Giriş
(7)

üst kuşaklar kötü ebeveynler miydi?

brakgn
30'lu yaşlardayım. ailem 60lı yaşlarda.Baba olduktan sonra kaçınılmaz şekilde bazı karşılaştırmalar yapmaya başladım. Kendi neslimin ebeveynlik anlayışını, bir önceki nesille kıyaslayınca, gerçekten şans eseri büyümüş gibi hissediyorum. Önceki nesillerde yapılan ciddi ebeveynlik hataları, adeta bile
30'lu yaşlardayım. ailem 60lı yaşlarda.

Baba olduktan sonra kaçınılmaz şekilde bazı karşılaştırmalar yapmaya başladım. Kendi neslimin ebeveynlik anlayışını, bir önceki nesille kıyaslayınca, gerçekten şans eseri büyümüş gibi hissediyorum. Önceki nesillerde yapılan ciddi ebeveynlik hataları, adeta bilerek ve sürekli tekrarlanmış gibi görünüyor. Bu travmatik yaklaşımlar, sanki yetiştirme sürecinin ayrılmaz bir parçasıymış gibi uygulanmış.

siz de böyle hissediyor musunuz?
0
brakgn
(01.10.24)
kötü ebeveyni iyi tanımlamak lazım. Bazen de bilmemek, çağın getirdiği farklılıklar imkanlar vs. etken.

İnternetin olmadığı bir dünyada ne kadar bir şeyleri bilebilirsiniz? Nesilden nesile geçerek. Bir önceki neslin hataları sizle devam eder.

Çok basit örneklerle yenidoğanı karın üstü yatırmak, battaniye vs. örtmek. Hem literatür değişti benim bebekliğimden yani yatak olan battaniyenin ters yatırmanın ana ani bebek ölümü sebeplerinden biri olduğu ortaya çıktı, hem de benim buna erişimim inanılmaz kolaylaştı.

Yani annem annesinden gördüğü şekilde yatırdı beni. Kitap okusa da o anki liteartür zaten öyleydi. Ama bugün ben anında görebiliyorum ne yapmam gerektiğini. Yarın çocuklar emeklemesin dese Who anında haberimiz olur. hayat farklı.

Psikolojik olarak da benzer süreçler var. Yani bir bireyin nasıl yetiştirmeniz gerektiğini bugün hemen bulabilirsiniz ama onda da tabii tek bir yöntem olmaması sebebiyle kafa karışıklığı oluşması da belki daha büyük problem.
0
wallcan
(01.10.24)
bir de bir üst jenerasyonun nasıl yetiştiğini düşünün. hepsi 5-6 çocuk olarak genelde hiç önemsenmeden ve ekseriyetle otoriter figürler tarafından büyütülmüş insanlar. maddi ve sosyal imkansızlıklarla, bilgisiz bir toplum içinde ilerlemiş süreç. bu açıdan bakınca her ne kadar bu güne göre kötü olsa da kendi çocukluklarına göre genelde daha iyi yaklaşımlarla büyüttüklerini görüyor ve kızgınlığımın çoğunu törpülüyorum.
0
awlmi
(01.10.24)
yeni yeni bilincleniyoruz...
bir de egitimli insanlar gec cocuk sahibi oluyor dolayisiyla tecrübelerin verdigi bilgi birikimi ve farkindalikla daha ilimli yaklasabiliyorlar.

bizden önceki jenerasyon gözünü acmadan evlenmis, calismaya baslamis ve cocuk sahibi olmus.
0
robert bosch
(01.10.24)
cocuklarini taciz tecavuz edenleri, sistematik siddet uygulayanlari vs. ayri tutuyorum, zira burada ebeveynlik degil baska bir durum soz konusu ancak anlattiginiz anlamda anne babalarimiz kotu ebeveynler degildi, bilincsizlerdi ve bilinclenebilecek imkanlari da pek yoktu, aslinda olay bundan ibaret. o anki sartlarla ve erisebildikleri bilgilerle ya da kendilerine aktarilan bilgi ile, ellerinden gelenin en iyisini yaptilar bu kadar. bu demek degil ki, herhangi bir travma yasadiysaniz bu onemsiz ya da uzerine dusunmeyin. bu travmanin nereden kaynaklandigini bilip yasaminiza iliskin baska secimler yapmak farkli, surekli 'ebeveynlerim bana bunlari bunlari'yaptilar diyip kurban modunda yasamak baska bir sey.

kaldi ki, gunumuzde de herkes, siz de dahil, halen elinden gelenin en iyisini yapmaya calisiyor. mukemmel ebeveynlik ve mutlak dogru diye bir sey yok, illa ki siz de yanlislar yapacaksiniz. bunu gercekci bir sekilde kabullenip, kendinizi gelistirerek farkindalikla ilerlemek dogrusu diye dusunuyorum.
0
kassiopeia
(01.10.24)
Her dönemi kendi içinde değerlendirmek mantıklı ama bence ortada bilinçli bir kötülük yok. Kaldı ki bugünkü davranışların da ne kadar doğru oldukları da tartışılır. Mesela çocuğu aktif olsun, öğrensin, kendini geliştirsin diye aktiviteden aktiviteye koşturmak uzaktan bakınca harika bir ebeveynlik örneği gibi gözükürken yakından çocuğu kendi uzantısı gibi görüp onun hayatı üzerinden kendini gerçekleştirmeye çalışan, bu süreçte de çocuğun benliğini ezip geçen bir deneyim olabilir. Diğer yandan ergen depresyonunun zirve yaptığı, genç intiharlarının her sene yükseldiği, bir çok çocuğun kendine zarar verdiği vb. düşünülürse bence bu neslin ebeveynlik anlayışını yargılamak için erken diye düşünüyorum.

Bu arada toplumun ortalama eğitim süresinin artışıyla çocukların maruz kaldıkları basit şiddet ve psikolojik baskı azalmıştır tabi ki bundan şüphem yok. Ancak "Eskisi çok kötüydü, şimdiki çok iyi" gibi bir sonuç çıkacağını sanmıyorum.
0
salihdt
(01.10.24)
Zamanin ruhu..

Şimdiki çocuklar da ileride ebeveynlerine hic tahmin edemeyeceginiz donelerle sallayacaklar.
0
makbur
(02.10.24)
Iyi seyler de yapildi tatsiz seyler de yasadik, kotulerdi diyemem, iyi niyetle yaptiklari bazi seyler hasar birakti, ayri mesele.
Ben yasadigim iki hatayi yapmamaya calisiyorum:

1 - dovmuyorum, bizim dayaksiz haftamiz gecmezdi. Evde sakin bir hafta gecirsek sagolsunlar okulda dayak yerdik. Simdi zaten okulda dayak yok, evde de siddet uygulamiyoruz.

2 - onunla ilgili bircok karari, ona sormadan almiyorum. Mesela kursa mi gonderecem, secenekler sunlar diye siraliyorum o seciyor. Bize soran olmadi..
0
cooperr
(02.10.24)
(4)

Bir şarkı bestelemeye çalışıyorum

air
Sıfır eğitim ve müzik kulağıyla çıktım bu yola desem yeridir. Benim için önemli bir anı olacak.Sözleri yazdım hazır, aslında bestesi de canlanıyor kendim söylerken ancak bir noktada tıkanıyorum. O şekilde söylemek için belki biraz uzun bilemedim.Bestelemek için profesyonel yardım bulabilir miyim? Ya
Sıfır eğitim ve müzik kulağıyla çıktım bu yola desem yeridir. Benim için önemli bir anı olacak.

Sözleri yazdım hazır, aslında bestesi de canlanıyor kendim söylerken ancak bir noktada tıkanıyorum. O şekilde söylemek için belki biraz uzun bilemedim.

Bestelemek için profesyonel yardım bulabilir miyim? Yani bunu yapan insanlar mevcut mu? Çok uzak olduğum için Google’da da tam istediğim şekilde arayamadım, emin olamadım.

Benim için bestelesin istemiyorum. Hani atıyorum şu şekilde söylemen lazım dese ücreti karşılığı mırıldansa ben gerisini AI uygulama üzerinden hallederim.

Böyle bir şey bulabilir miyim? Nereye bakmam gerekir?
0
air
(29.09.24)
Bu dediğiniz işleri aranjör'ler yapıyor aslında.

Yalniz bestenizi ai'ye soyletebilmek için iyi kötü biraz müzik yazımını bilmeniz gerekiyor. O iş için de yardım alabilirsiniz.

Kayıt studyolarindan fiyat teklifi alabilirsiniz. (Kayıt stüdyosu denince aklınıza hemen hande yener in falan albüm kayıtlarının yapıldığı yerler gelmesin ülke genelinde irili ufaklı yüzlerce stüdyo var böyle )
0
makbur
(29.09.24)
Aranjör deniyor o işi yapana. Örneğin ben o kişilerden biriyim. Eğer ortada değerlenebilecek bi durum varsa yalnızca söz ve melodiden tamamen şarkıya dönüşebilir.

Ama sıfır eğitim ve müzik kulağı ile beste yapmak bilemedim. Müzik yapmak tamamen bağlamsal bir şeyken hiç bağlam bilmeden zor hikaye. Ha genelde de o şekilde yürüyor iş ama direkt telefona söylenmiş bi şarkı geliyor bize ve onu bi bağlama oturtuyoruz :D
0
hedep
(29.09.24)
@hedep; hani amacım herhangi bir yerde yayınlamak değil ve ben kayıt da göndermeyecem sadece sözleri gönderecek :D
0
🌸air
(01.10.24)
Sadece sözleri gönderip şarkı beklemek de bi çalışma çeşididir.

Fakat buna beste denemez sözleri yazdım denir söz x müzik y yazar ya hani işte orada sizin yalnızca sözünüz var besteyle bi alakanız yok.

Aranjörden ziyade dümdüz müzisyene ihtiyacınız var ki sözleri besteleştirsin
daha sonra aranjör bişey yapabilsin.

tabii bunlar bu işi yapmanın normal yolları data olsun diye yazıyorum.

sizin durumda yazın suno'ya sözlerinizi tarzınızı seçin yapıversin bi şarkı eğlenin ehe mehe eşe dosta atın gitsin öyle de bişey de var :D
0
hedep
(01.10.24)
(3)

iptv Smarters Pro

twelfth
Samsung smart tv'me herkesin önerdiği iptv Smarters Pro'yu kurdum. TV'yi evdeki 100 mbit internetime ethernet ile bağlasam da wifi ile bağlasam da 10 içerikten 2'si anca çalışıyor. Fakat aynı iptv sağlayıcısı ve aynı uygulama ile arkadaşımın farklı markalı tv'sinde sorun yaşamıyoruz. Aynı zamanda ce
Samsung smart tv'me herkesin önerdiği iptv Smarters Pro'yu kurdum. TV'yi evdeki 100 mbit internetime ethernet ile bağlasam da wifi ile bağlasam da 10 içerikten 2'si anca çalışıyor. Fakat aynı iptv sağlayıcısı ve aynı uygulama ile arkadaşımın farklı markalı tv'sinde sorun yaşamıyoruz. Aynı zamanda cep telefonlarımızdan da sorunsuz kullanabiliyoruz. Hatta Samsung tv'mi cep telefonumun wifi'ına bağladığımda TV iptv içeriklerini sorunsuz gösterebiliyor. Tek sorun Samsung TV'nin ev internetine bağlandığı durumda içerikleri göstermede sorun yaşaması. Çok ilginç bir durum. Karşılaşan var mı?
0
twelfth
(28.09.24)
Smart Tv = Kanser

Verimli kullanmak istiyorsan android tv box almalısın. Tivimate adında ücretli bir de uygulama var onu da alırsan deme keyfine.
0
yosta
(29.09.24)
Iptv smarters pro PC'de çok güzel çalışıyordu, aynen samsung smart TV'ye kurdum.

İlk başta hesabı kabul etmedi, çıldırma noktasına geldim sonra bir yerden bir taktik buldum adresi yazarken nokta mi bir şey koyunca hesaba giriş yapıyor diye.

Yaptım hesap açıldı giriş yaptı bu sefer de hiçbir şey açılmadı:( samsung smart TV'de o program kara listede.

Parasız olarak smart tv club diye bir uygulama var, sadece açarken reklam çıkıyor onu tavsiye ederim. (Diğer Parasız larda kategori gruplama yok kanser ediyor)

Paralı olarak Bob player çok iyiydi. Buna benzer sağlam iptv uygulamaları var samsung un ama paralı.

Bence sırf bu paralilar alınsın diye iptv smarters calismiyor yoksa hepsinden güzel program :)
0
makbur
(29.09.24)
Smart tv club in da kötü yani şu film vs izlerken alt yazı dil ayarı yapamiyorsun
0
makbur
(29.09.24)
(2)

kindle ama kacinci nesil?

chihirovekohaku
Ikinci el bir kindle almak istiyorum. 50 euroluk bütcemle 6.-7. nesil kindle bulabiliyorum fakat bugün 18 euroya 4. nesil kindle buldum. 4. nesil kindle alinir mi? Kacinci nesilden itibaren önerirsiniz? 2-3 yil kullanirim diye düsünüyorum. pdf formatinda kitap ve makale okumak icin alacagim.
Ikinci el bir kindle almak istiyorum.

50 euroluk bütcemle 6.-7. nesil kindle bulabiliyorum fakat bugün 18 euroya 4. nesil kindle buldum.

4. nesil kindle alinir mi?
Kacinci nesilden itibaren önerirsiniz?

2-3 yil kullanirim diye düsünüyorum. pdf formatinda kitap ve makale okumak icin alacagim.
0
chihirovekohaku
(23.09.24)
11 senedir ilk nesil kindle touch kullanıyorum, ilk aldığımda pili 1 ay gidiyordu şu anda 15-20 gün.

2. El almıştım o zaman bir de.

Pdf olayı tamamen pdf boyutlarıyla alakali. Eskiden pdf'ler hep A4 boyutunda olurdu Kindle ' larda ancak landscape modda (ekranı enine doğru yan çevirip yarım sayfa yarım sayfa) okunabiliyordu.

Ancak şu anda -ozellikle roman vs- tam kitap sayfası boyutunda yapıyorlar o da ekrana tam oturuyor.

Yüksek lisans yaparken A4 pdf'leri mobi dosyasına ceviren bazı programlar vardı bazen ise yaramazdi ama genelde is görürdü. Pdf to mobi şeklinde aratabilirsiniz.

Aldığım en iyi elektronik alet derim hep ki düşün bu paperwhite ' lardan falan bile önceki bir model.
0
makbur
(23.09.24)
bende kindle 4 var 10 yıldır kullanıyorum, 2. el almıştım. şarjı halen bir kaç gün gidiyor.
epub dosyasını mobi'ye dönüştürüp çok güzel okursunuz. ama pdflerde o kadar verimli degil. makbur'un da yazdığı gibi.
0
unalub
(24.09.24)
(11)

kisin yazlik ev nasil isitilir?

antikadimag
dogalgaz yok. en guvenli ve uygun yontem nedir? soba, elektrikli soba vs.
dogalgaz yok. en guvenli ve uygun yontem nedir? soba, elektrikli soba vs.
0
antikadimag
(22.09.24)
bizimkiler soba ve klima kullanıyor.
0
ferenc
(22.09.24)
elektrikli kalorifer
0
NowWeAreFree
(22.09.24)
Uzun vadeli dusunuluyorsa isi pompasi olabilir.
0
sertac akin
(22.09.24)
Konvektör sobalar da fena değil taşıması kolay olur güzel de ısıtıyor.

Yazlık evler genelde açık mutfak merdiven vs kapalı pek yeri olmuyor orası can sıkabilir ama ne seçerseniz seçin.
0
hedep
(22.09.24)
Klima
0
etna
(22.09.24)
en ucuz yollu klima
0
jamswety
(23.09.24)
Elektrikli konvektöre geçtik geçen sene biz çok memnunuz. Ondan önce klima kullanıyorduk uyumak zulüm klimayla. Ha iyi klimalar okey, bir samsungunuz var salon mutfak birlikte ısıtıyor çok memnunuz ama bir iklimsa bizi helak etmişti. Ofiste bosch klima var aslında soğutmadı mükemmel ama oraya da konvektör alacağım bu kış yoksa kesinlikle her kış düzenli donuyorum.
0
kullanıcıadımbuolsun
(23.09.24)
Yazlık evlerin genelde 3-4 cephesi açıkta kalıyor ve özellike egedeyseniz yazın pufur pufur esip rahatlatan o rüzgar kışın Ayaz şeklinde oluyor.

Kışın kalinacaksa mantolama şart yoksa kışın özellikle aksamlari geceleri isitamazsiniz o evi. Bizim evin tadilat öncesi ocak-subatta bir kaç kere kalmıştım hatırlıyorum soba vs hiçbir şey fayda etmiyordu.

Ne zaman tadilat sonrası mantolama oldu, klimalarla baya kış geçirilecek bir ev haline geldi.
0
makbur
(23.09.24)
çok soğuklarda klima yetmez, klima + elektrik sobası
0
jülsezar
(23.09.24)
canakkalenin guneyinde yaz kis oturulan bir yerimiz var, dogalgaz yok.
mantolama + soba + klima + isitmali battaniye.
0
cooperr
(23.09.24)
Sera tipi odun sobalarından 2-3 tane olursa iş görür.
0
joooper
(23.09.24)
(11)

Evinin yakınında okul olanlara soru

kobuzchu kiz
Evimize 125 metre mesafede bir ilkokul var, taşındığımız zaman kapalıydı, yıkıp yeniden inşa ettiler, bu yıl öğrenci almaya başladığını okulların açıldığı gün anladık. Okul giriş çıkış saatleri dahil hiçbir vakitte rahatsız edecek seviyede çocuk gürültüsü bağırtısı duymuyoruz, zaten okulun bahçesi b
Evimize 125 metre mesafede bir ilkokul var, taşındığımız zaman kapalıydı, yıkıp yeniden inşa ettiler, bu yıl öğrenci almaya başladığını okulların açıldığı gün anladık. Okul giriş çıkış saatleri dahil hiçbir vakitte rahatsız edecek seviyede çocuk gürültüsü bağırtısı duymuyoruz, zaten okulun bahçesi bize göre çukurda kalıyor ve diğer tarafa bakıyor sanırım. Ama rutin olarak teneffüs/ders zili sesi geliyor, zil de değil, çocuk korosu gibi, bir şarkının 20-30 saniyelik kısmı gibi bir ses. Ve ben evden çalışıyorum ve bu sese çok kuruldum, duydukça dikkatim dağılıyor.

Soru: Bu ses seviyesi normal mi? Çevrenizdeki okulların zil sesini evden duyuyor musunuz? Gidip okula "allaseniz şunun sesini kısın, yoksa sömestr bitmeden ben deliricem" desek işe yarar mı?
0
kobuzchu kiz
(19.09.24)
Benzer bir mesafede istanbul'da aynı durumdayım.

Her pazartesi sabahın köründe megafondan "EVLADIMMM" diye bir sesle uyanıyorum :)
0
makbur
(19.09.24)
okul bahçesi ile bizim ev arasında bir sokak var sadece ve evet evdeyken okul zilini duyuyorum. evden çalışıyor olsam benim de rahatsız ederdi muhtemelen. sadece okul arazisi içinde duyulacak kadar değil de çevreye yayılacak kadar sesli zil çalmalarını ben de manasız buluyorum ama yapılabilecek bir şey olduğunu sanmıyorum.
0
elorelia
(19.09.24)
Ben alıştım, yan sokağımda okul var. Bi süre sonra duymamaya başladım tenefüs zilini. Yalnız bi ara anasınıfı için garip garip şarkılar çalmaya başladılar öğle arasında, ona biraz kıl olmuştum ama yapmıyolar artık onu da.
0
nolmus yani
(19.09.24)
anadolunun büyükşehir olmayan bir şehrinde küçük bir yerdeyim. benim de aşağı yukarı o mesafede okul var, özel günlerde yaptıkları törenler dışında ses gelmiyor. ve ben dağ başındayım, burada doğru dürüst trafik falan yok. sizin okullar acayip. ama bende de durup durup camdan bağıran karılar var. gürültüsüz yaşayamıyoruz
0
titanyum22
(19.09.24)
Evet duyuyorum ama bu bana kötü gelmiyor seviyorum zil sesini.
0
kaptan maydanoz
(19.09.24)
aynı durumdayız bizimkisi imamhatip ile yakın her gün "selam imam hatipli selam senin ruhuna" şeklinde bir müzikle yatıp kalkıp günü geçiriyoruz.
0
basond
(19.09.24)
şahsen benim ev alma kriterlerimin başında camiye ve okula yakın olmmama geliyor.
en başta hata yapmışsınız.
belki zabıtaya veya çevre şehircilik bakanlığına şikayet edip ses ölçümü yapılması istenilebilir.
0
my fault
(19.09.24)
Evimin yanında ilkokuldan liseye kadar 6 okul var. Hepsi de yürüyerek maks 3-4 dakikalık mesafededir. Zil sesi gelmiyor. Hiç duymadım. Sizinkisi normalin üzerinde bir seviyede muhtemelen ve idare farkında olmayabilir. Gidip görüşmenizde fayda var.
0
ruhen hastayim ben
(19.09.24)
evimin dibinde ülkenin ileri gelen bir eğitim kurumumun ilkokul orta ve lise kampüsü var bir duvar ayırıyor aramızı. Her türlü ses mevcut ama benim gayet hoşuma gidiyor okul yıllarım geliyor aklıma. ne güzel günlerdi deyip polyanna ya bağlıyorum deneyin.
0
jamswety
(19.09.24)
Oğlumun okulu 2 sokak ötemizde, yanındaki binada olmak istemem, sesi o kadar açmışlar ki kulak tırmalıyor.

Bahsettiğiniz gibi randon bir şarkının 10sn lik kısmı çalıyor.
0
kimlanbu
(19.09.24)
cimere yazin onu mudur gorur insiyatif alirsa sesi sadece okul icine verebilir veya desibeli dusurmesini isteyebilirsiniz
0
ala09
(19.09.24)
(5)

Manchester United neden eskisi gibi başarılı değil?

Bir ben var benden şurada
Yıllardır şampiyon olamıyor Avrupa liglerinde bir başarısı yok, neden böyle oluyor? Yani City ile United'ı bu derece ayıran fark ne oldu son yıllarda, Ferguson gider gitmez çöküşe geçti, takımı zirvede tutan yegane ayrıntı menajerleri miydi? Hayır bakıyorum hala dünyanın en zengin kulüplerinden para
Yıllardır şampiyon olamıyor Avrupa liglerinde bir başarısı yok, neden böyle oluyor? Yani City ile United'ı bu derece ayıran fark ne oldu son yıllarda, Ferguson gider gitmez çöküşe geçti, takımı zirvede tutan yegane ayrıntı menajerleri miydi? Hayır bakıyorum hala dünyanın en zengin kulüplerinden para pul sıkıntısı da yok City'nin piyasa değeri 1,726 milyar dolar United'ın 1,498 milyar dolar, niye böyle oldu ve bunun kırılma ve tekrar eskisi gibi olma ihtimali var mı sizce?
0
Bir ben var benden şurada
(14.09.24)
Çünkü bir Koç aileside orada var
0
etna
(14.09.24)
Sahibiyle alakalı olduğunu sanmıyorum abi Glazer ailesi 2005'te kulübün çoğunluk hissesini almış, o tarihten sonra 5 sene üst üste şampiyon olmuşlar bir kez Şampiyonlar Ligi'ni almışlar, ondan sonra bir gece ansızın "hadi kulübün içinden geçelim" dememişlerdir herhalde.
0
🌸Bir ben var benden şurada
(14.09.24)
kötü yönetildi çünkü. cl aldı dediğinde ferguson vardı zaten, ferguson varken futbol yönetimi gene iyiydi ama o bırakınca tek bir doğru iş yapamadılar nerdeyse. glazerlardan nefret ediyor manulular o yüzden. tekrar değişebilir mi değişebilir tabi aşırı zor değil 2 yıllık doğru yapılanmaya bakar. arsenal de mesela belki manudan daha umutsuz duruyordu şu anda city tökezlerse enselerindeler. liverpool bir ara çok kötüydü kloopla toparlanıp şampiyonluk gördüler. 2 yıl üst üste doğru kararlar almaları yeterli olur.
0
semaforo de medianoche
(14.09.24)
Immanuel Tolstoyeski podcastinde dinlemiştim, Amerikalılar kulübü satın aldıktan sonra bildiğin sagmislar, içini bosaltmislar diye anlatiyordu.

Hatta söyle bir detay vardı kulüp satıldığında parasal deger olarak ilk ucteymis şu anda baya asagilarda.

Kahvedeki adam gibi kaynaksiz belgesiz anlattım ama o herif boşa sallamaz :)
0
makbur
(14.09.24)
nepotizm.

ten hag, onana, anthony, maguire vs vs çok pahalı ve kötü transferler

şurada bi arkadaş bahsetmiş.

www.reddit.com

2005'de 2.ciymiş şimdi 5.

en.wikipedia.org

Sir Ferguson bırakmadan aydınlık zor görünüyor.
0
mutlu yillar sana
(15.09.24)
(11)

bir narin sorusu da benden

abuzer
narin'in olayı ilk ve en büyük yankıyı nerede uyandırdı? haber kanalları mı? tv programları mı?madem anne-baba herkes işin içinde "bu işte bir gariplik var" deyip konuyu bu noktaya getiren kimdi?
narin'in olayı ilk ve en büyük yankıyı nerede uyandırdı? haber kanalları mı? tv programları mı?

madem anne-baba herkes işin içinde "bu işte bir gariplik var" deyip konuyu bu noktaya getiren kimdi?
0
abuzer
(14.09.24)
Sezgin Tanrıkulu olayla ilgili duyum alınca köye gidip kamuoyu oluşturdu.
0
Phoebe
(14.09.24)
Hükümetin dikkati baska yöne çekmeye ihtiyaci vardi, medyanin da isine geldi ve sonuç bu oldu aslinda.

Birkaç hafta sonra da baska bir cinayet islenir, gene ayni seyler olur.
0
Yourcousinmarvinberry
(14.09.24)
Hükümetin dikkati başka yöne çekme ihtiyacı vardı gibi salak argümanlar bugünkü hükümetimizin aklına bile gelmemiştir Narin olayında, kendi halkımız nasıl böyle salaklaşabiliyor anlamak mümkün değil.
0
Bir ben var benden şurada
(14.09.24)
Hükümetin dikkati başka yöne çekme ihtiyacı ...
Ne oluyoruz böyle?
Gerçekten bütün herkes,kamuoyu hipnoz olmaya bu kadar yatkın mı?

Tuhaf, katanlık şeyler varsa devlet inlerine de köylerine de girmeli. Gerekirse hepsini sürmeli.

Bu gitmesekte kalmasakta türünde uzakta olan bir köy yeri değil ki.
İçinde lüx araçların dolaştığı.. bazılarının aylık 150.000 TL kazancından bahsediliyor yorumlarda.
Devlet didik didik etmeli bu tür yerleri.
Bir küçğk kız için mi olmalı bunlar ?
Evet, belli ki küçük bir kız cinayetinin ötesinde şeyler var.

Bu kadar kazancı olanlar devletten birde tarım/hayvancılık için destekleme bekliyorsa .
0
diyecevaplandı
(14.09.24)
Kesinlikle,hükümetin dikkati başka yöne çekme ihtiyacı. Bundan çok daha vahşi cinayetler oldu, üç tane bakanın gittiğini görmedim. Resmen olayı kullanıyorlar. Kanalın biri saatlerdir canlı yayın yapıyor heyecanla ama yeni bir gelişme yok.
0
parka
(14.09.24)
Tamamen sosyal medya, götünüzden element uydurmayın!
0
halitkin
(14.09.24)
Yukarida; "akepe hükümeti bile bir çocuk cinayetinden nemalanmaz" diyen çok masum düsünceli arkadasa hatirlatmak isterim ki, bu ülkede bir gecede on binler öldü enkaz altinda ailecek, çoluk çocuk, cesedi bulunamayip topraga yok olurcasina gömülen...ve böylesi bir durumda bile hükümetin umrunda olmadi, bir ayda ülke gündemi degisti...
0
Yourcousinmarvinberry
(14.09.24)
Bunu biraz gezi olaylarina benzetiyorum.

Gezi öncesi de bir sürü saçma sapan gelişmeler olmuştu, gece alkol satışı yasağından tut saçma sapan ifade özgürlüğünü kısıtlayan medya sansurleri vs ve bir anda patlama yaşanmıştı.

Narin olayı da biraz buna benziyor.

Son 1 2 haftada o kadar hukuksuzluk saçma sapan mahkeme kararları vs oldu ki insanlar artık patlama noktasına geldi ve küçücük bir kızın başına gelenler de herkesi çileden çıkardı.

Akp gündem değiştirme yorumuna katılmıyorum, bilakis devlet acziyetini insanların gözüne sokan bir süreç tüm bu yaşananlar.

Bu kadar uzun sürmesi de cabasi tabii..

(Bu kadar uzun sürmesi yine akp nin karanlık işlerinde bu Köyle ortaklık yapmaları, olayların bu kadar buyuyebilecegini kestiremiyorlardi, büyüyünce sicip sivadilar.)
0
makbur
(14.09.24)
@makbur +1 bu arada.

bu narin olayı ve ensarioğlu denen siyasetçi bozuntusunun yaptığı açıklamalar devleti aciz ve küçük düşürmekten de öte, ihanet boyutunda bir seviyede. daha doğrusu "devlet, vatandaşlarının canını koruyamadığı gibi, üstüne canını alanları da kolluyor" gibi bir durum var ortada.

bence de biraz birikmişlik sonucu olay köpürdü.
ha, iyi de oldu bence, millet anadolu'nun gerçek yüzünü görmüş oluyor
0
thedepressed
(14.09.24)
Su an sözlükte tam da söyledigimi destekler bir baslik açilmis

eksisozluk.com

Yani olayi bu sekilde yorumlayan tek kisi ben degilim.
0
Yourcousinmarvinberry
(14.09.24)
tv kanalları reyting peşinde, birileri de ekonomiyi unutturmak vs. idam söylemlerini arttırmak. çocukları düşünen şimdiye kadar hiç olmadı bu coğrafyada, bundan sonra da olmayacağı malum
0
bahçedekisandal
(15.09.24)
(7)

Engellenmiş kişinin başlığını görüyorum

makbur
Ekside engellenmiş -başlıklarını da engellediğim kisi- kişinin başlığını görüyorum ilk entrysi gorulmeyecek şekilde. Önceden de denk geliyordum ilk entry'sl olmayan başlıklara ama "heralde sadece engellemisim başlıkları unutmuşum" diyordum.https://eksisozluk.com/karsiyakada-denizin-korkunc-goruntusu
Ekside engellenmiş -başlıklarını da engellediğim kisi- kişinin başlığını görüyorum ilk entrysi gorulmeyecek şekilde.

Önceden de denk geliyordum ilk entry'sl olmayan başlıklara ama "heralde sadece engellemisim başlıkları unutmuşum" diyordum.

eksisozluk.com

Başlık bu.

Sonra usenmedim bu başlığı croxy proxy gibi bir siteye kopyaladım açtım, yazar fidisikulee diye tescilli bir aktroll.

Hesabımin açık olduğu browser'dan profiline baktım, evet her türlü bende engelli, başlıkları da engelli.

Nasıl oluyor bu iş?
0
makbur
(12.09.24)
Basliklarin engellenmesi diye bisi söz konusu degil. Zaten su an sözlükte sadece engel var.

Kisiyi engelleyebilirsin sadece.
0
Yourcousinmarvinberry
(12.09.24)
@yourcousin

soz.lk

Ben başka bir sözlüğe mi yazıyorum..
0
🌸makbur
(12.09.24)
Başlıkları açmak, açılan başlıkları engellemek değil de kendi nickine ait başlığı görmemek temelde. O da çalışmıyor.
0
nawar
(12.09.24)
@nawar

Şunu çok net hatırlıyorum ama, bir ara "bu kadar kişi engelledim ama çalışıyor mu acaba" diye bakmistim ve bir çok futbol trollu başlığını hiçbir şekilde görmüyordum. Hepsi de gerçekten hem engellediğim hem de başlıklarını engellediğim yazarlardi

Yani "başlıklarini engelle" direkt anladigimiz gibi, o yazarın açtığı başlıkları görmeme.

Ama bunu da eksi yönetiminin bilerek yaptığını düşünüyorum akp + sözlük anlaşması seklinde
0
🌸makbur
(13.09.24)
bunu senelerdir birçok kişi yazıyor aktroll başlıklarında. ben de yönetimin hit artırmak için bilerek yaptığını düşünüyorum.
0
titanyum22
(13.09.24)
Başlıklarını engelle butonu doğru düzgün çalışmıyor. Benim engellediğim yüzlerce tip var, çoğunun başlığı ilk entry hariç görünüyor.
0
10551037
(13.09.24)
@makbur başlangıçta o amaçla yaptılar. Sonra sitedeki tıklama ve ziyaret azaldığı için hoşlarına gitmedi. Benim dediğim gibi olduğuna dair açıklama yaptılar bir yerde. X'te ya da bu başlıkların birinde söylediler. Şimdi o da çalışmıyor. Sözlük şu an tam bir çöplük. Bir troll'ün açtığı başlığa üşüşüp aynı ayarı(!) vermeye çalışan 100 kişi olmazsa etkileşim azalacak çünkü. O yüzden ilk entry gözükmese de başlığı gör ve tetiklen diyorlar. Zaten başlık yeterince provokatif ise ilk entryi okuyan çok kişi yok.
0
nawar
(13.09.24)
(1)

Kooperatiften kat irtifaklı daire almak

bradfords
Merhaba, kat irtifaklı daire almayı planlıyorum. Site kooperatif tarafından yapılmış. Mevcut ev sahibi kooperatif üyesi değil. Boşandığı eşi kendisine bağış yapmış daireyi. Kooperatif üyesi hala eski eş.daireyi aldım diyelim sonrasında kooperatif yönetimi kooperatife üye olmak zorunda olduğumu söyle
Merhaba, kat irtifaklı daire almayı planlıyorum. Site kooperatif tarafından yapılmış. Mevcut ev sahibi kooperatif üyesi değil. Boşandığı eşi kendisine bağış yapmış daireyi. Kooperatif üyesi hala eski eş.daireyi aldım diyelim sonrasında kooperatif yönetimi kooperatife üye olmak zorunda olduğumu söyleyebilir mi? ayrıca dairenin de kooperatifin malı olduğunu savunabilir mi? Bunlar yasal mı? kooperatife üye olmazsam kooperatifle alakalı aidatlardan dolayı tapu müdürlüğünden tespit yaparak icra işlemi başlatabilir mi? Bu problemlere karşı nasıl bir tedbir almalıyım? Teşekkür ederim.
0
bradfords
(12.09.24)
Kooperatif dediğiniz şey zaten insanların para koyarak üyesi oldukları bir yapı.

Tapusunu sattığı anda tapuyla birlikte o haklar doğrudan size geçiyor. Tapuyu aldıktan sonra artık o kooperatifin senelik toplantılarına gidip söz sahibi oluyorsunuz, genel kurullarda seçimlerde vs söz hakkınız oluyor vb

Yalnız bunun haricinde "kat irtifaki" tapusu olduğuna göre yüksek ihtimalle kooperatif henüz siteye geçmemiş. Yani yapılmamış eksikleri mevcut.

Tapuyu almadan önce bunları iyi araştırın. Vaadedilen şeylerin ne kadarı yapılmış, siteye geçmek için müracaat edilmiş mi yoksa senelerdir kooperatif statüsünde mi?

Bizim bir yazlık site var mesela babam 20 sene önce almıştı tapu da kar irtifaki, hala daha site olamadı ki siteye geçiş başvurusu bile yapamıyor (siteye geçiş başvurusu için bir takım şartlar var, mesela yönetimin hiç borcunun olmaması lazim)

Kötü yönetilen bir siteyse mesela borçları hiç bitmez gelir gider dengesini kuramazlar, sürekli sıkıntılar çıkar vs vs
0
makbur
(13.09.24)
(11)

Yazlık alacak olsaniz

benarrivo
Silivri'de tripleks müstakil villa mi alirsiniz yoksa Marmaris'te 3+1 daire mi? İkamet İstanbul, boş zamanlarda gidilecek
Silivri'de tripleks müstakil villa mi alirsiniz yoksa Marmaris'te 3+1 daire mi? İkamet İstanbul, boş zamanlarda gidilecek
0
benarrivo
(06.09.24)
Boş zamanım olsa "marmaris'e kadar kim gidecek?" derdim
0
prole
(06.09.24)
dairede yaşamanın nesinden keyif alıyorsunuz?

bahçeli bir villa. bermuda çimi ekiyorsun. kolay kolay kurumuyor. her dem yeşil. meyve ağaçları ekiyorsun. sonra karnın acıkınca çıkıp yiyorsun. erikler olmuş mudur diye merak ediyorsun, atlayıp gidiyorsun. madem para var. bahçıvan tutuyorsun.
boş zaman mı yok? kendi odanı kapatıp airbnb yapıyorsun.

bu devirde toprak önemli. bina değil. üzerinde bina olan toprak almanızı tavsiye derim ama tabi yaşam tarzınıza göre daire de isteyebilirsiniz.
0
janderzel zartanyan
(06.09.24)
Prole +1 Bos zamanlarda silivriye giderim.

Marmaris daha canli vs diye dusunuyorsun muhtelemen ama tatil yoreleri keko kayniyor. Burada zengin, okul okumus kekolardan bahsediyorum daha cok. Bi plaja gitsen igrenirsin.

Silivrideki evde bahceye atarim sezlongumu falan takilirim. Arada plaja gider donerim gene evime.
0
Kittie
(06.09.24)
Düzenli olarak işinize gidip geliyorsanız boş zamanlarınızda yazlığa gidecekseniz Marmaris 700-750km, uçakla da olsa gidip gelmek çok yorabilir. Ama Silivri öyle değil, cuma günü işten çıkınca hafta sonunu orada geçirebilirsiniz, her hafta sonu gitseniz yine de çok yormaz. Hem kendinize ait bir binanız olacak, belki biraz bahçesi olur, bahçe işleri yaparsınız, yalın ayak dolaşırsınız.

Diğer taraftan bir deprem meselesi var, Silivri deprem bölgesinde, villayı iyi kontrol ettirin. Geçenlerde bir haber okumuştum Çekmece'deydi galiba tam yerini bilmiyorum ama İstanbul'da bir yerdi, adamlar çok pahalı villalar yapıp satmışlar ama villaların temeli yokmuş, direkt toprak üzerine inşa etmişler.
0
lamborcini
(06.09.24)
Yazlık dediğin denize girilecek yerde olur, Silivri'de denize mi girilir?
0
Bruce
(06.09.24)
İş yeri Avrupa yakasındaysa Silivride de yaşayabilirsin. 50-60 km normal iş için.

Denize girilecekse Marmaris. Silivride denize girilmez. Hem Marmaris gibi yere tatile gitsen 100 binlik oluyorsun artık ve her sene katlanarak artıyor bu.

Marmaristen yazlık alırsan bir daha yaz tatili için para vermezsin öyle düşün.
0
Cesario
(06.09.24)
silivriyi yazlik degil ikinci ev gibi dusunurdum sık sık kaçmalık bir yere ihtiyaç varsa. marmarisi de pek sevmiyorum ama muğla'dır neticede. yazın gidip 1 ay 2 ay kalabileceksen makul

marmaris diyorum.:)
0
ala09
(06.09.24)
Didim'den müstakil villa alırdım sdfjg

Soruya cevap: arada sürekli kaçıp kafa dinlenebilecekse silivri ama sadece yaz ve deniz için kullanılacaksa marmaris
0
ananiyimioguz
(06.09.24)
sık sık gidilmeyip uzun kalinmayacaksa yakinda bir yerde bir daire. mustakilin bakimi sorunlu olabilir cunku. agaclara, bahceye bakmak lazim. izolasyona iyi bakmak lazim. yazlik yerlerde kanalizasyon problem olabiliyor ona dikkat etmek lazim. eger site icerisindeyse bir nebze daha rahat ama degilse sikinti bence.
arada kactiginiz yerin sorunlariyla ugrasmayin 2 gun icin.

arada kacmak icin marmaris cok uzak bence.
0
65 derece
(06.09.24)
İkamet istanbul'sa ve boş zamanlar sıksa, Marmaris çok yorucu olur.

Marmaris yerine, milas - bodrum havalimanına 10-15 dakika mesafede yazlık siteler var. Kafana esti mi uçakla 1 saatte burdasin.
0
makbur
(06.09.24)
O kadar param olsa istanbula yakin cok guzel yerler var daha uygun marmaristen.

Uygun binyer ve bir de mesela eve havuz yaptirirsin kimseyle isinde olmaz kebap

Marmaris uzak kaliyor ama artisi yatirim olur degerlenir

Silivriyi tam bilmiyorum yorum yapamicam
0
Zetnikov
(06.09.24)
(4)

Ev kamerası hk ( nasıl böyle bişey oldu)

tuborg yesili
Tapo ( bebekleri vs izledikleri türden) ev kamerası var evde, uzun süre evde olmayacağım zamanlar kullanıyordum hiç sorun olmamıştı.geçenlerde durduk yere offline oldu, ben de elektrik ya da internet vs gitti herhal dedim. ( evden uzağım)2 hafta offline kaldı, şimdi bir baktım yeniden online olmuş,
Tapo ( bebekleri vs izledikleri türden) ev kamerası var evde, uzun süre evde olmayacağım zamanlar kullanıyordum hiç sorun olmamıştı.

geçenlerde durduk yere offline oldu, ben de elektrik ya da internet vs gitti herhal dedim. ( evden uzağım)
2 hafta offline kaldı, şimdi bir baktım yeniden online olmuş, nasıl olabilir böyle bişey sizce? Normalde adaptörü çıkar tak yapmadan offline durumı düzelmiyor diye okumuştum.

İnternet ya da elektrik 2 hafta boyunca olmamış olamaz, sizce nasıl online oldu bir anda kafam basmadı?

Derdini şey yapayım butonunu da koyayım _________
0
tuborg yesili
(29.08.24)
Benzer bir şeyi yaşadım tapo da.
Tahminim bağlantısı gitti ve bir şekilde uykuya daldı. Ya da atıyorum pespese bir süre denedi sonra ara verdi vs.
Ama aynısını yaşadım. C220 gibi bir şeydi modeli
0
kisa
(29.08.24)
o kameralar bazen cihaz veya internet kaynaklı offline kalıyor.yani bugda kalmak gibi bir durum yaşıyor. fişini çek tak yapana kadar o şekilde kalır. fakat elektrikler gidip gelince de aynı fiş çek tak durumu oluyor. enerjinin gidip gelmesiyle cihaz resetlenip düzeliyor. olan şey bu
0
limonlu eksi
(29.08.24)
tapoya güncelleme geldi bu hafta başında bana sizede güncelleme gelmiş olabilir, birde benimde başıma geldi, durduk yere offline oldu apartman görevlisine aşağıdan şalteri indirip tekrar kaldırmasını söyledim resetleyince açıldı, zor durumda kalırsanız denersiniz
0
eja
(29.08.24)
Apartmanda oturuyorsaniz alt alta üst üste bir sürü daire ve haliyle modem mevcut.

Bazen bu modem coklugundan baskın modemler diğer modemlerin wireless frekansına giriyorlar ve güçsüz modemi wireless i sekteye uğruyor.

Bizim eski kablonet modemi bu şekilde beni çok cildirtirdi:)

Yani baskın modemlerin biri sizin wireless frekansini kapadı, kamera da çalışıyor konumda ama wireless a giremiyor. Sonra o baskın modem bir şekilde ya kapandı ya da frekansı değişti ve kamera tekrar modem bağlanıp online oldu.
0
makbur
(30.08.24)
(5)

bilgisayari amfi olarak kullanmak

ekmek
elektro gitarim var ve laptopu amfi olarak kullanmak istiyorum ( pedallar ve amfiler cok pahali ). bunu daha once yapmis olanlar var ise tavsiyeleriniz nelerdir. ( ses karti, pedal efekt uygulamasi vs.)ya da buna hic bulasma su multi effect pedali ve bu amfiyi al derseniz buna da acigim.amator seviy
elektro gitarim var ve laptopu amfi olarak kullanmak istiyorum ( pedallar ve amfiler cok pahali ). bunu daha once yapmis olanlar var ise tavsiyeleriniz nelerdir. ( ses karti, pedal efekt uygulamasi vs.)

ya da buna hic bulasma su multi effect pedali ve bu amfiyi al derseniz buna da acigim.

amator seviyede caliyorum
0
ekmek
(01.08.24)
Zoom g1 four senin işini uzun bir süre görür diye düşünüyorum. İçerisinde onlarca efekt pedalı, preamp ve kabin similasyonları mevcut. Bir looper ve tuner da var. Hangi pedallara ihtiyacın olduğunu, pedalları farklı şekilde dizerek nasıl sonuç alacağını test etmek için de ideal. Kulaklık bağlayıp pratik de yapmak için ideal. İnternette bir araştırıp yorumlarını ve neler yapılabildiğini bir incele derim.

www.amazon.com.tr
0
thracia
(01.08.24)
Zoom scarlett solo ses kartı
0
grimavi
(01.08.24)
Şu son 3-4 yılda yazılımlar öyle bir hale geldi ki en iyi multi effect processor'leri ile ya kafa kafaya ya da daha iyiler -geçmişte yanına bile yaklasamazlardi -

Bunu sunun için yazdım, ortalama hatta giriş seviyesi bir ses kartıyla bile 30-40 bin TL'lik Kemper ya da Axe fx'lerden alacağın tonları alabiliyorsun.

Ve inan bana Kemper ve Axe fx harici processor'lerin hepsi vasat bile değil, vasatin altı (line 6 helix'mis boss gt bilmem kaçmış hepsi çöp oğlu çöp)

(Benim sevdiğim tonlar mesa boogie mark serisi yüksek gainli crunch tonlar, yorumlarım da bu baglamda)

Ses kartı focusrite Scarlett herkesin önerdiği, ama enteresan bir detay, benim uzun senelerdir kullandığım personus firewire bir ses kartı vardı -preampleri çok iyiydi- şehir dışına çıkmam gerektiğinden Laptop'in da firewire girişi olmadigindan çok ucuza 2. El bir tane behringer ses kartı aldım (1500 tl :)). Onunla bile sahane tonlar aliyorum şu an ki, amacım sadece takilmak çalmakti.

Tavsiye edeceğim 2 yazılım var,

İlki tahmin edileceği üzere neural DSP archetype: petrucci

İkincisi de overloud th-u. Kemper gibi gerçek Amfiler profilleyip tonlarini satıyorlar nette bulursun, cok başarılı profiller var hatta neural DSP kadar başarılı petrucci tonları var.
0
makbur
(01.08.24)
Ben yapiyorum. Tatmin edici degil ama is goruyor. Focusrite scarlett ve logic pro kullaniyorum. Mac yokken fruit loops ve korsan plugin kullaniyodum (isim hatirlamiyorum). Bi tane efekt pedali da aldim boss markaydi sanirim ama o da tatmin etmedi. En azindan bilgisayrda direk kayit aliyorum.
0
mirafiori
(01.08.24)
Normalde sürekli bilgisayar başında vakit geçiren biri değilseniz gitar çalmak için bilgisayar, daw, plugin vs açmak canınızı sıkacak bi süre sonra. Zoom gx1 four/g1 four önerisi fena değil kulaklıkla da çalışır herhangi bir line seviye kabul eden kabine de bağlayabilirsiniz.

Bilgisayar mevzusu için önce ses kartı lazım, audient id2 şiddetle öneririm ama ayrıca bi de aktif kabine ihtiyacınız olacak (hoş zoom ile çalarken de olacak) en az 5" sürücüsü olan hadi öldük bittik 4,5" sürücüsü olan kabin tercih edin, daha altı kesinlikle kibrit kutusundan gitar sesi geliyor gibi olur. Kendi amfisi(gitar amfisi değil bu) olan (aktif) çift şekilde satılan presonus, mackie, behringer vs çok kopuk fiyatlara olmayan (ama yine de güzel para olan) kabinler var.

Bir başka çözüm de aux girişi olan (line seviyesi olması çok önemli mic olmaz) eski bir müzik seti/amfi de iş görür her türlü.

Yazılımların çoğu fena değil şu an, th-u denmiş overloud iyidir. guitar rig fena değildir, eskiden tiksinsem de amplitube inanılmaz bir hale geldi en meşhurları bunlar zaten. Neural dsp satın almaya kalkarsanız epey tuzlu ama piyasadaki en iyi yazılımlardan biri cidden.


Hızlı bir çözüm istiyorsanız ya prosesör ya da dijital bir çalışma amfisi daha iyi olur kesin ama o. Boss Katana, Black Star, Roland Cube kendi amfi modellemesi olan minicik (ya da 10, 20, 40, 60 diye artarak giden watta) amfiler var tak çal geç.

Katana'lar aynı zamanda ses kartı işlevi de görebiliyor usb üzerinden kayıt vs alayım derseniz o kuşu da taşlar.

~Yazılım tatmin edici değil demek biraz güç artık ya. Yani gerçekten inanılmaz analog amfi, konser/kayıt sisteminde çalan fevkalade konservatif biri olmak lazım öyle demek için.
0
hedep
(01.08.24)
(12)

Dostoyevski'yi nasıl tanımlarsınız?

sekizdokuzon
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek
Az önce bir YouTube videosunda muazzam bir tanımına denk geldim. Şöyle diyor:

"Rusya'nın sahip olduğu, arafta olmanın, bir yenilikle karşı karşıya kalındığında ne yapılacağını bilememenin ve sayısız olasılığı aynı anda değerlendirmeye tutup hiçbir olasılığın net yanıt olmadığını da bir yandan bilerek, hiçbir olasılığa sabit kalmayıp olası olasılıklarla, seçmeye çalıştığı olasılıklar arasında net karar vermeyen, açık uçlu yapıtlar ortaya çıkaran en güçlü 19. yüzyıl yazarı."

Sizce neden dünyanın gelmiş geçmiş en büyük roman yazarı? Sizin onda gördüğünüz nedir?

Bir de "Dostoyevski'yi doğru anlamak için kırk yaşından sonra okumak lazım." diyorlar. Bu görüşe katılıyor musunuz?

Teşekkür ederim.
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
Ben çok depresif bulmuştum 1 kez okumaya kalkıştığım bir kitabından dolayı, hatta okuyamamıştım ve ben bunu hiç okuyamam diye karar vermiştim.

Kararsızlığın ve güvensizliğin zirvesi deniyor demek ki. Yani Rus edebiyatı için.
0
muhayyer divan
(30.07.24)
çok bunaltıcı yazıcaktım, yazmışlar. okumuyorum ben zaten dünya fazlasıyla gerçek ve bunaltıcı, ekstra doza ihtiyacım yok.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Çehov haricinde söylediklerin gerçek batı kültürünü sindirmis yazarlar. Daha sistemli yazarlar, daha çok kitap yüzü görmüşlerdir. Dostoyevski arada, hiçbir şey anlatmazken çok şey anlatabiliyor. Yani bu dediğin yazarlar anadili olan bir dili çok iyi, düzenli konuşurken Dostoyevski dili sonradan öğrenmiş ama o sistem bilmezliginden dilin olanaklarını aşmış. O yüzden "en". Bu görüşüm beni dünyanın en sıkıntılı insanı yapabilir, napalim.
0
🌸sekizdokuzon
(30.07.24)
anlatamıyorum’un yazdıkları da bunaltıcı.
0
deartheodosia
(30.07.24)
Benim için liseli olmakla özdeş. Lisede okuduğumuz iyi betimlemeler ve tahliller yapan bir yazar. @anlatamiyorum+1 mesele toplum, insan ve varlığı anlatmaksa daha iyi yazarlar var.
0
Amaranta ursula
(30.07.24)
Stefan Zweig’la Dostoyevsky’nin karşılaştırıldığını da gördüm ya tamamdır.

Bu duyuru zirveye yaklaştı benim için Dostoyevski ile karşılaştırılan isimlere bak :)
0
Mcfly
(30.07.24)
En sığ yorum geldi açılın bakalım :)

-Nasıl tanımlarım?
-Yorucu.

Şükürler olsun ki gençken okumuşuz bunları, belli bir yaştan sonra gerçekten kafa kaldırmıyor :/
0
mutekebbir
(30.07.24)
valla her kitabini okudum.

toplumsal konularla ve bireysel psikoloji ile ugrasarak en net ve guclu eserleri verebilen yazar. ecinniler ve karamazov kardeslerde toplumsal sorunlara (rusyanin hristiyanliktan uzaklasarak ateizme, nihilizme, komunizme suruklenmesine karsi) prens ile suc ve cezada ise insan psikolojisinin derinliklerine dalan bir adam.

cok ters, huysuz biri aslinda. yazarligi da bence tolstoy kadar iyi degil. ama yazdigi konular tolstoy'un konularindan daha onemli. yani dostoyevski'de edebiyat insan zihninin en verimli meyvelerinin verildigi bir arac olarak kullanilmisken, tolstoy'da dil ve roman estetik kaygilarla donaniyor. (tolstoy'u daha az okudum) edebiyatci ustaligi olarak tolstoy one cikarken, buyuk romanci dendiginde buyuk konulari islemesiyle dostoyevski one cikar.

edit: @anlatamiyorum'un verdigi isimlerle dostoyevski bambaska kulvarda. hikaye yazarligi ile roman yazarligi arasindaki farki gorebilmek lazim. sartre, cehov, zweig, proust ne alaka allah askina. dostoyevski karsilastirilacaksa tolstoy, hugo, joyce gibi adamlarla kiyaslamak lazim.
0
antikadimag
(31.07.24)
Ben çok severim. Suç ve Ceza, Yeraltından Notlar ve Kumarbaz favorilerim. Bir kitabı okumaktan keyif almak için illa 'kolay' okunması gerekmiyor kanımca. Ben Proust ve Woolf'un hemen bütün eserlerini keyifle okudum. Ama çok zorlanmıştım bazı romanlarında. Ulysses, Bulantı ve Dorian Gray'in portresi kabir azabı gibiydi benim için. Mümkün olsa Niteliksiz Adam'ın yazarına "Niye Edebiyat? diye sormak isterdim. Zevk renk meselesi değil; bu kitapları okumaktan keyif alacak donanım yok bende.
0
auroraaurora
(31.07.24)
Dostoyevski'nin büyüklüğü gerçekçiliğinden gelir benim için. Nerede okuduğumu hatırlamadığım ama tamamen katıldığım şu minvalde bir yorum vardı;

Yarattığı karakterlerin içindeki "diğer" kişiyi ortaya çıkarmak için kendi bakış açısının dışına çıkarak onları tahlil edebilen biridir. Kendinden önceki dönemdeki yazarları okurken, karakterlerin sesi aslında yazarın sesini, fikrini görüşlerini konuşturur ya da tartıştırdığını görürüz. Ama Dostoyevski bundan farklı olarak karakterlinin derinliğine inerek onların içindeki farklı kişiyi bulmaya çalışır ve bunu yaparken de tamamen o karakteri konuşturur, karakterin kendi sesi ve düşüncesine izin verir.

Bence Dostoyevski'nin psikolog , insan ruhunun röntgenini çeken yazar olarak adlandırılmasında karakterlerindeki bu çok seslilik yatıyor.

Kendisi hakkında hayatın gri yanlarını görmek istemeyen gibi bir yorum yapılıp, yazarı sevenler hakkında da vizyonsuz ve edebiyat kültürü sıkıntılı denmesine bakarsak, Dostoyevski'yi anlamanın sadece yaşla ilintili olmadığını da anlamış oluyoruz.
0
thracia
(31.07.24)
dostoyevski, yerli ya da yabancı edebiyatta okuduğum yazarlar arasında BENCE en iyilerinden. en kısa eserinden en uzun eserlerine kadar okuyup da bana "yav bu ne anlatıyor?" veya "yav iyi de bunu niye anlatıyor şimdi?" diye bir kez bile sordurtmamıştır; hiçbir zaman da boş bir cümlesine dahi rastlamamışımdır, kendisiyle kıyaslanan tolstoy'da ise bunları sorduğum çok olmuştur.

değindiği her bir konuda, yarattığı her bir karakterde günümüz insanlarına dahi ayna tutabiliyor ki bu da insanlığın evrensel ve yalın yapısını çok da iyi çözümleyip çok başarılı şekilde anlattığını gösteriyor.

edebi yönden kendi toplumuna ayna tutuyor mu, bilemiyorum, rus halkına gerçek dünyada o kadar hakim değilim ya da "yazar burada şunun sancısını çekerek ikilemi, rus halkının arafta kalışını anlatıyor" diyecek kadar analiz/yorum gücüm yok. zaten dostoyevski bile mezarından kalksa bu tür abartılı atıflara "yoo, basit ama epey trajik bir olayı anlattım" der diye düşünüyorum.

dostoyevski'yi her bir kitabında beni resmen o döneme götürdüğü, bir kitabındaki o temel ve yoğun duyguyu yaşattığı için, realist ve iyi bir gözlemci olduğu için çok seviyorum.

keşke sabahattin ali, albert camus ve dostoyevski ile bir ortamda bulunup sohbetlerini dinleme imkanım olsaydı.
0
m e b
(31.07.24)
İnsan zihninin en karanlık noktalarına insanları rahatsız ederek dokunmasina rağmen dostoyevski ' nin bu kadar sevilmesi;

1- bu anlatımı muthis bir ustalıkla yapması -ki edebiyat/sanat tam da işte budur-

2- hepimizde az çok bu karanlık noktaların bulunması.

(Okuduğum kitapları; Karamazov kardeşler, ecinniler, suç ve ceza, yer altindan notlar)

Bu arada başlık altında bir eleştiri var, -dostoyevski hakkında düzgün bir eleştiri okumak çok isterdim- kusura bakmayın ama ziyadesiyle komik.

Hadi proust'u bir nebze anlarım da Sartre, Stefan Zweig, cehov ne alaka arkadas; edebiyat öyle ne okuduysan hepsini mukayese edebileceğin bir alan değil :))
0
makbur
(31.07.24)
(16)

Çocuğum normal mi?

bugisme
Tam 3 yaşında erkek çocuğum var. Bazı davranışları bana ilginç gelmeye başladı. Sizin yorumunuz nedir merak ettim. Aşırı muzip bir kişiliğe sahip. Örneğin ona renkleri sorduğumda gülerek her seferinde yanlış rengi söylüyor. Bu tarz şaka yapmayı çok seviyor. Çiçeklere karşı aşırı ilgili. O kadar ilgi
Tam 3 yaşında erkek çocuğum var. Bazı davranışları bana ilginç gelmeye başladı. Sizin yorumunuz nedir merak ettim. Aşırı muzip bir kişiliğe sahip. Örneğin ona renkleri sorduğumda gülerek her seferinde yanlış rengi söylüyor. Bu tarz şaka yapmayı çok seviyor. Çiçeklere karşı aşırı ilgili. O kadar ilgili ki, izlediği çizgi film ya da videodaki arka plandaki ufacık çiçeklerin bile adını soruyor ve ezberliyor. Dışarı çıktığımızda gözü hep çiçeklerde.Neredeyse Tüm çiçek isimlerini kendi kendine öğrendi, mineden, şakayıka, kardelenden gelinciğe, çuhaya hatta gül hatmiye kadar. Bu ilgisi hayvanlara karşı yok mesela.
Bir süre yurt dışında yaşadık 1 yıl kadar. Orada da gittiği kreşte bahçe saatlerinde hep yerden ceviz kabuğu topluyordu. Bunu her gün yapıyordu.Bir kovada biriktirip bana gösteriyordu. Bu davranışı başka hiç bir çocukta görmedim.

Onun dışında konuşması (ingilizce de konuşabiliyor), ikili iletişimi, sosyalliği gayet fazla. Tableti açsak bile kendisi izlemek istemiyor pek. En fazla 10 dk.

Son bir aydır harflere kafayı taktı, günün büyük bölümünü harflerle oynamaya ve bize sormaya adıyor. Şu an tüm sayıları, harfleri ve renkleri hem türkçe hem ingilizce biliyor.

Tek bizi sıkan durum asla yalnız oynamıyor. Asla odasına yalnız gidip kendi oynamıyor. Asla kendi resim yapmıyor. Hep birlikte yapmak istiyor.

Sizce oğlumuzun gelişimsel/ davranışsal bir farklılığı var mı? Destek almalı mıyız?
0
bugisme
(30.07.24)
Olabilecek en klasik çocuk.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(30.07.24)
Çocuğunuz dahi bence.
0
makbur
(30.07.24)
Gayet güzel çocugunuz var. Her çocugun mizacı davranışı huyu suyu farklı. Sizinkini pozitif olanlardan. Tabiki uzmanın da fikrini alın bence her aile belli aralıklarla almalı. Fakat ekran olayına dikkat edin. Olabildiğince minimum tutun. Legonun çok güzel setleri var. Faydalı ve yaratıcı oyuncaklar alın
0
limonlu eksi
(30.07.24)
ben de uzman değilim ama 2 yaşında bir kızım var.

Bana sorarsanız sizin durumunuz gayet iyi. Çocuğun özellikle ilgi duyduğu birşeylerin olması ayrıca sosyal olması bunlar gayet iyi şeyler. Asıl çocuğun içine kapanık olması, kimseyle konuşmaması sosyal olmaması vb şeyler istenmeyen durumlar. Çocuğun iletişime açık olması nörolojik gelişiminin gayet iyi olduğunu gösteriyor. Dediğim gibi uzman değilim doktorlardan duyduğumu söylüyorum.
0
nuevo
(30.07.24)
Kendi kendine harfleri tanımaya başlaması, tabletten hoslanmaması mükemmel şeyler. Benim aynı yaştaki yeğenim steamden oyun indirecek neredeyse. :/
0
sekizdokuzon
(30.07.24)
normal düz çocuk bence. ne güzel.
harfleri öğrendiyse okuma yazma da öğrenir bir kaç aya. ben de 3.5 yaşında öyle öğrenmiştim. belki o zaman destek olursunuz okulda sıkılmasın diye. onun haricinde normal çocuk.
0
kaptan maydanoz
(30.07.24)
Merhaba, çocuğunuz ilgi alanlarını belli etmeye başlamış. Bunları takip ederek onun ilgi ve bu konudaki becerilerini geliştirebilirsiniz.
Kendi başına oyalanması için çocuğun sıkılması gerek. Sıkılmasına aralıklarla izin verirseniz, -bu, çocuğunuzla ilgilenmeyin demek değil-o da kendini oyalamak için bir şeylerle meşgul olmayı öğrenecektir. Bu da bir süreçtir. Bu durum aynı zamanda; çocuğunuzun akranlarıyla vakit geçirmeye hazır olduğunun işaretidir. İlgi alanlarını göz önünde bulundurarak; çift dille eğitim yapan dpğa/orman okulları vb.ekolleri araştırabilirsiniz.
Son sorunuza gelirsek; negatif bir farklılık, eldeki bilgilere göre yok.
0
from where i ride
(30.07.24)
bizimki de vinçlere, iş makinelerine takmıştı o yaşlarda. 4 yaşına gelince vazgeçti. diğer saydıklarınız da hemen hemen gözlenen şeyler.

tek yapmanız gereken sabırla tüm sorduğu 'adı ne? nasıl? neden?' sorularına cevap vermeye devam etmek :)
0
brkylmz
(30.07.24)
Benim kardeşim o yaşlarda kartallara takmıştı. Çok saçma değil mi, hahah. Kartal çeşitleri, kartalların özellikleri, doğada kartalların bulunabileceği yerler, içimiz dışımız kartal olmuştu. Kendisine bir yerlerden kartal fotoğrafları resimleri bulup kolaj hazırlardı kartonlara. Çoğu özelliği o kadar benziyordu ki sizin çocuğunuza :) Şimdi büyüdü tabi. Çok normal olduğunu söyleyebilirim size şimdiki haline bakarak :)
0
silverleaf
(30.07.24)
Spesifik ilgi alanları olan çocuklara saygım ve sevgim var (ki çocuk seven biri değilim pek). Ben haritalara, bayraklara falan takıktım ki hâlâ öyleyim coğrafya nerdü biriyim. Bu ilgisini devam ettirirse çocuğun ileride bunu meslek hâline getirmesine izin verin. Çiçekçi de olur biyolog da ama bu alanda ilgisi devam ederse bırakın bu işi yapsın mutlu olsun. Severek yaptığı sürece başarılı olur zaten :)

Onun dışında bence de normal. Bizim arkadaşın oğlu da inşaat makinelerine falan takık, benim bilmediğim makinelerin özelliklerini sayıyor.

Bi arkadaşımın yeğeni vardı babası bomba imha uzmanıydı, çocuk patlayıcılar konusunda kimyasal düzeyde bilgi anlatıyodu toluen nasıl üretilir, patlayıcı nasıl yapılır diye ahahaha bu biraz ürkütücü ama 5 yaşında veletten inanılmaz bilgiler öğrenmiştim 2 saatte

Okumayı erken öğrenmesi bence iyi bi şey ben de 4 yaşımda öğrenmiştim. Okula erken başlatmayın ama, birinci sınıfta sıkılır muhabbetini yaşamadım hiç ki matematik kısmını da biliyodum yani tamamen sosyal aktivite olarak gidiyodum :D
0
nundu
(30.07.24)
3 yaş için yalnız kalmak istememesi oldukça doğal. Bizim de kızımız 4 yaşında ve çok az kendisi oyun oynar her zaman yanında birini ister - kedi gibi - bazen sadece aynı odada olmak bile yetiyor. Uzman değilim ama anlattığınız kadarıyla herşey normal. Profesyonel görüş alma ihtimaliniz varsa alın bence. Aşırı ilgi dışında spektrum emaresi yoksa bir problem yok gibi. Benim yeğenim var üniversite sınavına hazırlanıyor o spektrum içerisinde, öğrendiği şeyleri takıntılı bir şekilde detaylı öğrenir biraz dalgındır biraz da ilgi alanları standartın dışında kalırsa insanlara garip gelebiliyor ama bu da onun karakteri olarak oturdu bizde.
Küçükken tabi çok daha göze batıyordu saatlerce taşları / gezegenleri ezberlemeler falan ama sağlıklı ve normal bir birey oldu kendisi :)
0
hayyam ara
(30.07.24)
3,5 yaşında kızım var. benzer şeyler biz de de mevcut. çocuklar bir şeylere ilgi duyup sonra sıkılabiliyorlar. grup halinde bağımsız oynama 4 yaş diye biliyorum.
0
mikahakkinen
(30.07.24)
Özel eğitimciyim. Eğer gelişimsel/davranışsal farklılıktan kastınız otizm vb spektrum ise eğer, yazdıklarınızdan anladığım kadarıyla hayır, otizm belirtisi göstermiyor diyebilirim. Yalnız başına değil de birlikte bir şeyler yapmak istemesi de normal gayet. O yaşta yoğun ilgi ister çocuk.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(30.07.24)
Yerinde olsam cocugu botanik parka goturur cildirmasini izlerdim.
0
Zetnikov
(30.07.24)
okul öncesi öğretmeniyim, çocuğunuz normal, sıradan bi çocuk. dönem dönem belli ilgi alanları oluyor ve onu derinlemesine öğrenmek istiyorlar. bu çok güzel bişey destekleyin. sınıfta bi çoçuğum vardı dinozorların her türlüsünü biliyordu. isimlerine dili dönmüyordu ama türlü türlü özelliklerini söylerdi şimdi fen lisesinde. bi öğrencim hayvan düşkünüydü. başka bi tanesi hot wheels delisiydi. bunlar normal. o dönem çocukları biraz trol davranışlar sergileyebiliyorlar çünkü süz onun annesisiniz ve sürekli berabersiniz. mizaç olarak da öyle olabilir. bi öğretmen arkadaşım vardı çocuğunun adını üst üste söyleyip dönüp bakmayınca bu çocuk otistik mi acaba diye çocuk psikiyatrına götürmüştü. doktor da hanımefendi çocuğu bıktırmışsınız adını söyleyince çocuk bi aksiyon olacağını sanır. adını söyleyip bişey olmadığını anlayınca adı söylenince bakmamayı tercih etmiş çocuk artık demiş. çok takılmayınca böyle şeylere. ve naçizane tavsiyem bol bol birlikte vakit geçirin. bazen sınırlarınızı da sinirlerinizi de zorluyordur eminim ki ama gelişimini gördükçe insan inanılmaz mutlu oluyor ve unutmayın ki bugünleri asla geri gelmeyecek.
0
dedim ben sana
(30.07.24)
Oğluma benzettim.
Zeka düzeyi yüksek olabilir.
Ne yazık ki gelişmemiş ülkelerde destek yok.
Yakında oğlunuz okumayı öğrenecek.
Tek yapabildiğimiz, tanıdık bir psikolog aracılığıyla zeka düzeyini belgelemek ve okula başlarken sınıf atlatmak oldu. Ne yazık ki sınıf atlatan okul da sorgulamaya izin vermeyen, sürekli çocuğu susturan ve ezen malum bir zihniyetteydi.
Nispeten iyi diye gittiğimiz okullar "ohooo, böyle çocuk çok geliyor" diye oğlumuzu geri çevirdi.
Burada da böyle yorum yapanlar var, inanmayın.
Ama bu toplum ve eğitim sistemi herkesi köreltiyor. Zeka düzeyi yüksek olanları da bir tornaya sokuyor, ortalama hale getiriyor.
Bilsem okullarını araştırdık. Matah gelmedi onlar da. Belki gelişmiş bir ülkede devamı gelirse, işe yarayabilir.
Keşke yurtdışında yaşamaya devam edebilseydiniz (yani Avrupa gibi düşündüm).
Biz bir miktar köreldik. Ama yine de empati, yaratıcılık, öğrenme hevesi devam ediyor. Aileye, özellikle anneye çok iş düşüyor desteklemek için. Bir de nispeten yabancı kökenli bir lise eğitimi çok fark ettiriyor.
Kolay gelsin.
0
pro9it9is9
(30.07.24)
(7)

kediyi eve getirme yöntemleri

kibritsuyu
yazlıktayız. yanımızda geçen sene yine buradan sahiplendiğimiz kedimiz var. kapı pencere sürekli açık olduğu için hayvanı eve kapatma gibi bir durumumuz yok, kapatmak da istemem zaten. evi tanıdı, gidiyor, dolaşıyor geliyor, çıkıyor, yandaki bahçede uyuyor, sıkılınca gelip kendini sevdirip geri gidi
yazlıktayız. yanımızda geçen sene yine buradan sahiplendiğimiz kedimiz var. kapı pencere sürekli açık olduğu için hayvanı eve kapatma gibi bir durumumuz yok, kapatmak da istemem zaten.

evi tanıdı, gidiyor, dolaşıyor geliyor, çıkıyor, yandaki bahçede uyuyor, sıkılınca gelip kendini sevdirip geri gidiyor. yordamı öğrendi yani. pencereyi de kendine yol yaptı, kapı kapalıysa oradan girip çıkıyor. allah korusun sokağa çıkmadığı sürece kaçmayacağından neredeyse eminim.

ama bu gerzek hayvanlar gece avlandığı için adam bütün gün ya evin içinde, yan yan komşunun bahçesinde uyuyor, hava kararınca da defolup gidiyor, bulamıyorsun. ha keyfi olunca çıkıp geliyor ama uyuycam ulan, gece kapıyı pencereyi aık bırakamam, içeri alayım da sokakta kalma. yok ne yaptıysam gelmiyor, anca paşa gönlü istediği zaman çıkıp geliyor.

ama ben keyfini beklemek de istemiyorum. var mı böyle evde onu cezbedecek bir şey yapsam, o sayede eve gelse?

mesela her akşam 1 çay kaşığı kadar yaş mama veriyorum. verirken de mama kutusunu tezgaha vurup tıkırdatıyorum pavlov hesabı. dışarıda mama kutusu tıkırdatınca gelsin diye.

buna benzer yönteminiz var mı, çağırayım gelsin, kapıyı pencereyi kapatıcam, sokakta kalmasın.
0
kibritsuyu
(21.07.24)
Gündüz sokakta kalınca kötü bir şey olmuyor, gece kalınca kötü bir şey olur mu? Gece de kalsa ne olur? Bir kere denemek mümkün mü veya denediniz mi hiç? Kolay kolay kapatamazsın çünkü. Kedileri eve kapatıp dışarı salmayanların salmama sebebi bu işte.
0
muhayyer divan
(21.07.24)
Gündüz sokakta kalmıyor ki, istediği zaman eve gelip içeri girme özgürlüğüne sahip. Ama gece gelse eve giremeyecek. Ha girmek isteyip girmese ne olur, en fazla bahçedeki sandalyeye çıkar uyur. Ama yine de gece vakti içeri girmek isteyip giremeyecek şekilde dışarıda kalsın istemiyorum, çok sokak kedisi var burada. Besleyen de çok, aç kalıp umumi mamalardan yemesini de, kötü kedi şero'lardan dayak yemesini de, karanlıkta araba yoluna fıymasını da istemem. Gelsin otursun evde. Geçen komşu mesaj attı, senin kediyi arabaların altında bağırtıyorlar diye, koştum gittim bulamadım. Sonra sapasağlam geldi kendi kendine aslanım benim.
0
🌸kibritsuyu
(21.07.24)
Yani haklısın, hayvanlar alemi bu ne zaman ne halt yiyecekleri belli olmaz...

1 çay kaşığı mama verip kapıları kapatınca mamaya kanmayabilir bu sefer. Bakar ki mamanın sonu eve kapanmak, yemeyebilir. Bilemedim şimdi.
0
muhayyer divan
(22.07.24)
Youtube'dan kedi çağırma sesi açabilirsiniz, o mama sesini de yaparak aynı anda, cat calling de yazabilirsiniz Türkçe de aratabilirsiniz
0
hocam fazla egon var mi
(22.07.24)
Çok alakasız bir soru; yazlık demişsiniz, yahu pencerelerde vs sineklik yok mu nereden girip çıkıyor bu hayvan?

Sineklik yoksa sineklik olmayan yazlık nasıl olabiliyor oldurulabiliyor vallahi aklım almadi :)
0
makbur
(22.07.24)
Gece 11 gibi az kuru mama verip sabah erken saate kadar evde bırakıyorum bizimkini
0
kaset
(22.07.24)
benim kedi de aynı şekilde yazlıkta dışarıda takılıyor, bahçeye kartondan yuva yaptım girerse ona giriyor ama çoğu zaman dolanıyor site içinde, benim de aklım çıkıyor. içeri alsak bile bir süre sonra çıkmak istiyor zaten, durmuyor kapıyı perdeyi tırmalıyor. dışarı çıkmayı bildikleri zaman içeride durmuyorlar. istanbul'a gelince 8. katta olduğum için dışarı çıkmak istemiyor, dışarıyı direkt görmüyor çünkü. içeride duruyorsa sizinki evet konserve açma tıklamasına nerdeyse tüm kediler geliyor, bunu kullanabilirsiniz. veya bizimkisi ip ile oynamaya bayılıyor onunla kandırıyorum.
bir alternatif de bizim komşu da kapısına minik bir kedi kapısı yaptırmıştı, onun kedisi gelince açılıyordu ve kedisi içeri oradan giriyordu. bu da bir çözüm olabilir.
0
surprise
(22.07.24)
(16)

yaş ilerledikçe fiziksel gerileme hissediyor musunuz?

ferenc
eskiden smaç basıyordum şimdi potaya değemiyorum. zıplama olayı benden gitmiş tamamen. Bunlar yaşla birlikte normal mi sizce?
eskiden smaç basıyordum şimdi potaya değemiyorum. zıplama olayı benden gitmiş tamamen. Bunlar yaşla birlikte normal mi sizce?
0
ferenc
(21.07.24)
fiziksel hareket azsa, aktif spor yapmıyorsanız gayet doğal. ama bu eski performansınıza asla gelemeyeceksiniz anlamına gelmiyor.

yaşla beraber tüm insanlar her yıl belli oranda kas ve kuvvet kaybeder. bunun istisnası düzenli spor yapmak ya da üstün bir genetiğe sahip olmak.

gene yaşa bağlı olarak 1-2 ayda eski seviyeye gelmek gayet mümkün. tabi bir de şöyle bakın gençken o kaslar 70kg bir insanı havaya zıplatıyordu şimdi belki 90kg bir insanı zıplatmaya çalışıyor arada çok fark var.
0
orpheus
(21.07.24)
Hayır hiç hissetmiyorum. 20li yaslarimdan daha güçlüyüm.
Fark ettiğim iki şey; uykusuzluk ve alkol. Bu ikisine çok daha az dayanabiliyorum.
0
logisticsmanager
(21.07.24)
elbette normal,
eskiden daha az yorulurdum,
eskiden uykusuzluğa daha dayanıklıydım,
eskiden hafızam daha iyiydi.

bir çırpıda aklıma gelenler.
0
tabudeviren
(21.07.24)
Reaksiyon, hızlanma, patlama gücü vb şeyler 30-35 sonrası gerilemeye başlıyor.

Ancak enteresan şekilde -erkek- bu yaşlarda 20'li yaşlardan daha güçlü oluyorsunuz. (20'li yaşların başından itibaren düzenli ağırlık çalışanlar beni anladi)

Bunun yanısıra vücudun itlik kopukluk serserilik gücü azalıyor.

20'li yaşlarda hayvan gibi içip sabahlayip ertesi gün zor da olsa okul is toplantiya bir şekilde gidilebilirken 30 sonrası o enerji kalmıyor, düzene daha çok ihtiyaç duyuyorsunuz.
0
makbur
(21.07.24)
Otuzdan sonra bende de eşimde de yokuş aşağı gidiyor her şey. İşin psikolojik kısmı da olabilir belki ama bence psikolojik değil, çok net hissediyorum kendimdeki kaybı.
0
pianeta
(21.07.24)
Sırf bundan dolayı 30umdan sonra spora başladım, ekonomi olarak herşeyden kısıyorum spor haric.
0
mirty
(21.07.24)
Hissetmemek mümkün değil erkeklerde testosteron seviyesi düşüyor kas kütlesi zayıflıyor, eğer bunları tolere edecek bir spor geçmişin vs yoksa hissedersin, varsa eğer yine hissedersin ama daha az hissedersin.
0
Bir ben var benden şurada
(21.07.24)
Hem evet hem hayır +1
Bazı durumlars göre geriledim bazı durumlara göre ilerledim ğ
0
basond
(21.07.24)
son 1-2 senede öyle bir hissettim ki, biraz panik oldum. haytımda gitmediğim kadar doktora gidiyorum, fiziksel yetersizliğim başka sorunlara yol açar mı diye.
0
tchuck
(21.07.24)
Hayır. En iyi halim hep en yeni halim oluyor.
0
gabe h coud
(21.07.24)
Eskiden gece 1-2 gibi yatar 5 saatlik uykuyla zımba gibi olurdum. Şimdi gece 22.30-23.00 gibi yatıyorum yoksa olmuyor.
0
komando kani var bende
(21.07.24)
hayir daha iyiyim su an. genelde gencken daha cok hareket edilir sonrasinda devam etmediyseniz normal.
0
bohr atom modeli
(21.07.24)
Bazi seyler pratiklede alakali belki bibkac ay calissan gene smac basarsin

Genel anlamda soruyorsan 30 dan sonra bi agirlasma oldu kiloda aldim tembellik vs

Bence herkes belirli bi yastan sonra kesinlikle sebze agirlikli beslenip spor yapmali yoksa çalili kaliyor insan.
0
Zetnikov
(21.07.24)
Ben böyle şeylerin yaşla ilgili geldiğine inanmıyorum.
Hantallık bambaşka bir şey.
Ben de mesela önceden asla asansör kullanmazdım sürekli merdiven çıkardım ve asla da rahatsız olmazdım şu an iki kat merdiven çıksam nefes nefese kalıyorum çünkü düzenli sporu bıraktım ve asansör kullanmak hayatımın bir parçası oldu.
Hareket hayatımızın temellerinden biri olmaya devam ettiği sürece bu tür gerilemelerin olabileceğine inanmıyorum.
0
mutekebbir
(21.07.24)
Daha kolay kilo alıyorum. 25 yaşımdan önce ne yesem kilo almıyordum, inanılmaz zayıftım. Gece uyurken dizlerim birbirine çarpıp canımı yakmasın diye arasına yastık koyardım,. öyle bir zayıflık (bu detayı neden verdiğimi bilmiyorum). 25'ten sonra kademeli olarak yediklerim 'yaramaya' başladı. 30'dan sonra da 'su içse yarıyor'a kadar geldi is. Gerçekten çok kolay kilo alıyorum. Vermesi zor olmadığı için kafama takılmıyor bu durum.

Yukarıda söylediklerimle bağlantılı olarak yaşlandıkça vücudum çok kolay ödem tutmaya başladı, birtakım maddelere intolerans gelistirdi. Laktoz, gluten vs.

Uyku konusunda şanslı olan taraftayım ben. Gençliğimde uykuya daha çok ihtiyaç duyardım. Demir eksikliği ve sanırım düşük tansiyon kaynaklı. Bu iki rahatsızlık da yaşlandıkça tamamen olmasa da ortadan kalktı.

Hiçbir zaman düzenli spor yapmadığım için çevikliğim azaldı mı bilemiyorum ama reflekslerde bir gerileme var. Genckken çelik gibiydi. Gözlerim ileri derecede bozuk olmasına rağmen plajda uçan şemsiyeyi tek hamlede yakalardım. Beyin- el&kol koordinasyonum hala çok iyi olmasına rağmen bir yavaşlama var. Eskiden hic öğrenmeden Hilti kullanacak seviyedeydim.

Alkol intoleransı bende de bayağı düşmeye başladı. Üç bira içsem sabahında kendimi ruh gibi hissediyorum. Bu yeni oldu, geçen seneye kadar sünger gibiydim. Hala o masadan oturduğum gibi kalkıyorum ama ertesi gün(ler) kendimi berbat hissediyorum her anlamda.
0
sekizdokuzon
(21.07.24)
aboov abi hem de nasıl ya.

benimki gerçi biraz istisnai ve ekstrem bir durum çünkü 20 yaşına kadar düzenli spor yapan, hayatı boyunca fit ve aktif kalmış birisi olarak 20'de öyle bir şişmeye başladım ki şimdi neredeyse 120 kiloyum. üstüne 22 yaşında sigaraya başladım. böyle olunca hasar ve "algılanan eşeklik düzeyi" daha fazla oldu tabii.

23-24 yaşındayken 18 yaşındaki performansımda olmadığımı bilirdim ama mesela bi konsere giderdik, o zaman "daha ölmemişiz be!" derdim. hala genç olduğumu hissetmemi sağlayan durumlar olurdu.

şimdi hakikaten ihtiyar gibi yaşıyorum, bileğim ve belim sakat zaten, sürekli oturup ara vermek zorunda kalıyorum yürürken filan.

ha kendime baksam fiziksel kapasitem tabii ki artar ama korkarım ki bu kadar zarardan sonra asker disipliniyle yaşasam bile asla 20-21 yaşındaki halime ulaşamam. hani ne olur, 60 yaşındayımdır ama vücudum 40-45 seviyesindedir, olacağı odur. onu da sanmıyorum gerçi.
0
mark greg sputnik
(21.07.24)
(15)

Hayatimda ilk kez devlet hastanesine gidicem

Kittie
Biraz cekiniyorum.Ortopediye gidicem.Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.Ondan biraz rahatca aldim.Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum. Biliyorum feci
Biraz cekiniyorum.
Ortopediye gidicem.
Muayeneler asiri pahali oldugundan bu sefer boyle yapmaya karar verdim.
Cok onemli bi durumum oldugunu da sanmiyorum.
Ondan biraz rahatca aldim.

Daha once kimseyi de goturmedim devlet hastanesine. Refakatcilik de yapmadim yani. Hep haberlerde gordum.
Biliyorum feci snob, feci itici bir yazi oluyor ama durum bu :(

Yeni bi sehir hastanesi sectim. Temiz oluyorlar diye. Ona guvendim.
Peki ya ortopedi de olsa kan aldirmak isterlerse?
Anksiyetem tutacak diye korkuyorum.
Ya hijyenik degilse diye.
Kan isterlerse yaptiramam galiba :(

Bi de hastane cok kalabalik olur mu?

Su ana dek gittigim en alt seviye hastane de medicana.
Ordan bile memnun olmayan insanim. Ama acibadem, memorial da asiri artti biktim.
0
Kittie
(19.07.24)
Sıranı kaptırmamaya dikkat et.
Temizlik görevlileri, güvenlikçiler, kayıt kontrol gibi yerlerde çalışan insanlar aşırı gergin ve agresif olabiliyorlar. Bir şey derlerse üstüne alınma, herkese öyleler.
Sıran gelmeden zinhar doktorun odasına girme, paparayı yersin.
Hijyen konusunda olumlu ya da olumsuz bir şey diyemem.
Anksiyete atağı yaşayabilirsin, çıkışta zamanın varsa sakinleştirecek bir etkinlik planla.

Geçmiş olsun.
0
sekizdokuzon
(19.07.24)
Kan aldırırken çekinme, her malzeme tek kullanımlık.

Hastane kalabalık olabilir, sıranı kaptırma+1
Araya kaynak yapmaya çalışanlar olabiliyor, doktora bir şey soracağım falan diye doktorun odasına girmeye çalışıyorlar sıra almadan işini halletmeye çalışıyorlar.

Hastanede çalışan herkes gergin oluyor genelde, yoğunluktan dolayı kişisel alma.

Özel hastanede göreceğin özeni göremeyebilirsin. Çünkü maalesef para dünyada her şeyden daha fazla saygı görüyor.

Geçmiş olsun
0
rock n roll
(19.07.24)
Hiç korkmayın.
Belki 20 yıldan uzun süredir özel sağlık sigortam var, kendim için devlet hastanesine hiç gitmem gerekmedi.

Birkaç yıl önce devlet hastanesinde muayene ve tedavi olmam gerekti bir hastalık için. Belki bana öyle geldi ama özel hastaneden hiçbir farkı yoktu. Neredeyse yoktu diyeyim. Elbette biraz daha kalabalıktı, bankodaki kişi biraz daha az gülümsüyordu ama hiçbir sorun yaşamadım, yabancılık çekmedim. Bahsettiğim hastaneler İstanbul'da, şehir içindeki yoğun hastanelerdi.

Ama bu yaz tatilinde Milas'ta acil servise gittim oğlum için, o deneyim güzel değildi. Doktor çok zor durumdaydı, çok çalışıyordu ama 80-90 dakika kadar bekledik doktoru görmek için vs.

Yani özetlersem randevulu gittiğimde hiçbir sorun yoktu. Kan vermem de gerekti, yerini söylediler, sıra numaramı aldı, sıram gelince içeri girdim, güleryüzlü hemşireler kanımı aldı, çıktım.

Ek: Devlet hastanesinin kendine göre bazı kuralları vardı. Kan testi için kan vereceksem saat 11:00'e kadar alıyorlardı mesela. Bu gibi alışık olmadığınız durumlar olabilir ama bir sonraki gün doğru saatte giderseniz hiç sorun olmaz.
0
michael_knight
(19.07.24)
Hijyenle alakalı bir sorun yaşamazsınız. İçiniz rahat olsun.
0
pispinti
(19.07.24)
Sizi temin ederim ki ortalama bir devlet hastanesinde malzeme sterilliği, en iyi özel hastaneden iyidir. Ayrıca doktor kalitesi ve tedavi hizmetleri de Türkiye'de en iyi üniversite ve eğitim araştırma/şehir hastanelerindedir
0
nundu
(19.07.24)
ilk kez gidene hiçbir şey olmaz korkma.
0
ferenc
(19.07.24)
Nundu +1

Düzgün bir devlet hastanesi her zaman her yerde özelden iyidir (çok spesifik bir şey değilse). Belki konforu daha azdir belki Gülen yüzü daha azdir ama yetkinlik vs ben özel ile karsilastirmam. Bunu da ailesinde 30 sene sağlık alaninda çalışmıs bir anne baba, bir hemsire, bir laborant, iki doktor olan biri olarak yazıyorum.
0
logisticsmanager
(19.07.24)
Ailecek özel sağlık sigortamiz var, amerikan ve Memorial arasında geçti hep ömrümüz.

Taa ki 2021'de covid olana kadar. 2021 Mart'ta covid oldum baya ciddilesti durumum ateşim vs inmiyor (vaka sayıları tavan donem) Memorial da amerikan Hastanesi de almadı full dolu diye.

Basaksehir cam ve sakura'da çok yakın bir doktor arkadaşım var dedi gel buraya. Sagolsun ilgilendi odaya çıkardı. 1 hafta yattım orada ve Amerikan hastanesinin odaları bile o kadar lüks değildi:)

Daha sonra da çok gittim oraya. Her şey inanılmaz pratik. Kimliğini çipten okutup tak diye gidiyorsun kan veriyorsun film cektieiyorsun sıra vs yok.

Bütün aletler en son teknoloji -amerikan ve Memorial'da yok bir çoğu-

Tabii işin üzücü kısmı bunları aslında Türk vatandaşları amaç edinerek yapmamislar. Sağlık turizmi amaclanarak bir çok şehir Hastanesi bu kadar lüks yapılmış. Pandemi patlayınca mecburen halka hizmet tadında :)

Öte yandan tüm bunların yanında doktor arkadaşımla gezerken ne kadar doktorla karsilastiysak hepsi çok mutsuzdu. Liyakatsiz yerleştirilen bashekimler yuzunden organizasyonda hep sıkıntılar var ve hepsi doktorlara patlıyor vs

Sözün özü şehir hastaneleri hem doktor hem de hastane olarak pek çok özelden iyi, hele medicana Acıbadem falan kıyaslama dışı bile kalır.

İçin rahat etsin, Sait çiftçi vs gibi eski devlet hastaneleri bile medicana ve Acıbadem'den iyidir.
0
makbur
(19.07.24)
Hastanede beyaz önlüklü ve yesil önlüklü birtakim kisiler göreceksin, çekincen olmasin, onlar doktor ve de hemsireler.
0
Yourcousinmarvinberry
(19.07.24)
Makbur: benim de ozel saglik sigortam var ama kullanamiyorum memorialin muayenesinde. Memorialin oldugu pakete de amerikan giremiyor denildi bana. Bu sigortaci kandiriyor mu beni diye dusunuyorum su an. Bununla ilgili de bi duyuru acayim bir ara
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Ben zamanında Şanlıurfa'da bir devlet hastanesine gitmiştim. Ortamı görseydiniz heralde orada ruhunuzu teslim ederdiniz.

Niye bu kadar panik oldunuz anlamadım. hiçbirşey olmaz.
0
komando kani var bende
(19.07.24)
Hijyen değil de kalabalık rahatsız edebilir. Sağlık personelinin steriliteye, temizliğe dikkati aynıdır ama size muamelesi biraz avam gelebilir size
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(19.07.24)
Ne insanlar var şu duyuruda... Hayattan kopuk, gerçeklerden uzak. Anksiyete diye sayıklayan.
0
Shepard
(19.07.24)
Sorma shepard hayat cok zor be
0
🌸Kittie
(19.07.24)
Terapist de çözmek için uğraşıyor, halbuki devlet hastanesine git, metroya bin vs dese çözülecek bütün ruh hali.
0
Hallegadola
(20.07.24)
(7)

Akülü ve darbeli matkap önerisi

aslagülümseyenbirkediyegüvenme
Merhaba arkadaşlar. Evde kullanmaklık akülü, darbeli çift yöne çalışan matkap almak istiyoruz. Profesyonel olmasın ama iki kullanmada elimizde kalmasın ve çabuk ısınmasın isteriz. Matkap alırken hangi özelliklere dikkat etmek gerekiyor?
Merhaba arkadaşlar. Evde kullanmaklık akülü, darbeli çift yöne çalışan matkap almak istiyoruz. Profesyonel olmasın ama iki kullanmada elimizde kalmasın ve çabuk ısınmasın isteriz. Matkap alırken hangi özelliklere dikkat etmek gerekiyor?
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(18.07.24)
internetten kesinlikle almayın, deneyerek alacaksınız çünkü mandren denilen matkap ucunu sıkan parça bazılarında, sıfır dahi alsanız yalpa yapıyor, minimum yalpalayan veya hiç yapmayan alacaksınız.

bosch, dewalt, einhell vb. gibi mesela bauhaus'ta satılan markalardan bakın

bosch'un 18v alliance diye bir şeyi var, aküsünü başka markaların cihazlarına da kullanabiliyorsunuz, o özellikle akü takılabilen bosch ürünü alabilirsiniz
0
malheiros
(18.07.24)
Stanley'in çift akülü olanını kullanıyorum tavsiye ederim.

Darbeli vs de demişsiniz, Darbeli matkap olarak kullanınca zaten otomatikman hunharca kullanıyorsunuz, o yüzden "az kullanıcam pro bir şeye gerek yok" kafasında ucuz bir seyi çabuk bozabilirsniz.

Ben 3 senedir baya okuzce guc kuvvetle abana abana kullanıyorum ve hala sapa sağlam.

O koctas takı einhell'ler falan muhtemelen sapiyla elimde kalırdı :)
0
makbur
(19.07.24)
Kullandıklarımı yazayım, hepsi Bosch Professional (mavi seri) 18V-50, 12V-35FC, 120-li

Meslek part time marangoz, montaj. Full time bisiklet mekaniği.
0
mahsus mahal
(19.07.24)
Ev kullanımı için aşağıdaki modeller uygun olur. Her gün sürekli kullanmayacaksanız, 20cm üzeri beton delmeyecekseniz işinizi görür.
Mandrenli model almayın SDS Plus uç takılan bir model alın. 18V sistem olsun, yedek akü ve şarj aleti mutlaka olsun. Bütçe dahilindeyse kömürsüz model alın.
Elinizde yoksa bir de akülü vidalama alın derim.

Isınma durumu delmeye çalışılan malzeme ve delme derinliğe göre değişir, ev kullanımı için çok sorun olacak bir şey değil.

www.einhell.com.tr
www.einhell.com.tr

Akülü olmasına gerek yoksa (evde kullanılacaksa benim düşüncem gerek yok) makita, bosch, dewalt marka bir tane kablolu kırıcı, delici alıp geçin derim.

Makita, dewalt, black decker, einhell v.b birçok marka kullandım en son saha işlerinde ,arazide elektrik olmayan yerlerde, yüksek tavanlı yerlerde, platform ile çalışılan alanlarda ekiplere kolaylık olsun diye akülü setler aldım, Bosch profesyonel mavi seriden kırıcı-delici, taşlama, akülü vidalama, somun sıkma aletleri
performans, yedek parça ve servis anlamında çok iyi ancak ev kullanımı için fazla gelir.

Meslek-Elektrik&Elektronik
0
sealth
(19.07.24)
Hocam alacağınız markaya dikkat edin derim. Artık firmalar aynı batarya ile tüm aletleri çalıştırabilecekleri ekosistemler kuruyorlar. Özellikle bosch ve einhell markalarına bakarsanız ilerde ihtiyacınız olacak diğer alet edavatlar da da farklı batarya kullanmamak için seçiminizi yapmanızı tavsiye ederim. Bu sırada ben einhell brushless motorlu olanı aldım çok memnunum tavsiye ederim.
0
kraldan cok kralci
(19.07.24)
ev kullanımı için amazondan Bosch sipariş ettim geçen gün.

www.amazon.com.tr

3600'e aldım ben. çok uzun uzadıya araştırdım. kömürsüz model vs aradım. baktım fiyatlar 6 bin bandına çıkıyor 2 akü olunca. vazgeçip bunu aldım. Zaten yılda 1 kere kullanacağım bir alet olacak. Yoksa mavi seri Bosch alacaktım.

Bu cihazı almamın bir sebebi de Bosch Unlimited 7 süpürge alacağım. Aynı batarya kullanılıyor. Ama mavi serinin bataryası farklı. O yüzden de profesyonel seriden almadım. Yoksa kömürsüz model bakmak çok daha mantıklı.
0
jackyr
(19.07.24)
Bu arada pardon ben soruyu sarjli vidalama + matkap olarak anlamışım, sadece matkap olduğunu anlamamisim; yorumum bu yondeydi.
0
makbur
(20.07.24)
(10)

Cok sık alkol tuketen bir insan surekli unutur ve yalan soyler mi?

Zetnikov
Bir arkadasim var normalde durust birisidir bi yanlisini gormedim fakat hafta icinde cok alkol aldiktan sonra hareketlerinde gariplikler goruyorum. bi kac gorusmemizde telefonda yada yuz yuze surekli olarak "olm ben sana soylemistim sen dinlememissin" tarzi cevaplar veriyor.Ornek bi konusmamizi payl
Bir arkadasim var normalde durust birisidir bi yanlisini gormedim fakat hafta icinde cok alkol aldiktan sonra hareketlerinde gariplikler goruyorum. bi kac gorusmemizde telefonda yada yuz yuze surekli olarak "olm ben sana soylemistim sen dinlememissin" tarzi cevaplar veriyor.

Ornek bi konusmamizi paylasayim

Bu beni oglen 12 de aradi bende spordan cikiyordum eve gidip yemek dinlenip aksam 5 cikacaktim. Bunu kendisine soyledim. Tmm dedik anlastik 5 de aricaktim.

Neyse 5 oldu aradim dedim hazirlaniyorum.
Bana demez mi ben orhan abiyle bulustum cay ictik eve simdi dondum diye.

Bende ona 5 de bulusmak icin anlastigimizi neden boyle bisey yaptigini sordum

Cevap olarak ben sana soylemistim orhan aboyle gorusebilirim duruma gore haberlesiriz diye

Arkadaslar bu son satir olmadi bana soylemedi ve bunu bu 1,2 defa yapti. Surekli olarak "ben soylemistim sen dinlemedin galiba" diyor.

Merak eden icin soyleyeyim multivitamin, balik yagi, sebze, balik ve protein aliyorum hafizam cok iyi.

Bu hareketlerine cok uyuz oldum yorumlayabilir misiniz yolu vermeli miyim 20 kusur senedir arkadasim. Bu arada g.tumuzu yirttik alkolu biraktiramadik senelerdir buna.
0
Zetnikov
(15.07.24)
Unutur, yalan söyler. Alkolü bırakmaz.
0
pavlis
(15.07.24)
Evet ama verdiğin örnekle alakası olmayabilir.
0
numlock
(15.07.24)
Kronik alkol durumunda B1 vitamini eksikliğine bağlı Wernicke-Korsakoff sendromu var. Orada beyin varolan anıları silip yerine uydurma anıyla dolduruyor ama senin arkadaşın o seviyede değildir bu baya ağır deliryum vari bir durum ve tüm hafızayı etkileyen bir olay.

Sizin arkadaşınız kötü bir yalancı bence daha çok
0
nundu
(15.07.24)
Gördüğüm bütün potansiyel alkolikler yalancıydı. O kadar söylüyorum.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
Bu arkadaş tam bir manipülatör bence. Her alkolik böyle olmaz, seninki hem alkolik hem manipülatör.
0
muhayyer divan
(15.07.24)
konuyu alkolle sadece şöyle bağdaştırabildim: arkadaşınız kendisi utanıyor veya sizin "alkolü bırak" isteğinizden kaçıyor olabilir, bu yüzden görüşmemek ve buluşmamak yahut içmek için bahane uyduruyordur.

bir dönem çok sık alkol tükettim. kendi tecrübemi söyleyeyim, çok fazla içen birisinin sürekli unutması ve hayatının kontrolünü yitirmesi gayet olası. söylediğini hatırlamayabilir veya anlık kararlar alabilir (bu da genel olarak kontrol mekanizmasının gevşemesi, bazı hormonların kafayı yemesi gibi sebeplerle olabilir diye düşünüyorum ama tabii ki benimkisi sadece tahmin ve kişisel gözlem, bilimselliği yok). bende öyleydi en azından.

yalnız arkadaşın durumunun doğrudan alkol kaynaklı olduğunu sanmıyorum. 20 küsür senedir arkadaşım diyorsunuz. anladığım kadarıyla senelerdir de içiyor. haliyle durumunda geçmişe kıyasla pek bir değişiklik görünmüyor ama davranışta değişiklik var.

dediğim gibi ya eskisinden bile çok içmeye başlayıp sizden kaçmaya yöneldi ya da konunun alkolle alakası yok, tamamen sorumsuzluk ve iplemezlik yapıyor. kaldı ki unutan birisi "ben sana böyle söyledim" demez. ben ertesi gün birisi "bak dün şöyle oldu" filan dese "aaa nası ya" diyordum, "yok kardeş öyle olmadı senin yanlışın var" diyecek durumda değildim.

günahını almayayım ama böyle düşününce bana alkolden değil gibi geldi ya. kafan bulanır, alkollüyken dediğini hatırlamazsın filan da bu kadar olmaz yani günde 16 saat sarhoş gezmiyorsan.
0
mark greg sputnik
(15.07.24)
evet ikisini de yapar
0
sweetoffice
(15.07.24)
Yakın arkadaşlarımdan biri (orta okul + lise + sonrası 20 sene) baya alkol tüketiyor, hayvan gibi viski içen falan bir tip. (Ama spor falan da yapıyor vücudu baya fit herif tam bir tezat)

Kesinlikle yalan soylemez. Hatta ona göre alkol alınca kafası daha da açılıyor:) bugün anlattığı bir anektod, 20'li yaşlarında bir kızla muhabbet ediyormuş, alkollü iken yusuf Atılgan - Aylak adam kitabından bahsetmiş uzun uzun. Sonra kız buna whatsapp ' dan "işte senin anlattığın bölüm ben de oradayım diye" kitap sayfasını atmış. Arkadaşım diyor yahu bu kitap ne diyorum Oğuz Atay değil, Ahmet Hamdi değil, yusuf Atılgan dedi kız ve okuduğumu bile hatirlayamadim, ama alkollü iken çok net anlatmışim ona kitabı..
0
makbur
(16.07.24)
Alkolizmin işaretleri zamanla kişilik bozuluyor. Arkadaşınızı acilen tedaviye yönlendirin.
0
doharkoman
(16.07.24)
@doharkoman

Hocam adam hastanede alkol bagimlilari ve sigarayi birakma odasinin yanindaki ofiste calisiyor.

Yorumsuz bi hayati var
0
🌸Zetnikov
(16.07.24)
(5)

Milas Bodrum Havaalani - Turgutreis ulasim

orange coffee
2024 yazi itibariyle taksi kac para yazar?Internette cok farkli sonuclar cikiyor, hangisi guncel anlayamiyorum.mersi
2024 yazi itibariyle taksi kac para yazar?
Internette cok farkli sonuclar cikiyor, hangisi guncel anlayamiyorum.

mersi
0
orange coffee
(13.07.24)
Bitaksi'yle bakınca 2000 liradan fazla gözüküyor, Bitaksi'deki fiyatlar güncel. En azından şehir içinde (İstanbul, İzmir vs) gösterdiği ortalama fiyatlar hep tutuyor.
0
kobuzchu kiz
(13.07.24)
2021 yılında 650 lira vermiştim. taksi fiyatlarındaki artışa göre oranlayabilirsiniz. ben de 2000 lira civarı tutacağını düşünüyorum.

ama havaalanı-turgutreis taksi ile gitmek için uzun bir mesafe. biraz in bin olur ama eşyanız çok değilse muttaş ile bodrum, dolmuş ile turgutreis yapabilirsiniz. muttaş da, dolmuşlar da epey konforlu.
0
kibritsuyu
(13.07.24)
İstqnbul ile mukayese ederek hesaplamayin sakin Muğla'da fiyatlar farklı.

Yaklaşık bir ay önce aynı havaalanindan eve (boğaziçi yazlık siteler) 700 TL'ye geldim (15-20 km)

Turgutreis kesinlikle 3000 TL'den fazla tutar
0
makbur
(13.07.24)
taksi değil de transfer olarak arayın. daha makul fiyatlar var.

silmemiş olsam yazardım numaralarını ama bulursunuz internette.
0
janderzel zartanyan
(13.07.24)
Biz merkez-akyarlar sorduk gecen gece, 800 tl dediler, havalimani bodrum’a 1 saat zaten, turgutreis de hemen hemen oyle. (Arabayla 40dk)

Taksi 2000 ise dogru demislerdir.

Transfer olarak bakin +1
Ayrica havas ya da muttas otobusleri var 150tlye sehir merkezine. Hemen oradan turgutreis minibuslerine binebilirsiniz. Oyle yaptim, rahat oldu.
0
kuehles blondes
(14.07.24)
(5)

şehirler arası araçlar güvercinlik'te indiriyor mu?

oldtimer
izmir'den bodruma gideceğiz ama güvercinlik'te inmemiz gerekiyor. önünden geçip bodrum otogar'a kadar gitmemiz ve dönmemiz saçma olacak. araçlar güvercinlik'te indiriyor mu?
izmir'den bodruma gideceğiz ama güvercinlik'te inmemiz gerekiyor. önünden geçip bodrum otogar'a kadar gitmemiz ve dönmemiz saçma olacak. araçlar güvercinlik'te indiriyor mu?
0
oldtimer
(09.07.24)
Bence bineceğiniz otobüs firmasını arayıp sorun direkt. Daha sağlıklı bilgi alırsınız. Hatta ben olsam binerken tekrar sorarım.
0
duma duma dum
(09.07.24)
indiriyorlar. devamlı orada, sağda yolcu indiren otobüs görüyorum. Tabii sizin otobüs firmanızın kuralları varsa bilemem.
0
etna
(09.07.24)
indiriyor hepsi, Mumcular sapağında bile indiriyorlar.
0
brussss
(10.07.24)
firmaların durakları olur genelde belli yerlerde. sizin güzergahı teyit etmek için pamukkale'nin web sitesinden bodrum'dan izmir'e gider gibi yaptım ve güvercinlik'te durakları olduğunu gördüm. zaten durak olduğu için orada inebileceğiniz gibi dönerken de oradan binebiliyorsunuz.
0
Improbable
(10.07.24)
Otobüsün yolu üzerinde otobüsün durup yanasabilecegi her yerde inebilirsiniz.

15-20 sene önce Güvercinlik'e gelmeden boğaziçi köyüne giden donemecteki shell benzinlikte indik senelerce -guvercinlik e göre çok abuk bir yer :)-

Önemli olan nokta şu, yolculuk başlamadan muavin ya da kaptanla konuşun ki sorun çıkmasın.

Bir de ineceğiniz yere yaklaşırken haber verin unutmasinlar
0
makbur
(10.07.24)
(6)

Yazlık Beldelerdeki Kaliteli Turist Popülasyonu

the feel good
Türkiye'nin son yıllarda eksen değiştirmesiyle yoğunlaşan Orta Doğu ve Eski Sovyet Bloku ülkelerinden gelen turistik ilgi hepimizin malumu ve ülkemizin bir gerçeği; genel yorum ve izlenimim bu şekilde Fakat bunun yanı sıra ülkemizdeki yaz turizminin kimyasını detaylı şekilde bilmemekle birlikte; iki
Türkiye'nin son yıllarda eksen değiştirmesiyle yoğunlaşan Orta Doğu ve Eski Sovyet Bloku ülkelerinden gelen turistik ilgi hepimizin malumu ve ülkemizin bir gerçeği; genel yorum ve izlenimim bu şekilde

Fakat bunun yanı sıra ülkemizdeki yaz turizminin kimyasını detaylı şekilde bilmemekle birlikte; iki tip profil olarak şemalandırmıştım kafamda. Şöyle ki; ilki tabi ki soğuk iklim kuşağından gelen Rus ve Eski Sovyet Bloku ülkelerinden gelen turist kitlesi; ikincisi ise, ülkemize ucuz tatil yapmaya gelen; İtalya, İspanya, Fransa sahillerinde tatil yapmaya bütçesi yetmeyen Avrupa ve Birleşik Krallık ülkelerinden gelen turist kitlesi.

Ama bunun yanında bazen hiç tahmin edemeyeceğim global boyutta zengin iş adamları yada dünyaca ünlü celebritylerin ülkemizdeki yazlık beldelerdeki haberleri karşıma çıkıyor. Mesela en son Jeff Bezos'la ilgili şöyle bir haber gördüm: t24.com.tr

Lütfen konuyla ilgili bilgisizliğimi cahilliğime verin; ama sormak istediğim şey şu; dünyaca ünlü o kadar tatil beldeleri varken(aklıma gelen;St.Tropez, İbiza gibi) bu kişilerin Türkiye'yi tercih etme sebebi nedir? ve bunların münferit örnekler olmadığını düşünerek; bu kaliteli turist kitlesinin tatillerini ekseri olarak hangi bölge/tesiste geçirdikleri?
0
the feel good
(09.07.24)
Adam 'Hadi hanım, Kalk bu sene de tatilimizi Türkiye'de yapalım demiyor ki.
Geziyor.
Geçen hafta İbiza'da,
Bu hafta Bodrum'da
Haftaya Dubai'de.
Para onda. Dünya onun.

Türkiye'de her kesime hitap edecek tesis var.
Her şey dahil konseptinde çalışan dünya kadar otel var. Çoğu, çevreden tamamen soyut bir cennet sunuyor müşterilerine ve oraya gelen müşteriler tatil için yer seçerken, 'dur fiyatına bakalım, bu sene Avrupa Türkiyeden ucuz kalmış.' kaygısını aşmış gelir grubunda insanlar. Edmond'un söylediği gibi buralardan bakınca pek göremediğimiz bir Dünya var Güney sahillerimizde bazı yerlerde.
0
Mirket
(09.07.24)
Hocam onlar türkiyeye gelmiyor ki akdeniz ege coğrafyasına geliyor, yatların yakıt ikmali ve teknenin ihtiyaçları için türkiye marinalarından faydalanıyorlardır
0
grimavi
(09.07.24)
d marin setur gibi iyi marinalar var. bir çok yatla girilen oteller var ve fiyatları çok pahalı. onlar türkiyeden çok akdeniz muabbetine geliyordur.
0
mikahakkinen
(09.07.24)
Hangi eksen değişikliğinden bahsettiğinizi anlamadım sanırım dünyadaki jeopolitik değişiklikleri izah etmeye çalışmışsınız. Malum bizim ülkemizde bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olmak yaygın bir şeydir her sene turizm hakkında birileri sosyal medyada sözlüklerde bir şeyler yumurtlar halkın seviyesi düşük olduğu için bu mesnetsiz iddialar çok fazla ciddiye alınır ama nihayetinde veriler açıklanır gerçekler ortaya çıkar. 2000'li yılların başında turizmde Yunanistan'ı örnek almaya çalışan Türkiye bugün dünyada 4. Turizm destinasyonu. 2023 turizm hedefimize bir kaç yıl önce ulaştığımız için revize edildi üstelik. Bu sene 60 milyon turist 60 milyar dolar gelir hedefi var. Kaliteli turistten kastınız ultra zengin turistler ise onlar dünyada belli başlı yerleri tercih ediyorlar (Arap ülkeleri, monako, ibiza,lihtenştayn gibi) Turizmde destinasyonların seçilmesinde bir çok sebep olabilir öncelikle mesafe, vize politikaları, altyapı gibi. Örnek verdiğiniz kişiler sadece magazine yansımış kişiler oysa Türkiye'ye geçen seneye kadar körfez ülkelerinden ultra zengin turistler geliyordu fakat algı operasyonu ile bu kitleyi zorla kaçırttık şimdi Dubai, Paris, Moskova, Londra gibi başkentlere gidiyorlar oralarda el üstünde tutuluyorlar. Bu arada Doğu bloku ülkelerinden ve Rusya'dan gelen turistlerin içinde ultra zengin insanlar var siz belki medyatik olduğu için sadece Türkiye'de yaşayan Abromoviç'i bilirsiniz. Türkiye ucuz bir destiasyon değil artık turizmde gelirlerde ziyretçi sayısıda günden güne artıyor. Meraklıysanız istatistiklere bakın bütün veriler var.
0
doharkoman
(09.07.24)
Özellikle ege bölgesinde irili ufaklı yüzlerce koy var, bunların bir çoğunu oteller, siteler tamamen kapatmış. Şahıs arazilerinin bile kapattığı koyar var. Yasaya göre (yersen) herkes girebilir ama öyle güvenlik önlemler vs alınmış ki..

Demek istediğim Türkiye'de her zaman ultra zenginlere hitap eden cazip gelen yerler bolcaydi, bunun ekseni vs olmaz :)


Öte yandan 90'lar ve 2000 başları (ki bu zamanlarda bile oldukça popülerlesmis sayilirdi) tr'ye vizyonu daha geniş entelektüel avrupalilar geliyordu, buna katılıyorum.

Ancak tüm dünyada internet sosyal medya etkileşim vs arttıkça tr'nin ucuz bir cennet olduğu kesfedildi ve ekonomik skalasi daha bu yönde insanlar gelmeye başladı.

Rusların Avrupa'dan afaroz edilmesi gibi durumlar da son zamanlarda tr için etkili.

Eksen kayması falan hikaye yani, reis dediğin adam daha son ana kadar Gazze diye ağlayıp arka planda israil ile işi pisiriyordu :)

Bütün olay paraya bakar.

Haa Türk vatandaşlarının otellerde 2. Sınıf muamele görmesi mevzusu peki? Olay yine için para için anayi babayı satma mevzusuna geliyor :)
0
makbur
(09.07.24)
Bizim tatil beldeleri de dunyaca unlu kalitede, ibizaya gitmedim ama Guney Dogu Asya, Avustralya'nin bazi bolgelerine, Amerika kitasina gittim. Turkiye de iste dusuk bir yer, ne alaka gibi dusunuyorsunuz ama Ege koylari vs hepsiyle kapisir.
0
The_Lollok
(09.07.24)
(16)

Gibi

rock n roll
İzliyor musunuz? Exxen yok bende. Burada yayınlanıyormuş herhalde. Aslında tam benlik bir dizi. Instagram'da gibi sayfalarını takip ediyorum çok komik bence. Siz ne düşünüyorsunuz?
İzliyor musunuz? Exxen yok bende. Burada yayınlanıyormuş herhalde. Aslında tam benlik bir dizi. Instagram'da gibi sayfalarını takip ediyorum çok komik bence. Siz ne düşünüyorsunuz?
0
rock n roll
(05.07.24)
Feyyaz'ın yaptığı 'absürt ayrıntıda gizlidir' mizahını seviyorsan gibi'yi de seversin. Diyaloglarını, Yılmaz'ın çıkışlarını, İlkkan'ın tabansiz özgüvenini, Ersoy'un feminen hallerini ve yeri gelince hepsinin ağzının payını vermesini çok seviyorum ben. Ama spiral gibi yani, uzadıkça kendi içine çöken bir hali var. Bölümleri üst üste izleyince canım sıkıldı, biraz ara verdim.
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
Bir ee ayık kafayla izlenmediginde iki kat keyifli oluyor, belki üç :p
0
sekizdokuzon
(05.07.24)
esasen gibi'yi genel değerlendirdiğimde hiç komik bulmuyorum. şöyle ki, evet parça parça diyaloglardan kesit aldığında komik, çok komik. ama bölümün geri kalanıyla birlikte değerlendirildiğinde bazı bölümleri çok üzücü. birçok bölümünde ağlamışımdır. hayatın gerçeklerini baya yüzünüze vuran, sizi düşündüren bir dizi. komedi dizisi olarak değil, bu yönüyle izliyorum ben. bazen de bu yönüyle izleyemiyorum.
0
birnevibahar
(05.07.24)
bence komik ve dahası samimi. olay örgüleri de güzel. izlemeye değiyor, boşa vakit harcamış gibi hissetmiyorum.
0
MtKrt
(05.07.24)
dizi iyi ama kesitlerdeki gibi çok komik bir dizi değil. yer yer güldürüyor. izlenir tabi
0
paintov
(05.07.24)
izliyorum. bence eğlenceli.
0
bir ileti paylastim
(05.07.24)
ilk bölümün youtube'da olması lazım. kokoriç bölümü. izleyip karar verin.

bölümler arası göndermeler olsa da her biri bağımsız bir konuyu işliyor. en az 10 tane müthiş bölüm var. izlemeye değer.
0
brkylmz
(05.07.24)
2-3 sezon gayet iyi gitti -tabi bazen sıkıcı bölümler oluyordu arada- fakat sonra beni inanılmaz bayamaya başladı. Sanırım şu ölen-olmek üzere olan kızın üzerinde kuru pasta yedikleri bölümden sonraki bölümler.

İlk 3 sezonda müthiş bölümler vardı bu arada bence izlemeye değer kesinlikle. (4. sezon sonrasında da vardır belki benim modum düşmüştür)
0
makbur
(05.07.24)
Çok gerçekçi ve çok saçma. Bu tabi baya komik bi durum yaratıyo. Ama gerçek hayatında o saçmalıkları yapan kişiysen o zaman dizideki komiklikler sana geçmeyebilir.
0
zimbirik
(05.07.24)
@brkylmz; zaten ilk bölümü izledikten sonra bu dizi tam benim dizim demiştim. Merak edip YouTube dan izleyince ölüyordum gülmekten :))
0
🌸rock n roll
(05.07.24)
Exxen'in olması şart değil dizipal'de var tüm bölümler. Ben de 4.sezondayim yemek yerken izliyorum. Seviyorum ben de ama @8910 gibi üst üste izleyince bayık bir hal aldı. Ben de ara verip the Bear'in 2.sezonuna geçtim.
0
Amaranta ursula
(05.07.24)
eşimle birlikte keyifle izliyoruz. bazen tekrar izlediğimiz bile oluyor. mesela şu an "sokak röportajı" izleyesim geldi :)
0
Improbable
(05.07.24)
cok severekten eglenerekten izliyorum
0
ala09
(05.07.24)
İnanılmaz eğlenerek izliyorum. Kaliteli ve izlemesi oldukça keyifli.
0
but that was just a dream
(06.07.24)
İlk 4 sezonu geçen sene turkcell platinumdan aldığım 1 aylık reklamsız üyelik koduyla izlemiştim. Senede 1 kez alma hakkım vardı. Bu sene yine gelmişti kodu yine aldım son sezonu da o şekilde izleyeceğim.

exxen'e 1 kuruş para vermeden çözüyorum işi :D

cevabım da belli olmuş oldu aslında :) Evet izlenir süper iş.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(06.07.24)
izlesem belki severim gibi geliyor ama exxen üyeliği için uğraşamam, beş kuruş bile olsa vermem, o yüzden yıllardır izlemiyorum. prens güzel ordan devam :)
0
ravenudon
(15.07.24)
(19)

Nasıl Bir Evde Yaşamak İsterdiniz?

rock n roll
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki k
Ağaçlarla dolu, her renk güllerin olduğu, bir sürü çiçeğin olduğu bir evim olsun. Deniz kenarında olması güzel olurdu, göl de olur. Bahçeme kediler, köpekler istedikleri gibi girsinler her yere mama su kabı koyacağım. Ağaçlarda kuş yuvaları olacak. Bahçemde hamak, salıncak olsun. Evim müstakil iki katlı olsun ve asla komşu olmasın. Hayalim bu. Bir de böyle bir eve sahip olmak için ne kadar parayı gözden cıkarmalıyım?
0
rock n roll
(04.07.24)
Ormanın ortasında gotik malikaneler olur ya, şato gibi. Öyle bir evde yaşamasam da bir girip gezmek isterdim.
0
sekizdokuzon
(04.07.24)
Öncelikle şöyle büyük bir mutfak hatta mümkünse ada tezhah bir mutfağı olan bir ev isterdim. Şu ana kadar oturduğum tüm evlerde tek ve yetersiz tehgah vardı, şimdiki evimde de öyle.

birden fazla mutfak eşyası koymak istediğimde olmuyor hep birini bi yerlere kaldırmak zorunda kalıyorum rahat çalışabilmek, yemek yapabilmek için.

Ebevenyn banyosu olan bir yatak odası olursa da çok rahat ederdim.

Yatak odası, salon ve ekstra bir oda haricinde hobi odası yapabileceğim geniş bir oda da hayallerim arasında :) mesela yeşil perdeyle çekimler yapmak bir şeyler denemek, üretmek istiyorum ancak şu anki evimde bu ancak ayakları, perdeyi kur topla şeklinde mümkün. Sürekli asılı durması mümkün değil çünkü tüy torbası bir kedim var :)

ha tabi bunları müstakil ve çok büyük olmasa da havuzlu bir evde birleştirebilmeyi isterdim. tabi ki şu an ekonomik şartlar ve en önemlisi benim ekonomik durumumdan dolayı sadece hayal olarak kalacak gibi gözüküyor.
0
orta buyuklukte bir ulkenin krali
(04.07.24)
2+1 apartman dairesi. kafelere vs yakin ama ayni zamanda kösede, sessiz sakin kalmis bir yer.

büyük bir ev yalniz insanin enerjisini ceker.
0
robert bosch
(04.07.24)
Müstakil/bahçeli evlere hiiiç özenmiyorum. Sevdiğim bir şehrin, nezih ama merkezi denebilecek bir mahallesinde, mahalle içi yeni, güvenlikli ve yalıtımı iyi (türkiyede hayal ama soru da hayalimizdeki :d) bir apartmanda, mümkünse en üst katın bir altı 3+1 geniş bir daire. Arabam yok ama kapalı otopark olsun, toplu taşımaya da (metro olursa tadından yenmez) yakın olsun. Böyle şehir içi iki üç bloklu siteler ya da direkt bahçeli tek bloklu siteler olur ya, onun gibi bir apartman dairesi çok iyi olur
0
nundu
(04.07.24)
Önünde yatımı bağlayabileceğim bir iskelesi olan, deniz kenarında bir yalı ama arkasında da koru var. Ormana gerek yok. Şehrin gürültüsünü ve kalabalığını uzakta tutsun yeter. Orman olursa gezmek, alışveriş yapmak, birileriyle buluşmak vs. isteyince "dışarı çıkmak" değil "şehre gitmek" zorunda kalırım.
0
nawar
(04.07.24)
İstediğim evde yaşıyorum. Arka bahçede kendine ait gölü var. Ördekler, kaplumbağalar, balıklar, lotus çiçekleri, çeşit çeşit berryler. Huzur doluyorum evimde.
0
gabe h coud
(05.07.24)
Bizim burada Bafa gölü milli parkı var mesela arada gidip kalıyorum çadırda 1-2 gün. Ormanları çok seviyorum, insan yerlesiminden uzaklasabildigim kadar uzaklaşıp orada kamp kurmayı.

Hayalim de zaten bizim buralarda, Datça olur Didim olur, iyice böyle ormanın içinde tepelere doğru şu youtuberlarin yaptığı gibi bir göz odalı bir kulübe yapıp içinde yaşamak.

Tabii bunu gerceklestirebilmek için insanın önce kendini değiştirebilmesi gerekiyor. Modern hayatın getirdiği konforun fazlasıyla kölesiyiz.
0
makbur
(05.07.24)
Vallahi de hemen yakınında doğa ve yeşillik arasında yürüyüşler yapabileceğim herhangi bir ev olur. Yeter ki metropolden , büyük ışıklı caddelerden, gürültü ve keşmekeşten uzak olsun. Ve ben de saatlerce doğa içinde yürüyüş yapabileyim.
0
Amaranta ursula
(05.07.24)
Yani İzmir insaniyim haliyle alismisiz kalabalığa.

Şimdi yaşadığım yer Fransa'nin en dağlık alanlarindan biri. Ben de 900mde yaşıyorum. Vallaha baya mutluyum. Yani sabah mutfak panjurunu açınca hayvan gibi dağ çıkıyor hele kışın karlı hali.

Ama gene de yakinimda göl olsun isterdim. Yani dag, kışın karlarla cevrili olmak falan güzel de biz deniz kenarinda buyumusuz. Fasli arkadaslarim da aynisini der. Bu sebepten hayalim cenevre taraflarina gidebilmek çünkü gördüğüm ve duyduğum bu göl olayını çok iyi kullanabiliyor insan orada.

Onun dışında ben evde sadece banyo umursayan bir adamım. Geri kalani hanimin isi. Bir de home gym yapabilirsem çok iyi olur.

Onun dışında bir şeyler ekip bicebilmek iyi olur. Ha şu anda da var yapabilecek yer de kiralık olunca insanin o kadar uğraşasi gelmiyor gibi.

Aslında Avrupa'da istediğin şeye ulasmak pahalı değil de Türkiye'de hem işin olduğu hem de böyle evin olabilecek yerler çok pahali çünkü isler belli sehirlere konsolide olmuş halde. Bence is kismini kenara atsan çok para gerekmeyebilir de is ile birlesince çok para lazım:/
0
logisticsmanager
(05.07.24)
Ben ıssızlık ve devasa yerler sevmiyorum. İşlek bir cadde ve 2+1 ev. Dağ manzarası falan beni yalnız hissettirirdi ben insan görmek istiyorum.
0
ruhen hastayim ben
(05.07.24)
İzmir'de Foça yarımadasında, 1000 metrekare bir arsa.
Çevresi fensle çevrili. 2 metre aralıkla çepeçevre selvi dikilmiş, boyları 2,5 metre ve dış dünyayla ilişiği tamamen kesiyor.
500 metrekarelik kısım tamamen çim. Bu kısımda dubleks, çelik konstrüksiyon, geniş verendalı, bol camlı bir ev ile bir yüzme havuzu var.
Bahçede sondaj, bir mini rüzgar türbini ve çatıda güneş enerji panelleri var.
Diğer 500 metrekarede yükseltilmiş yastıklı sebze bahçesi, iki zeytin, bir kayısı iki mandalina bir erik ve bir elma ağacı var.
Bahçede serbest dolaşan bir alman kurdu, bir kedi bir keçi var. Ağaçlık alanın bir köşesinde bir kümeste kalabalık bir ispenç ailesi yaşıyor.
Giriş kapısının yanında bir kapalı garaj içinde Wolkvagen Tiguan var.
0
Mirket
(05.07.24)
küçük böyle 2+1 ev ama bahçeli olsun, şehrin içinde olsun
0
Hallegadola
(05.07.24)
Soyle 2+1 yuksek tavanli, eski bir nisantasi dairesinde yasamak istiyorum
0
Kittie
(05.07.24)
Temizlemesi kolay, minimal döşenmiş, her eşyanın bir yeri olan akıllı ev sistemi güzel entegre edilmiş modern tasarımlı bir ev.

Ben de bitki seviyorum, birçok bitkim var ama kartpostallardaki o kır evlerinin işi bitmiyor, durmadan eve bakmak, evle uğraşmak gerekiyor. Düşündükçe bunalıyorum ben :D
0
akhenaten
(05.07.24)
köy şartları zor öyle dağda bayırda yaşayacak biri değilim en azından şu anlık. 2+1 ne çok küçük ne çok büyük ama geniş balkonlu bir ev isterdim, balkon cephesi başka bir eve bakmasın, önü açıklık olsun...
0
black holes in the sky
(05.07.24)
Shdhfs betimlemeleri duyunca aklima geldi sorry x.com

Apartmanda yasadim, koyde yasadim, havuzlu asansorlu villada yasadim (kisa bir donem), mutakil bahceli evde yasadim.

Onemli olan klise olacak ama huzur ve yaninda cevrende sevdigin insanlar olacak o bence. Yoksa en iyisi olsa bile o bir sure sonra siradanlasiyor.

Tipki deniz goren bir ev hayali kurup aldiktan sonra bit sure sonra kafani cevirip denize bile bakmamak gibi.
0
ananiyimioguz
(05.07.24)
@nundu +1
Bir de çok büyük mutfak ve ada tezgâh +1

Teknoloji, konfor, büyük şehir olanaklarına yakınlık istiyorum. Hiç dağ bayır müstakil ev derdiyle uğraşamam.
0
kobuzchu kiz
(05.07.24)
denize sıfır arkası orman bir malikanede yaşamak isterdim.
0
sizofren06
(05.07.24)
Ben hayalime kavuştum darısı iyi kalpli , iyi niyetli insanların başına

Villa, bahçeli , barbeküsü olan, kış bahçesi olan , sabahtan akşama herşeyi güneş alan, göz alabildiğince orman ve parka bakan dünya güzeli hayat
0
coner
(05.07.24)
(7)

Bu cehaletle nereye kadar

hops
Twitterda Bi Post gördüm, kuranın mucizelerinden falan bahsediyor, klasik mevzular. Uzaydan da konu açıyor.Abi adamlar yorum olarak uzayı reddediyor. Direkt uzay diye bişey yok, sizi kandırıyorlar diyorlar. Yuh aq, böyle insanlar var farkındayız dimi? Benim bakış açıma göre gereksiz mahlukat bunlar,
Twitterda Bi Post gördüm, kuranın mucizelerinden falan bahsediyor, klasik mevzular. Uzaydan da konu açıyor.
Abi adamlar yorum olarak uzayı reddediyor. Direkt uzay diye bişey yok, sizi kandırıyorlar diyorlar. Yuh aq, böyle insanlar var farkındayız dimi? Benim bakış açıma göre gereksiz mahlukat bunlar, kara sinek gibi.
0
hops
(04.07.24)
Ee bize ne ki? Ilgilenmiyorum ve hayatimda hic olmuyo bu insanlar. Sen de dene. Sahiden kurtulman cok kolay.
0
halk
(04.07.24)
Adam hayatinda koyunden yada bi semtten disari cikmamis mesela. Hani otobuse bineyim 10dklik yan semte de gecmemis hic. İnternet kafeden internete giriyor ve boyle bi yorum atiyor diye hayal et rahatlama gelicek
0
Zetnikov
(04.07.24)
adamlar haklı muhammed uzayımı biliyordu, güneş sistemi, gezegenlerimi biliyorduki.
çölde ne varsa, ne gördüyse onlardan bahsediyor.
0
my fault
(04.07.24)
Bu tarz kucuk radikal gruplar dunyanin her yerinde var. Siz dogrusunu anlatmaya calistikca daha cok motive oluyorlar. En iyisi hic ellesmeyip kendi hallerine birakmak.

Seyircisiz kaldiklarinda bir sure sonra cogu vazgeciyor zaten.
0
brkylmz
(04.07.24)
Evet farkındayız.Başka versiyonları benim de karşıma çıkıyor.

Profiline Atatürk fotoğrafı koymuş, altına Selçuklu ve Osmanlı tarihini bildiğin sil baştan yeniden yazmış.Kendince yeni dönemler devirler vb .

Çok takılmayın, bazı emekliler etrafında kendini dinleyecek kimse bulamayınca yılların tecrübesi! ni aktarıp tatmin olmak istiyorlar.
0
hebanon
(04.07.24)
halen düz dünyaya inanan devlet memurları gördüm ve ciddi ciddi savunuyorlar.
0
mikahakkinen
(04.07.24)
Bunu diyen adam tv izlemek için taktirdigi uydunun, adres tarif etmek yerine wp'tan attığı konumun falan nasıl çalıştığını düşünüyor acaba esas mesele bu.
0
makbur
(04.07.24)
(2)

Debe listesi neye göre belirleniyor?

komando kani var bende
Bugünkü debe'ye bakıyorum kayseri ve suriye olayları yok. olması gerekmez mi? yoksa sözlük yazarları mı artık bu tip olaylara ilgi duymuyor mu?Mesela çok garip entryler debe'ye giriyor bakıyorum bakıyorum birşey bulamıyorum.
Bugünkü debe'ye bakıyorum kayseri ve suriye olayları yok. olması gerekmez mi? yoksa sözlük yazarları mı artık bu tip olaylara ilgi duymuyor mu?
Mesela çok garip entryler debe'ye giriyor bakıyorum bakıyorum birşey bulamıyorum.
0
komando kani var bende
(02.07.24)
Ekside debe okumak bana çok enteresan geliyor.

Bu kadar kar odaklı, açık açık aktrollere yüzlerce hesap verilen, bu kadar manipulasyonun olduğu bir ortamda "sitenin" belirlediği debe entrylerini okumak biraz ana akım medya takip etmekle eşdeğer gibi.
0
makbur
(02.07.24)
moderasyon eli değiyor.
0
brkylmz
(03.07.24)
(4)

Cimento alimi

makbur
Bahçede bir şeyler yapacağım ve 100-150 kg cimentoya ihtiyacım var.Hepsiburada'dan falan bakıyorum 10 kg torbalar 200 lira civarı. İnternette cimwnto sirketleri vs arttığımda 50 kg torbalar 180 lira civarı. Bu torbalar sadece büyük inşaatlara mi gidiyor? Eve getirtebilir miyim? Getirteniniz var mı?
Bahçede bir şeyler yapacağım ve 100-150 kg cimentoya ihtiyacım var.

Hepsiburada'dan falan bakıyorum 10 kg torbalar 200 lira civarı. İnternette cimwnto sirketleri vs arttığımda 50 kg torbalar 180 lira civarı.

Bu torbalar sadece büyük inşaatlara mi gidiyor? Eve getirtebilir miyim? Getirteniniz var mı? Güvenli olarak siparis verebilecegim?

Bir de cimento torbasıni açtım ve hepsini kullanmadım diyelim. Kalanı nasıl muhafaza edebilirim ve ne kdar zaman içinde tüketmek gerekir?

Son olarak da bu tarz yerlerden Kum, Agrega vs de siparis verilebiliyor mu?
0
makbur
(01.07.24)
eve getirtmen zor. ayrıca araba tutman lazım. araban varsa git al. internette pahalı olur bunlar. kargoyla taşınması da zor.
0
jelly bear
(01.07.24)
@thetruenorthstrongandfree

Hazır Beton işimi görmez ama hazır beton varlığını hatırlattiginiz için teşekkür ederim başka işlerde muhakkak lazım olur
0
🌸makbur
(01.07.24)
150 kgcimento 3 torba oluyor. yakınlarınızda nalbur insaat malz. satan yer varsa onlardan alırsanız evinize kadar getirirler.
0
exlibris
(01.07.24)
Su ve nem görmediği taktirde uzun süre saklayabilirsin. Torbasını kullanılmayacak şekilde yırttıysan poşetlere ya da plastik leğene falan koy. Bir şey olmaz.

Yalnız 50 kiloluk torbayı kaldırmak her babayiğidin harcı değildir. Dikkat et de bel fıtığı için doktor önerisi diye başlık açma.
0
Mirket
(01.07.24)
(5)

Balkon sineklik kapısı.

hedep
Balkona sineklik kapı yapma/yaptırma girişimi içerisindeyim. Kendin yap kitleri çok hesaplı gözüküyor fakat direkt pvc çerçeve üzerine menteşe ile takıldığı için dışarıdan da kapı kolu olan kapılarda nasıl takılıyor fevkalade bir merak içerisindeyim.Zira tel kapandığında (direkt çerçeveye sıfır takı
Balkona sineklik kapı yapma/yaptırma girişimi içerisindeyim. Kendin yap kitleri çok hesaplı gözüküyor fakat direkt pvc çerçeve üzerine menteşe ile takıldığı için dışarıdan da kapı kolu olan kapılarda nasıl takılıyor fevkalade bir merak içerisindeyim.

Zira tel kapandığında (direkt çerçeveye sıfır takılı olduğu için) kapının kolu teknik olarak telin içinden geçmiş oluyor.

Magnetli, akordeonlu vs çözümlerin farkındayım fakat evde evcil hayvan var sinek telinin yanı sıra tavuk teli ile güçlendirmeyi düşünüyorum.

~ Edit 1
Maksat sinek teli takmak, içeriye sinek böcek giremesin, bu esnada benim kıza da dayanım göstermesi gerekiyor. Problem ise kapı kolu.

~Edit 2
Mıknatıslı, akordeon sürgülü vs çözümlerden haberimin olduğunu fakat evde kedi olduğunu o magnetin içinden rüzgar gibi geçeceğini yazmıştım yukarıda.

Kapının biri kapalıyken diğeri açık kalırı ben de düşündüm de rüzgarda falan saçma olacak yay ile tutturmak vs lazım. En kötü ihtimal duble çerçeve ya da çıta ile daha da yükseltmek daha mantıklı olacak gibi.
0
hedep
(28.06.24)
kedi teli diye bir şey var. baya dayanıklı ve sert. ben o malzemeden sineklik taktırdım tüm camlara ve balkon kapısına.

benim de 2 kedim var.
0
art cat chocolate
(28.06.24)
Sineklik çerçevesi kalın olduğu için, kapı kolu sorun olmuyor.

Kedi teli (fiber sineklik teli) kullanın. Diğer teller güneşten etkilenip zayıflıyor, bir yıl içinde paslanıp çürüyor ve kediler parçalıyor. Fiber olanlar çürümüyor ve paslanmadığı için çok kolay temizleniyor.
0
alfired
(28.06.24)
kedi sineklik tülü +1
konum istanbul ise yaptırdığım kişinin numarasını paylaşayım huzur yapıydı sanırım instagram adresi. balkona sürgülü kedi için sineklik yaptırdık üstelik handikaplı kapalı balkon ve bir kısmından baca çıktığı halde sorunsuz yaptı.
0
eja
(28.06.24)
mıknatıslı ikiye ayrılanlardan aldım, kaliteli bir çift taraflı bant ile yapıştırdım. çok da memnunum.
0
eurhka
(28.06.24)
Sineklik kapaliyken teorik olarak kapı açık kalacağı için, kapıyı kapatirken sinekligi açık bırakabilirsiniz.

Bir de bu tarz durumlarda sineklikciler mesafe olussun diye ya çerçeveyi daha kalın yapıyorlar ya da araya ek bir çerçeve daha koyuyorlar. Araya pratik kendi bulduğunuz malzemelerden koyabilirsiniz tahta olur pvc olur plastik olur vs
0
makbur
(28.06.24)
(4)

amk yobazı demek hakaret sayılır mı? Dava açılabilir mi?

atanamayan jedi
merhaba,"amk yobazı" gibi sözler sosyal medyada hakaret sayılır mı? Dava açılabilir mi? teşekkürler.
merhaba,
"amk yobazı" gibi sözler sosyal medyada hakaret sayılır mı? Dava açılabilir mi? teşekkürler.
0
atanamayan jedi
(25.06.24)
Yobazdan emin değilim ama amk'nın dava açılabilir bir hakaret olduğuna eminim.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
"amk" gibi bir küfür zaten hakaretin en temel hali değil mi sizce de? Baya açık seçik bir şey bu zaten.
0
akhenaten
(25.06.24)
Sanık işletmekte olduğu lokantanın önüne park eden kamyonlara müdahale eden belediye zabıta görevlisi olan katılana "Zabıta bozuntusu geldin mi, benim mekânımı kapatacak adamın a.ına koyarım" şeklinde hakaret ettiği olayda, belediyenin ... tarihli cevabi yazısında katılanın suç tarihinde belediye zabıta memuru olarak çalıştığı ve belde merkezine park eden kamyonların düzeninin görevi dahilinde olduğu bildirilmesine rağmen katılanın böyle bir görevi olmadığı kabul edilerek hüküm kurulduğundan tebliğnamedeki bozma görüşüne iştirak olunmamış, sanığın eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 125/3-a maddesi yerine aynı kanunun 125/1. maddesiyle uygulama yapılarak eksik ceza tayini karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargıtay 2. CD Esas: 2011/27714 Karar: 2013/12525 Tarih: 13.05.2013
0
komando kani var bende
(25.06.24)
"Yobaz"i geçtim, amk direkt "a.ina koyayim" şeklinde mi geçiyor acaba hukuki olarak -böyle bir tabir sadece yazı dilinde var ve yeni sayilir-

Yani demek istediğim "kardeşim ben a.ina koyayim demedim ki amk ile" diye bir savunma olabilir mi acaba :)
0
makbur
(25.06.24)
(4)

Kiracı ve Klima

uzman pratisyen
Kiracım klima taktırmak istiyor. Nelere dikkat etmem gerekir? Teşekkürler.
Kiracım klima taktırmak istiyor. Nelere dikkat etmem gerekir? Teşekkürler.
0
uzman pratisyen
(20.06.24)
Klima montajında klimanın iç ünitesinin duvara sabitleneceği noktalarda küçük delikler açılır. Yarın öbür gün klima sökülecekse o deliklerin kapatılıp boya yapılması gerekir. Anladığım kadarıyla klimanın sahibi kiracınız olacak dolayısıyla evden taşınması halinde orayı düzelttirmeli.

İç ünitenin dış üniteye bağlantısının yapılması için uygun bir noktadan delik açılarak dışarıya borular çıkartılır. Buradaki delik diğerine göre çok daha büyük olur. Düzeltme durumu burada da geçerli.

Klimanın çalışma esnasında çıkaracağı suyun düzgün bir şekilde tahliye edileceğinden emin olmanız gerekir.
0
pispinti
(20.06.24)
Klimayi kiradan dusecekse sahibi siz olacaksiniz.Dolayisiyla kapasitesini, modelini falan siz secin.Klimanin takilacagi noktayla ilgili gorus bildirin.Kablo cirkin sekilde uzaktan ve aciktan gelmesin.
0
turkuaz
(21.06.24)
yazilanlara ek olarak, dikkat edin tasiyici kolon kiri$ falan delmesinler takarken.
bizim ustalar genelde ilk gordugu kiri$i delerek i$e basliyor.
0
cooperr
(21.06.24)
Kolon kiriş delmeme tabii ki ilk akla gelen.

Diğer aklıma gelenler,

1- Dış uniteden içeri gelen hortum için açılan büyük deligin (özellikle dışarıdan) düzgün kapatılması gerekli. Hele ki binadan mantolama falan varsa, düzgün kapatilmazsa aradan sızan yağmur vs bütün mantolamayi curutur.

2- su Akita hortum alt katın camın balkonuna falan hizalanmasin aman komsuyla papaz olmayın.

3- klimalar kurulmadan önce mutlaka bir elektrikci gelip her klima için buat'tan kablo çekip sadece klima için sigorta taksin.

4- iç ünite tavana sıfır olmasın en az 30-40 cm boşluk olsun tavanlar arasında (hem hava akışı için hem de filtreyi rahat çıkarıp takqrsiniz)
0
makbur
(21.06.24)
(1)

Erkek kollar ve sırtındaki kıllar

alcnkzn
Erkeğim.Kollarım ve sırtım aşırı olmamasına rağmen yine de kıllısayılır. Hamam otu daha çok azdırıyor lütfen onu yazmayınız Lazer için şu an maddiyata yokKollarımın tüylerini ne şekilde azaltabilirim 1 senedirFalan makasla azaltıyorum. Çünkü oraya birşey sürersenKadın gibi görünmesini istemiyorum
Erkeğim.

Kollarım ve sırtım aşırı olmamasına rağmen yine de kıllı
sayılır. Hamam otu daha çok azdırıyor lütfen onu yazmayınız
Lazer için şu an maddiyata yok

Kollarımın tüylerini ne şekilde azaltabilirim 1 senedir
Falan makasla azaltıyorum. Çünkü oraya birşey sürersen
Kadın gibi görünmesini istemiyorum
0
alcnkzn
(15.06.24)
Sirt ve ön tarafı traş makinası ile kesebilirsin -keçi koyun kırpar gibir-

Ben hayatımda ilk kez covid sonrasi Eforlu EKG ye girmeden önce jiletle kesmistim -kesin demislerdi- bunca senedir neden kesmemisim diye de uzulmustum.

Yalnız jiletle bir daha kesmedim gür çıkar vs diye.

Kadın gibi gözükmek? Bunu tam anlayamadım.

Ayriyetten vücut vs calisiyorsaniz kılları kesince Ronaldo gibi bütün kaslar ortaya daha cok cikiyor:)

Kol kıllarıma dokunmuyorum, bacak kılları gibi sanki onlara dokunursam çok abartmis olurum gibi geliyor (belki bu da göğüs kıllarımi almadan önceki bir onyargidan geliyordur:)
0
makbur
(15.06.24)
(10)

Diş tedavisi fiyatları

hunharca ben
Yakın zamanda dişçiye gidilip, yapılan işlem ve ücretini yazabilir misiniz (nakit/kart/taksit)
Yakın zamanda dişçiye gidilip, yapılan işlem ve ücretini yazabilir misiniz (nakit/kart/taksit)
0
hunharca ben
(13.06.24)
dalga mı geçiyorsun? 100 küsür çeşit işlem var, onu mu yazsın herkes tek tek. bir de buyurur gibi duyuru açıyorsun. neyse derdin direkt onu yaz.
0
hops
(13.06.24)
1 diş çekimi
1 kanal tedavisi
Büyüklü küçüklü dolgular
Eski dolguların yenilenmesi
Komple diş taşı temizliği

18 bin hesapladı nakit olursa 15 bin olur dedi
0
grimavi
(13.06.24)
2 hafta önce, temizlik, 3500 tl, kredi kartı
0
gabe h coud
(13.06.24)
resmi tarife (git: www.tdb.org.tr)
0
my fault
(13.06.24)
Dün ben dolgu annem temizleme yaptırdı ikisine de 1575 TL verdik, kart nakit fark etmiyor.
0
kestane gürgen palamut
(13.06.24)
Fiyatları kalem kalem yazacaktım ama kıyaslama veya rekabete girdiği için etik değilmiş. tdb kızıyormuş. o yüzden eşim yazma her yere diye seslendi az önce içeriden sdfjsd

Açık konuşmak gerekirse çok populer bir yersen ve de büyük şehirdeysen, kiran yüksek, çalışan sayın fazlaysa falan ancak tdb ye uyabiliyorsun. Hatta tdb fiyatının üstüne yapan da var.

Fatura kesmen gerekirse de tdb fiyatları altına yapamıyorsun.

Onun dışında kiran düşükse, kendi yerinse, eskiysen, çalışan sayın yoksa veya azsa, tdb fiyatlarının %40 %30 altına yapıyorsun. Ona göre siz hesaplayın işte.

Aslında yapmak istemiyorsun da.. piyasada öyle yapanlar olduğu için mecbur sen asıl fiyatı söylediğinde gelmiyorlar. O yüzden biraz indirmek durumunda kalıyorsun.

Keşke kimse indirmese de piyasa ölmese. Veya fiyatı değil de yapılan işin kalitesini önemsese keşke hastalar ama refah seviyesi yüksek olmayan toplumlarda bu pek mümkün olmuyor. En iyi yemeği yeriz, en iyi telefonu alırız ama sağlık konusu olunca, öyle ölümcül bir ameliyat olmadıkça en uygun yeri arıyoruz.
0
ananiyimioguz
(13.06.24)
Dış taşı temizliği 1750
Dolgu 2650

1 hafta önce gittim.
0
makbur
(14.06.24)
Ben Kanal yaptırdım bikaç dile, 3500 tl verdim her seansta. Pahalı geldiği için bir daha gitmemeyi düşünüyorum.
0
numlock
(14.06.24)
*dişe
0
numlock
(14.06.24)
2250 dolgu başına, iki dolgu yaptırdım +100tl film için ödedim.
0
Uncle Sam
(14.06.24)
(10)

Dinleyecek müzik kalmadı

Amaranta ursula
Merhaba arkadaşlar,Bir süredir gerçekten müzik kıtlığı yaşıyorum. Spotify haftalık keşif de çare olmuyor. Dönüp dolaşıp aynı şarkıları/ grupları dinlemekten de aşırı sıkıldım. Allah'ını seven üzerime kaliteli şarkılar ve gruplar atabilir mi? Müzik zevkim çok çeşitli olmasına rağmen ağırlıklı olarak:
Merhaba arkadaşlar,

Bir süredir gerçekten müzik kıtlığı yaşıyorum. Spotify haftalık keşif de çare olmuyor. Dönüp dolaşıp aynı şarkıları/ grupları dinlemekten de aşırı sıkıldım. Allah'ını seven üzerime kaliteli şarkılar ve gruplar atabilir mi? Müzik zevkim çok çeşitli olmasına rağmen ağırlıklı olarak:

Indie
Grunge
Rock/ alternative rock
Jazz
Klasik
Metal (melodic genelde)
Tekno/ elektro
Enstrümantal
Latin
Folk diye devam ediyor. Daha vardır da aklıma gelenler bunlar şimdilik.

Var mıdır önerisi olan?

Cevaplar için çok teşekkür ederim şimdiden.

Eli boş göndermeyeyim, "We're gonna lose our soul tonight" arkadaşlar.
open.spotify.com
0
Amaranta ursula
(12.06.24)
Diğer dillere dalın. :)

Örneğin Rusça: Kino, Louna, The Slot. Rock grupları.

İtalyancada da Angelina Mango'ya taktım bu aralar. Pop şarkıcısı ama sarıyor.
0
marsli gocmen
(12.06.24)
Ivo Dimchev - I cure
open.spotify.com

Rishloo - Freaks & Animals
open.spotify.com

Moloko - Statues
open.spotify.com
0
pispinti
(12.06.24)
Bruce
(12.06.24)
Latin seviyorsanız ve tanımıyorsanız David Bisbal'ın buleria diye bir albümü var. Bir süre götürür sizi.
0
akhenaten
(12.06.24)
Lisedeyken bach'i çok severdim, sonra o zamanlar torrent'ten 9gb lik bir bach rar'i indirmiştir. 1500 tane falan mp3 vardı içinde. Bunu Ünv dönemi odev gibi dinlemiştim tek tek.

Saydiklarinizdan -diğerlerine gore- en az esere sahip olan grunge kulliyatini bile baştan sona dinlemek aylarınızi alır.

Grupları, sanatçıları araştırarak albüm albüm dinlemek araştırmak çok daha keyifli bence.

Ai'ye bağımlılık da sizi biraz bu kisirdonguye sokmuş.
0
makbur
(12.06.24)
@makbur,
Aksine müzik konusunda çok sistemliyim. Sevdiğim grup ve sanatçıların (hatta türlerin albümlerini) diskografilerini kronolojik sırayla pek çok kez dinledim, dinliyorum. Sanırım ya müzik dinlemeye biraz ara vermeliyim ya da yeni şeyler bulmalıyım.

Herkese çok teşekkür ederim, tüm önerileri dinleyeceğim.
0
🌸Amaranta ursula
(12.06.24)
Odtude tanidigim dj youtubr un algo sunun daha iyi oldugunu soyluyor. Spotify birakip orayi deneyebilirisn
0
lapaz
(12.06.24)
(3)

Checkup mı yaptırmalıyım? (spor)

tchuck
temmuz ayında biraz spora başlamayı düşnüüyorum. zaten çok yüksek tempo yapabilecek bir durumda değilim.ama öncesinde bi doktora moktora gitmek istiyorum. uzak çevremde çok kiş ibenim yaşlarımda inme, kalp krizi falan geçirdi (halısahalarda, sporlarda vs.).neyse, belki biraz boş evham yapıyorumdur a
temmuz ayında biraz spora başlamayı düşnüüyorum. zaten çok yüksek tempo yapabilecek bir durumda değilim.

ama öncesinde bi doktora moktora gitmek istiyorum. uzak çevremde çok kiş ibenim yaşlarımda inme, kalp krizi falan geçirdi (halısahalarda, sporlarda vs.).

neyse, belki biraz boş evham yapıyorumdur ama.

son dnem bahçede çalışırken falan fzla yoruluyorum.
bir de astım benzeri bir darlık yaşadım birkaç defa, hatta cieğrimden ıslık sesi bile geldi.

haliyle bu spor işlerine başlamadan önce bi kendime baktırmak istiyorum.
efordur, kan testidir, ciğerdir falan filan her neyse. yani doktor gelip derse ki "aman abicim sakın kalp atımını 150lere falan çıkarma sende sıkıntı var" vs, ona göre hareket edicem. çünkü diyebilir de.

peki ben hangi bölüme gitmeli ve ne testi yaptırmalıyım? direkt checkup mı yaptırmalıyım veya?
0
tchuck
(10.06.24)
kardiyolojiye gidip anlatın şikayetinizi. bahcede calısırken, merdiven cıkarken yorulma gayet kardiyak bir belirti olabilir. spor yapmayı düşündüğünüzü de belirtin.
0
unalub
(10.06.24)
Hani sen göğüs hastalıkları uzmanına gidecektin. Ne oldu o? Gittin mi? Ne dedi?
0
Mirket
(10.06.24)
Göğüs doktoruna ve kardiyolojiye kesinlikle gidin.

Belki sadece alerjik bir durum da olabilir bahsettiğiniz astım benzeri durum, böyleyse bir alerji ilacı ile müthiş rahat edersiniz.

Normal şartlar altında spora başlamadan önce bir kardiyoloji muayenesi zaten lüzumlu olan.

Kişisel tavsiyem, yüzme harici bu aylarda spora baslamayin. Salonlarda klima altında çalışmak bana iyi gelmiyor mesela, klima içeride varolan havayı döndürüyor, dışarıdan hava sirkülasyonu yok. Spor yaparken temiz hava çok önemli.
0
makbur
(10.06.24)
(12)

Ali Koç ile Aziz Yıldırım arasındaki temel fark ne?

sonhakan
Proje yaristirmadiklarina göre nedir temel mesele?
Proje yaristirmadiklarina göre nedir temel mesele?
0
sonhakan
(08.06.24)
isimleri?
geçmişleri de olur
0
pavlis
(08.06.24)
stad projeleri var yarıştırdıkları. onun haricinde siyasi kanat farkı var. ali koç muhalif bir adam ama aziz yıldırım hükümete daha yakın, daha doğrusu ılımlı bir isim.
0
mustafakesekci
(08.06.24)
Ali Koç artık Aziz Yıldırım'ın enkazını devralmasına bırakılamayacak kadar çok hata yaptı. Finansal olarak 1,5 senedir düzlüğe anca çıktık. Daha yeni normal seviyelere geldik. Geçtiğimiz 10 yılın gelirlerine ipotek konmuştu, pos makinesine kadar haciz yolundaydık. Hepsi Aziz yüzünden oldu, Ali sayesinde düzeldi. Bu konuda hakkı yenmez ama futbol yönetiminden anlamadığı kesin. Aşırı popülist hareketler yapıyor.

Aziz Yıldırım ise ondan daha popülist söylemlerde bulunuyor. Ağzını açmasa rahat kazanırdı. Şimdi ise sadece TikTok ve Twitter'da Kurtlar Vadisi editleri izleyerek gaza gelen (ve Aziz Yıldırım yönetimi görmemiş) 25 yaş altı ile 45 yaş üstü romantikleri etkiliyor. Yani bütün taraftarı bu değil ama çoğunluk bu. Verdiği sözler çocuk kandıracak cinsten.

Ali Koç gelirse önümüzdeki Avrupa'da önümüzdeki 3 sene bizim lige göre güzel başarılar elde etmeye ve hem kulübü hem ülkeyi cazip hale getirmeye başlarız. Lig şüpheli, burada iş farklı dönüyor. Aziz Yıldırım gelirse ya bu sene ya da önümüzdeki sene 1 kere şampiyon oluruz. Bunu yaparken de düzlüğe çıkan kulübü batırıp gider. Sonra yine GS'nin BJK'nin ve TS'nin kadro dışı bıraktığı 33+ oyuncular ile belimizi doğrultmaya çalışırken ilk 3'e girmeye oynarız.
0
nawar
(08.06.24)
Ali koç muhalif mi? Tüm cemaati yanına çekmiş.

Aziz yıldırım 30+ insanların alışık olduğu başkan gibi başkan, tam bir o.g. Faruk süren gibi, Süleyman seba gibi.
Ve Ali koçtan çok daha zengin. Koç ailesi ne kadar destek olursa var, aziz yıldırım kendisi var.
Koyu bir beşiktaşlı olarak diyorum bunu.
Aziz başkan kraldır.
0
numlock
(08.06.24)
Not: inşallah da aziz başkan kazanır seçimleri.
0
numlock
(08.06.24)
Koyu bir Beşiktaşlı nasıl aziz Yıldırım över hayretle okuyorum.

Bu genç kardeşime 2003-2004 sezonunu araştırmasını öneririm.

Öte yandan futbol dünyası -sadece Türkiye'de degil- pis ve kirli bir dünya. Aziz Yıldırım bütün bu işleri ve bağlantıları çok daha iyi yonetiyordu. Şanssızlıgi akp+feto operasyonu kendisine patladı.

Ali koç ise bomboş bir adam. Türkiye'nin en varlıklı ailelerinden birisin ve tribünden adam dövmek için atliyorsun :) koç ailesinin olmamış üyesi kendisi. Kardeşlerini araştırın ne kadar alakasız olduklarını göreceksiniz (vizyon ve entelektuelite acisindan)

Temel fark, biri bulunduğu konuma kendisi geldiği için bütün bağlantılara çok daha hakim ve daha başarılı (daha kirli) öbürü ise tepeden sadece koç soyadi ile inmiş ortalıkta alık gibi gezinen bir tip

Not: tr futbolundaki bütün "basari" gibi görünen organizasyonların arkasında hep çok kirli bir ağ vardır.
0
makbur
(08.06.24)
aziz yıldırım 20 senede 10 gs şampiyonluğu
ali koç 6 senede 3 gs şampiyonluğu

şimdi aziz yıldırımın o 10 senede fb şampiyonluğu var
ali koçun hiç fb şampiyonluğu yok

bence ali koç kalsın. dış mihraklar, jome sorunho hojamız anadın mı, eagle hocamız.
0
baldan kaymak
(08.06.24)
Baldan kaymak +1
Aradaki fark birinin bir adet şeytan kupası bir adet de Türkiye kupası var. Diğerinin en azından şampiyonluğu var.

Yoksa ikisi de aynı seviyede insanlar. Sadece biri bu noktaya kendi gelmis, diğerinin dedesi zengin.
0
logisticsmanager
(08.06.24)
Aziz yıldırım başkan gibi başkandır. Emekli dayılar gibi "araştırmanı öneririm" demek gülünç. Yaşım da 40.
0
numlock
(08.06.24)
@numlock

Kusura bakmayın lütfen. Ben böyle başkan gibi başkan, kral adam vs ithalatı duyunca yaşınızın 40 olacağını tahmin edemedim :)
0
makbur
(08.06.24)
aziz yildirim'in futbolu hala 2000'lerin basi gibi sanmasi. halbuki son 4 fiyasko yilinda anlamaliydi.

ali koc basarisiz ama kulubu aldigi noktada kadro degeri 75 milyon euroydu. bu sene bariz sampiyonlugu calindi. avrupada ceyrek final gordu. rakibini kendi sahasinda yendi. bu bunlarin en buyuk gostergesiydi.
0
bohr atom modeli
(09.06.24)
Tabii canım araya hikaye sokusturuyoruz..

Her ne hikmetse reis 7 şubatta kendisini indirmek isteyen fetoculerle sadece 4 ay sonra turkiye'nin en buyuk stadinda 100 bin kisi Çılgınlar gibi fetoculuk kutluyor -türkçe olimpiyatları- yetmiyor "tulaayy gerii doonn" adamı gibi hocaefendisini çağırıyor..

Fıkra bununla da bitmiyor, koç ailesi ile yakın (!) İlişkiler içinde olan aktroll kardeşimiz allah razı olsun ki biz fakirlere koç kardeşleri detaylarıyla anlatıyor..
0
makbur
(10.06.24)
(3)

39.3 derece ateş için acile gitmek gerekir mi

havadakarada
Ölçüyorum bir 39.3 bir 88.5 gidip geliyor. Öğlen ve şimdi birer parol aldım. Ilık duş aldım. Alnıma soğuk su şişesi koyuyorum. Kafam yanıyor sanki arada rahatlıyor sonra devam. Sizce doktora gitmek gerekir mi yoksa böyle devam mı?Not: Kendi kafama göre hareket ederim. Sizin bir sorumluluğunuz bulunm
Ölçüyorum bir 39.3 bir 88.5 gidip geliyor. Öğlen ve şimdi birer parol aldım. Ilık duş aldım. Alnıma soğuk su şişesi koyuyorum. Kafam yanıyor sanki arada rahatlıyor sonra devam. Sizce doktora gitmek gerekir mi yoksa böyle devam mı?

Not: Kendi kafama göre hareket ederim. Sizin bir sorumluluğunuz bulunmuyor. Fikrinizi merak ettim özellikle doktor varsa. Havale getirmeyelim durduk yere
0
havadakarada
(07.06.24)
öncelikle söyleyeyim, doktor değilim. bir ay önce eşim böyle ateşlendi. birkaç gün inat etti, doktora götüremedim. aynı şekilde alnına, eklem yerlerine ıslak havlular koydum, biraz düşer gibi oldu ateşi, yine çıktı. beşinci gün ikna ettim, acile gittik. influenza çıktı. bence riske atmayın, ilk fırsatta acile gidin.
0
dilili
(08.06.24)
39,3 çok yüksek. Normal şartlarda o ateşle sizin şu an deli gibi üşüyor olmanız beklenir. O değer doğruysa acile gitmenizi öneririm.
0
pispinti
(08.06.24)
Kesinlikle doktora gidin.

Geçen her dakika vucudunuz zarar görüyor.

Ateşle mücadelede zaman uzadıkça kalpte sıkıntı riski artıyor, miyokardit, perikardit vs


Vücudu yormayan ve risk almaya gerek yok. Verirler bir serum dusururler atesi
0
makbur
(08.06.24)
(3)

Televizyon bozuldu mu?

dejame
Annem fotoğraf attı, sanırım bizim emektar TV artık gidici.Philips marka, sanırım 13 yıl önce aldık. Gerçekten çok iyi hizmet verdi, hiç üzmedi fakat bu nasıl bir problem acaba? Birileri uygun fiyata tamir edebilir mi yoksa yeni televizyon mu bakalım?https://i.ibb.co/5sLkSGf/PHOTO-2024-06-07-21-01-2
Annem fotoğraf attı, sanırım bizim emektar TV artık gidici.
Philips marka, sanırım 13 yıl önce aldık. Gerçekten çok iyi hizmet verdi, hiç üzmedi fakat bu nasıl bir problem acaba? Birileri uygun fiyata tamir edebilir mi yoksa yeni televizyon mu bakalım?

i.ibb.co

Edit: Cevaplar için teşekkürler, bir güncelleme yapayım, televizyon sabah düzelmiş. Bizim evin içi yazın 38 dereceyi buluyor, sıcaktan etkilenebilir mi acaba? Ayrıca kendi kendine düzelmesi de ilginç. Dün akşam uydu kanalları haricinde android tv denettirdim, HDMI ile bağlı televizyona, o da aynı şekilde problemli gözüküyormuş. Şu an sorun yok ama. Ben yine de yeni TV adayı bakayım en iyisi...
0
dejame
(07.06.24)
İşkembeden destekli sallıyorum.

Genelde bu yaşta tv'lerin kondansatör arızasından dolayı benzer sonuçlar verdiği olabiliyor. Güvenilir bir tv tamircisine gösterebilirsiniz var mı bunun daha canı diye. Fevkalade basit bir işlem fakat tv dirilttik diye deli saçma paralar da istenebilyor. Eğer ki kapasitör problemiyse bambaşka bir şey de olabilir tabii uzman değilim konuda.
0
hedep
(07.06.24)
bu tamir işleriyle amatör-hobi olarak ilgilenen biri olarak yorumlayayim;

eğer panelin bizzat kendisinde bir sorun yoksa (genelde panel arızaları şu şekilde oluyor, darbe aldığı bölge bozuluyor, herhangi bir darbe almamışsa bile sorun paneldense genelde belirli bir bölgeden görüntü bozulmaları başlıyor, sizinkisinde ise nerdeybe bütün ekranda) bu sorun panelin kontrol kartında (ismini yanlış söylemiş olabilirim, panelin sarı-turuncu filmlerle bağlı olduğu uzun ince kart) olabilir.

benzer bir sorun annemlerin bodrum'daki tv'sinde olmuştu, ekranda buna benzer bir görüntü ve titreme vardı; o film-kablodaki bazı bağlantıları iptal edince görüntü düzelmişti -ama bu geçici bir çözümdü tabii, sonra tamamen gitmişti :)-

yani iyi bir usta fazla bir masraf çıkartmadan düzeltebilir bu sorunu -çünkü panelin tamamını değiştirmek çok masraflı, ama dediğim şekilde bir çözüm baya uygun olur.

@hedep

kapasitör sıkıntıları genelde powerboard'da oluyor; yani televizyonun açılıp kapanma sorunu, ledlere ışık gitmemesi, yanıp sönmesi vs vs. kapasitör'ler elbette mainboard'da da var ama artık bu tv'lerin mainboard'ları pc gibi pc anakartı gibi olduğundan hiçbir usta bu karttaki mikro devrelere bulaşmıyor bulaşmak istemiyorlar, doğrudan kartı değiştiriyorlar :)
0
makbur
(08.06.24)
Cevaplar için teşekkürler, bir güncelleme yapayım, televizyon sabah düzelmiş. Bizim evin içi yazın 38 dereceyi buluyor, sıcaktan etkilenebilir mi acaba? Ayrıca kendi kendine düzelmesi de ilginç. Dün akşam uydu kanalları haricinde android tv denettirdim, HDMI ile bağlı televizyona, o da aynı şekilde problemli gözüküyormuş. Şu an sorun yok ama. Ben yine de yeni TV adayı bakayım en iyisi...
0
🌸dejame
(08.06.24)
(13)

Deniz Olan Yerde Yaşam

rock n roll
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyoru
Mesela sadece yazın tatil amaçlı gittiğim işte Datça olur, Fethiye olur, Marmaris olur normalde buralarda yaşayan arkadaşlar yaşam nasıl oralarda? Benim için deniz olan yerlerde olmak çok keyifli. Yaz tatiline gittiğimde geri dönmek istemiyorum. Hiç denizden çıkmak istemiyorum, dalış yapmak istiyorum, su altı yaşamı çok ilgimi çekiyor. Bütün gün kumsalda oturmak istiyorum. Tarihi yerleşim yerlerini gezmek istiyorum. Akşam balkonda şakşuka, karpuz ve çay keyfi yapmak istiyorum. Maddi açıdan çok yük getirir mi? Avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Çok şanslısınız.
0
rock n roll
(07.06.24)
datça marmaris didim kışın ölü oluyor. kuşadası fethiyede kışında hayat devam ediyor. mesela fethiyede doğalgaz yok, klima veya sobayla ısınırsın.
yani en yaşanılır tatil beldesi kuşadası bence hem izmire hem aydına daha yakın.
bodrumu bu işe katmadım yazın çok yorucu bir yer kışında genelde ölü oluyor.
0
mikahakkinen
(07.06.24)
kışın çoğu yer sıkıcı oluyor 2 yıl didimde kaldım. doğal gaz olmayan yerlerde ısınma dert veya maliyetli.
0
ananiyimioguz
(07.06.24)
Yukarıdaki arkadaşların bahsettiği gibi yazın çok boş oluyor ortalık. Hatta Migros-Şok-101 lerin bile bir bölümü kapanıyor sadece merkeze yakındakiler açık kalıyor. İmkanlar baya azalıyor yani anlayacağın.
0
nuevo
(07.06.24)
datça aşırı sakin oluyor, nüfus az, yeni yerleşimde çok olmadığından pandemi sonrası bile yerleşik nüfus pek artmadı, dışarıdan gelen için barınma çok büyük problem. Ekim ayından itibaren sakinlemeye başlıyor. Birde datça aşırı rüzgarlı oluyor, kışın hiç çekilmiyor, çevredeki diğer yerleşimlere uzak, yollar çok iyi değil, doğalgaz da yok.

fethiye benim için yaz-kış yaşanılabilir bir yer.

bodrum'da lokasyon çok farkediyor, bazı kesimler aşırı tenhayken, bazı yerler de sakin ancak yine de insan oluyor.

Yerleşik yaşamak istesen can sıkıntısından alkolik olabilirsin. barınma büyük problem kiralar çok yüksek sezonluk kiralama yapmak ev sahiplerine daha mantıklı geliyor, doğalgaz yok, su sıkıntısı oluyor, elektrikler sık gidip geliyor, sağlık imkânları büyükşehirler kadar gelişmiş değil, mekanların çoğu ekim-kasım gibi kapanıyor, kasım ayında gidip bir dolaşsan genel bir fikir edinirsin.
0
sealth
(07.06.24)
Bodrum için konuşayım, babam pandemide yazlıkta kalmaya gitti kış aylarında, şehirde ömrü geçmiş biri için emekli olsa bile zor.
sosyallikten bahsetmiyorum sitemizde kışın kalan insanlar vardı ama etraf boş mesafeler uzun şehir boş, musluk su kalitesi çok düşük. 3-5 gün romantizmi çok güzel ama aylar ve aylar boyunca sıkıcı, genç için daha sıkıcı.
ha yine şehir içinde oturucaksan merkezde olucaksan bir nebze iyi çünkü aman markete gideyim dersen bile 15 dk araba ile.
0
eja
(07.06.24)
hangi yöre olduğuna göre değişir. artıları da eksileri de var.

mesela ablam bodrumda yaşıyor. denize 1 dakikalık mesafede. istediğiniz her an hiç hazırlık yapmadan denize girmek, kumsalda güneşlenmek falan çok güzel gerçekten. ama mesela zırt pırt sular kesiliyor. hatta 3 gün hiç gelmediği oluyor. başka yerlerde idare edilebilir ama bodrum gibi bir yerde 3 gün susuzluk inanılmaz berbat bir şey.

oturduğu yer yazın bile çok kalabalık olmuyor. kaos yok. ama bakkal market vs. yakınlarda olmuyor. mesela ablam bir gün evde tek başınayken hasta olmuş, yakında hastane yok. arabaya sürmeye de mecali yok. tek başınaysanız bu tarz şeyler problem olabilir, her yere arabayla gitmek zorunda olursunuz vs.
0
candide
(07.06.24)
bu arada bodrum denince akla direkt pahalılık geliyor ama uygun fiyata güzel kiralık yerler var.
0
candide
(07.06.24)
Nemden dolayı gethiyede mesela evlerin içi soğuk olur kışın, bir de sürekli ısıtılmadığından. Ben istanbulda daha az üşüyordum.

Fethiyenin güzel koyları için araba lazım.

Kiralar hiçte ucuz değil, ucuz olan yerlerde de sen rahat edemezsin.

Yani paran varsa güzel, yoksa düşündüğün kadar hoş olmaz.
0
durgunfoton
(07.06.24)
Bu tarz kafalara en uygun yer -bodrum civarı içi - Turgut Reis. Bildiğin Büyükşehir gibi olmuş. Yaz kış yaşayan bir sürü akraba es dost var. Herkes hayatından aşırı memnun.

Bizim de boğaziçi köyü yazlık sitelerde -yine bodrum civari- bir evimiz var bazen aralık ayına kadar kaldığım oluyor.

Evin yalitimi yoksa ve denize yakınsa -açık cephesi, deniz manzarası varsa- kışın aksamlari korkunç soğuk oluyor. Klima, elektrik sobasi vs kurtarmiyor. Doğalgaz zaten yok.

Genelde bu bölgedeki evler yazlık olarak planlandigindan yalıtımı olmuyor. 2-3 sene önce yalıtım yaptirdik ve ısınma açısından baya fark etti. (Kış kalacaksaniz yalıtımlı ev önemli)

Bizim sitede deniz suyu aritiliyor. Güzel bir arıtma sistemi var, bakanlık onaylı içilecek kadar temiz. Fakat aritma zaman zaman arizalanip sıkıntı çıkarabiliyor. Yine de şebeke suyu kullanan yerler kadar susuz kaldığımızi hatırlamıyorum.

Onun dışında Turgut Reis gibi merkezi bir yerde değil de (baya yogun bir minibüs ağı var orada) yazlık site konseptli bir yerde kalinacaksa araba şart oğlu şart. Arabasız kepaze olursunuz.

İnternet de sıkıntılı. Bir çok yerde fiber alt yapısı yok. Kablo tv vs alt yapısı zaten yok. Bildiğin Türk telekom 50 sene önceki bakar telefon telleri ile VDSL bağlantısı. Max 30 Mbps hız, 100 ms ping (oyun falan oynayan bir tipsen geçmiş olsun)

Ama ben burada Arabasız bile kaldım. Bahsettiğin gibi denize girebilmek dalmak, balık tutmak, deniz kenarında yürüyüş yapmak, yazlık sitenin kışın olan issizligi -ki 500-600 haneli bir site 100-200 kalan var yaz kis- çok keyifli.

Bir en kış zamanı bile öğlen güneşi ile gündüz ev guzel ısınıyor. Evler de Bahçeli tabii şehir kafasından çok farklı kafalar sürekli disardasin.

Üstte saydığım bütün olumsuzluklara karşın bence değer.
0
makbur
(07.06.24)
Urlalıyım (görece çok denize girilecek yeri yok denilebilir tabii ama girilebilecek gibi yerleri var, çok bomba denizlere de oldukça yakın bi yer) genellikle yerlisinde denize doymuşluk oluyor. Aynı şekilde Bodrum'da yaşayan arkadaşlar 5 dakika suya girip çıkıyor öyle yandım allah deniz macerası yapan yok gibi az gibi.

Yani size uzak diye çok müthiş geliyor olabilir size, elimizde olmayan her şey çok müthiş, bizim olan her şey de pek müthiş değildir ya. Öyle de bi durum var.
0
hedep
(07.06.24)
- çok tenha olur
- inşaat sezonu olduğu için gürültüsü, tozu pisliği, ne idüğü belirsiz tipleri falan çok olur
- kışı sert geçmese bile mesela bodrum'da kıyıya yakın yerler için, acayip rüzgarlı olur, gece öyle rüzgar sesinden gına gelebilir, kafayı yedirtebilir
0
malheiros
(07.06.24)
Yaşam kaliteniz artar. Genel olarak gıda ve kira ücretleri büyükşehirlerden daha ucuzdur. Doğayı, dalışı, arkeolojiyi seven biri için kışları sakin olması dezavantaj değil tam tersine daha avantajlı olsa gerek. En büyük dezavantaj iş ve eğitim durumunuza göre iş ve eğitim imkanları olabilir.
0
doharkoman
(07.06.24)
Bodrum'da yaşıyorum.
Buranın (ve genel olarak turistik yerlerin) olayı, deniz ve yeme içme. Başka bir şey yok. 9 da sadece yazın olduğu için yazlık yerler diye geçiyor.
Pahalılık var evet, (Bodrum pazarında bir demet maydanoz 10 tl iken Milas'ta 5 lira. Veya burada eve sehpa alacaktık, 4500 lira dediği sehpanın aynısını Ankara'da 1750 liraya aldım)
Bunun yanında kalabalık. 10 kilometrelik yolu yazın 1 saate çıkamadıgım bile oluyor.
Ayrıca isim olarak büyük görünebilir ama içerik küçük bir köy gibi. Hastane, doktor, okul gibi imkanlar sınırlı. Tabi paran varsa özel hastane, özel okul imkanı daha iyi.
Eğer güzel bir işin varsa, havuzlu bir evin veya havuzlu bir sitede evin varsa her şey güzel.
Daha yazılacak çok şey var ama işin özü şu, zenginsen her şey güzel.
0
etna
(08.06.24)
(10)

Spor Süreniz

rock n roll
Günde kaç saat spor yapıyorsunuz ve ne tip sporlar?Ben 1,5 saat spor yapıyorum. 1 saat yürüyüş, yarım saat alet çalışıyorum. Ara verdiğim yogayı da dahil edeceğim.
Günde kaç saat spor yapıyorsunuz ve ne tip sporlar?
Ben 1,5 saat spor yapıyorum. 1 saat yürüyüş, yarım saat alet çalışıyorum. Ara verdiğim yogayı da dahil edeceğim.
0
rock n roll
(04.06.24)
Haftada 4 gün strength training. Ortalama 50 dakika.
Haftada 2-3 gün dagda yürüyüş, 40-50 dakika.
0
logisticsmanager
(04.06.24)
Bana bir spor hocası 50 dk dan sonrası sırf yorgunluk, üstüne çıkma dedi. Hiç araştırmadım, işime geldi, sorgulamadan rutinime kattım.
0
sekizdokuzon
(04.06.24)
haftada 4 gün 1 saat yüzüyorum, en az 2500 metre kadar. onun dışında gün içerisinde de hareketliyim zaten. tam olarak spor sayılmasa da mutlaka 10 bin adım atıyorum.
0
stronzo
(04.06.24)
Haftada 4. Gunluk bazen 50 bazen 90 dk sporun cesidine gore. Crossfit, reformer pilates, hiit, total muscle body, mat pilates yapiyorum, bazen de soft gideyim deyip yuruyuse cikiyorum nabiz kontrollu.
0
mor oje
(04.06.24)
sabah uynadığımda basit egsersizler 10-15dk

haftada 2-3 defa fitness max 1 saat ya da yüzme yarım saat
fazlası gereksiz yoruyor
ve aşırı besleneme gerektiriyor bu da zararlı bünyeye
0
bir soru sorcam
(04.06.24)
Boks yapıyorum haftada 3 gün 1.5 saat ama zor gelmeye başladı bana 40'a yaklaştım. george foreman değilim sonuçta.
0
komando kani var bende
(04.06.24)
Cumartesi ve Pazar 12’şer km koşu, üstüne arkadaşlarla 6’şar km yürüyüş. Aynı günler 45 dk civarı ağırlık antrenmanı. 6 saat
Hafta içi üç gün, 5-10 km koşu, 45 dk ağırlık antrenmanı. Her spor gününde mutlaka bacak çalışırım. 5-6 saat de bunlar tutar.

Haftada 11-12 saat toplamda. Sitede ve sahilde yürüyüşleri saymıyorum. Onlar da 3 - 4 saat tutar.

Tatildeysem, ağırlık antrenmanı yerine yüzme olur, koşuları aksatmam. Bu rutinimi kesinlikle değiştirmem.
0
gabe h coud
(04.06.24)
Şu cevapları görünce nasıl imrendim. Karaciğerimden rahatsızlanmadan önce her sabah 6dan 8e kadar, akşam da 8den 10a kadar boks antrenmanları olurdu. Şimdi 2 kat merdiven çıkınca suratım pancar gibi kızarıyor.
0
numlock
(04.06.24)
Haftada 4-5 gün 40-50 dakika calisthenics&agirlik antremani, havalar isininca bu rutini bırakıp her gün ya da gün aşırı denizde paletle 2-3 km yüzme, eylül ekim gibi tekrar başa dön.

En dikkat ettiğim şey de overtraining olmamak. (Sonrası uykusuzluk, sonrası düşmeyen yüksek nabiz)
0
makbur
(04.06.24)
haftanın 3 günü, 1 saat (2000-2500 metre civarı) yüzüyorum.
0
kibritsuyu
(25.06.24)
(4)

Tremolo köprülü elektro gitar sıfırdan tamir/bakım

AlsterWasser
Sırasıyla;Tel sökümüTemizlikTel takımıSap ayarıBekleme kontrolAllahın belası Floyd rose ayarı (zaten bu kısımda sürekli olaran akort, entonasyon, tel yüksekliği vs. Eş zamanlı kontrol edilcek defalarca)Kaçırdığım bir şey var mı ya da ekstra dikkat etmem gereken?
Sırasıyla;

Tel sökümü
Temizlik
Tel takımı
Sap ayarı
Bekleme kontrol
Allahın belası Floyd rose ayarı
(zaten bu kısımda sürekli olaran akort, entonasyon, tel yüksekliği vs. Eş zamanlı kontrol edilcek defalarca)

Kaçırdığım bir şey var mı ya da ekstra dikkat etmem gereken?
0
AlsterWasser
(04.06.24)
Luthier'e mi vereceksiniz, kendiniz mi yapacaksınız ? Eğer premium bir gitarsa ve tecrübeniz yoksa bence pahalı bir gitarda geri dönülmez hasarlara yol açmayın ve luthier'e verin.

Floyd rose ayarı içine yay gerginliklerinin ayarlanıp köprünün akordayken gövdeye paralel olmasını da ekleyin. "Fine Tuners" vidalarının da mümkün olduğu kadar ortada kalması gerekiyor, hakikaten ızdırap gibi ama bilen birisi ayar çektikten sonra gitar bebek gibi oluyor.

Gitar yeniyse nemden çok etkileniyor, her şey kilitliyken bile akor kaçırabiliyor. Şehir değişikliğinde sap ayarı gerekebiliyor. Benim gitar antalya'dan istanbul'a geldi, şu an sap ayarı istiyor.

Ibanez Jem Jr. kullanıyorum, çok uçuk bir fiyatı yok, çok ucuz da değil ama o gitarda bile kendim ellemeye cesaret edemiyorum.

Youtube'da sap ayarı ve floyd rose ayarlarının güzel videoları var, uzun bir süreç, her seferinde akord et, yayları ayarla, akord et yayları ayarla bekle vs. Bütün perdeleri test et, cızlama var mı diye bak, varsa sil baştan sap ayarına geç...
0
kimlanbu
(04.06.24)
Premium gitarlar değil kendim yapıcam.

Öyle hemen de luthiere götürmeye utanıyorum aslında ama iyice bunaltırsa götürürüm artık.

@kimlanbu Teşekkürler tavsiyeler için
0
🌸AlsterWasser
(04.06.24)
Truss rod ayarı çok hassas. Daha önce yapmadiysaniz çok sabırlı olmanız lazım.

Nurkan renda 'ya bir tane uzun saçlı genç bi Luthier çıkmıştı o çok güzel anlatiyordu o videoyu mutlaka izleyin
0
makbur
(04.06.24)
Meraklıysanız dalın ama entonasyon ve sap ayarı illallah ettirebilir.
Yapacam ben bu işi diyorsanız ve gitar da basit bi gitarsa korkmayın çözersiniz ama.
Yalnızca bolca video izleyin ve truss rod kırmamaya, alyanları yalama yapmamaya ekstra ötesi özen gösterin geri dönüşü olmayan ya da akı b*kunu kurtarmayacak tamirata yol açmanız mümkün.
0
hedep
(04.06.24)
(15)

Köpeği varmış demek ki

michael_knight
Bir insanın köpek sahibi olduğunu öğrendiğinizde onunla ilgili ne düşünüyorsunuz?Bekar, evli, genç, yaşlı, zengin, fakir olması gibi bir bilgi daha eklenince düşüncelerinizde değişiklik oluyor mu?
Bir insanın köpek sahibi olduğunu öğrendiğinizde onunla ilgili ne düşünüyorsunuz?
Bekar, evli, genç, yaşlı, zengin, fakir olması gibi bir bilgi daha eklenince düşüncelerinizde değişiklik oluyor mu?
0
michael_knight
(24.05.24)
Sorumluluk sahibi derim. Ayrıca köpek birçok sosyal aktiviteyi direkt veya dolaylı yoldan engeldir, yani kendi kadar hayatındakileri de düşünüyor derim.
0
numlock
(24.05.24)
Bahçedeki bir köpek sorun değil.

Genellemek istemem ama köpek sahibi orta yaşlarda, bekar, maddi durumu iyi olan birinden arkadaşım da olsa biraz uzak dururdum.

Dış dünyaya ve diğer insanlara bakış açılarında olumsuzluk hissediyorum.
0
diyecevaplandı
(24.05.24)
bahçeli bir evde köpek besliyorsa olumlu.

apartman dairesinde besliyorsa olumsuz.
0
benarrivo
(24.05.24)
Sorumluluk sahibi +1
0
grimavi
(24.05.24)
Ya öncekinden daha olumlu düşünmeme sebep olur ya daha olumsuz. Evde nasıl yaşadıklarını görmem lazım.

Hayvan bulunan evin temizliğine dikkat edilmezse kokuyor. Eğer o ev kokmuyorsa harika, demek ki baya disiplinli, temiz biri. Cidden zor çünkü bunu başarmak.
0
akhenaten
(24.05.24)
Petshop ya da köpek üretenlerden para verip almışsa olumsuz düşünürüm. Barınaktan ya da sokaktan sahiplendiyse olumlu düşünürüm. Bir de güzel ilgileniyor mu, bakıyor mu o da düşüncemi etkiler.
0
rock n roll
(24.05.24)
rock n roll+1 kedi kopek cok severim ama oyuncak niyetine alanlardan fenalik geldi
0
ala09
(24.05.24)
Köpekler çok yakın bir geçmişte kurtlardan evrilmisler, ataları kurt. Kurtlar çok benzer özelliklere sahipler aslında.

Bir Kurt günde en az 10 km yürüyen bir canlı. Km'lerce alanı kendisine bölge olarak edinir. Geniş alanlarda sık haraket hayvanın en temel doğası.

Büyük bahçelerde, Bağda tarlada vs doğasına uygun besleyenlere lafım yok ama sırf kendi yalnızlık duygusunu tatmin etmek için hayvanı çok afedersin sik kadar bir apartman dairesine hapsedenlere ben uyuz oluyorum.

Müthiş canlılar, mucizevi bir karsiliksiz sevgileri var ve bu ozellikleri bunu bilen insanlar tarafından somuruluyor.
0
makbur
(24.05.24)
Nötr. Herhangi bir aksesuarı varmış gibi düşünürüm.
0
doharkoman
(24.05.24)
Köpeğin cinsi, diğer bilgilerden daha önemli.
0
nawar
(24.05.24)
Valla ben bir şey düşünmezdim taa ki tüm binanın 1+1 dairelerden oluştuğu apartmanda 2 köpek besleyen komşu mu görene kadar. Hayvanlar için çok üzülmüştüm. Bir çeşit bencillik geliyor. Köpekler kapıdan çıkar çıkmaz farklı bir hayvana dönüşüyor.
0
Amaranta ursula
(24.05.24)
Sahiplenmiş mi yoksa para verip mi almış bu konudaki tek kriterim budur. Köpek sahiplenmis biri olarak para verip cins köpek peşinde koşan insanlarla arama mesafe koyarım.
0
mirty
(25.05.24)
apartman dairesinde besleyen ex gf geldi aklına.

ben ona göre çok daha alt seviyedeyim ama cringe geliyor bana. davul değilseniz, denginiz düğünde figür olmak değil. eksi yi veriyorum orada ben. mantığım böyle çalışıyoe
0
baldan kaymak
(25.05.24)
çelik gibi bir iradesi olduğunu düşünüyorum. köpek bakmak güçlü irade ve disiplin gerektiriyor, saygı duyuyorum.
0
zararsızamip
(25.05.24)
@diyecevaplandı +1

bir de köpeğine oğlum/kızım diyorsa kaçarım.
0
WithWorth
(25.05.24)
(44)

Neden çocuk yapıyorsunuz?

ananiyimioguz
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesel
Biz pek düşünemiyoruz. Ben 30, eşim 32 olacak ama mantıklı gelmiyor. Aslında ben evlenmeden önce daha yakındım. Yani ileride çocuğum olur, babalık ve hatta dedelik hislerini yaşamak isterim diye düşünürdüm. Evlendikten sonra ülke, dünya, ekonomi, çevre vs. yüzünden ben de biraz uzağım ama eşim mesela kendini bildi bileli istemiyormuş, hala istemiyor. Oturup biraz konuştuk, biraz bencil olmak gerekiyor gibi geldi. Pek mantıklı bir sebep bulamadık.

- Olaya ilkel bakamıyoruz. Yani türümüzün devamlılığı gereği doğurmak gerekir falan diye düşünmüyoruz, öyle bir durum söz konusu değil zaten şu an. Hatta nüfus artışı dünyayı felakete sürüklüyor. Millet neden tavşan gibi ürüyor anlamıyoruz.

- Yine ilkel gelen bir görüş, nasıl ki eskilerde "boşanma" gibi bir kavramın olmadığı gibi, "çocuk yapmama" gibi bir bilinç de yokmuş gibi geliyor çoğu insanda.
Yani toplumsal olarak evlenince = çocuk yapılır gibi öğrenilmiş bir kalıplaşmış düşünce var. Kültürel ve dini olarak da bakıyor kimi. Çevre baskısı da had safhada. Bizde böyle şeyler de yok.

- Yine kırsal bir kafayla düşünüp, ya işte çocuk evin neşesidir dolansın ortalıkta, hem bağa bahçeye yardım eder, ne kadar çok çocuk, o kadar iyi. Birlikte büyürler gibi bir olayımız, düşüncemiz de yok. Zaten çok ilkel ve kontrolsüz bir üreme düşüncesi gibi geliyor. Çocuk sayısı arttıkça, çocuklar üzerine düşen refah azalıyor çok çok zengin değilse aile.

- İnsanın anlam arama ihtiyacı. Geçenlerde yaşarken çok boş oyalanmıyor muyuz gibisinden varoluşsal bir soru sormuştum. Öleceğini bilmek ve anlam arayışı zor bir süreç insanoğlu için. Bana çözüm olarak bir kaç kişi çocuk yap demişti. Belki bu bir çözüm olabilir. Fakat bunu yaparsam annelerimiz babalarımızdan ne farkımız kalıyor diye düşünüyorum. Onlar da büyük ihtimalle hayatı yaşamak için bir anlam bulamıyorum bari kendimi çocuğum üzerinden gerçekleştireyim diye düşündüler. Onlar için yaşadılar. Sonra da bişey olsa "yemedim yedirdim içmedim içirdim" diye başlarlar. "Ben kendim yaşamadım sen düzgün yaşa diye" diyerek yakınırlar. Yahu yaşasaydın kardeşim. Biz yaşamayı tercih edenlerdeniz. Bir çocuğa hayat adanması gerekliliğine karşıyız. Asgari düzeyde ayırırsın, ama hayatı kendin için yaşarsın. Ki ben, biz çocuk yapsak bile yine gezeriz tozarız diye düşünüyorum o kadar da paralatmayız kendimizi ama belli de olmaz. Çocuk büyüyüp ailesine dönüp bakınca kendini onun için heba etmiş bir aile görünce mutlu olmuyor ki. Çocuk en başta, birbirini ve hayatı seven ebeveynler görmek istiyorum.

Yani sonuç olarak bencilce bir yaklaşımla, sırf anlam arayışın için çocuk dünyaya getiriyorsan, bu hiç mantıklı gelmiyor. Çocuk sevme ihtiyacı için veya birinin sana bağlanması, sevilme ihtiyacın için vs... Hem belki çocuk sevmeyecek bu dünyayı veya seni.

- "Filmi bırak, peki çocuk olmuş mu?" Çocuk belki senin görüşlerini benimsemeyecek. Benimsemek zorunda değil belki biz özgür yetiştirme taraftarı oluruz ama aşırı aykırı davranacak belki. Hiç istemediğin bir yola sapacak. Sen ne kadar eğitim verirsen ver, görgü öğretirsen öğret dış dünyadan iyice soyutlanacak çocuk. Akran zorbalığına uğrayacak. Herkes aynı eğitim ve bilinç düzeyinde eğitmiyor ki çocuklarını. Sen ne yaparsan yap internet ve arkadaş çevresi sağ olsun beyinleri yıkanacak cocukların. Sana efendiyi oynayacak ama dışarıda bambaşka biri olacak belki. Ama sen kendi çocuğun diye yakıştıramayacaksın onu hep masum ve tatlı çocuğun, güzel kızın, aslan oğlum olarak gibi göreceksin. Ama belki pisliğin teki olacak. Veya aptalın teki olacak. Çocuk istedimiz gibi oluyor mu? Sanki bazen ne yaparsak yapalım olmuyor. Bunlar uç örnekler ama alınan sorumluluğun farkında mısınız?

- Kelebek etkisi. Siz nasıl yetiştirseniz yetiştirin. Yeni gelişen bir canlıya (çocuğa) uyguladığınız en ufak bir yanlışı, çocuk psikolojisiyle ödeyebilir. Başkası, çocuğunuzun büründüğü karakter veya huy yüzünden ödemek zorunda kalabilir. Çocuk, kendine zarar verebilir. İş yerindekilere kötü veya aşırı iyi davranabilir. Eşine ve çocuklarına karşı kötü veya aşırı iyi davranabilir (zarar göreceği düzeyde).

Yani "doğru" çocuk yetiştirmek ne demek? Bence böyle bir şey yok. Nasıl yetiştirirseniz yetiştirin, en ufak bir aktarılan bilginin sonucunu çocuğunuz yüzünden diğer canlılar çekecek. Bu iyi de olabilir kötü de olabilir. Çok iyi yetiştirirseniz kendi zarar görebilir, kötü yetişirse başkaları zarar görebilir. Yani etkisi zincirleme olarak etkileşim kurduğu tüm diğer canlı ve cansız varlıklara aktarılmış olacak. Bunun sorumluluğunu nasıl alabiliyorsunuz?

İşte ben annelik-babalık duygusu tadıcam, çocuk sevicem, ay birisi bana anne veya baba diyecek düşünsene *_* diye bencilce baktığınız bir olayın altındaki sorumluluğun büyüklüğünü görebiliyor musunuz? Bence çok fazla. Çocuk belki dünyayı görünce lanet olsun ne biçim yere geldim diyecek. İntihar edebilir, hassas bir kalbi olabilir sürekli depresif bir halde dolanabilir. Kendi doğrularınızı, kendi dininizi aktardınız diye aslında olabileceğinden, yani potansiyelinden daha kötü şartlarda büyüyüp ölebilir. Veya sizin gerçekliğinizden çıkıp dış dünyayı görünce sizden uzaklaşabilir.

Gerek var mı oyuna bir karakter daha sürmeye?

- Dış dünya tehlikesi. Çocuk her an bir savaşa, virüse, kimyasal bir saldırıya maruz kalabilir. Tecavüz edilebilir, vurulabilir, bıçaklanabilir, psikolojik sorunlar yaşabilir, dayak yiyebilir, veya bunları başka birine uygulayabilir. Dışarısı, aklı başında bir insanın pek de yaşamayı isteyebileceği bir yermiş gibi durmuyor. Ona nasıl koruma garantisi verebiliyorsunuz veya başına bir şey gelse, o sorumluluğu kaldırabilecek güçte misiniz?

Gibi gibi sebepler aklımızda dönüyor...

Edit: İmla.
0
ananiyimioguz
(23.05.24)
Bencilce olabilir. Ama doğal ve insani, bencillik de doğal. Sorumluluk da büyük evet, ama kendi adıma sorumluluk almayı severim. Ya ben bu adamın çocuğumun babası olmasını istiyorum dediğim biriyle tanışsaydım çok net anne olmak isterdim bi 10 sene içinde. Birine o kadar güvenmek bana asıl zor gelen kısım. Neyse nihayetinde bir insan yetiştirmek, beraber büyümek öğrenmek, hayatı deneyimlemek, birini kendinden çok sevmek falan çok fantastik duygular, deneyimler. Yaşamak lazım diye düşünüyorum. Ama hayatın amacı da değil. Çocuk güzel bi lüks bence, fakat ihtiyaç değil. Olsa da olmasa da hayat güzel olabilir, kişiye bağlı.
0
nic cage
(23.05.24)
Yapmiyoruz. Cevremdeki evli ciftlerde de oran yari yariya. Yani yarisi cocuk sahibi oldu ya da olmak istiyor, yarisi hic cocuk istemiyor.
0
sertac akin
(23.05.24)
Mantıklı düşünürsen zaten çocuk işine girmezsin, biraz dürtüsel bir karar. Benim oğlan 2 yaşına geliyor ben daha babalığı yeni anlıyorum. 2 senedir aralıksız ağlıyordum niye yaptık diye ama şimdi uyurken bile özlüyorum, garip bir durum. Mantık aramaman lazım bu işte.
0
mirty
(23.05.24)
Kimse bu kadar düşünerek mantık çerçevesine oturtup çocuk yapmıyor. Bu kadar düşünen yapmaz zaten. Nefes almak, yemek yemek, seks yapmak gibi bir şey çocuk yapmak da. Hayatta kalma içgüdüsünün bir sonucu, kendini çoğaltarak ölümsüz olma çabası. Hatta bu yüzden, mantık çerçevesinde düşünüp çocuk yapmamayı seçmek bir nevi pasif intihar gibi geliyor bana. (Ben de yıllardır antinatalistim)
0
duguit
(23.05.24)
denildiği gibi insanlar istediği için yapıyor direkt bir somut nedeni yok. evlat sahibi olmak anne baba olmak için yapıyorlar.

o kadar düşünen yapmaz zaten +1, yapanlar da o kadar düşünmüyor. sizin için gerek yoksa yoktur. yapana gerek var mıydı diye soramazsınız.

ben de istemiyorum mesela.
0
jülsezar
(23.05.24)
Çocuk sahibi olmak, yeme gibi, içmek gibi biyolojik bir ihtiyaç. Hayatın doğal akışı. Maddi sebeplerle olsun, zamanın modasıyla olsun istenmiyor olabilir. Bu yaşlarda hissedilmiyor olabilir ama travması, yaşam kalitesine olumsuz etkisi, psikolojik sorunları inanın ilerleyen yaşlarda üzerinize çökecektir.
0
Mirket
(23.05.24)
Ekonomik durum iyi değilse cehalet faktörü etkili. Toplum baskısı da var.

Her şey yerindeyse ekonomik durum vb gibi kişisel tercih. Ama evlilik ve çocuk fakiri daha da fakirleştirir.
0
ferenc
(23.05.24)
insanlar cocuk yapiyor cunku bu bizim dogamizda var. boyle hayvansal icguduleri beyaz yakali yaklasimlariyla irdelemek asiri manasiz. cocuk yaparsin ve genlerini aktarirsin cunku bu bizim (dunyada yasayan canlilarin) kodlarimizda var. bu kadar bunun cevabi.
0
bohr atom modeli
(23.05.24)
Ben de şu an 32 yaşındayım ve anne olmak istemiyorum ama çevremde o kadar çok kişi anne olmazsam pişman olacakmışım gibi hissettiriyor ki kabul etmekte zorlansam da etkileniyorum ve bazen "ya sonra keşke dersem" diye düşüncelere gark oluyorum.
istememe nedenim de tamamen sorumluluğundan. kendim kadar çok önemseyeceğim bir varlık kim bilir başına ne dertler açacak hastalanacak üzülecek vs vs seni tasalandıracak diyorum.
Baskın olan hissiyatım yapmamak yönünde. Yaparsam bencilce olsa da merak duygum olabilir.
Ama işin garibi de dışarıda gördüğüm çocuklar olsun kendi yeğenlerim olsun inanılmaz seviyorum ve çoğuyla fazlasıyla ilgileniyorum. Yani anaç yapım yok demiyorum ama kaygılarım ağır basıyor.

çocuk yaptıktan sonra pişman olunca vazgeçebilme hakkımız olsaydı keşke sgjskgksjg
0
Kediyi üzdün
(23.05.24)
@bohr atom modeli, hocam zaten türümüzü diğer hayvanlardan ayıran özellik frontal lobumuzun gelişmiş olması değil mi?

Yani zaten düşünmek ve sorgulamak üzere evrimleşmiyor muyuz?

Hala hayvansal iç güdülerle yaşayacaksak evrimimize haksızlık etmiş olmuyor muyuz?

Tamam ben de hala ilkel olduğumuzu düşünüyorum çoğu yönden ama en azından bir şeyleri yaparken sorgular seviyeye gelmişiz. Kodumuzu aktarıcaz diye düşünmeyelim mi ulan 1dk kodumu aktarıcam ama gerek var mı? İhtiyaç var mı? Herkes kodunu bilinçsiz aktara aktara dünya bu hale geldi zaten demeyelim mi?

O zaman ilkel dürtülerle aile kavramını da hiçe sayalım, birbirimizin üstüne atlayalım. Ne de olsa kodlarımızda vardır o da bir yerlerde.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
Çocuk bakmak aşırı zor bir mesela. Eşini artık çok da sevmiyorsan mesela çocuktaki eşine benzer tarafları görüp çocuktan soguyabiliyorsun bile yer yer. Yeğenimi çok severim normalde, çok da sabırlıýım çocuğa karşı. Ama babasına gıcık olduğum zamanlarda "Baban ne ki sen ne olasın" diye kuruluyorum üç yaşında çocuğa. Bir de ne kadar minyatür bir insan da olsa çocukla frekansınız uymayabiliyor. Sen çok sakinsen hareketli çocuga sinir oluyorsun, ikili diyaloğa giriyorsunuz :p Bir dönem ilkokul öğretmenliği de yapmıştım, oradaki deneyimlerimi de katarak anlatıyorum. Ama günün sonunda sosyopat değilsen ya da çok ciddi bir bunalım geçirmiyorsan barısiyorsunuz, öpüşüp koklasiyorsunuz. Gormediginde özlüyorsun, hayatının merkezine koyuyorsun. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi bu zamanın argümanlariyla işin içinden çıkamıyoruz. Olacağı varsa oluyor, sen de uyum sağlıyorsun duruma.
0
sekizdokuzon
(23.05.24)
Valla ben yazdıklarını okumaya üşendim. 29 yaşındayım. Ekonomik olarak durumları biraz daha toparlayınca 30ların başında falan çocuk yapmayı düşünüyorum yani sağlık sorunu yaşamazsak. Sebebi yok sadece anne olmak istiyorum, karnımda bebek taşımak böyle emzirmek onu büyütmek bir şeyler öğretmek beraber deneyimlemek vs bunları merak ediyorum. Merak duygumu tatmin etmek için çocuk istiyorum. Tabi ki kendi mersk duygum için çocuk yapayım derken onu perişan etmek de istemem tabi ki. Maddi manevi yeterli hissettiğim zaman yaparım bunu.
0
turuncu tonlarda
(23.05.24)
Tam olarak bahsettiğiniz sebeplerden dolayı yapmıyoruz. 32 yaşındayız, 2 yıldır evliyiz ve çocuk fikrine o kadar uzağız ki, uzak kelimesi bile yakın kalır. Zaten şurda kalmış bir bu kadar daha ömrüm, onu da çocuk derdiyle mi geçireceğim zaten? O kadar dertsiz tasasız bir hayatım olursa da çocuk yapmak yerine gezer tozarım. Evde kronik rahatsızlığı olan bir kedimiz var, gözümüz sürekli üstünde. Sırf 1-2 gün uzaklaştığımız zamanlarda aklımız kalmasın diye eve bebek kamerası bile aldım, arada açıp bakıyorum napıyor keyfi yerinde mi diye. Kedinin bile üstüne bu kadar düşerken, hastalandı mı diye gözünün içine bakarken, kendimden olan bir canlıya karşı olan stresimi düşünemiyorum bile. Ülke şartları falan da cabası tabi.

Çevremde "evimi aldım, arabamı aldım, mesleğimi garantiledim. evlenirsem çocuk yaparım çünkü insana hayatta bir amaç lazım" düşüncesinde olan tanıdıklarım da var. Neresinden baksan hastalıklı ve bencil bir düşünce bu bana göre. Sırf kendine amaç olsun, oyuncak olsun, saçma sapan varoluşsal sancılarına derman olsun diye dünyaya bir canlı getirmek büyük bencillik.


Ayrıca "genlerimizde var, üremek için yaşıyoruz" düşüncesi de bu bencilliğe uydurulmuş bir kılıftan başka bir şey değil bana göre. Genlerimizde üremek varsa, kafamızın içinde de beynimiz var. Neyin ne olduğunu sorgulayıp karar verebilme, muhakeme edebilme yeteneğine sahibiz. Şimdi ben çocuk yapmak istemiyorum diye insanlıktan mı çıkıyorum bu durumda yani... Teallam.
0
pianeta
(23.05.24)
Valla ben dünyaya katkım olsun diye yaptım. Çok iyi bir insanım üstelik müthiş zekiyim. Boşa gitmemesi gereken genlerim vardı.
Hep saçma sapan insanlar çocuk yapıp dünyayı daha kötü bir hale getirmesin, ahlaklı düzgün yetişmiş iyi kalpli insanlar da olsun gelecekte diye istedim.

İleride 3 4 tane daha düşünüyorum. Maddi olarak imkanım olursa tabi.
0
Gradient_tabanlı_mor
(23.05.24)
@Gradient_tabanlı_mor, gen aktarımının öyle cımbızla seçerek olduğunu düşünmüyorum da, diyelim ki oldu ve çok zeki, çok yakışıklı/güzel bir çocuk dünyaya geldi. Gayet aklı başında, efendi, saygılı vs. oldu.

Dünya bu özellikleri mükafatlandıran bir yer mi?

Diyelim ki sıyrıldı, mükafatlandı, soruyu şuradan sorayım, dünya bu çabaya değecek bir yer mi?

Dünyadaki en zekilere baktığımız zaman genelde kullanıldıklarını görüyoruz. Çok azı şanslı oluyor. Sistem kaşıkla verip kepçeyle alıyor.

Ayrıca cahiller, eğitimsizler çok fazla ürüyor böyle gitmesin terazinin diğer tarafına biraz bastıralım diye çocuk yapılınca çocuğa haksızlık olmuyor mu uğraşacağı insanlar, yani kötü diye gösterdiğimiz taraf daha çoğunlukta.

Mesela ben aksine, kendimiz gibi bir toplum veya ortam varsa oraya çocuğu koyarım.

Pakistanın orta yerine zeki ve bilinçli bir çocuk koymam mesela. Ona da yazık. Haksızlık. Ama norveç e koymak isterdim. Tr nin durumu da pek iyiye gitmiyor kötü tarafın doğum hızlarına bakılırsa.
0
🌸ananiyimioguz
(23.05.24)
bu kadar dusunen yapmaz +1

su an 33-37 yaslarindayiz, 6 senedir evliyiz, henuz cocugumuz yok.

insanlar cocugu tamamen hayattan beklenenler o yonde oldugu icin yapiyor. okula git --> is bul/kur --> evlen --> cocuk yap, model bu. kimse cocuk yaparken "insanlik devam etsin, turumuzun devamliligi" gibisinden seyler dusunmuyor. bu kadar dusununce okula gitmek de mantikli olmayabilir mesela.

dediginiz gibi, eskiden tarlada calisacak adam vs gibi is gucu alaninda ise yaramis epeyce cok cocuk sahibi olmak. bugun tarlasi olan az, sehirde yasamin da kendince finansal guclukleri var, hayat kalitesi tartisilir. ancak:

cocuk buyukmek eglenceli keyifli bisey, minicik beyinleryle biseyleri kesfetmeleri, akil etmeleri, oyun oynamalari, sizin hayatta akliniza gelmeyecek sorular sormalari vs epey keyifli. buyumesinde, dunyayi kesfetmesinde, kendini kesfetmesinde destek olmak, yol gostermek guzel seyler. bundan mahrum kalmak istememek gayet gecerli bir sebep.

diger yandan insanlar yaptiklari degil yapmadiklari seylerden daha cok pismanlik duyabiliyor, bu da bir baska sebep. 20-30lu yaslarda cok dert etmiyoruz ama hic 50-60 olmadik, tam olarak bilmiyoruz o yaslarda neye nasil ihtiyac duyabilecegimizi.

ayrica, cocuklar buyudukten sonra onlarin kurdugu ailelerle kalabalik olmak, arada birlikte biseyler yapabilmek, yanliz kalmamak, hastalikta yaslilikta cenazede davalik durumlarda vs samimiyetle siginabileci insanlar olmasi yine bir baska sebep.

zamanin "cocugu" olarak ben bugun ailemden uzakta yasiyorum oyle cok aman aman birlikte biseyler yapmiyoruz ama gercekten bir ihtiyac oldugunda atlayip gidebiliyor olmam, genel olarak varligim ailem icin guven verici bir durum. anneme kalsa en buyuk pismanligi daha cok cocuk yapmamis olmak.

dediginiz riskler elbette var, benim de kisisel olarak cocuk konusundaki en buyuk cekincem "ya buyudugu zaman cok stresli bir hayati olursa, ya anksiyetesi olursa, ya depresyonda olursa, ya intihar etmek isterse, ya kanser olusa, ya yatalak olursa" gibi seyler. tamam sorumluluk da istemiyroum belki ama erken cocukluk sorumluluklari citir cerez kaliyor bunlarin yaninda.

diger yandan bugun yetiskin insanlar olarak hepimizde belli bir olcude depresiflik, ankiyete bozukluklari fln var; cesitli hastaliklarla ugrasiyor, issiz kaliyoruz, sevgilimiz terk ediyor, dolandiriliyoruz, basimiza sacma sapan olaylar geliyor uzuluyoruz vs ama bir sekilde bunlarla basa cikmayi ve yasamayi ogreniyoruz; hayatin bir parcasi aslinda hepsi. ayni sekilde cok guzel yemekler yiyouz, sevdiklerimizle 2 kadeh tokusturuyoruz, konserlerde bagira cagira sarkilar soyluyoruz, gezip egleniyoruz. cesitli tibbi desteklere erisimimiz de gittikce kolaylasiyor. o yuzden biz bugun yetiskinler olarak bir sekilde var olabiliyorsak, hayatimizda biseyler yolunda gidiyorsa ve intihar etmiyorsak demek ki var olmak o kadar da kotu bir sey degil.

sonuc olarak konu gerek olup olmamasi degil, konu sizin bireysel olarak cocuk buyutmek istiyor olup olmamaniz.
0
taurina
(24.05.24)
Çocuk yapma kararı mantıkla verilen bir karar değil, duyguyla verilen bir karar. Mantıklı düşünürseniz evet sorumluluğu, yorgunluğu, özellikle küçük yaşlarda ihtiyacı olan dikkati verebilmek için kendinizi bile kaybetmeniz, vs. birçok olumsuz yanını bulabilirsiniz. 2 yaşında çocuğu olan bir anne olarak da bunların hiçbirini reddetmem. Ama dünyaları verseler de oğlumu değişmem.

Ben hamileliği bile çok sevmiştim. Ki çocuk yapma düşüncesi yapana kadar çok kafamı meşgul etmemişti bile. Karnımda minicik bir mercimek tanesi kadar olan bebemin şimdi bıcır bıcır konuşmasını duymak, karakterinin geliştiğini izlemek, büyümesine tanık olmak inanılmaz bir şey.

Bencil insan çocuk sahibi olmaz bana kalırsa, olursa da çocuğu hakkıyla yetiştiremez. Yemeyip yediren, uyumayıp uyutan bir anne veya baba nasıl bencil olabilir ki?
0
gmzo
(24.05.24)
@ gmzo, pek katılamıyorum. çocuğun kendisi zaten bencilce geliyor. çocuğa bakıyor olmak insanın eksik yanlarını besleyen bir şey, o durumu bencil olmamakla açıklayamayız.

François de La Rochefoucauld ve Sigmund Freud'un savunduğu şöyle bir görüş var;

"İyiliklerimizin çoğu, kötülüklerimizi gizleme sanatıdır." İnsanların yaptığı iyiliklerin bile aslında kendi kötü yönlerini ve çıkarcı doğalarını gizlemek için bir araç olduğunu söylerler.

"İnsanların yaptığı iyiliklerin çoğu, şeref ve erdemden çok gururdan kaynaklanır." İnsanlar güzel şeyler yaparken bile aslında gururlarını tatmin ettiklerini ve kendilerini daha iyi hissettiklerini öne sürerler.

"Narsisizm" Freud, insanların birincil ve ikincil narsisizm olarak adlandırdığı kavramlarla, kişinin kendi benliğine duyduğu sevgiyi ve bu sevginin nasıl dışa vurulduğunu açıklar. Bu bağlamda, birçok iyilik ve yardım davranışının aslında kişinin kendi narsistik ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla yapıldığını öne sürer.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
ben bekarım evlensem de hem ülke şartlarından hem şahsi ekonomik gücümden ötürü yapmak istemem. ancak milyon dolarlık bir topçu, aktör falan olsam en az 5 çocuk falan yapardım herhalde. harika bir kendini tamamlama aracı çocuk, paran çoksa eksilerinden mümkün olduğunca az etkilenirdin artılarını çok daha fazla yaşardın. çok iyi bir hayat yaşatacağın garanti olurdu zaten o yüzden bencillik değil tam tersine sahip olduğun iyi yaşamı paylaşmış olurdun. ülkede yarın bir gün iç savaş çıkıp millet değneklerin ucunda komşusunun kellesiyle gezse bile iyi hayat yaşayacağı garanti olurdu para böyle bir şey maalesef. ama ortalama beyaz yaka olarak türkiye'de çok zor bir kere muhakkak koleje gönderecek paran olmalı şu meb müfredatında çocuk mu yetiştirilir. bu bencillik olur bence de. avrupa'da bir orta sınıf olsaydım da eşle gezme tozma işlerinden sıkılma hissine gelirsek düşünebilirdim yok bizi kesmiyorsa bir türlü gezmek tozmak gene yapmak istemezdim herhalde.
0
semaforo de medianoche
(24.05.24)
bu inanç gibi bişey. Kalbin/beynin neye yatkınsa onu görürsün. Senin dediğin gibi, kendi genlerinden kendine benzeyen bir varlık yaratıp yetiştirmeyi müthiş bencil egoist bir şey olarak da görebilirsin, bir annenin yazdığı gibi 'kendimizi düşünmeyip onu yetiştiriyoruz bu nasıl bencil olabilir' diye de görülebilir.

Bu arada dünyanın gidişatına bakmak vs. yalan. Evet nüfus çok ve dünya kötüye gidiyor ama belki de en barışçıl çağdayız (tabii üçüncü dünya savaşı geliyor olabilir, gelmiyor da olabilir). Ben mesela üreyen ve üremeyen kesimi görünce "biz üremeliyiz yav" diyorum. Dünyayı b*k eden şeylerden biri de bu çünkü. İngiltere'de çocuklara en çok konulan isim Muhammed'miş. Neden acaba :D Türkiye'de de 20-30 yıla kimler iktidarda olacak tahmin etmek zor değil. Bunu sorgulayan insanlar yeterince üremezse hayatını belirleyen kararları hiç sevmediğin insanlar alacak (demokrasi yönetimi kaldığı sürece). Fakat bu da bencil ve "oy içi mi çocuk yapıyoruz yav" dedirtecek bişey. Bence zaten çocuk yapmak saadet zinciri gibi bişey. Sistemin devamı için üremek gerekiyor, yeterince genç olmazsa emeklilik sistemi bile çöküyor :D
0
nhk ni youkosu
(24.05.24)
@ thetruenorthstrongandfree, sizin şartlarınızda çocuk yapmak değil yapmamak ayıp olurmuş, o şartlarda çocuğa iyi bir ortam sunamayacağım diye kaygılanmayız ki. Verebileceğiniz imkanlar ve çevre bu düşüncemizi etkiler tabii ki.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
1 - bayragi ilerde birine devretmek icin

2 - her di$i hayvan mutlaka bir kere dogurmali, buna insan da dahil. annelik duygusunu yasamamis bir kadin yasliliginda sikinti ceker, cevremde gordugum yasini almis ve dogurmamis kadinlar sikintili, yerine kedi kopek kaplumbaga falan koymaya calisiyorlar ama yetmiyor.
0
cooperr
(24.05.24)
Bu kadar detayli dusunmek cok sacma. Hepimizin genlerinde var. Hayvanlar niye uruyor? Onlara ne faydasi var? Zarari bile var ugrasiyorlar ediyorlar gida bulup besliyorlar vs. Insanlarin ureme sebebi de bu kadar basit. Boyle kodlanmisiz.
0
The_Lollok
(24.05.24)
@ The_Lollok, hayvanlar neden ürüyorlar? bölünme, çoğalma, üreme canlılığın temelinde var. evrimsel sürecin başlama nedeni. bu konuda yetenekli olmayanlar tarih sahnesinden elendiği için günümüzdeki hemen her canlı üreme konusunda yetenekli ve iç güdüsel olarak hazır hale evrilmişler.

Fakat biz insanlar şu an neyin neden olduğunu ve nasıl çalıştığını az çok kavrayabiliyoruz.

Aklımızla düşündüğümüzde, insanlığın günümüzde üremesini gerektirecek bir sebep yok ki? Korunma yöntemlerini neden çıkardık, kontrol altına almak için. Veya hiç ürememek için. Soyumuz tehlikede, çoğalmamız lazım gibi sebep de yok.

Mesela hayvan çiftleştirince hayvanseverler hemen kızarlar ya "Sokakta bir sürü hayvan var kardeşim ne diye hayvan çiftleştirip onları alıyorsunuz veya sahiplendiriyorsunuz!!!" diye.

Ama sen niye ürüyorsun bir sürü kimsesiz çocuk var sahiplen dediğinde kalırlar öyle. İşte ama bağ falan... derler. Bencillik yani.

Nüfusu artırmanın kime ne faydası var şu an?

Mirasımı devredicem diyen var. Yahu ben öldükten sonra biri almış, almamış kime ne. Belki hiç edecekler geride kalanlar mirası. Bilemiyorsun ki. Belki birbirlerine düşecekler. Hadi onlar da idare etti diyelim, torunlar? Nereye kadar gidecek, ne kalacak, kime kalacak, herkes göçecek.

Bazı hayvanların da aklı olsa üremezdi veya çok kontrollü ve az ürerlerdi diye düşünüyorum soyları tehlikede değilse.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
Böyle kişisel bir konuda burada uzun uzun yazdığına göre sende fikirlerinde emin değilsin ve teyit edilmek istiyorsun. Ancak bu tamamen kişisel bir karar. Topluca böyle bir konuda mutabakat oluşmasını beklemen çok mantıklı gelmiyor.
0
dreamsandcolours
(24.05.24)
Biri sahane bi laf etmisti yillar once bana. İsin ozeti gibi. Sedat bak demisti... ne çocukla oluyor ne de cocuksuz. Ama cocuklu daha guzel.

5 yil yapmadik. Sonra gule oynaya cocugumuz oldu.
0
halk
(24.05.24)
Bazen ellerime kollarıma bakıp "olm milyonlarca yıllık bir evrim sürecinin ürünüsün. Bu noktaya gelene kadar ataların ne yollardan ne sıkıntılardan geçti ve sonucunda sana kadar ulaşıldı. Bu nasıl bir kibirdir ki 4.5 milyar yıllık yolu bir anda kesip atıyorsun"

Urememenin getirdiği bu kibir yalan yok hoşuma gidiyor.

Bir de çocuğu olan biri bencil olamaz tabirine takıldım yorumlarda. Ben tam tersini düşünüyorum. Doğanın yüklediği "turun devamliliginin kodlandigi" iç guduler o kadar kuvvetlidir ki, kendi yaşamının önüne koyarsin yavrunu = annelik.

Kesin olarak Bencil olamayacağını iddia edebileceğiniz tek insan türü, Çocuk yapma şansı olup yapmayıp evlat edinenler bence.

Tamamen akıl, merhamet ve kendinden olmayan bir şeyi kendi önüne koymak.

Bu insanları çok seviyorum.
0
makbur
(24.05.24)
Her şey söylenmiş zaten. Ozetle

1-turun devami icgudusu (zeki yaratik olarak aklinla bunun yersizligini kesfetsen de milyon yıllık evrimin getirisini hemen alt edemiyorsun, kervana katiliyorsun mejburr bazen; yakında senin de yapacağın gibi ;))

2-uzerine düşünmemek, standardi bu zaten deyip yapmak

Bence çocuk yine anlaşılabilir asıl delilik evlenmek. Ama onu da yaptık meselaam di mi
0
abuzer
(24.05.24)
Ben yapmiyorum (simdilik). Gereksiz bencillik ve sorumluluk gibi geliyor. Evlat edinme durumlari da var, onun tartismasi farkli olabilir.

Ama o cocuk yapma icgudusu tetiklenebiliyor. Tabii hayvanlar gibi ilkel icgudu degil. Daha cok "istek"
gibi. Gelismis beynimiz var sonucta. Cogu kisi toplumdan, etrafindan da etkileniyordur. Ve sonucta senin anne baban da var ve atalarin. Devam ettirme istegi oluyor. Gelecege yatirim gibi de dusunebiliyor insanlar.

Daha duygusal yonleri de var. Ve sartlari iyi bireylerde duygusal yon daha agir basiyor sanirim. Anne baba olmayi deneyimlemek. Sevecegini birini dunyaya getirmek.

Anne babaya da sorulabilir: "beni neden dunyaya getirdiniz"? :)

Ya da birey kendine de sorabilir. Felsefeye girecek ama "Ben neden dunyaya geldim?"
0
ermanen
(24.05.24)
Simdi biz doguyoruz, gozlemliyoruz ve birseylere alisiyoruz. Aslinda bircok sey aliskanliklarin getirdigi birsey bana kalirsa. Yani bir sekilde boyle kodluyoruz zihnimize. Yani ayni sekilde bizim de buyuyup evlenince bu sekilde olacagimizi, cocuklarimizin olacagini dusunuyoruz tum akis boyunca.
Farkli bir acidan yine bakayim, bizim yasayamadiklarimiz, pismanliklarimiz var bu hayatta ve bunlari birisinin yasamasini istiyoruz, planliyoruz. Bu da iste cocugumuz oluyor.
Butun bunlari durumumuz kotu bile olsa planlamiyoruz cunku durumu iyi olanin da kotu olanin da cocuk yapmak icin sebepleri farkli ancak illaki bir sebebi var.

3 yasinda oglu olan bir baba olarak, cocuk yapmadan once bir bebegi gozlemlemek ve vakit gecirmenin en onemli karari almanizi saglayacagini dusunuyorum. Bu durtu gelecek mi, cocukla zaman gecirmeyi ilgilenmeyi sevecek misiniz, yoksa size zor mu gelecek. Ondan sonra bu kadar detayli dusunmeyeceksiniz emin olun.
0
va
(24.05.24)
Karşı argüman üretiyorum diye katı bir şekilde karşıyım anlamı çıkmasın, dediğim gibi ben daha yakınım çocuk konusuna. Sadece mantıklı bir fikir, görüş var mı, insanlar ne düşünüyor veya düşünmüyor onlara bakıyorum.

Bana kalırsa ben sırf "ya bizim birlikteliğimizden doğan çocuk nasıl bir şey olur acaba, iyi kötü o kadar deneyim elde ettik, biraz da biz aktaralım bakalım kullansın onları çocuk, derdiyle dertlenelim, sevinciyle mutlu olalım.." düşüncesiyle bile çocuk yapabilirim gibi. Şimdilik sadece eşimden bağımsız ekonomik sebepler bizi ve ilişkimizi sarstığı için çocuk mantıklı gelmiyor. Ama bu sorunlar zamanlar çözüldükten sonra olabilir diye bakıyorum. Eşim o zamanda bile mantıklı bakamıyor.

Bu düşünce ile çocuk yapmak bencillik diyor. Ay merak ettim dur bi bakalım diye çocuk mu yapılır diyor. Zaten yoğun çalışıyorum, çocuğa nasıl bakıcam diyor. Hadi baktık büyüttük diyelim, iyi bir eğitim nasıl vericez bu topraklarda diyor. Çok deli rakamlar harcamak lazım veya. Kötü yetişecekse veya ortalama yetişecekse de çocuğa haksızlık değil mi diyor. Ona sonra "seni zor şartlarda büyü diye yaptık yavrum" mu diyeceğiz, demez mi çok daha iyi şartlarda dünyaya gelenler var, benim günahım neydi diye. Belki demez sonuçta biz razı olduk bir şekilde ama derse, bu büyük bir sorumluluk.

Ben kötü de olsa iyi de olsa hayatı deneyimlemenin, hiç gelmemektense bir artı olduğunu düşünüyorum. Ama eşim öyle düşünmüyor. Eğer @ thetruenorthstrongandfree ın sağladığı gibi bir şart sağlanmıyorsa çocuğa haksızlık edileceğini düşünüyor.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
vaaaay demek 30+ yaşında bir çiftsiniz ve çocuk istemiyorsunuz, hatta çocuk yapanların neden çocuk yaptığına anlam veremiyorsunuz. ohaaa ilk defa böyle bir durumla karşılaşıyorum :D

nedense hep çocuk istemeyenler kendini uzun uzun açıklama ihtiyacı hissediyor. aslında kimse sizin çocuk yapıp yapmamanızla ilgilenmiyor, merak etmeyin. bu kadar çok kafaya takıp sorguladığınıza göre bence siz kararınızdan emin değilsiniz. emin değilseniz kararsızım filan diyebilirsiniz.

çocuk yapmamak eskisi gibi yadırganmıyor zaten emin olun.

bahsettiğiniz -son paragraf - eşinizin başına da gelebilir. o zaman evlenmek de saçma.
hayatta her an her şey olabilir tabi ki insan en çok çocuğu için korkar da sebep olarak yarın bir gün tecavüze uğrar diye bi seçenek dile getirmek çok saçma.

yani bu iş böyle uzun uzun felsefeye dönüşecek tartışmalar yapılacak bir konu değil bence. isteyen yapar istemeyen yapmaz. herkesin kendince haklı sebepleri var. birine gidip neden kedi sahiplenmiyorsun ya da balkondaki saksına neden çiçek dikiyorsun demek gibi bir şey bu.
0
elorelia
(24.05.24)
Heh yani sen eşine sunmalik argüman istiyosun bı noktada...

Öyle harikayim böyle harikayim diye sallayanlari dinleme öncelikle. Kaldı ki sizin durumunuz da fena değil. Ortalama durumdasınız. Sevgi ve huzur ortamında olan bir çocuk için gaaaayet yeterli sartlariniz. Bı de o kadar kontrolcü olmayın (ben de oluom), belki çocuk ileride bohem bı şekilde kulübede yasamaktan keyif alicak ne bilionuz? Sizin planladiginiz yatlarinizi katlarinizi uçaklarinizi (xd) istemicek?

Çocuk ayakkabisini ysl almadiinizi anlamaz meraq etme. Evcil hayvan gibi düşün xdxd sevgini sakınma, gerektiğinde onu koruyacagini belli et, kalanı ileride kendisi halleder zaten o ozguvenle
0
abuzer
(24.05.24)
Cocuk ne ya hem de turkiyede. aklini peynir ekmek gibi yemen veya hayatsiz olman lazim cocuk icin. zaten doguranin yari akli da gidiyo hepten hayatimiz zorlasiyi
0
ala09
(24.05.24)
Benden iyi bir ebeveyn olmaz o nedenle çocuk asla düşünmedim ve düşünmem. Geçen ofiste bütün öğlen yemeği boyunca doğru kişi ile tanışırsan o isterse ne yapacaksın diye sorguya çekildim bir de yani insanlar her bir şeye burunlarını sokma ihtiyacı duyabiliyorlar.

Size gelince daha geçen boşanma masrafı soruyordunuz şimdi biz hiç çocuk düşünemiyoruz diyorsunuz bence de düşünmeyin zaten.
0
peki madem
(24.05.24)
mahalle baskısı bu konuda büyük rol oynuyor. her ne kadar çocuk istesen de, günümüz şartlarında bunun altına girmek oldukça zor. zorumluluk tarafı ayrı.
0
kondansator
(24.05.24)
kedi götünü görmüş yara zannetmiş.
neden çocuk yapmayayım?

evladım olur. severim işte.
0
OgutucuRecep
(24.05.24)
ben bu olaya deneyim olarak baktım ve bu deneyimden neden mahrum kalayım diyerek istedim. sonuç kelimelerle tarif edilemeyecek kadar muazzam bir şey. bu dünyada başka hiç bir şey çocuğunuzun size hisettirdiklerini asla ama asla hisettiremez. başka hiç bir sevgi, aşk, bağ vs vs çocuk-ebeveyn bağına benzemez. bu işin bir yönü.

evet zorluklar da müthiş. zaten ekonomik koşullardan dolayı 2. düşünemiyorum. siz fazla sorgulamışsınız bir de tam tersi hiç sorgulamadan önüne arkasını düşünmeden birden fazla çocuk doğuranlar var. bu ülkedeki kaynaklar ve sistemin bu kadar çok çocuğa olması gerektiği kadar yetmesi imkansız.zaten düşüncesizce doğurup duranlar yukarıda bahsettiğim bağı falan kurmuyor ortaya salıyor ne eğitimi, ne güzel vakit geçirmesi saldım çayıra modunda. o yüzden de bir sürü psikolojisi bozuk insan var toplumda.

öte yandan evrimsel ve insanlığın gelişmesi açısından kaçırdığınız şeyler var. mesela siz hep 30 lu yaşlarda kalmayacaksınız. 90 yaşınıza geldiğinizde kalçanızı kırıp yatalak olup tuvalete gidemediğinizde bir başkasının doğurduğu eğittiği çocuk (hemşire olur hastabakıcı olur) sizinle ilgilenecek ve ona minettar kalacaksınız. herkes sizin gibi çocuk yapmasaydı sizin de muhtaç olduğunuz şeylere erişiminiz olmayacaktı bir de o yönden bakın.
0
iwillsee
(24.05.24)
@ peki madem, evet bize geliyorlar öyle arada pek sağlıklı olmayabilir zaten bizim çocuk yapmamız bir bakıma haklısınız ama

bazı dinamikler var çiftlerin ikisi de bireysel olarak çok iyi insanlar fakat birlikteliklerinde sorun çıkıyor. hal böyle olunca bir de çocuk varsa ayrılmaları daha mantıklı oluyor.

benim de anne babam ayrı mesela. ben hiç sıkıntısını yaşamadım daha güzel bile denilebilir. evde gürültü yok patırdı yok çatışma yok. istediğinde birine gidiyorsun istediğinde öbürüne gidiyorsun kalıyorsun. herkes kendi hayatında vs.

tabii ki en güzeli çocuğa da aile kavramını geçirmek için mutlu bir aile tablosu çizmek ama herkes kendi ilişkisine veya annesine babasına baksın 4/4lük bir hayat mı yaşıyorlar, bazen ayrılık daha mantıklı olabilir. ben ayrılık ile çocuğu engel olarak görmüyorum o yüzden. ülkeden bir sürü insanın annesi babası ayrı. eğer sıkıntı tipler değillerse öyle de sağlıklı çocuk büyütülebilir. ben bir insanla aynı evde yaşamak istemeyebilirim ama çocuğuna bakmak / çocuğumuza bakmak isteyebilirim.

@ iwillsee, teşekkürler deneyiminiz için. fakat yaşlılık konusuna katılmıyorum. ben kimseye yük olmak istemem gerekirse uyutsunlar diye vasiyet bile verebilirim. yaşlanınca kim bakacak diye çocuk mu yapılır bu iyice bencilce bişey. ben tek çocuğum, kardeşim yok bişey yok. eşimle olur da ölene kadar 'evlilik mücadelesini' :D sürdürebilirsek birbirimize bakıcaz işte çocuk olmasa da. en kötü bakım evi qeyf. o da olmadı uyutsunlar dediğim gibi. eşim de olmazsa bir köşede ölür giderim. nedendir bilmiyorum, böyle kaygılarım/korkularım yok.

Çoğu gelişmiş ülkede durum biraz daha farklı, ebeveynler çocuklarını yetiştirdikten sonra köylere kasabalara çiftliklere yerleşiyorlar. Ki kendi hayatlarını yaşasınlar biz yük olmayalım diye. Bizimkiler de gel evime desen gelir. Şimdi diyeceksiniz ki onlar sana o kadar baktı sen onlara bakmıyor musunuz hayırsız evlat. Bence burada kültürel ön yargılar var. Ben öyle bir sorumluluğu kabul etmiyorum ki, onlar da beklemesin. Doğuran bakmakla yükümlü hatta kimi bakmıyor bile. Ama çocuğun ebeveyne bakmakla yükümlü olduğunu düşünmüyorum.
0
🌸ananiyimioguz
(24.05.24)
bu kadar düşünüyorsanız yapmayın zaten. çocuğa da yazık.
0
Whily
(24.05.24)
Tum bunlari sorgulamis ve cocuk istemeyerek 35 yil gecirmis bir insan olarak bu yil bebegim oldu. Butun hepsi bos muhabbetmis ve gereksiz dusuncelermis gibi geliyor su an bu cocuk yapmama gerekceleri ve varolan yeni insan dunyanin en gerekli ve mukemmel seyi oluyor doğduğu andan itibaren. Bir de ben genel olarak bir seyi isteyip istemedigimden cok emin değilsem yapmayarak pisman olma ihtimalini elemek icin yapmayi tercih ederim, cocugumu da iyi ki yapmisim. Akli basinda bunlari sorgulayan insanların bilincli bir sekilde cocuk yapması da insan ve toplum olma deneyimi açısından değerli.
0
instant crush
(24.05.24)
Maddi durumunuz iyiyse çocuğa büyükşehirde üç ev, bir araba veya bir dükkan ve araba filan ve yüklü miktar nakit para bırakabilecekseniz hiç düşünmeden yapın. Fakat kardeşini de 3-4 sene sonra yapın. İleride birbirlerine yoldaş olurlar.

Eğer maddi durumunuz orta direkse çocuklara çok iyi birer eğitim şansı ve hayat mücadelesi ruhu veririm diyorsanız o zaman da yine aynı şekilde en az iki tane yapın.

Fakat en önemlisi de şu. Aile içi huzurunuz fiziksel ve mental sağlığınız yerinde, eşler arası sevginiz muhabbetiniz karşılıklı saygı ve muhabbet sürekli olarak iyi seviyede varsa en önemlisi bu, tüm şartlar okeyse yapın.
0
psmstc
(24.05.24)
Bir de çocuk yapma işi mantıkla olmaz yoksa yapmazsın katılıyorum +1500
0
psmstc
(24.05.24)
Yazdıklarımı anlamamışsınız. Sizin yaptığınız çocuklar size bakar demiyorum. Evrimsel olarak yaşlanınca birileri tarafından yapılmış çocuklara ihtiyacınız olacak diyorum. Şimdi de öyle hiç mi doktora dişçiye gitmiyorsunuz sonuçta onlar da bi annenin doğurup büyüttüğü çocuklar.kimse çocuk yapmasın derseniz mantıksız oluyor
0
iwillsee
(24.05.24)
(3)

Bu bench'ler arasındaki fark nedir?

tchuck
https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-agirlik-ve-mekik-sehpasi-500-fold/_/R-p-330475?mc=8616804https://www.decathlon.com.tr/p/katlanabilir-mekik-sehpasi-900/_/R-p-342936?mc=8766093pahalı olanı almaya gerek var mı?bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere?
www.decathlon.com.tr

www.decathlon.com.tr

pahalı olanı almaya gerek var mı?

bir de bunun sonrasında demir koymak için bir şey ekleyebilir miyim bir yerlere? (ne deniyor adına bilmiyorum işte, halteri sabit tutmak için yani)
0
tchuck
(23.05.24)
Ucuz olan çok ucuz duruyor. Yeni başlayanlar için idare eder gibi görünüyor.

Squad rack diyorsun. Ayrı bir parça olarak alabilirsin.
Şundan yani.

www.pasificshop.com
0
Mirket
(23.05.24)
Mirket +1
Birincisi max 220 kg. 100 kg olsaniz max 120 kg olabilir yani. Yüzde 90 kisiye yeter ama bana yetmez.
Ikincisi max 300 kg. Kısacası 100 kg olsa kisi 200 kg kadar ağırlık alabilir.

Ikincisi decline de oluyor ve daha çok derece var. Birincisi 4 acı sadece. Şimdi basta belki onemsiz ama beni misal ilgilendirirdi bu.
0
logisticsmanager
(23.05.24)
Bu tarz ürünleri bizzat deneyerek alın.

Arkadaşımda ilk sehpaya benzeyen delta markalısi vardı. 70-75 kg olmama rağmen beni huzursuz etmişti. Bu tarz benchlerin hiç hareket etmemesi, sallanmamasi lazım. Bilmiyorum belki decathlon olanı farklıdır.

Bu arada ilk ürün de decline oluyor kafa tarafındaki ayaklar tamamen kapatılıp.
0
makbur
(23.05.24)
(3)

Laptop'a firewire, duyurunun donanım gurulari

makbur
Elimde 1 adet firewire arayüzlu ses kartı var. Bir de firewire girişi olmayan laptop.Usb'den bağlanan çeviri adaptör gibi zimbirtilari kullanamam, ekstra işlem demek latency -sesin gecikerek gelmesi- arttirmak demek. Zaten tek yaptığım bağlayıp gitar çalmak. Laptop'in içinde 1 adet mini pci bağlantı
Elimde 1 adet firewire arayüzlu ses kartı var. Bir de firewire girişi olmayan laptop.

Usb'den bağlanan çeviri adaptör gibi zimbirtilari kullanamam, ekstra işlem demek latency -sesin gecikerek gelmesi- arttirmak demek. Zaten tek yaptığım bağlayıp gitar çalmak.

Laptop'in içinde 1 adet mini pci bağlantısı var ve burada bilindiği gibi wireless kartı var.

Wireless kartını söküp, oraya bir mini pci firewire kartı alayım dedim 4000 lira civarinda fiyatları. Tahminimin çok üstünde.

Mini pci i normal pci a dönüştüren adaptörler var. Hatta millet bu şekilde laptop a pc ekran kartı falan bağlıyor.

Yalnız düz pci a ceviren ya da pci ex1 e ceviren bir adaptöre denk gelmedim. Genelde ekran kartı bağlamak için pci e x16 hep.

Yani bu şekilde 1 mini pci to pci adaptor ve düz firewire kartı ile 500-1000 liraya halledebilirim diyordum bu işi ama?
0
makbur
(16.05.24)
1. çok mu acayip bi kart, zorunda mısın?

2. 2009 model beyaz macbook kaç para ona bir bak. Üzerinde firewire vardı yıllarca kullandım :D

yine 2005-2010 civarlarındaki laptoplarda PCMCIA denen genişletme portu oluyordu.
dt7v1i9vyp3mf.cloudfront.net
şunu takıp firewire özelliği kazandırmıştım. Yıllar sonra usb3.0 kartı da alıp takmıştık falan. O laptoplarda bu iyi çözüm.
www.oreilly.com

edit: usb derken, artık çoğu ses kartı öyle ki ve usb3 bile değiller 2 yeterli.
www.akakce.com
şu mesela ucuzca bir ses kartıdır yine fiyatı yüksek geldi şimdi ama herhalde yine en ucuzlarındandır. Bununla sıkıntısız çalabilirsin. Zamanında bununla bir sürü kayıt yapmıştık.
0
nhk ni youkosu
(16.05.24)
Hahaha

Ya yeni eli yüzü düzgün ses kartları 7-8k fiyattan başlıyor boşuna masraf yapmayayim kafasındayim.

Aslında eski laptop'imda çalışıyordu ama o da kırıldı.

Şu anki Laptop'ta da pcmcia, express card vs girişi yok :(
0
🌸makbur
(16.05.24)
sadece gitar içinse sarı sitede bir sürü behringer ses kartı var usb 1000-1500 lira arasına.

örnek

www.sahibinden.com
0
Fodera
(17.05.24)
(2)

Kardiyoloji EKO sonucunu görememe

dedeminhirkasi
Kardiyoloji muayenesinde çekilen ekonun sonucunu göremiyorum. Eko formu doldurmuştur diyor ama herhangi bir rapor yok bu raporu veya formu nasıl temin edebiliriz
Kardiyoloji muayenesinde çekilen ekonun sonucunu göremiyorum. Eko formu doldurmuştur diyor ama herhangi bir rapor yok bu raporu veya formu nasıl temin edebiliriz
0
dedeminhirkasi
(15.05.24)
Devlet Hastanesi'nde oluyor öyle saçma işler. Başakşehir çam sakura ' da 3-4 kere eko ile baktı doktor, ne e-devlette kayıtlı bir grafi ne de doktor yorumu (bir şeyin yok gayet iyi diyordu, sıkıntı olsa belki yazardi)

Memorial ' da 2 kere eko ya girdim cd, grafi, dosya vs her şeyi verdiler.
0
makbur
(15.05.24)
Eko artık kardiyoloğun muayenesi haline geldi. Teşhiste bir şey yazmıyorsa eko sonucun normaldir

demiştim ama
Dün muayene oldum Devlet hastanesinde,
E nabıza baktım. Eko raporu var.
0
Mirket
(15.05.24)
(6)

Varoluş üzerine kitap onerisi

funl
Aradigim kitap psikolojik ya da felsefik acidan sorgulamasindan ziyade, genel hatlariyla bu kavram üzerine kurulmuş olmasını istiyorum.Ornegin Albert Camus'nun Yabancı eseri gibi.
Aradigim kitap psikolojik ya da felsefik acidan sorgulamasindan ziyade, genel hatlariyla bu kavram üzerine kurulmuş olmasını istiyorum.

Ornegin Albert Camus'nun Yabancı eseri gibi.
0
funl
(12.05.24)
Sartre - Bulantı
Georges Perec - Uyuyan Adam
0
pianeta
(12.05.24)
Dönüşüm
Tutunamayanlar
Bozkır kurdu
0
abuzer
(12.05.24)
Albert camus - sisifos söyleni
Eger okumadiysaniz
0
robert bosch
(12.05.24)
@robert Bosch

Yalnız sisifos söyleni yabancı tadında roman gibi değil de baya yogun bir deneme. Oturup çok konsantre bir şekilde okumanız gereken bir kitap.

Yine Kafka'dan dönüşün gibi dava'yi da okuyabilirsiniz. Dava Yabancı'ya bir tık daha yakın bence.


Yine camus'nun veba yi da sevebilirsiniz.

Yabancı'ya en yakın sarte - bulantı.
0
makbur
(13.05.24)
Telefondan yazıyordum paragraflar yazılar karışmış Özür :(
0
makbur
(13.05.24)
tehlikeli oyunlar
yeraltından notlar
suç ve ceza
varolmanın dayanılmaz hafifliği
0
tepedeki psychedelic adam
(13.05.24)
(4)

fifa (fc) 24 sorusu

semaforo de medianoche
4-5 yıl öncesinde falan iyi bir fifa oyuncusuydum. arkadaşlara karşı oynadığımda arada yenilsem de çoğunlukla üstün gelirdim. fut falan işine çok girmedim ama kariyer modu açardım playstationda efsanevi zorluğa karşı kazanırdım genelde. sıkmıştı biraz beni oyun malum sebeplerden ötürü birkaç yıldır
4-5 yıl öncesinde falan iyi bir fifa oyuncusuydum. arkadaşlara karşı oynadığımda arada yenilsem de çoğunlukla üstün gelirdim. fut falan işine çok girmedim ama kariyer modu açardım playstationda efsanevi zorluğa karşı kazanırdım genelde. sıkmıştı biraz beni oyun malum sebeplerden ötürü birkaç yıldır doğru düzgün oynamadım anca denk gelince arkadaşla falan oynadık. şimdi ps5'te aylık oyunlarda bedava verilince bir kurayım dedim oynadım da efsanevi yz beni tokatlıyor her seferinde. dünya klasında kazandım ama orada da çok rahat değilim. efsanevide rakipten top almak çok zor cezasahasına kadar geliyorlar bir şekilde orada durdurabilirsem durduruyorum. legacy defending yapıyorum ama acaba artık legacy'yle iyi oynamak mümkün değil mi öyle bir değişiklik mi oldu? ya da ayarlarda başka dikkat etmem gereken bir şey mi var? sinirim bozuldu ya
0
semaforo de medianoche
(11.05.24)
Ben de legacy'de oynuyorum da mantıken adamlar tactical defendingi boşa getirmedi. Ben en fazla professional zorlukta oynuyorum çok iddiam yok, ama üst zorluk seviyesinde legacy yetersiz kalıyor artık. Eskisi gibi prese basılı tut adamın topu alsın olmuyor, kendin planlı şekilde defans yapman gerekiyor
0
nundu
(11.05.24)
@nundu: tactical defending geleli çok oldu yalnız 10 yılı geçti belki de. normalde legacyde daha etkili oynuyordu büyük çoğunluk o yüzden direkt legacy'ye alınırdı ayar. tactical da denedim şimdi gene sıkıntı. oyun mu zorlaştı acaba efsanevi zorluk bu kadar sıkıntı çıkaran bir şey değildi ya da bir şey mi değiştirmem gerekiyor eskisi gibi etkili oynayabilmek için çözemedim.
0
🌸semaforo de medianoche
(11.05.24)
Uzun zamandır oynamıyorum da oyunu, benim hatırladığım fifa yi tactical defending çıktıktan sonra tactical ile oynamamak amatörde oynamak gibi bir şeydi.

Hatta şunu hatırlıyorum legendary seviyesinde pc yi genelde Mourinho gibi oynayıp yeniyordum ancak, bu dediğim fifa 12 13 14. (Tabi bunların öncesinde MÖ ye kadar giden bir pes winning gecmisim var :))
0
makbur
(11.05.24)
@makbur: ben online sezonlar oynuyordum 1. klasmana çıkamadım sanırım ama 2'ye kadar gelmiştim fifa 19-20'de legacy'yle. belki hard proluk seviyesi için tactical kullanılıyordur onu bilemiyorum da legacy iyi işliyordu zaten.
0
🌸semaforo de medianoche
(12.05.24)
(5)

Bu spor programı iyi mi?

dejame
Basit bir push pull legs programı yazdım, ilk hafta denedim ve çok sevdim, bir şey hariç. Push günü öyle yoruluyorum ki ertesi gün pull için yeterli verim alamıyorum.Her kas grubumu haftada iki kez çalıştırmak istiyorum. Salon Pazar tatil, 6 gün gidiyorum. 14 Haziran'a kadar gideceğim, sonra yazlıkt
Basit bir push pull legs programı yazdım, ilk hafta denedim ve çok sevdim, bir şey hariç. Push günü öyle yoruluyorum ki ertesi gün pull için yeterli verim alamıyorum.

Her kas grubumu haftada iki kez çalıştırmak istiyorum. Salon Pazar tatil, 6 gün gidiyorum. 14 Haziran'a kadar gideceğim, sonra yazlıkta olduğum için salon imkanım olmayacak. Koşu, yüzme, bisiklet ve mekik/şınav, belki evdeki 10 kiloluk bir çift dumbbell ile çalışacağım.

Zamanım kısıtlı olduğu için maksimum verim almak istiyorum. Daha önce çok kez düzensiz olarak spor salonuna gittim, altyapım var.

Hedefim belimi inceltip kaslarımı biraz daha diri hale getirmek. Hafif kalori açığı oluşturup temiz besleniyorum. Protein ağırlıklı ve dengeli yiyorum, sadece kreatin kullanıyorum.

Sizce program nasıl?

Push Pull Legs Spor Programı

Warm-up for 10 mins

Day 1: Push (Chest, Shoulders, Triceps)

- [ ] Butterfly (3 sets x 8-10 reps)
- [ ] Bench Press: 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Incline Dumbbell Press: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Cable Chest Fly (3 sets x 8-10 reps)

- [ ] Shoulder Press (Barbell or Dumbbell): 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Lateral Raises: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Front Raises: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Arnold Press: Until Failure (a few sets maybe)
- [ ] Shrugs: Until Failure (a few sets maybe)

- [ ] Tricep Pushdown: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Seated Dip Machine OR Cable Tricep Kickbacks: 3 sets x 10-12 reps

Day 2: Pull (Back, Biceps)

- [ ] Dumbbell Deadlifts: 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Pull-Ups or Lat Pulldowns: 4 sets x 6-8 reps
- [ ] Bent Over Rows: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Seated Cable Rows: 3 sets x 10-12 reps

- [ ] Barbell Z Bar OR Dumbbell Bicep Curls: 3 sets x 8-10 reps
- [ ] Hammer Curls: 3 sets x 10-12 reps

Day 3: Legs & Abs

- [ ] Dumbbell Squats: 3 sets x 6-8 reps
- [ ] Leg Press: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Leg Extensions 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Leg Curls: 3 sets x 10-12 reps
- [ ] Dumbbell Calf Raises: 4 sets x 10-12 reps

- [ ] Crunches 4 sets x 8-10 reps
- [ ] Hanging Leg Raises 4 sets x 8-10 reps
- [ ] Standing Oblique Twists 4 sets x 8-10 reps
0
dejame
(10.05.24)
beli inceltme amacın varsa hafif değil ağır kalori açığı oluştur.

antrenman güzel, fazla bile. pull ve push durumu antrenamandan kaynaklı değil, yorgunluktan. yaptıkça açılırsın. başarılar.
0
numlock
(10.05.24)
Abi programı sen mi yazdın yoksa aldin mi?
Çünkü benim böyle sorulara cevabım yüzde 99 "bu işi 30-40 yıldır yapan adamların programı varken neden kendi programın" oluyor.

O yüzden ilk bunu diyorum. Ben kendi programımı bundan 12-14 sene önce yazıyordum daha yeniyken sonra öğrendikçe bu isi bilenlerden almaya başladım. Misal tam şu an elimde dan john'un "never let go" kitabı var.

Neyse ben kendi fikrimi söyleyeyim; kalori açığı yapan birinin bu kadar fazla set ve tekrar bodybuilding yapmasini mantıklı bulmuyorum. O yüzden tavsiyem her zaman strengh training.

Buna ek olarak programda progressive overloada dair bir şey de yok. Yani belki vardır da yazmamissinizdir.

Bu programdan calorie deficitte verim alamamak beni cok sasirtmaz.
Bence calorie deficitin üstüne high volume training sıkıntın var.
Hayır zaten push günü failurea gidiyorsun. Calorie deficit vs failure bana biraz sıkıntı geldi gene.

Zaman sıkıntın varsa myoreps araştırabilirsin.

Bana kalsa barbel temel 4 hareketli strengh training (5/3/1 olur 5*5 olur 3*5 olur ne olursa), üstüne carry hareketleri (farmers carry, suitcase carry vs) yapar geçerim abs için de ab wheel yaparım. Ama tabi bana bunu sormadin ama olsun :)

Oblique twist yerine en azından suitcase carry yap. Bak buradan stuart mcgill'in bu konudaki dediklerine bakabilirsin;
www.strengthcoach.com
0
logisticsmanager
(10.05.24)
Bu arada ben biraz biasedim bu konuda. Bodybuilding antrenmanlarini sıkıcı buluyorum :) ama gene de bence şu yazdığından daha iyisini yapacağını düşünüyorum. Yani calorie deficitini kg*kac gr protein aldığını kaç saat uyuduğunu bilmiyoruz tabi. Ama misal ben olsam illa body yapacaksam 3 gun full body ya da 4/5 günlü split yapıp bir gün mobility movements antrenmani yaparim ve yapacak yer varsa hard conditioning denerim.
0
logisticsmanager
(10.05.24)
Ben bu işin uzmanı kesinlikle değilim önden belirteyim;

Push günü aşırı yoğun değil mi ama? Göğüste 4, omuzda 5 harekete ihtiyaç var mi maksimum verim için? 3 göğüs, 3 omuz, 2 triceps yeterli olur gibi hele bi de kalori açığı veriyosanız. Pull için 4/2 ideal bence. Bir gün 11 hareket yapıp sonraki gün 6 hareket yapmak dengesizlik yaratmış gibi.

Dediğim gibi ben uzmanı değilim ama iki gün arasında çok fark var harcanan güç açısından. Bir tık azaltıp deneseniz belki verimde o kadar azalma görmezsiniz?
0
nundu
(10.05.24)
"14 haziran a kadar vaktim zaten az yapabildiğim zorlayabildigim kadar zorlim" kafasında aman tükenis ve dolaylı olarak sakatlık yaşama. Vücudunu dinle, cok yorgun uyandigin günleri pas geç.

Bir de bazı hareket sıraları tuhaf. Göğüste bence 1 bench 2 incline 3 cable 4 butterfly daha iyi sanki.

Omuzda da dumbbell press le başlayıp ardından Arnold press yapmak abes olur. Barbell ya da makine ile başlayıp ardına Arnold koyarsan şık olur. O pressler omuz ve gogsun ilk hareketleri olsun raise fly vs ardına koy.

Bacakta da ben 1-extensions 2- curl 3- leg press 4- dumbbell squat 5 calf yapardım.

Ayrica calf neden makinede değil de dambil :)

Son olarak en azından press hareketlerinde progressive overload yap. Dumbbell press ler de 4 set olsun
0
makbur
(10.05.24)
(2)

Tv cast uygulaması kullanıyor musunuz? Şunu almaya değer mi?

respect
https://i.hizliresim.com/5apke9l.jpeg250 lira çok değil ama çalışmıyor falan yazmışlar :P Var mı kullandığınız memnun kaldığınız
i.hizliresim.com

250 lira çok değil ama çalışmıyor falan yazmışlar :P

Var mı kullandığınız memnun kaldığınız
0
respect
(06.05.24)
Bende samsung galaxy s5 (çok çok eski bir telefon) ve 7-8 sene öncesinin samsung smart tv'si var, telefondan "screen mirroring" e basınca otomatik olarak tv yi bulup bağlanıyor.

Tv böyle bir şeyi destekliyorsa zaten kendi uygulaması vs vardır içinde
0
makbur
(06.05.24)
Web Video Cast

play.google.com

hatırladığım kadarıyla bedava. hiç sorunsuz çok güzel çalışıyor bende.

Telefon Google Pixel
TV Sony Android
0
king lizard
(07.05.24)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.