Giriş
(10)

Bir kavanoza kaç nohut sığar?

sarper361
Yılbaşı şirket etkinliği, kazanırsam hesaplayana ödülünü gönderirim. Fotoğraftaki kavanozun içinde kaç nohut vardır? Kavanoz 800ml Paşabahçe,Nohut Yayla Koçbaşı 1 Kg.Güncelleme: 1584 çıktı arkadaşlar. Bilemedik.
Yılbaşı şirket etkinliği, kazanırsam hesaplayana ödülünü gönderirim.


Fotoğraftaki kavanozun içinde kaç nohut vardır?

Kavanoz 800ml Paşabahçe,
Nohut Yayla Koçbaşı 1 Kg.

Güncelleme: 1584 çıktı arkadaşlar. Bilemedik.
0
sarper361
(29.12.21)
2200 diyorum ben

16x11x11 + biraz da yukarıdan pay bıraktım
0
roket adam
(29.12.21)
2600
0
kisa
(29.12.21)
150
0
floydian
(29.12.21)
3500 diyorum ben.
0
zimbirik
(29.12.21)
2800 diyorum
0
mirafiori
(29.12.21)
600
0
herzan
(29.12.21)
1700
0
cooperr
(29.12.21)
zamanında saymıştım 1 çay kaşığında 120 küsür pirinç tanesi vardı. O yüzden en az 6.000 diyorum ki bence daha fazladır da.
0
westblack
(29.12.21)
4000.

Her 4 nohut ortalama 1gr etse üzerinden hesapladım.
0
anatomik
(29.12.21)
2338

edit : 16x12x12 + kişisel minik dokunuş
0
kimlanbu
(29.12.21)
(20)

"Ben evlenmeyeceğim" netliğinde olanlar var mı aramızda?

norules
30'lu yaşlarında bir erkeğim. Şahsen evlilik hadisesine sıcak bakan biri hiçbir zaman olamadım, evlenmek gibi bir yaşam hedefim ve hevesim de hiç yok ama eş dost akrabadan dönem dönem "Hayat hep böyle gitmez, yaşlanınca kalırsın bir başına bak" psikolojik baskısını yiyince de bir huzursuzluk çöküyor
30'lu yaşlarında bir erkeğim. Şahsen evlilik hadisesine sıcak bakan biri hiçbir zaman olamadım, evlenmek gibi bir yaşam hedefim ve hevesim de hiç yok ama eş dost akrabadan dönem dönem "Hayat hep böyle gitmez, yaşlanınca kalırsın bir başına bak" psikolojik baskısını yiyince de bir huzursuzluk çöküyor yani.

"Ben evlenmeyeceğim" netliğinde olanlar var mı aramızda? Yaşlanınca işlerin nasıl yürüyeceği konusunda bir endişeniz var mı, o dönemleriniz için motivasyonunuz ne şekilde?
0
norules
(29.12.21)
Ben öyleydim. Daha doğrusu ergenliğimde ve genç yetişkinliğimde öyleydim, sonrasında o kadar katı değildim (bu katılığı açacağım) ama evlilik hedefim de olmadı. Sonra evlendim çünkü hayata aynı baktığım, evlilik konusundaki çekincelerimi (ortalama Türk erkeği toksik cinsiyetçiliği) bünyesinde neredeyse hiç barındırmayan bir adama aşık oldum. 30'ların ortasında/ikinci yarısında evlendik.

O kadar katı olmak orta yaşlara gelmiş insanlar için biraz saçma geliyor bana, ergen inadı gibi geliyor. (Ha evlenmeden de çocuk yapabileceğiniz, devletin sizi çift olarak kabul ettiği, partnerinizle birbirinizin sağlığı, resmi işleri vs konusunda aile saydığı bir ülkede yaşıyorsanız o ayrı.) Evliliği ulaşılması gereken bir hedef sayıp önünüze çıkan ilk kadınla evlenin, sizi evlendirmek isteyen akrabalar temiz aile kızlarıyla tanıştırsınlar demiyorum. Fakat "olsa da olur olmasa da olur, bir gün bir sevgilimle evlenmek istersem bakarız" yaklaşımı daha sağlıklı sanki.

Ha bir de, evlenince yaşlılığınızın eşinizle huzur içinde geçeceğinin garantisi yok. Gayet huzurla evliyken eşi erken ölünce 40'larında, 50'lerinde yalnız kalan çok insan var. Ne yapmak lazım o zaman, yalnız kalmamak için hemen yeni birini bulup evlenecekler mi?
0
kobuzchu kiz
(29.12.21)
30 yaşındayım. Hayatımı birlikte geçirme niyetimin olduğu kadınla ilişkim geçen sene sonlandı. Uzun bir ilişkiydi. Bu da bana uzun vadeli plan yapmamın pek de anlamı olmadığını öğretti. Etrafımda evlenen çoğu insan da zaten bunu hedef edindiğinden değil öyle süregeldiği için evlendiler. O yüzden en fazla 8-9 gün sonrasını düşünüyorum galiba artık :)
Yalnızca kendi kontrolümüzde olmayan planların hayalkırıklığı hoş olmuyor.
0
lüzumsuz adam
(29.12.21)
bu baskının varlığı yalnızlığınızdan/düzenli bir ilişkinizin olmayışından mı yoksa bekar oluşunuzdan mı kaynaklanıyor?

@kobuzchu kiz+1

yakınlarınız hayat tek başına tatsız, birini sevince daha güzel demek istiyor da olabilir. yoksa tabiiki evlenmek bir hedef olmamalı, öyle olması saçma zaten.
çok küçük yaşlardan beri kendi kendine yetebilen biriyim, birey olmayı erken öğrenmiş biriyim. dolayısıyla "aile" ye aşırı anlam yükleyip ihtiyaç duymadığım gibi, aile olmak için evliliğe gerek olduğunu da düşünmüyorum. insanın tüm sosyal çevresi geleceğini şekillendiriyor aslında. sırf partneriz değil. motivasyonum bu konularda attığım, atacağım doğru adımlar. ancak yine de @kobuzchu kiz+1111
0
jimjim
(29.12.21)
20li yaşlarımda evlilik için aile ve toplumun da etkisiyle belki diyordum, okul biter evlenir çocuk sahibi olur aile kurarım klasik düşüncesi vardı.

30 lu yaşlarıma gelince evlenmeyi gerçekten istemediğimi fark ettim, bunda 18 yaşımdan itibaren aileden ayrı, kendi başıma yaşamaya başlayıp kendi istediklerimi yapma özgürlüğünün ve kendimi tanımanın da etkisi oldu. aklımda tek soru biyolojik saatim işlemeye başladığında çocuk istersem ne olur acabaydı. yine şanslıydım ki bu da bende olmadı. çocuklara aşık bir insanım, birlikte vakit geçirmeye bayılıyorum ama kendi çocuğumun olması düşüncesi beni çok rahatsız etti. bu arada ablam da evlenip çocuk yapınca ailenin evlen baskısı da yok oldu, ben de çocuk sevgimi bu şekilde giderebilir hale geldim.

40a yeni girmiş bir insan olarak evlenme ve çocuk yapma konusunda almış olduğum kararlardan asla pişman olmadım. hatta tersi bir durumda olsam ülkenin de malum durumu yüzünden anksiyete krizleri geçirirdim, şu an kararlarımı tek başıma alıyorum, hayatımı nasıl sürdüreceğime, ne yapmak istediğime tek başıma karar veriyorum.

yaşlanınca ne olacağını açıkçası pek umursamıyorum, son 2-3 yıldır yaşanılanlardan sonra anladım ki önümüzdeki ay bile ne olacağı belli değil. bu konudaki mottom "tanrı'yı güldürmek istiyorsan ona planlarından bahset" sanırım.

evlenip aile kurup çok mutlu olan insanlar da var, yalnız yaşayıp ileriki yaşlarda bu durumdan pişman olmayanlar var, çocuklarının bakmadığı yaşlılar var. emekli maaşını verip huzurevinde yaşamak, ya da elden ayaktan düşene kadar kendi başının çaresine bakıp, gerekirse bakıcı ile son zamanları yaşamak bana rahatsız edici gelmiyor. yaşayıp göreceğiz modundayım.
0
hypathia
(29.12.21)
Kritere bağlı olarak benim kriterlerime uyan biri olmadığında öyleyim.
0
garylineker
(29.12.21)
kobuzchu kiz +1

Hayatımın hiçbir döneminde evlenmeyi düşünmedim. Evlenmek, çocuk sahibi olmak hiç istemediğim şeylerdi. Ergenlik zamanında bu konuda çok keskin söylemlerim vardı ama insanların "aa öyle mi, peki" demek yerine sürekli seni ikna etmeye çalışmaları bi noktada o kadar bunaltıyor ki pes ediyorsun.

Son yıllarda "yoo düşünmüyorum" demekle yetiniyorum uzarsa da "bakalım hayat bu belli olmaz" diyorum.
33 oldum hala aynı fikirdeyim.

Yalnız kalma konusunda yine kobuzchu kiz +1 diyeceğim.
0
mutekebbir
(29.12.21)
Evlenmek ya da evlenmemek konusunda katı olmak gerektiğini düşünmüyorum. Bu kadar anlam yüklenecek bir şey değil evlilik. 34 yaşında bekarım, olursa evlenirim olmazsa meh dedim.. Hala da öyle diyorum. Evlenmem diye ciddi ciddi konuşanlar çocuk yapıyor şu an.
0
lcha
(29.12.21)
Evlenmeyeceğim değil ama çocuk doğurmayacağım netliğindeyim şahsen. Hoş, hayat bana "evlenemicen sen" netliği göstermeye başladı ama... bakalım.
0
muhayyer divan
(29.12.21)
hypathia +1

34 yasında, kadınım ne evlilik ne de cocuk isteğim var. buna katılık değil de soru baslıgındaki gibi "netlik" demek daha doğru. istemiyorsan istemiyorsundur, biri fikrimi değiştirirse evlenirim diyorsan ılımlısındır, istiyorsan da istiyorsundur. hiçbir zaman evlenmeyi dusunmedim ve istemedim.
0
suyin
(29.12.21)
34 yaşındayım, son ilişkimi “benimle gelecek yok” cümlesi yüzünden bitirmek durumunda kaldım. evlenme niyetinde değildim, ama birlikte yaşamak da dahil hiçbir gelecek düşünememek de geri kalan kısımları yolunda giden bir ilişkiyi bitirmeme yetti. evlenmek istememeye sonuna kadar saygı duyuyor ve hak veriyorum. ama 30+ yaşında olan birinin en basit ilişkiye başlarken bile bunu karşısındakine söylemesi gerektiğini düşünüyorum. zira mevzu sadece imza atmak değil. şu yaşımda hayatımda biri varsa hafta sonumu kimle geçireceğim, tatile kimle gideceğim vs. düşünmeme gerek kalmamalı. “birlikte” olmak karşılıklı sorumluluk alabilmek istiyorum. imza olması ya da olmaması bu durumu değiştirmiyor. belli bir yaşta insanların bunu önceden konuşup üstünde anlaştıkları takdirde ilişkiye başlamaları gerektiğini düşünüyorum. + yaşlanınca yalnız kalma durumundan korkuyorum ama korkunun da ecele faydası yok. yalnız kalmayacağım diye de evlenilmez ya da birlikte kalınmaz olmadım biriyle.
özetle: kısmet.
0
inanna
(29.12.21)
hypathia +1
0
olimpia
(29.12.21)
25 yaşındayım, biraz daha gençken "aman ya ne evlenicem" kafasındaydım ama şu an oturup düşününce çevrenizde her ne kadar arkadaş, aile, sevgili vs. olsa da bir yaştan sonra yalnız kalmak ve bu durumun üzmesi kaçınılmaz. o yüzden şu an daha sıcağım, asla evlenmem demiyorum illa da evleneyim de demiyorum. kısacası uygun birisi olursa neden olmasın kafasındayım.

ama çocuk konusunda kendimi bildim bileli istemiyorum. hamile kalmak, doğurmak, bir çocuğun sorumluluğunu üstlenmek bana aşırı korkutucu ve zor geliyor.
0
candide
(29.12.21)
Asla evlenmiş olmak için evlenilmemeli düşüncesinde biriyim. İnsanlar gerçekten birlikte yaşamayı ve aile kurmayı çok istediklerinde evlenmeliler bence. Yalnız kalmamak için yapılan evlilikler hep boşanmayla ve yalnız kalmayla sonuçlanıyor zaten.

Ek olarak 30 yaşına merdiven dayamış bir kadın olarak her zaman evliliği saçma bulmuştum. Şimdi sevdiğim insanla birlikte yaşamayı çok isteyen bir ruh haline büründüm.

Yani zaman ne gösterir bilinmez. Büyük büyük konuşmamak lazım hayatta.
0
alaimisema
(29.12.21)
%99: evlenmeyeceğim + %1: belki = kısmet ve olasılıklar.
0
neynep
(29.12.21)
Kesin ve net olarak evlenmeyeceğim(büyük çaplı bir felaket olmazsa), biriyle birlikte yaşayabilirim ama evlenmeyi düşünmüyorum. Yaşlanınca evli ve çocuklu olduğu halde eşi ve çocuklarının bakmadığı bir çok kişi biliyorum, üstelik bu kişiler çalışma hayatlarının tamamını eşi ve çocukları istediği gibi yaşayabilsin diye uğraşarak geçirdiler. Yaşlanınca eşiniz veya çocuğunuzun size bakacağının garantisi yok ama onlara harcayacağınız paraları kendinize ayırırsanız çok sağlam bir birikiminiz olabilir.
0
bartholomew87
(29.12.21)
ben varım. 28 yaşında adamım. yaşıtlarımın çoğu evlendi, çocuğu oldu. hiçbirine özenmedim, aklımdan bile geçmedi evlilik. bana çok sıkıcı ve sıradan geliyor evlilik. en sevdiğim insanla bile evlenmeyi kırk kere düşünürüm. belki ilerde evlenirim ama büyük ihtimalle boşanacağımı biliyorum:) yaşlılıkta yalnızlıktan ise hiç korkmuyorum.
0
nothing in my way
(29.12.21)
Yas ilerdeikce bir cok konuda kafa yapımının degistigini gordukce artik hemen hemen hicbir konuda o kadar kesin konusmuyorum kendimle ilgili. Yarın ne olacagi belli olmaz. Dolasiyla hiçbir zaman evlenme heveslisi biri olmamakla birlikte kesinlikle asla evlennem diye bir iddaam yok.
0
stavro
(29.12.21)
33 erkek kişisi.

Zaman zaman sevdiğim biriyle evlensem, kendi halimizde tatlı bir aile olsak, kızım olsa diye düşündüğüm oluyor ve zaman zaman gerçekten de istediğim olur ama işin içinde çocuğun sorumluluklarını da düşününce bir ürpeme geliyor. Evlilik zaten başlı başına bir zor süreç, çocuk apayrı bir süreç. İlla evleneyim diye tabii ki bir düşüncem yok. Bazen iyiyim ya böyle dediğim de oluyor.

Öbür taraftan sanki hiç evlenecekmişim gibi geliyor. Ben seviyorum sevmesine ama tek taraflı kalıyor. Bir karşılık alamıyorum. Dediğim gibi illa evleneyim diye bir düşüncem yok.

Kısaca bilmiyorum.
0
put it in your appropriate place
(29.12.21)
Benim evlenmem ülkemizde yasal değil. Açıkçası hayatım boyunca da bu durumun değişeceğini düşünmüyorum. Biraz da bu yüzden evlilik hiç gündemimde olmadı. Yanlızlığımı seviyorum, ama belki de tersini hiç yaşamadığım içindir onu bilemem. Yukarıdakilerin de dediği gibi hayatın ne getireceği bilinmez. Göreceğiz. Çocuk kesinlikle istemiyorum ama. Bu konuda kararımı asla değiştirmeyeceğimden adım gibi eminim.
0
peki madem
(29.12.21)
Erkek bakis acisindan bu evlilige direnme mevzusu da solculuk gibi, birisi parayi bulana kadar suruyor, oburu de dogru zamanda dogru hatunu.

Evlenmeyecegim kafasinda olan birsuru arkadas evlendi. Hemen evlenmeliyim diyenler evlenemedi hala bekliyor. Kimisi evlendi coktan bosandi, ikinciye evlendi. Hayat zaten cogunlukla sizin istediginiz kulvardan ilerlemiyor.

Ortada korkulacak birsey yok, uzerinde asiri dusunulup kafa yorulacak birsey degil. Herkes evlenmek zorunda da degil. Hayatin akisina birakin kendinizi, olursa olur, olmazsa olmaz.
0
cooperr
(29.12.21)
(4)

Müslüm Gürses - Affet

tithousand
Merhaba,Affet, Sensiz Olmaz, Paramparça, Bir Ömür Yetmez, Aşk Tesadüfleri Sever…Normalde bu son şarkılar Müslüm Gürses tarzı değildir. Ömrünün ahirinde böyle şarkılar yaptı. İşte tam olarak sormak istediğim bu müziğin tarzı ne?Benzerlerini dinlemek istiyorum.
Merhaba,

Affet, Sensiz Olmaz, Paramparça, Bir Ömür Yetmez, Aşk Tesadüfleri Sever…

Normalde bu son şarkılar Müslüm Gürses tarzı değildir.
Ömrünün ahirinde böyle şarkılar yaptı.

İşte tam olarak sormak istediğim bu müziğin tarzı ne?
Benzerlerini dinlemek istiyorum.
0
tithousand
(28.12.21)
Bir ara Muslum'e pop okuttular iste, adamin acilim sureciydi.
Tarz olarak birsey soylemek zor, ortaya karisik denebilir.

Bak bu da tersi:

youtu.be
0
cooperr
(28.12.21)
bir ömür yetmez garbage'ın the world is not enough,
affet ise rainbow'un the temple of the king uyarlaması.

rock / hard rock vs. diyebiliriz.
0
jepa
(28.12.21)
Bir de bu şarkıların hoşuna gitmesinin nedeni bence düzenleme, sound ve kayıt. Müzik tarzından ziyade bunlar baya iyi olduğu için daha farklı bir yerde.
0
black mamba
(28.12.21)
arabesk.

şarkının hangi tarz bir şarkıdan coverlandığının önemi yok. garbage şarkısından coverlananın da tarzı arabesk. eski müslüm dinleyicisi de dinliyor bunları.

sadece yeni nesil arabesk düşmanlarına bu şekilde yedirdiler.
pazarlarama 101.
0
brakgn
(29.12.21)
(3)

Bunu ing daha güzel nasıl söylerim?

rewlack
Daha şık nasıl söylenir? gramatik tuhaflık var mı? ne anlaşılıyor? On the other hand, the fact that HVAC companies often do not have an institutional and sustainable policy in terms of employee rights conduits the uncertainty of working conditions and content and makes them open to business-related
Daha şık nasıl söylenir? gramatik tuhaflık var mı? ne anlaşılıyor?

On the other hand, the fact that HVAC companies often do not have an institutional and sustainable policy in terms of employee rights conduits the uncertainty of working conditions and content and makes them open to business-related abuses which includes sexual ones.

Öte yandan çoğu zaman HVAC şirketlerinin çalışan hakları açısından kurumsal ve sürdürülebilir bir politikaya sahip olmaması çalışma koşulları ve içeriğinin belirsizliğini conduce etmekte ve işle ilgili –cinsel olanlar da dahil olmak üzere- suistimallere açık hale getirmektedir.


thank u.
0
rewlack
(28.12.21)
Bunu iki ayrı cümle olarak ifade etseniz daha kolay okunur olmaz mı?

Bla bla bla bla bla bir takım tespitler. Thus bla bla bla olmaktadır gibi.
0
kaptankedi
(28.12.21)
bence sen turkcesini buraya yaz biz cevirelim, cumlede ciddi anlam kaymasi var. Ne demek istedigin pek anlasilmiyor, sanki sirket sexual abuse goruyor gibi.
0
cooperr
(28.12.21)
On the other hand, the lack of institutional and sustainable employee rights policies in hvac companies contributes to the perpetuation of uncertain working conditions and content, and renders them open to business related abuse including sexual abuse.

Misal? Turkceye bakmadım ingilizce olanı editledim.
0
sopiro
(29.12.21)
(3)

Bel fıtığı ameliyatı olmak ya da olmamak

lazpalle
derdim soru sormak mı dertleşmek mi ben de bilemedim. malum başlıktaki çoğu entry'yi okudum ama kararsızlığımı atmada faydası olmadı.bazıları doktorların ameliyata meyilli olmasından dem vurmuş, bazıları fayda görürken bazılarında durum hala sancılı...gelelim benim durumuma. son seferinde nüksedince
derdim soru sormak mı dertleşmek mi ben de bilemedim.
malum başlıktaki çoğu entry'yi okudum ama kararsızlığımı atmada faydası olmadı.
bazıları doktorların ameliyata meyilli olmasından dem vurmuş, bazıları fayda görürken bazılarında durum hala sancılı...

gelelim benim durumuma. son seferinde nüksedince mr çekildi ve extrude durumda fıtık olduğu ortaya çıktı.

ilk zamanlar kaslardaki spazmdan kaynaklanan müthiş ağrılar oluyordu sonrasında onlar gitti ama artık nurtopu gibi kalça ve bacak ağrılarım var. çok fazla ayakta duramıyorum veya yürüyemiyorum. fizik tedavi bir nebze rahatlasa da iyileştirmiyor.

otururken veya yatarken fazlaca sıkıntı yok. uzun yıllardır bisiklet sürmenin getirdiği bacaklardaki kasların dayanıklılığıma bir faydası oluyor mu bilmiyorum. başlıkta yazılan dayanılmaz acılar bende yok ama bir yandan da beklemek sinirleri daha da tahrip eder endişem var.

yaş 49'a dayandı. mr sonucunu ekte paylaşıyorum.

tecrübesi olan arkadaşların görüşlerini dinlemek isterim.
0
lazpalle
(28.12.21)
topularının üzerinde yürüyebiliyorsan ameliyat için biraz daha düşün. dünyada en fazla bel fıtığı ameliyatı malesef bizde.

biraz klasik olacak ama yüzme, ve bel cevresinde yağlanma varsa zayıflamak bele olan ağırlığı azaltıyor.

birde şu egzersizleri dene. www.sinirsikismasi.gen.tr

10 sene önce 2 ayrı doktor ameliyat dedi. kalçamdan parmak ucuma iplik şeklinde sinir sıkışması vardı. aday memur olduğum için son dakika ameliyattan vazgeçtim. simdilik çok şükür iyiyim.
0
zanutsas
(28.12.21)
Bel fıtığı ameliyatı olmuş birisi olarak bunun ameliyatı hak ettiğini düşünüyorum. Sorun şu ki o disk dejenere olmuş, yani diğerlerindeki beyazlık bunda yok. Lazerle çok kolay bunu alırlar ama o disk ileride ne olur onu beyin cerrahından bir dinlemeniz lazım.
Hastaneyi sevmem ama Medical Park Göztepedeki Deniz Konya'ya bir danışın derim. Dürüst ve oldukça güzel izah eden bir hekim.
0
spankenstein
(28.12.21)
Sol bacaktaki agridan uyusmadan dolayi yakin zamanda bel fitigi suphesiyle birsuru doktora gittim, cogu operator doktordu. Bunlar sabah aksam catir cutur milleti kesen insanlar, belinde ameliyatlik bir mevzu yok dediler yolladilar. Dolayisiyla "Turkiye'de doktorlar ameliyata meyilli" olayini ben yasamadim.

Ben yerinde olsam en az 3 operator doktora giderim, 3'u de ameliyat diyorsa ve yasam kaliten dusukse olacaksin. Her ameliyat kadar riskli, cekmektense yatarim masaya biter. Bir arkadasim yatalak vaziyetteydi senelerce cekti, en sonunda actilar hallettiler, ayaga kaldirdilar.

Istanbul'da doktor ismi istersen ozelden yollarim. Gecmis olsun..
0
cooperr
(28.12.21)
(5)

Kaplama dişin düşmesi

sckxyss
Şu an baya sinirliyim. İlk olarak haziran ayında kırılan bir disime kaplama yapılmıştı. Detayını, türünü bilmiyorum, çalıştığım kurumun discisi yaptı, detay sormadım. 1 ay sonra durduk yere hop diye diş çıktı yerinden. Gittim geri taktı. Sonra eylülde yine düştü sebepsiz. Dişçiye gidebilecek bir yer
Şu an baya sinirliyim. İlk olarak haziran ayında kırılan bir disime kaplama yapılmıştı. Detayını, türünü bilmiyorum, çalıştığım kurumun discisi yaptı, detay sormadım. 1 ay sonra durduk yere hop diye diş çıktı yerinden. Gittim geri taktı. Sonra eylülde yine düştü sebepsiz. Dişçiye gidebilecek bir yerde de değildim, bir hafta orası boş bir şekilde gezdim. Sonra gidince dişin alttaki kısmını biraz yükselttim artık düşmez gibi bir şey söyledi. Bu akşam parmağımla dişimi çok hafif oynattım, hop yine çıktı. Yarın gidip fena carlamayi düşünüyorum ama öncesinde emin olmak istedim: bunun bu kadar kolay ve sık çıkmasi normal değil, dişçi bir şeyleri yanlış yapiyor dimi?
0
sckxyss
(27.12.21)
Kaplama bendede var senelerce ayni disciye gittim surekli dustu, en son 4. Ye gittigimde doktor bu durumu ben bi hocama sorayim diyince bizde jeton dustu..

Sonra asiri yasli bir doktor bulduk, tecrubeli tabi.. Disin icine kaplamayi tutmasi icin bir tel koydu ve sorun kalmadi.

Disciyi degistirin.
0
eja
(27.12.21)
Benim de 4 5 defa düşmüştü. Son gittiğim doktor ne yaptı bilmiyorum, sürekli düştüğünden şikayet etmiştim. Sanırım bi şeyler sıktı içine, ama düşmedi sonra senelerce. Fakat elim bir akşam kaplama yapıştırıldığı dolguyu da kaldırarak düştü. Keşke tek başına düşseydi :(
0
zimbirik
(28.12.21)
disciyi degistirin +1

bende 2 kaplama var, baska disciler tarafindan yapildi. birinin ustunden 10+ sene gecti oynama yok.
0
cooperr
(28.12.21)
dişçiyle alakalı. benimki de sürekli düşüyordu. devlet hastanesinde bir dişçiye gidiyordum. sonra üniversite hastanesinde bu durumu söyledim ne olduysa bir daha düşmedi.
0
iwillsee
(28.12.21)
Kaplama, içindeki malzemeyi de alarak düşüyorsa dişin kökü gitmiştir muhtemelen. Artık yeterli sürtünmeyi sağlamıyordur.
0
trixi
(28.12.21)
(13)

Komşu problemi

bbb_1
Geçen hafta sonu kız arkadaşımın evinde kaldım, ev 5 katlı bir binada üçüncü katta. Neyse, biz bu iki günü neredeyse hep balkonda geçirdik. Kapalı bir balkonu var oraya biz daha önce televizyon, masa, sandalye, koltuk, ızgara vs atmıştık. Haftasonu da balkonda yemek yedik, müzik dinledik, film izled
Geçen hafta sonu kız arkadaşımın evinde kaldım, ev 5 katlı bir binada üçüncü katta. Neyse, biz bu iki günü neredeyse hep balkonda geçirdik. Kapalı bir balkonu var oraya biz daha önce televizyon, masa, sandalye, koltuk, ızgara vs atmıştık. Haftasonu da balkonda yemek yedik, müzik dinledik, film izledik ama tabi yüksek sesle falan değil. Neyse pazar günü komşu kapıya geldi dedi ki balkonda çok sigara içiyorsunuz duman ve kokusu benim balkonuma geliyor dedi. Çocuklarım balkona çıkamıyor dedi. Dedim ki sonuçta kendi balkonumuz , evimizde sigara içmemiz yasak mı dedim. Neyse biraz mırın kırın edip, yöneticiye de şikayet edeceğim vs dedi gitti.
Tam da bu hafta sonu kaçamağımızda kız arkadaşımla sorunlarımızı çözüyorduk, birbirimizi daha iyi anlamaya başlamıştık ama bu can sıkıcı sorun oldu.
Bugün komşusu yine gelip hala balkonumdan sigara kokusu gitmedi falan demiş.
Kız arkadaşım kiracı , bu komşu bir sorun çıkarabilir mi?
0
bbb_1
(27.12.21)
Sırf sigara kokusundan dolayı ise çıkaramaz sorun.
Benimde aşşağı komşumun yaptığı bütün yemeklerin kokusu bana geliyor, bende ona yemek yapma mı diyecem?
O tip şeylerden kiracı çıkarılamaz.
0
les yeux blanches
(27.12.21)
Les yeux +1

Ben de yazın alt komşum yüzünden cam açamıyorum adam hangi camı açtıysam o taraftan sigarasını tüttürüyor. Arada yüksek sesli söylemiyorum ama kapısına dayanmayı hiç düşünmedim.

Komşunuz hadsizlik yapmış, istediği yere şikayet etsin sorun yok.
0
chicha_v2
(27.12.21)
Sövmeden cevap vermek çok zor, ya bi gitsin işine. Külü komşunun balkonuna silkmediğin sürece, izmaritleri komşunun balkonuna, yere atmadığın sürece kime ne ?? İstersen kol kadar sigara yapıp sarma sigara içersin. Evindesin yahu, ben bu kadar sakin kalamaz söverdim kesin.
0
kimlanbu
(27.12.21)
Ben kız arkadaşım tek oturuyor sonrasında bir sorun yaşamasın diye hep alttan aldım , ama yaptığı bence de saçmalık
0
🌸bbb_1
(27.12.21)
aloha snackbar evet hocam balkon kapalı ancak sigara içerken camları açıyoruz.
0
🌸bbb_1
(27.12.21)
Komşu uyuz olmakta haklı, bunu size söylemekte veya şikayet etmekte haksız. Sorun çıkabilecek bir durum yok, evinizin balkonunda içtiğiniz sigaraya karışılmıyor (henüz).
0
pispinti
(27.12.21)
sigara içenler maalesef bu sigara dumanının alt kattan üst kata bile ne kadar rahatsız edici olduğunu gözle görülemez bir şey olduğu için anlayamıyor fakat etkisi düşündüğünden fazla oluyor

alt kattan fazla yemek kokusu geliyorsa bunu da komşuya bildirmekte sorun yok, belki davlumbazın filtresi değişmesi gerekiyordur ya da çalıştırma alışkanlıkları yoktur vs toplu yaşama kültüründe bu var

yukarıdakiler de evde çocukları ile top oynasalar aşağıya gürültü gittiğinde bu bizim evimiz istediğimizi yaparız diyemeyecekleri gibi

yani onlar da raharsızlıklarını düzgünce söylemişler bunda moral bozacak ya da kişisel algılayacak bir durum yok, duman cam kapı açık olunca ya da balkonda otururken düşündüğünüzden fazla rahatsızlık veriyor
0
freebird5406_2
(27.12.21)
evden çıkarma falan bunlar olmaz tabi ama gerçekten sigara içenlerin bunu masumlaştırma, evimde de içemeyecek miyim, onun da yemek kokusu geliyor, bana gelse döverim onu gibi tepkilerini de anlamıyorum.

sadece basit bir soru sormak lazım. neden sigara içeceğiniz zaman evin içinde değil de balkonda içiyorsunuz? çünkü ne kadar sigara içseniz de evinize, mobilyanıza, yaşadığınız mekana kokunun sinmesini istemiyorsunuz. ee işte bir başkası da başkasının ağzından çıkan zararlı bir kokunun evine sinmesini istemiyor. bu da gayet anlaşılır bir talep. gerçi talep etse bile kimse buna yanaşmıyor sadece karşılıklı konuşup orta bir yol bulunabilir.
0
jepa
(27.12.21)
Sigara içmeyen için o koku çok rahatsız edici. Rahatsızlîğını paylaşmasında bir sıkıntı görmüyorum ama yöneticiye şikayet edeceğim demek vs. çok saçma ve sonuç çıkmaz. Ancak siz de çoluk çocuğun rahatsız olduğunu bile bile tüttürmeyiverin o balkonda. Ortam nasıl bilmeden yorum yapılamaz ama koku ağır değil diyorsanız mutfakta cam ve davlumbaz açılabilir veya başka yöntem illa bir çözüm yolu vardır.
0
cilekli pasta
(28.12.21)
Ayni dert bizim evde var.
Alt kattaki kadin balkona cikip her sigara ictiginde bizim salon batakhaneye donuyor.

Gercekten rahatsiz edici, ben gecmiste sigara icmis bir insan olarak dayanamiyorum.
Soylemiyoruz ama bir 6 ay boyle geciyor.

Madem rahatsiz oluyorlar arka odada icin.
Sikayetten falan bir sey olmaz sonucta acik hava ama inatlasmanin da bir alemi yok.
0
divit
(28.12.21)
Sigara icen birisi degilim. komsum arada bir tuttururse, kokusu bana gelirse sesimi cikartmam. Sonucta komsumun arada bir balkona cikip sigara icme serbestligi var. Ama her allahin gunu, gunde 4-5 saat icerse ve benim balkona cikmami engellemeye baslarsa dur derim.

Burda siz iki gunde o doyuma ulasmissiniz gibi. Ev sahibide olsaniz, yani o balkonun tapusu sizin bile olsa sinirsiz ozgurluk diye birsey yok, baskasinin yasam alani ile kesismeye basladiginizda sizin ozgurlugunuz bitiyor.

Ben olsam hemen sert cikmaz alttan alirdim. Eger mevzu ayda iki gun ise bence orta yol bulunur. Sert girismenin kimseye faydasi yok, bosuna papaz olursunuz, problemler buyuyerek devam eder.
0
cooperr
(28.12.21)
Alt komşum ağır sigara içicisi. Karı koca baca gibi içiyorlar ve yazın belli saatlerde sıcağa rağmen balkon tarafının kapısını kapatmak zorunda kalıyoruz. Adamla muhatap olmamak için sineye çekiyoruz ama bir düzenekle o sigara dumanını ortama geri püskürttüğümü hayal ediyorum.
Benzer şekilde tuvalette de sigara içiyorlar ve evin içi duman oluyor. Sırf bu yüzden tuvaletin havalandırmasını ördürdüm. Feci bir şey...
0
SiyamkedisiZorro
(28.12.21)
alt komşumuzun sigara kokusundan yazın kapı pencere açamıyorduk. nasıl bir içmeyse bizde sigara içen yok ama sayesinde tüm evimiz sigara dumanı kokuyordu biz de içmiş oluyorduk sağ olsun.

peki nasıl çözdük?

bir pencere belirledik ve sadece oradan içti alt komşu, o pencereyi genelde açmıyoruz. aynı şekilde o pencere için annemle komşu teyzeler anlaşmış sadece o pencereden bir şeyler silkiyorlar.

kız arkadaşınızı çıkaramazlar merak etmeyin.
0
Hallegadola
(28.12.21)
(2)

Sağ el bilek ve parmaklarda güçsüzlük

Uncle Sam
İki gündür bilekten parmaklarıma kadar güçsüzlük hissediyorum ama ağrı, sızı yok elimle nesneleri tutmak veya kavramak biraz zorluyor, şu şişesi bile açmak zor geliyor, sinir sıkışması vs. olabilir diye düşündüm ama doktora gitmem gerek diye düşünüyorum. Hangi bölüme gitmem gerekir?
İki gündür bilekten parmaklarıma kadar güçsüzlük hissediyorum ama ağrı, sızı yok elimle nesneleri tutmak veya kavramak biraz zorluyor, şu şişesi bile açmak zor geliyor, sinir sıkışması vs. olabilir diye düşündüm ama doktora gitmem gerek diye düşünüyorum. Hangi bölüme gitmem gerekir?
0
Uncle Sam
(23.12.21)
nöroloji. emg yapacaklar muhtemelen akabinde de.
0
posthuman
(23.12.21)
Karpal Tünel Sendromunda benzer sikintilar var diye biliyorum. noroloji +1
0
cooperr
(23.12.21)
(23)

Herkesin pazarlık yapması, üç kuruşun peşine düşmesi canımı sıkıyor

plutongezegendegilmi
Bir süredir freelance iş yapıyorum. Proje bazlı değil saatlik fiyat veriyorum. Ayıptır söylemesi müşterilerimin de hepsi çok memnun, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.Ama istisnasız HERKES pazarlık yapmaya çalışıyor. Adama 50$ diyorum, 40$ olmaz mı diyor. Bugün, daha önceden de yıllarca beraber ç
Bir süredir freelance iş yapıyorum. Proje bazlı değil saatlik fiyat veriyorum. Ayıptır söylemesi müşterilerimin de hepsi çok memnun, elimden gelenin en iyisini yapıyorum.

Ama istisnasız HERKES pazarlık yapmaya çalışıyor. Adama 50$ diyorum, 40$ olmaz mı diyor. Bugün, daha önceden de yıllarca beraber çalıştığımız adama, çok fazla da parası yok, bir de o kadar tanışıyoruz, hukukumuz vardır diye 35$ dedim, 30 olmaz mı dedi. Yani durumu 5$'a ihtiyaç duyacak kadar kötü değil, jest olsun diye 50 dememiştim halbuki.

Yani bunun çok basit bir çözümü var, 50 istiyorsam 60 derim, pazarlıkla 50'ye ineriz ben yine istediğimi alırım. Ama bu yaklaşım bana "çakallık" gibi geliyor, içim rahat etmiyor. Ben hesabımı kitabımı yapıp sana bi rakam söylemişim, niye beni çakal varsayıp direkt pazarlığa girişiyorlar anlamıyorum ve bu durum çok canımı sıkıyor.

Bi de bu durum evrensel. Yani Amerikalı da aynısını yapıyor, Arap'ı da Avrupalısı da Türk'ü de. Adama diyorum ki ben şuraya 5 saat daha ayırayım, daha güzel olsun diyorum. Hemen "bu 5 saatlik harcama bana kaç müşteri daha getirecek" hesabı yapıyor. Bilmiyorum abi, ben sadece daha güzel olsun istiyorum, o yüzden yapayım dedim. "Daha çok para alayım" derdinde değilim, öyle olsam baştan pazarlığı ona göre yapardım, ama bi iş sırf güzel olsun diye milyon dolarlık projede 200-300$ para harcamaktan kaçmak bana aşırı çiğ bir hareket gibi geliyor.

İçimi döktüm, sorularım şunlar:

1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?
2- Boşuna mı dert ediyorum bunları? Nasıl çözeriz?
3- Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?
0
plutongezegendegilmi
(22.12.21)
Yakın bir arkadaşım sizinle aynı durumda. Her iş yaparken pazarlık yapmaktan, mücadele etmekten yorulmuş bir halde. Özellikle ekonomi bozuldukça artıyor tabi. Kişinin işi öğrenene kadar verdiği emek iş için harcayacağı mesai göz önüne alınmadan gelen teklifler artık küfür gibi gelmeye başladı. Değersiz hissediyor bu yüzden de ruh sağlığı için yüz binlerce kişi gibi yurtdışına gitmeye yol bakıyor.
0
Ufuk
(22.12.21)
freelance sitelerinden komisyon ödeyerek de olsa iş alın. hiç muhatap olmadan saatlik ücret şu kadar gibi belirtin
0
OrangeYellow
(22.12.21)
Piyasının zaten ortalama olarak biraz altında ya da ederi kadar teklif verdiysen sorun etme.
Tok satıcı ol bu durumda.
0
Erva
(22.12.21)
satış işinde her bölgenin, her sektörün, her segmentin her müşteri kitlesinin iş yapış şekli farklıdır. ufak müşteri "50 dolar olmasın da 40 olsun" diye pazarlık yapar, 10 binlerce çalışanı olan enterprise müşteri "liste fiyatından %95 indirim ver" diye darlar. bu kültürel kodları bilip oyunu ona göre kurman ve karını maksimize etmen lazım, satış budur zaten. burada etik olmayan hiç bir şey yok. sen yukarıdan fiyat vermeye devam et. çer çöp ölücü müşteri fiyat yüksek diye uzak durur, o parayı verecek adama da indirim verirsin, olur biter. eğer standart olarak piyasa ortalamasında ya da piyasa altında iş veriyorsan satıcı algın da buna göre oluşacaktır ve dolayısıyla bu ölücülerle daha fazla uğraşman gerekecektir.
0
roket adam
(23.12.21)
Arkadaşlar, teşekkür ederim ama derdim yalnızca para değil. Yani ben de isterim çok param olsun zengin olayım falan, ama o ayrı konu.

Adamın ne fiyat verirsem vereyim, zaten fazla para isteyip de onu kazıklamaya çalışıyormuşum gibi düşünmesine alınıyorum ben. Bu değilse de, "ne koparsam kâr" diye düşünüyor olması can sıkıcı geliyor. Zaten o yüzden duyuruyu gönül işlerine açtım.

Bir de bu işlerin "iş hayatı böyle" olarak ayrıca ele alınabileceğini de düşünmüyorum. O yüzden pazarlık skill'lerimi geliştirip, fazla parayı alıp çıkmayı tercih etmek istemiyorum.

Çünkü bence verdiğimiz her karar karakterimizi şekillendiriyor. Yani ben de iş hayatında çakallık yapıp 3-5 fazla kazanabilirim, ama bu benim karakterimi yontar, o da iş-dışı hayatıma da etki eder, ondan sonra da hem kendim hem de çevrem için daha tatsız bir insan olurum diye düşünüyorum. Bu yüzden böyle insanlarla iş yapmak da canımı sıkıyor.
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
Valla hocam teklifi verirken nasil konustugunu tam bilmiyorum ancak ben freelance calisirken eger indirim yaptiysam fix lafim 'normalde X lira ancak senin icin Y olur'(X>Y) seklindeydi. Diger turlusu dedigin gibi oluyordu cunku verdigim teklifin aslinda indirimli teklif oldugunu bilmiyorlardi. Dolayisiyla teklifinin indirimli teklif oldugunu muhakkak belirt bence, bu sayede oyle pazarlik yapmak zorunda gibi hissetmezler.
0
j r r tolkien hayrani
(23.12.21)
Yıllar önce üniversite öğrencisiyken özel matematik dersi veriyordum. Onda bile pazarlık yapan oluyordu. Pazarlığın mantığını anca kendiniz pazarlık yapma ihtiyacı ya da isteği duyduğunuzda tam olarak anlayabilirsiniz. Diyelim ev kiralayacaksınız. Kiraya 2100 demişler. Yani oradaki 100'ün indirim payı olduğu çok belli. 100 lira gitmesin diye siz de pazarlık yapmaya çalışabilirsiniz.

Hatta bazen siz demeden 100 lira indirim yapabilirler. Amaç size kabul ettirmek. Siz de onlar demeden normalde 60 ama size 50 derseniz inanılmaz bir ikna atmosferi oluşturabilirsiniz. Bu sefer karşıdaki 10 dolar indirdi, hemen kabul edeyim diyebilir.
0
dissendium
(23.12.21)
@dissendium, hocam işte dediğim tam olarak da bu. Yani eve 2000 istiyorsan 2000 de, ben de bana uyuyorsa "tamam" diyim veriyim o parayı. 2100 dediğinde de pazarlıkla 2000 oluyor, aynı sonuca varıyorsak o aradaki eforu niye sarfediyoruz, çok saçma değil mi?
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
sen bunu yapmak istemiyorsun, bunu anlıyorum. teknik işler yapan insanlar bu oyundan hoşlanmaz zaten genel olarak, daha düz ve öngörülebilir bir fiyat tablosu olsun gelen gelsin gelmeyen gelmesin istiyorsun haklı olarak. ama paranın yansıdığı hiç bir yerde öyle olmuyor maalesef, özellikle hizmet pazarlarken mutlaka bir satış stratejisi olmak zorunda.

freelance çalışan olarak bunu yapmak zorundasın çünkü işi yapan da sensin, satan da sensin. o zaman bunu çakallık, etik-dışı vs olarak görmekten ziyade bir strateji, bir oyun, işin gereği olarak görecek şekilde mindset'ini değiştirmen gerekiyor. yanlış bir strateji izlersen de ucuzcu müşterilere ucuza iş yapıp işinden nefret etme riskin yüksek. ama yok ben bununla uğraşmak istemiyorum abi dersen (bu da gayet normal haklı bir tercihtir yani), o zaman satışla hiç uğraşmayacağın bir işte, mesela direkt bir şirket bünyesinde çalışman daha mantıklı. bırakırsın başkaları bunlarla uğraşır, sen de işini yapar geçersin.

dediğim gibi dünyanın her yerinde, her müşteri segmentinde farklı bir practice var bu konuda. ama bir kural mutlaka var ve her projede, her işte bu tiyatro oynanıyor. alanında apple gibi bir şey değilsen de öyle "benim fiyatım bu kardeş" deme şansın olmuyor maalesef.
0
roket adam
(23.12.21)
bunu kişisel almamak lazım öncelikle. zaten tanıdığınız olsun, tanımadığınız olsun, farklı ülkelerden insanların aynı talepte olması olsun bu durumu da kanıtlar nitelikte bir şey.

george carlin'in bir gösterisinde söylediği bir şey vardı "iş dünyasındaki herkesin işi gücü karşıdakine nasıl daha çok geçiririmdir." gibi bir şey söylüyordu. piyasanın düsturu bu. üreten yüksek fiyat veriyor ki bir umut pazarlık yapılmazsa veya çok zorlanmazsa aradaki farktan kazandığını kâr sayıyor. tüketen de yıllar içinde pazarlık yaparak fiyatın iyi kötü %10-15 düştüğünü deneyimlemiş hep, ilk teklif edilen fiyatın her zaman şişirilmiş olduğunu düşünüyor bu yüzden. e bir de ölücülük diye bir şey var, satıcının zor durumda olmasını umarak belirtilen fiyatın yarısını teklif ederler "ya tutarsa" diye.

yıllardır beraber çalıştığınız insan bile hala indirim kovalıyorsa demek ki bu zaman içinde geliştirilebilen bir anlaşma da değil, ki benim deneyimim de o yönde. o yüzden her zaman pazarlık paylı fiyat vereceksiniz. hem sizin cebiniz yanmayacak hem de alıcı da "oh be fiyatı kırdım biraz" diye iyi hissedecek.
0
yviene
(23.12.21)
@plutongezegendegilmi, abi sen tamam diyorsun da başkası tamam demiyor. Evi kiralayacak kişi nasıl bir insanla karşılaşacağını bilmediği için pazarlık payı bırakıyor. 2000 desen adam 1900 olmaz mı der. Bir de indirim yaptırmış olmanın getirdiği bir tatmin duygusu var. İnsan garip bir canlı. 2 liralık şeyi 1 liraya alınca deli gibi sevinebiliyor. Bir de bu işlerde süreklilik önemli. İndirim olunca müşteriyi bağlıyorsun. Gerçek bir indirim olmasa da insan böyle küçük oyunlarla kandırılabiliyor.
0
dissendium
(23.12.21)
Valla kurumsal etiket fiyatın olmadığına göre bundan kaçarın pek yok gibi. Sektörünüzde dünya çapında böyle bir anlayış oluşmuş sanırım tüm dünya vatandaşları yaptığına göre. Ben turizm sektöründeyim, bir iki futbol kulübü pazarlığın anasını ağlatıyor resmen, onun dışında pazarlık yapan kimse olmuyor. Futbol kulüplerine de artık ayar olduğum için 50% fazla fiyat çekiyorum. Hiç uğraşmak istemiyorsam cümleyi 'verebilecegim en düşük fiyat x$' gibi kurarım yine de pazarlık yapıyorsa malesef olmaz deyip geçiştiririm.
0
uvbray
(23.12.21)
@roket adam, normal çalışan olarak da durum farklı değil ki. Adam iş ilanını açmış, kaç para istersin diyor, 1000 diyorum mesela, 900 olmaz mı diyor. 900 olacak olsa niye 1000 diyeyim?

Yani şöyle pazarlık olsa anlarım, ya bütçemiz 900, ama sana da 1000 lazımmış, o zaman 900 verelim ama 2 hafta da fazladan izin hakkı verelim, ortada anlaşalım. Bu mesela bence mantıklı bi pazarlık, ama durduk yere "hadi bana indirim yap" işini anlamıyorum cidden. Niye yapayım? Kaldı ki baştan adama sempati duyup indirim yapsam bile adam bu sefer daha da fazlasını istiyor. Ayıp yav. Sanki baştan hakkımdan fazlasını istemişim muamelesi gibi.

Asperger değilim bildiğim kadarıyla, konsepti de anlamadığımdan ya da beceremediğimden değil. Hiç hoşlanmıyorum sadece. Dilencilik gibi geliyor. Tüm dünya buna nasıl okey olmuş, o da çok acayip.

Rant yapıyorum bu arada, yani cevaplar için teşekkürler. Sinirim bozuldu süreç esnasında, burada biraz ağlayıp rahatlamaya çalışıyorum :D
0
🌸plutongezegendegilmi
(23.12.21)
freelance adam alanlar zaten cakalin onde gideni oluyor.
Sen bedava yaparim desen ona da itiraz etmez, bana hala 40 dolar odeyecek ucus okulu sahibi amerikali var.

Bu adamlar zaten duzgun olsa gidip bir sirketle anlasiyor 200bin dolar veriyor. Dusunmuyor bile.
Ama nerede sinegin yagini cikarmanin pesinde adam var hepsi freelance sitesinde takiliyor.

Tabi bir de is yapanlarin sirf isi kapmak icin 3 kurusa is almasi var. Bunlarin yuzunden alisiyorlar.

Benim de cidden ustteki gibi belese is yaptigim oldu.
Cok les ortamlar ya, dayanan adama helal olsun.
0
divit
(23.12.21)
Freelance iş özelinde demiyorum ama pazarlık konusu hayatın her yerinde var. Şirketler arası dev satın alma sözleşmelerinde bile pazarlık olur. Tabii yaklaşım birebir konuşma gibi "şu fiyata olmaz mı?" şeklinde değil. Bunun yerine satıcıya 'hedef fiyat' gönderilir veya direkt teklifini 'revize etmesi' talep edilir. Hatta satın almacının, teklif vereni arayıp hiç olmadığı halde "elimde şöyle bir teklif var ama işi size vermek istiyoruz, bunun altına inemez misiniz?" diye sorduğu pazarlık şekli bile var.

Uzun lafın kısası bunu dert edinmemeye çalışmak lazım. Özellikle alınacak hiçbir şey yok. Pazarlık payı koymayı diğer insanlar çakallık olarak değil de hak olarak gördükleri için pazarlık yapmakta da bir beis görmüyorlar.

Ben pazarlık yapabilen biri değilim ama örneğin araba falan alıyorken mutlaka yaparım. Çünkü ikinci el otomobil piyasasında pazarlık payı koymamak anormal hale gelmiş. Sıfır araç alımında bile 10 farklı bayiden 10 farklı fiyat alabiliyorsun. Böyle bir ortamda insanların fiyatta indirim istemesi gayet normal.
0
himmet dayi
(23.12.21)
1- Evet. Pazarlik artik her sektorde, her toplumda var. Insanlar zenginlestikce cimrilesiyor. Benim tanidigim cimri adamlarin ezici cogunlugu cimri ama alakasiz konularda. Gider $5000 bir sise sarap alir ama pizza getiren cocuga 1 dolar bahsis verirken eli titrer.
2- Evet, cozumu yuksekten baslayip dusunce istedigim rakama gelmek, culsuz adamla is yapmamak, mumkun olduguna kendini ucuzdan satmamaya calismak. Sen indikce degerin azaliyor.
3- Bedeva isi ben cok sevdigim, dost bildigim arkadaslara ve yakin akrabalarima yaparim. Onun disinda para mevzusunu cozduysen zevkine saga sola kiyak yapilabilir.
0
cooperr
(23.12.21)
1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?
evet, herkes pazarlık derdinde, çünkü kazıklayanlar çok. o kadar kazıkçı arasından hangisi hakkaniyetli fiyat hangisi değil tüketicinin anlayacağı bi şey değil bu. böyle düşünerek yola çıkarsa kazıklanır. müşteri ne bilsin sizin fiyat şişirip şişirmediğinizi, herkes şişirdiği için her satıcıya yaklaştıkları gibi yaklaşıyorlar. çok normal. en güzeli bu mu, hayır. ama olay bu.
2- Boşuna mı dert ediyorum bunları? Nasıl çözeriz?
boşuna dert ediyorsunuz. çözümler: 1. satış kısmını başkalarının yüklendiği bir iş modeline geçersiniz (ya partner bulursunuz ya da başkasının yanında çalışırsınız). 2. yüksek fiyat çekersiniz, indirimle normale düşer. 3. bende fiyat bu kardeşim deyip kapıyı gösterirsiniz.
3- Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?
bunu anlamadım. siz sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden mi iş yapıyorsunuz? öyle iş mi yapmak istiyorsunuz? bunun pazarlıkla alakası ne?

edi: üç kuruşun derdine bi müşteri düşüyormuş gibi sormuşsunuz ama madem üç kuruş siz de derdine düşmeyebilirsiniz.
0
erenderk
(23.12.21)
1- Hocam sadece senin mevzunda da değil, genel olarak insanlar pazarlık seviyor ve ilk fiyattan almayı istemiyor. Sırf bu yüzden fiyat çalışırken hep üstünü söylüyorum şurdan bırakırım gibi düşünüyorum. Şöyle diyim koca firmalarda bile durum bu.

2- Dert etme çünkü insanları değiştiremezsin. En güzeli yüksek fiyat çak pazarlık yapıp mutlu olsunlar. Çakallık değil bu, olması gereken oldu artık.

3- Yapılabilir ama iş ayrı dostluk ayrı
0
lcha
(23.12.21)
"fazla para isteyip de onu kazıklamaya çalışıyormuşum gibi düşünmesine alınıyorum ben. Bu değilse de, "ne koparsam kâr"

çoğu kimse böyle düşünmüyor, siz onların böyle düşündüklerini iddia ediyorsunuz, kim size gelip sen beni kazıklamaya çalışıyorsun dedi? öyle demiş olsalardı X işi Y fiyatına yapıyorum bunu dediler haklılar mı yoksa kendimi çok mu abartıyorum diye sorardınız.

" Yani eve 2000 istiyorsan 2000 de, ben de bana uyuyorsa "tamam" diyim veriyim o parayı. 2100 dediğinde de pazarlıkla 2000 oluyor, aynı sonuca varıyorsak o aradaki eforu niye sarfediyoruz, çok saçma değil mi?"

değil, insanlar küçük mutlulukların peşinde koşmayı büyük mutluluklara tercih ederler. oradaki 100 lira indirim yada pazarlık payı karşı tarafın psikolojisini rahatlatmak için. insanlar kar etmeyi severler. sevdikleri şeyi onlara vermenin ne kötü yanı var?

"Adam iş ilanını açmış, kaç para istersin diyor, 1000 diyorum mesela, 900 olmaz mı diyor. 900 olacak olsa niye 1000 diyeyim?"

yine yukarıdaki şey, adamın bütçesi 900 lira için değil zaten, maliyeti düşürmek için yaptığı bişi, bu şekilde kar maksimazsonuna gitmeye çalışıyor ancak bunlar böyle defter kitap üzerinde düşünülerek yapılan şeyler değil, icgüdüsel şeyler.


"1- Benzer gözlemleriniz var mı, siz ne düşünüyorsunuz?"
bende çok hoşlanmam bu işlerden, bir gün biri bana pazarlık sünnettir demişti orada anlamıştım konu aslında pazarlığın alıcı için biraz keyif verici olması durumu var.

2 - bence boşuna dert ediyorsun, kimse senin kazıkçı olduğunu düşünmüyor onlardan fazla para almak istediğini düşünmüyor/hissetmiyor sadece maliyetini düşürmeye çalışıyor, milyonluk projelerdede böyle çünkü milyonlıuk projede tek çalışan sen değilsin herkesten 100 dolar kar etse belki 100 bin dolar kar edecek. onu da reklam bütçesine katacak vs. vs. elindeki kaynakları mümkün olduğunca efektif kullanma peşindeler, dediğim gibi icgüdüsel bir hareket bu. en az eforla max verim elde etmenin modern toplumdaki yeri bu.

3 - yaparsan yapılmış olur, bir yerden birinin başlaması lazım değil mi? ama şunu unutma ki fiyat vermeden yaptığın her şey daha sonra görevin olur ve diğer işlerindede aynı beklentiye girerler ve zorlamaya başlarlar insanlar bunu tecrübe ederek öğrendikleri için yapmamayı tercih ediyorlar.
0
selam
(23.12.21)
Bizde de çok var pazarlık yapan. Hatta öylesine var ki senenin başında hazırlanan tarife yıl sonuna kadar her müşteriye özel fiyatlandırma şeklinde bölünmüş hale geliyor. Üstelik fiyatlara benim karar vermediğimi söylememe rağmen yine de benimle pazarlık yapmaya çalışıyorlar hala. İnsanlar hem iş iyi olsun istiyor hem de para harcamak istemiyor. Mesela benim işim hukuki alanda olduğu için yurt dışındaki partnerlerimiz saat ücreti ile çalışıyorlar. Burada müşteriler fiks fiyata sabah akşam soru sormaya, saatlerce telefonda konuşmaya, sonsuz gereksiz toplantıya alışıyorlar. Aynı muameleyi yabancıya yapınca görüyorlar ki adam çatır çatır harcadığı her dakikanın parasını alıyor. Sonra neden bu kadar pahalıya geldi diye soruyorlar. Parayı verince seni satın almış gibi davranıyorlar bazen gerçekten sinir bozucu.

Büdüt: "Bu çağda sırf güzellik için, maddi bir karşılık beklemeden iş yapılamıyor mu?" demişsiniz bence iş dünyasında bu olmamalı. Bu "biz bir aileyiz" diyen şirketler tadında mesela. Sonuçta ben bir iş yapıyorum sen de bana parasını veriyorsun. Sınırlar olmalı diye düşünüyorum ben. Belki çok duygusuzca yaklaşıyorum ama kesinliği, nerede durduğumu bilmeyi seviyorum.
0
peki madem
(23.12.21)
herkesin yaptığı gibi eksradan bir 'pazarlık payı' koyup düşebilirsin. 50 dersin 40'a düşersin kabul ederler. bu arada kendi emeğine istediğin fiyatı biçebilirsin. bunda da yanlış bir şey yok. çakallık değil yani. yani yüksek ücretlere de çalışabilirsin. bu yüzden saatlik ücretini bir tık yükseltebilirsin.
0
tute
(23.12.21)
1- var, bizzat ben yapıyorum. öncelikle sen değilsindir belki ama ortalık çakal kaynıyor. hakketmeden para kazanmak isteyen, 1 liralık işi 5 liraya pazarlayan insan kaynıyor ortalık. para kolay kazanılmıyor, hele bu devirde işimiz hepten zor. o yüzden paramızı nerden kurtarabilirsek bizim için kar. arada senin gibi düşünen insanlar da oluyor işte.

2- biraz öyle, çözümü yok.

3- çok insanla çalıştım, çok insana iş yaptırdımm ama maddi karşılığında yapması gerekeni bile yapmayan o kadar insan var ki, dediğin biraz ütopik.
0
not sure if serious
(23.12.21)
Arkadaşım vallahi yanlış anlama deeiğim; her Allah' ın günü nasıl pazarlıklar içinde bulunduğuma çok değil bi' kaç defa şahit olsan koşa koşa eve gider, yorganın altına girip titrersin.
21 senedir tam zamanlı olarak iş hayatının içindeyim - ki sektör pazarlığın en tepesindeki sektör desem yeridir heralde - yurtiçi olsun yurtdışı olsun ürünümü dediğim ilk fiyattan sattığım müşteri ya 1 ya 2dir inan.
0
kumandanim
(23.12.21)
(12)

Kış lastiği tavsiyesi

osssy
Arkadaşlar en iyi kış lastiği hangisidir? Güvenilir bir tanesinden alıp geçmek istiyorum. Araç sedan. Teşekkürler.
Arkadaşlar en iyi kış lastiği hangisidir? Güvenilir bir tanesinden alıp geçmek istiyorum. Araç sedan. Teşekkürler.
0
osssy
(21.12.21)
genelde michelin, bridgestone gibi premium markalarınki iyi oluyo ama araç lastiğinin boyutlarına göre yapılan testler var, o testlere bakarak karar verebilirsiniz tercih edeceğiniz lastiğe.
0
rentts
(21.12.21)
www.lastikcim.com.tr

iyidir. markayı baz al ölçüleri yzarsın.
0
jamswety
(21.12.21)
en iyisi premium markalardır ama bütçe dostu iyi lastik derseniz nokian düşünebilirsiniz.
0
kaptankedi
(21.12.21)
195/65R1591H ve 205/55R1691V yazıyor araçta. Bunlar ön arka boyları mı yoksa iki boy da tüm lastikler için mi? Hangisini önerirsiniz? Bütçeyi değil güvenliği önemsiyorum.
0
🌸osssy
(21.12.21)
Testleri bulamadım. Hangi testlere bakayım?
0
🌸osssy
(21.12.21)
genelde ön-arka ölçüsü aynıdır. nadiren, bazı spor araçlarda ön arka ölçüsü farkedebilir.

muhtemelen aracınızın bazı versiyonlarında biri, öbüründe diğeri kullanılmıştır. aracın üstündeki lastiklerin üstündeki ölçüye bakmalısınız.

zaten ölçülerdeki rakamlar da 15 inç jant, ve 16 jant iki ayrı versiyon olduğunu söylüyor. sizinki hangisiyse onu alacaksınız. dediğim gibi, aracın üstündeki lastikten okuyun.

güvenlik açısından da premium sınıfla bir tık altındaki sınıf arasında devasa farklar yok. nokian ya da kumho tercih etmenizi önerebilirim. yine de lastik inceleme sitelerine bakabilirsiniz.
0
kaptankedi
(21.12.21)
kaptankedi
(21.12.21)
hocam çok araştırdım. fiyat performans lastiği arıyorsan goodyear ultragrip 8, 2. sıramda da nokian wr4d var. gönül ister ki premium alalım ama durumlar belli.
0
delidir yakalayin
(21.12.21)
en iyisi nokian, butun testlerde ondedir.
sonra bilindik michelin, bridgestone, goodyear vs geliyor.
0
cooperr
(21.12.21)
delidir yakalayin, hocam onlar premium değil mi zaten?
0
🌸osssy
(21.12.21)
hocam mesela aynı lastik boyutu diyelim ultragrip 8 550 tl, michelin crossclimate 1260 tl.
0
delidir yakalayin
(21.12.21)
Sava eskimo serisini kullanıyorum bu sene lastiğin 5.(son) yılı olmasına rağmen bir kere bile kızaklamadı, taksicilerde görüp öğrenmiştim bir arkadaşıma da önermiştim ikimiz de memnunuz, ömrü bitince yine aynı seriden alırım. Yer:Ankara.
0
mirty
(21.12.21)
(11)

İltica eder miydiniz?

Unde bach canim
Nitelikli olarak gitmenin zor olduğu bir ülkeye gitmek isteseydiniz iltica eder miydiniz? Ülkenize bir daha dönemeyebilirsiniz, bir şekilde dönseniz bile vatandaşlığınız elinizden alınabilir ya da iltica için yaptığınız şey yüzünden türk vatandaşlığından çıkarılabilirsiniz.Bu durumları göze alır mıy
Nitelikli olarak gitmenin zor olduğu bir ülkeye gitmek isteseydiniz iltica eder miydiniz? Ülkenize bir daha dönemeyebilirsiniz, bir şekilde dönseniz bile vatandaşlığınız elinizden alınabilir ya da iltica için yaptığınız şey yüzünden türk vatandaşlığından çıkarılabilirsiniz.

Bu durumları göze alır mıydınız? Unutmayın, nitelikli iş gücü olarak gideniyorsunuz.
0
Unde bach canim
(17.12.21)
Türkiye'deki niteliğe göre değişir bu sorunun cevabı. Kaybedecek önemli bir şey yoksa gidilir.
0
garylineker
(17.12.21)
Kesinlikle hayır.
0
hayirsiz
(17.12.21)
Ben gitmezdim. Ailem, akrabalarım vs bırakamam. Ayrıca türkiye burada yaşamayana gayet güzel bi ülke.

Ben olsam nitelikli gidebileceğim bi ülkeye giderdim ilk aşamada, sonrasında asıl gitmek istediğim yere gitmek için araştırma yapardım.
0
zimbirik
(17.12.21)
Kısa bir süre yaşadığım Amerika'da Türk'ler arasında konuşulan hikayeler olurdu. Gemiden atlayıp yüzerek kıyıya ulaşanlar, sonra çok çalışıp büyük yatırım sahibi olanlar vb. Hatta benim çalıştığım benzin istasyonu da böyle bir Türk'e aitti. Adamın 10'dan fazla istasyonu vardı ve detaylarını hatırlamasam da benzer bir hikayeye sahipti.

Burada önemli olan şu: Ne kadar gözü kara bir yapınız var. Fazla ehil/eğitimli insanların bu zor şartlarda yıllarını geçirmesi pek kolay değil. Nitelikli iş gücü olarak orada bulunmakla vasıfsız işlerde, soğukta, karda, insan yerine koyulmadan yaşamak, hele ki belli bir yaştan sonra pek kolay değil.
0
msb
(17.12.21)
Net ve kesin bir şekilde hayır.
0
roket adam
(17.12.21)
Henüz o kadar umutsuz durumda değilim. Şimdiki halimle iltica etmem diyorum (gitmek ayrı, iltica ayrı kaydıyla cevap veriyorum).
0
SiyamkedisiZorro
(17.12.21)
iltica etmem için bir sebep yok.
0
erenderk
(17.12.21)
Şu şartlarda kesinlikle hayır. Asayiş bozulursa da son çare olarak belki.
0
chavezding
(17.12.21)
illa gideceksem nitelik kazanmaya çalışır, öyle giderdim.

ilticanın -zaten olması gereken tek sebebi- çeşitli gerekçelerle hayati tehlike olmalı. politik, cinsiyet, sağlık vb sebeplerden ölümcül bir sebep yoksa olmamalı diye düşünüyorum. aksi durumunu mantıklı da bulmuyorum.
0
rewlack
(17.12.21)
Eksi duyuru icin sacmaladi, su alttaki cevabi yaziyorum ve iki kisi arasi dialog diye siliniyor.

turkiye'deki kaybedeceklerine bagli. malvarligin varsa devlet el koymaz sanirim, hatta bence hapis de yatmazsin, devleti epey bir karalaman gerek bence, fetocuyum falan dersen turkiye'yi unut ama escinselim dersen turkiye'ye donersin sonra.
0
baldur2
(17.12.21)
iltica cok cok sikinti bir surece donusebiliyor, ben cok kayis kopartan gordum. Seni biktirmak icin 5 sene, 10 sene beklettikleri olabiliyor. Tanidigim, cocuklarin 8-9 seneden beri gormeyen insanlar var.

kimseye tavsiye etmem, insan zaten ortalama 70 sene yasiyor, hicbir ulkenin vatandasligi bunun 10-15 senesini yakmaya degmez.
0
cooperr
(18.12.21)
(9)

debriyaja basılı tutmak vs. vitesi boşa almak

Wakatakakage
bir farkı var mı? yokuş aşağı bunlardan birini yapmak yakıt tüketimini azaltır mı?
bir farkı var mı? yokuş aşağı bunlardan birini yapmak yakıt tüketimini azaltır mı?
0
Wakatakakage
(16.12.21)
yokuş aşağı viteste inmek gerekir hem yakıt tüketimini sıfıra indirmek hem güvenlik için, boşta araba az da olsa yakar.
0
jelly bear
(16.12.21)
Farkı olmaz. Aynı şey.
0
1917
(16.12.21)
Yalnız yokuş aşağı giderken debriyaja basarsan araba hızlanır. Direksiyon dersinde böyle bir şey demişti hoca. Gerçekten de hızlandığını hatırlıyorum. Böyle küçük hesaplarla yakıt tüketimi anlamlı şekilde azalmaz. Debriyaja basmakla vitesi boşa almak aynı şey.
0
dissendium
(16.12.21)
İkisi aynı şey değil. Araç boşta giderken motor blokuna bir miktar yakıt pompalamaya devam eder.

Viteste yokuş aşağı gittiğinizde, araç hareketini devam ettirdiği için yakıt iletimi durur ve devam eden momentumla (ve tabii yerçekimi gücüyle) ilerlersiniz. Az da olsa yakıt tüketimini azaltır.

Ama daha önemlisi, araç daha kontrollü bir şekilde ipinden kopmadan ilerlediği için daha güvenlidir. @jelly bear +1

Yeterince küçük bir vites seçmişseniz, frene basmadığınız halde araç hafifçe yavaşlayarak ya da sabit hızda ilerler.
0
kaptankedi
(16.12.21)
Bu arada, sorunuzu yeniden okuyunca;

Debriyaj basılı tutmak = vitesi boşa almak. —bunlar arasında teknik olarak fark yok. İki halde de aracın yürüyen aksamıyla motor birbirinden ayrılmış oluyor. İkisinin farkı yok.

Bahsettiğim güvenlik, kontrol kolaylığı, yakıt tasarrufu vs. durumlar, aracın viteste olduğu ve sizin herhangi bir pedala basmadığınız, belki yalnızca hafiften frene bastığınız durumda gerçekleşiyor.
0
kaptankedi
(16.12.21)
yokus asagi "ciktigin vitesle" inilir, zaten anayollarda bunu soyleyen tabelalar vardir.

peygamber vitesi yani bosa alma tavsiye edilmez, cunku hem butun yuku frenlere bindirirsin, hem de daha cok benzin yakarsin.
0
cooperr
(16.12.21)
Amaç yakıt tüketiminde tasarruf ise kesinlikle viteste inin.

2000'li yılalrdan beri üretilen araçlarda (hemen hemen hepsi) ayağınızı gazdan çektiğiniz anda yakıt akışını durduran sistem var.

Yokuş aşağı inerken de ayağınızı gazdan çekip aracı kendi ivmesi ile bırakırsanız yakıt yakmadan inecektir, gerektiğinde ayağınız frende de durabilir.

Boşa alınca ya da debriyaja basınca aynı mantık olmasa da birbirine yakın sonuçlar verir araç teknik olarak.

Stop etmemek için de rölantide yakıt yakmaya başlar, yani bedavaya ineceğiniz yokuşta yakıt yakarsınız.
0
John Bloor
(17.12.21)
kaptankedi +1

bir de debriyajın ömrünü kısaltırsın. debriyaja basmak yerine arabayı boşa al her zaman. bu ışıkta beklerken de geçerli.

sorunun cevabı ise arkadaşların dediği gibi viteste inmek aşağıya.
0
not sure if serious
(17.12.21)
bir sürü usta ve onlarca arabadaki yol bilgisayarı kontrollerime dayanarak söyleyebilirim ki boşta inersen benzin harcıyorsun. Viteste inersen yakıt 0,0 gösteriyor.
0
duster
(17.12.21)
(12)

40 yaşından sonra yazılımcı olunur mu?

les yeux blanches
Evet arkadaşlar soru başlıkta.Sıfır bilgiyle kurslarla fln yoğun çalışmayla yazılımcı olup ondan sonra yurtiçi veya yurtdışı çalışma imkanı olur mu bu yaştan sonra yoksa iş işten geçmiş midir?
Evet arkadaşlar soru başlıkta.
Sıfır bilgiyle kurslarla fln yoğun çalışmayla yazılımcı olup ondan sonra yurtiçi veya yurtdışı çalışma imkanı olur mu bu yaştan sonra yoksa iş işten geçmiş midir?
0
les yeux blanches
(15.12.21)
abi burada "hayır olmaz" diyeceklerin büyük bir bölümü, aynı zamanda "emeklilikte yaşa takılanlar" başlığında "40 yaşında emekli mi olunur aq?" diyenlerdir. o yüzden olmaz diyenlere takılma. 40 yaşından sonra profesyonel futbolcu da olursun ama süper lig'de oynayamazsın. böyle düşün. 5 sene adam akıllı çalışırsan ve olursun merak etme.
0
malheiros
(15.12.21)
Mevcut eğitim durumunuza, mesleğinize, yaptığınız işlere bağlı. Eğer hiç yazılımla alakalı bir ortsk nokta yoksa çok zor kendi kendine kurslarla yoğun çalışmayla kendini geliştirmek ve bu işten kazanç sağlamak. Ben olsam üniversite sınavına girip, yazılım, bilgisayar mührndisliği ya da iki senelik yine yazılım ağırlıklı bölümlere kayıt olurdum. Açıköğretimden de kayıt olunabilir. Ama en azından öğrenci olarak öğrenmek ileride iş bulma açısından çok kolaylık sağlar. Kendi kendinize öğrenirken çok zorlanırsınız ve iş verenler için pek güvencesi olmaz. 2 senelik bile mezun olsanız, sizin diplomanız bir güvence olacak. 2 senelik okul mezunu arkadaşım şuan ayda 7-8 bin kazanıyor,emin değilim tam naptığından, galiba internet sitesi hazırlıyordu.
0
GoodMorningTeacher
(15.12.21)
31 yaşındayım, beden eğitimi öğretmeniyim ve son 2 aydır yazılım öğrenme sürecindeyim. front-end uzmanlaşmak istiyorum ve evet öğrenilebilir. 2 ay da düzensiz çalışma ile html ve css kısmını hallettim sayılır. Daha sonra Javascript öğreneceğim.
benim kendime göre avantajım, kardeşim yazılımcı mentorluk yapıyor bana. bazı aşamaları daha hızlı geçmeme fayda sağlıyor.

burada bu işin uzmanı çok sayıda arkadaşımız illaki vardır ama bende sizin gibi başladığım için 2 aylık süreçte olabileceğini gördüm. bitmeyen bir süreç ingilizce bilmek çok büyük avantaj.

yine uzman arkadaşlar söyler 3-5 ayda bizler yazılımda uzman olamayız ama başlamak gerekli.
0
Weeze3r
(15.12.21)
Valla bence '5 sene adam akilli calisirsan olursun' diyenlere de aldirma. 5 sene oturup adam akilli calisacak adam zaten olsun bi zahmet. Hangi sey olursa olsun gidip 5 sene calisirsan halledersin. O surede lisans+yuksek lisans bile bitirirsin neredeyse.

Neyse, direkt olur ya da olmaz demek mumkun degil. Olay kisinin karakterine ve ozgecmisine bagli.Bazi bolumlerden mezunsan ogrenme sureci daha hizli olabilir. Tabii olay sadece ogrenmek de degil, ogrendigin seyi pratige dokup ortaya urun cikarmakta. O urunun de ya ise yarar bisey olmasi ya da bildigini gercekten gosteren bisey olmasi avantaj saglar. Atiyorum gidip hesap makinesi yapsan bunu cv de gosteremezsin ancak gidip de netflix klonu yaparsan onu gosterebilrsin. Ornek biraz degisik oldu gibi ancak anladin sanirim. Yani sadece bilgin de pek is yapmaz.

Bunun disinda kendini ve bir miktar sektoru de bilmek gerekli. Misal @weezer direkt yazilimci olmak seklinde genis konusmayip bir alan secip o alana yonelik ilerlemeye baslamis. Senin de boyle yapman gerek ilk basta, once hangi alanda calismak istedigini bulmalisin. Ondan sonra da o alana yogunlasmalisin.

Tabii bir de su var, sektor her alanda oldukca talep goren ve mezunlarin bile issiz kalabildigi bir sektor oldugu icin rekabet fazla. Diger kisilerden siyrilmak icin ya digerlerinden daha iyi olman lazim, ya bir aginin olmasi lazim ya da bir miktar sansli olman lazim.

Kisaca 'oyle ogreneyim is bulurum' olayi pek kolay degil. Kendini cok iyi gelistirirsen bulursun ancak o da yukarda saydigim seylere bagli. Sure icin de direkt 'su kadar surede yapabilirsin' denecek bir olay yok. Kisine ve alanina bagli.
0
j r r tolkien hayrani
(15.12.21)
40 yaşında aöf de web tasarım ve kodlamaya kaydoldum,bitirdim.Şimdi yine aöf bilgisayar programcılığı okuyorum.Bu bölümler bir Udemy kursu kadar bile bişey katmıyor,inanın.Diplomasının da -hele hele yazılım gibi bi alanda- geçerli olabileceğine inanmıyorum.Öğrenebilliriz bu yaştan sonra belki ama direk uygulamalı/hedef odaklı eğitimler almak lazım.
0
arenas
(15.12.21)
Açılın yazilimciyim.

Öğrenilir hocam. Sağlam kaynaklar ve istikrarlı çalışmayla (cok degil! istikrarlı ve düzenli) 1 sene içinde sahada çalışacak seviyeye gelirsiniz.

Cok var 35ten sonra bu işlere girişen.
0
kaptankedi
(15.12.21)
40 yas bir cv olustur sonra ona 1 senelik deneyimler ekle.
Yani 1 sene icinde ne yapacaksan ekle, gecmis deneyimini de yaz.

Sonra onla is bulmaya calis.
Yurt ici disi hepsinde dene.
Bunu 1 ay deneyip gelecek goruyorsan basla.

Herkes her meslege her yasta baslayabilir.
is bulma mevzusu baska olay.
0
divit
(16.12.21)
turkiye'de is bulabilecegine inanmiyorum. cunku tum isverenler aralarinda anlasmis gibi yeni baslayan yuksek yasinda kimseyi almiyorlar. istersen yeni programlama dili yaz, ne bileyim dunya capinda oduller falan al hic fark etmez. turkiye hep eski kafaydi hep eski kafa kalacak. ama kendini yurtdisina atabiliyorsan bence oluru var. bu duzgun calismayi saglayabilmek icin bos zaman ve kenarda nakit gerek.
0
nibba
(16.12.21)
Sektöre yeni başlayan 30+ insanlara fırsat verilmiyor yorumuna katılmadım. Kısıtlı bir küme üzerinden gözlem olsa gerek.

Veriliyor. Çalıştığım şirket geçmişte defalarca bu profilde insanlar aldı. Memnun kaldık. Başla şirketlerde de tanıştım.

Eğer niyetiniz ciddiyse yas önemli değil.
0
kaptankedi
(16.12.21)
30 yaşındayım, yazılımcıyım.

Olunur.

Yukarıdaki bir arkadaş bahsetmiş, ben de açayım biraz. İş aramaya başladığında "27 yaşını aşmamış" gibi ilanlara çok denk geleceksin, bu malesef bir gerçek.

Türkiye'de ve dünyada diploma geçerliliğini yitirmiş değil, eğer olabiliyorsa okulunu oku derim. Örneğin ben niş bir alanda uzmanım, maaşlar astronomik. Ama lise mezunuyum, bu alanda işe girebilmem mümkün değil. Başvuru yapsam ön filtreyi bile geçemez, direkt elerler. Yazılım olmasa da ucundan kıyısından ilgili bir alandan mezunsan bu yine yeterli olur. Üniversite mezunu olma şartı ilanların %99'undan kaldırılmış değil.

Ama bu demek değil ki iş bulamazsın, bulursun.
0
hayirsiz
(16.12.21)
amc ne? kariyer yapmak mi, para kazanmak mi, yoksa takilmak mi?

kariyer, para problemin yoktur gider 60 yasinda da okursun. Ama sisteme girmeye calisiyorsan, para lazimsa, ustune bir de "sifir bilgiyle" diyorsan, yas da 40 olmus..Ya zaten sifir bilgi diyorsan konuya 40 yasina gelene kadar pek ilgi de duymamissin...

hadi gittin birseyler ogrendin diyelim tr'de zaten seni kolay kolay ise almazlar, 30'u gecene mal gibi yasli muamelesi cekiyorlar.

yurtdisinda yas problemi yok, zaten soran da yok..ama adaptasyon sureci var ve ozellikle o sektorde rakipler saglam. Karsina cinli, pakistanli abiler cikacak onlari gecmen lazim, herif 20 senedir kod yaziyor.

ben 40'a merdiveni dayamis biri olarak ben olsam bulasmam diyorum..
0
cooperr
(16.12.21)
önemli olan geçmiş tecrübe ile birleştirmek. ayrıca yaşlandıkca öğrenmek oldukca zorlaşıyor. bunu da unutmayın.

örnek bir profil paylaşayım. linkedinden bakabilirsiniz. MY Security Analytics 'in kurucusu Mesut Bey. Emniyet mensubu iken yazılıma nasıl kaydığına bakabilirsiniz.

--

bu arada yazılımcı ilanlarına başvuranlar çok ama çoğu 0. 40 yaşında ben dolu dolu gelecem derseniz her yerde iş bulursunuz diye düşünüyorum. ülkede eğitim kalitesi inanılmaz kötüye gitmiş. 3 büyük ildeki devlet üniversitelerinden bile analitik düşüncesi yerlerde adaylar başvuruyor.

hele bir bilgisayar yüksek mühendisi vardı dandik bi özel üniversiteden mezun. hiç unutmam. gönderdiğimiz case'i açamadığını söylemişti. kız hayatında zipden dosya çıkarmamış sanırım...
0
safak efendisi
(16.12.21)
(8)

Almanca ve İspanyolca, telaffuz

dissendium
Telaffuz ve konuşma açısından sizce hangi dil daha kolay?
Telaffuz ve konuşma açısından sizce hangi dil daha kolay?
0
dissendium
(15.12.21)
İspanyolca. dilin kendisi ahenkli olduğundan konuşmaya başlandığında devamı bi şekilde geliyor.

Öğrenmek de daha kolay.
0
barabas
(15.12.21)
Kesinlikle Ispanyolca.
0
kaptankedi
(15.12.21)
almanca mevzusunu bilmiyorum ama ispanyolca bir metni al turkce okuyormus gibi oku, anadili ispanyolca olanlar %95 anliyor, telafuzzu turkceye asiri yakin.
0
cooperr
(15.12.21)
@cooperr, bunu denediniz mi? Gerçekten anlaşılıyorsa güzel.
0
🌸dissendium
(15.12.21)
almanca (tartışılabilir elbette ama) dilbilgisi açısından daha zor olsa da, telaffuz açısından fransızca gibi zor değil.

sch, sp, st, eu, ae, ie falan gibi bir araya gelen harf gruplarının belli okunuşları var.
onu bildikten sonra telaffuzun büyük kısmını hallediyorsunuz.
yani konuştuğunuzda anlaşılırsınız.
ama aksanlı konuşmak istiyorsanız almanca'da telaffuz dışında vurgu ve bazı sesleri uzatma, yutma, yuvarlama vb. meselesi önemli aslında.

ispanyolca da telaffuz açısından kolay, sadece illa aksanlı konuşmak istiyorsanız, damak ve gırtlak daha çok kullanılıyor onda da.
0
blatta hiberna
(15.12.21)
@dissendium

zamaninda dominikli bir hatunla uzun sure takildik, test edildi onaylandi sikinti yok.
Bir iki ufak tiyosu var onlari bilirsen zaten %100'e yakin anlarlar.

ñ mesela, bunun "ny" seklinde okundugunu bilmen lazim gibi..
0
cooperr
(15.12.21)
almanca öğrenmiş, ispanyolca öğrenmeyi denemiş biri olarak almanca telaffuz daha kolay diyorum.
0
erenderk
(15.12.21)
Almanca'da belli başlı seslerin okunuşunu bilince, aynı Türkçe'de olduğu gibi, yazıldığı gibi okuyorsunuz. Bence İngilizce'ye göre bile telaffuz açısından daha kolay.
0
PhoenixRising
(15.12.21)
(17)

benzin doldurulurken arabayı kilitlersek benzin kapağı kapanıyor mu?

ayseee
ilk defa benzin alıcamda.. benzinciye depoyu fulle dedikten sonra arabayı stop edip, kilitleyince benzin kapağı kendi kendini kitlemez heralde değil mi? bir faciaya sebeb vermeyeyim.
ilk defa benzin alıcamda.. benzinciye depoyu fulle dedikten sonra arabayı stop edip, kilitleyince benzin kapağı kendi kendini kitlemez heralde değil mi? bir faciaya sebeb vermeyeyim.
0
ayseee
(15.12.21)
Depo kapağını açtıktan sonra kilitlersen sorun olmaz. Depo kapağı kapalı iken aracı kilitlersen -çok eski model olan araçlar hariç- depo kapağı da kilitlenir.
0
himmet dayi
(15.12.21)
@himmet dayi ama benim benzin kapağım el ile açılabiliyor dışardan.
0
🌸ayseee
(15.12.21)
kapılar kitliyken de açılabiliyorsa kitlesen de bir şey olmaz. kapılar kitliyken açılmıyorsa bkz: üstteki cevap.
0
himmet dayi
(15.12.21)
kasaya gidip kart çekene kadar süre için mi kilitlemek istiyorsun?
0
kaptankedi
(15.12.21)
aractan indin, kitledin. Adama doldur dedin, eleman kapagi acamaz cunku kapilarla kapak da kitleniyor..

Aractan indin, adama doldur dedin, adam kapagi acti doldurmaya basladi. Sonra kitledin. Bu sefer de kapagi kapatamaz. Senin araca geldikten sonra kapilari acip kapagi kapatman lazim.

Facialik bir durum yok ortada..en kotu kapak acik gezersin.
0
cooperr
(15.12.21)
abicim bu dediğin arabadan arabaya değişir.

kullandığım bir arabada, kapak şeklinde açılan kısım kilide bağlı, kilitleyince kapağı açamıyorsun. içindeki vidalı kapağın herhangi bir kilidi yok.

diğerinde dışarıdaki kapakta hiçbir şey yok. önüne gelen açabilir. ama vidalı kapağı anahtarı takarak açıyorsun.

bir diğerinde depo kapağının anaktarla veya kilitle ilgisi yok. depo kapağını içerideki mandalı çekip açıyorsun, içindeki vidalı kapağın da başka bir kilidi yok.

birincisinde adam açmadan önce kilitlersen adam açamıyor, açtıktan sonra kilitlersen kapatamıyor.

ikincide anahtarı adama verdiğin için ister kilitle anahtarı ver, ister kilitleme, istersen verdikten sonra depo kapağından sallanan anahtara uzanıp oradan düğmeye bas kilitle fark etmez.

üçüncüde kapağı mandaldan açınca kapıyı kapat kilitle, hiç alakası yok.
0
kibritsuyu
(15.12.21)
Bir arabada en standart disi sey nedir desen benzin kapagi kilidi derim.

ilk arabamda anahtarla aciliyordu kapaksizdi, sonra kapakli ama kapagi kilitlenmeyen kullandim, koltuk altindan kolla acilan vardi, sonra yine kilitsiz denk geldi, simdi kapagi bile yok boruyu sokunca aciliyor.
0
divit
(15.12.21)
@kibritsuyu

son 20 senede uretilen araclarda ben vidali depo kapagi ustunde anahtar deligi gormedim, eskiden standart birsey degildi ama arti standart hale gelmeye basladi. Zaten vidali depo kapaklari yokolmaya basladi.

Deponun nasil acildiginin konuyla pek alakasi yok. Modern araclarda kapilar kitlenince, kapak otomatik kitleniyor.

"depo kapağının anaktarla veya kilitle ilgisi yok" hatali bir bilgi. Eger depo kapaginiz kapiyla kitlenmiyorsa kilitte bir bozukluk vardir. Icerden mandalla acilan kapaginda kapilarla kitlenmesi lazim.
0
cooperr
(15.12.21)
@cooperr, depo kapağının tek kilidi var, onu da şoför koltuğunun altındaki mandal açıyor. o mandalı çekmeden kapak kilitle, anahtarla, herhangi bir şeyle açılmıyor. kapağı tutup çekecek girintisi çıkıntısı falan da yok, dümdüz kapak, parmağını sokup çekemiyorsun. anca koltuğun altındaki mandalı çekince tık diye kapağın ucu havaya kalkıyor. işin bitince yerine ittiriyosun, trık diye kapanıyor. yani arasına tornavida sokup açayım desen de açılmıyor, kapılar kilitli olsa da, olmasa da. açmanın tek yolu mandal.

yani arabayı kilitledikten sonra mandalı çekmeyi hiç denemedim, çünkü arabayı dışarıdan kilitliyorum. yarın içindeyken kilitleyip, kilitliyken mandalı çekeyim, sonucu buraya yazarım.

modern araç olarak bahsettiğin merkezi kilit sisteminin kilitlediği kapak, ilk sırada bahsettiğim 1991 model renault 21 concorde'a ait. onda bildiğin ev kapısı gibi bir kilit dili ve kilit yuvası var. arabayı kilitleyince dil yuvaya giriyor, kapağı açamıyorsun. kapak açıkken kilitleyince dil dışarı çıkıyor ama kapak açık olduğu için yuvaya giremiyor, kapağı kapatınca da hani evin kapısı açıkken kilidin dilini dışarı çıkarıp kapıyı kapatmaya çalışınca dil taak diye kapının kasasına vurur ya, öyle oluyor, kapanmıyor. kilidi açıp dili içeri sokturtmak gerekiyor. yani modern araç dediğin 1991 modeldeki sistem.

vidalı kapağı anahtarla açılan 2001 model clio, 20 sene tahmini tam doğru.

mandalla açılan da 2019 model toyota corolla, yeni kasa. hala ısrar ediyorum, kapağın kilitle ilgisi yok. yani mandalı çekmeden tutup çekmeyi başarsan bile açılmayan kapak kilitle kilitlense ne fark eder, mandalla kilitlense ne fark eder. neticede açılmıyor, kilitli.
0
kibritsuyu
(16.12.21)
Hayal gücünüze hayran kaldım, hayır olmaz öyle şey.

Yukarida neyi alip verememisler anlamadim cok farkli senaryolara gitmis is.

Benzin alinirken araba kitlemek kadar dogal bisey yok. Benzin kapagina veya deliginde bir kapanma soz konusu olamaz, daha neler.
0
ananiyimioguz
(16.12.21)
@kibritsuyu

olm bana fazla mesai yaptirdiniz bugun:)

aksam gittim komsunun aracinda denedim. Arac 2015 honda crv, icerden mandali cekince acilan sistem. Depoyu acip aractan indikten sonra kapilari kitlersen depo kapagi kapanmiyor. Cunku kapilarla beraber mandali da kitliyor, zaten depo kapagindan kitlenme sesi geliyor. Yani pompaci eleman siz kapilari tekrar acana kadar kapagi kapatamaz. Vidali kapagi yerine takar, oburu acik kalir.

Bendeki arac icerden mandalsiz sistem. Depo kapagi direk anahtara bagli. Onu da denedim, kapilari kitlersem depo kapagi kapanmiyor, cunku yayli bir sistemi var o da yayi kitliyor. Vidaliyi kapatiyorsun o kadar. Ayni problem.

Daha fazla done lazim mi? :P
0
cooperr
(16.12.21)
Çok güzel bilgi alışverişi dönmüş ama eminim kafan daha da karışmıştır :)

Ben en kötü senaryoyu yazayım;

Depo kapağı merkezi kilit ile kilitlenen bir mekanizmaya sahip ise, siz kapıları kilitledikten sonra pompacı kapağı kapatmaya çalışır, aracı da tanımıyorsa "lan bu niye kapanamıyor" diye kapağa bir yumruk atarsa içerdeki plastik kilit dilini ya da depo kapağının o dili tutan karşılığını kırabilir.

En güzeli depoyu doldurduktan sonra kapatıp gitmek.
0
John Bloor
(16.12.21)
eğer çekince araç içinden birşey çalınmasıysa cüzdan telefon laptop'a kadar yanınıza alınabilir.
eğer çekince aracın çalınmasıysa imkansız. öyle birşey olsa benzinlikte motora atlayıp gidilen hırsızlık haberlerinden geçilmez.

yeni araçlar açık bir kilit yoksa birkaç saniye sonra kendini kilitliyor, yani pompacı depo kapağını kapattıktan sonra araç kendini kilitliyor, geldiğinizde kilidi açıp giriyorsunuz.
0
onemoremile
(16.12.21)
@cooperr işte onu diyorum ya hocam ben de. ilk cevabımın ilk cümlesinde dedim, "arabadan arabaya değişir". üç tane arabam var, üçü de başka.

sen de kaç tane saydın, onlar da başka. e ben de onu diyom ya?

benim mandallı corolla'nın kilitle işi yok. Mandal kilidi açıyor. açıkken kilitlersen de kilitliyken depo kapağını kapatırsan da kapanıyor. kilitliyken veya kilitsizken mandal dışında açılmıyor.

www.corollacikmaparcalari.com

tutup çekecek yeri de yok zaten, arasına tornavida sokup çeksen de gelmiyor. depo kapağının dilini sadece mandal açıyor. aynı evlerimizdeki kapılar gibi. kolu çekince açılıyor, yerine itince kapanıyor. kilitlemesen de kolu çekmeden açılmıyor.

@John'un dediği benim 91 model concorde işte. kapak açıkken kilitleyince o dil dışarıda kalıyor, kapak kapanmıyor. kaç sefer yakaladım adamın kapağı çarpa çarpa kapatmaya çalışmasını. yumruğu koysa dili kırardı. kilidi açtım, dil içeri girdi. baştan kilitlesen açamaz, açıkken kilitlesen kapatamaz. bunlarda en iyisi doldurup kapattıktan sonra kilitleyip gitmek.

clio'da anahtarı veriyorsun adama zaten, dış kapağın bir kilidi yok, vidalı kapak anahtarı sokarak açılıyor. kilitle, ver anahtarı git. ne kadar güvenli dersen artık.

en normali corolla bence. mandalı çek, sonra ne halt edersen et :)
0
kibritsuyu
(16.12.21)
özür dilerim hepinizden vaktinizi çaldım beyin fırtınası olmuş :)

biraz önce benzinciye gittim otomatik açıkmış zaten benimki. pompacı direk açtı doldurdu sonra kapağı kapattı.

şimdi bomba soruma geliyorum :) arabayı park ettim şimdi sokağa.. birisi gelip benzin depomu açıp benzini mi çalabilir mi?
0
🌸ayseee
(16.12.21)
:) bırakın benzini, arabayı bile calabilirler.
0
ananiyimioguz
(16.12.21)
elbet bir kilidi vardır. onca beyin fırtınası yaptık, daha kilitsizi denk gelmedi. "otomatik açıkmış" dediğine göre cooperr'ın modeli anahtarla kilitlendiğinde kilitlenen, açınca açılan bir modelmiş demek ki. kilit açık olduğu için pompacı direkt açmış.

son soruya cevap: illa ki bir kilidi vardır. araç kilitliyse kapak da kilitlidir. zaten kilitli olmasa bile modern araçların deposuna hortum sallayıp benzin çekemiyorsun.
0
kibritsuyu
(16.12.21)
(7)

Yabancı ülkede yaşayacak kadar İngilizce Seviyesi

put it in your appropriate place
Eğer fırsatını bulursam niyetim yurtdışında çalışmak. Tabii kolay değil ama yine de denemeye değer.Şimdi merak ettiğim yabancı ülkedeki insanların İngilizce seviyesi nasıl? Oraya gittiğimde, yeri geldiğinde normal muhabbet, yeri geldiğinde goy goy yapacak seviyede olmak istiyorum. İşte yeri geldiğin
Eğer fırsatını bulursam niyetim yurtdışında çalışmak. Tabii kolay değil ama yine de denemeye değer.

Şimdi merak ettiğim yabancı ülkedeki insanların İngilizce seviyesi nasıl? Oraya gittiğimde, yeri geldiğinde normal muhabbet, yeri geldiğinde goy goy yapacak seviyede olmak istiyorum. İşte yeri geldiğinde board game ortamı olduğunda kuralları anlayabilirim.

Yds'e çalışıyorum ilkbahardakine ama girer miyim bilmiyorum. İngilizce haber siteleri, zaman zaman kitap ve The Economist gibi dergileri okuyorum. İngilizce altyazı filmler, diziler izliyorum ama bazen vaktimi boşa harcıyormuşum gibi geliyor.

Ne yapabilirim İngilizce'yi geliştirmek için?
0
put it in your appropriate place
(15.12.21)
Öncelikle

1 - Kimse kusursuz bir İngilizce beklemiyor
2 - Aksan umursanmıyor

Yaptığınız meslek özelinde anlamanız gereken şeyleri anlayabiliyor ve gereken seviyede iletişim kurabiliyorsanız yeterli. Tabi burada bir skala var; örneğin daha teknik bir iş yapıyorsanız ve iletişiminiz birkaç kişiyle sınırlıysa işiniz daha kolay olur ama mesela sunum yapmanızı, insanlarla sık sık tooplantıya girmenizi gerektiren bir işiniz varsa yine yukarıdaki iki husus geçerli olacak şekilde görece daha iyi bir İngilizce avantaj sağlar.
0
salihdt
(15.12.21)
abi ana dili İngilizce olmayan ülkede çalışacaksan kimse süper dil beklemez, diğerleri de çok iyi olmuyor çünkü. iş görecek kadarı yeter ama o da işin ne olduğuna bağlı. bazı durum vardır sadece mail atarsın, bazı iş var sürekli telefon görüşmesi ve hatta sunum vs. yapman beklenir, o açıdan net konuşmak zor. yds gibi sadece kağıt üstünde soru üzerinden becerin ölçen sınavları çok dikkate alma derim ama yüksek olması tabii ki olumlu.

istisnalar dışında İngilizce bilmek yurtdışında iş sağlamaz ama. önemli olan işi yapıp üstüne yurtdışına çıkacak donanıma sahip olmak. benim ingilizcem oldukça iyi, mülakatta filan teklemeden gavur gibi konuşurum, her konuda kavga ederim, biraz rusçam da var ama kariyer.net'te cv'me kimse açıp bakmıyor bile :) çünkü yaptığım bir iş yok, sadece dil biliyorum. atıyorum petrol mühendisi olup üstüne ing rus bilsem belki kazandığım parayı koyacak yerim olmaz ama şu an bir işe yaramıyor, kız bile düşmüyor çünkü 30 yaşında yırtık pantulla gezen adamı kim ne yapsın?

kısacası İngilizceden çok işe odaklan derim, yurtdışına çıkarırsa iş çıkarır. dil ekstrası olur. kimse iyi İngilizce biliyor diye gidemiyor, başka sebepler lazım.
0
der meister
(15.12.21)
İzlemek dinlemek bir yere kadar. Konuşmadığın sürece hiçbir yere varmaz. "Anlıyorum ama konuşamıyorum" seviyesinde kalırsın.

Gittiğin ülkeye göre de değişir ihtiyaç duyduğun ingilizce. Mesela italya ispanya gibi ülkelerde zaten onların da berbat ingilizcesi. ama bizim gibi beden dili çok kullanırlar bir şekilde derdini anlatırsın.

Çalıştığın sektörle de alakalı. Atıyorum grafik tasarımcısındır ya da yazılımcısındır. Orada iş kendini anlatır, ingilizce seviyenin anlamı olmaz. Ama marketing işindesindir orada çok önemlidir dil seviyen.

Cambly dene bence.
0
anten
(15.12.21)
Bence cevaplardaki genellemeler biraz anlamsiz. Butun 'yabanci ulke'ler ayni degil. Ukrayna'da yeterli olabilecek ingilizceyle Hollanda'daki seviye cok farkli. Beyaz yaka/masa basi is istiyorsan gelismis ulkelerde ingilizce seviyesi beklentisi daha yuksek, ana dilleri ingilizce olmasa bile. Hizmet sektorunde de yerel dil on plana cikacaktir.
"Kimse kusursuz bir İngilizce beklemiyor" sadece yazilim vs gibi cok talep goren bir mesleginiz varsa gecerli olabilir. Hem ulkenin dilini bilmeyip ustune bir de ingilizce vasatsa ihtimalleri epey daraltiyorsunuz demektir.
0
hot potato
(15.12.21)
@der meister, hak veriyorum bu konuda. Yabancı dil dışında yeti lazım iş içim.

@Sour, yds aslında dil tazminatı için çalışıyorum. En azından çalışmaya çalışıyorum. Hazır böyle bir çalışma yaparken genele yaymak istiyorum.

@anten Son derece haklısınız. Pratik yapıyorum ara ara. Bir dönem sürekli yapıyordum ama şimdi maddi yönden sıkıntılı olunca yapamıyorum sürekli.
0
🌸put it in your appropriate place
(15.12.21)
The Economist okuyup fazla sozluge falan gerek kalmadan anliyorsan ingilizcen anadili ingilizce olan ulkeler dahil hepsi icin yeterlidir. Akici konusma ve duydugunu anlama zamanla kazanilan birsey, tamamen icine gomulmeden halletmesi cok zor.

Goygoy kismina gelince, zor. Adamlarin kulturune asiri hakim olman lazim. Seksenlerde izledikleri bilmemne dizisinden ya da o zamanlardaki bir unluden konu aciliyor, 10dk espiriler donuyor mal gibi bakiyorsun, mevzuya uzaksin. Benim adamlara "tarkan'in ilk ciktigindaki halleri neydi oyle, levent yuksel'in ilk kasedi superdi" gibi bir muhabbet acip katilmalarini beklemem gibi birsey.

Yurtdisinda yasaman icin gerekli seylerden "biri" ingilizce. Ama oncelik kesinlikle degil. Ben tarzanca ile inanilmaz noktalara gelen insanlari gordum, gormeye de devam ediyorum.
0
cooperr
(15.12.21)
@cooperr The Economist'i okurken bir hayli bakıyorum sözlüğe.
0
🌸put it in your appropriate place
(15.12.21)
(11)

150.000 bütçe ile 3 seçenek!

Survivorman
Lidyalı gençler!150000 bütçemiz var. Hanımla oturduk ve 3 şey hakkında harcama yapabileceğimizi düşündük. Güzel bir aracımız var. 4 yaş kızımız var ve gezmeyi seviyoruz. Gezi maliyetlerini de hesaba katarak (b seçeneği için) aşağıdakilerden hangisi F/P davranışı olabilir :)a) 2. araç olarak Citroen
Lidyalı gençler!

150000 bütçemiz var. Hanımla oturduk ve 3 şey hakkında harcama yapabileceğimizi düşündük. Güzel bir aracımız var. 4 yaş kızımız var ve gezmeyi seviyoruz. Gezi maliyetlerini de hesaba katarak (b seçeneği için) aşağıdakilerden hangisi F/P davranışı olabilir :)

a) 2. araç olarak Citroen c1 veya Peugeout 101 Manuel bir araç almak
b) Ortalama 105.000 ve 160.000 arasında seyreden karavan almak. 98 veya 2004 model yapılı...
c) Dolar al koy...

Soru ne şıkları alayım, eğer içinizde kalan söylemek istediğiniz şeyler varsa şıkka şık bir açıklama da verebilirsiniz. Öpüyoruz sizleri...
0
Survivorman
(14.12.21)
Ben olsam arabam yoksa araba alırdım. Varsa model yükseltmek gibi bir çabaya girmez yatırım yapardım.
0
birmilyonunvarmi
(14.12.21)
Bence, tecrübem olmadan söylüyorum,

seyahat adına ; a+çadır.

Karavan alırsanız özellikle kilometresi olan bir karavanda araca yapacağınız masrafın otelde konaklamak yerine cebinize kalan parayı geçeceğini düşünüyorum. Karavan parkı olan yerlerin çoğunda çadır alanı da oluyor ya da en kötü Türkiye'de zaten istediğin yerde kamp yapabiliyorsun. Onun yerine arabayla rahat rahat gezip uygun konaklama bulunamadığında çadır kurmanın daha mantıklı olabileceğini düşünüyorum, ayrıca bonus olarak günlük olarak da kullanılabilecek arabanız oluyor.

türk dayı mod olarak; c dolar al koy.
0
mirafiori
(14.12.21)
yüzeysel düz bi yaklaşım yapıcam, ben olsam arabam yoksa mutlaka önce araba alırdım. karavan bana çok şey geliyor marjinal
0
harmanyeri
(14.12.21)
Karavan kesinlikle cok maliyetli cadir daha mantikli, guzel aracin varsa heyecana gerek yok, dolara koysan degerini korursun para yapmaz. Fon al ve unut derim bu parayi
0
ala09
(15.12.21)
o yaştaki karavan maalesef amelelik olur.

arabam yoksa, küçük or orta bir şehirde ailelerimize uzak olsam kesinlikle araba.
arabam yoksa, küçük or orta bir şehirde ailelerimize yakınsak araba.
arabam varsa, eşimin ihtiyacı var ve lazımsa kesinlikle araba
arabam varsa, eşimle bana yetiyorsa asla araba değil

bu seçenekler arasında dolar mantıklı gibi duruyor. yarın ki fed açıklaması, rte açıklaması ve perşembe gününden sonra mevzilenmenizi öneririm
0
avatar is back
(15.12.21)
zaten araban varsa net C.
B'ye sakin girme, sakin. Sanayinin maskarasi olursun..
0
cooperr
(15.12.21)
karavana 150bin tl para verip ömrün boyunca o karavanla 150bin tllik tatil yapabilecek misin bunu düşünmeni öneririm.
0
insanlik icin buyuk bir adim
(15.12.21)
Cevaplar tabii ki yaşa ve beklentilere bağlı olarak değişecektir, ben Lidya'lı ama artık görece orta yaşta olan birisi olarak;

a. İkinci araç ihtiyacınız yok ise, eşiniz işe gidip gelmek/çocuğu okula kendisinden başka alternatif olmayacak şekilde götürmüyorsa bu şıkkı elerdim.
b. 2 çocuklu (9-12 yaş) 42 yaşında bir insan evladı olarak iki sefer kampa gittim, inanın hiç konforlu değil. Yine beklentiye göre değişir demekle birlikte karavan almazdım.
c. dolar da değişik şu an itibariyle. Tek elden yönetilen ekonomimizde yarın faiz artar, doları çok pahalı almış olurum, faiz biraz daha düşer, güzel kar ederim diyerek kararsız kalırdım.

Velhasıl beklentilerinize göre pozisyon alın derim. Ben olsam bist30, döviz ve altın sepeti yapardım.
0
en bi orijinal
(15.12.21)
c birikime devam

ikinci araba masraf açar, günümüzde yakıt dahil bu masrafları kaldırmak pek kolay değil.

karavan da alırsın iyi güzel, koyacak yeri dert, kalkıp dağ başına gidemezsin güvenlik sorunundan dolayı, bi yere çeksen bıraksan, hırsız mı girer tinerci mi girer. büyük şehirdeysen bir de otopark parası vermek zorunda kalırsın. ben karavan işine özellikle iyice araştırmadan girmem.

güzel aracım var dedin, yaptır arkaya bi tane trailer ya da satın al, bagaj sorunun da bitti, büyük bi çadır, bi portatif buzdolabı, ufak bi jeneratör tamamdır.

alacağın karavanı karavan parkı dışında kullanamazsın zaten, içinde tuvaleti banyosu olmayacak, olsa bile tankları hemen dolacak, nereye boşaltacaksın ne yapacaksın bi sürü dert.

100 euroya princess marka 23 litre buzdolabı almıştım mesela yurtdışından, 220 ve 12 volt ile çalışıyordu, 4 sene kullandım şaka maka sonra fan motoru sorun çıkardı, çinde 100 dolar diye attım gitti.
0
killerbee
(15.12.21)
b) 750 kg altı çekme karavan.
0
arenas
(15.12.21)
karavan temizse alırdım ben olsam. 150.000 liralık tatil gözüyle bakmayın, o karavanı da ileride satabilirsiniz nihayetinde. 3 kişilik bir aile için keyifli olur. @arenas'ın dediği gibi 750 kg altı çekme karavan da bir opsiyon. yine 150 civarında güzel seçenekler var.
0
posthuman
(15.12.21)
(7)

arabamı satıp ev alsam mı?

fatihreis
2 sene önce sıfır megane almıstım su an fiyatlar iyi iken satsam mı? gebze civarı ev alsam mı? arabaya ihtiyacım pek yok, bekleyeyim mi bir süre daha?
2 sene önce sıfır megane almıstım su an fiyatlar iyi iken satsam mı? gebze civarı ev alsam mı? arabaya ihtiyacım pek yok, bekleyeyim mi bir süre daha?
0
fatihreis
(14.12.21)
Üste koyup aldığın her şey kar. Hiç düşünme.
0
neymis
(14.12.21)
Ben de aynısını düşünüyorum da arabaya alışınca arabasızlık zor gelir
0
glamdr1ng
(14.12.21)
bence de ev daha önemli ama gebzede de bir istanbul depremine bakabilir şimdi :(
0
ananiyimioguz
(14.12.21)
bugun 50bin avroya alinan bir aracin degeri 15 sene sonra 5 bin avroya dusecek. 50bin avroya alinan ev ise en kotu ihtimalle degerini koruyacak, eger prim yapmazsa. Sifir araba almadan once basini sokacak ev isini cozmek lazim. O yuzden aractan kurtulup evi hallet. Arac isi cozulur, ev sahibi olmadan sifir araca binmek hatali.
0
cooperr
(14.12.21)
Gebze’de metro inşaatının bitmesine 2-3 sene var sanırım? O inşaat bitince Gebze İstanbul Anadolu Yakası’nda pek çok yere iletişimin açık olduğu bir yer haline gelecek? Hem Marmaray hem de metro hattıyla ulaşılabilen bir yerden bulsan mesela, İstasyon Mahallesi gibi? Tadından yenmez. Ama Eskihisar ve Darıca çok zarar aldı depremde haberin olsun, oralar en güxel yerler ama uzak durmak lazım fay geçiyor olabilir. Fatih Devlet Hastanesi’nin civarı hem hastane bölgesi hem de depremde az zarar gördü, oralara bakabilirsin.

Kısaca kardeş, Gebze’ye yatırım şu sıralar makul geliyor bana, 2-3 sene sonrasını düşününce. Bugünün Avcılar’ı olacak belki ama Fatih’te çalışıyorsak Avcılar’da ev tutmadık mı kaç defa?:)
0
damba
(14.12.21)
ev al ama mutlaka üzerine konut kredisi ile al, gelecek hiperenlfasyon ortamında ne iyi karı tl borclanarak yaparsın.
0
nuisance
(15.12.21)
kesinlikle al. araba karın doyurmaz ama her ay kapıya kira için ev sahibinin dayanması hoş değil
0
photo85
(15.12.21)
(5)

Sarıyer Beşiktaş hattında en iyi börekçi

trgydl
Yarın sabah için erken saatler 6:30 gibi
Yarın sabah için erken saatler 6:30 gibi
0
trgydl
(14.12.21)
Tarihi bilice börekçisi

maps.app.goo.gl
0
Bruce
(14.12.21)
Sariyer hunkar borekcisi. Tam Sarıyer merkezde.
0
goklerdengelenkarar
(14.12.21)
Tarihi bilice börekçisi +1
ben şahsen yeniköy börekçisini de severim onu da değerlendireiblirsin
0
the coolest dude
(14.12.21)
tarihi bilice börekçisi, çayırbaşı'nda caminin yanındadır. tavuklu böreği denemenizi şiddetle öneririm.
0
asabi
(14.12.21)
besiktas - durak borekcisi (eger hala aciksa, uzundur gidemedim)
0
cooperr
(14.12.21)
(19)

Aylik US$1300 geliriniz olsa calisir miydiniz?

bollocks44
Selamlar, yas 30. 4 sene kadar havacilik sektorunde orta duzey yonetici olarak calistim. Pandemiyle beraber issiz kaldim. Nisan 2020'den bu yana (freelance projeler haric) calismiyorum. Son aldigim burut maas (mart 2020) 11,500 TL idi.2020 Haziran ayindan bu yana kripto para madenciliginden elde ett
Selamlar, yas 30. 4 sene kadar havacilik sektorunde orta duzey yonetici olarak calistim. Pandemiyle beraber issiz kaldim. Nisan 2020'den bu yana (freelance projeler haric) calismiyorum. Son aldigim burut maas (mart 2020) 11,500 TL idi.

2020 Haziran ayindan bu yana kripto para madenciliginden elde ettigim gelirle yasiyorum. Ev kirasi odemiyorum, kripto piyasasina gore aylik gelirim $1100-$1700 arasi degisiyor.

Bunun disinda HDD madenciligi yaparak $75, CPU madenciligi yaparak da $38 gibi bir gelir elde ediyorum. HDD ve CPU madenciliginden elde ettigim coinleri satmiyor, biriktiriyorum.

Bunlar disinda kenarda $20,000 birikimim ve al-sat yapmak icin kripto para borsalarinda bulunan $10,000 param var. Tum birikimim bu. Volatilitenin yuksek oldugu donemlerde al sat yaparak en kotu ayda $400 para yapiyorum. 10 bin dolar icin kotu rakamlar bile diyebilirim.

Bunu madencilik geliri +$200 al sat geliri olarak dusunebiliriz.

Simdi bu yaptigimin (kripto para madenciliginin) surdurulebilir olmamasindan ve gelirin stabil olmamasindan kelli cok da yas ilerlemeden bir ise girip calisayim diyorum. Cunku biliyorum ki yas ilerledikce yeniden is hayatina girmek beni zorlayacak ve bir kariyer insa etmek imkansiz hale gelecek.

Bu soruyu yoneltmek istedigim kisiler ise, meslek gruplarindan bagimsiz olarak, 28-35 yas arasi yonetsel pozisyonlarda calisan beyaz yaka arkadaslar. Yani bu soruyu yazilimci, muhendis, doktor, ya da diger teknik mesleklerde calisanlar es gecebilirler. Aylik $1300 (+$200 al sat geliri) oldugu ortamda 8-10 bin lira kazanmak icin bir ay boyunca ise gidip gelir miydiniz?

Elbette ayda $1500 + 10,000 TL kazanmak bana da cazip geliyor, ancak bir turlu kendimde is arama motivasyonunu bulamiyorum.
0
bollocks44
(13.12.21)
Yani yanlış anlaşılmasın ama ayda 1300 dolar kazanmak öyle adamı emekli edecek bi para değil. Seve seve çalışmak zorunda kalırım yani. Ama bu madencilik işini nasıl kotardığından bahsedersen bu muhabbet daha ilgi çekici olabilir :)
0
roket adam
(13.12.21)
Roket adam, yanlis anlanacak bir durum yok. 1300 dolara bugun ust duzey bir ekran karti dahi alamiyorsun. Bu paranin 1. dunya ulkeleri standartlarinda hicbir sey ifade etmediginin bilincindeyim, beni icten ice rahatsiz eden sey su, hicbir sey yapmadan ayda bugunku kur ile 17,000+ TL gelir elde eden bir birey olarak, sirketlerin (cogu yabanci sermaye) yonetici pozisyonlarina teklif ettikleri tutarlar. Bu paralari duyunca hicbir sey soylemeden telefonu/gorusmeyi sonlandirasim geliyor.

Bu soru aslinda bu parayla omrumun sonuna kadar nasil rahat icinde yasarim sorusu degil de, "bir yanda hicbir sey yapmadan Turkiye sartlarina gore iyi gelir elde edip, belki o tutarin yarisini kazanabilmek icin bir ay it gibi calismak size dokunur mu?" olmaliydi. Madencilikle ilgili merak ettiginiz bir sey varsa, buradan ya da ozel mesaj ile sorabilirsiniz.
0
🌸bollocks44
(13.12.21)
burada en önemsiz şey 1300 dolar gelir bence, diyelim ki bir süre bu şekilde devam ettiniz ancak daha sonra kripto paralar bugünkü popülerliğini kaybetti, geliriniz epey düşecek. böyle bir durum olması halinde ne yapmayı planlıyorsunuz? Tekrar çalışmanız zor olmayacak mı?
0
ted
(13.12.21)
çalışırım da keyfine. öyle kendimi heder edecek işlerle uğraşmam. koşullar iyi değilse çalışmam. gerçi bunu ekstra 1500 dalırs olmadan da yapıyorum ama ekstra dolar kazancım varsa hobimsi işlere yönelirdim yani.
0
erenderk
(13.12.21)
@ted beni de dusunduren bu zaten, atiyorum 3 sene sonra ekran kartlarimin bunun ceyregi kadar gelir getirmedigi durumda, 33 yasinda e madem ben artik is bakayim demenin neredeyse cok zorlayici olacagi.

Bir diger dusunduren durum ise TL'nin deger kazanip $1300 paranin 3000 lira etmesi :)
0
🌸bollocks44
(13.12.21)
Bu hesaplarinda umarim amortismani dahil ediyorsundur.
0
dunal
(13.12.21)
Ben olsam bahsettiğiniz durumda, kendime şu soruları sorardım:
- sağlık sigortası emeklilik vs benim için ne kadar önemli? ikamesi olarak dusunebilecegim bir şey var mı?
- yaptigim şeylerin bana maliyeti ne uzun vadede, mesela sistemimi parçalarımi ne sıklıkla yenilemem gerekecek, masrafı ne olur, o masraf beni dönem dönem de olsa zora sokacak mi?
- boyle sürdürmeye karar verdim diyelim hayatımı bir işe girmeden, onun karşılığı olan hayat beni tatmin edecek mi, kısıtlayacak mi? (Statü, eş dost toplumun bakışı, seyahat planları vb)
- yarın bir gün bu işler vergilendirilse falan elime kalan miktar en kötü ihtimalle ne kadar olacak, benim için yeterli olacak mı?
0
encokbenisevinnolur
(13.12.21)
Evet boş zaman da varsa ayrıca çalışmak lazım.
0
Erva
(13.12.21)
$1300 artik yirttik calismama gerek yok diyecek bir para degil malesef. Ustune kenarda birikimin de yok anlattigin kadariyla. Calismaya devam diyorum, 1-2 sene birakirsan ve geri donmen gerekirse cok zorlanirsin.

Dovize bakinca aldigin TL cinsinden maas komik kalabilir ama cognluk bu durumda, o yuzden ona bakip moral bozma. Ben olsam toplam TL olarak kac yapiyorum ona bakarim, doviz olarak da kenara gomup yaptirim yaparim. Kriptoya yogunlasip akiyorken doldururum cunku o su kesilebilir..
0
cooperr
(13.12.21)
Dahil etmiyorsun diye anliyorum. Dahil et. Aletlerin kullanim omru boyunca sana maliyeti var.
0
dunal
(13.12.21)
1300 dolar yaklaşık 18bin lira para eder ayda

ayda 18bin lira gelirim olsa, anca çok yatış bir iş bulursam o zaman çalışırım. aksi durumda kasmam kendimi.

ev kirası da ödemiyormuşsun. çalışmayı çok seven birisi değilsen ne gerek var özel sektördeki mallarla uğraşıp patron kaprisi çekmeye.
0
abelardo
(13.12.21)
gelen parayı komple harcıyorsan sıkıntı ama evin var galiba ve Türkiye'deyiz, elektronik için az para olsa da geçinmek için 1500 dolar iyi. Atıyorum 500 dolarıyla düzgün bi yatırım yapsan her ay güzel şeyler olabilir. (ben dipten kripto alabilmek için stablecoinlerde tutabilirdim) Coin tutmak da bearda ağlatır. Şimdi 1500 dolar kazanıyorsun çünkü değerleri bu, yarın 3000 de olabilir ama bear'da "Bi dönem 15k kazanmıştım şimdi 3k ediyor" diyebilirsin. Biraz stable'lara geçip tutmak kafa rahatlatıyor bence. Ben öyle yapıyorum.

Sentetik assetler var, (synthetix, mirror protocol, vs.) bunlar ile hisse senetlerine eş sentetik tokenlar alabiliyorsun. Düşünülebilir. Yabancı hisse senetli fonlara da girebilirsin.

Ben pasif gelir getirecek ek işleri denerdim. (ki bir tanesinin üzerinde çalışıyorum) Yani senin işin neyse onu internetten değere dönüştürebilir misin hatta sen aktif bişey yapmadan pasif gelir elde edebilir misin ona bak derim.

Bu arada bizzat tanıdığım biri 2017-18'de işinden istifa etti, sonra bear market geldi. Trading ile zor geçindi online kurs vermeye başladı. Yine o dönem madenci tanıdıklarım miningi bıraktı ama o an kazandırmasa bile 3 yıl coin (mesela eth) biriktirdiklerini düşünsene? Ama yaşama masrafı + elektrik vs.yi karşılaman gerekiyor bu sefer. O dönem elinde usd bulunan kral oluyor ayrıca. Eğer yeni döngüler olacağına inanıyorsan ve tradingden biraz anlıyorsan da para kazanman mümkün ama ÇOK RİSK. Bir arkadaşım 2018-19-20'de tüm birikimlerini şimdi çok bilinen ama o zamanlar sadece "potansiyel" olan kriptolara basmıştı. Şu an milyon dolarları var. Ama bir dönem kirasını zor ödüyordu (aslında parası vardı ama coinlerdeydi :D Bu arada hala dolara geçmiş değil bu geçenki düşüş ona yüz binlerce dolara maloluyor mesela:D)

Ek olarak, düzgün bir kazanç elde edersen yield farming işlerini de araştır. Benim şimdiki hayalim düzgün bir kazanç elde edip usdt-usdc-busd vb. üzerinden yılda %20 civarı faiz elde etmek. Terra(Luna) üzerindeki UST ile bu geliyor şu an. Tabii doların enflasyonu %6 oldu o kötü.
0
nhk ni youkosu
(13.12.21)
1300 doları beğenmeyenler yarısını bile kazanamadığına eminim. En iyi ihtimalle 8-18 çalışacaksın. Sabah 8de işe gitmek için 6da uyanacaksın. 18de çıktığın işten evine 19da varabilirsen şanslısın.

Ben de benzer şekilde kriptodan pasif gelir elde etmeye başladım. Şimdilik gelirim seninki kadar değil ancak sürekli yeni şeyleri deniyorum. Bir gün 1500-2000 dolar aylık seviyeye ulaşsırsam hiç düşünmem arkama bile bakmadan bırakırım. Şimdilik 750-800 dolar civarlarındayım.
0
birmilyonunvarmi
(13.12.21)
1300 dolar kesin gelir olsa tabi ki çalışmamayı düşünürsün türkiye şartlarında ama garantisi yok. o sebeple gittiği yere kadar götürüp olabildiğince birikim yapmak lazım.

ek olarak madem böyle bir lüksün var, maaşlı sigortalı iş olayı bence saçma. freelance çalışıyormuşsun, dolayısıyla öyle işleri biliyorsun iyi kötü. sektörün dışında ticaret , e ticaret vs. gibi opsiyonları kovalarım ben olsam.
kurs vs. alıp kendime ek donanımlar da eklemeyi düşünebilirim ama maaşlı çalışmayı kısa vadede düşünmezdim açıkçası.

yazılım öğren, eticaret öğren, dropshipping vs. artık ne varsa dünya üzerindeki fırsatlardan onu öğren. ben 1300 dolara kendimi emekli edecek geliri kazanıyor gözüyle bakmam ama bana refah kazandıracak bir alan/zaman kazandıran bir gelir olarak düşünebilirim. çoğu insanın bu lüksü yok. hayatta kalmak için çalışmak zorunda insanlar. senin vaktin var hazır. değerlendir...
0
syozkn
(13.12.21)
baskan para parayi ceker, madem ilgini ceken ve anladigin is bu, bunu olceklemeyi deneyemez misin? gelirinin bi kismini daha fazla mining ekipmani almaya/mevcutlari upgrade etmeye/maintenance'a, bi kismini dendigi gibi uzun vade icin yield farming'e, bi kismini kripto fonlarina (tokensets, zerion vb), ufak bi kismini low-cap-gem gorduklerine (memecoin degil) vs diye bolerek yonetebilirsin bence. remote calisip dolar kazanma imkanim yoksa ben de tr'de calismazdim bu maaslarla. 8-6 calisip 10-15k TL kazanacagina gunde 3 saat smart contract development ogrenip en azindan ilgi duydugun alanin membahinda calisirsin, kral gibi de maas alirsin yani.

ustteki arkadasin dedigi cok onemli bisi var; senin zamanin var abi su anda. 'imkanimiz yoktu giremedik o islere' denen durum yok yani. su anda rocket science da ogrenebilirsin, dolandiricilik teknikleri de, istedigin alanda ilerleyebilirsin. kendini kisitlamissin bence halihazirda yapabildigin is ile.
0
hjarteblod
(13.12.21)
1300 dolara sonsuza kadar 1 gun bile calismam.

Yalniz senin para sonsuz degil yarin bile sistemin bitebilir, niye 1300 yapmak yerine yatirim yapip 3900 dolar kazanmiyorsun.
Kisa surede ev+araba bir seyler yapip emekliligi garantilersin.
0
divit
(13.12.21)
basliga girerken kira parasi gibi bir sey zannettim, bugun bana birisi sonsuza kadar 1500 usd teklif etsin ve kiram olmasın, ertesi gun turkiyeye donerim. para mal mülk umrumda değil 1500 usd ucuncu dunya ulkesi icin cok guzel para.

soruna cevap : yine de calismam.
0
garavel
(14.12.21)
yani ayda 300-400dolar kenara atabiliyorsan aslinda garanti parasi icin ileride de birikim olur ve cok da calismaya gerek yok aslinda. zevkine sikilmamak icin freelance projeler yapmaya devam edebilirsin.

bir de hep yalniz mi yasayacaksin(bilmiyorum tabi evli misin cocuk var mi falan) bunlar da bir etken.

emeklilik icin de bes diye bi sistem varmis ama hic bilmiyorum nedir normal emekli gibi mi sonradan oduyorlar anlamiyorum o isten ama bakabilirsin
0
c1b2k3
(14.12.21)
sgk emeklilik için asgari gün ve yılını doldurana kadar çalışırdım.
hiç değilse 60 yaşından sonra bir gelir ve sağlık sigortan olur.
0
nuisance
(14.12.21)
(7)

Rezidansta yüksek katta oturmak güzel mi?

vatanperver
Perde kullanmayıp etrafı görebilmek güzeldir diye düşünüyorum. Gerçi belki perde gerekiyordur, artık gökdelenler bile yan yana. Sahi o camlar kirleniyor mu, ne sıklıkla siliniyor?Bir de o ufacık evlerde (net 30-50 metrekare) oturanlar, sıkılıyor musunuz, keşke daha büyük bir ev olsaydı diyor musunuz
Perde kullanmayıp etrafı görebilmek güzeldir diye düşünüyorum. Gerçi belki perde gerekiyordur, artık gökdelenler bile yan yana. Sahi o camlar kirleniyor mu, ne sıklıkla siliniyor?

Bir de o ufacık evlerde (net 30-50 metrekare) oturanlar, sıkılıyor musunuz, keşke daha büyük bir ev olsaydı diyor musunuz?
0
vatanperver
(13.12.21)
ben 3+1 mutfagi da amerikan olmayan bir bi yerde oturuyorum yaklasik 20. katta falan. fikirtepe civarinda butun sehir gozukuyor, eglenceli bence. camlar kirleniyor bazi siteler disardan temizliyor, bazilari temizlemiyor.

30-50 m2 sikici gercekten.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(13.12.21)
o kadar kucuk bir daireyse sehir merkezinde, sokaga adim atinca her turlu olanaga erisimi olan bir konumda olmasi lazim. rezidansta hem izole hem de minicik daire cekilmez.
0
hot potato
(13.12.21)
Rekorum 16. kat studyo daire, 20m2 falandi. Bekar/ogrenci falan iken etkilemez zira evi otel gibi kullaniyorsun. Bence 5-6 kattan sonrasi "insancil" degil, o katlara kadar agaclar ulasabiliyor, ustune cikinca agactan topraktan kopuyorsun.
0
cooperr
(13.12.21)
Ferah. Artısı bu.
Bir diğer artısı da bina içi spor tesisi.
Eksileri;
Bin küsür insan aynı binada. Ürkütücü. Mesai saatleri içerisinde 20 dakika asansör beklemeniz olası.
Sürekli moto kurye sirkülasyonu mevcut.
Camlar yılda bir asansör iskele yardımı ile temizleniyor genel olarak.
Airbnb, günlük kiralık 'hangi rezidans olursa olsun' had safhada.
0
han20
(13.12.21)
25. kattayım, perdeyi sadece gün batımında çalışıyorsam güneşin gözümü almaması için kullanıyorum. ev geniş olduğu ve balkonlu olduğu için rahatım.

45. katta çok yakın arkadaşımın evi var, o kattan dolayı balkona veya tam açılan pencereye sahip değil, evi 90-100m2 ama pencere açılamadığı için 30m2 gibi hissediyorum o eve gittiğimde. camlar 2 ayda 1 kez dağcılar tarafından tertemiz siliniyor, o konuda bir problem yok. komşuluk ilişkisi yok, güvenlik çok sıkı, havuz ve spor salonu hizmeti var, kuru temizleme, market vs. 1 mesajla kapıya gelip kapıya getiriyor ürünleri.

iyi tarafları da var kötü tarafları da var. yaşam tarzına bağlı.
0
kent sakini
(13.12.21)
Oturduğum rezidansta ses yalıtımı hiç iyi değildi, ayrıca en üst kattayken kış mevsiminde bulutlardan manzara görünmüyordu. Komşular eline sonradan para geçen görgüsüz tayfadan değilse keyifli, değilse işkence.
0
BuddyGuy
(13.12.21)
önü açık bir binada, 26 katta, 70 m2 2+1'de oturuyorum cevaplayayım.

- perde kullanmamak, sürekli güneş ve gökyüzü görmek mükemmel bir şey.
- günün bir kısmını dışarıyı seyredip müzik dinleyerek geçiriyorum.
- güneş evin içine doğuyor, evin içine batıyor. o yüzden yazın aşırı sıcak oluyor evin içinde bronzlaşıyorsun, klima şart bu bir eksi.
- camlar büyük ve geniş olduğu için evin her yeri hep ışık alıyor, o yüzden evin küçüklüğü psikolojik olarak darlamıyor. bizimkinin 2 katı büyük ama ışık almayan evler gördüm, içinde durulmuyor güneş çok önemli.
- hayatını evinin küçük olduğuna göre belirliyorsun, ikea evi gibi yaşamaya alışmak zorundasın. misafir odam olsun, bir sürü eşyam olsun kafasındaki insanlara göre değil. ya da 50 kişi toplanıp parti yaparız dersen büyük rezidans dairelere bakman lazım ki epey pahalı.
- otopark, güvenlik spor salonu havuz vs'yi saymıyorum ama benim için çok önemli bir kriterdi.

en büyük eksisi --> gürültü kirliliği. yukarı çıktıkça şehrin tüm uğultusu sende toplanıyor. 20 sokak ilerideki egzos sesi bile geliyor. cam kapalıyken sorun değil de açıkken can sıkıcı.
diğer eksisi --> camlar tamamen açılmıyor gökdelen yönetmeliği gereği, hatta bazı dairelerde cam hiç açılmıyor. bizim 2 oda hiç açılmıyor, ek havalandırma var.
bi diğer eksi --> camlar yılda birkaç kez siliniyor, temizlik takıntın varsa sıkıntı, sürekli güneş evdeki tüm kiri tozu gösteriyor.

ben çok merak ediyordum, 4 senedir falan yaşıyoruz acayip keyif aldım, o yaşı da geçtim bir dahakine şehirden uzak ama villa tarzı bir yerde yaşamak istiyorum. istanbulda merkezi bi yerde yaşıyorsan ve ortalama üstü gelirin varsa, eski kafa takıntıları olmayan modern bi bireysen, aidat ödemek falan koymayacaksa bence mükemmel bir tercih.
0
roket adam
(13.12.21)
(9)

airfryer aletleri sizce işlevsel ve faydalı mi?

iwillsee
piyasada mevcut airfryer aletleri sizce işlevsel ve faydalı mı? kızarmış patates gibi şeyleri çok tüketen ama yağda kızarınca fazla kalori almaktan muzdarip bana faydalı gibi geliyor.. ama gerçekten işlevsel ve iyi bir ürün mü kullananlar deneyimlerini paylaşırsa çok sevinirim.
piyasada mevcut airfryer aletleri sizce işlevsel ve faydalı mı? kızarmış patates gibi şeyleri çok tüketen ama yağda kızarınca fazla kalori almaktan muzdarip bana faydalı gibi geliyor.. ama gerçekten işlevsel ve iyi bir ürün mü kullananlar deneyimlerini paylaşırsa çok sevinirim.
0
iwillsee
(13.12.21)
Bence cok da degil. Fanli firinda da benzer sonuc alinir. Tabii ki o kadar iyi olmaz ama benzer diyorum sonucta.
0
floydian
(13.12.21)
air frayerlerin büyük boyları oldukça pahalı.

yani hamburger yanında verilen bi avuç patates kızartmasıysa sorun evet alıp kullanabilirsin. yok ben 4 kişilik 5 kişilik pişireceğim bir kilo bi seferde pişireceğim dersen fiyatları çok artıyor.


ayrıca bimde satılan hazır patatesler fanlı normal bir fırında çok güzel oluyor arkadaşın dediği gibi.

alta yağlı kağıt seriyorum, patatesleri de 2 3 çorba kaşığı yağ ile yağlayıp üstüne az biraz tuz atıp atıyorum fırına. tabi aralıklı koymaya çalışıyorum.

bir bim patates paketinin yarısı 1 tepsiye sığıyor.
0
killerbee
(13.12.21)
blatta hiberna
(13.12.21)
Airfryer hediye geldi ve çok memnunum. Hediye olmasaydı büyük ihtimalle parama kıyıp almazdım ve çok şey kaybederdim. Patates kızartması, tavuk ve köfte konusunda çok memnunum. Biberi de güzel kızartıyor ama mesela patlıcan kızartması için epey bir yağlamanız lazım. Fırınla benzer gibi görünse de performansı farklı. Ama hakikaten çok pahalı.
0
SiyamkedisiZorro
(13.12.21)
hiç kullanmadım fakat refika birgül bayılıyor,öve öve bitiremiyor.
0
d e j i n
(13.12.21)
Firin icin yer yoksa alternatif olabilir ancak, ufak porsiyonlari cok guzel pisiriyor ama firin varken alinmasi gereksiz benim gozumde
Refikaninda sponsoru surekli guzellemesinden boo geldi
0
eja
(13.12.21)
evlerde kullanılan her türlü alet olabilir.
özellikle ufak tefek ev işlerinde, araçta bir takım işler için gerekli aletlerdir.
bakgelal.com
0
ForzAras
(16.02.25)
sadece patates kizartiyoruz.
tefal actifry spor
0
cooperr
(16.02.25)
Fırına oranla pratik ve hızlı olduğu için seviyorum, 1-2 kişi yaşayanlar için gayet güzel bir ürün gibi. Yani ben tek yaşayan birisi olarak öyle bir sürü şey yapıyorum diyemem köfte de pişiyor, dışarıdan aldığım kurabiyeyi de ısıtabiliyorum. Fırında olsa önden ısıtmaydı falan daha uzun bir süreç temizliği ile bence.
0
atom karincanin torunu
(16.02.25)
(10)

Yurt dışına iş bulmadan veya evlenmeden yerleşilmiyor mu?

ananiyimioguz
Mesela annem babam emekli, zorlasalar 250bin dolarları da çıktı diyelim.Amerika - İngiltere - Hollanda'ya falan yerleşemezler mi ev falan alıp?Sanki bizim ülkede belli bir miktarın üstünde ev-arsa alınınca vatandaşlık veriliyor?Bu tarz imkan sunan, ingilizcenin konuşulduğu ülkeler var mı?
Mesela annem babam emekli, zorlasalar 250bin dolarları da çıktı diyelim.

Amerika - İngiltere - Hollanda'ya falan yerleşemezler mi ev falan alıp?

Sanki bizim ülkede belli bir miktarın üstünde ev-arsa alınınca vatandaşlık veriliyor?

Bu tarz imkan sunan, ingilizcenin konuşulduğu ülkeler var mı?
0
ananiyimioguz
(12.12.21)
aradığın şeyin genel adı golden visa. 250.000 Euro'ya Yunanistan'dan ev alıp orada yaşayabilirler. Evi alır almaz 5 yıl oturum izni veriyorlar 5 yılın sonunda ev hala sendeyse uzatıyorlar oturum iznini. Sanırım 7 yıldı kesintisiz orada yaşarsan vatandaşlığa başvurma hakkın oluyor vs.

Anadili illa İngilizce olsun istiyorsan atlantikte bazı ada ülkeleri daha ucuza bu hakkı veriyor ama Türkiye'den 5 aktarmayla 2-3 günde gidilebiliyordu oralara. Tek yön uçak bileti 4-5 bin euro.

Amerika, İngiltere gibi ülkelerin de benzer programları var ama fiyatlar milyonlar seviyesinde.
0
10032007
(12.12.21)
Yerlesmesine yerlesirlerde ne yapacaklar orada.hadi gayrimenkul alımıyla oturum aldılar neyle gecinecekler.emeklilik durumlarından oturumda alabilirler ama bu seferde elde ne var ne yok onu yiyecekler.ordaki adamlar emeklilikte turkiye ye kaçma planları yapıyorlar.saglık konularına filan hic girmeyeyim,

Sorunun cevabına gelirsek avrupa genelinde 250k euro bandında gayrimenkul alımında oturum sansı var,ingiltere oturumu avrupadan daha kolay ama emekliler icin statuyu bilmiyorum.
0
duptıs
(12.12.21)
yunanistan 250k euro, ispanya 500k euro, portekiz 350k euro (aslinda 500k euro, ama 30 yildir renove edilmemis bir ev, ve nufusun yogun olmadigi bolgelerden alirsan 350k euro), avrupada bunlar var gayrimenkul ile. ingiltere falan vermiyor gayrimenkul ile. herkesin ingilizce konustugu ingiltere hollanda falan investor vizeleri var ama ingiltere 2 milyon poundluk yatirim ister, hollanda 1 milyon kusur euro olmasi lazim. is kuracaksin, istihdam saglayacaksin falan oyle olur.

okul kaydiyla da olur herhalde, ne bileyin emekliler ama master doktora yapicam dese biri gidebilirler yani en ucuzu o. o yasta nasil olur bilmiyorum gerci.
0
robokot
(12.12.21)
250 bin euroya avrupada kepaze olurlar ev aldıktan sonra.. para kalmaz çünkü ev aldıktan sonra... başka bir iş yapmayacaklarsa.. 250 bin eurom olsa türkiyede mis gibi deniz kenarı ilçeler var egede akdenizde.. giderim orda müstakil bi ev yaptırırım çok da gösterişli olmayan. ufak çapta bağ bahçe işleriyle vs. uğraşmak için yanında arazisi de olan bir yer. gül gibi yaşar giderim ölünceye kdar yeter o para burada...
0
fff02561
(12.12.21)
İspanya var adı emekli vizesi, calısman yasak ama oturum veriyorlar. Tek yapman gereken kalacak yer kiralamak
0
monicapp
(12.12.21)
Yeni iş kurabilirsin, business plan hazırlayıp hollanda, ingiltere, isveç, almanya gibi ülkeler iş kurma vizesi veriyor. Garanti yol diyorsan master’a kayıt ol, bir sürü okul var, kolay olanını bul, part time calısıp mezuniyet sonrası 6 ay ile 12 ay arasında iş arama izni alırsın, bu sürede iş bulursan sınırsız oturuma döner.
0
monicapp
(12.12.21)
Sorun yerleşmek değil yaşayacak paranın zor bulunması. Yoksa para varsa yerleşmek de kolay, oturum almak da kolay.
Golden visa bakacaksınız. Eu içinde en ucuz golden visa Letonya’da.
İspanya emekli vizesi de veriyor.
Vatandaşlık tamamen başka bişey.
Belirli bir süre oturur -ülkesine göre, çoğunlukla- çalışır/ vergi öderseniz 5-7 yılda vatandaşlık başvurusu yapabiliyorsunuz.
0
rewlack
(12.12.21)
Bu parayla yapilacak mantıklı is; siz eğer düzgün bir meslekteyseniz ve yurtdışı gecerliligi varsa sizi bir üniversiteye mastera yollayip kalmanizi saglamak olur. Bu da size tahminen 50bin-60bin euroya mal olur.
Ama mantıken elin avrupalisi emekliyken ucuz ulkelere kaçma pesinde (portekiz, yunanistan, turkiye derim ama eskisinden daha az) siz daha pahali ülkeye bakıyorsunuz. 250 bin euroya ev alinir ama geçim nasıl olacak?
0
logisticsmanager
(12.12.21)
amerika'da $250k ile yatirimci olarak oturum alabilirler. covid kaynakli cok uzun suruyor vs ama imkansiz degil, dogru is ve dogru avukatla $100k da halledilir.

youtube'da remzi kulen'in e tipi vize ile ilgili videolarini izleyebilirsiniz.
0
nodrap
(13.12.21)
her ulkede 250k yeterli olmaz. amerika/kanada icin 1 milyon civari para lazim, $250k ile halledilseydi yigilma olurdu. Daha ucuza hallederim diyen salliyordur, paranizi kaptirmayin.

Bir de zorladin 250k cikarttin, gayrimenkulu aldin, oturumu verdiler gittin, ne yiyip ne iceceksin? ilk etapta yine surekli para lazim. bunlar orda diregin yiyebilecegi lokmalar degil malesef.
0
cooperr
(13.12.21)
(12)

Yüzde kaç zam için iş değiştirirsiniz?

meraklitursucu
Yüzde kaç zam oranına konfor alanımın dışına çıkarım diyorsunuz?
Yüzde kaç zam oranına konfor alanımın dışına çıkarım diyorsunuz?
0
meraklitursucu
(10.12.21)
Şu ortamda minimum %100.
0
orient blue
(10.12.21)
Kıdem alma döneminde değilsem o zaman yüzde 40 + enflasyon farkı. Kasımda aralıkta iş değiştiriyorsam o zaman enflasyon zammı alıp üzerine yüzde 40 alacak şekilde hesap ediyorum.
0
zimbirik
(10.12.21)
Sadece zam mı olucak fark? Kariyer gelişim, yeni şeyler öğrenme falan?
Hepsi aynıysa(ki aynı olmaz o yüzden sadece orana bakıp karar verilmez) %30.
0
Bruce
(10.12.21)
aynı koşullarda ise %35 min
0
jelly bear
(10.12.21)
min 50.

20-30 zaten yapıyorlar.
0
ananiyimioguz
(10.12.21)
%35
0
gabe h coud
(10.12.21)
iş türkiye'deyse şu anki maaşımın 10 katına ancak iş değiştiririm. iş yurt dışındaysa 2-3k euroya basar giderim.
0
erenderk
(10.12.21)
en az %80 civari.
0
la lykia
(10.12.21)
şu anki işimi düşündüğümde yüzde 60 falan zam olması lazım
yurtdışına 2500 dolara direkt giderim firma düzgünsse
0
megacracker
(10.12.21)
Bu işime %100e geçtim, %30 civarı zam alırım, geçmem için %50-60 olmalı.
0
anneboleyn
(10.12.21)
turkiye'deki kriz ortamindan bagimsiz yorum yapmak gerekirse %25 altina bence degmez, ama %10 icin degistireni de gordum. Hizli maasini arttirmak icin her sene ziplayanlar var. Bulundugum ulkede senelik maas artisi %2-3 arasi.
0
cooperr
(11.12.21)
Bizim şirket 30 yaptı, ancak 50 ye kesin değiştirirdim
0
bbb_1
(14.12.21)
(2)

Yurtdışından gelen telefonu pasaportuna işleten kişi mi kullanmak zorunda?

bubiruyaolmali
Merhabalar, Diyelim almanyadan telefon aldım ve türkiyedeki kardeşime hediye olarak getirdim. Bu telefonu da kendi pasaportuma işlettim. kardeşim bu telefonu kendi hattı ile kullanabiliyor mu? eskiden kullanıyordu da şu an bi şeyler değişmiş sanırım ama emin olamadım akıl sır erdiremedim. birine te
Merhabalar,
Diyelim almanyadan telefon aldım ve türkiyedeki kardeşime hediye olarak getirdim. Bu telefonu da kendi pasaportuma işlettim. kardeşim bu telefonu kendi hattı ile kullanabiliyor mu? eskiden kullanıyordu da şu an bi şeyler değişmiş sanırım ama emin olamadım akıl sır erdiremedim. birine telefon hediye edemeyecek miyiz?
ya da ilerde başka telefona geçmek istediğimizde bu telefonu satamayacak mıyız?
teşekkürler,
0
bubiruyaolmali
(10.12.21)
ikisi de hayır
1- sadece kayıt yapılan pasaport sahibine ait hat ile kullanılabilir.
2- belirli bir süre bu hat kilidi kalkmıyor sanırım 3 (kontrol etmek lazım) sene sonra bütün hatlara açılıyor ve doğal olarak satılabiliyor.
0
yeninesiltupcu
(10.12.21)
yeni kural pasaport ile telefon hatti sahibinin ayni kisi olmasi lazim ve ilk 3 sene sadece kayit yaptiran kisi kullanabiliyor, satsan da baskasi kullanamiyor baska hat takinca kitleniyor.
0
cooperr
(10.12.21)
(27)

Hiç evden çıkmadığınız bir durumda ne sıklıkla duş alırsınız?

ms brownstone
Pandeminin başında evden çalışırken haftada 1 duş alan birini duydum da onun şaşkınlığıyla soruyorum. Pandeminin ilk zamanları gibi haftalarca evden çıkmayacak olsanız ne sıklıkla duş alırdınız/aldınız?
Pandeminin başında evden çalışırken haftada 1 duş alan birini duydum da onun şaşkınlığıyla soruyorum. Pandeminin ilk zamanları gibi haftalarca evden çıkmayacak olsanız ne sıklıkla duş alırdınız/aldınız?
0
ms brownstone
(09.12.21)
yine de her gün duş alıyorum. günlük hayatta buna alıştıktan sonra 1 gün duş almayınca kendimi çamur gibi hissediyorum.
çok nadiren yataktan neredeyse hiç çıkmadığım bir gün olursa 1 gün duş almadığım oluyor.
0
kent sakini
(09.12.21)
Gün aşırı. Saçım yağlanıyor çünkü mecburen alıyorum. Bazen her gün.
0
hrvl
(09.12.21)
evden çalışıyorum, bazen günlerce evden çıkmadığım oluyor, istisnasız her gün duşumu alıyorum, 1 gün bile duş almasam kendimi iğrenç hissediyorum.
0
hypathia
(09.12.21)
2 günde 1
0
anais
(09.12.21)
çok sıcaklar ya da üstüste yapılan (yüzme gibi) aktiviteler, bazı yaz dönemleri falan hariç hiç bir zaman her gün duş almamış olabilirim. cildin ve saçın doğal dokusunu ve yağ dengesini kötü etkiliyor bence. sürekli evdeysem ve özel bir durum oluşmamışsa, üstüste 3 gün duş almayabilirim diyebilirim sanırım.

ihtiyaç insandan insana değişebilir diye düşünüyorum. bazı insanların gerçekten her gün duş almaya ihtiyacı da oluyor olabilir, herkesin cilt tipi, vücut yapısı falan farklı sonuçta. ama haftada bir biraz abartıymış.
0
nimberjack
(09.12.21)
hergun, cikmak cikmamak farketmez.
0
cooperr
(09.12.21)
kokmuyorsam terlememişsem pis değilsem ve evden çıkmıyorsam ev halkı da rahatsız olmıyorsa haftada 1 ideal
çocukken de öyle değil miydi zaten?
ayrıca saçın dönem dönem kendi yağıyla yağlanması çok faydalı. azıcık de su tasarrufu olsun evde yalnızsanız her gün duş gerekli olmadığı gibi cilt ve saç için inanın sağlıklı da değil.
0
photo85
(09.12.21)
herhangi bir gün belirlemiyorum. saçım yağlanırsa, terlediğimi, kirlendiğimi hissedersem oluyorum. bu bazen günlük bazen de 3-4 gün arasında olabiliyor.
0
jepa
(09.12.21)
Kışın 2gunde 1 yazın her gün
0
olaylar olaylar
(09.12.21)
troll cevap sanacaklar ama daha önce yaptım. 1 sene.
0
ya ben lan neyse
(09.12.21)
Ekstrem 1 durum yoksa kışın günde 1 yazın günde 2 den başlar havanın sıcaklığına göre devam eder.

Ama evden çıkmadığım gün kışın sadece şampuanlanip çıkarım. Yazın 2. Duştan itibaren sadece soğuk suya girmek şeklinde cereyan eder vs
0
materyalist imam
(09.12.21)
Normal düzenimde 2 günde 1 alırım. Arka arkaya duş alacaksam da duru su ile yalnızca gereken bölgeleri sabunlayarak duş alırım.

Pandemide 3 e ve 4 e çıktığı oldu. Saçım yağlandı ama vücudum kokmaz zaten benim.
0
zimbirik
(09.12.21)
Her gün aldım/alıyorum. Aksi düşünülemez.
0
ruhen hastayim ben
(09.12.21)
2-3 günde bir disari dikip cikmamaklar alakasi yok bu durumun. haftada bi ne la ilkokul ögrencisi gibi:)
0
all girls dream
(09.12.21)
2-3 günde bir.
0
hayirsiz
(10.12.21)
Spor yaptığım için yine her gün. Spor yapmasam da her gün. Disiplin sağlar, işe ve hayata güzel bir başlangıç. Sağlıklı rutin çok önemli.
0
gabe h coud
(10.12.21)
3 numara sacim var, evden calisiyorum ve terlemediysem 4 gunde 1 dus alabilirim evet tsk.

Pis oldugumu da zannetmiyorum yazin her gun yikanirim. Benim dus alma kriterim sac yaglanmasi ve ter kokusu. Bunlar 1 gunde olursa 1, 4 gunde olursa 4 gun sonra dus almis olurum.
0
ananiyimioguz
(10.12.21)
Duş her gün alıyorum da saçımı 2 günde bir yıkıyorum; lisede her gün saç yıkamaktan dermatit olmuştum, doktorum çok kızmıştı. O zamandan beri her gün yıkamak yerine ara veriyorum.
0
fraise
(10.12.21)
majorun de majoru depresyondan muzdarip oldugum zamanlar birkac ay banyoya girmedigim oluyordu. normalim iki-uc haftada bir falandi. yillar gecti, depresyon hala devam ediyor fakat kendimi zorlayarak iki gunde bire sabitleyebildim. yani bu depresyon oyle bir sey ki adami banyoya sokmuyor cok ilginc. ha bu arada dus konseptini hic sevmedim ben. keselenerek yikaniyorum.
0
nibba
(10.12.21)
Ayda 1-2 defa
Arabayı her pazar
0
wu
(10.12.21)
yazın terleyen biri olduğum için her gün alıyorum

kışın evden çıkmadığım dönemlerde üç dört günde bir. Evden çıktığım zamanlarda iki günde bir gibi
0
nundu
(10.12.21)
Son 25 yıldır kar yağmur çamur demem, yataktan bile çıkmayacaksam yine de her gün. Sadece sezeryan doğum yaptığımda ara verdim onda da mutlaka saçımı yıkayıp vücudumu sildim.
0
balik kraker
(10.12.21)
spor yapmasam 4-5 gune kadar cikardi heralde ama spor yaptigim icin aliyorum.
0
bay b
(10.12.21)
Her gün tabii ki. İnsan oturduğu yerde kendi kokusundan rahatsız olur, haftada bir ne demek? :D
0
BuddyGuy
(10.12.21)
iki günde bir, maksimum üç. Dışarı çıkınca da benzer yapıyorum zaten, yalnız bazen "sadece vücut" veya "sadece saç" yıkadığım ara günler olabiliyor.

Her gün duş alma gerekliliği hisseden ve kıyafetlerini bir kere giyip yıkayanlar ya çok terliyorlar veya çok vücut kokuları mı var nedir, bu insanlar kendinden çok iğreniyor kendilerini çok pis görüyor gibi geliyor bana.
0
nhk ni youkosu
(10.12.21)
ben her gün duş alırım. evden çıksam da çıkmasam da. duş almadan kendimi rahat hissedemiyorum.
0
alt4y
(10.12.21)
2 günde 1 alıyorum max. çıkmak çıkmamak fark etmez.
0
roket adam
(10.12.21)
(11)

Nikahta takılan takının eşdeğer dönmemesi

noxell
Selamlar,Böyle bir şey yaşadım, şaşkınım. İş arkadaşıma nikahında yarım gram taktım. O zaman için 243 tl idi. 3 ay sonra da benim nikahım oluyor. Gelemeyeceği için zarf verdi bana. İçinde 100 tl vardı. ahdhahss. Eşdeğer olması gerekmiyor muydu bu işlerin?
Selamlar,

Böyle bir şey yaşadım, şaşkınım. İş arkadaşıma nikahında yarım gram taktım. O zaman için 243 tl idi. 3 ay sonra da benim nikahım oluyor. Gelemeyeceği için zarf verdi bana. İçinde 100 tl vardı. ahdhahss. Eşdeğer olması gerekmiyor muydu bu işlerin?
0
noxell
(09.12.21)
Gram altın 786 TL, 100 de azmış tabi
0
olaylar olaylar
(09.12.21)
Kulturumuzdeki genel beklenti altin cinsinden birebir geri donmesi.

Benim sahsen bir beklentim olmadi, takabildigime taktim, kimin ne taktigina da bakmadim.
0
cleric
(09.12.21)
Zarfta yüz lira nedir yahu. Bence baya ayıp etmiş. Yarım gram uygun olurdu bence. Ya da eş deperi fl, bilemedim.
0
saturn
(09.12.21)
Taktığım hiçbir altının geri dönmesini beklemedim ama zarfta 100 lira nedir yahu. Hiç verme daha iyi. ya da 1 kilo peynir tak şakalı olsun. Çoayıb bence.
0
msb
(09.12.21)
Belki paras yoktu. Ben arkadaşımın kınasına gittim, çalışmıyordum. Bir şey takmadım ama çocuğu oldu hem tulum hem de zıbın aldım 2 tane.
0
barguzhale
(09.12.21)
parası olmayabilir
sizden daha muhtaç olabilir
batakta olabilir
0
comp
(09.12.21)
geri ver hocam. İhtiyacı varsa onda kalsın, yoksa da bu paraya ihtiyacın yok ayıbı ona kalsın.
0
biravekahve
(09.12.21)
Valla ben liste tutmuyorum, geri doner donmez gibi bir hesap da yapmiyorum.
Direk iliskime gore degerlendiriyorum, en onemli kriterim de beni arayip sormasi.

Gecenlerde sevdigim bir arkadas evlendi, dugunune cagirdi gidemedim ama sonra bulustuk. O da benim dugune gelememisti. Altinini verdim, hayirli olsun dedim bitti gitti.
0
cooperr
(09.12.21)
Bu işler artık böyle, eski yazısız kurallar kalkalı çok oldu.
Ben genelde gram altın takmayacağım yakınlıkta olmayan düğünlere hiç gitmem, gittim mi de takarım gram veya küçüğümü, Ama o arkadaşlarım bana hiç bişey takmayabilirler ben evlenince, durumu olmaz, durumu olsa üst üste gelmiştir sonra telafi eder ben takılmam, sizde takılmayın geçmiş olsun
0
Kronikkötümser
(09.12.21)
bence şu anda içinde bulunduğumuz ekonomik koşullarda bu tip bir eşdeğer geri dönüş beklemek yersiz.
o altınları alıp kenara koyan var, düğün masrafı ya da diğer borçlar için kullanan var.
kimsenin durumunu bilemeyiz.

durumu buna yetmiştir, hiçbir şey vermemektense en azından bir şey vermiş olmak istemiştir ama "kusura bakma, param yok" demek de istememiştir.
eğer tanıdığınız ve bu tip şeyleri bilerek yapacak biri olmadığını bildiğiniz biriyse "canı sağ olsun" deyip geçmeniz lazım, şaşırmanın anlamı yok.
yoksa yoktur yani, ne yapsın?
0
blatta hiberna
(09.12.21)
normalde bunlar gönülden gelen bir hediye olarak kabul edilmeli ancak bizim geleneklerimizde en az birebir olması gerekiyor diye bir genel kabul var. şu an gram altın yaklaşık 800 ama bir ay öncesini düşünürsek dolardaki artış olmasaydı 500-520 arasında olması gerekiyordu. dolayısıyla zarfın içine 250-300 arasında bir para koysa iyiymiş ama neden öyle yapmış nedenini bilemeyiz tabi.
0
jepa
(09.12.21)
(5)

"Dolar artınca sadece ithal mallar zamlanıyor" argümanı

ya ben lan neyse
geçen bir ekonomi prof.u "dolarla işimiz yok diyorsunuz ama x yurt dışından dolarla, y dolarla alınıyor." gibi bir şey dedi. sokak röportajlarını çok izliyorum. muhalifler bile "dolarla ne işimiz var?" diyene "x dolarla, y dolarla alınıyor" diyor.yani "dolar artarsa artsın, yerli üretim hep tl ile"
geçen bir ekonomi prof.u "dolarla işimiz yok diyorsunuz ama x yurt dışından dolarla, y dolarla alınıyor." gibi bir şey dedi.

sokak röportajlarını çok izliyorum. muhalifler bile "dolarla ne işimiz var?" diyene "x dolarla, y dolarla alınıyor" diyor.

yani "dolar artarsa artsın, yerli üretim hep tl ile" argümanı iktidar destekçilerinde var. ve karşı argüman "ithal mallar çok. o yüzden etkileniyoruz" şeklinde. yani herkeste "dolar yükselince sadece dolarla alınan ürüne zam geliyor." algısı var.

1. biz dolar yükselince sadece dolarla alınan ithal mallarda mı zam görüyoruz?

2. yoksa aslında doların falan yükseldiği yok. dolar/tl oranında payda sürekli düştüğü için mi tl ile alınan her şey zamlanıyor?

3. ya da dolarla alınan enerjiye zam geldiği için yerli üretimin maliyeti artıyor ve yeri üretime de zam o yüzden mi geliyor?

ikincisi diye biliyordum ama prof. beni ikileme düşürdü. hangisi doğru?
0
ya ben lan neyse
(08.12.21)
Üretim icin en önemli girdilerden biri enerji ve dolar arttıkça enerji maliyeti artıyor. Öyle olunca üretim maliyeti de artıyor.

Pek çok hammadde ithal geliyor, al sana bir artış kalemi daha.

Ürettiğin mallar ülke içinde taşınıyor, ve yakıt dolarla. Ürettiğin mallari taşıdığın tir, kamyon vs araçların pek çok parçası ithal geliyor.

Ve bu sırada cok temel bazı ürünler de ithal: Buğday, saman…

Katma değerli teknoloji ürünlerine gelmedik bile.
0
kaptankedi
(08.12.21)
Hemen hemen her şeyde maliyetin bir yerinde ithal girdiler var. Yani 1000 dolarlık bilgisayarın tl fiyatı elbette artıyor bunu herkes görüyor. Ama öte yandan diyelim bir hizmet satın alacaksınız, adamlar orada kullandığı yazılımı yurtdışından alıyor. Haliyle maliyeti artıyor, biz hizmette ne alaka, yurtdışından gelen bir ürün mü satıyor diye düşünebilecekken adam ona da zam yapıyor. E elektrik, doğalgaz, yakıt vs artıyor ofis maliyetleri artıyor.

Gıda ürünleri için mazot, gübre, yem. Denklemlerin bir yerlerinde illa bir yabancı girdi var, ne kadar büyükse fiyat o kadar etkileniyor.
0
senolll
(09.12.21)
1 doğru değil.
2 doğru. Dolar değer kazanmıyor TL değer kaybediyor.
3 doğru. Hammadde açısından ithalata bağımlı bir ülkeyiz dolayısıyla TL değer kaybettikçe girdi maliyetleri artıyor. Azalan tek şey döviz bazında işçilik maliyetleri.

Kendi maaşım TL bazında geçen seneye göre %18 artmış olmasına rağmen dolar bazında yarıya düşmüş durumda.
0
pispinti
(09.12.21)
inek sütü de mi ithal? dolar zamlandıkça neden süt ve un fiyatı artıyor? bence ekonomiye ciddi bir devlet kontrolü şart artık. tlnin değer kaybı korkunç seviyede
0
photo85
(09.12.21)
1- hyr, herseyde
2- dolar yukselmiyor, tl deger kaybediyor.
3- evet

"madem oyle sut niye artiyor" - elektrik, dogalgaz disardan geliyor ve alayi dovize endeksli, ve hepsinde fiyat artisi yasandi, fabrikalar ikisini de kullaniyor. Lojistik kamyonlarla saglaniyor, araclar benzin fiyatlari artiyor cunku hepsi dovice endeksli. Fabrikada kullanilan makinalarin cogu yurtdisindan geliyor, makinalar dovize endeksli, vs. Liste uzar gider.

Ben diyelim ki bahcemdeki odunu kesip oyup kasik yapiyorum satiyorum, odunu da baltayla kesiyorum. Yani kas gucu + yerli agac. Agac da sahibi oldugum araziden, ben ekmedim, bakmadim, full dogal. Gunde 10tl'den 20 kasik satinca hayatta kalabiliyorum, yani 4000tl bana yetiyor. Ama herseye zam geldi, benim artik 6000tl ye ihtiyacim var. Dolayisiyla artik 15tl ye satmam lazim ki ay sonunu getirebileyim. Al abi %100 yerli urun yine fiyati artti.
0
cooperr
(09.12.21)
(6)

Türkçe master ardından yurtdışı doktora?

damba
Merhabalar, İstediğim program bu bahar dönemi istediğim okulda açılmıyor Türkiye’de, ben de güz 2022 dönemini beklemeden bu bahar master programına başvurmak istiyorum. Eğer bu dönem baharda girersem bir programa, Türkçe okuyacağım ve Türkçe tez yazacağım. Yurtdışına bir kaç PHD programı kestirmişti
Merhabalar,

İstediğim program bu bahar dönemi istediğim okulda açılmıyor Türkiye’de, ben de güz 2022 dönemini beklemeden bu bahar master programına başvurmak istiyorum. Eğer bu dönem baharda girersem bir programa, Türkçe okuyacağım ve Türkçe tez yazacağım. Yurtdışına bir kaç PHD programı kestirmiştim gözüme, İngilizce tez yazsam bu doktora programlarında şansım daha fazla olur diye düşünüyordum ama Türkçe tez yazmak beni ne kadar dezavantajlı çıkarır yurtdışı başvurularında?

Teşekkür ederim.

Alan: psikoloji
0
damba
(08.12.21)
tezinizi ve master sirasinda yazdiginiz diger makaleleri ingilizceye cevirebilirsiniz basvurulariniza eklemek icin. turkce programda okurken konferanslara katilim, sunum munum nasil olur bilmiyorum master suresince.

degmez bence, zaten akademisyen olacaksaniz onunuzde rahat 7-8 sene var. bir donem daha bekleyip ingilizce okuyun.
0
hot potato
(08.12.21)
master icin cik direk, oradan phd'ye baglarsin.
turkiye'de tezi ingilizce yazma olasiligin olsa bile yine de yapma diyorum, phd isini zora sokar.
0
cooperr
(08.12.21)
@cooperr neden zora sokarım dediniz phd işini hocam?
0
🌸damba
(08.12.21)
Daha kabul almamışsınız. Bunun kabulü var, ders geçmesi var, tez aşaması var. Bu süreçlerde yapılabilen neyse o yapılır. Bakalım size danışmanlık yapmak isteyen hoca çıkacak mı, 2-3 sene gidip gelecek misiniz yoksa. Önce bunları halledin derim.
0
OrangeYellow
(08.12.21)
Psikoloji alanında yurtdışında yl yapıyorum. Yıllardır sürekli phd ilanlArına bakan birisi olarak tezinizi hangi dilde yazdığınızın kabul durumunu etkileyeceğini sanmıyorum. Zaten phd mülakatsız girebileceğiniz bir yer değil ve başvuru için de toefl, ielts vs talep edilecek. Böylece phd yapabilecek düzeyde diliniz var mı anlarlar. Bazı programlar sizde bir writing sample ister, bunun için de tezinizin belli bir bölümünü çevirip sunabilirsiniz. İng okumanızın şöyle avantajı olurdu mesela bazı okullar ing eğitim aldıysanız toefl istemiyor. Phd’lerde abd’de kabul oranları yüzde 5-6. Çok iyi ortalama yapmaya bakın derim. Tezi hangi dilde yazdığınızdan ziyade bu daha önemli.
0
but that was just a dream
(09.12.21)
yüksek lisans türkiyede ücretsiz olduğundan türkiyede yapmak mantıklı. sizi ham lisans mezuniyetiyle (ABD'de genelde böyle başvururlar) phd'lere başvuranların bir tık önüne geçirir.
0
freiefeeler
(09.12.21)
(4)

Yakın zamanda yurtdışına çıkış icin pcr testi yaptıran var mı?

fraise
Çıktısını illa ki hastaneye gidip alıp imzalı olanı mi ibraz etmek gerekiyor yoksa e-nabiza düşen sonucu alıp götürsek sorun olur mu? Sonuçta pasaport numarası yazıyor ve sonuç İngilizce, barkod da var. İlla gitmek gerekiyor kısmını tam olarak anlayamadım.Teşekkür ederim şimdiden herkese.
Çıktısını illa ki hastaneye gidip alıp imzalı olanı mi ibraz etmek gerekiyor yoksa e-nabiza düşen sonucu alıp götürsek sorun olur mu? Sonuçta pasaport numarası yazıyor ve sonuç İngilizce, barkod da var. İlla gitmek gerekiyor kısmını tam olarak anlayamadım.

Teşekkür ederim şimdiden herkese.
0
fraise
(07.12.21)
enabız'daki yetiyor
0
co2s2
(07.12.21)
kıbrıs için kıbrıs sağlık bakanlığı uygulaması formu doldurmak + çıktı almak gerekiyordu geçen hafta.
0
ankarakecisi
(07.12.21)
gecen ay uctum, cikti goturdum..ucaga binene kadar 3 kere baktilar farkli guvenlik noktalarinda.
0
cooperr
(07.12.21)
Son durumda olan şeyi yazayım; THY'ni aradım, co2s2'nin dediği gibi e-nabizdaki sonucun çıktısı yeterli, özel olarak mühür, imza vs belirtilmemiş zaten gerektiğinde qr kodu var dediler. Ben de bu şekilde gittim.

Sonuç itibariyle herhangi bir sorunla da karşılaşmadım.
0
🌸fraise
(08.12.21)
(8)

hala dolarla maas alanlar var mi acaba?

bioverse leo
Bundan 10-20 sene once Istanbulda ya da yabanci sirketlerle calisip dolarla maas alan insanlar duyuyorduk etrafimizda. Dolarla kira isteyenler de oluyordu.Acaba bilen var mi? su korkunc doviz piyasasina ragmen, TRde dolarla maas almaya devam eden bildiginiz birileri var mi?
Bundan 10-20 sene once Istanbulda ya da yabanci sirketlerle calisip dolarla maas alan insanlar duyuyorduk etrafimizda. Dolarla kira isteyenler de oluyordu.
Acaba bilen var mi? su korkunc doviz piyasasina ragmen, TRde dolarla maas almaya devam eden bildiginiz birileri var mi?
0
bioverse leo
(03.12.21)
ne yoğunlukta bilmiyorum ama var.
not: bahsettiğim firma avrupalı bir firmanın türkiye ofisi.
0
syozkn
(03.12.21)
2-3 kisi var, biri IT sektorunde yurtdisina is yapiyor, oburleri turizm sektorunde.
0
cooperr
(03.12.21)
Arkadaşım gemici, dolarla alıyor maaşını
0
kisa
(03.12.21)
Arkadasimin esi yabanci bir finans kurulusunda nispeten kritik onemi olan bir pozisyonda.
(CEO, GM, VP falan degil yani C level degil)
Euro ile maas aliyor.
0
la lykia
(03.12.21)
IT sektöründeyim ben de, yazılım üreticileri her ay dolar/euro bazında hesaplayıp veriyor (özellikle güvenlik / saas alanında)
cisco, palo alto networks, fortinet, trend micro, a10 networks, microsoft, crowdstrike, vectra bunlardan bazıları

bunların bazılarında gelir vergisi muafiyeti de var hatta + olarak. 10-15 sene tecrübeli bir satışçının ote maaşı 10-15 bin dolarlara çıkabiliyor aylık.
0
roket adam
(03.12.21)
Ben varım
0
synesthesia
(04.12.21)
Uluslararasi okullardaki yabanci ogretmenler dolarla maas aliyorlardi ben ayrildigimda.
0
sopiro
(04.12.21)
Network firmasındayım. Şirket, ünvan hediyelerini dolar ile veriyor. 10000 dolardan 100000 dolara kadar değişiyor ünvanına göre.
0
mellifica
(04.12.21)
(2)

araba egzoz delinmesi

kafadanfillo
merhaba arkadaşlar;arabamın egzozundan sesler geliyordu. eğilip bakınca 2-3 yerde delik oldugunu gördüm. bu kısımları onarma imkanımız var mı? yoksa komple egzoz mu değişir?98 model fiesta. istanbul anadolu yakasında (maltepe civarı) usta tavsiyeniz var mı?maliyet ne olur acaba?
merhaba arkadaşlar;

arabamın egzozundan sesler geliyordu. eğilip bakınca 2-3 yerde delik oldugunu gördüm. bu kısımları onarma imkanımız var mı?
yoksa komple egzoz mu değişir?
98 model fiesta.

istanbul anadolu yakasında (maltepe civarı) usta tavsiyeniz var mı?
maliyet ne olur acaba?
0
kafadanfillo
(03.12.21)
delikler susturucularda mi yoksa borularda mi?

egzoscular kaynatiyor ama iyice curuyup incelmisse yapamazlar haliyle. 2-3 sene once borusu ayrildigi icin kopup yerlerde surunmustu benim son susturucu. iki kere kaynattim, ilkinde biri sadece gazalti yapmisti, ikinci yaptirdigim yer gazaltinin ustune bir de elektrik kaynagi yapmisti. 40 lira bi sey almisti sanki. simdi olsa olsa 100 olmustur.

kaynak olmazsa degistirilecek mecbur.
0
chezidek
(03.12.21)
arac 25 yasinda, marka da ford olunca manifoldan susturucuya kadar gidiktir buyuk ihtimal diyorum. yama yaparak bir yere kadar gidersin aralardan tekrar delinir. Turkiye'de arac pahali o yuzden komple degistirmeni tavsiye ederim, bir daha basin agrimasin.
0
cooperr
(03.12.21)
(9)

araba seçimi yardımı

admin
selamlar,orta yaş sendromuna girmiş bulunuyorum ve şu ana kadar arabaya hiç ihtiyacım olmadı ama bir tane alayım diyorum. biraz birikmişim var, siz olsanız hangi arabayı almak istersiniz?- Range Rover Evoque- Ford Mustang
selamlar,

orta yaş sendromuna girmiş bulunuyorum ve şu ana kadar arabaya hiç ihtiyacım olmadı ama bir tane alayım diyorum. biraz birikmişim var, siz olsanız hangi arabayı almak istersiniz?

- Range Rover Evoque
- Ford Mustang
0
admin
(03.12.21)
rre.
0
archmage mahmut
(03.12.21)
orta yaş bunalımına mustang daha iyi gider sanki.
0
msb
(03.12.21)
madem içindne geçiyor ikisini de al derim, haftasonu üstünü açar mustange binersin, hafta içi gündelik kullanım için de biraz küçük ama evoque seni idare eder.
0
orpheus
(03.12.21)
Evoque ne ya ufak, çirkin, metres arabası. Velar düşünebilirsin.

Sadece bu iki seçenek varsa Mustang diyorum.
0
chicha_v2
(03.12.21)
rre
0
since1907
(03.12.21)
Range cok bozuluyor hayattan sogursun, mustang ise dunyanin en konforsuz arabasi. Culsuz amerikan ogrencisi biniyor. Gurultuden kafan siser.

Ben olsam japon alirim. Yeterli paran varsa hem performans hem de konforu japonla elde edersin.
0
divit
(03.12.21)
öncelikle biraz değil baya biriktirmişsin tebrikler, range rover cidden baya problemli arabadır. Mustang ise yere yakın tamamen farklı konseptler. porche cayenne tavsiye edebilirim hem konfor hem sürat hem de ortayaş bunalımına iyi gelebilir.
0
sipsiyah
(03.12.21)
Nerde satılıyor bu resimler?
Ben kırmızı olsun isterim.
0
neymis
(03.12.21)
Senin sikintiyi biliyorum, bunlarla problemi cozemezsin, hep birsey eksik kalir.

gercek tedavi istiyorsan bir tane macan alip bitireceksin, v6 olmasi lazim, mumkunse GTS. Ikisinin ayri ayri yapacagi tedaviyi tek aracla hallediyorsun.

Haydi hayirli olsun..
0
cooperr
(03.12.21)
(5)

Aracımda cıkan sembolun tam olarak anlamı nedir?

sislerrr
Merhaba,citroen c3 2020 model araca sahibim. Bu sabah itibariyle anahtar seklındeki arıza yandı ve hala sonmedi. Aracım sıfır ve yaklasık 6600 km yaptım. Acaba bakım geldiği için mi bu yandı bilemedim. Bununla birlikte gostergelerin altındaki anahtar tusuna bastıgımda 60 km gibi bir yazı geliyor. 10
Merhaba,

citroen c3 2020 model araca sahibim. Bu sabah itibariyle anahtar seklındeki arıza yandı ve hala sonmedi. Aracım sıfır ve yaklasık 6600 km yaptım. Acaba bakım geldiği için mi bu yandı bilemedim. Bununla birlikte gostergelerin altındaki anahtar tusuna bastıgımda 60 km gibi bir yazı geliyor. 10 senedir 2002 model arac kullandıgım ıcın bu tarz araçlarda böyle uyarıların ne anlama geldiğini tam olarak bilemediğim için sizlere sormak istedim.

teşekkür ederim.

ibb.co
0
sislerrr
(02.12.21)
1 seneyi doldurdu mu araç? Bakım geldi anahtarı işareti o. Basılı tutarak siliniyordu.
0
karacigerim vur kadehlere
(02.12.21)
garanti kagıdı üzerinde 20.12.2020 yazıyor ve trafiğe ilk çıkışı ise nisan 2021.
0
🌸sislerrr
(02.12.21)
Kullanım kılavuzuna baktınız mı? Web’de gördüğüm kadarıyla spesifik bir anlamı yok, yanıp sönüyorsa minör, sabit yanıyor ve sönmüyorsa majör bir sorun olabilir, servise gösterin yazıyor. Bakım uyarısı değil yani.
0
orient blue
(02.12.21)
simdi baktim gostergelerin altindaki anahtar tusuna bir sure basili tutunca sonuyormus.
Aracta arizaa yok ama servis zamani gelmis demek herhalde, yag degisimi, filtre vs.
0
cooperr
(02.12.21)
"garanti kagıdı üzerinde 20.12.2020 yazıyor"

sürenin bitmesine bir ay kala uyarı vermeye başlar araçlar, yani senin araç büyük ihtimal ile 20 kasımdan beri uyarıyı veriyor.

Km dolmadı ama yıl dolduğu için yağ değişimi yapılması gerekli, servise gidip 10 bin bakımını yaptıracaksınız.

Adı 10 bin bakımı* ama km dolmadan bir yıl dolarsa yapılması lazım.

Diyelim ki 6600 km de bakımı yaptırdınız, bir sonraki bakım aralık 2022 veya 16,600* km dolduğunda olacak.

Servis hem şimdi bakım yapıp hem de "10 binde tekrar gelecekseniz" derse yemeyin sakın, öyle bir şey yok.

* bakım aralığı 10 bin değil de 15 bin ise hesap ona göre değişir.
0
John Bloor
(03.12.21)
(12)

Şu yeşilliğin adı ne?

kablelvuku
https://www.instagram.com/p/CSy26Idt2Zu/?utm_medium=copy_linkRoka mı bu? Eğer öyle ise markette aldığımız rokaların tadı ile fotoğraftakinin alakası yoktu farklı bir çeşit mi?
www.instagram.com

Roka mı bu? Eğer öyle ise markette aldığımız rokaların tadı ile fotoğraftakinin alakası yoktu farklı bir çeşit mi?
0
kablelvuku
(02.12.21)
tereye de benziyor sanki.
0
in vino veritas
(02.12.21)
Tere +1
0
westblack
(02.12.21)
Roka. Rocket. Rucola.
0
buf-e kür
(02.12.21)
Tere diyenlere inanmayın. Bu roka'nın bir türü. Türkiye'de çok fazla bulunmuyor. Tadı bizde yaygın bulunan rokadan daha az acı.
0
tss
(02.12.21)
%100 roka bu. hatta mini roka isminde marketlerde paket şeklinde satılıyor bu.
0
ezkaza
(02.12.21)
ingilizcesi baby aragula.
turkcesi kucuk roka, kuzey amerika'da bulunur, turkiye'de var mi bilmem.
0
cooperr
(02.12.21)
roka.

almanya'dayım. hemen her gün yiyorum, burada marketlerde en çok satılan yeşillik. türkiye'deki rokaya kıyasla daha nötr bir tadı var, yaprakları da daha ince oluyor. bunun daha küçüğü de var, baby roka adıyla satılıyor ama çok çabuk bozulduğu için tercih etmiyorum.
0
sir gawain
(03.12.21)
bir çeşit roka mı bilmiyorum ama kesinlikle tere değil.
0
kibritsuyu
(03.12.21)
radika olabilir mi?
0
transparan kertenkele
(03.12.21)
Rukola. Bizim roka gibi ama daha kucuk ve ince.
0
65 derece
(03.12.21)
roka bu evet. fransizcasi da roquette.

turkiye'deki rokalardan cok daha hafif. soyle azcik yaksin diyorsun ama hic yakmiyor. hazir yikanmislari satiliyor paketlerde, hemen her gun yerim.
0
chezidek
(03.12.21)
almanya'da cok var evet. hicbir tadi yok.
0
durgunfoton
(03.12.21)
(8)

Çaylakları ne etcez?

AlsterWasser
Merak ettim de sorayım dedim.Sözlükte mesajlarınız çaylaklara açık mı sizin? Benim açık ama kapatmayı düşünüyorum artık. Sürekli yazdığım entarilere mesaj geliyor yüzde 86.9u çaylak. hayır tamam da public yazamadıklarından heralde illa bana fikrini özelden okutmuş oluyor. size de oluyordur heralde
Merak ettim de sorayım dedim.

Sözlükte mesajlarınız çaylaklara açık mı sizin?

Benim açık ama kapatmayı düşünüyorum artık. Sürekli yazdığım entarilere mesaj geliyor yüzde 86.9u çaylak.

hayır tamam da public yazamadıklarından heralde illa bana fikrini özelden okutmuş oluyor.

size de oluyordur heralde değil mi?
0
AlsterWasser
(02.12.21)
Herkese kapalı. Bir süre önce sadece bu mesajlara cevap verirken yarım saatimin gittiğini fark edince kapattım.
0
dissendium
(02.12.21)
Geçen yıl Fransızca öğrenirken sözlüğe haftalık gelişimimi yazıyordum. Beni "gavurun dili" mesajları ile bezdirdiler. Tek sürdürebildiğim hobimi de onlar yüzünden bırakıyordum neredeyse.

Şimdi mesaj alımı çaylaklara kapalı + belirli aralıklarla entry siliyorum.
Herkese kapatamam çünkü yanlışımı düzeltenler var, yol gösterenler var...^^
dissendium da haklı. Mesajlara cevap vermek ciddi vakit alabiliyor. Yarar-zarar karşılaştırması yapıp karar vermek gerek.
0
ganbatte
(02.12.21)
yok. ben çaylak olduğum için ben ciddiye alınmıyorum. halbuki 17 yıllık sözlükçüyüm, ilk kez 2007'de yazar olmuştum. ama "çaylak" sıfatı yazdığı için insanlar çocuk falan sanıyor herhalde.
0
ya ben lan neyse
(02.12.21)
ya ben lan neyse, bence alakası yok, çok çaylakla yazıştım son zamanlar, içlerinde efsane insanlar da vardı.

tabi her ota boka söven trol tipler çoğunlukta orası ayrı.
0
killerbee
(02.12.21)
Benim açık valla. Yani yazar olmayı olmayı fikir paylaşımında bir önceleyici olarak görmüyorum ben. Belli bir konuda bilgi/deneyim lazım olduğunda herhalde yazarlardan çok çaylaklar yardımcı olmuştur. Hatta çok güzel müzikler bulmama da yardımcı oldular sağ olsunlar:D
Ama bana denk gelenler öyleydi ya da size tam tersi olanlar denk geldi herhalde.
0
Amaranta ursula
(02.12.21)
1-2 aydır çaylaklara mesaj alımı kapalıydı bende. bayadır küfürlü mesaj yemedim.

çaylakların çoğunluğu yazar olmak istemeyen sadece yazarlara küfür etmeyi görev bilmiş insan topluluğu.
0
false pretension
(03.12.21)
Siyasal konulara sosyal medyada kolay kolay bulasmiyorum. Birkac defa kroniklesmis siyasal sikintilar ile ilgili yazdim, her sene birkac mesaj alirim. Son 20 senede bir kere kufurlu mesaj aldim, ona da misliyle cevap verip engelledim.

Muhabbete acikcsan acik kalsin, yok degilsen ve cok kufur yiyorsan kapat gitsin.
0
cooperr
(03.12.21)
50 mesajın 5-6'sı çaylaklar oluyor ben de genelde. onda da gayet normal yazmış oluyorlar. sanırım gündem ya da kişisel şeylere saçma mesajlar geliyordur
0
avatar is back
(03.12.21)
(19)

cüzdanı kaç yıl kullanıyorsunuz?

dafuq
kaliteli, severek kullandıgım, levis marka 10 yaşında bir cüzdanım var. bazen düşünüyorum bu kadar uzun süre kullanmak anormal mi?siz kaç yıl kullanıyorsunuz? erkekler için soruyorum aslında ama kadınlar da cinsiyet belirterek cevap verebilir.yıllarca aynı cüzdanı kullanan birisi hakkında ne düşünür
kaliteli, severek kullandıgım, levis marka 10 yaşında bir cüzdanım var. bazen düşünüyorum bu kadar uzun süre kullanmak anormal mi?

siz kaç yıl kullanıyorsunuz? erkekler için soruyorum aslında ama kadınlar da cinsiyet belirterek cevap verebilir.

yıllarca aynı cüzdanı kullanan birisi hakkında ne düşünürsünüz :)
0
dafuq
(02.12.21)
6 yıldır kullanıyorum. Kullanılmayacak duruma gelene kadar kullanmaya devam edeceğim. Yıllarca aynı cüzdanı kullanan birinin eşyalarını düzgün ve temiz kullandığını düşünürüm. Ne düşünelim ki başka.
0
her seye atarlanan adam
(02.12.21)
Lise 2'de kazandığım bursluluk sınavından aldığım burs parasıyla Adidas cüzdan almıştım. 10 yıla yakın kullandım. En son kız arkadaşım cüzdan hediye etti de kullanmayı bıraktım. Hâlâ saklıyorum o cüzdanı. Hem kaliteli, hem de inanılmaz ucuzdu bugüne göre. Tam hatırlamıyorum ama 50, 60 lira düzeyindeydi. Şimdi aynı cüzdanın fiyatı uçmuştur. Lisede daha kaliteli hayat yaşıyormuşum asadad. Ben yıpranma olmadıysa bayağı kullanıyorum. Deri cüzdan sevmem. Spor cüzdan kullanıyorum. Erkeğim.
0
dissendium
(02.12.21)
para verip almam. sevgili kişisi hediye ederse kullanırım ama cebimde taşımam, laptop çantası, arabanın gözünde durur. genelde 2-3 kartla işim oluyor, onlar da ceketimin iç cebindedir. pantolonda kumaş dışında bir şey olması rahatsız ediyor. kıç cebinde düşünmek bile istemiyorum :)

kaç sene kullanırım, kaybolana kadar, deriyse parçalanana kadar kullanırım. aktif kullanmadığım için eskimez zaten yeni gibidir.

yıllarca aynı cüzdanı aktif bir şekilde kullanan kişide biraz düzen takıntısı vardır, kolay kolay rahatlayamaz diye düşünüyorum. bunlar tabii çok genel düşünceler.
0
gabe h coud
(02.12.21)
18-20 arası bir yıl,

c:erkek.
0
liberal
(02.12.21)
Lise 1de almıştım 14 yaşımda fln. Nike. 30 yaşıma geldim. Aynı cuzdanla dewamke xd

Not kadin
0
abuzer
(02.12.21)
Sevdiğim şeyleri, eskimediği, çalınmadığı, başına bir şey gelmediği sürece kullanırım, şu an kullandığım cüzdan benim için çok yeni ama düşününce sanırım 6-7 yıl olmuş alalı, mesela saatimi 17 yıldır kullanıyorum, genel olarak tüketimden hoşlanmıyorum, yıllarca aynı cüzdanı kullanan birini 'ne güzel değer biliyor' diye takdir ederim, , ha belki bu kişi de benim gibi sıkıcıymış diyebilirim:) Erkek değilim ama cevap verdim.
0
(02.12.21)
12 senedir aynı cüzdanı kullanıyorum, herhangi bir yıpranma belirtisi yok, neden değiştireyim.
0
bana kedicik derdi
(02.12.21)
elimde olsa ömür boyu kullanırım. keşke hiç eskimese. ben de en az bi 10-15 yıl kullanırım diye düşünüyorum. Şu andaki 4 yıldır bende imiş.
0
jelly bear
(02.12.21)
elvis cüzdan 10 sene kullanılır mi ya tergan dan aldığım bu cüzdan vardı bir iki sene kullandım sıkılıyor insan sonra vakkodan aldım o da 2 3 sene oluyor ona devam şimdilik
0
all girls dream
(02.12.21)
herhangi bir urunu hosafi cikana kadar kullanirim, cuzdan da bu kuraldan muaf degildir. en son ali expressten cakma deri bi cuzdan almistim 5-6 sene gitti heralde sonra arkadasin kullanmayip kenara attigi cuzdani aldim dusun baskasinin eskisi ama kac yildir mis gibi kullaniyorum :)
0
bay b
(02.12.21)
lise birdeki cüzdanımı hala kullanıyorum ve hala sıfır gibi. çünkü kart kimlik, az miktar nakit taşıyıp cüzdan taşımıyorum. sanırım öldüğümde hala yepyeni kalmaya devam edecek.
0
killerbee
(02.12.21)
Valla 11 yıllık cüzdanı kullanıyorum. Deri ve kondisyonu oldukça iyi. Yıllanmış eşyaları kullanmak çok güzel bence.Hatta yeni şeyler çiğ geliyor.
Neyse soruya cevap verirsem eğer yıllarca aynı şeyi kullanan insanın samimi olduğunu düşünürüm.
Kadın.
0
Amaranta ursula
(02.12.21)
deri cuzdan alirim, 3-4 senede bir sikilip degistiriyorum yoksa 10 sene rahat gider.
0
cooperr
(02.12.21)
pert olana kadar.
0
tabudeviren
(02.12.21)
Çatlayıp patlayıp yırtılana kadar kullanırım. Bi eşyayı uzun zaman kullanan, imza objeleri ya da belli rutinleri olan insanları da ilginç bulurum, öyle pinti minti sıkıcı demem.

F
0
kulaktan dolma biber
(02.12.21)
Senegal spor cüzdanları, 1 sene.
0
dre mithatoğlu
(02.12.21)
Kendi yaptığım tyvek cüzdanı 5 yıldır kullanıyorum, ondan önce hazır aldığım tyvek cüzdan kullanıyodum onu da 6-7 yıl kullandım, kendim farklı bişey yapmak istediğim için değiştirdim, hala iyi durumdaydı öbürü yoksa.
0
mirafiori
(02.12.21)
+15 yıl oldu sanırım belki 20 yıl oldu Matraş kullanıyorum. cidden yıprandı artık değiştirme zamanı geldi. ancak istediğim gibi bulamıyorum.
0
surprise
(03.12.21)
+10 sene. sıfır kullanmadığım cüzdanım var ama alışıp geçemedim.
0
false pretension
(03.12.21)
(3)

Acer nitro 5 satıp yerine 2017 model 2.el macbook air alınır mı?

lilypad
Cihazdan aradıklarım stabil olması, şarjsız çalışabilmesi ve hafif olması. İnternet ve office programları dizi film harici kullanmayacağım. Arkadaşım oyun da oynarsın diye acer nitro 5 (i5 işlemci 8gb ram 128gb ssd) aldırdı ancak cihaz öküz gibi ve şarjsız ömrü çok az. Ayrıca alalı 2 sene olmasına r
Cihazdan aradıklarım stabil olması, şarjsız çalışabilmesi ve hafif olması. İnternet ve office programları dizi film harici kullanmayacağım. Arkadaşım oyun da oynarsın diye acer nitro 5 (i5 işlemci 8gb ram 128gb ssd) aldırdı ancak cihaz öküz gibi ve şarjsız ömrü çok az. Ayrıca alalı 2 sene olmasına rağmen menteşesi çatırdıyor ve dokunmatiği de çok dandik. Baktığım macbook airin pil döngüsü 350, 2017 model cihaz 2019da alınmış. Sizce bu geçiş mantıklı mı ihtiyaçlarıma göre? Macbook beni kaç sene götürür?
0
lilypad
(30.11.21)
Macbook üretim yılı +10 sene hesap etmek yanlış olmaz 2012 model macbook'umda hala iş yapabiliyorum zira günlük kullanım için de gayet yeterli.

Yerinde bir geçiş olur zira pil ömrü intel mac'lerde 7 saat m1'lerde yok artık saat, 2017 mbp ise ince mba ise daha da ince o bakıma da daha makul. Oyun elbette harici ekran kartı olan bir windows bilgisayarın yanında lafı edilmez ama hiç yok da değil.

~m1 işlemcili macbook'ların batarya performansının yanına yaklaşabilen yok bu arada. Ben demiyorum testler diyor.
0
hedep
(30.11.21)
2017 mba 2021 yılında alınmaz. işlemcisi 5. nesil, 2015'te çıkmış bir işlemciydi ayrıca çerçeveleri aşırı kalın, çok eski gözüküyor. ince, hafif ve pili iyi giden tek cihaz macbook değil. windows muadillerini öneririm. ikinci el olacaksa thinkpad x ya da t serisi iyidir mesela. matebook da bakılabilir.
0
signore
(30.11.21)
"İnternet ve office programları dizi film harici kullanmayacağım" diyorsan 2017 macbook ile 2025'i gorursun diyorum, ve satarsin. ACER bence 2025'i gormeden cope gider.

Elimde zamaninin en ucuz 2014 var. Hala 4k videolar disinda takilma yok. 1350 pil dongusu ile sarji 4 saat gidiyor. Pil omru 1000 dongu bu arada. Hic servis gormedi ve son 3 senede inanilmaz hor kullanildi.
0
cooperr
(01.12.21)
(4)

Oturduğum ev satılmış

kablelvuku
Aha sonunda benim de başıma geldi diyeceğim bir olay ile karşı karşıyayım. 3. Yıla doğru ilerlediğimiz evimiz, bugün sağolsun ev sahibinin haber vermesi ile öğrendim ki oğluna devredilmiş. Yani tapu artık oğlumun üzerine muhatabınız o ben yokum arada artık dedi çıktı gitti. Oğlu da Almanya’da yaşıyo
Aha sonunda benim de başıma geldi diyeceğim bir olay ile karşı karşıyayım.

3. Yıla doğru ilerlediğimiz evimiz, bugün sağolsun ev sahibinin haber vermesi ile öğrendim ki oğluna devredilmiş. Yani tapu artık oğlumun üzerine muhatabınız o ben yokum arada artık dedi çıktı gitti. Oğlu da Almanya’da yaşıyormuş perşembe gelip tapuyu alacakmış vsvs.

Sorular

1) kontrat Temmuz’da başlamıştı, şu an zam talep edebilir mi?
2) kontrat beni bağlamaz zammı kabul etmezsen çık diyebilir mi?
3) depozito öteki ev sahibinde, öteki dediğim de babası ya la adamın. Neyse. Çıktığımız zaman son kiradan depozitoyu düşüp ödememin bir eksisi olur mu benim tarafımda?

Büyük bir hanzo ile savaşacakmış hissiyle tanışmayı bekliyorum kendisiyle. Eli silah tutan herkesi bekliyorum.
0
kablelvuku
(30.11.21)
Kiracili daireyi yakin zamanda sattim. Elimdeki depoziyotu yeni ev sahibine yolladim.

1 - Hayir.
2 - Hayir.
3 - Depozitoyu babasindan al, ogluna ver. Karambolde yok olmasin cikarken.
0
cooperr
(30.11.21)
Evi kiracı ile birlikte satın aldı. Kendisi oturmayacaksa seni çıkaramaz. Depozitoda artık onun sorumluluğunda. Ama burası tr onun için cooperr +1
0
ceketimi alip cikcam
(30.11.21)
aslında burada önemli olan şu : 3. yıl demişsiniz ama kontratı senelik yeniliyor muydunuz?

eğer sözleşmeniz temmuzda başladıysa, şu anda herhangi bir artış talep edemez ama sözleşme bitiş tarihinden önce size sözleşme yenilemeyeceğini bildirip, sözleşme süresi bittiğinde tahliye etmenizi isteyebilir.

dolayısı ile 1, 2 hayır. ancak eleman ben oturacağım diyerek tahliye etmenizi isteyebilir. bu durumda da, belli bir süre içerisinde başkasına kiraya verirse sizin dava açıp zararınızın tazminini talep etme hakkınız doğar.

3. için, bence de babasından depozitoyu alıp oğluna verin ya da bu işlemin gerçekleştiğini imza altına alın.
0
altinci nesil caylak
(01.12.21)
1- Edemez böyle devam.
2- Noterden ihtarname çeker 6 ay bu fiyattan oturursun :)
3- Depozitoyu eski ev sahibinden alıp yenisine vereceksin. eğer vermezlerse yazılı kağıt vermeli, onu da vermezse kiradan kes. yok öyle devrettim deyip kaçmak.

*Kendi oturmayacak olursa davalık olup çıkmama hakkın var. Kendi oturacaksa (üzerinde başka evi olmaması gerekir ve yine ihtarname çekip 6 aydan önce çıkaramaz.)

Özetle 6 aydan önce seni hiçbir güç çıkaramaz.
0
lcha
(01.12.21)
(6)

Ev tutacağım da deprem.raporuna bakabilir misiniz?

istebukadar
Arkadaşlar ev 40 senelik vardır diyor sirinevlerde sizce tutmalı miym
Arkadaşlar ev 40 senelik vardır diyor sirinevlerde sizce tutmalı miym
0
istebukadar
(30.11.21)
Hocam rapor gayet açık.
0
malheiros
(30.11.21)
sirinevler'de cocuklugu gecen biri olarak kirk senelik eve adım bile atma. Onlarda yavastan ve anlasan komsular kentsel donusume veriyor. Geri kalanı Allah'a emanetlik.
0
evimin paspasi
(30.11.21)
rapor sal beni diye bagiriyor.
0
cooperr
(30.11.21)
Evde yok ki kiralık fiyatlar 3500 e bile ev kalmamış. Bir de olanlardan genç ev bulmak imkansız gibi bisey
0
🌸istebukadar
(30.11.21)
orası cok enteresan bölge. aslında altın degerinde ama kimse anlasip da cok saglam siteli kentsel donusume girmeye cesaret edemiyor cunku istedikleri kårları alamayacaklar.
0
evimin paspasi
(30.11.21)
Rapor gayet açık. Canını seviyorsan orada kalma diyor. 2005 yılından sonra yapılmış her evde aşağı yukarı aynı risk mevcut zaten.
0
roket adam
(30.11.21)
(19)

ekşi dili ve edebiyatı

yetkili birine benzeyen abi
falan filan sorunsalı, bkz. vermek gibi sözlük'ten çok aşina olduğumuz kalıplar neler, ilk akla gelen? xx rezaleti hariç :)
falan filan sorunsalı, bkz. vermek gibi sözlük'ten çok aşina olduğumuz kalıplar neler, ilk akla gelen? xx rezaleti hariç :)
0
yetkili birine benzeyen abi
(30.11.21)
X'in abartılmış bir balon olması, hede
0
dissendium
(30.11.21)
0
pispinti
(30.11.21)
.... gerçeği
0
olaylar olaylar
(30.11.21)
Suser vardı eskiden.

Ayrıl coco daha çok buranın jargonu sanırım. Cocodancer'dan geliyor yanlış hatırlamıyorsam.
0
peki madem
(30.11.21)
(bkz: salndalyeden kaydfım gulerken) vardı eskiden.
0
kobuzchu kiz
(30.11.21)
valla ekşi denince aklıma ilk olarak (bkz: oysa yoğurtlu sosun içimi ferahlatması gerekiyordu) geliyor :D
0
rose parks
(30.11.21)
otoban kenarinda ebegumeci toplayan yurdumun cefak

isten cikarken adama ingilizce am gunu yag

.. dedirten baslik
0
in vino veritas
(30.11.21)
ay bi de sey vardi

erkek arkadasimin birasini doktun ve simdi gelecek

bu arada bora ben
0
in vino veritas
(30.11.21)
hanım koş...

vay anam vay neler dönmüş serhat

dediğini anlıyor ve yapısal olarak parçalanıyorum
0
juliette
(30.11.21)
Çıkış noktası Facebook olsa da eskiden şükela butonuna gaza gelip birden fazla kez basınca diego dur allahını seversen zaten ortalık karışık gelirdi.
0
Amaranta ursula
(30.11.21)
Fularim yetmedi tarzı fular geyikleri var. Onun dışında bir de yeşillendirme olayı var.
0
j r r tolkien hayrani
(30.11.21)
bizim bir ara bir arkadaşımla kendi aramızda da çok kullanıp güldüğümüz seni kınıyorum ve sana laflar hazırladım vardı.

(bkz: turkishmusic.org'daki sezen aksu tartışması)
0
nimberjack
(30.11.21)
owencan'in kattigi "vasat" var. nutella/uludag gazoz bi ara inanilmaz populerdi sozlukte. lara gofret'in katkisi "kaba erkek" var.

kezban lafi mesela komple turkceye author adli yazar tarafindan kazandirildi. yani kelime tabii ki evvelden beridir var ama ben mainstream ortamlarda ilk kez eksi'de author yazilarinda gormustum.

bu kadar eskiyi andik son olarak ilk akpli troll nasilbirdemokrasiistiyoruz'a da bir selam gonderelim :)
0
reavelyn
(30.11.21)
bir de az ünlü biri ya da gereksiz yere ünlü olan biri hakkında başlık açılınca altında o kişi hakkında soru olarak o kim amk diye girdi yazılır. mesela "booty hunter kim amk?"
0
booty hunter
(30.11.21)
"kezban lafi mesela komple turkceye author adli yazar tarafindan kazandirildi."

Hocam alakası yok, "kezban" tabiri daha sözlük popüler değilken bile kullanılan bir sıfattı.
0
Avoiding The Puddle
(17.12.21)
isten cikarken adama ingilizce am gunu yag: inci sözlük
nasilbirdemokrasiistiyoruz akpli değil. avukat yazar avasas
0
comp
(17.12.21)
aradim mamafih bulamadim, eyyorlamam bu kadar, baslik basa, swh populer bakinizlardi.

ayar verme kalibi sik kullanilirdi..
0
cooperr
(17.12.21)
Avoiding The Puddle, hocam haklisiniz cok kotu ifade etmisim kendimi. kezban kelimesi belki onlarca yildir var olan bir kelimeydi. ama su an insanlarin gozunde ifade ettigi stereotipi tanimlamasini saglayan kisi author oldu. atiyorum 50 yil once birisi kezban dese anlayacagimiz seyle su an biri kezban dediginde anlayacagimiz sey arasindaki farkin sebebi author, onu demeye calistim. ama cok kotu demisim :D


ha eger bu dedigim de yanlissa, ben ilk kez author'dan duydum kezbanin o kullanimini, o yuzden demistim :)
0
reavelyn
(18.12.21)
"küsuratlı sayı vereyim de salladığım anlaşılmasın"

bir de yukarıda yazılanlar kadar bilinmez belki ama "ev işi yapmış kadın siniri" var. bu tabiri yayma cemiyeti başkanıyım, her fırsatta kullanırım :)
0
evanka
(18.12.21)
(5)

Sudan şekli değişen masif parkeler nasıl tamir edilir?

gezegen olan pluton
V parkeler sudan dolayı hafif bombeleşti, iyice kuruduktan sonra zımpara makinesi artı cila-vernik ile düzeltebilir miyim yoksa bozulan yerlere yeni parke mi almam lazım?
V parkeler sudan dolayı hafif bombeleşti, iyice kuruduktan sonra zımpara makinesi artı cila-vernik ile düzeltebilir miyim yoksa bozulan yerlere yeni parke mi almam lazım?
0
gezegen olan pluton
(29.11.21)
İyice kurusun parkeci hem tamirini yapar hem de vernik cila yapar,yeni parkeye gerek yok.
0
duptıs
(30.11.21)
her parke zimpara yapilmaz. parke su yiyip sistimi pek benim bildigim pek geri donusu yok, buyuk ihtimal orayi sokturup yeni parca takman lazim.
0
cooperr
(30.11.21)
Bizim başımıza gelmişti suyu yediği ilk anlarda hafifletici hamleler var evet ama sanırım sonradan yapılacak pek bir şey yok.
0
invictae
(30.11.21)
eğer bombeleşme olduysa zımpara ile olmaz. kalınlık makinasından geçirmeniz lazım kalınlık makinası yaptığınız ayara göre hepsini aynı ölçülere getirir alttan ve üstten alarak. tabii ki bu iş için alınacak bir makina değil, marangoza götürmeniz gerekir.

tabi alt ve üstünü temizler normale döndürür, ek yerlerinde deformasyon varsa ona bişey yapamaz.

bizim görmeden bişey söylememiz zor, bi marangoza 10 tane örnek götürüp gösterin, bilgi alın.

tabi sadece sorunlu yeri inceltirseniz kota farkı olur. yenisini almak daha makul bir çözüm gibi.
0
killerbee
(30.11.21)
yapabileceğiniz tek şey şişkinlik lokal bir noktada ise henüz kurumadan üzerine büyük bir ağırlık koymak. biraz uzun sürebilir ama o bölge düzeliyor. fakat uzun vadede boşluklar ve gevşemeler olacağı için ses yapacaktır.
0
orpheus
(30.11.21)
(14)

Kiralık Evde Vestiyar Dolabı Yıkıldı, Kim Öder?

laplace in hicbir sey bilmeyen oglu
Arkadaşlar merhaba,Yaklaşık 3 senedir bir dairede kiracı olarak oturuyorum. Bina da en fazla 3,5-4 yıllık yani sıfır olarak biz girdik diyebilirim. Geçtiğimiz gün holde bulunan mont, ayakkabı koyduğumuz dolap/ vestiyer komple yerinden çıkarak devrildi/yıkıldı (dolap direk olarak yere basmıyor, duvar
Arkadaşlar merhaba,
Yaklaşık 3 senedir bir dairede kiracı olarak oturuyorum. Bina da en fazla 3,5-4 yıllık yani sıfır olarak biz girdik diyebilirim.

Geçtiğimiz gün holde bulunan mont, ayakkabı koyduğumuz dolap/ vestiyer komple yerinden çıkarak devrildi/yıkıldı (dolap direk olarak yere basmıyor, duvara sanki raf gibi montelemişler, arkasında da hepi topu 5-6 tane dübel var, momenti taşısın diye yana da değil sadece arka duvara sabitlemişler). Geçtiğimiz aylarda bir komşunun daha başına gelmiş.

Evde 2 kişi yaşıyoruz, eşim ve ben. Yani çocuk yok, dolap da yarısı kadar doluydu diyebilirim. Öncelikle durumu emlakçıya (ev sahibi onunla ilk etapta muhattap olmamı istiyor) söyledim. Ev sahibi de nasıl verdiysem öyle isterim diyip ödemeyi karşılamayı reddetmiş. Yine konuşacağım ama bu dolap demirbaş ve kendi kendine yıkılıp devrildi. Demirbaş tadılatından ev sahibi sorumlu değil midir ? Altında ben ya da eşim de kalabilirdi. Bunun tadilatını ev sahibinin ödemesi (ya da benim ödeyip kiradan düşmem) gerekmez mi? Kanun bunun gibi demirbaşlarla alakalı ne diyor?

Belki ileri olacak ama ihmalden, başımıza bişey gelmesi ihtimali için dava açabileceğimi söylemek ileri gitmek mi olur ?

Şimdiden teşekkür ederim.
0
laplace in hicbir sey bilmeyen oglu
(29.11.21)
valla bu klasik ev sahibi yüzsüzlüğü. ben olsam bol bol fotoğraf çeker kanıt toplar ev sahibine sunardım sizin hatanız olmadığını sonra tepkisine göre düşünürdüm bir sonraki adımı.

gerekirse bilir kişi gibi usta çağıracaksın laflarını yazıp altına ad soyad dükkan ismi telefon yazdıracaksın, komşuların beyanlarını toplayacaksın falan. zor iş.

alternatifi çirkefliğe çirkelfikle karşılık verip direkt yaptırıp kiradan düşmek olur.
0
floydian
(29.11.21)
üç yıldır oturduğunuz evde emlakçıyla hâlâ muhatap olmanın anlamı yok.
sözleşme imzalandıktan sonra emlakçının işi biter.

bu tip durumlarda demirbaşa siz zarar vermiş sayılıyorsunuz maalesef.
muhtemelen kalitesiz bir işçilikten kaynaklanıyor ama üzerine fazla ağır bir şey koyup koymadığınızı da bilemez.
yani pek iddia edebileceğiniz bir şey yok gibi.
kullanıma bağlı hasar olunca demirbaş da olsa sizin karşılamanız lazım.

bir de bence her durumda emlakçıyı aradan çıkartın.
0
blatta hiberna
(29.11.21)
belli bir yıla kadar müteahhit sorumlu (o koyduysa)
ondan sonra ev sahibine geçer

bu durumda ev sahibi sorumlu
bir de kendisine izah edin yine olumsuz olursa olduğu kadarıyla duvara sabitleyin
0
bir soru sorcam
(29.11.21)
İki taraf da kendine göre haklı bu olayda. Bence de direkt olarak ev sahibiyle görüşün. Orta yol bulmaya çalışın. Tadilatı masrafını bölüşmek uygun bir çözüm olabilir.

Dava açma konusunu dile getirmek şu anda size bir şey kazandırmaz hatta eksi yazar. Ev sahibinizle sakin bir şekilde konuşup anlaşmanızı tavsiye ederim.
0
pispinti
(29.11.21)
Bir an önce mutfak dolaplarına ek bağlantı demirleri taktırın bir usta çağırıp, onlar da aynı şekilde yıkılabiliyor bazı sıfır binalarda Allah korusun.

Sizin durumda bu imalattan müteahhit sorumlu, dolaylı olarak da ev sahibiniz.
0
John Bloor
(29.11.21)
Arkadaşlar maalesef emlakçıyla muhatap olmamı isteyen ev sahibim. Maalesef kendisi pek bizimle muhatap olmak istemiyor (50 tane evi olup emlakçıya veren ev sahiplerinden değil, muhtemelen tek belki en fazla 2. evi bu da).

O yüzden rahat diyalog kuramıyorum, hukuki olarak da beni koruyacak birşey var mı merak ediyorum. Yapıcı olarak yarı yarıya ödeyelim gibi bir girişimi bile olacağını sanmam maalesef.
0
🌸laplace in hicbir sey bilmeyen oglu
(29.11.21)
kiracı "olağan kullanım"dan dolayı oluşan hasardan sorumlu değil aslında. O yanaşmıyorsa sen yaptırıp faturayı atıp kiradan düşsen o uğraşırsa uğraşır, ama dava mı açar o süreç nasıl olur bilmiyorum. Mahkeme büyük ihtimalle seni haklı bulur ama bu işin kanıtı da zor.

Yani sen dava açmak yerine yaptırıp kiradan düşsen artık onun sorunu olur o iş.

"nasıl verdiysem öyle isterim"
benim önceki evimde camdaki demir korkuluk düştü, gömülü klozetin iç takımı bozuldu hep ev sahibi karşıladı. Benim kullanımımdan kaynaklanan şeyler değildi çünkü. Ben bir şeyi bozsam ben yaptırırdım (ki oldu birkaç şey yaptırdım.)
0
nhk ni youkosu
(29.11.21)
bence burada ev sahibinin pek suçu yok. kendi eviniz olsa "ya şu dolap pek sağlam durmuyor ya da ayağı sallanıyor şunu bir tamir edeyim" derdiniz öyle değil mi? dolabı kontrol edip henüz kırılmadan emlakçıya haber verseydiniz sorun büyümeden ya onlar yaptırırdı ya da siz küçük bir meblağ ile yaptırırdınız. inşaat aşamasında hatalı kurulumdan dolayı ortaklaşa yapmayı teklif edebilirsiniz.
0
jepa
(29.11.21)
@jepa
Dediğiniz gibi ayağı sallanıyor, sağlam durmuyoru görsem haklısınız ama dolabın yanında çevresinde bile değilken bi anda aşağı inmesi durumu söz konusu.

Benim aşırı eşya yüklediğim bir durum da yok, hatalı imalat olduğunu düşünüyorum. Benim mantığım şunu söylüyor 3-4 yıllık binada bu dolap direk yıkılıyorsa hatalı olan müteahhittir. Müteahhitten evi alan da evsahibim. Benim mantığım bunu ev sahibinin karşılayıp müteahhitten almasını veya direkt müteahhitte yaptırmasının en mantıklısı olduğunu söylüyor.

Ama benim aşırı yükleyip yüklemediğimi de ispat etmem maalesef zor. Ama eski evlerimizdeki dolapların tamamı yere basıyor ve bu eski evlerde dolaplar çok dolu halde yıllarca durabiliyor. Burada yere basmayan bir dolap kullanılacaksa sağlam monte edilmesi gerekiyordu. Keşke öngörenilseydim kendim de ilave sabitlemesini kendim yapardım. :/
0
🌸laplace in hicbir sey bilmeyen oglu
(29.11.21)
Bu arada 3 senede eve ne çivi dahi çakmamış bir kiracıyım ilk evim ve kendi evim gibi de bakıyorum. Şuana kadar ev sahibine 1 TL dahi masraf yansıtmadım kiraların tamamını da 1 gün dahi geciktirmedim. Maalesef bu durum da gelip beni bulmuş durumda.
0
🌸laplace in hicbir sey bilmeyen oglu
(29.11.21)
tekrar geçmiş olsun..bu gibi durumlarda ilk aşamada karşılıklı iyi niyet göstererek yaklaşmak gerekiyor. gerçi sizin ev sahibi pek o kafada biri değilmiş galiba. siz dolabın hatalı kurulum yapıldığını hatta binada başkalarının başına da geldiğini bir ustaya rapor ettirerek ev sahibine söylemeyi deneyin. umarım sorunu halledersiniz.
0
jepa
(29.11.21)
Burda direk cana kasit var. Bilirkisi onerisi cok yerinde, olay mahaline gelip baksinlar. Binadaki diger kiracilari da orgutleyin, imza toplayin. Binayi yapan muteahhit, dolabin uretimini yapan firma, takan marangoz ve ev sahiplerini kapsayan bir "class action" baslatilabilir. Yuklu bir tazminat alinirsa ki alinmamasi icin su gelinen noktada bir neden yok, ev sahiplerinin eline uc bes kurus sikistirilip binanin komple kiracilarin eline gecmesi saglanmali ki bina huzura kavussun.
0
cooperr
(29.11.21)
Valla cidden parasında da değilim ama ev sahibinin "ben nasıl verdiysem öyle isterim" tarzı yaklaşımı asıl beni yoran. Bir de böyle insanları görünce gerçekten insan kendisini maalesef enayi gibi hissediyor. Umarım bir şekilde çözebilirim.
0
🌸laplace in hicbir sey bilmeyen oglu
(29.11.21)
@esther Hocam şehir Ankara. Yarın yine emlakçıyla konuşacağız olmadı ev sahibi ile görüşmeyi deneyeceğim. Maalesef bu muhabbetlerle uğraşmak çok can sıkıcı ama yapacak birşey yok.
0
🌸laplace in hicbir sey bilmeyen oglu
(29.11.21)
(6)

Apartmana jeneratör almanın avantajları nelerdir

yirmibesonbes
İki blok var, bir blokta 18 daire var. Alınacak jeneratör iki bloğuda besleyecek. Değerleri ne olmalıdır ve fiyatlar hakkında hiç bilgim yok doğrusu.. örnek bir kaç link verecek olursa çok sevinirim. Birde elektrikler kesilince nasıl devreye giriyor kesiliyor sonra mı çalışıyor öyle ise bir anlamı o
İki blok var, bir blokta 18 daire var. Alınacak jeneratör iki bloğuda besleyecek. Değerleri ne olmalıdır ve fiyatlar hakkında hiç bilgim yok doğrusu.. örnek bir kaç link verecek olursa çok sevinirim. Birde elektrikler kesilince nasıl devreye giriyor kesiliyor sonra mı çalışıyor öyle ise bir anlamı olmaz yoksa kesildiğini anlamıyor muyuz bile o şekilde mi çalışma prensipleri..
0
yirmibesonbes
(28.11.21)
- öncelikle gerçekten gerekli mi buna karar verin.
- 36 dairelik bir apartman için min. 100-150kw gibi bir jeneratör almalısınız.
- marşlıdır elektrik kesilince kendi devreye girer.
- birinin yağına suyuna, yakıtına bakması hava filtresini kontrol etmesi gerekir.
aldım kenra koydum bir cihaz değil.
- gürültülüdür komşuları rahatsız eder + egzos gazı giriş kattakileri rahatsız eder.
- bu ayarda bir iş hepsiburada'dan laptop alır gibi olmaz. aksa bayilerinden biri ile
görüşün kurulum-kablolama-pano dahil size teklif versinler. tahminim 150-200 bin
lira gibi tutar herşey dahil.
0
orpheus
(28.11.21)
bizim 10 dairelik apartmanda 50kva lik aksa var. 36 daireye 200luk falan lazim tahminen, google'dan fiyat baktim $15000 falan diyor, yani bugunku kurla size tahminen 200.000tl civarina patlar.

Bildigim kadariyla ayda bir gelip yagina suyuna bakiyorlar, yani bir de bakim anlasmasi yapilmasi lazim.
0
cooperr
(28.11.21)
- gürültülüdür komşuları rahatsız eder + egzos gazı giriş kattakileri rahatsız eder.
+1milyon.

geçtiğimiz yaz sabaha karşı, mahalledeki jeneratörlerden biri çalışmaya başladı ve saatlerce susmadı. yazın camlar açık yattığım için burnuma gelen keskin mazot kokusuyla uyandım. uyandıktan sonra da gürültü sinir bozucu olmaya başladı. kulaklarını çınlattım fazlaca.

tüm bunlar olurken elektrik kesintisi olmaması da ayrı bir mesele tabi.
0
sutlu nescafe
(28.11.21)
jeneratör benim oturduğum sitelerde şunlar için kullanılıyor
-asansörler
-apartman içi aydınlatma
-site aydınlatması
-hidrofor
-güvenlik kameraları
-zil sistemleri
-kumandalı araç giriş kapısı
-varsa yangın pompası sprinkler sistemi falan.

yani dairelere falan elektrik verilmiyor.

siz bu şekilde kısıtlı zamanda kullanacaksanız olur.

bu jeneratörün bildiğin jeneratör dairesi oluyor sitenin içinde trafo gibi beton tuğla vb yapı içine ses yalıtımı yapılmış olarak kuruluyor. buna rağmen öyle bas ve büyük bir uğultusu var ki gece gündüz demeden sitenin heryerinden duyuluyor.

sizin bir de 2 blok, bodruma falan koyarsanız ses yalıtımı iyi de olsa çok rahatsız eder.
0
killerbee
(28.11.21)
Cevap değil ama soruya bir katkı yapayım. Jeneratör sayaçlardan önceye takılıyor olmalı.
Bu durumda elektrik dağıtım şirketi jeneratörün ürettiği elektriği de ücretlendirip bize fatura ediyor. Doğru mu?
0
Mirket
(28.11.21)
@mirket jeneratörün sayaç öncesi bağlanması değil, sistem şöyledir. jeneratör besleme çıkışı ve şebeke kablosu bir transfer panosuna giriş yapar. elektrik varken zaten şebeke kablosunda elektrik olduğundan şebeke üzerinden ana baraya enerji akışı olur. sayaç da ana panoda diyelim. elektrik gittiğinde ise şebekeden elektrik akmayınca jeneratör tetiklenir transfer panosu jeneratör kablosu üzerinden yine ana baraya akar. jeneratör devredeyken sayacın işlememesi için transfer panosu ile ilgili imalatların değişmesi gerekiyor. hatta her daireye ayrı kontaktör çıkışı verilmeli biraz kapsamlı. bir iş.. 3-4 saatlik kesintideki fark sayaca yansımasın diyene pek rastlamadım özel durumlar hariç. yani jeneratör devreye girse bile sayaç işliyor.

soruya gelirsek uygun cevaplar verilmiş bahsettiğimiz şey bir ups değil tak bağla çalıştır olsun. yakıtı bakımı kurulumu var. şahsi görüşüm tüm bina daire içi elektriğin anlamsız olduğu yönünde. 1 priz linyesine enerji verenlere rastladım ama bence mantıklı olan asansör site aydınlatması kameralar güvenlik vs bunların enerji ihtiyacını gidermektir.
0
Golgi
(28.11.21)
(6)

Doların yükselmesi(Tl'nin değer kaybetmesi ya da) dolarla maaş alanlar?

Bartebly
Doların yükselmesi(Tl'nin değer kaybetmesi ya da) dolarla maaş alanları olumsuz mu etkiliyor? Evetse nasıl oluyor bu?
Doların yükselmesi(Tl'nin değer kaybetmesi ya da) dolarla maaş alanları olumsuz mu etkiliyor? Evetse nasıl oluyor bu?
0
Bartebly
(25.11.21)
Eğer bu yaşıma kadar matematiği yanlış öğrenmediysem olumsuz değil, olumlu etkiliyor.

Maaş 1000 dolar olsa, 1 dolar=10 lira iken maaş 10 bin lira.

Aynı maaş 1 dolar=12 lira iken maaş 12 bin lira.

Maaş 2 bin lira artmış oldu.

Bu dediğim tabii ki Türkiye'de yaşayıp TL olarak harcayanlar için.

Dolar harcayan insan için değişen bir şey yok.
0
dissendium
(25.11.21)
teoride olumlu etkiliyor, fakat pratikte olumlu bir etkisi pek yok.
3,5 yıl önce ikinci el olarak aldığım otomobili (kullandığım ve eskittiğim halde) şu anda satmaya kalksam dolar bazında bile aldığım fiyattan daha pahalıya alıcı buluyor olması küçük bir örnek. otomobil doğru bir kalem değil diyebilirsiniz, fakat enflasyon sepetine giren ürünler dışında piyasadaki neredeyse her şeyin fiyatı, dövizden daha hızlı artıyor sanki.
yani TL ile maaş alandan daha az olumsuz etkileniyorlar diyebiliriz.
0
gkhncnzdgn
(25.11.21)
enflasyonun da doğrudan dolardan etkilendiğini varsayarsak ve aşağı yukarı benzer şekilde dersek onlar için bir şey değişmiyor, tl ile alanlar kaybediyor.
0
passion rules the game
(25.11.21)
turk lirasi cinsinden degeri belirlenen seylerde olumlu etkiliyor; ornegin evini boyamaya gelen ustanin gunluk yevmiyesi, pazarda satilan yerli domates, bankadan cektigi kredi, turk lirasi cinsinden odedigi vergi vs. bunlar sonucta yine de artsa bile dolayli yoldan artan seyler, o yuzden nispeten az ve yavas artiyor fiyatlari.

degeri dolar ile belirlenen seyler ise, ornegin iphone, samsung tv, ithal domates, yurtdisi tatili, nike ayakkabi falan cok fark etmiyor. dolarla paralel bunlarin fiyati da artiyor.

olumsuz etkilendikleri bi durum pek yok. devletin dolarla maas alanlara daha fazla vergi gibi bi uygulama yapmadigi surece tabi.
0
icim urperiyor
(26.11.21)
dolarla maaş alan insan bir anlamda her ay maaşına tl cinsinden zam alıyor ancak kârı bundan ibaret. bu kişinin ev tarla vb yatırımları olduğunu düşünün, tl cinsinden varlıklara. bu kişi aylık maaştan kazandığının kat kat fazlasını bunların değerinin dolar karşısında erimesinden kaybediyor olabilir. ülke içindeki her şeyle beraber fakirleşiyor, mal mülk sahipleri de istisna değil.
0
engelbert humperdinck
(26.11.21)
Turkiye'de doviz kazanan adamin kaybi etrafindaki yasamin kotulesmesi olur. Mahallen yanarken birtek senin evin ayakta kaliyorsa, senin evinin ayakta kalmasinin cok da bir degeri kalmiyor. Ama bunu kafaya takmayan birisi isen, fazla birsey hissetmeden dumduz yasamaya devam edersin. Alim gucunde bir degisiklik olmaz, hatta hafif iyilesebilir.
0
cooperr
(26.11.21)
(7)

beyaz motosiklet kaskını siyah yapmak

Wakatakakage
Kötü görünmeyecek şekilde nasıl yapabilirim? Siyah bantla kaplamak var aklımda şuan.
Kötü görünmeyecek şekilde nasıl yapabilirim? Siyah bantla kaplamak var aklımda şuan.
0
Wakatakakage
(24.11.21)
bantla olmaz da, araba kaplanılan şeylerden bulursan onla yapabilirsin.
0
jelly bear
(24.11.21)
@jelly araba kaplanılan şeyler nedir?
0
🌸Wakatakakage
(24.11.21)
araç kaplama folyosu diye arat çıkar.

araç kaplama merkezlerine götürürsen belki yaparlar
0
jelly bear
(24.11.21)
bu araç kaplama folyoları biraz sert oluyor. araç kaplama merkezlerinde sıcak h ava tabancaları ile yumşatarak kaplıyolar. uğraşmak isterler mi bilmem çünkü detaylı bir iş.

hani hava kanalları falan varsa çok girintili çıkıntılıysa uğraşmak istemezler.

reklamcılardan siyah folyo alarak sen kaplamayı deneyebilirsin suyla ıslatıp ve saç kurutma makinası kullanarak ama araç kaplama folyosu gibi sağlam olmaz tabi.
0
killerbee
(24.11.21)
"plastidip" - spray plastik
arabalarda ufak tefek parcalari kaplamak icin kullaniliyor.
ama kask icin onerilmeyebilir, kaskin dis kaplamasinin ozelligini bozma olasiligi vardir kesin ama emin degilim, yaptirmadan once arastir..
0
cooperr
(24.11.21)
kaskın üzerindeki her çıkıntı yere kafanı sürttüğünde takılmadan kırılıp gitmek üzere tasarlanıyor. kaplama yapıp yere ekstra tutunma sağlamak istemezsin. boyun bölgesi saniseler içinde 'geri dönülmeyen' hasarlar alabiliyor. onun yerine kaygan bir son yüzey veren boya tercih ediliyor. ama bu konuda da markalar kararsız, bazıları boyayın diyor bazıları asla.
0
onemoremile
(24.11.21)
Kaskı dikkatlice söküldüğünde tüm parçaları ve içi ayrılıp sadece kabuk olarak eline alabilirsin.

Elinde sadece dış kabuk kaldığında bir airbrush, ya da oto boya ustasına götürüp boyatabilirsin.

Kendi yapacağın hiç bir işlem güzel olmayacak bilgin olsun.
0
John Bloor
(24.11.21)
(2)

Linkedln paylaşımları

bahçedekisandal
Linkedln'de ilgi çekici ya da komik ne tür paylaşımlar yapılabilir?(Paylaşım yapacak kişi insan kaynakları alanında çalışıyor)
Linkedln'de ilgi çekici ya da komik ne tür paylaşımlar yapılabilir?
(Paylaşım yapacak kişi insan kaynakları alanında çalışıyor)
0
bahçedekisandal
(22.11.21)
is hayatıyla ilgili komik sayılabilecek her türlü gözlem, espri olabilir.
0
buenosdias
(22.11.21)
benim gordugum tribunlere oynayan HRci abiler ablalar, maaslarin azligi, profesyonel ortamlardaki kadin/erkek esitsizligi, uzun calisma saatleri falan gibi konulara dalip calisanin yaninda gozukup (sanki kendileri sistemin bir parcasi degilmis gibi) alkis pesinde kosuyorlar.

ozetle beyaz yakali iscinin yanindaymis gibi yaparsa ilgi ceker.
0
cooperr
(22.11.21)
(10)

10, 20, 30 yıl önceden "patlayacak" denilen teknolojiler nelerdi?

ya ben lan neyse
ben çocukken "insan ömrü artık 1000 yıl olacak" diye manşetler vardı. şu an o seviyeye gelinmedi sanırım.sizin yıllar öncesinden köpürtüldüğüne şahit olduğunuz teknolojiler neler, bugün gerçekten patladı mı?dipnot: cem yılmaz'ın "mars'ta su bulundu! ama kuyu suyuymuş içilmiyormuş." esprisi çok güze
ben çocukken "insan ömrü artık 1000 yıl olacak" diye manşetler vardı. şu an o seviyeye gelinmedi sanırım.

sizin yıllar öncesinden köpürtüldüğüne şahit olduğunuz teknolojiler neler, bugün gerçekten patladı mı?

dipnot: cem yılmaz'ın "mars'ta su bulundu! ama kuyu suyuymuş içilmiyormuş." esprisi çok güzel anlatmış derdimi.
0
ya ben lan neyse
(21.11.21)
Patlayanlar malum, klişe zaten görüntülü konuşma falan.

Asla patlamayan klişelere bir örnek de hapların öğün yerine geçmesi falan...

Daha sıradan bir olay belki ama divx playerlar vardı bir ara; vcd ve dvd player arası bir yerde kabul ediliyordu. asla gün yüzü görmeden yok oldular, ilk ortaya çıktıklarında baya kişi tarafından zikredildiğini duymuştum. Çıktığı gibi kayboldu ama...
0
akhenaten
(21.11.21)
Uçan araba
0
olaylar olaylar
(21.11.21)
Milli uçağımız göklerde.
0
apistogramma
(21.11.21)
3d yazici, en cok kolpalanan sonra taca atilan teknoloji oldu.
0
divit
(21.11.21)
yakın zamanda en hypelanan ve fos çıkan olay şu segway zımbırtısıydı. o da duyurulduktan 20 sene sonra falan dünyayı değiştirdi.

bir de 90'lardan iridium efsanesi var, onun da hikayesi epey ilginç. uydu telefonu olayı.

minidisc player'lar

hd-dvd olayı (blu ray alternatifi idi patates oldu)

microsoft zune
0
roket adam
(22.11.21)
3D sinema/tv ler. Çok popülerleşip zamanla kayboldular
0
senolll
(22.11.21)
Adını bilmediğim için Google'a sordum. İki tekerlekli Segway olarak çıkıyor. O isim doğru mudur yoksa bir marka ismi midir bilmiyorum. İlk çıkışında Dünya çapında yüzyılın icadı olarak lanse edilmiş, ne olduğu bir süre gizlenmişti.
Şimdi aklıma geldi de güldüm.
0
Mirket
(22.11.21)
minidisc player +1

zamaninda baya ovulmustu ama populerlesmeden yokoldu gitti.
0
cooperr
(22.11.21)
Bence VR
0
nhtzmc
(22.11.21)
2000’lerin basinda ginger’in acayip parlatildigini hatirliyorum. Ulasimda devrim, artik arabalari kullanmayacagiz vs. Bush surerken dustukten sonra yalan oldu.
0
gibicibicis
(22.11.21)
(6)

Linkedin'de şirkette çalışan herhangi birine mesaj atmak mantıklı mı?

nerobianco
Yurtdışında ufak bir şehirde yaşıyorum ve ilgilendiğim sektörde staj bulmayı umuyorum fakat şehir küçük olduğu için çok seçeneğim yok. Şirketlerden biri uluslararası bir çok şubesi olan bir firma fakat buradaki şubenin sadece telefon numarası var. Linkedin'de araştırırken şirkette ilgilendiğim pozis
Yurtdışında ufak bir şehirde yaşıyorum ve ilgilendiğim sektörde staj bulmayı umuyorum fakat şehir küçük olduğu için çok seçeneğim yok. Şirketlerden biri uluslararası bir çok şubesi olan bir firma fakat buradaki şubenin sadece telefon numarası var. Linkedin'de araştırırken şirkette ilgilendiğim pozisyonda çalışan birine denk geldim. Kendisine mesaj atıp cv'mi ve cover letter'ımı iletmek üzere işe alım birimi ya da herhangi bir yöneticinin e-mail adresini istemek mantıklı olur mu? Zira şansımı gerçekten denemek istiyorum.
0
nerobianco
(21.11.21)
Olur, yapıldığını gördüm hatta ben de denk geldim. Mesela benimle aynı pozisyon için bizim şirkete başvuracak insanlar bazen soru soruyorlar, CV iletiyorlar; ben de bunları IK'ya iletiyorum.
0
salihdt
(21.11.21)
Yurtdışında çalışıyorum. iki kere staj isteyen kisilerden mesaj aldim ve hiç garip karsilamadim.
Ozellikle aktif linkedin kullanan biriyse hele hic garip gelmez.
0
logisticsmanager
(21.11.21)
Bu şekilde rasgele mesaj atan arkadaşım şu an alanında büyük firma ile iş gorusmesi yapiyor
0
seyyar satıcı
(21.11.21)
Bana ara sıra böyle mesajlar geliyor. Özellikle yaptığımız işle ilgili bir şeyler bildiğini ya da o alanda çalışmaya hevesli olduğunu gösteren bir kaç şey yazdıysa normal başvurudan gelen birinin önüne geçiyor bence.

Mantıklı yani.
0
plutongezegendegilmi
(21.11.21)
ne güzel lan herkese yaramış. ben sayısız tane attım, kafadan 95'inin cevaplanmadığını 5'ini ise herhalde kibarlık olsun diye yanıtlandığını sanıyorum. Bu kişiler hem yönetici, hem de ik. firmayı/departmanı gerçekten iyice araştırmama rağmen, güzel de bir yazı yazmama rağmen, evet 1 tane bile mühim bir dönüş alamadım.

Benim açımdan çok mantıksız bir hareket oldu ama belki de sen arayıp bulamadıkları kişi olabilirsin.
0
1195
(21.11.21)
Bu sekilde ilgilendigin sirketin HR'inda calisanla disinda kimseye yanasmani tavsiye etmem, cevap verme olasiliklari cok dusuk. Yurtdisinda kolay kolay kimse tanimadigi birine referans olmaz. Buyuk sirketlerin referans prosedurleri var, sisteme bir suru detay girip CVyi ekliyorsun, kisiyi nereden tanidigina dair detayli bilgi istiyorlar. Bana da arada bir boyle istekler gelir, malesef olumlu cevap veremiyorum.

HR'lari ve kafa avcilarini kovala, gerisi vakit kaybi olur (bence).
0
cooperr
(21.11.21)
(2)

Mikrodalga fırın

pudra
Elimde bir mikrodalga fırın var. Çok çok eski ve hiç kullanılmamış. Kullanım klavuzu da yok ve kullanmak da istemiyorum. Satmak istesem düzgün çalışıp çalışmadığını da anlamadım. Ne yapayım ben bunu?
Elimde bir mikrodalga fırın var. Çok çok eski ve hiç kullanılmamış. Kullanım klavuzu da yok ve kullanmak da istemiyorum. Satmak istesem düzgün çalışıp çalışmadığını da anlamadım.
Ne yapayım ben bunu?
0
pudra
(19.11.21)
bence bu açıklamayla 100-200 lira gibi bir fiyata letgo'ya koyun.
0
blatta hiberna
(19.11.21)
fise tak, icine bir bardak soguk su koy, 30 saniye calistir. Eger su isiniyorsa calisiyordur. Cok cok eski oldugu icin calisiyorsa biraz para eder, calismiyorsa cop.
0
cooperr
(19.11.21)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.