak vermiştim. Orada izole bir yaşam sağlayabileceğim çok çok cazip bir maaş dışında asla gitmem.
0
Mirket
(22.05.24)
benzer koşullarda istanbul'a geçen, title ve maaşları da oldukça yükselen iki kadın arkadaşım maaş artmasına rağmen yaşam standartlarının düştüğü, asosyalleştikleri, yalnız yaşamakta ciddi sıkıntı yaşadıkları gerekçesiyle izmir'de iş kovalıyorlar şu anda.

bu birazda mizaçla ilgili sanırım. iş teklifi yapılacak kişi gerçekten tam bir survivor modundaysa gider ve tutunma ihtimali de görece daha yüksek olabilir.
0
Phoebe
(22.05.24)
İş için şehir değiştiren insanların en büyük kaygısı ev bulma ve taşınma konusunda oluyor. Eğer bu kişiyi ikna etmek istiyorsanız taşınma ve ev bulma konusundaki yardımlar çok yardımcı olabilir. Ama bahsettiğim yardım al sana taşınma parası şeklinde değil. Zor olan zaten bütün bu organizasyonun kendisi.

Örneğin " Sen işi kabul ettiğinde biz tüm taşınma işini organize edeceğiz " derseniz bu çok daha değerli olur. Yapacağınız şey ise sadece evden eve nakliyat yapan düzgün bir firma ile anlaşmak o kadar. Bu, vereceğiniz ekstra prim vs den çok daha ucuza gelen ama değeri yüksek bir teklif.

Ayrıca 10 yıllık çalışanın ayda 24 gün resmi izni olur. Ama iş değiştirildiğinde bu 14'e düşer. Kendisine yıllık izinlerinin korunacağını ve 24 günden devam edeceğini söylemeniz de bence sizin için maliyeti düşük ama karşı taraf için epey şahane bir offer olabilir.
0
thracia
(22.05.24)
izmirliyim iş için istanbul'a taşındım. öyle yüksek maaşlar ya da ayrıcalıklı teklifler olmadı.çağırdılar , geldim. öncesinde birkaç defa toplantı için çağırmışlardı. İzmir uzaktan belki çok güzel rahat sakin vs vs ama istanbul ülkemizin kalbi . çok güzel bir şehir. sanat ve sosyal açıdan ne arasan var . konserler , tiyatrolar , festivaller her şey burada .
0
devilone
(22.05.24)
Maaşı söylemişsiniz onun haricinde benim bakacağım ilk şey depreme dayanaklı muhit ve depreme dayanıklı bina olurdu. Birde ev ve iş arası mesafe.
0
etna
(22.05.24)
İzmir malum sebeplerden dolayı diğer büyükşehirlere nazaran geri kalmış bir büyükşehir bu yüzden iş imkanları kısıtlı İzmir'in gençleri çalışmak için İstanbul'a göç etmek zorunda kalıyor şahsen iş için İzmir'den İstanbul'a göç eder miydim bilmiyorum ama burada belirleyici olan maaş ve haklardır.
0
doharkoman
(22.05.24)
(14)

Görücü usulü evlilik sizce çağdışı mı?

ulukayin
Eskiden daha toyken çok saçma ve çağdışı gelirdi. İki tane uzun ama başarısız ilişkiden sonra gayet mantıklı gelmeye başlıyor bu durum. Her iki ilişkimde de en başından evlilik odaklı yürümüşken yolun ortasında ve sonunda fikirsel anlamda aldatıldığımı gördüm. Evlilik bu kadar korkunç değil bana gör
Eskiden daha toyken çok saçma ve çağdışı gelirdi. İki tane uzun ama başarısız ilişkiden sonra gayet mantıklı gelmeye başlıyor bu durum. Her iki ilişkimde de en başından evlilik odaklı yürümüşken yolun ortasında ve sonunda fikirsel anlamda aldatıldığımı gördüm. Evlilik bu kadar korkunç değil bana göre. Hatta sevdiğin, değer verdiğin insanla bir ömür geçirme fikri bana nirvanaymış gibi geliyor bu hayata dair. Hâl böyle olunca dedim ki kendime madem sonuç odaklı bir şey istiyorsun, madem sürüncemede kalmış ilişkilerden nefret ediyorsun neden görücü usulü düşünmüyorsun?

Erkek tarafı benim bu arada.
0
ulukayin
(22.05.24)
Görücü usulü evlenmek çağ dışı, görücü usulü tanışmak şu devir için en mantıklı şey bence.
Sosyal medya sayesinde herkes istediği dünyayı yaratabiliyoeir, kim gerçek kim değil anlayamıyor insan. Bence arada ortak akrabalar/arkadaşlar gerekiyor artık. Sonra da tanışma süreci başlar.
0
numlock
(22.05.24)
Görücü usulü tanışsanız ne değişecek ki? Yani evlilik temelli ilişkiye başlamak nasıl oluyor ki? Evlilik temelli başlamadığınız ilişki olsa ve bu süreçte birbirinize gerçekten ısınıp evlenmek isteseniz "ama evlenemeyiz, evlilik temelli başlamadık ki biz" mi diyeceksiniz?

Ya da ailenizin uygun gördüğü biriyle tanıştınız diyelim, ikiniz de evliliğe fitsiniz. Böyle olunca sevgi de yanında otomatik mi geliyor?

Benim görücü usulü evlilik yapanlarda gördüğüm genel bir tavır var. Eşlerinden anneleri gibi bahsediyorlar. Evliliği baya kurumsal bir şey olarak görüyorlar genelde. Hatta çoğu evlendikleri kişiye çok bir bağ hissetmiyor, gözleri dışarda oluyor. Elbette herkes böyle değildir.

Eşinizi bulmak ve ilişkinizi düzene sokmak için çaba ve zaman harcayıp kötü ve güzel zamanlar geçirerek bir şeyler kurup öyle evlenme kararı almak yerine başkalarının, işin en zor kısmını sizin için halletmesini bekleyince bunun bir etkisi oluyordur diye düşünüyorum ya. Bu manzara bana şeyi hatırlatıyor,

Aileler ufak çocuklarını tanıştırır ya birbirleriyle "hadi arkadaş olun bakim" diye. Ondan nitelik olarak çok bir farkı yok sanırım.

İnsan kendi yuvasını kurabilecek yeterliliğe sahip olmalı. Bence doğrusu bu. Bu kadar karamsar olmayın.

Tabi burada gerçekten "görücü usulünden" bahsediyorum. Yoksa aileler tanışmada sadece aracı olup sizi bıraktılarsa (ki kaç aile var böyle?) birlikte bir şeyler kurmak için bir alanınız olduysa bunun ortak arkadaş yoluyla tanışmaktan çok bir farkı yok. Görücü usulü böyle bir şey değil.
0
akhenaten
(22.05.24)
çağdışı olsun olmasın, ne fark eder? bu sevgili olaylarından ağzı yanan insanların sarıldığı bir can simidi gibi bi şey. ailelerin/arkadaşların önerdiğinin tanışılan insandan daha uyumlu olacağı beklentisini çok anlamsız buluyorum.
0
deartheodosia
(22.05.24)
annenin, teyzenin "şu kızla konuş bak" diye darladığı görücülükse evet fazla geleneksel ce moderniteden uzak ama birileri aracılığıyla tanışmak diyorsan etrafımdaki çoğu bekar kişi bunu istiyor. e ilişkilerdeki belirsizlik ve beklentiler zorlayınca bu yöntem mantıklı

fekat evliliğe dair görüşünüz biraz gerçeklerden kopuk geldigini söylemeliyim. hayat arkadaşla ömür mömür dediğiniz şey ev arkadaşlığı. hatta içinde çok kez "fikirsel aldatmalar" yaşanabilir biraz daha evli arklardan fikir alabilirsiniz
0
ala09
(22.05.24)
Görücü usülü aslında yanlış biliniyor. Görücü usülünde, evleneceğiniz kişiye sizden başkaları karar veriyor. Bir geliyorsunuz, hiç tanımadığınız biri için: "işte bu senin karın olacak, hafta sonu düğününüz var" diyorlar.

Sizin bahsettiğiniz "şu kişi ile iyi anlaşırsınız", "şu kişiyle bir görüşün" tarzı anlaşmalı, görüşme usülü ilişkilerde hiç bir sorun yok. Görüşürsünüz, beğenirseniz devam edersiniz.


.
0
kartallar yuksek ucar
(22.05.24)
kartal +1. demek istediğim tam buydu.
0
numlock
(22.05.24)
benim bir omur gecirecegim partnerimi baskalarinin secmesi cagdisiligin otesinde mantiksiz.

benim partnerimde aradigim fiziksel ve fikirsel ozellikleri en yakin akrabayi gectim anne/babanin bile bilmesine imkan yok zira hepimiz bambaska insanlariz.
0
cooperr
(22.05.24)
Yaşadıklarınıza "başarısız ilişki" olarak değil; tecrübe olarak yaklaşırsanız, bir ilişkide yaşadıklarınızı önce sizin nasıl karşıladığınızı öğrenme fırsatınız olur. Daha sonra karşı cinsin hayat stratejilerine maruz kaldığınızda sizin geliştireceğiniz stratejilerin onlardaki tepkilerini öğrenirsiniz.Ailenizin görüşünü önemsemenizi anladığımı düşünüyorum. Bununla birlikte; hayatı, ilişkileri, ihtiyaçları karşılama isteği artık onların zamanındaki gibi değil. Yani, güncel değil. Onların vasıtasıyla tanışmak olabilir. Ancak "evlilik" niyetiyle baştan yaklaşmak, mantıklı olmaz diye düşünüyorum. Aynı şekilde; karşı tarafın da ilişki deneyimi azsa, "akıl almalar" ve yönlendirmelerle süren, ilişkilerden biri yaşanmış olunuyor.
0
from where i ride
(22.05.24)
Çoğu evlilik araştırmaları akademik yayınlar iyi evliliğin kendi benzer sınıfımızla, ekonomimizle, değerlerimizle örtüşen insanlarla olduğunu söylüyor

Yani öngörüsüne inandığın aileden birinin ya da bir arkadaşının, şöyle bir tanıdığım var, kafanız karakteriniz uyuşuyor gibi, bir de tanışıp siz vakit geçirip görün demesi aslında çok iyi bir filtreleme yapabiliyor

Bu tanışma önerme görücü usülü sayılmaz ya da modern görücü usülü diye bir isim takabiliriz :)
0
grimavi
(22.05.24)
bence de kafanizda kavram kargasasi olusmus. kartal +1. duyuru bana su karikaturu hatirlatti: 64.media.tumblr.com

gorucu usulu konseptinin icinde hic tanimadigin biriyle evlenip hop diye ayni eve tasinmak cinsellik yasamaya baslamak falan var. iki tarafin da secim sansi yok, gorucu usulunu radikal bir sey yapan da bu. diger turlu zaten secim ve tanima sansin olsa o normal dating olur, gorusecegin kisiyi ha uygulamadan bulmussun ha halanin karsi komsusu bulmus arada bir fark yok.

gorucu usulune geri donersek, bu devirde hangi kadin hic tanimadigi bir erkekle evlenmeyi kabul eder, onu bir canlandir kafanda.
0
hot potato
(22.05.24)
Cevap veren herkese teşekkür ederim. Fakat benim çevremde ve benim bildiğim görücü usulü evlilik hadi haftaya evleniyorsunuz değil. Bak işte şunun kızı varmış, şöyle şeylerle uğraşıyormuş (iş, hobi vs) görüştürelim mi sizi şeklinde bir görücü şeklindeydi aslında sormak istediğim soru.
Ayrıca bu devirde hadi şununla evleniyorsun, şu gün istemeye gidiyoruz diye bir şey kaldı mı ya? :)
0
🌸ulukayin
(22.05.24)
Şurada çoook güzel bir görücü usulü evlilik hikayesi var.
Kulaklığınızı takın, gözlerinizi kapatın bir 45 dakikanızı ayırın.
Seveceksiniz.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.05.24)
Sizin tarif ettiğiniz "görücü usulü evlilik" değil.
Sizin tarif ettiğiniz "referanslı tanıştırılma."

Herkes kendine göre bir eş bulmak ister. Belki de ön yargıdır ama ben bu şekilde biriyle tanışmayı kabul eden bir kadınla mutlu bir evlilik kurabileceğime inanmıyorum. Bu gereksiz bir ön yargı olabilir çünkü annesi-teyzesi değil de kankası-arkadaşı tavsiye etse benim kafamda herhangi bir sorun yok.

Etrafın ne düşündüğünü çok da umursamayın, denemek istiyorsanız girin o işe.
0
michael_knight
(22.05.24)
Görücü usulü ile evlenmek çağ dışı. Birilerinin "iyi anlaşırsınız bence" diyerek tanıştırması, sonucunda evlenseniz bile görücü usulü evlenme sayılmaz. Haliyle çağ dışı da değil.
0
nawar
(22.05.24)
(6)

Teknik Servislerin Korkunç Fiyat Politikası?

eisberg
2 ay ara ile bulaşık ve çamaşır makinemiz bozuldu, ikisi de farklı markalar (vestel ve hoover). Servis arıza tespit için geldiğinde kafadan 500₺ tespit ücreti alıyor. 2 dk tespit koyup ikisinde de 5 bin tl üzeri tamir fiyatı çıkarıyor.Bu fiyatlar çok yüksek değil mi? Onarım yolu falan denenmiyor mu
2 ay ara ile bulaşık ve çamaşır makinemiz bozuldu, ikisi de farklı markalar (vestel ve hoover). Servis arıza tespit için geldiğinde kafadan 500₺ tespit ücreti alıyor. 2 dk tespit koyup ikisinde de 5 bin tl üzeri tamir fiyatı çıkarıyor.

Bu fiyatlar çok yüksek değil mi? Onarım yolu falan denenmiyor mu hiç? Sizin başınıza gelse ne yapardınız? Ben yeni ürün alma yoluna gidiyorum maalesef ama bu durum da can sıkıcı oluyor.
0
eisberg
(21.05.24)
yetkili servis yerine esnafa yaptırırsanız genelde daha az ödersiniz.

birkaç kere üst üste arıza çıkaran 15+ yıllık makine vardı son arızasında pes edip yenisini aldık.

5 bin tl para hayatta vermem tamire. tamirci değiştir. garantisi bittiyse yetkili servisi arama asla.
0
jelly bear
(21.05.24)
Bölgemizin suyu aşşırı kireçli olduğu için termosifon arıza yaptı. Servis çağırdım. Servis ücreti, rezinstan değişimi, yoğuşma musluk değişimi falan derken yenisinin yarı ücretine yaklaştı.
Yenisini alsam, 7 taksit, iki yıl garanti ücretsiz montaj avantajlarım olacaktı.
Böyle olacağını bilsem kesin yenisini alırdım.
0
Mirket
(21.05.24)
Yetkili olmayan, sizin mahallenin servisini çağırın o da bir baksın. Çok daha ucuza tamir edebilir.

Ama daha önce de duymuştum, şimdi Twitter'da yine gördüm. Tamir için aramış birisi, makineyi alıp götürmüşler. Gitmişler. Makineyi çalmışlar yani :)
Google haritalar'da Street View ile kontrol edin gerçek bir dükkan olup olmadığını.
0
michael_knight
(22.05.24)
Benzeri başıma geldi. Pompa arıza yapmış makinede. Fiyat çok yüksekti ama servisin elinde fazla sipariş geçilmiş parça varmış adam onu taktı fiyatı az aldı. Esnafa göster ama onunda yaptığının garantisi yok. 5bin tamir masrafı ise illa ödenecekse yeni makine al.
0
Topalordek
(22.05.24)
yapabileceğim bir şeyse kendim yapıyorum. geçen youtubedan baka baka ç. makinesinin kömürlerini değiştirdim. daha önce de tuş panelini değiştirmiştim.
0
ya ben lan neyse
(22.05.24)
Aynen boyle bir gercek varmis, televizyon bozulmustu mahalledeki tamirci servisin beste biri fiyatina yapti, kullaniyoruz sorunsuz kac senedir. Kombide de ayni durum. Bakim yaptiralim dedik verdikleri fiyatin yarisina mahalleden bulduk gene.
0
freedonia
(22.05.24)
(8)

hayvanlarda niye akraba evliliği gibi sakat çocuk olmuyor ?

tabudeviren
tavuk civciv çıkarıyor. horoz oluyor. sonra bu horoz anasıyla şeediyor, normal civciv çıkıyor. oysa insanlar bırak anayı, amca/hala/teyze/dayı çocuğuyla evlenince bile sorun olabiliyor. hayvanlarda niye olmuyor?
tavuk civciv çıkarıyor. horoz oluyor. sonra bu horoz anasıyla şeediyor, normal civciv çıkıyor. oysa insanlar bırak anayı, amca/hala/teyze/dayı çocuğuyla evlenince bile sorun olabiliyor. hayvanlarda niye olmuyor?
0
tabudeviren
(21.05.24)
Her akraba evliliğinin çocuğu sakat doğmuyor. Doğada da hayvanlar sakat doğan yavrularını imha edebiliyorlar.

Bi de günümüzde evcil hayvanlar zaten genetik olarak yabani hayvanların ilkel müdahaleleriyle ortaya çıkmış, bilimin gelişmesiyle daha da kontrollü hale getirilmiş türleri. Bu süreçte pek çok bilinçli çiftleştirme yaptırılarak muhtemelen genetik bozukluk olan soyların devami engellenmiş ve görece daha "temiz" genlere sahip soylar günümüze gelmiştir diye düşünüyorum.

Tavuk değil ama yarış atlarından örnek verirsem, yanlış bilmiyorsam şu anki tüm yarış atlarının %90 civarının soyunda ortak 4 at var. Tavuklar için pedigree tutulmadığı için bilemeyiz tabii ama çoook geri gidersek benzer bir durum vardır yani :D
0
nundu
(21.05.24)
Hayvanlarda da aynı şekilde sakatlık oluyor. Olmadığını kim söyledi?

Örnek: www.milliyet.com.tr
0
alfired
(21.05.24)
ne kadar ilgilidir bilmiyorum ama 15 civciv çıkınca 2-3 ölü, 2-3 görme engelli ya da bacakları falan sakat yavru görülüyor neredeyse. kalanı da allaha emanet.
aynı şekilde diğer çiftlik hayvanlarında da ölümlü sakatlı doğum çok.
0
patronaj1
(21.05.24)
oluyo mesela ankara kedileri genetik olarak sağır, bu soyu devam ettirildiği sürece de ankara kedilerinin çoğu sağır olacak. ama araya bir tekir karıştırsak canavar gibi olurlar. doğada serbest yaşıyor olsa ankara kedilerinin soyu bu sağırlık nedeniyle muhtemelen devam edemezdi.
0
orpheus
(22.05.24)
belgesellerden izlediğim kadarıyla, hayvanlar hasta yavrularını ölüme terk ediyorlar. O yüzden görmüyor olabiliriz.
0
nhk ni youkosu
(22.05.24)
cins kediler hastalıklı oluyor mesela. ama tipine yansımadığı için kimse önemsemiyor.
0
elorelia
(22.05.24)
Onlarda sistem, zayıfın, sakatın yok edilmesi üzerine kurulu olduğu için sürekli bir genetik iyileşme var.

www.facebook.com

Ama onlarda da aradan kaçanlar oluyor.

www.youtube.com
0
Mirket
(22.05.24)
tabi ki sakat çocuk oluyor hayvanlarda. hayvan doğumlarının yarısı telef oluyor zaten.
0
benarrivo
(22.05.24)
(4)

Diş Kokusu

Simsiyah
Biraz kaplamalı dişlerim var. Ama hoş olmayan bir koku hasıl oldu son zamanlar. Bi ara dişçiye gösterdim, 20’lik diştir diye bir ön tahmin yaptı. Koku yapan dişin tam olarak hangisi olduğunu anlamıyorlar mı?
Biraz kaplamalı dişlerim var. Ama hoş olmayan bir koku hasıl oldu son zamanlar. Bi ara dişçiye gösterdim, 20’lik diştir diye bir ön tahmin yaptı. Koku yapan dişin tam olarak hangisi olduğunu anlamıyorlar mı?
0
Simsiyah
(21.05.24)
Arayüz fırçası ve diş ipi kullanmıyor musun? Düzenli kullanırsan o koku oluşmaz.

Yine de oluşuyorsa bir kulak pamuk çubuğu al, ucunu ısla. her dişin diş etiyle buluştuğu yere sür ve kokla. kokunun hangi dişten kaynaklandığını bul. O dişi doktora götür.

20lik diştir diye ön tahmin yapana gitme. Başkasına git.

Not: Köprü varsa, köprü altını da diş ipiyle düzenli temizle.
0
Mirket
(21.05.24)
Düzenli kullanıyorum ama ağzımda yoğun bir çürük kokusu var. Ağız spreyleri ve sakızlar kullanıp duruyorum ama bu çözüm değil.

Köprü yok.

Teşekkür ederim.
0
🌸Simsiyah
(21.05.24)
kaplaman biraz kalkmış, hareket etmiş olabilir. iki defa başıma geldi. özellikle kaplama sökülürken gelen kokuyu unutamıyorum.
0
adivar
(21.05.24)
benim de yarım çıkan yirmilik dişim koku yapıyordu. kulak çöpü ile keşfetmiştim arkadşaı yazdığı gibi. deri hafifçe kapatıyordu dişi. çektirdim ağızda koku moku kalmadı.
0
motosiklet burclu adam
(21.05.24)
(4)

Sivrisinek kovucu/çözüm. Doğal veya değil.

ermanen
Sivrisinek sorunu var. Ne kadar dikkat edilse de eve giriyorlar. Tel olmasina ragmen. Cozum veya kovucu ne onerirsiniz? Sizde ne ise yaradi? Uyurken isirmamalari icin ozellikle de.Daha once duyurularda ben de cevap verdim bu tur sorulara. Belki guncel bilgi vardir. Bu hayvanlar evrim de gecirmis san
Sivrisinek sorunu var. Ne kadar dikkat edilse de eve giriyorlar. Tel olmasina ragmen. Cozum veya kovucu ne onerirsiniz? Sizde ne ise yaradi? Uyurken isirmamalari icin ozellikle de.

Daha once duyurularda ben de cevap verdim bu tur sorulara. Belki guncel bilgi vardir. Bu hayvanlar evrim de gecirmis sanki. Bazi cozumler, kimyasallar ise yaramiyor.

UV lamblarini ovenler olmus. Onu mu denesek?
Prize takilan kucuk zimbirtilar ise yaramiyor gibi.

Bir suru dogal yontem de yaziliyor. Feslegen, biberiye vs. ekin. Portakal kabugu, sarimsak vs. Esansiyel yaglar vs. Bunlardan ise yarayan oldu mu sizde?

Bilimsel arastirmalar icinde DEET olan spreyler oneriyor. Ama o da kimyasal ve hassas cilt icin iyi degil. Cibinlik de kullanamiyoruz simdilik.
0
ermanen
(21.05.24)
www.trendyol.com

Geçen yıl bunlardan almıştım açık havada bile işe yaramıştı. Bunu yakıp 3-4 metre yakınına oturunca sinek gelmiyordu. Ama biraz ağır kokuyor onu da hesaba katmak lazım. Ben açık havada kullandığım için çok önemsemedim ama küçük ya da kapalı alanda rahatsız eder.
0
pianeta
(21.05.24)
Bitkiler, otlar, meyve kabukları bir işe yaramıyor.
@pianeta'nın önerdiği spiraller çok etkili ama açık havada kullanmaya daha uygun, kokusu gerçekten ağır diye hatırlıyorum.

Aşırı hassas cildime rağmen DEET'li spreylerle hiç sorun yaşamadım ben.
www.envira.com.tr Bu ürün çok iyi, sinekler hiç yaklaşmıyor, birkaç yıldır her tatile, pikniğe, sahilde oturmaya vs yanımda taşıyorum. Ama internette hiçbir yerde bulamıyorum artık, geçen yaz bir medikal mağazasında bulup stoklamıştım, belki yakınlarınızda medikalci varsa bulunur.
0
kobuzchu kiz
(21.05.24)
Afrikada gormustum yataklarin etrafini tül ile kaplayip uyuyorlardi eger cildirtmislarsa denenebilir
0
Zetnikov
(21.05.24)
Bitkiler otlar, lavanta yağları, karanfiller falan bir işe yaramıyor +1

Şu ucu yakılan spiral etkili ancak açık havada olabilir, ev ortamına pek uygun değil.

Raid'in elektromat tableti bence çok başarılı bir ürün. Bugüne kadar bir sıkıntı yaşamadım ancak tabletlerin çok yeni olması gerekiyor. TETTne yaklaştıkça etki azalıyor.

Raidin prize takılan sıvısında aynı başarıyı göremedim.
0
Mirket
(21.05.24)
(6)

cari açık ve altın ithalatı hk.

avatar is back
bu ikiliyi tam olarak nasıl değerlendirmek gerekiyor? bununla ilgili var mı şunu oku dediğiniz? geçen sene 30 milyar $ gibi korkunç yüksek bir altın ithalatı gerçekleştirilmiş. bu da tabi cari açık tablosuna yazılıyor. ancak altına o gözle bakmamak lazım çünkü bir otomobil ithalatı değil, telefon bi
bu ikiliyi tam olarak nasıl değerlendirmek gerekiyor? bununla ilgili var mı şunu oku dediğiniz?

geçen sene 30 milyar $ gibi korkunç yüksek bir altın ithalatı gerçekleştirilmiş. bu da tabi cari açık tablosuna yazılıyor. ancak altına o gözle bakmamak lazım çünkü bir otomobil ithalatı değil, telefon bilgisayar ithalatı değil. tüketim ürünleri zamanla değer kaybeden daha sonra piyasadan dışarı ihracat ile çıkmayan ürünler ama altın ise değer olarak kalıyor ve duruyor.

mesela 2023 için 45b$ cari açık verdi ülke, gidişat çok kötü, ciddi bir düzenleme ve vergi gelmeli diyoruz. ilk bakışta doğru olabilir ama geçen sene tr'den yapılan 30b$'lık altın ithalatı bugün yaklaşık olarak 38,2b$ değerinde (ons altının 1900'lerden 2450'lere gelmesinden dolayı). ilk akla "Altın Hariç Cari İşlemler Dengesi" geliyor, thats ok ama bunu nasıl anlamam gerektiğini çözemedim.

biraz karmaşık bir mevzu ancak bunun üzerine yerli veya yabancı ekonomistlerin çalışmaları olduğuna inanıyorum, yönlendirmelerinizi de bekliyorum
0
avatar is back
(20.05.24)
Ne soruyorsun tam olarak?
0
numlock
(20.05.24)
sorum şu "whats the impact of gold imports on turkey's current account deficit". akademik çalışmalarda bakış açıları neler, şirketler ne diyor diye merak ediyor ve yönlendirmeler bekliyorum. "sizce dolar uçar mı" gibi kahvehane muhabbeti istemiyorum
0
🌸avatar is back
(20.05.24)
Kahvehane muhabbeti olacak ama:
İthal edilen altın yerli halk tarafından alınıp yastık altına çekiliyor. Dolayısıyla Dolar ya da TL olarak bankacılık sistemi dolayısıyla da ekonomi içindeki para sistem dışına çekilmiş oluyor. Devlet burada Dolar ihrac etmiş ama karşılığında hiçbir kazanım elde etmemiş oluyor.
0
Mirket
(20.05.24)
Evet dünya genelinde gelişmekte olan ekonomiler dolar sonrası sürece hazırlık yapıyor MB'ler altın topluyorlar buna paralel olarak ticarette yerel para birimlerine geçiyorlar yeni bir durum değil bu 2010'dan beri devam eden bir trend fakat son yıllarda süreç hızlandı. Cari açıkta önemli olan sürdürülebilir olması. Kaynak olarak akademik kaynakları ve ekonomi makalelerini takip edebilirsiniz.
0
doharkoman
(20.05.24)
@mirket, paranın yastık altına gitmesi vs aynı şeyleri düşünüyoruz ama sonuçta bu bir tüketim ürünü değil, değeri artarak ülke içinde durmaya devam ediyor. ama cari açık dediğimiz kavram ise teoride bir ülke için en temel göstergelerden biri, hal böyle olunca tr'nin riskini çok daha düşük görmeye başlıyorum ben.

2023 cari açık 45b$, altın hariç 15b$. ikisi arasındaki fark çok fazla. tr için birincisi çok riskli ve tehlikeli derim ikincisi için normal derim. işte bunu diyebilir miyim onu merak ediyorum :) dünyanın hiç bir yerinde mümkün değil ama teknik olarak varsayalım ki ülkede herkesin bi ihtiyacı çıktı herkes tarla alıp çiftçi oldu, altınını sattı diyelim. yıllarca hesap kağıdında çok feci eksi gözüken değer bir senede çok ciddi artıya geçmiş olacak.

sorma nedenim, cari açık benim en ciddi baktığım verilerden biri. tr'yi ise bu yönden kötü görüyordum. diğer ülkeleri incelerken bizim altın durumu gibi bir detay hiç bir yerde olmayınca aklıma takıldı. örneğin milli gelirin %5'i cari açığı olan ülkelerde en büyük gider kalemleri ya tüketim ya enerji bilmem ne. yerine konulmayacak, ödenmiş ve gitmiş ürünler. ama altın böyle değil.
0
🌸avatar is back
(20.05.24)
Fiziki altın saklama konusunu diğer ülkelerde göremezsin. Bu bir kültür. Arap ülkeleri ve Türkiye. Ama asıl başı çeken Hindistan'dır. Şimdi de Çin başladı. Halkın fiziki altın alması kaydi altın ve Merkez Bankalarının altın alması farklı şeyler. Halktaki fiziki altın, ekonomiden çekilip çıkarılmış değerdir. Geri dönüşü çok çok zordur. Hadi ekonomi düzeldiyle çok az kısmı döner. Onun için ekonomi sevmez onu.
Kaydi altın zaten ekonomi çarkındaki paradır. Onda bir sıkıntı yok.
Merkez bankasının aldığı altın ise ekonominin zenginliğidir. Alınacak borçlar için teminattır. Çokluğu puan yükseltir.@doharkoman'ın söylediği bu Merkez bankası altını.

Senin dikkat etmen gereken detay şurada. Devlet o kadar güç durumda ki, bir gün bozdurulur umuduna tahammülü yok ve ayrıca da bir gün bozdurulmaz. Yani altın bozdurmak kültürümüz gereği çok zordur.
0
Mirket
(20.05.24)
(6)

gss primi hakkında

benarrivo
daha önce de sormuştum ama net cevap alamamıştım.çalısmıyorum ve 18 mayıstan itibaren sigortam yok. sağlık hizmetinden faydalanmak için gss ödeyeceğim. 280 lira borç tahakkuk etmiş. son ödeme tarihi 1 temmuz.bu mayıs ayı için olan tutar mı? her ay böyle ödeme yapmam mı gerekecek? bu ödemeyi yapınca
daha önce de sormuştum ama net cevap alamamıştım.
çalısmıyorum ve 18 mayıstan itibaren sigortam yok. sağlık hizmetinden faydalanmak için gss ödeyeceğim. 280 lira borç tahakkuk etmiş. son ödeme tarihi 1 temmuz.
bu mayıs ayı için olan tutar mı? her ay böyle ödeme yapmam mı gerekecek? bu ödemeyi yapınca sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak mıyım?

60/1(g) Gelir Testine Tabi Olanlar 18.05.2024 Devam Ediyor 60/g

aylık prim normalde 600 lira galiba. ama benim 18inden başladığı için bu ay için 280 galiba.
0
benarrivo
(20.05.24)
Arkadaşım bu iş çok karışık. Bulunduğun ilçenin sosyal güvenlik kurumuna git. Memurlar gerçekten çok ilgili. Çok yardımcı oluyorlar. Her soruna cevap veriyorlar.
Kapıda sıra numarası veren bir adam var. Ona GSS hakkında bilgi alacağım de. O ilgili memur için sıra numarası veriyor sana. Soracağın soruları önceden bir kağıda yaz. Orada aklına gelmeyebilir.

Sağlık sigortasından istifade etmek için GSS ödemiyorsun. Her durumda Sigortadan düştüğün andan itibaren GSS prim borcu tahakkuk ediyor.

Ne kadar borcun olduğunu e devletten veya mobil bankacılığın varsa oradan görebiliyorsun.

Ziraat mobilin varsa, SGK / diğer ödemeler / GSS sırasını takip edersen orada.
0
Mirket
(20.05.24)
gss borcun olduğu halde sağlık hizmetlerinden yararlanabilirsin. sadece hastanede 7-8 lira bir katılım ücreti ödüyorsun. bunun dışında tahlil, tetkik ve görüntülemeler ücretsiz. ameliyat durumunda da ücretsiz diyende var ücret çıkıyor diyende var. orası muamma.
sadece ilaçları alırken ücretini ödeyip alıyorsun.
bu gss emeklilikteki yarayan bir sigorta değil o yüzden ödemek çok akıl karı değil(tabi kronik, devamlı çok sayıda ilaç kullanman gereken bir hastalığın yoksa).

gss hakkın olması için en fazla 1 aylık prim borcun olması lazım. 1 aydan fazla ödenmemiş primin varsa provizyon vermiyor.
0
my fault
(20.05.24)
Önce gelir testi yaptır. İlçe sosyal dayanışma vakfı var kaymakamlığa bağlı. Oradan başvuruyorsun. şartları sağlarsan ödemene gerek yok.
Aksi halde Evet her ay ödemen lazım. Devlet hastanesinde, cb kararıyla, borcun olsa bile cüzi bir ücretle muayene olabiliyordun. Borcun yoksa ödeme de yapmıyorsun. Esas olay ilaç alırken. Borcun varsa tüm ilaçları fiyatı üzerinden almak zorundasın.
0
Euxinos
(20.05.24)
bu soruyu ne zaman sorsam sorduğum şey hariç başka cevaplar alıyorum niyeyse :)

@mirket: "Sağlık sigortasından istifade etmek için GSS ödemiyorsun. Her durumda Sigortadan düştüğün andan itibaren GSS prim borcu tahakkuk ediyor."

sigortadan düştüğü andan itibaren GSS prim borcu tahakkuk ettiğini biliyorum. ben bunu ödemek istiyorum. sorum şu: bu mayıs ayı için olan tutar mı? her ay böyle ödeme yapmam mı gerekecek? bu ödemeyi yapınca sağlık hizmetlerinden ücretsiz yararlanacak mıyım?

@my fault: gss borcu olunca sağlık hizmetlerinden faydalanıyorsun ama para vererek. 7-8 lira değil katılım ücreti. daha fazla. tahliller için çok daha fazla ödeniyor. geçen birisinden ultrason için 300 lira istediler.

"bu gss emeklilikteki yarayan bir sigorta değil o yüzden ödemek çok akıl karı değil"

bunu da biliyorum. ben sadece devlet hastanesine gidince yararlanmak için ödeyeceğim zaten.

@euxinos: gelir testi yaptırmak istemiyorum. sadece gss prim borcu ödeyerek devlet hastanesinden yararlanmak istiyorum.

"Borcun varsa tüm ilaçları fiyatı üzerinden almak zorundasın."
bu normal zaten. bunun için borcum olmasın ve ödeyeyim diyorum
0
🌸benarrivo
(20.05.24)
Maddeler halinde sorup fazladan bir şey söylemeyin deseydin öyle yapardık. Ve evet her ay tahakkuk edecek ve her ay ödeyeceksin.
Ve daha önce söylediğim gibi e devlet arama motoruna gss prim borcu yazarsan hangi ay için kaç gün kaç lira tahakkuk etmiş görebiliyorsun ve ödemediğin süre boyunca faiz tahakkuk ediyor.
Ödedikten kaç gün sonra sigortalılığın başlıyor onu bilmiyorum. 4b de ödedikten 1 ay sonra başlıyor.
0
Mirket
(20.05.24)
telefon ya da internet bankacılığı kullanıyorsan...
uygulamaya git. ödeme yapa tıkla, gss prim borcu sorgula.
borcun otomatik olarak görünür.
0
ankarakecisi
(21.05.24)
(9)

geciken regl

melodi
çok stresli 1 ay geçiriyorum, yaklaşık 4 kilo verdim(zaten boyuma göre zayıftım şimdi vücut kitle endeksine göre iyice yerlerdeyim) 4gün gecikti reglim ama bütün belirtilerim var artık sancıdan ağlar durumdayım. ne yapılabilir bu süreçte sıcak su torbası-adaçayı-duş denendi.hamilelikten daha çok kis
çok stresli 1 ay geçiriyorum, yaklaşık 4 kilo verdim(zaten boyuma göre zayıftım şimdi vücut kitle endeksine göre iyice yerlerdeyim) 4gün gecikti reglim ama bütün belirtilerim var artık sancıdan ağlar durumdayım. ne yapılabilir bu süreçte sıcak su torbası-adaçayı-duş denendi.

hamilelikten daha çok kist geçmişim olduğu için ondan korkuyorum. hamile olsam bu kadar regl belirtim olmazdı diye düşünüyorum aslında.
0
melodi
(20.05.24)
Regl dönemlerinizde Bacak ağrısı oluyor mu? Bu dönemde de var mı bacaklarinizda agri
0
dedeminhirkasi
(20.05.24)
hamilelikte de regl belirtileri yaşayabilir, hatta ilk aylarda düşük yaşamadan normal regl bile görebilir, fark etmeyebilirsin. ancak ani kilo kaybı ve normalden zayıf olmak da regl düzenini bozan şeyler. bir de üstüne kist yaşadım diyorsun... bu yüzden sen en iyisi doktora git. gebelik şüpheni ortadan kaldırmış olursun, gebe değilsen de sana en iyi tedavi ve tavsiyeyi doktorun vermiş olur. buradan yanlış önerilerle kendini riske atma.
0
nolmus yani
(20.05.24)
@dedeminhırkası hayır hiç bacak ağrım olmaz. normal karın ağrısı ve mutlaka bağırsaklarımın bozulması benim belirtilerim.

@nolmusyani kist serüvenim yaklaşık 8sene önceydi sonrasında bir daha problem yaşamamıştım.2-3gün erken-geç bir rutinde devam ediyordu.
0
🌸melodi
(20.05.24)
Hamilelik olaylarini bilmem ama stresli oldugunda vücut testesteron basiyor ve regl gecikiyor. O ay yumurtlayamayabilirsin bile.

Bana daha önce ilk ise basladigimda 3 ay adet olmamistim.
Daha sonra stresli bir süreçten geçerken 2 ay olmadim sanirim.
Hayatindaki stres gecmeyecekse ya da sen bundan etkinlenmemeyi beceremeyeceksen jinekologlar dogum kontrol hapi yaziyorlar cünkü öbür türlüsü kiste davet ve bu tehlikeli bir sey.
0
robert bosch
(20.05.24)
@robertbosch bir haber bekliyoruz eşimle bugün yarın sonuçlansa en azından olumlu olumsuz belirsizlik kalkmış olacak. böylece de stres kaynağı aslında ortadan kalkmış olacak
0
🌸melodi
(20.05.24)
direkt çözümü veriyorum; En yakın aktara gidip civanperçemi istiyorsunuz sonra da bir fincan suya bir tatlı kaşığı ölçüsünde demliyorsunuz ve bunu günde bir kere olana kadar devam ettirin hem sancınız olmayacak hem de adet söktürücü özelliği var.
önemli nokta sakın aşırı tüketmeyin.

tadı epey acı ben tatlandırmadan içemiyorum. şifa olsun şimdiden.
0
Kediyi üzdün
(20.05.24)
tadı epey kötü olsa da civanperçemi +1.
0
penceredengorunenmorbina
(20.05.24)
Konudan bağımsız olarak bi 'demleme' lafı geçti. O konuda bir şey söyleyeyim.

Bu tip otlar çay gibi kaynatılarak demlenmez. Kaynar suda 4 dakika bekletilirse demlenmiş olur.
0
Mirket
(20.05.24)
Benzer bir durumu inositol kullanarak geçirdim (Pholicaps). PCOS'lu olan kadınların kullandığı bir takviyeymiş, bende pcos yok ama strese bağlı çok kilo verdim ve 6-7 ay regl olamadıktan ve artık bacak ağrısından hareket edemeyecekmiş gibi hissene kadar doktor doktor gezdikten sonra bu takviyeye ulaştım. Kullanmaya başladıktan sonra direkt etkisini gördüm ve normalleştim...
0
silverleaf
(21.05.24)
(5)

Bahçedeki karıncaların kökünü kurutmak için öneri

tchuck
bahçeye köpeğim de çıkıyor olduğu için iş hepten kısıtlanıyor.ama diyelim köpeği 2-3 gün çıkarmadım, bu 2-3 günde karıncaların kökünü kurutup, etkisi de geçtiği için köpeği zehirlemeyecek ne ilaç önerirsiniz?bahçenin bir çok yerini sarmış durumdalar, hiçbir tohum atamıyorum. her şeyi taşıyıp götürüy
bahçeye köpeğim de çıkıyor olduğu için iş hepten kısıtlanıyor.

ama diyelim köpeği 2-3 gün çıkarmadım, bu 2-3 günde karıncaların kökünü kurutup, etkisi de geçtiği için köpeği zehirlemeyecek ne ilaç önerirsiniz?

bahçenin bir çok yerini sarmış durumdalar, hiçbir tohum atamıyorum. her şeyi taşıyıp götürüyorlar.
0
tchuck
(20.05.24)
yenileri gelir, bahçe sonuçta. hiç uğraşma bence, ayrıca ne kadar çoklar ki bu kadar rahatsız ediyor?
0
numlock
(20.05.24)
Karıncaların kökü kurursa dünyanın kökü kurur. Karıncaların ekosisteme faydaları sayılamayacak kadar çok. Belki biz insanlardan bile daha faydalılar. Ayrıca kendi köpeğin için endişeleniyorsun zehirlenir diye ama sokaktaki köpekler ve kediler ve diğer hayvanlar için endişelenmiyorsun.
0
rock n roll
(20.05.24)
Günah, günah.

Tohumu toprağa serptikten sonra üzerine ince bir tabaka yanmış elenmiş gübre veya elenmiş toprak veya sıva kumu serpersen veya bi tırmık çekersen karıncaların bir zararı olmaz.

Bitkilerine dadanan zararlılardan korur onlar seni. Eko sisteme zarar vermemek gerek.
0
Mirket
(20.05.24)
toz karınca zehirleri var, bej renkte, bunu çevrede tarım, gübre, tohum vb. satan yerler varsa oradan alacaksınız. yuvalarını bulup üzerine dökerseniz o bölgeden uzaklaşırlar.
0
malheiros
(20.05.24)
bi iki tavuk gezinse işe yarar mı ?

yada kaz çok güzel bir hayvan yiyorsa, hem arkadaş da olur.
0
WithWorth
(20.05.24)
(3)

Döviz bazlı yatırım nelerdir?

dedeminhirkasi
Mesela altın doviz bazlı yatırım midir veya başka neler doviz bazlı yatirimdir
Mesela altın doviz bazlı yatırım midir veya başka neler doviz bazlı yatirimdir
0
dedeminhirkasi
(19.05.24)
S&P ve Nasdaq' tan hisse senedi yatırımı yapabilirsin ya da bunlara yatırım yapan Tefas fonlarından alabilirsin.
Nitelikli yatırımcıysan Döviz ile alınp satılan fonlar da var.
Altın, evet döviz bazlı yatırımdır.
Eurobond alabilirsin veya eurobonda yatırım yapan fon alabilirsin.
0
Mirket
(19.05.24)
Döviz bazlı dediğin yatırım ABD doları ile fiyatlanan yatırımdır. O nedenle Türkiye'de altın bu kadar popüler. "Altın çok yükseldi" dediğimiz şey genelde TL'nin USD'ye karşı değer kaybı nedeniyle oluşan TL bazlı yükseliş.

- Emtia'lar (altın, gümüş, bakır, petrol vs.)
- Kripto paralar
- ABD'de işlem gören hisse senetleri
- Eurobond'lar

dolar ile fiyatlanan/döviz bazlı yatırım araçlarıdır.
0
Lethe
(20.05.24)
Altının fiyatı Türkiye'de 2 şeye bağlı: Altının ons dolar fiyatı ve dolar kuru. Dolayısıyla bu ikisinden biri artarsa fiyatı artar. İkisi birden artarsa katlamalı artar.

Şu ara doları sabit tutuyorlar ama altının ons fiyatı her geçen gün artıyor. Artış sadece dolar/TL kurunda değil. Son 6 ayda altın, dolar bazında da %21 arttı. Çünkü artık doların da enflasyonu var.

Paranızı enflasyona karşı korumak istiyorsanız, en güzeli şu an için : fiziksel altın.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir!


.
0
kartallar yuksek ucar
(20.05.24)
(22)

Türkiye'de işler rayına mı girdi ?

garavel
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kad
Öncelikle durun vurmayın, girmediğini ve hala çok kötü olduğunu biliyorum.

Ama şunu da farkediyorum, 1-2 sene önceye kadar toplumun çok büyük çoğunluğu yurt dışına göç etmeyi konuşurken ve tek hayat amacı bu gibi iken sizce de bunda bir azalma yok mu? Ya da benim mi karşıma çıkmıyor artık, eskisi kadar twitter'da ekşi'de vs konuşulmuyor gibi.

Ülke döviz olarak pahalı kesinlikle evet kabul, ama maaşlar da saçma bir şekilde döviz olarak yüksek gibi. Asgari ücret mesela, tr'de döviz olarak daha yüksek olduğu bi dönem yok galiba. Yazılımcılar, memurlar, doktorlar vs avrupa'da yaşayacağından daha iyi bir hayat yaşıyor gibi.

Doktor grevleri olurdu mesela, bıçak gibi kesildi. Doktor ortalaması 70k-120k arası diyorlar şimdi ne kadar doğru bilmiyorum ama deli para. Almanya - ingiltere vermiyor yani bu paraları kiraları vs de cabası. ( abartı da olabilir )

İstanbul hariç her yerde karı koca memur 40-40 alsa 80 bine gayet iyi yaşar gibi. Öğretmen maaşı mesela full ek dersler dahil 45i geçiyor diyorlar.

Anadolu'da bu rakamlarla yaşamayı saymıyorum hele.

Ben mi yanlışım ? Ne oldu birden böyle ?

Not : Türkiye'de değilim, dışarıdan gözlemdir.


Edit: Arkadaşlar sosyal çürümeye dair içinizi dökmeniz için açmadım ki postu? Ekonomik olarak bir soru sordum. Doktordan, memurdan , yazılımcıdan bahsettim. Ne diye cinayetlerden emeklilerden bahsediyorsunuz anlamadım anne babamın tek gelir kaynakları emekli maaşları ben de biliyorum emekliler için cehennem olduğunu. Sorunun hangi yerinde emekli geçiyor ? Türkiye hakkında '' bazı '' meslek gruplarına olumlu bir şey dedik diye akp'li olmuyoruz hemen.
0
garavel
(19.05.24)
alışıldı, kabullenildi sadece. ben her zaman yurt dışının daha iyi bir yer olmadığını savundum, hatta çoğu alanda türkiyedeki pratikliğin ve rahatlığın asırlarca gerisinde ama "insan hakları" var. bu da yeter zaten.

ekonomik olarak dersen de, türkiye ve genellikle türkler borcu borçla kapata kapata gününe devam ediyor. buna da karşı çıkan olmadığı için, insanlar buna da alışıyor.
0
numlock
(19.05.24)
asgari ücret ülkede çok küçük bir kesimin ücreti oldu. emekliler ihya oldu artık istedikleri KYK yurdunda dilediği gibi tatil yapabilecekler. kentsel dönüşüm adı altında mükemmel kentler kuruluyor. nüfusu gayet az olan istanbul'a göçü artırmak için yeni projeler devreye alınıyor. kanal istanbul artık konuşulmuyor. ekonomimiz zaten uçuyor. doktorlar grev yapmıyorlar zira doktorlara mhrs üzerinden kolayca ulaşabiliyoruz. doktor bile dövebiliyoruz artık. her şey güllük gülistanlık. ve evet depremler olmuyor ve kimseler ölmüyor. gençler dilediği arabayı kolayca alabiliyor. evlenecekler olanlar hemnececik ucuz evlerden alıp hemen yerleşebiliyorlar. evsahibi kiracı ilişkileri son 10 yılın zirvesinde olumlu anlamda. dilediğimiz telefonu bedava gibi yurtdışından satın alıp hemen kullanmaya başlayabiliyoruz. zaten yurtdışına çıkmak o kadafr kolaylaştı. vize başvurun hemen olumlu sonuçlanıyor. göçmenler gitti. reis elindeki sihirli değnekle her şeyi düzeltti. ortam süper kısaca...
0
exlibris
(19.05.24)
Bir aile düşün.
Evde tencere tava ne varsa satmış.
Gırtlağına kadar borca batmış.
Hiçbir banka kredi vermiyor ve kredi kartlarının hepsi patlamış.
Artık tefeciler de borç vermiyor. Tek tük veren tefeci bulurlarsa sevinç nidaları atılıyor.
Bobrekler satışa çıkarılmış.
Ve hala gideri gelirinden çok fazla
ve yetmezmiş gibi dışarıdan evsizleri çağırıp ağırlanıyor.
0
Mirket
(19.05.24)
şöyle de bir şey var, avrupa ve abd'de paran yoksa yoktur, bittin, that's it. türkiye'de parası olmayan bir şekilde, bir meblağ paraya ulaşabiliyor.
0
numlock
(19.05.24)
@dissendium abd başka bir seviye, hiçbir avrupa ülkesi de ona yakın değil. kıyaslamak gibi gaflete düşmüyorum, soru da troll değil.

ama almanyada yapacağı net 3200-3500 eur mesela. 80k net alsam ben gitmem mesela ( almanya özelinde ) 0’dan düzen kurmaya değecek miktarlar değil onu demek istiyorum. türkiye ile avrupayı kıyaslamıyorum ama bugün 100k alan bir doktor ( özel hastanede daha da yüksektir ) avrupa’daki meslektaşından daha iyi yaşayabilir. benim demek istediğim göçe can atan çok özel meslek grupları bıçak gibi kesildi aslında soru yanlış anlaşıldı.
0
🌸garavel
(19.05.24)
@dissendium; öyle bişey yok abi. 1 çikolataya da ülke kötülenmez. kiralar her ülkenin megakentlerinde yüksektir, ha dersen ki ben yozgatta, tokatta yaşarken rahat edemiyorum yobaz kitle yüzünden onu anlarım, o açıdan konu tartışılır. git tut berlinde yeşillikler içinde iki katlı ev bakayım kaç para, veya londrada veya romada veya viyenada veya amsterdamda :)
0
numlock
(19.05.24)
Seçime yakın olumsuz haberler veya yurt dışı ile bizim kıyaslanmamız artar sosyal medyada ama sosyal medya ile oluşan algı her şey değildir. Bir de sokakataki hayatın gerçekleri vardır.

Avrupa ekonomik krize girdiği an dışarıya gidenler geri gelmek için tekrar düşünecektir.
0
diyecevaplandı
(19.05.24)
Yurtdışı çok kötü, Türkiye çok iyi. Gitmeyin sakin, biz kuru croissant soğan yiyoruz.
Ibani atarim.
0
logisticsmanager
(19.05.24)
Sorun devam ediyor sadece kompanse edilmiş durumda. Herkes 5-6 sene önceye göre çok daha memnuniyetsiz. 2019'dan beri çok hızlı bir bozulma oldu ekonomik olarak.

Benin gözümde bir depremle aynı görüntü canlanıyor. Olay olurken insanlar bağırışır, tepki verir ortalık hareketlidir. İnsanlar ölür, binalar yıkılır. Deprem bittikten sonra ölen ölmüştür, yıkılan yıkılmıştır, bağırış çağırış kesilmiştir ama hiçbir şey daha iyi de değildir. Hiçbir şeyin düzeldiği de yoktur, sadece hareket sonlanmıştır. Kimse can havliyle bir şey yapmıyordur. Enkaz altında kalan dahi sessiz sakin birilerini bekliyordur. Benim gördüğüm manzara bu.

Doktorlar, diğer memurlar ve bazı mesleklerdeki insanlar bu süreçte toplu hareket ederek daha çok öne çıktı ve daha sıkı pazarlık yaptılar. Yazılımcıları örnek vermişsiniz bunlar zaten tüm dünyada yükselen bir grup, hem Türkiye'deki fiyat algısının bozulması, hem talep dolayısıyla dünya geneline oranla çok kazanıyor olabilirler.

Ancak birçok iş kolu döngüsel olarak sorunlarla uğraşıyor. Fiyatların artması ve maaşların artan fiyatlara ulaşma çabasının getirdiği sarmal artık kanıksanmış durumda. Ben şahsen artık dönüp dönüp aynı şeylerden şikayetlenmeyi saçma buluyorum ve daha az konuşuyorum bazı şeyleri. Birçok insan da böyledir.

İlk zamanlar "uff şu fiyatlara bak" diye konuşup duruyordu herkes. Şu şu kadar olur mu, bu bu kadar olur mu diye. E oluyor işte, alıştık artık baydı yani muhabbet. Sıkıp dişimizi yaşıyoruz işte. Olan bu.
0
akhenaten
(19.05.24)
dışarıdan bakınca evet öyle görünüyor. ama değil. insanlar kanıksadı sadece, alıştı biraz.

ben avrupa ederinde bi maaş alıyorum döviz ile ve istanbul'da kirada yaşıyorum. bir aldığım şeyi ikinciye alırken aynı fiyata alamıyorum. her gün dikkatli davranıyorum.

avrupanın pahalı bi şehrine bir kaç günlük tatile gittim ve türkiye ile benzer paralar harcadım! üstelik biraz cimri biriyim, ne giyimim ne yaşantım yüksek standartlara sahip değil.

kiram, 5ten 15e çıktı. başka bi eve geçsem 25-30 ödeyeceğim. barınmak ciddi bi mesele. kirası az (ya da normal) olan evden atılmaktan korkuyor. evden çıkarsa emlakçı+komisyon+taşınma derken kira x 3 ödeyecek iyi ihtimalle.

işsiz oranı çok fazla. dükkan sahipleri çok kazanıyor çoğunlukla çünkü onlar da ansızın gelebilecek kira ve diğer masrafları sübvanse etmek için fazla maddi güç sahibi olmak istiyorlar. bu yüzden çalışanına 25bin brüt verirken kendisi en az 10-15 katını kazanıyor. günün sonunda iki kişilik basit bir dürüme beşyüz, iki burger iki biraya bin lira yazıyorlar. asgari ücret 17bin tl ve 6 ay daha zam beklenmiyor.

ülkenin standart maaşı asgari ücret oldu. yeni işe başlayanlara sigorta yapmıyor bir çok işveren ve işe yeni başlayan çok insan 17bin'in altında maaş alıyor. münferit denmeyecek kadar bir oran bu.

termosa kahve koyalım, dışarıda bir parkta oturalım ya da bir bankta oturalım neredeyse mümkün değil. büyükşehirlerde parasız yol kenarına bile oturamıyorsunuz. belki kırsalda boş bi bank bulunur.

ülkede standartsızlık çok yüksek. param var, sağlıklı ve kaliteli bir şey yiyeyim, güzel bi etkinliğe katılayım, iyi bir kıyafet alayım diye bir şey neredeyse mümkün değil. paran varsa bile kalite yok. marketten aldığın her şey zehir neredeyse.

kırsalda yaşayan ve karı-koca memur olan kişi 80-90 alsın hadi. ülkede 5 milyon memur var. ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu? bu çift çocuk sahibi olsa buna kim bakacak? kreşler çok pahalı. birinin yarı maaşı çocuğa gidecek, çalışmasa daha iyi.

döviz bir süredir fazla yükselmiyor. hafif hafif yükseliyor. o yüzden iyi görünüyor durumlar. ama nereye dek gidecek, bir noktada kırılacak mı bilmiyoruz. ederi yıl sonu 40 civarında diye tahmin edilmişti.

kira sorunu olmasa belki "düzelmeye başladık" diyebilirdik belki.

doktorlar 100'ün üzerinde alsın hadi (ne kadar bilmiyorum da halk öyle biliyor). kaç doktor var, 200bin mi, yine ülkenin kaçta kaçına denk geliyor bu oran.

yazılımcılar ve doktorlar artık pek konuşmuyor diyelim. bu da doğru değil. yazılım sektörü de belli bi dolgunluğa ulaştı 5+ tecrübesi olanlar için çok kötü değilse de junior'lar için iş bulmak zor ve asgari ücret lafları ediliyor.

açıkçası trol bi soru olduğunu düşünmüyorum, çünkü ben de sizin gibi düşünürdüm haberlere ve medyaya bakarak. özellikle doların hafif hafif çıkıyor olması bir şeylerin düzeldiğini hissetmemizi sağlıyor. ancak ödenmeyen kredi kartlarına aylık yüzde 5 faiz geliyor. bankalar kredi vermiyor. verse bile yıllık faizleri çok yüksek.

insanlar paralarını harcamak ya da yatırım yapmak yerine mevduatta tutma eğiliminde, mevduat faizleri yüzde elli civarında. kapanan dükkanlar görüyorum bazen.

anadolu da ucuz değil. ilçeler ya da kırsallarda bile kiralar asgari ücretin yarısı ederinde, hadi olsun üçte biri. orada yaşayanlar (eğer memur değilse) asgari ücretten fazla almıyorlar çoğunlukla.

türkiyede memur sayısı 5milyondan az. ülke nüfusu 80milyon. işsizlik istatistikleriyle çok oynandı. açıklanan rakamların iki katı gibi düşünün (bir yıldır iş aramayan, işkur'a kayıtlı olmayan, öğrenci olan, yükseklisans'a kayıtlı olsan ve bir çok kriter işsiz sayılmıyor. halbuki bu insanların çoğu işsiz)

haliyle, gözlemleriniz doğru değil.
0
biseysorcaktim
(19.05.24)
Katiliyorum dolar bazli yuksek olmasi nedeniyle su an kriz azaldi
0
lapaz
(19.05.24)
düzelen bişey yok ama ilginç şekilde mesela öğretim görevlisi maaşı 600 dolarlara kadar düşmüştü bi ara, ben yaparken 800-900 dolardı, şu an 1500 dolar alıyor arkadaşım. Bu kadar artacak ne oldu? Döviz tutuldu. Ama bunun halka faydası var mı => yok. Çünkü ticaret dolar 45 liraymış gibi dönüyor, herkes fiyatını öyle belirliyor.

Bunun bi artısı var, mesela 2023 seçiminden önce dolar tutulurken eşimle acayip dolar biriktirebilmiştik. (kredi kartının asgarisini ödeyip bol bol dolar alıyorduk) Şimdi de 900 değil de 1500 dolar alan kişi ülkedeki harcamasını kısıp veya kredilendirip dolar biriktirebilir. Tabii faizler yükseldi daha yüksek faizle geri ödeyecek ama sonuç olarak bunu yapabiliyorsun. Beyaz yakalının yurtdışına tatile vs. gitmesinin bir sebebi de bu. 1500 dolar Türkiye'de pek bi halt etmiyor ama biriktirirsen batıda hala 1500 dolar = 1500 dolar. Türkiye'de 1500 doların alım gücü 800 dolar gibi.

Anadolu'da yaşam daha iyi ona hep katılıyorum. Ama İstanbul'da 80 bin alabilen biri başka şehirde o maaşı alamıyor. Ama asgari ve bi tık üstünü alanlar büyük şehirler yerine küçük şehirlerde yaşasa hayatları ciddi fark eder.

Özet(tl,dr): Gördüğüm duyduğum kadarıyla Türkiye içinde maaşın dolar olarak artmış olsa da pek fark etmiyor zira 3 dolarlık kahveye 5 dolar, 30 bin dolarlık arabaya 50 bin dolar vermek zorundasın. Yurtdışına da giden gitti, kalanlar alıştı. Türkiye'de bir şekilde yaşanıyor. Mesela geçen yıldan bu güne benim Türkiye'deki kredi kartı limitlerim 5 katına falan çıktı.(1 yıldır İngiltere'deyim)
0
nhk ni youkosu
(19.05.24)
gerçekten açıklayan ve cevap veren herkese teşekkür ederim. soru biraz amaçtan sapsa da genel bilgiler de verilmiş gayet faydalı oldu. ben şahsen işletme mezunu birisi olduğum için şuan ingiltere’de kazandığım miktarın türkiye’de yakınından geçemem bu çok apayrı bir mevzu. orta lisans sahipleri, vasıfsız, mavi yaka için avrupa cennet. türkiye de hala zaten çok kötü bunu tartışmaya gerek yok. ama yazılımcı, doktor gibi çok üst seviye işlerdeki tr maaşlarının avrupa ile arasında eskisi kadar da uçurum yok, o yüzden beyin göçü furyası bi tık azaldı hatta çevremde dönenler de oldu.

mesela londra’ya finansçı olarak 1 sene önce gelen başlangıç için gayet iyi de kazanan arkadaşım geçen ay komple döndü istanbula.

bir de ekonomiden bağımsız, insanlar avrupa’da ırkçılığı tattı o kadar da güllük gülistanlık olmadığını anladı. almanya göç vermeye başladı, hollanda başlığında sağın yükselişi ve uk - abd’ye gitme konuşuluyor vs. gidenler de seçerek gidiyor avrupa olsun polonya bile olsun kafası bitti artık almanya dahi gerilerde.
0
🌸garavel
(19.05.24)
bu kadar balık hafızalı olmayın ya. dolar euro 6 ay stabil gitti diye ekonomi düzelmiş olmuyor. bu ülke daha şunun şurasında iki üç sene önce doların iki ay içinde 8 liradan 18 liraya çıkışını canlı canlı gördü. oradan göz açıp kapayıncaya kadar 30 lira oluşunu da. bir sene sonra doların 60 lira olmayacağının bir garantisi var mı? yok. döviz bazında yüksek dediğin o maaşların kuş kadar kalması iki aylık yeni bir ralliye bakar. yani bu uçurumdan düşerken eskaza birkaç saniyeliğine dala takılınca "iyi ya artık düşmüyorum" demeye benziyor.

evet avrupa'da da enflasyon var ama 1 euro'ya aldığın çikolatanın seneye 2 euro olmayacağını biliyorsun, bunun rahatlığıyla yaşıyorsun. geleceğe dair kaygın azalıyor. insan doğada aslandan kaçan zebra gibi basit bir canlı değil, sadece o anı düşünerek yaşamıyor. gelecekte her şeyin daha kötüye gideceğini görebildiği için şimdiden önlemini alıyor.

yurt dışına göçte bir azalma olduğunu da sanmıyorum. evet bu son ekonomik çöküşün başlangıcında bir dalga oldu, herkesin dilinleydi ve gidenler gitti zaten. sadece o dönemde toplu bir göç dalgasına evrildiği için gündem olmuştu. şimdiyse daha bireysel, ama gitmek isteyen sessiz sedasız gitmeye devam ediyor. benim türkiye'de neredeyse arkadaşım kalmadı.

ps: adettendir, sona bir alım gücü farkı da sıkıştırayım. geçenlerde avrupa'da aldığım arabanın fiyatını asgari ücrete böldüm. yaşadığım ülkede bu arabayı 7 asgari ücretle alabiliyorsun. sahibinden'de türkiye fiyatına baktım. 47 asgari ücret yapıyor. evet türkiye'de işler gerçekten rayına giriyor.
0
sir gawain
(19.05.24)
bırakın ev araba almayı, artık ayakkabı-mont alırken bile alışveriş kredisi kullanıyor insanlar. bu durumda neresi iyiye gidiyor? şu an yaşanmıyor, hayatta kalmaya çalışıyor insanlar. türlü kısıtlamalar, tasarruflar vb. işler iyiye gidiyor, durumlar düzeliyor demek manipülasyondan farksızdır.
0
kondansator
(19.05.24)
Özet geçiyorum.
* Dövizi sabit tutup yurtdışına göre aşırı yüksek faiz veriyoruz. O yüzden döviz yağıyor ama bir noktada balon patlayacak. Çünkü karşılayacak gelir yok.
0
parka
(19.05.24)
Ha balon patlamadan önce büyükbasların ve yabancıların haberi olur, ama bizim olmaz. Hatırlarsanız nas nas deyip dövizi fırlatıp halka kitlemişlerdi. Şimdi tersi olacak.
0
parka
(19.05.24)
İşler rayına mı girdi derken neyi kastettiğiniz belli değil. Yüksek enflasyon ve ekonomi politikası kastediliyorsa ekonomik program başarıyla devam ediyor yaklaşık 9 ay oldu zamana ihtiyaç var (iktisat bilmeyen birine izah etmesi çok zor bu yüzden manipülasyona açık bir konu) Programa göre mayıs ayında enflasyon pik yapacak daha sonra düşüş eğilimine girecek.

Siz Türk toplumunun kanaatine, ne konuştuklarını vesaire ciddiye almayın onlarda tv'den sosyal medyadan (eksisözlük dahil) ne duyuyorlarsa, ne okuyorlarsa papağan gibi tekrar ediyorlar ne iktisat bilgisi var ne metod ne de dünya siyasetini takip etmek... Bizim toplumumuzda bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olan çok Kim toplumu manipüle ediyorsa ona inanıyorlar albenili sözlere çok fazla itibar ediliyor. Yurtdışına göç furyasıda sosyal medyada pr'ı en çok pr'ı yapılan konu oldu (Ekonomiden bağımsız olarak dünya genelinde ABD'ye göç furyası vardı ve hatta ilk sıralarda Fransa gibi ülkeler vardı Türkiye bu trendde ilk 10'da bile değildi) yoksa Türkiye'den her anlamda kötü ülkeler var bu ülkelerin vatandaşları sağa sola göç etmiyorlar. Yurtdışında yaşayan biri olarak Türkiye'de yaşamak bir çok ülkeye göre iyi insanların yakınmalarını ciddiye almayın.

Medya özelinde sosyal medya (ekşisözlük,twitter vs.) veya bir konunun yaygın kanaatte olması, çok konuşuluyor olması bir ölçüt değildir bu işlerin metodolojisi var. Bilim var yoksa chp'li teyze muhabbetine döner.
0
doharkoman
(19.05.24)
Sagdan soldan degil kendi gordugumu yazicam

1 - suanda her genc yurtdisina kacmaya calisiyor bir cok genc ozellikle kartellere para verip abd ye kacti hemde binlercesi. Buda abd bebek katili diyen yobazlar dahil.
Sadece istanbul ortasindayim benim semtimde genc kalmadi diyebilirim sokakta kimseyide goremiyorum kimi sorsam yurtdisina gitti diyorlar.
Suanda tr de bi ben kalmisim bunu anladim.

2 haberlere baktiysaniz ki hepsi gostermez ama doktorlarda ozellikle almanya tarzi yerlere kactilar yogun bir sekilde. Suanda hastanelerde bazi bolumlere randevu almak imkansiz bazi bolumlere ise en erken cok kovalsrsan gece gunduz 25 gunde belki bos yer bulursun. Doktor acigi olustu.

3 milyonlarca multeci var ve hastaneden cikmiyorlar ucretsiz diye. Bu yuzden tr vatandasi icin randevu almak ozellikle istanbulda asiri zorlasti.


Dipnot

Avusturalyada 4 sene yasadim. İnsan yurtdisinda yasayinca herkesden uzakta kaliyor sahte haberlere bel bagliyabiliyor. Ekonomi ortada dolar ortada alim gucu ortada. 1 bardak cay 5 liraydi oahali diyorduk bugun 30 lira istediler.

Daha dun 1 ispanyadan 1 arabistandan 1 de bangladeşden arkadasim geldi sohbet ettik ve benimle vedalasmaya calistilar dedim ne oluyor. Bana soyle soylediler ; hocam tr asiri pahali olmus biz seneye gelmeyecegiz ucak fiyatlarida cok pahali.
Ayrica onceden kafeye gelince herkes selam verirdi bisuru insan vardi neden simdi gelmiyor kimse dedi. İnsanlarin sanirim parasi yok dedi.

Vedalastik yapacak bisey yok yani
0
Zetnikov
(20.05.24)
Yurtdışı meselesi: Kalifiye olan, dil bilen, bunu göze alan gitti. Kalan da amiyane tabirle posa zaten. Kim Zort üniversitesi işletme mezunu olan, İngilizcesi a2 seviyesindeki ortalama bir elemanı ülkesine bekler ki?
Maaşlar meselesi: Evet görünürde yükseldi ama enflasyon da bir o kadar arttı. 45 bine nerede yaşıyorsun öğretmen olarak? Evinden çıkmak zorunda kalsan ya da tayin olsa maaşının yarısından fazlasını kiraya vermen lazım. Aynı şey 80 bin kazanan adam için de geçerli. yaşamaktan kastın hayatta kalabilmek ise belki ama çocuk yetiştiremezsin mesela.

bence insanlar sadece hayatta kalmaya çalışıyor. yoksa kapıları açsan türkiye'de 7 kişi falan kalır.
0
wild honey suckle
(20.05.24)
Eğriye eğri, doğruya doğru diyeceksek durum şu.

Türkiye son 4-5 yıldır gerçekten kötü bir dönem geçirdi. Herkes az ya da çok fakirleşti, alım gücü düştü. Bazı sektörler nispeten daha iyi durumda, toplumun bazı grupları felaket durumda.

Son 1 yıldır evet yine yüksek enflasyon var ancak bir şekilde "enkaz kaldırılıyor" tam olarak durumumuz bu. "Rasyonel politikalara" geçildi. Ben bu dönemi böyle tarifliyorum. CDS'lerimiz ciddi düşüşte, ülkeye sıcak para da olsa döviz giriyor, TCMB rezervleri toparlanma aşamasında, halen "yatırım yapılabilir" seviyede değiliz ama derecelendirme kuruluşlarından not artışları geliyor. Haziran ayında Türkiye'nin gri listeden çıkma olasılığı yüksek görünüyor.

Bunlar kısa vadede geniş toplum kesimlerine yansımaz ancak 2001 krizi sonrası dönem gibi düşünmek lazım 2005-2015 gibi bir dönemi yaşayacaksak daha 3-4 seneye ihtiyaç var.

Bana sorarsan ciddi kalıcı hasarlar da var. Örneğin konut konusu. Örneğin gelir dağılımındaki uçurumlar. Bunların giderilmesi artık çoook zor.
0
Lethe
(20.05.24)
Son senelerde yurtdisina gitme orani yukseldi, ayni hizla cozumun orda olmadigini gorenlerin sayisi da artti.

mutlu olan da coktu ama mutlu olmayanlar, her zaman gitmek isteyip nasil yapacagini bilemeyenleri biraz caydirdi.
0
my pink
(20.05.24)
(9)

Egzama

rock n roll
Annemin yıllardır süren egzaması var. Doktorun verdiği kremler iyi geliyor ama sonra yine tekrar ediyor. Bitkisel kürler biliyor musunuz?
Annemin yıllardır süren egzaması var. Doktorun verdiği kremler iyi geliyor ama sonra yine tekrar ediyor. Bitkisel kürler biliyor musunuz?
0
rock n roll
(18.05.24)
İyi geldiğini söylediğin kremler, hastalığın alevlenme döneminde verilen ve 10 günden fazla kullanılmaması gereken kremler mi,

Hastalık yatıştıktan sonra yeniden alevlenmemesini sağlamak için sürekli kullanılan kremler mi?
0
Mirket
(18.05.24)
Kortizol içerdiği için 2 haftadan fazla kullanma demişti doktor.
0
🌸rock n roll
(18.05.24)
O sürede hastalık yatışmıştır ama sonrası için de nüksü geciktirmek için ayrıca krem vermiş olması lazım.
0
Mirket
(18.05.24)
İki tane kremi vardı.ikisi de 2 hafta kullanmasina izin verilen kremlerdi. Önce birini kullandı, 2 hafta sonra da diğerine başladı. 2 hafta da onu kullandı. Sonra 8-9 ay kadar hiçbir sorun yoktu, geçmişti. Sonra tekrar başladı. Sonra annem bu iki kremi tekrar kullanmaya başladı. Egzaması geçti, ama çok kısa bir süre sonra tekrar başladı.
0
🌸rock n roll
(18.05.24)
Şimdi şöyle özetleyeyim. Bu hastalık öyle bir kez olan, ilaç kullanınca geçen bir dert değil. Bir insanda varsa ömür boyu vardır. Ama bazen uyku halindedir ve bazen alevlenir. Alevlenince o kortizonlu ilaçlar doktor gözetiminde ve tamı tamına söylendiği gibi kullanılmalıdır. Aksatarak kullanma ya da süreyi uzatma ciltte tahrişe neden olur faydadan çok zarar verir. Tam söylendiği şekilde kullanıldığında 10 gün civarında hastalık yatışır ve uykuya geçer. bu süreçte tekrar alevlenmeyi geciktirici, kullanması zararsız krem kullanılır.

Ayrıca bir bitkisel çözümü yoktur. Baharatlı yemeklerin ve glutenli beslenmenin, stresin alevlenmeyi sağladığı söylenir. Egzamalı bölgenin ıslak, nemli veya terli kalması alevlendirir. Banyodan sonra falan çok çok iyi kurulanmak gerekir. Mevsim geçişleri alevlendirir falan filan.
0
Mirket
(18.05.24)
Egzama, sedef, seborreik vs bunlar çözümü olan şeyler değil. Kim var diyorsa yalan söyler. Misal çıkar hep "alkolu bırakın çözümü bu" diye. Alkol almayanlar neyi bıraksın? Bunun gibi şeyleri özellikle redditte görüyorum millet de diyor yani hiçbirini kullanmıyorum diye.

Çözümü olsa emin olun her yerde yazıyor olurdu ama yok. Seborreik konusunda bana fransa'daki doktor "zen ol" dediydi. Bu yani streslenmiceksin diyordu. O da imkansız.

O yüzden sizin bakmaniz gereken böyle mucizevi bir çözüm değil hayatta yapılacak değişiklikler ile kontrol altına almak.
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Isirgan otu ve kiraz sapi kürü hafifletiyor. Bitirmiyor, hafifletiyor.
0
halk
(19.05.24)
@logisticsmanager'ın dediği doğru. zen olmalı insan... akışta zihninin berraklığı ortaya çıkacak işlerle meşguliyet... bir de egzama hep dıştan çözülmeye çalışılıyor ama önce içerden tamir etmek gerekiyor. beyin birincisi sonra da beslenme ... istanbul'da mı yaşıyorsunuz?
0
evimin paspasi
(19.05.24)
10 yıl çektim seboreik dermatit belasını. tamamen beslenme ile ilgili. bitkisel besinleri, karbonhidratı vs sıfırlayıp carnivore olduğumda geçti gitti. o kremleri de asla önermem. deriyi inceltiyor. keşke zamanında bana söyleyen olsaydı da hiç o işe yaramaz doktorlara/dermatologlara gitmeseydim. hem masraf ettirdi binlerce dolar hem de sonunda geçici semptomatik tedavilerin yan etkisi yüzünden eskisinden de kötü oldu.

sağlıklı beslenme çözüm yani. ama problem sağlıklı beslenme konusunda bilinenlerin yanlış olması :D "dengeli" beslenme değil etçil beslenme lazım.
0
konetsu
(19.05.24)
(4)

Mangal pası problemi

ananiyimioguz
Selamlar, mangalda cok bir tevrubem yoktur. Gecen yillarda barbaku almistim onu kullanirken cok sorun yoktu tel izgara vardi ustunde, mangal sonrasi zaten evin bahcesinde yaptigimiz icin yikayip kaldiriyorduk.Fakat ormanlik yerde hemen yikayip kaldiramiyoruz bazen evde gelince yikiyabiliyoruz.Hal bo
Selamlar, mangalda cok bir tevrubem yoktur. Gecen yillarda barbaku almistim onu kullanirken cok sorun yoktu tel izgara vardi ustunde, mangal sonrasi zaten evin bahcesinde yaptigimiz icin yikayip kaldiriyorduk.

Fakat ormanlik yerde hemen yikayip kaldiramiyoruz bazen evde gelince yikiyabiliyoruz.

Hal boyle olunca her yer pas oluyor.

Pasini giderebilmek icin aksamdan sabaha kadar 2 litre elme sirkesi ve limona yatirdim.

Gecmesine gecti ama ben surekli böyle sirke mi heba edeceğim.

Mangal sevdesindan vaz mi geceyim ne yapayim?
0
ananiyimioguz
(18.05.24)
Pas, temizlememekten olmaz, demirin hava ile temasından olur. Güzelce temizleyip antipas atarsan, hatta üzerine birde boya, hiç bir şey olmaz bundan sonra.
0
etna
(18.05.24)
Adi bir mangal almışsın. Çok sağlıksız bir olay. Ya sanayiye götürüp o mangalın ızgarasına bir galvaniz attır ya da galvanizi iyi yeni bir mangal al.

İlla ki bu haliyle kullanacağım diyorsan, iyi bir tel fırça ile kullanma öncesi bütün pası temizle sonra bir iç yağı veya kuyruk yağı parçasıyla ızgarayı bir güzel sil.

Bir kasaba gidip mangal temizlemek için dersen onlar bilir. verir bir parça kuyruk yağı.
0
Mirket
(18.05.24)
Sdhfjg mobilde hep yanlis yazmisim.

www.nurgazshop.com.tr

Valla izgara şu, hala iade sürem duruyor. O kadar ugrasacaksam baska pratik ürün önerilerine acigim, bunu da iade edeyim.
0
🌸ananiyimioguz
(19.05.24)
Bence siz çok temizlemekten galvanizini kaldırmış olabilirsiniz.
Evdeydi yıkayıp kaldırıyorduk diyosunuz. Biz pek deterjan dokundurmuyoruz mesela ızgaraya. 1 kere yıkamışızdır evde.
Ateşte duran şey zaten. Bir sonraki mangalda ilk 5 dkda temizleniyor. Ya da çok kirliyse mangalın sonunda bi harlayıp yakıyoruz üzerindeki kalıntıları. O sıcakta bakteri falan kalmıyor haliyle. Yağ zaten problem değil.
0
zimbirik
(19.05.24)
(9)

Instagram'da şu kalp emojisi ne anlama geliyor?

gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
https://hizliresim.com/mglgkq9Bir kadın bir erkeğe "beraber kahve içmece" yazıp cümle sonuna da bu emojiyi bırakmış fotoda. Bunlar aynı işyerinde çalışıyorlar
hizliresim.com

Bir kadın bir erkeğe "beraber kahve içmece" yazıp cümle sonuna da bu emojiyi bırakmış fotoda. Bunlar aynı işyerinde çalışıyorlar
0
gulbatur birinci sahbatur sondan geliyor
(18.05.24)
Damatlık baksın erkek ;) pek bir anlam ifade etmiyor çok anlam yüklemeye gerek yok
0
olaylar olaylar
(18.05.24)
Niye böyle oldu bilmiyorum ama birkaç yıldır herkes birbirine kalp gönderiyor. Gülücük gibi bir hale geldi, onaylama olarak bile kullanıldığını gördüm. Cinsiyet, yaş, konum, rütbe, samimiyet hiç fark etmiyor. Çok ciddi anlamlar yüklememenizi öneririm.
0
duygusalatasi
(18.05.24)
Koşmuş.
0
pispinti
(18.05.24)
@pispinti Koşmuş ne demek?
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(18.05.24)
Yürümüş işte yahu. O anlamda.
0
pispinti
(18.05.24)
Mecazi anlamda mı yürümüş? Kız oğlana yürümüş, iş atmış yani diyosun
0
adriana lima poposu yaglayicisi
(18.05.24)
Hızlı yürümüş hatta. Koşmuş yani.
0
Mirket
(18.05.24)
Anlamına baktım. Aşktan başım döndü gibi bir anlamı varmış. Kalplerin orada çizgiler var. O baş dönmesini temsil ediyor galiba ama yine de çok heyecanlanma.
0
rock n roll
(18.05.24)
@duygusalatasi +1

Muhtemelen senin kadar düşünmemiştir emoji üstüne. "Anlaştık" ama daha samimi/yakın bence. Tabii yürüyor olması ihtimalini tamamen kaldıramam masadan.
0
nawar
(18.05.24)
(1)

Bu ilaç raporu hala geçerli midir?

substituent
Sağlıklı ve güzel bir gün dilerim.Her gün düzenli kullandığım bazı ilaçlar var. Aydan aya muayeneye gidiyorum. 1 ay önceki muayenede doktor ilaçları yanlış yazmış sanırım. Günde 2 tane kullanmam gereken ilacı, günde 1 tane olarak yazmış. Haliyle, bu ayki ilacı alamadım, eczanede hala kullanıyorum gö
Sağlıklı ve güzel bir gün dilerim.


Her gün düzenli kullandığım bazı ilaçlar var. Aydan aya muayeneye gidiyorum. 1 ay önceki muayenede doktor ilaçları yanlış yazmış sanırım. Günde 2 tane kullanmam gereken ilacı, günde 1 tane olarak yazmış. Haliyle, bu ayki ilacı alamadım, eczanede hala kullanıyorum gözüküyor. Ayrıca bu ilaç raporluydu ama doktor son reçeteleri raporsuz yazmış sanırım ezcane raporsuz dedi bana.

prnt.sc
Enabız daki görüntü bu. Bitiş tarihi yazmıyor. Bu raporun hala geçerli olduğunun kesin kanıtı mıdır? En olmadı aile hekiminden yazdırayım diyorum ilacı.

Teşekkürler.
0
substituent
(18.05.24)
E devletin arama motoruna ilaç kullanım süreleri yazıp bir de oradan bak. Raporlu ya da raporsuz ilacın bitiş tarihi yazar orada. diye biliyorum. En azından benimkiler öyle.

Ayrıca tüm raporların geçerlilik süresi 30 haziran'a kadar uzatıldı.

Ayrıca doktor raporda yazandan farklı bir ilaç yazmadıysa raporsuz yazdı diye bir şey olmaz.
0
Mirket
(18.05.24)
(2)

Blender Önerisi

rock n roll
Blender önerisi alabilir miyim? Benimki artık kötü oldu ve blender benim için çok önemli. Tavsiyelerinizi bekliyorum. Teşekkür ederim.
Blender önerisi alabilir miyim? Benimki artık kötü oldu ve blender benim için çok önemli. Tavsiyelerinizi bekliyorum. Teşekkür ederim.
0
rock n roll
(18.05.24)
Bende şu üçü var. Hepsinden memnunum.

El blenderi:
www.hepsiburada.com

Smoothie blender:
www.trendyol.com

Blender seti : Bunun düşük modeli var. Çok güzel tavuk köfte yapıyor.
www.hepsiburada.com
0
Mirket
(18.05.24)
ben de bakınıyorum bu ara, braun multiquick serilerinin yorumları iyi bayağı onlardan birini alacağım.
0
suyin
(18.05.24)
(14)

Türkiye'de yaşanılacak en ideal yer

havadakarada
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
Herkes için farklıdır, siz kendi önceliklerinize göre nasıl uygun görüyorsanız onu söyleyebilirsiniz. Internetten bakıp keşfedelim yolumuz düşer gezeriz belki. Benim için Kırklareli-Vize güzel duruyor. Çok sakin, civarda orman köyleri var ve İstanbul'a yakın.
0
havadakarada
(18.05.24)
vize de çok güzel, balıkesir de.
0
numlock
(18.05.24)
Yazlarin bunaltici olmamasi, hayat pahaliliginin buyuk sehirler gibi uzmemesi, multecinin az olmasi, sosyal kulturel etkinliklerin tatmin edici olmasi, en onemlisi de insanlarin genel olarak cok gergin ve disarida gece vs de cok tedirginlik duyulmayacak bir yer olmasi benim icin onemliler. Bu nedenle eskisehir’deyim ve cok memnunum, burada olmasam sanirim yurtdisinda olurum. Herkese gore de olmayabilir tabi, ornegin deniz yok, kis aylari soguk malum, istanbul’a 2-2.30 saat mesafede hizli trenle, bir de kulturel etkinlikler acisindan istanbul’la kiyaslanmaz tabi. Ama huzur var bence.
0
gibicibicis
(18.05.24)
Mahalle baskısının hiç olmadığı, herkesin gönlünce yaşadığı, önceliğin hoşgörü ve insana saygı olduğu bir yer olmalı.

Onun için de (aldığı göç ile dengeleri bozulmaya başlamış ise de) Karşıyaka diyorum.
0
Mirket
(18.05.24)
balıkesir çanakkale tarafları en güzeli bence. izmir antalya falan hiç çekmiyor beni nedense.
0
nothing in my way
(18.05.24)
Mirket +1
Bostanli, karşıyaka taraflarini izmir'de hep kiskanirdim. Bir kere tepe değil, yuruyebiliyorsun her yere. Gene her şey var ve deniz dibi (yuzemesen de). Göç kısmını bilmiyorum ama izmir'de heralde oralarda yasamak isterdim. Gene insan profili de daha iyiydi genele oranla. Bir de bütün sevgililer o yakada yaşardı:(
0
logisticsmanager
(18.05.24)
Şu an paran varsa hala Antalya'dan ötesi yalan. Doğal güzellikler dibinde, güzel bir muhitte yaşarsan mis gibi olur.
0
kimlanbu
(18.05.24)
tabiki antalya. hem büyük şehrin imkanları hem kasaba havası. trafik kalabalık derdin yok. tek sorun son bikaç senedir ev fiyatları uçtu ama o da normale dönüyor gibi. ev sorununu çözersen kesinlikle antalya derim.
0
entropik
(18.05.24)
Yazları 40 derecede kavrulmayı seviyorsan Antalya olabilir evet.
0
Mcfly
(18.05.24)
Benim için Ankara
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(18.05.24)
Mesleğim gereği birden fazla şehirde çalıştım. Memleketim İç Anadolu da o yüzden bu çevrede yaşamak güzel benim için. Ailem arkadaşlarım memleketimde ama hep orda olmak istemiyorum, uzak da olmak istemiyorum. İnsanları biraz yobaz ama Kayseri de hayat ucuz sayılır. Kiralar yüksek değil hem de büyükşehir imkanı fazla. Eskişehir evet güzel 4 sene yaşadım ama trafik resmen çile. Kiralarda yükseldi.Bide bende gürültüye karşı hassasiyet var. Üniversite öğrencilerinin olduğu yerlerde olursanız geçmiş ola. Karadeniz de Samsun u sevdim yaşamak isterdim. Çok soğuk olmasa Erzurum da da yaşanabilir imkanları iyi, konumu rize Artvin'e yakın ama kışları çok soğuk. Sıcak yerlerde asla yaşamak istemiyorum. Ege ve Akdeniz sahili sevmiyorum yazın çok kötü. Karadenizde yazın nemli ama ege ve Akdeniz gibi değil. Trakya ya hiç gitmedim bilmiyorum. Ama imkanım olsa büyükşehire yakın küçük bir şehirde yaşamak işim ve ekonomim için çok iyi olacak. Bolu mesela konumu iyi. Aksaray fena değil. Ankara da 2 sene yaşadım ama trafik çilesi ve mesai başlangıç bitişi heryerin tıka basa dolması gerçekten kötü.
0
Topalordek
(18.05.24)
Ben uşak seviyorum. Uşaklı değilim ama konum, hava, şehir yapısı olarak sevdim. Hem Ege hem ucuz gibi.

Benim memleketim Ege’nin başka bir şehri. Ama o kadar sevmem.
0
yenibirgüzelnick
(18.05.24)
Ankara, semt: Ayrancı
0
mirty
(19.05.24)
Didim, Bodrum
0
gabe h coud
(19.05.24)
Ben Kirklarelinde Igneadaya yakin dag koylerinde yasamak isterdim.Demirkoy vb.
0
turkuaz
(21.05.24)
(10)

Emeklilik sisteminin kârlılığı

twelfth
Varsayımlarımız şunlar olsun:- Maaş değil ama sağlık açısından babasından güvencesi olduğunu düşünelim elimizdeki kişinin. Yani işin içine sağlık güvencesini katmayalım bile.- 20 yıllık prim günü kalmış olsun. Emekli olduğunda da 20 yıl daha yaşayacağını varsayalım. Yani 20 yıl ödeyecek. 20 yıl da m
Varsayımlarımız şunlar olsun:

- Maaş değil ama sağlık açısından babasından güvencesi olduğunu düşünelim elimizdeki kişinin. Yani işin içine sağlık güvencesini katmayalım bile.
- 20 yıllık prim günü kalmış olsun. Emekli olduğunda da 20 yıl daha yaşayacağını varsayalım. Yani 20 yıl ödeyecek. 20 yıl da maaş alacak.
- Ülkenin durumu, 20 yıl sonra araplar bilmemne muhabbetlerini de bir an için unutalım.
- Şu an en düşük aylık dışarıdan prim ödemesi tutarı 6.500 TL. En düşük emekli maaşı ise 10.000 TL. Bu ikisinin arasındaki oranın sabit kaldığını varsayalım.

En düşük aylık prim ödemesi şu an 6.500 TL. En düşük emekli maaşı ise 10.000 TL. Enflasyonun ve dolayısıyla faizin sıfır olduğu durumda 20 yıl x 6.500 TL = 780.000 TL ödeyip 20 yıl x 10.000 TL = 1.210.000 TL geri alıyorsun. Bu da reel 55% ortalama getiri demek. Tabiki normalde ilk ödediğin 6.500 TL'den sağladığın getiri çok fazla iken son ödediğin 6.500 TL'den sağladığın getiri çok daha az. Fakat ortalama olarak yatırdığın paranın enflasyondan arındırılmış 55%'i kadar getiri elde ediyorsun eğer 20 yıl yaşarsan.

Yanlışım var mı? Benzer düşük riskli yatırımlarla kıyaslanınca daha avantajlı değil mi?
0
twelfth
(18.05.24)
Biz bu hesabı niye yapıyoruz? Devlet saçmalıyor demek için mi? Bu iyi bir yatırımdır demek için mi?

O bir yatırım sistemi değildir. Sigorta sistemidir.
Sosyal devlet, halkına bakar. Bakmak, aç ve açıkta bırakmamak zorundadır. Ancak öyle bir bakıma muhtaçlık durumu söz konusu olduğunda (ki bu durum, bir kaza, bir kronik hastalık ile her an ya da yaşlılıkla olabilir), o günler geldiğinde, senin, varsa eşinin ve çocuklarının bir nebze daha iyi şartlarda hayatınızı idame edebilmek için girmek zorunda olduğun bir sosyal ve sigorta sistemidir.

Yatırım olarak değerlendirilmesi yanlıştır.
0
Mirket
(18.05.24)
@Mirket Bu iyi bir yatırımdır demek için.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
- Erkeklerde emeklilik yaşı 65. Beklenen yaşam süresi 75 yıl.
- Hesabında hata var 20 yıl boyunca ayda 6500 ödersen toplam 1.560.000 TL ödemiş oluyorsun. (6500*20*12)

Senin bakış açına bu yeni bilgiler ışığında bakarsak;
1.560.000 TL ödeyip 1.200.000 TL geri alıyorsun (20 yıl prim ödemek - 10 yıl yaşam süresi)

Para toplu halde olunca sahip olduğu güç nasıl hesaplanır, açıklanır. Terimleri bilmiyorum ama toplu para aydan aya gelen paradan çok daha güçlüdür.
20 yıl o parayı biriktirmiş olsan onu değerlendirebileceğin farklı yatırım kapıları açılır.
0
michael_knight
(18.05.24)
Hesabı 10 yıla göre yapmışsınız 20 yılda 1.56m ödeme yapıp kalan 20 yılda 2.4m ödeme alırsınız. Oran doğru ama, %53,85.

Ancak gerçek şu ki evdeki hesap çarşıya uymuyor. Emeklilik maaşı hiçbir zaman kârlılık üzerine kurulu değil. Emeklilik maaşı = güvence. Emekli maaşları her zaman için minimum hayatta kalma gereksinimlerini karşılamaya yaklaşıyor. En düşük emekli maaşının üstünde bir maaş da alsanız bugünkü gibi bir kriz ortamında zamlar oransal değil taban yükseltilerek yapıldığı için aldığınız maaş gittikçe asgariye yakınsıyor. Yani sizin birikiminiz eriyor bir yerde. Neticede emekli maaşı size stabil bir satın alma standardı vermiyor. Sadece hayatta tutuyor.

Yani anlatmak istediğim aslında emekli maaşı bir birikim değil. Böyle bakmayın. Emekli maaşı "hak kazanılan" bir şey. Hak kazandığınız şey ölene kadar minimum standartlarınızı karşılayacak bir devlet güvencesi elde etmek.

Bunun olumlu ve olumsuz yönleri var, en büyük olumlu yönü ölene kadar maaş alacak olmak. En büyük olumsuz yönü paranın işleyişinin kontrol edilemiyor olması.

Bu açıdan emekliliğe hak kazanmak her halükarda önemli, ancak bunu kârlılık açısından değerlendirebilir miyiz bilemedim. Bence şu soruyu sorun, "Ölene kadar minimum gereksinimlerimi karşılamak için 20 yıl boyunca her ay belirlenecek tutar kadar ödeme yapmayı ve bugünkü standartlarımı bu ödemenin eşdeğeri kadar kısmayı istiyor muyum?"
0
akhenaten
(18.05.24)
@Mirket, teşekkürler açıklamalar için
@michael_knight haklısınız 20 yıl yerine 10 yıl ile çarpmışım. Ama aynı hatayı hem cash inflow için hem de cash outflow için yapmışım. Yani aynı noktaya geliyor. Parayı toplu ödemediğim için ve toplu halde de almayacağım için ikisinin etkisini aynı sayabiliriz diye düşündüm.
@akhenaten Teşekkürler. Evet hata yapmışım hesapta. Sonucu etkilemiyor dediğiniz gibi.

Arkadaşlar SGK'nın ne olup olmadığını biliyorum. Finansal bir hesap olarak sorduğumu düşünün bunu lütfen. Yoksa zaten SGK'lıyız allaha şükür. Maaşımızdan bir miktarını semi-aktif yöneceğimiz şekilde yatırıma mı yönlendirsek yoksa SGK primi olarak mı yatırsak diye karar vermeye çalışıyoruz sadece. O yüzden ceteris-paribus tarzında diğer değişkenleri sabit tutarak sınırlı ve çerçeveli bir modelde bu reel getirinin makul olup olmadığını anlamaya çalışıyorum.

Özetle soru şuna evriliyor: Kimi dönemde yıllık enflasyondan arındırılmış %100 getiri bile sağlayabilirsiniz. Kimi dönem de tüm yatırım enstrümanlarının getirileri enflasyonun altında kalır ve yatırımlarınız reel olarak erir. Fakat 20 yıl boyunca her yıl enflasyondan arındırılmış kesin %2.7 (%53.85 / 20 yıl) getiriyi hiç fon yönetimi yapmadan sürdürmek harika bir şey midir diye anlamaya çalışıyorum.

PS: Böyle bir karşılaştırma yapmak için de 2024 yılındaki 10.000 TL'nin en kötümser hesabı vereceği bariz. Çünkü emekli hiç bu kadar fakir olmamıştı. Dipteyiz yani. Bu dibe rağmen iyi getiri ise her türlü iyidir diye düşündüm.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
Dipte değiliz.
0
Mirket
(18.05.24)
@twelfth parayı toplu ödüyorsun sayılır. İlk yıl değil ama 20.yıla geldiğimizde eğer paraları kenara atsaydın toplu para sahibi olacaktın.
Bu arada gerçek hayatta aylık prim ödememiz çok daha yüksek oluyor ama emekli maaşı bir süre sonra en düşük emekli maaşı haline geliyor.

Emekli maaşında dipte değiliz şu anda 310 dolar. 169 dolara düştüğü zaman olmuş daha birkaç yıl önce.
cdn.kisadalga.net
0
michael_knight
(18.05.24)
@twelfth Ne kadar kazanıyor olduğunuz da önemli aslında. Burada konuşuyoruz ama temayı bilmiyoruz tam. Ayda 6.500tl sizin için önemli bir tutar değilse tabi ki mantıklı. O parayı harcamak yerine bunu yapabilirsiniz. Ancak emekliliğinizi "ana yatırım planı" olarak kurgulamaktan bahsediyorsanız ve diğer yatırımları kısmanız gerekecekse bence bir daha düşünün.

ben sizi anladım aslında, muhtemelen diğer arkadaşlar da anladı ancak tekrar vurgulamakta fayda var, sanırım anlatmakta zorlandığım şey şu;

Emeklilik (sgk emekliliğinden bahsediyorum, bes'lerden ya da sizin kişisel olarak emekliliğinize yönelik yaptığınız yatırımlardan bahsetmiyorum) bir yatırımdan daha çok bir hizmet alımı aslında. Yukarda @mirket sigorta demiş, ben de güvence derken bunu vurgulamaya çalışıyordum.

Şimdi bu neden önemli?

Eğer çalışarak emekli olamıyorsanız ancak dışardan prim ödeyerek emekli olmak mantıklı mı diye soruyorsanız tabi ki mantıklı olur. Neden yapabiliyorken ölümünüze kadar devlet güvencesi almayasınız?

Eğer zaten çalışarak emekli olabilecekseniz ve emekliliğe ekstra kaynak ayırıp prim ödeme tutarınızı artırmak istiyorsanız ben kişisel olarak önermezdim. Neden böyle yapasınız ki? Yani yüksek emekli maaşı da alsanız zaten bu ister istemez oransal olarak değer kaybedecek ve muhtemelen 20 yıl yaşamanız da bir şey fark ettirmeyecek çünkü siz 10. yılda falan baya eritmiş olacaksınız maaşınızı. Yani yaptığınız bütün o ödemeleri yapmasaydınız da neredeyse o kadar maaşı yine alıyor olacağınız bir senaryoya ilerleyeceksiniz. Bunun böyle olmaması için varsayımınızdaki senaryonun ciddi ciddi gerçekleşmesi gerekiyor.

Ek olarak bunu @michael_knight'ın da söylediği bir şey için yani düzenli maaş ödemesi için yapcaksınız. Toplu para ya da eşdeğeri ev, arsa vb. varlıklarınızdan kısmış olacaksınız. Yani emeklilik dışında yapacağınız potansiyel birikimin de önemli bir kısmını yaşlanınca maaşınızı nispeten yüksek tutmak için kullanmış olacaksınız.
0
akhenaten
(18.05.24)
@michael_knight En düşük derken, 10.000 TL'nin alım gücünü kastettim. Emekli maaşının geçinmeye "bu kadar" yetmediği bir dönem oldu mu emin değilim. Fakat dolar cinsinden emekli maaşı, bu durumu net olarak açıklamaz.

"Bu arada gerçek hayatta aylık prim ödememiz çok daha yüksek oluyor ama emekli maaşı bir süre sonra en düşük emekli maaşı haline geliyor."

demişsiniz ya tam olarak tartışmaya çalıştığım konu bu. Şu anki 6.500 TL'lik aylık prim ödemesi ile 10.000 TL'lik emekli maaşı oranının (65%) ne yönde ilerleyeceğini anlamak çok değerli olur. 10.000 TL'nin alım gücünün yerlerde olduğunu biliyoruz. Fakat yine de 6.500 TL'den daha yüksek. Bu oran mı daha iyi yoksa portföy tutmak mı? (toplu parayı elde tutma avantajını gözardı edelim.) Bu oran gelecekte hangisinin lehine değişecek?

@akhenaten Güzel noktalara değindiniz ama iş böyle karışmasın diye finansal bir analizden ibaret tutmaya çalışmıştım. Şöyle açıklayayım. Maaşım yüksek, yüksekten ödenen SGK'm var, ben ve ailem için ömürboyu devam edecek geniş kapsamlı özel sağlık sigortam var, bireysel emeklilik sahibiyim, ayrıca gayrimenkul yatırımım ve finansal yatırımlarım var, SGK'lıyım ve 6.500 TL'yi ödemek konusunda bir zorluğum yok. Burada eşim için ekstra bir 6.500 TL ödemek ile bunu dışarıda yatırıma yönlendirmek arasındaki marjinal farkın ibreyi nereye doğru ittiğini anlamaya çalışıyorum. Eşimin de finansal ve sağlık sigortası anlamında riskli bir durumu yok. Yani aç açıkta kalma riski oldukça düşük. Bu nedenle konuyu devletin ömürboyu vatandaşına bakması vb. parametrelerinden uzağında tutarsak bile 20 yıl öde, 20 yıl geri al şeklinde bir yatırım düzeneği finansal olarak mantıklı geliyor, katılır mısınız? 6.500 TL'yi harcamakla SGK'ya ödemek arasında bir karşılaştırma tabiki anlamsız olur bu arada. 6.500 TL ödemek ile karşılaştırılabilecek en mantıklı "rakip plan" uzun vadede enflasyonun her sene ortalama 2.7% kadar üstünde getiri sağlamasına rağmen riski sıfıra yakın bir yatırım planı olmalı diye düşündüm. Böyle bir plan da var mı çok emin değilim. SGK planının yumuşak karnı ise 6.500 TL ödemeler çok artarken 10.000 TL maaşların daha az artması olur, ki bunu da tam kestiremiyorum açıkçası.
0
🌸twelfth
(18.05.24)
20 yil ayda 6500 faize / dolara / altina / borsaya koysan muhtemelen daha karli olur. Kar var evet ama kar var diye mantikli anlamina gelmiyor. Alternatifleri de degerlendirmek gerekiyor. "Reel getiri" dusunurken enflasyon ve alim gucunu de isin icine dahil etmek lazim.
0
The_Lollok
(18.05.24)
(2)

Numaralı gözlük sorusu

buff
Saçma bir sorun yaşıyorum. Özetle bir gözümde katarakt var, diğerinden ameliyat oldum. Kataraktlı gözün ölçümünü yapamıyorlar, ayrıca tek göz için sorun olabilir diye gittiğim pek çok göz doktoru gözlük yazmadı. Ancak ameliyatta takılan yapay mercek sebebi ile sağlam gözümle de ne uzağı ne yakını gö
Saçma bir sorun yaşıyorum.
Özetle bir gözümde katarakt var, diğerinden ameliyat oldum. Kataraktlı gözün ölçümünü yapamıyorlar, ayrıca tek göz için sorun olabilir diye gittiğim pek çok göz doktoru gözlük yazmadı. Ancak ameliyatta takılan yapay mercek sebebi ile sağlam gözümle de ne uzağı ne yakını göremiyorum, sadece orta mesafe.

Neyse esas soruya geçelim. Ben şimdi bir optiğe gitsem, hocam bana bi uzak bi yakın gözlüğü ayarla desem, onlarda zaten halihazırda numaralı camlar oluyodur, uygun olanlardan yap bisiler desem bana gözlük yapar mı?
0
buff
(17.05.24)
Göz konusu önemli. Eğer gidersen optisyenler de aynı şeyi söyleyecektir de, doktoruna danışmadan hiçbir şey yapmamanı öneririm.
0
Mirket
(17.05.24)
Yapar ama atasuna falan gitme mahalle içi ya da sirkecideki optikcilere git
0
Mcfly
(18.05.24)
(10)

ev alma işleri

entropik
selamlar. bi ev alma durumumuz var. emlakçı tapuya gitmeden ödeme yapılır dedi. daha önce de aldım sattım hiç duymadım böyle bişey. gerçi benimkiler hep kredili olduğu için bankada bitiyodu işlem. bu sefer havale yapılacak hepsi. tapuda yapmak daha mantıklı değil mi imza sırasında?
selamlar. bi ev alma durumumuz var. emlakçı tapuya gitmeden ödeme yapılır dedi. daha önce de aldım sattım hiç duymadım böyle bişey. gerçi benimkiler hep kredili olduğu için bankada bitiyodu işlem. bu sefer havale yapılacak hepsi. tapuda yapmak daha mantıklı değil mi imza sırasında?
0
entropik
(17.05.24)
imza sırasında yapılır.
0
theseachange
(17.05.24)
Evet, çünkü aldığınız evin üzerinde hak sahipleri olabilir, borcu olabilir, bunları siz imzaya çağırılmadan bilemezsiniz. Satıcı imzaya gelirken ölebilir falan da falan... Bunu size diyen kimse birlikte bakkala bile gitmeyin.
0
malheiros
(17.05.24)
Ben ev alırken benim emlakçı da aynı şeyi söylemişti de 'Bi yürü git.' demiştim. Benim en son güveneceğim meslek grubu.
0
Mirket
(17.05.24)
peki imzayı attınız, tapu size geçti
sonra da bir arabaya atlayıp vın.
hatta şansınıza o gün yurtdışına uçuyormusunuz.

satıcı ne yapacak bu durumda?

bloke çek alternatifi düşünebilir.
ya da bazı büyük emlakçılar parayı satış günü kendi kasalarını koyuyorlar, kasanın başında ise hem satıcı hem alıcı tarafından biri nöbetçi kalıyor.
satış sonrası kasayı açıp ödeme yapılıyor.
0
nuisance2
(17.05.24)
@nuisance2 açarım telefonu havaleyi ayarlarım imza sırasında göndere basarım zate 5 dakka içinde geçer para. imzadan sonra verelim demiyorum zaten parayı imza sırasında vereyim.
0
🌸entropik
(17.05.24)
Bloke çek ile ödeme yap. Imza atarken ver.
0
prole
(17.05.24)
Taputakas.com.tr
0
1917
(18.05.24)
@1917 siteyi açamadım
0
🌸entropik
(18.05.24)
Tapuya gitmeden yapılmaz. Tapudayken yapılır +1. Ama bu karşılıklı güvenle de ilgili. Mesela biz aldığımız evin parasını imzalar atıldıktan sonra bankaya birlikte giderek yaptık.

En güvenilir tapu takas sistemi evet ama orada da tapuda düşük bedel gösteremezsiniz.
0
Mcfly
(18.05.24)
@entropik

işte bu işler karşılıklı güvene bağlı.
sizin dediğiniz örnekte bile diyelim tapuda eft/havale yaptınız sonra satıcı bir anda fenalaşıp hastaneye kaldırıldı ne olacak? :)

bir de ödemeyi bankadan yaparsanız tapuda düşük göstermezsiniz, daha sonra cezası gelir.
tapuda değerinde gösterecekseniz zaten taputakas sistemini kullanın.
0
nuisance2
(20.05.24)
(8)

İstanbul düz dönerci tavsiyesi

avatar is back
Hem et hem tavuk için cevaplara açığım ama dümdüz olanı istiyorum. Mesela etse yaprak döneri ekmek arası olsun sadece, tavuksa iyi kızarmış tavuk lavaş ya da somun arasında, içinde max marul ve 1-2 parça domatesli olanları kastediyorum. Artık öyle bir hale geldi ki 40 çeşit sosa daldırıp çorba yapıy
Hem et hem tavuk için cevaplara açığım ama dümdüz olanı istiyorum. Mesela etse yaprak döneri ekmek arası olsun sadece, tavuksa iyi kızarmış tavuk lavaş ya da somun arasında, içinde max marul ve 1-2 parça domatesli olanları kastediyorum.

Artık öyle bir hale geldi ki 40 çeşit sosa daldırıp çorba yapıyorlar hiç sevmiyorum öylesini. Direkt bahsettiğim, küçüklğğümüzün dönerini nerden bulabilirim?

İlçe lokasyon farketmez
0
avatar is back
(17.05.24)
Lokanta 1973
Bayramoğlu
Farika
Zümrüt büfe
Barış büfe
0
numlock
(17.05.24)
Besiktas karadeniz
Bayramoglu +1
Donerci serkan usta (ben pek sevmem ama)
Etiler cardak
Besiktas define bufe
0
mor oje
(17.05.24)
Dönerci şahin usta'yı tek geçerim. Yalnız döneri erken bitiyor. Geç kalma.
0
Mirket
(17.05.24)
Karadeniz Dönercisi - Beşiktaş.
Saat 15:00'ten sonra gitme, biter.
Yağlı döner seviyorsan İstanbul'da en beğendiğim burası. Yağlı döner sevmiyorsan beğenmezsin.

Kapıda sıra olduğunu göreceksin, gözün korkmasın. İçeri gir, üst kata çık. Yukarıda iki kat var. En yoğun zamanda bile en çok 3-4 dakika sonra bir masa boşalır ve oturursun. Sıradan daha kısa sürer. Oturma yeri rahat değildir hemen ye çık.
Dönerin başındaki Asım Usta'nın yaşına bak ve bir süre sonra bu döneri yiyemeyeceğini farkederek üzül.

Afiyet olsun.
0
michael_knight
(17.05.24)
@michael +1 bu arada. Bu da vardı aklımda ama Michael öyle güzel yazmış ki şu an canım çekti yemin ederim :))
0
numlock
(17.05.24)
Tavuk döner bilmem. Yukarıda önerilenlerden Bayramoğlu, Beşiktaş Karadeniz, Zümrüt, Define ve Şahin'de defalarca yedim, hepsi çok iyi dönerler. Bayramoğlu daha farklı, daha az yağlı iken diğerleri daha yağlı büfe dönerleri. Büfe döneri seviyorsanız bence denk kalitede aşağıdaki mekanları da deneyebilirsiniz.

Fiori
Dönerci Sadık Usta (koyun eti kullanır, kimisi sevmez)
Dönerci Engin Usta
Dönerci Hacı Osman
0
10551037
(17.05.24)
hocapaşa kasap osman. zamanında en güzel et döner burada çıkardı. bir keresinde burada döner yerken russell crowe ile selamlaştığımız bile olmuştu. ama sirkeciden uzakta kaldım o yüzden şimdi ne haldedir bilemiyorum.
0
bravoteam
(18.05.24)
Şahin usta dedikten sonra bu twitin karşıma çıkması ilginç oldu doğrusu

x.com

Yorumlar pek öyle demiyor ama onların da başka önerileri var.
0
Mirket
(18.05.24)
(11)

burun tıkanıklığı .. lütfen fikir verin

iwillsee
gündüz hiç bir şikayetim yok hava akışı gayet iyi hiç tıkanıklık yok. ama gece başımı yastığa koyar koymaz daha doğrusu yatar pozisyona ne zaman geçersem geçeyim burnumun bir tarafı %100 tıkanıyor. %50 tıkansa razıyım ama %100 tıkanıyor. başka yerlerde yatınca da aynısı oluyor. ayakta iyiyim kafamı
gündüz hiç bir şikayetim yok hava akışı gayet iyi hiç tıkanıklık yok. ama gece başımı yastığa koyar koymaz daha doğrusu yatar pozisyona ne zaman geçersem geçeyim burnumun bir tarafı %100 tıkanıyor. %50 tıkansa razıyım ama %100 tıkanıyor. başka yerlerde yatınca da aynısı oluyor. ayakta iyiyim kafamı koyunca tıkanıyor.

kbb ye defalarca kez gittim. deviasyon hiç yok dedi bir kaç tanesi aynı şeyi söyledi.

alerji tablet ve fısfıslarının envai çeşidini kullandım hatta çörek otu spreyi dediler onu da kullandım. sinüs rince vs. hepsini kullandım. çörek otu takviyesi ve sinupret de kullandım.

hava temizleme makinesi aldım .

nihai çözüm konkaların yakılması gibi görünüyor ama onu da genel anestezi ile yapıyorlarmış ve çoğu kişi sonradan başa sarıyor çözüm olmadı vs. demişler.

son bir yöntem yok mudur? bu işi ameliyatsız atlatmamın çaresi yok mudur? deviasyon yok ve yatar pozisyonda değilsem hiç şikayetim yok bu noktadan iyileştiremez miyim..
0
iwillsee
(17.05.24)
odanda, yastiginda, yataginda, carsafinda sikinti olabilir mi? asiri tozlu, alerjik yumusatici, alerjen bir bitki vs..?
0
buenosdias
(17.05.24)
başka yerde yatarken de oluyor mu? yastık kılıfını, nevresimlerini vs. yıkadığın deterjanları, yumuşatıcıları değiştirmeyi dene. odada alerjinin olabileceği başka şeyler (çiçek, kitap, kolonya, parfüm, klima vb.) olabilir mi onları kontrol et. uyku öncesi rutinlerin varsa (kullandığın şampuanlar, duş jelleri, kremler vb.) onları da hesaba kat. büyük ihtimalle alerjiktir. alerjiye neden olan etkenden uzak durmadıkça spreyler, ilaçlar vs. işe yaramaz.
0
hrskrs
(17.05.24)
naçizane olarak, çok sıkı olmayan bir çorapla uyumayı denemediyseniz bir deneyin derim.
0
Improbable
(17.05.24)
burun bandı denediniz mi?
0
inheritance
(17.05.24)
uyku apnesi de böyle bişey doktorlar şüphelenmedi mi? test yapmadılar mı veya uykuda kullanacağınız alet vermediler mi?

tıkayıcı uyku apnesi uykuda üst solunum yolu adale kuvvetlerinin azalıp tamamen solunum yolunu tıkaması ile oluşur. Burun tıkanıklığı bu şikâyet ve hastalığın en büyük tetikleyicisidir. Uyku apnesi cerrahisi çok aşamalıdır. Bu cerrahide burun tıkanıklığını çözmek horlamayı önemli derecede azaltır.
0
eja
(17.05.24)
İçiyorsan sigara en büyük sebebi. İkinci toz ve polen falan. Açık pencere ile uyumaya alış ve yüksek yastık al kendine.
0
hasmetizm 2046
(17.05.24)
Aynı dertten muzdaribim. Çok araştırdım ancak net bir çözümünü bulamadım ben de. Tecrübelerim;
* Alerji ilacını alerji başlamadan alman gerekiyor dedi doktor, hatta sürekli alabilirsin. Alerjinin başladığını hissettiğinde 2şer tane al dedi (Aerius için). Bu bende yıllarca işe yaradı, alerjinin yaklaştığını hissediyorum zaten. Mesela yeşilliğe çıktığımda veya evdekilerde hastalık olduğunda direk başlıyorum.
* Yıllardır önden hap alarak çözüyordum bu sene çok fena azdı. En son şunu keşfettim, yastığımı değiştirmiştim yeni bir yün yastıkla. Çözene kadar aylarca sorun yaşadım. Şimdi yastığı uzaklaştırdım ama yeni bir levele geçti gibi.
* Sigara/Nargile/Puro vs içersem gecesine uykusuz bir gece başlıyor.

Özetle etkeni bulmanız en önemlisi ve doktora danışıp aynı durumda ise alerji hapına alerji başlamadan başlamanız önemli.
0
PoscheN
(17.05.24)
gece yatmadan 1 saat önce aerius çak bir tane bence iyi gelecektir..
0
deepex
(17.05.24)
Fixdual kullan
0
gabe h coud
(17.05.24)
Birebir aynı sorunu yaşıyorum.

Avamys adlı bir sprey var ve artık nedense Türkiye'de yok. O iyi geliyordu.

Şartları çok zorlarsa İliadin kullanıyorum. Bağımlısı olmaktan korktuğum için de çok çok mecbur kalmadan kullanmıyorum.
0
Mirket
(17.05.24)
Senelerce bu illeti çektim. Kafamın sol tarafı üstüne yatarsam sol burun deliği, sağa yatarsam sağ burun deliği tıkanırdı. İlaç, sprey, hava temizleme, kurutma makinası ile nevresimin her gün tozunu çektirme, odaları formaldehitsiz boya ile tekrar boyatma vs denemediğim yöntem kalmamıştı ve çare bulamamıştım.

Yıllar sonra çareyi toz tutmayan nevresim takımı kullanmak ile buldum. Ben alırken bayağı pahalıydı fakat her kuruşuna değer.
0
krtkartal
(17.05.24)
(3)

Corasprin kaç mg? haftada 1 kullanılır mı?

oldz
Sb
Sb
0
oldz
(16.05.24)
Kullanmaktaki maksadın ne. Haftada bir gün kanın sulanmış, diğer günler değil şeklinde kalbine şaşırtma verip onu manyak etme gibi bir niyetin varsa işe yarar tabii.

Bu coraspin belasını insanların başına hangi geri zekalı sardı diye çok merak ediyorum. Sözüm meclisten dışarı. Sakın alınma da.

Sulandırılmış kan ciddi yaralanmalarda pıhtılaşmayı geciktireceği için çok büyük sorundur.
Craspin kullanıcıları her tür cerrahi operasyon öncesi 1 hafta önceden Coraspin'i kesmelidir. Bu yüzden acil müdahaleler sorun teşkil eder.

Damarlar için pıhtı kadar akışkan kan da sorundur. Her an herhangi bir yerinizde bir kılcal damar çatlayabilir. Uzuvlarda sorun çıkarmasa da beyin bölgesinde olması insanı ya ölüme ya felce götürür.

İnsanın sindirim ve boşaltım sistemi hassastır. Zaman zaman minik kanamalar olabilir. Bu durumlar Coraspin kullanıcıları için risktir.

Coraspin Asetilsalisilik asit (ASA)tir. Yani asittir. Midenin anasını becerir. Genç yaşta hissetmesiniz de külliyen zarardır.

Daha da sayayım mı bilemedim. Hekim vermediği sürece uzak durun şu boktan.
0
Mirket
(16.05.24)
100 mg.
Haftada bir kullanılmaz.
Kişide bir damarsal hastalık belirtisi varsa, doktor önerisiyle, her gün kullanılır.
İyi bir şey diye normal kişiler kullanmamalı.
Kalp krizi düşünülen kişide acil olarak belli sayıda alınabilir.
0
pro9it9is9
(16.05.24)
Tabletleri 24 saatte bir almazsanız etki edecek kan seviyesine ulaşamaz, yani 24 saate bir almazsanız sulandırma işine yaramaz
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(16.05.24)
(17)

yurtdışında yaşamak için ailenizi karşınıza almaya değer mi?

the feel good
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanla
katiyen yurtdışında yaşamanızı/düzen kurmanızı istemeyen bir aileniz var ve bununla beraber yurtdışında maddi, manevi olarak daha kısıtlı olduğunuz bir senaryo var. yine de bunu kendiniz gerçekleştirebileceğiniz bir durumda bu kısıtlı şartlara rağmen bir şeyler yapmaya çabalar mısınız, yoksa imkanları daha da genişleterek aile yanında bir şeyler yapmaya çabalarsınız?
0
the feel good
(16.05.24)
Hayat sizin. Yaşayın. Ben hayatımı istediğim gibi yaşamalıyım. Aile ancak tavsiye verebilir, bir şey dayatamaz.
0
pispinti
(16.05.24)
yurtdisina ciktiginda manevi olarak kisitlanacaksin, bundan kacisin yok.
onun yerine zaten cogunluk maddiyati koyuyor dolayisiyla onda da kisitlanacaksan zaten disari cikmanin pek anlami kalmiyor. yani bu topa girmene degmez.
0
cooperr
(16.05.24)
Yurtdışında yaşamak derken nasıl olacağına bağlı. Türklerin çoğu çantayı alıp gideceğini sanıyor ama işin gerçek yüzü öyle değil.

10 senedir öğrenci vizesinde takılanlardan tut doktor olup şöförlük kuryelik yapanlar var. Durumu değerlendirmek lazım. Tam secure bir durum yoksa iyice düşünmek gerekir.

Maddi rahatlık yoksa iyice düşünmek gerekir. Başka ülkeye gidince dostluğu arkadaşlığı hemen bulmuyorsun.

Sonuç olarak hayat senin derim
0
ferenc
(16.05.24)
Değmez. Ben yapmam doğrusu.
0
diyecevaplandı
(16.05.24)
Maddi manevi kısıtlanacaksa kişi, yurtdışına gitmesinin bir manası yok. Ya para için gidilir zaten ya da sessiz sakinlik için gidilir yurtdışına ikisinden de eksi yiyilecekse üstüne aileyi üzecek ve aranın açılmasına sebep olacaksa cevabı çok basit bunun.
0
avatar is back
(16.05.24)
İnsanlar çeşit çeşit. Ailesine akrabasına aşırı bağlı insanlar da var. Şehir dışında yaşayıp kırk yıl ana babasıyla konuşmasa eksikliğini duymayacak da var.

Gittiği yerde kısa sürede kendine bir çevre edinebileni de var, tüm dünyası aile akraba takımı olanı da var.

Fazla bağlı ve bağımlı olanlar zaten gitse de barınamayıp erkenden dönüyor. Kişiliğinize göre kendiniz karar vermelisiniz.
0
Mirket
(16.05.24)
maddi olarak kısıtlı olmayacaksan bile ailen karşı çıkacaktı muhtemelen. bu yüzden onlara göre değil kendine göre karar ver. ama param bitti bana biraz ateşleyin diyeceksen kimseyi zor durumda bırakma.
0
elorelia
(16.05.24)
biraz da aileyle ilişkiye bağlı bence.

bazı insanlar aileleriyle çok kopuk ve aralarında kan bağı dışında bir bağ yok gibi. o durumdaysanız sallamayın, gidin.

benim ailemle bağlarım çok kuvvetli. bir kere olsun destekleri eksik olmadı, varlıklarıyla bile bir güven verdiler. beni karşılarına alıp hakikaten içtenlikle yurtdışına gitmememi isteseler bu fikri siler atarım.
0
gitdaddy
(16.05.24)
@gitdaddy +1

Yalnız hissetmek, yalnız kalmak, yurtiçi ya da yurtdışında olmaktan, ne bileyim ekonomik koşullardan vs vs çok daha büyük bir sorun. İnsan yaşadığı her şeyde sevdiklerini ve ailesini düşünerek ve onlardan güç alarak anlam buluyor. Aynı sebepten Green Card'ımı yaktığım için gönül rahatlığıyla gitmem, gitmedim diyebilirim. Bir gün dönüp pişman da olmadım. İnsanın dünya üzerinde en sevdiklerini bir vize almak zorunda kalmadan gidip görebilmesi bile o kadar büyük bir nimet ki yaşayan bilir...
0
silverleaf
(16.05.24)
Kesinlikle değer. Başarısız ve mutsuz olacaksanız bile "denedim, olmadı" dersiniz.

Eğer cesaret edemezseniz 70 yaşına gelince "acaba yapsaydım nasıl olurdu" diyeceksiniz ve ömrünüzün sonuna kadar da her kötü giden durumda ailenize suç bulup "onların yüzünüzden oldu, izin vermediler" diyeceksiniz.

Tüm bu söylediklerim 50-55 yaşın altındaysanız geçerli. Eğer o yaşlara geldiyseniz denemeyin.
0
michael_knight
(16.05.24)
Michael +1
Yani aileniz hasta olsa vs neyse ama "gitme" diyorlarsa gitmeyeyim bana çok iyi gelmedi. Benim ailem de ben giderken süper degildi uzgunlerdi ama şimdi mutlular çünkü senede bir iki geliyorlar, ben bir iki gidiyorum falan.

Eğer gitmezseniz 10 sene sonra neden yapmadım deme ihtimali var.
0
logisticsmanager
(16.05.24)
Pispinti +1 aileniz size tavsiye verebilir, sizin hayatiniz baska. Kendi istediginize odaklanin, yurtdisinin iyi kotu taraflari sizin icin neler, nasil altindan kalkabilirsiniz bu kisma bakin. Aileye maddi bagimliliginiz varsa bu bagimliligi bitirmeden gitmeyin.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
6 yildir yurt disinda yasayan ve benzer hikayeleri cevremde cok gormus biri olarak Mirket +1 diyorum.
0
turkuaz
(16.05.24)
bir suru dinamik var burada.

atiyorum ailesini cok seven, yada gelecekte ihtiyac duyacak karakterde biriysen arayi bozmaya degmez.
tam tersi aile olmasa da olur, tek basima iyiyim diyen biriysen basip gidebilirsin.

ama ongorulu bir yorum yapayim. arabesk bir soylem olarak da gorsem "gurbet" gercekten zorlayici bir kavram. burada problem yasadiginda annen, baban, esin dostun var. ki oraya gidince adaptasyon, yalnizlik, kultur vs.. baslangicta bir suru problem yasama ihtimalin yuksek. ister istemez gozun anani, babani, esini dostunu arayacak.
0
buenosdias
(16.05.24)
yurtdisina cikmazsaniz icinizde kalir. gidip 5 sene para biriktirip dönmek de kötü bir senaryo degil.
0
robert bosch
(16.05.24)
çok fazla ''kişisel'' faktörü olan bir durum.

kişilik olarak pişman olma pahasına yeni bir şeyler deneyimlemeyi göze alan birimisiniz*

aile ile ilişkileriniz nasıl, çok içli dışlı mısınız? büyük kararlarda ailenizin fikri mi sizin için öncelikli yoksa bireysel kararınız mı son aşamada belirleyici

mevcut ekonomik durumunuz, mesleğiniz? yani maddi anlamda yaşam kalitenizin değişimi çok keskin mi olacak olumlu yahut olumsuz anlamda. veya gene bu keskin değişimleri göze alabilen biri misiniz?

ola ki maddi veya manevi sebeplerden ötürü tekrar türkiye'ye dönme kararı alırsanız, türkiye'de geçim durumunuz ne olacak? manevi olarak, deneyimledim olmadı tecrübe edindim öyle veya böyle iyi ki yaptım diyebilecek misiniz?

ve daha bir sürü şey...

ben şahsen türkiye'ye tekrar döndüğümde mesleki anlamda, kaldığım yerden devam edebilme durumum olsa giderim. pişman da olmam.

gitmeme kararı almam da en büyük etken de, türkiye'ye tekrar döndüğümde maddi olarak yeniden başlama opsiyonumun olmaması. çünkü memurum/öğretmenim ve özel sektöre geçiş yapabilecek bir mesleğim yok. yani var da, öğretmenlik özel sektörde yapılabilecek bir iş değil bana göre. ha bu bile kişisel. çünkü benimle aynı şartlarda biri bu derece endişe yaşamayabilir.


şunu da ekleyeyim, küçük bir kızım var. ileride bana yurt dışında yaşamak istiyorum derse, desteklerim. hatta yurt dışında yaşamasını kolaylaştıracak, bilgi, beceri ve mesleki yeterliliği edinmesi için çabalarım, ona göre eğitim hayatı hazırlamaya çalışırım.
0
wilhelmwasmuss
(16.05.24)
zor bir karar.
0
abelardo
(16.05.24)
(7)

Çadırda kalmak için gece örtüsü, battaniye, pike tavsiyesi

ananiyimioguz
Geçtiğimiz haftasonu bir göl kenarında çadır denedik. Günübirlik gittik kalmadık. Çadırı denemek istedik yeni almıştık.İyi güzel sevdik ama gece ister bu mevsimde ister yaz olsun üstümüze bir şeyler örtmemiz gerekecek belli ki. Gece üşürüz çünkü.Tulum kullanılıyor gelende onlara baktım ama biz öyle
Geçtiğimiz haftasonu bir göl kenarında çadır denedik. Günübirlik gittik kalmadık. Çadırı denemek istedik yeni almıştık.

İyi güzel sevdik ama gece ister bu mevsimde ister yaz olsun üstümüze bir şeyler örtmemiz gerekecek belli ki. Gece üşürüz çünkü.

Tulum kullanılıyor gelende onlara baktım ama biz öyle larva gibi duramayız. Belki bir hareket alanı vardır ama illa ki arada üstümüzü açıcaz, birbirimize sarılıcaz falan bana pek kullanışlı gelmedi.

Battaniye desen, bazen motorla gidebiliriz ormana falan, zaten çadır büyük, bir de battaniye taşımayayım çok yer kaplıyor.

Pike deseniz, bana uyar ama hanım gece onunla yazın bile olsa üşüyor bazen.

Bize şöyle yükte hafif ama ısıtmada başarılı bir şey lazım.

Bu tarz bir ürün biliyor musunuz? Termal tagini ekleyince depremzedelere örtülen alüminyum şeyler çıkıyor.

Nasıl bir şey almamız lazım?

Powerbank ile çalışan ısıtıcılı şeyler gördüm ama onlar da çok küçük, vücudu kaplamıyor.
0
ananiyimioguz
(15.05.24)
çadırda her halükarda polarla/kazakla/hırkayla uyumak lazım. buna ek olarak kalın bir battaniye yeter. çadır zaten yatak gibi değil, yatayım da 12 saat uyuyayım bir mekan değil. gece 12-1de yatsan, ister istemez sabah en geç 7-8de uyanırsın. ama dediğim gibi polar tarzı, kapşonlu şeyler şart. ha hayvan gibi içip sızarsan şortla da uyursun o ayrı :)
0
numlock
(16.05.24)
cift kisilik yani fermuarlari birbirine gecen tulumlar var, ayrica tulum dusundugunuz gibi daracik degil deneyin bence mutlaka arkadastab vs alip, en ideali o cunku kamp icin. Hem tasimak hem kullanislilik acisindan
0
tuborg yesili
(16.05.24)
çadır için altına önce bir branda aldım. onun üstüne kuracağız.

sonra yatacağımız yerlere mat sereceğim. yine de rahatsız mı olur?

şişme yatak buldum amazondan bir tane, hatta pompası da kendinde var kenarına bastırdıkça şişiyor. içinde yani pompası. ama yorumlarda geri iniyor çabucak yazmışlar. şişmeden de vazgeçtim.

çok rahatımıza düşkün değiliz mata yatarız da üstümüze ne örtücez onu bulamadım.

tulum konforluysa ona da kayabiliriz ama keşke deneyebilsek bir yerde sdfjsg
0
🌸ananiyimioguz
(16.05.24)
arkadastan odunc alma ihtimali yok sanirim, decathlona gidip orda kurulu cadirlar oluyor onlarin icinde deneseniz? Cadirlarda mat ve tulumda serili oluyor cunku. Bir diger aklima gelen de tulumu alip deneyip begenmezseniz iade etmek.

Sisme yatak cok kisa omru olan bisi, sahsen tavsiye etmem. bu arada mat da ister istemez soguk cekebiliyor dedigjm gibi en iyisi tulum.
0
tuborg yesili
(16.05.24)
Mat üzerinde yatmak rahat olmaz. En azından şişme mat, uygunu da şişme yatak olur. Dechatlondan alınmış şişme yatağım var. Yıllardır inmedi. İki kişi için iki tane tek kişilik uygun oluyor. Aksi taktirde yani çift kişilik bir tanede diğer kişinin en küçük hareketi uykunun bölünmesine neden oluyor.

En uygunu uyku tulumusur. Hiçbir rahatsızlığı yoktur. Olmazsa yan fermuarını açık bırakırsın, ya da fermuarını hiç kapamayıp yorgan gibi kullanırsın.

Olmaz arkadaş illa ki tulum dışı bir öneri isterim dersen polar battaniye hem hacim ve hem de ısıtıcılık olarak iyidir.
0
Mirket
(16.05.24)
Tuborg+1
kullandım aynı şekilde, çok rahat oluyor.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
Decathlon'dan bir şişme yatak alın. Mat almanıza gerek yok, motorsikletle giderken gereksiz yük olur.

Üzerinize kalın eşofman, polar giydikten sonra bir de battaniye alın üstünüze. Battaniye taşımak zor olur diye düşünmeyin, taşımak zorundasınız. Hafiflik ve ısıtmada çok başarılı olduğu için göçebeler yüzyıllardır battaniye kullanıyor.

Şişme yatak masrafından kaçmayın. Rahat uyumanız için elzem.
Yıllardır iki kişilik şişme yataklarda partnerimle yattım, hareketlerden rahatsız olmadım hiç.
0
michael_knight
(16.05.24)
(3)

Türkçede ile kelimesiyle aynı işlevde olan -(ı)nan ekinin kökeni

Euxinos
ile kelimesi ile Anadoluda kimi şivelerde yer alan ve aynı işlevi gören -(ı)nan kelimesinin kökeni, kullanılan yöreler hakkında bilgisi olan var mı ?Örneğin, seninle vs seninnen (kimi yerle seniiinen, seniynen gibi gelir kulağa) veya atla/at ile geldim vs atınan geldim.
ile kelimesi ile Anadoluda kimi şivelerde yer alan ve aynı işlevi gören -(ı)nan kelimesinin kökeni, kullanılan yöreler hakkında bilgisi olan var mı ?

Örneğin, seninle vs seninnen (kimi yerle seniiinen, seniynen gibi gelir kulağa) veya atla/at ile geldim vs atınan geldim.
0
Euxinos
(15.05.24)
Şu şarkıda geçen

'Seni doğuran ana, bal ilen mi yoğurdu.' dizesindeki 'ilen' ulaması, kastettiğine örnek saylırsa yörelerden biri Silifke'dir diyebiliriz.

tr.wikisource.org
0
Mirket
(15.05.24)
direkt türkçe çevresinde kullanılır denilebilir, yöre/bölge kısıtı yok bu kullanımda.

"+ınan / +inan / +inän / +unan / +ünen
“ile” son çekim edatının gerileyici benzeşme yoluyla çeşitli ses değişmeleriyle ortaya çıkan şekilleridir. Türkçenin asıl vasıta hâli eki olan “+n”, “ile” son
çekim edatından sonra gelerek birleşik bir ek meydana getirmiştir. Zeynep
Korkmaz bunu “ek yığılması “ terimi ile açıklamıştır. (Korkmaz, 1960:175)
Souh suyunan yehamiş mendiliynen bağlamış. (Soğuk su ile yıkamış mendiliyle bağlamış.) ( Buran, 1996:238)
Közünen. (Gözüyle)
Gızınan. (Kız ile) (Gemalmaz, 1995: 287)
+nan, +nen
“ilen” biçimi gerileyici benzeşme yoluyla “inen” olduktan sonra kök sesi
olan “i”yi düşürmekte ve ek “nan” şeklinde ortaya çıkmaktadır. (Buran,1996:238)
Menimki de sahunnan hınne saterdi. (Benimki de sabun ile kına satardı.)
Kövün içi ama bele doldi urusnen. (Köyün içi böyle Rus ile doldu.) (Buran,1996:238)
"

dergipark.org.tr
0
ensar
(15.05.24)
Bazı lehçelerde ''bilen'' ''bilan'' olarak kullanılıyor. sizinle - Siz bilen, siz bilan
0
doharkoman
(16.05.24)
(9)

gördüğünüz en yaşlı insan kaç doğumluydu?

tabudeviren
reelde gördüğünüz..benim 1924.
reelde gördüğünüz..
benim 1924.
0
tabudeviren
(15.05.24)
Dedemin annesi ben ortaokuldayken 101 yaşındaydı.
Dedem 1913 müş.
0
Mirket
(15.05.24)
vehbi koç
google'a göre 1901 doğumlu.

babaannem. 1909 doğumlu
0
exlibris
(15.05.24)
1910. Dedem.
0
pispinti
(15.05.24)
Dedem. 1911
0
mirty
(15.05.24)
Annemin anneannesi
Doğum 1899 ölüm 2002.
0
rodeocu
(15.05.24)
Gördüğümü net hatırladığım en yaşlı insan babaannemin babası, edevlete göre 1905 doğumluymuş.
0
kobuzchu kiz
(15.05.24)
bu zamana kadar gördüğüm 1907 doğumlu büyük dedem.
şuan yaşayan bir akrabamız 1927 doğumlu
0
my fault
(15.05.24)
1900
0
monicapp
(16.05.24)
Anneannem 1926 doğumlu.
0
peki madem
(16.05.24)
(1)

üniversite hastanelerini ücretlerinden haberi olan var mı?

candide
diş için istanbul üniversitesinden bir profesöre muayene olmam önerildi.doktor seçebiliyor muyuz?muayene ücreti ne kadar ortalama?kanal tedavisi yaklaşık ne tutar?şimdiden teşekkürler.
diş için istanbul üniversitesinden bir profesöre muayene olmam önerildi.

doktor seçebiliyor muyuz?
muayene ücreti ne kadar ortalama?
kanal tedavisi yaklaşık ne tutar?

şimdiden teşekkürler.
0
candide
(15.05.24)
0 212 415 24 99'dan detaylı bilgi alabilirsin.
0
Mirket
(15.05.24)
(10)

sevgiliniz/esiniz/partneriniz konusmamiz lazim dese

robert bosch
ne düsünürsünüz? konu ne olabilir sizce?ben birinin, hatta annemin, öldügünü düsünürüm sanirim. ilk aklima gelen sey ayrilir olmaz diye düsünüyorum. siz?
ne düsünürsünüz? konu ne olabilir sizce?

ben birinin, hatta annemin, öldügünü düsünürüm sanirim. ilk aklima gelen sey ayrilir olmaz diye düsünüyorum. siz?
0
robert bosch
(15.05.24)
Ses tonu, beden diline göre bir fikir oluşur bende.
0
rock n roll
(15.05.24)
Ayrılık olmasa bile ilişkiyle alalalı ciddi bir sıkıntı olduğunu düşünürüm ilk. Yüz yıllık muhabbet bu, hatta sizin başlığınızı okurken içeriği açmadan önce de bunu düşündüm.

Ortada bir sebep yokken birinin öldüğünü düşünmem neden düşüneyim ki.
0
akhenaten
(15.05.24)
Sadece bunu söyleyeni de ciddiye alamıyorum ben.

İnsan olan, Ne hakkında konuşacağını da söyler. Mesela "akşam müsait olunca ilişkimiz hakkında konuşmak istiyorum" ya da "yarın görüştüğümüzde annenle ilgili konuşmak istiyorum" gibi.

@akhenatan da katılıyorum ayrıca. Ergen ruhlu insanların ilişkiyle ilgili olumsuz birşey söyleyeceğine işaret gibi geliyor. O yüzden sinir ediyor.
0
neden beni sevmedin
(15.05.24)
Birisi ölünce şak diye söyleniyor telefonda.

Genellikle sıkıntı ve uzun bir mevzu olduğunda söylenen bir cümle benim için.
0
orangesandsea
(15.05.24)
Ölüm haberini "konuşmamız lazım" diye veren birisini hiç duymadım. Sevgilim "konuşmamız lazım" dese ilişkide sorunlu gördüğü yerleri tartışmak istiyor diye düşünürdüm. Ayrılmak istiyor olabilir diye de aklımdan geçerdi.
0
pispinti
(15.05.24)
pispinti +1. bir de anneme bir sey oldugunu neden sevgilimden ogreneyim ki? ailemden biri arar soyler.
0
hot potato
(15.05.24)
olumsuz bir şey çıkmama ihtimalini sıfır görürdüm.

ama ölüm aklıma gelmez. ölüm çıkma ihtimali de sıfır :)
0
tabudeviren
(15.05.24)
rahatsız olduğu bişey olduğunu anlarım yemin ederim alnından öpüp "teşekkür ederim" derim. artık kimse konuşmuyor, duygularını, düşüncülerini "yanlış anlaşılırım, üzülür, alınır" diye dile getirmiyor. konuşmak kadar güzel bişey yok.
0
numlock
(15.05.24)
İlişkide bir problem vardır, konuşup orayı onaralım demiştir.
Farkında olmadan yaptığınız ilişkinize ya da kendinize ya da bir başkasına zarar veren bir hareketiniz vardır, onu anlatacaktır.
Bir arkadaşınızın ya da akrabanızın sizi suistimal ettiğini tespit etmiştir. Onu söyleyecektir.
Kariyeriyle ilgili bir gelişme olmuştur, sizden görüş isteyecektir.

Daha da sayarım.
0
Mirket
(15.05.24)
Otomatik tahminlerin hepsi yanında değerlendirme de getireceği için sempatiye düşürür insanı.
Ben Konunun ne olduğunu tahmin etmekle uğraşmam, o an empati ile dinlemeye ne kadar uygun olduğuma göre değişir cevabım.
Müsaitsem, rahatça paylaşması için alan açar, tüm dikkatimin onda olduğunu belirtirim.
Müsait değilsem, dikkatimi şu an veremeyeceğimi x zamanda dinlesem onun için uygun olur mu diye sorarım, yine de içinde paylaşmak çok canlı ise dinlemeyi deneyebilecegimi söylerim.
0
hasmetizm 2046
(16.05.24)
(2)

Kardiyoloji EKO sonucunu görememe

dedeminhirkasi
Kardiyoloji muayenesinde çekilen ekonun sonucunu göremiyorum. Eko formu doldurmuştur diyor ama herhangi bir rapor yok bu raporu veya formu nasıl temin edebiliriz
Kardiyoloji muayenesinde çekilen ekonun sonucunu göremiyorum. Eko formu doldurmuştur diyor ama herhangi bir rapor yok bu raporu veya formu nasıl temin edebiliriz
0
dedeminhirkasi
(15.05.24)
Devlet Hastanesi'nde oluyor öyle saçma işler. Başakşehir çam sakura ' da 3-4 kere eko ile baktı doktor, ne e-devlette kayıtlı bir grafi ne de doktor yorumu (bir şeyin yok gayet iyi diyordu, sıkıntı olsa belki yazardi)

Memorial ' da 2 kere eko ya girdim cd, grafi, dosya vs her şeyi verdiler.
0
makbur
(15.05.24)
Eko artık kardiyoloğun muayenesi haline geldi. Teşhiste bir şey yazmıyorsa eko sonucun normaldir

demiştim ama
Dün muayene oldum Devlet hastanesinde,
E nabıza baktım. Eko raporu var.
0
Mirket
(15.05.24)
(9)

muğla gibi turistik yerlerde insanlar nasıl kışın para kazanıyorlar?

Zetnikov
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış. kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum. bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?bu olaydan ayrı bide adam
fethiye ve marmarise gitmiştim adam mesela gozlukcu kuyumcu vs açmış.
kış gelince çok az insan yaşıyor oda yerlisi.
ayrıca turist kışın gelmiyordur diye düşünüyorum.

bu insanlar dükkanımı kapatıyor yada kışın açık kalıp para kazanabiliyorlar mıdır acaba az populasyona ragmen?

bu olaydan ayrı bide adam garson yada otelde calısıyor mesela elemanlar kısın memleketlerine gidiyorlar galiba bildigim kadarıyla.
otel sonbaharda bi sure açık oluyor sanırım. acaba otel soyle bı teklıf sunuyor mudur seni begendik sen as kadroda ol gel 12 ay calıs bizle vs.

bu tarz şeyleri merak ediyorum bilgisi olan aydınlatsın
0
Zetnikov
(14.05.24)
fethiye'ye hic gitmedim ama marmaris o kadar kucuk bir yer degil ki. kisin da kendine gore nufusu var. gozlukcu de kuyumcu da kendi capinda is yapabilir.
0
hot potato
(14.05.24)
kışın da para kazanıyorlar ama yazdan çok daha az
0
abelardo
(14.05.24)
gözlükçü, kuyumcu, takıcı, turistik eşya dükkanları, birçok restaurant genelde sezonluk kiralanıyor, 6 ay iş yapıp gidiyorlar.

onun harici buralarda yerleşik bir nüfus var esnaf kışında iş yapıyor.
özellikle pandemi sonrası yerleşik nüfus sayısı çok arttı.

otel sektöründe genel durum şu şekilde 12 ay kalan küçük bir çekirdek kardo oluyor, bunun haricinde ki çalışanlar sezonluk bulunuyor, nisan-kasım gibi düşünebilirsin. Sezon harici daha düşük ücret verip, eline personel tutanda oluyor.

Sezon harici büyükşehirlerde ki otellerde, restaurantlarda çalışanlarda oluyor. Turizm sektöründe personel sirkülasyonu inanılmaz yüksektir.

Turizm işi ülkemizde çok sıkıntılı maaşlar düşük kaldı, tatil beldelerinde iş sürekliliği yok, hemşericilik çok, bu ve benzeri sebeplerden birçok tanıdığım körfez ülkeleri ve uzak doğu ülkelerine gittiler, gençlikte iyi ancak yaş alınca, aile kurunca sezonluk çalışma işi insanlara çok zor geliyor.
0
sealth
(14.05.24)
tatil köylerini bilmiyorum, ama bodrum merkez ve gündoğan'da kışın oteller çalışıyor, odalarda tadilatlarını yapıyorlar ve kalan odaları da kışın iş yapmaya gelenler olursa diye satıyorlar. personel çok az, housekeeping olarak zaten bodrum'un yerlileri günlük geliyorlar, ön büroda da müdür veya otel sahibi gibi insanlar oluyor. yani personel sıfıra yakınsıyor, ama işletme kapanmıyor.
0
malheiros
(14.05.24)
Fethiyenin yerlisi baya fazla. Kendini döndürecek kadar fazla.
Bir çok tatil yerinin yerlisi var aslında.

Ama restaurantlar falan daha çok sıkıntı çekiyor kışın. Yazın kazanıp kışın cepten yiyor köklü restaurantlar.
0
zimbirik
(14.05.24)
Bodrum 200 bin
Fethiye 180 bin
Marmaris 100 bin

Kalıcı nüfusları yaklaşık bu şekilde. Hiç de ufak yerler değil yani, kendilerini döndürecek kadar iş yapıyorlardır.

Bu kış kasım sonu gibi Muğla'da değil ama Antalya Beldibi'nde bir otelde kongremiz olmuştu. Otel yabancı turistlerle doluydu, personelle konuşunca kışın da neredeyse full dolu olduklarını, pek çok yabancının kışı otelde geçirdiğini söylemişti. Ülkedeki tüm otellerde durum bu değildir tabii ama pek çok otelde kışın da yaşlı İngilizler falan kalıyor kendi ülkelerinde evlerinde harcayacakları paraya denk geliyor neredeyse diye haberler vardı
0
nundu
(14.05.24)
Plaj, beach clup, eğlence yerleri gibi mekanlar kepenk kapatıyorlar. Karınca gibiler. Yazın kazanıp kışın yiyorlar.

Otel ve restoran gibi yerlerin yazlık ve kışlık personel sayıları farklı. Yazın dışardan gelen mevsimlik personelle iş yaparken kışın çekirdek kadro ile faaliyete devam ediyorlar. O bölgelerde kış mevsimi de ılıman olduğu için yakın mesafeden gelen günübirlikçilerle değirmen dönüyor.

Bu arada yazlıklarda 12 ay boyunca yerleşik hayata geçiş de her geçen yıl artmakta. Bu da o bölgeleri kış mevsiminde de hareketli hale getiriyor.
0
Mirket
(14.05.24)
eskiden yazin yaptiklarini yerlerdi, kisin yatarlardi.
bir de kisin yazlik yerlerde insaat sezonudur, oradan beslenirlerdi.

simdi zaten emekli tayfa ve buyuk sehirlerden oraya tasinip online calisanlar sayesinde tahminen butun sene stabil takiliyorlardir.
0
cooperr
(15.05.24)
Sayfiye yerlerinde genelde sezonluk kazandıkları para kışında yetiyor. Turizmde güzel kazanç var. Otel çalışanları ise genelde asgari ücretli olarak sezonluk üniversite öğrencileri veya sigorta için çalışmak isteyen civar köylerden gelen çalışanlardan olur.
0
doharkoman
(15.05.24)
(12)

Dikkatli besleniyorum ama yine de ağırlık çöküyor

noxie
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine
Merhaba, yemeklerden sonra ağırlık çökmesi ve uyku halinden şikayetçiydim. Yediklerimi büyük ölçüde değiştirdim ama yine aynı durumu yaşıyorum. İnsülin direncime henüz baktırmadım ama varsa bile hamur işinden, abur cuburdan, işlenmiş şekerden uzak durun diyor. Ben de buna göre besleniyorum ama yine de bir şey değişmiyor.

Bakın size yediklerimi sıralayacağım, bir bakın:

Sabah - bir kahve, sonrasında su
Öğle arası - burada kahvaltı yapıyorum. domates, salatalık, biber, maydonoz (yağsız tuzsuz hepsi), zeytin (5-6 tane), beyaz peynir, kaşar, ceviz (2 adet), bir haşlanmış yumurta, tam buğday ekmek 1,5 dilim, bir kupa çay, bir tatlı kaşığı ev yapımı reçel (bunda işlenmiş şeker var ama bu kadarı da etkilerse bilemiyorum).

hepsi normal porsiyonlarda, abartılı bir şey yok.
yedikten sonra çok iyiyim ama 1 saat sonrasında görseniz, öyle ağırlaştım ki sanki bir tabak mantı yemişim gibi.

şu an çay-kahve içsem kendime gelirim biraz ama demir seviyem de düşük olduğu için çok içmek istemiyorum.

daha sağlıklı nasıl beslenebilirim allah aşkına?
0
noxie
(14.05.24)
gluten etkiliyor olabilir. ekmek yemeyin bir gün öyle deneyin.

gluten dışında diğer yiyecekler de dokunuyor olabilir.

annem keçi sütünden yapılmış peynir yiyebiliyor inek sütü ürünleri dokunuyor vs.

benzer bir şekilde geçici (edit: geçirgen) bağırsak sendromu da olabilir ama tek belirtisi bu değil , amacım internet doktorluğu değil ama sadece sağlıklı görünen yiyecekler ile çözülemiyor olabileceğini ifade etmek istedim.
0
jülsezar
(14.05.24)
protein yok mu?
0
numlock
(14.05.24)
Kahvaltıda protein ağırlığı aşırı az. Hemde düz şeker, ekmek falan da yiyorsunuz, o yüzden olabilir belki.
0
zimbirik
(14.05.24)
ben de bu konudan şikayetçi idim. 1 porsiyon pilav uyutuyormuş meğer.
ekmeği yarım dilime indirebiliyor musunuz ? bi deneyin isterseniz.
0
WithWorth
(14.05.24)
yumurtayı unutmuşum ekledim, peynir de var protein olarak.

salam, sosis gibi işlenmiş gıdaları bıraktım. sucuğu da olursa hafta sonları yiyorum.
0
🌸noxie
(14.05.24)
1 yumurtadaki protein diğer yediklerinizin yanında pek bir şey değil.
0
zimbirik
(14.05.24)
1 yumurtada olan protein hiçbir şey. Aksam iyi yemiyorsaniz low protein diet olmus.

Eğer bu diyet ise yaramiyorsa tam tersini yapıp deneyin (high protein). Cinsiyete göre ideal protein alimini examine.comdan falan bulabilirsiniz.

Olay yedikleriniz ile mi alakalı denemek isterseniz o öğlen yemeginiz yerine dümdüz salata ve ızgara tavuk yapın. Ekmek yok, yağ yok (yağ umrumda değil de böyle olsun simdilik). Sadece sebze ve tavuk. Bundan da ağırlık çökerse o zaman bir baktırın. Hayatımda salata ile ağırlık çökmedi.

Buna ek olarak ben yemekten sonra limonlu sıcak su iciyorum, bilimsel yani ne bilmesem de mideme iyi geliyor.

Her şeyi deneyin ama sadece tek bir seye odaklanmayin (glutenden oluyor, bundan oluyor, sundan oluyor diye. Deneyerek bulun. Herkesin bünyesi farkli. Yıllardır gluten yerim bir derdim yok).
0
logisticsmanager
(14.05.24)
yediklerin sadece bu kadar mı? kaç kilosun? burada pek bir şey yok ki. pek bir şey yemediğin için yorgun hissediyor olabilirsin.

ayrıca ağırlık çökmesi şunlardan olabilir:
bir hastalık olabilir, doktora gidebilirsin.
kan değerlerin düşük olabilir, bu ihtimal var çünkü az yiyorsun, doktora gidip kan tahlili olabilirsin.
gün içinde çok yoruluyor olabilirsin.
uykunu alamıyor olabilirsin.
son olarak alışkanlık olabilir. her akşam yemekten sonra uykun geliyorsa vücut artık buna alışmış ve o saatte uyumak istiyor olabilir.

bence asıl sebep bu:
www.eksiduyuru.com
0
abelardo
(14.05.24)
Bağırsaklarımda işlev bozukluğu vardı, yemek sonrası çöken ağırlık da belirtilerinden biriydi. Sizde de böyle bir şey var demiyorum ama, doktorum yemek sonrası ağırlık çökmesinin normal olmadığını, yemekten sonra ağırlaşmak yerine aksine enerjik olmanın beklendiğini söylemişti. Sindirim sisteminize bir baktırabilirsiniz.
0
amelie poulain
(14.05.24)
1. Kan değerlerine baktır. Özellikle şekerine

2. Bir hafta süreyle glutensiz beslen.
İçinde gluten olan gıdalar ile gluteni taklit eden gıdalar diye arat ve onları hiç yeme. Azıcıktan bir şey olmaz mantığı yanlış. Hiç yeme. Öyle bir dene.

Yine olmazsa safra kesene falan baktır. Bir gastroentorologa görün.
0
Mirket
(14.05.24)
Sağlıklı beslenmede reçel yüksek şeker ierdiği için olmaması gerekir. Ekmekte bir süre çıkarılabilir proteine ağırlık verebilirsiniz. Sağlık sorununuz için hekime görünün.
0
doharkoman
(15.05.24)
Ekmegi tam bugday yap az ye
Sekeri sifirla

Spora basla
0
Zetnikov
(15.05.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.