Arkadaşlar keyfe keder boya ya da kaza ne demek oluyor?Etek altı mı bel altı mı onun da çiziği mi boyası mı var bunlar ne demek?Elzem jargonlar bunlar sanırım. Benzerleri varsa bu duyuruda öğretebilirsiniz ayrıca.
Arkadaşlar keyfe keder boya ya da kaza ne demek oluyor?
Etek altı mı bel altı mı onun da çiziği mi boyası mı var bunlar ne demek?
Elzem jargonlar bunlar sanırım. Benzerleri varsa bu duyuruda öğretebilirsiniz ayrıca.
0
AlsterWasser (27.03.24)
keyfe keder boya: herhangi bir kaza bela olmadı. canım istedi boyattım (yersen).
bel altı/etek altı: tavanı hariç her tarafı.
0
kibritsuyu
(27.03.24)
Eski otomobillerde şu şekilde kenar çıtaları olurdu. Eski yollar da çok yağmur, çamur olur, arabaların boyaları alttan kötülemeye biraz da sacı çürümeye başlardı. Onun için de alt taraf o çıtaya kadar boyanır, daha yukarısı arabanın kazasız olduğunun göstergesi olarak boyanmazdı. Etek altı boyası tabiri o zamandan kalmadır. Kenar çıtasının altını anlatır.
Jargonda bir de şehir içi kazaları lafı vardır. O da ufak tefek vurukları, parkederken sürtmeleri falan anlatır. Kadın arabası, memur arabası veya garaj arabası lafları, az ya da nazik kullanılmış anlamında kullanılıyor. Servis bakımlı sözü de çakma onarımlar, yan sanayi parçaları kullanılmamış anlamına geliyor.
0
Mirket
(27.03.24)
Sigortadan para almak için hasar kaydı girildi vardır bir de. Bunların hiçbiri ile iş yapmamak lazım zira siz satarken kimse bunlara bakmaz. Kaç parçada boya var, kaç parçada değişen var, tramerinde kaç paralık hasar kaydı var bunlar önemli. Satışı zorlaştıran unsurlar: 1) ağır hasar kaydı / yüksek tutarlı hasar kaydı olması 2) tavanda işlem (boya değişen) olması 3) şase, podye (kılıç sacı falan da derler) de herhangi bir işlem olması 4) airbaglerin patlak veya işlemli olması 5) ön üç parçanın değişen olması (kaput, sağ ve sol ön çamurluk) 6) ön üç parçanın boyanmış olması (değişmeye göre daha az etkili, ama etkili)
Bel altı boya demek tavan hariç boya demek. Yanlar (sağ/sol) boya demek, yandaki/ yanlardaki 4 parçanın hepsinde boya olması demek. Lokal boya, parçanın kısmi bölümünde boya olması demek. Ama boya var mı var, satarken izahı olmaz lokalmiş mokalmiş bakmazlar parça boyalı derler.
0
Tisatiaşer
(27.03.24)
Bu ibareleri gördüğün her ilandan uzak dur, bir de plakasını gizleyenlere hiç bulaşma.
0
halitkin
(28.03.24)
arabayi bir yere surtmustur ama parca degisecek kadar hasar olmamistir. oraya boya atmak biraz keyif isine giriyor gercekten.
ama bence bu kelimelere takilma. boya, degisen varsa onceki halin fotografini sor.
su anda 150 200 bin gibi bir para var elimde, tam su anda, günlük vadeli de duruyor, artık bu para mevzuları dusunmekten cok yoruldum valla, ama 6 ay içinde bir 600 kusur bin lıra bir odemem olacak, ben bu parayı 6 ayda nasıl degerlendirmeliyim?bir de 6 ay sonra bu odemeyi kredı kartıyla taksitle ya
su anda 150 200 bin gibi bir para var elimde, tam su anda, günlük vadeli de duruyor, artık bu para mevzuları dusunmekten cok yoruldum valla, ama 6 ay içinde bir 600 kusur bin lıra bir odemem olacak, ben bu parayı 6 ayda nasıl degerlendirmeliyim?
bir de 6 ay sonra bu odemeyi kredı kartıyla taksitle yapma olasılığım ne kadar, taksıtler bıtecek dıyor herkes, veya oncesinde nasıl bir hazırlık yapabilirim, mesela gidip bir bankayla kredi icin mi konusmalı vs
0
mavicorap (27.03.24)
Paran hangi bankadaysa o bankada yatırım hesabı aç. Tefasın şu sayfasına girerek fon ünvan tipi penceresine para piyasası fonu yaz. 1 ayda en fazla kazandırmış 3 fonu seçip o 3 fondan satın al. Her ay para biriktirip üzerine ilaveler yap.
Borsaya yatırın seçimden sonra başlayacak ralli ile 3 - 4 ay sonra meblağ en az iki katına çıkar bana teşekkür edersiniz. YTD.
0
doharkoman
(27.03.24)
Ters bir durumda 6 ay borsa için kısa bir vade , hele ki türkiye gibi siyasi kriz potansiyellerinin yüksek olduğu bir ülkede. Sizin durumunuzda düşünüyorum, ülkede halen negatif fazi ortamında olduğu için vadeli mevduat veya karşılığı para piyasa fonları ,paranızın zaman karşılğını vermeyecektir.
Ancak 6 aylık vade düşünüldüğünde tüm parayı da yüksek riskli varlıklar ( borsa ) ya yatırmak bana göre doğru değil.
Ancak, risk ve getiri ortalaması yapmak açısından, vadeli mevduat veya ppt , altın, doviz fonları, ve seçim sonrası alınmak şartı ile bist100 içerisine veya holdinglere yatırım yapan, performansı iyi yatırım fonlarından oluşun bir sepet bana göre en doğrusu olacaktır.
Kişisel görüş olup tavsiye değildir.
0
Rao
(27.03.24)
Ppf diyorum ben de. Bitcoin'in de yüzde 15-20 artacağı söyleniyor ama tersi de olabilir tabi, risk almaya değer mi tartışılır.
0
halitkin
(28.03.24)
bu kadar dert oluşturan bir parayı riskli bir varlığa konulmaz. faiz hassasiyetiniz yoksa alabileceğiniz en yüksek faize koyun geçin.
150 bini koydunuz borsaya, kriptoya vs. 70 bin oldu delirirsiniz muhtemelen :)
tefas fonları vs. çıktığı gibi düşebilir de. o nedenle benim anladığım size en iyi alternatif kesin garantili alternatifler.
Yurtdışından döviz transferi ( en düşük komisyonlu banka önerisi)
bonifas
Merhaba,İngiltere’de bir şirketim var , ve türkiyeye düzenli para transferi yapmam gerekiyor. İş bankası hesabı açmıştım, ilk deneme 110 euro gibi bir miktar gönderdim, transfer kesintisi hariç 7 euro uftm diye bir kesinti yaptılar. Uftm dedikleri kesintinin akbank ve iş bankası tarafından alınan bi
Merhaba,
İngiltere’de bir şirketim var , ve türkiyeye düzenli para transferi yapmam gerekiyor. İş bankası hesabı açmıştım, ilk deneme 110 euro gibi bir miktar gönderdim, transfer kesintisi hariç 7 euro uftm diye bir kesinti yaptılar. Uftm dedikleri kesintinin akbank ve iş bankası tarafından alınan bir ücret olduğunu gördüm. Yurtdışından düzenli para transferi yapıp , çalıştığı bankadan memnun kalan var mı? En mantıklı komisyonlar hangi bankada? Son sorum da türkiyeye gönderdiğiniz dövizi bankada mı bozuyorsunuz yoksa dışarda mı ?
Teşekkürler
0
bonifas (27.03.24)
Teb ve Barclay's arasında anlaşma varmış ama yine yüzde kesiyor daha ucuza gelir mi emin değilim. Transfer değil de tebdekini direkt atmden çekmek gerekiyor galiba hiç bakmadım.
Edit: ben tam tersine cevap vermişim yine de dursun. Türkiyeye çekerken de aynı anlaşma var mı bi bakarsınız.
0
nhk ni youkosu
(27.03.24)
Her iki ülkede HSBC bankta hesap açıp Premier müşteri olursan uluslararası para transferinde çok büyük avantajlar elde ediyorsun. Ancak ilginç bir banka. En az 1 milyonluk hesapla başlaman gerekiyor. Müşteri seçiyorlar. Paranın kaynağı konusunda çok titizler falan.
Gidip bir konuşmanda fayda var.
0
Mirket
(27.03.24)
@mirket @nhk Cevaplar için teşekkürler ama ingiltere de yaşamıyorum, türkiye de ikamet ediyorum. Freelancer yazışmalarına denk geldim, en kesintisiz ya da kesintisi düşük yöntem şöyle ; Wise dan tl ye çevirip o şekilde hesaba göndermek Döviz transferi içinse tek taraflı ve öngörülebilir kesinti yaptığı için western union
0
🌸bonifas
(27.03.24)
western union gbp yollayip gbp almana izin veriyor mu? yoksa cevirtip illa eur veya try alacaksin diyorsa oradan da ekstra kaybedebilirsin. benim wise tecrubelerimde dolar-try ceviri orani gayet iyiydi.
Foça balık hali var, çok büyük değil.başka nerelerde direkt balıkçılara ulaşabiliyoruz?yani standard balıklar dışında balıklara ulaşabilmek istiyorum. o an orda olmasa bile en azından adamlarla iletişim kurayım, gelince haber versinler vs. vs.nereye gitmemi önerirsiniz?hatta sırf balıkçılar değil, a
Foça balık hali var, çok büyük değil. başka nerelerde direkt balıkçılara ulaşabiliyoruz?
yani standard balıklar dışında balıklara ulaşabilmek istiyorum. o an orda olmasa bile en azından adamlarla iletişim kurayım, gelince haber versinler vs. vs.
nereye gitmemi önerirsiniz?
hatta sırf balıkçılar değil, aynı zamanda taze midyeye de ulaşmak istiyorum. (yani pilavsız milavsız, düz taze midye)
nerelere bakmamı iletişim kurmamı önerirsiniz?
0
tchuck (27.03.24)
Bostanlı İskelede vapurdan in. Sol taraftaki restoran, cafeyi geç. Beş altı tane tekne, bir de minik balık tezgahı görürsün. (Midye görmedim hiç)
0
Mirket
(27.03.24)
Urla'da balık hali var orayı övüyorlar. Güzelbahçe'de de hal var mı bilmiyorum ama sıra sıra balıkçılar var. Yarımada tarafındaki balıkçılar daha zengin çeşit olarak diye biliyorum
edit: urla balık hali dedim de tam böyle mi geçiyor emin değilim, mezat olarak kastetimiştim. Takip ettiğim bir youtuber urlaya taşındı, ordaki mezatın iyi olduğunu söylüyordu. Çakal Lezzetler kanalında hatta son videosu urlada balık almakla ilgili bakabilirsiniz. Kendim de Urla doğumluyum ama 7 yaşında ayrıldığım için şu an tam neresinde kalıyor çok bilmiyorum ama güzelbahçeye daha aşinayım oradaki balıkçılar iyidir
0
nundu
(27.03.24)
Sığacık balık mezatı, Güzelbahçe'deki sıralı balıkçılar (sahildeki Migros'un karşısı)
Biz çocuk düşünüyoruz ama şimdi TSS yaptırmak istesek 12 ay içindeki hamilelikle ilgili şeyleri üzerine ekstra para ödediğin halde karşılamayacakmış. Ben de o kadar beklemeyi düşünmüyorum açıkçası ayrıca sanırım hastanenin SGK anlaşması olması yetmiyor doktorun da SGK ya bağlı olması gerekiyormuş. Ö
Biz çocuk düşünüyoruz ama şimdi TSS yaptırmak istesek 12 ay içindeki hamilelikle ilgili şeyleri üzerine ekstra para ödediğin halde karşılamayacakmış. Ben de o kadar beklemeyi düşünmüyorum açıkçası ayrıca sanırım hastanenin SGK anlaşması olması yetmiyor doktorun da SGK ya bağlı olması gerekiyormuş. Örneğin Acıbadem'e baktığımda 6-7 tane kadın doğumcu var sadece 1 tanesi SGK'ya bağlı. O da seneye hala bağlı olacak mı belli değil.
Ayy çok kararsız kaldım sanki mantıksız TSS yaptırmak bu durumda. Tecrübeli arkadaşlar fikir verirse çok sevinirim.
0
sanguine mcqaer (27.03.24)
Özel sağlık sigortası genelde daha pahalıya geliyor.
Benim bildiğim en az 5 ay beklenen versiyonu var hamilelik açısından. Sigortanın 5. ayı hamilelik başlayınca mecburen iki yıl boyunca sigorta yaptırıyorsunuz. 2 yıllık sigorta parası da hamilelik için özel hastanede harcayacağınız paradan fazla veya aynı oluyor.
Olur da 5 aydan önce hamile kalırsanız boşa gidiyor. Olur da o yıl hamile kalamadınız yine boşa gidiyor.
Hamilelik için özel sağlık sigortası yaptırmak pek avantajlı değil bence. Hamile kaldığınızda hastanelerin "gebelik paketi" altında paketleri var. Onları incelersiniz.
Paranız cebinizde olsun, istediğiniz yerde istediğiniz zaman harcayın derim.
(Bu konuyu yeterince iyi bilmediğimi, bunların kulaktan dolma bilgi olduğunu da ekleyeyim.)
0
michael_knight
(27.03.24)
anadolu sigortanın hiç süre olmadan doğumu da kapsayan sigortası var. biz onu yaptırmıştık. ama her şeyden önemlisi dediğin gibi "doktorun" anlaşması olması lazım. çalışmak istediğiniz doktorum anlaşmasının olup olmadığını mutlaka sormak lazım sigortayı yapmadan.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(27.03.24)
ben de tss tam bittikten sonra hamile kalmıstım o zaman da cok uzulmustum, sıgortamız varken keske olaydı dıye, fakat simdi geriye bakıp dusununce zaten sıgorta pek cok seyı karsılamıyor kı, yani hem hastanenin hem doktorun anlasması olması lazım ve o anlasmanın bozulmayacak olması lazım. gebelık/dogum paketlerını ınceleyın, biz acıbadem ankaradan cok memnun kaldık bu arada, daha sonra baska saglık problemlerınde cok aradım acıbadem ın servisini...
0
mavicorap
(27.03.24)
doğum teminatlı tss yaptırabilirsiniz. siz sadece 12 ay beklemeli firmadan fiyat aldınız sanırım. 1 ay beklemeli olan da var, hamileyken yapılan da var. hepsini araştırın bi.
1 ay beklemeli doğum teminatlı alırsanız ama 2 ay içinde filan hemen hamile kalmanız lazım ki parasını ödediğiniz yıl içinde doğurabilesiniz. atıyorum hamile kalma işi sarktı, ikinci sene de doğum teminatlı paket almanız gerekir.
hastanelerden doğum paketi fiyatı alın bir de. 2019 yılınca üstte saydığım sebepten dolayı o stresi çekmek saçma geldi ve hastane paketi almıştım ben ama arada aşırı derecede bir fark yoktu 2 yıllık sigorta ile. yanlış hatırlamıyorsan iki senelik doğum teminatlı sigorta 7küsürdü. ben hastaneden 8500e paket almıştım. ama şu an aynı hastane 40.000 diyormuş. ki en uygunu bu. 100.000 fiyat veren de var. doğum teminatlı sigorta atıyorum 15 bin bile olsa 2 senelik fiyatı yine daha mantıklı oluyor.
evet doktor gidebilir, anlaşması bitebilir vs. ama yapacak bir şey yok. yenidoğan yoğun bakımı da olan bi hastanede, iyi bi doktor bulup şansınıza güveneceksiniz mecbur.
0
elorelia
(27.03.24)
Acıbadem Hastanesinin bildiğim kadarıyla SGK anlaşması yok ve dolayısıyla da herhangi bir sigorta şirketiyle TSS anlaşması da yok olarak biliyorum.
Acıbadem'le ilgili bir düşünceniz varsa öncelikle SGK anlaşması konusunu bir araştırın derim.
İyi akşamlar,Bir ev üzerinde karar kıldık ön anlaşma tamamlandı şartlar şu şekilde:2.4m peşin 700 bin TL 9. ay ödemeli. arada dost/tanıdık olduğu için ev sahibi 100 bin TL vade koyarak bu durumu kabul etti. yalnız tapuyu 9. ayda vermeye yanaşıyor. Ben ise %80 peşinat ödeyeceğim evde haliyle tapu + k
İyi akşamlar,
Bir ev üzerinde karar kıldık ön anlaşma tamamlandı şartlar şu şekilde:
2.4m peşin 700 bin TL 9. ay ödemeli. arada dost/tanıdık olduğu için ev sahibi 100 bin TL vade koyarak bu durumu kabul etti. yalnız tapuyu 9. ayda vermeye yanaşıyor.
Ben ise %80 peşinat ödeyeceğim evde haliyle tapu + kalan tutar senet tarafındayım.
Her iki tarafı da mağdur etmeden nasıl bir yol izlenebilir?
0
kirmizimsi (26.03.24)
Tapuyu almadan 5 kuruş vermem. Tapu ve kalanı için senet mantıklı. Diğer seçenek çok saçma.
0
Mirket
(26.03.24)
tapuyu almadan o kadar peşinat asla verme. parayı gören insan 9 ay sonra tapu vermeye yanaşmaz. o kadar paran varsa az sabret ev fiyatları düşüşte zaten belki kalanı vermek zorunda kalmazsın.
0
andlee
(26.03.24)
@tnz
en temizi kredi ile halletmek dediğiniz gibi fakat mesleğimden ötürü kredi çıkması çok zor.(sigortalı ve sabit maaşlı değilim)
0
🌸kirmizimsi
(26.03.24)
2.4m peşin verilen evin tapusunu almamak olacak iş değil. bir yerlerden (eş-dost-akraba) 600 bin lira borçlanıp adama vermen çözüm olabilir. aksi taktirde vazgeç bu işten
0
benarrivo
(26.03.24)
Risk açısından baklıdığında tapu almadan %80 peşilat vereceğiniz için sizin riskiniz çok çok yüksek, bu şartlarda bir anlaşma sağlanacaksa, riski düşük olan tarafın tapuyu vermeyi kabul etmesi gerekir.
0
Rao
(26.03.24)
Kalan tutar kadar tapuda satıcı lehine ipotek tesis ettirebilirsiniz satış aşamasında, bir nevi banka ipoteği gibi aslında ama burada ipotek alacaklısı satıcı oluyor ve borç ödenince o kaldırıyor tapu üzerinden. Banka ipoteğine göre harcı yüksek çıkar ama dünyanın her türlü hali var, bu durumlarla sıkça karşılaşan birisi olarak tapumu almadan bu kadar yüksek meblağ ödemezdim kesinlikle.
0
hayalhayal
(27.03.24)
Normal şartlarda bir şey olmaz ama diyelim ki devalüasyon oldu ve evin fiyatı 3.2 milyondan 5 milyona çıktı. Ev sahibi 800 bin değil, 2.6 milyon vereceksin derse, ne yapacaksınız?
Bence de işinizi garantiye almadan bu işe girişmeyin. Gerekirse daha küçük ve paranızın yettiği bir ev alın.
.
0
kartallar yuksek ucar
(27.03.24)
Tapuyu almadan para vermeyin. Kardeşinden evi alıp parasını ödemeyen insanlar var bu ülkede. Kimseye güvenmeyin.
0
nuevo
(27.03.24)
Olmaz o iş iki taraf içinde kredi çek kafan ağrımasın 3-5 ay içinde ev sahibi ölürse ne olacak uğraş dur varisleri ile
Arkadaşlar selam, tarafsız kısa cevaplar verirseniz sevinirim.Youtube videolarına bakıyorum da,1)1997 28 şubat'taki temel sözcükler "laiklik-irtica" ise,1997'de irticai çalışma yapan/muhafazakar insanlar,80 darbesi sağ-sol çatışması döneminde ne yapıyordu ?2)Şuan solcu diye ifade ettiğimizde chp'yi
Arkadaşlar selam, tarafsız kısa cevaplar verirseniz sevinirim. Youtube videolarına bakıyorum da,
1) 1997 28 şubat'taki temel sözcükler "laiklik-irtica" ise, 1997'de irticai çalışma yapan/muhafazakar insanlar, 80 darbesi sağ-sol çatışması döneminde ne yapıyordu ?
2) Şuan solcu diye ifade ettiğimizde chp'yi anlıyoruz ama 80 darbesinde solcu denilen kesim chp değil, sosyalist oluşumlar mı oluyor ? chp o dönemde silahlı olaylarda bulunuyor mu ?
3) solcular, avrupa'da yükselen genç sosyalist hareketlerin türkiyedeki karşılığı olarak ifade ediliyor, hareketlerinin temel motivasyonu bu imiş. o zaman ülkücülerin temel motivasyonu ne idi?
4) eğer 80 darbesi ülkücü-sosyalist mücadelesini bitirmek için yapıldı ise, kamuda baş örtüsü yasağının 80 darbesinden sonra gelmesinin nedeni nedir ? çünkü baş örtüsü bu ülkücü-sosyalist çatışmasında alakasız kalmıyor mu ?
5) chp sol partinin en yüksek oy alan partisi miydi ? eğer öyle ise sosyaslist gençlere "sakin olun gençler, burada sizi siyaseten biz temsil ediyoruz, silaha gerek yok, oturun" diyemedi mi ?
0
WithWorth (26.03.24)
1.80de dinciler yani irticai faaliyet yürütenler yer altında gizli takılıyorlardı. 2.chp solcu bir parti değildir. kendini sosyal demokrat olarak tanımlar, ancak solculuğun demokratlığı olmaz solcu soldadır. chpden daha sağcı partiler kurulup cumhuriyeti hedef alınca chp sola kaydı. 3.ülkü? ülkücü diyorsan. onlar o dönem devletin gizli örgütlerine girerek tetikçilik yaptı. 4.80 darbesi için sebep aranıyordu, ülkücü ve sol kesim sebep gösterildi ve yapıldı. amerikan düşmanlığını törpüleme amaçlı bir darbe. 5.sosyalist gençler hiç bir zaman chpyi desteklemedi. emep tkp tip tarzı partilerin uzantılarını desteklediler.
0
mikahakkinen
(26.03.24)
1. O dönemde Laiklik tartışılamaz, tartışılması teklif dahi edilemez bi konuydu. Devlet katında da böyleydi, halkın gözünde de böyle. Yaşam tarzı olarak Dindar kesim Sağ görüşün arasındaydı. Siyasal İslam varsa bile ortada görünmüyordu.
2.CHP solcu değildir. Sağa göre solda kalmıştır. O zamanda öyleydi. Belki Solcu'ları hoş görüyordu diyebiliriz ama toplumsal olaylar partiler dışıydı. Belki MHP dışında partilerin bu konuyla bir ilişkisi yoktu. Onlar o an Cumhurbaşkanını seçememekle meşguldü.
3.Avrupada yükselen bir şey yoktu. Solcular DEV GENÇ, Sonrası DEV YOL, DEV SOL vb yapılanmalarla Komünizmi ve Doğu Bloku'na katılmayı istiyordu. Bürokrasi de halk da ikiye bölünmüşyü. Örneğin Polis teşkilatı POL DER ve POL BİR diye ikiye ayrılmış gibiydi. Solcuysan solcu karakola düşersen çay ısmarlanır, sağcı karakolda güzel bir dayak yerdin.Sağcı grubun motivasyonu ülkeden Komünistleri temizlemekti. Gençsen evden yalnız çıkman pek güvenli değildi. Her an bir grup tarafından durdurulup sorgulanıp karşı görüşteysen dayak yiyebilirdin. Öğrenci yurtları ikiye bölünmüş durumdaydı. Görüşüne uygun yurda kaydolur, ekip halinde gezerdin. Günde birkaç ölümlü haber olurdu. Hemen hemen hiçbir fabrika grevler nedeniyle çalışmaz durumdaydı. İşçi sendikalarının büyük ağırlığı vardı. Sıradan bir işçi Bürokratlar kadar maaş alırdı. Ekonomi çökmüştü. Enflasyon 100 ün üzerine çıkmıştı.
4. O dönemde başörtüsü diye bir sorun yoktu. O dönemin filmlerine bakarsan Şulebaş başörtüsü hiç göremezsin. Yoktu. Bu arada konuya meraklısın madem, Şule Şenler kimdir konusunu detaylı araştır bence. Siyasal İslamı 12 Eylül darbesi ya görmezden geldi ya da küçümsedi. Ve bu tehdit olarak görmeme ile Turgut Özal'ın katkıları büyüyüp güçlenmelerine neden oldu.Pensilvanya'da besleyen dış güçleri de ihmal etmeyelim tabi.
5.CHP solun en yüksek oyu alan partisiydi ama o dönem bürokrasi çok güçlüydü. Siyasilerin söz hakkı yoktu. CHP'nin sol'a birşey söyleyecek gücü yoktu.
Sorularda yok mu? Bu kanlı bölünmüşlüğü bastırmak için yapılan 12 Eylül, ekonomiyi düze çıkarmıştır ki bunu kimse söylemez. Bölünmüşlüğü ortadan kaldırdı. Başlangıçta sola sağa eşit mesafede gibiyken, sonraan Sağ'ı bizim oğlanlar olarak gördü.Bu sağı kayırma en çok siyasal islama yaradı.
Bu cevabı bir ihtimal silerim.
0
Mirket
(26.03.24)
1. 28 Şubat doğrudan dindarları, "siyasal İslamcıları" ve dini sembolleri hedef almıştır bu yüzden tema "laiklik" veya "irtica" minbvalindedir 80 darbesi ise ağırlıklı olarak sağcı ideoloji ve solcu ideoloji arasındaki çatışmadan kaynaklı devlet otoritesindeki boşluk gerekçe gösterilerek yapılmıştır. Muhafazakarlık ile dindarlığı karıştırıyorsunuz sanırım dindar insanları sormak istediniz mesela akıncılar grubu.
2. CHP solcu bir parti değildir sol ideoloji 80 darbesinden sonra büyük oranda yok edildi bugün bu ideolojideki siyasi partiler belki en fazla %1'lik bir kitleyi temsil eder.
3. Milliyetçilik, antikomunism
4."baş örtülü" öğrenci sayısındaki artış ve baş örtüsünün laikliğe karşı siyasi bir simge olduğu düşüncesi.
5. CHP sol düşünceyi temsil eden bir parti değil ayrıca Atatürkçülük solcu bir düşünce değil.
0
doharkoman
(26.03.24)
Bu arada; Cumhuriyet tarihini anlamak için birkaç mihenk taşı olarak şunlara da bakmak gerekir. Başkaları da vardır da şu an aklıma gelenler:
-Sovyetler Birliği'nin Türkiye den toprak iddiaları, Stalinin Kars ve Ardahan'a Hallenmesi -Ceketi koysak seçtiririz dönemi -İngiliz Şövalyesi Sunay'ın Laik okullar hakkındaki düşünceleri ve girişimleri -Amerikan Barış Gönüllüleri'nin Türkiye faaliyetleri -Mİ Tin kuruluşunda CI A yardımı mı katkısı mı diyelim -Şule Şenler -Deniz Gezmiş ve 71 Muhtırası, sebep sonuç -Büyük Adana Mitingi -Bazı kişilerin sahneye çıkışlarındaki benzerlikler
0
Mirket
(26.03.24)
1- kafandaki türkiye siyasi skalasını pek doğru oturtamamışsın sanırım. sağcılar solcular islamcılar diye 3 farklı grup yok islamcılar da sağcı. türkiye sağını alt kırılımlarına ayırırsak oradaki bir grup olarak özelleştirebiliriz ama ana başlık olarak sağın altında. o dönemde hem tsk'nın yapısı ve gücünden hem de ortada şimdiki gibi 20 yıldır algısı bazı konularda değiştirilmiş bir halk olmadığından irticai işler için fazla alan yoktu sadece ama türk-islam falan muhabbeti gene olan bir şey neticede. yani ocakların içinde gerici tipler var. ayrıca en milliyetçilikten uzak islamcının bile baş düşmanı komünisttir yine milliyetçi değil. bu arada şimdi seküler milliyetçilik diye yeni bir akım var ama bu yeni bir olay. gençler arasında yükselse de eskiden böyle bir şey yok dolayısıyla türkiye'nin siyasi kadrolarında karşılığı da yok. bu kesimin sevdiği mansur yavaş'ın mhp'den ayrılırken yazdığı mektuba ya da ümit özdağ'ın bazı eski muhabbetlerine bakarsan veya iyip kadrosundaki bazı isimlerin geçmiş durumlarına, açıklamalarına (mesela istifa eden yavuz ağıralioğlu iyi bir örnek, hatta merak akşener de öyle) bakarsan daha net anlayabilirsin durumu. yani güncel akımı görüp milliyetçi ve siyasal islamcı kesimi çok farklı alakasız insanlar olarak sandığını düşündüğümden diyorum bunu.
2- şu an solcu diye ifade ettiğimizde chp'yi anlamıyor olmamız lazım. ortanın solu diyor chp kendine zaten. o zaman da öyleydi. tabi sol mu sağ mı dersen solda elbet, seçmeni hatta üyeleri arasından silahlı olaylara karışan da vardır belki o şekil.
3- motivasyon kelimesinin anlamını düşünürsek dediğinizden sola motivasyon olmaz en fazla etkileyen sebeplerden biri olabilir. solun motivasyonu sosyalist, komünist devrim olur sağın motivasyonu da solcuları bertaraf edip faşist devlet yönetimi sağlamak.
4- 1'de dediğime geliyor yine tabi ki bugün islamcı dediğimiz kesim de sağın içindeydi ve taraftı. alakasız değil. ama sağcılara karşı yapılmış bir şey de değil bu yasak aslında sadece ülkeyi siyasetsizleştirme çabasının bir parçası. çünkü siyasi simge bir tarafı var olarak görülüyor başörtüsünün.
5- solda sayılıyor chp evet ama öyle dediğim gibi ortanın solu chp sadece. çatışmalardaki kitlenin partisi veya örgütü değil yani o yüzden niye dinlesin çatışanlar. ki o zamanlar ufak görüş ayrılıklarından bile 50 tane fraksiyon oluşup ayrı örgütlenmeler doğuyor dünkü örgütünü dinlemeyecek hale gelen adamlara chp'nin laf etmesi ne alaka? ayrıca 2 taraf kavga ederken 1 tarafa niye siz oturun densin daha iyi öldürülebilmeleri için mi? ya taraflardan biri kazanacaktı ya da 2 tarafı da birlikte susturacaklardı 2.'si oldu. ancak bunu yapanlar da başta 2 tarafı da susturma gibi bir niyet gösterirken sonra daha taraflı oldu ya da tarafını göstermeye başladı demek daha doğru olur belki.
Türk Kahvesini hep fincanda içiyorlar. Beni kesmiyor o yüzden kupaya yapıyorum. Fincan da içilen kahveyi kupaya yaptığım için acaba zararlı mı diye aklıma soru düştü? Zararlı mı kupayla içilen Türk kahvesi?
Türk Kahvesini hep fincanda içiyorlar. Beni kesmiyor o yüzden kupaya yapıyorum. Fincan da içilen kahveyi kupaya yaptığım için acaba zararlı mı diye aklıma soru düştü? Zararlı mı kupayla içilen Türk kahvesi?
0
ramazanali (25.03.24)
Gece içilen her türlü kahve zararlı. Daha çabuk yaşlanır daha fazla yıpratırsınız kalbinizi Gündüz ve akşam vakitlerinde birkaç fincan yeterli Çünkü Türk kahvesinin içindeki kafein oranı espressonun kafein oranıyla nereyse aynı
0
limonlu eksi
(26.03.24)
@limonlu eksi; daha çabuk yaslanir ve kalbi daha yipratirsinizin bilimsel calismalarini atabilir misiniz? Çünkü ben aradım ve bilimsel bir çalışma bulamadım.
Akşam içilen kahve kişiden kişiye farklı etkisi var. Ben kahve içtikten 20 dk sonra uyuyabilirken esim 4ten sonra içerse aksam uyuyamaz. Yani etkisi değişir. Ama yüksek kafein süper bir şey değil tabiki ama benim gördüğüm ya da elimde olan bilimsel "aha bunu yapar" yok. Eldeki tek bilimsel veri uyku kalitesine etkisi.
Bu arada 2022'de kahve içenlerin icmeyenlere oranla daha sağlıklı olduğu bile yazılmis ama içen çabuk yaslanir ya da kalbi yipratir bulamadim. www.health.harvard.edu
0
logisticsmanager
(26.03.24)
genel olarak kahve ictikten sonra tuvalete gidiyorsan o miktar fazla. bazi insanin uykusu etkileniyor bazisinin hayir, o da beyinle falan ilgili.
0
durgunfoton
(26.03.24)
Uykuyu açabilir tansiyonu çıkarabilir
0
doharkoman
(26.03.24)
Devran dönmeden, şartlar o gücün aleyhine gelişmeden bir küresel gücün ticaretinin aleyhine bilimsel(!) araştırma bulamazsın.
20 yıl öncesine kadar da herkes sigaranın kanser yaptığını bilirdi de bir tane bu konuda bilimsel araştırma bulamazdın. Bilimsel araştırma dediğin, bir küresel gücün, birkaç bilim adamını fonlayarak bir konuda yazdırdığı makale değil mi, 100 kişiye sorduk, 517 kişi üzerinde deney yaptık deyince de iş bitiyor.
İnsan yaşamına hiçbir katkısı olmayan bir ürünün taaa dünyanın öbür ucunda ücretli kölelere yetiştirtip, dünyanın her tarafına muazzam bir para karşılığı pazarlayan, devasa bir sektör yaratan güç, iki tane lehte araştırma yazdırıp, yazılacak birkaç aleyhte makaleyi mi engelleyemeyecek.
Gerçekten kaç akademisyenden duydum. İçinde çok faydalı yağlar varmış. Nedir bunlar desen cevap yok. Ama şartları zorlasan araştırma da bulursun. Amerika'nın Karabük üniversitesinin, adı haritada bulunamaz bir bölgesinde 738 kişi üzerinde yapmış olduğu araştırmaya göre.... diye başlayan ve illa ki İngilizce olan bir yazı vardır internette bir yerlerde.
Görünen köy kılavuz ister mi? Zararlı işte, normal insanlarda çarpıntı yapıyor, uykusuzluk yapıyor, metabolizmayı hızlandırıyor. bağımlılık yapıyor, hangi Doktora gitsen, ya içme, ya azalt, ya da belli bir saatten sonra içme diyor.. Haaa senin bünyen güçlüdür. Şimdilik bunları yapmıyordur. Eyvallah.
0
Mirket
(26.03.24)
Evet trilyon dolarlık firmalar hakkında falan hep araştırma rapor vs var ama nedense kahve hakkında net bir şekilde sunu yapıyor diyen araştırma yok. Kahve lobisi nasıl güçlüyse fast foodtan da şekerli içecekler ve şeker endüstrisinden de alkol endüstrisinden de et/süt hepsinden güçlü çünkü hepsi hakkında var ama bir kahvede (uyku dışında) yok. Insanlar bilmem kaç yıldır içiyor ve yok işte elde bir kanıt. Her elde kanit olmayan şeye "firmalar engelliyor" diyeceksek bu noktada kapıyı açıp her saçma fikri içeri davet etme hakkı var. Su da zararlı bence çünkü nestle var arkasında araştırma yapılmasına izin vermiyor.
Bu arada kafeinin bağımlılık etkisi, uykuya etkisi ve yüksek kafein tüketiminin kötü etkisi hakkında calismalar var. Bunlarda soru işareti yok. Gördüğümüz üzere kafein mafyasi o kadar da kuvvetli değilmiş. Ama bu demek değil ki akşam içilen kahve yaslandirir, kalbi yorar hatta zararli.
Yani biri bana akşam içilen kahve yaslandiriyor ve kalbi yoruyor kanıtı varsa yazsin yoksa aklimizdan geçen her şeyi söylemeye gerek yok.
0
logisticsmanager
(26.03.24)
direkt zararı olmaz fakat kafeinin yarılanma ömrü 5-6 saat olduğundan uykudan 5 saat önce içtiğin her kahvenin dolaylı olarak zararı olur, yani filtre kahve içsen de türk kahvesi de içsen aynı.
0
gule gule
(26.03.24)
Ben mi yanlış okudum, 'çalışmalar sonucu elde edilen bulgular tutarsız.' minvalinde sözler var.
Ayrıca sen 'National Library of Medicine'dan dayanak ibraz edemeyecek kişiler artık Ekşi Duyuru'da herhangi bir soruya cevap yazmasın mı diyorsun?
0
Mirket
(26.03.24)
Mirket +1 Türk doktorlaridan akşam içilen kahve zararlı diyenlere denk geldim. Geçen ay mememde kist çıktığı için doktor kafein tüketimini azalt dedi. Ayrıca fazlasinin kansızlık yaptığı da yine doktorların görüşü. Ben kendimi türk doktorlarına emanet ediyor ve sözlerini dikkate alıyorum. O yüzden kahve bağımlılığina gidecekken frenledim. Mesela bende çarpıntı da yapıyor. Yani bir kupa kahve gün içinde tüketilir ama akşam 4 ten sonra içilmemesi öneriliyor tercih sizin.
hangi marka veya hangi franchise?yüksek ciro ve yüksek kar olarak bakarsak? giyim mi? restoran mı? bunlarsa hangi marka?
hangi marka veya hangi franchise? yüksek ciro ve yüksek kar olarak bakarsak? giyim mi? restoran mı? bunlarsa hangi marka?
0
etna (25.03.24)
tırnak yapanlar
0
duyurukullanıcısı
(25.03.24)
tahminim mcdonalds gibi kalitenin cop oldugu ama satis hacmi yuksek restoranlar. cogu giyim/ayakkabi magazalari genelde bombos oluyor, bunlarin para kirdigina inanmak zor.
0
hot potato
(25.03.24)
Değişir. Misal zengin avmsinde lüks markalar olur çünkü ben zengin olsam internetten falan almam. Gider alırım.
Normal insan avm'sinde Türkiye'de tahminen fastfood ya da lc waikiki vs gibi dandik hızlı tüketim giyim markaları.
Bir de claires vs gibi bijuteri, ne bileyim makyaj vs satan yerler.
Tahminlerim bu kadar.
0
logisticsmanager
(25.03.24)
Şimdiye kadar gördüğüm, batan AVM lerde son ana kadar direnenler en karlılar dersek eğer Zincir Marketler Restoranlar (Hamburgerciler) Kafe (Malum marka) Koridordaki büfe tarzı telefon ıvır zıvırcısı Koridorda akülü çocuk araba, at vesairecisi Masaj koltukları
İlk batan da hep sinema oluyor.
0
Mirket
(25.03.24)
dondurmacı, çaycı, çiğköfteci.
0
ferenc
(25.03.24)
karlılık olarak bakarsak avmlerdeki döviz büroları olabilir. kurdan fena geçiriyorlar. son zamanda altından baya bir kazanıyorlar. hele ki hafta sonları kafalarına göre kur veriyorlar. arap turistlerin bol olduğu bir avm ise baya iş yapıyorlardır.
Bu Rushmore Dağı Anıtı'nın bir benzerini türkiyede yapsak olmaz herhalde değil mi ?https://tr.wikipedia.org/wiki/Rushmore_Da%C4%9F%C4%B1_An%C4%B1t%C4%B1çünkü dağa kimi yontacağız ? kim seçilse kavga çıkmaz mı ?çünkü bizde dağa yontmak için seçilecek bir ismin darbe ile gelmiş / gitmiş olma ihtimali
Bu Rushmore Dağı Anıtı'nın bir benzerini türkiyede yapsak olmaz herhalde değil mi ?
çünkü dağa kimi yontacağız ? kim seçilse kavga çıkmaz mı ? çünkü bizde dağa yontmak için seçilecek bir ismin darbe ile gelmiş / gitmiş olma ihtimali yüksek olduğundan, ortak değerleri vurgulamak ve halkı birleştirmekten ziyade tam tersi halkta ayrılığa ve intikam/hırs duygusuna neden olur değil mi ?
bu gözle bakınca darbe hakikaten bir toplumun kendi geçmişi ile bütünleşmesine bile engel oluyor diyebilir miyiz ? ne dersiniz ?
0
WithWorth (25.03.24)
fatih sultan -kanuni- altında da devasa atatürk
0
jamswety
(25.03.24)
benim tercihlerim 2.mahmut-ataturk-bulent ecevit olur.
2.mahmut bana gore en buyuk osmanli padisahi. cunku elindeki gucu sinirlamazsa ulkesinin gidecegi hali gorup ona gore reform yapmistir. gunumuzdeki yonetimlere bile bakin hepsi ellerindeki gucu daha da genisletmek istiyorlar ama 2.mahmut bu gucun belirli bir sinira oturtulmasini kabul etmistir.
bulent ecevit ise turkiye'nin cok sikintili bir doneminde kibristaki rumlarin zulumlerini durdurmak uzere harekete gecen bir basbakan. tabi orada erbakan'in destegini de unutmamak lazim ama donemin basbakani ecevit oldugu icin seciyorum.
Merhaba herkese :)Bir ev alacağım. Kiracı ağustos ayında çıkacağını iddia ediyor. Ama herhangi bir taahhütname imzalamıyor.Ben de halihazırda başka bir yerde kiracıyım, doğal olarak yeni evime taşınmak istiyorum bir önce. Bu durumda kendimi garantiye almak için ihtar çekmeli miyim? Kiracıyla da kötü
Merhaba herkese :)
Bir ev alacağım. Kiracı ağustos ayında çıkacağını iddia ediyor. Ama herhangi bir taahhütname imzalamıyor.
Ben de halihazırda başka bir yerde kiracıyım, doğal olarak yeni evime taşınmak istiyorum bir önce. Bu durumda kendimi garantiye almak için ihtar çekmeli miyim? Kiracıyla da kötü olmak istemiyorum.
Bu konularda tecrübesiz olduğum için nasıl bir yol izlemeliyim sizce?
Herkese teşekkürler :)
0
teknik_er (25.03.24)
yazılı olarak iletişim kurun, sözde kalmasın. evi satın aldığınızda ihtarname gönderin. ev sahibi evi satınca, kiracının 6 ay daha o evde kiracı olarak kalma hakkı var. o gün gelir, çirkefliğe yatar, gerisini o gün konuşuruz, çok kolay ve güzel yöntemler var. sizin için olumlu durum şu; artık kiralarda %25 sınırı olmayacak, kiracı da size 2-3bintl atıp işine bak diyemeyecek. bunu da kendilerini hatırlatırsınız. yani kalmaya devam ederse ciddi bir kira bedeli ödeyecek ya da çıkacak. buna göre bildirinizi yaparsınız.
0
MtKrt
(25.03.24)
Yasal yollara girerseniz ve kiracı da evi boşaltmamaya diretirse olay şu şekilde Evi aldıktan sonra (eğer başkasına kiraya vereceksen) 1 ay içinde 6 ay içinde evi boşaltması için ihtar çekiyorsun. 6 ayın sonunda evden çıkmamış olursa o zaman dava açıyorsun. O davada da sıranın sana gelmesini bekliyorsun. Mahkemelerin yoğunluğuna göre tahmini 1.5-2 yıl sürecek bir süreç bu. Eğer evde kendiniz oturacaksanız o zaman 1 ay diye bir limitiniz yok istediğiniz zaman ihtar çekebiliyorsunuz. Bu kısımdan sonraki üsttekiyle aynı.
Yani işler uzun sürüyor. Taahhütname imzalasa da zaten hemen çıkaramayacaksın ki orda da bir sürü hukuksal işler var.
Kiracılı ev almak büyük risk. Kimi kiracı evden çıkmıyor kimisi eve zarar verip öyle çıkıyor. O yüzden 2. el emlak piyasasında kiracılı evler bir tık daha ucuz oluyor.
Eğer kiracı düzgün birine benziyorsa ve sözü inandırıcı geliyorsa sana ben olsam Ağustosa kadar sabrederdim. Çünkü dava açsan da en az 1 yıl bekleyeceksin.
0
nuevo
(25.03.24)
Hayırlı olsun, evin rayiç kira bedeli üzerinden 24 aylık toplam tutarı kadar indirimli almaya bak. o kiracı 2 sene içinde ancak çıkartılır.
arkadaşlar yöntemi gidişatı söylemiş zaten.
0
liberal
(25.03.24)
Bu evi almanız şart mı? Kiracılı evler, diğerlerine göre %10 daha ucuz oluyor. Fiyat sizi aldatmasın. Şartsa, evi almadan önce kiracının çıkacağından emin olmanız lazım.
Bazı kiracılar, ihtar sürecini geçirmek için, çıkacağım diyor. Sonrasında rest çekiyor. Anlaşmadan evi almayın. Gerekirse kiracıya bir miktar para vermeyi göze alın, "taşınma paranı ben veriyim" deyin. Kiracıdan ve eşinden, noterden tahliye taahhütnamesi alın. Süreci tamamen yazılı yürütün.
Yoksa tahminen 4-5 sene eve geçemezsiniz. Dava süreçleri uzun ve can sıkıcı. Aradaki farka değer derseniz, uğraşın.
.
0
kartallar yuksek ucar
(25.03.24)
Büyük ihtimal başınız ağrır tavsiye etmem
0
doharkoman
(25.03.24)
Özet geçeyim ben. Cikartamayacaksiniz. Yanaşmayan. Ya da üstte belirtildiği gibi 2 yıllık kira kadar indirim isteyin ev sahibinden.
0
allah yazdiysa bozsun
(25.03.24)
kiracıya 100 bin tl vermeniz gerekir. Kimse bu devirde evini sizin keyfiniz için boşaltmaz.
https://www.trendyol.com/annee-bakk/hizmetci-kostumu-p-106977200bir hikaye yazsaydınız, şu linkteki gibi kıyafetleri nasıl betimlerdiniz? bilmeyen biri bile gözünde canlandırabilsin
bir hikaye yazsaydınız, şu linkteki gibi kıyafetleri nasıl betimlerdiniz? bilmeyen biri bile gözünde canlandırabilsin
0
fakat (25.03.24)
'+18 sitelerdeki fantezi hizmetçi kostümü' şeklinde anlatılabilir.
Keşke tıklamasaydım. Her yerde karşıma çıkacak şimdi.
0
Mirket
(25.03.24)
french maid costume
fransız hizmetçi kostümü
0
inheritance
(25.03.24)
1800lü yıllardaki alışılageldik o hizmetçi giysisinin daha kısa bir etek ve parlak saten kumaşla yeniden tasarlanmış, papyon ve diğer süslemelerle bir fantazi kostümüne dönüştürülmüş hali.
Genel referans olarak "o bilindik hizmetçi giysisi" diye kullanırdım. Zaten çok klişe bir dizayn, birinin bilmediğini varsayıp yeni ya da alışılageldik olmayan bir şeymiş gibi en baştan betimlemek sıkıcı olacak ve gereksiz yer tutacaktır.
0
akhenaten
(25.03.24)
Gülse Birsel'in komedi dizilerinde zengin eve gelen hizmetçinin kıyafeti.
mimaride olsun, diğer alanlarda olsun.dönemden döneme değişimin nednei nedir ?selçuklu dönemi cami ile osmanlı son dönemi cami neden farklılaşıyor ?
mimaride olsun, diğer alanlarda olsun.
dönemden döneme değişimin nednei nedir ?
selçuklu dönemi cami ile osmanlı son dönemi cami neden farklılaşıyor ?
0
WithWorth (24.03.24)
Osmanlı son dönemi dediğiniz, hatta Cumhuriyet dönemi de öyle, Ayasofya'nın kopyası ya da geliştirilmişidir.
Hatta Kılıç Ali Paşa camii tam kopyadır.
Baskın kültür hangisiyse o esas alınmış. Tarih boyu bu böyle.
0
Mirket
(24.03.24)
hayat bir akış içinde ve insanlar bir değil.
Yani rönesansta perspektifi ışığı çok gerçekçi yapmaya çalışan ressamlar var, 1800'lerde fotoğraf icat edilince gerçekçiliğin değeri kalmıyor bu sefer empresyonizm devreye giriyor. Dünya savaşı çıkınca dadaist ve sürrealistler "akılcılık dediniz dünyayı mahvettiniz aklınıza s.kalım" diyip sürreal işler yapmaya başlıyorlar. Yani her şey zıttını doğuruyor.
Çok heybetli gotik yapılardan minimalist Bauhaus akımına geçiş de böyle olmalı. Bir şey aşırı iyiyse bile onu beğenmeyip daha iyisini (tırnak içinde) yapmak isteyen çıkar zaten sanatın veya zevklerin olayı bu.
0
nhk ni youkosu
(24.03.24)
şu an hiç açıklayasım yok derin derim ama en önemli sebepler elbette teknoloji ve siyaset. bundan sebepli olarak da ihtiyaç. küçücük bir örnek istersen; taşıyıcı sistemlerin henüz yapıda büyük açıklıklara (pencere gibi) izin vermediği dönemde pencerelerin oldukça küçük olduğu göze çarparken (romanesk), uçan payandaların keşfedilmesiyle birlikte yapıları göğe yükseltebilmeye ve devasa pencereler açabilmeye başlarız (gotik). bunun da en güzel örneği bence Sainte-Chapelle'dir.
mimarlık tarihine, hele ki erken cumhuriyet tarihine ayasofya'nın kopyası olarak bakacaksak hiçbir yere ilerleyemeyiz. zaten yanlış bir ifade.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(24.03.24)
Özenme beğeni ilham taklit hissi denebilir. Buradaki sayfa sonunda mujedar başlığına bakınız:
ilham aldıkları şeyler, ihtiyaç duydukları şeyler, vs değişiyor. örneğin selcuklu iran mimarisinden etkileniyor. moda veya müzik zevkleri niçin değişiyorsa o yüzden
0
benarrivo
(25.03.24)
cevabı vermişsiniz zaten evrende her şey değişim/diyalektik halinde bu sebeple yerinde saymak sanatı ileri taşımaz. gelenekçi olmak, kabuğundan çıkamamak sanatı boğar
Merhaba herkese. Bu işleri bilmediğim için rezil olmamak adına öncesinde sormak istiyorum. :) Bende Habertürk'te yayınlandığı kesin olan 2004 yılına ait bir programın ufak bir kamera arkası var. Bu programın kaydını binaya gidip arşivden rica etme imkanım olabilir mi? Ya da herhangi bir prosedür var
Merhaba herkese. Bu işleri bilmediğim için rezil olmamak adına öncesinde sormak istiyorum. :) Bende Habertürk'te yayınlandığı kesin olan 2004 yılına ait bir programın ufak bir kamera arkası var. Bu programın kaydını binaya gidip arşivden rica etme imkanım olabilir mi? Ya da herhangi bir prosedür var mı böyle durumlarda yoksa binaya gidip derdimi anlatsam o gün istediğim kaydı alabilir miyim? Ya da hiç mi alamam? :)
0
totkymotky (24.03.24)
Kamu kurumlarının arşivinden istifadenin bir standardı vardır ama bir özel kuruluştan bahsediyoruz.
İnternet sitelerindeki iletişim formunu doldurman ve isteğini belirtmen ya ya orada adı yazan sorumlu müdüre telefonla ulaşman mantıklı bir yol gibi görünüyor.
Bu şekilde yıllar önce, bir TV kanalının Arşiv Müdürüne (sanırım Müdürdü) ulaşıp çok eski bir dizinin kopyasını önce mail ile sonra telefonla istemiştim. Verebileceklerini söyleyip devasa bir ücret talep etmişlerdi :)
0
Mirket
(24.03.24)
Ben bir is için kanal7 nin arşivine girmiştim. 7.500 TL mi ne verdim 2013 senesi.
0
allah yazdiysa bozsun
(24.03.24)
Mirket @ sabah ilk iş habertürk'ün web sitesinden bakayım umarım olumlu bir geri dönüş alırım çünkü benim için çok önemli, teşekkür ederim
allah yazdiysa bozsun @ nnneeehhh 7.500 ne yaa ben şimdilerde en fazla 10 bin tutar diye düşünüyordum. Umarım fazla istemezler belki programın popülerliğine göre fiyat değişir :))
0
🌸totkymotky
(25.03.24)
Resmi izin olmadan hiçbir çalışan legal yoldan görüntü veremez. İşten çıkarılma sebebi olur. Ancak tanıdığınız biri olursa eğer el altından verebilir belki. Ancak o riski alır mı bilemeyiz. Arşivciler kendi aralarında paslaşabilir ama kişisel kullanım için görüntüye ulaşabilmeniz (ücret ödemeden) imkansız ötesi.
Merhaba, artık kiracı olmaktan yılmış şu kardeşimize bir yol gösterelim.Belli bir bütçe var. Ama istanbulda ev almak için yetmiyor (1+1)Üstünü krediyle tamamlayıp almak mı, yoksa dolar bazında ev fiyatlarında düşüş bekleyip para biriktirmeye devam etmek mi…Ne dersiniz?Bütçe: 2Ev: 2.750-3
Merhaba, artık kiracı olmaktan yılmış şu kardeşimize bir yol gösterelim.
Belli bir bütçe var. Ama istanbulda ev almak için yetmiyor (1+1)
Üstünü krediyle tamamlayıp almak mı, yoksa dolar bazında ev fiyatlarında düşüş bekleyip para biriktirmeye devam etmek mi…
Ne dersiniz?
Bütçe: 2 Ev: 2.750-3
0
adwokat (24.03.24)
kiraya vereceğin parayı evinin taksidini ödersin. Faizler düşerse, gider bankaya kredi yapılandırması yaparsın. Faizler artarsa zaten kardasın. Oturacağın ev artık senin yuvandır. ev fiyatı mi arttı, Dolar mı arttı diye düşünmek zaten saçmalık. Uzun vadede de her durumda kardasın. Keşke geçen ay alsaydın.
İçine sinen bir ev bulursan hiç kaçırma. Yalnız evden önce komşularına bak. Kötü komşu insanı hayattan soğutuyor.
0
Mirket
(24.03.24)
Üstünü kredi ile tamamlayıp. Ama faizi yüzde kaçtan veriyorlar? Ve kaç senede ödeyeceksin? Bence ev için 3 yıl ödeme yapmak uygun. Seni üzmeyen maks ödeme mikatarı ile 3 yıl ödeme. 5 yıl yorar mesela. 2 yıl da kasar.
Bi de en iyi ev işine yakın evdir, yerim komşusunu.
0
gece abisi
(24.03.24)
Merhabalar, su an krediler pahali ve ulasmasi bi nebze zor. Ne zaman olur bilmem ama 2-3-5 sene sonra vs krediler acilmasi durumunda ev fiyatlari direk ziplayacaktir. Su an bence ev almak icin uygun bir donem ama kredi kullanimini minimumda tutmak lazim.
0
The_Lollok
(24.03.24)
daha kötü günler yakında. bekleyin size de fırsat çıkar.
0
yanlishayvan
(24.03.24)
Gayrimenkul fiyatlarını USD'ye göre hesaplamak yanıltıcı olur dünyada USD'ye talep günden güne azalıyor bugün USD olarak yapılan bir çok hesaplamalar gerçek değeri yansıtmıyor. Şu an imkanınız varsa gayrimenkul alımı için fırsat zamanı imkanınız varsa beklemeyin alın derim. Kredi faizleri yüksek olmasına rağmen uzun vadede avantajlı çıkacaksınız.
0
doharkoman
(24.03.24)
Dünya'da Dolara talebin günden güne azaldığı şurada da açıklanıyor
Üst komşum akpden aday adayı oldu, aday yapmadılar büyük mhp bayrağıyla akpnin belediye başkan adayının fotoğrafını benim balkonumu taciz edicek şekilde astı.Nezaketen sormadan kafasına göre bu bayrağı asan lümpeni nereye şikayet ededeyim? Yönetime şikayet edilmiş ama yönetici sorunu çözemedi. Bende
Üst komşum akpden aday adayı oldu, aday yapmadılar büyük mhp bayrağıyla akpnin belediye başkan adayının fotoğrafını benim balkonumu taciz edicek şekilde astı.
Nezaketen sormadan kafasına göre bu bayrağı asan lümpeni nereye şikayet ededeyim? Yönetime şikayet edilmiş ama yönetici sorunu çözemedi. Bende böyle tiplerle uğraşmak istemiyorum.
Yskya falan mı şikayet ediliyor bu durum?
0
mikahakkinen (24.03.24)
balkonda sigara içerken dikkat edin de komşunun bir şeyi yanmasın . :)
0
bir ileti paylastim
(24.03.24)
Bulunduğunuz yer belediyesi farklı bir partidense Belediye'ye şikayet edebilirsiniz. Aynı partidense görmezden gelmeniz ve kabullenmeniz ruh sağlığınız açısından daha iyidir diye düşünüyorum.
0
Mirket
(24.03.24)
1 hafta daha sabredin. seçim sonrasında da kaldırmazsa kapısına gidip balkonda mangal vs yakacağım, bayrak tutuşsun istemiyorum şeklinde siyaset dışı farklı bir sebeple şikayetinizi dile getirin. o noktada da talebinizi karşılamazsa "polise şikayet dışında başka seçeneğim kalmıyor komşu" diyerek oradan ayrılın. bunların hepsini kibar şekilde dile getirin. o bayrağı asan zihniyetin beşeri ilişkileri zayıftır ve kavgaya dünden hazırdırlar, bunu unutmayın. sakin kalmanız sinir sisteminizi rahat tutar. sizin için daha iyi olur. 1 veya 1 buçuk hafta daha sabredin.
0
HellKeePer
(24.03.24)
Öncelikle komşuluk hakkı gereği kendisini uyarabilirsiniz çözüm olmaz ise durumu fotoğraflayıp belediyeye veya kaymakamlığa yazabilirsiniz cimer'e yazmanızı tavsiye ederim.
çiçekliköy falan da olabilir, böyle dere tepe vs. köpeği rahat rahat bırakıp serbest dolaştıracağım trekking diyebileceğim tarzda nereler önerirsiniz?
çiçekliköy falan da olabilir, böyle dere tepe vs. köpeği rahat rahat bırakıp serbest dolaştıracağım trekking diyebileceğim tarzda nereler önerirsiniz?
0
tchuck (24.03.24)
çiçekli köy olmaz. orda bir sürü eşek kadar boyda başıboş köpek var. sizi ve köpeginizi aradan çıkarıp yok ederler. en mantıklısı homeros vadisi.sakin sessiz yer. homeros vadisi 2 denilen yerde süper bir trekking rotası var
0
limonlu eksi
(24.03.24)
bi de sasalı var diyorlar, oraya da bakmaya değer mi?
0
🌸tchuck
(25.03.24)
Sasalı Kent Ormanı olabilir. Son iki yıldır hiç gitmedim gerçi.
Uzun bir süredir insan ırkı olarak çok azımız dışında geri kalan herkesin oyalanıp gittiğini düşünüyorum ve bu bana rahatsızlık veriyor.Çünkü ben de oyalanıyorum. Kendi ırkım için faydalı bir şeyler yaptığımı veya yaptığımızı düşünmüyorum.Kitaplar, kurgular, filmler, diziler, siyaset, ideolojiler ha
Uzun bir süredir insan ırkı olarak çok azımız dışında geri kalan herkesin oyalanıp gittiğini düşünüyorum ve bu bana rahatsızlık veriyor.
Çünkü ben de oyalanıyorum. Kendi ırkım için faydalı bir şeyler yaptığımı veya yaptığımızı düşünmüyorum.
Kitaplar, kurgular, filmler, diziler, siyaset, ideolojiler hatta dinler.
Kısacık ümrümüzü güzel geçirdiğimizi düşünmemiz/sanmamız için yine kendimizin yaptığı, yani yine kendi beynimizden çıkan araçlar olarak görüyorum.
Bir kitabı okurken veya filmi izlerken o heyecan hoşuma gidiyor. Bir inanca kaptırıp gitmek, ölümden sonraki bilinmezliği doldurmak hoşuma gidiyor. Fakat yoğunlaşma bittiğinde pişmanlık hissi duyuyorum.
Sürekli belli yalanlar kurguluyor, birbirimizi inandırıyor ve bu kurgular hakkında tartışıp duruyoruz. Herkes kendince bir amaç buluyor, kimi dini inancı gereği orada söylenenleri uyguluyor veya uyguladığını düşünüyor en azından iyi hissediyor, kimi farklı duygusal veya bilimsel inanclar geliştiriyor onlara sarılıyor.
Bunu yapıyoruz çünkü birileri öyle istediği için değil de, yapmasaydık eğer türümüzün devamlılığını kendi kendine getiremezdik yani inanç meselesinin de evrimin bir parçası olduğunu düşünüyorum yani bu inancın illa dini olması gerekmiyor.
Fakat her ne olursa olsun, her ne bulursak bulalım oyalandığımızı düşünüyorum. Çoğumuzun "anlamlı" bulduğu şeylerin bile bir yalandan ibaret olduğunu düşünmek bana rahatsızlık veriyor.
Bu konuda ne yapabilirim?
0
ananiyimioguz (23.03.24)
çocuk xd senin ilacın bu.. yap bak kalıyo mu bi tane varoluşsal sancın
bi de domates salata falan ekebilirsin
0
abuzer
(23.03.24)
çocuk da umduğum gibi olmayabilir :( ayrıca o da bir çeşit oyalanma ve anlam bulma nesnesi değil mi?
gerçi hoş, başka ne yapabiliriz ki herkes bir buluş yapacak diye bir şey yok.
0
🌸ananiyimioguz
(23.03.24)
öncelikle zaten her şey çok anlamsız, anlamı biz yaratıyoruz. sizin de kendi anlamınızı inşa etmeniz gerekir. oyalanıyoruz bu beni rahatsız ediyor, bir şeyler yapıyorum hoşuma gidiyor sonrasında pişman oluyorum demişsiniz ya. başka bir şey yapamazsınız çünkü. değiştirebileceğiniz şeylere odaklanın. değiştiremeyeceğiniz şeylerin peşinde heba olmayın. neye inanıyorsanız ailenize, sevdiğinize ya da devletinize, ona en iyi hizmeti kendinize yatırım yaparak, kendinizi geliştirerek, bu iğrenç sistemin dişlilerinden biri olmayarak yapmış olursunuz. savaşarak bir şeylerin elde edildiği dönem bitti. kim akıl sağlığını koruyorsa o güçlüdür.
0
tabii lan manyak mısın
(23.03.24)
türümün devamlılığı ya da insanlık umrumda değil, ben dünyaya oyalanmaya gelmişim kimseye bir zarar vermeden de zamanı gelince ayrılacam bu kadar
0
grimavi
(23.03.24)
Ne kadar kaliteli oyalanabiliyorsan o kadar iyi.
0
kimlanbu
(23.03.24)
Git Mardinli Şeyhmuz Amca'yla tanış. Yakınsın nasıl olsa.
Dünyaya bir şey katmak benim de pek umrumda değil. Mesleğimdeki ilerlemem ya da ilgi duyduğum başka bir şey belirsiz bir gelecekte "dünyaya bir şey katmakla" sonuçlanırsa bile böyle bir niyetim olduğundan dolayı olmayacaktır. Zaten böyle bir şey de olmayacaktır.
Hayatın genel bir anlamı olduğunu sanmıyorum, ama yaşamaktan memnunum. Canımı sıkan şeyler var, ilgimi çeken şeyler de var. İnişli çıkışlı gidiyor işte. Olması gereken de bu gibi geliyor.
Gününüzün güzel geçmesiyle, güzel geçtiğini sanmanız arasında bir fark olduğunu da sanmıyorum. Hayatınızı kimseye muhtaç olmadan geçirmek için belli başlı sorumluluklar var, bunları yerine getirdiğiniz sürece geri kalan zamanda ne olduğu çok önemli değil bence.
0
akhenaten
(23.03.24)
Valla anlamsız da gelse sabah erken kalkıp kahvaltımızı yapacaz sporumuzu yogamızı yapacaz işimize gidecek en az emekle max parayı kazanmaya çalışacaz mutlaka her ay para biriktirecez en ucuza en güzel yemekleri nasıl yiycez onu düşünecez kaliteli uyku uyuyacağız mümkün olduğunca doyurucu cinsellik yaşayacaz. Buraya kadar olanları anlamsız da olsa yapacaz. Bunlar oyalanma değil. Bunlar yoksa sağlığımız ekonomimiz bozuluyor. Gücümüz azalıyor. Gücümüzü artıracağız. Fiziksel maddi manevi sosyal ekonomik gücümüzü artıracağız. Bunları düzenli yapıyoruz peki sonra? Hayatla ve insanlarla bağ kuracağız. Bu bağları da güçlendirecekğiz. Hayatın her anını bir festival olarak göreceğiz. Tamam herkes çok acılar çekti herkes oyalandı falan ama bi sürü güzellik de gördük. Öteki sperm birinci gelseydi sen bu güzelliklerin hiçbirini göremeyecektin. İyi ki gelmişiz.
0
gece abisi
(23.03.24)
Felsefe okumya başla. Uzun zamandır okuyorum
0
sonhakan
(23.03.24)
On not: telden uzun cevap yazarken site log off etmis beni ve gondere basinca cevap gitmedi. Cok sagol eksi duyuru. Genis konu ve oyalanmanin anlami degisebilir veya daha felsefi/derin de dusunulebilir. Biraz daha kisa maddeler yazim:
- hayata bir sey birakma istegi, oyalanmamanin ana temasi sanirim ya da toplum bilinci onu dayatiyor. Bunun en yaygin ve gecerli olani cocuk yapmak oluyor. Tabii bunu biyolojik/evrimsel bir icgudu olarak da dusunebiliriz.
- kendimizi karsilastiriyoruz. Son yillarda sosyal medya en buyuk etken. Bence karsilastirmayi birakmaliyiz. En azindan bir cok rastgele insanla. Ama ilham almak iyi bir sey veya sonucu iyi olabilir. Daha onemli kisilerden, sanatkarlardan, bilimadamlarindan ilham almak daha anlamli bence. Onlar da kendilerinden once gelmis buyuk kisilerden ilham alabiliyorlar veya onlarin calismalarini ilerletebiliyorlar. Boyle insanlar sayesinde de medeniyet/bilim/teknoloji vs. ilerlemis.
- dini ve ruhani durumlar da insani etkileyebiliyor ve kisi icin hayatin anlami oluyor. Ruhun veya bilincin sonsuz oldugu inanci ve bu umutla yasamak, dunyanin bir test oldugu inanci ve kendini bir yaraticiya adamak. Kisi, dunyada, dine ve kurallarina gore yasayinca da zaten tatmin oluyor ve oyalanmamis oluyor.
- kendimizi veya dunyayi evrenle karsilastirdigimizda her sey anlamsiz kaliyor. Bir anlam aramamiz da anlamsiz gibi. Ani yasamali bir nevi. Mutlu olmak ve insani degerlerimizi korumak en guzeli. En basitinden dusunursek, etrafimiza/cevremize yaptigimiz kucuk iyilikler ve yardimlar yeterli olabilir.
0
ermanen
(23.03.24)
bu dunya zaten oyalanma yeri
aslinda dinlere gore, bir cesit nezarethane. bir suc islendi ve biz o nedenle buradayiz.
babaannem cocukken hep soyle derdi, o zamanlar anlamazdim
malda yalan mulkte yalan, var birazda sen oyalan
0
foster
(24.03.24)
@grimavi +1 Bütün bilgeliğimle şunu eklemek istiyorum: ya ne yapacağıdık?
Girdiğiniz yolun sonu nihilizme çıkıyor, güzel bura.
0
kobuzchu kiz
(24.03.24)
einstein da olsan, mehmet emmi de olsan yasayacagin omur belli. bence oyalanmak daha iyi. einstein hayati boyunca calismis, belki de berbat bir hayat gecirmis. sonunda ikisi de hayatini kaybediyor ve yaptiklarinin kendileri icin hicbir anlami olmuyor.
biz einstein'i guzel aniyorsak bunun einstein'a ne faydasi var? adam oldu gitti. belki cok calistigi icin cok sevdigi bir yemegi bir kez daha yiyemeden oldu. bu yemek bence einstein acisindan tum bilimsel calismalarindan daha onemli bir sey olabilirdi. cunku hazzin da bir siniri var. belki bu adamin aldigi nobel mehmet emminin aldigi ikinci inekle ayni derecede haz verdi ona. on yillarca calisma sonucu aldigin haz mehmetin alti ay para biriktirip aldigi inekle ayni hazzi veriyor. kisisel olarak asiri kotu bir emek fayda orani degil mi bu?
biyolojik olarak ayniyiz, salgiladigimiz hormonlar ve yasadigimiz haz ayni. ne kadar cok sey yaparsak bu hazza ulasma esigimiz artiyor ki bu olumsuz bir sey.
ozetle bence oyalanmak dunyaya bir seyler katmaktan cok daha iyi. ignorance is bliss diye bosuna dememisler.
0
bohr atom modeli
(24.03.24)
Uzun bir süredir dediğin 200 bin yıldır böyle zaten. İnsanlığın küçük bir kısmı ilerlemeyi ve gelişmeyi sağlıyor. Geri kalanı da ikiye ayrılıyor. Buna doğrudan ya da dolaylı olarak katkı sağlayanlar ya da uyanlar bir grup, topluma gram faydası olmayan yük olarak arkadan getirilenler/geri çekenler de diğer grup. Bırak tamamını, aynı anda yaşayan nüfusunun çeyreğinin Dünya'yı ileriye taşıyan adımlar atıp icatlar yaptığı bir toplum hiç olmadı zaten.
Sende yaşanan şey işte bu diğer iki gruptan birinde olduğunu fark etme anı. Nasıl oyalanacağın ve oylanırken topluma yük olup olmayacağın senin elinde. Kendini fazla yıpratmana gerek yok.
Bu kadar yabancı Zeytinburnu, Merter'de ne yapıyor?
summerof69
https://twitter.com/ajans_muhbir/status/1765458148360392817ortadoğu'ya ve türki cumhuriyetlere bu kadar çok tekstil ürünü ihracatı yapılıyor mu burada? bunların çoğunluğu ülkelerinde satmak için alım yapmaya gelenler mi, yoksa buradaki atölyelerde çalışanlar mı?teşekkürler.
ortadoğu'ya ve türki cumhuriyetlere bu kadar çok tekstil ürünü ihracatı yapılıyor mu burada? bunların çoğunluğu ülkelerinde satmak için alım yapmaya gelenler mi, yoksa buradaki atölyelerde çalışanlar mı?
teşekkürler.
0
summerof69 (23.03.24)
Zeytinburnu İstanbul içindeki gettolardan biri orada çok sayıda Türk vatandaşı Türkistan göçmeni yaşıyor yeni gelenlerde kültürel yakınlık, ulaşım imkanları ve kira ücretlerinin ucuz olması gibi sebeplerle burayı tercih ediyorlar. Merter ise ticaretin kalbi kozmopolit bir yer aynı zamanda ulaşım için bir hub yabancıların fazla olma sebebi bu bence ama video seçmece olmuş özellikle yabancıları seçiyor. Yabancıların ve gettoların olmasını kültürel bir zenginlik olarak düşünüyorum keşke bizde de çin mahallesi falan olsaydı.
0
doharkoman
(23.03.24)
Başlığı bana şahsi mesaj olarak yazmak için kullanmışsınız keşke buradan yazsaydınız ben kurallara uyan biriyim fakat cevap verme hakkım doğduğu için yazıyorum konumuz kaçak işçi değil, yabancıları toptancı bir yaklaşımla kaçak işçi olarak varsaymışsınız velev ki dediğiniz gibi olsun kaçak işçi dünyanın her yerinde var Türkler de ABD de kaçak işçi olarak çalışıyor. Kaçak işçi ucuz iş gücü demek ucuz iş gücü dünya ile rekabet demek. Kaçak işçiliği onaylanıyorum fakat bu bir realite dünyada hükümetler ucuz iş gücü için belli oranda kaçak işçilere göz yumuyor özellikle üretimin Asya'ya kalmasından sonra bu durum çok daha hızlandı kaçak işçi kriminal suç işlemediği sürece devlet görmezden geliyor. Kaçak işçinin iş gücüne sağladığı katkı GSMH'yi büyütüyor ödediği dolaylı vergiler devlete ve halka dolaylı olarak yansıyor zaten kaçak iscilerin çalıştığı işlerde Türkler çalışmak istemiyor mesele maddiyat değil Türkler rahat ve konfor istiyor vergi meselesine gelirsek Türkiye'de zaten doğru düzgün vergi ödeyen yok bu yüzden devlet dolaylı vergi alıyor yani kaçak işçinin yaptığı harcamalarda devlete ve Türk ekonomisine zarardan çok katkı veriyor hatta bu konuda IMF'nin bir araştırması vardır ekonomik büyümedeki yarım puanlık büyüme sadece sığınmacılara ait olduğuna dair. Son olarak geçen hafta bir haber okumuştum sadece 1 yılda ABD'ye 50 bin Türk vatandaşı Meksika sınırı üzerinden kaçak olarak geçmiş.
0
doharkoman
(23.03.24)
kaçak ve ucuz işçiler. sigortasız çalışıp birilerini zengin ediyorlar. ülkemizi mahvediyorlar kısacası. bizim vergilerimizle hastaneye gidiyorlar, belediye hizmetlerinden yararlanıyorlar. 1 kuruş da vergi ödemiyorlar. ister orta asyadan gelsin ister ortadoğudan. hiçbir farkları yok. toplu şekilde gelerek kendi kültürlerini kendi ülkelerindeymiş gibi yaşıyorlar.
0
paintov
(23.03.24)
Sebebi Türkiye'nin dünyanın merkezi olması ve gelişen ekonomisine dayanamayan kişilerin koşarak gelmesi. Türk halkının da binlerce dolar olan, süper çalışma sartlarina rağmen işlere rağbet etmeyip sokaklarda gezmesi. Bunun sebebi hep türk halkı.
O yüzden umalim da kaçak çalışma daha da artsin, bu şekilde bütün batılı devletleri geçeceğiz.
0
logisticsmanager
(23.03.24)
Ne yaptıkları çok da bilinemez ki.
Mesela bir 'Kültürel Zenginlik (!)' eğer anlattıkları doğruysa eğitim alıyormuş.
Çoğu ihracat yapıyor. Ben Gine'li bir öğrenciyle tanışmıştım 1 yıl önce. Onunla birlikte o kadar çok mal gönderdik ki son 4 ay sadece bununla geçindim. Kendi işimi askıya aldım.
Biz tekstil, kapı kolu ,kilit, mobilya ,araba parçası oto ürünleri sattık.
Bazen ülkesinden gelen iş adamlarını gezdirdim, hem para kazandım hem birlikte gezdik.
Çok para kazanıyor ve çok para harcıyorlar. Avrupalılar gibi cimri değiller.
Şimdi okulu bitmedi ama buradaki sorunlardan dolayı vize aldı ve Lisbon'a yerleşecek. Turist olarak gelirse daha kolay çalışacağız ve polis memurlarının aşağılamalarına maruz kalmayacağız diye düşünüyoruz.
Orta Asya'dan öğrenci vizesiyle gelenler de yakınlarının iş yerinde çalışabiliyor. Burada öğrencilerin çalışması yasak ve enflasyon nedeniyle hesapları tutmayınca çalışmak zorunda kalıyorlar
0
hebanon
(23.03.24)
Zeytinburnu evvel ezel özellikle Orta Asya'dan gelenlerin odak yeri gibi bir şeydir. Kendi TC vatandaşı nüfusunda da ora kökenliler çoktur. GORA'daki Japona benzeyen Zeytinburnu çocuğu Mehmet gerçek.
2 gündür banyomda dağınık bir şekilde gezen çok sayıda karınca var. Belli bir hatta ilerlemiyorlar, tamamen dağınık şekildeler. Banyo olduğu için haliyle herhangi bir gıda maddesi de yok.Bu durum beni biraz ürküttü. İnsanın aklına ister istemez deprem fikri geliyor.Özellikle Marmara bölgesinde benze
2 gündür banyomda dağınık bir şekilde gezen çok sayıda karınca var. Belli bir hatta ilerlemiyorlar, tamamen dağınık şekildeler. Banyo olduğu için haliyle herhangi bir gıda maddesi de yok.
Bu durum beni biraz ürküttü. İnsanın aklına ister istemez deprem fikri geliyor.
Özellikle Marmara bölgesinde benzer durumu yaşayanlar var mı merak ettim.
Konum: Kadıköy
Ek: Ev 3. Katta
0
kukuleta (23.03.24)
Bir delikten çıkmışlar yiyecek arıyorlar. Dağınıklıkları keşif kolu oldukları için. Bir köşeye yem koy, o noktaya doğru belirli bir hat yapıp, ordunun kalanını çağıracaklardır.
Geldikleri deliği bulup tıka. Ya da tarçın serp. Ya da deliğin etrafına tebesirle bir daire çiz.
Depremle alakası yok +1
0
Mirket
(23.03.24)
banyoda yerde su oluyor genelde. karıncalar su için gelebiliyorlar. sabun, parfum gibi şeylere de ilgi duyabiliyorlarmış.
ek: kırmızı orman karıncaları üzerinde yapılan bir araştırmaya göre karıncalar depremi önceden (saatler öncesinden bile) sezebiliyormuş. normal davranışlarından farklı davranabiliyorlarmış.
tabii her tür karıncada oluyor mu bilmiyoruz. ve illa gördüğünüz davranış karıncaların depremi önceden sezmesiyle ilgili değil. ama etrafınızdakilere de bir sorun isterseniz, araştırma yapmış olursunuz.
0
ermanen
(23.03.24)
İstanbul, Şişli, 40 yıllık apartman, üçüncü kat. Bundan 4-5 gün önce karıncalar salonda dolaşmaya başladılar. Yemek kırıntısı vs. gibi şeyler yok. Düzenli temizlenen ev.
Uçların üstünde yazan sayı ve harflerin ne anlama geldiğini biliyorum (HB, 2B vs).Şu an Faber Castell 2B kullanıyorum mesela ama fazla yumuşak geliyor. Bir sert uca geçsem bu sefer de çok silik oluyor.Hem böyle tükenmez kaleme en yakın hem de çok sert olmayan bir uç markası var mıdır? Tabi ki uçlu k
Uçların üstünde yazan sayı ve harflerin ne anlama geldiğini biliyorum (HB, 2B vs). Şu an Faber Castell 2B kullanıyorum mesela ama fazla yumuşak geliyor. Bir sert uca geçsem bu sefer de çok silik oluyor. Hem böyle tükenmez kaleme en yakın hem de çok sert olmayan bir uç markası var mıdır? Tabi ki uçlu kalem tükenmez kalem gibi yazamaz biliyorum ama örnek vermek için dedim. 0,5 uç kullanıyorum.
0
büyük engizisyoncu (23.03.24)
Tombow, Faber Castel, Rotring
Üçünü de kullanıyorum, memnunum. Ama illa ki birini seçeceksin desen Tombow derdim.
kiracımızın evine davlumbaz taktırmak istiyorum ama süreç nasıl işliyor?davlumbaz'ı aldım diyelim teknik servis gelip kurulum mu yapıyor? evde davlumbaz'ın çıkışının olacağı bir bölüm yok. duvar mı kırılacak?birde az ses çıkaran davlumbaz önerisi olan var mıdır? bütçe max 2.000-2.500 tl
kiracımızın evine davlumbaz taktırmak istiyorum ama süreç nasıl işliyor?
davlumbaz'ı aldım diyelim teknik servis gelip kurulum mu yapıyor? evde davlumbaz'ın çıkışının olacağı bir bölüm yok. duvar mı kırılacak?
birde az ses çıkaran davlumbaz önerisi olan var mıdır? bütçe max 2.000-2.500 tl
0
ayseee (22.03.24)
baca yoksa karbon filtreli davlumbazlar var. duvarı kırıp dışarı mı verceksin? o kötü olur. baca olmalı. karbon filtreli bakabilirsin.
evet alırsın kurarlar.
0
jelly bear
(22.03.24)
@jelly bear şimdi baktım karbon filtreli davlumbazlara 4.000 bin den başlıyor. o zaman biz duvarı kırıp dışarı vericez 2.000 binlikten alacaz acaba duvarı kaça kırarlar şimdi sorum buna evrildi.
0
🌸ayseee
(22.03.24)
duvarı kırarsan ısı yalıtımı feci olur. bilemedim. balkon falan varsa belki
0
jelly bear
(22.03.24)
Müstakil ev midir? Apartman dairesinde pek öyle şuradan baca açacağım olayı olmaz da.
Karbon filtre davlumbazlarda zaman zaman karbon filtrelerin yenilenmesi gerekir. Maliyetlidir yani.
Montajı normal şartlarda servisi yapar da şartnamesine uygun mesafede baca deliği ile elektrik tesisatını da hazır işter.
Baca deliği açma hususu, daha doğrusu bu olayda duvar delme konusu inşaat işi olduğu için pek bir rayic bedel yoktur. Kapıcının elinden bu işler gelir tanıdığı, ne koparırsam hesabıyla bir para ister diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.03.24)
@Mirket aile apartmanı 1 katında kiracı var. diğer 3 kattada yıllar önce duvarlar kırılmış hepsine bacalı aspiratör takılmış. kiracının yaşadığı katta baca yok yapılmamış. şimdi kadın istedi bundan bi tane alayım diyorum mutfağa perde takmış oturma odasına yemek kokusu gitmesin diye..
kapıcı filan yok. yaşadığım yerde de usta'lık işler dert oluyor. iş bilen usta yok.
0
🌸ayseee
(22.03.24)
karbon filitreli al geç eğer usta problemi varsa problemsiz usta ile bile uğraşılıyor artık ustaların gelmedi zaten 500-600 den başlıyor aynı hesaba gelecek. iyi marka değil alveus tarzı dandiklere bakın
0
eja
(22.03.24)
Mahallede inşaat malzemesi satan, nalbur, hırdavatçı dükkanı var ise onların tanıdığı, bildiği ustalar vardır. Onlarla görüşüp fikir ve fiyat alın.
Davlumbaz ile baca deliği arasında alüminyum spiral boru vardır. O boru nereden geçirilmiş, nasıl tutturulmuş, kaç santimdir konularını önceden tespit etmek için komşuları ziyaret edip nasıl yapılmış konusunu inceleyin.
Davlumbazı alacağınız yerle o spiral borunun boyunu konuşun, sizin mi onların mı temin edeceğini öğrenin. Siz temin edecekseniz, o söylediğim nalburlarda boy boy satılır. Önceden temin edip hazırlayın ki, servis takabilsin.
0
Mirket
(22.03.24)
ayrıca ocak ile davlumbaz arasında en az 65 cm olmalı, yoksa servis takmıyor.
Arabada yaşayarak türkiyeyi gezsem, başıma en kötü neler gelebilir? Amaç konaklamaya para vermemek. Yine yemekleri falan en güzel yerlerde yiyorum. Çok apış arası kokunca gidip bi gece otelde kalabiliyorum falan.
Arabada yaşayarak türkiyeyi gezsem, başıma en kötü neler gelebilir? Amaç konaklamaya para vermemek. Yine yemekleri falan en güzel yerlerde yiyorum. Çok apış arası kokunca gidip bi gece otelde kalabiliyorum falan.
0
gece abisi (22.03.24)
hayatimda 2-3 kere arabada uyudum. basina kotu bir sey gelmez muhtemelen ama hic konforlu bir sey degil.
gece sicak/soguk olacak, her yerin tutulacak, rahat uyuyamayacaksin vs vs. konfor sifir olur. onun yerine yanina cadir-mat al. cadir daha konforlu olur.
0
fakyoras
(22.03.24)
1-2 gece idare edilebilir fakat sürekli olarak kalınacak bir şey değil. onun yerine çadır tercih edebilirsin.
0
telliahmet
(22.03.24)
Güvenlik olarak bişey olmaz. Benzinliklerde kalabilirsin. Ama senin düşündüğün gibi olmaz. Bir kaç gün kalmak zorunda kaldım arabada. Bir yerden sonra uyuyamamaya başlıyorsun. Tuvaleti, yemeği, sıcak bir şeyler içmeyi, elbise değiştirmeyi, banyoyu filan bir kenara koyuyorum.
0
etna
(22.03.24)
rezillik bence cunku benzinlikci kovabilir, jandarma gelebilir vs. hani aile olarak karavan-minivan tarzi falan olsa neyse da tek adam normal arabada dikkat ceker. bir de sirf ciks yerlerde yemek yemek icin kirsalda benzinlikci tuvaletinde dis fircalamak, tuvalet kagidiyla gezinmek falan uff bana gore degil. bir de bunu yazin yapiyorsan dus almadan apis aranin kokmasi cok uzun surmeyecek. yani gittigin mekanda kokarsin baskalarina.
hiçbir şey olmaz, hatta harika bir deneyim olur. ama uyuma/yaşama işini arabayla sınırlandırmaya gerek yok. madem araba var, rahat bir mat, hatta abartıyorum katlanır güzel bir sünger -yatak efekti verecek-, çadır, kamp ocağı, araç olduğu için yük taşımanın sorun olmayacağı hayat kolaylaştırıcı bütün kamp malzemeleri (ihtiyaç duyulan hemen her şey 3-5 günlük konaklama parasına çözülür); bütün bunlarla dere tepe gezilir. yaptım zamanında. şehir yaşantısına göre çok daha az tüketip fit kalmıştım. ara sıra ev konforu özlenince de ucuz bir pansiyon ile bu sorun çözülür. ki ben hatırladığım kadarıyla sadece 1 ya da 2 gün ihtiyaç duymuştum buna, gezilecek yerlere ve mevsime bağlı olarak duş alacak yerler buluyorsun. büyük bir talihsizlik olmaz ise insan yoldayken her şeye çözüm buluyor, talepler minimum olunca hayattan aldığın keyif maksimuma çıkıyor.
dn: kalkıp bütün büyükşehir merkezlerini bu şekilde gezip şehir merkezlerinde kalacağım dersen neler olur bilemiyorum. benim güzergahım şehir merkezlerine ucundan bir uğrayıp doğal alanlara geçmeli idi.
0
helios
(23.03.24)
arabayla ülkeyi gezmek yakıt ve diğer ulşım masraflarını düşününce epey pahalıya gelen bir macera. bu kadar masrafı göze alan birisinin belki de en ihtiyacı olan sağlıklı ve dinç kalabilmeyi sağlayan iyi uyku ve iyi dinlenmeyi es geçmesine anlam veremedim. herkesin tatil anlayışı farklıdır elbette ben yemeği en güzel yerde yemezdim. o bölgenin en popüler yemeğini tatmak isterdim ama bunun dışında konserve, hazır yiyecek veya kendim hazırladığım yemekler beni idare ederdi. pahalı yemek yerine ucuz hostel veya pansiyona param kalırdı.
arabada kalmak araç modeline göre biraz değişse de kışın soğuktan yazın sıcaktan uyuyamazsınız. ayrıca her yerde arabada yatacak bir yer bulamayabilirsiniz. bekçi, polis veya meraklı vatandaşlar işinizi zorlaştırır. son olarak sizin ilacınız araç üstü çadır aslında. fiyatları pahalansa da belki ikinci el ucuz bir model bulabilirsiniz.
Eurobond fonu ne olursa yükseliyor ve düşüyor?Türkiye'ye yurtdışındaki güven düşerse ne oluyor? Dolar yükselince ne oluyor?Türk ekonomisinin kötüye gideceğine inanan biri hangi fonu almalı?GPA - GARANTİ PORTFÖY EUROBOND BORÇLANMA ARAÇLARI (DÖVİZ) FONUhttps://www.tefas.gov.tr/FonAnaliz.aspx?FonKod=GP
Eurobond fonu ne olursa yükseliyor ve düşüyor? Türkiye'ye yurtdışındaki güven düşerse ne oluyor? Dolar yükselince ne oluyor?
Türk ekonomisinin kötüye gideceğine inanan biri hangi fonu almalı?
Bir ülkenin CDSleri yükselirse, yani o ülkeye güven azalırsa Eurobond fiyatları düşer. Doların yükselmesi veya düşmesi ekonomiye güveni arttırıyorsa Eurobond fiyatları artar. Kötüye gideceğini düşünüyorsan: Faize girilmez Para piyasası fonu alınmaz. Eurobond alınmaz.
Altın, Gümüş, Dolar, Yabancı hisse senedi Veya bütün bunların fonları alınabilir.
Güven artıyorsa da tam tersi.
0
Mirket
(22.03.24)
türk ekonomisinin kötüye gitmesi ne demek? bunu bana açıklarsan soruna cevap verebilirim.
0
benarrivo
(22.03.24)
@benarrivo, Türk lirasının değer kaybetmesi, enflasyonun artması, büyümenin azalması, üretimin azalması, işsizliğin artması, ihracatın düşmesi, iş kurmak yerine parayı faize yatırmanın daha cazip hale gelmesi gibi.
0
🌸michael_knight
(22.03.24)
Ekonominin kötüye gitmesi şu demek olabilir mesela.
@michael knight türk lirasının değer kaybedeceği düşünülüyorsa döviz bazlı tüm araçlara yatırım yapılabilir: altın, yabancı borsa endeksleri, döviz, vs. enflasyonun artacağı düşünülüyorsa türk borsası da değer kazanır. ancak büyümenin azalması, üretimin azalması da öngörülmüş. bu yüzden borsa tercih edilmeyebilir. iş kurmak yerine paranın faize yatırılması cazip geliyorsa para faize yatırılabilir :)
@mirket eğer gıda fiyatlarının artacağı düşünülüyorsa gıda hisselerine yatırım yapılabilir.
soru başlığında eurobond sorulmuş. en kazançlı hali cds yüksek iken almak. şu an cds nispeten düşük. zaten türkiyeye güven düşeceği tahmin edilmiş, o halde cds artar. eurobond pek kazançlı olmayabilir bu hali ile.
İzmir Buca yatırımlık ev için uygun bir yer midir arkadaşlar sizce? Bölgeye yabancıyız ancak bütçemize uygun evlerin olduğunu gördük. Bilgilendirebilen olursa çok memnun olurum.
İzmir Buca yatırımlık ev için uygun bir yer midir arkadaşlar sizce? Bölgeye yabancıyız ancak bütçemize uygun evlerin olduğunu gördük. Bilgilendirebilen olursa çok memnun olurum.
0
cancoskn (22.03.24)
İzmir'in en 'duyan gelmiş' ilçesi burası sanıyorum. Metrosu açılınca şehre ulaşımı rahatlayacak. İzmire göre büyük sayılabilir bir Üniversitesi var. Öğrenci poülasyonu fazla. İzban hattı nda duraklara yakın veya kampüs yakınlarında öğrencilere cazibe merkezi olabilecek yerlere yakın bir konumdan yatırımlık ev alınabilir diye düşünüyorum. Haddinden fazla göç alan bir yer olduğu için 'Buca' olarak değil de, şu mahalle olarak araştırmanda fayda var. İnsanı nasıldır diye konuya yaklaşıyorsan Anadolu'nun neresinden göç ettiklerine bakacaksın.
Çok aşina olduğum bir bölge değil. Kimse cevap henüz cevap yazmadığı için yazdım. Daha sağlıklı bilgiler gelecektir.
0
Mirket
(22.03.24)
Buca'da uygun fiyatlı yatırımlık evler var, belki alırız diye baktık biz geçen sene. Üniversiteye yakın, yeni, üst kat dairelere baktık. Baktığımız o genç dairelerin hepsinin altında 30-40 yıllık apartmanlar çıktı, üste kat ekleyip imar barışıyla tapusu alınmış falan. Daire 3 yıllık, altında 90'lardan kalma bina var. Dolayısıyla bütçenize uygun evlere bakarken dikkat edin.
Bir de mahalleye göre değerlendirmeniz lazım oraları, Şirinyer, Nato civarı görece daha güzel/düzgün yerler.
0
kobuzchu kiz
(22.03.24)
d.eylül ana kampüs karşısında kuruçeşme , atatürk mahallesi, yıldız mahallesi gibi yerler var , buralarda öğrenci popülasyonu çok yüksek ve çok fazla yeni yapılan 1+1 daire var, kira için bile boş kalmıyor hiç, boşalan evi aynı gün kiraya verebilirsin
0
pislick0
(22.03.24)
cok tesekkurler degerlı bilgiler icin. sanırım gidip d.eylül civarındaki semtlere bakmak faydalı olacaktır. @kobuzchu kiz dediğiniz çok korkunc ancak günümüz türkiyesinde de şaşırmadım diyebilirim bu duruma. En iyisi bire bir görüp öyle değerlendirmek.
Dostlar bu altın işinden hiç anlamıyorum. Şurada linkini verdiğim 10 gramlık altın fiyatı normal mi pahalı mı diğer dizi kuyumcudan alsam bariz fark var mı?Gram Altın Alış 2.439,17 satış 2.630,00 fiyatları bu. Doğru bakıyorum değil mi öyleyse fiyat normal kuyumcudan alıyorum gibi doğru mu? Buradaki
Dostlar bu altın işinden hiç anlamıyorum. Şurada linkini verdiğim 10 gramlık altın fiyatı normal mi pahalı mı diğer dizi kuyumcudan alsam bariz fark var mı?
Gram Altın Alış 2.439,17 satış 2.630,00 fiyatları bu. Doğru bakıyorum değil mi öyleyse fiyat normal kuyumcudan alıyorum gibi doğru mu? Buradaki amacı internetten yapılan alışverişe kredi kartım 3 taksit uygulayacak o yüzden internetten almak istiyorum. Fiyat hakkında bilgi verirseniz sevinirim.
Hayır pahalı. (Dogal olarak) Şu an haremaltın da alış 2435 satış 2490 aradaki farkı buna göre hesapla. Bu kura nereden baktın bilmiyorum ama bankaların kurlarını kendine referans olarak almamalısın kuyumcularda iş farklı dönüyor. Kuyumcuların çoğu haremaltına bakıp altın fiyatını söylüyor sana. HaremAltın mobil uygulamasını indirip sonrası için oradan bakabilirsin.
0
nuevo
(22.03.24)
3 taksit olayı mantıklı mı peki bu fiyata. Ya da başka kuyumcudan alıp karttan askaarisini mi ödesem ne yapsam bilemedim
0
🌸dedeminhirkasi
(22.03.24)
Bulunduğun yer kasaba değilse, Nadir Gold ürünleri satan bir kuyumcu vardır. Git ondan al. Fazladan kargo, sigorta, kredi kart komisyon ve faizi ödüyorsun burada.
0
Mirket
(22.03.24)
İşte ondan alınca taksit olmuyor. Yani bu aradaki farka taksit yapmak mantıklı bir iş mi aslında konu biraz
0
🌸dedeminhirkasi
(22.03.24)
Kısa vade için karlı değil ama uzun vade için karlı olabilir. Ben olsam almazdım. YTD bu arada. Altının kaç olacağını önden kestirsek köşe oluruz zaten.
Bir de stokta yok görünüyor verdiğin ürün :D
0
nuevo
(22.03.24)
Az önce vardı hocam bitmiş Allah kahreylesin beni
0
🌸dedeminhirkasi
(22.03.24)
Kredi kartın 3 taksit uygulayacak da ne kadar faizle? Altın alımına uygulanacak mı? Bunlara baktın mı? Kredi kartıyla, taksitle altın alma furyası 14 mayıs seçimleri öncesinde revaçta ve kârlıydı.
Benim görebildiğim kadarıyla (üyelerde yazmış) 10 gr için 2k tl pahalı tek çekim fiyatı yazan kısım. Buna bir de taksit vs de ki fark binince kaç olacak?
Allah kahreylesin vs demişsin de merak etme sürekli güncelleniyor. Zarar etmek için bu kadar heyecanlı olmana gerek yok diye düşünüyorum. Asgari ödeme yaparsan, uygulanacak faizden haberin var mı ayrıca? Ons zaten yükselmiş 2200$ olmuş, sen bu hesapla neredeyse 2400-2500$’dan alacaksın gibi döviz bazlı bakarsan
0
avatar is back
(22.03.24)
Kuyum ürünlerine taksit yasaktır. Kartının sonradan taksitlendirmesi varsa bile o özellik kuyum ürünlerinde çalışmaz. Hemen hemen her kart kampanyasının açıklamasında küçük yazılarla kuyum ürünleri hariç diye yazar. Haberin olsun.
0
Mirket
(22.03.24)
Hocam olay şöyle mesela telefona da taksit yasak. Fakat e ticaret alışverişi olarak görünürse yapılan alışveriş o zaman bankanın kendi uygulaması üzerinden taksitlendirme yapılıyor peşin fiyatına. Tek çekim yapılıp provizyondan sonra banka üzerinden taksitlendiriyorsun. Bu da aynı bu şekilde altın kuyum olarak internetten alışveriş yapılırsa taksit yapılmıyor fakat dediğim gibi e ticaret alışverişi olarak görünüyorsa oluyor
Selamlar, Amacım günlük borsa haber akışlarını takip etmek aynı zamanda, mevcut ve gelecek duruma göre hisse pozisyonlarımı değiştirmek, bu anlamda tecrübeli ve işin ehli, tutarlı ve mantıklı aynı zamanda öğretici yorumlar yapabilen tavsiye edebilceğiniz bir uzman varımdır. Teşekkürler.
Selamlar,
Amacım günlük borsa haber akışlarını takip etmek aynı zamanda, mevcut ve gelecek duruma göre hisse pozisyonlarımı değiştirmek, bu anlamda tecrübeli ve işin ehli, tutarlı ve mantıklı aynı zamanda öğretici yorumlar yapabilen tavsiye edebilceğiniz bir uzman varımdır.
Yazdıklarınız benimde beğendiğim kaynaklardı, kendime teyit olmuş oldu.
Ayrıca daha fazla güncel bilgi ve haftalık analiz için Özgür Demirtaş x space den abone aldum. Bir aylık abonelikle geriye dönük tüm yayınlara ulaşma imkanı var. Tavsiye ederim.
Olmaz olur mu yani soru mu bu şimdi (5 yaşındaki çocuk da bu cevabı verecektir ) gerekçe soruyorsan onu da bi zahmet anlatmayalım
0
olaylar olaylar
(21.03.24)
görünen olmayacak.
0
gurur
(21.03.24)
Hayır böyle bir beklenti yok döviz yatay seviyede hafif artmaya devam edecek anı iniş çıkışlar beklenmiyor
0
doharkoman
(21.03.24)
Daha çok ürünlere gelecek zam konusu.
0
diyecevaplandı
(22.03.24)
Döviz bu hizada dursun diye ülkece fakirleşiyoruz. Gerçek değeri ile mevcut değer arasındaki fark kadar her şey pahalı oluyor. Gerçek değeri artacak devletin zorlama değeri aynı kalacak, farkı etimizden kemiğimizden sıyırmaya devam edecekler.
0
mesuta
(22.03.24)
Bi zıplama olmayacak. Yıl sonu beklentisi 40 tl +-1-2 tl olur.
0
naksidil
(22.03.24)
Dün olmayacağını gösterdi tcmb. Tokat attı twitter profesörlerine.
0
Mcfly
(22.03.24)
5 yaşındaki oğluma sordum, o bile olmayacak dedi. gerekçesini söylemedi ama.
0
mustafakesekci
(22.03.24)
Az önce yoldaki 5 yaşındaki çocuğa sordum, “abi geçmiş seçimde faiz %8’di bu seçim %50 faizle seçime gidiliyor, olmayacak hatta sıkı politika devam ederse yıl sonu dolar beklentisi 40’ın bile altında olabilir dedi”
:)
0
avatar is back
(22.03.24)
Son seçimden sonraki yükselişin ardından USD-TRY grafiğine bakarsan düz bir çizgi halinde hafif hafif yükseldiğini görürsün.
Ekonomist Tunç Şatıroğlu hoş bir isim koymuş bu çizgiye. 'Hafize Rampası' diyor.
Seçimden sonra bu rampa biraz daha eğimini arttıracaktır ama öyle keskin, sert bir yükseliş olmayacaktır diye düşünüyorum.
0
Mirket
(22.03.24)
Buna cevap vermek için şunlara bakmak lazım
-Dolar adil değerindemi yani türk lirası aşırı değerli mi ? -Para politikası neyi istiyor ? -Faizler ne durumda , ve önümüzdeki süreçte nasıl seyredecek ? -Rezervler ne durumda, ülkede döviz girişi olacak mı ? -Seçim sonuçları ve seçim sonu politikaları ne olacak ?
Kişisel görüşüm :
Normal şartlarda yerel para birimlerinin enflasyon kadar değer kaybetmesi gerekir, geldiğimiz süreçte merkez bankası rezervleri yakarak buna sadece kısmı ölçüde izin verdi. Bana göre dolar tl nin üzerinde oluşan baskı halen devam ediyor, ve bu faiz attırımı öncesi ülkenin daha da fazla dolerize olması durumu ile daha da arttı.
Bunu göre merkez bankası, daha fazla baskının önüne geçebilmek, dışarıyada bakın biz rasyonel gidiyoruz mesajı vermek için faiz attırım kararı aldı.
Geldiğimiz süreçte , doların durum tamamiyle yabancı yatırımcının gelmesine bağlı bana göre , eğer seçim sonrası belirsizlik ortadan kalktığında yabancı yatırımcı ülkeye girerse, ki bunun için yinede dolar tl nin adil değerine gelmesi gerekiyor. Haliyle eksi rezervler dolacak, dolar tl üstündeki basınç azalacak. artış devam etmeyecek., hatta olmadığını gören küçük yatırımcıda döviz bozdurup mevduata geçecek.
Eğer gelmez ise, veya yeteri kadar gelmez ise, mevcut kur ile devam etmek mümkün olmayacak. Dolar tl nin denge noktasına gelinceye kadar serbest kalmasına izin verilecek.
Bir diğer senaryo ise seçim sonrası mevcut iktidar istediği sonucu alamayıp, tüm faturayı ekonomi yönetimine kesip, Nas ekonomisine geri dönerse ki, bu durumda doların kaç tl olacağını düşünmek bile istemiyorum.
0
Rao
(22.03.24)
ilgili tarihte nüktedan şekilde böyle giderse yıl sonu 40'ın bile altında olur demiştim ama insanlar inanmamakta neden bu kadar diretiyor anlamıyorum.
tcmb 4 günde 8,5 milyar $ net alım yapmış. yapmasaydı dolar 31,7'lerden aşağı çok fena gidecekti. dolar 1 ay önceye göre %3 küsür aşağıda kapalıçarşı fiyatına göre ama 1 ayda tl mevduat %4 verdi :) arada %5-6 fark var. sadece bunun kapanması için bile doların %6-7 artması lazım. tl'de durmayan kaybetmeye devam ediyor, edecek de.
daha nisana yeni girdik, 50-60 milyar$ turizm geliri var + fed faiz indiriminden dolayı gelecek paralar var, rasyonelleşme sonrası gelecek paranın çoğu seçim yüzünden ertelenmişti onlar gelmeye başladı (dibs+bist). umarım 2-3 sosyal medya şaklabanının twitter'dan 30$ kazanmak için ya da youtube'dan 5 liraya katıl kovaladığı yerde onları takip etmiyorsunuzdur.
Goblet squattan sonra hangi hareketi yapabilirim (farkli bacak bölgesi)
Zetnikov
Bi kaza cikmasin diye goblet squat yapiyorum bacagimin on kismina iyi vuruyor. Her bolgeye iki hareket yapiyorum fakat g.squattan sonra ne calisabilirim cozemedim yapay zekada karmasik cevaplar veriyor.Amacim g.squattan sonra bintane hareket yapmak ama farkli bir bolgeye vursun g.squati tamamlasin i
Bi kaza cikmasin diye goblet squat yapiyorum bacagimin on kismina iyi vuruyor. Her bolgeye iki hareket yapiyorum fakat g.squattan sonra ne calisabilirim cozemedim yapay zekada karmasik cevaplar veriyor.
Amacim g.squattan sonra bintane hareket yapmak ama farkli bir bolgeye vursun g.squati tamamlasin istiyorum.
0
Zetnikov (21.03.24)
Abi ben soruyu hiç anlamadım. Quad bir hareket var, ikinciyi mi arıyorsun? Yoksa hiç alakasız bir yeri mi calistirsin?
Ben olsam single leg yapardım. Misal single leg squat, lunges vs.
Glute isterseniz de hip thrust.
Illa bacak derseniz calf raise olabilir.
Açıkçası programınızı anlamadan biraz kafadan sallama oluyor.
0
logisticsmanager
(21.03.24)
@logisticsmanager
Hocam full body yapiyorum Her bolgeyi 2 ayri hareket yapiyorum birbirini tamamlayan Bacak yapacagim zaman goblet squat yapiyorum ve on bacagima vuruyor
Bu hareketi tmmlayacak ve bacakta farkli bolgeyi calistiracak ne yapabilirim diyorum
0
🌸Zetnikov
(22.03.24)
Lunges ve lunges türevleri yapın o zaman.
0
logisticsmanager
(22.03.24)
Romanian deadlift
0
Mirket
(22.03.24)
Bir de şunu eklemek isterim; her hafta farklı bir sorunuz oluyor, spor bilginizin şu an kendi spor programınıza karar verecek seviyede olmadığı belli ki benim de değil. O sebepten direkt birinin programını yaparsaniz en ideali olacak sizin için.
0
logisticsmanager
(22.03.24)
@logisticsmanager
Hocam baskasinin yazdigi programda hareketleri hissetmiyorum o yuzden hareketleri degistiriyorum. Birde sporculari takip ediyorum
0
🌸Zetnikov
(23.03.24)
Abi hareketleri hissetmiyorum ne demek bilmiyorum. Programinizi kim yazdi hoca mi? Sporculari takip etmenize gerek yok, onlar sporcu sizinle alakasiz onlarin meslekleri ve yapmalari gerekenler.
Sizin bir tane programla sürekli oynamadan çalışmanız lazım. Redditte milyon tane onlarca yıldır binlerce insanin uygulayıp onayladığı programlar var.
A kişisi hava soğuk olduğu için kazak giyip işe gidiyor, ama regl olduğu için sıcak basıyor. Hemen B kişisini arayıp evden ince bir kıyafet getirir misin diyor. B kişisi evden çalışıyor, işe başladığı an yarıda bırakıp hazırlanıyor, yağmurlu havada şemsiye ve araba olmadan 20 dakika yokuşlu yollarda
A kişisi hava soğuk olduğu için kazak giyip işe gidiyor, ama regl olduğu için sıcak basıyor. Hemen B kişisini arayıp evden ince bir kıyafet getirir misin diyor. B kişisi evden çalışıyor, işe başladığı an yarıda bırakıp hazırlanıyor, yağmurlu havada şemsiye ve araba olmadan 20 dakika yokuşlu yollarda yürüyerek kıyafeti götürüyor, ama birazcık sinirleri bozuk. Zaten yürüdüğü yollar berbat, hava berbat, üstelik A kişisinin 2. ve 3. dersi boş, aslında gelebilir ama regl olduğu için rica etmiş oluyor sadece.
A kişisi B'ye çok teşekkür ediyor, B de ne demek, her zaman yaparım senin için diye güzel bir cevap veriyor.
Siz A olsanız böyle bir talepte bulunur muydunuz? B olsaydınız aynı şeyi yapar mıydınız?
edit: kişi sevgilim
0
dejame (21.03.24)
A olsam böyle talepte bulunmam. Prenseslik yapmış. hem arabası yok. Bye acımamış resmen.
B olsam şu an gelemem derim. Çünkü kıyafet acil değil. darlanmış sadece. Acil bi şey olsa giderim.
0
jelly bear
(21.03.24)
A olsaydım böyle bir talepte bulunmazdımi tam bir premseslik. Kollar çekilir yelpaze falan yapılır öyle deli sıcak basmıyor reglde. ha havasız sıcak ortam ile birleşip fenalaşacak kadar sıcak olsa herkes cam kapı açtırır.
b kişisi olsam zaten benden böyle birşey istenmezdi. annem babam olsa yaparım, arkadaşlığa artık okadar kıymet verilmemesi gerektiğini anladım.
0
eja
(21.03.24)
A ile B arasındaki samimiyet nedir? İlişki durumu nedir?
Mesela sevgilim istese böyle bir şey yapmam. Çocuğum istese yine yapmam. Ama arkadaşımsa eğer, yine yapmam tabi ki. Resmen şımarıklık bu :)
0
mustafakesekci
(21.03.24)
A kişisi, B'nin evden çalıştığı için hiç dışarı çıkmadığını, iki adım da olsa yürüyüş yapmadığını, kilo almaya başladığını, hep ev ortamında olmasının psikolojisini olumsuz etkilediğini düşünüp bir bahaneyle onu evden çıkarayım demiş olabilir.
Düşünceli arkadaş, eş, sevgili veya her neyse.
0
Mirket
(21.03.24)
Ben istemezdim aklıma bile gelmezdi bir insanı 20 dakika o havada yürütmek sırf sıcakladım diye. Kişinin genel tavrı ve talepleri de hep bu şekildeyse sorun bence. Ayrıca siz de o sırada çalışıyormuşsunuz, işiniz bölünmüş. Ama sevgiliniz genelde bu şekilde davranan biri değilse bir seferlik demek ki çok kötü hissetmiş deyip normal karşılanabilir sonuçta o anda ne hissettiğini biz bilemeyiz.
0
Mossy
(21.03.24)
a kişisi olsam çok zorda kalmadıkça böyle bir şey istemezdim, belki araba olsa ancak. b kişisi olsam büyük ihtimal yapardım, ancak her zaman yapardım senin için gibi yalan bir cevap vermezdim. yani daha dürüst olmakta fayda var, çünkü b kişisi belli ki kızmış. valla getirdim ama çok ıslandım, yolda biraz sinirlerim bozuldu. belki boş dersinde gelsen ikimiz için de daha iyi olurmuş diye düşündüm filan demek en doğrusu ki sınırlar biraz otursun. yoksa karşı tarafa da haksızlık yapılıyor o içeride kalan öfkeyle.
0
red g
(21.03.24)
A olsam böyle bir talepte bulunmam. cocuk degilim. hayatimdaki b'lere bakiyorum. onlar da getirmezdi heralde. belki ilkinde sasirdiklari icin yaparlardi ama rutinde yapmazlardi.
ben b olsam böyle bir sey hayatta yapmam. yan o zaman biraz der gecerim.
0
robert bosch
(21.03.24)
müdür taksi diye bir şey icat edildi. ben olsam taksiye atlar götürürdüm. 20 dakika yokuş gidilir mi
0
sizofren06
(21.03.24)
Hayatımdaki A kişisi benden böyle bir şey istemezdi zaten. İstedi diyelim, taksiyle göndereyim kapıdan al derdim. Ya da direkt kendisi söylerdi taksiye ver ben alayım diye. 20 dakkalık yokuşlu yol yürütecek de yürünecek de bir durum yok, şımarıklık evet.
0
pianeta
(21.03.24)
regli ve ateş basmasını bilen biri olarak isterdim ne abartmışsınız he. şemsiyen ve yağmurluğunun olmaması veya taksi binmemek (ki git gel muhtemelen indi-bindiye tekabül eder) erkeğin problemi. ayrıca kadını şımartasınız yoksa sevgili olmayın fwb veya ev arkisi olabilirsiniz (erkolara genel cevap). 20 dk yürüdü diye hayıflanan erkeğe selam veren kız kardeşime de yazıklar olsun(hepimizin başına gelir önemli olan ders çıkarmak)
0
ala09
(21.03.24)
A'nın talebi kesinlikle normal değil. O yüzden B'nin buna izin veren tavırları olmasa A'nın böyle bir şey talep etme ihtimali olduğunu sanmıyorum. B'nin konunun mantıksızlığına dikkat çekmeyip o yolu gittikten sonra şikayet etme hakkı yok. A da bu hareketi için çok teşekkür etmiş zaten. Başka ne yapacaktı, cebine harçlık mı sıkıştırsaydı bir de? :)
Hayatımda hiç A da B de olmadım ama B durumuna düşüren çok A gördüm. Tekrar edeyim burada bir hata aranacaksa hatalı olan A değil B. İnsanları belirli bir standarda/şımarıklığa alıştırıp sonra kendi yaptıklarınızdan dolayı onları suçlamamalısınız.
0
nawar
(21.03.24)
Bence simariklik. Ama sevgiliye simariklik yapilabilir. Uygunsa ve getiriyorsa ve soylendigi sekliyle ilerlemisse zaten sorun yok. Cift icin okeyse nasil durdugunun onemi yok. Ben olsam boyle bi simariklik yapmam, sevgilimin de yapmasini istemem. Abarti cunku.
0
nic cage
(21.03.24)
Normal bu durum, sevgiliyse ok.
Ha ciddi değilse yapmam orası ayrı ama hayat da müşterek. Belki şımartılmaya ihtiyacı vardı. Değer böyle ölçülmez tabi ama bazılarımızın bu yanıtlara da ihtiyacı var.
0
baldan kaymak
(21.03.24)
Şımarıklık. Ama sevgilisine de şımarıklık yapamayacaksa kime yapacak insan? Kimseye ne sevgilisine şımardığı için, ne kazağı getirdiği ne de getirmediği için yanlışsın demem.
Ama B kişisine derim ki "Eğer sinirleneceksen en başta getirmek istemediğini söyleseydin. Hem getiririm deyip hem sinirlenerek yanlış yapıyorsun. Sevgiline de haksızlık ediyorsun."
0
michael_knight
(21.03.24)
Şımarıklık, ben B olsam A ile o kadar ilerleyebileceğimi sanmıyorum.
Sevgiliye yeri gelir şımarılır tamam da sırf sıcak bastı diye yağmurlu havada birini işinden kaldırıp ince giysi istemezsin ya. O kadar mühimse 20-30dk izin alır kendin çıkarsın en fazla, hiç olmadı öğleni beklersin. Ben utanırım şahsen, ayıp da bir şey.
İlla şımaracaksan bir beklentiye girmeden laf arasında geçirirsin, karşındakinin jest yapası varsa kalkar gelir. Ama arayıp getir demek hoş değil cidden.
Çok daha güç şeyler de yapılır bir ilişkide ama tema sıcaklamak olmamalı bence.
0
akhenaten
(21.03.24)
A prenseslik yapmış burası kesin. B olsam işim var sevgilim getiremem birtanem derdim.
bu olay ben ve eşim arasında yaşansa ben eşimden böyle bi talepte bulunmam normalde ama çok kötüysem ve istersem o bana çook çok önemli bir işi olmadığı sürece kesin getirirdi. benim prenseslik yaptığımı düşünse bile kesin getirirdi yani. işte bu yüzden evliyiz :D
0
turuncu tonlarda
(21.03.24)
B'nin fazla kilosu varsa A ona spor yaptırmak istemiş olabilir.
A nın böyle bi talepte bulunmaması gerekirdi ama B de kurulmasın. Takmaya başlarsa ayrılık çanları çalar
0
bass solo take one
(21.03.24)
Ben istemem erkeğim. Gerekirse taksiye biner gider gelirim.
Maalesef yapım gereği kimseye yük olmak istemem.
0
drako
(21.03.24)
eşim isterse yaparım çünkü bilirim ki eşim şımarıklık yapmak için böyle bir şey istemez, gerçekten ihtiyacı olduğu için ister. belki "nereden çıktı şimdi bu" diye hafif kendi içimde söylenirdim ama eşime karşı değil, anlık plan değişiklikleri genel olarak beni gerer.
burada kilit nokta sen kız arkadaşının ihtiyacı olduğu için değil şımarıklıktan istediğini düşünüyorsun hatta bundan eminsin. geçmiş şımarıklıklarının bardağı taşıran son damlası gibi görüyorsun belki de ama buradaki insanlar geçmişinizi bilmiyor. aranızdaki dinamiği bilmeyen insanlardan gelecek gazla aksiyon almayın bence, durduk yere gerginlik yaşayabilirsiniz. kız arkadaşınızsa o kadar da şımarabilsin size ki çok da teşekkür etmiş ne güzel.
0
hrskrs
(21.03.24)
Ben istemem kesinlikle ama bir yandan da erkek dediğin nazımı çekmiyorsa neden yanımda dursun diye düşünürüm.
Eşim istese de seve seve götürürüm alt tarafı 20 dk yol yürümüşsün nedir yani. Benden istesin üç tur kazak getirip defile yaptırırım.
0
Gradient_tabanlı_mor
(21.03.24)
A olsam böyle bir şey istemem. bir şekilde idare ederim.
B olsam, mal yaradılışlı bir insan olduğum için A daha bunu talep dahi etmeden "ayh kazan giymişim sıcak bastı" dediği anda " ben sana ince bir şeyler getireyim" diyip kendiliğimden götürürüm. A teşekkür eder, ama iki gün sonra da anlam bile veremediğin bir durumda "sen düşüncesizsin, umursamazsın, beni hiç umursamadın" diyip ağzına sıçar.
o yüzden istese bile götürmemek gerekiyor sanırım.
0
kibritsuyu
(21.03.24)
B kişisi kullanılıyor. argo tabiri var ama banlanmayalım. bunu ancak insan çocuğu için felan yapar.
0
nuisance2
(21.03.24)
A olsam istemem ama B olsam yaparim ne olacak gucenmem hic
0
aguen
(21.03.24)
aklıma bile gelmez böyle bir şey istemek. gider kendim alır gelirim. millet ne güzel seviliyor ama orası da ayrı...
Hisse senedi de alayım, altın dolar gümüş de, günlük faiz de yüksek versin, kredi kartı bol puanlı olsun, kredi kartı önemli. Var mı öneriniz? Mesela yapı kredi deiyp geçmeyin hangi kredi kartını kullanalım, mor var gold var hangisinden çok memnunsunuz? Teşekkürler. Ak bank ya da garanti ne diyorsun
Hisse senedi de alayım, altın dolar gümüş de, günlük faiz de yüksek versin, kredi kartı bol puanlı olsun, kredi kartı önemli. Var mı öneriniz? Mesela yapı kredi deiyp geçmeyin hangi kredi kartını kullanalım, mor var gold var hangisinden çok memnunsunuz? Teşekkürler. Ak bank ya da garanti ne diyorsunuz?
0
gece abisi (20.03.24)
işbank black
0
gabe h coud
(20.03.24)
Günlük faiz hariç @gabe h coud+1 Günlük faiz olayını da para piyasası fonuyla çözebilirsin.
0
Mirket
(20.03.24)
işbankası şu an emekliye vadeli günlükte %27 faiz veriyor komedi şuan ortalama 45lerde faiz. denizbank güvenim yok yüksek miktarda paramı vermedi. garanti her anlamda kolay kullanımlı american express shop and miles kullanabilirsin, vadeli hesapları kullanılabilir düzeyde
0
eja
(21.03.24)
Kartını bilemem ama iş bankasında para, yatırım tutulmaz. Düşük faiz ve getiri oranlarıyla, mobil uygulamada özenle ayarlanmış işlem süreçleriyle müşteriyi sezdirmeden ince ince yolar.
protein tozu tarzı supplementlerde ki "kalori" miktarından korkmalı mıyım?
Zetnikov
örnegin protein tozu alıcam fakat 120 kalori yazıyor kutusunda.bunu çok ciddiye almalı mıyım?agırlık çalışıyorum ama kilo vermeyi daha çok isterim o mantıkla sordum aslındasupplementlerde kalori olması durumları.
örnegin protein tozu alıcam fakat 120 kalori yazıyor kutusunda. bunu çok ciddiye almalı mıyım?
agırlık çalışıyorum ama kilo vermeyi daha çok isterim o mantıkla sordum aslında
supplementlerde kalori olması durumları.
0
Zetnikov (20.03.24)
hiç kalori almamayı düşünüyorsan hata ediyorsun. protein yapısı gereği sindirilince enerji açığa çıkarır. yani kalorisi olmayan protein olmaz. kilo vermeyi istiyorsan harcadıgından daha az kalori almalısın. hiç kalori almasan olmaz.
0
benarrivo
(20.03.24)
Kilo vermek istiyorsan kalori sayman gerekir. Kalori içinde de protein karbonhidrat ve yağ miktarını ayarlaman gerek. Bunları bilmeden ya da bunlara kafa yormadan zaten protein tozu almaman gerek. Protein tozu alınca daha iyi vücut yaparsın diye kim dediyse yalan söylemiş. yok öyle bir şey.
Vücut geliştirme çalışmaya başladıysan, ağırlığının 1,2 ile çarpımı kadar gr ptotein alman uygun olur. Bu proteine yediğin barbunyadan da tavuktan da alırsın. Patlıcanda bile protein var. Akşam oturur hesaplarsın. Bakarsın, 4 gr. noksan kalmış. O 4 gr. için de protein tozu alırsın. Bu işin raconu bu.
Öyle vücut çalışmaya başladım. Atayım oradan iki ölçek protein tozu bicepslerim acaip şişsin şeklinde bir dünya yok.
0
Mirket
(20.03.24)
Abi gecenlerde de aynı sorun vardi; her besinin kalorisi var. Protein alıp kalori alamamak diye bir şey bilimsel olarak imkansiz. Zaten insanlik yasayamazdi o zaman protein alsak da enerji alamadigimiz için ölürdük.
Günlük kalori aliminiza göre bakin. Ama 120 kalori sorun yaratıyorsa bakmaniz gereken protein içeceği değil genel diyetiniz gibi.
Ben şunu bilir şunu söylerim; hep kas yapayim hep kilo vereyim dünyanın en zor isi (newbie değilsen). Genelde birinden birini yapamaz insan ya da ikisini de yapamaz. O yüzden bir karar vermek lazım.
Sorumuz basit. Biraz fazla kaşınıyor gibi geliyor. Dış parazit olarak 2 ayda 1 damla Vilmectin uygulasak sorun olur mu? Amcasının veteriner olduğunu söyleyen arkadaştan böyle bir öneri gelince buraya sorayım dedim.
Sorumuz basit. Biraz fazla kaşınıyor gibi geliyor. Dış parazit olarak 2 ayda 1 damla Vilmectin uygulasak sorun olur mu? Amcasının veteriner olduğunu söyleyen arkadaştan böyle bir öneri gelince buraya sorayım dedim.
0
mada (20.03.24)
dış parazitler zehir türevleridir veteriner fiziksel muayene yapmadan ilaç kullanmayın, kuşlar günlerinin %70'ini kaşınarak tüylerini düzelterek geçiriyor. parazit ilaçları örneğin kedilerde kilo başı hesaplanır, fazla verilirse zehirler gibi detaylar var o yüzden veterinere gitmeden anamnez alınmadan ilaç kullanmayın.
0
eja
(20.03.24)
Zemine birinci hamur bir kağıt ser. Kaşındığında kırmızı çok çok küçük, minicik böcekler dökülüyor mu diye bak.
ne olabilir?kardeşimin anlaştığı bir emlakçı var. daha önce de evini kiraya verdi bu emlakçı. şimdi bir müşteri daha bulmuş fiyatta anlaşmış. fakat kiracı olarak kendisi görünmek istiyor. benim aklıma gelen en basit şey muhtemelen kiracıyla anlaşacak onlardan x bir para alıp bize 1-2 eksiğini verece
ne olabilir?
kardeşimin anlaştığı bir emlakçı var. daha önce de evini kiraya verdi bu emlakçı. şimdi bir müşteri daha bulmuş fiyatta anlaşmış. fakat kiracı olarak kendisi görünmek istiyor. benim aklıma gelen en basit şey muhtemelen kiracıyla anlaşacak onlardan x bir para alıp bize 1-2 eksiğini verecek. bize anlaştığımız parayı verdikten sonra ne yaptığı umrumda değil açıkçası. ama onun kiracı olarak görünmesi bizim için bir tehlike yaratır mı onu merak ediyorum?
0
Wolfware (19.03.24)
İşler sarpa sardı mı hakim ‘bu ev sahibi değil’ diyerek olsa olsa sizin aleyhinize sonuç olabilir. Kiracı hiç ödemeyip mahkemelik olduğunuzu düşünün
0
sagini solunu bilmez cahil
(19.03.24)
Ben evimi kiraya versem bile evimde neler oluyor, kim oturuyor bilmek isterdim. Ayrıca aidatlar vs. konusunda kat maliki olarak yönetime karşı sorumluluğunuz hiç bitmiyor. Bana uymaz yani o durum.
0
Mirket
(19.03.24)
Sizin lehinize bir durum olmadığı kesin. Ben olsam asla kabul etmem.
Olası senaryolar. Kirayı kendisi size gönderecek ama esas kiracıdan ne kadar aldığını asla bilemeyeceksiniz. kendisi her yıl kendi belirlediği oranda zam yapacak belki ama size yansıması en fazla enflasyon oranında olacak. Ev ile ilgili bir sorun olduğunda (bir demirbaş değişmesi gerektiğinde mesela) sizden parasını alacak ama aldığı paranın tamamını ilgili demirbaş ürün için mi kullanacak yoksa daha ucuz bir muadilini bulup farkı kendine mi alacak bilemeyeceksiniz. Kendisi emlakçı olduğu için en az 10 yıl sizi parmağında oynatacak.
kesinlikle kabul etmeyin derim.
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(19.03.24)
çok saçma kirayı siz ödüyorsunuz para veren sizsiniz. Kesinlikle tehlikeli ve anlaşılmaz. 3 kuruş fazla verin hayatın olagan akışından şaşmayın.
Mahkeme bile hayatın olagan akışını dikkate alır.
0
Fritz-X
(20.03.24)
Kardeşiniz sebebini sormamış mı ki?
Benim aklıma gelen çıkabilecek sorunların başında problemli bir durumda sorumluluğun kimde olacağı sorunu geliyor. Emlakçı kiracının sebep olacağı her sorunda koşulsuz sorumluluk almaya yanaşmayacaktır. Büyük ihtimalle "zaten ne sorun olacak ya" diye bakıyordur olaya. Dahası, kiracı kendini sorumlu hissetmediği zaman ortaya ne gibi ek problemler çıkacağı da belli değil. Ama belirsiz başka hususlar da var. Örneğin emlakçıyla kiracı arasında da bir sözleşme var mı? Varsa şartları neler. Bu sözleşme hukuki olarak hangi çerçeveye oturtulmuş.
Eksik çok durum var, hiçbir şey söylenemez ki.
Yani en sonunda kendinizi kiracının hiçbir sorumluluk kabul etmediği ve emlakçının da işi yokuşa sürdüğü bir pozisyonda uzun yıllar sürecek hak arayışı derdine düşmüş vaziyette bulmamanız için hiçbir sebep yok bence.
0
akhenaten
(20.03.24)
sakın ola öyle bir iş yapmayın. alt kiralama yaptırıyor olacaksınız, yani sözleşmede buna izin vereceksiniz ve bu sizin başınıza uzun vadede problem olur. adam gider suriyelilere yurt yapar, öğrenci yurdu yapar ve siz şikayet üzerine emlakçıya döndüğünüzde "seni ne ilgilendirir, sözleşmemize uygun" der.
0
malheiros
(20.03.24)
@malheiros'un dediği gibi alt kiralama konusunu siz mantıklı bulacak olsanız bile (bize anlaştığımız parayı verdikten sonra ne yaptığı problem değil demişsiniz) böyle bir durumda standart kira sözleşmesine imza atmanız saçma olur. Böyle bir işe girişecekseniz avukatın da yardımıyla sözleşme maddelerini tek tek pazarlıkla belirlemeniz gerekir. Emlakçının kendi menfaatine, kendi hazırladığı sözleşmeye koşulsuz imza atarsanız bundan karlı çıkmanız çok olası olmaz.
Kullanılır mı?Tarihine bakmadan almışım. Ay başında bitmiş süresi. Hiç kullanmadım. Yazık olacak. Şu:https://www.trendyol.com/just-green/organic-bulasik-temizleyici-750-ml-p-6895959(Migros'ta daha pahalı bu)
Kullanılır mı?
Tarihine bakmadan almışım. Ay başında bitmiş süresi. Hiç kullanmadım. Yazık olacak.
Spor salonunda kosu bandi kullanmada sinirlama mi var?
Zetnikov
Salon zaten bos ve bisikletin pedali cok agir ( bacak calismaya gerek kalmiyor resmen)Bana kosu bandi kullanimi 25 dk dan fazla yapmak yasak dedi onun yanina bisiklet flan yap dediBende bisikletler sikintili ve dinlenme gunu 1 saat tempo yuruyus yaptigimi salon kalabalik olursa yapmam hocam dedimSoh
Salon zaten bos ve bisikletin pedali cok agir ( bacak calismaya gerek kalmiyor resmen)
Bana kosu bandi kullanimi 25 dk dan fazla yapmak yasak dedi onun yanina bisiklet flan yap dedi
Bende bisikletler sikintili ve dinlenme gunu 1 saat tempo yuruyus yaptigimi salon kalabalik olursa yapmam hocam dedim
Salonun yoğun olduğu zamanlarda tek aleti uzun süre kullanmak yerine daha az yoğun zamanları tercih edebilirsiniz.
Ancak salon boşken böyle bir sınırlama mantıksız. Zaten böyle bir kuralın çıkış noktası salonun yoğun olduğu zamanlarla ilgilidir, ama size bunu söyleyen görevlinin bundan haberi yok ya da olayı yanlış anlamıştır. Bu da bir sıkıntı. Salon yönetimiyle konuyu görüşün.
0
akhenaten
(19.03.24)
Bisikletin ayarlari olur genelde. Çok yüksekse düşürün.
Salon kalabaliksa sınır olması normal. Ilk defa duymadım ben. Yürüyüşü spor salonunda yapmaya da pek gerek yok.
0
logisticsmanager
(19.03.24)
25 dakikadan uzun süre koşu bandında olmanın kas iskelet sistemine vereceği zarar ya da kas yakmaya başlamak vs. gibi sebepler dışında bir sebebi yoktur herhalde. Ben gidip 40 dakika 2 bölüm dizi izlerken yürüyüp dönüyorum koşu bandıyla işim olunca.
Salon dolu olduğunda da kullanabilirsin sabaha kadar. Kimse karışamaz ama yazılı olmayan kurallara uygun değil. İşin kadar kullanıp geçersin onda da. Elektrik mi yakıyormuş? Neden yasakmış?
0
nawar
(19.03.24)
gittiğim spor salonlarında 30 dk derlerdi hep ama ben 1 saat de yapardım. dizlerimde hiç sıkıntı yaşamadım. bunun nedeni bana kalırsa cihazın ömrünü uzatmak adına uydurulmuş bir kural gibi geliyor. ve evet diğer üyeler de kullansın isteniyor olabilir.
0
false pretension
(19.03.24)
Koşu bandı, bakımı onarımı, amortismanı maliyetli bir alet. Kurumsal salonlar dışındakiler bu çeşit kısıtlama koyuyor.
Yoğunluğun yanında amortisman giderleri kaygısıyla yapılan bir kısıtlama yani.
Benim şu an gittiğim salonda 15 dakika diye yazı asılı mesela.
0
Mirket
(19.03.24)
Kimse yoksa istersen 6 saat koş ama sıra olursa 25 mantıklı
Sayın ekonomi bilenler, Malumunuz yüksek enflasyon sürecinde bu sisteme girenler konut fiyatlarının ani yükselişi nedeniyle zor durumda kaldılar. Ancak geldiğimiz süreçte ekonomik daralma politikaları nedeniyle, sürpriz bir gelişme olmaz ise ani yükselişler beklenmiyor diyebiliriz. Kısacası mevcu
Sayın ekonomi bilenler,
Malumunuz yüksek enflasyon sürecinde bu sisteme girenler konut fiyatlarının ani yükselişi nedeniyle zor durumda kaldılar.
Ancak geldiğimiz süreçte ekonomik daralma politikaları nedeniyle, sürpriz bir gelişme olmaz ise ani yükselişler beklenmiyor diyebiliriz.
Kısacası mevcut ekonomik şartlarda bu tip sistemlere katılma konusundaki düşünceleriniz nelerdir.
Teşekkürler.
0
Rao (18.03.24)
Sanırım soruda yeterli açıklık yok.
0
Mirket
(18.03.24)
Uzak durun o xevim gibi şirketlerden. arkadaşın eşi çalışıyordu insanları çok mağdur ediyorlar dedi.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(18.03.24)
Sayın @Mirket biraz daha açacak olursam malum , kredi faizleri yüksek, bu oranlar ile konut kredisi kullanmak yerine bu tip sistemler ile ev sahibi olmaya çalışmak, mevcut ekonomik şartlar düşünüldüğünde daha doğru bir tercih olmaz mı ?
0
🌸Rao
(18.03.24)
Şu anda ekonominin başında olanlar, ekonomiyi soğutarak enflasyonu dizginlemeye çalışıyorlar. Bu böyle devam eder mi bilinmez. Ülkede bir büyüğümüz ne derse o oluyor. Bu böyle devam ederse, işten çıkarılmalar ve iflaslar yaşanacaktır. Konut sahibi olmak güzel bir şey ve imkan varsa gecikilmemeli. Ancak, bankalar ve şahsi varlıklar dışında bir şeye de güvenilmemeli diye düşünüyorum.
0
Mirket
(18.03.24)
enflasyon yükselecek gibi duruyor. bu da fiyatların yükselmesi demek. enflasyonun yükselmesi durabilir ama durduğu yer bile resmi olarak 60lar 70ler.
bu xevim gibi firmalar fiyatların çok yükselmesinden dolayı günü geldiğinde sana ev alamasalar sana yatırdığın parayı iade ederler. sen de o parayla hiçbir şey alamazsın. pul olur paran. en kötü ihtimal bu şirketlerin batmasından bahsetmiyorum daha
0
paintov
(19.03.24)
Ekonomik daralma yok tam tersi Türk ekonomisi yıldan yıla büyüme kaydediyor faiz artışından dolayı konutta talep kısılması var bu da geçici bir durum. Gayrimenkul uzun vadeli bir yatırımdır gayrimenkul hesaplaması yaparken en az 5 yıllık zaman dilimine göre hesap yapmanız lazım gayrimenkul piyasası son bir yıldır kredilerin faiz artışı durgun fakat son rakamlara göre yine eskisi kadar olmasa da canlanmış durumda nihayetinde faizler düşecek veya farklı bir çözüm bulunacak en fazla 1-2 yıl sürer. Gayrimenkul fiyatları hiçbir zaman geriye gitmediği hatta arttığı gibi bundan sonra da artmaya devam edecek. Ben bankadan kredi çekilmesi tarafıyım o sistemlerde banka ile aynı hesaba geliyor zaten. Mevcut programa göre enflasyon Mayıs ayında pik yapıp ondan sonra gerilemeye başlayacak program başarılı gidiyor bir aksilik olmazsa 2026 yılında tek haneli enflasyon öngörülüyor.
0
doharkoman
(19.03.24)
o sistem enflasyonun yüksek olduğu dönemlerde çok makul değil. örneğin bugün değeri 3 milyon tl olan bir ev için sisteme dahil olursunuz, size kuranın çıkması veya kurasız sistemde sıra gelmesi 2 seneyi bulursa almayı planladığınız ev 6 milyon tl'ye yükselmiş olur. ve o vakit geldiğinde ya 3 milyon tl nakit bulmanız ya da 3+1 alacakken gidip 1+1'e razı olmanız gerekir. şu anda faiz oranları yüksek olsa da yazdığım senaryoyu yaşadığınızda "ulan çok daha mantıklıymış" diye başınızı taşlara vurursunuz. özetle; hiç bulaşmayın...
0
mustafakesekci
(19.03.24)
Uzun zamandır bu sistemlerin reklamını hiçbir yerde görmediğim için pek kullanılmadığını düşünüyorum. Sisteme yeni katılımlar olmayacağı için şirketler ve sistem çökebilir diye korkardım ben. Sorunsuz çalışan haliyle bile muazzam avantajlı değil.
Ev alma niyetiniz varsa gözünüze kestirdiğiniz bir evi banka kredisiyle bir an önce almanızı öneririm. Ev fiyatları şu anda düşüşte, pek çok insan evini satışa çıkardı ama satamıyor. O yüzden ederinden düşük bir teklifi kabul edebilirler.
Bence gözünüze kestirdiğiniz evlere %10-%20 düşük değerde teklifler yapın. Banka kredilerine bakarken de "1 milyon için 3 milyon geri ödeyeceğim" şeklinde değil de "30 bin lira taksit ödeyeceğim" şeklinde düşünün. Bu 30 bin liranın mesela 10 bin lirası zaten kira olarak cebinize geri girecek, 20 bin gibi düşünün ödemeyi. Şu an 20 bin belki zorlayacak ama iki yıl sonra çok kolaylaşacak. Dördüncü yıl evin kirası zaten 30 bin liraya yaklaşmış olacak. 10 yıl taksit ödeyeceksiniz gibi görünse de aslında 3-5 yıl taksit ödeyeceksiniz.
İleride ekonomi düzelirse, faizler düşerse konut kredisini yapılandırıp düşük faize geçebilirsiniz. Ama faizler düşerse ev fiyatları uçar gider ve şu an alabileceğiniz evi o zaman alamazsınız. Ev fiyatlarının yükselmesi sayesinde evinizi satmaya da karar verebilirsiniz o dönemde. Krediyi de kolayca kapatırsınız.
Bir evin inşaat maliyeti (elbette evden eve çok değişecek bir tutar) ama 1 milyon TL olarak düşünebiliriz. Buna bir de arsa değeri eklenecek. Bu yüzden 2 milyon liraya kadar olan ara kat bir evi aldığınızda pahalıya almış olmanız, kazıklanmış olmanız neredeyse imkansız (tapusu, iskanı, konut kredisine uygunluğu olduğu durumda)
Eğer ev alma niyetiniz ve peşinatınız varsa hemen harekete geçin. İstediğiniz evi henüz alamıyorsanız bir küçüğünü alarak bu işlere başlayın.
kullananlar memnun mu? çünkü ben 2008 yılında almıştım da hiç memnun kalmamıştım o zamanlar. varsa model tavsiyenizi de alırım. cevaplar için şimdiden teşekkürler. iyi pazarlar
0
high hopes of the sozluk (17.03.24)
Link yanlış. İyi bir şarj aleti Hem AA hem de AAA pilleri şarj edebilmeli 4 pil kapasiteli olmalı Şarj miktarını ve şarjın tamamlandığını göstermeli.
0
Mirket
(17.03.24)
Linkte verdiğiniz marka pilleri şirketin verdiği fotoğraf makinasıyla kullanmıştım ben bir dönem. Yeteri kadar iş görüyordu. En azından kötü denemez.
0
akhenaten
(17.03.24)
Varta markası en iyisidir (bence tabii). Alman matkasıdır, ve Almanya'da üretilir.
A, AA, AAA sarj edebilen şarj cihazı modelini alın. Ben pilleri de Varta marka alıyorum. Hatta arabama aküyü de :)
Konuyla ilgili sıfır bilgisi olan biri olarak aşağıdaki iki ürünle ilgili tavsiyelerinizi rica edeceğim. Sizce makul ürünler mi, makulse hangisi daha makul ya da bunlar yerine şunlar var asıl dediğiniz marka modeller varsa da mutlaka yardımınızı istirham ederim.https://www.akakce.com/mutfak-robotu/e
Konuyla ilgili sıfır bilgisi olan biri olarak aşağıdaki iki ürünle ilgili tavsiyelerinizi rica edeceğim. Sizce makul ürünler mi, makulse hangisi daha makul ya da bunlar yerine şunlar var asıl dediğiniz marka modeller varsa da mutlaka yardımınızı istirham ederim.
Bu modelde yoğurma makinesi de var ancak bu makine olmasına rağmen fiyat sanki çok düşük geldi bana. Sizce bu şekil bi paket avantajlı mı yoksa almışken bundan ayrı düzgün başka bi model mi bakalım?
Bende ilk linktekinin arçelik olanı var. Gittim bir de Arzum'un kişisel blenderini aldım. Bütün işimi onunla görüyorum. Daha pratik geliyor. Arçelik yatıyor dolabın köşesinde.
Düşünsene bir tanecik domates rendeleyeceksin, tezgaha eşşek kadar hamur yoğurma makinesi çıkarman gerekiyor.
Pratik mi sence? Ama tabi senin mutfak faaliyetin nedir, her gün hamur yoğuran biri misindir, mutfağın ne büyüklüktedir, bilmeden şunu al diyemeyiz.
0
Mirket
(17.03.24)
bu gibi aletleri tamamen kullanım amacınıza göre seçmeniz gerekiyor, özellikle yoğun olarak ekmek ve hamur işleri yapacaksanız kesinlikle mutfak şefi denilen türlerden almanız gerekiyor hatta özellikle döküm olanlardan. Aksi durumda üstte linkteki ürünler hamur işlerinde yeterli performansı vermeyecektir.
1. afrikanın sömürgeleştirilmesinde herkesin bildiği avrupa devletleri; ingiltere, fransa, ispanya, portekiz, almanya vs. herkes var iken amerika böyle bir sömürgecilik yarışında neden yoktu ?https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/2/24/World_1898_empires_colonies_territory.png2. obama'nın rt
1. afrikanın sömürgeleştirilmesinde herkesin bildiği avrupa devletleri; ingiltere, fransa, ispanya, portekiz, almanya vs. herkes var iken amerika böyle bir sömürgecilik yarışında neden yoktu ? upload.wikimedia.org
2. obama'nın rte ile görüşmesinde servis edilen beyzbol sopalı fotoğrafı hatırlarsınız. Wikipedia'da şöyle bir maddeye rastladım üstelik amerika kökenli: tr.wikipedia.org
alenen göndermelerinin altında yatan fikir, kendi tarihlerinden gelen bu madde olabilir mi ? O dönem bu gönderme okunabilmiş midir dersiniz?
0
WithWorth (17.03.24)
1 - Amerika'nın kendisi sömürge; İngiliz hakimiyetinden kurtulduktan sonra kendi içlerine döndükleri bir dönem var, yanlış hatırlamıyorsam bu siyasi olarak kabaca birinci dünya savaşına kadar da gidiyor. Bir de Amerika zaten devasa bir coğrafya, hele ki o zamanki popülasyon açısından bakılırsa kaynak sınırsız gibi bir şey ve bu süreçte kendi iç meseleleriyle uğraşıyorlar. En büyük sıkıntı insan kaynağı o da zaten özellikle güneyde kölelikle çözülüyor.
2 - Sopa konusu o zaman da gündem olmuştu diye hatırlıyorum. Amerika'yı bir bütün olarak görmek çok mantıklı değil bence. Hemen her dönem Amerika içinde "Bizim ne işimiz var başka ülkelerin işlerine karışıyoruz" diye bir ses var, zira öyle ya da böyle harcanan para Amerikan halkının vergileri, sağda solda ölenler Amerikan gençleri. Bu insanların bir şekilde ikna edilmesi lazım... Zaman zaman "Biz Dünya'nın hamisiyiz" fikri ön plana çıksa da zaman zaman Trump gibi "Hiç işim olmaz, kapatırım ülkeyi, kimseyi sokmam, kimseye de karışmam" kafasında insanlar da başa gelebiliyor.
0
salihdt
(17.03.24)
1.Afrikanın sömürgeleştirilmesi aşamasında Amerikanın kendisi sömürgeydi. 5 kişinin öldürüldüğü müthiş(!) Boston katliamından 1. Dünya savaşının üçüncü yılına kadar Amerika Birleşik Devletleri 'Amerika Amerikalılarındır' politikasını güdüyordu. Daha sonra da zaten Fiziki sömürgeye gerek olmadığı, ekonomik tedbirlerle ve istihbari çalışmalarla da zahmetsiz bir şekilde dünyanın sömürülebileceği keşfedildi ve Wilson prensipleri devreye sokuldu.
2. Zaten yapılan hareket de bizdeki 'Aba altından sopa göstermek.' sözünün ete kemiğe büründürülmüş hali değil mi?
0
Mirket
(17.03.24)
Afrika'nın genel manada sömürgeleştirilmesi süreci geç bir dönem (19.yy) bu sırada ABD artık bir koloni değil.
Ancak ABD'nin kolonilere ihtiyacı yok. Sömürgecilik faaliyetleri şeytani amaçlarla ilişkilendiriliyor ancak bu olayların yaşanma sebebi temelde ufak yüzölçümüne sahip avrupalıların ihtiyaçları olan çoğu şeyi kendi topraklarında bulamıyor olması. Avrupa konumu gereği Çin ve Hindistan gibi ülkelerle de her zaman rahatlıkla ticaret yapamıyor ve bu sırada bilimsel ve teknolojik gelişmeler ilerlemeye sevam ediyor. Sanayii faaliyetleri gelişiyor. Hammade ve kaynak lazım, ama yok. Avrupa ülkelerinin birbirlerine karşı güç yetiremedikleri zaten yüzyıllarca süren savaşlarla defalarca görüldü. Ancak afrika ve başka küçük adalar güçsüz ve kaynakları bol vaziyette orada duruyor.
ABD ise böyle değil, ABD bulunduğu kıtanın büyük bölümüne yayılmış bir devlet ve bu topraklar neredeyse el değmemiş, kaynaklarla dolup taşıyor. Dolayısıyla ABD'nin koloniye ihtiyacı yok. Bunun üstüne ABD hala süper güç olan ABD değil. Kendi bölgesinde uğraştığı birçok problem var.
ABD tarihiyle ilgili Allan Nevins'in ABD tarihi diye bir kitabı var, çevirisini de Halil İnalcık yapıyor. Onu okuyabilirsiniz.
0
akhenaten
(17.03.24)
2- Bahsettiginiz "big stick diplomacy" zaten: sen diplomasini guzelce konusarak yap ama elinde her ihtimale karsi elinde sopan olsun diyor. Ordunu, gucunu goster tehdit unsuru olarak kullan diyor. Yanlis anlasilan ya da yorumlanan bir sey yok ortada. Mirket'in dedigi gibi aba altindan sopa gostermek iste Obama'nin yaptigi.
her sabah yağlı hissetmek - duş alma zorunluluğu hissetmek
avatar is back
istisnasız hep böyleyim yıllardır, duş almadan işe gittiğimde daha çok kötü hissediyorum, önceki akşam 6-7de bile almış olsam aynı şey oluyor. saçım baya kısa ama sürekli sıfıra vursam rahat etsem diyorum çünkü kafama zeytinyağı dökülmüş hissiyatı var, aynada baktığımda saçlarım baya normal, yağlı g
istisnasız hep böyleyim yıllardır, duş almadan işe gittiğimde daha çok kötü hissediyorum, önceki akşam 6-7de bile almış olsam aynı şey oluyor. saçım baya kısa ama sürekli sıfıra vursam rahat etsem diyorum çünkü kafama zeytinyağı dökülmüş hissiyatı var, aynada baktığımda saçlarım baya normal, yağlı görünmüyor bile ama o kafada yüzde hissiyat var işte.
bunun çözümü nedir? sabun da şampuan da kullansam bu hissiyat aynı. gün içinde elimi yüzümü yıkar ferahlarım yani temiz de tutuyorum aslında cildi ama eksik mi yapıyorum?
önerileriniz nelerdir? cilt saç kremleri mi kullansam ne dersiniz?
0
avatar is back (17.03.24)
Aynı hissiyat bende de var ama saçla yağla ilgili değil. Pis hissediyorum kendimi. Onun için her sabah duş alırım mutlaka.
Keşke herkes öyle olsa.
0
Mirket
(17.03.24)
++
Her sabah duş alırım. Bazen akşamdan aldıysam bile (halı saha sonrası vs) sabah yine de saçımı yıkarım. Tatil günü olsa bile.
0
jackyr
(17.03.24)
Hissiyat mı gerçek mi önce ona emin olup, hormon kontrolü veya psikolog diyorum.
0
nhk ni youkosu
(17.03.24)
aslında öyle değilse ama hissiyatsa problem sadece sorununuzun çözümü psikologdadır sanırım. ancak gerçekten sebumlarınız fazla çalışıyor da olabilir. bende öyle mesela her gün mutlaka saçımı yıkarım, işe gitmeden önce de haftasonunda da. seboreik dermatit var zaten bende. his mi gerçek mi bunu da anlayacak kişi sizsiniz.
0
semaforo de medianoche
(17.03.24)
Temiz olduğunuz halde öyle hissediyorsanız psikolog. Vucudu her gun yıkamakta sorun yok ama saç her gün yıkandıkca daha fazla yağlanacak ve dengesi bozulacak. Ben her gün yıkadığım dönemde artık sabah yıkadıysam aksama yağlanıyordu. İki güne bire alıştırdım.
Yüzde de yağlı his varsa, nemlendiri kullanılmayan cilt kuruyunca sebum üreterek dengelemeye çalışıyor ve cidden yağlanıyor. Bu yüzden yüze nemlendirici kullanmak gerekli.
Body - full body calisan birisi kardiyoyu ne zaman yapmali?
Zetnikov
Amac kilo vermekti fakat agirliga girince mevzular tepe taklak oldu. Agirlik antremani cok ayri bir olay insani yoruyor bi kac sorum varSizce full body calisirken ( her bolge iki hareket ) ayni zamanda kardiyo mu yapayim,yoksa ertesi gun dinlenirken gidip kardiyo mu yapayim sadece.cok kararsiz kaldi
Amac kilo vermekti fakat agirliga girince mevzular tepe taklak oldu. Agirlik antremani cok ayri bir olay insani yoruyor bi kac sorum var
Sizce full body calisirken ( her bolge iki hareket ) ayni zamanda kardiyo mu yapayim, yoksa ertesi gun dinlenirken gidip kardiyo mu yapayim sadece. cok kararsiz kaldim
2 temel sorun var +++ Eger ayni gun yaparsam salonda cok vakit harciyorum ve pestilim cikiyor
+++ Eger kardiyoyu dinlenme gunu yaparsam kardiyom -3 (eksi)gun oluyor yani 2 gun sadece kardiyo yapmis oluyorum
0
Zetnikov (16.03.24)
önce kardiyo sonra full body çalışıyorum. ben koşmayı çok sevdiğim için, koşmadan duramadığım için böyle. doğrusu bu değil. kardiyoyu iyice azalt. başlangıçta ve biterken 5'er dk yeter.
0
gabe h coud
(16.03.24)
Kilo sorunu olan birisin. Haftanın her günü spor, yaşam tarzı haline dönüştürülemez. Aksattığın ilk anda o verdiğin kiloları bonusuyla beraber geri alırsın.
Adam gibi ağırlık çalışıyor ve beslenmene de dikkat ediyorsan kardiyoya çok çok ihtiyacın olmaz. Zaten çok güzel yağ yakıyor olman lazım.
Ağırlık çalıştığın günler, antrenman sonunda kalan enerjiyi de kardiyoyla tüketmen bence en mantıklısı.
0
Mirket
(17.03.24)
full body çalışıyorum, son hareket olarak kardio yapıyorum.
0
tabudeviren
(17.03.24)
Spor yapmadiginiz günler yapın. Cardio değil conditioning. Yavaş; yürümek, hafif bisiklet sürmek vs bunlar sizin toparlanmanızda yardımcı olur. Bir de hızlı olarak koşmak, merdiven çıkmak, ip atlamak var. Bunlarsa sizi yorar. Programiniza göre dikkat etmeniz lazım.
Kilo fazlaniz varsa kardiyo ile ek yük bindirmeyin. Off günlerde hafifce yapın.
Her gün kardiyo yapmaya gerek yok. Yani bunu google yaparak okuyabilirsiniz ama gene de koyalım bilgiler; youtube.com
Neyse kısacası kardiyoyu böyle 10 emir gibi dusunmeyin. Yürüyün. Ağırlık antrenmanı bozmayacak şekilde haftada iki gün heavy kardiyo yapın yeter.
0
logisticsmanager
(17.03.24)
yapma abi, bir sey olmaz. saglam bir idman yapip kalorilerini de sayiyorsan cardio yapmak icin hicbir sebebin yok. saglam idman yapacaksan sakin ama sakin idman oncesi kardiyo yapma. illa yapacaksan 1 ya da 2 gun yapsan da yeter neden daha fazla yapasin ki zaten.
0
bay b
(17.03.24)
kondisyon eksiğin yoksa bence kardio yapmana gerek yok. her antrenman sonunda 10 dakika bisiklet sür yeter
haftaya cuma sabahtan sabiha'ya inip 2 gün dolaşıp, cumartesi akşamı dönme planımı var. müze, saray, sahil falan nerelere gidebilirim. araç kiralanabilir ama metro, metrobüs gizergahları daha hızlı olur diye düşünüyorum .nasıl bir plan yapayım, vapurla karşıya geçmeli bir güzergahta nerelere uğrayay
haftaya cuma sabahtan sabiha'ya inip 2 gün dolaşıp, cumartesi akşamı dönme planımı var. müze, saray, sahil falan nerelere gidebilirim. araç kiralanabilir ama metro, metrobüs gizergahları daha hızlı olur diye düşünüyorum .
nasıl bir plan yapayım, vapurla karşıya geçmeli bir güzergahta nerelere uğrayayım.
0
rhan (16.03.24)
önce mekan sonra plan derim, plana göre mekana gidilmez. çoğu zaman es geçilen ama es geçilmemesi gereken 3 yer.
- beylerbeyi sarayı - arkeoloji müzesi - deniz müzesi
üsküdar tarafından başlamak daha iyi olur kuzguncuk'ta bir kahvaltı ya da saleple. en azından öğleden sonraki kalabalığın karşıda daha güzel bir etkisi var kötü de olsa, anadolu yakasının kalabalığı soğutuyor. ne kadar erken çıkarsanız o kadar keyifli olur. bir de müzekartınız yoksa almanız çok işe yarar.
Fatih'te tekfur sarayı ve Kariye camisini gör. Panaroma 1453 Müzesini gör Topkapı kaleiçine git surları gör Pazartekke tranvay durağının orada Cüneyt Arkının Malkoçoğlu filmlerine mekan olmuş, restore edilmiş surları gör. Tranvaya binip ünlü Çapa hastanesinin önünden geç Önünden geçerken Valide Sultan Camiini gör. Beyazıt'da inip Beyazıt Camiini, İstanbul Üniversitesinin meşhur kapısını, Kapakı çarşı'yı gez. Tranvay yolunundan aşağı yürü, çemberli taş'ı, yerebatan sarayını, Ayasofya'yı Blue Moskue'yi gez. Aşağı yürümeye devam et, Gülhane Parkını ve Topkapı Sarayını gez. Aşağı yürümeye devam et, Eminönünde Balık ekmek ye. (Ben olsam yemem.) Oradan, Yeni CamiiYi gör, güvercinleri besleyip, Mısır Çarşısını gez, Tahtakale'ye bir Ceee deyip Galata köprüsünden geç. Tünel'den Galata Kulesine doğru çık. Galata kulesini gezip İstiklal Caddesine yönel. Taksim Meydanı'nı da gezip Fenikülere Bin. İn aşağı Beşiktaş Çarşı'yı gez. Dolmabahçe sarayı'ndan Yıldız Sarayı'na git, gez. Arada açıksa Deniz Müzesi'ni gez.
Açtık bir kez kullandık sonra kullanmak istersek verimli oluyor mu yoksa tek seferde işi bitiyor mu?
Açtık bir kez kullandık sonra kullanmak istersek verimli oluyor mu yoksa tek seferde işi bitiyor mu?
0
regina phalange (16.03.24)
kalitesiz olanlar hemen parçalanabiliyor ama kaliteli olanlar sonradan da kullanılıyor. paketin içinden bir tane kilit aparatı çıkıyor, onu saklayın yeter.
0
penceredengorunenmorbina
(16.03.24)
Yırtık vs olmamışsa kullanabilirsiniz ama hava sızdırmayanına denk gelmedim. İllaki şişiyor bir süre sonra.
0
elorelia
(16.03.24)
Bir zamanlar kaliteli bi markanın 7-8 tane almıştım. İlk kullanışta şişen de oldu, beş altı kez kullandığım da. Biraz şans gibi.
0
Mirket
(16.03.24)
Bunun yerine deliksiz elbise poşeti kullanın. Hem çok ucuz hem sızdırma derdi yok. bir iki denemeyle halledersiniz
böyle koli koli doksanlı yıllardan kalma vhs kasetlerini nereden bulabilirim? youtube'da bilirsiniz x'in arşivi şeklinde olan kanallar, böyle bir yerlere düşmüş kasetleri toplayıp dijitale aktarıyorlar. ben de bunu hobi olarak yapmak istiyorum ancak online sahaflarda veya bit pazarlarında denk gelme
böyle koli koli doksanlı yıllardan kalma vhs kasetlerini nereden bulabilirim? youtube'da bilirsiniz x'in arşivi şeklinde olan kanallar, böyle bir yerlere düşmüş kasetleri toplayıp dijitale aktarıyorlar. ben de bunu hobi olarak yapmak istiyorum ancak online sahaflarda veya bit pazarlarında denk gelmedim.
yani aradığım şey mesela 1995 yılının bir akşamında birinin evde tv izlerken aldığı rastgele kayıtlar.
0
deranzo1 (16.03.24)
Bomonti bit pazarında zaman zaman rastlıyordum ben. Bit pazarlarını dolaş, Her gittiğinde bulamayabilirsin ama zaman zaman düşer.
0
Mirket
(16.03.24)
Bit pazarlarına ek olarak eskiden kaset, plak gibi ürünler Unkapanı plakçılar çarşısında satılıyordu son durumu nedir bilemiyorum ayrıca bu tür ürünleri satan özel dükkanlar bunların dışında belki veri yedekleme merkezlerinde bulabilirsiniz Kadıköy Yazıcıoğlu pasajı civarındaki veri yedekleme merkezlerine bakın.
tarihi olayların büyüklüğünü anlamak yahut kıyaslamak
WithWorth
mesela "büyük buhran" ne kadar büyük ?yada "haçlı seferleri" gerçekten islama ciddi zarar verdi mi ?yoksa tolere edilebildi mi ?gibi, tarihi olayları gereğinden fazla abartıp abartmadığımızı nasıl anlayabiliriz ?
mesela "büyük buhran" ne kadar büyük ?
yada "haçlı seferleri" gerçekten islama ciddi zarar verdi mi ? yoksa tolere edilebildi mi ?
gibi, tarihi olayları gereğinden fazla abartıp abartmadığımızı nasıl anlayabiliriz ?
0
WithWorth (16.03.24)
Etkilerine bakmak önemli bir ölçüt olabilir; bunun için de o olaya sonrasında ne kadar atıf yapılmış, ülkenin politikasını, çevredeki ülkeleri, insanların hayatlarını vb. ne kadar etkilemiş araştırmak işe yarayabilir. Diğer yandan yabancı kaynakları kontrol etmek de kullanışlı olur sanırım. Bir ülkenin çeşitli politik sebeplerle abarttığı bir olay farklı kaynaklarda daha bağımsız ve gerçek ölçeğine uygun işlenmiş olabilir.
0
salihdt
(16.03.24)
Tarihi olayları anlayabilmek için çok değişik kaynaklardan ve çok fazla okumak gerekiyor.
Örneğin 1.Dünya savaşında Medineyi terkedip Kolordusuyla Şam'a katılması emredilen Fahrettin Paşa, bu emre direnmiş ve kutsal toprak Medine'den ayrılmamış, Osmanlı teslim olduğu halde Padişah emrine de karşı gelip, aylarca çekirge ile beslediği birliğiyle Medineyi savunmuş. Maiyeti tarafından derdest edilerek Medine teslim edilmiştir.
Bizim kitaplarda Fahrettin Paşa öve öve bitirilemez. Ancak.
Medine'de Peygamber efendimizin mezarı vardır. Bize göre kutsaldır. Selefiler mezara kutsiyet atfetmezler.
Arabistanlı Lawrence'in anılarını okuduğumuzda da, Medinenin terkedilmemesinin Osmanlı için bir Kolorduluk bir gücün heba edilmesi olarak anlatılır. Medine özellikle düşürülmez ve demiryolu özellikle tahrip edilmez. Şöyle anlatır:
Su içinde hortumla nefes alan bir adam gibiydiler. Osmanlı onlara sürekli lojistik destek yollamak zorundaydı. Biz istediğimiz zaman trenlere baskın veriyorduk. İstediğimde hava borusunu sıkıyor, havasızlıktan öleceklerken gevşetiyorduk.
0
Mirket
(16.03.24)
İki boyutu var dediğiniz şeyin. Birincisi bahsettiğiniz konuları yetkin ve doğru kaynaklardan okuduğunuza emin olmak. Popüler yayınlar tarihi abartmayı seviyor. Ancak eğer zaten bilimsel metodolojiye uygun yazılmış yetkin bir kaynağı doğrulamak istiyorsanız o halde kendiniz paralel bir çalışma yapmalısınız. Ki bu zaten tarihçilik yapmak demek.
Bunun kolay bir yolu yok malesef. Tek cümleyle anlattığınız şey ciddi ve kapsamlı bir çalışma alanı. Ayrıca tek sonuca çıkan bir cevaba da ulaşamayacaksınız.
Bakmak istediğiniz dönem hakkında yeterince bilgi sahibi olmalısınız. O dönemde bakmak istediğiniz bölge hakkında yeterince bilgi sahibi olmalısınız. Bunlar için gerekli kitapları bulup başkayabilirsiniz. Bu açığı kapattıktan sonra yaşanan olayla alakalı birçok okuma yapmanız gerekiyor. Bu okumalar da wikipedi'den vs. olmaz. Jstor, cambridge core gibi ücretli makale veritabanlarında literatür taraması yapıp okumalarınıza başlarsınız. Okudukça yapılan atıflardan, tartışma halindeki konulardan ordan oraya atlayarak genel bir çerçeve çizersiniz. Bunlar size konu hakkında uzmanların ne düşündükleriyle ilgili veri ve derli toplu bir düşünce akışı sağlar.
En nihayetinde son noktayı koymak için döneme ait kayıtları kendiniz incelemelisiniz. Şanslıysanız çeşitli veritabanlarındali el yazmalarında vs bunları bulabilirsiniz ya da daha önce bu konuda çalışmış insanların yazdıklarını okurken oralarda karşınıza çıkmış olur. Ancak neticede o alandaki dili de bilmeniz gerekiyor.
Özetle en başta da dediğim gibi, sizin dediğiniz şey tarihçilik yapmak.
Bunlar nasıl yazılır ya yardım edebilir misiniz? İmla
biseysorucam
Şimdi doğru mu yazıyorumBir yönetmelik içerisinde geçiyor diyelim bunlar'Xyz a.ş. (Şirket) ' diye bir ibare var ilk paragrafta. Aşağılarda da şöyle bir cümle var'Borçlardan Şirket'in kendisi sorumludur.' burada büyük harf ve kesme doğru mu? Aylık olarak Yönetim Kurulu'na raporlanır' doğru mu? 'Rapor
Şimdi doğru mu yazıyorum
Bir yönetmelik içerisinde geçiyor diyelim bunlar 'Xyz a.ş. (Şirket) ' diye bir ibare var ilk paragrafta. Aşağılarda da şöyle bir cümle var
'Borçlardan Şirket'in kendisi sorumludur.' burada büyük harf ve kesme doğru mu?
Aylık olarak Yönetim Kurulu'na raporlanır' doğru mu?
'Raporlar Operasyon Birimine gönderilir' kesme olmalı mı? Büyük Harf doğru mu
0
biseysorucam (16.03.24)
şirketin** yönetim kuruluna raporlar operasyon birimine bence.
Herhangi bir şirket, herhangi bir yönetim kurulu ve herhangi bir operasyon birimi kastedilmediği, hepsi özel bir noktayı işaret ettiği için hepsi büyük harf ve hepsi kesme işaretli bence.
"geçiş talebiniz alınmıştır" diye uyarı geliyor ya hani, bunun bekleme süresini ne kadar kısalttığı ile ilgili bilginiz var mı? bi gün deneyeseyim var da üşeniyorum :)
"geçiş talebiniz alınmıştır" diye uyarı geliyor ya hani, bunun bekleme süresini ne kadar kısalttığı ile ilgili bilginiz var mı? bi gün deneyeseyim var da üşeniyorum :)
0
tabudeviren (16.03.24)
Bir standardı yok. Bulunduğu yere göre ayarlanıyor. Bazıları sadece görme engelliler için sesli uyarı verir şekilde dizayn edilmiş. Süreyle alakası yok. Bizim evin karşısındaki, basar basmaz sarıyı yakıyor. Bostanlıdakiler devre dışı, sadece insanlarda farkındalık oluşturmak için tutuluyor. falan.
0
Mirket
(16.03.24)
bir üniversitenin karşısındaki buton bastığım anda etkiliyordu. Hatta o yüzden gerilip hızlı gelen bir araba varsa basmıyordum :D Çoğu buton işe yaramıyor sadece ses çıkarıyor ama.
selam,yurtdisinda yasayan, is icin cok seyahat eden biri olarak türkiye'den de bir kredi kartim olsun diyorum. genel kullanim amaci türkiye disinda restaurant ve hotel harcamalari olacak. tabii ki mil veya puan biriktirme amaci da var.garanti'den miles and smiles kartlari veya amex'ler fena durmuyor
selam,
yurtdisinda yasayan, is icin cok seyahat eden biri olarak türkiye'den de bir kredi kartim olsun diyorum. genel kullanim amaci türkiye disinda restaurant ve hotel harcamalari olacak. tabii ki mil veya puan biriktirme amaci da var.
garanti'den miles and smiles kartlari veya amex'ler fena durmuyor. ozellikle garanti amex ucretleri yurtdisi bankalarla karsilastirilinca epey uygun.
tecrubeniz var midir? bu kosullarda hangi kredi kartlari uygun olur?
tesekkurler
0
gerard (15.03.24)
Türkiye'de kredi kartı konusu sil baştan yeni bir düzenlemeye tabi tutulacak gibi duruyor. Seçim sonrasını bekle bence.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.