Giriş
(10)

Veresiye defterine yazdiranlar esnafa nasil guveniyorlar?

speedy
Sadece filmlerde falan gordum ben de, ulkede cok yaygin sanirim ya. Pnademide defterler kabardi diye haber gordum gene. Musteri mali aliyor, veresiyeye diyor gidiyor. Esnafin sisirmedigini, ekleme yapmadigina nasil guvenebiliyor Allah askina?
Sadece filmlerde falan gordum ben de, ulkede cok yaygin sanirim ya. Pnademide defterler kabardi diye haber gordum gene. Musteri mali aliyor, veresiyeye diyor gidiyor. Esnafin sisirmedigini, ekleme yapmadigina nasil guvenebiliyor Allah askina?
0
speedy
(31.01.21)
Bildiğim kadarıyla bazıları çift defter tutulmasını istiyor. bir defter bakkalda, bir defter müşteride. Satın alınanları her iki deftere de yazdırıyor.
0
faithless
(31.01.21)
ne kadar tuttuğunu alışveriş sonu sana söylüyor. sen de evde onları not alıyorsun. ya da fiş verir. sende de bi kanıt olur. biz nalburlardan öyle alışveriş yaparız. aylık alışveriş olur aldığım ürünün fiyatı fişte yazar. ay sonu yanyana geliriz. fişler tutar karşılaştırılır sonra ödeme yaparız.
0
turbo sadık
(31.01.21)
Küçükken mahalleden bir arkadaşımın ailesi veresiye alırdı. Bakkala giderken elinde bir defter götürürdü, bakkal o deftere yazardı. Yukardaki arkadaşın dediği gibi çift defter olayı.
0
mg3929
(31.01.21)
Asıl esnaf nasıl müşteriye güveniyor ben onu anlamadım. Borcu takıp ortadan kaybolsa güvence ne, veresiye defteri bir borç hükmü yerine geçer mi ki yargıda ?
0
biravekahve
(31.01.21)
Asil esnaf nasik guveniyor +1 burada ufak bir bakkal var sakiz bile vermiyor veresiye iyi de yapiyor
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
ben cocukken hatirliyorum nadirdi cunku bakkal amca vardi beni cagiriyordu gel bak dukkana ben yatacam diye. :p bizim buradaki bakkallar zaten duzgun insanlar oldugu icin guven sorunu olmuyordu. deftere yazdirma cok ama cok nadirdi. borcunu sorup sasiran olmadi hic. daha cok musteri esnafi uyarirdi benim su kadar borcum var diye. ben de mesela su an bile abi nakit yok ustumde diyorum 5-10gun sonra verdigimde bakkal unutmus oluyor.
0
nibba
(31.01.21)
Hatalı soru doğrusu esnaf müşteriye nasıl itimat ediyor olacaktı neticede müşteri alışveriş karşılığında herhangi bir teminat vermiyor elde bir delil yok icraya verse verilmez ama esnaf malını tedarikçiden cebinden peşin para ödeyerek satın alıyor diğer durumda ise esnafın ise itibarı söz konusu. Binlerce liralık veresiye borcu olup yıllarca ödemeyen müşteriler var. Gelir seviyesi düşük yerlerde veresiye hala yaygın.
0
acebi
(31.01.21)
Kendin de defter tutabilirsin ama veresiye alacak kadar esnafla alışverişin varsa zaten gerek yok.
0
rm
(01.02.21)
borcunu aklinda tutmaktan aciz insanlari ben olsam kaziklardim. bu nasil bir tembellik boyle?
0
baldur2
(01.02.21)
Karşılıklı güvenle alakalı aslında, yılların bakkalı ve yılların mahallelisi ise ya bakkalda defter durur ya da ailede.

Genelde ailede duran defter küçük bir not defterdir, bakkalda ise büyük boy. Bazı müşterilerin hesabı karşılıklı tutulur, hem müşterinin getirdiği deftere hem de bakkaldaki deftere not alınır.

Bakkal bazen aceleden müşterinin defterine yazar, kendi defterini unutur, ama bir sonraki gelişte deftere bakarken bunu fark eder ve notunu alır zaten.

Yasal olarak bu yöntemde bakkalı koruyan bir durum yok tabiki, ama zaten en fazla bir aylık veresiyeyi takar müşteri. Kiracı filansa en fazla bir ay takar ve kaçar.

Yasal olarak bakkalı koruyan yöntem de var aslında, veresiye defterini notere onaylatıp numaralandırırsa resmi yolla alacak hakkı doğar.
0
John Bloor
(01.02.21)
(17)

Ne kadar mutlusunuz

black mamba
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında
Baya mutsuzum. Bu hayatımın büyük kısmını kaplıyor. Şu olsun rahata ericem diye düşünüyorum. O şey oluyor ama başka sorunlar çıkıyor sonra. Yavaş yavaş çevreye dikkat etmeye başladım. İnsanlar da pek mutlu değil gibi. 10 üzerinden kaç mutlusunuz genel olarak? Ben 10 üzerinden 3. Neşeli zamanlarında 4 oluyor. 10 üzerinden 7-8 normal, olması gereken sınır gibi düşünebilirsiniz. 10/10 ise çok mutlu.
0
black mamba
(31.01.21)
maşallah 10 diyeyim de bu biraz kendinle de alakalı.
ne güzel durumlarda şikayet edenler var ne rezil durumlarda mutlu olmasını bilenler var.
0
basond
(31.01.21)
5 civari
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.01.21)
bu skalaya göre 7 herhalde.
0
pati
(31.01.21)
1
0
azzlack
(31.01.21)
9 falan mutluyum, evet bence de kendinle alakalı bir durum. sağlığımda, ailemde falan ciddi bi sorun olmadığı sürece ıvır zıvır şeyleri kafaya takmam.
0
roket adam
(31.01.21)
2 falan :(
0
candide
(31.01.21)
8/10. hayat kısa, kuşlar uçuyor :)
0
makarnavodka
(31.01.21)
6/10
0
hayirsiz
(31.01.21)
7/10

2 sikintim var. biri ask biri para. para cok sorun olmaktan cikiyor yavas yavas da, ask...
0
batlegolas
(31.01.21)
Ben burada ne zaman güzel bir şeyde kendimi övsem/oylasam başıma bir şey geliyor.
O yüzden net bir şey söylemeyeceğim :D
Yuvarlanıp gidiyoruz diyelim.
Yapı olarak pozitifimdir ve güler yüzlüyümdür ama genelde. Öyle içi ağlayan cinsten de değil.

Hayat hep mücadele ile geçiyor. Hah şu sorunları hallettim, artık hep mutlu devam edeceğim diye bir şey yok. Benim genç yaşımda gördüğüm bu oldu.

O mutluluğu veya elde ettiklerini korumaya çalışmak için bile sürekli savaş veriyor, stres oluyor, kendini geliştirmek için bir şeylerle boğuşuyorsun.

Yerinde saymaya çalışmak bile bir çaba gerektiriyor. Hayatı idame ettirmeye çalışan insan 10/10 olamaz bence. Hele de Türkiye'de.
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
çoğu zaman mutluyum ama uzun süredir çözemediğim bir iki sorun sağ olsun bazen umutsuzluk yaratıp ortalamayı düşürüyor.
8/10 diyelim.
0
juliette
(31.01.21)
3.

Eskiden playstation'da oynadığım oyunlarda geçemediğim bir bölüm olunca kolu ablama devredip o bölümü benim adıma geçmesini beklerdim. Benzer biçimde, hayatımın kontrolünü de bir süreliğine başkasının ellerine teslim edebilme fırsatım olsaydı keşke diyorum. Şöyle bir 3-4 sene, oyun karakterini yönlendirir gibi idare etse beni birisi; bugüne dair bütün sorunları çözmesini beklemiyorum, en azından çözme yoluna soksa, yolun üzerindeki taşları, çalı çırpıyı temizlese... Hayatımın kontrolünü geri aldığımda "evet, yine iyi değil ama hiç değilse artık nereden yürümem gerektiğini biliyorum" diyebilsem... Hiç fena olmazdı.
0
huçi kuçi
(31.01.21)
6,5 / 10
0
megacracker
(31.01.21)
10/2
0
ayseee
(31.01.21)
Valla bilmiyorum. Bazen 8. Bazen 6. Bazen 10 bzen 2.

Bir şeyler eksik ama neyin eksik olduğunu bilmiyorum. Eksik olanı bulsam bi, Alice Harikalar Diyarında.
0
put it in your appropriate place
(31.01.21)
Aylardır 4.
0
jalapeno
(09.02.21)
6-7. mutlulugumun cogu gamsizligimdan geliyor. kendi alanimla ilgili daha iyi bir is bulsam 8-9 derdim.
0
baldur2
(09.02.21)
(84)

I'm back! :)

pandispanya
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :DÖncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dö
Selamlar herkeseee, çok uzun zaman oldu :)) Çok zamandır aklımdaydınız ama bir türlü ilk adımı atamıyordum. Bugün o gün millet! :D

Öncelikle güzel dileklerle başlayayım. Umarım tanıdığım/tanımadığım herkes bu uzun süre zarfında iyi ve mutlu kalabilmiştir. Özellikle içinde bulunduğumuz ekstra garip dönemde hepinize sağlık, geçim kolaylığı ve yaşam motivasyonu diliyorum can ı gönülden.

Kimler gitti kimler kaldı pek bilemiyorum ama beni hatırlayıp merak edenler için bir özet geçeyim. Ben kısa tutmaya çalışacağım ama çok söz de veremiyorum :D Durumu olmayanlar şimdiden kusuruma bakmasın :))

Geride bıraktığım 5 senenin neredeyse her saniyesi kabus gibiydi diyebilirim. Güzel şeyler de oldu yalan yok ama geneli gerçekten kalitesiz bir yeşilçam filminin saçma sapan bir bollywood versiyonu gibiydi. Daha fazlası olmaz herhalde artık dedikçe her şey üst üste gelmeye devam etti :D Son 5 senem bir film olsaydı ilk 10 dakikasında çıkmıştım, öyle bir şey :D

Belki hatırlayanlar vardır tiroid problemlerim vardı. Öncelikle tiroide bağlı gelişen başka bir rahatsızlık sebebiyle minnoş gözlerimi kaybettim :D Çok şükür hala görüyorum ama şekilleri ve boyutları değişip büyüyüp yuvarlaklaştılar :D Sonra ameliyat geçirip tiroid problemimden kurtuldum ama gözler yadigar kaldı :D

Sonra evlendim ve Bodrum'a taşınıp ufak bi cafe/pub açtım. Sanırım buraya kadar bilenler biliyordu. Bodrum'un ve evliliğimizin ilk 6 ayı tek kelimeyle mü-kem-mel-di. İstanbul'da yaşarken benim de eşimin de güzel işlerimiz ve güzel maaşlarımız vardı. Çok şükür yiyip içip gezmemize hatta balta girmemiş ormanlardaki orangutanlara bile yardım etmemize rağmen paramız artıyordu ve biz de biriktiriyorduk :D Ne güzel zamanlarmış. Önce düğünümüze, ev eşyalarımıza bir yatırım olur diye biriktiriyorduk. Bu hastalıktan sonra ben dedim ki düğünü eşyayı boşverelim, dünyayı gezelim. Beğendiğimiz yerde kalabilmenin imkanlarını araştıralım ve yerleşelim. Şimdiki eşim, o zamanki erkek arkadaşım da iflah olmaz bir kurumsal kimlikti ve bu maceralara pek yanaşmıyordu. Bana dedi ki "son kez müdür pozisyonlu başvurularımı yapayım 15Ocak'a kadar geri dönüş olmazsa dünyayı gezelim. Eğer istediğim işlerden birine kabul edilirsem kariyer yapmak istiyorum" :D Naif planlar. Dedim hay hay. Gayet adaletli bir bakış açısı. Ama tabii onun işine çok ihtimal vermediğim için ben dünya gezisi rotasını oluşturmaya başladım :D Derken boş zamanlarında sahibinden.com'da hiçbir zaman almayacağı tekneleri, motorları ya da dükkanları gezen her Türk genci gibi biz de hiç aklımızda yokken Bodrum'da bi dükkan bulup tutmaya karar verdik. Tarih 31 Aralık 2015. Dedim ki yeter ki İstanbul'dan gidelim de bir işimiz olduktan sonra dünyayı sonra da gezebiliriz. NAAAH gezersin! :D 15 gün sonra başvurduğu işlerden olumlu geri dönüş alan eşim için de benim için de artık hayat başka bir yola savurmuştu bizi çoktan. Sonra işte şipşak düğün dernek, işlerden istifa, dükkanı kurmaca derken kendimizi burada işletmeci olarak bulduk.

Normalde kendi paramız dükkanı tutmaya ve düzeltmeye; aşçı, barmen vs tutmaya yetiyordu ama kocacıııım yine her Türk gencinin hayali olan "liseden arkadaşlarıyla ileride bir bar açma" hayaline tutunarak, çocukluk arkadaşını ve eşini de bize ortak etti. İlk FAIL! Ta daaa :D İlk 6 aya dönelim, mükemmeldi dedik. Çocukluğumuz ve ilk gençliğimiz berbat geçmiş olduğundan "Hayatımızda ilk defa mutlu ve huzurluyuz" diye düşündük. Ortağımızın eşi "ben mükemmel bir aşçıyım, sana her şeyi öğretirim" dediği; ve onun kocası da "ben mükemmel bir barmenim" dediği için bir süre insanlara pişmemiş pirinç yedirdik ve bara gelip cin tonik isteyenlere bira verdik. Ona rağmen mutlu, çözüm odaklı ve iyimserdik. Her şeyi zamanla, çalışkanlığımızla, dürüstlüğümüzle, gençliğimizle çözeceğimize inanıyorduk. Bu arada ben 25, eşim 27 yaşındaydık.

6.ayımızda babam bir cinsel istismar iftirası sonucu tutuklandı. Huzurla uyuduğumuz bir gecenin sabahına birçok yalan haber ve ölüm tehditleriyle uyandık. Bana göre bu mümkün olamazdı ama yine de beşer şaşar diyerek apar topar İstanbul'a gidip babamla yüzleştim. Kafamdaki plan çok netti. Eğer bu şerefsizliği yapmışsa, ölmüş kabul edip yoluma devam edecektim. Yapmamışsa yolumuz uzun ve sancılıydı. Babam olanlardan, hakkında söylenenlerden, tehditlerden, gazete ve televizyonlarda dönen yalan haberlerden habersiz, masum ve şaşkındı. Avukatlar tuttum, onun varolan borçlarını ödedim, dükkanını araştırmaya gelmeleri için aylarca kirasını ödedim, tüm masraflarını üstlendim kısaca. Hakkında ortaya atılan tüm iddiaların aksi kanıtlanmasına rağmen, iftirayı atanlar söyledikleri şeyleri geri çekmelerine rağmen, polis raporları bizden yana olmasına rağmen, bilir kişi raporları bizden yana olmasına rağmen, tanık beyanlarının tümü bizden yana olmasına rağmen, görüntülü kayıtlar, fotoğraf ve videolarla da birçok şeyi desteklememize rağmen; her celse değişen hakim ve savcılar, karşı tarafın medya ve belediyeyle olan yakın ilişkileri; dosyayı açıp okumadan karar veren sözde yetkililer sebebiyle dosyamız okunmadan, hiçbir delil değerlendirilmeden babam 25 yıl hapis cezası aldı. Günde 15-16 saat kafede çalışarak, her hafta İstanbul'a gidip geldim. Düğünden gelen tüm takı ve paraları bu iş için harcadım, yetmedi krediler çektim (sağolsun eşim inanılmaz destekledi), yine de başaramadım. Hukuki sürecin devamı çok uzun ama yıllar boyunca tüm sosyal mecralardan taciz edilmeye devam ettim. Esasında duyuruyu bırakmam bu olaya dayanıyor.

Biz bilim ışığında, akılla mantıkla sunulan kanıtlarla kendimizi bozmadan süreci ilerletelim, vicdanımız rahat, kanıtlarımız tam, nasılsa birileri okuyup bu konuyu aklına mantığına sığdıramayacak dedik ama ne yazık ki kurunun yanında yaş da yandı ve dosya hiçbir zaman okunmadı. Sonra yargıtay cezayı 17 seneye düşürdü. Şu an anayasa mahkemesindeyiz. Hala bekliyor ve mücadele ediyoruz, bakalım.

Bu süreçten birkaç ay sonra ortaklar da tüm yaşadıklarımızı bilmelerine rağmen, girerken koydukları paranın 2,5 katını talep ederek ayrılmak istediler. Toplamda 9-10 ay beraber çalışmıştık. Dedik ki madem kardeş dediğimiz insanlar 9 ayın sonunda, tüm sıkıntılarımıza rağmen bu şekilde ayrılarak böyle bir para talep ediyorlar; verelim. Dükkan bi marka filan olmadı, daha sandalyelerde minder yok :D 5 sene öncenin parasıyla 45bin tl istiyorlar şaka gibi :D Yine kredi çektik. Onlara istedikleri rakamı ödedik ve ayrıldılar. Sonradan öğrendik ki "İstanbul'dan varlıklı arkadaşlarımız geliyor, işi kurup sonra ayrılıp para alıcaz" diye yapmışlar zaten planlarını :D Fail 2! :D Varlıklı olsaydık keşke gerçekten. Aynı parayı bölüşüyorduk; bu herif kumar oynayıp bütün parayı kaybedip devamlı ailesinden destekle yaşıyordu. Bizse hem kendimize, hem baktığımız hayvanların tüm giderlerine (sokaktaki 20 kedi, 5 köpek filan, kısırlaştırmalar, mamalar, aşılar:D), hem babamın giderlerine, hem benim her hafta İstanbul'a gidip gelmeme yettiriyorduk. Kendi kıçı kırık motorumuzu bile onlara vermiştik, işe kolay gidip gelsinler diye izinli günlerimizde, yaz gününde Bodrum'da yeni evli çift olarak evde oturuyorduk aracımız ve paramız olmadığından :D Neyse, öyle ayrıldılar. Sonra biz dükkanda ikimiz kaldık eşimle.

Benim İstanbul süreci ayda 1-2'ye düşmüştü. Dükkanı toparlamaya çalışıyorduk. Buradan da gelenler oldu bu arada :D Sağolsunlar, yolunuz düşerse hepinizi bekleriz :D

Bi 6 ay da böyle geçti. Borç ve kredi yükümüz çok ağır geldiğinden dükkana yeni bir çalışan almadan her şeyi kendimiz yaptık. Mutfağa ben, bara eşim geçti. Sabahlara kadar çalıştık, denedik, alışverişi de kendimiz yaptık, tuvaleti de kendimiz temizledik, servisi de biz yaptık, hazırlığı da, müziği de, bulaşığı da... Aklınıza ne gelirse, gece gündüz çalışıp, hiç es vermeden kendimizi babamı kurtarmaya ve borç ödemeye adadık. Bir yandan da hizmet sektöründe her ne kadar sabah güne yeni bir tehditle, hakaretle, kötü haber veren bir telefonla uyanmış olursan ol, insanlara gülümsemek ve onları eğlendirmek zorunda olmanın psikolojik yükü de ekleniyordu ama yine de güçlüydük. Sonraaa tam yeniden hayata karşı umutlanacakken eşimin babasının akciğer kanseri olduğunu öğrendik. Bu sefer de o süreç başladı.

Önce Eskişehir, İzmir, Ankara, İstanbul vb yerlerde çeşitli profesör ve hastane arama süreçleri, sonra tedavi süreci başladı. Kayınpederim bu dönemde artık çalışamaz duruma geldiği için onun ailesinin masraflarını da biz üstlendik. (İkinci eşinden 20 yaşında bir oğlu ve 8 yaşında kızı vardı).

Gece yarısına kadar çalışıyorduk, dükkanı kapatınca eşim Marmaris'e gidip babasını alıp İzmir'e götürüp kemoterapiyi bekleyip, yeniden Marmaris'e gidip babasını bırakıp, Bodrum'a dönüyor ve çalışmaya devam ediyordu. Bazı zamanlar 10-15 gün dükkanı tek başıma açıp kapattığım oldu. O dönünce ben aynı matematikle İstanbul'a gidip, babamı görüp, avukatlarla görüşüp aynı gün geri dönüp gece çalışmaya devam ediyordum. Kayınpederlerin mutfak alışverişi, çocuğun okul giderleri vb destekçileriydik.

Sanırım gençliğin verdiği güçle gerçekten her düştüğümüzde daha güçlü kalktık hep ayağa. Biraz da enayilik. Ama çok şükür artık iş yeri azıcık daha profesyonel olmaya ve para kazandırmaya başlamıştı. Ne duruyoruz o zaman helva yapalım dedik. Eşimin, son 5 senedir odasından hiç çıkmamış 20 yaşındaki kardeşine iş verelim, onu hayata hazırlayalım dedik. Bak bak :D:D Fail 3'ün zemini geliyo :D Bu çocukcağız da 15 yaşında liseyi bırakmış, işte 5 senedir odasından çıkmıyor, eli bir iş tutmuyor, akşam okulunun borcu biriktiği için okula devam edemiyor filan. Marmaris'ten geldi, bize taşındı. İlk etapta 6 ay kadar birlikte yaşadık ve çalıştık. Çok şükür, iki kelimeyi yan yana getirmeye utanan çocuk açıldı, özgüvenlendi; barı, kahveyi, mutfağı öğrendi; para kazandı. Biz kazandığı paradan ayrı olarak okulunun geçmiş borçlarını ve yeni gelen taksitlerini ödedik, cep telefonunu aldık, üst baş alışverişini yaptık ve sezon sonunda bir sonraki yaza da görüşmek üzere vedalaştık.

Bu arada kayınpederim de kanseri atlattı, güzel bir kutlama yaptık; derken çok kısa bir zamanda nüksetti ve yukarıda anlattığım süreç yeniden başladı. Sonra da tam her şey yeniden iyi gidiyorken kendisini aniden kaybettik.

Bu arada ben devamlı mahkemelere gidiyorum, her celse büyük umutlarla gidip aşağılanarak dönüyorum, yeniden televizyonlarda, gazetelerde dönüyoruz filan çok zor. Kayınpederimin hastaneye kaldırıldığı haberini duyar duymaz dükkanı kapatıp yola çıktık. Yolda eşim arabayı süremeyeceğini söyleyip yanımızda da bir büyük olsun diye annesini çağırdı. Kayınvalidemle gittik Marmaris'e ama kayınvalidem kayınpederin eski eşi. Validenin de 25 senelik yeni eşi var. Bütün hikayelerin üstünden 25 yıl geçmiş ama kadıncağız insanlık yaptı bize.

Biz Marmaris'e giderken, babayı kaybettiğimizin haberi geldi. Yıkıldık. Neyse gittik, gerekli işlemleri hallettik ve 24 saat geçmeden Bodrum'a geri döndük. Günlerden Pazar. Pazartesi günü benim babamın İstanbul'da mahkemesi var. Salı günü ise eşimin babası yine İstanbul'da defnedilecek. Pazartesi sabahı 6.30'da uçağımız var diyelim.

Kayınvalidemi evine bıraktık, eşim de üvey babasının yanına çıktı, sarılıp teselli ettiler birbirlerini. Aksi bir şey yok gibiydi. Biz de eve geldik. Aramız 15dk. Eşim artık ağlayabilirim dedi. Kahve yaptım, içerken telefon çaldı. Telefonda sadece kayınvalidemin çığlıkları geliyordu "yapma, vurma, yeter" gibi :( Eşim "annemi dövüyo" dedi. Valla yalın ayak arabaya nasıl atladık, nasıl gittik oralar bende yok. 4-5 dk içinde oradaydık. Yolda jandarmayı aradık, biz içeri bi girdik ki kadını 40 dk darp etmiş şerefsiz. Kıskançlık sebebiyle ve alkol problemi bahanesiyle. Kadıncağızın ayakta duracak gücü yok, her yerden kanlar süzülüyor, bir yandan şoktan mıdır nedir "o çok iyi bir insan, onu polise vermeyin" diye yalvarıyor :/ Allah'ım son 3 sene kesin kabustu diyorum artık. Birazdan uyanacağım, uyanmam lazım yani. Daha babayı kaybedeli 24 saat geçmedi, bu nedir.

Üvey kayınpeder daya atmaktan yorulmuş sandalyeye oturmuş, oturduğu yerden kayınvalideye ve eşime ve hatta daha vefatının üzerinden 1 gün bile geçmeyen babasına küfürler hakaretler ediyor. Eşim önce üvey babayı dövdü, sonra jandarmalar müdahale etti. Ve de yanlış bi hareket yaparsa artık onu da nezarete atacaklarını söyledikleri için başına bir şey gelmesin diye kalanında da ben dövdüm. Bir yandan eşim sinir krizi geçiriyor, bir yandan herif kayınpedere küfrediyor, bir yandan kayınvalide "o çok iyi bir insan, onu götürmeyin" diyor, jandarma ultimatom veriyor asjdha o ara ben de yerlere düşürüp tekmeledim adamı, bi de suratını yumrukladım :/ Yaşadığımız her şeyin içinde vicdanım bi tek bazen buna sızlıyor. Hala utanıyorum yaptığım şeyden. Ama yine olsa yine yapardım...

İstanbul uçağının kalkmasına 4-5 saat var, günlerdir uykusuzuz, kayınpederi kaybetmişiz, kayınvalide öldüresiye dövülmüş, sabahında babamın mahkemesi var, ertesi gün cenazemiz var ve sabaha kadar hastane, karakol vs dolaşıyoruz. İşin kötüsü kayınvalidem de hastanede yaralarını saklıyor, karakolda hayır dövmedi diye yalan söylüyor, inanılmaz bir şey yaşıyoruz.

Uçağa birkaç saat kala, güvendiğimiz bir ablamızı kayınvalidemin yanına yerleştirdik ve biz gelene kadar buradan ayrılma dedik. Sonra gittik, babam bu sefer kesin çıkıyor dediğimiz mahkeme de g.tümüze girdi. Ertesi gün de cenaze... Sonra Bodrum'a döndük.

Kayınvalideye gittik, uzaklaştırma çıkarıldı, tehditler alıyor adamdan ama bize söylemiyor. Jandarmaya da söylemiyor öyle bekliyor ve adamı koruyor. Yanına koyduğumuz abla vardı ya bize o anlatıyor gelen mesajları. Bu arada bi de eşimin anneannesi var, alzheimer hastası, kayınvalidemlerle yaşıyordu. Bizim gittiğimiz o bir haftada her geçen gün kadının hareketleri kısıtlanıyor, birkaç gün sonrasında da tamamen felç geçirmiş gibi oldu. Hop yine hastaneler, meğer herif bunun kafasına telefon fırlatmış annemi dövdüğü gün. Anneanne de o günden beri ufak ufak beyin kanaması geçiriyormuş. 85 yaşında kadın. Masada kalabilir denerek ameliyata alındı. Daha kayınpederin yasını tutamadan yine hastane süreci. Bu arada çalışmaya devam ediyoruz. Ben dükkanda kalıyorum, eşim anneannesinin yanında hastanede. Neyse ki ameliyat başarılı geçti ama bu olaydan sonra anneanne tamamen yatağa bağımlı hale geldi...

Tekrar bahar geldi, kardeşimin erkek kardeşini geçen sene söz verdiğimiz gibi yeniden yanımıza aldık. Bu arada maddi anlamda götü biraz doğrulttuğumuz için bir arkadaş daha bizimle çalışmaya başlamıştı. Toplamda 4 kişi olduk dükkanda. Derken bu sefer eşimin üvey annesi tutturdu ben de Bodrum'a taşınacağım diye. Yapma etme dedik, buralar pahalı, küçük kız babasını yeni kaybetti, okul ve çevre değişikliği iyi gelmeyebilir filan. Yok dedi taşınacam. Ok dedik o zaman yakınımıza taşın ki tanıdıklarımızı kullanarak sana iş bulabilelim. Okul çıkışında kızı alabilelim filan. Evler bulduk, gönderdik, bak sakın bize sormadan ev tutma çünkü burada yeni gelenleri çok kazıklıyorlar, arada bir tanıdık buluruz, bize farklı davranırlar dedik. Dedik de dedik. Fail vol. 45764
Anaaa bi baktık kadın bize haber vermeden bize oldukça uzak bi yerde, oldukça yüksek fiyatlı bi ev tutmuş. Bize tuttuktan sonra haber veriyo. Hayırlısı dedik, belki kadın 50 yaşından sonra özgür kalmak istiyor hayatında ilk kez. Saygı duyalım. Duyduk da.

Biz erkek kardeşe hayat yolu çizmeye odaklıyız. Bu sezonun sonunda lise bitince MSA'ya gönderelim, masraflarını da biz üstlenelim, eli artık iş tutuyor, mesleği de olsun planları yapıyoruz. Annesi dedi ki ben bayramın 1. günü taşınıyorum. Yardıma gelir misiniz...

Bilenler biliyor, tatil yöresinde bayram günü hizmet sektöründeki yoğunluğu. Bütün kış beklediğimiz gün gelmiş. Kadın o gün taşınacak. Hay hay babamızın emaneti. Erkek kardeş yine bizimle yaşıyor bu arada. Eşim dedi ki "yarın şu saatte uyanıyoruz, bu saatte evden çıkıp, şu saatte anneni taşıyoruz, akşam da bu saatte dükkana dönüyoruz rezervasyonlar full". Ok, sabah oldu, kardeşi uyandırıyoruz uyanmıyor. Belki 10-15 defa uyandırdık. Evden çıkma saati geldi geçiyor, eşim de kendi başına çıktı, üvey anneyi taşımaya gitti. Yarım saat sonra kardeşi uyandı, abisini sordu, anlattım. Tamam deyip evden çıktı. Gidiş o gidiş :D Yukarıda fail 3 zemini olarak anlatmıştım ya :D Cebine henüz çalışmadan verdiğimiz maaşını da koyup kaçtı herif akdljhsa :D Bayram günü dükkanda iki kişi de kaldık mı :D Arıyoruz açmıyor filan sonra arkadaşları haber verdi, Türkiye turuna çıkmış lkdsjla :D Neyse biz bütün yazı güç bela 3 kişi hallettik ama sezon ortasında yeni eleman da bulamadığımız için iflahımız s.kildi afedersiniz.

Bu arada babadan 400.000tl filan borç kaldı dahgsd kafamız çok karışık ama üvey anne abuk subuk harcamalar yapıyor, atıyorum 6 tane kahvaltı tabağına 1.000 tl veriyor, saçma sapan bir elbiseye 900tl veriyor. Sonra param bitti diye bizden destek istiyor, veriyoruz; evden kaçan kardeşin okul taksidi diye para istiyor, veriyoruz filan saçma sapan bir durum :D Küçük kız için yine okul ve üst baş harcamaları, onu gezdirip yedirip içirmeler, helali hoş olsun, tüm hikayeler içindeki en masum kişi kendisi...
Abi 6 ay sonra, kadın dedi ki ben Bodrum'da yapamıyorum, burası çok pahalı, kız okuldan eve geliyor tek başına, ev sahibi beni dolandırıyor vs. Be amk, biz 6 ay önce bunları söyledik zaten sana. Peki ne yapalım? Ben tekrar Marmaris'e taşınacağım, bana nakliyeci ayarlayın. Bi de bilmem ne kadar para. Ok. Bunları da yaptık.

En son benim doğum günümden önceki akşam saat 9'da eşimi arıyor. Sabah 8'de taşınıyorum, yardıma gelebilir misin diye. Ben de kendimce yasta olduğum için senelerdir doğum günü kutlamamışım; o sene Antalya'dan annemler ananemler geliyor, dükkanda müdavim müşteri ve arkadaşlarla kutlama yapacağız. Eşim de durumu izah ediyor, evde 4 kişi misafirimiz var, yarın kızın doğumgünü, dükkanda organizasyon var vs. derken telefon suratına kapanıyor :D Kapanış o kapanış :D Bi daha ulaşamadık. Taşınıp bizi sildi hayatından. Küçük kızı da taşınmadan iki hafta önce Marmaris'e yollamıştı zaten. Veda bile ettirmeden :D

Bu arada eşimin annesi adamdan ayrılma arifesindeydi ya, o da yanında bir erkeğin eksikliğini hissetmesin filan diye ona da maddi manevi yardımcı oluyoruz. Gece 5'te dükkanı kapatıp, sabah 7'de eşim kapı montajına gidip, birkaç saat sonra dükkanı açıp 15 saat aralıksız çalışıyor filan öyle bir şey.
Ama annesi yalnız kalma kısmını kabullenemeyip adamla tekrar barıştı. Çok boktan hissettik.

Aileden yediğimiz bu son kazıklardan sonra bizim psikolojimiz baya gitti bitti. Çok garip oldu. Peki dedik, öldürülmek istiyorsan artık senin kararın ama madem kocan yanında o zaman bizden maddi manevi bir desteğe gerek kalmadı diye blöf yaptık. Yeniden birleşme denemeleri 1 ay sürdü. Ama o 1 ayda çektiğimizi Allah biliyor. Her gece evlerini gözetledik kavga var mı, kötü bir şey var mı diye. Her uykudan kabusla uyandık.

1 ayın sonunda herif yine içip sıçmaya başlayınca anne nihayet uyandı ve adamı kovdu. Bu sefer de onun bozulan psikolojisiyle yaptığı işler batmaya başladı. Bir yandan yatalak annesine bakıp bi yandan çalışmaya çalışıyordu ama başaramadı. Dedik ki bu böyle olmaz, hiçbir şey yapmasan aylık giderin (dükkanın masrafı, ev kirası, bakıcı parası, çalışan maaşı vs) 20.000TL. Gel bizimle yaşa, dükkanını da kapat, tüm masraflarından kurtul.
Böylelikle kayınvalide bize taşındı. Bu arada 2+1 evde 2 kedi, 1 köpek, 1 kayınvalide, 1 yatalak anneanne bir de biziz ashdkajsdh :D Bu şekilde 7 ay kadar birlikte yaşadık. Zaten melek gibi insanlar, başımın üstünde yerleri. Ama bu sayede kadıncağız son 1 iş daha yapıp, ufak tefek borç kapatıp, cebine de bir miktar parasını koyabildi. Geçtiğimiz Mayıs ayında onu Antalya'da ufak bir köye taşıdık. Şimdi tarım yapıyor, annesiyle emekli maaşlarıyla tatlıca geçiniyorlar.

Anam ne uzun oldu :D Aralarda bi sürü şey daha var onları geçiyorum artık. Tam yine her şeyi yoluna koyduk, artık bi Avrupa yapabiliriz derken bu sefer de pandemiler çıktı işte oralar zaten malum. Dolar euro da öyle :D Bu bir senenin yaklaşık 6 ayında kapalıydık. Bu aradaaa yaş da 30 oldu :D

Sonuç, işler ve dükkan genel olarak gayet güzel oturdu. Bu yaz dükkanda çalışan nihayet 5 kişiydik. Küçük kız kardeş Darüşşafaka'yı kazandı :,) Annesi telefonlarımızı açmadığı için görüşemiyorduk, geçtiğimiz aylarda ona güzel bi telefon hediye ettik kendisine ait, artık rahatça görüşebiliyoruz :)

Borçlar bitti sayılır; yeniden borca girmeden kendi birikimimizden harcayabiliyoruz en azından pandemi sürecinde. Kendimizden çokça ödün vererek belki bir güzel ev ve araba parasını havaya üfledik ama vicdanlarımız rahat diye bakıyorum.

Geçenlerde eşimin annesi ufak bir kanser tehlikesi atlattı, ameliyatı için Antalya'ya gittik, anneanneye ben baktım, eşim de annesinin yanında durdu mesela. Annem de bize yardıma geldi kayınvalidelere. Sonra hep beraber benim Anneannemlere gittik. Yetişemiyorlarmış perdelerini yıkadık, yemeklerini yaptık :) Dedem kalp krizi geçirmişti, onu bi daha göremem diye çok korkuyordum, onu gördüm. Ailenin kalan kısmıyla mutlu zamanlar geçirebilmek çok değerli bence. Nolur size değer verenlere sıkı sıkı sarılın. Küsseniz barışın.

Şimdi de benim annem tiroid kanseri oldu sanırım. Pazartesi günü belli olacak, bakalım. Özet olamadı ama özetle benim de duyuruya ara verme sebeplerim böyle şeylerdi.

Şu sıralar artık daha fazla vakit ayırmaya çalışacağım. Umarım başarabilirim. Bana ulaşamayan mesajlarınız olduysa hepinizden özür dilerim.

Hatırlayanlara bol sevgiler, ve bir de kapanış fotoğrafı gönderirim :))

İlk kedimi sahiplenmeden önce duyuruya sormuştum. Herkes sende kalsın lütfen sokağa bırakma demişti. Buradan aldığım en güzel cevaptı. Çünkü tüm bu boktan süreçlerde hiçbir terapi, hiçbir ilaç olmadan, hayata tutunmamı sağlayan en güzel şeydi kendisi. Sonra sorunlar arttıkça, evdeki terapicilerin sayısı da arttı asdhajga :D Teşekkür ederim tekrardan. Onlardan bi hatıra bırakıyorum buraya.

Sorularınız varsa sorun, umarım modlar silmez :p Sağlıcakla kalın.

Sevgiler.
0
pandispanya
(30.01.21)
Çok üzgünüm ben de bunu amaçlamamıştım ama başlayınca çok uzun sürdü 4,5 senenin özeti :D Bazı yerler çok detaylı olmuş ama beynim sulanınca geri dönüp silemedim de kaldı öyle artık hayırlısı :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
korkunç, nutkum tutuldu. çok çok geçmiş olsun babana.
! gördünüz mü millete nasıl iftira atılıyor. nasıl hayatlar karartılıyor. ahh ah
kötünün kötüsü bi haber ama yalnız değilsiniz
www.hurriyet.com.tr iftira 2009
www.hurriyet.com.tr iftira 2018
www.hurriyet.com.tr iftira 2021

ileri okuma:
false accusation of rape
0
esref
(31.01.21)
@esref çok teşekkür ederim. Başımıza gelenlerden sonra duyduğumuz, okuduğumuz her şeyi önce sorgulama konusunda çok hassas olduk. Bu konu bu ülkenin en iğrenç gerçeklerinden birisi olmasına rağmen, hiçbir suç işlemeden mağdur olan da çok insan var maalesef. İşini düzgün yapan kurum yok denecek kadar az. Suçlu elini kolunu sallayarak dışarıda, suçsuz içeride olabiliyor. Teşekkür ederim tekrar.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Allahım film gibi! Geçmiş olsun gerçekten ve hoş geldin :)
0
mor oje
(31.01.21)
Çok teşekkür ederim, çok hoş buldum :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben seni hayal meyal hatırlıyorum. çok uzun süre olmuştur gerçekten ama. tüm yazdıklarını da okudum okurken de kolum uyuştu bu kadar olay nasıl üst üste gelir diye hayatı sorguladım. allah güç kuvvet versin ve yardımcınız olsun demekten başka da elimden bi şey gelmiyor. gerçekten çok zor şeyler yaşamışsınız.
0
lata
(31.01.21)
Bende burada çok aktif olamadan da oldukça eskiyim ve pandispanya yi hatırlıyorum. Söyleyeceğim tek şey; Helal olsun size... Hoşgeldin.
0
primetime
(31.01.21)
sen dağ gibi bir insansın. kocan da öyle. ve evet, Allah dağına göre kar veriyor.
biliyorum, dağ olmayı ben istemedim ki diyeceksin. benim de istemediklerim oldu. nasip.

ayrıca rahmetlinin mekanı cennet olsun.
0
esref
(31.01.21)
@lata, çok teşekkürler, yazdıklarınız ne kadar değerli bilemezsiniz, sağolun, hepimize güç kuvvet diliyorum :)

@prime time, hoşbuldum, çok teşekkür ederim <3 :)

@esref, insanlar ne zorluklar yaşıyor, bizimki de dert mi diye düşünüyorum aslında. her şeye rağmen şükür. Bazı çok keskin hatlarımızı törpüledi, önem sıralamalarımız değişti, alabildiklerimizi alıp yola devam etmek gerekiyor, hayat işte. Güzel sözleriniz ve temenniniz için çok teşekkürler, çok sağolun gerçekten :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be, ne dönüş ama :D
hepsini okudum, daha önce de bu nicki duyuruda görmüştüm, hatta isminin geçtiği/arandığın zamanlar da oldu.
gerçekten helal olsun. okurken kaç kere dedim "oha lan MtKrt, buraya kadar kaç kere intihar ederdin?!".
yaşanabilecek her kötü olayı yaşayıp atlatmışsınız. bundan sonrası önünüz umarım aydınlık olur. hoş, olmasa da siz üstesinden gelirsiniz:D
tekrar hoşgeldiniz.
ve bol şans.
0
MtKrt
(31.01.21)
hahahasjkdhakj kahkaha attım valla çok sağolun ya. ben de sizin isminizi hatırlıyorum, o zaman artık moderasyonlarda görüşürüz :p Çok teşekkürler gerçekten, intiharlık bir şey yok, nasılsa kendiliğimizden ölücez bi gün, daha bölüm sonu canavarı çok :D hoşbuldum.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
woaw film gibi okudum. ne kadar güçlüsünüz...
bodrumu çok severim. mekanınız nerede adı nedir bir uğrarım :)
0
omonia
(31.01.21)
tamamını okudum. inanılmaz şeyler atlatmışsınız. çok çok geçmiş olsun.
yıllar sonra yeni bir dönüş yaptığım için nick yeni olsa da çok net hatırlıyorum ben seni :) bundan sonra her şey daha güzel olur umarım sizin için.
iyi ki geldin, hoş geldin!
0
juliette
(31.01.21)
Acilen dünya turuna çıkın ;) kaç kaç kaç kaç
Şaka bir yana geçmiş olsun...
0
intihar etsem de kendime gelsem
(31.01.21)
@omonia, çoook sevinirim, biz Yalıkavak'tayız, mesaj atıyorum ismini :D

@juliette, ya çok çok teşekkür ederim. çok mutlu oluyorum, hepimiz için kabul olsun bu dilekler :)) çok sağol, hoşbulduk! :)

@intihar.. asdhaha dünya buna hazır mı bilemiyorum benim şansımla başedemeyebilir :/ :D Çok teşekkürler.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ben hatırlıyorum.
eskilerden şöyle 3-4 yıl önceden.

hoşgeldin.
0
alt4y
(31.01.21)
Tanımıyorum ama geçmiş olsun.
0
dissendium
(31.01.21)
Aa hatirliyorum seni, o kadar oldu mu diye baktim da son duyuru uzerinden 5 sene gecmis. cok cok gecmis olsun. Sonunda toparlayabilmenize cok sevindim.

Mekanin adini ben de isterim :)
0
fakyoras
(31.01.21)
Müthiş hikaye, çoğu filmde bu kadar aksiyon olmuyor. Süper kahraman olsa çoktan kostümünü çıkarıp emekliye ayrılmıştı. Çok iyi bir iş başarmışsınız, umarım güzel günler gelmiştir ve hiç geçmez.
0
alfred
(31.01.21)
@alt4y, tanıdık isimler görmek çok hoş :) hoşbuldum.

@dissendium, çok teşekkürler :)

@fakyoras, çok iyi hatırlıyorum seni de, çok teşekkürler :) gönderiyorum hemen :d

@alfred, çok sağolun, güzel dilekler hepimiz için gerçek olur umarım.
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
vay be... senin nickini çok net hatırlıyorum. 4-5 sene geçmiş en son yazdığından beri
neler neler yaşamışsın saygı duydum. karıştırmıyorsam sanki ifşalardan birinde eşinizle açık alanda bi fotonuz vardı ya da o aycovskimiydi bi dk...:/ hee bi de duyuru kızları buluşmaları yapılıyordu orda da vardın sen sanki :)
0
mr.brown
(31.01.21)
@mr. brown yok, eşli fotoğraf benim değildi, kimindi hatırlamıyorum ama yine de helal valla :D kızlar buluşmaları düzenliyorduk doğru :D güzel zamanlardı. sizi de hatırlıyorum. çok teşekkür ederim.

not: tekrar düşündüm, fotoğraf benim de olabilir emin değilim :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hiç konuşmadık sanırım ama ben çok iyi hatırlıyorum sizi. Hatta Bodrum’a taşınmadan önce Bodrum ve mekan açmakla falan ilgili duyurularınızı çok net hatırlıyorum. Hoşgeldiniz :))

Yaşadıklarınız okuyana bile çok zor gelirken 5 sene bunlara dayanmanız ve hala pozitif kalabilmeniz gerçekten olağanüstü. Umarım annenizin hastalığı kanser değildir de bu kadar şeyden sonra güzel bir haber alırsınız pazartesi günü.

Bu arada mekanınınız adını ben de isterim. Hatta yemin ederim zamanında burda açtığınız duyurulardan beri merak ediyordum :D Yazarsanız Bodrum’a gelince uğramayı çok isterim :)
0
ms brownstone
(31.01.21)
süreçten haberim yoktu ama hatırlıyorum elbette.
hastalıklar ve başa gelenler nedeniyle gelmiş geçmiş olsun diyebiliyorum ancak.

hoş geldin.
0
blatta hiberna
(31.01.21)
Ya okuduğunuza inanamıyoruum :D Ben bile ne yazmışım diye dönüp okuyamadım, çok teşekkür ederim, kim okuyacak diyordum, öyle içimi dökmüştüm, çok sağolun gerçekten :,)

@ms brownstone, hoşbuldum, hemen gönderiyorum, iyi dilekleriniz için çok teşekkür ederim, umarım bundan sonrası güzel olur. Görüşmek dileğiyle :))

@blatta hiberna, tanıdık isimler çok güzel geliyor, hoşbuldum, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
zaman ne çabuk geçiyor, hatırlıyorum seni. aktif kullanıyordun duyuruyu :)

o değil de film gibi geçmiş 5 yıl.
0
kaptan maydanoz
(31.01.21)
hayret ve hayranlıkla okudum. türlü zorlukların içinden geçerken iyilik yapmaktan da geri durmamışsınız, ailenin her bireyine yetişmişsiniz. helal olsun vallahi. ailenizle güzel günler görmenizi dilerim. duyurunun epeydir kullanıcısı olmama rağmen pek girmezdim o sebeple sizi bilmiyordum, ama geri dönmenize memnun oldum, kendinize çok iyi bakın..
0
denizince
(31.01.21)
ækaptan maydanoz, ben de seni hatırlıyorum, hihi :) evet inanılmaz hızlı geçmiş zaman :) yani normal şartlar altında insanların başına daha ileriki yaşlarda gelen ya da bazısı hiç gelmeyecek sıkıntıların hepsi peşpeşe all in one şeklinde geldi gibi oldu. sağlık olsun ne diyeyim, beterin beteri var.

@denizince, ben de çok memnun oldum, çok teşekkürler, sevgiler :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Merhaba. Sizin kadar eski değilim o yüzden hatırlamıyorum sizi. Ama hoş geldiniz. Ne badireler atlatmışsınız. Çok geçmiş olsun. Umarım bundan sonra üst üste mutlu haberler alırsınız :)
0
black holes in the sky
(31.01.21)
allah askina ozet gec kanka :D
0
baldur2
(31.01.21)
@black holes, çok teşekkür ederim, tanışmış olduk, sevgiler :)

@baldur, özet geçiyorum :D 5 yıla yakındır, ölümler, hapisler, hastalıklar, tehdit, kan, göz yaşı, açlık, sefalet, hıyanet, sel, susuzluk, toprak kayması vb sebeplerle yoktum, sular biraz duruldu, geri döndüm, hoşbuldum :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
e hadi, şimdi sıra güzel günlerde. hoşgeldin yeniden.
0
antihero
(31.01.21)
Ben 2013-2014 gibi aranıza katıldığım icin nickinizi cok net hatırlıyorum. 19 yaslarinda falandim. Ama kisisel olarak pek tanımıyordum. Duyurarinizi falan da hatırlamıyorum yani ama duyuruda popüler birisi olduğunuzu biliyordum. Hatta gözüm mözüm kaydı diyorsunuz ama simdilerde pek olmasa bile siz gittikten sonra buralarda yapılan ifşalarda, duyurunun en güzel kizi tartismalari ortaya çıkıyordu ve oralarda halen adinizi gördüğümü hatırlıyorum. Eger bu animsamam yanlis değilse, kendinize hakaret etmeyin bence. Çünkü ifsalarda gayet iddiali arkadaslar vardi :D

Benim nickimi belki gormus olabilirsiniz. Gecen senelerde ufak bir travma yaşayınca tüm duyurularimi sildim bir süre uzak kaldım. Toparlayınca ve guzel bir iliskiye, guzel bir ise başlayınca geri döndüm. Benim süreç biraz kisa sürdü şanslıydım. Sildigim 1000e yakın duyuruya yanıyorum. Bir suru guzel data vardi. Basond uyarmisti yapma etme dedi ama dinlemedim. O an iyi gelmişti ama sinirimi beni duyuruya sokan kisiden cikaramadigim icin duyurudan çıkarmıştım sdhfjg Neyse sonra güçlenip asiyorsunuz, hem datalar da belki cok onemli değildir, dunya icin kucuktur de.. benim icin büyük bir sey gibi hissetmisimdir :) (yok oyle bedavadan dert dinletmek siz de bizi dinleyin diyomusum shfjf) Neyse kisa kestim ben tamam. Sizinkinin yaninda devede kulak.

Yazıya gelirsek, okurken hikayede gecen hemen her kahramanı nasıl boğasım geldi anlatamam. Suan gulerek anlatmaniz bir miktar çoğumuzu rahatlatsa da gerek sizi kullanan insanlara gerekse sizin eşinizle olan polyanaciliginiza ve iyi kalpliligine sinirlenmeden edemedik bence ona eminim :D

Fakat böyle olmadan da güçlü duracak enerjiyi, azmi ve motivasyonu sağlayamaya bilirdiniz orası da ayrı bir konu.

Ölüm ve hastaliklara cok uzuldum, basiniz sag olsun. Insanlik olarak çoğumuzun asamadigi tek sey şu ölüm ve hastalıklar bence. Hayatin akışında olsa da kimse hazirlikli değil.

Olaylara donersek, ne yazık ki akraba da olsa arkadas da olsa yolunacak insan ariyor herkes. Ben hep dedemin veya babamin insanlar tarafından nasil kullanildiklarinin geçtiği hikayelerle büyüdüm. Dinlemeseydim benim de basima cok sey gelebilirdi. Cunku asiri iyi niyetli, herkese çabuk guvenen ve yardımsever bir insanim. Bu karakteristik bir özellik sanirim, doğuştan geliyor pek yapacak bir sey yok ama dikkatli oluyorum işte. Normalde "ya şimdi laf ederler arkamdan şöyle derler" diyerek yaptigim fedakarliklari biraz olsun azalttim yani. Cok da umrumda değil kimin ne düşündüğünü. Bisey diyecek olan yapsan da diyor yapmasan da.

Anlattiklarinizdan sonra, 5 parasiz 1995te Londra'ya gidip, sefaletler cekip, simdi zincir markalara rakip olacak büyüklükte bir coffee shop/restaurant açmış amcamın, davranislarinin altinda yatan sebepleri anladigimi düşünüyorum. Çünkü anlam veremiyorduk. Cok konusmadigimiz icin hikayesini de cok bilmiyorduk. Gecen senelerde yanina gittigimde de davranislarina anlam vermemistim cunku. Melek gibi bir insan ama kimseye kesinlikle güvenmiyor. Çok şüpheci. Cafeyi kesinlikle kimseye emanet etmiyor. Ise alimlarda 40 kere dusunuyor, arastiriyor. Kendini fakir gibi gösteriyor. (Cevreye de ailesine de.) Öyle giyiniyor. Bankada milyon poundlari olduğuna eminim. 400 poundluk arabayla geziyor ama.

Tabi bu biraz isin hastalikli boyutu sanki ama adam orada hala tek basina. Sanirim boyle davranmak zorunda. Sizin gibi seyler mi yasadi yoksa boyle yapmazsa basina bunlarin geleceğinin farkinda mi bilmiyorum. Ama ben kisa hayat hikayenizden cok guzel dersler aldim. Kotu biri olmayacagim tabii ki. Cunku 3-5 kurus ugruna onurunu da serefini de satan, sagdan soldan uckagitcilikla indirdikleri paralarla kendilerini zeki zanneden insanlarin mutlu olabilecegine inanmiyorum ben. Gecici mutluluklar onlarınki. Onlara verilecek en büyük cevabi her dusus veya tokezlemede daha güçlü kalkarak vermissiniz zaten. Bu hikayenin sonunda da iyiler kazanmis gibi duruyor, sevindik. Umarim daha güzel yerlere gelir, daha büyük mutluluklar yaşarsınız.

Cafe ismini biz de istiyoruz, muhakkak geliriz!!

Bu arada durumları buraya anlatsaniz da kesinlikle her türlü yardim gelirdi fakat kendi basiniza mucadele edip cogu zorluğun ustesinden gelmeniz de ayri takdire şayan. İlk defa simdi duyuyoruz. Cogu eski duyurucu bireylerin saskinlikla okuduguna eminim.

Tekrar gecmis olsun, hos geldiniz ^^
0
ananiyimioguz
(31.01.21)
Gerçekten hoşgeldiniz. Ne bitmez bir heyecan, okurken hem çok sinirlendim size yapılanlara hem de çok duygulandım sabrınıza, iyi niyetinize. Karşınıza bundan sonra iyi insanlar çıkar inşallah. Keşke arkadaşım olsaydınız, öyle ısındım size ve eşinize.
0
curukturpkokusu
(31.01.21)
@antihero, çok çok teşekkür ederim :)

@ananiyimioguz, ben de seni çok iyi hatırlıyorum, yanılıyor olabilirim ama sanki ilişki tavsiyeleri üzerine gelişen bir sohbetimiz vardı ve yaşına rağmen olgun bir insan olduğunu düşünüyordum. Eğer doğru hatırlıyorsam, görüyorum ki yıllar senden bu anlamda hiçbir şey eksiltmediği gibi, üstüne eklemiş. Ne büyük bir kazanım. Öncelikle zaman ayırıp okuduğun ve bu kadar emek vererek yazdığın için çok teşekkür ederim gerçekten. Çok şaşkınım. Çok teşekkürler.

Basond'u dinlemeyen yanar :D ama hiçbir şey için pişman olmaya gerek yok, belki ileride kullanabileceğin güzel bir tecrübe edinmişsindir, onca emek ve yaşanmışlığı silme kararınla. Bi dahakine belki bi yedek alırsın aksjd :D

Başıma bu hastalıklar gelmeden önce her gün aynaya bakıp ne kadar çirkinim diye ağlardım ashdhah :D Daha kaslı olmak için, daha az yağlı olmak için vs :D Sonrasında gözümü kabul etmem de zor oldu, zaman aldı, ama şu an artık gerçekten umrumda değil, kafam kopsa da üzülmem, öyle gezerim. Gerçek dert görmemektenmiş o dertler, biraz da ergenlik :D

Bizimle ilgili söylediğin her şeye katılıyorum. iyi niyetle enayilik arasında bir çizgi var. Biz biraz enayi davrandık belki. Babam dışında kendi ailemden pek bir sorun yaşamadım, genel olarak destek gördüm, belki kendi aileme yapmayacağımdan fazlasını eşimin ailesine yapmış olabilirim. Çünkü eşimin ailesiyle ilgili konularda karar verirkenki kriterim mantık değil vicdan oldu. "Ya benim yüzümden/benim etkimle yaptığımız ya da yapmadığımız bir şeyin sonucunda eşim mutsuz olursa/ vicdan azabı çekerse" diye düşünerek her şeyi fazlaca yapmak için çabalayıp onu da gaza getirdim. Açıkçası benim de etrafımda genelde kadınlar çok baskın karakterli ve karar mercii olduklarından, ben de kendime çocukluğumdan beri bunu tembihlemiştim: Kimsenin vicdan azabına sebep olma, kimsenin ailesiyle arasına girme, 50 sene sonra "senin yüzünden" diye başlayan kavgalara sebep olma, gibi... Benim kendime verdiğim dersin sonucunda fazlaca yıpranmış olduk ama en azından sevgi, saygı içinde, birlikte ve birlikte olmaktan mutluyuz. Kendi ailemle ilgili vereceğim kararlar beni bağlar ama başkasına kötü etki etmemeliyim diye düşünerek fazla verici davrandım. Bence doğru bir davranış olmayabilir ama pişman da değilim yine olsa yine yaparım. Bunun bedelleri oldu ama diğer türlü davransaydık onun da bedelleri olacaktı. En azından kabul etmeye razı olduğum bedelleri ödedim. Sonuç olarak bence vicdan rahatlığı; akıl ve ruh sağlığını korumanın en iyi yoluydu. Benim için en azından.

Aslında zeka, başkalarının tecrübelerinden de ders çıkarabilmeyi de kapsıyor. Tek sorun, çıkardığın tecrübelerin de hesaplanamayan birçok başka şeye gebe olacak olmasında :) Yine de içimden bir ses, senin bu konuda daha başarılı olacağını söylüyor :)

Dükkanın ismini yazacağım, yeniden çok teşekkür ederim, çok hoşbulduk :))

@r evolution, çok teşekkür ederim :D Dosyayı silip, silinenlerden de silmeyi umuyorum. Çok sağolun :))

@curukturpkokusu, bence iyi insanlar eninde sonunda birbirini buluyor. Biz bir şekilde genel olarak ailelerimizin hatalarının bedelini ödedik gibi oldu. Kendi seçtiğimiz çevremizde genel olarak şanslı olduğumuzu düşünüyorum, gerçekten hayatı pahasına kendisini bize siper eden arkadaşlarımız oldu. Bin yaşasınlar. Sizinle de arkadaş oluruz neden olmasın, merak etmeyin siper etmelik bölümü geçtik gibi :P :D Çok teşekkür ederim tekrardan güzel sözleriniz ve dileklerinize <3 :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Sonuna kadar okudum (:
Hoşgeldiniz.. Mekanın adını ben de öğrenebilir miyim? Bu arada 3. Hata erkek kardeşin akıbeti noldu?
0
Ven
(31.01.21)
@ven ajdghsga ya çok tatlısınız hepiniz valla allah razı olsun yüzümü güldürdünüz:D
3. hata, önce bi iki ay değişik şehirlerdeki arkadaşlarında memleket turu yaptı. Sonra annesiyle yaşamaya başladı ama hem çalışmayıp hem evdeki herhangi bir işe de yardımcı olmadığı için onunla da anlaşamadılar. Şimdi varlıklı bi kız arkadaş bulmuş, İstanbul'a taşındı. Onunla e ticaret gibi bi işler yapıyorlar. :D iyi gibi, sağlığı keyfi yerinde bildiğim kadarıyla. mutfak ve bar becerileriyle göz dolduruyormuş :D duyuru dedikodu birimi gururla sundu ajksh :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
nickinizi hatırlıyorum :)

ne kabus ama! çok büyük geçmiş olsun hepsi geride kalmıştır umarım. mekanın adını ben de isterim bu ortak belamızı da def edince bir biranızı içeriz belki.

paticanlara selam.
0
Ufuk
(31.01.21)
Hafızam kötü oldugundan hatırlayamadım sizi.

Sabahın yedisinde bir solukta okudum. Direksiyon sınavından kaldım diye perişan haldeyim bir gündür. Kendi derdim inanılmaz manasız geliyor şu an.

Göz kısmını anlamadım. Görüşünüzde problem yok, sadece şekil olarak mi değiştiler? Olabiliyor mu öyle? Geçmiş olsun.

Maddi konularda fazlaca verici olmuşsunuz. Enayi demek istemiyorum, ayıptır, ama öyle gibi biraz. Sizin sorumluluğunuzda olmayan kişiler için sırf kan bağınız var diye bu kadar masraf yapmamalısınız. Üvey anne mesela çocuk dogururken size mi güvendi? Ne diye Kahraman olmaya çalışıyorsunuz ki? Tamam on sene sonra vicdanınız sizlamayacak ama siz de tekrar yirmili yaşlara dönemeyeceksiniz, giden gitmiş olacak. Kavga sebebi olmaktan bu kadar çekinmeyin. Yoksa daha çoook sömürülürsünüz. Bunca şeyin üstüne artık farklı bir konu olur ve hayır derseniz, eşiniz de bunun kavgasını ederse ona yuhh zaten.

Babanızın başına gelen iftira mi gerçekten? Umarım öyledir. Ben bu konuda kendi babama dahi güvenmem.

Her şey için geçmiş olsun. Umarım toparlarsınız.
0
elorelia
(31.01.21)
Ohaa 5 yıl mi olmuş :///
0
abuzer
(31.01.21)
Hoş geldin tekrar :)

Ben de çok net hatırlayanlardanım. Hatta buradan bi arkadaşla "duyuruda şu arkadaşlar vardı artık girmiyorlar" dedikodusu yaparken seni de saymıştık.

Yaşadıklarınız gerçekten film gibi. Ama siz de çok naifmişsiniz. Özellikle verdikleri paranın 2,5 katını isteyen dolandırıcı tiplere keşke istediklerini vermeseymişsiniz dedim içimden. Neyse artık olan olmuş. Zaten okudukça o parayı unutuyorsun.

Başınız sağ olsun, geçmiş olsun :/
Umarım artık bugün milat olur ve çok güzel şeyler sizi bekliyordur.
0
himmet dayi
(31.01.21)
ayrica dunya bu kadar iyi olmak icin fazlasiyla kotu bir yer. dark side'a gecme ama bu kadar da iyi olma :D
0
baldur2
(31.01.21)
Ben babada kaldım. SÖzlüğe falan taşıyın, twitterda yayın, esra erola çıkın, cimerden yazın. Gerçekten tecavüz edince salıveriyorlar, iftira atında tutukluyorlar. Bugün sizin babanız yarın bizim babamız, başkasının eşi, erkek kardeşi. Üzüldüm.
0
gelmeistemem
(31.01.21)
hoşgeldiin, kedileri öp, iti mıncır. bir mekanda müdavimler varsa orası olmuştur artık, sırtınız yere gelmez.
0
selam
(31.01.21)
hosgeldin. birebir hic tanismadik ama nickini hatirliyorum. butun bunlari su anda bu kadar rahat anlatabiliyor oldugun icin seni ve esini tebrik ederim. bu surecte bu kadar guclu kalabilmeniz harika. umarim bundan sonra hayatinizda her sey cok daha iyi olur!

daha guzel yarinlara, cheers.
0
eksi sozlukte eksiyen adam
(31.01.21)
welcome back
0
paranoyak kedi
(31.01.21)
ben de nickini hatırlıyorum. hatta sanıyorum birkaç defa mesajlaşmıştık farklı konularda.

her şey için gelmiş geçmiş olsun ve de hoş geldin diyelim o halde :)).
0
Phoebe
(31.01.21)
Duyuruyu aktif kullanmasam da bir süredir, nickinizi hatırlıyorum. 5 seneye ne hikayeler sığdırmışsınız valla helal olsun diyorum, eşiniz ve siz çok güçlüymüşsünüz. Mutlu yarınlara diyorum :)
0
birfincankahvedahaisteyenadam
(31.01.21)
@ufuk, onların da selamı var çok teşekkürler, birazdan mesaj atacağım, umarım birlikte kadeh kaldırabiliriz :)

@elorelia, ben seni hatırlıyoruuum :) ifşalarda da vardın, çok aktif kullanıyordun duyuruyu, ne güzel seni görmek de. Görüşümde de problem var aslında. Sürekli acı çekiyorum, bazen çift görüyorum, ilerlerse körlüğe kadar götürebilecek bir şey. İlerlemesi için de elimden geleni yaptım açıkçası ama o başka bir duyurunun konusu olsun :P

Söylediğin şeyler doğru, katılıyorum ama olanlar oldu bi kere, su akıp kendi yolunu biz iyi davranmaya çalışsak da yine buldu. Babamla ilgili olan kısımda, gerçekten anlattığım şekilde her şey. O kadar akla mantığa aykırı ki yıllar sonra üniversitede ders olarak okutulabilecek şekilde bir hukuksuzluk örneği sergilendi. Bazen keşke gerçek olsaydı, şimdiye kadar ne psikolojim, ne maddi manevi hayatımız bu kadar yıpranmazdı diye düşünürdüm. Birisini öldü kabul edip, hayatımdan silmek, bu geçirdiğimiz süreçten daha kolay olurdu. Hatta karşı tarafın yanında yer alıp, aldırabileceğim en yüksek cezayı aldırdığıma emin olmak isterdim. Bi de utanırdım ve bunu buraya bile yazmazdım, sonuçta nereden bilebilirsiniz :) Ne yazık ki suçsuz yere yatıyor.

@abuzer, valla dile kolay, 5 yıl olmuş :))

@himmet dayiiii, teşekkür ederim ben de seni hatırlıyorum, hayvanlarla ilgili güzel tavsiyeler veriyordun bi de aynı görüşte olmasak bile senin yazdıklarını okuduğumda "he himmet dayı geldi şimdi görüşüm değişecek kesin" diyordum :D Sizi görmek çok güzel, çok teşekkür ederim :))

@baldur, bir ara deneyeceğim dostum :d

@gelmeistemem, kesinlikle katılıyorum, bu geçirdiğimiz 5 sene, daha önce hiç karakolun yolunu bilmeyen, bu kadar olay kimlerin başına geliyor diye düşünen bana, 3. sayfa haberlerine düşmenin aslında pamuk ipliğine bağlı olduğunu gösterdi. Çok toy ve tek başımaydım, kimseyi tanımıyor, yol yordam bilmiyordum bu konularda. Diğer yandan da dosyayı okuyan, birbirinden bağımsız bütün eski savcı, hakim, avukat vs ne kadar uzman kişi varsa hep sakinleştirdiler. Hayatımızda gördüğümüz en saçma dosya, merak etmeyin bu celse çıkar, yok merak etmeyin toplumun lincine uğramamak için tutuyorlar (medyatik bi dosya olmuştu), merak etmeyin başına bir iş gelmesin diye tutuyorlar (devamlı tehdit alıyorduk) vs dedikçe inanıp sabrettim. Sonuçta geldiğimiz noktada da bu tarz baskı yapılabilecek bir noktada değiliz artık. Açıkçası hala inanıyorum, AYM'de çözülecek, orada çözülmezse İnsan Hakları Mahkemesi'nde çözülecek. Bu inancı taşıyorken, bi şeylerin benim yüzümden bok olmasından korkuyorum. Herkesten tek ricam, her haberi enine boyuna değerlendirmeden, boşlukları mantıkla doldurmadan linç uygulamamaları. Hayırlısı, bakalım, artık gelişmelerden haberdar ederim, çok teşekkürler :))

@selam, selam! :) çok teşekkürler, bebelerin de selamı varmış, görüşmek dileğiyle :)

@cesarioooo, vay be doğan büyüyor resmen :D evet bıraktığımda 22 yaşındaydın hatırlıyorum, çok sevindim seni gördüğüme :)

@e bana nick bırakmamışsınız: bu saydıklarının hepsi gitti mi ya? :( O kadar güzel isimler hatırlıyorum ki yazmaya başlasam iyice uzayacak. Ne kavgalar ne dövüşler :D Şimdi bakınca hepsi çok güzel ve değerli günlermiş, herkese selamlar :)) çok teşekkür ederim.

@eksi sozlukte eksiyen adam, ben de senin ismini hatırlıyorum, güzel dileklerin için çok teşekkürler, hepimizin hayatında dertler bir bir düzelebilir umarım, cheers! :)

@paranoyak kedi, çok hoşbuldum, teşekkürler :)

@phoebe, ben de seni hatırlıyorum hihi :) çok teşekkür ederim, hoşbuldum.

@birfincandahakahveisteyenadam, mutlu yarınlar hepimizin olsun, çok teşekkürler! :)
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Ben de hatırlıyorum, çok çok geçmiş olsun :) zor günler geçirmişsiniz ama belki biraz da siz zorlaştırmışsınız. Problemlerin hiçbiri size ait değil çünkü ama gereksiz sahiplenmişsiniz. Belli şeyler yapılır tabi ama kardeşe, üvey anneye vesaire Her şeye okey demek zorunda da değildiniz. Bana enayilik ya da aşırı iyilikten ziyade aslında eşinizle “karşılıklı“ birbirinizin ailesini tolere etmişsiniz gibi geldi. Babanızın böyle bir olayı olmasa ve babanız için bir şeyleri feda etmeseniz onun ailesine karşı belki de bu kadar verici olmazdınız, en azından bu kadar vicdan yapmazdınız. Belki yine de yapardınız bilemeyiz tabi. Umarım bundan sonra kendi iki kişilik dünyanızın tadını çıkarırsınız biraz :)
0
aquarium
(31.01.21)
ben de seni hatırlıyorum ama o zaman duyuruda yatagants nickiyle yazıyordum, sözlük hesabı uçunca o da gitti.

Zor süreçler geçmiş, hoş geldin bundan sonrası aydınlık olur umarım.
0
hayaletimsi
(31.01.21)
@aquarium, o kadar doğru tespitler ki ne desem boş :) o kadar çaresiz zamanımda eşimden beklediğimden çok daha fazla destek gördüğüm için gerçekten sonrasında bunları ödemek istemiş de olabilirim. Haklısınız. Benim de en büyük dileğim bundan sonra 2 kişilik yaşayabilmek, ben de seni hatırlıyorum, hep böyle mantıklı tavsiyeler veriyordun :D Çok teşekkürler :))

@yatagants, geçmiş olsun sana da sen de hoşgelmişsin, sen de benim hatrımdasın, çok teşekkürler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
yeniden hoşgeldin pandispanya. zor şeyler yaşamışsın ama çoğunu atlatmışsın, çok geçmiş olsun. babanın son durumunu yazmış mısın göremedim, tekrar okumaya enerjim kalmadı ama umarım o da atlatır kısa zamanda.

bu arada enişte de buralarda galiba, "bodrum'da mekan işletiyorum, sorularınızı alayım" diye soru açmıştı, "aa neresi, benüm bütün yazlarım bodrum'da geçiyor, tarif et gelelim" diye sordum, bilbo'yu tarif etti asdfsdaklja kocanmış meğer, aldım selamını.

modlar silmez derken? sen de zaten mod değil misin ya :)
0
kibritsuyu
(31.01.21)
@kibritsuyu, asjdhajk evet ben de senin selamını aldım :D babamın süreç devam ediyor, şimdi AYM aşamasındayız. Umut her geçen adımda tükenmiş gibi gözüküyor ama benim bi yerlerde işini doğru yapan insanların hala olduğuna dair inancım tam.

Valla ben yolu bu kadar Bodrum'a düşüp de bize hiç uğramayan bi seni gördüm, yani şey, göremedim :D Umarım bi gün yan yana kadeh tokuşturabiliriz.

Evet, modum ama modlar da modlara müdahale edemiyor mu modum? :) İnsafınıza sığındım, bundan sonraki duyurularımı daha dikkatli açacağım, bütün emekleriniz ve iyi niyetleriniz için çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
ya bu arada kızmazsanız, dün gece upuzuuun duyuruyu ve i'm back başlığını görünce okumadan önce nick'e baktım, cocodancer mı diye :)) sonrasında olaylar olaylar zaten..
0
denizince
(31.01.21)
@denizince, hahahah aaah cocodaner ya :D Dün bu duyuruyu yazıp gönderirken entity is too large diye bi uyarı aldım önce. İlk olarak düşündüm dedim ki "aaa duyuruya karakter sınırlaması gelmiş herhalde. ama daha önceden yoktu, cocodancer yazabiliyordu" diye geçti içimden :D Sonra baktım, yüklediğim fotoğrafın boyutu büyükmüş. :D Sanırım sonra başka nicklerle geldi. Umarım hayatta ve mutludur, selam olsun :D
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Hoşgeldiniz, sizi çok iyi hatırlıyorum. İyi ki geldiniz çok güzel tavsiyeler verirdiniz gözlerim sizi arardı valla:)
0
medusa
(31.01.21)
Hatırladım sizi 2013'ten beri duyuruyu takip ederim. 5 sene önce İstabul'da bir plazada çalışıyordunuz ama mutsuz bir yaşamınız vardı. Plaza yaşamını pek sevmiyordunuz. O zaman duyuru açıp bu işleri eşimle bırakıp Ege'de bir kafe açacağız diyordun ama o zaman duyurudakiler uyarmıştı sizi "yapma etme bilmediğin bir işe girme"diye.
Baya ağır şeyler yaşamışsınız ama güçlü bir şekilde çıkmışsınız olaylardan. Hayırlısı olsun. Güzel günler dilerim.
0
komando kani var bende
(31.01.21)
Hatırlamaz olurmuyum ameliyatlarımız birbirine çok yakın zamanlardaydı. Sen yeşim hocaya, ben yusuf hocaya ameliyat olmuştum. Benim ki tiroid ca ydı. O dönem bana çok destek olmuştun. Benim ameliyat izim niye böyle, benim sesim niye kısıldı, kesin hep böyle kalacak, al işte yine beni buldu gibi vs şeylerle seni çok darlamıştım. O dönemde ameliyat sonrası fotoğraf falan da paylaşmıştık birbirimizle. Sonradan numaranı bir şekilde kaybettim.

Yaşadıklarını büyük üzüntüyle okudum. Bundan sonrası için iyi şeyler yaşamanı tüm kalbimle diliyorum. Sen ve sevdillerin mutluluk sağlık ve huzur içinde yaşayın. Babanın yaşadıkları da çok üzücü. İnşallah en kısa zamanda bu durumdan kurtulur. Anneciğine de çok çok geçmiş olsun.
0
nick konusunda kararsizim
(31.01.21)
Hoşgeldin tekrar, umarım annende korktuğunuz gibi bir şey çıkmaz. Görmeyeli Florance Nightingale olmuşsun. Kocanı da al kaç bence, okurken panikatak geçirdim.

Annenin bir rahatsızlığı yoktur umarım bu arada.
0
epistemic_regress
(31.01.21)
@medusa, selaaaam :) çok teşekkür ederim, çok hoşbuldum, ben de sizi hatırlıyorum, yeni cevaplarda görüşebilmek dileğiyle :))

@komando, vallahi şaşırıyorum, çok doğru hatırlıyorsunuz :D neredeen nereye :D güzel dilekleriniz için çok teşekkür ederim :))

@nick konusunda kararsızım, ya ben seni çok aradım ama nickini her defasında unuttumm! Bir ara mesajlaşmıştık buradan ama sonra yine benim başıma olmadık işler gelip girememiştim, bir sonraki girişimde de bütün mesajlar silinmişti askjdh :D Çok üzülmüştüm. Güzel dileklerin için çok çok teşekkür ederim. Beni hiç darlamamıştın, birbirimize destek olmaya çalışıyorduk :)) Umarım sen de sağlıklı ve mutlusundur. Benim yara izim tam olarak geçmedi bu arada :D

@epistemic_regress, çok teşekkür ederim umarım çıkmaz, çıkarsa da savaşmaya devam :) çok hoşbuldum, yeniden teşekkür ederim, sevgiler :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Kedili duyurulardan hatırlıyorum ama gerçekten "oha 5 yıl mi olmuş" diye şok oldum.

Ne yalan söyleyeyim bana da çok çok güçlü ve pozitif bir insan izlenimi verdiniz. Herkes demiş zaten ben olsam ilk büyük sıkıntıda pes ederdim sanırım, belki ikincide.

Bundan sonraki hayatınız umarım huzurlu olur, annenizin de inşallah bir şeyi yoktur. Kocaman bir geçmiş olsun, uzaktan sarılıyorum ve tebrik ediyorum duruşunuz için
0
piremses
(31.01.21)
okudum ama simdi cevap yazmak icin scroll yapinca fark ettim ki bayaa uzunmus :D

ben de hatirliyorum seni, ifsalardan guzel bir kiz oldugun aklimda kalmis :) ama fekat 5 yil olmus mu, inanamadim.

ilk duyurumu 2008'de actigimi gorunce de sasirmistim.

hosgeldin tekrar. umarim tatsiz olaylar geride kalmistir.
0
supergirl
(31.01.21)
''Allah allah nerede ki bu pandispanya son zamanlarda hiç görmüyorum'' dediğim şey 5 senelik bir süreç miymiş?! Yuh :)

Her şey için çok geçmiş olsun.
Tekrar hoşgeldin ^^
0
megalomaniac
(31.01.21)
@piremses, yihuu seni de gördüm :) çok teşekkür ederim, güzel dileklerine, güzel sözlerine. sevgiler benden :))

@supergirl, çok teşekkür ederim, o ifşalar çok abartılmıştı, hakettiğimi düşünmüyorum. Zaman ne çabuk geçiyor gerçekten, size de güzellikler diliyorum, sevgiler :))

@megalomaniac, hahaha :D senin ismini gördüğüme de çok sevindim. hoşbuldum, çok teşekkür ederim :))
0
🌸pandispanya
(31.01.21)
Pek iletişimimiz olmamıştı sanki ama senin nickini -ve cevap yazan kişilerin nicklerini de- görünce ekstra mutlu oldum. Tekrardan hoşgeldin :)
0
physcos physcos
(01.02.21)
hatırlıyorum :) hoşgeldin ve hatta, helal olsun :)
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(01.02.21)
Merhaba pandispanya, ben hatirlamadim, cok eski uyeligim ama 5 sene oncesinde pek aktif degildim.

Hatirlattigin cok onemli ve degerli bir sey icin tesekkur ederim. Aileyle fiziki uzaklik sart. Iyi ki de yapmisim, cok da guzel yapmisim.
0
buf-e kür
(01.02.21)
Sevgili pandispanya ne çok şey olmuş ^^ Neden okudum yazdığınız her şeyi hiç bilemiyorum üstelik işten çıkmama 5 dakika var ve yapmam gerekenler vardı ahhaha.. Bodrumu sever Atanlyada yaşarım. Bol şanslar dilerim hikayenin devamında. :)
0
denizmaniaherif
(01.02.21)
@physcos physcos, hoşbuldum, evet belki konuşamamış olabiliriz ama ben de nickinizi hatırlıyorum. Tüm nickler de çok güzel oldu sanki sadece bi hafta girememişim gibi :) çok teşekkürler :)

@kitap arasında kalmış silgi tozu, hoşgeldim, çok teşekkür ederiiim :))

@buf-e kür, işte başka tecrübelerden herkes farklı dersler çıkarabiliyor :D Verdiğiniz karardan ötürü mutlu olmanıza sevindim :))

@denizmaniaherif, hahaha çok üzgünüm çok vakit aldım :D yolunuz buralara düşerse uğrayın, çok teşekkür ederim :)
0
🌸pandispanya
(01.02.21)
Canım pandispanya’m <3 bir yandan gözlerim dolu dolu oldu okurken bir yandan sinirlerim hopladı. Neler yaşanmış ya gerçekten inanılmaz. Ne kadar da güçlüymüşsünüz gurur duydum sizinle.
0
sta
(03.02.21)
yaaa pandispanyaaaaa senin güzel yüreğini severim <3 çok aradı gözlerimiz seni, neler neler yaşamışsın meğer. benim sanırım duyuruya ilk katıldığım zamanlarda aktiftin pek severdim yazdıklarından seni :) yaşadıklarının hepsi geçmiş bitmiş olsun bundan sonrası çok daha güzel olsun inşallah sevgiler...
0
dedim ben sana
(04.02.21)
@sta & @dedimbensana, ya nasıl teşekkür etsem az. Çok sağolun gerçekten. Ben de burada olmayı çok özlemiştim. Paylaşmak da çok iyi geldi. Ne desem az. Güzel dilekleriniz karşısında ben de günlerdir duygu seli içerisindeyim :)) güzel günler hepimize gelsin. Sevgiler.
0
🌸pandispanya
(05.02.21)
emek veren her zaman kazanıyormuş hakkaten
0
bir soru sorcam
(08.02.21)
hoş geldin. umarım bundan sonra her şey güzel olur.

"Taşınıp bizi sildi"

sizin yap(a)madığınızı o yapmış ve bu sizin için de çok iyi olmuş bana göre.

"biz biraz enayi gibi davrandık belki"

maalesef. karşı taraf sadece kendisini düşünüyor, sizi bir güzel sömürüyorsa şahsen ben öyle birine yardım etmem, ne hali varsa görsün derim. herkesin yardımına, yardım istemeyenin bile yardımına koşmak (öldürülme tehlikesi olan anneyi hariç bırakıyorum tabii) çok fazla yorar insanı.

eşinizin çocukluk arkadaşının sizi satması sonrasında biraz arkadaşlıklara olan inancım azaldı ama sonrasında "bir sürü arkadaşımız hayatı pahasına bize siper oldu" demişsiniz. o güzel bir olaymış :)

biraz hızlı okudum. babanız hala hapiste sanırım? peki özel değilse bu iftira atan kişi neden iftira atmış?
0
hlot
(08.02.21)
@bi soru sorcam, hahah öyle diyelim fakir tesellisi olsun bizimki de :))

@hlot, uzunca anlatmıştım aslında ama cep telefonumun azizliğine uğradım ve tüm cevabım gönderemeden kayboldu :) bu yüzden yeniden yazmak için güç toplamayı bekledim. nihayet topladım :))

söylediğiniz şeyler çok doğru. Kesinlikle yardım talep etmeyen insanlara ısrarla yardım etmek yanlış. Yardım talep edenler de bir süre sonra mantık dışı taleplerde bulunmaya başlıyorsa orada da dur demek gerekli. Teoride hepsini her zaman biliyorduk ama pratiğe dökemedik maalesef :D Umarım ileride bu konuda biraz daha başarılı olabiliriz.

Evet babam hala cezaevinde. İftiranın sebebini gerçekten net olarak kestiremiyorum. Birkaç boyutu var. İftirayı atan kızın annesi, babama devamlı eşinden boşanmak istediğini, evlilikten çok sıkıldığını, sevildiğini hissetmediğini anlatıp babama yanlıyormuş. Babam da her fırsatta ikisi arasında böyle bir şeyin söz konusu olamayacağını dile getirmiş, kendi kız arkadaşıyla tanıştırmış, her fırsatta kadının eşi olacak adamı övmüş, aralarını yapmak için çabalamış vs. Buraları kadın da reddetmiyor. Kadın devamlı babama birikmiş parası olup olmadığını, malı mülkü olup olmadığını soruyor sohbetlerde. Diğer yandan bu ailenin ekonomik durumu kötü. Babam da durumu kötü olan 4-5 çocuğa aynı anda ders veriyor. Bazı dersler 1-2 sabit yetişkin de katılıyor. Ders verilen yer 8-10m2'lik bir alan. Bütün öğrenciler yanyana oturuyor. Zaten aynı zamanda malzeme satışı yapılan bir yer. Devamlı müşteri de var, hiç bir saniye boş kalmaz. Şikayetçi olan kız, eğer babama yakın olan sandalyede oturmazsa ağlayıp ortamı terk ediyor, yalvar yakar başka öğrenciyle yer değiştiriyorlar her defasında önde ve babamın yanında olmak için. Derste çekilmiş o kadar çok fotoğraf da var ki. Kız babama devamlı arkasından sarılıyor, şakalar komiklikler yapıyor vs. Bu fotoğrafların hiçbirinde de babamın bir teması yok. Öğrenci gelip arkasından elini atmış yani babama, son derece güven dolu bir ilişki gözüküyor.

Babam bu çocukların maddi durumu kötü ama çok yetenekli oldukları için, normalde verdiği fiyatın 5'te 1'ine filan veriyor dersleri. Gerçekten komik rakamlara. Hatta bu olaylar olmadan önce babam bu çocukların yaramazlığından çok şikayetçiydi, enerjimi emiyorlar diyordu. Ben de tartışmıştım babamla, sen deli misin günde kaç saatini 25 lira için tüketiyorsun diye. O da ileride iyi bir sanatçı olduklarında benim de bir katkım olmuş olsun, yoksa heba olacaklar demişti. İdealist bir adamdı maalesef. Sonunda g.tümüzde patladı.

Neyse uzatmayayım. Babam devamlı ailelerle tartışıyor bu çocukların yaramazlıkları yüzünden. Dersleri bitirmek istiyor. Çocuklar ağlıyor hocam bizi bırakmayın diye. Aileler de yalvarıyor bi şans daha verin diye. Böyle diye diye 3-5 defa tam bitme aşamasındayken zorla devam ettirdiler babamı. Bu arada şikayetçi olan kızın ailesi çocuğun yaptığı şeyleri satarak para kazanıyor. Mesela babamdan aldığı ders ve materyal 100 tl'ye malolduysa 500tl'ye başkasına satıyorlar gibi. Çocuğu fabrika gibi kullanıyorlar. Hatta çocuk babama arada şikayet ediyor "hocam annem sattığı şeylerden bana hiç para vermiyor" diye. Çocuklar derse gelmeyi sevdiği için devam etmek istiyorlar ama ailenin kaygısı da geçim kapısı olması.

Sonra kurs bitiyor, yaz tatili başlıyor. Bunlar köylerine dönüyorlar. Ertesi eğitim döneminde ilk olarak yine bu kız yine babama geliyor derslere devam etmek istediğini söylüyor. Babam bu sene yapamayacağım diyor. Yine ısrarla başlıyorlar. Derken son derste yine öncekilerle benzer sebeplerden babam önce kızı azarlıyor, sonra da annesi babamın sanatına hakaret edince annesiyle tartışıyor ve onları atölyesinden kovuyor. Bi daha buraya gelmeyin artık yeter başka kurs bulun diye gönderiyor. Hatta tartışmada kadının kocası da orada ve babama hak veriyor, adam babamdan özür dileyerek ayrılıyor, o da inkar etmedi bunu da mahkemede.

İşte ertesi gün babamı gelip tacizci diye alıyorlar. O gün bugündür babam yok. Babama bütün fotoğraflarda kendiliğinden sarılan çocuk, bir anda "ilk günden beri beni taciz etti, telefonundan devamlı porno izletiyordu" diyor. Bu arada 7-8 ay kursa güle oynaya gelip, ertesi sene de devam eden de kendisi. Annesi ücretsiz kurs bulup o kursa göndermek istediğinde kız "anne ben attan inip eşeğe binmem" diye ağlıyor herkesin gözü önünde askdjha. Babası olan adam belediyede en alt kademe çalışandı (tam görevini özellikle söylemiyorum), kadın da ev hanımıydı. Bu olaydan sonra yarattıkları o yalan mağduriyetle öyle büyük bir destek aldılar ki, herif milletvekili aday adayı oldu, kadın delege oldu filan öyle bir hikayeler :) Bütün kapılar açıldı sonuna kadar.

Bu arada demiştim ya, o 8m2 alanda ders alan 4-5 kişiler sabit diye. O kişilerden biri kızın kuzeni. Aynı süre yan yana ders alıyorlar ve çocuk hiç böyle bi olay görmediğini söylüyor. Çocuklarla aynı anda derse giren yetişkinler de aynı beyanı veriyor. Daha detaylı biçimde. Sonra avukatları "yalan söylüyorsunuz, çocuklar bu yetişkinleri hiç tanımazlar" dediler, bi dolu fotoğraf ve video verdik dosyaya. Çocukların o yetişkinlerle beraber ders aldıkları, kutlama yaptıkları... Ama hiçbiri dikkate alınmadı. Bu arada babamın telefonuna porno iddiası için ilk dakika el koyuyorlar zaten. Babam da diyor ki "bahsettiğiniz türden en ufak bi görüntü bulursanız, beni yargılamayın direkt idam edin" diye veriyor telefonu. Nitekim hem polis, hem de bilirkişi ayrı ayrı detaylı inceleme yapıyor ve ikisinin de raporu babamın lehine, çocuğun söylediği tarzda herhangi bir görüntü hiç olmamış telefonda. Yani ortadaki yalan gün gibi ortada. Ama bunu da değerlendirmedi mahkeme.

"Şu da tacize uğruyordu" dedikleri yetişkinler vardı. Onlar da mahkemeye gelip bu ülkede her gün sayısız tacize uğradıklarını ama bunu yapan kişinin hiçbir zaman benim babam olmadığını" söyledi sağolsun.

Bir tek bu alfa kızın en yakın arkadaşı olan, yine aynı sınıfta bunla ders alan diğer kız dedi ki "beni de taciz etmiş ben görmedim ama arkadaşım ayşe (diyelim) görmüş, öğretmen benim popoma elini sokmuş, şikayetçiyim" adshakd. O kızın ailesi kızlarının gerçekten tacize uğrayıp uğramadığını bilmek, hak aramak isteyen insanlardı mesela. Onlara kızmıyorum. Ama yani 1.80 boyunda bir yetişkin, herkesin içinde bir kızın pantolonundan içeri elini soksa, bunu o kızın farketmeyip arkadaşının ona sonradan haber vermesi mümkün mü... İçerideki diğer insanları geçtim. Sana yapılan şeyi sen farketmiyorsun da arkadaşın sana haber veriyor. Hiçbir yerde de yalnız kalınıp yalnız ders yapılmıyor bu arada. Bi tek bu esas kız ilk ifadesinde öyle bi yalan söylemişti. Ben de babama sormuştum, "yok kızım hiç tek başına ders yapmadık" demişti. Sonra kız mahkemede ifadeyi geri çekti, öyle bişey olmadı dedi. Off bunlar minik detaylar. Çok daha majör şeyleri atlıyorum sürece zarar verir mi bilmediğimden.

Mesela çocuk izlem merkezi diye bi yer var, oradaki uzaman 2 çocuğa da defalarca soruyor, "hiç vücudunuza kıyafetlerinizin içinden dokundu" mu diye, iki çocuk da birbirinden habersiz defalarca "hayır hiç öyle bişey olmadı" diyorlar. Sonra adli görüşme bitiyor, çocuklar aile ve avukatların yanına gidip sonra geri dönüp aslında söylemeyi unuttukları bişey olduğunu ve öğretmenin onlara kıyafetlerinin içinden de dokunduğunu ekletiyorlar rapora. Bu da raporda aynen böyle "adli görüşme sona erdikten sonra çocuklar aile ve avukatların yanına gidip döndükten sonra bıdı bıdı eklettiler" diye yazıyor. Sonra mahkemede bunu da geri aldılar "yok öyle bişey olmadı" diye.
Yani çocukların görüntülü ifade vermesinin bi amacı var. Görüntülü ifade bitip her şey kapandıktan sonra bunu rapora kim ve nasıl yazdırdı, bu raporu tutan kişi 50 kez bu soruya cevap almasına rağmen bunu nasıl sonradan rapora ekledi, mahkeme bu geçersiz rapora nasıl riayet etti, hadi etti diyelim, çocuklar sonradan yalan söylediklerini kabul edince neden bir şey değişmedi? Bir sürü bilinmez...

Neyse sonuca geleyim. Bu işlere ömrünü adamış bir profesör ve klinik psikolog bizim dosyamızı, çocukların beden dilini, sesini, mimiğini, verilen ifadeleri filan inceleyerek bi rapor sundular. Bu raporda söylenene göre, esas kız annesinin etkisi altında, ikinci kız da esas kızın etkisi altında yalan söylüyor. 15 sayfalık aşırı detaylı bir rapor. Ben bir cümleyle özetlemiş olayım.

Sebebini bilmiyorum, sonuç olarak belki başta bi ceza vermek istediler ama bir yerde kontrollerinden çıktı. Ardından gelen imtiyazlar, işlerin büyümesi ve yalancı çıkmaları durumunda ceza alma ihtimalleri sebebiyle geri adım da atamadılar. Düşüncem bu yönde.

Dosyayı okuyup isterlerse 200 sene ceza versinler ama okusunlar yeter ki. Bugüne kadar okunmadı maalesef. Hala son kararda bile geri çekilen ifadeler sanki yeni verilmiş gibi yazıyor. Tüm kararlar kopyala yapıştır şeklindeydi. İnanıyorum bir gün okuyacaklar.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
mahkeme heyeti oluşan kamuoyunun-birilerinin etkisi altında olabilir mi
0
esref
(11.02.21)
@esref, detay veremiyorum ama kesinlikle öyleydi. O dönem ne yazık ki gerçek olan birçok iğrenç olay peşpeşe oluyordu, hepimiz zaten artık patlama noktasındaydık. babam ne yazık ki bu gündemin içine düştü. ailelerden biri medya çalışanı, diğeri belediye ve bazı mezhepçilik işlerinin içinde olunca çok büyük bi kamuoyu oluştu ve finans programlarına kadar babam dönüyordu haberlerde.
0
🌸pandispanya
(11.02.21)
Off cok kotuymus ya. Kiz da butun ifadelerini geri aliyor da o porno ifadesini niye geri almiyor :(
0
hlot
(13.02.21)
@hlot, onu geri almasına gerek kalmadı zaten, yalan söylediği 2 ayrı inceleme ile, devletin kurumları ve kanalları ile kanıtlandı zaten...
0
🌸pandispanya
(13.02.21)
vay! uzun bir süredir çok aktif değilim ben de burada ama net hatırladığım kullanıcılardansınız.

bu kadar şeyi yaşadığınızı bilmek üzdü fakat bu kadar şeyin altından kalkabildiğinizi görmek bana gerçekten hayat motivasyonu oldu.

umarım bir daha ayağınıza taş değmez!

cafe ismini alabilirsem ben de mutlaka uğramak, yönlendirmek isterim.
0
bir ileti paylastim
(23.02.21)
@bir ileti paylaştim, ben de sizi net olarak hatırlıyorum :) eveet bazen dert dinlemek de dertlere bir nebze derman olabiliyor xD çok teşekkürler güzel dileklerinize. Kafenin ismini paylaşacağım :) Duyuruculara ömür boyu indirim var, mutlaka haberdar edin! :D
0
🌸pandispanya
(23.02.21)
Seninle tanıştığımız dönemden farklı bir kullanıcı adı kullandığım için şu an beni hatırlamayacaksın muhtemelen ama hem mesaj atıp kendimi tanıtacağım hem de mekanın ismini alacağım ki yazın gelelim :)
Ben seni çok iyi hatırlıyorum, saç rengini seçtiğimiz zamanları falan. Böyle uzun sarı/soğan kabuğu gibi bir saçın vardı çok güzel dalgaları olan. Keyfin de yerindeydi o zamanlar. Güzelliğine özenmiştim yalan yok. Geçtiğimiz haftalarda da duyurudan bir arkadaşımla oturup milletin duyurularıyla dalga geçerken senin cevabını gördük :D dedik aaa dönmüş, yoktu uzun zamandır falan... o zaman şöyle bir yorum yapmıştık “yea benim de öyle fıstık gibi hayatım olsa hayatta uğraşmam yani duyuru falan” şu konuşmadan ve önyargıdan utandım okuyunca, hepsini de okudum. Öncelikle babanın başına gelenler için çok üzgünüm, empati yapıyorum, anlattıkların benim mental sağlığımı geri dönüşsüz bozardı. Sen çok güçlüymüşsün. Başınız sağ olsun ayrıca ve umarım annenin sonuçları da iyi çıkacaktır. Gözlerine gelince, minnoş gözlerin daha da minnoş olmuştur eminim. Hayat bu, görme yetimizin ömür boyu bizde kalıp kalmayacağını da bilemeyiz. O yüzden “insan ancak yüreğiyle baktığı zaman doğruyu görebilir, gerçeğin mayası gözle görünmez.” Diyorum. Sen ve eşin duyduğum en güzel kalpli insanlardansınız. Umarım isteyen herkese böyle hayat arkadaşları nasip olur. Hoşgeldin canım.
0
irene
(23.02.21)
@irene, hay allah ya gerçekten gözlerim dolu dolu okudum. ne güzel yazmışsın :/ çok teşekkür ederim. bütün güzel düşünce ve dileklerine. hayat işte durduğu yerde durmuyor :D
aaaa ama o zaman güzel haberi de vereyim, annemin sonuçlarını daha birkaç gün önce alabildik, temiz çıktıııı :) bence de bir gün bir yerlerde yeniden güzel şeyler olacak. kimse umudunu kaybetmesin yuhuu :d

çok hoş buldum. gerçekten. tarif edemeyeceğim kadar çok teşekkür ederim... <3
0
🌸pandispanya
(24.02.21)
(9)

okyanus ortasında yaşamak nasıl bir şeydir?

ahm1
mesela fiji, amerikan samoası, hawaii, yeni zelanda... buralarda (hele de yeni zelanda dışındakiler gibi, hem okyanusun ortasında olup hem de küçük bir kara parçasında) yaşamak acaba nasıl bir histir?hawaii dışındakiler okyanusun tam ortasında değil evet ama onlar da ada ve en yakın büyük kara parça
mesela fiji, amerikan samoası, hawaii, yeni zelanda... buralarda (hele de yeni zelanda dışındakiler gibi, hem okyanusun ortasında olup hem de küçük bir kara parçasında) yaşamak acaba nasıl bir histir?

hawaii dışındakiler okyanusun tam ortasında değil evet ama onlar da ada ve en yakın büyük kara parçaları binlerce km uzaklarında. bir süredir bu olay çok ilgimi çekiyor. yani okyanusun ortasında yaşama psikolojisi, avrupa'dan, amerika'dan, afrika'dan, bütün kıtalardan çok uzakta yaşamanın hissi acaba nasıl bir histir?

haritadaki 1 numara: fiji, 2: hawaii
0
ahm1
(29.01.21)
olağanüstüdür bence de. tüm ömür çekilmez ama kesinlikle birkaç ay ya da bir yıl falan deneyimlemek isterdim.
0
papuayenigine02561
(29.01.21)
çok farklı olamaz.

global dünya.

avrupa ve amerikadan fiziksel olarak uzak olmak hiçbir şeyi değiştirmiyor.

bu ülkelerin kurumsal ve ekonomik dünyalarını yaşıyoruz dünyanın her yerinde.
0
AlsterWasser
(29.01.21)
hocam gecen adini ilk kez duydugum bir ada var. tum ana karalara en uzak noktadaki yermis

ve uzerinde 250-300 kisi yasiyormus. cok izole ama bir sure sonra korkutucu bir sey, en yakin kara parcasina bir haftada falan gidiyorsun, o da gemiyle falan.

tristan da cunha


www.google.com!3m1!1e3!4m5!3m4!1s0x25a3b1a1af6dc9b:0x69ee2d95dc98aedb!8m2!3d-37.1052489!4d-12.2776838

buranin disinda senin de bahsettigin yerler ilk etapta fantastik gelse de biraz sikici yerler sanirim. ama yeni zelanda farkli uzak da olsa kocaman ulke en azindan saglik egitim vs gibi hizmetleri sinirsiz olarak alabilirsin
0
exlibris
(29.01.21)
@exlibris: 300 kişinin yaşadığı yere de gidilmez ya. hem dediğim gibi uzak olmalı, hem de biraz gelişmiş olmalı. min 100 bin kişinin yaşadığı bir yer. fiji var işte. 880 bin kişi yazıyor. hawaii biraz fazla gelişmiş gibi, 1,5 milyon kişi yaşıyormuş. ama oranın da lost avantajı var :)

dediğin yer konum itibariyle çok iyiymiş ama gidip de köye yerleşmek istemem yani :) (yani yaşamak derken, hepsi hayal tabii de)
0
🌸ahm1
(29.01.21)
istanbulda adalarda yaşamanın bile başka ruh hali ve düzeni var. Keza bozcaada gökçeada da öyle, ilginç bir ada hissi mahrumiyet bölgesi hissi yaşanıyor
0
freebird5406_2
(29.01.21)
Ankara'nın göbeğine tam 100 km mesafede bir köyde yaşayıp hayatında hiç kasabaya inmemiş bir kadın görmüştüm,
Köyünden ilk defa askere gitmek için çıkan çok kişi gördüm sonra.
Köyünün okyanus ortasında ya da 3 kıta ortasında olmasının kendisi için bir anlam ifade etmeyecek dünya kadar insan yaşıyor memlekette.
0
Mirket
(29.01.21)
Mahrumiyet hissi arti 1
0
baldur2
(29.01.21)
bence hiç birşey yapamayacaksın zaten en yakın kara 1000 km burada da yapılacaklar belli hissi ile huzur içerisinde yaşanır.
0
duyurukullanıcısı
(29.01.21)
"Ada, hem bağımsızlığın, yani müstakil oluşun sembolüdür, hem de dört bir yanından sınırlı oluşun."
0
denizince
(30.01.21)
(4)

muhsin yazıcıoğlu ölümü

charlotte blanc
muhsin yazıcıoğlunun ölümünde suikast ihtimali gerçekten var mı ? bu tür conspiracy lere inanmaktansa benim görüşümadama zaten bu havada uçma demişler. adam ısrar etmişhelikopter hava şartları nedeni ile arıza yapıyor veya düşüyorkurtarma ekipleri bölgeye zamanında ulaşamıyormuhsin yazıcıoğlu hava d
muhsin yazıcıoğlunun ölümünde suikast ihtimali gerçekten var mı ? bu tür conspiracy lere inanmaktansa benim görüşüm

adama zaten bu havada uçma demişler. adam ısrar etmiş
helikopter hava şartları nedeni ile arıza yapıyor veya düşüyor
kurtarma ekipleri bölgeye zamanında ulaşamıyor
muhsin yazıcıoğlu hava durumu etkisi artı çarpışmanın etkisi ile hayatını kaybediyor

basit bir açıklama. hem o dönemde muhsinin hedef alınacak kadar da önemli biri olmadığını düşünüyorum

etki alanı çok dar. sivas ve belki türkiyedeki avrupadaki çok az sayıdaki ülkücüler
zenginliği. adam helikopterle miting yapıyordu büyük ihtimal zengindi ama zengin diye adamı helikopterde götürmek sanki böyle bir suikast planlayabilen bir varlığın muhsinin parasına ihtiyacı olacağını düşünemiyorum.
0
charlotte blanc
(29.01.21)
1980lerden beri ulkucu/mhp camiasinda agirligi olan biri. yasasaydu mhp su anki haliyle olmazdi.(nasil olurdu bilemiyorum)

Olumunde cok fazla bos nokta var, arama ekipleri noktasinda ozellikle. Bana suikast/goz yumma gibi geliyor.
0
fakyoras
(29.01.21)
evet bbp öyle etkili bir parti değil. ancak bugünkü genel başkanı mustafa destici cumhur ittifakı nedeniyle milletvekili.

mevcut sistemde ittifaklar sayesinde %10 barajına takılmadan meclise girebiliyorsunuz. bir benzeri de adını anımayamadım demokrat parti genel başkanı. o da vekil oldu millet ittifakı çatısı altında. (hafızam yanıltıyor olabilir. emin değilim belki de iyi parti'den aday olup istifa edip geçmiş de olabilir.)

yazıcıoğlu parlatılabilecek bir adamdı. bugün türkeş, soylu vb. adamlarda kendi partilerinde liderdi ya da hatırı sayılır bir gücü vardı. erdoğan kendi cephesine aldı. nasıl yaptı ne vaadetti bilemeyiz. %50+1 sistemi kurduğunuzda ve %10 barajını ittifak yöntemiyle sıfırladığınızda herkes kıymetli oluyor.

şimdi dönelim konuya. mesele o zaman kapanmıştı ya da kapatılmıştı. kaza olduktan sonra yaralı gazeteci saatlerce telefonda görüşmüş olmasına rağmen yer tesbiti hatalı yapılmış ve hepsinin ölünmesine neden olundu. helikopterin kara kutusu bulunamadı. kaza tespit raporları ortaya çıkmadı. 17/25 aralık olayından sonrada bu işlere bakan ilgili personeller fetö/pyd çıkınca iş gerçekten ihmal ve kaza dahi olsa altında birşeyler aramaya başlıyorsun.

şahsi düşüncem kaza/ihmal zinciri de olabilir, gerçekten katledilmiş de. sebeplerini bilemem. bilenler de evrak/kanıt sunmadığı sürece komplo teorisi olarak kalır.
0
phonex
(29.01.21)
valla hocam turkiye'de her sey mumkun ama ben de suikast ihtimalini aynen yazdiklarin yuzunden dusunmuyorum. en azindan yasasaydi su farkli olurdu denecek bir sey oldugunu dusunmuyorum. bir susurluk degil, abartiyorlar bence.
0
nibba
(29.01.21)
Her siyasetci olumune suikast deme tandansi var biliyorsun. Hicbir siyasetci normal yolla ve kazayla olemez bazilarina gore. Bu da onlardan biri iste.
0
baldur2
(30.01.21)
(8)

"barely"nin anlamı

ahm1
ya şu "barely" kelimesini yıllardır görüyorum ama bir tam olarak oturtamadım. sözlük anlamında "ancak, zar zor, hemen hemen" yazıyor ama mesela "It’s barely imaginable" cümlesi nasıl çevirilir? "zar zor hayal edilebilir" şeklinde mi, türkçe'de biraz garip geliyor bu cümle bana (bu cümleye translate
ya şu "barely" kelimesini yıllardır görüyorum ama bir tam olarak oturtamadım. sözlük anlamında "ancak, zar zor, hemen hemen" yazıyor ama mesela "It’s barely imaginable" cümlesi nasıl çevirilir? "zar zor hayal edilebilir" şeklinde mi, türkçe'de biraz garip geliyor bu cümle bana (bu cümleye translate "Hayal bile edilemez" diyor)?

"barely legal" vardı mesela :) "hemen hemen yasal" demek mi?
0
ahm1
(27.01.21)
Aynen öyle hemen hemen, sınırda, kıl payı anlamları var.
0
vanhad
(27.01.21)
neredeyse hic anlamina geliyor.
almost never gibi dusun
0
baldur2
(27.01.21)
çeviri yapmayacaksanız türkçe düşünmeyin zaten, ingilizce olarak oturtmaya çalışın. bir dildeki ifade başka dilde tuhaf gelebilir kulağa.

"barely imaginable" için söylediğiniz doğru evet, "hayal etmesi zor", "düşünmesi bile güç" gibi bir anlamı var. tabii bağlama da bağlı bu biraz. yani olumlu anlamda mı söylenmiş, olumsuz anlamda mı kullanılmış vs. türkçeye çevirisi veya türkçedeki karşılığı da buna göre değişebilir.

"barely legal" hemen hemen değil de "ucundan yasal" demek. mesela "uff kıza bak" dersin, kız 18 yaşına 20 gün önce girmiştir. bu şahıs işte "barely legal" oluyor mesela. bu örneği verdim çünkü bu ifadeyi hep cinsel içerikli bağlamda görüyorum ben jdfdkd. burada barely legal "daha yeni legal olmuş" anlamında.

yani genel olarak vanhad'ın dediği gibi kıl payı, sınır, hemen hemen anlamları var; bir şey "barely" ise gerçekleşmiştir ama ucu ucuna. barely legal mesela legaldir ama çok minik bir farkla legaldir. barely imaginable akla hayale gelmeyecek bir şey değildir ama tahayyül etmesi zordur. sen hakemsin diyelim, faul verdin, faul yapan oyuncu sana "i barely touched him!" demişse eğer rakibine dokunmuştur ama faul olacak kadar sert dokunmadığını söylemeye çalışıyordur. gibi gibi.
0
der meister
(27.01.21)
hemen hemen degil. sinirin ustunde ama ancak, kil payi ustunde. yani barely imaginable dersen imagine edebilirsin ama anca demektir, barely legal'sa legaldir.
0
acan99670
(27.01.21)
sabah bu kelimeyle bir kez daha karşılaşıp sözlüğe bakmıştım şimdi burada gördüm.. hep görüp unuttuğum bir kelime. benim de kafama yatmıyor.
0
tabudeviren
(27.01.21)
Zar zor, ucu ucuna demek.
0
i ve been mistreated
(27.01.21)
Cümle çevirisinde translate yanlış sonuç verebiliyor, aynı cümleyi sadece "barely imaginable" olarak yazınca "zar zor hayal edilebilir" diye çeviriyor bu kez.
0
mikro patlama
(27.01.21)
zar zor demeye geldimdi ben de. bence en guzel karsiligi bu.
0
yoggi
(27.01.21)
(8)

Board nereden alayım

monicapp
Orta ileri seviye board arıyorum, konum istanbul. Önerebileceğiniz bir yer var mı?
Orta ileri seviye board arıyorum, konum istanbul. Önerebileceğiniz bir yer var mı?
0
monicapp
(26.01.21)
Skate mi Snow mu?
0
onemoremile
(26.01.21)
surf mu?
0
baldur2
(26.01.21)
zula
proshop
freedomsports
0
gaza gelen
(26.01.21)
Board derken?
0
mg3929
(26.01.21)
Kapalicarsidan alin kesinlikle
0
icim urperiyor
(26.01.21)
70*100 boyutlarında kırtasiyelere sorabilirsiniz. ehi.
0
dedi ayca
(26.01.21)
Kusura bakmayın snowboard yazmam gerekiyordu :)
0
🌸monicapp
(26.01.21)
Fiyatlara ek olarak gümrük vergisi çıkar spx ile karşılaştırmak açısından; www.warehouse-one.de
0
archmage mahmut
(26.01.21)
(16)

Aileniz ne kadar sık tartışıyor?

princess consuela
Kendi anne babam uzun yıllardır neredeyse her gün ufak bir sebepten bile olsa tartışıyorlar. Öyle ciddi şeyler için tartışma olmuyor ama ufak bir meseleyi bile bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar. Normal bir ailede durum nasıl oluyor unuttum açıkçası. Sizin anne babalarınız nasıl
Kendi anne babam uzun yıllardır neredeyse her gün ufak bir sebepten bile olsa tartışıyorlar. Öyle ciddi şeyler için tartışma olmuyor ama ufak bir meseleyi bile bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar. Normal bir ailede durum nasıl oluyor unuttum açıkçası. Sizin anne babalarınız nasıl? Ne sıklıkla ve neler için tartışırlar?
0
princess consuela
(26.01.21)
Her gün en ufak bir şey için bile tartışırlar. Bence normali bu:)
0
sta
(26.01.21)
size göre aşağılama olan sözler veya hareketler onların rutini haline gelmiş olabilir mi? Bunun dışında ilişkide tartışmasa olmasa muhtemelen birbirlerini boğazlayabilirler.

Normali bu +1
0
emininsel
(26.01.21)
Bence sizinkiler tartışmaktan zevk alıyor. Ve hayır normali bu değil. Bizimkiler 5 6 ayda bir anca tartışır onda da küslük vs uzatilmaz.
0
kaptan maydanoz
(26.01.21)
Çocukluğumuzu, ergenliğimizi, gençliğimizi zehir ettiler. Sağolsunlar evlilikten soğuttular.
0
skywalker.anakinn
(26.01.21)
Günde 1-2 heralde.
0
lcha
(26.01.21)
Benimkiler anlaşmazlık yaşadıklarında susmayı biliyorlar. Tabi tartışıyorlar ama seslerini yükseltmeden ve hakeret etmeden. Baktılar olacak gibi değil susuyorlar, bir süre sonra normale dönüyorlar.
0
fotrsapka
(26.01.21)
Ben çocukken (20 yıl kadar önce) çok tartışırlardı, sonra azalmaya başladı. Ben de zaten yıllardır onlarlar oturmuyorum o yüzden kesin bir şey diyemem ama çok ender tartışıyorlar artık sanki.
0
peki madem
(26.01.21)
Normali o değil elbette. Annem hayattayken bizimkiler çok sık tartışmazdı, en azından ben çok sık şahit olmazdım. Evde bağrış çağrış kavga olduğunu sadece iki kez hatırlıyorum. Onun da biri annemle babam arasındaydı, nedenini bilmiyorum; diğeri geniş aileyle ilgili bir meselede babamın telefonda bağırmasıydı, babam çok haklıydı. Bunlar dışında bağırıp çağırmadan konuşabiliyorlardı çoğunlukla, ufak tartışmalarda da asla aşağılama hakaret falan duymadım ikisinden de.
0
kobuzchu kiz
(26.01.21)
Hergun amansızca. Yarınlar yokmuscasina. Bence babam çok lafa salça oluyor. Yoksa çözülmeyecek meseleler değil.
0
allah yazdiysa bozsun
(26.01.21)
kucuk ama hemen hemen her gun. konular bir turlu degistirilmeyen aliskanliklardan veya onu niye oraya koydun, kapiyi niye sert kapattin tarzi kucuk seyler. bence bu tartismalar da bir nevi aliskanliga donmus artik vazgecemiyorlar.
0
baldur2
(26.01.21)
Tartıştıkları belli konular vardı. Evirip çevirip aynı konularda yıllarca nerdeyse her gün tartıştılar. Sonunda boşandılar da rahatladık.
0
jazzabel
(26.01.21)
Yani herkes demiş ama "bağırarak ve birbirlerini aşağılayarak sonlandırıyorlar." normal falan değil onu belirteyim.

Bir iki ayda bir falan derdim ben. Bu da olmasın isterdim ama ortalamaya göre iyi yine de.
0
aguen
(26.01.21)
Büyük ihtimalle anne-babanızın yaşındayımdır. Valla en son ne zaman tartıştığımızı hatırlamıyorum, 2 yıl olmuştur her halde. Tartıştığımız zaman da çocukların yanında tartışmayız. Genel olarak ortak zevk, düşünce ve hedefleri olan insanlarız. Bir de ben kadın tarafı olarak hiçbir zaman ekonomik sorumluluğun tamamını eşime yükleyip gerçekçi olmayan bir beklenti içine girmedim.
Benim anne-babam da çok tartışmazdı, ama büyüdüğüm zaman aslında birbirlerinden çok farklı ve maalesef birbirlerini sevmeyen insanlar olduklarını gördüm. Başta sevmişler ama sonra o beklentiler ve hayal kırıklıkları...
Eşimin anne-babasında fark ettiğim daha pasif agresif tavırlar var mesela. Baba bildiğini okuyor, anne durmadan konuşuyor, biz geldiğimizde babayı şikayet ediyor vs. Ama onlarda da bağırmak yok. Ben çok rahatsız olurdum herhalde bağırış-çağırış olsaydı. İki tarafın ebeveynleri de iletişim konusunda iyi değiller gördüğünüz gibi ancak en azından çocuklara travma bırakmamışlar.
0
SiyamkedisiZorro
(26.01.21)
peki madem +1.

ben küçükken çok kavga ederlerdi, hatta hafızamda tekme tokat bir kavgaları da var nasıl yerleştiyse bilincimden çıkmıyor o görüntü. ben gelince sonlandırmışlardı.

ama şu an neredeyse hiç kavga etmiyorlar.
0
juninho77
(26.01.21)
aşağılama ve hakaret normal değil +1

haftalık olarak ufak tefek atışmaları olur bizimkilerin. yaklaşık iki ayda bir gibi de tartışma olur. aşağılama, küfür ve hakaret olmaz.
0
makarnavodka
(26.01.21)
Bizimkiler normalde pek tartışmaz, annem arada söylenir ki genelde hep haklıdır, ufak ufak sitem eder. Çorap niye burada, neden geç hazırlandım, aradım niye açmıyorsun neden geri dönmüyorsun gibi. Şimdi pandemide ikisi de evde tartışmaların dozu biraz daha arttı normal ama ikisi de çok sıkıldı :)
0
elikası
(29.01.21)
(8)

Alkol sigara içip mikrodalga zararlı demek

respect
Şirkette bir kız var yemeğimi kesinlikle mikrodalgada ısıtmam zararlı diyor bunu sigarasını içerken söylüyor. Araştırdığım kadarıyla mikrodalganın bilimsel olarak kanıtlanmış bir zararı yok dediğimde de sen bilmiyorsun diyor.Tuhaf değil mi? Ben mi yanlış düşünüylorum.
Şirkette bir kız var yemeğimi kesinlikle mikrodalgada ısıtmam zararlı diyor bunu sigarasını içerken söylüyor. Araştırdığım kadarıyla mikrodalganın bilimsel olarak kanıtlanmış bir zararı yok dediğimde de sen bilmiyorsun diyor.

Tuhaf değil mi? Ben mi yanlış düşünüylorum.
0
respect
(26.01.21)
Zararlı olan her şeyi yapması gerekiyor mu? Kendi seçmek istiyor olabilir belki.
0
pass
(26.01.21)
Sigarayi birakamiyordur. Mikrodalganin bagimlilik yapmadigini biliyoruz
0
rockinside
(26.01.21)
Burada problem, siz bilimsel olarak belirli bir zararı yok dediğinizde argüman sunamayıp, sen bilmiyorsun demesi. Twitterdaki biraz araştır istersen diyen tipler gibi.
0
jazzabel
(26.01.21)
herkesin hayattan zevk aldığı şeyler farklı. alkol ve sigara sağlığına zarar veriyor ama keyif de veriyor ve psikolojisine iyi geliyor belki, bu da iyi bir şey aslında. mikrodalga ise bir şeye iyi gelmiyor sanki, yani alkolden sigaradan daha az zararlı bile olsa azıcık bir zararı varsa bile niye kullanayım diyor olabilir.

ben de sağlığıma çok dikkat ediyorum ama bazı zararlı şeyler keyif verdiği için onları yapıyorum. beslenmeme, uykuma dikkat ettim, düzenli spor yaptım ve böylece sağlığıma +5 kattım diyelim, alkol içerek sağlığımdan -1 götürmeyi göze alabiliyorum. bunun gibi.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(26.01.21)
@jazzabel +1

hangi zararlı şeyleri yapıp yapmayacağını seçebilir ancak mikrdalganın zararıyla ilgili bir şey söylemesi gerekirdi.
0
kisa
(26.01.21)
biri hayatı kolaylaştırıyo biri keyif olabilir ama sen bilmiyorsun demesi antipatik
0
ShadowOfMoon
(26.01.21)
o zaman hepimiz herhangi sağlığa zararlı bir şey yaptığımız için (mesela deterjanla yıkanmış tabaktan yemek yemek) gidip asfalt da yiyelim. nasıl olsa bir kere sağlığa zararlı bir şey yaptık.

kurduğunuz mantık yanlış, sigara zararlı değil mikrodalga zararlı demiyor ki. sigaranın zaralarını biliyordur, belirli nedenlerden bırakamıyordur ama mikrodalgada yemek pişirmemek hayat kalitesinden ödün vermeden korunabilecği bir risktir. o da bunu yapıyordur.
0
kenarortay
(26.01.21)
hayatta kimse mukemmel bir derecede tutarli degildir.
0
baldur2
(26.01.21)
(35)

Türkiye’nin Avrupa’ya göre avantajları

garavel
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni
İklim vs doğal sebepler değil bahsettiğim, sosyal çevre, ailenin yakın olması vs de değil. Mesela iş yapma kolaylığı, bankacılığın biraz daha gelişmiş olması, e- devlet’in orada pek alternatifinin olmaması ( sanırım ). Konut sahibi olmada biraz daha rahat bir de sanırım ( yüksek birim maaşlar, ayni birim ev fiyatlarından dolayı )

Sizin aklınıza gelenler neler?

almanya, hollanda, ingiltere, fransa baz alınabilir.
0
garavel
(25.01.21)
vergiden kaçınma imkanlarının fazlalığı olabilir
0
roket adam
(25.01.21)
Torrent kullanma imkanı
0
freebird5406_2
(25.01.21)
yazmışsınız zaten bankacılık diye. ben de spesifik bir şey yazayım.

kredi kartı ya da genel olarak her yerde kart kullanabiliyor olmak.

kanser ediyor avrupada nakit muhabbeti.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
aklıma giyim kuşamın daha ucuz olması geldi, istediğiniz şeyse tabii.
0
candide
(25.01.21)
issizlik asiri yuksek ve asgari ucret asiri dusuk oldugu icin hizmet isleri ucuz.
0
hot potato
(25.01.21)
@alster bu tuhaf mesela, hangi ülke için bu söylediğiniz acaba ? ben genelde özellikle son dönemde sadece kart ile alışveriş gördüm hep, öncesinde de kart çoğunluktaydı sanki.
0
🌸garavel
(25.01.21)
Aslında say say bitmez. 1. Vergiler düşük ve esnaf gelir vergisinden muaf 2. Online eğitimde başarılıyız. AÖF sisteminde Anadolu AÖF dünyada ikinci sırada 3. edevlet uygulamalarında başarılıyız hans'ın hala kağıt kalemle yaptığı günlerce süren bürokratik işlemleri Mehmet edevletten bir kaç dakikada halledebiliyor. 4. İnternet bankacılığı 5. Geniş ve yeni otoyollar avrupada bizdeki kadar yaygın değil 6. Avrupanın en büyük avmleri bizde zorlu center bu konuda Türkiye'nin yüz akı. 7. İş yapma ve iş yeri açma bizde daha kolay ve bürokrasi daha az ayrıca teşvikler ve hibeler var 8. Devlet dönem dönem vergi ve kredi yapılandırması getirip mükelleflere ödeme kolaylığı sağlıyor 9. Ticari taksiler çok ucuz toplumun her kesimi kullanabiliyor 10. Çalışıp krediyle ev sahibi olma süresi avrupadan çok daha kısa
0
acebi
(25.01.21)
@garavel yazdıklarım corona öncesi tabi :..) tabi tüm avrupayı genellemek ahmaklık olur. örneğin izlandada tam tersi kart her yerde geçiyor her miktara kadar.

marketler dışında çoğu dükkan tarzı işletmede özellike yeme-içme vb. durumlarda belli bir miktara kadar nakit sonrasında kart daha yaygın.

en azından ben çok denk geldim. tabii azalıyordur haliye. bankacalılık hizmetleri geriden geliyor resmen. daha bir kaç sene öncesinde kadar manuel şifre kağıdı veriyordu deutsche bank internet bankacılığında.. daha yeni yeni geçtiler yeni sistemlere.
0
AlsterWasser
(25.01.21)
En başta sağlık sistemi gelir zannımca
0
but that was just a dream
(25.01.21)
1- Turkiye'de ustalik cok ucuz. Muslukcu, boyaci, catici, dogalgaz tesisatcisi, elektrikci cagirdin mi battin demektir Avrupa'da, sayi olarak da azlar ha bos gununu denk getireceksin falan buyuk basagrisi. Terzi, kuru temizleme, bakim, tamirat pahali keza. Yenisi alsaydim daha iyiydi durumlari oluyor.
2- Hizmet sektoru. Resepsiyonist, garson, satis elemani bizim Turklerin kiymetini bilmemiz gerekiyor kesinlikle. Avrupadakiler hep artist. Adam kendini benle mi karsilastiriyor napiyor? Olum sen hizmet sektorundesin illa Rothschild ailesinden mi olmam lazim iyi bir hizmet alabilmek icin.
0
neck_and_neck
(25.01.21)
Emek ucuz, patronlar için güzel ülke.
0
alfred
(25.01.21)
insanların daha çözüm odaklı olması. en suratsız memura bile "abi be, işim çok zor zaten bak böyle böyle benim işi bi hallediversen" desen adam yapabiliyorsa yapar yapamıyorsa yol gösterir hiç yoktan. avrupa'da bi yönerge vardır onun dışına hayatta çıkmazlar deli ederler. adama mesai sonrası sorsan bu konuyu "he valla ne saçma iş helelelülele" der ama mesaide hiçbir riski olmasa da bütün inisiyatif onda olsa da o işini yapmaz.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
avrupa çok geniş bir tanım. bulgaristan da avrupa, norveç de avrupa. bu arada yazılanların neredeyse tamamını avrupalı ortalama biri bir dezavantaj olarak görür.

örneğin:

@acebi'nin dediği aöf sistemi bir avantaj mı dezavantaj mı bilemedim. örneğin aöf mezunu bir insan almanya'da yüksek lisans yapamıyor. genelde kabul etmiyorlar. yani aöf ciddiye alınmıyor pek. yoksa avrupa'nın yapmak isteyip de yapamadığı bir şey değil. eğitim kalitesini düşürdüğünden olabilir.

@proletarier'in dediği için de geçerli olabilir. avrupa'da bir standart vardır, herkes bu standarda uygun iş yapmak zorundadır. sen müşteri olarak onlar hizmeti sağlayan olarak uyar. dolayısıyla herkes aynı muameleyi görür. hataya veya kayırmaya yer olmaz.
0
Sour
(25.01.21)
@Sour, böyle düşününce doğru ama şöyle açayım. Kurumlar hantaldır, gelişmeye kapalıdır. Bu kurumları gelişmeye zorlanması gerekir. Ortada çağ dışı-geçerliliğini yitirmiş bir prosedür varsa ve herkes buna uymaya devam ederse o süreç herkes için eziyet olmaya devam eder hasbelkader yetkili bir abinin gözüne batana kadar. Kuralları zararsızca esneten kişiler olması bu tür durumları yetkililerin gözünün önüne daha çabuk getirir. Kurumları gelişmeye zorlar yani.

Benim fikrim bu tabii böyle sanki değişmez bir gerçek gibi yazdım ama düşüncelerimi yazdım sadece.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(25.01.21)
@Sour avrupadan kasit bati avrupa ulkeleri bulgaristan moldova romanya degil tabii ki. Ikincisi AOF mezunuyla orgun mezunu ayni haklara sahipler hic bir fark yok ve dunya genelinde yuksek lisans yapabiliyorlar. AOF sistemi egitim kalitesini dusurmez firsat esitligi saglar yoksa AOF te muhendislik, tip veya mimarlik egitimi verilmiyor isletme veya kamu yonetimi egitimi vermek icin orgun fakulte kurmaya gerek yok. Ayrica avrupada da AOF var ve dunyada en basarilisi ingilterede.
0
acebi
(25.01.21)
Yok.

Online bankacılıkta şimdiye dek yapamadığım tek şey ev kredisi için birikim hesabını açamamaktı. Açmak için gereken randevuyu da online aldım.

Oturma izni başvurusundan kütüphane kartına, şahıs şirketi açmaktan reçeteli ilaç almaya kadar her şey online.

İki yılım dolmak üzere. Banka hesabımı açtıktan sonra nakit kullandığım tek yer Türkiye elçiliğiydi. Masamda hala elçilikte lazım olduğu için çektiğim paranın kalanı duruyor.

Vergi meselesinin az gibi görünmesi dolaylı vergilerin çokluğundan, kimsenin vergi bilinci olmamasından ve vergi kaçırmanın çok kolay olmasından dolayı. Finlandiya'da
ve Türkiye'de ödediğim gelir vergisi %25 (Edit: Tekrar düşündüm de sanırım Türkiye'de ödediğim gelir vergisi daha yüksek olabilir.) Dolaylı vergisiyle, ödediğim paranın karşılığını alamamamla, otuyla bokuyla Türkiye'de daha fazla vergi ödüyordum.

Türkiye'de düzgün bir semtte düzgün bir evi aileden ve eşten destek almadan alabilmek neredeyse imkansız. 2010 yılında Beylikdüzü'ndeki evler için 150 bin lira peşinat istiyorlardı. 4-5 sene önce Dereboyu caddesindeki saçmasapan bir evi 950 bin liraya satmışlardı. Burada tek başıma 10-12 ayda ofise 30-40 dakika mesafede bir ev için gereken mortgage'ın peşinatını biriktirebildim (Bir sırt çantası ve bavulla ülkeye girip her şeyi sıfırdan düzmeme rağmen.) Tek dezavantaj şehir merkezlerindeki ortalama ev büyüklüğünün Avrupa'da Türkiye'ye oranla daha küçük olması.

Türkiye'de musluk falan filan için bir sürü para döküp bir ay sonra tekrar çağırmak zorunda kaldığım 'usta'ların yerine buradaki işini yavaş ama düzgün yapanları tercih ederim.

Türkiye siyasi iradeye yanlarım, her türlü memuru siyasi networküm ve paramla satın alırım, işçiyi sömürür kısa yoldan köşeyi dönerim kafası için cennet gibi bir ülke.
0
bruce mclaren
(25.01.21)
Maasli calismiyorsan Türkiye daha güzel.
Istedigin an kov, istedigin gibi mobbing yap, istedigin gibi süresiz izine çıkar, sigortasini asgariden yatir, haftada 50 saat calistir ayni maasi ver, haftasonu ara, mesai sonrasi ara, tatilde ara. Cok mu vergi veriyorsun? Araba al sirkete vergiyle ode. Vergi borcun mu var? Odeme, af bekle vs vs

Onun dışında servis isleri ucuz; restoran vs ucuz, muslukcu vs isleri ucuz. Çünkü herkes cani istediği gibi bu islerde çalıştigi icin bir sürü var. Haliyle uc kuruşa düşüyor iscilik. Aynisi restoran islerinde de geçerli.

Onun dışında caninin Türkiye'de paran varsa caninin istedigi her şeyi yaparsin. Gece canin dondurma mi istedi? Kebap mi istiyorsun? Peki özel profesör doktor randevusu ? Hepsini parayi basarak yapabilirsin ama gelismis Avrupa ülkelerinde yapamazsin. En azından öyle 1000lira verdim randevuyu aldım falan yok buralarda. Özel hastane yok zaten.

Herhangi bir yerde tanıdığın varsa is halledersin. Devlet dairesi, polis, yargıç, savci. Zenginsen bütün bu sistemi alt edersin zaten, sistem seni korumak icin var.

Edevlet, kredi ve kart almanin olağanüstü gereksiz hizliligi (o yüzden yer gök kredi ve kredi kartı borcu), kiyafet/ayakkabi/deri ürünleri ucuz olmasi.

Eğitim sistemini ovecek durumda değilim. Ülkede yer gök üniversite mezunu kasiyer/fabrikada isci dolu ama bir tane aklı başında elektrikci, muslukcu bulmak imkansiz. Bunlari hiç egitmeyip herkesi üniversite mezunu yapman süper bir şey.
0
logisticsmanager
(25.01.21)
tüm dünyaya göre avantajı, eğitim araştırma hastanesinde tedavi oluyorsun, ödediğin ücret 7 tl, reçetenin yüzde seksenini ssk ödüyor(yani hepimiz), muayene eden uzman hekim, isviçrenin en baba hekimleri kalitesinde, belki daha iyi, bak sıfır mübalağa! aman nazar değmesin
ek: özetle bu konuda güncel tabirle tam bir sosyal devlet. amerikada donuna kadar alırlar, avrupada doktor bulamazsın sade vatandaşsan.
0
esref
(26.01.21)
gerçekten merak ediyorum e-devlet gibi çok kapsamlı bir site var mı mesela avrupa ülkelerinin herhangi birinde ? ya da e-nabız vs.


@bruce ev konusunda ben hep türkiye'nin daha basit olduğunu düşünüyorum. ev bi kere bol çünkü. avrupada o durum yok.
0
🌸garavel
(26.01.21)
TR'nin ALmanyaya gore avantajlari:

- Burokrasi daha az.
- Kurallari esnetmek cok daha kolay.Sorumlunun iki dudaginin arasinda her sey. Bu sayede adamini bulup kurallari esnetip herkesin onune gecebiliyorsunuz.
- Yemekler
- Teklifsiz iletisim ve tanisma daha kolay
- Giyim cok ucuz
- Sehir ici ulasim daha ucuz

Bu arada konut edinmek Turkiyede daha rahat degil bence.Turkiyede ucuz denilen kalitesiz yerlerle Avrupadaki pahali ve kaliteli yerleri karsilastirmak sik yapilan bir hata.
0
turkuaz
(26.01.21)
şu yorumları okuyan türkiye'yi dünyanın en iyi ülkesi sanır:)
0
nothing in my way
(26.01.21)
@garavel, evin kalitesi kötü ve fiyatı fahiş olduktan sonra çok olmasının bir esprisi yok bence. 1 yıldır anneme babama emekliliklerini geçirecekleri yaz kış yaşayabilecekleri bir ev bakıyorum. Bakınca "acaba burada gerçekten insan yaşamış mı?" denilecek evler 600-700 bin liradan başlıyor. Balıkesir, İzmir ve Muğla taraflarında oturulabilecek bol ev varsa üzerime link atın :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
@bruce mclaren ciddi misiniz bilmiyorum ama 700 bine hele hele balıkesir muğla'da falan deli güzel evler alınabilir ya, ben izmirde yaşıyorum olduğum bölgede 700 bine mesela 4-5 yaşında 3+1 gayet güzel bir ev alınabilir, merkezi yerlerin civarında güzel bir sitede yani.

dediğiniz şey yazlık vs müstakil evse bilemem. ki yine alınır diye düşünüyorum ama aramaya çok üşendim :)
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel yazlık-müstakil evet. Konak'ta 30+ yıllık 2+1 ara kat daireye 400 bin lira vermek de bana pek akıl kari gelmiyor açıkçası :)

Edit: Acaba yanlış mı hatırlıyorum diye tekrar bakayım dedim. Alsancak'ta 30+ yaşında ara kat 2+1 daire 800 bin lira: www.sahibinden.com
0
bruce mclaren
(26.01.21)
zenginsen dunyadaki en guzel ulkedir. yalakalar, kurallarin, kanunlarin zenginin lehine islemesi, daha fazla saygi gormen, hizmet sektorunun hem kaliteli hem de ucuz olmasi. dis, sac, goz gibi estetik saglik operasyonlarinin cok ucuz olmasi.
0
baldur2
(26.01.21)
@bruce mclaren izmirin en en en merkezi yerinde bakıyorsunuz, bu çok normal. mavişehire 5 dakika bostanlıya 10 dakika uzaklıkta çiğli ataşehir bölgesinde mesela nezih bir sitede 700 bin civarına çok iyi evde oturulabilir.

ama çok çok merkezi yerde tabii ki oturulamaz.

foça, gümüldür gibi yerlerde de ortalama bir yazlık alınabilir.
0
🌸garavel
(26.01.21)
@garavel İzmir'i sizin kadar bilmediğim için uçuk bir örnek seçmiş olabilirim. Ama anlatmak istediğim farkı yine de gösteriyor. Helsinki'nin en en en merkezi yerinde bir evin mortgage'ına ayda 1.500-2.000 euro vererek satın almak ve hala fazla kasmadan kenara 1.000 euro koyabilmek mümkün. Ben bunu Türkiye'den ayrıldığım zaman da hayal edemiyordum, hele şimdiki ekonomik koşullarda hiç hayal edemiyorum.

Öneriler için ayrıca teşekkürler :)
0
bruce mclaren
(26.01.21)
Ev alma konusunda bati da en az turkiye kadar zor sartlar sunuyor acikcasi. Ev almak avrupa ulkelerinde kat kat daha kolay degil. Et, araba, benzin, elektronik vs turkiye'ye oranla cok daha rahat alinabiliyor olabilir ama ev ayni oranda zorlukta bence.
0
baldur2
(26.01.21)
@hayat gercekten guzel

Neler mesela ?
0
🌸garavel
(26.01.21)
Ucuz iş gücü, bürokrasi, bankacılık ve sağlık sistemleri kesinlikle.

Tabii bir de en önemli konu: gıda/mutfak/yemek (fiyatları değil çeşitleri).
0
nawar
(26.01.21)
e-devlet, bankacılık, genç nüfus ve acelecilik dolayısıyla gelen şeyler yani. Sağlık (gerekirse parasını verip özel hastaneye gidebilme lüksü.)

konut sahibi olma olayı her yerde sıkıntı ama mortgage sistemi olan ve enflasyonu yılda %1-2 olan yerlerde çok daha uzun vadeli rahat alıyorlar sanıyorum. Bizde ölüm.(şunu da hesaba katmak lazım, bizde iyi maaşla iş bulabildiğin yer İstanbul. Batıda illa Paris, Berlin, Londra'da yaşamadan da iyi maaş alabiliyorsun hatta ortalama aynı maaşı alıyorsun çoğu yerde. Gördüğüm bu. Biz küçükçe bir şehirde benzer paraları alabilsek daha rahat ev alıyor olurduk, alım gücümüz de artardı. İstanbul'un 8 milyon, gerisinin anadolu şehirlerine dağıldığı bir Türkiye hayal etsenize :)

şirket kurma işleri ve vergi çok mantıksız/kötü geliyor bana. Ki dünyada da en karışık sistemlerden biri olarak anılıyordu. Estonya mesela o işi çok basitleştirmiş, ben açıkçası internetteki işim tutarsa Türkiye'de değil Estonya'da falan şirket kurup oraya vergi vermek istiyorum.

Bence alt-orta sınıf için Avrupa süper, üst sınıf için Türkiye istediğin gibi at koşturabileceğin müthiş bir ülke.

edit: birçok konuda sorun olarak kuralsızlık, örneğin kriptopara gibi şeylerde işimize yarıyor. ABD'de hatta sanırım Fransa'da vs. yaşayanlar sattıktan sonra gelir vergisi vermek zorunda. Türkiye'de henüz belirtilen bir vergi yok. Abd, kanada, çin vb. ülkelerdeki insanlar çeşitli borsalara kaydolamıyor, coin satışlarına katılamıyor, biz katılabiliyoruz. Bu devlet bizi korumadığı için oluyor ama eğer para kazanabilirsen işine de yarıyor işte.
0
nhk ni youkosu
(26.01.21)
eğer çok paran varsa ve kötü bir alışkanlığın yoksa kafan rahat olsun kimse yanına yaklaşamaz
0
duyurukullanıcısı
(26.01.21)
Ya herkes paradan evden bahsetmiş, kimse kültürden (ve özellikle iş kültüründen) bahsetmemiş, çok şaşırdım. (Değinen olmuş gerçi haklarını yemeyeyim, ama çok değil yine).

Tabi Avrupa'nın tamamını bilmiyorum ama gördüğüm kadarıyla "kuralcılık" çok baskın.

Bunun iyi yönleri var, ne yapman ve nasıl yapman gerektiği belli. Yap geç, kimse fazlasına zorlamaz, emeğine çökmez, tertemiz. Bizde memuriyet arayan ama biraz daha çok param olsun diyenlerin hayali gerçek olmuş.

Öte yandan sana sunulan ile yetinemiyorsan, daha iyisini güzelini yapmak istiyorsan, o kalıbın dışına çıkmanı çok zorlaştırıyorlar. Mantığı da şu: risk istemiyoruz. Plan yaptık, plana uyalım, fazlasına gerek yok, başımıza bir iş gelmesin yeter. 20 yaşındaki insanlar bile benim nenem gibi.

Bi 100 yıl öncesinde dünyayı keşfeden, kültürün, bilginin sınırlarını zorlayan insanların bunların ataları olduğuna inanmakta güçlük çekiyorum.

İşe gir, 9-5 arası git gel takıl, 30 yıllık ev kredisine gir, haftasonları da git drone uçur, gitar çal, dağda bayırda yürüyüş yap gel. Güzel/anlamlı bir ömrün böyle bir şey olduğuna inanan çok fazla insan var. Rahatları azıcık bozulduğunda bir anda aşırı sağ partilere yönelmeleri de bundan. Aman sorunları çözelim, yeni çıkış yolları arayalım vs. yok, para yok, mültecileri atalım gitsin. Sıradan adamı suçlamıyorum ama elitleri, okumuşları da bundan çok farklı değil.

TR'de gidilen yönü beğenmesem de bir dinamizm var, bu iyi bir şey bence, ben seviyorum.
0
plutongezegendegilmi
(26.01.21)
Hollanda'da yasiyorum, burasi ile Turkiye'yi karsilastiracak olursak iklim, mutfak/yemek Turkiye'nin en buyuk artisi. Bunlar ve aile, yakinlar disinda Turkiye'de ozlenen pek bir sey yok.

Is yapma, is kulturu/ahlaki ise karsilastirilamaz. Turkiye'de birakin sozlu anlasmayi, yazili anlasmalari dahi kimse sallamiyor. Hukuken hakkinizi aramaya kalksaniz zaten o baska hikaye. Ozetle Turkiye'de ticaret ve is ahlaki yerlerde.

Turkiye'de bankacilik sistemi daha gelismis ve esnek fakat Avrupa gittikce arayi kapatiyor. Ozellikle odeme sistemleri konusunda Turkiye cok kisitli imkanlar sunuyor. e-devlet bu ulkelerin hepsinde var. Hollanda icin konusursak gayet basarilir ve bir suru ozel sirket ile ( elektrik, su gibi ) entegre olarak da calisiyor.

Ev alma meselesini karsilastirmak anlamsiz. Hollanda'da asgari ucret sahibi bir cift rahatlikla ev alabilir ( sehir merkezinde, kanal manzarali degil tabi ki ) bunun icin pesinata da gerek yok. AB vatandasi degilseniz faiz biraz daha yuksek ya da bir miktar pesinat (%10 sanirim) ayni faiz orani ile kredi almak mumkun. Gerekli olan tek sey suresiz is kontrati ve Hollanda'da 1 yildir ikamet etmek.

Turkiye'nin en buyuk avantajlarindan birisi ( tabi ki paraniz varsa ) ucuz iscilik. Zaten bahsedilmis, evde ampul patlasa degisitirmek icin adam cagirabilirsiniz. Gunluk yasam icin ornek verirsek, makul fiyata berber/kuafore gitmek mumkun.

Uzun uzun yazmak gereksiz aslinda. Turkiye'nin Avrupa'ya gore en buyuk avantaji yeterli paraniz var ise her turlu kurali, kanunu kendi avantajiniza olacak sekilde esnetebilirsiniz. Avrupa'da bu o kadar kolay degil.
0
whisky
(28.01.21)
@acemi

aöf mezunları almanya'da yüksek lisans yapabiliyor mu? (benim bildiğim kadarıyla kabul etmiyorlar, o nedenle soruyorum)

ingiltere'deki sistemi başarılı kılan nedir?

türkiye için online eğitimde başarılıyız, türkiye 3. sırada demişsiniz mesela. neye göre üçüncü sırada? öğrenci sayısına göre mi? eğer öyleyse anlamsız. eğitim kalitesine göre mi? bunu nasıl ölçmüşler bilmek isterim. yani buradan mezun olan öğrencilerle ilgili örgünlerle karşılaştıran bir araştırma mı yapılmış?
0
Sour
(04.02.21)
(11)

haluk bilginer neden

owaki
new york'ta beş minare'de oynadı?Bu konuyla ilgili bi tartışma, eleştiri, herhangi bir yazı vs var mı
new york'ta beş minare'de oynadı?

Bu konuyla ilgili bi tartışma, eleştiri, herhangi bir yazı vs var mı
0
owaki
(25.01.21)
haluk bilginer genel olarak çok ama çok saçma yapımlarda oynadı zaten bugüne kadar.

edit: tabii ki hepsi değil, bazıları çok saçma. özellikle son netflix filmleri, yoksa çok büyük oyuncu.

para ? belki.
0
garavel
(25.01.21)
işi bu olduğu için? Adam oyuncu.
Neden oynamasın? Benim atladığım bir nokta mı var?
0
yarey
(25.01.21)
Türkiye'nin en overrated oyuncularindan, ama eksicilere göre o bir John Wayne.
0
Avoiding The Puddle
(25.01.21)
@yarey filmi izlediniz mi
0
🌸owaki
(25.01.21)
Hayır izlemedim
0
yarey
(25.01.21)
Adam kariyeri boyunca dizi, reklam, film onune ne gelirse oynamis biri. Soruyu anlamadim. Bu ulkede cemaat sorulari caldi yillarca, yargi, egitim, emniyet, medya. Ne istediniz de vermedik diyor adam:) Sen kalkmis Haluk Bilginer niye o filmde oynadi diyorsun.
0
neverletyougodown
(25.01.21)
her feto sevene terorist diyeceksek ulkenin en az yuzde 60 70'ini hapse atmak gerek. demek ki terorist tanimi bastan hatali bu durumda. bir ulkenin yuzde 70'i terorist olabilir mi? kalan yuzde 30'unun terorist olmasi daha mantikli duruyor bu baglamda.

bu feto olayinin acayip suyu cikti. isin komigi gercek fetoculara hicbir sey olmadi, bank asya'nin onunden gecenler hapislerde curuyor.
0
baldur2
(25.01.21)
şener şen gibi oyuncular her filmde oynamıyor mesela veya tuncel kurtiz.her oyuncu her rolü almak zorunda değil.kadir inanırı kötü rolde görmedim mesela hiç
0
ShadowOfMoon
(25.01.21)
Büyük bir prodüksiyon olduğu için olabilir mi mesela? Tamam film adı biraz tırt, tamam Mahsun kendi oynuyor, ama çok da kötü bir film değil.

Robert Patrick, niye oynadı mesela? Gina Gershon, Danny Glover niye oynadı?

Engin Altan Düzyatan, Ali Sürmeli, Zafer Ergin, Hüseyin AVni Danyal, Salih Kalyon niye oynadı mesela? Daha da isimleri aklıma gelmeyen ama yüzleri aklıma gelen oyuncular neden oynadıysa, Haluk bilginer de o yüzden oynamıştır.
0
John Bloor
(25.01.21)
haluk bilginerin neden bu tip projelerde yer aldığı ile ilgili bir yazı; (git: odatv4.com)
0
ada meltemi
(25.01.21)
Para aldığı için oynamış olabilir
0
Mistyimage
(25.01.21)
(27)

Her şeye rağmen “gitmem” diyen var mı?

ms brownstone
Malum ülkedeki genç nüfusun belki de çok büyük bir çoğunluğu bir yolunu bulup gitmek istiyor ülkeden. Yani en azından benim sosyal medyada gördüğüm kadarıyla böyle. Merak ettiğim hala bu ülkede umudu olan, her şeye rağmen Türkiye’de yaşamaktan memnun olan insanlar var mı? Neden gitmek istemiyorlar,
Malum ülkedeki genç nüfusun belki de çok büyük bir çoğunluğu bir yolunu bulup gitmek istiyor ülkeden. Yani en azından benim sosyal medyada gördüğüm kadarıyla böyle. Merak ettiğim hala bu ülkede umudu olan, her şeye rağmen Türkiye’de yaşamaktan memnun olan insanlar var mı? Neden gitmek istemiyorlar, ne cazip geliyor onlara bu ülkede?

Gitmeyi düşünenlerin de cevaplarını bekliyorum nedenleriyle. Yani neden Türkiye’den gitmek istiyorsunuz ya da istemiyorsunuz? Yaş ve cinsiyet de belirtirseniz güzel olur.
0
ms brownstone
(24.01.21)
Baştan söyleyeyim belki imkanım olsa giderim , sonra ulaşamadığın ciğer mındar hesabı olmasın. Biraz da zora gelemeyen bir yapım var komfor bölgemden çok çıkmaya meyilim yok hele tek başıma. Ama hiç y.dışında yaşama hayali de kurmadım.

Onun dışında vatanı seviyorum, toplumun tarihini kültürünü samimiyetini. Dilimizi de çok seviyorum.

28 E

Edit: bu arada farklı yıllarda 1 ay İngiltere 2 ay da Almanya olmak üzere y.dışında kaldım.
0
fezagezgini_4
(24.01.21)
31 yaşındayım, 1 sene kadar yurtdışında yaşadım önceden, erasmus ve staj dolayısı ile. İş dolayısıyla sürekli yurtdışına gidiyorum, aşırı bir hevesim kalmadı yani bunun için. Çalıştığım iş dövizle kazanmanın mümkün olduğu bir sektör (bilişim sektörünün bi alt dalı), türkiye'de iyi para kazanınca bir avrupa ülkesinde yaşayamayacağın kadar lüks ve rahat bir hayat yaşayabiliyorsun. Zaten maddi olarak belli bi eşiği aştıktan sonra, duygusal faktörler devreye giriyor, rahatımı bırakıp başka ülkede göçmen olmanın dertleriyle uğraşmak istemiyorum, ailem burada, düzenim burada vs vs. Yani genel olarak gidişattan memnunum. Yurtdışında yaşadığım dönemde de insanların önyargısıyla uğraşmaktan, vizesi derdi gerginliğinden nefret etmiştim ki hiç ırkçılıkla karşılaşmadım ona rağmen böyle oldu. Göçmen olduğunda düşünmen gereken binlerce farklı konu olduğu için tüm potansiyelini tam olarak işine yansıtamıyorsun (mesela patrona karşı çıkman gereken bir durumda "lan neyse şimdi vizeyi tehlikeye atmayayım" deyip susuyorsun, ama o riski alabilen adamlar yükseliyor) Sessiz sakin bi hayat yaşıyorsun yani mecburen.

Şu anda yeni mezun olsaydım, ne bileyim ailemi bu kadar önemsemeseydim, en önemlisi de iyi para kazanabileceğim bir iş alanını keşfetmiş olmasaydım muhtemelen yurtdışına taşınmak isterdim. çünkü ortalama insana avrupa çok daha iyi bir hayat sunuyor, ama ortalama üstü olduğunuzda ciddi sınırlar var ne uzuyor ne kısalıyorsun. o sınırlar da türkiye'de yok. trilyoner de olabiliyorsun, sokakta da kalabiliyorsun.
0
roket adam
(24.01.21)
şimdi ben italya ve norveç gibi iki ülkeye gittim. en çok norveç'te kaldım.

öncelikle oraya gidince bi b.k olmuyor. sen orada immigrant sın. yani kendi ülkesinde barınma için yeterli yetenekleri olmayan buraya gelip kimsenin yapmak istemediği işleri yapan kişi.

ama CEO bile var diyenler var.

evet çünkü senin profilinde o firmaya kimse ceo olmak istemiyor. benim danışmanlık verdiğim firmada ceo türk'tü ve ağzına sıçıyordu tasarımcılar. çünkü tasarımcı ceo'ya git şunu al diyor ceo para yok diyor tasarımcı bana ne lan git para bul o zmn diyor.

böyle bir sistemde firma ceo bulamazken oradan immigrant ın biri çıkıp tüm stressi üzerine alıyor iş bitince türkiye'deki gibi ceo mu taktiri alıyor dersiniz? hayır tasarımcı.

dış ülkeye hangi şartlarda gidilir? örnek veriyorum ailen vardır çocuğunun eğitimi için gidilir. çocuğum dünya vatandaşı olsun diye gidilir. biz zaten çekirdek aile içerisinde yaşıyoruz ve öylede yaşayacağız 10-15 yıl dersen bu şekilde gidilir.

ama ben tek başıma norveç'e gidecem orada 20 yıl yaşarım diyorsan o biraz cahillik kusura bakma.

bence bir yere yerleşmeyi düşünmeden önce en az 3 hafta kalıp sosyal hayatına bakmak lazım. internetten 2 resim görüp tav oluyor insanlar ki cidden cahillik.
0
duyurukullanıcısı
(24.01.21)
36 yaşında bir erkeğim. burada faydadan ziyade pişmanlık kıyaslaması uygun olur. gidersem, kaldığımdan daha çok pişman olurum, gözüm arkada kalır çünkü.
0
uuth
(24.01.21)
Aslında ben gitmek isteseydim şimdiye kadar gitmeyi denemiş olurdum. Almanya'da çok akrabam var. Kalacak yer sorunum bir süre olmazdı. Euronun daha düşük olduğu zamanlarda Erasmus olsun, staj olsun gitme şansım olabilirdi. Üniversiteden sonra da olabilirdi. İlgimi çekmedi doğruyu söylemek gerekirse. Belki de konfor olarak işime gelmedi. Türkiye'den ne olursa olsun gideyim kafasında olmadım hiçbir zaman. Gelecekte gitmek istersem de gerçekten hayat kalitemi artıracak yerlere gitmek isterim. Mühendis olmama rağmen Almanya düşünmüyorum nedense. Ben gidecek olsam ABD, İngiltere, İspanya falan isterdim. Gitmek istememin nedeni de aslında doğal güzellik, güzel şehirler. 27E
0
dissendium
(24.01.21)
Sosyal ortam.

Iyi egitimli, iyi kariyerli ve en onemlisi de uyum/dil sorunu cekmeyecek iki cok yakin arkadasimi silah zoruyla dahi Almanya´ya yerlesmeye ikna edemiyorum. Ikisi de kadin, neredeyse 30 yasindalar.

Inanilmaz sosyal insanlar, buyuk sosyal cevrelere aidiyet hissetmedikce iyi hissetmiyorlar. Avrupa´da yasadilar ve buradaki insan iliskilerini tatmin edici bulmuyorlar.
0
buf-e kür
(24.01.21)
Guzel bir evde misafir olmaktansa, kendi evim her zaman daha cazip benim icin. Meslek, cv, dil itibariyle gitmek mumkundu ama daha mutlu olacagima inanmiyorum. Aile, sosyal yaşam, yabanci dilde yasam (bilsen bile yorucu oldugu kanaatindeyim, hastaneye gitsem doktoru tam anlarmiyim, mizaha ortak olabilir miyim vb.) gibi bircok faktoru var.
0
pofudukayi
(24.01.21)
Bence yaş ilerledikçe herkes gençler kadar kolay karar veremiyor bu konuda. Bana öyle oldu. Eskiden bunun hayaliyle yaşardım şu an biraz çekiniyorum. Bir kere aile ve dostlar kısmı büyük sıkıntı. Ama farklı da bir deneyim imkanım olsa gider denerdim de kalmak için de güçlü nedenler var. En iyi nedenlerimden birisi ben gittikten sonra burada kalan küçük aile üyelerimi bu kokuşmuş zihniyetin ortasına bırakmak olur.
0
Kediyi üzdün
(24.01.21)
Ben gitmek istemiyorum. Üniversitede hayaller kurardim herkes gibi ben de ama iş hayatına, hayata girdikçe o işin oyle olmadığını anladım.

İyi bir maaşla ordan daha kral yaşarsın burada. Ama stres öldürür. :)
0
westblack
(24.01.21)
Ben de bir yandan gitmek istiyor bir yandan da gidemiyorum. Açıkcası gitmek zorunda hissediyorum kendimi. Geçen sene gidebilirken erteledim covid vs. bahane oldu. Daha önce almanya'da yaşadım hem her şey o kadar güzel ama bir yandan da o kadar zordu ki. Bildiğim her şey burada sonuçta. Kaç yıllık dostluklar vs. Bir seyler değişecek gibi olsa hiç düşünmem burada kalırım ama her şey giderek kötüleşiyor o yüzden iki üç sene sonra tekrar gitme ihtimalim olacak ve kendimi buna zorlayacak gibi hissediyorum.
0
turkce konusan uzayli
(24.01.21)
istesem gidip ABD vatandaşı olabilirdim. Gitmedim.
Şimdiki mesleğimle de istesem gidebilirim. Öyle bir niyetim yok.

Muhalif faunusu içine kapılmazsanız o kadar da yaşanılmayacak ülke değil burası.
0
zoghurt
(24.01.21)
Gitmek isterim çünkü kaybedecek bir şeyim olduğunu düşünmüyorum, sıfırım zaten.

Türkiye'de krallar gibi yaşayacak bir gelirim yok ve olmayacak. İstediğim hayat standardını yakalayamayacağım. Üst düzey bir pozisyon ve maaşta değilim ve önümüzdeki 10-20 yıl da değişmeyecek.

Burada İstanbul'da rahatça yaşayıp üst düzey pozisyonu olan, kariyeri olan kişiyi anlarım, kaybedecek şeyleri vardır ve bunu korumak istiyordur ama sanırım yurtdışına yerleşmek isteyenlerin çoğunluğu benim gibi düşünüp kaybedecek çok şeyi olmayanlar.
Edit: ve tabii huzur ve sağlıklı bir zihniyetin içinde yaşama isteği. Türkiye'nin hala huzurla yaşanabilecek bir ülke olduğunu düşünürler fazla iyimser.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(24.01.21)
Yurtdışından teklifler gelmesine rağmen buradayım hala. 25/e.

Çünkü hayat standartlarım iyi. Avrupa'ya gitsem kiradan falan sonra elime daha az para geçecek. Burada işyerine metro ile 7dk'da gidebiliyorum; arkadaşlarım burada, çok batılı yetiştirilmeme rağmen burada olan kültür ayrılığının orada daha fazla olacağından eminim. "Ama sen hiç Türk'e benzemiyorsun." ırkçı kalıbını duymaktan bıktım.

Not düşeyim, ülke ve insanlarının çöp olduğu konusunda herkese katılıyorum. Sadece haber izleyip diğer insanların çektikleri yüzünden çıldırmazsam hayatım oldukça iyi burada.
0
aguen
(24.01.21)
gitmek isteyen arkadaslarim 3 tipte,
1. Tr'de is ortamindan, imkanlardan tatmin olmayanlar
2. Tr'de de bisey olmayan hayalci tipler
3. Parayla ilgili

Ben geri dönmek istiyorum cunku isimde uluslararasi oldum zaten, ama sosyal hayatta almanya'da irkcilik görmedigim halde kendimi iyi hissetmiyorum.
0
wishmaythşngs
(24.01.21)
Gitmek istemiyorum, Türkiye ve İstanbul benim için cazip. Özellikle Linkedin üzerinden çok sayıda görüşme teklifi gelmesine rağmen mülakat dahi yapmıyorum. (33/E)

"Neden gitmek istemiyorsunuz" sorusu bile üzücü. Ailem, arkadaşlarım burada. Yaşadığım şehri, bölgeyi ve memleketimi seviyorum. İş anlamında seçeneklerim fazla. Niye gideyim ki? Kendi adıma gitmek için bir nedenim yok. Sevmediğim tonla durum var ama bunlar ülkeyi terk etmemi gerektirmiyor. Çok mecbur kalmadıkça bir yere gitmem.

Bir süre Avrupa'da kaldım. Sanılanın aksine muhteşem maddi şartlar yok, örneğin deneyimli bir yazılım mühendisi ay sonunu getirecek kadar para kazanır. Konut sorunu, istediğin evi kiralayamama problemlerin var. Maaşına oranla kiralar çok çok yüksek. Lokal dili bilmeden istediğin tarzda iş bulman sıkıntı. İş sözleşmeleri süreli. Ne kadar eğitimli ve nitelikli iş yaparsan yap "yabancı"sın.
0
Lethe
(24.01.21)
her şeye rağmen gitmek istiyorum çünkü burada sıfırım. yani sevdiklerimden başka kaybedecek bir şeyim yok. 27E
0
nothing in my way
(24.01.21)
ben varım. istersem muhtemelen 2 ayda iş bulup giderim. cehalet, ekonomik sıkıntılar, hükümet hepsinin farkındayım; ama sırf politik sebeplerden bu ülkeden kaçmak bana doğru gelmiyor. daha az kazanıyorum, medeniyet ve eğitim yerlerde; ama ben kendime bakarım arkadaş. oturduğum yer medeni, arkadaşlarım medeni. bana karışmaya teşebbüs edenlere haddini bildirecek özgüven ve statüye sahip olduğum için burada avrupa standartlarında yaşıyorum. o yüzden gitmek istemiyorum.
0
dokunmakalbime
(24.01.21)
yaş: dinazor.
gençliğimde gitmek istemiştim aile izin + para vermedi + dili doğru konuşamamakta etkiliydi. (salaklık) yıllar içinde 15 e yakın ülke + şehir gördüm. gitmediğime pişmanlık duyarım hala.
sonra okul bitti TR ye göre iyi işlere girildi + evlilik + çoluk çocuk.
bu saatten sonra nereye gitçen?
ha bir de muhaliflik vardı. şu zamanlarda 3-4. sıralarda :-)
0
ankarakecisi
(24.01.21)
immigrant olmak istemiyorum. rahat ve konforlu olmayacaksa kendi ülkemde yaşamayı tercih ederim.
0
deartheodosia
(24.01.21)
Ülkemden gitmek istemedim hiçbir zaman. Ama son zamanlarda çok korkar oldum bir kadın olarak. Tek başıma eve çıkacaktım, devamlı erteliyorum sebepsizce çünkü her an birileri (sucu, kargocu, mahalledeki herhangi biri) tecavüz edip beni öldürebilir evimde ve yaptıkları da yanına kalır. Bunun farkındalığıyla yaşamak çok ağır ve travmatik bir şey. O yüzden düzgün ve yasaların uygulandığı bir ülkede yaşamak istiyorum artık.
0
inawen
(24.01.21)
32 erkek kişisi olarak;

Fırsatım olsa giderim. Pek bir ümidim kalmadı. Çevremin yüzde 95'i, çok bilmiş insanlardan oluşuyor.

Beni, burada bağlayan etken yok. Annem babamın bir beklentisi kalmamış zaten. Bakıma muhtaç değiller. Bir yeğenlerim var, özleyeceğim. Kuzenlerim evli. Onların kendi bir hayatı var, her ne kadar iletişim de olsam.

Arkadaşlarımın çoğu evlendi, zaten normalde de pek sık görüşemiyorduk. Bir gün ansızın gitsem, kimsenin hoşcakal başkan, seni özleyeceğiz diyeceğini sanmıyorum.

Ne kadar becerikli bir insanım muamma. Gittiğimde kıyafetlerin yıkanması, yemeğin yapılması ve yıkanması, bir ton şey var.
0
put it in your appropriate place
(24.01.21)
Gittim döndüm. Özlüyorum bazı şeyleri ama orda ölmeyi asla düşünemedim. Arkadaş edinmek, uyum sağlamak vs. hiç zor şeyler değil, yeter ki maddi tatminin olsun. Ama bir türlü olmayan şeyler var, sevdiklerinin hepsini oraya getiremezsin. Türkiye'ye her gelmende misafir gibi hissetmek de çok batıyor. Burda kimseye kendimi ispatlamak zorunda hissetmiyorum ama orda bu konu benim içimde geçmeyen bir huzursuzluğa dönüşmüştü.
Polis görünce ben neden tedirgin olayım ayol?! Polis kim? Üstümü bile arayamaz. Alışmışım bi kere...
30 K.
0
megalomaniac
(24.01.21)
ben gitmeyeceğim.
onlar gidecek!!
0
unabomber
(25.01.21)
Yurtdisini ben luks bir restauranta benzetiyorum. Mekan super, servis harika, tabak canak muhtesem, atmosfer vs ust seviye. Yemeginizi seciyorsunuz, geliyor, tabak cok guzel dosenmis, siz de kopek gibi acsiniz zaten, derken bir isirik aliyorsunuz ve tadinin bombok oldugunun farkina variyorsunuz.

20 senedir kuzey amerika'da yasayan ve hala 30lu yaslarda olan biri olarak yazilanlarin cogu dogru ve bunu insanlarin gorebilmesine sevindim.

Adamlar maraba ariyorlar, o yuzden beyaz yakaya ben cikin gelin demem. Topu diktiyseniz ve ozellikle mavi yaka iseniz, dilinizin falan olmasina gerek yok disarda sizi hayal edemeyeceginiz bir hayat bekliyor, bir yolunu bulun ve uzayin.

Ama konforunu bozmaya korkan beyaz yakaysaniz, akliniza ilk gelen sey ulan yemekleri kim yapacak camasirlari nasil yikiyacaz ise, yurt disi deneyimizin 1-2 haftalik turistik gezilerden ibaret ise ve iyi kotu bir isiniz, duzeniniz var ise, uzak durun.
0
cooperr
(25.01.21)
her seye ragmen gitmeme degil, her seye ragmen donerim'e odaklanin bence. once gidin sonra pisman olursaniz zaten istediginiz zaman donersiniz.
0
baldur2
(25.01.21)
Ya ben de gitmedim ama sürekli bunun muhasebesini yapıyorum, anlatayım:

Öncelikle @roket adam +1. Yani şu an EU ortalamasının üstünde bir maaş alıyorum ama kira, hizmet vs. resmen bedava burada. EU'ya taşınsam süper zarardayım.

Öte yandan insan ve gıda kalitesi yerlerde. Koca ülkede güzel kahve, güzel et, güzel peynir, hatta güzel ekmek bile bulmak ölüm. Güzel insan da bulmak zor, insanların çok büyük bir kısmı ciddi psikolojik rahatsızlığa sahip ve bu ekonomik sebeplerden çok kültürel nedenlere dayanıyor. Bunu arkadaşlıktan ziyade kadın-erkek ilişkileri üzerinden söylüyorum. Çok saçma kültürel kodlar var, beni darlıyor. İş dünyasındaki etik vs. konularına hiç girmiyorum.

Herhangi bir vatan sevgim yok. Arkadaş ortamım güzel ama dünyanın neresine gitsem 1-2 senede benzer bir ortamı kurarım muhtemelen, sosyal bir insanım. Hayat kalitesi vs para açısından bakınca da hayat kalitesi daha ağır basıyor.

Yine de EU'ya gitmem. Güzel maaşlı bir US işi bakıyorum, karantina vs. olayları geçince ufaktan başvurulara başlarım.

28 / E
0
plutongezegendegilmi
(25.01.21)
30-K

yurtdışında iş aramıyorum. ama güzel bir iş teklifi alsam giderim. gene de bir süre sonra dönerim herhalde. ya da bilmiyorum, oradaki tutunma, sosyal çevre edinme durumuma bağlı. özetle, "yeter ki yurtdışına bir kapağı atayım, ne iş olsa yaparım" kafasında değilim, oraya gidip sürünmek ya da zaman zaman ikinci vatandaş olarak görülmek istemem. güzel şartlar olmalı önce. çünkü şu anda da işim iyi, çevrem geniş ve TR standartlarının üzerinde yaşıyorum. kaldı ki lükse düşkünlüğüm de yok. kazandığım paradan bağımsız olarak çok az harcıyorum. para sıkıntısı çekmeyince türkiye çok güzel ülke. tatile gidilecek bir sürü yeri var. denizi, havası, doğası güzel. alışveriş, yeme içme ucuz. tiyatro, sinema, çok bilindikleri yanında çok alakasız spor aktiviteleri var ve bunlara çok rahat ulaşabiliyorum. yurtdışında ekstrem bir spor yapmak, bir hobi edinmek çok daha pahalı.

diğer yandan, bir sürü konser ve festival kaçırıyoruz burada. sonra, trafiğinden nefret ediyorum. ama ona da çok nadiren giriyorum aslında. bir de yozlaşmış ve yobaz bir kesim var tabi pek görmek istemediğim. ama onlarla muhattap olmayınca ve onların sayıca azınlıkta olduğu bir bölgede yaşayınca (kendi adıma konuşursam kadıköy) zaten fazla göze batmıyorlar.

bir kadın olarak sokakta tecavüz edilip öldürülürüm ve katillerim davulla zurnayla halay çeker korkum yok. bunlar oluyor malesef ama bana sanki benim başıma gelmezmiş gibi geliyor. bakalım hayırlısı. kaldı ki, bunlar oluyor diye ülkeden kaçmak bana göre değil. daha çok kalırım, daha çok karşılarında durmak isterim.
0
istanbul kanatlarimin altinda
(25.01.21)
(9)

yalnızlık neden yaşamayı engelliyor

aloneinthedark
yalnızlık hissettiğim için işlerimi yapasım gelmiyor. canım sıkılıyor. birsürü işim var normalde hiçbirini yapmak istemiyorum. yaşayamıyorum. internetten anonim kalmakta ısrar eder ya da aramdaki buzları eritemediğim insanlarla tanışıyorum. o boşluk dolmuyor. zaman geçiyor. yaşlanıyoruz işte. of
yalnızlık hissettiğim için işlerimi yapasım gelmiyor. canım sıkılıyor. birsürü işim var normalde hiçbirini yapmak istemiyorum. yaşayamıyorum. internetten anonim kalmakta ısrar eder ya da aramdaki buzları eritemediğim insanlarla tanışıyorum. o boşluk dolmuyor. zaman geçiyor. yaşlanıyoruz işte. of
0
aloneinthedark
(24.01.21)
İşlerini engelleyen yalnızlık sebebiyle gelişen depresyon olabilir.
0
Mistyimage
(24.01.21)
Bence herkesin bir motivasyon kaynağı var, ben de yalnızken hiçbir şey yapmak istemiyorum. Kafam hep başka yerlerde başka diyarlarda. Ne işe odaklanıyorum ne hobilerime. Hep renkli hayaller, arkadaşlıklar hayal ediyorum ama bu ülkeden umudu kestim maalesef.
0
olaylar olaylar
(24.01.21)
yalnizlik asosyallik getiriyor, asosyallik yalnizlik getiriyor. vicious cycle hesabi. ben de yalnizken hicbir sey yapmak istemiyorum, kisir dongu.
0
baldur2
(24.01.21)
Ortamınız müsaitse bir evcil hayvan sahiplenebilirsiniz. Elbette sohbet edebileceğiniz bir insanın yerini doldurmuyor, (yeri geliyor insanda hayvan dostunuzun yerini dolduramıyor) ama yalnızlığınızı hafifletir. Bir de kısa vadede bir çözüm olarak, iş yapmak için podcast ya da yeni çekilmiş youtube videoları izliyorum ben. Eski tarihli şeyler izlediğimde kendimi daha yalnız, sanki herkes günü yakalamışta ben geçmişte bir başıma sıkışıp kalmış gibi hissediyorum.
0
cometome
(24.01.21)
Tercih etmekle mecbur kalmak arasındaki ince çizgi vardır"ı değiştirerek "kalın çizgi" yapmak istiyorum. Çünkü bu o kadar önemli bir şeymiş ki! Bundan yaklaşık 2 ay önce ben de sizin gibi yalnızlıktan şikayet ediyordum. Sonra birtakım bir şeyler oldu/değişti hayatımda. Doktora gittim, şu an ilaç kullanıyorum. Ve hayatımda bir şeyler değişti. ben aslında kendime yetiyormuşum, yalnız kalmak ise aslında ihtiyaç duyduğum bir şeymiş. İnsanlara gereğinden fazla anlam yüklüyor, önem veriyormuşum. Hatta bazı durumlar oluyor ki gelen mesaja bile cevap vermek işkenceye dönüyor. Eğer bir de sizden hoşlanan biri varsa. Evet zaman alıyor yalnız kalmayı öğrenmek. Zor yollarla öğreniyorsun ama bir şekilde öğreniyorsun.

Bir de bence en önemlisi libido farkı. Eğer libido yüksekse insan doğal olarak birine ihtiyaç duyuyor, bu da senin yalnız kalma ihtiyacını bastırıyor ve asla kendine yetenmiyorsun , birilerine ihtiyaç duyuyorsun.

Bir doktora gidip derdini anlatabilirsin bence, bir şey kaybetmezsin.
0
kadera bach
(24.01.21)
esasen yalnızlık yaşamanın önünde bir engel teşkil edemeyecek kadar onunla yan yana yürür. zaten yaşamak bireysel yapılan bir şey. o yaşama anlam katarak dolu dolu yaşamak faslıysa, yine önce tek başına bunu yapabildikten sonra başkalarıyla daha da güzelleşiyor.

bu sebeple engel olan şey teklikten ziyade ruh halinizin ta kendisi olabilir.
0
brena
(24.01.21)
insan birileriyle etkileşime girmek, anlatmak istiyor

Bu yüzden f tipi cezaevi koğuşu insan haklarına aykırı

Çok fazla yalnız kalmak ya da çevrende insanlar olsa da kafanın uyuştuğu birileri olmayınca yalnız hissetmek uzun vadede insan psikolojisini olumsuz etkiliyor
0
freebird5406_2
(24.01.21)
muazzam samimiyette bir duyuru. gelen cevapların bazıları da çok güzel. fava attım. ifadenin duruluğunu övmeye geldim ben ama çözüm dersen küçük caseleri geçici insanlarla doldurmayı deneyebilirsin. evini toparlayıp düzenleyeceksen tasarımdan anlayan bi arkadaşını çaya çağırıp fikrini al mesela, güzel içkiler bişiler ikram et. kankeyto ol demiyorum zor ama bu tarz, komşuluktur, bişi için bir araya gelmedir, insanlara da bir miktar verici olarak verimli ve mutlu zamanlar şeyap ne bileyim.
0
snape i başından beri tanırım
(24.01.21)
Anlayabilen, hissedebilen, duygudaşlık kurabilen bir varlığın görüş açısına girmediği sürece yaptığımız işler, deneyimlediğimiz yaşantılar bu kavanoz dipli dünyada bir şey ifade etmiyor çünkü.
0
huçi kuçi
(24.01.21)
(4)

Kartpostal gonderdim gumruge takilmis

baldur2
Abi saka mi bu ya? Kartpostal gonderdim gumruge takilmis, dhl'yi mi aramak gerek, vergi mi odeyecegim bir de?
Abi saka mi bu ya? Kartpostal gonderdim gumruge takilmis, dhl'yi mi aramak gerek, vergi mi odeyecegim bir de?
0
baldur2
(23.01.21)
alıcı öder vergiyi genelde
0
jelly bear
(23.01.21)
Sorun kimin odedigi degil ki
0
🌸baldur2
(23.01.21)
hangi ülkede takılmış ? hangi taşıyıcı ile gitti. kartpostal-evrak türü gümrüğe takılmaz.
0
orpheus
(23.01.21)
310 lira vergi istiyolar teslimat icin 2 tane kartpostala. Kartpostllara 80 cent vermistim. Haha.

Kafayi yemis bu ulkenin kurumlari
0
🌸baldur2
(02.02.21)
(13)

Kot pantolonu nereden alıyorsunuz?

fikox
Er kişi olarak kot bulamıyorum. Neredeyse hepsi likralı, bir tuhaf. Likralı olmayan, bacağa tayt gibi yapışmayacak ama slim fit olacak. Marka tavsiyesine açığım.
Er kişi olarak kot bulamıyorum. Neredeyse hepsi likralı, bir tuhaf. Likralı olmayan, bacağa tayt gibi yapışmayacak ama slim fit olacak. Marka tavsiyesine açığım.
0
fikox
(22.01.21)
Mavi, likrasiz kotlari var
0
kuehles blondes
(22.01.21)
Tam aradığım şey buydu, Lufian’dan aldım çok memnunum.
0
but that was just a dream
(22.01.21)
maviii!!!
0
polypropylene
(22.01.21)
www.altinyildizclassics.com

Bu hafta 4 adet aldım , kumaşlar ve kesimler nefis. Tek gerizekalılığım ,birinde özelliklere bakmamışım likralıymış. Hanım üzerimde duruşunu çok beğendi :)
0
synax
(22.01.21)
Mangoda oluyor
0
rapisa
(22.01.21)
colins
0
hayaletimsi
(22.01.21)
Gerek kumaş gerek renk olarak Jack&jones iyi. Maviden de iyi.
0
sumuklurakun
(22.01.21)
ben zara'nın slim fitlerinden alıyorum, tavsiye ederim.
0
contavolta
(22.01.21)
zara iyi epey
0
anten
(22.01.21)
Mavinin üst giyimlerini severim ama kotlar cacık malesef. Bacak arası yırtılıyor hep. levis ya da wrangler alıyorum ben.
0
IncredibleMau
(22.01.21)
Nasıl kimse Levi’s dememiş diye tekrar okudum ama gerçekten de yazmamış kimse. Kot konusunda yıllardır en sevdiğim marka Levi’s. Hem modellerini çok beğeniyorum hem de gerçekten kaliteliler.
0
ms brownstone
(22.01.21)
lee
jack and jones
0
baldur2
(22.01.21)
ben de maviciyim
0
cowboy
(22.01.21)
(4)

epic games ve steam'deki oyunları internetsiz oynamak mümkün mü?

duyuru
epic games'den fm2020'yi açtım bağlanamayınca açılmadı oyun. steam'den bi oyunu açtım offline mode'da aç seçeneği çıktı ve oyun açıldı. bu oyunlarla mı alakalı yoksa epic games ve steam'le mi alakalı? epic games oyununu internetsiz oynamamın imkanı yok mu?
epic games'den fm2020'yi açtım bağlanamayınca açılmadı oyun. steam'den bi oyunu açtım offline mode'da aç seçeneği çıktı ve oyun açıldı. bu oyunlarla mı alakalı yoksa epic games ve steam'le mi alakalı? epic games oyununu internetsiz oynamamın imkanı yok mu?
0
duyuru
(21.01.21)
(bkz: drm)

epic ve steam games'ten kaynaklaniyor bu.
0
baldur2
(21.01.21)
Epic ve steam'den kaynaklanmıyor. Epic'te de steam'de de offline mod var.

FM2020 gibi bazı oyunlarda ek DRM var (Denuvo mesela FM için), ara sıra online çalıştırıp "aktive ediyor" diye düşünün. Bir kere çalıştırıp çıkarsanız ekran kartı ya da windows falan güncelleyene kadar sorun çıkarmaz.

Geçici olarak telefonu bağlayıp çalıştırıp bağlantıyı kesebilirsiniz. 15 saniye sürmez.
0
aguen
(21.01.21)
Epic games üyeliğini facebook, google gibi başka siteleri linkleyerek mi aldınız? Ben de uygulamaya çevrimdışı giremiyorum. Üyeliği google hesabı üzerinden almıştım sanırım bu yüzden.
0
kedikumunaiseyenadam
(21.01.21)
herhangi başka bir yerdeki hesabım üzerinden bağlayarak hesap oluşturmamıştım.
0
🌸duyuru
(21.01.21)
(2)

1910 türkiye haritası

diffarentiationation
https://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/6/68/Maunsell%27s_map%2C_Pre-World_War_I_British_Ethnographical_Map_of_eastern_Turkey_in_Asia%2C_Syria_and_western_Persia_01.jpgburadaki "DO." ile belirtilen açık sarı renkle belirtilenler kimler?
upload.wikimedia.org

buradaki "DO." ile belirtilen açık sarı renkle belirtilenler kimler?
0
diffarentiationation
(21.01.21)
Yerlesim olmayan daglik araziler veya karisik etnisitelerin yasadigi yerler demis.
0
baldur2
(21.01.21)
koyu sarı kürtlerin ana bölgesi iken, açık sarı kürtlerin dağınık ve seyrek yerleştikleri bölgeler. aynısı arapların mavi tonları için de geçerli. koyular yerleşik, açıklar dağınık ve seyrek.
0
candide
(21.01.21)
(9)

gereksiz "d" kullananlar beni kızdırıyor

sutcuyumbensutcu
ya çok açık köylülük ve türkçe katliamı değil mi? adam gitdi yazıyor ya da öpdü ya da kesdi vs. ve bunu herkes yapıyor. gereksiz yumuşamaya gerek var mı!!??
ya çok açık köylülük ve türkçe katliamı değil mi?

adam gitdi yazıyor ya da öpdü ya da kesdi vs.

ve bunu herkes yapıyor. gereksiz yumuşamaya gerek var mı!!??
0
sutcuyumbensutcu
(19.01.21)
Haklısın. Ben sert olması gereken ekleri yumuşak ünsüz olarak yazanlara da takığım.
1985'de... gibi. Doğrusu 1985'te.
0
himmet dayi
(19.01.21)
yapacam
edecem

gibi kullanımlar da buna benzer bir etki yaratıyor bence
0
owaki
(19.01.21)
gereksiz d kullanımı değil ki bu, yanlış d kullanımı. komik olduğunu falan mı düşünüyorlar acaba?
0
ardt
(19.01.21)
Yani evet temel eğitimden yoksun olduğunu gösteriyor karşımdakinin.

Dayım falan böyle yazıyor whatsapp grubunda mesela ve gözüm seyiriyor ama yapabileceğim bi şey de yok.

Siz de uyarabileceğinizi uyarın, uyaramadığınıza yutkunun hayat bu tarz şeylere takılınca çekilmiyor pek.
0
chicha_v2
(19.01.21)
araplasmis tipler yapiyor genelde. bazilari bilerek yapiyor.
0
baldur2
(19.01.21)
yok.
ama artık yazmayı geçtim; konuşulanı anlayamayan insanlar var. ana dilini anlamıyor veya konuşamıyor falan.
0
rewlack
(19.01.21)
yemek dadsız, duzsuz ve bişmemiş. her gün fox'un özeti.
0
duyurukullanıcısı
(19.01.21)
eğer verdiğiniz örnekler gibiyse, evet ben de sinir oluyorum ve gözümde bağlan olan de'nin bitişik yazılması, "ğ" yerine "y" yazılması kadar itici ve yanlış. rakamlardan/sayılardan sonra da millet takmıyor pek. "saat beşde/5'de", "eskisi kadar tad yok", "herkesde bir tuhaflık var" gibi kısacası fıstıkçı şahap olayından habersizler.

ama köylülük durumundan rahatsız olmuyorum. yani "dadsız duzsuz", "picamayla", "arabaya doğru goştu" gibi, bir köylünün bazı ifadeleri yerel ağızla telaffuz edişinde herhangi bir iğrençlik ya da yanlışlık göremiyorum.
0
m e b
(19.01.21)
Ona gelene kadar günlük konuşma yazışma esnasında çok lüzumsuz İngilizce kullananlar var. Çok gereksiz Arapça lafşar kullanmaya çalışanlar var. Amaçlarının saygıdeğer bir şekilde anlaşılmak değil kendini ispat edecek yer yaratmak olduğunu düşündürüyorlar, işin anadil saygısı tarafının umurlarına çok çok uzak olduğundan eminim.
0
1bir1bir1
(19.01.21)
(12)

Eur kredi çekip tl faize yatirmak

lion de la Turquie
Eğer mevcut kur artmamaya devam ederse bir gurbetcinin kendi bankasından 20 bin eur kredi çekip Türkiye'deki bankasında faize yatırması mantıklı değil mi?Kaçırdığim bir şey var mı sizce?(EUR geri ödemesi 20.600 EUR 24 ay sonundaTL getirisi aylık 300 EUR)
Eğer mevcut kur artmamaya devam ederse bir gurbetcinin kendi bankasından 20 bin eur kredi çekip Türkiye'deki bankasında faize yatırması mantıklı değil mi?

Kaçırdığim bir şey var mı sizce?

(EUR geri ödemesi 20.600 EUR 24 ay sonunda
TL getirisi aylık 300 EUR)
0
lion de la Turquie
(19.01.21)
Yurtdışından gelen yüklü yatırımcılar da aynı böyle bir taktikle kar elde ediyorlar.
0
Unde bach canim
(19.01.21)
20.000 euro kredi çektin tl'ye çevirdin 180.000 tl, faize yatırdın. 6-7 ay sonra euro 12 tl oldu, senin faizdeki para hadi diyelim 192.000 tl olmuş olsun, elinde 16.000 euro kalır. Böyle bir risk var. Ama yüksek faiz düşük (!) kur sürerse kazançlı çıkılabilir. Arbitraj getirisi diyorlar buna.
0
signore
(19.01.21)
Kendin söylemişsin aslında cevabını eur artmazsa diye. O riski göze alman gerekiyor. Zaten sıcak para ülkeye neden giriyor, avrupada amerikada getiriler cok düşük, burda oldukça yüksek. İnsanlar risk primini de işin içine katıp, ülkeye para sokuyor:)
0
solenkol
(19.01.21)
Ya euro artarsa?
0
baldur2
(19.01.21)
Çok teşekkürler. Ben biraz malım para pul işlerinde o yüzden kaçırdığim bir şey var mı diye size de sormak istedim.
0
🌸lion de la Turquie
(19.01.21)
Bu faizle EUR nun artacagini kısa vadede düşünmüyorum. Tabi her karar bir risk. Yatırım tavsiyesi değildir :)
0
🌸lion de la Turquie
(19.01.21)
Buarada işin bir de vergi kısmı var onu hiç bilmiyorum mesela ben. Burdaki gelirinden vergi kesilecek, herseferinde kredi ödemesi için para mı göndercen ordaki kesintiler vs.
0
solenkol
(19.01.21)
Euro cinsinden devlet tahvili alabilir. Parası euroda kalır.
0
sumuklurakun
(19.01.21)
Vergi içinden kesiliyor olsa gerek.
0
🌸lion de la Turquie
(19.01.21)
bence getirisine değmeyecek bir risk.
0
mg3929
(19.01.21)
20keuro 180k hadi 21k faiz ödemesi olsun 84 ayda. 7 yıl
aylık ödeme 243euro civarı ilk ödeyeceği tutar 243euro*12 = 2.916euro yani euro/try=9'dan 26.244TL ama ödeme euro üzeriden olucak.

180k'yı bankaya koyduğunuzda 2600TL gibi bir getirisi var. yılda 31.200TL

yani euro/try sabit kalırsa 2021 aralıkda gelen giden şu
türk bankasından 31.200TL geldi
alman bankasına 26.244TL ödemen var.

kar = 5000TL. güzel gibi gözüküyor. çünkü en fazla bir saat çalışarak yılda 5000TL kazandın.

ama burada euro nun artmayacağını var saydın.

türk bankasında faiz değişmeyeceği için gelirin sabit 31.200TL
ama euro artarsa alman bankasına ödeyeceğin para ;
9.2 olursa 26.827
9.5 olursa 27.700
9.8 olursa 28.500
11.0 olursa 32.000

demek ki en düz hesap ile eğer euro 2021 içersinde 11TL olursa bu operasyonu yapmanın anlamı yok.

şimdi euro 11 olur mu? bu bilginin sende olması lazım. tabi hesaba katmadığımız bir dünya şey var.

görebileceğin gibi bu tür operasyonlar büyük paralarda mantıklı. küçük paralarda değil.
0
duyurukullanıcısı
(19.01.21)
üstteki cevaba istinaden, yurtdışından euro bozdurup tl faize giren birisi için enflasyon etkisi yoktur. tek riski euro kuru.
0
nuisance
(19.01.21)
(4)

Bakanlık merkezinde çalışan uzman memur ne kadar maaş alıyordur?

siyahsekiz
Sb. Bekar ve çocuğu olmayan uzman ünvanlı/kadrolu memur maaşı ne kadardır? Teşekkürler.
Sb. Bekar ve çocuğu olmayan uzman ünvanlı/kadrolu memur maaşı ne kadardır? Teşekkürler.
0
siyahsekiz
(18.01.21)
0
maybe one day
(18.01.21)
@maybe one day hocam maaşı etkileyen onlarca etken var o hesaplama robotuna göre. Benim aradığım cevap ortalama bir rakamdı. Hani 4 ile 6 bin arasında gibi gibi.
0
🌸siyahsekiz
(18.01.21)
onlarca mi? alti ustu 5-6 tane soruya cevap vereceksin o sana zaten 4 bin mi yoksa 6 bin mi soyluyor olacak. yukarida yazan 1-2-3-4-5-6 gibi seylere takilma, dikkat edersen farkli numaralara tiklayinca farkli sorular cikmiyor, ayni sorular geliyor zaten.
0
baldur2
(18.01.21)
9-10 bin
0
bir soru sorcam
(18.01.21)
(28)

Türkiye'den bir abur cubur seçecek olsanız?

ırene adler
>> Yurtdışındaki ürünlere nazaran -bir kaç ürün hariç- Türkiye'deki abur cuburların çoğu leş, biliyorum. Artan maliyetlerle birlikte içeriklerde iyice bozuldu.Buna rağmen bir abur cubur seçecek olsanız bu hangisi olurdu? Sizin için en favori abur cubur hangisi?Benim favorim Kahve Dünyası-Gofrik. Baş
>> Yurtdışındaki ürünlere nazaran -bir kaç ürün hariç- Türkiye'deki abur cuburların çoğu leş, biliyorum. Artan maliyetlerle birlikte içeriklerde iyice bozuldu.

Buna rağmen bir abur cubur seçecek olsanız bu hangisi olurdu? Sizin için en favori abur cubur hangisi?


Benim favorim Kahve Dünyası-Gofrik. Başka bir abur cubur tüketmiyorum burda. Yeni ürün çıkarsa belki. Özellikle kahve ile tüketildiğinde bambaşka bir şey oluyor. Yapımda emeği geçenlere ne desem bilemiyorum.:D Abur cubur tüketmiyorumcuları başka bir duyurumuza alabiliriz. Tek ürün seçecek olsanız hangisi olurdu?
0
ırene adler
(17.01.21)
ya bende bu sorundan muzdaribim de bende cevap dönem dönem değişiyor. bi ara eti burçak fıstık ezmeli kremalı diyebilirdim. bi ara mesela haylayf gibiydi. bazen yeşil paket doritos bu hissi veriyor. ama hepsini bir süre tüketince herhalde doyuyorum, unutuyorum yememeye başlıyorum :D
0
nimberjack
(17.01.21)
Eti Form mısır ve pirinç patlağı
0
heritage
(17.01.21)
biskremi çok seviyorum ben
0
roket adam
(17.01.21)
Ülker Çikolatalı Gofret
Cino
0
neverletyougodown
(17.01.21)
eti ahenk sutlu cikolata ya da eti ahenk cikolatali gofret
tadelle (klasik olan kirmizi paket)
0
exlibris
(17.01.21)
4 senedir Yunanistan'da yasiyorum ve ozledigim tek sey Tadelle oluyor. onu da nihayet buldum getiren bir yer (tanesi 1 euro olsa da)

Geldigim zaman tadelle stoklayip gidiyorum. Laviva bir de. Cizivic de severim. ustteki yazinca aklima geldi bak Haylayf da guzel. Biskrem'i de severim.

onun disinda sunu soyleyebilirim ki Turkiye abur cubur cenneti burda cok az cesit var. ama rulokat papadapoulos caprice'in eline su dokemez...
0
supergirl
(17.01.21)
Turkiye abur cubur cenneti +1 , kalitesini suyunu buyunu bilmem ama cok cesit var.

benim favorim haylayf ve negro
0
fakyoras
(17.01.21)
Eti cin
Eti puf
0
brkylmz
(17.01.21)
eti bidolu, bayılıyorum.
0
garavel
(17.01.21)
Tadellanın gofreti.Yeni keşfettim tadı güzel ve baymıyor.
0
jjimyl
(17.01.21)
Turkiye abur cuburlari harika, les oldugu nerden cikti:/
Abur cubur denilen sey zaten dogasi geregi icerigi bktan oldugu icin zaten bu sifati almis bir sey.
Eti brownie (eski tip ve visnelisi)
Eti burcak
Ustu cikolata kapli eti burcak
Gofrik (fistikli)
Kucuk eti cin (portakalli)


Tek urun sececek olsam eti brownie derim
0
kuehles blondes
(17.01.21)
Artık tüketmiyorum ama tatlı olarak en güzeli Rulokat ve Çokonat bence. Tuzlu da paprikalı Pringles. Bunu hala bayılarak yiyorum.
0
ms brownstone
(17.01.21)
tadelle diyorum.
0
Fiyu
(17.01.21)
Tadelle +1, negro da çok güzel.
0
adivar
(17.01.21)
tatli halley,
tuzlu cizi,
biskuvi olarakta biskrem secerdim.
0
wishmaythşngs
(17.01.21)
Rulokat
Çifte kavrulmuş petit beurre (Eti olma şartı var)
0
sevenay
(17.01.21)
doritos nachos.
bonus: browni intense.

(gerçi bunlar türkiye'ye özgü sayılmaz ama tam bilemedim)
0
filteria
(17.01.21)
Kimse yazmamış, cevizli sucuk tabii ki buram buram türkiye kokuyor ne brownisi nachosu.
Ayçekirdeği, kuru kayısı, çizmeci time rulokat, eskiden abc bisküvisi vardı bi de o.
0
condom kurşunu
(17.01.21)
Almanya da pek biskuvi olayi yok galiba, guzel olanlarda italyandi.

Paketini görünce aldiklarim,
Ulker cikolatali gofret
Antep fıstıklı cikolata
Burcak
0
durgunfoton
(17.01.21)
Çokomilk
0
ruhen hastayim ben
(17.01.21)
Ülker'in tükettiğim tek ürünü: Coco Star
Eti hoşbeş çikolatalı gofret var. Her markete gittiğimde 8 tane alırım.

Bu ikisi favorim. İkisinden yalnız birini alabilecek olsam coco star alırım.
0
himmet dayi
(18.01.21)
Torku tam çikolatam
Biscolata pia
Eti karam
Gofrik fıstıklı
0
zihua
(18.01.21)
Unde bach canim
(18.01.21)
eti tutku
0
hot potato
(18.01.21)
aga yurtdisinda bildigimiz biskuvi yok aq ya.
hakikaten abur cuburda cok iyiyiz.

rulokat
cokonat
nestle damak
eti sultani
eti hosbes visnelisi muthistir
eti kakaolu
ulker antep fistikli cikolata

bunlar muthistir.
0
baldur2
(18.01.21)
Turkiye'nin abur cuburlarinin eline kimse su dokemez.

Kahve icin:
Tek urun: Eti Karam
Ikinci alternatif: Eti Hosbes
Ucuncu alternatif: Eti tutku.

Diger nefis aburlar:
Eti Puf (pofidik sipsirin bisey)
Eti Pop Kek (cikolatalisindan)
0
taurina
(18.01.21)
- eti cin (orijinal portakalli)
- ulker cikolatali gofret, olmadigi yerde cokonat
- ulker biskrem
- ulker cizi
- ulker dankek
- eti negro

bunlarin hepsini abd'de aliyorum. gofretin 36'li karton olarak amazon'dan alip is yerinde dagittigim oldu. millet bayiliyor bizim markalara.
0
rm
(18.01.21)
olala sufle

burada Türk marketinden 6li pakette alip, kendim yapmis gibi davraniyorum.
suflegirl

güzel cikolatalarimiz var ama bizdeki cesitliligi özellikle bisküvi konusunda yurtdisinda görmedim.
0
Coma
(18.01.21)
(3)

İngilizce çeviri sorusu

dissendium
"Electric eels' habitats and ecosystems are under immense pressure from climate change, fires and deforestation," he said.Şu cümlede immense pressure ifadesini Google Çeviri yoğun baskı olarak çeviriyor. Ama immense kelimesinin Google Çeviri ve Tureng sitesinde yoğun çevirisi yok. Sadece Tureng site
"Electric eels' habitats and ecosystems are under immense pressure from climate change, fires and deforestation," he said.

Şu cümlede immense pressure ifadesini Google Çeviri yoğun baskı olarak çeviriyor. Ama immense kelimesinin Google Çeviri ve Tureng sitesinde yoğun çevirisi yok. Sadece Tureng sitesinde immense anxiety için yoğun anksiyete yazılmış. Oxford sitesinde de yoğun çevirisi yok.

Yabancı film, dizi izleyen biriyim. Bu şekilde farklı çevirilerin yapılabileceğini ya da yapıldığını biliyorum. Benim sormak istediğim şey şu. Immense kelimesini yoğun olarak çevirenlerin dayanağı nedir? Anlama göre bu kelime uygun olur deyip o kelimeyi mi seçiyorlar? Immense pressure ifadesi için çok büyük baskı dense daha yerinde bir çeviri olmaz mıydı? Özellikle çeviri ile uğraşan kişiler varsa görüşlerini duymak isterim. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(17.01.21)
Yogun baski daha guzel bir kavram gibi geliyor kulaga. En azindan bu icerikte.
0
baldur2
(17.01.21)
baskı/basınç kelimelerinin doğasından dolayı yoğun sıfatı ile güçlendirilmeleri kulağa daha doğru geliyor.
0
sinek kral
(17.01.21)
Anlama ve bağlama göre Türkçe kelimeyi seçmek gerekiyor. Bazen çeviri doğrudur ama kelimenin anlamını tam vermez sadece yaklaşır. Bu çeviriyi hatalı yapmaz elbette ama vakit varsa veya %100’e daha yakın bir anlam istiyorsak biraz uğraşabiliriz.
Sizin örneğinizde böyle yapmaya çalşsaydım ben şu yolu izlerdim. ‘immense’ burada Türkçedeki ‘muazzam’ anlamında kullanılmış diye düşünürüm. Ama çeviride muazzam yazarsam daha doğru olsa da eğreti durabilir (nispeten eski Türkçe ya da daha az terim anlamı taşıması vb. nedenlerden). İki seçeneğim var ya böyle bırakacağım eğreti kalacak ama accurate olacak ya da bağlama göre anlamı törpüleyeceğim ve ‘çok büyük’ veya ‘yoğun’ gibi daha az karşılayan bir kelimeyle/ifadeyle değiştireceğim
‘Yoğun’ yanlış olmaz bu yüzden. Hatta daha bile şık dururabilir:)
0
sevenay
(17.01.21)
(2)

NBA'de tüm oyuncular neden saçlarını örüyor?

portakal
bir trend var. sebebi nedir?
bir trend var. sebebi nedir?
0
portakal
(17.01.21)
Saçların uzunsa hep ağzına yüzüne giriyor hem de terlediğinde yüzüne yapışıp rahatsız ediyor.uyurken,spor yaparken en kolayı örmek.
0
duptıs
(17.01.21)
saclar kivircik zencilerin biliyosun. o yuzden orunce daha rahat ediyorlar.
0
baldur2
(17.01.21)
(3)

yurtdışındaki 1 pound/dolar mağazaları

violetsky
burada satılan özellikle yiyecek içeceklerin normal markette satılanlardan farkı var mı? normal marketlerde saha ucuza nasıl satabiliyorlar? marketler bu duruma bir şey demiyor mu? diş macunu, şampuan vs için de geçerli bu. daha az kaliteli üretilmiş olanlar olabilir mi acaba?
burada satılan özellikle yiyecek içeceklerin normal markette satılanlardan farkı var mı? normal marketlerde saha ucuza nasıl satabiliyorlar? marketler bu duruma bir şey demiyor mu? diş macunu, şampuan vs için de geçerli bu. daha az kaliteli üretilmiş olanlar olabilir mi acaba?
0
violetsky
(16.01.21)
Gramajlar daha degisik oluyor, urunlerin premiumlari degil en duzleri oluyor. Kalite konusunu bilemiyorum
0
fakyoras
(16.01.21)
Markali urunler de var, ne oldugu belirsiz urunler de. Bazilari kendi firmalarinin urunleri oluyor. Alt gelir grubuna yonelik bolgelerde aciyorlar magazalarini. Her urun 1 pound olmasi aldatici da olabiliyor, her sey cok ucuz psikolojisine giriyor insan. Atiyorum buyuk supermarkette urun daha ucuz olabiliyor bazen, indirime girmis olabiliyor, 0.85den falan satilirken en ucuzu bunlar diye gidip 1 pounddan alabiliyorsun. Oyle oyle gordukce guvenini yitiriyorsun zamanla bunlara. Buyuk markalari disardan aliyorlar cogu ithal. Dogu avrupa ulkelerinden, ucuncu dunya ulkesindeki fabrika uretimi olabiliyor dolayisiyla dusuk kalite olabiliyor. Kimisi toptanci gibi. Coklu alimlarda, kutulu alimlarda iyi fiyatlar verebiliyor. Ne bileyim, bunlarin kaziklarini cok yedim buyuk supermarketten sasmiyorum, supermarket indirimi takip ederek bunlardan daha iyi fiyatlar yakalanir yani, kaldi ki lidl, aldi varken sira bunlara gelmez lidl, aldi bunlardan kat kat daha iyidir. Cogu marka zaten malini bunlara satmak istemiyor, kimisi dukkanlarini cok modern sekilde dizayn etti ama kimisi de cok salas. O salaslik belki de ucuzluk algisi yaratiyor bilemedim
0
neck_and_neck
(16.01.21)
Tarihi gecmis oluyor bazilarinin
0
baldur2
(16.01.21)
(6)

casusluk faaliyeti yapan biri

kushkush
kime nasıl bildirilir?
kime nasıl bildirilir?
0
kushkush
(15.01.21)
Polis
0
baldur2
(15.01.21)
Neyin casusluğu? Devlete karşı suç mu halka karşı suç mu özel birine karşı suç mu kime ne casusluğu o önemli.
0
1bir1bir1
(15.01.21)
hepsi var ama asıl devlet
0
🌸kushkush
(15.01.21)
Kanıt varsa polise şikayet et. En kötü ihtimal ne yapman gerektiğini söylerler.
0
horowitz
(15.01.21)
oscar
(15.01.21)
casusluk yapanı diğer istihbarat teşkilat mensupları zaten takip ediyordur ve karşı istihbarat çalışması içerisindedirler hali hazırda. konu sana gelinceye kadar çok yerden geçmiştir, bi akıllı uyanık sen değilsin.

ayrıca senin şizofren olup hayal dünyasında yaşamadığını nereden bileceğiz? kişiyi bildireceksin ve başını yakacaksın, boşyere fişleteceksin? devletin çok gizli "üüüff bunları bi ele geçirirlerse var ya" dediği bilgileri bahsettiğin kişi nasıl ele geçiriyor? hadi bunları ele geçiriyor diyelim senin bundan nasıl haberin oluyor? hadi oldu diyelim nasıl hala yaşıyorsun?
0
selam
(15.01.21)
(8)

biontech pfizer asisi olmali mi?

kaputt
selamlar, yasadigim eyalette biontech pfizer asisi icin basvurular basladi. kayit olup sirami beklemem gerekecek ama kayit konusunda cok arada kaldim. türkiye icin asi nerede diyoruz ama is böyle önümüze kadar gelince de insan cesaret edemiyormus. su ana kadar corona olmadik, cok da dikkatliyiz. aca
selamlar, yasadigim eyalette biontech pfizer asisi icin basvurular basladi. kayit olup sirami beklemem gerekecek ama kayit konusunda cok arada kaldim.
türkiye icin asi nerede diyoruz ama is böyle önümüze kadar gelince de insan cesaret edemiyormus. su ana kadar corona olmadik, cok da dikkatliyiz. acaba böyle biraz daha, ne bileyim birkac ay daha bekleyip asi olanlarin sonuclarini görüp öyle mi basvursak?
mesela bir iki tane de olsa asiyi olup birkac gün icinde ölenleri de duyduk sonucta, bu normal de olabilir, ya gelir bizi bulursa? bir de biontech asisinin da olsa uzun vadede etkilerini bilemiyoruz.
mesela bu yil olduk, grip asisi gibi seneye yeniden olmak gerekecek mi onunla ilgili bilgi de bulamadim. icim basvurma konusunda pek rahat degil sonuc olarak. su an önünüzde olsa gercekten olur muydunuz, öyle sorayim?
0
kaputt
(14.01.21)
ben olsam beklerdim. 50 yas ustu olsam beklemez asi olurdum. ama duzgun ulkelerde bir zaman sonra oraya buraya gidebilmek icin muhtemelen asi olmus olmak gerekecek, o zaman yaklasinca mecbur kalinabilir. :)
0
lemmiwinks
(14.01.21)
sonuclarini birkac ay icinde goremezsiniz. ya en az 5-10 sene bekleyeceksiniz, ya da hemen su an olmakla 2-3 ay beklemek arasinda bir fark yok.
0
hot potato
(14.01.21)
Niye 5-10 yıl beklemek gereksin yahu? Aşı olan adamlar 1-2 ay içinde ölmeye veya başka türlü hastalanmaya başlarsa anlarım ki aşı adamı öldürüyor. Yani beklemenin sebebi illa bağışıklık oluşturup oluşturmadığını görmek değil ki. Başka tür bir zararı var mı yok mu, kısa vadede hayatı etkileyecek bir sonucu var mı onu görmek.
0
kibritsuyu
(14.01.21)
@kibritsuyu haklisin, ben de senin gibi düsünüyorum. mesela simdi haberleri arastiriyorum, portekiz, abd ve norvec'te asidan sonra ölmüs 3 kisinin haberini buldum. tabii yapilan asiya göre bu sayilar normal deniyor. ama iste su an hasta olmuyorum bir sekilde idare ediyorum zaten. o zaman biraz daha zorunda kalana kadar beklemek mantikli olabilir.
0
🌸kaputt
(14.01.21)
5-10 sene bekle diyenin mantığı da şu, atıyorum 10 yıl sonra birden böbrek iflasları arttı ve sebebi buna bağlandı, o zaman anlaşılabilecek şeyler. Kısa sürede olan etkileri büyük ihtimalle alerjik bünyelerle ilgili.
0
rodriguez2
(14.01.21)
alerjiniz yoksa pfizer 'ı gidin yaptırın hocam. beklemeyin hiç. istatistiklere de pek aldanmayın, pandemiden önce de her sene standart grip aşısı sonrası kaç kişi ölmüş açın bi de ona bakın mesela. eminim bu sayı, covid aşısı sonrası ölümlerden daha az değildir.
0
makarnavodka
(14.01.21)
Yaptirmak istemiyorsaniz, dusunmeniz gereken konulardan birkaci:

Yasadiginiz yerde, asilama sureci sonrasindaki yaptirimlardan soz ediliyor mu? Avrupa´ya onumuzdeki senelerde giris-cikis planiniz var mi? (Avrupa´da iseniz, seyahat dusunceniz var mi?)


Sizin saglik durumunuzu izleyen, bilen doktorunuz var mi? Sordunuz mu?

Ev icinde risk grubundan biri var mi? Kendiniz ve evinizdekiler risk grubuna dahil degilse de, getirecegi kisitlamalardan dolayi asi olurdum ben.
0
buf-e kür
(14.01.21)
Her gun sigara icen Adam corona asisinin yan etkilerini bilmiyoruz abi geyigi yapiyor.

Dunyanin en kisa fikrasi.
0
baldur2
(14.01.21)
(4)

Yurt dışından krem alamıyor muyuz?

naksidil
s.b. kozmetik bir krem. gümrüğe takılır mı kesin?
s.b. kozmetik bir krem. gümrüğe takılır mı kesin?
0
naksidil
(13.01.21)
%99 ihtimalle takilir
0
in vino veritas
(13.01.21)
Bitkisel ürün veya ilaç gelince gümrük reçete istiyor, kreme isteyeceğini samıyorum ama oldu da istedi diyelim. Bir doktora yazdırılamaz mı krem adı?

Edit: Spesifik bir sektör yasağı olabileceğini düşünmedik tabi.
0
John Bloor
(13.01.21)
Kozmetik yasak.
0
Mirket
(13.01.21)
10 dolarlik urunu 300 liraya satiyorlar bu yuzden.
0
baldur2
(13.01.21)
(12)

askerlik tecili bittikten sonra nasıl yapıyor da askere gitmiyoruz?

proletarier aller lander vereinigt euch
EDİT: tecilim bittikten sonra bedelliye başvuramıyormuşum oha sçtk. seve seve gidiyoruz demek ki. aşağıda yazdıklarım hükümsüzdür artık ama belki bir şey eklemek isteyen olur diye silmiyorum.bu konulardan zerre anlamıyorum. 2021 haziran'da tecilim bitiyor. bakaya kalanlar-yoklama kaçakları bedelli y
EDİT: tecilim bittikten sonra bedelliye başvuramıyormuşum oha sçtk. seve seve gidiyoruz demek ki. aşağıda yazdıklarım hükümsüzdür artık ama belki bir şey eklemek isteyen olur diye silmiyorum.


bu konulardan zerre anlamıyorum. 2021 haziran'da tecilim bitiyor. bakaya kalanlar-yoklama kaçakları bedelli yapamıyormuş diye bir şey okudum ama doğru mu bilmiyorum. daha bedelli için erken şartlar da pek iyi değil diye yüksek lisans başvurusu yapmıştım bu yaz ama kabul edilmedim.

önümüzdeki yaz başvurular anca haziran gibi başlıyor ben yüksek lisans yapacağım diyerek biraz ötelenmiyor mu bakaya kalmadan? son bir kez daha yüksek lisans denerim(tezli ama, tezsize vereceğim paranın üzerine ekler bedelliye gider gelirim) kabul alırsam ne ala, ilk fırsatta giderim bedelliye. olmazsa da yine giderim ama amacım geciktirmek.

var mı bu konuları bilen birileri?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(09.01.21)
ben soruyu tam anlamadım ama

1- tecil hakkınız yoksa tecil ettiremezsiniz daha fazla.

2- bakaya kalanlar/yoklama kaçakları bedelli yapamaz evet. 7179 s. kanun madde 9: Bedelli askerlik hizmetinden; fiilî askerlik hizmetine başlayanlar, bakaya durumunda bulunanlar ve yoklamasının yapıldığı tarihte yoklama kaçağı veya saklı olanlar yararlanamazlar.
0
kojonotsuki
(09.01.21)
cogu universite iki donem arasinda yuksek lisans basvurusu kabul eder, bugunlerde basvurusu devam eden universiteler vardir diye tahmin ediyorum. ozellikle uzaktan egitim yapan tezsiz yuksek lisans programlarina hizlica kabul alabilirsin. e-mba tarzi bir arama yaparsan hizlica kabul alirsin, ucretleri de oldukca dusuk oluyor diye biliyorum. ders basina ucret oduyorsun, azar azar alirsin dersleri ve boylece mumkun oldugunca uzatir ve odemeni de taksitlere yaymis olursun. google a uzaktan egitim yuksek lisans, e-mba, online yuksek lisans gibi seyler yaz, bulursun muhtemelen.
0
faati
(09.01.21)
yüksek lisans konusuna baktım ve bakıyorum ama ara dönemde genelde hep tezsiz programlar açıyorlar onlara da en az bi 5-6bin vermek gerekiyor. boşa giden para olarak görüyorum açıkçası her türlü bedelliye vermek parayı daha makul geliyor.

edit: gerçi anadolu üniversitesininki bayağı uygun gibiymiş dur bi bakiim teşekkürler
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(09.01.21)
risk budur diye işlemini yapacaksın askere gider gibi. sonra mastera kabul alınca yine erteleyebiliyorsun. bakayayken mastera öyle kayıt olmuştum.
0
argent dawn
(09.01.21)
yazın mastera kayıt olacaksın. haziran'da tecilin bitince seni direkt askere almıyorlar, o arada bir süreç oluyor. her tarihte askere alım yok, 3 aylık dönemlerde alım oluyor. mastera kayıt olup uzatırsın. haziran'da tecilin bitmesi ağustos'ta mastera kayıt olup tecili uzatmana engel değil.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(09.01.21)
Bakaya kalanlar ya da yoklama kacagi olanlar Master'a baslayip tecil edemiyorlar ki. Onlar icin geri donus yok.
0
baldur2
(09.01.21)
haziran-ağustos arası bakayayken idare ettim o tamam peki sonrasında:

master'a kabul aldım. 3 sene tecilim cepte. ondan sonra 3 sene içinde bedelli başvurusu yapabiliyor muyum? geçmişte bir ara bakaya kalmış olmam sorun değil yani? en büyük korkum bedelli yapamamak aslında. her türlü yapacağım sadece daha geç yapmak istiyorum.

EDİT: peki şimdi 2021 bahar dönemi için tezsiz bi master'a kaydoldum diyelim ki. dönem ücretini de ödedim. tecilim 1,5 yıl direkt atıyor mu kafadan? bir daha para ödeyip kayıt yenilemesem bile 1,5 yıl tecillenmiş mi oluyor?
0
🌸proletarier aller lander vereinigt euch
(09.01.21)
askerlikten kaçma yüksek lisans programına parayı basacaksın. git yeni yüzyıl üniversitesi, esenyurt üniversitesi gibi bir master programına parayı ver kaydol, büyük ihtimalle yarıyılda kabul alıyorlardır. 5-6 bin bir şeye 1.5 sene daha attırırsın 30 yaşın altındaysan. öyle büyük paralar harcanmıyor, kimse kimsin necisin diye de bakmıyor. bu dediğim tabela üniversiteleri ile görüş derim.
0
roket adam
(09.01.21)
hocam kendi askerlik şubeni değil ama rastgele bir ilin rastgele bir ilçesini arayıp memura doğrudan sor. adımı vermeden birşey sormak istiyorum mümkünmü de, bu durumdayım tecil imkanım varmı varsa nasıl de ?
biri cevap vermese diğeri verir. ordaki memurlarla çok muhatap oldum, sivil oldukları için yardımcı oluyorlar.
memur mevzuatı yutmuş yalamış adam, daha güvenilir kaynak bulmanız mümkün değil.

adam bana "sana bir yol söyleyecem ama sadece sen uygula, başkasına yada internette falan anlatma" demişti. hakkatende işime yaramıştı 1 sene uzatmıştım. gerçi bunu telefonda değil yüzyüze demişti.
0
aslindasorunumpsikolojik
(10.01.21)
Turkiye'deki en ilginc olaylardan biri de bu. Su bakaya bedelli, tecil yasalari, mevzuati resmen kisiden kisiye, durumdan duruma degisiyor. Askerlik subesini arayip 5 farkli memurla konussan 5i de farkli sey soyler. Nasil is aga cok ilginc ya. Resmen esrarengiz bir durum.
0
baldur2
(10.01.21)
yüksek lisansım bittikten sonra yaklaşık 10 ay bakaya kaldım. bedelli çıksın diye bekliyordum açıkçası. normalde askerlik tecili yokken/bakaya iken doktoraya başvuramazsın ancak yök'ün bir burs programında bu şart yoktu. daha doğrusu şartlara yazmayı unutmuşlar, yani açık vardı. şans eseri bu programa başvurup doktorayı kazandım, bakaya şekilde yök'ün burs programı dahilinde bir üniversitede doktora öğrencisi oldum. sonra askeriyeye gittim, bakaya iken doktoraya başladığımı, şimdi de tecil yapılması gerektiğini söyledim. normalde bu yasak ama hukuken de öğrencisin, dediler, şaşırdılar. bakaya olduğun için gene de mahkemeye çıkacaksın öyle tecil olacak muhabbeti döndü, sonra ondan da vazgeçtiler.
garip bir şekilde kurumlar arası iletişimsizlikten, çalışan memurların kendilerince insiyatif kullanmasından ve yök'ün o dönemki unuttuğu açıktan ötürü yırtmış oldum.

yani belli olmaz, bi bakın. belki tecil şartı koymayan-koymayı unutan okullar olur, başvurursun. hiç belli olmuyor bu işler. bir arkadaşım da askeriyeye gidip, yükseğe başlayacağını söyleyip tecil hakkı istemişti. kabul etmediler, olmaz öyle şey dediler, ters yaptılar falan derken şube komutanı "bize okumuş adam lazım" diyerek 3 aylık ek tecil süresi tanınmasını sağlamış. öyle torpil vs de yok, gidip şube komutanıyla konuşmuştu arkadaş.

bu konuda resmen sabit bir kural yok hocam. üstte arkadaşların da yazdığı gibi, anormal ama öyle işte...
0
early morning rain
(10.01.21)
benim de mart'ta okuldan dolayı olan tecilim bitiyordu. ağustos'a kadar master'ı bitirdim, sonra master'ı bitirdim diye 1 yıl uzatmak için başvuracaktım, bedelli çıktı. bedelliye gittim. diğer türlü olsa mart-ağustas arası tecilim olmadığı için bedelliye başvuramam gerekirdi.

burada tek ekstra yaptığım şey, martta tecilim bitti. dedim ya 3er aylık dönemlerde seni alıyorlar diye. o dönem askere alım sadece şubat, mayıs, ağustos ve kasım aylarında oluyordu. hangi zaman alınacağın hatta ikametgahına göre değişiyordu. benim de ağustos ayıydı. ağustos'ta askere gitmeden önce şubeye gidip muayene olman gerekiyor. muayene zamanı da 15-30 haziran arası bişeydi. son 2-3 gün rapor alırsan muayene zamanı raporlu olup muayeneye gelemediğin için seni bir sonraki döneme erteliyorlar. yani bu durumda eylül. o zamana kadar gene serbestsin, bakaya filan kalmıyorsun. ben de o ara dönem bitirince bakaya kalmadan bedelli gittim halettim. senin şimdi askere alım tarihlerine bakman lazım. normalde senin anca kasım'a yetişebilmen gerekiyor. dolayısıyla muayene olacağın eylül ayına kadar zamanın olması lazım diye biliyorum. ağustos-eylül'de master'a kayıt olursan yani tecil ettirebilirsin bence.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(11.01.21)
(7)

bir devlet kurumunda calistigimi nasil kanitlarim

baldur2
memur olarak calismistim ama kil memur referans mektubu vermiyor. kpss yerlestirme sonucu belgesi var. baska hangi sekilde orada calistigimi kanitlarim. maas bordrosu yok, sgk dokumu falan mi? kurumun adinin yazili oldugu belge lazim, x tarihleri arasinda orada calistigimi kanitlayabilecegim.
memur olarak calismistim ama kil memur referans mektubu vermiyor. kpss yerlestirme sonucu belgesi var. baska hangi sekilde orada calistigimi kanitlarim. maas bordrosu yok, sgk dokumu falan mi? kurumun adinin yazili oldugu belge lazim, x tarihleri arasinda orada calistigimi kanitlayabilecegim.
0
baldur2
(09.01.21)
e-devletten sgk tescil ve hizmet dökümü alınca çalıştığınız her yer görünüyor ama kurum ismi değil kodu var. evrağı alacak yer kabul ediyorsa hiç uğraşmadan e-devletten indirebilirsiniz.

kıl memur vermiyor demişsiniz ama vermeme gibi bir şans yok neye dayanarak vermiyor? gidip isteyince şu kişi şu şu tarihler arası kurumumuzda görev yapmıştır diye bir evrak vermeleri lazım. hadi alamadınız, bir dilekçe yazıp evrak kayıttan geçirin. ondan sonra seve seve verecekler.
0
hadsafhada
(09.01.21)
tam olarak isteyecegim belgenin adi ne?
x ve y tarihleri arasinda orada calistigimi gosteren. kardesimde vekaletname var, nereye gitmeli bu belge icin? insan kaynaklarina mi yoksa benim departmana mi?
0
🌸baldur2
(09.01.21)
Hizmet belgesi isteyeceksiniz
0
tolgan
(09.01.21)
E-devletten sgk biriminde “4c hizmet dökümü”ne gireceksiniz. O dökümde “işyeri/sandık” kısmında çalıştığınız firmanın tam adı sadece mobil uygulama ile görünüyor. Diğer türlü işyeri kodu gözüküyor isim yerine. Direkt bu döküman olmuyorsa gidip memura bunu verin. O da bu kanıt üzerine istediğinizi vermek zorunda kalır.
0
Unde bach canim
(09.01.21)
hizmet belgesi+1

personel, özlük, insan kaynakları vb. kurumda hangisi varsa.
0
hadsafhada
(09.01.21)
e-devlet'ten detaylı sgk hizmet dökümü alınca en aşağıda işveren mahiyetinde kamu yazar. ayrıca normal sgk dökümü alınca da iş yeri kodunun üstüne gelirsen orda da kamu yazar.
0
derdi dertsizlik olan adam
(09.01.21)
Referansı bilmem ama şu belgeyi vermek zorunda

kümülatif vergi matrahı. Bu belge kanıtlar zaten
0
momento
(09.01.21)
(6)

Kliplerini beğendiğiniz şarkılar

Meninasplash
Kliplerini farklı, güzel, ilginç vs bulduğunuz, sevdiğiniz şarkılar var mıdır? Varsa paylaşabilir misiniz lütfen ? Çok sıkıldım hep aynı şeyleri izleyip dinlemekten.
Kliplerini farklı, güzel, ilginç vs bulduğunuz, sevdiğiniz şarkılar var mıdır? Varsa paylaşabilir misiniz lütfen ? Çok sıkıldım hep aynı şeyleri izleyip dinlemekten.
0
Meninasplash
(08.01.21)
A Perfect Circle - Outsider (absürt)
Murat Yılmazyıldırım - Adsız Özlem (güzel)
Eluveitie - Omnos
Rammstein - Rosenrot
A-ha - Take on me
RHCP - Californication
Nightwish - Amaranth
0
ryhmer
(08.01.21)
Asap forever

www.youtube.com

Klip çok iyi
0
eazy
(08.01.21)
youtu.be

youtu.be

+
Ok Go grubunun neredeyse her klibi.
0
hakmut
(08.01.21)
High hopes - pink floyd gelmis gecmis en iyi kliptir
0
baldur2
(08.01.21)
SDP - Candle light Döner

asaf avidan - one day

Gramatik - so much for love

Tove Lo - habits

SDP - Leiche

Rammstein - Sonne

Rammstein - Engel

SXTN - FTZN im CLB
0
AlsterWasser
(08.01.21)
khruangbin-maria tambien
0
hazen
(09.01.21)
(6)

Avustralya'dan Türkiye'ye para nasıl ulaştırılır?

anon1m
En uygun yolu nedir?Teşekkürler.
En uygun yolu nedir?


Teşekkürler.
0
anon1m
(07.01.21)
kripto paralar
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.01.21)
karipto işi pek gelmez bize ya :|
0
🌸anon1m
(07.01.21)
Transferwise
0
baldur2
(07.01.21)
Kripto. Usdt
Sıfır masraf 15dk süre maksimum.
0
zoghurt
(07.01.21)
Transferwise.
0
logisticsmanager
(07.01.21)
En uygun yolu nedir sorusunun cevabı kripto, kripto özelinde nedir dersen bence usdt dir. Kripto bize gelmez dersen de swifttir.
0
Kahir ekseriyet
(07.01.21)
(6)

turkcede cevabi evet\hayir olan soru sorma sekli

buenosdias
bir tek benim mi kafam karisiyor diye merak ediyorum.soru-siz boyle olmadigini mi dusunuyorsunuz?cevap-evetverilen cevap net olarak evet mi hayir mi belli degil. siz ne dusunuyorsunuz?
bir tek benim mi kafam karisiyor diye merak ediyorum.

soru-siz boyle olmadigini mi dusunuyorsunuz?
cevap-evet

verilen cevap net olarak evet mi hayir mi belli degil. siz ne dusunuyorsunuz?
0
buenosdias
(07.01.21)
Bence bu cümlede cevap net olarak evet. Yani böyle olmadığını düşünüyormuş. Aklını karıştıran nedir?
0
1bir1bir1
(07.01.21)
Siz böyle olmadığını mı düşünüyorsunuz?

Evet (böyle olmadığını düşünüyorum)

Ben böyle anlardım.
0
dissendium
(07.01.21)
bence de insanların çoğunluğu karıştırıyor bunu
0
papuayenigine02561
(07.01.21)
Demek istedigin su;

Dun okula gitmedin degil mi?
Hayir.


Burada evet gitmedim dersen mantiksiz olmaz ama insanlarin yuzde 95'i hayir der bu soruya. Hayirin kendisi olumsuzluk kattigi icin de herkes okula gidilmedigini anlar.
Olay bu.
0
baldur2
(07.01.21)
Cevap verecek kişinin kendisini ve bu soruya vereceği muhtemel cevabı iyi bilmiyorsam eğer kimseye bu tarz katmanlı sorular sormuyorum. Ya da "evet, öyle olmadığını düşünüyorum" gibi daha belirgin cevap bekliyorum. Böyle sorulara evet hayır gibi kısa cevap veren de kütüktür.
0
IncredibleMau
(07.01.21)
uff evet lanet bir şey bu ama baldur'un verdiği örnek tam cuk oturmuş. context üzerinden anlaşılıyor sadece. ana dili türkçe olmayan biri için çok kafa karıştırıcı bir durum.
0
theseachange
(07.01.21)
(6)

İngilizce sorusu

dissendium
Sixteen people were injured.Şu cümledeki injured V3 mü? were injured ifadesinin Past Simple Tense'in passive biçimi olduğunu düşünüyorum ama injured sıfat olabilir mi diye kafam karıştı. Teşekkür ederim.
Sixteen people were injured.

Şu cümledeki injured V3 mü? were injured ifadesinin Past Simple Tense'in passive biçimi olduğunu düşünüyorum ama injured sıfat olabilir mi diye kafam karıştı. Teşekkür ederim.
0
dissendium
(07.01.21)
sıfat.
0
sulidin
(07.01.21)
@sulidin, neden verb 3 değil, sıfat, onu açıklar mısınız?
0
🌸dissendium
(07.01.21)
Isim fiil gibi dusun. Burada da sifat fiil iste.

Injured=sakatlanmis, sakat anlamina geliyor. Injured people will be taken to the hospital.

Promised lands, vaadedilmis topraklar. V3 olarak dusun. Bunlar da ingilizcedeki eylemsiler
0
baldur2
(07.01.21)
Timeli zaten v3 olmasi.
0
baldur2
(07.01.21)
@baldur2, yani v3 diyorsunuz, doğru mu anladım? Burada sıfat mı dediğim sıfat-fiil değil, adjective mi demek istiyorum.
0
🌸dissendium
(07.01.21)
Sixteen people were injured by the car accident. Cumlenin tamami budur, ama nasil yaralandiklarindan ziyade yarali olup olmadiklari vurgulandigindan oradaki injured da boylece sifata donusmus oluyor. Simdi anlamissindir neden v3 oldugunu.
0
baldur2
(07.01.21)
(20)

Evde bardak kullanımı

kaptan maydanoz
Evde içecek içerken hangisini uygularsınız? 1- bir bardak içecek içince onu makineye koyarım, tekrar iceceksem yeni bardak alırım. 2- ikinci bardağı hemen iceceksem aynı bardak, arada zaman gececekse (örnek: 10 dakikadan fazla ara varsa) ikinci bardağı temiz alırım. 4- gün boyu aynı bardağı kullanır
Evde içecek içerken hangisini uygularsınız?

1- bir bardak içecek içince onu makineye koyarım, tekrar iceceksem yeni bardak alırım.
2- ikinci bardağı hemen iceceksem aynı bardak, arada zaman gececekse (örnek: 10 dakikadan fazla ara varsa) ikinci bardağı temiz alırım.
4- gün boyu aynı bardağı kullanırım.

Edit: 3.secenegi size bıraktım farklı fikirler için.
0
kaptan maydanoz
(07.01.21)
4
0
yarey
(07.01.21)
4
0
freebird5406_2
(07.01.21)
Tezgahın üzeri bardaklarla doluyor aynısını kullanmayı unutuyorum
0
scholes
(07.01.21)
2
0
stewie
(07.01.21)
Su içerken: 4
Kola içerken: 2
0
himmet dayi
(07.01.21)
2
0
ala09
(07.01.21)
su icin 4, cay icin 2 ama 1 saatten fazla ara varsa.

3 nereye gitti?
0
lemmiwinks
(07.01.21)
2

(3. şık nerde? :D )
0
lcha
(07.01.21)
4.
0
logisticsmanager
(07.01.21)
2
0
baldur2
(07.01.21)
4
Bıraktığım yerden milim hareket edince ölümcül hastalık taşıyan biri tarafından kullanıldığını düşünerek tezgahı yeni bardaklarla doldurduğum için, ilk kullandığımı buzdolabının üstüne koyarak bu şüphelerden kurtuluyorum.
0
IncredibleMau
(07.01.21)
4
0
mattiadestro
(07.01.21)
3. bu sorunu çözmek için cam matara aldım
0
asbe
(07.01.21)
2.
0
irene
(07.01.21)
2
0
blatta hiberna
(07.01.21)
4.

Calkalayip ayni bardagi kullanirim genelde. Zaten sicak iceceklerde bardagi isitmayi severim, icine kaynar su koyup calkalayinca da benim kriterlerime gore yeterince temiz oluyor.

Kokulu seyler haric, ayni bardagi ayni amac (icecek) icin defalarca kullanirim sikinti yok.
0
icim urperiyor
(07.01.21)
3- şekerli içecekten sonra tuzlu içecek içeceksem farklı bardak alırım, aynı türden ise suyla çalkalar aynı bardağı kullanırım. şekerli ya da tuzlu içecek içtiğim bardağa su doldurup içemem, su içeceksem temiz bardak.
0
nonik
(07.01.21)
Su için 4, diğerleri için 2.
0
auroraaurora
(07.01.21)
Su: 4
Digerleri icin: 3 (1-2 saat icinde ayni seyi iceceksem ayni bardak)

Cevreye daha az zarar vermeye calisiyorum, artik elimden ne gelirse. O yuzden cok bulasik cikarmamaya calisiyorum
0
mor oje
(07.01.21)
3- Her içecek için ayrı bardak kullanırım. İçtiğim ne ise onu peş peşe içeceksem aynısından devam ederim. Araya zaman girecekse yeni bardağa geçerim.
0
mutekebbir
(07.01.21)
(20)

Almanya’da yaşayanlar; Alman erkeklerini nasıl bilirsiniz?

bfm
Ciddi cevaplar lütfen:) ben kısa süreli ziyaretler dışında yaşamadım, genel yorum yapamıyorum. Çok tatlı bir insana denk geldim ve kendimi çimdikliyorum “bu gerçek olamaz” diye. İnsanları analiz etme kabiliyetime güvenmediğim için orada yaşamış insanların yorumları iyi olurdu.Şu yüzden soruyorum; sö
Ciddi cevaplar lütfen:) ben kısa süreli ziyaretler dışında yaşamadım, genel yorum yapamıyorum. Çok tatlı bir insana denk geldim ve kendimi çimdikliyorum “bu gerçek olamaz” diye. İnsanları analiz etme kabiliyetime güvenmediğim için orada yaşamış insanların yorumları iyi olurdu.
Şu yüzden soruyorum; sözlükte herkes “Alman günahını germez” , “çok sokıcı”, “hiç romantik” değil falan denmiş. Daha önce böyle numaraları yemiştim, yine mi yiyorum?
Somut örnekler welcome:)
0
bfm
(04.01.21)
İsmi Elmar'sa ve eski futbolcuysa uzak dur. Gerisini bilemiyorum. Başka Alman tanımadım.
0
epistemic_regress
(04.01.21)
@epistemic hahaha. Yok değil:)
0
🌸bfm
(04.01.21)
iki tane çok sevdiğim alman arkadaşım var ikisi de eğlenceli ve iyi insanlar. ama yaşları 25-30 arası. benim gözlemlerime göre şu an yaşı 30+ almanlar hiç çekilmiyor, ama 30 un altındakiler klasik almandan çok globalin yeni jenerasyonuna daha yakın oldukları için daha iyiler.

not: kocaman adamım :)
0
makarnavodka
(04.01.21)
elbette kişisine göre değişiyor ancak genel çerçeveye oturtacaksak; sen türk tipi bir romantik ilişki insanıysan bahsettiğin gibi sıkıcı, odun, fazla mantıksal gelebiliyor almanlar. amiyane tabirle söylemek gerekirse tam bir "türk kızı" isen tuhaf gelebilir sana bazı huyları. çünkü bizim insanımızın ilişkilere bakışı daha "almak vermek" odaklı. fedakarlıklar yapılsın, karşı taraf sevgisini emeğe döksün, ilgisini belli etsin istiyorsan bu konularda bizim kadar gevşek olmadıklarını görüp üzülebilirsin.

ama yok, ben zaten bizim insanımızın ilişki yaşayış biçiminden hoşlaşmıyorum, bana daha net ve poz kesme olmayan şeyler hitap ediyor diyorsan bence sorun yaşamazsın. ama tabii, nasıl senin standart türk kadını olmadığın senaryo mümkünse onun da standart bir alman erkeği olmama ihtimali var. o yüzden bizim dediklerimizden bağımsız bir yanaş sen hele, sonrasını düşünürsün kendini çok kaptırmadan.
0
Jux
(04.01.21)
genellemelerin her türlüsünden kaçınınız efendim. her milletin her insanın iyisi kötüsü, romantiği öküzü vardır. yetişilen kültür farkı ikili ilişkilerde bir şeylerin belirleyicisi olabilir ama o da başka bir konu. en yakın arkadaşım bir alman ile evli, normal bir insan yani ne diyeyim onu da bilemedim :)
0
nimberjack
(04.01.21)
Almanın kadını da erkeği de bize gelmez. Bir turkle almanın kafa yapısının uymasına imkan ihtimal yok. Munihten bildirildi.
0
wiekannich
(04.01.21)
2021 yılında sahiden böyle genellemelere inanıyor musunuz? Koca bir milletten bahsediyoruz ya hu, bu ne bilimsizliktir.
0
but that was just a dream
(04.01.21)
@wiekanch, örnek alabilir miyim :) böyle söyleyince kafada oturmuyor çünkü bende.
Mesela ben örnek vereyim, hakkaten çok soğuk ve net. Ama geriye baktığımda sanki bu zamana kadarki tüm tartışmalar benden kaynaklı çıkmış gibi. O da alttan almamış, reste rest. Ben neden tartışma çıkarmışım diye düşünüyorum, soğukluğundan ötürü “sevmiyor mu, dur bi dürteyim anlarız” demişim. Şimdi bu bariz Türk kızı hareketi gibi, öyle ise sorun etmeyeceğim. Zamanla geçer. Ama ya öyle değilse ve ben normalde sıcak kanlı insanlarla daha mutlu olabilirsem? Yoksa “sürekli ilgi göster de kız kaçmasın” kafasındaki Türk erkeklerimiz aslında fake ve olması gereken gerçek insan ilişkisi böyle net olmak mı?
Çok detay verip sizi sıkmayayım şimdi ama böyle ikilemler yaşayan oldu mu?
0
🌸bfm
(04.01.21)
@but that was just... eğleniyoruz şurada, ne bilimi:)
0
🌸bfm
(04.01.21)
@bfm çok örnek var, kendi hayatımda da çevremdeki türko artı alamancı tayfada da. Genel problem kafa uyuşmazlığı. Seks keyifli olabilir (çoğu alman kadını/erkeği spor yapar bakımlıdır sadedir). Ötesine gidebileni göremedim. Konu fiziksel çekim dışına çıktığı %99 durumda fikir ayrılığı/çatışması/karmaşası yaşayacağına emin olabilirsin. Alamancıları düşün, kafanda canlandır. Saçlarını sarıya boya, kariyeri/eğitimi de üzerine ekle muhafazakar çizgiyi de hristiyanlığa entegre et aha alman sana bu. Almancılar için aslında almanların bir türk vücudundaki sentezi diyebiliriz. Her şey aşırı rasyonel ve planlı (ama her şey). Sosyallik ve insan ilişkileri bir görev gibi görülüyor(spontane bir şey yaparsa error veriyor adam). Bigün sevgilim hafta sonu şu göle gezmeye gidelim beraber hoş vakit geçiririz dendiğinde gölde balık mı tutacağız, kenarında yoga mı yapacağız yoksa bisikletle spor mu yapacağız diyecektir (hayır ulan oturacağız sadece belki öpüşürüz :d diyemezsin), daha da beteri olmaz 15 ay öncesinden yarına bi iş planlamıştım der (işi de akşam çamaşır yıkamaktır ahaha). Kötüdürler demiyorum kötü olsalar burda kalmazdım zaten hala. Bak sana özel değil, kolombiyalı da anlaşamıyor, hintli de, italyan da, sırp da (hep sıcak yerleri sayıyorum bak).
0
wiekannich
(04.01.21)
@wiekannich heh çok iyi dedin! Bana böyle olumsuz pat pat örnekler lazım. Doğru örnek bunlar çünkü biliyorum :) ama gel gelelim, bana denk gelen müthiş spontane çıktı. Aniden gelen her kararıma ok dedi, ama hepsine. İnsan bir “n’oluyo lan” oluyor. Sonra ailesi/arkadaşı/kardeşleriyle ilgili kişisel bişey sorunca “private” diyor oh be diyorum tersledi :D
0
🌸bfm
(04.01.21)
Yani ben gönül ilişkilerinde kendi deneyimlerimi anlattım fakat herkes aynı olmayabilir, hazırlıklı olup beklentiyi ona göre şekillendirmek lazım. Tabi kendiniz deneyin görün en net zamanla anlaşılır.
0
wiekannich
(05.01.21)
Kim alman erkeklerini kötülüyor ya neresi sıkıcı neresi romantik değil aşırı şaşkınım şu an. Tabi ki bütün genellemeler yanlıştır ama illa genelleyeceksek alman erkekleri en iyisi bence ve bana katılan baya bir türk kadını da var çevremde. Ben kuzey eyaletinde bir şehirde yaşadım. Çevremizdekiler de üniversiteli genç tayfaydı belki ondan. Neyse hayatımda tanıdığım belki en eğlenceli en kafamın uyuştuğu belki adamdı. gel göl kanarında oturalım diyip oturuyorduk da mesela :D bu kadar uzun süreli olmayan başka bir ilişkimsi daha oldu alman o da hoştu mesela bir sorunu yoktu hatta baya romantikti de ve eğlenceliydi. Eğlenceden kastım mesela sabaha kadar içip gülüp sohbet etmek.

Neyse türkiyeye göre özellikle fiziksel daha sonra kibarlık, cinsiyet eşitliği, mesela adamlar yapılan her şeyin değerini biliyordu, eğlence, ilişkiye bakış açısı öndeler bence.
0
turkce konusan uzayli
(05.01.21)
yerinde görmedim, Türkiyede bulunanlar üzerinde konuşacağım. Türkten de cıvık seksist şakalar yapan almanlar tanıdım. esprililik soğukluk onları geç derim. ama bir ortadoğuluya tepeden bakmayan alaman tanımadım. az biraz deşince çıkıyor ortaya. sanki başımızdaki şahsımız aynı anadan olma kardeşimizmiş gibi onun aldığı kararları bize sormaları falan. bunu yaparken hitlere kendileri de saydırırlar ama bir yerden sonra -ki o yer gayet yüzeysel olsa bile- eleştiri kabul etmezler. dönüp dolaşıp wiekannich'in dediğine geliyorum, alamandan bize yar olmaz.
0
birsürüsorumvarr
(05.01.21)
Benim is arkadaslarim cok efendi, gercekten alman erkegi diyince aklima efendi erkek geliyor hem davranis hem tip olarak, yalniz almanin kötüsü türkün kötüsünden beter. espri , sosyallik bizimki kadar derin degil, yüzeysel.

bir de anlamadigim birsey var tas gibi alman cocuklarin yaninda ecis bücüs cekik gözlü asyalilar görüyorum, bir degil iki degil, gercekten bir gün birini cevirip soracagim

tesekkürler arkadaslar, aydinlandim.
0
wishmaythşngs
(05.01.21)
@wishmaythşngs

Ucuza guzel hizmet ablacim..aynisini yana yakila filipino arayan kanadali arkadaslara sordum ordan biliyorum. Hatunun onune bir kap corba koyuyorsun 1 ay goturuyor, az yakiyor dediler. Ben onlarin yalancisiyim :)
0
cooperr
(05.01.21)
@wishmy

sormalik bir sey yok, asyali hatunlarin batili beyaz adam takintisi bir baskadir. e asyali hatunlar da ezik olduklarindan erkegin bir dediklerini iki etmezler, pasaportu alirlar, daha guzel ulkede yasarlar, e erkegin de isine gelir, temizligini, yemegini yapar, sadiktir. tam bir win win situation.
0
baldur2
(05.01.21)
@baldur hahaha.
Pozitif mesajlar için de ayrıca teşekkürler. Kendi adıma bazen bu kadar medeni, bu kadar romantik bir türün varlığına inanamıyorum. Sonra da “dur lan Türk erkekleri de böyleydi başlarda” diyorum, geçer bi süre sonra diyorum. Yine de ben tatmin oldum :D
0
🌸bfm
(05.01.21)
ben üniversite ortamında bulunduğum için midir bilmem ama alman arkadaşlarımın çoğu ya dal****k ya da geek idi. yaptıklarıyla aşırı övünen ve ari ırk olduğunu dillendiremese de hissettirmek için elinden geleni yapan heriflerdi. ha aksi illa ki vardır ancak iyi analiz et. bulabiliyosan avusturyalı bul onlar iyi herifler sfsd
0
KidLazer
(05.01.21)
erkek değil ama alman kızları tanıdım, biri çok romantik sürekli ilgi isteyen bir kız diğerinin ise telefon direğinden farkı yoktu. İki ayrı uç dolayısıyla buradan istediğin gibi bir cevap bulamayacaksın muhtemelen. Ortak noktaları hepsi dakik, paylaşımcı ve mantıklı insanlar benim gördüklerim.
0
mirty
(05.01.21)
(11)

akşamları eve gelince 1-2 tek atacağım içki tavsiyesi

kelepir
sevgili nejat işlerler şöyle akşam yorgun argın kafada bi ton düşünceyle eve geldiğimde hemen bir iki duble bir şeyler içip enerjimi ve keyfimi yerine getirecek şan şakrak olmamı sağlayacak hangi içkiden içebilirim. bi ara tekila içtim ama daha iyisi varsa onları da deneyeyim. sabah erken kalkacağım
sevgili nejat işlerler şöyle akşam yorgun argın kafada bi ton düşünceyle eve geldiğimde hemen bir iki duble bir şeyler içip enerjimi ve keyfimi yerine getirecek şan şakrak olmamı sağlayacak hangi içkiden içebilirim. bi ara tekila içtim ama daha iyisi varsa onları da deneyeyim. sabah erken kalkacağım için çok dağıtmayacak bir şeyler arıyorum. ytd.
0
kelepir
(03.01.21)
jagermeister ya da vodka 2-3 shot çok iyi oluyor. Onun haricinde viski. Yemekle şarap. Bende düzen böyle.
0
monkey
(03.01.21)
Spicy rum
0
catch the arrow
(03.01.21)
cin tonik. temi, meze istemiyor. ertsi gün derdi yartmıyor.
0
red g
(03.01.21)
Jager hem mide dostu hem de alkol oranı yüksek
0
Take it away honey
(03.01.21)
viski tabii ki.
0
ateistanbul
(03.01.21)
konyak mis gibi ve tabii ki hic birseyle karistirmadan sek
0
exlibris
(03.01.21)
Para varsa Bacardi eğer ucuz olsun dersen alternatifi CAPTAİN MORGAN. Yani kısaca rom :)
0
bigcaptain
(03.01.21)
Viski.
Çok kafa takmadan, tadını düşünmeden güvenli liman; bushmills, jameson, black label. Bir de burbon da ayni yere koyarim.

Onun disindaki viskiler de cok güzel ama bazen o an insanın cani islay icmek istemiyor vs ama burbon ya da black label her zaman gidiyor.
0
logisticsmanager
(03.01.21)
viskiye başladım bakalım. kıroluk gibi olmasın ama viski kola ikilisi çok iyi gidiyor pepsi ama coca cola değil
0
🌸kelepir
(30.01.21)
cin - soda.
0
baldur2
(30.01.21)
Cin ( cintonik yapmak için )
Bacardi ( bacardi cola yapmak için )
Rom ( kahve ya da kolaya katmak için )
0
freebird5406_2
(30.01.21)
(16)

31 yaşından sonra almanyaya göçmek mümkün mü?

whatdreamsnevercome
üniversite diploması olan (deü işletme),ancak mühendislik diploması olmayan,8 sene tecrübeli (çok sayıda projede fullstack developer olarak çalıştım. gerçekten çok sayıda. koftiden değil yani),şuan tam 31 yaşında olan, başvurana görüşene kadar 31.5 yazşına gelecek olan evli biri için almanya mümkün
üniversite diploması olan (deü işletme),
ancak mühendislik diploması olmayan,
8 sene tecrübeli (çok sayıda projede fullstack developer olarak çalıştım. gerçekten çok sayıda. koftiden değil yani),

şuan tam 31 yaşında olan, başvurana görüşene kadar 31.5 yazşına gelecek olan evli biri için almanya mümkün mü?
yoksa "yav nabacaz bunu 22lik dimağlara yönelelim" derler mi?
0
whatdreamsnevercome
(03.01.21)
31 gayet normal ve genç bir yaş özellikle avrupa için. o kadar yıllık tecrübe de varsa zaten sizin büyük yararınıza, gerçekten karar verdiyseniz almanca öğrenip linkedin kasın derim.
0
garavel
(03.01.21)
goc gitsin. 31 ne ki. oralardaki is ilanlarinda 28 yasindan kucuk olmali gibi sacma sapan ayrimciliga da rastlamazsin.
0
baldur2
(03.01.21)
Benim tanıdıklarım hep 35ten sonra göçtü, gittikleri pozisyonlarda hep iyi. Benim de sene sonu gitme planım var. 34 ve evli spor.
0
mirty
(03.01.21)
bence de dil calisin gerisi sandiginiz gibi yas ile ilgili sorun olmaz
0
ala09
(03.01.21)
22'lik dimağlara eğer AB pasaportu varsa ve yeni mezun arıyorlarsa yönelirler.

Almanya'daki çok uluslu bir şirketten yıllık 51k brüt maaştan yüksek bir iş teklifi aldıysanız diploma ve dil şartı olmadan çalışabilirsiniz: www.auswaertiges-amt.de
0
bruce mclaren
(03.01.21)
aa ben :D
ben evsiz halimle yapacağım sizin yine iyi, vergilerden falan avantaj var bi de sıkılmazsınız negzel :D

cevap: demezler, bi senedir sürekli göç edenlerle görüşüyor, konuşuyor veya youtube'tan falan seyrediyorum. öyle bir algı yok orada.
kesinlikle deneyin.
zaten iş başvurusunda yaş olayı bi tek bizim gibi tarım kökenli toplumlarda var, o yaşta insanlar yeniden lisansa başlıyor falan.. :/
0
jimjim
(03.01.21)
öyle bir göçerki... tek sıkıntısı dil olur. onu da 6 ayda halleder.
0
false pretension
(03.01.21)
@sivrisinek,

türkiye'deki ekonomik durumumuz gayet yerinde. birikmiş paramız yok, ama maddi bir sıkıntı yaşamıyoruz.
sadece buranın gelecek kaygısı, siniri, stresi bıktırdı. başka bir şeyden gitmiyoruz yani. oraya daha zengin olmaya da gitmiyoruz.

yalnızca, yarın bir gün kanser olursam, bana destek sağlayacak bir devlet olduğunu bilmek istiyorum.
çocuk doğurduğumda, özel okul dışında alternatiflerim olsun istiyorum. veya eşim doğurduğunda yine özel hastanelere "eğilmek" yerine, doğru düzgün bir devletin yardımıyla olsun bu iş istiyorum.

her kararımdan önce 50 defa düşünmemek istiyorum kısaca.

katıksız bir orta direk olmak istiyorum. ne zenginlik beklentim, ne de fakirlik kaygım olsun istiyorum.
0
🌸whatdreamsnevercome
(03.01.21)
@sivrisinek hocam bu bahsettiğiniz ülke türkiye mi? ben başka ülkede yaşıyorum sanırım.
0
nothing in my way
(04.01.21)
Mümkün ama yaş ilerledikçe senin açından uyum sağlama zorluğu artar.
0
Andrew
(04.01.21)
rekabetin en az olduğu ülke türkiye mi? hocam ? aynı türkiye’yi mi yaşıyoruz ? @sivrisinek
0
garavel
(04.01.21)
@sivrisinek,

20-30k kazanmak sizce türkiye'de çok muhteşem bir şey?

benim işim için ortalama bir bilgisayarın fiyatı bu. ki 30k kazanmıyorum, rahatlıkla söyleyebilirim.

clio haricinde bir araç satın almak istesem cebinden 350-400bin tl çıkacak. (clio 280bin şuan)
bir çocuğum olsa, doğumuna 20bin liradan bir kuruş daha az para gitmeyecek. o büyüyüp bir okula gitse devlet okuluna mı yollayacağım? (ben devlet okulunda okudum. ama artık devlet okulları ışidçi yetiştiriyor) 5-6bin lira para gidiyor en dandik devlet okuluna.

yarın hastalansam,
yarın pandemi gibi bir şey çıksa türkiye cumhuriyeti devletinin tavrını gördük. herkese faizle kredi dağıttı, onu da sadece seçilmişlere dağıttı.

gelecek kaygısı budur kardeşim.
bugün 30bin lira kazanmanın, aslında geleceğine en ufak bir artısı olmamasıdır.

almanya'daki orta gelirli bir vatandaşla, türkiye'deki benim gibi iyi gelirli bir vatandaş arasında 50 yıl fark var yaşam kalitesi olarak. yaşam kalitesi denen şey sadece kazanılan parayla açıklanmıyor.

almanyada 3500-4000 euro kazanmak, şuanki halimden çok daha "rahat" ettirecek beni. işin özeti bu.
0
🌸whatdreamsnevercome
(04.01.21)
Türkiye'de Türkiye dışında geçerli bir mesleği olan birinin Avrupa'da aynı işi yaparak "olduğu konumun altına düşmesi" imkansız.

Böyle bir mesleğiniz varsa Avrupa'ya ancak evlilik yoluyla gidebilenlerin söylediklerine itibar etmemenizi tavsiye ederim.

Yoksa elmayla armudu karşılaştırmış oluyorsunuz.
0
bruce mclaren
(04.01.21)
bruce mclaren'e katılıyorum.

gelir seviyesi artarken veya azalırken sosyal seviye ve beklenti sabit kalmıyor arkadaşlar.
ben 20k'yı maaşla çalışarak alıyorsam yani kuruyemiş büfesinden veya otogalari işleterek almıyorsam (hoş orada çalışan insanın da vizyonu başka olabilir) 20klık işlerde çalışan biri olarak 3k'ya çalışan birine göre -genellikle- başka bir çevrem, hayattan beklentim, hassasiyetlerim oluyor. beni motive eden veya kötü etkileyen olayların türleri veya en azından öncelikleri değişiyor. maslow hiyerarşisi gibi yani..
sadece biraz gezeyim flanörlük olsun diyen veya ailesine para biriktirmek için yurt dışına giden kitleden farklı sebeplere sahip olabiliyor bazıları.

neyse, ben hayatımda şöyle bir örnek duymadım; "ya türkiyede işim gücüm mesleğim kariyerim vardı, bırakıp geldim. şimdi asla aynı konumda değilim, çok mutsuzum." en en en kötü senaryoda bir iki yıl keyifsiz geçer sonra olmanız gereken yere ulaşırsınız.
0
jimjim
(04.01.21)
tam tersi. 22'lik dimağlara yönelip onu geliştirmekle uğraşacaklarına yetişmiş ve tak diye çalışmaya başlayabilecek insanları isterler. tam da göçmelik yaş.
0
amandil
(04.01.21)
36 yaşındayım. 40 yaşında göçezeyim. yaşla alakası yok.
0
stewie
(04.01.21)
(4)

Onu sevdim

cosmicgadin
Bi kadının başka Bi kadını sevmesi, ya da arkadaşça birini sevmek ama çok sevmek. Love olmaz like olur diyorlar. Ama love bence?I really loved her?
Bi kadının başka Bi kadını sevmesi, ya da arkadaşça birini sevmek ama çok sevmek. Love olmaz like olur diyorlar. Ama love bence?
I really loved her?
0
cosmicgadin
(03.01.21)
Duygusal değilse hayranlık üzerinden olabilir aşka yakın derecede bi hayranlık belki o şekilde kullanılabilir
0
freebird5406_2
(03.01.21)
I did like her
I truly liked her
0
baldur2
(03.01.21)
I have a girl-crush on her.
0
ultranil07
(03.01.21)
Love kullanmak yanlış olmamalı bu durumda. Like anlam olarak zayıf kalır çünkü.
Love fiili nesne aldığında birinci anlamı sözlükte “ to feel deep affection for someone”. Buradaki affection hem duygusal yakınlık, hem de şefkat, düşkün olma vb. anlamlara geliyor.
Söylemek riskli geliyorsa “I love her dearly” deyip işin içinden çıkarım şahsen.
0
sevenay
(04.01.21)
(7)

otomatik saat tavsiyesi

baldur2
soyle klas ve zengin gosterecek ama pahali olmayan ne tip saatler veya markalar onerirsiniz?diver tarzi mi bakayim? yoksa dressing tarzi mi? marka ve butce olarak da seiko ve orient var aklimda ama bir tik ustu de olabilir? hangi marka ve modeli onerirsiniz?
soyle klas ve zengin gosterecek ama pahali olmayan ne tip saatler veya markalar onerirsiniz?

diver tarzi mi bakayim? yoksa dressing tarzi mi? marka ve butce olarak da seiko ve orient var aklimda ama bir tik ustu de olabilir? hangi marka ve modeli onerirsiniz?
0
baldur2
(03.01.21)
pahalıdan kastın nedir bilmiyorum ama hem nispeten uygun olsun hem güzel görünsün/göstersin diyosan seiko presage serisini önerebilirim. 4-5 bin liradan başlıyor.
0
etna
(03.01.21)
omega'ya cikamam butcem iste orient ve seiko alabilirim.
0
🌸baldur2
(03.01.21)
Tissot
0
gatherer
(03.01.21)
www.jomashop.com

su muthis degil mi?
0
🌸baldur2
(03.01.21)
güzel saat ama senin klas ve zengin gösterecek kriterini karşılamıyor. ayrıca bunu günlük kıyafetlerle takarsın, klasik giyime çok uymaz.
0
etna
(03.01.21)
dogru. presage serisine bakayim ama bir yandan da diver istiyor canim.
0
🌸baldur2
(03.01.21)
duster
(03.01.21)
(4)

"Kaybettin mi?" Yoksa "Kayıp mı ettin?" mi?

oophelia1
"Kayıp mı ettin?" Diye sorulduğunu biliyorum ama bunu hangi dil bilgisi kuralı sağlıyor öğrenmek istiyorum. Dil bilgisi bilen arkadaşlar yeşillendirirse sevinirim.
"Kayıp mı ettin?" Diye sorulduğunu biliyorum ama bunu hangi dil bilgisi kuralı sağlıyor öğrenmek istiyorum. Dil bilgisi bilen arkadaşlar yeşillendirirse sevinirim.
0
oophelia1
(03.01.21)
Bunlara yardımcı fiille kurulan birleşik filler deniyor. işte kaybetmek (kayıp etmek), hasta olmak, vb. "kayıp ettin mi?" yapısında sözdizimsel bir değişim söz konusu. bu da aslında anlamı değiştirmek veya vurgulamak için yapılıyor. ama başka durumlarda, bu ilk sözcükle yardımcı fiil arasına arasına başka sözcükler girebiliyor: "söylediğimden hoşnut bile olmadı" gibi. bunu "söylediğimden hoşnut olmadı bile" diye kurarsak anlamda ufak da olsa bir değişim, bir vurgu değişimi olur.
0
osuran imam
(03.01.21)
kayip mi ettin kulaga daha dogal geliyor.

kaldi ki bu ikisi anlam olarak farkli aslinda.
kayip mi ettin derken, bilmedigin bir soru soruyorsun.
kaybettin mi derkense, sanki o kisinin o seyi kaybedip kaybetmeme ihtimalini biliyormussun veya tahmin ediyormussun da, kaybettigini onaylamak icin soruyorsun gibi geldi.

Not: emin degilim ama cikarimim bu yonde.
0
baldur2
(03.01.21)
baldur+1

Eklemem gerekirse, spesifik olarak bu kalıbın doğru hali dahi kulağa biraz ters geliyor. Hangisini kullanacağını bilemediğinden "kayba mı ettin" gibi biraz yöresel bir ağızla bu ifadeyi kullanan insanlar bile gördüm.
0
synesthesia
(03.01.21)
Kayıp mı ettin doğru. Çünkü kaybetmek aslında edilgen fiildir, fail yani özne isteyerek yapmaz, irade yoktur ama olumsuzluğun sorumluluğunu üstüne alır özne. Yani bu kelime öyle bir kelime. Yoksa eğer bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek, görünmez veya ulaşılmaz kılmak tarzında bir anlamda kullanılacaksa "kaybettin mi" diye de sorulabilir ama kaybetmek kelimesinin kendi anlamı olmaz, argo olur ve zaten bence çok az kullanılıyordur.
0
1bir1bir1
(03.01.21)
(11)

banyo havlusu kullanma rutininiz nedir?

baldur2
2-3 tane banyo havlusunu donusumlu mu kullaniyorsunuz? yoksa 1 tanesini 1-2 hafta boyunca kullanip her gun kurutuyor musunuz?
2-3 tane banyo havlusunu donusumlu mu kullaniyorsunuz? yoksa 1 tanesini 1-2 hafta boyunca kullanip her gun kurutuyor musunuz?
0
baldur2
(03.01.21)
çamaşır makinasına denk geldikçe atarım. en fazla 4-5 gün yıkamadan kullanırım. duş sonrası hemen makina çalışmayacaksa çamaşırlığa asarım ertesi gün kullanırım.
0
Tochinoshin
(03.01.21)
bende cok havlu var. her birini sadece 1-2 kez kullaniyorum ve sonra hepsini yikiyorum.
0
batlegolas
(03.01.21)
2-3 günde bir değiştiriyorum.
0
ms brownstone
(03.01.21)
Kendimi bayaa pis hissettim yorumlari okuyunca. 1 bornoz bir de sac havlum var, 3-4 gunde bir dus aliyorum anormal bisey olmadiysa (les gibi terlemememi getektiren biseyler olduysa). O bornoz ile havluyu da ayda bir yikiyorum.
0
taurina
(03.01.21)
@taurina
yorumlari okumana gerek yok kanka, 4 gunde bir dus mu alinir :D
0
🌸baldur2
(03.01.21)
Banyo yaptıktan sonra kurulandığım havluyu belki ayda bir değiştiriyorum. Kurulanıp asıyorum. Üstümdeki su temiz su zaten.

@taurina Ayrıca ben de 3 günde bir duş alıyorum. Takma kanka. Dışarı çıkmıyorum, işe gitmiyorum. Spor yapmıyorum, terlemiyorum. Baraj seviyeleri gelmiş %20'ye dayanmış, her gün duş mu alacağım. Kokmuyorum, kaşınmıyorum. Ciddi ciddi su probleminden sonra ikiden üçe çıkardım periyodu. Anlaşılan buradaki çoğu insan acayip su tüketiyor. Ya da pastırma genli oldukları için bir günde kokmaya başlıyorlar.
0
prole
(03.01.21)
3 havlum, 2 bornozum var kapıda asılı. Her kurulanma sonrası doğruca kirli sepetine gidiyor kullanılan havlu yahut bornoz.
0
dilemma of subscribtionability
(03.01.21)
Haftada bir değiştiriyorum. Her gün duş alırım, saçımı yıkarım. Pastırma genliyim demek. :))
0
auroraaurora
(03.01.21)
Suyun değerini idrak edemeyenler yüzünden çok büyük sıkıntılar yaşacağız yakın gelecekte, temizliğin ve temiz kalmanın türlü yolları her zaman vardır ancak suyun yerine konulacak başka bir şey asla yoktur ve olmayacaktır!
0
zekicalik
(03.01.21)
Her gun dus almak ve sac yikamak vucudun yag dengesinj bozar.
Suyu bosa harcamanin yaninda deriye de zarar veriyor yani.

Soruya cevap: aktiviteme gore 2-3 gunde bir dus aliyorum, havlumu ayda degistiriyorum. Yuz havlumu da 2 haftada bir degistiriyorum ama cok havlum var, yani surekli surekli makinada havlu yikanmiyor.

Bu arada dus alirken her seferinde dus jeli de kullanmiyorum. hatta dis fircalarken suyu da akitmiyorum. Suyun kiymetini bilin, tek kullanimdan sonra kirliye atmak ovunc kaynagi olmamali :(
0
kuehles blondes
(03.01.21)
Havlu ve bornoz temizlenmiş bir bedene temas ettiği için nemli bir koku üreyince (ki bu bakterilerin üremeye başladığını gösterir) yıkanması gerekir, bu da ayda 1 kez yıkanması ve her kurulanmadan sonra açık hava ve güneşte kurutulması gerekli anlamına geliyor.

duş sıklığı kişiye ve şartlarına göre değişmekle birlikte yazın günde 1 kez kışınsa 2 günde birden fazla yıkanmak cilt sağlığı vs sorunlara da yol açabilir.

hijyen her durumda sağlıklı olmayabilir, temizlikse sağlıklı olandır.
0
babafingo
(04.01.21)
(4)

James' car derken nasil okuyoruz?

speedy
Hani s ile bitenler cogul olunca is, iz diye okunuyordu. services söövisiz falan.Burda James'in arabasi hakkinda konusurken James' car (James's car ya da) derken de Ceymsiz mi okuyacagiz yoksa normal Ceyms mi?
Hani s ile bitenler cogul olunca is, iz diye okunuyordu. services söövisiz falan.

Burda James'in arabasi hakkinda konusurken James' car (James's car ya da) derken de Ceymsiz mi okuyacagiz yoksa normal Ceyms mi?
0
speedy
(03.01.21)
Ceymsis kar. Ornek:

youtu.be

Sonunda bricit consus dayiri diyor.
0
hot potato
(03.01.21)
ceymsis evet.
boyle olunca ekstradan bir tane is ekliyorsun telaffuza.
0
baldur2
(03.01.21)
Elf kulaklarım bugüne kadar yanlış duymadıysa bu tip kullanımlarda s’yi daha kalın, biraz z gibi kullanıyor ecnebiler. Ceymziz kar, ceymsiz kar gibi
0
avatar is back
(03.01.21)
Bu arada İngiliz İngilizcesinde özel isimler s ile bitse de 's takısını alır iyelik eklerinde.

cats' -> kedilerin.
James's -> James'in.

Amerikan İngilizcesinde özel isimler de s almaz.

James'
0
himmet dayi
(03.01.21)
(1)

Bakaya ve yurtdışına çıkış

alexsei
Bakaya kişi yurtdışına çıkabilir mi? Çıkmazsa herhangi bir püf noktası var mı teşekkürler şimdiden
Bakaya kişi yurtdışına çıkabilir mi? Çıkmazsa herhangi bir püf noktası var mı teşekkürler şimdiden
0
alexsei
(02.01.21)
Evet cikabilir.
0
baldur2
(03.01.21)
(20)

bim de satılan toblerone un tadı vs migros da satılan toblerone

ala09
aralarında fark var mı sizce?
aralarında fark var mı sizce?
0
ala09
(02.01.21)
Neden olsun? İkisi de turkiye pazarında satılıyor. Şu an açıp bakamayacağım muhtemelen de Türkiye de üretiliyor. Ama ülke değişince değişir.
0
allah yazdiysa bozsun
(02.01.21)
İndirim marketlere farklı ürünler gidiyor.
Yerli ürünler için bile geçerli örneğin sütaş, nestle vs.
0
rewlack
(02.01.21)
İmkansız. İkisi de aynı yerden tedarik ediyor.
0
himmet dayi
(02.01.21)
Tobleron u bilmem de Beypazarı sodada var bence farklılık ama ispat edemiyorum o ayrı tabii:) ayrıca imkansız da değil.
0
primetime
(02.01.21)
Migrostan aldığım fuirt nut trde üretilmiyor. Bence fark yoktur.
0
Denton
(02.01.21)
Nutella da var mesela. Farklı içerik gidiyor buna artık eminim.
0
lion de la Turquie
(02.01.21)
fark tadı var.
üreticiler farklı satış yerlere farklı ürün veriyor.
şöyle söyleyeyim ülker çikolatalı gofretin bile 5-6 farklı çeşidi var.
siz ucuza aslında kalite olarak düşüğünü alıyorsunuz.
0
alt4y
(02.01.21)
toblerone'u bilmiyorum ama gerçekten yukarıdaki yorumlarda yazılı tat farkı var, ben bunu ilk kola'da farketmiştim. daha şekerli gelmişti. sonra ülker çikolatalı gofrette fark ettim. resmen damağımda yağ tadı kalmıştı.
0
trajikomix
(02.01.21)
Var. Mesela BİM'de satılan çokonatlar ile BİM haricinde satılan çokonatlarda farklı. (bkz: tağşiş )
0
berkan11
(02.01.21)
ucuzluk marketlerde satılan bir çok ürün diğer yerlerden aldıklarınızdan farklıdır. Bir markanın tereyağlarında ambalaj etiketinde ki bit kadar yazıları okuduğumda bunu görmüştüm . Migrostan aldığım üründe %85 süt yağı içerir yazıyordu ama ucuzluk marketlerde 15 tl daha ucuz olan aynı ambalaja sahip ürün etiketinde bu oran %65 ti..
0
delikedidilimiyedi
(02.01.21)
Evet var. Mümkünse Bim'den hiçbir gıda ürünü almamak lazım.
0
msb
(02.01.21)
Saçmalıyorsunuz. Fark varsa ve dediğiniz gibi içeriklerde bu görünüyorsa ispatlamanız çok kolay. Birebir aynı olan ürün ve bir pakette 85, diğerinde 65 ve buna benzer şeylerden bahseden arkadaşlar lütfen ispatlayın ve biz de bilinçli tüketici olalım. Ancak hafızanız sizi aldatıyor bence.
0
adivar
(02.01.21)
Arkadaslar her yorum tam aksi iki gorusu savunuyor hepsine tik atiyorum ama cevap bulamadim :(
0
🌸ala09
(02.01.21)
tobleron değil ama ismini vermeyeyim başka gıda ürünleri için konuşuyorum, birebir aynı ürünlerin üretim reçeteleri migros, bim ve a101 hepsi için farklı. adamlar bizden teklif isterken max üst fiyat veriyor, yani sattığımız ürünün fiyatını biz değil alıcı belirliyor, biz de kar etmek için ona göre reçeteyi düzenleyiyoruz, tabii bu bimìn bilgisi dahilinde.bu fiyata bu malzeme diyoruz onaylar alınıp üretim yapılarak sevk ediliyor.

@adivar fark varsa ispatlamak kolay demiş. İspatlasan ne olacak sanki, yapılan kanunen yasak değil ki, her şey yasalara uygun. Etik kısmı tartışılır orası ayrı.
0
zikardo
(03.01.21)
Evet yapılan kanunen yasak değil ve etik dışı değil. İspatıda çok kolay. Ayrıca merak edenler BİM'den bir çokonat alsın bir de merkezi bir yerden bakkaldan veya tekelden çokonat alsın (tabii o satıcılarında BİM veya migrostan tedarik etmemiş olması önemli) ayrıca dikkatli bakarsanız ambalajlarında bile ton farkı var.
0
berkan11
(03.01.21)
@berkan11 +1.

arkadaş güzel özetlemiş. tağşiş denen durum var ve yasak değil. hiçbir ürün tek noktadan çıkmaz. farklı üretim hattından ve içerikten gelen üretimler çok farklıdır. mesela amerikan coca cola sını içenler türkiyedeki kolanın yoğun şeker aromalı olduğunu hemen anlayabilir. bitli baklavanın kör alıcısı vardır sözü boşa değil. her mal satılacağı yere göre imal edilir. hee bir de aradaki tat farkını herkes anlayamayabilir. bu da normal. ancak bu sadece türkiye değil tüm ülkelerde olan bir durum değil. ukraynada yaşıyorum buradaki atb market bim benzeri ama Silpo market migros ayarında. aynı ürün alıyorsunuz ama arada ciddi tat farkı ve aslında kalite farkı var.
0
ada meltemi
(03.01.21)
tağşiş nasıl yasak değil? tarım bakanlığının tağşişi ifşa ettiği listeler ne o halde

@zikardo şunu söylemelisin, reçetesi farklı derken,
misal bi çikolatanın normalinde, 20% kakao tozu olsun.
bim tavan fiyatı düşük tutuyor,
sen de %15 kakao tozu koyup, üzerine %20 mi yazıyorsun? (böylesi skandal zaten)
yoksa 3.kalite kakao tozundan %20 mi koyuyorsun
0
esref
(03.01.21)
migros'taki tobloreno ile bim'de satilan toblerone'un farkli olacagi hic aklima gelmezdi aga. ben mi cok safim bunlar mi cok seytan?
0
baldur2
(03.01.21)
@esref
hammadde oranları farklı olabilir, hammadde kalitesi farklı olabilir, birebir aynı tadı veren ama fiyatı farklı katkı maddeleri olabilir,hepsi mümkün. Tabii ki üzerindekiler kısmında neyse onu yazıyorsun. o sebepten zaten yaptığın yasal. Gıda mevzuatı nedir ne değildir araştırın, mevzuata uyduğu sürece yasal olarak bir sıkıntı yok.

Sıkıntı şurada devlet gıda firmalarının isteğiyle o mevzuatte sürekli oynamalar yapıyor, 3 sene önce peynir ya da tereyağı olarak tanımlanan şey ile güncel mevzuattaki tanımlar farklı. eski mevzuatta adına peynir diyemeyeceğin karışımlara güncel mevzuatta gayet peynir diye satabiliyorsun, yasal ve sıkıntı yok. Yani en başta devlet vatandaşını koruması gerekirken o izin veriyor bu işlere.

Bak mesela bizim sektörden bir örnek vereyim. Üretimin en dibi, çer-çöp-hurda diyebileceğin malzeme. 6 ayda bir devlet mevzuatı değiştiriyor. O hurda malzemeyi hammadde olarak kullanmak 6 ay yasak iken sonra bir anda serbest oluyor, firmalar 6 ay boyunca stoklayıp sonra serbest hale gelince birden piyasaya sürüyor ve tüketiyor.

ayrıca son olarak şunu söyleyeyim, çalıştığım firma çok büyük ve risk alamaz, o yüzden ambalaj üzerinde içerik neyse onu yazıyor tam olarak. Ama bunu denetleyen hiç bir devlet kurumu yok, yani isteyen istediği gibi yanıltıcı bilgi yazar kolay kolay da yakalanmaz.

mesela ürünlerin üzerinde kalori bilgileri yazan tablolar falan var ya, onlarda yalan ve uydurma tamamen. her sektörde belli şablonlar var, herkes aynısını kopyalıyor kimse kendi ürününe analiz yapıp kalori besin ölçümü falan yapmıyor yani.
0
zikardo
(03.01.21)
esref, tağşiş yasak değil kanuni ama yanlış bilmiyorsam tağşişin belli bir nispeti var. Buradaki durum firmaların mevzuata uyup uymaması. (ki çoğuda uyuyor kimse itibarına leke sürmek istemez),

baldur2, BİM'de ki durumun benzeri Migros içinde geçerli :)

zikardo, bahsettiğin tablolar su şirketlerinde de uydurma mesela değerler mevsimsel olarak değişebiliyor ama etiketler hep aynı.
0
berkan11
(05.01.21)
(12)

sokağa çıkma yasağı yok mu?

toucheamore
https://istanbuluseyret.ibb.istanbul/camerabağdat caddesi maaşallah pek kalabalık. bu nasıl sokağa çıkma yasağı?
istanbuluseyret.ibb.istanbul

bağdat caddesi maaşallah pek kalabalık. bu nasıl sokağa çıkma yasağı?
0
toucheamore
(02.01.21)
ataşehir'deyim, herkes dışarıda valla.
0
roket adam
(02.01.21)
Saçma bir şey zaten. İnsanların temiz havayı tercih etmesi sevindirici.
0
catch the arrow
(02.01.21)
haha. turkiye'de hangi kural uygulanmis ki bu uygulansin.
0
baldur2
(02.01.21)
araç kullanmadan yürüme mesafesi diyor, sahil bize yürüme mesafesi çıktık yürüdük ufak alışverişimizi yaptık döndük. muhtemelen caddedeki kalabalık da aynı mantık.
0
orpheus
(02.01.21)
insanlar kapali kalmaktan sikildilar, hava da guzel olunce ekmek almaya, markete cikiyorlar, elinde firin posetiyle yuruyerek edirne-kars gidebilirsin bence :)
0
exlibris
(02.01.21)
aynı linke ben de tıkladım. bomboş işte? 3-5 kişi var. işten dönüyordur. markete gidiyordur vs.
0
glamdr1ng
(02.01.21)
ne elde ediyosunuz uc gun insanlarin evde bes gun disarda sonra dort gun evde durmasindan ne anliyosunuz ki cikanlara NASIL CIKIYO YASAK YHA diye soruyorsunuz. bilimsellikle alakasi olmayan ama konuyu pandemiye baglayip konulan yasaklarin yeterinxe uygulanmamasindan rahatsiz oluyorsaniz saglam bir cezaya muhtacsinizdir.
0
ala09
(02.01.21)
muhtemelen markete diye cikan insanlardi, su anda sadece 1 kisi gorebildim iki kamerada
0
tahtakafa
(02.01.21)
Sokağa çıkma yasağı yok, kısıtlaması var. Muaf olan çok kişi var. Lütfen ikisini karıştıramyalım
0
infernalcadre
(02.01.21)
Cadde gayet boş martıyla geçen bi tip var sadece.
0
condom kurşunu
(02.01.21)
İzmir'de de aynı durum var.
Yasaklara uyan sadece biz miyiz diye düşünüyorum.
Sabahın köründen geceye kadar Tofaş arabalar arabesk müzik çalarak geziyor. Kurye olmayan motorlar mesela. Üzerinde iki kişi böğürerek eğleniyor. Caddeyi kat edip geri dönüyorlar.
Bazılarının dediği gibi sokağa çıkamadığım için böyle düşünmüyorum.
Mecbur olmasa evden hiç çıkmam, virüslü iş ortamına gitmem.
Ama bu denetimsizlik ve cehalet yüzünden biz daha çoook evde otururuz.
Zaten aşının etkinliği de kuşkulu hale geldi iyice. Mutant virüs ortaya çıkınca Pfizer Biontech üretimi durdurdu. Beklemeye geçti.
Önlem almaktan başka şu anda yapacak bir şey yok. Bu yüzden duyuru sahibi haklı. Kıskançlık vs palavra.
0
pro9it9is9
(02.01.21)
İstisnalar kaideyi bozmaz Yasak yok kısıtlama var ve açıklanan rakamlar kısıtlamanın ne kadar başarılı olduğunun ispatı.
0
berkan11
(02.01.21)
(15)

Bildiğiniz İmam nikahı yaptırmayan müslüman evli çift var mi?

cay sigara
Şu istatistige katılanların %30 u evlilik icin imam nikahina gerek yok demis.Laik muslumanlar bile bu imam nikahini mutlaka yapar diye biliyorum. Sizin bildiginiz, imam nikahsiz muskuman cift var mi; yaygin mi bunlar, yoksa istisnai mi? Buradan sonuc cikartirsak, Bu abkete yanit veren, %30 dinsiz di
Şu istatistige katılanların %30 u evlilik icin imam nikahina gerek yok demis.

Laik muslumanlar bile bu imam nikahini mutlaka yapar diye biliyorum. Sizin bildiginiz, imam nikahsiz muskuman cift var mi; yaygin mi bunlar, yoksa istisnai mi?

Buradan sonuc cikartirsak, Bu abkete yanit veren, %30 dinsiz diyebilir miyiz?



twitter.com
0
cay sigara
(02.01.21)
çok yaygın değil, ama bir kişi biliyorum. arkadaşım müslümanım diyen seküler biriydi, yani ramazanda arada bir oruç tutan ama hayat tarzı olarak islamla çok alakası olmayan.. onlar dini nikah yaptırmadılar.

ayrıca diyanete göre resmi nikah yapıldıysa dini nikah elzem değil. cevap verenler bu bilgiye dayanarak da gerekli değil demiş olabilir.

bkz: kurul.diyanet.gov.tr
0
evanka
(02.01.21)
ben kendimi inanclı bir musluman olarak tanımlıyorum, dini nikah yaptırmadım. cunku nikah dinen= cevrenin senin birlikte oldugun kişiyi bilmesi ve eşin olarak tanıması. bitti. seramonisi falan yok
0
art vandaley
(02.01.21)
"Bu ankete yanit veren, %30 dinsiz diyebilir miyiz?"

Hayir, diyemeyiz. Sosyal bilimlerde pek cok konuyu "proxy" ile olcebilirsin, ama din konusunda, hele hele bu iki secenek arasinda (inancli veya tanritanimaz) proxy soru kullanamazsin. burada bireyin kendini nasil tanimladigi onemlidir/esastir.
0
lamartin
(02.01.21)
Dini nikah diye bir şeyin olup olmadığını araştırdınız mı hiç?
0
kisa
(02.01.21)
biz varız, annem&babam var çevremde de nerdeyse kimse yaptırmadı ki annemler 80li yıllarda yaptırmamışlar
0
melodi
(02.01.21)
Biz de yaptırmadık, arkadaş çevremde de var yaptırmayanlar. 80'li yıllarda annem babam yaptırmamış - ki annem ve ailesi bizlere göre çok daha inançlıdır-. Sonuçta nikah @art vandeley in de yazdığı gibi evlendiğin kişiyi topluma ilan etmek demek,dolayısıyla biz gerek duymadık.
0
aykaranlık
(02.01.21)
dini nikahi yapip, resmi nikahi yaptirmadiginizda nikahiniz gecerli sayilmiyor, fetva hatlarini arayip sorabiirsiniz. cunku resmi nikah olmadan devlet sizleri es ilan etmiyor ve serri kurallara gore devletin dedigine tabii olmalisiniz.

hatta bu yuzden Turkiye'de erkek diger sartlari saglasa bile, ikinci es alamiyor, cevaz verilmiyor. cunku ikinci esin sosyal haklarini koruyamazsin erkek es olarak vs.

bu yuzden imam nikahi biraz formalite gibi olabilir, yaptirmayanlar varsa gayet normal bi durum Muslumanlar icin.
0
kırmızıayakkabılıgargamel
(02.01.21)
Konuyla ilgili şu videoya bakabilirsiniz
youtu.be
0
karabasun
(02.01.21)
çevremde tek tük duydum. nadir yani.
bi de dini nikah biraz tuhaf geliyor bana yani inanan,müslüman biri için bile tuhaf geliyor. yani eğer her şeyi islam hukuku, kuralı ve koşullarına göre yaşamıyorsa. ne bileyim ofiste çalışıp, atıyorum okulda öğretmen olup dini nikah yaptırmayı bir zorunluluk gören biri garip geliyor. ritüel içinse ayrı tabi. yani bence şu anda yaptıranların da hepsi demiyorum ama büyük çoğunluğu ritüelden zaten, adettir diye yaptırıyor.
bir de sayıyı yükselten, 17-25 yaş arası inançlı gençlerin rahatça sevişme isteği.
yoksa sadece laik müslümanlar değil genel olarak normal evli çiftlerin sandığınız aksine illa yaptıralım dediklerini düşünmüyorum.
0
rewlack
(03.01.21)
yani neredeyse bildiğim yok :D

bu işler biraz adet meselesi. kına olayı 90larda neredeyse tamamen kalkmıştı, kırsalda yapılırdı. şimdi bir sektör olarak yeniden hortladı.
imam nikahı neden şart olsunki normal nikah yapılıyorsa? yani bu da biraz dönemsel eğilim gibi geliyor bana. benzer şekilde 90lar2000lerde falan azalmıştı yeniden çok önemsenir oldu sanki. %30 az bile geldi yani bana. bir 10 yıl önce daha yüksek çıkardı gerek yok diyenler.

yani demek istediğim şu an orta yaşı geçmiş evli çiftlere baksanız yeni evlenenlere göre daha azında imam nikahı görürsünüz.
0
jimjim
(03.01.21)
Biz yaptırmadık.
0
summatinyourteeth
(03.01.21)
2. Sorunuza cevap vereceğim nikah medeni bir akit, amaç evliliği topluma duyurmak. dini nikah daha çok kültür ile alakalı. Hayatımda 1 ilahiyat öğrencisi ile arkadaş olmuştum o da evlilik için dini nikaha gerek yok, resmî nikah yeterli derdi. Ben de öyle düşünüyorum ve müslümanım.
0
kestane gürgen palamut
(03.01.21)
Kayınvalidemle kayınpederim imam nikahı yaptırmamış, resmi nikah evliliğimizi kanıtlıyorken imam nikahına gerek duymadık demişti kv. 80 de evlenmişler valla bravo dedim. Biz eşimle yaptırdık aman milletle mi uğraşacağız diye.
İnanış olarak da, başı açık, Cuma günleri türkçesinden kuran okuyan, artık oruç tutamadığı için fitre veren vs bir kadın kendisi.
0
somethinginthewayshemoves
(03.01.21)
bizim de yok ama allahsiz degiliz :)

benim umrumda degildi ama hatun benden dindar, istedi ama yaptir(a)madik. Mevzu soyle gelisti: Turkiye'de evlendik ama zamansizliktan dini nikahi halledemedik. Yurtdisindayiz, burdaki camilerden birine gittim imami buldum, prosedur $150 nakit + 2 sahit ama sahitler erkek olacak dedi. Hayirdir ama neden illa erkek dedim, kadinlarin sahitligi sayilmaz dedi, peki dedim ciktim. Hatun arabadaydi, proseduru anlattim. Ayni soruyu o da sordu, sizin sahitliginiz sayimiyor bizim dinde musluman kardesim dedim, bana burada yazsam silinecek olan seyler soyledi. Mevzu da boylece kapandi :)

Bizim dinimiz insanlari dinden sogutmak ustune kurulu elhamdulillah..
0
cooperr
(03.01.21)
imam nikahi muhafazakarlar arasinda bile yaygin degil ki. sen nerede yasiyorsun aga?
0
baldur2
(03.01.21)
(3)

Vietnam Savaşındaki nasıl yazılır

anti-kahraman
Merhaba,Vietnam Savaşındaki askerler mi?Vietnam Savaşı'ndaki askerler mi?yoksa başka bir şey mi?
Merhaba,

Vietnam Savaşındaki askerler mi?
Vietnam Savaşı'ndaki askerler mi?

yoksa başka bir şey mi?
0
anti-kahraman
(01.01.21)
Ikincisi doğru.

www.tdk.gov.tr

Ara: Savaş
0
ryhmer
(01.01.21)
ikincisi dogru.
0
baldur2
(02.01.21)
İkincisi gibi yazilacak.
0
invictae
(02.01.21)
(6)

British sitcom önerisi

ishak77
1990-2004,2005 yılları arası tavsiye ingiliz sitcom, komedi dizileri ?
1990-2004,2005 yılları arası tavsiye ingiliz sitcom, komedi dizileri ?
0
ishak77
(01.01.21)
Coupling (UK)
The Office (UK)
Black Books

2006'da başlamış olan The IT Crowd'ı da şiddetle öneririm.
0
himmet dayi
(01.01.21)
spaced
0
signore
(01.01.21)
Peep show
0
baldur2
(01.01.21)
Black Books +1
0
ms brownstone
(01.01.21)
how not to live your life
0
pebbles flintstone
(01.01.21)
How not to live your life +1

Little Britain
0
kleider
(01.01.21)
(6)

OkCupid'ciler buraya

yarey
Eskiden okcupid'de kriterlerine göre arama yapılabiliyoduŞimdi değişmiş galiba yapaamiyosun.ALgoritm karşına kimi getirirse onu ya sağa ya sola kaldiriyosun anca. Tinder gibi olmuş sanki.Doğru muyum yoksa ben mi bulamadım?Bir de 15 kişi beni beğenmiş güya ve ne hikmetse algoritma bir türlü beni beğe
Eskiden okcupid'de kriterlerine göre arama yapılabiliyodu
Şimdi değişmiş galiba yapaamiyosun.
ALgoritm karşına kimi getirirse onu ya sağa ya sola kaldiriyosun anca. Tinder gibi olmuş sanki.
Doğru muyum yoksa ben mi bulamadım?

Bir de 15 kişi beni beğenmiş güya ve ne hikmetse algoritma bir türlü beni beğenen kişileri çıkarmıyor karşıma. Illa "para say" diyor uygulama yani.

Bu arada erkeğim ve 15 hatun beğenmiş, hemcinslerime soru: sizde de gizli like sayısı alıp başını gidiyor mu? Keriz avı değil mi resmen?
0
yarey
(29.12.20)
en basta x kisisi begendi hemen uye ol tam bir sazan avidir.
0
baldur2
(29.12.20)
Tamam 2-3 kişi olur başta onu biliyorum.
Ama bir hafta oldu her gün yenileri ekleniyor.
Bence biraz cilkini çıkarmışlar
0
🌸yarey
(29.12.20)
Bende de çok var onlardan. tahmin ediyorum yarısı tatar ramazan, kalanı da brezilyalılar. Çekik gözlüler de istila ettiler. Kızların çünkü gelen taleplerden sağa sola atacak vakitleri çok olmuyor. birinin beğeni sayısı 4000+ gördüm mesela. gelen beğenilere çok takılmayıp senin yürümen lazım.
0
IncredibleMau
(29.12.20)
Paralı üyeyim. Tüm dünyadan beğeniliyor. Endonezya ve Filipinler'deki kadınlar önüne geleni beğeniyor. Türk erkeği gibiler asgdaskd. bende 1000+ beğenme var. 800'ü Güney Asya'dan.

senin 15'in 14'ü endonezyadan şişkot bir kızdır, kesin. para verme boşuna.
0
stewie
(29.12.20)
Haaa evet Malezyali ve Endonezyalilar bu arkadaşlık uygulamalarının suyunu çıkarıyor bak onu unutmuştum.
Ne abaazalar var ve hahaha
0
🌸yarey
(29.12.20)
Filipinleri de unutmayalım.
0
arnold schwarzeneger
(29.12.20)
(5)

banka hesabina para yatirmak

baldur2
bir banka subesine veya atm'ye gidip x derneginin hesabina para yatirsak, bu dekontta veya makbuzda yatiran kisinin ismi gorunuyor mu? veya atiyorum x kisininin benim adima yatirma hakki var mi? arkadasim yatiracak mesela ama dekontta benim adim olacak. mumkun mu?
bir banka subesine veya atm'ye gidip x derneginin hesabina para yatirsak, bu dekontta veya makbuzda yatiran kisinin ismi gorunuyor mu? veya atiyorum x kisininin benim adima yatirma hakki var mi? arkadasim yatiracak mesela ama dekontta benim adim olacak. mumkun mu?
0
baldur2
(29.12.20)
tc no istiyor bildiğim kadarıyla. kimi yazarsanııız o olur.
0
neymis
(29.12.20)
vekaletnameye gerek var mi? yoksa arkadasim direkt yatirabilir mi? atm'den de mi tc kimlik numarasi giriyoruz?
0
🌸baldur2
(29.12.20)
normal işleyişte x kişisi gidip y hesabına para yatırırsa dekontta yatıran adı x olur. Yok sen y kişisi hesabına para yatırılsın ama dekontta yine yatıran y yazsın istersen normal şartlarda talimat lazım.

fakat... atm'den kartsız para yatırma olacak ise kimlik no. kim girilirse onun adı yazar. Kartla yatırılacaksa kart sahibinin adı yazar.
0
koskoca kirpi
(29.12.20)
en son bu iş için atm kullanalı yıllar oldu ama atm'den başka hesaba para yatırınca makbuz üzerinde isim göründüğünü hatırlamıyorum. başkası, sanki siz yatırıyormuş gibi yatıracaksa sizin tc kimlik numaranızı girecek.
0
sanat guresi
(29.12.20)
İşlemi kimin yaptığı görünür. Derneğe bağış yapmak istiyorsan işlemi sen yaparsın ama açıklama kısmına dernek hesabına kimin adına yatırdığın bilgisi girilir. Başkasının kimlik bilgisiyle işlem yapamazsın. Yani sisteme o yapmış gibi gösteremezsin. Sadece açıklama kısmına onu yazabilirsin. Vekalet yada talimatlı işlemlerde de yine senin adın görünür.
0
silah taciri
(29.12.20)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.