Giriş
(14)

Üzerime umut atar mısınız?

üç nokta
İmamoğlu'na dolayısıyla bize yapılanlardan dolayı elim kolum kalkmayacak şekilde kötü hissediyorum, umutsuzluk çok kötü şey, ayrıca imamoğlu'na da ailesine de halka da çok üzülüyorum, hiç yüzümüz gülmeyecek mi bizim?Gidişatla ilgili üzerime umut atarsanız sevinirim.
İmamoğlu'na dolayısıyla bize yapılanlardan dolayı elim kolum kalkmayacak şekilde kötü hissediyorum, umutsuzluk çok kötü şey, ayrıca imamoğlu'na da ailesine de halka da çok üzülüyorum, hiç yüzümüz gülmeyecek mi bizim?

Gidişatla ilgili üzerime umut atarsanız sevinirim.
0
üç nokta
(23.03.25)
Dişimizi sıkmaktan jawline'larımız belirdi. İnsanın kişisel hayatına da çok büyük etki ediyor bu olanlar, genel bir karamsarlık hali. En azından yalnız olmadığını söylemiş olayım.
0
sekizdokuzon
(23.03.25)
Her türlü diktatörlük, gün gelir yıkılır. Genelde tarih boyunca yıkanlar da halklar olmuştur. Bugün umutsuzluğa kapılmaktan daha çok yapacak işimiz var. İnsanlarla yanyana olunca umutsuzluğa kapılacak zamanınız kalmıyor, tavsiye ederim.
0
evrim halkasi
(23.03.25)
Soyle dusun: eger Tayyip gelecek secimi kazanabilecek durumda olsaydi bunlari yasamayacaktik. Kaybedecegini gordugu icin masayi devirmeye calisiyor.Muhalefet tum bu olanlardan sonra Imamoglu'nun tutuklulugundan onceki oy oraninin altina dusmez.Adam gidici
0
turkuaz
(23.03.25)
Bihter ziyagil‘den gelsin

youtube.com
0
sonsuz
(23.03.25)
Zaman her şeyin ilacı. İmamoğlu illa cumhurbaşkanı olacak ama 2028'de mi, 2033'te mi veya daha sonra mı onu göreceğiz. Arada bizim/çevremizin hayatı ziyan oluyor ama yapacak bişey yok.
0
nhk ni youkosu
(23.03.25)
Ben tutuklama kararıni olumlu buldum açıkçası, baro yönetim kurulunu görevden aldılar, şişliye kayyum atadilar. Daha da cosmalari lazım, akp polisleri özellikle cılız öğrencilerle çatışmaya falan girerse iyice kontrolden çıkarlar. Gözaltı haberiyle paramız yüzde 10 değer kaybetti. Artık attıkları her adım böyle geri dönecek, batacagiz ama bunlardan kurtulacagiz. Burası Azerbaycan değil, diktatör familyasini besleyecek petrol doğalgaz yok. Avrupa'nın dibinde bu kadar otoriter olamazlar, NATO üyesi olduğu halde böylesine yerlerde gezinen başka bir ülke yok. Ben daha da radikallesmelerini istiyorum, inşallah gostericilere ateş açacak noktaya gelirler. Turizm bıçak gibi kesilir, ülkede zaten bir şey üretilmiyor. Artık bir eşiği geçtiler, normalde valilik bir karar aldığında kimse cesaret edemezdi çiğnemeye. 4 gündür sokaklar dolu, kimsenin umrunda değil.

Ama muhalefet sessizlestigi anda her şey biter, her gün vitesi arttirmalari, özellikle İstanbul'da hayatı kilitlemeleri lazım, meclisi çalışmaz hale getirmeleri lazım, en azından erken seçim kararı alınana dek.

Çok umutlu muyum değilim çünkü özgür özel cok pisirik bir tipe benziyor, arada sert tepki veriyor ama çok çabuk sönüyor, fazla sağ duyulu ve duygusal bir adam. Karşısında ise bir parti devleti var akp askeri akp polisi, akp hakimi, akp savcısı, işi çok zor. İmamoğlu daha güzel konuşuyordu, özellikle tam gözaltına alınmadan önce yaptığı açıklamalar vb bence bu operasyon zaten planlanıyordu ama son birkaç haftada yaptığı konuşmalara RTE tahammül edemedi düğmeye erken bastılar
0
sanguine
(23.03.25)
umut peşinde koşulacak, aşılanacak, depolanacak, borç alınacak bir şey değil. Umutsuz iseniz umutsuz da kalabilirsiniz. Bir isteğiniz, beklentiniz varsa bunu özümser, bunun üzerine düşünür, bunun için adımlar atarsınız. Türkiye devinimli olarak farklı mahallelerden muktedir yaratan sonra o muktediri şu veya bu şekilde karşı mahalleden yarattığı bir muktedire ezdiren bir ülke. Menderes asıldı bu ülkede. Sokaktaki kanalizasyon kapağının bile sahibi, hakimi olan cemaat yok oldu gitti. Karaoğlan diye, Halkçı diye Ecevit başa getirildi. Sonra Karaoğlan diye, Halkçı diye aynı vasıflarla gönderildi. Her şeyin sahibi gibi görülen, ne olsa kazanır denilen adam son iki seçimini, bizzat kendisinin ismi ile aday olduğu seçimi %52 ile kazandı. 1-2 milyon oy fark ile kendimize korku imparatoru yarattık. Bu kadar güçlü olduğu, her şeye sahip ve her şeyi kontrol edebildiği söylenen adama şu ya da bu şekilde darbe planlandı, yapıldı. Yakın zamanda bir dekana bile "söz geçirilemedi" diploma farklı yollarla iptal edilmek istendi.
her devran gibi bu devran da dönecek. Umarım geleyazan yeni dönem bir beşer ömrünün çok kısa ve çok önemsiz olduğunu fark eder ve milyonlarca insana, geleceğe hizmet eder.

Ha bir de kendinize yankı odasını yaşatmadan, yapabileceğiniz bir şey varsa yapın. Bunun en önemli adımı hiç tanımadığınız birileriyle hiç tanımadığınız ve tanımayacağınız birileri için omuz omuza yürümek. Umut konusunu o zaman tekrar konuşabiliriz.
0
sparkle kiddle
(23.03.25)
herkes yine kendi gemisini yüzdürmenin derdinde.
ailenize ve sevdiklerinize odaklanın.
0
nuisance2
(23.03.25)
Bundan 20-30 sene sonra ülkede reis fikralari anlatılacak :)

"Reis bir gün istagrama girmek istemiş girmemiş.." gibi başlayıp komikli ironili fıkralar

(Şu Stalin fikralari gibi :))
0
makbur
(23.03.25)
umut atmamız için birleşmemiz gerekiyor. Lütfen tek bile olsanız örgütlenmek için en yakın bulduğunuz siyasi partiye gidin. Birlikte hareket etmeliyiz. Bunlar elimizde kalan son şeyi, umudumuzu çalıyorlar. Ölürüm de vermem. Siz de vermeyin.
0
Kediyi üzdün
(24.03.25)
Tüm otoriter/totaliter rejimler gibi yıkılmaya mahkumlar.
Birinin Türklerin büyük kısmı fırsat bulamamış RTE'dir minvalinde bir yorumu vardı. Beni asıl üzen bu toplumsal çürümüşlük ve yozlaşmışlık.
0
auroraaurora
(24.03.25)
Ustte umutlu oldugumu yazmistim ancak su kismini eklemezsem enaliz eksik kalir.Bu adam catisma yaratmadan ve kan dokmeden gitmeyecek.Belki onlarca yuzlerce kisi olecek.Muhalefet nereye kadar kansa kan, kavgaysa kavga diyebilecek bu sonucu belirleyecek.Diktatorun karsisinda marjinaller mi kalacak yoksa halk mi kalacak?
0
turkuaz
(24.03.25)
Ben artık derim kalınlaşmış hissediyorum, o yüzden çabuk devrilmiyorum gibi geliyo'.
He arada çok dolup küfürler ettiğim ya da gözümde iki damla yaş belirdiği oluyo' yalan yok ama er geç gideceklerini biliyorum. Çok sabırlı birisiyim, burada işe yarıyor gibime geliyor.
Şahsi fikrim Ekrem abi gelecek, ama geç ama erken gelecek, onu bekliyorum. Ekrem abi bi' detay bu arada, o gelmezse Ahmet gelecek, Mehmet gelecek. Bunlar gelecek de bizi kurtaracak gibi bi' hayalperestlik içinde değilim, burada önemli olan toplum tabii ki.
Dün dayanışma oyu sırasında sandıklara 2 metre kaldığında sıraya kaynak yapan 2 hayvan evladına nasıl güzelce anlattıysam ve fakat bu sebepten bunalıma girdiysem esas sorunun bu olduğunu düşünüyorum, yozlaşmışız - kendimi de dahil ediyorum -.
Ahlaklı insan sorunumuz var, çok büyük bi' sorun. Bunu çözersek gerisi düzelir bi' şekilde.
0
kumandanim
(24.03.25)
Türkiye çoktan beri bitik. Artık geri dönülemez durumda.
0
runaway
(24.03.25)
(7)

Bu eylemler Gezi seviyesinde mi?

ya ben lan neyse
küçük bir şehirdeyim burada bir şey yok. bu eylemler ne seviyede? gezi kadar var mı?
küçük bir şehirdeyim burada bir şey yok. bu eylemler ne seviyede? gezi kadar var mı?
0
ya ben lan neyse
(23.03.25)
Gezi kadar değil daha soft ama etkisi daha fazla olabilir
0
olaylar olaylar
(23.03.25)
Ne protestolar, ne fişlemeler, ne de polis şiddeti Gezi seviyesinde. AKP'nin her konuda olduğu gibi bu konuda da hatalı tutumu yüzünden olayların şiddeti artabilir. Şiddeti artarsa da tepkiler de artar. İnternetin ve sosyal medyanın daha yaygın olmasının rahatlığı ve ülkedeki ekonomik durum ile süregelen hukuksuzlukların etkisi ile yazılı tepki çok daha yoğun.
0
nawar
(23.03.25)
Gezi parkı eylemleri mesela kışa denk gelseydi o kadar insan cikmazdi sokağa.

Şu anda bu soğukta gecede bu kadar insan indiyse, yarından itibaren havalar guzellesiyor, bir de ekrem tutuklanirsa o zaman görün meydanları.

Gezi eylemleri ile farkı; gezide ülkenin en güzel ve özgür dönemlerini tatmis, ülkenin daha iyi olmasını isteyen bir gençlik vardı. ABD'nin bütün dünyaya dolar dağıttığı (2002-2009 arası dünyadaki 3. Dünya ülkelerinin ekonomik olarak rahatladigi, yani alamet-i farikasi akp ile alakası olmayan bir donem) Türkiye'nin ekonomik olarak nefes aldığı, Ünv lise Festivalleri, tr'ye dünyaca ünlü bütün grupların gelmesi, ortalama ailede yetişen gençlerin bile rahatça yurtdışına cikabildigi, nitelikli yeni mezunlarin çok iyi işler bulduğu iyi paralar kazandigi altın bir donemi yaşamış nesil gerçekleştirdi bu eylemleri. Amaç daha iyi bir Türkiye olsun, ağaçlar kesilmesin, gezi parkı yıkılmasın, hakkımız hukukumuz korunsun vs.

Bu sefer durum çok daha farklı. Gencliklerini cocukluklarini deyim yerindeyse yasayamamis bir z kuşağı var. Geçmisleri gelecekleri her şeyleri çalınmış. Akp yönetimine çok kizginlar hatta kinliler. Kaybedecekleri hiçbir şeyleri de yok.

Gezi döneminde ben çok net hatırlıyorum sokaktaki AKP'yi destekleyen dayilarla emmilerle oturup tartisiyorduk. Anlasamiyorduk ama:) en azından şu anki gibi bir kopukluk yoktu.

Su an ortam çok daha farklı. Türkiye'nin geldiği nokta korkunç.

Eylemler tüm bu sebeplerle geziyi aşacaktir.
0
makbur
(23.03.25)
Gezi seviyesinde değil. İktidar, halk enerjisini atsın modunda takılıyor bence.
Gezi sonunda park korunmuştu en azından. Bu gösterilerin sonucu ne olacak? İmamoğlu hapse atılır, halk da meydanlarda bağırır bağırır evlerine dönerse, iddiam kanıtlanmış olur.
0
parka
(23.03.25)
gezide hava çok güzeldi. soğukta protesto bile zor.
0
co2s2
(23.03.25)
Gezide ana tema hukumet bizi adam yerine koymuyor, isteklerimize aldiris etmiyor idi.Buradaki tema ise tum rakiplerini bel alti vurarak yok ediyor.

SU an Gezi'ye nazaran moral ustugu cok daha fazla muhalif kesimde ancak Polis/RTE bekleme halinde rolentide. Serlestikleri noktada is zivanadan cikacak.
0
turkuaz
(23.03.25)
gezide insanlar çok daha rahattı, eylemlere katılırsak gelecekte başımıza bir şey gelir fişleniriz gibi dertler çok daha azdı.

seviye olarak bunun 4-5 katı büyüklüğünde desem abartı olmaz.
0
nuisance2
(23.03.25)
(8)

Bekledigimiz vefat haberi tam şimdi gelse

abuzer
Hepimizin bekledigi o haber gelse tam suan... Naparsiniz
Hepimizin bekledigi o haber gelse tam suan... Naparsiniz
0
abuzer
(22.03.25)
Geçmişte bununla ilgili bir söz vermiş miydim onu düşünürüm, verdiysem yerine getirmeye çalışırım.. vermediysem umurumda olmaz. Problem 1 kişiye odaklı değil çünkü.
0
muhayyer divan
(22.03.25)
Koşarım: www.youtube.com
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.03.25)
@kaleci, ben de tam böyle hissediyorummm
0
🌸abuzer
(22.03.25)
Böyle giderse sinirden kendi Kendisinin imha edecek zaten..

Herifler yine ellerine yüzlerine bulastirdilar kumpasi :))
0
makbur
(22.03.25)
ben o kişinin millet tarafından yenilerek hayatımızdan gitmesinin çok daha hayırlı olduğunu, eceliyle gitmesinin orta ve uzun vadede ülke için bazı sıkıntılar çıkarabileceğini düşünüyorum. bilmiyorum gene de sevinirim herhalde ama içimde bi ukte de kalır.
0
semaforo de medianoche
(22.03.25)
bir kasa bira alıp en yakın meydana giderim, sevinen herkese dağıtırım.
0
tabudeviren
(22.03.25)
Hesap soramadığımız için üzülürüm, Allah uzun ömür versin
0
grimavi
(22.03.25)
üzülürüm, hiçbir bedel ödemeden gittiği için.
0
sir gawain
(22.03.25)
(8)

bimden tv alıp kendim evde kursam sorun olur mu?

avatar is back
yazlığa bi tane ucuz büyük ekran bişey alacam. bime vs gelen dijitsu onvo'lardan birini alacam müthiş kaliteli bişey aramıyorum zaten de gidişlerim bir kaç gün hep. aldıktan sonra yetkili servisten talep randevu falan diyorlar o kadar zamanım yok. arabaya atsam sonra ordan kutudan çıkarsam kursam ne
yazlığa bi tane ucuz büyük ekran bişey alacam. bime vs gelen dijitsu onvo'lardan birini alacam müthiş kaliteli bişey aramıyorum zaten de gidişlerim bir kaç gün hep. aldıktan sonra yetkili servisten talep randevu falan diyorlar o kadar zamanım yok. arabaya atsam sonra ordan kutudan çıkarsam kursam ne olur? garantiden çıkıyormuş diyorlar da ya da kırıksa falan iade etmek çok zorlaşıyormuş. ama dediğim gibi teknik servisi denk getirmem aşırı zor. yoksa aslında aynı gün geliyorlar mı? bi bilgilendirin fikir verin duyurucular
0
avatar is back
(22.03.25)
Yok hiç bir şey olmaz.
Eğer duvara asacaksan belki onu kurmakta zorlanabilirsin. Garanti belgesini de kaşar ettikten sonra mağazada Garanti konusunda da bir sıkıntı olmaz.
0
etna
(22.03.25)
Belli bi inch ustunde markalar diyor ki kutuyu ilk servis acacak yoksa icinden hiyar bile ciksa bir hak iddia edemezsin
0
floydian
(22.03.25)
Şu an bulunduğun yerden al. Servisi çağır, kurdur. Garanti belgesini onaylat. Sonra topla, koy kutusuna götür yazlığına.
0
Mirket
(22.03.25)
32 ya da 40 inç üstü idi sanırım tam hatırlamıyorum, kendin açarsan garanti dışı kalır, en ufak bir hasar olsa bile iade kabul edilmez. Hiçbir hakkın olmaz. Aldığınla kalırsın.
0
mor oje
(22.03.25)
Televizyon kaç inç olacak bilmiyorum ama en yakın servise kendin götürüp kurulum vb. işlemleri halledebilirsin. Servisin esasında yaptığı bir şey yok kurulum işlemini sen de yapabilirsin ama yine de onların elinden geçmesi gerekiyor.
0
EkimBebesi
(22.03.25)
Ekran kırılmışsa hak iddia edemezsiniz.
0
makbur
(22.03.25)
Mesele ekranın kırıklığıysa ee mağazada arkadaşımla açıp deneyemez miyiz? Ekrana görüntü gelsen vuruk kırığı olmasın alıp götüreyim. Servis işi geriyor beni, saat x’de ordayız deyip 3 saat ertelemeleri, aynı günde bulamayacak olmam vs can sıkıyor. Sanırım kendi markette açıp bakıp sırtlayıp götürecem.

50-55 falan alırım heralde bu arada
0
🌸avatar is back
(22.03.25)
Mirket+1
0
primetime
(22.03.25)
(5)

Ekranı Kırılan Televizyon

yadigar
2007'de aldığım 32" Samsung lcd televizyonun ekranı kırıldı. Yetkili, özel hiçbir serviste parçayı bulamadık. Neredeyse 20 yıllık cihaz. (LE32S81B) Tavsiye edeceğiniz bir lcd panel temin yöntemi var mıdır?Yoksa, sapasağlam makine çöp oldu. İnsan üzülüyor. Parçaları falan değerlendirilebilsin diye ne
2007'de aldığım 32" Samsung lcd televizyonun ekranı kırıldı. Yetkili, özel hiçbir serviste parçayı bulamadık. Neredeyse 20 yıllık cihaz. (LE32S81B)

Tavsiye edeceğiniz bir lcd panel temin yöntemi var mıdır?

Yoksa, sapasağlam makine çöp oldu. İnsan üzülüyor. Parçaları falan değerlendirilebilsin diye ne yapabilirim? (Ücret falan istemiyorum) Gelip evden alırlar mı değerlendirme yahut geri dönüşüm için? (İstanbul avrupa yakası)
0
yadigar
(20.03.25)
belediyelerin elektronik atık toplama kutularına at.
0
jamswety
(20.03.25)
diyecevaplandı
(20.03.25)
ekran değişimi astarı yüzünden pahalıya geliyor zaten. atıp yenisini almak daha iyi oluyor genelde.

ben böyle atıkları kağıt toplayıcılara falan veriyorum ufak da olsa para kazanıyolar sanırım
0
awlmi
(20.03.25)
Bir ara tv modifiye tamir işlerine merak salmistim, aynı model aynı parçalar değilse birbirine uydurmak imkansıza yakın müthiş zor ve teknik bir olay.

O tv'yi biliyorum güzel bir alet. Ama çok eski olduğundan işiniz zor. Bence 2 yolunuz var,
(Eliniz tamir işlerine yatkinsa)

1- sahibinden.com gibi sitelerde periyodik olarak bu modelin ekranı sağlam ama calismayanini arayacaksiniz -zor-

2- TV'nin panel modelini öğrenip nette arayacaksiniz (burda söyle bir sacmalik var -laptoplarda da aynı sacmalik var- tv markası yazınca panelin ne olduğunu Bulamiyorsunuz. Ancak tv'yi söküp kartları çıkarıp panel cercevesinin arkasına ulaştığınızda panel modeli çıkıyor.)

Bunların haricinde power board u belki birilerinin işine yarayabilir.
0
makbur
(20.03.25)
Geçmiş olsun. Muhtemelen uğraştığınıza değmeyecek. Geri dönüşüm büyük oranda hikaye. Parça bulmanız imkansız gibi bir şey.

Atmaya kıyamıyorsanız Sahibinden’e koyun, belki işine yarayan biri çıkarsa ona ücretsiz verirsiniz çöpe atmak yerine.
0
10551037
(20.03.25)
(2)

vdsl internet kablosu ve modem yeri sorusu

kibritsuyu
arkadaşlar vdsl internet apartmandan evin içine nasıl bir kablo ile geliyor?yani yıllar önce sabit telefon ve ttnet adsl aboneliği vardı. onun da eve giren bir telefon kablosu var. vdsl de aynı kutudan aynı telefon kablosu ile mi geliyor? ikinci soru:ben eve giren telefon kablosunu tadilatta sigorta
arkadaşlar vdsl internet apartmandan evin içine nasıl bir kablo ile geliyor?

yani yıllar önce sabit telefon ve ttnet adsl aboneliği vardı. onun da eve giren bir telefon kablosu var. vdsl de aynı kutudan aynı telefon kablosu ile mi geliyor?

ikinci soru:

ben eve giren telefon kablosunu tadilatta sigorta kutusunun yanına konulan zayıf akım kutusuna çektirdim. modemi de kutunun oraya koymak zorunda mıyım? zayıf akım kutusundan modemi koymayı düşündüğüm yerdeki prizlere cat6 internet kablosu gidiyor.
0
kibritsuyu
(20.03.25)
vdsl telefon hattı ile geliyor, evet. ayrı bir hatta gerek yok.
0
shadowfollower
(20.03.25)
bizim yazlıktaki evde ptt kutusu ile ev arasında 10-15 metre var, ptt çalışanı cat5-6 kablo önermişti hız kaybı vs olmaması için.

eğer merkezden ptt kutunuza kadar gelen hat düzgünse sanırım kutudan eve çekilen kablo da bağlantıyı etkileyebiliyor.
0
makbur
(20.03.25)
(4)

depremde internetin kisitlanmasi olayi

buenosdias
binlerce insan bu yuzden enkaz altinda yardim cagiramadan oldu. bu olay arada aklima geliyor. dusundukce cildiriyorum. vatan hainligi, vatana ihanet, teroristlik vs..bile daha hafif kalir. ben mi abartiyorum acaba? hafifletici bir sebebi, mantikli bir aciklamasi var miydi bu olayin?
binlerce insan bu yuzden enkaz altinda yardim cagiramadan oldu.
bu olay arada aklima geliyor. dusundukce cildiriyorum.
vatan hainligi, vatana ihanet, teroristlik vs..bile daha hafif kalir.

ben mi abartiyorum acaba? hafifletici bir sebebi, mantikli bir aciklamasi var miydi bu olayin?
0
buenosdias
(20.03.25)
şöyle açıklayamadılar
www.youtube.com
0
lazpalle
(20.03.25)
Yok. Hafifletici sebebi de geçerli mantıklı bir açıklaması da hiçbir şeyi yok. Dediğin gibi vatan hainliği, terörizm. Aynen de böyle.

Hatta askeri halka yardıma göndermemek de suç, vatana ihanet. Tam olarak böyle.
0
muhayyer divan
(20.03.25)
Yok idareci bir memur değil memleketin sahibi, toprak ağası, aşiret reisi hissiyatında olup, insan olmayınca bunu yapabiliyorsunuz.
0
sibertenik
(20.03.25)
Ya bir saattir yazıp yazıp siliyorum..

İnanın korkudan, tirsmadan, silivriymis bilmem ne vs değil..

Bu serefsizigi, hainligi açıklayacak kelimeleri-cümleleri bir türlü bulamadigimdan.

Tarih bunları zaten yazacak, bunları savunanları da yazacak ama. Kimsenin en ufak şüphesi olmasın.
0
makbur
(21.03.25)
(4)

toplumsal olaylarda interneti yavaşlatma

buenosdias
buna çıldırıyorum..soru yok. öylesine yazayım dedim. fikrinizi yazabilirsiniz.
buna çıldırıyorum..soru yok. öylesine yazayım dedim. fikrinizi yazabilirsiniz.
0
buenosdias
(19.03.25)
Devletimiz hiç kuşkusuz en doğrusunu bilir. (Bu gönderiyi VPN'le giriyorum.)
0
kurmaca
(19.03.25)
buralarda gezinen bir tane aktroll var.. en çok onun cevabını merak ediyorum

"imamoğlu bütün kötülüklerin anasıdır.."
0
makbur
(19.03.25)
Dincilerin sürekli başvurduklari yontemler gibi çelişki dolu. Sekuler hayatın getirdiği bütün imkanlara karşılar; teknoloji, modernizm, müzik, tiyatro, sanat. Ama ellerinden iPhone düşmez, Instagramdan asla çıkmazlar, türbanlı bacılar pahali arabalara biner, alkolsüz şampanya patlatirlar.
Adam twitteri kapatıp oradan kendisi yazmaya devam ediyor. Sözlüğe kızıyor ama oradan çıkmıyor. Beyni kabil ama haftasonu karısını kızını alıp CHP ilçelerine koşuyor.

Dinciler böyledir, başa çıkamazsiniz.
0
sanguine
(19.03.25)
Iletişim anayasal hakkımızdır diye düşünüyorum.

Ayrıca internet erişimi hizmeti almak için, kazanırken vergisini verdiğimiz paramızla, özel iletişim vergisi dahil bir sürü kalem vergi vererek ödeme yapıyoruz.

Devlet halktan aldığı vergilerle işleyen, halk için var olan bir kurumdur. Halkın faydası her zaman birinci önceliği olmalıdır. Kişiye göre öncelik sırası değişmekle birlikte halkın beklentisi özgürlük, eğitim, sağlık, güvenlik ve esenliktir. Bunlar için vergi veriyoruz, askerlik yapıyoruz.

Hepimizin bildiği şeyler, ama zaman zaman bu en temel bilgiyi hatırlamak gerekiyor. Normal'i unutmamaya çalışıyorum.
0
nop
(20.03.25)
(5)

Mhrs randevu guncellenme saati

narod
Ne zamandi? Saat kacta aciliyordu yeni randevular?
Ne zamandi? Saat kacta aciliyordu yeni randevular?
0
narod
(19.03.25)
Sabah 10.

Ve ayin ilk 15 günü randevu yakalamak daha münkün.
0
feastofthedamned
(19.03.25)
beyoğlu göz'den randevu bulmak imkansıza yakındır mesela.

bütün eylül ekim kasım baktım, aralık ayında sabaha doğru 5:30 gibi uyumamıştım bir şansımı deneyeyim dedim 3 tane boş yer vardı, anneme almıştım hemen.

2-3 kez daha aynı saatlerde zor bulunan randevulara yer buldum.

bilmiyorum şans mı yoksa alakası var mı..
0
makbur
(19.03.25)
ben 16.00 diye biliyorum
0
elorelia
(20.03.25)
eskiden (4-5 sence once falandi galiba) 16.00'ydi ama sonra degisti sanirim.
0
bay b
(20.03.25)
sabah 10 ve akşam 8'de deneyin
0
kanatlı kontun müşfik öpücüğü
(20.03.25)
(6)

Türkiye'nin en büyük korkağı

makbur
Eksi bu başlığı gizlemis :)https://eksisozluk.com/turkiyenin-en-buyuk-korkagi--7953928Ne düşünüyorsunuz?
Eksi bu başlığı gizlemis :)

eksisozluk.com

Ne düşünüyorsunuz?
0
makbur
(19.03.25)
Başlık içerik uyumu.

Ekşi yönetiminin kuyruğunu bacaklarının arasına ilk kıstırışı değil. Tabii ki şaşırtmadı.
0
thracia
(19.03.25)
sozluk su an akp genclik kollarindan hallice. bunu sadece korkuyla aciklayamayiz. kullanmayin.
0
buenosdias
(19.03.25)
yoo gizlememiş. bende açılıyor. nasıl gizlemiş anlamadım
0
abelardo
(19.03.25)
@abelardo

Başlık gizlemek ekside şu şekilde oluyor;

Bir başlık sol frame'de gündemin tepesinde ve hükümetin aleyhine ise, eksi devreye giriyor giriyor ve başlığı sol frame gündem'den yok ediyor.

Başlığı sadece hususî arama yerine yazarak ya da birisi linki paylaşırsa görebiliyorsun.

Dün bu başlık bir anda gündemin 2. Sırasındaydi ve bir anda kayboldu.

Umarım anlatabilmisimdir.
0
🌸makbur
(19.03.25)
Şu an başlık tekrar sol frame'de.

Enteresan, eksi ofisinde de olaylar vsr sanırım :)
0
🌸makbur
(19.03.25)
ben naif naif düşüncemi yazayım; sanırım o olay şu şekilde çalışıyor, (tamamen götümden sallama) 00:00 itibari ile en kısa zamanda en çok entry girilen başlıklar,

mesela bir başlık 1000 entry olsa bile bu entry'ler 24 saatte girildiğinde 3 dakika da bir entry oluyor iken tek bir başlığa bir dakika içinde 1000 entry girilirse gündem'e taşınıyor.

00:00 itibari ile de sıfırlanıyor.

tabii sadece tahmin. bunun yanında admin/moderasyon müdahalesinin olmadığını söyleyemem.
0
selam
(19.03.25)
(3)

Dünyadan kaçış hızına ulaşınca ne oluyor?

ya ben lan neyse
mesela 11.2 km/sn'ye ulaşınca dünyadan uzaya çıkabiliyormuşuz.mesela tam 11.1 km/sn'ye ulaşınca havada asılı mı kalıyoruz?11.2 km/sn'ye ulaşınca da aslında 0.1 km/sn hızla mı uzaya çıkıyoruz?yoksa 11.2 km/sn'ye ulaşınca direkt bu hızda mı uzaya çıkıyoruz?
mesela 11.2 km/sn'ye ulaşınca dünyadan uzaya çıkabiliyormuşuz.

mesela tam 11.1 km/sn'ye ulaşınca havada asılı mı kalıyoruz?

11.2 km/sn'ye ulaşınca da aslında 0.1 km/sn hızla mı uzaya çıkıyoruz?

yoksa 11.2 km/sn'ye ulaşınca direkt bu hızda mı uzaya çıkıyoruz?
0
ya ben lan neyse
(17.03.25)
Tamamen cahil bodoslama yorumum:

Muhtemelen yere 90 derece gibi (90 değildir de 90 a yakın bi açı da olabilir) açıyı tutturmak için gerekli hız olabilir. Hız dediğiniz gibi biraz düşünce o açı kayboluyor ve yer çekiminden kacamiyorsun uçak gibi dönüp duruyorsun dunya üzerinde.

Eyyolamam bu kadar.
0
makbur
(17.03.25)
sürtünmeler hariç 11.2 km/s kinetik enerji yerçekiminden kaçmak için yeterli demek. 11.1km/s ile fırlatma olursa o fırlatılan obje er ya da geç yüzeye geri dönecek (düşecek)
0
sttc
(17.03.25)
kaçış hızı şöyle çalışır; dünyadan yukarı doğru o hıza ulaşırsan, edindiğin hız seni dünyanın yerçekiminden kurtarana kadar götürür. sonra da uzayda süzülmeye başlarsın.

bunun altında kalan hızlarla havalanırsan, yükselir yükselir geri düşersin. ne kadar hızlıysan o kadar yükseleceğin için, o kadar hızlı bir düşüş olur.
0
babilfish
(19.03.25)
(3)

Eski kitaplarım tarzı PDF siteleri

anarkokombi
Merhaba arkadaşlar, eskikitaplarim sitesi gibi PDF kitap bulabileceğim site var mıdır? Yönlendirme ve yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
Merhaba arkadaşlar, eskikitaplarim sitesi gibi PDF kitap bulabileceğim site var mıdır? Yönlendirme ve yardımlarınız için şimdiden çok teşekkür ederim.
0
anarkokombi
(17.03.25)
merhaba. ben mesela bunu kaydetmişim. tr.annas-archive.org
farklı arşivleri bu başlıkta bulabilirsiniz. eksisozluk.com
0
libertine
(17.03.25)
Ben de çok ziyaret ederdim o siteyi.

Ebook forum
PDF kitap forum ..

aramaları yapın kelime kombinleri yaparak.

Belli konularda pdf arıyorsanız daha iyi sonuçlara varabilirsiniz.
Bazen aramalarda yandex.disk arşivleri de çıkıyor.
0
diyecevaplandı
(17.03.25)
Bu site mükemmel bir siteydi, buna benzer bir Türkçe kaynak yok (en azından benim bildigim)

Pdfdrive var, geneli ingilizce ama şaşırtıcı şekilde bazı türkçe kaynaklar da çıkıyor arada.
0
makbur
(17.03.25)
(2)

Dizi indirme - torrent vb.

bizkid
Hey gidi günler, zamanında torrent sitelerinde cirit atıyorduk. Hepsi geçmişte kaldı derken tekrar lazım oldu.İnternet bağlantısı olmayan bir bilgisayarda Breaking Bad izlemek istiyorum. Eskiden nerelerden indiriyordum bu şeyleri unuttum. Belki de artık torrent diye bir şey de kalmamıştır.Ne önerirs
Hey gidi günler, zamanında torrent sitelerinde cirit atıyorduk. Hepsi geçmişte kaldı derken tekrar lazım oldu.

İnternet bağlantısı olmayan bir bilgisayarda Breaking Bad izlemek istiyorum. Eskiden nerelerden indiriyordum bu şeyleri unuttum. Belki de artık torrent diye bir şey de kalmamıştır.

Ne önerirsiniz? Nereden nasıl indirebilirim? Divx Planet hala duruyor mu? Altyazı da bulmak lazım şimdi.
0
bizkid
(16.03.25)
The p*rate bay hâlâ duruyor. µTorrent yerine de qbittorent kullanmanızı öneririm.
0
kobuzchu kiz
(16.03.25)
Hiç indirmeden hdfilmcehennemi, dizipal vs gibi sitelerden de direkt izleyebilirsiniz.

Bir de stremio diye bir program var, torrent eklentilerini ekleyince onunla da ister indirip istersen indirmeden anlık olarak izleyebiliyorsunuz.

Kolay gelsin :)
0
makbur
(16.03.25)
(7)

Bulaşık makinesi camları çiziyor

prole
Siemens iyi kalitede bulaşık makinem var ve yine kaliteli marka jel bulaşık tabletini iyi marka tuz ve parlatıcı ile kullanıyorum ancak yeni aldığım çay bardaklarında bile çizikler oluştuğunu fark ettim. Bunun sebebi nedir ve nasıl önlenir? Tableti değiştireyim diye bakıyorum ama emin de olamıyorum,
Siemens iyi kalitede bulaşık makinem var ve yine kaliteli marka jel bulaşık tabletini iyi marka tuz ve parlatıcı ile kullanıyorum ancak yeni aldığım çay bardaklarında bile çizikler oluştuğunu fark ettim. Bunun sebebi nedir ve nasıl önlenir? Tableti değiştireyim diye bakıyorum ama emin de olamıyorum, zaten bir markanın x model tableti ile x premium plus model tableti arasında gerçekten ne fark var anlayabilmiş değilim.
0
prole
(15.03.25)
Teflon malzeme bulaşık makinesinde yıkanmaz. Yıkanırsa teflondan kopan partiküller cam bulaşıkları çizer.
0
Mirket
(15.03.25)
Cam urunler icin hassas programi varsa bir sure onu deneyip karsilastirma yapabiliyor musunuz?
0
mor oje
(15.03.25)
bosch servisi tuz kullanma çizilir demişti.
0
jamswety
(15.03.25)
Cok buyuk olasilikla bulundugunuz yerde su kirecli. Bizde de ayni sorun vardi, kirec icin su filtresi taktirdik. Simdi ayni makine, tuz, deterjan vb ile artik bardaklar cizilmiyor.
0
sertac akin
(15.03.25)
@sertac akın +

Aynı sorun aynı şekilde halloldu.
0
makbur
(15.03.25)
Tuzu bırak. Çizikler geçecek
0
jackyr
(15.03.25)
Tuz kullanmayı bırakın +1
0
kobuzchu kiz
(15.03.25)
(4)

bugün hangi balık yiyelim

optimistbakunin
havalar sıcak güzel. çok da geç olmadan balık yapayım dedim. Hangi balık alalım nasıl yapalım bugün. tavsiyelerinizi bekliyorum
havalar sıcak güzel. çok da geç olmadan balık yapayım dedim. Hangi balık alalım nasıl yapalım bugün. tavsiyelerinizi bekliyorum
0
optimistbakunin
(15.03.25)
Sağlıksız olsun derseniz mısır ununa bulanmış barbun tava, yok sağlıklı olsun derseniz fırında somon veya çipura olabilir. Yanında domates kırmızı soğan salatasıyla mis gibi olur.
0
mor oje
(15.03.25)
somonu çipurayı her zaman yersiniz, çiftlik balığı onlar.

31 mart'ta av yasağı gelecek ve mevsim balıklarının hiçbiri eylül'e kadar olmayacak.

araştırın bakın, bu dönem denizden çekilen hangi balık iyi olur, onu yiyin. bitmeden hamsi yiyin, istavrit yiyin.
0
kibritsuyu
(15.03.25)
prole
(15.03.25)
Son 3-4 gündür havalar çok ısındı yalnız, iyi bilmediğiniz emin olmadiginiz yerden hamsi vs almayın.
0
makbur
(15.03.25)
(2)

sahibinden alışveriş

1837837
Daha önce hiç alışveriş yapmadım. Nasıl güvenip ürün alınabiliyor? Bir ürün var 5k değerinde almak istiyorum ama güvenemiyorum. Boş kutu yollarsa ne oluyor? Bozuk bir ürün yollarsa ne oluyor?
Daha önce hiç alışveriş yapmadım. Nasıl güvenip ürün alınabiliyor? Bir ürün var 5k değerinde almak istiyorum ama güvenemiyorum. Boş kutu yollarsa ne oluyor? Bozuk bir ürün yollarsa ne oluyor?
0
1837837
(15.03.25)
ben kişisel tecrübeye dayalı hareket ediyorum. fakat şöyle bir avantajım var. spesifik elektronik ürünler aldığım için bunların dolandırıcı ilanı olması çok düşük ihtimal.

şunu yapabilirsiniz satıcı parayı peşin istiyorsa öncelikle o şehirde bir tanıdığınızın elden ödeme yapıp alabileceğini söyleyin. dolandırıcıysa buna en fazla %20 ihtimal ile evet diyecektir. ama adres vs. paylaşmayacaktır.

ikinci adımda ürünü whatsapp görüntülü arama ile size göstermesini isteyin. video atmak-fotoğraf atmak değil canlı arama esnasında ürünü kutudan çıkarak yakından gösterecek. böylece ürünün elinde oldğuna emin olursunuz. bu durumda dolandırıcılık ihtimali epey düşük.

bir ürün ne kadar yaygınsa ve fiyatı cazipse onun bir dolandırıcılık olma ihtimali o kadar yüksektir. örn. ekran kartları, macbook, iphone, samsung telefonlar vs.
0
orpheus
(15.03.25)
Bu işin kuralı yüz yüze alışveriştir.

15-20 senedir forumlar sahibinden vs çok ürün aldım sattım ama hiç kargo işine bulasmadim ne alırken ne satarken.

Diğer türlü bence risk hep var.
0
makbur
(15.03.25)
(13)

imamoğlu - diploma iptali

selam
eğer diplomayı iptal ederlerse, bu adamın mühendis olarak imza atıp yaptığı binalar ne olacak? onların da ruhsatlarını falan iptal ederler mi? eskiden yarı yarıya binaları yapıp bir iki daire falan kalıyordu mütahitlere, bu şekilde hali hatırı sayılır tapusu vardır diye düşünüyorum.edit: ben yanlı
eğer diplomayı iptal ederlerse, bu adamın mühendis olarak imza atıp yaptığı binalar ne olacak? onların da ruhsatlarını falan iptal ederler mi? eskiden yarı yarıya binaları yapıp bir iki daire falan kalıyordu mütahitlere, bu şekilde hali hatırı sayılır tapusu vardır diye düşünüyorum.

edit: ben yanlış biliyomuşum, bir google araması yapmaya üşenerek rezil oldum :)
0
selam
(15.03.25)
Adam mühendis değil işletme mezunu, Akp'nin ve rende bina trollerin en acayip tarafı olmayan bir şeyi olmuş gibi kabul edip inanmaları ve bu salaklığa başkalarını da inandırabilmek için sanki böyle bir şey gerçekten varmış gibi propaganda yapmaları olabilir.
0
Bir ben var benden şurada
(15.03.25)
Diploma iptal olmaz olamaz. Tamamen itibarsızlaştırma politikası
0
gilbeys
(15.03.25)
vitaminsiz gobbels trolleri duyuruya hoş geldiniz

diploma iptal olmayacak
0
HellKeePer
(15.03.25)
Ekrem başkanın diploması iptal olursa senin de diploman iptal olabilir, soru sorarken çok rahat olma.
0
temmuz pulu
(15.03.25)
Alavere dalavere ile yatay geçiş yaptığı kesin.
İptal olur mu bilmem ama olmalı
0
benaslindayohum
(15.03.25)
Diploma ile ilgili böyle bir imkan varsa ülkeyi 23 sene önceki haline alabiliyor muyuz?

Yapabiliyor muyuz :)
0
makbur
(15.03.25)
diploma iptal edilirse gerçekten ortalık çok karışır. O işlere girmezler. Az buz bir iş değil o. Bakmayın siz gündem oluşturmaya ve sarsmaya çalışmalarına.
0
sinematematikci
(15.03.25)
Yatay geçişte torpil var ama iptal olayı mümkün değil bence
0
Cezcez
(15.03.25)
üniversitede yıllarımda bir belediyeden geri ödemesiz burs almıştım. bursu veren belediyede yolsuzluk yapıldığı için burslarımızı iptal ettiler ve belediye çalışanları hakkında soruşturma başlattılar. Bana o güne kadar verdikleri burs paralarını geri istemediler çünkü öğrenci olarak benim bir suçum yoktu.

usulsüzlük olmuşsa bile imamoğlu'nu ilgilendiren bir durum yok ortada.
0
HellKeePer
(15.03.25)
Ben ekrem imamoğlunun yerinde olsam bu süreçte bi açıköğretimden lisans okurdum:)

Ekrem imamoğlu mühendis değil, işletme mezunu
0
Unde bach canim
(15.03.25)
İptal olmalık bir durum yok çünkü yatay geçiş usulsüz olduğu için yani haketmeden ve mevzuata aykırı bir kayıt gerçekleştiği için aslında en başından beri diploması geçersiz. Yani yok hükmünde.
Buna dair emsal kararlar mevcut.

Neden usulsüz sorusu aşağıdaki bilgilerle sabit:

-denkliği olmayan bir özel okuldan mevzuata aykırı ve torpille bir geçiş (başvuru kağıdında trabzon mv referansı kullanılmış açıkça yazıyor)
-yatay geçiş yalnızca denkliği olan ve eş değer diploma programları arasında mümkün iken burada farklı bölümler söz konusu hatta 2 yıllık bölümdem 4’e yatay geçiş olmuş. İşletme yönetimi 2 yıllık bir önlisans bölümü iken geçilen yer işletme-ing 4 yıllık. Bu olamaz.
-2 yıllık bölünden değil mühendislik bölümünden geçildi şeklinde avukatının bir iadesi var bu da direkt fail. Çünkü dediğim gibi yalnızca eşdeğer programlar arasında kurumlar arası yatay geçiş olabilir.
İşletme okuyan birisi başka bir okula hukuk için geçiş yapamaz. Ancak merkezi puan ile yapabilir 2014’dem beri.

Belediye başkanlığı için lisans mezunu olma şartı yok bu sebeple bu durumu enterese etmeyebilir ancak imza yetkisi olan veya lisans mezunu olması hasebiyle devlette görev yapan bir bölüm olsaydı işte o zaman elde ettiği her türlü maddi gelir yasal faiziyle geri öderdi.

Lisans mezunu olmak yalnızca cb adaylığı için geçerli şartlardan birisi.
Gerek ibb sitesindeki biyografi değişikliği(adeta kabul etmektir bu) gerekse de avukatların fail açıklamaları sonuç ne olursa olsun kaybeden tarafı açıkça gösteriyor.
0
ezkaza
(16.03.25)
Benim anlamadığım, geçişte diyelim ki torpil var, bu adam kıbrısta üniversite kazanmış mı? kazanmış.

İstanbulda uni okumuş mu? Okumuş. Transkripti var mı? Var.

O zaman geçişi iptal etsinler, okuduğu dersleri saydırabiliyorsa kıbrısta saydırsın.

Saydıramıyorsa kıbrısta 2 yılda bitirsin tekrar veya uzaktan uni okusun işte vardır bir çözümü.

Ama uni bitirmeden abd desteği ile başa getirilen proje rte nin diplomasını aktroller araştırmıyor da sınava girip uni kazanmış adamın vay efendim ordan oraya geçmiş de nasıl geçmiş kısmından yürümeleri harbi nasıl bir virüs olduklarını açıklıyor.

Akp içindeki fetöyü araştırın deriz araştırmazlar, rte diploması hani deriz araştırmazlar, imamoglunu anasından doğduğu ana kadar araştırıyorlar maaşallah. öyle ya da böyle gideceksiniz ama son sözü emperyalist devletler söyleyecek, bakalım akp ye hala ihtiyaçları var mı yok mu.

Ülkede 90 milyona yakın nüfus var. milyarlarca lira vergi dönüyor. bunlar dışarılara aktarılıyor. akplilerin yurt dışındaki banka hesaplarını da araştırıyor musunuz? Soyuluyoruz aloooo biraz daha soğan ekmek yeriz yine de rte yi yedirmeyiz derseniz soğan ekmeği de bulamıycaz.
0
ananiyimioguz
(16.03.25)
@ananiyimioguz,

Bu klasik bir “ama onlarda şunu yapmıştı” şeklinde kendi tarafındaki suçu meşrulaştırma girişimi. Buna hiç gerek yok. Çünkü bu durumda siz de eleştirdiğiniz cenahla aynı hale geliyorsunuz aslında. doğrudan şunlar x tane yolsuzluk yaptıysa bizim de o kadar yapma hakkımız var saçmalığını savunmak ile aynı şey bu. Tabi Kabul edebiliyorsanız ne ala.

Kıbrısta üniversite kazanmış diyorsunuz bir kere burası doğru değil. Kıbrıs’ta üniversite kazanılmıyor, yalnızca para ile kayıt yapılıyor, herhangi bir sınav veya bir eleme usülüne göre gerçekleşen bir kayıt sistemi yok. Dolayısıyla sabah akşam ders çalışarak legal yollardan üniversiteyi kazanan öğrencilerin girebildiği bir bölüme bu şekilde geçiş yapmak haksızlık olmuyor mu? Sabah akşam liyakat sorununa parmak basılan bir ülkede bu bir liyakat sorunu değil de nedir peki?

Usulsüzlüğün tespit edildiği nokta geçiş durumu zaten. 2 yıllık bölümden 4 yıllık bölüme geçiş sınavsız hem yatay hem de dikey geçiş birlikte demek oluyor. Literatürde böyle bir örnek yok. Yalnızca eş değer diploma programları arasında ve denklik olan okullar arasında geçiş yapılması mümkün. Bu iki koşul direkt fail ilgili örnek olayda. Kimse sahte diploma bastırmış demiyor. Evet okula gitmiş. Diplomayı almış ama Ortada hukuki terimle söyleyeceksek mutlak butlan durumu söz konusu. Yani işlemin kurucu unsurlarında herhangi bir eksiklik olmamasına rağmen ” geçerli sayılmaması ” demektir bu.
Hukuka giriş derslerinde bile mutlak butlan konusu anlatılıyor olsa gerek.

Benim şahsi düşüncem keşke böyle bir durum olmamış olsaydı da cb adaylığı önünde bir engel teşkil etmeseydi. Ama sırf birileri cb adayı olacak diye hukuksuz bir duruma göz yummak ve ne olacak ki olduysa oldu demek kesinlikle bana göre değil. Kimseye ayrımcılık tanınsın istemem. Kimsenin hukuku kendisine kalkan olarak kullanmasını da.
Açıkça bunu meşrulaştırmaya çabalayan hukukçuları gördükçe de utanıyorum açıkçası.
0
ezkaza
(16.03.25)
(10)

Haklı mı?

Mirket
https://x.com/gercekgundem/status/1900560438502334469
0
Mirket
(14.03.25)
Bu senelerdir söylenen tartışılan bir konu zaten.

Beni en dehşete düşüren yorum gezi olayları sırasında bir çevre mühendisinin yaptığı şu aciklamaydi;

"İstanbul'da bi deprem olsa Mecidiyeköy'den Karaköy'e kadar insanların kendilerini atabilecekleri cikabilecekleri bir açık alan, meydan yok."

Yani minumum bina yıkılsa hatta hiç bina yikilmasa bile olusabilecek koasu özetleyen bir tespit.
0
makbur
(14.03.25)
şengörün açıklamalarına bağlı bir şey değil bu.
yıllardır söylenen bir şey.
Biraz kâr yağdığında veya sağanak yağmurda alt üst olan şehir için 6 ve üstü şiddette depremin sonuçlarını düşünmek istemiyorum.
0
diyecevaplandı
(14.03.25)
hakli mi diye sordugunuz insan bir jeolog. konu da deprem. biz hakli ya da haksiz tartismasini nasil yapabiliriz ki? ayni seviyede degiliz.

yagma vs kismi onun öngörüsü ama neden olmasin. insanlar hayatta kalmak icin her seyi yapar. su an yasayan herkesin atalari sartlar olustugunda hirsiz, katil ve bencil olmuslardir. bu yüzden hayatta kalabilmisler zaten.
insanlarin panige kapildiginda kendilerini düsünürken yapmayacagi sey yok. bunu tarihte görüyoruz.

ben yapmam yhaa demek cocuksu bir hayalcilik. hepimizde o potansiyel var. yeter ki sartlar olussun.
0
sonsuz
(14.03.25)
Haklı mı sorun muhtemelen bilimsel konularla alakalı değil diye düşünüyorum o sebeple o kısmı es geçiyorum; yangınlar yağmalar kesinlikle olur bana kalırsa ve bunu engelleyebilecek bir teşkilatlanma olduğunu da düşünmüyorum. İstanbul Kadıköy’de (Moda) “durup dururken” yıkılan binadan bile bir şeyler koparabilir miyiz diye dört dönen çakallar oldu. Moda’da bile doğa felaketi olmayan olayda bu oluyorsa muhtemel bir büyük depremde millet birbirini keser yer bence.
0
vedatchilipeppers
(14.03.25)
Konu çok depremle ilgili değil aslında, sosyal bir sorundan, insan davranışlarından bahsediyor. Çok kendi alanında konuşuyor sayılmaz. Doygunluk ayarı aşırı artırılmış fotoğraflar gibi geliyor bana bu tarz sözler.

İstanbul'da büyük bir deprem olması halinde işlerin hiç de kolay olmayacağı ortada.

Ama bizde her şey son noktasına kadar abartılıyor, sonra insan gerçekte olana şaşırıp tepki vermek yerine "o kadar da değilmiş" deyip yatışıyor. Profesöründen köylüsüne çok büyük ölçüsüzlük sorunumuz var bence. Her şey sansasyon.
0
akhenaten
(14.03.25)
İzmir depreminde birkaç apartman yıkılmış ama şehir trafiği felç olmuştu. İstanbulda bir arterin kaza vs ile trafiğe kapanması sonucu trafiğin zincirleme olarak nasıl aksadığını herkes yaşayarak görmüştür.
Konutların yüksekliği, sokakların darlığı, şehrin üst üsteliği hep beraber düşünüldüğünde her sokaktan sadece bir ev yıkılsa bile şehir ulaşımının felç olacağı aşikar.
Bu durumda güvenlik için kolluk, arama kurtarma için yardım ekibi beklemek hayalcilik olacaktır.
İnsanın demeyeyim ama insanımızın doğası da herkesçe malum olduğuna göre Deprem gözönüne alınıp ev ararken, yıkılmayacak binadan ziyade, şehir dışına ulaşımın daha mümkün olan alanların tercih edilmesi gerekir diye düşünüyorum.
Doğru mu derken söyleyeyin uzmanlık alanını sorgulamak değildi maksadım. Güvenlik ve yardım konusu gerçekten önemli İstanbul için.
0
🌸Mirket
(14.03.25)
Sonsuz +1 bence hocam az bile söylemiş
0
mirty
(14.03.25)
Bu adam depremin şiddetinden, etki alanından konuşursa dinlerim, deprem sonrası toplumda oluşacak kırılmalardan bahsederse dinlemem.
0
sekizdokuzon
(15.03.25)
1,5 milyon nüfuslu ve ilçeleri birbirine uzak Hatay'daki ve Kahramanmaraş'taki yağmalamaları düşün, bir de tam şu anda sınırları içerisinde yaklaşık 25 milyon insan olan kesintisiz devam eden ilçeleri ile yaşanacak olayı düşün. Sosyal medyada deprem olunca İstanbul'u işgal edeceklerini iddia eden çöp kovalarını çok ciddiye almaya gerek yok ama hazırda şu an İstanbul'da çeşitli suçlar işleyenler ilk 3 gün polis gözetimi yetersiz kalınca Kocaeli depreminden beter ederler.

Sadece Türklerden oluşan ve görece daha az nüfuslu olsaydı başka şeyler söylenirdi belki ama onda bile daha az olurdu derim, hiç olmazdı diyemem. Şu an kaç milyon tane kayıt dışı, ne olduğu belirsiz tip var. Bugün videonu çeken, taciz eden, yakalanmaktan korkunca başını taşla ezen, gasp eden tipler depremden sonra kardeşlik ve barış üzerine mi hareket edecek.
0
nawar
(15.03.25)
Guvenlik, polis, yardim diyenlere cok sasiriyorum acikcasi, istanbulda olan bu insanlarin tamami depremzede olacak zaten, onlari unutun. Sehre giris cikis muhtemelen imkansiz olacak, dis ilceler belki (diger illerden gelen ekipler olursa), ancak 'ic ilcelere' enkazdan girilmeyecek. Yani ciddi bir deprem olursa ben istanbul'da korkunc bir manzara olacagina inaniyorum, hayatta kalsaniz, elinize iki litre su gecse onu almak icin adamim biri gelip sizi gayet oldurebilir, kimse de bir sey yapamaz, herkes kendi caninin derdinde olacak. O Hatay'da filan gordugunuz dayanisma manzaralari filan, Istanbul'un ayakta kalmasindan oluyor, izlediginiz televizyonun yayinini yapan yer de yikilmis olacak muhtemelen zaten, ya da yayini yapan kisi depremzede olacak.
0
kassiopeia
(15.03.25)
(9)

İkinci el eşya fiyatlaması?

loch ness
ne zaman ikinci el bir eşya satın almak istesem, sıfırına yakın veya sıfırından pahalıya fiyatlandığını görüyorum. kendim bir eşyayı sıfır alıp benim hayatımdaki işlevini yitirene kadar kullandığımda, aldığım fiyatın yarısına hızlıca satıp geçiyorum.bu kadar " aman 1 kuruş paramız bir yere kaçmasın"
ne zaman ikinci el bir eşya satın almak istesem, sıfırına yakın veya sıfırından pahalıya fiyatlandığını görüyorum. kendim bir eşyayı sıfır alıp benim hayatımdaki işlevini yitirene kadar kullandığımda, aldığım fiyatın yarısına hızlıca satıp geçiyorum.

bu kadar " aman 1 kuruş paramız bir yere kaçmasın" mantığı ile yaşamak yorucu gelmiyor mudur? sizler de 100.000 liraya aldığınız malı tepe tepe kullanıp 95 bin liradan satma gibi bir eğilime girdiniz mi hayatınızın bir döneminde? bu kadar kasmaktaki motivasyon tam olarak nedir sizce?

*ps; otomobil gibi büyük meblağlı satışları kastetmiyorum.
0
loch ness
(14.03.25)
ucuza mobilya bakayım dedim, merdiven altı spotçularda bile saçma sapan mobilyaların fiyatları sıfırından pahalı. sonuç: her şeyi ikea'dan alıp geçtim. peşin fiyatına taksitle aldım bir de, ikinci elin yarı fiyatına geldi :)

(bkz: türkiye'de ikinci el eşya kültürünün olmaması)
0
zeleno
(14.03.25)
türklerin sineğin yağını çıkarma kültüründen kaynaklı bu başka bir şey değil, insanın siniri bozuluyor yukarda verilen bknz gibi bu da bir kültür, toplum özelliği, bizde kim kime ne geçirirse mantığı hakim.
0
tuborg yesili
(14.03.25)
son zamanlarda 1 ofis kesonu 1 lambader ve 1 puf ihtiyacım oldu. çeşitli mecraları gezdim ikinci el sitelerde falan dolandım. fiyatlamada söylediğiniz şeyi ben de farkettim. 0 ürün fiyatına satmaya çalışıyor insanımız genelde.
0
a darkness coming
(14.03.25)
Milletin malı kıymetli. Ucuza satmaz.

Ikea 2. el mobilyalarımı yarı fiyatına satmıştım amerika’da. Kapış kapış gitmişti üstelik 0 sayılabilecek durumdaydı hemen hemen hepsi.

TR’de antika özel bir şey değilse 2. el eşya alınmaz bence.
0
federer
(14.03.25)
Enteresan, ben boyle bilmiyordum, ozellikle tasimasi mesele olan urunlerde. Tasimasi zor herhangi bir esya, 1-2 yil kullanildiysa anca yari fiyatina gider bence. Ben de sacma fiyatlamalar gordugumu hatirliyorum ancak mesela o fiyat yarisina ayni urunu koysaniz gitmez, o da ilginc.
0
mbond
(14.03.25)
tr'de herkes kendini çok akıllı sanıyor, kimi nasıl kazıklasam derdinde. o yüzden böyle.
0
adivar
(14.03.25)
ikinci el bir eşyanın fiyati en fazla sıfır ürünün %50sine denk gelmeli. ben ürünün alınabilir olup olmamasına bu kritere bakarak karar veriyorum. isteyen istedigi fiyata satabilir.
0
deckard
(14.03.25)
Ben geçen gün 2 Katı fiyat çeken gördüm :) piyasada 3000 lira olan bir reverb pedalıni adam 6 bin liraya satıyorum.

Ucuz bir şey denk getirmek çok zor. Her gün dar bir filtrelemede bakıp kontrol etmek gerekiyor. O da işsiz adam işi :)
0
makbur
(14.03.25)
Bu mantığı ben de anlamıyorum.
Yenisi şu kadar dediğinde git oradan al diyorlar.

Ben bir şeyi hızlı satmak istiyorsam, ikinci ellerde benim ürün en düşük kaç liraysa ondan daha düşük bir fiyat koyup hızlıca satıyorum geçiyorum.
0
parka
(15.03.25)
(3)

Şu laptop'la pes 6 oynayabilir miyim?

kanasla intihar eden adam
https://www.trendyol.com/hp/250-g9-intel-core-i3-1215-32gb-512-gb-ssd-15-6-freedos-9v1n0at-t37-p-879893770evet yanlış okumadınız 2006 yılında çıkan futbol oyunu pes6'yı çalıştırır mı?üstüne yama ekleyip oynamak istiyorum.
www.trendyol.com

evet yanlış okumadınız 2006 yılında çıkan futbol oyunu pes6'yı çalıştırır mı?

üstüne yama ekleyip oynamak istiyorum.
0
kanasla intihar eden adam
(14.03.25)
çok rahat oynanır
0
aynabugusu
(14.03.25)
Ne kadar rahat oynayacagini söyle anlatayim;

2008 senesinde 256 mb ekran kartı olan bir pc toplamistim. Full ayarlarda oynuyordum. 10 sene önce falan bu pc YouTube'da 1080p video oynatirken zorlanıyordu :)
0
makbur
(14.03.25)
pes2013 bile oynanır.
0
kesmekes laleler
(15.03.25)
(26)

partnerlerini öldüren eğitimli erkekler

deartheodosia
kaç yıllık eşleri ya da sevgilileri. hınçla dövüp öldüren/saldıran erkekler. bu yalnızca kadınlara yönelik bir şey değil evet, erkeğin erkeğe şiddeti de çok yaygın ama bu noktaya nasıl geliniyor onu merak ediyorum. cahil falan değil bu insanlar. nefretten gözleri mi dönüyor, o son noktaya nasıl geli
kaç yıllık eşleri ya da sevgilileri. hınçla dövüp öldüren/saldıran erkekler. bu yalnızca kadınlara yönelik bir şey değil evet, erkeğin erkeğe şiddeti de çok yaygın ama bu noktaya nasıl geliniyor onu merak ediyorum. cahil falan değil bu insanlar. nefretten gözleri mi dönüyor, o son noktaya nasıl geliniyor sizce :/ ya bir gün vahşice öldürülürsem korkusu taşımaya başladım.
0
deartheodosia
(11.03.25)
Eğitimle çok ilgili olduğunu düşünmüyorum.

Milyon tane analiz yapılabilir. Ama eğitim bi miktar etkilidir.
0
sorularimicinfeykhesap
(11.03.25)
Zannediyorum bu kisiler cinsler arasi iliskiler konusunda dogru modellerle buyumemis ve bir sekilde bir evliligin, iliskinin icine dusmus. Iliski dinamiklerini idare edemedigi icin "challenge" edildigi noktalarda surekli ofkesi artmis. Bircok kisi icin bu gibi durumlar nihayetinde bosanmayla sonuclansa da demek ki kucuk bir kisminda olay cinayete kadar gidebiliyor.
0
mbond
(11.03.25)
egitimle cok alakali oldugunu dusunmuyorum ama netflix'te American Murder: The Family Next Door bu beni cok etkiledi, hadi karisi bir derece diyorsun da kizlari falan, cok korkunc.
0
kassiopeia
(11.03.25)
Saldirganlik egiliminin, vahsiligin, zarar verme gudusunun egitimle alakasi yok. Genellikle sinyalleri cocukluktan itibaren az cok gosterir kendini.
0
mor oje
(11.03.25)
Eğğitimle tamamen ilgisiz olduğunu düşünmüyorum. Eğitimsiz insanın dünyası küçüktür, kaybedecek bir şeyi de yoktur öldürme motivasyonu daha kolay ortaya çıkıyor ama geçtiğimiz aylarda bir doktorun öldürdüğünü görmüştüm o tarz insanların da psikolojilerinde ciddi bozukluk olduğunu düşünüyorum.
0
Kediyi üzdün
(11.03.25)
@kediyi üzdün, ben de eğitimli insanların kaybedeceği çok daha fazla şey olduğunu düşünüyorum. ayrıca eğitimsiz insanlar gibi hapse girmeyi erkek olmakla bağdaştırmıyorlardır sanki gururlanılacak bir şeymiş gibi.
0
🌸deartheodosia
(11.03.25)
Eğitimle ilgili değil+1 Kontrol dürtüsü ile alakalı.
Erkekler kadınları bir an gözleri dönüp öldürmüyor, bu bir süreç. Hangi erkeğin şiddet uygulayacağı ve en sonunda karısını/sevgilisini öldüreceği tahmin edilebilir. Aklıma gelen dikkat edilmesi gereken birkaç nokta:

Partneriniz hayatınıza ve kararlarınıza ne kadar karışıyor, arkadaşlarınızla ve ailenizle görüşmenizi engelliyor mu,
korkularınızla (ör. tenha sokakta yürümek) dalga geçiyor mu,
en ufak bir şeyden aniden öfkelenip sonra size iyi davranma döngüsüne girdi mi,
ekonomik olarak ona bağımlı olmanızı istiyor mu,
ikiniz de çalışsanız da evin tüm harcamalarına size söz hakkı bırakmadan kendi mi karar veriyor,
sinirlendiğinde eşyalarınıza zarar veriyor mu,
şiddet döngüsüne girdiniz mi: size daha önce şiddet uygulayıp sonrasında hediyelerle pişmanlığını dile getirmeyi alışkanlık haline getirdi mi,
silahlara, kesici-delici aletlere merakı var mı, bunlarla sosyal medyada poz veriyor mu,
evinde silah bulunduruyor mu?

Ek olarak, yukarıdaki davranışları tekrarlayan bir erkekle ne kadar uzun süredir beraberseniz öldürülme olasılığınız o kadar artıyor.
0
gnosis
(11.03.25)
Ya bu o kadar çok katmanlı bir konu ki şurada çözebileceğimizi sanmıyorum. Ama okulda edinilen eğitimle çok ilgisi yok; kültürden toplumdan aileye kadar inen o sağlıksız ataerkillik, toksik erkeklik üzerine psikolojik sorunları da ekleyince bunlar çıkıyor önümüze. Bir de ilişkide fiziksel şiddetin en ufağı bile varsa bunun zamanla büyümesi ve cinayete kadar gitmesi olasılığı artıyor.

İngilizce olsa da konuyla alakalı bir kaynak bırakayım: archive.org

Sonradan aklıma gelen iki şey daha:
- Şiddet içeren bir ilişkide, kadın hamile kaldığında erkek çoğu zaman şiddetin dozunu artırıyor ya da sadece psikolojik şiddet varsa fiziksel şiddet de başlıyor.
pmc.ncbi.nlm.nih.gov
- Şiddet içeren ilişkinin en tehlikeli (ve öldürülme riski en yüksek) zamanı şiddet gören kişinin ayrılmaya, ilişkiyi bitirmeye çalıştığı zaman ve hemen sonrası.
jbws.org
0
kobuzchu kiz
(11.03.25)
partneri öldürmenin bazi yaygin patternleri var

1. finansal sebepler. sigorta parasi ya da miras icin öldürmek. hayat sigortasi parasina konmak icin.
2. siddete egilimli birisin zaten kavga esnasinda yanlislikla öldürüyorsun ya da gözün dönüyor plansiz bir sekilde öldürüyorsun.
3. genelde ayrilirken karsi taraf hayatina devam edemesin diye planli bir sekilde öldürüyorsun.

1. bunu tahmin edemezsin. aranda sorun olmasa da öldürülebilirsin. millet hatta önce cocuk düsünüyoruz falan diyor etrafina ondan süphelenilmesin diye.
2. genel olarak siddete ugruyorsun ve düzelecegini umuyorsun. bir nokta geliyor ki artik affedecek durumda olamiyorsun.
3. bunda genelde sunu yaparsan öldürürüm seni falan diye konusmalar oluyor. burda kisinin siddet problemi olmayabilir. sadece sen yok ol istiyor.

cahillikle öldürmenin bir bagi var mi bilmiyorum. belki kan davasi, töre falan o etkili olabilir ama bir insan fakir ve egitim alamadi diye potansiyel suclu görmek, onu suca yakistirmak sinifcilik oluyor.
0
sonsuz
(11.03.25)
m.youtube.com

Fransa'nın en ünlü gruplarından biri, 130 milyon dinlenme paylaştığım şarkı.

Bu grubun solisti de sevgilisini öldürmüştü

tr.m.wikipedia.org

Buna benzer başka olaylar da var.

Şiddet herkeste olan çok ilkel bir güdü. insan olmanın, "büyüme"nin, "yetişmiş insan" olmanın en büyük olayı zaten bu ilkel guduleri bastirabilmek.

Bence öfke kontrol sorunu olan insanlar gunluk hayatta bunun bir şekilde belirtilerini veriyorlar; eğitimle, ekonomik durumla vs alakası pek yok gibi.

(Çok sakin sosyopat tipler tabii konudisi)
0
makbur
(11.03.25)
erkek kadın ayırmaksızın herkesi döven eski erkek arkadaşım vardı. Beni odtülü feministleri ayağa kaldırırım diye dövmemişti. Eğitimle hafif ilgisi olabilir. Şiddetten vazgeçmeleri için korktukları birşey olması lazım.
0
ashleybon
(11.03.25)
4 yıl üniversiteye gitmeyi gözünüzde çok büyütüyorsunuz.
0
hayirsiz
(11.03.25)
partnerine hayatında el kaldırmamış bir erkeğim, türkiye standartlarında henüz lise mezunu olsam da görgülü/düzgün/eğitimli adam sınıfında yer aldığımı düşünüyorum.

benim teorim şu: bu adamlar mecburen "yontuldukları" ortamlarda büyümelerine rağmen öğrendiklerini içselleştiremiyorlar. atıyorum zihinsel düzeyde eşinin karakterine, kişiliğine, özgürlüğüne saygı duyuyor ama bunu "kendi erkekliğine" yediremiyor. bu kısmı öğrenememiş.

böyle böyle öfke birikiyor. tabii işin sosyal boyutu çok daha karmaşık. belki iş yerinde aptal yerine koyuluyor, belki hayatından memnun değil vs... yanlış anlaşılmasın, kadın dövmeyi meşrulaştırmak için söylemiyorum bunu, sadece bu yola gidebilecek taşların döşenmesinin çok da zor olmadığını düşünüyorum sadece.

ben bu konuda özellikle annesinden ÇOK NET disiplin almış birisiyim, sevdiğim kadını dövebileceğimi asla düşünmüyorum, küfürbaz haydo gibi başka odaya gidip zıplaya zıplaya sinir krizi geçiririm ama yine dövmem. ama dövmenin de eğitimle gerçekten çok alakası olduğuna inanmıyorum. belli bir ölçüde vardır evet ama eğitim dediğimiz şey somut bir olay. adam iyi bir mikrobiyolog veya doktordur mesela ama eğitiminde "kadınları dövmeyin" diye bir kısım yok. o çok daha sosyal, kültürel, aileden gelen bir özellik.

eğitim genelde insanı o kafadaki kişilerle aynı yola sokması itibariyle yontuyor. yani çocuk 15-16 yaşından beri "kadın dövmek ayıptır" zihniyetiyle yetişiyor, o yüzden bunun yanlış olduğunu düşünüyor. ama bunu içselleştiremediği noktada eğitimin çok önemi kalmaz bence.

bu noktada yani incel'lik olmasın ama kadınların da her zaman kendine şiddet uygulayan sayko erkeği bulma becerisine hayranım. nasıl beceriyonuz ya.
0
mark greg sputnik
(11.03.25)
Ailesinden ve çevresinden ne görüyorsa onu yapıyor aslında. Babasının annesine nasıl davrandığına bakıyor, annesinin tepkisine bakıyor ona göre davranış kalıbı oluşturuyor.

Babası, annesine kötü davranıyorsa bir kadına kötü davranılır diye beynine kodluyor. Annesi ses çıkaramıyorsa, ileride kendi partneri ses çıkardığında bu sefer bu nasıl olur, annem ses cikarmamişti diyor. Eğitim kişinin aslında kendini yetiştirmesiyle ilgili.

Bana göre; daha okul hayatının ilk dönemlerinden itibaren anaokulundan başlayarak ve tüm eğitim hayatı boyunca okullarda bu konu ders olarak verilmeli. Şiddetin çok kötü bir şey olduğu, nazik olmanın önemi, farklı türlerin yaşam hakkına saygı, kendi gibi olmayana saygı gibi. Bunlar ders olarak verilmeli.

Okul hayatı tamamlanmış kişilere de zorunlu eğitim verilmeli bu konuda. Her yerde bu eğitimle karsilasmaliyiz ve şiddet kime yonelirse yönelsin ciddi yaptırımları olmalı.
0
rock n roll
(11.03.25)
Öfke kontrol bozukluğu bir psikolojik rahatsızlıktır. Eğitimli olmakla çok da ilgisi yoktur. Bunlar için cinsiyetin de bir önemi yoktur diyebiliriz.

Farklı olarak geçtiğimiz yıllarda detayını hatırlamadığım bir haber vardı. 20 yaş üstü üç oğlunun da aslında kendi oğulları olmadığını ve ayrıca üçünün de farklı babadan olduklarını öğrenen bir adam vardı? Öğrenme anının adam açısından korkunçluğunu düşünmüş ne yapmış olabileceğini merak etmiştim.
0
Mirket
(11.03.25)
Birisiyle romantik bir yakınlaşman oldu diyelim, kişinin bazı davranışlarına özellikle dikkat et. Mesela; yemek yemeğe gittiniz garsona nasıl davranıyor. Trafikte nasıl? Sabırlı mı, sabırsız mı? Işık yanar yanmaz kornaya mı basıyor? Trafikte öfke nöbeti mi geciriyor, hemen arabadan inip karşısındakini dövmeye mi kalkıyor?

Telefonda annesi, ablası ya da herhangi bir kadın arkadaşıyla nasıl konuşuyor. Onlara karşı kibar mı yoksa kaba mı. Sokakta yaşayan hayvanlara yaklaşımı nasıl

İş hayatında astlarına ve üstlerine nasıl davranıyor. İnsanlara selam veriyor mu. Ne bileyim küfürlü mü konuşur. Sokağa çöp atar mı. Bunlar çok önemli veriler aslında. Bunlara dikkat etmeni öneririm.
0
rock n roll
(11.03.25)
Bir anda olabiliyordur. Cinnet hali gibi. Aşırı sebepsiz kıskançlık ,aşırı bağlanma gibi duygular eğitimli insanlarda da olabiliyor.
0
hebanon
(11.03.25)
herhalde bam teline falan basıyorlar. cinsel olarak aşağılıyorlar falan herhalde.

cinayetlerin yüzde 70'i o anki sinirle oluyormuş.
0
ya ben lan neyse
(11.03.25)
hayattan istediğini alamamış pasif agresif tipler yapıyor bu işi. cinnet anında kayış kopuyor ve ilkel dürtüler devreye giriyor işte.

benim ilkokul 3'ten terk, belinde silahla dolaşan, cinayetten senelerce içerde yatmış akrabalar karılarına tokat bile atmazdı mesela.
0
yurtsuz john
(11.03.25)
Olağan psikopotlar ve bir sosyopatın itirafları diye 2 tane kitap var. okumanızı öneririm.
0
komando kani var bende
(11.03.25)
yanıtlardaki profili biliyorum ama onu sormuyorum??

yakınlarda bir diplomat karısını öldürdü. adamın görünürde bilinen hiç şiddet eğilimi yok, geçmişi temiz. güleryüzlü, sevilen bir tip.

yoksa küfrede küfrede araba kullanan, agresif davranışlar sergileyen insana zaten eğitimli demem, “barzo” bir tip canlanıyor zihnimde direkt.
0
🌸deartheodosia
(11.03.25)
@komando, ilk kitap bende vardı ama okumadım. ikisine de bakacağım, teşekkürler öneriler için
0
🌸deartheodosia
(11.03.25)
Size Müge Anlı'nın ağzindan bir cevap vereyim: "Ne profesörler karılarını dövüyor; ne medya çalışanları, ünlüler eşlerinden dayak yiyor bir bilseniz. Anlatsam inanmazsınız."
Kol kırılıyor, yen içinde kalıyor. Dört duvar arasında ne yaşandığını biz bilemeyiz. Eşine ve çocuklarına eziyet edip dışarıya karşı güleryüzlü ve anlayışlı taklidi yapan çok erkek var.
0
gnosis
(11.03.25)
bence konuya hep ters tarafından bakıyoruz:

birisi okul okuduğu için şiddetten uzaklaşmıyor aslında. şiddetten uzak kişilerin okul hayatı daha iyi gidiyor. yani doğruyu yanlışı okul öğretmiyor. doğruyu yanlışı ayırt edebilenler okulda (ve genel olarak hayatta) daha başarılı oluyor.

okul okumuş erkeklerin genel olarak okul okumuş kadınlarla evlendiğini düşünebiliriz sanırım. okul okumuş kadınların da kendilerini daha iyi savunduklarını, erkek şiddet uygulamadan boşandıklarını düşünebiliriz. yani aslında eğitimli erkek değil, eğitimli kadın engelliyor şiddeti.

yoksa eğitimden kastınız üniversite bitirmekse, kesinlikle katılmıyorum bu önermeye.
0
co2s2
(12.03.25)
değil eşini sevgilisini, herhangi bir şeye el kaldırmış değilim.
çok da sakin biriyim hatta.

nişanlımla son kavgalarımızda o kendisini çok kaybediyor, bazen korkuyorum ondan.
öfkesi o kadar yoğun oluyor ve yalan yanlış hakaretlerde bulunuyor ki, defalarca konuştuğumuz halde aynı sözleri söylüyor. ben erkek tarafıyım.

bu beni artık çok öfkelendiriyor. artık kavga ederken elimdekini sağa sola attığım oluyor benim de. normalde yapmadığım şeylerdir.

sanıyorum ki birikmiş büyük öfkeler insanı olduğundan bambaşka boyuta getiriyor.
her şey saniyelik ve anlık oluyor.

o duyduğumuz haberlerde planlı şekilde olan cinayetlerin sayısı az.

eğitim elbette önemli, ama eğitimden ziyade görüp geçirmek, hayata değer katmak önemli. her şey insan için anlaşamıyorsanız ayrılın, neden bu boyuta gelmek zorunda. önceden eğitimli olanların hayata ve ilişkilere bakışı daha farklıydı. şimdi herkes lisans mezunu neredeyse.

anlaşamıyorlarsa; nasıl ayrılacaklar, kim nereye gidecek, yeni ev bulmak kurmak kolay değil, yeni evlenmişler bir sürü düğün masrafı yapılmış, yıllarca ödenecek, belki nafaka da ödenecek bu gibi şeyler insanları çıkmaza hatta nefes alamaz boyuta getiriyor. zaten bam teli gergin, kıvılcıma bakıyor olay.

bu da bi anlık öfkeyi doğuruyor.

yazdıklarım değil cinayeti, şiddeti hatta bağırmayı bile normalleştirmek için yazılmadı. lütfen polemik olmasın. hayat şartlarının zorluğu, özellikle ekonomik sıkıntılar, bunların getirdiği hakaretler derken bu hale geliyor. y
0
biseysorcaktim
(12.03.25)
Eğitimi 4 yıl üniversite okumaya indirgememek lazım.

4 yıl üniversite okuyup hayatını felsefe, edebiyat, sanat, politika vs. ile geçiren bireyin dünyası ile kıraathane kültürü veya futboldan başka ilgi alanı olmayan, idealleri olmayan bir insanın dünyası aynı olamaz veya üniversite okumasa dahi kendini eğiten birey ile sadece mühendis olan ama dümdüz yaşayan kişi aynı görme biçimlerine sahip olamaz.

Dolayısıyla eğitimle alakası yok demek bana doğru gelmiyor. Ancak dünyada kaç kişi gerçek anlamda kendisini eğitebiliyor ki?
Burada biraz da ahlak ve etik devreye giriyor. Yetiştirilirken etik ve ahlaki değerleri öğrenmeyen bir diplomat pekala da eşini öldürebilir. Bugün isminin önünde prof ünvanı olan ama insanlık kırıntısı dahi olmayan omurgasız siyasetçileri de görüyoruz.

"Musonius'a göre felsefe öğrenimi görmelidir kişi yoksa nasıl iyi yaşamayı düşünebilir ki? Hatta der ki felsefe öğrenmek, insanı kişisel anlamda ve derinlemesine etkilemelidir..." Güzel yaşam kılavuzu kitabından bir alıntı.

Anlatmak istediğim, eğitim tanımı aşağı yukarı budur.
0
Kediyi üzdün
(12.03.25)
(6)

Ses Kartı ile Laptoptan Gitar Çalmak

bigcaptain
Arkadaşlar selamlar,behringer marka bir giriş seviyesi bir ses kartı aldım. Youtubedan sevdiğim şarkıları açıp üstüne gitar ile çalmak istiyorum. Ses kartı ile bunu yapabilmem mümkün müdür? Ayrıca hangi amfi simülatör programı bu dediğim şeye daha uygundur?
Arkadaşlar selamlar,
behringer marka bir giriş seviyesi bir ses kartı aldım. Youtubedan sevdiğim şarkıları açıp üstüne gitar ile çalmak istiyorum. Ses kartı ile bunu yapabilmem mümkün müdür? Ayrıca hangi amfi simülatör programı bu dediğim şeye daha uygundur?
0
bigcaptain
(11.03.25)
mümkündür windows kullanıyorsanız asio kurmanız lazım (behringer'in kendi driveri olmayabilir tak çalıştır olduğu için ama win8 driver'lerinin çalışma ihtimali yüksek bulabilirseniz behringer generic win8 driveri kurun o da çalışır)

ücretsiz amfi simülasyonları var deneyebilirsiniz en tırtı bile şu an iş görecek seviyede
www.reddit.com

onun haricinde en popülerleri şunlar

ik multimedia amplitube
overloud th-u
positive grid bias amp
native instruments guitar rig
neural dsp

bunlar genellikle standalone uygulama şeklinde de gelir ayrıca daw için plugin'dir
kayıt da edeyim dediğinizde daw içerisinde multitrack de kullanabilirsiniz

reaper (ücretsiz olmasa da sonsuza kadar evaluate edebileceğiniz bi yazılım winrar gibi) deneyebilirsiniz


mac kullanıyorsanız driver'a falan ihtiyacınız yok direkt garageband içindeki amfiler ilk etapta yeterli olacaktır daha coşayım derseniz logic pro ve üstteki amfi pluginleri ile devam edebilirsiniz.
0
hedep
(11.03.25)
@hedep + , ancak ilave şunları yazayim;


Behringer giriş ses kartlarından bir tane vardı bende -umc22 gibi bir şey tam adını unuttum-

Asio driverlarini baya arayarak bulmuştum. (Youtube videosu linki altındaydı sanirim) -kurmazsan win usb audio olarak goruyor :) -

Preamp vs fena bir kart değil. Baya keyif alarak çalıyordum ama kartin söyle bir sıkıntısı var;

Latency default ayarinda (toplamda) 28 ms gibi bir şeyde.
Bu ayarla youtube vs çalışırken sorun yön ama 28 ms ile enstrüman calamazsiniz o gecikme rahatsız eder,

1 ms ye indirdiginizde (toplamda 3-5 ms) süper çalıniyor ama bu ayarla arkada Youtube falan acarsaniz cazur cuzur çalıyor (ecnebi arkadaşların çok Afedersiniz "cracked" dediği bicimdd)

Aynı olay FL studio'da falan da oluyor. Addictive drums kurdum 2 kanal ritm kaydettim üzerine solo atmiyorum yine cazur cuzur.

Özetle: sadece gitar calacaksaniz behringer giriş kartı ok. Ama aynı anda youtube vs, anlattığım gibi bir ihtimal var.

Olmaması için audient ya da focusrite gibi fiyat performans odaklı ses kartlarına bakabilirsiniz.
0
makbur
(11.03.25)
Makburun bahsettiği cazırtı %90 cpu sıkıntısından kaynaklanıyor ses kartından dolayı değil. Ha bi ses kartı driver'i ne kadar düzgünse o kadar iyi çalışır asio4all falan gibi yamama çözümlerle de zaten optimizeden uzak.

Ayrıca "release driver when application is in background" problemi de olabilir.

yani focusrite (çok da matah bi kart değil gerçi) ile de işlemcinizin tavanına geldiğinizde 32 64 buffer size ile aynı çatırtıyı alırsınız.

Kısaca mevzubahis eski windows behringer driver'ini arayın düzgün çalışıyorsa çalışıyordur çalışmıyorsa iade süreci için geç değilse iade edip audient'in herhangi bir giriş segmentini alıp rahat edin.

m audio, presonus, focusrite, uad, audient, rme, evo... piyasadaki çoğu popüler ses kartının giriş de ileri segment de interface'lerini kullandım.
0
hedep
(11.03.25)
@hedep

Hocam tabii ki cpu'yu kontrol ettim. FL studio'da zaten cpu ekranı var, cpu %20'lerde bu cozurtular olurken (hatta FL e inanmadim task manager ' dan da baktım :))

Audio ayarlarındaki bütün varyasyonları denedim gene de olmuyor.

Şimdi audient var tık etmiyor. Bundan 20 sene önce m audio ses kartı vardı onda bile boyle bir sey yaşamadım, sonrasında da presonus un firewire bir kartı vardı ki hala çalışır onda da benzer bir durum hiç olmamıştı.
0
makbur
(12.03.25)
makbur

behro yaptıysa yapmıştır :) giriş segmenti midas pre'si bile olmayan kartları zaten çok ses kartı bile değil gibi zaten class compliant deyip driver diye asio4all'a yönlendirmesi çok fecaat bi hareket

audient şaşırtıcı şekilde düşük fiyata acayip güzel donanım veren bi alet popüler olamaması bi miktar üzüyor beni, input iyi hoş orta şeker ama output'ları o fiyat için fazla iyi kulaklık da main out da.
0
hedep
(12.03.25)
@hedep

20 sene önce yurtdışından gelen birinden behringer pedal istemiştim fiyati çok uygun diye. O güne kadar boss, mxr falan vardı ama etrafımda da hiç behringer Pedal görmemiştim.

Abi pedalı kutudan bir çıkardım plastik :)

O andan sonra behringer ile ilgili hiçbir şey beni şaşırtmadi :))

Neyse arkadaşın konusunu baltalamayalim;

@Hedep in bahsettiği programları Telegram kanallarında bulabilirsin vsti, music recording, guitar software vs diye aratarak
0
makbur
(12.03.25)
(6)

Lego - 6 yaşındaki çocuğa 8+ Lego alınır mı

kitap arasında kalmış silgi tozu
Çöp kamyonu almak istiyorum, arkadaşımın oğlu 6 yaşında.8+ bir model var daha güzel, ama yaşına büyük kalıyor, bu çok problem mi? https://lego.storeturkey.com.tr/42167-lego-technic-mack-lr-electric-cop-kamyonudiğer model de 5+, ama daha minimal bir model. https://lego.storeturkey.com.tr/60386-lego-c
Çöp kamyonu almak istiyorum, arkadaşımın oğlu 6 yaşında.

8+ bir model var daha güzel, ama yaşına büyük kalıyor, bu çok problem mi?
lego.storeturkey.com.tr

diğer model de 5+, ama daha minimal bir model.
lego.storeturkey.com.tr
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(11.03.25)
Çok sık lego yapan bir cocuksa yapabilir ama genelde belirtilen o yaşlar, şu anda 2 tane 11 yaşında yeğeni olan biri olarak :), gerçekten nokta atışı belirlenmiş oluyor.

Bizimkiler sık lego yapmalarına rağmen -ki gösterdiğiniz 500 parcali- yaşının üzerlerindeki Legolarda mutlaka bir işlemi atliyorlardi -500 parça yapim kitapçığı 20-30 sayfa vardır en az- ve sonraki işlemlerin hepsi yanlış ilerlediginden evde hep kaos çıkıyordu :))

Mesela 8 yaşındaki bir çocuk 9-10 u yapabiliyor ama 6 yaş gerçekten küçük oluyor, 500 parçayı kitapçık kılavuzdan takip ede ede yapması en az 1 saat sürer ki o yaşta odaklanması zor.
0
makbur
(11.03.25)
Bir çok hediyeler almis biri olarak @makbur +1.

Nokta atisi sayilar.
Sayidan şaştığım hediyeler pişmanlik, sayiya uydugum hediyeler sevinç getirdi.
0
WithWorth
(11.03.25)
Dün 6.5 yaşındaki oğluma Lego Jurassic World aldım, benzer kamyondan var, bizimki daraldı yaparken, keyiften çok eziyet oldu, hatalar yaptı, sök/tak çok uğraştı, en son ben devralıp bitirmek zorunda kaldım. Hatta itiraf edeyim beni de gerdi, bir kaç hata yaptım.

Özet : Bence kesinlikle hayır
0
kimlanbu
(11.03.25)
Ben 6 yaşındaki yeğenime 8+ legolar alıyorum ama yarisini ben yapıyorum. Kalan yarısını birlikte yapıyoruz. Yoksa yapması çok uzun sürüyor ve sıkılıyor.
0
kaptan memo
(11.03.25)
Valla yegen 6 yasinda ama 3500 parcalik seti tek basina bitirdi. Masallah tu tu tu. Cocuga gore degisir bence. Hevesi ve yatkinligi varsa puzzle, parca olaylarina.
0
tsubasa
(11.03.25)
Benim oğlan 4 yaşında lego city ile başlamıştı, 6 yaşındayken 8+,9+ technic legoları yapabiliyordu. Ama lego, maket vs özel ilgi alanıdır, çocuğa göre değişir diyorum ben de. Seviyorsa ve çok sık yapıyorsa zor gelmez
0
kullanicadi
(11.03.25)
(3)

bu şarkı neydi??

makbur
bu neydi ya düzgün de çalamadım (keşke ağzımlan yapabilseydim:)https://vocaroo.com/11WCM7WyjXUj
bu neydi ya düzgün de çalamadım (keşke ağzımlan yapabilseydim:)

vocaroo.com
0
makbur
(08.03.25)
kisa
(08.03.25)
@kisa

Çok teşekkür ederim valla nasıl bulurum diyordum :)
0
🌸makbur
(09.03.25)
Valla ben de Google a sordum :)
0
kisa
(09.03.25)
(7)

gelmiş geçmiş en iyi teknik direktör

abelardo
alex ferguson mudur?bence sanki odur. yoksa cruyyf, trapattoni, lippi falan mıdır?guardiola demeyin sakın kusucam
alex ferguson mudur?

bence sanki odur. yoksa cruyyf, trapattoni, lippi falan mıdır?

guardiola demeyin sakın kusucam
0
abelardo
(08.03.25)
Benim Capello diyesim var ama bilemedim.
0
etna
(08.03.25)
Alex Ferguson en iyi hoca olsa giderken bir yapı bırakırdı. Kanser bir takım bıraktı.

Cruyff, sacchi, trapattoni idol görünse de şu an yaşıyan en iyi hoca guardiola görülüyor. Evet barcelona toplu oyunu ile devrim yaptı hoca ama hiç orta seviye takım tecrübe etmedi. Bana göre gelmiş geçmiş en iyi hoca gegenpresi en iyi uygulatan Klopp hocadır.
0
mikahakkinen
(08.03.25)
ferguson tabii ki.

yıllarca çer çöp oyuncuları bile futbolcu göstermiş bir adam. teknik direktörlüğü bırakalı 12 sene oldu, kaç tane teknik direktör kaç tane kadro değişti ama m.united diye bir takım kalmadı ortalıkta.
0
deranzo1
(08.03.25)
Alex Ferguson'un Manchester United'dan önce çalıştırdığı takımlardaki başarıları şu şekilde:

1. East Stirlingshire (1974)
Ferguson'un ilk teknik direktörlük deneyimiydi.
Burada geçirdiği kısa sürede disiplini ve taktik bilgisiyle dikkat çekti.
Ancak önemli bir kupa veya şampiyonluk kazanmadı.
2. St. Mirren (1974-1978)
1976-77 sezonunda İskoçya 1. Ligi (İkinci Seviye) Şampiyonu olarak takımı İskoçya’nın en üst ligine çıkardı.
O dönemde genç yeteneklere şans vermesiyle bilindi.
Ancak kulüple yaşadığı yönetimsel sorunlar nedeniyle görevden alındı.
3. Aberdeen (1978-1986)
Aberdeen'de büyük başarılar kazandı ve İskoç futbolundaki Celtic-Rangers hegemonyasını kırdı.

3 kez İskoçya Ligi Şampiyonu (1979-80, 1983-84, 1984-85)
4 kez İskoçya Kupası Şampiyonu (1981-82, 1982-83, 1983-84, 1985-86)
1 kez İskoçya Lig Kupası Şampiyonu (1985-86)
1982-83 Avrupa Kupa Galipleri Kupası Şampiyonu (Finalde Real Madrid’i 2-1 yendi)
1983 Avrupa Süper Kupası Şampiyonu (Hamburg’u 2-0 yenerek)
Aberdeen, Ferguson döneminde İskoçya’da Celtic ve Rangers dışındaki en başarılı takım oldu ve Avrupa’da da büyük bir zafer kazandı.

4. İskoçya Milli Takımı (Geçici, 1985-1986)
1986 Dünya Kupası elemelerinde İskoçya’yı finallere taşıdı.
Turnuvada grup aşamasında elendi.


Evet arkadaşlar, Alex Ferguson en iyi hoca falan olamaz. Çıldırmış olmalısınız.
0
rakicandir
(08.03.25)
İskoçya ligi ciddiye alınabilecek bir lig değil. Bu yorumlar subjektif yorumlar. Kime göre neye göre en iyi?
0
mikahakkinen
(08.03.25)
Ferguson harici cevaplar çok zorlama değil mi ya :)

Adam 26 yılda 13 şampiyonluk almış dünyanın en rekabetçi Ligi'nde.

Hayır aberdeen ' le Celtic Rangers hegamonyasini kırdığı yetmiyor bir de real madrid i yenip avrupa kupası kazanıyor ama begenilmiyor :))

Manchester'in batma süreci apayrı bir konu. Kulübün bildiğin içini boşalttı amerikalilar orada çok acayip işler döndü..
0
makbur
(09.03.25)
Avrupa Kupa Galipleri Kupası'nda Bayern Münih'i ve Real Madrid'i elemiş, Şampiyon Kulüpler Kupası sahibi Hamburg'u yenmiş bir teknik direktör hakkında "İskoçya ciddiye alınacak bir lig değil" ile başlayan bir yorum yapıp sübjektif şekilde "iyi değil" diyorsanız belki de sizin objektif yorumunuzu duymamız gerekiyordur ki biz de objektifliğin ne olduğunu anlayabilelim.
0
rakicandir
(11.03.25)
(6)

Küresel Düzeydeki Bahis Şikesi Nasıl İşliyor

burka
MerhabaKüresey düzeyde, çok büyük ölçekli bahis şikeleri tam olarak nasıl işliyor? Burada aslında kastettiğim şu; farzedelim Asya menşeili bir bahis şirketi olsun (İngiltere Premier Liginde dahi etkilerinin çok olduğu okumuştum, bu yüzden örneği böyle seçtim) ve desin ki "Beyler, Crystal Palace - Br
Merhaba

Küresey düzeyde, çok büyük ölçekli bahis şikeleri tam olarak nasıl işliyor? Burada aslında kastettiğim şu; farzedelim Asya menşeili bir bahis şirketi olsun (İngiltere Premier Liginde dahi etkilerinin çok olduğu okumuştum, bu yüzden örneği böyle seçtim) ve desin ki "Beyler, Crystal Palace - Brighton Maçı 3-1 sonuçlanacak, ilk yarı Brighton 1-0 önde iken 2. yarı Crystal Palace 3 gol ile maçı alacak". Soracaklarım şunlar:

1. Şikeye karar verildi, peki klüp, oyuncu, yönetici düzeyinde nasıl bir bağlantıları var? Ne şekilde karar verip ikna ediyorlar?

2. Bu kadar göz önünde olan, milyarlarca insanın canlı seyrettiği küresel bir sektörde nasıl illegal yapılanmalar olabiliyor?

3. Klüp, yönetici, oyuncu, hakem; bahis şikesi ile bir şekilde bağlantısı olan kişiler nasıl kazanç sağlıyor? Karşılığında para alsalar bunun takibi yapılmadan, farkedilmeden nasıl kendilerine ulaşıyor? "Bahis baronları" bu insanlara ne vaad ediyor, nasıl temin ediyor?

4. En üst düzey turnuvalarda dahi mümkün mü? Örneğin Şampiyonlar Ligi, Dünya Kupası vb? Hep futbol üzerinden gittim ama neticede en popüler sporlarda bile varsa diğerlerini sorma gereği duymadığımdan bu yolu seçtim.

Teşekkürler
0
burka
(06.03.25)
grimavi
(06.03.25)
Şike işinde genellikle nakit kraldır; bahis baronları veya aracılar parayı doğrudan oyunculara ya da yöneticilere elden gizlice ulaştırır. Para transferleri için offshore hesaplar, kripto paralar ya da bir akrabanın adına açılan banka hesapları vs kullanılır. Mesela bir futbolcuya doğrudan para ödemek yerine, kuzeni üzerinden bir ev veya araba alınabilir. O yüzden bunları takip etmek, ispatlamak imkansoza yakın. Bu adamlar senin banka hesabına açıktan milyon dolar yatırmaz yani bunun yerine dolambaçlı yolları tercih eder
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
bence bu tarz organizasyonları doğrudan bahis baronları vs yapmıyor. uefa falan gibi turnuvayı organize eden kurumlar, turnuvanın izlenilebilirliği ve reytingler için (bkz: reklam gelirleri) belirli takımların üst turlara çıkması, belirli takımların elenmesi şeklinde organize ediyorlar bütün yapıyı. bunda kimi zaman kura "şansı" devreye giriyor, kimi zaman "hakemler".

(uefalona yazıp aratırsanız görürsünüz. 2009 barcelona chelsea yarı finalinde çok ayyuka çıkmıştı artık -amaçları mesii ronaldo finali idi-)

www.youtube.com

bahis baronları ikincil bence tüm bu organizasyonda. bir şekilde haberleri oluyor ve buna göre pozisyon alıyorlar (tabii bu üst düzey turnuvalar için geçerli, alt liglerde baya at koşturuyorlardır)

dünyadaki popüler bütün spor branşlarında, hakemin oyuna etkisi maksimumdur: oyunu istedikleri gibi yönlendirebilirler. hele turlar ilerledikçe, güç olarak yakın takımlar eşleştikçe hakem daha da belirleyici oluyor; ufak tefek kararlarla direkt sonuca müdahale ediyorlar => futbol, basketbol, amerikan futbolu. teniste bu yok mesela :) o yüzden o kadar popüler değil :)

şimdi futbolda "var" var diyenler olacaktır. onlara tek söyleyeceğim "ofsayt çizgileri"dir.

bizlere tekrarlarda hep hizaya dizilmiş adamlara çekilen çizgiler gösteriliyor. hiçbir zaman topun ayaktan çıkış anını göremiyoruz :))

halbuki topun ayaktan çıkışı anındaki milisaniyeler ofsayt pozisyonunu inanılmaz etkiliyor. ofsayt vermek istediklerine topun ayaktan çıkmış ama bulanık hali ile topu hala ayaktaymış gibi gösterip belki de geriden gelen adamı çizgiyle ilerde göstermek, ya da daha topa vurulmamış andan itibaren hizalayıp "bakın ofsayt değil" diye çizgiyi çekmek..

eyyorlamam bu kadar..
0
makbur
(06.03.25)
@vedatchilipeppers

Elbette ki dolambaçlı yollar tercih edilir, bu çok mantıklı. Öte yandan 2 sorum olacak:

1. Offshore, kripto vb. ile ödeme yapıldığında (ki çok yüksek meblağlar bunlar) yararlanacak kişiler bu paralı nasıl sisteme sokabiliyorlar? Farzedelim 20 Milyon $ verilecek, bu parayı nasıl açıklayabilirsin ki?

2. Para gönderilecek kişinin çevresindekiler yoluyla aktarıldı diyelim, bu durumda da o kişinin hesap vermesi lazım. Türkiye üzerinden düşünüyoruz gibi oldu ama farzedelim İspanya liginde şike yapıldı ve işe dahil olanlar paralarını alacaklar. Oradaki kurumlar (hukuk, vergi dairesi vb.) "Futbolcunun Kuzeni Bey, siz bu evi nasıl aldınız? Bankanızdaki paranın kaynağını açıklayın?" demiyor mu? Ki bu işleri yapan 3-5 kişi değildir, kim bilir ne kadar insan vardır. Bir noktada saptanması zor olmasa gerek.
0
🌸burka
(06.03.25)
1- Şöyle düşün abi: bahis baronları önce yasadışı kazancı offshore banka hesapları veya kripto cüzdanlar aracılığıyla alıcılara aktarır. Fakat bu paralar doğrudan kişinin hesabına gelmez, yoksa banka hemen alarm verir. Paralar genellikle birkaç offshore ülkede parçalara bölünüp farklı hesaplarda dolaştırılır (Bahamalar, Kıbrıs, Panama gibi). Kripto kullanıldığında ise anonim cüzdanlar ve kripto karıştırıcıları devreye girer mixers diyorlar ona da. Ardından bu paralar, üçüncü kişilerin adına açılmış şirketlere yatırılır ve yatırım; kredi veya sponsorluk anlaşmaları gibi yasal finans araçlarıyla futbolculara veya yöneticilere ulaşır. Böylece paranın izi karmakarışık olur ve sonunda sanki temiz bir işten kazanılmış gibi sisteme sokulur.

2- Abi işin püf noktası şu; kimse doğrudan suçlanan futbolcu veya yönetici adına büyük mal varlığı transferi yapmaz. Paralar önce uzak bağlantılı kişilerin (mesela kuzen, amca, eşin kuzeni gibi) hesaplarına aktarılır. Sonra paranın kaynağı olarak “yatırım”, “miras” ya da “aile içi borç” gibi makul görünen bahaneler yaratılır. Hatta sahte belgeler, sözde aile içi "ödünç anlaşmaları", yüksek kazançlı gösterilen yatırımlar veya kripto "yatırım kazançları" gibi açıklamalar kullanılır. Özellikle İspanya veya İtalya gibi ülkelerde, bunların izini sürmek çok zordur çünkü her para hareketini denetlemek imkânsız. Bir de suç örgütleri farklı ülkelere dağıtarak parayı daha küçük meblağlara böldüğünde tespit edilmesi neredeyse imkânsız hale gelir. Vergi kurumları ancak çok bariz ve hatalı işlemler olursa bu ağı fark eder, yoksa bu sistem genellikle fark edilmeden yıllarca sürebilir.
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
Maç sonu şikesi yaptıklarını sanmıyorum. Brighton Crystal Palace dediğiniz takımlar ekonomik olarak bizim üç büyüklerden güçlü, böyle bir riske girmez ne yöneticisi ne topçusu. En fazla ilk korner, ilk şut vs ufak tefek ve sonucu etkilemeyen bahisleri yaparlar ki zaten bunların yapıldığını futbolcular da itiraf etti defalarca.

Bahsedilern Barcelona-Chelsea maçı da yılların geyiği. Sırf Drogba isyan ediyor diye olduğundan daha sorunlu bi yönetim varmış gibi lanse ediliyor. Yoksa tarihte var yani kötü hakem performansı olan maçlar. En fazla hakem kötüydü denir, artniyet olacak kadar bi durum yok o maçta.

Bahis büyük ekonomi ama futbolun kendisi daha büyük. Kimsenin takmadığı Kamboçya 2. ligi tarzı liglerde sonucu etkileyen şike olmuyodur demem ama ekonomi olarak top 30 ligde sonucu etkileyen şike olduğunu sanmıyorum. Bu riski almayı gerektirecek bir durum yok.
0
nundu
(06.03.25)
(2)

Bu zeka türü tam olarak nasıl tanımlanabilir?

me23
Kız yeğenim var. İlkokula başlamadan önce girdiği BİLSEM sınavlarını kazandı ama BİLSEM'e devam ettiği sürece hiç de "parlak" bir öğrenci olmadı. Açıkçası sırf devam etmek için devam etti. Orada pek çok çocuk çok güzel projelere katıldılar ama kendisi hiç BİLSEM'in sunacağı avantajlardan faydalanmad
Kız yeğenim var. İlkokula başlamadan önce girdiği BİLSEM sınavlarını kazandı ama BİLSEM'e devam ettiği sürece hiç de "parlak" bir öğrenci olmadı. Açıkçası sırf devam etmek için devam etti. Orada pek çok çocuk çok güzel projelere katıldılar ama kendisi hiç BİLSEM'in sunacağı avantajlardan faydalanmadı. Derslerinde de çok başarılı değil. Özellikle matematik konusunda başarılı değil ama sosyal derslerde ve İngilizce'de başarılı ama Türkçe netleri de 20 üzerinden 16 civarı gibi. LGS'ye hazırlanmasına rağmen günde çok çok az soru çözüyor hani otuz soru çözerse öpüp başımıza koyacağız. Günlerce ders çalışmayabiliyor ve çalıştığında da çok az çalışıyor.
Bir de onda gözlemlediğimiz bir şey var. Fotografik hafızası yok ama şöyle bir şey var: Bir tane oyun var. Kart çekiyorsunuz. Kartın üzerinde de resimler var. Önününüzde de epey büyük geniş bir karton olduğunu düşünün. Bu karton da o kartlardaki resimleri içeriyor. Mesela bir kart çekiliyor. Daha biz iki üç tane anca bulmuşken o hemen yedi sekiz tane buluveriyor. Zeka da çok yönlü olduğu için bu da başka türlü (bildiğimiz klasik matematiksel zeka dışında) bir zekaya işaret ediyordur diye düşünüyorum.
Yeğenimi en iyi şekilde nasıl yönlendirebilirim?
0
me23
(06.03.25)
Ortalama zeka gibi bence. Belirgin bir durum sezemedim şahsen; 20’de 16 orta üstüne tekabül eder bana kalırsa, çok iyi diyemeyiz.
0
vedatchilipeppers
(06.03.25)
"İlkokula başlamadan önce girdiği BİLSEM sınavlarını kazandı ama BİLSEM'e devam ettiği sürece hiç de "parlak" bir öğrenci olmadı. Açıkçası sırf devam etmek için devam etti. Orada pek çok çocuk çok güzel projelere katıldılar ama kendisi hiç BİLSEM'in sunacağı avantajlardan faydalanmadı."

yani öyle bir bahsetmişsiniz ki sanki 20 yaşında genç kız gittiği üniversitenin imkanlarından yararlanamamış gibi :)

anne baba burada itici güç. benim de buna benzer erkek yeğenim var, süreci de sizinkinin tam tersi. 5-6 yaşına kadar bazı konularda yaşıtlarından gerideydi; kalem tutma, çizgi çekme, resim yapma vs. pedagoglar vs bütün öğretim hayatını etkiler dedi ve annesi sırf bunun için bir süre işine ara verdi. çocukla özel olarak ilgilendi; o esnada yurtdışına gitmişlerdi bir döndüler ben inanamadım çocuk bilişsel devrim geçirmiş gibiydi:)

ilokulda da proje vs ödevlerinde anne baba hep itici güç oldular. kah beraber yaptılar, bazen kendi haline bıraktılar ama bir şekilde çocuğun kopmaması için ekstra efor sarfettiler. şu anda da çok başarılı bir çocuk.

(bu arada bu bahsettiğim yeğenim de aynı kart oyununda abartılı şekilde iyi, aynen tarif ettiğiniz gibi biz daha neyin ne olduğunu kavrayamadan o uçup gitmiş oluyor her seferinde :)

ben de böyle bir çocuktum, özellikle annem çok ilgilenirdi. 5. sınıfta küçük adamlarımı maç yaptırırken arkadan bana sosyal bilgiler okurdu :) o sayede belki de anadolu lisesi kazandım..
0
makbur
(06.03.25)
(7)

Pkk neden fesih etti kendini

lapaz
https://eksisozluk.com/entry/173325986Bu entrydeki muhabbetten dolayi mi
eksisozluk.com

Bu entrydeki muhabbetten dolayi mi
0
lapaz
(05.03.25)
Kuzey irak - Suriye bölgesinde kurulacak bir Kürt devleti karşılığında Reise ölüne kadar başkanlık vaad ettiler muhtemelen.

Entry'de bahsedilenler de bu yönde zaten.

Medya, aktroller vs baya bir gaza bastılar yok barış geliyor yok Türkiye istediğini alıyor diye de bence akp liler bile yemiyordur artık bunları.
0
makbur
(05.03.25)
makbur +1

öncelikli hedef iran. o yüzden kürtlerin savaşacak takımının oraya kanalize edilmesi lazım. israil-abd-erdoğan üçgeninin işine gelecek bir anlaşma. tertemiz.

akp'liler de afiyetle yiyor bu arada. 3-5 seneye orası paramparça olduktan sonra sıra bize gelecek, akp'liler yine bizi vatan haini ilan edecek, arkalarında siyonistler olduğu için de sesi en gür çıkan onlar olacak :) bu ülke atatürk'ün türkiyesi değil, bu gerçekle ne kadar erken barışırsak o kadar iyi olur.
0
mark greg sputnik
(05.03.25)
Faşistler uzun süredir iktidara gelemediği için pkk'nın bir amacı kalmamıştı. Sahada da kalekollar ve ihalarla bitirildikleri için fesih edilme vakitleri gelmişti.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.03.25)
Pkk Türkiye’ye karşı silahlı terör mücadelesi ile hiçbir şey elde edemeyeceğini zaten biliyordu ancak artık direkt kurucusu tarafından işlevinin kalmadığı açıklanarak resmen lağvedilmesi istendi. Pkk’nın son 10 yıldır gerek yurtiçinde gerek de kandil’deki militan popülasyonu da bu söylediğimi doğruluyor aslında.
Yıllarca sürdürülen özerklik, federatif yönetim gibi bölücü ve ayrılıkçı paradigmadan artık bizzat teröristbaşının ifadesiyle vazgeçildiğini ve bunun artık konjonktürel olarak bir amaç olamayacağı, yegane amacın kürt kimliğinin/dilinin anayasal güvence altında olarak hukuki ve demokratik statüsünün yerinin belirlenmesine yönelik olması gerektiği vurgulandı. Yani böylece artık terör sorunu olarak nitelendirilen şey terör örgütünün denklem dışı kalmasıyla siyasal olarak kürt kimliği sorununa evrildi bir nevi. Apo’nun mektubu bizzat bunu ifade ediyor.

Elbette pkk’nın silah bırakmasında suriye ve ırak’taki gelişmelerin de etkisi yadsınamaz. Özellikle suriye’deki muhaliflerin türkiye’nin de desteği ile rejimi ele geçirmesi sonucu her ne kadar özellikle dünya basınında pkk ile ayrı olduklarını söylenen amerikan destekli sdg/pyd’nin alan hakimiyetinin zayıflaması da şüphesiz önemli bir parametre. Muhaliflerin hızlıca ve adeta onları süpürmesi sonucu suriye’de hiçbir şey eskisi gibi değil artık. Yeni suriye hükümeti ilk günden beri pyd’nin ancak suriye muhalif ordusuna dahil olarak bir geleceği olabileceğine yönelik defa’atle söylemlerini yineledi. Ve Bu bir ölçüde karşılık da buldu. Pyd/sdg denilen terör örgütünün militanlarının en az yarısı suriyeli araplardan oluşuyor. Ve arap birliklerin bir kısmı bu çağrının üzerine pyd’den ayrıldılar suriye milli ordusunda yerini aldılar. Kürt aşiretlerinden de ayrılanlar oldu.
Dolayısıyla alan hakimiyetinin zayıflamasının yanısıra militanların yer değişikliği ve ayrılması meselesi de ciddi bir faktör oluşturdu bölgede. Bu bahsettiklerimi pyd’nin mevcut şam yönetimine yönelik açıklamalarını takip ederek doğrulayabilirsiniz.

Diğer yandan, sürecin geçtiğimiz yıl yapılan ıkby seçim sonuçlarından bağımsız olarak okunması da eksik olacaktır. Seçimi türkiye ile pkk ve terör konusunda aynı fikirde olan tarafın kazanması pkk’nın ırak kürt bölgesel yönetimi(ırak kürdistan’ı) ile verdiği yıllardır meşruiyet mücadelesinin geldiği son nokta oldu.

Yukarıda bahsedilen meseleye ve @makbur ‘ a katılmıyorum. Çünkü zaten ırakta bir kürt bölgesel yönetimi yani ırak kürdistan’ı isimli fedaratif ve özerk bir oluşum “halihazırda var.” Bu bahsedilen devlet kurma meselesi yeni süreci hiç okuyamayan ve yıllardır söylenen ezberci ve kolaycı bir yaklaşım olabilir sadece.

ıkby Türkiye tarafından ırak devletinden özerk olarak ayrıldığı 1970 yılından beri resmi olarak tanınıyor ve muhatap kabul ediliyor. Hem yeni suriye rejimi hem de türkiye tarafından yıllardır yapılan açıklamalarda pyd’nin suriyenin kuzeyinde bağımsız bir devlet oluşturma fikrine karşı oldukları düşüncesi gizli bir bilgi değil. Burada olabilecek yegane oluşum pyd’nin suriye milli ordusuna dahil olup varlığını elimine edilerek şam rejimine bağlı olma koşulu ile kürtlere yönelik bir siyasi statü kazanılması söz konusu olabilir.
Geçtiğimiz hafta suriye başkanı Ahmet el Şara’nın yeni anayasa çalışmalarına yönelik kürt bir anayasa hukukçusu akademisyeni danışman olarak ataması da kesinlikle buna işaret ediyor.
0
ezkaza
(06.03.25)
Uzun süredir takip etmiyorum da, merkez medya, bu, yukarıdaki şekilde mi veriyor konuyu?
0
Mirket
(06.03.25)
muhalif kesim kandırılıyor anlayabiliyoruz. ancak bu kürt kesim ve siyasetçileri bence bilerek kandırılmak istiyorlar gibi geldi bana. bu işten her türlü karlı çıkacak grup akp. adamların tek hedefi reisi tekrar aday yapabilmek. apoyu meclise kadar getirebilecek bir beyin, adaylık için her şeyi deneceğini gösteriyor. zaten reis olayı sahiplenmiyor çünkü istediği zaman sırtından atabilecek. şu an çözüm sürecinde açıklama yapan sırrı süreyya ilk çözüm sürecinde pkkyla görüşme yaptı diye içeri atılmadı mı. bu iş çok net aslında kürt siyasetçiler nasıl popüleritelerini devam ettirecekler? çözüm süreci o süreci bu süreci onlara yarıyor. akpye de anayasa ve reis için adam lazım. zaten uzun süredi pkk türkiyeden çekilecekti. suriye gibi belirsiz bölgede yardım almak daha kolay.

@makbur +1
0
mikahakkinen
(06.03.25)
pkk terör örgütünün, her ülkede onlarca farklı isimde örgütlenmesi var. ancak bunlardan bir tek pkk, uluslararası alanda terör örgütü olarak tanınıyor. Sivillere yapılan saldırıları hep pkk'ya üstlendiriyorlardı zaten.

Seçim öncesinden beri yapılan bir anlaşma var. Kim seçilirse seçilsin, bu yeni anayasa gündeme gelecekti. Seçim konuşmalarına bakarsanız, hep "bunlar öcalan'ı bırakacaklar" diye propaganda yapıyorlar.

Maksat barış değil, Türk adını anayasadan silip, federasyon kurmak. Türkler 3. sınıf vatandaş olacak.

Kısaca: ABD, bop eş başkanına, Türkiye kürdistanını kendi eliyle kurduruyor. Irak ve Suriye'den sonra, sıra Türkiye'ye geldi.

.
0
kartallar yuksek ucar
(06.03.25)
(6)

Reflü yok ama boğazım acıyor?

muhayyer divan
SelamlarYıllardır çektiğim bir rahatsızlık var, oruç tutmakta da epey zorlanıyorum artık. Özellikle çok acıktıysam veya üzüldüm ya da öfkelendiysem midemden kaynaklandığını bildiğim bir gırtlak acıması yaşıyorum. Yutkunmak acı veriyor, bişeyler yakıyor boğazımı ama hiçbir dayanağım olmadan, sadece i
Selamlar

Yıllardır çektiğim bir rahatsızlık var, oruç tutmakta da epey zorlanıyorum artık.

Özellikle çok acıktıysam veya üzüldüm ya da öfkelendiysem midemden kaynaklandığını bildiğim bir gırtlak acıması yaşıyorum. Yutkunmak acı veriyor, bişeyler yakıyor boğazımı ama hiçbir dayanağım olmadan, sadece içimin bitmesiyle ben bunun midemden kaynaklandığını biliyorum.

Gastroenterolojiye mi gideyim KBB mi görsün önce? Şu anda da çok acıyor resmen. Halbuki çok aç değilim sadece çok yoruldum. Asit falan da yok bu arada, ağzıma gırtlağına gelen hiçbir şey yok, sadece çok rahatsız ediyor çok acıtıyor.
0
muhayyer divan
(05.03.25)
en iyisi elbette doktora gitmek.

ben bir süre boğaz reflüsü ile uğraştım, belirtiler aşağı yukarı böyleydi. benzer bir şey olabilir mi, bir araştırın isterseniz. ben kbb'ye gitmiştim.
0
Phoebe
(05.03.25)
bence kbb vakit kaybi olur. gastroentroloji.
0
buenosdias
(05.03.25)
İyi bir KBB uzmanı size bir nazal endoskopi yapıp boğazınızdaki tahribatın ne olduğunu ve sebebini bulsun. Sonra gastroenteroloğa yönlendirsin bence.
0
Mirket
(05.03.25)
Son 6-7 aydır geniz akıntısı var, sinüzitten dolayı. Ondan olur mu bu? Ama bu sıkıntı yıllardır var. Olmaması lazım...

Teşekkürler.
0
🌸muhayyer divan
(05.03.25)
Senelerce kendimde sinuzit var zannettim meğer reflum varmış, cok yakin bir arkadaşım gastroenterolog o fark etti :)

Gece yatmadan önce gaviscon içmezsem eğer reflu sebebiyle mideden sızan sıvı sinsi sinsi boğazimda birikip boğazımı yara yapıyor (bu arada yanma asit hissi vs yok)

Acaba oruç tutuyorum diye sahurda ya da geç saatte yiyip öyle yatiyorsunuz ve sabahına bogaziniz yara mi oluyor?

Bende öyle olurdu oruç tutsam geç yesem sahur vs yapsam.
0
makbur
(05.03.25)
@makbur

Sahurda yiyip yatıyorum ama sinüzit var esasında, son 4-5 yıldır doktor teşhislerine konu olmuş durumda. Geniz akıntısını fark etmemem mümkün değil, tamamen sebepsizce, resmen durduk yere nefes borusunu tıkayıp öksürük yapıyor nefessiz bırakıyor beni. Reflü değildir. Sağ olasın.
0
🌸muhayyer divan
(05.03.25)
(6)

mayisin ilk haftasi kaş nasil olur?

bay b
cok mu soguk olur denize falan girilir mi? zaten normalde de suyu serin oluyor. sakin zamanda kafa dinlemek icin erken gitmek istiyorum 19 mayis 3 gun tatil olunca millet abanir simdi kesin.
cok mu soguk olur denize falan girilir mi? zaten normalde de suyu serin oluyor. sakin zamanda kafa dinlemek icin erken gitmek istiyorum 19 mayis 3 gun tatil olunca millet abanir simdi kesin.
0
bay b
(05.03.25)
Deniz keyfi yapamazsin soguk olur. Yüzer cikarsin yani tabii girebilirsen :)
0
sonsuz
(05.03.25)
denize girilebilir ama daha çok plajda vakit geçirilir çünkü tam ısınmaya başladığı zamanlar oluyor mayıs ayı. tabi ben en son 17 ocakta denize girmişim oradan hesabını yapabilirsiniz
0
bravoteam
(05.03.25)
mabadınız donar
0
nuisance2
(05.03.25)
Geçen sene Mayıs ayında gittik, tenha çok güzeldi ancak denize 15-20 dakika günün en sıcak zamanında girebildik.
0
mirty
(05.03.25)
sezon açılmadan kaşta kalabalık falan olmaz. denize girilir ama soğuk olur. ama girilir.
0
mikahakkinen
(05.03.25)
Deniz suyu geç ısınan geç soguyan kocaman bir kütle. Bu yüzden ekim ayında bile giriliyor. Ama Mayıs'ta halen daha aralık ocak Şubat aylarının Soğuttugu denizin etkisi sürer. Yani keyifli olmaz.
0
makbur
(05.03.25)
(23)

saat takmayan erkek

elite crew
sözlükte kötü yorumlar yazılmış da siz ne düşünüyorsunuz? telefondan saate bakabiliyorum. çalıştığım sırada da bilgisayar ekranının sağ alt tarafında görebiliyorum zaten saati gerek yok diye düşünüyorum kol saati takmaya kendim için. başkaları neden olumsuz düşünüyor?
sözlükte kötü yorumlar yazılmış da siz ne düşünüyorsunuz? telefondan saate bakabiliyorum. çalıştığım sırada da bilgisayar ekranının sağ alt tarafında görebiliyorum zaten saati gerek yok diye düşünüyorum kol saati takmaya kendim için. başkaları neden olumsuz düşünüyor?
0
elite crew
(01.03.25)
Son bir kaç senede 25-35 yaş arası erkekler arasında bir saat merakı başladı, bu biraz sosyal statü göstergesi ve istenci, bana küçük burjuva hareketler geliyor

İşimi gören bir casio kullanıyorum
0
grimavi
(01.03.25)
İnsanımız 12 ay taksitle 20 bin liraya Tissot Prx alınca 3 milyona Patek Philippe Nautilus almış gibi hissedip statü atladığını düşünerek almayanı kötüleyebiliyorlar, insanımız böyle.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.03.25)
Saat şık bir aksesuar bence. Erkeğe de, kadına da çok yakışıyor fakat saat takmıyor diye de kötü yorum yapacak bir durum değil.
0
rock n roll
(01.03.25)
Sosyal medyanın ne düşündüğüne pek kafa yormamak lazım.
Bu konularda falan böyle çok net yazan kişiler genelde çoğu konuda boş oluyor.
Öyle bir anlatmislar ki sanirsin Cenevre'de dolaşırken durup saat falan aliyorlar.
0
logisticsmanager
(01.03.25)
sosyal medyada videolar paylaşan bir adam vardı. önce videoyu paylaşıyor, videoda kız örneğin şunu diyor "dar diyen erkekten olmaz", sonra videoda notlarını açıyor listeye bir tane daha çarpı ekliyor, "dar giyme". En son listede 900e küsür çarpı vardı. konu şu: sosyal medya ağzı olan konuşuyor. bir de üzerine insanların çoğunluğa katılma isteği olunca herkes aynı şekilde konuşmaya başlıyor.

saat kişisel tercih. takıp takmayan bir insanla ilgili yorum yapmak saçma. bende 2 tane saat var, bir tissot, bir de maurice lacroix. formal giydiğim için yakışıyor kombinlerime. yoksa kolumdaki saate bakmam zaten zamanı kontrol için, yine telefondan bakarım.
0
kojonotsuki
(01.03.25)
Zevk meselesi. 30 yıldır aralıksız saat takıyorum ve takmayı seviyorum. Tek aksesuarım. Başka aksesuarım yok ve saatten başka bir şey takmam da.

Farklı tipte saatler kullandım ve hala da kullanmaya devam ediyorum. Pilli, mekanik ve dijital saatlerim oldu. Çok ucuz saat de kullandım/kullanırım, pahalı denebilecek saatler de kullandım/kullanıyorum. Fiyat ve markadan bağımsız, kendime yakıştırdığım ve beğendiğim bir saati bileğimde taşımak beni mutlu ediyor.

Takmayana neden kötü/garip bakılıyor anlamak mümkün değil. Haddini bilmeyen hıyar tiplerin halt etmesidir böyle densiz yorumlar.
0
10551037
(01.03.25)
Genelleme yapmam ama 35 senedir kol saati takiyorum, telefonu evde unutursam donmem ama saatimi almadan cikarsam eve donerim.
0
duster
(01.03.25)
Saat koleksiyonum var ama takmayan takmaz, gerek yok. Ben keyif verdiği için takıyorum, ihtiyacın yoksa takmazsın.
0
prole
(01.03.25)
5k ya kadar bile çok şık saatler var
kışın takmak iyi oluyor
zaman yönetimi sağlıyor
erkeklikle bir alakası yok
0
mantık
(01.03.25)
hic saat takmayan insan bos insandir.
casionun en dandik ve klasik olaen mühendis saati bile hic yoktan iyidir.
0
sonsuz
(01.03.25)
vizyonsuz gözüktüğü için
0
ala09
(01.03.25)
Heves edip deli paralar sayarak bütçelerini aşan saatler alan insanlar zannedersem kendilerini özel hissetmek için fanatik bir noktaya ulaşıyorlar.

Yani bu zamana kadar sayısız şey moda olmuştur veya saat gibi geri çekildiği niş kültürden genelin ilgi alanına geri dönmüştür ama insanların giydikleri herhangi bir şeyi bu kadar hararetle savunduğuna ben şahit olmamıştım şimdiye kadar.

Ben saat kullanmıyordum, özel bir sebebi yoktu ihtiyaç hissetmedim. Ama artık bilmiyorum, sanırım bu iş biraz daha kızışırsa kolumda saatle gezmeye utanıp bile isteye takmayan birine evrilebilirim :D Saat muhabbetleri cidden biraz tuhaf olmaya başladı.
0
akhenaten
(01.03.25)
aklımın ucundan geçmedi şimdiye kadar. zengin olursam takarım anca.
0
nothing in my way
(02.03.25)
hosuna giden seviyodur falan da ciddi miktarda fakirin saat fetisi var.

iki aya nisanlanacagim. to be nisanlimin tarafi tutturdu saat alacagiz nasil bir sey istersin vs vs. galaxy watch ultra alin bari dedim ters ters baktilar.

simdi durduk yere mecburen bir sure takacagim bir saate 30-50 bin tl verilecek.


zaten tum gun ekranlarin basindayiz her kosede saat var. bir anlam goremiyorum ben. saatimi de sadece kosarken/yuzerken vs. takarim ki telefonumu yanima almaya gerek kalmadan muzik dinleyebileyim.
0
aguen
(02.03.25)
2000 senesinde ilk cep telefonum olduğunda "artık bunun işlevi kalmadi" diyip çıkardim ve bir daha da takmadim.

Meğer hakkımda neler diyorlarmis :)
0
makbur
(02.03.25)
bir saat manyagi olarak saat takmayan insani elestirmiyorum, kucumsemiyorum.

yani bizim insanimiz banane demeyi ogrenemiyor bir turlu.
0
baldur2
(02.03.25)
elin ağzı torba değil ki büzesin.

saat takarım. koleksiyonum var.
takmayanlar umrumda değil. takanlar da umrumda değil.

birileri saat takanı beğeniyor veya beğenmiyor olabilir, bu da umrumda değil.
0
tabudeviren
(02.03.25)
Moda diye spor salonunda yanında damacana taşıyan adamların taktığı şeyden mi bahsediyoruz?

'Kapitalizmin kendisine köle edindiği canlı çeşidinin kafa yapısı nasıl çalışıyor?' konulu çalışmanın hedef kitlesi bunlar.

eksisozluk.com
0
Mirket
(02.03.25)
Saat bir erkeğin takabileceği tek aksesuar olarak görüldüğünden böyle bir önyargı var ama bu devirde manasız. Her tarafımız saat dolu zaten, aksesuardan başka bir anlamı kalmadı günümüzde.
0
halitkin
(02.03.25)
Dürümcünün işlettiği sözlük, ne zamandır referans noktası oldu! İsteyen saat takar; isteyen saat takmaz. Saat satıcılarının son günlerdeki lobicilik faaliyetlerini anlamıyor değiliz. Her yerde bir reklam, yoksunluk hissi verme çabaları. Bu krizde bir saate 20 bin verecek değiliz. Altın alırım daha iyi.
0
lebenlius
(02.03.25)
garmin, suunto, gshock veya akıllı saatler dışında tek görevi saati göstermek olan saate para vermek en hafif tabirle israflıktır.
amaç saate bakmaksa casio f91den başka saate para verilmez.
0
my fault
(02.03.25)
takilmasi gerektigi konusunda holiganlik yapanlar bu isi "erkeklige" dayandiranlar. yani erkek adam sunu yapar mi, bunu yapmaz mi motivasyonuyla bu sekilde yobazca duygu ve dusuncelere sahipler, bunlar da davranislarina yansiyor. yoksa sizin soylediginiz gibi zamani belirleme amaciyla bir alakasi yok, hatta bence estetikle bile bir alakasi yok (estetik degil demiyorum).
0
Sour
(02.03.25)
Bir insanın saat takıp takmamasından kişiliğine dair herhangi bir yorum yapmam. Böyle yargılamak tuhaf geldi.
0
asteriks
(02.03.25)
(9)

Avrupa çok iyi gidiyor

michael_knight
ABD, Çin, Rusya. Üçü için de işlerin çok iyi gittiği veya çok kötü gittiğine dair fikirler gördüm makaleler okudum (tiktok izledim yani)Avrupa için sadece kötü senaryolar gördüm. Yalan da olsa Avrupa’nın çok iyi gittiği. Hatta dünya hakimi olacağına dair bir teori, fikir varsa yazar mısınız?Link de
ABD, Çin, Rusya. Üçü için de işlerin çok iyi gittiği veya çok kötü gittiğine dair fikirler gördüm makaleler okudum (tiktok izledim yani)
Avrupa için sadece kötü senaryolar gördüm.

Yalan da olsa Avrupa’nın çok iyi gittiği. Hatta dünya hakimi olacağına dair bir teori, fikir varsa yazar mısınız?
Link de olur.
Uydursanız da olur.
0
michael_knight
(01.03.25)
"Uydursanız da olur." dediniz diye yazmadan gecemedim. :) Turkiye'de sosyal medyada takilarak Avrupa’nın çok iyi gittiği yonunde tonla teori, fikir ve benzeri seyler bulabilirsiniz. Ozellikle aramaniza gerek yok, oyle keyfi bakin saga sola kisa surede denk gelirsiniz.
0
mbond
(01.03.25)
Öyle bir şey yok.
Çünkü Avrupa'da gerçek manada lider ve sorunun çözümü manasında bir uygulama da yok.

ABD, Trump eliyle bazı anlaşma ve kurumlardan geri çekiliyor, dolar musluklarını da kapatıyor.
Askeri açıdan da telaş halindeler.
Türkiye ile diplomasileri sıklaşacaktır.
0
diyecevaplandı
(01.03.25)
Abi sana tavsiyem sosyal medyada vs çok takılma. Bunu ben Fransa'nın bütçe dönemi yaptım, saçma pesimist bir havaya büründüm.
Pozitif fikirler ariyorsan reddit yurop ve europe bakabilirsin.
Avrupa tek bir ülke olmadığı için tabi farklı böyle haberler.
Benim sana tavsiyem tiktoktan uzak dur Lüksemburg'da takıl, savaş çıkmadığı sürece sorun olmayacak.
0
logisticsmanager
(01.03.25)
Adam üzerime gerçek veya gerçek dışı şeyler atın okuyayım izleyeyim demiş. Belli ki keyif alıyor. Boş yapacağınıza biliyorsanız atıverin işte. Ona bakma, bunu okuma şunu izleme demek çok saçma.
0
Shepard
(01.03.25)
Militarist kafadaki avrupalılar belki şu anki süreçten memnun olabilirler :)

zelenskiy trump olayında avrupanın zelenskiy tarafında durması ab'nin abd ile ipleri koparacağı bir gelecek çiziyor. bu da avrupanın tekrar silahlanması ve ordu kurması anlamına geliyor. (gerçi abd devlet vizyonunun bir şekilde buna izin vereceğini sanmıyorum trump'a bir müdahale gelecektir bir yerden sonra gibi geliyor bana)

millet avrupa ile dalga geçiyor yok lgbti yok pembe adamlar vs diye de, bu adamların 2. dünya savaşında sahip oldukları teknolojiye biz hala sahip değiliz. 20 senedir bir altay tankına motor bulamadık, keza motorsuz (!) bir savaş uçağı hayalimiz var..

avrupa halen daha yüksek teknolojik ürünler üreten yapan bulan keşfeden bir organizma. 80 yıldır da uykuda olan bir savaş canavarı. şimdi avrupa halkı savaşmaz ki asimile edildi vs diyecekler olacaktır..

türkiye'de 100 sene önce büyük bir devrim oldu. bu devrim türk halkını değiştirip geliştirip dünyadaki gelişmelere, bilime vs ayak uydurmasını amaçladı. halkın bir kısmı evet değişti ama büyük bir kısmı halen daha elinde kutsal kitapla miting yapan bir adamla kendinden geçen, dinle masallarla uyutulan, osmanlı'daki fakir bırakılmış cahil okuma yazma bilmeyen yobaz kafanın devamı.

avrupada da bu böyle aslında. halkın bir kısmı değişti, ama önemli bir bölümü belirli imkanlar oluştuğu takdirde tekrar o ırkçı, dinci, militarist vs kafalara girecek pozisyonda ki yükselen sağ ile bunu gözlemliyoruz zaten.

bu tarz değişimler dönüşümler -ki umarım olmaz, olan yine türkiye'ye olur :)- o kadar hızlı olur ki, bir de bakmışsınız 3. dünya savaşı başlamış.

--alternatif bir senaryo :)--
0
makbur
(01.03.25)
avrupa için işler kötüye gidiyor ve çok daha kötüye gidecek. bunun emarleri çoktandır vardı ama trump'ın seçilmesiyle artık kaçınılmaz oldu. abd başkan yardımcısı vance'in münih güvenlik konferansında yaptığı konuşmayı bir milad kabul ediyorum, sizin de izlemenizi tavsiye ederim, avrupalı katılımcıların yüzündeki dehşeti görmemek imkansız. sol lib rüzgarlarının estiği o devir kapandı artık.

dün zelenski'nin trump tarafından oval ofiste 4k çözünürlükte aşağılanmasının ardından abd ve ab arasındaki kopuş daha çok hızlanacak. ukrayna'daki savaşın uzaması ab'nin işine geliyordu ama artık abd'nin desteğini sürdüreceğine ve zelenski'nin geri adım atmadan o koltukta daha fazla oturacağına inanmıyorum. ya abd'nin koşullarını kabul edip ateşkese evet diyecek ve bir miktar toprağı rusya'ya vermeyi kabul edecek, ya da yerine başkası gelecek ve bunları yapacak. her halükarda ab bu işten zararla çıkacak. trump'ın bu süreci şekillendirmesinin sebebinin çin'e karşı rusya'yla ilişkileri güçlendirme çabası olarak yorumlayanlar gördüm ama o kadarını bilmiyorum. doğruysa ab için yine büyük zarar.

bunun dışında avrupa'nın göç şaklabanlığı yüzünden seçimlerde yaşanan tepki oyları ab'de korku yaratmaya başladı. en mülteci-friendly partilerin bile artık seçimlerden önce "koalisyon ortağı olacaksak göçü durdurmaya yönelik kararların alınması şart" demeye başladılar. çok yakında almanya'da afd'siz koalisyon kurulamayacak günleri de görürüz.

yukarda da avrupa için ordu mordu denmiş kahkaha attım, bu pembe götlülerden bunu bekleyenlere anca gülünür. her şey teknoloji değil adamlarda savaşacak asker yok ve bulamayacaklar da. benim korkum türkiye için ab üyeliğini gündeme getirip sahaya bizi sürmeleri. geçen hafta da bunun işaretleri gözükmeye başladı. umarım böyle aptalca bir maceraya girmeyiz yoksa sonumuz ukrayna gibi olur.
0
beatbox yapan metalci
(01.03.25)
Bu arada bunu da paylaşmak istedim, smarter every day abinin mevcut sosyal medyanın ve özellikle bu tarz siyasi/savaş dönemlerinde bu tarz platformlarin durumu hakkında bir analizi;
x.com
0
logisticsmanager
(01.03.25)
10 senedir avrupa'da yasiyorum. acik soyleyeyim, abd'den kopusun avrupa'nin isine yarayacagini dusunuyorum. turk insani avrupa'yi anlayamiyor bence. aklindaki guclu ulke profilini cogunlukla paraya ve teknolojiye dayandiriyor, medeniyet, ozgurluk, insan haklari vs. hic umrunda degil. abd bu konularda avrupa'nin yanina bile yaklasamaz. abd ve cin gibi ulkeler teknoloji gelistirir, ama bilim uretmez, yani uygulamali bilimlerle ilgilenirler, temel bilimlerle degil. kesfi avrupa yapar, abd bunun uzerine teknoloji kurar, cin bu teknolojinin fiyatini dusurup performansini artirir. simdi avrupa'nin onunde daha girisimci bir toplum olusturmak icin bir firsat var. keza bence bu olmasa bile avrupa, abd'den cok daha ustun yukarida saydigim konularda.
0
Sour
(02.03.25)
avrupanin sorunlari structural. o yüzden degismesi zor. demokrasi olarak cok ilerideler tabii ki ama ekonomik anlamda cok gerileyecekler ileriki sürecte. ukrayna, coronadan vs önce de öyleydi.

sahlanacak olan yerler asya. abd de gerilemez bence. avrupa ileride su anda sahip oldugu prosperity yi yitirecek büyük ihtimalle.

o yüzden öyle bir teori yok :)
0
sonsuz
(02.03.25)
(4)

michael jordan guruları

makbur
jordan pis işlere bulaşmış mı? (bahis mafyası vs)last dance belgeselini izliyordum, olaylar öyle üst üste denk geliyor ki; bahis soruşturması, babasının öldürülmesi ve jordan'ın prime döneminde pat diye emekliliği.ortalama ve sıradan bir türk insanı olarak aklıma direkt komplo teorileri geliyor :) b
jordan pis işlere bulaşmış mı? (bahis mafyası vs)

last dance belgeselini izliyordum, olaylar öyle üst üste denk geliyor ki; bahis soruşturması, babasının öldürülmesi ve jordan'ın prime döneminde pat diye emekliliği.

ortalama ve sıradan bir türk insanı olarak aklıma direkt komplo teorileri geliyor :) bu olayların hepsi peşi sıra denk mi gelmiş yoksa hakikatten bu adam bazı şeylere bulaşmış ve çıkamamış mı?

yeğenim bunlar çok uzun mevzular al buradan oku derseniz vereceğiniz linklere vs de bakabilirim.
0
makbur
(27.02.25)
Guru değilim ama mj'nin hayatını az çok biliyorum. Aslında emekliliğinde babasının ölümü sonrası psikolojisi oldukça etkili. Aşırı disiplinli biri mj. Bu karakterde birinin pis işlere bulaştığını sanmıyorum. Yoğun beklenti, hep odakta olma, babasının ölümü derken bir de Aslında o süreçte oyunu da zayıflıyor ve emekli oluyor. O ara beyzbola geçiyor, ama orada da başarılı olamayıp tekrar nba'ye dönüyor. Dönse de benim hatırladığım eskisi kadar başarılı olamıyor ve 2002-2003 gibi bir all star maçı sonrası basketi bırakıyor. O son maçlara bakarsan artık ortalama bir basketbol oyuncusu olduğunu görürsün ve bence bir efsane için en iyi zamanda bırakıp daha fazla düşmeye izin vermiyor. Dolayısıyla bahsettiğin prime dönemde emeklilik konusunu anlamadım. Bulls da mj de düşüşteydi basketbolu bıraktığında.
0
prole
(27.02.25)
The Last Dance bir belgesel değil, görsel bir otobiyografi. İzlediğiniz şeyin yapımcısı Jordan'ın kendisi. Bu nedenle kafanıza takılan sorular için The Last Dance dışındaki yapımları izlemeniz ve makaleleri okumanız lazım.

Kaan Kural'ın (bence kendisi Türkiye'de NBA otoritelerinden biridir) Socrates Youtube kanalında The Last Dance hakkında videoları var, bence oraya bakmanızda yarar var. Ben izleyeli 5 seneye yakın oldu, detaylarını unuttum ama bu konulara değiniyor diye hatırlıyorum.

Bu arada son 5-10 yıldır, belki biraz daha uzun zamandır belgesel olmayan, hatta belgesel olmanın yanından bile geçmeyen, yapımcılığını yani maddi kısmını anlatılan kişinin yaptığı yapımlara belgesel denilmesi diye bir hastalık peydah oldu. Belgeseli belgeselci denen, uzmanlık alanı belgesel olan, kişiler ve belgelerin mümkün olan en fazlasına ulaşıp, yaşananları mümkün olan herkese sorup, ardından olayı kendi süzgecinden geçirirken tarafsız bir şekilde anlatmaya çalışıp, kararı seyirciye bırakan kişiler yapar. Yaptıkları bu işe ise belgesel denir. Günümüzde otobiyografinin görselleştirilmiş haline belgesel demeye başladılar. Ben böyle bir Türkçe bilmiyorum şahsen. Bu nedenle belgesel denen şeylere dikkatle yaklaşmak gerekiyor.
0
10551037
(27.02.25)
@prole

anladığım kadarıyla jordan 2 kere bırakıp dönüyor, ilki babasının öldüğü 93 sezonu sonu -sonrasında beyzbola başlıyor- dönüp 96-97-98 üç şampiyonluk daha alıyor (anladığım kadarıyla yine en iyisi) sonra yine emekli oluyor ve 2000'de sanırım washington wizards ile tekrar başlıyor, kötü oynadığı diye belirttiğiniz aralık o dönem sanırım)


@10551037

yapımcının jordan olduğunu bilmiyordum dikkat etmemiştim. bu bilgi de aslında jordan'ın narsist kişiliğini daha da perçinliyor anladığım kadarıyla :))

"belgesel" hakkında yazdıklarınıza da katılıyorum.

cevaplar için teşekkür ederim.
0
🌸makbur
(27.02.25)
@10551037 +1

mj hakkında türkiye de en bilir kişi olacak adam kaan kuraldır. onu dinlemek lazım.

mj düşüş döneminde nba yönetimi olaylara dahil oldu. yani karanlık dönemle ilgili bir sürü bilinmez var. mj çok iyi bir basketbolculu olabilir ama kişilik olarak egoist ve çok işe yaramaz biri olduğunu yorumculardan dinledim. mj iyi yönetilmiş bir kariye eğer devam etseydi bu kadar efsane olmayabilir belki. yapımcısı fatih terim olan belgeselle mj olan belgesel arasında ne fark olabilir ki?
0
mikahakkinen
(28.02.25)
(2)

Kitap PDF’i nereden bulabilirim?

substituent
manufacturing processes for engineering materials 6th Lazım bana. Google/yandex/libgen tavaf ettim alayı scam. Bi 100 sayfalık PDF var ama kitabın onda biri. Bakmamı önereceğiniz başka yer var mı?Teşekkürler!
manufacturing processes for engineering materials 6th

Lazım bana. Google/yandex/libgen tavaf ettim alayı scam. Bi 100 sayfalık PDF var ama kitabın onda biri. Bakmamı önereceğiniz başka yer var mı?

Teşekkürler!
0
substituent
(24.02.25)
beatbox yapan metalci
(24.02.25)
www.pdfdrive.com

Vpn'le açabilirsiniz. Vpn yoksa;

www.datatech.icu

Buraya linki girip açabilirsiniz.
0
makbur
(25.02.25)
(18)

İmamoğlu'nun gündemi...

erdoyil
Baştan söyliyeyim bir gerginlik çıkarmak değil niyetim. Aklıma takılan şöyle bir durum var... Aslında birkaç yıldır izlediğim bir durum. Ekrem İmamoğlu İBB başkanı. Yani sıfatı ve statüsü bu. Fakat birkaç yıldır cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi bir gündemle duyuyoruz adını. İstanbulda yaşayan bir bire
Baştan söyliyeyim bir gerginlik çıkarmak değil niyetim. Aklıma takılan şöyle bir durum var... Aslında birkaç yıldır izlediğim bir durum. Ekrem İmamoğlu İBB başkanı. Yani sıfatı ve statüsü bu. Fakat birkaç yıldır cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi bir gündemle duyuyoruz adını. İstanbulda yaşayan bir birey olarak yaşadığım şehrin belediye başkanının asli görevi dışında bir gündemin içinde olması beni rahatsız ediyor. Bu gündemle ilgili herhangi bir şeye rastladığımda iç sesim şöyle diyor: Biz seni istanbula belediye başkanı olarak seçtik. Kazandığın hizmet dönemi içinde görevini layıkıyla yapmaya çalışırsın. Bu görevde ortaya koyacağın her türlü başarı zaten senin hanene artı puandır. Ve belediye başkanlığı hizmet süren dolduğunda eğer talip isen başka görevlere adaylığını ilan edersin. İmamoğlu halihazırda resmen taşıdığı belediye başkanlığından daha çok afaki cumhurbaşkanlığı ile gündemde. Daha net bir soru sorayım. Siyaseti az çok bilenler takdir edeceklerdir. Cumhurbaşkanlığına aday olan bir insanın bütün motivasyonu cumhurbaşkanlığı süreci olup bu durum asli görevini ikinci plana atmayacak mıdır? Devletler sıkletinde bir şehrin belediye başkanlığı böyle ikircikli bir durumu kaldırır mı? Ben şuna eminim. Şu saat itibariyle o makamın tek ama tek gündemi doğal olarak cumhurbaşkanlığıdır. Cumhurbaşkanlığına talip olmak ister istemez yoğun bir mesai getirecektir. Ben bu durumun istanbul için bir ihmalkarlık olacağı/olduğu kanaatindeyim. Sizin de görüşlerinizi almak isterim.
0
erdoyil
(23.02.25)
Abi İsveç'te ne bileyim İsviçre'de falan yaşasan anlarım da Türkiye gibi rezalet bir ülkede bu dert bence biraz sonda kalan leylek yani.

Şu an Türkiye'ye gereken bıyıklilardan kurtulmak mi yoksa istanbul'un iyi belediyeciliği mi?

Yani dediğim gibi senin derdin batı avrupa falan derdi. Ağzını acarsan iceri atıldığını ülkede bence bu tarz dertleri kenara atıp ülke geleceğini düşünmek daha önemli.

Senin galiba istediğin imamoglu istifa etsin öyle denesin ya da aday olmasin, ne olursa olsun ama istanbul belediyeciligi iyi olsun.
Bu ikisini de biyiklilar koşarak kabul eder, onların da istediği bu zaten.

Bu arada hayatımda mevcut işini bırakıp aday olan bir insan evladina Avrupa'da da rast gelmedim, umursayan halka da rast gelmedim. Seçildiği zaman ikisini de yapmasin desek anlarim da aday olacak kişiye "belediyecilik bitsin öyle aday ol" demek biraz genel işleyişin nasıl olduğunu bilmemek olur bence.
0
logisticsmanager
(23.02.25)
100 yil once yasasaydiniz niye Mustafa Kemal Milli Mucadele'yi baslatiyor ya, padisahin verdigi makami, gorevi en iyi sekilde yerine getirsin. Mustafa Kemal'in gundemi bu olmamali, Mustafa Kemal kim vatani kurtarmak kim diyordu muhtemelen:) Ha Imamoglu - Ataturk benzetmesi abarti olabilir ama o zamanki Osmanli'dan pek bir farki oldugunu dusunmuyorum mevcut Turkiye Cumhuriyeti'nin
0
speedy
(23.02.25)
Seni rahatsız eden bu değil bence :)

Ne güzel yaşadığın şehir değil yaşadığın ülke için cabalaniyor işte. Ülke için iyi şeyler olursa İstanbul da dışında kalmaz. İçini ferah tut

Ben hiç rahatsız olmazdim. "Vay be öyle bir adam secmisiz ki birak bir şehri, ülkeyi yönetme potansiyeli olan biri, vuv" derdim
0
abuzer
(23.02.25)
Aktoller duyuruya zıplamış
0
HellKeePer
(23.02.25)
İmamoğlu İstanbul belediye başkanı adayıyken Akp 12 bakanı seçimde İstanbul'a neden yolladı, bu sorunun cevabı aynı zamanda senin soruna da cevap.

İşiniz gücünüz trollük.
0
blue rebel motorcycle club
(23.02.25)
Ülkenin durumunu eleştirmeyip İBB için tasalanmak:) evet güzel deneme vitaminsiz faho'nun askeri
0
temmuz pulu
(23.02.25)
ne güzel iş senin gibi düşünmeyeni hemen trollükle yaftalamak. aynı akp kafası onlarda kendine karşı çıkanı hemen fetoculukla, teröristlikle suçuluyordu. bir birinizden farkınız yok.

imamoğluda erdoğan gibi bir güç tarafından cumhurbaşkanlığına hazırlandı parlatılıp ileri sürüldü. 90larda aynı erdoğan ileri atılda önce belediye başkanı yapıldı. amerikalara davet edildi. masalarda yer verildi. ardından faziletten yenilikçi kanat diye öne çıkartıp ayırdılar. ülkenin yeni lideri demeye başladılar. ardından başbakanlık ve bop eş başkanlığı. görevlerini yerine getirdi ve sırasını devretme vakti geldi.
imamoğlu 2009a kadar ortada yokken chp ile hiç bir ilgisi yokken bir anda önce ilçe başkanı ardından da belediye başkanı yapılıyor. istanbulda hiç kimse tanımazken parlatılıp büyükşehir belediye adayı yapılıyor. daha da öncesi varmış görüyoruz usulsüz diplomayla yıllar önceden planın içine dahil ediliyor.
o yüzden imamoğlunun derdi belediye başkanlığı değil hiç olmadı. en başından beri cumhurbaşkanlığı.
0
my fault
(23.02.25)
Kanka ABD'de de başkanlar 2. dönem başkan seçilebilmek için son 2 senesini tamamen reklama bağış toplamaya eyalet eyalet dolaşıp oy toplamaya çalışıyor ama o arada koca ülkeyi bi şekilde idare ediliyor, İBB de öyle olur merak etme sen.
0
Bir ben var benden şurada
(23.02.25)
Ülke freni patlamış kamyon gibi uçuruma giderken sürekli İbb başkanını gündem yaparak eleştirmek ciğersizliktir, trollüktür, hainliktir.
0
HellKeePer
(23.02.25)
malum şahıs aynı konumdayken daha fazlasını yapıyordu. hm mensubu olduğu partinin başına geçmeye hem yeni bir parti kurmaya hem de dış güçlerle istaşarelerde bulunuyordu. içte de tüm tarikat mensupları ile alt yapısını yapıyordu. ekonun hareketlerini 5 ile çarp yani.
0
ground
(23.02.25)
Bu mantıkla örneğin mevcut cumhurbaşkanı yeniden aday olursa kendini seçime vereceği için ülkeyi iyi yönetemez
0
sonhakan
(23.02.25)
türkiye bittikten sonra senin çöpün zamanında alınıyor diye mutlu mu olacaksın? bu mudur beklentin?

asıl soru şu; bir belediye başkanı ile niye bu kadar uğraşıyorlar? seçimde niye bütün bakanlar kurulu istanbulda sokak sokak geziyordu? aday olmasından niye bu kadar korkuyorlar?

sen de aday olmasından korkuyorsan mevcut düzenden memnunsun demektir. korkmuyorsan, ülkesi için kaygılanıp sorunlardan kurtarmak için bu düzene savaş açmış olması seni rahatsız etmez.
0
ilgeru
(23.02.25)
@my fault

"ülkenin yeni lideri demeye başladılar. ardından başbakanlık ve bop eş başkanlığı. görevlerini yerine getirdi ve sırasını devretme vakti geldi."

sevgili dostum my fault, malum şahıs şimdi neleri yapmıyor ya da "kimlerin karşısında dimdik duruyor" :) da, şahsımı alıp yerine eko'yu getirmek istiyorlar.

noldu yani reyis israil'e karşı geldi, yunanistan'ın dibimizde silahlanmasına mani oldu ya da planlı organize mültei göçü ile türkiye'nin asimilasyonu karşısında dimdik durdu da mı artık reis'in sırası geçti indirmek istiyorlar :))
0
makbur
(23.02.25)
@my fault + 1
0
Mirket
(23.02.25)
@makbur devir genç, popülist liderler devri(Milei, zelensky). yoksa malum şahıs görevini fazlasıyla yaptı.
ayrıca "bakın malum şahıs baskıcıydı imamoğlu geldi halkı özgürleştirdi" gibi söylemleri pazarlamayıda çok severler.
0
my fault
(23.02.25)
2019 ikinci seçim ve 2024 seçimlerinde insanlar zaten tamamen bu maksatla oy attılar. yani oy verenler bunun farkındalar. senden anladığım sen imamoğlu'na oy vermemişsin. oy verenlerin böyle bir derdi yok.
0
paintov
(23.02.25)
troller ile muhalefete muhalif olan dut yapraklarını üst üste koyarak ekrem başkanı ülkenin başına getireceğiz :)
0
ditu
(23.02.25)
iyi güzel de ülkenin en muktedir ama sorumsuz kişisinin İmamoğlu hakkında, topal ördek, devlet bizde, onu çalıştırmayız demesine.. Devlet bankalarının adama kredi vermemesini, bakanların yurtdışından bulunan kredilere imza koymayıp engellemiaini Savcıların adam ağzını açsa soruşturma ve dava açmasını dert etme. Adamın can havliyle cb adayı olmasını dert et. Çok mantıklı ve adil.
0
parka
(23.02.25)
(3)

Neden bataryaları 3-4 e bölüp hızlı şarj etmiyorlar?

ya ben lan neyse
soru saçma olabilir, ben anlamak için soruyorum.mesela elektrikli arabalarda tam dolum 1 saatte oluyorsabataryayı kapasite olarak 2 eşit parçaya bölseler, 2 bataryaya da 2 ayrı sarj soketi taksalar tam doluma yarım saatte ulaşamazlar mı? engel nedir?
soru saçma olabilir, ben anlamak için soruyorum.

mesela elektrikli arabalarda tam dolum 1 saatte oluyorsa

bataryayı kapasite olarak 2 eşit parçaya bölseler, 2 bataryaya da 2 ayrı sarj soketi taksalar tam doluma yarım saatte ulaşamazlar mı? engel nedir?
0
ya ben lan neyse
(22.02.25)
Elektrikli arabalarda da aslında bildiğimiz silindir şarj edilebilir Lion piller kullanılıyor

www.google.com.tr

Bu pillerden bin civarı bir sayıda arabanın zemininde hücreler oluşturacak şekilde yerleştiriliyor. Her hücre atıyorum 50-100 sayıda bu pili içeriyor, 10-15 civarı hücre de bataryanin bütününü oluşturuyor. (Bu sayıların hepsi tahmini tabi markalara modellere göre değişiklik gösterir ama genel mantık bu)

Pillerin sarj işlemi daha karışık. Hiç eski laptop bataryası soktunuz mu bilmiyorum, orda da batarya içinden 6-10 arası Lion pil çıkar. Bunların bir kısmı seri bağlıdır (seri-paralel bağlantı) seri bağlanan pillerden her pili sarj etmek için Pillerin arti kutuplarina farklı farklı volt değerleri gider (bu şarj sisteminin bir adı vardı ama unuttum)

Yani ozetle zaten çok karışık bir iş bu Pillerin bağlantıları ve şarj islemleri; ve binlerce parçadan oluşuyorlar..
0
makbur
(22.02.25)
Elektrik kaynagi 2 ayri soketten de 1 sokete verdigi gucu verebilecekse olur tabi. Ama zaten o durumda da 2 soketten 1X + 1X verecegine tek soketten tum gucu olan 2X verir, gene ayni surede sarj eder.
0
sertac akin
(22.02.25)
pil = havuz
duvara gelen elektrik = ana tesisat
duvardaki her priz = birer musluk

ana tesisattan saatte 1 m3 su geliyor. duvara iki musluk takarsanız ikisinden de birer m3 su akmaz. 500er litre su akar. 4 tane olursa 250şer litre su akar. ana tesisata gelen su miktarını arttırmadığın sürece havuz daha hızlı dolmayacak.

aynı miktarda su için birden fazla musluk kullanmak mantıklı değil. ne kadar fazla ekipman, o kadar çok bozulacak şey.
0
co2s2
(22.02.25)
(10)

Beşiktaşlılarr Gs-Fb maçında kimi tutar?

sonhakan
Önümüzdeki maç için sormuyorum. Genel olarak
Önümüzdeki maç için sormuyorum. Genel olarak
0
sonhakan
(20.02.25)
Genelde fener. Şenol-vitor zamanı hariç bjk-fb gerginliği hatırlamıyorum zaten
0
avatar is back
(21.02.25)
uefa'da ismi "şikeciler" başlığında olan, başkanı fetö sponsoru, 2. başkanı adnan oktar'ın kediciği olan bir takımı tutacaklarını zannetmiyorum. Yiyin birbirinizi modunda olurlar.
0
ilgeru
(21.02.25)
Besiktaslilar harici herkes yazmış :)

Takip etmeyi bırakalı çok oldu ama futbolu en takip ettigim dönemlerimde bile fb gs maçları zerre umrumda olmamıştır, çünkü çok kötü maçlar oluyor.

Bunda Digitürk'un payının büyük olduğunu düşünüyorum. 2000'li yılların başından itibaren yok "dunya derbisi" yok el sikko vs tadında luzumsuz ve hak etmedigi bir statüye soktular bu maçları, ortamı bilinçli olarak acayip gerdiler gerek reyting gerek pazarlama için ama alın işte gelinen nokta ortada:)

Bana gs hep antipatik gelmiştir (Ergün Gürsoy - doğan marka otomobiller) ama fenerbahçe de sütten çıkmış ak kaşık değil :)

Özellikle aziz Yıldırım döneminde saracoglunda lugano'lar lucianolar rakiplerini tekme tokat döver hakemlerin gibi cikmazdi.

Lugano'nun oguzhan'i yerde hakemin gözünün önünde cigneyip faul bile almadığı sahne gözümün önünde hala. Mesela bu dönemlerde fb daha antipatik geliyordu.

Ama bu seneki gs bjk maçını da izledim. Takip etmeyen halimle ben bile sinirlendim. Gs diğer maçlarda da böyleyse Gs'ye olan antipatiyi anlayabiliyorum :)

Ama bahsettigim bu dönemsel antipatilere rağmen gerçekten hiçbir zaman "şu galip gelse keske" tribine girmemisimdir hiçbir zaman. (Bize yarayan skor vs hariç tabi)
0
makbur
(21.02.25)
Futbol ile olan alakam, Donald Trump'in dubai cikolatasi ile olan alakasi kadar ama her durumda ölümüne Fenerbahçe'yi savunurum.
0
feastofthedamned
(21.02.25)
beşiktaşlılar genelde gsyı tutar ama şu son muabbetlerden sonra gsya kıl olan çok.
0
mikahakkinen
(21.02.25)
İkisinin de... Ortalık karışsın diye bekliyorum
0
HellKeePer
(21.02.25)
gs nefretim fener nefretimin önünde. maç berabere giderken olaylar çıkar dünyaya rezil oluruz umarım
0
temmuz pulu
(21.02.25)
Eğer şampiyonluk yarışındaysak hangisi işimize gelirse onu destekliyorum.

Ancak iddiamız olmadıgımız zamanlarda gs' yi destekliyorum. Çünkü kupa sayısında gs zaten arayı açtı. Ancak fb ile kafa kafayayız. 2-3 kupa öndeyiz. Fb' nin bizi yakalamasını istemem. Ayrıca 11 senedir şampiyon olamıyorlar. İyice olamayıp beter olsunlar. Şenol-Vitor dönemleri dışında fb-bjk kapışmadı deniliyor ama bizim küfürlü bestelerin çoğu fenerbahce' ye. Şahsen ben 2004' ten bu yana takip ederim. 2020' lere kadar fb nefreti daha ağır basardı.
0
camlicagazoz
(21.02.25)
Bu arada beşiktaşın gs'yi desteklemesi normal bir olay aslında çünkü türkiyede uzun zamanlar gerçek derbi maçı fenerbahçe-beşiktaş derbisiydi, en çok ilgiyi çeken en çekişmeli maçlar bunlardı, sonradan fetönün palazlanmasıyla gs'yi iteleyip fenerbahçe-gs derbisini en büyük derbiymiş gibi pazarladılar ama öyle bir şey yok gs normalde çok uzun zaman kimsenin iplemediği bir takımdı suni olarak popüler hale getirildi.
0
Bir ben var benden şurada
(21.02.25)
normalde sonuç bjk'ye yaramıyorsa ikisini de tutmazlar. ama son yıllarda bir kısım taraftarda suni bir gs düşmanlığı oldu. suni dememin sebebi de bjk-fb rekabeti gs-fb rekabetinden çok daha serttir. çok fazla küfürlü tezahüratlar hep fb'yedir. derbilerde stad basma, şenol güneş'e olanlar, maça çıkmama vs gibi olayları vardır. hatta en son talisca transferinde yaşananlar. eskiden beri fb'ye daha uzaklar bence.
0
paintov
(21.02.25)
(11)

muzik dinleme ve organize etme aliskanliklariniz?

buenosdias
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak. 1. nasil muzik dinlersiniz? ornek cevaplar:-sadece album dinlerim-hazir listelerden giderim-kendi listem disina cikmam-sanatci acarim o calar-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.vs..2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?-favorile
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak.

1. nasil muzik dinlersiniz?

ornek cevaplar:
-sadece album dinlerim
-hazir listelerden giderim
-kendi listem disina cikmam
-sanatci acarim o calar
-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.
vs..

2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?
-favorilere ekler gecerim
-bir suru listem var. (moduma gore, muzik turune gore vs..)
-saklamam. surekli kesif yaparim

vs..

her biri icin detayli cevap verirseniz sevinirim.
0
buenosdias
(19.02.25)
youtubedan karşıma çıkan kafama göre olanı seçer kalanı karışık dinlerim kendi çalar gider
0
basond
(19.02.25)
Sıklıkla kendi listelerimi dinlerim ama arada mix'leri dinleyip oradan yakaladığım şarkıları kendi listeme ekleyerek listeyi genişletirim.

Radyodan nefret ederim.

Podcast dinlemeye bu sene başladım, dinlemediğim dönemlerde çok şey kaçırdığımı fark ettim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.25)
Kısa cevap ruh halime göre değişiyor.
Uzun cevap:
1 için, bazen yeni ve güzel bir grup kesfettigimde kronolojik sıraya göre tüm diskografilerini dinliyorum. Ya da sevdiğim bir grup/sanatçı olunca yeteri kadar tanımıyorum kaygılarını girip ayni şeyi yapabiliyorum.
Yeni muzik kıtlığı yaşadığım zamanlar başkalarının listelerini dinlerim rastgele. Mesela sözlük yazarlarının Spotify listeleri başlığına girip bir sayı seçip ilgili sayfada rastgele bir entry seçip playlistini dinliyorum.


2. Begenilenler, listem var. Ama genel olarak bir sürü listem var. İkindi vakti müzikleri, koşarken, yürürken, geceler temalı:D vs. Keza tür bazlı da var indie, post-rock, tekno, klasik vs.
0
Amaranta ursula
(19.02.25)
1.
- Sonuncusu hariç hepsi. Dinleyerek değil okuyup yazarak öğrenen biri olarak sesli kitap dinleyince hiçbir şey anlamıyorum, dikkatim dağılıp gidiyor, sürekli geri almam gerekiyor. Sevdiğim 1-2 sohbet podcasti var, bir de Harry Potter, Otostopçunun Galaksi Rehberi gibi okuyup bildiğim kitapların sesli kitaplarını bazen temizlik yaparken, yürürken dinliyorum. Radyo dinlemiyorum.
- Klasik müzik, senfonik eserler zaten albüm sırasıyla dinlemeden olmuyor. Bir de eskiden kasetini dinlediğim albümleri baştan sona sırasıyla dinliyorum.
- Özellikle belli bir tür dinlemek istiyorsam Spotify'dan bir şarkının ya da sanatçının radyosunu açıyorum, karışık çalıyor. (Bugün çalışırken canım new wave isteyince the safety dance radyosu açtım, ara sıra Cem Karaca radyosu, la isla bonita radyosu, Britney Spears radyosu gibi şeyler açıyorum.)
- Hem kendi listelerim var, hem takip ettiğim (hazır değil, başka kullanıcıların yaptığı) listeler var.

2. Tek şarkıysa ilgili listeye, albümse at fava.
0
kobuzchu kiz
(19.02.25)
aha tam benlik soru. Sık sık düşünüyorum bunu. O yüzden baya uzun bi cevap olacak.

Kısa özet; genelde loopta bir iki şarkı dinleyip sıkıldıkça yeni şarkılara geçiyorum. Yeni şarkı keşfetmeyi sevmem, playlist yapmam, shuffle kullanmam, spotify/youtube sıradan şarkı göndersin işinden nefret ederim.

1)

%99 bir ya da birkaç şarkıya takarım ve loopta dinlerim. O şarkıdan sıkılınca başka şarkı loop şeklinde giderim. Bazen de bir şarkıcıya/gruba takıp bir müddet sadece onun şarkılarını dinlerim. O yüzden spotify wrapped listemde yıl içinde sadece mart ayında 10 gün dinlediğim bir şarkı ilk 5 yapabiliyor. Sapık gibi günde 200 kez dinlemiş oluyorum çünkü :D

Albüm dinleme olayını yeni yeni kazandım. Ondan önce pek yapmazdım. Spotifyda playlist hazırlayıp paylaşma mevzusu bana tuhaf geliyor. İnsanlar "müthiş playlist hazırladım" diyince kafamda bi şey canlanmıyor yani. Random şarkı dinlemeyi de sevmem, yıllardır shuffle mod kullanmamışımdır ya da ne dinleyeceğimi spotify'a/youtube'a bırakmam. Keşif listelerine de bakmam hiç. Bilmediğim bir şarkıyı dinlemek bana risk geliyor ve sevdiğim biri önermediyse ya da bir yerden kulağıma çalınmadıysa önyargılı oluyorum.

Sanatçı olarak son birkaç ayda Taylor Swift, Billie Eilish, Dua Lipa dinledim. Taylor Swift'i kız arkadaşım sayesinde son bir senede tüm albümlerini dinledim ondan örnek vereyim. Bir albümü ilk dinleyince "aa bu iyiymiş" dediğim şarkıları kafama not alıyorum. Onları ayrı ayrı dinliyorum. İlk dinleyişte tutmadığım şarkılara bir iki şans daha veriyorum. Sonra albümden beğendiklerimi canım çektikçe loopta dinliyorum.

Dua Lipa için de, bir şarkısı youtubeda izlediğim bir videoda denk geldim. Bir müddet o şarkıyı loopta dinledim. Sonra hadi albümdeki diğer şarkılara bakayım diyip onları sırayla dinledim ve beğendiklerimi dinlemeye devam ettim. O albümü sömürünce diğer albümlerine geçtim :D Billie Eilish de benzer oldu. Zaten önceden dinliyordum ama son albüme hiç bakmamıştım. Bir yerde denk gelince hoşuma gitti ve şans vereyim dedim ve bir ay sırf son albümünü dinledim :d ama yani sanatçıyı açayım random çalsın yapmam.

Podcast olarak haftalık takip ettiğim bir podcast serisi var. Onun dışında podcast tarzı youtube içerikleri (Emrah Safa Gürkan mesela oturup konuşuyor, izleme ikinci planda) puzzle yaparken tüketiyorum. Sırf bu yüzden arada "Puzzle yapayım çok içerik birikti" diyebiliyorum. Radyo hiç dinlemem nefret ederim, audiobook iki tane bitirdim şu ana kadar.

2)

Hem 1. sorudaki playlist sorusuna hem de buna cevap vereyim. Spotify Türkiye'ye ilk geldiğinde hesabımı açmıştım ve o zaman iki playlist oluşturdum Yabancı ve Türkçe diye. Sevdiğim şarkıları bu iki playliste ekliyorum. Başka da playlistim yok (bi tane Taylor Swift playlisti açtım kız arkadaşımla ortak hadi bi de o var :d). Tekil dinlediğim şarkıları buraya ekliyorum ama aynı şarkıcıdan peş peşe 5 şarkıdan fazla eklemiyorum o zaman albümden açıp dinliyorum. Yani denge gözetiyorum playlistte.

Keşif yapmayı da sevmediğimi söyledim. Sanırım tüm sorulara upuzun cevap verdim. Hepsini okuyacak olanlardan özür dilerim dsjjds
0
nundu
(19.02.25)
Çocukluktan beri albüm alışkanlığı var (90'larda büyündü)

Hala albüm dinlemeye çalışırım.

Araba aldıktan sonra hayatımda ilk defa playlist yapmaya başladım onlar da tarza göre Rock, 90'lar Türkçe, 00's House diye ayrılıyor. Down ve Up diye de iki listem var modlara göre.

Spotify'ın favori şarkıları listesini özenle düzenlerim ayrıca bir de Mega Best Of diye bir playlistim var oraya da aşırı sevdiklerimi ekliyorum.

Radyo hiç müzik için dinlemedim, ortaokul lise zamanlarında bazı mizah programları için dinlerdim (cenk erdem, muzo vs)

Lisanstan dolayı stream bulunmayan ya da benim için çok çok önemli olan albümleri de kayıpsız cue, flac, wave formatında indirir diskte tutarım.
0
hedep
(19.02.25)
Genelde dinlemeyi sevdiğim müziklere göre hazırlanmış listelerden giderim. Bu listelerde ilgimi çekenleri kendi listeme alırım. Daha sonra da kendi listeme attıklarımın albümlerine gider ve tüm albümü dinlerim. Çok fazla müzisyen takip ettiğim için oradan da bir açılım oluyor. Örneğin takip ettiğim bir davulcu ya da basçı farklı bir projede ya da albümde çaldıysa oralardan da yeni keşifler gelebiliyor. Bu arada gördüğüm kadarıyla radyo pek dinlenmiyor ama bende yeri ayrıdır. çok fazla dinlenesi radyo yok maalesef evet ama radyo 3 yeni keşifler için muazzam bir yer. Akşamları konsept programlar oluyor. Acayip bir arşivleri var. Çok iyi playlistlere denk gelebiliyorsunuz. Norveçte kurulup 3 albüm sonra dağılmış prograsive rock gruplarından, 60'lar 70'ler japon jazz/funk gruplarına kadar başka yerde denk gelme olasılığınız neredeyse olmayan grupları, müzisyenleri tarihçeleri ve acayip nish bilgilerle dinleyebiliyorsunuz. Bu ülke ortalaması düşünüldüğünde inanması güç seviyede kaliteli bir radyo.
0
thracia
(19.02.25)
Müzik dünyasında en nefret ettiğim olay => (bkz: loudness war)

Bu yüzden Spotify da sevmiyorum. 2000 öncesi albümler diğerlerinin yanında sönük kalmasın diye bu albümlerin ya Remaster halleri var ya da kendi limiter'lariyla vs albümün orjinal seviyesini yükseltip bozduklari versiyonlari var.

Sevdiğim albümleri flac olarak arşivlemeye zaten 10-15 sene önce başlamıştım.

Sadece bir şeyler keşfetmek için arada Spotify açıyorum. (Onu da beceremiyor gerci, arkadaşların listelerine falan bakıp buluyorum bir seyler)
0
makbur
(19.02.25)
Youtube veya youtube music'ten istediğim bir şarkıyı açarım, sonraki şarkıyı beğenmezsem geçerim. Youtube çok saçma çalışıyor, metal dinlerken bir sonraki şarkı türk sanat müziği olabiliyor, o yüzden yolda giderken youtube music tercih ediyorum.

Çok hoşuma giden, ilk kez dinlediğim bir şarkı olursa da sonradan ulaşabilmek için ya beğeniyorum, ya da listeye ekliyorum.

Şarkılar tamamen dinlediğim müziğe göre random bir şekilde alakalı olacak şekilde geliyor, 300 veya 400'de bir işte budur diyebileceğim yeni bir parça çıkıyor.
0
kimlanbu
(19.02.25)
Enstrümantal ve soundtrack tercih ediyorum.
İnternet üzerinden radyolardan dinliyorum.
0
pro9it9is9
(19.02.25)
albüm veya sanatçı/grup, mix olacaksa da illaki dinlediğim sanatçı/gruplardan oluşan mix'ler ama yinede otomatik listeleri falan sevmiyorum, saçma sapan geçişler oluyor.

Genelde arkadaş tavsiyesi veya onların paylaştığı instagram postlarından parça hoşuma giderse sanatçı/grupun diğer parçalarına bakıyorum çoğunluğu hoşuma giderse albümü/grubu ekliyorum.

kendi mixlerimi yapmaya da üşeniyorum.
0
selam
(19.02.25)
(5)

39 yaşında metalci tişörtü giyilir mi?

komando kani var bende
Bugün internetteki alışveriş sitelerinde gezerken tişörtlere denk geldim. Tişörtlerin ön yüzünde metalicca, manovar, black sabath yazıyor giyilir mi bu tişörtler eğreti durur mu?
Bugün internetteki alışveriş sitelerinde gezerken tişörtlere denk geldim. Tişörtlerin ön yüzünde metalicca, manovar, black sabath yazıyor giyilir mi bu tişörtler eğreti durur mu?
0
komando kani var bende
(16.02.25)
Eski metalcilerden kim kaldı :) Abuk subuk tişörtleri utanmadan giyebiliyorum, orta parmak çeken rick&morty tişörtüyle veya "tripping" yazan mantarlı tişörtle gezebiliyorum, öneririm. Aynı nesilden birisinde metalci tişörtü görsem gülümser selam verir geçerim.
0
kimlanbu
(16.02.25)
Sen beğendikten sonra elbette giyilir.
0
orient blue
(16.02.25)
Yazın Black Sabbath tekrar toplanıyor ve diğer grupların da katılımıyla bir festival olacak, bunun şerefine patlat bi tişört kendine

cdn-p.smehost.net
0
grimavi
(16.02.25)
Herkesin hayatına kimse karışmaz.
0
makbur
(16.02.25)
linkini atsana biz de alalım.
0
spirit crusher
(16.02.25)
(4)

Başlangıç İçin Elektro Gitar Önerisi

captainimsi
30 yaşından sonra gitara tekrar merak salmış biri olarak -tekrar dediğim lisedeyken 1 ay kursa gitmiştim :)- tekrar gitar alıp kursa gitmeyi düşünüyorum. Benim zamanında 2-3 yıl klasik gitar çalıp elektroya geçmek gibi bir olay vardı ama o aşılmış sanırım, direkt elektrodan başlayabilirsin diyor her
30 yaşından sonra gitara tekrar merak salmış biri olarak -tekrar dediğim lisedeyken 1 ay kursa gitmiştim :)- tekrar gitar alıp kursa gitmeyi düşünüyorum. Benim zamanında 2-3 yıl klasik gitar çalıp elektroya geçmek gibi bir olay vardı ama o aşılmış sanırım, direkt elektrodan başlayabilirsin diyor herkes.

Cort x100, Squier Sonic Stratocaster, Ibanez Grg170D gibi modellere bakıyorum şu an. Önerebileceğiniz gitarlar var mıdır? Tabi çok büyük olmayan evde kullanabileceğim amfiyle beraber.

Bir de bununla beraber bir de klasik alsam ikisinden birden çalışsam daha mı iyi olur acaba?
0
captainimsi
(16.02.25)
Benzer durumdayken ben de bir tık daha pahalı bir ibanez aldım, amfim vardı, gidip güzel de bir efekt prosesör aldım oldukça memnunum.

Amfi olarak 10-15w kendi üzerinde delay, reverb vs gibi efektleri olan bir amfi alırsan ton konusunda sıkıntı yaşamazsın yoksa insanın hevesi kaçıyor.

Bence gitar seçimi güzel, tasarruf etmek için ikinci el temiz bir ibanez alınabilir. İlk aşamada floyd rose'lu gitarlardan uzak durursan iyi olur, tel değiştirmek bile yeni başlayanlar için çok zahmetli.
0
kimlanbu
(16.02.25)
aslında Avrupadan gelen biri getirebilse 100 euroya bile çok iş görecek "Harley Benton" gitarlar var. Thomann müzik Çinde ürettiriyor ama giriş modelleri bile okey, üst modelleri gayet iyi.

Bu arada fiyatı ne bakmadım ama Yamaha Pacifica'lar da iyidir. Cort vb.ne alternatif.
0
nhk ni youkosu
(16.02.25)
ibanez'ler hiç normalde sevmememe rağmen son yıllarda az paraya çok güzel gitarlar yapmaya başladılar. Ibanez Azes serisi gitarlara bi bakın derim.
2001'den beri gitar çalıyorum (çok iddialı olmadan) işim müzisyenlik ve bu model bana evet bu bir gitardır, gayet iş görür dedirtti. Grg'den azıcık daha pahalı ama daha uzun gidecek bi alet. Sabit eşik ve humbucker modeli yine ileriye dönük olarak biraz daha güvenli seçim olur.

Amfi Boss Katana serisi başlangıç için iyidir, Blackstar'ın keza benzer kendinden modellemeli amfileri hoştur. Roland Cube serisi fiyat ve boyutlarına göre enfes amfiler.

Squier iyi hoş ama düşük segmentleri baya kötü çıkabiliyor. vintage vibe falan gibi segmente çıkmak gerekiyor düzgün enstruman için ki onlar da ucuz değil. kenarında köşesinde ufacık bir fender yazısı bile olsa fiyat kopuyor :D

Cort m600 hariç herhangi bi gitarı sevemedim bin yıldır ona bişey diyemem.

~Sürekli bilgisayar başındaysanız ses kartı fena bi opsiyon değil ama herkese önerilecek şey değil bu. Gitarı elinize aldığınızda çalabilmeniz lazım, bi saniye bilgisayarı açayım, amfi simülasyonu açayım vs hele yeni başlayan insan için uğraştırıcı şeyler. Evet pluginler çok güzel ama tactile dokunulan şeyler başlangıçta daha kullanışlı synth'te de amfide de benim fikrim.

Ayrıca o ses kartını aktif bir kabine bağlamamız gerekiyor. Eski müziksetinden, stüdyo monitörüne kadar uzanan bi skala var ama sonuçta bişey almak gerekiyor. 2.1'e falan bağlamak makul bir çözüm değil öyle bi senaryoda 15watt ya da üzeri bir gitar amfisi çok daha makul yine.
0
hedep
(16.02.25)
2-3 ay önce aynı senin yaşlarda yeni baslayan kuzenime şunları aldık;

www.mydukkan.com

Sabit köprülü 2 humbucker'li gayet düzgün bir gitar. 30 yaşından sonra tremolo, Floyd rose köprülü gitar adamı çok ugrastirir gereksiz.

www.hepsiburada.com

Müthiş bir fiyat performans ses kartı. 10 sene önce olsa kesinlikle amfi al derdim ama öyle lambalı gerçek bir amfi almayacaksan roland cube amfi lere falan, hele ki yazılım teknolojisi bu kadar gelismisken açıkçası o paralar verilmez. Evde kalburustu bir pc ya da laptop varsa en güzel secenek ses kartı. Müthiş amfi plug-in leri var, gitar çalmaktan aldığın keyfi çok arttıracaktır.
0
makbur
(16.02.25)
(5)

Köpeklerin toplanmasına karşı olanlara soru

ya ben lan neyse
köpekler toplandığında açık alanda eziyet görmeden izole edileceğini bilseniz toplamayı kabul eder misiniz?futbol sahası kadar açık alanda 10-20 tane köpek olacak şekilde ölene kadar bakacaklarını bilseniz.
köpekler toplandığında açık alanda eziyet görmeden izole edileceğini bilseniz toplamayı kabul eder misiniz?

futbol sahası kadar açık alanda 10-20 tane köpek olacak şekilde ölene kadar bakacaklarını bilseniz.
0
ya ben lan neyse
(16.02.25)
Bugün bir video gördüm, bir barınağın tellerinin ardında açık havada tipi halinde yağan karın altında donmak üzere olan bir köpek vardı.

Barınak böyle bir şey değildir. Kar yağdığında yağmurda aşırı rüzgarda sığınacak kapalı alanların olduğu bir yerdir barınak, üstelik köpeklerin sıkış tepiş değil rahatça oturacakları bir yer olmalıdır. Çünkü bunun hastası olur, doğum yapanı olur, kötürümü olur...

Futbol sahasını köpeklerin hayatını geçirecekleri alan olarak takdir ediyorsan yine eziyet edersin onlara. Sadece kediler günde 10 km koşabilen hayvanlarken evlere tıkılmaları hiç doğru değil, köpekler cüsse olarak çok daha büyükler ve çok daha büyük alanlar gerek onlara, kaslarının erimemesi için.

Siz anlayamıyorsunuz, köpekler ve kediler insanların sağlıklı bir toplum hayatı yaşamaları için elzemdir. Futbol sahasına 15-20 köpek koyarsın 1 yıl sonra olur sana 500 köpek. Bu çözüm değil.

Sağlıklı ve doğru bir çözüm üretebilmemiz için önce kendimizi kalkındırmayı bilmemiz lazım, gereken her türlü tepkiyi hakkıyla vermemiz, kendimiz için doğru olan her şeyi önce kendimiz, birbirimize ve kendimize yapan bir toplum olmalıyız. Köpekleri kedileri ancak o zaman hakkıyla takdir edebiliriz, sokaklarımız da farelerle sıçanlarla yılanlarla dolmaz.
0
muhayyer divan
(16.02.25)
Köpeklerle kedilerin toplanmasına karşı değilim.

Köpekleri kedileri ancak o zaman hakkıyla takdir edebilmek istemiyorum, Batılılar gibi yaşayalım, sokaklarımız da farelerle sıçanlarla yılanlarla dolsun istiyorum.

Dün yıllar sonra ilk defa serçe sesi duydum. Nostalji yaşıyormuş gibi oldum. Hala şehirlerimizde henüz kediler tarafından yenmemiş serçelerin olması ne güzel.
0
Mirket
(16.02.25)
m.haberturk.com

Yani bu hayvanların ataları kurt en nihayetinde. Kendilerine bölge belirledikleri alan, gün içinde kat ettikleri mesafe çok fazla.

Ancak köpek de, kedi de, hatta fare de (lagim faresi vs) doğada olan türler değil, insanın uzantısı olan canlılar.

Aslında en büyük sorun insan nüfusunun giderek artması. @mirket in dediği gibi, eskiden bir sürü kuş türü vardı çünkü insan bu kadar fazla değildi. İnsan sayısı arttıkça, insanların etrafında kumelenen bu "sömürge" canlıları da çoğaldı. Kediler insanların bulundukları yerlere geldi, insan evine aldığı kediyi dışarı attı, dışarı atilan kediler gelenlerle uredi ve uredi uredi uredi..

Kedi zaten kendisinden ufak her şeyi yemese bile keyfine öldüren bir canlı :)

Köpekler zaten ayrı bir paradoks, hayvan kendinden korkani anlayıp özellikle ona tepki veriyor :)

Kisirlastirmaya çalışsan hiçbir zaman basaramazsin artık ipin ucu kopmuş sanki. İtlaf bence düşünülemez bile, yani ömründe bu hayvanlarla biraz vakit geçirmiş birisi böyle bir şeyi aklının ucundan bile geçirmez.

Barınaklar desen bu kadar köpeği nereye nasıl yerlestireceksin, @muhayyer divan çok açık anlatmış.

Öte yandan bu hayvanların sokakta yaşamaları da aslında cogu için işkence. bir çoğu çok bakımsız, hastalaniyorlar, insanın ürettiği pisliklerin icinde yasiyorlar, iyi yasamiyorlar, ömürleri çok kısa oluyor vs

Türkiye'nin bir çıkmazı bu konu artık.

Bilmiyorum belki de sokak hayvanları ile ilgili bir bakanlık kurulup böyle tüm yurtta topyekûn seferberlik halinde insanlari eğiterek sosyal projeler şeklinde herkes bölgesindeki hayvanları kontrol altına alarak birlikte yaşamanın yolları aranır..
0
makbur
(16.02.25)
Elbette köpeklerin kontrolsüz şekilde çoğalıp istilaya sebep olması hoş değil. İstila derken bunu gerçek anlamıyla söylüyorum; demek istediğim bir evde bir kedi güzel olabilir, ama bir evde 70 kedi varsa bu her açıdan kontrolden çıkmış bir durumu gösteriyordur.

Ancak benim anlamadığım şey bunun için neden hayvanların toplatılması gerekiyor? Eğer birisi gereksiz laflardan arındırılmış, veriye dayalı bir şekilde neden kısırlaştırıp salma metotlarının işe yaramadığını anlatırsa bunu desteklerim. Belediyelerin bu konuda yeterince kontrollü ve kapsamlı çalışmadığıyla ilgili bir hissiyatı var insanların, ben de katılıyorum buna.

Diğer açıdan, hiçkimse beni yüzlerce köpeğin hayatlarının sonuna kadar iyi bakılacağına inandıramaz. Böyle bir gerçeklik yok, esirgeme kurumları ve huzur evleri dahil sorunlu yerler. Bu inanılabilir bir şey değil.
0
akhenaten
(16.02.25)
Köpeklerin neden bu kadar çoğaldığını, ne yapılması gerektiğini Cenk Eren'in açık açık yazdığı bir paylaşım var. Linkini bırakıyorum:
x.com

Aynı şey kediler için de geçerli.

1- Bu ülkede, köpeklerin itlaf edilmesi için en çirkin çabayı gösteren Güvenli Sokaklar Derneği'nin başkanı da dahil olmak üzere, insanlar cins kedi ve köpek üretimi yapıyor.

2- Bu ülkede cezasızlıktan güç alan insanlar cins olanlar da dahil kedi ve köpeklerini sokağa atıyor.

3- Bu ülkede belediyeler sokaklardan toplayıp milyonlarca lira ödenek aldıkları barınaklarına koyduğunu söyledikleri köpekleri ya o berbat barınaklarda açlıkla öldürüyor, ya iğne atıp henüz ölmediyse de poşetleyip çöp kutusuna atıyor, ya patilerini bağlayıp kafasına kürekle vura vura öldürüp toplu halde gömüyor ya da dağlık arazi veya çöplüklere atıyor ve onların açlıktan birbirini yemesini ya da ölmezlerse şehre inip insanlara saldırmasını sağlıyor. Hiçbiri benim uydurmam değil, hepsi geçen haftalarda nezih belediyelerimizde yaşananların sadece bazıları.

4- Bu ülkede insanlar köpek dövüştürüyor, TikTok'da yüz binlerce takipçi ile bunu paylaşarak lig kuruyor.

5- Bu ülkenin kırsalında yaşayan insanlar yaşlanınca kendisine uzun yıllar hizmet eden köpeklerini sokağa atıyor. Atmadan önce yıllar boyu onları defalarca kez doğdurtup elde ettiği yavru köpeklerin bazılarını yakın çevresine saçıyor, işine yaramayacağını düşündüklerini ise sokağa atıyor.

6- Bu ülkede hiçbir şekilde kısıtlaştırma seferberliği güdülmedi. Erdoğan'ın "Kısırlaştırma da yaptık ama işe yaramadı." demesi koca bir yalan. Hani, nerede yapıldı? Veterinerlerin geçen yıl kendi imkanlarıyla yürütmeye çalıştığı kısırlaştırma çabası bile hükümet tarafından engellenmeye çalışıldı.

7- Çözüm, kısırlaştırma seferberliği ve üretim ile özellikle kırsaldaki hayvan çoğaltıp dışarıya atmanın ciddi bir şekilde cezalandırılması. Veterinerler kısırlaştırma için devletten bütçe bile istemiyor.

Yolda rastgele ve kendi halinde gördüğünüz ya da bin yıldır bir mahallede yaşayan gariban köpekleri sağlıksız olduğu belli olan barınaklarda suçsuz yere hapis hayatı yaşamaya mahkum edebilir veya bununla da uğraşmaz ve malum troller gibi "it" diyerek anında itlaf edebilirsiniz. Fakat arkada devamlı akan bir musluk var ve havuz dolmaya devam ediyor, o musluk da devlet olduğunu iddia eden yapının kontrolsüzlüğü yüzünden hep açık kalacak. Musluğu kapatmadan yüzeysel öneriler, öldürelim inlemeleri, kokain çekmekten beyni erimiş Yıldız Tilbe'nin yaptığı gibi zehirli veya çivili et verme tavsiyeleri ile ancak vahşi ve acımasız bir grubun kötücül duygularını beslersiniz.

Umarım bazı insanlar neleri savunanlarla yan yana olduğunu fark eder. Hele sosyal medyada aynı fabrikadan çıkmış, daha bir aylık hesaplarla "Bütün itleri geberteceğiz, ittaparları öldüreceğiz." gibi cümleler kuran ağzı salyalı trollerden hiç bahsetmiyorum. Daha geçenlerde çok takipçili bir troll işinden istifa etti de giderken planlı bir şekilde nasıl hareket ettiklerini sayfa sayfa anlattı. Tekrar denk gelirsem eklerim fakat uzun mesele, dediğim gibi oraya hiç girmeyeceğim.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.02.25)
(4)

ses izolasyonu için çift kat tuğla işe yarar mı?

inheritance
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. geçenlerde incelediğim bir projede "ses ve ısı izolasyonu için daireler arasında çift kat tuğla uygulanmıştır" yazıyordu. bu yandan gelen (tavanda tuğla yok bildiğim kadarıyla) sesleri tamamen kesebilir mi yoksa hiç yoktan iyidir seviyesinde mi?
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. geçenlerde incelediğim bir projede "ses ve ısı izolasyonu için daireler arasında çift kat tuğla uygulanmıştır" yazıyordu. bu yandan gelen (tavanda tuğla yok bildiğim kadarıyla) sesleri tamamen kesebilir mi yoksa hiç yoktan iyidir seviyesinde mi?
0
inheritance
(14.02.25)
Çift kat tuglanin kaplayacagi kalınlık alanı varsa profesyonel yalıtım malzemeleri ile çok daha etkili bir duvar çekilir.

Yani öyle bir alan imkanı varsa kesinlikle çift kat tuğla değil de işin ehline şekilde arada cam yünü/taş yünü gibi malzemelerle çok çok daha iyi sonuç alınır.
0
makbur
(14.02.25)
Çift kat tuğla tek başına bir işe yaramaz. Arasında izolasyon malzemesi (xps, eps filan) varsa olur.
Ha bu izolasyon malzemesi de zamanla erir yine izolasyon sağlamaz ayrı konu.
0
etna
(14.02.25)
hiç sanmıyorum.
ses titreşimdir nihayetinde. onu kesecek iletken olmayan bir malzeme şart. bu iletkenliğin artışı da kullanılan malzemelere göre değişiyor ama hiçbiri tuğla değil. 2 tuğla arasına bir şeyler koyması gerekiyor.

bu konuyu araştırmıştım. ses yalıtımının her iki duvardan yapılması gerekiyor üstelik. benim evimde alt-üst arası vardı yalıtım. yan dairelerle yoktu. o kadar yoktu ki, neyse...
0
janderzel zartanyan
(14.02.25)
Mevzubahis çift kat tuğlanın arasında hava boşluğu varsa baya farkeder. Hava en güzel ses izolasyonunu sağlar. En billurlu stüdyolar oda içinda asma oda kullanırlar.

Kolonlar kirişler ister istemez birbirimize bağlıyız titreşim bakımından elbette ama apartmanda yapılacak düzgün şeylerden biri yeterli duvar kalınlığı ve hava boşluğu.

(Akustik alanına yönelmemiş olsam da dersini almışlığım var)
0
hedep
(14.02.25)
(10)

ekşi sözlük

deranzo1
hala kullanıyor musunuz? ya da şöyle söyleyeyim nasıl kullanıyorsunuz? ben yaklaşık 7-8 yıldır gündeme bakmıyorum. sadece spesifik başlıklara giriyorum orada da zaten bilgi açlığımı gideren entryler genelde 99'da veya 2000'lerin ilk yarısında girilmiş oluyor. sizde durum ne alemde?*tikler daha sonra
hala kullanıyor musunuz? ya da şöyle söyleyeyim nasıl kullanıyorsunuz? ben yaklaşık 7-8 yıldır gündeme bakmıyorum. sadece spesifik başlıklara giriyorum orada da zaten bilgi açlığımı gideren entryler genelde 99'da veya 2000'lerin ilk yarısında girilmiş oluyor. sizde durum ne alemde?

*tikler daha sonra
0
deranzo1
(13.02.25)
gündemdeki başlıklara bakıyorum.

gözümden kaçan başlıklara ya da ilginç konuların başlıklarına bakıyorum. yazılanları okumuyorum.
0
yurtsuz john
(13.02.25)
moderatörlerin toplu ayrılmasıyla beraber ben de kullanmayı bıraktım. zirveler de eskiden güzeldi zaten o da bitti hatta sayfa kapandı. insan kalitesi düşünce de konular sabah programı kafasına döndü. yılllaardır kullanmıyorum.
0
neira
(13.02.25)
günde 8-10 defa girip gündemi yeniliyorum. bazen otuz saniyeden az zaman geçiriyorum. bazı başlıklara tıklamıyorum bile.

bir şey aramak için başvurduğum çokça oluyor. gündeme bakmak boş bir iş ama bir bir konu hakkında arayıp da başlığa gidince faydalı olabiliyor.
0
biseysorcaktim
(14.02.25)
ara sıra aktrollere söverek stress atıp çıkıyorum.
0
scudman1
(14.02.25)
Ekside her ne olursa olsun hala daha çok iyi yazarlar var.

Mümkün olduğunca aktroll, futbol holigani, küfürlü yazan ergen engelliyorum. Rekor bende olabilir :) bir nebze daha okunur oluyor. (Ha bazen çok önemli gündem başlıklarını göremiyorum engellediğim yazarlar açmış oluyor.)

Ama ekseriyetle kanallardan okuyorum. Bilim kanalı, teknoloji, edebiyat, müzik.

Mesela debe de hiç okumam merak da etmem.
0
makbur
(14.02.25)
Üç yıldır eski aktifliğinde kullanmıyorum. Arada bir gündem, debe'de ilgimi çeken başlık varsa bakıyorum. Günde 10-20 dkyı geçmiyordur artık.
0
black holes in the sky
(14.02.25)
Gündem başlıklarına bakıyorum aa şu olmuş deyip haber sitelerinde araştırıyorum.
0
peki madem
(14.02.25)
Her sabah debe' de ilgimi çeken entryileri okuyorum, gündeme bakıyorum, takip ettiğim başlıklara yeni girilenlere göz atıyorum.
0
kumandanim
(14.02.25)
haber amaçlı gündemde ne var diye bakıyorum.
troll başlıkları açıp okumuyorum,
debeye haftada bir aklıma gelirse bakarım.
0
durbidakka
(14.02.25)
Aliskanliktan bir goz atiyorum. Gundemdeki basliklara giriyorum. Biraz okuduktan sonra, bu nedir, herkes ayni seyleri soyluyor deyip, icim bunaldiktan sonra kapatiyorum.
0
mbond
(14.02.25)
(10)

Beşiktaş'tan ev almak ya da almamak

chicha_v2
Şu an oturduğumuz apartmanda üst çapraz dairemiz satılık.Biz 5. yıla girdik ve ev sahibi geçen sene birkaç bin daha fazla istemişti biz yine enflasyonun çok üstünde ama onun istediği tutarın altında bir zam yaptık geçtik. Sesini çıkarmıyor ama rayiç bedel davası falan açabilir. Şu an oturduğumuz ev
Şu an oturduğumuz apartmanda üst çapraz dairemiz satılık.

Biz 5. yıla girdik ve ev sahibi geçen sene birkaç bin daha fazla istemişti biz yine enflasyonun çok üstünde ama onun istediği tutarın altında bir zam yaptık geçtik. Sesini çıkarmıyor ama rayiç bedel davası falan açabilir. Şu an oturduğumuz ev 3+1 150 metre kare civarı gayet güzel bir ev.

Bina ise depremden birkaç sene önce yapılmış ancak bulunduğu konum sağlam (altı kaya) ve gerek ev sahibi gerekse diğer malikler, emlakçı vs. buranın o zamanın en düzgün, en iyi apartmanı olduğunu söylüyor.

Kat irtifaklı, o zamanlar müteahhit ölmüş vs. derken sonra uğraşan olmamış kat mülkiyeti alınmamış. Şu an da alınması için bir talep vs. yok ama iskan var.

Satılık olan ev ise bir süredir boştu şu an kiracı var ve 20 bine oturuyormuş. Orası 2+1 90 metre kare falan ama güneş görüyor içi de fena değil gayet oturulur yani. Fiyat olarak da 6 küsür yazmışlar ama satan emlakçı 6'ya bırakırlar dedi. Daha aşağısı olmazmış.

Bizim ise kendimizi zorlasak (arabayı satıp, altınları bozdurup) 4-4.5 milyon gibi bir paramız var. Kalan tutarı kredi çeksem 10 değil de 5 yıl olarak alsam bile şu an neredeyse zorlanmadan ödeyebiliyorum.

İstanbul'dan ev almak gibi bir planımız hiç yoktu ama bu daire biraz uygun geldi. Deprem vs. olsa dahi Beşiktaş'ta bir yerimiz olacak. Fiyatlar bir süredir yatay, en ufak bir kur veya faiz hareketliliğinde konut fiyatları yukarı ivmelenir gibi geliyor.

Kiramızın iki katı gibi bir tutarı krediye ödeyeceğim beş yıl öyle söyleyeyim.

Bu durumda böyle bir evi almak sizce mantıklı mı?

Oradan bir daire alacağına şuradan iki daire al veya alma diyeniniz olur mu?
0
chicha_v2
(12.02.25)
alın geçin hiç affetmeyin. tanıdığınız bildiğiniz apartman olması çok güzel. arabayı satmayıp onun parası yerine de kredi çekebilirsiniz. arabasız da kalmayın madem bu kadar rahat ödenebiliyor kredi.
0
asap raki
(12.02.25)
@asap Arabayı satmadan zor hocam araba fiyatı kadar krediyi eklersem o zaman zorlanırım ve geri ödemem de çok olur. 1.5 milyona 3 milyon ödüyorum ama 3 milyona 6 ödemem lazım aylık taksit de boyumu aşar o zaman.

@arbre Muaf demedim. Altı sağlam ve yapılırken de sağlam yapılmış. Bizim ev sahibinin eşi diktirmiş binayı. He yıkılmaz demek değil bu onu Allah bilir.
0
🌸chicha_v2
(12.02.25)
Ben olsam hemmen alırım (çift m ile)
0
Mirket
(13.02.25)
Besiktastaysa %99 bitisik nizamdir yani sagindaki solundaki binalarda da sıkıntı olabilir. Oyle ev sahibinin esi diktirmis falan inanmayin biz de muteaahhit binada oturuyo ya saglamdir dedik karot alinmasiyla binanin bosaltilma karari bir oldu bitisik nizam falan da degildi 4 katli normal bir binaydi. Deprem oncesiyse alti kaya vs bos is onlari gecin. Altinda kalmak istiyosaniz alin. Hele besiktas gibi bir semtte sizi bulamazlar bile enkaz altinda
0
matilda
(13.02.25)
Almazsan pişman olursun

Malesef enflasyonist bir ulkedeyiz

O paraya gidip Avrupa'da ev alıp oturum hakkı alabilirsiniz ayrıca
0
topkapiaksaray
(13.02.25)
İstanbul'da evi olan kime sorsan "bizim ev sağlam yahu altı da kaya" der, hiç sekme bu :)

99 öncesi binaların nerdeyse tamamı riskli yapı. Kullanılan beton, demir (celik) hiçbiri şu an kullanılmıyor.

@matilda güzel noktaya deginmis, bitişik nizamsa bir de ve katların hizalari aynı değilse binanın istediği kadar sağlam olsun, sağındaki solundaki sizinkini dove dove yıkar..

Öyle ya da böyle alayım ben, kentsel dönüşüme de girse her türlü kar ederim fikri varsa..

Binadan birinin kafasına esip karot aldırıp (99 öncesi bina %99 çürük çıkar) binaya yıkım kararı gelirse bunun geri dönüşü yok. Bir de binada kentsel dönüşümde uyumsuzluk cikaranlar varsa, Beşiktaş'ta binanız senelerce atıl durumda kalabilir -ne satabilirsiniz ne de kira geliri yatırım tamamen boşa hissi- (tam da Beşiktaş'ta besiktas'in en guzel yerinde ailemizden birileri ne yazık ki bu sorunu yaşıyor..)
0
makbur
(13.02.25)
mantıklı ama eski ev olduğu için ben almaya baya mesafeli olurdum. bir de kiracıyı çıkarabilecek misiniz? adam daha yeni geçmiş, onunla da uğraşmanız gerekecek.

kendiniz oturacaksanız maliyet hesabı olarak bence mantıklı, tabi beşiktaşın neresinde olduğuna göre de değişir, ama diğer koşullarda handikapı da var. yatırımlık düşünüyorsan başka alternatiflere de bakardım. bu evin kira/fiyat çarpanı da 300 ay yani 25 yıl. öyle aşırı iyi bir fiyat değil.
0
awlmi
(13.02.25)
hemen alın
0
nuisance2
(13.02.25)
Oturmak için mi alıyorsunuz yatırım için mi onu merak ettim.

Sağlamlık ve deprem konusu önemli. 99 öncesi yapılmış bir binaya soru işaretleriyle yaklaşırdım. Türkiye'de her eve sorun aynı şeyi duyarsınız:) Derler ki zemini kaya buranın, derler ki müteahhit eşine, kızına, oğluna, kendine yapmış o yüzden çok sağlam yapmış. Kimse malım kötü demez. Ona güvenmeyin yani. Moda'da bodrumda kolonu yarılmış bir ev vardı onu da zemini çok sağlam diye satmaya çalışıyorlardı.

Ev alırken lütfen insanların lafına güvenmeyin. Herkes ev sağlam der, herkes kat irtifakı hiç sorun değil der.

Bu evin bence tek artısı konumu.

Ama riski çok. Eksisi demiyorum belki bu aşağıdaki konular sorunsuzdur. Ama bu konulara en azından dikkat edin alacaksanız da.

-Bir defa eski bina. 2000 öncesi binaları kontrol için başvurduğunuz anda büyük çoğunlukla yıkıyorlar, büyük ihtimalle riskli çıkacaktır. Yani evi aldınız, birinin belediyeye başvurmasına bakar. Binada bir kiracı ev sahibine kızar çıkarken evi yıktırtmak için belediyeyi arar şaaaak yıkarlar.

-Kat mülkiyeti olmaması büyük sorun. Bir de bitişik nizam olduğunu düşünüyorum beşiktaş olduğu için. Size şöyle diyeyim, arsa tapuları bitişik evlerle bile ortak olabilir. Onu bir kontrol ettirin. Atıyorum yan binada biri kardeşleriyle miras paylaşımından tartışır. İş miras davasına döner. Kat mülkiyeti olmadığı için arsa üzerinden "mirasın yeniden paylaşımı" diye bir başlar süreç. Arsaya da şerh düşerler. Satmak istediğinizde çok uğraşırsınız. Yan binalarla ortak arsada olmasanız bile aynı bina içinde bile yaşanabilir bu sorun. Olmaz demeyin en olası ihtimal. Binadan birinin vefat etmesi, çocuklarlarının mal paylaşımında anlaşamamasına bakar.

-Bitişik nizam mı bilmiyorum ama bitişik binalar istanbul'da çok riskli. Çünkü herkes kafasına göre yapıyor hatta şöyle diyeyim, binalarınızın duvarları bile ortak olabilir. Yukarda da yazmışlar, çok sıkıntılı. Eviniz sağlam olsa bile yandaki ev sorun olabilir. Bir de beşiktaş gibi yerlerde kentsel dönüşüm sorun. Çünkü arsalar küçük, müteahhitler aynı anda 2-3 binayla girmek istiyor o yüzden. Ondan sonrası şenlik. O yüzden zaten bu rezerv alan yasası çıktı. Devlet bir anda diyor ki burası rezerv alan komple bu 3-4 sokağı komple yıkıyorum. Beşiktaş, şişli, kadıköy gibi sıkışık bölgeler için var o düzenleme. Çünkü başka türlü çözülemiyor kentsel dönüşüm işi orada.

-Allah korusun deprem konusunda da yazmışsınız... Allah korusun depremde yıkılsa bile en azından beşiktaşta yerim olur diyorsunuz muhtemelen. O iş öyle olmayabiliyor. Bir defa rayiçten hesaplanır zararınız. Sonra devlet size gelip şunu diyebilir, kardeşim senin mülkünün rayiç bedeli buymuş. Ben sana aynı değerde konut yapıyorum. Ama nerde yapıyorum? Esenyurtta yapıyorum.

-Beşiktaş gibi bölgeler zaten merkez bölgeler. Buraların artık yukarı gitme hızı o kadar hızlı olmuyor. Elbette artabilir kredi faizleri düşünce. Ama mesela yeni gelişen bir bölgenin değerlenmesiyle, zaten oturmuş bir bölgenin değerlenmesi aynı olmaz. Örnek: ataşehir, çekmeköy. Ataşehir'in 10 yıl önceki değeriyle bugünkü değerine bakın. Bir de beşiktaşa bakın. Ataşehir gelişen bir bölge olduğu için normal artışların üstüne bir de o gelişimin artışını ekleyebildi.

Ben olsam bu fiyatlarda biraz daha merkeze uzak ama gelişen bölgelere de bakardım. Mesela anaolu yakasında ataşehir, mesela çekmeköy, mesela ümraniye, mesela göztepe'nin e-5'e yakın tarafları, mesela üsküdar'ın altunizade'ye yakın kısımları, maslak seyrantepe tarafları gibi.
0
anten
(13.02.25)
Zaten aynı binada oturuyorsanız, alınır.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.25)
(8)

hotmail hesabıma girmeye çalışıyorlar

dont judge me mom
merhaba. farklı ülkelerden her saat başı yüzlerce kez hesabıma girmeye çalışıyorlar. bu olay 8 ocaktan bu yana oluyor. hatta geçenlerde mobil uygulamaya kod bile geldi. microsoft ile iletişime geçmeye çalıştım ama nafile. şimdilik şifreyi değiştirdim. başka ne yapabilirim?
merhaba. farklı ülkelerden her saat başı yüzlerce kez hesabıma girmeye çalışıyorlar. bu olay 8 ocaktan bu yana oluyor. hatta geçenlerde mobil uygulamaya kod bile geldi. microsoft ile iletişime geçmeye çalıştım ama nafile. şimdilik şifreyi değiştirdim. başka ne yapabilirim?
0
dont judge me mom
(11.02.25)
2 faktörlü doğrulamayı etkinleştirin

support.microsoft.com
0
jülsezar
(11.02.25)
2 aşamalı doğrulama etkin hocam. sizce bu yeterli midir?
0
🌸dont judge me mom
(11.02.25)
bence yeterli. sanırım benim microsoft hesbaımda da denemeleer olmuştu geçen yıllarda. belki hala deniyorlardır çok kullanmıyorum diye dikkat etmemiştim. benim denemelerde şifreyi hep yanlış giriyorlardı sanırım. :D
0
jülsezar
(11.02.25)
benim bir önceki şifreyi bulmuş namussuzlar iki aşamalı doğrulama olmasa patlıyorduk :) millet parasızlıktan pro sahtekar oldu dikkat etmek lazım :)
0
🌸dont judge me mom
(11.02.25)
hatta şuan açayım dedim. şifreyi girdim telefona bildirim geldi. telefondan o sayıya dokundum. sonra da authenticatore gelen kodu girin dedi.
0
jülsezar
(11.02.25)
Abi benim hanimda da öyle. Sürekli deniyorlar, sürekli uyarı geliyor. Iki asamali dışında yapacak şey yok :(
0
logisticsmanager
(11.02.25)
2-3 dene önce gmail'e her gün uyarı mesajı geliyordu hotmail'inize giriş denemesi vs diye.

Sonra birden kesilmisti:)
0
makbur
(11.02.25)
valla şu anda bana da günde 3-4 kere reset codu geliyor.
bende eski manitalardan biri diye düşünüyorum kaç gündür.
0
etna
(11.02.25)
(15)

Insanlarin yuzunden kisilik analizi yapiyor musunuz?

duyurukullanıcısı
Suratina bakinca su soyledir bu boyledir diyor musunuz? Dogruluk oraniniz kac?
Suratina bakinca su soyledir bu boyledir diyor musunuz? Dogruluk oraniniz kac?
0
duyurukullanıcısı
(10.02.25)
malesef yapiyorum. ve malesef hep tutuyor
0
sonsuz
(10.02.25)
ben giysilerden, aksesuarlardan filan yapıyorum. sonra da gidip sormayı ve analizimin doğru olup olmadığını sormayı çok istiyorum. :)
0
etna
(10.02.25)
Tipine göre yargılıyorum ve genelde tutuyor ahshahs
0
kisa
(10.02.25)
Valla pek yapmam haliyle tutup tutmadığını da pek bilmiyorum. Burdan bir arkadaş yapmıştı fotoğrafıma bakıp, onunki biraz tutmuştu ama ben biraz burda çizdiğim profilden de tahminleri olduğunu düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(10.02.25)
Tuttuğunu zannediyordum. Tutmuyor.
0
Mehmettheslim
(10.02.25)
Uzmanım diyemem ama yapıyorum. Doğrıluk oranım idare eder seviyede.
Ses tonuna bile anlam yüklüyorum ister istemez.
0
diyecevaplandı
(10.02.25)
yapıyorum. genelde haklı çıkıyorum. önyargı hayat kurtarır.
0
yurtsuz john
(10.02.25)
Irkçılığa giriş 1 :)
0
makbur
(10.02.25)
Benim insan tanımam 10 üzerinden bir falan.
0
Kahvedesu
(10.02.25)
yaparim ve genelde tutmaz.
yuz cok yaniltici bence..
0
cooperr
(10.02.25)
Insan sarrafiyim %90 ustu tutturum. Beden dilini okuyorum. Basit bir goz hareketi bile ele verir insani
0
Zetnikov
(11.02.25)
buna fizyonomi deniyor. insanlarin dis gorunusleriyle karakterleri arasinda bir benzerlik oldugu cok bariz. bu mimiklerinden baslar, yuz ve vucut yapisina kadar gider. politik olarak dogru olmadigi icin ikinci dunya savasi gibi terk edildi ama kafasi belli olcude calisan her insan bu tarz iliskileri fark edebilmistir zaten.

mesela sismanlarin genelde neseli olmasi, zekilerin minyon ve sivri suratli olmasi, gozleri ayrik olan insanlarin pek zeki olmamasi gibi buyuk oranda tutar bunlar.
0
antikadimag
(11.02.25)
istemesemde yapıyorum. yüzde 75 tutuyor.
0
mikahakkinen
(11.02.25)
istemesemde yapıyorum. yüzde 75 tutuyor.
0
mikahakkinen
(11.02.25)
en büyük eglencem bu. yapiyorum, beni cok sasirtan durumlar da oluyor, hakli ciktigim zamanlar da oluyor.
0
deckard
(11.02.25)
(7)

3,5 milyona İstanbulda eski daire almak mantıklı mı?

psmstc
Kendi dairemiz de eski. Birikimle de istiyoruz ama yeni eve para yetmiyor alamıyoruz. En azından elimizdeki nakti değerlendirme adına Eski daire alıp kiraya vermek mantıklı mı? Kira getirisi 20-25 arası. Alacağımız daire binası 40-50 senelik en az. Kentsel dönüşüme girme ihtimali az sa olsa olabilir
Kendi dairemiz de eski. Birikimle de istiyoruz ama yeni eve para yetmiyor alamıyoruz. En azından elimizdeki nakti değerlendirme adına Eski daire alıp kiraya vermek mantıklı mı? Kira getirisi 20-25 arası.

Alacağımız daire binası 40-50 senelik en az. Kentsel dönüşüme girme ihtimali az sa olsa olabilir gibi.
0
psmstc
(09.02.25)
Almam +1. Depremde yıkılırsa deger sıfıra düşer çok değerli bir lokasyon değilse tekrar tapılması o büyük depremde yıllar alır.
0
Mcfly
(09.02.25)
eski bina, hele hele kentsel dönüşüm ihtimali olan binaların da şöyle bir riski var; binadan vs biri "bu bina çürük" diye karot aldırıyor. binaya yıkım kararı çıkıyor (bu karot aldırma sürecinin geri dönüşü yok çünkü)

fakat binadaki ev sahipleri, binanın yeniden inşa sürecinde bir türlü anlaşamıyorlar. bina boşaltılmış şekilde senelerce duruyor.

yani sen bütün ömrün boyunca çalışmışsın kazanmışsın ama binadaki 3-5 bunak yüzünden emeğin senelerce çöp oluyor. satsan satamıyorsun, kiralasan kiralayamıyorsun, içinde zaten oturamıyorsun.

bu da bir ihtimal, hadi depremi mepremi mezar olmasını geçtim..
0
makbur
(09.02.25)
ben almam şahsen. hele ki elimdeki tek nakit para buysa.
vadelide aylık en az 120-130k arası alırsınız. enflasyon daha fazla artıyor diyebilirsiniz. en azından altın, döviz, vadeli gibi bi sepet yaparsanız en az riskli olanı olur gibi. yabancı hisse vs. de alırdım ben olsam.
0
contavolta
(09.02.25)
Madem kiraya verme niyeti var, başka ilden alsanız? Daha temiz ve yeni binalar bulunur belki?
0
strawberry first
(10.02.25)
Türkiye'de kiralama kanunları çok sıkıntılı. Ev alıp kiraya vermek: yatırım değil, dert sahibi olmak demektir.

Hiçbir şey bilmiyorsanız, altın alıp köşeye atın. Daha çok kar edersiniz + başınız ağrımaz.

Kiraya verdiğiniz zaman 15 sene kiracıyı evden çıkartamazsınız. Kira ödemese 2-3 sen mahkemelerde sürünürsünüz vs. vs.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir. Sonra almadığınız yer çok değerlenir, kimse geleceği bilemez! Mevcut koşullar altında benim fikrim bu.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.02.25)
Amacınız yatırımsa farklı şehirlerde üniversite bölgelerine bakabilirisiz. hatta o paraya belki 3 daire bile alabilirsiniz. hem getirisi daha iyi olur hem de 2 3 daireniz olmuş olur. Çanakkale Bursa Balıkesir Edirne bu şehirler de üniversite bölgelerinde çok güzel 1+1 daireler bulabilirsiniz.
0
dirildimde geldim
(10.02.25)
Istanbul'da 40-50 senelik daire = ARsa payi satin almak

Bu mantikla dairenin arsadaki payi iyiyse alinir.50 yillik dairenin tek ederi arsasidir artik.
0
turkuaz
(10.02.25)
(6)

programların malum versiyonlarını nereden buluyorsunuz?

duyurukullanıcısı
eskiden malum yerlerde herşey vardı şimdi versiyonlar çok kısıtlı. ihtiyaç olduğunda bir programın malum versiyonunu nereden buluyorsunuz?
eskiden malum yerlerde herşey vardı şimdi versiyonlar çok kısıtlı. ihtiyaç olduğunda bir programın malum versiyonunu nereden buluyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(08.02.25)
Uzun zamandir kullanmiyorum ama bakabilirsiniz 1337x.to

Tabi programina ve kuracaginiz platforma gore isler degisiyor. Adobe ailesini yeni mac'lere kurmak artik sancili. Zaten yapay zeka araclari kullanilamiyor kursaniz da. Son 1 yildir da offline kullansaniz bile acilmiyor. Son gelismeler icin reddit'teki zii subreditine bakabilirsiniz.

Office araclari icin oem lisans (trendyol, saglamlisans gibi yerlerde 200 300 liraya satilan anahtarlar) almak en kisa yontem.

Velhasili neyi nereye kuracaginiza gore cevap degisiyor.
0
brkylmz
(08.02.25)
r/Piracy'de devasa bir megathread var. rehber olarak kullanabilirsiniz.
0
beatbox yapan metalci
(08.02.25)
menzil'in mekana uğruyorum:)

megathread+1
0
kesmekes laleler
(08.02.25)
Telegram
0
makbur
(08.02.25)
zamunda, turktorrent
0
high hopes of the sozluk
(08.02.25)
trojansız denk gelmediği için indirip kurmuyorum. eskiden bilgisayarlarda bu kadar kişisel veri ve 24 saat int. bağlantısı yoktu.

çok elzemse trojanlı da olsa sanal makinaya kurar işimi halledip silerim.
0
orpheus
(09.02.25)
(3)

Cable Crossover

onemoremile
Normalde 2 makarayla yapılan bu hareketin tek makarayla yapılabilen aparatlı bir versiyonuna denk geldim ve soru şu; bu göğsü ne kadar çalıştırıyor sizce?O iplerin lastik olmadığını da düşünürsek direnç göğüsten çok ön arka omuzda gibi sanki? Göğüs çalışsa çalışsa %30'larda çalışıyor gibi.https://ww
Normalde 2 makarayla yapılan bu hareketin tek makarayla yapılabilen aparatlı bir versiyonuna denk geldim ve soru şu; bu göğsü ne kadar çalıştırıyor sizce?

O iplerin lastik olmadığını da düşünürsek direnç göğüsten çok ön arka omuzda gibi sanki? Göğüs çalışsa çalışsa %30'larda çalışıyor gibi.

www.youtube.com
0
onemoremile
(06.02.25)
ROM'u yetersiz, açıları dandik low crossover ya da fly yapamazsın, ağırlık miktarı yetersiz, ağırlık eklemeye müsait değil. Bence hiçbir işe yaramaz şınav çeksen daha çok verim alırsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.02.25)
Bu hareketin cable crossover ile uzaktan yakından alakası yok :)

Gösterdiğiniz hareket adamın hareketi yapış açısı ve pozisyonu itibari ile aslında dumbbell press'e daha yakın.

Dümdüz vücudundan ileri bir şey itiyor ve eller bench press'te bar tutar gibi sabit değil de dumbbell tutar gibi serbest.

Ama tabii iki ele bağlı olan tutmaclar tek 1 kaynağa bağlı, yani dumbbell press gibi bağımsız değiller onun için dumbbell press'te girdiginizden daha ağır kg girilebilir.

Böyle bir alete sahipseniz böyle saçma sapan hareketler yapmak yerine orjinal hareketleri tek kol tek kol çalışmak daha mantikli bence.

Mesele üst göğüs için makarayi aşağı indirip önce sağ tarafı sonra sol tarafı şeklinde.
0
makbur
(07.02.25)
@makbur di mi. onaylatmak istediğim tam olarak buydu.
evde alttan üstten kablo sistemli rack var. alttan gelen kabloyu üstten, ortadan ve alttan fly yapabilmek için 2 adet makara + kabloyla birleştirmeyi düşünüyorum, acaba dedim maceraya girmesem mi ama doğru tahmin etmişim, video göğse vurmuyor.

tek kol ile cable crossover nedense yapamıyorum yaa, her niyetlendiğimde geometri problemi çözer gibi beynim gıdıklanıyor, vücut duruş açısını tutturamıyorum, çift kolda makaraların döner başlıklı ama tek kolda sabit olması da denkleme eklenince sakatlık da çıkmasın diye giresim gelmiyor. bir de böyle ağır kiloya girersen stabilite çok zor. nerden baksan konforsuz.
0
🌸onemoremile
(17.02.25)
(5)

gym'de ne giyilir?

amortisman
Erkeğim, 38 yaşındayım. Hayatımda ilk defa gym'e gideceğim. Ne giymeliyim? Ayakkabı, alt ve üst önerilerine açığım.
Erkeğim, 38 yaşındayım. Hayatımda ilk defa gym'e gideceğim. Ne giymeliyim? Ayakkabı, alt ve üst önerilerine açığım.
0
amortisman
(06.02.25)
Rahat bir koşu/yürüyüş ayakkabısı yeterli. Ancak spor salonlarının sanırım hepsinde var olan kural gereği sadece salonda giyeceğin ayakkabı götürmen lazım. Dışarıda giydiğini orada giymene izin vermezler.

Alt ve üst olarak da mümkünse terlemeyle ilgili en az sorunu olan şort ve tişörtler olmalı.
Örneğin adidasın şu kombini gibi: www.adidas.de

O kadar pahalı olmasın, bütçe dostu olsun dersen Dechatlon'da da mesela şu gibi ürünler var:
www.decathlon.com.tr
www.decathlon.com.tr
0
himmet dayi
(06.02.25)
@himmet dayı +

Bir de havlu götür yanında, çalışacağın sehpaya serersin.

Ayakkabı iyi olsun gerisi önemli değil bence. Ben hep eski tisortlerimi giyerdim, hatta yırtık delik tisortle de gitmisligim çoktur :)
0
makbur
(06.02.25)
salonda kosmayacaksan kosu ayakkabisi tavsiye etmem, onun yerine yere saglam basmani saglayacak duz ve sert tabanli alelade bir ayakkabi tavsiye ederim.

sort/esofman alti, tisort/sweat, havlu, suluk.
0
bay b
(06.02.25)
ayakkabı konusunda bay b+1. ağırlık hareketleri yapacaksanız, özellikle compound hareketler, squat, deatlift vs, mutlaka tabanı düz ayakkabılar giyin. antrenman ayakkabısı yazınca çıkar under armour reign, nike metcon vs gibi. daha basitleri de mevcut. akis halde topuğu yüksek koşu ayakkabıları beline extra yük binmesine sebep olur en kötü ihtimalle ağrı yaşarsın, farklı sakatlanmalara sebep olabilir.

kıyafet herhangi spor mağazasnından hoşunuza gittiği gibi şeyler.
0
awlmi
(06.02.25)
Salona normal kiyafetle giderim

Kapida normal ayakkabi girisi yasak

Cantamdan terlik cikartir sokak ayakkabisini posete cantama korum

Ustume sporcu atleti yada tisort

Alta serbest bi sort giyerim cunku bacak calismak rahat olsun diye

Ayaga sadece salon icin aldigim spor ayakkabiyi giyerim

Corap olarak su bilege kdr olandan giyerim

Makinalara koymak ve kullanmak icin orta seker boy havlu


Eger banyo yapicaksan ic camasiri ve banyo havlusu sampuan eklemelisin
0
Zetnikov
(06.02.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.