eti paykek'in içindeki oksijen emici aktif madde paketi
hononu
eti paykek'in içinden üzerinde yemeyiniz uyarılı oksijen emici aktif madde paketi çıktı. çok tehklikeli değil mi bu? Çoluk çocuk sos zannedip açsa yese ne olacak? bi bana mı saçma geldi bu?şöyle bişeyhttp://cmlgida.com.tr/freshlife/images/oksijen-emici.jpg
eti paykek'in içinden üzerinde yemeyiniz uyarılı oksijen emici aktif madde paketi çıktı. çok tehklikeli değil mi bu? Çoluk çocuk sos zannedip açsa yese ne olacak? bi bana mı saçma geldi bu?
yetişkinler için çok tehlikeli değilmiş ama çocuklar ve hayvanlar için tehlikeli olabilirmiş. aktif maddesi indirgenmiş demirdir ve sindirim sisteminde iyi absorbe edilemez diyor.
0
orpheus
(13.04.17)
bence içine düşmüş olabilir. çok saçma olmuş bence. bi paket daha alıp nakmak lazım.
0
fyodor dostoyevski
(13.04.17)
çocuk bulsa sevinir kesin yer onu da. kendisinde zeka geriliği olup atıp tutan kişiyi takmayın.
0
cha
(13.04.17)
Hani şu su maymunu mu ne diyorlar ya suya atınca büyüyen şeyler. Heh onun 250 kat büyüyeninden varmış. Bir çok çocuk YEDİĞİ İÇİN yasaklanmış.
Oyuncağı bile yiyen çocuklar kekin, bir besin maddesinin içinden çıkan şeyi elbette daha yüksek oranda yer. Bunun gerizekalı, üstün zekalı olmakla bir alakası yok. Neticede çocuk.
Evet saçma.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(13.04.17)
Paketin üstünde koruyucu madde içermez yazıyordu. Büyük ihtimalle bilerek koydular ama emin olmak için bugün bir paket daha alıp bakacağım. Ayrıca bu durumu Eti'ye sordum facebook'tan dönüşlerini bekliyorum. Umarım cevap verirler.
0
🌸hononu
(13.04.17)
Bunu bilerek koyuyorlar reklamlari bile var ki; koruyucu madde icermiyor diye satmak icin yapiyorlar.
Arkadaşlar selam...Öncelikle sorunum şudur;Şimdi bizim bir portakal, limon, mandalina vs. turunçgil kesme makinemiz var... portakalları ikiye kesmeye ve biraz ezmeye yarıyor...ancak bazen yumuşak portakallar (veya limon, mandalina vs.) geliyor ve yumuşak olduğu için ikiye kesilip gitmiyor, ortadaki
Arkadaşlar selam...
Öncelikle sorunum şudur; Şimdi bizim bir portakal, limon, mandalina vs. turunçgil kesme makinemiz var... portakalları ikiye kesmeye ve biraz ezmeye yarıyor... ancak bazen yumuşak portakallar (veya limon, mandalina vs.) geliyor ve yumuşak olduğu için ikiye kesilip gitmiyor, ortadaki bıçağın üstüne yapışıyor... orda bir duvar, engel oluşturuyor ve arkasından dökülen portakallar da ona takılıyor ve makine taşıp patlıyor...
daha iyi anlamanız için video linkini de atayim, sorun tam olarak şudur;
gördüğünüz gibi bıçağın üstünde yumuşak bir kaç limon sıkışmış, ve eğer arkasından limonları göndermeye devam etsek makine taşacak, kapakları patlayıp etrafa saçılacak...
kırmızı halka ile işaretlediğim yerde oluyor bu sıkışma...
sizce bu problemi nasıl çözebilirim... var mı bir fikriniz... benim bir fikrim var aslında ama kafanızı karıştırmamak için şimdi söylemeyim..
teşekkürler şimdiden...
0
appdata (12.04.17)
anladığım kadarıyla 2 nolu silindirler yalnızca limonları vs. aşağı itmek için kullanılıyor. bıçak dediğimiz şey 3 nolu bölge.
eğer bıçakla temas etmeyecek şekilde silindirlerin üstüne helix bir katman, vidalarda olduğu gibi, yerleştirirseniz bu limonu aşağı iterken aynı zamanda helix yüzeyler de silindir ekseni boyunca itecektir. böylece orada kalan şeyleri silindirin bittiği yerden toplayabilirsiniz. belki o topladıklarınızı da sonradan tekrar kesime gönderebilirsiniz.
sözel olarak tam oldu mu bilmiyorum ama umarım birileri çizerek anlatabilir.
0
ron dennis
(12.04.17)
sadece fikirlerimi belirtiyorum, kesin çözüm olmayabilir. 1- tamburları birbirine yaklaştırarak. 2- tamburların sürtünme katsayısını arttıracak şekilde tırnaklarını revize ederek. 3- tamburların üzerine 5-10mm kalınlığında tek şerit çekebilirsiniz, bir tam tur sonunda kalan kabukları aşağı alacaktır. bıçağa çarpmayacak şekilde bu yapılabilir. 4-aralıklarla tambura titreşim verilebilir.
0
tukenmez adam
(12.04.17)
Sıkışmanın olduğu durumda silindirlerden biri ters yönde dönmeye başlayamaz mı? Silindirler sadece tek yönde mi dönebiliyor? Silindirlerden biri kısa bir süre ters yönde dönerse arada sıkışan meyveler oradan kurtulabilir. Ya da silindirlerin devir sayıları geçici bir süre için artırılabilir. Sıkışma ortadan kalkınca devir sayısı normale döner.
0
dissendium
(12.04.17)
@ron dennis @tukenmez adam çok teşekkür ederim.. ikinizin de yöntemini ciddi şekilde araştıracağım... açıkcası tırnak koymak fikri benim de aklıma ilk gelen çözüm yöntemlerinden birisi oldu.. ama helix koymak veya tek tırnak koymak aklıma gelmemişti... ben tamburun etrafını komple tırnaklarla döşemeyi düşünmüştüm, ama her tarafı tırnaklarla döşeyince, tambur da hızlı döndüğü için düz bir yüzeyden farkı olmaz diye vazgeçiyordum... tek tırnak koymak veya helix döşemek çok güzel bir fikir...
@dissendium
çok teşekkür ederim, ama dediğiniz sistem otomasyona giriyor sanırım. bu çok basit bir makine, böylesine basit bir makinecik için o kadar masraf etmeyi yönetime kabul ettiremem... oraya sıkışmayı algılayacak sensör konulacak, ters yönde döndüren motor, kondüktör sistemi, plc falan alınacak. daha basit mühendislik, mekanik çözümler varken altı üstü sıkışan 2 portakal sorunu için otomasyon yapmak biraz mantıksız gibi... ancak çok teşekkür ederim.
0
🌸appdata
(12.04.17)
bir de şunu sorsam, şöyle bir yöntem yapsak olur mu sizce?
Bir motora bağlasak, veya kompresörden gelen basınçlı havayı kullanan 2 tane piston koysak, bu motor veya pistonlar iki tane plakayı tepeden bıçağın sağ ve sol tarafına iki tane plaka indirip kaldırsa ve o bölgedeki sıkışan meyveyi aşağı ittirse... sizce böyle bir şey olabilir mi?
0
🌸appdata
(13.04.17)
tırnak fikri ilk aklıma gelen çözümdü ama bence işe yaramaz. hızla dönen tırnak yumuşak portakal üstünde ilk çiziği attıktan sonra artık tutunma kabiliyetini gene kaybedecek.
portakalların tambur arasına düşüş yüksekliği ve şekli nedir bilmiyorum ama aklıma gelen çözümlerden biri. meyveyi yukarıdan tam tamburun arasına ve belli bir hızda düşmesini sağlamak. rastgele dökmemek. böylece hızla dönen tamburun meyveyi yakalaması kolaylaşır.
bir çözüm de bu sorunlu yumuşak meyveleri makineye girmeden ayıklamak olabilir. optik veya mekanik olarak belki bu ayıklama yapılabilir.
yukarıda yazılan helik fikri de gayet mantıklı. o dönüş hızı ile itebileceği malzemeyi iter. itemediği heliks üzerinde kaya kaya artık madde deposu türü başka bir kanala itelenir.
hanım dökmüş tuvalete cif,çamaşır suyu,porçöz ne bulduysa. bana sürtüver dedi. bende aldım fırçayı sürttüm ve su döktüm çıktım. porçöz o kadar yoğunmuş ki 5 dakikada ciğerlerim acıdı ve şu an nefes alırken burnum ve ciğerlerim acıyor. temiz havadan başka ne yapmalı ki? yoğurt geldi aklıma yesem fayd
hanım dökmüş tuvalete cif,çamaşır suyu,porçöz ne bulduysa. bana sürtüver dedi. bende aldım fırçayı sürttüm ve su döktüm çıktım. porçöz o kadar yoğunmuş ki 5 dakikada ciğerlerim acıdı ve şu an nefes alırken burnum ve ciğerlerim acıyor. temiz havadan başka ne yapmalı ki? yoğurt geldi aklıma yesem faydası olur mu?
0
demirr (11.04.17)
olur, ilk etapta yoğurt iydir.
0
giovanne
(11.04.17)
Offf dikkat etmek lazım, cidden aşırı maruz kalınca ciddi zararı bile olabiliyor (sizinkinde olmamıştır tabii)
Yoğurt ve temiz hava iyidir. Geçmiş olsun.
0
lcha
(11.04.17)
temiz havaya çıkın, iyi olacaksınız.
0
calucifer
(11.04.17)
porçözle çamaşır suyu gibi şeyler kimyasal reaksiyon gösterir. zararlıdır. ha bu arada aşırı titiz evde huzur olmaz.
0
dokuzeylul
(11.04.17)
yoğurdun bir faydası yok. porcoz ile çamaşır suyu gibi şeyler asla karıştırılmaz. karışırsa ortama zehirli/yakıcı gazlar salarlar.
kusma, terleme, titreme gibi belirtiler olursa gecikmeden hastaneye gidin.
0
orpheus
(11.04.17)
Kimyasal buharı solumuşsunuz. Daha kötü olursanız hemen doktora gidin. Yoğurt diyorlar ama o mide için geçerli. Siz direkt akciğere o buharı çektiniz. Bu yüzden yoğurdun işe yarayacağını düşünmüyorum.
0
tahin pekmez yoğurt
(11.04.17)
hanımın sana garezi var bence ya da temizlik konusunda hiç bişey bilmiyor. bunlar karıştırılır mı allah aşkına kimyasal deney mi yapıyo evde.
bence git kus.
0
elorelia
(11.04.17)
sadece temiz hava işe yarar gerisi fasa fiso
0
uzman pratisyen
(11.04.17)
abla hiç duymamış mı temizlik malzemeleri karıştırılmaz diye. kusmanın bir faydası olmaz, akciğerde kimyasal yanık yapmış olabilir sık sık soluma, nefesin yetmemesi gibi şeyler varsa doktora görün derim..
0
shotgunwoman
(11.04.17)
bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olanlar var aramızda. dışardan ahkam kesmek ve google search yapmakla olmuyor bu işler. bu sebeple ölen çok kişi oluyor öyle mi? bu yazdığın ancak mahalle kahvesinde itibar görebilir.
bu kliniğin tedavisi temiz havadır arkadaşım. baktın kim düzelme yok acile gelirsin. acilde yapılacak olan da pulmicort + ventolin inhaler yolla verilmesi (temiz hava veriyoruz işte beğenmediğin o temiz hava varya hah işte onu) yine tam rahatlama olmazsa prednol uygulanması. öyle aklınızda ne var bilmiyorum. ne bekliyorsunuz. bronkoskopi mi yapılmasını umuyorsunuz anlamadım.
0
uzman pratisyen
(12.04.17)
Camasir suyu ile hicbir temizlik malzemesi karistirilmaz toksik gaz cikar.
Tedavi kismini doktor arkadaslar yazmis zaten.
0
neferkitty
(12.04.17)
doktorun yazdığına burun kıvırıp doktora gidin diyen yazarlar var aramızda. hayat ne garip.
hocam sen de eşine söyle idrar o kadar pis bir şey değil. uranyum işemiyoruz.
0
bohr atom modeli
(12.04.17)
50 tane ilaç sayıp temiz hava ile aynı şey demek ahgsha takipneik gelen hastaya kank kusura bakma bronkoskopi mi yapacaaz mi diyecen, gerekiyosa onu da yapacaksın, pratisyen olup yapamıyor olmak yapılmayacağı anlamına gelmiyor, uygun koşullarda sevk etmen gerektiği anlamına geliyor kardeşim kusura bakma, ha o sevk de kafanı arabanın camından çıkar temiz(??) havayı soluya soluya git demek değil %100 oksijen solutarak hatta gerekirse satürasyon takibi yaparak hiperbariğe geçmek falan olmalı. pulmicort ve ventolin ne ara temiz hava oldu, prednol laringeal ödem yoksa endike değil falan.. hangi birini düzelteyim bilmiyorum. bu zihniyette doktorlar aman her boka hasta gelmesin aman yorulmayalım vizyonuyla çalışır, malpraktis önüne dayanınca da zır zır ağlar.
0
shotgunwoman
(12.04.17)
kafan çok güzel. güle güle kullan öncelikle. bu defansif kafayla dizi burkulan hastaya da artroskopi yapmakta sakınca görmezsin sen. yapın arkadaşım yapın kafasına kelebek dokunan sabi sübyana da dayayın tomografiyi.
prednol endike değil demekle olmuyor öncelikle. sen kaçtane hastayı yakından değerlendirdin prednol öncesi sonrası diye. binlerce hasta elimin altından geçti.
şükür 5 yılda her ay 1200-1500 hasta bakmışımdır şu ana kadar malpraktisten başım ağrımadı.
0
uzman pratisyen
(12.04.17)
kardeşim her boka prednol dayayan hekimlerden olduysan o senin ayıbın, prednol her boka iyi gelebilir ama bu her boka verilmesi gerektiği anlamına gelmez. aç az güncel bilgi takip et prednolün anlamlı faydası hangi araştırma ile gösterilmiş, az pubmed oku kanıtlarınla gel. hadi canım..
470-500 ml olsun. Rengi de erkeğe göre olsun çiçekli olmasın en azından. içi metal olsun en az 3 saat sıcak tutsun diye araya araya bulamadım 1 haftadır. D&rdan aldım yollamadı iptal ettim siparişi. Hangi starbucksa gitsem bitmiş. D&r dükkanlarında yok. Tchibodan aldım devrilmeyenlerden 1 saat zor s
470-500 ml olsun. Rengi de erkeğe göre olsun çiçekli olmasın en azından. içi metal olsun en az 3 saat sıcak tutsun diye araya araya bulamadım 1 haftadır. D&rdan aldım yollamadı iptal ettim siparişi. Hangi starbucksa gitsem bitmiş. D&r dükkanlarında yok. Tchibodan aldım devrilmeyenlerden 1 saat zor sıcak tutuyordu iade ettim. Gün içinde mağaza dolaşacak çok vaktim yok. Ama şurada kesin var ya da şuradan al dediğiniz internet sitesi var mı memnun kaldığınız ürünleri önerir misiniz?
0
bass solo take one (11.04.17)
stanley markasına bakabilirsin. bahsettiğin tip kaliteli termosları onlar yapıyor.
0
orpheus
(11.04.17)
Tchibodan 2 hafta önce aldim 6 saate yakin sicak tutuyor ve 59 tl idi galiba 1 tane daha alacagim. Cok memnunum. Trendix markasi belki sizin aldiginiz markadan farklidir diye yazdim.
Devit 3 ampul ictikten sonra gunese mi cikmaliyiz?
for day to break
Yoksa bir faydası olmazmış doktor öyle dedi?
Yoksa bir faydası olmazmış doktor öyle dedi?
0
for day to break (11.04.17)
doğru demiş. ayrıca devit ampul içmesen bile düzenli güneş ışığı sağlık için şart. neden böyle olduğunu çok iyi anlatan bir link vardı. bulursam eklerim.
0
orpheus
(11.04.17)
@Cesario
benim bildiğim de ağızdan verilen d vitamini formlarının direkt vucuda faydalı olmadığı. faydalı olan türe dönüşmesi için gene de güneş ışığı ile deride bir daha sentezlenmesi gerektiğiydi.
0
orpheus
(11.04.17)
Hayır alakalası yok zaten d3 formu güneş ışığı eşliğinde sentezleniyor( uvb ışınlarının etkisi ile cillteki 7-dehidroksikolesterol d3 formu olan kolekalsiferole çevriliyor.) sonrası için metabolik olaylarda güneşin etkisi yok. Ancak d vitamini eksikliğinde güneş ampulden daha etkili onun için demiş olabilir, siz hali hazırda sentezlenmis halini alıyorsunuz. Nisan-ekim ayı arası sadece ögle saatlerinde gunes isinlari dik gelirken d vitamini sentezi olur. Su an ciksan da yeterince dik gelen uvb yok henuz.
baya az su içiyorum. Günde bir ya da iki bardak. Eğer spor yapmamışsam canım da istemiyor öyle, günlük tempoda aklıma bile gelmiyor. Büyük bi şişeyi alıp içmeye çalışsam karnım şişiyor falan hemen. Yine de zorlamak gerekir mi?
baya az su içiyorum. Günde bir ya da iki bardak. Eğer spor yapmamışsam canım da istemiyor öyle, günlük tempoda aklıma bile gelmiyor. Büyük bi şişeyi alıp içmeye çalışsam karnım şişiyor falan hemen.
Yine de zorlamak gerekir mi?
0
Vse budet horosho (11.04.17)
yoo zorlama da bir iki bardak çok çok az değil mi? hadi onları yemek sonrası içtin, tatlı filan da mı yemiyorsun hiç? bence kendini zorlamaktan ziyade su içmeyi alışkanlık haline getirmelisin. alışkanlık kazanmadığın için aklına gelmiyor, dolayısıyla susadığını farketmiyorsun. ben de mesela susamışım ve başlığı görünce anladım susadığımı.
0
isimsiz uye
(11.04.17)
Gerekiyor. Çok az içiyormuşsun, yavaş yavaş arttırmaya çalışmanı öneririm.
gerekiyor. ben ortalama 1.5-2 litre içmeye çalışıyorum. toplasan 0.5'sinde susuyorumdur.
0
orange coffee
(11.04.17)
ben de oyleyim, 2 kere bobrek tasi sorunum oldu. birinde dusurdum digerinde ameliyatla kirdilar. Su icmek lazim.
0
safepassage
(11.04.17)
kiloyla da alakalı. günde 2.5 litre su şart deniyor, şimdi 90 kilo adam var 50 kg kadın var kütle nerdeyse iki katı ikisi de mi 2.5 litre içmeli ?
0
orpheus
(11.04.17)
İçtiğin diğer sıvılar tolere ediyordur, susamamışsan su içmen gereksiz. Su ihtiyacın olduğunda vücut zaten hissettiriyor bunu. Yani hiçbir şey suyun yerini tutmaz diye bir şey yok, içinde su olan her gıda suyun yerini tutar.
Onun dışında su ihtiyacı kiloya göre değişir tabii, kilo*0.03 ile ortalama su ihtiyacı bulunabilir ama bu sonuçlar günlük aktivitelere göre hava sıcaklığına iklime göre değişir. Yani, kışın ortasında elde 3 litrelik şişeyle dolaşmak saçma olur.
0
angelus
(11.04.17)
Ben de gün boyunca hiç su içmesem bile susamıyorum:/ Sabah sadece 1 bardak bitki çayı içip gün içinde başka su içmediğim zamanlar oluyordu. Sıklıkla kabızlık yaşıyordum bu yüzden, sindirim sistemini direkt etkiliyor. O yüzden kendimi zorlayıp, günde 1.5-2lt olmak üzere içiyorum, spor yaptığım günler biraz daha fazla içebiliyorum.
Ayrıca susama olayı vücudun susuz kaldığını ve suya ihtiyacı olduğunu gösteriyor, bana göre vücut dehidre olup da su içme isteği duymadan önce o suyu yerine koymak gerekiyor.
0
peggy
(11.04.17)
Enteresandır su içtikçe daha çok su içesiniz gelir. Evet biraz zorlayın kendinizi. İçtiğiniz su çok az, böbreklerde, ciltte sorun yaratır.
0
SiyamkedisiZorro
(11.04.17)
zaten susamak vücudun sinyal vermesiymiş güya, sinyalden önce depolamalıymışın. diyetisyen hanımın dediğine göre.
bugün akın eldes ile ilgili bir video izlerken bahsetti kendisi ve benim de daha önce buna benzer bir şey okuduğum aklıma geldi.hakikaten anne rahmindeki zamanlarını, hatta doğum anını hatırlayan var mı? ve bu mümkün mü?
bugün akın eldes ile ilgili bir video izlerken bahsetti kendisi ve benim de daha önce buna benzer bir şey okuduğum aklıma geldi.
hakikaten anne rahmindeki zamanlarını, hatta doğum anını hatırlayan var mı? ve bu mümkün mü?
0
Apocalypse (11.04.17)
Uyduruyorlardır kesin.
0
uyusam iyi olur
(11.04.17)
1 santim zıplarsak yanacağımıza inananlar ile aynı insanlardır. uzak durunuz.
0
hakim oynayin dedi
(11.04.17)
O dönemde beyin bile yok doğru düzgün neyi hatırlayacaklar.
0
angelus
(11.04.17)
Long term memory 3.5 yaşından sonra oluşuyor öncesinde hatırlanan şeyler hikaye.
0
bir nick var benden iceri
(11.04.17)
sorunun bir adım ilerisini görüyorum ve bunu paylaşıyorum.
muhtemelen hiç hoş bir şey değildir o yüzden akıl sağlığı yerinde olan bi insan olmaz o kişi.
0
yoggi
(11.04.17)
eğer hatırlansaydı, sezaryen ile alınmadan saatler önce boynuma kordon dolandığı için "nasıl ölünür?" kafamda bir fikir olurdu. ancak vegas'ın dediği duyma olayına katılırım. anne karnındaki bebekle konuşmak, onunla iletişimde olmak; bağı güçlendiriyor. çünkü çocuk sizi duyuyor.
0
rain when i die
(11.04.17)
not: yanlışsam düzeltin biraz önce baktım, 7. aydan sonra beyin bayağı gelişmiş ve tüm duyu organları algılar biçime gelmiş oluyormuş.
0
🌸Apocalypse
(11.04.17)
Gelişim ve Öğrenme dersi almıştım. Bilmem kaç tane kuramcı duydum hiç böyle bir şey hatırlamıyorum. Mantıksız geliyor.
0
ketcapli dondurma
(11.04.17)
1 - 1.5 yaşımı ve o yaşlardan bir çok anıyı net hatırlıyorum. ama daha öncesi yok.
hatta 3-4 yaşıma kadar anneme anne değil de kendi ismiyle seslendim. çünkü herkes bu ismi kullanıyor ben neden anne diyorum diye düşündüğümü hatırlıyorum.
selam dostlar,aracım park halindeyken 2014 senesinin sonlarında yasak parktan çekildi. fakat hep durduğu yerdeydi neden oradan çektiler senelerdir anlayamıyorum. 2. araç olarak yatıyordu 10 bin lira falan eder değeri.her neyse ben şehir dışındaydım olaydan 40-50 gün sonra haberim olundu. Çalındı mı
selam dostlar,
aracım park halindeyken 2014 senesinin sonlarında yasak parktan çekildi. fakat hep durduğu yerdeydi neden oradan çektiler senelerdir anlayamıyorum. 2. araç olarak yatıyordu 10 bin lira falan eder değeri.
her neyse ben şehir dışındaydım olaydan 40-50 gün sonra haberim olundu. Çalındı mı falan derken gittim araç çekilen yere otoparka. Sordum dediler aracınız çekilmiş. Araç nerde dedim burada uzun süre kalan arabaları kemerburgazdaki otoparka goturuyoruz dediler tamam neyse eyvallah.
benden 500 lira para istedi pazarlık yapmak istedim kabul etmedi sert konuştu bedavadan bende sinirlendim sonra alırım dedim çıktım gittim. (araya tanıdık sokarız bir şeyler olur diyerekten)
neyse ben uzun süreler uğraşmadım kaymakamlıkta tanıdık vardı adam arandı konuşuldu bedava almak için adam gene vermedi aracı.
aradan seneler geçti benim aracı alasım tuttu. adamı ben kendim aradım çok efendi konuşuyorum durumu izah ediyorum bak, param falan yok külüstür arabaya biniyorum falan diye. 2 bin lira nakitim var bunu sana verim aracı alıyım. gelin bir konuşalım dedi tamam dedim geliyorum.
Ana gittim şerefsiz oğlu şerefsiz yok ben bu arabayı 2 bin liraya vermem.Zaten seçimlerden dolayı her ay 50 bin zarardayım bana dert yanıyor. Dedim senin zararını ben mi karşılıcam durumum yok alamıyorum.
Geldi benden 6 bin istedi dedim 100 bin liram olsa gene vermem ipler koptu tabi. ben parasız vermem ben almam derken gene almadan çıktık aracı
Bu arada adamın fotoğraf direkt ofsayt. O tipi alır çöpe atarsın konuşma uslubu falanda iğrenç.
Asıl konuya geliyorum şimdi sen gel bu konuşmadan sonra bana 7 bin liralık icra kağıdı yolla yediemin otopark borç harç diye..
fakat bunu ilk kez yolluyor 300 lirayken yollamadı 2 bin lirayken yollamadı aracın değerini bulmasını bekledi ve bu olayda art niyet olduğu açık net.
İcra kağıdına itirazımı nasıl yapmalıyım ve ekstradan bunlara ben ayrı dava açmak istiyorum
yardımcı olan herkese şimdiden teşekkür ederim.
Dip not : Ben aracın peşine koşmamakta kesinlikle hatalıyım biliyorum dostlar fakat mevzu araç mevzusundan çıktı zaten umurumda veya satmak istediğim bir araba değildi.
sadece adamın çakallık yapıp araç değerini beklemesine uyuz oldum. bana çok daha öncelerden de yollayabilirdi bu kağıdı.
0
Aşk Adamı (08.04.17)
araçı park etmemişsiniz terk etmişsiniz. özel bir park alanında değil de kamuya açık bir alanda sahibinin arayıp sormadığı ve yine sahibinin araç çekildikten yaklaşık 50 gün sonra haberinin olduğu bir aracın asıl orada devamlı olarak kalması tuhaf değil mi?
0
1adam
(08.04.17)
itiraz ederseniz ve adam dava acarsa, davayi kaybetmeniz halinde borcunuza ek olarak bir de icra inkar tazminati odersiniz haberiniz olsun. o nedenle avukata danismanizda fayda var.
0
kassiopeia
(08.04.17)
yeddiemin depolarının asıl kuruluş gayesi orada malların kirasını almak veya güvende tutmak değildir. kira borcu malın değerini aşsın diye bekletip kira borcuna karşılık mala sahip olmaktır. şu durumda depo sahibin yaptığı tamamen hukuksal bir durum. bunun yerine şartları oluştuysa aracınızın kaldırılma sebebini bulup, haksız yere kaldırılması nedeniyle uğramış olduğunuz zararı tazmin etmek. veya kaldırma işlemini iptal ettirip aracınızı geri almak.
0
ground
(08.04.17)
hukuki olarak pek bir itiraz hakkın yok şu an için. kötü niyet diyemezsin çünkü 50. günde durumdan haberin olmuş. ve günlük kiranın yaklaşık ne kadar olduğunu biliyormuşsun.
icra takibine herhangi bir sebep göstermeden de itiraz edebilirsin. geçici olarak icra süreci durur ve karşı taraf sana dava açar. davayı da kazanır aradaki gün farkı ve avukatlık masraflarını da alır senden.
bu arada o araç gerçek piyasası 10 bin lira ise ihalede 6-7 bin edecek. senin borcun 10-15 binlere dayanırsa bir de aradaki fark için başka malların üzerinden haciz işlemi uygulanır.
şu üçüne bi bak bakalım. ne amaçla kullanacağından bahsetseydin biraz daha yorum katabilirdim.
0
aşksız prens
(07.04.17)
tabiki ayfon 5s
0
hakim oynayin dedi
(07.04.17)
Xiaomi gibi çin üretimi telefonlara bakarken SAR değerlerini de araştır.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(07.04.17)
o fiyata satmak istediğim az biraz sorunlu galaxy s7 edge var.
sorunu ölü piksel. kullanıcıyı hiç etkilemiyor da olabilir, benim gibi okb'si olanlara hayatı zindan da edebilir. 6 aylık cihaz. ilgilenirsen beklerim mesaj kutuma.
Subwooferlarda hava girişi ve çıkışının nasıl bir işlevi var?
portakal
Sonuçta klasik hoparlördeki gibi bobin-magnet ve diyafram üçlüsü çalışmıyor mu? hava sisteme tam olarak nasıl destek oluyor?
Sonuçta klasik hoparlördeki gibi bobin-magnet ve diyafram üçlüsü çalışmıyor mu? hava sisteme tam olarak nasıl destek oluyor?
0
portakal (06.04.17)
malum ses hava ile iletilir. hoparlor kabinindeki o hava kanalları, sesi olumsuz etkileyecek gereksiz salinim , basinç ve titresimlerin önüne geçiyor. arabalardaki amortisörler gibi düsün
daha cok bas frekansli seslerde kendisini daha iyi hissettirir bu kanallar.
0
1adam
(06.04.17)
yüksek titreşimden dolayı kabin içerisindeki hacim değişiyor. hoparlör ileri gidince hacim büyüyor, geri gelirse daralıyor. subwooferlarda normal hoparlörlerden çok daha büyük olduğundan bir anda hava basıncı oluşuyor.
havanın serbestçe çıkıp girebilmesi hoparlör kağıdının hareketini kısıtlamasın diye. böylece bozulmalar en aza iniyor.
0
idexo
(06.04.17)
bas seslerin artmasına etkisi var ancak ses kalitesi açısından kötü etkliyor. ilk olarak bir hacim içine sıkışmayan hoparlör diyaframı daha serbest hareket ediyor. sesin gittiği yolun uzunluğuna bağlı olarak bir bölgede bas sesleri arttırıyor.
ancak kalite hoparlöler, stüdyo monitörleri mesela hep tam kapalı kabinlerdir.
bizde bir tane sharp müzik seti var. çocukluğumdaki en eğlenceli şeylerden biri, bu müzik setinin sesini iyice açıp hoparlörün hava kanalının önüne yatmaktı. oluşturduğu 'rüzgar' yüzüme çarptıkça eğleniyordum.
sonuç olarak; yukarıda bahsedildiği gibi içeride oluşan hava akımı dışarı atılarak diyaframın rahat hareket etmesini sağlıyor. kanımca ömrünü de artırıyordur.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(06.04.17)
'ancak kalite hoparlöler, stüdyo monitörleri mesela hep tam kapalı kabinlerdir.'
5-6 haftadir duzenli spor yapiyorum ve hocanin verdigi programa uyuyorum, once kardiyo sonra agirlik calisarak. yag yakimi olmus anca kas birakin sabit kalmayi govde disinda hep biraz azalmis. bu arada zaman zaman agirliklari arttiriyorum sabit de degil yani. problem nedir anlamadim.ayrica kalca bo
5-6 haftadir duzenli spor yapiyorum ve hocanin verdigi programa uyuyorum, once kardiyo sonra agirlik calisarak. yag yakimi olmus anca kas birakin sabit kalmayi govde disinda hep biraz azalmis. bu arada zaman zaman agirliklari arttiriyorum sabit de degil yani. problem nedir anlamadim.
ayrica kalca bolgesinde yag yakimini ve kas arttiriminda neyi en cok onerirsiniz? spinninge yeni basladim bakalim ne etkisi olacak
0
eclskn (06.04.17)
kalori alımın düşük gibi, hem yağ hem kas kaybediyorsan başka mantıklı açıklamasını bulamadım.
0
signore
(06.04.17)
Antrenman süren kaç dakika? Taş çatlasın 70 dk olmalı. Kardiyo hareketlerini azalt. Beslenmende sıkıntı olabilir. Yeteri kadar karbonhidrat ve protein tüketmiyorsun sanırım.
0
apolitikherif
(06.04.17)
yahu öyle şey mi olur önce kardiyo sonra ağırlık diye. önce ağırlık sonra kardiyo.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(06.04.17)
5-6 haftada ölümüne çalışıp aç kalmıyorsan kas kaybetmen pek olası değil. vucut doğası geregi tüm kaynaklarını tüketmeden kaslarsan yemeye öyle hemen başlamaz. ölçümlerde bir hata vardır. o elektronik analiz tartılarına çok güvenme.
kas kütlesi kazanmak tahmin edilenden çok çok çok zor. ciddi zor.
haftada en az 3 defa antreman yapan, iyi beslenen, fit 20-30 yaş arası ve ortalama genetikteki 70 kg bir erkek. yılda en fazla 2.5-3 kg kas kütlesi ekleyebilir. yani ayda 300gr. 2 sene sonra vucut alışınca bu ekleme oranı daha bile düşüyor.
yani 6 haftadır çalışıyorum 2 kg kas kütlesi ekleyeceğim diye bir dünya yok. dergilerdeki ya da antrenörlerin 8 haftada 35 cm kol. 3 ayda plaj vucudu gibi şeyler inan gerçekçi değil.
herkes karşı çıkar ama ben supplament öneririm. en azında bcaa al derim.
0
cekilmis gayfe
(06.04.17)
Önce ağırlık, sonra kardiyo yap. Makroların da önemli. Bölgesel yağ yakımı yok.
0
arnold schwarzeneger
(06.04.17)
o ölçen makinaların ayarları garip , pek gercekci degil. Kilo verdiyseniz kas vermiş gibi göstermiş olabilir. Önemli olan sizin nasıl hissettiğiniz , gücünüz artıyorsa agırlıkları artırıyorsanız kas da artıyordur.
kas oluşumu için karbonhidrat yag ve protein üçünden de almanız lazım birini tamamen kısınca yine kas oluşumu etkiliyor. Spor kadar dinlenmek de önemli .
0
bnmzz
(06.04.17)
Ağırlık öncesi kardiyoyu ne kadar yapıyorsun? 10dkyı geçiyorsan iyi olmaz bence.
Ağırlık öncesi yoğun bir kardiyo yapmamak gerekiyor, kardiyodan sonra aminoasit depoların boşalmış oluyor çünkü. Spinning yapıyorsan misal, spinningden sonra bacak çalışmamak gerekiyor. Kol, omuz çalışabilirsin. Ama senin durumunda en iyisi ikisini farklı günlerde yapmak.
Kas kaybetmenin zor bir şey olduğunu düşünmüyorum, ben de yaşıyordum önceden. Şimdi kardiyo ile ağırlığı dengelemiş durumdayım ve protein alımıma özen göstererek kurtuldum bu problemden.
9 voltluk pil 20 cmlik ledi ne kadar süre açık tutar?
diyojenimtırak
Pil duracell.
Pil duracell.
0
diyojenimtırak (06.04.17)
led nasıl bir led, bildiğimiz şerit ledlerden mi? eğer öyleyse muhtemelen 3-4 saati belki bulur gibi geliyor, sokakta bisikletli çocuklar geziyordu akşamları aynı şeyi yaparak, oradan aklımda kalmış. bu arada eliniz havya tutuyorsa onların üzerlerinde küçücük dirençler vardır, o dirençleri devreden çıkarıp direncin olduğu yeri direkt lehimle köprü yaparsanız ledin gerektirdiği voltajı düşürüp daha uzun süre veya daha parlak yanmasını sağlayabilirsiniz.
0
gkhncnzdgn
(06.04.17)
direnci sökersen pili daha çabuk bitireceğin için daha uzun süre yanmasını sağlamazsın. kısa süre için daha parlak yanar.
9 volt pil 200-250 ma saat kadar bir kapasiteye sahiptir. ledlerin 3lü seri bağlıdır ve 20-25 ma gibi hesapla yani 3 ledi 10 saat kadar yakması lazım 30 ledi 1 saat kadar.
sen gözle pek fark etmeyeceksin ama ledler pil bittikçe daha az parlak yanacak bu da akım tüketimini azaltacak. bir %30 yanma süresi de oradan ekle.
daha uzun süre yansın istiyorsan seri dirençleri ledlerin sönmeyeceği ve sana yeterli gelen parlaklığa yükseltebilirsin.
memleketin değişik yerlerinden ara sıra deprem haberleri geliyor. ama bunlar düşük şiddette olduğundan fazla ciddiye almıyoruz, normal haber gibi okuyup geçiyoruz sadece.oysa bildiğimiz gibi istanbul'da büyük bir deprem bekleniyor ve olası can kaybının 70bin civarında olacağı tahmin ediliyor.17 ağus
memleketin değişik yerlerinden ara sıra deprem haberleri geliyor. ama bunlar düşük şiddette olduğundan fazla ciddiye almıyoruz, normal haber gibi okuyup geçiyoruz sadece. oysa bildiğimiz gibi istanbul'da büyük bir deprem bekleniyor ve olası can kaybının 70bin civarında olacağı tahmin ediliyor. 17 ağustos depremini bizzat yaşamış biri olarak bunları düşündükçe uykularım kaçıyor. el feneri,telsiz,düdük vb. acil ihtiyaç malzemelerini stokladım. sizler bir hazırlık yapıyor musunuz bununla ilgili?
0
izole (06.04.17)
Ben de bi ara deprem çantası hazırlamayı düşünmüştüm de hazırlamadım.
Bu arada deprem değil binalar öldürür. Hazırlık aşamalarınıza binanızın durumunu kontrol etmeyi ekleyebilirsiniz. Tam yöntemini bilmiyorum ama bir ölçüm şekli varmış, gelip binadaki kolonlardan makine ile parça alınıyormuş ve onım dayanıklılığı ölçülüyormuş. Bunu yapan yer de belediye sanırım. Bunu bir araştırıp binanızın sağlamlığına bakabilirsiniz.
0
senolll
(06.04.17)
17 Ağustos'u İzmit'te yaşadım. Hem de 7 yaşındayken. Birkaç yıl içinde o deprem de unutuldu. Unuttuk. Ben bilinçlenmek dışında pek bir şey yapmadım açıkçası. Bunlar bizi aşan şeyler. Devletin bu konuda ciddi çalışmalar yapması gerekli.
0
dissendium
(06.04.17)
Ankara'da yaşıyorum hiçbir hazırlığım yok. Olası İstanbul depremini düşünmek bile istemiyorum. Sığınmacılar bir taraftan, terör bir taraftan, yetenekli bay tayyip ve şürekası diğer taraftan. Yıkimdan sonra Ordu yardım etmek ve düzeni sağlamak için dışarı çıksa saldıranlar olur lan kaosa bak. Yurt dışından yardım gelse kabul etmezler amk (ki bu daha önce oldu) Allah gecinden versin mümkünse vermesin ne diyeyim...
0
Ufuk
(06.04.17)
feneri düdüğü geçeceksin arkadaşım, bol miktarda su ve dayanıklı gıda stokla. bina çökerse zaten ölür gidersin en fazla bir iki gün işkence çekersin. asıl eziyeti binasında çatlak bile olmayanlar yaşayacak.
0
loser blueser
(06.04.17)
deprem olursa evden çıkmayı bile düşünmüyorum. bina yeni, bölgenin zemini sağlam. belki balkondan dışarıdakilere bakıp bir sigara içerim.
0
catch the arrow
(06.04.17)
Yaklaşık 1 yıldır deprem çantası hazırlayacağım diyorum ama hala bir girişimde bulunmadım.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.04.17)
ben bir stkda arama kurtarma görevlisiyim. yıllarca bu konuda çalıştık ama ben bile hazır değilim.
hazır olsan ne olur ? depreme evde yakalanacağın deprem çantanı alıp çıkabileceğin belli mi ? ve zaten bir şekilde hayatta kaldıysan emin ol devamında açlıktan ölme olasılığın çok çok düşük. sadece o kısa süreyi daha konforlu geçirmiş olursun.
istanbul gibi bir şehirde olacak depremde çıkaca koasun boyutu nedeniyle anca kendini kurtarabilirsin.
Herkes depremi evde karsilayacak anlasilan, balkondan selamlama yapmayi planlayan bile var. Devlet hazir olmadigi surece siz istediginiz kadar hazir olun...
0
kassiopeia
(06.04.17)
Radikal bir hazırlık yaparak uzağa taşındım. :)
Taşınmadan önce ise kendime göre birtakım hazırlıklar yaptım. Evde deprem çantasında su, bisküvi, fener, düdük ve arabanın yedek anahtarı vardı. Suyu ve bisküviyi birkaç ayda bir yeniliyorduk. Yatağın yanında duruyordu. Arabanın bagajında ise iki ince polar battaniye, tuvalet kağıdı, ıslak mendil, bazı ilk yardım malzemeleri, 100 TL (gerçi o durumda hiçbir şey etmeyebilir), outdoor su arıtma filtresi ve belirli birtakım ilaçlardan vakumlayıp koyduğumuz küçük bir çanta vardı. Tabii 'Deprem olursa, umarım onları kullanabilecek durumda olurum' diyordum. Sonuçta bu işin bir de deprem sonrası kısmı da var; yiyecek yok, ekmek gelemiyor; hastalıklar; vb.
0
aychovsky
(06.04.17)
hiç bir hazırlık yapmayan arkadaşlar için bir güncelleme yapayım dedim:
Temiz bir yer arıyorum. İstanbul. Bilenlerin kullananların önerilerini bekliyorum.
Temiz bir yer arıyorum. İstanbul. Bilenlerin kullananların önerilerini bekliyorum.
0
pazar gunu seni kilisede goremedim john (05.04.17)
wyndham laleli
0
mayeskuel
(05.04.17)
novotel
0
neo
(05.04.17)
Ortaköy Nuspa
0
sopiro
(05.04.17)
fırsat sitelerindeki 5 yıldızlı otellerden masaj kampanyalarını kovala. hem uygun fiyatlı hem de kaliteli hizmet alırsın.
0
orpheus
(06.04.17)
taksim ramada, müt-hiş! fırsat sitesinden almaya gerek yok 60 mıydı 65 miydi neydi, ayrıca bütün gün sauna, buhar banyosu, hamam, kapalı havuz kullanımı dahil. randevuyla alıyorlar hiç kalablık olmuyor. hatta eşli giderseniz tadından yenmez.
Koreli kızların güzellik anlayışı biraz abartı değil mi?
denizaya
Demin şu videoyu izledim;https://www.youtube.com/watch?v=HqcUMNewwHcyani kızların olması gereken boydan kilosuna baya kafayı takmışlar ve hepsi estetik ameliyat olmak istiyor sanırım.saç ektirme son 5 yılda ucuzladı ve çok popüler oldu, estetik ameliyatta bu ülkede merdiven altı olursa Türk kızlarıd
yani kızların olması gereken boydan kilosuna baya kafayı takmışlar ve hepsi estetik ameliyat olmak istiyor sanırım.
saç ektirme son 5 yılda ucuzladı ve çok popüler oldu, estetik ameliyatta bu ülkede merdiven altı olursa Türk kızlarıda koreli kızlar gibi ameliyat olur mu sizce güzellik için. bıçak altına yatıyosun ya:D kzı yüzümü yuvarlak yapmak iterim demiş nası yapcaksa:D
0
denizaya (04.04.17)
Kore'de böyle estetik ameliyatları ucuz. Hem alım güçleri de iyi. Bizde isteseler de yapamazlar.
0
patatesli yumurta
(04.04.17)
yani bunlar gibi takıntılı her millette insan olabilir genele yayamayız. estetik olurlar mı o biraz soru işareti bende bence olmazlar.
0
basond
(04.04.17)
Kore Kozmetiği son yıllarda deli gibi atağa geçti. Batı kozmetik dünyasını çok kimyasalalr kullanıldığı için dışlayan Kore kozmetiği doğal ürünler adı altında çok yaygınlaşmaya başladı. Örneğin, Saranghae diye bir marka var, bayağı satış yapıyor şu anda. Sahibi olan kadın üniversitedeyken Amerika'daki ürünleri sevmediği için yurt odasında annesinin tariflerini yapmaya başlamış. Sonra yurtta kalan arkadaşları sipariş vermeye başlamışlar derken iş kurmuş ve bayağı patron oldu şimdi. The Face Shop gibi Kore kökenli markalar bayağı revaçta. O yüzden, estetiğin yapaylığı ile kozmetiğin doğallığı çok ironik geldi.
Videodaki aslında çok garip değil. Türkiye'de de benzer bir çekim yapılsa benzer şeyler çıkar. İlki şu; Amerikalılar geniş olduğundan ve çeşit çeşit olduğundan, kilolular bile kilolu sayılmıyor. Bizim Türkiye'de 'Bu ne hal, dubaya dönmüşsün' dediğimiz insanlar Amerika'da 'E daha ne zayıflayacaksın, şişmanlardan utan zayıflamak istiyorsan' modunda karşılanabiliyor. Benim kuzenimin kızı Amerika'da doğdu ve şişman. 44 beden ya da 46 beden sanırım. Burada hiçbirimiz 46 bedenin şişmanlığını tartışmayız, hepimiz şişman olduğunu kabul ederiz. Amerika'da M bedenin bir üstü bu kız, L giyiyor. Türkiye'ye gelmek istemiyor, çünkü şişman olduğu için alaycı bakıyorlarmış, dalga geçiyormuş, şort giydiğinde ters ters bakıyorlarmış. 'Çok şişman değilim ki, nasıl şort giyince kötü durduğunu düşünürler!' falan diyor aklı almıyor, düşünemiyor. Amerika'da skinny jeans giyen 46 beden kız, Türkiye'de ne giyineceğini şaşırıyor ve oturup ağlamaya başlıyor. Biz de 'Takma, haters gonna hate' diye gönlünü almaya çalışıyoruz. Kuzen falan da 'Türkiye'de her şey neden çok dar, elbise bulamıyorum' diyor, 42 beden.
Kore ve Çin halkları ise bizden çok daha ince ve %95'i memesiz. Bizdeki M, oradaki L-XL oluyor. Dolayısıyla onların güzellik algısı daha minyon, daha zayıf. Amerikalılarınki ne kadar gevşekse bize göre, onlarınki bize göre daha katı; çünkü halkının %95'ini burada S ve M giydirirsin. (Çin'in bazı yöreleri şişman olabiliyor, şişmanlığın genetik olduğu yöreler de var). Haliyle Türkiye'den L beden birini götürünce, Amerika'da hafiften sülün gibi duruyor, Kore'de Hulk gibi duruyor. Göz alışkanlığı. O beden birine denk gelmek zor çünkü.
Yüzler de aynı şekilde küçük Kore'de, bizim büyük yüzlüleri görünce 'Amanın, kocaman' oluyorlar. Aynı yüz Amerika'da 'E standart yüz bu' oluyor. Standart sapma Uzakdoğu'da çok dar. O standart sapmaya göre güzellik standardı belirleniyor işte.
0
aychovsky
(04.04.17)
Gidin herhangi bir özel üniversiteye, genç kızları halini görün. Azıcık parayı bulan burnunu yaptırıyor, kaşlar dövme, dudaklar zaten silikon. 20 yaşında kızlar 30 üstü görünüyor işlemler yüzünden. Biraz daha ucuzlarsa ve yaygınlaşırsa herkes yaptırır bence.
0
bir nick var benden iceri
(04.04.17)
Koreli sınıf arkadaşım vardı fakültede, en sık yapılan estetik ameliyat göz kapağı açtırma ameliyatıymış bizimki de yaptırmıştı gerçekten bayağı değişiyor. Bunlarda anime gözlü gibi büyük gözlü olma isteği var, yolda çevirsek çoğu göz kapağı ameliyatı oluyormuş kendisi söylemişti. Bir de tenlerinin beyaz olma takıntıları varmış bu nedenle asla bronzlaşmıyorlarmış hatta daha beyaz kalabilmek için renk açıcı krem kullanan da çokmuş :)
0
neferkitty
(05.04.17)
türkiye'de de artık çok estetik yapılıyor.
0
pinkpeony
(05.04.17)
kore biraz acaip bir yer. güzellik algısı hakkaten farklı.
iş nedeniyle 4-5 ay önce koredeydim. bir moda fuarına katıldık. işim gereği de bir çok koreli model-güzel kız ile muhattap oldum. inan bir tane güzel diyeceğim kız görmedim onların arasında. 30-40 model arasında bir iki kızı beğendim sadece o kızlar da koreli değil yarı rus veya tatardı. ancak bu kızları tanıştığım koreli erkek veya kızlara gösterdiğimde hepsi çok beğendiler. yani bakış açılarımız çok farklı. sana bana güzel gelmeyen onlar için çok güzel olabiliyor.
bunun dışında kore erkeği cilt bakımına en çok para harcayan erkek. ciltleri kızlardan iyi. ve cilt bakımı-güzellik öyle bir sektör ki. sadece cilt maskesi satan dükkanlar var. bir tanesine girdik belki abartmıyorum 1500 çeşit cilt maskesi var kutu kutu. dış görünüş kore insanı için hayatındaki belki bir numaralı önceliği. türk erkeğinde bu hayatta olmaz.
Dışarı mecbur kalmadıkça çıkmayan biriyim kızlı erkekliyi bırak Erkekli bir ortamım bile yok. Hal böyleyken bazen dışarda bulunduğum durumlarda çok güzel kızlar görüyorum ya da insan içine çıkmadığım için gördüğüm her kız güzel geliyor. Her neyse ulan diyorum konuşsam ne olur acaba böyle toplu taşım
Dışarı mecbur kalmadıkça çıkmayan biriyim kızlı erkekliyi bırak Erkekli bir ortamım bile yok. Hal böyleyken bazen dışarda bulunduğum durumlarda çok güzel kızlar görüyorum ya da insan içine çıkmadığım için gördüğüm her kız güzel geliyor. Her neyse ulan diyorum konuşsam ne olur acaba böyle toplu taşımada bi kızla sizi birine benzettim diye muhabbet kuran bi eleman görmüştüm ama ben o piç kadar çakal değilim. Kız konuşsa bile şok geçirdiği için konusur tel verse bile devamının gelmeyeceğini bildiğim için hiç uğraşmıyorum.
Mesela 4 kişilik bi gruba sonradan katıldım işimiz bitince ben genelde ayrılıyorum bugün ayrılmadim baktım bunlar yemek falan yiyor ben nasılsa şimdi ayrılırım yanlarından diye yemedim ama hava da güzeldi biraz durayım dedim. Ama bakıyorum kendime rahat değilim kaç yıllık arkadaşlarımla bile yemeğe gidince kusarsam diye yemek alsam bile gerilirdim şimdi bi de boğaza kaçma korkusu çıktı. Psikolojik destekle de düzelmiyor napayım böyle yaşanmayacaği kesin. Sorun fizyolojik mi diye bi sürü doktora gittim ortamlara ak diyorlar lan bu halde nasıl akayım. Ne yapacağımı şaşırdım mantıklı taktiklerinizi bekliyorum.
0
qazedcsrfvtyhngujmkol (04.04.17)
montla sıç
şaka bi yana doktorlar ortamlara ak demiş nasıl akayımı yok akacaksın işte. bu devirde kimse içine kapanık, sessiz sakin görünen insanları açmakla uğraşmak istemiyor. neden? hemen herkes dışa dönük çünkü, öylesi daha eğlenceli.
arkadaş çevresi yapıp kıracaksın kabuğu. başka çare yok.
ayrıca başlığa cevap vereyim. imkansız değil. tamamen becerilerine bakar. zamanında her gün aynı otobüse binip delicesine kesiştiğim çocuk tanışmak için gelmişti, görüşmüştük bi süre. onun dışında bi mekanda birinin mrb, tınışılım mı dediği olmadı ama bu başkalarında olmadığı anlamına gelmez.
0
elorelia
(04.04.17)
Kafandaki figürler çok yanlış. Kızlarla rahatça konuşabilen erkek için "piç, çakal" diyorsun ama aynı zamanda onun gibi olmak istiyorsun. İnsanlarla rahatça konuşabilen biri neden piç ya da çakal olsun ki? Önce bu tanımlamalardan kurtul. Hiç imkansız değil. Konuştuğum çok oldu. Karşı cinste ilgini çeken bir şeyler olursa zaten kendiliğinden açılır muhabbet.
0
dissendium
(04.04.17)
evet, de!
Haydar dümen edasıyla yanıtlamak istiyorum sizi sevgili yazar.
Şimdi sevgili okurum, sizin elinizde iyice parlatılmış kaliteli malzemeden yapılma ışıl ışıl bir anahtar var fakat hangi kapıyı açtığını bilmiyorsunuz işin ilginci kapı açıldığında ne olacağını da bilmiyorsunuz şimdi siz ardında ne olduğunu bilmediğiniz fakat her biri cennet bahçesine açılıyormuş gibi duran kapılarla çevrilmiş durumdasınız bu noktada, anahtarınızı hiçbir kapıda denemeyişinizin nedeni kapıların arkasındaki bilinmezlik mi? yoksa yanlış kapının anahtarınıza vereceği zarardan mı çekiniyorsunuz?
Her halükarda elinizdeki anahtar kullanılmak için var kırılacak bile olsa; kapılar da açılmak için, ardında ne olursa olsun. ilk fırsatta anahtarınızı denemenizi tavsiye ediyorum, iyi eğlenceler!
0
varg vikernes
(04.04.17)
@elo dünyaya senin gibi baksam zaten bunları Yaşamazdim herkesin yaşadıkları farklı
@diss reyiz adamın kızla konuşması sadece kızı güzel bulmasıydı yoksa tanımadığı kızla konuşmak piclik değil her neyse bunlar uzun mevzular ben öyle umarsız bi tip değilim kısaca
@vegas psikolog da aynısını demişti lan arkadaşı geçtim annem bile isyan ediyor masaya kusmadigim halde bi de masaya kussam hele arkadaşlarımın yanında beni yunanistana itelemeye çalışırlar herhalde kız olmadıkları halde. olmaz yani o iş hayal sizin öyle arkadaslariniz varsa benle tanistirin
0
🌸qazedcsrfvtyhngujmkol
(04.04.17)
İmkansız. Aynı ortamı paylaşıyor olman gerek. Senin ortamın bile yok. Piç, yavşak tanımlamalarında haklısın bence. Çünkü ben de böyle düşünüyorum.
0
zulfakr
(04.04.17)
sizin gibiler yalnızlığa mahkum. yardım aramaya kalkıp gelen yardıma çemkiriyosun. hadi kolay gelsin. yalnız ölmede başarılar.
0
elorelia
(04.04.17)
herhangi bi yerde, herhangi bir insan ile tanışılabilir. ama bunun bir ilişki veya arkadaşlığa dönme ihtimali düşük. böyle ilk gördüğün ve tanımadığın insan üzerinden şansını denemek yerine. dating sitelerine veya sanal ortamdan tanışıp arkadaş olup bir iki hafta muhabbet edebileceğin yerlere yönel. bu az da olsa korkularını azaltır.
0
orpheus
(05.04.17)
arkadaşlarınla birlikteyken bile en küçük kararlara bir ölüm-kalım savaşı gözüyle bakarsan yaşayamazsın. diğer insanlar o kadar umursamamak sayesinde yaşıyor. sen de öyle yap. doktor doğru söylemiş. buralarda taktik aramak yerine ortama ak. . en fazla biraz sıkılırsın veya saçmalarsın fikan ki bunlar pek çok durumda iyi şeylerdir :)
Fuzzy logic'ten özel ders almak istiyorum ileri seviyede anlayan, birlikte çalışabilecek olan kimse var mıdır? Varsa mesaj atarsanız sevinirim. Teşekkürler.
Fuzzy logic'ten özel ders almak istiyorum ileri seviyede anlayan, birlikte çalışabilecek olan kimse var mıdır? Varsa mesaj atarsanız sevinirim. Teşekkürler.
0
ekaterina (04.04.17)
ileri seviye değil ama geçmişte fuzzy tech isimli bir firmanın yazılımı ile bu mantıkta çalışan birşeyler yapmıştım. yazılım verdiğin parametreler ile senin kodunun içinde çalışacak bir fuzzy logic kontrol C kodu üretiyordu. belki işine yarar. bunun dışında fuzzy logic geçmişte epey bir geleceğin kontrol teknolojisi denilen ama nedense pek tutmayan bir teknoloji. çok da karmaşık değil aslında takıldığın kısım nedir ?
Amazon'dan almak istediğim 100 dolarlık bir ürün için ödeyeceğim vergi miktarı ne kadar oluyor? Ayrıca gümrüğe takilmamasi için yapabileceğim bir şey var mı? Aliexpress'deki gibi mesaj atıp 30 euro olarak göstermesini rica etsem?
Amazon'dan almak istediğim 100 dolarlık bir ürün için ödeyeceğim vergi miktarı ne kadar oluyor?
Ayrıca gümrüğe takilmamasi için yapabileceğim bir şey var mı? Aliexpress'deki gibi mesaj atıp 30 euro olarak göstermesini rica etsem?
0
bir fincan kahve ile film izlemek (04.04.17)
türkiyeye gönderim yapıyorsa zaten senden gümrüğünü peşin alıyor.
aliexpress gibi düşük göster olayı yok.
0
orpheus
(04.04.17)
Gümrükçülerle muhatap olma sakın. Yaklaşık %20 oranında bir vergi söz konusu olur. 1500 euroya kadar vergisini ödeyip alma şansın var. Gümrükçülere kanma.
Aziz Petersburglular! (dikkat cinas var)Evvela privyet, her iki gözlerinizden öperim.Yandex'in bulut sistemi olan Yandex.Disk telefon uygulamasında fotoğrafları otomatik eşleştirmeyi açtığınızda ve ilk bir kaç fotoğraf ya da video yüklendiğinde şrrakk diye 32 gb'ı yapıştırıyor hanenize.Üstelik norma
Aziz Petersburglular! (dikkat cinas var)
Evvela privyet, her iki gözlerinizden öperim.
Yandex'in bulut sistemi olan Yandex.Disk telefon uygulamasında fotoğrafları otomatik eşleştirmeyi açtığınızda ve ilk bir kaç fotoğraf ya da video yüklendiğinde şrrakk diye 32 gb'ı yapıştırıyor hanenize.
Üstelik normalde bu şekildeki kampanyalarla alınan GB'lar sınırlı süreyle verilmekteyken, bu kampanyada sınır süre limit kısıt yok. Bir kere aldığınızda, silinmeyecek.
Yapmanız gereken şey; -Uygulama yüklü değilse yüklemek. -Uygulamayı açtığınızda bildirim gelebilir, gelmeyebilir. Otomatik eşitlemeyi açın. -Sadece wifi mı seçersiniz, her ağı kullanı mı seçersiniz o sizin meşrebinize bağlı. -İlk iki üç dosya aktarıldıktan sonra 32 gb anında geliyor.
p.s: Bir telefon için x hesap hediye alabilir kısıtı yok. p.s: Hediyenizi aldıktan sonra otomatik eşitlemeyi durdurabilir, çıkış yapabilir veya uygulamayı silebilirsiniz. No hard feelings moya devuşka. davay!
Hem filtre kahve, hem cafe latte yapmak için pratik ve ev tipi kahve makinesi önerinizi alabilir miyim?
Hem filtre kahve, hem cafe latte yapmak için pratik ve ev tipi kahve makinesi önerinizi alabilir miyim?
0
dave87 (04.04.17)
kahve makinesiyle filtre kahve yapılır. latte espressoyla yapılır. bu ikisini yapan makineler 200 tl üstünde. ucuz bir şey istersen ikisi arasında bir tercih yapman lazım.
0
konskenkova
(04.04.17)
cafe latte ve türevleri (capuccino, espresso vs.) yapmak için basınçlı buhar veren espresso makinası lazım.
filtre kahve ise demleme yöntemiyle yapıyor ve daha farklı bir mantık.
filtre kahve çekirdek taze olursa lezzetli oluyor. espresso makinası baya zahmetli doldur kahve çek temizle falan. kağıt içinde hazır kahve podları var onlarla kullanılırsa daha pratik. ama hadi 5 arkadaş geldi kahve yapayım dersen gene işi uzun.
0
orpheus
(04.04.17)
Kapsüllü alcan pratik için. Nespresso en iyisi.
Delonghi bco264 al ya da. Ben memnunum.
0
bir ileti paylastim
(04.04.17)
Dolce gusto +1.
Ben geçen sene krups mini me olanı 150 liraya almıştım. Üstelik sade kahvelerin kutusundan 16 porsiyon çıkıyor. Yani daha da ucuza geliyo. Lungo ve americanosu güzel.
Decathlon queacha outdoor ayakkabısını günlük kullanan var mı?
Cursed Chico
Ben bir tanesini kullandıom, kayıyor altı sürekli. Kaymayan var mı kullanıp beğendiğiniz ya da hiç uğraşmayayım mı?
Ben bir tanesini kullandıom, kayıyor altı sürekli. Kaymayan var mı kullanıp beğendiğiniz ya da hiç uğraşmayayım mı?
0
Cursed Chico (04.04.17)
tam adını hatırlamıyorum gündelik yürüş serisi tam kışlık ve tam yazlık olan iki tipine de sahibim. hiç kaydığını hatırlamıyorum. galiba kaymaz taban olan bir seri var. onlara bakmak lazım.
bende bu var kışın başında 170'e falan almıştım sanırım tüm kış günlük hayatta kullandım kayma falan yapmadı ve çok işlevsel bi ayakkabıydı ben çok memnunum.
bu arada kötü bi amaçla sormuyorum ama quechua montlarında kaz tüyü kullanıyor, yanlış bilmiyosam koyu vegandın da senin için sıkıntı olabilir belki diye belirteyim dedim her ne kadar çoğunlukla bu konuda açtığın duyurulardaki uslubuna uyuz olsam da
0
nundu
(04.04.17)
Sebze aldığımız yerler, kişiler de hayvan sömürüsünü destekliyor. Tamamen vegan markalar yok. En azından türkiyede.
Her ne kadar tüketim yapmamaya çalışsam da ayakkabı almam gerekecek. İmkanım olsa tabi ki almam öyle bir markadan. Şu anki imkanım vegan olabilmek ve olabilyorum rahatça.
burda liste var da skeechers ve quecha hariç göremedim.
Bir şekilde bu tür hayvan smürüsü yapan markaları kişileri desteklemeyen vegan sayıssı çok azdır. En basitinden manava verdiğin parayla eve hayvansal ürünler satın alır kasaptan.
BEndee quache yürüyen mrdivenlerde, avm zeminleri gibi yerlerde kayıyor. Asfaltta da bir kere asfalt ıslakken kaydı.
sektöründe lider hatta sektöre tek başına yön veren bir şirketteyim ve 5 yılım doluyor. işimden, görevimden, çalışma ortamından, imkanlardan ve şirketimden de gayet mutluyum. tek mutsuz olduğum şey, önümüzü görememek. bütün yerler tutulu, yükselecek yer yok, 1 senedir senior'lık bekliyorum, yönetici
sektöründe lider hatta sektöre tek başına yön veren bir şirketteyim ve 5 yılım doluyor. işimden, görevimden, çalışma ortamından, imkanlardan ve şirketimden de gayet mutluyum. tek mutsuz olduğum şey, önümüzü görememek. bütün yerler tutulu, yükselecek yer yok, 1 senedir senior'lık bekliyorum, yöneticilerim (bir üstüm direktör, onun üstü gmy) çok olumlu şeyler söylüyorlar fakat kah yönetim kurulunun değişmesi, kah farklı şeyler sebebiyle bir türlü title alamadım. hoş title alsam da ilk etapta %10-%15 artacak maaşım. fakat yeni yönetim biraz umut vaadediyor, çalışanlar için iyileştirmeler yapacaklarını söylüyorlar ve ayrıca şirket ciddi bir yatırım yapacak ve yaklaşık 3 sene içinde yeni alanlar ve pozisyonlar oluşabilme durumu var. yani sabrettiğimiz taktirde birşeyler daha iyiye gidecek.
fakat şimdi çalıştığım şirketin 3te biri büyüklüğünde bir firma var ve aslında burası da sektörde bilindik bir firma sayılır. benim şuan çalıştığım yer tamamen yerli sermaye fakat global olarak bilinen bir yer ve uluslararası ticaret tarafındayım. bu belirttiğim firma da %49 japon ortakları ile yeni bir yatırım yaptı ve burada bana yine aynı alanda daha yüksek sorumluluk (departmanı tamamen kendim kurmak gibi) ve yaklaşık %80 daha iyi bir maaş teklif ettiler. ayrıca burada direk gmy seviyesine raporlayacağım, ara kadrolar tamamen boş ve bu gmy de şuan çalıştığım şirketten gidiyor ve aramız gayet iyi, kendisi ile frekansımız gayet tutuyor. hatta benim oraya gitmemde baya bir ısrarcı diyebilirim.
şimdi siz olsanız ne yapardınız?
- mutlu olduğunuz, piyasaya göre normal kazandığınız, ciddi bir gücü olan ve bu gücü size veren, hemen değil ama bir kaç yıl sonra biryerlere geleceğinizden (3-5 yıl) ve gelirinizi kademeli olarak artıracağınızdan emin olduğunuz firmada kalır mısınız?
- tamamen kapalı kutu olan, içini iyi bilemediğiniz, sıfırdan kurulan fakat daha fazla sorumluluk, title ve ciddi fazla maaş alacağınız, bir tık daha kurumsallıktan uzak olmasına rağmen iyi bir yolda giden %49 japon sermayeli bu firmanın teklifine "he" der misiniz?
0
awlmi (03.04.17)
ben yeni yere geçerdim. belirsizlik dediğin senin dışarıdan kafanda kurduğun senaryo. çok güvendiğin şu anki şirket için de 3 ay sonra neyin ne olacağı inan o kadar belli değil.
yeni yere geçersen daha üst bir pozisyonda olacaksın ve geçmiş tecrübenden dolayı daha çok saygı duyulacak sana. bunları iyi değerlendirirsen şansın yüksek.
oturmuş düzenler içinde değişiklik yapmak çok zordur. yeni yapılanmalar her zaman daha zor olsa da daha fazla fırsat barındırır.
0
orpheus
(03.04.17)
Yüzde 80 daha iyi maaşı gördükten sonra gerisini hızlıca okudum ve evet dedim. Kabul ederim tabii. Şimdiki maaşın 5 bin TL olsa yüzde 80'i 4 bin TL yapar ve maaşın toplamda 9 bin TL olur. Hem hayatına heyecan gelir hem de başarılı olduğun takdirde boş olan pozisyonlara girme şansın artar. Ben Japonların iş konusunda kültürlü olduklarını düşünüyorum. Bir arkadaşım bir otomobil fabrikasında stajyer ve sürekli Japonların iş kültüründe ne kadar iyi olduklarından bahsediyor. Gerçekten yüzde 80 daha fazla maaş alacaksan hiç düşünme bile.
0
dissendium
(03.04.17)
Yeni yeri seçerdim.
0
intihar etsem de kendime gelsem
(03.04.17)
hocam özel değilse hangi sektör?
0
sarlatan
(03.04.17)
sadakat önemli, iki şirketle de bu durumu görüş. laps diye atlayıp koşarak gitmen yeni şirkette ki üst kademelerde ki adamlarda "ulan bu herif bizi de yarın öbürgün bırakmasın mı lan?" diye düşünebilirler.
0
prens zuko
(03.04.17)
orpheus+1
0
buneperhizwhatisthis
(03.04.17)
@sarlatan hocam sektörü yazmayayım, firmalar az çok anlaşılır.
@prens teşekkür fakat yaklaşık 1 aydır görüşüyoruz, baya bir uzattım karar vermeyi. onlara kalsa 2 hafta önce işe başlamış olmam gerekiyordu. gm ile görüşmeme rağmen, gmy'nin kim olacağını görmeden gitmedim.
0
🌸awlmi
(03.04.17)
ikinci seçenek. eski yer atalet içinde. yeni gelişmelere açık değil bence. cevremde çalışanlardan hep duyduğum sey; sabredin şartlar iyileşecek... daha iyileştiren firma olma di, daha beter edenlerini gördüm ama...
yeni başlayan yer yabancı (hatta japon) ortaklı olması sebebiyle daha asılıyor olabilir. üstelik terfi ile başlayacaksınız. eski yerinizde sizden önce bekleyenler olabilir. basit bir senior için 5 yıl beklediyseniz daha yüksek kadrolar daha cok bekletebilir.
0
balik kraker
(03.04.17)
Eğer kendime güveniyorsam 2. seçenek. Potansiyel çok daha yüksek. Ayrıca en güzel maaş artışları her zaman transfer ile olur ve orada başarılı olursan eski şirketinin %40 dan daha yüksek bir zamla seni istemesi işten bile değil.
0
yakuza123
(04.04.17)
belirsizlik kötü. tabelada adı çok iyi şirketlere bilmeden dalınca 1 sene sonra eskiden bildiklerini de unutmuş şekilde iş aramaya koyuluyorsun.
Kabin bagajına ek laptop çantası, çapraz/normal küçük çanta kabul ediyorlar diye biliyorum. Bez torba kabul ederler mi?
Kabin bagajına ek laptop çantası, çapraz/normal küçük çanta kabul ediyorlar diye biliyorum. Bez torba kabul ederler mi?
0
hadi ya la (03.04.17)
What you CAN bring on board
1 bag which must not exceed 55cm x 40cm x 20cm in size and 10kg in weight. This bag must also fit in our sizer and should easily fit in the overhead locker. 1 small bag e.g. handbag, laptop bag etc. must not exceed 35cm x 20cm x 20cm and should easily fit under the seat in front of you. What you CAN'T bring on board
Any bag which does not fit in the sizer A second bag which does not fit under the seat in front of you 2 bags that need to go into the overhead locker
0
kuehles blondes
(03.04.17)
yanında kabin bagajın dışında ektra bir çanta yoksa evet 2ci çanta olarak kabul ederler. tabi boyutları 35cm x 20cm x 20cm aşmayacak.
0
orpheus
(03.04.17)
ryanair ile defalarca uçtum.
boarding kontrolde görevlinin yanında kabin bagajı boyutunu kontrol için o sıkça gördüğümüz demirden ölçü aleti oluyor. kabin bagajını oraya koymanı isteyecek ondan sonra elindeki diğer torba vs. de üstüne koyacaksın şayet çok fazla aşarsa sıkıntı.
bir çok kez izin vermediklerine şahit oldum. dikkat et.
https://www.sahibinden.com/ilan/vasita-otomobil-nissan-doktor-dan-2006-tekna-105bin-km-temiz-ve-bakimli-aile-araci-414662401/detaySelam otogurular,Denklestirebilecegim 3 kurusla linkteki araci almak istiyorum, ayni fiyatlarda megan var alternatif olarak, ikisi arasinda kararsizim ama sekil simal yon
www.sahibinden.com Selam otogurular, Denklestirebilecegim 3 kurusla linkteki araci almak istiyorum, ayni fiyatlarda megan var alternatif olarak, ikisi arasinda kararsizim ama sekil simal yonunden gonlum nissandan yana, Nasil bilirsiniz bu araci? Eksiye baktim iyi diyen de var kotu diyende, aiz ne dersiniz? Fazla yakacagi soylenebilir, o cok sorun degil, az kullanicam, sekli ve kokpiti cok hosa gidiyor acikcasi, arti eksi yonlerini bilen varsa cok sevinirim, tesekkurler...
0
alttaraf (03.04.17)
Megane parçası daha rahat bulunur gibime geliyor. Primera biraz albenili duruyor evet ve bu model baya doluymuş. Araba temizse alın gitsin derim.
0
rosencruz
(03.04.17)
biri c sinifi biri d. avantajlari/dezavantajlari o yuzden farkli, fiyatlari o yuzden birbirine yakin.
0
icim urperiyor
(03.04.17)
klasmanlarının alakası yok ama bu fiyat aralığında nissan note bakardım ben. daha kullanışlı buluyorum, üstelik model yaşı açısından da 2-3 sene fark var o fiyat skalasında.
veya her halükarda hem parçası hem servisi hem de gerektiğinde elden çıkarması açısından megane daha banko bi araç.
0
yuto
(03.04.17)
satışı çok ağır bir araçtır. bu yüzden gördüğün ilanlardan epey pazarlık payın olabilir.
megane ise çeyrek altın gibi uygun fiyat verirsen aynı gün satabilirsin. benim tercihim primera olurdu.
0
orpheus
(03.04.17)
primera'nın megane ile aynı cümle içinde geçmesi biz otoseverlere hakarettir. ama yine primera ile megane ın aynı cümle içinde geçmesi biz al-satçı çakal tayfa için yine hakarettir.
bence biraz karışık oldu ama çok iyi açıkladım.
0
prompter
(03.04.17)
almera bakabilrsin.
0
nuisance
(03.04.17)
tanıdıgım iki kişide vardı, biri yıllarca sorunsuz kullandı hiç şikayet ettiğini duymadım. Diğeri ise sanayiden çıkmıyodu önceki sahibinden kaynaklı arızaları vardı bir sürü. Ben bindiğimde hoşuma gitmişti
acil paraya ihtiyacım olduğundan go pro, telefon, modem ve üniversitedeki orijinal kitaplarımı satacağım. nereler en uygun fiyatları verir? olgunlar ve zafer çarşısının yanında bir yer var galiba 2.el kitaplar için. elektronik eşyaları itfaiye pazarına mı yoksa telefonculara falan mı satayım? kızıla
acil paraya ihtiyacım olduğundan go pro, telefon, modem ve üniversitedeki orijinal kitaplarımı satacağım. nereler en uygun fiyatları verir? olgunlar ve zafer çarşısının yanında bir yer var galiba 2.el kitaplar için. elektronik eşyaları itfaiye pazarına mı yoksa telefonculara falan mı satayım? kızılay'da mı yoksa ulus'ta mı daha iyi fiyat biçerler? önceden bir şeyler satanlar cevaplarsa sevinirim.
0
berberbaldovini (03.04.17)
Elektronik için letgo,sahibinden, donanımhaber üzerinden satarsan daha yüksek fiyata satabilirsin. Kitapları üniversitenin ilan panosu,facebook va paylaş.
Birde buradan duyuru aç.
0
1917
(03.04.17)
Ölü parası veriyorlar. Lisedeki ve üniversitedeki orjinal ingilizce ve Fransızca kitapları olgunlara götürdüm. Bunların zaten sahteleri var diyerek komik paralar teklif ettiler. Elektronikte de vereceğin her yer ikinci el piyasa fiyatının altını teklif eder çünkü kendisinin de kazanması lazım. O yüzden internetten sat bence elektronikleri.
0
rucka boji
(03.04.17)
öneriler için teşekkürler ama dediğim gibi acil paraya ihtiyacım var, yani yarın satmam gerekiyor. yazdıklarınızdan anladığıma göre fiyat pek fark etmiyor, o zaman kızılay'da satayım hepsini. cevaplar için teşekkürler.
0
🌸berberbaldovini
(03.04.17)
Buraya koyarak başla.
Kesinlikle internete koy kendin sat
0
efruz
(03.04.17)
letgo ve sahibindene bu geceden koy. sitedeki en düşük fiyatı baz alarak fiyat ver. muhtemelen yarın öğlene kadar satılmış olurlar.
0
orpheus
(03.04.17)
olgunlar'da kitaba para veren çıkmaz kardeş. adamlar 3+1 evi tepeleme kitapla dolduran adamlar. letgo, sahibinden gibi yerlerden satman daha mantıklı. aklın yolu bir.
0
zirrealist
(03.04.17)
letgo'ya 1 gün süre vermeye karar verdim. umarım dediğiniz gibi hemen satılır. hepinize teşekkür ederim.
0
🌸berberbaldovini
(03.04.17)
hocam buradada ilan aç ayrıca donanımhaberi de deneyebilirsin.
0
sarlatan
(03.04.17)
Buraya yazan herkese binlerce kez teşekkürler. Dh'ye, letgo'ya ve buraya koydum ilanları. Gerçekten hızlı bir şekilde satıldı. Her ne kadar piyasa değerlerinin altında satsam da çarşıya göre karlı çıktığımı söyleyebilirim.
Evde dolabı boşaltıp düzenlerken bunları buldum. Palaroid + bir tane de eski fotoğraf makinesi.İnternetten satabilir miyim para eder mi yoksa miladı geçmiş çöp mü?https://drive.google.com/file/d/0B1b0R8nAN96RWndXVEJFS01HRUE/viewhttps://drive.google.com/file/d/0B1b0R8nAN96RRkVIZmE0TnRUNlE/view?usp=sh
Evde dolabı boşaltıp düzenlerken bunları buldum. Palaroid + bir tane de eski fotoğraf makinesi.
İnternetten satabilir miyim para eder mi yoksa miladı geçmiş çöp mü?
https://youtu.be/elt_CYwXlbo?t=1m16sBöyle ingilizce konuşan pilot bile zor ama konuşan global şirkette CEO, sıradan çalışanda değil. sizce normal mi böyle akıcı konuşamaması?
Böyle ingilizce konuşan pilot bile zor ama konuşan global şirkette CEO, sıradan çalışanda değil. sizce normal mi böyle akıcı konuşamaması?
0
christopher nolan (02.04.17)
İngilizceniz kötü olabilir ama işinizi çok ama çok iyi yapabilirsiniz, az kullandığınız bir ortamda çalışıyorsunuzdur ve iş yaşamınızı etkilemez.
Fakat global bir şirkette, üst konumda bu derece kötü ingilizce konuşan birisinin işini çok iyi yaptığına kimse beni inandıramaz. Bu mu müşteriyi etkileyecek, bu mu anlaşmalarda karşı tarafı etkileyip indirim alacak, bu ingilizceyle mi firmanın uluslararası imajına katkı yapacak ? İşte liyakat bu yüzden önemli.
0
tuvalet
(02.04.17)
Adamin ingilizcesi kotu degil ama turk aksani cok baskin. Aksan durumu ise cok farkli bir konu genelde ingilizceyi ogrendigin yasla cok alakasi var. Cok erken yaslarda ogrenilince aksan olayi da daha yumusak olmakta.
0
tezek
(02.04.17)
valla multi milyon dolarlık çinli ve hatta japon firmalarının ceo veya üst düzey yöneticilerinin ingilizcelerini görseniz o kadar da önemli olmadığını anlarsınız.
bu adamların etrafında o yazışmaları çevirileri yapacak onlarca insan zaten oluyor.
bu arada olayı sadece ingilizce ekseninde değerlendirdim.
0
orpheus
(02.04.17)
Akicilikta ve aksanda cok sorun var. 10+ yas ingilizce'yi yerinde ogrenen insanlarda bile aksan oluyor ama akicilik cok baska bisey. Bu amcam bikere akici konusamiyor buda aksani cok belli ediyor. ABD'de falan is bulur ama ceo olamaz tabiki. Avrupa'da ceo olabilir pek tabi.
0
duyurumvar
(02.04.17)
Adam nevertheless dedi daha ne desin :D
Akıcı konuşamıyor ama belki kullanmamaktandır. Telaffuzu da kötü.
herkese mavi boncuk dağıtan burnu havada çok güzel kız sorunsalı
utepils
abiler ablalar bu tarz kızların zayıf karnı ne oluyor? her türlü fikre açığım.
abiler ablalar bu tarz kızların zayıf karnı ne oluyor? her türlü fikre açığım.
0
utepils (02.04.17)
güç
0
nilmiye
(02.04.17)
kültürlü, yakışıklı, zengin erkekler?
0
manuel mandalina
(02.04.17)
Kendinden daha güzel kızlar.
0
cabiday
(02.04.17)
Ona çirkin olduğunu hissettir. Seninle daha çok ilgilenir. Örneğin beyaz tenliyse ıyy o ne öyle peynir gibi, kız dediğin hafif yanık tenli olacak gibi sallamasyon fikirler ortaya atabilirsin.
0
dissendium
(02.04.17)
kızın ne kadar zeki ve hangi kültürü gözünde yücelttiğine göre değişir.
örneğin onun hayalinde hippi kültürü vardır o zaman saçı sakalı karışmış umarsız adama tapabilir vs.
zeki bir kız ise dışarıdan ne kadar salak göründüğüne bakma gene zeki erkekleri çekici bulacaktır.
ancak bu kızların zayıf karnı ilgiziliktir. fakat sıradan bir ilgisizlik ile bunu elde edemezsin. aşağılama-negging ile de bunu başarman zor. çünkü yaptığının taklit olduğu ve asıl amacını o kız 100 metreden anlar. gene onun egosunu cilalarsın.
o seni friendzone a almadan sen onu al. tek ve basit hareket ile gözden çıkar (zaten senin değil ve %99.99 olasılık ile de olmayacak) sonrası sadece kendin ol ekstra birşey yapmana gerek yok.
0
orpheus
(02.04.17)
Sen ilgi göstermesen başkası gösterecek, bu yine çözüm değil.
Bu kızların en en en zayıf noktasını söyleyeyim sana asdgsfg ya bu hiç mümkün değil gerçekten ama ütopyalar diyarında neden olmasın:
Herkesin ilgi alakayı kesmesi. Herkesin ama. tek 1 kişi bile ilgi göstermeyecek asdghsfg ya bana çok komik geliyor. girdiği durumu düşünsene ahaha yıllardır ilgiye alışmış, bir anda yok asfgsfg
0
mandalina kokusu
(02.04.17)
ondan önce senin onu friendzone'a alman. Denedim, çalıştı.
0
mirty
(02.04.17)
biriyle tanıştım. benim ligimde değil, bariz. ben de fena gözükmüyorum ama kız hakikaten çoook güzel. ama ilgi düşkünü. hissedebiliyorum. hiç yürümeden arkadaş muamelesi yapmaya başladım buna. sanırım biraz afalladı. söylediklerine "hmm" falan yazıyorum, 15 dakika sonra yeni aldığı elbiseyi falan atıp "nasıl???" diyor ehehe. bilemiyorum, sende işe yarar mı ama en azından böyle bir kumar oynayabilirsin. muhtemelen bir bok olmayacak ama en azından havalı olan taraf ben olacağım. ayrıca o kız benim için yanıp tutuşsa bile uzun vadeli bir şey düşünmem çünkü sürekli kafa ağrıtacak tipler oluyor mavi boncuğu bol olan arkadaşlar.
0
johnnykilroy
(02.04.17)
Zaman.
Bir yere kapak atamadan 30'u devirirlerse sıkıntı var.
Acil yardımcı olabilecek birilerini arıyorum.Elektronik ve haberleşme mühendisliği son sınıf öğrencisiyim.Bu dönem tez aldım ve mezun olmam gerekiyor.Tez konum ESP8266 wifi modül ile android yazılım kullanarak ev otomasyonu yapmak.Bu konularda bilgisi olan ve yardımcı olabilecek birilerini arıyorum.
Acil yardımcı olabilecek birilerini arıyorum. Elektronik ve haberleşme mühendisliği son sınıf öğrencisiyim. Bu dönem tez aldım ve mezun olmam gerekiyor. Tez konum ESP8266 wifi modül ile android yazılım kullanarak ev otomasyonu yapmak. Bu konularda bilgisi olan ve yardımcı olabilecek birilerini arıyorum. Ya da freelance olarakta ilgilenenler varsa mesaj atsın lütfen
0
scrt9 (01.04.17)
aslında konu çok basit. hem youtube hem de elektronik tutorial sitelerinde esp 8266 hakkında binlerce (abartmıyorum) sample proje bulabilirsin.
fbooktaki arduino gruplarına üye olursan hem bilgi bulursun hem de istersen sana ücreti karşılığı işi yapacak adamlar çıkar.
Arkadaşlar merhaba, barınaktan bir arkadaşım 1 2 aylık bir köpek sahiplendi. Bu köpeği neyle besleyebiliriz. Sütü az, ekmeği iyi yiyormuş. Ekonomik olabilecek şekilde nasıl besleyebilir bu köpeği siz ne önerirsiniz ? 15 kiloluk mamalardan alsa bu ne kadar idare eder onu ? Kasaplarda çıkıntı et ve ke
Arkadaşlar merhaba, barınaktan bir arkadaşım 1 2 aylık bir köpek sahiplendi. Bu köpeği neyle besleyebiliriz. Sütü az, ekmeği iyi yiyormuş. Ekonomik olabilecek şekilde nasıl besleyebilir bu köpeği siz ne önerirsiniz ? 15 kiloluk mamalardan alsa bu ne kadar idare eder onu ? Kasaplarda çıkıntı et ve kemik satıyorlar ama tavuk kemiğinin sıkıntı olduğunu duyduk haşlayıp etleri ve suyuna ekmek basılabilir. İnek kemiği de sıkıntılı mıdır ?
Ayrıca sürekli ısırmak istiyormuş bir şeyleri ısırmaması için nasıl eğitilmelidir ?
0
jorah the andal (01.04.17)
Köpeklerin, özellikle yavru köpeklerin kas, kemik vb. gelişimleri için gerekli olan ve bizim evde hazırladığımız yiyeceklerde bulunmayan glukozamin, kondroitin gibi maddelere ihtiyaçları var. Bunlar da kuru mamalarda bulunuyor, o yüzden kuru mama vermenizi öneririm. İçerik açısından en iyi markalar Acana, Orijen ve N&D'dir ama hayvan gibi pahalıdır. O kadar para veremem diyorsanız temizmama.com'dan Bonacibo alabilirsiniz. Goodie, Bonnie gibi mamalar çok dandiktir, onları alacağınıza Bonacibo alın. Bu Bonacibo'nun 15 kilosu 90 lira civarı falandı galiba. Ne kadar süre gideceği köpeğin büyüklüğüne göre değişir, yani mesela chihuahua gibi minik bir hayvanın yiyeceği miktarla golden gibi büyük bir hayvanın yiyeceği miktar aynı değil. İnek sütü vermeyin ishal yapar ama yoğurt verebilirsiniz. Tavuk kemiği boğazına batabilir evet, ama bunları haşlayıp suyunu süzgeçten geçirip (böylece içinde minik kemik parçaları kalmadığından emin olup) o suya pilav yapabilirsiniz mesela. İnek kemiğini de aynı şekilde haşlayıp pilav yapabilirsiniz. Köpek için hazırladığınız hiçbir yemekte tuz ve baharat kullanmayın. Bulyon da asla kullanmayın. Evde yemek hazırlamak istiyorsanız haşlanmış tavuk suyuna yapılmış pilav, biraz tavuk parçaları ve havuç, bezelye gibi sebzeleri karıştırıp verebilirsiniz. Soğan ve sarımsak köpekler için toksiktir, asla vermeyin. Üzüm ve çikolata da köpekleri zehirler. Meyve sebze olarak elma, muz, salatalık, çilek, karpuz, patates verebilirsiniz. Domates ve mantardan da kaçının. Isırma, ayaklara saldırma vs huyları bebek olduğu için normal, bebeklerin oyun oynama şeklidir o, birkaç aya yavaş yavaş geçer. Isırdığı zaman canınızın acıdığını ahh sesiyle belli edip oyunu kesebilirsiniz. Asla ısırdı diye gazeteyle burnuna vurmak gibi şeyler yapmayın. Dediğim gibi zamanla geçecek o huyu. Başka sorularınız varsa onları da yanıtlayabilirim. :)
0
green knight
(01.04.17)
orta kalite bir yavru köpek maması alın. kemikti, suydu, pişirmeydi derken inanın daha ucuza gelmez hayvan için de böylesi daha sağlıklı.
0
orpheus
(01.04.17)
@green knight , @orpheus cevaplarınız için çok teşekkür ederim :) Pilav yapabilirsiniz derken pirinç pilavından mı bahsediyordunuz ? ayrıyeten bulgurla da yapsak olur mu ve bu pilavları ne kadar yemeli ?
Önerebileceğiniz başka mama markası ve güvenilir site var mıdır ?
0
🌸jorah the andal
(01.04.17)
Pirinç ya da bulgur olabilir, fark etmez. 1-2 aylık olduğu için günde 3 ya da 4 sefer yemesi gerekiyor. Köpeklerin öğün sayıları genellikle şöyle gider: (2. aydan önce hala anne sütü alıyor olması gerektiği varsayılıyor) 2-3 aylık: günde 4 öğün 3-6 aylık: günde 3 öğün 6 aydan sonra: sabah ve akşam olmak üzere günde 2 öğün Dediğim gibi yiyeceği miktar köpeğin büyüklüğüne göre değişir. Şu anki kilosu kaç ve ne cinsi kırması olduğu konusunda bir şey söylediler mi? Buna göre tahmin yürütebiliriz. Ancak en iyisi günde ne kadar yemesi gerektiğini veterinere sormak. Aşıya götürdüğünüz bir veteriner vardır illa ki, ona telefon edip sorun ya da yoldan geçerken bir veterinere girip sorun, bizim çocuğun kilosu şu kadar, sizce günde ne kadar yemesi gerekir diye, onlar daha doğru bir yanıt verir. Önerebileceğim mamalar içinde fiyat olarak en uygunu Bonacibo. Brit Care gibi orta dereceli mamalar da var, onları da deneyebilirsiniz ama onlar bir tık daha pahalıdır. Dediğim gibi bizim evde hazırladığımız yiyeceklerde bulunmayan bazı maddeleri içerdikleri için kuru mama tavsiye ederim ev yemeği yerine. En azından şöyle yapabilirsiniz, bir paket kuru mama alın, mesela günde 1-2 kez kuru mama verin, 1-2 kez de sizin hazırladıklarınızdan verin, böylece kuru mamada bulunan önemli besleyici maddeleri de alabilmiş olsun.
0
green knight
(02.04.17)
Ha bu arada 3. ay civarı süt dişleri dökülüp yetişkinlik dişleri çıkmaya başlayacak. O zaman tıpkı insan bebeklerinde olduğu gibi dişleri çıkarken kaşınacak, o da bir şeyleri kemirerek çıkan diş yerlerini kaşıma isteği yaratacak. Bir tane çiğneme kemiği almanızı ve sürekli kemirmesi için bu kemiği vermenizi, evde bir yerleri kemirmeye çalıştıkça iş üzerinde yakalayıp "Hayır!" deyip sonra yine çiğneme kemiğini vererek bunu kemirmeye yönlendirmenizi tavsiye ederim. Örnek olarak: www.hepsiburada.com Bizim ufaklık şunu kemirmeyi çok seviyordu: www.temizmama.com
Pegasus'tan 50 kg'lık bagaj hakkı aldım (max. bu idi). Oldu da 55-60 oldu. Ekstra para ödeyip alabilir miyim, yoksa 50 max olduğu için daha fazla hakkım olmayacak mı?Thanks in advance
Pegasus'tan 50 kg'lık bagaj hakkı aldım (max. bu idi). Oldu da 55-60 oldu. Ekstra para ödeyip alabilir miyim, yoksa 50 max olduğu için daha fazla hakkım olmayacak mı?
Thanks in advance
0
hometusu (31.03.17)
daha fazla hakkınız olmayacaktır. ancak diğer insanlardan rica edip onların bagaj hakkından faydalanabilirsiniz. bu arada kilonun sorun edilip edilmemesi tamamen banko görevlisine kalmış bir durum. bol şans :)
0
funl
(01.04.17)
55'e kadar müsade edilir ama ondan sonrası zor biraz, başkalarından haklarını kullanmayı rica edin.
0
ada meltemi
(01.04.17)
8-10 kg kadar da kabin bagajı hakkı var bir de ufak laptop çantası.
0
orpheus
(01.04.17)
Tek bavula 50 doldurmaya kalkmayin sakin bu arada. Tek oarca max 32 kg olabilir.
53 liraya düştü diye reklam dönüyor ama bende daha önce 65 lira olan prim, 71 liraya çıkmış 2-3 ay önce. bu nasıl iş? sizde de böyle mi? konuşup düzelttirmek mi lazım?
53 liraya düştü diye reklam dönüyor ama bende daha önce 65 lira olan prim, 71 liraya çıkmış 2-3 ay önce. bu nasıl iş? sizde de böyle mi? konuşup düzelttirmek mi lazım?
0
ahm1 (31.03.17)
nisanda mı ne düşecek deniyordu.
0
blue eyes white dragon
(31.03.17)
Evet bende de böyle oldu, sanırım zam geldi 2 3 ay öncesinde ve 71 liraya çıktı aylık borcum. Totalde 495₺ borcum vardı, şimdi sizin sorunuzu görünce tekrar baktım ve her şey 0 görünüyor. Ödenen, ödenmeyen, tahsilinden vazgeçilen vs. her kalem sıfırlanmış. Sanırım yine bir oyun yapıyorlar, referandum öncesi yeniden hesaplayıp düşürürler borçları muhtemelen, sonrasında süründürmeye aynen devam.
0
md11
(31.03.17)
Borç miktarından emin değilseniz ve ödemeniz gerekiyorsa hastaneye gidebilmek için, önce sgk'ya uğrayıp güncelletin borç durumunuzu, sonra ödeyin. Ne yaptıklarını kendileri de bilmedikleri için sürekli bir değişim oluyor. Her sgk'ya gidişimde borcum yüzlerce lira azalıyor.
0
md11
(31.03.17)
henüz düşmedi düşecek sanırım bu aydan sonra güncellemeye başlayacaklar
0
clones
(31.03.17)
benim çalışmadığım 5-6 aylık dönemden kalan borcum vardı. geçenlerde sıfırlandı. şimdi baktım hala sıfır.
0
spirit crusher
(31.03.17)
referandum sonrası eski fiyatına döner merak etmeyin.
0
burya
(31.03.17)
Ahahah benim de borclar sifirlanmis :-) umarim ref. sonrasinda geri gelmez o borclar.
53 lira degismez bence. Ne kadarlik bir kesimi yansitiyor bilmiyorum ama surekli olarak kimsenin prim odemedigiyle ilgili espriler donuyor internette.
0
🌸ahm1
(01.04.17)
Hay ulan. Spas mustehaklik sorgulamada da soyle yaziyor
"Kendisi veya üzerinden sağlık yardımı aldığı yakınından borçlu gözükmektedir.Provizyon verilememiştir."
0
🌸ahm1
(01.04.17)
şimdi baktım 3500 lira civarı olan borç sıfır görünüyor.
0
orpheus
(01.04.17)
Valla borcun sifir gozukmesi bir anlam ifade etmiyor, zira ben su an muayene olamam. Spas yazip bir bak istersen provizyon veriliyor mu diye.
Bu arada sunu sorayim: yarin mr cektirecektim, benim bu provizyon verilememesi durumu, etkiler mi? Mr'in onunde bir engel olur mu?
0
🌸ahm1
(01.04.17)
Provizyon olmayınca herhangi bir işlem yaptıramıyorsunuz malesef. Yani mr işi yatar ya da parayla çektirirsiniz. Bir ihtimal sgk'yi ararsanız borcum yok ancak provizyon alamıyorum diye açarlar sistemi ve işinizi halledebilirsiniz. 170 herhalde SGK numarası.
Ayrıca borçlar silindi diye sevinmeyelim, iki üç gün sonra güncellenmiş halde çıkar karşımıza o rakamlar muhtemelen. :)
selam arkadaşlar birkaç ön not vereyim:- hiçbir şekilde arabalardan anlamıyorum- zaten kendim için değil babam için alacağım, o derece anlamıyorum. muhtemelen son kararı da o vermiş olur ama ben önden, hem biraz araba piyasasından almaka hem de ne var ne yok öğrenmek için soruyorum- otomatik vites t
selam arkadaşlar birkaç ön not vereyim:
- hiçbir şekilde arabalardan anlamıyorum - zaten kendim için değil babam için alacağım, o derece anlamıyorum. muhtemelen son kararı da o vermiş olur ama ben önden, hem biraz araba piyasasından almaka hem de ne var ne yok öğrenmek için soruyorum - otomatik vites tercihh ederiz aslında ama 30.000tl ye ne otomatiği derseniz ses etmem. (ne piyasasından ne arabadan anlamıyorum tekrar söyleyeyim)
Makineyle sakal kestiğim için sakalın sertleşip cildin hassaslaşması?
Cursed Chico
Ben sık sakal traşı olmam. GEnelde bir kaç ayda bir.Olursam da makineyle olurum. 1-2 numara oluyor yani. Makine dediğim saç kesme makinesi gibi. Cilde pek zararı olmadan.Gçen berbere gittim yıllar sonra, bir jiletleyeyim diye. Adam kesti ama kanadı bir kaç yer. Bir kaç yerde de kıl kökleri kaldı. M
Ben sık sakal traşı olmam. GEnelde bir kaç ayda bir.
Olursam da makineyle olurum. 1-2 numara oluyor yani. Makine dediğim saç kesme makinesi gibi. Cilde pek zararı olmadan.
Gçen berbere gittim yıllar sonra, bir jiletleyeyim diye. Adam kesti ama kanadı bir kaç yer. Bir kaç yerde de kıl kökleri kaldı. Makineyle kesmekten sertleşmiş, cildin hassaslaşmış dedi.Bir de kolonya sürdü, pudra sürdü. Yara bere içinde zaten cilt :D
Böyle bir şey mümkün mü, jilet daha çok tahriş etmez mi ki?
makineyi niye kullandım, çünkü hem sakal kesmeyisevmiyorum hem de kestiğimde ciltle temas etmesin istiyorum ve basit. Jilette sıfırlama derdi olduğu için, her yerin aynı olması gibi dertler var ama makinede sıfır yapmıyorum.
0
Cursed Chico (30.03.17)
Sallamış herif.
0
fyodor fyodorovic
(30.03.17)
tam tersi sürekli jiletle traş etmek cildi tahriş ediyor ve mikro yaralar oluşturuyor bu da zaman içinde oradaki derinin hassasiyeti kaybetmesi sertleşmesi anlamına gelir bir nev-i nasırlaşıyor.
doğal olanı sakalın altında kalan jilet değmeyen deri aslında.
0
orpheus
(30.03.17)
İyi sallamış cahil Jieletle tıraş mahvediyor cildi
acil olarak ekg(elektrokardiyograf) kablosu lazım oldu.fakat araştırdığıma göre de baya bi pahalı bunlar. niçin bu kadar pahalı?ucuza bi yerden bulabilir miyim?bulamasam da yerine kullanabileceğim bir şey var mı?
acil olarak ekg(elektrokardiyograf) kablosu lazım oldu.fakat araştırdığıma göre de baya bi pahalı bunlar. niçin bu kadar pahalı?ucuza bi yerden bulabilir miyim?bulamasam da yerine kullanabileceğim bir şey var mı?
0
mungojerry (29.03.17)
Medikalcilere bi sorun. Eğer tanıdık varsa hastanelere de sorun. Belki çıkma falan vardır, bozuk, eski aletin.
0
fayfim
(29.03.17)
medikalcilere sordum da sadece elektrot satılıyor, neyse biraz daha gezeyim medikalcileri.
0
🌸mungojerry
(30.03.17)
Eczane olan medikalcilerde bulamazsin zaten. Tanidik olsa bile cikma, bozuk, eski probu vermez hic bir hastane.
Oyle olsa bile cekilecek bolgeye, markasina gore prob uc sayıları degisiyor.
Sen tam olarak ne icin kullanicaksin ki?
0
bir3iki7
(30.03.17)
çok düşük seviyeli sinyalleri taşıdığı ve dışarıdan parazit almaması için sağlam belndajlı olduğu için hassas ve pahalı kablolar.
aslında uçlarındaki konnektörler sökülebilir takılabilir ise sadece kablo alıp tamir de edilebilir.
0
orpheus
(30.03.17)
facebook'ta gruplar falan oluyor sıfır veya 2.el medikal malzeme satanlar oralara da bakabilirsin.
Benim baya baya bi uzun surmustu. Tabi sevisirken erken bosalmiyim die İlyas salmani fln düşünmüştüm. Fikrimin ince gülü filminin sahnelerini canlandirmistim
0
all girls dream
(28.03.17)
Kısa olur. Zamanla artıyor o merak etme.
0
patatesli yumurta
(28.03.17)
Benim sevişmeler genelde kısa sürmüyor, yani ön sevişmeyi bile uzun tutmaya çalışırım ben.
İlk sevişme dahi olsa, kendini kontrol altına almak lazım ve karşındakini de düşünmek lazım. Yani bence ilk sevişme bile olsa, uzun olmalı, uzun sürmeli.
0
MaNOfTheYear
(28.03.17)
gencler sevisme sekssiz, ya da cok sonrasında seksli. herkes intercourse suresini yazmıs bence:/
0
🌸art vandaley
(28.03.17)
ha. o zaman uzun sürer tabi. sürmesi gerektiği kadar sürer yani.
0
fyodor fyodorovic
(28.03.17)
sürmesi gereken nedir? 2 saat 3 saat? sabaha kadar?
0
🌸art vandaley
(28.03.17)
En son ne zaman sevisildigine gore degisir bence..adam 1sene kimseyle sevismediyse cok uzun surecegini sanmiyorum
0
astrid
(28.03.17)
sevişme işdeş bir fiil, iki kişi ile yapiliyor. iki kişi de ne kadar uyumlu ise o kadar sürer. en iyisi en uzun süreni degil, iki tarafın da birlikte yükseldigi, birlikte alcaldigi.
0
thewizardofearthsea
(28.03.17)
yani bi yerde iki taraf diğer aşamaya geçilmesi gerektiğini ya da bitirilmesi gerektiğini anlar. bu çiftlere bağlı bi durum. o yüzden sürmesi gerektiği kadar dedim. ben de böyle bin kere sevişmiş gibi konuşuyorum bi gülme geliyor...
0
fyodor fyodorovic
(28.03.17)
Bu soru neyi soruyor, çok uzun süre ne kadardır, sekssiz sevişme nasıl oluyor, herkes nasıl anlaşmış ve konu İlyas Salmana nasıl bağlandı?
0
osssy
(29.03.17)
ossy+1 önsevişmeyi soruyorsan genelde uzun tutmaya çalışırım, ilk defa birlikte olunacaksa belki bir parça daha uzun ama süre veremem karşı tarafın isteğine de bağlı, zaten aşırı uzamadan birleşme ihtiyacı doğar iki taraf için de.
0
limoncello
(29.03.17)
bir kızla 3 saat sürmüştü. sonra alışkanlık yaptı.
0
tughan
(29.03.17)
ten uyumuna göre değişir bu. saatler de sürebilir. 10 dakika sonra aman yeter sıkıldım diyerek kalkıp gidebilirim de.
Almanya ve çin olmak üzere iki ülkeden herbiri ortalama 5000-6000 tl olan mal getirtmek istiyoruz. Bir partide de 15 adet olmak üzere sipariş vereceğiz. Getireceğimiz ürün havuz sistemi olacak ve biz bunun kurulumunu yapacağız. Nasıl bir yol izlemeli bunun için?
Almanya ve çin olmak üzere iki ülkeden herbiri ortalama 5000-6000 tl olan mal getirtmek istiyoruz. Bir partide de 15 adet olmak üzere sipariş vereceğiz. Getireceğimiz ürün havuz sistemi olacak ve biz bunun kurulumunu yapacağız. Nasıl bir yol izlemeli bunun için?
0
filipis (27.03.17)
gümrük müşaviri tutacaksınız o sizin için nakliye navlun ithalat kısımlarını halledecek. anahtar kelime gümrük müşaviri yani
0
oscar
(27.03.17)
Aslında sorunumuz gümrükten ziyade almanya ve çindeki üreticiler ile nasıl iletişime geçeceğimiz. Bizi bu kadar ufak bir parti için kaale alırlar mı? Nakliye ücretleri çok mu pahalı olacaktır? Üründe anlaştık diyelim ödemeyi nasıl hangi sistemle yapacağız, malum paypalda gitti. Ve bunun gibi sorular
çinliler alır ama tabiki malı direkt fabrikadan değil de ara bir satıcıdan almış olursunuz bu rakamlar için. alibaba üzerinden üretici-satıcılarla bağlantı kurabilirsiniz.
almanya da büyük ihtimal ile ciddiye alır malın ne olduğuna bağlı. o miktarda satmıyorsa bile satın alınacak bir bayiye yönlendirir sizi.
Normal arabada cogu şeyi debriyaj ile yapıyoruz tamam fakat otomatik arabadaki mantığı tam olarak anlamadım ben hala. Mesela vites degistirirken gaza iyice mi basmak gerekiyor? Göbek dönerken hafifçe yavaşlamak için debriyaj kullanıyorum ben keza kırmızı ışıkta durmadan önce de öyle. Otomatik araba
Normal arabada cogu şeyi debriyaj ile yapıyoruz tamam fakat otomatik arabadaki mantığı tam olarak anlamadım ben hala. Mesela vites degistirirken gaza iyice mi basmak gerekiyor? Göbek dönerken hafifçe yavaşlamak için debriyaj kullanıyorum ben keza kırmızı ışıkta durmadan önce de öyle. Otomatik arabada zink diye duruyorum, herkes tavana zıplıyor. Nasıl ayarlanır bu? Geri geri parktan çıkarken de debriyaj kullandığım için otomatik arabada tam olarak ne yapmam gerektiğini anlamıyorum. Bir de full otomatik arabalarda vites ile hiç uğraşıyor muyuz? Kendi kendine mi azaltıp çıkarıyor? Nasıl oluyor?
Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise (27.03.17)
Otomatik araba gaza basıyorsun gidiyor. (D)'ye ya da Auto'ya aldığını varsayıyorum. Frene basıyorsun duruyor. Debriyaj olmadığı için gaz verince hızlanıyor gazdan ayağını çekince de yavaşlıyor.
İnsanları sarsmamak içinde belli bir durma mesafesinde frene aynı oranda basıp bekleyeceksin zamanla duracak. Her duruşta freni köklersen millet küfreder en önemlisi mesafe ve frene hafif dokunmak.
0
hayyam ara
(27.03.17)
Aracı park ederken gaza basmana gerek yok. Eğer Hill Holder sistemi aktif değilse zaten freni bıraktığında araba gıdım gıdım gitmeye başlar yarım debriyajdaki gibi.
Otomatik arabada vites değiştirirken gibi bir durum yok. Yani ileri giderken yok. Onda da arabayı çalıştırdığında vites P'de olur her zaman. Frene basıp D'ye getirirsen ileri, R'ye getirirsen geri gider. D-R-P aralığında vites değiştirirken frene basıyorsun. Tek olayı bu.
0
himmet dayi
(27.03.17)
Bunları bir şekilde hallediyorum aslinda da asıl sıkıntım gobeklerden dönerken ben hep vites kucultuyordum, aynı şekilde kırmızı ışıkta dururken de. Şimdi yavaş yavaş gaza basarak mi ilerleyecegim?
0
🌸fraise
(27.03.17)
Vitesi düünmene gerek yok öncelikle vites ve debriyaj kullanmıyorsun geri kalan herşey aynı. "Mesela vites degistirirken gaza iyice mi basmak gerekiyor?" yani biraz tuhaf bir soru olmuş zira manuel araçlarda da vites değiştirmek için gaza basmazsın (hatta gazdan ayağını çekersin), gaza bastığın veya basmadığın için vites değiştirmeya ihtiyaç duyarsın.
Araç duruyorken ayağını frenden çektiğinde gaza basmasan dahi araç 3-5 metre hareket ediyor kendiliğinden. Yani park ederken yada kısa mesafeler için gaza dokunmak yerine frenden ayağını çek yeterli. Auto hold filan varsa araçta bunu kapataman gerek önce.
Frene sert basarsan veya manuelden kalma alışkanlıkla debriyaja basmak için yeltenip freni köklersen millet zıplarda hoplarda :)
Göbekten dönerken hızlıysan frenle yvaşlayıp dön yavaşsan gaza hafif bas. ilerlemek/ hızlanmak için gaz pedalı, yavaşlamak/durmak için fren pedalı. Thats all.
0
poseidon1
(27.03.17)
Otomatik arabada vites değiştiriken bir şey yapmana gerek yok. Adı üstünde otomatik. Gaza yüklenirsen tam tersine araç sollama yaptığını düşünürek vitesi arttırmaz. Hafifçe yavaşlamak için frene hafifçe basacaksın. Geri manevra yaperken çok dik bir yokuş vb. değilsen gaza basmana gerek yok. Frenden ayağını kaldırdığında rölanti devriyle yürür zaten. Vitesi istersen manuale alıp kendin ayarlayabiliyorsun, bunun sistemi şansızımanına göre değişir.
Son olarak kullandığın arabanın robotize şanzımanlı olduğu düşünüyorum. Gerçek otomatikte arabanın vites değiştirdiğini hissetmediğin için bunları düşünmüyorsun bile.
0
zombi
(27.03.17)
Zombi, suziki Swift araba. Robitize sanzimanli mi bilmiyorum ama babamın arabasında da aynı şeyi yapıyordum ben.
0
🌸fraise
(27.03.17)
Sizinkini bilemiyorım ama birden hızlanmam gerekiyorsa ben gaza sonuna kadar basıp çekip tekrar basıyorum. O zaman üst vitese mi ne geçiyormuş yerinde mi kalıyormuş onu anlamadım ama çalışıyor. Yani aniden kendimi kurtarmam lazım, basılı tutarsam araba tekrar ivmelenmeden önce 2-3 sn kararsız kalıyor. O zaman iki kere basıyorum hemen hızlanıyor. Düze çevirip direksiyondan hızlanmak da bir seçenek ama işime gelmiyor.
Onun dışında vites değiştirmek için bir şey yapmıyorum. Her şeyi kendisi yapıyor. Sadece geri gidilecekse geriye takmak lazım tabi
Yavaşlarken frene hafifçe basacaksınız. Zamanla alışırsınız. Ayağınızı frenden kaldırırsanız yavaş yavaş gidiyor. Park işi öyle. Kavşakta da yavaşlayıp girersiniz.
0
Lim5
(27.03.17)
otomatik arabada şu gaz olayını çözene kadar çok zorlanmıştım. gazı kökleyince vites değil devir artıyor bende, normal basınca da devir arttıkça ilgili yerde vites de atıyor. her arabada öyledir herhalde.
göbeklerde falan gazı bırakıyorum kendi gidiyor yavaşlayarak. ayak frende bekliyorum durmak için.
gerçi ben düz hiç kullanmadığım için alışkanlık olmuş da olabilir bu tip refleksler. zamanla alışılıyor. ilk kullandığımda balataları 2 bin kmde bitirmiştim.
0
passion rules the game
(27.03.17)
viteste P pozisyonu varsa araba otomatik (=tam otomatik, full otomatik, hep otomatik), P yok ama N pozisyonu varsa yari otomatik (robotize)
tam otomatik araclarda (P pozisyonu var) P disindaki herhangi bir viteste (D ya da R) ayagini frenden cektiginde kendi kendine ilerlemeye baslar. yari otomatik araclarda (P pozisyonu yok) vites N'de iken (ki bos vites) ya da gaza basmadiginda yolun egimi yonune kayacaksa kayar, kayamiyorsa durur. (hill holder varsa bir sureligine kaymayabilir, arac o durumda senin gaza basmani beklerken senin yerine fren yapiyor oluyor)
bu genel bilgiler sordugun soruyu dogrudan cevaplamiyor ama yukaridaki cevaplari yorumlamana yardim edebilir.
0
disq
(27.03.17)
Siz manuel kullanmasini da bilmiyormussunuz ki.
Gobeklerde ve isiklarda debriyaj he? Virajlar, gobekler debriyajla alinmaz. Aksine uygun devir/vites ile gaza basarak halledilir ki yola daha iyi tutunsun arabada. Isiklarda da debriyaja artik durma noktasina gelince basilir. Vites kuculte kuculte yavaslayip en son frene ve debriyaja basmalisiniz. Hem balatalara gereksiz yuk binmez, hem frenlemeniz daha iyi olur vs vs. Bunlar en temel bilgiler yahu. Ustalik gerektirmez.
Ben artik trafikte gordugum sacmaliklara kizmayacagim ya. En temel seyleri bile bilmeyen insanlar trafige cikiyor.
0
evrenos gazi
(27.03.17)
Evronos, yalnız direksiyon hocalari (1 tane de değil yani) göbekleri debriyaj kullanarak dönersen daha rahat dönersin diye anlattılar ki sahiden öyle. Bu sadece debriyaj kullanarak dön demek değil bu arada. Fren vs de kullanıyorum tabi ki.
Zaten usta şoförum diye bir iddiam yok. Bana öğretilen şekilde kullanıyorum, rahat ediyorum. Şimdiye kadar kimseye zarar vermediğim için de bir sorun göremiyorum.
0
🌸fraise
(27.03.17)
viraj veya göbek dönerken debriyaja gerek yok aslında hatta çok yanlış bir kullanım bu. normalde olması gereken hafifçe gaz vererek aracın hız kaybetmemesini sağlamak.
sanırım direksiyon öğretmenleri işin kolayına kaçıyor.
0
orpheus
(28.03.17)
Yazdigim cevabi okudum da cok agresif gorunuyor. Hic o kafada yazmamistim halbuki. Hatta kizdigim konular hakkinda hitabim size bile degildi :)
Kazasiz belasiz surusler.
0
evrenos gazi
(28.03.17)
Çok rahat oluyor. Yavaşlamak istersen gazı kesiyorsun ya da hafif fren yapıyorsun, hızlanmak istersen gazı köklğyorsun. Viraja girmeden önce gazı kesmek yetiyor gibi hissediyorsan gazı kesiyorsun, hızlı gidiyormuş gibi hissediyorsan frene basıyorsun. Çok net.
Geri geri çıkarken hızı grenle ayarlıyoruz. Debriyajla yaptığımız şeyin aynısını frenle yapınca oluyor. Çünkü arabayı kendi haline bırakınca boşa almış gbi gidiyor zaten. Çalıştırıp ne gaz ne fren yapmazsan ileri viteste ise ileriye yavaş yavaş, geri viteste ise geriye yavaş yavaş gidiyor. Böylece frenle çıkış hızı ayarlanabiliyor.
Otomatikte viteslik hiçbir şey olmuyor, kendi kendine artıp azalıyor bastığın gaza göre. Sol bacak rahat, kafa rahat.
0
aychovsky
(28.03.17)
@disq;
Kardeşim benim arabada hem P var hemde N :) o vakit ne oluyor peki?
0
poseidon1
(28.03.17)
@poseidon1 ha dogru ya tam otomatikte P yaninda N de olabiliyor bende de vardi :) N'yi hic kullanmadigim icin (ne zaman kullaniliyor? araba cekilirken mi?) unutmusum. tam otomatik herhalde sendeki.
0
disq
(29.03.17)
N arabayı kaydırmak, bir sorun olduğunda yerinden itmek falan için kullanılır. Manueldeki BOŞ VİTES'tir.
P ise aracı hareketsiz tutan seçenektir. El freni de çekilerek kombo yapılır.
Arabanızın robotize olup olmadığını sadece arabanızın donanım ve özelliklerinden anlarsınız. Marka modele göre değişir. Ama ekseriyeti söyleyeyim; tam otomatik ya da çift kavrama otomatiklerde PNRDS/ D1-D2-D3 gibi şeyler görürsünüz. Yarı otomatik (robotize) şanzımanlarda A/M ve +/- gibi şeyler görürsünüz.
thinkpad veya sim kartli bilgisayar kullanan/kullanmis olan?
icim urperiyor
merhaba. thinkpad t430 kullaniyorum. bilgisayarin simkart girisi var ama hic lazim olmamisti. simdi cep telefonunun internetini kullanmam gerekiyor, internet yok evde. ben sim karti direkt bilgisayara takip interneti kullanabilir miyim? baglanti hizim ne olur? veya vinn gibi bi usb aparatla mi kulla
merhaba. thinkpad t430 kullaniyorum. bilgisayarin simkart girisi var ama hic lazim olmamisti. simdi cep telefonunun internetini kullanmam gerekiyor, internet yok evde. ben sim karti direkt bilgisayara takip interneti kullanabilir miyim? baglanti hizim ne olur? veya vinn gibi bi usb aparatla mi kullanabilirim sim karta tanimli interneti?
internetim cok kisitli oldugu icin arastirmadan once buraya sorayim dedim. tesekkurler.
0
icim urperiyor (26.03.17)
Ufak bi yazılım veya vrsayılan olarak dabyüklenmiş olabilir. Onunla wan üzerinden internrte bağlanabiliyorsunuz. Kendi sitesinde destek bölümünde olur.
Ama artık gerekmyok onlara. Cep telefonunun internetini paylaşmak daha pratik
0
efruz
(26.03.17)
Selam 10 yılı aşkın bir süredir thinkpad kullanıyorum^^
Sim kart girişi neredeyse bütün thinkad'lerde var, içinde wwan kartı var mı önemli olan o. Wwan kartı opsiyonel satılıyor çünkü, ben haricen alıp takdırdım, kullanabiliyorum. Onun dışında sim girişine güvenmeyin derim :) internet hızım şu an bulunduğum yerdeki 3g hızıyla eşit, lte uyumlu değil kullandığım kart, zaten lte hızına ihtiyacım da olacağını sanmıyorum, 3g gayet hızlı.
0
Bowie
(26.03.17)
wwan karti olup olmadigini nasil anlayabilirim? sokmek gerekiyorsa sokeyim aleti.
0
🌸icim urperiyor
(26.03.17)
simkart girişi vardır da cihaz içinde 3g-4g kartı takılı olmama ihtimali %99 üstelik thinkpadlere orjinal olmayan gsm kartı da takamazsınız. alet hiç boot etmiyor. donanım listesinden bakınca görünür kart varsa.
0
orpheus
(26.03.17)
Sökmek gerekmeyebilir, aygıt yöneticisinde network aygıtları kısmında görünür. Zaten sökerseniz msata slotunu bulmanız gerekecek, t430 da msata nerede bilmiyorum.aygıt yöneticisi tek çözüm.
0
Bowie
(26.03.17)
Arka kasada imei numarası yazıyorsa vardır. İmei de kayıtlı mı değil mi komtrol ettirin. Malım türkiyede öyle bir saçmalık da var. Dünyada ilk
76 model bir arabamız var ve maalesef kapalı garaj imkanımız yok. Kasko neredeyse araba fiyatı kadar tuttuğu için yapılamadı. Alarmın da o kadar etkili olmadığını düşünecek olursak aklıma GPS ile takip çözümü geldi. Araç çalıştığında devreye girecek, aynı zamanda da kendi bataryası olacak ve istediğ
76 model bir arabamız var ve maalesef kapalı garaj imkanımız yok. Kasko neredeyse araba fiyatı kadar tuttuğu için yapılamadı. Alarmın da o kadar etkili olmadığını düşünecek olursak aklıma GPS ile takip çözümü geldi. Araç çalıştığında devreye girecek, aynı zamanda da kendi bataryası olacak ve istediğimde araba nerede görebileceğim. Belli saatlerde oynama olursa bana haber verecek.
Böyle bir sistem bileniniz var mıdır? Ya da çalınma için başka önlemler varsa onları da yazabilirsiniz. Direksiyon kilidi vs. dışında elbette.
0
sevgikusunkanadinda (25.03.17)
Motosikletler için kullanılan teknotakip isimli bir sistem var, tarif ettiğin şekilde çalışıyor. YouTube'da altın elbiseli adam kanalında geçen hafta tanıtım videosu çekmişlerdi, bi incele istersen.
@manuel mandalina, baktım, güzel de bir sistemmiş fakat çok masraflı ya. Başlangıç ücreti, sonrasında yıllık ücret derken olay epey uçuyor. Sadece uydu takipli ve yine de güvenli bir şey bulma imkanımız var mıdır? SIM kart girişi, 4,5G desteği vs işin içine girince mevzu uçuyor, yıllık ücret filan isteniyor.
0
🌸sevgikusunkanadinda
(25.03.17)
baston kilit var ya direksiyona takılan o olur. alarm etkili olur bu arada
0
cekilmis gayfe
(25.03.17)
eski model araç çingenelerin çalıp kamyonet yapacağı türden bir şey değil ise kolay kolay çalınmaz. hırsızın derdi en az çaba ile maksimum parayı kazanmak. o yüzden baston kilit önlemini küçümsemeyin basit bir aparat ama hırısızın işini çok zorlaştırıyor.
araç takip için ne yaparsanız yapın aylık 10-15 lira civarı veya bir faturalı hattın minimum ücreti ne ise onun altına düşmez. cihaz olarak çok seçenek çok. aliexpresste uygun fiyatlı bulabilirsiniz. yalnız satıcıyı uyarın gsm içeren ürün diye deklare etmesin.
0
orpheus
(25.03.17)
Torpidoya falan çakmaktan yada bi powerbank'den şarj çekip eski bir akıllı telefon koy. iPhone'u bul veya benzeri Android uygulamalarıyla nerede olduğunu bulabilirsin bence çalan telefonu bulana kadar.
0
charles montgomery monty burns
(25.03.17)
Aynı durumda olan bir komsumuz direksiyon kilidi+ (sanırım) distrübitör kapağı üzerindeki elektrik kablosunu alır eve giderdi. Düz kontakla falan calısmazdı yani
0
primetime
(25.03.17)
bende de 64 model var bitane :), ben akü ve distiribütor kapagını söküyorum
0
mirty
(25.03.17)
distribütörün ortasındaki kabloyu çekerseniz araç çalışmaz. hatta o kabloyu (bir ucu endüksiyon bobininde, bir ucu distribütörde olamalı) komple alıp götürürseniz keşfetse bile yeni kablo çekmeden götüremez. ben buna manuel immobilizer diye isim koymuştum.
baston kilit de ziyadesiyle işe yarar.
araba gittikten sonra tespit edene kadar iş işten geçebilir. sizin amacınız gittikten sonra arabayı bulmak değil, hiç götürmemelerini sağlamak olmalı.
Canınız sıkılınca arabayla uzun gezilere çıkıyor musunuz?
genc irisi
Son iki haftadır yapıyorum çok hoşuma gitti. Kastettiğim arabayla bir cafeye gideyim yarım saat gezeyim gibi değilde 250-300 km yapmak gibi. çıkıyorum yola hız sabitleyiciyi açıyorum dağı bayırı izleye izleye gidiyorum. yol üstündeki bir ilçeye girip yemek yiyip, çay içip dönüyorum. var mı böyle şey
Son iki haftadır yapıyorum çok hoşuma gitti. Kastettiğim arabayla bir cafeye gideyim yarım saat gezeyim gibi değilde 250-300 km yapmak gibi. çıkıyorum yola hız sabitleyiciyi açıyorum dağı bayırı izleye izleye gidiyorum. yol üstündeki bir ilçeye girip yemek yiyip, çay içip dönüyorum. var mı böyle şeyler yapanlar yoksa benim manyaklığım mı? bir de ankara için tavsiyelerinizi de bekliyorum.
0
genc irisi (24.03.17)
Arabam yok ama olsa yapabilirdim ben de. Manyaklık değil, niye olsun ki? Keyif alıyorsun neticede :)
0
razvan rat
(24.03.17)
Eskiden arkadaşlarla canımız sıkıldığında gidip bir yerlerde oturmak yerine yol yolculuğu yapardık. Akşam yol sohbeti çok güzel oluyordu, ama bir anda karar veriyorduk.
Bir keresinden sinemaya gidelim dedik, otoparkta yer bulamadık. Ankara'dan İstanbul'a gittik. Taksim, kadıköy gezdik ertesi gün geri döndük.
Bir keresinde akşam evlerimize dağılalım dediğimizde Bolu Abantta bulduk kendimizi. 1 dal sigara içip geri döndük. Aynı şekilde Eskişehir, Konya yapmışlığımız da var.
:) Tek gitmedim ama motosiklet alacağım yakında, o zaman senin dediğin gibi yapma planlarım var. Bence güzel oluyor. Motorla gezip bol bol fotoğraf çekmek istiyorum.
0
arockm
(24.03.17)
Evet :)
Ailecek yapiyoruz, hadi kofte yiyelim gidip tekirdag'a gitmisligimiz filan oluyor. Ya da random
-ayy sahile gidelim -hangi sahil? -birine gidelim iste, yalova sahil olsun bari ^^
Buna benzer diyaloglarla. Cok seviyorum ben:) keske bunu yapacak arkadaslarim da olsa. (Bir de araba kullanabilsem tabi :D)
0
kuehles blondes
(24.03.17)
@razvan rat nick iyiymiş fm oynarken bende çok severdim hey gidi :)
@denizgonen araç dizel hızı da 90-95 gibi sabitleyince baya az yakıyor. onu da önemsemiyorum artık başka yere de gitsem o kadar harcamam oluyor.
@arockm hocam benim de arkadaşlarla sırf çorba içmek için ankaradan eskişehire gitmişliğim var :) yada gece 2 de mangal yakmaya boluya felan giderdik. ama dagıldık öyle şeyler yapıcak kimse kalmadı ki :(
0
🌸genc irisi
(24.03.17)
izmir'deki 90 dk uygulamasıyla gezen arkadaşlarım var bu sayede.
0
gkct
(24.03.17)
istanbul trafiğinden çıldırma noktasına gelmesem tekirdağa doğru süresim geliyor bazen ama sonra arabanın 12.5/100 km yaktığı aklıma gelip film açıorm kendime :F
0
eja
(24.03.17)
bunu özellikle yapmama gerek kalmıyor. çok sık şehirler arası seyahat yapıyorum. beni kesinlikle çok rahatlatıyor. huzur buluyorum, hatta hayata karşı idrak seviyem yükseliyor.
0
jacksor
(24.03.17)
Arada bir. Trafiğe girmeyeceğimi düşündüğüm zamanlarda ancak.
0
arnold schwarzeneger
(24.03.17)
benzin 5.5 tl +1
0
hopp
(24.03.17)
çok istiyorum ama hala yalnız başıma trafiğe çıakcak kadar iyi araba kullanamıyorum :/
0
nick konusunda kararsizim
(24.03.17)
Yapasım geliyor fakat ehliyetim yok, arabam yok, vaktim de yok. Bazen işe giderken dolmustan inmek istemiyorum. Genelde en one otururum. Keşke şimdi burada inmesem de dağ bayır gezsem şu ön koltukta diyorum. Nasıl rahatlatıcı olurdu kim bilir.
0
chihirovekohaku
(24.03.17)
bir an acaba ben türkiyede yaşamıyorum mu dedim. bu kadar rahat var mı yola çıkabileceğiniz gezebileceğiniz yerler? yollar öküz kaynıyor, sabitleyiciyi açıp etrafı izlemek abartı geldi biraz.
0
eindaclub
(24.03.17)
@eindaclub hocam şehir içinde haklı olabilirsiniz ancak şehirler arası yollar gittiğim yerler. en az 3-4 şeritli yollar kenardan gidene kim neden bulaşsın ki. sabitliyorum 95-100 gibi bir hıza geçiyorum en sağa tıntın gidiyorum. daha bugune kadar uzun yolda öküzlük yapana da hiç denk gelmedim
0
🌸genc irisi
(24.03.17)
sırf bunu yapmak için araba almak istiyorum ya. ama onun için de daha çok çalışmam lazım yani çok kararsızım o yüzden :D
0
otonomo
(24.03.17)
şirket arabası sanırım :))
0
kayranin kedisi
(24.03.17)
ben de yaparım bazen. şu aralar 250-300 km gibi mesafelere pek gitmiyoruz da 100 km bir yere gitmiştik geçen hafta. dondurma falan yedik, birkaç foto çektikten sonra döndük :)
0
burya
(24.03.17)
Valla bunu yapmak önceden çok saçma gelirdi. Sonra bir baktım ki Ankarada bir haftasonu biryerlerde birşeyler yiyip içmeye kalksan abartı pahalı. Artık bende aynen dediğiniz gibi yapıyorum. Ankaradan sabahtan çıkıyorum Bolu, Bursa, Beypazarı, Afyon, Eskişehir vs. Neresi denk gelirse gidiyorum, oralara özgü birşeyler yiyip içip aynı gün akşam da dönüyorum. Ama her hafta yapmıyorum bunu tabii.
0
primetime
(24.03.17)
iş sebebiyle sık sık uçak kullanıyorum. son 4-5 aydır ankara-istanbul-izmir arasını otomobil gidip geliyorum, bir nevi psikolog seansı gibi gelmeye başladı. etrafımdakiler buna pek bir anlam veremiyor tabi 50 dakika da gidip gelmek varken niye araba ile saatlerce gidiyorsun gibilerinden konuşuyorlar ama şu aralar umrumda değil.
güzel bir dinlenme şekli hocam, cafelere gidip elinden telefon ile sosyal olacağına denk gelen ilçede yemek yiyip çayını iç.
0
ada meltemi
(24.03.17)
motosiklet ile yapıyorum dediğini
0
mirty
(24.03.17)
fikri motorcu arkadaşlardan çaldım zaten :) motor yok arabayla deneyim dedim. güzel de oldu
0
🌸genc irisi
(24.03.17)
yalnız değilsin. arabam olsa ben de yaparım deli gibi. aslında bu hobinin bir ismi olmalı. acaba var da biz mi bilmiyoruz..
şu benim için efsanedir, bir tünele giriyor, tünel değil sanki yeraltı şehri: www.youtube.com
arabam yok ama yürüyerek yapıyorum. böyle bir hedefin olmadan boş boş yürümek bile kafa dağıtıyor.
0
tute
(25.03.17)
Biz de yapıyoruz, uçak bileti almaya üşenip ankara'ya arabayla gittim, sonra senede 2 kere erkek arkadaşımla antep'e gidip geliyoruz bazen de hadi bi izmit'e gidelim köfteci yusuf'ta köfte yiyelim diyoruz, bence de çok güzel. Keşke kalabalık olsak daha eğlenceli olur tabii.
0
ekaterina
(25.03.17)
Çok fazla arabayla gezecek param olmuyor. Araba kapalı duruyor genelde.
bilgisayarda autocad'ı işim gereği sık kullanmak zorunda kalanlardanım ve son günlerde telefonda mobile legends oyununa sardım. Sağ elimin üzeri aşırı ağrımaya başladı, özellikle proje çizmeye başladığımdan 1 saat sonra ağrıyor.Sizinde yoğun mouse kullanımından ağrıyor mu ? Acaba felç olur muyum diy
bilgisayarda autocad'ı işim gereği sık kullanmak zorunda kalanlardanım ve son günlerde telefonda mobile legends oyununa sardım. Sağ elimin üzeri aşırı ağrımaya başladı, özellikle proje çizmeye başladığımdan 1 saat sonra ağrıyor.Sizinde yoğun mouse kullanımından ağrıyor mu ? Acaba felç olur muyum diye düşünüyorum. Birazdan fazla komik durumdayım.
0
Tersidüzükilec (22.03.17)
Sinir sıkışması olabilir. İnternetten okuyup teşhisini koy, önerilen konulara dikkat et, ve tabi ki en kısa zamanda bi ortopedi ya da fizik tedavi doktoruna görün.
0
manuel mandalina
(22.03.17)
Teknik geliştirmen lazım. Muhtemelen bileğini kasarak yapıyorsun ne yapıyorsan. Aklın bileğinde olsun sürekli uygun pozisyonu bulursan ağrımaz. Enstrüman çalanlarda da buna benzer bir şey oluyor yanlış kullanımdan dolayı.
0
Playground Love
(22.03.17)
Bilek desteği olan mouse pad olmadan uzun süre kullanmayın.
0
catch the arrow
(22.03.17)
rsi ya da karpal tünel başlangıcı.
tedavisi bileğe zarar veren tekrarlayıcı hareketlerden kaçınmak. olabildiğince 15-20 dakikada bir dinlendirmek. bir de standart düz mouselar aslında anatomik olarak uygun değil. vertical mouse tam çözmese bile benim sorunlarımı epey azalttı. ilerlemeden önlem almanı tavsiye ederim çünkü gün geçtikçe tedvisi daha da zor oluyor.
selamlar,99 model focus, 220.000km'de, LPG'li. motorun çok hızlı yağ eksiltmesi (100km'de 1L [evet yüz km'de bir litre]) ve hafif titreşimli ve çekişten düşük çalışması sorunları vardı.ustaya ilk götürdüğümde bujileri sökünce bir tanesinin katran benzeri bir madde ile (yanmamış yağ) kaplı olduğunu
selamlar,
99 model focus, 220.000km'de, LPG'li. motorun çok hızlı yağ eksiltmesi (100km'de 1L [evet yüz km'de bir litre]) ve hafif titreşimli ve çekişten düşük çalışması sorunları vardı.
ustaya ilk götürdüğümde bujileri sökünce bir tanesinin katran benzeri bir madde ile (yanmamış yağ) kaplı olduğunu gördük. bujiler değişti, yağını tamamladık, başka sıkıntılarını giderdik, motor düzgünce çalışmaya başladı. iki gün kadar da düzgün kullandım fakat 4., 5. günde (yani en fazla 200km yol yapmışımdır) hem yağ lambası göz kırptı hem de çekişi ve çalışması eski haline geri döndü aracın.
bu durumda tekrar ustaya götürüp bujileri söktüğümüzde yine aynı silindir bujisinin (daha 5 gün önce takmıştık, yeni) yanmamış yağ/katran kaplı olduğunu gördük. ayrıca bu silindirdeki pistonun tepesinin de siyah katran benzeri madde ile (yanmamış yağ) kaplı olduğunu fakat diğer pistonların temiz olduklarını gördük.
araç bu haliyle gaza yüklenince egzostan mavi duman da atıyor.
dediler ki motor yapılacak. üst motor kapağını açıp bakacağız, üst motorla kurtarıyorsa sadece bu kısım, gerekirse de tam motor yapılacak. söylenen fiyatlar da pek iç açıcı değil - 2400~5300 TL aralığında bir masraf bekleniyor.
bu işlerden anlayan varsa bir yorum yapabilir mi?
ben özellikle bu tek silindirin yağ kaplı olup da diğerlerinin temiz olması durumunun ne anlama gelebileceğini merak ediyorum.
bir de bu söz edilen masrafın içerisinde yağ pompası, devir-daim pompası, debriyaj baskı/balata, triger seti, V kayışı/bilyesi vs gibi pek çok normalde değişmeyecek parça da var ki bunlar da yüklü bir miktar tutuyor (rektefiyenin kendisinden daha çok tutuyor). bu parçaların değişmesi konusunda "motoru dağıtmışken eski parçaları geri takıp riske girmeyiz" açıklaması yapılıyor. mantıklı mı sizce? yani örneğin bir yağ pompası normalde değişmeyecekken böyle bir olayda neden değişsin ki?
bir de bu işleri ankara'da yapacak birilerini tavsiye edebilir misiniz?
teşekkürler.
0
mevtagezer (22.03.17)
Başka bir ustaya daha gösterin. Piston kurum bağlamış ve motor yağ yakıyor. Kompresyon sekmanı da dahil olmak üzere yağ sekmanlarını kontrol ettirin. Bu sıkıntılar motor gücünün ve veriminin düşmesine sebep olur. Triger kayışı değişimi yapıldıysa dişler tam düzgün takılmamış olabilir.
0
hayde bre
(22.03.17)
motor ustama yönlendirebilirim. arabayı gösterir fikir alırsın en azından. şaşmaz'da.
0
battal gemalmaz
(22.03.17)
Yağ eksilten aracın bujisinin değiştirilerek sorununun çözüleceğini düşünmek büyük cehalet ilk işin ustanı değiştirmek olsun.
0
delicevat
(22.03.17)
sorun tek silindirde ise büyük ihtimal yağ segmanı değişimi sizi kurtaracaktır. ayrıca o pistonun subabları da kontrol edilmeli.
0
orpheus
(22.03.17)
@hayda bre, @orpheus yağ/kompresyon sekmanı ve sübapların kontrolü motoru açmadan gerçekleştirilebilir mi? yani mümkün olan en az işçilik ile arıza tespiti nasıl yapılabilir bilginiz varsa paylaşabilir misiniz?
0
🌸mevtagezer
(22.03.17)
kompresyon ölçümü buji yuvasından takılan bir aparatla yapılıyor. subaplar ve ilgili parçalar motoru açmadan sadece üst kapağı açarak yapılabilir. bi kaç saatlik iş fazla pahalı olmaz. subablardaki aşınma ve lastiklerinde sorun varsa zaten gözle görünür o.
segman değişimi için motorun açılması şart. önce yukardakileri denemek lazım.
0
orpheus
(22.03.17)
delicevat +1, yağ pompası, devir-daim pompası, debriyaj baskı/balata, triger seti gibi ekipmanlarının senin sorunun ile alakası yok. 220 bin km'deki bir motor hazır açılmışken değiştirelim tekrar motor indirilmesin diye düşünürsen evet değiştirilebilir, fakat zamanı geldiğinde bahsi geçen parçalar değiştiyse boşuna masraf. Şu an ben kendi aracımın motorunu indirdim evde tek başıma, fakat rektefiyeye girmesi gereken parçalar oldugundan eskiden beri tanıdıgım bir ustaya götürdüm parçaları. Rektefiye için 700 tl, motorun toplanıp takılması için 650 tl fiyat aldım, diğer parça masrafları hariç. Ford için maalesef bildigim bir usta yok :/
0
mirty
(22.03.17)
@mevtagezer segmanların kontrolü için motorun açılması şart.
selamlar,ben 264 kişinin çalıştığı üretim yapan bir fabrikada mühendisim, yöneticiyim.bizim fabrika birimlere ayrılmış durumda ve benim sorumluluğumda olan birimde 63 kişi var... birimime vardiya başına 20 kadar personel geliyor... oldukça ve oldukça, bayağı geniş bir alanı yönetmeye çalışıyorum...t
selamlar, ben 264 kişinin çalıştığı üretim yapan bir fabrikada mühendisim, yöneticiyim. bizim fabrika birimlere ayrılmış durumda ve benim sorumluluğumda olan birimde 63 kişi var... birimime vardiya başına 20 kadar personel geliyor... oldukça ve oldukça, bayağı geniş bir alanı yönetmeye çalışıyorum... tecrübesiz de bir mühendisim, mezuniyet sonrası ilk işim, 4. ayımdayım şu anda... bugün personelin bir tanesiyle bir sorun yaşadık... bu personel zamanında fabrikaya kepçe operatörü olarak alınmış... ancak fabrikada kepçe ile yapılacak bir iş kalmayınca, bütün kepçeler iptal olunca, bu personeli "o anda ne iş gerekiyorsa onu yapmakla görevli" bir personele çevirmişler... ama genellikle de forklift kullanıyor... ancak üst yönetim tarafından bana söylenen şey, bu personeli üretim makineleri operatörlüğü hariç her işte kullanabileceğim şeklinde... bugün kendisine bir görev verdim, kendisinden yere dökülen hammaddeleri kürekle yandaki binsin (bins = büyükçe bir kutu) içine kürekle atmasını ve bu üretim alanının temiz kalmasını istedim... bana verdiği cevap ve aramızda geçen konuşma aynen şu şekilde cereyan etti;
- xxxx, şu yere dökülenleri şu binsin içine atar mısın kürekle... temiz kalsın ortam sürekli. + ben atmam amirim onları. - niye yahu, noldu? + ben forkliftçiyim... ben atmam onu... - şu anda forklift'lik bir iş yok ama, ve diğer personel de meşgul, altı üstü 7-8 küreklik bir şey... at hadi şunları da temiz kalsın ortam... + olmaz, ben yapmam... - xxxx, hadi abim uzatmayalım... bunun atılması lazım binslere... + yok amirim, olmaz.. - xxxx, bak uzatıyorsun ama... yapmazsan savunmanı almak zorunda kalacam... + amirim, al savunmamı, ne istiyorsan al... ben yapmam... - son kez soruyorum, yapıyor musun yapmıyor musun? yapmazsan savunmanı alacağım... + yapmıyorum!!! - peki...
dedim ve içeri odama geçtim... bir kağıt kalem koydum masanın üstüne ve tekrar dışarı çıkıp savunmasını o kağıda yazmasını istedim. bayağı mırın kırın etse de sonunda geldi, savunmasını yazdı. tabi bu arada fabrika müdürünün bu olaydan haberi olmuş, olaya şahit olanlar sağolsunlar hiç durmamışlar, dedikodusunu aynen yaymışlar, müdüre kadar ulaşmış olay... müdür bana hemen telefon etti... olayı sordu, birebir anlattım... "iyi yapmışsın, savunmasını al, yarın bana ulaştır o kağıdı" dedi...
1 saat sonra geldi, savunma kağıdını verdi bana, ben hiç okumadan katladım ve odama gittim.. odamda okudum, ve olay bundan sonra başlıyor... aman tanrım neler neler yazmış... yok ben buna "yap lan şunu" demişim, "yapmıyor musun, senle görüşecez senle, bekle sen" diye tehdit etmişim, onur kırıcı konuşmuşum, küfür etmişim, aslında bu tip davranmasam işi hiç zorsunmadan yaparmış da, onur kırıcı konuştuğum için yapmamış... yani bir yavuz hırsız ev sahibini bastırır durumu var...
oysa konuşmalar birebir yukarıda anlattığım gibi gerçekleşti... bu konuda bütün şerefim ve haysiyetim üzerine yemin ederim... zaten yeni bir mühendis ve yönetici olduğum için en alt seviyedeki işçiye bile kibar konuşan bir insanım, yöneticilikte tecrübeli insanların aksine ağzımdan en ufak küfür, bağırma-çağırma çıkmaz, yani amiyane tabirle daha o kadar kaşarlanmadım...
peki yarın fabrika müdürü bu savunma kağıdını okuduğu zaman ben ne diyeceğim? nasıl ispatlayacağım bu savunma kağıdında yazılanların yalan olduğunu? tecrübeli arkadaşların yardımına ihtiyacım var... müdür şimdi bana diyecek "ee sen de adama böyle böyle konuşmuşsun, ne iş" diye... napacağım ben?
teşekkürler...
0
appdata (21.03.17)
aslında senin altinda formen gibi bir adam olması lazım, sen formene kibar kibar söyleyecen o işcinin anladığı dilden konuşacak.bence sen mevkisi yüksek durumdasın senin dediğin söz müdür gözünde daha değerli olmalı.o yüzden endişe etmene çok da gerek yok bence.
0
valkin rockefeller
(21.03.17)
müdür elindeki işi alınmış adama senden daha çok güvense sana söyler şurayı kürekle al diye. senin konum gereği güven avantajın var. gayet olayı olduğu gibi aktar. kişisel algılamaya da gerek yok, sinirlenme. böyle böyle oldu o da böyle yazmış, bunu planladı da mı bana yapmam etmem dedi bilmiyorum diyebilirsin.
bu arada adamın işi forklift se ona iş tanımı haricinde iş veremezsin. öncesinde iş tanımının değiştiği haber verilir, kabul ederse çalışır, etmezse sözleşmeyi fesih edip işe iade davası açar.
bence bir seyden cekinmene gerek yok. umarım hem söyleneni yapmadigindan hem de üstüne iftira ile o kagidi kirlettiginden isten kisa zamanda atılır. böyle kritik zamanlarda insanlar gercek yüzlerini belli eder.
0
1adam
(21.03.17)
hiç mersk etme; o fabrika müdürü de senin gibi o yollardsn geçip müdür oldu, onun da balına aynı durumlar geldi duydu gördü, işçi milletinini ciğerini biliyordur. o savunmayı hiç sallamaz için rahat olsun. zaten 4 aydır kşmseye bu şekşlde davranmamışsan seni bilir tanırlar bu şekşlde konuşmadığını.
0
oscar
(21.03.17)
Iscinin de gozunden bakabilmeniz gerekli muhendis bey. Adamcagiz bir kere o isi kabullense, surekli her is ona kalmaya devam eder. Isin ozu adam bu gorev tanimi belirsizliginden bikmis durumda ve kendince buna bir dur demek istemis. Karsinizdaki insana biraz da kendi babaniz olsaydi, kardesiniz olsaydi gibi bir bakis acisiyla da bakabilmelisiniz. Sirf profesyonel olmaliyim ile sonuca varamazsiniz. Yapiyor musun yapmiyor musun diye direteceginize, peki senin cozumun ne o halde nasil temizleyelim kim yapsin bunu abi diye yaklassan ne olurdu?
Sanki fabrikalarda tum duzen kurulu herkesin gorevi belli de bu adamcagizin derdine cozum bulmaktansa kolay olani tercih edip, savunma istemissin. Aferin.
Isci milleti diye insanlari kucumseyen, atsinlar boylelerini diyenlere de umarim benzer durumla kisa zamanda karsilasmalarini temenni ediyorum.
Yaptigi yalan savunma konusundaysa gidip isci arkadas ile gorusup bu tatsizligi ortadan kaldirabilirsin. Sinirli bir animizdi, gergindik diye patrona aciklama yapabilirsin.
Not: 3 yillik bir uretim muhendisi
0
mandy moore
(22.03.17)
@mandy moore dikkat edersen savunma sadece yalandan ibaret degil. iftira içeriyor ve buna, sinirli bir anımızdı.. diyerek alttan almaya iceren türden bir affetme durumu söz konusu olamaz.
0
1adam
(22.03.17)
Adama dogru durust bir gorev degisikligi teblig etmeyerek basta hatayi yapmissiniz. Kurek isini kabul etmemesi gayet dogal. Tabii ki yalan yanlis savunma yazmasi etik degil ama fabrikanizda ne kadar is etigi var orasi da tartisilir.
@1adam dikkat edersen once gidip isci arkadasla konusmasini onerdim. Eminim isci arkadas da geri atip, ozur diledikten sonra tatliya baglanacaktir. Patronuna da adamcagiza bir yaptirim yapmamasi icin hallettik biz diyebilir.
Bir insan icin isten atilmasini dileyebilecek kadar -durumunu, psikolojisini bilmeden- kati kalpli bir insana, umarim yeterince anlatabilmisimdir sayin 1adam.
0
mandy moore
(22.03.17)
@mandy moore benim yazdiklarimdan patron, mühendis vb. oldugum anlasilmasın ben de farklı bir is kolunda isçiyim. kendi arkadaslarimi dahi (bunun üstteki konu gibi olmasa da) hata yaptiklarinda -işi esas alarak- eleştiririm. bir de bu savunma, dedigin gibi bir seyle sonuclanirsa diger isciler arasinda bunun emsal teşkil etme durumu ve bu işcinin bana bir sey yapamadilar gibisinden arkadaslari arasinda konuşması söz konusu. tamam, insanı kazanmak gerekir tabi ama iftira ile güven yerle bir olduktan sonra her seyin eskisi gibi olmasini beklemek zor maalesef.
0
1adam
(22.03.17)
@1adam Eskisi gibi olmasini beklemek diye bir durum olduğunu dusunmuyorum. Sonucta sevgilin değil ki eskisi gibi olsun zaten attigi yakanlardan sonra. Sadece calisan bir insan gibi davransak, babamiza boyle davranilsa gibi dusunmek yeterli. Elbet ozur dileyecek o isci arkadas.
Acikcasi boyle yaklasmayi dogru bulmuyorum. Insanlara kendini değerli oldugunu hissettirmek bence bircok seyden daha onemli. O yuzden o arkadasi kazanirsak, bir daha oyle bir üslupla karsilasmaz muhendis arkadas da. Bu sefer, abi hep ustume kaliyor bu isler benim, cok yoruldum artik diyerek derdini dinleyebilme firsatimiz olur. Ki onun derdine de cozum bulabiliriz.
Kim olursa olsun diretme yaparak bir isi yaptiramaz. Patronumile bu yuzden tartışmis ve sonunda beni anlayarak uzerime gitmekten vazgecilmis bir muhendisim. Sizi anlamaya calismayan bir amirinizle calismak hem size zul olur hem karsinizdakine. Insanlar da sesini duyurabilmek icin boyle inatlasmalara gidebilirler dolayisiyla.
0
mandy moore
(22.03.17)
merak etmeyin, kimseyi işten attırdığım falan yok... her ne kadar sistem tarafından bu yetki bana verilmiş olsa da, ben daha kendi içimde birisini işten attıracak yetkiyi kendime vermedim... daha 4 aylık tecrübe ile, kariyerimdeki yaşadığım ilk nahoş olay ile birilerinin işten atılmasını isteyecek kadar gaddar değilim... savunmasını aldıktan sonra "git sekreterliğe, içeride kaç gün iznin var, o izinlerin hepsini al, git biraz sakinleş, dinlen, kendine gel, ondan sonra gel... birimimde sinirli asabi insan istemiyorum... gerginlik, kavga, gürültü birimimde hiç bir zaman istemediğim bir şeydir, ve ben burda olduğum müddetçe böyle şeylere izin vermeyeceğim" dedim... gene mırın kırın etti, "izinlerimi yazın kullanacaktım ben, senelik iznimle birleştirecektim" falan dedi... dedim "hayır... gidiyorsun, dinlenip sakinleşip ondan sonra geliyorsun... hadi!" dedim... gitti sekreterliğe... +4'deymiş.. yani 4 gün izin hakkı varmış... 4 günlük uzaklaştırdım ortamdan...
ben her zaman idam etme yolunu değil de, gerekli ve ölçülü yaptırımı uygulayıp, insanı kazanma yolunu tercih etmekten yana olacağım... çünkü idam bir ceza değildir... gerekli yaptırımı uygulayıp, hatasını anlayıp, daha performanslı ve doğru çalışmasını sağlayacak şekilde o insanı kazanmak önemlidir..
0
🌸appdata
(22.03.17)
@acemi
:)) öyle mi oluyor.. bak bunu bilmiyordum, öğrendim, çok sağol... ama zorla izin kullandırtma sebebiyle bakanlığa şikayet edileceğini bildiğini zannetmiyorum... ama bunu öğrendiğim iyi oldu, teşekkürler ;)
0
🌸appdata
(22.03.17)
görev tanımında kürek atmak ya da küre atması gereken adamın pozisyonuna yardımcı olmak yoksa atmak zorunda değil. bu gibi durumları ya rica edecek samimiyette olduğun adamdan ya da emrederek sana karşı gelmeyeceğini bildiğin adamdan istersin.
müdür açısından bir sıkıntı çıkmaz ama acemi'nin dediği gibi zorla izin kullandırdığından ötürü şikayetçi olabilir. tabii uzun iş o, iknası için şahit lazım vs, ekmeğinden olmamak için o yola gitmez ama yaptığın yasal değil; savunmasını kabul etmiyorsan ücret kesme cezası uygularsın ilk etapta en ağır.
yeni yöneticilikte olur bunlar, abartılacak bir durum yok; bu başına gelmese öğrenemeyecektin hatta, iyi bile olmuş.
0
baba jo
(22.03.17)
Adam yüksek ihtimal meydancı dediğimiz pozisyonda. Görev tanımında zaten kürekle talaş vb temizleme gibi bir madde olmaz. En fazla atölyede/fabrikada temizlik tertip düzeni sağlamak, temiz tutmak gibi bir şey olur. Bunların ışığında bakarsak iş üstüne kalırsa kalsın nolur yani? İki işi aynı anda isteyemezsiniz zaten. Öyle bir düşüncesi varsa bile iş tekrarlandığında gelip düzgünce söyeyebilir misal "benim işimin sımırlarını çizin, belli olsun. Her boş işe koşturmak istemiyorum" gibi. Söyleyen de var böyle... Bence klasik ararlı giderli işçi tribi bu. Hiç sevmem. Ayrıca bunun ustası formeni var, sen ona söylemen lazımdı. Silsileyi takip etmeye çalış. Savunmaya yalan iftira değil de, gerçek olup sizi zor duruma düşürecek şeyler de yazabilir, bu tehlike yaratacağından savunma işi sıkıntılı olabilir.
0
bigbadabum
(22.03.17)
o fabrika müdürü bu tip adamlardan bin tane gördüğü için sana inanma ihtimali çok yüksek. basitçe durumu anlat geç fazla ciddiye alma.
sizin için zeka nedir? iyi bir mimar, mühendis vs. zeki midir? zeka einstein mıdır, aziz sancar mıdır, tesla mıdır sizin için? tolkien midir? stephen king midir? hayatı algılayış şekli midir, farkındalık mıdır, nedir?not: ne olarak kabul edildiğini değil, sizin zekayı ne olarak gördüğünüzü, kimi(isi
sizin için zeka nedir? iyi bir mimar, mühendis vs. zeki midir? zeka einstein mıdır, aziz sancar mıdır, tesla mıdır sizin için? tolkien midir? stephen king midir? hayatı algılayış şekli midir, farkındalık mıdır, nedir?
not: ne olarak kabul edildiğini değil, sizin zekayı ne olarak gördüğünüzü, kimi(isim olarak değil, tanım olarak) zeki olarak gördüğünüzü merak ediyorum.
0
pilavmaker (19.03.17)
zeka, beyni fayda sağlayacak şekilde kullanma yeteneğidir bana göre. beyin herkeste var ama bazı insanlar, belki yaşadıkları, belki başka nedenler neticesinde farklı bir düşünce gücünde oluyorlar. mesela sen bir bilgiyi öğrenip hafızanın bir köşesine yazıyorken, diğeri öğrendiği an nerelerde kullanabileceğinin hayaline dalıyor. bu bir farktır ve önceki hatıralarla şekillenmiş olan bir tekniktir. zeka, bu teknikleri de içerisinde barındırır. ayrıca tıpkı benim gibi kim ki bu soruya yanıt verirse, düşüncelerini tamamen anlatamayacaktır. düşünceleri, zekasından çıkacak ve zekanın ne olduğunu değerlendirecek. bir paradoks gibi.
0
bir kediyim sadece gizleniyorum
(19.03.17)
çözüm üretebilen insan.
0
Apocalypse
(19.03.17)
tam zekanın tanımını yapamam yarın değiştirmem gerekebilir. sürekli mutsuz adam ya çok zekidir ya aptaldır diyebilirim. zeka değerlendirilebilecek bir şey değil bence yani sürekli mutsuz adam için bakarsak mesela çok bildiği için bazı şeylerin yoksunluğunu çektiğinden mutsuz denilebilir. (hiç havyar yememiş birinin canı havyar çekmez mesela) ama farklı bir şeyde düşünülebilir. şartları kendine göre değiştiremediği içinde aptal yorumu yapılabilir. benim için mutluluk zekanın sınırından başlar.
0
alp9900
(19.03.17)
Darwin. Zamanında bilim emekleme aşamasında, jeoloji yalan yanlış, kalıtım ile ilgili hiçbir müspet veri yok ve adam gözlemi yapıp evrimi kusursuza yakın açıklıyor. Galileo. Kilise adam yakıyor, bilen kişi bilgiyi kendine saklıyor. Bu celileli dayı düşünce deneyleriyle dinamiğin temellerini atıyor. En iyi iki örnek bence bunlar. Zeka ilk defa karşılaştığın problemi çözebilme yeteneğindir. Üstün zeka tamamen yanlış tanımlanmış problemleri dahi çözebilme yeteneğidir.
0
kargn
(19.03.17)
Çok relatif, geçerli sistemin standartlarının amaçlar doğrultusunda üzerinde olmak zeki yapar sanırım insanı. Çok farklı bir gerçeklikte veya zamanda çok daha farklı bir düzen olabilirdi. (bak yukarıda çözüm odaklı olma örneği verilmiş, farklı düzene sisteme uç örnek vereyim: saykedeli).
Ha bu düzende sizce nedir diyorsan, onun standartları da artık epey belli zaten.
0
Adramelekhh
(19.03.17)
olguları ve olayları salt bilgi olarak değil. aralarındaki bağ ve çalışma mekanizmalarını da görerek anlayabilmek.
0
orpheus
(19.03.17)
başarılı olmak çalışkan olmak zeki olmak bunlar farklı olgular.
tesla, aziz sancar gibi bilim insanları yüksek zekanın yanında çok da çalışkan insanlar bunların yanında sadece yüksek zekaya sahip olup yeterli motivasyon imkanı olmadan çürüyüp giden bir çok insan olmuştur.
tanımsal olarak zeki insan çözüm üretebilen insandır +1 diyorum.
0
basond
(19.03.17)
olaylar, durumlar, sebepler, sonuçlar arasında bağ kurabilmek zekanın ölçütüdür bence.
27 yaşındayım.Genç miyim ? Şu an 30 yaşındaki adamlara bile genç diyorlar ? Sizce gençlik kaç yaşına kadar ?
27 yaşındayım.Genç miyim ? Şu an 30 yaşındaki adamlara bile genç diyorlar ? Sizce gençlik kaç yaşına kadar ?
0
sorunvar (18.03.17)
Tecrübeli bir ergene genç derim ben. Ergenlikten bazıları 30'da çıkıyor ve hala genç olabiliyor.
Edit: Duyurunun yaş ortalaması 30'a çok yakın. Buradaki insanlar yaşlandıklarını kabul etmezler. Sokağa çıktıklarında liseliler abi çeker ama hepsine. Orada anlarsın yaşlandığını. He 30 genç he.
0
Playground Love
(18.03.17)
genclik insanin biraz da kendine bakmasiyla alakali 40 yasinda ne adamlar var fizik olarak 20 liklere tas cikartir. o yuzden bence yastan ote gorunus ve dusunce tarziyla alakali gibi geliyor. bi de soyle dusunebiliriz: 30 yasindaki bi obez ile 50 yasindaki bi sporcuya baksan 30 yasindakine ilk bakista daha genc dersin. ama 30 yasindaki eleman 40 yasinda kalpten gitme olasiligi cok yuksek. 50 yasindaki sporcu eleman ise 80 yasina kadar yasayacak yani birinin onunde yasamasi icin 10 sene birinin 30 sene olan iki insan oluyor bu ornekte o yuzden genclik hesabi bence kaliteli yasamla alakali olmali diye dusunuyorum dogum yilindan ziyade
0
rentts
(18.03.17)
bence uzayan insan ömrü ile ilgili bu anlayışın değişmesi. 40, yeni 30'dur diye düşünüyorum.
0
carabelli
(18.03.17)
fiziksel yada ruhsal ise 30 genç denebilir. 30 yaş insan ömrü için gençtir. 40 lara kadar genç diyebilirim hatta. 40 ından sonra fiziksel olarak hastalanmaya çabuk yorulmaya başlar bedenler.
0
basond
(18.03.17)
18-25 yaş aralığı
0
harvey
(18.03.17)
gençsin işte. 30-35 de genç artık. üstü ortayaş :)
0
burya
(18.03.17)
Diğer arkadaşların dediklerine katılarak, fizyolojik, mental ve ülkelerin yaşam-kültür özelliklerine göre değişkenlik gösteren bir şey olduğunu düşünüyorum. Mesela Afrika'da gençlik 18-30, kimi zaman 35'e dayanan yaş aralığı. genel avrupayı baz alırsak 14-25 aralığı. bize gelirsek işler değişiyor biraz. çünkü çocuklar aile ile büyüyor ve aile daha çok yuvacı davranıyor. bu da yaş çizgisini yukarı çekiyor. Fazlasıyla +25 yaş grubu ailesiyle yaşıyor. bu da mental olarak çeşitli yüklerin altına girememe, sorumluluktan payını almadan bireylerin daha yarı olgun bir çizgide kalmasına sebep oluyor, bireylerin sosyolojik olarak 'henüz genç' olarak kabul edilmesine yol açıyor. Bu ruhsal durum tek egemen faktör de değil tabi. Malesef ki 45 yaşında bir bireyin yaptığı tüm çılgın, gençlere delicesine meydan okuyan yaşam stiline genç diyemem.
0
Hendrix'e tapan adam
(18.03.17)
27 de genç yahu. 18-25 anca ilk gençlik olur.
0
black mamba
(18.03.17)
Genç olmak ile genç görünmek aynı şey değil. Ben de 10 yaş genç görünüyorum ama genç değilim. Bir çok kurumda gençlik tarifeleri 25 yaş altı olarak hesaplanır. Ama ben kendimi genç hissediyorum diyemezsin.
0
Playground Love
(18.03.17)
hayatla ilgili düşünürken geçen günleri saydığın sürece gençsin, kalan süreyi hesaplamaya başladığın andan itibaren yaşlı.
0
orpheus
(18.03.17)
yaşlılık hayat tecrübesiyle ve yaşam tarzıyla ilgili bence. eskiden 30 yaşında bir insan çoktan evlenmiş çoluk çocuk yapmış 45 yaşında hangi hayatı yaşayacaksa o döneme girmiş oluyordu.
şu anda ise insanlar gereğinden fazla angarya eğitim süreleriyle iş hayatına geç atılıyor ya da aileler daha korumacı davranarak hayat tecrübesi edinmeye kısmen de olsa mani oluyorlar.
0
klar
(18.03.17)
tarifelerde şöyle bir durum var. 25 yaş altı öğrenci üzeri ise yetişkin kabul edilir. maddiyatla alakalı bir şey. ancak 27 gayet de gençtir. sadece dönem olarak 20 yaşındaki birinden olgundur. farklı hedefleri vardır vs. yoksa fiziksel olarak bir sıkıntı yok bence.
0
black mamba
(19.03.17)
müdür kendine iyi baktıysan, iyi hissediyorsan, görünüşün dağılmadıysa gençsindir işte.
Merhaba. United nuclear yıllardır satış yapıyor. buradan uranyum cevheri sipariş etmek yasak mı? elma büyüklüğünde bir taş parçası alt tarafı.
Merhaba. United nuclear yıllardır satış yapıyor. buradan uranyum cevheri sipariş etmek yasak mı? elma büyüklüğünde bir taş parçası alt tarafı.
0
aat bh (18.03.17)
Değil ama biraz pahalı ben 0,50 karatlık bi kesim yaptırdım o bile dünya para tuttu, kolye ucu yaptım her gören soruyor nerden aldın diye. Tavsiye ederim, yüzük olarak da güzel olur.
0
ekaterina
(18.03.17)
kargosu çok tutabilir. gidip almanız daha mantıklı
0
luchetti
(18.03.17)
@ekaterina zararlı değil mi yav nasıl yani
0
dedi ayca
(18.03.17)
@dedi ayca 2-3 aya kesin kanserim ama bu güzelliğe değer. Adhshahshsh
0
ekaterina
(18.03.17)
amazon ve ebayden bakabilirsin. ama fotoğraflarda gördüğün gibi bir parlama vs olmayacak onu bil. zenginleştirilmemiş uranyum o kadar da aktif değil ama tabi gene de tehlikeli.
radyoaktivite hakkında bilginiz yoksa. elinizde uygun saklama koşulları ve bir geiger sayacı yoksa uğraşmak pek tavsiye edilmez.
Arkadaşlar merhaba, konu şöyle;Babamın işleri için daha önce üzerime aldığımız aracın satışını, 2011 yılında bir şahsa maddi ederi karşılığında yaptık. Ancak o yıllarda ben yurtdışında olduğum için, yeni araç sahibi şahıs ile babam arasında, bir adet A4 kağıtta her iki tarafında imzalarının bulunduğ
Arkadaşlar merhaba, konu şöyle;
Babamın işleri için daha önce üzerime aldığımız aracın satışını, 2011 yılında bir şahsa maddi ederi karşılığında yaptık. Ancak o yıllarda ben yurtdışında olduğum için, yeni araç sahibi şahıs ile babam arasında, bir adet A4 kağıtta her iki tarafında imzalarının bulunduğu ve aracın devrinin yapılması gereken son tarihinin belirtildiği bir satış anlaşması metni ile araç satışı gerçekleştirildi.
Ben 2013 yılında yurtdışından döndüm ve okul işleri, iş arama, işe başlama derken bu konuyla çok ilgilenmedim, bir yandan da bu konuyu halleder düşüncesiyle babama güveniyorum (ki yanlış bi hareket suçluluk payı var bende). Neyse, ben bir yıldır araç sahibini telefonla arayarak ne zaman devir işlemlerini tamamlayacağımızı soruyorum, ancak her seferinde geçiştirerek bu işleme yanaşmadı. Daha önce araç vergisini ödemesini geciktirdiği için maaşıma vergi dairesi tarafndan bloke konuldu. Yeni vergileri de ödememiş görünüyor.
Araç bildiğim kadarıyla bir tamirhanede yatıyor, bakım bekliyor, kullanım dışı (kendi ifadesiyle). Ruhsat yeni araç sahibinde. Aramızdaki anlaşma kağıdından her ikimizde de birer kopya var.
Bu aracın satışını nasıl yaptırabilirim ? Trafik Tescil' e gittim, buradan bişey yapamazsınız, savcılığa suç duyurusunda bulunabilirsiniz önerisinde bulundu. Aramızda olan anlaşma bunu engeller mi ?
Konu hakkında bana yardımcı olabilirseniz cok memnun olurum. Avukat arkadaşlardan da yardım rica ediyorum. Teşekkürler.
0
ooi (17.03.17)
bir avukat bul. aracın yeni sahibini arayarak net bir biçimde belli bir tarihe kadar satış olmaz ise arac hakkında çalıntı duyurusu yapıp trafikten düşürmek zorunda kalacağınızı. bu vergileri ve olabilecek sıkıntıları karşılamak zorunda olmadığınızı belirtsin.
o elindeki evrak da savcılığa yapılan çalıntı ihbarını düşürmez. ancak dava süreci başladıktan sonra delil olabilir. ancak araç bulunursa el koyulur ve size teslim edilir.
yani özetle bir yetkili abi arayıp hukuki durumu ve başına gelecekleri net biçimde anlatsın. satışı neden üzerine almak istemiyor onu da öğrensin. belki bu konuda yardımcı olacak birşey vardır. kendi üzerine alamıyorsa da eşinin-kuzeninin üstüne devredersiniz.
0
orpheus
(17.03.17)
Yerinde olsam gider polise başvurur ve arabam çalındı diye.Eğer karşı tarafın bir sıkıntı varsa gitsin mahkeme ile uğraşsın.Böylelerine iyi niyetli olmamak lazım.Sonuçta araç hala araç sizin üzerinize.
0
josefen
(17.03.17)
Selamlar öncelikle geçmiş olsun,
Yapmış olduğunuz sözleşmenin geçerlilik koşulu noterde yapılmasıdır. Dolayısıyla elinizde gecersiz bir sözleşme var. Gecersiz sözleşmelerde taraflar ancak verdiklerini geri alabilirler. Bir taraf diğer tarafı borcunu ifaya zorlayamaz.
Aranızdaki ilişki bir özel hukuk iliskisidir yani savcılığa falan giderek çözemezsiniz. Hukuk mahkemelerinde dava acmaniz gerekir. Yukarıda söylendiği gibi gidip kişiyi asılsız ihbar edip suc falan da işlemeyin lütfen. Başınız derde girer.
Bu sure zarfinda aracta olusan hasarlardan, vergi borçlarından, aracın başkalarına acacagi hasarlardan da siz sorumlusunuz.
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler
basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.