Giriş
(18)

İmamoğlu'nun gündemi...

erdoyil
Baştan söyliyeyim bir gerginlik çıkarmak değil niyetim. Aklıma takılan şöyle bir durum var... Aslında birkaç yıldır izlediğim bir durum. Ekrem İmamoğlu İBB başkanı. Yani sıfatı ve statüsü bu. Fakat birkaç yıldır cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi bir gündemle duyuyoruz adını. İstanbulda yaşayan bir bire
Baştan söyliyeyim bir gerginlik çıkarmak değil niyetim. Aklıma takılan şöyle bir durum var... Aslında birkaç yıldır izlediğim bir durum. Ekrem İmamoğlu İBB başkanı. Yani sıfatı ve statüsü bu. Fakat birkaç yıldır cumhurbaşkanlığı adaylığı gibi bir gündemle duyuyoruz adını. İstanbulda yaşayan bir birey olarak yaşadığım şehrin belediye başkanının asli görevi dışında bir gündemin içinde olması beni rahatsız ediyor. Bu gündemle ilgili herhangi bir şeye rastladığımda iç sesim şöyle diyor: Biz seni istanbula belediye başkanı olarak seçtik. Kazandığın hizmet dönemi içinde görevini layıkıyla yapmaya çalışırsın. Bu görevde ortaya koyacağın her türlü başarı zaten senin hanene artı puandır. Ve belediye başkanlığı hizmet süren dolduğunda eğer talip isen başka görevlere adaylığını ilan edersin. İmamoğlu halihazırda resmen taşıdığı belediye başkanlığından daha çok afaki cumhurbaşkanlığı ile gündemde. Daha net bir soru sorayım. Siyaseti az çok bilenler takdir edeceklerdir. Cumhurbaşkanlığına aday olan bir insanın bütün motivasyonu cumhurbaşkanlığı süreci olup bu durum asli görevini ikinci plana atmayacak mıdır? Devletler sıkletinde bir şehrin belediye başkanlığı böyle ikircikli bir durumu kaldırır mı? Ben şuna eminim. Şu saat itibariyle o makamın tek ama tek gündemi doğal olarak cumhurbaşkanlığıdır. Cumhurbaşkanlığına talip olmak ister istemez yoğun bir mesai getirecektir. Ben bu durumun istanbul için bir ihmalkarlık olacağı/olduğu kanaatindeyim. Sizin de görüşlerinizi almak isterim.
0
erdoyil
(23.02.25)
Abi İsveç'te ne bileyim İsviçre'de falan yaşasan anlarım da Türkiye gibi rezalet bir ülkede bu dert bence biraz sonda kalan leylek yani.

Şu an Türkiye'ye gereken bıyıklilardan kurtulmak mi yoksa istanbul'un iyi belediyeciliği mi?

Yani dediğim gibi senin derdin batı avrupa falan derdi. Ağzını acarsan iceri atıldığını ülkede bence bu tarz dertleri kenara atıp ülke geleceğini düşünmek daha önemli.

Senin galiba istediğin imamoglu istifa etsin öyle denesin ya da aday olmasin, ne olursa olsun ama istanbul belediyeciligi iyi olsun.
Bu ikisini de biyiklilar koşarak kabul eder, onların da istediği bu zaten.

Bu arada hayatımda mevcut işini bırakıp aday olan bir insan evladina Avrupa'da da rast gelmedim, umursayan halka da rast gelmedim. Seçildiği zaman ikisini de yapmasin desek anlarim da aday olacak kişiye "belediyecilik bitsin öyle aday ol" demek biraz genel işleyişin nasıl olduğunu bilmemek olur bence.
0
logisticsmanager
(23.02.25)
100 yil once yasasaydiniz niye Mustafa Kemal Milli Mucadele'yi baslatiyor ya, padisahin verdigi makami, gorevi en iyi sekilde yerine getirsin. Mustafa Kemal'in gundemi bu olmamali, Mustafa Kemal kim vatani kurtarmak kim diyordu muhtemelen:) Ha Imamoglu - Ataturk benzetmesi abarti olabilir ama o zamanki Osmanli'dan pek bir farki oldugunu dusunmuyorum mevcut Turkiye Cumhuriyeti'nin
0
speedy
(23.02.25)
Seni rahatsız eden bu değil bence :)

Ne güzel yaşadığın şehir değil yaşadığın ülke için cabalaniyor işte. Ülke için iyi şeyler olursa İstanbul da dışında kalmaz. İçini ferah tut

Ben hiç rahatsız olmazdim. "Vay be öyle bir adam secmisiz ki birak bir şehri, ülkeyi yönetme potansiyeli olan biri, vuv" derdim
0
abuzer
(23.02.25)
Aktoller duyuruya zıplamış
0
HellKeePer
(23.02.25)
İmamoğlu İstanbul belediye başkanı adayıyken Akp 12 bakanı seçimde İstanbul'a neden yolladı, bu sorunun cevabı aynı zamanda senin soruna da cevap.

İşiniz gücünüz trollük.
0
blue rebel motorcycle club
(23.02.25)
Ülkenin durumunu eleştirmeyip İBB için tasalanmak:) evet güzel deneme vitaminsiz faho'nun askeri
0
temmuz pulu
(23.02.25)
ne güzel iş senin gibi düşünmeyeni hemen trollükle yaftalamak. aynı akp kafası onlarda kendine karşı çıkanı hemen fetoculukla, teröristlikle suçuluyordu. bir birinizden farkınız yok.

imamoğluda erdoğan gibi bir güç tarafından cumhurbaşkanlığına hazırlandı parlatılıp ileri sürüldü. 90larda aynı erdoğan ileri atılda önce belediye başkanı yapıldı. amerikalara davet edildi. masalarda yer verildi. ardından faziletten yenilikçi kanat diye öne çıkartıp ayırdılar. ülkenin yeni lideri demeye başladılar. ardından başbakanlık ve bop eş başkanlığı. görevlerini yerine getirdi ve sırasını devretme vakti geldi.
imamoğlu 2009a kadar ortada yokken chp ile hiç bir ilgisi yokken bir anda önce ilçe başkanı ardından da belediye başkanı yapılıyor. istanbulda hiç kimse tanımazken parlatılıp büyükşehir belediye adayı yapılıyor. daha da öncesi varmış görüyoruz usulsüz diplomayla yıllar önceden planın içine dahil ediliyor.
o yüzden imamoğlunun derdi belediye başkanlığı değil hiç olmadı. en başından beri cumhurbaşkanlığı.
0
my fault
(23.02.25)
Kanka ABD'de de başkanlar 2. dönem başkan seçilebilmek için son 2 senesini tamamen reklama bağış toplamaya eyalet eyalet dolaşıp oy toplamaya çalışıyor ama o arada koca ülkeyi bi şekilde idare ediliyor, İBB de öyle olur merak etme sen.
0
Bir ben var benden şurada
(23.02.25)
Ülke freni patlamış kamyon gibi uçuruma giderken sürekli İbb başkanını gündem yaparak eleştirmek ciğersizliktir, trollüktür, hainliktir.
0
HellKeePer
(23.02.25)
malum şahıs aynı konumdayken daha fazlasını yapıyordu. hm mensubu olduğu partinin başına geçmeye hem yeni bir parti kurmaya hem de dış güçlerle istaşarelerde bulunuyordu. içte de tüm tarikat mensupları ile alt yapısını yapıyordu. ekonun hareketlerini 5 ile çarp yani.
0
ground
(23.02.25)
Bu mantıkla örneğin mevcut cumhurbaşkanı yeniden aday olursa kendini seçime vereceği için ülkeyi iyi yönetemez
0
sonhakan
(23.02.25)
türkiye bittikten sonra senin çöpün zamanında alınıyor diye mutlu mu olacaksın? bu mudur beklentin?

asıl soru şu; bir belediye başkanı ile niye bu kadar uğraşıyorlar? seçimde niye bütün bakanlar kurulu istanbulda sokak sokak geziyordu? aday olmasından niye bu kadar korkuyorlar?

sen de aday olmasından korkuyorsan mevcut düzenden memnunsun demektir. korkmuyorsan, ülkesi için kaygılanıp sorunlardan kurtarmak için bu düzene savaş açmış olması seni rahatsız etmez.
0
ilgeru
(23.02.25)
@my fault

"ülkenin yeni lideri demeye başladılar. ardından başbakanlık ve bop eş başkanlığı. görevlerini yerine getirdi ve sırasını devretme vakti geldi."

sevgili dostum my fault, malum şahıs şimdi neleri yapmıyor ya da "kimlerin karşısında dimdik duruyor" :) da, şahsımı alıp yerine eko'yu getirmek istiyorlar.

noldu yani reyis israil'e karşı geldi, yunanistan'ın dibimizde silahlanmasına mani oldu ya da planlı organize mültei göçü ile türkiye'nin asimilasyonu karşısında dimdik durdu da mı artık reis'in sırası geçti indirmek istiyorlar :))
0
makbur
(23.02.25)
@my fault + 1
0
Mirket
(23.02.25)
@makbur devir genç, popülist liderler devri(Milei, zelensky). yoksa malum şahıs görevini fazlasıyla yaptı.
ayrıca "bakın malum şahıs baskıcıydı imamoğlu geldi halkı özgürleştirdi" gibi söylemleri pazarlamayıda çok severler.
0
my fault
(23.02.25)
2019 ikinci seçim ve 2024 seçimlerinde insanlar zaten tamamen bu maksatla oy attılar. yani oy verenler bunun farkındalar. senden anladığım sen imamoğlu'na oy vermemişsin. oy verenlerin böyle bir derdi yok.
0
paintov
(23.02.25)
troller ile muhalefete muhalif olan dut yapraklarını üst üste koyarak ekrem başkanı ülkenin başına getireceğiz :)
0
ditu
(23.02.25)
iyi güzel de ülkenin en muktedir ama sorumsuz kişisinin İmamoğlu hakkında, topal ördek, devlet bizde, onu çalıştırmayız demesine.. Devlet bankalarının adama kredi vermemesini, bakanların yurtdışından bulunan kredilere imza koymayıp engellemiaini Savcıların adam ağzını açsa soruşturma ve dava açmasını dert etme. Adamın can havliyle cb adayı olmasını dert et. Çok mantıklı ve adil.
0
parka
(23.02.25)
(3)

Neden bataryaları 3-4 e bölüp hızlı şarj etmiyorlar?

ya ben lan neyse
soru saçma olabilir, ben anlamak için soruyorum.mesela elektrikli arabalarda tam dolum 1 saatte oluyorsabataryayı kapasite olarak 2 eşit parçaya bölseler, 2 bataryaya da 2 ayrı sarj soketi taksalar tam doluma yarım saatte ulaşamazlar mı? engel nedir?
soru saçma olabilir, ben anlamak için soruyorum.

mesela elektrikli arabalarda tam dolum 1 saatte oluyorsa

bataryayı kapasite olarak 2 eşit parçaya bölseler, 2 bataryaya da 2 ayrı sarj soketi taksalar tam doluma yarım saatte ulaşamazlar mı? engel nedir?
0
ya ben lan neyse
(22.02.25)
Elektrikli arabalarda da aslında bildiğimiz silindir şarj edilebilir Lion piller kullanılıyor

www.google.com.tr

Bu pillerden bin civarı bir sayıda arabanın zemininde hücreler oluşturacak şekilde yerleştiriliyor. Her hücre atıyorum 50-100 sayıda bu pili içeriyor, 10-15 civarı hücre de bataryanin bütününü oluşturuyor. (Bu sayıların hepsi tahmini tabi markalara modellere göre değişiklik gösterir ama genel mantık bu)

Pillerin sarj işlemi daha karışık. Hiç eski laptop bataryası soktunuz mu bilmiyorum, orda da batarya içinden 6-10 arası Lion pil çıkar. Bunların bir kısmı seri bağlıdır (seri-paralel bağlantı) seri bağlanan pillerden her pili sarj etmek için Pillerin arti kutuplarina farklı farklı volt değerleri gider (bu şarj sisteminin bir adı vardı ama unuttum)

Yani ozetle zaten çok karışık bir iş bu Pillerin bağlantıları ve şarj islemleri; ve binlerce parçadan oluşuyorlar..
0
makbur
(22.02.25)
Elektrik kaynagi 2 ayri soketten de 1 sokete verdigi gucu verebilecekse olur tabi. Ama zaten o durumda da 2 soketten 1X + 1X verecegine tek soketten tum gucu olan 2X verir, gene ayni surede sarj eder.
0
sertac akin
(22.02.25)
pil = havuz
duvara gelen elektrik = ana tesisat
duvardaki her priz = birer musluk

ana tesisattan saatte 1 m3 su geliyor. duvara iki musluk takarsanız ikisinden de birer m3 su akmaz. 500er litre su akar. 4 tane olursa 250şer litre su akar. ana tesisata gelen su miktarını arttırmadığın sürece havuz daha hızlı dolmayacak.

aynı miktarda su için birden fazla musluk kullanmak mantıklı değil. ne kadar fazla ekipman, o kadar çok bozulacak şey.
0
co2s2
(22.02.25)
(10)

Beşiktaşlılarr Gs-Fb maçında kimi tutar?

sonhakan
Önümüzdeki maç için sormuyorum. Genel olarak
Önümüzdeki maç için sormuyorum. Genel olarak
0
sonhakan
(20.02.25)
Genelde fener. Şenol-vitor zamanı hariç bjk-fb gerginliği hatırlamıyorum zaten
0
avatar is back
(21.02.25)
uefa'da ismi "şikeciler" başlığında olan, başkanı fetö sponsoru, 2. başkanı adnan oktar'ın kediciği olan bir takımı tutacaklarını zannetmiyorum. Yiyin birbirinizi modunda olurlar.
0
ilgeru
(21.02.25)
Besiktaslilar harici herkes yazmış :)

Takip etmeyi bırakalı çok oldu ama futbolu en takip ettigim dönemlerimde bile fb gs maçları zerre umrumda olmamıştır, çünkü çok kötü maçlar oluyor.

Bunda Digitürk'un payının büyük olduğunu düşünüyorum. 2000'li yılların başından itibaren yok "dunya derbisi" yok el sikko vs tadında luzumsuz ve hak etmedigi bir statüye soktular bu maçları, ortamı bilinçli olarak acayip gerdiler gerek reyting gerek pazarlama için ama alın işte gelinen nokta ortada:)

Bana gs hep antipatik gelmiştir (Ergün Gürsoy - doğan marka otomobiller) ama fenerbahçe de sütten çıkmış ak kaşık değil :)

Özellikle aziz Yıldırım döneminde saracoglunda lugano'lar lucianolar rakiplerini tekme tokat döver hakemlerin gibi cikmazdi.

Lugano'nun oguzhan'i yerde hakemin gözünün önünde cigneyip faul bile almadığı sahne gözümün önünde hala. Mesela bu dönemlerde fb daha antipatik geliyordu.

Ama bu seneki gs bjk maçını da izledim. Takip etmeyen halimle ben bile sinirlendim. Gs diğer maçlarda da böyleyse Gs'ye olan antipatiyi anlayabiliyorum :)

Ama bahsettigim bu dönemsel antipatilere rağmen gerçekten hiçbir zaman "şu galip gelse keske" tribine girmemisimdir hiçbir zaman. (Bize yarayan skor vs hariç tabi)
0
makbur
(21.02.25)
Futbol ile olan alakam, Donald Trump'in dubai cikolatasi ile olan alakasi kadar ama her durumda ölümüne Fenerbahçe'yi savunurum.
0
feastofthedamned
(21.02.25)
beşiktaşlılar genelde gsyı tutar ama şu son muabbetlerden sonra gsya kıl olan çok.
0
mikahakkinen
(21.02.25)
İkisinin de... Ortalık karışsın diye bekliyorum
0
HellKeePer
(21.02.25)
gs nefretim fener nefretimin önünde. maç berabere giderken olaylar çıkar dünyaya rezil oluruz umarım
0
temmuz pulu
(21.02.25)
Eğer şampiyonluk yarışındaysak hangisi işimize gelirse onu destekliyorum.

Ancak iddiamız olmadıgımız zamanlarda gs' yi destekliyorum. Çünkü kupa sayısında gs zaten arayı açtı. Ancak fb ile kafa kafayayız. 2-3 kupa öndeyiz. Fb' nin bizi yakalamasını istemem. Ayrıca 11 senedir şampiyon olamıyorlar. İyice olamayıp beter olsunlar. Şenol-Vitor dönemleri dışında fb-bjk kapışmadı deniliyor ama bizim küfürlü bestelerin çoğu fenerbahce' ye. Şahsen ben 2004' ten bu yana takip ederim. 2020' lere kadar fb nefreti daha ağır basardı.
0
camlicagazoz
(21.02.25)
Bu arada beşiktaşın gs'yi desteklemesi normal bir olay aslında çünkü türkiyede uzun zamanlar gerçek derbi maçı fenerbahçe-beşiktaş derbisiydi, en çok ilgiyi çeken en çekişmeli maçlar bunlardı, sonradan fetönün palazlanmasıyla gs'yi iteleyip fenerbahçe-gs derbisini en büyük derbiymiş gibi pazarladılar ama öyle bir şey yok gs normalde çok uzun zaman kimsenin iplemediği bir takımdı suni olarak popüler hale getirildi.
0
Bir ben var benden şurada
(21.02.25)
normalde sonuç bjk'ye yaramıyorsa ikisini de tutmazlar. ama son yıllarda bir kısım taraftarda suni bir gs düşmanlığı oldu. suni dememin sebebi de bjk-fb rekabeti gs-fb rekabetinden çok daha serttir. çok fazla küfürlü tezahüratlar hep fb'yedir. derbilerde stad basma, şenol güneş'e olanlar, maça çıkmama vs gibi olayları vardır. hatta en son talisca transferinde yaşananlar. eskiden beri fb'ye daha uzaklar bence.
0
paintov
(21.02.25)
(11)

muzik dinleme ve organize etme aliskanliklariniz?

buenosdias
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak. 1. nasil muzik dinlersiniz? ornek cevaplar:-sadece album dinlerim-hazir listelerden giderim-kendi listem disina cikmam-sanatci acarim o calar-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.vs..2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?-favorile
belki ilham verecek biseyler cikar. 2 sorum olacak.

1. nasil muzik dinlersiniz?

ornek cevaplar:
-sadece album dinlerim
-hazir listelerden giderim
-kendi listem disina cikmam
-sanatci acarim o calar
-daha cok podcast, audiobook, radyo dinlerim.
vs..

2. sevdiginiz muzikleri nasil saklar, bulursunuz?
-favorilere ekler gecerim
-bir suru listem var. (moduma gore, muzik turune gore vs..)
-saklamam. surekli kesif yaparim

vs..

her biri icin detayli cevap verirseniz sevinirim.
0
buenosdias
(19.02.25)
youtubedan karşıma çıkan kafama göre olanı seçer kalanı karışık dinlerim kendi çalar gider
0
basond
(19.02.25)
Sıklıkla kendi listelerimi dinlerim ama arada mix'leri dinleyip oradan yakaladığım şarkıları kendi listeme ekleyerek listeyi genişletirim.

Radyodan nefret ederim.

Podcast dinlemeye bu sene başladım, dinlemediğim dönemlerde çok şey kaçırdığımı fark ettim.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(19.02.25)
Kısa cevap ruh halime göre değişiyor.
Uzun cevap:
1 için, bazen yeni ve güzel bir grup kesfettigimde kronolojik sıraya göre tüm diskografilerini dinliyorum. Ya da sevdiğim bir grup/sanatçı olunca yeteri kadar tanımıyorum kaygılarını girip ayni şeyi yapabiliyorum.
Yeni muzik kıtlığı yaşadığım zamanlar başkalarının listelerini dinlerim rastgele. Mesela sözlük yazarlarının Spotify listeleri başlığına girip bir sayı seçip ilgili sayfada rastgele bir entry seçip playlistini dinliyorum.


2. Begenilenler, listem var. Ama genel olarak bir sürü listem var. İkindi vakti müzikleri, koşarken, yürürken, geceler temalı:D vs. Keza tür bazlı da var indie, post-rock, tekno, klasik vs.
0
Amaranta ursula
(19.02.25)
1.
- Sonuncusu hariç hepsi. Dinleyerek değil okuyup yazarak öğrenen biri olarak sesli kitap dinleyince hiçbir şey anlamıyorum, dikkatim dağılıp gidiyor, sürekli geri almam gerekiyor. Sevdiğim 1-2 sohbet podcasti var, bir de Harry Potter, Otostopçunun Galaksi Rehberi gibi okuyup bildiğim kitapların sesli kitaplarını bazen temizlik yaparken, yürürken dinliyorum. Radyo dinlemiyorum.
- Klasik müzik, senfonik eserler zaten albüm sırasıyla dinlemeden olmuyor. Bir de eskiden kasetini dinlediğim albümleri baştan sona sırasıyla dinliyorum.
- Özellikle belli bir tür dinlemek istiyorsam Spotify'dan bir şarkının ya da sanatçının radyosunu açıyorum, karışık çalıyor. (Bugün çalışırken canım new wave isteyince the safety dance radyosu açtım, ara sıra Cem Karaca radyosu, la isla bonita radyosu, Britney Spears radyosu gibi şeyler açıyorum.)
- Hem kendi listelerim var, hem takip ettiğim (hazır değil, başka kullanıcıların yaptığı) listeler var.

2. Tek şarkıysa ilgili listeye, albümse at fava.
0
kobuzchu kiz
(19.02.25)
aha tam benlik soru. Sık sık düşünüyorum bunu. O yüzden baya uzun bi cevap olacak.

Kısa özet; genelde loopta bir iki şarkı dinleyip sıkıldıkça yeni şarkılara geçiyorum. Yeni şarkı keşfetmeyi sevmem, playlist yapmam, shuffle kullanmam, spotify/youtube sıradan şarkı göndersin işinden nefret ederim.

1)

%99 bir ya da birkaç şarkıya takarım ve loopta dinlerim. O şarkıdan sıkılınca başka şarkı loop şeklinde giderim. Bazen de bir şarkıcıya/gruba takıp bir müddet sadece onun şarkılarını dinlerim. O yüzden spotify wrapped listemde yıl içinde sadece mart ayında 10 gün dinlediğim bir şarkı ilk 5 yapabiliyor. Sapık gibi günde 200 kez dinlemiş oluyorum çünkü :D

Albüm dinleme olayını yeni yeni kazandım. Ondan önce pek yapmazdım. Spotifyda playlist hazırlayıp paylaşma mevzusu bana tuhaf geliyor. İnsanlar "müthiş playlist hazırladım" diyince kafamda bi şey canlanmıyor yani. Random şarkı dinlemeyi de sevmem, yıllardır shuffle mod kullanmamışımdır ya da ne dinleyeceğimi spotify'a/youtube'a bırakmam. Keşif listelerine de bakmam hiç. Bilmediğim bir şarkıyı dinlemek bana risk geliyor ve sevdiğim biri önermediyse ya da bir yerden kulağıma çalınmadıysa önyargılı oluyorum.

Sanatçı olarak son birkaç ayda Taylor Swift, Billie Eilish, Dua Lipa dinledim. Taylor Swift'i kız arkadaşım sayesinde son bir senede tüm albümlerini dinledim ondan örnek vereyim. Bir albümü ilk dinleyince "aa bu iyiymiş" dediğim şarkıları kafama not alıyorum. Onları ayrı ayrı dinliyorum. İlk dinleyişte tutmadığım şarkılara bir iki şans daha veriyorum. Sonra albümden beğendiklerimi canım çektikçe loopta dinliyorum.

Dua Lipa için de, bir şarkısı youtubeda izlediğim bir videoda denk geldim. Bir müddet o şarkıyı loopta dinledim. Sonra hadi albümdeki diğer şarkılara bakayım diyip onları sırayla dinledim ve beğendiklerimi dinlemeye devam ettim. O albümü sömürünce diğer albümlerine geçtim :D Billie Eilish de benzer oldu. Zaten önceden dinliyordum ama son albüme hiç bakmamıştım. Bir yerde denk gelince hoşuma gitti ve şans vereyim dedim ve bir ay sırf son albümünü dinledim :d ama yani sanatçıyı açayım random çalsın yapmam.

Podcast olarak haftalık takip ettiğim bir podcast serisi var. Onun dışında podcast tarzı youtube içerikleri (Emrah Safa Gürkan mesela oturup konuşuyor, izleme ikinci planda) puzzle yaparken tüketiyorum. Sırf bu yüzden arada "Puzzle yapayım çok içerik birikti" diyebiliyorum. Radyo hiç dinlemem nefret ederim, audiobook iki tane bitirdim şu ana kadar.

2)

Hem 1. sorudaki playlist sorusuna hem de buna cevap vereyim. Spotify Türkiye'ye ilk geldiğinde hesabımı açmıştım ve o zaman iki playlist oluşturdum Yabancı ve Türkçe diye. Sevdiğim şarkıları bu iki playliste ekliyorum. Başka da playlistim yok (bi tane Taylor Swift playlisti açtım kız arkadaşımla ortak hadi bi de o var :d). Tekil dinlediğim şarkıları buraya ekliyorum ama aynı şarkıcıdan peş peşe 5 şarkıdan fazla eklemiyorum o zaman albümden açıp dinliyorum. Yani denge gözetiyorum playlistte.

Keşif yapmayı da sevmediğimi söyledim. Sanırım tüm sorulara upuzun cevap verdim. Hepsini okuyacak olanlardan özür dilerim dsjjds
0
nundu
(19.02.25)
Çocukluktan beri albüm alışkanlığı var (90'larda büyündü)

Hala albüm dinlemeye çalışırım.

Araba aldıktan sonra hayatımda ilk defa playlist yapmaya başladım onlar da tarza göre Rock, 90'lar Türkçe, 00's House diye ayrılıyor. Down ve Up diye de iki listem var modlara göre.

Spotify'ın favori şarkıları listesini özenle düzenlerim ayrıca bir de Mega Best Of diye bir playlistim var oraya da aşırı sevdiklerimi ekliyorum.

Radyo hiç müzik için dinlemedim, ortaokul lise zamanlarında bazı mizah programları için dinlerdim (cenk erdem, muzo vs)

Lisanstan dolayı stream bulunmayan ya da benim için çok çok önemli olan albümleri de kayıpsız cue, flac, wave formatında indirir diskte tutarım.
0
hedep
(19.02.25)
Genelde dinlemeyi sevdiğim müziklere göre hazırlanmış listelerden giderim. Bu listelerde ilgimi çekenleri kendi listeme alırım. Daha sonra da kendi listeme attıklarımın albümlerine gider ve tüm albümü dinlerim. Çok fazla müzisyen takip ettiğim için oradan da bir açılım oluyor. Örneğin takip ettiğim bir davulcu ya da basçı farklı bir projede ya da albümde çaldıysa oralardan da yeni keşifler gelebiliyor. Bu arada gördüğüm kadarıyla radyo pek dinlenmiyor ama bende yeri ayrıdır. çok fazla dinlenesi radyo yok maalesef evet ama radyo 3 yeni keşifler için muazzam bir yer. Akşamları konsept programlar oluyor. Acayip bir arşivleri var. Çok iyi playlistlere denk gelebiliyorsunuz. Norveçte kurulup 3 albüm sonra dağılmış prograsive rock gruplarından, 60'lar 70'ler japon jazz/funk gruplarına kadar başka yerde denk gelme olasılığınız neredeyse olmayan grupları, müzisyenleri tarihçeleri ve acayip nish bilgilerle dinleyebiliyorsunuz. Bu ülke ortalaması düşünüldüğünde inanması güç seviyede kaliteli bir radyo.
0
thracia
(19.02.25)
Müzik dünyasında en nefret ettiğim olay => (bkz: loudness war)

Bu yüzden Spotify da sevmiyorum. 2000 öncesi albümler diğerlerinin yanında sönük kalmasın diye bu albümlerin ya Remaster halleri var ya da kendi limiter'lariyla vs albümün orjinal seviyesini yükseltip bozduklari versiyonlari var.

Sevdiğim albümleri flac olarak arşivlemeye zaten 10-15 sene önce başlamıştım.

Sadece bir şeyler keşfetmek için arada Spotify açıyorum. (Onu da beceremiyor gerci, arkadaşların listelerine falan bakıp buluyorum bir seyler)
0
makbur
(19.02.25)
Youtube veya youtube music'ten istediğim bir şarkıyı açarım, sonraki şarkıyı beğenmezsem geçerim. Youtube çok saçma çalışıyor, metal dinlerken bir sonraki şarkı türk sanat müziği olabiliyor, o yüzden yolda giderken youtube music tercih ediyorum.

Çok hoşuma giden, ilk kez dinlediğim bir şarkı olursa da sonradan ulaşabilmek için ya beğeniyorum, ya da listeye ekliyorum.

Şarkılar tamamen dinlediğim müziğe göre random bir şekilde alakalı olacak şekilde geliyor, 300 veya 400'de bir işte budur diyebileceğim yeni bir parça çıkıyor.
0
kimlanbu
(19.02.25)
Enstrümantal ve soundtrack tercih ediyorum.
İnternet üzerinden radyolardan dinliyorum.
0
pro9it9is9
(19.02.25)
albüm veya sanatçı/grup, mix olacaksa da illaki dinlediğim sanatçı/gruplardan oluşan mix'ler ama yinede otomatik listeleri falan sevmiyorum, saçma sapan geçişler oluyor.

Genelde arkadaş tavsiyesi veya onların paylaştığı instagram postlarından parça hoşuma giderse sanatçı/grupun diğer parçalarına bakıyorum çoğunluğu hoşuma giderse albümü/grubu ekliyorum.

kendi mixlerimi yapmaya da üşeniyorum.
0
selam
(19.02.25)
(5)

39 yaşında metalci tişörtü giyilir mi?

komando kani var bende
Bugün internetteki alışveriş sitelerinde gezerken tişörtlere denk geldim. Tişörtlerin ön yüzünde metalicca, manovar, black sabath yazıyor giyilir mi bu tişörtler eğreti durur mu?
Bugün internetteki alışveriş sitelerinde gezerken tişörtlere denk geldim. Tişörtlerin ön yüzünde metalicca, manovar, black sabath yazıyor giyilir mi bu tişörtler eğreti durur mu?
0
komando kani var bende
(16.02.25)
Eski metalcilerden kim kaldı :) Abuk subuk tişörtleri utanmadan giyebiliyorum, orta parmak çeken rick&morty tişörtüyle veya "tripping" yazan mantarlı tişörtle gezebiliyorum, öneririm. Aynı nesilden birisinde metalci tişörtü görsem gülümser selam verir geçerim.
0
kimlanbu
(16.02.25)
Sen beğendikten sonra elbette giyilir.
0
orient blue
(16.02.25)
Yazın Black Sabbath tekrar toplanıyor ve diğer grupların da katılımıyla bir festival olacak, bunun şerefine patlat bi tişört kendine

cdn-p.smehost.net
0
grimavi
(16.02.25)
Herkesin hayatına kimse karışmaz.
0
makbur
(16.02.25)
linkini atsana biz de alalım.
0
spirit crusher
(16.02.25)
(4)

Başlangıç İçin Elektro Gitar Önerisi

captainimsi
30 yaşından sonra gitara tekrar merak salmış biri olarak -tekrar dediğim lisedeyken 1 ay kursa gitmiştim :)- tekrar gitar alıp kursa gitmeyi düşünüyorum. Benim zamanında 2-3 yıl klasik gitar çalıp elektroya geçmek gibi bir olay vardı ama o aşılmış sanırım, direkt elektrodan başlayabilirsin diyor her
30 yaşından sonra gitara tekrar merak salmış biri olarak -tekrar dediğim lisedeyken 1 ay kursa gitmiştim :)- tekrar gitar alıp kursa gitmeyi düşünüyorum. Benim zamanında 2-3 yıl klasik gitar çalıp elektroya geçmek gibi bir olay vardı ama o aşılmış sanırım, direkt elektrodan başlayabilirsin diyor herkes.

Cort x100, Squier Sonic Stratocaster, Ibanez Grg170D gibi modellere bakıyorum şu an. Önerebileceğiniz gitarlar var mıdır? Tabi çok büyük olmayan evde kullanabileceğim amfiyle beraber.

Bir de bununla beraber bir de klasik alsam ikisinden birden çalışsam daha mı iyi olur acaba?
0
captainimsi
(16.02.25)
Benzer durumdayken ben de bir tık daha pahalı bir ibanez aldım, amfim vardı, gidip güzel de bir efekt prosesör aldım oldukça memnunum.

Amfi olarak 10-15w kendi üzerinde delay, reverb vs gibi efektleri olan bir amfi alırsan ton konusunda sıkıntı yaşamazsın yoksa insanın hevesi kaçıyor.

Bence gitar seçimi güzel, tasarruf etmek için ikinci el temiz bir ibanez alınabilir. İlk aşamada floyd rose'lu gitarlardan uzak durursan iyi olur, tel değiştirmek bile yeni başlayanlar için çok zahmetli.
0
kimlanbu
(16.02.25)
aslında Avrupadan gelen biri getirebilse 100 euroya bile çok iş görecek "Harley Benton" gitarlar var. Thomann müzik Çinde ürettiriyor ama giriş modelleri bile okey, üst modelleri gayet iyi.

Bu arada fiyatı ne bakmadım ama Yamaha Pacifica'lar da iyidir. Cort vb.ne alternatif.
0
nhk ni youkosu
(16.02.25)
ibanez'ler hiç normalde sevmememe rağmen son yıllarda az paraya çok güzel gitarlar yapmaya başladılar. Ibanez Azes serisi gitarlara bi bakın derim.
2001'den beri gitar çalıyorum (çok iddialı olmadan) işim müzisyenlik ve bu model bana evet bu bir gitardır, gayet iş görür dedirtti. Grg'den azıcık daha pahalı ama daha uzun gidecek bi alet. Sabit eşik ve humbucker modeli yine ileriye dönük olarak biraz daha güvenli seçim olur.

Amfi Boss Katana serisi başlangıç için iyidir, Blackstar'ın keza benzer kendinden modellemeli amfileri hoştur. Roland Cube serisi fiyat ve boyutlarına göre enfes amfiler.

Squier iyi hoş ama düşük segmentleri baya kötü çıkabiliyor. vintage vibe falan gibi segmente çıkmak gerekiyor düzgün enstruman için ki onlar da ucuz değil. kenarında köşesinde ufacık bir fender yazısı bile olsa fiyat kopuyor :D

Cort m600 hariç herhangi bi gitarı sevemedim bin yıldır ona bişey diyemem.

~Sürekli bilgisayar başındaysanız ses kartı fena bi opsiyon değil ama herkese önerilecek şey değil bu. Gitarı elinize aldığınızda çalabilmeniz lazım, bi saniye bilgisayarı açayım, amfi simülasyonu açayım vs hele yeni başlayan insan için uğraştırıcı şeyler. Evet pluginler çok güzel ama tactile dokunulan şeyler başlangıçta daha kullanışlı synth'te de amfide de benim fikrim.

Ayrıca o ses kartını aktif bir kabine bağlamamız gerekiyor. Eski müziksetinden, stüdyo monitörüne kadar uzanan bi skala var ama sonuçta bişey almak gerekiyor. 2.1'e falan bağlamak makul bir çözüm değil öyle bi senaryoda 15watt ya da üzeri bir gitar amfisi çok daha makul yine.
0
hedep
(16.02.25)
2-3 ay önce aynı senin yaşlarda yeni baslayan kuzenime şunları aldık;

www.mydukkan.com

Sabit köprülü 2 humbucker'li gayet düzgün bir gitar. 30 yaşından sonra tremolo, Floyd rose köprülü gitar adamı çok ugrastirir gereksiz.

www.hepsiburada.com

Müthiş bir fiyat performans ses kartı. 10 sene önce olsa kesinlikle amfi al derdim ama öyle lambalı gerçek bir amfi almayacaksan roland cube amfi lere falan, hele ki yazılım teknolojisi bu kadar gelismisken açıkçası o paralar verilmez. Evde kalburustu bir pc ya da laptop varsa en güzel secenek ses kartı. Müthiş amfi plug-in leri var, gitar çalmaktan aldığın keyfi çok arttıracaktır.
0
makbur
(16.02.25)
(5)

Köpeklerin toplanmasına karşı olanlara soru

ya ben lan neyse
köpekler toplandığında açık alanda eziyet görmeden izole edileceğini bilseniz toplamayı kabul eder misiniz?futbol sahası kadar açık alanda 10-20 tane köpek olacak şekilde ölene kadar bakacaklarını bilseniz.
köpekler toplandığında açık alanda eziyet görmeden izole edileceğini bilseniz toplamayı kabul eder misiniz?

futbol sahası kadar açık alanda 10-20 tane köpek olacak şekilde ölene kadar bakacaklarını bilseniz.
0
ya ben lan neyse
(16.02.25)
Bugün bir video gördüm, bir barınağın tellerinin ardında açık havada tipi halinde yağan karın altında donmak üzere olan bir köpek vardı.

Barınak böyle bir şey değildir. Kar yağdığında yağmurda aşırı rüzgarda sığınacak kapalı alanların olduğu bir yerdir barınak, üstelik köpeklerin sıkış tepiş değil rahatça oturacakları bir yer olmalıdır. Çünkü bunun hastası olur, doğum yapanı olur, kötürümü olur...

Futbol sahasını köpeklerin hayatını geçirecekleri alan olarak takdir ediyorsan yine eziyet edersin onlara. Sadece kediler günde 10 km koşabilen hayvanlarken evlere tıkılmaları hiç doğru değil, köpekler cüsse olarak çok daha büyükler ve çok daha büyük alanlar gerek onlara, kaslarının erimemesi için.

Siz anlayamıyorsunuz, köpekler ve kediler insanların sağlıklı bir toplum hayatı yaşamaları için elzemdir. Futbol sahasına 15-20 köpek koyarsın 1 yıl sonra olur sana 500 köpek. Bu çözüm değil.

Sağlıklı ve doğru bir çözüm üretebilmemiz için önce kendimizi kalkındırmayı bilmemiz lazım, gereken her türlü tepkiyi hakkıyla vermemiz, kendimiz için doğru olan her şeyi önce kendimiz, birbirimize ve kendimize yapan bir toplum olmalıyız. Köpekleri kedileri ancak o zaman hakkıyla takdir edebiliriz, sokaklarımız da farelerle sıçanlarla yılanlarla dolmaz.
0
muhayyer divan
(16.02.25)
Köpeklerle kedilerin toplanmasına karşı değilim.

Köpekleri kedileri ancak o zaman hakkıyla takdir edebilmek istemiyorum, Batılılar gibi yaşayalım, sokaklarımız da farelerle sıçanlarla yılanlarla dolsun istiyorum.

Dün yıllar sonra ilk defa serçe sesi duydum. Nostalji yaşıyormuş gibi oldum. Hala şehirlerimizde henüz kediler tarafından yenmemiş serçelerin olması ne güzel.
0
Mirket
(16.02.25)
m.haberturk.com

Yani bu hayvanların ataları kurt en nihayetinde. Kendilerine bölge belirledikleri alan, gün içinde kat ettikleri mesafe çok fazla.

Ancak köpek de, kedi de, hatta fare de (lagim faresi vs) doğada olan türler değil, insanın uzantısı olan canlılar.

Aslında en büyük sorun insan nüfusunun giderek artması. @mirket in dediği gibi, eskiden bir sürü kuş türü vardı çünkü insan bu kadar fazla değildi. İnsan sayısı arttıkça, insanların etrafında kumelenen bu "sömürge" canlıları da çoğaldı. Kediler insanların bulundukları yerlere geldi, insan evine aldığı kediyi dışarı attı, dışarı atilan kediler gelenlerle uredi ve uredi uredi uredi..

Kedi zaten kendisinden ufak her şeyi yemese bile keyfine öldüren bir canlı :)

Köpekler zaten ayrı bir paradoks, hayvan kendinden korkani anlayıp özellikle ona tepki veriyor :)

Kisirlastirmaya çalışsan hiçbir zaman basaramazsin artık ipin ucu kopmuş sanki. İtlaf bence düşünülemez bile, yani ömründe bu hayvanlarla biraz vakit geçirmiş birisi böyle bir şeyi aklının ucundan bile geçirmez.

Barınaklar desen bu kadar köpeği nereye nasıl yerlestireceksin, @muhayyer divan çok açık anlatmış.

Öte yandan bu hayvanların sokakta yaşamaları da aslında cogu için işkence. bir çoğu çok bakımsız, hastalaniyorlar, insanın ürettiği pisliklerin icinde yasiyorlar, iyi yasamiyorlar, ömürleri çok kısa oluyor vs

Türkiye'nin bir çıkmazı bu konu artık.

Bilmiyorum belki de sokak hayvanları ile ilgili bir bakanlık kurulup böyle tüm yurtta topyekûn seferberlik halinde insanlari eğiterek sosyal projeler şeklinde herkes bölgesindeki hayvanları kontrol altına alarak birlikte yaşamanın yolları aranır..
0
makbur
(16.02.25)
Elbette köpeklerin kontrolsüz şekilde çoğalıp istilaya sebep olması hoş değil. İstila derken bunu gerçek anlamıyla söylüyorum; demek istediğim bir evde bir kedi güzel olabilir, ama bir evde 70 kedi varsa bu her açıdan kontrolden çıkmış bir durumu gösteriyordur.

Ancak benim anlamadığım şey bunun için neden hayvanların toplatılması gerekiyor? Eğer birisi gereksiz laflardan arındırılmış, veriye dayalı bir şekilde neden kısırlaştırıp salma metotlarının işe yaramadığını anlatırsa bunu desteklerim. Belediyelerin bu konuda yeterince kontrollü ve kapsamlı çalışmadığıyla ilgili bir hissiyatı var insanların, ben de katılıyorum buna.

Diğer açıdan, hiçkimse beni yüzlerce köpeğin hayatlarının sonuna kadar iyi bakılacağına inandıramaz. Böyle bir gerçeklik yok, esirgeme kurumları ve huzur evleri dahil sorunlu yerler. Bu inanılabilir bir şey değil.
0
akhenaten
(16.02.25)
Köpeklerin neden bu kadar çoğaldığını, ne yapılması gerektiğini Cenk Eren'in açık açık yazdığı bir paylaşım var. Linkini bırakıyorum:
x.com

Aynı şey kediler için de geçerli.

1- Bu ülkede, köpeklerin itlaf edilmesi için en çirkin çabayı gösteren Güvenli Sokaklar Derneği'nin başkanı da dahil olmak üzere, insanlar cins kedi ve köpek üretimi yapıyor.

2- Bu ülkede cezasızlıktan güç alan insanlar cins olanlar da dahil kedi ve köpeklerini sokağa atıyor.

3- Bu ülkede belediyeler sokaklardan toplayıp milyonlarca lira ödenek aldıkları barınaklarına koyduğunu söyledikleri köpekleri ya o berbat barınaklarda açlıkla öldürüyor, ya iğne atıp henüz ölmediyse de poşetleyip çöp kutusuna atıyor, ya patilerini bağlayıp kafasına kürekle vura vura öldürüp toplu halde gömüyor ya da dağlık arazi veya çöplüklere atıyor ve onların açlıktan birbirini yemesini ya da ölmezlerse şehre inip insanlara saldırmasını sağlıyor. Hiçbiri benim uydurmam değil, hepsi geçen haftalarda nezih belediyelerimizde yaşananların sadece bazıları.

4- Bu ülkede insanlar köpek dövüştürüyor, TikTok'da yüz binlerce takipçi ile bunu paylaşarak lig kuruyor.

5- Bu ülkenin kırsalında yaşayan insanlar yaşlanınca kendisine uzun yıllar hizmet eden köpeklerini sokağa atıyor. Atmadan önce yıllar boyu onları defalarca kez doğdurtup elde ettiği yavru köpeklerin bazılarını yakın çevresine saçıyor, işine yaramayacağını düşündüklerini ise sokağa atıyor.

6- Bu ülkede hiçbir şekilde kısıtlaştırma seferberliği güdülmedi. Erdoğan'ın "Kısırlaştırma da yaptık ama işe yaramadı." demesi koca bir yalan. Hani, nerede yapıldı? Veterinerlerin geçen yıl kendi imkanlarıyla yürütmeye çalıştığı kısırlaştırma çabası bile hükümet tarafından engellenmeye çalışıldı.

7- Çözüm, kısırlaştırma seferberliği ve üretim ile özellikle kırsaldaki hayvan çoğaltıp dışarıya atmanın ciddi bir şekilde cezalandırılması. Veterinerler kısırlaştırma için devletten bütçe bile istemiyor.

Yolda rastgele ve kendi halinde gördüğünüz ya da bin yıldır bir mahallede yaşayan gariban köpekleri sağlıksız olduğu belli olan barınaklarda suçsuz yere hapis hayatı yaşamaya mahkum edebilir veya bununla da uğraşmaz ve malum troller gibi "it" diyerek anında itlaf edebilirsiniz. Fakat arkada devamlı akan bir musluk var ve havuz dolmaya devam ediyor, o musluk da devlet olduğunu iddia eden yapının kontrolsüzlüğü yüzünden hep açık kalacak. Musluğu kapatmadan yüzeysel öneriler, öldürelim inlemeleri, kokain çekmekten beyni erimiş Yıldız Tilbe'nin yaptığı gibi zehirli veya çivili et verme tavsiyeleri ile ancak vahşi ve acımasız bir grubun kötücül duygularını beslersiniz.

Umarım bazı insanlar neleri savunanlarla yan yana olduğunu fark eder. Hele sosyal medyada aynı fabrikadan çıkmış, daha bir aylık hesaplarla "Bütün itleri geberteceğiz, ittaparları öldüreceğiz." gibi cümleler kuran ağzı salyalı trollerden hiç bahsetmiyorum. Daha geçenlerde çok takipçili bir troll işinden istifa etti de giderken planlı bir şekilde nasıl hareket ettiklerini sayfa sayfa anlattı. Tekrar denk gelirsem eklerim fakat uzun mesele, dediğim gibi oraya hiç girmeyeceğim.
0
seni tanıdığım güne lanet olsun
(16.02.25)
(4)

ses izolasyonu için çift kat tuğla işe yarar mı?

inheritance
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. geçenlerde incelediğim bir projede "ses ve ısı izolasyonu için daireler arasında çift kat tuğla uygulanmıştır" yazıyordu. bu yandan gelen (tavanda tuğla yok bildiğim kadarıyla) sesleri tamamen kesebilir mi yoksa hiç yoktan iyidir seviyesinde mi?
aşağıdaki duyuruyu görünce aklıma geldi. geçenlerde incelediğim bir projede "ses ve ısı izolasyonu için daireler arasında çift kat tuğla uygulanmıştır" yazıyordu. bu yandan gelen (tavanda tuğla yok bildiğim kadarıyla) sesleri tamamen kesebilir mi yoksa hiç yoktan iyidir seviyesinde mi?
0
inheritance
(14.02.25)
Çift kat tuglanin kaplayacagi kalınlık alanı varsa profesyonel yalıtım malzemeleri ile çok daha etkili bir duvar çekilir.

Yani öyle bir alan imkanı varsa kesinlikle çift kat tuğla değil de işin ehline şekilde arada cam yünü/taş yünü gibi malzemelerle çok çok daha iyi sonuç alınır.
0
makbur
(14.02.25)
Çift kat tuğla tek başına bir işe yaramaz. Arasında izolasyon malzemesi (xps, eps filan) varsa olur.
Ha bu izolasyon malzemesi de zamanla erir yine izolasyon sağlamaz ayrı konu.
0
etna
(14.02.25)
hiç sanmıyorum.
ses titreşimdir nihayetinde. onu kesecek iletken olmayan bir malzeme şart. bu iletkenliğin artışı da kullanılan malzemelere göre değişiyor ama hiçbiri tuğla değil. 2 tuğla arasına bir şeyler koyması gerekiyor.

bu konuyu araştırmıştım. ses yalıtımının her iki duvardan yapılması gerekiyor üstelik. benim evimde alt-üst arası vardı yalıtım. yan dairelerle yoktu. o kadar yoktu ki, neyse...
0
janderzel zartanyan
(14.02.25)
Mevzubahis çift kat tuğlanın arasında hava boşluğu varsa baya farkeder. Hava en güzel ses izolasyonunu sağlar. En billurlu stüdyolar oda içinda asma oda kullanırlar.

Kolonlar kirişler ister istemez birbirimize bağlıyız titreşim bakımından elbette ama apartmanda yapılacak düzgün şeylerden biri yeterli duvar kalınlığı ve hava boşluğu.

(Akustik alanına yönelmemiş olsam da dersini almışlığım var)
0
hedep
(14.02.25)
(10)

ekşi sözlük

deranzo1
hala kullanıyor musunuz? ya da şöyle söyleyeyim nasıl kullanıyorsunuz? ben yaklaşık 7-8 yıldır gündeme bakmıyorum. sadece spesifik başlıklara giriyorum orada da zaten bilgi açlığımı gideren entryler genelde 99'da veya 2000'lerin ilk yarısında girilmiş oluyor. sizde durum ne alemde?*tikler daha sonra
hala kullanıyor musunuz? ya da şöyle söyleyeyim nasıl kullanıyorsunuz? ben yaklaşık 7-8 yıldır gündeme bakmıyorum. sadece spesifik başlıklara giriyorum orada da zaten bilgi açlığımı gideren entryler genelde 99'da veya 2000'lerin ilk yarısında girilmiş oluyor. sizde durum ne alemde?

*tikler daha sonra
0
deranzo1
(13.02.25)
gündemdeki başlıklara bakıyorum.

gözümden kaçan başlıklara ya da ilginç konuların başlıklarına bakıyorum. yazılanları okumuyorum.
0
yurtsuz john
(13.02.25)
moderatörlerin toplu ayrılmasıyla beraber ben de kullanmayı bıraktım. zirveler de eskiden güzeldi zaten o da bitti hatta sayfa kapandı. insan kalitesi düşünce de konular sabah programı kafasına döndü. yılllaardır kullanmıyorum.
0
neira
(13.02.25)
günde 8-10 defa girip gündemi yeniliyorum. bazen otuz saniyeden az zaman geçiriyorum. bazı başlıklara tıklamıyorum bile.

bir şey aramak için başvurduğum çokça oluyor. gündeme bakmak boş bir iş ama bir bir konu hakkında arayıp da başlığa gidince faydalı olabiliyor.
0
biseysorcaktim
(14.02.25)
ara sıra aktrollere söverek stress atıp çıkıyorum.
0
scudman1
(14.02.25)
Ekside her ne olursa olsun hala daha çok iyi yazarlar var.

Mümkün olduğunca aktroll, futbol holigani, küfürlü yazan ergen engelliyorum. Rekor bende olabilir :) bir nebze daha okunur oluyor. (Ha bazen çok önemli gündem başlıklarını göremiyorum engellediğim yazarlar açmış oluyor.)

Ama ekseriyetle kanallardan okuyorum. Bilim kanalı, teknoloji, edebiyat, müzik.

Mesela debe de hiç okumam merak da etmem.
0
makbur
(14.02.25)
Üç yıldır eski aktifliğinde kullanmıyorum. Arada bir gündem, debe'de ilgimi çeken başlık varsa bakıyorum. Günde 10-20 dkyı geçmiyordur artık.
0
black holes in the sky
(14.02.25)
Gündem başlıklarına bakıyorum aa şu olmuş deyip haber sitelerinde araştırıyorum.
0
peki madem
(14.02.25)
Her sabah debe' de ilgimi çeken entryileri okuyorum, gündeme bakıyorum, takip ettiğim başlıklara yeni girilenlere göz atıyorum.
0
kumandanim
(14.02.25)
haber amaçlı gündemde ne var diye bakıyorum.
troll başlıkları açıp okumuyorum,
debeye haftada bir aklıma gelirse bakarım.
0
durbidakka
(14.02.25)
Aliskanliktan bir goz atiyorum. Gundemdeki basliklara giriyorum. Biraz okuduktan sonra, bu nedir, herkes ayni seyleri soyluyor deyip, icim bunaldiktan sonra kapatiyorum.
0
mbond
(14.02.25)
(10)

Beşiktaş'tan ev almak ya da almamak

chicha_v2
Şu an oturduğumuz apartmanda üst çapraz dairemiz satılık.Biz 5. yıla girdik ve ev sahibi geçen sene birkaç bin daha fazla istemişti biz yine enflasyonun çok üstünde ama onun istediği tutarın altında bir zam yaptık geçtik. Sesini çıkarmıyor ama rayiç bedel davası falan açabilir. Şu an oturduğumuz ev
Şu an oturduğumuz apartmanda üst çapraz dairemiz satılık.

Biz 5. yıla girdik ve ev sahibi geçen sene birkaç bin daha fazla istemişti biz yine enflasyonun çok üstünde ama onun istediği tutarın altında bir zam yaptık geçtik. Sesini çıkarmıyor ama rayiç bedel davası falan açabilir. Şu an oturduğumuz ev 3+1 150 metre kare civarı gayet güzel bir ev.

Bina ise depremden birkaç sene önce yapılmış ancak bulunduğu konum sağlam (altı kaya) ve gerek ev sahibi gerekse diğer malikler, emlakçı vs. buranın o zamanın en düzgün, en iyi apartmanı olduğunu söylüyor.

Kat irtifaklı, o zamanlar müteahhit ölmüş vs. derken sonra uğraşan olmamış kat mülkiyeti alınmamış. Şu an da alınması için bir talep vs. yok ama iskan var.

Satılık olan ev ise bir süredir boştu şu an kiracı var ve 20 bine oturuyormuş. Orası 2+1 90 metre kare falan ama güneş görüyor içi de fena değil gayet oturulur yani. Fiyat olarak da 6 küsür yazmışlar ama satan emlakçı 6'ya bırakırlar dedi. Daha aşağısı olmazmış.

Bizim ise kendimizi zorlasak (arabayı satıp, altınları bozdurup) 4-4.5 milyon gibi bir paramız var. Kalan tutarı kredi çeksem 10 değil de 5 yıl olarak alsam bile şu an neredeyse zorlanmadan ödeyebiliyorum.

İstanbul'dan ev almak gibi bir planımız hiç yoktu ama bu daire biraz uygun geldi. Deprem vs. olsa dahi Beşiktaş'ta bir yerimiz olacak. Fiyatlar bir süredir yatay, en ufak bir kur veya faiz hareketliliğinde konut fiyatları yukarı ivmelenir gibi geliyor.

Kiramızın iki katı gibi bir tutarı krediye ödeyeceğim beş yıl öyle söyleyeyim.

Bu durumda böyle bir evi almak sizce mantıklı mı?

Oradan bir daire alacağına şuradan iki daire al veya alma diyeniniz olur mu?
0
chicha_v2
(12.02.25)
alın geçin hiç affetmeyin. tanıdığınız bildiğiniz apartman olması çok güzel. arabayı satmayıp onun parası yerine de kredi çekebilirsiniz. arabasız da kalmayın madem bu kadar rahat ödenebiliyor kredi.
0
asap raki
(12.02.25)
@asap Arabayı satmadan zor hocam araba fiyatı kadar krediyi eklersem o zaman zorlanırım ve geri ödemem de çok olur. 1.5 milyona 3 milyon ödüyorum ama 3 milyona 6 ödemem lazım aylık taksit de boyumu aşar o zaman.

@arbre Muaf demedim. Altı sağlam ve yapılırken de sağlam yapılmış. Bizim ev sahibinin eşi diktirmiş binayı. He yıkılmaz demek değil bu onu Allah bilir.
0
🌸chicha_v2
(12.02.25)
Ben olsam hemmen alırım (çift m ile)
0
Mirket
(13.02.25)
Besiktastaysa %99 bitisik nizamdir yani sagindaki solundaki binalarda da sıkıntı olabilir. Oyle ev sahibinin esi diktirmis falan inanmayin biz de muteaahhit binada oturuyo ya saglamdir dedik karot alinmasiyla binanin bosaltilma karari bir oldu bitisik nizam falan da degildi 4 katli normal bir binaydi. Deprem oncesiyse alti kaya vs bos is onlari gecin. Altinda kalmak istiyosaniz alin. Hele besiktas gibi bir semtte sizi bulamazlar bile enkaz altinda
0
matilda
(13.02.25)
Almazsan pişman olursun

Malesef enflasyonist bir ulkedeyiz

O paraya gidip Avrupa'da ev alıp oturum hakkı alabilirsiniz ayrıca
0
topkapiaksaray
(13.02.25)
İstanbul'da evi olan kime sorsan "bizim ev sağlam yahu altı da kaya" der, hiç sekme bu :)

99 öncesi binaların nerdeyse tamamı riskli yapı. Kullanılan beton, demir (celik) hiçbiri şu an kullanılmıyor.

@matilda güzel noktaya deginmis, bitişik nizamsa bir de ve katların hizalari aynı değilse binanın istediği kadar sağlam olsun, sağındaki solundaki sizinkini dove dove yıkar..

Öyle ya da böyle alayım ben, kentsel dönüşüme de girse her türlü kar ederim fikri varsa..

Binadan birinin kafasına esip karot aldırıp (99 öncesi bina %99 çürük çıkar) binaya yıkım kararı gelirse bunun geri dönüşü yok. Bir de binada kentsel dönüşümde uyumsuzluk cikaranlar varsa, Beşiktaş'ta binanız senelerce atıl durumda kalabilir -ne satabilirsiniz ne de kira geliri yatırım tamamen boşa hissi- (tam da Beşiktaş'ta besiktas'in en guzel yerinde ailemizden birileri ne yazık ki bu sorunu yaşıyor..)
0
makbur
(13.02.25)
mantıklı ama eski ev olduğu için ben almaya baya mesafeli olurdum. bir de kiracıyı çıkarabilecek misiniz? adam daha yeni geçmiş, onunla da uğraşmanız gerekecek.

kendiniz oturacaksanız maliyet hesabı olarak bence mantıklı, tabi beşiktaşın neresinde olduğuna göre de değişir, ama diğer koşullarda handikapı da var. yatırımlık düşünüyorsan başka alternatiflere de bakardım. bu evin kira/fiyat çarpanı da 300 ay yani 25 yıl. öyle aşırı iyi bir fiyat değil.
0
awlmi
(13.02.25)
hemen alın
0
nuisance2
(13.02.25)
Oturmak için mi alıyorsunuz yatırım için mi onu merak ettim.

Sağlamlık ve deprem konusu önemli. 99 öncesi yapılmış bir binaya soru işaretleriyle yaklaşırdım. Türkiye'de her eve sorun aynı şeyi duyarsınız:) Derler ki zemini kaya buranın, derler ki müteahhit eşine, kızına, oğluna, kendine yapmış o yüzden çok sağlam yapmış. Kimse malım kötü demez. Ona güvenmeyin yani. Moda'da bodrumda kolonu yarılmış bir ev vardı onu da zemini çok sağlam diye satmaya çalışıyorlardı.

Ev alırken lütfen insanların lafına güvenmeyin. Herkes ev sağlam der, herkes kat irtifakı hiç sorun değil der.

Bu evin bence tek artısı konumu.

Ama riski çok. Eksisi demiyorum belki bu aşağıdaki konular sorunsuzdur. Ama bu konulara en azından dikkat edin alacaksanız da.

-Bir defa eski bina. 2000 öncesi binaları kontrol için başvurduğunuz anda büyük çoğunlukla yıkıyorlar, büyük ihtimalle riskli çıkacaktır. Yani evi aldınız, birinin belediyeye başvurmasına bakar. Binada bir kiracı ev sahibine kızar çıkarken evi yıktırtmak için belediyeyi arar şaaaak yıkarlar.

-Kat mülkiyeti olmaması büyük sorun. Bir de bitişik nizam olduğunu düşünüyorum beşiktaş olduğu için. Size şöyle diyeyim, arsa tapuları bitişik evlerle bile ortak olabilir. Onu bir kontrol ettirin. Atıyorum yan binada biri kardeşleriyle miras paylaşımından tartışır. İş miras davasına döner. Kat mülkiyeti olmadığı için arsa üzerinden "mirasın yeniden paylaşımı" diye bir başlar süreç. Arsaya da şerh düşerler. Satmak istediğinizde çok uğraşırsınız. Yan binalarla ortak arsada olmasanız bile aynı bina içinde bile yaşanabilir bu sorun. Olmaz demeyin en olası ihtimal. Binadan birinin vefat etmesi, çocuklarlarının mal paylaşımında anlaşamamasına bakar.

-Bitişik nizam mı bilmiyorum ama bitişik binalar istanbul'da çok riskli. Çünkü herkes kafasına göre yapıyor hatta şöyle diyeyim, binalarınızın duvarları bile ortak olabilir. Yukarda da yazmışlar, çok sıkıntılı. Eviniz sağlam olsa bile yandaki ev sorun olabilir. Bir de beşiktaş gibi yerlerde kentsel dönüşüm sorun. Çünkü arsalar küçük, müteahhitler aynı anda 2-3 binayla girmek istiyor o yüzden. Ondan sonrası şenlik. O yüzden zaten bu rezerv alan yasası çıktı. Devlet bir anda diyor ki burası rezerv alan komple bu 3-4 sokağı komple yıkıyorum. Beşiktaş, şişli, kadıköy gibi sıkışık bölgeler için var o düzenleme. Çünkü başka türlü çözülemiyor kentsel dönüşüm işi orada.

-Allah korusun deprem konusunda da yazmışsınız... Allah korusun depremde yıkılsa bile en azından beşiktaşta yerim olur diyorsunuz muhtemelen. O iş öyle olmayabiliyor. Bir defa rayiçten hesaplanır zararınız. Sonra devlet size gelip şunu diyebilir, kardeşim senin mülkünün rayiç bedeli buymuş. Ben sana aynı değerde konut yapıyorum. Ama nerde yapıyorum? Esenyurtta yapıyorum.

-Beşiktaş gibi bölgeler zaten merkez bölgeler. Buraların artık yukarı gitme hızı o kadar hızlı olmuyor. Elbette artabilir kredi faizleri düşünce. Ama mesela yeni gelişen bir bölgenin değerlenmesiyle, zaten oturmuş bir bölgenin değerlenmesi aynı olmaz. Örnek: ataşehir, çekmeköy. Ataşehir'in 10 yıl önceki değeriyle bugünkü değerine bakın. Bir de beşiktaşa bakın. Ataşehir gelişen bir bölge olduğu için normal artışların üstüne bir de o gelişimin artışını ekleyebildi.

Ben olsam bu fiyatlarda biraz daha merkeze uzak ama gelişen bölgelere de bakardım. Mesela anaolu yakasında ataşehir, mesela çekmeköy, mesela ümraniye, mesela göztepe'nin e-5'e yakın tarafları, mesela üsküdar'ın altunizade'ye yakın kısımları, maslak seyrantepe tarafları gibi.
0
anten
(13.02.25)
Zaten aynı binada oturuyorsanız, alınır.


.
0
kartallar yuksek ucar
(13.02.25)
(8)

hotmail hesabıma girmeye çalışıyorlar

dont judge me mom
merhaba. farklı ülkelerden her saat başı yüzlerce kez hesabıma girmeye çalışıyorlar. bu olay 8 ocaktan bu yana oluyor. hatta geçenlerde mobil uygulamaya kod bile geldi. microsoft ile iletişime geçmeye çalıştım ama nafile. şimdilik şifreyi değiştirdim. başka ne yapabilirim?
merhaba. farklı ülkelerden her saat başı yüzlerce kez hesabıma girmeye çalışıyorlar. bu olay 8 ocaktan bu yana oluyor. hatta geçenlerde mobil uygulamaya kod bile geldi. microsoft ile iletişime geçmeye çalıştım ama nafile. şimdilik şifreyi değiştirdim. başka ne yapabilirim?
0
dont judge me mom
(11.02.25)
2 faktörlü doğrulamayı etkinleştirin

support.microsoft.com
0
jülsezar
(11.02.25)
2 aşamalı doğrulama etkin hocam. sizce bu yeterli midir?
0
🌸dont judge me mom
(11.02.25)
bence yeterli. sanırım benim microsoft hesbaımda da denemeleer olmuştu geçen yıllarda. belki hala deniyorlardır çok kullanmıyorum diye dikkat etmemiştim. benim denemelerde şifreyi hep yanlış giriyorlardı sanırım. :D
0
jülsezar
(11.02.25)
benim bir önceki şifreyi bulmuş namussuzlar iki aşamalı doğrulama olmasa patlıyorduk :) millet parasızlıktan pro sahtekar oldu dikkat etmek lazım :)
0
🌸dont judge me mom
(11.02.25)
hatta şuan açayım dedim. şifreyi girdim telefona bildirim geldi. telefondan o sayıya dokundum. sonra da authenticatore gelen kodu girin dedi.
0
jülsezar
(11.02.25)
Abi benim hanimda da öyle. Sürekli deniyorlar, sürekli uyarı geliyor. Iki asamali dışında yapacak şey yok :(
0
logisticsmanager
(11.02.25)
2-3 dene önce gmail'e her gün uyarı mesajı geliyordu hotmail'inize giriş denemesi vs diye.

Sonra birden kesilmisti:)
0
makbur
(11.02.25)
valla şu anda bana da günde 3-4 kere reset codu geliyor.
bende eski manitalardan biri diye düşünüyorum kaç gündür.
0
etna
(11.02.25)
(15)

Insanlarin yuzunden kisilik analizi yapiyor musunuz?

duyurukullanıcısı
Suratina bakinca su soyledir bu boyledir diyor musunuz? Dogruluk oraniniz kac?
Suratina bakinca su soyledir bu boyledir diyor musunuz? Dogruluk oraniniz kac?
0
duyurukullanıcısı
(10.02.25)
malesef yapiyorum. ve malesef hep tutuyor
0
sonsuz
(10.02.25)
ben giysilerden, aksesuarlardan filan yapıyorum. sonra da gidip sormayı ve analizimin doğru olup olmadığını sormayı çok istiyorum. :)
0
etna
(10.02.25)
Tipine göre yargılıyorum ve genelde tutuyor ahshahs
0
kisa
(10.02.25)
Valla pek yapmam haliyle tutup tutmadığını da pek bilmiyorum. Burdan bir arkadaş yapmıştı fotoğrafıma bakıp, onunki biraz tutmuştu ama ben biraz burda çizdiğim profilden de tahminleri olduğunu düşünüyorum.
0
Amaranta ursula
(10.02.25)
Tuttuğunu zannediyordum. Tutmuyor.
0
Mehmettheslim
(10.02.25)
Uzmanım diyemem ama yapıyorum. Doğrıluk oranım idare eder seviyede.
Ses tonuna bile anlam yüklüyorum ister istemez.
0
diyecevaplandı
(10.02.25)
yapıyorum. genelde haklı çıkıyorum. önyargı hayat kurtarır.
0
yurtsuz john
(10.02.25)
Irkçılığa giriş 1 :)
0
makbur
(10.02.25)
Benim insan tanımam 10 üzerinden bir falan.
0
Kahvedesu
(10.02.25)
yaparim ve genelde tutmaz.
yuz cok yaniltici bence..
0
cooperr
(10.02.25)
Insan sarrafiyim %90 ustu tutturum. Beden dilini okuyorum. Basit bir goz hareketi bile ele verir insani
0
Zetnikov
(11.02.25)
buna fizyonomi deniyor. insanlarin dis gorunusleriyle karakterleri arasinda bir benzerlik oldugu cok bariz. bu mimiklerinden baslar, yuz ve vucut yapisina kadar gider. politik olarak dogru olmadigi icin ikinci dunya savasi gibi terk edildi ama kafasi belli olcude calisan her insan bu tarz iliskileri fark edebilmistir zaten.

mesela sismanlarin genelde neseli olmasi, zekilerin minyon ve sivri suratli olmasi, gozleri ayrik olan insanlarin pek zeki olmamasi gibi buyuk oranda tutar bunlar.
0
antikadimag
(11.02.25)
istemesemde yapıyorum. yüzde 75 tutuyor.
0
mikahakkinen
(11.02.25)
istemesemde yapıyorum. yüzde 75 tutuyor.
0
mikahakkinen
(11.02.25)
en büyük eglencem bu. yapiyorum, beni cok sasirtan durumlar da oluyor, hakli ciktigim zamanlar da oluyor.
0
deckard
(11.02.25)
(7)

3,5 milyona İstanbulda eski daire almak mantıklı mı?

psmstc
Kendi dairemiz de eski. Birikimle de istiyoruz ama yeni eve para yetmiyor alamıyoruz. En azından elimizdeki nakti değerlendirme adına Eski daire alıp kiraya vermek mantıklı mı? Kira getirisi 20-25 arası. Alacağımız daire binası 40-50 senelik en az. Kentsel dönüşüme girme ihtimali az sa olsa olabilir
Kendi dairemiz de eski. Birikimle de istiyoruz ama yeni eve para yetmiyor alamıyoruz. En azından elimizdeki nakti değerlendirme adına Eski daire alıp kiraya vermek mantıklı mı? Kira getirisi 20-25 arası.

Alacağımız daire binası 40-50 senelik en az. Kentsel dönüşüme girme ihtimali az sa olsa olabilir gibi.
0
psmstc
(09.02.25)
Almam +1. Depremde yıkılırsa deger sıfıra düşer çok değerli bir lokasyon değilse tekrar tapılması o büyük depremde yıllar alır.
0
Mcfly
(09.02.25)
eski bina, hele hele kentsel dönüşüm ihtimali olan binaların da şöyle bir riski var; binadan vs biri "bu bina çürük" diye karot aldırıyor. binaya yıkım kararı çıkıyor (bu karot aldırma sürecinin geri dönüşü yok çünkü)

fakat binadaki ev sahipleri, binanın yeniden inşa sürecinde bir türlü anlaşamıyorlar. bina boşaltılmış şekilde senelerce duruyor.

yani sen bütün ömrün boyunca çalışmışsın kazanmışsın ama binadaki 3-5 bunak yüzünden emeğin senelerce çöp oluyor. satsan satamıyorsun, kiralasan kiralayamıyorsun, içinde zaten oturamıyorsun.

bu da bir ihtimal, hadi depremi mepremi mezar olmasını geçtim..
0
makbur
(09.02.25)
ben almam şahsen. hele ki elimdeki tek nakit para buysa.
vadelide aylık en az 120-130k arası alırsınız. enflasyon daha fazla artıyor diyebilirsiniz. en azından altın, döviz, vadeli gibi bi sepet yaparsanız en az riskli olanı olur gibi. yabancı hisse vs. de alırdım ben olsam.
0
contavolta
(09.02.25)
Madem kiraya verme niyeti var, başka ilden alsanız? Daha temiz ve yeni binalar bulunur belki?
0
strawberry first
(10.02.25)
Türkiye'de kiralama kanunları çok sıkıntılı. Ev alıp kiraya vermek: yatırım değil, dert sahibi olmak demektir.

Hiçbir şey bilmiyorsanız, altın alıp köşeye atın. Daha çok kar edersiniz + başınız ağrımaz.

Kiraya verdiğiniz zaman 15 sene kiracıyı evden çıkartamazsınız. Kira ödemese 2-3 sen mahkemelerde sürünürsünüz vs. vs.

NOT: Yatırım tavsiyesi değildir. Sonra almadığınız yer çok değerlenir, kimse geleceği bilemez! Mevcut koşullar altında benim fikrim bu.

.
0
kartallar yuksek ucar
(10.02.25)
Amacınız yatırımsa farklı şehirlerde üniversite bölgelerine bakabilirisiz. hatta o paraya belki 3 daire bile alabilirsiniz. hem getirisi daha iyi olur hem de 2 3 daireniz olmuş olur. Çanakkale Bursa Balıkesir Edirne bu şehirler de üniversite bölgelerinde çok güzel 1+1 daireler bulabilirsiniz.
0
dirildimde geldim
(10.02.25)
Istanbul'da 40-50 senelik daire = ARsa payi satin almak

Bu mantikla dairenin arsadaki payi iyiyse alinir.50 yillik dairenin tek ederi arsasidir artik.
0
turkuaz
(10.02.25)
(6)

programların malum versiyonlarını nereden buluyorsunuz?

duyurukullanıcısı
eskiden malum yerlerde herşey vardı şimdi versiyonlar çok kısıtlı. ihtiyaç olduğunda bir programın malum versiyonunu nereden buluyorsunuz?
eskiden malum yerlerde herşey vardı şimdi versiyonlar çok kısıtlı. ihtiyaç olduğunda bir programın malum versiyonunu nereden buluyorsunuz?
0
duyurukullanıcısı
(08.02.25)
Uzun zamandir kullanmiyorum ama bakabilirsiniz 1337x.to

Tabi programina ve kuracaginiz platforma gore isler degisiyor. Adobe ailesini yeni mac'lere kurmak artik sancili. Zaten yapay zeka araclari kullanilamiyor kursaniz da. Son 1 yildir da offline kullansaniz bile acilmiyor. Son gelismeler icin reddit'teki zii subreditine bakabilirsiniz.

Office araclari icin oem lisans (trendyol, saglamlisans gibi yerlerde 200 300 liraya satilan anahtarlar) almak en kisa yontem.

Velhasili neyi nereye kuracaginiza gore cevap degisiyor.
0
brkylmz
(08.02.25)
r/Piracy'de devasa bir megathread var. rehber olarak kullanabilirsiniz.
0
beatbox yapan metalci
(08.02.25)
menzil'in mekana uğruyorum:)

megathread+1
0
kesmekes laleler
(08.02.25)
Telegram
0
makbur
(08.02.25)
zamunda, turktorrent
0
high hopes of the sozluk
(08.02.25)
trojansız denk gelmediği için indirip kurmuyorum. eskiden bilgisayarlarda bu kadar kişisel veri ve 24 saat int. bağlantısı yoktu.

çok elzemse trojanlı da olsa sanal makinaya kurar işimi halledip silerim.
0
orpheus
(09.02.25)
(3)

Cable Crossover

onemoremile
Normalde 2 makarayla yapılan bu hareketin tek makarayla yapılabilen aparatlı bir versiyonuna denk geldim ve soru şu; bu göğsü ne kadar çalıştırıyor sizce?O iplerin lastik olmadığını da düşünürsek direnç göğüsten çok ön arka omuzda gibi sanki? Göğüs çalışsa çalışsa %30'larda çalışıyor gibi.https://ww
Normalde 2 makarayla yapılan bu hareketin tek makarayla yapılabilen aparatlı bir versiyonuna denk geldim ve soru şu; bu göğsü ne kadar çalıştırıyor sizce?

O iplerin lastik olmadığını da düşünürsek direnç göğüsten çok ön arka omuzda gibi sanki? Göğüs çalışsa çalışsa %30'larda çalışıyor gibi.

www.youtube.com
0
onemoremile
(06.02.25)
ROM'u yetersiz, açıları dandik low crossover ya da fly yapamazsın, ağırlık miktarı yetersiz, ağırlık eklemeye müsait değil. Bence hiçbir işe yaramaz şınav çeksen daha çok verim alırsın.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.02.25)
Bu hareketin cable crossover ile uzaktan yakından alakası yok :)

Gösterdiğiniz hareket adamın hareketi yapış açısı ve pozisyonu itibari ile aslında dumbbell press'e daha yakın.

Dümdüz vücudundan ileri bir şey itiyor ve eller bench press'te bar tutar gibi sabit değil de dumbbell tutar gibi serbest.

Ama tabii iki ele bağlı olan tutmaclar tek 1 kaynağa bağlı, yani dumbbell press gibi bağımsız değiller onun için dumbbell press'te girdiginizden daha ağır kg girilebilir.

Böyle bir alete sahipseniz böyle saçma sapan hareketler yapmak yerine orjinal hareketleri tek kol tek kol çalışmak daha mantikli bence.

Mesele üst göğüs için makarayi aşağı indirip önce sağ tarafı sonra sol tarafı şeklinde.
0
makbur
(07.02.25)
@makbur di mi. onaylatmak istediğim tam olarak buydu.
evde alttan üstten kablo sistemli rack var. alttan gelen kabloyu üstten, ortadan ve alttan fly yapabilmek için 2 adet makara + kabloyla birleştirmeyi düşünüyorum, acaba dedim maceraya girmesem mi ama doğru tahmin etmişim, video göğse vurmuyor.

tek kol ile cable crossover nedense yapamıyorum yaa, her niyetlendiğimde geometri problemi çözer gibi beynim gıdıklanıyor, vücut duruş açısını tutturamıyorum, çift kolda makaraların döner başlıklı ama tek kolda sabit olması da denkleme eklenince sakatlık da çıkmasın diye giresim gelmiyor. bir de böyle ağır kiloya girersen stabilite çok zor. nerden baksan konforsuz.
0
🌸onemoremile
(17.02.25)
(5)

gym'de ne giyilir?

amortisman
Erkeğim, 38 yaşındayım. Hayatımda ilk defa gym'e gideceğim. Ne giymeliyim? Ayakkabı, alt ve üst önerilerine açığım.
Erkeğim, 38 yaşındayım. Hayatımda ilk defa gym'e gideceğim. Ne giymeliyim? Ayakkabı, alt ve üst önerilerine açığım.
0
amortisman
(06.02.25)
Rahat bir koşu/yürüyüş ayakkabısı yeterli. Ancak spor salonlarının sanırım hepsinde var olan kural gereği sadece salonda giyeceğin ayakkabı götürmen lazım. Dışarıda giydiğini orada giymene izin vermezler.

Alt ve üst olarak da mümkünse terlemeyle ilgili en az sorunu olan şort ve tişörtler olmalı.
Örneğin adidasın şu kombini gibi: www.adidas.de

O kadar pahalı olmasın, bütçe dostu olsun dersen Dechatlon'da da mesela şu gibi ürünler var:
www.decathlon.com.tr
www.decathlon.com.tr
0
himmet dayi
(06.02.25)
@himmet dayı +

Bir de havlu götür yanında, çalışacağın sehpaya serersin.

Ayakkabı iyi olsun gerisi önemli değil bence. Ben hep eski tisortlerimi giyerdim, hatta yırtık delik tisortle de gitmisligim çoktur :)
0
makbur
(06.02.25)
salonda kosmayacaksan kosu ayakkabisi tavsiye etmem, onun yerine yere saglam basmani saglayacak duz ve sert tabanli alelade bir ayakkabi tavsiye ederim.

sort/esofman alti, tisort/sweat, havlu, suluk.
0
bay b
(06.02.25)
ayakkabı konusunda bay b+1. ağırlık hareketleri yapacaksanız, özellikle compound hareketler, squat, deatlift vs, mutlaka tabanı düz ayakkabılar giyin. antrenman ayakkabısı yazınca çıkar under armour reign, nike metcon vs gibi. daha basitleri de mevcut. akis halde topuğu yüksek koşu ayakkabıları beline extra yük binmesine sebep olur en kötü ihtimalle ağrı yaşarsın, farklı sakatlanmalara sebep olabilir.

kıyafet herhangi spor mağazasnından hoşunuza gittiği gibi şeyler.
0
awlmi
(06.02.25)
Salona normal kiyafetle giderim

Kapida normal ayakkabi girisi yasak

Cantamdan terlik cikartir sokak ayakkabisini posete cantama korum

Ustume sporcu atleti yada tisort

Alta serbest bi sort giyerim cunku bacak calismak rahat olsun diye

Ayaga sadece salon icin aldigim spor ayakkabiyi giyerim

Corap olarak su bilege kdr olandan giyerim

Makinalara koymak ve kullanmak icin orta seker boy havlu


Eger banyo yapicaksan ic camasiri ve banyo havlusu sampuan eklemelisin
0
Zetnikov
(06.02.25)
(6)

İmara aykırı yapı, mahkeme

therevo
Merhaba.Didimde bir yazlık var. Ama catısı buyuk problem yani her yerden su alıyor vs. her sen tamir masrafı var. Blok olarak catı katında 5 daire, zeminde ise 5 daire var. Bu ise başlamadan da apartmanda bu ise başlamadan inşaat odasında birilerini çağırıp acil tamir görmesi gerektiğine dair evra
Merhaba.

Didimde bir yazlık var. Ama catısı buyuk problem yani her yerden su alıyor vs. her sen tamir masrafı var. Blok olarak catı katında 5 daire, zeminde ise 5 daire var. Bu ise başlamadan da apartmanda bu ise başlamadan inşaat odasında birilerini çağırıp acil tamir görmesi gerektiğine dair evrak mevrak almışlar.

Apartmandakilerle ortak karar alarak çatının düzeltilmesi ortak kararı alındı. Düzeltirken çatının her tarafının su aldığını gösteren bi suru görsel kayıt var video vs.

Tamir isi ise çatının kaldırılıp, sandwich panel seklinde yaptırılması sekline oldu.

Bu işlem ise yapıya aykırı bir durummuş. Neyse birileri şikâyet etmiş is uzadı. Belediye imar cezası kesti vs.

Sonra kamu davası açılmış sanırım 184/1 olarak. Nisan ayında mahkeme var. Nasıl bir süreç isler?

Bu isin içinde bizle olan kişiler olağan bir süreç olduğu yani imara aykırı yapı için belediye kamu davası acar vs demişlerdi.

Nisan ayında mahkeme kâğıdı geldi bana. Orda süreci anlatırım belgeleriyle falan da bi cezai durum oluşur mu? Yani bakınca bi suru ceza var 1-5 yıl hapis, adli idari ceza vs
0
therevo
(06.02.25)
evet imar para cezası kesildiği zaman belediye direkt imar kirliliğine neden olma suçundan suç duyurusunda bulunuyor. ceza dosyasında keşif yapılıyor (mahkeme hakimi bilirkişi falan yapıya bakmaya geliyor) daha sonra bir bilirkişi raporu sunuluyor dosyaya, eğer o raporda yapılan değişikliğin belediye iznine tabi olup da (yani tadilat ruhsatı vs alınması gerektiği halde) izin alınmadan bir değişiklik yapıldı ise o zaman bunu yapan kişilere mahkeme ceza verir. ama genelde hagb verilir, başka bir cezanız yoksa sicile işlemez.

bu cezadan sonra yapı eski haline getirildi mi?
bir de idare mahkemesinde imar para cezasının iptali için 60 gün içinde dava açıldı mı? bunlar da önemli hususlar.
0
turuncu tonlarda
(06.02.25)
Yapı eski haline gelmedi gelemez cunku catı, bastan yapıldı sanddwich panelle.

Dava da acmadık tek degildim cünkü kimse de acalım demedi.

İmar para cezası var ama ödemedik daha onu. Soyle birsey var aslında. Biz bu ise baslamadan once site yonetimi didim insaat müdehindesleri odasındna kapsamlı bir rapıçor alıyotr. Yani catılar cok kotu durumda acil tadilar vs gerekiyor. Bizdeki hata belediyeye ruhsat almadan bu ise baslamak oldu sanırım. Sonra sikayet üzerine zabıta gelip kayıt altına alıyor ama is bitmisti o zamana kadar. Yıkın yoksa ceza keserim diyor ama yıkılacak gibi degil yani catı bastan yapıldı. Sonra ikinci kez gelip yılmadıgo gorukunce kamu davasına donuyor is ifade verdik once sonra bilirkisi atanmıs. Bilirkisi de tasıyıcılara zarar var diye rapor sunmus ama ilk insaat mühendisleri raporunda ise mevcut halinin risk tasıdıgı bilgisi vardı. Simdi mahkeme varmıs sonraki süreci merak ettim acıkcası. Elimizde yapının cürüguna dair goruntuler + rapor + 10 dairenin onayı var buna ragmen bi ceza olur mu acaba. Avukat vs gerekiyormu kendim anlatsam yeterli olur mu?
0
🌸therevo
(06.02.25)
@therevo

Buradaki detay şu, çatının şekli mi değişti?

Yani önceki çatı bodrum evleri gibi düz terasti, siz onu normal bildiğimiz üçgen çatı mi yaptınız?

Eger böyle ise belediye (çok ufak bir alan olsa bile) terası kapatıp kacak bir alan oluşturduğunuz için ceza kesmistir.

Ha tamirde şekil birebir aynı sırf malzemeden ötürü ise baya teknik işler devreye girer ve bir şansınız olabilir (magduriyetinizi belirten belgelerle ve mahkemeden tekrar bilirkişi talebi ile)
0
makbur
(06.02.25)
Öncelikle süreci bilmiyorum, ciddiye almanızda fayda var.

Bence Apartmandan 3-4 kişilik bir grup kurun ve belediyeyle gidip konuşun. Bu işin oluru nedir, ne yapmanız lazım bir soruşturun. Mümkünse anlaşarak davayı geri çektirmeyi sağlayın.


.
0
kartallar yuksek ucar
(06.02.25)
@therevo bundan sonraki süreçte bilirkişi raporuna itiraz etme hakkınız var, mahkemeye katılın derdinizi sözlü olarak anlatın tabi ki ancak yazılı olarak da itiraz dilekçesi hazırlamanızı tavsiye ederim. işin sonunda çok bir ceza çıkacağını sanmam ama ben olsam yine de kendimi savunur avukat tutardım.

@kartallar yuksek ucar ben daha önce belediye hukuk biriminde çalıştım, öyle şikayeti geri alma olayına yanaşacaklarını sanmıyorum.
0
turuncu tonlarda
(06.02.25)
İşin sonunda ceza çıkar. Hagb olur. Belediye istediği zaman yıkma hakkına sahiptir. Yıkarsa masrafları sizden alır. Ama yıkmaz öyle kalır. İmar affı gelir. Süreç tamamlanır.
Bugüne kadar böyle oldu. Bundan sonra nolur bilmem.
0
rodeocu
(06.02.25)
(11)

Bağırsak kurdu tedavisi ve hangi doktora gidilir

darkwizard
Arkadaşlar çiğ sosis yediğim için galiba kurt oluştu belirtiler o yönde. Klozete ölü kurtları gördüm bugün. Hangi doktora gitmeliyim? Ne önerirsiniz.
Arkadaşlar çiğ sosis yediğim için galiba kurt oluştu belirtiler o yönde. Klozete ölü kurtları gördüm bugün. Hangi doktora gitmeliyim? Ne önerirsiniz.
0
darkwizard
(04.02.25)
Aile hekimi halleder onu da, eğer ortak kullandığın insanlar var ise, klozet, taharet musluk vanası gibi şeylerden çamaşır suyunu eksik etmemende fayda var.
0
Mirket
(04.02.25)
gastroenteroloji ye gitmeniz lazim. Bulundugunuz yerde o yoksa genel cerrahi de olabilir. hic olmadi aile hekimi.

verecekleri tedavi muhtemelen Andazol. Ama yine de gorunun tabi uzman kontrolunde alin ilacinizi.
0
nuevo
(04.02.25)
Gastroenteroloji

Doktor kolonoskopiyi gerekli görebilir, tıp merkezi gibi küçük hastanelere gitmeyin
0
HellKeePer
(04.02.25)
Sosis ısıl işlem görmüş bir ürün aslında yapmaması lazım.

Bir de o kurtlar öyle gözle görülüyor mu yahu? Farazi yapıyor olmayasiniz
0
makbur
(04.02.25)
çocukken başıma gelmişti. hatırladığım kadarıyla dahiliyeye gitmiştim o da böyle tadı iğrenç bi çiğneme tableti vermişti o kurtları öldürüyordu.
0
neira
(04.02.25)
Eczaneden alabilirsiniz ilaci direkt, tenya ise gordugunuz
0
die fetten jahre sind vorbei
(05.02.25)
İNTANİYE
Nam-ı diğer Enfeksiyon Hastalıkları. Gastro değil.
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(05.02.25)
Geçmiş olsun,ilaca ilave kabak çekirdeği ye.
0
brnbrs
(05.02.25)
ev iş araba her yerde ufak pekette hep bir kabak çekirdeği olsun.Çayın yanına olsun sürekli hiç bir şeyin kalmaz
0
smokee
(05.02.25)
Dahiliye de ilgilenir.
0
krmzbvl
(05.02.25)
döküyorsanız aslında güzel haber. ayrıca kabak çekirdeği yiyin
0
ground
(05.02.25)
(6)

kombiyi kaç derecede tutuyorsunuz

orpheus
evi çok sıcak tutmak istemiyoruz hatta çoğu zaman bir cam yarım açıktır. şu aralar 42 derecede tutuyorum ama sanki yetmiyor.
evi çok sıcak tutmak istemiyoruz hatta çoğu zaman bir cam yarım açıktır. şu aralar 42 derecede tutuyorum ama sanki yetmiyor.
0
orpheus
(04.02.25)
ortalama 40 ama gün içinde azaltıp arttırıyorum üç beş

oturma odam çok soğuk oluyor, orada fazla vakit geçireceksem arttırıyorum. 40'ları geçiyor akşamları.
diğer odalar için bu miktar çok fazla, onlarda da pencereyi aralıyorum.

bazı odaların ısınmasını tamamen kapatabilsem süper olacak, ama öyle olmuyor.
0
biseysorcaktim
(04.02.25)
Oda termostatı ya da termostatik vana kullanmak lazım. Kombi suyu 55’e ayarlı ama termostat evi 22,5’da tutuyor.
0
orient blue
(04.02.25)
40

alt ve üst katta çocuklu aile var onlar köklüyorlar sanırım onun da etkisi var
0
makbur
(04.02.25)
önce cevabım: 40 ayarında tutuyorum bu günlerde

kaynak yapabilir miyim? bu rakamlar santigrat derece mi? mesela 40'a ayarlamışım. o nedir? sistemdeki suyun sıcaklığı mı oluyor
0
exlibris
(04.02.25)
43-45
0
black holes in the sky
(05.02.25)
Ev içi 25-26 derece. kombiyi 38 dereceden 44'e çektim dün.
0
kimlanbu
(05.02.25)
(14)

4.2 mlik metal korniş evden nasıl çıkarılır?

a perfect lie
soru başlıkta. Ev 9. katta. Kornişi inceledim bağlantı noktası yok. Yekpare. Eğilip bükülecek gibi de değil. malzeme eve getirilip burada dökülmediğine göre getirildiği gibi bir çıkış yolu var. Asansöre sığamaz. Bu evden hangi yollarla çıkarılabilir? Benim aklıma bir tane yöntem geliyor ama emin değ
soru başlıkta. Ev 9. katta.

Kornişi inceledim bağlantı noktası yok. Yekpare. Eğilip bükülecek gibi de değil. malzeme eve getirilip burada dökülmediğine göre getirildiği gibi bir çıkış yolu var. Asansöre sığamaz.

Bu evden hangi yollarla çıkarılabilir? Benim aklıma bir tane yöntem geliyor ama emin değilim. Fikirleriniz lazım.
Kaç kişi gerekir? Ne gerekir? Çıkarınca bu çöpe nasıl atılır?

Plastik kornişin üzerine düzenekli müzenekli saçma sapan gereksiz bir şey yapmışlar. Söktük. Şimdi salonun ortasında duruyor.

Şimdiden teşekkür ediyorum.
0
a perfect lie
(03.02.25)
belli aralıklarla belirli sayıda ip bağlayıp camdan aşağı yavaş yavaş salacaksınız. salma işini uçlardan iki kişi yapmalı yavaşça. yere inince de birisi ipleri çözüp götürecek.
0
candide
(03.02.25)
en fazla alüminyumdur, ortadan ikiye kolayca bükülür.
0
kimlanbu
(03.02.25)
@candide, çok zor bi yöntemmiş bu ya,

@kimlanbu sanki değil ya daha sağlam bir şey biraz denedim kırılır diye ama olmaz gibi geldi. ağır da bayağı.
0
🌸a perfect lie
(03.02.25)
2.4m aşırı uzun değil koridorlar çok dar değil ise merdivenlerden elde iner. bir ucu tavana diğer ucu yere değecek kadar dikleyip indirebilirsiniz.
0
orpheus
(04.02.25)
Ya cok haklisiniz 2.4 uzun degil ki, cunku kornis 4.2 m
Yanlis yazmisim basliga ;(
0
🌸a perfect lie
(04.02.25)
çöpe atılacaksa bi testere ile 3-4 parçaya ayırıp asansöre koyulabilir.
0
orpheus
(04.02.25)
Bu bilgiler ışığında bir pimapenci çağırıp, ellerindeki profil kesen daire testere ile bir kaç parçaya bölüp öyle elde taşınabilir hale getirmek en uygun çözüm gibi görünüyor.
0
strawberry first
(04.02.25)
pimapenciyi çağırıp ödeyeceğiniz parayla, bir adet kılıç testere alın, kaça bölmek istiyorsanız bölün geçin. Testere de size kalır, lazım olunca kullanırsınız. Ha, manuel testere de iş görür, en fazla 1 dk değil de 15 dakika sürer...

yok testere falan para veremem diyorsanız, tavsiye etmediğim, etik olmayan ama işe yöntem de şudur: 1 adet kılıç testere ve 1 adet harici metal testeresi (ucu) satın alınır. ambalajdaki uçlara dokunmadan, satın aldığınız uç ile kesim işi yapılır. Uç sizde kalır, testereyi olduğu gibi iade edersiniz. Tekrar edelim bu tavsiye etmediğim ama iş görecek yöntemdir...
0
it was a bright cold day in april
(04.02.25)
Bizim balkonu kapatacaklari zaman pimapen çerçeveleri bina kapısından geçmemişti.

Üst kattan ip sarkittilar sarkitilan ipi pimapen in bir ucuna bağladılar. Yerdekiler de başka bir ipi pimapen in öbür ucuna bağladılar.

Yukardakiler çektikce aşağıdakiler de diğer iple gergin tuttular. Aşağıdakiler binadan 4-5 metre açıkta durdular ki pimapen cerceve alt katlara carpmasin.

Teleferik gibi yani.

Ha kornis için bu çabaya değer mi:) kes gitsin.
0
makbur
(04.02.25)
Testere fikri çok işe yarar. Böyle bir alet olduğunu bilmiyordum. Çok Çok teşekkürler. 2500 tl ye filan var.
0
🌸a perfect lie
(04.02.25)
basitlerinden bir demir testeresi al, kes geç.
ben olsam ilk önce bükmeyi, kırmayı denerdim, alüminyum'dur çok zor olmaz.
0
sealth
(04.02.25)
1740 TL'ye de mevcut kılıç testere. www.amazon.com.tr
0
it was a bright cold day in april
(04.02.25)
2500 çok nalburdan en ucuz metal testeresini al (kıl testere değil) 200-300 liradır.

www.bauhaus.com.tr

bir de tam anlamadım oluklu korniş nasıl o kadar sağlam olur. yere 2 tane 3-4 kitaplık yükseklik yap kornişi ortaya koy ayağınla yüklen kıvrıldığı yerden ikiye katla tamadır.

olmazsa yakın bi nalbura sor mutlaka eve gelen elemanı vardır 100-200 bişey verirsin. hatta metalse hurdasını da alır götürür.
0
orpheus
(04.02.25)
@ orpheus evdeki kornişin üstüne ayrıca metal korniş montelemişler. Böyle bir sürü ipleri ve farklı tül takma halkaları var. o ipleri çekince tül sağa sola çekilebilir oluyor. Mekanizmalı bir şey. Gereksiz, Baya ağır kalın ve sağlam. Nalbura sorma fikri de mantıklı. Çok teşekkürler.
0
🌸a perfect lie
(04.02.25)
(6)

Wi-fi jammer sinyal kesici

aslagülümseyenbirkediyegüvenme
Öncelikle yasal olmadığını bilmiyorum ancak şöyle bir sorunumuz var. Kardeşimin yatak odası yan komşunun bir odası ile bitişik ve sanırım duvarlar çok ince. Komşunun oğlu gece saat birden başlayarak sabaha kadar online bilgisayar oyunu oynuyor ve sürekli yüksek sesle küfürlü konuşarak oyuncularla so
Öncelikle yasal olmadığını bilmiyorum ancak şöyle bir sorunumuz var. Kardeşimin yatak odası yan komşunun bir odası ile bitişik ve sanırım duvarlar çok ince. Komşunun oğlu gece saat birden başlayarak sabaha kadar online bilgisayar oyunu oynuyor ve sürekli yüksek sesle küfürlü konuşarak oyuncularla sohbet ediyor. Konuşulanların her kelimesi çok net bir şekilde kardeşimin odasında duyuluyor. Defalarca uyardık komşuyla görüştük hatta ev sahipleri ile bile görüştük ancak bir türlü engelleyemiyoruz. Düşüncemiz şu: bir wifi jammer yani sinyal kesici bulalım yatak odasının duvarına monte edelim ve gece birden sonra çalıştıralım. böylece komşunun o odasındaki wifi sinyal de kesilsin dolayısıyla çocuk o odada oyun oynayamasın. Aslında evin başka odasında kalıyor yani o odada da oyun oynayabilir ama onu tercih etmiyor. Aylardır devam eden o kadar rahatsız edici bir şey ki polis sadece gürültü olduğu zaman bize haber verin diyor sadece. onlar da aslında çok fazla seçeneğe sahip değiller. İnsanlar komşuluk nedir anlamıyor aylardır uyku uyuyamıyorlar son derece sinirleri bozuk. İnternetten kendimce araştırma yaptım ama tatmin edici bir ürün bulamadım var mı böyle bir ürün? Yardımcı olabilirseniz çok sevinirim..
0
aslagülümseyenbirkediyegüvenme
(02.02.25)
siz polis çağırarak tutanak altına aldırın, şikayetçi olun ve olayı mahkemeye taşıyın. bu bahsettikleriniz sizi büyük suçlu konumuna düşürecek şeyler. jammer çalıştırırsınız, sonra apartmanda ambulans, itfaiye çağıracak olanın telefonu çalışmaz, anlaşılırsa hayatınız kayar...
0
malheiros
(02.02.25)
Gider kablo çeker, network kablosuyla internete bağlanır.
0
salihdt
(02.02.25)
Kendi odanızı taşıyın. Başka yol yok
0
luluki
(02.02.25)
Abi kabloyla interneti çekmiştir o, wifi ile online oyun dert.
0
Shepard
(02.02.25)
Wireless bağlandığının garantisi yok ki hadi öyle olsun sıkıntı çıkınca gidip ethernet çekecek elbette bi çözüm değil.

İki tarafa da bondex gibi insan sesini kesecek bir sünger çekerek (eğer komşunuzun çözüme ortak olma gibi bi niyeti varsa) bi miktar çözülebilir gibi problem. Yalnızca sizin koymanız çok bir şey değiştirmez, ses kaynak tarafından engellenir daha çok zira.
0
hedep
(02.02.25)
çok benzer bir şeyi yapmıştım.

annemlerin yazlıktaki komşularının kızı (evler dip dibe) sabah 8'de -muhtemelen telefondan canlı yayın açıyormuş- bir başlıyormuş "mahmut hoşgeldin, emre hoş geldin, süleyman hoşgeldin" bütün muhabbet bu -muhtemelen şu twitch para kazanma olayı ile alakalı bir durumdu- annem de çok hassastır hiç uyuyamıyormuş, kaç kere rica etmiş oralı olmamışlar vs.

ben yanlarına giderken böyle hack vs işlerden çok iyi anlayan yazılımcı bir arkadaşım var ona danıştım, bana bir usb'ye canlı çalışan linux kali kurdurup fluxion mı öyle bir wifi kırma programı yükletti. bu wifi kırma programının içinde aynen dediğiniz jammer gibi bir şey vardı, valla üşenmedim her gün 8'e çeyrek kala kalktım ve çalıştırdım bunu :) hatta türk telekom'dan adam falan geldi, tabi normal öğle saatinde çalıştırmıyorum bulamadılar sorunu falan :))

haa kablo ile bağlanıyorsa modemi hackleyip modeme habire reset attırmak gibi ufak sapıklıklar yapabilirsiniz :) -tam onlive oyuncu ergen delirtmece:))-

o zaman da modemin wi-fi'ını kapatabilir durumu çakozlarsa tabi.

ama tüm bunlar tabii zaman, uğraş; bir de öyle bir uğraş ki hani sonunda herhangi bir şey ürettiğiniz yaptığınızda tatmin duygusu olan çabalar değil. tamamen kötülüğe kötülükle karşılık verme.

mümkün olduğunca daha yapıcı çözümler bulmak için uğraşmak gerek.
0
makbur
(02.02.25)
(4)

modem elektrik iliskisi

supergirl
merhaba. internetim gun icinde 2 kere filan gidiyor. modemin isiklari tek tek yeniden yukleniyor ve hepsi gelince internet geliyor. bu arada modeme baglantim hic kopmuyor. ISS ile kontrol ettigimde bir problem gorunmedi. apartmandaki baglantilara cok guvenmiyorum. elektrik tesisatina da guvenmiyorum
merhaba. internetim gun icinde 2 kere filan gidiyor. modemin isiklari tek tek yeniden yukleniyor ve hepsi gelince internet geliyor. bu arada modeme baglantim hic kopmuyor. ISS ile kontrol ettigimde bir problem gorunmedi. apartmandaki baglantilara cok guvenmiyorum. elektrik tesisatina da guvenmiyorum. 78 yapimi bir bina.

bu durumu elektrik dalgalanmasindan olabilir mi?

evet ise, prize ne gibi bir sey takayim ki hic olmasin bu durum? yani 3-5 dakika suruyor ama bazen toplantida konusurken cat diye gitmesi kotu oluyor.

baska uyumlu adaptor vardi onu taktim, simdi onu deniyorum ama hani olmazsa voltaj regulatoru vb gibi bir sey ise yarar mi?

tesekkurler.
0
supergirl
(01.02.25)
elektrik dalgalanması olsa evdeki diğer cihazlardan fark edersin örneğin lambalar anlık gider gelir, açık tv varsa kapanır vs.

bu durum gerçekleştiğinde modemin arayüzüne girip uptime süresine bakabilirsin, buradan en son ne zaman reset yemiş bir fikir verir. ama modemle olan bağlantı kopmuyor, iss tarafından bakınca da bağlantı stabil diyorsun o biraz garip.
0
orpheus
(01.02.25)
Adaptör bozulmaya başlamış olabilir.

Çok benzer bir problemi 2-3 ay önce yaşadım. Sık sık kopma oluyordu. (Ki hiç olmaz kablonet)

Sonra kablonet ten servis çağırdık. Geldi baktı modem bozuk abi dedi gitti.

İçime bir kurt düştü, farklı adaptör taktım hiçbir sıkıntı olmadan çalıştı.

Bozuk çalıştıran adaptörü söktüğümde en büyük kapasitör un altından hafif sistigini gördüm.

Ihtimaller dahilinde yani.
0
makbur
(01.02.25)
modem resetlenmiyor. uptime'a da bakmistim, 29 gun filandi. yani haklisin, elektrik gidiyor gibi olsa modem resetlenirdi, ama dedigim gibi modem baglantisi hic kesilmiyor cihazlardan, sadece internet gidiyor. yani elektrik degil de, sanki tel kablosu cekilmis gibi aslinda.

yani o zaman bosuna para harcamaya gerek yok. muhtemelen sorun apartmanda ya da mahallede... fiber altyapisi gelince duzelir umarim.

tesekkurler orpheus
0
🌸supergirl
(01.02.25)
@makbur; deniyoruz bakalim. deneyebilecegim tek sey o vardi. tesekkurler!
0
🌸supergirl
(01.02.25)
(7)

Adama inanmadınız, bakın ne oldu şimdi?

ananiyimioguz
Az önce şöyle bir haber gördüm: https://kibrisgazetesi.com/beyaz-saray-covid-19un-cin-laboratuvarindan-sizdigini-dogruladi/Kahvehanedeki dayılar kazandı sanırım üzgünüm :(Evrim, mutasyon, doğal seçilimciler olarak öylece bakakalabiliriz.https://www.eksiduyuru.com/duyuru/1589058/covid-19-un-bilincli-
Az önce şöyle bir haber gördüm: kibrisgazetesi.com

Kahvehanedeki dayılar kazandı sanırım üzgünüm :(

Evrim, mutasyon, doğal seçilimciler olarak öylece bakakalabiliriz.

www.eksiduyuru.com
0
ananiyimioguz
(01.02.25)
Tamam abi. Seni anladım ve yapısal olarak parçalandım.
0
logisticsmanager
(01.02.25)
Hocam ilk yazan ben olmak istedim(sadece istedim, olamadim). Oncelikle onemli bir noktayla baslayayim. Linkini paylastigin duyurunun altinda bugun paylasmis oldugun kibrisgazetesi sitesi 403 Forbidden donuyor. Sanirim paylastiginiz haber asagidakiyle ayni;

gazeteoksijen.com

Oncelikle kendimi tanitayim, modern tibba prensip olarak bir karsitligim olmasa da bu konularda hep komplo teoricilerinin soyledigi seyleri dikkate alirim. Bunlarin alaya alinmasina da ayar oluyorum. Tabii konuya gore degisir, bu covid meselesinde de gorunenden farkli birseyler oldugu ortada. Ancak burada ABD bir aciklama yapmis yani bu aciklamanin oncesinden cok farkli durumda degiliz. Cin guvenilir olmasa da ABD'de guvenilir degil. Cin'in cesitli pastalardaki pay alma cabalarina karsi zaten saldiriyorlar surekli. Bu da onlardan biri gayet olabilir. Tabii konu hakkinda bir uzmanligim yok diger argumanlari da orijinal duyurudan okudum. Mantiksiz seyler falan demiyorum. Klasik ana akim WHO yaklasimini benimseyenler de sonucta bati eksenli bilim dunyasindaki gelismeleri turkce olarak bize aktariyorlar. Yoksa illa cok iyi biliyorlar demek degil.

Son olarak kamu spotu notumu da duseyim. Ben bu ABD ve Cin'e asiri gicik oldum. Bunlarin ulkesinden gelen gida urunlerine bile guvenmiyorum, almiyorum.
0
mbond
(01.02.25)
NASA'da çalışan bir akrabamiz bir aile toplantısında bu virüsü ABD'nin dunya dışından getirdiğini itiraf etmişti.

Eşinizin genetikci arkadaşı yanılıyor olabilir.
0
makbur
(01.02.25)
Pardon iki yere de aynı linki yapıştırmışım, güncelledim.

Ben işin geyiğindeyim ya haberin doğruluğunu da bilmiyorum, dediğiniz gibi abd bunu sızdırmış olsa dahi normalde inkar eder, bi bakarsın çıkarları öyle gerektiriyorsa itiraf eder belli olmaz yani. sorduğumda linç yemiştim de ondan haberi atayım dedim @logistics <3

@ makbur, oha çok mantıklı bunu da yazalım -_-

yalan atmayın kardeşim dünya dışından olsa bizim genetiğimize uyacağı ne belli, bilim yapıyoruz şurada

www.youtube.com
0
🌸ananiyimioguz
(01.02.25)
O duyuruda dediğimin 1 kelime hariç tamamen arkasındayım hala. Bir şeyi değiştirmedi. O 1 kelime de "Toprilye" tabii ki. "Torpille" olması lazım. Telefonda yazarken saçmalamış. Kaynağın güvenilirliğinin tartışılması bir konu, sonuçta hapşırdığında bir Çinli "çok yaşa" dese "çok yaşarsak yaşlı düşeriz, zayıf anımızda bilgilerimizi çalarlar" kafasına geldi ABD neredeyse. TikTok CEO'sunun ABD senatosu sorgusu önündeki durumu muhabbeti şaka değil. Öte yandan laboratuvarda yapılan deneylerden birinden ortaya çıkmışsa da (ki burada da kbb'sinden göğüs hastalıklarına oradan aile hekimine kadar alakasız herkesin sadece doktor olduğu için fikri alınıyor.) yine dayıların çipli, nüfus kontrollü teorilerini desteklemiyor :)

Benim de dayımın bir arkadaşının eniştesi, bir arkadaşının yengesinin eniştesinin Belçika'da laboratuvar asistanı olduğunu ve ondan şunları duyduğunu söyledi "virüs DNA'sı böyle dizilemez, biyontek aşıları ile konuyu karartmak için çip takmaya çalıştılar. Bunu engellemeye çalışan DSÖ de Kurnaz Alfa ve boğazı sakallıya itibar suyikasti yaptı" demişti. Yine de @makbur 'un kaynağı daha güvenilir olduğu için beni bir ikna etti.
0
nawar
(01.02.25)
Trump'ın atadığı sağlık bakanı j.f.k jr. bu hususta açıklamaları ve yazdığı kitaba da bakmak lazım.

Trump ekibi, biden dönemi kirli çamaşırlarını ifşa ediyor ve edecek.
Uçak kazaları da tesadüf değil.
0
diyecevaplandı
(01.02.25)
Hocam ben hala Covid-19’un Çin laboratuvarından sızdığını düşünmüyorum olsa olsa çalışma şartlarının ağırlığından bıkan Covid-19 virüsü bir şekilde laboratuvardan kaçmanın yolunu bulup daha medeni bir ülkeye iltica etmeye çalışmıştır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(01.02.25)
(11)

zincir marketlerdeki en iyi kaşar hangisidir?

avatar is back
muğlanın köyünde ya da karstan bilmem nerden getiriyorum şahane diyor insanlar da onunla uğraşamam zincirden temin etmem lazım. ekşiye baktım millet şok a101'deki muratbey'e iyi demiş onu bi deneyecem de o kadar iyi mi? file ve karfur'dan almıştım son bir kaç ay içinde hiç sevmedim mesela. direkt ma
muğlanın köyünde ya da karstan bilmem nerden getiriyorum şahane diyor insanlar da onunla uğraşamam zincirden temin etmem lazım. ekşiye baktım millet şok a101'deki muratbey'e iyi demiş onu bi deneyecem de o kadar iyi mi? file ve karfur'dan almıştım son bir kaç ay içinde hiç sevmedim mesela. direkt marka önerebilecek var mı
0
avatar is back
(30.01.25)
Migros taze kaşar peyniri gayet işini görür. Metronun kaşarı da guzel
0
primetime
(30.01.25)
açık ara muratbey ve bulabilirsen özgüllü. ikisi de gerçek kaşar, eritme değil ve yağ oranları çok iyi.
0
sir spankalot
(31.01.25)
muratbey +1
0
spirit crusher
(31.01.25)
MuratBey alacaksanız, marketteki ile Eminönü'nde satılan bence çok ama çok farklı. Gidin Eminönü'den alın, hemen girişteki peynirciler.

Marketten almak için taze kaşar Migros, Carrefour, Metro'nun kendi markalarını tavsiye ederim. Bu üç marka dışındakiler ı-ıh.

Eski kaşar düzgün bulamazsınız, kimse 2 yıl bekletip acaip fiyatlara satamaz eski kaşarı, dolayısıyla marketlerde satılan en iyi eski kaşar Taciroğlu.
0
alfired
(31.01.25)
Bence dönem dönem değişiyor.

10 15 sene önce muratbey çok güzeldi sonra bir anda bozdu, böyle sakız gibi bıçakla kesilirken dağılan saçma bir forma büründü.

Bu arada çok kaşar peyniri denedim. Bir ara A101 ' de Tarabya diye bir şey vardı çok iyiydi, onlar da aynı şekilde bozdu. Ahir mi Mahir mi o fena değildi o da yine bozdu.

Herkes muratbey demiş ben de merak ettim tekrar alacağım.

Özetle dönem dönem değişiyor benim gözlemim.
0
makbur
(31.01.25)
Evimizin tereyağı, kaşar peyniri, labne, krem peynir, yoğurt, ayran, sert (olgunlaştırılmış) beyaz peynir ihtiyaçları için uzun yıllardır Migros'tan Migros marka ürünleri tercih ediyoruz.

@makbur'un söylediğinin sebebi de mevsimsel olarak değişen hava sıcaklıklarıyla inek sütündeki artan ya da azalan yağ oranıdır. Bu yüzden bir dönem aldığınız peynir şahane olur ama bir sonraki mevsim aldığınızda tadı yavan gelebilir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(31.01.25)
Biz altın kılıç kullanıyoruz. 2 yaşındaki oğlumuza da veriyoruz. Diğer peynirler gibi katkı maddesi yok. Ayrıca çok lezzetli
Carrefour da 600 gramı 150 - 180 tl olduğunda yapıştır 2-3 tane
0
etna
(31.01.25)
migros kaşarda katkı maddesi yoktu en son. en iyisi en tatlısından çok katkıya bakarak alıyorum.
0
mikahakkinen
(31.01.25)
Muratbey +1 (a101 ve migros'ta var)
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(31.01.25)
bim'deki özgüllü eskiden çok iyiydi şuan bozdu.

bence siz tüm kaşarlardan alıp deneyip kendiniz karar verin.
fazla kaşarı derin dondurucuya koyarsanız bozulmaz.
0
durbidakka
(31.01.25)
hasmandıra
0
nuisance2
(31.01.25)
(7)

Kanser hala kanser

WithWorth
Bir post gördüm 'hasan yalnızoglu' diye.Dağ gibi, sporcu adam 49 yaşında, 2024 yılında vefat etmiş.Kanser 2024 yılında hala gizemleriyle, bir çok bilinmezleriyle en ölümcül hastalıklardan biri olmaya devam ediyor.Ve kanser bir gün ansizin bizi de vurabilir, ne diyorsunuz ?Gerçi adam rizeliymiş, çern
Bir post gördüm 'hasan yalnızoglu' diye.
Dağ gibi, sporcu adam 49 yaşında, 2024 yılında vefat etmiş.
Kanser 2024 yılında hala gizemleriyle, bir çok bilinmezleriyle en ölümcül hastalıklardan biri olmaya devam ediyor.
Ve kanser bir gün ansizin bizi de vurabilir, ne diyorsunuz ?

Gerçi adam rizeliymiş, çernobille ilişkisi olabikir mi ?
0
WithWorth
(29.01.25)
Malesef özellikle Karadeniz Bölgesinde kanser vakaları çok görünüyor, özellikle yaşı Çernobile yetenlerde.
0
makbur
(29.01.25)
İnsanda 30-40 trilyon arası hücre var ve bunlar ihtiyaç durumuna göre sürekli bölünüp çoğalıyor ve ihtiyaç giderilince duruyor ama bu trilyonlarca hücre içinden bir tane serseri kanserli hücre durmayıp bölünmeye devam ediyor ve kanserli bir doku oluşturmaya başlıyor. Beslenmedeki kalitesizliği içki sigara vs kullanımı hava kirliğini genetik faktörleri kılı yünü derken trilyonlarca hücre içinden bir tanesinin kanserli hücre çıkması ve onun çoğalması gayet normal geliyor gizemli bir yanı yok.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.01.25)
Bir de bir hücrenin kanserli olması için özel bir nedene ihtiyaç yok genlerimiz hiçbir şarta bağlı olmaksızın mutasyona uğrayıp kanserli bir hücre oluşturabilir, evrimin sürprizlerinden biri de bu. Misal İsviçre'nin bir dağ köyünde gamdan kederden uzak dünyanın en temiz havasını soluyup olabilecek en organik şekilde beslensek bile bir şekilde kanser olabiliriz ne yazık ki.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(29.01.25)
Daha bugün Chat GPT ile sohbet ettim. Dedim, ihraç gıdalardan pestisit nedeniyle geri gönderilen çok var. İç pazara sürülenler hakkında herhangi bir bilgi yok, çünkü kontrol yok.
Bu nalet vücutta birikir mi, birikirse ne yapar? Kanser dedi valla.
Bende moral yerle yeksan.
Bir köye yerleşip kendi sebzemi meyvemi mi yetiştirsem.
Bilemedim.
0
Mirket
(29.01.25)
genetik bilimi gelişiyor. kanserinde genetik çözümü için deneyler yapılıyor. 2050 yılına kadar bu hastalığın tedavisinin olacağını söylüyorlar. bir ilaç firmasının ceosu söyledi. tabii ki güvenilirliği tartışmalı. sağlıklı beslenme önemli ancak bilim adamları ruh halininde önemli olduğunu söylüyor. eşimin dedesi 98 yaşında her gün margarinli ekmek yiyip 5 şekerli çay içiyor, dedem 70 yaşında alzhemirdan öldü. 2 dedenin farkı şuydu deden ömür boyu fakirlik ve hayatta kalma çabasıyla gitt. eşimin dedesi varlıklı bir ailenin çocuğuydu. hayatında hiç stress yaşadığını sanmıyorum.

@mirket köylerde kullanılan tarım ilacının haddi hesabı yok. sen organik tarım yapacağım dersin ama yan tarlandaki adam tarım ilacı kullanarak senin ürünlerine aktarır ilacı.

dünya değişiyor hastalıklar mutasyana uğruyor. olay sağlıklı beslenme dışında mutlu olmak ve özellikle gen haritanla alakalı.

psg hocası luis enriquenin kızı 9 yaşında kemik kanserinden öldü. o yaştaki çocuğun kötü beslenme ve stressle ne işi olur.
0
mikahakkinen
(30.01.25)
kanserin çözümü bulunur başka hastalıklar bulunur
0
Hallegadola
(30.01.25)
kanser tedavileri inanılmaz gelişti.
eskiden akciğer kanseri bir insanın 2 sene yaşaması bile mucizeydi. artık amcam 13 senedir yaşıyor. tabi ki çileli yaşıyor ama yaşıyor.

bir çok kanser türü için tedavi edilebilirlik oranı inanılmaz arttık.
tekrar ediyor mu? ediyor, ama yine de ölüm süresi giderek uzuyor.

özellikle yapay zekadaki gücün artışıyla birlikte ben önümüzdeki 4-5 sene içinde kanseri inanılmaz derin çözen tedaviler geelcek diye düşnüüyorum.

insanın tespit edemeyeceği şeyleri yapay zeka tespit edecek diye düşnüyorum.
0
whatdreamsnevercome
(30.01.25)
(10)

Domuz Gribi oldum tavsiyeleriniz neler?

slm ben yalnız komando yasin
Test pozitif çıktı. enfluvir verdi doktor. Daha başka neler yapılır? ne yenir ne içilir?
Test pozitif çıktı. enfluvir verdi doktor. Daha başka neler yapılır? ne yenir ne içilir?
0
slm ben yalnız komando yasin
(28.01.25)
taze zencefil tüketmelisin. ve zencefilden maksimum verimi alabilmen icin de sicaklik, zeytinyagi ve karabiber üclüsünün de bulunmasi lazim.

en kolay limon, karabiber taze zencefil üzerine sicak su cay yapman.
ya da bol sarimsakli ve zencefilli mercimek corbasi.
0
sonsuz
(28.01.25)
T hücrelerine direkt etki eden iki şey var biri protein diğeri dinlenme.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.01.25)
Bol dinlen.
Bol ılık sıvı al (çay, çorba)
Terledikçe üşümeden çamaşır değiştir, terin üstünde kurumasın.
Üşümeden becerebiliyorsan arada ılık duşlar al.
Bol dinlen.

Geçmiş olsun.

Kimseye de bulaştırmamaya gayret et.
0
Mirket
(28.01.25)
ben de geçirdim sanırım 4 hafta önce. ama ben test olmadım.

doktor c vitamini ve çinko verdi. c vitaminini günde 2 kere içiyordum. bir de nurofen vermişti günde 2 kere. bol bol su içtim.

1 haftada atlattım. 2. haftada öksürük azaldı. 3. haftada tamamiyle öksürük gitti.
0
false pretension
(28.01.25)
beyran çorbası
0
orpheus
(28.01.25)
Bol sıvı, yeşil biber, yogurt, kuzu eti
0
primetime
(28.01.25)
C vitaimini hakkında küçük bir bilgi vermek isterim. C vitamini güzel bir antioksidandır ama hastalığın iyileşme sürecinde hiçbir işe yaramaz c vitamini hastalık öncesinde kullanıldığında çalışan bir vitamindir ama aynı zamanda suda çözünen bir vitamin olduğu için vücutta depolanmaz günlük olarak alınması gerekir ve maksimum faydalı dozu 1 gramdır, 1 gramı aştığınızda fazlası idrarla dışarı atılır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.01.25)
İstirahat, iyi beslenme, zaman
0
yuvarlanantencereninkapagi
(28.01.25)
İstirahat.

İnfluenza A oldum. 10-15 gün baya halsizdim. 16. Gün kendimi iyi hissedince çok hafif spor yaptim. Baktım iyiyim, 2 gün sonra bir tık ağır girdim; gecesinde uyuyamadim ve vücudum toparlanamadi.

3 gün sanki ateşim varmış hissi, ama ateşim yok. Hastanede kan testi ve bingo: crp 49,5 olmuş.

İstirahat çok önemli. Bence en az 1 ay ağır ve yorucu işlerden kaçının.
0
makbur
(29.01.25)
gecmis olsun
bu linki atmasam olmaz :)

youtu.be
0
cooperr
(29.01.25)
(8)

Turkiye cinle savasa girer mi

lapaz
https://eksisozluk.com/entry/172257135?debe=trueDebeye girdigi icin soruyorum
eksisozluk.com

Debeye girdigi icin soruyorum
0
lapaz
(28.01.25)
abd’ye güvenip kafayı uzatırsak ukrayna’dan beter oluruz. bırakalım pasifikte birbirlerini yesinler. bir savaş kopacaksa zaten o taraflarda kopacağı kesin gibi. abd’nin ukrayna ve ab’yi ne duruma düşürdüğü ortada. trump çin’i yalnızlaştırmak için ruslar ve ab’nin anlaşmasını istiyor. siz avrupa’da kardeş kardeş takılın ben tüm odağımı pasifiğe kaydıracağım diyor. artan çin baskısını farkeden abd müttefikleri zaten yıllardır savunma harcamalarını artırıyorlar pasifikte. tayvan meselesi, güney çin denizi problemi falan bir yerde film kopacak ama bizim karışmamızı gerektirecek bir durum yok.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(28.01.25)
Çin gelip de öyle abd gibi Rusya gibi saga sola hırlayıp saldıracak bir ülke degil. Adamlar teknoloji üretiyor.Muazzam bir ekonomik gücü var. Hiç askeri güç kullanmadan bilr ekonomik olarak ülkeni pasivize edebilir.
0
limonlu eksi
(28.01.25)
stratejik derinlik - ahmet davutoglu seviyesinde. entry cok komikmis.

turkiye bati (abd + avrupa) gudumunden cikti bile coktan. bati'yi cin'e karsi mi savunacakmis :)

dunyanin ekseni pasifik'e kayiyor. onumuzdeki on yillarda mucadele edecek gucler abd, cin, hindistan. bize gelene kadar cin'in karsisinda hindistan var. amerika'nin uluslararasi dokumanlari artik hep indo-pacific uzerine. yapilan anlasmalarin gittikce artan bir bolumu indo-pacific icin yapiliyor. turkiye burada var olabilecek gucte degil maalesef.

avrupa ikinci dunya savasindan beri dususte. rusya sovyetler dagildigindaki nufusunun bile altinda bugun. turkiye de kendi coplugunun horozu olacak iste. bizimkilerin yapmak istedigi uluslararasi anlasmalarla musluman ulkeleri de yanina cekerek akdeniz'deki hakimiyeti arttirmak. erdogan'in vizir vizir sacmasapan ulkelerde gezmesinin sebebi bu. tika'nin afrika, orta asya ulkelerindeki faaliyetlerinin sebebi de bu. turkiye musluman nufusun hamiligine soyunuyor. ki saka maka bu da davutoglu'nun cizdigi politikanin devamidir.

ancak global olcekte varlik gosterebilecek bir ulke degiliz. daha lokal bir guc olarak varligimizi devam ettirecegiz.
0
antikadimag
(28.01.25)
'bugün ülke olarak tek bir vasfımız var: askeri kabiliyetimiz.' demiş.
Nasıl bir kabiliyet atfediyorsa kendisine. Bedelli mi yapsam tecil mi ettirsem, anksiyetem var, rapor verirler mi düşünceleri arasında, bir iki tane dron haberi izleyip kabiliyetten ve bölgesel güç olmaktan da bahsedilebiliyor demek ki. 'Başkasının sopasını görmeyen...' diye bir söz vardı.

Nepolyon yüzyıl önce 'Ordular mideleri üzerinde yürür.' demiş. Savaşmak için ordudan önce teknoloji ama onun öncesinde de çok sağlam bir ekonomi gerekir. Dünyanın en yüksek faiziyle borç bulabildiğimiz için vaziyeti idare eden ve henüz çökmeyen bir ekonomiyle savaşılamaz. Buğdayda bile dışa bağlıyken bölgesel güç de olunamaz.

Müslüman ülke liderliği falan denmiş. Mesela? Hangi ülke? Suriye falan denecekse geç onu. Daha yeni gümrük koydular adamlar. Görüşmeler yapıyorlar, masada yoksun. Azerbeycanla Ermenistan arasındaki masada da yoktun. Havuz medyası öyle demiyor gerçi de, çok maruz kalmamak lazım.

Ortada bir savaş var zaten. Ekonomi ve teknoloji alanında Dünya savaşta şu anda. Bize düşen , var gücümüzle ekonomiyi toparlamak olmalı. Dünyasal, bölgesel hayaller bize göre değil. Dimyat hayallerini bırakıp bulgura sahip çıkalım, yeter.
0
Mirket
(28.01.25)
"Debe'ye girdiği için soruyorum"

Debe'yi gözünüzde bu kadar büyütmeyin. Çoğunlukla Ekşi'nin müdahalesi ile oluşan bir liste.

Türkiye Çin savaşı gibi bir şey asla olmaz. Eğer Çin bu gelişme hızını sürdürür ve hitler gibi kafayı kirarsa, o zaman da olsa olsa "Çin'in Türkiye'yi işgali" olur. Ki bu bile baya ileri bir süreç, tr'ye gelene kadar işgal edecekleri bir sürü yer var.
0
makbur
(28.01.25)
Turkiye NATO uyesi.Cin-NATO savasinda karsi cephede Cin+Rusya varken nasil karismamayi becerecegiz biri anlatsa da anlasak.NATO belli bolgede uyelerinden aldigi askerlerle bir ordu olusturdu diyelim.Ben yollamiyorum mu diyeceksiniz.
0
turkuaz
(28.01.25)
ABD ve Çin rekabeti başka bir seviyede.

ABD ve Çin İngiltere, Fransa, Almanya gibi avrupa lokomotiflerini çoktan geride bıraktı birçok alanda. Bu ikisinin yanında ingiltere değil belki ama fransa ve almanya neredeyse regional power seviyesinde kalıyor.

Son zamanlarda Yanis Varoufakis'in tekno feodalizm tanımı çok konuşuluyor.

Bu perspektifle yaşadığımız dönem Çin ve ABD'nin hegemonya savaşı olarak devam edecek.

Alvin Toffler tarihi 3 döneme bölüyor. Tarım çağı, endüstri çağı, enformasyon çağı. Enformasyon dediğimiz şey yapılandırılmış veri.

Bunu da sermayenin odağına bakarak yapıyor. 1700'lere kadar iktisadi hayat tarımla şekilleniyor. 1700'lerden itibaren endüstri etrafında. 2000'lerden itibaren enformasyon etrafında dönüyor ekonomi.

Şu anda enformasyon odaklı bir ekonomi var. Ve ABD-Çin bu enformasyonun tüm musluğunu elinde tutuyor. Kredi kartı harcamalarından, internet kullanımına kadar. Tik Tok muhabbeti de bundan çıkıyor. Bu verilerin çok büyük ekonomik değeri var. Sosyal etki değerinden bahsetmiyorum bile. BREXIT veri güvenliğinin ve veri manipülasyonuna karşı korunmanın ne kadar önemli olduğunun göstergesi.

Şimdi Avrupa ve Rusya bu bu yarışın çok gerisinde kaldı. Bunu nereden anlıyoruz? ABD ve Çin'deki en büyük şirketler listelerine bakın. Birçok veri şirketi var.

AB'nin büyük şirketlerine bakın. Birçoğu ağır sanayi şirketleri ve finans kurumları. Bu yüzden ekonomik olarak rekabetin gerisinde kalıyorlar.

Regülasyonlarla vs abd ve çin'i yavaşlatacaklarını umuyorlar ama tam tersi oluyor.

Bu uzun intro şunu anlayalım diye. Avrupa'nın bir bölümü özellikle gelişmiş tarafı ABD'ye daha da bağımlı hale gelecek. Bir bölümü de çin yörüngesinde dolaşacak özellikle doğu avrupa. Varıufakis'in tezi de bunun üstüne. Özetle AB, ABD ya da Çin'in sömürgesi haline gelebilir diyor 10-20 yıl içinde.

Bu tabii robotik ve uzay teknolojilerine de yansıyan bir yarış. Haliyle askeri anlamda da iki taraf dünyanın kalanıyla farkı açıyor.

O yüzden bırakın bu savaşta Türkiye'yi, AB'nin bile çok bir ağırlığı olmayabilir. TAbii ki Fransa'nın, İngiltere'nin, İtalya'nın bir gücü var.

Gelelim Türkiye'ye. Türkiye 100% batı ekseninde hareket eden bir ülke değil. Türkiye 100% doğu ekseninde hareket eden bir ülke de değil.
Türkiye kendi ajandasına göre hareket ediyor ama çoğu zaman duruma göre anlık hareket ediyor.

Dünyada tarafların daha belirgin hale geldiği bir ortamda Türkiye ne batıdan, ne doğudan yüz bulamayabilir ve ortada kalabilir.
0
anten
(28.01.25)
Çin'in başta ABD ile çözmesi gereken hususlar var .
Her ne kadar yakın görünseler de Rusya da Çin ile başka bir rakip.

Trump'ın gelmesiyle Rus Ukrayna savaşı bittiği anda Çinle gerilimler daha da artacak gibi.
Belki ABD, Rusya'ya bazı bazı tavizler vererek Çin konusunda yanında olmasını isteyebilir.


Türkiye ile Çin savaşı şimdilik çok uzak bir ihtimal.
0
diyecevaplandı
(28.01.25)
(18)

Sizce gereksiz mi davrandım?

panda yuva yapmis sogut dalina
Dün atm'den para çektikten sonra biri durdurdu. O da para çekmek istiyor ama karekod ile çekmek istediğinden telefon ayarlardan izin vermesi gerek(kamera izni) Denedim bulamadım :D En son dedi ki "Eve gideceğim para lazım sizin hesaba para atsam siz de bana çekseniz olur mu?" dedi. Bende" İsterseniz
Dün atm'den para çektikten sonra biri durdurdu. O da para çekmek istiyor ama karekod ile çekmek istediğinden telefon ayarlardan izin vermesi gerek(kamera izni) Denedim bulamadım :D En son dedi ki "Eve gideceğim para lazım sizin hesaba para atsam siz de bana çekseniz olur mu?" dedi. Bende" İsterseniz bir başkasına sorun, o belki karekod ile nasıl yapılacağını biliyordur" dedim ayrıldım oradan.

Sizin hesaba para atayım bana çekin deyince aklıma dolandırıcılık geldi nedense anında, kendimi geri çektim. Gereksiz mi davranmışım sizce? "Ne alaka ya" demeyin :D ne bileyim aklıma o an öyle geldi işte.
0
panda yuva yapmis sogut dalina
(28.01.25)
İyi yapmışsın boş ver dünyanın binbir türlü hali var. Bizleri bu hallere düşürenler utansın

Bu arada izin derken kamera izni mi? Merak ettim :)
0
respect
(28.01.25)
@respect

Aynen kamera izni. Ayarlara girip bayağı denedim bulmayı ama yapamadım.

O an "Boşver uğraşma yürü yoluna" dedim kendime :D
0
🌸panda yuva yapmis sogut dalina
(28.01.25)
Doğru yapmışsın. Hiç belli olmaz. Telefon ve hesap kendisinin olmayabilir, sonra savcılıkta uğraş dur.
0
malheiros
(28.01.25)
hocam o yönteme benzer dolandırıcılık yöntemleri gerçekten var, iyi yapmışsınız.
0
enteg
(28.01.25)
Gereksiz değil tersine son derece doğru bir davranış olmuş. Kişi belki de her güç üçer beşer böyle insanları yakalayıp bahis vb. geliri aklıyordur. Telefon başkasınındır hesabını boşaltıyor olabilir. Tanımadığınız kimselerden banka üzerinden kesinlikle para almayın. Devir malesef çok kötü, kişi iyi niyetli de olsa en kötü senaryoya göre hareket etmek durumundayız.

Para lazımsa bir bankadan debit kart tedarik etsin yanında taşısın. 5-10 TL komisyonla istediği ATM'den herkes para çekebilir.
0
Lethe
(28.01.25)
hiç abartı göremedim. en güzelini yapmışsınız
0
kondansator
(28.01.25)
%200 dolandırıcı
0
gabe h coud
(28.01.25)
yüzde bir milyon mantıklısını yapmışsınız. o hesap bu panel satanlardan birisi olup hesabınıza oradan para gelince yarın polis çagırabilir.
0
liberal
(28.01.25)
Hocam böyle izinler için menü zaten otomatik olarak açılır, yani sen karekod tarayıcısını açtığında kamera izni vs gerekiyorsa ekranda pop-up pencere açılır sen de oraya tıklar ilgili menüye gider işini halledersin, diğer türlü zaten biraz karışık olur, eğer sana telefonu verip al sen bul dediyse ve sen de bulamadıysan belki de seni "lan gerçekten böyle bir ihtiyaç var" şeklinde ikna etmek için yapmış olabilir, bu da artniyetli bir hareket olur.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(28.01.25)
eve gidecegim para lazim dedigi icin muhtelemen bahsi gecen meblag 200 lira falan. savcilik, panel gibi seyler icin 10k falan transfer olurdu ki degsin. onu da atmden kimse kabul etmez.
0
buenosdias
(28.01.25)
yerinde hareket olmuş. altından ne çıkacağı belli olmaz.
ben sokakta tanımadığım birine bırak yardım etmeyi selam bile vermiyorum.
bu devirde her şeye şüpheyle yaklaşacaksın.
0
my fault
(28.01.25)
20 sene evvel başıma geldi hala unutmam. atmden para çektim sonra bi adam geldi eli yüzü düzgün güven veren biriydi. bozuk paraya ihtiyacı varmış ama banka bütün vermiş. benim bütünü bozar mısınız dedi. dedim oluuuur yani git bi büfede yap ama dimi? neyse aldım parayı sonra bi endişe girdim büfeye bu dedim sahte mi kalemle baktılar neyse ki değilmiş :D fakat şu ara tanımadığın birinden hesabına para girişi iyi olmaz. adamın yaptığı pis bi iş varsa denetlemede seni de sorguya çekerler.
0
neira
(28.01.25)
Adam belki de şu illegal bahis sitelerinin tek tek bir sürü hesaba atıp paraları çektirdigi kişilerden biri. (Ya da o parayi dağıtan)

Bir ara çok kişiye yaptirdilar bu işi belli komisyonlarla. MASAK büyük bir operasyon yapmıştı bunlara.

Bulasmadiginiz çok iyi olmuş her türlü.

Yani kimse tanımadığı bir kişiye para atıp o parayi çeker misin diye sormaz hele ki bu zamanda.
0
makbur
(28.01.25)
İyi yapmışsın efrat dolandırıcı dolu.
0
mikahakkinen
(28.01.25)
Konu para olunca babana bile guvenmeyeceksin
0
Zetnikov
(28.01.25)
Tanımadığınız birisinden gelen parayı açıklayana kadar çok uğraşırsınız, iyi olmuş. Adam hayırlı olmayan işler yapıyorsa yarın bir gün size hayırdır diyebilirlerdi.
0
kimlanbu
(28.01.25)
Eve gitmem gerek deyince ben basarım sizin yerinize deyip uygulamayı açıyordum(metroda oldu bu arada olay) tam öyle bakarken "1000 lira atayım size bana çekin lütfen" diye de ekleyince bir garibime gitti, uygulamayı da kapattım ayrıldım oradan.

Hem eve gideceğim diyor hem de 1000 lira istiyor :D Size de böyle bir olay olursa aklınızda bulunsun diye buraya yazmak istedim.
0
🌸panda yuva yapmis sogut dalina
(28.01.25)
Gerekli davranmışsın
0
nawar
(28.01.25)
(6)

Kulak zonklamalı grip

muhayyer divan
Selam, iyi gecelerBana kızacaksınız ama kızmayın, gerçekten hiç halim yok evden çıkmaya, çok zor yürüyorum. 2 gün mazeret izni aldım doktora gidemediğim için. Bu kulak zonklamalarının ve ağrısının geçmesi lazım pazartesiye kadar. Ne kullanayım, ne yapayım fikriniz var mı? Bitkisel olur ezbere tecrüb
Selam, iyi geceler

Bana kızacaksınız ama kızmayın, gerçekten hiç halim yok evden çıkmaya, çok zor yürüyorum. 2 gün mazeret izni aldım doktora gidemediğim için.

Bu kulak zonklamalarının ve ağrısının geçmesi lazım pazartesiye kadar. Ne kullanayım, ne yapayım fikriniz var mı? Bitkisel olur ezbere tecrübeler olur... Ne bileyim babam bana aferin için falan diyor, bişey daha vardı unuttum.

İlaç içmeyi hiç sevmiyorum, vitamin mineral takviyelerini de sevmiyorum esasında, mecbur olmasam içmem. Şimdi de evden çıkamıyorum doktora götürecek kimse yok, bana bir öneriniz olur mu, pazartesiye sağ salim çıkar mıyım?

Belirtiler:

Üç akşamdır geceleri gelip yoklayan ateş, en fazla 38.5 oluyordur.
Dehşetli halsizlik
Göz sulanmalı hapşırık burun akıntısı
Öksürük ama fazla değil, yine de arada bir hırıltı oluyor
Kulaklarımım içi hem ağrıyor hem ciddi bir basınç var
Baş ağrısı sinüzit ciddi boğaz ağrısı, bademcikler şiş.

Ya telefon etsem beni hastaneye götürecek araç gönderen olur mu devletten? Böyle olmayacak. Cidden hiç iyi değilim.
0
muhayyer divan
(25.01.25)
üst solunum yollarında enfeksiyon ve akıntı varsa. şu son gripte bunu etkili ve uygun bir antibiyotik kullanmadan geçirmek imkansız, denedim oradan biliyorum. neredeyse 15 yıldır tek bir antibiyotik almamış biri olarak mecbur kaldım.

öksürürken ve burnunu silerken kulaklarında fazla basınç oluşturmamaya çalış.
0
orpheus
(25.01.25)
çevremde herkes bu şekilde hasta, ofiste bir arkadaşımız 1 haftadır işe gelemiyor, yataktan kalkamıyor.

domuz gribi+influenza vb şeyler söylendi hastaneye gidenlere çevremde. salgın varmış.

ambulans çağırmayı deneyin ama gelirler mi emin olamadım. en kötü ihtimal bir taksi çağırıp kendiniz gitmeyi deneyemez misiniz? tekrar tekrar deneyeceksiniz ambulansı bu durumda.

çok geçmiş olsun.
0
Phoebe
(25.01.25)
ateş de var, tehlikeli. mutlaka doktora gitmelisiniz. acile gidini bir serum yiyin ve verilen antibiyotiği kullanın. bronşit veya zaatüre riski bile oluyor bu son virüsün. ihmal etmeyin.
0
awlmi
(25.01.25)
Son virüsü ağır geçirdim aldığım tek ilaç parol 500mg, o da gece titreme dolayısı ile, iyileşene kadar çok zor geçti, çok terledim vs ancak 5. Gün kendime gelebildim. İyileştikten sonra ise kulağımda sizinkine benzer nabız atışı gibi bir zonklama ve öksürük kaldı,Öksürük için göğüs hastalıklarına gittim,etkisi kolay geçmiyor dedi, öksürük şurubu ve antibiyotik reçete etti doktor. Ama antibiyotik kullanmak istemiyorum neredeyse iyileştim zaten.Kbb randevu aldım ama 2 gündür kulak ağrım da durdu. Yani geçti gibi ama tekrar ederse doktora gideceğim.
0
oggiethebrewbuddy
(25.01.25)
Ateş 38 üzeri çıkıyorsa evde kendi kendine geçirmeye çalışmak anlamsız.

Yüksek ateş her türlü kalbe etki ediyor. Zorlamayı hiç gerek yok.

(Özel sağlık sigortaniz varsa 38 üzeri ateşte sigorta karşılıyor anlaşmalı kurumlarda, bankoda geçersiz derlerse sigortacinizla konuşun bir şekilde o masrafı geçiyorlar hesabınıza sonra)
0
makbur
(25.01.25)
+

Bir kac tavsiye verecegim;

Bende çok ani başladı, yılbaşından iki gün önce; hatta o gün hiçbir şeyim yoktu gayet iyiydim ağır spor da yaptım. Gecesinde sanki boğazimda bir kasinti var da öyle öksürük başladı. Reflü sandım gaviscon içtim yattım.

Ertesi gün bir kalktım mide bulantısı + ateş. Parrol vs içtim ama hem ateşim düşmüyor hem bulantim geçmiyor (hiçbir şey yiyemiyorum) ertesi gün ölü gibiydim, sağolsun ablam geldi birlikte hastaneye gittik. Serum vs verildi kendime geldim ama kan tahlilinde CRP 55 çıktı (yuksek) influenza a olmuşum, ilacını verdi. (2. Günden sonra vermiyorlar o ilacı çünkü ise yaramiyormus)

Doktor antibiyotik vermedi. Eve gelince 1-2 gün hafif ateşim çıktı parrol ile düştü. Fakat çok ağır bir iyileşme süreci başladı, yorgun ve halsiz geçti 15 gün. 16. Gün kendimi iyi hissedince çok hafif spor yaptim. Sonraki günlerde de iyi hissedince 2 gün sonra bir tık daha ağır spor yaptim ve gümm.. vücudum toparlanamadi. O gece uyuyamadim. Ertesi gün başım ağrıdı ve aynı ateşim varmış gibi bir hal ama ateşim yok. 3 gün böyle sürdü.

Neyse 4. Günde daha önceden aldigim bir check-up randevusu vardı. Orada CRP'yi de dahil ettim tahlile. Ve CRP 49 çıktı :( doktor panik halde ağır bi antibiyotik yazdı 10 günlük. Akciğer filmim de çekildi. Bu süreçte tutulum da (zatürre) olmuş. Şu an antibiyotiğin 5. Günündeyim.

Yani ozetle hastaneye gidin. Eğer antibiyotik almqzsaniz 10 gün sonra CRP'nize bir daha baktırin. En az 1 ay fiziksel yoğun bir aktivite yapmayın. Çok iyi dinlenin. Bol multivitamin takviyesi alın (C, D, B12 vs)

İhmal etmeyin ki başka sıkıntılar doğmasın. Çok geçmiş olsun.
0
makbur
(25.01.25)
(10)

Türkiye'de trene binmek

asteriks
İstanbul Ankara hızlı trenini kullanan çok duyuyorum. Doğu ekspresi de popüler. Bu trenler güvenli mi? Hızlı trene uygun raylarımız var mı? Yoksa yine bir şey olmaz kafasıyla mı çalışıyor? Teknik bilgisi olan var mı?
İstanbul Ankara hızlı trenini kullanan çok duyuyorum. Doğu ekspresi de popüler. Bu trenler güvenli mi? Hızlı trene uygun raylarımız var mı? Yoksa yine bir şey olmaz kafasıyla mı çalışıyor? Teknik bilgisi olan var mı?
0
asteriks
(23.01.25)
hızlı tren full hızlı değil. hızlı trene uygun kısımda hızlı diğer yerlerde yavaş ilerliyor
0
jelly bear
(23.01.25)
yht'nin açılımı yavaş hızlı tren. özellikle istanbul eskişehir arası mecbur kalmadıkça kullanmıyorum. güvenli mi dersen elbette değil. bu trenler bin-ali zamanında hızlandırılmış tren olarak başladı ve kaza yaptı. sonuç olarak 40 kişi öldü. özetle ülkemizdeki her şey gibi takdiri ilahiyle çalışıyor. bugün bişey olmaz yarın olur. olursa olur.
0
scudman1
(23.01.25)
ankara'dan istanbul'a ve eskişehir'e yht ile gidiyoruz. zaten bir yere kadar dur kalk ilerliyor. hızlı olduğu tek yer eskişehir-polatlı arası. orada da 260ı görüyor max hız. çok hızlı olunca hafif sallanıyor tren çok korkuyorum. onun haricinde güvenli olduğunu düşünüyorum. ortalama hız 100-150 arası
0
Hallegadola
(23.01.25)
2004'tü sanırım Pamukova kazası var. O zaman eski sistem raylar üzerine hızlı tren yapmaya çalışmışlardı, kaza oldu tabii ki. Şimdiki hızlı trenlerin altyapısı hızlı tren standardına uygun. Karayoluna göre daha güvenli demiryolu. Uçak kazası gibi işte olma ihtimali düşük ama olursa tehlikeli.
0
nundu
(23.01.25)
Ben de tren facialarını hatırlıyorum. O günden bugüne değişiklik mi oldu diye merak ettim.
0
🌸asteriks
(23.01.25)
Yakın arkadaşımın dayısı tcdd'de makinist. Rayların kesinlikle uygun olmadığını söyler hatta yht'de görevlendirilmemek için psikolojik sınavdan bilerek kaldığını biliyorum.
0
mirty
(23.01.25)
Son 20 yıldaki tren kazaları;

www.bbc.com

Ne yazık ki tr'de hayatta kalabilmek için her şeyi en ince ayrıntısına kadar bilmeniz lazım. Bilmiyorsanız orada risk vardır.

Çünkü sizi dusunen ne bir kurum var, ne denetim var ne de devlet var..
0
makbur
(23.01.25)
3. dunya ulkelerinde icinde devletin oldugu hicbir seye guvenilmez..
bunlari kullaniyorsan zar atiyorsun
0
cooperr
(23.01.25)
Yaşanan kazaların çokluğu yüzünden yıllarca yht kullanmadım işimi çok kolaylaştıracak olmasına rağmen. Şimdi de değişen bir şey yok. Epeydir kaza olmadığı için zaman içerisinde kullanmaya başladım ihtiyaç duydukça ama hep ikircikli giderim. Kullanmamak daha iyi.
0
Mossy
(23.01.25)
trenler guvenli ya. ilk zamanlardaki kaza degil, cinayetten beri cok bir sey yasanmadi.

ayda 3 4 kez ankara istanbul yht'yi kullanirim.

ankara - eskisehir: yuksek hizli tren
eskisehir - gebze: hizli tren
gebze sonrasi : tren

olarak calisiyor :D

gecenlerde de erzurum ankara 26 saat trenle geldim. otobusten arabadan zaten cok cok cok daha guvenli, turkiye'de bence ucaklardan bile guvenlidir trenler.
0
aguen
(24.01.25)
(16)

kizartma tabagi, sosis tabagi hakkindaki dusunceleriniz?

buenosdias
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
hani barlarda boyle kroket, sosis, kizartma karisik bisey geliyor ya. merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim.
0
buenosdias
(23.01.25)
Bazen çok aç oluyorsun ve alkole "altlık" yapmak gerekiyor, barda yiyecek başka bir şey de olmayınca el mahkum.
0
kimlanbu
(23.01.25)
Tadını sevmem nedeniyle rahatlıkla yiyorum.
0
peki madem
(23.01.25)
Cok dandik olmadigini dusundugum bir yerde yarim metre sosis aliyorduk bazen. Tabii sosis piyasa mali sosis ayarindaysa igrenc bir durum ama oyle degilse bir sikinti goremiyorum. Tabii pisirilme sekli vs sagliksiz muhtemelen. Bira iceceksem bunu takmam acikcasi.
0
mbond
(23.01.25)
bu mantıkla tüm fast food dükkanlarının kapanması lazım
0
sizofren06
(23.01.25)
her gün yemedigin sürece okay bence.
0
sonsuz
(23.01.25)
sağlıksız yemek yemeyelim mi hiç ya öyle dünya mı geçer. Çok sık gitmiyorum öyle mekanlara artık ama gidince bi bira tabağı söylerim yani sosisini de patatesini de gömerim. hiç öyle takıntılarım yok yağını sosisini ne yapmışlardır diye.
0
nundu
(23.01.25)
Biranın yanında yağlı yağlı üf çok güzel gidiyor.
0
kobuzchu kiz
(23.01.25)
yani biranın yanında şunu yeneyi sorgulayan da ne bileyim gitsin şekersiz gazoz içsin sorry
0
KidLazer
(23.01.25)
sosis yemem hayatta. ama diğerlerine okeyim. tavuk patates kroket falan.
0
jelly bear
(23.01.25)
Gittiğin yer bar. Sınırlı yiyecek var ve genelde en makul menu Kızartma tabağı vs gibi şeyler oluyor. Sosis de bu tabağın içinde oluyor çoğunlukla.

Bira iciyorsan bira aciktirir. Mecburen alıp yiyorsun olay bu yani.

Yoksa normal zamanda bırak sosisi Kızartma bile yemem ben.
0
makbur
(23.01.25)
"merak ediyorum bir insan boyle biseyi nasil yer. kilo yapmasini, sagliksizligini gectim kullandiklari yag, sosis, kroket vs.. manipulasyona cok acik urunler. neyse yargilamadan sizin fikirlerinizi alayim."

aynısını bira için de değiştirerek yazabiliriz. siz nasıl bira içmede herhangi bir sıkıntı görmüyorsanız veya önemsemiyorsanız başkaları da bu ürünler konusunda sıkıntı görmüyor veya önemsemiyorlardır. yoksa içmezdiniz, yoksa yemezlerdi.
0
yemrem
(23.01.25)
ayda yılda bir yenebilir. her akşam yeniyorsa orada bir sorun var. ayrıca bazı barlarda çok kaliteli sosislerden düzgünce pişirilerek hazırlanan tabaklar var.
0
orpheus
(23.01.25)
hayatta yemem. biranın yanında fıstık ve patates yerim. sosismiş kroketmiş hayatta ağzıma sürmem. leş.
0
abelardo
(23.01.25)
Menülerde "Bira Tabağı" olarak adlandırılan ve benim "Zehir Tabağı" olarak nitelendirdiğim, gerçekten de zararlı olan gıdalardan müteşekkil olmasına karşın ayda yılda bir yemekte büyük sakınca görmüyorum.

Benim asıl derdim, kaliteli bir zehir tabağı bulabilmek. Gittiğim pubların çoğunda zehir tabağındaki ürünlerin hepsi en kalitesiz ürünlerin bir araya getirilmesiyle hazırlanıyor. Sık gittiğim bir pub, zehir tabağında en dandik market sosisini kullanıyor ancak porsiyon sosis ve hotdog'ta Kozmaoğlu'ndan aldıkları sosisi kullanıyorlar. Kroket, soğan halkası vs en dandiğinden dondurulmuş ürünler.

Kaliteli ürünlerden hazırlanmış zehir tabağı satan bir yer bilen varsa önerilere açığım.
0
10551037
(23.01.25)
Patates dışında tabakta olan her şey genelde aşırı kötü. Ya çok açken ya da 3. şişe biradan sonra söyleniyor genelde o yüzden. Yıllardır söylememişimdir hatta bizim masada söylenmemiştir. Patlamış mısır veya patates kızartması devam ediyor ama tabii ki. Yani anlayacağın üzere tercih sebebi sağlık değil lezzet. Zaten bir yandan içki içip bir yandan sağlık konusu açmak biraz... :)
0
nawar
(23.01.25)
Eve sosis, kroket vb almam. Patates kızartmaya bile oğlum 4 yaşına geldikten sonra başladım. Ama o tabağı çok seviyorum. Biranın yanında güzel gidiyor. Eskiden 3-5 ayda bir dışarı çıkıyor, haliyle ancak o zaman tüketiyordum. Yıllardır hiç çıkmadım, son zamanların tabaklarına ait artık fikrim yok.
0
strawberry first
(23.01.25)
(19)

Neden protesto yapamıyoruz? Neden sokağa düşmüyoruz?

damba
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim. Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz? Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor m
Bu bir kazan kaldırma duyurusu değil moderatörler, öncelikle onu söyleyeyim.

Şunu merak ediyorum, gerçekten pankart, yürüyüş vs yaptığımızda, mesela hesabı sorulsun şu Bolu faciasının diye, tutuklanacağımız için mi dışarı çıkamıyoruz?

Ben 30 arkadaşımla çıksam yürüsem ve slogan atsam, tutuklanıyor muyum? Ne lazım, valilik izni mi?
0
damba
(22.01.25)
cünkü gezi parkinda ülkecek sokaga ciktik ve hicbir sey olmadi.
0
sonsuz
(22.01.25)
@sonsuz ama çıktık, biz elimizden geleni yaptık, hiçbir şey olmasa bile kendimiz için çıktık. insanın varoluşsal anlamda manalı geleni yaşaması lazım, bana anlamlı geleni neden yapamıyorum? Cevap sonuçsuz kalacak diye olmamalı bence :(
0
🌸damba
(22.01.25)
Barışçıl gösteri anayasal hak, önceden izin alınmasına gerek yok.

"Herkes, önceden izin almadan, silahsız ve saldırısız toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir."

İnsanlar neden sokağa dökülmüyorların ardında bir sürü şey var; bir yandan fazlasıyla sindirildi, sokağa çıkmak demek 100% polisle yüzleşmek demek.
Diğer yandan da modern zamanların ve sosyal medyanın bence birkaç etkisi var

1 - Gündem çok hızlı bulanıp değişiyor; Neyin peşinden koşulacağı ve kimin sorumlu olduğu belli değil, herkesin tepkisinin odağı bir diğerinden biraz daha farklı, gündem sürekli farklı şeylerin bombardımanı altında. Haliyle sokağa çıkacak kritik kitleya ulaşılamıyor.

2 - İnsanlar sosyal medyadan tepki gösterip bir şey yapmış gibi hissediyor ve bunun üstüne ayrıca sokağa çıkmaya gerek duymuyorlar.

3 - Çok fazla kamp var; aynı şeyi protesto etmek için bile olsa farklı görüşlerden insanlar yan yana gelmek istemiyor.
0
salihdt
(22.01.25)
Sonuçsuzluk değil konu sadece, gezi parkı eylemleri bir patlama noktasıydı ama halkın da bir kısmının döverek insan öldürebileceğini de gösterdi, yani protesto karşıtı birilerinin direkt protestoculara kinlenip aksiyon aldığı bir yer burası, o günlerde benimle yaşıt olan ali ismail o yaşında kaldı bense 30 yaşındayım.
Muhalif takılıp o protestoları dahi eleştiren insanlar gördükten sonra eylem falan yapılacak şey değil olarak kodladım ben artık.

Ek olarak 2015 yılı seçimlerinde de siyasetin iğrençliğini devlet bahçeli ile gördük ve halk dahi bir şeyler değiştirmek istese anladımki siyasetçilerin karakter sorunu buna müsaade etmiyor bu yüzden benim toplum için yapabileceğim şeyler siyasi açıdan bitti.
0
atom karincanin torunu
(22.01.25)
2 sebebi var;

1- gezi parkında feto ile birlikte insanlara yapmadıklari pislik kalmadı. Cinayet, ucu bucağı gelmeyen bir şiddet, iftira; aklına gelebilecek her türlü kötülük.

2- bu insanlar için değmez kafası. 2023 depreminden sonraki seçim sonuçları artık bu duyguyu arşa çıkardı sanirim.

Bu 2 düşünce-duygu birleşimi insanların eylemsizligine hatta tepkisizligine sebep oluyor.
0
makbur
(22.01.25)
milletçe yapamadıgımız 3 onemli sey

sıraya girmek
kaldırımda yurumek
protesto yapmak
0
Zetnikov
(22.01.25)
Bu genetğikle alakalı bir durum, biz Türkler tarihimiz boyunca sürekli bir demir yumruk tarafından yönetilmeye alışmışız ve çok az isyan etmişiz, yani tarihimize baksan en büyük ayaklanmamızın ilki Patrona Halil İsyanı ikincisi de Gezi'dir, arasında 1 milyon sene falan bi zaman aralığı var fakat Avrupa'ya bakıyorsun Fransızlar 50 defa imparatorluk yıkıp 70 defa cumhuriyet kurmuşlar İngilizler "ya ben senin yapacağın işi" deyip krala başkaldırmış 1000 sene önce falan kralın yetkilerini sınırlandıran Magna Carta'yı imzalatmışlar ve hepsinin tarihi böyle isyanlarla dolu, ha onlar da yeri gelmiş idam edilmiş yeri gelmiş yakılmış cezanın kralını yemişler ama vazgeçmemizler, biz zaten yönetim yanlısı bir ülke olmakla birlikte isyan potansiyeli az bir topluluk olduğumuz için bu görüşteki insanlar da haliyle sinmiş. Normal yani.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
Bunun birçok sebebi var.

Birincisi önceden haber alınmaksızın barışcıl gösteri 12 Eylül darbesini yapan darbeciler tarafından Anayasal Hak olarak görülmüş. Ancak mevzuat gereği bunu yapabilmek için Valilikten ve önceden izin alman gerekir. Aksi taktirde gözaltına alınırsın.

İkinci sebep, bu toplum biat kültürüyle yetişmiştir. Şu an muktedirin kontrolünde olan kanaat önderleri öncülük etmediği sürece kitle hiçbir şeye karşı çıkmaz ve başkaldırmaz.

Üçüncüsü. toplumlar 3 bölümden oluşur. Birincisi zengin kesimdir. Onların, barışta ve savaşta ve de afette her durumda gözetecekleri ve durumdan istifade edebilecekleri yeşil renkli değerleri vardır. Ötesi onları ilgilendirmez.
İkinci olara fakir kesimi alalım. Onlar ekmeğinin peşindedir. Başka bir değer onlar için bir şey ifade etmez. Tek tük anlamlı gelmeler olsa da çoğunluk olmaktan doğan güçlerini ortaya koyma örgütlenebilme becerileri yoktur. Küçük şeylerle mutlu olurlar büyük olayları görme becerileri yoktur.
Orta kesim, orta gelir grubuna dahildir ve aydın kesimdir. Olayları görme ve değerlendirme becerileri vardır. Nispeten alt grubu örgütleme yetileri de vardır.Ancak bu kitlenin bu yetenekleri, gerek eğitimleri kalitesizleştirilerek gerek suni bir krizle fakirleştirilerek ellerinden alınmıştır, alınmaya devam edilmektedir.

Uzar gider bu liste.
0
Mirket
(22.01.25)
tkp çıktı ve çıkıyor. destek verilebilir
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
Çünkü biz yetkililere kızmıyoruz akp ye kızıyoruz. Öyle olunca da kitlesel eylem olmuyor. Beşiktaş ta yangında ölenlerin sayısı da 29 du.
0
Cezcez
(22.01.25)
bugun istiklalde 10 kisilik bir tkp grubu yürüdü, göz altına alındılar.
0
deckard
(22.01.25)
@deckard

tkplilere herhangi bir gözaltı yok. ayrıca 10 kişilik bir grup söz konusu değil. kalabalık bir grup tkpli turizm bakanlığı önünde ve taksimde eylem yaptılar

x.com

ankara'da olanlar varsa bana yazabilir bilgi için
0
bahçedekisandal
(22.01.25)
0
Amaranta ursula
(22.01.25)
@cezcez bu çok anlamlı geldi, kitle hareketi gerekiyor ama birleşmemiz için bile belirtili bir kucaklama kapasitemiz yok gibi geliyor bana, herkes nasıl birbirine bu denli dışlayıcı olabilir. @bahsedelisandal gördüm, kaçırdığıma çok üzüldüm, takibe aldım teşekkür ederim @amaranta müthiş bir sahne
0
🌸damba
(22.01.25)
kendi adıma konuşacak olursam evde zor duruyorum toplumsal ölçekte olabileceğine inandığım ilk kıpırdanmada kendimi meydanda bulacağım. korkum da yok.

insanlardaki "bu millet için değmez" algısı bana acayip derecede empoze edilmiş bir algı gibi geliyor. unutmayalım ki seçimler 20-30 puan farklarla kazanılmıyor bu ülkede. yüzde 1-2 fark bu ülkenin yarısı demek. kimse azınlık psikolojisine düşmemeli şu durumda. ben benim gibi düşünüp hisseden bir sürü insanla karşılaşıyorum. başta yolsuzlukları, haksızlıkları araştırıp peşine düşen kamuyla paylaşan gazeteciler olmak üzere emek veren peşini bırakmayan, üniversitelerde hala burada bir şeyler yapmak için uğraşan insanlar, hayatında hiç bunlarla aynı safta durmamış onca insanı görmezden gelmek bence büyük haksızlık. ama bu malum kişinin hissetmemizi istediği şey: çaresizlik ve yalnızlık. gerçekten insanların duygularını nasıl kontrol edeceklerini iyi biliyorlar ve çok güzel yılgınlık yaratıyorlar.

insanların dışarı çıkma konusundaki çekimserliğini anlamak zor değil. yine yalnız kalma korkusu var bence, dışarı çıkıyorsun fişleniyorsun ve şiddet görüyorsun. belki tutuklanıyorsun. o yüzden buna partilerin önderlik etmesi gerekiyor çok çok miting yapmalılar halk da onların önderliğinde toplanmalı bence.
0
Mossy
(23.01.25)
@mossy söylediğinizde haklısınız, ben de kendimi zor tutuyorum. Ama burada bir arkadaşın söylediği, bunun bir kitle hareketi olmasının önünü açmak olurdu. Herhangi bir parti ya da partiler tabii ki miting yapabilirler ama asıl partisiz, millet nedir fark etmeden, din, dil, ırk, siyasi görüş fark etmeden bir araya gelmek daha elzem değil mi? O zaman bir araya gelirsek bizi yıkamazlar. Ama bir parti altında olduğumuzda, evet, fişleniyoruz. Bilemiyorum. Bu çözüm üretmek şart ama.
0
🌸damba
(23.01.25)
bunu kendine sorabilirsin. neden sokaga cikmiyorsun? kendi adima turkiye'de olsam cikmazdim. sebepleri;

1) devlet cok sert. dayak yer, joplanir, goz altina alinirsin. bir organizasyon lazim.
2) organizasyon yok. bu organizasyonu en iyi saglayacak olan siyasi partiler. onlar bile halki kin ve dusmanliga tahrik etmekten yargilaniyor. demirtas'in yargilanmasina alkis tutanlar ama o da terorist diyenler devletin istedigi herkesi terorist olarak damgalayabilecegini fark ettiler. demirtas yine ayni bu sekilde halki sokaga cagirdigi icin iceride su anda.
3) kaybedeceklerim var. kariyerim var, gorece rahatim yerinde.

devlet o kadar sert ki 82 anayasasi ile beraber, en ufak bir elestiri kaldiramiyor yonetim. erdogan olene kadar gun yuzu gormeyi unutsun turkiye. olene kadar iktidarda. anayasayi da degistirirse ulkenin toparlandigini biz goremeyiz.
0
antikadimag
(23.01.25)
Anayasayı, evrensel hukuk ilkelerinin hiçbirini zerre sallamayan bir tek parti iktidarını öyle yürüyüş yaparak falan protesto edemezsiniz. Zaten bunu yapamayın diye her köşe başını tutup kafasını göstereni daha orada ezen bir teşkilat var karşınızda.

Temel sorun örgütsüzlük. Sahip olunan gücü, tıpkı güneş ışığını tek bir noktaya toplayarak yakıcı bir güce dönüştüren merceğe yani örgütlü hareket etmeye ihtiyaç var. Bu yapılamasın diye 12 eylülden bu yana ülkede ne bir sendikanın ne de sivil toplum örgütünün etkin olmasına izin verildi.

Bu sistemin, bu çarkların bizim sayemizde döndüğünü fark ettiğimiz zaman, eğer istersek bu çarkları komple durdurabileceğimizi de fark edeceğiz. Örneğin pazartesi günü 500 bin kişi bankasına gidip hesabındaki tüm parayı nakit olarak çekmek istediğini söylese seyreyle gümbürtüyü. Örgütlü bir şekilde mercek buraya doğrultulduğunda sistemin ne kadar hızlı kitlendiğini ve para kaybetmeye başlayan tosuncukların nasıl totolarının tutuştuğunu keyifle izleyebiliriz aslında. ama mesele, bunu yapabilecek örgütlenme düzeyine erişebilmek. Çünkü bize karşı uygulanan bu zulmün yakıtı aslında bizim paramızdan geliyor. Gezi döneminde hükümete destek veren bir bankayı protesto etmek için insanların hesaplarını kapatmaya başlaması ile birlikte bankanın nasıl anında tornistan ederek yanlış anladıklarını anlatmak için neredeyse taksim meydanına protestocuların yanına inecek duruma gelmelerini hatırlayın.
0
thracia
(23.01.25)
Bu işi organize edebilecek, elinde insan gücü ve maddi gücü olan 3-4 tane yapı var, hepsi hükümet ile işbirlikçi. chp, mhp vs.

Türkiye'de şu an birileri yeni dizayn yapıyor. Bu çok önceden anlaşılmış bir yapı bence. Bunda da akp, mhp, dem, chp ve akp artıkları (deva vs.) anlaşmış durumda. Bunun içinde her şeyi yapıyorlar.

- Satın alabildiklerini alıyorlar.
- Etkisi olan sosyal medya kullanıcılarını göz altına alıp, korkutuyorlar.
- Sesi çıkan Ümit Özdağ, Tancu Özcan gibi siyasetçileri pasifize etmeye çalışıyorlar.
- Bölücü parti mhp'nin gençlik kolları : alenen herkesi tehdit ediyor vs. vs.

Kısaca tüm tuşlara basıyorlar. Normal vatandaşın bu ortamda çıkıp, protesto yapması çok zor. Adamlar alenen hukuğu rafa kaldırdılar.

Burada chp'nin yeri göğü inletmesi, ortalığı ayağa kaldırması lazım. Ama adamların derdi de gelecek yeni anayasa ve federatif yapı. Arada sırf gaz almak için, ilkokul müsameresi tadında işler yapıyorlar.

Türkiye'nin önümüzdeki yılları karanlık.


.
0
kartallar yuksek ucar
(23.01.25)
(8)

alerji ilacı çok fazla uyku yapıyor

fildirfildir
desmond, fixdual ve bilaxten kullandım. hepsi de uyku yapıyor. her gün alıyorum. kahve de içiyorum (günde iki) ama ayılamıyorum bir türlü. kan değerlerim iyi. yemeğimi iyi yerim, öğün aksatmam, kuruyemiş meyve gırla, uykuma da dikkat ederim maksimum 1 gibi yatar 7:30 gibi kalkarım, günlük egzersizim
desmond, fixdual ve bilaxten kullandım. hepsi de uyku yapıyor. her gün alıyorum. kahve de içiyorum (günde iki) ama ayılamıyorum bir türlü. kan değerlerim iyi. yemeğimi iyi yerim, öğün aksatmam, kuruyemiş meyve gırla, uykuma da dikkat ederim maksimum 1 gibi yatar 7:30 gibi kalkarım, günlük egzersizimi yaparım. yanisi; uykum olması bence sadece bu ilaçlardan kaynaklı ve çözüm bulamıyorum. tavsiyeniz var mı?
0
fildirfildir
(22.01.25)
1 geç değil m?
0
elorelia
(22.01.25)
maksimum 1, genelde 11 12 gibi uyurum.
0
🌸fildirfildir
(22.01.25)
Bunun bir çözümü yok zira eski nesil antihistaminik ilaçlar kan-beyin bariyerini kolay geçtikleri için uyku yapar ama yeni nesil antihistaminikler eskileri gibi kolay geçmediği için uyku yapma etkisi daha düşüktür, doktorunuzla konuşun şikayetinizi anlatın uygun görürse bu tip ilaçlarla değiştirir ya da gerek görmez değiştirmez.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(22.01.25)
1 de uyuyorsanız 22 gibi ilacı alın tam denk gelir.
0
rentts
(22.01.25)
ALLEGRA alerji ilacı kullanabilirsin uyku yapmıyor
0
devilone
(22.01.25)
Sabah iç ilacı
0
abbabaabbaababbabaababbaabbabaab
(22.01.25)
1. nesil antihistaminikler çok uyku yapar, mesela Atarax. Ben bu ilacı bazen erken uyumak için içiyorum :)

2. nesil histaminikler Birinciler kadar yapmıyor aslında. Mesela Desmond. Desmond bende sadece ilk aldığım günlerde aşırı uyku yaptı. Sonra yoluna girdi. (3 yıldır her gün iciyorum)

+ bir de aerius gibi kabus gordurenler var. Bir arkadaşım bu sebepten bu ilacı gündüz alıyor mesela.

Yani gündüz de alabilirsin.
0
makbur
(22.01.25)
desmond, levmond, bilaxten, deloday kullandım pek uyku yapmadı ama bir doktor bana bol su içmemi söylemişti yoksa uyku yapar dedi.
0
komando kani var bende
(22.01.25)
(13)

E-kitap okuyucu

webbrowser
Selamlar, ipad 9. Nesile sahibim okumaları ipadden yapıyorum ama e-kitap okuyucu aklımı kurcalıyor. Tecrübesi olanlar tavsiye eder mi? Nasıl bir şey alsam işimi görür? Tablet ile okuma arasında çok fark var mı?
Selamlar, ipad 9. Nesile sahibim okumaları ipadden yapıyorum ama e-kitap okuyucu aklımı kurcalıyor. Tecrübesi olanlar tavsiye eder mi? Nasıl bir şey alsam işimi görür?
Tablet ile okuma arasında çok fark var mı?
0
webbrowser
(21.01.25)
e-ink denilen mevzuyu gözünüzle görmeniz lazım farkı anlamak için web'den izleyeceğiniz şeyler çok manalı olmuyor bu konuda maalesef.

Cihazın dpi'ına göre gerçekten kağıt gibi bir görüntü elde ediliyor.

E-ink gördükten sonra karar verirsiniz ben de epeydir istiyorum ama ipad varken cihazın ve ortamın ışığını düzgün ayarladıktan sonra çok elzem gibi gelmedi de bana.

Kesinlikle başka bi durum ama lcd/oled vs ekranlara göre.

~Göz sağlığı mevzusunu bi araştırın kendiniz zira çok büyük yalan diyenler de var. Zira 15 senedir çıkan tablet/ipad'ların ppi'ı fevkalade yüksek, ışığı yeterince kısılabiliyor bunlardan dolayı sanıldığı gibi "lcd'den kitap okuma gözün bozulur" gibi bi durum yok diyenler var. (Tüm gün bilgisayara da bakıyoruz zaten cayır cayır)

Aynı şekilde backlight'ı olan pek çok e reader da çıktı, ışık da öyle kuvvetli bi argüman değil gibi bu durumda.

~Okuduğum makalelerin iznini süremediğim için bi siz de bakının dedim, refresh rate de sıkıntı pek tabii çıkarabilir ama dediğim gibi lcd ekran ve kitap sanıldığı kadar tu kaka değil tarzı bir kaç düzgün yazı/araştırmaya rastlamıştım zararlı olabilir olmayabilir kesin bir data yok elimde. o kadar sıkıntı olmayabilir bi bakınmakta fayda var o duruma dedim.
0
hedep
(21.01.25)
ipad'in isigi rahatsiz etmiyor, yormuyorsa ve sarji yeterli geliyorsa cok da gerek yok bence. bende kindle var, ipad yok. tersi olsa su anda kindle'i aramam.
0
lemmiwinks
(21.01.25)
Göz sağlığı için e-kitap gerekli
0
Mirket
(21.01.25)
@hedep

Bir düzeltme yapmak isterim.

Göz-beyin sağlığı için söz konusu ışık değil, lcd ekranların çalışma biçimidir.

Lcd vs ekranlar hareketli görüntü oluşturabilmek için saniyede ortalama 60-120 kere yanıp sonerler. (Hertz değeri) Her bir yanıp sonmede 1 kare elde edilir. Bizler bilinçli olarak bu yanıp sonmeleri algilayamadigimiz için bu ekranların oluşturduğu hareketli görüntünün kesintisiz olduğunu kabul ederiz.

Aslında göz bu yanıp sonmeleri görür ama biz bunu farkedemeyiz.

İşte beyni yoran süreç de budur. Özellikle bir şey okurken ekrana daha da odaklandigimiz için bu yorgunluk ekstra artar.

Yani lcd ekranın ışığını ayarını vs kismanizin bu konuda hiçbir anlamı olmaz.

Yeni e-kitap okuyucularında evet ışık var. Ama düz bildiginiz ışık. E-ink ekranın üzerine konmuş bildiğimiz sabit bir ışık kaynağı.
0
makbur
(21.01.25)
@makbur: kitap okurken sayfa sabitken bir yanip sonme var mi? sonucta hareket yok. bir de e-kitap'ta isik direkt gozunuze vurmuyor, ekrana vuruyor, o yuzden daha az rahatsiz edici olabilir.
0
lemmiwinks
(21.01.25)
@lemmiwinks

e-ink teknolojisinin alameti farikası, elektronik mürekkeplerin ekrana yapışıp kalması. bu yüzden aynı kağıt gibi görünüyor.

lcd ekranlarda aynı mantıkta görüntü elde edebilmek için hertz değerinin 0,1 gibi bir şey olması gerekiyor. bilmiyorum böyle bir teknoloji var mı, mümkün mü.

yeni ekranlarda değişken yenileme hızı var ama o da örnek olarak enerjiden tasarruf için 60 ile 120 hertz vs arasında gidip geliyor.

kindle'lardaki ışık mantığı, eskiden kitaplara mandalla takılan kitap okuma lambaları vardı. kindle'ın ışığı da o hesap :) (ki bence lüzumsuz bir özellik)
0
makbur
(21.01.25)
Ebook'larda ışıklar ilk çıktığında makbur'un dediği gibi frontlit (yani ekrana gelen ışığı yansıtma) olsa da göz sağlığı için tatsız olduğu iddia edilen (kanıt var mı fikrim yok) backlit aydınlatmayı da kullanmaya başldı.

Ebook'un tüm olayı yazıyı ekrana fiziksel bir şekilde sabitleyip pasif ışık ile aydınlamak olduğu için front'da back'de aydınlatma çok manalı gelmiyor bana da.
0
hedep
(21.01.25)
Tercih edecek olursak hangi ürünü tercih etmeliyiz? 2 tane alacağız. İlk olarak 1 tane alıp deneyeceğiz.
0
🌸webbrowser
(21.01.25)
hocam uzun süre boyunca ipadden okudum, bir zararını görmedim. en azından şimdilik.

not: e-kitap okuyucu tecrübem yok
0
kel aynak kusu
(21.01.25)
Kobo tavsiye edebilirm. E reader'ler epub formatlı dosya okurlar. Bu mevzuyu başlatan kindle her ne kadar çok iyi olsa da "açık denizlerde" takılmak isterseniz epey bi convertion ile uğraşmanız gerekir. Kobo'da ise hem donanım hiç fena değil hem de "bulduğunuz" şeyleri çatır çatır atıp okuyabiliyorsunuz.

Pdf performansları çok değişiklik gösteriyor pdf için bence e reader uygun değil.

Boyut ve ekran dpi'larını da göz önünde bulundurun. Giriş segmentleri çok çok ufak olabiliyor, okumak için yeterli ama yine de elimde düdük mü tutuyorum, makarna mı ne lan bu dedirtecek kadar ufak gelebilir.
0
hedep
(21.01.25)
Kobo libra e-reader ve iPad Pro sahibiyim
Gönül rahatlığıyla diyebilirim ki e-reader’dan okumak çok farklı bir deneyim
Makale vs okurken iPad kullanıyorum evet ama onun dışında kitap için tamamen kobo’yu kullanıyorum
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(22.01.25)
Geçen bir video seyretmiştim. 7-8 yaşlarında bir çocuk, 'Bu yaşıma geldim, böyle bir şey görmedim.' diyordu.
20 li yaşlarda bir arkadaş çıkıp ben ipad de okudum bir zararını görmedim deyince değişik geliyor bana.
Artık yoruldu gözlerim. Saatlerce fiziki kitap ya da e kitap okuyabiliyorum ama bir saat ipadden bir rapor okuyayım diyorum gözlerim sulanıyor, acıyor.
Gençsiniz tolere edersiniz, orası tamam da siz yine de dikkat edin. O gözler size yaşlanınca da lazım.
0
Mirket
(22.01.25)
Kindle da artık epub formatını kabul ediyor, hatta benim eski nesil Kindle Touch'ım bile kabul ediyor. O yüzden eskisi gibi convert etmeye, mobi dosya aramaya ihtiyaç kalmadı. Ha ama hâlâ Kobo gayet uygun bir seçenek, güncel fiyatları bilmiyorum ama benzer özelliklerde iki ürün arasında Kobo daha uygun fiyatlıysa Kobo alınır.
0
kobuzchu kiz
(22.01.25)
(21)

kitaplarınızı yarım bıraktığınız oluyor mu?

m e b
selam.okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum. kitabın dili, yazım
selam.

okuma alışkanlığı olmayan, "dikkatim dağılıyor, o yüzden yarım bırakıyorum", "başladım, sonra bitirme fırsatım olmadı" gibi gerekçeleri olanlardan ziyade "bir kitaba başlıyorum, hoşuma gitmiyorsa doğrudan bırakıyorum" gibi tamamen bilinçli bir yarım bırakıştan bahsediyorum.

kitabın dili, yazım tekniği, konusunun tırtlığı, yazarın taraflı bakışı vs beni zorlasa da o kitabı bitirmeye çalışıyorum. zaten şu yaşıma kadar da üç kitabı yarım bırakmış veya "şu an vakti değil, ileride okurum belki" demişimdir (o kitapların bir daha suratına bakmadım gerçi).

hoşuma gitmeyen bir kitabı bitirdiğimde de aşırı sinirleniyorum bu arada. halbuki ya yarım bırak ya da hayıflanma, değil mi?

neyse, sizin de bu gerekçelerle bıraktığınız kitaplar oluyor mu? en son yarım bıraktığınız kitap neydi?
0
m e b
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii
0
kondansator
(21.01.25)
Ben önceden illaki bitiriyordum sonra birgün mina urgan'ın kitaplarından birini okuyordum hangisi hatırlamıyorum

Orada Urgan'ın kendisi de başladığı kitabı beğenmese de illaki bitirdiğini anlatıyordu

Sonra bunun üstüne Fethi Naci'nin kendisine "Karpuzu kestin baktın ki kabak, gene de zorla yiyecek misin o karpuzu?" dediğini söylüyordu.

Mantıklı geldi, artık sarmazsa devam etmiyorum.

En son Görmek'i yarım bırakmıştım.
0
akhenaten
(21.01.25)
Eğer %10, %15 civarına kadar olmuyorsa bırakıyorum.
0
salihdt
(21.01.25)
Oluyor olmaz mı, bazen mevsim sebebiyle bile okuyamadığım kitap oluyor. bakıyorum tam yazlık ya da tam kışlık bir kitap o mevsime erteliyorum ya da bakıyorum hiç sarmadı, beklediğim gibi gelmediyse erteliyor ya da tamamen bırakıyorum.
Sonsuz hazine gibi kitap var yeryüzünde hangisini okuduğunun ne önemi var sen okuduktan sonra, yediğimiz içtiğimiz gibi beğendiğimizi sevdiğimizi okumakta özgürüz. istersen aynı kitapları bile dön dön oku, kim karışır. ben çok okudum eskiden okuduğum kitapları, hala da özledikçe, okuduklarım vardır.
0
erty_ksk
(21.01.25)
Evet bırakıyorum en son bir polisiye hayranı olarak Ahmet Ümit'in Kayıp Tanrılar Ülkesi'ni yarısında bıraktım. Normalde bir kitabın ilk çeyreğine gelmeden içine çekip çeymeyeceği anlaşılıyor, eğer beni çekmemişse bırakıyorum. Hayat zevk alınmayan bir kitabı zorla, sırf bitirmiş olmak için okumaya devam edecek kadar uzun değil okunacak birçok kitap var onların zamanını böyle bir durum için harcamak bence gereksiz.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(21.01.25)
Hiç sevmediğim takıntılarımdan biridir.
Başladığım kitabı ya da filmi bitirmek zorundayım.
@ cosmicstring'in dediği gibi hayat kısa, kitap çok ama bunu kendime anlatamıyorum.
0
Mirket
(21.01.25)
Eskiden zorla ve inatla bitiriyordum. Artık sarmazsa bırakıyorum. En son China Mieville'in romanlarından birini bırakmıştım galiba.
Hayat kısa, kitap çok. +1
0
kobuzchu kiz
(21.01.25)
non-fictionlarda pek olmuyor. cünkü konusunu bilerek seciyorum. yazarin dilini begenip begenemdigimi 10 sayfada anlarim zaten ona göre alirim ya da almam.

fictionlarda cok oluyor. karakterlere cok uyuz olursam, konu sacma ya da fazla karmasik gelirse birakiyorum. sürükleyici degilse birakirim.
0
sonsuz
(21.01.25)
hic zorlamam, sikildigim kitabi ilerlemeyecegini hissedince birakirim.

yaratma cesareti'ni biraktim daha baslarinda. cevirmen ceviriden cok kendi anladigini anlatmis kitaptan uzun dipnot ve hayvani bir onsoz yazarak. cok sikti biraktim. hatta unutup ikinciye basladim, onda da biraktim. ingilizcesinden okurum belki daha sonra.

guzel oldugu halde kosmasaydim yazamazdim da yarim kaldi ama devam ederim diye umuyorum. bu bilincli bir yarim birakma degildi :)
0
lemmiwinks
(21.01.25)
"dikkatim dağılıyor, fırsat bulamıyorum" bahaneleri dışında nadir de olsa bıraktığım oluyor.

muazzez ilmiye çığ'ın bir kitabını okuyordum yıllar önce. kendi alanıyla ilgili yazdıklarına bir şey demeyeceğim, ama benim iyi bildiğim konularda hatalı argümanlarına denk gelmiştim hem de yoğun şekilde. devam etmek istemedim.

bundan sonra yüz tane kitap daha yarım bıraktım ama sebepleri en başta belirttiğiniz okuma alışkanlığı eksikliği.
0
biseysorcaktim
(21.01.25)
mumkun oldugunca zorluyorum ancak evet biraktigim oluyor. bazen bazi kitaplarin zamani degil diye dusunuyorum. mesela Ursula Le Guin'in 2-3 kitabini arka arkaya bayilarak okudum, sonra Mulksuzler'e basladim, mumkun degil gitmedi kitap, ne okudugumu anladim, ne geri donunce hatirladim, kitabin icine giremedim filan olmadi bi sekilde, biraktim. Tekrar donerim bir sure sonra.
0
kassiopeia
(21.01.25)
düzenli olarak kitap okuduğum zamanlarda en net hatırladığım yarım bırakma olayı mülksüzlere ait.
0
elorelia
(21.01.25)
Evet zamanının gelmediğini düşünüp bıraktığım kitaplar oldu, bir şekilde geri dönüp bitirdiklerim de oldu, az da olsa bir daha dönmediklerim de olmuştur.
0
amelie poulain
(21.01.25)
ben beğenmezsem direkt bırakırım hatta yazarına söylenirim küfür bile edebilirim bu ne biçim kitap diye :D

en son kinyas ve kayrayı bıraktım, birkaç sayfa okudum baktım feci kötü. aşırı depresif bir şeydi. hayatta okumam öyle bi kitap.
0
turuncu tonlarda
(21.01.25)
Her kitabın zamanı var. Şu an okuduğum kitap beni aşırı düşürüyor mesela, içimi sıkıyor. Baksan Türk klasiği, okumayanı dövüyorlar ama şu an bana iyi gelmiyor. Böyle olunca biraz zorlayıp olmazsa bırakıyorum. Allah kelamı değil neticede.
0
sekizdokuzon
(21.01.25)
bol kitap okuyan biriyim 1 ocaktan bu yana 5 kitap bitirip toplamda 1276 sayfa okumuşum. bu istatistiği de vereyim ki anlaşılsın. Bu kitaplardan yarım bıraktığım olmadı. Çok zorluyorsa, aynı cümleleri tekrar tekrar okuyorsam bırakıyorum.

son yarım (yarım bile değil 10-15.sayfada) bıraktığım kitaplar: Virginia Wolf- Deniz Feneri, Adam Fawer-Oz, Oğuz Atay-Tutunamayanlar
0
matilda
(21.01.25)
Çocukluktan yetişme iyi okuyucular artık ne tarz seveceklerini bildikleri için bir kitabin isminden, cisminden etkilenmezler ve okudukları bütün kitapları çok severler sevmeyecekleri kitaplari da hiç sevmezler.

Ama diğer arkadaşlar için bir yazar dostumun bir kitabinda da verdiği tavsiyeyi vereyim. Bir kitabın herhangi bir sayfasını açtığınızda ve okuduğunuzda bir sonraki sayfayı açma isteği güçlüyse o kitabın tamamını seversiniz.

Onun dışında sevmeyeceğim bir kitabı okumaya devam ederken kendimi hayal bile edemiyorum.
0
alimcgraw
(21.01.25)
kendimi çok zorlamama rağmen kitap ilerleyemiyorsa, bırakıyorum. pek hoşuma giden bir durum değil tabii +1

Bazı kitaplar cidden kötü. Lanet olsun der bırakıyorum.
0
put it in your appropriate place
(21.01.25)
en son sefiller'i yarım bıraktım. kitabın %22'sindeyken bıraktım. (1600 sayfa galiba)

kitabın gidişatı vs çok belirgin olduğu için daha fazla okumak istemedim.
0
makbur
(21.01.25)
yarim birakma olmuyor ama giremedigim kitaplar oluyor. bazi kitaplardan sekiyorum birkac kere denememe ragmen.
0
antikadimag
(22.01.25)
Eskiden zorlardım kendimi, artık akmıyorsa veya beğenmemişsem bırakıyorum. Bir de tabii bildiğim bir yazarın kitabıysa daha fazla şans veriyorum. Orhan Pamuk mesela; illa ki o ilk 50 sayfasında sıkılacağımı biliyorum, yazarın dünyasının içine girene kadar o sabrı göstermem gerekiyor. Sonrasında akıyor benim için kitap.
0
SiyamkedisiZorro
(22.01.25)
(7)

Nazal temizleme kiti gribi engeller mi?

borat
Sorum başlıktaki gibi, tam grip başlangıcında hastalık başlangıcında nasal temizle kiti ile grip önlenebilir mi veya en hafif şekilde atlatabilir mi? Bu gibi hastalık daha başlamadan yaparsan diyebileceğiniz önerileriniz de var mıdır?
Sorum başlıktaki gibi, tam grip başlangıcında hastalık başlangıcında nasal temizle kiti ile grip önlenebilir mi veya en hafif şekilde atlatabilir mi? Bu gibi hastalık daha başlamadan yaparsan diyebileceğiniz önerileriniz de var mıdır?
0
borat
(19.01.25)
Grip viral bir hastalıktır. Viral hastalıkları geçirici bir yol bulunabilmiş değil.
Virüsler aşırı hızlı mutasyona uğradığından aşı da tam çözüm olamamaktadır.

Söylediğin olay belki o anlık bazı semptomları pek hissetmemeni sağlayıp seni rahatlatabilir. Başkaca bir faydası olmaz.
0
Mirket
(19.01.25)
Kronik sinüziti silip atıyor.

Alerjik rinite nezleye de çok iyi geliyor ama mesela influenza kaptın diyelim. Üç gün sürüneceksin illa ki, nazal kitin yapabileceği bişi pek yok. Viral hastalıkların bir seyri vardır, seyrini tamamlayınca kendiliğinden geçer.
0
kullanicadi
(19.01.25)
Vicksin first defence spreyi var. Ben denemedim ama dediğine göre ilk belirtilerde kullanılırsa işe yarıyor.

app.hb.biz
0
jülsezar
(20.01.25)
çocuklar için sürekli burun temizliği öneriyor doktorlar. kuru burun mikropların girişini kolaylaştırıyormuş. ama bir kere bulaştıktan sonra bence faydası olmaz.

burun içi kuru değilse, tıkalı değilse kendine bu yöntemle eziyet etmenin de manası yok sanki.
0
elorelia
(20.01.25)
düzenli kullanımı kulak iltihabı yapabilir.
0
gabe h coud
(20.01.25)
Üst solunum yolu enfeksiyonu; kimi zaman soğuk algınlığı, kimi zaman da viral sebeplerle olabiliyor.

Siz sinüs bölgesini temiz tutarsaniz bu enfeksiyonu olabildiğince az hasarla atlatirsiniz.

Kendimden bir örnek vereyim;

26-27 yaşıma kadar çocukluktan itibaren senede minumum 1 kere antibiyotiklik olurdum, süreç de şu şekilde baslardi: önce bir geniz akıntısı başlar, sonra burun akıntısı, sonrasında da öksürük ve bademcik pamukçuk = antibiyotiklik olurdum.

Sonra şunu fark ettim; geniz akıntısini hissettiğim anda nazal temizlik + iliadin + nurofen cold + nac600 (balgam söktürücü)

Bu şekilde nerdeyse 10 senedir hiç antibiyotiklik olmadım.
0
makbur
(20.01.25)
+ 2021 covid ' de hastaneye yattım, bir de bu yılbaşında influenza oldum ve bugün crp hala yüksek çıkınca antibiyotik tedavisine basladim; yani 2 kere antibiyotiklik oldum ama farklı sebeplerden.
0
makbur
(20.01.25)
(2)

Elektronikçiler şu parçanın adı nedir ve değiştirebilir miyiz?

gilbeys
https://ibb.co/PD9dQLTÖndeki kahverengi parçaÜstünde hiç yazı yok almak istesek neye göre alıcaz
ibb.co

Öndeki kahverengi parça

Üstünde hiç yazı yok almak istesek neye göre alıcaz
0
gilbeys
(17.01.25)
Ben de hobi olarak ilgilenen biriyim, polyester kapasitor olabilir.

Board'un altında değerleri vs yazıyor olabilir.

www.hatfon.com
0
makbur
(17.01.25)
o parça kondansatör olarak geçiyor. üzerine veya altına bakmak lazım. yazmıyorsa devrede kaç V geçtigine bakılır en yüksek nf olanından başlayarak deneyerek dogru olanı bulunur.
0
limonlu eksi
(17.01.25)
(17)

Favori Fifa soundtrackiniz hangisi?

deveyidiken
Bugüne kadar Fifa oynarken en çok dikkatinizi çeken, "Aradan kaç yıl geçti hala açıp dinliyorum" dediğiniz soundtrack hangisi oldu?Benim için Fifa 07'den The Prototypes-Kaleidoscope başı çeker: https://youtu.be/edrfGL2PX_c?si=qNLYBCuoQdyyYsoq
Bugüne kadar Fifa oynarken en çok dikkatinizi çeken, "Aradan kaç yıl geçti hala açıp dinliyorum" dediğiniz soundtrack hangisi oldu?

Benim için Fifa 07'den The Prototypes-Kaleidoscope başı çeker: youtu.be
0
deveyidiken
(16.01.25)
Fifa 2000 tabii ki de

❤️❤️
0
feastofthedamned
(16.01.25)
FIFA 19'dan -> Stereo Honey - Where No One Knows Your Name

www.youtube.com
0
himmet dayi
(16.01.25)
youtu.be

fifa 2003 ten
0
grimavi
(16.01.25)
Nickime dikkat:)

Keane-nothing in my way
Doves-black and white town arasında kararsızım.
0
nothing in my way
(16.01.25)
Fifa 2002 ilk pc oyunum olduğu için açılış introsundaki gorillaz 19-2000 şarkısını severim

Onun dışında yetişemesem de fifa 98 song 2 ve fifa 99 rockafella skank de klasiktir.

Daha yakın zamandan isim olarak net aklıma gelen sadece fifa 15'te kasabian'dan stevie'yi beğenmiştim ve kasabian'ı keşfetmemi sağlamıştı
0
nundu
(16.01.25)
sarahkerrigan
(16.01.25)
fifa 98 Blur - Song 2
hatta para biriktirip aldığım ilk oyundur.
0
my fault
(16.01.25)
fifa 98 - rtwc
blur : song 2
0
rakicandir
(16.01.25)
Robbie Williams - Its Only Us

www.youtube.com
0
nuevo
(16.01.25)
Bu sorunun cevabı çok nettir ya yaşı yeten herkes düşünmeden fifa 98 der sanırım :)

m.youtube.com

Bunda salon futbolu da vardı di mi :) alakasız aklıma geldi
0
makbur
(17.01.25)
ki ki ki kaleydeskoop :)
fifa 2007'de vardı, ben de çok dinlerdim. mellowdrone'un oh my'ını hatırlıyorum bir de.

çok müzik var seçmek zor:) en son muzika dlya filma'yı dinlemişim.
0
kesmekes laleler
(17.01.25)
ben yeni başladım fifaya, favorim şimdilik şu;

www.youtube.com
0
trajikomix
(17.01.25)
98-2001
0
uzaydan kumanda
(17.01.25)
Hallegadola
(17.01.25)
fifa 98 song 2 ve fifa 99 rockafella skank +1

hatta blur 'un song 2 ile ilgili bir ödeme almak yerine 98 dünya kupası maçları için hediye bilet aldıklarıyla ilgili bir yazı okumuştum. Gerçek mi bilmem ama yine de ayrı bir sempati yaratmıştı song 2 için :v
0
lüzumsuz adam
(17.01.25)
Birçok Fifa'da birçok güzel şarkı var ama benim favorilerim ve kesinlikle en ikonikler sırayla:

Fifa Road to World Cup 98
Chumbawamba - Tubthumper
www.youtube.com

Fifa 98
Blur - Song 2
www.youtube.com

Fifa 99
Fatboy Slim - Rockafellar Skank
www.youtube.com
0
nawar
(17.01.25)
(5)

iRig HD 2

AlsterWasser
M1 Macbook Pro var. Elektrik gitar var. Amfi falan da var ama yeni yeni DAW falan kullanmaya başladım artık biraz. 2025 yılında profesyonel olmayan bir amaçla iRig HD 2 hala işimi görür mü ?F/P başka öneriniz var mı?
M1 Macbook Pro var. Elektrik gitar var. Amfi falan da var ama yeni yeni DAW falan kullanmaya başladım artık biraz.

2025 yılında profesyonel olmayan bir amaçla iRig HD 2 hala işimi görür mü ?

F/P başka öneriniz var mı?
0
AlsterWasser
(16.01.25)
Görmez, amfi varsa gerek yok bence.
0
pembe mezarlık
(16.01.25)
iRig'in bence fiyatı abartılı yaptığı işe göre. Ondan çok daha iyi performans sağlayacak USB ses kartları var. Sesi çok daha temiz alırsın.

www.hepsiburada.com

Bende bundan var, iRig ya da muadillerine göre çok daha iyi.
0
himmet dayi
(16.01.25)
Amfi varsa gerek yok gibi bişey söz konusu değil tabii :D Daw varsa işin içinde bi şekilde interface lazım sonuçta.

kısa cevap elinizde zaten bu cihaz varsa işinizi görür (class compliant bi alet olduğu için tak çalıştır şeklinde) ama bu cihazdan satın almayı planlıyorsanız yapmayın zira;

irig tarzı cihazlar mobil olmak için üretilmiş şeyler. Apogee'nin de benzer (ve çok daha kaliteli) ürünleri var. Fakat bu cihazlar en nihayetinde birer ses kartı. O sebeple deli gibi mobil olmanız 5cm'nin bile önemi var gibi bi durum yoksa basit bir ses kartı almanız daha hayırlı olur gerek kulaklık, hoparlör bağlantısı için. Gerek dayanım ve en azından 1 input daha için.)

Focusrite, Audient, Presonus tarzı markaların 1,5 /2 inputlu ses kartları gayet işinizi görecektir. (Behringer ucuz çözüm olabiliyorken bazı durumlarda (misal 8 input gereklidir en ucuz behringer gibi) giriş segmenti ses kartlarını pek tavsiye edemiyorum.
0
hedep
(16.01.25)
@cosmicstring

DAWda şimdilik 4 oktav bir midi controller ile idare ediyorum yani o da mevcut da yazmayayım dedim :) ses kartı eksik kaldı. iRig değil de burda yazılan başka bir ses kartına karar vericem bakalım.

teşekkürler herkese cevaplar için.
0
🌸AlsterWasser
(16.01.25)
Valla inanılmaz yazılımlar çıkmış amfiyi falan bosverin :)

Uzun zamandır daw vst dünyasından uzaktim, yazlıga giderken eski firewire ses kartını da alayım dedim ama ses kartı yeni laptop a uymadi. hatta burada duyuru açtım hepiniz ucuza yeni bir tane al dedi:) Ben de @himmet dayı ninkine çok benzer bir behringer aldım 2. el 1500 lira gibi bir şeye.

Neyse guitar rig, bias falan indirdim. (Archetype indirmekti amacım ama onu bulamadim) şans eseri Telegram ' da overloud th-u buldum.

Kemper halt etmiş yanında. İnanılmaz bir şey, aynı Kemper mantığı ile amp clone olayı yapmışlar aman allahım mesa boogie'ler, friedman'lar, vox'lar inanılmaz ya.

Parasını verip alacağım valla o kadar mutlu etti ki beni.

(Bu arada behringer in bahsettigim ses kartı da iş görüyor ama fiyat performans olarak sorarsan auident mk2 gerçekten çok iyi. Hem preamp'i çok iyi hem de 0.2 ms input latency. Focusrite ' dan eksiği yok ve daha ucuz.)
0
makbur
(17.01.25)
(4)

kombi tamiri hakkında

vampir akrep
selamlar öncelikle.Kombimizden su kaçağı oluyordu ve yetkili servisin söylediği esanjöründe delik olduğu yönünde. Petekler düzgün çalışıyor ama tesisattan su aldığı kısımda minik bir delik var ve su sızıyor oradan. Anakartı ile ilgili de bir sıkıntı olduğundan komple kombiyi değiştirseniz daha iyi d
selamlar öncelikle.

Kombimizden su kaçağı oluyordu ve yetkili servisin söylediği esanjöründe delik olduğu yönünde. Petekler düzgün çalışıyor ama tesisattan su aldığı kısımda minik bir delik var ve su sızıyor oradan. Anakartı ile ilgili de bir sıkıntı olduğundan komple kombiyi değiştirseniz daha iyi dedi, kombiye su girişini kapatıp gitti.

Esanjörün tamiri mümkün müdür, yada tavsiye eder misiniz? anakart değişimi ile 10K yı buluyor tamiri. hepsiburada üzerinde 20K ya kombi mevcut, bayiye gittiğimde 25-30K yı bulur gibi masraf, arada kaldım. var mı öneriniz?
0
vampir akrep
(15.01.25)
kombiyi değiştirseniz tekrardan proje çizdirme, igdaş'tan kontrole gelmeleri gibi işler olacak bilginiz olsun. en azından birkaç gün kombisiz kalabilirsiniz. eski kombiyi sök, yeni kombiyi tak kadar kolay değil. eğer değiştirecekseniz bence havaların biraz daha ısınmasını bekleyin.
0
inheritance
(15.01.25)
1- kombi eski tip Bacalı kombi mi?

2- esansjorden şu kaçağı var demiş, peki tesisattaki şu basıncı artıyor mu? (Yani şu basıncı çok arttığı için mi kombi suyu tahliye esiyor dışarı? Eger böyleyse ev içi tesisat da zarar görür sürekli yüksek basincta çalışmaktan, bir yer mutlaka patlar catlar)

3- eğer kombi su basıncı artmiyorsa, servisten gelen eleman hem uğraşmamak hem de para kazanmak adına böyle bir şey uydurmus olabilir. Söylediğiniz gibi vanadan su damliyorsa basit bir vana problemi olabilir.

4- eğer gerçekten esanjor vs sıkıntısı varsa eski tip kombi ile ugrasilmaz. (Eski tipse) bir an önce değiştirmeye bakın.

5- @inheritance de haklı ama atıyorum kombi balkondaysa değişim çok daha hızlı olur, yogusmali kombi için hemen proje çizilir takılır.

Ama kombi mutfaktaysa vs evin şeklini degistirmek gerekebilir
0
makbur
(15.01.25)
Kombi basıncı değişmiyor ve petekler normal çalışıyor. Vanadan değil de esanjöre girişte bir delik var. Banyoya giden sıcak su için olan girişmiş orası. Vanayı kapatınca banyo için sıcak su da iptal oldu.

Eski tip, yoğuşmalı değil. Kombi balkonda ayrıca.

Yenisini alacağız anlaşılan, teşekkürler.
0
🌸vampir akrep
(15.01.25)
Ya telefondan yazıyorum farkında olmadan çok yazım yanlışı olmuş kusura bakmayın:)

Yeni tip kombilerde peteklere giden ve musluklara giden eşanjör farklı, fakat eski tiplerde 2 hat da tek bir eşanjör içerisinden geçiyor (genelde)

Yani eşanjörde bir delik olsa petek tesisatı içine de sızıntı yapacak; ya tesisat içindeki su artacak -ana sistemden gelen basincli su yuzunden- ya da azalacak -petek tesisatindaki basınç yuzunden- (deligin konumuna göre değişir bu ihtimaller)

Bence farklı bir usta daha çağırın. Çok basit bir şey olabilir; yani ana su tesisatindan kombiye giren borulardan vs biri değişse belki de hallolabilir sorun.
0
makbur
(15.01.25)
(1)

Smart ip tv

collorado
Arkadaşlar smart ip tv uygualmasına griş yapamıyırum kanallar yüklenmiyor iptv aktif bilgisayarda izleyebiliyorum fakat tv de kanalları yükleyemiyorum yanlış yapığtığım birşwy mi var mac adresini sildim yeni mac adresi ekledim ve url yi tam olarak kutucuğa ekledim
Arkadaşlar smart ip tv uygualmasına griş yapamıyırum kanallar yüklenmiyor iptv aktif bilgisayarda izleyebiliyorum fakat tv de kanalları yükleyemiyorum yanlış yapığtığım birşwy mi var mac adresini sildim yeni mac adresi ekledim ve url yi tam olarak kutucuğa ekledim
0
collorado
(14.01.25)
tv samsung mu? smart ip tv beni de çok uğraştırmıştı, samsung'larda çalışmıyor malesef. (çalışmıyorsa neden var peki? güzel soru)
0
makbur
(14.01.25)
(11)

Kendini sürekli öven insanlar

iwillsee
İş hayatı veya aile hayatında var böyle tipler. Günlük normal sohbetlerde bile devamlı kendini öven lafı kendine getiren tipler. Bunlara nasıl dayanıyorsunuz ya da direkt mesafe mi koyuyorsunuz
İş hayatı veya aile hayatında var böyle tipler. Günlük normal sohbetlerde bile devamlı kendini öven lafı kendine getiren tipler. Bunlara nasıl dayanıyorsunuz ya da direkt mesafe mi koyuyorsunuz
0
iwillsee
(13.01.25)
Dinlemiyor, konuyu değiştiriyor ya da ortamı değiştiriyorum.
0
Amaranta ursula
(13.01.25)
Eğlenceli oluyor onları dinlemek. Bence çok ilginç insanlar.

Bizim böyle bir komşumuz var. Kendini övüyor, ailesini övüyor. Başarı hikayelerini 1500 kere dinledim. Yapacak bir şey yok.
0
rock n roll
(13.01.25)
Bazen dayanıyoruz bazen dayanmıyoruz bazen kullanıyoruz... Öyle. Vaziyete göre değişir. Şahsen çok büyük çoğunlukla haddini öğretiyorum, öğrenmemeyi bilinçli olarak seçiyorsa hayatımdan çıkarıyorum.
0
muhayyer divan
(13.01.25)
bir insan istediği kadar başarılı olsun, kendini övdüğü zaman hiçbir değeri yoktur benim için.
0
nothing in my way
(13.01.25)
Evet evet tamam tamam diyerek bir an önce uzaklaşıyoruz.
0
mikahakkinen
(13.01.25)
ben net bir şekilde kendini övdüğünü söylüyorum ortamın içerisinde. bazen şaka yollu bazen ciddi.
0
duyurukullanıcısı
(13.01.25)
Gorusmeyi keserim ilerde daha buyuk sikintilar cikartabilirler bu tur insanlar

Tek kredim adam mesela dunya sampiyonu olur abartmadan kendini ballandirirsa saygi duyarim ama dedigim gibi abanmadan fazla
0
Zetnikov
(14.01.25)
Etrafımda bu tipte insan hiç yok ama bir şekilde denk gelirsek bir ortamda, toplu buluşmada vs falan en sevdiğim insan tipidir:)

O kendini ovdukce ben gazı verip daha da costururum bunu bu kebdisini daha da över en sonunda öyle bir hale gelir ki etraftaki herkes kopmaya başlar :) bu hıyar da zoraki güler -içten içe bana kin besleyerek:))-

Hele lise arkadaş tayfasiyla böyle biri denk gelirse :) orta-lisede öğretmenlere çok yapardık bunu.
0
makbur
(14.01.25)
ayy benim eski kayınpeder bu. yalnızca kendisini de değil çocuklarını da övüp duruyordu, benimkiler şöyle harikadır benimkiler böyle muhteşemdir… şu an düşündüğümde nasıl tahammül etmişim diyorum ya, fena kafa şey yapıyo. özgüvensizlik, aşağılık kompleksi vesaire ama yani biraz belli etmeye çalışsan aşırı defensive olmaya başlıyorlar, iyice düşman belliyorlar… sessizce uzaklaşmak en iyisi. trollemek de bir seçenek ama yazıktır, hasta olarak görüyorum bu insanları.
0
deartheodosia
(14.01.25)
Hahah, benim kayınvalide bu. Kendini över, eşimi över. Arada eşimin benden daha eğitimli olduğunu araya sıkıştırmaya çalışıyor. "Ya sabır, biz aynı okulda okuduk onunla" diyemiyorum, gülümseyip geçiyorum. Ciddiye alınacak bir durum gibi görmüyorum. Alınacak bir durumum olsaydı sinirlenirdim ama, haklısınız.
0
SiyamkedisiZorro
(14.01.25)
Bu tip benim de kayinvadelim olur. Yanlis yaptigi hic bisey yoktur her seyi bilir ve her seyi dogru yapmistir. Bana ayni hikayeleri 16252626 falan anlatti ben de "okkeyyy" modunda dinliyorum ya napayim.
Ciddiye almamak + 1 yani baska yolu yok, bulan olursa bana da soylesin pls
0
tuborg yesili
(15.01.25)
(3)

rayiç bedel??

sir gawain
bir forma, üzerimdeki taşınmazların rayiç bedellerini yazmam gerekiyor. kesin doğru olmak zorunda değiller, kabaca bir rakam belirtsem de olur. ancak internetten bu işi nasıl hallederim, çözemedim. e-devletten belediyeye giriş yaptığımda sadece arsa rayiç bedeli öğrenebiliyorum, konut yok. sorularım
bir forma, üzerimdeki taşınmazların rayiç bedellerini yazmam gerekiyor. kesin doğru olmak zorunda değiller, kabaca bir rakam belirtsem de olur. ancak internetten bu işi nasıl hallederim, çözemedim. e-devletten belediyeye giriş yaptığımda sadece arsa rayiç bedeli öğrenebiliyorum, konut yok. sorularımın cevabını da hiçbir kaynakta bulamadım.

1. konut rayiç bedeli, arsa rayiç bedelinin genellikle kaç katı olur? arsa bedelini çarparak belki tahmini bir fiyat çıkarabilirim.
2. referans olması için bir belediyedeki birkaç konutun rayiç bedelini nasıl öğrenebilirim? ya da ortalamasını? onu yazsam da olur.
3. rayiç bedel, gerçek satış değerinden genelde ne kadar düşük oluyor? bu bilgi de işime yarar.
0
sir gawain
(13.01.25)
Rayiç bedel için belediyeye tapu ile gittiğiniz zaman size söyleniyor, belge veriliyor. En azından veraset ilaminda bizde böyleydi, belediyeden topladık belgeleri.
0
logisticsmanager
(13.01.25)
gidip direkt belediyeden alabilirsiniz
0
turuncu tonlarda
(13.01.25)
Belediye'ye gitme imkanınız yoksa dilekçe + tapu fotokopisi PTT ile yolluyorsunuz çok kısa sürede arıyorlar sizi, isterseniz belge de gönderiyorlar.
0
makbur
(13.01.25)
(2)

İzmir hoparlör tamiri

tchuck
elimde Presonus çift stüdyo monitörü var.bir süredir cızırtı yapıyor fişe tkaıldığı an. kullanamıyorum o yüzdne.bu arkadaşı tamir ettirmek istiyorum ama izmride nerde tamir ettiririm?çankaya falan gidesim yok aslında. karşıyaka bornova falan çevresinde yer biliyor musunuz?bilmyiorsanız mecburen çank
elimde Presonus çift stüdyo monitörü var.

bir süredir cızırtı yapıyor fişe tkaıldığı an. kullanamıyorum o yüzdne.

bu arkadaşı tamir ettirmek istiyorum ama izmride nerde tamir ettiririm?

çankaya falan gidesim yok aslında. karşıyaka bornova falan çevresinde yer biliyor musunuz?

bilmyiorsanız mecburen çankaya falan da önerebilirsiniz tabi ki.
0
tchuck
(11.01.25)
power kablosunu değiştirmeyi denedin mi, kablo giriş soketi bir defa temassızlık yaparsa içinde oksit tabakası oluşuyor ve gene temassızlık yapmaya meyilli oluyor. bir de eğer analog giriş ise tos fişler gevşemiş olabilir. onları tamamen çıkarıp girişler boştayken enerji verince gene bu cızırtıyı yapıyor mu.
0
orpheus
(11.01.25)
İkisi birden mi cizirdiyor?

@Orpheus önerilerinden sonra,

Elin yatkinsa içini açıp Kapasitörlere üstün körü bakabilirsin. Kapasitörlerden biri şişmişse onu degistirdiginde duzelebilir.
0
makbur
(11.01.25)
(3)

"duyuru yerine neden mesajla cevap veriyorlar?" diye bağırdı sığır adam...

m e b
sabah sorumu duyuru şeklinde açmışım, mesajlardan anladım :(bu yüzden yeniden açıyorum.elimden geldikçe kitap okurum normalde ve son dönemde daha çok vakit ayırıyorum okuma işine. `ister klasik ister yakın tarih eserleri olsun`, kalburüstü yayınevlerinden çıkanları okumaya gayret ediyorum. yky, ilet
sabah sorumu duyuru şeklinde açmışım, mesajlardan anladım :(
bu yüzden yeniden açıyorum.

elimden geldikçe kitap okurum normalde ve son dönemde daha çok vakit ayırıyorum okuma işine. ister klasik ister yakın tarih eserleri olsun, kalburüstü yayınevlerinden çıkanları okumaya gayret ediyorum. yky, iletişim, can ve ithaki mesela. yalnız, eskiden bu kadar çok muydu, bilmiyorum ama en büyük ve en güzide eserlerde bile aşağıdaki gibi hatalarla karşılaşıyorum. bunun sebebi nedir, özensizlik mi? boşvermişlik mi? öneğin ötüken, peyami safa'nın eserlerinde "yapmağa", "gitmeğe" şeklinde yazıyor, muhtemelen metnin orijinaline sadık kalarak. ama ben noktalama işaretlerinden bahsediyorum. ama benim sorum aşağıdaki gibi hatalar:

-sen neden gelmiyorsun? diye soru.
+haydi, sen kendi işine bak! diye yanıtladı.

prnt.sc
0
m e b
(10.01.25)
noktalamalar ile ilgili yorumum yok.

ama günümüzdeki kurallara uymayan yazım yanlışlarından bahsedecek olursak, haliyle o dönemde otu boku değiştirip kural uyduran bir tdk yoktu. yazar nasıl yazdıysa o şekilde basılabilir.

yakın tarihteki birçok hatta atatürk'ün bile kaleme aldığı bazı yazılarda "yapmıyan etmiyen" şeklindeki kullanımlar var. şimdi çıkıp atatürk'ün "yapmıyan" şeklinde yazdığı şeyi tdk kural koydu diye "yapmayan"şeklinde değiştirelim mi?

orhan veli'nin meşhur şiiri anlatamıyorum'da "epiyce yaklaşmışım, duyuyorum, anlatamıyorum" diyor. yook kural var epeyce olacak diyip adamın yazdığı şeyi bozamayız.

soyadı koptagel olan bir arkadaşım var, göksel baktagir diye kanun sanatçısı var. dahi anlamındaki de ayrı yazılır diye adamın soyadını mı bölelim, harfini mi değiştirelim, belli ki dedesi zamanında ayrı yazılmıyormuş.

aziz nesin özellikle yanlış kullanır mesela, bu da onun tarzı, hata zannedip şarlamayalım diye de her kitabın sonuna yazmışlar "bunlar hata değil, aziz nesin'in kendine has yazım şekli bu" diye. tiren yazar mesela, bikaç, bikez, biçok falan yazar, hiçbişey yazar. şimdi işgüzar bir editör çıkıp düzeltse adama ayıp olmaz mı?
0
kibritsuyu
(10.01.25)
Hocam bende babadan kalma 60-70 senelik kitaplar var koca koca yazarlar de'yi mi ayırmamış mi'yi mi bitişik yazmış görsen aklın çıkar ama sanırım o dönemlerde gramere o kadar önem vermiyorlardı ya da sırf gıcıklık olsun diye öyle yazıyorlardı bilemiyorum, bazı kurallar da o zaman yoktu belki de o nedenle öyle yazıyorlardı ya da kelimeyi duyduğu şekilde yazıyorlardı, hepsi olabilir, her dönemin kendine özgü değişimleri var.

Onun dışında verdiğin örnekteki noktalama işaretlerinde bir sorun yok bence zira orada alıntı cümleler var, bunlar apostrof ile ayrılmamış da kendi noktalama işaretleriyle ayrılmış, olur yani bunlar.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.01.25)
"Yapmağa, etmeğe" gibi kullanımlar sanırım 60'larin zamanının ruhu (ya da o zamanlarda kural öyleydi)

Özdemir Asaf da hep bu şekilde yazar. Lisedeyken ben de çok takardim kafaya bu adam niye böyle yqziyor diye :)

İşin komigi Fikret orman (5-10 sene önce bjk başkanı) direkt bu şekilde konuşurdu "Yapmağa etmeğe" diye :)
0
makbur
(10.01.25)
(5)

Ileride degerlenme potansiyeli olan sahil kenari arsa icin yerler?

el cevap
Merhaba,Akdeniz ya da Ege'de [Kuzey Ege dahil, sadece guney dusunmeyelim] - kisaca Marmara ve Karadeniz haric her yer - simdi inanilmaz paralara satilmayan ama 15-20 sene sonra degerlenme potansiyeli olan ya da onu da gectim, ileride -15/20 sene sonra- para olursa ev yapip oturabilecegimiz yatirimli
Merhaba,

Akdeniz ya da Ege'de [Kuzey Ege dahil, sadece guney dusunmeyelim] - kisaca Marmara ve Karadeniz haric her yer - simdi inanilmaz paralara satilmayan ama 15-20 sene sonra degerlenme potansiyeli olan ya da onu da gectim, ileride -15/20 sene sonra- para olursa ev yapip oturabilecegimiz yatirimlik, guzel sahil kenari nerelere bakmak lazim? Var midir akliniza gelen bir yerler?

Tesekkurler
0
el cevap
(10.01.25)
kalmadı bence öyle bir yer. her yer pahalı. ancak mersin erdemli mezitli fln. çok sıcak ya. bu yaz hayatımda ilk kez antalya'ya gittim o sıcak çekilmez.
0
Batuhanolabilir
(10.01.25)
Bence 15-20 sene sonra Karadeniz Bölgesi ülkenin 1. Tatil bölgesi olacak.

Son 3-4 yıldır mugla temmuz agustos ayında felaket bir halde. Klimasiz Durulmuyor, evden dışarı çıkarken sanki bilimkurgu filmi gibi; uzay boşluğuna cikiyorsun da ölmemek için hemen tekrar geri eve girmen lazım.

15-20 sene önce yazın iki cepheyi birden açamazdik bile rüzgardan. 10 sene önce ilk kez Vantilatör aldık. 4 sene önce de bütün odalara klima takmak zorunda kaldık.

Bu sadece küresel ısınma ile aciklanabilecek bir olgu değil. Ege'de tatil bölgelerinde inanılmaz bir yapılaşma var. Bu yapılaşma bölgenin havasını da bozuyor. Datça, Didim, Marmaris, bargilya vs bu bölgelerin en büyük özelliği havasının kupkuru olmasıdır. Sıcakla birlikte nem miktarı da son 5 senede acayip arttı buralarda.

Karadeniz'de bu sene keşfettigim bir yer, kapisuyu. (Kastamonu Cide - Bartın siniri) Kapisuyu plajı diye de aratabilirsin. Böyle yüzlerce yer var muhtemelen bakir yerleşime açılmamış.
0
makbur
(10.01.25)
Gazipaşa var bence son kalan yer
0
mirty
(10.01.25)
izmir menderes köyleri. şu anda yoğun satışlar var. fiyatlar da biraz makulş ama ucuz değil. izmirin metrople dahil olma ihtimali olan ilk ilçesi burası. ben de aldım 1 dönüm.
0
ground
(10.01.25)
menderesin neresi ucuz evler şehir merkeziyle yarışıyor. iki tane osb var yakınınında.
0
Batuhanolabilir
(29.01.25)
(14)

40 yıldır hiç boza içmedim.

msb
inanılır gibi değil belki :)Ama denk gelmedi.Küçükken hep sesini duyardım "vefaa boooooozaaaa" diye.Şimdi yeni taşındığım mahallede de duyuyorum akşam 21.00'den sonra.Bu nasıl bir içecek, ve neden geceleri satılıyor, seksüel bir şeyler falan mı var bilmediğim? :)Sokakta sütçü bile kalmadı bozacılar
inanılır gibi değil belki :)

Ama denk gelmedi.

Küçükken hep sesini duyardım "vefaa boooooozaaaa" diye.

Şimdi yeni taşındığım mahallede de duyuyorum akşam 21.00'den sonra.

Bu nasıl bir içecek, ve neden geceleri satılıyor, seksüel bir şeyler falan mı var bilmediğim? :)

Sokakta sütçü bile kalmadı bozacılar ölmedi, nasıl bir içecek bu ki geneli orta yaş altı bir semtte bile satıyor.

Hayret bir şey bence.

Ramazan davulcusu bir bu iki.
0
msb
(09.01.25)
İçinde eser miktarda alkol olurmuş eskiden. Osmanlı'da cakirkeyf olmak için bardak bardak boza içildiğini duymuştum. Şimdinin bozasi neye benziyordur bilmem, hiç içesim gelmedi. Ne tam tatlı ne tam ekşi, lezzetsiz bir şey gibi geliyor bana.
0
sekizdokuzon
(09.01.25)
Ben de hayatımda hiç içmedim
0
respect
(09.01.25)
Yanıtlar için çok teşekkürler ama cidden bu içecek neden ölmedi ve akşamın körü birileri "bozaaa" diye bağırıp bunu satıyor.

Bana bunu açıklayacak bir boza müptelası lazım sanırım, "annlayamazsın" diyecek :)
0
🌸msb
(09.01.25)
O bozacılar birer hayalet, hortlak oldukları da söylenir, sence de hiç kaybolmamaları tuhaf değil mi.... daha fazla açıklayamam

Eğer çocukluktan alışmadıysan sevebileceğin bir tat değil, ekşi buruk bir tat fakat içimi kolay olsun diye artık şeker basıyorlar, aşure gibi tatlı ve yoğun bir içeceğe dönüşüyor

Hatta ekşiduyuruya tekrar gelsem alacağım bir nick olabilir "hayalet bozacı"
0
grimavi
(09.01.25)
Ben çok severim, mahalleden geçen amcadan da alıyorum arada. Eğer İstanbul'daysanız Vefa Bozacısı'na gitmenizi öneririm, çok nostaljik bir yer. Ben ekşi sevdiğim için marketten alırken Balaban'ı tercih ediyorum ama Vefa'nın mekanı hoş dediğim gibi.

Boza iç ısıttığı için kış geceleri satılır diye bilirim (soğukta daha zor bozulduğu için geleneksel olarak kışlık bir içecektir). Neden bitmedi sokakta satılması bilmiyorum, belki benim gibi mahalledeki amcayı desteklemek isteyen romantikler ayakta tutuyordur :)

Bu arada Orhan Pamuk'un Kafamda Bir Tuhaflık kitabını öneririm okumadıysanız, bozayla doğrudan ilgili olmasa da bir bozacı üzerinden anlatılan bir hikaye.
0
fotrsapka
(09.01.25)
Çocukken sokak bozacısından bir defa almıştık, güzeldi. Sonra markettekileri denedim hep yılda bir, kıvamları da tatları da kötüydü. Akhisardaki meşhur bozacıya bakıyorum yine akışkan bi kıvam gözüküyor videolardan markettekiler muhallebi gibi hep. Düzgün bir yer bulmaya özen gösterin deneyecekseniz.
0
hedep
(09.01.25)
boza, salep, root beer, eggnog falan bunlarin alayi ya hastasi olacagin ya da nefret edecegin seyler. ortasi yok.
0
cooperr
(09.01.25)
ben severim.

sahlep ve boza kış içeçekleri. zaten yazın bulunmuyor istesen de.

boza'yı seveni var sevmeyeni var. içeni var yiyeni var.

genelde bardağa koyulur, üstüne biraz tarçın eklenir ve kaşıkla yenir. puding gibi bir kıvamda. içilebilir de istenirse ama kaşıkla yemek daha kolay.
içine leblebi de atılabilir. öyle de seviliyor.

buğday, darı gibi ürünlerden yapılıyor. sıvı ekmek gibi.

istanbul'da vefa bozacısı çok methedilir ama ben pek beğenmiyorum. gerçi yıllar yıllar önce bir kez gitmiştim ama bir esprisini görmedim.

balaban boza'yı severim ben migroslarda var. bugünlerde yüz küsür lira şişesi.
onlar güzel oluyor.

tarifi mi değişti nedir, iki sene önce daha lezzetliydi ama.

seksüel bi şeyi falan yok.
dediğiniz gibi, biraz ramazan davulculuğu gibi, ölmeye yüz tutan nostaljik bi şey.

şişelenmiş bozalar varken sokaktan almadım pek. ama sokakta satılanlar daha tazedir sanırım. bir kez almıştım sırf gelenek ölmesin diye. ama kaç yıldır alanı edeni görmedim.
0
biseysorcaktim
(10.01.25)
bayyyılıyorum. hiç de öyle çocukken içtiğim bi şey değildi. emzirirken süt arttırıyormuş diye başladım ve tiryakisi oldum.
0
deartheodosia
(10.01.25)
Eskişehir çocuğu olarak bozayı severim. Karakedi olursa tadından yenmez tabii
0
glamdr1ng
(10.01.25)
Socak bir içecek olmadığını bilmende fayda var. Vefa bozacısına git hem karşısında zeyrek var orayı hem de vefa bölgesini gezersin. Az kalmış tarihi yerlerden
0
hebanon
(10.01.25)
Marketten alırsaniz vefa bozacisi alın ve yemeden önce kuvvetlice 1-2 dakika calkalayin.

Bol tarçınla güzel olur, üstüne leblebi de ilave edebilirsiniz:)

1. Tercih tabii ki bizzat vefa bozacisina gidip yerinde yemek.
0
makbur
(10.01.25)
boza da ayran gibi normal bir içecek. neden bitsin.

Bim'deki agah boza, Bursa'nın meşhur bozacısı ömür boza tarafından yapılıyor ve eğer yeni gelmişse alıp zevkle içebilirsiniz. Fakat 4-5 gün rafta beklediyse suyu çekiliyor ve puding gibi katılaşıyor. Reyonda şişeyi ters çevirin katılaşıp katılaşmadığı belli olur.
0
durbidakka
(10.01.25)
30 35 yıl ağzına sürmemiş biri olarak içtikten sonra müdavimi oldum haftada bir şişe içerim. Ama vefa pahalı. Ulaşılabilir ve ucuz olduğu için bimden alıyordum.
0
cakmayazar
(10.01.25)
(6)

Kontak sprey vs wd-40

makbur
Gitarın volume düğmeleri (bildiginiz 500k pot cevirmeli ses dugmesi) çevirdikce biraz cozuruyor, YouTube'da wd-40 i cubuk ucuyla içine sokup sikanlar var.2 sorum var;Kontak sprey elektronik akşam için daha uygun gibi, onereceginiz bir marka var mı? Diğer sorum;Wd-40 en ufagindan alırım alırsam. En k
Gitarın volume düğmeleri (bildiginiz 500k pot cevirmeli ses dugmesi) çevirdikce biraz cozuruyor, YouTube'da wd-40 i cubuk ucuyla içine sokup sikanlar var.

2 sorum var;

Kontak sprey elektronik akşam için daha uygun gibi, onereceginiz bir marka var mı?

Diğer sorum;

Wd-40 en ufagindan alırım alırsam. En kucugunde de o "cubuk uç" oluyor mu? O cubuk gibi ince uzun uç önemli cunku
0
makbur
(07.01.25)
wd40 kısa vadeli çözüm sağlar ve içindeki karbon filmi çizip seni daha da masarfa sokar
potu değiştir
0
neira
(07.01.25)
Elektronikciler "yağsız" kontakt sprey kullanırlar. Ben aracın sigorta kutusu için Winkel marka kullanmıştım sorun yaşamadım.
0
HellKeePer
(07.01.25)
Potansın çalışma prensibi bir iletken plakaya dokunan konumu (dolayısı ile direnci) değiştirilebilen başka bir iletken. Siz bu sisteme iletken bir sıvı sıkarsanız potans işlevini yitirecektir.

Kontakt sprey (elektronik için olan) bildiğiniz ipa (isopropyl alkol)'ün aerosol hali aslında. Potanstaki hışırtıyı bi süre çözer sonra hışırtı geri gelir muhtemelen korozyon kaynaklıysa.

Kontakt sprey sıkıp içine potansı sonuna kadar epey döndürün basit bir kalıntı varsa çözülecektir, korozyon vs varsa açıp temizlemek ya da değiştirmek gerekir.
0
hedep
(08.01.25)
Tam ben de kontak spreyi ile 94 yılından kalma gitarımın hışırtısını nasıl çözerim derken denk geldim. Benim merak ettiğim de ön taraftan düğmeyi çıkarıp üstüne sıkmam yeterli mi yoksa gitarın arkasını açıp oradan mı sıkmalıyım.
0
creepy
(08.01.25)
Arabanın pislikten çalışmayan direksyon tuşları için Würth yağsız kontak spreyi kullanmıştım.Öneririm.
0
arenas
(08.01.25)
@creepy

Volume pot cleaning videoları var YouTube'da.

Pot u gitardan söküp (düğmeyi biraz güç kullanıp çekip cikartinca gitara sıkıştırıldigi somun var onu da çevirip cikartinca pot boşluğa dusuyor) bir boşluğu var o aradan sıkıp düğmeyi 2 3 kere sonuna kadar döndürünce @hedep in dediği gibi iletkenler baya birbirine surtunup Korozyon gidiyor (sanırım, henüz yapmadım :))
0
🌸makbur
(10.01.25)
(21)

Cumhurbaşkanımızdan daha iyi siyasetçi var mı?

michael_knight
Turgut Özal’dan bu zamana kadar olan zamanda tanıdığımız tüm siyasetçileri göz önüne alsanız bu kişilerden hangilerinin seçimde Recep Tayyip Erdoğan’dan daha fazla oy alma ihtimali olabilirdi sizce?Bu süreçte parti başkanlığı yapmış liderleri göz önüne alalım, Tarkan veya Kemal Sunal gibi cevaplar v
Turgut Özal’dan bu zamana kadar olan zamanda tanıdığımız tüm siyasetçileri göz önüne alsanız bu kişilerden hangilerinin seçimde Recep Tayyip Erdoğan’dan daha fazla oy alma ihtimali olabilirdi sizce?
Bu süreçte parti başkanlığı yapmış liderleri göz önüne alalım, Tarkan veya Kemal Sunal gibi cevaplar vermeyelim lütfen.
0
michael_knight
(05.01.25)
Ahmet Necdet Sezer hariç hepsi birbirinin laciverti.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(06.01.25)
Yıllardır karşısında Kılıçdaroğlu vardı. Şimdi de özel var.
RTE hayatında gerçek muhalefet görmedi diyebilirim.
0
parka
(06.01.25)
Süleyman Demirel.

Türkiye Cumhuriyetinin yetistirdigi en bilge ve önemli devlet adamidir. Özalci olmama ragmen Özal'dan bile iyi oldugunu söylemem gerekir.
0
feastofthedamned
(06.01.25)
Önceki dönemlerde çatır çatır soran, sorgulayan, ağızdan çıkan her cümleyi, atılan her adımı, alınan her kararı günler boyu ana akım medyada irdeleyen bir medya vardı.

Şartlar eşit değildi yani. Onun için kıyas yapılamaz.
0
Mirket
(06.01.25)
bırak turgut özal'ı daha geriye gitsen de yok. net.
beğenirsin beğenmezsin ama objektif bir şekilde değerlendireceksen eğer gerçeği teslim etmek zorundasın.
türkiye'de kazanan=iyi siyasetçi algısı var. ama iyi siyasetçi aslında kaybetse de kazanan kişidir. bunu unutmamak gerekir. erdoğan her zaman bireysel girdiği seçimi kazandı ama partisi 2015'te de hatırlarsınız en yakın rakibinden neredeyse 2 kat fazla oy almasına rağmen tek başına iktidar olamıyordu.
ayrıca bireysel olarak bu kadar fazla sayıda girdiği seçimi kazanan bir örnek yok siyasi tarihimizde. (beyoğlu belediye başkanlığından itibaren düşünün) dolayısıyla rte'yi bir bütün olarak siyasi tarihimizdeki hiçbir isimle kıyaslamak doğru olmaz bu konuda eşsiz çünkü.
ancak dönem dönem ayırarak kıyaslama yapılması mümkün olabilir.
0
ezkaza
(06.01.25)
ala09
(06.01.25)
Bence en kötü RTE. Diğerleri de kusursuz diyemem ama en kötüsü RTE. Eleştrilemiyor ayrıca. En ufak bir eleştiride ülkeyi terk etmek zorunda kalıyor insanlar.

Şuanki oyların gerçekliği bile sorgulanacak halde. Eskiden böyle bir durum yoktu.

Eğer oy yüzdeliğini başarı olarak göreceksek RTE nin oyları önce türban sorunundan geldi, sonra kürt açılımı yaptı, sonra CHP lileri kürtçü yapıp sayın Apo falan oldu... Böyle bir siyasetle yüksek oy oranı normal
0
wd40
(06.01.25)
erdogan'in sirri kendi kitlesini yonetebilmekte. bu ulkede her siyasetci partisi tarafindan sallanmistir. erdogan'in kurdugu otoritenin gucu akp'de kurdugu otoriteye dayaniyor.

demirel'in hukumetini kendi partisi dusurmustu, ozal'a mesut yilmaz ters gidiyordu. erdogan'i boyle challenge edebilecek bir kisi veya grup yok akp icinde. en cok sallandigi 2015 haziran secimlerinden bile sapasaglam cikabilmesinin sebebi bu.

oy alma ile siyaset basarisi olcemeyiz bence. cunku siyasetcinin tabani ne kadar oy alabilecegini belirliyor. turkiye'de 2/3 sagci, 1/3 solcu. hangi solcu lider ulkenin cogunu ikna edebilir ki? ecevit'in 77'de aldigi %40 bu acidan cok basarili mesela. ama ecevit'in son hasta donemlerini hatirlayanlar dsp'nin iktidar'dan %1'e dusmesini de hatirliyor.
0
antikadimag
(06.01.25)
Siyasetçi ayrı devlet adamı ayrı. Erdoğan Türk tarihinin gördüğü en berbat devlet adamı.
Siyasetçi diyeceksek de, yazılmış pasif hatta yalakalaşmış bir medya sayesinde hiç sorgulanmayan, sayıştaydan anayasa mahkemesine kurumları felç ettiği için kimsenin hesap soramadığı, hem dijital devrim hem de ilk zamanlarında ciddi para bolluğuna denk geldiği için dönemin getirdiği bütün rahatlık ve refahın kaynağı sanılan bir siyasetçi bulup onunla kıyaslamak lazım. Türkiye’deki tek adamlaşma çıkarlarına hizmet ettiği için her daim işbirliği içinde olduğu dış güçleri de eklemeli. Tarihi biraz beklemek gerek. Türkiye’nin nasıl büyük borçlara gömüldüğü az buçuk anlaşılmaya başlandı. Biraz daha bekleyelim Erdoğan’ın büyüklüğünü konuşmak için.
0
sibertenik
(06.01.25)
RTE, Türk siyaset tarihindeki bütün liderleri yenecek tek lider.

Yani Süleyman Demirel, Turgut Özal, Erbakan vs. Hepsini sandığa gömer.

Ahmet Necdet Sezer kadar da kötüsü gelmemiştir.
0
camlicagazoz
(06.01.25)
baykal krizinde kaseti yaydıranda kendi. karşısındaki muhalefeti dahi kendi şekillendirebilen adam. zaten güçlü figürlerin tam bittiği dönemde siyasette parlak birileri yokken çıktı. ama hakkını vermek lazım hitabeti çoğu lidere göre çok öndedir.
0
mikahakkinen
(06.01.25)
Bence tabi şartlar,olasılıklar değişkendir de şevki yılmazın eski refah partisi dönemlerinde ,rte ile aynı şekilde yükselme durumu vardı. Eski dönem hitabeti baya iyidir.
0
essoist
(06.01.25)
ahmet necdet sezer siyasetçi değil. ona uyan en iyi tanım devlet adamı ya da bürokrattır. soldan rte alternatifi çıkamıyor zaten, bugün bile chp’nin karşısına koyabileceği iki aday sağ kökenli siyasetçiler. belki genç ecevit yarışabilirdi rte ile.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(06.01.25)
rte çağlar üstü bir siyasetçi Türk siyasi tarihinde bence. onu eğiteni bulmak gerek. tamam herkes diyor hitabeti kuvvetli diye ama burada bitmiyor. son derece pragmatist ve işine geldiği kadar reformcu. içki içen akpliyse sorun yok diyebilen biri.

rte'ye yaklaşabilen tek siyasetçi demirel olabilir.

belki imamson olabilirdi kendi kendini bitirdi. cesur davranmalıydı. özalın eşi gibi bunu da eşi zarar veriyor.
0
Hallegadola
(06.01.25)
Daha fazla oy alma konusu, döneme anlayışa, seçilecek kişinin bilinirliği ve yaptıklarıyla ilgili.

90'larda belediye başkanlığında özellikle su sorunu olmak üzere bir çok sorunları halleden Recep Tayyip Erdoğan ismi, Rahmetli Erbakan'a da yakınlığı ile öne çıktı.

Ak parti kurulduktan sonraki ilk seçimlerde de iktidar olması, özellikle dindar kesimin baskı altına alınmasıyla bilinen 28 subat sonrasına denk geliyor ve dini tarafı ağır basan halk bir arayış sonucu oylarını akp ye verdi. Kısa ömürlü olan koalisyonlar yıllar yılı ise asla Türkiye'ye yaramamıştı.

Dönemi bize uzak kalıyor ama sanırım Menderes oy alma bakımından diğer liderlere göre daha öne çıkardı. Çünkü zamanında halk değil, adeta devlet partisi konumunda olan ve 1950 ye kadar "açık oy, gizli sayım ile" seçimleri alan chp'nin, bu seçimle ilgili bu kanunun değişmesinin hemen ardından iktidarı demokrat parti ye kaptırması yine dini yönü ağır basan halkın arayışının bir sonucuydu.

Partileri lider isimleri es geçersek şu bir gerçek ki Türkiye'de halk vaadlerden çok, kendi değerlerine yakın olan tarafa oy veriyor yakınlık gösteriyor.
Bu, Türkiye'nin bir gerçeği.
0
diyecevaplandı
(06.01.25)
Rte'nin stratejisi ile diğerlerinin strtejileri çok farklı. Ecevit sevilmiyor çünkü türbana açıkça karşıydı. Ne düşünüyorsa onu söylüyordu. Dürüstlük yani.

Rte ye ilk zamanlar eşcinsel hakları sorulduğunda destekleyeceğiz falan dedi. Kendi ağzıyla genelevlerden bile oy topladığını söyledi.

Başarılı siyasetçi mi? evet
İyi siyasetçi mi? hayır
0
wd40
(06.01.25)
En kotusu RTE falan diyenler olmus.
Siyasi cizgide sevmiyor olabiliriz ancak adamin basarisi gozler onunde.

Karsisinda muhalefet yoktu deniliyor. Muhalafeti yipratan kendisi. Adam yillardir onune kim gelirse sildi supurdu.

O yuzden zannimca Turkiyenin gordugu en basarili siyasetci RTE dir.

RTE Kamuoyunda tabu gozuyle bakilan Milli Gorus hareketinden cikip limitli oyunu tum merkez saga cevirmistir ve halka ulasmistir.

Ondan sonra da en basarili siyaseti Ecevittir. Adam %40 i gecti CHP ile. Bu cografyada sol partiyle bu oyu almak gercekten basaridir. Ayrica CHP den ayrilip kendi partisini kurup yine iktidar oldu.

Siyasetcinin basarisi halka ulasmasi net olarak. O yuzden benim gordugum bu ikisi var sadecee.
0
nuevo
(06.01.25)
rte'nin küresel güçler ve sermaye tarafından önünün çok açıldığını düşünüyorum. bu açıdan başarılıdır.

aldığı oy oranına bakılacaksa belediye başkanlığında alınan oylar ve kabul anlamında imamoğlu daha başarılı.
0
calmdown
(06.01.25)
yok.
0
zeleno
(06.01.25)
rte'nin en büyük sermayesi ve silahı din idi. yakın tr tarihine hakim değilim, bu kadar din vurgusu oldu mu daha önce? cahil halkları da en kolay dinle zapturapt altına alırsınız. kim bu planı programı yaptıysa ve rte'yi türkiye sahnesine sürdüyse odur iyi siyasetçi. mesela hitler için de diyor musunuz iyi siyasetçiydi diye? rte son derece otoriter bir lider ve hareketinin çevresini dinle ördüğünden kendisine neredeyse kutsallık atfetti. siyasetçi olmasaydı kesinlikle sert kuralları olan bir tarikatın lideri olurdu.
0
dilhun
(06.01.25)
Ahmet Necdet Sezer: "ben ne alaka?" :)

üstte bir arkadaş muhalefeti sildi süpürdü yazmış;

baykal'ı kaset komplosuyla silip süpürdü mesela fetö ile -ki baykal sayesinde siyaset hayatı olmuştur rte'nin :)

sağ cenahtan rte'den oy alabilecek tek bir adam vardı: muhsin yazıcıoğlu. başına neler geldi hepinizin malumu..

ergenekon, balyoz, kozmik oda, medyanın ele geçirilişi, yok pahasına satılan -artık ne karşılığında?- devlet kurumları, geldiğinden beri ortadoğunun değişen şekli -israil'in güvenliği için 1 tek kürt devleti kaldı bop'ta :)-

soruya cevap; 90'lı yıllardaki siyasetçilerin hiçbiri bunları yapmazdı, rte'nin bunları yapmasına müsade de edilmezdi. rte için resmen ortam boşaltıldı ve özel bir alan açıldı. alamet-i farikası budur yoksa..
0
makbur
(06.01.25)
(5)

Müzik Grubu Nasıl Kurulur

şair eşref
Selamlar, Arkadaşım lisans eğitimini Opera üzerine tamamlamış Mezzo-Soprano bi' ses. Ama profesyonel olarak bambaşka bir iş alanında çalışmış. O yüzden müzik çevresinde sanırım artık networkü yok. Ve halihazırda da ekonomik olarak çalışmak zorunda değil, ben de kendisi bi' müzik grubu içinde yer als
Selamlar,

Arkadaşım lisans eğitimini Opera üzerine tamamlamış Mezzo-Soprano bi' ses.
Ama profesyonel olarak bambaşka bir iş alanında çalışmış. O yüzden müzik çevresinde sanırım artık networkü yok.

Ve halihazırda da ekonomik olarak çalışmak zorunda değil, ben de kendisi bi' müzik grubu içinde yer alsa zamanı daha keyifli geçer diye düşünüyorum.

Konuyu henüz onunla tam paylaşmadım, bu müzik grupları nasıl kuruluyor nasıl birbirlerini buluyorlar bunlar ?

dışarıya eğlenmeye çıktığımızda şarkılara filan eşlik ediyor, oradan aklıma geldi. Böyle bir grupta olsa keyif alacağını düşünüyorum.
0
şair eşref
(05.01.25)
Bunun bir kurali yok ama kendi deneyimlerime gore "cevre". Simdiye kadar pek cok grupta yer aldim, aklimda kaldigi kadariyla:

1) Lise: Lisede muzik ogretmenimiz farkli enstruman calan ogrencileri bir araya getirmisti, o sekilde tanisip kaynasmistik, yarismalara katilmistik

2) Universite: Benden ust siniflarda olan bir tanidigim kendi bolumunde muzik yapan bir kisiyle tanistirmisti. Onun da baska muzisyen arkadaslari vardi. Ben de onlara katildim, haftasonlari barlarda sahne almaya basladik

3) Is Hayati: Bizim takimda bir arkadasin ayni sirketteki nisanlisi muzikle ilgileniyormus. Onun ekibinde de basma bir muzisyen varmis. O sekilde tanistik, muzik yapmaya basladik

Yani genelde sosyal cevre ve muzik yapma niyetini dile getirmekten geciyor sanirim bu is.
0
sertac akin
(05.01.25)
2004'ten beri sahnedeyim ve bunun net bi yanıtı yok :D

Şarkıcı bir hanım en çok aranan şeylerden biri olduğu için işi çok zor değil bence.

Yekün bir electric grup kurmaya ya da hazır kurulu gruba dahil olmaya çalışmak yerine en temizi bir klavye ya da gitarcı bularak (o şekilde çalışılmayacak bile olsa) akustik bi projeye başlamak. Zira en az eforlu mevzu o, zaten hali hazırda keyifli bir şey çıkacaksa olay büyüyüverir.

Mevzu bahis müzisyen de yine dıdısının dıdısı bile olsa hali hazırda çalan bir müzisyen tanıdık ya da online dahi bile bir şeyler çıkabilir.

Aynı şehirdeysek ben bile (rastgele müzisyen olarak bile) bakmak isterdim zira eğitimli vokal aranan bir şey.
0
hedep
(05.01.25)
Eskiden -hala var- forumlar vardı oralardan eleman arayan, grup arayanlar birbirlerini bulurlardi (turkrock, garaj.org vs)

Tabii seviyesi iyiyse bu tarz arayışlar çokça zaman kaybına da sebep olur, genelde yeni başlayan tipler olur bunlar.

Eğer farkedilir derecede iyiyse arkadaşın, en azından seviyesinin belli olacağı 2-3 youtube videosu koysun (illa pro videolar olmasına gerek yok) seviyesine yakın kişileri daha rahat bulur.
0
makbur
(05.01.25)
YouTube'a şarkı koyarak başlayabilir bence. YouTube'da karaoke videoları var, onların üzerine söyleyebilir ya da karaoke uygulamaları var, onları kullanabilir.

hatta "ekonomik olarak çalışmak zorunda değil" demenizden hareketle, canlı olarak ona eşlik edebilecek bir klavyeci/piyanist bile tutabilir. çok acayip bir para vereceğini zannetmiyorum, hatta kayıt vs gibi konularda da çok yardımı dokunacaktır böyle bir müzisyenin.
0
co2s2
(05.01.25)
İlgili müzik türünden herhangi bir grupla iletişime geçip direk gidip konuşabilir.
O gruba dahil olmasa bile başka gruplara yönlendirilmesini ister. Bu müzik sektöründe sıradan bir şey.
0
durbidakka
(06.01.25)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.