Giriş
(3)

tomografi her halükarda ultrasondan daha iyi görüntü verir mi?

kibritsuyu
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer
yani tomografide gözükmeyip illa ultrason çekilmesi gereken bir durum olabilir mi?

karın ağrısı şikayetiyle gittiğim acil serviste kontrastsız alt üst abdomen tomografisi çekildi. acil şartlarda çekildiği ve raporlandığı için sadece ağrıya neden olabilecek sıkıntı var mı onlar raporlandı. "karaciğer boyutları düzgündür, kitle saptanmadı" yazmış mesela. böbrek, prostat vs için "boyutları yaşına göre normaldir" yazmış, ölçmemiş.

ben her yıl check up yaptırıp ultrason çektiririm. karaciğer yağlanması durumuna bakılır. ama dediğim gibi tomografi acil şart için raporlandığı için radyolog yağlanma ile ilgili bir şey yazmamış, detayına girmemiş.

ben şimdi ultrason çektirmek yerine tomografi görüntülerini radyoloğa götürsem, benim görüntülerimi karaciğer yağlanması, prostat boyutu, böbrek boyutu vs. açısından raprlamasını istesem raporlatabilir miyim? tomografide bunların hepsi ultrasonda gözüktüğü kadar gözükür mü? yoksa "yok şu tomografide gözükmez, illa ultrasonla bakılması gerekli" denecek bir durum var mı?
0
kibritsuyu
(11.11.25)
benim başıma gelen doktorun dediği çekilen makinanın çok fark ettirdiği, yeni ve iyi makinalar daha iyi görüntü veriyor küçük şeyleri daha iyi fark ediyor tabi burda görseli okuyan doktorun iyi olması çok önemli, radyolog ne kadar iyi rapor yazarsa branş doktoru o kadar iyi tedavi eder.
ultrasonda aynı şekilde, ölçmek bile fark ettiriyor kimi 11 cm ölçerken kimi 9cm ölçebiliyor aynı şekilde yapan doktor çok önemli bu işlemleri.
birde daha çok ultrasonda görünmeyen şey için ileri mr tetkiki istenir tam tersini çok duymadım.
iki cihaz farkı değilde aynı cihazda fark ettiren unsurlar bile olabiliyor.
0
eja
(11.11.25)
yağlanma için ultrason pratik olduğu için en sık kullanılan yöntem. tomografide de tespit edilebilir, yağlanmanın derecelendirmesi de yapılabilir.
0
eileengray
(11.11.25)
Babamın karaciğerinde senelerce her check up batın ultrason'unda kist görünüyordu, büyüme vs olmadığı için ciddiye almiyordu doktorlar.

Bu sene bazı sıkıntıları oldu ve doktor kontrastlı MR istedi. Kontrastlı MR'da, ultrason'un kist olarak gördüğü bölgenin "hemanjiom" (üst üste binmiş damar topağı gibi bir şey) olduğu anlaşıldı.

Ultrason ilk tetkik gibi bir şey aslında, doktorun bilgisi, tekniği ve tecrübesi de tabii ki çok önemli. MR ve tomografi daha detaylı 3 boyutlu görüntüleme yöntemleri.

Bunların en kallavisi MR ama teknik olarak tomografi / MR farkını bilmiyorum açıkçası. Mesela hiç "akciğer MR"İ diye bir şey duymadım hep tomografi oluyor :)

++

Ultrason bir de çok hızlı ve pratik tabii, bunların içinde en ağır ve zor olanı MR. Çekimi uzun sürdüğü için randevulari da -devlet- ileri tarihlerde oluyor, tomografi bir tik daha hızlı.
0
makbur
(12.11.25)
(9)

Grip Aşısı?

makbur
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?Teşekkürler cevaplar için.
Hiç oldunuz mu? Faydası var mı?

Teşekkürler cevaplar için.
0
makbur
(10.11.25)
10 yıldır düzenli aşı oluyorum. 10 senedir grip olmadım ya da grip denemiyecek kadar kolay atlattım.
İlk defa bu sene aşıyı geciktirdim ve şu an gribim.
+2
Mirket
(10.11.25)
3-4 yıldır oluyorum, benim için hayati bir şey. Öncesinde devamlı yatak döşek hasta olur, sonrasında da bir ay boyunca öksürükten geberirdim. Aşı olduğumdan beri birkaç günde geçiyor ve hiç öksürük olmuyor.
+2
sadakatsiz
(10.11.25)
Aşıyı ihmal ettiğimde kesin en az bir ağır grip geçiriyorum. Aşı olunca en fazla soğuk algınlığı gibi atlatıyorum ya da hiç hasta olmuyorum.

Her sonbaharda aşı piyasaya çıkınca aile büyüklerini de "git aşı yaptır" diye darlıyordum, birkaç yıldır onlar da çok memnunlar, ben dürtmeden gidip aşılarını yaptırıyorlar.
+1
kobuzchu kiz
(10.11.25)
Hazır arkadaş sormuşken ben de benzer bir şey sorayım. Grip aşınızı nerden oluyorsunuz? Devlet hastanesine gitsem ben grip aşısı olmak istiyorum desem yapıyorlar mı
+1
limonlu eksi
(10.11.25)
@limonlu eksi, İhtiyar veya kronik hastalıklı olman gerekiyor.
Yoksa ücretli.

Ek: Hamile, bebek, organ nakilli veya sağlık çalışanları da ücretsizmiş.
Bir de ücretsiz olanları, SGK peyderpey tahsis ediyor, sonra ASM'de reçete ettiriyorsun. Ben geldim, hadi aşı yapın şeklinde değil yani.
+1
Mirket
(10.11.25)
İki sene önce olmuştum pek bir faydasını gördüğümü düşünmediğim için bir daha yaptırmadım.
+1
Amaranta ursula
(10.11.25)
düzenli olmaya çalışıyorum. çevremdeki herkes dökülürken ben çok daha hafif atlatıyorum. bunun sebebini de kendimce aşıya bağladım.
+1
eileengray
(10.11.25)
son 25 senede 1 kere oldum, o senede berbat gecti surekli hasta oldum.
o yuzden olmuyorum, sikinti yok. en son ne zaman agir grip gecirdim hatirlamiyorum.
+1
cooperr
(10.11.25)
bende de şöyle bir aydınlanma oluştu;

bugün sağlık ocağında anneme (65 yaş üstü) ve kendime yazdırdım. eczacı anneminkini hemen giriş yaptı benimki biraz uzun sürdü sonra bana da "haa sizde de kronik alerjik rinit görünüyor" dedi, benimki de oradan ücretsiz oldu anladığım kadarıyla.

yıllar önce bir doktor sisteme beni o şekilde kaydetmiş, ne zaman enabız vs açsam ekranda kocaman kafamın üzerinde "kronik alerjik rinit" yazıyordu ve uyuz oluyordum :) ilk kez işe yaradı.

herkese teşekkürler cevaplar için duyuru için de güzel bir veri oldu :)
0
🌸makbur
(10.11.25)
(10)

erkekler vucut kıllarını nasıl almalı?

duyurukullanıcısı
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsınc- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecekd- madem aldın komple temizlen. tüm vucutbirde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir.
b- sadece gögüs. kollar bacaklar kalsın
c- gögüs + kollar bacağı zaten kim görecek
d- madem aldın komple temizlen. tüm vucut

birde alacaksan bile nasıl almak gerekiyor ki 5 günlük sakal gibi çıkmasın kollarda kıllar. o iyice kötü oluyor.
0
duyurukullanıcısı
(10.11.25)
vücut fitse kemer üstü komple alınsın, bacaklar da bir miktar seyreltilsin.
ama vücut çok fit değil göbek meme falan yağlıysa hiç dokunulmasın en azından kamufle eder.
almak için en iyisi lazer epilasyon. diğer yönetmler daha fazla çıkartır, sakal gibi her hafta almak zorunda kalırsınız.
0
joooper
(10.11.25)
ben sırt, ense, omuz, kol üstünü alıyorum. göbekli olduğum için ön tarafı bırakıyorum.
kol ve bacaklar aşırı yoğun olmadığı için onlara da dokunmuyorum.
en iyi tercih folyo traş makineleri özellikle philips bodygroom 3000 ve benzerleri. ben yıllardır bunu kullanıyorum. kasık ve testis bölgesini de çekme yapmadan sorunsuz traş ediyor.
kestikçe gür/kalın çıkar tamamen şehir efsanesi.
0
my fault
(10.11.25)
Joper'ın dediği gibi fit vücutlu birinin alması bence sıkıntısız ama götlü göbekli biri aldığında Kybele gibi oluyor.
+1
kizil karga
(10.11.25)
a- almasın, kıllı kalsınlar. kıl iyidir. (Dalga cevresi ve koltuk alti haric)
+2
mbond
(10.11.25)
buna bayanlar cevap versin. ama ben bir erkek olarak şunu diyim: bir yer alınmış bir yer alınmamış o zaman bülbül yuvası gibi duruyor hoş değil. git lazere yat kıçından alnına kadar aldır, jiletle falan uğraşma.
0
mikahakkinen
(10.11.25)
kıl almakla kim ugrasacak kanka. sirtinda yoksa koltuk alti ve pipi çevresi kâfi.
kıl almakla ugrasacagin vakitte git 2 spor yap daha iyi görünmek istiyorsan.
+1
arkadakiadam
(10.11.25)
eskiden a grubundaydım.

covid'den sonra bir süre nabzım falan dengesizleşmişti, o sıralar kardiyolojiye gidiyordum sık sık. çam ve sakura'da doktor arkadaşım vardı o ilgileniyordu her şeyimle, bir gün sana eforlu ekg de yaptıralım dedi. randevu verirlerken "gelirken mutlaka göğüs kıllarınızı kesin kıl varsa işlemi yapmıyoruz" dediler :) o gün üst gövdeyi bir kestim, oh be dünya varmış dedim. hijyen olarak da daha iyi oluyor. ayrıca sporla ilgileniyorsan kasların falan çok belirginleşiyor :)

o gün bugündür çok sık olmasa da üst gövde -sırt göğüs omuz hatta üst arka kollar- kıllarımı kesiyorum.

normal traş makinesiyle kesiyorum. jiletle kesince gür çıkıyor algısı da efsaneymiş bu arada, ilk 2 sefer jiletle kestim normal çıktı sonrasında. makine ile daha kolay oluyor ama.

yalnız bacak kıllarımı kesmem. kesene bir şey demem tabii de
0
makbur
(10.11.25)
Ya bu jiletle alırsan gürleşir olayı tabii efsane öyle bir şey yok ama jilet tahrişe açık bir yöntem, bir de nedense jiletle alındığında çok daha fazla batığa neden oluyor bunlar ekstra dertler, o nedenle makine kesimi bayağı sağlıklı.
0
kizil karga
(10.11.25)
B.
"killi erkek merhametli olur" - A. Einstein
+1
cooperr
(11.11.25)
Etek bölgesi, kol altları, ense, kulaklar, burun delikleri alınmalı.

Saç/sakal/bıyık opsiyonel.

Göğüs, kol, bacak, el ve ayağa dokunmamak lazım.

Sırta bir şey demiyorum. Alınmasa daha iyi bence.

Kaş arası hadi tamam da, onun dışı kaşa dokunmamalı.

Benim görüş bu şekilde.
0
yadigar
(11.11.25)
(51)

eşimin yeğeninin her hafta sonu bizde kalması sorunsalı

matilda
merhaba, bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var. özetle: eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı. bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü
merhaba,
bu duyurunun benzerini geçtiğimiz günlerde açmıştım ama olay biraz değişti o yüzden akıl danışacak birilerine ihtiyacım var.

özetle:
eşimin yeğeni istanbul'da askeri okul kazandı. bizi de evci olarak yazdı.
bizim planımız 2-3 haftada bir cuma-cumartesi akşamları bizde kalması ve pazar günü okula dönmesiydi. çocuk da sizi her hafta rahatsız etmek istemiyorum, hem de çok uzak vs diyordu.
ben 2-3 haftada bir kalmasına da çok sıcak bakmıyordum ama yapacak bir şey yok moduna girmiştim.
şimdi okuldan öyle kafanıza göre evci iznine çıkmak yok. ya her hafta evci çıkacaksınız ya hiç çıkmayacaksınız denilmiş. çocuk da eşimi aramış amca okul böyle diyor ne yapayım diye o da gelme diyememiş. yani özetle çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda ama bunu eşim de ben de kesinlikle diyemiyoruz.
buraya bir dipnot düşeyim: eşimin anne ve babası istanbul'da yaşıyordu. memleketlerine taşındılar. onların taşındığı eve biz geçtik yani eşimin anne-babasının evinde oturuyoruz. kira da ödemiyoruz. başka evleri var kirada onun kirasını da eşimin abisi alacak yıl sonundan sonra.
dün bayağı kavga gürültü oldu evde. çünkü ikimiz de çalışıyoruz. ben haftada 2 gün evden, 3 gün ofisten çalışıyorum ama 3 gün çalıştığım günlerde 2 saat işe gidiş, 2 saat eve dönüş sürüyor. 6'da çıksam 8'de evde anca oluyorum. bir tek hafta sonum var. cumartesi zaten temizlikle geçiyor. cumartesi akşamları eşimle vakit geçirmek istiyorum. pazar da yine ıvır zıvır işler oluyor ya da nadiren dışarı çıkıyoruz bi etkinlik vs olursa.
yeğeni bize gelirse cumartesi sabahı eşim evde olmuyor ve ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp. pazar günü de benzer durum var zaten askeri okulda olduğu için alışmış sabahın köründe kalkıyor. geçen pazar mesela 3'e kadar evde oturdu. 6'da okula girmesi gerektiği için 3'te çıktı.
benim artık cuma- cumartesi akşamları eşimle oturup film/dizi izleme ve vakit geçirme gibi bir olayım kesinlikle kalmadı. çünkü bu çocuk cuma akşam yemeği vaktinde gelecek ve bizle oturacak sohbet falan etmek istiyor. cumartesi gündüz çıkar gider ama akşam yine öyle. pazar da ya kahvaltıdan sonra biraz oturur ya da gider bilmiyorum 2 günüm çöp olduktan sonra pazar yarım günü düşünemiyorum artık.
dün eşime ya bu işe bi çare bul ya da bu iş boşanmaya kadar gider dedim. çünkü bu çocuk tam 5 sene okuyacak bu okulda. gidebileceği başka bir yer yok. olsa da yasak.
o da ailesiyle arasını bozmadan bir yöntem düşünüyor ama bulamadık.
makul şekilde abine anlat, bizim bi hafta sonumuz var. mümkün olduğunca evi otel gibi kullansın vs gibi çocuğunu uyarsın gibi bir yöntem geldi aklıma ama ne kadar etkili olur, nasıl bir tepki gelir bilmiyorum.
eşimi seviyorum ve bu nedenden ayrılmak istemiyorum ama ben sorumluluk almamak için çocuk bile yapmıyorum ve hayatımda 4-5 kere gördüğüm bi çocuğa da zaten tek dinlenme alanım olan hafta sonumu 5 sene feda etmek istemiyorum. üstelik bu çocuk bizde kalırsa benim evimde yatılı misafir de kalamaz her türlü tüm konforumu ve düzenimi bozuyor.
bu konuyla ilgili ailesini, abisini ve yeğenini de incitmeden nasıl bir konuşma yapılabilir. fikirlerinize gerçekten çok ihtiyacım var.

bunu kimse kabul etmez dedim eşime. çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek dedim. siz böyle bir şeyi kabul eder miydiniz bunu da kendisine okutmak için bunu da sorayım.

teşekkür ederim.
-1
matilda
(10.11.25)
Hoş bi düzen değil bu öncelikle ama bunu 5 sene sürdüreceğini düşünmüyorum, ilk sene çok sık olur fakat şehre alışıp kendi arkadaş ortamını kurunca size fazla uğramaz

Eşin öncelikle sana karşı sorumlu orası sizin eviniz. Senin durumunu anlayıp seni buna hiç dahil etmeden aile ve çocukla çözmeli. Başta dediğim gibi çocuk şehre alışıp ortamını kurana kadar 2-3 ay anlaşma yapabilirsiniz belki
+2
grimavi
(10.11.25)
@grimavi ben de öyle düşünüyordum alışınca sürekli gelmez ama okul ya her hafta evci çıkarsınız ya hiç izin vermeyiz demiş. mesele de bu zaten.
0
🌸matilda
(10.11.25)
kesinlikle mantıklı değil. bir sene bile bu şekilde yaşanmaz. çocuğun ailesi nasıl buna tamam diyebiliyor anlayamadım. okulun ya hep hiç demesi de saçma. bizim okulda da yurt var ama öyle bir durum yok. istedikleri hafta sonu kalıyorlar. okulla da görüşülebilir tabii ki ama çocuğun ailesinin rahatlığı çok ilginç.
+1
oyokbuyoknevar
(10.11.25)
haklısınız. her hafta sonu olmaz yani. ayda 1 olsa neyse. çocuk evci çıkmak zorunda değil. yatsın okulunda. ya da babası diğer evi boşalttırsın yerleştirsin çocuğu. bir şeyler kırılıp dökülecek artık pek çareniz kalmamış. sen çocuğun annesiyle konuş önce eşin utanıyorsa.
0
archmeister8
(10.11.25)
Kocaman insan ya kendisinin ya da ailesinin bunun ne kadar saçma olacağını düşünmesi gerekirdi.
Şimdi eşiniz abisine sizin dediğiniz cümleyi söylediği an ne olacak biliyor musunuz olay büyüyecek vay sen benim oğlumu istemiyorsunlara gelecek ve çocuk bir şekilde durumu düzeltip izne çıkmamaya karar verecek.
Her şekilde arada gerginlik çıkacak bu yüzden bence gerginlik nasılsa çıkacak diye düşünüp dürüst bir şekilde ben böyle dedim ama bizim yaşam biçimimiz bu uygun olmaz sanki gibi konuşsun abisiyle.
Ben olsam böyle yapardım.

Çok zor durum bunu daha önce okuduğumda da çok üzülmüştüm adınıza. Umarım en az hasarla atlatırsınız bu süreci :/
0
mutekebbir
(10.11.25)
eşiniz kendi anne babasıyla konuşacak, bunun normal bi şey olmadığını söyleyecek. onlar da çocuğun anne babasına büyükleri olarak bunun normal olmadığını söyleyecek. böylelikle kimse birbirine kötü olmayacak. en makul yol bu ama bazı ailelerde kimse birbirine bir şey söyleyemiyor. o durumda eşiniz açık açık konuşacak.
+2
la mort heureuse
(10.11.25)
Akrabalar arasında yüze gelememek ve böyle şeyleri kabul etmek kötü ama bu 5 sene sürdürülebilir bir şey değil tabii ki, ha arkadaşların dediği gibi ilk seneden sonra böyle bir yoğunluk olmaz ama olacak gibiyse de çıkmasın evci kendi rahat edecek diye sizin rahatınızı bozmaya hakkı yok.
0
kizil karga
(10.11.25)
benim kabul etmeme gerek kalmadan eşim zaten böyle bi teklifle gelmezdi. mantıklı da değil zaten.
yani bu işin oluru şöyledir. ya 4-5 aylık bi süreçtir hadi her hafta gelsin dersin ya da 5 senelik bi süreçse ayda bir hafta sonu anca olabilir. başka türlü kesinlikle oluru yok.
-1
elorelia
(10.11.25)
İstanbul'da kalacak yeri olmayan öğrenciler 5 yıl boyunca hafta sonu okuldan çıkamıyor mu? Hapishane mi orası? Ben mi yanlış anlıyorum?
Hadi, başka yerde kalamıyor olsun. Hafta sonu gündüzleri çıkıp akşam dönebiliyor olması gerekir ya. Saçma geldi bana.
+2
auroraaurora
(10.11.25)
çıkabiliyor aslında. cumartesi sabah çıkıp akşam 6'da okulda olması lazım. pazar da öyle. iki gün de çıkabiliyor. seneye giriş saati akşam 10 olacakmış ilk sene diye böyleymiş.
ama işte ya evci çıkacaksın her hafta ya da hiç çıkmayacaksın sadece böyle cumartesi 6'ya, pazar 6'ya kadar 2 gün çıkacaksın demişler.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
O zaman okulda kalacak, kimse de kusura bakmayacak. Evlatlık mı aldınız?
Ben kesinlikle kabul etmezdim. Evde kira vermeden oturma bahsi açılırsa da neyse bedeli ödeyeyim deyin. Alırlarsa o da onların ayıbı olsun.
+5
auroraaurora
(10.11.25)
Çocuk zaten kalmasın ok da sizde vay eşimle vakit geçirmek istiyorum diye ortalıkta anlatmayın bunu çünkü inandırıcı değil. Acınası da duruyor bir yandan.

Açık açık ben böyle tanımadığım birisiyle haftasonu iki gün geçirmek istemiyorum diyin geçin. Bir de boşanmayı söz konusu etmek fırsat bulmuşsunuz gibi görünüyor.
-14
artıküyeolmakistiyorum
(10.11.25)
@matilda, nasıl söylerseniz söyleyin, kim söylerse söylesin, bu konunun sonunda mutlaka aile arasında gerginlik, küskünlük, tartışma vb. çıkacak. iki yetişkin olarak kendi sınırlarınıza saygı duyulmasını sağlamak için bunları göze alıp bu konuşmayı yapmak zorundasınız. bunu da eşiniz yapmalı, siz değil.

bu kadar izahat vermenize de, kendinizi haklı çıkarmaya çalışmanıza da gerek yok hiç kimseye karşı zira siz her türlü haklısınız zaten. çocukla gerektikçe ilgilenmek, göz kulak olmak başka, tamamen hafta sonları sizin evinize yerleşmesi bambaşka. bütün aile üyeleri de bal gibi biliyor bu durumun ne kadar "uygunsuz" olduğunu ama herkes salağa yatıyor bir şekilde zoraki de olsa kabul ettireceklerini bildikleri için. bu da muhtemelen eşinizin bu konuda net dur(a)mamasından kaynaklanıyor. önce o resti çekecek, konuyu da eşimle film izleme, uyuma vb. şeklinde yumuşatmaya çalışmayacak. lap diye ben evli barklı adamım, karımla canım isterse salonda koltukta seks yapıcam, canım isteyecek inleye inleye boşalcam, birlikte duşa gircem, genç sağlıklı çiftiz, evde yetişkin bir erkek çocuğu hanginize mantıklı geliyor, siyeeeaahh diye masaya yumruğunu vuracak. sizi arada bırakmaması da çok çok önemli.
+4
Phoebe
(10.11.25)
öncelikle bence bu egoistlik. aile olmak böyle birşey değil. tabiki kendi konforunu düşünmek senin hakkın ama eşinin de bir ailesi var. ileride annesi babası hasta olsa sizde kalmak zorunda olsa ona da aynı arızayı çıkartacaksın demekki. ayrıca empati yapsan ve aynı durumda sen olsan eşin istemeze ne yapardın.

çocuk tarafına gelince millet haklı bir süre sonra size gelmez bile arkadaşlarıyla dışarda vakit geçiririr. yada gündüz çıkıp akşam saati dolmadan geri dönsün. evci çıkmasına gerek yok.

sen bence boşan bu evlilik sürmez bu bencillikle. ayrıca benim eşim senin gibi rest çekecek direk avukata gönderirdim.
-23
gercekdunya
(10.11.25)
Ben şunu net anlayamadım. Diyelim ki hiç evci çıkmamaya karar verdi. Yine her haftasonu belli bir saate kadar dışarı çıkma hakkı olacak mı
Mesela her cumartesi saat 6 ya kadar izni var gibi mi?

Bunun dışında diyelim hiç cikamayacak tabii ki çok iyi bir seçenek olmayabilir ama bile isteye tercih edilmiş bir şehir,.okul. sokakta kalmayacak bu çocuk nihayetinde. Belki aktarılan kadar katı kurallar yoktur ya da belki göz korkutmak için çok katı konusulmus olabilir.

Gerçi askeri okul katıdır muhtemelen ama dediğim gibi evci çıkmamak da bir seçenek, öyle kalacak bir sürü arkadaşı da olacaktır.

Gerçekten zor bir durum ama siz sonuna kadar haklısınız bence.
+1
egerbiryolcu
(10.11.25)
tabii ki evci çıkmazsa izni var.
ya evci çıkacaksınız ya da sadece askerlikteki gibi çarşı izni gibi ama 2 gün çıkabilirsiniz. birinden birini seçin gibi bi konuşma yapmışlar.
yeni oldukları için belki göz korkutma amaçlı yapılmış bir konuşma da olabilir sonuçta herkesin evci kaldığı ev kendi ailesine ait değil insanların işleri, başka misafirleri de olabilir. evci kaldıkları kişileri de düşünmeleri gerekir bence.
+1
🌸matilda
(10.11.25)
işte aslında yazdığınız cevabın içinde gizli olay: zorunda kalmak.
burada bu çocuk her hafta sonu bizde kalmak zorunda değil. zorunluluk olsa zaten bir şey diyemem. bu çocuk istanbul'da değil de konya'da bu durumu yaşasaydı kime gidecekti gidecek yer de yok. ama hastalık durumu dediğiniz zorunlu bir durum öyle bir durumda tabii ki bakılır.

"direk" avukata göndersin napayım çekmek zorunda değilim kimsenin çocuğunu. bu seçeneği de sundum ama kabul etmiyor.
+2
🌸matilda
(10.11.25)
eğer çocuğun babası eşinize, siz benim çocuğumu istemiyorsunuz diye filan hayıflanırsa eşiniz de desin ki; ben zaten çocuk sorumluğunu üstlenmek istemediğim için kendim çocuk yapmıyorum.

gereksiz ajitasyonlara gerek yok.
+3
since1907
(10.11.25)
Türkiye'de büyük aile yapısı kuralları hala geçerli. Sen mesela boşanmayı aklına getirmişsin. Boşansan normali baba evine dönmendir. O durumda küçük kardeşinin vay sen niye geldin, ben sorumluluk almamak için hatta bir haftasonum vardı deme lüksüne sahip değil.
Yine büyük aile yapısının bir özelliği olarak baba evinde ücretsiz oturulabilir. Babanın çıkın ben kiraya vereceğim, kirayı da biriktirip ahir ömrümde bir maldivler tatili planlıyorum. diyemiyor, diyemez.
Yine mesela, kardeşlerden birinin depremde evi yıkılsa, veya şizofreni teşhisiyle eşi terketse, sığınacağı yer kardeş evidir.
Anne babadan biri vefat edip, diğeri elden ayaktan düşmeye başlasa olacak olan yine aynıdır.
Yani başınıza bir durum gelmiş. Aklına da gelmiş madem, uygula. Boşa adamı. Ya da eşin gitsin Abisine, Matilda iyi kız, inan sesini çıkarmış değil ama, ben mahcubiyet duyuyorum. Biz sorumluluğundan kaçınıp çocuk yapmama kararı almışken, kendimi karıma eksikli hissediyorum. Çocuğun evciliğini iptal edelim de ayda bir falan geçici evci yapalım. Olmaz mı? cinsinden bir şeylerle vaziyeti idare etsin.
Ama ben bunun yanlış olacağını düşünüyorum. Şahsi fikrim bu.
-5
Mirket
(10.11.25)
@matilda, hastalık vb. bir durumda böyle bir reaksiyonunuz olmazdı zaten, hiç sanmıyorum. dediğiniz gibi emrivaki yapılması, sizin iradenize ve yaşam alanınıza saygı duyulmaması söz konusu.

elbette boşanmak böyle bir nedenle olmamalı ama şayet siz eşinizin böyle durumlarda hiç bir zaman sınır çizemediğini düşünüyorsanız ve bu bardağı taşıran son damla olduysa, çift terapisi düşünebilirsiniz. zira bu durumda konu o çocuk değil, eşinizin çekirdek ailenizle ilgili hiç sınır çizememesi oluyor.
0
Phoebe
(10.11.25)
Çocuk evci çıkmak zorunda değil ki. Haftasonu kalsın okulunda, gezmeye çıksın dönsün. niye dışarda yatıya kalmak zorundaymış? İlle çıkacaksa adres olarak sizi göstersinler gitsin nerde kalıyorsa kalsın. ne biçim genç erkek bu gelip sizde kalıyor çocuk gibi

Sorun eşinizde. O neden rahatsız olmuyor mesela sizinle baş başa vakit geçiremeyecek olmaktan. Çocuk geldikçe siz dışarı çıkın kafanıza göre kocanız ağırlasın madem öyle istiyor. Boşanma ya da eşinizle kötü olma meselesi yeğeninin her hafta gelip sizde kalmasından ziyade eşinizin ailesine karşı sınır koyamayan ve sizi öncelik yapmamış biri olmasıyla alakalı.
+5
dfn4
(10.11.25)
işin sarpa sarması dipnotta belirttiğiniz sebepten evin size ait olmamasından kaynaklı. kira verip vermemenizin pek önemi yok. birisi işin nereye varacağını düşünmeden laf arasında bizim istanbulda ev var orda kalır sizin oğlan demiştir, diğeri de oğlum x amcanlarda kalırsın demiştir. 3. kişilerin 1.kişiler adına plan yapması...

çocuk burada en masum olan kişi. zira ailesinin kendisine söylediğini yapıyor. kendi adına karar vermeyi öğrenene kadar da böyle olacak. ama 5 yıl boyunca her haftasonu bizde kalacak "korkunuz" endişeniz bence yersiz. belki 1 sene sonra "amca sağol ben artık okulda kalmak istiyorum" diyebilir.
bence askeri okul kurallarını bir de kendiniz gidin sorun, öğrenin. mesela ben bilmediğim için soruyorum, evci çıkmadan, yani hafta sonu da okulda kalmaya devam ederek gün içinde dışarıya çıkılamıyor mu? örneğin duş almaya, çamaşır yıkamaya, kahvaltıya/öğlen yemeğine gelip akşam saatinde de okula geri dönülemiyor mu? ya da size evci izni diye çocuğun aktardığı şey gerçekten her hafta sonu evde konaklama zorunluluğu mu, yoksa izne çıkarsam bu adreste beni bulabilirsiniz beyanı mı? mesela planlı bir şekilde her ay başında bu ay sadece 1/2/3 hafta sonu eve çıkacağım, hava soğuk hiç çıkmayacağım gibi bir tercih belirtilebiliyor mu? ya da 6 ay sonra bu beyandan cayılamıyor mu?
kısacası çocuğu kırmadan kafanızdaki soruların cevaplarını ilk ağızdan yetkili birinden öğrenip 3.kişi olan aileleri karıştırmadan çocukla oturup konuşarak beraber bir çözüm üretin. 3.kişiler dilediklerini söyleyebilirler de önemli olan 1.kişilerin ne istediği.

söylemeden duramayacağım :) "bunu kimse kabul etmez", "çık sokağa 10 kişiye sor kaçı kabul edecek" gibi söylemler bana manasız geliyor. zira herkesin aile-akraba ilişkisi bir değil. bu davranışınızı eleştirip, sizi kötüleyecek de bir sürü insan bulunur. siz belirttiğiniz sebeplerden ötürü bu duruma karşısınız. bu kadar. sorduğunuz 10 kişiden 9'u aksi yönde fikir belirtse, siz düşüncenizden/kararınızdan vazgeçecek misiniz?

son olarak sorunsalınıza çözüm önerisi: boşanmak yerine her hafta sonu evi çocuğa bırakıp otelde konaklayın :)
-1
tnz
(10.11.25)
dfn4 +1

ayda 1 bile kabul edilebilecek bir şey değil. çok can sıkıcı. eşinizin ciddi ciddi konuşması lazım. buna da alınacaklarsa alınsınlar. her hafta sonu misafirlik olur mu ya öyle? böyle saçma bir şey olabilir mi? sizin bir hafta sonunuz var. çocuğun yanında mı sevişeceksiniz? belki tatil planı yapmanız gerekecek belki bir işiniz çıkacak yapamayacaksınız. kimse kabul etmez böyle bir şeyi.

ben olsam eşim diyemiyorsa gider ben söylerim. hiç çekinmem utanmam, düşüncesiz ana babası utansın. direkt derim: "biz her hafta sonu müsait değiliz, kalabalığı sevmiyorum bu yüzden çocuk bile istemiyorum (ben de gerçekten istemiyorum bu arada) benim her hafta sonu bir çocukla ilgilenecek vaktim ve enerjim yok, tüm hata çalışıyorum, hafta sonu da evde yalnız kalmak, sessiz takılmak istiyorum. evde genç bir erkek çocuğu varken rahatça giyinemiyorum bile. lütfen başka bir çözüm bulun. ben bunu kabul edemem."

aynen bu şekilde söyleyin. küserlerse küssünler. hiçbir şekilde ayda 1 yok otel gibi bilmem ne kabul etmeyin. çünkü zaman geçtikçe ayda 1 de batacak. vallahi evliliğiniz biter. ben olsam ben de boşarım.

çocuğun durumunu, ahını vahını yazığını siz düşünmek dertlenmek zorunda değilsiniz. onu dünyaya getiren anne babası düşünsün. doğururken size mi sordular. neden ilgilenmek zorunda olasınız ki? kocanız da pısırık anneci aileci biri galiba. aile içinde saygı gören sesi çıkan sözü dinlenen biri değil gibi duruyor. bunu söylemenin bir yolunu nasıl bulamaz? katlasın 4 yıl okulda takılsın. benim lise arkadaşlarım da o şekilde okuldaki yurtta 4 yıl kaldılar, bir şey olmadı.

hem bir çocuğun sorumluluğunu almak kolay değil. o çocuğa sizin evde bir şey olsa anne babası gelir sizi suçlar. ergen deli dolu erkek çocuğunun ne yapacağı belli olmaz. ergenlik ihtiyaçlarını falan da sizdeyken evde karşılayacak olma ihtimali bile çok rahatsız edici. yok sevgilimi getirebilir miyim diyecek, yok kankasını getirecek, yok onlara gidecek gecenin köründe eve gelecek sizi uyutmayacak... ergenin derdi bitmez ki.

evde sütyensiz ve şortla, dantelli gecelikle ya da çıplak falan gezemeyeceksiniz, hafta sonu pinekliğini yapamayacaksınız. bu ne biçim bir hayata dönüşecek...

ay valla evlenmeme isteğime +1 sebep eklendi bu olayla. akrabayla uğraşmak rezilliktir.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
tnz adlı duyurucunun yazdıkları komedi... anne babasının sorgulaması, öğrenmesi, düşünmesi, ayarlaması gereken o şeyleri siz yapmak zorunda değilsiniz. o çocuğun adını ve yaşını bile bilmek zorunda değilsiniz. ne münasebet ya. çocuk bakmak istesek doğururuz.

çözüm önerisi de her hafta otel masrafı olmuş. :D evlenilmemesi gereken kişi modelini görmüş olduk.

gercekdunya nın yazdığı yazı ise troll olabilir veya klasik anacı erkek modeli uzak durulması gerekenlerden. ciddiye alınmaması gereken bir yazı. hatta kişiyi engelleme kararı aldım şu an çünkü baya rage bait yapan bir troll bence.
+2
art cat chocolate
(10.11.25)
Oğlum İstanbul'da yatılı lise öğrencisi, abim de İstanbul'da yaşıyor. Hatta birbirine bayağı yakınlar, otobüsle bile max 30 dk ama oğluma ilk tembihlediğim şey "amcan seni arayıp haftasonu için davet etmedikçe sakın gitme oğlum" oldu. Abimle de aramız çok iyidir ama ne kadar yeğen de olsa aile dışından biri ve sürekli, onu da geçtim zorunlu misafirlik çok hoş karşılanmaz. sizi çok iyi anlıyorum. bunu eşinizin abisi ile görüşmesi, uygun bir dille izah etmesi gerek. Fakat "iş boşanmaya kadar gider" tepkiniz biraz fazla. Boşanma lafını bu kadar kolay dillendirmemek lazım. yaydan çıkmış ok gibi birşey bu, bi kere boşanma kozunu ortaya sürdüğünüz zaman hep sizin de eşinizin de aklında boşanma opsiyonu olacak. başka konularda da olsa tüm tartışmalarınızda lafın sonu boşanmaya gidecek. evliliğinizi çok yıpratır. naçizane tavsiyemdir bu da, anlayışla karşılayacağınızı umarak..
+12
faberkastelli
(10.11.25)
hala üstten üstten konuşuyorsunuz ama. çocuk yabancı biri değil, kimsenin çocuğu hiç değil. eşinizin öz yeğeni. sizin aileye bakışınız farklı olabilir eşinizin bakışı farklı olabilir. ortak bir noktada değilseniz anlaşabilmeniz zaten mümkün değil.

ayrıca evlilik böyle bir şey değil. bana göre sevgi saygı ve özveri gerektirir. bırak çocuk 2-3 ay kalsın hemen arızaya bağlama sonra zaten kendi bir yol bulacaktır. olmadı siz bir yol bulursunuz oraya yönlendirirsiniz. sizin adresi yazdırdı diye sizde kalması gerekmiyor zaten. yada gece askerler gelip evi yoklamayacak.

yine söylüyorum boşanmak en güzel çare. çünkü sizin bu tavrınızla, şimdi yapmazsanız ilerde daha büyük sorunlar yaşayacaksınız.
0
gercekdunya
(10.11.25)
Kabul etmem. Erkeğim. Bu çocuk aç değil, açıkta değil. Okulu herhangi bir evden daha iyidir. Havuzu, spor salonu, kütüphanesi vardır. Bir de İstanbul. Köyden gelen insan her yeri öğreniyor, askerî okulda okuyan çocuk çıksın gezsin. Ben de askerlik yaptım 6 ay. Haftada 1 gün çıkarsın, alışveriş yaparsın, yemek yersin, kafa dağıtırsın. Evde oturmak neymiş saatlerce. Sıkıntı eşinde. Niye her şeye tamam diyor. Kurtulmak için şans doğmuş. Onu da kabul etmiş.
+2
arbre
(10.11.25)
Ajite etmeye gerek yok, hastalık ayrı bu durum ayrı. Kimse kimsenin konfor alanını bozmamalı. Bunu önce çocuğun ailesi düşünebilmeli. Çocuk genç daha, ailesi bile akıl edemiyorken ondan beklemek olmaz zaten. Ailesi akıl etmiyor mu? O zaman yapacak bir şey yok, eşiniz güzelce konuşacak. Ben de şahsen kabul etmezdim, benim öz yeğenim olması da durumu değiştirmezdi. Çalışıyor, yoruluyor ve dinlenmek istiyoruz. Kısa bir süre olsa diş sıkılıp idare edilebilir ancak 5 sene çok uzun bir süre. Çocuk ortam yapar demişler ama garantisi olan bir durum değil bu. Eşiniz konuşacak, başka çıkar bir yol yok. Gerekirse evliliğimde sorun yaşamak istemiyorum diyecek.
+4
huzurlarinizda huzursuzluk
(10.11.25)
daha önceki duyurunuza da yazmıştım. biraz karikatürize edeyim. 1940 larda yaşasaydık, yeğen de köyünden tahta bavulu ile büyükşehire okumaya gelseydi o dönemin sosyal gerçekliğinde normal olabilirdi ama 2025 yılında bu normal ve sağlıklı değil.

olması gereken şu; çocuğun hafta sonu sabahtan akşama kadar izinli olduğu günlerde devamlılık arz etmeyecek şekilde günübirlik ziyaretler yapması daha seyrek olmakla beraber başlarda alışma sürecinde eğer olanak var ise cumartesi gecesi sizin evinizde yatıya kalması, zamanla bunun da ayda yılda bir seviyesine inmesi.

2025 yılındayız. insanlar çalışma hayatının yoğunluğundan dolayı (hele ki 8-5 çalışan memur vs değiller ise) kendi evinde bile yeterli vakit geçiremezken, aç açıkta olmayan birinin evin 3.kişisi düzeyinde rutin olarak dahil olması hiç doğru değil.

her şeyden önce çocuğun anne babasının oğlum, amcam yengen ısrarla davet etmediği sürece yatıya kalma, ev insanların mahremidir. amcan seni ne kadar sevse de sen rahatsızlık verme demesi gerekirdi. çocuk çok gamsız bir tip değilse, başkasının evinde yatıya kalmaktan (evet, aksi yönde cevap verenlerin bilmesi gereken nokta bu, insanın ana baba evi dışındaki her yer, amcasının evi de olsa başkasının evidir.)

burada durumu çetrefilli hale getiren bir nokta çocuğun anne babasının tavrı. diğer bir nokta bence dede/babanne kaynaklı. onların evinde oturduğunuz için benin öngörüm büyükanne/büyükbaba eşinizin kardeşine aaa ne güzel işte, ''bizim'' evde kalır hafta sonları çocuk rahat eder zihniyetiyle yaklaşıyor. yani ''bizim'' kelimesini kullanmasalar dahi düşünce yapıları bu şekilde muhtemelen, bu iki durumun üstüne eşinizin de aman abimle, anamla, babamla kötü olmayayım diye düşünüp sınır çizememesi durumu işin içinden çıkılmaz hale getiriyor.

eşinizin diyeceği şu, abi, anne, baba ''yeğenim tabii ki bizim canımız her sorunu, sıkıntısı ile ilgilenmek amcası olarak yalnız olmadığını hissettirmek benim görevim, bizim de bir aile düzenimiz var, hafta sonları da gelsin ama devamlı yatıya kalırsa kendi de rahatsız olur'' gibisinden derdini anlatan ama karşı tarafı da üzmeyen minvalde konuşma yapması. ama muhtemelen bir noktadan sonra büyük bir çatışma çıkacak, küslük olacak gibi hissediyorum.
+4
wilhelmwasmuss
(10.11.25)
bunu o yaştaki bir çocuk düşünemez. toplumumuz da mahalle baskısı halen geçerli. ben kendim bu durumu yaşasam kabul etmem. siz de istemiyorsanız kabul etmeyin. kendinizi çok net açıklamışsınız ki eşinizin muhattap olacağı kişiler sizin bilinç seviyenizin altında. bizim toplumumuzda halen çocuk yapmamak, anaya babaya sınır çizmek abes görülüyor. aman toplum ne der baskısı var. ne derse desin ya sene 2025.
yatılı okula gönderen ana baba da çocuğunu hafta sonunu düşünsün.
+2
mikahakkinen
(10.11.25)
olay fazla büyümüş gibi. mantık geri plana atılıp duygusal tepkiler verilmesin.
boşanma gibi laflar çok tehlikeli. dilinizin ucunda olmasın.
5 yıl boyunca çocuk hep bizde kalacak diye düşünmeyin, bu nereden çıktı. eşinize biraz zaman tanıyın o da abisine, çocuğun ailesine der.

daha ilk senesi, belki arkadaşları yok, nereye gideceğini bilmiyor, zamanla yapacak şeyler bulur arkadaşlar bulur.

rahatsızlığınız anlaşılır. hiç yadırgamıyorum bunu. haklısınız. ama bu konuda eşinizin fazla üstüne gidip de arada bırakmayın onu.

bir iki defa geldi misafirdi, artık her hafta geliyorsa misafirden saymam ben onu.
cumartesi sabah geldi ben uyuyamam, erkek kalkmam lazım çünkü ayıp gibi şeyleri pek düşünmezdim. siz bakın keyfinize, yapın planınızı olduğu kadar.
hem böylece belki çocuk da vazgeçer evci çıkmaktan.
+1
biseysorcaktim
(10.11.25)
Bence nasılsa kötü olacaksınız en baştan kötü olayım reddedeyim mantıgı yanlış.

Eşiniz buna zaten tamam dememesi lazım ama sizin yerinizde olsam bir kaç hafta gelsin sonra olmuyor diye eşinizle konuşmak olurdu.
+1
liberal
(10.11.25)
ben ya her haftasonu bir akraba, arkadas, gun daveti yapardim ya da cocuk geldiginde toplanip giderdim.
0
Coma
(10.11.25)
yukarda akli basinda olanlar yazmis zaten, hocam normal degil. ilk basta esinizin karsi cikmasi lazimdi o gercekten cok enteresan. burada normal karsilayanlar da aileden boyle gormustur ve zaten cocukluktan itibaren buyuk aile herkes ic ice yasiyordur. bugun geldigimiz sehir yasaminda bahsettiginiz seyin normal karsilanmasi mumkun degil.
anlamadigim bir durum, esiniz neden cumartesi sabahlari cocuk geldiginde evde olmuyor? cocuk gelmezse evde mi oluyor? o kismi anlamadim.
once aileyle sonra da okulla konusacaksiniz, bunun tek mantikli oluru cocuk sizde kalmayacak, aksamlari yurduna donece, arada bir siz yemege davet edeceksiniz.
okulun 5 yil taahhut almasi mumkun degil, muhtemelen yillik hatta belki donemlik soruluyordur. kaldi ki bir kere cocuk evci cikacagim dedi diye kararin degismemesi mumkun degil, diyelim ki siz sehir disina tasindiniz, ne olacak cocuk evci cikacagim dedi diye okul kabul etmeyecek mi karardan donulmesini. dolayisiyla hala karar degistirebilirsiniz ki saglikli olan budur.

ben cocugun ilk zamanlar gelip sonra gelmeyecegine inanmiyorum. gelecek, kiyafetlerini getirecek, ev yemegi yemek isteyecek vs.

eger bu durum degismezse, esinizle bunun icin aranizi bozmanizi ve bosanma lafinizi agziniza pelesenk etmenizi tavsiye etmiyorum. siz bir takimsiniz, birbirinize karsi degil, karsilastiginiz gucluklere karsi birlikte durmak zorundasiniz. bu durum degismezse, sizin yerinizde olsam hic oyle sabah kahvalti hazirlayim, erken kalkayim, cocukla oturayim derdine dusmem.

bu arada cocugu suclamak da dogru degil, bu cocuk muhtemelen 17/18 yasinda bisi, akli basi ne olsun ki daha, ailesi ne diyorsa onu yapiyordur.

bol sans diliyorum. esiniz ailesiyle konusacak, gerekirse kotu olacak. yani o nasil bir performans bekliyor ki sizden acaba hic hayir dememis cok enteresan.
0
kassiopeia
(10.11.25)
Sorun ne ben anlamadim. Ayip olur diye erken kalkmak mi koca ile dizi izleyememek mi? Erken kalkmamak yegenine ayip oluyorsa kocana olmuyor mu, kocana ayip olmuyorsa yegenine niye ayip oluyor? Aksam kocanla niye dizi izleyemiyorsun? Durum zaten keyfi degil de zoraki degil mi? Cocuk aileden degil mi? Zaten bulundugunuz evde hakki da yok mu? Bunun icin bosanmakla tehdit etmek? Modern kadin deliligi bu.
-5
osssy
(10.11.25)
ailesinin kirasını abisi alacakmış ya, oradan aldıkları kira ile çocuğa 1+1 ev açsınlar madem çocuk rahat etsin istiyorlar, arada bir de size gelir misafirlik gibi.

kendi ikametlerini 1+1 evde gösterip evci gösterebilirler sanırım oraya
0
pislick0
(10.11.25)
bunun çözümü maalesef başka eve çıkmak. şu an kira ödemiyorsunuz ve bir bakıma çocuğun dedesinin evinde yaşıyorsunuz. eğer size karşı anlayışlı değillerse (-ki bence lise çağında çocuklar için günlük izin gayet de yeterli, bir evde kalmaya ihtiyaçları olmamalı) kendi evinize çıkarsanız böyle bir istekte bulunabileceklerini sanmıyorum.
+1
eileengray
(10.11.25)
"işgüzar" amcanın çocuğu size sormadan size kitlemesi ile, sizin annenizin babanızın evine kira ödemen çökmeniz genelde aynı sebepler aslında.

kendi bireysel alanınızı, huzurlu bir haftasonunuzu düşündüğünüz gibi mesela; bedavaya oturduğunuz evden gelecek kira ile anne babanın da hayat standartlarını arttırabileceğini hiç düşündünüz mü? ordan da para gelse belki turlara katılıp gezecekler, ya da tarzları değil derseniz belki arabayı yükseltecek, oturduğu evi daha güzel yaptıracak?

her şey malesef ekonomiktir. siz mesela tamamen ayrı gayri bağımsız, kirasını ödediğiniz bir evde otursanız bu tartışmalar belki hiç olmayacaktı.

değişen toplumumuzun sosyolojisi üzerine de aslında güzel bir konu bu. şikayetlerinizde kesinlikle haklısınız, 2025 yılında olacak iş değil bu tabii ki. ama siz sırf o evde para ödemeden oturuyrsunuz diye o amca kendisinde bunu hak görüyor. aslında anlatmak istediğim buydu.

aile içi, hele ki geniş aile için; asla para alan, bir yardım gören konumuna düşmeyin. para verin, yardım edin ama asla bu konuma düşmeyin. huzurunuzu, konforunuzu, dertsiz başınızı böyle sömürürler.
+10
makbur
(10.11.25)
Daha okurken canım sıkıldı. Çocuğun ebeveynlerine biraz empati yapabilme yeteneği zerk etmek gerekiyor bence. "Siz de İstanbul'da oturuyorsunuz haftasonları kalıversin işte" rahatlığına ayar oldum. Ebeveynleri daha baştan sizin hayatınız ne derece olumsuz etkileniri düşünüp bu teklifi yapmamalıydı. Sizin öneriniz ideal bana kalırsa. Eşiniz "Çalışma saatlerinden dolayı eşimle bir tek haftasonları baş başa kalabiliyoruz. Yeğen evci gelmese mi bize acaba?" desin mesela.
0
mungojerry
(10.11.25)
Her evliliğin dinamikleri ile aile yapısı farklı ve bekar olduğumdan fikir belirtmem doğru değil. Düşünceniz doğrudur yanlıştır bir şey diyemem ama takıldığım bir durum var. Bunu eleştirme olarak değil, anlamak için soruyorum.

Yazmışsınız ki: "... ben uyuyabileceğim 2 günden birinde kalkmak zorundayım çünkü ayıp." Neden kalmak zorundasınız ki, neden ayıp olsun?


Kendimi sizin yerinize koymaya çalışıyorum; haklılık payınız var. Özellikli yeni evlisiniz sonuna kadar haklılık payınız var.

Özellikle aile yapısı çok farklı. Bunu ikinci kez yazmanının doğru ve yanlış olmaması. Ben ailemden daha farklı gördüm. Erkek kişisiyim. Evli olsam ve hanımın yeğeni her hafta sonu kalmaya gelse, bir şey diyeceğimi sanmıyorum. Tabii büyük konuşmam doğru değil, şartlar değişebilir ama elimden geldiğince rahat rahat takılmaya çalışırım.
+1
put it in your appropriate place
(10.11.25)
ya siz neden hayır olmaz diyemiyorsunuz? tüm sorun burada.
+2
deartheodosia
(10.11.25)
cevaplari okudum, hem uzuldum hem sinirlendim yaw. her zaman soyluyorum, insanlar "default" kotu. kotu kalpliyiz, yarali ele isemeyiz, sadece kendi gotumuzu kurtarmaya calisiyoruz. istediginiz kadar eksileyin, cok da fifi.

oncelikle ev cocugun dedesinin yaw :) o evde o cocugun da hakki var. ben cocugun dedesi olsam ve boyle bir ariza ciksa, sizi o evden ivedilikle sepetlerim, madem torun kalamiyor kimse kalmasin derim, veririm kiraya. bu cepte dursun.

ailede boyle bir ihtiyac var, yaw belki cocugun da su anda sohbet falan etmek istedigini gore belki duygusal bir ihtiyaci var, yalniz hissediyor kendini vs. 1-2 sene bu sekilde idare etseniz sizin icin olumcul sonuclari olacagini sanmiyorum.
hadi cocuk dusunuyor olsaniz, odaya ihtiyaciniz falan olsa, ya da lohusa falan olsa bir nebze haklisin diyecem de oyle bir durum da yok. bu iki.

burda ayrica sizden istenen bir "entertaintment" degil, guvenilir bir kapi, bir adres olacaksiniz. siz bakin isinize, yok haftasonu erken kalkmak, yok aksam bilmem kaca kadar yatamamak, bunlara gerek yok ki. siz bakin isinize, cocuk zaten en fazla 1-2 sene gelir gider, sonra buyuk ihtimal kendini arkadas grubunu kurup gelmeyi kesecek.
bu da uc.

bu ayrica daha once denenmemis birsey de degil, benim tanidigim bir aile 4 sene boyunca her allahin gunu, istanbula okumaya gelen bir uzak akraba cocugunu misafir ettiler. kimsenin bu konuyu mevzu ettigini ne duydum ne gordum, surekli o eve girip cikardim. ve o sirada ciddi maddi sikintilari vardi.
+1
cooperr
(11.11.25)
Bence çok ümitsizliğe düşmeyin. Hallolmayacak şeyler değil. Moralinizi yüksek tutun.

-Okul her ne kadar "her hafta evci çıkacaksınız" dese de, bu "5 sene boyunca sizde kalacak" anlamına gelmiyor. Bu tarz kurumlarda mutlaka gelişmelere göre izlenen prosedürler vardır. Diyelim 2 ay sonra sizin şehir dışına taşınmanız gerekti, çocuğu okuldan mı atacaklar? Bir dilekçe verecek, artık evci olmayacak. Disiplin yönetmeliğine göre suç da değil. Başı da ağrımaz. Bu bir.

-Eğer düzenli olarak size gelecekse, "misafir" olmuyor artık. Bir nevi "ev halkı" oluyor. İlk bir iki haftasonu beraber takılırsınız. Sonra kendisi serbest takılır. Hiçbir ayıbı yok bunun. Siz eşinizle haftasonu rutinleriniz neyse bozmazsınız. Yani çocuk sizin düzeninize adapte olacak. Kendisini istenmeyen hissettirmeden, sevgiyle, serbest bırakın. Siz de kendi düzeninizi bozmayın. Erken mi kalktı, dolaptan bir şeyler atıştırsın kendine. Öyle ayda yılda bir gelen misafir değil çünkü. Hatta ev işlerinde siz ve eşinize yardımcı dahi olabilir.

-Eğer çocuğun sevmediğiniz, benimsemediğiniz huyları yahut çeşitli problemleri varsa tabii ki eve almak zorunda değilsiniz. Ama çocuk zararsızsa bence şimdiden olumsuz düşünmeyin. İlk aylarında şehre, okula, ortama alışmasında yardım etmiş olursunuz. Destek olmuş olursunuz. O zaten arkadaş edindikçe zamanla bir düzeni olur.

-Eğer ailenize olumsuz görüş bildirecwkseniz, eşiniz asla sizi bahane etmemeli. Suçlu olarak sizi öne atmamalı. Aile içinde işler çok karışabilir.

-18 yıllık evliyim. Yeri geldi benim yeğenim bir yıla yakın bizde kaldı. Yeri geldi eşimin ablası aylarca bizde kaldı. Çok müteşekkir oldular. Çok dua aldık. Dönem dönem evde ekstra birinin olması çok da kötü bir şey değil. Herkes sınırlarını biliyorsa, kimse kendini kasmıyorsa gündelik yaşamınız, düzeniniz sekteye uğramıyor.

Bence hemen peşinen olumsuz düşünmeyin. İlk bir ay (4 haftasonu) sonunda, eğer yapamayacağınıza kani olursanız kesin bir şekilde, sonra çocuk kurumuyla konuşur, evci izni iptal edilir. Çocukta bir olumsuzluk yoksa bence bir şans verin.
+1
yadigar
(11.11.25)
abi ev cocugun dedesinin, kira vermeden oturuluyor.. ortada bildigin royal flush var, kartlar acik :D
bunun ustune ne deseniz olsa olsa sinek ikili olur, bosuna analiz kasmaya gerek yok.
+2
cooperr
(12.11.25)
bir önceki duyurunu da okumuştum ve üzülmüştüm.

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz. kira vermiyorsunuz diye çocuk gelip o evde istediği gibi kalabilir demek değil bu. öyle saçmalık mı olur ya evde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı Allah aşkına saçmalamayın arkadaşlar.

çocuğun sürekli sizin evde kalması sizin aile ve ev düzeninizi tamamen bozar, böyle bir şeyi ancak çalışmayan ve aşırı geleneksel yaşayan ailelerin gelinleri kabul eder normal aile yaşantısına sahip olan kimse kabul etmez. bu çocuğun ailesi istanbuldaki askeri okulu yazdırırken size mi güvendiler? hayır. çocuğun yatılı bi şekilde orada kalacağını bilmiyorlar mıydı? size böyle bir yük yüklenmesi çok saçma ve haksızlık.

ben de istanbulda üniversite kazandığım zamanlar ilk dönem hafta sonları teyzemlere gidiyordum kalmaya. şimdi düşünüyorum da ne kadar saçmaymış annemin beni uyarması gerekirmiş gitme diye ama annem cahil bir insan olduğu için pek böyle şeyleri düşünebilecek biri olmadığı için gidiyordum. sonra bi baktım yurt arkadaşlarım hep kaynaşmışlar, hafta sonları hep bi yerlere gidiyolar vs. sonra ben ocak dışı kalmışım teyzemlere gittiğim için. neyse ben ikinci dönemden itibaren gitmemeye başladım yurtta takılıyordum artık. bence çocuğa bunu söyleyebilirsiniz, okul arkadaşların hep kaynaşır arkadaş olurlar hafta sonu gezdkleri takıldıkları için sen dışarda kalırsın vs diye korkutun bence.

ailesine de söyleyin çcouğun bu şekilde her hafta sonu gelmesi bizim açımızdan yorucu oluyor, kendi arkadaşlarımızı vs çağıramıyoruz, bazen makana ile veya kahvaltılık şeylerle geçiştrmek istediğimiz zamanlar oluyor, biz de çalışan insanlarız vs söyleyin çocuğun ailesine durumu. bence bu karşı tarafa bu şekilde anlatıldığı takdirde onların da anlayışla karşılaması gerekir. eşiniz ile beraber arayın hoparlöre verin durumunuzu anlatın. sizi de kırmak gücendirmek istemeyiz diyerek başlayın yumuşak bir tonda konuşun. çocuk için de ortamına alışması bakımından her hafta evci gelmesi iyi bi şey değil, arkadaşları kaynaşıyodur o dışarda kalıyodur vs ayrıca zorluklara tek başına vakit geçirmeye de alışması gerekiyor, hatta ders çalışması da ggerekiyor. böyle eve gelince ne ara ders çalışacak? bunları anlatın bence.

neyse bi de yukarıda da söylenmiş, bu bir hastalık durumu vs değil o yüzden mecbur değilsinz bakmaya.
-2
Sadece soruyorum
(12.11.25)
bir ekleme daha:
bu durumda bazı aileler çocuğunu tek bırakmaya korktukları zaman çocuğun bulunduğu ile taşınıyorlar. bizim öyle tanıdığımız aileler var mesela kızı kırıkkalede üniversite kazanmış aile de kızla birlikte o ile gitmiş ev tutmuşlar kız da evden gidip geliyor okula. böyle şeyler de var. ailesi bu kadar hassas ise gelip taşınsınlar istanbula. yine bu işin sorumluluğu size ait değil.
-5
Sadece soruyorum
(12.11.25)
makbur+1
cooper+1
put it in your...+1
osssy(soyleyis tarzi biraz fazla direkt olsa da)+1/2

istanbul' da kalacak yeri olmayan bekar olan kucuk kuzenim birkac senedir, evli olan buyuk kuzenimin evinde kaliyor. bildigim kadari ile simdiye kadar buyuk bir sorun cikmadi. yani her ailenin yapisi ve dinamikleri farkli. sizin derdinizi anliyorum ama bu durumu gayet normal olarak goren suruyle insan da cikacaktir.

siz de kisisel alandan filan bahsederken hollandali-amerikali, esinizin baba-annesinin evinde kira odemeden otururken turk gibi davranmissiniz. baska her konuda "modern" olup da is erkek tarafina milyonluk dugun merasimi kitlemeye gelince direkt geleneksele baglayan kadinlar gibi olmus biraz. kendi evinizde olsaniz bunlar yasanmaz.
+3
trixi
(12.11.25)
@sadece soruyorum :D

Öncelikle ev çocuğun dedesinin falan değil sizin eviniz - yaw duyuruyu acanin beyani ev dedenin, tapu dede adina. ne demek sizin eviniz asdasdasd. tapu kiminse ev onundur, dede hayattayken adamin evine mi cokuluyor, hayirdir?

vde kira vermeden oturuyosunuz diye dedenin tüm misafirleri arkadaşları akrabaları gelip kalsın o zaman djhffdjgh misafirhane mi orası kervansaray mı - yaw, COCUGUN OZ DEDESI, alooowww.. dedenin arkadasi falan degil mevzubahis.

biz de ayni topraklarda dogduk buyuduk. dedemin evi olacak, orada amcam yasiyacak. ben gidip kalmak isteyecem ve beni almayacak iceri oyle mi? niye, amcamin karisinin keyfi bozuluyormus.
iyiymi$, kafalara gel..
-1
cooperr
(12.11.25)
@deranzo

uyan evlat, sabah oldu :D
0
cooperr
(13.11.25)
bence bu işi krizi fırsata çevirerek çözebilirsiniz. niye erken kalkmak, çocuğa kahvaltı hazırlamak, kendini çocuğa hizmet etmek zorunda hissedesin ki, anası mısın babası mısın, bu da ufacık çocuk değil.

ben erkek tarafıyım. eşimin yeğeni (kardeşinin de değil, kuzeninin çocuğu) ankara'da üniversite kazandı. kyk'ya yazıldı. daha ilk ay dolmadan koskoca herif böhühüüğğğ halaaa ben yapamıyom dayanamıyom ühühüğğğ diye çıktı geldi. ne diycen gel kal dedik. öyle sadece hafta sonu da değil, full time. ilk 2 yıl bizimle kaldı, 3. sınıfta daha yakın yurt çıktı, bu sene az geliyor, hafta sonu gelip pazartesi gidiyor.

ama bizde kalıyor diye de kendimizi çocuğa hizmet etmeye adamadık. kendi yatağını kendi seriyor, sabah kendi topluyor kaldırıyor. kahvaltısını kendi hazırlıyor. tarih öğretmenliği okuduğu için (ayrıca tarihe çok meraklı da olduğu ve bu alanda epey bilgili olduğu için) 13 yaşındaki oğluma tarih özel dersi veriyor (lgs denemelerinde inkılap tarihimiz full), çocuklarla çok güzel çocuk oluyor, oğlanın arkadaşları da çok seviyor. arkadaşlarını yanına kitleyip hadi bunları gezdir oyala diyip yolluyorsun, bir güzel oyun abisi oluyor. eve gelmeden önce arayıp "akşama misafir var bi evi süpürüver, ortalığı toparla" diyorsun evi hazırlıyor. biz mesela şu anda okul ara tatilde, çıktık tatile geldik, çocuk evde kediye bakıyor.

oğluma abi oldu, bedava özel öğretmen oldu, arkadaşlarına oyun abisi oldu, bize zor durum yardımcısı oldu. bir zorluğu, külfeti de yok, geç kalkılacaksa geç kalkıyoruz, bu yatağını toplayıp hazırlanıp gidiyor. akşam geliyor, geç geleceksek yemeğini koyup yiyor. misafir gibi ona özel ayrıcalıklı bir hizmet yok. o evde diye kendimizden esirgediğimiz bir şey yok. biz film izleyeceksek, o izlemek istemiyorsa gidiyor odasına oyun oynuyor. ya da oturup bizle izliyor. durduk yere ikinci çocuğumuz oldu.

misafir gibi davramayın. evin, ailenin üyesi olsun, zaten usanırsa "eeh bunlar beni hizmetçi gibi kullanıyorlar" diyip gelmez. kalma fikri ağır basıyorsa da aile üyesi olarak üzerine düşeni, hatta fazlasını yapsın, yaptırın.
+2
kibritsuyu
(13.11.25)
benim de anlatmak istediğim aşağı yukarı @kibritsuyu'nun dediği şeylerdi. Yani denenir, olumlu da sonuçlanabilir. Olumsuz bir durum olursa da, o zaman karar verirsiniz. Şimdiden peşinen kötü olacak diye şartlanmamak lazım. Can sıkıcı şeyler olursa aksiyon alınır. En azından peşin hükümlü davranmamış, bir olumsuzluğa binaen eyleme geçmiş olursunuz. O zaman da çocuk ister başka yerde kalır hafta sonu (kontrol edilmiyor nerede kaldığı) ister dilekçe verip daimi yatılıya geçer.

Tabii şöyle bir gerçek de var, kibritsuyu örneğinde aile çocuklu ve yaş farkı daha fazla. Evde kalan üniversiteli de olsa göze daha bir "bebe" gözüküyor. Daha rahat davranıyor evdekiler...
+1
yadigar
(13.11.25)
(6)

bulaşık makinesi su taşma sorunu

egerbiryolcu
Bulaşik makinemizde bir süre önce şöyle bir sorun oluşmaya başladı. Genelde gün içinde bir problem yok sabah bir uyanıyoruz mutfak halısı sırılsıklam olmuş makinenin alt haznesinde berrak temiz bir su birikmis.Tamirci teknik servis cağırdık conta mi neydi net hatrlamiyorum bir şey değiştiler fakat k
Bulaşik makinemizde bir süre önce şöyle bir sorun oluşmaya başladı. Genelde gün içinde bir problem yok sabah bir uyanıyoruz mutfak halısı sırılsıklam olmuş makinenin alt haznesinde berrak temiz bir su birikmis.

Tamirci teknik servis cağırdık conta mi neydi net hatrlamiyorum bir şey değiştiler fakat kisa süre sonra aynı şey tekrar oldu.
Bu sorunu yaşayınca makineyi çalıştırdığınızda biriken su yok olup bir kaç gün hatta bazen bir kaç ay sorunsuz çalışmaya devam ediyor ama ara ara bu problem hortluyor hortlayinca da üst üste birkaç gün sürüyor.

Mesela dün sabah yine aynı şey yaşandı. Makineyi çalıştırdik su gitti falan. Az önce makineye bulaşık atarken fark ettim o su havuzu altta yine birikmiş. Muhtemelen sabaha mutfak yine batacakti. Ben de yine çalıştırdım makineyi.


Şimdi biz tamirci cagirsak nokta atışı çözüm için neleri vurgulayalim?
Bazi zamanlar bu problemin hortlayip bazı zamanlar sorunsuz devam etmesi neyle ilgili olabilir, kendi çapımda kontrol edebileceğim bir şey var mı? Filtreleri temizliyoruz, pervanelerde bir sorun da yok gibi.
YouTube da araştırdığımda ventil diye bir şeyin durumumuza en benzer sorun olduğunu düşündüm. Sorun buysa bunun ücreti çok pahalı mıdır?
Bir de tezgah altındaki musluk kapatılınca su birikmiyorsa sorun kesin ventil diye okumuştum ama denemedim bunu henüz.
0
egerbiryolcu
(08.11.25)
Dediğiniz gibi muhtemelen ventil - su giriş valfı ile ilgili bir sorun var.

Geçici çözüm için, bulaşık makinesine su giden vanayı makineyi kullanmiyorken kapatabilirseniz en azından şimdilik sıkıntı olmaz.

(Tabi vana kolay ulaşılabilir bir yerdeyse)
0
makbur
(09.11.25)
Babamlarda aynı sorunu olan bir makine var. Geçenlerde yüksek ısılı uzun programda (düdüklü resmi olan) su akıtırken, normal programda akıtmadığını keşfettik. Tamir ettirmeyip, normal programda kullanmaya başladık. Böyle kötü bir çözüm bulduk. Belki sizin de işinize yarar.
0
yadigar
(09.11.25)
ventil basit bir parça alıp kendiniz de değiştirebilirsiniz. youtube bakın, videoları var.
0
adivar
(09.11.25)
çağırdığınız tamirci işin ehli değil. yetkili servis çağırın fiyat yüksek çıkar ama fatura ve kayıt olduğu için sıkıntı çıktığında firmaya bildirirsiniz.
ayrıca kendiniz yapmaya kalkmayın ben denedim daha da ayarı kaçırdım.
0
mikahakkinen
(09.11.25)
@mikahakkinen
Bekonun sitesinden cagiriyorduk yani yetkili servisi aslında ama tabi orda da demek işin ehli olmayan çıkabiliyordur ya da detaylıca bakmamış olabilirler o yüzden bu defa ben de sorunu en doğru şekilde anlatmaya caliscam.
0
🌸egerbiryolcu
(09.11.25)
Direk bekoya şikayet edin. Geldi servisiniz yapamadı, para vermiyeceğim diyin. Sonuçta servis baktıktan sonra çözülmesi gereken bir sıkıntı bu sonuçta.
0
mikahakkinen
(09.11.25)
(3)

1. dunya problemim hakkinda yardim - ps5

zseak
ps5 pro hali hazirda salondaki oled tvye bagli - samsung s90d. ama yakin zamanda masaustu pc topladim ona da monitor olarak 32 inch msi oled 240 hz aldim. ps salonda pc baska odada olmuyor. psi odaya koyup, yeni monitore taksam kalite kaybi yasar miyim? cunku tv spesifikasyonlari bakimindan pse daha
ps5 pro hali hazirda salondaki oled tvye bagli - samsung s90d. ama yakin zamanda masaustu pc topladim ona da monitor olarak 32 inch msi oled 240 hz aldim.

ps salonda pc baska odada olmuyor. psi odaya koyup, yeni monitore taksam kalite kaybi yasar miyim? cunku tv spesifikasyonlari bakimindan pse daha uyumlu sanirim.

tesekkurler
0
zseak
(07.11.25)
Tv ve monitörün input lag değerlerine bakın, hangisi düşükse hızlı oyunlarda (fps gibi) o daha iyi olur. Onun dışında çözünürlük ve tazeleme hızları farksız olacak, gerisi sübjektif, keyfinize kalmış (oturuş pozisyonu, panel tipi vs.)
0
orient blue
(07.11.25)
@orient blue ilave olarak,

Bazı TV'lerde "game mode" diye bir özellik var, televizyonun makyaj vs özelliklerinden kısarak input lag i minumuma düşürüyor ona da dikkat edin.
0
makbur
(07.11.25)
tv 4k minimum 60 inchtir diye tahmin ediyorum. hertzi monitöre göre daha düşüktür ama yine kötü değildir. monitöre de bakmadım ama çözünürlüğü 1080p veya 2kdır diye tahmin ediyorum. 4k 60 inch ekranla 2k 32 inch ekranın oyun keyfi birbiriyle kıyaslanmaz tabi boyut çözünürlük farkı böyleyken hz'in daha iyi olması çok önemli değil bana göre. tabi çocukluğumda tüplü 35 ekran tvye ps2 bağlayıp winning eleven turnuvası yaptığımızı da hatırlıyorum sizin monitörle de gayet güzel oynanır.
+1
semaforo de medianoche
(08.11.25)
(11)

Yaş aldıkça ayak numarası büyür mü?

mikahakkinen
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı. adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
burnumuz yaş aldıkça büyüyor mu? eskiden nike ayakkabıyı 43 alırken şimdi 44,5 anca oluyor. adidasın da kalıpları farklı.
adidas nike aynı numara mı alayım? kullanıcı görüşleri önemli.
0
mikahakkinen
(07.11.25)
Bende bir değişiklik yok.
0
Mirket
(07.11.25)
kilo alınca büyüyor da yaşlanınca büyüdüğünü duymadım.
0
yazar yazmaz yazan yazar
(07.11.25)
ayağınızda taban çökmesi olursa evet, ayağını büyümez ama yayıldığı için büyük numara ayakkabı almak zorunda kalırsınız
0
malheiros
(07.11.25)
kilo alıp verince değişiyor +1
0
Sadece soruyorum
(07.11.25)
20 senedir hiç değişmedi. kilo farkım 75 ila 105 arasında değişti bu 20 senede.
0
Fodera
(07.11.25)
bence nike daha dar. bana adidas daha rahat oluyor. hamilelikte kemiklerde bağdokularda değişiklik olduğu için sonrasında ayak büyümüş ouyor.
0
mavicorap
(07.11.25)
adidasın kalıplarında sorun var. tüm markalarda 44-44,5 giyerim adidasta 45,5 hatta 46 oluyor.
numaradan önce ayağın santimetre olarak ölçüsünü bilmek lazım. cm olarak almak lazım
kilo verince-alınca değişti demekte doğru değil. santim olarak değişmez sadece ödemden şişlik olur o yüzden dar gelir ayakkabılar.
0
my fault
(07.11.25)
burun büyüyebiliyor da ayagı bilmiyorum :)
+1
koela
(07.11.25)
10 kg verdim ayağım 43 tü. @malheiros ayak yayılmış olabilir. 15 senede 3 diz ameliyatı oldum. şu an 44.5 45 arası giyiyorum.
0
🌸mikahakkinen
(07.11.25)
kadınlarda sanki hamilelik sürecinde ayak büyümesi diye bir olay oluyordu vücut dengesi için.

bunun harici bilmiyorum açıkcası.
0
makbur
(07.11.25)
Aşırı yürüyorsan ve yanlış ayakkabı seçimi yapıp burnu dar olanlardan kullandıysan taraklanma yapıyor. O da numarada fark ettiriyor.
+1
truf
(07.11.25)
(3)

Suya kaç metre batar?

yurtsuz john
190cm, 100 kg bir insan 25 metre yükseklikten denize;-Balıklama atladığında kaç metre dibe iner?-Çivileme atladığında kaç metre iner?
190cm, 100 kg bir insan 25 metre yükseklikten denize;

-Balıklama atladığında kaç metre dibe iner?
-Çivileme atladığında kaç metre iner?
-2
yurtsuz john
(06.11.25)
-1
mikahakkinen
(06.11.25)
Canli inerse farkli carpmada bir tarafini kirip olurse farkli derinliklere iner. Olimpik arkadaslar 10 metreden atliyor. Diger sampiyonalar 27 metreyi buluyormus ki suya girisleri 90km/sa hiz olabiliyormus ve 7m derinlik yetiyormus. Ne yaptiklarini biliyorlar tabii, baliklama atlamiyorlar.
0
osssy
(06.11.25)
25 metreden balıklama, aman diyorum hayalini bile kurma. Direkt omurilik felci.
0
makbur
(06.11.25)
(8)

Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet nerede, artık cevaplarda görünmüyor kendisi?

i'm gonna start a revolution from my bed
tanıyan varmıydı acaba?
tanıyan varmıydı acaba?
-2
i'm gonna start a revolution from my bed
(05.11.25)
Fitness veya Gym ile ilgili bi duyuru açmak lazım oralarda bitiveriyordu 😂
+2
olaylar olaylar
(05.11.25)
Benim de dikkatimi çekti ama son zamanlarda pek spor/diyet sorusu sorulmadığını fark ettim:d belki ondan gelmiyodur

Zaten gerçek hayatta tanımamama rağmen sevdiğim 5 6 kişi var şurada, onlardan birisiydi. Görüyorsa geri gelsin🥲 bazen özelden bişi sorardım da hiç üşenmeden uzun uzun açıklardı🫶
+2
kullanicadi
(05.11.25)
Evet çok yardımsever bir arkadaş
+2
Sadece soruyorum
(05.11.25)
engellediğim için göremiyorum sanmıştım.
-7
gabe h coud
(05.11.25)
Benim de her spor soruma bıkmadan uzun uzun detaylı cevaplar veriyordu sağolsun ama belki de bot ya da AI bir bireydi kendisi update oluyordur :)
+1
kizil karga
(05.11.25)
Vallaha biz normalde mesajlasirdik ama bayadir yok, mesaj attim ben de.
Yalan olmasın arada yapıyor detox gibi gene ondan yapıyor olabilir.
Gelsin çok komik sakatlık hikayem var, anlatmayı bekliyorum.
Dur hadi; az tekrar çok kg kas yaparsin, çok tekrar az kg yağ yakarsin.
Protein tozu zararlı.
Yağ yakmak için l-carnitine al.

Şu an marmara bölgesinde gökyüzüne Batman ışığı tutmak gibi şu yazdığım. Bakalım gelecek mi?
+4
logisticsmanager
(06.11.25)
3 önceki sporla ilgili soruya verdiğim cevapta

Kaleci saçlı burada olsa daha güzel açıklardı. Nerede o, ya da burada da beni mi engelledi?

diye yazmıştım ki ardından bu soru geldi. Engellenmediğimi anladım. Bu sitede kendisinden çok şey öğrendiğim az sayıda insandan biridir. Sözünün üstüne söz söylenmeyecek güzellikte cevapları vardır. Bir an önce aramıza döner umudundayım.
+5
Mirket
(06.11.25)
Belki de hepimizi engelledi ve kendisi daha güzel sorular bulup yine kendisi cevapliyordur

(Adamın cevapları o kadar kusursuz ki sanki önce onun tarafından cevap yazılmış da insanlar da soruyu o cevabın üzerine uydurmuslar gibi :))
+1
makbur
(06.11.25)
(3)

mhrs randevu sistemi mi değişti?

biravekahve
Önceden belli bölüm için sık sık bakınca randevu buluyordum rahatça yakın tarihe muhtemelen iptal edenlerden vs. Fakat artık mhrs ye girince aile hekimlerine öncelikli randevu hakkı tanınmıştır aile hekimine gidip oradan alabilirsiniz vs yazıyor. Normal randevu almak isteyenlere bir kota vs mi geldi
Önceden belli bölüm için sık sık bakınca randevu buluyordum rahatça yakın tarihe muhtemelen iptal edenlerden vs. Fakat artık mhrs ye girince aile hekimlerine öncelikli randevu hakkı tanınmıştır aile hekimine gidip oradan alabilirsiniz vs yazıyor. Normal randevu almak isteyenlere bir kota vs mi geldi? çünkü artık neredeyse hiç randevu göremiyorum 14-15 gün sonrası hariç.
0
biravekahve
(05.11.25)
On on beş gün sonra bulunca ben seviniyorum artık. Ertesi güne bulmak içinse o da şans işi oluyor iptal edenlerden bulunabiliyor dediğiniz gibi.
Saat on'da bakınca on beş günlük randevular açiliyor.
Aile hekimi bildirimini gördüm ama onun yerine direkt iki hafta sonra randevu aldım. Öncelikli randevularda belki daha kısa zaman için randevu vardır ama insan useniyor sağlık ocağına gitmeye.
+1
egerbiryolcu
(05.11.25)
aile hekimi yönlendirmesi alternatif olarak geldi, aile hekimlerine kota ayırdılar onlar o kota içinde size randevu oluşturabiliyorlar. ama zorunlu değil.
devamlı uygulamayı takip edeceksin illaki randevusunu bırakan birileri olacaktır. her gün saat 20.00 son randevu onaylama zamanı. tam 20.00 öncesi ve sonrası takip etmek lazım.
ayrıca özellikle eah, şehir hastaneleri gibi hastanelerde bir anda ekstra poliklinik açıla biliyor. gün içinde özellikle sabah erken saatlerde takip etmek lazım. hocanın adına açılıp çoğunlukla asistanları bakıyor.
gün içinde 2 saat sonrasına randevu alınabiliyor gibi bir durum var o yüzden sabah 8-10 arası sık takip olursa öğlen sonrasına bile randevu bulunuyor.
tabi bu bahsettiklerim istanbuldaki büyük eah ve şehir hastaneleri için yoğun düz devlet hastaneleri ve küçük kentlerdeki hastaneler için çok geçerli olmuyor.
+2
my fault
(05.11.25)
enabız'dan girin. sadece arayüz değişmiş; bir ara haberler çıkmıştı artık sadece aile hekimi hastane randevusu alabilecek diye de, öyle bir şey yok yani.

eskiden neyse şimdi de o. bizim burada küçük bir hastane var oraya yarına bile randevu bulabilirken, beyoğlu göz gibi aşırı yoğun talep olan yerlere yine bulamıyorum. (bir ara gece girip buluyordum yeni kayıt açılıyordu)
+1
makbur
(05.11.25)
(9)

ayakta damar tıkanması

logisticsmanager
Bundan iki hafta önce beni geceleri uyutmayan bir ayak ağrısı yaşadım. 1 haftadir falan normaldi ve şişlik de baya inmişti ama hala biraz vardi. Ben zaten spor sakatlanması vs diye hemen doktora gitmedim, aliskiniz sonuçta.Doktor hiçbir şey bulamadı çünkü basınca acımıyor, mobilite sorunu yok ve gün
Bundan iki hafta önce beni geceleri uyutmayan bir ayak ağrısı yaşadım. 1 haftadir falan normaldi ve şişlik de baya inmişti ama hala biraz vardi. Ben zaten spor sakatlanması vs diye hemen doktora gitmedim, aliskiniz sonuçta.
Doktor hiçbir şey bulamadı çünkü basınca acımıyor, mobilite sorunu yok ve gün içinde sorun yok falan.
Bugün ekografide ayagimda bilek altında üç damardan birinin tıklandığıni şansa gördük (hatta ekografi yapan doktor çok orijinal bir sorununuz var görmedim böyle dedi).

Sigara içiyor musunuz falan dedi de belki senede 2-3 paket anca iciyorumdur o da Türkiye'de tatilde.
Tek şey kolesterol (ailede genetik kolesterol var, iki aydır statin kullaniyordum baba ve dedenin genç yaşta ölmesi ile doktor risk grubunda buldu beni).
Bir de tabi powerlifting ayakkabisi var da bundan damar tıkanıklığı olursa heralde makaleye falan konu olurum.

Yaşayan var mı bunu? Bu hafta doktora gidip konuşacağım da gerçekten tendonit, kas yırtılması, kırık vs beklerken damar tıkanmasıni hiç beklemedigim şey geldi.
0
logisticsmanager
(04.11.25)
Usg çeken doktor ne dedi? Kalp damar cerrahı değil miydi? Aynı şeyden bahsediyorsak hemen müdahale gerekir ona?
0
Mirket
(04.11.25)
Yok ya, radiolog. Ayağa ekografide baktı.
Bir acım yok, ayağımda bir sorun yok. Şu an eldeki tek sorun orada şişlik var. Onun da sebebi bir damar tikanmis. Diğer iki damar hala çalışıyor.
0
🌸logisticsmanager
(04.11.25)
Bir kalp damar cerrahına görün bence.
0
Mirket
(04.11.25)
Gidicem ya. Perşembe aile hekimi, haftaya da damar cerrahı. Allahtan üç tane damar varmis, diğer ikisinde sorun yok biri tıkanmis.
0
🌸logisticsmanager
(04.11.25)
Kalpte de 4 damar var da biri tıkanınca ne olduğunu biliyorsun.
Şu iki linki oku Abi. İhmal etme konuyu.

www.memorial.com.tr:~:text=Kangren%2C%20enfeksiyon%2C%20yan%C4%B1k%20veya%20ciddi,ak%C4%B1%C5%9F%C4%B1n%C4%B1n%20kesilmesine%20ba%C4%9Fl%C4%B1%20olarak%20ger%C3%A7ekle%C5%9Fir.

tkd.org.tr:~:text=Periferik%20arter%20hastal%C4%B1%C4%9F%C4%B1%20nedir%3F,b%C3%B6lgeye%20yeterince%20kan%20gidememesi%20durumudur.
0
Mirket
(04.11.25)
aman abi ihmal etme, iyiyim bir şeyim yok yanılgısına da düşme. damar tıkanıklığı her daim ciddiye alınması gereken bir durum.

avrupadaydın hatırladığım kadarıyla, acile vs git biraz da ağla zırla abart :) damar tıkanıklığı için söktürücü ilaçlar var en azından bir an önce onlara başla, onlarla hallolabilecek bir durumsa daha fazla gecikmesin.

çok gemiş olsun, aman ihmal etme.
0
makbur
(05.11.25)
DVT mi acaba? bacak kısmında mı yoksa tam ayak mı?
0
renegade
(05.11.25)
Renegade; kalpten ayağa giden (yani ayaktan kalbe giden değil) damarlardan birinde. Tam ayak bileği altında damar ikiye ayrılıyor biri saga biri sola. Bu soldaki tıkalı. Ama genel akista sorun yok ondan ayağımda bir sorun yok.
@makbur; abi yarın doktor zaten gel diyecek ona yazınca. Acile gidecek durumum da yok çünkü iki hafta önce gece uyuyamazken iki haftadir orada ufak sislik dışında tek bir olayım yok. Yarın doktor zaten diyeceğini der.
Yani bundan iki hafta önce olsa "lan ayağım kopacak" diye korkardim ama şu an "ulan çok garip yani yaşadığım" diye bakıyorum.
0
🌸logisticsmanager
(06.11.25)
Dostum noldu bu olay? Vallahi aklıma geldi merak ettim.

Geçmiş olsun tekrar.
+1
makbur
(12.11.25)
(16)

Sporda kullanılan matın evde kullanılması hk

screwedup2
Merhabalar,Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar. Yoga dersinde kullandığım matımı
Merhabalar,

Eşim ile bir konuda diğer insanların fikrini merak ediyoruz sizlere danışmak istedik.

Ben spor salonuna gidiyorum. Spor salonunda ayakkabımı değiştiriyorum ve yoga dersine giriyorum. Diğer insanlar da yoga dersine katılırken ayakkabılarını değiştiriyorlar.

Yoga dersinde kullandığım matımı evde kullanıp spor yapmak istiyorum. Eşim bunum hijyenik olmadığını düşündüğü için rahatsızlık duyuyor. Siz bu konuda ne düşünürsünüz?

Ekstra not: 2.yi almayı düşündük fakat kendime paraya kıyıp güzel bir mat almıştım. Onu kullanmak istiyorum. İki tane pahalı mat almak da mantıksız geliyor.
0
screwedup2
(02.11.25)
Herkesin ayakkabısının ne kadar temiz olduğuna emin olamazsın.
Kaldı ki tuvalete, duşların olduğu yere giriliyor o ayakkabılarla, sadece salonda giyse bile temiz kalması mümkün değil.

Pahalı bişey de değil mat bi de yani.
+3
Bruce
(02.11.25)
Spor salonu zemini nasıl? Yeterince hijyenik mi? Diğer insanların orda giydiği spor ayakkabıları sadece orası için mi başka yerlerde de giyiyorlar mı? Bunların cevabına göre değişir.
0
Amaranta ursula
(02.11.25)
Eşiniz kesinlikle haklı.

Ben dışarda giydiğim şeyleri bile evde gitmiyorum kaldı ki mat dediğiniz şey artık paspasa dönüyor :)
+1
makbur
(02.11.25)
Eşiniz haklı.
+1
Mirket
(02.11.25)
eşiniz haklı.
+1
black holes in the sky
(02.11.25)
Evet spor salonunda insanlar ayakkabı degiştiriyor fakat ayakkabılarını degiştirilecegi soyunma odasına gidene kadar dışarı ayakkabısıyla giriyor. Sonra çantasından çıkarıp salon ayakkabısını giyiyor. Fakat o salon ayakkabısıyla biraz önceki ayakkabı ile bastıgı yerlere basıyor. Hatta insanlar wcye gidecegi zaman hiç biri salon ayakkabısını degiştirip öyle girmiyor. Wcde bastıgı salon ayakkabıyla yine içeri giriyor. Kesinlikle hijyenik degil. Asla önermem
0
limonlu eksi
(02.11.25)
Ben bu kadar titiz bir insan degilim, dolayisiyla kimin hakli oldugu ile ilgili fikir veremem ama yeni mat almak istemiyorsaniz, matin altina serecek ucuz yollu bir cozum bulmayi deneyebilirsiniz demeye geldim. Yani acikcasi tam olarak titizlik nedenini de anlayamadim, matin altinin pis olmasi galiba degil mi esinizin sorun ettigi sey?
+1
kassiopeia
(02.11.25)
Hijyenik olmayabilir ama o kadar da hijyene ihtiyacımız olduğunu düşünmüyorum. Kullanılabilir.
Sonuçta evde yatağın çarşafın üzerine koymayacaksiniz yerde olacak.
+1
kisa
(02.11.25)
kullanılır. madem bu konuda bir hassasiyet var, o halde ikinci mat almak yerine var olanın altını üstünü silmek daha kolay olmaz mı?
+2
tnz
(02.11.25)
Yoga yapılan yere niye ayakkabıyla giriliyor ki? Yasak olması lazım.
0
auroraaurora
(02.11.25)
eğer evde kullanmadan önce temizlemiyorsanız hijyenik değil.
0
false pretension
(02.11.25)
Spor salonu ne kadar hijyenik nereden biliyorsunuz ki. İlla içinize sinmiyorsa bir mat daha almanda sıkıntı olmaz bence, almalısın.
0
muhayyer divan
(02.11.25)
Dışarıda kullandığım bir şeyi evde kullanmam. Dışarıdan gelir gelmez üzerimi değiştiririm eğer birinin evine gittiysem çorabımo mutlaka değiştiririm.
Spor salonu temiz görünüyor olabilir ama herkesin matlarını temizleyip temizlemediğini bilemezsiniz. Özetle bence hijyenik değil.
(Eskiden gittiğim yoga stüdyosu derse başlamadan önce matları dezenfektan ile sildiriyordu.)
0
suicides underground
(03.11.25)
Bu kadar “hijyenik” insanlar bence çok yorucu. Ama anlamadığım bir nokta var, neden ayakkabıyla yoga yapılıyor ki?

Gelince matınızın altını bi bezle silin, herkesin gönlü olur bence.
+1
kuehles blondes
(03.11.25)
imkanım varsa ve mat benim için çok önemliyse kesinlikle ikincisini alırdım.
0
a7x
(03.11.25)
eşinize hak verdim, spor salonları inanılmaz pis yerler hatta bununla ilgili reelsler vardı pislik ölçen aletlerle ölçüyorlardı tuvalet daha temiz çıkmıştı.
eve ayakkabı ile giriyorsanız mat kullanılabilir. girmiyorsanız kullandığınız yeri falan temizlemek sonrasında güzel olur.

mesela montunu falan temiz eşyaları ile aynı yere asanlarıda anlamam.
+1
eja
(03.11.25)
(6)

Çocukken yaramaz olanlar değişiyor mu

kiriko
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
Arkadaşlar çocuktur değişiyorlar akıllanıyorlar kabul fakat mesela çevresine karşı saygısız küstah çocukların yetişkinlik hallerine bakıyorum evet eskiye nazaran iyiler fakat yine çok da değişmiyorlar gibi.Siz ne düşünüyorsunuz sizin gözlemleriniz nedir
+1
kiriko
(28.10.25)
Kendimden biliyorum değişiyor
0
basond
(28.10.25)
yaramazlıkla küstahlık/saygısızlık çok farklı şeyler. bunu ayıralım.

ortaokulda böyle delilik derecesinde yaramaz olan 2-3 arkadaşım öss'de ilk bine falan girmişti mesela. yaramazlık yaşla, enerjiyle ve çocuklukla da alakalı biraz.

küstahlık/saygısızlık ise daha çok yetiştirilme tarzı ile alakalı. çocukken küstah/saygısız olup ilerde nispeten daha saygılı anlayışlı olan, olabilen insanlar tanıyorum. bu biraz eq ile de alakalı tabii.

ama yaramaz olanların ilerde uslanmasına oranla çok daha azdır tabii bu değişim.
+2
makbur
(28.10.25)
Ortaokul bitene hatta lise başına kadar komşulardan şikayet gelmeyen günüm yoktu. Sonra efendi bir adam oldum, işinde gücündeyim.
0
kimlanbu
(28.10.25)
Ben de değiştim.
0
gabe h coud
(28.10.25)
Benim gözlemim,

Bazı çocuklar kendini, dertlerini, isteklerini, duygularını çocukken düzgün ifade edemediği için yaramazlıklar yapabiliyor. Bunlar olgunlaşınca değişebiliyor.

Bazıları ergenlikteki ani değişimlere düzgün adapte olamıyor. Bunların bir kısmının da davranışları yaşla beraber oturuyor.

Bazıları şımartıldığı için veya zeka/yetenek bakımından ilerideyse bunun altında kalıyor. Onları da ileride hayatın gerçekleri olgunlaştırabiliyor.

Ama "özünde kötü" yahut "cismi bozuk" diyebileceğimiz zararlı insanlar var. Bunlar çocukken de kötüler. Büyüyünce de kötü kalıyorlar. Kimisi ustaca gizleyebiliyor. Kimisi ona bile uğraşmıyor. Bunlar değişmiyor.
0
yadigar
(29.10.25)
Erkek çocukların geneli değişiyor.
0
ground
(29.10.25)
(5)

Bahis oynayan hakemler nasil tespit edilmiş?

sonhakan
...
...
0
sonhakan
(28.10.25)
kendi isimleriyle bahis sitelerine hesap açmışlar.
0
mikahakkinen
(28.10.25)
gündemde biraz bilinçli sulandırma/manipülasyon hissediyorum.

2-3 ay önce onlar tv murat ağırel bahsetmişti bu olaylardan aslında. aktif görev yapan bazı hakemler savcılığa şikayette bulunmuşlardı. iddialar arasında mhk'nın usulsüz hakem ataması yaptığı, maçları manipülasyon için hakemleri baskı altında bıraktığı gibi vahim iddialar vardı. hakemlerin bahis oynadıkları konusu çok sonra geliyordu.

sanki esas meselenin üzerini örtmek için hakemleri kamuoyu önüne atacaklar. kimse ne mhk'dan bahsediyor, ne de manipüle edilen maçlardan.

yeni bir tiyatro oynanıyor. zamanı da tam win win, ülke gündemini de manipüle ediyorlar.
0
makbur
(28.10.25)
Bilgim yok. Ama tahmin, akıl yürütmem var.
Bahis sitelerine para yatırılan şirketlere devlet son zamanlarda el koydu. E tüm bilgileri almış ve incelemiş olsa gerek.

Ama aslında önemli olan kullanıcılar değil o yasadışı bahis şirketlerinin ne kadar para kazandığını da net bir şekilde öğrenmiş oluyor devlet. Artık bu bilgiyle ne yapacağı ona kalmış.
-1
michael_knight
(28.10.25)
murat ağırel dünkü onlar yayınında nasıl tespit edildiğini açıklamıştı.
0
false pretension
(28.10.25)
Boş iş bunlar, her takım kendi lehine çekiştirip sakız gibi uzatıyor. Bu işte ciddi olan yabancı hakem getirir, hangi maçlarda şaibe varsa o maçları iptal eder gerekirse Uefayı devreye sokar. Bunların hiçbirinin olmayacağına adım gibi eminim
0
olaylar olaylar
(29.10.25)
(4)

Deprem oldu ve ekşisözlük çöktü mü

makbur
Issız ajun kaldı mu?Bir bende mi açılmıyor?Herkese geçmiş olsun.
Issız ajun kaldı mu?

Bir bende mi açılmıyor?

Herkese geçmiş olsun.
+3
makbur
(27.10.25)
Balıkesir 6.1. Baya yer sallanmış.
+1
nothing in my way
(27.10.25)
Ankara'nın kuzeybatı kıyılarında epey sallandık, sözlük çöktü bende de.
+1
muhayyer divan
(27.10.25)
Hafifçe sallayan bir depremde bile böyle tıkanmalar oluyorsa vay halimize..
0
🌸makbur
(27.10.25)
deprem olup olmadığına, nerede olduğuna tüm türkiye ekşiden bakıyor. azıcık kasıyor haliyle.
+2
duyuruuser
(28.10.25)
(7)

Ud

teknik_er
merhabalar,Ud almaya/çalmaya heveslendim. Sesi çok hoşuma gitti. Hiç izole ortamda dinlemediğim için evde çalmak komşuları rahatsız eder mi emin olamadım. Bizim duvarlar biraz ince olduğu için çekincem var. Çok ses çıkıyor mu?Önce ders almayı düşünüyorum, udlar pahalı duruyor. Ud Tavsiyesi olan var
merhabalar,

Ud almaya/çalmaya heveslendim. Sesi çok hoşuma gitti.
Hiç izole ortamda dinlemediğim için evde çalmak komşuları rahatsız eder mi emin olamadım. Bizim duvarlar biraz ince olduğu için çekincem var. Çok ses çıkıyor mu?

Önce ders almayı düşünüyorum, udlar pahalı duruyor. Ud Tavsiyesi olan var mı?
+2
teknik_er
(27.10.25)
en iyi udlar 80 - 125 bin arası. tabi ikinci el olanlar da var bunların arasında.

öte yandan 3 bin liralık uda 30 diyen de var. kim neye tutturursa artık. ud öyle davul gibi zurna gibi çok ses çıkartan bir enstruman değil. klasik gitarla hemen hemen aynı olarak düşünebilirsin.
+1
Fodera
(27.10.25)
Udlar fabrikasyon üretilen şeyler değil, onun için tam olarak @cosmicstring +1

Ayrıca @Fodera +1, ud çalışırken çok ses çıkarmaz ve rahatsız da etmez, bu bakımdan en rahat sazdır diyebilirim. Evet, hocayla gidip almak gerekir. Ankara'daysanız mesaj yazın konuşalım.
+1
muhayyer divan
(27.10.25)
arkadaşlar en yakın arkadaşlarım türkiyedeki ünlü luthierler. genel olarak türk müziği enstrumanlarına bakmasalar da hatır naz niyaz uğruna bakıyolar.


muhtemelen hayatınızda görüp görebileceğinizden çok daha fazlasını gördüm sadece ud konusunda. hocalarınız da bişey bilmyor. iki üç kuruş komisyon uğruna üçbinliraya seri imalat udları öğrencilerine 30 40 liraya iteliyolar.


ayrıca türkiyedeki fabrikasyon üretim olarak ilk önce bağlama peşinden de ud geliyor.


kaliteli bir bağlama ortalama 3000 euroya iyi bir ustanın elinden çıkar. ud da öyle. bunun dışındakiler düşük kaliteli seri imalattır. bu enstruman yapımı vb konusunda aklınıza gelen İYİ isim yapmış kim varsa muhtemelen arkadaşımdır.

ayrıca ud yapısı gereği sorunlu bir ensrumandır. klasik olarak iyi bir tesviyeye ihtiyaç duyar, burguların olduğu yerden çok sık şekilde yapışkan sökülmesi açma yapar, seri imalat udlarda köprü kopması çok sık olur.. ön kapakta ve yapraklrda çatlamalar olur.bir udu herhangi bir luthiere götürün. sadece yeni bir eşik yapsa kallavi para alır sizden 11 tane teli var. teller birbirlerine çok yakın. burguların eksenlerine paralel olarak yapılmak zorunda bin tane detay ve saatler süren işçilik vb vb. eşik ile burgulara delinmiş deliklerin paralel olması lazım.


şugün iyi bir burgutraş bile küçük bir servet.
+2
Fodera
(27.10.25)
belli bir yaştan sonra özellikle perdesiz enstrüman işi ziyadesiyle sıkıntılı.

hele bir de hiçbir enstrüman geçmişiniz yoksa kusura bakmayın ama o iş yaştır.

bir kere müziğe geç başladığınız için seslerin kafanızda oturması daha çok zaman alacaktır. öte yandan çaldığınız enstrüman tuşlu ya da perdeli değil, bastığınız yerden doğru sesi çıkarabilmek için de ekstra efor sarfetmeniz gerekecek. ancak diğer yandan doğru sesin ne olduğu da kafanızda böyle mühürlenmiş bir bilgi olmadığı için debelenip duracaksınız. hatta daha kötüsü debelenmeyeceksiniz bile, yanlış seslerle çalmaya devam edeceksiniz.

perdesiz enstrümanlar çok fazla efor ve zaman ister. 20 yaşından sonra kemana bir heves başlayanları çok gördü bu gözler :)) (kaldı ki keman virtöüzleri bile zaman zaman komalı sesler çıkarır ve bu sesler mutlak kulak insanları bildiğin rahatsız eder :) )

öte yandan @fodera'nın yazdıkları da sıkıntılı işler. yani çevrenizde ud'dan anlayan samimi olduğunuz biri yoksa her türlü kazıklanmaya açık bir sektör -ki sanat sepet işleri yurdum insanın birbirini en fazla yoldukları alandır, hele ki yeni başlıyorsa acemiyse vs-
0
makbur
(27.10.25)
@Fodera

Seri imalat derken? Udda seri imalat nasıl oluyor? o kadar ağaç dilimleri hazır mı geliyor fabrikada mı birleştiriyorlar anlamadım nasıl oluyor?
0
muhayyer divan
(27.10.25)
hocam o yapraklar ağaç üreticisinden hazır set halinde geliyor zaten. kalıbına kadar satılıyor. sap bloğu, klavyesi, rozetleri, köprüsü, burgusu, eşiği ,aklınıza gelen herşey hazır satılıyor.

www.vowoods.com

buradan ben bi çok defa ahşap aldım gitar bas yapmak için. bunlar bir de kaliteli malzeme satıyor. daha bunun bin tane ucuz alternatifi var.
+1
Fodera
(28.10.25)
telli enstrümanlar için susturucular var onlardan kullanırsın faydası oluyor.

ortalama bir fiyata (benim bütçem max 10bin olurdu) ikinci el bir ud alıp devam edin. araştırdıkça detaylara hakim olursun.
yeni başlayan birinin el yapımı uda 150-250k vermesine gerek yok.
0
duyuruuser
(28.10.25)
(9)

İnsanlar doğuştan…

pek iyi degilim bugunlerde
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı
iyi midir, kötü müdür sizce? Tamam yüzyıllardır tartışılıyor ama ben hep iyidir derdim. Geçen bir yazıda kısaca şöyle demişti: insanlar doğuştan kötüdür çünkü iyi olsaydı haksız olduğu bir tartışmayı bile sürekli kazanmaya çalışmazdı.

Ayrıca bu bahsedilen tutum, sonradan edilen bir şey mi doğuştan mı sizce?
0
pek iyi degilim bugunlerde
(27.10.25)
İyidir. Yaşadıklarıyla kötü olur. Haksızlık ne konuda? Herkesin kendince haklı bir sebebi olabilir. Sadece buna bakılarak insan kötüdür denemez.
0
arbre
(27.10.25)
hangi yönünü beslerse o.
+1
deartheodosia
(27.10.25)
Ben bu tip yaklaşımları pek anlamıyorum cidden. Şartlara göre değişmiyor mu? İnsan açken, rekabet halindeyken, kısıtlanmış hissederken kötü; iyi kötü bir stabil hayatı varken, ihtiyaçları karşılanıyorsa, rekabetten uzakken iyi olabilir.

Sizin verdiğiniz örneği de tam anlamadım. Doğuştan bir karakter hakkında konuşurken "haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışmak" nasıl bir kıstas olabilir ki? İnsan doğuştan mı haksız olduğu bir tartışmayı kazanmaya çalışıyor? Şu denebilir belki, insan yetişme çağında "iyiliği" öğreniyor. Çocuklar bencildir, paylaşması gerektiğini yeri gelip ailesinden veya çevresinden görerek öğrenir. Çocukların dürüstlük hassasiyeti yoktur, kolay yalan söylerler. Yalan söylememeleri gerektiğini yaşayarak ve görerek öğrenirler. Çocuklar çıkarı için kardeşlerini ve arkadaşlarını kolayca satabilir. Empati kurup karşılarındaki kişinin perspektifinden bakabilmeyi ve ayıp kavramını eğitimle veya gözlemle öğrenirler. Ancak bu bence doğuştan kötülük anlamına gelmiyor.
+1
akhenaten
(27.10.25)
dogustan kotuyuz, iyilik ogrenilen birsey diye dusunuyorum.
0
cooperr
(27.10.25)
İyilik de kötülük de insanın kendi yorumudur. Güzel gibi çirkin gibi. Güzel ahlakı kötülük olan gören bir beyin için insan doğuştan kötüdür çünkü insan adaleti doğuştan benimser ve adalet güzel ahlak unsurudur.

İyilik kötülük yakıştırması hangi beyin tarafından hangi durumlar için yapılıyor o önemli. Herkese göre değişebilir yani. Ortak değerlerin olmadığı yerlerde özellikle.
0
muhayyer divan
(27.10.25)
ünv'ye yeni başladığımda hoca sınıfa evrensel ahlak var mıdır yok mudur diye bir soru attı, çoğu kişi parmak kaldırıp "evet vardır, şundan şundan ötürü.." diye uzun uzun anlattı yorumladı vs.

hoca ardından yeni gine'de antropologların 20. yy başlarınnda izlediği bir kabileden bahsetti;

bu kabilede yetişkinliğe geçiş sürecinde erkekler bir sınava tabi tutuluyorlar: komşu kabilenin değerli bir malını veya eşyasını çalıp getirmek. sadece bunu gerçekleştiren erkekler kabilede yetişkin bir birey olarak saygı görüyorlar ve erişkin olarak kabul ediliyorlar.

ahlak ve beraberinde gelen "iyilik", "kötülük"; bunların hepsi toplumsal norm'larla oluşan değerler. yeni gine örneğinde mesela "başkasının bir şeyini çalmak" o toplumda ahlak kullarına uygun bir gelenek olarak yerleşmiş. bu yerleşmiş gelenekler ve kültürler binlerce, hatta belki onbinlerce yıldır insanı biçimlendirip şekillendirdi (bunun içerisinde "iyi" ve "kötü" algımız da var)
0
makbur
(27.10.25)
Şu dünyada insanın iyi olduğunu düşünmek bile sıkıntılı bir durum. İnsan yok etmeye planlanmış sıra kendisini yok etmeye geliyor.
0
mikahakkinen
(27.10.25)
Kötü olarak adlandırırsın sanırım.
Öncelikle hayatta kalmak, sonra da daha iyi bir hayat yaşamak için her şeyi yapacak şekilde doğar insan.

İyilik olarak adlandıracağını düşündüğüm empati kurma, başka hayatlara saygılı olma, bir toplulukla uyum içerisinde yaşama sonradan öğrenilen özellikler diye düşünüyorum.
+1
michael_knight
(27.10.25)
Kötüdür çıkarcıdır hasettir kıskançtır
0
Hallegadola
(28.10.25)
(6)

kardiyoloji kalp krizi riski için önden tetkik yapar mı?

biravekahve
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
çok yakın vakitte bir aile dostumuz kalp krizi geçirdi. Benim de anne-babamda kolestrol-tansiyon var. Kardiyoloji bölümüne götürsem bu kalp krizi riskinin önceden tespiti için bir şeyler yapabilir mi, kalple ilgili hangi tetkikleri yapar? Teşekkürler.
0
biravekahve
(27.10.25)
40 yaşından sonra bir kardiyolog muayenesine gitmek iyi olur derler, bir de bu hastalık için ailede önceden babada dedede kalp krizi varsa genetik olarak da yatkın olunuyor
0
grimavi
(27.10.25)
ilaçlı tomografi var, sanal anjiyo yani. yaparlar.
0
kisa
(27.10.25)
Kan tahlilleri, ekg, ekokardiyografi, eforlu ekg çekecektir.
Risk varsa bu tetkiklerle çıkar.

Sintigrafi, sanal anjiyo ve anjiyo ileri tetkikler oluyor. İlk elde yapılmıyor.

Önden ben bir kontrol edeyim diyorsan yokuş ya da merdiven çıkar. Yaşıtlarına nazaran performans ne kadar kötüyse o kadar risk var demektir.
Tedbir için de Akdeniz usulü beslenme ile, bol yürüyüşlü, sigarasız, hareketli bir yaşam.
0
Mirket
(27.10.25)
bildiğim kadarıyla öyle doğrudan tespit için bir test yok.
genelde kriz anında acilde troponin bakılıp kalp krizi olup olmadığı anlaşılır.
kardiyoloji daha çok kalp krizi riskine yönelik testler yapar. kolestrol falan yüksekse ona göre, damar tıkanıklığına, plak oluşumuna yönelik tetkikler yapar.
damarların durumlarını görmek için sanal anjiyo(bt-anjiyografi) yapılıyor ama hiç bir şikayeti olmayan birine durup dururken yapmazlar.
durumunuzu anlatın aile öyküsünde kalp sorunları olduğunu söyleyin doktor ihtiyaç duyduğu testleri yapar.
birde kolestrol varsa şah damarı(karotis arter) ultrasonuda isteyin.
ayrıca ekokardiyografi istenirse iyi olur. kapak hastalıkları, odacıkları, kasılma durumlarını ve aort hastalıklarını gösterir. hemde kısman ucuz maliyetli olduğu için çoğunlukla bunu isterler.
0
my fault
(27.10.25)
benim aileden genetik kalp ve damar hastalıkları var. hasta değilim ama adayım. 30larımda kan tahlili, efor testi, renkli tomografi bakıldı. En sonunda bir de holter takıldı. böyle kontroller yapılmıştı.
0
false pretension
(27.10.25)
Kolestrol tansiyon varsa -yaşları da var sanırım- her sene kardiyoloji muayenesi olmaları lazım.

Bu muayeneler sonucu alınacak önlemler kalp krizi gibi oluşacak ani kalp damar vs bilumum sorunları minumuma indirir.
0
makbur
(27.10.25)
(9)

Görece ağır sakatlığınız varken nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

kuehles blondes
Selam, uzun olacak biraz sanırım. Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersin
Selam, uzun olacak biraz sanırım.

Özet: çok aktif bir insanken şu anda çeşitli sakatlıklar dolayısıyla desteksiz oturup kalkamaz haldeyim ağrıdan ve “daha iyi olucam, geçecek” “yine de halime şükrediyim, ne derdi olan insanlar var ben yine iyiyim aklım yerinde” vs gibi şeyler diyemiyorum. Tam tersine “eskiden yapabildiğim hiçbişeyi muhtemelen bir daha yapamıcam” “gencim ve oturup kalkamıyorum, halime bak” diye ağlıyorum sürekli. Normalde sağlık dışında olumsuz/umutsuz gözüken bi durum olduğunda pes eden bi insan değilim ama sağlık olunca ve günlük hayatımı bu kadar etkileyince çok pesimistim. Siz böyle ağır sakatlık geçirirken vs nasıl pozitif kalabiliyorsunuz?

Uzun versiyon:
Ben normalde çok aktif, o doğa yürüyüşü rotası senin, bu bisiklet rotası benim biriy(d)im. Normalde de yürür(d)üm, bol seyahat eder(d)im.

Dizimde bir sıkıntı var, arada bu aktiviteleri yaparken bazen kendisini hissettiriyordu ama doktorlar ok veriyordu yani hiking ve bisiklet için ve ben de ona göre tenis, voleybol vs oynamıyordum.

Neyse ben zaten biraz sorunlu olan dizi tekrar sakatladım, ayağımı sürüye sürüye yürüyebiliyorum, günde 2 ağrı kesici almadan hayatıma devam edemiyorum ve kasım ortasında ameliyat olacaktım ama salak gibi kayıp düştüm ve sağlam olan dizimi de sakatladım. Şu anda 2 ağrı kesici bile zor yetiyor, oturup kalkamıyorum, yürüyemiyorum, ayakta dururken dengemi kaybediyorum vs. be başka bir sebepten ameliyatım ertelenmek zorunda vs.

Doktor ameliyatın zaten çok başarılı geçse bile sadece max %70 iyileşme getirebileceğini belirtti ve ben evde durduğum her an, ayağa kalkamadığım her an “zaten artık bisiklete de binemicem muhtemelen asla” “doğa yürüyüşlerini unutup örgü örmek gibi hobi filan edineyim” diye diye dolanıyorum. Sürekli negatifim, öteki dizi de sakatladığım için iyice umutsuzum. Çok daha kötü durumda insanlar olduğunu biliyorum, halime yine de şükretmem gerekiyor biliyorum ama yani o kadar zor geliyor ki.

Siz böyle bir sakatlık/hastalık vs geçirirken nasıl pozitif kalıyorsunuz? Nasıl yardım aldınız? Destek vs?
0
kuehles blondes
(19.10.25)
Aa duyurunun eskilerinden kuehles, %70 toparlamak iyi bir oran fakat ev atmosferi seni iyice karamsar yapmış, umarım ameliyattan sonra bir sene içerisinde toparlarsın da neredeeen nereye diye tekrar bu duyuruyu okursun :)
+1
grimavi
(19.10.25)
İyileşmenin parçası olarak bir süre yas tuttum. Niye ben, niye şimdi diye isyan ettim. Üzülüyorum hala tabii, ama kabullendim bir yandan. Belli bir yaştan sonra depresif ruh hali de mi çok geçiyor, yoksa ben mi daha iyi baş etmeyi öğrendim, bilmiyorum ama kısa sürede normal hayatıma döndüm.
+1
auroraaurora
(19.10.25)
Birkaç ay önce deadlift yaparken yıllar önce olduğu gibi yine belimi sakatladım. 1 hafta yataktan çıkamadım, 1 ay evden doğru dürüst çıkamadım. Bisiklet sürerken yine incittim iyileşme süresi uzadı falan.. İkicinci ayın sonunda ağrı bitti nihayet yine spora başladım. Acı lineer şeklinde azalmadığı için o ara ben herhalde o anki acıyla ya da ona yakın bir şeyle hayatıma devam ederim gibi geliyordu. O zanla oturup dizlerimi dövmedim. Yürüsem yeterdi. Aktif spor yapmayan kim düzenli şekilde koşuyor ki zaten. Hatta sor etrafına 10 kişinin çoğu en son ne zaman koştuğunu hatırlamaz. Yürü yeter yani. Hiking yapmayıver nolacak. Kaç kişi hiking yapıyor ki, mutsuz mu sanki yapmayanlar.

Özetle yürümeyi hedefle. Yüzde 70 iyileşme de oran olarak iyi sanki. Yüzde 50 iyileşme yürümek için yeter gibi geliyor bana :)

Geçmiş olsun.
+1
beyfendi
(19.10.25)
Hersey olacagina variyor,
cok fazla kafa yorup üzülmemek gerekiyor,
sana fayda etmeyen beslenme aliskanliklarindan uzaklas.
+1
designer
(19.10.25)
aktif basketbol oynarken 2006 yılından ön çapraz bağlarımı kopardım ve hayatta en zevk aldığım şey olan spordan uzak kaldım. 20 kg aldım. ilerleyen süreçte çok nadir futbol oyanasam da, basketbolu bırakamadım ve sadece şut çektim.
2023 yılında minisküs parçalanması ile tekrar ameliyata girdim ve aynı anda ön çapraz bağlarım tekrar kopmuştu. sırf kızımla çömelip kalka bilmek, oyun oynamak için ameliyat oldum. 1 ayda ayağa kalkmam gerekirken dizim enfeksiyon kaptı. Aynı bölgeden 1 ay içinde 2. ameliyatımı oldum. Hayatta en zevk aldığım şey ve beni mutlu eden şey olan sporu bırakmak zorunda kaldım. 3 ay yattım. minisküssüz ve çömelmekte zorlanan bir insan olarak hayatıma devam ediyorum. kızımla oynarken zorlanıyorum. tek yapabildiğim spor yüzme ve bisiklet.

ayak kopmadığı sürece sıkıntı yok. ameliyat sürecinde günde 3 ağrı kesici ve yaklaşık 10 tane antibiyotik içtim. 2 ay boyunca karnımda kan sulandırıcı iğne oldum. çocuğum olmasaydı farklı olurdu. gerçekten acılarım yüzümden çok sıkıntı çektim. intiharı düşünür gibi oldum.

zor ama ne sıkıntı çeken insanlar var. kanser, ampüte, sürekli ağrılı hastalıklar vb. canını sıkma.
+1
mikahakkinen
(19.10.25)
çok çok çok geçmiş olsun.

yıllar önce el bileğimden benzer bir ameliyat geçirdim, çok ağrım vardı. ameliyat sonrası 1 yıl kadar ağrılarım devam etti ve şu an bir şey kalmadı eğer çok zorlamazsam, ağırlık kaldırmazsam. oluyor böyle şeyler. tek tavsiyem üzerinde düşünüp moralini bozmaman.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
çok geçmiş olsun, bildiğin üzere bazı kalıcı/ölümcül hastalıkların insan psikolojisi üzerinde evreleri oluyor. 5 evre ben bunları yakınlarımda çokça görmek zorunda kaldım. hepsi de ölümcül hastalıklar sebebiyle.


geçmişte omurgam dolayısıyla çok sıkıntılı günler geçirdim ve inanılmaz ağrı kesiciler kullandım öyle ki ne karaciğer kaldı ne safra kesesi. bu durumu da toparlamak için ayrıca uğraştım. morfin falan gayet sıradan kalıyor kullandığım ağrı kesiciler arasında. tabi bunun esktradan kaza belası kaburga kırığı ıvırı zıvırı var.


şunu farkettim. insan başına geldiği zaman kesinlikle altından kalkamam, ben bununla nasıl yaşayacağım gibi şeyler diyor ama bir süre sonra çok da zor olmadığını, kabullenebildiğini farkediyorsun. eğer geçici bir süreçse oha lan ben geçmişte nelerle uğraşmışım, başıma neler gelmiş falan deyip geçiyorsun. bir de insan canı çok tatlı dayanıklı bir yapım vardır ama ne kadar çok ağrı sızı çekersen psikolojik olarak direncin o kadar azalıyor.(acıya dayanma eşiği demek istedim sanırım) ben aylarca inanılmaz ağrılar çektim, yataktan kalkamadım. yatakta bile yatamadım. yemek yiyemedim. çok çok uç noktadaki acılar. kaburga kırığı falan vız gelir tırıs gider yani. neyse böyle şeyler yaşayınca gün geliyor ufacık bir baş ağrısı bile seni zorlayabiliyor. hastalıkta konfor ve kafanın rahat olması çok önemli.


psikolojik yardıma ihtiyaç duyuyorsan bundan çekinme. mesela insan sürekli hareketsiz kalınca uyuyamıyor, uyuyamayınca zaman geçmiyor, zaman geçmeyince bire bin katıp düşünmeye daha da mutsuz olmaya başlıyor. ben beyin cerrahına demiştim ameliyat sonrası ben yorulamıyorum dolayısıyla uyuyamıyorum diye. bana bi ilaç yazmıştı ufak bi sakinleştirici gibi bişey. o ufacık hap bile benim konforumu çok arttırmıştı. ha bi ara kullandığım diğer ağır ilaçlarla tepkiye girip tavanda çiçekler böcekler görmeye başlamıştım ama ilaç saatlerini biraz kaydırınca düzelmişti. bu yazdılarımı tamamen yaşadıklarım ve çevremdeki insanların yaşadıklarına dayanarak yazdım. doktor falan değilim.


bunlara bir örnek vereyim. 5.5 ay palyatif bakımda kaldım annemin yanında. hastaneye girdiği ilk hafta çok kötüydü, ondan sonra ağrılarını sızıları fentanil vb kesilince ve güven altında olduğunu bilince kadın mutlu olmaya başladı. ölümüne üç saat kalana kadar o kadar çok olumsuz duruma rağmen mutlu ve yüzü gülüyordu. rahmetli anacığım tıp doktoruydu bu arada yani herşeyin net olarak farkındaydı, iki doktorla görev ihmali sebebiyle sorun yaşadık o ara ihmalden ağrıları sızıları çok artmıştı, başhekimle görüşüp sorunu çözemeyince sağlık bakanlığına ulaştım. bir hafta sonra sağlık bakanı bizzat hastaneye gelip baş hekimi görevden alıp gitti. ihmali buradan düşünün. bu arada aklınıza nüfuslu birisi olduğum falan da gelmesin. sadece net olarak yapılan ihmalleri, başhekimle sonuç alamadığımı hasta yakını olarak annemin doktor kimliğini de ekleyerek şikayet olarak gönderdim. zaten inanılmaz derecede sorun varmış bu bardağı taşıran son damla olmuş.


çok güzel bir andı. benim bişeyden haberim yok dışarda sigara içiyorum. birden çakarlı arabalar korumalar falan. bu arada başhekim merdivenlerin başına çıktı sağlık bakanı milletin elini sıka sıka merdivenlerden yukarı çıkmaya başladı. başhekimin elini sıkmadı, yüzüne bile bakmadı. sinirli sinirli yukarı çıktılar indiklerinde başhekim artık yoktu.
+1
Fodera
(20.10.25)
benzer hisler içerisindeyim. uzun süredir yüzme, egzersiz, ve dikkat etme ile yönettiğim skolyozum var. koluma ve bacağıma vuran ağrı, karıncalanma hissi ile bu sabah doktora gittim. doktor ameliyat gerekebileceğini söyledi. seneye japonya planı yapmıştım, ilk kez kendi başıma tatil yapacaktım yalan olacak muhtemelen.
+1
inheritance
(20.10.25)
geçmiş olsun.

inan bana herkesin hayatının bir döneminde benzer tecrübeleri oluyor.

2021'de covid olana kadar gerçekten çok sağlıklı biriydim. bütün check-up'larda doktorların mükemmel örnek diye gösterdiği o kişi bendim. 20 senenin üstünde spor geçmişi; ağırlık çalışma, calisthenics, yüzme, futbol, masatenisi, uzun yürüyüşler vs hayatımda hiç sigara içmedim, alkol de çok az ancak arkadaşlarla bir aradayke..

covid'i ağır geçirdim, iyileştim fakat sonrasında nabzım hep 100'ün üstündeydi. uzun mesafe yürüyüşü geçtim kısa mesafeleri bile yürümeye korkuyordum, nabzım 140-150'lere falan çıkıyordu. o kadar çok kardiyoloğa gittim ki, hepsi kalbin çok sağlam hiçbir şey yok yorumunda bulundu. tabi bu süreçte bütün sportif faaliyetlerime ara vermek durumunda kaldım. beloc verdi doktorların heps, ilk kullanışımda çok sevimsiz yan etkileri oldu ve kullanmak istemedim.

sonra bir şeyi keşfettim, yatış pozisyonlarında nabzım ayaktaki gibi anormal yükselmiyordu. bütün hareketlerimi yattığım yerde yapmaya başladım. yattığım yerde barfiks falan çekmeye başladım :) sonrasında tekrar beloc'a başladım, vücudum bu sefer ilacı daha iyi kotarmaya başladı. 1,5-2 sene bu şekilde kontrollü geçti ve sonrasında ilaçları tek tek bırakıp eski formuma döndüm.

siz de tekrar eski formunuza kavuşacaksınız. doktor %70 dese bile onun çok daha üzerine çıkabilirsiniz fizik tedavi ve kondüsyon çalışmalarıyla. -ki sporcu geçmişiniz var-

asla enseyi karartmayın. hayatta her şey olabiliyor, önemli olan başımıza gelenlerden maksimum fayda sağlayabilmek. spor yapamıyorsan oturduğun yerden daha çok kitap oku, yazılım öğren, ne bilim çalıştığın konularda kendini geliştir.

aslında en olumsuz gözüken süreçlerin bile dikkatli yönetildiğinde insanlara çok büyük faydaları olabiliyor. bunlara odaklanın.

tekrar geçmiş olsun. en kısa sürede düzeleceksiniz, sonra buraları okuyup "vay be ne günler geçirdim" diyeceksiniz :)

bak o zamanki duyurularım (o kadar karamsardım ki bir daha hiç normale dönmeyecekmişim gibi geliyordu.. )

www.eksiduyuru.com
www.eksiduyuru.com
+1
makbur
(20.10.25)
(39)

Eşimle yaşadığımız son büyük tartışmayı yorumlar mısınız? (Evli ve boşanmışlara soru)

mahmuttt
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk. Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırı
Sabah uyanıyoruz. Küçük çocuğumuzun keyfi yerinde. Hafta içi çalıştığımız için aile ortamını hafta sonları daha çok yaşıyor çocuk.

Eşim (karım) genelde sabahları gergin. çocuğun saçını toplamak istiyor. (Çocuk henüz iki yaşında bu arada). Kuzu gibi gelip önüne oturmuyor tabi. Eşim de kızıyor bağırıyor çocuğa zorla saçına tokat takıyor.

O esnada ben koridordayım çocuk baba diye ağlamaya gözlerinden yaşlar gelmeye başlıyor. Tabi bu yüzlerce kere tekrar eden bir sahne olduğu için, artık benim tepemin tasa atıyor.
Gidiyorum içeri ağzımdan bir küfür kaçıyor dayanamıyorum çünkü sonra çocuğu alıyorum kucağıma o odadan çıkıp koridor tarafına geçiyorum.

Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var bu arada.

Bu gibi sözlerinden dolayı dün akşam çok gitmek istediği şehir dışındaki arkadaşına aile ziyaretini yapmayacağız dedim. Çünkü bana bu şekilde saygısız, terbiyesiz konuşan bir insana “hadi gidelim” dediği bir yere gitmek ona “Aferin” deyip ödül vermek gibi geliyor. Katlanamıyorum.

Bunun hazımsızlığı sabah da üzerindeydi diye düşünüyorum bu arada…

Çocukla bu olay yaşanmadan öncesi de var. Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum. Çünkü dün cumartesi tüm günü kendi Çekirdek ailemizle beraber keyifli bir şekilde geçirmiştik. Ve tüm haftayı da.

O da bugün kendi ablasına gitmek istiyordu. Tamam diyorum sabah annemle kahvaltı yapalım; öğleden sonra da ablana gideriz.

Sonra dönüp bana diyor ki annen kahvaltı yapmıştır zaten. Ben de o esnada öğrenmek için annemi arıyorum. Sonra bana diyor ki bana sormadan niye arıyorsun. Sonra telefonu kapatıyorum. O esnada annem geri arıyor. Ben de emrivaki yaparak yarım saat sonra seni alacağız diyorum kahvaltı yapacağız. Bu emrivakiyi yapmamın sebebi ise şu. Annemle çekirdek ailemi bir haftada sadece yarım gün bir araya getirmek bana göre bir yaşlıyı sevindirmek iyi bir şey. Çocuk için de bu ortamı görmesi iyi birşey bana göre. Ve eşim maalesef bu konuda ikna edemediğim için buna mecbur kalıyorum.

Sonra biz çocukla beraber hazırız. Onun giyinmesini beklerken diyor ki ben gelmiyorum. Çocuğu da hiçbir yere çıkaramazsın. Sen git annenle ne yapıyorsan yap. “ Annen neden aramıza giriyor” diyor.

Fakat konik olan annem çok nezaketli gariban bir kadın. Asla eşime karşı karşı bir gün bile en ufak bir kaynanalık yaptığı olmamıştır. İşine karıştığı asla yok, aksine sürekli annelik yapıyor. Bu arada çalıştığımız için beş gün çocuğumuza da o bakıyor.

Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor.

Sonra ben de çok ağır ağırıma gittiği için bir tokat atarak karşılık veriyorum. “Sen bana nasıl vurabilirsin” diye.

Sonra izin verdi ben çocuğu aldım ve anneme geçtim. O esnada kendi annesini aradım. Çünkü kendisi benden önce arayıp yanlı bir şekilde olayları anlatacağına çok emindim.

Annesine bu durumları açtım, konuştum. Annem de kadınla gözlemlerini paylaştı. Dedim ki ben bu olaydan sonra o eve hiçbir şey olmamış gibi gidemem ya siz kendisini çağırın evinize, çocukla beraber gelsin konuşun.

Bu durumu kayınpederime de paylaşın. Ya da siz gelin bir hafta burada hem çocuğa bakın hem de bu konuyu konuşun. Terbiye saygı sınırlarını aşırı bir şekilde aşmış durumda çünkü dedim.

Muhtemelen kayınpeder de arka planda dinliyordu.

Sonra kayınvalidem kayınpedere olayı durumu sansürleyerek anlatır diye durumu bütün açıklığıyla mesaj olarak Kayınpedere de yazdım.

Allah rızası için şu olayı lütfen bir yorumlayın. tecrübe deneyimlerinizle bana bir yol haritası çizin lütfen.

Teşekkürler.

İhtiyaç üzerine Ekleme:

annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
0
mahmuttt
(19.10.25)
Kendisini yetiştirememiş sözde iki yetişkin görüyorum. Arada olan gariban cocuga acıdım.
Bu anlattıklarında da ikiniz haksızsınız. İkinizin de ciddi şekilde düşüncesini davranışını değiştirmesi gerekir ama bu saatten sonra ve fiziksel siddet olaylarından sonra bence bu iş öyle veya böyle bitecek gibi görünüyor.
+6
dedeminhirkasi
(19.10.25)
ikiniz de haksızsınız boşanın kurtulun çocuğa da yazık, ayrıca hikayenin seninle ilgili olan taraflarını yumuşatarak ballıyarak anlattığın belli, niye kadın sürekli annen aramıza giriyor muhabbeti yapıyor?
+7
nahtoderfahrung
(19.10.25)
Saygı ve tahammül kalmamış geçmiş olsun.
+2
anon1m
(19.10.25)
Çocuk varken ayrılmayı kesinlikle düşünmeyin. Son çaredir o ve o aşamaya daha çok zaman var.
Ya ikinizin de saydığı bir aile büyüğünün hakemliğine gidin. Ya da bir aile terapisti bulun. İncir çekirdeğini doldurmayacak büyüklükte devasa sorunlarınız var sizin.
Ayrılın diyenler için de bir atasözü geldi aklıma. Bekara karı boşamak kolay gelirmiş.
-10
Mirket
(19.10.25)
selamlar, yaşadığınız bu sorun için üzüldüm ama her ne olursa olsun eşinize tokat atmanız çok yanlış. bunu geçtikten sonra eşinizin geçinmeye niyeti olmadığını, sizin anneninizle kendisini yarıştırdığını düşündüm. bunu sadece sizin söylemlerinize dayanarak söylüyorum karşı taraf ne der ne anlatır bilemem. sonuçta hakim de değilim avukat da ama her ne olursa olsun üzüldüm.
+2
Fodera
(19.10.25)
öncelikle ikiniz de psikiyatriye gitmelisiniz. bunu kardeşim hastasınız vs. diye söylemiyorum, lütfen kötü algılamayın. öncelikle kendinizi ve neyi tetiklediğinizi çözmeniz lazım. bu süreçte de ilaç desteği yardımcınız olur.

anneniz, arkadaşlar şu bu çok gereksiz bir çok yük edinmişsiniz. siz birbirinizle evlisiniz. o şunu dedi bu bunu dedi, yok annemle kahvaltı falan bunlar sadece ikiniz arasındaki ilişkiyi devam ettirirken yük olan noktalar.

merak etmeyin kimseye bir şey olmaz.

ortada çocuk var iki insan olarak o çocuğun sağlıklı büyümesini sağlamanız gerekli.

tokat vs. zaten rezalet bir durumdasınız. bunu kibarca ifade etmenin yolu yok.

ilişki sürdürmek zaten aşırı zor bir durum daha da zorlaştırmayın kendinize. bi antidepresan alın.

başkalarını unutun ilişkinize bakın.

sürekli ben haklıyım o haklı, ondan bunu esirgerim düşüncelerinden sıyrılın. önemi yok.

bizim düşüncemizin de önemi yok.

sakin olun.
+5
gurur
(19.10.25)
ikinci evliliğini yapmış er kişiyim. birlikteliğinizde çok temel sıkıntılar olduğu açık, siz de biliyorsunuz zaten belli bir durum bu. ama benim anlamadığım sıkıntı yaşayıp anne babayı aramak nedir? kusura bakmayın ama bu yetişkin ilişkisi değil, nezaketle söylemek istiyorum ama 20 yaşında köy yerinde evlenmiş insanların sahip olduğu gibi bir ilişki mevcut. burdan sağlıklı bir ömür boyu birliktelik, mental olarak sağlıklı bir çocuk çıkması gerçekten çok zor.
+10
awlmi
(19.10.25)
Ben bekarim, sizin gibi medeni cesaret gösteremedim daha,

o cesareti gösterdiginiz saf duygulara dönmeyi denemelisiniz,

kendini yipratan seyleri karsiya anlat, oda sana anlatsin ve ilk günku gibi olamayi istediginizi soyleyin,

Cocuk herseyi gorur,duyar ve sizin hayatiniz, onunda tercihlerini belirler,

eşin stresi kaldiramiyor ve cocugada bunu yansitiyor, akli selim hareket edemiyorsaniz destek almayi deneyin,
ama siz, ana-babasiniz,akli selim olmalisiniz,bencil olamassiniz artik,

Egonuzdan siyrilarak birbirinize dertlerinizi pozitif kelimeler ile anlatmayi deneyin.
0
designer
(19.10.25)
Herkes çok olumsuz şeyler yazmış. Ben de ikinizi de haksız gördüm.

Bence çocuksuz bir kafa dinlemeye ihtiyacınız var. Ayrıca oturup konuşmaya. Gerçek düzgün bir konuşmaya. Hatta ben olsam baya ciddi ve yer yer kötü xor örneklerle konuşurdum. Kavgalarda boşanma lafının geçmesini hiç doğru bulmam ama bazen en kötüsünü de görmek göstermek lazım. Atıyorum adi Özlem. Derdim ki bak Özlem önümüzde iki seçenek var ya bu şiddetli kavgaya devam edeceğiz giderek dozu artacak ve bir şekilde boşanacağız ya da toparlamak için elimizden geleni kalbimizle yapacağız. Ben sana ve çocuğumuza iyi bir eş ve baba olarak elimden geleni yapmak istiyorum. Hayatın yükünü iki kişi omuzlamak istiyorum. belki şuan boşanmak sana iyi bir seçenek gibi görünebilir ilk başta ama işler senin için benim için olacağından daha zor olacak. Bütün evin yükünü market temizlik araba mevzuları herşeyı ama herşeyı tek yapman gerekecek. Ben sadece çocuğumuzla alakalı olan konularda yardımcı olabilirim. Sevgililer gününde ya da doğumgününde romantik bir hediye isteyeceksin ama benden sonra bu sefer cocukla herseyı dengeye oturtman cok daha zor olacak. Bak beni hala seviyorsun ya da sevmiyorsun bilmiyorum. Bazen saygılı cümlelerinden artık benı sevmedıgını hatta nefret DAHİ ettıgınj dusunmeye başladım. Ama ben seni hala seviyorum. Ve ilişkimiz için çabalamak istiyorum. Her zaman ailemizin direği olarak huzurlu yuvamıza seninle ve çocuğumuzla olmak istiyorum. Ama bunun için sadece benim çaba göstermem yetmez. Öncelikle cocugu bir silah olarak kullanmayı bırakman lazım vs vs vs.

Tabi bundan önce bence tokat için öncelikle özür dile. Cidden özür dile ve birkaç gnü daha dişini sık. Alttan al. Ortalık bir durulsun. 1 hafta fln. O şekilde konuş. Şuan eşinde haklı olarak tokatın siniri olduğu için herşey birbirine girecek. Ve ben olsam cidden bu boşanma seçeneğini de önüne koyar başına gelecekleri söylerdim. Ben boşanmış kadınların da aşırı mutlu olduğunu düşünmüyorum. Kadının toplumdaki rolleri çok fazla. İşte çalışıp kariyer inşa ederken bir yandan ev işleri bir yandan çocuktan kaynaklanan iş yükü. O yüzden hayatın yüküne dair bazı şeyleri hatırlatmak iyidir.

Ve bence eşin çok yıpranmış. Hiç bir insan boşanacağım mutsuz olacağım sinir krizleri geçireceğim sinir krizleri geçirteceğim diye evlenmiyor. Herkes sevdiği ve mutlu olmak istediği için evleniyor. Eşin bir şekilde çok yıpranmış. Ev iş çocuk ev iş çocuk bitmeyen bir iş yükü döngüsü. Hayatın yükü çok fazla omuzlarına binmiş. Ve bu yük altında okdr çok ezilmiş ki neyi görse duysa laf sokuyor geçiriyor bağırıyor sinirleniyor.

Bence eşin ciddi bir konuşma süreci sonrası toparlayabilir. Belki kendisine biraz zaman ayıracak birşeyler yapmak iyi gelebilir. Kendisine zaman ayırması derken evde tek kaldığında evi düzenlemesi temizlik yapması fln değil. Direk kendisi için birşeyler yapması.

Ve de tokatın karşılıklı olması birşeyi değiştirmez. Biz türk toplumunda kadın olarak şiddetin ortasında bir cinsiyet olduğumuz için, ben olsam ben de attığım tokada bakmaz sen nasıl bana vurursun bana vurdu fln derdim. Takıldığım tek şey olabilirdi. Ne yazık ki bu kültürel birşey. Yaşarken burda yazabildiğimiz kadar medeni ve olgun olamıyoruz ne yazık ki. O yüzden ilişkini toparlamak istiyorsan sen sana düşenleri yap da, öncelikle tokadın özüründen başlayarak ve uygun bir zamanda konuşup ona da kendisinin düzeltmesi için zaman tanıyarak. Zaten düzelirse düzelecek yoksa bu şekilde gitmez. Sizin de bir yerde kafanız atıp ayrılmak istemeniz muhtemel.
-2
mobydick
(19.10.25)
"Yine bu sabah Yalnız yaşayan bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı diyorum."

2 yaşındaki çocuğunuza haftada 5 gün bu kadının baktığını da yazmışsınız. Çok merak ediyorum çocuk yaparken böyle mi planladiniz mesela "Ee çocuğa da annem bakar bakıcı parası cepte kalır oh mis" ya da bakıcı tutmaya gücünüz yoksa o zaman neden çocuk yaptınız?

2 yaşındaki çocuğun enerjisine Eşinizin dahi yetemedigini zaten kendiniz de belirtmişsiniz. Peki yaşlı anneniz?

Anlattiklariniz 2 kişinin gecimsizliginin vs dışında çok daha temel problemler barındırıyor aslinda.

Çözüm odaklı bakarsak; eşinizle baş başa sakin kafayla her şeyi konusacaksiniz. Hatta bu görüşmeden önce bir kağıda birbiriniz hakkında hoslanmadiginiz her şeyi yazın, görüşmede de tek tek konuşun.

Bunların hepsini de çocuk için yapacaksanız. Yapamiyorsaniz bir an önce boşanın ki çocuğun da hayatı bir düzene girsin.

Umarım çocuğunuz için her şeyin en iyisi olur.
+2
makbur
(19.10.25)
birkaç haftadır neredeyse her haftasonu benzer duyurular ekliyorsunuz, çoğunda da amacınız size "haklı" olduğunuzun söylenmesi gibi geliyor. bunu duymak için de (@nahtoderfahrung +1) anlatımlarınız fazlaca yanlı geliyor. kendinizi pirüpak göstermeye çalışıyorsunuz.

eğer yanılıyorsam da ciddi bir iletişim probleminiz var demektir ki eşinize ve hatta eşinizin ailesine bir türlü bu iyi niyetinizi anlatamıyorsunuz. zira eşinizle yaşadığınız olayı sıcağı sıcağına kaynana ve kaynataya ayrı ayrı aktarmak istemeniz bence aşırı. onların yerinde olsam sabah sabah damat niye beni arıyor, mesaj atıyor der keyfimi kaçırdığı için de sinirlenirdim.

bir de çocuğun her şeyi reddedip, bağırması ve o durumda işine gelen ebeveyn hangisiyse ona yönelmek istemesi bence doğal. sizin buna gösterdiğiniz tepki ise abartı (hatta anlamsız gibi geliyor). zaten bu davranışınız da gününüzün geri kalanını şekillendirmiş.
+4
tnz
(19.10.25)
Uzun uzun yazamayacağım ama ikinizde haksızsınız+1 aranızı düzeltmenin yokuna bakın yoksa işin sonu avukat
İki tarafında fiziksel şiddeti doğru değil sırf bu bile yardımla çözülmesi gereken bir durum
0
basond
(19.10.25)
Çocuk iyi evliliği bozar, kötü evliliği boşar. Bunu bilerek anlaşmanın yolunu bulun. Yoksa çok da uzatmayın. Sonu boşanma olacaksa, ucunda bunu görüyorsan, ya şimdi ya 15 sene sonra.
+1
gabe h coud
(19.10.25)
İkiniz de haksızsınız, +1.

Karşı tarafın iyi kötü neyi yanlış yaptığını görüyorsunuz ama öz eleştiri için; "bir haftadır görüşmediğimiz yaşlı annemle sabah bir kahvaltı yapalım mı" sorusuna eşiniz "annen kahvaltı yapmıştır zaten" diyor, kibarca hayır diyor. Ve siz bu cevabı kabul etmek istemiyorsunuz. Üzerine anneniz zaten haftada 5 gün çocuklarınıza bakıyor. Ortada gerçekten karşı tarafı bayan ve sizin farketmediğiniz bir durum var.

"Eşimin özellikle son bir aydır bana karşı “yanıma hiç yakışmıyorsun, anasının oğluşu” gibi tahrikkar sözleri de var." Bu başlı başına başka bir duyuru konusu. Buna verdiğiniz misilleme ayrıca yanlış. Haklıyken haksız duruma düşüyorsunuz.

"Sonra ben eşime diyorum ki giyin, hazırlan çıkacağız. Bu Sinir krizine giriyor. Sonra ben Yatak odasında kapıyı kapatıp Çocuk görmesin diye, Sert bir şekilde Uyarıyorum. Bağırmamasını hazırlanmasını söylüyorum. Ve kalkıp bana bir tokat atıyor."
İlk olarak sinir krizine giren birinin üzerine gitmek çok yardımcı olmaz. İkinci olarak siz kimsiniz de kime nereye gitmesini ne yapmasını emrediyorsunuz. Çok istiyorsanız en başından tamam ben annemle kahvaltı yapmak istiyorum çocuk kimde kalsın diyin, planınızı yapın.

İki tarafın da sıkıntıları var ama amacınız çözüm bulmak, sorun çözmek değil.

my 2 cents:
-İki tarafta aklında olanları içinde biriktirmeden, sakin sakin paylaşmalı.
-Her konuda anlaşmak ve orta yolu bulmak zorunda değilsiniz. İnsanların sizin annenizle iletişiminizi kısıtlayamacağı gibi, kendi hayatına eşinin ailesini, eşi her istediğinde sokmama, görmeme, kahvaltı yapmak istememe hakkı olduğuna da inanıyourm.
-“yanıma hiç yakışmıyorsun" laf değil, altında yatan ne ise konuşmak lazım.
- tokat kısmına hiç girmiyorum, oturun siz kendi adınıza samimi olarak özür dileyin.
+2
archmage mahmut
(19.10.25)
evli değilim ama
hem haftada 5 gün annem bebeme baksın ---hal böyleyken nasıl kadınla haftaboyu görüşmemiş oluyorsunuz hiç anlamadım? ışınlayarak mı gönderiyorsunuz çocuğu?--
hem de h.sonu annemle birlikte kahvaltı yapalım, diye bir dünya yok...koca olarak bu beklentiniz aşırı saçma.

o dünyanın olması için mesela oldukça ataerkil yetişmiş bir aileden bir eşiniz olması (yani cidden "kız almış" olmanız) lazımdı. mesela benim dışardan gayet modern, çalışan kadın vs olan kardeşim esasen böyledir, "gelin ettik" gitti babasının evine sadece senede 2 kere yarım saat geliyor. ailem fazlaca ataerkil o yüzden kimse için tuhaf değil durumlar -ben hariç, benim kafam ayrı çünkü. neyse, gidip böyle birini "alaydınız" madem böyle bir evlilik istiyorduysanız...

ya da mesela annenizle eşiniz kanka gibi filan olmalı onu sizin "gariban" anneniz olarak değil kendi kankası olarak görmeli.

her türlü, bunu sorun etmeden yapacak (şehirli, modern, çalışan vs.) kadın sayısı oldukça azdır. cidden etrafımda 1 elin parmağını geçmez yani.

5 gün k.valiyeye çocuk bırakmış gelin bir de h.sonu onunla kahvaltı yapacak...bunu "olağan" görüyorsanız o da "anasının oğluşu" der size..işler çirkinleşir. bunu nasıl normal görüyorsunuz? siz hangi gezegende yaşıyorsunuz? kaynana yahu sonuçta, isterse melek olsun. hayret bişeysiniz.

ha eşiniz de çok normal bir insan olsa, zaten annen 5 gün bakıyor, biz birlikte azıcık zamana sahibiz, gel şöyle bir program yapalım der normal makul konuşulurdu. o sizin aileyle kendi ailesini yarıştırıyor, çocuğu götüremezsin diye pazarlıklar filan ,korkunç. burada da onun tuhaf kafasını görüyoruz bence.

eşiniz işine kafası rahat devam etmek, bakıcı parası vermemek, istediği gibi çocuğu geç almak filan türü konforlar için k.valideye çocuk baktırıyor evet, (e aynı rahatlıklar sizin için de var ama sizin anneniz, onun değil, ona minnet borcu çıkıyor, gıcık bir durum...). yüksek ihtimalle siz 2niz anneniz olmasa zaten çocuk filan da büyütemezsiniz de ortalama Türk gibi siz de ailelere güvenip yapmışsınız işte. sonra neden 20 yaşında evlenen köylü gibi aileler herşeyin içinde deniyor, kuzum aileler olmasa hayatta kalamıyorlar çünkü, ondan olabilir mi?

neyse, eş bu duruma karşı zaten öfkeli (kendi çocuğunu kendisi büyütemiyor) olduğu için pasif agresif şeyler yapıyor. bu model türk kadını genellikle olmasını istediği ama olduramadığı şeylere karşı böyledir. intibam bu yönde... çünkü olmasını istediği o şeylere layıktır aslında.

misal sizin mesleğiniz değil de x meslek birini istemiştir, k.valideye baktırmak değil yabancı dadı isterdi, ama oluyor mu bunlar. olmuyor. e öyle bir imkan yok.
enteresan şekilde yine aynı türk kadını bu imkanları sunmasını da eşten beklediğine göre (çünkü neden evlendik o zaman?) öfkeleneceği kişi sizsiniz...."yanına yakışmıyor"sunuz. (ya da kendi fikrince layığını bulamadığı için aslında kendinedir öfkesi artık bu kadarı psikiyatrist işi benim işim değil)

kısacası ne o sizin beklentilerinizi karşılıyor ne de siz onun beklentilerini karşılıyorsunuz...böyle anladım.

boşanınca aşırı iyi bir nafaka ev araba herşeyi vermeyecekseniz öfkelenir öfkelenir geçer, şu anda boşanmaz. tümden deli değilse, onu tek bir konudan bilemedim açıkçası.
kadının şimdi yükü 80se boşansa 180 olacak çünkü. küçük çocukla boşanmak kolay değil. çocuk tamamen kadına kalıyor. kadın daha toka takarken deliriyorsa yemez yani boşanmak. çocuk büyüdükten sonra bu durum değişir.

ha 1-kadının aileden filan durumu iyiyse 2-cinsel hayatınız kötüyse 3-size olan öfkesinin arkasında başka birisinin ilgisi de varsa, o zaman o boşar zaten.

sevgi nerede burada...
valla bilemedim. ortada seven biri var gibi geçmedi konu. birbirine tokat atabiliyorsan sevmiyorsundur , bencesi böyle.
+2
subcomponent
(19.10.25)
boşan diyenlere bakma sen kardeşim.
sorumluluk sahibi, çözüm arayan bir baba için çıkış yolu her zaman vardır.

Annenle olan bağını korumak istiyorsan, bunu eşinle çatışmadan değil, uzlaşarak yapmanın yollarını ara
-2
jamswety
(19.10.25)
Resmen sen haklısın diyelim diye acayip taraflı şekilde anlatmışsın ama evli bir birey olarak haksızlığın buram buram kokuyor.

Karının tek hatası çocuğa bağırmak ve sert davranmak. Bu büyük bir hata. Geri kalan her şeyde sen haksızsın. Böyle bir kocam olsa zevkle boşardım. Öyle bir boşardım ki boşadığım için aklıma geldikçe sevinç duyardım.

“Yaşlı zavallı anneciğin” ile zaten haftanın 5 günü görüşüyorsunuz sanki aylarca görüşmemiş gibi bir haftasonucuk kahvaltıcık diye küçültmeye gerek yok. O kadar yaşlıysa çocuk baktırmayın zaten orda çelişki var.
Tüm hafta içi çalışıp yorgun argın bir tek haftasonunu bekliyorsun ve o da ne? Haftasonu yine KAYNANA. Oldu mu yani kim kabul eder bunu? Bir de emrivaki yapmaklar geleceksin diye bağırıp çağırmalar.

Üf yazamayacağım daha fazla sinirlerim bozuldu. Evli çocuklu bir insan olarak bunları okuyunca cinnet geliyor bana. Gidip kocamı öpüp şükür edeceğim. millette ne adamlar var ya.
+2
Gradient_tabanlı_mor
(19.10.25)
haklı olduğun taraflar çok ama taraflı anlatıyorsan bilemiyorum. tokat işi çok yanlış. uç bir nokta. çocuğu bir yetişkine bırakıp 1-2 saat baş başa konuşmayı deneyin. iki tarafın da adım attığı bir konuşma olursa sürüyor öbür türlüsü zaten mahkeme.
0
summerjam0306
(19.10.25)
kanka boşa gitsin. sana tokat atma gibi bir şeye cürret ediyorsa ahlaksızın önde gidenidir. yanıma yakışmıyorsun falan ne demek. ben olsam dünyanın kaç bucak olduğunu çok fena gösterirdim ona. erkek ol ve boşa. hiç ılımlı olayım anlayış göstereyim deme. bu tipler öyle şeyleri prenseslik olarak adlandırır. acıma.
-1
archmeister8
(19.10.25)
Çocuğunuz çok muhtemelen normalde annesinin sözünü dinleyecekken, sizin vereceğiniz tepkiyi bildiği için huysuzluğu artmış.

Kadın gayet kibarca kahvaltıyı annenizle yapmak istememiş, üstelik başka arkadaşlarıyla olan planı “cezalandırmak için” iptal etmenize rağmen kibar davranmış yine, siz emrivaki yapmışsınız. Üstüne de odaya çekip “had bildirmişsiniz”, üstüne de kadını kendi anasına babasına şikayet etmişsiniz hem de annenizle bir olup.
Ya allah eşinize sabır versin. Bir kadını ne kadar bunaltabilirseniz o kadar bunaltmışsınız. Şiddet kötü bir tepki ikiniz için de, hele de evde çocuk varken haklı görmüyorum ama bir kediyi bile bu kadar köşeye sıkıştırırsanız, tırmalar.
+6
physcos physcos
(19.10.25)
Bitmiş okeye dönüyorsunuz. Boşa zaman kaybetmeden boşanın. Ben böyle evliliklerin devam etmesini ve devam etmesini tavsiye edenleri anlamıyorum. Mesela siz bu saatten sonra nasıl seks yapabileceksiniz ki?
Sizinki evlilik değil ev arkadaşlığı olacak.
İşte birbirinizi tam anlamıyla tanımadan 5 yıl evli kalmadan çocuk yapmamak bu yüzden önemli.
+1
dawsonscreek
(19.10.25)
ikiniz de anormalsiniz. sakın boşanmayın, başka insanlarla evlenip onların da başını yakmayın
0
benarrivo
(19.10.25)
karın haklı.

annenle her hafta sonu görüşmek zorunda mı? zaten annen haftanın beş günü evinizde görünüşe göre. zorla kahvaltı yaptırtmaya çalışıyorsun, kadın istemiyorken. sonra tartışıyorsunuz ve anne babasına ispiyonluyorsun. pardon sen nasıl bir yetişkinsin? onun kendi annesiyle dertleşmesi ile senin aileleri karıştırman ve onu anne babasına şikayet edip durman aynı şey mi? kadından fiziksel olarak da uzaklaşmışsın ki çoğu aldatmalar ve boşanmaların kaynağı yatak odası. tabii senin duygularını da anlıyorum bu noktada ama yanlış bir davranış. bunun dışında söz verdiğin geziyi sırf ceza olması için iptal ediyorsun, halbuki belki gitseniz eşin sana minnet duyacak ve aranızdaki buzlar eriyecek.

kadın yorgunluğunu ve bıkkınlığını çocuğuna yansıtıyor olabilir ama ne korkunç bir anne!!!! demeden önce kanını canını çocuğu için verebileceğini düşünüyorum ben, burada eşinin yanlışı aranızdaki olumsuzlukları çocuğa yansıtmak.

haksızsın.

edit: sondan başlayarak yorumları okumaya başladım, physcos physcos +1 çocuğun annesinin sözünü dinlememesi de babasının nasıl davranacağını bilmesi. üstelik gidip kadına küfrediyorsun yok yere.

edit2: hızımı alamadım, Gradient_tabanlı_mor +1
+3
deartheodosia
(19.10.25)
düzenleyemedim, eşinin “yanıma yakışmıyorsun” demesi de muhtemelen onu yatak odasında reddedip durmandan kaynaklı bir yorum.
+1
deartheodosia
(19.10.25)
Eşin senin her hareketini abartmış. Sen anne sevgisini biraz abartmışsın çünkü eşin sen değil, ona göre bu hafta nasıl geçti bilmiyoruz, sen de bilmiyorsun, belki farklı şekilde rahatlamaya ihtiyacı var. Evli çiftlerin her hafta sonu anne baba ziyaretine gitmesi bana çocukluktan çıkılamadığını düşündürüyor.

Burada sorun senin eşini görmüyor, ihtiyaçlarını (özellikle duygusal ihtiyaçlarını) fark etmiyor olman, ben öyle anladım. Çünkü bir kadın çocuğuna bu kadar basit bir şeyden öfkelenmez. Belli ki deli gibi dolu, ağzından burnundan taşıyor.

Her hafta sonu anneni görmeyin. Onun annesini de görmeyin. Yaşlı sevindirmek tamam ama önce siz önemlisiniz. Eşin bunalmışsa önce onu ferahlatmak zorundasın, annen ikinci planda artık bu hayatta. Çünkü sen bir kadınla evlisin. Anneni yok say demiyorum, annenle bu kadar sık görüşme, hele ki eşin iyi değilse eşini rahatlatmadan hiç görüşme.

Bir ailenin annesi mutluysa o aile her türlü mutlu olur. Bu anne senin annen değil eşin. Bir kadını mutlu edecek tek kişi ise eşidir arkadaşım, başka kimse değildir.
0
muhayyer divan
(20.10.25)
öncelikle boşanmayın bence. en en son çözüm bu olmalı.

biri demiş eşin çok yıpranmış çocuktan çıkarıyor diye yüzde yüz katılıyorum bu yoruma. siz el bebek gül bebek büyütülmüş olabilirsiniz gariban ananız tarafından ama çağ değişti şartlar değişti bi kez olsun karınıza sordunuz mu neyin var seni bu hale getiren nedir diye?

haftada beş gün anneniz bakmıyor mu çocuğunuza? bir de haftasonu neden annenizle vakit geçirme ihtiyacı duyuyorsunuz? benim kocam peş peşe iki gün kendi annesi babasıyla vakit geçirince üçüncü gün fazla geliyor istemiyor kaçıyor normal değil sizin anne bağımlılığınız.

biri daha demiş sizden yüz buluyor, çocuk annesini dinlemiyor. ikilik yaratmayın çocuğun hayatında. böyle böyle anne kötü oluyor.

eşinizle ciddi konuşun belli ki bir sorunu var. evden bunalmış olabilir işten bunalmış olabilir. hiçbir şey yapmamaktan bunalmış olabilir. mutlu bir kadın ne bunları size yaşatır ne de çocuğunuza. kendi ister annenizle hep buluşmak.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Boşanmak çözüm değil ben boşandım bu anne düşkünlüğünü çözemedim. Evliyken annesinden çıkmazdı şimdi de velayeti bende olan çocuk her dakika annesinde olsun istiyor eski eşim. Çocuğun okulu ödevi hak getire, kafaların değişmesi lazım. Haftanın altı gününü bir çocuğun babaanne ile geçirmesi normal değil. Çalışan anne çocuğu ile sadece haftasonu etkinlik planlayabiliyor onu da kayınvalide ile neden geçirsin?

Aranızda saygı kalmamış tokat, kötü söz vs. çok çirkin ama çözüm eşinizin kök ailesi olmamalı. Aile olan siz eşiniz ve çocuğunuz sorunun çözüleceği yer de sizin eviniz. Aranızda uzun uzun konuşun ve kesinlikle destek alın derim.
+1
cilekli pasta
(20.10.25)
annene bağımlısın diyenler için durumu sanırım yeterince anlatamadım biraz daha detaylıca açıklayayım izninizle.

Annem hafta içi sabah çocuğu evimizde teslim alıyor ve biz evden çıkıyoruz. Bu 3-5 dakikalık bir süreç. Sonra eşim eve geliyor ve annem kendi evine geçiyor. Yani hafta içi bir arada bulunduğumuz demeyelim, birbirimizi gördüğümüz toplam süre her gün 3-5 dakika.

Buna ek kadının yanında fiziken başka kimsesi yok. Yakınında olan tek çocuğu benim.

Ben bunlardan bağımsız haftada bir veya 10 günde bir hep beraber bir araya gelelim istiyorum.

Çocuğuma da bana da bunun iyi geldiğini gözlemliyorum çünkü.

Eşime gelince ben normalde bu konuda emrivaki de yapmazdım fakat aynı gün zaten öğleden itibaren kardeşine de ziyarete gidecektik. Annem konu olunca ben gelmiyorum sen git annene vs. dedi. Önceki olaylardan dolayı da bana bir karşıt gelme durumu vardı.

Benim anneme bağımlı bir durumuma gelince.

Hergün ararım, halini hatrını sorarım. Bu bağımlılıktan öte annemin benim nezdimde bir değerinin olması ile ilgili. Çocukluğumdan beri bir anne oğuldan daha çok iyi anlaşan yetişkin arkadaşlarız da.

Ve onun şuan yanında olan tek yetişkin olduğum için bilerek bunu yapıyorum. Bir vefa borcu adına ne denirse densin. Örneğin Allah korusun vefat etse benim dışında onun kapısını tıklatıp yoklayan başka kimse yok.

Biraz daha açıklayıcı olmuştur umarım
-6
🌸mahmuttt
(20.10.25)
Alışkın olduğum bir sahne gözümün önüne geldi.

Bana göre sen haklısın ama senin de bazı olumsuz davranışların var belli ki.

"yanıma yakışmıyorsun" lafı çok kritik, boşa söylenmez. Barışsanız bile buranın üzerine git.
Böyle bir kadına karşı yapılacak şeyler çok sınırlı. Ailelere haber salmakta da iyi yapmışsın, neyin ne olduğunu bilsinler, herkes kendine çeki düzen versin. Arada çocuk olduğu için alttan alan kişi sen olman lazım. Biliyorum içinden gelmeyecek ama yalandan da olsa git özür dile, çiçek al, hediye al. hevesle story atacağı mekanlara götür.

2-3 gün geçtikten sonra psikoloğa gidelim iyi gelir de (ilk başta genelde ret ediyorlar uzatma, ara ara lafı geçirerek ikna etmeye çalış).

ilişki sıklığını arttırın bunun çok faydası oluyor.
0
duyuruuser
(20.10.25)
geçmiş olsun.

anlattığınız ortamda en olgun kişinin 2 yaşındaki çocuk olması çok acı.

sizin iki eş arasında olan rekabet ve üstünlük kurma hevesini kırmanız lazım.
+2
galahad reloaded
(20.10.25)
Bir eşiktesiniz, sevginin vb durumların bittiği, olgunluğun ve birbirinizin kararlarına saygı duyma evresinin başlayacağı, aynı zamanda çocuğun durumunu da dikkate alarak normal insanlar gibi yaşayacağınız bir geçiş bu.
Bu durum biraz sürebilir, neredeyse her evlilikte oluyor, bir tarafın sakin kalarak kendini geri çekmesi lazım.
Zor bir durum değerlendirmek tabi size kalmış ancak bu eşiği aşsanız bile ben bu evliliği çok sürdürülebilir bulmuyorum mutluluk açısından, mutlu olduğunuzu düşünmüyorum.

İkinizin de haklı ya da haksız olduğunuzu da düşünmüyorum, sadece bir uyumsuzluk gözlemliyorum. bu tür durumlar bir kök sebebin tetikleyicisi, dediğim gibi bekleyerek ve olgunlaşarak, ya da bir bilene giderek bu sorunları çözebilirsiniz. Ama ne olur çocuğu bunlarla etkilemeyin.
0
va
(20.10.25)
Eşinizin çocuğa zorla toka takmasına sinir oldum çocuk ne istiyorsa onu yapmak çok zor değil herhalde. Tokası olsa ne olur olmasa ne olur.

Haftanın beş günü gördüğü kaynanasını herrr hafta sonu da kadın görmek istemiyor bundan daha doğal ne olabilir? Siz gidin görün, kadını niye peşinizden sürüklüyorsunuz?

Arayıp velisine şikayet ettiğiniz yeri okurken patladım kusura bakmayın :d evlisiniz ve çocuğunuz var ya aileleriniz niye bu kadar her şeyin içinde? Bir yuva kurduğunuzun farkında değilsiniz, üzücü.
+3
sadakatsiz
(20.10.25)
reyiz halen daha anne bağımlılığını göremiyorsun bir de anlayış bekliyorsun.
0
Hallegadola
(20.10.25)
Acilen boşan.

çocuğu yapmış nafakayı garanti altına almış kadın sendorumu yaşatıyor sana.

''yanıma yakışmıyorsun'' kasıtlı bilerek düşünerek söylenmiş bir söz.
0
xu
(20.10.25)
yanıma yakışmıyorsun lafı neyin lafıymış onu bir aç.
seni mi beğenmiyor artık.
çok mu güzel kadın.
işin sonu aldatmaya varmasın sonra?
eğer böyle bir durum yoksa boşanma.
oturup güzelce konuşun. kadın biraz sıkıntılı sen daha mantıklısın.
en azından bu aralar biraz daha idare et.
sen bayağı darlanmışsın.
0
OgutucuRecep
(20.10.25)
ben ailelerin araya sokulmasini anlattiginiz sekilde yanlis buluyorum, kendi iliskimde kesinlikle yapmayacagim bir sey. bence evlilik iki kisi arasindadir. ama elbette tercih ve yetistirilme meselesi. siz nasil uygun goruyorsaniz.
cocugunuzu neden krese vermeyi, belki en azindan haftada bir kac gun dusunmuyorsunuz? 2-3 yasindan itibaren cocuklarin yasitlari ile oyun oynamaya ve ebeveynlerine ihtiyaclari var aslinda daha cok, anneanne/babaanne'den ziyade. ben bunun ayrica evliliginizi de degistirecegini dusunuyorum, zira eslerin de birlikte kaliteli zaman gecirmeye ihtiyaci var, simdi sanki anlattiklarinizdan daha cok ailelerle birlikte toplu bir evlilik gibi geldi kulaga. zira mesela cocugunuz haftada 2-3 gun krese gitse, haftada bir aksam annenizden cocuga bakmasini isteyip esinizle birlikte sinemaya gidebilirsiniz belki, bir yemege cikarsiniz? bu hali ile, evden ise isten eve, e anne zaten her gun cocuga bakiyor, bir de bir aksam da baksin istenmez. ben anlattiginiz yasamda bogulurdum diye dusunuyorum.
ayrica unutmayin, bu kadinla evlenmenizin bir nedeni var. bir noktada begenmissiniz, o donemde yaptiginiz her ne idiyse o donemde keyif almissiniz, onlari hatirlamaniz onemli, her ikinizin de. birbirinizi sevdiginiz donemi, birbirinizde ve birlikte sevdiginiz seyleri hatirlamak onemli. bu anlattiginiz programda bunlari unutup kaybolmak cok normal.
ancak elbette, dedigim gibi hem herkesin hayati, aliskanliklari bambaska hem de disardan konusmak daha kolay.
0
kassiopeia
(20.10.25)
Oncelikle cocugun yaninda esine kufur etmen muthis yanlis. Bu gibi hareketleri yapiyorsan esinin psikolojik durumunu sen bozmus olabilirsin.

Bunun disinda anlattiklarinda haksiz oldugun bir konu gormedim. Anlattigin davranislari hic uygun degil. Ailesine durumu anlatmakla iyi yapmissin. Esine saygisizlik yapan kadinla aile olmaz. Ayrica buradan tavsiye almani onermem, anne bagimliligiyla konunun alakasi bile yok.

Cocugu boyle bir ortama daha fazla maruz birakmadan bir sekilde cozersiniz umarim. Tam psikolojisinin oturacagi yaslar ve hep sandigindan fazla seyi gorur, hisseder ve anlarlar.
0
osssy
(20.10.25)
neredeyse aynı şeyleri yaşadığım için sizi çok iyi anlıyorum. anne bağımlılığı vesaire kimseyi dinlemeyin. eşiniz yokken anneniz vardı. anneye gidilecek. anneye gidilmiyorsa kimseye gidilmeyecek. bu kadar basit.

ancak ne olursa olsun sizi tek taraflı okuduk, sizin de kabahatleriniz olmuştur. karşılıklı tokatlar falan ne oluyoruz? iki tarafın da kabahati olmadan işler bu raddeye gelmez. bu noktada suç ile kabahati ayırmak lazım. suçunuz yoktur ancak mesele buraya gelmeden bazı şeylerin önlemini almanız gerekiyordu. örnek vereyim. ben boşanmış biriyim. boşanma sebebim eşimi gereğinden fazla serbest bırakmak. çocuktan sonra işini bıraktı, bir süre çocuğa baktı ancak çocuk okula başlayınca sürekli gezmeye başladı. okul tatillerinde de sürekli memleketine ailesinin yanına gitti çocukla. halbuki şimdi anlıyorum, bağırıp çağırıp evde oturtacakmışım. karşı tarafa müsamaha göstermeyi, bazen iyilik ya da saygı zannediyoruz ancak karşı tarafı kendi hatalarından da korumamız gerekiyor. gerektiğinde sesinizi yükselterek.

bu anlattıklarınız çerçevesinde sizin tek hatanız, şiddete şiddetle karşılık vermek olmuş. yanlış. yanlışa yanlışla cevap verilmez ve ne olursa olsun siz erkeksiniz, onun tokadı ile sizin tokadınız bir olmaz.
-4
co2s2
(20.10.25)
Eşin hafta içi çalışıyormuş, o halde hafta sonunda aile ile ecirmek istemeyebilir. Sizin zorlamanın saçma. Sizinle kahvaltı yapmak isteyebilir ama her hafta zorlaman saçma. Ayda bir normal. Ve bunu eşinle paylaşırsan kabul edecektir,kabul etmiyorsa o zaman haksız duruma geçer. Ayda bir de onun ailesine gidersiniz.
Bu arada sen anneni daha sil görmek istiyorsan kimse sana karışamaz. Git görüş ancak bebeğini götürme. Çünkü kadın zaten 5 gün yorulmuştur. Extra zorluk çıkarıyorsun..bal olsa yenmez her gün.

Eşine neden sürekli had bildirme derdindesin? İletişim kuramıyorum bu da ilk hatalının sen oluğunu gösteriyor. Saçını acımıyorsa al coxugu kalır,annesi yakala akala diyip oyuna cevir,coxugu yatakta ye,üzerine esini de at,onu da ..o anı geçir. Ama sen ne yapıyorsun küfür ediyorsun. Bence olayları idare etme sürecinde sorunlu birisin.
Kusura bakma ama eşinin haksız olduğu her noktanın öncesinde senin haklı davranışın olduğu için havanın büyüğü sende
0
hacirotti
(06.11.25)
(11)

Bu rüyayı sadece ben mi görüyorum?

yurtsuz john
Her gece rüyamda ya okulum uzamış ya da askerliğim bitmemiş görüyorum.İşte diplomam burada. Üni mezunuyum ben diyorum. Yoook sen daha liseyi bile tekrar okuyacaksın diyorlar. 30 küsur yaşımda liseye başlıyorum falan. Bir sürü eziyet.Nedir bu ya?
Her gece rüyamda ya okulum uzamış ya da askerliğim bitmemiş görüyorum.

İşte diplomam burada. Üni mezunuyum ben diyorum. Yoook sen daha liseyi bile tekrar okuyacaksın diyorlar. 30 küsur yaşımda liseye başlıyorum falan. Bir sürü eziyet.

Nedir bu ya?
0
yurtsuz john
(17.10.25)
Vallahi aynı ya. Defalarca böyle rüya gördüm. Üni. bitmemiş, lise bitmemiş, askerlik falan. En son ilkokula kadar düştüm:)
+1
nothing in my way
(17.10.25)
merhaba. sözlükte bunun başlığı vardı ya, çoğu kişiye oluyor yalnız değilsin. insanlar liseye dönüp yine mi matematik falan diyor, askere dönen de çoktu. ben şahsen ayda bir üniversiteden alınıp uzun dönem askere başlıyorum, ben yaptım asteğmendim lan ben, biterken teğmendim şu an en azından üsteğmen olmam lazım" diyip derdimi anlatmak için farklı farklı komutanlara koşuyorum, kimse inanmıyo, anlamıyolar. ranzalarda yatıyorum falan. hatta kendi kendime ikna oluyorum bunu da çek erin halinden anla falan diyorum. yılgın bir hoşgörüyle kaderimi kucaklıyorum.
+1
libertine
(17.10.25)
Yapamama yetirememe korkusu okul yıllarında seni çok derin yaralamış. Şimdi bilinçaltın bu yükü üzerinden atmaya çalışıyor kendini temizlemeye çalışıyor.

Naçizane tavsiyem. O yıllarda yaşadığın korkuları otur tek tek hatırla, o günlere o anlara git, o korkuları yeniden yaşa ve o yeniden yaşama esnasında bütün duygularını yüksek sesle söyle veya yaz. Yaz yaz yaz ne kadar ayrıntı hatırlıyorsan, kokusuna rengine kadar yaz. Yüksek sesle söylüyorsan bütün bu duygularını söyleyip bitirdikten sonra daha yüksek bir sesle "bütün bunları yaşadım ve o süreci bitirdim. Sınavlarımın hepsini başarıyla geçtim ve okullarımı bitirdim, bütün bu yaşadığım korkuları öfkeleri endişeleri ve bütün bunların yarattığı bütün kabusları terk ediyorum, bırakıyorum. Bıraktım, bıraktım, bıraktım" gibi, senin için "iptal oldu geçersiz oldu" anlamına gelen şeyler söyle. Kendine duyur. İçerisi duysun.

Geçecek emin ol. Bunu yap ki anksiyete gelişmesin ritim bozukluğu oluşmasın.
0
muhayyer divan
(17.10.25)
Ben de kendimi hep üniversite yurdunda görüyorum. En nefret ettiğim yer. Bir sebepten tekrar yurda dönmüşüm, oda arkadaşım varmış. Kabus.
0
gnosis
(17.10.25)
Dönem dönem ben de bu rüyayı görüyorum. Liseye dönmüş halde buluyorum kendimi, öff diyorum bütün matematik müfredatını unuttum, fen Bilimleri desen aynı. Şimdi kim yine sınava hazırlanacak. Dil bölümü mezunuyum, üniversiteyi iple çekerdim bir daha sayısal bir ders görmek zorunda kalmamak için. Sanırım kafam hala orada takılı kaldı. Çünkü o rüyayı gördüğümde ilk aklıma gelen şey içinde sayı geçen dersleri yine görmek zorunda olduğum :/
0
kullanicadi
(17.10.25)
eksisozluk.com

eksisozluk.com

eksisozluk.com

Ben de lise olanını görüyordum bir ara :) ulan diyordum türkçe olsa hadi neyse de almanca biyoloji bir sürü bok pusur terim. Yalniz bir yanda da hosuma gidiyordu ne güzel yine Lisedeyim diye :) zaten rüyada olduğumu farkettikten kısa süre sonra uyaniyordum, ama o sıkıntı stress rüyalar bile olsa boğuyordu resmen..
0
makbur
(17.10.25)
Askerlikten sonra defalarca görmüşlüğüm vardır rüyamda askere gittiğimi. Bir keresinde ikinci defa askere gidiyorum, birisi artislik yapıyor, öfkelenip diyorum ki; lan ben kaçıncı defa buradayım akıllı ol eziyet olurum sana.

2012'de mezun oldum. Bir şekilde 2019 senesine kadar tecil ettirdim askerliği. 2018'te bedelli askerlik yasasından faydalanıp 18 gün askerlik yapıp geliyorum.

Çok rahat askerlik geçermesine rağmen birkaç defa askere tekrardan gittiğimi rüyamda gördüm.
0
put it in your appropriate place
(17.10.25)
Mezuniyet sonrası uzun süre alttan dersim olduğunu vs. gördüm. Halen zaman zaman görüyorum benzer rüyaları. Yıllar geçti üzerinden cidden tuhaf.

Daha birkaç gün önce fizik sınavındaydım ve soruların hiçbirini bilmiyordum. Nerdeyse sıfırlık kağıt verecekken önümdeki çalışkan bir arkadaş kağıdını öylece gösterdi ve kopya çektim. Kendisine buradan teşekkürlerimi iletiyorum.

Ancak bin yıllar önce ağaçlarda gezen atalarımızdan kalma yüksekten düşme temalı rüyalar bi hayli görülüyor. İkisi de hayatta kalma mücadelesi olduğundan belki de.
0
bahçedekisandal
(18.10.25)
son finali vereli 15 sene oldu, ben de arada yarin sinav var ben hic calismadim kabusuyla uyanirim..

okulun bizde yaptigi tipik tahribatlar bunlar..
0
cooperr
(18.10.25)
cakmayazar
(18.10.25)
@cakmayazar

ekşisözlük linki vermeyelim lütfen. rejimin maaşlı trollerinin manipülasyon sitesi ora.
0
🌸yurtsuz john
(18.10.25)
(13)

musluk-vana sökerken kırıldı :(

makbur
duvardaki bölüm: https://eksisozluk.com/img/9go001xckırılan vananın ucu: https://eksisozluk.com/img/u229oa27ev annemlerin evi. biraz eski. duvara sıfır klozet, sifona su gitmiyordu. ben kesin aradaki hortumsu boru tıkanmıştır diyordum ki, şeytan dürttü sökünce vana'yı boşta açtım oradan da su gelmed
duvardaki bölüm: eksisozluk.com
kırılan vananın ucu: eksisozluk.com

ev annemlerin evi. biraz eski. duvara sıfır klozet, sifona su gitmiyordu. ben kesin aradaki hortumsu boru tıkanmıştır diyordum ki, şeytan dürttü sökünce vana'yı boşta açtım oradan da su gelmedi.

sonra evin ana su vanasını kapatıp, sifona giden vanayı -taharet musluğu da diyorlar- "boru anahtarı" ile kavrayıp çevirip çıkaracakken çat diye kırıldı. yani vananın ucunun bir kısmı bağlantı noktasında kaldı..

içine 2-3 kalın vidalar falan sokup kanırtarak çıkarmaya çalıştım ama bana mısın demedi. en uzun en kalın 2 mobilya vidasını tamamen yamulttum (o kadar güç uygulamadım ona rağmen çıkmadı)

şöyle hasarlı vida çıkarıcılar varmış;

www.youtube.com

bunlardan kullanan oldu mu hiç?

hayır yarın da erken işim var, daha da erken kalkıp bundan alıp yapacağım eğer tecrübe eden varsa. yoksa tesisatçı çağıracağım annemlere.

ekleme: hayır işin kötü yanı ana vanayı kapatmak zorunda kaldık evde su yok şu an -bu iş yapılana kadar da açamayız vanayı :))-
+1
makbur
(16.10.25)
Çok kötü geçmiş olsun. Bence zorlamayın usta çağırın tertemiz olsun bitsin
+1
artıküyeolmakistiyorum
(16.10.25)
hocam bir kaç fotoğraf atar mısın bir bakayım.

ilk önce borunun iç duvarında diş varsa orada manşon vardır.

rsrenerji.com

manşon kısmı sıva altında kalmış olabilir dolayısıyla sökülmesi zor olabilir. o yüzden kırılan vanayı çıkartmaya odaklanalım.

hocam sorduğun aparatın adı ters kılavuz. ters dişli oluyor sökme yönüne doğru sıkma işlemi yaparak söküyorsun.

bunu almaya gitmeden mutlaka fotoğraf çek hatta kırılan vanayı göster. muhtemelen normal tahaaret musluğu vanasıdır. 1/2 parmak olarak geçiyor internetten baktığım kadarıyla.

ayrıca su borusu demir ise plastik değilse seyyar pürmüz ile ısıt baştan. sonra ters kılavuz ile sök.
www.hepsiburada.com

nurgaz gibi markaların pürmüzleri var bütün nalburlarda bulunuyor ama ters kılavuz heryerde var mı bilmiyorum.

mörfi kanunları böyle maalesef. benim de hep böyle şeyler geliyor başıma. onu da yapayım bunu da yapayım derken evin yarısı takım taklavat doldu.
+2
Fodera
(16.10.25)
Dişlere zarar verirsen veya ev eski diyorsun, duvar içi boruda korozyon vardır mutlaka, zayıftır, o boruyu çatlatırsan, kallavi bir masraf çıkarırsın başına.
Bence baştan tesisatçı parasına razı ol. Yapardım ama vaktim yoktu falan de etraftakilere de.
+1
Mirket
(16.10.25)
@fodera

ev eski ama evdeki bütün su tesisatı yenilenmişti (evet demirdi borular ama bütün sistem şu an bildiğimiz plastik boru.)

ya o taharet musluklarının bağlantı uçları standart değil mi zaten? (daha önce 3-4 kere daha takmıştım farklı evlerde hiç çapını vs ölçtüğümü hatırlamıyorum) yani nalbur her türlü doğru "ters kılavuz"u vermez mi? (zaten 2 dk mesafede eve) foto çekip ekleyeceğim;

@mirket @fodera

"ters kılavuz" denen parçayla ana hattın dişlilerine zarar verebilir miyim sizce? sanki temiz iş şeklinde çıkarır gibi geliyor..
0
🌸makbur
(16.10.25)
hocam ters kılavuz varsa sorun değil. bulamazsan internetten almak zorunda kalırsan haliyle sıkıntı yaşayacaksın.

evet standarttır ama ters kılavuz alacağın için önemli. niye önemli. selamın aleyküm dedin girdin nalbura. usta bana bi ters kılavuz ver dedin. adam bi başylacak saymaya metrik mi withworth mü kaçlık olsun nasıl olsun. hebele hübele kalmaman için önemli.

1/2 parmak ustağğ deyip çat diye geçersin.


ayrıca vana bilezik şeklinde tam yuvarlak olarak kırıldıysa sorunsuz çıkartabilirsin ama içeride yarım ay gibi kaldıysa keski çekiçle müdahele etmen gerekebilir.


teflon bant al. evde varsa bile al. olası küçük diş zararlarında durumu kurtarırsın. bir de teflon bant sıkma yönünün tersine doğru sarılır. yani teflonu bi eline aldın. vanayı diğer eline aldın. teflon bantı vananın üzerine koy. elinle vanayı sıkma yönüne çevir . hah işte o doğrudur. terse sararsan vanayı sıktıkça teflon sökülür.
+2
Fodera
(16.10.25)
soz.lk (musluk son hali)
soz.lk (duvardaki bölüm)

@fodera

çok teşekkür ederim ya uzun uzun anlattın. çok muntazam kırıldı aslında yüzük gibi içinde kaldı bildiğin. (dediğin gibi tam yuvarlak)

teflon bant var evde. sarma tavsiyen için de teşekkür ederim (önceki bağladıklarımda hep bodoslama sarıyordum ben :))
0
🌸makbur
(16.10.25)
ters kılavuzun bazen bir büyüğü de lazım olabiliyor aklında olsun. sökülür ya çok sıkıntı yapma. ters kılavuza göre anahtar yoksa onu da al.

nalburda ters kılavuz buldun aldın. bi tane de taharet musluğu al eline aynen kırılan yer gibi ters kılavuzu sok içine bi bak sökecek mi ufak mı geldi büyük mü diye.

git gel yapma diye söylüyorum.

bir sıkıntılı mevzuu var. manşonu tutabilecek alana sahip değilsin. kırılan kısmı sökeyim yenisini takyım derken. manşonu borudan ayırma o zaman kırma dökme işleri çıkar başına ben olsam orasını kırardım. zaten alçı gibi bişey. kırar manşonu güzelce boru anahtarı ile tutar. sonra alçıyla tekrar kapatırdım. alan ufak olduğu için çok sıkıntı olmaz çat çat basar geçersin alçıyı. sonra bi zımpara tamam.
+2
Fodera
(16.10.25)
@fodera

sıkıntılı mevzu dediğin konuda, normalde zaten herhangi bir şey takarken baya kanırtmıyor muyuz? ben mesela taharet musuluğu falan takarken boru anahtarı ile kavrayıp takıyorum baya da güçlü çeviriyorum.

ters kılavuz ile girerken de benzer güçlerde, belki biraz daha fazla güç ile. bunu kaldırmaz mı diyorsun yani? bana sanki sorun çıkarmaz gibi geliyor ya. (bir de demin baktım oraya çok güzel oturmuş manşon hareket de etmiyor :))
0
🌸makbur
(16.10.25)
@fodera'nın cevapları harika olunca ben sustum da, sökmeye çalıştığımız yerde peşpeşe iki vida var. Biz zorlayınca hangisinin önce pes edeceğini bilemeyiz. Manşon önce pes ederse, fodera'nın dediği etraf alçıyı kırma işi işte o zaman şart olur.
+1
Mirket
(17.10.25)
@mirket

şimdi anladım demek istenileni; yani fazla zorlarsam plastik borudaki demir girişi (manşon) de sökebilirim, o zaman orayı kırıp tekrar manşonlu plastik boru eklenecek..

e benim elimde kalacak şey tesisatçının da elinde kalmaz mı? ne pis bir işe bulaşmışım ya, bir daha da sökmem musluk falan :))
0
🌸makbur
(17.10.25)
Abi, zaten o eve yakın nalburda ters kılavuz bulamayacağına bahse girebilirim.
Bu işler böyle. Herkes işini yarım yamalak yaptığı için neyi tutsan elinde kalıyor.
Çağır bi tesisatçı, kafan dinç olsun. Bence öyle yani.
+1
Mirket
(17.10.25)
makbur şöyle. dişli kısım sökülmez ama manşon ısı ile takılıyor. borunun manşona takıldığı yerden sökülürse o zaman işte sıkıntı.

korkma al eline bi çekiç. manşonu tutabileceğin kadar etrafı kır. alçıyla doldurmuşlar orasını. gidersin bi kilo iki kilo dökme alçı alırsın onunla doldurursun, üstten evdeki aletlerle spatula falan düzeltir zımparalarsın aynısı olur.

bir de şimdi normalde bin lira isteyeceklerse durum bu hale geldiği için üç binlira isteyeceklerdir.

aynen mirkete katılıyorum. günümüzde usta bulmak çok zor. hadi buldun işini yapacak mı kazık mı yiyeceksin ne olacak belli değil.

geçen istanbula gittim motorla, çat dedi debriyaj teli koptu. bir sene olmamıştır değiştireli. elimde kaskla motorsiklet tamircilerini dolaşıyorum. abi iki yüzliralık tele bin lira çeken bile oldu :D sonra birisi üçyüz dedi. aldım taktım yola devam :)
+1
Fodera
(17.10.25)
@mirket :)))

Sabah ilk iş nalbura gittim ters kılavuz dediğin gibi yoktu. Uzaktakine gittim onda da yok. Bana karaköy vs dediler, zamanım da yok zaten ve Tesisatci cagirdim.

Tesisatci geldi, ters kilavuzla denedi olmadı :)) cekicle 1 saat falan uğraştı parçaları çıkarmak için. Şu an oldu muslugu bagladi oldu görünüyor ama umarım hatta zarar vermemiştir baya cekicle güç uyguladı çünkü.

Tekrar Teşekkürler destek için @fodera @mirket sağolun varolun.
+1
🌸makbur
(17.10.25)
(8)

Artık duyuruya giresim gelmiyor

Rondak
Arkada dönen şeyleri görünce iğrendim. Sizde durumlar nedir?
Arkada dönen şeyleri görünce iğrendim.

Sizde durumlar nedir?
-1
Rondak
(10.10.25)
ne dönmüş?
+1
croswell
(10.10.25)
Bi şey döndüğü yok bu Rondak biraz ilgi orospusu sadece :)
+3
kizil karga
(10.10.25)
sezen aksu tartışmasına dönecek sanki
0
ruhlardan esinlenen karga
(10.10.25)
Nolmuş?
-4
Kahvedesu
(10.10.25)
Dünkü olay neydi öyle ya pes
-1
makbur
(10.10.25)
Arkada dönen sıkıntıyı biraz açar mısınız
0
ananiyimioguz
(10.10.25)
Dün geceki sıkıntı neydi öyle. Ekşi de gündem oldu
0
luluki
(10.10.25)
Ya bi allahın kulu da açıklamamış ne seviyosunuz boş muhabbeti.

Sanırım compumaster dün site ile uğraşırken login olan herkes compumaster olarak giriş yapabilmiş. İnsanların özel mesajlarına, silinen mesajlarına erişilebilinmiş.

Kimisi siteye hiç girememiş, başlık açamamış, yorum yapamamış.

Kimisi sözlük hesabıyla girişlerde sorun yaşamış.

Son ikisi hadi neyse de ilki ciddi bir olay geçmiş olsun.

Ayrıca zaten sözlükten de duyurudan da toplu kopuşlar oluyor dönem dönem, alıştık artık.
0
ananiyimioguz
(10.10.25)
(2)

JBL Tune 220 tws Bluetooth Kulaklık Pil Sorunu

cihsibbey88
Severek kullandığım ses kalitesi çok iyi olan kulaklığımın kulaklık içi pilleri 5 senenin sonunda şişti ve öldü. Pilleri değiştireceğim ama tr de hiçbir yerde yok. Eminönü karaköy tahtakale ve kadıköy de gezmediğim pilci kalmadı. Bulduğum en küçük piller bile uyumsuz oluyor. Tam ölçü pil gerekiyor.
Severek kullandığım ses kalitesi çok iyi olan kulaklığımın kulaklık içi pilleri 5 senenin sonunda şişti ve öldü. Pilleri değiştireceğim ama tr de hiçbir yerde yok. Eminönü karaköy tahtakale ve kadıköy de gezmediğim pilci kalmadı. Bulduğum en küçük piller bile uyumsuz oluyor. Tam ölçü pil gerekiyor. Ölçü ve pil kodu 040719. Sadece Aliexpress te var o da ülkemize göndermiyor. Tamam kulaklık 5 senelik ama pil dışında hala sıkıntısız ve ses kalitesi açısından yeni nesil kulaklıklardan bence daha iyi. Şimdi sadece yeni pil bulamadığımdan dolayı kulaklığım çöp mü oldu? Yardım edin be.
0
cihsibbey88
(10.10.25)
Onun pilini değiştirene kadar yarı fiyatında masraf yaparsın. Bence yeni al geç çok zorlamayacaksa
0
runaway
(10.10.25)
Bu tarz elektronik yerlerin mekanı bence Perpa. Perpa'da BBC elektronik vardı ben bir sürü abuk subuk devre kapasitor bms vs alıyordum bir ara.

Getirtirler, en azından nereden temin edeceğiniz konusunda yardimci olurlar.

Kulaklıktan çok memnunsaniz bence kesinlikle zorlayin pili, aynı markanın aynı modelleri bile çoğu zaman farklı olabiliyor.
+1
makbur
(10.10.25)
(3)

Evdeki tırt elektro gitar için amfi önerisi

ufoozgur
Yıllar yıllar önce aldığım, giriş seviyesi Aria bir elektro gitarım var. Bununla gelen 10 watt'lık bir amfim var. Ancak daha temiz bir ses ve düzgün bir distortion için daha iyi bir amfi almayı düşünüyorum. Düz apartman dairesinde yaşıyorum, o yüzden uçmak istemiyorum (fiyat olarak da). Önerebileceğ
Yıllar yıllar önce aldığım, giriş seviyesi Aria bir elektro gitarım var. Bununla gelen 10 watt'lık bir amfim var. Ancak daha temiz bir ses ve düzgün bir distortion için daha iyi bir amfi almayı düşünüyorum. Düz apartman dairesinde yaşıyorum, o yüzden uçmak istemiyorum (fiyat olarak da). Önerebileceğiniz bir amfi var mı?

Not: "PC'de prosesör falan kullan daha iyi" diyeceksiniz. Kullanıyorum da, ama düzgün bir amfim olmasıni da istiyorum.
0
ufoozgur
(05.10.25)
www.mydukkan.com

roland cube - micro cube'lere de bakabilirsin ama günümüzün en iyi minnak amfileri bunlar. gerçekten çok iyi.
0
makbur
(05.10.25)
ben bu dönemde telefondan kontrol edilebilen içine model yüklenebilen amfi alma taraftarıyım.

www.do-re.com.tr
Nasıl ses veriyor bakmadım ama zamanında bunların yazılımını almıştım (Bias FX 2) ondan memnunum. Amfiye (aslında bluetooth hoparlör gibi bişey) onu eklemişler içinde bir sürü amfi simülasyonu ve pedal var gibi düşün. Bence güzel, büyük boyları da var gidip çalıp ona göre karar vermek lazım.

bu arada Roland'lar bence de süper. Bende Cube 30x vardı yıllarca çok severek çaldım sonra bir şekilde bozuldu. Şimdi Boss Katana vs. serileri var ama onların akıllı özelliği var mı emin değilim.
0
nhk ni youkosu
(06.10.25)
hocam al bi Orange ya. bi daha mı gelicez dünyaya :)

www.do-re.com.tr
0
dorian greyfurt
(06.10.25)
(9)

Üşümemek - Üşütmemek istiyorum

yurtsuz john
Azıcık bir soğuk vursa hemen bağırsaklarım bozuluyor. Ekim ayı girmeden termal içlik giymeye başladım yine. Evde kışlık oduncu gömleğiyle oturuyorum şu an. Ben de kış ortasında içliksiz dolaşan adamlar gibi, mini giyen kadınlar gibi olmak istiyorum. Bıktım üşümekten.Hiç bir hastalığım yok. Kan değer
Azıcık bir soğuk vursa hemen bağırsaklarım bozuluyor. Ekim ayı girmeden termal içlik giymeye başladım yine.

Evde kışlık oduncu gömleğiyle oturuyorum şu an. Ben de kış ortasında içliksiz dolaşan adamlar gibi, mini giyen kadınlar gibi olmak istiyorum. Bıktım üşümekten.

Hiç bir hastalığım yok. Kan değerlerim gayet iyi. Zımba gibiyim.

Yok mu üşümemenin bir çaresi? Psikolojik yöntemler de olabilir.
0
yurtsuz john
(05.10.25)
Abi bu iş bence pSİKolojik. Ben dün şort, atlet çıktım yağmurda. Köpeği dolaştırdım geldim. Kendini maĞĞruz bırakırsan bu olay çözülür derim.
0
Shepard
(05.10.25)
Sana mükemmel bir tavsiye veriyorum. Üşüme ayaktan başlar. Parasını verip yün çorap alıyorsun. Pamuk değil. Direkt yün.
0
arbre
(05.10.25)
su ve rüzgardan korunacaksın. iç katmanda havayı hapseden içlik, kazak gibi şeyler olacak. kolların, belin ve paçaların lastikli olacak. kış ortasında mini giymek diye bir şey yok. çıplak bacak görünümlü kıyafet onlar.
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(05.10.25)
Beliniz açık kalması ne gec en gündüz..ben uzun akletler bodyler alırım. Bende çok farketti, hep içime sokrarı sonbahar kışta
0
gadlemler
(05.10.25)
beslenme ile de alakalı bence. demir eksikliğin olabilir mi? kanına bir baktır derim

ıspanak ve pekmez tüket. avokado ve badem tüket.
0
art cat chocolate
(05.10.25)
ortaokul, lise dönemi zayıftım ve hep uzun kollu polar kazak vs türü şeylerle dolaşırdım. ünv'de vücut geliştirmeye başlayıp kütle kazandıktan sonra en soğuk havalarda bile uzun kollu bir şey giyememeye başladım, max tişört üzerine mont. 20 senedr böyleyim, kasım ortasına kadar denize de giriyorum.

vücut çalışıp da üşüyen hiç kimse görmedim. enteresan işler.
0
makbur
(05.10.25)
ben şu an evde şort ve tişörtle takılıyorum.

bi ara sık sık üşütüyordum. özellikle kafam üşüyordu. gece bere takıyordum. kafamda bir serinlik oluyordu. sürekli sıcak su torbası koyuyordum.

bi ara yüzmeye gittim dört beş ay kadar. ondan sonra üşümemeye ve hasta olmamaya başladım.

bir de uyku önemli, yeterince uyuyabiliyorum. onun da etkisi var bence.
0
santimantal
(05.10.25)
Yıllardır aynı şehirdeyim bu sene erken üşümeye başladım. Çift çorap spor ayakkabı giyip çıktım anında mideyi bozmuşum onunla uğraşıyorum. Normalde tek çok kalın bir kıyafet giymektense kat kat giyinirim özellikle toplu taşımada çıkarmak için. Çünkü vagon ağzına kadar doluyken kaloriferi sonuna kadar açıyorlar, insan terliyor. Alt ve üst içlik muhakkak ama yün değil. Çok kalın termal içlikler de terletiyor ince-kalın arası bir şey.
Yün çorap +1 ciddi fark ediyor.
Hemoglobin, ferritin falan normal çıktı ama çok üşüyorum ben de. Spor hak getire ama.
0
black holes in the sky
(06.10.25)
boynunu ört üşümezsin.
0
koela
(06.10.25)
(7)

Ofsayt avantaja bırakılmıyor mu?

makbur
Bu aksam gs bjk maçını izledim. Hakem çok benzer şekilde ilk yari Bjk'in ikinci yarı da gs'in kontratagini kesti.Şöyle, ilk yari gs hücum ediyor. Hücum eden oyuncu ofsaytta. Hakem o an bayrak kaldirmiyor (yeni kurala göre atak bitmesini bekliyor) bjk topu kapıyor ve kontraya çıkıyor. Yan Hakem bayr
Bu aksam gs bjk maçını izledim. Hakem çok benzer şekilde ilk yari Bjk'in ikinci yarı da gs'in kontratagini kesti.

Şöyle, ilk yari gs hücum ediyor. Hücum eden oyuncu ofsaytta. Hakem o an bayrak kaldirmiyor (yeni kurala göre atak bitmesini bekliyor) bjk topu kapıyor ve kontraya çıkıyor. Yan Hakem bayrak kaldırıyor ve orta hakem de maçı durdurup kontratagi kesiyor.

İkinci yarı nerdeyse birebir aynısı gs'a da oldu. İki pozisyonda da iki takım oyuncuları baya itiraz ettiler.

Ofsayt pozisyonu avantaja kalmaz diye bir kural mi var? (Habire bok pusu yeni kurallar ekleniyor ya)
0
makbur
(04.10.25)
İlk yarıdakini izlemedim
İkinci yarıda hakem ofsayt için düdük çalıyor ama Uğurcan degaj ile topu oyuna sokuyor. Yani avantaj vermedi ofsayt çaldı. Doğru karar yani
0
etna
(04.10.25)
@etna

Ee tamam işte tam da sormak istediğim bu. Top gs'de zaten oyunu kesmenin ne gereği var?
0
🌸makbur
(04.10.25)
Burada bugüne kadar yanlış bildiğimin farkında olmadığım bir cevap yazılıydı. Yanıltıcı bilgi paylaştığım için özür diliyorum. Doğrusunu paylaşan kullanıcılara da teşekkür ediyorum. Ben de aydınlandım.

(AI botları kınamamak lazımmış, insanın da emin olduğu bilgi gayet yanlış çıkabiliyor)
0
yadigar
(05.10.25)
@yadigar'ın verdiği bilgi doğru değil. endirekt serbest vuruş da avantaja bırakılır.

Bu işin doğrusunu yapan hakemler ofsayt bayrağı kaldıran yan hakeme "gördüm" işareti yapıp oyunu devam ettiriyor.

Dün de ofsayt olan pozisyonda hakem önce iki kolunu yukarı kaldırıp oyunu devam ettirdi. Top Sallai'ye ulaştığında oyunu durdurup ofsayt dedi. Bu zaten geçen hafta Arda Kardeşler'in 15 gün hak mahrumiyeti cezası almasına sebep olan olayın birebir aynısı. 15 gün hak mahrumiyeti çok önemli değil ama TFF başkanı o hakem hatasının kasıtlı olduğunu, bu işin peşini bırakmayacağını vs. söylemişti. Bakalım hemşerisine de aynı tarifeyi uygulayacak mı?
0
himmet dayi
(05.10.25)
peki hakem ofsaytı avantaja bıraksa, o andan sonra ayağında top olan oyuncu topa bi koysa ve gol olsa.

yani ofsayt verse endirekt vuruş olacakken, avantaja bıraktığı için direkt bir vuruş gol olsa

o gol sayılır mı?
0
kibritsuyu
(05.10.25)
futbol kuralları madde 12: ciddi sakatlık, şiddet eylemi, ikinci sarı kart eylemi gerektiren durumlarda ''açık bir gol şansı yoksa'' ofsayt avantaja kalmaz. bunun dışında serbest. yani ofsayt avantaja kalır.

örnek 1)bjk atak yapıyor; abraham, apo'ya ofsaytta iken çok ağır bir faul yaptı.
buna rağmen apo topa vurdu; karşıda osimhen ofsaytta kalmadan mert ile karşı karşıya kaldı.

- avantaj oynatıp, gs gol şansının ardından abraham kırmızı

2) apo, abraham'ın faulunün ardından yere düştü topa müdahale edemedi. hakem ofsaytı+şiddetli faulü net gördü fakat top uğurcan'a geldi. avantaj oynatmadan ofsayt+abraham kırmızı.

www.theifab.com

12.4 Disciplinary action
0
mutlu yillar sana
(05.10.25)
@kibritsuyu

Cevap: evet gol olur. İkisi farklı şeyler zaten direkt vuruş gibi düşünmene gerek yok. Sonuç olarak oyun devam ediyor ve normal akışta olan her şey serbest. “Avantaja bıraktım ama sen şut çekemezsin pas atman lazım” diye bir şey yok.
0
himmet dayi
(05.10.25)
(10)

"Akıllı İlaç" ile şifasını bulan tanıdığınız var mı?

yadigar
Bu son vaka ile 7 oldu. Kanser hastaları doktorlarının yönlendirmeleriyle "akıllı ilaç" tabir edilen, yurt dışı kaynaklı pahalı ilaçlarla deva arıyorlar. Şu ana kadar bana duyumu gelen tüm vakalarda hasta vefat etti. Kimisi 3. Dozu beklerken, kimisi 3. dozun akabinde, kimisi akıllı ilaç tedavisinden
Bu son vaka ile 7 oldu. Kanser hastaları doktorlarının yönlendirmeleriyle "akıllı ilaç" tabir edilen, yurt dışı kaynaklı pahalı ilaçlarla deva arıyorlar. Şu ana kadar bana duyumu gelen tüm vakalarda hasta vefat etti. Kimisi 3. Dozu beklerken, kimisi 3. dozun akabinde, kimisi akıllı ilaç tedavisinden fayda görmeyip sonrasında kemoterapiyle... Hepsi de savaşı kaybetti.

Benim aklımda da haliyle soru işareti belirdi. Belki de bana hep bu şekil denk geldi. Hiçbirinin etken maddesi yahut ticari ismini bilmiyorum. Sorum şu:

Birinci elden tanıdığınız, kansere yakalanıp da "akıllı ilaç" tedavisi ile kanseri yenmiş, 5 yıl içinde de tekrar etmemiş vaka var mı? Olumlu, olumsuz deneyim paylaşırsanız sevinirim. Sağlıklı günler...
0
yadigar
(04.10.25)
Şimdi benim babam 3. Dozdan sonra vefat etti.
Yalnız şunu eklemek lazım; kendisi daha kanser oldu, böbrek alınacak derken çok ciddi kalp sorunu olduğu görüldü. Ameliyat otelendi falan çünkü 5 yıl önce kalp krizi geçirmiş biri olarak kalp doktoruna en son 4 sene önce gitmisti. Günde 3 paket uzun kırmızı Marlboro içerdi.
Akıllı ilaç ile çok kilo verdi, zayifladi. Kalpi de zaten kötüydu, ablasyon gerekiyordu. Sigara icmeyi de birakmadi. Kalpten gitti.

Bunun aksine bizimle aynı dönem aynı ilacı kullanan kişi almaya devam ediyor. Bir sorunu yok.
Gene biz babama ilac baslayacakken aynı ilaci hastanede kullanan başka bir doktorla konusmustuk, o da bitirmisti bütün kürleri hatta.

Kısacası gördüğün üzere şifa bulan var.
Biraz akıllı ilaca da bağlı. Misal böbrek kanserinde aslında tekrar yapmamasi için kullanılıyor. Bazı kanserlerde ameliyat edilemeyecek kansere karşı. Yani bütün akıllı ilaç ve kullanım türü aynı değil.

Ben redditte bu ilaç için çok arastirmistim, çoğu insan mutluydu. Ama sana zaten onayi 5 sene önce falan verilmiş bir ürün için 5 yıllık vaka bulamam. Akıllı ilaclar çok yeni şeyler.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
Şu anda irtibatım yok, kendisiyle konuşmuyorum ama 56 yaşında bir arkadaşım 8-10 sene önce (zamandan da emin değilim) meme kanseri oldu ve yanlış hatırlamıyorsam akıllı ilaç kullanmış, sonradan nüksetmedi, iyileşti. Bu var.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
Bu arada şunu da yazmam lazım; ben bu ilacı hayvan gibi araştırdım. Ve fransizca/İngilizce kaynaklarda tiroide sıkıntı çıkardığını gördüm.
Babama bakan doktor tiroid değerlerini istememisti hiç. Ben özellikle dışarıdan yaptirdim ve değerler kötüydü. Sonra doktor he evet diyip tiroid için de doktora yolladı. Kısacası ilacin yan etkisini ben doktordan fazla takip ettim.
Bazen kendime bu doktor belki işini 1 ay önce yapmış olsa değişik olur muydu diyorum. Ilacin her yerinde tiroid değerleri takip edilmeli derken takip etmemek salaklık heralde. Neyse, yani tek olay ilaç da olmayabiliyor, doktor kalitesi düşük denk geldiyse de sıkıntı olabilir.
0
logisticsmanager
(04.10.25)
yakin zamanda almanya'da akilli ilaca gecip vefat eden tanidigim var.
akilli ilac ile yirtan tanidik yok malesef.

anladigim kadariyla konvansiyonel ilaclar artik tesir etmeyince ya tutarsa diye buna geciliyor, koca kari ilaci tarzi bisey gibi.
0
cooperr
(04.10.25)
rahmetli babamda kullanılmıştı yaklaşık bir ay kadar kullanıldı (hap şeklinde)ama akciğerlerinde ödem yaptığı için kesildi. ödem yapan o ilaç mıydı bilmiyorum ama doktor sonrasında kesti. biz pozitif bir etkisini görmedik. 2-3 ay sonra da babamı kaybettik. umarım sizin (hasta yakınınız var mı, sorudan öyle anladım) için faydalı olur.
0
exlibris
(04.10.25)
@logistics +1

Bahsettiğim arkadaşım tiroid tedavisi görüyor. Tiroid yan etkisi doğru olabilir.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
@logistics

Ben doktorlarda da sanatçılarda olduğu gibi memur kafası olduğunu düşünüyorum, özelde bile çalışsa. Sadece salla başı al maaşı kafasıyla yaşayan, verilen direktifleri sorgulamadan, uyguladığı şeyi irdelemeden basıp geçen çok doktor var. Tam da bu yüzden güvenmiyorum modern tıbba.
0
muhayyer divan
(04.10.25)
Babamın 2021'de son evre akciğer kanseri olduğu tespit edildi. O zamanlar yeni yeni türeyen birşeydi, istatistiki olarak uyumlu çıkma ihtimali düşüktü ama uyumlu çıktı. Bu arada o dönem için 1,5-2 sene max ömür beklentisi vardı. Neyse bu ilaçları 3 sene kadar kullandı, durumu stabil devam etti. Sonrasında biraz kötüleşti, akıllı ilaç daha işe yaramıyormuş dediler ve kemoterapiye başlandı. Şimdilik çok şükür bir sıkıntı yok.

Babamdan önce bizim tanıdığımız başka bir kadın bu ilacı kullandı. 2020 civarındadır tahminim. "Artık gidici" gözüyle bakılırken bu ilaçları aldıktan sonra toparladı. kabaca 3-4 sene daha yaşadıktan sonra vefat etti. Bu kişiyle ilgili başka bir detay bilmiyorum.

Bu arada kür, doz vs denmiş ama bizimki bildiğin günde 3 kere yemek arasında alınan haplardı.
0
mbond
(04.10.25)
babam 75 yaşında, 4. evre akciğer kanseri. mart sonu sol akciğerde 5 cm'lik ana kitle, sırtında 5 cm'lik, sol karın kasında 3 cm'lik, sağ akciğer, lenfler ve vücüdunun türlü yerlerinde irili ufaklı bir sürü metastaz.. doktor arkadaşım pet raporunu gördü ve kesin bir dille olumsuz konuştu.

tabii burada kanserin türü çok önemli. akciğer kanseri 2 ana türe ayrılıyor; küçük hücreli ve küçük hücreli dışı. tür "küçük hücreli dışı" ise patolojide tekrar bir genetik teste giriyorsunuz ve kanser türünüzün yeni tedavilerle (akıllı ilaç) ne kadar uyumlu olduğu araştırılıyor.

eğer "akıllı hap" çıkacak kadar şanslıysanız bütün kanser sürecinizi her gün hap içerek kemoterapi almadan ve kemoterapi yan etkileri olmadan geçiriyorsunuz. (genelde çok az kişiye çıkıyor akıllı hap uyumu, piyango gibi. tabii ilacı bırakmanızı gerektirecek yan etkiler de çıkabiliyor bazen)

"akıllı ilaç" denilen koldan serumla verilen immünoterapi ilaçları var bir de. benim babam %35 uyumlu çıktı bu ilaçla. %1-49 arası uyum çıkarsa ilk etapta kemoterapi + immünoterapi tedavisi, %50 ve üzeri çıkarsa sadece immünoterapi şeklinde alıyorsunuz.

tabii önemli olan bu ilaçları aldıktan sonra çekilen ilk pet sonuçları. vücut nasıl tepki vermiş. (bu bahsettiğim test önemli ölçüde belirleyici oluyor, ama kesin olmuyor. bazen %50 üzeri uyumlu çıkanlarda işe yaramıyor, bazen de %50'nin altında çıkanlarda full uyuma doğru gidiyor.)

ancak hiç ümit kalmadığında bile, %0 ve hatta kanser türü "küçük hücreli" bile olsa, doktorlar bir umut bu ilaçları deneyebiliyorlar. çünkü bazen gerçekten bu halde bile işe yarayabiliyorlar.

benim babamda ise mucizevi bir şey oldu; akciğer'deki ana tümör ve vücuttaki bütün metastazlar sıfırlandı. sadece lenf nodlarında 4 mm'lik çok ufak bir şey kaldı. (bu şu anlama geliyor, çok yüksek ihtimalle immünoterapi %35'ten çok daha fazla bir uyum yakaladı babamın bağışıklık sistemi ile)

ayrıca denildiği gibi bu tedavi çok yeni bir yöntem. 5 sene öncesine kadar ömür boyu verilmesi gerektiği düşünülüyordu, artık 2 sene verilmesinin kafi olduğu görüşü var. (babam 1,5 sene daha alacak)

babam ilk pet çekimine kadar (her hafta) 9 kemoterapi ve (3 haftada 1) 3 immünoterapi aldı. kemoterapi baya yordu, kemoterapiyi bırakalı üç ay olmasına rağmen hala daha hafif etkileri mevcut. ama saçları vs çıktı, her gün yürüyüşünü yapıyor, morali vs yerinde. yazlığa getirdik mesela devam immünoterapi'lerini buradaki hastanede aldı. (toplamda da 7 oldu, gelecek hafta bir tane daha alıp 15 gün sonra tekrar pet'e girecek)

ayrıca yakın bir aile dostumuz da (akciğer değil ama ne olduğunu ben debilmiyrum) 3-4 yıldır yoğun savaş verdi ve bu akıllı ilaçlar sayesinde iyileşti.

yukarıda bahsettiğim gibi, hiç ümit kalmayan hastalarda da bir umut deneniyor. onlardaki düşük oran bu ilaçları kesinlikle başarısız yapmıyor.

ekleme: herkese geçmiş olsun diliyorum. kaybettiğiniz yakınlar için de sabır. çok zorlu bir süreç. hiç kimse böyle bir süreçle sınanmasın. ancak bilime, tıbba olan inancınızı sürdürün. bu tarz konular -bazen haklı sebeplerle de olsa- çok kolay manipüle edilebiliyor. işin aslını, astarını öğrenmeyi araştırmayı asla bırakmayın. hepinize kolay gelsin..
0
makbur
(05.10.25)
arkadaşımın babası ve annem akıllı ilaç kullandı aynı marka ve doz verilmişti , ikisini de 10 günlük yoğun bakım sonrası kaybettik malesef .
annem içerken ben de çok araştırmıştım ilaç henüz deneme aşamasında ve sadece yaşlı kanser hastalarında kullanılıyor diye duymuştum. Tabi insan o çaresizlik içinde bir umuda tutunuyor , ya iyi gelirse diye kullanıyor .
0
devilone
(07.10.25)
(6)

Hat taşıma

arbre
Turkcell'den Türk Telekom'a geçeceğim. Numaramın değişmesini istemiyorum. Yeni Sim veriliyormuş. Whatsapp, telefondaki mesajlar falan gider mi? Bana gider gibi geliyor.
Turkcell'den Türk Telekom'a geçeceğim. Numaramın değişmesini istemiyorum. Yeni Sim veriliyormuş. Whatsapp, telefondaki mesajlar falan gider mi? Bana gider gibi geliyor.
-1
arbre
(01.10.25)
Hayır tabiki, sadece yeni simi takacaksınız, sorun yaşayacağınız tek yer bankalar ve edevlet falan olacaktır, sim bloke kaldırma işlemi yapmanız gerekecektir.
0
atom karincanin torunu
(01.10.25)
hiçbir kayıp olmaz numara da değişmez.
0
jelly bear
(01.10.25)
Whatsapp, mesajlar vs hiçbir şey olmaz.

Tek dikkat etmen gereken bankalar. Telefon numaran aynı kalsa bile hat değiştirince banka önlem olarak numaranı bloke ediyor. Telefonla arayarak ya da atm'den kartla giriş yaparak telefon bkokesini kaldirabilirsin.
0
makbur
(01.10.25)
Telefon rehberi Google ya da Apple hesabına değil de simkarta kaydediliyorsa numaraları kaybedebilirsiniz, her ihtimale karşı bütün rehberi Google/Apple'a bir tur daha yedekleyin isterseniz.
0
kobuzchu kiz
(01.10.25)
@kobuzchu kiz'in dediği de çok önemli detaylardan. bazen rehber google/icloud hesabıyla senkronize sanıyorsun ama bir bakıyorsun yine de bazı numaralar hala sim kartta kalmış olabiliyor, bundan iyice emin olduktan sonra eski sim'i imha etmekte fayda var.
0
m e b
(02.10.25)
Sim karta kayıtlı olanlar gider. Yeni sim almadan bütün numara ve mesajları hafıza kartına ya da google hesabınıza aktarın.
0
anaphylacticshock
(02.10.25)
(12)

İsrail konusu neden ırak gibi hemen cozul(e)miyor

encokbenisevinnolur
... ve don lastiği gibi uzuyor yıllardır?Konu tamamen aynı değil ama ırakta da benzer şeyler oldu yıllarca, silahlı müdahalede bulunuldu asker çıkarıldı vs.İsrailin ordusu wiki verilerine göre 170 bin hazır, 470 bin rezerve personel varmış.Konu endüstri telefon uçak vs desen bunun teknolojik bilgisi
... ve don lastiği gibi uzuyor yıllardır?

Konu tamamen aynı değil ama ırakta da benzer şeyler oldu yıllarca, silahlı müdahalede bulunuldu asker çıkarıldı vs.

İsrailin ordusu wiki verilerine göre 170 bin hazır, 470 bin rezerve personel varmış.

Konu endüstri telefon uçak vs desen bunun teknolojik bilgisi var herkeste. Oradan almazlar üretirler zaman içinde.

NATO üyesi de değil.

Ülkelerdeki Yahudi vatandaşlar vs desen zaten çoğu kişi desteklemiyor kendi ülkelerinde medyaya göre.

Yani 5-10 ülke toplanıp girişse kapanir, işte iraktaki gibi yeni barışçıl İsrail hükumeti kurulur vs çözülür gibi geliyor.

Niye bu kadar dolambaçlı bu Konu?

Veriler bunlarken insanın komplo teorilerine de inanası geliyor.
0
encokbenisevinnolur
(24.09.25)
israil 10 milyon nüfuslu sıradan bir ülke değil ki amerikanın ortadoğudaki uç karakolu
0
grimavi
(24.09.25)
Bunu ben de biliyorum, sorduğum o değil, mesela NATO üyesi olmaması amerikayi politik olarak mat edebilir. Hakeza, politik misilleme olarak başka askeri gücü olan ülkeler de karışabilir. Sormak istediğim şey tam da bu, dediğin gibi şeyler bana piyasaya sürülen bahaneler gibi geliyor.

Yani verilere, olan bitene bakılınca, politik bir hamle olarak bunu yapabilecek, hem bir açıdan "biz çocuklar için yaptık" diyebilecek birçok ülke var, illa NATO üyeleri de değil başka ülkeler de yapabilir, ki tarihte değişik örnekler de var. Irak konusu yakın tarihli olduğu için onu örnek verdim.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.09.25)
bahsettiginiz sekilde bir hareket yapamayacaklarini dusunuyorum. bugun italya flotillanin guvenligi icin bir firkateyn gonderdigini acikladi konu bu firkateyn ne yapacak ve basina ne gelecek ile degisir. zannediyorum ki buna dokunmaz ama diger teknelere saldirirlar, herkes kinar. kinama bi ise yaramadigi icin, gazze'de numune olarak sadece israil'e yanlayan araplar kaldiginda da israil saldirilari durdurup gazze de bizim der, konuyu bati seria'ya cevirir. orasi da herhalde bi 20-30 sene surer en az.
0
klassno
(24.09.25)
bir kere ne ırak herhangi bir insan grubuna soykırım yaptı ne de ırak'taki herhangi bir konu hemen çözülebildi kıyası anlamadım ama israil'deki konuya gelecek olursak abd'nin uç karakolu olması gibi bir facti nasıl bahane olarak söyleyebilirsin? 5-10 ülke birleşip alamaz mı diyosun israil'i devirmek üzere savaş açmanın washington'ı bombalamaktan farkı yok nasıl birleşebilsin 5-10 ülke bu durumda? o yüzden abd israil'e dur demesi için ikna edilmeye çalışılıyor. abd ikna olup naparsanız yapın ben karışmıyorum dedikten sonra 1 ülke de alır 5 ülkeye gerek yok ama abd ikna edilemezse dünyanın geri kalan kısmının tamamının birleşmesi lazım abd ve israil'i yenebilmek için ki dünyanın ciddi bir bölümü de zaten abd'yle müttefik olduğundan teoride bile mümkün değil bu. abd'nin hiç müttefiği olmasaydı bile böylesine büyük bir savaşa girip ciddi kayıplar vermeyi göze alamazdı zaten büyük devletler.
0
semaforo de medianoche
(24.09.25)
@semaforo: politik durum ve medyaya sunulanlar olarak kıyaslıyorum, factleri değil. Saddam kimyasal kullanıyor dediler, yıllar sonra yalan çıktı ama olan olmuştu. Burada da sadece "bu açıdan" durum aynı.

Diğer söylediklerin denenmemis varsayımlar/hipotezler, aslında sorum bununla da ilgili ama dolaylı olarak.

Göze alma meselesini ülke ülke gezip soramayacagimiza göre bilemeyeceğiz de; soruyu güncellemeyim asıl soru şu:

- şu an İsrail'e müdahalede bulunup bunu politik avantaja dönüştürmeyi neden kimse kalkışmiyor olabilir? Politik avantaj dediğim "çocukları öldürüyorlar insan hakları ihlal ediyorlar, biz de giristik" diyebilir birçok ülke, şayet tepki görürse.
0
🌸encokbenisevinnolur
(24.09.25)
kimse kafasina iki deli tarafindan nukleer atilsin istemiyor. teorik olarak rusya, iran ve pakistan'in nukleer saldiri kapasiteleri var ama ardini getirebilecek ekopolitik gucleri yok. su an her sey bu haldeyken gazze'ye girmek dunya savasi baslatir, giren yalniz kalir.
0
klassno
(24.09.25)
detaya girmeden basitçe açıklayacak olursam abd'nin canı saddam'ı devirmek istediği için abd ve müttefikleri kimyasal saldırı var dedi, israil ise abd'nin himayesinde olduğu için 4k canlı yayında kimyasal silah kullansa bile abd ve müttefikleri kimyasal silah kullanmadı diyebilir. dünyada gerçekte ne olduğunun o kadar önemi yok. çıkarların önemi var, müttefiklerin kim olduğunun önemi var. söylediklerimin hiçbiri de varsayım değildi bu arada. abd'nin askeri ve ekonomik gücü diğer ülkelerin kat kat üstünde, israil de abd'nin %100 himayesinde bir ülke. politik avantaj için kim niye israil'e saldırsın bu durumda başkentine füze yedikten sonra nasıl bir politik avantajdan bahsedebilir bir lider. dünyadaki en bağımsız ülkelerden ve filistin'in en açık himayeciliğini yapan iran bile kendine saldırıldığı için saldırdı, sonra da ateşkes yaptı. dalaşma seviyesini aşsaydı abd dahil olacaktı çünkü.
0
semaforo de medianoche
(24.09.25)
isril'in yahudi lobisi üzerinden iş adamları bürokratlar vs. gelişmiş ülkelerde ciddi bir gücü var.
0
orpheus
(24.09.25)
sen türk tvleri seyredip gaza geliyorsun bence. ülkelerdeki yahudi vatandaşların desteklemediğini falan nereden çıkardın? bir kaç sokak röportajı, bir kaç ilgi peşinde koşan celebrity israili eleştirdi diye israilin desteksiz kaldıgını falan mı düşünüyorsun?
israil davasında haksız falan değil ki. terörü bitirmeye çalışan kararlı bir devlet görüyorum ben şahsen. propagandaya kapılıp gidiliyor benim gördüğüm kadarıyla.
ayrıca ırak gibi diktatörlük ile israil gibi modern bir devletin kıyaslanması abes.
0
abelardo
(24.09.25)
"israil davasında haksız falan değil ki. terörü bitirmeye çalışan kararlı bir devlet görüyorum ben şahsen. propagandaya kapılıp gidiliyor benim gördüğüm kadarıyla."

Eksiduyuru da ne eksiduyuruymus arkadaş aktroll ' ünden israil destekçisine :))

İspanya italya belcika hatta Lüksemburg da Türk TV'ler izleyip etkilendikleri için Filistin'i tanıdılar değil mi.

Yahu insan şunu yazmaya utanir. Adamlar bildiğin soykırım yapıyorlar. 2 3 sene önceki şehir drone görüntülerine baktın mi mesela?

Neyin haklı mücadelesi a..
0
makbur
(24.09.25)
İsrail soykırım yapıyor da Hamas yapmadı mı? İç savaşta 50 bin Filistinli katledildi. FKÖ silindi Gazze'den. Çocuklarını kaçırmak isteyen babaları bile idam etti Hamas, seçimleri kaldırdı rafa yillardir toplama askerle 9 mahallede 5000 Ortadoğu kackiyla İsrail'in planını gerçekleştirdi Hamas.

İsrail'e kimse dur diyemez. Denediler defalerca, 5 i değil 10 u bir oldu da ne oldu?

500 tane İsrail askeri 65 bin Filistinli'yi hayfa'dan sürdü.

Aksini iddia eden varsa buyursun, Arap dediğinin ulustu vatandi diye bir duygusu kaygısı yok. Kim niye savaşsin?

Kuduz köpek gibi davranmayı doktrin kabul eden ruh hastaları Siyonistler.
0
topkapiaksaray
(24.09.25)
@makbur
bunları yazdıgım için utanmıyorum aksine "kral çıplak" diyorum. herkes papağan gibi terör destekliyor.
filistini tanımak ne demek bilmeden yorum yapıyorsun. hamas nedir? gazze nedir? filistin nedir? bir şey bilmeden ezbere konusuyorsunuz.
0
abelardo
(24.09.25)
(10)

İçki bütün kötülüklerin anasıdır

sekizdokuzon
sözünün hadis olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum açıkçası, deyim & özdeyiş gibi bir şey sanıyordum. Günlük hayatta kullandığımız ve hadisi şerif olan başka ne var? Ona göre ayık olalım; kimsenin dinine, örfüne, ananesine bilmeden dil uzatmayalım.Teşekkürler.
sözünün hadis olduğunu biliyor muydunuz? Ben bilmiyordum açıkçası, deyim & özdeyiş gibi bir şey sanıyordum. Günlük hayatta kullandığımız ve hadisi şerif olan başka ne var? Ona göre ayık olalım; kimsenin dinine, örfüne, ananesine bilmeden dil uzatmayalım.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(24.09.25)
cennet annelerin ayagi altindadir, var. cokca tehlikeli unsur iceriyor.
0
gule gule
(24.09.25)
Ottur günahı yoktur diye bir laf duymuştum, ama dini temeli var mı kim soylemis bilmiyorum.
0
encokbenisevinnolur
(24.09.25)
dindar psikopatiden kaçamazsın. bi şekilde linç edicek bir şey bulurlar.
0
potsdamer
(24.09.25)
Ben biliyordum. Sahih Buhari'yi okuyabilirsiniz.
0
Batuhanolabilir
(24.09.25)
Reis tahminen bu educatedear'in (Boğaç bilmemne) yaptığı "uzun adam" remix ini dinledi, cok kızdı kafası attı ve "tiz vurun kellesini" dedi :)

Savcılar da didik didik ettiler en sonunda böyle bir şey uydurdular.

Yani hadismis dini hassasiyetmis vs hikaye bence.
0
makbur
(24.09.25)
Ya az once dandik bi kokteyle verdigim paradan sonra ickinin kotulugun hem anasi hem babasi olduguna kanaat getirdim. Bu da benim ozlu sozum olsun. Hadis yok bende ama mesajim sana da ullassin:)
0
sey mi dostum
(24.09.25)
75cl Gordon's 1500 TL, içki değil mekancilik öldürür. Bu da benim özlü sözüm
0
🌸sekizdokuzon
(24.09.25)
Biliyordum. Senin bilmemen normal çünkü sen haber jargonunu da anlamıyordun.
0
yenibirgüzelnick
(25.09.25)
Ben bu lafın hadis olduğunu bilmiyordum. Güya din bilgim de fena değildir hani. Öyle çok duyduğumuz bir laf ki atasözü falan saniyordum
0
abelardo
(25.09.25)
evet biliyordum, yani kocaman tabelalara yazıyor yeşilay, okulda da öğretiyorlar haliyle
0
hoot
(27.09.25)
(3)

Laptop ekranı satan yer

wazzap
Merhabalar,Daha önceden laptop ekranı satın alıp, memnun olduğunuz hangi satıcılar var? Tek endişem ekranın kırık veya istediğim şekilde gelmemiş olması. Daha önce özellikle de online olarak bir yerden laptop ekranı siparişi vermiş ve eline sorunsuz bir şekilde ulaşan var mı? Varsa hangi firmadan al
Merhabalar,

Daha önceden laptop ekranı satın alıp, memnun olduğunuz hangi satıcılar var? Tek endişem ekranın kırık veya istediğim şekilde gelmemiş olması. Daha önce özellikle de online olarak bir yerden laptop ekranı siparişi vermiş ve eline sorunsuz bir şekilde ulaşan var mı? Varsa hangi firmadan aldığını yazarsa sevinirim.

İnternette 12893192 tane firma var ama güvenemiyorum açıkçası.
0
wazzap
(23.09.25)
N11'de yorumları başarılı satıcılardan alabilirsin, oem parçaları oradaki satıcılardan alıyorum ben. İyi araştırınca sorun yaşamadım hiç.
0
Bruce
(23.09.25)
ben eski pc'me n11 den almıştım ama düzgün gelmişti ama görüntü kalitesi o kadar iyi değildi. yan sanayi gibi bişey oluyor sanırım. o dikkat ederek alırsan daha iyi olur.
0
high hopes of the sozluk
(23.09.25)
ekran satan yerler %90 muadil ekran satarlar. bunlar da iş görür, kendime eşe dosta zamanında baya alıp takmışlığım vardır. (hatta şu anki laptop'ta bile muadil ekran var:)

2. ihtimal ise kadıköy, mecdiyeköy vs buradaki tamircileri tek tek gezip çıkma ekran var mı diye bakmak. anakartı vs pert olmuş laptop'ların ekranları tertemiz vaziyette tamircilerde duruyor. hem de orjinal ekran. üstelik size sıfır ürün diye sattıkları "muadil" ekranların yarı fiyatına geliyor biraz pazarlık vs ile.

ayrıca çıkma ürün alacağınız için dükkanda çalıştırıp gösteriyorlar, son seferde babama bu şekilde aldım ve önceki sıfır diye aldığım muadil ekranlara üzüldüm açıkcası.

not: internetten hiç sipariş vermedim. sıkıntılı ve hassas bir ürün çünkü. velev ki yanlış ürün gönderdiler, çok titiz paketleyip yollaman lazım. bozuk ürün gönderdiler nasıl kanıtlayacaksın zaten çok teknik bir konu. tüm bunlardan ötürü hep bizat kendim gidip almışımdır, şu ana kadar 8-10 kere bu işe girişip başıma da olumsuz herhangi bir şey gelmemiştir.
0
makbur
(24.09.25)
(3)

Saadettin saran tekne cekme videosu

sonsuz
https://x.com/bilio_muydunuz/status/1969812473609068693bu video gercek mi yoksa ip mi var?
x.com

bu video gercek mi yoksa ip mi var?
0
sonsuz
(22.09.25)
Gerçek. Oradaydım
0
gobekliraki
(22.09.25)
Bir kere tekne değil minnak bottan kırma bir şey (ismi vardı unuttum)

2.'si yuzen adam Paletli. Palet yüzerken motor takmış gibi destek verir. Ayriyetten şnorkeli var; nefes almak için ekstra sağ sola yukarı aşağı efor harcamasina gerek yok kafa suyun içinde bodoslama basıp gidebiliyor.

Özetle video gerçektir ama lüzumsuz ve sov amacli tabi :))
0
makbur
(22.09.25)
gerçek. ama göründüğü kadar zor bir şey yapmıyor. adam zaten rekortmen milli yüzücü.
0
sir gawain
(22.09.25)
(8)

Hangi yapıştırıcı

kibritsuyu
Buzdolabı rafının sert plastikten mamul köşesi kırıldı. Tam olarak rafın gövdeye geçen köşedeki taşıyıcı parçası. O çıkıntı olmayınca raf yerinde sabit durmuyor, dingildiyor. Raf hem kendini, hem üstündeki tencere tavayı taşıyabilmeli. Ben bu parçayı neyle yapıştırayım? Aktivatörlü 2k hızlı yapıştır
Buzdolabı rafının sert plastikten mamul köşesi kırıldı. Tam olarak rafın gövdeye geçen köşedeki taşıyıcı parçası. O çıkıntı olmayınca raf yerinde sabit durmuyor, dingildiyor. Raf hem kendini, hem üstündeki tencere tavayı taşıyabilmeli.

Ben bu parçayı neyle yapıştırayım? Aktivatörlü 2k hızlı yapıştırıcı ile yapıştırdım, birkaç hafta sonra geri kırıldı.

Neyle yapıştırayım, ne önerirsiniz?

edit: kendim çekecek durumda değilim ama internetten buldum.

şu ibibik kırıldı: i.imgur.com
0
kibritsuyu
(21.09.25)
bence foto atarsanız çok daha nokta atışı tavsiyeler alırsınız.
0
makbur
(21.09.25)
Karbonat ve japon yapıştırıcı karışımı, youtube da videoları var.
0
Mirket
(21.09.25)
hızlı yapıştırıcılarda güç üzeri yükte ve ısı farkının çok olduğu yerlerde esneklik toleransı sıfır gibi. epoksi yapıştırıcı daha uygun bu konularda. 1-2 video izlerseniz şahane.

www.amazon.com.tr
0
dorian greyfurt
(22.09.25)
Yapıştırıcıya vereceğin parayla bence rafın yenisini al. Kırılırsa üstündekilerle beraber buzdolabını berbat etmesin.
0
etna
(22.09.25)
@etna

rafın yenisini bulamadım, bulsam alacaktım. bir de bu kırılınca raf düşmüyor, diğer üç köşeden tutunduğu için yerinde duruyor ama sabit durmuyor, tek ayağı kısa sandalye gibi dingil dingil oynuyor.
0
🌸kibritsuyu
(22.09.25)
Bence de epoksi yapıştırıcı kullanmanız lazım ama öncesinde kırık yere ısıtıp bir ataş sokarsanız daha da sağlam olur. Hem gövdeye hem kırık parçaya girecek yani. İnşaatlardaki donatılar gibi.
0
orient blue
(22.09.25)
epoksi ile olabilir ancak.
0
eisberg
(22.09.25)
fotoyu şimdi gördüm.

epoksi de dahil hangi yapıştırıcı kullanırsanız kullanın yine dayanmaz. Niçin dayanmaz; çünkü parça çok minik, yapıştırma alanı çok küçük ve bazen buzdolabında bir rafta 5 kg'dan fazla yük olabiliyor ( 24 saatten fazla hatta daha fazla bu yüke maruz kalabiliyor)

yine de şansımı deneyeceğim diyorsanız, herhangi bir epoksi yapıştırıcı değil de "plastic steel putty" "plastik çelik macun" diye geçen yapıştırıcılar var (epoksi içerikli) onlarla şansınızı deneyebilirsiniz;

www.youtube.com (bu videoda da en fazla dayanan yapıştırıcı)

ancak bu macunu kullanmadan önce yapıştırıcı sürdüğünüz iki parçanın (gövde ve kırılan uç) yapıştırıcı sürdüğünüz taraflarını güzelce zımparalayın ya da kazıyın ki eski yapıştırıcıdan eser kalmasın. sonra da güzelce silip temizleyip kurulayın.

bu macunu da yalnızca kırık alana değil, altını üstünü kaplayacak şekilde gövdeye de uzatabildiğiniz kadar uzatarak sürün (kırıl alan + üstünden de boyar gibi, kuruyunca dışardan sıkıca tutsun)

www.hepsiburada.com şöyle bir ürün var mesela denenebilir (hiç denemedim, ben o videodaki devcon'u biliyorum ama inanılmaz sağlam bir ürün)

büdüt: unutmadan; epoksi, uygulama esnasında solunması zararlı bir ürün. mümkünse açık hava, balkon, ya da açık cam önünde havadar bir yerde gerçekleştirin bu işlemi.
0
makbur
(22.09.25)
(8)

Dünyadaki tüm karıncalar birleşip insanlara saldırsa

messina123
Bu savaşı kim alır? 1 insan başına 1 milyon karınca düşüyormuş. İnsanların önemli bir kısmının bebek ve yaşlı olması da var. Bu savaşı kazanmamız çok zor füze bomba silah ne kullanırsak kullanalım altından kalkamayız karıncalar alır
Bu savaşı kim alır? 1 insan başına 1 milyon karınca düşüyormuş. İnsanların önemli bir kısmının bebek ve yaşlı olması da var. Bu savaşı kazanmamız çok zor füze bomba silah ne kullanırsak kullanalım altından kalkamayız karıncalar alır
0
messina123
(20.09.25)
Aralarına yuvarlanarak dalsam cephenin birini tek başıma alırım. Belki tek başıma şehid olurum ama şehadet şerbeti için değer. Bi zahmet siz de diğer cepheleri alırsınız. Sonuç olarak savaş bizim.
0
anatomik
(20.09.25)
tek amaçları bu olsa baya insan götürürler, inanılmaz bir yapılanmaları var çünkü :)

çok alakasız aklıma bu kitabı getirdin ama;

KARINCALAR - BERNARD WERBER

bütün insanlığa saldırı şeklinde değil tabii de cinayet falan işliyorlardı organizasyonlarıyla; müthiş bir bilim kurgu serisidir tavsiye ederim :) (karıncalar hakkında da inanılmaz ayrıntılar öğreniyorsun)
0
makbur
(20.09.25)
Karıncalar basit bir manipülasyonla, misal toz şekerden bir tuzak kurup karıncalar buraya çekilip ölüm sarmalına alındıklarında neredeyse sıfır zayiatla bu savaşı insan ırkı kazanır.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(20.09.25)
silah serbest mi? serbestse flamethrower'la birkaç milyon karıncayı sırf tek başıma alırım.
0
sir gawain
(21.09.25)
açılın hesaplayan adam geldi: kişi başına yaklaşık 10-20 kilo arası karınca düşüyor. insanların kullanabileceği araçlar, silahlar da var. zaiyat olur baya ama insanlar kazanır.
0
robokot
(21.09.25)
karıncalar insan kadar zeki olsa medeniyeti çökertir. kabloları kemirir, gaz borularını patlatır, suya siyanür falan katar. yerin altına saklanırlar zor öldürürsün.

taktik yapamayıp bodozlama cepheden saldıracaklarsa yenemezler.
0
ya ben lan neyse
(21.09.25)
çok rahat alırız, zayiat da çok az ve muhtemelen yalnızca tamamen savunmasız kişiler olur bebekler veya çok yaşlılar, ağır fiziksel engeli olanlar gibi.

karıncaların organizasyonu ve zekası karınca oldukları için etkileyici, bizimle kıyaslanamaz. ayrıca bizim en zayıfımız ayakkabısıyla bunların binlercesine tek atar.

kişi başına milyon tane düşmesi dert değil sadece 100 kişilik organizasyonla bütün mahalle ve hatta ilçenin karıncalarını yok edersin muhtemelen, akıl dolu preemptive strike çakıp bizi felç etmedikleri sürece içlerinden geçeriz. öyle bir şey yapmaları da zaten mümkün değil senin bir adımda aldığın yolu bir saatte alıyorlar.

tartışma konusu bile değil yani karıncaları itidalli davranmaya davet ediyorum bu iş onların sonu olur...
0
der meister
(21.09.25)
Herkes silahsız olarak savaşsa (ayakkabı vs kullanmak yok) karıncalar direnebilir ama normal silah serbest modunda dayanamazlar.
İnsan kazanır
0
basond
(21.09.25)
(6)

Kan tahlili devlet hastanesi

terspeygamber
Kan tahlili yaptırmak genel kan değerlerine baktırmak için hastaneye direkt gidilebiliyor mu?En son galiba bu konuda bir takım güncellemeler oldu. Önce aile hekimine gitmek ve oradan sevk olmak gerekiyor gibiSon durum nedir acaba şimdi herhangi bir dahiliye bölümüne mhrs’den randevu alıp gidemiyor m
Kan tahlili yaptırmak genel kan değerlerine baktırmak için hastaneye direkt gidilebiliyor mu?

En son galiba bu konuda bir takım güncellemeler oldu. Önce aile hekimine gitmek ve oradan sevk olmak gerekiyor gibi

Son durum nedir acaba şimdi herhangi bir dahiliye bölümüne mhrs’den randevu alıp gidemiyor muyuz nasıl acaba prosedür
0
terspeygamber
(20.09.25)
Ben geçen hafta cuma mhrsden randevu aldım dahiliyeye gittim, tahlil yaptırmak istiyprum dedim asistan kız zaten paketimiz var o tahlileri yapıyoruz dedi. Pazartesi de sonuçlar cıktı. Aile hekimine gidip gösterdim ilaç yazdı yolladı.
0
condom kurşunu
(20.09.25)
öyle bir durum yok istediğin gibi mhrsden randevu alıp hastaneye gidebilirsin.
eğer ki randevu aradığın bölümde boş randevu yoksa sistem sana istersen önce bir aile hekimine git diye teklif ediyor. aile hekimlerine de hastaneler için ek randevu alma imkanı tanındı. olay bundan ibaret.
eski sitem devam ediyor.
0
my fault
(20.09.25)
Temel kan tahlillerini aile hekimi de yapıyor bu arada, hiç mhrs ile falan uğraşmadan sabah gidip yaptırıyorsunuz.
0
kibritsuyu
(20.09.25)
@kibritsuyu ben de öyle düşündüm ama sanki aile hekiminde birkaç değer için daha kısıtlı bakılıyordu kan değerlerine o yüzden emin olamadım
0
🌸terspeygamber
(20.09.25)
D vitaminine aile hekimi bakmıyor. MHRS'den randevu alıp dahiliye de gidebilirsiniz. Aile hekimine gidecekseniz genelde 10-11'den önce gidip kan vermeniz gerekir. Zaten her halükarda aç vermeniz gerekecek kanı dahiliyeden alacaksanız da sabah saatlerine almaya çalışın.
0
black holes in the sky
(20.09.25)
"aile hekimi check-up" hakkın var. aile hekimin ile görüş, anlaşmaşlı kuruluşlarda yaptırabilirsin (bazı özel kliniklerin de anlaşmaları var)
0
makbur
(20.09.25)
(13)

Amazon kindle nereden alınır?

webbrowser
Selamlar, ortalama 7-10 bin tl bütçe ile kindle alacağım ama nereden alınır bilmiyorum. Yardımcı olabilir misiniz?
Selamlar, ortalama 7-10 bin tl bütçe ile kindle alacağım ama nereden alınır bilmiyorum. Yardımcı olabilir misiniz?
0
webbrowser
(18.09.25)
model belliyse sahibinden de ikinci el tavsiye ederim. 4-5 kişiye aldım öyle hepsi de sorunsuz kullandı
0
kisa
(18.09.25)
@kisa
Soruya ek yapmış olacağım ama önerebileceğin model var mı? Pdf de okunabilen, şarjı iyi giden, ışığı ve fontu/boyutu ayarlanabilir(sarı mesela) model önerin olur mu?
0
Amaranta ursula
(18.09.25)
Ben de kindle ve Kobo Libra colour 2 arasında kararsız kaldım. Eskiden kindle kullanıyordum ama yorumlarda artık koboya dönenlerin çok olduğunu gördüm. Öneri var mıdır?
0
ontheroad
(18.09.25)
@Amaranta, bir sürü model çıkmış, bilemiyorum ne yazık ki, hep paperwhite kullandım, 7" olan ekran ve kitap okumak için tüm ihtiyacımı karşıladı. Yazı boyutu ayarlanabiliyordu, fontu hiç ellemedim bakmak lazım.
kitap okuyuclarda elektronik mürekkep kullanıldığı için çok da özellikli bir şey almadıkça şarjı iyi gider. ipad gibi ekranlarda ise şarj az gider.

Bilgilerim güncel değil ama kitap okumak için alacaksam yine paperwhite alırım çünkü işimi görüyor.
0
kisa
(18.09.25)
Kindle vs Kobo karşılaştırmasında Kobo öneririm.
Her ikisi için de Aydınlar Ticaret'e bakabilirsiniz, internet sitelerinde var modeller.
0
anatomik
(18.09.25)
Kobo'da epub desteği varmış kindle'da da var mi?
0
Amaranta ursula
(18.09.25)
kindle model farklari bence oyle ahim sahim farketmiyor. en son paperwhite'a su gecirmezlik ozelligi eklendi ama kuvette kindle okuma aliskanliginiz yoksa bence cok elzem degil.

ayrica model ismi ve tarihine bakarak hangisi daha gelismis tahmin edilemiyor. bende daha once 6. nesil bir kindle basic vardi ve isikliydi. bir yerde unutunca aliexpressten refurbish bir tane aldim 8. nesil ve isik yok, dikkat etmedim olmadigina ve 40 yas ustu planli urun eskitmeye girmis bir insan evladi olarak isik olmamasindan cok muzdaribim. isikli model sart. en iyi jenerasyon olmasina gerek yok.

su anki 8. modelde digerinden farkli olarak ebeveyn ayarlari var mesela hic isime yaramayacak birsey. 6. da goodreadse baglaniyordu bu da baglaniyor.

yani butcene gore isikli modellerden sec gec.
0
warrior princess
(18.09.25)
Amaranta ursula epub, pdf hersey okursunuz kabul etmedigini de calibre ile cok basitce cevirip icine atarsiniz. su an amazon unlimited uyeligim falan yok, tamamen anna's archive ve zlibrary'den indiriyorum ve calibre ile atiyorum icine. emaille de atabilirim (kindle'a gonder ozelligi) ama o sekilde atinca kapaklari gostermedigi icin calibre tercih ediyorum.
0
warrior princess
(18.09.25)
kindle'da pdf filan okunmaz. Yanlış yönlendirmeyelim. Okumak için k2pdfopt ya da bilgisayarda programlarla uğraşıp temiz bir aktarma yapmanız gerekir. Bu da hız çağında insanı okuyacağı şeyden soğutuyor.

Yaklaşık 20 yıldır kindle kullanan biri olarak farklı alternatiflere yönelin derim pdf için. Onyx booxlara bakın.
Kindle maalesef niş bir ürün olarak kaldı, sistemini geliştirmedi. Tr'de de epub kültürü yerleşmedi, pdf tabanlı gidiyor içerikler. Bu yüzden kindle ile zor...
0
adivar
(18.09.25)
kobo libra color var eşimde. fontlar bir tık küçük gözükse de pdf okuyor. 7 inç ekran boyutu.
bende kobo clara color var. daha küçük ekranlı(6). ben epub tercih ediyorum.
0
unalub
(18.09.25)
@adivar

Son 5-10 senedir sayfası tam Kindle ekranına oturan Pdf'ler düzenleniyor böyle okuduğum çok kitap var. (Ayrıca kelimeler de seçilebiliyor sözlük vs çalışıyor yani)

Yani bütün Pdf'ler A4 boy şeklinde düzenlenmiyor.

-2011 kindle touch spor-
0
makbur
(18.09.25)
@makbur kaynak verebilir misin, faydalanalım türkçe içerikse.
0
adivar
(18.09.25)
sarı siteden çok temiz ikinci ellerini bulabilirsiniz, ben 3 4 ay önce almıştım pili filan sıfır ayarında çıktı. 10th gen bendeki cihaz, pdf açıyor ama biraz zor okuması, çok pratik değil. o zaman 3.000 e almıştım
0
pislick0
(18.09.25)
(23)

Balkonum nasıl olmuş - ifşalı

sekizdokuzon
Kapalı balkon tabii, salona dahil. Eldeki eşyalarla bu kadar dekore edebildim. Nasıl duruyor?https://ibb.co/k631LWVCBu arada perde var, camları silmediğim için takmadım daha.Teşekkürler.
Kapalı balkon tabii, salona dahil. Eldeki eşyalarla bu kadar dekore edebildim. Nasıl duruyor?

ibb.co

Bu arada perde var, camları silmediğim için takmadım daha.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(17.09.25)
gözlükler 5 numaraya benziyor limonlu soda mı o hiç sevmem biraz daha detay yakalayayım çok zevkli
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
Küllük al.
0
Bruce
(18.09.25)
Çok iyi lan
0
Shepard
(18.09.25)
tuvalet kağıdı niçin
0
Karim iceride uyuyor ben seni dusunuyorum
(18.09.25)
bu kadar kapalı bi alana nasıl balkon denir ki
0
jelly bear
(18.09.25)
Hoş duruyor
0
gadlemler
(18.09.25)
Eline sağlık çok güzel görünüyor.

Ancak sigara içmeyen arkadaşların için tam bir işkence-gaz odası olacak orasi anladigim :)
0
makbur
(18.09.25)
link kurbağa olmuş
0
ruhlardan esinlenen karga
(18.09.25)
güzel olmuş olmasına da bu bir balkon değil ki. oda. balkonu kapatınca orası artık balkon olmuyor, daha büyük bir odan oluyor.
0
sir gawain
(18.09.25)
bunun nesi balkon ben onu anlamadım yerler parke, oda ile tamamen birleştirilmiş, dışarı bakan kısımda pencere altında da duvar var, pencere de düz pimapen pencere.
bir zamanlar balkonsa bile kapatılmış eve dahil edilmiş.

tavandaki perde rayı perde asılsa bile orada beyaz beyaz at şeyine konmuş kelebek gibi duracak, solda duran ayaklı çubuğun herhalde bir anısı var. kanepenin yanında kabak gibi duran modem hoş bir teknolojik dokunuş olmuş.

ben bir dekorasyon göremiyorum. sadece kanepe güzelmiş diyebilirim.
0
denizgonen
(18.09.25)
balkon değil + 1. bir de o koltukta rahat oturabiliyor musunuz? arkası alçak koltuklarda rahat edemiyorum ben.
0
inheritance
(18.09.25)
denizgönen şöyle led lamba o bence lambaled.com.tr
0
Batuhanolabilir
(18.09.25)
Biraz basık olduğu işin eh işte diyorum.
0
respect
(18.09.25)
bu balkon değil ki. kapalı balkon olayını da anlamadım. üstünü mü kapaın? e o zaman nasıl cam olan yerde duvar var.
sekizdokuzon ifşaları beklentiyi düşürmezdi hiç. ne oldu bu sefer
0
abelardo
(18.09.25)
Tamam balkon değil cumba, çıkıntı ne boksa artık tamam
0
🌸sekizdokuzon
(18.09.25)
İnsan bir hayırlı olsun, bir eksiğin var mı, şuraya şöyle bir şey koysan süper olur der. Adamlar geceden beri balkon mu değil minin derdinde. Allah yakın çevrenize sabır versin.
0
🌸sekizdokuzon
(18.09.25)
Bütçeniz var ise daha büyük (ve belki biraz daha alçak) bir sehpa ve daha büyük bir halı güzel durabilir. Bir de radyatörün üstünde kalan duvara bir şeyler asarsanız, tablodur posterdir vs. Perdeler ne renk olacak? Onlar da odanın havasını değiştirecektir.
0
peki madem
(18.09.25)
Perdeler beyaz, gri. Tül perde ve gri, kalın güneşlik var. Duvarın grisinin bir ton koyusu.
0
🌸sekizdokuzon
(18.09.25)
@sekizdokuzon senin iyiliğini düşünüyorlar. Düştüğün rüyadan uyandırıyorlar. ahahahaha
0
Shepard
(18.09.25)
Hali ile koltuklar epey uymuş bir şekilde, kontrast olarak. İleride benzer desenli daha büyük bir hali da denenebilir gibi duruyor ama bu hali de iyi.

Sallanan sandalye vs de konabilir.
0
encokbenisevinnolur
(18.09.25)
perde de takarsan kesin balkon değil. benden söylemesi.
0
enteg
(19.09.25)
Hayırlı olsun, iyi duruyor ama biraz elden düşme gibi eşyalar. Zamanla yenilersin eğer istersen.
0
gabe h coud
(19.09.25)
Eşyaların hepsi kullanılmış, ev aşırı düzeyde elden düşme. Başlangıç için ideal bir mekan, yaza doğru daha iyi bir yere geçerim inşallah. Teşekkür ederim.
0
🌸sekizdokuzon
(19.09.25)
(5)

Karınca ne söylemiş olabilir?

respect
Sizce karınca diğer karıncalara ne söylemiş olabilir :)https://streamable.com/bh50ja
Sizce karınca diğer karıncalara ne söylemiş olabilir :)

streamable.com
0
respect
(15.09.25)
"benimle gelmeyen g*ttür"
0
nolmus yani
(15.09.25)
"-koşun kayıntı var"
0
ground
(15.09.25)
inanilmaz ilginc bir videoydu. yumurtaya can veren rabbim neler yaratmis.
tesekkür ederiz :)
0
alice in potatoland
(15.09.25)
Hasbünallahu ve ni'me'l-vekîl ni'me'l-Mevlâ ve ni'me'n-nasîr

Bir karınca başka ne diyebilir ki

Arkada Halil İbrahim sofrası çalması manidar olmuş.
0
Hallegadola
(15.09.25)
karıncalar birbirleriyle feromon (koku) izleriyle anlaşıyorlar. yollarını da bu izlerle çiziyorlar aslında.

yemek, değerli besin bulan karınca bu yolu o anlama gelen feromonlarla çiziyor ve bütün karıncalar da haberdar oluyorlar.

bu şekilde bu kadar hızlı organize olup herhangi bir yerde yemek varsa anında dadanıyorlar. (çünkü koloninin bir sürü keşifçi karıncaları da sağda sola hep dolanıyorlar)
0
makbur
(15.09.25)
(20)

ekonomik krizi hissediyor musunuz?

messina123
her sene klasik giyim alışverişimi yaparım. geçen sene tommy hilfeger, discovery, beymen falan doldurmuştum. ciddiyim şakasız maaşımın yarısı anca gitmişti. bu sene benzer bir sepet yapmak amacıyla avm'ye gittim. üstelik gittiğim avm outlet bir avm'ydi. geçen seneki sepetimi bu sene yapsam 4-5 maaşı
her sene klasik giyim alışverişimi yaparım. geçen sene tommy hilfeger, discovery, beymen falan doldurmuştum. ciddiyim şakasız maaşımın yarısı anca gitmişti. bu sene benzer bir sepet yapmak amacıyla avm'ye gittim. üstelik gittiğim avm outlet bir avm'ydi. geçen seneki sepetimi bu sene yapsam 4-5 maaşımla çıkamazdım. dün akşam iliklerime kadar krizi hissettim.
0
messina123
(15.09.25)
yazın kiraz yemedik. alamadığımızdan değil ama bir avuç şeye 500/600 tl vermek akıllıca olmadığı için almadık. hayatımın hiç bir döneminde en normal bir meyve alışverişinde acaba alsam mı diye düşünmemiştim.
0
exlibris
(15.09.25)
Marka, trend olan şeylere kapılmak, alış verilte kolaylık diyerek ama "evet ben borçlu hayat sürmeyi kabul ediyorum " kısmını düşünmeden kredi kartı kullanmak ekonomide kriz olmasa da, kendi özel krizimizin başlangıcı için yeterli sebeplerden.

tommy hilfiger, discovery, beymen vs bunlarsız yaşayan ama yine de kendine yakışanı bulabilen milyonlarca insan var.

Bu arada büyük kriz var doğru ama olaya markalar üstünden değil ekmek ve su üstünden bakıyorum. 1 ekmek 12.5 TL civarında, 0.5 lt su ise bazı merkezi yerlerde 5 TL gibi olsa da bazı yerlerde 10 TL ye kadar çıkabiliyor. Fiyatlarına alıştık belki ama çok pahalılar. Çünkü bunlar hayatın olmazsa olmazları arasında.
0
diyecevaplandı
(15.09.25)
Tam tersi tekstil son bir senede fiyatı en az artan ürün grubu. 1 ayakkabı 2 tekstil hatta. Geçen sene yarı maaş bu sene 5 maaş gibi absürt bir durum olmadı siz tamamen yanlış bakmışsınız. Öyle 10 kat değişen bir şey olmadı. Sezon ürünü, indirimli ürün, lüks ürün karışmış.

Ben enflasyona ev baktığım için ev gözüyle bakıyorum. İyi muhitte %60-70’lerde arttı. Mutfak masrafıyla bakıyorum o da o kadar arttı. Bi arabalar çok artmadı
0
avatar is back
(15.09.25)
Türkiye'nin her zamanki hali bence. kriz olmayan hiçbir zaman hatırlamıyorum. bu nedenle de porsiyonlarımızı küçültmeye, idareli olmaya marka kıyafetler almamaya olabildiğince alıştık sanırım.
0
Sadece soruyorum
(15.09.25)
@avatar en son ne zaman avmye gittin bilmiyorum ama boynere gidip fiyatlara bir bak istersen. ben şok oldum. adidasta pumada 4 binden aşağı adam akıllı ayakkabı yok. deichmandan isimsiz bir markayı 2200e aldım
0
🌸messina123
(15.09.25)
Hissediyorum. İşe başlayalı neredeyse 10 sene olacak. Bizim meslekte de sene geçtikte kazancın ve gelirin artar normal şartlarda.

Ben mesleğe başladığım ilk seneye göre şuan çok kötü yaşıyorum. İlk senemde ne istersem yapabiliyordum kazanıyordum. Şuan sinek avlıyorum ofiste.

Ne olacak bilmiyorum böyle. Devam eden işler olmasa aç kalacağız...
0
drako
(15.09.25)
Hissetmiyorum ama dolandırılmak da istemediğim için bazı yaptığım şeyler var.

Mesela evimin yakınında toptancı var. Yarım litre su 3-4 lira markasına göre. Markette 20 lira. 24lü paket alınca 400 lira cepte kalıyor. Koşu sonrası, yürüyüş için yanıma aldığım suyu buradan alıp arabanın bagajına atıyorum.

Bunun gibi saçma şişirilmiş fiyatları olan standart ürünlerde dikkat etmeye çalışıyorum. İhtiyacım olmasa da insanları keriz yerine koyan işletmelerden uzak duruyorum.
0
gabe h coud
(15.09.25)
Geçen yıl saçımk 500 e kestirdim. Bu yıl 1500 aldılar.

Beymen, boyner oraları bilmem de, defacto da gömlek 1000 lira, zarada'da.

Kırmızı et çok pahalı. 2024 ocakta maaşım 20 bin idi galiba Kiram yoktu. Kırmızı et nadir yerdim. Şimdi burada kalsam ayda bir kere yiyebilirim herhalde. Her şey çok pahalı dolmuş 38 lira. Latte 200 lira.

Üçü bir arada karıştırıp getirseler 150 lira. Ankara'da uyduruk bir yerde şarap 500, meyveli alkolün adı neydi, unuttum şu an 700 lira.

Bizim Ankara'daki evin kirası 15 bin. İstanbul'da bir oda 16 bin.
0
Kahvedesu
(15.09.25)
Evli ve çocuklu bir birey olarak kriz içimden geçiyor, üstelik kirada bile değilim.
0
mirty
(15.09.25)
Hissediyorum. Geçen hafta saçıma röfle ve keratin bakım yaptırdım bir de uçlarından aldırdım. 18 bin TL tuttu
0
kullanicadi
(15.09.25)
Restoran-Kafe fiyatları saçma denecek seviyelere çıktı. Bana en çok hissettiren bu oldu.

Giyim ise görece ucuz geliyor bana. Geçen gün lcw'de vitrindeki tişört indirimsiz 300 liraydı.
0
yadigar
(15.09.25)
kas aldirmak 1000 tl ydi :d yaklasik 2 yildir yogun hissediyor ve fiyat takibi yapmiyorum/yetisemiyorum
0
ala09
(15.09.25)
"markalara bakmayın ekmek su fiyatına bakin"

Burada kötü bir sinsilik var. Akp 2017-2018 gibi ekmeğe daha da zam yapıp rezil olmayalim diye ekmek "gramaj"ini düşürdü :) hatta hatırlarsınız ahaber bunu "israfın önüne geçiyoruz" şeklinde vermişti. Minumum 250 gr olmasi gereken ekmegi 200 gr'a çektiler.

Su olayina hiç girmiyorum bile. Şu diye neleri içiyoruz gerçekten bilmiyorum. Toptancıdan ucuz diye aldığınız suları gidin teste sokun içinde kimbilir neler çıkacak :)

Özetle arkadaşın ilk duyuruda saydığı markalar durumu daha da yalın bir şekilde ortaya seriyor. Tr'de kafaya göre zam yapma ok var ama söyle bir durum da var; adamlar dövizle ithal mal alıyor. Aradan biraz zaman geçiyor, tl bariz bir biçimde baskilaniyor bütün piyasa biliyor bunu. Herif de malını ona göre bir fiyat biçip satıyor haklı olarak riske girmek istemiyor.
0
makbur
(15.09.25)
@makbur
elit zihniyetinle o markaları takip et. Özgürsün ya.
Zorluğu, açlığı alt tabaka daha çok hissediyor. tabi ki ekmek ve sudan bahsedeceğim. "Senin" avmlerdeki harcamanı kim ne yapsın? Ekonomik krizi zorluğu buradan mı okuyacağız?
Kasada hep aynı ürünün 2.sini alarak indirim kazandığını mı sanıyorsun?

Sjw'liğini böyle saçma gerekçelerle siyasete girerek değil markaların zamların ötesinde toplumu,insanı dönüştürmedeki etkisini görerek göster.

Sana burada merkez sağdan, merkez soldan bahseden mi var?
0
diyecevaplandı
(15.09.25)
devlet memuru olarak süper hissediyoruz. evde oturmamıza rağmen anca kredi kartı asgarilerini ödeyebiliyoruz. tek lüks harcamamız benzin.
0
mikahakkinen
(15.09.25)
Toptancıdan aldığın su da aynı marka. Toptancıdan noname marka almıyoruz.
Otoparktan hallice bir yerde satıldığı için maliyeti çok az, çok ucuza alabiliyorsun.
Beypazarı maden suyunu da buradan alıyorum.
0
gabe h coud
(15.09.25)
Tabiki de hissediyorum.

Hissetmorum diyen ya akp'lidir ya da parayı yasadışı yollarla falan kazanıyordur. Döviz geliri olan için bile pahalı bir ülke Türkiye.

AKP'den besleniyorsan o ayrı. 40 bin memur maaşını yatarak alıp sonra marka şöyle böyle kadercilik falan dersin apayrı bir konu.
0
runaway
(15.09.25)
adamın sırf "aktrollüğünü" eleştirdim diye "elit" ve "sjw" oldum :))

aklı sıra sözü geçmiş zamanlardaki asgari ücret / ekmek fiyatı oranına getirip durumun aslında günümüzde o da kadar kötü olmadığı vurgusu yapacaktı, onun için bu kadar kızdı :)

"zorluğu açlığı alt tabaka hissediyor" yazmış bir de utanmadan. evet, memlekette geçmişte "orta sınıf" diye bir kavram vardı, artık o da yok. hala arsız arsız "ben ekmeğe suya bakarım" diyorsun. ben orada "ithal" ürünlere vurgu yaparak evet krizi gösterir dedim. ama sen mevzuyu kasıtlı olarak markalara vs çekiyorsun.. mesela günümüzde artık cep telefonu da temel bir ihtiyaç ve yüksek teknoloji ürünlerinin hepsi "ithal". (yerli üretim reis meis diyerek kafa açma sakın, o yerli ürünlerin bütün temel bileşenleri "ithal")

napsın adam telefonsuz mu yaşasın? yahu devlet bile herkesin elinde o teknoloji var olarak kabul ederek her şeyi e-devlet'e aldı. olay sadece telefon da değil; bir şekilde kör topal bir bilgisayar lazım, internet lazım, telefon interneti lazım ve bunların hepsi türkiye'de max fiyat minumum hizmet. (neden acaba..)

insanları sadece ekmek suya indirgeyen nasıl bir vicdansız bakış açınız vardır yahu? 1930'larda mı yaşıyoruz? ama ben senin o kafayı çok iyi bildiğimden şaşırmıyorum bunlara tabii.

"Sjw'liğini böyle saçma gerekçelerle siyasete girerek değil markaların zamların ötesinde toplumu,insanı dönüştürmedeki etkisini görerek göster." demişsin bir de :)

hala ısrarla laf aman akp'ye rte'ye gelmesin diye kıvranıp durman.. insan olsan ben de sana derdim ki, "reisin ve yönetiminin zamlarını, toplumu-insanı dönüştürmedeki etkisini görerek göster"

şöyle ikimizin hakkaniyetli bir karşılaştırması yapılsa eminim ki benim en az 1000 katım falan sayıda avm'ye gitmişsindir sen. dolabımı açıp baksan 5-10 tane öyle markalı ürün vardır ki, istisnasız hepsi de hediyedir.

evet ben elit sjw, sen halk. yersen tabii. kimbilir nerden ne yakınlarınız işleriniz vardır malum partiden a..
0
makbur
(15.09.25)
@makbur

abicim boşver. sjw olmak hav hav olmaktan iyidir. bir kamu dairesi casper computerlarından atıyordur postlarını
0
runaway
(15.09.25)
@makbur
analiz yeteneğin troll etiketi yapıştırmaktan ibaret. geldin salça gibi bulaştın . O markaları da her zaman takip etmeye devam et.
ekmeksiz susuz kalabilirsin ama onlarsız yapamazsın.
Biraz beyininle sayfaya yukarıdan aşağı bakarsan, senden partiden siyasetten bahseden var mı hiç ?
Yok.

Neyse, sabaha evden çıkıp yolda ayağın taşa takılsa ekşide 'bu hükümet döneminde ayağım taşa nasıl takıldı " diye başlık açarsın.

@runaway sen de adın gibi kontrolden çıkan dizel motor devrini az öte yap.
0
diyecevaplandı
(16.09.25)
(8)

Plan değişikliğiyle başedememek

Mirabel
Şehir dışından 2 arkadaşım geldi onlarla buluşacağım. Sabah mesaj attım öğleden sonra planınız nedir?Cevap: x hala uyuyor uyansın seni arayalım.Tabii ki aramadılar saat 14.00 mesaj attılar biz merkezdeyiz diyeCevap: ben 6da gelebilirim. Çıkmadan ararım. Hala oradaysanız gelirim değilseniz sonra görü
Şehir dışından 2 arkadaşım geldi onlarla buluşacağım. Sabah mesaj attım öğleden sonra planınız nedir?
Cevap: x hala uyuyor uyansın seni arayalım.
Tabii ki aramadılar saat 14.00 mesaj attılar biz merkezdeyiz diye
Cevap: ben 6da gelebilirim. Çıkmadan ararım. Hala oradaysanız gelirim değilseniz sonra görüşürüz.

4te aradım cevap yok. Orda değillerdir diye yattım uyudum. 5te geri aradılar. X puba gidiyoruz diye iyi dedim çıktım otobüse bindim. Tabii binmeden önce de bunlara mesaj attım: otobüse biniyorum.

Otobüse bindim 15 dk sonra arayıp başka bi yer söylediler benim güzergahımda olmayan. Biz çok sıkıldık diye. Ben de sorun yok ben o zaman eve döneyim sonra görüşürüz dedim. Yok niye dönecekmişim de o kadar çıkmışım da. Biz seni buralarda bekleyelim sen gelince gidelim madem dedi. Israrcılık yarışına girmek istemedim. Ama ben onların dediği yere de gitmek istemiyorum. Öyle konuşmadık. Şu an otobüsteyim. Ne yapayım?
Bu tür davranışlar tüm modumu düşürüyor ve sinirlendiriyor. Neden? 40 yılın başı dışarı çıkıyorum ne güzel diye çıkıyorum. Böyle şeyler gereksiz yere modumu düşürüyor. Arkadaşlarımı seviyorum ve yakınım.
0
Mirabel
(13.09.25)
Arkadaş seçim kriterlerini gözden geçirmelisin.
Seni sallamadıkları aleni ortada.
0
Mirket
(13.09.25)
onlarin senin arkadasin olduguna emin misin?

insan sevmese bile bu kadar saygisizca davranmaz. görüsme bence onlarla.
en kötü senaryo da bunu kasten yapmalari. ve sen yine de geliyorum diyinca yok artik buna bile nasil geliyor demeleri.

ben de kücükken böyle bir arkadaslik icindeydim. böyle hatalari sineye ceke ceke yillar gecti. sonunda bitti ama cok sükür.
0
sonsuz
(13.09.25)
Seni istemiyorlarmış bence
0
mor oje
(13.09.25)
Sen yakin goruyorsun ama onlar seni yeterince yakin gormuyor ve sana saygi duymuyorlar. otobusle cikmissin o kadar dedikleri pub'a git, tek basina takil. Arkadaslarinla da arana mesafe koy, sana karsi saygisizlar.
0
sey mi dostum
(13.09.25)
Şehir dışından arkadaşlar değil iki yabancı gelmiş sen de onlarla takılmaya çalışıyorsun.
Arkadaşlarını öyle çok sevme ve ilk borç gibi bir şey isyediklerinde sen de yarı yolda bırak, verme. Doğum günü, (olacaksa) evliliklerinde hediye de alma.
Bu, arkadaşlarını(!) satmak değil mütekabiliyet esasını gözetmektir.
Sana söylüyorum ama kendim de yapıyorum bunları.
0
diyecevaplandı
(13.09.25)
Böyle şeyler olabilir. Salliyorum mesajı görmemiştir o yüzden cevap atmamistir. Yer değişmiş, sen oradayken de bu istek gelebilirdi. Zaten yarin görüşek, neyse baska zaman yapariz diye 2 3 kere soylemissin. Asil istemeyen sen gibisin. Bence böyle seylere alış ve modunu dusurmesini engelle derim. Bizim arkadaslar da yapiyor, bok ye diyip gidiyoruz.
0
Shepard
(13.09.25)
arkadaşlarımla olan bütün buluşmalarım vs hayatım boyunca hep böyle oldu :) olabildiğine spontane, doğaçlama ve plansız :)

Benim için çok olağan bir durum bu anlattığınız, tabii herkesin tarzı farklı.
0
makbur
(13.09.25)
Bence başka durumlara da bağlı olabilir. Hemen iyi arkadaş değiller yaftası vurmaya da gerek yok. Şunların cevabı önemli olabilir:
- Daha önce böyle şeyler yaptılar mı?
- Ne zamandır tanıyorsun?
- Yakın demeni gerektirecek neler yaptılar mesela? Iyi yanlarını ve başka durumları da yazabilirsin?

Aramayı unutmuş olabilirler. Spontane olmuşlardır. Biçok şeyi kısa zamanda görmek istemişlerdir. Sen uzaksındır. Nasıl olsa yanımıza ulaşır demişlerdir. Bir de ilk cevabın ters ve soğuk olarak da algılanmış olabilir. Cevapların biraz hatalı olabilir. Ama onlar da tamamen masum diye düşünemeyiz. Bir sürü faktör var işte

Ne yap?
(bkz: Abi seviyorsan git konus bence)

Ne bilim yakin arkadas olunca boyle seyler sorun olmaz bence. Espriye vurursun. Kufur bile edersin. Gulersin gecersin vs. Cidden iyi arkadaslarinsa iliskini bozmaya gerek yok
0
ermanen
(13.09.25)
(7)

Bu cisimler ne işe yarıyor?

sekizdokuzon
https://ibb.co/Sw6N9J1BEvi temizlerken mutfakta buldum.Teşekkürler.
ibb.co

Evi temizlerken mutfakta buldum.

Teşekkürler.
0
sekizdokuzon
(11.09.25)
posetin agzini baglamak yerine bu mandalla tutturuyorsun.
bizim evde 40 tane falan vardir.
0
sonsuz
(11.09.25)
Kuruyemiş aldın diyelim ambalajı kilitsiz, açtıktan sonra bununla sıkıştırabiliyorsun katlayıp.

Kahve, bisküvi, kuruyemiş vs her türlü ambalajda kullanırım. Bizde de 15-20 tane vardır :)
0
makbur
(11.09.25)
ozellikle kahve icin cok kullanisli.
0
Sour
(11.09.25)
Tam olarak şu: www.ikea.com.tr
0
kobuzchu kiz
(11.09.25)
Mantıklı bir şey aklıma düştü influence oldum, ben de alayım.
0
ekimoloji
(11.09.25)
Ben baya almıştım bunlardan kısalı uzunlu. Kullanışlı oluyor evet.

Kahve, cips, kuruyemiş... katlayıp bununla sıkıştırıyorsunuz.
0
ananiyimioguz
(11.09.25)
yıllardır kullanıyoruz bunlardan. mutfakta çok işe yarıyor. açık paketleri hava almaz şekilde kapatıyor.
0
sir gawain
(11.09.25)
(12)

2017 referandumu iptal edilirse ne olur?

messina123
Mühürsüz oy ve pusula kullanıldığı iddiasıyla 2017 referandumunun iptali için mahkemeye başvuru yapıldı.Şöyle bir haber var. İptal edilir mi, edilirse ne olur? Yeniden referandum mu yapılır?
Mühürsüz oy ve pusula kullanıldığı iddiasıyla 2017 referandumunun iptali için mahkemeye başvuru yapıldı.

Şöyle bir haber var. İptal edilir mi, edilirse ne olur? Yeniden referandum mu yapılır?
0
messina123
(10.09.25)
türkiyede adalet 1 kişinin ağzına bakıyor. o hükümet olduğu sürece edilemez. edilirse ne olacağını kimse bilmiyor çünkü tr de bu kadar büyük bir seçim iptal edilmedi.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
Sizce böyle bir şey olması mümkün mü?
0
sanal hayvan
(10.09.25)
O gün at alan Üsküdar’ı geçti diye bir ifade hatırlıyorum.
0
olaylar olaylar
(10.09.25)
:).

olaylar olaylar, sanal hayvan +1
0
eisberg
(10.09.25)
burası tam "ağam bizimle eğlenir" ülkesi.

ilgili şahsın sürekli herkes hukuka sağlığı olacak, burası bir hukuk ülkesidir. yardı kararıdır vs dediği şey:

hukuk = iktidar

herkes yargının kararına uyacak vs diyor. ama kendisi aym kararını tanıyorum ve uymuyorum demişti.

kısaca, öyle bir şey olamaz. olabilemez.
olacaksa da iktidarın bir menfaati vardır da olur.
0
stay with me
(10.09.25)
Yukarıdaki arkadaşların dediği üzere böyle bir iptal mümkün değil.
Ama diyelim ki hükümetin güdümünde olmayan bir Asliye mahkemesi iptal etti. Bunun üzerine istinaf var yargıtay var kesin döner bu karar.

Hadi diyelim ki dönmedi. Burası çok belirsiz çünkü o kadar alınan karar var o kadar atanan isimler var bunlar nolacak. Gerçekten belirsiz bir senaryo.

Sanırım o durumda olması gereken TBMM de geçici hükümet kurulması ve ardından seçim takvimi belirlenmesi olur. Ama süreçte anayasal kriz çıkar, hükümetin kararı kabul etmeyeceğini varsayarak söylüyorum bunu.
0
nuevo
(10.09.25)
adalet bakani turkiye bir hukuk devletidir aciklamasi yapar, kapanis ve evlere dagiliriz.
0
kassiopeia
(10.09.25)
mümkün olabilir mi? olamaz. yıllarca honduras devlet başkanının diploması yok nasıl başkan olur, seçime giremez bile dendi, ama honduras devlet başkanı rakibini kendi silahıyla vurdu resmen. "senin diploman yok diyen tarafın diploması iptal oldu ve kodese girdi. tabi yanlış anlamayın memleketim honduras'dan bahsediyorum aklınıza başka memleket gelmesin.
0
exlibris
(10.09.25)
Olması mümkün değil. Ancak açıkçası koyu bir anti-akp'li olarak olmasını da asla istemem. Böyle bir kararın ekonomik sonuçları çok çok ağır olur. Ayrıca Türkiye'de buna kimse "adalet yerini buldu" olarak bakmaz. "Yargı hükumete darbe yaptı" olarak bakılır. Kararı veren hakim jet hızıyla fetö'cü ilan edilip Silivri'ye gönderilir. Ortaya çıkan bu mağduriyetle tayyip bi 5 yılı daha garantilemiş olur.
0
himmet dayi
(10.09.25)
İptal edilmez. İlk kez başvurulmuyor bu arada.
Çünkü ysk’nın zaten buna yönelik kararı mevcut. Ysk sandık kurulu görevlilerinin ihmali sonucu mühür basılmamış zarflı oyların da geçerli kılacağını henüz oy kullanma bitmeden açıklamıştı. Benim de oy kullandığım zarfta mühür yoktu mesela. Fotoğraf çekmiştim kabindeylen ve çok sonradan farkettim. Hatta O günden beri hep kontrol ettim farkındalık oluştu ben de.

Oy sayımı bitiminde kaç adet mühürsüz oy olduğu bilgisi de ysk tarafından belirtilmişti. Seçimin sonucuna etki edebilecek bir sayıda da değildi. Ve bunlar geçerli sayıldı.
Zaten daha önce de iptali için başvuruldu ve bahsettiğim gerekçelerle kabul görmedi. Yeni bir durum değil.
Tüm bu durumlar göz önünde bulunarak iptal edilmesi mümkün değil diyorum.
0
ezkaza
(10.09.25)
İddialar sadece mühürsüz oy değil.

Üstteki propaganda Troll ünün iddia ettiğinin aksine (kim kabinde foto çeker ki mesela :))

mühürsüz oyların geçerli sayıldığı sandiklardaki bütün oylar ne tesadüf ki "evet" çıkmış :))

Pek çok ilçede seçmen listesinin tamamında aynı imzalı blok oylar (evet gene hepsi "evet")

;

"
hayır ve ötesi ön rapor detayları aşağıdaki gibidir;

1. yaptığımız ilk incelemeler sonucunda hayır oylarının "0" olduğu ve tüm geçerli oyların "evet" lehine kullanıldığı sandık sayısı 961.

2. bu 961 sandığın bulunduğu seçim çevresinde çıkan oylarla 1 kasım seçim sonuçlarının karşılaştırmalı analizini yaptığımızda azımsanmayacak düzeyde muhalefet partisi seçmeni olduğu ve bu seçmenlerin iradesinin referanduma yansımadığı görülmüştür

3. yine bu tulum "evet" oylarının çıktığı sandıkların yaklaşık yüzde 30'unda tüm yurttaşların oy kullandığı görülmüştür. buralarda tüm seçmenler (hatta resmi görevlilerle birlikte sandıktaki seçmen listesinin üstündeki bir sayıda seçmen) gidip oy kullanmış ve tamamı "evet" oyu vermiştir.

4. tulum oy söz konusu olduğunda şanlıurfa özellikle dikkat çekmekte, viranşehir'de aynı imzayla blok oy kullanıldığı tespit edilmiştir.

5. "hayır" oylarının 5'ten az çıktığı ancak bir önceki seçimde hayırcı muhalefetin çok daha yüksek oy aldığı sandıklar üzerine incelememiz devam etmektedir. bu durumda olan sandık sayısı dikkat çekici düzeydedir.

6. son olarak, sandıkta kullanılan oy sayısının o sandıktaki seçmen sayısıyla eşit veya büyük olduğu, yani görevlilerin de katılımıyla oyların tamamının kullanıldığı sandık sayısı 7048'dir. bu sandıklarda kullanılan oyların toplamı 1 milyon 672 bin 249'dir ve bu oyların yüzde 60,7'si "evet" yönünde kullanılmıştır. bu durum oy kullanmaya gelmeyen seçmenler adına yoğun olarak "evet" oyunun kullanıldığı şüphelerini beslemektedir."


eksisozluk.com

anlatilaninotesi.com.tr
0
makbur
(10.09.25)
Ben akp içerisinde de erdoğan’dan ciddi şekilde rahatsız bir kesimin olduğunu bu sebeple iptal edilme ihtimali olduğunu düşünüyorum.
0
🌸messina123
(10.09.25)
(10)

Eczanelerde fiyat farkı oluyor mu?

namandigurai
Vitamin, gıda takviyesi vb. ürünlerde fiyat her eczanede değişir mi?
Vitamin, gıda takviyesi vb. ürünlerde fiyat her eczanede değişir mi?
0
namandigurai
(10.09.25)
değişiyor. öksürük şurubunda bile %30 fark görüyorum semte göre. (reçeteli şurup değil dediğim, normal girip aldığım)
0
brkylmz
(10.09.25)
Dükkanın kirasına göre değişir.
0
Kaleci Saçlı Yırtıcı Forvet
(10.09.25)
değişir tabii, eczanelerin aldığı fiyat da değişir miktara veya bölgeye göre, kar oranı da değişir. dükkan kiraları da değişir, diüer maliyetler de değişir, personel giderleri de değişir. elektrik bile şehirden şehire farklı ücretlendirmede.

e bunların hepsi değişiyorsa, takviyelerin veya diğer yan ürünlerin satış fiyatının değişmeyeceğini düşünmek pek yerinde değil bence.
0
reanarchy
(10.09.25)
İlaç dışında bir şey almayın. Hepsi yazlık sahibi oldu.
0
HellKeePer
(10.09.25)
oluyor. eczacılar takviyelerde yüksek fiyat çekiyor.
0
mikahakkinen
(10.09.25)
ilaçlarında fiyatı sabit olmuyor bir kemik iğnesi için 4k veriyordum tanıdık gelişi 2k dedi bana daha uyguna vermişti.
0
eja
(10.09.25)
değişiyor, parol fiyatının bile değiştiğini gördüm.
eczaneden reçeteli ilaç dışında hiçbir şey alınmaz.
vitaminler için amazon ve vitaminler.com
medical malzemeler, flaster, spanç vb. içinde yine amazon,hb
0
my fault
(10.09.25)
Valla internetten vs vitamin almaya nasıl güveniyorsunuz aklım almıyor, ülkede bu kadar denetimsizlik hukuksuzluk haksızlık varken :)

İlaçların eczanelerde farklı fiyatta olduğunu da hiç görmedim, mesela buradaki fiyatlar neyse o oluyor genelde; ilacabak.com

Vitamin takviyede vs de benzer oluyor. Bir kere merak edip dolasmistim baya bir eczane takviye vitamin için hepsi aynıydı fiyat olarak.

Valla 3 kuruş kar edicem diye sağlığımdan olamam (evet Eczacıları zengin etmiş olabilirim ama tr'de yaşadığım için zerre umrumda değil)
0
makbur
(10.09.25)
Adamlar sattıkları ürünün distribütörlüğünü yapıyor, kaydını belgesini sertifikasını her şeyi açık bir şekilde yayınlıyor ama sırf internet satışı yaptığı için dolandırıcı gözüyle bakılıyor ama eczacının o vitaminleri %100 kaynağından tedarik ettiğine inanacak kadar da masumlar :)
0
kizil karga
(10.09.25)
değişmemesi mümkün değil. mağazanın kira farkı var en başta.

genel olarak bakınca zincir eczanelere onay gelse mi acaba diye düşünmeye başlıyorum. eskiden eczacılar aldıkları eğitimle bir şey yapıyordu. ama özellikle son 10-15 yıldır kalfalara teslim etmişler. normal bir marketten farkları kalmamış.
0
co2s2
(11.09.25)
(4)

omuz ağrısı -muhtelem bursit-

makbur
dün gece 2 omzum birden baya ağrıdı. belirgin bir kas ağrısı şeklinde değil de müthiş huzursuzluk veren tarif edemediğim bir ağrı. sırtüstü, yan, yüzüstü vs hiçbir şekilde yatamadım -yatınca omza yük biniyor daha çok ağrıyor-önce dolgit sürdüm fayda etmedi. sonra painout ice diye bir sprey vardı, on
dün gece 2 omzum birden baya ağrıdı. belirgin bir kas ağrısı şeklinde değil de müthiş huzursuzluk veren tarif edemediğim bir ağrı. sırtüstü, yan, yüzüstü vs hiçbir şekilde yatamadım -yatınca omza yük biniyor daha çok ağrıyor-

önce dolgit sürdüm fayda etmedi. sonra painout ice diye bir sprey vardı, ondan da sürdüm yine geçmedi. en son geralgine k içtim bir tane 2-2,5 saat sonra en azından sağ omzumun ağrısı geçti de sağ tarafıma doğru yatıp uyuyabildim. uyandığımda hiç ağrım kalmamıştı. şu anda solda çok çok hafif var gene ama çok önemli değil.

dün ne yaptım? arkadaşlarla bodrum turu tadında bir otelin plajına gittik yüzdük vs. bu arada ben hep yüzen biriyim ki arkadaşlarla sohbet muhabbet şeklinde geçti deniz.

cuma günü yalnız arkadaşlar yan eve geleceklerdi, ahşap sineklik kapanmıyordu. onu söküp baya elle zımparaladım sök çıkar uğraştım vs. -yoruldukça el değiştirdim, yani iki elimle de eşit çalıştım gibi-

gelen arkadaşlar doktor bir çift, bana bu alışık olmadığım zımparalama hareketinden ötürü bursit olmuş olabilir dediler. o bazen 2-3 gün sonra da çıkarmış ağrı şeklinde.

başına benzer bir durum gelen oldu mu. neler yaptınız, sonrasında neler yapılıp neler yapılmamalı?
0
makbur
(09.09.25)
Sağ kalçamda bursit var. 3 hastanede bir sey yok dediler, ağrılarım devam ettiği için gittiğim 4. hastanede renkli MR çekerek buldular. Renkli MR'ın önemini vurgulamak istedim. Geçmiş olsun
0
HellKeePer
(09.09.25)
@HellKeePer geçmiş olsun.

süreç nasıl işledi peki?

önce ağrıdı, sonra geçti; ya da ağrılar başladı hiç geçmedi devam etti vs şeklinde mi?

daha önce bu tarz bir geçmişim olmadığı için olayın ciddiyetini kavrayamıyorum, yani bana sanki geçmiş bitmiş gibi geliyor şu anda da..
0
🌸makbur
(09.09.25)
subakromial-subdeltoid bursit'im var, bunu 1 sene önce arabann arka kolduğundan ağır bi çanta aldım zorlayınca içinden bir yanma olmuştu 6-7 ay hiç dert yaratmadı taaa ki sonrasında ağır taşıyıp donuk omuzla birleşince ölümcül bir süreç başladı öyle ağrılar ki 5 aydır fizik tedaviye gidiyorum her gün.yeşil reçeteli ilaç anca kesiyor ağrıyı, doktor dedi ki keşke beklemeseydin
mr çekiliyor doktor iğne yapıyor(ultrasonlu)x3 baktın iyileşmiyor ameliyat, 3 tesla mr da çektirdim ben mr dan mr a fark var görüntünün netliği açısından
0
eja
(09.09.25)
Kortizon vuruyorlar 1-2 ay idare ediyor sonra tekrar başlıyor. Romatem isimli bir merkez var ben fiyatları yüksek olduğu için gidemedim. Tedavi olanlar fizik tedavi + özel iğnelerle tamamen iyileştiklerini söylüyorlar.
0
HellKeePer
(10.09.25)
(4)

CNC Router

guitarissimo
Merhabalar, Bayadır enstrüman yapımıyla ilgileniyorum ve bazı kullanmam gereken araçları CNC de yaptırmam lazım ama bulduğum bütün firmalar ya dolap kapağı yapıyor, ya işleme vs. yapıyorlar.Son tüketiciye destek vermiyor gibiler, bilmiyorum. Elimdeki çizime biraz da destek atması gerekiyor. Bildiğin
Merhabalar,
Bayadır enstrüman yapımıyla ilgileniyorum ve bazı kullanmam gereken araçları CNC de yaptırmam lazım ama bulduğum bütün firmalar ya dolap kapağı yapıyor, ya işleme vs. yapıyorlar.Son tüketiciye destek vermiyor gibiler, bilmiyorum. Elimdeki çizime biraz da destek atması gerekiyor. Bildiğiniz herhangi ve bütçe dostu bir firma var mı?
0
guitarissimo
(05.09.25)
Enistem kendi halinde ahşap işleri yapan ufak bir marangozdu. 15 sene önce onda bile vardı cnc tezgah, ben de kuzenimle gitar yapmıştım gövde ve sap i cnc'de çıkarmıştık (yalnız sap klavye işini becerememistik truss rod falan işi baya ugrastirmisti)

Mahalle arası bir marangoz bulun bence hem ucuza gelir hem detaylari falan daha rahat halledersiniz (mumkunse sap i hazır alın :))
0
makbur
(05.09.25)
Gitar imalatçılarında ufak cncler oluyor, onlarla görüş
0
gadlemler
(05.09.25)
Elindeki çizimi cizim haline getir. Sanayise herhangi bir yer yapar neden yapmasın
0
topkapiaksaray
(05.09.25)
@makbur ben zaten keman yapıyorum. CNC den enstrüman çıktısı almayacağım, enstrümanı yaparken kullanılacak araçlardan bazıları custom olmak zorunda, zaten ülkemizde bu sektöre hizmet eden alet edevat satan doğru düzgün yer yok, bükme ütüsünü bile ya yapıyorsun ya da yaptırtıyorsun.
0
🌸guitarissimo
(06.09.25)
(3)

Endoskopi sonucu

bakur basur rojava rojhilat
Merhaba, kardeşim bir süredir yutkunurken boğazında ağrı yaşıyordu. Endoskopi yaptırdı. Doktor biyopsi yapmadı ve başka hastaneye yönlendirdi. Tekrardan endoskopi ve biyopsi yapılacak. Biri rapora ve görüntüye yorum yapabilir mi? Not: Babamda da mide kanseri var. https://imgyukle.com/i/CfzbIIhttps:/
Merhaba, kardeşim bir süredir yutkunurken boğazında ağrı yaşıyordu. Endoskopi yaptırdı. Doktor biyopsi yapmadı ve başka hastaneye yönlendirdi. Tekrardan endoskopi ve biyopsi yapılacak. Biri rapora ve görüntüye yorum yapabilir mi?
Not: Babamda da mide kanseri var.
imgyukle.com
imgyukle.com
imgyukle.com
0
bakur basur rojava rojhilat
(04.09.25)
Ben şunu anlamadim; "gastroenteroloji'ye yönlendirildi" diyor da,

Peki bu endoskopiyi kim yaptı o zaman? (Gastroenteroloji hariç endoskopi yapılıyor mu yani??)
0
makbur
(04.09.25)
Genel cerrah endoskopi yaptı. Başka yakınlarıma da genel cerrah yapmıştı.
0
🌸bakur basur rojava rojhilat
(04.09.25)
chat gpt güzel yorumluyor
0
elorelia
(05.09.25)
(5)

Starbucks plastik bardakları

gabe h coud
Nereden bulabilirim? En büyük boy olanı özellikle. Logosu olmasın gerekirse ama aynısı olsun. Gören, bilen var mı?
Nereden bulabilirim? En büyük boy olanı özellikle. Logosu olmasın gerekirse ama aynısı olsun. Gören, bilen var mı?
0
gabe h coud
(30.08.25)
Kac oz lazimsa o boyutla ararsaniz envai cesit uretici var.


mesela www.google.com
0
klassno
(30.08.25)
Pardon, online değil de hemen yarın alabileceğim mağaza gibi.
0
🌸gabe h coud
(30.08.25)
A101'lerin büyük magazalarinda oluyordu o bardaklardan.
0
makbur
(30.08.25)
Ambalajcılar, milyoncular, Fazla miktarda lazımsa, İstanbulda tahtakale, İzmir'de Gıda Çarşısı.
0
Mirket
(30.08.25)
metro marketlerde güzel çeşitler var.
0
co2s2
(31.08.25)
(14)

GS, ŞL kurası yorumunuz? Kaç puan yapar?

norules
Buyrun tahminlere.
Buyrun tahminlere.
0
norules
(28.08.25)
5-8 arası, gs liyim

Ne değişti rigas, kiev, alkmaar, prag, young Boys facialarından sonra? Okan buruk la bu iş olmaz. Avrupa kupalarında her sene facia yaşamasına rağmen şampiyon oluyo diye taraftar umursamıyor. Yönetim de zaten mutlu, yani hedefler küçülmüş lig olmuş. Kaldı ki Okan la zaten olmaz diyoruz ama avrupanın en iyi teknik direktörünü getir yine çeyrek finali zor oynatır. Köklü değişim lazım türk futbolunda. Hızlı paslar, top kontrolleri, iyi idmanlar, güçlü fizik vs. Çok geride kaldık avrupadan artık şampiyonlar ligi seviyesinde değiliz
0
etki
(28.08.25)
Liverpool (E) 0 puan

Manchester City (D) 0 puan

E. Franfkurt (D) 1 puan

Atletico Madrid (E) 1 puan

Bodo / Glimt (E) 3 puan

Ajax (D) 1 puan

Monaco (D) 0 puan

Union SG (E) 3 puan

Toplam 9 puan bu da maximum.
0
mikahakkinen
(28.08.25)
Ben 10 puan umuyorum, belki 23-24. olursa son 16'ya kalabilir bu puanla. karşı takımların fikstürü, ilk 8'i garantilemiş olmaları filan etkili olacak
0
denemeyanilma
(28.08.25)
galatasaray çok zor kura çekti bence. birinci torba zaten rakip değildi ama diğer torbalardan içeride görece kolay takımlar, depasmanda da puan alabileceği takımlar gelebilirdi. tam tersi oldu, içeride hayvan gibi takımlar denk düştü.

birinci torbada liverpool ve city'yi geçiyorum.

ikinci torbada atletico ve frankfurt'a beraberliklerle iki puan yazılabilir, üç iyi olur. 2-3 diyelim.

üçüncü torbada bodo ters takım ama yenmesi lazım artık galatasaray'ın. ajax'a da bir yazalım hadi şu an psv kadar iyi değiller. buraya 3-4 desek...

dördüncü torbada union'u yenmesi lazım. monaco dengesiz bi takım bir puan alınabilir. buraya 4 yazdım.

toplayınca 9-11 aralığına çıkıyor.

geçen sezon sınır 11'di, dört takımdan üçü çıkıp dinamo zagreb averajla dışarıda kalmıştı.

galatasaray için ilk 24 başarı olur bence. ha futboldur hiç belli olmaz, bi coşkuyla içeride liverpool'dan puan alırsın, ajax deplasmanında berabere kalırsın vs... 15'e kadar yolu var aslında.
0
der meister
(28.08.25)
Dostum sampiyonlar ligi demissin ama bu Avrupa Ligi kurasi.

Bu Galatasaray kadar balli takim yoktur. 1. torbayi sayma zaten ordan her turlu babalar gelecekti. Atletico dahil hic oyle cekinilecek gelmeseydi denilecek bir rakip yok. Arsenal, leverkusen, juventus, newcastle, tottenham, napoli, bilbao gibi garabetlerden sakinilmis. Seker gibi kura.
0
freedonia
(28.08.25)
@freedonia,

rakiplerin uefa kulüp puanı ortalamasına göre en güçlü kura galatasaray'ınki ama sen bilirsin.
0
der meister
(28.08.25)
@der meister: Ona bakarsan Benfica da 11. sirada. Fenerbahce'yi Benfica'yi niye eleyemedin diye idam edecekler ona bakarsan. Mahalle takimi Benfica, koy takimi Benfica, oyuncu satti Benfica, eski gucunde degil Benfica zirla gidiyor:) Mourinho haddimizi bilelim, Benfica bizden iyi takim minvalinde seyler soyledi, adamin serefi 2 paralik oldu, ne hocaligi kaldi ne adamligi
0
freedonia
(28.08.25)
Gs kurasına zor diyenler fikstüre bir baksınlar.

Psgnin fikstürü barça,leverkusen,tottenham,sporting,newcastle,bilbao
Realin fikstürü m city,liverpool,juve,benfica,marsilya,monaco
Benfica fikstürü real,chelsea,juve,napoli,ajax,tottenham,kopenhag. (Bu fikstürden ne fb ne gs çıkar.)
Psv fikstür b münich,liverpool,a madrid,leverkusen,napoli,newcastle.
Karabağ Union Sg Newcastle fikstürleri daha berbat.

Gs kurası çok şanslı nedeni de city ve liverpool yeniden oluşum. A madrid simionenin artık son senesi gibi.
0
mikahakkinen
(28.08.25)
icerde iki beraberlik iki galibiyet.
disarda 2 yenilgi, 1 beraberlik bir galibiyet desek.
12 puan

icerde yenilmeyiz diyorum, ordan yirtacaz bence.
0
cooperr
(28.08.25)
@etki +1
İyi senaryoda 12 puan. Ama okanın avrupa karnesi ortada 8 puan diyorum.
0
duyuruuser
(28.08.25)
Gs bu takımlar arasında sadece union, Monaco ve ajax'tan puan koparabilir.

Olabilecek en muhteşem senaryo ile 9 puan diyorum. (En kötü senaryo 0 puan, muhtemel senaryo 4 puan)
0
makbur
(29.08.25)
Çok bir şey beklemiyorum açıkçası. Yani benim ciddi başarı beklentim yok sl'de, orası farklı bir yer. Futbolcular iyi mucadele etsin istegim.
Ama gerçek istediğim ortamlarda "ben futbolla hiç ilgilenmem, futbol bilmiyorum" diyip sürekli gs karşıtı konuşan tiplere "gs neden Avrupa'da kötü" sorusu actirmayacak kadar alsa yeter.
0
logisticsmanager
(29.08.25)
Liverpool (E) 1 puan

Manchester City (D) 0 puan

E. Franfkurt (D) 3 puan

Atletico Madrid (E) 0 puan

Bodo / Glimt (E) 3 puan

Ajax (D) 1 puan

Monaco (D) 3 puan

Union SG (E) 3 puan

14 puan alacağını düşünüyorum.
0
makarnavodka
(29.08.25)
galiba "o sane bu sane" :D
+1
cooperr
(06.11.25)
(5)

Yorgun günler için vitamin

bahçedekisandal
Seyahat ve yoğun günlerde yorgunluğu azaltmaya ve enerjiyi desteklemeye yardımcı multivitamin mi almalıyım? Bir haftalık seyahate çıkıyorum. Dönüşte kan sayımı testi yaptıracağım. Şimdilik yorgun günler için vitamin önerisi rica ediyorum.
Seyahat ve yoğun günlerde yorgunluğu azaltmaya ve enerjiyi desteklemeye yardımcı multivitamin mi almalıyım?

Bir haftalık seyahate çıkıyorum. Dönüşte kan sayımı testi yaptıracağım. Şimdilik yorgun günler için vitamin önerisi rica ediyorum.
0
bahçedekisandal
(28.08.25)
ben oyle durumlarda 2 tane efervesan c vit iciyorum gunde. (1 tanesi yaklasik 400 mg, toplamda 1000 bile etmiyor yani ictigim) fazlasi zaten atiliyor.

multivitamin diger degerlerinizi etkileyebilir.
genelde kan testi yapilmadan 1 ay oncesinde aldiginiz vitamin/supplementlerin birakilmasi tavsiye ediliyor)
0
65 derece
(28.08.25)
cvit
cinko
b12
magnezyum

haftada iki ker birinden biri
0
sonsuz
(28.08.25)
Dahiliye doktoru bana multivit al dedi. Ama marka önermedi, en güncel feedbackler eczacılarda var, onlar doğru yönlendirir dedi.
0
mor oje
(28.08.25)
gingsengli bişey olabilir pharmaton

vitamin eksikliğiniz yoksa vitamin bir işe yaramaz
0
jülsezar
(28.08.25)
Babamın kemoterapisi bittiğinde onkoloji doktorumuz hızlı toparlanması için direkt pharmaton onermisti.

Arada ben de içiyorum, etkili sanki (bendeki etkisi plasebo da olabilir ama doktor direkt önerdiğine göre vardır bir bildiği)
0
makbur
(28.08.25)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.