haftada 5 gün, günde 1 saat yıllık 38000 TL'ye geliyor. başlangıç seviyesinde birisi için faydalı olur mu? boş vakit bolluğundan akşam 8 de yatan adamım, uyuyacağıma birşeyler öğreneyim diyorum.
haftada 5 gün, günde 1 saat yıllık 38000 TL'ye geliyor. başlangıç seviyesinde birisi için faydalı olur mu? boş vakit bolluğundan akşam 8 de yatan adamım, uyuyacağıma birşeyler öğreneyim diyorum.
0
rahmi pinkfloydoglu (28.02.23)
"akşam 8 de yatan adamım, uyuyacağıma birşeyler öğreneyim"
bu manteliteyle cambly'ye üye olupta 2 haftadan uzun kullanan duymadım. önce haftada 5 gün 30 dk alıp bir süre kullanın işinize gelirse 1 ay ya da 3 aya uzatırsınız. çok iyi gittiğine kanaat getirirseniz full paket alınır. bir kaç haftaya yarı fiyata hesabı elden çıkartmaya çalışabilirsiniz aksi duurmda
0
avatar is back
(28.02.23)
Ben de yillik uyelige karsiyim. Kullanilmiyor. onnce 1 veya 3 aylik falan artik en dusuk paket neyse onu alip bakilir duruma
0
ala09
(28.02.23)
Yüzlerce bedava video var. Başlangıç seviyesindeki biri konuşmadan çok okumaya odaklanmalı. Grammar için kafa yormadan, bilinen kelime sayısını artırmadan İngilizceyi ilerletmek mümkün değil. Paranızı harcamayın derim.
0
dissendium
(28.02.23)
para sorun degilse denerdim zira muthic icat. ama cok baslangicsan ilk asamada (kursa gitmeye usendigini varsayiyorum) duolingo, rosetta stone (veya yeni cikan baska uygulamalardan ne varsa) tarzi kaynaklardan baslayabilirsin her aksam 1 saat. daha mantikli olur.
0
hot potato
(28.02.23)
haftada 5 gün günde 1 saat bayar.
0
nuisance
(28.02.23)
Cambly speaking pratiği için aşırı sıkıcı bir yöntem. Benim seviyem a2 civarıyken ulaşmam gereken bir hedef olduğu halde devam edemedim. Günde 1 saat imkanı yok ben yapamazdım. Çünkü bire bir muhabbet çok sıkıcı, kendini tanıtmaktan ileri gitmiyor. Gitmesi için sizin çok hevesi olup seans dışında efor koymanız, konu belirlemeniz, kelime çalışmanız, sonra o kelimeleri seansta kullanmaya çalışmanız lazım. Seansı daha çok siz yönlendiriyo gibi oluyosunuz cambly de.
Ben meet2talk un online grup seanslarından aşırı verim aldım. Bi tane eğitmen oluyor sınıfta, o yönlendiriyor, konu acıyor, örnek kalıplar kullanıyor vs. Gruplar 3 ya da 6 kişilik oluyor. Sitesini bi gözden geçirin.
Hepimizin başı sağ olsun ve geçmiş olsun, anlamadığım bir şey var. Mesela Hatay Rönesans Rezidans enkazı tamamen kalkmasına rağmen 85 kişi kayıp deniliyor. Yani cenazelerine bile ulaşamamışlar. Bu şekilde enkaz kalkmasına rağmen bir çok bulunamayan insan var. 4-5 kişi o gece evde olmayabilir anlarım
Hepimizin başı sağ olsun ve geçmiş olsun, anlamadığım bir şey var. Mesela Hatay Rönesans Rezidans enkazı tamamen kalkmasına rağmen 85 kişi kayıp deniliyor. Yani cenazelerine bile ulaşamamışlar. Bu şekilde enkaz kalkmasına rağmen bir çok bulunamayan insan var. 4-5 kişi o gece evde olmayabilir anlarım; hadi yine 15-20 kişi kendi imkanıyla çıkmış ve bilinci kapalı olsun. Ama böyle binlerce ilan gördüm, aklım almıyor ne oldu bu insanlara?
0
sacrilegious (28.02.23)
Kayıp yazanların çogu enkaz kaldırma çalışmaları sırasında enkazla beraber alındı. Arama kurtarma için gelen İspanyol ekibin psikolojisi bu yüzden bozuk gitti. Fakat görgü tanıklarının sag çıkarıldı ambulansa bindirildi götürdüler dedikleri bir çok insan hala kayıp işte ben buna akıl sır erdiremiyorım
0
limonlu eksi
(28.02.23)
Enkazla beraber kaldırıldılar. Çok acı bir şekilde. Yabancı arama kurtarma takımları ayrılırken bu ortamda kalamayız diyerek ayrıldılar.
Maalesef o ya da bu nedenlerle yangından mal kaçırır gibi enkaz kaldırılmaya başlandı. Herkes nedenlerin farkında zaten.
Ambulansa binip götürüldükten sonra kaybolanların bir şekilde kimlik tespiti yapılamadan ölmüş olabileceğini düşünüyorum. Enkazdan çıkarılıp kaybolan çocuklar için bu kadar iyimser değilim.
0
zimbirik
(28.02.23)
Aklima organ mafyasi ve cocuk istismarcilari gelmiyor degil. Kizlar malum... cok kotu bir yer dunya...
0
camussar
(28.02.23)
Şöyle de bir olay var, enkazdan şu kadar gün sonra canlı çıktı denilenlerin bir kısmı ölüyor organlar iflas ettiği için. Sonra isimsiz olarak gömüyorlardır.
0
vizivozo
(28.02.23)
titanic+1 ilk gunlerde cansiz cikarilan cok sayida kisi alelacele acilan toplu mezarlara birakildi
0
unabomber
(28.02.23)
Ambulansla goturulenler Kimsesizler mezarligindalar muhtemelen. Ne tur serefsizliklerin arasina dustuk bilmiyorum ki.
bugün iş yerinde ilk defa hakkımda böyle bir şey denildiğini duydum. çok mutsuz üzgün duruyormuşum hiç güldüğüm görülmemiş.şaşırdığım şey bunu söyleyen kişiyle ufak bir selamlaşma şeklinde bile sohbetimizin olmaması ve hiçbir ortak mekanda bulunmamış olmamız. yani benimle aynı ortamda olsa söz tavır
bugün iş yerinde ilk defa hakkımda böyle bir şey denildiğini duydum. çok mutsuz üzgün duruyormuşum hiç güldüğüm görülmemiş. şaşırdığım şey bunu söyleyen kişiyle ufak bir selamlaşma şeklinde bile sohbetimizin olmaması ve hiçbir ortak mekanda bulunmamış olmamız. yani benimle aynı ortamda olsa söz tavır davranışlarıma, arkadaşlarımla iletişimime bakarak böyle yargıda bulunmuş olsa böyle gözlemlemiş demek ki derim ama en fazla koridorlarda denk gelmişizdir. iş ortamında da çok geniş çevrem yok. yani etrafımda kimse yokken etrafa gülücükler saçacak biri değilim. samimi bulduğum bi kaç arkadasım var az sayıda onlarla aram iyi onlarla sohbet ederim. onun dışında ufak ayaküstü sohbetlerde bulunduğum arkadaslar da var.
kendi ortamımda sıcak biriyim ama evet dışardan soğuk biri olduğumu da kabul ediyorum. herkesle kaynaşamam her sohbete dalamam, samimi bi arkadaşım varsa daha rahat olurum, hiç tanımıyorsam kimseyi çekerim kendimi vs çok güleryüzlü de değilim ama asla mutsuz biri de değilim. mutsuzluklarım da oluyor tabii ki ama kastettiğim somurtkan ifademin sebebi mutsuzluk değil. yapım mizacım böyle. çevreme karşı da mesafeli seviyeli saygılı ilişkilerim vardır genelde.
duyunca şaşırdım ve biraz da üzüldüm. belki o kişi ismim geçtiğinde herkese böyle biri olduğumu söyleyecek. ya da konusunu kendi açacak başkaları da ona hak verecek. dert edilecek bi şey değil belki ama rahatsız hissettim kendimi. böyle denilmesini de ayıpladım kendimce. bir kimseye aa çok güleryüzlü bu da demek gibi tuhaf geldi.
herkes aynı yapıda olamaz sonuçta ve gerçekten sohbet eden insanlara güleryüzlü oluyorum veya o enerjiyi almışsam ben başlatırım sohbeti. ama ısınamadığım insanlarsa veya ısınamadığım bi ortamsa katmam kendimi. bu da bi tercih diye düşünüyorum.
hani bana günaydın diyen birine cevap vermeden kafamı çevirip gidiyomuşum gibi algılandığımı hissettim nedense.
0
pikap (27.02.23)
"herkes aynı yapıda olamaz sonuçta" cevabınızı kendiniz vermişsiniz aslında. bunu anlayan insan sayısı %5-10 falandır ülkede daha bile azdır belki. istemiyorsanız konuşmayı başlatmazsınız, istemiyorsanız günaydına cevap vermezsiniz neden suç olsun.
0
gule gule
(27.02.23)
Yani bilmiyorum nası bi yerde çalışıyosun,
Ama toplantı odasına girince içeridekilere günaydın diyip gülümsemiyorsan (muhabbetin olmasa bile) Ya da kahve almaya mutfağa gittiğinde içeridekilere merhaba diyip gülümsemiyorsan (tanımasan bile) O zaman sen güler yüzlü bir insan değilsin. Hakkında güler yüzlü değil diye konuşmaları çok normal. Güler yüzlü olmak zorunda da değilsin zaten.
su an yurtdisindan is ariyorum yazilim ile ugrasiyorum linkedidnen easy applyden ne denk gelirse basvuruyorum ama zor bir yoltavsiye edeceginiz bir yol var mi remote ya da realocation olarak
su an yurtdisindan is ariyorum yazilim ile ugrasiyorum linkedidnen easy applyden ne denk gelirse basvuruyorum ama zor bir yol
tavsiye edeceginiz bir yol var mi remote ya da realocation olarak
0
bonjourrr (27.02.23)
Hocam bi de "easy apply" demişsin, bu şekilde başvurmanın neresi zor ki?
Daha kolayını arıyorsan recruiter'a CV at, de ki mal bu, o sana pozisyon baksın. Aynı şekilde çalışan şirketler de var, senin menajerin gibi, getiriyor pozisyonu, bakıyorsun beğendiğine "tamam bunlarla mülakat ayarla" diyorsun, ayarlıyorlar.
Ama bu opsiyon için CV'nin iş görecek bi halde olması lazım. Bi kaç yıl tecrüben varsa zor.
0
plutongezegendegilmi
(27.02.23)
@pluton easy apply dogru yontem olmuyor ve yuzlerce basvuru yapmak gerekiyor deneyimli arkadaslarin tecrubesi ile hizlanir diye
0
🌸bonjourrr
(27.02.23)
Easy apply olmayan, şirketin kendi kariyer portalına yönlendiren ilanlara başvurmuyor musun yani? O zaman çok zor bi iş bulma ihtimalin. Üşenerek iş bulamazsın.
Ön yazı çok büyük artı olur. Ben şuana kadar ön yazı yazmadan iş başvurusu yapmadım diyebilirim. Ön yazı olmadan düşme ihtimali nedir bilmiyorum.
0
zimbirik
(28.02.23)
@zimbirik iş görüşmesi aldın mı ya da iş buldunuz mu
Sosyal medyada denk geldim ama tam anlayamadim.Kızılay normalde afet bölgesine kurulmasi gereken çadırları zamanında kyrmayıp insanları mahçup bırakıp, Ahbap da acil isteyince maliyetine onlara satmış da ahbap o sekilde mi kurmus?Bir de Adana'da özel hastanede calisam bir arkadasim Kizilay'in kanlar
Sosyal medyada denk geldim ama tam anlayamadim.
Kızılay normalde afet bölgesine kurulmasi gereken çadırları zamanında kyrmayıp insanları mahçup bırakıp, Ahbap da acil isteyince maliyetine onlara satmış da ahbap o sekilde mi kurmus?
Bir de Adana'da özel hastanede calisam bir arkadasim Kizilay'in kanlari parayla sattigini soylemisti faturalari mi me görmüş.
Yani insanlarin vicdanlarini somurup bagisladiklari kanlari satmalari yetmemis bir de cadir mi satmislar vergilerimizle alinan cadirlari?
Bir de sevgili hükumet sevdalisi arkadaşlar bu durumlara nasil bakiyor onu merak ediyorum.
Mesela deprem vergileri icin de "yav iste uygun bir yere harcanmistir" diye gecistirip hic etmislerdi bu bir değil iki değil.
0
ananiyimioguz (26.02.23)
Şurada gayet güzel açıklamış işte. Başka ne denebilir ki? Sattık diyor. Başka yerde böyle kalitelisini bulamazdı diyor. Almasaydı biz götürecektik diyor. İnsan şaşıp kalıyor.
Ben de anlamadım bu konuyu, bir de soruya ek yapmak istedim.
Neden ahbap kızılay'dan çadır alıyor ki? Yani bu gereksiz bir harcama değil mi? Kızılay'daki çadırlar zaten normal şartlarda deprem bölgesinde kurulmayacak mı? Bunun yerine normal şartlarda deprem bölgesine gitmeyecek özel bir üreticiye bu çadırları ürettirse toplam çadır stoku (kızılay + ahbap) artmış olmayacak mıydı? Şu halde zaten hiçbir ücret ödenmesine gerek olmadan kurulması gereken çadırlar için ücret ödemesi yapılmış olmadı mı? Bunun mantığı nedir? Kızılay'ın bu çadırları alın bir an evvel kurun diye vermek yerine satması mantıksızken, ahbap'ın gidip kızılay'dan çadır satın alma talebi de bana anlamsız geldi, ne kaçırıyorum?
0
akhenaten
(26.02.23)
Ben de neden AHbap'ın aynı şekilde kusurlu olmadığını anlamadım. Normalde bu çadırlar 1000 tl değil mi, internette görmüştüm. ''Kızılay 76 m2 çadırı 140 bin TL''ye satmış, bunlar da almış. Başka çadır üreten yok mu?
kan yıllardır parayla alınıyor kızılaydan, kuralı tüzüğü bu sanırım, normal şartlarda bunu anlıyorum hem kan bağışı hem maddi kaynak olur fakat deprem zamanı çadır olayı çok düşündürücü.
aslında kağıt üzerinde holdingleşmiş bir yapının bunu yapmasının yanlış bir tarafı yok her şey yazılan kurala uygun fakat bu kurallar gördük ki yanlış yapılandırılmış
0
freebird5406_2
(26.02.23)
Depremin 3. günüydü sanırım, Ahbap açıklamıştı biz her yere gittik ama en fazla adeti tek seferde en hızlı teslimi kızılay üzerinden alabileceğimiz için orayla anlaştık diye.
Pahalıysa bile mecbur kalınmış olabilir.
Burada sorgulanması gereken misal 50k lık çadırın neden 140a satıldığı olmalı bence.
Bir de madem çadır vardı neden bekletildi.
0
🌸ananiyimioguz
(26.02.23)
'kağıt üzerinde holdingleşmiş bir yapının bunu yapmasının yanlış bir tarafı yok her şey yazılan kurala uygun' denmiş de
Aşağıdaki adreste Kızılay Tüzüğü var. Tüzüğe aykırı her şey kanunen yanlıştır.
Tüzükte de:
c) Afet ve güvenli yaşama ilişkin görevleri: 1) Ulusal ve uluslararası alanda afet ve acil durum hallerinde; kamu otoriteleri ve Uluslararası Kızılhaç-Kızılay Hareketi unsurlarıyla koordinasyon içerisinde müdahale, erken dönem iyileştirme, iyileştirme ve yeniden inşa safhalarında beslenme, gıda, barınma, sağlık ve hijyen alanlarında insani yardım ve hizmet sağlar, eğitim verir, toplumsal ve fiziksel kapasite geliştirir.
deniyor. Yani Afetzedeyi barındırmakla mükellef bir kuruluştan bahsediyoruz. Tüzüğe aykırı yazılmış bir kural varsa bu yanlıştır. Yazan da suçludur diye düşünüyorum.
ahbap almasaydı kızılay kurmayacak mıydı bunları? ahbap bu parayla başka bir yardım yapsaymış
kızılay bunları bedava üretmese de çok anlamsız bir iş
iki taraf da eşit oranda kusurlu
0
bir soru sorcam
(26.02.23)
Ben de tam anlamadım ama anladığım şu: Kızılay çadır üretmek için bir şirket kurmuş. Ahbap'da herhangi bir firmadan alıyor gibi almış. Burda Ahbap'ın suçu yok. Çadırı nereden buluyorsa alacak. Halkın parasıyla kurulan Kızılay'ın, böyle bir felakette çadırları acilen göndermeyip satmak üzere depoda tutması yanlış. Belki fahiş fiyata bile vermiştir bu liyakatsizler. geçmişlerinde vegi kaçırmaya aracılık etmeleri meselesiyle birleşince tiksindiriyor.
0
vizivozo
(26.02.23)
1- kizilay normalde deprem bölgesine sevk etmesi gereken cadirlari sevk etmiyor, depolarda tutuyor. 2- ahbap yana yakıla cadir ararken, kizilay bende var istersen sana satayim diyor. 3- ahbap da nalet gelsin ver neyse parasi ben aliyorum diyor. 4- afad, benden izinsiz cadir kent kuramazsin ve ben kuracagim sonra da cadirkent kurdum diye hava atacagim diyor. 5- olay ortaya cikinca kizilaycilar ya aslinda biz göndercektik o cadirlari afad da kuracakti, ama baktik parasini veren var, biz de sattik. gelen para ile de yeni cadir yapacagiz diyor.
olan ahbap in parasina oluyor, ahbap o cadirlari satin alip göndermese, kizilay o cadirlari başkasına satacakti, bedavaya gidip kurmayacakti.
0
tadellesever
(26.02.23)
aslında sadece ahbap değil başka stklar ve hatta ibb'de kızılay'ın bu iştirak şirketinden çadır alımı gerçekleştirdi. zaten günlük çadır üretme kapasitesi daha yüksek olan başka bir alternatif şirket yok sanırım. bu iştirak şirketinin günlük üretim kapasitesi 1000 civarı deniliyor. dolayısıyla en erken teslim alabileceğiniz ürünü ve miktarı kim veriyorsa ondan alırsınız böyle bir acil durumda. bunda ben bir sorun görmüyorum ama ahbap bağışçıları kızılay'dan almalarını eleştirmekte çok haklılar tabi kendilerince. bu da başka bir tedarikçi bulamamalarının bir amatörlük olduğunu gösterir. doğruya doğru.
ahbap ve kızılayın açıklamasında maliyeti karşılığı ve logosuz olan çadırlardan alındığı ifade ediliyor. böyleyse gerçekten bu güzel. çünkü çadır kar edilecek bir mevzu değil afet sırasında.
benim fikrim şu; ahbap çadır almak istedi ancak bulamadı kimseden. ve kızılaya sordu onlar da sonuçta depremzedelere verileceği için ahbapa satış yaptı o anki logosuz olan çadırları. böylece bu şirket aldığı tutarla yeniden çadır üretip dağıtma imkanını besledi. ve ahbapın aldıkları ekstra oldu. yani çadır sirkülasyonunu besleyen bir nokta olduğu konusuna vurgu yapmak istedim.
iki tarafta da bir amatörlük söz konusu özetle.
0
debian
(26.02.23)
kızılay çadırları satmış. çadır ihtiyacı var, acil. yeni üretimi 1 günde yapabilecek mi? hayır. kızılay’ın savunulacak hiçbir tarafı yok.
0
deartheodosia
(27.02.23)
Kızılay’ın yaptığının açıklanabilecek bir tarafı yok.
1. Kızılay her türlü afet durumuna hazır olmalı. 2. Afet zamanı dur ben biraz çadır üreteyim mantığı nedir? Nerde senin stoğun ya da stoğun yoksa alt birimin midir üretim şirketin midir her neyse ordaki tüm çadırlara el koyacak yapın olmalı. 3. Kızılay ticarethane zihniyetinde olmamalı, yardım kuruluşu misyonunu taşımalı. 4. Çadırları ahbap almasaydı zaten afada verecektik ne demek? 5. Çadırlar afada da satışla mı veriliyor? Madem verecektin neyi bekliyorsun, afetin kaçıncı gününü münasip görüyorsun acaba? 6. Afad neden bu çadırları ilk başta alıp bölgeye ulaştırmadı, kaç gün geçmesi bekleniyordu sorusu burda da geçerli. 7. Tüm bu garabet içinde sanırım ahbap, bana acil çadır lazım, kimden alabilirsem alırım hemen de kurarım gölge etmeyin tek dileğim demiş görünüyor. Dolayısıyla ahbap, elinde çadır bulundurmak yükümlülüğünü taşımayan, aldığı yardımı ulaştırmakla mükellef bir stk konumunda. Bu tecrübe neticesinde bir daha ihtiyaç olursa (inşallah olmaz) çadır tedariki için izleyeceği yöntemi belirlemeli.
Benim anladığım bu.
Asıl bilmemiz gereken nokta şu ki; artık Kızılay bizim eskiden bildiğimiz afet yardım kuruluşu vasfına sahip değil, başka bir kuruma dönüştürülmüş. Dolayısıyla kurumun zaten afete müdahale gibi bir olayı kalmamış.
0
epitaf
(27.02.23)
Kızılay afada verecektik dediği çadırları büyük ihtimale afetin artık 3. Haftası falan satılmayanları falan verecekti. Kızlay da öncelik olarak bu çadırları satmayı koymuş anlaşılan. Durum zaten bu ise büyük ihtimalle bu çadırlar afada da para karşılığı gidecekti. Hatta belki bir sıfır da fazla olacaktı fiyatları.
Bu düzende bu acil durumda ahbab yapabileceği en doğru hamleyi yaptı bana göre. Ahbabın afetin 3. gününde yaptığı çadır alışverişini afad 3. Haftasında anca yapardı.
0
zimbirik
(27.02.23)
her saçmalığa mantık aramaktan düşünce yapımız bozuldu
0
bir soru sorcam
(27.02.23)
aga kimse nasıl uyanamıyor mevzuya anlamıyorum? ahbap haracını verdi. devletin has sivil toplum kuruluşu oluverdi.
bu sistem sakal sistemi. bu sistem komisyon sistemi. bu sistem haraç sistemi. sakalını at istediğini yap.
0
alperz
(27.02.23)
alperz +1
birkac gündür ayni seyi düsünüyorum, sokakta harac vermeden araba park edemiyorsun, kimseye komisyonsuz / haracsiz adim attirmazlar bu ortamda. ahbapin önüne pavyon faturasini koymuslar, cok fazla secenegi yok gibi görünüyor.
29 yaşındayım, haftada 2-3 gün spor yapmaya çalışan birisiyim. spordan kastım şınav, barfiks, dambıl vs. sporu kardiyo falan değil yani. geçenlerde 3-4 yıl sonra halı saha maçı yaptım, vücudumda bir sürü yere kramp girdi ve çok kötü hamladı her yerim. maçtan sonra 2 gün hamlık ağrıları şiddetli şeki
29 yaşındayım, haftada 2-3 gün spor yapmaya çalışan birisiyim. spordan kastım şınav, barfiks, dambıl vs. sporu kardiyo falan değil yani. geçenlerde 3-4 yıl sonra halı saha maçı yaptım, vücudumda bir sürü yere kramp girdi ve çok kötü hamladı her yerim. maçtan sonra 2 gün hamlık ağrıları şiddetli şekilde devam etti 3. gün hafif ağrılar kalsa da %90 düzeldim tekrar spor yapayım dedim. o spordan sonra belimde ciddi ağrı başladı (dambılla omuz hareketleri de çalışıyorum özellikle onlar etkiledi gibi hissettim). ilk günler çok kötüydüm sonra hafifledi ama tam olarak geçmedi, 1 hafta geçmeyince doktora gittim mr vs. çektiler. doktor bel düzleşmesi ve kalça sıkışması sendromum olduğumdan bahsetti. acil cerrahi müdahele veya ftr gerekmiyor ama bel kaslarını güçlendirmen lazım dedi bazı egzersizler verdi gönderdi 1 hafta önce, fazla ilgilenmedi. ancak benim bel ağrıları otururken hala rahatsız ediyor. bunun ne zaman geçmesi lazım veya pek geçmeyecek de benim normalim bu mu olacak artık (ki gayet rahatsız edici böyle bir şeyle yaşanacağını sanmıyorum), bu süreçte nelerden kaçınmalıyım vs. bir şey söylenmedi. benzeri şeyler yaşayan var mı? ağrıların geçmesi için tavsiyeler veya süreçle ilgili bilgi verebilecek olanlar olursa çok sevinirim. zırt pırt doktora gidemiyorum maalesef mesaim var sonuçta.
0
semaforo de medianoche (26.02.23)
Bende de bel düzleşmesi ve fıtık var. Dinlenmek ağrını geçirse bile aslında probleme kalıcı bir yardım yapmaz. Bolca hareketli bir hayat bunun kalıcı çözümü. Gerçekten çok hareketli dönemlerimde ağrım tamamen geçiyor benim. Ama 6 ay hareketsiz kalırsam sonra ara ara kendini göstermeye başlıyor.
Ben doktor değilim ama doktorum bana bel kaslarını esnetecek hareketler yaptırıyordu. Seninki bel kaslarını güçlendir demiş problemler farklı olabilir tabi ama ben biraz garip buldum.
Sen spor yaptığını söylemişsin aslında. Ama bu yaptığını söylediğin şeyler hayatına ne kadar hareket katıyor bilemiyorum. Aktif bir hayat ile haftada bir kaç gün eline dambıl almak farklı şeyler bana göre.
Ve almanyada bel sakatlığı yaşayan fabrika işçileri ile alakalı şöyle bir araştırma var; bel sakatlığı yaşadığında rapor alamayıp işe dönen çalışanlar, rapor alan çalışanlardan çok daha hızlı iyileşiyorlar. Çünkü hareket çok önemli.
0
zimbirik
(26.02.23)
egzersizleri yapıyor musun? oturmak iyi bir şey değil. mümkün mertebe ayakta durmaya çalış. ayrıca anterior ve posterior pelvic tilt nedir araştır. muhtemelen nasıl ayakta durulacağını bilmiyorsun. hatta yürümen bile yanlış olabilir. bunları düzeltmezsen belin düzelmez. ameliyat da olsan düzelmez.
0
alperz
(26.02.23)
şınav barfiks ve dambıl core ve kol kaslarını geliştirir. ihtiyacın olan bel çevresi. en kolay egzersiz yürümek. masabaşı işim olduğu için benim de bel ağrılarım çok sıktı, ta ki iş değiştirene kadar. artık araba yerine toplu taşıma ile gidiyorum ve hergün sabah, akşam ayrıca öğlen yemekten sonra toplamda yarım saat yürüyorum. 5000 adım civarı oluyor galiba. bel ağrıları hiçbi ilave egzersiz olmadan geçti. ama yine de ilave egzersizle çok daha iyi olabilir.
0
sttc
(26.02.23)
toplu cevaplar: egzersizlerimi yapıyorum 1 haftadır. masabaşı bir işim var o yüzden günümün çoğunda mecburi şekilde oturuyorum onun dışında da fazla hareketli bir insan değilim. yaptığım sporu zaten hayatıma hareket katmak amacıyla değil biraz kas kazanmak ve fiziğimi şekillendirmek için yapıyordum yaklaşık 3 yıldır falan o yüzden belirttim kardiyo vs. yapmadığımı. şu anda yürürken ederken yatarken ağrım yok ama bir süre oturunca belim rahatsız oluyor. haffiten bir yanma hissi geliyor vs.
0
🌸semaforo de medianoche
(27.02.23)
bel ağrısı yanlış durmaktan kaynaklanır. dolayısıyla seni doğru durmaya yöneltecek kaslarını güçlendirmen lazım.
hip flexor, quadratus lumborum, quadratus femoris, biceps femoris ve gluetus maximus. bunlarla ilgili egzersizleri musclewiki'de görebilirsin. programını itme-çekme şeklinde bir gün itme bir gün çekme yaparsan daha rahat edersin.
hip flexor çok önemli.
0
alperz
(27.02.23)
10 senedir spor yapıyorum, benim dışında ısınma ve soğuma esnetmelerini yapan çok nadir görüyorum. Kasları güçlendirmek yetmez esnetmen de lazım. Antrenmana esnetmeleri de ekle derim. Anında göreceksin farkı.
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre otura
%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız? Yerimde olsaydınız taşınır mıydınız?
Yazılımcıyım, son dönem işlerim iyi gidiyor, iyi bir semte taşındım. Mutluydum, sonra Türkiye her zamanki gibi cıvıtmaya başladı. Gelecek kaygısı başladı, şuan oturduğum semtte uzun süre oturabilecek durumda olmamaya başladım. Yani bu evden çıksam, mevcut semte tekrar taşınma ihtimalim yok, çünkü kiralar artık 100bin liralara dayandı şakasız. Ve bu semt dışında bir yerde yaşamak da beni tatmin etmeyecek artık (istanbulda çok yerde yaşadım) bunun da sebepleri var. (hem istanbulun, türkiyenin bu kadar derdini kahrını çekip hem de istemediğim semtteki evlere 30-40bin lira kira ödeyemem).
üstüne bu deprem dalgası eklendi. sıradaki depremde bizim oturduğumuz evin yıkılmama ihtimali çok düşük. (evin eskiliğinden ziyade, bulunduğu konum nedeniyle) bunun üzüntüsü var üstümde.
her şey iyi gidip, iyi gelir kazanıp projelerim yatırım almasına rağmen "istediğim evi" satın almamın 20-25 yıldan önce mümkün olmadığını, bu ülkenin fırsatlarının ben ne kadar koşarsam koşayım benden o kadar uzaklaşacağını anladım.
deprem dönemi olan devletin eksikliği, insanların düştüğü haller, istanbul'un, izmir'in, adana'nın vb. önümüzdeki yıllar yıkılacak olması, ev arzındaki yetersizlik, hukukun kalmaması, ekonominin ne yaptığını bilmemesi gibi şeyler beni çok yordu.
çok yordu. tahmni edemeyeceğiniz kadar yordu. çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu.
--------
velhasıl önce amerika'ya gidişin yollarını araştırdım. çok mümkün olmadığını anladım kısa zamanda. çok zor, çok düşük ihtimal, uğraşmaya kendimi paralamaya değmeyecek kadar düşük bir ihtimal. avrupa, şu aşamada çok cazip gelmiyor.
kanada ise %100 oluyor, o bölgede de arkadaşlarımız var üstelik. ama baktığım zaman yazılımcı maaşlarını da çok beğenmedim o bölgede. ama hem kalıcı oturum hem vatandaşlık almak daha mümkün.
ülkemi normalde seviyordum, istanbulda yaşamayı da. buradaki arkadaşlarımal buluşmayı da.
ama bir günün sabahı her şeyini kaybetme ihtimali olan bir ülkede bu tür şeylerden de doyasına keyif alamıyorum artık.
siz olsanız taşınır mıydınız? kanaada çok toz-pembe bir ülke değil. mutsuz olma ihtimalim de yüksek. ama sanki orada bir gelecek var gibi geliyor. en azından ev alabilriim, en azından daha rahat yaşayabilirim. buradaki mücadeleden ve düşüncelerden çok yoruldum.
0
whatdreamsnevercome (26.02.23)
genel iklim ve buraya olan uzaklığı sebebiyle kanada aklımın ucundan dahi geçen bir yer değil. olağanüstü bir para kazanacağım bir durum yoksa hiç mantıklı gelmiyor bana (şahsi fikrimdir)
(edit: evden çalışan biri için) --> istanbulda 100 bin lira kira vermeden de insan gibi yaşanabilecek bir çok yer var ve deprem kuşağında da değiller. illa caddebostan fenerbahçe takıntısı olan biri değilseniz iyi para kazanan biri istanbulda ülkenin dertleriyle uğraşmadan da iyi bir hayat yaşayabiliyor.
illa yurtdışına taşınacaksam, eğer kalıcı olarak gitmeyi düşünüyorsam ab ülkeleri veya abd'yi, geçici olarak gideceksem hızlıca para vurabileceğim uae gibi ülkeleri tercih ederim.
0
roket adam
(26.02.23)
@roket adam,
işte insan gibi yaşamk konusu baya göreceli hale geliyor o noktada. caddebostan/fenerbahçe bölgesindeki sosyal olanak (köpeğini çıkaracağın devasa parkıdır, çevresindeki sakinliktir şudur budur)/demografik yapı istanbul'da başka yerlerde yok. sarıyerde de ataşehirde de şişlide de oturdum. oraları bir daha tercih etmek istemem.
bilmyiorum belki kendimi ikna etmeye çalışıyorumdur. ama hepsinin ötesinde türkiyede bir gelecek göremiyorum artık. en azından kendim için.
amerika olsa zaten 1 saniye bile düşünmez, sormazdım bile. kanada benim de çok hazettiğim bir yer olmadığı için sorma fikir alma gereği duyuyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
Kanada iklim açısından sıkıntılı. Bu sorun olmayacaksa taşınılır. Alım gücü maaşlar ne durumda buna da bakmak lazım.
0
seaman
(26.02.23)
şuan şirketim üzerinden elde ettiğim gelirin aynısıyla kanadada aslında daha iyi bir alım gücüne ulaşıyorum. (bu tabi geçici, dolardaki baskı kalkınca türkiye'de de fiyatlar dolar karşısında yerlebir olacak/yerle bir olmaya mecbur)
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
İstanbuldaki çıtanız kiraların 100k olduğu yerdeyse minimumda ve ona rağmen buradan ev almayı karşılayamıyorsanız o zaman kanadada da eşdeğer bir çıta koyarsanız oradaki yaşamı karşılayamayabilirsiniz gibi geliyor bana. Şuan demografik yapı olarak fenerbahçe altına inemiyorsanız o zaman kanadada da sizin gibi beyaz yakalı göçmenlerin yaşadığı mahalleler sizin çıtanızın altında kalabilir. Çünkü o mahallelerde de her kültürden her milletten insan olacak ve demografik açıdan sizi tatmin edeceklerini sanmıyorum. Çünkü sizin içinde bulunduğunuz (bulunmak istediğiniz) çevre türkiyede ve diğer ülkelerde hala iyi koşullarda yaşadığı için kendi ülkesinden ayrılmıyor kolay kolay.
Ama gidip bi demeden bilemezsiniz. Sakinlik, sosyal devlet anlayışı, hayat kalitesi yüksek olacak. Bir şey kaybetmezsiniz gidip bir kaç yıl yaşasanız ve duruma baksanız.
0
zimbirik
(26.02.23)
100% tasinirdim. Hatta tasindim ve asiri memnunum. "Cok kotu ulke, kurulu duzenimiz olmasa aslinda TR muthis"ciler gelecektir birazdan. Herkesin zevkleri, hayata bakisi falan farkli tabii o yuzden genellemek sacma.
Bu arada ev almak demissin de Turkiye'de her turlu ev almak 10 kat daha kolay. Motivasyonunun sadece maddi ise hayal kirikligina ugrayacaksin. O kadar ugrastiktan sonra daha yeni ev alim misal 30 sene mortgage ile, ayni cabayi, para biriktirme disiplinini falan Turkiye'de gostersem su an 3. evi almistim herhalde. Yasamaya deger yerlerinde konutlar Turkiye'ye gore cok cok daha pahali, onu kafanda oturt oncelikle.
0
hot potato
(26.02.23)
Toronto, Vancouver gibi büyük şehirleri emlak açısından bayağı pahalı 1+1 düzgün evler 2000 küsur cad çıkıyordu ben bir ara araştırdığımda. Ev ve muhit hayalin varsa orası da İstanbul gibi emlak krizinde. Daha küçük şehirlerde de işini yapabilir misin düşünmen lazım.
Benim gördüğüm, Hollanda'ya gidenler çok mutlu olup hemen ev alıyor (çünkü devlet yabancılara kredi işini kolaylaştırmış galiba, hemen mortgage'a girebiliyorlar) Hollanda'da iş imkanın var mı bir bak derim. 5 yılda vatandaşlık alabiliyorsun (ama şu an TC vatandaşlığını bırakman gerekiyor)
"çalışıp çalışıp, elimde olmayan koşullar nedeniyle geri düşmek beni çok yordu." Daha geçen yakın arkadaşımla aynısını konuştuk. İş hayatına başlarken hayal ettiklerimizde bulduklarımız çok farklı ve çok kötü. Maaş olarak dolar cinsinden geriye gitmemek için kasıyoruz yıllardır, bırak zammı :D
Tek seçenek Kanadaysa gidip 5-6 yılımı verip vatandaş olup sonra rahat olayım dersen mantıklı. Çifte vatandaş olmadığımız her an riskteyiz. Kanada (veya herhangi batı ülkesi) vatandaşı olarak gerekirse gidip AB'de de iş ararsın en azından ülkeye girip yüz yüze görüşme ihtimalin olur.
0
nhk ni youkosu
(26.02.23)
iyi kötü mutlu olduğun yerden neden ayrılıyorsun ki? o istediğin evde de otursan saraylarda da otursan kesinlikle mutsuz olacak ve kendine mazeretler yaratıyorsun gibime geliyor. türkiye'de işler çabuk değişir. bugün bozuk ekonomi yarın düzelir. bunların hepsi düzelir. anan baban kardeşin arkadaşların yanında mı, yanındaysa bunlardan maddiyat uğruna ayrılmayı kantara koyduğunda hangisi ağır basıyor hesabını kendin yap.
0
deranzo1
(26.02.23)
cok caresiz olmadikca kanada gocmenlik icin (ulkenin sunduklari bakimindan) cok iyi bir ulke degil. siralama abd>ab>kanada>avustralya seklinde.
ama abd ve ab'ye gidemiyorsam evet niye tasinmayayim? hic olmadi geri donersiniz yani begenmezseniz. beklentilerinizi gercekci tutarak giderseniz hayal kirikligi da yasamazsiniz.
0
antikadimag
(26.02.23)
Tek tasinma isteğiniz paraysa tartışılır. Misal Türkiye'de yaşamak baya kötü. O sebepten bana Fransa'da kazandığım paranın 3 katını falan verseler anca gelirim Türkiye'ye. Gelirsem de birkac yil anca çünkü cekemem o hayati uzun süre.
Sizin derdiniz Türkiye'deki hayat değil ama maddi gibi. Bu noktada bir de özellikle emlak demissiniz ama kanada benim de bildiğim emlak konusunda baya sıkıntı. Bence tek derdi emlak/para olan biri için mantıklı değil.
0
logisticsmanager
(26.02.23)
Gelir açısından değecekse gidilir. Onun dışında bir evde 2-3 yaşayan almancı tayfa gibi sadece gitmek için gidilmez.
0
scholar
(26.02.23)
kendim taşınırım. senin yerinde olsam da taşınırdım.
normalde kuzey amerika merakım yok, hatta ABD'den nefret ederim ama buz hokeyini çok seviyorum. soğuk iklim seviyorum. kanada, ABD'nin daha sosyal versiyonu gibi yönetim anlamında. aynı şeyin laciverdi ama biraz daha sevilebilir ve tercih edilebilir geliyor bana. öyle aç açıkta kalmayacaksam gidip yaşamak isterdim. montreal, toronto vs. olmasına da gerek yok yani winnipeg, calgary filan bile olur. veya daha küçük bir yer.
ailesine, dostlarına, yaşadığı yere çok bağlı olan ve başka yerde mutsuz olacağını düşünen insanları anlayabilirim. onlar, "dışarıda mutlu olacağıma burada mutsuz ölürüm" diyebiliyor. bu insanın gitmesinin manası yok mesela, gitmesin. yalnız senin gibi fikirleri, düşünceleri olan insanlar için bence İMKAN DA VARKEN türkiye'de kalmanın manası yok. en kötü geri dönersin. farkındayım bu da kolay bir şey değil ama ben olsam giderdim.
deprem bu ülkedeki sorunların en büyüğü bile değil bu arada. ona gelene kadar öldürebilecek veya psikolojiyi bozabilecek o kadar şey var ki... bu depremi de birkaç aya unuturuz, görürsün. bir daha işte artık ne zaman vuracak olursa. gölcüklü sayılırım. 99'u hatırlıyorum. devamında olanları da. dünyanın hiçbir yerinde "sıradan vatandaş" zaten çok zeki veya bilinçli olmaz. bu sistem, politika, devlet işidir. bu ülkenin başındakiler (akp gitse bile) böyle reformlar yapar mı, güvenilir bir düzen oluşturur mu? sanmıyorum.
0
mark greg sputnik
(26.02.23)
1 2 yıl için taşınabilirdim.
0
dissendium
(26.02.23)
30-40bin lira kiralardan bahseden biri turkiye'nin kaymak tabakasindandir. kanada, kaymak tabakadan gelen birini zorlar. seni mutlu edecek evler de burada milyon dolarlardan basliyor zaten.
kanada overrated bir mavi yaka ulkesi, ustunu iklimi, saglik sisteminin bitikligi....Ben olsam amerika'ya bakarim, kanada'ya hic bulasmam.
0
cooperr
(26.02.23)
hali hazırda yurt dışındayım.
kanada için bir firma bana teklif verse ve kabul alırsam, koşa koşa giderim.
vatandaşlık alana kadar da dönmem.
0
rain when i die
(26.02.23)
sadece başlığı okuyarak evet diyorum. söz konusu lüksemburg yada kanada ise gerisi teferruattır.
0
baldan kaymak
(26.02.23)
trde bir yazılımcının fenerbahçeden aşağı oturmam takıntısı şımarıklık. kanadaya gidin biraz burnunuz sürtülür ayaklarınız yere basar.
yazılımcılık burada geçici süreliğine diğer mesleklere göre iyi kazanan bir meslek fakat kanadada bir mavi yakalıdan çok farklı bir maaş almayacaksın. o yüzden gidip görün.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuisance,
ya cidden kendinizi böyle mi tatmin ediyorsunuz? "yazılımcılar aslında çok dandik, yakında sürünecekler" diye falan mı tatmin ediyorsunuz? ben hayatımın 10 yılını gecekonduda yaşadım, bir daha da kendimi öldürür ama yine de oralara geri dönmem. tüm ülke gecekonduya dönüşürken ben de buraları terketmek istiyorum. çünkü evet "fenerbahçe şımarıklığı" var üstümde. insan gibi insanlarla komşu olup, dışarı çıkınca bir parkta yürüyüş yapabildiğim bir yerde yaşamak istiyorum. çünkü 7 gün 24 saat çalışyıorum ve zaten tüm 10lu ve 20li yaşlarım fakirlik içinde ölüp bitmişken, bi 20 yılımı daha berbat yerlerde berbat şartlarda berbat kiralarla geçmesin istiyorum.
kanadadaki emlak piyasasını ben de biliyorum bu arada malesef. ama aslında burada anlatmak istediğim şey şu: yüksek kira ödüyorsam, karşılığında bir yaşam satın alayım. yaşam dediğiniz şey de, türkiyenin %99'unun hiç yaşamadığı şeydir.
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
standartiniz ev satin almaksa evet kanada uygun bir yer degil ama ulkeden ve ulke gundeminden uzaklasmak bence insana cok sey katar. isim olsa sizin gibi, giderdim.
0
ala09
(26.02.23)
yazılımcıyım, tr şartlarına göre iyi kazanıyorum. evim var, hatta fazladan evim var başka yatırımlarım da var. fena bir semtte oturmuyorum ama fenerbahçede ev kiralarım daha altı olmaz diyecek kadar uçmadım, sonuçta bir beyaz yaka bordrolu çalışansın.
ticaret yapmadığın veya kendi işini kurmadığın sürece olabilecek şartlar belli, fenerbahçe çok populer bir destinasyon atadan dededen gayrimenkul zenginleri de orayı istiyor ayda 8-10bin usd kazanan digital nomad ta, arap veya rus zengini de...
siz kendi çapınızın farkında olun bence, bunun da en iyi yolu orada en fazla bir mavi yaka kadar olabileceğiniz kanadaya yerleşmek olabilir.
0
nuisance
(26.02.23)
@nuince, ayda 8-10k usd kazanıyorum eşimin maaşı ve şirket ortaklıklarımdaki haklarım hariç. şmdi fenerbahçede yaşamayı isteyebilir miyim?
0
🌸whatdreamsnevercome
(26.02.23)
yani hocam sonuçta bu işin hem mantık hem de duygusal tarafı var. genel olarak insanlar trnin olumsuz ruhsal ikliminden duygusal olarak etkilendikleri zaman da gitmek isteyebiliyorlar, bunu anlayabiliyorum. bu gruba dahil olduktan sonra artık gitme gitmeme kararı değil nereye gideceğini tartışmak lazım. siz de belli ki en kaymak tabakadaki bir birey olarak sizi fiziksel olarak etkilemese bile kendinize buradaki ortamdan psikolojik olarak bunaltacak bir hayat kurmuşsunuz. ayrıca bir dönem avantajlı piyasa şartlarından ötürü (düşük kiralar, döviz kazanma vs) fenerbahçe, caddebostan gibi istanbul'un creme de la creme denebilecek şartlarda yaşamışsınız ama bu anormal olan dönem şu anda bitti ve o bölgelerin tekrardan eski seviyelerine ulaşmasından etkilendiniz gibi görüyorum. standart bir beyaz yakanın fenerbahçede yaşaması zaten ütopik bir dönemdi ve bitti veya azaldı, eskiden de yoktu yani böyle bir şey milyonların hayal bile edemeyeceği bir bölge ve döviz kazanan birey de tlnin değer kaybetmemesiyle daha da maliyetli bir yaşam sürmeye başladı (zaten tüm planını tlnin değer kaybına bağlayan bir hayat düzeni kurmak da yanlış olurdu)
kanada dediğimiz yer de dünyanın yüzölçümü olarak en büyük ülkelerinden bir tanesi. emlak piyasasına da hakimim demişsiniz, o zaman tavsiye olması babında, bence şehir bazlı bir duyuru daha açsanız daha isabetli tavsiyeler alabilirsiniz diye düşünüyorum. çünkü sizin derdiniz hem maddi ama biraz da manevi, maddi konu belki daha fazla kazanmanızla çözülür ama manevi olarak bu "bavulunu toplamış olma" hissiyatını çözemezsiniz. belki de gidip birkaç sene bu privileged hayattan uzaklaşıp, standart bir göçmen olarak yaşamak iyi gelecektir (eleştirmek için değil ciddi söylüyorum)
son olarak bir de gideceğiniz yerin vergi durumunu da araştırın derim, yurtdışına iş yaparken tl çok rahat bir ortam sunuyor şu an için kimse vergi falan sormuyor ama mesela kanadada gelir vergisi ödemek durumunda kaldığınız durumu da hesaplamak lazım. (edit. hani zaten düşünmüşsünüzdür de yazayım dedim)
0
roket adam
(26.02.23)
taşınmam. Türkiye'de istanbul'dan başka bir şehre göç ederim. yazılım işi uzaktan da yapılıyor diye biliyorum. gelirim iyi ise, arsa alır ve o arsaya kendi müstakil evimi inşa ederim. depreme dayanıklı ve istediğim şekilde yaparım. istanbul'daki korkunç kutu evlerde kalmam.
neden Türkiye'den ayrılmam? çünkü ailem, sevdiklerim, arkadaşlarım ve anılarım burada. bu kocaman bir ömür demek. hayat demek. başka diyarlarda bunu inşa etmek uzun sürer. insan ömrü kısa. yurtdışı benim için değil, çocuklarımın kendi hayatını inşa etmesi için güzel bir seçenek olur.
tabii benim perspektiften böyle görüyorum. sizin şartları bilmiyorum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(26.02.23)
Yazdıklarınızdan anladığım oldukça duygusal bir insansınız. Bu sebeple sizin olumsuz bir durumda mutsuz olma eğiliminiz yüksek olabilir.
Öncelikle konu paraysa, Türkiye'de para kazanmak birçok ülkeye göre daha kolay. "Yoooooeeaa ne alaka" demeyin. Maaştan bahsetmiyorum, para kazanmaktan bahsediyorum. Yazılımcısınız, kendi işinizi kurup para kazanma şansınız çok daha kolay birçok ülkeye göre çünkü türkiye'de sistem işverenin zenginleşmesi üzerine. Vergi indirimleri, vergi düzenlemeleri, sık sık gelen vergi afları, maaşların düşüklüğü vb... Vermek zorunda olmadığınız yan haklar... Hele ki yazılım ihracatı yapıyorsanız, yani dolar kazanıp TL ile maaş ve harcama yapıyorsanız muhteşem... Kur farkının yanında yararlanabileceğiniz teşvikler, ihracat sebepli vergide daha da indirim vs....
Diğer konularda yazdıklarınızdan biraz toplumun genelinden "izole" bir hayat aradığınızı anlıyorum. Açıkcası kanada gibi ülkelerde bu aradığınızı bulmanız zor. Bir yazılımcı ortalama 50-60 dolar kazanıyor saatte. Bir tesisatcı 30-40 dolar saat ücretiyle çalışıyor. Yani muhtemelen o dünya para bayılacağınız evinizin, tabii maaş/ev fiyatlarına bakıp alabilirseniz, tam karşınıza koca f150sini park eden bir mavi yakalıyla dip dibe oturma ihtimaliniz yüksek.
Orta sınıf her yerde orta sınıftır:)
Ben maaşla çalışacaksam gitmem. Kendi işimi kurup çok kazanacağımdan eminsem hemen giderim.
Sizin yerinizde olsam oralardan remote iş kovalar, burada yaşarım. Ya da dubai vb gibi yerleri kovalarım.
0
anten
(26.02.23)
senin için problem türkiye'de yaşamayı sevmen. yani eğer oturduğun muhitte, kiralar uygun ve evler sağlam olsaydı bu fikir aklını böyle meşgul etmeyecekti. o yüzden muhitini depremden az etkilenecek ve sağlam evlerin bulunduğu bir konuma kaydırman olabilir.
benim aylık gelirim senin kadar olmasa da iyi. ama şöyle de düşünüyorum gidersem bu standartı yakalayamam. dayanılmaz olmayana kadar gitmem fikrindeyim
0
paintov
(26.02.23)
Bro Kanada'ya taşınıp da mutlu olan bir tane tanıdığım yok alayı geri döndü, bazısı çoluğunu çocuğunu bırakıp falan geri döndü öyle bir geri dönüş, Kanada sanırım adaptasyonu çok zor bir ülke, ben taşınmazdım.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(27.02.23)
eger belli bir gucunuz var ise usa icin E1 YA DA E2 vizelerini dusunun derim. ben E2 aldim aklinizda soru olursa mesaj atin. kanada hakkinda bilgim yok ama malum usa ve yazilim tartisilmaz.
0
oscar
(27.02.23)
"%100, sorunsuz bir şekilde taşınma imkanınız olsaydı, taşınır mıydınız?"
sonrasını okumadım; net taşınırdım.
türkiye'de hayatımı idame ettirmek için vereceğim çabanın belki iki üç katını verirdim ama en azından düzgün bir ülkede yaşardım ve bu çaba için elimde bir motivasyon olurdu.
0
knight of cydonia
(27.02.23)
hayır. kadıköyde oturmak zorunda değilsin. radiohead, u2, guns and roses dinleyen insanların böyle düşünceleri oluyor…
0
sert siyah krom
(27.02.23)
abi bence boğaza karşı yalıda oturmak istemiyorsan türkiye'de bu gelirle elde edemeyeceğin çok az şey var. ayda 5 bin dolar kredi ödesen 100 bin lira ödemeyse 20 milyonluk ev alabilirsin. o yüzden anlamsız geldi.
ayrıca hedeflere de tek seferde ulaşmak mümkün olmasa da adım adım ulaşılabilir. yani bugün yalı alamasan da ufak bir yer alırsın. 3-5 yıl sonra satıp başka yer alırsın. böyle böyle büyürsün.
Selamlar, Şişesi kırıldı ve 1 litre viski çantama döküldü. Ancak nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum. Çok ağır kokuyor. Direkt makinaya atabileceğim bir çanta değil. Ne yapmalı?
Selamlar,
Şişesi kırıldı ve 1 litre viski çantama döküldü. Ancak nasıl temizleyeceğimi bilmiyorum. Çok ağır kokuyor. Direkt makinaya atabileceğim bir çanta değil. Ne yapmalı?
0
andy kaufman (26.02.23)
kuru temizleme
0
neira
(26.02.23)
Bence de kuru temizleme ya da eliniz sıcak suyla yıkacaksınız. Bulaşık detarjınızla yıkamanızı tavsiye ederim
0
gadlemler
(26.02.23)
Suya bassanız ya da bol su ile yıkasanız akar gider gibi düşünüyorum.
Sözlüğün CEO’su, Mirgün Cabas ile videosunda erişim engeline rağmen site trafiği düşmedi dedi. https://youtube.com/watch?v=2eBQY64bpX4Dakika 3:30.Bunu inandırıcı buluyor musunuz? Bunu teyit etmenin bir yolu var mı?
Sözlüğün CEO’su, Mirgün Cabas ile videosunda erişim engeline rağmen site trafiği düşmedi dedi.
Bunu inandırıcı buluyor musunuz? Bunu teyit etmenin bir yolu var mı?
0
p133mmx (24.02.23)
kesinlikle etkilemiştir.
0
gurur
(24.02.23)
en az yarı yarıya düşmüştür. engelleme kısa sürede bitirilmezse site yok olur hızlıca şakası yok.
0
nuisance
(24.02.23)
Eskiden gündem tabında başlıklara girilen entry sayıları çok daha fazlaydı. Şuan azaldı. Bence trafik çok fena düşmüştür.
0
zimbirik
(24.02.23)
zimbirik +1 sözlük tenhalaşmış.
0
deartheodosia
(24.02.23)
mesela ben erişim engelinden beri girmiyordum sözlüğe az önce bakayım dedim geçen hafta onay sırası 24binlerdeki çaylak hesabım onaylanmış.
0
debian
(24.02.23)
Trollerden ve sözlük yönetiminden bıkmıştım, ben çok az giriyorum. Hiç yazmadım. Kişi ve toplum psikolojisini bozan bir yapıya döndü ekşi. Hergün sivri karşıt fikirlerin birbirlerinin sinirini bozduğu bir yer oldu. isteyen istediğine inansın ama benden uzak inansın.
0
vizivozo
(24.02.23)
tabii ki sallıyor.
0
candide
(24.02.23)
O biraz kuyruğu dik tutmak gibi bir şey. VPN diye bir şey olduğunu bilmeyen bilse de kullanma gereği duymayan tonla insan var. Yani üye olmayan kullanıcıları söylemiyorum kendi yazarları içinde bile böyle çok insan var. Google'da bi şey aratıp "aa ekşi sözlük diye bi yerde bununla ilgili bikaç yazı var" diyerek giren sıradan insanlar da giremiyor mesela, trafiğin düşmemesi diye bir şey olabilir mi trafik düşmüyorsa hep kapalı kalsın madem giren çıkan yok nasıl olsa.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(24.02.23)
Yalan beyan.
İki önemli şey yazacağım.
Çaylakların trafiği önemli anlamda düştü zira 18k olan çaylak sıralamam bir anda 10k düşüverdi.
Diğeriyse reklamlar vpn'de görünmüyor bu da reklam giderlerinin ciddi anlamda eksileceği anlamına gelir.
Gerçekten içimin yağları eridi.
0
Avoiding The Puddle
(25.02.23)
fena sallamış :) öyle böyle değil.
0
brkylmz
(25.02.23)
gundemi sozlukten takip ediyorum yillardir. her gun gercekten buyuk eksiklik hissetsem de sirf bunun icin vpn indir kur vs. ugrasmadim, benim gibi cok kisi vardir eminim. yani %100 salliyor.
5-6 aydır dükkanda baktığımız bir sokak kedisi vardı, kendiliğinden gelip sahiplenmişti mekanı hatta geceleri dükkanda kalıyordu. Hastalandıkça veterinere falan götürüp getirdiğimiz, kısırlaştırdığımız bir arkadaş bu. Neyse en son dışarıda ayağını sakatlayıp geldi, veterinere götürdük yine ve "bu ya
5-6 aydır dükkanda baktığımız bir sokak kedisi vardı, kendiliğinden gelip sahiplenmişti mekanı hatta geceleri dükkanda kalıyordu. Hastalandıkça veterinere falan götürüp getirdiğimiz, kısırlaştırdığımız bir arkadaş bu. Neyse en son dışarıda ayağını sakatlayıp geldi, veterinere götürdük yine ve "bu yara iyileşene kadar dışarı çıkamaz çünkü yakalık takılacak ve ilaç kullanması gerek" dedi. Biz de mecburen eve getirdik kendisini, sonra da dışarı bırakmaya kıyamadık ve komple sahiplenmiş olduk. Kendisi aşağı yukarı 1 yaş civarında.
Sorun şu ki bizim ev bahçe katında, balkon direkt arka bahçeye bakıyor ve arka bahçede de yoğun bir kedi trafiği var. Burda insanlar sağolsunlar sokak hayvanlarıyla ilgilenip besliyorlar. Bizim oğlan da sonuçta hayatının en az 1 yılını sokakta geçirmiş olduğu için sürekli dışarı çıkmak istiyor. Sürekli pencerelerin, kapının önünde bağırıp duruyor. Gel gelelim biraz saf bir arkadaş kendisi, dışarıdayken habire dayak yiyor. Zaten insanlara da çok yakın, hiç kaçma huyu vs yok. Ben bu noktada arada kaldım artık. Bu hayvanı evde tutmak sanki ona işkence ediyormuş hissi vermeye başladı, çünkü sürekli çıkmak istiyor. Dışarıda bir kedi görse aklı çıkıyor, evin içinde dört dönüyor. Ama dışarı salmak da istemiyorum çünkü dışarıya çok da uyum sağlayabilecekmiş gibi gelmiyor. Onu da geçtim evdeki hayvanı tutup sokağa salmak vicdanen hiç iyi hissettirmiyor.
Kapıyı açalım, çıkıp dolaşıp gelsin seçeneği malesef mümkün değil, çünkü evdeki herkes çalışıyor. Evde kimse yokken ya da kapı kapalıyken dönerse istediği gibi içeri giremeyebilir. İkinci kediyi sahiplenmek de şimdilik yine pek mümkün değil. Bu arada dükkanda bakarken de genelde dükkanda takılırdı. Akşama kadar minderinin üstünde yatardı, arada bir kısa süreliğine gidip dolaşıp gelirdi (nadir de olsa uzun süre gidip 2-3 gün gelmemişliği de var tabi).
Bu durumda ne yapmalı? Hayvana eziyet mi ediyoruz bu şekilde, yoksa iyilik mi etmiş oluyoruz? Bir yerden sonra bağırıp bağırıp umudu keser mi, ya da umudu kesmeyip bağırmaya devam etse bile umursamamalı mıyız?
Bu arada dışarıya çıkmak istemesi dışında tam bir ev kedisi diyebilirim, fazlasıyla insan canlısı. Gelir sürekli yanımızda yatar, sevdirir vs.
Bu durumda ve mevcut yapılabilecek şeyler ışığında, en doğru hareket ne olur, ne yapmalı?
0
gallienus (23.02.23)
büyük iyilik yapmışsınız, bağırmaya devam edecektir, yapacak bir şey yok, bir kedi daha alsanız daha iyi olur tabi, biraz oynarlar biraz da atışırlar, oyalanırlar.
0
tiny penny
(23.02.23)
Hayvana eziyet etmiyorsunuz hocam sokakta 2 yıl yaşayıp öleceğine evinizde ona güzel bir ömür sağlamış olacaksınız. Benim biri sokaktan olmak üzere 3 kedim var ev müstakil ve dışarıda bahçede baktığım kediler var. Bizim haydutlar 9-10-4 yaşlarında olmasına rağmen görünce hala evde dört dönüyorlar kapı-pencere. Halbuki dışarıyı görmediler hiç 4 yaşında olanı 4 aylıkken sokaktan kurtardık.
Dolayısıyla dışarıya alışkın olduğu için yapmıyor, iç güdüsel olarak yapıyor. İkinci kedinin maddi külfet dışında hiçbir zorlugu yok bu arada, aksine daha kolaylık oluyor. Ama olmuyorsa olamayacaksa da evde kalmaya devam etsin, çünkü ne yaparsanız yapın o huyu isteği değişmeyecek.
0
FAtE
(23.02.23)
Ben tam tersi eziyet olduğunu düşünüyorum. Hepimiz hayat şartları altında mücadele ediyoruz bizi de yemeğin suyun olduğu, tehlikenin olmadığı hücrelere kapatsınlar madem.
0
ruhen hastayim ben
(23.02.23)
"Hayvana eziyet etmiyorsunuz hocam sokakta 2 yıl yaşayıp öleceğine evinizde ona güzel bir ömür sağlamış olacaksınız."
Normalde bunu ben de düşünüyorum ama geçen gün internette bir video gördüm. Bir kedi petshopta camın önünde habire gidip gelerek bağırıyordu, belli ki hayvan psikolojik anlamda çökmüş durumdaydı, kafayı yemiş sıkıntıdan. Tabi o kedide korku durumu falan da vardır mutlaka. Ama bizimkine bakınca acaba psikolojik olarak hayvan sıkıntıya giriyor mu diye endişelenmiyor değilim. Camdan habire dışarıdaki kedileri izliyor, evin içinde o camdan o cama koşuyor, bağırıyor falan. Kendimi onun yerine koyunca kafayı yerdim heralde diyorum.
Bu arada yıllardır kedi sahibiyim ben de normalde. 2 kedimi evlendikten sonra eski evde bıraktım düzenleri bozulmasın diye, annemle takılıyorlar. Normalde almak istiyordum ama sırf korkmasınlar vs diye almadım. Onların dışında 2 ayrı kediyi daha sokaktan sahiplenmiştim ama ikisi de genetik sağlık sorularından dolayı hayatını kaybetti. Yani 2 kedi olmasının çok iyi olacağını biliyorum ama mevcut durumda, bu evde 2 kedi şimdilik çok mümkün değil. Kedi sahibi olma konusunda tecrübeli olduğum için "ya bu hayvan dışarıda daha mutlu olur, o zaman salalım gitsin" diyemiyorum direkt. Tam tersi evde kalırsa daha sağlıklı ve uzun bir hayatı olacak biliyorum, ama hayvanın durumunu görünce de ilk defa "acaba sokakta daha mı mutlu olurdu gerçekten?" diye sormadan edemiyorum.
0
🌸gallienus
(23.02.23)
ruhen hasta kardeşim; kedilerle insanları mukayese etmek yanlış olur; örneğin kısırlaştırmayayım çiftleşsin diyen de var ama çok yanlış, kedinin sağlığı için kısırlaştırmak lazım. kediler evcil hayvanlardır, domesticus ve yerleri kalabalık, trafikli yollar değil. Ya fip'den ölüyorlar ya da ezilip ölüyorlar, bazısı işkence görüyor, bazısı çok korkak dayak yiyor, karakterleri de çeşit çeşit. maalesef belediyelerin verdiği veterinerlik hizmeti her hayvana ulaşmıyor ve sürekli türüyorlar, yavruların çoğu zaten çok dayanamıyor. iyi ki genel olarak kedi sever bir milletiz de sahiplenenler oluyor, tedavi ettirip bakıyorlar.
0
tiny penny
(23.02.23)
Tuvaleti temiz ise, yaklaşık 6 hafta içinde alışır genelde.
Sokak kedisi olduğu için, ve gündüz yanında kimse yoksa korkması normal, tek çözümü ikinci bir kedi olması.
Kötülük yapmıyorsunuz. 2 yıl olan ömrünü 14 yıla çıkartıp, konforlu bir yaşam ve dostluk veriyorsunuz. Devam :)
0
alfired
(23.02.23)
Ben eziyet ettiğinizi düşünüyorum. Dışarıda eziyet görebileceğinin, aç kalabileceğinin o da farkında. Zaten evde kalmayı tercih eden kedi eve girmek için bi yol buluyo, içeri kaçıyor hayvan. Ama bazısı da ne olursa olsun dışarıyı tercih ediyor. Yemeğini suyunu veriyorsanız bırakın hayvanı. Hapise kapatmaktan farkı yok. Önünde sonunda illaki alışacak evet. Ama sizi de hapise kapatsak siz de alışırsınız zaten. Alışacak olması ve daha uzun yaşayacak olması bunu istediği anlamına gelmiyor hayvanın.
Eskiden sizin dükkanda takıldığı hali çok iyiymiş mesela.
Benim bi arkadaşın kedisi de gidip geliyordu. Sabah çıkıyordu evden evde yaşayanlarla beraber, akşam herkes eve gelince kapıda olursa tekrar eve alıyorlardı.
0
zimbirik
(23.02.23)
bizim de bahcede baktigimiz bir kedi vardi, kedi bizim eve gire cika ev kedisi oldu, her sabah disari cikmak istiyor birakiyoruz, ogleden sonra geri geliyor, aliyoruz. ozgurlugun tadini bildikleri icin arada bir disaari cikmalarina izin vermek lazim bence
merhaba,eşimle birlikte ankara'ya taşınma kararı aldık.merkezin dışına çıkmak ya da toplu taşımadan uzaklaşmak istemiyoruz çünkü aracımız yok.vakti zamanında kuzenim çayyolu'nda otururdu. ankara'ya dair tek bilgim maalesef bu :)kira olarak çift haneli bir TL değeri görmek istemiyoruz. kabaca sahibin
merhaba,
eşimle birlikte ankara'ya taşınma kararı aldık.
merkezin dışına çıkmak ya da toplu taşımadan uzaklaşmak istemiyoruz çünkü aracımız yok.
vakti zamanında kuzenim çayyolu'nda otururdu. ankara'ya dair tek bilgim maalesef bu :)
kira olarak çift haneli bir TL değeri görmek istemiyoruz. kabaca sahibinden.com üzerinden bir filtre yaptığımda 400+ daire gösteriyor bu şekilde sadece "çankaya" bölgesinde. ama nedir ne değildir fikrim yok...
mahalleleri nedir ne değildir hiç bilmiyorum... belki amme hizmeti kabul edilebilir ama "mahalle" olarak sizden şu şu şu diye bilgi alırsam, çok daha iyi olabilir :)
teşekkür ederim..
0
hooiken (23.02.23)
doğru karar, özellikle bir de istanbuldan taşınıyorsanız süper bir karar. Çankaya birlik, gop, kırkkonaklar bölgelerine bakınız. Ayrancı, kavaklıdere, büyükesat taraflarında 8-10 k arası yerler var. binalar biraz eski ama var. bunların güzel yanı şömineli falan yakalabilirsiniz. kesinlikle tavsiyem olmazsa olmaz, merkezi sistem seçmemeniz, şuan 1.500-3.000 arası aidat ödeniyor ankarada merkezi sistem ve apartman görevlisi olan binalarda. otomatik çift haneleri görürsünüz bu sayede. mümkün mertebe kombili yer bakıp kendi ısınmanızı üstlenmeniz akıllıca olacaktır.
eyyorlamam bukadar.
0
erty_ksk
(23.02.23)
ÇAyyolu'nda araçsızlık biraz zor açıkçası, evet market çok, toplu taşıma nispeten yakınlarında olursanız var (metro) ama ev alışverişi için bile markete araçla gitmek gerekebiliyor. Öyle çok yürüme mesafesinden halledeilebilecek nitelikte değil.
Araç olmayacaksa eskiden oturduğum Bahçelievleri öneririm herşey ayak altında araç derdi ve ihtiyacı yok.
eşim 1999 depremzedesi. halihazırda aktif bir anksiyetesi varken, şu an geri dönülemez bir noktaya ulaştı. bu yüzden, düşünebilecek ya da kriter koyup "ay burası olmaz, of şurası olmaz" diyemiyoruz. tabii ki en azından merkez olması, oraya buraya bir şekilde gidilebilmesi mühim olacak.
tavsiyeleriniz için çok teşekkür ederim.
0
🌸hooiken
(23.02.23)
cankaya ankara'nin en buyuk ilcelerinden biri, belki ne isle mesgul oldugunuzu yazarsaniz, mesela avukatsinizdir adliyeye ulasim rahat olsun istersiniz gibi gibi, daha cok yardimci olunabilir. ancak cankaya'da cok abuk bir yerde oturmuyorsaniz genellikle her mahallede her sey var, illa ki bir dolmus otobus gecer, esat/tunali/gop gayet guzel yerler. Ama mesela sinemaya gitmek isterseniz ya da iyi bir spor salonuna gitmek isterseniz ya da cocuk varsa arac gerekecektir diye dusunuyorum. cayyolu ile ilgili tespite katiliyorum, bahceli, esat, kavaklidere, gop, bahceli gibi yerlerde market vs yurume mesafesinde olur. bir de nasil bir yasama alistiginiz da onemli, ben mesela kavaklidere'de buyudum, o nedenle cayyolu bana 'soguk' gelir, haftasonu direk evden cikip istedigim yere yuruyememek garip geliyor ve hic alismadigim bir duzen var ama cayyolu'nda buyuyen arkadaslarim icin de bizim oralar cok dipdibe ve rahatsiz geliyor. kavaklidere taraflarinda apartmanlar daha dipdibe oluyor, acik alan daha az ama parklari da vardir elbette.
0
kassiopeia
(23.02.23)
Muhiti seçince arabasız yaşam ile alakalı ekstra duyuru açanızı öneririm. Çünkü ankarada arabasız yaşayamayacağınız bir çok konum var. Güncel durumu bilmiyorum ama köpeklerden illallah edebilirsiniz eğer çayyoluna vs taşınırsanız.
0
zimbirik
(23.02.23)
@FAtE:
Bahçelievler'in hangi mahallesidir peki bahsettiğiniz bu durum?
Çayyolu tarafında, Arcadium'du sanırım. Onun oralar çok güzel ama pahalıdır diye düşünüyorum. Onun harici, metroya yakın olsa da pek girişmemek mi lazım?
0
🌸hooiken
(23.02.23)
@kassiopeia:
Çok güzel bir yere değindiniz, teşekkür ederim. Bahsetmemişim.
Dijital pazarlama uzmanıyım ben. Eşim de dövme sanatçısı. Halihazırda kendisinin istanbul'da bir stüdyosu var, ankara'da geçici olarak bir stüdyoya kapı kapı dolaşıp girebilir diye düşünüyorum elbet.
Ben de, halihazırdaki şirketimle konuşup uzaktan çalışmaya dönmeyi teklif edeceğim. Olmazsa, bir yandan ankara'da başvuru da yapıyorum. O da olmazsa, iş ayırt etmem bir yere girer paramı kazanırım durumundayım.
Söylediğiniz yerlere bakacağım. Nokta atışı mahalle tavsiyeniz olur mudur peki?
0
🌸hooiken
(23.02.23)
@hooiken
aracsizlik biraz sorun yaratiyor. elbette kiralayacaginiz icin sonradan tasinabilirsiniz, icinde omur boyu yasamak zorunda degilsiniz ama mesela esiniz kavaklidere'de dovme studyosunda basladi ya da bir studyo acti diyelim, cayyolu guzel yer dersiniz ama arac olmadan ise gidip gelmek esinizi mahveder. ne yazik ki, istanbul gibi degil ankara'nin ulasimi. ben ankara'da araba ihtiyacinin istanbul'dan daha fazla olduguna inaniyorum. bunun nedeni de kizilay'in tum ulasimlarin birlestigi yer gibi olmasi ve mesela kavaklidere'den cayyoluna gitmek icin, saatbasi olan otobusler vardi sanirim, onlarin disinda illa ki kizilay'a inmek gerekiyor, epeydir orada yasamadigim icin degisti mi bilemem ama kizilay'i ulasimlarin kesistigi yer olarak dusunun. aksine istanbul'da bir yerden bambaska bir yere direk ulasim daha fazla, o acidan ankara'da arac ihtiyaci daha fazla.
bence, ama tamamen benim kendi yasam deneyimim, emek/bahceli ve kavaklidere daha ortada yerler oldugu icin daha rahat olabilir diye dusunuyorum. ama mesela iyi bir spor salonu kavaklidere'de arabasiz mumkun degil ya da uzun zaman alir gidip gelmek, ya da mesela sinemaya gitmek istediniz diyelim o da zaman alacaktir. ha hic mi mumkun degil, elbette mumkun, ben de senelerce arabasiz yasadim, milyonlarca insan var araba olmadan yasayan. gop biraz daha yukarda kaliyor, kendi adima ilk etapta tavsiye etmem.
0
kassiopeia
(23.02.23)
ankara'da arabasız da yaşanır. yaşayan bir sürü tanıdığım da var.
ben de balgat, öveçler, emek, ayrancı falan olabilir. belki esat da eklenir.
ama evler eski olur genelde.
0
jelly bear
(23.02.23)
hocam nokta atışı söylüyorum aracınız olmadığı için, evler eski 30+ daireler genelde 3+1 ve ağırlıklı olarak merkezi ısıtma, kiralar 6-7 bin civarlarındaydı en son
ayrancı taraflarına: remzi oguz arık mah., aziziye mah., güvenevler mah.
0
mirty
(23.02.23)
arabasız olduğunuz için bahçelievler, emek, barbaros, güvenevler, aşağı ayrancı mahallelerini öneriyorum. ortalama üstü dövme stüdyoları da ağırlıklı olarak bahçeli-tunalı taraflarında çünkü.
0
aincrad
(23.02.23)
çetin emeç bulvarı civarı (balgat, sokullu, öveçler, dikmen vb), ayrancı veya tunalı civarına bakmanızı öneririm. bu lokasyonlar hem merkezi ve tek vesaitle kızılay'a ulaşırsınız hem de araca ihtiyaç duymazsınız. bir alternatif de cinnah bulvarının üst tarafları yani yıldızevler, birlik mahallesi civarları iyi olabilir sizin için. tek vesaitle hem tunalı tarafına hem de kızılaya inebilirsiniz o taraflardan. etrafında park bahçe de çok oluyor bu söylediğim lokasyonlarda. diyeceğim şu; herhangi bir lokasyon alıp kızılaya gidiş yoluna bakın. arada kalan lokasyonlar da sizin için uygun olacaktır. ankaranın toplu ulaşım mantığı o çünkü, önce kızılay, sonra diğer lokasyonlara ulaşılabiliyor. çayyolu - ümitköy-kızılay arası hep bakanlıklar ve avm ler var. arabasız bişeyler yapmak bu lokasyonlarda zor. Bağlıca da mesela son zamanlarda gelişen bir muhit oldu. ama yine zor olur sizin için.
0
sirkelimon
(23.02.23)
Geçen haftasonu arkadaşta kaldım Ankara'da. Emek 8. cadde civarında oturuyor, lokasyon baya merkezi aşti'ye yürüme mesafesi tüm toplu taşımalara yakın. Sıfır, 2+1 arakat daireye 6500 lira kira veriyordu yanlış hatırlamıyorsam. Eski kiracı da değil son bir iki ayda çıktı kiraya. İzmir'deki kiralarla kıyaslayınca bu kadar merkezi yer için çok iyi geldi mesela.
Semt de genel olarak baya nezih bi yer gibi geldi. Sokaklar dar değil, binalar genelde eski mahalle havasında ama arada yeni binalar da var. Ankaraya taşınma durumum olsa orayı düşünürdüm ben baya hoşuma gitti.
0
nundu
(23.02.23)
emek özellikle 8. cadde derim ben de. çocukluğum da dahil 30 yıl geçirdim bu semtte. yok yok burada. ulaşım metro dibinde. havaalanı otobüsleri zaten aştiden kalkıyor. kızılay 15 dk metroyla. hastanelere de yakın zaten.
0
tolgan
(23.02.23)
2 ay önceye kadar anıttepedeydim, şimdi bahçelievlerdeyim, tavsiye ederim. anıttepe, mebusevleri, bahçelievler, yukarı bahçelievler, emek civarları tavsiyemdir.
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi gönder
evden çalışıyorum, genellikle gece yarısından sonra çalışmak için fırsatım oluyor ya da sabah erken saatlerde ve insanlara saat 03'te, 05'te mail atmanın ne kadar ciddiyetsiz göründüğünü merak ediyorum (yurtiçi ve ayrıca yurtdışı/avrupa).
illa ki gün içinde belli saatlere planlanmış şekilde mi göndermeli, mail gönderilen saatin bir önemi var mı bunu merak ediyorum.
0
deartheodosia (21.02.23)
Maili alacak kisi(ler)in mesai saati disinda gondermek hos karsilanmiyor. Belki sirket kulturuyle de alakalidir ama bizde hem ABD hem Avrupa icin alicinin calisma saatlerine gore gonderim zamani belirlenir.
0
sertac akin
(21.02.23)
Valla ciddiyetsizlik değil de gece yarısı ne gerek var insanları rahatsız etmeye? Ölüm kalım meselesi mi? Mesai sonrası acil bir mail olmadıkça işyerinden gelen mailler benim tadımı kaçırıyor. Ben ertesi güne planlanmış şekilde gönderilmeli diye düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(21.02.23)
Ben her zaman mesai saatleri içinde mail, mesaj, telefon işlerini hallediyorum. Alttan alttan her zaman mesai saati dışında ulaşılabilir olmayacağımı sezdiriyorum muhataplara. Mesai dışında birisi aradığı zaman da normale göre belirgin şekilde farklı bir resmiyette konuşuyorum.
Birisi bana mesai saati dışında mail atsa tutup suratına bir şey demem "neden dönüş yapmadın" gibi fantastik triplere girmediği sürece, ama normal de bulmam. İş iştir, sözleşmeyle anlaşmayla belli sınırlar koyarak yapılır. Bu sınırları ihlal eden insanları ihlal dozuna göre garip geliyor gözüme, garip gelmesini de özellikle kendime telkin ediyorum.
0
akhenaten
(21.02.23)
Bence göndermenin bir olayı yok hemen cevap beklemiyorsanız.
Gece gönderip, neden 1 saat içinde dönüş yapmadın demediğiniz sürece bir sıkıntı yok.
Bende de tam tersi, gece birileri bir şey gönderince 24 saat çalışıyormuş da göze girmeye çalışıyormuş hissi yaratıyor. Hiçbir zaman gece biri yazdı diye kötü hissetmem.
0
burfak
(21.02.23)
"kusura bakmayın şu şu şu sebeple bu saate atabiliyorum ancak..." diye başlanıp atılmasında sorun yok.
ama rutin olarak bu şekilde mail atan birini ben dikkate alamam. mailine geç dönerim, görmedim derim vs... ayrıca genel olarak da büyük dalga konusu olur.
0
teritori
(21.02.23)
Ben geç saatte mail alirim, mail atarim. Ama bunu belli kişilere yapıyorum, yani kafaya takmadığıni bildiğim kişilere.
Onun dışında bütün mailleri sabah 08.30a ayarliyorum. Ama benim gibi calisan arkadaslar ile gece birde falan atıyoruz yani.
Akşam 10-11'e kadar umursamadan atiyorum. O kadar kafasina takan devlet dairesnde calissin.
0
logisticsmanager
(21.02.23)
Ortada gercekten ciddi derecede bir mesele yoksa mesai saatleri disinda mail atan kisiyi profesyonel olarak addetmem. Ya isini geciktiriyordur ya kendince caliskan pozu kesiyordur ya da hayatsizin tekidir. Tecrubeyle sabit olusmus yargilar bunlar. Dogru duzgun calisip bunu yapani gormedim henuz. E boyle birine de pek saygi duymam is anlaminda.
0
unidentified floating object
(21.02.23)
8-5 çalışılan işlerde garip durur ama freelance iş vs. ise garip olmaz bence.
Normal şartlarda mailin zamanı olmaması lazım bakan istediği zaman mesai saatinde bakıp cevap atar çünkü. Fakat akıllı telefonlarla birlikte anında bildirim gelmeye başladığı için insanlar dikkat etmeye başladı. Ben de o sebepten işleri gece halledip sabah 8-9'a ayarlıyorum sabah gidiyor.
Yine de, mail telefonla aramak veya whatsapp'tan yazmak gibi bir şey değil. Her saat atılabilmeli normal şartlarda. Çok dikkat eden kişi kişisel telefonuna o maili kurmaz veya iş telefonu vardır akşam bakmıyordur. Sadece bilgisayardan bakıyordur vs. vs.
0
nhk ni youkosu
(21.02.23)
1. kimsenin gözüne girme gibi bi durum yok, freelance kendi işim. 2. soru yalnızca mail için. telefon/whatsapp yok.
0
🌸deartheodosia
(21.02.23)
ben gece gündüz gönderiyorum, verimli saatim o gün için neyse o. herkesin verimli saati farklıdır, belki gece aklıma bir şey geldi gönderdim onun için sabahı beklemem.
alacak adamdan cevap beklemediğin, gece cevap ver diye darlamadığın sürece sıkıntı yok. benim mail bildirimlerim mesela kapalı akşam mesai bitişinden itibaren. rahatsız olan bildirimleri kapatır olur biter.
edit: ek olarak global firmalarda böyle bir kaygın zaten olamıyor. mesaj attığım bi adam japonyada diğeri amerikada. büyük şirketlerde böyle neden şu saatte attın falan olmaz bu yüzden. alan kişi bildirimleri yönetecek rahatsız oluyorsa.
0
roket adam
(21.02.23)
İsveçte çalışma şartları iyi, iş yaşam dengesi mükemmel olduğu halde insanlar şirket telefonlarını yanlarında taşıyorlar. Acil bir durum olursa cevap veriyorlar. Çünkü herkes farkında kimse onları gereksiz bi şey için rahatsız etmez. Bu nedenle kimseye gece mail atılmaz burada. Mail attığın insanın çalışma saatine göre mail atılır. Çünkü diğer türlü senden gelen mailleri sessize alması gerekecek ya da toptan iş telefonunu kapatması gerekecek. Burada gece rahatsız eden olmadığı için iş telefonu da rahatsız edici bir şey değil.
Bence atmayın gece. Zaten tek bir ayardan gece attığım mailler mesai saati başında gitsin kuralını getirebilirsiniz. Her mailinizi tek tek ayarlamanıza gerek yok yani. Bu ayarlar boşa konmuyor mail uygulamalarına.
0
zimbirik
(21.02.23)
çalıştığın şirket veya şirketlerin kültürüne göre değişir, kurumsal mı, hangi ülke vs çok değişkeni var. Endişe ediyorsan delay delivery ile saatini ayarla, mesai başlangıcında göndersin, kafan rahat eder.
0
tiny penny
(21.02.23)
Bazi insanlar icin cok daginiksin ve isini zamaninda yetistiremiyorsun o yuzden geceyarilarina kadar calisiyorsun izlenimi yaratabilir.
emine erdoğan'ın eski yunan başbakanıyla öpüşürken görüntüleri var malum. geleneksel medyada bu görüntüeri yaymak yasaklı ama sosyal medyada da mı yasaklı? bu konuda hukuki bi gerekçe olabilir mi?eski yunan başbakanıyla emine'nin öpüşme görüntüleri nasıl oluyor da bu kadar bilinmiyor ki?
emine erdoğan'ın eski yunan başbakanıyla öpüşürken görüntüleri var malum.
geleneksel medyada bu görüntüeri yaymak yasaklı ama sosyal medyada da mı yasaklı? bu konuda hukuki bi gerekçe olabilir mi?
eski yunan başbakanıyla emine'nin öpüşme görüntüleri nasıl oluyor da bu kadar bilinmiyor ki?
0
fatihkkk (20.02.23)
İnternette var abi zaten dediğin şey de bu şu an neden yayınlasın, yani sen olsan 100 yıl önce olmuş bi şeyi bugün ne gerekçeyle yayınlayacaksın, saçma yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.02.23)
Şimdi sen söyleyince baktım da öpüşme dediğin şey şu normal yanaktan öpmeli selamlaşma biçimi mi?
0
zimbirik
(20.02.23)
Afganistan’da yaşamadığımız için birbirini yanaktan selamlayan iki insanın fotoğrafının gündem olmaması çok normal. Hele ki Nuh nebiden kalan gündemse.
0
kaptan maydanoz
(20.02.23)
Erkeklerin elini bile sıkmayan bir zihniyet için yanaktan öpme nasıl normal oluyor yahu. Başını örtmeyenlere ima yoluyla her türlü hakareti yapan bir zihniyet.
karot aldırmak mı, aşağıdaki bilgiler mi? inşaattan anlayanlar burada mı?
yansitmayan ayna
L şeklinde tek blok bir sitede yaşıyorum. 150 daire var. binanın 4-5 yaşlarında maksimum."Bizim binanın şantiye şefi ile görüştüm.Temel öncesi 8 ay haftiyat yapmışlar. 2 tane ekskavatör çalışmış. 2 defa kayalardan dolayı makineler arızalanmış. Radye temel yapılmış.120 cm kalınlığında beton yapılmış
L şeklinde tek blok bir sitede yaşıyorum. 150 daire var. binanın 4-5 yaşlarında maksimum.
"Bizim binanın şantiye şefi ile görüştüm. Temel öncesi 8 ay haftiyat yapmışlar. 2 tane ekskavatör çalışmış. 2 defa kayalardan dolayı makineler arızalanmış. Radye temel yapılmış. 120 cm kalınlığında beton yapılmış. Statik projelerinde de bir problem olmadığını söyledi."
bu bilgiler yeterli midir? buna güvenebilir miyiz?
biz site sakinleri olarak önce kendimiz yönetimden bağımsız güvenilir bir yere karot yaptıralım dedik. Tabi bu süreçte herkes yönetime gidip bilgi istediği için yönetim yapı denetim belgelerini, yapı kullanma izin belgesini, yapının teknik özellikleri olan bir belgeyi de whatsaptan bize iletti. Şimdi zaten bu belgeleri herkes bir şekilde yalan dolanla alabiliyor. bence pek güvenilir değil. ama sonra genel kanı karot kolonlardan alındığı için zarar verdirmemek yönünde.sonra bizim site sakinlerinden yetkili bir arkadaş ki, yönetimin eksikleriyle ilgili sık sık çatışıyorlar. yönetimi beğenmiyoruz falan. bu kişi bizim whatsap grubuna yukarıdaki bilgileri attı.
0
yansitmayan ayna (20.02.23)
yazık 4-5 senelik binayı deldirmeyin. karot zaten zemine dair bir bilgi vermez.
0
nuisance
(20.02.23)
Karot alındıktan sonra uygun madde ile dolum yapıldığında bina dayanımına bir etkisi olmuyor diyor uzmanlar. Teneke ton balığı kadar beton alıyorlar zaten. Eğer şüpheniz varsa yaptırın. Ama zemin ile alakalı bir bilgi alamayacaksınız.
0
zimbirik
(20.02.23)
Soru ne once onda bir anlasmak gerekiyor. Su an gundem yogunlugundan medya cok yanlis yonlendiriyor, korku da bunda etken elbette.
Karot'u niye almak istiyorsunuz? Karot size ne anlatacak? Beton sinifindan mi kuskunuz olmasi icin bir sebep mi var? Peki aldik karotu C20/25 cikti yada C30/37 cikti bu size ne anlatacak? beton iyi ama ben demirden caldim nerede biliyorsun? Yada her sey uygun ama yumusak kat var, kisa kolon var, yada guclu kolon zayif kiris prensibine uyulmamis...8 ay hafrtiyat yapmis makineler arizlanmis falan hikaye. Temelin radye temel olmasi 120cm olmasi bir fikir ama belki o bile kurtarmiyor zemini bilmeden hesabi bilmeden yorum yapilamaz. cok daha uzatirim da neyse.
Kendi basimiza karot aldiralim gibi bir konu degil bu. Binanizin kapsamli bir check-up i icin bir firmayla anlasmaniz lazim yada devletin ilgili kurumlari universiteleri bakabilir binanin yasiyla paralel fiyatsal avantajlar da soz konusu bu konuda yanlisim yoksa. Ancak En sonunda onlarin raporlamasiyla bir fikir elde edebilirsiniz.
Notlar: - 2000 oncesi meselesini zaten hepiniz ezberlediniz. 2007 sonrasi binalar eger deprem yonetmeligini sagliyorsa genel anlamda guvenlidir. "Lan biz bunu nasil bilecez" bilemezsiniz, o yuzden korkuyorsaniz ki normal bir firmadan hizmet almaniz lazim. Eger istanbul da yasiyorsaniz mesele sadece sizin binaniz degil dolayisiyla tasinma ihtimallerinizi de degerlendirin. - Karot alindiktan sonra orasi tamir edilir, karot sayisi onemli burada ama sadece beton kalitesini olcmek icin alinan karot sayisi ozellikle yeni binalarda cok olmaz. Dolayisiyla zarar minimum. - Yapi denetim in aldigi numunenin bir onemi yok. Cunku zaten buradaki aksiyon var olan kontrolluk hizmetlerine guvenmemekten kaynakli.
bu şartlarda ev veya arazi almak veya yurtdışına gitmek
mrctrk
Merhaba herkese, Değerli yorum ve tavsiyelerinizi almak isterim, Mevcut durumda kirada kalıyorum, ancak bu fırsatçı ev sahipleri yüzünden yani yıl dolmadan kiraya zam isteme, hiper enflasyon vs.can sıkıcı işler kiracılığı çekilmez yapıyor. Diğer taraftan kredi oranların yüksekliği , ev fiyatlarının
Merhaba herkese,
Değerli yorum ve tavsiyelerinizi almak isterim,
Mevcut durumda kirada kalıyorum, ancak bu fırsatçı ev sahipleri yüzünden yani yıl dolmadan kiraya zam isteme, hiper enflasyon vs.can sıkıcı işler kiracılığı çekilmez yapıyor.
Diğer taraftan kredi oranların yüksekliği , ev fiyatlarının yüksek oluşu , deprem ve jeopolitik risklerin yüksek olması ve geleceği ait belirsizlikler o kadar borcun altına girme konusunda tereddüte sokuyor.
Bir karavan alıp, içerisinde yaşamak fikride geçmiyor değil aklımdan ,ancak evli olduğum için uzun süre karavanda yaşamak pek mantıklı gelmiyor. Veya bir tarla alıp konteynerde yaşamak ta bir seçenek gibi.
Eşim ve ben Uzaktan çalıştığımız için köy evlerine bile baktım ancak, her köyde yaşanmayacağınıda biliyorum.
Biraz yoğunlaşırsam , yurtdışıda iş bulup gibi gitme gibi bir imkanım da var, elimde bir miktar birikmiş param ve arabam var, bu şartlarda siz olsanız nasıl bir yol izlerdiniz.
Şimdiden herkese tek tek çok teşekkür ederim.
edit :
Eşim yabancı ve ingilizce öğretmeni ve dediğim gibi online çalışıyor , haliyle ingilize konuşulan ülkelerde benimde kendisininde dil sorunu yok. Bu arada yaşımız 40 lara geldi.
Hali hazırda antalyada denize yakın bir köyde yaşıyoruz , doğayı ve toprağı sevdiğimiz ve de basit yaşadığımız için köy hayatından bu anlamda memnunuz ama işte bu şartlarda kirada olmak insanın canını sıkıyor.
Prefabrik konusuna bile olumsuz bakmıyor, sinema vs gibi sosyal aktivitelere olmaması önemli değil bizim için, önemli olan denize mesefesinin çok fazla olmaması ve haliyle havasının temiz olması yeterli bizim için.
0
mrctrk (18.02.23)
hangi şehirde yaşıyorsun ya da yaşamak zorundasın?
0
b1020
(18.02.23)
hayattan beklentileriniz ne fikrim oluşmadı. Ben konser için kalkıp İstanbul'a gidiyorum. Bulunduğum şehirde tiyatro etkinlik vesaire ilgimi çekiyor. Bunlar yoksa "büyük şehirde" olmanın çok bir anlam yok. Bir hastane işin olsa gider iyi de bir otelde kalır yine halledersin. Çok güzel şehirlerde yaşanabilir. Uzaktan çalışan mecburi hizmeti (doktor, belediye işçisi vs.) büyük şehirlerden kurtulması, büyük şehirlerin de bu insanlardan kurtulması lazım. Eşinizle gidebiliyorsanız yurtdışı hep iyi bir seçenek bence. Benim de inadım kırıldı kırılacak. (İnş 14 Mayıs'ta kırılmaz kırılacaksa da) Mutluluklar dilerim.
0
sparkle kiddle
(18.02.23)
yaş kaç bilmiyorum da hem ilerlemiş bir yaş hem de bir kaç defa yurt dışında yaşama tecrübeniz olmamışsa bir yerden sonra gidip adapte olmak, düzen kurmaya çabalamak çok yoruyor ve bıktırıyor. yerinizde olsam arsa alır yavaştan temel attırarak bir ev yapmaya çalışırdım. tabi maddi duruma göre değişen bir şey ev yaptırmak ama arsa hariç ev maliyeti en son 1.sınıf için m2 fiyatı 4,5k tl idi (lüks değil 1.sınıf).
yine durumunuzu belirtmemişsiniz ama kredi çekerek 1,2-1,3 milyona falan 150m2 bir ev yapılabiliyordu en son bunu denemeye bakardım açıkçası. son olarak gidip bir köye yerleşmek en saçma sapan işlerden biri. egede merkeze çok yakın villalı güzel köyler falan var insanının kaliteli olduğu yerler ama onun harici köyde ev bakmak falan mantıklı değil doğrusu. herkes elektrik su gaz hattı olan yerlerde arsa bakıyor şu an mesela
0
avatar is back
(18.02.23)
Evliysen bir de çocuk varsa ev alman daha mantıklı olabilir. Gidilmeye değer yerlere gitmek zor. Ayrıca ülke değiştirmenin masrafı da var. Aile bireyi sayısı arttıkça masraf ve zorluk artar.
0
OrangeYellow
(18.02.23)
esinle konusmalisin eger konusmadiysan ilk olarak bu secenekleri. ben karavanda veya tarlada konteyner icine yasamayi kabul etmezdim.
ev fiyatlari turkiye'de yuksek degil, ozellikle yurtdisinda is bulup gidebilecegin ulkelere kiyasla cok ucuz. ev almama bahanelerin cok gecerli degil. deprem evet berbat bir sey de neticede surekli olmuyor.
0
hot potato
(18.02.23)
dostum bu tarlada yaşama, karavan falan ya 20 yaşında ya da 50 yaşında kurulacak hayaller. yurtdışında yaşama klişesi de ayrı, yurtdışı dediğin yer neresi 200 ülke var, yabancı dilin var mı eşinin var mı vs. şu an neredesin nasıl yaşıyorsun. bunları bilmeden bir şey denemez.
0
roket adam
(19.02.23)
Hocam şuanki düzeniniz çok güzel. Bu halinizi bırakıp yurt dışına taşınacaksanız mutlu olamazsınız. Şuan en azından birinizin bildiği bir kültürün içindesiniz. Tekrardan yeni bir kültüre adaptasyon çok zor. Ve evet türkiyenin coğrafyası cennetten bir köşe gibi, hele denize de yakın yaşıyormuşsunuz. Bence sizi mutlu etmez avrupa. Her gün istanbuldaki yozlaşmaya, kültürsüzlüğe, çileye maruz kalıyor olsanız o zaman avrupa çok iyi gelebilirdi. Ama insanlar avrupadan antalyanın köyüne taşınıyor. Ben sizin yerinizde olsam akdeniz ege dolaylarında bir arsa vs bulurum tekrar. Başta bi konteynır koyarım senelerce yaşarım. Sonrasında bakarsınız duruma göre.
Artık tamamına değil, hızlı kurgularla anlık haz veren içeriklere ilgi duyuyoruz. Dolayısıyla uzun anlatıların verdiği haz yok oluyor.
0
armagan abanuz
(18.02.23)
@armagan abanuz, sanırım en önemli sebep bu. okurken bile atlaya atlaya okuyorum. peki bunu nasıl yeneriz? twitter veya story içeren uygulamaları daha az kullanmaya başladım.
0
🌸abelardo
(18.02.23)
Ben de kitap okuma alışkanlığımı kaybettim 3-4 senedir üzüyor bu durum beni, yani eskiyi hatırlıyorum bi şey okurken bu bitince şuna geçerim sonra öbürünü okurum diyordum heyecanla şimdi bi taneye başlamayı geciktirmek için 50 tane bahane yaratıyorum.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.02.23)
tamamen yaş bence. aynısı bende de var. mesela eskiden normal filmler yanına sadece türe odaklanıp (veya tarzını sevdiğim yönetmene) zaman yolculuğu western gibi sevdiğim türler üzerine onlarca film izlerdim. artık tek bir tane bile izlemek istemiyorum. doymuşluk hissi yanında zaman kaybı geliyor artık.
yaş ile birlikte gelen bu hissi nasıl yenebilirim?
0
🌸abelardo
(18.02.23)
depresyonda olabilir misin. ya da kafaya taktigin bi sey olabilir mi seni ara ara yoklayan falan. ben bu durumlarda sikiliyorum.
0
Kittie
(18.02.23)
bir süredir tek oturuşta film izleyemiyorum. Çok üzülüyordum bu duruma. Çok sevdiğim dizilerde son bölümü özel bir güne ayırıp eve gidince izleyeceğim diye heyecanlanan bir insanım aslında. Sonra filmi bölerek izlemenin kötü olmadığına kendimi inandırdım. Yönetmene de sorsan belki bölerdi ama temaya aykırı. Size de tavsiye ederim. Bir de belki izlediğiniz şeyi gerçekten de izlemek istemiyor olabilirsiniz. Onu da irdelemek lazım. Bu durumu yaş ile bağdaştırabilirim ben de ama emin değilim.
0
sparkle kiddle
(18.02.23)
Uyaran bağımlılığı. Hepimiz uyarana bağımlıyız artık filmler o yüzden sıkıyor.
gün içinde karşımızdaki dükkanda takılan ama bizim de gördükçe şımarttığımız kedi bir şekilde bizim evin yolunu öğrenmiş. binaya giren insanların arasından sıvışıp evin kapısını tırmalama, zile zıplayarak basıp bozma ve kapıyı açana kadar miyavlama yoluna başvurunca hadi havalar soğuk dışarda kalmas
gün içinde karşımızdaki dükkanda takılan ama bizim de gördükçe şımarttığımız kedi bir şekilde bizim evin yolunu öğrenmiş. binaya giren insanların arasından sıvışıp evin kapısını tırmalama, zile zıplayarak basıp bozma ve kapıyı açana kadar miyavlama yoluna başvurunca hadi havalar soğuk dışarda kalmasın diye eve almış bulunduk birkaç gece. sabah olunca da arkasına bile bakmadan gidiyordu şrfsz. temiz görünüyordu fakat 2 gün önce ayak bileklerimde ısırık izleri ve kaşıntılar farkedince şüphelendim ve malesef yatakta pire gördüm. kediyi artık almıyoruz eve fakat bu pirelerden nasıl kurtulabiliriz? kedi piresi insana gelmez diyorlar ama bir kere elimim üstünde diğerinde de çorabımda gezdiğini gördüm ve evde bir tek beni ısırıyorlar. profesyonel ilaçlama mı yaptırmalıyız yoksa kendi yapabileceğimiz daha kolay bir yöntem var mı? konak olabilecekleri bir kedi yok ama benden beslendikleri sürece üremeye devam ederler mi? help pls :(
0
zetsuboushita (18.02.23)
Pire sakat iş ilaçlatmanız lazım evi öyle fas fos ilaç da değil buharlama falan yapıyorlardı yere. Hareket almazsanız gözünüzle görülecek şekilde siyah topaklar halinde çoğalırlar.
0
hedep
(18.02.23)
Evde kedi olunca dışardan bize pire gelmez ama evde kedi yoksa pire bize dadanır.
En iyi ve kolay yolu ilaçlatmak.
0
jazzabel
(18.02.23)
Hele ev tozluysa o zaman çok fena artıyorlar. Hemen ilaçlatın.
Biz kendi yöntemlerimizle bolca market ilacı alarak çözmüştük ama evde 2 yetişkin vardı ve yapılan temizliğin ve ilaçlamanın haddi hesabı yok.
0
zimbirik
(18.02.23)
acil müdahale ederseniz ilaçlatmadan kurtulabilirsiniz ama çok ciddi ve sürekli temizlik yapmanız lazım.
sokaktaki kedide zaten yüzde 90 pire olur, yani bir daha alacaksanız aklınızda olsun. kediyi eve pireleri yüzünden almıyorsanız, iç-dış parazit aşısı yaptırıp alabilirsiniz.
0
blatta hiberna
(18.02.23)
veterinerden ense damlası alın ama alırken belirtin yoğun pire var diye, hayvanın ensesine ilacı kıl diplerine bolca iyice sürün pireler geçecektir.
50 binden asagi olma ihtimali yok. 100 bine yakin oldugunu dusunuyorum. yikilan bina sayilarindan yaptigim bir tahmin. 100 bin kotumser bir tahmin degil maalesef. cogu binanin ikinci depremde yikildigini dusunerek hesaplayinca bu cikiyor.
0
antikadimag
(18.02.23)
Şuan enkaz altında 120-140 bin kişi vardır. Matematik diye bir bilim varsa.
0
deer hunter
(18.02.23)
150 bin olduğunu düşünüyorum. Öyle yerler yıkıldı ki tek bir binada zaten 1000 kişi yaşıyordu. En son baktığımda 10000 yıkılmış bina vardı şehirlerde. Her binada. Her bina da 15 kişi ölmüş olabilir dedim. Bazılarında bu sayıdan azdır, bazılarında ise çok fazla
0
zimbirik
(18.02.23)
Devlet ne dediyse onun 3 katı olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(18.02.23)
yıkılan evler, hane ve yaşayan kişi sayısı hesabıyla 150-200 bin arası olduğu söyleniyor. gerçek vefat sayısını hiç öğrenemeyeceğiz maalesef.
0
deartheodosia
(18.02.23)
risklayer ın bir tahmin modeli var, türkiye ve suriyeyi bölge olarak tutuyor twitter.com
0
freebird5406_2
(18.02.23)
80 bin civarı olduğunu düşünüyorum. her yıkılan bina ilk depremde yıkılmadı. ayrıca yıkılan binaların tamamı konut değil.
0
paintov
(18.02.23)
Hukukçular daha iyi bilir ama bir insana resmen ve hukuken öldü diyebilmek için ortada tanımlanmış bir cenaze olması gerekiyor.
Devlet, tanımlanmış ve tanımlanamamış cenaze sayılarını veriyor. Onun için açıklanan resmi sayılara yalan ya da yanlış demek doğru değil.
Diğerleri uzun yıllar kayıtlarda 'kayıp' olarak geçecek ve 'öldü' diyebilmek için mahkeme kararı gerekecek.
0
Mirket
(18.02.23)
akp ne açıklıyorsa x3 hiç şaşırmayan hesaptır.
pandemide kovidten ölenlere bile salgın hastalık yazmamak için kırk takla attılar. kovid sebepli ölen binlerce kişi sırf sayı artmasın diye başka sebeplerden öldü gösterildi. burada da aynı şeyleri yapmayacakları ne malum.
0
astronom bey
(18.02.23)
@mirket +1
kayıp olanlar vefat sayısına dahil edilemiyor. cenazesi bulunana dek bu sayıya dahil edilemiyor hukuk gereği. örneğin atsu'nun cenazesine bugün ulaşıldı ve bugün dahil oldu vefat sayısına.
önemli bir nokta da yıkımın ikinci depremde daha çok olması yani ilkini hasarlı atlatan binaların ikincide çok daha kolay bir şekilde yıkılması sayının yüz binleri bulmamasının asıl nedeni bence.
0
pardus
(18.02.23)
Enkazdan henüz çıkmayanlar açıklanan vefat sağ çıkıp sonra vefat edenler Kurtulup çadırda kslan ve soğuk, bakımsızlık, evsizlik nedeni ile ilerleyen aylarda başka nedenlerle vefat edecekler
Hepsini düşünürsek en iyimser ihtimal 350.000
0
photo85
(18.02.23)
Depremin olduğı gün pazarı pazartesiye bağlayan gece. Yani hafta başı, insanlar işe gidecekler, evlerinde uyuyorlar.
Size çok iyimser bir hesap yapayım mı?
Önce bilgi, yenişafak gazetesinden:
"13 ilde yürütülen hasar tespit çalışmaları kapsamında şu ana kadar 236 bin 410 bina da yer alan 1 milyon 279 bin 576 bağımsız birimde hasar tespit çalışması yapıldı.
Yürütülen çalışmalar kapsamında 33 bin 143 binada yer alan 153 bin 506 bağımsız birimin acil yıkılması gereken, ağır hasarlı ve yıkık olduğu tespit edildi."
153 bin bina. 150 bin diyelim.
Her bir binada 1 kişi ölmüş olsa 150 bin kişi ölmüş olmalı. Peki her bir binada 1 kişi mi vardı? Hayır, kesinlikle.
Her bir binada en az 5 daire olsa, her dairede en az 2 kişiden, bina başına 10 kişi. 150.000 × 10 = 1.500.000
Kişi.
Hürriyet gazetesine göre 39.672 kişi ölmüş. 39.672 nerede, 1.500.000 civarı kişi nerede Allah aşkına.
0
muhayyer divan
(18.02.23)
@muhayyer divan,
gazetede yazan "bağımsız birim", yani doğru haliyle "bağımsız bölüm" bina demek değil. her daire, müstakil ev, villa (ikizse 2, üçüzse 3) bir bağımsız bölümdür. bina, binadır. binanın içindeki örneğin 10 daire 10 bağımsız bölümdür. aynı zamanda binanın altında 2 dükkan varsa bunlar da birer bağımsız bölümdür.
bir şeyi savunmak ya da karşı çıkmak için yazmıyorum, sadece bilgiyi düzeltmek istedim.
0
pheno
(18.02.23)
büyük oyun görülmüş tüm enkaz kalktığında kaç ölüm + kayıp açıklanmışsa o kadar kişi vefat etti. ben yakınımı kaybettim ama ölü-kayıp sayılmadı diyen çıkmadı 99 depreminde,
risklayer da tahmin ve medyan vermiş ama neye göresini söylememiş, tvitirdan ekmeğini arayan bir araştırma şirketi olduğunu söyleyebilirim
ilk depremde yıkılmayıp insanlar dışarı çıktığı için, yıkılan bina*insan sayısı hesabı da yanlış
tldr: istatistik böyle bir şey değil
@muhayyer divan "33 bin binada yer alan 153 bin bağımsız birimin" orada 33bin *bina* yazmasına rağmen 150bin bina olarak anlaman bi kenara "153 bin bağımsız birimin acil yıkılması gereken, ağır hasarlı ve yıkık"ı da hepsi depremde yıkılmış olarak almışsın.
0
stirlingshire
(18.02.23)
muhayyer divan'ın yanıldığı diğer konu da şu: 153 bin 506 bağımsız birimin acil yıkılması gereken, ağır hasarlı ve yıkık olduğu. yani bu sayının tamamı yıkılmış değil. ağır hasarlılar ve yıkılması gerekenler dahil. ben gerçek sayı öğrenilmesin veya tahmin edilmesin diye sayıyı birlikte verdiklerini düşünüyorum
Ortalama 1 saatlik bir oturma sonrası, kıçım batıyormuş gibi ağrıyor. Yıllardır da böyleyim. Önce "sürekli ayakta çalışmaya alışık olduğumdan oturmak rahatsız ediyor heralde" diyordum ama artık kabul ediyorum ki benimki başka seviye. Aralıksız 1 saat oturunca popomun yanaklarından doğru bir ağrı baş
Ortalama 1 saatlik bir oturma sonrası, kıçım batıyormuş gibi ağrıyor. Yıllardır da böyleyim. Önce "sürekli ayakta çalışmaya alışık olduğumdan oturmak rahatsız ediyor heralde" diyordum ama artık kabul ediyorum ki benimki başka seviye. Aralıksız 1 saat oturunca popomun yanaklarından doğru bir ağrı başlıyor. Bir sağlık sorunu olduğunu da sanmıyorum, çünkü dümdüz popomun etleri ağrıyor, kas ağrısı mı denir ne denir bilmiyorum artık ona. Sağlık sorunuysa da hangi doktora gidip "doktor bey/hanım benim popom oturmaya uygun değil gibi" denir onu da bilmiyorum.
Acaba bu tarz sorunlar yaşayan insanlar için tasarlanmış bir minder vs var mıdır? Gerçi evde elyaf minder var, bazen ona oturuyorum ama elyaf denilen şey de cansız bir şey olduğu için aman aman rahat olmuyor. Ayaklar için ortopedik şeyler oluyor mesela. Aynı şeyin popo için de olanı var mıdır?
Doktor vs değilim. Popo kaslarını esnetin bence. Simit minder vs iş yapmaz sizin durumda. Çünkü simit minder poponun ortasını rahatlatmak için.
0
zimbirik
(18.02.23)
bu sorununuz için ilgilenen dal ortopedi ve travmatolojidir bu arada, başvurabilirsiniz.
0
suicmeyenadam
(18.02.23)
bu şikayetlerin sanki kuyruk sokumunda bir sıkıntı olduğunu gösteriyor, illa kırık olması gerekmez ( ödem olmuş olabilir vs.), mutlaka ortapediye gözük, emar vs. çeksinler simit minder sizin işinize yaramaz, o minderler hemoroid için kullanılır daha çok. sizi rahatlatabilecek minder şöyle bişey: www.akakce.com ama mutlaka ortopediye gözükün
yurtdışı ingilizce dil okullarını araştıran var mı?
fakat
new york düşünüyorum. ef'i gördüm ama daha uygun bulabilirim gibi geldi. şuraya bak dediğiniz var ise hemen bakayım. ya da dikkat etmemi söylediğiniz bir şey var ise. ciddi olarak yeni araştırmaya başladım.
new york düşünüyorum. ef'i gördüm ama daha uygun bulabilirim gibi geldi. şuraya bak dediğiniz var ise hemen bakayım. ya da dikkat etmemi söylediğiniz bir şey var ise. ciddi olarak yeni araştırmaya başladım.
0
fakat (17.02.23)
İrlandaya giden arkadaşlarım oldu. Bi araştırabilirsiniz.
1 ) Help me decide on this product: NIKE Men's Sportswear Club Sweatshirt https://amzn.eu/d/eMGZhDn2 ) Help me decide on this product: NIKE Men's M Nsw Club Hoodie Fz Bb Sweatshirt (pack of 1) https://amzn.eu/d/dCwJ0xPŞu ikisinin farkını anlamaya çalışmaktan balatayı sıyırcam şimdi, bunların farkı n
1 ) Help me decide on this product: NIKE Men's Sportswear Club Sweatshirt amzn.eu
2 ) Help me decide on this product: NIKE Men's M Nsw Club Hoodie Fz Bb Sweatshirt (pack of 1) amzn.eu
Şu ikisinin farkını anlamaya çalışmaktan balatayı sıyırcam şimdi, bunların farkı ne ya ?
0
hayati cozemeyen adam (17.02.23)
değil. mümkünse pamuk tercih edin
0
jelly bear
(17.02.23)
Spor kıyafetlerinde polyester > pamuk. Çünkü pamuk teri çekiyor ve içeriye hapsediyor. Spor yaparken polyester tercih edilmeli bu yüzden.
Günlük hayatta tabii ki polyester iyi bir kumaş değil.
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
Amaca göre değişir. Misal koşu ekipmanlarının çoğu bu tarz tekstil malzemelerinden çünkü daha çabuk kurur vs. Aksine pamuk terlemeyi tutar, kurumaz.
Ama normal giymelikse polyester oldukça düşük kaliteli bir şey.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Ne için kullandığın önemli, günlük hayatta giydiğim bi kıyafette büyük oranda pamuklu giyerim ama antrenman kıyafetimi %80-90 polyesterden seçerim zira pamuklu kıyafetler teri hapsettiği için bok gibi bi antrenman yapmana neden olur, yani üstünde terden 3 kilo olmuş bi kıyafet dolduğunu üşün işte o şekilde antrenman yaparsın, polyester malzemede böyle bir sorun olmaz. Gönderdiğin linkte de biri polyester malzeme ama diğerinin ne olduğu belirtilmemiş.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
sporda giymeyeceğim günlük giymeyi düşünüyorum. hangisi daha mantıklı ?
0
🌸hayati cozemeyen adam
(17.02.23)
Günlük giyeceksen pamuklu al.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
peki diğeri, 2. link pamuk mu ki ?
%100 other fabric yazıyor.
0
🌸hayati cozemeyen adam
(17.02.23)
Yani işte bi şey yazmamışlar ona ama ikisi de benzer ürünler muhtemelen o da polyesterdir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(17.02.23)
Aşağıda sormuslar, nylon demisler. Kısacası al birini vur ötekine ürünler.
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
Suşi yıllardır merak ettiğim bir şey. Denemek istiyorum ama kardeş bu ne deyip bırakmak istemiyorum. Biraz cins biriyim. Yemek seçerim çok. Ama suşiyi denemek istiyorum. Sizin yorumunuz nedir? Sağ olun.
0
dissendium (17.02.23)
Kendi adıma çok seviyorum. Pek çok farklı çeşidi var, o çeşitlilik de hoşuma gidiyor. Genel olarak hafif bir yiyecek olmasını seviyorum. Çok alengirli olmayan bir çeşidini deneyin derim, sevmeseniz bile fikriniz oluşmuş olur.
0
fotrsapka
(17.02.23)
Deniz ürünü, yosun kokulu gıda, deniz yumuşakçası seviyor musunuz?
Somon füme, balık yumurtası gibi çiğ ve yumuşak, kaygan dokulu (kuru et gibi değil) gıdaları seviyor musunuz?
Bunlara cevabınız evetse seversiniz. Yemek seçen ve yukarıda saydıklarımı sevmeyen biri olarak ben suşiyi bir türlü sevemedim. Türk damak tadına daha uygun olsun diye pişmiş balık ve yengeç etiyle yapılan çeşitleri var, yosuna sarılı olmayanları var, onlar bence daha kabul edilebilir şeyler.
Denemek için suşi seven birileriyle Çin lokantasına gidin, kendinize küçük bir suşi tabağı söyleyin. Baktınız olmuyor, siz noodle söylersiniz, kalan suşiyi yanınızdakiler paylaşır.
0
kobuzchu kiz
(17.02.23)
gayet güzel, yeni başlayacaksanız sıcaklardan başlayın diye önerebilirim
0
mysql34
(17.02.23)
Güzel. Benim hanım yapiyor, annemler geldiğinde yaptı. Annem hastası oldu, babam pek sevemiyor ama denedi beğendi (gene de sonra yiyemedi).
Biz çok severiz.
0
logisticsmanager
(17.02.23)
Ülkenin yüzde 99’u suşiyi seviyor. Seversiniz büyük ihtimal. Bence güzel değil.
0
ruhen hastayim ben
(17.02.23)
Çok sık yediğim bi şey değil ama severim ben. En iyisi şöyle üç dört arkadaş gidip (mümkünse suşi seven) içinde çok çeşit olan menülerden söyleyin. Sıcaklardan hiç yemedim bu arada soğuk olanlar gayet lezzetli. Denildiği gibi çok çeşit var avokadolusu ıvır zıvırlısı falan bi tanesini seversiniz bence mutlaka.
Bi de suşi umami tadı yönünden çok zengin bir yemek. İnsana ayrı bir tatmin de veriyor o yüzden.
0
nundu
(17.02.23)
rezil ötesi bişey
0
deranzo1
(17.02.23)
dene ama suşi'yi ilk seferinde sevemezsin 4-5'te anca tat almaya başlarsın
çünkü damak tadı anca 4. 5. seferde oturuyor çoğu uzak doğu yemeği için öyle.
yani kararını en az 4 kere farklı yerlerde yedikten sonra ver
birincisinde değil.
0
duyurukullanıcısı
(17.02.23)
peynirli, salatalıklı vb. olanlar bize daha uygun.
0
sert siyah krom
(17.02.23)
ben sevmem. zorlamaya gerek yok. arkadaşlarla suşi mekanına gidersek, suşi dışındaki ürünlerden yerim.
0
gabe h coud
(17.02.23)
yurtdisinda ayda bir mutlaka yiyoruz. soya sosu sart, cig balik guzel birsey ama abartmamak lazim. mide kanserine yol aciyor.
0
cooperr
(17.02.23)
İlk denediğinde de sevebilirsin ya ben direkt ilk yediğimde bayılmıştım shdhdh ben de çok yemek seçen biriyim ama deniz ürünlerini severim genel olarak.
0
nundu
(17.02.23)
Cidden çok fazla çeşidi var, sadece balık da değil yengeç, yılan balığı, ahtapot, kalamar ve hatta vejetaryen sushiler dahi var o yüzden ne dense yalan olur. Genel olarak deniz ürünü tat skalası bellidir ama, eğer seviyorsanız seversiniz.
Çeşitleri bir yana bırakıp en klasik versiyonundan başlamak isterseniz negitoro maki olanı deneyin.
0
akhenaten
(17.02.23)
Pişmiş yengeçli olanları var, ben onları seviyorum.
Baya çeşidi var, seveceğiniz bir çeşidi illaki vardır emin olabilirsiniz.
3 katlı bir yeni bir binanın kirişinde çatlak. mühendis arkadaşlara soru;
sipsiyah
- 3 katlı 3 senelik bir binada oturuyorum- bugün alt iki dairede şu videolardaki çatlakları tespit ettik. - mutfak tarafında olan kirişte de kılcal şekilde devam ediyormuş. https://imgur.com/a/8iPX8GL- binanın kısmi kesitini en son fotoda var, - bi ara yan binadan gelen su kaçağı yüzünden garajı su
- 3 katlı 3 senelik bir binada oturuyorum - bugün alt iki dairede şu videolardaki çatlakları tespit ettik. - mutfak tarafında olan kirişte de kılcal şekilde devam ediyormuş.
- binanın kısmi kesitini en son fotoda var, - bi ara yan binadan gelen su kaçağı yüzünden garajı su basmıştı - binanın altı boşalmış ve biraz oturmuş gibi görünüyor - mühendis arkadaşlar yorumunuz nedir tehlikeli mi? ne yapmalı?
0
sipsiyah (16.02.23)
İnşaat mühendisi değilim.
Eğer o kolonsa, Ben olsam sıvayı o çatlak yerden kazıyıp altındaki betonda çatlak olup olmadığına bakarım. Altındaki betonda çatlak varsa baya riskli diyorlar. Normal tuğla duvarlardaki çatlakları pek umursamazdım.
0
zimbirik
(17.02.23)
Selam. Betonarmede çatlak tipleri diye aratırsan önüne açıklayıcı şekiller çıkar. Örneğin kolon kiriş birleşim yeri çapraz çatlak olsa endişelenirdim mesela. Bu daha çok sıva çatlağına benziyor. Çok merak ediyorsan sıvayı kırıp çatlak kirişten mi geliyor diye bakabilirsin. Ayrıca 3 katlı binaya bir şey olacağını sanmam. Gelen yükler hafif.
0
trixi
(17.02.23)
Tavanın altında alçıpandan taç gibi bir süs var, bu tavan zaten büyük ihtimal asmolen.
Yani çatlaklar kirişten çok çok aşağıda büyük ihtimal, ölçebilirsiniz metreyle. %95 sıva/alçı çatlağı.
Bir çekiçle avuç içi kadar kırıp bakın.
0
john bloor
(17.02.23)
o sıvayı küçük kırıp bakma işlemi yapılmış, ve altından kılcal kiriş çatlağı gözlemlenmiş zaten o yüzden endişe ettim.
bir avrupa ülkesinde her erkeğin tüfeği vardı acil bir savaş durumunda kullanmak üzere evinde duruyordu. Bir yerde duydum ya da gördüm.isveç, finlandiya gibi bir yerdi ama bulamadım.bilen var mı?
bir avrupa ülkesinde her erkeğin tüfeği vardı acil bir savaş durumunda kullanmak üzere evinde duruyordu. Bir yerde duydum ya da gördüm. isveç, finlandiya gibi bir yerdi ama bulamadım. bilen var mı?
0
rentts (15.02.23)
İsviçre
Askerliklerini senelik 2 haftalik periyotlar halinde de yapabiliyorlar. Hem bu nedenle, hem de askerlik bitiminde silahlari bireysel olarak tutabildiklerinden dolayi her isvicreli ailenin evinde bulunuyor.
0
VIPCH
(15.02.23)
İsviçre abi, çünkü İsviçre halkı çok uzun yıllar (yüzyıllar) boyunca büyük kısmı dağlarda yaşayıp psikopat olmuş bir ülke, o dönemlerden beri yüksek oranda bi silahlanmaları var bireysel olarak ama devlet olarak da aynı anlayışa sahip baya böyle yeraltı sığınakları kılı yünü var işgal ediliriz bi şey olur kaygısıyla.
evden çalışmaya başlayanlar daha az duş almaya başlıyor mu?
fatihkkk
selamlar,ben dönem dönem evden çalışıyorum. 10 gün falan ofise gitmediğim oluyor. sadece bakkala gidip geliyorum ekmek domates su almaya. pek bi sosyal hayatım yok, özellikle kışın. ve yalnız yaşıyorum.fark ettim ki ben hibrit çalışmaya başladıktan sonra daha az duş alıyorum.şimdi mesela bi hafta 10
selamlar,
ben dönem dönem evden çalışıyorum. 10 gün falan ofise gitmediğim oluyor. sadece bakkala gidip geliyorum ekmek domates su almaya. pek bi sosyal hayatım yok, özellikle kışın. ve yalnız yaşıyorum.
fark ettim ki ben hibrit çalışmaya başladıktan sonra daha az duş alıyorum.
şimdi mesela bi hafta 10 gün evden çalışacağım. duş almıyorum. asdghajkdlşsa. hava soğuk ya, nabayım. çok zor geliyor.
normal mi? kolpa yapmadan söyleyin, evden çalıştığınız dönemde 3 gün falan duş almadığınız oluyor mu?
sorum tabi yalnız yaşayanlar için geçerli.
teşekkürs.
0
fatihkkk (15.02.23)
5-6 gün evden çıkmadığım ve duş almadığım oldu.
0
inheritance
(15.02.23)
eğer takıntılı değilsen normali o zaten. yaz olsa anlarım, terlersin evde de olsa belki, rahatsız olursun ama hiç evden çıkmayan birinin kara kışta her gün duş alması abes
0
faberkastelli
(15.02.23)
Bende oldu, saçlarım yağlı, normalde gün aşırı yıkardım, hatta her gün yıkamamak için kendimi zorlardım. 'Yağlı saçlar sık yıkanmamalı, daha az yıkamaya başlarsan daha uzun süre yağlanmamasını sağlayabilirsin' düşüncesi hep aklımın bir köşesindeydi ama uzun süre uygulama şansım olmuyordu, pandemi sonrası deneme fırsatım oldu ve uzun süre yıkamamanın daha uzun süre yağlı saçla gezmek dışında hiç bir işe yaramadığını tecrübe ettim.
Evden çıkmayacağım zaman ben de üşeniyorum banyoya da duşa da, sonra da kendimi 'daha az su harcıyorum, dünya kaynakları için de iyi' diyerek avutup, üşenmemi güzel sebebe bağlıyorum:)
0
Gı
(15.02.23)
Benim olmuyor ya. Evden çalışıyorum ama normal işe gider gibi uyan, duş, giyin, masaya otur vs. o ritüel aynı. Bunu yapmazsam uzun vadede motivasyonum biter, çalışamam, işi sallarım vs. diye düşünüyorum.
0
plutongezegendegilmi
(15.02.23)
Valla bende olmuyor. Tam tersine kendimle kalınca kişisel hijyene daha fazla zaman ayırıyor ve özen gösteriyorum.
0
Amaranta ursula
(15.02.23)
her gün duş alıyorum ben. tek istisna çocuğumdan vakit ve fırsat bulamamışsam ama 2 günde 1 mutlaka duş alıyorum yine. yalnızca hijyen konusu değil, beni psikolojik olarak da çok rahatlatan bi şey banyo.
0
deartheodosia
(15.02.23)
12 saat sonra koltuk altı ve cinsel organda ter kokusu başlar. 10 gün nasıl dayanıyorsunuz buna? Ben de tekim, evden çalışıyorum ve kendime saygım var.
0
ditu
(15.02.23)
@plutongezegendegilmi ile aynı... Hatta o kadar hazırlanıyorum ki kendime ev kot pantolonları yaptım, sabah direkt onları giyiyorum. Çoğu zaman üstüme bir ceket alıp dışarı çıkabilecek kadar hazırım...
0
silverleaf
(15.02.23)
bu dus olayi fazla abartiliyor hele ki kisin. bir de boyle bir tayfa var 8 saat dus almasa iyyy dussuz olur mu kokarsin vs diyen. evden cikmadigim donemlerde 3 gunden fazla bile olmustur. ha bu arada kimi insan kisa surede cidden ter kokuyor ama herkes icin gecerli degil bu abartmamak lazim.
0
bay b
(15.02.23)
Daha cok aliyorum ben. Gun icinde bunalinca giriyorum dusuma hemen cikiyorum bornozla dolaniyorum.
0
aguen
(15.02.23)
Normal Hatta pis hissetmiyorsanız olması gereken bu bence valla
0
photo85
(15.02.23)
Evinizin ısı degerleri normalse ve sık sık dışarı çıkmıyorsanız normal. Tabi bu kişiden kişiye değişir. Şişman insanlar daha çok terler. Benim yalnızken 1 buçuk hafta duş almadığım olmuştu. Tabi bu insanın psikolojik durumuyla da alakalı
0
limonlu eksi
(15.02.23)
hiç olmadı. her gün sabah duşumu alıp güne o şekilde başlıyorum.
0
a7x
(15.02.23)
Seyreltiyorum aralıkları. Normalde 2 günde bir duş alırım, evden çıkmıyorsam o 3 güne uzuyor. Hatta bazen 4. Ben normalde saçım yağlandığı için duş alan biriyim, vücudum kokmaz spor yapmıyorsam.
Ama bazı insan evde otururken de kokuyor. Öyle olsam düzenli duşa devam ederim.
0
zimbirik
(15.02.23)
yazları ekstrem bir durum olmazsa hep evde de otursam günlük duş alıyorum hatta bazı durumlarda günde 2-3 bile olabiliyor. kışları ise evden çalışırken koşu, maç vs. yapmadığım takdirde veya başka özel bir durum yoksa haftada 1 duş alıyorum. kendiniz için günlük duş alın demiş birisi de anlamadım kendimden başkasıyla muhattap olmuyorsam, oram buram kaşınmıyorsa, kötü koku almıyorsam duş almamın bana ne faydası var? yazın çok terliyoruz ayrı da kışın her gün dışarı çıkanlar için bile günlük duş almanın bir faydası yok zaten eğer fazla yağlanma/terleme gibi sorunların yoksa. duş alma hissini sevdiğinden günlük alabilirsin tabi ama dediğim gibi fiziksel sorunları olmayan bünyeler için kışın 2-3 günde 1 iyi gayet.
0
semaforo de medianoche
(15.02.23)
Bu konu çok değişken ya. Kiminin teni, ter bezleri, ter bezlerinden çıkan kokular çok farklı. Bazı insanların her gün duş alması ciddi bı zorunluluk o yüzden kışın evde dahi olsa günlük duş alan insanları anlamak lazım.
Kimi insanlarda da cidden ter bezleri yok sanki. Günlük yıkanmasa da agır bı koku olmuyor. Siz muhtemelen bu gruptansınız.
0
msb
(15.02.23)
Aksine her seferinde sacimi disarisi icin hazirlamam gerekmediginden daha cok dus aliyorum rahat rahat. Evdeysem her gun dus alirim, kışın disari cikiyorsam 2-3 gunde 1.
0
unidentified floating object
(16.02.23)
evde otursam bile banyomu ihmal etmiyorum, ben rahatsiz oluyorum sadece, dolayisiyla olmali/olmamali seklinde degerlendirmiyorum. banyo yapmayan pis ya da degil demem, ben rahatsiz oldugum ve gercekten banyo yapmak beni farkli bir sekilde rahatlattigi yeniledigi icin yapiyorum.
0
kassiopeia
(16.02.23)
msb'nin yanıtına asla katılmıyorum. kokmadığını sanıp kokan hatta çok ağır kokan çok insan var ve kendilerinden de hiç rahatsız olmuyorlar. kendi kokularına alışkın oluyorlar belki. hassas burunlu insanlar için bir işkence.
Enkazların %10-15 inde kurtarma faaliyetlerinin devam ettiğini, henüz yüzlerce enkaza herhangi bir ekip gönderilemediğini duydum. Bu bilgi doğru mu? Çıldırmak üzereyim
Enkazların %10-15 inde kurtarma faaliyetlerinin devam ettiğini, henüz yüzlerce enkaza herhangi bir ekip gönderilemediğini duydum. Bu bilgi doğru mu? Çıldırmak üzereyim
0
daddy (15.02.23)
Direk doğru mu bilmiyorum. Ama sahadan gelen bilgilerle örtüşüyor. Doğru olması muhtemel .
0
zimbirik
(15.02.23)
Dün bir arkadaşım tarafından Ardahanın bir çok köyüne daha hiç gidilmedigini. Yagan karla enkazların üstünün kapandığını söylemişti.
0
limonlu eksi
(15.02.23)
Evet doğru. Ekip sayısında sıkıntı yok. Ama ekipman eksiği had safhada. Demir kesme makası şarjlı Hilti vs yoksa bir hiçsin beton bloklar karsisinda
istanbul ile ilgili yeni çıkan bir şehir rehberini inceliyorum. bu tür rehberlerde isimleri yazılan restoran/cafelerle bir anlaşma yapıyorlar mı? yoksa herkes kendisine göre müze önerisi verir gibi özel bir işletmeyi rehberine dahil edebiliyor mu? reklam sayılmıyor mu bu tip şeyler? bununla ilgili b
istanbul ile ilgili yeni çıkan bir şehir rehberini inceliyorum. bu tür rehberlerde isimleri yazılan restoran/cafelerle bir anlaşma yapıyorlar mı? yoksa herkes kendisine göre müze önerisi verir gibi özel bir işletmeyi rehberine dahil edebiliyor mu? reklam sayılmıyor mu bu tip şeyler? bununla ilgili bir kanun vesaire var mı? konu ile ilgili bilgisi olan?
0
deartheodosia (14.02.23)
Restaurantlar para veriyor, hangi sayfada olacaklarına vs göre fiyat değişiyor. ya da belli bir sayida o rehberden satin alma şartı oluyor. Eger belediyenin bir rehberi ise o zaman öyle göstere göstere para istemeyebilirler. Turistik illerde durum bu şekilde, istanbuldan emin değilim.
Selamlar,Biraz evvel enkazlarla ilgili bir duyuru okurken tekrar aklıma geldi. Çok acı olacak soracağım şey; şimdi bu enkazların içerisinde vefat etmiş on binlerce insan var belkide. Hükümet bir panikle enkaz kaldırmaya başladı, bu vefat eden insanlar ne olacak? Vinçlerle, eksavatörler ile girip top
Selamlar,
Biraz evvel enkazlarla ilgili bir duyuru okurken tekrar aklıma geldi. Çok acı olacak soracağım şey; şimdi bu enkazların içerisinde vefat etmiş on binlerce insan var belkide. Hükümet bir panikle enkaz kaldırmaya başladı, bu vefat eden insanlar ne olacak? Vinçlerle, eksavatörler ile girip toptan sanki inşaat kalıntısıymış gibi götürüyorlar diye düşünmek istemiyorum. Tek tek her enkazı araştırıp, cesetleri çıkartma ve sonra enkazı temizleme durumu var değil mi?
0
quaker (14.02.23)
Mutlaka cenazeleri zarar görecek olanlar vardır, çünkü bazı beton blokları vinç veya ekskavatör tek parça yerinden oynatamayabilir. Onlar kırılırken veya ötelenirken falan, altında görülmeyen cenazeler zarar görebilir. Ama gördükleri an ya daha dikkatli olurlar ya da ekibin çıkarmasını beklerler. Normal kazı çalışmalarında bile mezara falan denk gelirlerse iş durur. Türkiye'deki inşaatçılar dediğiniz gibi enkaz kaldırmazlar zaten. Bir de moloz parça parça olduğundan makinenin kovasına öyle kazı toprağı gibi dolu dolu gelmez, içine başka bir şey karışmışsa ayırt edilebilir.
0
malheiros
(14.02.23)
şöyle garip durumlar da var. Bu işin içinden nasıl çıkılacak hiç kimse bilmiyor bence. twitter.com
0
blackidom
(14.02.23)
@blackidom: Sormaya korktuğum şey buydu. Bu enkazlar nereye gidecek, denize mi dökülecek ne olacak? İçinde kalanlar olacak fikri beni delirtiyor. Neden böyleyim bilmiyorum ama çok kötü hissediyorum, canlarını koruyamadık, cansız hallerine bile böyle mi davranılacak diye.
0
🌸quaker
(14.02.23)
ceset bulma konusunda eğitimli köpekler kullanılacak/kullanılıyor öncesinde.
0
Improbable
(14.02.23)
@Improbable: Bu kadar büyük bir coğrafyaya yayılmış enkazda nasıl olur o bilemedim. Yeterli insan bile yoktu arama için, kaç köpek vardır acaba..
0
🌸quaker
(14.02.23)
@quaker yani işte mümkün olduğunca ulaşılmaya / çıkarılmaya çalışılır. hurraa diye alıp dökemezler. sadece köpekler değil arama-kurtarma ekipleri de olacak zaten. çoğunun yakınları diyecek ki burda şu kişi var sağ çıkmadı en azından naaşını alalım diyecekler. her ölünün ölüm belgesi düzenlenmek zorunda. birçok adliyeden savcı ve katip arkadaşlar gönüllü olarak gittiler deprem bölgelerine, ölü muayene ve teşhis işlemleri için. yani topyekün olarak ince eleyip sık dokumaları gereken bir konu bu.
0
Improbable
(14.02.23)
@Improbable : Umarım dediğin gibi olur. 99 depreminden sonra o kadar şey duyduk ki beynime işledi. İnsanlar en azından acılarını hakkıyla yaşayabilsinler.
0
🌸quaker
(14.02.23)
tek tek enkazda ceset aramaları pek mümkün durmuyor. hafriyatlar kaldırılmadan önce muhtemelen kırıcılı iş makinalarıyla küçük parçalara ayrılacak zaten, o esnada gözükebilir. bir de bu cesetler artık aşırı kokmaya başlayacağı için cesetlere yaklaşıldığında veya üstü açıldığında kokudan farkedilir diye düşünüyorum.
0
b1020
(14.02.23)
Valla benim gordugum bam gum giriyorlar enkaza is makineleriyle.
Hatta is makineleri devreye sokulma kadari alındığında bir cok yabanci kurtarma ekibi "is makinelerini sokmak potansiyel hayatta kalanları direkt oldurmek demektir, biz bununun bir parçası olmak istemiyoruz" diyip ulkeyi terkettiler. Cesetleri gectim yani.
Bugün hala canli çıkanlar var, uc bes bina disinda tum enkazlarda arama kurtarma durduruldu yıkıma girisildi. E hala canli cikabiliyorsa bu arama kurtarma isi niye durduruldu, binlerce binayo tek tek termal ile dinleme cihazı ile kontrol ettiniz mi de arama kurtarmayi durduruyorsunuz sorusu geliyor akla. Cevap cok acik, olen oldu kalan kaldi, artik bu saatten sonra canli kalan varsa da...
0
stavro
(14.02.23)
bugün fox ana haberde vardı böyle bir durum.
kepçe molozu kaldırırken bir kadını taşların arasında farkediyor yaşıyormuş.
0
gatherer
(14.02.23)
Söz ağızdan çıktı bi kere, bu şehirler 1 senede tekrar dikilecek. Bedeli ne olursa olsun.
Evet cenazeler kaybolacak, belki henüz vefat etmemiş bi kaç kişi vefat edecek. Ama bu şehirler temizlenip 1 seneye tekrar yapılacak.
0
zimbirik
(14.02.23)
Tek tek enkaz araştırılmaz. Yıkıp kaldırırlar. Buna erken başladıkları yerlerde canlı olduğu halde enkaz kaldırırken ölenler bile olmuştur belki.
Selam herkese,Hayatımın günde 13-14 saat çalıştığım ve dolayısıyla başka hiçbir şeye zamanımın kalmadığı bir dönemindeyim. Buradaki işten kasıt, bedensel değil zihni bir faaliyet. Gece yarısı, uykuya 2-3 saat kala ancak boş kalabiliyorum ve gün bittiğinde zihnen tamamen tükenmiş oluyorum. O saatten
Selam herkese,
Hayatımın günde 13-14 saat çalıştığım ve dolayısıyla başka hiçbir şeye zamanımın kalmadığı bir dönemindeyim. Buradaki işten kasıt, bedensel değil zihni bir faaliyet. Gece yarısı, uykuya 2-3 saat kala ancak boş kalabiliyorum ve gün bittiğinde zihnen tamamen tükenmiş oluyorum. O saatten sonra da ne spor yapılabiliyor ne dışarı çıkılabiliyor ne de sosyalleşmek mümkün. 6 ay kadar da böyle devam edecek.
Akşamları kafayı boşaltmak için ne yapabilirim? Bütün günüm okumakla geçtiği için çizgi roman okumaya bile (ki çok severim) mecalim kalmıyor. Dizi-film izleme işini zaten dil öğrenme sürecimin bir parçası olarak yaptığım için ondan keyif almıyorum, kafayı da boşaltamıyorum. Zaten Almanlar da doğru dürüst dizi çekemiyorlar ya neyse.
İki yıl kadar önce doktora tezimi yazarken benzer bir durumdaydım. O zamanlar Stardew Valley'de uslu uslu çiçek sulayıp arka planda Beyaz Futbol dinlemek iyi geliyordu ama bilgisayar oyunlarından da bu tür boş programlardan da çok soğudum geçen zaman içinde.
Şu an aklıma yeni bir şey gelmiyor. (Yani meditasyonu saymazsak. Bence o da bir çeşit iş. İstediğim öyle bir şey değil.) Bütün gün çalışıp sonra da uyuyana kadar sıkılıyorum resmen. Bir tavsiyeniz varsa alırım. Teşekkürler.
Ek bilgi: Otuzlu yaşlarda erkeğim ve yalnız yaşıyorum. Sosyal medya kullanmıyorum.
0
yere dusup kirilan sarap kadehi (13.02.23)
Kafa yormayan saçma progralar vloglar gezi programları falan bunları izle
0
grid
(14.02.23)
Hocam sıkıldım demişsiniz ama böyle durumlarda çok kafa yormayan oyunlar kurtarıcı aslında. Bir şey izleyerek aynı sonuca varmak zor çünkü edilgen bir eylem, etken olmak lazım. Benim böyle durumlarda kurtarıcım, fifa, nba, rocket league gibi oyunlar açıp sesini tamamen kapatıp youtube'dan normalde izlemeye vaktim olmayan şeyleri yarım gözle izlemek/dinlemek. Ruşen Çakır yayınları iyi gidiyor mesela. Ya da otomobillere ilgiliyseniz Auto Club Halit Bolkan yayınları, teknolojiyle ilgili Teknoseyir Levent Pekcan muhabbetleri. Artık orası size kalmış.
Ciddi oyunlar oynamak ise ayrı bir takip ve zihinsel faaliyet gerektirdiği için anlamsız, daha çok yoruyor.
0
signore
(14.02.23)
non-sleep deep rest
0
alperz
(14.02.23)
Daha once izlediginiz ve sevdiginiz bir diziyi tekrar izleyebilirsiniz. Ben boyle oldugum bir donemde “yalan dunya” “avrupa yakasi” falan izliyorum.
Cok calistigim bir donemde yeni bir sey izlemek beni yoruyor, o da cunku bilinmeyen bir sey olarak ufak bir stress kaynagi.
Elinizi oyalayacak bir hobi bulabilirsiniz belki, resim vs gibi.
0
zimbirik
(14.02.23)
kafayı basit şeyler ya da hiçbirşey yapmayarak değil doldurarak boşaltabilirsin fakat bu rutininin dışında bir konu olmalı
enstruman çalmaya niyetin varsa bir adet edin
0
freebird5406_2
(14.02.23)
benim kafa dagitmak icin kullandigim seyler:
maket yapimi koleksiyon - pul/para/ex libris/vs
0
cooperr
(14.02.23)
bu dandik programlar izle fikri bende genelde tutmuyor. İyice uyuz oluyorum fakat dönem dönem de iyi geliyor. Bir ara duygu özaslan izledim, bir ara balık temizleme videosu mesela. Ekrandan uzak kalmak gerekiyor bazen. yazmak, çizmek bir çözüm olabilir. Müzik aleti hayat kurtarır. Uyumamak üzere uzanmak, karanlıkta uzanmak da işe yarayabilir.
AFAD konusunda ön yargılıyım. Doğal afetlerde görev almak istiyorum. Bu konuda nereye ve ne şekilde başvurmam gerekiyor? Belli bir eğitim alınması gerekiyor…
AFAD konusunda ön yargılıyım. Doğal afetlerde görev almak istiyorum. Bu konuda nereye ve ne şekilde başvurmam gerekiyor? Belli bir eğitim alınması gerekiyor…
0
yankee jumping (13.02.23)
Nesar, gea . Cok fazla arama kurtarma takimi var aslida.
0
zimbirik
(13.02.23)
@datnet ya yanlış duyuruyu linkledin ya da silinmiş duyurun.
Bu engelleri bulunan insanları biz duyma engelli görme engelli olarak tanımlıyoruz ama az önce Fox Tv'ye bi kadın çıktı mesela işaret dili uzmanı kendisi, kendisi duyma engelli değil ama bu derneklerin üyesi dernekten ve duyma engellilerden bahsederken "enkaz altında kalan sağırlar..." diyor, dernek
Bu engelleri bulunan insanları biz duyma engelli görme engelli olarak tanımlıyoruz ama az önce Fox Tv'ye bi kadın çıktı mesela işaret dili uzmanı kendisi, kendisi duyma engelli değil ama bu derneklerin üyesi dernekten ve duyma engellilerden bahsederken "enkaz altında kalan sağırlar..." diyor, dernekleri de Sağırlar Derneği olarak geçiyor, keza görme engellilerin derneği de 6 Nokta Körler derneği, onlar da kendilerini kör olarak tanımlıyor, yani şunu merak ediyorum burada olay bu arkadaşların birbirlerine kör-sağır demesinde bir sorun yok ama başkası diyemez düzeyinde mi yoksa "aslında herkes diyebilir ama ayıp olmasın diye demiyoruz" düzeyinde mi? Nedir bunun doğrusu? Teşekkür ederim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet (13.02.23)
grubun icinden birinin demesiyle disaridan birinin demesi ayni degil, belki onunla alakalidir. amerikali yerliler indian diye bahsedebilir ama sen diyemezsin. veya turk biri turkler cok gerikafali diye ozelestiri yapabilir ama yabanci birinin boyle bir beyanda bulunmasi hakaret olur vs vs
0
hot potato
(13.02.23)
Türkiye sakatlar federasyonu var.
Bu politik doğruculuk.
Şahsi görüşüm, tezgahtar satış temsilcisinden farkı yok. Bu şekilde bir itibar kazandırma olmaz, insanların kör sakat sağır diye dalga geçme niyetli konuşmasını engelleyerek olur.
Gerçeklerden kaçmanın bir yolu bence. Kör kördür ama kör olduğu için hor görülmemeli hatta sıradanlaştırilmali, hayatı sıradan yaşamasına imkan verilmelidir.
0
kisa
(13.02.23)
Zamanında işaret dili tercümanları ile çalıştım. Kesinlikle, kişiler sağır denmesini istiyor kendilerine. İşitme engelli diye bir "usturuplu ifade"ye gerek görmüyorlar. Bilakis karşı çıkıyorlar.
0
cedilla
(14.02.23)
Sağır ve işitme engelli farklı şeylerdir yani en azından kapsamı olarak. Mesela ben işitme engelliyim ama sağır değilim. Koklear implantı çıkardığımda sol kulağım sağır olurken işlemciyi taktığımda sol kulağımın duyma seviyesi normal birisinden yaklaşık %10 civarı az. Sağ kulağım da cihazsız da duyuyor sağır değil.
Sağır birisi hiç duymadığı için ve türkiye'de düzgün eğitim de verilmediği için konuşmayı da öğrenemez, düzgün yazmayı da öğrenemez. İlk dil olarak işaret dilini öğrenir, 2. Dili ise -eğer öğrenirse- türkçe olur. O yüzden hiç duymayan biri ile az duyan arasında iletişim farkı çok çarpıcı oluyor.
Yoksa sokaktan geçen birine lan sağır demek lan işitme engelli demek politik doğruculuk açısından bir fark içermiyor.
0
denizgonen
(14.02.23)
Aslında kör ve sağırı hakaret olarak kullanmasak sorun olmayacak, bunu yapanları ayıplamak yerine güzel isimlendirme yapıyoruz.
0
Coma
(14.02.23)
Kör ve sağır kelimeleri hakaret değil. Bu şekilde bir durumu olan insanlar zaten kendilerine bu şekilde hitap edilmesini doğru buluyorlar.
Eğer biz kör ve sağır kelimelerini hakaret gibi düşünüp söylemekten kaçınırsak o zaman aslında problem başlıyor.
Köre kör, sağıra sağır dememiz lazım. Bunlar hakaret değil. Sorun bizim bu sözçükleri hakaret vari kullandığımı durumlarda.
0
zimbirik
(14.02.23)
Benim bahsettiğim şey aslında bunu bilinçli bir şekilde hakaret olarak kullanmak değil de misal karşılıklı iki kişi konuşuyoruz ben görme engelli biri için "kör" ya da duyma engelli biri için "sağır" dedim, ki burada bile mesela otokontrol yapıp sağır birine "sağır" dedim diyemiyorum, yani böyle bir konuşmada ben birine "sağır" demişsem ayıp mı etmiş olurum demek istedim, çünkü dün Selçuk Tepeli ile bu işaret uzmanımız konuşurken Selçuk Tepeli "duyma engelli insanlar" dedi kadın ise "enkaz altında kalan sağırlar" dedi, yani medenice geçen bi konuşma ama böyle bir ortamda bile biz "sağır" ya da "kör" diyemiyor muyuz demek istemiştim.
0
🌸Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(14.02.23)
Evet, diyebiliyoruz. Dememiz gerekiyor. Ama kör kelimesini hakaret olarak da kullandığımız için köre kör demek sanki yanlış bir şey diyormuşuz gibi hissettiriyor. Aslında yanlış değil. Hatta kör insanlar da kendilerine kör denmesine bozulmuyorlar, tercih ediyorlar. en azından benim konuşma şansı bulduğum dernekte bu şekilde bahsedildi.
0
zimbirik
(14.02.23)
cedilla +1 Alanım işitme yetersizliği. İşitme yetersizliği olan çocuklarla çalıştım ve işaret dili biliyorum. Kesinlikle işitme engelli tabirinden hoşlanmıyorlar ki haklılar Mentalite şu: nasıl ki bizlerin iletişim için kurduğumuz bir dilimiz varsa onların da var. İşitememeleri iletişim kurmaları için bir engel değil. kendi dil sistemleriyle iletişim kurabiliyorlar sonuçta.
Dolayısıyla sağır demek kabalık değil tam aksine doğru bir tabir
hiç dövme yaptırmadım daha önce. eşimle bileğimize, kızımızın isminin baş harfini yaptıralım diyoruz. boyut olarak küçük bişey olsun istiyoruz. 1cm*1cm ebatları olabilir.çok basit bir dövme aslında ama fontu falan güzel olsun, hoş dursun istiyoruz. keko işi dövme olmasın yani. istanbul'da var mıdır
hiç dövme yaptırmadım daha önce. eşimle bileğimize, kızımızın isminin baş harfini yaptıralım diyoruz. boyut olarak küçük bişey olsun istiyoruz. 1cm*1cm ebatları olabilir.
çok basit bir dövme aslında ama fontu falan güzel olsun, hoş dursun istiyoruz. keko işi dövme olmasın yani.
istanbul'da var mıdır önerebileceğiniz? bir de fiyat olarak ne kadara yaparlar tahmini?
sup tattoo var acıbademde ucuza düzgün yapıyor benim tanıdığım fiyat sorun isterseniz belki indirim yaptırtırım bir ihtimal
0
Ranchoddas
(13.02.23)
eksitattoo idi sanırım. Bir arkadaşımız için gitmiştim bende. Resmini atıp sorun, uyguna yapıyor.
0
baldan kaymak
(13.02.23)
Böyle bir dövmeyi açılış fiyatımın çok az üzerine yaparlar. Onun şuanki fiyatını bilemiyorum. 2 sene önce 300 500 falandı.
Ama küçük falan demeyin iyi dövmeci bulun. Asıl küçük dövmede çıkıyor işçilik, mesela bu fontta 2 sene sonra harfin en köşelerindeki incelen kısımların silik silik olmasını ya da dağılmasını istemezsiniz.
Merhaba,Öncelikli deprem gündeminde böyle kişisel bir soruyla ilgili yazdığım için kusura bakmayın lütfen.Yurt dışınde ev bulmamın zor olduğu bir dönemde, bir tanıdığım üst katını bana kiralayabileceğini söyledi. Aynı müstakil ev içerisinde, bir üst kat. Evin tek bir girişi var. Üst katının kızına a
Merhaba,
Öncelikli deprem gündeminde böyle kişisel bir soruyla ilgili yazdığım için kusura bakmayın lütfen.
Yurt dışınde ev bulmamın zor olduğu bir dönemde, bir tanıdığım üst katını bana kiralayabileceğini söyledi. Aynı müstakil ev içerisinde, bir üst kat. Evin tek bir girişi var. Üst katının kızına ait olduğunu söyledi. Normalde kimseye kiralamadığı, boş duran bir yermiş. Ev kentin merkezinde değil. Kira ücreti de açıkçası kentin merkezindeki evlerden bir tık pahalı.
Biz Mart ayının sonuna kadar anlaştık.
1 ay kadar önce, kızının 20 Mart gibi gelebileceğini ve ev bulup bulamadığımı sordu. Ben de Mart sonuna kadar anlaştık biz ama ben ev bakıyorum, hızlandırayım süreci dedim.
Süreci hızlandırıp ev buldum ve 1 Şubat'tan itibaren başka bir ev kiraladım. Kendisine de 15 Şubat'ta anahtarı teslim edebileceğimi söyledim. Kızı ise ilk defa bu konuşmaya, aylar sonra dahil oldu ve Şubat'ın tüm kirasını alırım, hakkaniyetli olan bu, Mart kirasını da almayayım bari diyor. Aramızda kontrat falan yok, yazılı bir şey yok.
Siz olsanız ne yapardınız?
Bir yanımda ver tüm kirayı, git diyor. Diğer yanım da süreci hızlandıranın onlar olduğu için 15 Şubat'a kadar yarı kirayı verip gitmemi söylüyor.
0
parcaliham (13.02.23)
ben sizin yerinizde olsam (para çok büyük problem değilse), madem şubatın tüm parasını istiyor, peki o zaman 28 şubatta çıkarım derim ve 1 martta anahtarı teslim ederim.
0
wendyangelamoiradarling
(13.02.23)
diğer tarafın kirasını da ödemeycekseniz kızın geliş tarihine göre ayarlayın oturmadığnız süreyi istemeleri hoş değil zaten boş kalacaktı ev
0
bir soru sorcam
(13.02.23)
bazen bu tip şeyleri hoş görmek gerekebiliyor. aranızdaki arkadaşlığa/tanışıklığa önem verdiğin biriyse istedikleri gibi şubat kirasını fazladan 10 gün ile verip öyle çık. bir daha görüşmem diyorsan da wendy+1
0
deartheodosia
(13.02.23)
Kiz sonradan dahil olmus. Siz o zaman annesi ile ozel olarak konusaniz. Ben sizi kirmamak icin sizin sozunuze istinaden erken ev buldum cikiyorum ama siz simdi sozunuzden donuyorsunuz deseneniz.
0
zimbirik
(13.02.23)
kiz ne kadar da iyi bir insanmis. mart ayini bile istemiyor lol 15ine kadarini oderim tabii ki. ya da tam odeyeceksem 15 gun daha dolu tutarim orayi bi sekilde.
futbolcular otellerde neden 2 kişilik odalarda kalıyor?
fatihkkk
selamlar,Deplasmana kaç kişilik bir kafilde gidiyor aşağı yukarı?futbolcular neden tek kişilik odalarda kalmıyor? en üst seviye liglerde para zaten sorun değil, yeterince oda mı yok yani? takım ruhu, arkadaşlık falan mı? neden tek başına kalmıyor ki bu adamlar odalarda?
selamlar,
Deplasmana kaç kişilik bir kafilde gidiyor aşağı yukarı?
futbolcular neden tek kişilik odalarda kalmıyor? en üst seviye liglerde para zaten sorun değil, yeterince oda mı yok yani? takım ruhu, arkadaşlık falan mı? neden tek başına kalmıyor ki bu adamlar odalarda?
0
fatihkkk (12.02.23)
Otellerde tek kişilik oda genelde yok. Zaten tek kişi kalmaya gittiğinde sana iki kişilik oda verirler.
Varsa da çok az sayıda vardır ben tek kişi seyahet ettim defalarca, hiç tek kişilik odada kalmadım.
0
zimbirik
(12.02.23)
11 takım + 7 yedek zaten 18 kişi. doktor, masör, malzemeciler, teknik direktör ve yardımcısı desen zaten 25 kişi falandır.
ben 8-10 kişilik ekiplerle başka işler için otellerde çok kaldım. bizdeki mantık "muhabbet olur" idi. bir yerden sonra ekürin oluyor zaten. hep onla kalıyorsun.
0
alperz
(12.02.23)
Eskiden imkanlar kisitli iken zorunluluktan baslamis sonra gelenek olmus iste. Bu saatten sonra tek kisi kalmak isteyeni aforoz ederler. Takim oyunu sonucta bireysellige yer yok. Hem disardan birini alamazsin odaya, gec saatlere kadar telefon, tv falan yapamazsin cift kisiyken.
0
freedonia
(12.02.23)
Aynen askerde olduğu gibi badi yapıyorlar. Tek başına kalırsa belki sabaha kadar oturacak, yiyecek, içecek vb.
0
malheiros
(12.02.23)
liseli ergenlerden bahsetmiyoruz arkadaşlar, profesyönel üst düzel atletlerden bahsediyorum. kaçta yatıp kaçta kalkacağını bilen insanlar bunlar.
0
🌸fatihkkk
(13.02.23)
Hocam aynı nedenden ötürü, otokontrol yapıyorlar işte. Sanki profesyonel futbolcuların hepsi çok düzgün insanlarmış gibi...
0
malheiros
(13.02.23)
Abi insan sosyal bir varlıktır futbolcular da tek başına kalmak istemez stres yapar canı sıkılır kortizol salgılar maç performanı düşer, 2 kişi olunca PES falan atıp kafa dağıtırlar rahatlarlar. Bir de bu oda arkadaşlıkları bir tecrübeli bir tecrübesiz futbolcu şeklinde olur, aynı olay askerde de vardır mesela nöbete bi tecrübeli bi acemi asker gider. Yatılı okullarda da benzer uygulamalar olur, bu "o hayatı" öğrensinler diye yapılır. Hiçbir şey nedensiz olmuyor yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(13.02.23)
Sadece otellerde değil, Kulüplerin kendi kamp tesislerinde de 2 ila daha fazla kişilik odalarda kalırlar. Çoğu böyledir, ki yurtdışında da böyledir. Olimpiyat köyleri bile neredeyse hepsi birden fazla kişilik odalar olarak tasarlanmıştır. Ancak hocalar tek kalır.
Bunun nedeni altında takım kültürü, oto kontrol, sosyal destek gibi bir sürü neden var. Ayrıca küçük yaşlardan itibaren bu şekilde kaldıkları için onlara hiç de garip gelmiyor.
0
yeninesiltupcu
(13.02.23)
Ayrıca bu durumu örnek vermek şuan çok üzücü ama, şuan deprem bölgesine bile bakacak olursan, pek çok futbolcunun ev arkadaşı olduklarını söylediklerini göreceksin. Bu adamların dediğin gibi bir para sıkıntısı falan yok, ama bu duruma alışıklar ve bazen arıyorlar da.
0
yeninesiltupcu
(13.02.23)
İki taraf birbirine zimmetlenir.
0
armagan abanuz
(13.02.23)
@fatihkkk ergen olmayan ust duzey sporcu :) www.youtube.com Icerisi meslek lisesi, sabahtan aksama kadar play station oynayip instagramda hatun kovalayan ergeler alayi
Deprem bölgesine ilk 2 gün neden müdahale edilemedi?
duchess jessamine
Hükümet tarafından da kabul edildi bu durum ama hükümet de insanlar ölsün isteyecek değil sonuçta.E tüm güç de devlette! Onu ne engellemiş olabilir ki bilerek yapmayacağına göre?
Hükümet tarafından da kabul edildi bu durum ama hükümet de insanlar ölsün isteyecek değil sonuçta.
E tüm güç de devlette! Onu ne engellemiş olabilir ki bilerek yapmayacağına göre?
Beceremediler. Olayın ciddiyetinden haberleri yok. Çünkü yetkin değiller.
0
zimbirik
(10.02.23)
Liyakatsizlik, vurdumduymazlik, yolsuzluk, arsızlık devletin tum kurumlarina işlemiş halde sebebi bu.
Daha depremin 1. Gunu heryere ulaştik diye aciklama yaptilar, en alttaki cefakar saha personllerine bisey diyemem ama tepedikleri allaha havale ediyorum
0
technicalte
(10.02.23)
Acil durum planının olmadığını düşünüyorum. Bir acil durum planında iş makinesine sahip şirketlerden iş makinesini kullanacak kişilerin telefonuna, yakıtın nereden alınacağına kadar bir sürü bilgi yer alırdı. Yüzlerce polise bir afet durumunda görev yapacağı yer bildirilebilirdi. Bir caddeye sadece bir polis koysanız o caddedeki marketlere girmeye kimse cesaret edemez. Ama bunun bir planı yapılmamış.
Şu an savaş çıksa ona da tepki veremeyiz. Çünkü Türkiye'de 6 ay askerlik yapanlara askerlik bile öğretilmiyor. Her olayda asker gelsin diyorlar ama askerler 20 yaşında, arama kurtarma eğitimini bırakın, ilk yardım eğitimi bile olmayan kişiler. Eğitim konusunda çok ama çok kötüyüz.
0
dissendium
(10.02.23)
işbilmezlik, aymazlik, güce tapma.
afad in mükemmel planlari var, hersey planli, herkesin ne zaman ne yapacagi belli. ama ilahiyatciyi getirip müdür yaparsan, onun altındakiler de ona göre koltuklara yerlesirse, afet anında o planlar cöpe atilir, cumhurbaskanimizin talimatlari ile harekete gecmek icin telefon bekler insanlar.
0
tadellesever
(11.02.23)
Müdahale edilmemesi gibi bir durum yok yetişemiyorlar. Dünyanın en büyük felati bu aynı anda 10 şehirde 10 bin bina yıkıldı dünyanın hiçbir ülkesinde böyle bir felakete müdahale edebilecek altyapı yok her duyduunuza her okuduğunuza inanmayın.
0
hizirbey
(11.02.23)
kamuda inisiyatif alma bitirildi. herkes tayyip denen musibetin agzina bakiyor ve inisiyatif bastaki otobus soforunun hosuna gitmezse diye herkes bekliyor.
0
antikadimag
(11.02.23)
Yetkili, sorumlu kimse kalmamis devlet kademesinde. Nasil olsa hersey c.baskanina bagli. Herseyin iyisini, dogrusunu o bilir bize laf dusmez mertebesine gelmis olay. Dolayisiyla kimse insiyatif, sorumluluk almak istemiyor ihale bana kalmasin diye. Islerine de geliyor. Bir de asil beyin gocu AKP'de oldu. Fetocu, deva, gelecekciler ayrilinca dusuk profilli, biatcilar disinda beyin kalmadi.
0
speedy
(11.02.23)
İnisiyatif alabilen insanları belli konumlara getirmiyorlar artık +1
Bi de Twitter'dan gördüğüm kadarıyla ilk etapta lokalde iş yapacak insanların kendileri de göçük altında kalmış ya da kendi yakınlarının derdine düşmüşler vs. Acil durum merkezini kurması gereken adam ortalarda yoksa toparlanmak uzun sürmüştür.
Gençler deprem bölgesindeyim. Arabada yazlık lastik var. Konya yolu sıkıntılı gibi kar ve buzlanmadan dolayı. MErsin yolu iyi gibi. Gidilir mi?
Gençler deprem bölgesindeyim. Arabada yazlık lastik var. Konya yolu sıkıntılı gibi kar ve buzlanmadan dolayı. MErsin yolu iyi gibi. Gidilir mi?
0
komando kani var bende (10.02.23)
çok zor gidersin. hatta gidemezsin.
0
etna
(10.02.23)
Yazlık lastiğinin yeniliğine ve markasına da bağlı. Eğer yeni bi michelin varsa, onun kauçuk oranı dandik oranlara göre daha yüksek. O yüzden tutuşu vs daha iyi. Böyle bi lastikle direk yağış yoksa gidersin. ama dikkatli gitmen gerekir, daha düşük hızla, daha fazla takip mesafesiyle gidersin.
0
zimbirik
(10.02.23)
Kötü ihtimalde ne yapacaksın? Issızlığın ortasında kalırsanız b planınız var mı?
deprem sonrası annemlerin apartmanındaki marketin kolon kestiğini öğrendik.annemleri o apartmandan taşıyorum ama acilen belediyeye şiakyet etmek istiyorum. 11 katlı binada böyle bir şey nasıl yapılabilir?nereye şikayet edebiliriz? en hızl ıbir şekilde bu binadaki kolon kesiminin tespiti ve binanın t
deprem sonrası annemlerin apartmanındaki marketin kolon kestiğini öğrendik. annemleri o apartmandan taşıyorum ama acilen belediyeye şiakyet etmek istiyorum. 11 katlı binada böyle bir şey nasıl yapılabilir?
nereye şikayet edebiliriz? en hızl ıbir şekilde bu binadaki kolon kesiminin tespiti ve binanın tahliyesini sağlayacak hangi kuruma şikayet etmeliyiz?
0
tchuck (10.02.23)
yani bizim özel bir kuruluş veya başka bir yerle hemen yarın gidip tespit yaptırma ihtimalimiz var mı?
0
🌸tchuck
(10.02.23)
Belediyeye dilekçe verirseniz, bina taşıyıcısında bahsettiğiniz gibi uygunsuz bir imalat yapılmışsa belediye bunu araştırır, size cevap yazısını da yazar. Kayıtlara geçer. Binanın tahliyesi falan sizi ilgilendirmez, bazı kat malikleri de taşınmak istemeyebilir, siz annenizi çıkartın, şikayetinizi yapın o kadar.
0
malheiros
(10.02.23)
ailemin lokantası var, üst komşulardan biri babamı bu şekilde şikayet etti, mahkemeye vermişti. Sonra bilir kişi geldi. Öyle bi şey olmadığını belirledi. Sonrasında 2. Duruşmada hakim bilir kişi raporunu yanlış okuyup babamın kestiği kolonu düzeltmesi yönünde karar verdi. Yani tahliye falan söz konusu olmadı bizim 50 yıllık apartmanda.
Sonra biz kolon kesilmediğini kanıtladık o karar da düştü o yüzden. Ama hakim kolon kesildiğini düşünürken tahliye etmesi apartmanı.
0
zimbirik
(10.02.23)
malheiros +1. ailenizi kurtarın, işin prosedürsel kısmını sonra çözersiniz. öyle belediye gelip 2 günde yıkım kararı falan çıkartamaz, çok çok zor.
0
roket adam
(10.02.23)
zincir market ise bu, isim verin, bilelim kim olduğunu deşifre olsun
Bir toplu mezar görüntüsü dolaşıyor. Bir gün öncesinde de haber verilmişti zaten 24 içinde kimliklendirilemeyen merhumlar gömülecek diye.Ama ben hep sonradan sağ çıkan yakınları ararsa diye bir fotoğraflarının çekilip atıyorum A123 diye etiketlenip arşivlenerek mezar başına A123 yazılı bir çubukla f
Bir toplu mezar görüntüsü dolaşıyor. Bir gün öncesinde de haber verilmişti zaten 24 içinde kimliklendirilemeyen merhumlar gömülecek diye.
Ama ben hep sonradan sağ çıkan yakınları ararsa diye bir fotoğraflarının çekilip atıyorum A123 diye etiketlenip arşivlenerek mezar başına A123 yazılı bir çubukla falan gömülürler, böylece de sonrasında yakınları mezarları bulabilir diye düşünmüştüm, ama görüntülerde baya sıralı dizip toprak yığmışlar üstlerine. Doğru mu bunlar?
Benim dediğim gibi yapılamaz mıydı? Çok zor olduğunu sanmıyorum. Bir grup tanınabilecek bir fotoğraf çekecek, bir başkası merhumun koluna vesaire bir etiket yazacak. Gömülecek yere gidince de gömen kişiler kolundaki etiketi mezar başına bir ahşap parçasıyla koyacak.
Gerçekten imkansız mı bunu yapmak?
0
akhenaten (10.02.23)
Evet, DNA örnekleri bile alınabilir ve tüm mezarlar o şekilde etiketlenebilir arkadaşım.
Yapılabilir yani.
Dün bir Belediye başkanı, henüz ulaşılamamış köy bugün itibariyle kalmadı diyordu, depremin dördüncü gününde. Sen ölülerle ilgili mükemmel bir organizasyon düşlemişsin.
İnşallah fotoğraf çekiyorlardır da en azından birkaçı sonradan tespit edilip gömüldüğü bilinir.
0
Mirket
(10.02.23)
çok basit ve doğru bir şey söylüyorsun ama yetkililerin umrunda mı acaba bunlar? siyasal allahçı herifler bunlar. çıkarları olmayan bir şeyi neden yapsınlar? milletin yardımlarını ensar vakfına aktarıp yiyen tiplerden iyi niyetli yaklaşım beklemek de süper.
0
fatihkkk
(10.02.23)
Bu sabah AFAD'dan yapılan açıklamayı radyoda dinledim. Bu konuda şu şekilde işlem yapıyorlarmış, hatta bu işlemler için birçok adli tıp uzmanı bölgeye sevk edilmiş.
Kimliklendirmeleri yapılamayan naaşların, 24 saatlik bekleme süresinin ardından DNA, parmak izi örneği ve fotoğrafı alındıktan sonra defnedildiği kaydedildi.
0
kaptan memo
(10.02.23)
zaten örnek alıp, teşhis yapıp öyle defnediyorlar
0
paintov
(10.02.23)
Ya biraz komplo teorisi gibi, kötümser bir görüş olarak; Şuan açıklanan vefat rakamları kimliği belirlenen kişiler ve anlaşılacağı üzere aslında durum en az 10 katı, 20 katı kadar vahim. Kimlik belirleme işini şuan ilk önceliğe koymamış olabilirler. Yani bilerek belirlemiyorlar demiyorum ama belirlenmesi içinde ekstra bir şey düşünmüyor, en mantıklı çözümü uygulamıyor olabilirler. Amaç da açıkladıkları ölüm rakamının fırlamasını engellemek vs olabilir.
Sürecin sonunda da ölü şu, yaralı şu diye paylaşırlar belki, kayıp ya da kimliği belirlenemeyen sayısı medya kanalları tarafından 2. Plana atılabilir. Yapılmaz diyemiyorum.
0
zimbirik
(10.02.23)
@kaptan memo insallah dediginiz dogrudur ama cocuguna hallenen, yillardir alinan vergilerle cadir ya da hilte almayi bile becerememis bu insanlarin dna ornegi toplayip bir de onu usulune uygun sartlarda saklayabilmesi bana hayal gibi geldi acikcasi. umarim dediginiz dogrudur, cunku bu dunyada sevdiginin bedeninin nerede oldugunu bilmemekten kotu cok az sey var.
fotoğraf ve kayıt maalesef bu durumda yapılacak mantıklı şey
0
freebird5406_2
(10.02.23)
Fotoğraf çekiliyor zaten. Bu depreme özel bir şey değil. Soma maden kazasında da yapılmıştı. Sayı da veriliyor. Zaten yapılan şeyleri yazmışsınız. Gördüğünüz görüntüleri incelemek gerekiyor. Künye olabilir hepsinde.
Herkese merhaba, direk konuya gireyim. Deprem felaketiyle beraber 100lerce yavrumuz yetim kalacak. Henüz eşime konuyu açmadım ama koruyucu aile olabilir miyiz veya evlat edinebilir miyim diye aklımdan geçiyorum 3 gündür. Elimiz kolumuz bağlı yavrular mafoldular. Boğazım düğüm düğüm. Belki bu yönde d
Herkese merhaba, direk konuya gireyim. Deprem felaketiyle beraber 100lerce yavrumuz yetim kalacak. Henüz eşime konuyu açmadım ama koruyucu aile olabilir miyiz veya evlat edinebilir miyim diye aklımdan geçiyorum 3 gündür. Elimiz kolumuz bağlı yavrular mafoldular. Boğazım düğüm düğüm. Belki bu yönde düşünen yada düşünmek isteyenler için de bi fikir olur diye böyle bir soru sormak istedim. Ben devlet memuruyum eşim özel sektörde. 40 ve 38 yaşındayız iki evladımız var 7(kız) 5(erkek) hane gelirimiz 28-35bin TL arasından. Ev içinde çok nadir tartışan insanlarız. huzurlu bir evimiz var. Eşime şimdi bu konuyu açsam çok sıcak bakacağını düşünmüyorum o yüzden kafamda nasıl olabiliri oturtmalıyım. Olumlu veya olumsuz fikirlerinizi yazarsanız çok memnun olacağım.
koruyucu aile olmayı da düşünebilirsiniz, burada konuyla ilgili bir sohbet var
0
freebird5406_2
(09.02.23)
Yanlış anlamayın yapmak istediğiniz şey çok güzel ve erdemli ancak Türkiye'nin mevcut şartlarında (ki artık deprem nedeniyle çok daha kötüye gidecek ekonomi) 35 bin lira gelir 2 çocuk için bile az. Bir çocuk evlat edindiginizde en ufak ekonomik sorunda bu durum problem yaratacak eşinizle aranızda.
0
sanguine
(09.02.23)
Sanguine +1
0
vedatchilipeppers
(09.02.23)
Bunu düşünmez çok güzel. Belli ki çok iyi birisiniz. Ama zaten 2 çocuğunuz var. Bu yüzden çok kritik bir karar bu. Diğer iki çocuğunuz ile eşit sevgi verebilecek misiniz? Bunu çok iyi düşünmelisiniz. Çocuklar hisseder.
0
mysticriver
(09.02.23)
Diğer çocuklarınız da küçükmüş.
Benim bir tanıdığım bir çocuğa koyuyucu ailelik yapıyordu. Görece düşük bir gelir seviyesi ile yapıyordu. Ama kendi çocuklarının en küçüğü 14 yaşlarında falandı. Evde bir ufaklığın olması herkesi mutlu etmişti. Maddi anlamda da zaten bu çocuk büyüyüyüp masraflı dönemlere geldiğinde, üniversite gibi vs. Bu ailenin kendi çocukları çoktan kendi ayakları üzerinde duran bireyler olacak. Bu nedenle daha kolay.
Sizin durumunuzda evdeki tüm çocuklar aynı anda masraflı dönemlerine girecekler. Eğer sevgi dolu bi aileyseniz gerçekten, herkes mutlu mesut yaşar, bütçenin azalmasından da rahatsız olmaz. Ama bu kardeşlik duygusu gelişmezse o zaman kendi çocuklarınız durumun adaletsiz olduğunu düşünebilir.
Korucu olarak alınan çocuk için her türlü anlattığınız aile evi bakım evinden iyidir. Fakir bile olsanız sıcak bir evde büyür çocuk.
Devlet büyük ihtimalle yardım yapıyordur. Ama ne kadar fayda sağlar bilemiyorum. Ben yorumumu maddi anlamda devletten destek görmeyeceğinizi düşünerek yaptım
0
zimbirik
(09.02.23)
Yorumlarınız için çok teşekkür, zaten eşimle genelde yaşımız daha genç olsa 1 çocuk daha yapardık diye konuşurduk. En büyük çekingen maddi değil manevi düşünüyorum işte bilemiyorum. Bu konuyu detaylı olarak düşüneceğim Allah'ım en güzel yolu gösterir inşallah
0
🌸ferr
(09.02.23)
edinebilirsiniz. bununla ilgili bi açıklama yapıldı. öncelik daha önceden başvurusu bulunan koruyucu ailelerde denildi. başvuru almaya da devam ediyolar bildiğim kadarıyla.
0
b1020
(09.02.23)
bakanlık biraz acele bir açıklama yapmış. koruyucu aile birim sorumlusu ile bugün yaptığımız konuşmada çocukların öncelikle kurum bakımı ve geçici süreli koruyucu aile statüsü olan ailelere verileceği, yapılan yeni başvuruların depremzede özelinde olmayacağını, normal bir zaman diliminde koruyucu aile başvurusundaki süreçler nasıl oluyorsa aynı şekilde yapılacağını ifade etti. bir sürü aşaması var, gerçekten isteyip istemediğiniz, bakım ve sorumluluğunu üstlenip üstlenemeyeceğiz bir çok kişi tarafından değerlendiriliyor. zaman dilimi de evlat edinme kadar olmasa da uzun. ayrıca koruyucu ailelere çocuk için çocuğun eğitim durumuna göre ödeme gerçekleştiriliyor. bir de eklemeden geçemeyeceğim; evlat edinme ve koruyucu aile olmak gerçekten büyük bir karar. çocuğun uyum problemi vs gibi durumlarda aileler koruyucu aile olmaktan vazgeçebiliyor ve o çocuklar tekrar kurum bakımına alınabiliyor. çocuklar için çok travmatik olabiliyor.
0
gap
(09.02.23)
Eşiniz konuya sıcak bakmıyorsa direk geçiniz o konuyu. Koruyucu ailelik dönemsel acıma duygusuyla girişilebilecek bir şey değil.
Daha önce akuttan afaddan ya da benzet yerklerden bu tarz eğitimler alan var mı?Ne kadar işe yarar müdahale edebilecek seviyede bir eğitim oluyor mu? Yoksa teoride mi kalıyor?
Daha önce akuttan afaddan ya da benzet yerklerden bu tarz eğitimler alan var mı? Ne kadar işe yarar müdahale edebilecek seviyede bir eğitim oluyor mu? Yoksa teoride mi kalıyor?
0
rentts (09.02.23)
Müdehale edebilecek seviyede eğitimler oluyor. Teorikleri var, pratikleri var, sınavları var, pratik sınavları var. Seviye atlaya atlaya gidiyorsun. Farklı tipte duvarlar nasıl kırılır, nasıl çökmesi engellenir. Nasıl koordinasyon sağlanır, nasıl organize olunur, yapı bilgisi, enkazda sürünmesi vs. Her şey öğretiliyor.
Nesar ve gea arama kurtarma takımlarına da bak. Benim tanıdığım arama kurtarmacılar genelde gea ve nesarda çalışıyor. Eğitim yöntemleri bu söylediğim şekilde.
0
zimbirik
(09.02.23)
Öğretiliyor ama hep teoride kalıyor. Kepçeyle arama kurtarma öğretilmez mesela, ya da arama kurtarma ekiplerinde kepçe operatörü için bir rol yok.
Olması gereken öğretiliyor, bunları bildiğini kanıtlayan ekipler de akredite oluyor. Yani bir arama kurtarma operasyonuna katılmak için görev bekleyen listeye giriyorlar.
Trafikte malumunuz küfür kıyamet olabiliyor. Böyle durumlarda aşırı öfkeleniyorum. Beyzbol sopasıyla paramparça etmek istiyorum karşı tarafı.Ne yapmak gerek sizce böyle bir durumda?
Trafikte malumunuz küfür kıyamet olabiliyor. Böyle durumlarda aşırı öfkeleniyorum. Beyzbol sopasıyla paramparça etmek istiyorum karşı tarafı.
Ne yapmak gerek sizce böyle bir durumda?
0
burakdonmez95 (08.02.23)
öncelikle trafikte yol isteyen herkese yol veriyorum, adam önüme burnunu soktuğu anda frene basıyorum. burnunu sokmasa sadece sinyal verse yine frene basıyorum geçsin önüme diye. kimsenin önüne kırmıyorum, şerit değiştirceksem çok geniş boşluk varsa değiştiriyorum. ve bunları dişimi sıkarak değil relax şekilde yapıyorum. böyle davranınca zaten biriyle küfürleşme ihtimaliniz epey azalıyor. buna rağmen yinede muhatap olmak zorunda kalırsam %100 haklı olsamda özür diliyorum hata bende diyorum. herkese 5 yaşında salak çocuk muamelesi yapıyorum. (genelde öyleler çünkü)
0
aslindasorunumpsikolojik
(08.02.23)
Yaklaşık 10 senedir aktif araç sürücüsü olarak ben de @aslindasorunumpsikolojik 'a genel olarak katılıyorum.
Trafikte kimsenin aklına ve "bunu yapıyorsa şunu düşünmüştür/kontrol etmiştir" diye düşündüğüne güvenmiyorum. Bu sebeple genelde "kendimi koruma" bakışıyla araç kullanırım.
Birinin küfrettiği olmuştur mutlaka bana da. Araç kullanmayı öğrenirken babam beni birkaç kere trafik ışıklarında durdurdu, yeşil olmasına rağmen arabayı hareket ettirmeme izin vermedi. Tabii ki arkada kornalar, bağırış çağırışlar, yanımdan geçerken el kaldırmalar vs. Babam "bunlara alış, bunlar normal şeyler, çok yaşayacaksın. Panik olma, bırak korna çalsınlar, sen kendini güvene al yeter" demişti. Çok faydasını gördüm.
Bırak küfür etsinler veya korna çalsınlar. Sen kendini güvene al, yeter.
0
silverleaf
(08.02.23)
@aslinda... +1 Siz beyzbol sopası çıkarırken, adam 7,65'lik Smith Wesson ile alnımızda o biçim bir delik açabilir. Arkanızdan da çok delikanlı adamdı derler.
0
allah yazdiysa bozsun
(08.02.23)
şerit değiştirir, arama epey bir mesafe koyarım.
0
gabe h coud
(08.02.23)
İşe aracımla gidip geliyorum. Olabildiğince relax olmaya çalışıyorum. İsteyen herkese yol veriyorum; kibarca ara yoldan çıkmak için bekleyene de ayı gibi üstüme çıkmaya çalışana da.
Ama yine de küfür, el kol, sıkıştırma her şey oluyor. Öyle bi durumda da Ne yalan söyliyim “topukluyorum” Korktuğum için değil ama medeniyetsiz bi ayı yüzünden de ölmekistemiyorum. Veya takip edilip ailemin de başını derde sokmak istemiyorum.
0
invictae
(08.02.23)
şahinci bir şerefsiz bıçak çekmişti. @aslindasorunumpsikolojik'in davranışı doğru olan.
0
neymis
(08.02.23)
Küfür edilecek hareketler yapmıyorsan genelde sana bulaşmazlar, sonuçta herkes evine gitmeye çalışıyor bir şekilde. Agresif kullanıyorsanız, sürekli sol şeritteyseniz, makas atıyorsanız, yol vermiyorsanız, selektör yapıyorsanız, insanları kışkırtıyorsanız vs bu tarz problemleri yaşamanız daha olası.
%1 ihtimalle bazen sebepsiz yere küfür eden de oluyor, o zaman da uzamak en temizi. Yol vermek dünyanın en temiz şeyi.
0
roket adam
(08.02.23)
İnsanların küfür etmesinin size bir zararı, sizden götürdüğü bir şey yok ki. Eğer egonuz size küfür edildiğinde zedeleniyorsa o zaman egonuzun bu kadar kırılgan olmasının nedenlerini düşünün.
Çok fazla küfürle karşılaşmam ben, saygılıyımdır trafikte. Arada bir karşılaşınca da duymazdan gelip kendi yoluma devam ediyorum.
Çok absürt olabilir kusura bakmayın hep aklımda olan ve merak ettiğim bir şeyYıkılan apartmanın en üst ya da en alt katında olmanın bir etkisi farkı oluyor mu
Çok absürt olabilir kusura bakmayın hep aklımda olan ve merak ettiğim bir şey Yıkılan apartmanın en üst ya da en alt katında olmanın bir etkisi farkı oluyor mu
0
sanguine (07.02.23)
Bir sehirde 20 bina yikildiysa arama kurtarma faaliyetleri hepsinin en ust katindan baslar. Bir arama kurtarma takimi var diyelim, bu 20 binanin en ust katlarini teker teker gezip kurtarmalari yaptiktan sonra en ustten bir alt katlara gecer. Yani en alt kattakilere sira gelmesi uzun saatler, gunler alir.
Bunu etkileyecek baska parametrelerde var tabl. Mesela binada alt katlara cok kolay erisim varsa o zaman o binayi tamamlayip digerine gecebilirler. Ama tum binalarin ayni durumda oldugunu dusunursek o zaman ust katlar bitmeden bir alt katlara gecilmez. Amac kurtarilan insan/zaman degerini maksimize etmek.
Bir de evet fotolardan da anlasilacagi gibi, bazi katlarin alttan ilk 3, ilk 2 kati cokerken, ust katlari gorece olarak daha az hasar almis.
0
zimbirik
(07.02.23)
Maalesef oluyor. Arkadaşların dediği gibi binanın yıkılma/çökme/ devrilme durumuna göre değişse de çoğunlukla çöküyor.
Gölcük depreminde 5 katlı evimiz dümdüz oldu ve babam son katta oturduğumuz için kendi çabası ile çıkabilmişti ama alt katlardaki neredeyse tüm komşularımızı kaybetmiştik. Maalesef şansları çok zor oluyor.
0
a perfect lie
(07.02.23)
bina aşağı duru bütün göçerse en üst kattakiler avantajlı. çalıştığım bi abi hasar tespit için bi okula gittik, uzaktan bakıyoruz hiç bişey yok binada yanına yaklaştık kapısı yok. meğer 3 katlıymış tek kat gözüküyo demişti. binaların merdivenleri statik hesaba dahil olmadığı için merdivenler ilk yıkılıyor genelde. bu durumda toprak üstünde kalan ilk kat en avantajlı.
bir de binanın öne/yana yatarak yıkılması var. bu durumda en alt kattaki ufak kırıklarla çıkma şansı varken 3 katlı binada misal en üst kattaki 10 metreden düşüyor gibi düşünebilirsin.
0
b1020
(08.02.23)
Direkt zemine çökmelerde kat başına düşen ağırlık belirleyici oluyor. 5 katlı bir binada 1. katın üzerinde bulunan ağırlıkla üst katların üzerinde bulunan ağırlık misli misli farklı olduğu için birçok zaman özellikle en üst katlarda tam anlamıyla çökme dahi olmuyor.
Bahsettiğim ağırlık mevzusundan dolayı alt katlardaki olası yaşam üçgenleri de ezilme tehditi altında oluyor. Üst katlarda pek çok yaşam üçgeni oluşuyorken alt katlarda bu alanlar çok kısıtlı ve ufak oluyor.
arkadaşımla deprem bölgesine gitmek istiyorum ama nasıl
kanasla intihar eden adam
yardım için gitmek istiyoruz. afad ya da başka bir derneğe üye olmam mı lazım? uçakla hemen yarın gidebiliriz sağlıklıyız, aralıksız ne iş olursa çalışabiliriz.nereye başvurmak lazım?
yardım için gitmek istiyoruz. afad ya da başka bir derneğe üye olmam mı lazım? uçakla hemen yarın gidebiliriz sağlıklıyız, aralıksız ne iş olursa çalışabiliriz.
Burada hala yardimci personel basvurusu aliyorlar.
0
zimbirik
(07.02.23)
gidince napcan. onların ekmeğine suyuna ortak olucan.
0
sanemz
(07.02.23)
gelmeyin diyorlar. insan gücü değil malzeme ve ekipman ihtiyacımız var diyorlar. bulunduğunuz şehirde yardım faaliyetlerine katılın. malzemelerin ayrıştırılması, tırların yüklenmesinde ihtiyacımız oluyor. onlara katılın.
0
lancelot du lac
(07.02.23)
eğer arama kurtarma uzmanı değil iseniz asla gitmeyiniz yol parasına vereceğiniz miktarı lütfen bir kuruma bağış yapınız. bunu ben değil uzmanlar söylüğyuor
0
yirmibesonbes
(07.02.23)
gitmeyin, oradakilerin işini zorlastiriyorsunuz.
0
tadellesever
(08.02.23)
gelmeyin, bir ekiple birlikte adiyamanda gonullu cevirmenlik yapiyorum. kaldirim uzeeinde cadirda kaliyoruz. ortalik ana baba gunu. bos bos dolasanlar calisanlardan fazla. eger bir ekibe dahil edilseniz ve ise yarayacak bir becerin yoksa gelmeyin. tekrar soyluyorum allah askina gelmeyin.
Bazı hesaplarda çok fazla kıyafet yardımı olduğunu ve artık ihtiyaç olmadığını onun yerine gıda, ilaç vs ihtiyacı söylüyorlar. Giyilmemiş mont, atkı vs epey var. Bir bavul çıkarttık. Ama bunu şimdi götürmek mantıklı mı yoksa yardımlar azalmaya başlayınca daha mı çok ihtiyaç olur?
Bazı hesaplarda çok fazla kıyafet yardımı olduğunu ve artık ihtiyaç olmadığını onun yerine gıda, ilaç vs ihtiyacı söylüyorlar. Giyilmemiş mont, atkı vs epey var. Bir bavul çıkarttık. Ama bunu şimdi götürmek mantıklı mı yoksa yardımlar azalmaya başlayınca daha mı çok ihtiyaç olur?
0
mysticriver (07.02.23)
bence hiç değil.
dağ gibi kıyamet gibi kıyafet doldu taştı. herkes 2.el kıyafetlerini yolladı. zaten büyük firmalar dağ gibi tırlarla yolladılar.
ihtiyaç olan tek şey bence nakit yardım.
0
alt4y
(07.02.23)
giyilmemiş kıyafetleri hiç düşünmeden size en yakın yardım merkezine götürün bence. varsayalım yeterli kıyafet gitti ilk aşamada, bu insanlar bunları yıkayamayacaklar ki haftalarca, kıyafet ihtiyacı uzunca bir süre bitmeyecek diye düşünüyorum.
0
Phoebe
(07.02.23)
ne olursa olsun insanların ihtiyacı olacaktır. bu geçici bir şey değil, belkide insanlar bir eşyayı 1 hafta giyip yıkamadan çöpe atacak. insanlar kendilerini bile nasıl yıkayacak ki?
ben bugün 4 yardım merkezine yardım ettim herkes kıyafet getiriyor ama sonuçta bu tek ili etkileyen bir durum değil 13 şehirden milyonlarca kişiden bahsediyoruz. bu işin yazı var daha.
0
kanasla intihar eden adam
(07.02.23)
Ihtiyac olan sey nakit ve insan gucu. Kiyafet yollayarak orada koordinasyon basindaki insanlarin is yukunu arttirmaktan baska bir sey yapmiyorsunuz. Ihtiyac listelerinin guncel olmasina imkan yok. Gonderdiginiz seyler zaten oraya varana kadar ihtiyac degisir. Tirafigi tikamaktan baska bir ise yaramaz.
0
zimbirik
(07.02.23)
Toplayan kurum hala kabul ediyorsa bence vermenin bir mahsuru yok.
0
elorelia
(07.02.23)
Çok fazla kıyafet toplandı ve yola çıktı gibi geliyor bana. Bundan sonra gidecek tırlarda diğer ihtiyaçlara yer kalması için bence en azından 4-5 gün bekledikten sonra teslim edin.
0
michael_knight
(07.02.23)
kiyafet göndermeyin, kocaeli depreminde kamyon kamyon kiyafet cöpe atildi. mümkünse cocuk bezi, kadin pedi ve ilac gönderin. su an icin en acil ihtiyaac bunlar. ama illa gönderecegiz diyorsaniz mor dayanisma kadin dernegi ile temasa gecin, onlara verin kiyafetleri. onlar sahibine ulastirirlar.
0
tadellesever
(08.02.23)
termal battaniye daha çok lazım. 100 liraya bulursunuz en fazla.
deprem bölgesine gitmek mi yoksa maddi yardım yapmak mı?
buenosdias
ciddi bir insan gücü eksikliği var mı? acil yardım bilgim yok ama eğer öyle kritik bir durum varsa atlayıp gideyim diyorum. sizce gerek var mı yoksa maddi yardım ve dua mı edeyim.
ciddi bir insan gücü eksikliği var mı?
acil yardım bilgim yok ama eğer öyle kritik bir durum varsa atlayıp gideyim diyorum. sizce gerek var mı yoksa maddi yardım ve dua mı edeyim.
0
buenosdias (06.02.23)
tabii ki maddi yardim. kuru kuruya gitmenin bir espirisi yok. zaten bolgede insan var.
0
hot potato
(06.02.23)
maddi yardım +1 tecrübeli personel ve ekipman lazım onlara, yolların da meşgul olmaması lazım.
0
matlii
(06.02.23)
hocam şu an gitmen mantıksız, afetlerin ilk 15 günü tüm odak oradadır zamanla gündemden düşer fakat asıl o zaman hasar tespiti, rehabilitasyon, yardımların koordinasyonu dağıtımı gibi bir sürü insan gücüne ihtiyaç olur şöyle bir form var doldur istersen
eğer çok fazla insan gücü eksikliği olsaydı seferberlik emri çıkarılırdı(ben en azından böyle düşünüyorum). şuan için gerek duyulmuyor. ayrıca uluslararası yardım geliyor. o yüzden maddi yardım ve sosyal medya üzerinden sürece yardım etmek en iyisi. fazla insan fazla karışıklık demek.
0
false pretension
(06.02.23)
Destek olmak için illa oraya gitmek şart değil. Kaldı ki şu an orda ilk yardım bilgisi olan gönüllülere daha çok ihtiyaç var. Bulunduğunuz yerde de çevrenizi koordine edebilirsiniz, aracınız varsa eşyaları toplayıp yardım merkezlerine bırakabilirsiniz. Zamanı olmayan ama destek olmak isteyenlerin yapmak istedikleri alışverişleri halledebilirsiniz. Gibi gibi...
0
Phoebe
(06.02.23)
Hocam bu deprem başka deprem. Buna gitmek lazım. Organize olmuş insan topluluğu bulursanız gidin.
99’dan sonraki depremlerde çok şükür ki arama kurtarma ekipleri ve malzeme sayısı enkaz sayısından fazlaydı. Şimdi kim nereye gidecek bütün planlar alt üst oldu. Afet planları belliydi ama eminim ki hatayda deprem olsa istanbul afad gider yardım eder şeklinde basitti.
Koordine olamadık. İlk iş halkı enkazdan uzaklaştırma olmalıyken halk kepçeyle girdi. Korkulan oldu. Planlar tutmadı. İlk müdahalede bulunanlar yorulacak, profesyonel ekipler yetmeyecek. 24 saatte arama kurtarmaların yerleşmesi ve başlaması umulurken şu an onlar da kapsın içine gidiyor.
Herkes elinden gelen yardımı yapmalı.
0
nickini vermek istemeyen uye
(06.02.23)
Hem dr nasıl insan gücü eksikliği var.. afad yetişemiyor benim gördüğüm kadarıyla. Hala yardım gitmeyen enkazlar var çevremdem.
0
Tisatiaşer
(06.02.23)
Bu biraz ic rahatlatma gibi geliyor bana. Cunku cook fazla insan ihtiyaci var. organize olabilen gruplar, dernekler, doga sporlari sayfalari vs yardimci gonullu personel ile alakali ilan aciyorlar. Ben sabahtab beri 4 ayri egitimsiz gonullu talebi ilanina denk geldim.
Anneler babalar cocukladini enkazdan kendi kurtariyor suanda. Ekip bulursaniz gidin. Ekip bulmaya calisin. Biraz gozunuz kulaginiz acik olsun.
ya hatay belediye başkanı açıklama yaptı insan yok, herkes enkaz altında diye. gidebilen gitsin. kimsenin uğramadığı bina enkazları haberleri var.
0
deartheodosia
(07.02.23)
gittiginiz yerde ise yarayacak bir bilginiz ya da yeteneginiz yoksa kalabalik yapmayin. giderim ben enkaz kaldiririm diyorsanzi o iş öyle olmuyor. oraya gittin ve enkaz kaldirdin diyelim, ne yiyeceksin, ne iceceksin, nerede kalacaksin. oradaki depremzedenin yemegine yatacagi yere ortak olacaksin sadece.
0
tadellesever
(07.02.23)
Arama kurtarma eğitiminiz yoksa, İlkyardım bilginiz ve belgeniz yoksa ilk etapta gitmenizin bir faydası yok. Aksine kuru kalabalık. Gidenlere de afad, kızılay, akut gibi organize birimlerle gitmeleri tavsiye ediliyor ki dağınıklık olmasın.
Organize 100 kişi, organize olmayan ne yapacağını bilmeden koşturan 1000 kişiden daha faydalıdır bu tip durumlarda.
Birkaç gün sonra daha farklı ihtiyaçlar da oluşuacak.
Mesela bölgede psikolojik destek ihtiyacı var. Psikolog vb bir mesleğiniz varsa mesela ihtiyaç olabilir.
0
anten
(07.02.23)
gitsen ne olacak,şu koca koca betonları elinle kaldırıp atabilecen mi? yoksa köşede büzüşüp oturacan mı? yerinde oturmak en faydalısı. www.facebook.com
yok mu böyle kurumlar falan yardım etmek isteyenleri götürsün?
yok mu böyle kurumlar falan yardım etmek isteyenleri götürsün?
0
alt4y (06.02.23)
gitmemek daha iyi olabilir hocam. iyi niyetli oldugunuza eminim ama herhangi bir eğitimi olmayanların sivil şekilde bölgeye akın etmesi çalışmalara engel olabilir diyenler de var. kızılay'a gidip kan verebilirsiniz, battaniye mont kuru gıda verebilirsiniz imkanınız varsa diyorlar.
0
fatihkkk
(06.02.23)
AFAD gönüllüsü olabilirsiniz, ancak önceden eğitim almak gerekiyor. AKUT eskiden dağcılardan üye alırdı.
Eğitimsiz olarak giderseniz, yarardan çok zararınız olabilir. Kalacak yer bile bulamazsınız vs.
Malzeme ihtiyacı çoktur. Malzeme yardımı yapın.
0
alfired
(06.02.23)
bu şekilde gidilmemesi daha iyi. gidenler örgütlü, planlı, koordineli şekilde giden kurum/partiler. belediyeler mesela şimdiden destek toplamaya başladı. onlara birkaç parça giysi, battaniye hatta ped falan götürmek çok daha faydalı olur dışarıdan.
Osmanlı'da yangına itfaiye ekiplerinin dışında müdahale ve yardım edilmesi yasakmış. Yardım deyip yağma olayları oluyormuş.
Gölcük depreminde de görüldü yardım deyip yağma olayları.
Yabancılar yaklaştırılmaz. Gönüllü kuruluşlara katılmak için de önceden eğitim istenebilir ama yine de belediyelerin ve yardım kuruluşlarının internet sitelerini takip etmek lazım.
0
Mirket
(06.02.23)
Ben de ilk anda gitmemek için zor tuttum kendimi ama yukarıdaki arkadaşlar haklı. Ahbap üzerinden yardım vb yaparak içimi soğutmaya çalışıyorum. Yarın da ihtiyaç malzemesi vb toplayacağım sanırım. Muhtarlıklara bırakılıyormuş.
Bu hava şartlarında malzeme yardımı çok çok önemli.
0
msb
(06.02.23)
Iyi niyetli oldugunuza eminim ama depremden once neredeydiniz hocam. Sivil toplum kuruluslari basbas gonullu ariyordu, bedava egitim veriyordu Bir cok dernek var calisan insanlarin takvimine uygun sekilde uye alan ve egitim veren. Bunlardan egitim almaniz gerekirdi.
Suanda yapabileceginiz tek sey maddi yardim.
0
zimbirik
(06.02.23)
Her belediyenin (ilçeler dahil) arama kurtarma ekipleri ve yardım toplama merkezleri var (ısıtıcı, battaniye vs).
Bulunduğunuz ilçedeki yardım toplama merkezine malzeme temin edebilirsiniz. İşyerinizdeki atkadaşlarınızla birlikte toplu yardım da olabilir. Yakın çevrenizle iletişime geçin.
Erkekler leopar desen (tortoise) gözlük takıyor değil mi
iddaaci
Merhaba, leopar desen dediğimiz tortoise diye geçen gözlükleri erkekler de takar değil mi? Kadınlara özel değildir umarım.Leopar diyince yanlış anlaşıldı, gözlük şu;https://www.zennioptical.com/p/round-eyeglass-frames/78092?skuId=7809225
Merhaba, leopar desen dediğimiz tortoise diye geçen gözlükleri erkekler de takar değil mi? Kadınlara özel değildir umarım.
bence alisveris merkezi gezerken magazin muhabirine yakalanan futbolcu aksesuari.
0
hot potato
(04.02.23)
Takıyor o kadar abartılı bir şey değil ki dediğiniz. Tabii modelden model değişir. Bu desende bir rayban gözlüğüm var önce erkek bir arkadaşımda beğendim de aldım, sapları metal, unisex bir gözlük.
0
kullanıcıadımbuolsun
(04.02.23)
Her gözlük almaya gittiğimde gözlükçüler öneriyor böyle bir modelimiz var diye. Artık en başında uyarıyorum leopar desen lütfen önermeyin diye shdhdh hiç sevmiyorum ben ama bu kadar önerdiklerine göre erkekler de takıyor sıklıkla demek ki
Eskiden çok yaygındı. Kadınlar da erkekler de takardı. Kemik çerçeve deyince çıkar Google'da falan. Leopar desen diye ilk defa duydum. Leopar desen icat edilmeden önce vardı bunlar. Dedelerimiz, ninelerimiz takardı.
0
Mirket
(04.02.23)
cevaplari okuyunca ben mi yanlis bir sey hayal ettim dedim ve fotografa da baktim. gayet takilir yani abartmasak mi her seyi...
0
Kittie
(04.02.23)
yine boyle bir gozluk duyurusuna soyle guzel bir cevap gelmisti "homo gozlugu bu. delikanli adami bozar" :D
Ama attığın gözlük takan insan çok gördüm. Genelde yönetici, orta yaş, zayıf, beyaz saç tiplerde :) ama takılıyor yani. Bana olmaz ama abartı bir şey yok.
0
logisticsmanager
(04.02.23)
gecen gozlukcu tum cerceveleri onume serdi, deniyorum tek tek, size cok yakisacak diye bunlardan cikartti, dalga mi geciyorsun babaanne isi bu falan diye cok pis rencide ettim:) Efendim cok moda bu ara falan dedi, fiyatlari da cok yuksekmis zaten, dedim bedava versen almam onu
0
freedonia
(05.02.23)
Erkek arkadasımın gözlüğü. Gayet de takar neden takmasın. Çok guzel.
Kahverengi ve siyah renklerden olusan bir deseni nasıl kadin cinsiyetine atfedebiliyorsunuz sadece anlamıyorum. Hadi pembe olsa herkesin alıştığı renkler var diyeceğim ama bu gözlük özünde siyah-kahve.
0
zimbirik
(05.02.23)
takılır. çok da güzelmiş tarz baya.
0
theseachange
(05.02.23)
hocam bu çok klasik bir desen yani modası kadın erkek hiç geçmez ama yüzüne gitmesi gerek, güzel duruyorsa kullan
0
freebird5406_2
(05.02.23)
kadife pantolon ve ceket giyen, slim fit avrupalı bir akademisyensen kullanabilirsin tabii ahsjd.
0
deartheodosia
(05.02.23)
Leopar deyince, ben dahil, insanların gözünde başka bir şey canlandı. Aratınca gördüm. 70 yaş üstü ya da fizik öğretmeni ya da hipster ya da @deartheodosia +1 canlandı gözümde. giyen giyer ama bence.
0
nawar
(05.02.23)
Uğurkan Erez İşte Benim Stilim Gözlüğü
0
Kahvedesu
(05.02.23)
Çevremde takan bir tane erkek görmedim. Kendim de gözlük kullanıyorum, takmam.
0
bass solo take one
(05.02.23)
bunun koyu kahvesi var bu kadar desenli olmasa da cilt tonu uyduğu için çerçevesiz gibi oluyor www.edel-optics.com.tr
beyaz tenlilerde linkteki güzel durur ama o kadar benekli olması fazla daha ağır olması lazım erkek için
2021'de 4 mevsim aldım çünkü şehirde yaşıyordum ve kar yağsa da yilda max 1 hafta kalıyordu.Şimdi sehre 30 dk mesafede bir dağ köyünde ev buldum (dağ köyünde fiber var, o kadar da köy değil yani). Belli süredir ev arıyordum ve bunun kirasi vs baya iyi. Içinde şömine vs de var, iyi yani. Emlakciya se
2021'de 4 mevsim aldım çünkü şehirde yaşıyordum ve kar yağsa da yilda max 1 hafta kalıyordu.
Şimdi sehre 30 dk mesafede bir dağ köyünde ev buldum (dağ köyünde fiber var, o kadar da köy değil yani). Belli süredir ev arıyordum ve bunun kirasi vs baya iyi. Içinde şömine vs de var, iyi yani.
Emlakciya sehirden tasinacagimi söyleyince ve tahminen Fransız olmadığımı da çaktigi için haftasonu git bak adrese, bölgeyi begenirsen pazartesi ara evi gezelim dedi.
Ev normal şehre 25 dk, normal düzlüğe inmeye 14 dakika araçla gidiş mesafesinde. Hayır kadın öyle bir dedi ki sandım heidi gibi yasayacagim, yola belli bir noktada eseklerle devam edeceğim falan. Şehir 300m, burası 650m.
Tek aklıma takılan lastik konusu oldu çünkü yol bir 10dk kadar dar, sonraki kısmı da daha iyi olsa da çok virajlı. Bölgenin hali su anda fotoda olduğu gibi;
gss.gs Sizce bu evi tutarsam continental allseasonslari blizzak ile falan değiştireyim mi? Çünkü belli burada kar olacak. Bu noktada soruma cevap çok büyük ihtimal "sorduğun kabahat" ama olsun.
0
logisticsmanager (04.02.23)
1 ay içinde kar gosteriyo mu xd bence 4 mevsim iş görür. Benim 4 mevsim lastiklerim utanmasa buzda daha tirmaniyodu
0
abuzer
(04.02.23)
yollar tam koy yolu gibi. buralar aciliyor mu belediye tarafindan? cok trafik de olmaz gibi yollari acacak. hem egim, hem viraj var, ben olsam kis lastigi alirdim.
0
antikadimag
(04.02.23)
@antikadimag; bu kısım bir 10 dk böyle, 10 dk sonra normal tek gelis, tek gidiş yol oluyor. Aciliyordur heralde diyorum çünkü ünlü kar merkezleri var 20-25 dk mesafede. Trafik sanmam, totalde günlük 100 kişi anca kullanir bu 10 dklik kismi.
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
yaz lastiğiyle dün ankara'dan çıkamadım. bu görseldeki yer için kışın hem kar lastiği hem de zincir alırdım. yoksa araba gitmez diye düşünüyorum.
0
prole
(04.02.23)
Kış lastiği ile kar lastiğini karıştırıyorsunuz. Kış lastiği kullanmak için kar gerekmiyor. Yani yaşadığınız yer soğuksa zaten kullanın.
Hava sıcaklığı +7C'nin altına düştüğünde kış lastiği kullanılır. Hamuru ve diş yapısı nedeniyle fren mesafesini kısaltır, (özellikle donmuş, buzlu veya ince karlı yolda) yol tutuşu artırır.
Kar lastiği, yoğun karlı ortamda kullanılan çivili lastiktir.
0
lancelot du lac
(04.02.23)
@lancelot; yok karistirmiyorum. O kadar da karlı değil, olsa olsa 3-4 cm. Ama şu an yaşadığım yerden daha karlı oluyor.
Sadece sorum 4 mevsim lastik yerine kışa mi gecsem. Çünkü 4 mevsim yasal olarak kullanilabiliyor (3pmsf damgali), değiştirmek zorunda değilim. Ki zaten kullandim (karda da gittim), sıfır sorun. Ama aynı yer şartlar olmayacak.
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
Bu arada merak edip baktım; kar lastiği diye bir şey kalmamis. En azından ingilizce ve Fransızca bulamadım. Lastik markalarinda da kar lastiği diye bir şey yok. www.tirebuyer.com
0
🌸logisticsmanager
(04.02.23)
kar lastiği dedikleri sanırım özel çivili lastikler. finlandiya rusya gibi soğuk ülkelerde kullanılıyor. kış lastiğimde çivi yok sadece deseni ve hamuru farklı diye biliyorum
0
roket adam
(05.02.23)
Burada normal kış lastiği kullanmanızı öneririm. Normalde ise 4 mevsimi salmanızı öneririm. Çünkü yazın yaz lastiğini, kışın da kış lastiğinin verdiği performansı vermez. Her zaman ortalama performans alırsınız. Kötü performans almamak güzel olsa da 4 mevsim lastik yazın yaz lastiğine, kışın da kış lastiğine yaklaşamıyor.
10 dklık bir mesafeyse ve dağa tırmanış/ iniş değilse o zaman zincire ihtiyacınız bile olmaz, kış lastiği ile halledersiniz.
0
zimbirik
(05.02.23)
@zimbirik; 4 mevsim yeni aldığım için salamam. Onu da zorunlu olduğu için aldım çünkü yaşadığım yerde senede 1 hafta falan anca kış var. Dağa falan gittiğimiz de olmadigindan kış almadım. Ama şimdi lazım olacak gibi.
Normal yol yani, herkes buralarda yaşıyor bölge dağlık çünkü. Yolda gelirken bir sürü normal araba gördüm (bende fiesta var, insanlarda corsa clio vs vardı. Bunlarsa çivili lastik zaten olamaz), sanmıyorum ki mont blanc tirmanir gibi takılsinlar.
Bi 400 Euro yapıştırıp blizzak almak iyi olacak gibi.
0
🌸logisticsmanager
(05.02.23)
bilindik 4 mevsim ile kis lastigi arasinda "all weather" diye bir lastik modeli daha var.
blizzak derin kar lastigidir, kuru yolda hem kafa utuler hem de cabuk erir. yolda surekli kar yok ise blizzak pek kullanisli degil, kullandim zamaninda. arac gezinip duruyor, kuru yolda virajlarda falan cok yumusak kaliyor.
ben olsam "all weather" alirim, nokian wrg4 olabilir. bulamazsan piralli scorpion verde de baya iyidir.
0
cooperr
(05.02.23)
kış lastiği eşit değildir kar lastiği.
eğer kışları 10 derecenin altına düşüyorsa sıcaklıklar. kış lastiği takmalısın. mesela şu aralar kar olsa da olmasa da kış lastiği avantajlıdır. ama üç hafta önceki havalarda yaz lastiği avantajlıdır.
0
alperz
(05.02.23)
continental allseasonslar kalsın.
romanya'da bile bazı insanlar continental allseason gibi lastikleri kullanıyorlar genelde.
0
rain when i die
(05.02.23)
Benimki de nokian all weather'di. Kar buz demiyidi <3
0
abuzer
(05.02.23)
rampa çoksa keskin viraj falan varsa bence riske atmaya değmez. köy yolları ana arterler gibi anında açılmıyordur diye tahmin ediyorum. bir sabah kalkar işe giderken kayar gidersin yollar karlı buzluysa.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.