Giriş
(4)

Hangi iskandinav ülkesinde yaşanır?

ir mania
Şu yazıları okuyunca ben ıskandinav kokenliyim diye düşündüm Okuduktan Sonra İzlanda Hakkındaki Her Şeye Hakim Olacağınız Detaylı Bir Rehber - Ekşi Şeyler https://seyler.eksisozluk.com/okuduktan-sonra-izlanda-hakkindaki-her-seye-hakim-olacaginiz-detayli-bir-rehber Dünyanın En Huzurlu Viking Adası İz
Şu yazıları okuyunca ben ıskandinav kokenliyim diye düşündüm

Okuduktan Sonra İzlanda Hakkındaki Her Şeye Hakim Olacağınız Detaylı Bir Rehber - Ekşi Şeyler seyler.eksisozluk.com

Dünyanın En Huzurlu Viking Adası İzlanda Hakkında Keyif Veren Detaylar - Ekşi Şeyler seyler.eksisozluk.com

seyler.eksisozluk.com

Burda yazılanlar gibiyse ben buralarda yaşamalıyım diyorum. İngilizcem var kültürlü biriyim birkaç yıl kendimi idame ettirebilirim bence çalışmasam bike. Ordan biriyle evlenmeyi düşünüyorum aslında. Sanıyorum bu sayede vatandaşlık kazanırım. Doktor unvanı alıp gitsem faydası olur mu iş bulmamda neler önerirsiniz? Soğuğuna alışılır herhalde. Zaten yazın buraya gelirim belki tatile. Bunların dışında kanada, amerika ve ingiltere de düşünüyorum. Avustralya ve yeni zelanda da olabilir aslında ama korkunç hayvanlar varmış. Sizden öneriler bekliyorum.
0
ir mania
(17.11.21)
İsveç'e gidersen bol bol söversin söyleyeyim. İş arkadaşım kolundan ameliyat olmak için 3 sene beklediğini söyledi bugün. Ben ayağımdan ameliyat olmak için 6 aydır bekliyorum. 3 hafta sonra 400km ötede bir şehirde röntgen çektirmeyi başarabilirsem o aşamaya geçeceğim. Sağlık sistemi tamamen bok.
0
bana kedicik derdi
(17.11.21)
Onu duydum da işveçe giden herkes hasta mi oluyor
0
🌸ir mania
(17.11.21)
Gidip bir ömür yaşayacaksan illa hastalanacaksın bir noktada. İlla ihtiyacın olacak sağlık sistemine. Hem %44 vergi ver maaşından, hem %25 kdv öde, hem %60 pompada vergi öde ondan sonra hastane olmasın, acilde 5 saat sedyede kırık kolla bekle falan olacak iş değil.
0
bana kedicik derdi
(18.11.21)
Iskandinav ulkeleri ve Kanada, bence akdeniz insanina gore yerler degil eger soguk, kar, buz hastasi degilsen.

Ben olsam zaten Commonwealth'den uzak dururum o yuzden Aussi ve Yeni Zelanda eleniyor.

Eger avrupa olmuyor ise (Almanya/Fransa/Italya), verdigin secenekler arasinda bence en oluru sevmesemde Amerika.

Doktora konusuna gelince, onu ciktiktan sonra gittigin yerde sisteme entergre olmak icin yapacaksin. TR'de yapmak bosuna zaman kaybi olur bir ise de yaramaz.
0
cooperr
(20.11.21)
(12)

büyük firmaların patır kütür hacklenmesi

chezidek
yemeksepeti gene hacklenmiş de bu nasıl oluyor onu merak ediyorum. https://eksisozluk.com/15-kasim-2021-yemeksepeti-comun-yine-hacklenmesi--7083873bu işten çok anlamadığım için olsa gerek çok aklım almıyor bunu.günlük olarak muhatap olduğum en teknolojik alet 60 bin küsur çekirdekli, 3 petabyte disk
yemeksepeti gene hacklenmiş de bu nasıl oluyor onu merak ediyorum. eksisozluk.com

bu işten çok anlamadığım için olsa gerek çok aklım almıyor bunu.

günlük olarak muhatap olduğum en teknolojik alet 60 bin küsur çekirdekli, 3 petabyte diskli, 600 gpu'lu, 150 m² taban alanı kaplayan bir süperbilgisayar.

www.idris.fr

koca koca firmalar, içlerinde onlarca yazılımcı, neyi yanlış yapıyorlar da dışarıdan gelen biri databasedeki kullanıcılara ulaşabiliyor?

bu kadar kolay mı yani bu işler?
0
chezidek
(16.11.21)
yalan dolan. inandınız mı? kendileri satıp kendileri cebe indiriyorlar işte.
0
rose parks
(16.11.21)
Ben de yalan olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de en büyük sorun en üstten en alta kadar denetimsizlik. Bir tane savcı şunların tepesine çökse, 100 milyon lira ceza ödeseler bir daha böyle bir olay duymazsınız.
0
dissendium
(16.11.21)
twitter.com
burada siber güvenlik işinde çalışan arkadaşlar var, onlar daha iyi bilir durumu ama cidden de kimsenin umursamadığı bir konu. göstermelik önlemler, sızma testleri yetiyor gibi geliyor. sıradan bir şirketsen yeter ama bu kadar çok kullanıcıya ve dataya sahipsen direkt senin üzerine oynarlar; ona göre önlem alman lazım. almıyorlar çünkü yaptırım yok. kvkk'yı gdpr seviyesine çekip cezaları uygulamaya başlarsan o zaman ciddiye alırlar.

hiçbir zaman kesin koruma var denemez tabii, sen her türlü önlemi alsan bile hackerler onu aşmaya çalışır. karşılıklı bir satranç gibi, sen hamle yaparsın onlar karşı hamle yapar. ama bu kadar kolay olmaması için doğru düzgün hamleler yapılması lazım.
0
Bruce
(16.11.21)
Onlarca yazilimci kod yaziyor, bilgileri sakliyorlar. Baska onlarca yazilimci da o saklanan bilgileri bulmaya calisiyor, mevzu bilgisayarlar ortaya ciktigindan beri boyle.

Database'in superbilgisayarda olmasiyla hacklenememesi arasinda bir iliski yok, biri hardware biri software.

Bir de birsey daha ekliyim, hardwareler konsolosluklar kadar iyi korunuyor diyebilirim. Isim dolayisiyla arada bir bu tarz binalara girmem gerekiyor, haftalar oncesinden izin aliyoruz, binanin icinde surekli takip ediyorlar, parmak iziyle giriyorsun, girerken ve cikarken tartiyorlar, vs.
0
cooperr
(16.11.21)
Senelerdir teknoloji sirketlerinde calisiyorum guvenlik falan yok olm :) yani var da yok. Sonucta icerde yuzlerce adama acik bu veriler.
Heklemeye falan gerek yok yani.

Biri verinizi almak istese karsilasacagi en buyuk sorun excelin 1 milyon satir almasi olur. Excel coker alirken.
0
divit
(16.11.21)
Zaten kimsenin de umrunda degil.
Yani hem calmak hem de guvenligi umrunda degil.

Yani ben datani calsam isime yaramaz umursamiyorum, herkes de boyle.
Datani cok iyi korusam bana bir kari yok. Cok iyi korudun diye kimse para vermiyor.

Bunun sonucunda koskoca twitter bile admin sifresini 123456 yapiyor.
0
divit
(16.11.21)
işte ben de bu bahsettiğim süperbilgisayarda hesap açtırmak için bağlı olduğum enstitü aracılığıyla 4-5 tane form doldurdum. bu bilgisayara bağlanacağım local cluster'ın ip adresinden pasaport bilgilerime, anamın babamın ismine kadar bütün seceremi döktüm. şaka değil, oturum kartımın numarasına kadar hepsini istediler.

gerçi içeriden yapılmıştır diyenlere de hak veriyorum. bizim gruptaki bütün bilgisayarların admin şifreleri aynı ve dışarıdan deneyen birinin tahmin edebileceği kadar kolay. duyuru2021 tarzı bir şeyler.
0
🌸chezidek
(16.11.21)
ssh harici neyle baglanmayi planliyosun abi?

lokal bilgisayari patlatsalar bile brute force harici neyle erisim saglayabilirler ki? public key falan da kabul etmiyor. 10 haneli bir sifre harici herhangi bir erisim sanslari yok.
0
🌸chezidek
(16.11.21)
Heh iste olay bu iste.
Baglanmayacaksin zaten, baglandigin anda guvenligi delmis oluyorsun.
Sana nasil guvenecek mesela?

Kapiya retina + parmak izi ile giris yanlara demir parmaklik koyup sonra ssh ya da vpn izni veriyorsun. Adam evden cart diye giriyor.
Gecmis olsun.

Mesela ben bir projede calismistim it muduru deliydi biraz.
Canli makineye giris yetkisi olan it'ci yoktu.
Kodu yazip teslim ediyorsun sonrasi yok.
Bu adamdan gel de veri cal.
Adam makineye internete bile baglamiyor :)
0
divit
(16.11.21)
Ya normalde yazılım ekibi ile güvenlik ekibi ayrı olur, normal yazılımcının o kadar güvenlik bilmesi zor, o yüzden o işi bilen ayrı bir ekip kurman lazım.

Ama orada da şöyle bir sıkıntı var, güvenlikçinin yetenekli olanı senin vereceğin 3 kuruş maaşla ilgilenmez, onun yerine hack'leyip o bilgileri satar, daha kârlı bir iş. Yine bu "sızma testi" yapan üçüncü parti şirketler için de aynısı geçerli, orada da normal adam çalışıyor, onun bulabileceği şeyler de sınırlı.

O yüzden bounty programları yapıyorlar dünyada. Eleman bir açık olduğunda olayı böyle medyaya duyurmak yerine gelip sana söylüyor, sen de parasını verip açığı öğrenip kapatıyorsun. Normal işleyiş bu. Ama TR'de bu işi yapan hiçbir firma yok bildiğim kadarıyla. Dümdüz vizyonsuzluk.

Geçen sene ben böyle bi açık bulup firmaya mail atmıştım, baya da sağlam bir altyapı firması, "eyvallah cnm" diye cevap attılar. Kötü niyetli birisi olsam oradaki bilgileri satmak benim için daha kârlı yani, niye uğraşayım haber vermekle.

Bir de tabi cezasızlık var, adamlara geçen seferki hack yüzünden 2 milyon lira ceza kesmişler. 1 günlük kârı bile değil muhtemelen. E millet de tepki göstermiyor, uygulamayı kullanmayı bırakan yok bu sebepten vs. niye uğraşsınlar yani.

Mevcut şirketimde kurduğum yapı da şöyle: hiçbir developer'ın (ben hariç) canlı makinelere erişimi yok. Log lazımsa başka yerden bakıyorlar, deploy yapılacaksa başka makine yapıyor, sen kendin yapamıyorsun. Tek bir gateway hariç hiçbir makinenin (database'in vs.) internete erişimi de yok. Gateway'de de whitelist var, yani yapabileceğin işlemler belli, onların haricinde hiçbir şey yapamıyorsun. Bütün şifreler tek kullanımlık veya süreli vs.

Buna rağmen yarın hack'lensek şaşırmam yani, kesin bir yerde bi açık vardır.
0
plutongezegendegilmi
(16.11.21)
siber güvenlik üzerine çalışıyorum.

evet bu kadar kolay. özellikle yazılımcılarımızın güvenlik farkındalığı olmadığı için yazdıkları kodlar açıklarla dolu. güvenlik ekiplerinde de az çok iş bilen herkes ya yurtdışına gidiyor ya da yüksek paralara danışmanlık şirketlerinde çalışıyorlar, bu tarz firmalarda turnover çok yüksek olur. + olarak güvenlik zaten çok zor bir dal, hem para harcamak lazım hem enerji, hem de gündemi takip etmek lazım. zor iş yani genel olarak.

canlı makinalara erişimin olmasına gerek yok. bir tane formda ufak bir injection açığı olur oradan bile içeri girebilirsin. ya da içeriye bir oltalama maili atıp, içindeki zararlı dosya ile içeriden dışarıya tünel açılmasını sağlayabilirsin vs vs. ya da adamların kullandığı cihazların yazılım versiyonlarını vs bulabilirsen sırf o v için yazılmış açıkları tespit edebilirsin, vs vs. yani çoook fazla yöntem var.
0
roket adam
(16.11.21)
Ssh mesajini ben silmedim bu arada.
Bosa dusmus aradaki diyalog.

Ssh dandik falan demsitim
0
divit
(16.11.21)
(22)

Kediye isim koymaca

takıl yani takmıyo belli
fotoğraftaki arkadaş ailenin yeni üyesi Rengi koyu kahve gibi https://eksiup.com/p/zu521885vojcBen “çaklıt” ismini düşündüm ama sizden gelecek güzel önerilere de açığım.
fotoğraftaki arkadaş ailenin yeni üyesi
Rengi koyu kahve gibi

eksiup.com

Ben “çaklıt” ismini düşündüm ama sizden gelecek güzel önerilere de açığım.
0
takıl yani takmıyo belli
(15.11.21)
bizim baktığımız bir kedi vardı. tıpkı bunun gibi. süt kardeşler'den esinlenerek adını "yasemin" koydum.
0
prole
(15.11.21)
kimyon
0
Bruce
(15.11.21)
Gölge olsun
0
austra
(15.11.21)
bence çaklıt süper
mıncır da olabilir trtde bi çizgi filmde vardı
0
photo85
(15.11.21)
ahahaha tipe gel ya, çok sevimli. Peki erkek mi, dişi mi?
0
BuddyGuy
(15.11.21)
@BuddyGuy
Erkek
0
🌸takıl yani takmıyo belli
(15.11.21)
ninja
0
test user
(15.11.21)
Arap
0
fempusay
(15.11.21)
hamilton
0
astronom bey
(15.11.21)
Karabas.
0
j r r tolkien hayrani
(15.11.21)
Pamuk olsun, tüyleri pamuk gibi, beyaz olması gerekmez.
0
kaset
(15.11.21)
Kırpık
0
Josephine.
(15.11.21)
Çilleri var gibi, çillim derdim :)
0
jjimyl
(15.11.21)
Tostos. Tortor (motor gibi mırlıyorsa mesela).

İnsan ismi olarak da kullanılanlardan mesela bahtiyar, benim kedimin ismi. Ya da hüsnü, güzel demek. Ya da rıfkı, okşan, şakir...
0
muhayyer divan
(16.11.21)
Benim bu model çocuğumun ismi Milka <3

Size ve yeni bebeğinize bol mutluluklar, yoğurulmalı masajlar ve sağlıklı bir ömür diliyorum.
0
a day at the races
(16.11.21)
erkekse chocolate feminen kalıyor. büyüyünce arkadaşları arasında alay konusu olur.

renginden ötürü toprak diyorum. sorarlarsa hem renginden hem de (2 hafta sonra son yarışta şampiyon olacak) toprak razgatlıoğlu o günlerde dünya motor sporları tarihinin en büyük başarısını yakalayan türk (wsbk 1000 cc) olmuştu ondan dersiniz.
0
onemoremile
(16.11.21)
Bir arkadaşımın aynı bu renk bir kedisi vardı ve adı Moka'ydı. Moka güzel isim.
0
thracia
(16.11.21)
kırpık
0
selam
(16.11.21)
Mr. Brown
0
d max
(16.11.21)
zifir
0
cooperr
(16.11.21)
golge veya gece guzzel isimler

kara panter falan diye de iyice ucabilirsiniz tabiii bakalim kisiligne uygun mu :)
0
mavicorap
(16.11.21)
Ne koydun ısmini?
0
austra
(29.11.21)
(8)

6 ay askerlik mi yedek subaylık mı?

zelkowa
Merhabalar, tecilimi bozduracağım ve Şubatta kısmet olur ise askere gideceğim. Hali hazırda nişanlıyım, geldikten sonra nasip olur ise evlenmeyi düşünüyorum. Sorum şu : Henüz nitelendirilebilecek bir işim yok fakat maddi bir kaygım da yok. Bu bilgilere dayanarak ;Maddi bir kaygınız yok ve parayı çok
Merhabalar, tecilimi bozduracağım ve Şubatta kısmet olur ise askere gideceğim. Hali hazırda nişanlıyım, geldikten sonra nasip olur ise evlenmeyi düşünüyorum. Sorum şu :



Henüz nitelendirilebilecek bir işim yok fakat maddi bir kaygım da yok. Bu bilgilere dayanarak ;



Maddi bir kaygınız yok ve parayı çok umursamıyorsunuz fakat bedelli de yapmak istemiyorsunuz. Amaan ne kadar erken o kadar iyi diyerek 6 ay mı derdiniz yine yedek subaylığı mı seçerdiniz?


Yedek subay olarak yapmanın bir riski var mı ? (Örneğin doğuya atandık, çatışma yaşama ihtimali vesaire)


Bu konularda cahil olduğum ve sizlerin de düşüncelerinizi merak ettiğim için sordum. Teşekkür ediyorum.
0
zelkowa
(14.11.21)
6 ay yaptım. Yedek subaylık çıkma ihtimali yüksekti (makine mühendisiyim) ama tercih etmedim. Tercih etmeme sebebim bir yıl askerde geçirmek istememekti. Yedek subaylığın avantajı maaş alman. Para biriktirmek için şansını deneyebilirsin.

Risk var. Piyade olursan Güneydoğu'ya gidebilirsin. Çatışma riski var.

Şu an için tavsiyem kışın gitme. Büyük eziyet olur. Ben nisan ayında gittim. İyi ki yazın yapmışım diyorum.
0
dissendium
(14.11.21)
Şans+1
Mamakta birligin yedek subayi mesai bitince gider, haftasonlari rahat, odasinda lig tv vs vardi. Mutluydu.

Askerlik kibris, hudut birligi. Yedek subaya yazik. Ufacik odada, odada ne tuvalet, ne banyo hiçbir şey yok. Hepsini askerlerle ortak. Gecen gündüzün yok sürekli birşey çıkıyor. Haftasonlari gene sikinti. Komutan zaten manyakti, catisma bölgelerinden gelmis biriydi. Buna ek olarak kibris'ta altyapi vs olmamasini da kat (tuvalet tikanir, su akmaz, yemekler zaten leş, internet gg. Yok yani).

Kısacası yedek subay olup düz askerlikten daha leş bir askerlik yapabilirsin.
0
logisticsmanager
(14.11.21)
Bu arada çok önemli bir tavsiye vermek istedim. Covid nedeniyle çarşı izinleri yokmuş bir süredir. Yanlışsa bilemem. Covid bitmeden mümkünse askere gitme. Çünkü çarşı izni olmayan askerlik hapis gibi bir şey olur. Hem ihtiyaçlarını gideremezsin hem de psikolojik olarak zorlanırsın. Bu da ek bilgi olsun.
0
dissendium
(14.11.21)
Kesinlikle yedek subaylik ile daha rahat bir askerlik yasarsin
0
tahtakafa
(14.11.21)
Yedek subaylığı eğer orduda doğrudan tanımlanmış bir iş karsiligi olan bir mesleğiniz varsa seçin. Olup olamamanizdan ziyade, eğer orduda kadro karşılığı olan bir mesleğiniz yoksa ve yedek subay olursaniz, kuvvetle muhtemel eğitim birliğinden sonra gorevlendirileceginiz yerde takım komutanı/karakol komutanı olursunuz. Takım komutanı da joker subay, angarya subayı demektir realitede. Uzman erbaş ve astsubaylar pek sallamaz, aynı şekilde maiyetiniz olan takiminizdakiler de sallamaz, birinci amiriniz olan ustegmen ya da yüzbaşı da bu 10 ay sonra gidecek diye çoğunlukla sallamaz.

Mezuniyetinin doğrudan kadro karşılığı olduğunu bildiğim (yani yeri ve görevinin sınırları az çok belli olan) bölümler: tıp, hukuk, veteriner hekimlik, eczacılık, hemşirelik, psikoloji, psikolojik danışmanlık, dişçilik, sosyal hizmet uzmanı, diyetisyen, gıda mühendisi, elektronik, bilgisayar, makine, mekatronik, telekomünikasyon... mühendisi.

Diğer mezun olunan bölümler takım komutanı olarak (ya da hudutta iseniz karakol komutanı) kadro görevini yapıyor genelde. (bilmediğim olabilir, değişen olabilir, yukarıda yazdıklarım askerlik yaptığım birlikte olanlar ya da görev vb. gittiğim üst kademe birlikte karsilastiklarim)

Bence buna göre düşünün.
0
encokbenisevinnolur
(15.11.21)
Askerliğini kısa dönem yapmış biri olarak şahsi düşüncem eğer para bir kıstas değilse askerliğin hangisi kısaysa onun yapılması; hele de aradaki süre farkı 6 aysa...

Yedek subay olarak rahat bir askerliğiniz olabilir ancak hiçbir askerlik çeşidi sivil hayat kadar rahat değil, kaldı ki gayet zorlayıcı koşullarda da askerlik yapma ihtimaliniz var; bu kısmı fazlasıyla şansa kalmış durumda. Kısa dönem eğitim vb. düştükten sonra çok daha çabuk bitiyor; devrecilik vb. gibi çoğunlukla uzun dönem saçmalıklarının sizi bağlamaması daha büyük ihtimal. En fazla poşet moşet derler ki o da çok bir mesele değil, güler geçersiniz. Sonuçta İzin falan yapmazsanız zorlansanız bile 5 ay civarı bir sürede dönersiniz, sonra da hayatınıza bakarsınız.
0
salihdt
(15.11.21)
Askerliğin kısası makbuldür her zaman. Ben de Nisan ayında gidip Eylül ayında dönmüştüm. Gerçekten çabuk bitiyor.
0
pispinti
(15.11.21)
ben de kisayi secerim, ortadoguda ne zaman ne olacagi belli olmaz biran once yapip bitirmek en iyisi.
0
cooperr
(15.11.21)
(3)

Bir haftadır geçmeyen bel ağrısı için hangi branş ?

ceketimi alip cikcam
Merhabalar1 haftadır geçmeyen bel ağrısı içinOrtopediye mi beyin cerrahına mı gitmek gerekir ?Genelde oturduktan sonra kalkarken ağrıyor hemen dik duramıyorum
Merhabalar
1 haftadır geçmeyen bel ağrısı için
Ortopediye mi beyin cerrahına mı gitmek gerekir ?

Genelde oturduktan sonra kalkarken ağrıyor hemen dik duramıyorum
0
ceketimi alip cikcam
(14.11.21)
Beyin cerrahı
0
rentts
(14.11.21)
norolog abicim, hemen..
0
cooperr
(14.11.21)
Beyin cerrahı +1
0
ozgurluk savascisi
(15.11.21)
(5)

tencere ama hangi?

erenderk
daha önce hiç tencere almamış ve bilinçli bi şekilde kullanmamış birisi ne çeşit bi tencere seti almalıdır? setin içinde neler olmalı? granit mi çelik mi vs vs bi sürü şey varmış. normal yemek yapıcam ama öyle sürekli bi aşçılığım olmayacak. ne alayım ben?
daha önce hiç tencere almamış ve bilinçli bi şekilde kullanmamış birisi ne çeşit bi tencere seti almalıdır? setin içinde neler olmalı? granit mi çelik mi vs vs bi sürü şey varmış. normal yemek yapıcam ama öyle sürekli bi aşçılığım olmayacak. ne alayım ben?
0
erenderk
(14.11.21)
Çelik. 1-2 boy tencere ve tava makul bence.
0
Amaranta ursula
(14.11.21)
Bence set alınmamalı. Çeliğin de teflonun da ayrı yeri var. Bir tane teflon pilav tenceresi tavsiye ederim, üstüne 1-2 orta boy çelik, bir de uzun saplı kalın tabanlı, kapaklı, çelik tavamsı tencere. Bu sonuncusunda ne pişirilse hakikaten güzel oluyor. 1-2 teflon sosluk, yumurta ya da ufak tefek soslar pişirmek için. Bir de küçük (3,5 lt. falan) düdüklü tencere. Benim sistem bu şekilde, gayet iyi işliyor 2 kişi için. Az yemek yapan çalışan insan için düdüklü çok önemli.
0
whoosie
(14.11.21)
Set alınmamalı +1 çünkü setlerde büyük ebatlı tencereler oluyor, anladığım kadarıyla pek kullanmayacaksınız.

Bence 20-22cm tencereler ideal. Tek kişiye de aileye de genelde normal bir yemek tenceresi işlevi görüyor. 26cm tava/tencere de pilav tenceresi olarak idealdir.

Çelik en iyisi ve sağlıklısı ama bazen yapışmaz ihtiyacı da olduğu için teflon/granit tarzı bir tane lazım olur. Bunun tencere şeklinde olması şart değil, tava modu iş görür.
0
epitaf
(14.11.21)
Paslanmaz çelik. Üç boy kullanıyoruz biz duruma göre. İki boy da is görür ama.
0
chavezding
(14.11.21)
tek basinaysan sete gerek yok +1

bir tane orta boy celik tencere, kapakli.
iki tane seramik tava, biri derin olmali, kapakli.
bir tane duduklu.
0
cooperr
(14.11.21)
(4)

kış lastiği?

sanat guresi
falken, kumho ve semperit kış lastikleri hakkında yorumlara açığım.ya da az daha eski bir goodyear veya daha pahalı bir lassa mı tercih ederdiniz?
falken, kumho ve semperit kış lastikleri hakkında yorumlara açığım.

ya da az daha eski bir goodyear veya daha pahalı bir lassa mı tercih ederdiniz?
0
sanat guresi
(14.11.21)
fiyatlari nasil bilmiyorum ama iyi lastik istiyorsan bu isin bir numarasi nokian.
nokian olmazsa michelin x-ice da iyidir..
0
cooperr
(14.11.21)
nokian'ın methini çok duydum ama fiyat bana göre tuzlu.
0
🌸sanat guresi
(14.11.21)
valla ben son zamanlarda baya araştırdım ve falken 4 mevsim lastik aldım. baya olumlu yorumlar okudum. fiyat performans ürünü olduğuna dair.

çok da pahalı bir şey almaya gerek yok bence
0
oekuklu
(14.11.21)
Falken kumho semperit sava bunlardan korkmayın. Testlere giren lastikler ve kurumsal avrupa firmaları. Sava goodyear bünyesinde ama bazı modelleri goodyear'dan iyi sonuçlar veriyor örneğin.
0
karacigerim vur kadehlere
(14.11.21)
(16)

13 Kasım 2003 Migroskop Kataloğu

Karmaşıklık
Çok güzel saklanmış bir katalog buldum işyerinde. Dün baskı yapılmış gibi temiz ve sağlam. Tam 18 yıl olmuş bugün itibariyle. https://photos.app.goo.gl/ML61mL2yNh2g4psNAEn şaşırdığınız fiyat hangi üründe?Ben fiyata değil de elektronik ürünlere şaşırdım. Nereden nereye.
Çok güzel saklanmış bir katalog buldum işyerinde. Dün baskı yapılmış gibi temiz ve sağlam. Tam 18 yıl olmuş bugün itibariyle.

photos.app.goo.gl

En şaşırdığınız fiyat hangi üründe?
Ben fiyata değil de elektronik ürünlere şaşırdım. Nereden nereye.
0
Karmaşıklık
(13.11.21)
Et kg 9.90 tıpkı amerikadaki gibi. En çok bu ilginç geldi diyebilirim.
0
melonsucker
(13.11.21)
beklediğim kadar artmamış fiyatlar. 2003'te dolar 1.6 liraymış. şuan 10 desek arada 6.25 kat fark var. migros'ta kırmızı et 60 lira desek normal aslında. pınar süt o zaman 1.25'miş, şimdi de 7 desek yine uyuyor.
0
Wakatakakage
(14.11.21)
küçükken bayılırdım bunları okumaya, o yüzden bir yandan çok tanıdık geldi.
ortalama bir bilgisayarın günümüz parasıyla 2 bin lira olması enteresan cidden. bundan bir sene sonra 400 liraya o zamanın iyi cep telefonlarından birini aldırmıştım babama. şimdilerde onun muadili telefonlar 10 bin lira.

kurdan bağımsız, kola ve diş macunu artışı da mantıksız geldi bana. cidden 1 liraya 1 litre kola alınırdı, şimdi marketten almadım uzun zamandır ama yemek sipariş ederken 8-9 liraya satıyorlar. diş macunları da uçtu gitti.
0
Bruce
(14.11.21)
Hepsine şaşırdım ama son zamanlarda beni süt fiyatları üzdüğü için ona daha çok şaşırdım. 1.25 olan süt bugün 8.5.
0
mg3929
(14.11.21)
kesinlikle ayçiçek yağı.

1 kilo pirinç 1.5m iken ayçiçek 3litre 6m
0
killerbee
(14.11.21)
4lü hacı şakir kalıp sabun 1.5 liraymış. şimdi 18 lira falan.
0
xrated
(14.11.21)
Bu arada bi şey daha ekliyim. Fiyat artışlarının sizi çok daha fazla şaşırtmasını beklerken az şaşırdıysanız bunun nedeni kalitenin düşmesi. Tüm ürünler 10 sene öncesine göre hatta 3 sene öncesine göre bile çok daha kalitesiz.
0
mg3929
(14.11.21)
2003 tam olarak ülkenin güzel yıllarından sayılmaz ama ya. Yine ekonomik olarak fakir olduğumuz günlerdi. 2006-2010 arası daha iyiydik. Günümüzle karşılaştırmak açısından daha iyi bir referans olabilir bu tarihler.
0
westblack
(14.11.21)
Vay be. Anılarım canlandı. Alpella keki hatırladım.

Ben Apikoğlu sucuğa şaşırdım. Kilosu 20 liraymış. Şu an 170 lira.
0
dissendium
(14.11.21)
Ben de çay. kahve ve maden sularına takık olduğum için onların fiyatı şaşırttı. Hatta kahve kupaları ne ya öyle! O zamanın asgari ücretiyle bile lüksüne alabileceğin çok şey var.

Yalnız fiyatlar da bayram öncesi olmasına rağmen normal değil mi ya? Bakınca şimdi insan gibi yaşamayı özledim..
0
e mice
(14.11.21)
dolar bazinda fiyatlarda fazla fark yok.
bunun da sebebi tr'nin son 20 senede bir tuvarlak cizip an itibariyle basladigi noktaya geri donmesi.
0
cooperr
(14.11.21)
Ayy Lila Stars görünce çocukluğuma gittim. O yıllarda en sevdiğim şeydi. Fiyatı da diğer çikolaralara göre uygunmuş.
0
ms brownstone
(14.11.21)
Fiyattan bağımsız tat marka su şaşırttı.
0
owaki
(14.11.21)
Asgari ücretle ilgili yanlış bir yaklaşım herkes asgari ücretten bahsettiği için, o zamanlar çalışanlar yüzde kaçı asgari ücret alıyormuş, bugün ülkenin yarıya yakını alıyor.

Beni en çok abur cuburlar üzdü, oradaki çokonatın lezzetini şu anda bulmak imkansız.
Şaşırdığım eskiden gofetlerin gramajı daha yüksekti gibi geliyordu ama gramajlar hala aynı, galiba eskiden olan kalitenin verdiği doyumu vermediği için gramajı azalmış gibi geliyor yerken.
0
atom karincanin torunu
(14.11.21)
laptop 2 küsür milyar o zamanlar 3 öğretmen maaşıyla alınıyor. o kadar üretim ve lojistik imkan gelişti, teknoloji ucuzladı, hala 3 maaşa 1 laptop... ülkede refah artmamış.
0
ya ben lan neyse
(14.11.21)
bilgisayar ve telefonun o yıllarda pahalı olması, et ve yağ fiyatlarının çok normal olması, 5'li çokonatın 1 milyon olması :)
0
paintov
(14.11.21)
(14)

Arabanızda stepne lastik taşıyor musunuz?

ataman
Yaklaşık 10 yıldır aktif araç kullanıyorum.. Hiç yedek lastiğe ihtiyaç duymadım.. Bir kere uzun yolda lastiğin indiğini farkettim onu da köpük sıkıp ilk lastikçiye kadar idare ettim... Zaten bijonları çok sert arabanın kendim değiştirebileceğimi de sanmıyorum.. Bir kere denedim. Açamadım. Olur da la
Yaklaşık 10 yıldır aktif araç kullanıyorum.. Hiç yedek lastiğe ihtiyaç duymadım.. Bir kere uzun yolda lastiğin indiğini farkettim onu da köpük sıkıp ilk lastikçiye kadar idare ettim... Zaten bijonları çok sert arabanın kendim değiştirebileceğimi de sanmıyorum.. Bir kere denedim. Açamadım.

Olur da lastik parçalansa dahi? kaskonun yol yardım hizmeti var.. Bu durumlarda yardımcı oluyorlar mı bilmiyorum ?

Hem bagajda ek alan kazanayım hem de boşuna ağırlık taşımayayım diye. Stepneyi çıkartasım kalan alanı da ek depolama olarak kullanasım var.
Yine de mantıklı mı bilemedim ?
0
ataman
(13.11.21)
Olur da lastik parçalanırsa, bulunduğunuz yere gelen yol yardım size jantıyla yeni lastik getirir mi, getirirse kaç liraya getirir bilemiyorum.

Yedek lastiği taşımak, ihtiyacınızın olduğu güne kadar aptalca ama ihtiyacınızın olduğu gün yanınızda olması, harika bir şey.
0
yargin
(13.11.21)
lastik parçalanırsa kaskonun çekici hizmetini kullanırsınız. lastikçiye çektirirsiniz. tabi geceyse sabaha kadar beklersiniz.
0
xrated
(13.11.21)
Kaskonun yol yardım hizmeti var da @yargin'in dediği gibi sana jantıyla yeni lastik getireceğini sanmıyorum en fazla çekiciyle en yakın lastikçiye çektirirsin arabayı.

Şehiriçinde belki sorun olmaz adım başı lastikçi var nerdeyse ama uzun yola giderken yedek lastiksiz yola çıkmazdım yerinde olsam.
0
10032007
(13.11.21)
yol yardım dediğin benim arkadaşlar işte.

bi ufak votka alıp kafayı çekip çekip takılıyolar. onların keyfine kalmışsan bitmişsin yani.

olabilecek en mantıklı şeyi söylüyorum sana, çekici gönderir servise çekerler.

sen de servis açılsın da lastik mastik yapsın diye beklersin.

öteki türlü maks yarım saatte lastiği değiştirip yoluna devam edersin.

bijon açılır açılmaz bilmem de, sağlam bi bjon anahtarı çok şeyi değiştirir, hani üstüne çıkıp tepinmelik, 2 kiloluk çekiçle vurmalık falan.

he stepnen olur değiştirmeyi bilmezsin yol yardım gelir değiiştirir.
0
killerbee
(13.11.21)
2001 model clio aracımda stepne vardı. bir gün apartman otoparkında baktım lastik inmiş. pompa falan da yok. dedim stepneyi takıp lastikçiye gideyim. tabii sağlam bijon anahtarı falan ne gezer. avadanlıktaki araçla birlikte verilen L şeklindeki anahtarla lastiğin tek bijonunu bile gevşetemedim. üstünde zıplamaktan el freni çekili vitesteki araba yerinden kaydı. krikoda olsa düşerdi. ben gevşettikten sonra krikoya alayım demiştim, gevşetemedim. lastikçiyi çağırdım, şişirip dükkana gittik. önceki takan nasıl ölümüne sıktıysa dükkanda lifte alıp havalı tabancayla bile sökemedi herif. istavroz bijon anahtarına boru takaıp momenti arttırarak falan gevşetti. bijınları sökmek de yetmiyor. çelik jant nasıl sıkışıyorsa bi de yumruk, tekme, öteki lastikle gerinip gerinip vurma şeklinde lastiği yerinden oynatmak gerekiyor.

velhasıl sökemedim lastiği, bijonun tekini gevşetemedim bile.

sonra lpg taktırdım, stepne yerine simit tank koydular. bir müdden stepneyi bagajda gezdirdim. sonra dedim lan sökmeye çalışsam yine söküp takamayacağım, en iyisi taşıyıp durmayım, koydum eve. yıllardır stepnesiz geziyorum.

geçen sene 2019 model toyota corolla hybrid aldım, stepnesi yok. tamir kiti ve bir tane de çakmaktan çalışan kompresör koymuşlar. aracın standart donanımı bu yani aldığım adamın işi değil.

yani çok da lazım değil, yol yardımı var, çekicisi var, şehir içinde kalırsan tanıdık bi lastikçi bul, ara gelsin. tubeless lastik parçalanacak kadar başına iş geldiyse zaten çekici çağır, aracın başka tarafları da zarar görmüş olabilir.
0
kibritsuyu
(13.11.21)
Bazı bijonlarda ters dişli oluyor. Bir yönde zorladınız açılmıyor, diğer yönü deneyeceksiniz. O yüzden açamamışsınızdır. Anahtarın uç kısmına ayağınızla biraz ağırlığınızı verince gevşer zaten.
0
malheiros
(13.11.21)
Arabada ince stepne var. Zaten kendisine göre yeri var yani aklımın ucundan bile geçmez çıkarmak. İlk kez duyuyorum böyle bir soru.

Bir keresinde otoparkta demir çubuk lastiği yardığı için kullanmak durumunda kaldım. Taktım gittim lastikçiye yeni lastik aldım. Öyle bir durumda yol yardım çağırmak da angarya iş. Mis gibi sök tak bak işine.
0
zoghurt
(14.11.21)
çoğu arabada lastik fazladan yer kaplamıyor. bagajın altına gömülü oluyor. stepnesiz gezilmez bence. gece saat 3te lastik patlasa saçma bir yerde, o saatte nerden bulacaksın lastikçi? çekici seni eve falan bırakır da bi daha onu bekleyeceksin uğraş yani. lastik değiştirmek en fazla 15 dklık iş.

bana bir kere lazım oldu iyi ki de stepne var dedim.
0
jelly bear
(14.11.21)
Ben şahsen gece pek araba kullanmıyorum seyahat etmiyorum. Lastiğin havası komple inse değiştirmeye uğraşmam cant yere değerek lastikçiye kadar sürerim. Yarılsa muhtemelen ben de tek başıma değiştiremem. Ömrümde değiştirmedim. Ama yine de stepne bagajda durur. Çünkü yoldan geçen birinden yardım isteyebilirsin. Bi de barajdan çıkarıp nereye koyacan evde durup ne yapacak. Bagajda o kadar boş alan çok mu önemli.
0
baba553
(14.11.21)
lastikler runflat degilse stepne cikartilmaz. Tamir kitleri benim deneyimim pek ise yaramiyor. Yol yardima da guvenilmez, bulundugun yerde telefon cekmeme olasiligi var, dag basinda kalirsin.

Yok kesin stepneyi cikartacam diyorsan o zaman runflat'e gecmen lazim. O tip lastiklerin de bazi sikintilari var: fiyatlari yuksek, bulmasi kolay degil, konfor yanak sertliginden dolayi dusuk.

Ben olsam stepneyi kafaya takmayi birakirdim.
0
cooperr
(14.11.21)
Uzun yolda bulundurmak mantıklı ama şehir içi kullanımda ben bıraktım kullanmayı. Lastik tamir kitleri de iş görüyor bence. En az üç defa kullandım ve hayat kurtardı resmen. Arabada en az üç tane bulunduruyorum artık.
0
beni sen öldürme
(14.11.21)
Son 10 senede 2 defa kullandım. Ben olsam çıkartmam.
0
zimbirik
(14.11.21)
99dan beri kullanıyorum.
toplamda 3 kere lastik değiştirmek zorunda kaldım. kaldım diyorum çünkü ikisinde ben değiştirdim.
sonuncuda stepne olmadığı için şansıma 7dk ötedeki lastikçiye ulaştık.
bu bir risk nerede ne olacağını bilemezsin.
kaskonun lastikçisi geleceği mesafe için km başına ücret alıyor. o parayla 3 ay doğal gaz faturası ödersin :))

lastik onarıcı spreyler var. şehir içi için uygun olabilir.
0
janderzel zartanyan
(14.11.21)
Bu kadar güzel öneriden sonra benim tek bir tavsiyem olacak;

Arada sırada, mesela senede bir kere tekerlekleri ve doğal olarak bijonları bi söküp takmak lazım olduğu yerde.

Sökülmeyen ve uzun zaman sabit duran tekerlekler zamanla korosyon-toz-kir vs ile çıkmayacak gibi kaynıyor namussuzlar.

Bijonları söküp takmak yetmez, jantı da oturduğu yerden çıkarıp geri takmak lazım.

Bu dediğim yapılmazsa bazen bırakın tekme atmayı, keserle çekiçle bile çıkmıyor bazı tekerler. Çok uğraştırıyor.
0
John Bloor
(15.11.21)
(4)

Erkek cüzdan tavsiyesi

xrated
Klasik erkek cüzdanları işimi görmüyor pek. Hem kart, hem bozuk para usb falan atabileceğim bol gözü olan cüzdan lazım. Kadın cüzdanları çok daha işlevsel bu konuda. Tavsiyesi olan var mı?Şunları beğendim ama erkeğe gider mi sizce?https://www.cengizpakel.com/cengiz-pakel-orta-boy-kadin-cuzdan-65257-
Klasik erkek cüzdanları işimi görmüyor pek. Hem kart, hem bozuk para usb falan atabileceğim bol gözü olan cüzdan lazım. Kadın cüzdanları çok daha işlevsel bu konuda. Tavsiyesi olan var mı?

Şunları beğendim ama erkeğe gider mi sizce?

www.cengizpakel.com

www.cengizpakel.com

www.cengizpakel.com
0
xrated
(13.11.21)
İlki bir ihtimal olabilir diğerlerinde bariz feminen ögeler var. Bir kartlık bir de deri kese taşımak alternetif olabilir. Kesenin ağzını açarsanız Vakkonun bozuk para gözü olan erkek cüzdanları da var bu arada.
0
kullanıcıadımbuolsun
(13.11.21)
bunlari gorunce aklima burhan altintop geldi :)

Ben bozuk parayi cebime atiyorum ki zaten nakit olayi ortadan kalkiyor, yakinda bozuk derdi de kalmayacak. USB'nin de en ufagini alip anahtarliga takiyorum. Ayrica kredi karti seklinde USBler de var eger anahtarliga takmak istemiyorsan.
0
cooperr
(13.11.21)
beğendiyseniz kullanın gitsin, feminen dursa nolur ki. zaten 2. hariç diğerleri çok feminen gibi gelmedi bana, maskülen de değil, standart cüzdan işte. 1. çirkin bu arada.
0
erenderk
(13.11.21)
feminenlik sorun degil kimse sirf cuzdaniniz icin sizden uzaklasmaz da, bunlar cebinize sigacak mi? o kadar cok kart tasiyor hem de bozuk para bulunduruyorsaniz direkt ufak cantalardan alin emekli baba hesabi.
0
hot potato
(13.11.21)
(8)

Departman seçimi

dissendium
Sizce hangi departmanda tecrübeli olmak ileride daha değerli olur?Değerli dediğim, hep aranması, maaşın yüksek olması.1. Üretim (ileride üretim müdürü olarak düşünebilirsiniz)2. Kalite3. Planlama4. Satın alma5. Satış6. Bakım7. Araştırma ve geliştirme8. Tasarım (sonradan ekledim)Yolun başında olan bi
Sizce hangi departmanda tecrübeli olmak ileride daha değerli olur?

Değerli dediğim, hep aranması, maaşın yüksek olması.

1. Üretim (ileride üretim müdürü olarak düşünebilirsiniz)

2. Kalite

3. Planlama

4. Satın alma

5. Satış

6. Bakım

7. Araştırma ve geliştirme

8. Tasarım (sonradan ekledim)

Yolun başında olan bir makine mühendisi olarak tecrübeli arkadaşların tavsiyelerini dinlemek isterim. Teşekkür ederim cevap veren olursa.
0
dissendium
(12.11.21)
Kalite, planlama veya ar ge. Ama sektorden sektore degisebilir derinlikleri/kapsamlari yani civata uretimi yapan fabrikada planlama pek bir sey katmaz.
0
floydian
(12.11.21)
Ben üretim diyorum. Proje yazmıyor ama öyle bir departman da var biz de o da güzel duruyor. Planlama endüstri mühendisi ağırlıklı tercih ediliyor.

Üretimi bilen malzemeyi tanıyan her makinacı dil bildiği sürece sektöründe satışçı da olur rahatça.

Ben mühendis değilim gözlemlerimi aktarmaya çalıştım sadece ama unutmayın ki ikcı arkadaşlar da mühendis değil, planlamaya endüstri mühendisi alalım diye kafa açtıklarına şahit oldum, aday bol nasılsa, memlekette.
0
nickimin hakkini veremedim
(12.11.21)
Araştırma geliştirme.
0
j r r tolkien hayrani
(12.11.21)
Makine işinde değilim ama elektrik elektronik mühendisleri ile sarili biri olarak satis ya da üretimi bilen genelde iyi yerlerde.

Arge iyi ama harbiden argesi olan yer önemli. Türkiye'de çalıştığım yerde arge devletten ödenek almak için açılmıştı.
0
logisticsmanager
(13.11.21)
çok genel bir soru. sektöre, firmaya göre cevap çok fazla değişkenlik gösterecektir. genelleme yapmak gerekirse satış diyorum; müşteri ile iyi ilişkiler her zaman kazandırır.
0
sanal uyku
(13.11.21)
Bence neyi yapmaktan keyif alacağınıza göre de değişir.
Üretim'den nefret ediyorsanız mesela, verimli çalışamayacaksanız parlak bölüm diye orada olmanın bir anlamı yok bence.
Sorunuzöa sevdiğiniz alanın kesişimi olmalı.
0
dreamnesiac
(13.11.21)
Sektor farketmeksizin satis/satin alma. Direk parayla hasir nesir olan hep daha fazla kazanir, maas ustune komisyon alir, bonus alir vs.

Bu listede tahminim en az parayi tasarimcilar yapar, cunku isin hammaligini angaryasini ustlenenler genelde daha az kazanir.

Istisnalar vardir kesin ama kaideyi bozmaz.
0
cooperr
(13.11.21)
kesinlikle her mühendisin üretim tecrübesi olmalı en az 2 sene. sonrasında satış/satın alma veya kalite.

dizayn/tasarım hamallık +1
0
oekuklu
(13.11.21)
(8)

laptop tavsiyesi verir misiniz?

kahve45
çoğunlukla internette gezinmek için kullanılacak, oyun falan oynanmayak. bişey açarken beni bekletmeyecek, en azından 6-7 yıl götürecek, ısınma problemi olmayan bir laptop arıyorum. çok dandik de olmasın, çok profosyonel de olmasın.teşekkürler.
çoğunlukla internette gezinmek için kullanılacak, oyun falan oynanmayak. bişey açarken beni bekletmeyecek, en azından 6-7 yıl götürecek, ısınma problemi olmayan bir laptop arıyorum. çok dandik de olmasın, çok profosyonel de olmasın.teşekkürler.
0
kahve45
(11.11.21)
Eşime aldığımız bilgisayardır, tavsiye ederim:

www.amazon.com.tr
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(11.11.21)
macbook air.
0
avatar is back
(11.11.21)
avatar teşekkür ediyorum ama macbook düşünmüyorum onu yazmayı unutmuşum.
0
🌸kahve45
(11.11.21)
matebook d 16
0
we are floating in space
(11.11.21)
İlk önerilen lenovo çok şık ve gayet yeterli dediğiniz işlemler için. Ben de tavsiye ediyorum.
0
mg3929
(11.11.21)
apple ile ilgilenmiyorum demissin de hem bahsettigin ozelliklere sahip hem de en az 6-7 yil goturecek windows tabanli bir laptop oldugunu sanmiyorum, dell belki. Eskiden thinkpadler vardi ama Lenovolar ayni kalitede degil.

bende zamaninda apple ekosisteminden nefret ediyordum. Sonra bir deneyelim en kotu satarim dedim. Zamanin en ucuz air modelini aldim, 7 sene oldu hala goturuyor. Bir de istesem yarin sifirinin %30-35ine satarim.
0
cooperr
(11.11.21)
Acer, Dell, Lenovo iyi markalar. Lenovolarda şikayet çok. Bütçe düşükse Acer iyidir.
0
OrangeYellow
(11.11.21)
matebook 13 ya da 14 serisine bakabilirsin. ince hafif mis gibi cihazlar
0
avatar is back
(12.11.21)
(15)

Manuel araba pişmanlık olur mu?

2027
Arkadaşlar merhaba, 15+ yıldır manuel araba kullanıyorum. Bu aralar yeni araç bakıyorum. Arkadaşlar mutlaka otomatik olsun diyor ama bilemedim manuelin sürüş zevki bir başka bana göre kimilerine eziyet/angarya gelse bile. Evet hali hazırda araba zaten yok ama manuel denk gelirse göz ardı mı edeyim y
Arkadaşlar merhaba,
15+ yıldır manuel araba kullanıyorum. Bu aralar yeni araç bakıyorum. Arkadaşlar mutlaka otomatik olsun diyor ama bilemedim manuelin sürüş zevki bir başka bana göre kimilerine eziyet/angarya gelse bile. Evet hali hazırda araba zaten yok ama manuel denk gelirse göz ardı mı edeyim yoksa tercih edersem pişmanlık duyar mıyım bilemedim. Siz ne düşünüyorsunuz? Düşündüğüm araba yeni megane 4 bu arada.
0
2027
(10.11.21)
Zevke bir şey diyemem ancak ben kendi adıma imkanım varsa, İstanbul'da kullanacaksam otomatikte kalmak için elimden geleni yaparım
0
kisa
(10.11.21)
İstanbul'da yaşamıyorsan, ne bileyim her gün işe gidip gelmiyorsan veya akan bir trafikte kullanıyorsan manuel de kullanılır. Mutlaka otomatik olsun diyenler sürekli durup kalkılan trafiklerde kullanıyorlar.

Manueller daha ucuz ve sıfır bulma olasılığın daha yüksek sanıyorum, o yüzden sana normal geliyorsa al geç. (tabii ki otomatik daha rahat ama)
0
nhk ni youkosu
(10.11.21)
manueli niye göz ardı edesin ki. 15 yıldan uzun süredir manuel kullanıyorsan usta şoförsün demektir. manuel kullanmaya devam et bir sorun yaşamıyorsan.
0
dafuq
(10.11.21)
Otomatik CVT degilse alinir, teknoloji cok gelisti.

Ben de manuelciyim ama artik bu devirde keyif icin kullanacagim spor bir araci manuel alirim, otomatikten sasmam.
0
cooperr
(10.11.21)
@cooperr, Türkiye'de ucuz otomatiklerin en düzgünleri CVT. Öyle diyim :D Otomatikleştirilmiş manueller (AMT) en ucuz, sonra cvt'ler satılıyor ki en uzun ömürlü diye övülenler bunlar(Renault falan da öyle olmalı), sonra Alman grubuyla DSG vb. geliyor.
0
nhk ni youkosu
(10.11.21)
MX-5 falan alınacaksa bu "manuelin keyfi ayrı hacım" muhabbetini anlıyorum ama Megane için angarya.

Honda veya Toyota alacaksam CVT de alırım şahsen.
0
yürümeyin
(10.11.21)
otomatik alın geçin. şehir içinde de, şehir dışında da rahat araba kullanın. ne gerek var hamallığa.
0
co2s2
(10.11.21)
ilerde satarken zorlanırsınız herkes otomatıge dondu.
0
sizofren06
(10.11.21)
Merhabalar, hangi şehirdesin bilmiyorum ama sık sık trafiğe girdiğin bir şehirdeysen manuel üzer hocam.

Bende standardın biraz üstü güçte manuel araç var, haftada bir şehir içi kullanıyorum, ara ara da uzun yolda kullanıyorum o yüzden keyifli mesela ama İstanbul trafiğinde her gün işe gidip geliyor olsam başlarım manueline der satardım.
0
chicha_v2
(10.11.21)
tork konvertörlü ya da cvt alabiliyosan al. yoksa manuel. zaten kullanabiliyormuşsun. ayrıca fiyat avantajı da var.
0
xrated
(10.11.21)
manuel araba ile her gün 100 km yapıyorum hayattan soğudum resmen. ben de otomatik arıyorum şu süreçte
0
kablelvuku
(10.11.21)
Manuelin keyfi başka diyorsan manuel al hocam.
Bu akşam istanbul’da 6 km lik yolu 1,5 aaatte aldım. Otomatik vites ile.
Kullanmam ön koşuluyla Bedava hediye edilse istanbul’da manuel vitesli aracı reddederdim. 17 yıllık sürücüyüm.
Bu yüzden bu soru çok subjektif, kendin karar vereceksin.
0
dadasalon
(10.11.21)
manuel arabam var. dsg'ye güvenmediğim için manuel almıştım. uyurken hergün tanrıya dua ediyorum bana otomatik bir araba vermesi için.
0
elitoangelito
(10.11.21)
Mutlaka otomatik olsun diyenler kendilrine gore düşünüyor, sana gore mutlaka otomatik olmali mi bunu sor kendine.
Yani arac kullanmaya yeni basliyor olsan tamam da 15yillik surucusun, ben sahsen gelip sorsan sana akil vermezdim bu konuda, mutlaka otomatik olsun neye göre soyleniyor bilemedim.
Yukarıda arkadasin dediği gibi subjektif konu bu.

2.el alacaksam km de cok dusuk değilse alacagim arabada, otomatik bakmazdim ben. Otomatigin ariza vermesinden tirsarim ben. He sifira yakin arac alacaksindir o zaman dusunulebilir.

Bunun dışında kendim icin konusacak olursam otomatik arac kullandığımda beni biraz huzursuz ediyor surus hissi. Tamam ayaklar rahat ama nasıl hizlanacagima ben değil araba karar veriyor gibi oluyor nasıl anlatayim.
Şahsen ben cok iyi hizli calisan ve gecisleri hissettirmeyen iyi bir otomatik şanzımana sahip arac alamayacaksam otomatik almazdim. Bana kalkista sollamada vs sikinti yasatacak otomatik beni kanser eder. Bu yuzden manuel arac kullanıyorum zaten. Iyi bir otomatik sanzimana sahip araclar butcemi asiyordu. Otomatik sanzimandan otomatik şanzımana da fark var yani. Bazi otomatikler kanser. Uzun zamandır mabuel kullanıyorsan senin icin de böyle olacaktir bazisi.
Bu dediklerimi kendin için de dusun mesela.

Kafana yatan butcene uyan bir otomatik araba olursa bir yerden temin edebiliyrsan biraz denemen cok iyi olur. Ona gore karar verirsin.

Herkes manuele lanet etmis ama isim geregi gunuj yarisi ofiste yarısında da trafikte kalabalik oluyorum, her gun rahat 4 saatim araba geciyor, bazen daha fazla ve arac manuel. Aksam eve donuste de yogun trafige maruz kalıyorum. Ben hic manuel arabaya boyle isyan ettigim olmadi şahsen. Tamam yoruyor biraz ama vay manuel omrumu yedi vay hayattan soğuttu noktasına gelmedim hic. Yani kisiye gore değişiyor iste. Ben baya manuelle yaşayabiliyorum. Otomatik de kullansam o eve dönüş yolu 1-1.5 saat surecek degisen pek bir sey yok. Sahsen benim sikinitim dur kalk dur kalk sikinti basmasi, saatlerce gitmek ve yolun bitmek bilmemesi, ayagimin ağrıması falan değil yani. Buna ragmen iyi bir otomatik (otomatik değil bak iyi bir otomatik diyorum) alma sansim oldugunda alabilirim, rahatlik rahatliktir. Sen de kendine sor iste benim manuelle aram nasıl diye, otomatige ihtiyacim var mi diye. Ona gore karar ver ama dedigim gibi adamakilli bir otomatik almak lazim otomatik alacaksan da.
0
stavro
(10.11.21)
type-r, z4 vs spor bir araba alıyorsan manuelde keyif olur. corolla-civis vs düz aile arabası için otomatik al geç, rahat edersin.
0
orpheus
(10.11.21)
(6)

Adelaide mühendis olarak yerleşme

trixi
Selam arkadaşlar. İş yerimin Adelaide(Avustralya) ofisinden teklif aldım. Senelik 130000+10000 AUD gibi bir brüt maaş öneriyorlar. Şimdilik tek kişi gideceğim. Planım 1 sene sonra otizmli kardeşimi de yanıma almak.Sizce bu nasıl bir para? Tek başına yaşarken aylık ne kadar biriktirebilirim? Haftada
Selam arkadaşlar.

İş yerimin Adelaide(Avustralya) ofisinden teklif aldım. Senelik 130000+10000 AUD gibi bir brüt maaş öneriyorlar. Şimdilik tek kişi gideceğim. Planım 1 sene sonra otizmli kardeşimi de yanıma almak.

Sizce bu nasıl bir para? Tek başına yaşarken aylık ne kadar biriktirebilirim? Haftada 3-4 gün bakıcı tutsam bakıcı maaşına yeter mi?
0
trixi
(10.11.21)
Senede brut $140k commonwealth icin iyidir, hele yeni gocmen icin cok iyi.

Tahminim sana ayda net $8500-9000 arasi birakir. Ne kadar kenara koyacagin nasil yasiyacagina bagli..

Part-time bakici da tutulur herhalde yaw, bir tane filipino bulursun kesin.
0
cooperr
(10.11.21)
Kardeşinizi de yanınızda almanız takdir edilesi, onları arkada bırakarak zaten huzurlu olamazsın. Yolunuz açık olsun.
0
cakmayazar
(10.11.21)
Avustralya gibi yerlerde otizm odakli falan bakici devlet destegi yoksa (ki muhafazakar hukumet bu tip seylerin icini bosaltmistir) servet tutar. Excel acip hesap yapmadim ama hic para biriktiremeyecekmis gibi goze alin.

140K brut maastan ayda 9000 falan kesinlikle kalmaz.
0
hot potato
(10.11.21)
Ne kadar bakim ihtiyaciniz olduguna gore degisir sanki.

Ancak, turkiyedeki (veya her neredeyseniz) sartlarinizi bilmemekle birikte, adelaide gibi bi yerde tek basina biri icin o para cok iyi.

En azindan gidip, yasayip gorup karar verme sansiniz var.

Ayrica avustralya cok guzel bir yer, adelaide de en yasanilabilir sehirlerinden biri. Turkiyedeki birisi icin bence super firsat.
0
icim urperiyor
(10.11.21)
Hepinize çok teşekkürler.

Buradaki kazancım aylık net 10bin civarı. Maddi açıdan sıkıntımız yok. Kariyer açısından da bakarsak İstanbul Ofisi küçülmeye gidiyor. Orada da tünel işlerinin piri bir direktörle çalışacağım. Yani burda 5 senede kendime kattığımın fazlasını orada 2 senede kazanabilirim. Türkiye'yi seviyorum ben. Ama tek olsam saniye düşünmez giderdim.

Kardeşimin bakımı çok zor değil. Sadece konuşması eksik diyebilirim. Ancak 3 ayda bir epilepsi nöbetleri oluyor. Yanıma alana kadar bakıcıyla veya teyzemlerle kalması seçeneklerini değerlendiriyorum. Bakıcıya teyzemden daha çok güveniyorum aslında. Teyzemlerde kalırsa ev ve şehir değiştirmek zorunda bir de.

Benim şimdilik niyetim 2 sene kalıp döndükten sonra kardeşle ufak bir şehirde ev alıp yaşlılığı beklemek. Ama şu ara kafamın içi karman çorman.
0
🌸trixi
(11.11.21)
selamlar,

yillik 130k adelaide icin iyi maas (deneyim durumuna gore). ama vize turunuz de onemli. non-resident isenin vergi epey yukseliyor.
saglik hizmetleri icin ayrica arastirma yapmaniz gerekecek. resident olanlar icin (kalici oturumu olanlar) ciddi haklar vardir. bakici tutmaniz gereken bir yakininiz varsa giderlerin onemli kismini devlet karsiliyor.
madenci misiniz?
0
viva paulista
(24.01.22)
(6)

MR ücreti iyi mi? Bir de Allianz genel sağlık sigortası sorusu ekstra

floydian
hastaneden bugün ptesi için mr randevusu aldım ilaçlı mr 1300 civarı orijinal fiyatmış benim sigorta yüzde 80'ini karşıladığı için 240 gibi bir şey olacak iyi mi sizce? Başka anlaşmalı kurum arasam mı?Bir diğer soru da, bu allianz genel sağlık sigortasının çalışma mantığını valla anlamıyorum. Muayen
hastaneden bugün ptesi için mr randevusu aldım ilaçlı mr 1300 civarı orijinal fiyatmış benim sigorta yüzde 80'ini karşıladığı için 240 gibi bir şey olacak iyi mi sizce? Başka anlaşmalı kurum arasam mı?

Bir diğer soru da, bu allianz genel sağlık sigortasının çalışma mantığını valla anlamıyorum. Muayene 720 lira diyorlar yüzde 20 ödeme yapmam gerek 144 lira oluyor ama benden ya 50 ya da 55 aldılar. sizde de oluyor mu bu durum? sebebi ne olabilir?
0
floydian
(10.11.21)
sgklılara indirim oluyor muayene ücretlerinde
0
jelly bear
(10.11.21)
bazıları %100 karşılanıyor ama katkı payı gibi bir ıvır zıvırdan dolayı o bahsettiğiniz tutarlar çıkabiliyor.
0
clones
(10.11.21)
Geçen tomografi için hastaneye gittim, "Allianz karşılamadı" dedi bankodaki kız, başka bir hastaneye gittim hepsini karşıladı, beni yemeye çalıştılar sanırım.
0
devorgilla the gunslinger
(10.11.21)
"Muayene fiyatı 720 TL
Allianz anlaşmalı muayene fiyatı 250 TL. O yüzden siz de 50 ödüyorsunuz."
Yukarıdaki gibi bir mantık oluyor çoğu hastanede. Mesela Allianz limitiniz bitmiş, cebinizden ödeyecekseniz bile 720 değil 250 ödüyorsunuz bu durumda.

Bence başka MR randevusu almak için gezmeyin, 1300 değil de 1000 liraya bulsanız size etkisi belki 50 lira kadar olacak. 500 liraya da bulunabileceğini hiç sanmıyorum. Elbette kendi maddi durumunuzu kendiniz biliyorsunuz ama uğraştığınıza, başka bir kurumda çektirdiğiniz MR'ı doktora CD ile götürdüğünüze, hastanenin kayıtlarında olmamasına değmez bence.
0
michael_knight
(10.11.21)
Gecen ay MRlarin tanesini 1500'den cektirdim, ama tuzlu bir yerdi. Makinasi iyi diye oraya yolladilar (3 tesla galiba).

Daha once 1.5 tesla ile cektirmistim doktorlar begenmedi. Makinanin teslasi yuksek ise 1300 normal galiba.

Sigorta mevzularini bilmiyorum, bende yok.
0
cooperr
(10.11.21)
Fiyat iyiyimiş ancak mr ın hem çekilecek bölgeye hem de teslaya göre fiyat değişiyor.Her yerde 3 tesla cihaz olmayabiliyor.Bazı mr lar sanırım uzun sürdüğünden daha pahalı oluyor.Acıbademde sgk lı olarak tüm batın 3 tesla mr ı 2300₺ ya çektirdim 3 ay önce.
0
arenas
(10.11.21)
(13)

BMW 1.16 alınır mı?

redskull
Kurumsal bir firmadan alacağım 2009 model coupe, otomatik. 100 bin km'de. Ne düşünürsünüz?
Kurumsal bir firmadan alacağım 2009 model coupe, otomatik. 100 bin km'de. Ne düşünürsünüz?
0
redskull
(09.11.21)
fiyat? fiyatına göre herşey alınır :)
0
isminivermekistemeyensuser
(10.11.21)
165k fiyat
0
🌸redskull
(10.11.21)
fiyatı bilmem de, kayınpederin akaryakit istasyonu yoksa uzak durmak lazim. cok yakiyor.
0
helenart
(10.11.21)
çok yakar, hiç gitmez.
0
false pretension
(10.11.21)
bmw'de kasa ömrü ort. 7 yıl. bu model en kısa sürede üretimden kalkan model diye biliyorum. durum o derece. arka yaşam alanı zaten zindan.
0
onemoremile
(10.11.21)
100bin km’de, 12 yaşında, muhtemelen kadın ya da apaçiler tarafından kullanılmış bir araca ben 165 bin lira vermezdim.
0
orient blue
(10.11.21)
model yılına göre km çok düşük. fiyat yazmışsın lakin fiyatlama boya,değişen vs. gibi durumlara göre değişir. aracın coupe olması satmak istediğinde hemen satmanı zorlaştırır. ayrıca yukarıda bir arkadaşın dediği gibi çok yakar az gider.
0
candy'ye müslüman
(10.11.21)
Bu modellerde kronik şanzıman problemi var. Şanzımana bilhssa dikkat etmelisiniz. Aynı sene ve modeldeki araç için.. Geçtiğimiz günlerde bir yakınımın yaptığı kaza neticesi değişmesi gereken kapı için araç serviste bir ay boyunca yurtdışından orjinal kapı gelmesi beklendi.
0
cogeneration
(10.11.21)
12 yaşında bu segmentte bmw hayatta almazdım.
0
mg3929
(10.11.21)
Gerçekten çok yakıyor bunu bilin. Bir arkadaşımda vardı. Uzun yola gideceği zaman benim 2005 dizel fiestamı isterdi benden.

Bende o gelene kadar 2-3 gün binerdim ve o 2-3 günde canımdan bezerdim yakıt konusunda.
0
Dr_Stat
(10.11.21)
100 km coupe 2009 model? soru işareti çok. var 2009 km coupe 100binde inandırıcı değil. bmw servis sever. araç yıkık olmasın?
0
mikahakkinen
(10.11.21)
lpg tak bin. genelde lpg takıyorlar onlara.
0
xrated
(10.11.21)
1.16lar at gorunumlu essek oluyor malesef performans olarak.
Ayrica 10+ yasinda bmw eger daha once bmw deneyiminiz ve saglam ustaniz yoksa riskli, sanayide hayatiniz curuyebilir.

Ben olsam bulasmam.
0
cooperr
(10.11.21)
(10)

Doktora sınıfında rekabet

psmstc
Doktorada üç kişi alındık. Diğer iki arkadaş istekli. Aralarındaki rekabet ağzımı açık bırakıyor. Biri kadın; biri erkek. Derste sürekli bir söz alıp, katkıda bulunmaya çalışıyorlar. Notlar aramızda paylaşılmıyor. Doktorada aynı sınıfız fakat yakın bir diyalog kurulmuyor. İlk defa bu tip bir ortamda
Doktorada üç kişi alındık. Diğer iki arkadaş istekli. Aralarındaki rekabet ağzımı açık bırakıyor.

Biri kadın; biri erkek. Derste sürekli bir söz alıp, katkıda bulunmaya çalışıyorlar. Notlar aramızda paylaşılmıyor. Doktorada aynı sınıfız fakat yakın bir diyalog kurulmuyor. İlk defa bu tip bir ortamdayım. Doktora sınıfları genellikle böyle mi?

Bu kadar hırslı ve bencil bir rekabetten başarıyla çıkan kişi bilime nasıl katkıda bulunabilir?
0
psmstc
(09.11.21)
Bilim falan bunlar utopik hayaller. Koselerin cogu kapilmis, kalanlar tek tuk yer ve birisi emekli olunca acilan delikler icin kose kapmaca oynaniyor.

Bu eli yuzu duzgun ulkelerde bile boyle. Elinde olsa oturdugun sandalyeyi altindan cekecek tipler gordum.

Akademiden kovalayacaksan sana biran once ortama uyum saglamani ve saldirmani oneririm, yoksa acikta kalirsin.
0
cooperr
(09.11.21)
akademi ortamı böyledir, şaşırmayın.
0
rose parks
(09.11.21)
Bence normal değiller, akademi böyle bir yer olmak zorunda değil. Benim doktora sınıfım böyle değildi, çok yardımlaşırdık, beraber çalışırdık. Dayanışma ile de yürünebilir.

Ama işte rekabetçilik bu tür ortamların ruhuna işleyebiliyor bazen, özellikle sonrası için kadro kovalanıyorsa, ve evet kadro meseleleri yüzünden uluslararası ortamlarda da delice rekabet var. Ama ben yine de güzel ya da normal bulmuyorum bu durumu. Bu yüzden akademide doğru düzgün collaboration'lar olmuyor gibi geliyor bana, özellikle buralarda. Herkes kendi hırsının peşinde olabiliyor. Tabii bu şekilde de bilime katkı sunabiliyorlar, sunulamaz diye bir şey yok, kafayı da kırabiliyorlar bu süreçte. Ama dayanışmayla/ortak çalışmalarla katkı sunmak hem daha kolay, hem daha doğru, hem daha besleyici olur diye düşünmekteyim. Bilimsel çalışma farklı görüşlerden, yaklaşımlardan beslenmeyi gerektirir çünkü. Tek başına duran tuğlalar bir araya gelip bir yapı oluşturamazlar. Bu tür bencil davranışlar da bilimsel gelişmeyi bence bir yerden sonra desteklemiyor. Ama yine de çok şaşırılacak bir şey değil, diğer cevaplarda denilenler maalesef doğru.
0
nimberjack
(09.11.21)
Nimberjack +1

Akademinin böyle bir yer olmayabileceğini biliyorum. Kendiniz gibi olun, böyle olmayın. Bu tipler başarıya daha uzak tipler. İşinizi iyi yaparsanız -normal bir ülkede- karşılığını alırsınız.
0
but that was just a dream
(09.11.21)
:D
Doktorada ayni siniftaki asistan kaydimi yapmadi. Nerdeyse atiliyrdum ki harci yatirmis kar yagdigi icin yollar kapanmis, o zaman her yerde super internet olmadığından ders kaydi yaptiramamistim.
Ayni asistan sınıfı kopya cekecekler diye sikayet etti, en önde oturup eksiksiz kağıt veren ve yaklasik 25 senelik ogrenci olarak kopya hic cekmeyen ben dahil herkes toplu listeyle butunlemeye geldi.
Sonra soylemesi ayip bu arkadas doktorayi bitiremedi. Neyse vicdanim gerisini yazmaya el vermedi.
Hirsli olmak iyidir. Misal ben hirsliyimdir ama tagor'un dedigi anlamda "kendi dünkü halimden daya iyi olmak için". Diğerleri de kendilerinden iyi olsunlar bana ne.
0
fempusay
(09.11.21)
Daha yeni alinmisssaniz normal. Insanlar hep en baslarda daha bir heyecanli olup kendilerini gostermeye daha cok merakli oluyor. Onun disinda lisansustu genelde akademide is bulmak icin yapiliyor(askerlik tecili haric). Hal boyle olunca da insanlar o ortamda bir cevre kurmak ve o cevre vasitasiyla da kendilerine bir pozisyon bulmaya calisiyorlar.

Yalniz hirs ve rekabetci olmanin bilime katki saglayamama olayi ile alakasini cozemedim ben. O rekabet ortami yeni olusan bisey degil, hep vardi. Gunumuzdeki bilimsel gelismelerin neredeyse hicbiri isbirligi ve yardimlasma sonucu ortaya cikmadi maalesef. Hatta sirf bilime katki saglamak icin insanlik disi uygulamalar bile yapildi. Yani bilim ve bilime katki saglama olayi oyle cok da insani sifatlar yuklenecek bir olay degil.

Onu da gectim gunumuzde zaten gercek manada bisey ureten ve yeni biseyler cikaranlar oldukca azinlik. Cogu akademik ortamda insanlar yayin yapmis olmak icin yayin yapiyor. Adam gidiyor var olan sistemin dogrulugunu %0.0001 arttiriyor hemen yayin(lar) yapistiriyor. Digeri gidiyor var olan sistemi az biraz modifiye edip 'X olayinin Z uzerine etkilerine Y bakis acisindan K yontemiyle incelenmesine yonelik XX degerlendirmesi' tarzi basliklarla yayin yapip laf cambazligi yapiyor. Yani gunumuzdeki bilim bisekilde bir oyun alani olmus gibi kendileri calip kendileri oynuyor.
0
j r r tolkien hayrani
(09.11.21)
Akademi pislik bir ortamdir zaten.
Herhalde ilk kuruldugu 2300 yil oncesinden beri boyle.
O zamandan beri birbirini yiyip ayak kaydirmaya calisan tiplerden olusur.

Adamlar newton'i asagilayip utandirdigi icin 30 sene geriden geliyor fizik. Maxwell olmasa faradayi bile piyasadan sileceklerdi.

Arada isyan eden birkac kisi olunca bilim cikiyor yoksa gerisi ineklemekle omrunu geciren tipler.
0
divit
(09.11.21)
sizin ortamınız düzgün diye "hiç de öyle değil .s.s" demeniz çok komik. ülkedeki çoğu okulun çoğu bölümünde bu böyledir. nasıl ki kadroların pek çoğuna tanıdıklar, torpilliler alınıyorsa genel olarak da iğrenç bir rekabet ortamı var akademide. çoğu iş yerinde göremeyeceğiniz seviyede hem de.
0
rose parks
(10.11.21)
Önümüzdeki ay yeterlik sınavına girecek yedi kişiyiz. En az haftada bir zoom üzerinden toplanıp birlikte ders çalışıyoruz, her gün whatsapp grubumuzdan derslerle ilgili paylaşım yapıyoruz.
Bizim bölümde geçen dönem üç kişi, ondan önceki dönem iki kişi yeterlik sınavına girmişti ve onlarda da aynı şekildeydi.
Hepsiyle ortak dersler aldım; ders zamanında da ilk haftadan itibaren sürekli paslaşıp, derslerle ilgili paylaşımda bulunuyorduk.
0
d e j i n
(10.11.21)
Oooo sen bir de araştırma görevlilerinin ortamını gör. Instagramımdan ekran görüntüleri alıp yönetime raporluyordu biri kendince beni yermek için.
0
marla is in my head
(10.11.21)
(5)

50 dolar bozdurma

atina
merhaba elimde 50 dolar vardı. bunu bozdurayım dedim. en uygun yer neresi? atmlerden de oluyormuş. ama kart kullanmadan oluyor mu? bir de fazla kesinti olmasa iyi olur. zaten kuş gibi para 500 lira bile etmeyecek.yardımcı olur musunuz istanbuldayım dediğiniz yere de giderim.
merhaba elimde 50 dolar vardı. bunu bozdurayım dedim. en uygun yer neresi? atmlerden de oluyormuş. ama kart kullanmadan oluyor mu? bir de fazla kesinti olmasa iyi olur. zaten kuş gibi para 500 lira bile etmeyecek.yardımcı olur musunuz istanbuldayım dediğiniz yere de giderim.
0
atina
(08.11.21)
ATM'de ve bankada makas piyasaya göre daha fazladır her zaman, bölgenizdeki dövizcilere bozdurabilirsiniz.

Bankalarda şu an 9,68 - 9,69 gibi alış görünüyor. Serbest piyasada da 9,71 gibi.

50 dolar için dolaşmaya değmez sanki, 9,70 serbest piyasa olsa 485 tl. 9,65'ten bile bozsan toplamda 2,5 tl fark eder, otobüs parası bile değil herhalde.

Edit: yakında dövizci yoksa kuyumculara da sorabilirsiniz, ben olsam 9,65'e kadar uğraşmaz bozdururdum.
0
John Bloor
(08.11.21)
@john Bloor teşekkür ederim. atm'den bozdurayım gitsin kartsız işlem oluyorsa.
0
🌸atina
(08.11.21)
50 dolar icin deger mi bilmiyorum ama kari maksimize etmek icin bankanizda döviz hesabi actirin, bankaya parayi yatirin. internetten dövizi tl'ye cevirin. döviz bürosunda bozdurmaktan daha karli olacaktir.
0
kimi raikkonen
(08.11.21)
$50 icin dogru cevap: en yakin dovizci.
0
cooperr
(08.11.21)
Vakıfbank ve sekerbank kur olarak iyi fiyat verdi zamanında bende bozdurdum.
0
Topalordek
(08.11.21)
(6)

Laptopta markanın ne önemi var?

mg3929
Hepsi işlemciyi intelden falan almıyor mu mesela? Laptop üretimi kasa üretip içine hazır malları koymak değil mi? Kasa sağlamlığı dışında bi laptopun markasının ne gibi bir etkisi olabilir?
Hepsi işlemciyi intelden falan almıyor mu mesela? Laptop üretimi kasa üretip içine hazır malları koymak değil mi? Kasa sağlamlığı dışında bi laptopun markasının ne gibi bir etkisi olabilir?
0
mg3929
(07.11.21)
Abi laptop sadece işlemciden mi oluşuyor? Nerede anakart, ram, HDD ve grafik kartı? Wireless kartı ne mesela? Kasa sağlamlığı da az önemsenecek bir konu değil, ben IT'ciyim, 3 yıl önce thinkpad'lerin kasaları efsaneydi şimdi HP kullanıyor şirket ve üflesen yamuluyor.

Servis ağları ve kalitesi de önemli bir unsur.
0
devorgilla the gunslinger
(07.11.21)
çok önemi var. bağlantı kalitesinden ekran kalitesine, klavyeden plastik kalitesine, iç devre kablo kalitesinden şarj kablosuna kadar, bilmem ne ünitesine kadar. Mesela lenovo thinkpad ve dell'ler über kaliteliyken casper falan değil. Halbuki donanım aynı donanım. Şu an bunu rezil bir hp x360'tan yazıyorum.
0
prole
(07.11.21)
ekran kalitesi, hz, çözünürlük
klavye tuşları
lehim kalitesi
soğutucu bakır mı
kapak menteşesi
touchpad
dahili kamera
satış sonrası hizmetler
ses kalitesi

aklıma gelenler bunlar

edit: ben msi-monster arasında kalıp monster almıştım. 4 sene olacak kapak menteşesi dışında sorun yaşamadım.
0
xrated
(07.11.21)
haklısın öyle zaten. bak o kalitesi bu kalitesi bunlar hep tedarik ve hedeflenen segmentasyon meselesi. iyi barebone alırsın kasası, ekranı, tuşları kaliteli olur. asgari ücretli yeni mezun çalıştırmazsın 200 lira daha fazla fişeklersin eli lehim tutan teknik lise mezunu sana en kral lehimi yapar.

her marka istediği kalitede ürün çıkartabilir ama ne hedeflediklerine bağlı çıkardıkları ürün.

buna şaşıran şuna da şaşırır mesela. abi bi yerde reno var bi yerde ferrari nasıl ikisi de f1'de baş başa yarışabiliyor ya inanılmaz. perakende dünyası çok başka bir şey.
0
floydian
(07.11.21)
Sordugun sorular hem dogru hem yanlis.

Islemci ve anakarta gore laptop secemiyorsun adam onu segmentlemis. Yani ben kasa toplar gibi laptop toplayamiyorum bu yuzden marka fark ediyor. Dandik markalar dandik anakart kullaniyor.
islemciyi secsen bile anakarttan mutlaka gol yersin.

Bunun yani sira iyi markalar dandik segmentten alirsan hem islemciyi hem anakarti dandik olandan seciyorlar.
2 kere gol yiyorsun.

Kasayi sen sec, anakarti islemciyi ben secerim dedigini de yaptik, ihale usulu mal aldik.
Bu sefer de 6 ayda ekran kartlari yandi.
En kotu wifi karti koymus buna 2 anten koymasi gerekirken 1 tane koymus wifi modemin yaninda degilsen cekmiyor.
Dvd bozuk vs.. zaten ilk 3 ayda menteseleri kirildi hepsinin.

Son bir olay var onu da cok az kisi bilir.
Anakart ve islemciyi duzgun model secsen bile bunlarin business serileri vardir uzun sure bozulmaz. Onlara ev kullanicisi erisemez.
Hatta o model laptoplar piyasaya bile dusmez.

Ben isyerinde 10'dan fazla laptop degistirmisimdir. hp,dell,ibm tonla marka.
suya mi sokmadim, yere mi dusurmedim 3 ay kapatmadigim falan oldu. Bi kere bile bozulmadilar.
0
divit
(07.11.21)
-Optimizasyon
-Sogutma
-Pil omru
-Ekran kalitesi
vs

90larin thinkpadlerinin kalitesi hicbir laptopta yok artik, zaten buyuk ihtimal surdurulebilir degildi. Ayni sey butun elektronikler/makinalar icin de gecerli.
0
cooperr
(07.11.21)
(6)

Aracın bir lastiği farklı olsa tehlike yaratır mı?

dizicolleague
Fiat Panda 2011 aracımın arka lastiği yanaktan patladı. Araçta 4 mevsim Tigar marka lastikler var (2020 model lastikler ve sadece 10 bin km kullanıldı). Patlayan lastik yerine stepnedeki sıfır Contitental (yazlık) lastiği taktım.Aracı sadece şehir içinde kullanıyorum. Arkadaki farklı model ve yapıda
Fiat Panda 2011 aracımın arka lastiği yanaktan patladı. Araçta 4 mevsim Tigar marka lastikler var (2020 model lastikler ve sadece 10 bin km kullanıldı). Patlayan lastik yerine stepnedeki sıfır Contitental (yazlık) lastiği taktım.

Aracı sadece şehir içinde kullanıyorum. Arkadaki farklı model ve yapıdaki bu lastik, araçta hissedilir bir dengesizlik oluşturur mu?

Not: Ebatları diğer lastiklerle aynı.
0
dizicolleague
(06.11.21)
Benim ilk arabamın 4 lastiği de birbirinden farklıydı. İdeali her lastiğin benzer seviyede olması tabii ama öyle olmayınca büyük dengesizlik olur diye bir şey yok. Ancak lastikçilerden diğer 3 lastikle aynı model (4 mevsim olandan) çıkma bir lastik bulursan o daha iyi olur.
0
himmet dayi
(06.11.21)
Bunu biraz kullanmadan anlamak güç hocam. Normalde o dördüncü lastiğin diş izlerinin de benzer olması gerekir güvenli ve rahat bir sürüş için ama o dişlere yakın bir lastik olduğunda da farkı anlamayabilirsiniz. Farkı da zaten yüksek hız, fren yapılması vs. gibi spesifik durumlarda anlayabilirsiniz.
0
giovanne
(06.11.21)
Farklı olan öndeki olsaydı onu arkaya alın derdim ama şu durumda boyutları vs. farklı değilse bir çok bir sıkıntı yaratacağını düşünmüyorum. Bazı araçlarda stepne tam boy olmuyor.

Edit: Ebat aynı demişsiniz zaten.
0
armagan abanuz
(06.11.21)
sanıyorum aracınız önden çekişli, çok dert olmaz.

elbette ideal durum değil ama aracı limitlerinde kullanmıyorsanız, sıkıntı yaşamazsınız.
0
fever
(06.11.21)
farklı seviyede aşınmış olan lastikler için bile çift halinde değiştirin derler. 3 tane 4 mevsime 1 tane yazlık lastik daha da sıkıntı bence.
0
zgrydn
(07.11.21)
Arac bir tarafa dogru hafif cekebilir. Ayrica stepne eger orjinal ise 10 senelik lastik demektir, o da hic kullanilmamis olsa da oldukca eski bir lastik. Cok eski bir lastikle de sehir icinde de olsa fazla gezinmek iyi degil.

En temizi bir tane 4 mevsim Tigar alip steneyi tekrar yerine takmak.
0
cooperr
(07.11.21)
(8)

sararmayan seffaf telefon kabi var mi?

cooperr
Simdiye kadar 4-5 farkli marka denemisimdir, ucuzu pahalisi hepsi 4-5 ay icerisinde sarariyor. Bunun sararmayanina denk geleniniz var mi? Varsa markasi nedir?Not: farketmez herhalde ama telefon iphone. Tesekkurler!
Simdiye kadar 4-5 farkli marka denemisimdir, ucuzu pahalisi hepsi 4-5 ay icerisinde sarariyor.

Bunun sararmayanina denk geleniniz var mi? Varsa markasi nedir?

Not: farketmez herhalde ama telefon iphone.

Tesekkurler!
0
cooperr
(06.11.21)
Ben araştırdığım tüm silikon kapların yorumunda sararma problemine değinildiğini görmüştüm. Bu nedenle şeffaf almadım. Sararmış kabı temizleme yönlemi vardır belki.
0
zimbirik
(06.11.21)
Plastik malzemenin doğası gereği sararıyor. Sararmayanı yoktur.
0
himmet dayi
(06.11.21)
apple'ın kendi sattığı aşırı kazık kılıflar pek sararmıyor sanırım. şu an bir yakınım kullanıyor magsafe'li olan şeffaf kılıflardan, henüz bir sararma belirtisi yok. zaten silikon değil, polikarbon mu ne bir malzemesi var, plastik gibi de görünmüyor, cam gibi duruyor uzaktan. çare onlara paraya kıymak olabilir yani ancak belki.
0
nimberjack
(06.11.21)
Samsung'un orijinal şeffaf kabını kullandım 4 sene, bir gram sararmadı. Orijinal kaplar sararmıyor malzemeleri farklı herhalde
0
nundu
(06.11.21)
Sararan kılıfı güneşte bırakarak sarılığını giderme şansınız var. Uv ile sararıyor ve uv ile geri dönebiliyor garip şekilde.

Yumuşak / sert plastik bazı sapsarı şeyleri yalnızca güneşte bırakarak düzeltmişliğim var.

(not koleksiyoncuyum sararma bizim işimiz eheheh)
0
hedep
(06.11.21)
Spigen. Diğerlerine göre pahalıydı ama black friday indiriminden almıştım iki sene önce koruyucu film ile birlikte. Epey memnunum.
0
gayda
(06.11.21)
Spigen için sararıyor yorumu gördüğüm için ben almamıştım. Sanırım kullanıma göre değişiyor.
0
zimbirik
(06.11.21)
Cevaplar icin tessekkurler herkese..

Su andaki kilifim Spigen ve malesef sararmis vaziyette.

Orijinal apple kilif da denedim o da sarariyor.

Su anda kadar sararmayans seffaf plastige denk gelmedim telefonda. Ama elimde sert plastik macbook air kilifi var, kilifi alali 6 sene oldu fakat sararmadi.

Telefon kiliflarinda malzemede bir sikinti var gibi. Sirkede ve toz deterjan icinde bekletip renginin acildigini iddia edenler var, onu deneyecem herhalde..
0
🌸cooperr
(07.11.21)
(10)

yurt dışında yaşayan duyurucular memnun mu?

Sour
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an
neredeyse son 10 senedir farklı ülkelerde yaşadım. gerçi şu ana kadar hiçbir yeri kalıcı olarak görmedim, nasıl olsa başka bir yere geçerim diyordum ama şu an biraz daha kalıcı olmak niyetindeyim. hem yaş ilerledi hem de sevgilimle ciddi düşünüyoruz. onu da oradan oraya sürüklemek istemiyorum. şu an çekya'dayım. önümüzdeki sene yazın sözleşmem bitiyor. istesem uzatırım ama istemiyorum. daha önce başka ülkelerde de yaşadım. hiçbirinde kolay değildi. isteklerim arasında güvenli, sağlık, eğitim vs. gibi sosyal haklar sağlayan, politik açıdan çalkantılı ve gergin olmayan, ortalama iklime sahip ve görece dilini öğrenmeye değecek ülkeler. buradan bir arkadaşla konuşmuştuk, sanırım kendisi denizciydi, yaşadığın ülkenin dilini bilmiyorsan çok sıkıntı çekersin demişti. katılıyorum. sadece ingilizce bildiğimden ülkeler çok kısıtlanıyor ama bir ülkeye kalıcı olarak gidersem ve ülkenin dili öğrenmeye değecek "büyük" dillerdense öğrenebilirim ama gidip de norveççe, lehçe, ne bileyim danca öğrenecek halim yok. bir de ev satın alma açısından çok pahalı bir ülke olmaması lazım. sanırım böyle bir ülke de zaten yok.

ama yurt dışında yaşayan varsa yaşadıkları ülkeden memnunlar mı, ne gibi zorlukları var merak ediyorum.
0
Sour
(05.11.21)
bu arada belçika şu sıralar gözlenen ülke konumunda :P özellikle ev fiyatları uygun, fransızca veya almanca öğrenebilirim, diğer durumlar nasıl acaba... var mı birileri oralardan?
0
🌸Sour
(05.11.21)
Hollanda. Çok memnunum diyebilirim.
Daha önce Fransa, Almanya, Abd’de 1 yıldan az yaşadım.
0
but that was just a dream
(05.11.21)
belçika'yı hollanda'ya tercih etmemin nedeni flemenkçe ve ev fiyatları aslında. ne kadardır yaşıyorsunuz? öğrenci olarak mı expat olarak mı? utrecht'te bile 30-40 m2 ev için 500 bin euro'dan düşük fiyat bulmak neredeyse imkansız. bunun yarı fiyatına belçika'da bağımsız evler var. hem de şehir merkezine çok yakın. dediğim gibi niyetim kalıcı olmak olduğundan bunlar önemli, yoksa birkaç yıl takılıp dönmek olsa problem olmaz.
0
🌸Sour
(05.11.21)
ev satın alma takıntını kenara bırakırsan diğer kriterlere uyan bir sürü yer var. paranı orada kazan, kirada otur, evini türkiye'den alırsın ama tr'de olduğu gibi biraz çalışıp araba alıp satıp en büyük semtlerden ev alırım gibi bi kafa avrupada seçkin yerlerde imkansız gibi bir şey.
0
roket adam
(06.11.21)
Fransa; çok memnunum.
Nerede yasadiginiza bağlı ev olayi. Benim yaşadığım 500-600 bin kişilik şehir. 3+1 70-80m2 300 bin euro civari. Ama ne is yaptiginiz nerede yasadiginiza göre çok değişir yani. Ama ev alma olayi neden bu kadar önemli ben de anlamadim.

Fransa'da çalışıyorum. 4 sene oldu.
0
logisticsmanager
(06.11.21)
20 senedir kanada kirsalindayim.

A$iri memnunum, aile doktorum acil bir romatolog gormen lazim ama en iyi ihtimalle 2 sene surer sira gelmesi o yuzden ya amerika'ya git ya da yallah arabistana diyince memnuniyetim daha da artti.

Kesinlikle Kanada'yi tavsiye ederim. Esrar yasal, hava guzel. Kuslar bocekler. Zaten insanin baska birseye ihtiyaci yok.
0
cooperr
(06.11.21)
bir Türk her halükarda (özellikle batılı ülkelerinin) sağlık ve banka-kağıt-kürek işlerinden nefret edecek. Çok yavaş ve eski kafa çalışıyorlar.

Fakat geri kalan kafa rahatlığı, siyaset düşünmeden yaşam, orta sınıf hayatına dönüş gibi şeyler için Hollanda'da, Kanada'da, Fransa'da ve İngiltere'de yaşayan arkadaşlarımın hepsi çok mutlu ve asla dönmeyi düşünmüyorlar. Ama dediğim gibi atıyorum diş için bişey gerekse, bir operasyon yapılması gerekse belki de Türkiye'ye gelirler. O ayrı.
0
nhk ni youkosu
(06.11.21)
@sour
Herkes -ama herkes- İngilizce konuşabiliyor burada. Sosyal ilişkikerde Hollandaca bilmemek bir sorun olabilir ama expatler genelde expatlerle takılıyor malum.
Utrecht pahalı bir yer, Ben de Utrecht’te yaşıyorum ve evimiz 40 metrekareden küçük 1+1 bile değil 1000 euro ödüyoruz. Hollanda’nın en büyük sorunu bu. Büyük bir ev krizi var. Her hafta protestolar oluyor ama mesele kolay kolay çözülecek gibi durmuyor. Ev fiyatları son 1 yılda %16 arttı.
0
but that was just a dream
(06.11.21)
@roket adam turkiye'de evim var zaten. araba hic satin almadim. avrupa'nin pek cok ulkesinde ev almak cok da zor degil. ornegin cekya veya macaristan'da vergi %15 oldugundan ve orta sinif gelirleri cok sapmadigindan ev almak gorece daha kolay. bunlar seckin degil dersen almanya'da da gorece kolay. bugun berlin'de 250-300 bin euroya ev bulunabiliyor. kreuzberg taraflarinda daha uyguna da vardir sanirim ama oralar da cok "sey." pek cok yerden nereyi onerirsin ornek olarak?

@sivrisinek cok haklisin. abd'de yasadim. abd ciddi anlamda pahali bir ulke. abd'de her sey para. biraz klasik olacak ama olmek uzereyken ambulans cagirsan bile binlerce dolar borc cikiyor. aslinda turklerin genelde abd'yi anlayamadiklarini dusunuyorum. tuhaf bir ekonomik sistemleri var. turkiye'de abd'ye gitmek icin can atanlar, devletimiz bize bakmiyor diye kiziyor. enteresan. iste burada avrupa ulkeleri benim acimdan one cikiyor. avrupa ulkelerinde genelde vergiler %50 civari hatta asanlar bile var. fakat fakir, evsiz, saglik ve egitimden mahrum kalan insan sayisi abd'ye gore cok daha az. abd'de eger 15-20 saat calisirsan iyi para kazanirsin fakat bunun aynisini avrupa'da yapamazsin. birincisi calistirmazlar, ikincisi bir anlam ifade etmez pek. cunku kabaca yilda 150 bin euro kazaniyorsan 75 bin eurosu devlete vergi olarak gider. daha cok yazilir ama uzatmayayim.

kanada ve avustralya'da gundemimde ama avrupa'da bir alternatif olusturmaya calisiyorum.

@nhk ni youkosu aynen oyle. ben de o yuzden turkiye'ye donmeyi dusunmuyorum zaten. hic 'burada kurulu duzenimiz var yegenim' edebiyati yapacak durumum yok. gecen sene dis operasyonu icin turkiye'ye gittim dedigin gibi :D

@but that was just a dream cok iyi. utrecht'i cok arastirdim. eger hollanda olacaksa oraya gecis benim icin cok daha kolay (isimle ilgili nedenlerden oturu). fakat dedigin durumlardan haberdarim.
0
🌸Sour
(06.11.21)
Memnunum, hatta keşke daha önce taşınsaydım.

Dil öğrenmek belli bir yaştan sonra özellikle iş için gerekmiyorsa angarya geliyor ama artıları eksilerinden fersah fersah fazla.

Şimdiye dek canımı sıkan iki şey oldu: 1) Kalifiye çalışan maaşlarının düşüklüğü (bu aslında biraz refah seviyesinin yüksekliğiyle de alakalı ama Amerikan şirketlerinde çalışıp çözmek mümkün) 2) Ergen solcu kafasıyla koyulan aşırı yüksek araba vergileri (sırf bu yüzden etraf 10+ yıllık çevreye zararlı arabalarla dolu ve Almanya'dan ikinci el araba getiren şirketler var)

Hepsini geçtim sırf şehirlerin güzelliği ve sessizliği bile bir ömür geçirmek için yeterli benim için.
0
yürümeyin
(06.11.21)
(2)

Amerika'da bu depo satın alma olayları nasıl oluyor?

winston insani
Merhaba,https://www.youtube.com/channel/UCZJWaBX3qFv07AG2P7NjXbw şu youtube kanalında gördüm de, usa'de bu depo satın alma olayları nasıl oluyor? Kimden satın alıyorlar? Oraya o eşyalar nereden geliyor?
Merhaba,

www.youtube.com şu youtube kanalında gördüm de, usa'de bu depo satın alma olayları nasıl oluyor? Kimden satın alıyorlar? Oraya o eşyalar nereden geliyor?
0
winston insani
(05.11.21)
Insanlar depo kiralayip icine esyalarini tikiyorlar, sonra unutuyorlar/oluyorlar.

Kirasi odenmeyen depo acik arttirmada satisa cikiyor. Burada anahtar nokta deponun icindekilerin bilinmemesi. (Bazilarinda deponun resmi cekiliyormus satistan once)

Bu depolari acik arttirmada almayi is edinmis insanlar var iste. Cikanlari satiyorlar.
0
cleric
(05.11.21)
bizim ulkeye uyarlarsak sen evin kirasini odemeden birakip kaciyorsun. Ev sahibide biryerlere ilan veriyor, winstoncu kirayi vermedi kacti esyalarini satacam diyor. 3-5 kisi geliyor, senin evin kapisini aciyorlar. Iceri girmeden millet fiyat veriyor, en yuksek parayi veren senin esyalari toplayip iceriyi bosaltiyor. Icerdeki zuladan yuklu miktarda altin/doviz de cikabilir, sadece kokulu coraplarin da. O da alicinin riski.
0
cooperr
(05.11.21)
(5)

Macbook Air İçin Batarya Nereden Alınır?

BuddyGuy
Merhaba,Apple servisi batarya değişimine çok para istiyor, internetten kendim alıp değiştirmek istiyorum. Bu konuda önerebileceğiniz bir satıcı var mı?Teşekkür ederim.Kullandığım model MacBook Air 13-inch (Early 2015)
Merhaba,

Apple servisi batarya değişimine çok para istiyor, internetten kendim alıp değiştirmek istiyorum. Bu konuda önerebileceğiniz bir satıcı var mı?

Teşekkür ederim.

Kullandığım model MacBook Air 13-inch (Early 2015)
0
BuddyGuy
(05.11.21)
tr.ifixit.com

Son yıllarda hiç alışveriş yapmadım ama eskiden güzel bi siteydi.
0
plutongezegendegilmi
(05.11.21)
Yan sanayi macbook bataryası üst üste 5 tane iade eden arkadaşım oldu. Genelde kötü oluyorlar.
0
hedep
(05.11.21)
Hocam paypal ayarlarsan ancak ebay’dan alabilirsin. Yan sanayiden uzak dur, tr’de oem bulmak aşırı zor.
0
giovanne
(05.11.21)
apple urunlerinde yansanayi batarya kesin sikinti cikartir, yan sanayi kabloyu bile sevmiyor aletler. pahali ama oem tak gec diyorum, early 2015 seni 2-3 sene daha goturur.
0
cooperr
(05.11.21)
dataservis.net

ben buradan aldım değiştirdim, bende bi sıkıntı çıkmadı ama buradan alıp değiştiren arkadaşların bazıları memnun kalmamış.

en önemli şey pil kalibrasyonunu doğru yapabilmek, bunu yapamazsanız pil çöpten farksız oluyor.

orjinal değl tabi benim söylediğim, apple parça satmıyor çünkü.

11 aydır kullanıyorum ve çok memnunum,

@jingle isimli sözlük yazarının güzel bir entrysi var macbook pro başlığında
0
killerbee
(05.11.21)
(2)

Gözlük vs lens vs lazer ameliyatı

lambada
Sevgili duyuru,Elimizde hem miyop hem hipermetropu hem de astigmatı olan 40+ yaşında birey var.Sadece gözlük kullanmış bu zamana kadar. Artık kurtulmak istiyor. Lazer düşüncesiyle göz doktoruna gidiyor fakat doktor lazer ameliyatını kimseye önermediğini söyleyip gözlük yazıyor tekrar.Ne yapsın başka
Sevgili duyuru,

Elimizde hem miyop hem hipermetropu hem de astigmatı olan 40+ yaşında birey var.
Sadece gözlük kullanmış bu zamana kadar. Artık kurtulmak istiyor.
Lazer düşüncesiyle göz doktoruna gidiyor fakat doktor lazer ameliyatını kimseye önermediğini söyleyip gözlük yazıyor tekrar.

Ne yapsın başka bir doktora daha mı görünsün, lenslerin miyop hipermetrop astigmat üçlüsüne uyumlu olanı var mı, yoksa kullanılabilecek bir lens daha icat olmadı mı bu kişi için? :)

Aynı durumda olup da lazer ameliyatı geçiren var mı aranızda?
Teşekkürler
0
lambada
(05.11.21)
Bir ara yaptirmayi dusunuyordum, sonra baktim goz doktorlari da gozluk takiyor. Risklerini soruyorum dogru durust cevap veremiyorlar, siz neden yaptirmiyorsunuz diye soruyorum kem kum birseyler geveliyorlar, ben de vazgectim.

Lasik yaptiran birkac arkadas oldu, cok memnunlar ama ben gozlukle devam karari aldim.
0
cooperr
(05.11.21)
bir de göz içi mercek olayı var o daha mı kötü
0
bir soru sorcam
(05.11.21)
(15)

Kişilerden borç alınca rahat edebiliyor musunuz?

gmzo
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediği
4 ay önce araba almak için bir miktar (70k) kredi çekmeye karar verdik. Hesap kitap yaptık, 2 senede rahat rahat ödeyebiliriz, hiçbir şeyden de geri kalmayız dedik. Keşke kimseyle konuşmadan gidip çekseydik, aileler bir miktar biz yardımcı olalım, faiz ödememiş olursunuz, kendinizi sıkmadan istediğiniz zaman ödeyin diyerek üstteki rakamın yarısını verdiler (tamamını da verirlerdi de, pandemi vurdu işleri).

Yalnız bankaya iki senede yavaş yavaş ödeyecektik borcu, şimdi benim içim katiyen rahat etmiyor ve üst baş almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarrufla ailelere borcu bir an önce kapatasım var. Gidip keyfine 250 tl'lik bir şey alsam bile kötü hissediyorum. Neyse ki birkaç aya kapatmış oluruz gibi görünüyor. Yani uzun vadede yardımları dokunmuş oldu elbette ama kısa vadede hem kendimi, hem de eşimi çok sıkmış oldum.

Siz nasılsınız böyle durumlarda? Borcunuz varken rahat rahat gezer misiniz, lüks harcama yapar mısınız?

Galiba bundan sonra banka dışında kimseye borçlanmayacağım.
0
gmzo
(04.11.21)
Ben de rahat etmezdim. Önümüzdeki yıl maaşlar zamlandıktan sonra bi kredi daha çekip ailelere borcunuzu kapatıp, yine yavaş yavaş ödersiniz.
0
himmet dayi
(04.11.21)
ben de sizin gibiyim. ailelerden bile olsa para isteyemiyorum. verecekse karşılıksız versinler. yoksa her türlü kredi çekerim/çekerdim. benim kendi ailem de öyle kimseden borç para almadılar kredi çektiler kapattılar.
0
Hallegadola
(04.11.21)
fikri bile çok kötü geliyor, o yüzden hiç borcum olmadı bugüne dek. umarım bundan sonra da olmayacak.
0
erenderk
(04.11.21)
Durum sebeplere göre çok değişir. Sizin durumunuzda ben olsam diye konuşacak olursam, kendi adıma borcu almadan önce biz planımızı iki sene boyunca şu kadar miktarı bankaya ödeyecek şekilde yaptık, yardımcı olmak isterseniz seve seve kabul ederiz ama ödemeyi hızlandırmak da huzurumuzu kötü etkileyecektir diye açıklar, "bir an evvel bir geri dönüş olmayacağını" açıkça söylerdim. Eğer aile bu söz üzerine teklifini geri çekemeyecek tarzda bir yapıya sahipse geri çekilme hakkı vermek için tekliflerini kibarca reddederdim.

Bütün tasamı açıkça ortaya koyduktan sonra hala yardımcı olmak istiyorsalar ya da reddettiğim halde ikinci kere teklif ederlerse o zaman dert etmeden alırım. Beni rahatsız eden şey "adettendir" diye kendilerine de külfet olacak bir şeyin altına girdiklerini hissetmem olur kısaca. Yoksa ailelerinizin yardım tekliflerini geri çevirmeyin bence, böyle durumlarda anne babalar sırf yardım ettikleri için mutlu oluyorlar.
0
akhenaten
(04.11.21)
Kisilerden borc almam, bankaya giderim faizimi veririm kendi yagimda kavrulurum. Elime para gecerse oderim, gecmezse sallarim. Ritmi ben ayarlarim.

Sagdan soldan borc almak insanin toplum icindeki guvenirligini zedeliyor kesinlikle, zamaninda odesen bile.
0
cooperr
(04.11.21)
aile ise sıkıntı yok,

sen kendi çouğuna yardım etmez miydin?

kafanda bir ödeme planı çıkar ona göre öde.

rahat ol. böyle şeyleri kafana takarsan hiç bir şeyin tadı çıkmaz.

sana destek olan bir ailen olduğu için mutlu ol.
0
duyurukullanıcısı
(04.11.21)
Ben de biraz daha rahat düşünmeni tavsiye edeceğim. Arkadaş, akraba olsa bi derece ama o kişiler senin ailen. Aynı durumda onlar da olabilirdi, krediye faiz ödemesinler diye sen de destek olabilirdin. Bu çok normal bişi. Karşı taraftan bununla ilgili olumsuz bir tepki, laf sokma olmadığı sürece elin rahatladığında yavaş yavaş ödersin. Ailenden bu desteği alabildiğin için gerçekten şanslısın.
0
ırene adler
(04.11.21)
başkasından borç almaktan nefret ederim. gider paşa paşa bankadan borcumu alırım, 70 bin dediğine yazacağı faiz 5-6 bin olacak max zaten. özellikle ailedeki para muhabbetlerinden nefret ediyorum, yaptığım her hareket "bak borcu var ama geziyor tozuyor" diye insanların gözüne batar çünkü. ayrıca faiz ödemediğin sürece borç aldığın paranın aynısını ödemiş olmuyorsun, yani ailenden 70 bin alıp 1 sene sonra 70 bin tl olarak geri ödersen aslında 50 bin tl ödemiş gibi oluyorsun enflasyondan ötürü, ailemi bu duruma düşürmek zarar ettirmek de hoşuma gitmez.
0
roket adam
(04.11.21)
benzer durumdayım, yaz ayında araba alırken annemden borç aldık. sağolsun her zaman kendinizi sıkıştırmayın ne zaman eliniz bollaşırsa o zaman ödersiniz diyor ama içimiz rahat etmiyor. aylardır resmen yemiyoruz, içmiyoruz elde avuçta ne artarsa kenara atıyoruz niyetimiz yılbaşından önce bitirmek. bankaya borç bu kadar bunaltmıyor insanı, yakınlardan borç almak daha sıkıntı bana göre, manevi yükü daha fazla. borç yiğidin kamçısı diye boşa söylememişler. evladım istesin canımı veririm para ne ki diyorum, ama annemin de o parayı kolay kazanmadığını bildiğim için tek derdimiz bir an önce geri ödemek.
0
kakamelsokoban
(04.11.21)
Bir an duyuruyu ben mi yazdım acaba dedim :) aynı şekilde bir hafta önce, araç almak için 70 bin eksiğimizin 45 binini ailelerden aldık. Biz istemedik, faiz ödemeyin boşuna diyerek ısrar ettiler. Birebir aynı şeyi düşünüyorum, kredi çeksem aylık ödeyebileceğim tutarı belirler ona göre kendimi ayarlardım ama şimdi borçlu olduğumu biliyorum ve standart bir taksitim yok. Elimize geçen maksimum tutarı ödeyip borcumuzu kapatmak istiyoruz. Araba aldık ama ben çok gezip, keyfi harcamaktan kaçınıyorum, kesinlikle aileler böyle bir şey düşünmez bu arada. Bizden çok istediler araba almamızı, şöyle şöyle öderiz dediğimizde cümlelerimizi tamamlattırmadılar bile istediğiniz zaman ödeyin diye. Ama benim de içim rahat etmiyor. Her şeyden kısmaya çalışıyorum. Dediğin gibi 2 sene yerine belki 6 ayda kapatacağız borcumuzu ve belki 10 bin lira faiz ödemekten kurtulduk ama biraz huzursuz oluyor insan. Birebir aynı durumdayız yani, yalnız değilsin :)
0
hrvl
(04.11.21)
açıkçası araba vs almak için ailelerimizden yardım istemiyoruz ama alsam da bırak rahatsız olmayı, geri bile ödemezdim herhalde:D
0
co2s2
(04.11.21)
Aile arkadaş fark etmeksiniz geriliyorum.

Lüks harcamayı bırak kendimi iyice sınırlarım, gezmeyi de tozmayı da unuturum gibime geliyor.

Bir keresinde çok yakın arkadaşımdan bir maaş kadar borç almıştım. Çocuğun en az 10-15 katı bankada parası vardı, ihtiyacı yoktu yani o paraya. Neyse o ara işten çıktım, birkaç parça ödemiştim ama askerlik girdi araya falan derken sürekli borcumu düşündüm durdum. Ailemin de durumu iyi değildi onlara da kapatın ben size öderim diyemedim. Sonrasında işe girer girmez ilk iki maaşımla kapattım borcumu.

Araba alırken de açıkçası bankaya borçlanmak daha mantıklı geliyor bana da. 5-10 bin faiz öder ailem de olsa kimseye sıkıntı vermem, kendimi sıkıntıya sokmam.

Şu an bir yıllık daha kredim var mesela ama iki şişe şarap alıyorum kendime. Anama babama borcum olsa almazdım :D
0
chicha_v2
(04.11.21)
iyi kafa hocam. öde kurtul kafandan çıksın. yani borçlu olmak iyi bir his değil ama devir böyle. bankalarla uğraşacağına aileden al ver daha makul. sıkın kendinizi birkaç ay kafanızı boşaltın değer.
0
fatihkkk
(04.11.21)
aileler dedigin esinle senin anne-babaniz diye anladim.
kimi anne-baba al der, sonra problem eder. benimkiler mesela hic almadim ama alsam geri bile odetmezler cok eminim.
yani bunu netlestirmek lazim, sen kendini bilirsin de esinin annesi-babasi nasildir durustce soylemeli.

anca size para verip zora duserlerse vicdan yapilir. yoksa kafaya takacak konu degil bence. oyle bi durumda da mecbur kredi cekip borcu kapatirsiniz.
0
Kittie
(04.11.21)
cok rahatsiz edici bir durum olsa gerek. hic borcum olmadi su ana kadar.

Bence kilit cumle su: ust bas almadan, ek harcama yapmadan maksimum tasarffula... yani oncesinde ek harcamalar yapip surekli ust bas mi aliyordunuz? bu kadar borca girip de ek harcama yapilmamali zaten. tatiller iptal, gereksiz alisveris (giyim, elektronik yenileme, eglence aktivitelerinin pek cogu vs) iptal.
0
Sour
(04.11.21)
(8)

rte'nin beslenme ve sporu

Wakatakakage
Düzgün beslenip spor yaptırsalar daha iyi durumda olmaz mı? Putin ile aynı yaştalar ama arada büyük fark var sağlık açısından. Dediklerimi yapıyor mudur, yapmıyorsa neden olabilir?
Düzgün beslenip spor yaptırsalar daha iyi durumda olmaz mı? Putin ile aynı yaştalar ama arada büyük fark var sağlık açısından. Dediklerimi yapıyor mudur, yapmıyorsa neden olabilir?
0
Wakatakakage
(03.11.21)
Kimse bir şey diyebiliyor mudur ki? şahsı her şeyi biliyor zaten.
0
kirmizipilotkalem
(04.11.21)
Bizimki zamanında çok ağır bir hastalık atlattı, ölümden kıl payı kurtuldu diyorlar. Neydi hastalığı bilinmez ama aldığı ağır tedaviler bu hale getirdi diye düşünüyorum.
0
burty
(04.11.21)
@burty, bagirsak kanseri diye biliyorum ben ama tamamen spekulasyon da olabilir, gozumle gormedim.
0
in vino veritas
(04.11.21)
Putin; 16 yıl kgb'de çalışmış. Bu adamın mantıken rte'den daha çok spor vs yapıyor olması, vücudunun daha iyi olması normal.
0
logisticsmanager
(04.11.21)
ortadogu insaniyla ruslari bir tutmamak lazim. ciddi genetik faktorler var.

bizde pil 70 gibi bitiyor, baska ulkelerde adam 70 yasinda bisikletle 1 aylik geziye cikiyor.
0
cooperr
(04.11.21)
putin kgb personeliydi. onun sahip olduğu kondisyona kimse sahip olamaz. adam kaç yaşında halen daha vücudu yapılı, seksi ve güzel duruyor. yılda 2-3 defa ava çıkıyor şoygu'yla. kışın ortasında baykal'a giriyor. putin'in kendi sitesinde zaten bu yaptıkları var. adamın karakteri o. boş zamanlarını değerlendirmeyi biliyor.

en.putin.kremlin.ru
0
Hallegadola
(04.11.21)
basket oynuyordu geçtiğimiz günlerde, demek ki spor yapıyor.
0
avianthem
(04.11.21)
geçen nevşin mengü programında "yürüyüşü olay olmuş ama yaşı itibari ile normal sanki" dedi de, google'a göre cumhurbaşkanı 67 yaşında. putin'le kıyası bilemem ama 67 yaş için bana hiç normal gelmiyor, oldukça genç daha, 80 olsa anlarım. genetik olduğunu da düşünmüyorum ama kültürel olarak ülkemizde sağlıklı yaşam bilincinin çok düşük olduğunu söylemek mümkün tabii. 67 yaşında düzgün beslenen, en azından günlük yürüyüşünü yapan, ek majör sağlık sorunu olmayan bir insan çok daha dinç görünür diye düşünüyorum.
0
gmzo
(04.11.21)
(5)

ithal şarap satan yerler

nossrat
yurtdışından aldığım bir şarap vardı, tekrar almak istiyorum ancak duty free'de göremedim, var mıdır istanbul'da ithal şarap satan, ürün yelpazesi zengin bir yerler?teşekkürler şimdiden!
yurtdışından aldığım bir şarap vardı, tekrar almak istiyorum ancak duty free'de göremedim, var mıdır istanbul'da ithal şarap satan, ürün yelpazesi zengin bir yerler?

teşekkürler şimdiden!
0
nossrat
(03.11.21)
Cihangir'de La Cave
0
la lykia
(03.11.21)
La carrefour
0
gatherer
(03.11.21)
Metro'da da bayağı bir marka var bir bakın derim
0
lappuntamento
(04.11.21)
Yeşilyurt - Depot Du Vin
0
ucurulmamak umidiyle
(04.11.21)
La Cave +1
0
cooperr
(04.11.21)
(14)

hangi marka damacanaya ne kadar ödüyorsunuz?

theseachange
ankara içi özellikle. az önce erikli 19 litre damacanaya 19 lira verdim de -.-
ankara içi özellikle. az önce erikli 19 litre damacanaya 19 lira verdim de -.-
0
theseachange
(03.11.21)
getir'deki kuzeyden damacana 17.5tl
istanbul
0
mg3929
(03.11.21)
İstanbul - Buzdağı 16 tl

Her ay zam yiyor maşallah. Yazın 12 tl'ydi.
0
chicha_v2
(03.11.21)
erikli alıyorduk 20 olunca bıraktık. trendyol'dan hayat su 16 lira sanırım
0
roket adam
(03.11.21)
2 farklı damacana var değişimli kullanıyorum,
hamidiye 14.5tl
saka 19.5 tl (geçen hafta 17.5'tu yeni arttı galiba)
0
nhk ni youkosu
(03.11.21)
farklı bir öneri ile geleceğim.
damacana kullanmıyoruz artık. abant'ın 1.5 litrelik 6'li paketlerini alıyoruz.
7.5 TL.
kullanımı çok çok daha rahat.
0
teritori
(03.11.21)
madran 14
0
denizmaniaherif
(03.11.21)
uludag 18
saka 20 galiba
ist
0
cooperr
(03.11.21)
İzmir
19 litre Erikli
16,5 TL
0
la lykia
(03.11.21)
estanbol. az önce erikli 19 lt için 19.5 tl ödedim (17.5 tl idi geçen ay). başka bi marka ile değiştiricem, araştırmalara başlıyorum.
0
erenderk
(03.11.21)
istanbul 19 litre hayat su 18.5 tl. yazin 15ti. degistiricem de arastirmaya useniyorum.
0
in vino veritas
(03.11.21)
Hayat Su 16,50 - İstanbul

Daha önce buzdağı alıyordum 14 ten 16ya çıktı. Damacanalar çok kirli geliyordu bıraktım. Ücretsiz değişim yapan fuska yı denedim ama beğenmedim.

Tadını en beğendiğim su Assu. Sonra Buzdağı, sonra Hayat. Kuzeyden suyu da merak ediyorum deneyeceğim bakalım.
0
buzbebek
(03.11.21)
Munzur 30 tl
0
nefertarii
(03.11.21)
h2on

2 damacana 40 lei, yaklaşık 80 tl yapar.

6 ay önce 38 lei'ye mi 34 lei'ye mi ne alıyordum.
0
rain when i die
(03.11.21)
aydın pınar 11 tl.
0
mikahakkinen
(03.11.21)
(8)

Chevrolet alınır mı?

uuth
Selamlar. Bildiğim kadarıyla 2024 yılına kadar orijinal parçaları bulunabiliyor. Bunun yanında muadil parçalarında da bir problem yok. Sağlık sebepleriyle bir araca ihtiyacım var ve piyasası uygun olan araçlardan biri de bu. Sizce alınır mı?
Selamlar. Bildiğim kadarıyla 2024 yılına kadar orijinal parçaları bulunabiliyor. Bunun yanında muadil parçalarında da bir problem yok. Sağlık sebepleriyle bir araca ihtiyacım var ve piyasası uygun olan araçlardan biri de bu. Sizce alınır mı?
0
uuth
(03.11.21)
şöyle bu konuda uzman değilim ama eşimde eskiden chevrolet aveo vardı 2017'de sattı, 3-4 hafta içerisinde chevrolet meraklısı birisi almıştı yanlış hatırlamıyorsam. o yüzden satarken acele etmek zorunda kalmayacağınızı düşünüyorsanız alınır sanki, her malın bir alıcısı oluyor, gerçi 4 sene daha geçmiş şimdi durum nasıldır emin değilim.
0
gmzo
(03.11.21)
2016'da aveo almıştım. Full bir araçtı, 2,5 sene kullandım maşallah hiç bir sorun çıkarmamıştı. ilana koyduktan 1 hafta sonra da sattım. şimdi durum nedir bilemiyorum ancak f/p oranı en yüksek araçlardandır aveo ve cruze'lar.

doğru fiyata satılamayacak mal yok.
0
duster
(03.11.21)
chevy cok kaliteli araclar ureten bir firma degil, 5-6 yasinda araclar dagilmaya baslar.
butce kisitli ise ve 10+ yasinda bir arac bakiyorsan japon al gec.
0
cooperr
(03.11.21)
eğer son araban olmasını istiyorsan alınır.
0
sizofren06
(03.11.21)
Her araba alınır, her araba satılır. Piyasadaki muadillerşne göre uygun fiyatlı daha üst donanımlı araçlar.
Son araba olacak bir durum yok. Şahin bile bin kez el değiştiriyor.
0
neymis
(03.11.21)
Chevrolet şu an en sevdiğim araç markası diyebilirim. Güvenli, az yakan ve keyifli bir araba. İmkanım olsa yurt dışından yeni modellerini getirirdim. Ya da Opel'in Insignia'sı Cruze'a, Mokka'sı Captiva'ya iç dış pek benzemekte, en kötü onlardan biriyle devam ederdim. Kendine bağlayan çok güzel detayları var. Mesela direksiyondaki parçalara fena bağlandım, diğer araçlardakiler çok dandik geliyor.
0
deneme
(03.11.21)
@cooperr chevy değil abi, chevrolet.
0
🌸uuth
(03.11.21)
@uuth chevy, chevrolet'in kısaltılmışı.
0
duster
(03.11.21)
(10)

Hediye için hangi rakı?

arma aski
Bana bir konuda çok yardımı olan yabancı bir arkadaşa rakı hediye edeceğim. Laf arasında hiç denemediğini ve merak ettiğini konuşmuştuk zaten.Benim aklıma "yeni rakı giz" almak geldi fakat alkol oranı yüksek bir rakı almak mantıklı mı bilemedim. Ya da hiç uğraşmadan içimi rahat diye göbek rakısı fal
Bana bir konuda çok yardımı olan yabancı bir arkadaşa rakı hediye edeceğim. Laf arasında hiç denemediğini ve merak ettiğini konuşmuştuk zaten.

Benim aklıma "yeni rakı giz" almak geldi fakat alkol oranı yüksek bir rakı almak mantıklı mı bilemedim. Ya da hiç uğraşmadan içimi rahat diye göbek rakısı falan mı alsam?

Bahse konu arkadaş İtalyan bu arada, eğer damak tadı vs açısından kıyaslama olabilecekse.

Sonuç olarak, ben bu arkadaşa hediye hangi rakıyı alayım?

Teşekkürler.
0
arma aski
(02.11.21)
Hiç rakı içmediyse içimi hafif bir şey almanızı tavsiye ederim.

Göbek rakısı olur. Ama yeni rakınında içimi rahat serileri var. Bütçeye göre seçebilirsiniz.
0
Dr_Stat
(02.11.21)
Beylerbeyi Göbek <3
0
lcha
(02.11.21)
beylerbeyi gobek +1
0
cooperr
(02.11.21)
Macrocenter falan varsa oralarda, özel ambalajlı, bardaklı falan bir şey bulursan daha hoş olur.
0
Mirket
(02.11.21)
Yeni rakı giz. %68 alkol oranlı special bir hediye olabilir. Ama fiyatı biraz yüksektir. Tavsiyedir:)
0
deepest
(02.11.21)
Kesinlikle beylerbeyi göbek.
0
astrid
(02.11.21)
Yeni Rakı Ustaların Karışımı
0
since1907
(02.11.21)
Beylerbeyi Göbek +1 demeye geldim.
0
kobuzchu kiz
(02.11.21)
Beylerbeyi göbek +1
0
Northern Mariner
(02.11.21)
başlığı görür görmez beylerbeyi göbek demeye geldim. kendi paketi de var.

hiç rakı denememiş adama alkol oranı %68 olan rakı almayın.
0
kibritsuyu
(02.11.21)
(5)

Apartman yöneticisi olmanın avantajları ve dezavantajları nelerdir

yirmibesonbes
(Aramaya "apartman yöneticisi" yazdım)Selam Arkadaşlar bir hafta sonra apartman yöneticisi seçimi olacakmış, bu toplantıya katılan var mıdır? Ne konuşulur aranan özellikler nelerdir, 2 tane blok var toplam 36 daire, binalar yeni yapıldı
(Aramaya "apartman yöneticisi" yazdım)

Selam Arkadaşlar bir hafta sonra apartman yöneticisi seçimi olacakmış, bu toplantıya katılan var mıdır? Ne konuşulur aranan özellikler nelerdir, 2 tane blok var toplam 36 daire, binalar yeni yapıldı
0
yirmibesonbes
(02.11.21)
emekli işi. aidat peşinde koşturmak cabası.
0
scudman1
(02.11.21)
çile ötesi bir iş. emekli ya da işsiz değilsen kesinlikle bulaşma, baş belası bir iş. kapı kapı gezip aidat toplarsın.
0
roket adam
(02.11.21)
seçimde ya kimse istemez, en olgun ağır başlı bu işi zaten en iyi yapacak kişiye iş yıkılır. amcam da biliyo kendisinin olacağını da hevesli gözükmek istemiyor, naza çekiyor kerata durumu.

ya da öncesinden kulis yapmış, nerden nasıl kar edeceğini hesaplamış bir çakal ben yaparım diye ortaya çıkar ve olur, bu tarz insanlarla asla rekabet edemezsin.

ha diyelim demokratik bir ortam oldu ve sen seçildin. ya yiyen ama çalışan biri olacaksın, mesela bahçeye iki üç çiçek dikeceksin ve kendine saatlik 100 lira mesai işçilik yazıp bunu gider hanesine yazacaksın. huzur parası diye bir şey var onu da başka bir sitenin giderlerini inceleyip nasıl yapacağını öğrenebilirsin. 3 ya da 6 aylık süreçlerle işte güvenlik kamerası, ön bahçeye kamelya, ışıklandırma gibi konuları gündeme getirip ekstra para cukk.. pardon toplayabilirsin.

ya da hiçbi şey yapmayıp sadece aidat toplayıp temizlik ve asansör ücretlerini ödersin.

bi whatsapp grubu kurarsın, iban yollarsın, aidat toplamak çok sıkıntı değil, ilk aydan günü gelince yatırmayanlara önce mesaj sonra arama yoluyla hatırlatırsan elleri alışır, kimse yatırmamazlık etmez. ha aylarca ödemeyen çıkacaktır, onları da mahkemeye vermeden çözmenin yolunu bulmak lazım.

ha bi de, mesela birinin banyosunun tavanı aktı, bu gibi durumlarda masraf kime aittir bunları adın gibi bileceksin...
0
baba553
(02.11.21)
36 kocalı yönetici olursun. Aidat için değmez. Yakıt da varsa düşünülür.
0
neymis
(02.11.21)
9 dairelik bir binadayiz. peder 2-3 sene bulasti, milletin aidatini cebinden odedi yinede kimseyi mutlu edemedi birakti. Ondan sonra bu isi cok daha iyi yapacagini iddia eden hatunda havlu atti simdi bir sirket arayisi icindeler devir icin.

36 daire, 2 blok diyorsun. Bulasma derim, buyuk dert sahibi olursun.
0
cooperr
(02.11.21)
(18)

Evlilğe az kala evlenmek istememek

kisakaslicocuk
başta çok istiyordum şimdi içimden gelmiyor. aileler tanıştıktan sonra bunalmaya başladım. bir de görgüsüz davrandılar. bizimkiler de didiklediler. bir ömür birisile geçirme fikri gözümde büyüyor. istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar.
başta çok istiyordum şimdi içimden gelmiyor. aileler tanıştıktan sonra bunalmaya başladım. bir de görgüsüz davrandılar. bizimkiler de didiklediler. bir ömür birisile geçirme fikri gözümde büyüyor. istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar.
0
kisakaslicocuk
(02.11.21)
Bu durum erkekler için çok sık yaşanıyor. Ben arkadaş çevremde benzer durumları çok duyuyorum, çok muhabbeti geçiyor. Evlilik hazırlık sürecinde işler ciddileşip, aileler az biraz sürtüşüp, nişanlı çiftin arası bu süreçte hep böyle oluyor. Erkek tarafı sanki kendisi evlenmeyecekmiş gibi birde hiçbir işe karışmıyor.

En mantıklısı sevgilinizle tüm bu işlerden uzak bir iki gün geçirmek. Tüm bu koşturmacılardan kurtulup, dinlenirseniz iyi gelir. Kimse evlendikten sonra ne olacağını bilemiyor. Ama başlarda çok istediğinize, kızı düşündüğünüze göre onu çok seviyorsunuz.
0
GoodMorningTeacher
(02.11.21)
hevesinizin kırılması normal.

evlilik meseleleri ve aileler olmadan birlikte biraz yalnız zaman geçirin. +1
0
blatta hiberna
(02.11.21)
uzaklas +1

bir hafta bozcaada'ya kac dusun biraz..emin degilsen ve nisanli isen bir sure daha nisanlilik durumunu uzat.
0
cooperr
(02.11.21)
1) fiziksel olarak beğeniyor musun
2) konuşmaktan zevk alıyor musun
3) hayat görünüşünüz, huylarınız benzer mi
4) vicdan mı yapıyorsun
0
bir soru sorcam
(02.11.21)
"bir ömür birisile geçirme fikri gözümde büyüyor"

bu bile evlenmemek için geçerli bir sebep:)
0
nothing in my way
(02.11.21)
"istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar."
Böyle düşünerek devam edilirse ikiniz için de işkence olur o evlilik.
Erkeklerin kendilerini bu kadar önemseyip "ben olmazsam hayatı kayar" deyip hem kendini hem karşısındakini evliliğe mahkum etmesine deliriyorum gerçekten.
Kaymaz hayatı merak etmeyin üzülür belki ama atlatır korkmayın bu kadar. Kızın bir rahatsızlığı yoksa hayatına bir şekilde devam eder.

Sadece ailelerin devreye girmesinden kaynaklı bir durumsa bu evlenmeyi düşündüğün birinden böyle vazgeçmek de olmaz. Bunun ayrımını yapmanız gerekiyor.
Kolay gelsin.
0
mutekebbir
(02.11.21)
Evlenme
0
damladamla
(02.11.21)
belli ki zaten hiç sevmemişsiniz. seven insan sevdiğinden ayrılacağını düşününce sadece onun hayatı etkilenirmiş gibi konuşmaz. çocuk oyuncağı gibi evleneyim evlenmeyeyim de demez. evlenince sizin durumunuzdan etkilenip kızın üzülmeyeceğini düşünsem evlenin onunki kayacağına siz hayatınız kaysın derim de işte kıza yazık. ayrılın da kızın da mutlu olma şansı olsun.
0
erenderk
(02.11.21)
iyice düşünüp taşının derim. 4 gün tek başınıza sakin kalıp düşünün.ileride zira geri dönüşü çok daha zor.
0
drako
(02.11.21)
"istemiyorum dersem kız mahfolur hayatı kayar."

emin ol hayatı kaymaz. bir kaç ay sonra başkası ile evlenirse şaşırma.
0
dafuq
(02.11.21)
Evlenme tarihi yaklaştıkça erkeklerde sıkça görülen bir ruh hali seni de sarmış.

Çok da şey yapma.
0
Mirket
(02.11.21)
Daha once birlikte yasamak bence bir gecis sagliyor. Eger uygun olursa (ornegin kulturel, ekonomik vs.) bir sure birlikte yasayabilirsiniz.
0
elitist
(02.11.21)
Evlen ya nolcak sonra bir garsoniyer tutarsin bunaldin mi kacarsin
0
floydian
(02.11.21)
evleneceğin kişi ile uzun vadeli plan ve beklentiler konusunda anlaşabiliyorsan evlen. evlilik bir çeşit uzun vadeli iş sözleşmesi gibi bir şey çünkü. aile maile can sıkarsa bile dert etme derim. mühim olan karşı taraf ile asgari beklentilerde anlaşabilmek. değilse boş ver. ne kadar erken ayrılırsan o kadar iyi. senin hayatının kaymasındansa başkasının hayatı kaysın, boşver. kocaman bir ömrü geçimsiz eşe vermeye gerek yok.
0
my leave requests
(02.11.21)
tam tersi bu duygular ile evlenirseniz kızın hayatı ve bonus olarak izin hayatnız kayar nafaka vs. bence bir süre isteyin kendinizden ve nişanlınızdan. kendinizi dinleyin hala istemiyorsanız bunu açık yüreklilikle söyleyin. bakın evliliğin dinamikleri çok çok çok farklı ve ne yazık ki ailelerin etkisi bizim topraklarda fazlaca oluyor evliliğe. onun ailesi şimdiden irrite ettiyse size devamı gelecektir. ha malum kişi ile aranızda çok kuvvetli bir ten uyumu + arkadaşlık potansiyeli varsa ve ailelerin problemlerini çekirdek ailenize dahil etmeyeceğinize dair birbirinize söz veriyorsanız evlenin.
0
iwillsee
(02.11.21)
bu yazdığını karşındakine okut, konu kapansın.
0
lcha
(02.11.21)
kimsenin hayatı kaymaz öncelikle onu diyeyim.

evlilikten son anda kaçan da hep erkekler. kadınlar halbuki evliliğin tüm sorunlarını taşıyor. kadınların kaçması gerek normalde.

çok içli dışlı olmayın ailelerle. ben de aynı süreçten geçiyorum. ikiniz bir çift olun ve ailelere karşı bir olun. kulak tıkamayı öğrenin.

bir yere kaçın sevgilinizle baş başa.
0
Hallegadola
(02.11.21)
Hayatı kayma noktası muhtemelen mutaasıp ailelerde erkek tarafının bir şekilde allem kullem sözler verip kızla ilişkiye girmesi durumunda olur. Sadece ama sadece bu durum için "bir tarafına sahip çıkamayıp verdiğin sözler sebebiyle bir insanın hayatını karartmaya hakkın yok" diyeceğim. Diğer her türlü durumda insanlar yollarına devam ederler, hayatları filan da kaymaz.
Aileleri evlilik işlerinize mümkün olduğunca karıştırmayın.
0
SiyamkedisiZorro
(04.11.21)
(6)

Cümleyi doğru mu çevirmişim? İngilizce bilenler bakabilir mi?

marsli gocmen
Cümle şu: "Acı çekmemek için hayatının kontrolünü eline almak isteyen bir insan ne kadar başarılı olabilir?"Şöyle çevirdim: "How successful can a person who wants to take control of his life in order not to suffer be?"Mantığım: How successful can a person be? + a person who wants to take control of
Cümle şu: "Acı çekmemek için hayatının kontrolünü eline almak isteyen bir insan ne kadar başarılı olabilir?"

Şöyle çevirdim: "How successful can a person who wants to take control of his life in order not to suffer be?"

Mantığım: How successful can a person be? + a person who wants to take control of his life in order not to suffer

ama gözüme tuhaf gözüktü

doğru mudur bu?

duyuru yanıt alınca kendini imha edecektir,
bu yüzden şimdiden yanıt verecek susere teşekkür ediyorum ^^
0
marsli gocmen
(01.11.21)
güzel çevirmişsin ama how succesful can a person" ile "be" yi bu kadar ayırmana gerek yok. "who" bağlacı "be" den sonra gelse de olur. ama illa edebiyat parçalayacağım, böleceğim diyorsan ana cümleye bağlanan kısmı virgüllerle ayır ki okuması kolay olsun.

he bu şekilde de olur ama henry james romanlarına benzer. uzun bir yazı yazarken takibi zor olur.
0
lesmiserables
(01.11.21)
İnsan yerine kisi de
0
fempusay
(01.11.21)
ben mot-a-mot ceviriye karsiyim yaw, oturmuyor. Yani biz anliyoruz da ne demek istedigini yabanci biri senin ne demeye calistigini anlamakta zorlanabilir.

Ben olsam surdan yururum, turevler cogaltilabilir:

Is success achievable for those who choose to take control of their lives in order not to suffer?
0
cooperr
(02.11.21)
Imagine a person who wants to take control of his life just not to suffer. How successful can that person be?

Gibi düşünüp bölmek daha anlaşılır göründü bana.
0
engelbert humperdinck
(02.11.21)
how would a person achieve to take control of his life in order not to suffer pain?
0
baldur2
(02.11.21)
neden illa tek cümle? bölün cümleyi ikiye üçe.

ingilizce ve türkçe'de nesne, yüklem, özne ve tümleç bunların hepsinin sıralaması değişik. o yüzden birebir çevirmek mümkün olmuyor her zaman.
0
co2s2
(02.11.21)
(11)

Fransızca & Almanca

liberal
Merhaba arkadaşlar,size bir anket ile birlikte geldim.Şu an liseye yeni başlayacak olsanız ve imkanınız da olsa, veya yaşı büyükler çocukları için de bunu cevaplayabilir.1- Fransız liseleri ve sonrası Fransa'da üniversite ve orada bir yaşam.2- Alman&Avusturya lisesi veya almanca eğitim veren alev gi
Merhaba arkadaşlar,
size bir anket ile birlikte geldim.

Şu an liseye yeni başlayacak olsanız ve imkanınız da olsa, veya yaşı büyükler çocukları için de bunu cevaplayabilir.

1- Fransız liseleri ve sonrası Fransa'da üniversite ve orada bir yaşam.
2- Alman&Avusturya lisesi veya almanca eğitim veren alev gibi liseler ve sonrasında almanya'da üniversite ve orada bir yaşam.

Siz hangisini seçerdiniz, ayrıca yaşınızı da yazabilir ve anketime katılım gösterirseniz sevinirim.
0
liberal
(01.11.21)
Bu tamamen hangi alanda çalışma planlandığıyla alakalı bir şey. Fransa'nın A sektörü gelişmiştir, o alanda çalışan insanlar için Fransızca bilmek fayda sağlar. B sektöründe Almanya öncüdür, bu alanda çalışanlar için Almanca olmazsa olmazdır.

Yaşam kısmına gelince, bir ülke bir sektörde öncü olsa bile o alanda iş gücüne çok ihtiyacı olmayabilir.

Kısacası bu seçimi yapacak kişinin hangi alanda ilerleyeceği üzerine bir planı yoksa yaptığı seçimin de çok bir anlamı yok açıkçası. Kişisel zevkine göre bir seçim yapabilir.

27
0
akhenaten
(01.11.21)
cocugun neye egilimi olduguna gore degisir.

fen matematik ise almanca
sanat sepet ise fransizca

dil ile de bitmiyor, sonra sectigi universitenin de ekolu onemli, dikkat etmek lazim.

39
0
cooperr
(01.11.21)
Üniversitelerini düsünerek Almanca derim.

Fransiz sistemindeki hoca-ogrenci iliskisini hic sevmiyorum. Hoca gelir, anlatir, ona pek soru sorulmaz, seve seve ulasilmazlari oynar; Türkiye´dekiler gibi... Almanya´daki üniversite anlayisi cok farkli.

Almanya´da lise ve üniversitede ogrenci cok daha ozgur alana sahip, bununla birlikte tek basina hareket edecek ve tek basina kararlar verecek kadar da ozguvenli ve isini halledebilen biri olmasi sart.
0
buf-e kür
(01.11.21)
şu anda almanca çalışıyorum, akademideyim, özel sektörde de çeşitli ama çoklukla alman şirketlerinde çalıştım.
eğitimle ilgili danışmanlık destekleri de verdim. bununla birlikte; fransız liseleri diyorum. mümkünse orada yaşam diyorum.
bir de bi noktadan sonra yetişkinler, ebeveynler olarak daha fazla yönlendirme yapamıyorsunuz. en doğrusu/ideali diye bişey yok. fransada üniversite okuyup, ben rusyaya gitmek istiyorum da diyebilir. sizlik bir durum yok yani.
ısrarla fransız ekolü dememin sebebi (özellikle bu yaşta) alman eğitiminin konservatif, içkin yapısı. fransız eğitim sistemiyse -her şeye rağmen- daha liberal daha aşkındır. hayatta herhangi bir şeyden vazgeçerse alternatif bulma imkanı kolaylaşır diye düşünüyorum.

yaşım 30 civarı : )
0
rewlack
(01.11.21)
Türkiye'de Fransız liseleri Alman liselerine göre daha çok sayıda. Bu da seçeneğin artması demek. Bir de Fransız liseleri daha tanınmış. Ben Fransa'da yaşamayacak olsaydım bile Fransız lisesine giderdim. Yaşam konusu bundan bağımsız.

28
0
dissendium
(01.11.21)
Fransa mı kaldı, oldukça hantallaşmış, geri düşen ülke. Dahası Avrupa'nın birçok ülkesinde Almanca konuşuluyor. Kıyaslanamaz bile, doğrudan Alman lisesi, Almanca.
0
kullanilamayan ruhumuzlar
(01.11.21)
almanca eğitim veren bir anadolu lisesinde okudum. seçme şansım ve imkanım olsa kesinlikle direkt alman lisesinde okurdum. alman lisesi yetmiyorsa en azından abitur verebilen diğer almanca öğretim yapan liselere bakardım. o da olmuyorsa ennn azından sprachdiplom/dsd alabileceği bir lise arardım. ancak bunların hiç biri olmuyorsa fransız liselerine bakardım.

mühendis - 31
0
roket adam
(01.11.21)
cocuk ne okumaya meyilli? politika vs ise fransiz, bilim, mühendislik ise alman okulu.
30
0
Coma
(01.11.21)
eğitimi kendi normalarınızla değerlendirmeyin.
dil veya üniversite "meslek edindirme" için seçilemez.

eğitim, yaşam, gelişim, kazanım hepsinin toteline bakıldığında elbette fransız liseleri daha iyi bir seçenek.
alman lisesine de gitse pişman olmaz.
hem mühendis, hem sosyal bilimci/sanatçıyım.
30
0
jimjim
(01.11.21)
Fransiz mezunuyum, lisenin 1 kurus ekmegini yemedim verdigi ozguven disinda.

Gecmise donsem yabanci liseye zaten gitmem. en guzel zamanlarinda esek gibi calisip sabaha kadar odev yapiyorsun, en fazla 5 ustunden 2 almak icin.
Yazlarin falan okulda geciyor.
Hocalarin egosu kaprisi omrunu kisaltiyor.
Bir de parani aliyorlar.
O paraya 2 ev alsam su an yatardim.

Fransizi da almani da ayni.

Ha 2 okul arasinda kalsam is bulma acisindan almani secerdim.
Su an benim meslegimde(muhendis) almanlik iyi.
Ayrica almanlar disardan isciye daha acik.

Fransiz ik'si ile gorusmek yerine kafana sik daha az aci cekersin. Universite kaydi bile oyle, adamlar is yapmamak icin dogmus.

Is bulma derdi yoksa fransizca kulturu almani dover.
Fransizca egitim alinca tonla dile kulture asina oluyorsun.
0
divit
(01.11.21)
alman&avusturya. fransizcayi da fransayi da pek sevemedim

27
0
ala09
(01.11.21)
(5)

Türkiye'de bitirilen British ya da Fransız okulu?

psychosocialll
Kızım şu an Belçika'da okuyor. Anaokulunda henüz. Seneye ilkokula başlayacak.Annesine orada demişler ki, "Belçika'da okuduğu ilkokulun diploması Türkiye'de bir Fransız okuluna yani mesela Charles de gaulle'e girmek için yeterli olmaz. O yüzden paraya kıyıp burada bir Fransız okuluna gönderirsen orta
Kızım şu an Belçika'da okuyor. Anaokulunda henüz. Seneye ilkokula başlayacak.

Annesine orada demişler ki, "Belçika'da okuduğu ilkokulun diploması Türkiye'de bir Fransız okuluna yani mesela Charles de gaulle'e girmek için yeterli olmaz. O yüzden paraya kıyıp burada bir Fransız okuluna gönderirsen ortaokul için Türkiye'ye döndüğünde direkt o Fransız okuluna gidebilir."

Bu doğru mudur?

Türkiye'de bir Fransız okulu bitirirse üniversiteye doğrudan Fransa'ya gidebildiği söyleniyor bilginiz var mı?

Son olarak, Türkiye'de bir İngiliz okuluna gitmesi British Embassy School gibi, Fransız okulu kadar faydalı olur mu?

Umarım bilginiz vardır. Çok teşekkürler.
0
psychosocialll
(31.10.21)
"Türkiye'de bir Fransız okulu bitirirse üniversiteye doğrudan Fransa'ya gidebildiği söyleniyor bilginiz var mı?"

Dogru, sinavsiz falan cart diye gidebiliyorsun. Her okula mektup yazip kabul alman gerekiyor sadece.

Tam tersi dogru mu bilmiyorum, bizdeki fransiz okullari kendini fransadaki siradan bir okuldan daha ust gordugu icin, oradaki bir okuldan direkt kayit almayabilir.

Buradaki okula sorup ogrenmek lazim.
0
divit
(31.10.21)
divit +1
0
la lykia
(31.10.21)
Divit+1
Doğru demişler.
Yine de gideceğiniz hele sadece ankarayı düşünüyorsanız okullar kısıtlı, arayıp sorulabilir.

Bunu dışında türkiyedeki fransız liseleri ve hatta diğer yabancı okullar (alman ve italyan liseleri) uluslararası diploma verir ve adı üstünde kendi ulusal eğitimlerini sundukları için o ülkelerde doğrudan denkliği vardır.


Tr’deki British Embassy School’un giriş şartlarını bilmiyorum dolayısıyla çıkışta ne kazandırdığından da emin değilim. Ancak yine de türkiye içinden konuşuyorsak yukarıda saydığım diğer yabancı liseler kadar “güçlü” bir avantaj sunduğunu sanmıyorum. Amaç lisansta uk’den de kolay kabul almaksa fransız diploması pekala avantajlı olacak ha bir de uk de okulların zaten ücretli olduğunu unutmayın. Fransa, almanya gibi değil yani. Olay sadece tanınan bir diplomada değil. Kaldı ki para ve diğer şartlar (sporcu geçmişi, sanat belgeleri vs)
tamamsa türk lise diplomasıyla da doğrudan kabul alabilir uk’den. Bu başka bir konu yani.
Naçizane önerim; mentörleri dinlesinler, orada görece kolay bi yatırımla lisede daha rahat eder. Hatta umarım lisede de türkiyeye gelmesine gerek kalmaz ama mecbur olursa cebinde bir artısı olur.
0
rewlack
(31.10.21)
Kardesim alman lisesinde bakalorya yapti oradan isvicre'ye gitti okumak icin, direk aldilar. Olay "bakalorya"da bitiyor, tabii bundan 10 sene sonra kanunlar degisir mi onu bilemeyiz.

Zamaninda Fransiz lisesi kazanip "naapcan ya fransicayi, gereksiz" diye gonderilmemis biri olarak ben olsam ingilizce ogreten bir okula yollamam, 2. dil olarak zaten ogretiyorlar. Fransica/Almanca/Italyanca ogretenlerden birine yollarim, iki dille mezun olur sonra da Avrupa'ya gecer devam eder.
0
cooperr
(31.10.21)
Kanun degismez bu arada.
Tee 1920lerden kalma bir kanunla devam ediyorlar.

Zaten okullar kaliteli oldugu icin fransanin ortalamasini bile yukseltiyor olabilirler.
Cogu fransiz universiteyi bitiremezken ben hic yarim birakan turk gormedim.

Ama okullar zor ve pahali.
0
divit
(31.10.21)
(5)

Yaz lastikleri

firavunfaresi
Selamlar, 2017 pejo 301 arac sıfır alındı,üzerinde gelen lastikler bu sene, özellikle önlerde, pıtır pıtır dis kopmalari olmaya başladı. kış lastiklerini taktirirken lastikciye, sadece önleri yenilesem bir sıkıntı olur mu ? dediğimde olumlu yanıt aldim. Bu hareket yanlış olur mu? 4 lastiği birden mi
Selamlar, 2017 pejo 301 arac sıfır alındı,üzerinde gelen lastikler bu sene, özellikle önlerde, pıtır pıtır dis kopmalari olmaya başladı. kış lastiklerini taktirirken lastikciye, sadece önleri yenilesem bir sıkıntı olur mu ? dediğimde olumlu yanıt aldim. Bu hareket yanlış olur mu? 4 lastiği birden mi degismeliyim? devir hesap devri. Tskler.
0
firavunfaresi
(31.10.21)
Devir hesap devri ama bu hayati bir mesele. 4 lastik birlikte değiştirilir, iyi bir lastik alınır. Sizi yolda tutan, durduran şey lastikler.
0
orient blue
(31.10.21)
2017 araç nasıl sıfır alındı anlamadım ama ben olsam lastikte o topa girmezdim. Hepsini değiştir ve mümkünse ucuz olanlardan alma.
0
etna
(31.10.21)
anladigim kadariyla araci 2017'de sifir aldin, lastikler orjinal yani 5 yasinda nerdeyse.
lastikten kopmalar varsa ben olsam hepsini degistiririm, 5 seneden sonra lastikler tursuya donuyor, elastikligini kaybediyor, catliyor vs.
0
cooperr
(31.10.21)
merhabalar. lastik kesinlikle maliyeti düşürmek için güvenlikten ödün verilecek bir konu değil. bahsettiğiniz duruma göre 4 lastiğinizin de değişmesi gerekiyor. sadece ön lastikleri değiştirirseniz arka lastikler yağmurlu bir havada tutuşu bırakıp kontrolü kaybetmenize sebep olabilir, arabanın arkası öngörülemez hareketler yapabilir.

hesaplı çözüm olarak, dört mevsim lastik almayı düşünebilirsiniz. (michelin crossclimate 2). daha da hesaplı olsun diyorsanız petlas, starmaxx gibi alt segment lastikleri düşünebilirsiniz. emin olun sadece ön lastikleri değiştirmektense böyle yapmak çok daha uygun olur.

son olarak, o lastikçiye gitmeyin. adam sırf size lastik satabilmek için "sıkıntı olmaz" demiş.
0
kriker
(31.10.21)
Bütün yazarlar +1. Hayati meselelerde tasarruf olmaz. İtibarda olur ama.

Ayrıca lastikciler der öyle şeyler, sen dördünü de değiştir.
0
ozgurluk savascisi
(31.10.21)
(6)

düz kullanıcı için macbook air m1 8gb

avianthem
5 yıllık laptop var evde, 5 dakikada anca açılan ve sürekli mavi ekran veren. kısacası kendine hayrı yok, elimde kalacak bir gün. bir de 5 yıl öncenin sağlam oyuncu bilgisayarı olan bir masaüstü var ama o da evdeki konumu ve ortalıkta dolaşan ufak çocuk olduğundan pek bir kullanışsız. gelelim şimdi
5 yıllık laptop var evde, 5 dakikada anca açılan ve sürekli mavi ekran veren. kısacası kendine hayrı yok, elimde kalacak bir gün. bir de 5 yıl öncenin sağlam oyuncu bilgisayarı olan bir masaüstü var ama o da evdeki konumu ve ortalıkta dolaşan ufak çocuk olduğundan pek bir kullanışsız. gelelim şimdi soruma:

excel, film, dizi, müzik, internet, podcast, word, ucundan kıyısından oyun vs. için evde ve işte kullanılacak bir macbook alasım var. alınacak en ucuz model de 8gb ram'li 256gb hafızalı m1 macbook air. yukarıda saydıklarım için fazlasıyla yeterli olduğunun farkındayım ama bir 5 sene sonra durum ne olacak mesela? 16gb ram'e geçecek bütçem yok malesef, yarın bir gün mac os güncellemesi geldiğinde gömülü 8gb sorun çıkarır mı bana? planlı eskitme vs. ayağına iki seneye yavaşlamaya başlamasın?

"o kadar paraya bilmemne windows laptop var." demeyin lütfen, biraz da amacım farklı bir platforma alışmak olduğundan macbook'a geçmek. macbook gurularının cevabını bekliyorum, şimdiden teşekkürler.
0
avianthem
(30.10.21)
şu gün için oldukça yeterli ama senin de farkettiğin gibi şansın yaver giderse 5 sene 10 sene de kullanabiliyorsun, işte ilerde sıkıntı olur mu acaba diye insanın aklına takılmıyor değil.

ramler de lehimli yani değiştirme gibi bişey söz konusu değil ne yazık ki.

bu arada kronik mac sorunlarını da göz ardı etmemek lazım.

geçmişten günümüze, patlayan piller, şişip kasayı yamultan touch padi çalışmaz hale getiren piller, ekran soyulması, kelebek klavye(3 ayda bozulan klavye) ve m1lerde de sebepsiz yere ekranın kırılması çatlaması sorunu varmış.

bende mid 2015 macbook pro var 16 gb ramli, müzik için almıştım o yüzden 16gb önemliydi şugün de iyi kötü ihtiyaçlarımı karşılıyor ama senin için böyle bişey söz konusu değil. m1 de alıp denemedim ama çok güçlü bir işlemci olduğunu biliyorum.
0
killerbee
(30.10.21)
8 senelik 4gb ramli macbook air ile saydığın işlerin hepsini yapabiliyorum. M1'li macbook air düşürüp kırmadığın, üstüne su dökmediğin sürece falan rahat rahat götürür 5 sene.
0
10032007
(30.10.21)
Elimde 7 senelik air var, zamaninin en ucuz modeliydi. sadece sarj kablosu zarar gordu tamir ettirdim. Bir tane de tusu kirildi apple bedavaya halletti. Evde hunharca kullaniyoruz, bir kac kere yere dustu, cocuk ustune birsuru sey doktu vs. 1200 cycle falan var pilde, hala 4 saat sarj tutuyor.

Cok cekinerek aldim ama windows ekosistemine kimse donduremez beni bu saatten sonra, tavsiye ederim. Al bir tane dertlerden kurtul diorum.
0
cooperr
(30.10.21)
güncelleme konusunda ben high sierra kullanıyorum mesela, tüm ihtiyaçlarımı karşılıyor, bigsur kurdum ama beğenmedim, bilgisayar sıcaklıkları çok yükseldi ve basit şeylerde takılmalar oldu mesela youtube da izlerken, tekrar high sierra kurdum.

siz de hep en yeni güncellemeyi yapmak zorunda değilsiniz. benim felsefem bellidir bu tür konularda, programlarım çalışıyorsa, yapacağım güncelleme bana çok büyük bişey kazandırmıyorsa, 'çalışıyorsa kurcalama' der geçerim.
0
killerbee
(30.10.21)
insanlar 8gb hafızalı intel air'leri hala sorunsuz kullanıyorlar. çekinme, fiziki bir sıkıntı olmazsa hiç değilse 5-7 sene dertsiz tasasız gider.
0
fever
(30.10.21)
son 3 macbook'umu da 5+ seneden fazla kullandım, sonra da sattım başkaları hala kullanıyor. kesinlikle iyi bir tercih olur.
0
roket adam
(30.10.21)
(2)

Akademik arkadaslar, makale sorusu

Coma
Arkadaslar, simdi 2 tane test yapiyorum ayni malzemeye, bu iki testin iki tane istatistiginin ayni olmasi lazim. diger malzemelerde calisanlar ayni sonuclari almis, benim malzemenin bir özelliginden dolayi sadece tek istatistigi tutuyor.ben bunun sebebini formülle acikladim, bunu limitation of this
Arkadaslar,
simdi 2 tane test yapiyorum ayni malzemeye, bu iki testin iki tane istatistiginin ayni olmasi lazim. diger malzemelerde calisanlar ayni sonuclari almis, benim malzemenin bir özelliginden dolayi sadece tek istatistigi tutuyor.
ben bunun sebebini formülle acikladim, bunu limitation of this study diye mi yazmaliyim? yoksa result& discussion kisminda mi? discussion kismi ayri degil.
tesekkürler.
0
Coma
(30.10.21)
Neden limitation olsun ki? Calismani belli kisit altinda yapmiyorsun. Elde ettigi sey de finding. Dolayisiyla findings and discussionda bulgu verdikten sonra tartisirsin.
Farkli bir oneri de introda da bu bulguya, bulgular icin ayiracagin bir paragrafta yer vermen.
0
fempusay
(31.10.21)
result & discussion +1
0
cooperr
(31.10.21)
(3)

Minik Kaktüsler En Ucuz Nereden Alınır?

6 yasimdan beri metal dinliyorum
Selamlar,Minik ve ucuz kaktüsler en ucuz nereden alınır?Lokasyon: İstanbul/Evropa
Selamlar,

Minik ve ucuz kaktüsler en ucuz nereden alınır?

Lokasyon: İstanbul/Evropa
0
6 yasimdan beri metal dinliyorum
(29.10.21)
Bir milyoncular.
0
John Bloor
(29.10.21)
istanbulda var mı bilmiyorum ama yalova taraflarında sadece kaktüs sukulent üreten seralar var en uygunu oradadır, diğer tüm gördüğümüz yerler de eğer yerli üretim ise oradan alıyor.

muhakkak istanbulda da vardır. mesela şunu buldum ilk aramamda muzaffer kaktüs ve sukulent diye arat google'dan adresi ve fotoğrafları var bayağı bir çeşit gözüküyor google maps fotoğraflarında.


www.facebook.com!1s0x14cad1e7bc5202cf%3A0x2f05b35ddc141ef9!3m1!7e115!4shttps%3A%2F%2Flh5.googleusercontent.com%2Fp%2FAF1QipN9nFIFz2klakVbnaLGfMoGY9QbriQO3BntWjji%3Dw1188-h320-k-no!5ssukulent%20serası%20-%20Google%27da%20Ara!15sCgIgAQ&imagekey=!1e10!2sAF1QipN9nFIFz2klakVbnaLGfMoGY9QbriQO3BntWjji&hl=tr&sa=X&ved=2ahUKEwir-KTOvu_zAhVp_rsIHVp3BsQQoip6BAhQEAM
0
killerbee
(29.10.21)
Carrefour'da bol miktarda var.
0
cooperr
(29.10.21)
(17)

Adresinizi nasıl yazıyorsunuz ?

funl
Merhaba, geçenlerde kargocu paketimi apartman numarası olarak yazdığım daireye götürüp bırakmış. Alan kişide direkt hiçbir şey yokmuş gibi almış.Benim adres yazım şeklim : Ekşi apt. No:2 Daire:3 şeklindeBu örneğe göre paketi 2 numaraya götürmüş.Karışıklık olmaması adına bir daha bina numarası kullan
Merhaba, geçenlerde kargocu paketimi apartman numarası olarak yazdığım daireye götürüp bırakmış. Alan kişide direkt hiçbir şey yokmuş gibi almış.

Benim adres yazım şeklim : Ekşi apt. No:2 Daire:3 şeklinde

Bu örneğe göre paketi 2 numaraya götürmüş.

Karışıklık olmaması adına bir daha bina numarası kullanmazsam bir sıkıntı olur mu ?
0
funl
(29.10.21)
ben şöyle yazarım hep. 23/4 Ekşi Apt. hiç bir sorunla karşılaşmadım. bu arada senin yazımında da sıkıntı yok kargocu malmış.
0
floydian
(29.10.21)
Zart Mah. Zurt Sok. No.5 Pırt Apt. K.1 D.1

Şeklinde kullanıyorum sorun yaşamadım bugüne kadar yurt içi dışı siparişlerde.
0
hedep
(29.10.21)
Cıbıl Mah. Pontik Sk. No:0 Pandik Apt. Kat:0 D:0 Kımıllı/ZAMBANA

şeklinde.
0
prole
(29.10.21)
bina no + kat + kapı numarası şeklinde.
0
we are floating in space
(29.10.21)
Kanzuk Mah. Dürüm Cad. No:2 Ekşi Apt. Daire:3
0
late viper
(29.10.21)
XX mh. xx sk. no.5/10 şeklinde yazıyorum bugüne kadar böyle bir şey yaşamadım, kargocu mal veya aşırı dikkatsiz.
0
lappuntamento
(29.10.21)
standart adres yazımı: x mah. y sk. 3/5 ilçe il
şeklinde, hem basit hem de net.
0
gezegen olan pluton
(29.10.21)
Apartman isminden önce apartman numarasını yazın. Yazdığınız şekilde no 2'nin daire no olarak algılanması normal. Sürekli adresle uğraşan insanlar otomatik olarak apartmandan sonra ilk gelen numaranın daire olduğunu düşünebilirler.

Zaten gelen cevapların hepsinde apartman no önce ismi sonra yazılmış.
0
diyanet takvimi
(29.10.21)
site ismi + b3(blok numarası) + d7 (daire numarası) olarak yazıyorum.


benim anlamadığım şey, üzerinde ismi yazmayan kargoyu niye teslim alıyor.

bir de kargoların smsle onay veya tckimlik numarasıyla teslim olayı var. yani yasal olarak bir sıkıntı yaşayacağını düşünmüyor mu teslim alan şahıs?

yıllar önce pasaportumu başka birisine teslim etmişti ptt görevlisi, aradım taradım bulamadım ama teslim edildi yazıyor ve benim teslim aldığımı yazıyordu.

pttye gittim baktılar teslim almışsınız dediler. dedim ben almadım. görevliyii çağırdılar, adam birine teslim etmiş ama kime teslim ettiğini bilmiyor, imzaya isme baktım, benim ismi yazıp başkasına imzalatmışlar. bir çifkeflik yaptım akıllara zarar.

postacı gelip apartmandaki 20 daireyi tek tek dolaştı 2 gün uğraştı buldu pasaportu.
0
killerbee
(29.10.21)
Apartman ismine gerek yok, no yazmak yeterli
İl, ilçe, Mah, sok, apt no, kapı no
0
her giriste sifresini unutan adam
(29.10.21)
Adresleri çok karmaşık haline getirmeyin, bina adına gerek yok mesela, fuzuli.

Çünkü yapılarımız her sokakta/caddede numaralandırılmıştır, numarası olmayan yapı yoktur ama adı olmayan bina çok normaldir, hatta aynı ada sahip binalar da var elbette.

Yapınız bir sokağın içindeyse ayrıyeten o sokağın çıktığı caddeyi yazıp yine adresi kalabalıklaştırmayın.

Bir mahallede aynı isimden iki sokak asla olmaz, sokak ismi yeterlidir.

Adreslere "Daire, D:, Kat, K:, No:" gibi gereksiz kalabalıklar yine yazmayın.

Eskiden o bölgenin semt ismi olarak anılan gereksiz bilgiyi de yazmayın.

Atıyorum;

merkez mh zambak sk 16/5 (ilçe) İstanbul

ya da

merkez mh atatürk cd 16/5 (ilçe) İstanbul
0
John Bloor
(29.10.21)
Mahalle / Cadde / apt nu slaş daire nu şeklinde yazıyorum. Apartmanın adı yok zaten yazmak da şart değil. Bir de işte kapıdan girince ilk soldaki kapı gibi tarif ediyordum ilk taşındığımızda, öyle de olur.
0
izza
(29.10.21)
xxx mah, yyy sokak, apt no/daire no, sehir.
apartman ismi kullanmam, apartman ismi kullanmak herhalde sadece bize ozgu birsey..
0
cooperr
(29.10.21)
XXXX Mah. XXX Sk. No:XX İl/İlçe
0
allahkitapwesli
(29.10.21)
Bu arada su notu ekleyeyim. Bazen kargo barkodlarinda son birkac hane cikmiyor sigmazsa falan. Ek bilgi verecekseniz tarif, bina ismi vs gibi en sona ekleyin. En ustte kargocuya mal dedim ama belki de adres cikamistir?
0
floydian
(29.10.21)
Valla ben de bina numarası yazmıyorum. Yazarsam da bina no diye belirtiyorum.
0
j r r tolkien hayrani
(29.10.21)
@floydian adres etiketi gayet net, posta koduna kadar gözüküyor.
0
🌸funl
(29.10.21)
(8)

eskilerde oteller yaşayan insanlar ve ekonomi hakkında

avatar is back
istanbul'da ki maçka palas'ı ufak bir araştırırken, Abdülhak Hamid Tarhan'ın burada ölene değin 12 sene yaşadığını öğrendim. bu otel'de italyanlar tarafından italyan elçilik çalışanları vs konaklasınlar diye yapılmış vakti zamanında. yani zamanının en lüks oteli ve lüks kitleye hitap eden bir yer bu
istanbul'da ki maçka palas'ı ufak bir araştırırken, Abdülhak Hamid Tarhan'ın burada ölene değin 12 sene yaşadığını öğrendim.

bu otel'de italyanlar tarafından italyan elçilik çalışanları vs konaklasınlar diye yapılmış vakti zamanında. yani zamanının en lüks oteli ve lüks kitleye hitap eden bir yer burası.

bu olayın yanı sıra benzerlerini çok duymuşuzdur. o zamanlar kiralar ve ev bulmak meşakkatli olduğundan mütevellit mi otellerde konaklamak yaygındı acaba? bugün için tabiki de bu gibi bir otele para yetiştirmek için ülkenin sayılı zenginlerinden olmak lazım. bunu geçtim, ortalama altı bir yerde bile uzun yıllar konaklamak çok zor ve imkansız gibi duruyor.

kafamda tam olarak o zamanın ekonomisini ve alım gücünü anlayamadım. izahatını yapabileceklere teşekkürlerimi arz eylerim
0
avatar is back
(28.10.21)
Hala otellerde yasayan insanlar var bunla ilgili sanirim hurriyet guzel bir haber yapmisti.

Onlar ev kirasi verir gibi kaliyor, gunluk senle ayni parayi vermiyor.
Aile falan derdi yoksa guzel olay.
Oteller de zaten %100 dolmadigi icin onlarin da isine geliyor.
0
divit
(28.10.21)
Maddi boyutu ie ilgili bilgim yok ama böyle bir şey olabiliyor.
Bizde de Okan Bayülgen epey bir kaç yıl otelde kalmıştı, temizlik, ev yönetimi derdi filan olmuyor diye zannedersem.
Amerikan romanlarında da varlıklı hanımların devamlı otel dairesinde yaşadıklarına rastlamışımdır.
O zaman da bu zaman da varlıklı olmak gerekiyor tabii.
0
firez
(28.10.21)
Eskiya filminde de vardi yasli amcalar otelde kaliyordu.
0
divit
(28.10.21)
Google Scholar'da kısa bir araştırma yaptım.

dergipark.org.tr

1920 yılında İnebolu'da birinci sınıf bir otelin geceliği 50 kuruşmuş. Sayfa 3'te yazıyor.

Bugünkü değerini ekonomi bilenler cevaplayabilir belki.

Masumiyet filminde de otelde uzun süre kalan kişiler var.

Edebiyatta da sıkça karşılaşılan bir olay bu.

Bunları düşününce çok zor olmaması lazım.

Düşününce bugün bile mültecilerin kaldığı oteller var.

Abdülhak Hamit Tarhan da büyük ihtimalle zengin biriydi.
0
dissendium
(28.10.21)
metin uca'da senelerce otelde yasamisti istanbul'da, bir roportajinda okumustum.

(bkz: zengin olunca yapılacak ufak şımarıklıklar)
0
cooperr
(29.10.21)
o otelde kalan insanlar normal insanların ödediği kadar ödemiyorlar ayrıca çok zenginler hariç yıldızsız mütevazi otellerde kalıyorlar. Ayrıca hizmet sektörü eskiden çok daha ucuzdu.
0
gezegen olan pluton
(29.10.21)
Tam tersi. O dönem ev kiralamak çok ucuz ve kolay olduğu için oteller de ucuzdu. Bu ikisi orantılıdır hep. Ev kiraları arttıkça otel ücretleri de artar. Aksi durumda herkes otelde yaşardı zaten.

Ayrıca günümüzde de otelde sürekli kalmak için ultra zengin olmaya gerek yok. Ev kiraları olmuş 3000tl. Ultra lüks otellerde kalmayacaksınız bu fiyatın biraz daha fazlasına otelde kalabilirsiniz.
0
nickini degistiren yazar
(29.10.21)
heh buldum haberi

www.hurriyet.com.tr

Otelde yasayan insan zengin oldugu icin degil fakir oldugu icin yasiyor. O konu yanlis anlasilmis.
Yurtta kalmak gibi.
0
divit
(29.10.21)
(13)

İlişki yaşadığınız kişilere "Beni kesin aldatmaz" güveninde olur musunuz?

jonas
Ben birini ne kadar seversem seveyim; aldatabilme ihtimalini hep bir köşede tutarım kafamda. Bugüne kadar ilişkilerimde aldatıldığımı yakalamadım, yani kişisel olarak o tür bir mazim yok. Ama yıllar içerisinde çevremde o kadar iğrenç şeyler görmüşlüğüm var ki, elimde olmayan bir şekilde bu tür bir k
Ben birini ne kadar seversem seveyim; aldatabilme ihtimalini hep bir köşede tutarım kafamda. Bugüne kadar ilişkilerimde aldatıldığımı yakalamadım, yani kişisel olarak o tür bir mazim yok. Ama yıllar içerisinde çevremde o kadar iğrenç şeyler görmüşlüğüm var ki, elimde olmayan bir şekilde bu tür bir kaygı payı kafamda sabitlenmiş durumda.

Ben kimse için "Beni kesin aldatmaz" demem yani. O konuda kimseye net bir güvenim yok. Bunu karşı tarafa yansıtmam, kıskançlık vs. gibi şeylere asla bağlamam. Sadece kafamda genel bir düşünce tarzı olarak yer ediyor, bu kadar.

Siz ilişki yaşamaya değer gördüğünüz insana bu anlamda net bir şekilde güvenir misiniz peki? Kesin aldatılmayacağınıza dair mutlak bir inanç taşır mısınız?
0
jonas
(28.10.21)
%99.9 inanırım. aksi takdirde sevgili olmam. takılmalık olur. onda da aldatırsa çok umrumda olmaz.
0
jelly bear
(28.10.21)
Ben 11 sene bir kadınla birlikte oldum. Pahalısından ucuzuna hediyeler aldım. Yıllarca beraber yaşadık. Hastane hastane gezdim sülalesiyle babası için. Babasının ölüm haberini aldığında başı kucağımdaydı, azıcık uyusun diye elimle gözlerini kapatıyordum hastanenin lambaları uyutmuyor diye. Hayatta aklına gelemeyecek jestlerle mutlu ediyordum onu. Kadıköy' de parmakla gösteriyorlardı bizi. Zorlukları beraber göğüsledik, neşemizi beraber yaşadık. O yemek yerdi benim karnım doyardı. Tam 3 kere aldatıldım hepsinde affettim ama bana öyle şeyler söyledi ki ben ayrılalı 4 sene geçti hala teshirineyim. Dayanamayıp terk ettim. Sonradan da o kadar güçlü ilişkilerim olmadı. Sürekli pürüzler çıktı. Aldatma denmez de 2 gün sonra geri döneceğini bile bile gidip birileriyle yattılar. Birisi tabii i psikiyatrik rahatsızlığını öne sürdü, diğerini bilmiyorum büyük bir tartışmanın akşamı gidip biriyle yatmış. Bence bir tanesi de net aldatıyordu kendi kazdığı kuyuya düştü ama neyse elle tutulur bir kanıtım yok günahını almak istemem. Yani en üstte anlattığım kız arkadaşım aldattıktan sonra kimse için kesin aldatmaz diyemiyorum.
0
guitarissimo
(28.10.21)
Böyle bi ihtimal yok guitaarissimo +1
0
olaylar olaylar
(28.10.21)
valla niye böyle bir şey diyeyim/düşüneyim anlamadım ama ben bu konularda hiç düşünmüyorum bile. aldatabilir, aldatmayabilir genel olarak keyfi bilir. hiç bunu kafama takıp kaygılandığımı hatırlamıyorum. zerre aklımın ucundan geçmez. ama bunun partnerimle alakası yok, benim aklıma gelmez yani. berabersem, bu adam benim sevgilim demişsem, öyle hissediyorsam güvenmişimdir zaten, daha fazla kurcalayacak bi şey yok bence. ama yok aklımda böyle minicik küçücük soru işaretleri falan varsa zaten sevgili olmam. sevgiliyken oluşmuşsa da ayrılırım. bu sorularla ömrümü tüketmem ya bana çok anlamsız geliyor :d tam da bu kadar takmadığımdan aldatılıyorsam bile galiba gözüme sokulmadığı sürece anlamam da. aldatmışsa da aldatmıştır, yolları ayırırız olur biter. çok üzüleceğimi sanmıyorum.
0
erenderk
(28.10.21)
olurum. olmadığım an ilişkiyi sürdürmenin manası yoktur çünkü.

yalnız şu ayrımı yapmak lazım: ben HER insanın aldatabileceği fikrindeyim. "aldatmaz" düşüncesi sevgilimin müthiş bir insan olmasıyla filan ilgili değil... yalnız şu var ki ben bir kadınla hayatımı birleştirmek istiyorsam, onun diğer yarım olması fikri beni mutlu ediyorsa ben bu insana güveniyorumdur veya güvenmeliyimdir, di mi? "beni aldatır mı" diye korkabileceğin biriyle nasıl anlamlı bir ilişki sürdürebilirsin ki?

o açıdan ben sevgilime, bana olan sevgisine, saygısına vs. güvendiğimden ötürü aldatılma konusunda endişe duymam. öyle bir kaygımın oluşması için şüpheli hareketlerinin olması, aramızdaki sevgi ve saygı bağının bir şekilde bozulması lazım. o noktadan sonra da dediğim gibi zaten ilişkinin anlamı kalmıyor.

guitarissimo'nun başına gelenlere çok üzüldüm, hatta kendisi eski ev arkadaşımdır o yüzden bahsettiği kız arkadaşını tanıdığımı düşünüyorum ama bence düşünce yapısı yanlış. yani birden fazla kez aldatan, aldattığını da bildiğin biriyle devam ediyorsan bu artık karşı tarafın sorunu olmaktan çıkıyor be abi, yani sen "bu bile aldattıysa başkaları kesin aldatır" diyorsun ama sen direkt olarak aldatan biriyle olmuşsun ki, kendi kafanda onu en güzel yere oturtmuşsun, halbuki gördüğün gibi öyle birisi değilmiş. böyle bir ilişkiyi "en iyi" varsayıp diğerlerinin o kadar sadık olmayacağını düşünmek (sanki bahsi geçen kişi sadık kalmış gibi!) bence yanlış.
0
der meister
(28.10.21)
güvenmem, hele de erkeklere :)
0
rose parks
(28.10.21)
Artik basimiz bagli ama zamaninda evet guveniyordum. Cunku herkesi kendim gibi goruyorum, hic aldatmadim, dunya guzeli olsa, hatun onumde taklalar atsa yine olmaz. Cunku ortada bir "akit" var, bu sozlu de olabilir. Ben de akit bozmam.

Saniyorum bir kere aldatildim erkek tarafi olarak, ufak bir mevzu oldu doktora gittim o beni killandirdi. Ama konduramadim ve kurcalamadim. Sonra da ayrildik zaten.
0
cooperr
(28.10.21)
Olurum.
0
Hallegadola
(28.10.21)
olmam, olamam.
0
selam
(29.10.21)
Olmam. İnsan karakteri kaya gibi sabit değildir, yaşantılar, koşullar, olaylar kişide ne tür değişikliklere sebep olur bilemem. Büyük konuşmamak lazım ama evlenme planım bu nedenle yok. Sonsuz bir sadakat bana inandırıcı gelmiyor, canlı örneğini de pek göremiyoruz. Aldatma yalnızca fizikselle sınırlı da değil çünkü, duygusal aldatma kısmı da var bu işin.
0
Josephine.
(29.10.21)
her temas iz bırakır
önemli olan sonu aldatmayla sonuçlanabilecek eylemlerden en başında uzak durmak

en basitinden serviste muhabbet etmek için yan yana oturmamak

ki illa fiziksel aldatma olmuyor: İlgi, sohbet ihtiyacı, dargınlıktan dolayı oluşan sinirle başa çıkmak için de geçici yakınlaşmalar oluyor

önemli olan böyle bir şey olunca vaktinde farkedip ayrılabilmek
her an tetikte olmak, kontrol etmek ne fayda sağlar ne huzur bırakır
0
bir soru sorcam
(29.10.21)
evlensem eşime bile güvenmem:) ama takıntı derecesinde olmaz bu.
0
nothing in my way
(29.10.21)
İnsanlara güvenmiyorsak, onlarla güvene dayalı anlaşmalar yapmamalıyız. Kelimelerin altı niye çizili bilmiyorum. Yani aldatır diyorsan sev seviş ama sadakat bekleme, evlenme. Ya da evlen ama açık ilişki, swing.. ne diyorum ben..
0
ycm
(02.11.21)
(8)

arabayı yokuşta parkederken tekerlekleri kaldırım yönüne döndürmek

boyle buyurdum
gerekli midir?bu şekilde park edip el frenini cektikten sonra ayagimi fren pedalından çekince araçtan haşırttt diye bir ses gelip araç az daha ileri gidiyor. bu arabaya zarar veriyor mudur?tekerlekler düz pozisyonda park etmek daha mi mantiklidir?
gerekli midir?

bu şekilde park edip el frenini cektikten sonra ayagimi fren pedalından çekince araçtan haşırttt diye bir ses gelip araç az daha ileri gidiyor. bu arabaya zarar veriyor mudur?

tekerlekler düz pozisyonda park etmek daha mi mantiklidir?
0
boyle buyurdum
(27.10.21)
Araba vitesteyken el frenini çekmiyorsan bi sorun olmaz.
0
Zaman Tamircisi
(27.10.21)
@zaman tamircisi yokusta vitesi boşa almadığım için vites 1 deyken kontagi kapatip o sekilde cekiyorum el frenini. en son ayagimi fren pedalindan çekiyorum.
0
🌸boyle buyurdum
(27.10.21)
önce boşa atıp el frenini çek, ayağını frenden kaldır arabanın yükü el frenine binsin. daha sonra kontağı kapattıktan sonra vitese al arabayı öyle kalsın. takoz koyulur aslında ama kaldırıma doğru çevirmekte olumlu.

senin yaptığında yük şanzımana da biniyor sanırım.
0
xrated
(27.10.21)
Öyle yapma bütün yükü şanzımana verirsin o şekilde; boştayken el frenini çek yükü el frenine bindir sonra vitese al. Yapabileceğin en yanlış yöntem senin yaptığın.
0
Zaman Tamircisi
(27.10.21)
birseylerin yanlis oldugu belliydi :) cok tesekkurler
0
🌸boyle buyurdum
(27.10.21)
Önce el freni, sonra frene bırakıp vitese takican ki yuk şanzımana degil frene binsin. Yuksrda demisler gerci zaten.

Bunum dışında tekrrleri kaldirma dondurip dayarsan lastiklerde balon olusur lastik omrunden yersin yani. Kaldırrima doğru cevir ama dayama.
0
stavro
(27.10.21)
Yazıldıkça ek yapılmış bilgilere, bir tane de ben ekleyeyim;

Tekerleri kaldırıma doğru çevir ama dayayıp lastik şeklini bozma +1

Fakat kaldırım ile teker arasında fazla mesafe olmasın, olur da araç frenden ya da vitesden kurtulursa kaldırıma dayanmadan önce mesafe fazla ise hızlanma kaldırımı aşabilir.

Tabi bu milyonda bir ihtimal, ama sıralama yukarıda yazıldığı gibi olmalı

boşa al
el freni çek
ayak frenini bırak
vitese tak
stop et
0
John Bloor
(28.10.21)
Lastigi kaldirima cevirme yurtdisinda gordugum bir yontem de benim hic hosuma gitmiyor, cunku kaydirirsan butun yuku asimetrik bir sekilde on takima veriyorsun bir de yol tarafindaki teker acikta kaliyor, birisi orada arabaya dokunsa butun on takim yine ha$at olur.

O yuzden ben de el freni + vitese al taraftariyim. Onun ustune arac hala kayiyorsa takdiri ilahi, yapacak birsey yok.
0
cooperr
(28.10.21)
(5)

Cifte vatandas olup Turk vatandasligindan ciktiniz mi? Artilar ve eksiler?

Kahoist
Isvecte yasiyorum ve Turkiye ile 11 seneden fazla neredeyse hicbir bagim olmadi. Getirisini ve goturusunu daha once tartma firsati olmus kisilerin goruslerini merak ediyorum.Tesekkurler.
Isvecte yasiyorum ve Turkiye ile 11 seneden fazla neredeyse hicbir bagim olmadi. Getirisini ve goturusunu daha once tartma firsati olmus kisilerin goruslerini merak ediyorum.
Tesekkurler.
0
Kahoist
(26.10.21)
edirne'den ötesini görmemiş biri olarak salça olayım yine de.
bir sorun yaratmıyorsa gerek yok. kenarda dursun derim.
0
lazpalle
(26.10.21)
18 yaşından beri tek vatandaşım. Bu süre zarfında Türkiye’de kalmıştım 4-5 yıl, oy kullanamadım bi o kadar. Bürokratik işlemler ilk zamanlarda sorun çıkarıyordu mavi kart sistemini daha herkes hakim değildi. Ara ara denk gelirse geliyor sonra uğraşınca halledebiliyorsun imkansız birseyle karşılaşmadım. Al sat işleri için de bazen ek şeyler isteniyor. Türkiye’de gözlemlediğim durum bu vatandaşlıktan çıkıp da mavi kartla yaşarsan. Ha pul parası da vermiyorsun Türkiye’ye gelirken. Aklıma şimdilik bu kadar geliyor.
0
fıytfıyt
(26.10.21)
Cikmadim, cikmam. Ikinci vatandasligi aldigim ulke zorlarsa oturumla orada devam ederim yine de birakmam, zaten oturumla istedigin ulkeden turk pasaportuna vizeyi bastirir devam edersin. Mevzu kurusiki bir milliyetci tavir degil, "anavatan"in olayi baska.

Almanya zorladigi icin bizim gurbetciler cikmak zorunda kaldi ama turkiye anladigim kadariyla oturum veriyor devam ediyorsun.
0
cooperr
(26.10.21)
Erkeksen ve askerlik yapmadıysan bedelli parası istiyorlar diye biliyorum. Bundan 7-8 sene önce dayımdan €6000 civarı bi para istemişlerdi. O da çıkmamıştı, Alman vatandaşlığını da almamıştı.
0
noluyo yaa
(26.10.21)
Askerlik veya diger ulkenin izin vermemesi disinda cikmak icin cok sebep yok.

Turkiye cogu ulke ile cifte vergilendirmeyi onleyici anlasmalar yapiyor. Vergi de bir sorun olmuyor genelde.
0
cleric
(26.10.21)
(3)

Ev satış işleminde bloke çek?

blackidom
Ev satış işleminde elden ödeme almak riskli geliyor. Emlakçı ise bloke çeki öneriyo. Bu çekin sahte olmadığından nasıl emin olacağız? Neye dikkat etmek lazım? Onun yerine şöyle yap dediğiniz bir yöntem var mı? Dolandırılmayalım :) (tüm tutar eft alınamıyor)
Ev satış işleminde elden ödeme almak riskli geliyor. Emlakçı ise bloke çeki öneriyo. Bu çekin sahte olmadığından nasıl emin olacağız? Neye dikkat etmek lazım?
Onun yerine şöyle yap dediğiniz bir yöntem var mı? Dolandırılmayalım :)
(tüm tutar eft alınamıyor)
0
blackidom
(25.10.21)
en güvenilir yöntem, bankada gidip beraber çeki düzenlemek. sonra çeki zarfın içine koyup zarfın üzerine imza atmanız yada sizin el yazınız olduğu belli olacak bir şeyler yazmanız. satış sırasında imzalı zarfınızı geri almak.

bu sayede hem çeki değiştirme vs. yapamaz hem de bankadan blokeli çekinizi güvenle teslim almış olursunuz.
0
trajikomix
(25.10.21)
Blokeli çek için bankaya beraber gidip orada hazırlanıp teslim edilmesini takip edebilirsiniz.

Az harç ödemek için satışı tapuda düşük göstermiyorsanız eğer;

"Tapu Takas Sistemi"ni kullanabilirsiniz, devlet bankaları aracılığı ile güvenli satış sistemi, 1-2 yıl oldu çıkalı.
0
John Bloor
(26.10.21)
Gecen hafta bir yer sattik. Yapabildikleri kadari eft aldik, geri kalan elden nakit. Nakitte de sahte cikabilir ama destelerin ustunde banka bandrolu vardi.
0
cooperr
(26.10.21)
(3)

araba ayna kapağı yolda kendiliğinden düşer mi?

la lykia
perşembe günü izinliydim, yazlığa gittim.bahçede arabanın üzerine biraz su tuttum, camlara vs.ayna kapağı vardı çok eminim.sonra yola çıktım, eve geldim. apartmanın otoparkına park ettim. park ettiğim yer apartmanın bahçesi. arabanın sağ tarafında da bahçe duvarı var. yani kimse geçmiyor.cuma günü a
perşembe günü izinliydim, yazlığa gittim.
bahçede arabanın üzerine biraz su tuttum, camlara vs.

ayna kapağı vardı çok eminim.

sonra yola çıktım, eve geldim. apartmanın otoparkına park ettim. park ettiğim yer apartmanın bahçesi. arabanın sağ tarafında da bahçe duvarı var. yani kimse geçmiyor.

cuma günü arabadan bir şey alacak oldum, bir baktım sağ ayna kapağı yok.

acaba çalındı mı yoksa yazlıktan dönerken yolda kendiliğinden düşmüş olabilir mi?

sağ aynayı tam 2 yıl önce başka bir yerde çarpmıştım, orjinali ile değişmişti. Öyle sallanır, Allaha emanet duran bir hali yoktu. Sonra da sürtmedim bile.

(2015 model yaris 45.000 km'de)

Pandemi başından beri evden çalıştığım için pek kullanmıyorum ve hep aynı yerde park halinde.

Yolda düştüyse sorun değil de apartmanın bahçesinde hırsızlık ihtimali ürküttü.
0
la lykia
(25.10.21)
Düşebilir. Kapak basit bir parça, tırnaklarla takılıyor ayna bütününe. Durduk yere düşmez elbette ama belki siz fark etmeden biri park ederken çarpmış, tırnakların kırılmasına sebep olmuş olabilir. Belki de siz yolda sürerken çarpmış olabilirsiniz bi ihtimal. Çalınacağını sanmıyorum 20-30 liralık bi plastik için kim niye hırsızlık yapsın. Bana mantıksız geliyor.
0
himmet dayi
(25.10.21)
Benimkini çaldılar park halindeyken. Seninki de muhtemelen çalınmıştır.
0
sckxyss
(25.10.21)
Aynanin dusmesi basima geldi de kapagin dusmesine hic denk gelmedim cunku etrafindan centikli, hatta icerden vidali falan olmasi lazim (birkac kere kapak degistirdim o yuzden cikarip takmasi kolay degil biliyorum), calinma olasiligi yuksek.
0
cooperr
(25.10.21)
(4)

5 yaş üstü full paket otomobil mi yoksa 5 yaş altı boş paket otomobil mi?

baldan kaymak
tamamen tercih meselesi farkındayım. şu an ki aracım full paket: yağmur, far, sis, cruise control, kol dayama, radyo kontrolü, dijital klima vs vs.baktığımda sadece yokuş kalkış desteği eksik ve onu arıyorum sadece. bunlar olmasa da olur'cuyum. ancak emin de olamıyorum. siz düşünceniz nedir? bir seb
tamamen tercih meselesi farkındayım. şu an ki aracım full paket: yağmur, far, sis, cruise control, kol dayama, radyo kontrolü, dijital klima vs vs.

baktığımda sadece yokuş kalkış desteği eksik ve onu arıyorum sadece. bunlar olmasa da olur'cuyum. ancak emin de olamıyorum. siz düşünceniz nedir? bir sebep paylaşsanız ne olurdu?

sadece gezmek amacıyla kullanacağım. temiz ve yeni şeyleri seviyorum. şehir içi kullanım ama manuelle bir alıp veremediğim yok. hatta otomatiği sevmemeye başladım. ağırlıklı 15 km rota 30 dk max kullanacağım. (belki senede 1 kez de 2.000 km tatil için)

ilk yanıta istinaden: 2021'de sadece 1 kez sis gördüm yolda o da motosikletteydim arabada değil.

Teşekkürler.
0
baldan kaymak
(25.10.21)
arabayı kullanım şartlarınız belirleyici bence.

günde / haftada / ayda kaç saat arabada geçiriyorsunuz ve kaç km kullanıyorsunuz?

ağırlıklı şehir içi kullanım mı, şehir dışı mı?

rutin geçtiğiniz yollar içinde sis tutan bölgeler var mı, orman yolu var mı, uzun otoyollar var mı vs?

örneğin ben arabayı şehir içinde sadece günde 30 dk - 30 dk ev iş arası kullanıyorum, onun için 5 yaş altını tercih edebilirdim.
0
la lykia
(25.10.21)
Ozellikler arasinda bir siralama yapip olabilecek en yeni araci almak lazim. Bir suru sensor, kamera falan bana gereksiz geliyor. Sis fari olmasa da olur, nasiren kullanmisligim var. Herkesin oncelikleri farkli, illa full olacak gibi bir takintim yok.

Su ana kadar hic full arac denk gelmedi, hic sifir arac da almadim kendime. Hep 3-4 yasinda ikince el alirim, 2-3 sene biner satarim. Benim olmazsa olmazlarim koltuk isitma, hiz sabitleme, spor direksiyon/koltuk (varsa), duzgun aydinlatan yuksek teknoloji farlar, sunroof. Sunroof ve koltuk isitma kritik, bu ikisi yoksa almam.
0
cooperr
(25.10.21)
Bomboş bir arabadan dolu sayılabilecek bir arabaya geçtim. Bazı donanımlar gerçekten çok işe yararken bazıları gereksiz geliyor.

Kol dayama, Bluetooth, park sensörü, otomatik kapanan aynalar, yokuş kalkış desteği, otomatik arka camlar hayatı kolaylaștırıyor. (benim arabada olmayan ama isteyebileceğim donanımlar da cam tavan ve geri viteste otomatik inen sağ ayna olabilir) Hız sabitleyici, dijital klima, yağmur sensörü, far sensörü gibi donanımlar inanılmaz gereksiz geliyor.

Benim hoşuma giden çoğu donanım artık son yıllarda en baz paketlerde bile sunulduğu için ben boş paket yeni aracı seçerdim sanırım. Bir de arabadan en büyük beklentim sorun çıkarmaması ve sanayiye yıllık bakım dışında götürmemesi olduğu için yeni olan kazanıyor her türlü.
0
signore
(25.10.21)
kol dayama kesinlikle gerekli. cruise kontrol uzun yolda kesinlikle kullanıyorum. yağmur sensörü olsa iyi olur. far sensörü çok önemli değil, yoksa kısaları gece gündüz açık bırakırım. sunroof hiç umurumda değil. direksiyondan radyo-teyp kontrolü kullanıyorum. yoksa da eksikliğini hissediyorum. bluetooth çağımızda olmazsa olmaz. hatta mümkünse carplay ya da google auto olması daha bile iyi. dijital klima çok önemli değil.
0
co2s2
(25.10.21)
(8)

100-110bin liraya araba

nickimin hakkini veremedim
Kalmamış mı, imkansız mı?Küçümen araç bakıyorum, corsa, i20, clio, fiesta ama yok.Kritlerlerim mi çok yüksek bu bütçe için 2005 model temiz getz var bu paraya ancak.10 yaşından küçük Manuel dizel ta da tüpsüz araba bulamıyorum. Ben aradıkça 120-130 arasında gözüme kestirdiklerim de yukarı doğru gidi
Kalmamış mı, imkansız mı?

Küçümen araç bakıyorum, corsa, i20, clio, fiesta ama yok.

Kritlerlerim mi çok yüksek bu bütçe için 2005 model temiz getz var bu paraya ancak.

10 yaşından küçük Manuel dizel ta da tüpsüz araba bulamıyorum. Ben aradıkça 120-130 arasında gözüme kestirdiklerim de yukarı doğru gidiyor.

Ne yapayım ne bakayım? 2005 model mi alayım yani bulursam var mı önerisi olan? İki sene işe gidip gelirken kullanıp satacağım model yükselteceğim bi şey arıyorum
0
nickimin hakkini veremedim
(24.10.21)
temiz peugeot 207 falan da bulunabilir ama evet, çok bir şey beklememek gerek.
0
avianthem
(24.10.21)
Valla geçen ay 2012 dizel polo sattım 98 bine. Üstelik bluemotion paket. Dopdolu arabaydı. Şimdi piyasadaki yükselme ile 110'a falan giderdi ama 206 bin km'deydi. 9 yaşındaki bi araca göre 206 bin ortalama ya da ortalamanın çok az üstünde denebilir. KM kriterini 200 bine göre ayarlarsan araç bulunabilir bence.
0
himmet dayi
(24.10.21)
hocam şu araçın sw sini kullandım 7 8 sene, sonra gittim yurtdışında aldım aynısından 300bin km de olanını, sadece bakımlarını yaptım bindim hiç sorun çıkarmadı hiç yolda bırakmadı. çok kullanışlı az yakan ve uzun ömürlü bi araçtır megane 2 şiddetle tavsiye ederim. bakımları tam ve km orjinalse 300 binde olsa bile alınır. 1.5 dci bir milyon kmye kadar motor istemez. www.sahibinden.com
0
sipsiyah
(24.10.21)
110 bine 2010-2012 C3 ve C4 bulursun diye düşünüyorum.
0
orpheus
(24.10.21)
Citroen C3 sahibiyim. Ve tavsiye ederim. Alın, aldırın. 2007 üstü olsun minimum. Dizel manuel 1.6 alın. Sonra bana dua edersiniz.

Not: çok birşey beklememek gerek ama bulunamayan taksilerden iyidir.
0
baldan kaymak
(25.10.21)
15 yas civarina cikacaksan japon.
honda/toyota. Baska marka buyuk risk olur.
0
cooperr
(25.10.21)
15 yaş civarına çıkmak istemiyorum ama bi yerden feragat edicez mecbur, megane 2lere bakacağım yüksek km.

Honda jazz da bakıyorum ama sahipleri genelde araçlarına çok düşkün oluyor çok yüksek fiyat yazıyorlar.

Auris falan da hiç güzel denk gelmedi maalesef. Japon da bakamıyorum pek o yüzden
0
🌸nickimin hakkini veremedim
(25.10.21)
@nickimin hakkini veremedim

jazz ve yaris en az problem cikartan araclar.
civic/corolla da olur.

ben olsam yuksek km fransiz/italyan/alman'a kesinlikle bulasmam. baktigin fiyat araligi belli, turkiye'de arac fiyatlari sacmalik seviyesinde. jazz cok pahali ise 07-08 civic al gec.
0
cooperr
(25.10.21)
(2)

yurtdışına taşınma soruları hk.

baldan kaymak
türkiyedeki mal varlığı için vekalet versem, satış sonrası bu para gönderilebiliyor mu bana? ve ne kadardan fazlası gönderilemez yada vergiye tabi olur? (örn beraberimde 10 bin dolar üstü beyana tabi diye biliyorum yanlış bilmiyorsam, beyan da vergi doğuyor mu bilmiyorum, paylaşırsanız sevinirim)şim
türkiyedeki mal varlığı için vekalet versem, satış sonrası bu para gönderilebiliyor mu bana? ve ne kadardan fazlası gönderilemez yada vergiye tabi olur? (örn beraberimde 10 bin dolar üstü beyana tabi diye biliyorum yanlış bilmiyorsam, beyan da vergi doğuyor mu bilmiyorum, paylaşırsanız sevinirim)

şimdiden teşekkürler.
0
baldan kaymak
(24.10.21)
1. banka transferlerinde (milyon €/$ olmadıgını varasayrak) bir üst sınır yok. yani 10.000 sınırına tabi degil. vergi yok.
2. yaninizda tasirken 10.000 €/$ dan fazlası varsa bunu gümrüge beyan etmeniz lazım. yine vergi yok. ama para cok büyük bir miktar ise kaynagi sorulabilir. bunu ispatlamaniz istenebilir. y
3. almanya icin soyle bir durum var. yaninizda tasidiginiz nakiti banka hesabına yatırmak ayrı bir macera o nedenle nakit yerine banka transferini deneyin. farkli bir ülke onu bilemiyorum.
0
helenart
(24.10.21)
bu soruya cevap vermek ulkeyi bilmeden hatali olur, ulke belirtmen lazim.
0
cooperr
(24.10.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.