Giriş
(4)

İş teklifini reddetmek

mystb
Selamlar,Şu an çalıştığım şirketten oldukça memnunum, herhangi bir iş arayışım yok. Linkedin'den olsun, diğer kanallar aracılığıyla olsun iş teklifleri geliyor fakat hiç düşünmediğim için kibarca "teklifiniz için teşekkür ederim fakat şu an için çalıştığım şirketten memnunum ve iş arayışım bulunmuyo
Selamlar,

Şu an çalıştığım şirketten oldukça memnunum, herhangi bir iş arayışım yok. Linkedin'den olsun, diğer kanallar aracılığıyla olsun iş teklifleri geliyor fakat hiç düşünmediğim için kibarca "teklifiniz için teşekkür ederim fakat şu an için çalıştığım şirketten memnunum ve iş arayışım bulunmuyor, ileride zaman neyi gösterir bilemediğim için irtibat halinde kalmak isterim" tarzı cevap ile dönüyorum. Doğru bir yöntem midir?

Teşekkürler
0
mystb
(29.05.17)
Doğrudur. Kibarca reddediyorsun işte.
0
cakabo
(29.05.17)
Dogru. Baska ne diyeceksin ki.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(29.05.17)
öncelikle şunu şuraya bırakayım da; Lükse bak.

soruya geçeceksek de; Doğru bir yöntem ama üzerine bir de kendi alanınızla ilgiliyse irtibatı kopartmayın. İletişim içinde kalın onlara yapabiliyorsanız anlık yardımlarda bulunun. sizin uzmanlığınızdaki alanlarda çok mesai gerektirmeyen işlerde destek olun.
0
mete kudur
(29.05.17)
"Ileride zaman neyi gosterir bilemedigim icin (...)"i kesinlikle cikartirdim o cevaptan. "Ama elbette, sizinle irtibat halinde kalmak isterim." yeterli bence. Daha olumlu bir izlenim birakirdi, en azindan bende.
0
buf-e kür
(29.05.17)
(2)

iş sözleşmesi

baris daima
merhaba,ben hayatımda hiç iş sözleşmesi imzalamadım. bu ilk olacak nelere dikkat etmem gerekiyor ? maaşı brüt mü yazacaz net mi ? sigortayı söylememe gerek var mı ? maaşın yatacağı hesabı da sözleşmeye yazacaz ? şirket araba, telefon, bilgisayar da verecek bunları eklettirmek gerekiyor mu ? şimdi ar
merhaba,

ben hayatımda hiç iş sözleşmesi imzalamadım. bu ilk olacak nelere dikkat etmem gerekiyor ?

maaşı brüt mü yazacaz net mi ? sigortayı söylememe gerek var mı ?

maaşın yatacağı hesabı da sözleşmeye yazacaz ?

şirket araba, telefon, bilgisayar da verecek bunları eklettirmek gerekiyor mu ?
şimdi araba verince bunun mazotunu alırken ödeme nasıl oluyor onu da eklettirecem.

cidden hiç bilmiyorum, ondan dolayı böyle cahilce soruyorum. mazur görün.

sizin ekstra eklemek istedikleriniz olursa lütfen ekleyin.
0
baris daima
(29.05.17)
normalde onlar matbuu olur ve her halukarda patronun üstte olacağı gibi bir sözleşme hazırlatılır yok senden önce elle hazırlandıysa zaten illa patron aktif şekilde üstte olur(benim yekten söylemişliğim var, ne olursa olsun bizim şeyapacağımız şeklinde birşey hazırlayın diye)

Bu yüzden her maddeyi okuyun, çoğuna müdehale ettirmezler ama siz yine de bilin neye imza attığınızı ve kesin ve kesin patronunuzla aranızda anlaştığınız sizin için önemli olan her konunun o sözleşmede geçmesini sağlayın. herşeyi, MAAŞINIZI varsa iş kanunu dışındaki mesai farklılıklarınızı anlaştığınız zam oranlarını, bütün alternatif haklarınızı ev araba telefon kadın saat filan işte her ne.

maaş konusu zaten orada yazar net brüt v.s diye, sigortada o değerden yatar. yani mesela adam sana dedi ki 4000 üzerinden gösterip 3000 elden vereceğiz. hah işte o eldenler sürekli gecikir, ya da herhangi bir aksilikte asla ödenmez ve ispat etmeniz de birazcık güçleşir. veya şu çok karşılaşılan birşey, maaşınızı 4000 gösteriyorlar ancak işiniz şehir dışında olduğunda x2,5 veriyorlar diyelim, iş yerinden ayrıldığınızda bu parayı neredeyse alamazsınız ve bunu çok büyük şirketler yapıyor. isim vermek suç mu değil mi bilmiyorum ama 6 aylık maaş farkını vermeyen sektörün gözdesi firma biliyorum, aynı firma da 13 aydır alamıyorum oğlum ben diyen bi' de büyüğüm çalışıyor.

bu yüzden her hakkınızı yazmanıza izin vermezler ama olmazsa olmazlarınızı o sözleşmede geçirin ve neye imza attığınıza iyi bakın. zorunlu çalışma koşulları işten ayrılma durumları v.s
0
mete kudur
(29.05.17)
imzala geç
avukatlık durum olursa kanuna aykırı bir maddeyi savunamazlar
0
kingcyrax
(29.05.17)
(6)

Lacoste saatleri

maria puder
Çok kalitesiz durmuyor mu? Şu alttaki mesela. Saat satan zencilerde çakmaları oluyor, nerdeyse birebir aynı. Oyuncak gibi saatler. Mağazada da incelemiştim. Bir de 650 denmiş bu saate. Tisörtlerine bir şey diyemem,8 senelik, gram rengi solmayan bir lacoste tişörtüm var ama ayakkabılar ve saatler cid
Çok kalitesiz durmuyor mu? Şu alttaki mesela. Saat satan zencilerde çakmaları oluyor, nerdeyse birebir aynı. Oyuncak gibi saatler. Mağazada da incelemiştim. Bir de 650 denmiş bu saate. Tisörtlerine bir şey diyemem,8 senelik, gram rengi solmayan bir lacoste tişörtüm var ama ayakkabılar ve saatler ciddi fiyasko.


shop.lacoste.com.tr
0
maria puder
(28.05.17)
kalitesiz zaten. kendileri üretmiyorlarfason üretim, işleri saat değil ki. içinde 5 liralık pilli mekanizma var. malzeme kalitesi de 10 liralık. buna para verip alanın aklından şüphe etmek lazım. dediğin gibi zaten sokaktaki saatçilerin saatiyle aynı bu. 180 dolara sattıkları bu saatten kaç kat kar ettiklerini hesaplamak bile istemiyorum. ki 200 dolara ne kadar ''gerçek'', güzel saatler var...
0
fyodor fyodorovic
(28.05.17)
Saat bozulan birşey mi ?

Benim şimdiye kadar hiç bozulan saatim olmadı, attıklarımızın ya camı kırılmıştır ya da eskimiş hertarafı çizilmiş ve sıkılmışızdır. keza lacoste kol saatim var 5 yıldır da kullanıyorum, maşallah. hatta daha dün aynı saatimin farklı kordon renginde olanını alacaktım.

yani, ayakkabıda haklı olabilirsin bilmiyorum (son aldığım ayakkabı da şansa lacoste 3 ay oldu herhalde, 1 ayakkabım var her yere onu giyerim, henüz bi sıkıntı vermedi çok şükür) Ama saat zaten genel itibariyle bozulan birşey değil bence. sıkılınan birşey bu yüzden, saatte mesele kozmetik tarafı. bu saat de şık bence, yalnız fiyatları geçirdiği konusunda ben de hemfikirim, acımasızca kaktırıyor, e bunun sebebi de kalitesi değil malumuzun timsahı.

edit: bu arada, koleksiyon gibi değil ama çok sayıda saat kullanırım. kıyafetlere göre filan çeşitli saatler alırım hediye ederim- camını kapının koluna yanlışlıkla vurduğumda camı çatlarsa sinirlenip atarım filan. yani çok sayıda saat kullandım-kullanıyorum ve daha hiç bozulanına denk gelmedim.
0
mete kudur
(28.05.17)
Ben de kalitesiz olduğu kanaatindeyim
0
gazozailacatmauzmani
(28.05.17)
made in china. saatte china çok hoş bir durum değildir ve sadece lacoste değil, armani, tommy falan da böyle. uzak durmak gerek.
0
giovanne
(28.05.17)
4-5 sene oldu metal kordonlu metal kadranlı bi modelini kullanıyorum, hiç sorun yaşamadım (maşallah diyelim:p )
Her gören de soruyor, beğeniyor.
300₺ idi o zaman fiyatı.
0
megalomaniac
(28.05.17)
Lacoste'tan ne ayakkabı alırım ne de saat. Bir kere ayakkabı aldım ayağımın ortopedisini bozdu resmen. Hayatımda giydiğim en rahatsız ayakkabı idi.

Lacoste'tan tişört al, pantolon al, hatta şapka bile al ama asla ayakkabı alma.

Bu arada soruna cevap: Evet saat kalitesiz, fason.
0
gkn
(29.05.17)
(5)

Korna Çalarak Kutlama Yapmak

tahin pekmez yoğurt
Bunun nesi eğlence veya sevinç gösterisi? Nasıl bir kutlama anlayışı var? gürültü kirliliğinden başka bir şey değilç 1.5 saattir caddede korna çalıyorlar. Ders çalışmaya çalışıyorum, yarın sınavım var. Hiç kimseyi düşünmüyorlar mı? Yaşlı olan var, hasta var.Kurtuluş - Ankara
Bunun nesi eğlence veya sevinç gösterisi? Nasıl bir kutlama anlayışı var? gürültü kirliliğinden başka bir şey değilç 1.5 saattir caddede korna çalıyorlar. Ders çalışmaya çalışıyorum, yarın sınavım var. Hiç kimseyi düşünmüyorlar mı? Yaşlı olan var, hasta var.
Kurtuluş - Ankara
0
tahin pekmez yoğurt
(28.05.17)
aynı durumdayım ve bütün sinirlerim alt üst olmuş durumda, odaklanamıyorum bir türlü. soruna cevap vereyim, hayır düşünmüyorlar.
0
theseachange
(28.05.17)
Kurtuluş'tan bağlanıyorum ve acını paylaşıyorum, buna sokağın ortasında kavga eden komşuları da ekleyebiliriz
0
asocial anchorman
(28.05.17)
ula millet bi iki gün eğlenip gülecek bir şeyler bulmuş. kapa pencereni camını bir gecelik bir şey olmaz
0
carpenic
(28.05.17)
düşünme yetisi olan bunu yapmaz zaten. o yüzden düşünemiyorlar. onlar sadece kendilerini düşünür.
0
mahone
(28.05.17)
yalnız hakikaten yıl 2017 oldu ve siz daha insan psikolojisini bi' türlü kavrayamadınız.

toplu kutlamaların tamamı eğlence amaçlı değil; gösteriş amaçlı yapılır. gösterişte dikkat çekme ile başlar, adam korna çalarak kendisini eğlendirmiyor, tahin pekmez bak ben de buradayım hacı diyor sana. şahıs olarak kıymetsizsin ama topluluk olarak 1 ettiğin için kıymetlisin.

Yani; o adam birşey düşünmez. düğünü vardır o mahallede sevdiği kız var askere çocuk yolluyordur arkadaşlarıyla kim daha öfkeli oynuyorlardır ve sağın solun dikkatini çekmek için de korna kullanırlar. bunların 1 alt sınıfı da abart egzos+korna kullanıyor ben onu daha çok seviyorum, keza 1 üst versiyonu da motor sesi kullanıyor. yanında motorsiklet geçer ve tam milletin ortasında verir gazı, sesi kulakları tırmalar ama o zanneder ki bütün herkes ona hasta.
0
mete kudur
(28.05.17)
(3)

-tez-fused silica nın türkçesi ne ya??

durgunfoton
ay sinirlerim bozuldu ya.. kırk yıllık fused silica dediğimiz şeyi tezde hocam türkçeleştir demiş, ben bunun nesini türkçeleştireyim? fused silika olur. 1 cümle içinde var zaten. sio2 (fused silica) yazsam olur mu?teşekkürler
ay sinirlerim bozuldu ya.. kırk yıllık fused silica dediğimiz şeyi tezde hocam türkçeleştir demiş, ben bunun nesini türkçeleştireyim? fused silika olur. 1 cümle içinde var zaten. sio2 (fused silica) yazsam olur mu?
teşekkürler
0
durgunfoton
(28.05.17)
nedir bu fused silica ? ne olduğunu söylersen daha yardımcı olunabilir, yoksa bu saatte böyle bir konuda kimse cevap vermez

şu olabilir mi ? Silikon Dioksit
0
mete kudur
(28.05.17)
Kaynaşmış silika

Edit: Bir de ben belli bir biçim verilmiş ürünler için bunu dedim. Şunlar gibi.

www.crystaltechno.com

Bunların belirli bir şekli olduğu için kaynaşmış (birleşmiş) olarak çevrilmesi mümkün.

Eğer silica'nın üretiminden bahsediyorsanız (örneğin katı değil de sıvı bir formundan) fused silica, ergimiş silika anlamına da gelebilir. Buna söz konusu duruma göre siz karar verin.
0
dissendium
(28.05.17)
lens malzemesi. cam gibi.
aslında benim hocaya kızdığım şey hep ingilizce kendi adıyla kullandığımız şeyleri türkçe istemesi. doğru mu yanlış mı bilmiyorum ama hocanın istediği gibi yazınca bi tuhaf oluyo gibi sanki.
0
🌸durgunfoton
(28.05.17)
(11)

dirty talk

cunnilinguist
aşagıdakilerden hangisi dogrudur?a- beni kamçılar, cok güzel. severim.b- beni sogutur, o an keyfim kaçar.c- anama küfretmedigi sürece sorun yok.isteyen cevabi özelden gönderebilir.
aşagıdakilerden hangisi dogrudur?

a- beni kamçılar, cok güzel. severim.
b- beni sogutur, o an keyfim kaçar.
c- anama küfretmedigi sürece sorun yok.

isteyen cevabi özelden gönderebilir.
0
cunnilinguist
(28.05.17)
doğalsa ve anlık geliştiyse nema problema.

yapmacıksa pipim büzüşür.
0
boyle buyurdum
(28.05.17)
Aynen dogalsa sprinte kalkarim.
0
imelih
(28.05.17)
defaat ve defaatle b

hard sex severim ama igrenç diyaloglardan en uç noktada nefret ederim.
0
mete kudur
(28.05.17)
Türkçesini bilmiyorum ama İngilizcesi idare ediyor. Türkçe dirty talk soğuturdu beni
0
benaslindayohum
(28.05.17)
a normalde benim için ama kötüsü çok saçma sapan bir duruma da dönüşebiliyor karşı taraftan geliyorsa, e sus da diyemiyorsun can sıkıcı oluyor. yeni tanışılan biriyse hiç o konulara girip risk almamak en iyisi.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(28.05.17)
B
0
elvedui
(28.05.17)
Zamanında burada bi duyuru açılmıştı aklıma onu getirdin. Kadın duyuruyu açan, adam diyo ki "seni bedavaya sikmek çok güzel"

Başka bişey demicem.
0
freetakilir
(28.05.17)
keyif aldigini gosteren her seye bayiliyorum.
0
neumann
(28.05.17)
Ay dirty talk denen seyi beynime okadar kufur diye kodlamisim ki, oldugu anda küfür gibi geliyor, bi tane yapistirmak istiyorum. Baskasi soylese kufur olacak seyin sevdigim soyleyince nasil olmadigini daha kavrayamadim. Penis vajina deyince de kendimi doktorda hissediyorum. Anca yer yon belirten zamirler ve durum belirten sifatlat kullaniyoruz. Hic dirty degil (._.)
0
velvetmorning
(29.05.17)
Çok kolpa geliyor.
0
arnold schwarzeneger
(29.05.17)
Ben pek girişmiyorum da karşı taraf gidişata göre ağzını bozunca şaşkınlıkla karışık bi kamçı etkisi olmuyor değil.
0
chicha
(29.05.17)
(17)

Cinsel seks partneri ile yas farki

cunnilinguist
En fazla kac yas farki vardi? Arti / eksi su kadar yas diye belirtebilirsiniz. Buyrun.
En fazla kac yas farki vardi? Arti / eksi su kadar yas diye belirtebilirsiniz. Buyrun.
0
cunnilinguist
(28.05.17)
+12
-2
0
zgrydn
(28.05.17)
2
0
gazozailacatmauzmani
(28.05.17)
Bende çok değişkenlik gösterdi.

+19 da oldu
-10 da
0
sorumatik
(28.05.17)
Dur ben de soyleyeyim.

+7
-12
0
🌸cunnilinguist
(28.05.17)
3 yaş küçük (en küçüğü buydu)
14 yaş büyük(en büyüğü)
0
megalomaniac
(28.05.17)
+12
Benden kucuk biriyle hic olmadim
0
duru arsnova
(28.05.17)
0 yas.
9 senelik beraberlikten sonra gecen yaz evlendigim benle ayni yasta bir esim var cok mutluyuz :)
İnsanin ilkleri esi ile yasamasi super bir sey tavsite ederim.
0
imelih
(28.05.17)
18 yaş en büyüğü.
Yaşıtım da en küçüğü.
0
bir nick var benden iceri
(28.05.17)
-4
+2
0
elvedui
(28.05.17)
+25
-5
0
fasulyek
(28.05.17)
neredeyse tek gecelik olanların yaşlarını bilmiyorum. 1 tane çok büyük vardı onu ıskalayabilirim o yüzden.

bildiklerim arasında -9 + olan yok. Ama büyük ihtimalle o 1'i dışında da +6, +7 filan olmuştur herhalde, hiç sormadım bilmiyorum.

süreklilik arz decek şekilde(sevgili olarak) +12de baya çokmuş yalnız, ve birden fazla kişi +12 ile iyi rastlaşmışlar.

gerçi bu yaşta aralık değeri daha önemli sanırım; yani 22-34 arası +12 çok bi'şey farketmez gibi geldi tekrar bakınca.
0
mete kudur
(28.05.17)
+12
-5
0
neumann
(28.05.17)
+10
-5
0
kullanıcı adını aktif edemeyen insan
(28.05.17)
+12, -10. Not my proudest experiences.
0
yirmisantim
(28.05.17)
+23
-6
0
blatta hiberna
(28.05.17)
+10
-3
0
dinsiz adam
(28.05.17)
+2
-3
0
filteria
(28.05.17)
(4)

Şeytanı Anlamak

mete kudur
SelamlarÖncelikle konuya kutsal kitapların yaklaşımlarını doğru kabul ederek başlayacağız. Ben durum hakkında pek bilgi sahibi değilim, öğrenmek adına bu sohbeti açmak istedim. Sanırım 2 farklı yerde melek de cin de denilen varlık; şeytan tanrının insanı yaratması üzerine ya tanrıyı kıskandığından y
Selamlar

Öncelikle konuya kutsal kitapların yaklaşımlarını doğru kabul ederek başlayacağız. Ben durum hakkında pek bilgi sahibi değilim, öğrenmek adına bu sohbeti açmak istedim. Sanırım 2 farklı yerde melek de cin de denilen varlık; şeytan tanrının insanı yaratması üzerine ya tanrıyı kıskandığından ya da kendi gururundan insana secde etmiyor ve huzurdan kovuluyor. devamında ise cennet cehennem kavramından haberdar bir şekilde isyan ediyor.


şimdi bu anlatılan kısımda bazı problemler ve güzellemeler olduğunu düşünüyorum ama konuyu biraz yayarak öğrenme gayretiyle hızlıca yorumlamayıp, sizlerin de fikrinizi merak ediyorum. konuya alternatif bakış açısı getirmek, ve yaratıcının mantığını daha iyi kavrayabilmek için. Sonuçta ne yaparsak yapalım en uç seviyede bile var eden gibi düşünebileceğimiz inancındayım
0
mete kudur
(27.05.17)
Şeytam kötü değil bence. Zaten diyor ben bu boktan insana neden secde edeyim. Şu gün dünyaya bakarsan pedofili vs bin türlü kötülük insandan çıkma. İnsan zayıf diyor ama insanın yaptığı zaten bunu kanıtlıyor. Bence şeytan cennete gitmeli sonuçta tek secde etmemiş kötülüğü direk o yapmıyor.
0
fasulyek
(27.05.17)
şeytanın haksızlığa uğradığını düşünmüşümdür hep. seni başkasına tercih etseler üstelik bunlara hizmet edeceksin deseler sen de siktiri çekmez miydin?
0
sane ego
(27.05.17)
Genel kanı, yeryüzünde işlenen ve affedilmeyecek en büyük günahın kibir olduğu yönünde. Bu anlatı, bunu destekliyor. Şeytan kendisini, yaratıcının emrine rağmen üstün görüyor. Kötülüklerin anası bu.
Üstelik, yaratıcıyı bizzat gören, onun varlığından ve büyüklüğünden emin olduğu halde kinrine yenik düşendir şeytan. Kötülüklerin anası da bu zaten. İşyerindeki çatışmalardan tut, kökelik sistemine kadar her günahın da başı bu.
0
lovemyself
(28.05.17)
Yani kibirden kaynaklandığını bu yüzden en büyük günahın bu olduğunu düşünüyorsak, tanrı en büyük günahkar olmalı. Orada bi' hata var, öyle değildir o. Tanrı bu kadar salak olamaz.

bir de en ilginç kısmı; sonsuz acıya rağmen o yolu seçmesi, onun affedilmesi gerektiğini betimliyor. Mesele emre itaatsizlik olabilir, çok insani bir duygu bu itaat bekleme, velevki tanrıda da var. Ama o zaman, şeytana süre verilmesi ve şeytanın haklı çıkması sonucunu tanrı bildiği halde onu cehenneme atamayacaktır. zannımca şu dünyada şeytanın kazanmadığını söylemek biraz zordur. ve gittikçede kötüleşiyor kötüleşecek.
0
🌸mete kudur
(28.05.17)
(26)

Çok güzel bir kız görünce moraliniz bozuluyor mu?

elvedui
Ben kötü oluyorum, asla öyle birine sahip olmayacağımın farkına varıp hüzünleniyorum.
Ben kötü oluyorum, asla öyle birine sahip olmayacağımın farkına varıp hüzünleniyorum.
0
elvedui
(27.05.17)
Of kiyamam, bu nasil bir duyuru benimle:) Guldurdun valla, cok guzel degilim ama elim ayagim duzgun:) istersen seninle bir kahve icelim
0
balpolen
(27.05.17)
Dünden beri bunu yaşıyordum iyi denk geldi
0
zencipanda
(27.05.17)
sahip olmak fiilini tekrar düsünmen lazim dostum. bozulmuyor. güzel kızlar :kalp:
0
cunnilinguist
(27.05.17)
çok pis küfür ediyorum bu ne biçim kader lan diye
yani bi kendime bakıyorum bi de o kıza sonra diyorum ki;
neyse cumartesi günü burada küfür yazmayayım

bu arada kendini güzel zanneden makyaj kızlarına selam eder, hacı şakir armağan ederim. gerçek güzellik bu değil
0
bana her yer cehennem
(27.05.17)
hayır da nesrin cavadzade'yi görünce bi hayatı sorgulamıyor değilim.

@ elvedui, güzellik görecelidir diye bi laf duymadın mı?
0
elorelia
(27.05.17)
niye moralim bozulsun, içim açılıyor.
tabii ince bir hüzün de sarıyor.
0
filteria
(27.05.17)
@elorelia: çok güzel değil ki.
0
🌸elvedui
(27.05.17)
hüzünle karışık güzel bir resim görmenin huzuru baş gösteriyor.
0
fyodor fyodorovic
(27.05.17)
Mutlu oluyorum. Tanıdığım güzel kızların hepsi çok alçak gönüllüydü. Sahte güzellerde genelde bir kibir oluyor. Güzel kızlarla iletişim kurmak aslında çirkin kızlara göre çok daha kolay. Çünkü çirkin kızların takıntıları oluyor. Güzel kızlar güzellikleri nedeniyle daha kaygısız oluyorlar. Diyaloğa daha kolay giriyorlar.
0
dissendium
(27.05.17)
dün ben de aynı şekilde mahvoldum. ben daha çok şaşırıyorum aslında hepsi birbirinden güzel yahu.

bu arada sahip olmaktır evet. karşılıklı sahiplik. takılmayın böyle şeylere
0
klar
(27.05.17)
"Sahip olmak ya da olmak"
biz bunları kitaplarımızda hep yazdık ama okumuyorsunuz ki !
fromm

:) :))
0
supermatik
(27.05.17)
Muhtesem bi duyuru mnskym yeter diyorum.
0
brad pitt
(27.05.17)
Ben zekasiz oldugunu dusunuyorum. bir gulmem geliyor.
0
velvetmorning
(27.05.17)
Kader payına düşeni alıyor , küfrün bini bir para
0
kleider
(27.05.17)
ben teşekkür ediyorum, tanrım eline sağlık kız çok güzel olmuş diyorum. sonra da kıza gidip çok güzelsiniz diyorum. bazen teşekkürle karşılık veriyorlar bazende böyle sanki sevdikleri birşeyi alıp da saklamışım ve onlara yerini söylemiyormuşcasına bir çocuksu nefret ve ürpertiyle bakıyorlar. millete rezil oluyorum.

Ama olsun, etrafınızda güzel kadın-erkek görmek motivasyonu arttırıyor, yaşama olan inancın artıyor.

tıpkı güneşli güzel bir hava gibi.
0
mete kudur
(27.05.17)
Ben de x6 gorunce ayni hisse kapiliyorum, demek ki yalniz degilmisim, birisine bakip aglamisligim var,
Kiz mevzusunda da durum biraz farkli,
Asla ulasamayacagimdan ziyade, ulasan adamlardaki sansa bahta gipta ediyorum,
"Oha lan diyorum, hic kimse bu kizla birlikte olacak kadar sansli olmamali, dusunsene, bununla takilan birisi de var" demisligim coktur, napalim bize de kaderde efkar edip yutkunmak dustu,
Avrupa yakasindaysan icelim:(
0
alttaraf
(27.05.17)
Bende öyle düşünüyorum. Ama asla öyle birine sahip olamayacağımdan değil, bir tanesine sahip olsam da diğer çok güzel kadınlara sahip olamayacağım için.
0
KaraSakall
(27.05.17)
yalnızca türkiye'de değil, dünyada güzel kızlara biraz da üzülüyorum. dışarıdan oh ya dünya sana güzel deniyor ama biraz etraflıca düşününce durumlarının öyle olmadığını düşünüyorum. sosyal medya üzerinden erkeklerin nasıl pisleştiğini biliyor herkes, düşünebiliyor musun kimlerle uğraşmak zorunda kalıyorlar?

dışarda senin bile korkacağın adamlar bu kızların arkasından neler söylüyor, onu bırak nasıl hastalıklı düşüncelere giriyor, düşünebiliyor musun? bence biliyorsun.

bu yüzden sen sadece "ahh keşke benim sevgilim olsa" demiyorsun, içinden kim bilir neler geçiyor da yazılmaz buraya değil mi?

bu yüzden moralim falan bozulmuyor, çok güzel görünce "vay anasını, şeytanla anlaşma mı yaptın da bu güzelliği aldın" vs. diyorum içimden ya da arkadaşımla konuşurum ama hiç bir zaman neden benim sevgilim değil vs. senin gibi böyle saçma düşüncelere girmiyorum. böyle devam edersen sonu kötü çünkü, istediğin her şeye sahip? olamazsın biliyorsun bunu, belli bir yaşa gelmişsin. bu yüzden böyle şeyler düşünmek yerine taktir et, öv, geç.
0
Apocalypse
(28.05.17)
ben vakt-i zamanında hayalini bile kuramayacağım bir kızla aşk yolculuğuna başlamıştım, hayat ilginç her şey olabilir :D ama cidden çok güzeldi, öyle olunca terk etmiştim. ilişki de denklik önemli tabi.
0
prens zuko
(28.05.17)
@Apocalypse: yok hocam ben abaza değilim. güzel bir sevgilim olsun evlenene kadar elini bile tutmam gerekirse :)

istediğim her şeye sahip olmayacağını biliyorum. ya çok güzel olsun ya da hiç olmasın diye düşündüğümden (birkaç cinsellik odaklı flört dışında) hiç sevgilim olmadı.
0
🌸elvedui
(28.05.17)
çok güzel değil fakat çok akıllı bir kadın görünce keşke diyorum.
0
gkct
(28.05.17)
Gözüm gönlüm şenleniyor tam tersine.
0
arnold schwarzeneger
(29.05.17)
aksine moralim düzelir. onun yakınlarda olmasına sevinirim. bir bahçe gibi düşünüyorum dünyayı. güzel çiçekler olması rahatsız etmemeli.
0
yuncom
(21.06.17)
bozuluyor çünkü güzel kızları sevmiyorum :///
0
cabiday
(21.06.17)
madem hortladı başlık ben de cevap yazıjam..

kötü olmak değil de güzelliğine şaşırdığım oluyor..cidden bu kadar güzel olunuyor mu diye bir afallama oluyor anlık..
0
qazaqwsx
(21.06.17)
çok güzel bir kız görmüyorum. bütün kızlar birbirinin aynısı gibi geliyor. zaten hemen her kadın güzelleştiriyor kendini bir şekide.
0
for day to break
(21.06.17)
(2)

Hesap işletim ücretini geri alma dolandırıcılığı

ekaterina
Soru şeklinde açıyorum ki bu duyuru silinmesin bi de soru sorayım hatta, aşağıdaki olaydan sonra bu numarayı tekrar aradım ve bu numara kullanılamıyor dedi, bunlara herhangi bir yaptırım yapılamıyor mu? Her gün kaç kişi dolandırılıyor :/ Olayı arattım da hiç kimse bahsetmemiş bu tip dolandırıcılıkta
Soru şeklinde açıyorum ki bu duyuru silinmesin bi de soru sorayım hatta, aşağıdaki olaydan sonra bu numarayı tekrar aradım ve bu numara kullanılamıyor dedi, bunlara herhangi bir yaptırım yapılamıyor mu? Her gün kaç kişi dolandırılıyor :/

Olayı arattım da hiç kimse bahsetmemiş bu tip dolandırıcılıktan o yüzden anlatayım dedim. Sizlerin de başına farklı olaylar geldiyse paylaşın bilelim.


telefon çaldı 0850 333 60 94 nolu telefondan arandım. Yapı kredi bankasında birikmiş 380 tl hesap işletim ücretimin olduğunu, bunun yasal olarak iptal olduğunu, yapı krediden aradıklarını ve iade edeceklerini söylediler. Arayan kadın gayet call center çalışanı gibi kibar ve düzgün türkçeyle konuşan birisiydi, tc kimlik numaramı da biliyordu, söyleyerek güven kazanmaya çalıştı. Yapmam gerekense şuymuş, beni bilgilendirdikten sonra sesli yanıt sistemine aktaracakmış ve internet bankacılığı şifremi girecekmişim daha sonra da telefonuma bir şifre gelecekmiş onu girmem gerekiyormuş. Ahahahah diye güldüm ben içimden, bi de sakın bana söylemeyin böyle bir bilgiyi benimle paylaşmanız yasak diye güven oluşturma vol. 2 de yaptı. Dolandırıcısınız siiizzz diye bağırdım yüzüme kapattılar. Dikkatli olun lütfen, banka hesabımdaki tüm para uçabilirdi resmen, her şey bi anlık dalgınlık. İyi akşamlar :)
0
ekaterina
(27.05.17)
yemin ediyorum dövlet bize bakmiir, baksa bunun gibi annesi başka şehirlerde başka adamlara aşık olan insanlar bu kadar cesur olamazdı.

Allah zaten hüsrandadır da, görünen o ki devlet de hüsrandaymış. zaten onun var ettiklerinden çok da birşey beklememek lazım, bi' türlü öğrenemiyorum.
0
mete kudur
(27.05.17)
Benim komşum böyle dolandırıldı hesabınıza para çekerlerse charge back yöntemi ile muhtemelen geri alabilirsiniz . ama adresinize gelen kargoyu alırsanız artık alamazsınız. içinden de broşür çıkıyormuş
0
fyodor dostoyevski
(27.05.17)
(3)

Açıköğretim harçları

basubadelmevt
İnanılmaz fazla okuyan var. Her sene ciddi miktarlarda harç topluyorlar. Bir kısmı sınavlara ve kitaplara gidiyor desek geri kalan kısım nereye gidiyor?Anadolu üniversitesine mi? Yoksa devlete mi?
İnanılmaz fazla okuyan var. Her sene ciddi miktarlarda harç topluyorlar. Bir kısmı sınavlara ve kitaplara gidiyor desek geri kalan kısım nereye gidiyor?Anadolu üniversitesine mi? Yoksa devlete mi?
0
basubadelmevt
(25.05.17)
Masraflar çıkılmadan tamamı anadolu üniversitesine gidiyor, üniversite masrafları sonradan karşılıyor.
0
mete kudur
(25.05.17)
Onceden direkt anadoluya gidiyordu sonra devlet gozunu acti .
0
tosunpasa
(25.05.17)
alese girerken 80 lira para oduyorsub. 160 soruluk sinav sadece. yalniz bundan kar etse her yil ödeneği olmaz ama var. ki burada tek masraf sinav kagidi da degil. gozetmenlere verilen para da var. ki bak eskiden kilavuz basar ona da para oderdik. şimdi aof ye bakalim.her donem kitap aliyorsun sinavlari var okullara bir seyler ödüyor olabilirler gozetmen ucretleri( aof mu ödüyor yoksa meb mi bilmiyorum).
0
blue eyes white dragon
(25.05.17)
(5)

toplu kullanıcı göçü / alternatif platforma geçiş durumları yaşanır mı?

jamiro
sözlük karışmış epey ciddi görünüyor gibi. sözlüğün gezi eylemi budur diyen de var başka bir platforma geçilsin diyen de. kalıcı bir kayma söz konusu olur mu sizce, yorumları alayım.
sözlük karışmış epey ciddi görünüyor gibi. sözlüğün gezi eylemi budur diyen de var başka bir platforma geçilsin diyen de. kalıcı bir kayma söz konusu olur mu sizce, yorumları alayım.
0
jamiro
(25.05.17)
Aynı formatta yeni bir yer açılırsa olur. öteki türlü geçebilecekleri bi' yer yok.

zaten halihazırda ssg bunu anlatmıştı, mesela r/turkey diyorlar ama zaten onu kullanan adam da sözlük yazarı, ya da itü sözlük mesela; ekşiye yazar olamayan adam itü de yazmaya başladı, ya da ekşide yazarlığı olan adam itü de yazmaya devam etti. ssg bu kısmını şahane çözmüş. yeni bir oluşum getirilmezse kayma olmaz, ya tamamen bırakanlar olur ya da işte biraz küsüp geri dönenler. yazmayıp sadece okuyanlar filan.
0
mete kudur
(25.05.17)
Ekşi Sözlük gibi bir mecranın kolay kolay yakalanmasını pek ihtimal dahilinde görmüyorum. Çok büyük ihtimalle yazarların memnun edilmesi, doğru düzgün bir adım atılması konusunda hiçbir şeyle karşılaşmayacağız ve bunun sonucunda, 2016'nın Şubat ayında giden yazarlar gibi bırakıp giden kaliteli yazarların gittiğiyle kalacak kutsal bilgi kaynağı. Yönetim de inadına troll alacak, inadına kaliteyi düşürüp yazar sayısını artıracak.

Yani yeni bir platform olmaz ama nitelikli yazarların topluca gitmesine kesin gözüyle bakıyorum.
0
tel tokasini duzelten samuray
(25.05.17)
Sanmıyorum. Toplu ayrılmalar hep oldu, hep olacak. Herhangi bir toplu ayrılma da Sözlük'ü büyük bir kan kaybına uğratmadı. Her toplu ayrılmayla da kalite düştükçe düştü ama insanlar bu halinden memnun genelde. Bir yandan da talep arzı oluşturuyor. İnsanlar 10 yıl öncesine göre daha rahat içlerini boşaltılabilecekleri ve içerik kaygısı olmayan yerler arıyor demek ki.
0
aychovsky
(25.05.17)
Hiçbir şey olacağını sanmıyorum. Ekşi sözlük büyük bir kitlenin kendini ifade etmesini sağlıyor, kocaman bir mecra. Binlerce insanın gormesi/okuması büyük bir lüks bence. Kimsenin feragat edeceğini sanmıyorum. 2'si eder, yerine 10 tanesi gelir. Kalite düştü denecek bir kalite bile kalmadı, orası ayrı mesele.
0
doxanikee
(25.05.17)
aycho nasıl kan kaybına uğratmadı.
beş sene önceki sözlükle şimdi ki bir mi
eskiden bir şeyler öğrenirdik şimdi gıcık olup kapatıyoruz sayfayı.
kadın düşmanlığı ve abazalık merkezi oldu sözlük
0
fasulyek
(25.05.17)
(8)

Dine hakaret ve küfür neden suç

mete kudur
Şimdi bu konuda 2 yaklaşımım var, 1'si çok uzun olduğu için onda sadece ana fikri vereceğim. kafası çalışan arkadaşlar meseleyi zaten idrak edecektir. 2 yaklaşımda inananların refleksine dair.1- tanrı yarattığı kullarından aciz mi ki kulları tanrıyı, diğer kullarından koruyup kollama derdine düşüyo
Şimdi bu konuda 2 yaklaşımım var, 1'si çok uzun olduğu için onda sadece ana fikri vereceğim. kafası çalışan arkadaşlar meseleyi zaten idrak edecektir. 2 yaklaşımda inananların refleksine dair.

1- tanrı yarattığı kullarından aciz mi ki kulları tanrıyı, diğer kullarından koruyup kollama derdine düşüyor
2- zaten tek tanrıya inanıyorsan sövdüğü şey keza aynı zamanda kendi tanrısı, neden tanrıyı sahiplenip sanki onun değilmişcesine öfkeleniliyor. ve bu suç sayılıyor.
0
mete kudur
(24.05.17)
TCK 216'da dine hakaret diye bir şey yok.
halkın belli bir kesimini din/dil/ırk/etnik köken üzerinden aşağılamak, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek gibi şeyler tanımlanmış bu maddede.

dolayısıyla devlet gelip de "tanrı o kadar aciz mi yav, sonuçta hakaret edeni de o yaratmış" gibi düşünemez. devletlerin dini yoktur.
ancak devlet bütün yurttaşların fikir, din ve vicdan özgürlüğünü korumalı, toplumsal barışı bozacak davranışları da engellemelidir. maddeyi tekrar okursanız dediklerimi anlayacaksınız diye tahmin ediyorum.
0
luchetti
(24.05.17)
sanırım siz dediklerimi anlamadınız.

devlet düşünmez, devlet yönlendirilir yönetilir. insanlar tarafından, devlet yerine insanlar(kimisi benden daha akıllı, kimisi daha salak) düşünürler ve uygulanacak kuralları da, devletin yöneleceği stratejiyi de belirlerler. gelişmiş organizmalarda sistem olarak daha sığ halini duyabilirsin esasında.

şöyle biraz daha yardımcı olayım; şimdi mesela ben bu ülkede yaşayanlar çoğunlukla müslüman diye islamdan örnek vereceğim. Velevki islam üzerine kutsal bir kavramla ilgili şahsi fikirlerimi beyan ettim, fikirlerimde zıvanadan çıkmışcasına bir küfür ve hoyratlık da var diyelim. işte burada suç teşkil ediyor. maddenin içeriğiyle ilgilenmeden; mesela halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiğim düşünülüyor yargı sistemi tarafından.

bir de alternatif olarak konuyu biraz daha karmaşıklaştırabilirim sanırım; şöyleki bununla eşdeğer olduğunu düşündüğüm bir suç daha var. o da vatan millet sakarya kısmında. sanırım bülent ersoyu almışlardı ''çocuğumu askere göndermem'' gibi bir yaklaşımında ''askerlikten soğutma'' eylemi için. şimdi bunu şöyle yorumluyorsunuz; devlet kendi gücünü korumak adına bunu yapıyor. işte ben ilk bahsini ettiğim şeyle bunun temel sebebinin aynı olduğunu düşünüyorum. Ama neden suç olduğunu anlayamıyorum
0
🌸mete kudur
(24.05.17)
Hukukçu değilim ama sanırım önce din kelimesini çıkarıp "hakaret neden suçtur" diye bakmak lazım. Teknik olarak birisine ana avrat küfrettiğinizde ne o kişiye ne de annesine bir zarar gelmez, yani hakaretin suç olması aslında kendi başına anlamsızdır. Ancak eğer suç kabul edilmese ve cezalandırılmasa idi, insanlar bu konudaki hassasiyetlerinden (ya da zaafları da denilebilir) dolayı kendileri cezalandırmaya kalkışacaklardı. Dolayısıyla toplumun geniş bir kesimince tahammül edilemeyen ve cinayete kadar varabilecek başka suçların işlenmesine neden olabilecek davranışların suç kapsamına alınması, toplum yararı açısından bir gereklilik olabilir. Şimdi buraya din ya da başka bir alt unsuru da ekleseniz, aynı mantıkla düşünülebilir.

İnsanların (dine veya başka bir şeye) hakareti ciddiye almayıp gülüp geçtiği, hatta hakaret edene acıyarak baktığı bir toplum veya zaman diliminde böyle bir suç tanımına da ihtiyaç olmayacaktır doğal olarak.
0
mikro patlama
(25.05.17)
şöyleki, küfür ve hakarette muhatabına fiziki bir eylem ya da aksiyom halini aldırıyorsun. ondan suç olması doğal.

mesela senin bilmemnaparım diyorsun, fiziksel bir yönelim var. buna gülüp geçmek için o kişiden belirleyici bir şekilde üstün(elit) olman gerekiyor.
ya da gerizekalı diyor; burada da bir durumu betimliyor.

hakaret bu yüzden, ettiğin kişinin şikayetine bağlı olarak suç teşkil eder.

Ama din kısmında, tanrının şikayetçi olması lazım. bu yüzden dine küfrün suç olması benim aklıma yatmıyor.
0
🌸mete kudur
(25.05.17)
Ben buna yanıt verdim zaten, tekrar yazayım, eğer dine hakaret suç olmazsa, bu tür davranışlar bireysel veya medya kanalıyla artacak, toplumun bir kesiminde aşırı tepkiye yol açacak, buna bağlı olarak çok daha ağır suçların işlenmesine yol açacaktır. Bunun dışında insanlar öfkelendikleri kişiyi bu yolla tahrik edebileceklerdir. Tabiki insanların bu hassasiyeti göstermelerini rasyonel bulmayabilirsiniz, "sen tanrının avukatı mısın sana ne oluyor?" denilebilir ama bu, pratikte ağır suçların işleneceği, gruplar arasında ayrışma, çatışma ve şiddet yaşanacağı gerçeğini değiştirmiyor. Yasalar mantıklı olmaktan önce toplumsal barışı korumak zorunda, "insan" mantıklı bir varlık değil çünkü.
0
mikro patlama
(25.05.17)
Birinin anasina kufretmekle dinine kufretmek arasinda bir fark yok bence. Sonucta insanlarin onem verdigi bazi degerler vardir. Annene onem verirsin, dinine onem verirsin, takimina onem verirsin. Ben gercekten gidip annesine bir sey yapmayacagim, o yuzden fiziksel bir mudahale yok. Dinine kufrettiginde de fiziksel bir mudahale yok. Fakat insanlarin deger verdikleri bir kisi, nesne veya olguya hakaret etmek onlari tahrik eder. Tahrik de suca meylettirir.
0
sckxyss
(25.05.17)
Din bir yaşam tarzı olarak düşünülebilir, üstte arkadaşın dediği gibi insanın değer verdiği bir şeyi aşağılarsan, yaşam tarzını aşağılarsan bence bireysel olarak da aşağılanmayı yahut ceza görmeyi hak ediyorsun. Bu cezalandırma işini devletin üstlenmesi ise işin daha düzenli yürümesini sağlıyor gibi görünüyor.
0
mrsnpr
(25.05.17)
dine, bir kişiye, patates kafalılara, gözlüklülere, araba kullanmayanlara, avm'ye gidenler falan hakaret hep suç, çünkü hakaret suç.

hedeften bağımsız olarak, hakaret suç.

hakaret...
0
babilbaligi
(25.05.17)
(24)

Torrent'in indirme hızına ne erişebilir?

aychovsky
İş yerinde internet kotamı ikinci kere doldurduğum için internet yasağı aldım. Savunma istediler ve ben de 'Youtube'dan arka planda videolar açmıştım çalışırken. Ses yapsın diye bıraktım' dedim ama 'Youtube yasak değil. Bu kadar kotaya ancak torrent ile ulaşılabillir. Yemezler' dediler ama gerçekten
İş yerinde internet kotamı ikinci kere doldurduğum için internet yasağı aldım. Savunma istediler ve ben de 'Youtube'dan arka planda videolar açmıştım çalışırken. Ses yapsın diye bıraktım' dedim ama 'Youtube yasak değil. Bu kadar kotaya ancak torrent ile ulaşılabillir. Yemezler' dediler ama gerçekten torrent kullanmadım. Yasak olduğunu bildiğim için bilgisayarımda dahi yok. IT'ciler 'Hıı, yedik' diyorlar, ben de 'Gerçekten yok ve neyi yanlış yaptığımı bilmiyorum. Yardım eder misiniz' diyorum, 'Yok, artık' diyorlar.

Sorun ne olabilir. Ne torrent kadar hızlı ve büyük indirme yapabilir ve hızla kotamı doldurabilir? Herhangi bir yazılım aklınıza geliyor mu? Spotify?

Torrent yüklü değil.

Kotayı söylemiyorlar, gelen uyarı 'Our Intrusion Detector has noticed an unusually high rate of connections
originating from your machine.' Buna bağlı olarak kapatılmış. Şöyle ki, bu da ikinci kere oluyor, öyle olduğu içni 4 hafta internet yasağım var ve neden olduğunu bile bilmiyorum. Eğer Youtube videosu ise yasak değil, bunu şikayet edeceğim ama şikayet etmeden önce benim bir şey yapmadığımdan emin olmam gerek.
0
aychovsky
(24.05.17)
Kota kaç ona göre söyleyelim
0
uyusam iyi olur
(24.05.17)
Kotayı bilmiyorum, söylemiyorlar. Hatta, sanırım olay kota da değil, belirli bir zaman içinde yoğun alışveriş gibi. Yan odada millet maç izliyor ve sorun olmuyor. Onların yaptığının onda birini yapmış değilim. Mesai dışı saatte kendi inisiyatifimle çalışırken çok bunaldığım ve arkadan ses yapması için Youtube'dan Cem Yılmaz açtım, olay bu.

Bir de işyerinde iş bilgisayarımız yok, kendi kişisel bilgisayarımızı kullanıyoruz. Yani, yine yüklesinler ama evde yaptığımla, işte yaptığımı ayıramazlar.
0
🌸aychovsky
(24.05.17)
Kota ne kadar?
0
reactionic
(24.05.17)
Torrent indirme yaparken gönderim de yapar. Belki oradan anlamışlardır.
0
uyusam iyi olur
(24.05.17)
Torrent yüklü değil.
0
🌸aychovsky
(24.05.17)
Ha pardon tam okumamışım. Youtube da yüksek kalitede izlediysen ondan olmuş olabilir.
0
uyusam iyi olur
(24.05.17)
youtube'da 4dk'lık 720p lik bir şarkı ortalama 50-60mb. siz 1080p dinlesenşz ve bir saat sürekli oynatsa yaklaşık 1gb veri eder. youtube gerçekten inanılmaz fazla kota yiyor. tabi nasıl kullandığınıza bağlı olarak.

ha bu arada 1 saat açık bırakılan torrent'in yanında yine bu veriler az kalıyor. tek başına bunlar 1 saatlik torrent kadar veri çekemez. eğer kendi kişisel bilgisayarınız ise steam'e filan bakın. torrent'den beter.
0
belkider
(24.05.17)
onedrive, google drive veya yandex disk gibi bir uygulama kullanıyorsanız büyük bir dosya eşitlemesi v.s yapıldıysa oradan gelmiş olabilir o kadar trafik
0
luchetti
(24.05.17)
Steam kurulu değil.

Dropbox kurulu ama senkronizasyona gerek yok, tek bilgisayar zaten. 2 yıldır senkronize, ancak küçük küçük dosyaları senkronize edebilir. Film/dizi indirme gibi şeyler zaten yok. İndirdiğim en büyük şey 30 mb'dır taş çatlasa.
0
🌸aychovsky
(24.05.17)
de bu sizin probleminiz değil ki, problemi bulmak teknik olarak it'cinin işi. kotanızı yiyen şeyin ne olduğunu bilmediğinizi ve bu durumdan sizin zararlı çıktığınızı onların sağladığı bilgisayar sayesinde durduk yere uyarı aldığınızdan bahsedin. it' de yemezse savura saklasın, önümüz ramazan lazım olur. o zaman yer.
0
mete kudur
(24.05.17)
hangi kurumsa bir zahmet it ciler saçmalamasınlar. ek olarak akademisyendiniz sanırım, bu durumda internet yasağı konduysa dekanıda ccleyin maile, işimi yapamıyorum diye ekleyin, benim bilgisayarımı inceleyebilirsiniz dilerseniz, inanmıyorsanız kendiniz bir bilgisayar verin bakın de.

aklıma videoların 1080p dinlendiği gibi bir şey olabilmesi geldi, her saati bir kaç gb çünkü.

torrent kullanıyorsam, kullanıyorum, illegal değil torrent kullanmak şeklinde bir mahkeme karar metni yollayabilirsiniz güzelce.
0
kurnaz
(24.05.17)
Bakalım, mail attım. Ne olduğunu bilmediğimi ve yardım istediğimi söyledim. Bilgisayarımı onlara getireceğimi de. Ama bu durum ikinci kere oluyor. n. kere olduğunda 2^n hafta internet kesintisi uygulanıyor. Şu an 4 hafta internetsizim işte özetle. 4.de de tamamen netten yasaklanıyoruz, bir daha nete geri gelemiyorum.
0
🌸aychovsky
(24.05.17)
Kota ne kadar?
0
prens zuko
(24.05.17)
eğer windows 10 kullanıyorsanı ve güncellemeleri torrent gibi ortak indir ve paylaşma olayı kapatmadıysanız o da olabilir.
0
belkider
(24.05.17)
Mac kullanıyorum.
0
🌸aychovsky
(24.05.17)
Uyarı mesajında kota aşımı değil "olağandışı sayıda bağlantı" denmiş. Bu durumda youtube vb. gibi çok kota tüketebilen bir şey değil de, download/upload için çok sayıda bağlantı açan bir şey aramak gerekir. Haliyle torrent vs. ilk akla gelen şey. Torrent, down/upload , büyük hacimde güncelleme yapan veya bir nedenle çok sayıda bağlantı açan bir yazılım kullanmıyorsanız virüsten şüphelenebilirsiniz.
0
mikro patlama
(25.05.17)
Şu var. Arada ailemle Skype, Facetime falan yapıyorum. Bunun dışında, Spotify dışında öyle bağlanan bir program da yok. Herhangi biri de yasak değil. Kotayı şu açıdan söyledim, binanın bilgi işlemcisi 'Bu tarz çok bağlantılar kotanı dolduruyor, belirli bir düzeyi aşınca da kapatıyorlar' dedi diye söyledim ama bağlantı yoğunluğu - kota ilişkisini ben de kurabilmiş değilim. Doğrudan torrent'e yorup çat diye yasaklamaları garip geldi. Virüsten şüpheleneyim.
0
🌸aychovsky
(25.05.17)
İnternet'e açık programlar kullanıyorsanız da olabilir. Örneğin AutoCAD, SolidWorks gibi çizim programları toplu çalışmaya uygun olsun diye her bilgisayar açıldığında İnternet'e bağlanır. Hatta bu programların çevrimiçi yardım özellikleri de bulunduğundan yine İnternet'e bağlı olabilirler. Tam emin değilim ama MATLAB de bunu yapıyor. Bu tip bir program var mı yok mu diye kontrol edebilirsiniz.
0
dissendium
(25.05.17)
windows 10 güncellemesi torrent gibi sağa sola bir de upload ediyor güncellemeyi. IT'ciler asıl ona baksın. windoes 10 güncellemesi değilse bu mesele ben de pamuk prensesim. Bir glasswire kur bak. ne giriyomuş ne çıkıyormuş.
0
beyteper canavari
(25.05.17)
@beyteper

mac kullanıyorum denmiş ne windowsu?
0
kurnaz
(25.05.17)
verdikleri uyarıya istinaden, neden olabilecek şeyler şunlardır:

spyware, trojan, keylogger veya p2p uygulamalar. bunlar dışında fazla bir şey aramanıza gerek yok. ya cihazınızda sızıntı var ya da bilmediğiniz p2p mantığıyla çalışan bir uygulama kullanıyorsunuz.

ikinci açıklamada kotayla ilgili olduğundan değil, olağandan çok yoğun bir bağlantı trafiğiniz oluştuğundan ban yediğinizi söylemişler

p2p stream mantığıyla çalışan canlı yayın izleme siteleri de bu trafiği yaratabilir. popcorntime tarzı progrmalar ezkaza bu trafiği yaratabilirler.

bir de internet şifrenizi sadece bilgisyarda mı kullanıyorsunuz? yani bu yğun trafiğin mac cihazdan çıktığı kesin mi? mac adresinden mi sizin mac cihaza ulaşıyorlar yoksa şifreden çıkan toplam dataya mı bakıyorlar acaba? yani akıllı telefondan da bu trafik yaşanmış olabilir ki bence dedikleriniz doğrultusunda macbook'a nazaran telefondan sızıntı ve kontrol edilemeyen birçok şey olması daha olası?
0
jugador
(25.05.17)
Sen onu bunu bırak da, işyerinde internet kotası nedir? haydi kotayı doldurdun, yasak aldın. Peki neden savunma istiyorlar? Haydi onu bunu bırakın, aytici elemanlar sizin network hareketlerinizi takip edememişler mi? Siz bu iş yerinden hemen kaçın, manyak bunlar.
0
algoritma uzmani
(25.05.17)
meritokrasi/resilio kurulu mu peki?
0
müftü
(28.05.17)
o IT cileri ıslak odunla dövmek lazım.işini yapsana kardeşim. tüm duyuruyu böyle kafa patlattırmaya ne hakkın var!111
0
bardakigüneşgözlüğü
(28.05.17)
(11)

Emrah ve oğlu sorunsalı

giselle
emrah evet küçük emrah bildiğimiz lol. Ya kaç gündür haberlerde vır vır bunun oğlunu görüyorum da, babası bakmıyomuş da, babası sarılmamış da. Düşündüm düşündüm ay bence emrah haklı ya, düşünsenize tek gecelik biriyle yatıyorsunuz, sonra hamile kalıyor ve sizden habersiz doğuruyor. Ondan sonra da si
emrah evet küçük emrah bildiğimiz lol. Ya kaç gündür haberlerde vır vır bunun oğlunu görüyorum da, babası bakmıyomuş da, babası sarılmamış da. Düşündüm düşündüm ay bence emrah haklı ya, düşünsenize tek gecelik biriyle yatıyorsunuz, sonra hamile kalıyor ve sizden habersiz doğuruyor. Ondan sonra da sizden bu çocuğu sevmeniz, çocuğun ve annenin tüm ihtiyaçlarını karşılamanız bekleniyor.

Anne resmen, baba zengin diye bu çocuğu doğurmuş, amaç belli ortada, çocuk da kızacaksa annesine kızmalı. Emrah'a neden yükleniyor herkes? valla bence adam haklı, bildiğin kumpas kurmuş kadın. İnsan bu şekilde kandırıldığı için bile çocuğu seveceği varsa sevmez. Zorla baba yapılmış adam. Siz ne düşünüyorsunuz?

evet derdimi... :D
0
giselle
(24.05.17)
Neden unlu insanlarin kiminle seks yaptiklari, kimden cocuklari oldugu bizi bu kadar ilgilendiriyor anlamiyorum.
0
Traveller
(24.05.17)
soruya cevap mı bu şimdi, neden soruya cevap olmayan cevaplar veriliyor ben de bunu anlamıyorum.
0
🌸giselle
(24.05.17)
Böyle durumlar için vicdan diye bir duygu var insanlarda. Bazılarında az ya da hiç yok. Haklı bile olsa ki haklı, vicdanlı biri kendi haklılığını kenara koyar, sahip çıkardı.
0
insomnia
(24.05.17)
Çocukda problem var, ön kabulunü aldıktan sonra yoruma geçelim.

Bu çocuğu emrah önce kabul etmedi, ardından mahkemeler sürdü, büyük ihtimalle mahkeme anında da avukatı ya da emrah aile ile irtibatını kurmuş olayın iç yüzünü ne yapacaklarını filan konuşmuşlar ama uzlaşamamışlardır. konu adaletten döndü ve çocuğun emrahtan olduğu cümle aleme duyuruldu, emrah prestij kaybetti.

Sonra baktı yapacak birşey yok, çocuğu sahiplendi. onunla zaman geçirmeye ve tatile filan çıkmaya başladı. Ama bu işler paramparça dizisindeki gibi olmuyor, hemen zengin aile hop, gelsin yatlar gitsin porsche(bu nasıl yazılıyor lan?)ler filan yapmadı emrah, zaten cimriliği ile de aleme nam salmış bir abimiz.

Çocuk başlangıçta da Emrah'ın içine hiç sinmemişti ama Emrah abimiz bu birliktelikte de(çocukla beraber vakit geçirirken) çocukta ve ailesinde bi' çiğlik olduğunu da gördü. Yani tamah eden değil de talep eden bir ilişki hasıl oldu ve Emrah biraz daha soğudu.

Emrah kendisini geri çektikçe, ''hadi amcana pipini göster'' kültürüyle büyümüş türk halkından olan çocuğun ailesi de ''o senin baban, bak baban, baban, emrah baban'' gibi çocuğu psikolojik olarak da etkilediler (Ben şunu biliyorum; bu çocuk bursada okudu ve okulda arkadaşlarına(!) emrahın fotoğrafını gösterip bak ne kadar da benziyoruz de mi, benim de babam emrah.... gibi aksiyonlar gösteriyordu) Çocuğun daha da bozulan psikolojisi, magazinin pırıltılı hayatlarını da izleyerek iyice içinden çıkılamaz oldu. Ve zaten çevresel faktörlerle beslenen o baba açlığının yanında gelen bunlara layık(?) olma hali de çocuğu dış baskılarla daha da hırçın yaptı, ve fiziksel olarak talepkarlığı ayyuka çıkmış oldu.

Emrah zaten başta 0-1 olarak pozisyon aldığı aksiyomda birlikte zaman geçirmenin sonucunda 0-3'lere kadar düşen hali, bu fiziksel taleplerle kendi içinde dönülmez şekilde bitirdi. Ve hayatına devam etme kararı aldı, sanki o çocuk hiç olmamışcasına.

Yani, hiç olmamaktan kasıt; sokakta ki herhangi bir vatandaşmışcasına değil, öfke ve kinle hiç olmamışcasına; 2.yani mesela ihtiyaç halinde emrah belki size 20 lira verip git kendine bi iskender al yanında da ayran iç diyebilir ama bu çocuğa o kadar kızgın ki, buna onu da yapmaz.

Devamında çocuğun bu açlığı hiç tatmin olmadığı gibi(froyd görse yarın gel işe başlar der lan bana, yüce rabbim verdikce veriyor)bu durum karşısında daha da şaşırarak yanlış hamleler yapmaya devam etti ve, bir zamanlar fenerbahçe amigosu rambo okan(adı okan olmayabilir, takılmayın oralara) gibi ünlü avı-mekan çıkışı süreçlerine girdi.

buna manitadan ayrılmış insan algoritmasıyla yaklaşabilirsiniz; manitadan ayrılmış insan önce inkar eder; yok ya biz iyiyiz gibi, sonra ''ooo binleerce dansözz var'' kurtuldum beee, vur patlasın çal oynasın havaları verir kendine, eğlenceler eğlenceler, snaplar instagramlar fotoğraflar bol meme, uzun bacak kısa etek aman tanrım neler diyorum neyse, eğlendiği izlenimini verir sonra onu beceremediği için, büyük çakılır ve üzüntünün ardından bi sessizlikle ben kendi hayatımı yaşıyorum demek için yine arkadaşlarına bu sefer daha sakin bir hayatın şovunu yapar. en son da istiklal marşı kapanış ile acısını gerçekten içinde yaşayarak, hayatına devam eder. (jung naber canım?)

işte bu emrahın oğlu olan kardeşimizde tüm bu yollardan geçecek, hatta bir kısmından geçti, önce tatmin olmamış açlığını eğlenerek göstermeye çalıştı, devam etti rambo okan gibi ünlü- magazin avına çıktı, devam etti çok üzülüyorum kısmına geldi, devam etti, kendi hayatıma devam ediyorum kısmını yaşadı ama hep ekranlarla hep programlarla. Fakat; burada sistemde bi' sıkıntı oldu ve çark karıştı. çocuk tekrar üzülüyorum kısmına geri döndü( amk senin jank) evet, bilgisayar alemi buna, ''bug'' diyor. neden böyle oldu ben de bilmiyorum. ilerleme de bi' sıkıntı oldu.

neyse ben çay suyu koymaya gidiyorum, goygoyun dibine vurduk yine, gidip sarımsaklı yoğurt yiyecem zehirlenecez valla aşırı gıybetten.



not: barbarapalvin türk olsun.

notun notu: tabi tüm bunlar benim hayal ürünüm, uydurmalarım, asla gerçeği yansıtmamakla birlikte totaly gerçek kişiler ve kurumlarla hiçbir ilişkisi bulunmamaktadır. yani yatırım tavsiyesi değildir ve kuzenim yazmıştır.

unutmayın yeşilçay, yaseminli (yasemin dedim de, yasemin de evlenmiş- bi' ara da bunu konuşalım)
0
mete kudur
(24.05.17)
@mete kudur bak dur şurda eksiğin var emrah'ı arayıp baba bana ev al, biraz da para ver mirastan feragat etcem demiş. Emrah da almış, şimdi gene ağlıyor. O an mantıklı gelmiş ama adam sonra allam ben naptım dedi heralde. Mal çocuk ya, bi de evi isterken "yaş farkımız çok yok hacı sen ölene kadar ohoo belki ben ölürüm, sen bi ev çak bana" demiş.
0
🌸giselle
(24.05.17)
bence de emrah haklı, çocuğu tv de gördüm bi kaç kez. korkunç cidden. gerçi emrah da korkunç biri
0
the beste
(24.05.17)
prezervatif diye bir teknoloji var.
öncelikle cinsel hastalıklardan koruduğu ve bulaşmayı önlediği gibi çocuk sahibi olmak istemiyorsaniz kullanıyorsunuz.

kadın tek başına cocuk sahibi olmaz. korunmak sadece kadının görevi değildir.
çocuğu doğurmak icin 9 ay karnında taşıyıp bütün fiziksel sıkıntılarına da kadin bedeni katlanır, kürtajın her türlü riskine de (anestezi, cerrahi komplikasyon, kısırlık... ve daha niceleri) kadın katlanır.
bu yüzden bebek kadının rahmine düştükten sonra sorumluluk eşittir.
istemiyorsa rahme düşmesini engellemenin en kolay yolu 2liralik bir kondomdur.

bu yuzden ben istemedim, bana oyun oynandı, zorla doğurdu vb geçerli cumleler değildir.
0
balik kraker
(24.05.17)
Olayı bilmiyorum ama "zorla baba yapılmak" ne demek?

Korunsaymış. Kadın tecavüz etmedi herhalde?
0
peggy
(24.05.17)
Hiçbir çocuk isteyerek dünyaya gelmiyor. Madem anne baba bir halt yemiş maddi olarak da manevi olarak da bakmakla yükümlü bence.
0
patatesli yumurta
(24.05.17)
bence babası zengin diye takmış babasına. normal sıradan bir babası olsa bu kadar "babasız kaldım" "baba baba baba" demeyecek, s..ktiri çekicekti. emrah da itici, çocuk yapmış bakmıyorsun ama çocuk da itici orası da bir gerçek.
0
pinkpeony
(24.05.17)
eşek kadar olmuş, bence bakılacak bir durum yok.
emrah'ın yerinde olsam tüm malvarlığımı bağışlardım bu itici bebeye hiçbir şey kalmasın diye.
0
kayranin kedisi
(24.05.17)
(16)

Dayı olmak ve ablayla görüşmemek??

sinjin
herkese merhaba;sürekli anlaşamadığımız ve sürekli kavga ettiğimiz abla-kardeş ilişkimiz vardı. bundan nerdeyse 2 yıl kadar önce büyük bir kavga ettik ve o günden sonra ablamla hiçbir türlü görüşmedik, konuşmadık. kendisi evli ayrı bir evde yaşıyor. haftada 2-3 kez bize geldiği için birbirimizi görü
herkese merhaba;

sürekli anlaşamadığımız ve sürekli kavga ettiğimiz abla-kardeş ilişkimiz vardı. bundan nerdeyse 2 yıl kadar önce büyük bir kavga ettik ve o günden sonra ablamla hiçbir türlü görüşmedik, konuşmadık. kendisi evli ayrı bir evde yaşıyor. haftada 2-3 kez bize geldiği için birbirimizi görüyor olsakta hiçbir türlü iletişim kurmayıp hayaleti oynuyoruz. ikimizin de karşılıklı hataları var ve ikimiz de kendimizin haklı olduğunu düşünüyoruz. yani özür dilemek gibi, barışmak gibi bir eyleme geçmiyoruz bu yüzden. dediğim gibi bu görüşmeme durumu 1.5 yıldan fazla oldu nerdeyse 2 yıl olacak.

eniştemi aradım ve tebrik ettim. sizce ablamı arayıp tebrik etmeli miyim?
0
sinjin
(24.05.17)
Bence edin. Kardeşsiniz sonuçta; kanlı bıçaklı düşman değil.
0
fraise
(24.05.17)
Etmelisin tabiki boyle durumlarda kusluk olmaz.
0
imelih
(24.05.17)
ben olsam etmezdim, eğer barışmak gibi bir çabam yoksa eniştemi de aramazdım. dostoyevski diyordu sanırım; insan ailesini sevme mecburiyetinde doğmuştur, ama hayat öyle bir yer değil. hayat-doğa karşılıklı. nasıl yerçekimi varsa, bilgisayarı mesela yere bıraktığında düşüp kırılacaksa, sana maddi zarar verecekse, insan ilişkileri de öyle. karşılıklı, insanlar birilerini kırmadan(kavga etmeden) önce bu sorumluluğu alabileceklerine emin olmalılar. herşeyin bir karşılığı var, bana has değil doğada bile. tanrı bile neredeyse böyle çalışır.
0
mete kudur
(24.05.17)
Ara bence de. İleride suçlu olursun :D
0
nice tnetennba
(24.05.17)
şimdi bu arama konusu aile diplomasisinde aşırı ciddiye alınabiliyor zaman zaman. aradın diye başırcak değilsiniz. ama aramaman herhangi bir zaman ve ortamda senin aleyhinde ortaya atılabilir: "evladım oldu bi kere arayıp tebrik etmedi bile!" şeklinde.

öte yandan; bence ara ve normalleşmek için de fırsata çevir bunu. karşılıklı hatalar var diyosun. o zaman daha soğukkanlı davranarak bu işi bitirbilirsin. maraz çıkacak kadar samimi olmayıver. illa başına bi iş gelince mi koşucaksın ?
0
klar
(24.05.17)
Ara, yeğeninin yüzüne bakamazsın sonra. Enişteyi de ara. Sevin enişteleri.
0
insomnia
(24.05.17)
Bu sorun resmen benim hayatımı anlatmış, erkek kardeşimle hiç görüşmüyorum birçok sebepten dolayı hayatımdan çıkardım. Buna rağmen çocuğum olursa beni arar mı, eskisi gibi görüşür müyüm diye düşünüyorum bazen çünkü çocuğun illa ki senden haberi olacak ve seninle küs olduğunu bilmesini istemeyecektir ablan. En azından bir abla olarak ben böyle düşünüyorum, eğer aranızdaki çok büyük bir mesele değilse kesinlikle böyle bir durumda aramalısın.
0
strangerinhere
(24.05.17)
doğum ve ölüm küslük kaldırmaz. kesinlikle arayın. siz haklı olsanız bile aramazsanız direk haksız duruma düşersiniz. hepsini geçtim yeğen bu ya alın bir kucağınıza öpün koklayın
0
oscar
(24.05.17)
öncelikle yorumlarınız için teşekkür ederim.

-şu konuya açıklık getireyim. ablamla kavgalı olmam kesinlikle yeğenimle arama buzlar sokacağım anlamına gelmiyor. bir dayı olarak yapmam gereken neyse görevim neyse yaparım. ve sevgide, koruyup kollamada, kesinlikle maddi manevi hiçbir konuda bir şeyini eksik etmem. bu husumet ablam ve benim aramdadır. yeğenim kesinlike bu olayların dışındadır. yeğenimle olan ilişkimde ablamı ilgilendirmez. o ne kadar annesiyse ben de o kadar dayısıyım. kaldı ki ne o ne de ben bu noktada problemli insanlar değiliz. sorunun ikimiz arasında olduğunun farkındayız.

-tebrik edip etmeme arasında kalmamın sebebide; insanlar küs oluyor. kötü veya iyi günlerde arıyor(ölüm anında, bayramda seyranda vs.). bu bana biraz sadece aramak olsun diye aranıyormuş gibi geliyor. her ne kadar öyle olmasada samimiyetsiz, top benden çıksın vb. düşünceleri taşıyormuş gibi. her ne kadar görüşmüyor olsakta onun anne olmasına ve bir yeğenimin olmasına sevindim.
0
🌸sinjin
(24.05.17)
aslında 2 defa es geçtim, üzerime de vazife değil ama yine de içimde tutmayıp yazma gereği duydum. bu son bahsettiğiniz şey, teoride mükemmel pratikte imkansız.

siz sanırım doğru ve gerçek kavramlarını ayıramıyorsunuz. İnanın ablanızla gerçekten papaz olsaydınız yiğeninizle de papaz olmuş olacaktınız. bunun aksi örnekleri çok çok azdır. Çünkü insanlar çokcana değerli ya da haklı olana değil sevdikleri ve onlardan gelenlere kıymet verirler. Hayat böyle çalışır.


onun dışında soruya da alternatif bir cevap olsun; aradığınızda soğuk konuşmayın, o biraz çocukca olabilir. gayet normal ve bütün heyecanınızla sevinci paylaşın o zaman. Ve bu bir işaret olsun(devamı gelsin), barışmak adına da ilk adımı atın ve takip edin, işe yaramayacaktır rahatsızlık duydugunuz şeyler temelinde değişmeyecektir ancak ötelenecek belki önemsizleştirilebilir hal alacaktır. bu yüzden aradığınızda soğuk konuşup ya da sadece telefonla arayıp ondan sonra hiç hal hatır sormamazlık yapmayın. yineliyorum, işe yaramayacaktır ama sizin karakterinizin uygulaması gereken davranış modeli bu. (bence)
0
mete kudur
(24.05.17)
hocam küslük ayrı bu tarz durumlar ayrı.
bazı arkadaşlar atıp tutmuş arama etme diye, sen onlara aldanma.
kuzenim ile teyzesi (benim de teyzem tabi :)) 10 yıldır konuşmuyorlardı.
gün geldi kuzenimin düğünü oldu, bu teyzem düğüne geldi, şakır şakır eğlendi ve kuzenimle görüşüp çok içten bir şekilde tebrik etti. düğünden sonra yine konuşmamaya devam ettiler :)

ablanla aran her ne kadar kötü olsa da bunun sonsuza kadar süreceğini bilemezsin. insanler en mutlu ve en üzgün anlarını bütün dünya ile paylaşmak isterler ki sen bütün dünya değil kardeşisin.

sen üzerine düşeni yap ve ara. kadınlar doğum sonrası çok hassas ve duygusal olabiliyorlar. bakarsın her şey bir anda düzelir :)

edit: ne araması yahu, al çeyreğini git yeğeninin yanına. ablanı da gör ve tebrik et. sokaktaki adam gibi tebrik etme kardeşi gibi tebrik et. daha sonra dediğim gibi isterseniz konuşmayın.
0
teritori
(24.05.17)
Ara, hem aranız yumuşar. Aile içinde haklı-haksız olmamalı. Sen hamle yaparsan o da belki tartışmanızla ilgili haksız olduğu konular varsa, mevzuya daha objektif bakar.
0
arnold schwarzeneger
(24.05.17)
kesin ara.
0
orange coffee
(24.05.17)
Tabii ki tebrik et, hatta uzakta değilsen, git yeğenini de gör. Barışmak ve konuşmak için illa ki başınıza bir hastalık, felaket gelmesini beklemeyin
0
Tutkun
(24.05.17)
Bence aramak olmaz, direkt hediyeniz ile evine gidin. Bizzat tebrik edip bebeği de görün.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(24.05.17)
ablaniza hediyenizi, tatlinizi alip gidin. aramayin. yanina gidin.
bunu da yabanci gibi degil aileden oldugunuzu belli eder sekilde yapin.
sonra isterseniz gene konusmazsiniz.
0
65 derece
(24.05.17)
(7)

napiyonuz

sergerde
zirve mirve yok mu ya katilsak. yalnizliktan sikilmadiniz mi? yalniz mi degilsiniz?hayat nasi puanlasaniza.edit: ne degisse iyi olur hayatinizda
zirve mirve yok mu ya katilsak.
yalnizliktan sikilmadiniz mi? yalniz mi degilsiniz?
hayat nasi puanlasaniza.

edit: ne degisse iyi olur hayatinizda
0
sergerde
(23.05.17)
hastayım dinleniyorum
hayat 8/10
0
basond
(23.05.17)
Hayatım 10 üzerinden 7. Çok insan eksilttim bu aralar iyi de geldi aslında. Yerlerini doldurmaya çalışmak isterim elbette. Zirve Ankara'da olacaksa katılırım .
0
ecaeris
(23.05.17)
Dota diye bir oyun var, orada sürükleyici düşünemiyorum, yani mesela bi' yerde gang mı çıkıyor ben nasıl oluyorsa hep ters tarafta kalıyorum, yahut pudge ağaçların arkasından hook mu atmış, 3km ötede de dursam o hook illa beni buluyor, 2 creep'in arasından beni çekmişliği var. Bu değişse iyi olur aslında.

Onun dışında, bi' bahar zirvesi vardı sanırım noldu bitti mi bilmiyorum, bitmediyse eğer ona bakabilirsin. bir de ankara içindi galiba spor grubu var, aktiflerdi eskiden hala aktiflerse onlara da katılabilirsin. Yine ankara için kitap klubü çok aktif, ona bakabilirsin. sıkıldıysan eğer var baya bi' aksiyon aslında.

hayatı puanlamayı sevmiyorum ben. yaşamak tanrılar için, insanoğlu hep ölmeye doğmuş.
0
mete kudur
(23.05.17)
kitap iyiymis. link var mi?
0
🌸sergerde
(23.05.17)
yalnızlık bok gibi bir şey. yalnız değilim, güzel arkadaşlarım, dostlarım var.

ve duyuruda neden herkes yalnızlığa bu kadar takmış durumda anlamıyorum ve sürekli güzel bir şeymiş gibi pazarlanması. zaman zaman yalnız kalmak güzel ve gerekli, ona bir lafım yok da, neyse.

dana gibi ders çalışmanın üzerine müzik dinliyorum.
0
Apocalypse
(23.05.17)
2 kilo erik 1 kilo kiraz yedim. Cok pisman hisseidyorum. Diyetteyim ben.
0
brad pitt
(24.05.17)
çok mutluyum, bugün en büyük sorunum telefonun her zamanki gibi şarj olmakta sorun yaşaması. belki bir de mesane kanseri olabilirim ama düşük ihtimalli bir olay. böyle.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(24.05.17)
(12)

Yansın Geceler vs. Günah Benim vs. Gece gölgenin ...

giselle
Sizce hangisi daha kötü, tenks.
Sizce hangisi daha kötü, tenks.
0
giselle
(23.05.17)
gece gölgenin en kötüsü sonrası günah benim, yansın geceler'de ironi var en azından.
0
o kadar da super olmayan kahraman
(23.05.17)
Yansım geceler komik.

O kadar da super olmayan kahraman ile aynı fikirdeyim.
0
bir ileti paylastim
(23.05.17)
Şu soruya bile 4. Seçenek eklemişsin, helal olsun. Ahahahahah.
0
🌸giselle
(23.05.17)
Aliyik mi seni akalim mi gecelere zart zurt diye bir tane fakir edebiyati temalı keko sarkisi vardi, en kotusu o.
Edit: Yansin geceler dedikleri iste.
0
stavro
(23.05.17)
En kötüsü yansin geceler pelinsu eceler iğrenç bisi
0
all girls dream
(23.05.17)
Yansın geceler en tahammül edemediğim. Şarkının bestesi yok ?! Haldır huldur söylemiş gitmiş mallar...

Sonra gece gölgenin rahatına bak
Sonra da günah benim
0
megalomaniac
(23.05.17)
en kötüsü yansın geceler
gece gölgenin'in sözleri olmasa müziğin ritmi iyi ki zaten çakma bi müzik, orijinalini sözlükte sanırım paylaşmışlardı
günah beni bi ara guilty pleasure'ımdı sözleri onun da keko ama müziği iyi ve bence bi şarkıda sözler %5 falan etkili olduğu için müziğin güzel olması ve sözlerin müzikle uyumlu olması bana yetiyo..
0
nundu
(23.05.17)
gece gölgenin'i duydum bi tek
demek diğerlerini dinlememem gerek, onu anladım, teşekkürler.
0
niye ama
(23.05.17)
Şimdi bu duyurunun üzerine aklıma geldi, daha önce de arkadaşım klibinden bahsetmişti; Yansın Geceler'i izledim, şahane olmuş. Ne söylesem gg :))


bu arada sanırım klipte oynayan hanım kızımızın paylaştığı bir video' da şu; www.instagram.com
0
mete kudur
(23.05.17)
yansın geceler neymiş diye bi bakayım dedim, dayanamadım kapattım. feci kötü. onu bilmeseydim gece gölgenin derdim.
0
thomaswantsmore
(24.05.17)
Yansin geceler'i calan mekanlar var bu ulkede. Bir birayi 20tl ye verip mekanda yansin geceler caliyorlar, adina da eglence mekani deniyor. Genc kizlar ise kalkip gidiyor bu mekanlara. Ulke bitmis.
0
stavro
(24.05.17)
açık ara yansın geceler.

ülkeden soğutma sebepleri arasında, baya dinleyip eğlenen insanlar var bunu. iğrenç ötesi bişey.
0
jonestown
(24.05.17)
(4)

macbook yardım

birikiüçdört
merhabalar, ilk defa macbook kullanmaya başladım o yüzden hiçbir şey hakkında en ufak bir bilgim yok affedin..torrent indirdim oradan da film indirmeyi başardım fakat filmi açmıyor. hangi programları indirmem gerekiyor? -türkçe altyazılı izleyeceğim-normal pc nin gözünü seveyim nasıl da kolaymış :(b
merhabalar, ilk defa macbook kullanmaya başladım o yüzden hiçbir şey hakkında en ufak bir bilgim yok affedin..

torrent indirdim oradan da film indirmeyi başardım fakat filmi açmıyor. hangi programları indirmem gerekiyor?
-türkçe altyazılı izleyeceğim-

normal pc nin gözünü seveyim nasıl da kolaymış :(

bir de bilen varsa bu işletim sistemini kullanmayı öğrenmem için tavsiye edebileceğiniz bir kaynak var mıdır?

teşekkür ederim.
0
birikiüçdört
(23.05.17)
fyodor dostoyevski
(23.05.17)
vlc player indirirseniz çok rahat edersiniz.
0
mete kudur
(23.05.17)
vlc'ye alternatif olarak MPlayerX de kullanabilirsiniz. App Store'da aratınca çıkar zaten.
0
crown
(23.05.17)
1 hafta böyle kızarsın ama sonra windowsa tövbe dönmezsin,hayırlı olsun.aklına takılan şeyler olursa özelden yazabilirsin
0
mukon
(23.05.17)
(4)

taurus avm'ye nasıl gidilir? (ankara)

tabudeviren
• ulus• atatürk kültür merkezi• gar• numune/ibni sina önü• sıhhiye• kızılay buralardan geçen araçlara binebiliyorum. ikinci araca binme noktası olarak bunlardan hangisini seçip, hangi araca binmeliyim?
• ulus
• atatürk kültür merkezi
• gar
• numune/ibni sina önü
• sıhhiye
• kızılay

buralardan geçen araçlara binebiliyorum. ikinci araca binme noktası olarak bunlardan hangisini seçip, hangi araca binmeliyim?
0
tabudeviren
(20.05.17)
(git: 1192176)  kızılaydan direk taurus dolmuşları var. Kızılayda güven park dolmuş duraklarını sor oradan da taurusa gideceğim de
0
mete kudur
(20.05.17)
kızılay güvenparktan balgat dolmuşları geçiypr sanırm.
0
therevo
(20.05.17)
ulus'tan balgat veya öveçler minibüsü geçer.
kızılay'dan veya ulus'tan gölbaşı otobüsü ve minibüsleri
güvenpark'tan çiğdem mah. minibüsü geçiyor olabilir ama emin değilim.
0
cekilmis gayfe
(20.05.17)
kızılay güvenpark'tan çukurambar dolmuşu ve güvenpark'ın karşısında yol kenarında bekleyen gölbaşı dolmuşları geçer.

ulus dolmuş duraklarındaki balgat durağından kalkan sanırım bütün dolmuşlar geçer. hepsinden emin değilim ama öveçler kesin geçer ondan eminim.
0
kibritsuyu
(21.05.17)
(7)

intihar eden kişiyi bencillikle suçlamak

rahip janick
ne kadar doğru? ne kadar mantıklı? yok efendim çevresindekileri hiç mi düşünmemiş, yok hiç mi sevmiyormuş. peki yaşamak istemeyen bir insanı sırf üzülmemek için acı çekmeye devam etmesini istemek nedir?insanlar intiharı neden anlamıyorlar? neden zerre kadar hak vermiyorlar?edit: bunun çok geniş bir
ne kadar doğru? ne kadar mantıklı?

yok efendim çevresindekileri hiç mi düşünmemiş, yok hiç mi sevmiyormuş. peki yaşamak istemeyen bir insanı sırf üzülmemek için acı çekmeye devam etmesini istemek nedir?

insanlar intiharı neden anlamıyorlar? neden zerre kadar hak vermiyorlar?

edit: bunun çok geniş bir konu olduğunun farkındayım. bir - iki şey eklemek istiyorum:

ölüm / ölmek bana korkutucu gelmiyor. aksine bir tür kurtuluş olarak görüyorum. cennet / cehennem sorun değil, ille de bir şeyi varsayacaksam asıl istediğim ve varsaydığım şey "mutlak hiçlik." her şeyin son bulması, bir daha hiçbir şeyin olmaması.

ölüm belki de olabilecek en kişisel şey. toplu bir intihar girişiminde bile herkes tek başına ölür. kişinin tepeden tırnağa kendini düşünerek gerçekleştirdiği bir eylem, bu yüzden elbette bencilliği yadsınamaz.

insanların buna sadece "bencillik" deyip geçmesi basite indirgemek oluyor. yani, "ölüm" yahu? bir daha değiştirmek şansı olmaksızın her şeyi değiştiriyorsun, bu kolay bir şey mi?

çok uzadı. özetle bu kadar büyük bir şeyin "bencilliğe" indirgenmesine kızıyorum ben. sanki keyfi bir eylemmişcesine.
0
rahip janick
(13.05.17)
doğru ya da yanlışlıkla ilgili konuşurken belirli bir cevap yok bence. büyük ihtimal kalanları umursamıyor olması lazım diye düşünsek de, örnek olarak çok borçlu ise kalanlara borç geçmesin diye intihar ediyor olanbilir. ya da bir kanser hastası kalanlara maddi yük oluşturmamak için ve kendi acılarını sonlandırmak için çekip gidiyor olabilir. aklıma hep maddi şeyler geldi tabii başka örnekler de mevcuttur.

intihara hak vermeyen insanların bir kısmı dini inançları yüzünden yapıyorlar. bu da ayrı bir bencillik konusu olabilir.
0
tuzumkuru
(13.05.17)
tamemen teknik yaklaşacağım. bu yüzden ne kadar doğru sorunun cevabını değil de onun yerini alacak şu kelimeyi kullanacağım; intihar eden kişinin bencil olması kesinlikle gerçek. Ölüm, aşk gibi kavramlar, bencilliğin tepe noktasıdır zaten.

yani birisi sizi intihardan sonra bencillikle suçluyorsa, fikri tamamen mantıklı ve gerçektir. şunu da hiç tereddüt etmeden söyleyebilirim, hareketin doğruluğu ya da yanlışlığını kenara bırakarak, yazılı olarak hamle çalışsanız da intihar eden birisini seven bir kişi için, ölen kişinin bencilliği kesindir.


hayat çünkü böyle birşey zaten, tavizlerden ibaret. sevdiklerin için taviz ver, faydan için taviz ver, hazların için taviz ver.
çalışmak mesela.

onun dışında burada temel yanılgı şöyle; velevki siz intihar edeceksiniz ve ben sizi çok seviyorum, siz öldükten sonra sizi bencillikle suçlamak tamamen hakkım, ve gerekçesi de çok mantıklı.
burada ki nüans tam olarak şu noktada. ben sizi çok seviyorum ama siz beni o kadar çok sevmiyorsunuz, siz zaten beni çok sevseniz benden ayrı olma fikrine tahammül bile edemeyeceğinizden, intiharın fikrini bile ayrımsayamazsınız. yani sevgide ki karşılıksızlık bu yaklaşımın tek acıklı kısmı.

ha onun dışında intihara kalkıştın, konu komşu, arkadaşlar, dostlar, akraba- anne baba kardeş filan sen bencilsin dedi. bunlar popülist yaklaşımlar, hepsi geçsin bunları. skip this.
0
mete kudur
(13.05.17)
İntihar etmiş kişiyi istersen sabaha kadar suçla ne değişecek? Sanırım sevenlerinin onlara bu acıyı yaşatmasına sitem ediliyordur en fazla bu da bir yerde doğal veya olası bir ilk tepki sanki....

Ana mesela sanırım intiharı normalleştirme ya da normalleştirmeme sorunu.. Sizin bakış açınız intiharı normalleştiriyor. Yaşamak isteyemen ölmek istiyorsa istediği zaman ölsüne çıkıyor yol. Bu da aslında çok derin sağlıklı bir bakış açısı değil bana göre. Bu düşünce de kızdığınız isanlar gibi biraz kestirip atma oluyor.
0
qazaqwsx
(13.05.17)
ölümden kaynaklanan kızgınlıktır, sitem duygusunun farklı tezahürüdür bence.
tabi ki kimse kimseye hayat vermiyor, hayatını sonlandırırken de kimse kimseye sormak zorunda değil.

ancak şöyle bir şey var; bir oğul arabayla giderken kaza yapmış ve ölmüş ise, emniyet kemeri takmadığı tespit edilmişse, annesi babası, kardeşleri, arkadaşları o kişiye içten içe de olsa, dile getirmese bile kızar. kaza sonucu ölene bile bu sitemler yönlendirilirken intihar edene neden denmesin?

ayrıca yukarıdaki bir yazar borçla ilgili konuşmuş. ölen kişinin borcu, varsa vârislerine geçer. ama tabi, bir maddi zorluk söz konusu ise, daha çok yük olmamak için insan intihar edebilir. söylediği yanlış demiyorum.
0
attirmayin makedonun kafasini
(13.05.17)
intihar çoğu insan eylemi gibi bencilcedir. kendi haklı sebepleri doğrultusunda burada kalmak istemeyen birini zorla burada tutmak da bencilcedir. yani konuya bencillik penceresinden bakarak bir yere varmak zor. ayrıca bir şeyin bencilce addedilmesi onu otomatik olarak olumsuz sınıfa da sokmaz. gidenler gider, kalanlar tartışır. louis c. k.'nin 2017 gösterisinde konuyla ilgili kısmı izlemenizi tavsiye ederim.
0
yeraltindan potlar
(13.05.17)
Psikotik krizler ve emo ergen bunalımları dışında gerçekleşen intiharlar konusunda: "sorumlulukların var burda, hooop nereye?" türü bir "bencillikle" söylendigini düşünüyorum bu bencil suçlamasının.
Allah korusun sevdiklerimden biri intihar etse çok üzülürüm ama kimbilir ne kadar acı çekiyordu, kimbilir nasıl bir problemi vardı ki böylesine zor bir yola girmek zorunda kaldı? Hasta belki, son anlarını sürünüp yatağa bağlı geçirmek istemiyor? Nasıl bencil diyeyim, hangi yüzle?
"Ölmesine üzülmüyorum da bana bakmakla yükümlüydü, anası babası mürüvvetini görecekti, eve para getirmek zorundaydı, ben özlemek istemiyorum burda kalsın sürünsün ağrılar içinde, ne demek intihar etti!?" gibi bir tepkiye benzetiyorum bencillik suçlamasını.
0
Sulfoxaflor
(13.05.17)
asıl bencillik, intihar etmeyi seçen bir insanın ardından felsefe yapmaya çalışmak bence. bencil olsa nolur olmasa nolur. yani.
0
nice tnetennba
(13.05.17)
(3)

internette yavaşlık mı var?

plastic_angel
.
.
0
plastic_angel
(13.05.17)
bizde yok. lokasyon da önemli oluyor mu bilmiyorum ama ankara.
0
mete kudur
(13.05.17)
bende var.
bu arada yarım saattir başlığı internette yavşaklık mı var diye okuyor olmam..
0
ilkinci
(13.05.17)
internette yavşaklık mı var diye okudum. bende hissedilir bir yavaşlık yok ama laptopun klavyesinde bir basmamazlık var. mekan izmir.
0
rain when i die
(13.05.17)
(2)

Neden ben yazar olamıyorum

lithu
Hesabum bir bucuk yıllık nerdeyse ve hala 16000'lerdeyim entrylere bakınca 19000 'lerde olan insanlar onaylanmış. Duyuruya bakıyorum insanlar ekşisözlük hesabı satıyorlar. :/ ne saçma
Hesabum bir bucuk yıllık nerdeyse ve hala 16000'lerdeyim entrylere bakınca 19000 'lerde olan insanlar onaylanmış. Duyuruya bakıyorum insanlar ekşisözlük hesabı satıyorlar. :/ ne saçma
0
lithu
(13.05.17)
50 kere anlattım, yazar olmayı istemekten vazgeçin. yazarlık ile çaylaklık arasında kişiye has(yazan için) marjinal bir fayda yok. yaz arkadaşım sen yine ne isiyorsan zaten çaylaklık ile yazarlık arasında 2 fark var; birisi sub-etha diğeri ise mesaj fasilitesi. sub-etha' için en faydalı oluşum ekşi duyuru, e ne güzel buraya üyeliğin var zaten. mesajlaşma içinde burada başlığını açarsın biz senin yerine mesajını atarız, zaten günde kaç mesaj atıp alacaksın ki.

Sen yaz, dilediğin gibi yaz. bir gün farkında olmadan yazarlığın onaylanmış olacak ve hayatında hiçbirşey değişmeyecek. sizlerin seviyesinde yazmak yazana derman bir eylemdir. okuyana çok da değildir. en fazla anket dolduramazsın o da güzel bir gelişme zaten. hiç bunları düşünmeden yaz sen. arada bir yedekle yazılarını, ileride okuyacaksın.

tüm bunların dışında ise crown daha iyi bilir tabi ama sistem şöyle çalışıyordu en son , 10 entry'i doldurduğun tarihte sıraya giriyorsun, ve ondan sonra login olduğun günlerde 10 entry dolduranlar arasındaki sıralama yenileniyor. kondüktörlerde o entryleri okuyarak sırayla onaylıyor ya da onaylamıyor. yani günde 1 kere hesabına giriş yap ve bekle hepsi bu. ama bunun hiçbir önemi yok. sen dilediğin gibi yaz. zaten çaylak yazılarını da okuyabiliyoruz. öyle yaz ki nickini bulup da biz okuyalım. boş ver internette ki saçma bir sözlük yazarı rastgele görecek mi filan diye. yaz sen.
0
mete kudur
(13.05.17)
dün 12binlerden yazar oldum tam 15 ay önce kanzuk tarafından şutlanmıştım. old-school biri olarak eski kuralları takip ettim 10 entry girip beklemeye başladım 12binden zerre kıpırdanma yoktu birden olmuştum. açıkçası bir mantığı var mı bilmiyorum girdiğim entryler genelde uzun ve nitelikli şeylerdi ama zaten okuyan yok ilgili başlığa "yazar mı olmuşum la?" yazan tipler de onaylanmış.

size de çıkabilir.*
0
Ufuk
(13.05.17)
(8)

Ekşi Sözlük Hesap

nawar
Piyasa durumu nasıl? 200 lira civarı var mı? Bir de güvenliği nasıl sağlıyorsunuz? Gider geri alır sonuçta hesabını. Satın almak için soruyorum. Kendime değil bir arkadaşa.
Piyasa durumu nasıl? 200 lira civarı var mı? Bir de güvenliği nasıl sağlıyorsunuz? Gider geri alır sonuçta hesabını. Satın almak için soruyorum. Kendime değil bir arkadaşa.
0
nawar
(13.05.17)
ben az önce öğrendim(azarlanarak hemde) piyasa durumu 300 liraymış.
Onun dışında güvenlik tamamen şans, yani ilk parayı yatırıyorlar sonra şifre bilgisi paylaşılıyor. parayı alan adam şifreyi vermeyebilir.

ha 1 de benim başıma ilginç birşey gelmişti, birisi benden bir entry paylaşmamı istedi şifreyi verip al lan yaz dedim sonra ben iş için medeniyet dışına gittiğimde bana birsürü mesaj atmış hesap numarası filan istemiş. ben vermeyince şifreyi değiştirdim illa vereceksin hesap artık benim filan dedi. sapkın bir şekilde hesabıma saplantı yapıp çökmüştü :)) böyle tam tersi durumlarda mevcut, aranızda paraya ihtiyacı olan varsa vereyim hesap numaranızı çocuğa arşivledim bekletiyorum. ajan filmlerinde ki gibi bi durum başıma gelirse acil para lazım kaynağı belli olmayan çakacam mesajı arkadaşa ya da yazın düğün sezonu açılınca altın alırım oradan gelecek parayla. altın olmuş 270 lira zaten.
0
mete kudur
(13.05.17)
300e hesap alan kimseyi görmedim. 150ye filan rahat gidiyordu. Piyasası da 200dür. 100e filan da bulunuyor bazen. Ama 150ye hem rahat alır hemde rahat satarsınız.
0
freetakilir
(13.05.17)
Anladığım kadarıyla güvenli olması sıkıntısı var ama şanslı olan alıp hayatına devam ediyor.
0
🌸nawar
(13.05.17)
evet, bu ikinci el ürünlerin alayında şans faktörü var zaten de bu tip hizmet(!) şeylerinde daha yüksek. yalnız eğer satmayıp da alacaksanız, yüzyüze almak isteyin bence, yani mesela oturduğunuz il de ilan verin atıyorum; istanbulda alınık ekşisözlük yazarlığı, gidersiniz hesaba girer şifreleri mailleri değiştirirsiniz paranızı verirsiniz. diğer türlü büyük risk -ki ben almazdım.

ve onun dışında burada fotoğraf makinesi ile ilgili dolandırılmama ramak kalmıştı, geçen de birisi de uyardı beni bi nickle ilgili. mesela o da burada birçok kişiyi dolandırmış,(ben onun bir duyurusuna atıfda bulunmuştum), tam o gün yine abd'den gelecek bir arkadaşımız da fahiş fiyata ürün aksiyonuna girmişti yani o yüzden satmayıp alacaksanız, ve bu yasal mı onu da bilmiyorum da yerinizde olsam, bi 45 dakikamı ayırıp bulunduğum ildeki birisiyle yüzyüze görüşüp alırdım.

zaten bu bahsi geçen paraları verirseniz çok da satılık hesap bulursunuz diye düşünüyorum.


edit: beni uyaran kişinin nickine baktım da, basond nickli kişi bana demiş ki; ''o verdiğin linkteki duyuru sahibinin burada birçok kişiyi dolandırdığını biliyormusun? '' verdiğim linki paylaşmayacağım.

yani dolandırıcılık çok güncel birşey oldu, insanlar telefonla açık açık arayıp dolandırıyorlar ve devlet bulamıyor. benim arkadaşımın telefonunda dolandırıcı1 dolandırıcı2 diye kayıtlı telefon numaraları var. onlar aradığında açmıyor -ki kendisi buna rağmen özel bir hastahane de muayene olduktan sonra bizimkini arıyorlar ve diyorlar ki ''şu hastahanede şu saatte şu doktorda muayene oldunuz(dermotolog) biz de şu şu markalı ilaç firmasıyız, size doktorun yazdığı şu ilacı kullandığınız için de iphone göndereceğiz'' ve bu arkadaşım bu numarayı yiyor. yani insanlık hali, kafamız biraz dalgın olabilir işin içinde boğulabiliriz herşey olabilir. bu arkadaşım inanılmaz algoritmik düşünen birisidir. o bile yedi. şimdi tabi, ben risk aldım diyor ama sonuç olarak 400 lirası gitti özel kargo ayağına.

o yüzden burası ekşisözlüğün bir alt platformu diye kimseye güvenme. insanlar çok tuhaf. yemin ediyorum çok tuhaflar.
0
mete kudur
(13.05.17)
100 tlden fazla verilmez.
0
baldur2
(13.05.17)
Isidin askerlerimizi yakmasi basligina entry girip, basligi gundem yapiyo diye yazar ucuruyolar. O yuzden 200 tl verip bi gun sonra ucurulmak var.
0
baldur2
(13.05.17)
@mete kudur ahahs ben talibim hesap no'mla, erasmus stajına gitçem yazın kara kara uçak bileti parası düşünüyom ;_; azcık param çıkardı. piyasa iyiymiş ama kendi hesabıma kıyamam :((
0
dedi ayca
(13.05.17)
@mete kudur zaten yüzyüze gerçekleşir de ben daha ziyade hesabı verdikten sonra gider çalındı diye geri alır şifre falan değiştirirse ne olur diye düşünüyorum. sanırım kayıtlı mail adresine kadar her şeyi değiştirmek sonra o mail adresini de almak falan çözüm olur kaldı ki o bile geri alınabilecek bir şey eğer kişi uğraşacaksa.
0
🌸nawar
(13.05.17)
(16)

ilişkiniz için kendinizi değiştirir misiniz?

limoncello
partneriniz öyle istiyor diye kendinizi,yaşam tarzınızı, giyiminizi, dininizi ya da mezhebinizi, siyasi görüşünüzü, tuttuğunuz takımı, yaşadığınız şehri/ülkeyi, görüşeceğiniz/görüşmeyeceğiniz insanları, hayat görüşünüzü, işinizi vs. değiştirir misiniz?ciddi olabilecek ilişki için.
partneriniz öyle istiyor diye kendinizi,yaşam tarzınızı, giyiminizi, dininizi ya da mezhebinizi, siyasi görüşünüzü, tuttuğunuz takımı, yaşadığınız şehri/ülkeyi, görüşeceğiniz/görüşmeyeceğiniz insanları, hayat görüşünüzü, işinizi vs. değiştirir misiniz?

ciddi olabilecek ilişki için.
0
limoncello
(12.05.17)
Kisisel ozelliklerimi degistirmem, kosullar -daha iyi olmak kaydiyla- evet. Yani kosullari degistirebilirim rahatlikla.
0
perfectum
(12.05.17)
Tabiki değiştirmem.

Değiştirince, ilişki bitiyor.
0
MaNOfTheYear
(12.05.17)
değiştirir sen de bu sefer değiştiğin için sorun oluyor ":)" .

bir insanın değişmesini talep etmek ilişki için yersiz bir durum. Ya öyle olduğu için seversin ya da anlaşamazsın..

herkes ne ise o olmalı karşıdaki de onu o şekilde kabullenip sevmeli "eksisi" ve artısısıyla..kimse kimse için kendisini kendi yapan özelliklerden vazgeçmemeli..
0
qazaqwsx
(12.05.17)
Evet.
0
bir ileti paylastim
(12.05.17)
Partnerim istiyor diye değil, kendim istediğim için değişebilirim, tabii beni, karakterimi ve ilişkiyi olumlu yönde etkileyeceğine karar verdiğim takdirde. Değişmek illa kötü bir şey olmak zorunda değil, ama yukarıda saydıklarının çoğu da çok radikal şeyler. Yani partnerim değil, kimse siyasi görüşüme, din tercihime ya da görüştüğüm insanlara karışamaz; ama istiyorsam o kişi için yaşadığım şehri/ülkeyi değiştirebilirim.
0
lolita
(12.05.17)
Din değiştirmem. Çok dindar sayılmam ama değiştirmem.
Seviyosam ve güveniyosam, yaşadığım şehri ülkeyi değiştiririm.
Giyimimi değiştirmem, çünkü bu yaşa kadar asla bu konuda hata yapmadım, kimseden uyarı almadım. Buna karışamaz.
Takım konusuna zaten bi ilgim yok, hiç maç izlemedim hayatımda, soranlara söylemek için takım tutuyorum, bu yüzden değiştirebilirim.
Siyasi görüşümü asla değiştirmem, kırmızı çizgidir benim için.
Görüştüğüm insanlar konusunda da bişey diyemez, çünkü bunda da giyim konusu gibi, hiçbi yanlışım olmadı, çok iyi seçerim. Sırf o sevmedi diye kimseyi kesip atamam, ama aynı ortamlarda bulunması için zorlamam.

Ama mesela bana faydası olabilecek şeyler isterse, her sabah yüzmeye gitmemi, şekerli beslenmeye son vermemi istese bunları yaparım. Çok alkol tüketiyor olsam, ya da sigara içiyor olsam bunları tamamen bırakırdım o istese.
0
megalomaniac
(12.05.17)
asla.

ha ama kendimde sevmediğim özelliklerim var (inatçılık, çabuk sinirlenme vb) ve bunlar ona zarar veriyorsa törpülemeye özen gösteririm.
0
nice tnetennba
(12.05.17)
2sene dayanabildim böyle hayvan gibi sevmeme rağmen. Denendi olmuyor öyle o senin kimliğin yani sen homoseksuel bireylere zorla hetero olacaksın demek gibi bir sacmalık bence bu da
0
fıytfıyt
(12.05.17)
abicim zaten ilişki dediğin şey, iki tarafın da makul ölçüde kendisinden taviz vermesi değil mi?

sen bakma değişmem diyene, kendi bile farkında değildir değiştiğinin.
0
keçeli kalem
(13.05.17)
benim değiştiğim ölçüde o da değişiyorsa değişirim. ama herkesin vazgeçemeyeceği şeyler vardır.
0
dedim ben sana
(13.05.17)
ben daha önce hiç aşık olmadım, eğer olsaydım/olursam herşeyimi değiştirirdim/değiştiririm diye düşünüyorum. aşk lan bu. onun için ölürüm diyor insanlar ama giyimini değiştirmiyor mesela, bana komik geliyor. ben değiştiririm, ne istiyorsa nasıl istiyorsa. bunu yaptığım için de sıkılıp gidecekse gitsin.
0
mete kudur
(13.05.17)
sadece istenildiği için hiçbir şeyi değiştirmem. eğer mantık seviyesinde daha iyiyse değiştiririm. zaten partnerimin de bana bunu önermesi gerek bence.
0
i drive the hearse
(13.05.17)
Bunlarin hebsini birden toptan mi degistirecegiz? O zaman degistiririm. Bana yeni bir ben lazim.
0
velvetmorning
(13.05.17)
Sana su sac sekli, su kiyafet yakışıyor gibi seyler icin evet. Kaldi ki bu kadarini arkadas vs etkisiyle de yapabiliyoruz.

Ayrica @keceli kalem +1 bazi seyler değişiyor zaten ister istemez. Ama kisiligimi inançlarımı degistirmem.
0
runagain
(13.05.17)
değiştirmem ama geliştiririm.
0
zgrydn
(13.05.17)
iyi de yazdığın şeyler birbirinden çok farklı şeyler. "kendinizi" ile "yaşadığını şehri" değerleri arasında dağlar kadar fark var. kendimi değiştirmem. yaşadığım şehri, ülkeyi vs değiştiririm. siyasi görüşümü değiştirmem; ama daha ılımlı olmayı öğrenebilirim. giyimimi, eğer tarzımdan çok farklı değilse, istediği yönde değiştirebilirim. mesela daha renkli giyinmemi mi istiyor? tamam, sıkıntı yok. ha şort giymemi mi istiyor? cık, orada dur.

vb.
0
sen git ben geliyorum
(14.05.17)
(6)

takip edilesi youtube kanalları

turkce konusan uzayli
her tür olabilir, zaman geçirmelik ne önerirsiniz?
her tür olabilir, zaman geçirmelik ne önerirsiniz?
0
turkce konusan uzayli
(10.05.17)
barış özcan
0
orange coffee
(10.05.17)
ilker gümüşoluk'un "apartman sohbetleri" serisi var.
0
orange coffee
(10.05.17)
Zaman gecirmelikten kastin eğlenceli olsun ise

Epic rap battles of history
Dude perfect
Nigahiga şu an aklıma gelenler


Eğitici olarak
Wonder why
Cgp grey
Geography now
Real life lore
Life noggin
Crash course
Ted ve ted-ed
Lemmino

Türk olarak takip ettigim sadece stolk ve yorekok var
0
nundu
(10.05.17)
az video ekliyor ama, en azından birkaç saatini ilgi çekici biçimde doldurur: www.youtube.com
0
protector
(10.05.17)
Primitive Technology
0
tahin pekmez yoğurt
(10.05.17)
ben hep bu barış özcan'ı kim izliyor acaba diyordum. irkildim yemin ediyorum. ekşisözlükte olsa çoktan engelle başlıklarını engelleye basmıştım orange coffee'nin. bazı önyargılarım var sanırım.

kuran talebesi diye bir kanal var, onun meksika sınırı kafa dengi gibi programları verdiği playlistler eğlenceli oluyor. fonda da çalabilir sen çalışırken.
cem yılmazın kendi kanalı var
bi' kafalar vardı hala devam ediyor mu bilmiyorum

bu kadar.
0
mete kudur
(11.05.17)
(4)

Adalet Önlisans'tan Hukuk'a DGS

gonion
Bilgi sahibi arkadaşlar;1) Adalet Önlisans'a başvuru ne zaman? Az önce "ön kayıt" diye bir şey bulup yaptım Anadolu Ünv. sayfasında. Gerçek başvuru ne zaman ama bu bilgiyi bulamadım.2) Son DGS bayağı zormuş anladığım kadarıyla. Vaktiyle sağlam sayısalcıydım, ÖSS'de de iyi yaptım (2003). Nasıl çalışm
Bilgi sahibi arkadaşlar;

1) Adalet Önlisans'a başvuru ne zaman? Az önce "ön kayıt" diye bir şey bulup yaptım Anadolu Ünv. sayfasında. Gerçek başvuru ne zaman ama bu bilgiyi bulamadım.

2) Son DGS bayağı zormuş anladığım kadarıyla. Vaktiyle sağlam sayısalcıydım, ÖSS'de de iyi yaptım (2003). Nasıl çalışmak lazım DGS'ye?

3) DGS'yi kazanıp fakülteye geçiş yaptık diyelim, 2 yıl daha mı okuyoruz, yoksa 4 yıl daha mı okuyoruz?

*

Adalet sonrası DGS ile Hukuk yapan varsa hayrına iletişim kurabilir mi? Sorularım var :/
0
gonion
(10.05.17)
3) tarih-edebiyat-bilgisayar gibi bikaç dersinizi sayıp 4 sene devam ettirebilirler. Ancak bu fakülteye göre değişen bir durum. Kesin olarak söyleyebileceğim şu, 4 sene daha devam edeceksiniz dgs'den sonra(tabi üstten ders alıp daha kısa sürede de bitirebilirsiniz)
0
megalomaniac
(10.05.17)
1. Ben Ekim ayında kayıt yaptırmıştım. İkinci üniversite kapsamında olduğu için onların başvuru dönemi ÖSYM kayıtlarından daha sonra oluyor. Yanlış yönlendirmiş olmayayım. 2015'te mezun oldum. Şu anda değişmiş olabilir. Resmi sitesini ziyaret edin.

2. DGS'de hız önemli. Konular çok basit. Bol soru çözmek gerek.

3. Devlet üniversitelerinde 3'ten başlatmıyorlar genelde. Özel üniversitelerde bu durum olabiliyor diye biliyorum.
0
dissendium
(10.05.17)
1. Eylul-ekim'deydi sanirim.

2. Dgs kolay bir sinav, rahat halleder bence oss'de iyi yapan biri.

3. Arkadaslar dort yil okunuyor yazmislar ama sanmiyorum boyle oldugunu. Ankara hukuk icin konusayim, dgs ile gecip ilk yilinda esya hukuku dersi alan cok ogrenci gordum. Esya hukuku 3. Sinif dersidir. Demek ki adalette aldiklari anayasa, medeni, idare, ceza genel, medeni usulu vs. saydirdilar ki esya alabiliyorlar diye dusunmustum.
0
signore
(10.05.17)
yıl 2017 hala zan ile hareket eden var. şaka gibi.

2- hangi sınava hazırlanırsanız hazırlanın kendi kaynaklarından çalışmak lazım; dgs mat1 ve tr1 sınavıdır 60'ar soru barındırır ve kolaysa da herkese kolay zorsada herkese zordur. yani genel kültür sorusu gibi bilenin yaptığı sınav değil zamanla yarıştığın ve soru tekrar antremanlının kazandığı bir sınavdır. standart ösym sınavı gibi, önce konuları çalışıp sonrada bol sayıda örnek çözeceksiniz. sınav basit diyen adamları çok da sallamayın çünkü unutmayın basitse daha da kötü, çünkü basitse herkes çözer ve bu bir puan sınavı değil sıralama sınavı olduğu için kendinizi kapıda bulursunuz.

3-dgs den sonra okula kayıt yaptırıyorsun ve okullar intibak kurulunda derslerini görüşüyor. buna göre 1-2-3. sınıfların herhangi birinden seni sisteme dahil ediyorlar ama bu demek değil ki sisteme dahil ettikleri sınfıtan başlıyorsun.

bu konuda megalomaniac en doğru saptamayı yapmış, ortak dersler diye isimlendirdikleri ve kredisi tutan dersleri intibak ettirirler nedir bunlar her üniversitede ilk yıl göreceğin derslerdir. onun dışındakileri aldırırlar hele ki alan derslerini aldırmayan okul görmedim daha (kıbrıs dahil) genelde de biraz çalışıp 4 yılda değilde 3 yılda mezun olabilirsin maksimum 2,5 yıl da olursun ki o da hem kuruldan yana şanslı olacaksın, hem dersleri geçeceksin hem de yaz okulu filan açılacak.

eskiden de dgs ile geçişler 3 yıldı (intibak+3+4) şimdi intibak kalktı kurul geldi 3'ten kayıt alsalar bile 1 ve 2 den derslerin olduğu için 2 yılda bitmez okul.


onun dışında senın asıl ılgılenmen gereken şey, aöf adaletin önünü kapatacaklar. 2 sene önce dgs de denediler aöf ile dgs ye kontenjan getirdiler, bu ne demek örgün kontenjanı ayrı aöf kontenjanı ayrı oldu ve tahmin edersin ki aöfciler patlamış oldu ama karar danıştaydan döndü, benim bildiğim hükümet bu kararı yeniden bi şekilde tekrar sokacaktır ama bunu şu zaman mı yapar sonra mı yapar onu bilemem.

bir de aöf adalet okuyup da hukuka geçmek istemeyen yok, yani her kamu görevlisi (inşaat mühendisliği bölümünde yar doç. vardı bizim okulda adalet son sınıftı 3.84 ortalaması vardı ve hukuğa geçecekti) hukuk da devam mecburiyeti olmadığı için kamuda bulunan çoğu kişi bunu tercih ediyor, hatta siyasal öğrencileri meslek hayatlarında tekrar deniyorlar, hem okul aöf hem de hukukda devam yok ve derslerinin çoğu ortak. yine kocaeli üniversitesinde bir arkadaşım siyaset bilimi ve kamudan sonra aöf adalette 3,97 ortalama yapıp dgs ile 114. olmuş ancak tercih yapamadı sapkın herif. şimdi evleniyor bu yaz bir dahaki sene tekrar gireceğim bu sefer hedef 1 diyor. rakibini tanı istedim, Allah yardımcın olsun.
0
mete kudur
(10.05.17)
(21)

Erkekler hangi marka veya nereden giyiniyorsunuz

zseak
Sb
Sb
0
zseak
(10.05.17)
Massimo Dutti, Zara vs
0
stewie
(10.05.17)
LCW
0
basond
(10.05.17)
Zara, Mango, Lacoste, Tommy Hilfiger, Vakko
0
MaNOfTheYear
(10.05.17)
Us polo.
0
brad pitt
(10.05.17)
Aldigim son 20 urun falan massimo dutti memnunum fiyati da uygun
0
Take it away honey
(10.05.17)
vay be! massimo dutti'ye uygun diyenler var yahu, bu nasıl zenginlik :) baayanım, sadece vay be demeye geldim :D
0
sedat peker in yegeni
(10.05.17)
lcw, collezione, defacto, collins..
0
tabudeviren
(10.05.17)
ekseriyetle mavi, pantul için ise levis.
0
nuisance
(10.05.17)
kot: levis, lee, wrangler
polo: lee, jack jones, hm
tişört: hm, jack jones, aeropostale
ceket: zara
boxer: koton (hastasıyım)
gömlek: jack jones, kiğılı
takım: altınyıldız :D
0
efreet sultan
(10.05.17)
@sedat peker, uygunluk şöyle koca koca lacoste baskılı tommy baskılı ürünlere göre uygun ve kalite olarak gayet memnunum yoksa lcw uygun ama kalitesi tırt bana göre
0
Take it away honey
(10.05.17)
Erol giyim.
0
bigbadabum
(10.05.17)
bospa
0
keçeli kalem
(10.05.17)
Massimo Dutti en sık tercih ettiğim marka.
Mudo'nun arada güzel kıyafetleri oluyor.
0
kulagina kupe olsun
(11.05.17)
herkes zenginmiş yalnız, lan bende kendimi ortalamanın baya üzerinde kazanıyordum zannediyordum. çok ilginç. (sadakalarınıza talibim)

genelde firmaya kitlemek kaydıyla: columbia, colmar, yds

onun dışında gömlek pantolon ve ceket: zara (ama az yani mesela, 1 gömlek 2 pantolon 1 ceket gibi)
kazak: ucuzundan polo (onu da fötücü diye kapatacaklarından korktum) ve indirimde avva (asla mağazadan almam avvanın mağazada kaktırma politikası var)
takım elbisem yok yıllar önce damattan almıştım, kesimini seviyordum.
ve günlük pantolon da defacto, koton, lcw
atlet: çokcanası; erdem ve mudo(tişört olarak giyiyorum ben atletleri)
boxer : erdem
çorap: samanpazarı

edit: lacoste mesela; şöyle bi baktım da 1 tane saatim var, 1 tane ayakkabım var 1 tane de lan bu neden pahalı acaba diye aldığım t-sihrt var dolapda etiketiyle duruyor. etiketi sökmeye kıyamadım. En son izmir de kısa süreceğini düşündüğüm iş seyahati uzadı ve şantiye için mont alayım diye forum mu ne oraya gitmiştim, yağmur yağıyor diye annem ilk mağazaya girelim dedi, ben izmiri bilmem de o forumu bilenler anımsayacaktır, lacoste hemen girişte sağda. neyse koştur koştur girdik ve şişme mont giydim(firmaya kitleyeceğim yine) ama çok da beğenmedim, montu çıkaracağım satış görevlisi indirim var diyor, annemle de ahbap oldular 2 dk da montu çıkartırken koluma takıldı etiketi 1699 lira yazıyordu. indirimli hali. şimdi mesela bu parayı erzurumda versem kimsenin gözüne batmaz da izmirde lacoste'a verirsem patronda ay sonunda takdirnameyi bana verir diye düşünerek almamıştım. o gün bugündür lacoste'un önünden bile geçmem. saatin pili bitsin pil de taktırmayacağım.
0
mete kudur
(11.05.17)
colins lcw en çok buralardan.
0
freetakilir
(11.05.17)
Beymen, Ramsey, Network ağırlıklı
0
Tyler89
(11.05.17)
yine herkes zengin amk.

yaz oraya, lcw +1
0
ercumentcozer
(11.05.17)
ysl, ungaro, givenchy, dior, lanvin, lcw
0
cemiyetin ünlü siması
(11.05.17)
Fabrika, Zara, Levis, Lee, Us polo, Jack&Jones.
0
sorumatik
(11.05.17)
ooo bakıyorum da millet zara'dan us polo'dan aşağı giymiyor. Bir ben fakirim herhalde :)

Soruna gelecek olursak: LCW, DeFacto.
0
lideraydin
(11.05.17)
alessandro pompalatti'nin koleksiyonuna bayılıyorum
0
zirrealist
(11.05.17)
(2)

Yeni işimdeki sorumluluk

hede hodo
Merhaba. Daha önce bi teknik ofiste tekniker iken, şimdi bi şantiyede proje üzerinde sorumluluğu olan şef pozisyonundayım. Fakat millet bana şefim şefim diye geldikçe hafiften çekinme rahat olamama durumunu yaşıyorum. Bunu yakın arkadaşlarıma söylediğimde davranışlarına biraz dikkat et daha ağır ol
Merhaba. Daha önce bi teknik ofiste tekniker iken, şimdi bi şantiyede proje üzerinde sorumluluğu olan şef pozisyonundayım. Fakat millet bana şefim şefim diye geldikçe hafiften çekinme rahat olamama durumunu yaşıyorum. Bunu yakın arkadaşlarıma söylediğimde davranışlarına biraz dikkat et daha ağır ol yoksa 40 senelik Formen tepene biner minvalinde bir seyler söyledi.
Sizce davranışım nasıl olmalı? İşleri yönetmedeki üslubum vs nasıl olmalı?
0
hede hodo
(09.05.17)
Bu sorunun bir cevabı yok. popüler uygulama tatlı-sert yaklaşımıdır. Yani kimseyi özel hayatına alma, bilmediğini çaktırma, uzlaş ve problem çıkartma üzerine .
0
mete kudur
(09.05.17)
aynen öyle tepene binerler hiç anlamazsın. maalesef durum bu ben de çok zorlanıyordum başlarda ama artık öğrendim. çünkü iplenmemek daha kötü. o yüzden köpek çekmeye alışsan iyi olur.
0
goodman
(09.05.17)
(19)

Zenginlik sizin için aylık kaç paradan baslar ?

sorunvar
Yani aylık geliriniz ne ise zenginim dersiniz ?
Yani aylık geliriniz ne ise zenginim dersiniz ?
0
sorunvar
(07.05.17)
100k
0
ekaterina
(07.05.17)
100.000 dolar
0
basond
(07.05.17)
10.000 lira.
0
nathanieltroy
(07.05.17)
30bin üstüyse çok rahat zenginim der ve öyle de yaşarım. arkadaşların bahsettiği sayılar mülkiyet biriktirme ile ilgili bence. oysa hayat bile kiralık.
0
mete kudur
(07.05.17)
cevaplara güldüm. Temiz 30 k geçse elinize ben zenginim havalarına girersiniz merak etmeyin.
0
basubadelmevt
(07.05.17)
Hayat standardı çok etkili bu işte. Ortalama 30.000 tl ile ortalama üstü yaşanır da zenginim der misin emin olamıyorum. 75.000 +eşin maaşı ile zenginim derim de milyoner olmaya yakın bile değil.
0
bir ileti paylastim
(07.05.17)
arkadaslar bircogunuzun buzdolabinda dost sut falan var biliyorum. hic oyle yeaaa 100k dan asagisina zenginim demem yeaaaa havalarina girmeyelim biz bizeyiz surada :) elinize net 25-30k gecse cildirirsiniz. ben de cildiririm. iyaksamlar.
0
duru arsnova
(08.05.17)
5000$
0
fyodor fyodorovic
(08.05.17)
zenginlik aylık gelir ile sahip olunmaz, her an işten atılabilirsin, yapamayacak duruma gelebilirsin fakat servetin var ise bütün servetini kaybetmek kolay değildir, 100.000.000$ değerinde taşınmaz veya mevduata sahipsen hiç bişeyi siklemeden rahat rahat yaşarsın, torunların ve torunlarına yetecek para vardır zaten ama para zenginlik için çokta önemli bir etken degildir.
0
purple rain
(08.05.17)
maaşla çalışıp 10-20 bin alan insanlardan etrafımdakilere bakınca hiç de öyle "ben zenginim" demediklerini görüyorum. bir kere çocuk ya da çocuklar varsa o zenginliğin büyük kısmı özel okul ve etkinliksel harcamalara gidiyor. maaşla bu parayı alanların istanbul'da evinin olmama durumu da pek yabancı değil. o kazançta olup 2bin liralık evde de kalamıyorlar, haliyle bi de kira+aidat masrafları. arabasız da yapmazlar, onun taksitini de sayınca 10bin masraf şaşılacak olmuyor. illa maaşlı kazancı sayacaksak ben 50.000 lira üstünün "zengin" yaşadığını ve hissettiğini söyleyebilirim.

ama asıl zenginlik kenarda en az nakit 100.000 + milyonluk gayrimenkul bulunduranlarda. ticaretten ve girişimcilikten kazanılan tatlı paralar da iş görür.
0
baba jo
(08.05.17)
Milyoner olmadan kendimi zengin addedemem. En az 1 milyon lira diyorum. Aylık 400 bin TL'nin üzerinde geliri olan bir tanıdığım bile işten, güçten o parayı harcayacak vakit bulamıyor. Evden veya internet üzerinden veya belirli günler sadece keyif için çalışacağım bir iş olmalı ve düzenli olarak banka, kira, yatırım, kar payı, vs gelirim olmalı. Harcamalarım ve başta güvenlik ve bağış olmak üzere aylık sabit giderlerim de ona göre artacak tabi...

Ayrıca 1 milyon lira o kadar da çok büyük bir meblağ değil. Bazıları için sadece bir depo mazot parası :)

www.google.com.tr
0
iwasbornonamountainside
(08.05.17)
baba jo en doğru açıklamayı yapmış. +1
0
pinkpeony
(08.05.17)
bu ülkede yaşadıktan sonra neye sahip olduğunuz çok fazla bi önemi yok.
0
gintare
(08.05.17)
Türkiye'de 15.000 lira
Cenevre'de 12.000 frank
0
babilbaligi
(08.05.17)
400k
0
zgrydn
(08.05.17)
Rakam veremiyorum ama her gün 9-6 mesaili işime gidip gelmek zorunda olmadığım zaman yeterince zenginimdir.
0
peggy
(08.05.17)
sırf mevcut sermayesini işleterek türkiye standardının üzerinde gelir elde edebilen insana zengin derim.
0
filteria
(08.05.17)
30k üzeri aylik kazanan Adam zengindir bence. 5k orta direk, 5-15 ortanin üstü, 15-30 Üstün alti. 3-5 ortanin alti, 3 alti Fakir.
0
fayfim
(08.05.17)
hayatının sonuna kadar hiç çalışmadan yaşayabilecek paran olduğunda zenginsindir. maaşlı çalışan olduktan sonra istediğin kadar maaş al olmaz o iş. ne kadar alırsan o kadar harcıyorsun. 3 bin alırken de borcum vardı 12 bin alırken de var. 3 ay çalışmasam para bitiyor :(
0
zikardo
(08.05.17)
(1)

Ankara'da özel boks dersi alan/veren?

ne bileyim lan ben
Var mıdır Ankara'da özel boks dersi alan veren birileri? Tercihen eskişehir yolu üzerinde veya çankaya sınırları içerisinde olsa süper olurdu. Teşekkürler.
Var mıdır Ankara'da özel boks dersi alan veren birileri? Tercihen eskişehir yolu üzerinde veya çankaya sınırları içerisinde olsa süper olurdu. Teşekkürler.
0
ne bileyim lan ben
(07.05.17)
geçen yaz ben de araştırmıştım, iş kaynaklı şehir dışına gittiğim için alamamıştım. Ama o zaman ki gördüklerim ve duyduklarımla şöyle birşeyler paylaşabilirim.

bir kaç yerde var ama mekan olarak en güzeli yaşamkentte bulunan çağdaşın arkasında bi' spor salonu vardı. orada ki boks alanı kullanılabilirdi.
bir de skişehir yolu üzerinde değil ama yine de yakın tobb'un üniversitesinin spor salonunda var ama bu biraz fazla göz önünde, yani belki bundan hoşlanmayabilirsiniz.

onun dışında koru da çok ünlü bir spor salonu vardı adını unuttum şimdi, avm gibi birşeyin son 2 katında bu yer. oraya giden arkadaşım hiç tavsiye etmiyordu. hoca eldivene alıp 2 vuruş gösterip eldivene vurmanla saati geçiriyormuş. 1 saat özel ders al sonra bir arkadaşınla birlikte uygula daha iyi diyordu.
0
mete kudur
(07.05.17)
(14)

Kahveye beyaz şeker yerine ne koyabilirim?

zamanin otesinden gelen seyyah
Fed up seyrettikten sonra basit şeker kullanmamaya dikkat ediyorum fakat, kahveye beyaz şeker yerine basit şeker olmayan ne koyabilirim bilemedim. Fikri olan?
Fed up seyrettikten sonra basit şeker kullanmamaya dikkat ediyorum fakat, kahveye
beyaz şeker yerine basit şeker olmayan ne koyabilirim bilemedim. Fikri olan?
0
zamanin otesinden gelen seyyah
(05.05.17)
Tatlandırıcı
0
tahin pekmez yoğurt
(05.05.17)
Tarçın çubuğu at içine.
0
arnold schwarzeneger
(05.05.17)
hurma falan ye yanında, aslında en iyisi sade içmek, belki süt katarsın, onda şeker var neticede
0
nucleon
(05.05.17)
olur mu bilmiyorum ama, marketlerde bal görmüştüm ben şeker boyutunda. sanırım tatlandırıcı olarak kullanılsın diye yapmış adamlar. eğer doğal balsa olabilir herhalde. gerçi tadı nasıl onu da olur bilmiyorum ama.

edit: bahsini ettiğim ürün şu 4.bp.blogspot.com
0
mete kudur
(05.05.17)
@tahin pekmez; tatlandırıcı da benzer sonuçlara yol açıyor diye biliyorum (strevia vs).

@arnold; tarçın şeker hissi nasıl veriyor aydınlatabilir misiniz?

@nucleon; sade içince aynı zevki vermiyor ne yazık ki, onu da denedim.

@mete; günümüzde doğal bal bulmak çok çok zor ki markettekiler normal şekerden kötü.
0
🌸zamanin otesinden gelen seyyah
(05.05.17)
laktozsuz süt normal sütten bir tık daha tatlı.
0
stewie
(05.05.17)
@stewie; kahveyi sade içiyorum
0
🌸zamanin otesinden gelen seyyah
(05.05.17)
Kahvenin acılığını hafiften kırar, kendine has da bir aroması var. Vücutta insülin benzeri etkiler gösterdiği için kan şekerini de düşürüyor.
0
arnold schwarzeneger
(05.05.17)
Ben mesela bal da tarçın da sevmiyorum. Kokularından dahi hoşlanmıyorum. Kaldı ki kahveye ikisinin de ne tat ne koku olarak yakışacağını düşünmüyorum. O yüzden malesef beyaz şekerle devam ediyorum. Esmer şekerin daha iyi olduğu söyleniyordu bi zamanlar onu deneyebilirsin belki.
0
kozmosta bir nokta
(05.05.17)
Beyaz şeker kimyasal tatlandırıcılardan da bal ya da benzeri fruktoz bazlı besinlerden de daha az zararlı, öncelikle bunu söyleyeyim. Şeker dediğimiz ürünün metabolik olarak olumsuz etkisi belirleyen şey, içerdiği glikoz ve fruktoz molekküllerinin ne kadar eşit olduğu ya da glikozunun yüksek fruktozunun düşük sayıda olmasıdır. Fruktoz arttıkça metabolize edilebilirliği düşer, yani zararları ortaya çıkar. Beyaz şeker 1 molekül glikoz 1 molekül fruktoz barındırır, bal 1 molekül glikoz 10 molekül fruktoz barındırır. Yani vücut beyaz şekeri metabolize eder ama balı metabolize edemez. Ha bunların hepsi şekerin tüm zararlarını barındırır ama bazıları daha çok barındırır. Ya hiç kullanma ya da bilmeden maceraya girme. İnsanlar yok doğal şeker yok bilmem ne diye vicdanlarını rahatlatıyorlar ama doğal şeker diye bir şey yok. Bununla birlikte, yapısı itibari ile stevia'nın yaprak formu olan, yani kimyasal ya da mekanik işlem görmemiş ürünü de denenebilir ama o da damak tadına çok uygun bir ürün değil, biz birkaç ketojenik tatlıda denedik ama olumlu sonuç alamadık.
0
angelus
(05.05.17)
Kahverengi seker de artik masum degil esmer hale gelmesi icin katki maddesi kullaniliyor. Beyaz sekeri de beyazlatmak icin ayni sekilde kimyasal kullaniliyor. Bence ya tam yagli bir gunluk sut ile ic ama sutsuz iciyorsaniz yaminda hurma ye 1 tane.
0
neferkitty
(05.05.17)
@angelus; en doğru ne yapabilirim diye araştırıyorum öyle, azaltmak ya da tamamen bırakmak şu an en doğru çözüm gibi duruyor.
0
🌸zamanin otesinden gelen seyyah
(05.05.17)
Tabii esasında çözüm tamamen bırakmak. Zira hiç zararlı olmayanı yok bunların, dediğim gibi; daha az zararlısı ya da daha çok zararlısı var. Ha bence daha az zararlı olmasının daha çok zararlı olmasından da bir farkı yok. Neticede bir çay kaşığı siyanür de içsen aynı bir çorba kaşığı da içsen aynı.
0
angelus
(05.05.17)
hiçbir şey. güzel kahve şekersiz içilir. kötü geliyorsa kahveni ve demleme biçimini değiştirebilirsin. mesela şekersiz kahve içemeyen birçok kişiye kendi içtiğim kahveden yaptım bayıla bayıla içtiler. kahveye şeker olmamalı. çayı ise şekersiz içemem tabii, o da ayrı :/

bu arada kahveye lütfen bal falan koymayın, içim kalktı.
0
soso
(05.05.17)
(19)

böyle durumda napıyorsunuz?

limoncello
-mesela sürekli gittiğiniz bir cafede biliyorsunuz ki çayın yanına küçük bisküvi, kahvenin yanına küçük çikolata ya da lokum koyuyorlar ama 2 gün önce gittiğinizde koymuşlar, ama bu sefer koymamışlar. napıyorsunuz? 'ya hacı siz bunun yanında bisküvi, çikolata vs. veriyordunuz şimdi neden yok' vs. de
-mesela sürekli gittiğiniz bir cafede biliyorsunuz ki çayın yanına küçük bisküvi, kahvenin yanına küçük çikolata ya da lokum koyuyorlar ama 2 gün önce gittiğinizde koymuşlar, ama bu sefer koymamışlar. napıyorsunuz? 'ya hacı siz bunun yanında bisküvi, çikolata vs. veriyordunuz şimdi neden yok' vs. der misiniz yoksa boşver şimdi bir bisküvinin, küçük çikolatanın peşine düşmüş gibi olmasın, boşver mi dersiniz? ama normalde getirdikleri çikolatayı, bisküviyi seviyorsunuz, yiyorsunuz. bahsettiğim cafeler kurumsal ya da kurumsala yakın yerler.

-keza yine tost istiyorsunuz mesela, resimde yanında salatası, patatesi var. patates kızartmasıyla servis edilir filan yazıyor. ama yanına koyacakları 3-5 patatesi koymamışlar. 'kardeş koymamışsınız patatesi ne iş?' der misiniz? yoksa şimdi boşver 3-5 patatesin peşine düşmüş gibi görünmeyeyim mi dersiniz?
0
limoncello
(04.05.17)
"bunun yanında tatlı güzel kurabiyeler mi vardı, ben mi başka yerle karıştırıyorum." der geçerim.

patatese girmem.
0
babilbaligi
(04.05.17)
- canim o kurabiyeden cektiyse, sempatik sekilde "ya bunun yanina kurabiye veriyodunuz cok guzeldi, ondan var mi?" derim. canim asiri istemiyorsa soylemem, yemiyim daha iyi :)

- demem. 3-5 patatesin pesine dusmus gibi gorunmemek icin degil, nedne bilmiyorum ama demem :D
0
fakyoras
(04.05.17)
Ben fark etmem, fark edersem de önemsemem.
0
angelus
(04.05.17)
ben istiyorum, en son dündü sanırım kahve dünyasında çikolata kaplı kahve çekirdeklerini getirmediler. sizin kahve çekirdekleriniz vardı ne oldu ona neden getirmiyorsunuz diye sordum getirdiler.

Mesela kocaeli'de bounty'mi ne oluyordu onlardan da istiyordum. ücretsiz getiriyorlardı. Ama çok sık giderdik biz onun da bi' aksiyonu olabilir bilmiyorum.

Yani ben bu tür durumlarda çekinmem, çünkü oraya zaten yeme-içme-sohbet etme-zaman geçirme maksatlı gitmişizdir. çay içerken bile, tarif ettiğim oluyor. Şöyle şöyle getirir misiniz filan diye. Evden pek bi' farkı yok benim için.
0
mete kudur
(04.05.17)
ilk örneğin için, "boşver peşine düşmüş gibi olmasın" derim veya değişikliğe gidip o yan ürünleri artık vermiyor olabileceklerini düşünürüm ama "nerde la kurabiye" diye sorana da bir şey demem. ürünü o haliyle görmüş birisi pekala o beklentiyle satın almış olabilir, sormak hakkıdır.

ikinci durumda sorarım çünkü patates kızartmasıyla servis ediliyorsa, patates kızartmasıyla servis edilir. bu 3-5 patatesin peşine düşmek değil hakkını aramaktır. bugün patatesini aramayan yarın anasını bacısını satar, vergi kaçırır, terörist olur.
0
der meister
(04.05.17)
ne istiyorsam bunun yanındaki x'leri çok seviyordum ben ya sanırım koymayı unutmuşsunuz, varsa getirir misiniz derim, diyorum.
0
golgi aygıtı
(04.05.17)
İkisini de söylerim
0
mutlusismankedi2015
(04.05.17)
Ben soylerim hepsinde.
0
kuehles blondes
(04.05.17)
eğer o bisküvileri, patatesleri seviyorsam ve keyfim yerindeyse nazikçe sorarım.
her seferinde kenarda bıraktığım şeyi umursamam.
0
filteria
(04.05.17)
patatesi isterim kurabiyeyi boşver derim.
0
basond
(04.05.17)
Söylüyorum genelde hiç ters bir tepkiyle karşılaşmadım hep güleryüzle getiriyorlar.
0
pastörizesüt
(04.05.17)
Soylerim tabi madem seviyorum. Bugün mcdonalsda önümüzdeki kadın pateteslerleri degistirtti taze cikandan verin dedi gerisini sen düşün. ..
0
all girls dream
(04.05.17)
geçen beşiktaşta başıma geldi. o kurabiye olayında ayıp ediyolar ama kalmamıştır heralde diye şeyapmıyorum. ama patatesi affedemem.
0
klar
(04.05.17)
hepsinde güler yüzle ve esprili bir dille söylerdim, söylediğim de oldu. :)
0
nice tnetennba
(04.05.17)
Dikkatimi çekeceğini sanmıyorum ama farkedersem ve hoşuma giden bir şeyse söylerim.
0
arnold schwarzeneger
(05.05.17)
menüde yazıyorsa ve yemek istediğim bir şeyse isterim. patates yemiyorum mesela, istemem.
menüzde yazmıyorsa ve yemek istiyorsam da, zorunlulukmuş gibi değil de çok güzel olduğu için sempatik bir şekilde sorarım.
0
piremses
(05.05.17)
sürekli gittiğim yerde kahvenin yanında iki minik parça mozaik pasta olurdu. teke düşürünce bile ses çıkardım ben valla :/ gerçi garsonlarla baya samimiyiz, ona sığındım sanırım. başka yerde yapmam.
0
zgrydn
(05.05.17)
eğer patatesle servis edileceği belirtilmişse söylerim. Çayın yanındakileri sormam
0
alaimisema
(05.05.17)
menüde olan bir şey eksik gelmişse söylerim. çayın yanında bisküviyi çok sevdiğimden kesin söylerim. hatta gitmişken 2 tane getir emmioğlu der, bahşişini de bol tutarım ki bir dahakine unutmasın.
0
stewie
(05.05.17)
(9)

Şeytan tüylü olma, kendini pazarlama

uyusam iyi olur
Hani bazı insanlar vardır ne yaparlarsa yapsınlar illaki arka çıkan, onu kollayan birileri vardır. Böyle insan sonradan olunur mu? Ya da sözleriyle saçma bir şeyi kabul ettirebilen insanlar var. Mesela ben bir şey hakkında cevap verirken emin değilim, bence gibi ifadeler kullanırım. Bu insanlar hiç
Hani bazı insanlar vardır ne yaparlarsa yapsınlar illaki arka çıkan, onu kollayan birileri vardır. Böyle insan sonradan olunur mu? Ya da sözleriyle saçma bir şeyi kabul ettirebilen insanlar var. Mesela ben bir şey hakkında cevap verirken emin değilim, bence gibi ifadeler kullanırım. Bu insanlar hiç böyle konuşmaz sürekli kendinden emindir, hatalı bile olsa çok sorun edilmez. Nasıl böyle insan olabilirim? Fikirlerinizi bekliyorum.
0
uyusam iyi olur
(02.05.17)
sonradan olamazsın.
özgüven ve kıvrak zeka şart.
0
sedat peker in yegeni
(02.05.17)
doğuştan gelen bir şey o bence. sonradan olunmaz.
0
for the record
(02.05.17)
Söylediklerine kendin de inanmazsan olmaz. Fikirlerinden şüphe duymuyor olmalısın.
0
arnold schwarzeneger
(02.05.17)
Tanımınızda problem var, bahsini ettiğiniz şeyler teknik olarak; arsızlık, şark kurnazlığı, yalancılık - laf canbazlığı ve zorbalığı betimliyor.

özgüven asla değil, hatta özgüvenin halk arasında karıştırılan versiyonu; pis gurur bile değil.


Bunlar cahil, güçsüz ya da sonradan görmelerde tebessüm uyandıran şeyler. Mesela çok anlamsız biryerde yapılan ''çıkış'' (one minute) sonuçsuz olsa bile beğeni toplar.

Zorbalık da öyledir, bizler her ne kadar kabul etmek istemesek de kavgada dayak yemek etkileyici asla değildir. Şiddet mekanizmalarında üstün gelmek bir yaratılış varlığının bilinçaltında pozitif etkiler doğurur.

''Hatalı bile olsa sorun'' EDİLİR ama genel insan yaklaşımı çoğu zaman üzerine sıçramasın diye(çünkü zorba, çünkü iletişimle değil de sıkışınca ''sen ne diyon lan'' ile çözmeye çalışacak olayı) bunları yüzüne vurmaz o tür insanların. Ben vururum, toplantılarda gömerim onları o masalara. Çünkü bahsini ettiğin insanlar saçma şeyleri kabul ettirme yeteneklerinden(pazarlama) dolayı birşeyi kabul ettirmezler, eğer cahil ve güçsüz değilseniz ve onların bahsettikleri şeyi kabul ediyorsanız ya süreçsel olarak onlara muhtaçsınızdır(birçok kez yöneticilerimden duymuşumdur; ''sana söz veriyorum, bir daha hayatımız boyunca bizimle aynı masaya bile oturamayacak sadece biraz sabret''(asla sabretmedim, asla sabretmem) yani ayı-dayı metaforunda ki dayı oldukları için) ya da sonradan görme bir toplulukta, sonradan gören şahıs o kişide biraz da olsa kendini gördüğünü zannettiği için onu koruyordur.(iki türlüsünü de hiç es geçmedim) ve süreklilik gösterecek şekilde ''sen ne diyon lan'' ile sonuçlanan bu sohbette -çünkü kaçacak yeri kalmamıştır, kelimelerin yerleriyle oynayarak ve birazda sosyal hafızanız güçlüyse yalanlarını kronolojik şekilde sıralayarak piç edebilirsiniz karşınızdakini- onu bir de fiziksel olarak döverseniz(kötü bir semtte doğup büyüdüğüm için aileme teşekkür edecek değilim) bırakın kendinden eminliğini, ''sen göreceksin lan'' diyerek giderler.

bu şekilde mi olmak istiyorsunuz ?

''işinizle ilgili biraz çalışın(herbolog), çokcana yalan söyleyin ve zorbalık yapın. ''

özgüvenlerinin kaynağı bilgi değil de; ''refleks'' olan standart insan davranışıdır bu. çünkü toplumsal yaklaşımlarda özgüven bilgi ile değil güç ile gelen bir tanımdır. Birisi hem güçsüz hem de özgüveni yerindeyse o özgüven değil pis gurur ile nitelendirilir ki, bu bahsini ettiğiniz karakter yaklaşımında pis gurur bile yok, çokcana kımıl kımıllık ve yavşaklık(hakaret değil, başka kelime bulamadım) barındırır.
0
mete kudur
(02.05.17)
Sonradan olmaz. Ozguvenle de ilgisi yok. Şeytan tüyü var dedigimiz insanlar her zaman ozguvenli olmayabiliyor. O başka bir olay. Dışarı yaydığın enerji ile ilgili tamamen. O da kendiliginden var olan bir sey zaten. Ama verdigin ornekler şeytan tuyu icin birebir örtüşmüyor.

Edit: heh demek istedigimi @mete kudur aciklamis. Sen onun anlattigi gibi birinden bahsetmişsin. Şeytan tüyü bir anda kendini sevdiren, kendine has çekici bir ışığı, enerjisi olan, tam olarak tanımlayamadigin ama özel bir yanı olan, kabul edilemez yonlerini bile bir sekilde ( onun bir tavri ,kendini pazarlamasi sonucunda degil) kendiliginden kabul ettigin kişilerde vardir.
0
aquarium
(02.05.17)
doğuştan gelen değil de küçük yaşlardan itibaren oluşan özgüven kavramıyla ilgili. bunu da sonradan neden özgüvensiz olduğunu keşfederek ve üstünde çalışarak başarabilirsin ama kolay değildir.
bir de başka insanları pek sallamayacaksın.
ayrıca ülkemize özgü olarak; bağıran çağıran, hafif çirkefe yatan, sürekli haklı olduğunu düşünen insanları haklı bulma gibi bir durum var
0
limoncello
(02.05.17)
Aslında böyle bir insan da olmak istemiyorum ama her gün örneklerini gördükçe zoruna gidiyor insanın. Tiple de alakalı bir şey ama insan neden kendi hemcinsine güzel/yakışıklı diye ona iyi davranır ki? Bazen nedenini biliyorum, sırf o kişinin çevresinden faydalanabilmek için yapıyorlar.
Ama bazı insanlar tipten bağımsız konuşmalarıyla da etkiliyor, insanına göre cümleler, kelimeler seçiyor. Böyle bir insan sonradan olunabilir pek tabi.
0
🌸uyusam iyi olur
(02.05.17)
DNA işi sonradan zor dostum.
0
basond
(02.05.17)
Benimle calisan boyle bir kadin var.kadin herkesin arkasindan inanilmaz igrenc yorumumlar dedikodular yapip sonra da onlarla asiri samimi oluyor.bence igrenclimten baska bir sey degil.neticede herkes onu cok seviyor cok dilli konuşkan ama bes para etmezin biri.tabii bunu onlar biliyor mu bilmiyor.işini yürütüyor mu yürütüyor.karaketer meselesi bu karaktersizligi kendine kabul ettirirsen neden olmasin.
0
bugunolmadiamayarinkesinolacak
(03.05.17)
(2)

girişim ofisleri

black mamba
şu seriyi takip ediyor musunuz? acayip güzel takip edeni az galiba ama. etmiyorsanız edin derim faydalı. https://www.youtube.com/playlist?list=PLCMdvGgDJStpsXnzQWDprJU7ssE9DYIGR
şu seriyi takip ediyor musunuz? acayip güzel takip edeni az galiba ama. etmiyorsanız edin derim faydalı.

www.youtube.com
0
black mamba
(28.04.17)
Soruya soru : kanzuk sen misin ?

soruya cevap: hayır takip etmiyoruz.

bonus: etmeyeceğiz. zorbalığa destek vermiyoruz, ister pınar olsun ister bir başkası. mukadderat gereği sevmiyoruz. hitlerden bahsediyorum.
0
mete kudur
(28.04.17)
abi niye atar yaptın :(
0
🌸black mamba
(28.04.17)
(5)

Türk dizileri

atcapar
Son yıllarda Türk dizilerine bakıyorumda genelde aşklı meşkli diziler yapıyorlar ve hemen hemen hepsinde oğlan zengindir altında son model araba villada yaşıyor hizmetçileri vardır şirket sahibidir ve bu dizilerde genelde orta asya ve arap ülkelerinde tutuyor şimdi ben Türkiyeyi bilmesem ortadoğuda
Son yıllarda Türk dizilerine bakıyorumda genelde aşklı meşkli diziler yapıyorlar ve hemen hemen hepsinde oğlan zengindir altında son model araba villada yaşıyor hizmetçileri vardır şirket sahibidir ve bu dizilerde genelde orta asya ve arap ülkelerinde tutuyor şimdi ben Türkiyeyi bilmesem ortadoğuda ve ya orta asyada yaşasam şöyle düşünürdüm lan bu Türkler ne kadar zenginler hayatları süper falan diye. Ben mi yanlış Türkiye de yaşıyorum yoksa diziler mi yanlış tanıtıyor ülkemizi? Hiç bir dizide istanbul trafiğini ya da metrobüsün durumu göstermiyorlar. Siz ne düşünüyorsunuz? Sizin hiç şirket sahibi villada yaşayan altında son model arabası olan gelecek kaygısı olmayan arkadaşınız oldu mu?
0
atcapar
(28.04.17)
bütün gün metrobüste ağzına sıçılmış, bir de akşam evde metrobüste çile çeken adamı mı izleyeceksin? kendi hayatın bombok, empati ile zengin, süper hayatı olan birini izleyip kendini tatmin etmek istiyorsun işte. olay böyle.
0
ben demistim zaten
(28.04.17)
behzat ç o yüzden çok tuttu, yani çok gerçekçiydi ve doğaldı dolayısıyla çok kişi sevdi.

ama bir yandan hayatımızın sıkıcı olduğu gerçeği de var ve mesela biraz farklı hayatlar görmek de kötü değil bence. o yüzden fi'yi sevdim ben. ama aşırı abartı ve zenginli dizileri sevmiyorum.
0
omonia
(28.04.17)
behzat ç. çok falan tutmadı. dizi defaatle gün ve saat değiştirdi ancak sosyal medyayı kullanan kişilerin ısrar ve hayranlıkları ile o dönemin star yönetiminin de desteğiyle devam ettirildi. ssg'nin bu tür yayınlar hakkında yazıları vardı yanlış anımsamıyorsam. neden devam ettirilir ya da neden bitirilir diye. ekşi dergisi üzerinden anlatıyordu.

ayrıca @ben demiştim zaten haklı. yakında yeni bir yaz dizisi çıkar ve ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız. bu amerikan rüyası kavramını anlayan iyi okumuş senaristlerimizin başlattığı bir furyanın ayağı düşmüş hali.


alternatif için eski dizileri ruhsar, memoli, çocuklar duymasın gibi zamanın çok tutulan hikayelerini yeniden canlandırmayı denediler patladı. türk insanı, güç arzusunun peşinde. aslında türk diye yaftalamamak lazım, nietzsche benden daha iyi bilir ama insan güç algısının peşinde ve bu yüzden amerikan filmlerinde ki o telefonu alırsan daha başarılı daha güçlü, o arabaya binersen daha güçlü olursun yaklaşımını ülkemizde tersten yedirdiler. daha güçlü insanlar. daha alengirli hayatlar.

izlemeye değer birşey olsun istiyor insanlar, yoksa sizin bahsettiğiniz diziler eskiden stv'de vardı. ev hayatı, soba, iş arayan baba gibi. günümüz dizilerinde fakirler bile istanbulda taksi ile seyahat etmek zorundalar, öyle seyahat ederler. çünkü o herhangi bir eğlence kültürü değil sosyal yaşamdan bir kaçış sunar insana.

eski türk filmleri gibi yani, ne diyordu sırrı süreyya önder; hüsnü(ah ulan müjgan)' filmin sonunda öyle konuşmaz aslında, ben size hüsnünün nasıl konuşacağını yaparım da rtük kanalı kapatır. orada senarist konuşuyor, ve izleyeni rahatlatıyor. çünkü seyirci film boyunca kendisini hüsnüyle özdeşleştiriyor. hüsnü filmin sonunda kazanıyor, tiradını atıyor ve seyirci istediğini elde etmiş oluyor. Gerçek hayatta böyle şeyler olmaz. Bu bir ekoldür, seyirci rahatlamak için sinemaya gidiyor.

Herkesin senaryosuna methiyeler düzdüğü Ezel dizisinde bile böyle olmuştur. aynen anlatıldığı gibi.

edit: ben yazarken @tolkienin hayranı'nın yazısı yoktu, aynı sırada benzer şeyleri düşünerek yazmışız.
0
mete kudur
(28.04.17)
"Ben demistim zaten" zaten demis. +1
0
Traveller
(28.04.17)
- Türk dizileri çok hızlı ve çok uzun üretiliyor. Prime time'ın her akşam birtakım dizileri körüklüyor olması gerek ve bölüm reklamlarla birlikte üç saate, kemiksiz 90 dakikaya kadar uzun. Haliyle yaratıcı olacak zaman yok, acil dizi lazım. Haliyle kolaya kaçmak gerekiyor. Arada Elveda Rumeli, Behzat Ç gibi diziler çıkıyor ama nadiren.

- Türk halkı arabeskten, dramadan beslenir. Bu yüzden, ya bir fakirin zenginler yüzünden acı çekmesi ve bizim bu acıyı hissetmemiz gerekiyor (Öyle Bir Geçer Zaman Ki) gibi ya da zenginlerin bir türlü mutlu olamaması gerekiyor. Oysa, bu halk 20 yıla yakın Bizimkiler dizisini izledi. 20 yıl boyunca 'Katil geldi Sevim', 'Babacım, kapıcı', 'Zaptı tutuyorum şimdi' gibi replikleri yıllarca dinleyen bir iki nesil büyüdü. Başarısı da 'Halk kendi hayatı ile özdeşleştirdiği, ekranda kendini gördüğü için bu kadar tutuldu'ya bağlanmıştı. Ne oldu da, bu bu kadar değişti? Şuradan örnek vereyim. 1960-70 yapımı bir Hollywood korku filminde kanlı bir sahneyi doğru düzgün göremezsiniz. Görünen sahnelerde de kanın sahteliği bellidir ve delinen deşilen organ yoktur. Aynı şeyi izlemek seyirciyi sıkar ve her yeni ile birlikte çıta azıcık yukarı çekilir. 1980'lerde açıkta organ görmesek de Freddy Kruger'ın milleti deştiğini gördük. Korku filmleri şimdi aşırı gerçekçi. Cinayetleri rahat rahat, elimizde mısırla izleyebiliyoruz. Aynı filmi 30-40 yıl öncesine götürsen olay yaratır ve yasaklanır. Bu da beyni uyarma ile ilgili. Beyin belirli bir miktarda uyaranla uyarıldığında artık ondan düşük olanlara çok da yeni bir şeymiş ya da heyecanlandırıcıymış gibi heyecanlandırmıyor. Örneğin, Facebook'ta her atılana 100-200 beğeni gelen biri bir postuna 50 beğeni gelirse mutlu olmaz, tatmin olmaz ama her postuna ortalama 10 beğeni gelen biri 50 beğeni ile havaya uçabilir. Türk halkı için de bu beyin uyaranı drama olmuştur. Dramanın miktarı arabeskle başlayıp arta arta bugünlere geldi. Halka artık Bizimkiler'i göstersen sıkılır. Çünkü 100 like'ı olan birine 10 like'lık bir şeyle uyarmanın artık etkisi yok. Bu yüzden dizilerdeki kavgalar, dramalar, entrikalar, olaylar, vb. arttıkça artıyor. Burada zenginlik de gün geçtikçe artıyor.

- Aynı dizileri Orta Doğu, Balkan ve Güney Amerika pazarına satıyoruz. Hepsi de lüksü izlemeyi seven insanlardan oluşuyor. Orta Doğu'nun, Arapların zaten lüks ve abartı sevdası meşhur. Güney Amerika yıllarca pembe dizi üretmiş, zengin çocuk ile fakir ama güzel kızın aşkını işleyen dizilerin harman olduğu yer. Balkanlarda çok yaygın olmasa da fakir ya da orta halli ülkeler lüks hayatı görmeyi seviyor. Bir yandan Türkiye dışı pazar da düşünülüyor yani. Senin yerel hayatını izlemez bu insanlar ya da bunu o piyasaya sunmak riskli. Ne kadar zengin insan, o kadar yurtdışı yan gelir.

- Çalışmalar gösteriyor ki halk fakirleştikçe, izledikleri zenginleşiyor. Zenginin malı züğürdün çenesini youyor bir anlamda. Kendini dizide izlediği kişinin yerine kısa bir süre koyabiliyor. Televizyona odaklığında kendi çevresini görmüyor, ekrandaki çevreyi görüyor. Aslında bir şeyi izlerken kendimizi ekranın içine yerleştiriyoruz bir anda. Hatta, bazı anneler ekranla konuşur örneğin. Oyuncuya 'Ay ay ay, gitme oraya' ya da 'Aptal kız, adam seni kandırıyor' falan derler. Bu durumlar, aslında o an gerçekten kopulduğunun ve ekrandaki görüntünün o anlık kişinin gerçeği haline geldiğinin göstergesi. Bu şekilde, kişi kendi fakirliğini kısa süre unutabiliyor ya da kısa süre zengin gibi yaşayabiliyor. Aslına bakıldığında, bu tarz zengin dizileri bir anlamda kişileri uyuşturmak işine de yarıyor. Kendi fakirliğini bu şekilde bastıran kişi yaşadığından şikayet etmiyor. Hele ki zengin ailede entrikalar olunca kendi haline bile şükredebiliyor. Ama bir yan etkisi var; o da adi suçları arttırması. Ekranda kavga, gürültüyü çok gören bir nesil yetişti. Otobüslerde bazı genç kızların sevgilileri ile telefon konuşmalarını dinlerseniz diziler gibi konuşurlar genelde. Kavgası, draması bol ama anlamsız ve niye çıktığı belli değil. Aynı şekilde, televizyonda gördüğü gibi yaşayan insan elindeki şartlar o şekilde bir yaşama elvermediği için kapkaççılık, hırsızlık gibi suçlara teşvik de ediyor ama bir iki kişinin kapkaççılık yapması, bütün ülkenin fakirlikten bıkarak isyan etmesi yanında küçük bir bedel. İnsanların gazını alıyor bir anlamda. Bir anlamda ülke fakirleştikçe ya da gelir dağılımı adaletsizleştikçe, orta sınıf daraldıkça zenginlerin yaşamını ortaya seren dizi sayısı da artıyor. ben demistim zaten'in dediği 'Kendi yaşamını izler misin' de bu kapsamda incelenebilir. İsveçliler 6 saat boyunca sıradan bir tren yolculuğu izliyorlar mesela.

- Dizide gereken oyuncu sayısı tiyatrocu sayısından fazla ve tiyatro kökenli ve deneyimli oyuncular pahalı. Onun yerine, yeni mezun ya da az yüzü gözü düzgün birini ucuza oynatıyorlar; haliyle oyunculuklar genelde yerlerde. Bunun konu ile ilgisi yok ama araya iliştirmek istedim.
0
aychovsky
(28.04.17)
(11)

Ne kadar uzağa gidiyoruz??

tum haklari saklidir
akşam işten çıkıp eve geldikten sonra dışarı çıkıyorsanız, gittiğiniz, takıldığınız yerler ne kadar uzakta(dakika olarak)?45dk çok mu uzak sizce?
akşam işten çıkıp eve geldikten sonra dışarı çıkıyorsanız, gittiğiniz, takıldığınız yerler ne kadar uzakta(dakika olarak)?

45dk çok mu uzak sizce?
0
tum haklari saklidir
(26.04.17)
benim evim uzakta, şehir merkezinden non-stop bir yolculuk toplu taşımayla(sıra sıra hepsi gelmiş olsa) neredeyse 2 saat.

o yüzden uzak değil, bir de bu zamanın fiziksel olmanın yanında algıyla da bir ilişkisi var yani yolculuk konforu yolculuk amacı filan çok etkiliyor.

45 dk o yüzden uzak değil bence.
0
mete kudur
(26.04.17)
20 dakika uzaklığa gidiyorum ben. çok çok nadir olarak 1 saat uzaklıktaki yere. yolda geçen zamana çok acıyorum çünkü.
0
dedim ben sana
(26.04.17)
İşten çıkıp eve geldikten sonra çıkacağım yer 45 dakika uzakta olsa ben çıkmazdım, benimki genelde 3-10 dakika arasında değişiyor yürüyerek.
0
angelus
(26.04.17)
Aksam bir yere gideceksem eve gelmem, direkt is cikisi giderim. Eve geldikten sonra karsi bina bile uzak gelir. O yuzden eve ugramam.
0
stavro
(26.04.17)
Şehir? İstanbul'da yaşarken 1 saati geçiyordu hep benim. Bir buçuk saate kadar normal görüyordum. (bkz: beylikdüzü) İstanbul dışındaki her şehir için fazla bence.
0
buf-e kür
(26.04.17)
haftada 2-3 gun 30km(20-30dk) uzaga gidiyorum onun dısında genelde 5-10dk mesefe oluyor
0
bnmzz
(26.04.17)
buf-e kür +1, Cesario +1
Gerçi birkaç büyük şehir için çok sayılmaz bence ama ben de gtmezdm. Arada gidiyordum Beylikdüzü-Kadıköy'ü ama birkaç ayda bir. Genelde yakınlardaki yerlere gidiyordum. Gerçi iş çıkışı doğrudan gidiyordum ben de. Eve uğramıyordum.
Yine de gitmek istiyorsanız kim ne karışr.
0
aychovsky
(26.04.17)
Stavro+1
Zaten eve varmam min. 1.5 saati buluyor, direkt işten çıkar giderim. Mekan evle iş arasında olur böylece toplamda her halükarda harcayacağım vakti harcamış olurum.
0
Sulfoxaflor
(26.04.17)
her gün 4-5 saatim(bazen 7-8) yolda geçtiği için hafta içi bir yere gitmiyorum...
0
late viper
(26.04.17)
çok ya boşversene haftasonu gıdersın.
0
sizofren06
(26.04.17)
eve girersem hayatta çıkmam +1
0
argent dawn
(26.04.17)
(1)

Apple Mail Patladı?

tchuck
arkadaşlar macbookumdaki mail uygulaması bozuldu. tıkladığımda hata raporu veriyor ve hiçbir şekilde açılamıyor. buna karşın ne yapabilirim?
arkadaşlar macbookumdaki mail uygulaması bozuldu. tıkladığımda hata raporu veriyor ve hiçbir şekilde açılamıyor. buna karşın ne yapabilirim?
0
tchuck
(26.04.17)
şimdi kontrol ettim patlamamış. bende çalışıyor.
0
mete kudur
(26.04.17)
(1)

alttaki duyurudan hevesle - bu yazı nasıl olmus?

art vandaley
İnsanın 3 ay kulağı çınlar mı? Zamanı yine hatırlayamazdım ama ölüm haberi aldığımız bir güne çok yakın başladığından net tarihi biliyorum. Cenazeden önceki gece yine bu iğrenç sesle ve korkunç düşüncelerle uyumaya çalışıyordum. O kadar enteresan bir şey ki bu, tam çınlama gibi değil, şu çok eski mo
İnsanın 3 ay kulağı çınlar mı? Zamanı yine hatırlayamazdım ama ölüm haberi aldığımız bir güne çok yakın başladığından net tarihi biliyorum. Cenazeden önceki gece yine bu iğrenç sesle ve korkunç düşüncelerle uyumaya çalışıyordum. O kadar enteresan bir şey ki bu, tam çınlama gibi değil, şu çok eski model televizyonların çıkardığı garip sese benziyor. Ve işin kötüsü, yalnızken, uykuya dalmaya çalışırken ya da sabah ilk uyandığımda onu duyuyorum. Bıkılmış bir eş gibi, hayatımın her anında var ve artık sadece eziyet veriyor. Başlangıç olarak da ani bir ölümün tarihiyle neredeyse eşleştiği için, her gün yatmadan ve sabah ilk kalkınca ölümü düşünmek zorunda bırakıyor beni. Neyse ki bu düşünceyle yaşamak konusunda antrenmanım sağlam. 2.5 yıl yani sayınca 30 ay boyunca berbat bir korkuyla yaşadım. Aslında hikaye orijinal değil panik atak. sadece duyup tecrübe etmemişlerde hafif tiksinti ve alaycılık, yaşayanlarda dehşet, tecrübe edip geride bırakmayı başarabilenlerde ise iç burukluğu bırakan bela. O yüzden korku benim uzmanlık alanım. 20li yaslarda kalbim var diye aylarca kahırlanan ben, kalabalık yerlerde ya da hastane kapısından içeri girince çılgınca başı dönen ben, takıntı yaptığı bas ağrısı 10 gün sürdü diye beyninde tümör olduğuna inanan bir ben var elimde. bu ve başka dehşetlerle yıllarını heba etmiş nufus kagıdına göre genç, hayalinden geçen şeyleri yaşama yolunda genç ama çektigi acılar, yediği boş stres yuzunden yüz şekli bile değişecek kadar yaşlı.
"30 yaşındaydı ama en az 40 gösteriyordu."
Bu cümleyi alternatif bir tedavi arayısıyla gittigim terapistin arkamdan Amerikalı sevgilisine söyledigine eminim. Absurd bir genişlikle home office'inde beni agırlarken sevgilisinin meyve ikramlarını intermittent fastinginin son öğünü olduğu için kusura bakmamamı söylerek şapur şupur yiyordu. Aynı umursamazlıkla benim sorunlarımı 'aman canım noolucak ki' boyutunda tartışıyorduk. Oysa ki ben daha 30luk tecrübe yasamamıstım, evet çok şey gormustum. Ama hep baskalarının hayatının tecrübeleriydi bunlar. Arkadaslarım cok çılgın aşklar yaşamış, çok eğlenmiş, kuzenlerim az fırlamalık yapmamıştı. Kendi hayatımı gözden geçirince, belki birine anlatırken katma değer taşıyacak ögeler vardı evet ama beni etkileyen büyük olaylar, büyük hisler hatırlamıyordum. Stres ve korkudan başka. Üstelik stres ve korkunun büyük patlaması daha yeni mevzu sayılırdı, bir de patlamadan önceki o sonsuz süreğen hali vardı. Cocukken bozulmuş amigdalamın eseri muhtemelen. Sorun degil, herkesin hayatında berbat haller durumlar var. Fakat anlamadığım, insanlar nasıl devam ediyor? Nasıl hisleri unutuyorlar? Olayları ben de unutuyorum hem de cok kolay bir şekilde ama iş hislere gelince, korku ve acı birikerek artıyor sanki. Onları yoksayıp nasıl devam edecegimi bilmiyorum, gelecekten sadece korkuyorum. Kulağımdaki çınlamanın geçeceğine dair hiç umudum yok. Gece yalnızken benimle, sabah kalktığımda ilk o selam veriyor.
0
art vandaley
(26.04.17)
ben olsam;
Bir insanın diye başlardım ve devam cümlesini silerdim
uyumaya çalışıyordum değil yekten çalışıyorum ile flasback'i atardım.
enteresan kelimesinin yerine kötü kullanırdım
ve daha da kötüsü
sabah ilk kalkınca yerine sabah kalkınca ilk önce ölümü düşünmek zorunda bırakıyor.
antremanlıyım
benim hikayem çok da ...
çılgınca başı dönen (ben yok)...
dehşetlerle yerine sanılarla/sancılarla
nüfus kağıdı ve hayalleri cümlesi olmamış, birinini diğerinin zıttı olması lazım nüfus kağıdı ile devam cümlesini birleştirebilir ya da birisini çıkartırdım
söylediğine eminim yerine farkettim/duydum.
genişlikteki
şapur şapur yerine ağzını şap..tarak
benim sorularımı mahalle teyzesi edasında
tecrübe bile yaşamamıştım.(bu cümleyi de çıkartabilirdim)
çok dinlemiş/okumuştum(başkalarının tecrübelerini göremeyiz diye düşünüyorum ama yanlış düşünüyor olabilirim burada)
gözden geçirince, birsine anl....öğeler vardı.... cümlesinde fonetik sıkıntı var ama ayrımsayamadım şimdi, kelimelerin yerlerini değiştirir ya da 1-2 kelime çıkartılabilir.
hatırlayamıyorum.
süregelen... varken
vardır belki ama benim anlamadığım
biriktikçe
hiç bilmiyorum
sadece ve sadece
hiçbir umut taşımıyorum(ya da alternatif anlam güçlendirme yöntemi)
yalnızken de, kalktığımda da.

benim ... .... ile de bitirirdim (benim sadık olabilir, benim .... olabilir)

parağraf önemli bir de :) gerçekten okuması biraz zor ve akmıyor. güncel hikayenin biraz da akması benim için önemli. daha iy işeyler olabilir. konu fena değil çünkü, inception gibi konu güzel ama kurgu biraz zayıf.
0
mete kudur
(26.04.17)
(24)

kocaeli üniversitesi gözünüzde kaçıncı sınıf üniversitedir?

pilavmaker
somut kriterlere göre değil de algınıza göre soruyorum. örneğin benim gözümde boğaziçi, odtü, itü, koç, ytü vs. top class diyebileceğim kategoridedir. bu ytü ile boğaziçi aynı demek değil yalnız, anlamışsınızdır siz uzatmayayım. ya da kısaca "şu, şu, şu üniversiteler ile aynı klasmanda" diyebilirsin
somut kriterlere göre değil de algınıza göre soruyorum. örneğin benim gözümde boğaziçi, odtü, itü, koç, ytü vs. top class diyebileceğim kategoridedir. bu ytü ile boğaziçi aynı demek değil yalnız, anlamışsınızdır siz uzatmayayım.

ya da kısaca "şu, şu, şu üniversiteler ile aynı klasmanda" diyebilirsiniz.
0
pilavmaker
(25.04.17)
bölüm?

mühendislik ise; itü, odtü, boğaziçi gibileri 1. sınıfa koysam, istanbul marmara ytü 2. sınıf olsa, 3. sınıf derim kocaeli için. kocaeli, sakarya, uludağ gibiler 3. sınıf olur.

yanılmıyorsam iletişim fakültesi kaliteli diyorlardı. ne kadar doğrudur bilemem.
0
blue eyes white dragon
(25.04.17)
boğaziçi,bilkent,odtü vs den sonra 2.sınıf üniv kategorsinde benim gözümde. sakarya üniv gibi geliyor bana kocaeli.
0
sik kullanilanlar
(25.04.17)
4. sınıf,ise yaramayan bi üni.
0
basubadelmevt
(25.04.17)
Yazacagimi yazmis @playing star again +1
0
qazaqwsx
(25.04.17)
Hiç de 4. Sınıf kötü bir üniversite değil, mühendislik alanında istanbuldaki işverenler için itü, odtü, boğaziçi, yıldız'dan sonra gelen anadoludaki ilk üniversite kocaeli. Çoğu zaman kocaeli de tercih edilen üniversitelere yazılıyor. Ben de kocaeli mezunuyum, hiç kötü bir yerde çalışan arkadaşım yok. Çoğu itüden, boğaziçi'nden yüksek lisans kabulu aldılar, kendim de itüde doktora yapıyorum. Sakarya, anadolu, osmangazi denmiş mühendislik alanında kimse bunlar olsun demez, hepsinden de iyidir. Ankara'ya giderseniz hacettepe ve odtü (bunu zaten saydım) önüne geçebilir sadece o kadar. Ankara üniversitesiyle eşdeğer diyebiliriz.
0
ekaterina
(25.04.17)
benim algıma göre şöyle;

boğaziçi, odtü, yıldız, marmara vs..... kocaeli, sakarya, anadolu, osmangazi....
0
dahinnotha
(25.04.17)
Kocaeli Üniversitesi'nde iki yıl okudum. Bana göre 3. sınıf bir üniversite ama fakülteden fakülteye değişir bu. Tıp fakültesi 2. sınıftır örneğin.

Edit: Bu arada Sakarya'ya haksızlık yapmayalım. Anadolu ve Osmangazi'yi mühendislikte kimse aramaz ama Sakarya gayet de aranır. Sakarya mezunu fabrika müdürü tanıyorum. Ayrıca 1970 yılında kurulmuş bir üniversite. Bugüne bugün 47 yıllık üniversite.
0
dissendium
(25.04.17)
1. odtü, boğaziçi, sabancı, koç, itü, gsü
2. bilkent, ankara, hacettepe, ytü, ege, anadolu, akdeniz, dokuz eylül
3. istanbul üniversitesi, gazi, atatürk, marmara, kocaeli, osmangazi, ktü
4. anadolu şehirlerindeki geri kalan devlet üniversiteleri içinde en iyiler, ama aklıma direkt adları gelmeyecek kadar geride kalanlar.

bu arada sınıflar içindeki sıralamalarına göre yazdım. o sınıfa dahiller ama bu sıralamalarla, benim gözümde tabi.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(25.04.17)
Yıldız Teknik'ten hemen sonra geliyor benim için mühendislikte. Tıpları kendi içinde değerlendiriyorum. Geri kalan bölümlerini bilmem.
0
Lim5
(25.04.17)
2. Sınıf. Koü mezunuyum. Devlet uni mezunu iseniz ve bogazici odtu itu degilse okulunuz yine de saygı goruyorsunuz. Özeller patates.
0
tukenmez adam
(25.04.17)
Kocaeli Müh fakültesinden mezun oldum. İstanbul'da güzel bir şirkette çalıştım. Eğer İng olarak kendinizi geliştirdiyseniz eğitim kalitesi açısından bir eksiklik hissetmedim. Göğsümü gere gere de üniversitemin adını söyledim. O dediğimiz 1. Sınıf üniversitelerin en büyük artısı İngilizce bilen öğrenciler yetiştirmesi.
0
keep out
(25.04.17)
mühendislik eğitiminde iyi diye duydum, algısı iyi bende. büyük şehirlerdeki iyi üniversitelerin hemen ardında diyorum.
0
soft
(25.04.17)
sakaryayı övüp kocaeliyi gömmek trajik olmuş.

kocaeli'de okuyan en tembel öğrenciyi koyun sakaryada takır takır ders geçer.

Bölüm ayıramadan benim gözümde sıralama şöyle:

1- Galatasaray, Sabancı , Boğaziçi, Odtü, Koç, Bilkent, Mimarsinan
2- İtü
3-Ytü, Katü(malesef, gıcığım ben normalde katü'ye)
4-Marmara, Gazi, Ankara ü, İstanbul ü, Ege, Deü, Anadolu
5-Kocaeli, osmangazi, atatürk, uludağ, istanbulda'ki üniversiteler(okan mokan), Çukurova; (bana kalsa KATÜ burada olmalıydı)
6-ve diğerleri
713- şeyh edebali ü
0
mete kudur
(25.04.17)
Mühendislik bölümlerinin çoğu Anadolu Üniversitesilerinin çoğunu tokatlar. En azından 5-10 sene önceki durum böyleydi.
Sınıfını bilmem.
0
eloharp
(25.04.17)
Kocaeli'deki en tembel öğrencinin Sakarya'da takır takır ders geçmesi? Kocaeli'de okumamış olsak inanacağız ya. Sallıyorsunuz bari destekli sallayın. Vize ve final sorularını defterden soran hocalar var Kocaeli'de. Kadının biri nasıl olsa emekli olacağım diye öğrencinin yüzüne bakmadan tahtayla konuşarak ders anlatıyordu. Geçme notuna 65 derler, hocalar çeke çeke 45'e indirir notları. Sanki çok zormuş gibi anlatırlar. KTÜ de son yıllarda oldukça bozmuş bir okuldur. KTÜ'den Sakarya'ya yatay geçiş yapmış 10 kişi tanıyorum ve hepsi Sakarya'da zorluk çekiyorlar. Adı teknik üniversite diye popüler olmuş saçma bir okul KTÜ. Kocaeli sadece batıda olduğu için şanslı. Yoksa çoğu bölümünün içi boş olduğu bir üniversite.
0
dissendium
(26.04.17)
mühendislik anlamında ilk 5'te yer alır özellikle elektrik ile ilgili bölümlerden mezun olanlar piyasa da çok iyi yerlerdedir,tabi bu dediklerim 2008 ve öncesi için geçerli son yıllarda ne durumdadır pek bir bilgim yok.
odtü
itü
ytü
kocaeli
diyebilirim.
0
sealth
(26.04.17)
Sallıyoruz ?

bazı arkadaşlar kendilerini referans alarak bizim de o minvalde cevap verdiğimizi zannediyorlar ama yanılıyorlar.

2 yıl kocaeli'de okumuş ama kadının birisi(?) emekli olacağım diye tahtayla konuşuyormuş(!)
geçme notuna 65 diyorlarmış da 45'e çekiyorlarmış ?
Sakarya aranıyormuş(trajikomik) ve goldenshot geliyor, sakarya mezunu fabrika müdürü tanıyormuş (lükse bak :))

tek tek cevap veresim hiç yok ama teknik olarak salladığına(senin davranışın) değineyim. senin yaşın yetmiyordur belki ama geçme notu 65 değil, bologna öncesi 50idi (50 al geç geyikleri dönerdi okulda), senin o 45'e çekiyorlar dediğin şey bolognaya tabi olanlarda cc'(geçme değil cc(2.0) harf notunun) 65'e çıkarılması üzerine soru kalitesinin değişmediği (hem bologna hem de eski sistem öğrencilerinin aynı kağıttan sınav olduğu) çoğunluk sınavlarında uygulanan harf notunu başarı sapmasıyla 15 puan çekme olayıdır (-ki gno ile 2.0'ın altında kalanlar için çapraz dönem sıkıntısı yaşatmasın sebeplerindendir) Hocanın yetki ve isteği dahilinde olabilecek birşeydir(bu yaklaşımla 35 ile de geçebilirsin). Sana çok daha şaşıracağın tez konusu vereyim; geçme notuna 70 diyip çan uygulayan okul sistemleri var ki, sanırım bundan daha da bi' habersindir.


sakarya'nın arandığı ve tanıdık müdür olması seni adına şahane gelişmeler mezun olunca torpil yaptırabileceğin bir fabrika var :))


onun dışında sakarya üniversitesinde git gez dolaş biraz, sana anlatsınlar puan sistemlerini ve bazı sınavlarda neden sakaryanın tercih edildiğini ? bazı öğrencilerin neden kocaeliden sakaryaya okumaya gittiğini ders dilinin ve sınav uygulama sisteminin olaylarını sakaryadan kocaeline gelip de geri dönen öğrencilerini.

aklını açarken bir tiyo vererek hutbemi sonlandıracağım; eğer 2 okul arasında öss puanı yüksek olup da dgs puanı düşük olan bir durum varsa, bu dgs puanı düşük olan üniversitenin zorluğundan kaynaklanıyordur. çünkü dgs öğrencisinin yaşı büyüktür ve çoğunlukla işi gücü olan kişilerdir. bu kişilerde ellerinden geldiğince kolay ve içinde bulundukları sistemi bozmadan hızlıca okullardan mezun olmayı tercih ederler. bu durum odtü itü mimarsinan ayrımında da yaşanıyor, sıradan anadolu üniversitesi ayrımında da.
0
mete kudur
(26.04.17)
şimdi top derken, bilkent bogazici odtüdür. koç, sabancı,itü vs.yi bence 2. kocaeli de bi altta.

ama aralardaki fark bence cok az, yurtdısı icin fazla ama tr icin dusuk farklar.
enteresan sekilde piyasada calısan kocaeli unili arkadaslarımın cogu okulda asırı salmış, iş hayatında cok basarılı olmus tiplerdi.
0
art vandaley
(26.04.17)
y.lisans öğrencisiyim burada. lisansım başka okuldan.
bence türkiye' nin en abartılmış üniversitesi. mühendislikteki hocaları da biliyorum fen edebiyattakileri de. mühendislikteki bikaç pik noktadaki çok çok değerli hoca dışında hepsi vasat. hepisi. anladığım kadarıyla belli bi kesme yakın değillerse onları da aşağı çekmeye çalışıyolar.

ve burda işler adamına göre yürüyo, resmi olarak çok zor işinizi yapıyorlar.

anlamadığım bir şey daha var sınav haftasının öncesi çalışsınlar diye tatil, sınav haftası tatil, sonraki hafta kimse gelmiyo diye yine tatil.
bizde böyle bişey yoktu dersten, sınava giderdik.
özele indirgeyip kendi bölümüm için konuşursam buranın bölüm birincisi yüksek lisans nükleerde ama standart modelle, atom modeli arasındaki farkı bile bilmiyo.

sanayi bölgesinde olmasına şükretsin kocaeli üni. oradan hocalara iş gelmese bu kadar isimli olamazlardı.
konum, imkan vs. olarak burdur niğde gibi küçük illerde olan üniversitelerden daha iyi olmasına rağmen onlar kadar bile verimli mi bilmiyorum. ama hocalarına sorsan miten farkı yoktur okullarının.
0
durgunfoton
(26.04.17)
3 ya da 4. Yoklukta bile gitmez.
0
piremses
(26.04.17)
çekilin kocaeli mezunu var,
evet zirveye oynamaz ama fena da değildir,
playing star again ' in yazdığı liste bence doğru bir yaklaşım,
gündelik hayatta 1.sınıf üniv. dışında bir yer bitirdiysen çok farketmiyor aslında, iş sende bitiyor,
benim çalıştığım pozisyona benden önce boğaziçi mezunu birini almışlar, 3 ay sonra kendi bırakmış yapamıyorum diye, ben 7 yıldır çalışıyorum,
0
ravenudon
(26.04.17)
okul değil, öğrenci ve öğrencinin kendini pazarlaması önemlidir. kocaeli'den sağlam ortalama ile mezun olan bir arkadaşım şu an amerika'da (meslektaşım ve makina mühendisi). ben göreceli olarak daha iyi bir üniversiteden mezun oldum, pek mesleğimi sevmiyorum diyebilirim, işsizim ve pek piyasayı da takmıyorum.

sanayiye yakın olması kocaeli ve uludağ'ın elini çok güçlendiriyor. bizim izmir üniversitelerinden adam çıkarsa (ege, 9 eylül, iyte) mühendislikte, büyük oranda okulun değil öğrencinin bireysel başarısıdır zaten.
0
rain when i die
(26.04.17)
1. kategori diamond circle: Boğaziçi, ODTÜ, İTÜ, Bilkent, Koç...
2. kategori golden circle: YTÜ, Marmara, İstanbul, Ankara
3. kategori ayakta: Uludağ, Sakarya, Kocaeli, Anadolu

Benim sıralamam bu şekilde. Yalnız YTÜ ile Kocaeli'yi aynı kefeye koymak gerçekten saçmalık, YTÜ teknik bir üniversite en başta ve iş hayatında özellikle mühendislik alanında hatrı sayılır bir yeri var. Büyük üniversiteler sadece İngilizce öğretiyor zaten demiş biri de asdfghj Boğaziçililer ağlıyor şu an :(
0
chicha
(26.04.17)
şimdi hangisi hangisinde yazamayacağım ama ünivesiteler benim gözümde aşağıdaki gibi:

1.sınıf
2.sınıf
3.sınıf
4.sınıf
çop sınıf

kocaeli'ye de 3. sınıf derim.
0
eindaclub
(26.04.17)
(23)

Transparan t-shirt modası

aychovsky
http://bzfd.it/2oEyCbfRihanna'nın başlattığı bu akımla kadınlar sutyensiz transparan t-shirt giymeye başlamış, ki bu mıda akımının etikleri görülüyormuş ortada ve bir adam da Twitter'dan "Bu yaz ortalık böyle olacak galiba" demiş imalı bir şekilde. İnternetteki tepkilere baktım. Adamı geri kafalılık
bzfd.it

Rihanna'nın başlattığı bu akımla kadınlar sutyensiz transparan t-shirt giymeye başlamış, ki bu mıda akımının etikleri görülüyormuş ortada ve bir adam da Twitter'dan "Bu yaz ortalık böyle olacak galiba" demiş imalı bir şekilde. İnternetteki tepkilere baktım. Adamı geri kafalılıkla suçluyorlar. Genelde "Emma Watson bile memeleri açtı, sana ne oluyor", "Aynı şeyi erkeklere söyleyemezsin, onlar üstü çıplak gezerken iyi ama bizim memelerimiz neden hava almasın", "Zamanı geçmiş, eski noda fikirlerinizi uygun yerinize sokun" tarzı görüşler var. Bir yerde bir kişi "Okula giyilmesin böyle şeyler" diyecek olmuş, gömmüşler ciddi ciddi. Troll falan değil. Bir kişi de "Üstünü rahat açabilenler bebekler ve çocuklar olabilir" demiş. Onu da sapıklıkla ve pedofili ile suçlamışlar.

Erkekler, "Bana iyi, memelere özgürlük" ve "Anamız, bacımız" ekseni dışında ne düşünüyorsunuz? (Bu eksende de olabilir)
Kadınlar, siz ne düşünüyorsunuz? Değilim ki, Türkiye'de değilsiniz, istediğinizi yapacağınız yerdesiniz. Öyle gezer misiniz?
0
aychovsky
(25.04.17)
Umarım evrimin bir yerinde kimin ne giydiğinin diğer insanları ırgalamadığı bir noktaya varırız.

edit: kadının en büyük düşmanı yine kadın.
0
whoosie
(25.04.17)
gezmem.
saçma buluyorum.
üstelik estetik de değil.

transparan t-shirt içine güzel bir sutyen ya da o tarz bir şey giyilse daha seksi bence.
o giyilir.
ama tabii giyileceği yer var, giyilmeyeceği yer var.
taksime giderken falan giymemek lazım.
0
blatta hiberna
(25.04.17)
erkek olarak;

insanoğlu henüz buna hazır değil.

kılıçdaroğlu olarak;

böyle bir şey olabilir mi?

doğru bulmuyorum.
0
eeb
(25.04.17)
memelere özgürlük hareketini ben de destekliyorum. herkes istediğini giysin. ben olsam giymezdim ama. moda anlayışıma uymuyor
0
bonisnocetquimalisparcit
(25.04.17)
Bütün kadınlar erkekler gibi plajda orada burada memelerini açarak dolaşmaya başlasalar, ilk başta kaos ortamı oluşsa da en fazla bir iki jenerasyon sonra normalleşeceğini ve kimsenin yadırgamayacağını düşünüyorum.

Biz kapattığımız için, normalimiz bu olduğu için, şu an açılması ayıp-tahrik edici vs geliyor. Yoksa cinsel olarak konumu bir dudak veya bacaktan öte değil.

Sadece trde değil ki, ilkel kabileler dışında, dünyada nereye gitsek kadın memesi tabu :D O yüzden yurt dışında da üstsüz gezmem.
0
peggy
(25.04.17)
Gezmem. Neden dersen şu noktadan sonra hangi ülkeye gidersem gideyim içinden çıkamayacağım bazı ahlaki normların etkisi altındayım yıllar yılı burada yaşamış olmak ve bu ülkenin kültürü içinde şekillenmiş olmaktan dolayı.

Buna ek olarak estetik de gözükmediği noktasında blatta'ya katılıyorum.

Bir de böyle tırt isyanlar bana çok yalan geliyor ve sinirimi bozuyor. Maksat memelere özgürlükse, maksat meme utanılacak bi şey değil erkekler sonsuzluktan itibaren meme gösteriyorlar biz neden gösteremeyelim ise, esas kaygı buysa yani tamamen çıplak gezilsin o zaman. Memeleri gösteririz kimsecikler de karışamaz diyip tamamen soyunmaya cesaret edemeden bunu transparan bir kumaş parçasının arkasına gizlemek bana inanılmaz büyük bir iki yüzlülükmüş gibi geliyor. Ortaya koyduğu hiçbir iddiayı destekleyemeyen, tamamen gösteriş ve dikkat çekmek üzerine yapılan bir hareket olduğunu düşünüyorum. Norm olana karşı verilen her tepki haklı değil, akıllıca da değil ne yazık ki.

Evet, 10 dakika kadar bu gereksiz konu üzerine düşündükten sonra esasında s.kimde olmayan bu mevzuyu da geçmişin derin karanlığına gönderiyorum.
0
buff
(25.04.17)
buff çok güzel açıklamış +1

giyip giymeme konusuna gelince benim için memelerim cinsel bir obje. çocuğum olunca farklı bir anlamı daha olacak ama o zamana kadar götümü açıp gezmekle mememi açıp gezmek arasında fark görmüyorum. bu sebeple asla giymem.
0
yue
(25.04.17)
Türkiye'de değilsiniz, istediğinizi yapacağınız yerdesiniz. Öyle gezer misiniz?

türkiyede yetişmemiş olsaydım gezerdim. ama şu saatten sonra bi yere gidip memeler özgür bi şekilde istesem de dolaşamam.
0
elorelia
(25.04.17)
bunun hakkında bir fikir sunulmasını aptalca buluyorum.
0
bohr atom modeli
(25.04.17)
Turkiyede asla giymem..yurtdisinda da sutyensiz tisort ya da derin gogus dekoltesi haricinde mememi direkt gosterecek bisey giymem..cunku benim icinde hala buyuk bi tabu.ama yurt disinda gece bara gittigimde tranparan giyen cok fazla kadin gordum.yani en azindan bunu rahatlikla yapabiliyolar, guvenlikleri tehlikeye girmeden..ama orada bile cogu kisi icin meme demek cinsellik demek..dunyanin genelinde boyle bazi kabileler haric..oyuzden dunya uzerinde bu tabu bitmedigi surece oyle gezmem
0
astrid
(25.04.17)
gereksiz pahalı tekstil ürünleri gibi cinsel teşhir de kar oranı yüksek bir ticaret. kıllı meme ucu ile, sarkık göğüsler ile türk kızı mı giyecek onları. ha ha. o özgüven hiçbirinde yok. çıplaklık insanın en özgür duygusudur. evde çıplak takılan, denizde çıplak yüzen biri olarak söylüyorum ki bence cinsel devrim olmasının vakti geldi. internetin her yeri olmuş cinsel seks (bkz: porno sektörü), bi ünlü memesini açınca millet hala kafayı yiyor. ne ebru şallı , ne rihanna, ne fappening, hiç birine merak edip bakmadım. çok banal. kimi açılıyor kimisi de kapanıyor bu ara zaten. ayarı kaçtı işin iyice. cinsel devrim şart.
0
hasmetizm 2046
(25.04.17)
gündelik hayatta değil de tatil beldelerinde giyilebilir bir tarz bence bu.

ve evet, daha modern bir ülkede olsaydım arada sırada böyle gezebilirdim. bence çok şık ve güzel dururdu.
0
fragile lady
(25.04.17)
kendimi epey ileri ve açık görüşlü bir adam olarak tanımlarım ama bana da itici geliyor. olayın ahlak boyutunda değilim ama bence estetik değil. isteyen istediği gibi giyinsin yoksa. ben erkeklerin tayt gibi pantolonlar ya da bileklerinden bir karış yukarıda paçalar giymesini de sevmiyorum şahsen. o da estetik gelmiyor
0
rosencruz
(25.04.17)
Yazarken dinledim; youtu.be (şarkı çok güzel, teşekkürler prens)

rihanna'nın memeleri çirkin diye düşünüyordum, sonra aklıma geldi bu çirkin memelerle bile popüler olmasının getirdiği özgüvenle beğenilebiliyor dedim.

tüm bunların dışında, kıyafet çaputtur. ona kıymet veren(olumlu/olumsuz) sizin kafalarınız.

çok da şeyapmamak lazım.

bir de bu tür davranışlara genel tepki kadınlardan gelir genellikle, çünkü onlar hala destekli sütyen v yaka tişört taraftarı, bu şekilde daha etkili olabilecekleri zannı içindeler.
0
mete kudur
(25.04.17)
Kadın memesi kadın kolu ya da ne bileyim kadın kulağı gibi cinsel etkileşim içermeyen bir organ olsaydı, ki bunlardan da etkilenenler vardır ama genel anlamda konuşuyorum, tabii böyle şeyler mantıklı olabilirdi ama öyle bir şey değil bu organlar, e o zaman açmanın mantığı ne? Ben ana bacı eksenine girmeden, hiçbir kadının bu şekilde sokakta dolaşmasını istemezdim, dolaşanın da attention whore olduğunu düşünürdüm. Onun dışında, biz kadınların sadece Türkiye gibi ülkelerde risk altında olduğunu düşünüyoruz ama kadın dünyanın her bölgesinde, Avrupa'da da Amerika'da da tehlike altında, yani Türkiye'de giymem ama İsviçre'de olsa giyerim demek de mantıksız. Bir de erkekteki meme, evriminin son noktasına gelmiş bir tek ucu kalmış bir organ, erkekte öne çıkan bölge göğüs. Yani erkekler yapıyor hadi biz de yapalım diye bir şey yok. Biz mememizi çıkarmıyoruz ortalığa, yok çünkü. Meme ve göğüs farklı şeyler. Ha ben açık havada spor yaparken tişörtümü çıkarabiliyorum rahatlıkla ama memem olmadığı için çıkarıyorum, benim memem olsaydı ben de çıkarmazdım muhtemelen.
0
angelus
(25.04.17)
Erkeğim, genel olarak krem peynir'e katılıyorum.

Memenin, emzirmenin tabu olmadığı bir toplum daha yaşanılası geliyor bana. Kadınların rahatlığından ve sağlığından yanayım. Seks objesi olarak görülmelerine yol açacak akımlara sıcak bakmıyorum. Yani bahsi geçen akımı rahatlık, sağlık için destekleyen insanlara sıcak bakarım ama teşhir, seksi görünme ve ilgi çekme çabası ile destekleyenlere kendilerine yaptıkları için üzülürüm. Ki bu akım da biraz teşhir amaçlı sanki, niyet sütyenin zararlarından kaçmak olsaydı transparan detayı olmazdı. Yok, erkekler üstsüz geziyor biz de gezebilelim demek ise amaç, bir şehir merkezinde üstsüz gezen erkeğin de rahatsız edici olduğunu hatırlatmak isterim.
0
md11
(25.04.17)
bir de şimdi farkettim, erkeklerin memelerini açık gezdiği yerlerde kadınlar da memelerini açıp gezebilirler ve evet bu 1 günde de olur(gezen çok sayıda insan var). olayı, o şekle sokmaya hiç gerek yok.

temel yanlış şurada bence; insanlar dilediklerini yapmakta özgürdürler fakat bu dilediklerini yapma özgürlüğü sadece o yapana has değildir. doğanın ve diğer insanların da buna bir refleks gösterme(onların da dilediklerini yapma) durumu vardır(hakkı değil) işte bu refleksi göze alarak yapmalılar insanlar istediklerini. (zaten döngü böyle oluyor, sen birşey yapmak istiyorsun yapıyorsun, doğa ve diğerleri buna refleks gösteriyor sen o reflekse- refleks gösteriyorsun, onlar buna refleks gösteriyor diye ilerliyor, akıl denilen şey de burada oluşuyor)

yani sen kuleden kuleye atlayacağım dediğin anda bunu yapabilirsin ama yer çekimi de ''nereye gidiyon hacı'' diyecektir. tıpkı sen erkeklerin memelerini gösterdiği yerde memelerini açarsan, bu boyutuyla ve şekliyle doğru orantılı biçimde diğer insanların senin memene bakmasına sebep olacaktır. emin ol, eğer seninkiler kadar büyük memeleri olan bir erkek de olsa yine insanlar ona o şekilde bakacaklardı. kadınla erkekte ki bu bakan ve yorum yapan sayısal farkta da, erkeklerin cinselliğe o kadar da hızlı ve istedikleri şekilde ulaşamaması etkeni ve erkekte meme o kadar da çok cinsel bir obje olmasa da kadında memenin cinsel bir obje olması hatta bununla ilgili seks pozisyonları ve fantazilerin bulunmasındandır.

çok başlık konusuyla ilgili değil ama yaklaşım biçimleriyle ilgili bir ''cevap bu'' oldu, kusura bakmayın.
0
mete kudur
(25.04.17)
Ana baci ekseninin dislanmasina karsiyim. Kisiler arasi empati icin gerekli bir eksen.

Olay memelere rahatliksa tisort niye transparan onu anlamadim.
0
dunal
(25.04.17)
Ben giymem cunku bok gibi. Ancak tabii ki MEMELERE OZGURLUK. Rahat memlekette olsam sutyensiz gezerdim.


Isteyen istedigini giysin, umrumda degil.
0
rusyalı kozmonot
(25.04.17)
biz memelerimizi saklamıyoruz da, transparan tişörtlerle de dolaşmıyoruz.

kadın memesi cinsel istek uyandırıyor. siz erkek memesi görünce hipnoz olmuyorsanız aynı şey değil maalesef.
0
antikadimag
(25.04.17)
@mavijojobatanecigi Haklısın, biraz yanlış söyledim. Demek istediğim "Ana bacı ekseninden bakmayın" değil de, "Sadece bunu söyleyip geçmeyin" anlamındaydı. Mobilden uzun uzun yazıyorum, internetsizim. Cümleyi başından sonuna kadar çok iyi takip edemiyorum yavaş yazdığımdan.
0
🌸aychovsky
(25.04.17)
Çok çirkin. İmkanı yok gezmem. Kadınım ama özgürlük diye bazı şeylerin saptırıldığını düşünüyorum teşekkürler.
0
jazzabel
(25.04.17)
kimsenin ne giydiğine karışmam isterse donla gezsinler ama ben memenin mahrem bölge olmadığına katılmıyorum.

"uygarlıkla birlikte gelişen bedeni gizleme alışkanlığı, cinsel merakı uyanık tutar ve kişi onun saklı bölümlerini ortaya çıkararak cinsel nesneyi tamamlamak ister" Freud
0
yüzyıllık yalnızlık
(25.04.17)
(2)

eğitim üzerine film ya da kısa film

telecastır
arıyorum.Yardımcı olabilir misiniz?kısa film daha iyi olur
arıyorum.Yardımcı olabilir misiniz?
kısa film daha iyi olur
0
telecastır
(24.04.17)
mete kudur
(24.04.17)
Ikimdil bir bavul
0
fasulyek
(24.04.17)
(5)

İngilizce Çeviri

deadwampir
"Kutup ayıları pek bi yalnızlar"Teşekkürler
"Kutup ayıları pek bi yalnızlar"

Teşekkürler
0
deadwampir
(23.04.17)
Polar bears are very lonely.
0
mete kudur
(23.04.17)
Polar bears are the loneliest of them all
0
bobinhoo
(23.04.17)
Pardon "Kutup ayıları uzayda pek bi yalnızlar"
0
🌸deadwampir
(23.04.17)
aklıma süt kardeşlerde ki elmas hırsızlığı sahnesi geldi. (www.dailymotion.com)

sonuna in space koyarak hallolur bence, derdimizi anlatabiliriz zannediyorum.
0
mete kudur
(23.04.17)
Polar bears are so lonely in space.
0
foucauldian
(23.04.17)
(10)

kadınlara soru: "kol gibi" tanımlamasını kullanıyor musunuz

kosun lan mevzu var
genelde erkekler arasında sıklıkla kullanılır: "kol gibi"peki ya kadınlar?kol gibi ye alternatif olarak ne diyorsunuz?
genelde erkekler arasında sıklıkla kullanılır: "kol gibi"

peki ya kadınlar?

kol gibi ye alternatif olarak ne diyorsunuz?
0
kosun lan mevzu var
(23.04.17)
nö.

devasa derim genelde.
0
muslugubozukhayrat
(23.04.17)
dünyanın en büyük ..... sı falan derim
0
yuvarlanantencereninkapagi
(23.04.17)
neden herkes cinsel olarak anlamış anlamadım. ben cinsellikle alakalı değil de günlük argo olarak kullanıyorum. "kol gibi fatura gelmiş" vs. gibi.
0
nilmiye
(23.04.17)
ben de kullanmıyorum.
0
duyond
(23.04.17)
İçinde bulunduğum ortama bağlı her şeyi deme ihtimalim var.
0
jazzabel
(23.04.17)
kadın değilim ama mevzuyu düşünme kabiliyetinden yanlış anlayanlar olmuş.

biz kol gbi tanımlamasını cinsel yönlerde çok nadir kullanırız, kimse ben de bi' pipi var öyle böyle değil kol gibi demez mesela.

daha çok abi' kol gibi fatura gelmiş, ne yaptınız lan sevgi koduklarım der.
0
mete kudur
(23.04.17)
abi gerçekten şoklardayım.

neden cinsel olarak cevapladınız ki?

duyurularımı bilen bilir hiç cinsel bir şey sormam. küfür ederim ama kesinlikle aseksüelim.

beni hayal kırıklığına uğrattınız.
0
🌸kosun lan mevzu var
(23.04.17)
ben cinsel içerikli anlamadım. duyurunun içeriğinde buna yönelik bi şey yok ki zaten. herhangi bir şeyin büyüklük ölçüsü olarak cevapladım.
0
muslugubozukhayrat
(23.04.17)
Biz rocco siffredi disinda bir hemcinsimizin pipisini konusmayiz ki. gay misiniz olm siz.
Kol gibi deyimi anca sicmak fiili icin kullanilir.
0
yons
(23.04.17)
Lisede kullanırdık, 'Sınav kol gibi girdi' derdik. O zaman da yeni öğrendiğimiz bir küfürdü, herkesin dilinde sakız olmuştu. Yıl 1997. Yoksa organ tanımında hiç kullanmadım.

O zamandan beri kullanmadım sanırım. Ne organ tanımında, ne bir şeyin zorluğundan bahsederken. Alternatif olarak organ için kocaman, zorluk için 'Çok zordu' gibi daha sıradan kalıpları kullanıyorum.
0
aychovsky
(24.04.17)
(8)

şu saat nasıl?

shubulubapshubaptishaluva
eşim için doğum günü hediyesi olarak düşünüyorum.işte bile tshirt-gömlek-spor ayakkabı giyen bir tip. çok nadir takım giyer. 2 tane klasik saati var. swatch sistem51 modelini görmüştük nette. beğendi. ama kolda nasıl durur hiç bilmiyorum. siz ne dersiniz? 29 yaşında bu adam.https://www.swatch.com/va
eşim için doğum günü hediyesi olarak düşünüyorum.

işte bile tshirt-gömlek-spor ayakkabı giyen bir tip. çok nadir takım giyer. 2 tane klasik saati var.

swatch sistem51 modelini görmüştük nette. beğendi. ama kolda nasıl durur hiç bilmiyorum. siz ne dersiniz?
29 yaşında bu adam.

www.swatch.com

ya da başka tavsiyesi olan?

edit!: yalnız o resim sol yarısı önü, sağ yarısı arkasını gösteriyor. biz de ilk gördüğümüzde kendi görüntüsü böyle sanmıştık.
yeni resim ekliyorum daha net anlaşılacak.

s66.photobucket.com
0
shubulubapshubaptishaluva
(21.04.17)
Dediğiniz gibi bit giyim tarzı varsa pek şık durur bu bence.
0
begin again
(21.04.17)
olur değişik güzel saat. binlik gömülür :)
0
cekilmis gayfe
(21.04.17)
çook güzel. ben de şimdi kendim için bakacağım. teşekkürler ayrıca.

edit: erken şeyapmışım, ilk fotoğraf çok çok güzel olandı. 2.ci o kadar da değil. özel bir gün için daha şık şeyler bakabilirsiniz.
0
mete kudur
(21.04.17)
Şimdi pek de beğenmedim. Bence başka şeyler de bakın.
0
begin again
(21.04.17)
yaa evet, aynı şekilde hayal kırıklığına uğradım ben de.

tavsiyeniz var mı?
0
🌸shubulubapshubaptishaluva
(21.04.17)
kaç para o saat?
1,000 tl'nin altındaysa hediye falan olmaz ondan
:)
0
supermatik
(21.04.17)
saat çok daha genç için. bütçeniz ne kadar?
0
karlmarx
(21.04.17)
saat çok güzelmiş ve 1000 TL esprisi yapanlara kahkaha attım sabah sabah, gelin görün ki hızlıca bakılınca saatin kaç olduğu anlaşılır mı acaba? biraz göz yorucu sanki.
tabii beni çok da ciddiye almayın; ben swatch'tan üstünde kocaman kocaman rakamların yazılı olduğu siyah beyaz bir saat kullanıyorum kolay anlamak için.Ayrıca benim saatim de o kadar yüksek sesle tık tık yapıyor ki aynı odaya koymuyorum uyurken. (Not: yeni ve 1000 liralık bir versiyonunu istediğimi kastetmiyorum.)
0
sopiro
(21.04.17)
(12)

kızın mesaja cevap vermemesi

patos64
bir kız var, 1-2 kere gördüm ben sadece, aradım taradım buldum, ekledim facebooktan, buraya kadar sıkıntı yok, o da 3*5 gün sonra kabul etti, buraya kadar da sıkıntı yok... mesaj attım rahatsız ediyorum ama seni şuradan hatırlıyorum vs, merhaba diyim dedim vs işte o tür bir mesaj attım, buraya kadar
bir kız var, 1-2 kere gördüm ben sadece, aradım taradım buldum, ekledim facebooktan, buraya kadar sıkıntı yok, o da 3*5 gün sonra kabul etti, buraya kadar da sıkıntı yok... mesaj attım rahatsız ediyorum ama seni şuradan hatırlıyorum vs, merhaba diyim dedim vs işte o tür bir mesaj attım, buraya kadar da sıkıntı yok, o da cevap vermedi, buraya kadar da sıkıntı yok, ertesi gün ikinciyi yazdım, yine böyle kibarca bir şeydi, yine cevap vermedi, buraya kadar da sıkıntı yok, aslında var da yok diyelim, garibime giden instagramdan takip yolladım, o sırada 3. mesajı da yolladım, emin olun mesajlarda gram abazalık vs yok, inst. kabul etti, o da beni takip etti, şimdi hala cevap yok. garip olan şu, cevap vermiyor anlarım da, mesajı okuyup okuyup cevap yazmıyorsun, instagramdan takip ediyorum kabul ediyorsun sonra sen takip yolluyorsun, ya hangi kafayla bir insan bunu yapar ki? bir insan demez mi içinden 'ya bu mesaj atıp duruyor ben niye kabul ediyim zaten cevap da vermiyorum' demez mi? hangi mantıkta oluyor bu insan kafam basmıyor. ayıp ediyorum demiyor mu, engelleyip gitse de anlarım ama bunu anlamıyorum.
0
patos64
(20.04.17)
Niye öyle rahatsız ediyorum ama vs şeklinde mesaj atıyosun çok itici. Bir de cevap vermediğini göre göre niye defalarca mesaj atıyosun? Kızın yaptığı da saçma o ayrı.
0
pastörizesüt
(20.04.17)
Mesajlarına cevap vermeyen birini başka mecralardan takibe almak ne derece mantıklı peki?

Ayrıca bir kere mesaj atarsın hadi iki de atarsın ama bu kadar ısrarcı olmak yersiz.

Kızın yaptığı da dengesizlik evet ama her şeyden önce kendine bakmalı insan.
0
mutekebbir
(20.04.17)
ben çok doğru şeyler yapıyorum demiyorum, hatta diyorum ki cevap atmıyor, atmayabilir de, hadi ben eşeklik ettim mesaj attım 3. yü ama en fazla mesaj attım bir zararım yok, bir eşeklik daha eder en fazla bir mesaj daha atarım biter gider de bence okuyup okuyup ardından instagramdan kabul edip ne biliyim bana bu kısım daha enteresan geldi.
0
🌸patos64
(20.04.17)
kız popülerlik derdinde. istanbuldaysa eğer, genelleme yapmak istemem ama istanbulda yaşayıp da bu psikolojide olan çok kadın tanıdım. şu sıra senin cemalinden daha güzel cemaller peşindedir. yeterince beğenmemiş seni, yoksa ağzının suyu akarcasına kovalardı. eğer takıntı yapmam diyorsan üzerine git, 2 hakaret 1 iltifat yöntemini kullan belki geri dönüş sağlar ama çok da umut bağlama, allah muhafaza böyle birisine takıntı yaparsan üzülürsün.
0
mete kudur
(20.04.17)
sil gitsin ya değmez
0
cekilmis gayfe
(20.04.17)
Mutekebbir+1
Lutfen bu kadar israrci olmayin..kendinize sayginiz olsun..
0
astrid
(21.04.17)
merhaba ne? söyleyecek birşeyin varsa söyle sürekli merhaba deip cevap alamadıkça daha zor duruma düşersin. sorun varsa sor, merak ettiysen merak ettim de ne bileim cevap gerektiren şeyler sor. 2 sefer üst üste cevap vermiyorsa zaten bırak o gelsin, sosyal medyada takip ediosan onun ilgisini çekecek şeyler paylaş bak bakalım tepki veriyor mu ama attığı herşeyi de beğenme, sürekli izleniyormuş hissi çok rahatsız edici
0
part time pollyanna
(21.04.17)
Şu aşağıdaki tanım ortaya kolay çıkmadı.

(bkz: türk kızı)
0
sorumatik
(21.04.17)
İkiniz de karşılıklı mantıksızsınız. O ilgini canlı tutuyor, sen de gereksiz ısrarda bulunuyorsun.
0
arnold schwarzeneger
(21.04.17)
İlk mesaja cevap vermeyince ikinciyi nasıl atabiliyorsun, yapmayın şunu rica ediyorum.

İkiniz de garipsiniz+1


Dünyada neden böyle bir şey oldu şimdi ha, neden böyle şeyler yaşadın. Dehşete kapılmamak elde değil.
0
Apocalypse
(21.04.17)
tecrübeli bir keçiden
i1-news.softpedia-static.com
genç erkeğe öğüt
media.ellentv.com
"asla 2. mesajı atma."
0
güneyli çocuk
(21.04.17)
ilk mesaja yanıt vermedi ise ikinci mesajdan itibaren tacize giriyor. bu kizin kafasi nasil bilmem ama benim başıma gelse, her mesaj gonderene bana mesaj gonderme demek yerine sessiz kalip karsi tarafin yaptigi eşekligin farkina varmasini beklerdim.
0
thewizardofearthsea
(21.04.17)
(3)

"Google play hizmetleri durduruldu" samsung virüsü nasıl temizlenebilir?

gijilti
ablamın telefonuna virüs bulaşmış.Ekranında "Google play hizmetleri durduruldu" yazan bir pencere açılıyor. Tamam'a tıklayınca bir iki sn. gidip yine açılıyor o pencere.Google play store'a girip verileri temizledim ama düzelmedi.Bu sorunu nasıl çözebilirim?
ablamın telefonuna virüs bulaşmış.
Ekranında "Google play hizmetleri durduruldu" yazan bir pencere açılıyor. Tamam'a tıklayınca bir iki sn. gidip yine açılıyor o pencere.

Google play store'a girip verileri temizledim ama düzelmedi.

Bu sorunu nasıl çözebilirim?
0
gijilti
(20.04.17)
benim ablamın telefonu da galaxy s4, ilk aldığı günden itibaren var buna benzer bi' virüs. ne zaman internete bağlansa telefon sapıtıyor, google play kendi kendine çalışıyor, sonra kendi kendini durduruyor ve telefon donuyor.

alındığında garantisi vardı, telefon garantiye gitti birşey yok dediler. dedik nasıl olur, şöyle şöyle oluyor, bi'daha bakalım deyip geri aldılar, bu sefer 15 gün sonra birşey yok dediler. ablam bana anlattı, sen anlıyorsun bi' bakarmısın dedi. ablacım verelim tamirciye dedim, gittik verdik servisine. 30 gün sonra arayıp telefonda birşey yok, hattınızda problem olabilir dediler. hattı değiştirdik. ondan sonra yine düzelmedi inat ettim gittim tekrar verdim telefonu, anlattım ve anlattığım yetmedi not almasını istedim sinirli bir ifadeyle. sonra bıraktım telefonu, 10 gün sonra tamir ettiklerini söylediler, ama yine hiçbirşey yapmamışlardı. ablam aman boşver diyip kendisine yeni bir telefon alıp bu telefonu da kızına verdi. şimdi kızı prenses giydirmece oynuyor, ikisi de mutlu.

edit: qazedcsrfvtyhngujmkol nicki arkadaşımız sanırım samsung türkiye yetkili servisinin yetkili bi' arkadaşı, kendisi bana mesaj atarak bu yayınımın linkinin yanına ''sen delisin'' yazmış. ya yetkili bi' arkadaş ya da bu benim fırçaladığım kız aslında bu o günler geldi aklına üzüldü. ya da gerçekten deli. şimdilik bilmiyorum, hiç ilgilenesim de yok. ona bi' sorun eğer 1. ihtimalse belki problemi çözer.
0
mete kudur
(20.04.17)
hocam
ayarlar
depolama
onbellekteki verileri sil
duzelecektir
0
kingcyrax
(20.04.17)
Google play hizmetleri google playden ayrı bir uygulamadır. O yüzden google play hizmetlerini bulup önbellek ve veri temizle. Düzelmezse recovery mode'a girip cache ve dalviki temizle. Yine düzelmezse verileri yedekle recovery mode'da data wipe yap telefon açılınca fabrika ayarlarına dön.
0
thejethon
(21.04.17)
(13)

İnternet sitesi için isim önerisi

kismet bu isler
Sevgili Ekşiciler,Her türlü kitabın satılacağı ( roman, sınavlara hazırlık vb.) bir internet sitesi aacacagiz. Fakat güzel, dikkat çekici bir isme ihtiyacımız var.Yardımlarınızı bekliyoruz.
Sevgili Ekşiciler,
Her türlü kitabın satılacağı ( roman, sınavlara hazırlık vb.) bir internet sitesi aacacagiz. Fakat güzel, dikkat çekici bir isme ihtiyacımız var.
Yardımlarınızı bekliyoruz.
0
kismet bu isler
(20.04.17)
romanado
0
beriberi
(20.04.17)
kitapdükkanı ( kolay düz ama daha kolay akılda kalır )
0
qazaqwsx
(20.04.17)
madem her türden kitap bulunacak :
reis ül kittap .
0
1adam
(20.04.17)
Reis ül kitap ne demek hocam?
0
🌸kismet bu isler
(20.04.17)
reisul kuttap tan arama yapabilirsin.
tabi, kitapların kendisine soruldugu (bir nevi bilirkişi) kisi anlaminda kullandım ben.
0
1adam
(20.04.17)
kitapderyasi.net
0
gazozailacatmauzmani
(20.04.17)
Kitapderyasi ismi güzel gelddi bana da
0
🌸kismet bu isler
(20.04.17)
Kitap dükkânı da hoş geliyor kulağa.
0
🌸kismet bu isler
(20.04.17)
kitap deryası, çakma kahveci ismi gibi olmuş. kitap dünyası çok tutunca kitap deryasını açmışsınız gibi sanki.

onun yerine romando olabilir ama benim nacizane tavsiyem ''kitaplan'' hem günümüz gençlerine de hitap ediyor, hem cool hem sempatik hem de kısa ve akılda kalıcı.
0
mete kudur
(20.04.17)
Kitaplan farklı ve güzel..
0
🌸kismet bu isler
(21.04.17)
Kitaplan alan adi alınmış maalesef hocam.
0
🌸kismet bu isler
(28.04.17)
başka birşey aklıma gelmiyor. marka değerini kendisi mi oluşturacak nasıl bir organizasyon olacak bu, onun da çok etkisi olur. mesela büyük bir grubun parcası olsaydı kitaplarguzeldir olabilirdi ama, işte kendi başına tutunamayacak bir isim. yani vurucu değil. inanmakguzeldir gibi de olabilir ama bunun için arkasında sağlam bi' kamuoyu pr'ı lazım olurdu.

mesela emlak sitelerinde sahibinden çok tutuluyor çünkü ismi çok basit, onun yerine şahane tonla emlak sitesi var.
ama mesela ismi zor telaffuz edilsede hurriyetemlak da çok tutuluyor, çünkü arkasında sağlam bir pr var.

bunun gibi.
0
mete kudur
(28.04.17)
Hocam sıradan girişimcileriz. büyük bi reklam bütçemiz de yok.
Yazdıkların için fikirlerin için teşekkürler...
Kitaplani çok beğenmiştik açıkçası. Olmayınca üzüldük.
Bakalım önümüzdeki diğer isimleri degerlendrecegiz.
0
🌸kismet bu isler
(28.04.17)
(19)

Siz ya da sevgiliniz de böyle misiniz? Neyden kaynaklanıyor?

dahayeniymis
Erkek arkadaşım diyelim bir konuyu araştırıyor, çoğu zaman çok basit bir şey de olabilir bu, aklına gelen günlük bir soru da olabilir, herhangi bir şey olabilir; benim bildiğim bir şeyse, bu böyle diyerek kendisi ile paylaşıyorum, sorusuna cevap veriyorum. Çok yakın zamanda tecrübe ettiğim bir şey o
Erkek arkadaşım diyelim bir konuyu araştırıyor, çoğu zaman çok basit bir şey de olabilir bu, aklına gelen günlük bir soru da olabilir, herhangi bir şey olabilir; benim bildiğim bir şeyse, bu böyle diyerek kendisi ile paylaşıyorum, sorusuna cevap veriyorum. Çok yakın zamanda tecrübe ettiğim bir şey olsa da ya da kendim önceden araştırmış olsam da bana güvenmeyip birilerine daha sorma ya da Google'a yazma ihtiyacı hissediyor. Bir örnek vermek gerekirse bugün hava yağmurlu mu acaba diye sorduğunda evet/hayır cevabımın üstüne benim az önce baktığım hava durumu programına kendisi de açıp bakma ihtiyacı hissediyor. İşin ilginci arkadaşları ile ilgili bu kadar şüpheci değildir, onların dediği daha doğrudur. Hatta beğendikleri daha güzeldir. Sinir oluyorum.
0
dahayeniymis
(20.04.17)
Benim erkek arkadaşım da aynı.
Geçenlerde rating ölçümleri ile ilgili tartıştık resmen. O her tvde rating cihazı olduğunu ısrarla iddia etti, ben ise people meter ile ölçüldüğünü ve bazı evlerde olduğunu söyledim. Aldığım cevap 'saçmalama sürekli saçmalıyorsun' oldu.
İşin kötüsü, ben psikoloğum, ve psikoloji ile ilgili bir konuda bile olsa söylediğim şey ona göre saçma, en iyisini o biliyor, ya da tvde onedioda falan duyduğu gördüğü saçmalıklar benim bilgimden daha güvenilir geliyor ona.
Sanırım hayatımızdaki erkeklerin egosu herhangi bir konuda onlardan daha bilgili olmamızı kaldıramıyor.
0
bir nick var benden iceri
(20.04.17)
Böyle böyle ilişki bitiyor işte.
0
MaNOfTheYear
(20.04.17)
Eski sevgilim -ki dünyanın en araştıran insanıydı kendisi- bir şey diyorsam hiç sorgulamazdı. Ben de çok net gıcık olurdum bu arada.
0
lcha
(20.04.17)
ahahahaha ben de böyleyim. şüphecilik değil alışkanlık. alınganlık etmeni gerektirecek ve kişisel algılayacak bir durum yok bence.
0
fragile lady
(20.04.17)
@bir nick var benden içeri, aynen öyle. Sizin anlattıklarınız da çok benzer.
İlişki üç yıllık, bittiği filan da yok da sinir olmaya devam ediyorum işte. Babam da böyledir benim zaten. Ondan mı ki..
0
🌸dahayeniymis
(20.04.17)
kompleks bunlar hep sanki.
yani ego kılığına girmiş kompleks.

aslında normali "yahu dur şunu x bilir, ona sorayım" denmesidir.
benim için öyledir mesela, yani karşımdaki insanın neyi bilip neyi bilmeyeceğini bilirim, bildiğinden haberim olmayan bir şey söylerse de ciddiye alırım.

böyle düşünülmeyen biriyle ancak lisede falan ilişki yaşanır gibi.
insan karşısındakini ciddiye almaz mı ya?
0
blatta hiberna
(20.04.17)
kompleks filan değil, gözünde düşünsel olarak ondan daha aşağıdasınız bu yüzden bu tür konularda size güvenmiyor.

bunun da sebebi standart kadın erkek ilişkisi içinde çokca anlatılan birşey zaten. kadın etkilenen maşuk olmaya yönelik bir varlık olduğu için, bir süre sonra erkeğin bu tür çıkışlar göstermesi çok sıradan.

onu bu hale siz getirdiniz.


Bu size değer vermediği anlamını içermiyor ama fikirlerinize o kadar değer vermediği anlamını içeriyor. yani şöyle daha açıklayıcı olabilir, çocuğunuz çikolata istediğinde gider ona alırsınız ama komşuyla olan sohbetinizde araya karışıp fikir beyan ederse ''sen karışma, hadi odana'' demeniz çok olası. Yani onun istekleri sizin için kıymetli, üzülsün istemiyorsunuz hep mutlu olsun istiyorsunuz ama fikirleri kıymetli değil. çünkü o henüz bu şeylere akıl erdirebilecek bir konumda değil sizin için.
0
mete kudur
(20.04.17)
Annem ilk nisanlisini bu sebepten birakmis. Annemin bildigi yerde gidip baskasina yolu sormus annem biliyorum demis adam da sallamamis. Sonunda annem de nisanlisini yolun ortasinda birakip eve donmus.
0
fasulyek
(20.04.17)
Açıkçası ben de öyle yapıyorum. Ona soruyor, sonra gelip duyuruya soruyorum mesela, duyuruda duyunca inanıyorum. Sevgilim biraz sallayan bi insan, belki ondan böyle yapıyorumdur.
0
turk kizi
(20.04.17)
Tabii uzmanından bilgiyi beğenmeyip onedio'dakine güvenmek farklı bir uç ya da bildiği yolu başkasına sormak da ama sıradan durumlar için fragile lady + 1

Araştırmak alışkanlık bende. Belki sevgili haba durumuna gece baktı. Dün gece baktığım hava durumu ile bu sabah baktığım hava durumu arasında iki saatlik bir yağmur fırtına farkı var. Üç tane hava durumu app'im var, birine bile güvenmeyip bakıyorum. Bir de bazen bir kişinin söylemesi kesmez, konu ile ilgili çalışmaları falan toprlarım. Bu da kişisel değil, meslek hastalığı ve kendine güvensizlik sonucu. Kendime de şu açıdan güvenmiyorum; 2+2=5'tir gibi aşırı basit hataları dikkatsizlikten çok yaparım. O yüzden kendim bir şey söyleeken çoğu zaman söylemeden önce bakarım bir şeylere. Bazen de bakmam ve bakmadığımda genelde şapa otururum. O yüzden de alışkanlık oluyor böyle şeyler.

Yine de, uzmanından bilgiyi beğenmeme veya yol tarifine güvenmeme ayrı bir saygısızlık belirtisi bana göre.
0
aychovsky
(20.04.17)
ay eski sevgilim böyleydi. ayrıldığımda başka sıkıntılarımız olduğunu da anlamıştım geriye dönük bakınca.

sen de biraz daha geniş açıyla incele, çok farklı ve fazla sıkıntınız varsa önce sıkıntılarını söyle, baktın değişmiyor ayrıl. yoruyor çünkü böyle insanlar.

bi tanesi de beni hiç beğenmezdi. allah ım kendimi beğendiricem diye ne uğraşmıştım, yazık valla.
0
senialanaglasinalsinsikinicaliyabaglasin_yine
(20.04.17)
Bizde de zaman zaman oluyor. Ben de aynisini yapiyorum ona, gul gibi gecinip gidiyoruz.
0
rusyalı kozmonot
(20.04.17)
ben de genelde öğrendiğim bir bilgiyi sorgularım ya da araştırırım. önemli olan neyi ne derece yaptığın ya da hangi durumlarda yaptığın. Bu hareket sürekli, bir çok konuda yapıldığı zaman insanın kendine değer verilmediğini hissetmesi ve saygı hissedilmediğini hissetmesi çok doğal.Herkese aynı şekilde böyle davransaydı en azından bu hareketleri kendi karakter özellikleri ile açıklanabilirdi. ama sana daha çok şüpheci davranması, başkalarının dediklerinin daha doğru olması, başkalarının beğendiklerinin daha güzel olması tehlikeli bir ego göstergesi. Çünkü bu durum kendisine daha yakın olan, kendisine daha çok değer veren kişilerin daha çok değersizleştiğinin bir göstergesi olabilir.
0
cikis yolu
(20.04.17)
bende boyleyim erkek arkadas olarak ama ben sadece kiz arkadasima karsi degil herseye karsi boyleyim.

bir bilgiyi birden fazla yere sorgulatip onaylamadan dogru kabul etmem.

cok basitce bir doktora sorup tatmin olunmaz, bir gorustur o sadece.

bilimsel seylerde biri gelip bana sunu okudum derse ben kendim onu ana kaynagindan okumadan inanmam. oyellikle turkce kaynaklara hic inanmam, orjinaline bakmak lazim her zaman. ozellikle turkce kaynaklarda okudugum seylerin buyuk kismi yanlis, hatali ya da carptirilmis.

kisaca bu kotu bir sey degil tam tersi guzel bir sey. ben bir sey anlattiysam biri kontrol ediyorsa alinmam.
0
kurnaz
(20.04.17)
@mete kudur, başından beri böyleydi erkek arkadaşım, onu ben değiştirmedim. Ama vurgulamaya çalıştığınız şeyi merak ediyorum. Nasıl ve ne gibi bir etkim olmuş olabilir, açabilir misiniz?

Sadece erkek arkadaşım değil, eskiden samimi olduğum bir arkadaşımın da çok belirgin bir özelliğiydi bu. Rahatsız edici bir özellik ama şahsi algılamamaya çalışıyorum. Aslında erkek arkadaşımınkini de şahsi algılamamaya çalışıyorum, zor olsa da. O arkadaşlarının fikirlerini daha önemsemediğini, benim alınganlık ettiğimi söyler hep.
0
🌸dahayeniymis
(20.04.17)
Genel anlamıyla psikolog olmak, sizin çalışmalarınız, başarılarınız hakkında yorumu ne oluyor? Emeğinize kıymet veriyor mu?
0
illiyet dağı
(21.04.17)
ahahuahu, aynısını eski kız arkadaşım yapıyordu. o da bana özeldi. bilgim olduğunu bildiği bir konuda, arkadaşının arkadaşından duyduğu şey benim 47 dakika boyunca yaptığım açıklamadan daha geçerli oluyordu. veya adı sanı duyulmamış bir sitede okuduğu şeye körü körüne inanması yüzünden ciddi bir tartışma yaşamıştık. sonunda bitti ilişki işte. iyi ki de bitmiş.
0
icim urperiyor
(21.04.17)
Biraz daha iyi anladım şimdi durumu. Olay sadece bilgi, güvenmeme ya da araştırmama değil sanırım. Eskiden ben de benzer biriyleydim. Ben heyecanlandığında heyecanına ortak olmuyordu ama o heyecanlanınca aynı heyecanı benden de bekliyordu. Tamam, yalan söyleyip sevmediği şeyi sevmiş gibi görünmesini istemiyordum da, o ben heyecanlanırkenki, örneğin, duyduğum ve sevdiğim bir şarkıyı dinlettiğimdeki 'Bitse de gitsek' ya da 'sivas sivas olalı böyle zulüm görmedi havası aldığım keyfi öldürüyordu. Heyecanımı onunla paylaştığıma pişman oluyordum ama o oyun oynarken mutlu olduğunda içten içe onun sevdiği bir şeyi yaptığını görüp benim de mutlu olmamı bekliyordu. Açıkçası oluyordum da, öyle çocuk gibi neşelenmesi de hoşuma gidiyordu ama zamanla bunun tek taraflı oluşu beni çok rahatsız etmeye başladı. Bir süre sonra onunla bir şey paylaşmamaya, zevk alacağım şeylerden zevk almaya başladım. Sırf şevkimi kırmasın diye. Ne de olsa sadece bir iki şarkı, belki birkaç dizi ya da film sahnesi; o da paylaşmadan kalıversin dedim. Sonuçta neler neler paylaşıyorduk ve birkaç şeyin lafı olmazdı. Yine de paylaşmak istediğimi paylaşamayınca, ilişkide yalnız hissetmeye başladım kendimi. Ne bileyim; hayatı paylaşıyorsun, acını paylaşıyorsun, fikirlerini paylaşıyorsun ama keyfini paylaştığında karşında 3 dakika boyunca senin elinde rehineymiş, kafasına silah tutuyormuşsun gibi davranan birini görmek hayattan aldığı zevkten soğutuyor insanı. Bir olasılık da araştırmacı da değil, sadece dediğini sallamayan biri olabilir.

Eğer bu manzara tanıdıksa, tebrik ederiz, bencil ve mızmız sevgili sahibi olmuşsunuz demektir.
Eğer böyle değlise, ben yanlış yorduysam, her şey olabilir.
0
aychovsky
(21.04.17)
Hem Ayço'nun, hem de senin tariflediğiniz gibi biriyle beraberdim ben de. Bi süre sonra mücadeleden bezdiğimden, işin doğrusunu yanlışını boşverip herşeye he demeye başladım. Hiç bi coşkumu paylaşmaz, onunkileri alkışlar oldum. Çekilmez bi hayattı doğrusu. Sonunda aklımı başıma toplayıp ayrılmıştım.

Kendisiyle tanışmamıza çok yakın bi arkadaşım vesile olmuştu. Onun bu sürekli üste çıkan, beni ezen ve önemsemeyen tavırları arkadaşımın da dikkatini çekmiş. Bana demişti ki, o bu bencillik ve bilmişlikleri herkese yapabiliyor ama sana sökmüyor, bu yüzden rahatsızlığının acısını senin üstüne giderek çıkarıyor. Ben de seviyorum diye katlanıyordum, şimdi dışarıdan bakınca çok acayip gerçekten..

Yalnız şu nüansı da ekliyim; eski ofis arkadaşım, biri kendine bişey danıştığında ne görüş beyan etmişse aynen uygulanmasını beklerdi. Ben ise fikir alma amaçlı bişeyler sorar, üstüne biraz daha araştırır ve nihayetinde kendi kararımı veririm. Ona sorduğum konularda bu türlü davrandım mı küplere binerdi. Zamanla bu türlü düşünen bi kaç kişi daha tanıdım. Şahsen bu davranış türünü de aşırı buluyorum. Ben ise sorulan şeye görüş bildirir, hiç arkasını aramam mesela. Senin örnek verdiğin bu türlü değil muhtemelen ama bunu da eklemek istedim.
0
manuel mandalina
(22.04.17)
(5)

Kazım Karabekir hakkında

begin again
Bizlere anlatılanlardan yola çıkarsak Kurtuluş Savaş'ında oldukça önemli bir komutandı. Cumhuriyetten sonra ise Atatürk'e suikast olayında ise adı geçiyor. Tam olarak doğru mu bunlar? Doğru ise neden böyle bir değişim geçirmiş olabilir Kazım Karabekir?
Bizlere anlatılanlardan yola çıkarsak Kurtuluş Savaş'ında oldukça önemli bir komutandı. Cumhuriyetten sonra ise Atatürk'e suikast olayında ise adı geçiyor. Tam olarak doğru mu bunlar? Doğru ise neden böyle bir değişim geçirmiş olabilir Kazım Karabekir?
0
begin again
(20.04.17)
değil. Güçlü bir adamdı ve istenmiyordu
0
giovanne
(20.04.17)
İlber Ortaylı bir konuşmasında, Kazım Karabekir ve Fevzi Çakmak'ın olaydan haberdar olduğunu söylemişti. Youtube'da konuşması duruyordu, oradan bakabilirsin.
0
sorumatik
(20.04.17)
degisim geciren ataturk.
0
partizan
(20.04.17)
Bu konu hakkında ne söylenirse söylensin her iki taraf grubu da rahatsız olacağı için çok dillendirilmeyen ve çok da üzerine düşülmeyen bir mesele. ama temeli itibariyle, kazım karabekir kurtuluş savaşının komutanı ancak ''yeni türkiye''nin bir mimarı değil. tek adamlığın yandaşı olmak da istemiyor.
0
mete kudur
(20.04.17)
Sadece Kazım Karabekir değil, Rauf Orbay, Refet Bele, Ali Fuat Cebesoy(ki harp okuludan arkadaşıdır) gibi önemli komutanların tümünün Mustafa Kemal Paşa ile yolları 1924'te Terakkiperver Cumhuriyet fırkası'nı kurmalarından sonra ayrılır. M.Kemal Paşa Nutuk'ta açık açık Terakkiperver Fırka kurucularını cumhuriyet düşmanlığı, saltanatçılık, halifecilik, İngiliz yandaşlığı, isyan kışkırtıcılığı ve vatan hainliği ile suçlar. (kaynak wikipedia: terakkiperver cumhuriyet fırkası) . sanırım olay burada kopuyor. zaten izmir suikasti girişiminden Kazım Karabekir ile birlikte tüm TCF yöneticileri yargılanıyor. Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Ali fuat paşa gibi Kurtuluş savaşının başlaması ve mücadele süresince Atatürk ile omuz omuza olan komutanların, Cumhuriyet kurulduktan sonra Atatürk ile ayrı düşmeleri Cumhuriyetin Pandora kutusudur bence.
0
teyzem teyfik
(20.04.17)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.