Giriş
(20)

Kendimi Böcek gibi Hissediyorum

sucuklu yumurta
az önce instagram dan aynı işyerinde olduğumuz bir kızın profilini stalkladım. Kız çok güzel, bir kere beline kadar uzanan sarı saçları, iri mavi gözleri var. Türkiye'de sarışın mavi gözlüysen tamam zaten. Ben çirkin değilim belki, makyaj ve giyimle güzel oldğum söylenir, ama bu kız gibi çarpıcı güz
az önce instagram dan aynı işyerinde olduğumuz bir kızın profilini stalkladım. Kız çok güzel, bir kere beline kadar uzanan sarı saçları, iri mavi gözleri var. Türkiye'de sarışın mavi gözlüysen tamam zaten. Ben çirkin değilim belki, makyaj ve giyimle güzel oldğum söylenir, ama bu kız gibi çarpıcı güzel değilim işte. Kızın annesi üniversitede saygın bir prof, babası avukat. El bebek gül bebek büyütülmüş yani, belli. Özgüven ve mutluluk fışkırıyor gözlerinden. Kızın annesi 50'li yaşlarda ama kadında makyaj, bakım o biçim. Benimse annem ilkokul terk ev kaıdını, babam lise terk işçi . Özgüvenim iğdiş edilerek, değersizlik hissiyle büyütüldüm. Hala da şaşırırım bu şekilde büyümüşken geldiğim bu noktaya.

Kızın arkadaş çevresi dehşet. Yüzlerce binlerce arkadaşı var. Hani bir geyik vardır ya "güzel kızların kız arkadaşı olmaz, kızlar güzel kızları kıskanır" diye. Külliyen yalan. Güzel kızlarla en çok kızlar arkadaş olmak istiyor. Kızlar güzel kızlara çok değer veriyor. Kızın bütün fotolarının altında "bu ne güzellik, maşallah, harikasın, ölürüm sana " yorumları var hepsini de kızlar yazmış. Devamlı parti fotoları. Bense her haftasonu evde pineklerim. Bir tane arkadaşım yok. Sanırım lanetliyim. Hangi yeni sosyal ortama girsem "belki bu sefer arkadaş edinirim" umuduyla girerim, insanlarla muhabbet kurmaya çalışırım, insanlar da başta benle konuşsalar bile bir süre sonra uzaklaşırlar. Lanet var.

Bu kadar güzel bir kız, ailede şanslı, aşkta şanslı, sosyal hayatta şanslı. Bu kızla aynı konumdayız iş olarak, ama bu kız sosyal ilişkiler olarak da güçlü. Bütün genel müdürlerle arkadaş olmuş. Ben genel müdürlerin odasına girmeye çekinirken, suratlarına bakamazken, genel müdürle konuşurken heyecandan sesim tir tir titrerken, bu kızın sosyal becerileri o kadar yüksek ki demek, hepsiyle arkadaş olmuş, muhabbet kurmuş :( Kızın aşk hayatı da süper, kendisine aşık bir erkekle evli belli, adam çok yakışıklı değil, ama iyibir işi var, kızı seviyor, kız telli duvaklı gelin de olmuş. Hayatı dört dörtlük. Eksik aksak tek bir yön biler yok.

Kendimi kötü hissettim, paylaşmak istedim. Hata yapıyorum, şükretmek önemli ve ben hep şükür etmeye çalışırım. Ama bu duygular fışkırıyor içimden. Ben de bu kız gibi olmak isterdim gerçekten. Siz de böyle duygular hissediyor musunuz zaman zaman?Nasıl aşıyorsunuz?
0
sucuklu yumurta
(25.03.18)
Hissetme öyle neden hissediyorsun :) Ona göre artı birçok özelliğin vardır eminim fakat değersizlik duygusuna kapılmışsın. Aile eğitimi, yetiştirilme şekli vb o kadar önemli ki, insan hayatı boyunca taşıyor bunun etkisini.
0
msb
(25.03.18)
Bakış açın yanlış bana göre. Birilerini yüksekte görüp de iç geçirmek, kıskanmak ya da gıpta etmeyi çok doğru bulmuyorum. Hekres kendi hayatını yaşar.

Kendin söylüyorsun aynı konumda çalışıyorum diye. O tepeden inmiş, sen belki cırmalayarak gelmişsin, bu seni gururlandıracağı yerde eğip bükmemeli.

Ayrıca sosyal beceriye sokayım. Evet. İnsan la, en iğrenç bi pislik ölüsü dirisi ayrı pis kokan, boktan boktan şeyler yiyen domuzdan hallice bir yaratıktan bahsediyoruz.

Aç bak çağının ve içinde bulunduğu toplumun önünde olan insanlara hiçbiri sosyal yönden çok mükemmel değildir. Ha bu her antisosyal hımbılı dahi yapmıyor ama sosyal olmak, sevilmek bilemiyorum. Beni sevmesinler zaten lan ben tiksiniyorum insanlardan.
0
bos gezenin bos ustasi
(25.03.18)
@msb çok haklısın :( kişilik 2 yaşında oluşuyormuş. benim babam yozgatlı, annem çankırılı. kız evlat olduğum için ezilerek, baskıyla büyütüldüm. sindirildim. ailem bana özgüven kazandırmaya kasmadı. sonradan okul hayatımda çok akran zorbalığına uğradım. evet değersizlik hissim var. kendimi iyi ve güzel hiçbir şeye layık görmüyorum sanki. bilinçli yaptığım birşey değil bu, otomatikman oluyor :(
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
@benaaymi, benim çekindiğim genel müdürlerle kız kanka muhabbeti yapıyor, teklifsizce arıyor, arkadaş oluyor. öyle bir özgüveni var. bense çok eziğim galiba :(
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
benim annem de prof, babam da avukat olsaydı, üst düzey okumuş bir ailede büyüseydim ben de bu kız gibi olabilirdim.

ben nasıl büyüdüm ama anlatayım mı ? annem ilkokul terk ev kadını. 3-4 yaşlarındayken beni kucağına oturtur, "bak a..ndan kan gelirse hayatın mahvolur. a..dan kan gelirse hayatın söner. a..dan kan gelirse söyle bana" diye diye büyüttü !! yaşadığım travmayı anlatamam. 30 küsur yaşındayım karşı cinsle ilişkim olmadı, gönül ilişkisi de kuramıyorum, kabullendim evde kaldığımı. hayatım mahvedildi.
0
🌸sucuklu yumurta
(25.03.18)
Instagram kullanmayın. Kendinize karşı acımasız olmayın. Hiçbir hayat dışarıdan göründüğü gibi mükkemmel değil. İyi yönlerinizi düsünün.
0
Amaranta ursula
(25.03.18)
güzellik veya iyi bir fiziksel yapı aynı zamanda iyi bir referans maalesef. fakat bu gerçekliği değiştirmek güç. bakıp bakıp iç geçirmenin de manası yok. özellikle sosyal medya platformlarının bu konuda yanıltıcı olduğunu düşünüyorum. orada insanların, sadece mutlu anları görüyorsun ya da onların görmesini istediği şeyleri görüyorsun. onun dışında arkadaş olayı belli bir yaştan sonra cidden zor fakat belli de olmaz güzel şeyler birdenbire olur derler değil mi ?
0
biravekahve
(25.03.18)
valla olabilir daha süperleri de olabilir bunda sıkıntı yapacak bir şey yok,
kendi durumunuzla onu kıyaslamaktan vazgeçin başka insanları referans alırsanız daima mutsuz olursunuz.
0
basond
(25.03.18)
şu yazdığından bile sorunun yalnızca senden kaynaklı olduğu o kadar anlaşılıyor ki... 23 yaşındayım, hiçbir yerim tutmuyor, dombilinin tekiyim, param pulum da yok ama o kızdan daha özgüvenli olabilirim sjsjfs. nasıl aşıyorsunuz kısmına cevap vereyim kendimce,

en başta kendi değerini yaratman ve kendini insanlarla kıyaslamaktan vazgeçmen lazım. bu hayat senin. mutluluğunu başkalarının tayin etmesine izin verme. tabii ki sosyal varlıklar olarak belirli çevrelerle iletişim kuruyoruz, onların yaşamlarından veya davranışlarından etkileniyoruz ki bunda yanlış olan hiçbir şey yok ama ipleri tamamen onların eline bırakırsak asla mutlu olamayız. böyle bir dünya yok. mutluluğu kontrol edebileceğin, yönlendirebileceğin, bir birey olarak tayin edebileceğin şeylerle bulman lazım. uzun lafın kısası kendine bakman, kendinle mutlu veya mutsuz olman gerekiyor.

benim annem de ilkokul mezunu ve ben annemle gurur duyuyorum. saygın bir profesör olsa çok daha fazla gurur duyardım belki de, kendimi daha güçlü hissederdim ama sonuç olarak ben kendi yaptığım her işte, kendi attığım her adımda daha iyi hissediyorum. ilkokul mezunu kadının yetiştirdiği çocuk olarak üniversite okuyorum mesela. bundan 12 sene sonra belki ilkokul mezunu kadının çocuğu olarak profesör olacağım. neden başkasının annesi profesör olduğu için ezilmem gereksin ki? aksine, bundan güç alırım; benim annem ilkokul mezunuysa eğer, kendi çocuğumun annesi bir tık daha eğitimli olsun diye uğraşırım, eğer illaki bunu sorun edeceksem. bu konularda pozitif düşünmek, olumlu tarafından ve değiştirilebilecek kısımlara yaklaşmak gerekiyor. "NİYE İLKOKUL MEZUNUSUN LAN" diye annemi sopayla dövebilirim ama bu sadece bizi mutsuz eder.

hadi annen hem ilkokul mezunu hem de ultra cahil, insan içine birlikte çıkmaktan utanacağın biri olsun, öyle varsayalım... yine sorun değil. anneni sen seçmedin. sevmiyorsan, iyi anlaşmıyorsanız, pekala arana mesafe koyup da kendi hayatına devam edebilirsin. bu biraz yurtdışında türkiye'yi gömmeye benziyor: unutma ki annesini, ülkesini, etrafındakileri küçümseyen insan başkalarına daha karizmatik ve büyük görünmez. aksine, "çıktığı deliği beğenmiyor" diye ayıplarlar, başkalarının üzerine basarak yükselmeye çalışan ezik ve zayıf karakterli biri olduğun düşünülür.

kızın hayatına bu kadar takılman ise tam anlamıyla facia. yahu onun pırıl pırıl bir hayatının olması seni niye üzüyor, manyak mısın affedersin? bak işte ne güzel, etrafında mutlu ve özgüvenli birisi var. demek ki böyle şeyler olabiliyormuş. illa bir şey yapacaksan bundan güç almaya çalışsana. çirkin hissediyorsan spor yap, kendine değer ver. hem fiziksel hem mental olarak geliştir kendini. keyif aldığın şeylerle ilgilen, kendini iyi ve değerli hisset. gerçek şu ki dünyanın her yerinde, her an çok sayıda mutlu ve mutsuz insan var, olmaya devam edecek. bunları düşünerek, bunları takip ederek hayat yaşanmaz.

bence sorunun sosyal medya bağımlılığı. insanların fotoğraflarına, mutluluklarına bakıp da depresyona girmenin başka sağlıklı bir açıklaması yok benim gözümde. insanlara bakma, kendi hayatını yaşa. sen kendine değer verirsen, insanların da sana değer verme ve seni "adamdan sayma" ihtimali aynı ölçüde artar. herhangi bir insandan daha değerli veya değersiz değilsin, bunun belirleyicisi büyük ölçüde senin yaşamın ve tavırların. çok donanımlı, çok zeki olup evden çıkmayan birisi "arkadaşım yok" diye ağlayıp kendini değersiz hissedebilecekken; seviye olarak o kişinin yarısı dahi olmayan birisi çok güzel arkadaşlıklara sahip olabilir. benzer şekilde, senin o çok iyi sandığın arkadaşlar özünde pek iyi de olmayabilirler...

hiçbir şey siyah veya beyaz değil. insan hayatı 1 ve 0'lardan oluşmuyor. kendine bu kadar yüklenme. sosyal becerilerin zayıf olabilir. güzel olmayabilirsin. bunlar sorun değil. sorun bunları belirleme yetkisini insanlara vermende. tabii ki birisi iltifat edince iyi hissedersin, tabii ki sevgilin olunca daha özgüvenli olursun vs. ama hayatını ve güzelliğini başkalarının sözüne bağlama tamamen. çünkü birisi güzel buluyorsa birisi çirkin bulacak. bu şekilde mutlu olmak imkansız.

böyle yaşanmaz. başka birisi gibi olmayı isteme, hoşuna gidiyorsa eğer sen kendinden o kızı yarat. ben açıkçası en özgüvensiz ve iğrenç hissettiğim zamanda bile başkası olmayı istemedim. iyi olacaksam kendi halimle iyi olayım. gerisi hikaye.
0
der meister
(25.03.18)
peki neden hiç şöyle düşünmüyorsun? o kız bütün bu özgüvenine rağmen, bütün bu aile yapısına rağmen seninle aynı konumda? hatta şöyle diyelim, sen o beğenmediğin kendine rağmen o özgüvenli kızla aynı konumdasın. sen çok daha iyisin!! sadece görmen lazım.
0
mehmed resad
(25.03.18)
Onun üzerinden kendi mutsuzluğunu görüyorsun. Sevgilin olsa, çok sevdiğin arkadaşların bulunsa, hobilerinle mutlu olsan o kadını gözünde bu kadar büyütmezsin. Hayatı tek kişiye indirgemenin hiçbir faydası yok. Her zaman için bizden daha güzeli, zengini, mutlusu var. Bu durumu kabullenmek lazım.

Ailemiz çok farklı değil. Anadolu insanında sana yapılan baskı olağanlaşmış artık. Evet, suçun büyük çoğunluğu ailende ama kendini bu işin içinden sıyıramazsın. Bir şekilde tutunmak zorundasın.

Kendine aksiyon yaratmıyorsun gibi geldi bana. Arkadaş edinemediğini söylemişsin ama edinmek için pek bir şey yaptığını sanmıyorum. Evde pineklemenin tadı ayrıdır fakat harekete geç biraz da.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(25.03.18)
ya iyi de kızın hayatında tek bir aksak olmadığını nereden biliyorsun. instagram'a aksak yönlerini koyacak eğil ya?

ayrıca kişilik iki yaşında oluşuyor diye bir şey yok. karakterimizde çevremizin etkisi olsa ben insanın kendini var ettiğine inanıyorum. şu anki hayatını beğenmiyorsan içinde olmak istediğin hayat için çabala. partiye mi gitmek istiyorsun? git. bir kere arkadaş bulmazsın iki kere bulamazsın 15.'de bulursun..

bu kadar drama yaratılacak bir durum yok bence.
0
playing star again
(25.03.18)
Maşallah ya, kimmiş o kız? Ben ilkokuldayken aşık olduğum kız, en yakın arkadaşımı seviyordu. Çocuk da sarışın, mavi gözlü falan. Keşke ben de o çocuk gibi olsam diyordum o zamanlar. En yakın arkadaşıma özeniyordum yani. Sonra ortaokula doğru benim boyum falan uzadı. Okulun en çalışkan, hatta en güzel kızlarından biriyle sevgili oldum. Sonra başka birine özenmenin kendimizi harcamaktan başka bir işe yaramadığını fark ettim. Sen o kız olsaydın eğer, kendinden vazgeçmiş olacaktın teorik olarak. Kendini az da olsa seven bir insan kendinden asla vazgeçmez. Ben de kendimi vazgeçilecek biri olarak görmüyorum. Ben zaten başkası olsaydım, ben diye bir şey olmazdı.
0
dissendium
(25.03.18)
Agustos ayinda hayatimin en zor donemlerinden birindeydim. Aslinda o kadar zor donemlerinden birinde degildim ama uykusuzdum, yorgunluktan geberiyordum. Bir enerji icecegi bulmustum, hayatima onunla devam ediyordum. Ictigim icecegim anksiyete ve depresyon gibi yan etkileri oldugunu bilmiyordum. Zaten zorlu bir donemde enerji icecegi diyetiyle kendimi daha manyak hale getirdim ve her seye aglar hale geldim. Hatta, bazi gunler buldugum nadir bos zamanda yatagin tepesinde tavana bakip agliyordum. Yine boyle bir zamanda universiteden bir arkadasimi Facebook'ta gordum. Kiz Almanya'ya tasinmis ailesiyle, deli gibi para kazaniyor ve ustune de Maldivlere bir ay tatile gitmis. Oyle mutlu guluyordu ki kiz, o mutlulugu gorunce aglamaya basladim. Hayatima lanet ettim, "Bu kadar ugrastim, bunun icin miydi" diye kendimi dagittim. Bir de bu kiz universitede hic kimsenin sevmedigi, herkesin kavgali oldugu bir kiz olunca iyice "Tamam, ilahi adalet yok da, bu kadar mi yok" diye aglamaya basladim.

Bir hafta sonra kalp carpintilarim siklasinca, "Bir de bunlarin ustune olmek uzere miyim" diye iyice bir sinir geldi. Meger bu gozyaslari ve moral bozukluklari cogunlukla enerji icecegi kaynakliymis ve icmeyi birakinca 3-4 gun sonra kendime geldim. Aglamalar durdu, moral yine bozuktu ama rahatsiz edecek kadar degil. Psikiyatra gittim "Bir hafta once sana ilac yazacagimdan emindim ama ilaca ihtiyacin yok. Kimyasallara karsi cok hassassin demek ki" dedi. Maldivler'deki arkadasin fotografini yine gordum. Aglayasim gelmedi amaititaf edeyim, icimden bir Sezercik dikip "Bi gun ben de yiycem o sekeyleyden, ben de goyucem Maldiv'leyi" deyiverdi. Sonra da Ekim sonuna kadar arkadakasi da, Maldivleri de unuttum.

Ekim sonunda Facebook'ta arkadasimin cok guzel, kocaman gulen bir fotografini gordum. Kocasi altina "Melek yuzlu sevgilim, melek oldun gittin" yazmis. Meger arkadasim 4 yildir bir hastalikla bogusuyormus ve o tatil son tatiliymis. O zaman anladim ki, kizin bu kadar buyuk gulmesinin sebebi yakinda olecegini bilmesi ve kalan zamanini en iyi sekilde gecirmeye calismasiymis. Bir kere daha kafama dank etti ki, ne diledigine dikkat etmek gerekiyormus. Boyle seyleri zaten biliyoruz ama boyle zamanlarda hatirliyoruz ve dank ediyor kafamiza.

Simdi burada "O zengin olabilir ama yarin da olebilir. Isteme oyle seyler" demeyecegim, cok sacma ama buradan cikarilacak bir iki ders var.

1. Kimsenin icini, hayatini, vb. bilemezsin. Mutluluk hicbir derdin olmamasi, hayatin kolay gecmesi degil. Sadece sen gozunde ideallestiriyorsun. Sosyal medyadaki iki fotograftan kizin hayatini bilemeyiz, kimse bilemez.

2. Hayat dedigimiz sey asiri kaygan. Hatta, Monte Kristo'nun dedigi gibi "Hayat bir fırtınadır, genç arkadaşım. Tam güneşin tadını çıkartırken, bir de bakmışsın ki kayalıklardan aşağı düşmüşsün". Obur gun yine gunesin tadini cikarabilirsin. Su haldeyken piyango sana cikar, istediklerinin cogunu elde edersin ve bugunku dertlerin kucuk gorunur. Yine su anda doktorun biri "Su kadar omrun kaldi" der, pesinden "Niye bu kadar uzdum kendimi" dersin. Bu kontrol edebilecegin degil, sadece kabul edebilecegin bir sey.

3. Baskasinin sahip oldugu bir seyi istemekte sorun yok ama baskasinin yerinde olmayi istemekte sorun var.

4. Ilk zamanlar ben de sucu "Ama ben boyle yetistirildim"e bagladim ama durum su ki, icinde bulundugun durumun (eger travmatik bir olay olmadiysa) sadece ve sadece seninle ilgisi var. Icinde bulundugun duruma "Ama bana boyle ettiler", "Ama ben boyle dogmadim ki" diye bahanelerle isyan etmek sana hicbir sey kazandirmayacak ve %100 dogru da degil. Sorumlulugunu al, "Ben hayatimin icine ettim" de ve baslangic noktani burasi belirleyip "Tamam, simdi ne yapayim" diye ilerle. "Insanlar benimle konusmuyor" degil, "Ben baska biri olsam kendimle gelip konusur muydum? Neden konusurdum, neden konusmazdim" diye bakmak onemli. Belki yanlis ortamdasin, belki kendini sevmiyorsun, belki de baska bir sey. Eseleye eseleye nedenlerini bulabilirsin. Sorun sensin, uzaklarda arama sorunu. Bunlarin sosyal adaletle ilgisi var ama mutlulukla yok.

5. Bu daha da kisisel bir not. Sukretmek ne kadar guzel olsa da ben sicak bakmiyorum. Cunku, cok tek tarafli ve acikcasi bana bencilce geliyor. Senden kotu durumdaki birine bakip "Oh, hele sukur soyle degilim" demek cok asagilayici geliyor. Illa bir kisi olmak zorunda degil, "Oh, hele sukur ki isim var" gibi bir sey soylerken aslinda bircok issizi asagiladigimizi dusunuyorum. Ayni sekilde, birileri de bizim durumumuza bakip "Oh, iyi ki bunun gibi degilim" diyordur eminim ki. Yani, atiyorum, o kizin sana bakip "Sukur ki ev hanimi ve isci kizi degilim" demesi hosuna gider mi? Yani, bircok insanda sukur iyi isleyen bir mekanizma, Iyi hissettiriyorsa ne guzel ama beni bencil ve dusuncesiz hissettiriyor sukretmek. Benim icin dogru olan "Oh,suyum buyum yerinde" degil; "Benimki yerindeyken, bununki neden degil" diye sormakta, sukretmenin de bunu engelledigini dusunuyorum. Yine de, bu fazla kisisel oldu. Eger sukretmek mutlu hissettiriyorsa, ne guzel.

6. Sorun sensin dedim ama bu elinde tuttugun keskin kilicin ucunu sana dondurmesin. Kendine adaletli davranmak apayri bir ust mekanizma, bunun altinda kendini sevmek var. Kendini sevmeyen kisi kendisine adaletli de davranamaz. Daha dogrusu soyle acayim. Kendine iyi davranmak, kendini sevmek kendini elestirmeye engel degil ama Maslow hiyerarsisi gibi dusun. Kendini sevmeden acimasizca elestirme. Ozetle, kendini yargilama, kendini dinle ve anla. "Dusene bir de ben vurayim" misali, hem dusen hem de dusene (kendine) vuran olma.

7. Bunu simdi yazmam ayip gerci ama isin gucun yerindeyse mutlaka profesyonel yardima basvur. Dinamik psikoterapiyi dusun. Bazen bu bataklik icinden kendi kendimize cikabilecegimiz kadar sig olmuyor.
0
aychovsky
(25.03.18)
benim annem babam mühendis ve doktor, ama bunun ailenin mesleğiyle ilgisi olduğunu düşünmüyorum. kuzenimin babası sarhoş, ayyaş bi taksici, annesi ev kadını mesela ve öyle iyi bi kadın da değil, olaysız günleri yok. ama benden daha mutlu ve başarılı. instagramı da öyle.

bence üstündeki bu kötü düşünceyi at. biraz daha konuşkan girişgen ol. kendi hayatında değiştirmek istediğin şeyler varsa değiştir.
bir de ben başka okulda devam ettim yüksek lisansa, hocalarla konuşuyorum. bana dediler ki nasıl hocayla samimi oldun, biz kaç yıllık öğrencisiyiz, korkuyoruz. yani o kişiyi sen niye gözünde büyütüyosun ki? herkes değerli, onlara saygılı olup önemsedikten, kandırmadıktan sonra muhabbet zaten geliyo.

bir de betül mardin örneği var mesela. youtube tan izlemeni öneririm.
0
wishmaythşngs
(25.03.18)
----- spoiler ----

ben nasıl büyüdüm ama anlatayım mı ? annem ilkokul terk ev kadını. 3-4 yaşlarındayken beni kucağına oturtur, "bak a..ndan kan gelirse hayatın mahvolur. a..dan kan gelirse hayatın söner. a..dan kan gelirse söyle bana" diye diye büyüttü !! yaşadığım travmayı anlatamam. 30 küsur yaşındayım karşı cinsle ilişkim olmadı, gönül ilişkisi de kuramıyorum, kabullendim evde kaldığımı. hayatım mahvedildi.

----- spoiler ----

insanları karşılaştırmayı sevmem ama o kızın anası avukat babası prof ve bu anlattıklarına rağmen ikiniz de aynı konumdasınız?

burada aslında senin ciddi bir başarın var. gazlamak için yazmıyorum. hayatta her insanın bir diğerinden muhakkak artıları oluyor. her birimiz farklıyız. ama yaşadığımız dönem tek tip bir insanı idealleştiriyor, herkes de onu olmaya çalışyıor.

orta çağ tablolarında mesela kadınlar hep -günümüz değerlerine göre- bıngıl bıngıl kilolu, basenleri geniş, memeleri küçük v.s. o zamanın güzellik anlayışı o çünkü. sarışınların güzel kabul edilmesi de bizim dönemimize has bir olgu.

anlattığın kız bana hiç çekici gelmedi mesela. müthiş güzel olsa bile instagram'ı yoğun kullanan, habire gittiği partileri v.s. falan paylaşan birine hayatta aşık olmazdım ben. (ha muhafazakar falan değilim aman ha:))

otur bir fight club izle bacım. 1984, fahrenheit 451, demir ökçe v.s sistem eleştirisi yapan şeyleri okumaya izlemeye takip etmeye çalış. bu döngünün içine fazlasıyla girmişsin ve dışına çıkamıyorsun, o yüzden alternatif bir hayat bile hayal edemiyorsun.

ergenlik dönemi kahramanlarımdan kurt d. cobain'in de dediği gibi, "hayal ettiğin insanı olmaya çalışmak, içindeki insanı öldürmektir"
0
makbur
(25.03.18)
1. yanlış: kıskançlık, başkalarına kendini kıyaslayıp gereksiz bir tüketim kafa yapısına giriyorsun.
2. yanlış: ilgi görmediğini düşünüp ilgi aramaya buraya geliyorsun.
3. yanlış: 'Özgüvenim iğdiş edilerek, değersizlik hissiyle büyütüldüm.' bilmediğin, anlamsız benzetmeler kullanıyorsun.
4. yanlış: kendince 'gözlem' yapıp hikayeler yazıyorsun.
5. yanlış: iyiyi ve kötüyü gereksiz yere abartıyorsun.
6. yanlış: hayattan beklentilerin basit ve davranışların beklentilerinle derin biçimde çelişkili.

Ben böyle duygular hissetmiyorum, başka duygularım var.
Böyle duygular içerisinde olsam olgunlaşmaya çalışırdım.
Olgunlaşmak = deneyim sahibi olmak demek.
Deneyim = yanlışlardan öğrenmek demek.
0
idexo
(26.03.18)
benim babam ve annem lise mezunu. babam işçi emeklisi. hayatım boyunca çalışmakla kazanamayacağımı düşündüğüm bir miktarda maaş alıyor, işini seviyor-du, hala iş arkadaşlarıyla görüşüyor ve çalışma saatleri de çok iyiydi. ona baktığım zaman boşuna okumuşum gibi hissediyorum. asgariden öteye zor gidebildim. artık onu da alamıyorum. lise, üniversite mezuniyetine bakmıyor bu işler. gerçekten kızı bu kadar dert ediyorsan instagram'ı kapat. benzer sebeplerle facebook'u kapattım, 6 ay oldu. twitter zaten kullanmıyorum. ne kadar fazla hesap, o kadar toksik his benim için. kapattığımdan beri enerjim yerine geldi.
0
nice tnetennba
(26.03.18)
ya sen arada böyle duyurular açıyorsun. gerçekten depresyondaysan psikolojik yardım al. eğer değilsen de ilgi çekmek için mi yapıyorsun yoksa içten içe acı çekmekten mi hoşlanıyorsun anlamadım. diğer duyurularından da yola çıkarak söylüyorum ki, bir insan kendinden bu kadar nefret edemez bence. daha önceki duyurularında da birçok insan yardımcı olmaya çalışmıştı ama sen hiçbir şey yapmayıp paso burada duyuru açıyorsun, olmuyor.

profesyonel yardım almadan düzelemezsin. bir an önce yap bunu.
0
dedimmidemedimmi
(26.03.18)
kaç yaşındasın bilmiyorum ama bunu kabullenmen ve öyle yaşaman gerekiyor. bazıları mükemmel hayata doğuyor, bazıları doğmuyor. bazıları çok şanslı oluyor, bazıları çok şanssız oluyor. senin elinden gelen sahip olduğun hayatı en iyi şekilde yaşamak.

bu arada instagram tamamen gösteriş dünyası.
0
xvyz
(26.03.18)
(14)

İfşa yapanların amacı nedir?

gonion
Soru başlıkta zaten ama gerçekten merak ediyorum, buraya fotoğraf koyan insanların amacı nedir? Amiyane tabiriyle adam/karı düşürmek mi? Bu mudur yani?
Soru başlıkta zaten ama gerçekten merak ediyorum, buraya fotoğraf koyan insanların amacı nedir? Amiyane tabiriyle adam/karı düşürmek mi? Bu mudur yani?
0
gonion
(25.03.18)
Evet.
0
yeteramadenedimherseyi
(25.03.18)
İnsanların kendi fiziksel görünüşüyle alakalı fikirlerini merak etmek ?
0
doguscay
(25.03.18)
ben mesela genelde ilgi çekmek için memelerimi açıyorum.
0
synesthesia
(25.03.18)
:)) bu gerçekten soru mu ? hadi ama, lütfen. Sorarken cevabını biliyorsunuz zaten, ayrıca hiç de öyle aşağılanacak hor görülecek birşey de değil, tamamen HERKESİN ihtiyaç duyduğu bir pozisyon. En fazla giderme yerlerinde farklılık gösteriyorsunuzdur.

Bu tür eylemlerin tamamı ''pazara çıkmak''dır, yani bi' nevi ''ben de burdayım'' deme şekli. Olaya şu sığlıkla yaklaşmamak gerekir; ''SADECE erkek ya da kız düşürmek için ifşa''. hayır böyle yapılmıyor, çokcası kendisini oradan da(ifşa) gerçekleştirme çabasıyla yapıyor. Birileri onları da görsün istiyor, birşeyler söylesin onlar hakkında, bi' masanın konusu da onlar olsun istiyorlar. Herkes ister. Tabi burada asıl acıklı kısım şu, duyurudan çok şey bekleniyor. Çünkü; zaten gündelik hayatta ortalamanın üzerinde bir fiziğe sahip olsalardı bu gibi ihtiyaçları buralara kalmayacaktı, gün içinde giderilecekti.

Bu yüzden burada gelecek bütün refleksleri göze alıyorlar. İnstagram'ın twitter'ın facebook'un da büyüsü bu, ''paylaşım'' paylaşmaktaki ana maksat farkedilmek. İnsanlar mukadderat gereği farkedilmek istiyor, tanrı bile bunu isterken insanın istemesini de çok görmemek lazım.

edit: burada tek bir ifşaya katılmadım. hatta ifşaların çoğunda başlıkları bile açmam, merak da etmem, ilgimi çekmiyor. Bunun da(ifşanın) faydasız olduğuna dair çokça yazım mevcuttur. Bu editi ''benim de kürt arkadaşlarım var'' penceresini kapatmak için yapıyorum. Ben kişisel olarak bunun zayıflık olduğunu düşünen birisiyim, keza eskiden ekşibition varken de orada ifşalara fazlasıyla karşı çıktığım kullanıcıları tarafından hatırlanacaktır. Ama bunun herkes tarafından giderilen bir duygu olduğu gerçeğini de anlatmak istedim. Herkes bunu yaşıyor, hissediyor. Yolda yürürken mesela güzel bir kız seni süzdüğünde onunla birlikte olmak istediğin için hoşuna gitmiyor, hoşuna gidiyor çünkü sana yaşadığını hissettiriyor. Varlığını kendine göstermiş oluyorsun bu vesile ile, bu da aynı tonun laciverti.
Kadınlar kadınlar için giyinir hezeyanının da laciverti.

çok uykum geldi.

Bir de bu akşamki ifşayı benim başlattığıma dair söylentiler, okuduğunu anlamayanların zırvalarından ibarettir. Ben ''hadi fotoğrafınızı çekip koyun'' diye birşey söylemedim hiçbir zaman. Zaten bu akşam evde dahi değildim.

hadi dağılalım, uyuyalım artık.
0
mete kudur
(25.03.18)
www.eksiduyuru.com

2 cm vizyonuyla kısıtlı aklını başkalarına projekte etmeye çalışan gerizekalılara ve insan davranışını kolundaki saat kadar basit sanan embesillere çok kulak asmamak gerek.

Aklı ifşa yaptığına göre partner arıyor ve sürekli attığına göre çaresiz'den öteye basmayan bir insan(!)ın ne dünyaya ne başkalarına ne kendine bir faydası dokunur, 70 yıl mı yaşayacak? O 70 yıl ömrü karıncaya versen daha az ziyanla daha verimli geçer. Bu insan ne düşünmeyi biliyordur, ne empati yapmayı, ne kendini sorgulamayı. Bu insan bilinçsiz ve farkındalıktan yoksun yaşayacak, öyle ölecektir. Bu insan oksijen israfıdır. Sokak hayvanından öteye geçemeyen farkındalığıyla geçirdiği ömrü israftır. Kaynak israfıdır, potansiyel israfıdır, kolektif varlığımıza zarardır, ilerlemenin gelişmenin önünde böyle yaratıklar durur işte.

Edit: Yorum uçmuş.
0
Adramelekhh
(25.03.18)
bakın ben de böyle bir şeyim. bakim, siz nasıl bir şeysiniz?

sözlükten daha küçük bir toplulukta sürekli yazan birilerinin kim ve nasıl biri olduğunu merak ediyor kullanıcılar. kendilerinin de merak edildiğini düşünüyorlar.

belki iyi bir muhabbet olacak, belki arkadaşlık ve evet belki sevgili/eş... ifşalara hoş gözle bakmayan herkesin aklı orasında burasında genelde ama ifşa yapanların değil! nihai amacı sevgili/eş falan bulmak da değil, olay oraya evrilir o ayrı, ama özünde amaç bu değil.

tabii ki fark edilmek, beğenilmek isteği de var. neden olmasın?
0
runagain
(25.03.18)
ekmek çıkar mı diye yapıyoruz.
0
yavru tosun
(25.03.18)
amaçlarını bilemeyeceğim; ancak internet üzerinde takıldığım websiteleri içinde duyuru kadar karı kız düşürme amaçlı kullanılan hiçbir sitede bulunmadım. bırak siteyi; tinder'la kapışır bu site.
0
sen git ben geliyorum
(25.03.18)
valla ben hep yaparım ama ifsa yaptim diye kari düşürdügümü hic hatirlamiyorum. ki dusse bile turkiyede degilim, amac bence geyik yapmak, eglenmek, kari kiz dusurmek icin atanda vardir ama herkes oyledir demek dogru olmaz.
0
purple rain
(25.03.18)
(bkz: cinsel seks)
0
spirit crusher
(25.03.18)
Cevapların her biri için ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yalnız "Adramelekhh" nickli arkadaşın cevabı biraz ilginç geldi.

Her ne kadar yuvarlağa yakın bir cevap olsa da hakarete varan bir yaklaşım olmuş. Olsun, kendi görüşüdür ama bu cevabın ardından bir soru daha doğar. Şöyle ki;

Soru şu, "ifşa yapanların amacı nedir". Belli ki o kısımda bir anlama kıtlığı veya olguya yabancılık söz konusu. Size göre ayan beyan ortada olan bir açıklamayı herkesin görmesini beklemek doğru değil. Hadi diyelim böylesi ayan beyan bir mevzuya yabancı kalmak benim sığlığım olsun, olabilir, gocunmuyorum. Yalnız bu yabancılığın karşılığı insanlığıma kadar parantez içine girecek bir ünleme sebebiyet vermeli mi? Veya empatiden ne derece yoksun olduğuma? Veya bana bahşedilmiş/edilecek 70 yıl ömrü bir karıncanın çok daha verimli bir şekilde eda edeceğine? Oksijen israfı olduğuma?

Hayır normalde böyle bir yazıyı nick altıma girseniz dahi pek umursayacak biri değilim inanın. Dedim ya, bir soruya daha gebe, o yüzden devam ediyorum. Basit bir soruya karşılık yukarıda saydığım hakaretler dahil olmak üzere kusulan kin ve nefretin kaynağı nedir? Bunun da bir sebebi olmalı.

İroni veya şaka peşinde değilim sayın Adramelekhh. Umarım bu duyuruya tekrar bakıp cevap verirsiniz. Sağlıcakla.
0
🌸gonion
(25.03.18)
yaşı yetmeyenler için, facebook ilk çıktığında yerli menşeili "yonja" diye bir çöpçatanlık sitesi vardı. baya ünlenmişti ama çok leş bir yerdi. o sebeple gururuna yediremeyenler gizli gizli profiller falan açıyordu.

sonra bir anda facebook çıktı. mahalle baskısı yüzünden yonja'ya girmeyen -yonja'da gizli profilleri olan herkes- herkes "aa ilkokul arkadaşlarımı bulacam" bahanesiyle facebook'a üye oldu. sonra facebook çok başka boyutlara ulaştı falan filan da hikayenin özü aynı.

ön planda hep bir bahane olur. olayın özü ise hep aynıdır.

zaten insanın çiftleşmesine giden yol da bu bahanelerdeki yaratıcılık/zeka oyunlarında gizli. sokaktaki köpek gibi beğendiğin dişinin önce poposunu koklayıp sonra çok afedersin işe geçemezsin. toplumun normlarına aykırı olmayan oyunlar, kurgular yaratmalısın.

özetle "insan"ı oynayan insan her platformu bu amaçla kullanabilir. yadırganacak bir durum yok. yadırgayanlarda esas problem var.
0
makbur
(25.03.18)
Çok özür dileyerek son yorumumu yapıyorum; "Adramelekhh" nickli arkadaşın yazdığı cevap bana hitaben değilmiş, kendisi söyledi mesajla. Başka bir arkadaş da teyit etti.

Bu soruyla kırıp gücendirdiğim insanlardan gerçekten kalben özür diliyorum. Amacım yadırgamak veya hor görmek değildi. Evet, adam/karı düşürmek şeklinde seviyeyi bizzat ben düşürerek sordum soruyu ama uzaktan bakan birinin gözünden görülen de kabaca bu, o açıdan değerlendirirseniz sevinirim. Yoksa bir üstteki cevapta yer alan yonja (ve belki ondan bile eski olan hotornot) gibi kavramlara da uzak değilim, biliyorum yani. Oralardaki olay zaten belirli amaca hizmet etmeleriydi (sanıyorum günümüzdeki örneği tinder mesela). Neyse, daha fazla uzatmadan konuyu kendi açımdan kapatıyorum. Esenlikler dilerim.
0
🌸gonion
(25.03.18)
beyefendi, niye yalvarıyorsunuz? gayet de karı kız derdinde yüzde doksanı. sırf soru sordun diye gelip atar gider yapana "he amk (ankara mali kurumu), cinsel birleşme yaşayıp git" de geç. ne kasıyorsun?

not: senin son cevabın dışında hiçbir yorumu okumadım. kim haklı kim haksız bilmiyorum.

not 2: duyuruda küfür ettiğim için cevabım silinmiş. düzenledim. kıps.
0
sen git ben geliyorum
(30.03.18)
(6)

Karavan

edgenabby
https://i.hizliresim.com/NZdgDO.jpghttps://www.designboom.com/wp-content/uploads/2017/09/winnebago-mercedes-benz-revel-4x4-camper-van-designboom-header.jpghttps://i0.wp.com/tinyhousetalk.com/wp-content/uploads/Ford-Transit-Camper-Van-Van-Life-Exploring-Alternatives-2.jpg?resize=600%2C337https://www.
i.hizliresim.com


www.designboom.com

i0.wp.com

www.outandaboutlive.co.uk

şöyle bir araçta yaşama fikrine nasıl bakarsınız? sağ ve sol yana iki pencere. içine yatak, masa, mini ocak ve buzdolabı; üste de güneş paneli...
0
edgenabby
(14.03.18)
depresyona giriş.
0
acımasız gerçekler
(14.03.18)
İgrenc
0
westblack
(14.03.18)
1 hafta yaşayacağım dersen tamam ama sonrası işkence.
0
basond
(14.03.18)
İcinde yasamak guzel fakat araba nerede duracak. Turkiye'de bu is zor. Merakli insanlar, kizli erkekli kaliyor diyenler, sikayet sonrasi gecede 10 kere gelen polis, hirsizlik denemeleri sizi bezdirir. Esas dusunmeniz gereken bunun icinde yasayabilir miyim, degil. Bunu nereye koyacagim? Olmali.
0
ykyt
(14.03.18)
Sürekli yaşamak zor, yazın 2-3 ay gezicem çok param var dersen olabilir.
0
John Bloor
(14.03.18)
@ykyt çok haklı, ona ilave olarak..

karavan ile karavan parkları dışında uzun süre kalmak problem. karavan parkları dışındaysanız eğer,

karavanın hijyeni için 4 günü aşmayacak şekilde atık suyunu boşaltmanız gerekir. bu öyle her yere bırakabileceğiniz bir pislik değil (sadece musluk suyu değil tuvalet atıkları da var)

3-4 günde bir temiz su deposunu doldurmanız gerekebiliyor bazen.

ben çıkarım ormanın içinde kalırım 3-4 gün bağımsız derseniz, düz bir zemine park etmeniz şart. engebeli zemine park ettiğinizde yamuk bir yatakta uyuyorsunuz ve bu size bel ağrısı olarak geri dönüyor.

muhtemelen çamaşır makinesi çalıştıracak kadar elektrik üreteyemeceksiniz (üreten dev otobüs kamyon karavanlar var) çamaşır dert. (karavan kampında kalırsanız elektriği dışardan alabiliyorsunuz gerçi)

ha bir de unutmadan. ülkemizde kaç tane karavan kampı varmış bir araştırın:)) fiyatlarına değinmedim bile.
0
makbur
(14.03.18)
(17)

Hepsiburada laptopu iade almıyor

xu
geçen hafta laptop aldım. ürün çok yavaş olduğu için iade için gönderdim şimdi mail gelmiş.Ürün kurulumu yapılarak kişiselleştirildiği için iadesi reddedildi şaka mı bu? nasıl anlayacağım ürünün yavaş olup olmadığını ? sebep belirtmeksizin iade hakkım yok mu? bu siteden laptop alıp iade eden var mı?
geçen hafta laptop aldım. ürün çok yavaş olduğu için iade için gönderdim şimdi mail gelmiş.Ürün kurulumu yapılarak kişiselleştirildiği için iadesi reddedildi
şaka mı bu? nasıl anlayacağım ürünün yavaş olup olmadığını ? sebep belirtmeksizin iade hakkım yok mu? bu siteden laptop alıp iade eden var mı? nasıl bir yol izlemeliyim ?

yardımcı olabilir misiniz?

www.hepsiburada.com
0
xu
(13.03.18)
Ürünün yavaş olup olmadığını ürün özelliklerine bakarak öğrenebilirsiniz, insanlar size ayıplı mal yollamadığı sürece bence iade almaması normal.

Size daha önce kurulumu yapılmış bir hafta kullanılmış laptop gelse kabul eder misiniz?
0
gozu acik sevisen yahudi
(13.03.18)
adamlar haklı, almazlar. pek bir şey yapamazsınız.
0
dedimmidemedimmi
(13.03.18)
@gozu acik sevisen yahudi 2 tane chrome sekmesi açıyorum kasıyor. özelliklerde hiçde öyle gözükmüyor. bu yeterli değil mi mesela? herkes internet sitesi açmayacak o zaman.
0
🌸xu
(13.03.18)
benim anlamadığım şey, ürün aynılarından(marka modeli) mı yavaş yoksa ''yok ya bu özellikler beni sarmadı'' gibi mi yavaş ?

Eğer 2.si ise yani herhangi bir teknik problem yoksa geri almamaları malesef benim de arzu ettiğim birşey, çünkü son kullanıcı olarak daha önce birisinin kullandığı elektronik bir eşyayı olabildiğince az ihtimalle tarafıma gelmiş olmasını isterim.

Ancak bununla beraber sözleşmendeki ''cayma hakları'' gibi bir bölüm vardır oraya bakarak ''koşulsuz iade'' var mı diye de kontrol edebilirsin de, adamlar geri gönderdilerse yoktur büyük ihtimalle.


Tabi; o yazan teknik özellikleri karşılamıyor ise işler değişir. O zaman güç seninle.
0
mete kudur
(13.03.18)
Abi celeron işlemcili 1.1g. 4 gb dd3 Laptop. Ssd yok hdd 5400 nolcaktı.
0
gozu acik sevisen yahudi
(13.03.18)
Fabrika ayarlarına döndürüp geri yollayın?
0
filipis
(13.03.18)
benim sadece işlemci 1,5k, ne bekliyorsunuz abi o paraya aldığınız aletten. 6k ya cep telefonu satılıtor. ortalama 3k düzgün teller. tekno marketlerde çoğu ürünü gidip denemek mümkün. hata sizde, adamlar haklı.
0
hasmetizm 2046
(13.03.18)
online olarak, tuketici hakemine şikayetini ilet.

(git: www.turkiye.gov.tr )
0
tomcruise
(13.03.18)
ben yavaşım diye bağırıyor zaten. kişisel kurulumu anlamadım ama almamalarına anlam verebilirim.
0
sutlu nescafe
(13.03.18)
sike sike iade alacaklar (14 gün meselesi vs) ama sizi de uğraştıracaklar bununla birlikte o cihazda windowsun çalışması bile mucizeyken yavaş bu demeniz biraz absürd.
0
Jimmy McNulty
(13.03.18)
6502 sayili tkhk 48. madde ile mesafeli satış sözleşmesine(internet) konu tüm ürünlerde (tek kullanımlık ve özel tuketim urunleri hariç, konu olan ürüne hasar vermemek kaydıyla) 14 gün koşulsuz iade hakkı vardır. Burada mutat kullanılması hakki geçersiz kılmaz. Yukarıda bilmeyenler yorum yapmışlar. Mutat demek alışılagelmiş demektir, laptopın alışılagelmiş kullanımı sonucu ürünü begenmeyip iade edebilirsin. Kanunun maddesini direkt kopyalıyorum:

(4) Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir. Satıcı veya sağlayıcı, cayma hakkı konusunda tüketicinin bilgilendirildiğini ispat etmekle yükümlüdür. Tüketici, cayma hakkı konusunda gerektiği şekilde bilgilendirilmezse, cayma hakkını kullanmak için on dört günlük süreyle bağlı değildir. Her hâlükârda bu süre cayma süresinin bittiği tarihten itibaren bir yıl sonra sona erer. Tüketici, cayma hakkı süresi içinde malın mutat kullanımı sebebiyle meydana gelen değişiklik ve bozulmalardan sorumlu değildir.

eksisozluk.com
Tavsiyem once hepsiburadaya ptt iadeli taahütlü posta ile cayma hakkini kullanmak istediğini belirttigin dilekceni gönder, 10 günlük cevap hakları var sonra hakem heyetine başvur ptt servis fisini de dilekcene ek yap.
0
karacigerim vur kadehlere
(13.03.18)
Telefonlarda da aynı üçkağıt döner; "wifiye bağlanmış sim kart takılmışsa iade almıyoruz." derler. Bunları ziklemeyin kanunu bilin, garanti yönetmeliğini okuyun, ayrıca şunu da buraya birakayim belki ihtiyacı olana yardımı dokunur:

(bkz: lg g4/#63254809)
0
karacigerim vur kadehlere
(13.03.18)
eğer iade almazlarsa ssd taktır bilgisayara hızlansın, msj atabilirsin anlatıym.
0
legalize marijuana
(13.03.18)
keşke kanıt niteliğinde bir video çekip yükleseydiniz.

"yavaşlık" özellikle bilgisayar dünyasında göreceli bir kavram. bazen haklı olabileceğiniz gibi "donanım" kaynaklı aşırı yavaşlıklar olabiliyor. özellikle sabit sürücü kaynaklı; bazen ram, chipset, ekrn kartı, ya da sürücüsü düzgün yüklenmemiş bir parça bunlara sebep olabilir.

ancak bazı durumlarda -pc işlemci/ram olarak zayıfsa- en küçük bir güncellemede, yahut arkaplanda çalışan başka bir uygulamada bile cihazlar bahsettiğiniz gibi aşırı yavaşlamalar gösterebiliyorlar.

windows 10 update yapıyorsa, virüs programı tarama yapıyorsa, daha da kötüsü bitcoin mining virüsü bulaşmışsa çok çok yavaşlayabilir. zaten elinizdeki laptop çok güçlü değil.

ama internette dolanmak için kötü bir sistem de değil, geçen yaz peder beyin 12 sene önce alıp kenara attığı laptop'a win 8 32 bit kurdum (intel 1.7 çift çekirdekli 2 gb ram) gayet seri şekilde chrome'da gezinebiliyorum, video falan izleyebiliyorum.

ürün tekrar gelirse yavaş olduğunu düşündüğünüz anda görev yöneticisini çalıştırıp ayrıntılardan arkada çalışan uygulamalara bakın. birisi muhakkak ram/işlemci sömürüyordur.
0
makbur
(13.03.18)
burada durum şu: cayma hakkı ile (14 gün) iade etmek istediginizde bilgisayar için şöyle bir kural var.

Aşağıdaki ürünlerde cayma hakkının kullanılması, ürünün ambalajının açılmamış, bozulmamış ve ürünün kullanılmamış olması şartına bağlıdır. Aksi halde iade alınamamaktadır:
Bilgisayar ve kırtasiye sarf malzemeleri

Bu aşamadan sonra üründen memnun kalmadı iseniz thh'ye başvurabilirsiniz.
0
helenart
(13.03.18)
@helenart bilgisayar bileşenleri olacak o maddenin doğrusu.
0
nocturness
(13.03.18)
mecbur alacaklar. tüketici hakem heyetine gidin. mesafeli satış sözleşmesi var.

adamlar haklı diyenler var. pes pes.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(13.03.18)
(3)

uzaktaki kişilerle birlikte çevirimiçi canlı enstruman çalmak

panu
acil hangi siteden yapıldığı bilgisi gerekli
acil hangi siteden yapıldığı bilgisi gerekli
0
panu
(12.03.18)
Vampr?
0
kablelvuku
(12.03.18)
ocanal
(12.03.18)
birlikte çalamazsınız çünkü ping diye bir şey var.
0
makbur
(12.03.18)
(29)

erkek mi kız mı?

asilsiz suclama
göksu ismi sizce erkek ismi mi kız ismi mi? eşimle iddialaştık da bi anket yapmak istedim. cevaplar için şimdiden teşekkürler.
göksu ismi sizce erkek ismi mi kız ismi mi? eşimle iddialaştık da bi anket yapmak istedim. cevaplar için şimdiden teşekkürler.
0
asilsiz suclama
(11.03.18)
Kiz bence
0
uzun kulaklı yalnız tavşan
(11.03.18)
kız.

bizzat tanıdığım var.
0
susadım çeşmeye varmaz olaydım
(11.03.18)
Kız ismi gibi ama erkek çıksa da çok şaşırmazdım.
0
mutekebbir
(11.03.18)
erkek tanıdığım var.
0
valkin rockefeller
(11.03.18)
dişi.
0
tosunpasa
(11.03.18)
unisex bir isim ama -su'lu isimler daha feminen duruyor.
0
gezegen olan pluton
(11.03.18)
Kız ismi gibi.
0
ms brownstone
(11.03.18)
kız
0
kuzey li
(11.03.18)
unisex
0
tabirimekruh
(11.03.18)
Kız
0
old possum
(11.03.18)
kız
0
since1907
(11.03.18)
kız
0
yavru tosun
(11.03.18)
Bence de kız, ama esimin abisinin oglunun adı göksu, anne-babasında ırmağın bir anısı varmış.
0
oxyden
(11.03.18)
kız gibi ama erkek de olabilir :)
0
tamosirada
(11.03.18)
Kız.
0
nawar
(11.03.18)
Göksu Alhas var futbolcu. Ordan aklıma erkek olarak yerleşti.

Aynı şekilde nehir isimleri bana erkeği çağrıştırır. Göksu Nehri
0
efreet sultan
(11.03.18)
isterse yere değen sakalı pala bıyıkları olsun hayatı iyi günler göksu hanımla mı görüşüyorum diyen telefonlarla geçecek.
0
Jimmy McNulty
(11.03.18)
Kıza daha yakin
0
all girls dream
(12.03.18)
tabii ki kız
0
Delay Fuze
(12.03.18)
kız.
0
tabudeviren
(12.03.18)
erkek tanıdığım var
0
panda
(12.03.18)
Göksu erkek görmedim, hatun epey tanıdığım var.
0
hedep
(12.03.18)
Göksu kıza daha uygun bir isim gibi geliyor kulağa, "su" eklemesinden dolayı.

Gökçe isminde iki arkadaşım var, biri kız biri erkek.
0
lazor
(12.03.18)
Kız.
0
mrmlq
(12.03.18)
lisede üst dönemden özge diye biri vardı (erkek)

annemin muzaffer diye halası vardı. liseden bir kızın ilk ismi necdet'ti. cihan adında kız arkadaşım vardı. ilkokulda en iyi arkadaşımın annesinin ismi fikret'ti.

en ummayacağın isimlerin karşı cinslerde karşılıkları çıkabiliyor. bana da göksü erkek gibi geldi mesela. maksat anketse, ben erkek diyorum :)
0
makbur
(12.03.18)
erkek de kız da tanıdığım oldu ama bence net kız ismi.
0
nundu
(12.03.18)
Kız
0
i m cool with that
(12.03.18)
Kız
0
tociess
(12.03.18)
Kız
0
noluyo yaa
(12.03.18)
(2)

Fıstık kırmaca

senolll
Merhaba,Ceviz/fındık kıracağım yok. Açılmamış antep fıstıklarını nasıl kırarım? Taşla tezgahta kıramam, çekiç yok. Mermere veya zemine zarar vermeyecek şekilde en kolay yöntem nedir?Teşekkürler
Merhaba,

Ceviz/fındık kıracağım yok. Açılmamış antep fıstıklarını nasıl kırarım? Taşla tezgahta kıramam, çekiç yok. Mermere veya zemine zarar vermeyecek şekilde en kolay yöntem nedir?

Teşekkürler
0
senolll
(09.03.18)
çelik tencere falan yok mu? onunla hafif hafif vur gitsin, bir şey olmaz mermere.
0
nrmnm
(09.03.18)
şu 1 milyoncu dükkanlarında efsane bir ceviz kıracağı var

urun.n11.com

antep fıstığı içinse, bazı kombine penselerin ucuyla mükemmel muntazan şekilde kırabiliyorsun. dene evdeki penselerle:) -ama kargaburun pense değil-
0
makbur
(10.03.18)
(3)

Spor yaparken vücutta zorlanma.

mikahakkinen
Biraz spor yapıp vücudumu zinde tutmaya çalışıyorum ancak sürekli ağrım oluyor. Yaşım 32. 20 yaşında ön yan çapraz bağlarım koptu, menüsküs dağıldı ameliyat oldum. 3 sene aktif spordan uzak kaldım. toparlandım ancak yaklaşık 3 sene öncede kasık fıtığından ameliyat oldum ve gene spordan uzak kaldım.D
Biraz spor yapıp vücudumu zinde tutmaya çalışıyorum ancak sürekli ağrım oluyor. Yaşım 32. 20 yaşında ön yan çapraz bağlarım koptu, menüsküs dağıldı ameliyat oldum. 3 sene aktif spordan uzak kaldım. toparlandım ancak yaklaşık 3 sene öncede kasık fıtığından ameliyat oldum ve gene spordan uzak kaldım.

Doktorum travmatik sporlardan (basketbol,futbol) uzak durmamı ve ayağımı zorlamamamı söyledi.
bende dedim şınav çekiyim, ısınma hareketleri yapıyım dedim. ne mümkün kasığım sürekli ağrıyor ve kasılıyor.
yürüyüş yapıyım diyorum ayağım ağrıyor. daha gencim nasıl bir spor planıyla spor yapıp zinde kalabilirim?

Biraz uzun oldu. Spor yapan arkadaşlar fikir verebilir mi?
0
mikahakkinen
(07.03.18)
Stretching çalışmalarına ağırlık var, kaslarını iyice ısındırmadan herhangi bir aktiviteye başlama, iyi ısınmış bir kasla çok zorluk yaşamazsın ama bu çalışmalarını da kafana göre yapma videolar var bunlarla ilgili onları uygula.
0
angelus
(07.03.18)
yaşlarımız aynı.

müsterih olman için şöyle bir örnek vereyim, 9-10 yaşından beri evde barfiks demiri var ve bütün hayatım boyunca barfikse hep alışkındım. 15 sene içinde de kopuk kopuk 5-6 sene vücut geliştirme v.s. uğraştım. hayatım boyunca da hiç sakatlık yaşamadım.

bunları şunun için yazdım, 3-4 ay hiçbir şey yapmamıştım, geçen sene başında evde temel program babında mekikli-şınavlı-barfiksli çalışayim dedim. barfiks'i gene çok rahat çektim ama 1 farkla.. boynum tutuldu:)) -adetimdir çok da iyi ısınırım bu tarz şeylere başlamadan önce-

30 yaş gerçeği var. 20 yaşında olsam hayatta tutulmazdı o boynum. yani yapmam gereken şey şuydu, 3-4 ay hiçbir şey yapmadıysam ilk 2-3 spor gününde (1 gün dinlenmeli) sadece barfiks demirine asılı kalmalıydım.

mesela şınav mı çekeceksin, ilk hafta 1 set düz duvara, bir set de sandalyeye dayanarak yap ki vücudunu hazırla.

sakatlıklarım var diyorsun, bu ısınma gibi süreyi hatta 2-3 hafta yap. olabildiğince ağır ve yavaş bir şekilde maks gücünü harcayacağın hareketlere (şınav, barfiks v.s.) hazırlan.

biraz yaşlandık ama daha ölmedik yani rahat ol:)
0
makbur
(07.03.18)
Yoga yap.

Kas olarak hacim kazanmazsin ama güclü olursun.
Bir de vücudunun izin verdigi ölcüde yapiyorsun her hareketi.
0
chitosan
(07.03.18)
(19)

askere gitmeyi neden erteliyorsunuz?

binder dandet
burada bir arkadaş bulgar dededen girip mozambikli amcadan çıkıyordu en son askerliği erteleyebilmek icin...bu kadar mı ürküyorsunuz askerlik deyince?yani 6 ay lan... 6 ay lisans için..
burada bir arkadaş bulgar dededen girip mozambikli amcadan çıkıyordu en son askerliği erteleyebilmek icin...

bu kadar mı ürküyorsunuz askerlik deyince?

yani 6 ay lan... 6 ay lisans için..
0
binder dandet
(07.03.18)
arkadaşım 6 ay ne demek biliyor musun? kurduğun hayatı, düzeni, para akışını, aileni bırakıp belki 5 para etmeyecek insanların emirleri altında hiç tanımadığın bin tane adamla geçirmek demek. bunu neden yapalım?
bu dediğim işin sosyal boyutu.

bir de politik durumu var ki ona hiç girmeyelim.
0
benaslinda
(07.03.18)
6 ay işsiz için hiçbir şey. işsizsen gidersin.

benaslında +1

politik kısmına girmiyorum ben de.
0
bir ileti paylastim
(07.03.18)
basit bağlantı ya da tanışıklıkları bile kaybediyosun, değil ki iş güç. düzenini kurmuş birinin kaçınması evvela bundan. her erteleyen ya da gitmek istemeyen ürküyor anlamına gelmiyor.
0
dafaisss
(07.03.18)
işsiz için de "6 ay bir şey değil" demenşn doğru olduğunu düşünmüyorum . işsiz bile olsan bir düzenin var, ailenle yaşıyor olsan bile bir özel hayatın, ahlaki ve sosyal değerlerin var. bu değerleri tanımayan bin tane insanla diil 6 ay 1 gün bile yaşamak kolay olmasa gerek.
0
benaslinda
(07.03.18)
6 ay değil 1 yıl yapacağım, ki 6 ay bile uzun bir süre.
Vatan, millet, Allah kitap, cart curt gibi bir motivasyonum yok.
Birileri tarafından sığır gibi güdülmek hoşuma gitmiyor.
O 1 yıllık sürede kendimi geliştirmek için vakit ayırsam kat kat maddi kazanç elde edebilirim. Herkes senin gibi çoban değil sonuçta.
0
doxanikee
(07.03.18)
@binder dandet milyonların duygularına tercüman oldun repini verdim.++
Emir almayı sevmeyen, başına buyruk bir nesil var da ondan. Şimdilik vicdani retçiyi oynuyorlar. Ne sağlam kavram ama!?
o beğenmediğiniz suriyeliler bile daha iyi sahip çıkıyorlar bu ülkeye. Hem dua da ediyorlar bu ülkeye. Boşuna denmemiş ya: 100 koyun göndereceğine 5 aslan gönder diye.. :)
Ha ben mi? 15 ay yaptım. Öyle gazino kantinci de değildim çok şükür. Uçaksavar mevzisindeki nöbetten başka bir şey oldum. (iyi de oldu)
0
1adam
(07.03.18)
İşsizsiniz, iş aroyorsunuz, sağa sola cv bırakıp iş arıyorsunuz, mülakatlara giriyorsunuz. Bu süreç devam ederken askere gidiyorsunuz. Belki de bu arada gelebilecek teklifleri kaçıyorsunuz.

İşiniz var. Ailenizle yaşıyorsunuz. Evin gelir gider tablosu yapılmış. Herkesin harcaması belli, kazanılan kadar harcamalar değişiyor. Sonra askere gidiyorsunuz. İşinizden oluyorsunuz, gelirinizden oluyorsunuz, çalışma motivasyonunuzdan oluyorsunuz, döndüğünüzde aynı yerse işe devam etseniz bile yeniden bi alışma süreci yaşıyorsunuz
0
oekuklu
(07.03.18)
gitmeyi düşünmüyorum.
0
yavru tosun
(07.03.18)
Binder dandet ile 1adam iste kanka olmuslar.

Gerci binder dandet'in gecen haftalarda actigi duyuruda Gay'lere iyi davranma zorunluluğu varmis, homofobik olma özgürlüğü yokmus...

Siz hangi dunyalarda yasiyorsunuz? Norvecte misiniz Suriye'de misiniz?

Edit: Gecen de pornstar ile evleniyordun, senin kafa feci karisik.
0
Traveller
(07.03.18)
ömrümde şunu gördüm ki; askerlik yapan adam zorluklara karşı daha dayanıklı. çevremde askere gitmeyen adamlar da var hepsi demesem de çoğunluğu ufak zorlukta çekiniyor.

zorluklara karşılık dayanıklık konusunda

askerlik yapan+ şehir dışında okuyan > şehir dışında okuyan > ailesiyle okuyan.


bunu da neden yazdım bilmiyorum ama kayıtlara geçsin işte.

12 ay yaptım ve gayet mutluyum, huzurluyum. <3
0
blue eyes white dragon
(07.03.18)
1adam kardeşim normaldir. Hayatta askere gitmekten başka başarısı olmayan zavallı çok. Ağanın eli tutulmaz, siz bir tur daha gidin.
0
doxanikee
(07.03.18)
6 ay degil, bugun karar cikarsan 3-5 ay sonra gidiyorsun. geri donup kendine gelmen 1-2 ay. etti mi sana 1 sene. bir sen akillisin .
0
baldur2
(07.03.18)
6 ay demek kolay ama üniversiteye geç yaşta başlayanlar ne yapsın. ben 22'de başladım, 26-27'de bitirsem bir de üstüne askerlik düşün. cidden korkunç ama maalesef bir mucize olmadıkça gidicem.
0
nothing in my way
(07.03.18)
Erkek olsam asla gitmek istemezdim ben de. Dünyanın en saçma şeyi olabilir, zorla askerlik yaptırmak. Gidip saçma sapan insanlarla insanlık dışı muamelelere maruz kalıyorsun, doğru düzgün yemek duş olanağı bile yok, iğrenç karakterli komutanlara denk gelebiliyorsun ve gıkını çıkarmıyorsun. Hayatından 6 ay boşa gidiyor. Boşa, resmen boşa.
0
mutlusismankedi2015
(07.03.18)
Ben okul biter bitmez gittim yaptim. Hayatimdaki en gereksiz aylardi. O aylarda bos duvara bak, sahile in bos bos gez, bak is aramayi falan gectim bos gez ya cidden daha yararli. Zorluklara gogus germe falan hikaye. Nisan almayi ogrenirsin en fazla.

Hep derim birak 6 ayi, imkani olan 1 ay bile yapmasin. Bedelli falan cikarsa bobrek satilir yine yapilmaz. Tek bobrekle belki yasanir ama o 6 ay 2 bobrekle bile cekilmez.
0
eazy
(07.03.18)
Askere gitmedim ve hiç gitmeyeceğim de. Çünkü muafım. Ama eğer askere gitmek zorunda olsaydım sanırım ben de ertelerdim. Çünkü diğer arkadaşların da dediği gibi yerleşik bir düzeni bozuyorsunuz, işinizi, ailenizi, ilişkinizi, özgürlüğünüzü, alışkanlıklarınızı, zevklerinizi vs. geride bırakıyorsunuz.

Kısaca söylemek gerekirse 6 aylığına hayatınız elinizden alınıyor, ipotek ediliyor, alıkoyuluyorsunuz. Hem de ne için? Kendinizi neredeyse dış dünyayla koparacak, kendinizi geliştirmeye fırsat vermeyecek, bütün fikirlerinizi, benliğinizi yok edecek bir yere gidiyorsunuz. Askerden geldiğinizdeyse bir uzaylı gibi her şeye yabancı gibi hissedildiğini düşünüyorum.
0
İnatçılığın yeryüzündeki temsilcisi
(07.03.18)
düşündüm neden gitmek istemiyorum diye.

amaçsız çünkü. net olarak bir amaç uğrunda askerlik yapmayacağız. zorunluluktan bir odaya kapatılmış bir dolu tuhaf adamla 6 ay yaşayacağız.

bir de, güneydoğu'da saçma sapan bir pusu ile ölme ihtimali var. pusu bak. yolda gidiyorsun, adam eyp'yi patlatıyor ve bum. bitti. şimdi sen öte dünyaya inanıyorsan bu senin için büyük risk olmayabilir ama ben bütün varoluşumu riske atmak istemiyorum.

yapı olarak da milliyetçi bir insanım. kurtuluş savaşı dönemiyle ilgili her türlü anı kitabını yalar yutarım. peki, çelişkili bir insan mıyım? sanmıyorum. çünkü askere vatan müdafaasına değil, 6 ay boyunca hiçbir şey yapmamaya gidiyorsun. müdafaaya değil, kurbanlık kuzu olmaya gidiyorsun.

devlet askerliği acilen profesyonelliştirmeli ve bedelliyi kaldırmalıdır. al herkesi askere. 3 ay ciddi askeri eğitim ver, bak nasıl gidiyor insanlar. amaç da bu değil midir zaten. toplumu savaşa hazır tutmak. peki neden yapılmıyor? çünkü bürokrasi çok ağır yenen bir yemektir.
0
antikadimag
(07.03.18)
kendim için konuşayım, canım istemiyor, bu kadar basit.

ürkmekten ziyade istemediğim bir şeyin devlet tarafından zorla dayatılmaya çalışması beni haliyle rahatsız ediyor ve böyle bi baskıyı kabul etmiyorum, isterse 1 hafta olsun.
0
yuto
(07.03.18)
herkes genellemelerin dibine vurmuş, ben de bırakayim bir tane..

ülkemizde askerliğini yapmış tezkeresini almış 2 tip insan var:

*ilki; gittim gördüm geldim aman ha ne yap et gitme, dövizli mövizli bedelli bekle kastırmaya bak.

*ikincisini anlatmak içinse meşhur bir fıkrayı buraya bırakıyorum..

cehennemde her ülkenin bir kazanı varmış ve içinde sıcak kaynayan yağ varmış, günah işleyenler bu kazanlarda cezalandırılıyormuş. kazandan kafasını çıkaranları zebaniler kafasına vurarak tekrar geri kazana sokuyormuş. baş zebani bir bakmış diğer kazanlarda herkes çıkmaya çalışıyor ama türk'lerin kazanından kimse kafasını bile çıkaramıyor. baş zebani zebanilerden birini çağırmış ve sormuş:

- niçin türk'lerin kazanından kimse çıkmaya çalışmıyor yoksa orda günahkar yok mu?

zebani:

- olmaz mı, ama çıkmaya çalışanı alttakiler geri çekiyor...
0
makbur
(07.03.18)
(15)

25 yaş ve üstü olanlara soruyorum?

Amaranta ursula
Kendinizden sonraki neslin/jenerasyonun sizinkine oranla daha apolitik daha "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığında olduğunu düşünüyor musunuz? Yaşla beraber yanıtlarsanız sevinirim.
Kendinizden sonraki neslin/jenerasyonun sizinkine oranla daha apolitik daha "bana dokunmayan yılan bin yaşasın" mantığında olduğunu düşünüyor musunuz?

Yaşla beraber yanıtlarsanız sevinirim.
0
Amaranta ursula
(23.02.18)
Evet
27
0
benaslindayohum
(23.02.18)
ben şahsen artık öyleyim. sinirlenip geçiyorum en fazla. yaş 25
0
blacksky
(23.02.18)
daha çok salak olduklarını düşünüyorum.
0
attila
(23.02.18)
ben 25 yaşındayım da bizim ve daha büyük neslin de kayda değer bir politizasyonunu görmedim. hiçbir fark göremiyorum. öncekiler de apolitik ve benciydi, sonrakiler de öyle olacak.
0
doxanikee
(23.02.18)
bir fark göremiyorum. 27.
0
jangbogo
(23.02.18)
Benden sonraki, onceki veya kendi neslimin neyi nasil yaptigiyla cok ilgilenmiyorum, merakta etmiyorum.
25
0
purple rain
(23.02.18)
@doxanikee +1

ek olarak, insanlar artık daha da bireyci oluyorlar, türkiye'de daha geç oluyor ama oluyor. apolitik olmayanların da bilgisizce politize olduklarını düşünüyorum ben. farklı fikirleri aynı zihniyetle savunuyorlar, aynı saldırganlık, aynı sağırlık, aynı argümanlar. ezbercilik.
0
rahip janick
(23.02.18)
dox +1
25
0
MtKrt
(23.02.18)
düşünmüyorum.
0
pinkpeony
(23.02.18)
orta sınıf ahlakıdır bu. akp döneminde de orta sınıf biraz daha büyüdü ve korkaklık arttı.
0
ekşi yazarı olmak istiyorum
(23.02.18)
tam aksine, akp ülkeyi o kadar kutuplaştırdı ki insanlar 90'lardakine göre daha politik. daha donanımlı olmayabilirler, hatta politik görüşleri daha sığ olabilir ama siyasetin hayatımızı bu kadar etkilediği yıllar en son 80'ler başındaymış. galiba akp'nin ülkeye tek katkısı bu.

bizim gibi refah seviyesi düşük ülkelerde insanlar siyasete daha çok dahil olmalı. her şeyin tıkır tıkır işlediği gelişmiş ülkelerde bu durum çok sorun yaratmaz ama bizim gibi ülkelerde insanlar nasıl yönetilecekleri konusunda ses çıkartmazlarsa anında tepelerine binilir.
0
Bruce
(23.02.18)
25

Bizim nesil de böyle. Kırılma 90 larda başlar. 90lardan önce doğan nesil biraz daha bilinçlidir.
0
kablelvuku
(23.02.18)
80 darbesinde çocuk olanlar ve sonrasında doğanlar ebeveynlerinin haklı endişeleriyle olabildiğince apolitik olarak yetiştirildiler. tüm bunlara darbe sonrasındaki devletin bütün siyasi-sivil toplum hareketleri üstündeki baskısı da eklenince 70-90 arası doğan kuşak tamamen pasivize edildi.

gezi parkı ise bir milattı. gerçek bir devrimdi çünkü internet-cep telefonu-bilgisayar-tabletler ağı devletin adeta yasama-yürütme-yargı organı kadar değerli ve kontrölünde olan "medya"yı bastırmıştı.

şu an tarihte bir ilki yaşıyoruz. devlet gezi parkı süreciyle sosyal medyanın önemini daha fazla kavrayıp sosyal medyaya daha çok yatırım yaptı. tüm bunlara rağmen gezi jenerasyonu sosyal medyada halen daha üstün.

86'lı olarak gezi parkını yaşamış, görmüş, hissetmiş biri olarak gurur duyuyorum ama kendi kuşağıma mal ederek 90 nesline haksızlık da etmiyorum. artık dünya başka bir yöne gidiyor. şimdiki kuşaktan, hele hele böyle bir türkiye ortamında bir gezi parkı daha beklenemez, acımasızlık olur.

özetle ben tam tersini düşünüyorum. gezi parkı ve medyayı düşürdüğü konum babında internet vasıtasıyla her kuşak biraz daha politikleşiyor. ve yakın gelecekte de internet ortamında çok radikal yasaklar bekliyorum.
0
makbur
(24.02.18)
Yaş 32.

Kendi öğrencilerimden gözlemlerimle aktarıyorum, bence genel olarak haklı haksız her şeye karşı duruş eylemindeler ve bizim neslimize göre daha bencil olmalarına rağmen sosyal medyayı ya da teknolojiyi daha iyi kullanabilmeleri nedeniyle daha kolay örgütlenebiliyorlar. O yüzden ben de apolitik olduklarını düşünmüyorum. Yalnızca yukarıdaki arkadaşların da dediği gibi derinlik yok denebilir ama yaş ilerledikçe o da artacaktır. Umutsuz değilim.
0
duyond
(24.02.18)
Kesinlikle 29 yaşındayım ve gezi dahil elimden geldiğince katılabildiğim kadar politik ve insanların hayatlarının özgürleşmesinin istendiği fikrinin yanında oldum fakat bir zaman sonra kendi hayatına bakamadığını ve gerçekten politik olayların içinden çıkılmaz bir hal aldığını farkettim,ya da ben bir din veya siyasi görüş için mi dünyaya geldim sorgulamasına da girmedim değil,din ve politikayla alakamı kestim.Kısmen ateist ve apolitik oldum kısacası ve böyle belki daha çok kendimi huzurlu hissediyorum haber, gazete, tv (zaten yıllardır izlemiyordum) olan biten ne varsa hiçbirisini dikkate almıyorum bir boklar olacaksa zaten olacak diyorum,kısacası üzerine çok kafa yorduğun zaman kendi gençliğinden ve zamanından gidiyor,elimden geldiği kadar müzik sinema tiyatro yada sanatsal faaliyetlerin bulunduğu ortamlarda maddi imkanlarım el verdikçe bulunmaya çalışıyorum,aşık olmaya çalışıyorum yada bir hayvanı sevmeye çalışıyorum,bence bunlar da hayat içerisinde herkesin dikkate alması gereken detaylar.
0
tuzruhu
(24.02.18)
(5)

e-book reader

sanal uyku
merhaba. e-kitap okuyucu ile ilgili aşağıdaki soruları cevaplandırabilir misiniz? - kullanıyor musunuz veya kullanmayı düşünüyor musunuz?- hangi markayı/modeli kullanıyorsunuz veya kullanmayı düşünüyorsunuz? neden?- alırken nelere dikkat etmek lazım?- kütüphaneye kitap ekleyememek duygusal bir boşlu
merhaba. e-kitap okuyucu ile ilgili aşağıdaki soruları cevaplandırabilir misiniz?

- kullanıyor musunuz veya kullanmayı düşünüyor musunuz?
- hangi markayı/modeli kullanıyorsunuz veya kullanmayı düşünüyorsunuz? neden?
- alırken nelere dikkat etmek lazım?
- kütüphaneye kitap ekleyememek duygusal bir boşluk yaratmıyor mu?
- türkçe içerik için nasıldır?
- başka söylemek istediğiniz her şey?

tick'ler gelecek. şimdiden teşekkür ederim.
0
sanal uyku
(22.02.18)
-kullanıyorum, tatil için inanılmaz iyi çünkü birden fazla kitap seninle oluyor.
-kindle, nedeni yok kobo da olabilirdi
-gece okurken ışığı olmasına
-yaratıyor, normal kitap da alıyorum
-iyi
-al bence
0
neo
(22.02.18)
1-kullanıyorum
2-Amazon Kindle
3-wifi+dokunmatik ekran+Isık olmasına
4-Yaratıyor
5-bence kötü ama malum yerlerden bulursun, daha çok ingilizce okuyorum
6- naber?
0
AlsterWasser
(22.02.18)
- 5-6 senedir yoğun bir şekilde kullanıyorum

- kindle, şimdiki aklım olsa e-pub destekleyen herhangi bir marka alırdım (kobo, nook vs)

- bütçen sınırlıysa kesinlikle 2. el al derim. satanlar genelde bir hevesle alıp yüzüne bakmayanlar oluyor. 1. önceliğin dokunmatik olması olsun, altını çizme, kelimenin üstüne basıp sözlükten bakma vs için elzem. 2. wi-fi, kabloyla pc'ye bağlamadan kitap, internette gördüğün uzun yazıları falan atmak için pratik. 3. özelliği ise ışık. bendeki kindle ışıksız. ışık olsa fena olmazdı diyorum ama ışıksızları da çok ucuz, bütçeni denkleştiremezsen olmazsa olmaz bir özellik değil.

- ben tam tersini düşünüyorum. bilgisayarda inanılmaz bir arşivim var. sürekli bir şeyler okuyasım geliyor arşive bakıp bakıp.

- türkçe içerik pek çok insanın sandığından daha fazla aslında. eksi meritokrasi- müteferrika ağlarında 2000-3000 tane kitap var ama bunların haricinde forumlarda, bağımsız bloglarda ve yandex klasörlerinde kıyamet gibi arşivler paylaşılıyor. hiç ummadığın kitapları bulabiliyorsun. tabi bu içeriklerin hepsinin korsan olması can sıkıcı.

- kindle'dan kitap okumaya o kadar alıştım ki, basılı vs e-book'ta ilk tercihim her zaman e-book oluyor. etrafımdaki herkese tavsiye ediyorum, ederim.
0
makbur
(23.02.18)
Kindle paperwhite kullanıyorum.
Hiçbir boşluk yaratmıyor. Gece 3te bile ilgimi çeken kitaba anında ulaşarak, istersem kişiselleştirerek ve bütün kitaplarımı yer kaplamayacak şekilde yanımda taşımak ve eşya yükünden (manevi yükü kastediyorum) kurtulmak aksine duygusal bir boşluğu dolduruyordur varsa. (Minimalizm!)
Türkçe kitap okumuyorum, o yüzden aşina değilim içeriğe.
0
sopiro
(23.02.18)
- evet
- kobo aura
- boyutu. geri kalan çoğu şey aynı.
- hayır, hatta yerden kazanıyorsun ve çok güzel bir fiziksel boşluk yaratıyor :)
- gayet güzeldir
- ingilizce de okuyorsan içerik derya deniz.
0
eindaclub
(23.02.18)
(10)

müzik

nick bulamadim
şu adama bayılıyorum. şu parça nasıl sizce? doğaçlama çalmış namussuz. https://www.youtube.com/watch?v=0ZGeF2dyjnk
şu adama bayılıyorum. şu parça nasıl sizce? doğaçlama çalmış namussuz.

www.youtube.com
0
nick bulamadim
(08.02.18)
çok gitar solosu dinlerim ama beni sarmadı ayrıca güzel çalışıyor. sons of anarchy tişörtü de ayrı bir güzel.
0
tragedystreets
(08.02.18)
burada göstermek istediği şey phrigyan gamında dolaşmak, müzik teorisi ve gitarla yeterince uğraşınca böyle doğaçlama şeyler çalabilmek mucize değil, iyi kötü bir kompozisyon oluşturmuş fakat uzatmış sonlara doğru dinlerken sıkıldım :)
0
freebird5406_2
(08.02.18)
çok sıkıcı, ruh yok, basmış distorşunu vıyak vıyak takılıyor.

müzik diye gam dinleyen insanı da ilk defa görüyorum. nick bulamamana şaşırmamak lazım.

al sana "parça" göndereyim.
www.youtube.com
0
Photographer
(08.02.18)
ne gömdünüz be :D zaten phrygian modunu araştırırken denk geldim. batı müziğinin içinde böyle doğu tınılarına bayılıyorum.
0
🌸nick bulamadim
(08.02.18)
dinlenebilir. ama daha gürültüsüz bir versiyonu yok mu bunun?
0
1adam
(08.02.18)
bilmem. yok galiba. genelde bu tarz şeyler paylaşıyor. bunu da öğle doğaçlama çalmış galiba.
0
🌸nick bulamadim
(08.02.18)
al sakin müzik

www.youtube.com
0
Photographer
(08.02.18)
bu şimdi frigyen miymiş? vay be... frigyen dominant dizisinde yedinci dereceyi tizleştirmiş diye duydum ben.
0
alperz
(12.02.18)
ben sevdim ama açıp ikinciye dinlemem.
0
bass solo take one
(12.02.18)
bak bunu çok seversin sen, çalması da keyifli

www.youtube.com
0
makbur
(12.02.18)
(2)

"kütüb-i sitte'deki fantastik hadisler" başlığı temizlenmiş mi?

makbur
deve sidiğinden, hz bilmemkimin 80 yaşında keserle sünnet olmasına acayip bir derleme vardı, altında da acayip entry kaynıyordu fakat başlık bildiğiniz boşaltılmış. 1 tane entry var o da "ehli sünnet'e çamur atıyorlar" babında.hayır bir arkadaşa gösterecektim olm bak ne saçma hadisler var diye, kald
deve sidiğinden, hz bilmemkimin 80 yaşında keserle sünnet olmasına acayip bir derleme vardı, altında da acayip entry kaynıyordu fakat başlık bildiğiniz boşaltılmış. 1 tane entry var o da "ehli sünnet'e çamur atıyorlar" babında.

hayır bir arkadaşa gösterecektim olm bak ne saçma hadisler var diye, kaldım şey gibi çok afedersiniz..

(bkz: kütüb-i sitte'deki fantastik hadisler)
0
makbur
(04.02.18)
modlogdan bir şey gelmedi. o başlığa birçok entry giren bir yazar olabilir veentrylerini silmiş veya uçurulmuş olabilir.
0
tabudeviren
(05.02.18)
@tabudeviren umarım öyledir..
0
🌸makbur
(05.02.18)
(3)

access point a wireless modem'le 2. bir access point

makbur
durumu anlatayim,yazlık bir sitenin normal ttnet modemle internet bağlantısı var. bu modem'e ethernet'ten bir tane büyük antenli tp link access point bağlanmış. siteye dağıtım yapılıyor.bizim evimiz biraz ters kalıyor, balkona çıkıp cama yapışınca falan ancak görüyor. evin içinde görmüyor.şimdi ben
durumu anlatayim,

yazlık bir sitenin normal ttnet modemle internet bağlantısı var. bu modem'e ethernet'ten bir tane büyük antenli tp link access point bağlanmış. siteye dağıtım yapılıyor.

bizim evimiz biraz ters kalıyor, balkona çıkıp cama yapışınca falan ancak görüyor. evin içinde görmüyor.

şimdi ben bu access point'a evden bir tane airties 5440 wireless modemi çoklayıcı olarak bağlayabilir miyim? yani modem bu access point i iyi çeken bir yerde durarak evin içine yayın yapacak.

sitede varolan access point in wireless modu "access point with ssid". altta multiple access point seçenekleri var ama onu seçip ayarlarsam tüm siteye yayın yapan access point i sadece bana aracı olarak yapmak da istemiyorum.

ne kadar araştırdıysam kafam o kadar karıştı:)
0
makbur
(01.07.17)
access pointi repeaterla yaysan daha mantıklı değil mi?
0
valkin rockefeller
(01.07.17)
Dedigin seyi yapabilirsin. Elindeki airties i diger access pointe wireless olarak baglayabilirsin. Ve sen airties dan alirsin interneti. Dur sana youtube'dan link bakayim.
ahanda buldum. www.youtube.com
0
tezek
(01.07.17)
@tezek

teşekkürler muazzam bir kaynak:)
0
🌸makbur
(10.08.17)
(4)

şu aletin adı ne

tute
ev şu aletten yapıcam. şu tavadaki makaranın adı ne? http://www.roguefitness.com/media/catalog/product/cache/1/image/9df78eab33525d08d6e5fb8d27136e95/s/p/spud-inc-tricep-pulley-web2.jpg
ev şu aletten yapıcam. şu tavadaki makaranın adı ne?

www.roguefitness.com
0
tute
(12.05.17)
fyodor fyodorovic
(12.05.17)
einstein'lık yapmayayim ama çekeceği ağırlığı aman ha 2x olarak hesaplamayı unutma böyle bir şey yapacaksan:) -hatta ona bir yarım x daha ekle bir anlık yüklü kuvvet v.s.-

40 kg ile çalışıyorsan bir 40 kg da sen bastırıyorsun 80 kg toplamda. tavana falan asmayı düşünüyorsan çok iyi araştırmalısın dübel ve dübeli çakış şeklini, tavan yapısını v.s. v.s.
0
makbur
(13.05.17)
Kirişe iki tane çelik dübel ile asarsın bi profil boru, ona kurarsın sistemi, taş gibi olur. Güzel fikir ev için
0
hasmetizm 2046
(13.05.17)
@makbur tavana asıcaktım ama dediğin gibi yüklenince sağlam olmaz diye fotoğraftaki gibi yapıcam sanırım. teras gibi bir yer var. katının demiri var fotoğraftaki gibi. oraya bağlarım diye düşünüyorum.

@hasmet kiriş ne? :D teras gibi kullanılmayan bir yer var. oraya kurmayı düşünüyorum. o yüzden duruma göre duvarlara falan bir şeyler çakabilirim.
0
🌸tute
(13.05.17)
(4)

Bench Press kilo arttıramama sorunu (5x5)

dereotu
Merhaba,Son 1.5 aydır 26,25-26.25 + Bar 20kg= 72.5 kg'a takıldım. Deload denedim olmadı, aynı kiloyu haftalardır deniyorum ama artmıyor, bu konuda siz ne yapıyorsunuz? Önerileriniz var mı?25-25 ile 5x5 OK26.25-26.25 --> 5-5-5-4-3 çıkıyor :(
Merhaba,
Son 1.5 aydır 26,25-26.25 + Bar 20kg= 72.5 kg'a takıldım. Deload denedim olmadı, aynı kiloyu haftalardır deniyorum ama artmıyor, bu konuda siz ne yapıyorsunuz? Önerileriniz var mı?

25-25 ile 5x5 OK
26.25-26.25 --> 5-5-5-4-3 çıkıyor :(
0
dereotu
(07.05.17)
supplament al.
ben de bi ara 80 kiloda takılmıştım. aminoasit almaya başladım, çat çat yükseldi. sen de amino veya bcaa al derim.
0
cekilmis gayfe
(07.05.17)
Ağırlık artıramamanın 3 nedeni var benim gözlemlediğin; ya yardımcı kaslar güçsüz, hareketi yaparken yardımcı olmuyor; ya beslenmen ve dinlenmen yeterli değil, sinir sistemin daha fazlasına izin vermiyor; ya da senin kapasiten bu. O nedenle, bench kaldırışına destek olması için triceps ve omuz kaslarını da güçlendir, o şekilde hareketi yapman daha kolaylaşabilir; günlük makrolarını hesapla, yeterli alıp almadığını izle, almıyorsan makrolarını tekrar düzenleyip kalorilerini artır; günde en az 8 saat uyumaya çalış. Bir de dediğim gibi, herkes çok ağır kaldıracak diye bir kural yok, Serge Nubret bile 90 kilo civarı kaldıran bir adammış. Olabiliyor yani böyle şeyler çok takma kafaya.
0
angelus
(07.05.17)
benim anlamadığım kaldırdığın maksimum kilo 26.25-26.25 ve bu kiloyla başlayıp bütün setleri bu kiloyla mı devam ettiriyorsun?

hep bu şekilde mi çalıştın şu ana kadar?

hadi bütün setleri aynı kiloyla yapıyorsun, ısınmak için ilaveten hafif kilolarla ekstra bir giriş seti yapmıyorsan bu zamana kadar sakatlanmadığın için çok şanslısın dostum:)
0
makbur
(07.05.17)
Barı bük;

www.youtube.com
0
arnold schwarzeneger
(08.05.17)
(7)

Dambıl seti fiyatlarındaki farkların sebebi?

krater
Merhaba bodybuild'ciler, merhaba fitness tutkunları, merhaba crossfit üstadları.Dambıl seti almak niyetiyle internet sitelerinde fink atarken şöyle bir durumla karşı karşıya geldim.Aşağıda yer alan dambıl seti 140tl.(git: https://www.decathlon.com.tr/20-kg-cantali-dambil-seti-id_8018574.html)Bu ise
Merhaba bodybuild'ciler, merhaba fitness tutkunları, merhaba crossfit üstadları.

Dambıl seti almak niyetiyle internet sitelerinde fink atarken şöyle bir durumla karşı karşıya geldim.

Aşağıda yer alan dambıl seti 140tl.
(git: www.decathlon.com.tr)

Bu ise 49tl.
(git: www.hepsiburada.com)

Sorum şu, farkı oluşturan şey tek başına çanta olmayacağına göre, yukarıdaki domyos marka dambıl setini daha kaliteli yapan şey ne olabilir? Bir dambılın daha kaliteli olması neyi değiştirir? Sonuçta dambılın barları dışında pek bi işim olmayacak bunlarla?

Cevaplarınız için şimdiden teşekkürler.
0
krater
(07.05.17)
Döküm olduğu için pahalı. Diğeri zamanla dağılacak. Parçaları sağa sola gidecek.

İndir kaldırda ses gelecek ucuzdan. Yere bırakınca ezilecek. Kısa ömürlü olacak.

Çok pahalı gelmeyecekse dökümü alacaksın ve bir daha dert etmeyeceksin.
0
bir ileti paylastim
(07.05.17)
Birisi demir (pahalı olan), diğeri plastik. Boyutları da aynı değildir plastikte aynı ağırlığa ulaşmak için yoğunluk daha düşük olduğundan daha büyük yapmak zorunda kalmışlardır. O boyutlar da dengesizlik yaratabilir bilemiyorum.
0
ekaterina
(07.05.17)
49 luktan bende var. bi sıkıntısını görmedim. ha boyutları biraz büyük. 10 kg olan dambıl büyüklüğü 20 kg kaldırıyomuşum gibi. yeniden tercih etsem dökümü tercih ederim ama aynı fiyatta olsaydı. bu fiyatlarla 90 liraya hiç değmez. o 90 liraya git muz az kuruyemiş al badem al daha faydalı.
0
error522
(07.05.17)
@error522 inanılmaz kararsız kaldım şimdi. :)
0
🌸krater
(07.05.17)
Hocam plastik olan kuzende vardı o sıkıştırmada kullanılan gereçler gevşeyip duruyordu haberin olsun
0
Take it away honey
(07.05.17)
o 50 liralık olan delta bende var. 3 yıldır falan sanırım kullanıyorum hiç gevşeme dağılma olmadı.
elinde kaldırıp indireceksin darbe almayacak, suya girmeyecek, ısıya maruz kalmayacak.
profesyonel bir şey aramıyorsan bence 50 liralık olandan al kullan, al kullan...
evladiyelik... al gitsin.
0
attirmayin makedonun kafasini
(07.05.17)
vinyl kaplı kum ağırlık alırsan -50 lira olan- işin tamamen şansa kalıyor. üstteki arkadaşın yazdığı gibi dikkatli kullanman gerekiyor. ancak kargo esnasında kutunun içinde sağa sola çok çarparak gelirse eline ulaştığında bile tıpasını patlamış olarak bulabilirsin (arkadaşımda vardı göğüs çalışırken kafama kumlar dökülüyor diyordu)

döküm ağırlıklar vinyl kaplı kum ağırlıklara göre çok daha dayanıklıdır. kum gibi bütünlüğü bozulacak şekilde dökülmez ama, aslında o da dökülür. halıya parkeye temas ettikçe nokta nokta döküldüğünü farkedeceksiniz. ayrıca belli bir süreden sonra koku da yapıyor döküm ağırlıklar.

krom kaplamalı ağırlıklar, dökümün üstünün kromla kaplanması sonucu elde ediliyorç ev şartları için ilk ikisinden daha uygundur. halıyla yerle temas ettiği bölümler krom kaplıdır, kesinlikle dökülmez pürüzsüzdür. ancak krom kaplamalı ağırlıkların da bütün yüzeyi tamamen krom değildir. döküm demirin gözüktüğü ufak alanları vardır. buralar elle temas ettiğinde falan 1-2 nokta arada sırada elinize bulaşabilir.

ev için en uygunu demir üstü vinyl kaplamalı ağırlıklardır. ancak bunlar diğerlerine göre hem çok pahalıdır hem de az bulunurlar.

pahalıdan ucuza->> vinyl demir > krom > döküm> vinyl kum

döküm demiri koli bandıyla saranlar falan vardı ama araştırabilirsiniz :))
0
makbur
(07.05.17)
(16)

İyi olmak cahilliği tolere eder mi?

a man alone
Bir insanın kabul edilebilirliği bakımından...
Bir insanın kabul edilebilirliği bakımından...
0
a man alone
(01.05.17)
cahil insan iyi olamaz bence. cahillik bir zehir gibidir. zamanı geldiğinde karşındakini öldürür.
0
burya
(01.05.17)
başlıği ve içeriğini aynı bağlamda düşününce benim için eder. normalde bilgili insanlara hayranlık duyarım, onlarla sohbet etmek için bile her şeyi yaparım ama alanında süper bilgi birikimi olan bir insanın kötü olmasını, kötü bir karaktere sahip olmasını kabul etmekte zorlanırım.
0
m e b
(01.05.17)
Uzun zaman eder dedim ama kişisel deneyimlerin sonucunda etmediğini gördüm. Günün sonunda cahil bir şekilde zarar veriyor.
0
fasulyek
(01.05.17)
Etmez.
0
humblebirth
(01.05.17)
iyi olmak cahilliği tolere etmez.

ama cahillik insanın içindeki iyiliği dejenere edebilir.

zira iyi niyetle yapılmış kötülüklerin hepsinin temeli aynı.
0
makbur
(01.05.17)
Hangi iyilikten bahsettiğimize bağlı. Bana göre iyilik tanımlarından biri zannetmeyi/sanmayı alışkanlık halinden çıkarmaktır mesela. İnsanları veya olayları samimiyetle öğrenmeye çalışmak bir iyiliktir. Bu da cehaletle savaşacak bir şey olduğu için bu yöndeki iyilik cehaleti zamanla örtecek ve eğitimsizliği azaltacaktır.
0
yaren
(01.05.17)
Kültürlü bilgili olmak da kötülüğü tolere ediyor sanırım. Bu ne övgü böyle, kimse sanırım cahil olduğunu düşünmüyor. Kabul edilebilirlik nedir? Çocuğunuz kitap okumasa serserilik yapsa, bağımlı olsa evden mi atacaksınız. Kültürlü Suriyeli dilenci bulsanız doktor falan eve mi alacaksınız? Okunan kaç kitap sizi kültürlü yaptı da milleti kabullenme lüksü verdi?
0
hasmetizm 2046
(01.05.17)
bence burada cahilliğin ne olduğunun ve olmadığının tanımını da yapmak lazım. hepimiz cahil olmadığımızdan o kadar eminiz ki - cahil olanın da başkaları olduğundan - tartıştığımız konu bunun dışındaki şeyler oluyor.
0
freebird5406_2
(01.05.17)
elma ile armut kiyaslanmaz. bir insan cahil olup iyi ya da kötü olabileceği gibi bir insan kulturlu/zeki/bilgili olup da iyi ya da kötü olabilir.


ikisini ayni paydada kiyaslasaydik dolandırıcılara da saygi duymak gerekirdi.

ayrica cahillik kötü degildir. onemli olan insanın o konuda cahil oldugunu kabul edip ogrenmeye girismesi ogrenmek ustemesidr. korkulmasi gereken cehalettir.hicbir sey bilmedigini kabul etmeyenler yanlisi dogruymus gibi kabul edenlerden korkun kacun.
0
blue eyes white dragon
(01.05.17)
youtube'da çöpçüler işsiz kalmasın diye çöpleri kaldırımlara atan iyilik timsali cahil amca geldi aklıma

eğer bu cahil ananız babanız abiniz vs ise hayatınıza bile eder, sonuçta ağaç yaşken eğilir
0
emeritus
(01.05.17)
@hasmetizm alınmaya gerek yok. senin yıllarca okuduğun ve hatta masterını doktorasını tr dışında yaptığın alanlara dair zerre bilgisi olmayan ve hatta normal bir eğitim bile almamış birisi "gardaş bu işi yapanlar zaten aç galıyo, görüyoz yani, nabacan sen bunu" gibi yorum yaptığında ona cahil diyebilmek senin en doğal hakkındır.

bu ne kibirdir, ne de üstünlük göstergesidir. sadece yalın bir tespittir.
seninle tartışırken "sen hiçbişey öğrenememişin olm" gibi laflar ancak cahil insanlar tarafından söylenir.
ve ben bu sikimsonik kendine güven duygusunu türkiye'de yaşayanlardan başka bi arap toplumlarında gördüm başka da görmedim. nereden geliyor bu koduğumun cahil özgüveni hayret ediyorum.

"cahillik kime göre neye göre" cileri pek ciddiye almayacağım, kusura bakmasınlar.
0
🌸a man alone
(01.05.17)
@a man alone, kafanda bir kavram var önce bunu ortaya açmadan, bir tespitte bulunuyorsun, insanlar da kendi kafalarındaki kavrama göre cevap veriyorlar, seninkiyle örtüşmediği zaman neye göre kime görecileri ciddiye almıyorum diyorsun

mesela hasmetizm 2046' ya verdiğin cevapta az çok kafandaki tanımı belli etmişsin, bunu başta belirtseydin ona göre cevaplar alabilirdin
0
freebird5406_2
(01.05.17)
cahillik kader değil.
0
eksimeksi
(02.05.17)
Ciddiye almıyormuşsun ama hasmetizm + 1'e yakın.

Yani "Kültürlülük kötülüğü tolere etmiyor" kısmı değil de, "Neye göre karar verdik cahilliğe ve iyiliğe" kısmı. Belki cahil diyebileceğiniz profesör dolu ortalık. Bir de son 40-50 yılda yozlaşmış olabilir ama asla yanımdan eksik etmeyeceğim, ne atasözleri üretmiş, kaç bin yıllık Anadolu birikimi var. Ben hayatı ilkokul mezunu nenem kadar bilmem mesela.
0
aychovsky
(02.05.17)
@aychovsky bahsettiğim cehaletin altında sadece eğitimsizlik vardır demiyorum, diyemem de. Ama eğer ki böyle durumdaysan karşı taraf kimdir, nedir onu dikkate alırsın.
Diploma almayı cehaletle karşılaştırmıyorum.
Ama senin nenen gibi insanlar kültürlerinden gelen birikim sayesinde önce karşısındaki insanı tartar, ölçer ve ona nasıl davranılması gerekeceğini tespit eder.
Hayatının bir döneminde eğitim alamamış insanların pek azı böyle sağduyulu ve yılların verdiği deneyime sahip.
Anadolu coğrafyasında böyle insanlar çokça mevcut. Mesela "Köylü Ekrem" diye biri vardı. Bir ara videosu vardı, hala da vardır. O adamı yüzlerce Prof. A değişmem. Ama bu tarz insanlar istisna.
Bundan dolayı konuyu diplomalı ve diplomasız üzerinden tartışmak çok sığ ve gereksiz olurdu.
@hasmet e yazdığım mesajdaki sözleri şu an Türkiye'de birçok üniversite hocası da söylüyor eminim.
0
🌸a man alone
(02.05.17)
nadir.

çok iyi bir arkadaşım var, inanılmaz cahil ve koyu akp'li. buna rağmen uzaklaşmadım. siyasete girmeden arkadaşlığımıza devam ettim ama genelleme yaparsak tolere etmez.
0
stewie
(02.05.17)
(26)

evde vücut geliştirme

tute
salona gitmek sıkıntı olduğu için alet alıp evde çalışmayı düşünüyorum. sadece barbell, dumbell ve sehpa ile salondaki gibi yapılabilir mi bu spor? yani leg press aleti alıp koyamam eve. bir online training var uzun süredir takip ediyorum onunla çalışmayı düşünüyorum ama salondaki birçok alet gerekl
salona gitmek sıkıntı olduğu için alet alıp evde çalışmayı düşünüyorum. sadece barbell, dumbell ve sehpa ile salondaki gibi yapılabilir mi bu spor? yani leg press aleti alıp koyamam eve. bir online training var uzun süredir takip ediyorum onunla çalışmayı düşünüyorum ama salondaki birçok alet gerekli mi bilmiyorum.
0
tute
(26.04.17)
Olur ama disiplinini koruyabilirsen.
0
arnold schwarzeneger
(26.04.17)
yok disiplini korurum. hatta salona bu yüzden gidemiyorum. uzak olduğu için aksıyor ama evde çalışırsam 1 gün bile aksatmam. ama o aletler gerekli değil mi? bench press, barbell curl falan evde yapılır da bacak ve sırt için kullanılan makinalar gerekmez mi?
0
🌸tute
(26.04.17)
Squat için rack alınabilir. Lat pulldown için de barifks demiri+ağırlık kemeri çözüm olur.
0
arnold schwarzeneger
(26.04.17)
bende evde kendim yapmaya çalışıyorum ama disiplini koruyamıyorum :)
evin uygunsa çalışma istasyonu alırsan daha verimli yapabilirsin.
0
evrimini tamamlamis hamambocegi
(26.04.17)
Squat, barbell lunge, deadlift, barbell row, t-bar row, dumbbell row, bunlar serbest ağırlıkla yapılabilen birkaç bacak ve bel+sırt egzersizi, yani makinelere bağlı değilsin elinde ekipman varsa evde de çalışabilirsin ama verim alman için sürekli yükleme yapman lazım, yani ağırlıkları artırabilmen lazım. Ağırlıklar artmaz sabit kiloyla çalışmaya devam edersen bu egzersizler bir süre sonra kardiyo etkisi göstermeye başlar verim alamazsın.
0
angelus
(26.04.17)
salonda sadece sırt için 4 hareket yapıyordum. mesela cable row seated diye bir hareket vardı. bunu yerine yapılabilecek şeyler var mı? bu hareket kanat ve bicepslere çok faydalı oluyordu. ya da triceps için push down'ı evde yapmak için alet yok.

salondaki bazı aletlerin gerekli olmadığını biliyorum. mesela ilk başladığımda butterfly vardı daha sonra göğüs için dumbell fly'a geçtim. ama bazıları olmadan zor olur gibi. yoksa makinadaki her hareket için sadece ağırlık ve sehpa yeter mi?
0
🌸tute
(26.04.17)
Cable row seated=Barbell row
0
angelus
(26.04.17)
Çoğu row egzersizi bir birine benzer zaten. Cable row yerine, barın bir ucunu duvarın köşesine sabitleyip, sadece diğer uca ağırlık takar, Landmine Row yapabilirsin mesela. Tam karşılamasa da oldukça yakın etki gösterir.
0
arnold schwarzeneger
(26.04.17)
yok en rahat olduğum konulardan biri disiplin ve süreklilik zaten. her gün akşam olsa da salona gideyim diye bekliyordum. ama salon yakın olmadığı için zor geliyordu. evde çalışırsam çok disiplinli çalışırım. bir hoca buldum güvenilir de. ama sadece ağırlık ve sehpayla zor gibi geliyor. göğüs ve önkol için alet gerekmiyor pek. ama cable row seated, push down, leg extension gibi hareketler vardı. bunlar evde zor. olmazsa yine salona gidicem ama evdeki gibi disiplinle çalışamam. arada aksar yine.
0
🌸tute
(26.04.17)
Evde bu iş olmaz
0
gozu acik sevisen yahudi
(26.04.17)
o zaman hocaya güvenip başlayım mı evde çalışmaya? o zaman birçok makina gerekli değil di mi? net bir karar vermem gerekiyor çünkü evde çalışırsam ağırlık vs. alcam o kadar para verip tekrar salona gidersem yazık olur.
0
🌸tute
(26.04.17)
@gözü açık neden öyle dedin?
0
🌸tute
(26.04.17)
Ben evde daha rahat yapıyorum ekipmanım varsa. Bence yap, ama kesinlikle squat rack tarzı bir şeye ihtiyacın var.
0
noluyo yaa
(26.04.17)
Çünkü hem kendim denedim hemde çevremde yapan insanlardan gördüğüm o ağırlık aleti koşu bantları sonundaçamaşırlık oluyor. Sahibinden de dünya kadar böyle ilan var bari 2. El alın
0
gozu acik sevisen yahudi
(26.04.17)
@noluya yaa peki salondaki aletlerin eksikliğini hissediyor musun?

@gözü açık yok disiplin konusunda sıkıntı yaşamam. hatta şu an evdeyim alet olsa da bir an önce çalışsam diyorum. salon uzak olduğu için aksıyor yakın olsa 1 gün bile aksatmazdım. evde daha disiplinli olurum.
0
🌸tute
(26.04.17)
hocam bence yapabilirsin. Ben salona 2 sene devam ettim. Salonda alet ile yaptığınız çoğu hareketin benzerini dumbell ile yapabilirsiniz.hiç sıkıntı olacağını sanmıyorum. sehpa ve varsa sıkıntı olmaz.
0
chaoslord
(26.04.17)
gayet olur, sehpaya gerek yok hatta. onun yerine barfix bar al, üst vücut ve diğer karın, triceps vb egzersizleri için çok önemli ve faydalı bir alet.
0
eindaclub
(26.04.17)
sehpa neden gereksiz? bench press, dumbell fly için gerekli değil mi?
0
🌸tute
(26.04.17)
sadece ilham vermesi açısından biraz incelemeni tavsiye ederim scoobysworkshop.com
scoobysworkshop.com

Ben de belli bir düzeye kadar evde yapılabileceğini düşünüyorum. Uygun yerin varsa barbell, Z Bar, barfiks aleti ve ihtiyaçlarına uygun ağırlık seti ile salondaki aletlerden birkaçı hariç tüm hareketleri belli bir kiloya kadar gerçekleştirebilirsin. Squat vazgeçilmezin ise ve dambıllar ile yaptığın kesmiyorsa internetten "Barbell/Front Squat without a Rack" gibi aramalarla kendine uygun hareketler belirlemen gerekiyor. Dergi kapak modelleri gibi olma derdin yoksa düzgün bir beslenme ve kardiyo kombinasyonu ile çok iyi sonuçlar alırsın.
Kafana takılan detay soruların olursa mesaj atabilirsin.
Başarılar
0
candanag
(26.04.17)
bir mat işini görür press, fly hareketleri için. şunun gibi: i.ytimg.com
0
eindaclub
(26.04.17)
yapabilirsin ama spor yaptığın alanın penceresini muhakkak yarım veya tam aç.

herkesin atladığı nokta, salonların tavanı yüksek olduğundan oksijen akımı farklı. evde sen spor yaptıkça nefes alış verişin değişecek.

alet olarak da çok abartmaya gerek yok. 2 dumbell 1 bar al yeter. envai çeşit harekete girersin bunlarla.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(26.04.17)
@tute, evde en çok eksikliğini hissettiğim şey yeterince ağır girememek. Yani taş çatlasa 50 60 kilo falan yapabiliyordum ki o da bazı şeylere az geliyordu.
0
noluyo yaa
(26.04.17)
bu iş için ayırabileceğin bütçe ne kadar ve varolan ekipmanın neler?

boşa giden bir sürü uzun yazım var duyuruda bu konuyla ilgili o yüzden soruyorum:)
0
makbur
(26.04.17)
@makbur şu an için bir ekipmanım yok hiç. ama 1000 lira civarı yeter sanırım. belki daha az bile olabilir. bir ağırlık seti, bar, sehpa ve barfix demiri almayı düşünüyorum.
0
🌸tute
(27.04.17)
biraz geç oldu ama şimdi vakit bulabildim ancak:)

bütçene biraz ekleme yapmak şartıyla bu dediklerimi aşama aşama da alabilirsin.

ilk evrede ihtiyacın olan tabii ki ağırlıklar ve dambıl-bar olacak. bunun için 50 kg lık takılıp çıkarılan dambıl setlerini tavsiye edebilirim. 41 kg ağırlığın ve 2 tane dambıl barın olacak, ayrıca kutusunun üstüne bir tane mat serip düz sehpa olarak da kullanabilirsin o yanında gelen kutuyu:) (içinden bir de iki parça birleştirmeli uzun bar çıkıyor ama onu kullanma, bu sporda en ufak bir riski bile göz ardı etmemek gerekli bence.)

döküm alırsan fiyatı 400 lira, krom kaplamalı alırsan 550-600 lira arası bir şey. ev ortamı için krom çok avantajlı oluyor çünkü döküm ağırlıklar gerçekten adı gibi dökülüyorlar:) krom temiz oluyor. ancak internette döküm ağırlıkları bantlarla falan sarıp sarmalayan elemanlar vardı, bütçeden arttıralım dersen araştırabilirsin.

2. olarak bir tane ez bar alabilirsin. www.hepsiburada.com salon tecrüben olduğundan bu barın kol hareketleri için olan avantajlarına değinmiyorum:)

3. olarak, aldığın dambıl setinde 6x1kg 6x2,5kg ve 4x5kg var. maksimum ağırlıkla yapabileceğin 2 dambıl 18 kg oluyor. 2x1kg ve 2x2,5 kg boşta kalıyor. özetle bu sete bir de ilaveten 2x1kg ve 2x2,5kg ağırlık eklersen 2 dambılda da 25 kg ya kadar çıkabilirsin. yani 50 kg cepte.

4. ve bence evde gerçek anlamda vücut geliştirme kategorisine geçebileceğin düzenek: power rack ya da power cage. türkçe kafes diyebiliriz. www.google.com.tr

sahibinden.com'da biraz ciddi bir araştırmayla 900-1000 tl bandında bulabilirsin. pazarlığıa da çok açık bir ürün çünkü talipleri de fazla olmuyor. satmak isteyen kişi bir an önce elinden çıkarmak istiyorsa uygun fiyatlara düşürebilirsin.

güvenlikleri sayesinde kaldıramayacağın ağırlıklara da korkusuzca girebilirsin. spor salonunda yardımlı çalışmaktansa, power rack'te gücünün son raddesine kadar girdiğin kiloyu basmaya çalışman, hatta basamamanın bile o anki maksimum zorlama sebebiyle inanılmaz faydası var.

power rack'in squat, bench press dışında en büyük artısı omuz hareketlerini de güvenle yapabilmen. salonlarda genelde hocalar başlarına iş almamak için omuz press'leri smith machine'lere ya da istasyonlara veriyorlar. robot gibi tek bir düzlemde gidip gelen harekete bir süre sonra kaslar da alışmaya başlıyor. burda ise hem ön omuz hem de arka omuz u barla bağımsız bir şekilde maksimum eforla çalıştırabiliyorsun. hatta ayakta military press bile yapabilirsin -benim boyum kısa sayılır gerçi (1.75) bar tam power rack in tavanına ramak kala duruyordu, önceden bir denemen lazım:)-

özetle power rack sehpadan bile daha önemli.

5. tabi olmazsa olmaz 1.85 lik bir bar alman gerekecek haliyle. artık power rack de oladuğuna göre 2x10 kg da ilave edebilirsin. 10 kg ağırlıkları direkt spor salonlarından alabilirsin 2. el olarak, döküm alıp üzerlerini koli bandıyla tamamen kaplayabilirsin.

6. decline pozisyonuna da gelebilecek bir sehpa. bacak aparatı olması çok önemli değil çünkü bence hiçbir zaman o sehpalardaki bacak aparatlarından verim alamıyorsun. bunu da 2. el kovalamaya bak. ravel, delta falan o tarz markalardan uzak dur.

7. olarak da lat. bunu istersen power rack ine ekletebilirsin, yapan yerler var. ya da istersen ayriyetten bir istasyon alabilirsin, ön-arka bacak da çalışabilirsin. altis falan dandik istasyonlar bile işini görür. ama şunu unutma, en önemli hareketler power rack'te oluyor, squat zaten en baba bacak hareketi.

***

sonuç olarak bence işe dambıl setini almakla başlayabilirsin. sadece dambıllarla bile yapabileceğin onlarca hareket var. belli bir seviyeye geldikten sonra da power rack i alırsın. yalnız çalışmaya alışınca salon bir külfet olarak geliyor. çalan müzikler, kalabalık, bazen aletlerde sıra olması, ne kadar kaçmaya çalışsan da bir şekilde muhabbet etmeye çalışan elemanlar, yardım isteyenler -100 kg bench in 40 ını sana yığan tipler:)-.
0
makbur
(01.05.17)
@makbur çok teşekkürler baya yardımcı oldu :)
0
🌸tute
(02.05.17)
(3)

Uzayli film. Ismini bulana tam yüz bin lira

kenjataimu
Merhabalar geçenlerde uçakta bir film izledim. Sci-fi türünde bir adam kız kardeşini hukumetten kurtarıyor korsan bir uzay gemisinde takiliyorlar. Kızın psişik güçleri var. Peslerinde hükümet ajanı zenci bi abi var.Neydi ismi bi buldurun
Merhabalar geçenlerde uçakta bir film izledim.
Sci-fi türünde bir adam kız kardeşini hukumetten kurtarıyor korsan bir uzay gemisinde takiliyorlar. Kızın psişik güçleri var. Peslerinde hükümet ajanı zenci bi abi var.
Neydi ismi bi buldurun
0
kenjataimu
(02.04.17)
alakası var mı bilemedim ama aklıma MIB geldi
0
basond
(02.04.17)
Yok diil. Imdbden baktim serenity mis
0
🌸kenjataimu
(02.04.17)
onun dizisi de var. 1 sezon 8-10 bölüm bir şey. filmi de finaliydi. tavsiye ederim filmi sevdiysen.
0
makbur
(02.04.17)
(2)

Mülksüzler'den sonra ne okuyayım?

nilmiye
Bugün bitirdim. Çok etkilendim. Yerdeniz'e başlamış, bitirmemiştim. Onu sonra tekrar okuyacağım. Yine Hain sisteminde geçenlerle devam mı edeyim? Yoksa yine anarşizm temalı roman önerilerinize açığım.Teşekkürler.
Bugün bitirdim. Çok etkilendim. Yerdeniz'e başlamış, bitirmemiştim. Onu sonra tekrar okuyacağım. Yine Hain sisteminde geçenlerle devam mı edeyim? Yoksa yine anarşizm temalı roman önerilerinize açığım.

Teşekkürler.
0
nilmiye
(02.04.17)
ron dennis
(02.04.17)
aldous huxley - cesur yeni dünya
ray bradbury - fahrenheit 451
george orwell- 1984

bunları da seversin muhakkak, tarz olarak aynı sayılır. (distopik bilimkurgu)
0
makbur
(02.04.17)
(2)

elektro gitar tavsiyesi

mortesinferno
merhaba. ibanez grg170dx'imin artık miladını doldurduğunu düşünüp yeni bir elektro gitar almayı istemekteyim. biraz bakınıp alabileceğim ikinci el bir ibanez s470(bir dönem deneme imkanı bulmuştum açıkçası baya rahat bir sapa sahipti) ya da köprü manyetiği olarak seymour duncan hot rails takılı bir
merhaba. ibanez grg170dx'imin artık miladını doldurduğunu düşünüp yeni bir elektro gitar almayı istemekteyim. biraz bakınıp alabileceğim ikinci el bir ibanez s470(bir dönem deneme imkanı bulmuştum açıkçası baya rahat bir sapa sahipti) ya da köprü manyetiği olarak seymour duncan hot rails takılı bir adet LTD ST-213 buldum. bütçe olarak 1000 liraya kadar çıkabilirim. ağırlıklı olarak prog, glam rock, classic rock çalmayı düşünmekle beraber grunge, radiohead falan da çalmak istemekteyim. ancak metal çalma niyetli değilim. alternatif gitar önerilerine de açığım. teşekkürler şimdiden.
0
mortesinferno
(21.03.17)
floyd rose/tremolo şart dğeilse epiphone'lara falan da bakabilirsin.
0
makbur
(22.03.17)
Charvel gitarların (denediklerim Desolation serisi gitarlar: DC 1,2,3 DS 1,2,3) sapları denediğim bütün gitarlardan daha rahat geldi bana. Bir dönem de kullandım, tavsiye ederim kesinlikle. Bazı Epiphone, Gibson gitarların sapları neredeyse klasik gitar sapı gibi kalın oluyor, rahattan kastınız eğer ince sapsa bu markalara bakarken aklınızda bulunsun. Onun dışında, belki bütçeyi biraz artırıp ikinci el PRS, DBZ ve Schecter gitarlara da bakabilirsiniz.

Ayrıca ek olarak, floyd rose takılı gitar kullanıp da akort sorunu yaşamayan duymadım. Belirttiğiniz fiyat aralığında da floyd rose köprüde sorun yaşama ihtimaliniz çok çok yüksek.
0
turakin
(22.03.17)
(6)

bel fıtıklıyım ama biceps çalışmak istiyorum

ahm1
geçtiğimiz haziran ayından beri barfiks çalışamıyorum bel fıtığından dolayı. ilginç geldi bana, kollardaki kasların çoğu duruyor gibi gözüküyor :)neyse, doktorumun dediğine göre "küçük" bir bel fıtığım varmış ama ağrılar geçmedi. hala yüzüstü yatamıyorum, koşamıyorum, şınav ve barfiks çekemiyorum.be
geçtiğimiz haziran ayından beri barfiks çalışamıyorum bel fıtığından dolayı. ilginç geldi bana, kollardaki kasların çoğu duruyor gibi gözüküyor :)

neyse, doktorumun dediğine göre "küçük" bir bel fıtığım varmış ama ağrılar geçmedi. hala yüzüstü yatamıyorum, koşamıyorum, şınav ve barfiks çekemiyorum.

belki zor, belki saçma bir soru bilemiyorum ama sporsuzluk da ta şurama kadar geldi. en azından biceps vs. çalışayım da hem görüntü olsun, hem nabız yükselsin.

bu durumda olan bana biceps ve/veya triceps çalışmak için egzersiz önerebilecek olan biri var mı? beli etkilememesi gerekiyor tabii ki hareketin. valla bel etkilenmeden kol çalıştırabilen biri çıkarsa ölene kadar duacı olurum :)

not: basit, yün bir bel korsem var ama bir faydası olmaz sanırım bu hareketleri yaparken?

not 2: 8 kiloluk bir dambılım var.
0
ahm1
(20.03.17)
Dirsekleri bir yere dayayarak ve oturur pozisyonda direkt bölgesel bir biceps çalışılabilir.

encrypted-tbn2.gstatic.com
0
filipis
(20.03.17)
www.bodybuilding.com

solda equipment type'den sadece dambıl seçip filtreleyebilirsin de hareketler için.

epey bir hareket var dikkatli incelersen bele yüklenmeden.
0
makbur
(21.03.17)
@makbur:

o siteden live chat'e girip derdimi anlattım kısaca. şöyle dedi peş peşe:

"Ok ahm1. I have had issues with this and Bicep exercises can aggravate it quite a bit as your shoulders join to your spine. I think this may be something that will be best asked to a physician to make sure that what you are doing is going to be safe for whenever your slopped disk is.

I would be careful though. I injured my upper back about 2 years ago and tried doing a bicep workout a month after and it made it much worse for many months. I advise giving it as much time as needed, because if you re injure it, its going to be worse than the first time around. It was for me!"
0
🌸ahm1
(21.03.17)
live chat iyiymiş bilmiyordum:) ben de söylenenlere katılıyorum hiç gereksiz yere risk almamak gerek iyileşme sürecinin tamamlanmasını beklemek gerek çünkü tekrar eden sakatlıklarda durum daha da kötüleşebiliyor.

bu arada @filipis'in verdiği harekette www.bodybuilding.com bile, hareketi yaparken değil belki ama barı durduğu yerden alırken bir bele yüklenme süreci var. benim de aklıma listeyi verirken incline sehpalı hareketler gelmişti ama onlarda da aslında bele bir baskı var.

sanırım bele en en az etki eden tek hareket bunlar:) www.bodybuilding.com
www.bodybuilding.com
www.bodybuilding.com

yine de doktora sor o sana uygun spor dalları hareketler v.s. söyler sanırım.

tekrar geçmiş olsun.
0
makbur
(21.03.17)
çok sağol.

valla o hareketler de beli etkileyebilir açıkçası. şöyle bir gözümün önüne getirdim de o hareketleri yaparkenki halimi, sanırım onlarda da bele yük biniyor. sanırım belden kaçış yok :) (üzülsem mi ağlasam mı gülüşü :)
0
🌸ahm1
(21.03.17)
ayakta biceps ve triceps çalışırken bele yük bindirmemek gerek zaten. bunun için karnını ve götünü sıkacaksın. öteki türlü zaten 15-20 kiloluk dambıllarla çalışmaya başladığında öne arkaya eğilmeye başlarsın. sıkıntı olur.

concentration curl var. ona bak.
0
alperz
(21.03.17)
(2)

Gitar fret değişimi ne kadar?

aat bh
Merhaba 2. el 350 tl ye aldığım yamaha marka akustik gitarımın bugün farkettim fretleri nedense eridi iyice çukur oluştu bayağı gözle görülüyor. yarım milim vardır ilk perdeler.şuan cızırtı ve ya farklı bir sıkıntısı yok ama yaza kadar cızırtı yapmaya başlayabilir diye tahmin ediyorum. sorum şu bu f
Merhaba 2. el 350 tl ye aldığım yamaha marka akustik gitarımın bugün farkettim fretleri nedense eridi iyice çukur oluştu bayağı gözle görülüyor. yarım milim vardır ilk perdeler.

şuan cızırtı ve ya farklı bir sıkıntısı yok ama yaza kadar cızırtı yapmaya başlayabilir diye tahmin ediyorum. sorum şu bu fretlerin değişimi ne kadara mal olur? internerten fretlere baktım en aşağı 50 tl. e adamın saatlerini alıcak 200 liradan aşağı işçilik yapmaz diye düşünüyorum. zaten gitarı 350 tl ye aldım :)

ne yapsam karar veremedim. işçilik bu kadar tutar mı eminde değilim? elim ince tamir işlerine yatkın ama kendim değiştirmeye kalksam mı? bir akıl verin dostlar. bu işi yapan eden var mı aranızda?
0
aat bh
(20.03.17)
1 gitarınızı temiz ve bakımlı tutarsanız fretler de daha duzun ömürlü olur.
2 gitardan anlamıyorsanız bilen birine götürün o yapsın
3 ucuz etin yahnisi yenmez
0
idexo
(20.03.17)
çalımda herhangi bir sorun olmadığı müddetçe -cızırtı bızlama v.s.- fretleri değiştirmenize lüzum yok. olmadı fretleri zımparalatabilirsiniz herhangi bir luthier'de.

öte yandan gitarın klavyesi en fazla ince işçilik isteyen bölüm. internetten baktığınız fretler elinize öyle her perde için ayrı ayrı 20 tane kesilmiş vaziyette gelmeyecek, uzun tek bir parça gelecek metalden kablo gibi. her bir perdeyi ölçüsüne göre kesmeniz, uygun yapıştırıcısını sürüp çakmanız, çakarken klavyeye zarar vermemeniz ancak tam anlamıyla oturtmanız, ardından taşan bölümleri tekrar kesmeniz, kesilen yerleri zımparalamanız v.s. v.s.

yine de şunu paylaşayim www.youtube.com
0
makbur
(20.03.17)
(5)

masaüstü pc önerisi.

bana lukslerimi verin
selam,maksimum 3 bin bütçeyle masaüstü oyun bilgisayarı satın almak istiyorum. şu şekilde toplayan siteler var. http://www.teknobiyotik.com/dark-intel-kaby-lake-i3-7100-3-9ghz-gtx1060-3gb-8gb-ddr4-1tb-hdd-500w-80-oyun-bilgisayar.htmlyada bu: http://inventus.com.tr/mi_products/Product.aspx?PID=8224b
selam,

maksimum 3 bin bütçeyle masaüstü oyun bilgisayarı satın almak istiyorum. şu şekilde toplayan siteler var.

www.teknobiyotik.com

yada bu: inventus.com.tr


bu fiyata bu pc'lerden biri alınır mı . yada başka önerisi olan var mı.

kendim alıp toplama işine uzağım. hiç denemedim. videolar seyrettim ama kendime güvenemiyorum.
0
bana lukslerimi verin
(20.03.17)
İngilizcen varsa reddit yoksa Donanımhaber'e yaz. İşi bilen kesim onlar.
0
patatesli yumurta
(20.03.17)
vatan bilgisayara git, durum böyle böyle de, onlar sana toplar güzel bir şey.
0
cekilmis gayfe
(20.03.17)
nisan ayında amd ryzen 5 serisi çıkıyor. biraz sık dişini. yoksa kafanı taşlara vurursun..

(bkz: amd ryzen)
0
makbur
(20.03.17)
Hocam teknobiyotikten hazır kasa almıştım. Ekran kartı hariç her şey monte edilmiş geliyor. Ekran kartını siz takıyorsunuz(kırılır zarar görür diye takılı göndermiyorlar.)
0
nodrama
(20.03.17)
inventus'tan seçtiğin sistemi çok beğendim. yanına 3 tane 8'lik ram alırsan, bir de m2 ssd alırsan uçar gider o arkadaş. yalnız ilave fan şart görünüyor. i3 olanı düşünme derim, o işlemci grubu için ağır işlemlerde çok ısınıyor diyorlar.
0
babilbaligi
(20.03.17)
(6)

Bir video vardı? (dublaj/seslendirme ile ilgili)

Cesario
2 kişi filme dublaj/seslendirme yapıyordu. Mesela filmde adam yürüyorsa dublaj yapan da yürüyordu, filmde 2 kişi dövüșüyorsa dublaj yapan 2 kişi de dövüșüyordu. Ekipmanları falan vardı, donanımlı bir stüdyo gibi bir yerde geçiyordu. YouTube'a baktım ama bulamadım. Çok ilginç gelmiş ve beğenmiştim. B
2 kişi filme dublaj/seslendirme yapıyordu. Mesela filmde adam yürüyorsa dublaj yapan da yürüyordu, filmde 2 kişi dövüșüyorsa dublaj yapan 2 kişi de dövüșüyordu.

Ekipmanları falan vardı, donanımlı bir stüdyo gibi bir yerde geçiyordu.

YouTube'a baktım ama bulamadım.

Çok ilginç gelmiş ve beğenmiştim.

Buldurur musunuz dostlar?
0
Cesario
(13.03.17)
bahsettiğiniz şey foley sound. youtube'da bu şekilde aratırsanız ilgili videoyu bulabilirsiniz.

örnek olarak atıyorum belki buna benzer bir şeydir: www.youtube.com
0
Hendrix'e tapan adam
(13.03.17)
@hendrix

Bizim izlediğimiz orjinal İngilizce filmlerde de efektleri böyle mi yapıyorlar peki?
0
🌸Cesario
(13.03.17)
@cesario hemen hemen tüm filmlerle foley kullanılır. daha temiz ve efektif bir etki bırakmak amacıyla tüm ses kuşağı bu şekilde hazırlanıyor. tabi bu işin maddi imkanlarla yapılan kolay kısmı. bu tip bir ses kuşağı arşivlerden edinilen ses efekleriyle de hazırlanabilir fakat daha meşakatli bir süreç olur.
0
Hendrix'e tapan adam
(13.03.17)
çoğu üzeri dublajlı film sadece oyuncu sesleri hariç full ses geliyor
patlamalar, kapı sesleri vs vs

sadece oyuncular ağzını oynatınca boş.
sonra üzerinde dublaj yapılıyor.

doğan tv 'de (dsmartta 20 tane dizi/film kanalımız var) yayın teknikte çalışıyorum, daha net bir cevap alamazsın yani :)
0
Corc
(13.03.17)
adamlar dövüş sahnelerinde bildiğin yıktılar stüdyoyu:))
0
makbur
(13.03.17)
@Corc Bazı filmlerin türkçe dublajında orjinal sesler arada kaynıyor. O yüzden sinemaya gittiğimde dublaj yerine orjinal seslendirmeye gitmeye çalışıyorum.
0
🌸Cesario
(13.03.17)
(6)

uydunet-kablonet modem hakkında bilgisi olan?

yokumbenburda
uydunet modemi yenilemem gerekiyor. şu anda tek antenli eski modemden kullanıyorum. uydunet müşteri hizmetleri ile konuştuğumda, 1.5 ay önce yeni modemlerin geldiğini, ancak bulunduğum bölgede stoklarda hangi modem varsa onun gönderileceğini söylediler. 1.5 ay önce yeni geldiğini söyledikleri modeml
uydunet modemi yenilemem gerekiyor. şu anda tek antenli eski modemden kullanıyorum.

uydunet müşteri hizmetleri ile konuştuğumda, 1.5 ay önce yeni modemlerin geldiğini, ancak bulunduğum bölgede stoklarda hangi modem varsa onun gönderileceğini söylediler. 1.5 ay önce yeni geldiğini söyledikleri modemle eski modemleri arasında çok büyük fark var mıdır?
0
yokumbenburda
(07.03.17)
docsis 3.0 mi ogren. siteyebgirincr modemler ve ozellikleri yaziyor zaten. 3.0 dan oncesinin hiz siniri var. ama o sinirda sana yeter belki
0
sparkle kiddle
(07.03.17)
mümkünse yeni modemler arasından docsis olanını alma. wireless'ı problemli bir modem, araştır netten başka markalar da vardı. robotics falan vardı bir de sanırım.

eğer tüm bunlara rağmen docsis 3.0 alırsan, modemle biraz uğraşmalısın. eksisozluk.com

edit: neyehbe nickli arkadaş sağolsun ekşiden de uyardı, docsis marka değil modemin türüymüş. bu arada bendeki modem bahsettiği cbw-383z4 :) aman almayın. alan ya da kullanan varsa entry'deki ayarlamalar işine yarayabilir muhtemelen.
0
makbur
(07.03.17)
Üstteki arkadaşlar eksik/hatalı bilgi vermişler. Turksat yıllardır zaten Docsis 3.0 standardını destekleyen modem veriyor, o konuda problem yok. Zaten modeminin docsis 3.0 standardını desteklemesi lazım yüksek hızlarda erişim sağlayabilmesi için. Docsis bir marka/model değil, standart adı.

Turksat önceden Netmaster CBW-383Z4 modemi veriyordu. Bu modem gerçekten kötü, sinyal gücü çok düşük, herkes şikayetçi. 2 adet 2dBi kazançlı harici anteni var. Benim modemin bulunduğu oda dışında, kapıdan çıkar çıkmaz sinyal sönümleniyor, diğer odalara ulaşmıyor. Bu nedenle router kullanmak zorunda kalıyorum.

Yeni verdikleri modem ise Netmaster CBW-383ZN modeli. Bunda 2 adet 5dBi dahili anten var. Kendim tecrübe etmedim, ama çekim gücü biraz daha iyi diyorlar. Ancak yazılım ve modem arayüzünde sıkıntılar varmış.

Bence yine de alacaksan yeni modeli al, daha tatminkar sinyal gücü elde edersin.
0
neyehbe
(07.03.17)
sana verebilecekleri en eski modem 383z4 sanırım. ben evde kullanıyorum, memnunum. ha huyu suyu biraz değişik, kablosuz gücü görece zayıf denebilir ama o kadar kötü değil, yan komşu da kullanabiliyor hem de arada birkaç oda varken. kırk yılda bir internet gidiyor evet ama o da şebekeden mi modemden mi apartmandaki kutudan mı bilemediğimi söylemem gerek. ama düzeni oturtana kadar birkaç sefer servisi çağırmam gerekti ufak tefek problemlerden dolayı, kaynağı modem değildir diye düşünüyorum. (kablosuz kanalından da bahsetmiyorum zaten, ona arkadaş zaten değinmiş. dediği gibi o ayarı siz de yapabilirsiniz)
bu arada zaten docsis 3.0 olmayanlar 20mbit ve üzerine çıkamıyor diye hatırlıyorum.
bu memleket şartlarında kötü değil yani 383z4, şebekelerin verdiği bir çok vdsl/adsl modemi de kullandım, neredeyse hepsinin standardı aynı.
0
gkhncnzdgn
(07.03.17)
yeni verdikleri infinity 401, hangi şehirdesin? büyük şehirse bunu verirler muhtemelen, bize geçen hafta bunu verdiler. bütün uydunet modemleri dandik, router ile iyi performans alabilirsin ama bridge moduna alıp.
0
passion rules the game
(07.03.17)
ekleme: passion'ın yazdıklarından sonra türksat'ın sitesinden kontrol ettim. yeni bir modem modeli daha çıkartmış netmaster infinity 401 adlı. bu modemde 3x5dBi dahili anten mevcut ve 802.11ac destekliyor. eğer kullandığın 5ghz ac bir cihaz varsa kesinlikle bu modemi almalısın. hem 5ghz bandında çalışan cihaz/modem daha az olduğu için daha boş bir bantta çalışıp, daha verimli bir sinyal gücü elde edersin. hem de evindeki ac cihazlar arasında gigabit hızında veri aktarımı yapabilirsin, sanki lan kablosuyla bağlılarmış gibi.
0
neyehbe
(07.03.17)
(3)

Kablosuz Bağlantı Sorunu

bi mekan
Merhaba, Şöyle ilginç bir sorunum var. Evdeki kablosuz bağlantım, bilgisayarla bağlandığımda düzenli aralıklarla kopuyor ve bağlantı kesip, tekrar bağlanana kadar da düzelmiyor. Bilgisayar başka bağlantılarda bu sorunu yaşatmadığı gibi, bu modemle başka cihazlarla da benzer sorunu yaşamıyorum. Bu so
Merhaba,

Şöyle ilginç bir sorunum var. Evdeki kablosuz bağlantım, bilgisayarla bağlandığımda düzenli aralıklarla kopuyor ve bağlantı kesip, tekrar bağlanana kadar da düzelmiyor.

Bilgisayar başka bağlantılarda bu sorunu yaşatmadığı gibi, bu modemle başka cihazlarla da benzer sorunu yaşamıyorum. Bu sorun neden kaynaklanıyor olabilir, benzer şey yaşayan varsa çözümü nedir? Teşekkürler.
0
bi mekan
(21.02.17)
bilgisayara virus girmistir buyuk ihtimal o sebep ile baglanti kopup baglaniyor. Antivirus programi ve ccleaner kur tara bilgisayari
0
atcapar
(21.02.17)
Ama neden bir tek evdeyken oluyor bu? Kardeşimin evinde yaşamıyorum benzer sorunu örneğin aynı bilgisayarla. Deneyeyim virüs programıyla tarama yapmayı.
0
🌸bi mekan
(22.02.17)
uydunet/kablonet ve modem docsis ise eksisozluk.com

uydunet değilse entry'de anlatılan wireless kanalları olabilir problem. aynısı bende de oluyordu kafayı yemek üzereydim çünkü:)
0
makbur
(22.02.17)
(9)

DDR2 Ramleri kullanabilmek için frekanslarını düşürmek zorunda kalmak

cthulhu dawn
Nedenini ve varsa çözümünü öğrenmek istediğim bir sorunla karşı karşıyayım.Uzman ve tecrübeli kullanıcılardan yardım rica ediyorum.Eski bir PC kullanıyorum. Sistemimde 4x1GB 667 MHz DDR2 Ram bulunmaktaydı. Anakartımın ve işlemcimin desteklediğinden emin olduktan sonra gittigidiyor.com'dan 4 adet 2GB
Nedenini ve varsa çözümünü öğrenmek istediğim bir sorunla karşı karşıyayım.
Uzman ve tecrübeli kullanıcılardan yardım rica ediyorum.

Eski bir PC kullanıyorum. Sistemimde 4x1GB 667 MHz DDR2 Ram bulunmaktaydı. Anakartımın ve işlemcimin desteklediğinden emin olduktan sonra gittigidiyor.com'dan 4 adet 2GB 800 MHz DDR2 Ram modülü aldım.

Yeni aldığım bu 2GB-800MHz'lik ramlerin hepsini aynı anda ya da her birini tek tek (farklı slotlara) olmak suretiyle anakarta monte ederek bazı denemeler yaptım.
Anakartta 2GB-800MHz'lik ramler varken PC hiç açılamadı; sürekli kendini resetledi. Masaüstüne ulaştığım nadir anlarda da sürekli mavi ekran hatası verip yine kendini resetliyordu.
Ancak yeni ramleri eski 1GB-667MHz'lik ramlerle birlikte kullandığımda PC'nin açıldığını fark ettim. E tabi anakart kendisini, sistemdeki ram modüllerinden frekans değeri en düşük olanına göre ayarlıyor ve diğer ramler de 667 MHz'de çalışıyordu doğal olarak.

Yaklaşık bir haftadan biraz fazla bir süre kadar sistemi 7GB-667 MHz(3x2GB-800MHz + 1x1GB-667MHz) olarak kullandım. Bu süre zarfında yeni ramlerden 3ünün düzgün çalışırken 1 tanesinin bozuk olduğuna kendimi inandırmıştım. Satıcıya bozuk rami iade edip yenisini yollamasını istedim. Gelen yeni rami diğer 3lünün (2GB-800MHz) yanına taktığımda PC yine açılmıyordu mavi ekranlar ve resetler yüzünden. Yine bozuk Ram geldi, şansa bak diyerek ancak bu kez bilimsel(!) olarak ispatlamak amacıyla yeni geleni Memtest adlı programla test ettim ve sonuçta gerçekten ramde arızalar olduğunu gördüm. Arızalı rami satıcıya tekrar geri gönderdim ve o tekrar bana yeni bir ram modülü gönderdi.
Son gelen ram modülünü diğer 3lünün yanına taktığımda da reset ve açılmama sorunuyla karşılaşınca derin(!) düşüncelere ve araştırmalara daldım ve sonunda aklıma anakarttan ram frekansını ayarlamak geldi.

BIOS'tan manuel olarak Memory frekans değerini 667'ye düşürdüm. Tabi clock cycle değerlerini de manuel olarak olması gerektiği değerlere ayarladım ve PCyi 4 adet 2GB-800MHz'lik ramler takılı iken açmayı başardım.
Şu an ramler gerçek frekanslarında değil 667 MHz değerinde çalışıyorlar ancak PC sorunsuz çalışıyor. Sistemimi 4x2GB-667MHz olarak kullanmaya devam ediyorum.

Sorularım şunlar:
Benim bu ramleri 800 MHz olarak kullanabilmem için ne yapmam gerekiyor?
Anakartım max 800 MHz Ram desteğine sahip olmasına rağmen neden beni BIOS'tan müdahale edip çalışma frekansını düşürmeye zorluyor?

Eğer gerekliyse sistemim şu:
Anakart: ASUS M2N
İşlemci: AMD Athlon X2 6400+
Ekran Kartı: Radeon HD5850
RAM: 4x2GB-800MHz Kingston (667MHz'de çalışmakta)
0
cthulhu dawn
(16.02.17)
tamamen tahmin: bir de voltaj değeri olmuyor mu ram'lerde? onlar farklı olunca kafayı yiyor olmasın?
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(16.02.17)
Evet voltaj değerleri de oluyor ama DDR2 ramlerin voltaj değeri frekanslarından bağımsız olarak sabit diye biliyorum: 1,8V.
CPU-Z ile kontrol etmiştim daha önce. Eski ramler (1GB-667MHz) ve yenilerin voltaj değerleri 1,8V idi. Dolayısıyla sistemde voltajla oynama ihtiyacı yok diye düşünüyorum. Voltajla oynama ihtiyacı olsa bile ben o işe girişmem, orası ayrı tabi.
0
🌸cthulhu dawn
(16.02.17)
aynı sorunu yaşıyoruz. anakart farklı ama işlemci aynı.
bir ara anakartın kılavuzunda şöyle okuduğumu hatırlıyorum.: dual channel modu için ramlerin çiplerine varıncaya kadar tıpatıp olması gerekiyor. hatta ramlerin dual sided ve single sided olması fark yaratabiliyor. yanlış hatırlamıyorsam böyle bir ifade geçiyordu.ingilizceniz iyiyse datasheeti tekrardan bi okuyun derim.
0
izole
(18.02.17)
çok ilginç 5-6 senelik bilgisayarımda aynı sorunu yaşamaya başladım ben de yakın zamanda. yıllardır 800mhz ile sorunsuz kullanıyordum ancak birkaç ay önce bilgisayar sapıtmaya başladı. mavi ekranlar, açılmamalar falan. ben de 667'ye düşürdüm şu an hiçbir sorun yok gayet stabil çalışıyor. 667'den yukarı ayarlayamıyorum kafayı yiyor yoksa. bu kadar yıl gayet güzel çalışırken şimdi niye böyle oldu anlamadım tabi.
0
rotten head
(18.02.17)
EDO RAM kafasından çıkarsan sorununu çözeceksin.

DDR RAM'ler mümkün mertebe matched pair olarak kullanılmalıdır. Öteki türlü sürekli sorun çıkar zaten. Çıkmıyorsa şanslısın demektir sadece.
0
alperz
(18.02.17)
Anakartın kitapçığını bulunca inceleyeceğim.

Benim sorunumun (ramlerin 800 MHz'de çalışamaması) ram modüllerinin matched pair olup olmamalarıyla nasıl bir ilgisi olabilir anlamadım.
Çünkü daha önce sistemimin ram konfigürasyonu; 2 adet Kingston 1GB-667MHz + 2 adet OEM 1GB-667MHz = 4GB-667MHz Single Channel şeklinde idi. Yani matched pair değildi. Bu şekilde kullanırken rahatsız edici sıkıntılar (reset, donma, mavi ekran vs.) yaşamadım.
Şu an kullandığım yeni ramlerin hepsi aynı marka (Kingston), aynı frekans, voltaj ve latency (CAS, RAS to CAS, RAS Precharge, tRAS ve tRC) değerlerine sahip. Aynı zamanda dördü de hem Single Sided hem de Single Rank.
CPU-Z ile ya da Speccy ile kontrol ettiğimde ramlerin Dual Channel olarak çalıştığını görüyorum.
Bunların yanısıra yeni aldığım ramleri sistemde tek başlarına da kullanamıyorum. Yani 1 adet 2GB-800MHz ram taktığımda PC yine açılmıyor. Denemedim ama muhtemelen tek ram takıp frekansını 667'ye düşürürsem PC çalışır.

Dediğim gibi anakartın kitapçığını bulup inceleyeceğim.
0
🌸cthulhu dawn
(18.02.17)
Şu listeye bak bakalım: senin RAM'ler var mı listede.

dlcdnet.asus.com
0
alperz
(18.02.17)
bios'un güncel mi bu arada? son sürüm bios şu senin anakart için sanırım: dlcdnet.asus.com

bazen oldukça faydalı olabiliyor bu konularda
0
rotten head
(18.02.17)
merhabalar, evde sizin sisteme çok yakın bir pc vardı ve yakın zamana kadar 64 bit işletim sistemi için ben de ddr2 ram arıyordum takviye için.

piyasada çok fazla "sadece amd işlemcilerle uyumlu" v.s. sıfır ddr2 2gb/4gb ram ilanı var. bir gün bunlardan 4gb olan bir tanesine rastladım -ilanda da markası "kingston" yazıyordu-

satıcının koyduğu fotolarda bildiğimiz kingston etiketi yoktu. etiket yok dedim, model numarası istedim, önce terslendim, sonra everest ile ekran görüntüsü atıp "bak işte gerçek kingston" diye bana posta koydu satıcı:) almadım tabii ki.

sonra bu işi biraz araştırınca piyasada çin menşeili çok fazla çakma kingston ddr2 ram olduğunu gördüm. hatta rusça bir videoya rastladım, aynen senin belirttiğin gibi 800 mhz'de çalıştıramıyordu bios'tan 667'ye düşürünce 2x4gb kingston'ı çalıştırıyordu. (video infosunda uzun uzun rusça yazmıştı google translate ile çevirdiğimde inceleme videosu tarzı bir şey olduğunu ve 667'de sorunsuz çalıştığını falan anlatıyordu istiyorsan bulurum videoyu)
0
makbur
(21.02.17)
(7)

kulakici kulakliklari bi ben mi sevmiyorum

condom kurşunu
Tipa gibi o ne la ole
Tipa gibi o ne la ole
0
condom kurşunu
(10.02.17)
ben de hiç takamıyorum
0
blacksky
(10.02.17)
ben de öbür türlü kulaklıkları hiç sevmiyorum, hafiftir gerçi ama görünüşü ağır geliyor. kullandığım kulaklığı boynuma dolayıp gezebiliyorum, olmadı cebime koyarım. gürültüyü %100 kesiyor, kendi düşüncelerimle baş başa kalabiliyorum.

öbürü mecbur boynumda duracak. terlerim hem, o yüzden pratik bulmuyorum.

eskiden razer morray kullanıyordum, bozuldukça yenisini aldım.
www.geek.com

sonra onu üretmeyi bıraktılar, bozulunca razer hammerhead aldım.
www.amazon.com

bunlar gerçi üst seviye ürünler değil ama memnunum.
0
hayirsiz
(10.02.17)
bana kaba geldiğinden sevmiyorum.
0
blue eyes white dragon
(10.02.17)
ben de sevmiyorum. kulak deliğim çok küçük olduğu için düşüyor devamlı takamıyorum.
0
grace margaret mulligan
(10.02.17)
Düşüyor bide
0
all girls dream
(10.02.17)
philips'in sporcu kulaklıklarını kullanıyorum kulakiçi o da çok güzel geliyor müziğin sesi. başka kulaklık takamam aşırı rahat. bi de tam oturuyor kulağıma. hayat onlarla çok daha güzel. mutluyum.
0
matilda
(10.02.17)
insanlar ikiye ayrılıyor sanırım, bir bunu çok sevenler bir de bunu kullanamayanlar.

2-3 defa denedim hepsinde de rahatsız etti. büyük konuşmim ama hiç kullanmam heralde.

buna karşın seven de çok seviyor.

ancak kanal içi olmayan kulakiçileri kullanıyorum tabii ki. toplu taşıma ve sporda kafaüstü olmuyor. (o tıpa gibi olmayan küçük kulaklıkar da kulakiçi bu arada, tıpa gibi olanlar için en düzgün tanım kanal içi olsa gerek. -kulak kanalı içi-)
0
makbur
(10.02.17)
(13)

2000'ler güzel miydi?

hadi ya la
Özellikle kriz sonrası dönem. Ben ilkokula gidiyorum o dönem. Çocuklar duymasın, avrupa yakası falan izlerdik. Yılbaşını inanılmaz bir hevesle kutlardık. İnsanlar genelde mutluydu. Son üç dört yıldır insanlarda genel bir mutsuzluk var gibi. Mutlu olanlar ise sadece kendi dünyasını oluşturan, konfor
Özellikle kriz sonrası dönem. Ben ilkokula gidiyorum o dönem. Çocuklar duymasın, avrupa yakası falan izlerdik. Yılbaşını inanılmaz bir hevesle kutlardık. İnsanlar genelde mutluydu. Son üç dört yıldır insanlarda genel bir mutsuzluk var gibi. Mutlu olanlar ise sadece kendi dünyasını oluşturan, konfor alanında yaşamayı başaran kişiler veya çok zengin kesim gibi.
0
hadi ya la
(08.02.17)
Özlüyorum da çok klişe geliyor bana bu muhabbetler. Yılan Hikayesi dizisinin hiçbir bölümünü kaçırmazdım küçükken. Bugünkü nesil onun yerine Arka Sokaklar'ı izliyor. Memoli yerine Mesut'a özeniyor. Biz Pokemon, Digimon izliyorduk, bugünkü adamlar HD çizgi film izliyorlar. Bu hayatta her şey tekrar ediyor aslında. Dertsiz, tasasız dönemlerdi ama bu da bir yere kadar. Bir hayatın her zaman inişsiz çıkışsız olması biraz sıkıcı.
0
dissendium
(08.02.17)
bencce klişe gelecek bi durum yok. insanlar birbirinin suratına bakıyordu. şimdiyse 3 kişilik aile salonda oldugumuzda ben bilgisayara, annem telefona, babam tv.ye odaklanıyor. ekranlar degişebilir ama muhabbet azaldı. birlik beraberlik de azaldı. toplumda da ciddi bolunmeler var.
0
galandar kostumu
(08.02.17)
On - yirmi yıl sonra aynı soru bugünlerde için sorulacak ve aynı cevaplar verilecek. Gereksiz bir romantizm bence. 80 gençliği aynı şeyi söylüyor, 90 gençliği aynı şeyi söylüyor.
0
rahip janick
(08.02.17)
Her geçen yıl bir öncekini aratıyor işte, kime sorsan eski daha güzel geliyor.
0
gozu acik sevisen yahudi
(08.02.17)
Sosyal medya, RTE gibi faktörler var...

+

Çok zengin kısım mutlu değil.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(08.02.17)
İlave 2:

Parası çok olan insanlar daha çok nefret ediyorlar. Tiksiniyorlar resmen fakirlerden.
0
market_arabasıyla_terör_estiren_trafik_canava
(08.02.17)
Geçmiş, hatırlanırken zamanının kaygılarını geride bırakır. Eski bir fotoğrafa bakıldığında o günlerin huzuru yad edilir ancak o fotoğrafın çekildiği zamanki geçici kaygılar hatırlanmaz. Ve bu kaygılar yaşanılan o anın ne denli duru olduğunu idrak etmeye engeldir yaşanıldığı sırada. Geçmişi naif kılan da budur.
Bu yüzdendir ki yaşanılan nadir mutlu anlarda geçici kaygılar bir kenara bırakılıp geri gelmeyecek o anın tadı çıkarılmalıdır son raddesine kadar.
0
vonkhar
(08.02.17)
2000-2010 arası dönem benim tam ortaokul-lise ve üniversite dönemlerime denk geliyor.

evde vakit geçirdiğimi nadiren hatırlıyorum. özellikle lisede, haftaiçi de olsa sık sık taksime çıkartma yapılırdı. haftasonları zaten hep gezmece tozmaca.

bütün liselerin sene sonu festivalleri olurdu. neredeyse hepsine giderdik. çok büyük organizasyonlar, konserler olurdu, büyük gruplar gelirdi. festival çoktu.

şimdi bakıyorum anadolu liseleri proje okul kapsamında yozlaştırılmaya çalışılıyor. okulların kökleşmiş, kemikleştirilmiş hocaları imam hatiplere sürgüne gönderiliyor. kendi tayfalarından adamları bu okullara müdür olarak atıyorlar. sene sonu festivalleri iptal edilip, okullara mescitler kuruluyor. cuma namazı saati okullarda tenefüs ya da bitime denk getiriliyor.

taksim denen yerin bizim lise-üniversitedeyken her gün gittiğimiz yerle alakası kalmamış. uzun zamandır akm yok. taksim'le özdeşleşmiş pek çok dükkan kapanmış.

anlattıklarımdan sakın ola ki şu anlaşılmasın; bizim zamanımızda neydi bakın size yazık. ortaokul-lise-üniversite zamanlarının güzelliği bu dediklerimden bağımsız.

içinde bulunduğumuz durum ekonomik krizden çok çok daha ciddi bir kriz. kaldı ki böyle giderse zaten çok radikal şeyler olacak ülkede.
0
makbur
(08.02.17)
85-90 arası en iyiydi ondan sonra gelen her 5 yıllık dilimde işler biraz daha boka sardı.
2000'lerle beraber o hayatımıza demir attı bu bile 2000'leri kötü yapmaya yeter.
0
turkuaz
(08.02.17)
amerika'dan gelen para tüm dünyayı zenginleştirdi, bizi de bir süre mutlu etti.

kredi çektiğinizdeki ilk zamanları düşünün, aynen öyle.
0
tutmayın küçük enişteyi, salıverin gitsin
(08.02.17)
O zamanlar cocuk oldugunuz icin insanlari mutlu saniyordunuz belki de
0
yuzır
(08.02.17)
Çocukluk-ergenlik dönemine denk geldiği için öyle geliyor, çünkü kendini tanımaya başlıyorsun, sorumlulukların çok az şimdiye nazaran, başka bir numarası yok. Prensip olarak geçmişe özlem duymadığımdan benim için bir şey ifade etmiyor.
0
Apocalypse
(08.02.17)
2005 sonrası çivi çıktı. Zaten bulununan düzen de başkalarının istediği bir şey.
0
evimin paspasi
(08.02.17)
(11)

gitar alıyorum (fotolu)

isimsiz uye
şu iki gitar için arkadaşla anlaştık sayılır. 400'ü şimdi 400'ü yazın vereceğim 800'den. ne diyorsunuz? akord cihazı ve el kitabı da mevcut. aracı bulamazsam kargo parasını da ben karşılayacam ama o fazla tutmaz sanırım. en kötü muavine 20-30 bişey verip izmire giden bi otobüse sokar, 30 fazla atarı
şu iki gitar için arkadaşla anlaştık sayılır. 400'ü şimdi 400'ü yazın vereceğim 800'den. ne diyorsunuz? akord cihazı ve el kitabı da mevcut. aracı bulamazsam kargo parasını da ben karşılayacam ama o fazla tutmaz sanırım. en kötü muavine 20-30 bişey verip izmire giden bi otobüse sokar, 30 fazla atarım hesabına.

i.hizliresim.com
i.hizliresim.com (amfi)
i.hizliresim.com
0
isimsiz uye
(31.01.17)
izmir'desin ve kargo ile gitar alıyorsun? bence kötü bir alışveriş totalde.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.17)
neden anlamadım?
0
🌸isimsiz uye
(31.01.17)
calip denemeden asla gitar almazdim.
0
hopeless
(31.01.17)
kargoya verdirme sakın telef olur. otobüsle zarar görmeyecek bir yerde falan getirtirim dersen bilemem ama garantisi yok.

profesyonel değilsen, pek de denencek bir şey yok bence... ben buradan bir arkadaştan, hiç denemeden aldım, sorun yaşamadım. amatör bile değilim o ayrı.
0
late viper
(31.01.17)
şimdi bence asıl olay kötü bir alışveriş oluşu. e izmir'de çok daha iyi şeyler bulabilirsin bence. klasik gitar niye alıyorsun mesela elektro gitar ile beraber? dandik bir elektro gitar alıp neden giriş-orta seviye denilebilecek bir amfi alıyorsun? yapıştır 600-700 liranı güzel bir gitara bir de ses çıkartacak bir amfi al bence.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.17)
@palve, elektro fiyatları genellikle çok yüksek. 600-700e ortalama üstü bulmam zor gibi geliyor. bu elektro güzel değil mi? bikaç arkadaşa attım çok beğendiler, neden dandik dedin ki hocam? bilmediğimden soruyorum ama başlamaya baya bi hevesliyim
0
🌸isimsiz uye
(31.01.17)
klasiği öğrenmek için alıyorum daha çok. ondan başlanılması öneriliyor
0
🌸isimsiz uye
(31.01.17)
Öncelikle şu, "öğrenmek için klasik gitarla başlanmalı" şehir efsanesinden kurtulmak gerek. Öyle bir şey doğru değil, gerekli değil. Hangisini öğrenmek istiyorsan ondan başlayabilirsin ve bu daha doğru olur.

İkincisi, Cort gitarlar çok da kötü değildir; en büyük sorunlarından biri tel yüksekliğinin fazla olmasının yeni başlayanlar için zorlayıcı olması denir ki bence o kadar abartı bir durum da yok.

Üçüncüsü, denemeden de gitar alınabilir, hele ki profesyonel değilsen. Taşlanmadan önce netleştireyim: Önce o modeli kendin başka bir yerde deneyebilirsin. Sahibinden gibi siteler üzerinden güvenli alışveriş ile riski bir nebze azaltabilirsin. Mutlaka gitarın yakından fotoğrafını iste. Sapın arkasındaki seri numarasına bak, orada gitarın yılı da yazar, çok çok eski olmasın. Tonu oturur diyen arkadaşlar da olabilir ancak ben inanmıyorum fazla, dahası öyle olabilmesi için güzel ellerde uzunca yıl kalmış, bakımlarının yapılmış olması gerekir ki bu çok nadiren rastlanır. Perdelerine de bak bu yakın fotoğraflardan ki hem klavye de hem de perdelerde aşınma var mı görürsün.

Özet olarak, klasik gitarı öğrenmek için alıyorsan boşver, o paraya ya daha üst model gitar almaya bak ya da güzel amfi al. Yakın fotoğraflarından gitarı incele, aracı siteler gibi bir şey üzerinden almaya çalış, illa ki uzaktan alacaksan. Otobüse falan verme; kırar atarlar.
0
skooma
(31.01.17)
siyah var 150 tl ye amfiyle beraber vereyim izmirde sana . az biraz boyası çıkık. ama idare eder. resim istersen yarın ancak . arabada gitar.
0
illegalstar
(31.01.17)
hakkaten ha. çöp gitarları bile ne kadar pahalıya satıyor millet. resmen gitar yok alacak başka. ama klasiği kesinlikle alma.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(01.02.17)
@skooma'nın 1. ve 2. dediklerinin tamamına katılıyorum.

ancak ben olsam kargoyu geçtim yanımda bir bilen olmadan -ya da alacağım kişi güvendiğim biri değilse- tek başıma bile gidip almazdım.

adı elektro olsa da en dandiğinden en kalitelisine bu enstrümanların hepsi ağaçtan yapılıyor. aynı markanın aynı model iki gitarı arasında bile ton farklılıkları olabiliyor. bunlar belki çok ayrıntı şeyler ama, özellikle 2. el alacağın -0'larda bile denk gelebilirsin- elektro'larda hiç ummadığın problemlerle karşılaşabilirsin.

elektrik aksamında sorun olabilir (jak girişi, volume-ton potansları, manyetik switchleri v.s.), tremolo yaylarından ötürü devamlı akort bozulması sorunu olabilir ya da en kötüsü truss rod'la düzeltilemeyecek konumda sap ayarı bozulmuş olabilir.

yanında anlayan biriyle almaya gidersen eğer, bu dediklerimi gitardan anlayan biri gitarla 5-10 dakka zaman geçirdiği anda farkeder. başlangıç seviyesinde olan birisinin sorunlu bir gitarla bu işe başlaması moralini bozmak ve zaman kaybından öte bir şey vermez ne yazık ki.

bir de, o amfiyi sakın ola ki alma. kötü, yan sanayi amfiler (ampeg markasının çakması sanırım) çıkardığı çamur seslerle bu işe başlayan pek çok insanın azmini kırar. sana başlangıç olarak önereceğim amfi roland micro cube olabilir mesela.

özetle amacın elektro ise klasik gitar'ı alma. o amfiyi de alma. gitarı alabilirsin ama bilen birinin muhakkak denemesi lazım. müzik hayatında başarılar dilerim:)
0
makbur
(01.02.17)
(3)

lord eddard stark başlıkları hakkında

makbur
ekşiyi giriş yapmadan açtığınızda sol frame'de sadece "gündem" adı altında yoğun başlıklar gösteriliyor.5-10 entry'li hiçbir başlığın henüz yeni açılmışken en tepede olduğunu görmedim ama her ne hikmetse bu eleman saçma sapan ne açarsa açıldığı andan itibaren gündemin en tepesine oturuyor. (5-10 ent
ekşiyi giriş yapmadan açtığınızda sol frame'de sadece "gündem" adı altında yoğun başlıklar gösteriliyor.

5-10 entry'li hiçbir başlığın henüz yeni açılmışken en tepede olduğunu görmedim ama her ne hikmetse bu eleman saçma sapan ne açarsa açıldığı andan itibaren gündemin en tepesine oturuyor. (5-10 entry'deyken bile)

haliyle manipülatif şeyler yazdığından insanlar da hücum ediyor sonra hakikatten gündem kategorisine giriyor.

burda önemli olan, acaba sözlük belli bir istatistiğe sahip -popüler- yazarların başlıklarını otomatik olarak tepeden mi başlatıyor yoksa başka bir şey mi var?

şuna eminim ki kullanıcı girişi yapmadan sözlük okuyan çoğu kişi bu adamın başlığını gündemde tepede görünce sinirlenip sırf başlığına sövmek için sözlüğe giriş yapıyor.
0
makbur
(27.01.17)
66 kişiyi engellemişim gündemim tertemiz. benim gibi olsa millet azalarak bitecekler. trolleri engellemeyip, trollerin açtığı başlıklara müstahak sinir olmak. sövmekle bir şey olsaydı inci gibi çöp yığınını dikkate alan olurdu. adettendir (bkz: başlıklarını engelle) :D
0
latsc
(27.01.17)
@latsc

bahsettiğin sebeplerden başlığını bırak nickaltına bile yazmadım ki, vurgulamak istediğim bambaşka bir şeydi benim. sözlüğün bu yazara bilinçli olarak iltimas geçmesiydi sorguladığım ama heralde ben demek istediğimi tam ifade edememişim..
0
🌸makbur
(27.01.17)
başlığa girilen entry sayısı / zaman

bence algoritma bu şekilde çalışıyor olabilir.
0
blue eyes white dragon
(27.01.17)
(3)

taranmış ama yazısı seçilebilen pdf'ler

makbur
bazı pdf dosyaları bildiğiniz scan edilmiş, resim formatında hatta yer yer epey bir kirli yamuk yumuk v.s. ama mouse'la yazıları seçilip kopyalanabiliyor. bu tür dosyaların mantığı nedir?
bazı pdf dosyaları bildiğiniz scan edilmiş, resim formatında hatta yer yer epey bir kirli yamuk yumuk v.s. ama mouse'la yazıları seçilip kopyalanabiliyor.

bu tür dosyaların mantığı nedir?
0
makbur
(27.01.17)
OCR. Taradiktan sonra, bazi yazilimlar taranan yaziyi cozup secilebilir hale getirebiliyorlar. Mesela telefonda CamScanner var bunu yapan.
0
fortisvita
(27.01.17)
adobe reader pro bunu yapabiliyor.
0
srdr
(27.01.17)
ben bazı pdf'lerden kaynaklanıyor sanıyordum.

abby falan kullanıyordum da okuyucu programın da tarayacağı aklıma gelmemişti, teşekkür ederim.
0
🌸makbur
(27.01.17)
(5)

ttnet borctan dolayi kapalıyken sozluge nası giris yapılıyor

all girls dream
bide böle girilebildigimiz baska siteler var mi?
bide böle girilebildigimiz baska siteler var mi?
0
all girls dream
(06.05.15)
tor browser ile dene.

edit: ron dennis'i bahsettiği gibi. www.ttnet.com.tr
0
Lim5
(06.05.15)
twitter'a da giriyorduk biz.
0
oğlum çok zor lan
(06.05.15)
http:// yerine https:// kullanarak girilebiliyor ttnet borçtan dolayı kapalıyken.
0
ron dennis
(06.05.15)
internet kapanmıyor aslında hızı 1kb a mı ne düşürüyordu. bazı sitelerde bu hız yetiyor sanırım ondan olabilir.
0
bigbadabum
(06.05.15)
https sitelere izin verir, hızı 1 mbit sanırım bir de her 10 dakkada bir bağlantı resetlenir.

yani https ile başlayan bankacılık uygulamalarına girebilirsin ama 10 dakkada bir bağlantı resetlendiğinden işini o kısa zaman diliminde halletmen gerekri falan filan
0
makbur
(06.05.15)
(3)

bu neydi yahu

makbur
çok bilindik bir şey ama bulamıyorumhttp://vocaroo.com/i/s1lKr0IZt5B4
çok bilindik bir şey ama bulamıyorum

vocaroo.com
0
makbur
(09.04.15)
green sleeves diyesim geldi ilk ama tamamen de tutmuyor. yine de bir bak derim.
0
soul sacrifice
(09.04.15)
Ofisçek bize bunu çağrıştırdı: www.youtube.com
0
aithra
(09.04.15)
@soul sacrifice

evet aslında green sleeves olabilir aklımda yarım yamalak kalan melodiyi yamalamış olabilirim

@aithra

jason becker hiç aklımdan çıkmadı ki unutayim ya da aklıma gelmesin bir melodisi, sweep'i:)

teşekkür ederim efenim her ikinize de.
0
🌸makbur
(09.04.15)
(4)

Uydunet Yavaşlık

Tyler89
25mbit hızında uydunet bağlattırdım birkaç gün önce. ttnet dışında ilk kez farklı internet kullanmaya başladım. Şimdi sıkıntım şu, wifi'ya bağlandığımda hız testi yaptığımda bir laptopta 25mbit, diğerinde 2mbit görünüyor. Sonra bağlantıyı kesip yeniden bağlandığımda ikisi de 25mbit oluyor. Bir süre
25mbit hızında uydunet bağlattırdım birkaç gün önce. ttnet dışında ilk kez farklı internet kullanmaya başladım.

Şimdi sıkıntım şu, wifi'ya bağlandığımda hız testi yaptığımda bir laptopta 25mbit, diğerinde 2mbit görünüyor.
Sonra bağlantıyı kesip yeniden bağlandığımda ikisi de 25mbit oluyor. Bir süre sonra ise ikisi birden 2-3mbit.

Modemin ayarlarında mi sıkıntı var bilmiyorum. Hız inanılmaz oynuyor.
0
Tyler89
(23.03.15)
bir kaç gün önce bağlattırdıysan şimdiden nette uydunet hakkındaki yüzlerce şikayeti araştırmaya başla.

ben alttan almıştım, keşke almasaymışım da 1 hafta deneme süresi içinde iptal ettirebilseymişim.

3 aydı uydunetteyim ve abartmıyorum yaşama sevincimi aldı, modeminin wi-fi'ının dandikliği, kar yağıca yağmur yağnca kesilmesi, belirli sürelerde modemi resetlemek zorunda kalman, modemin ara ara kafayı yiyip bağlantı hızını 1 mbit e filan indirmesi v.s.
0
makbur
(24.03.15)
uydunet genel olarak iyi ama şu son bikaç gündür dalgalanıyor.
0
bruceandwayne
(24.03.15)
2,5 aydır uydunet kullanıyorum, her gün lanet ediyorum. en kısa sürede kurtulmaya bak.
0
devilred
(24.03.15)
jugador'un da dediği gibi modemleri dandik. kablosuz özelliğini arayüzünden kapatıyorsunuz, kabloyla iyi (aslında normal) bir kablosuz router'a bağlayıp kablosuz router'daki dhcp olayini kapatıp bridge mode'a alıyorsunuz; çözülüyor. hatta bal badem oluyor.
0
yardimci
(24.03.15)
(6)

1861'den kalma antika

makbur
eskiden taksim!de oturuyorduk ve rum komşularımız vardı. türkiye'den ayrılırken anneme bu bakır sahan'ı hediye etmişler (heralde bir 25 sene önce)http://i.hizliresim.com/oYVmX7.jpghttp://i.hizliresim.com/PYDV7b.jpgsizce bu bakır sahan'ın antika değerini nasıl öğrenebilirim?internette biraz araştırdı
eskiden taksim!de oturuyorduk ve rum komşularımız vardı. türkiye'den ayrılırken anneme bu bakır sahan'ı hediye etmişler (heralde bir 25 sene önce)

i.hizliresim.com
i.hizliresim.com

sizce bu bakır sahan'ın antika değerini nasıl öğrenebilirim?

internette biraz araştırdım ama genelde osmanlı bakır sahanları var. gerçi bunu da sanırım kayserili rum bir usta yapmış -anneme verilirken denildiğine göre, bu bilgi kesin değil-

benzer bir antika ürün tecrübeniz ya da bilgi alabileceğimi düşündüğünüz birileri/yerler varsa yardımlarınızı bekliyorum..

şimdiden teşekkürler.
0
makbur
(15.01.15)
önce bir gerçek mi onu öğrenmek lazım. gerçekse bile çok bi ederi olmaz diye biliyorum değerli bir maden olmadığı için.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(15.01.15)
aynısından var bizde.. antikacılar almaya kalksa 50 tl verir vermez.. sen almaya kalksan 500tl isterler bi kaç şey satayım dedim de... çakallar çok. sahibinden de gittigidiyorda bir araştır emsaller kaça gitmiş. türkiye de çünkü antika pazarı yok tutturabildiğine... hani bütün evlerde vardır o sahanlardan pek sıradışı değil..
0
mr fusion
(15.01.15)
cevaplar için teşekkür ettim;

@mr fusion
@comptrol

cidden birebir aynısı mı var yav:)
0
🌸makbur
(15.01.15)
markası 1861 olmasın onun?!
0
galahad
(15.01.15)
o yazıları yok sadece foto çekmeye üşeniyorum :D
0
mr fusion
(15.01.15)
@galahad

el yazısı olduğu bariz olduğundan bu başlığı açtım.

zaten ben de sizin gibi düşündüğümden, sorabileceğim bir uzmanı ya da web sitesi v.s. gibi bir yer var mı babında bilgi alabilmek için açtım bu başlığı. dediğiniz gibi mesela "ali muhittin hacı bekir 1777" şeklinde bir marka ustanın baş harfleri ve doğum/kuruluş tarihi de olabilir.
0
🌸makbur
(16.01.15)
(2)

Amazon Kindle Seçimi?

sevgikusunkanadinda
Kısa bir süre sonra ABD'ye gidecek bir arkadaşımdan Amazon Kindle almasını rica edeceğim. Tablet olanlarından değil de, e-reader olanlarından almayı düşünüyorum.Bu iş için yaklaşık olarak 70-80 dolar civarında bir limitim mevcut. Alabileceğim en iyi e-reader'i alayım istiyorum, hangi modelini tavsiy
Kısa bir süre sonra ABD'ye gidecek bir arkadaşımdan Amazon Kindle almasını rica edeceğim. Tablet olanlarından değil de, e-reader olanlarından almayı düşünüyorum.

Bu iş için yaklaşık olarak 70-80 dolar civarında bir limitim mevcut. Alabileceğim en iyi e-reader'i alayım istiyorum, hangi modelini tavsiye edersiniz? ÖZellikle de kullananların önerisi benim için önemli, yorum yaparsanız çok sevinirim.
0
sevgikusunkanadinda
(25.10.14)
kesinlikle 1. nesil kindle touch al. paperwhite'ın aradaki fiyat farkını hakedecek bir artısı yok çünkü. -ha ben ışıklı kitap isterim dersen orası ayrı-
0
makbur
(25.10.14)
Pw2 100 dolara bulunur sanrm.
0
rnks
(25.10.14)
(5)

kindle ile pdf

cari kacik
kindle ile ilgili sorularım var:1. kindle ile pdf okunuyor mu? büyük bir pdf arşivim var ve bazıları 50-60mb kadar olan dosyalar. kindle bunları açarken ya da sayfalar arasında gezerken crash olur mu? paperwhite 2'nin pdf performası ile ilgili videolara baktım biraz takılıyor ama sanki idare eder gi
kindle ile ilgili sorularım var:

1. kindle ile pdf okunuyor mu? büyük bir pdf arşivim var ve bazıları 50-60mb kadar olan dosyalar. kindle bunları açarken ya da sayfalar arasında gezerken crash olur mu? paperwhite 2'nin pdf performası ile ilgili videolara baktım biraz takılıyor ama sanki idare eder gibi. bir süre sonra iyice çekilmez bir hale gelir mi?
2. kindle'larda hafıza kartı yuvası var mı?
3. bu cihazlar gerçekten göze iyi geliyor mu ya?

yani epub'lardan ziyade kendi pdf arşivi olan birine kindle tavsiye edilir mi? bu yatırımı yapayım mı?
0
cari kacik
(25.10.14)
pdf okumak sıkıntı pw2 de ama okurken çökme sorunu updatelerle düzeltildi. ben son zamanda karsilasmadim. pdf agirlikli okuyacaksan tavsiye etmem. pw2 de hafiza karti yuvasi yok. olur da kindle alirsan k2pdfopt programi aklinda bulunsun bazen sorun cikarsa da pdf leri kindle a uyarliyo
0
sylow
(25.10.14)
Kindle alma. PDF'ler makale, teknik resim, yazı vs içeriyorsa kindle senin ilacın değil.
0
Simrug
(25.10.14)
bir çok pdf a4 kağıt baz alınarak oluşturuluyor. a4 boyunda olmayan hiç bir şeyde aslında pdf'ten verim alamazsın ne yazık ki.

metin dosyası içeren pdf'leri her zaman olmasa da kindle formatına çevirebiliyorsun.

ancak pdf'ler çoğu zaman ipad'de bile hafif zoomlanarak ancak okunabiliyor ki, ipad'in ekranı ile kindle dx'in ekran boyutları aynı. yani normal kindle değil, kindle dx ile bile kusurusz randıman alamazsın pdf'lerde.

pdf'lerden full performans alabileceğin tek cihaz sanırım bu: www.youtube.com akademik olarak v.s. pdf ile gerçekten işin çok oluyorsa bence buna 1000 dolar civarı bir para verilebilir.

ama eksisozluk.com oluşumunda 2000'e yakın türkçe e-book mevcut. (pdf değil yani)

yani pdf demek aslında her şey değil. ama pdf için alacaksan, kindle alma. dx bile alma.
0
makbur
(25.10.14)
Ya da şu:
www.samsung.com
0
Simrug
(25.10.14)
hayirsiz+1
0
mdmfk
(25.10.14)
(3)

Lehimleme [ince iscilik]

nawres
sariyer, besiktas, sisli, beyoglu civarlarinda nereye lehimleme yaptirabilirim.oyle cakma olmamasi lazim ama baya ince calisilmasi gerekiyor, nereye yaptirabilirim boyle bir lehimlemeyi?
sariyer, besiktas, sisli, beyoglu civarlarinda nereye lehimleme yaptirabilirim.

oyle cakma olmamasi lazim ama baya ince calisilmasi gerekiyor, nereye yaptirabilirim boyle bir lehimlemeyi?
0
nawres
(04.07.14)
karaköy selanik pasajı elektronikçi dolu, oraya gidebilirsiniz.
0
talemon
(04.07.14)
biraz önce mecdiyaköy pazar sokağında borsa bilgisayarın altında bir elektronikçiye ekran kartımın kopan minicik power soketini lehimletmek için bıraktım:)

çok çok ufak olduğu için kendim girişmeye korktum açıkcası. iftardan sonra gel dedi bakim yapabilecek mi tabi..

akşam alınca yazarım buraya yorum.
0
makbur
(04.07.14)
selanik pasaji 3. katta mehmet usta var, her turlu lehim islerini yapiyor duzgun bir sekilde.
0
🌸nawres
(08.07.14)
(13)

190cm+ kişileri askere genellikle ne olarak alınıyor ?

avrigus
sb
sb
0
avrigus
(04.07.14)
komikli cevap : kazma

normal cevap: kilo oranına göre de değişebilmekle beraber kimin ne olarak alınacağına dair bir garanti yok. Tamamen ihtiyaçla alakalı.
0
anonymice
(04.07.14)
kaleci.
0
baldur
(04.07.14)
flama taşıyıcısı
0
dafuq
(04.07.14)
bayrak direği
0
rhan
(04.07.14)
komando olurum korkusu olmasın (gerçi artık asteğmenliklerde kalktı). komando timinde 1.60'lık adam da olabilir 2 metrelik de. dezavantajın ilk günlerde olur, çünkü muhtemelen en ön veya ikinci sırada olacaksın içtima ve yürüyüşlerde falan. yani göz önündesin, kılık kıyafet, hareketler vs. dikkatli olman gerekiyor orta ve arka sıradakile göre daha fazla. flamacı ve sancak nöbetçileri de uzunlar arasından seçilir, bu tür görevler alabilmen de mümkün.
0
candanag
(04.07.14)
bir ihtimal cumuhrbaşkanlığı muhafız alayına muhafız olarak alınabilirsin. onlar da en az 1.90
0
kaptan memo
(04.07.14)
aradığın cevabı veriyorum, herkesi komando yapmıyorlar :)
0
yazgisiz infaz
(04.07.14)
Hicbir genellemesi yok. Gittigin yere gore degisir. Su ya da bu olursun buyuk ihtimalle diye birsey yok. Albay - general falan ihtiyaci varsa yanina alir seni. Onun disinda hic belli olmaz.
0
delifaruk
(04.07.14)
flamacı
0
kamera motor
(04.07.14)
nöbet ağacı
0
kelepir
(04.07.14)
manga komutanı
0
compadrito
(04.07.14)
Spesifik bir özelliğiniz yoksa herhangi bir işle görevlendirilebilirsiniz. Bu ot yolmak da olabilir bölük komutanının postalığı da. Bilemeyiz yani askerlik bu, her an her şey olabilir.
0
angelus
(04.07.14)
orgeneral
0
makbur
(04.07.14)
(20)

komşunuzla internetinizi paylaşır mıydınız?

yue
apartmanda yan komşumuz internet şifremizi iş arayacağız internette diye istemiş, ben evde yoktum eşim vermiş. sonradan o da pişman oldu ama hayır diyememiş yüzlerine. bir ay falan kullandılar interneti bizden.şimdi geçen hafta tivibuda bi sorunlar oldu fibernet şifresi falan her şey değişti. şifrey
apartmanda yan komşumuz internet şifremizi iş arayacağız internette diye istemiş, ben evde yoktum eşim vermiş. sonradan o da pişman oldu ama hayır diyememiş yüzlerine. bir ay falan kullandılar interneti bizden.

şimdi geçen hafta tivibuda bi sorunlar oldu fibernet şifresi falan her şey değişti. şifreyi yeniden istiyorlar, ben henüz yapılmadı dedim oyalamak için ama kararsızım verip vermemekte.

maddi durumları iyi değil biliyoruz, adam biraz tuhaf birisi çalışıp çalışmadığı belli değil. kadın adamın 2. eşi oluyor çocukları yok, kadınla azcık muhabbetim var benimde, burada iş bulamadığı için başka şehirlere gitmeyi istediğini falan söylüyordu, tek başına gidecekmiş kocası gelmiyormuş(ufak bi ilçedeyiz bu arada). elimden geldiğince de yardım etmeye çalışıyorum, arada alışveriş yapıp kadına veriyorum erzak tarzı şeyler.

kocası 'sorun paraysa parasını verelim' dedi ama zaten maddi durumları iyi olmadığı için kadının kedisinin veteriner ücretini bile ben ödemiştim geçen hafta :/ ayrıca karşılık beklemeden yardım ettim hep, yani öyle demesi de biraz canımı sıktı.

zaten kararsızlığımın asıl sebebi adam. acayip sitelere girer de başımızı belaya sokar mı diye.

ne yapayım, siz olsanız verir misiniz?
0
yue
(08.05.14)
ttnet'ten uyarı geldi artık paylaşamam deyin.

ben olsam aynen bunu söyler vermezdim.
0
bira sisesi kapagi
(08.05.14)
bizim dairenin sahibinin oğlu üst katımıza taşındı. ben internet çektim eve. baktı ooo internet alırım bir dal kabloyu uzatsana dedi. hayır cezası büyükmüş dedim reddettim pezevengi. vermeyin internetinizi. internetin fakirlikle ne olayı var ki, ekmek değil su değil. siktiret kardeşim, yasakmış sistem üzerinden neti paylaştığımız görünüyormuş filan de kapat konuyu.

kimseye internet şifrenizi vermeyin kardeşim. ayrıca porno filan dahi izlese kullandığı bilgisayarın mac adresinden tespit edilir. senin başın yanmaz o yönden korkma. ama tavsiyem verme internetini ekmek değil su değil aq. internetsiz yaşasınlar.
0
tutun kolonyasi
(08.05.14)
ben olsam vermezdim. dediğin gibi saçma sapan sitelere girer, sonra sen uğraşırsın. bazen de ayıp olur diye düşünmemek lazım.
0
rock n roll
(08.05.14)
hayır verme. sen oldukça insani yaklaşmışsın her konuda.
@tütün kolonyası zaten yazmış.
0
gece lampulu
(08.05.14)
Verme derim uyarı geldi diyin
0
basond
(08.05.14)
Aynen ben de vermezdim. İnternet çok mübrem bi şey değil internetsiz yaşayabilirler. Zaten anlattıklarına bakılırsa gayet de yardımcısınız, veteriner ücretini herkes ödemez.

Ttnetten uyarı geldi paylaşmak büyük suçmuş veremem cümlesine benden +1

Bazen iyi niyetli olmak için uğraşıyoruz evet ama suistimal etmeler, sanki mecburmuşuz gibi davranmalar başladı mı ona bi dur demek lazım. Fiber işi bunun yolunu açmış, sizin dışınızda şifre değişmiş tekrar vermeyin. Mecbur değilsiniz en nihayetinde. Öyle gibi olmasına izin vermeyin derim.
0
septiklestiremediklerimizdenmisiniz
(08.05.14)
Ver la ver. Nolacak yahu. Amma büyütmüşsünüz. Sınırsızsa ver işte. Sebeplensin garibanlar.
0
hamurumdaki ayrilik tozu
(08.05.14)
benim komşum birkaç günlüğüne kullanmak üzere rica edip istemişti, düşünmeden verdim direkt. hayatıma herhangi bir etkisi de olmadı. yalnız arada yine giriyorlar, ödemeyi mi unutuyorlar faturayı napıyorlarsa. ama çok da umrumda değil, bir gün benim internetim kesilirse, ben de kendilerinden şifreyi isterim, olur biter. ama tabii senin durum biraz daha farklı gibi. devamlı kullanım adına verir miydim şu an kararsızlığa düştüm.
0
tonoto
(08.05.14)
bizim alt komsu istedi. ama ortak olalim dedi. 60tl oduyorum her ay 30tl getirdi verdi valla. oyle olsa ver derim de bu tip kimil zararlisi insanlara sinir oluyorum. maddi durumu yok evde kedi besler neti sigarayi baskasindan otlanir. eminim ikisi de gunde 1 er paket sigara iciyordur. ben olsam hayatta vermem. ha zamaninda para almadan yine bi komsuma vermistim belli bi sure.

bence de uyari geldi deyip vermeyin. hele ki bu saatten sonra takip ediliyoruz her yerde durduk yere basiniza bela almayin.
0
ergenpezeveng
(08.05.14)
biz önce bahane bulup isteyen tipleride biliriz ama sana yem atıyor anlamıyorsun kardeşim alınteri, alınteri sen her ayın sonunu getirmek için savaşırken onlar senin verdiğin internetle elini ovuşturup belki kelime yapıyorlar arkadan neyse alıp sana verirde ücretini geri çevirisen büyüklüğün ortaya çıkar öyle fake atıp çalım atmak basit kabadayı yöntemleri sen ona verirsin oda başkasına verir zincir olur sonra birde ekonomisini düşünen insanlar zorunlu ihtiyactan dolayı paylaşmı isteyen veya verenler var onları severim dayanışmanın en basitinde anlaşanlar en zor olaylarda bile dayanışmayı kolaylaştıran tiplerdir. iyi varlar ama ben karşılaşamadım apartmanda
0
protrek
(08.05.14)
vermezdim heralde.
0
enkolaykullaniciadi
(08.05.14)
ben olsam veririm. interneti çok yavaşlatacak iş yapmıyorlarsa (torrent vb)
0
kamera motor
(08.05.14)
Vermeyin. TTNET loglaması yani kullanıcıların yaptığı işler girdiği siteler DSL hattı kimin üzerineyse onun profiline kaydediliyor. İnternetinizi kullandığınızda algoritmik reklamlardan da anlaşılır zaten. İlgiye isteğe arayışa göre reklam çıkar. Sonuçta hat sahibinin kimlik fotokopisi var TTNET te. Şuanlık büyütülecek pek bi şey yok ama yakındır. Parasından filan değil sırf bu yüzden vermeyin bence.
Güveniyorsanız o ayrı.
Ayrıca bu yazdıklarımdan dolayı beni tanıyan burada olan arkadaşlarım çok gülecektir. Çünkü Ben de komşularımın internetlerini kullanıyorum. İzinsiz habersiz. Ama ben öğrenciyim :D Biraz da alanımdan dolayı bilgiliyim. VPN kullanarak Bilinçli kullanıyorum. İnternetlerini yavaşlatmıyorum.
0
cunupkral
(08.05.14)
bu kadar yardım etmenize rağmen ortada hala daha bir "sorgulama1 varsa, karşı taraf sizi sömürüyordur net.

ben birinden internetini isteyeceğim, yararlanacağım, daha sonra o kişi şifresini değiştirecek ve gidip yeni şifre ne diye kapılarına gideceğim?

bence paylaşmadığınız için hiç vicdani olarak rahatsızlık hissetmeyin. neticede iyi niyetinizin sömürülmesine izin vermeyerek de aslında iyi bir şey yapmış oluyorsunuz, böyle düşünün.
0
makbur
(08.05.14)
Veremem demek neden bu kadar zor? Neden bahane uydurman gerekiyor?

Ben olsam vermezdim ve vermedim zaten 2 komşu sormuştu.
0
Nocturne
(08.05.14)
Bu ne korku yahu ? Internet ne zaman korkulacak birşey oldu bu kadar. Verin şifrenizi. Birşey olmaz. Durumu kötü diyorsunuz,akşamları dışarı çıkıp gezemeyen insanlar bırakın internet başında vakit geçirsin.ayrıca savcılıktan falan başınız belaya girmez. Ben Twitter'dan yıllardır saydıyorum "devlet büyükleri"ne,başıma birşey gelmedi. Insanlık ölmüş yahu.
0
rock3r
(08.05.14)
En basitinden..

www.cumhuriyet.com.tr

Böyle bir olay olduğunda mesul kişi internet sahibidir.

EDİT: Haber linki ekledim.
0
cunupkral
(09.05.14)
verdim, şifreyi değiştiremedim (değişince ona da geliyorlar, nasıl buraya geldik anlamadım) onlar internete asıldıkça modemi resetliyorum vazgeçiyolar.
0
stereoseyfi
(09.05.14)
@tutun kolonyasi olaya noktayı koymuş zaten. ekmek değil su değil. bi arkadaş "parası neyse verelim" cümlesine bozulmuş ve yüzde yüz haklı. paran varsa git bağlat o zaman, amına koduğum godoşu ya. tamam sakinim :/
0
lionel andres
(09.05.14)
paylaşın. tekelci şerefsiz servis sağlayıcılarına kazıklanıp duruyoruz zaten.
bi garibana faydanız olsun. ama internette sorun oluşturacak davranışlarda bulunmamasını da tembihleyin.
0
titiraprap
(09.05.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.