Giriş
(14)

ev sahibi vs misafir

ercu cozer
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek. ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yeme
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.
a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek.
ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.
a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yemeğe gidelim diye bunları uyandırmaya çalışıyor. a ile c'de daha yeni yedik bir saat sonra gidelim çok uykumuz var,diyor. b ise olmaz yemek yiyip uyuyacağım ben gidip hemen yiyelim diyor.
bu arada a ile c uyukluyor.
a tam dalmışken b sinirli bir şekilde arabanın anahtarını verin ben tek gideceğim yemeğe diyor. a önce şaka zannediyor uyku sersemliği ile ama bakıyor b cidden sinirlenmiş. bu sefer a ile c uyanıp b'yi yemeğe götürüyorlar.
neyse başka bir zaman bir yere gidilecek bu sefer b uyanmadığı için plan iptal oluyor akşam yemeğe gidilirken a arabayı kullanıyor bir yandan da b'ye takılıyor klasik erkek muhabbeti şeklinde küfür ,hakaret vs olmadan;
" geçen biz senin için uyandık bugün sen bizim için uyanmadın bir saat dayanamadın vs" diye gülerek takılırken b sinirlenip uzatma, ne uzattınız bir şaka bir kere yapılır vs diye tersliyor a ile c şaka zannediyor ; a kişisi b'ye abi kendi aramızda eğleniyoruz buna niye yükseldin bu kadar iki güldük çok büyüttün diyor ama b ciddi. hatta navigasyonla yolu b tarif ediyor a'ya; a sağ mı sol mu diye soruyor b yolu da sinirle ters tarif edip yanlış yola sokuyor a'yı.
a da bu duruma çok bozuluyor ama a, misafir diye üstelemiyor geri kalan 2 günlük sürede ne şaka yapıyor ne de gereksiz muhabbet yapıyor;
yemek ne istersiniz, nereyi gezeceksiniz,ne istersiniz bunun dışında hiçbir yakınlık göstermiyor modu düştüğü için.
misafirler diye b ile c'yi elini cebine attırmadan ağırlayıp yolcu ediyor.

a'nın modunun düşmesi ve olaydan sonra sıcaklık gösterememesi misafire ayıp mıdır yoksa b hak etmiş mi?
0
ercu cozer
(08.08.26)
Misafire kendi evinde saygısızlık etmek istemez kimse ama misafirin daha saygılı olması gerekmez mi adam açmış evinin kapısını tatil hizmeti sunmuş bence a kişisi fazla sabırlı davranmış c yi de anlamadım aman ağzımızın tadın kaçmasın ali rıza bey moduna girmiş gibi a olmadan b yi kenara çekip silkeletmesi gerekiyordu.

Ayrıca b kişisi narsist fazla şımarık biri gibi geldi bana.
+2
egerbiryolcu
(08.08.26)
Harflerle cok takip edemedim. Ayiplik bir durum yok elinden geldigi kadar yapmis iste cok bile. B kişisinin sinirlenmesi de tamamen tatil yorgunlugu sonucu ortaya cikan huysuzluk.
-1
mbond
(08.08.26)
b bayagi kil, sevimsiz, ariza birine benziyor. kufur ederdim de boyle biri icin ban yemeye gerek yok.
+2
baldur2
(08.08.26)
b çocukluk dönemini kapatamamış.
+3
lazpalle
(08.08.26)
c , b’yi uyarsa bu şekilde olmazmış sankim.
0
homohominilupus
(08.08.26)
B beş yaşındaki oğlan çocuğu herhalde? Bu kadar saçma sebeple alınganlık yapıyorsa sanıldığı kadar yakınlık yok demektir dolayısıyla da ayıp edilmemiş b’ye.
+1
ekimoloji
(08.08.26)
B de small dick energy var
+1
Hallegadola
(08.08.26)
olay gerçekten böyleyse C olsam A gibi usül erkan bilen bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissederdim. Helal olsun herkes bu derece alttan alıp sabır göstermez, fazla bile dayanmış bence.

A ve C olsam B nin ancak bayram mesajlarına cevap verirdim bu saatten sonra, o da 3. günü falan
+1
fatihdr
(08.08.26)
b tipi adamlar yorucu oluyorlar.Ben olsam bir sey demem ama bunu kenara yazip bir daha da b yi evime davet etmeli plan yapmazdim. Cana yakinlik seviyesini dusururdum
+2
turkuaz
(09.08.26)
bunlar gelip sende kalacak olan ve gezdirilmek isteyen arkadaş grubu değil mi ? zaten gelişleri de emrivaki olmuştu. haklı haksız aramaya gerek yok yok B şahsın ergen tavırları olduğu açık ama ilk adımda 1 saat önce yemek yenmişken ben kalkıp gitmezdim arabayı da vermem gitsin taksiye binsin. küserse de küsebilir onun seçimi.
+1
orpheus
(09.08.26)
Ev sahibi ev sahipliğini yapmış. Bir daha da B herhangi bir plana dahil edilmemeli. Birine evini açmak yeterince büyük bir olay bence, B haketmiyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.08.26)
a sizsiniz. b ile c de 300-500 km mesafeye günübirlik gidip gelelim diyen misafirleriniz mi?
0
co2s2
(10.08.26)
a aşırı haklı, b şımarık hayatın kendi etrafında döndüğünü sanan bir arkadaş.
0
liberal
(10.08.26)
Hocam bu arkadaşlar sana bizi 500 km lik yere getir götür diyen adamlar değil mi? Evini açarak çok şey yaptın zaten hatta arabanı da verdiğini hatırlıyorum.

Sal gitsin bence.
+1
kumandanim
(10.08.26)
(11)

Salah B**klaması

eisberg
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın de
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın defansını falan dağıttığı görüntüler geliyor gözüme. Harbi çöp bir transfer mi neyi kaçırıyorum?

Dehşet maliyeti dışında kötü transfer gibi görmedim.
-3
eisberg
(06.08.26)
Dehşet maliyeti dışında herhangi bir kötü tarafı yok.
Trabzon en kötü 2 yıl için 35 milyon euro gömmüştür buna.
Peki 2 yılda 35 milyon euro kazandırır mı? 35 milyon Euro'luk iş yapar mı? Hiç sanmam.
Ticari olarak çok kötü transfer.
+2
etna
(06.08.26)
ölü falan değil. türkiye liginde hala iş yapar.

ama maaşı inanılmaz yüksek 34 yaşındaki bir oyuncu için. 17 milyon euro maaş alacak. Osimhen 20 milyon gibi birşey alıyor. Yoksa Londradan çıkıp da Trabzona gelmez zaten. Parayı bastıkları için geliyor.

Ama Salah kalite olarak hala TSL nin üzerinde bir oyuncu.
0
nuevo
(06.08.26)
katkı yapar gayet. gs-fbye gelse böyle kötülemezlerdi.

zaten gelmesiyle birlikte maliyetinin çoğunu çıkardı. o gelmese bu kadar forma kombine satılmazdı. direkt 1 senelik maliyetinin yarısını çoktan çıkardı. daha sezon başlamadı bile.
-7
jelly bear
(06.08.26)
tabi ki çöp değil. liverpool için çöp olsa bile trabzonspor için tabi ki çöp değil. okudugunuzu tam olarak anlamıyor olabilir misiniz?
sorun zaten dehşet maliyeti olması. ucuz bir fiyata gelmiş olsa niçin eleştirilsin ki. fiyatı referans alarak yapılıyor bu yorumlar zaten. niçin her şeyi siyah veya beyaz gibi görüyorsunuz.
0
abelardo
(06.08.26)
dün şükela 1. girdi "top oynama niyeti olsa haftalardır tatil yapmaz bir takımla anlaşır çalışırdı buraya takılmaya geliyor" minvalinde bir şeydi hocam. siz buradan ne anlıyorsunuz?
0
🌸eisberg
(06.08.26)
Ne oldu da turk takimlari dunyanin en buyuk maaslarini vermeye basladi? Yakinda vergi olarak girer halka her zamanki gibi.
+2
baldur2
(06.08.26)
asıl sorgulanması gereken şampiyon olamayacak bir takımın bu kadar para harcaması.
son iki sezonu ve dünya kupasındaki performansı soru işareti bırakıyor. ama bizim ligimizde böyle topçular iş yapar. kendinde hala mücadele edecek gücü bulduğuna göre türkiyeye geldi yoksa abdye gider yata yata oynardı.
ayrıca salahın tam istediği oldu arabistana gitmeyi çok istiyordu küçük arabistana geldi.
son iki sezondur fb, gs, bjk deli para harcıyor sonları yine bankalar birliği olacak.
+2
my fault
(06.08.26)
bunu futbol perspektifinde gormemek lazim. akp'nin halk nezdinde kaybettigi halk destegini/gucunu futbol uzerinden iteklemesi olarak goruyorum. kante'nin alinmasi simdi bu. direkt hukumetin kendilerine yol yapma/gundem degistirme transferleridir.
-2
buenosdias
(06.08.26)
büyük ihtimalle sonu Zaha gibi olacak, büyük beklentilere gebe. bunları karşılayamazsa seneye gönderirler.

zaten potansiyeli olsaydı bonservisi elinde gelmezdi.
0
duyuruuser
(06.08.26)
trabzon fatih tekke dönemiyle birlikte bugüne kadar hep doğru adımlar attı. ucuza aldılar, parlattılar, sattılar. takdire şayan bir yönetim sergilediler. salah transferiyle, yaptıkları güzel işleri bir kenara bırakmış oldular. süper lig şampiyonluk primi 4-5 milyon euro iken, senelik 15-20 milyon eurolar havalarda uçuşuyor. galatasaray osimhen'e 20 verse de, osimhen'i tahsil kabiliyeti mümkün açık çek gibi düşünebilirsin, sakatlanmadığı sürece istediğin anda bozdur. salah transferi öyle de değil, yaşı itibariyle elinde kalacağı belli. galatasaray taraftarıyım, salah'ı türkiye'de izlemekten elbette keyif alırım ama galatasaraya (bu maliyetlerle) gelmesini asla istemezdim.
+1
yap desem yapmazsin he
(06.08.26)
Salah premierlig hariç her takımda iş yapar. Liverpool takımı yıllarca salah üzerine kurdu. Yani salahın istediği sistem olmazsa pek katkı veremez. Arada bir 2 gol atar o. Ama şu an herhangi bir ülkede ortalama bir takıma salahı versen almayacak takım yok. Biraz orta seviye takımlar bu tarz egolarla uğraşmak istemez. Bence trabzonda iş yapar.
+1
mikahakkinen
(07.08.26)
(16)

Sallıyorum

ananiyimioguz
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim."Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.

Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim.

"Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya "örnek veriyorum" derim mesela.

Kısa istiyorsan örneğin... de, misal... de, varsayalım... de ne bileyim yani "sallıyorum" nedir abi.

Edit: Bu arada mesela "sallamasyon" rahatsız etmiyor ama nedense "sallıyorum" pis geliyor.
-9
ananiyimioguz
(06.08.26)
Hoş değil bence de.
-1
mutekebbir
(06.08.26)
Ben de düşündüm şimdi, daha çok mesela kullanıyormusum.ama atıyorum veya sallıyorum diyenden de rahatsız olmadım hiç.
+1
etna
(06.08.26)
Neden abi neden? Geçen de birisi niye den rahatsız oluyordu. Rahatsız olacak başka şey mi kalmadı
+3
Rondak
(06.08.26)
ekmeğini dilden kazanan yılların edebiyat öğretmeni ve kelimeler üzerine düşünmeyi hobi olarak da çok seven biri olarak herhangi bir kelimenin itici veya çekici gelmesi hakkındaki görüşüm şudur: kelimeleri itici veya çekici yapan şey çoğunlukla kullandıkları bağlam, yer, zamandır. eğer bir kelime bir dilde varsa, o gereklidir, olması gerektiği için var olmuştur.

ortam ve hitap edilen kişiler daha ziyade itici, sevimli algısını bizde oluşturur. yani en azından benim açımdan öyle. sallıyorum, örneğin, söz gelimi, varsayalım, söz temsil vs vs. bunların hepsini yerine göre, ortama göre, kişilere göre kullanırım. tahminime göre çevrenizdeki kişiler bağlamdan bağımsız olarak çoğunlukla ''sallıyorum'' u kullanınca sizde bir antipati oluşmuştur.

hatta el yükseltiyorum bir kelimeyi bozup, deforme edip, karikatürize edip kasıtlı olarak telaffuz hatası yapmak bile sempatik bir hava katar gene yerine göre. her neyse hiçbir kelime rahatsız edici değildir. rahatsız edici yapan başka unsurlardır. kamu spotu: kelimeleri seviniz, kullanınız. bu sıcak günlerde dilin zenginliğini kullanarak yaptığınız sohbetlerde farklı farklı kelimeler kullanınız. çünkü onlar biz kullandıkça varlar.
+3
wilhelmwasmuss
(06.08.26)
Siz abinin sallamasından değil abiden rahatsız olmuşsunuz. Atıyorum dese de siz kıl olursunuz.
+3
mikahakkinen
(06.08.26)
tamamen aynı görüşteyim. 'atıyorum'u arada kullanıyorum (azaltmaya çalışıyorum ama) ve duymaktan da rahatsız olmuyorum; ancak sallıyorum'a aşırı uyuz oluyorum. çok varoş bir ifade hissiyatı yaratıyor.
-2
lil siztah
(06.08.26)
@mikahakkinen, hayır ya adamı severim sadece ondan çok maruz kalınca iyice rahatsız etmeye başladı. Yoksa mesela bir youtuber ı izliyorum o da çok kullanıyor, bana kaba ve varoş geliyor +1 @lil siztah
0
🌸ananiyimioguz
(06.08.26)
Rahatsız etmez ama çeşitlendirilmesi hoşuma gider. Yani her defasında sallıyorum demek yerine mesela, örneğin, atıyorum, sallıyorum vs gibi farklı seçenekler arasında rotasyonlu şekilde kullanmak daha güzel geliyor kulağa.
0
nundu
(06.08.26)
Sevmeyince yük olur karınca,
Sevince filler karınca.

Adamdan gıcık almışsın sadece.
0
ground
(06.08.26)
bazılarının ağzına yapışıyor ve sürekli söyleyince itici oluyor. "atıyorum" kelimesi için de geçerli aynı şey. bunlar bir de ağzını yaya yaya atıyorum veya sallıyorum der iyice itici olurlar.
0
abelardo
(06.08.26)
Atmak ya da sallamak.
İkisi de itici. Özellikle sallamak, daha argoya kaçıyor.
Neyi sallıyorsun yani?
+1
pro9it9is9
(06.08.26)
Atiyorum
Mesela
Ornegin
Diyelim

Bunlar salliyorumdan daha populer, yaygin. Salliyorum epey nadir bir kullanim gibi duruyor.
0
baldur2
(06.08.26)
Normalde pek rahatsız olmuyorum ama iş görüşmesinde örnek verirken "sallıyorum" veya "atıyorum" diye cümle kuranları garipsiyorum.
Bu adaylar nerede ne demesi gerektiğini tam kestiremiyorlarmış gibi geliyor.
0
burfak
(06.08.26)
Hiç rahatsız etmedi, etmez.

Bizi rahatsız eden şeyler aslında daha çok kendimizle de ilgili bir şey söylüyor olabilir.

Nasıl hissettiriyor sizi bunu duymak, ne zaman kimden duydunuz da rahatsız hissettiniz, o kişiyle normalde ilişkiniz nasıl, mesela çok sevdiğiniz bi arkadaşınız da ya da kardeşiniz vs söyleyince de aynı şekilde rahatsız oluyor musunuz?

Bi yöneticim vardı. Daha önceki işyerimde yaptığımız bi işi/başarıyı anlatırken “biz şu ödülü almıştık, şunu yapmıştık” falan diyince çıldırıyordu adam. Biz değil ben diyeceksin diye. Yanı tek başıma almamışım ki ödülü ekipçe almışım tabii biz diyeceğim.
İnanılmaz bir ego, adam başkasının biz demesine bile sinirleniyor.

Tamamen böyledir demiyorum sizin için ama bi düşünmek iyi olur bence. Başka hangi ifadeler rahatsız ediyor sizi, ne hissettiriyor..
0
selenophile
(06.08.26)
"Sallıyorum, atıyorum" kelimeleri ile "örnek veriyorum, mesela" kelimeleri aynı anlamı karşılamıyor. Daha doğrusu ben farklı yerlerde kullanıyorum.

"Örnek veriyorum" daha çok doğru ifadelerden bahsederken kullanılıyor. Verdiğim örnekte gerçek değerler kullanıyorum.
Örn: Altının hiç kar getirmediği dönemler oldu, örnek olarak 2011'de altın alanlar 2016'da ilk defa kara geçti.

Altın gerçekten de 2011-16 arasında yataya bağladı. Başka dönemler de var ama ben bu kısmı örnekledim.

"Atıyorum" da ise örneğin doğruluğu önemli değil. Karşı tarafın kıyaslama yapabilmesi ve somutlaştırması için kullanıyorum. Senaryo üretiyorum yani.
Örn: X firması her zaman daha çok maaş verir, atıyorum diğerleri 80-90 bin maaş veriyorsa X 90-100 bin verir.

Burada benim piyasadan haberim yok, maaşlar daha düşük ya da daha yüksek olabilir. Değerleri attım çünkü önemli olan X'in diğerlerinden yüksek maaş verdiğini vurgulamak.

Evet, sallıyorum biraz daha kaba kaçıyor, atıyorum daha fonetik ve uyumlu.
+2
iustitia omnibus
(06.08.26)
pro ortamlarda ben de takılıyorum bu kelimeye. "atıyorum" bir nebze kabul edilebilir ama "sallıyorum" rahatsız edici. arkadaş ortamında kabul edilebilir.
0
exlibris
(06.08.26)
(5)

KKTC'de evlenmek sorun yaratır mı?

asklambac
Merhaba,nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?teşekkürler.
Merhaba,
nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)

aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?

teşekkürler.
0
asklambac
(03.08.26)
Tecrübem yok ama evliliğinizi Türkiye'de nüfus müdürlüne işletmezseniz ilerde yurt dışında sorun yaşamanız muhtemel. Atıyorum oturum izni alacaksınız, eşiniz için de alırken evlilik belgesi isterer (Formül B). Bunu Türkiye'den almanız gerekir. KKTC'den alacağınız belgeyi tanımazlar. Türkiye'den alabilmeniz için de evliliğinizi Türkiye'de tescil edilmiş olması şart.
0
himmet dayi
(03.08.26)
Oturum, vatandaşlık gibi işlemlerde sorun çıkabilir. KKTC vatandaşları bile Türkiye ya da başka bir yerde nikah kıyıyor ki rum tarafı imkanlardan faydalanmak için.
0
eisberg
(03.08.26)
KKTC de evlenirseniz sadece KKTC tarafından tanınan ülkelerde evli sayılırsınız ve yarın öbür gün bir şekilde boşanırsanız KKTC'de yine sadece onu tanıyan ülkelerde boşanmış sayılırsınız. Mesela, Fransaya yerleşeceksiniz, aile birleşimi vs kullanamazsınız. Aile olmanın getirdiği haklardan seyahatte vs bile faydalanamazsınız çünkü onlar sizi evli saymıyor olacak gibi gibi. ben sizin yerinizde olsam eğer devamli ikametim KKTC değilse asla böyle bir işe kalkışmazdım.
0
sirkelimon
(03.08.26)
Heyecan ariyorsaniz Bratislava ya da Prag Büyükelçiliği'nde evlenin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
Amac ne yani? Niye kendine zorluk cikarmak istiyorsun ki?
0
baldur2
(03.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-2
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
+1
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
(24)

İnsan sigaraya neden başlar?

Lh12
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?Rahat mı batıyor millete?
Hep merak etmişimdir. Sağlığa zararalı, kokuyor, cebe zarar...

Bende bi kez bile "buna başlasam" hissi uyandırmadı. Nasıl oldu da milyarca tiryaki oluştu?
Rahat mı batıyor millete?
+2
Lh12
(27.07.26)
birçok sebebi var.
gençlerde arkadaş topluluğu arasında kabul görme. tadı berbat olmasına rağmen içemeyince veya öksürünce arkadaşlar tarafından alay edilme durumu var. Allen Carr da böyle açıklıyordu. sırf bebe gibi görünmemek için kendini zorluyorsun. gençlikte büyüdük adam olduk havası var çünkü.

diğer yandan açıktan veya subliminal bir sürü mesaj veriliyor. sigara zor zamanlarda tutunulacak dal, karizmatik gösteren bir şeymiş gibi. hiç sigara içmeyen insanlar bile en acılı anlarımızda içilmesini gayet doğal kabul ediyor.

sonuçta vücut nikotine alışınca işler başka safhaya varıyor. nikotinsizlik huzursuz ediyor sigara içince insanın rahatladığı yanılgısı oluşuyor.
0
lazpalle
(27.07.26)
nasıl bir duygusal zayıflık seviyesidir anlamadım. bol travmalı ve özgüvensiz bir çocuk olarak sigaraya başlama gereği duymamıştım. babam ölmüş ve evde şiddet hala devam ediyorken yine de bu derece zayıf ve ezik hissetmemiştim ve sigarayı denememiştim bile. cool da gelmemişti. kendi burnum var milletin lafına göre neden beğenmediğim şeyi içecektim ki?

bu sigarayla anladım ki özgüvenli geçinenlerin çoğu benden beter haldeymiş.

sigara gerçekten iğrenç bir şey. hem içene hem çevresindekilere zararlı. çevrelerine zarar verdiklerini de asla kabul etmiyorlar. acayip bir akıl tutulması içinde ısrarla savunuyorlar.

bence tamamen özentilik ya. o kadar özgüvensizler ki, sigara içmezlerse arkadaşsız kalacaklarından korkuyorlar.

liseden beri 3 arkadaş hiç sigara içmedik. üniversitede de 6 kişilik hiç sigara içmeyen arkadaş grubuyuz. ofiste de 6 kişilik grubuz.

şirketler sigara molası yasağı veya kısıtı getirse memleketin havası değişir valla.
0
art cat chocolate
(27.07.26)
Sigara molasina cikip daha az calismak icin
-4
baldur2
(27.07.26)
sigara en ucuz en ulaşılabilir antidepresandır. ben bir psikolog olarak başlayanın hiç bir zaman tamamen bırakmasını önermedim.
0
mikahakkinen
(27.07.26)
sigaraya bulaşmamak detaylarda gizli ya da şans işi bilemedim.
ebeveynlerim ve arkadaş çevremin hepsi sigara içerdi hatta anne tarafı kuzenler bile. yalnız baba tarafı kuzenlerin hiçbirisi içmezdi. belki de onların daha çok etkisinde kaldım. o yüzden erken yaşlarda başlamadım ama mal gibi 27 yaşında tiryaki oldum. son 6-7 senedir de içmiyorum. benim ilacım Allen Carr bu arada.
0
lazpalle
(27.07.26)
Babası, amcası, abisi, ablası sigara içen çocuk, 'Büyükler sigara içer.' şartlanmasıyla büyüyor. 'Ben artık büyüdüm.' diyebilmek için de başlıyor.
+2
Mirket
(27.07.26)
ben sigara içmeye çook çabalamış ama içememiş bi insanım. bence çok cool bir şey. bir de sigara içilen ortamda bulunduğunuzda kokuyor. ama eğer siz de içerseniz kokuyu almıyorsunuz. o yüzden sigara içilen ortamda bi paket sigara bile içerim böylece kokuyu almam. ama normalda 'aa bi sigara olsa da içsem' diye asla aklıma gelmez. maşallah diyeyeyim kendime.

no: içime çekemiyorum. sigara içmeyi bilmiyorum aslında
-4
euteamo
(27.07.26)
bence başlayanların büyük bir kısmı da yakın çevreden etkilenerek başlıyor. Örneğin ev arkadaşın, iş arkadaşın sigara içiyordur, senin de tatsız bir zamanındır. o içerken kahvenin yanında bir iki tane ben de içeyim diye diye başlarsın. hemen her gün görüştüğün arkadaşın, sevgilin güzel eğlenceli ortamlarda, yemeğin üzerine falan içiyordur bir iki tane ben de yakayım derken alışkanlığa dönüşebilir. sigaraya başlayayım diye karar verip değil de keyif için derken başlanıyordur yani
0
dfn4
(27.07.26)
Gamı kederi somut bir cisime aktarma ihtiyacından bence
0
emirdoruk
(27.07.26)
merak, ortam, stres ya da bir şeye tutunma ihtiyacıyla başlıyo biçok kişi. ilk başta kahve yanında, arkadaş arasında, dertliyken falan masum gibi geliyo sonra alışkanlık ve nikotin devreye girince bırakması zorlaşıyo. en tehlikelisi de ben bağımlı olmam kafası bence, çünkü çoğu kişi zaten öyle başlayıp devam ediyor.
0
soylulardanbus
(27.07.26)
buna arkadaşlık ortamı aile ortamı demeyin. üniversite yıllarında bizde en leş ortamlara girdik çıktık. hiç bir zaman bir kere deneyeyim, bir fırt çekeyim demek aklımızın ucundan geçmedi.
birde bunların bahanesi hep aynı yok stresmiş yok merakmış yok tramvaymış..
sigara içen insan zayıftır, iradesizdir, bencildir.
+1
my fault
(27.07.26)
Ben sigaraya basladim ve biraktim.

Benim özelimde etrafimda icen bircok insan vardi. Ve cok egleniyorduk.
20 yasinda biraktim sanirim. On and off arada ictigim oldu o da iste yine tatildeyken alkolle falan.
-1
Purple life
(27.07.26)
sigara içmiyorum ama gözlemlediğim sigara bir stres azaltıcı, ayıltıcı, sıkılma giderici ve nikotin ihtiyacının bileşimi gibi görünüyor. sadece topluma-kötü arkadaşlara bağlayamayız insanlar 300 yıl önce de bozkırda tütün çigniyordu. gerçekten rahatlatıcı bir etkisi olmalı.

bağımlılık konusu ise genetik yatkınlık. yani kişinin iradesi ve bilinci daha düşük bir etken. yıllarca alkol içilen ortamlarda bulunup yerine göre ben de içtim. arkadaşlarımın bir çoğu bir tane daha içeyim derken ben yeter artık diyebiliyordum. bu bilinçli yaptığım bir seçim değil zaten sarhoşum kafam onu ayıracak durumda da değil sadece onların aksine canım istemiyordu. başka hiçbir zaman da alkole-sigaraya karşı kendimi kontrol etme/sınırlama ihtiyacı duymadım. bu da iradem çok güçlü olduğu için değil genetik olarak o insanlar kadar keyif almadığım ya da aynı rahatlamayı vs. bana vermediği için.
0
orpheus
(27.07.26)
30 yaşımda başladım. eskiden çok nadir arkadaş ortamında birer tane falan içerdim. şu an neden içiyorum bilmiyorum. çok bağımlı değilim çünkü atıyorum ailemin evine gittiğimde içtiğimi bilmelerine rağmen orada içmiyorum. çok aklıma da gelmiyo. yani içmezsem çıldırırım gibi olmuyorum. o yüzden can sıkıntısı sanırım benimki
0
chanandler bong
(27.07.26)
Hiç içmedim, içilen ortamlarda tabi bulunuyorum. Ama şunu diyeyim. Ben bile sigarayı yakıp ilk dumanı çekip üfleyen birini görünce bi tuhaf oluyorum bazen,bir rahatlama geliyor sanki.hertürlü bağımlılık yapıcı çok tehlikeli bişey.
0
denizciman
(27.07.26)
Twin Peaks den özendim ben. Oradaki sigara içen kadınlar aşırı çekici görünüyordu. Öyle başladı, yirmi senedir devam ediyor. Önermiyorum dememe gerek yok sanırım, zararları herkesin malumu.
-1
sekizdokuzon
(27.07.26)
özenmek, özellikle lise çağlarında çevreden arkadaşlardan özeniyorlar. ben büyüdüm, her şeyi biliyorum şeklinde düşünüyorlar galiba. hatta artık lise değil daha küçük yaşta bebeler görüyorum sigara içen. kişiden kişiye değişir ama çoğunluk bu şekilde başlıyor.
0
exlibris
(27.07.26)
kendine zarar vermenin baska türü,
kollarina faca atmiyorsunda,
organlarini harap ediyorsun.
0
designer
(28.07.26)
90larda buyumenin gostergesiydi, su anda durum nasil bilmiyorum.
ben herkesin yaptigi populer seyleri itici buldugum icin hep uzak durdum, hic icmedim.
0
cooperr
(28.07.26)
@art cat chocolate Herkesin yasami, deneyimi farkli. Sizin bol travmali bir hayatinizin olmasi ve sigaraya baslamamis olmaniz o sureci saglikli atlatmis oldugunuzu gostermez. Belki baska sorunlariniz vardir, hatta daha kotu savunma mekanizmalariyla bu sorunlarinizi cozmussunuzdur (veya hala devam ediyordur sorunlariniz). Sadece sigaraya baslamak, sagliksiz olmakla birlikte, da bu surecin kotu atladildiginin gostergesi degil. Ornegin burada yaptiginiz yorumlardan sunu soyleyebiliriz, belki sigara icmiyorsunuz ama empati kuramiyorsunuz (ki zaten belirtmissiniz anlayamadiginizi), belki iletisiminiz iyi degil, insan iliskileriniz zayif, belki baska seyler yapiyorsunuz, ne bileyim dis sikma, tirnak yeme, sac yolma vs. Hatta en kotusu ve sizin soyeldiginiz bir miktar buna isaret ediyor, travmaya hicbir tepki vermemek. O oldu, bu oldu, ben cok gucluydum, ezik hissetmedim, beni hic etkilemedi (direk dememissiniz ama cizdiginiz imaj bu).
+1
Sour
(28.07.26)
Bu sorunun sadece tek bir cevabı var, o da özentilik. Başka hiç bir şey değil, insan özentilkten başlar sigaraya ve sonra tiryakisi olur. Kimisi anne babasına, kimisi arkadaşına, kimisi kuzenine.

Bir tek ilk sigarayı bulan dayıyı çözemiyorum :)
+1
bobinhoo
(28.07.26)
milyarlarca tiryaki işi reklamlarda gizli. marlboro man var, bir de doktorların da içtiği Lucky Strike vs. Türkiye'de zaten tütün çiğneme geleneği vardır. yine bizde marlboro ile yayıldı. sigara yurtdışından gelmiş (tayin veya seyahat) kişilerin misafirlere sunduğu bir ikramdı. hatta bir kutuya konulurdu. düğmeye basınca bir tanesi kutunun üzerine çıkardı. prestij olduğu için de kokusu rahatsız etse bile kolay kolay müdahale edilmezdi.

uçaklarda, uzun - kısa otobüs seyahatlerinde içilirdi. annemin kankası gayet rahat çıkarır yakardı ve o perdeler ertesi gün yıkanırdı. içme şükran teyze desek de gülerek yakardı sigaralarını.

benim ve yaşıtlarım böyle ortamlarda büyüdük. o yüzden bize kokusu pis gelse bile yanlış değildi.

gençler için de yine bir şekilde prestij durumu gözlemliyorum.

ben de içtim bu arada sosyal olarak. iş yerinde görev gereği siyanür tankının yanında sigara içenleri disipline vermiş olsam da büyük konuşmuş oldum ve içtim.

sonra bu tütün ve arkasındaki olayları öğrenince sigara içenlerle sosyalleşmiyorum bile.

ilk tütün ve kızılderililer hikayesini isterseniz anlatırım.
0
janderzel zartanyan
(28.07.26)
@Sour sigara içenleri de anlayalım diyorsun yani :d ben travmaya tepki verdim. benim için de kolay olmadı ancak sigara gibi bağımlılık yaratan herhangi bir maddeye başlayıp kendime ve çevremdekilere zarar vermedim. ben de ağladım, üzüldüm, mutsuz oldum tabii. haksızlık diye düşündüm, isyan ettim. sonra da alıştım. herkes alışıyor. o dediğiniz davranışların hiçbirini yapmadım. empati kurabiliyorum :) bencillerle empati kuramıyorum sadece. sigara denen zıkkımın dumanı olmasa ve izmaritlerini yere atmasa içenler, hiç umrumda olmazdı ne yaptıkları. gerçekten çok saçma geliyor sigara içenlerin çevrelerine zarar vermediklerini düşünmeleri. bunu anlayamıyorum. sigara içenlerin verdikleri zararı anlayamamalarını anlayamıyorum yani. çevremdeki sigara içen insanlar yüzünden, mecburen soluduğum o dumanlar yüzünden astım hastası oldum ben. bunu duyan sigara içen birkaç kişi "ben de astımım ya ama içiyorum bir şey olmaz :D" diyip eblek eblek sırıtıyorlar. bu kafa yapısını anlayamıyorum.

travmalarımın patlak verdiği noktada profesyonel yardım aldım. kısa sürdü ve yine kimseye zarar vermedim. sigara içenlerin derdim var ayağına millete zehir solutmaları normal değil. derdi olan sigara başlayıp 30 yıl sigara parası vereceğine, dah az parayla 1 yıl terapi alsın normale dönsün. kimseye de zarar vermesin.
+1
art cat chocolate
(02.08.26)
yazılıma başladım 6 ay önce sigaraya da başladım aynı anda. normalde aklıma gelmiyor gün içinde ama yazılım mimarisi geliştirirken pc başında dopamin gerekiyor sanırım. odaklanmayı arttırıyor bende fark edilir düzeyde. katran ciğerlerde çok hissediliyor 2 ayda bir 1 ay ara veriyorum o yüzden. temizlenince tekrar 2 ay. projeler yavaş ilerliyor o 1 ay arada.
0
architects creed
(02.08.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(4)

Adidas,Nike,Puma hangisi daha önde?

mikahakkinen
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
📊 Hangisi daha kaliteli?

Bu anket sona erdi. 31 oy kullanıldı.

-1
mikahakkinen
(26.07.26)
Şu markanın şu ürününün şu modeli şu bakımdan çok iyi diyebiliriz de, şu marka her bakımdan diğerlerini döver demek bence mümkün değil.
+2
Mirket
(26.07.26)
Adidas bence.
0
baldur2
(26.07.26)
Adidas ve Nike arasında tercih yapamıyorum. Biraz modele ve kullanıma bağlı aslında. Ama Puma en kötüsü bence. Çok çabuk yıpranıyor.
0
elorelia
(26.07.26)
baslangicta adidas'ti. sonra piyasaya nike girip uzakdogunda fason uretim yaptirip dunyaya itelemeye baslayinca onlarla rekabet edebilmek adina onlar da kaliteyi dusurdu. su anda maalesef ucu de cok kaliteli degil.
0
antikadimag
(27.07.26)
(5)

"Tell me what is your name." cümlesi doğru bir cümle mi?

santimantal
Yoksa gramer hatası var mı?Noun clause'larda böyle bir yapı olmaz diyorsanız belli bir dil bilgisi kaynağı ile kanıtlayarak söyleyebilir misiniz?Diğer Hint-Avr. dillerinden de örnek verebilirseniz sevinirim.
Yoksa gramer hatası var mı?
Noun clause'larda böyle bir yapı olmaz diyorsanız belli bir dil bilgisi kaynağı ile kanıtlayarak söyleyebilir misiniz?

Diğer Hint-Avr. dillerinden de örnek verebilirseniz sevinirim.
0
santimantal
(25.07.26)
Tell me what your name is.

Indirect question olduğu için subject+verb oluyor.
+4
logisticsmanager
(25.07.26)
I know who you are, kim olduğunu biliyorum, are en sonda, bundan aklında kalabilir
-4
arbre
(25.07.26)
Almanca da

Sag mir, was dein Name ist.
+1
Purple life
(25.07.26)
come ti chiami?
how (do) you call yourself?

dimmi come ti chiami.
tell me how you call yourself.

dimmelo!
tell it (how you call yourself) to me
tellmeit gibi

kısaca İtalyanca’da farklı olsa da sorduğunuz öbek cümlede objeye dönüşüyor.
0
eileengray
(25.07.26)
Tell me, what is your name?

Tell me what your name is.

Ikisi de dogru, yazi dilinde virgulle, konusma dilinde tonlama ile ayirt edilir.
+5
baldur2
(25.07.26)
(10)

Instagram'da ilişki durumunu saklamaya çalışmak

boreas
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor.
Yakın zamanda birkaç kez karşılaştığım bir durumu buradan sormak istedim, sizin görüşleriniz nasıl merak ettim.

Instagram'ın keşfet kısmına arada sırada bakıyorum; geçenlerde bir ablamız dikkatimi çekti. Profiline bir bakayım dedim, bütün fotoğraflarda kendisi var, tatilde vesaire hep solo takılıyor. Aşağı doğru inince bir erkekle fotoğrafını gördüm. İlk akla gelen sevgilisi olduğu yönünde oluyor ama mesela "kuzenim" dese o kadar bir samimiyet var fotoğrafta, garipsenmez.

Neyse, abimiz de fotoğrafta etiketlenmiş, meraktan profiline bir bakayım dedim ve sürpriz! Abimizin sabitlenmiş gönderilerinde, kendisiyle, yani bu ablamızla gelinlikli-damatlıklı düğün fotoğrafları var. Ablamızın kendi profilini baktığımda evli olduğuna ihtimal verecek tek bir işaret yok; ama abimizin profilinden evli ve mutlu olduğu bariz belli.

Açıkçası biraz garip geldi. Ablamızda hafiften bir takipçi kasma, "gel gel" havası var gibi hissettim. Abimizin yerine kendimi koyup düşündüm de, hani "sinek küçüktür ama mide bulandırır" derler ya, öyle hissettirdi.

Siz başınızdan geçti mi, denk geldiniz mi, ne düşünüyorsunuz bu konuda?
+2
boreas
(23.07.26)
Kısmeti kapatmak istemiyor. Yüzüğü takana kadar yollu.
0
HellKeePer
(23.07.26)
Bundan ilk erkegin rahatsiz olmasi lazim. Olmuyorsa kadin da istedigini yapar.
+3
baldur2
(23.07.26)
hiç hoş bir davranış olmamakla birlikte takipçi sayısı artırma amaçlı davranış. evli olduğu ortaya çıkarsa simpler takip etmez zira.
+2
shadowfollower
(23.07.26)
Saklamamış ki evli olduğunu, eşini etiketlemiş. Boy boy nikah, düğün fotoğrafı koymak zorunda mı? Eşiyle sürekli fotoğraf paylaşmak zorunda da değil. Tatile de belki yalnız gitmeyi seviyordur ya da kendi fotoğrafını koymak istiyordur.
-1
rock n roll
(23.07.26)
kadının tinderıda varsa @cosmicstring +1
+1
mikahakkinen
(23.07.26)
Benim anladığım Instagram'dan takipçi kasan biri. Haliyle oraya evde çay içerken dizi izlerken koymuyor ki takipçiler "evli bu" demesin, onun yerine işte belki bir ihtimal uğruna takip etsin, like atsın falan.
Benim tahminim bu.
Eşi memnunsa bize ne tabi.
+2
logisticsmanager
(23.07.26)
ben bu yüzden evlilik düşündüğüm bir kadından ayrıldım. ilişlisi olduğu halde kendini bekar ve yalnız gösteren bir partnere güvenmemek gerekir. planları, ajandası olan bir tiptir. her şeyi yapabilir ve yapıyordur da.
+3
loch ness
(23.07.26)
bu bir strateji, ünlüler de çoğu zaman bu işleri gizli tutar. istatistiksel olarak karşı cins fan sayısını ciddi azaltıyor.
-1
orpheus
(23.07.26)
Gizli tutmakla bir alakası olmayabilir. Ben kendimden örnek vereyim, kendi hesabımda ya da yakınlarımın hesabında (eşim, kardeşim, annem, babam vs.) fotoğrafımın paylaşılması çok hoşuma gitmiyor. Kendi hesabımda bile benim olduğum paylaşım sayısı 10-15 civarıdır (15 yıldaki toplam sayı bu). Story falan da 100 yılda bir atarım o da kendi fotoğrafım olmaz. Haliyle söz konusu kadının eşi sosyal medyada çok fazla paylaşım yapan biriyse eşi ona "beni o kadar paylaşma" demiş olabilir.

Olayı illa birinin birini aldatması, sevmemesi gibi absürt bir yere bağlamaya gerek yok.
-1
himmet dayi
(23.07.26)
var böyle tipler, evet. bizzat tanıdıklarım da var. şahsen rahatsız olurdum. ayrıca benim karım kadınlığını kullanarak neden takipçi kasmaya çalışsın? (evliyim). bu bile başlı başına bir sorun bence. demiyorum ki sürekli mıç mıç karı koca fotoğrafları olsun ama bu durumu normal karşılamam imkansız.
+2
motosiklet burclu adam
(24.07.26)
(13)

Damat için saat önerisi..

sonhakan
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
Bilinen prestijli 50 60.000 tl bandinda indirimde olursa süper olur
0
sonhakan
(18.07.26)
Noname bir saate bu paraları vermek yazık günah.1000 euroya değer koruyacak veya değer kazanacak saatte alınmaz ama iş görecek bir bileklik vs alınır.
-3
duptıs
(18.07.26)
duptis bey, damada saat takmak adettendir. bir de adam bilekligi ne yapsin kiro gibi.
ben size lorier önericem. oldukca nis bir marka ama saatleri cok kaliteli. tamami el yapimi. türkiye'ye gönderim yaparlar ama gümrük fiyatlari falan nasil olur bilemiyorum.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(18.07.26)
o butceye alacaginiz en mantikli saat seiko 5 olur. usul, gelenek, prestij takintiniz varsa 10.000 dolar butcesine cikmaniz gerek ki omega, rolex, blancpain gibi saatler alabilesiniz.
0
arakaali
(18.07.26)
Citizen, seiko al geç.
0
jackyr
(18.07.26)
O fiyatlara çıkmak şart mı. 20 bin civarına orient bambino ya da seiko presage alıp geçerdim. Kadran rengi kordon materyali sana kalmış
0
grimavi
(18.07.26)
ben zamanında Tissot Powermatic 80 serisinden sade bi saat beğenmiştim onu almışlardı. Baktım 40-60 civarına var düşünebilirsiniz.
0
nhk ni youkosu
(19.07.26)
Hocam tam geçen sene bugün nişanda tissot le locle saat alındı bana. Modeli eşimle beraber seçtim, öncesinde hayatımda dijital/akıllı saat hariç saat takmamıştım. Hâlâ günlük hayatta akıllı saat takıyorum ama özel eventlerde şık duruyor seviyorum.

www.tissotwatches.com

Bendeki model bundan (20th anniversary mi bilmiyorum ama beyaz kadran üstüne lacivert yazılar). Lacivert kadranlı olan da şık onu da düşünebilirsiniz belki. Bence damat saati olarak citizen tsuyosa ve seiko presage modelleriyle beraber en ideallerden
0
nundu
(19.07.26)
Hamilton
0
baldur2
(19.07.26)
tissot, g-shock, seiko 5 gibi markalardan birden fazla da alabilirsiniz. arkadaş demiş hamiltonların dizaynı çok daha estetik oluyor.
0
ground
(19.07.26)
Eger damadın saat merakı yoksa almayın. Çünkü artık erkeklerin çogunun kola saat takma merakı kalmadı. Takan da akıllı saat takıyor. Bana yıllar önce aldılar dünya para vermişler. Sadece tek bir kez dügün günü taktım bir daha hiç takmadım. Keza arkadaşlarımda da durum hep böyle. Hadi diyelim saat hastası bir damat. Böyle adamlar koluna takacagı saati kendisi seçmek ister. Akrebin yelkovanın katranın tasarımı bile önemlidir bu tipler için. Ama siz gidip kendi zevkinize göre alacaksınız.
0
limonlu eksi
(19.07.26)
günlükte kullansın, casual şeyler giyiyor derseniz ; Tissot Powermatic 80.

çalışma hayatında takım elbise giyiyor, kendisi 365 günümün damadı derseniz ; Seiko Presage ya da Hamilton Jazzmaster.
0
galahad reloaded
(20.07.26)
Tissot iş görür.
0
kumandanim
(20.07.26)
Powermatic 80 Silicium'lu herhangi bir Tissot alacağın en f/p saat olur.

Bir sürü renk/desende modeli var ister internetten ister mağazadan al fiyat farkı olmaz.
0
chicha_v2
(21.07.26)
(16)

40 yaşına gelip neleri yapmamış olmak büyük eksiklik?

mikahakkinen
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi. Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine kat
Ortalama bir insanım ön plana çıkan bir özelliğim yok. Evliyim 1 çocuğum var eşimle üniversiteden beri beraberiz. Eşimden önce 1 2 sevgilim oldu ama çok kalıcı değildi.

Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim.

Ekonomik anlamda memurum, ekonomik risk almadım standart bir maaşla çalışıyorum. Babamla ticaret yapıp çok para kazanabilirdim.

Çok başarılı ve iş konusunda hırslı biri değilim. Üniversiteye ek yerleştirmeyle girdim. Lisede içine kapanık 3 5 arkadaşı olan biriydim.

Üniversite sürecimde ve ilerleyen süreçte eğlence anlamında eksik kaldığımı düşünüyorum. Partilemek gibi, büyük arkadaş grubuyla tatile gitmek gibi eğlenceli şeyler yapamadım. Bu büyük bir eksiklik mi?
0
mikahakkinen
(18.07.26)
Herkesin hayat akışı farklı. Her şeyi yapmamız gerekmiyor bana göre. Şunu yapmadıysan eksiksin, şunu yaptıysan tamam gibi bir şey değil hayat bence.

Yapamadıkların için üzülme, yapabilseydin yapardın zaten.
+7
rock n roll
(18.07.26)
Sağlığın yerinde ve işinden memnunsan bence gerisini takma. 15 sene önce şuan ki gibi gezeyim dünya turu yapayım gibi bir yaşam tarzı yoktu. Ondan yapmamışsındır. Şuan ki durum da çok sağlıklı değil bence.
+4
runaway
(18.07.26)
abi böyle şeyler bence çok büyük oranda kişisel algıya bağlı ya. çok daha ÇILGIN bir hayat yaşamış olabilir ama onu da yetersiz görebilirdin bence. bunların sonu yok. insanın aklında her zaman onu da yapabilirdim, şunu da yapabilirdim, şunu da yaşayabilirdim vs. sorusu olur. bu normal. hayat biraz bunları seçme, belli yolları tercih etme üzerine kurulu. sen diyorsun ki eşimle üniversiteden beri birlikteyim, evliyim, bir çocuğumuz var. 50 yaşında yatla katla gezen bir adam da senin yaşantına özenebilir mesela, "ulan her şeyi yaptık ama yanımızda bir tane güvenilir insan, başını okşayacağımız bir çocuk yok" diyebilir.

istisnai durumlar haricinde ben bu tür karşılaştırmaları sağlıksız ve gereksiz buluyorum. ömrümüz kısıtlı, hepimizin gideceği yer aynı. ben şimdi sana "az yaşamışsın bro böyle hayat mı olur amk" desem ne yapacaksın ki mesela eşini çocuğunu mu bırakacaksın? yaptın diyelim bu sana daha mı iyi gelir?

hayatı sıkıcı, monoton, yetersiz vs. buluyorsan bence bu noktadan SONRASI için fikirler ve planlar geliştirmek en sağlıklısı. yoksa geçmişte kim ne yapmış, ne yaşamış, ne olmuş vs... oraya girersen çıkmanın yolu yok. ne yaşadıysan bir fazlasını yaşamış birileri olur. işin içine bunların algılanışı, kişiye yansımaları filan da girince çıkamayız yani oradan.

ayrıca "fena takıldım brocum" hayatının da biraz yalan olduğunu düşünüyorum. şu açıdan: bir nevi survivorship bias. nedir? 100 adamdan 7 tanesi bunu yaşar. sever, hoşuna gider. anlatır. sen bunları görürsün. 93 kişinin hayatını değil. o yüzden sana herkes muhteşem hayatlar yaşıyormuş, fatura düşünmüyormuş, akşam çorba içmiyormuş gibi gelir. dersin ki ulan bir enayi benim herhalde böyle sığır gibi yaşıyorum. gerçekte ise durum böyle değildir.

hepsini geçtim yaşın hala genç abi. bundan sonra niye bi şey yapamayasın ki? eşinle, çocuğunla, arkadaşlarınla, başka insanlarla... yine önünde yaşanacak bir ömür yok mu? bence bunu düşünmek daha sağlıklı. geçmiş neyse ne. üzülsen, düşünsen geri gelmeyecek neticede.

onun da ötesinde şöyle sorayım biz burada duyurucak sana "evet abi bu eksiklik, sen sığır gibi yaşamışsın, senin yaşadığın hayatı zkiyim" diyelim... biz böyle desek sen bize "ulan siz kimsiniz hıyar ağaları?" der misin demez misin? biz kimiz, senin yaşantına dair fikirlerimizin niye bir önemi olsun?

o yüzden hiç canını sıkma derim. o olsaydı, bu olsaydı diyerek hayat yaşanmaz çünkü. bunu maradona'ya, rock yıldızına sorsan o bile çok fazla şeyi farklı yapmak isterdi muhtemelen. onun sonu yok. geçmiş bazen güzel bir nostalji, bazen ders çıkarmak ve geleceği güzelleştirmek içindir benim gözümde. onun ötesinde çok fazla üzerinde durmanın kimseye faydası olmaz.
+6
der meister
(18.07.26)
Çoğu şey aslında insanın kişisel yorumu olacaktır ama yalnız yaşamayı beceremeyen yemek yapamayan markete alışverişi ya da evdeki bir onarım işi için usta ayarlayamayan biri, 40 yaşına geldiyse orada eksik çok şey var demektir. Kadın erkek fark etmez bir makarna bile yapamayan bir sorunu bile çözemeyen insanlar hayatta pek çok şeyi de yapamıyor sonrasında. Bunun yetenekle ya da merakla da alakası yok tamamen hayatta kalma bir şeyleri becerebilme hali bu, çok temel bir şey aslında.
Onun dışında senin bahsettikleri çok kişisel şeyler. Kimseyle kıyaslamamak lazım kendini. Herkesin hayata karşı farklı, hayata bakışı farklı. Dolayısıyla insan aslında kendisiyle yarışır ve kıyaslanır başkasıyla değil.
Onun dışında ben mesela bu yaşa gelmiş hâlâ ailesiyle yaşıyorsa orada bir işareti koyarım. Bu da benim kişisel yorumum
+1
mor oje
(18.07.26)
Herkesin geçtiği yol aynı değil ama insan ne yaşamak istiyorsa geciktirmeden yaşamalı bana göre çünkü yaşanmadığında olduğundan daha önemliymiş gibi hsissettiriyor böyle şeyler.

Bir liste yapıp, mevcut şartlarınızla gerçekleştirebileceklerinizi deneyimleyin bence.
+2
kendimefotograflarim
(18.07.26)
Kimisi evde oturup sessiz ortamda kitap okumaktan zevk alır, kimisi barda sabahlayıp, o gece tanışıp ismini bile hatırlamadığı kadının koynunda uyanmaktan.

Arkana baktığında keşke'lerin yoksa, mutluydum diyorsan o sana yetmeli.
+2
Mirket
(18.07.26)
70+ yasinda, baya parasi olan, akici almanca konusabilen bir tanidigim var.
50 senedir ayni kadinla evli, coluk cocuk vs.
adamin pasaportu yok, hic olmamis, hic yurtdisina cikmamis.
ucak fobisi var, ucaga binemiyor.
ankara'da yasiyor, ankaran'da pek ayrilmiyor. adamin yazligi falan da yok, herif deniz kum gunes de sevmiyor.
ve inanilmaz mutlu, keyfi yerinde.

ozetle, sen nasil mutluysan oyle yasayacaksin. sen mutluysan eksiklik falan yok.
baskalarini mutlu eden seylerin seni mutlu edecek diye birsey yok.
+1
cooperr
(18.07.26)
büyük partiledim, 15-20 kişi tatile gittim, çok kereler kendimi hatırlamayacak kadar içtim. hiç birini özlemiyorum. 20-25 yıl geriye gitsem yine yapar mıyım? yaparım büyük ihtimalle ama yapmasam da eksikliğini hissetmem.
+1
co2s2
(18.07.26)
Kendimden yola çıkarak cevap yazayım; gözün arkada değilse başarmışındır.

37 yaşımdayım. Hayatımın son 8 senesi dolu dolu geçti. Lise yıllarımın yüzde 99ü asosyal geçti. Üniversite senelerim ise yüzde 93ü asosyal geçti.

Yine de hayatımın son 8 senesi, komple bütün hayatımı kapsıyor.
+1
put it in your appropriate place
(19.07.26)
hayat herkesin ayni yerden baslayip ayni yere kostugu bir yaris degil ki. buna cevap vermek imkansiz. hepimiz farkli yerlerde baslayip farkli yonlere kosuyoruz. tam bir kaos. bu sorunun cevabini sen verebilirsin.
+1
antikadimag
(19.07.26)
36 yasindayim kafada hep bir what if sorusu cinliyor. Bunu, yani gecmisi takmamaya calismak hayatta buyuk bir luks.
+2
baldur2
(19.07.26)
“ Üniversitede yaşamadıklarım yabancı dizilerde gördüğümüz gibi süper samami kızlı erkekli arkadaş grubum olmadı, ev partilerine katılmadım, çoğu gencin girdiği riskli ortamlara girmedim. Disko gece klübü bara gittim ama tvde izlediklerimiz gibi kendini kaybedecek kadar eğlenmedim”

Tertemiz mis gibi hayat yasamissin iste bunlar dizi filmlerde gosterildigi gibi degil yorucu les gibi hayatlar.
+1
ceann deas
(19.07.26)
"ekonomik anlamda memurum" şahame bir tabirmiş.
"Zamanında" yaşanmamış hiçbir duygu telafi edilemez çünkü onları "zamana" baglayan sizsiniz. On koşulla başlamişsiniz. İlk olarak kadin, ortam ve dizilerden bahsetmeniz herkesin zaman zaman yaptığı bir şeyler mi kaçırdım, boşa mi yaşadim hissi. İyi kötü ortami olan biri olsaydiniz bu kez de evlenmedim çocuğum yok bomboş bir insanım diyecektiniz. Analizi bırakıp soruya cevap verecek olursam; hayatınızın aynı şekilde devam etmediği ve görece pozitife gittigi bir durum düşünün. Örneğin ömrünüzün sonuna kadar memurluk yapmaniz gerekmiyor ve X yaşınızda parasal bir sikintisi olmayan ve memurluğu birakabileceksiniz. bugünden o güne taşımanız gereken, temelini atmaniz gereken bir şey olur muydu? Mesela bir enstrüman iyi kötü calsaydim simdi onun en iyisini alir birkaç yetenekli elemani da tutar sirf param var diye kendime müzik grubu kurardim (gibi)
Aynısını büyük ihtimalle şu anda her işini halletmeniz ve takip etmeniz gereken çocuğunuzun yükünün azaldığı bir zaman için ya da başka ihtimalleri icin dusunebilirsiniz.
İyi bir düşünce yöntemi olabilir.
+1
sparkle kiddle
(19.07.26)
Grup
0
üğpoıuy
(19.07.26)
Söylediklerinizin hepsini yaptım gençliğimde, aah ah iyiki yapmışım demiyorum. (keşke yapmasaydım da demiyorum). Bahsettiğiniz şeyleri yapardınız zaten çok ihtiyaç duysaydınız.
+1
redlinetheturk
(20.07.26)
Anahtar soru; mutlu musunuz?
+1
kumandanim
(20.07.26)
(5)

Bjk Trossardı nasıl aldı? neden geldi bu adam?

mikahakkinen
Arsealde şampiyon oldu. Son 10 hafta ilk 11deydi. Belçikada takımı gazlayan etkin bir adamdı. İnsan premier ligi bırakıp yeni oluşum sürecindeki Bjkya neden gelir?Paramı etken?
Arsealde şampiyon oldu. Son 10 hafta ilk 11deydi. Belçikada takımı gazlayan etkin bir adamdı. İnsan premier ligi bırakıp yeni oluşum sürecindeki Bjkya neden gelir?
Paramı etken?
+1
mikahakkinen
(14.07.26)
İngiliz liginden o paraları alabilmek için 35 sayfa sözleşme imzalanıyor. Evet daha iyi para veriyorlar ama çok iyi performans gösterirsen.

Türk ligindeyse... hahaha
Arap ligi bile bizim süper? ligten iddialı artık.

Bizim lig emekli olup yazlığa yerleşmek gibi.

Gelsin paraları toplar gider. Mis.

Bizim zavallı taraftar futbola bu kadar devlet teşviği niye var demez.
Kirada oturur takımı şampiyon olmadı diye üzülür.
+2
Lh12
(14.07.26)
Transfer başarısı
0
HellKeePer
(14.07.26)
Hani instagram'da unlu birine mesaj atarsin ya, ne de olsa gormez cevap vermez dersin ama cevap verir konusursunuz falan.

Besiktas'inki de o hesap, teklif yapalim kaybedecek bir seyimiz yok ne de olsa diye teklif yapmislardir, arsenal de tamam bari demistir.
+2
baldur2
(15.07.26)
Arsenal 31 yaşına gelmiş 1 yıl kontratı kalmış topçusunu 20m'a verdi bence büyük iş onlar için de. Win-Win bi transfer.
+5
Mcfly
(15.07.26)
sırf yaşından dolayı göndermiştir. her türlü mis gibi transfer.
0
nothing in my way
(15.07.26)
(16)

ahbap'a para verdiniz mi?

Purple life
sb
sb
-2
Purple life
(14.07.26)
Hiçbir zaman vermedim.
Asla güvenilir gelmedi.
+1
pro9it9is9
(14.07.26)
Hicbir kuruma bagis yapmamakla ovunuyorum.
+4
baldur2
(14.07.26)
Vermedim.
Zayen yardım hususunda onu, devletin yardım kurumu Kızılay'ın karşısına rakip olarak çıkaranların ve reklamını bol bol yapanların asıl niyetini sorgulamak lazımdı. Yeni nesil , hatta muhalif yardım kurumu diye popüler hale getirildi.
Yardım gibi insani bir etkinliği bile ideolojik, siyasi hale getirmekte üstümüze yok.
(Haluk Levent ise sanırım bu durumdan kaçınıyordu )

Gündemi yorumlayanlardan biri YouTube videosunda ahbap içinde Haluk Levent e yakın 3 ismin de sabıkalı olduğundan bahsetti .
Tuhaf bir dünyada yaşıyoruz
-1
diyecevaplandı
(14.07.26)
verdim galiba. haluk levent'in derneğin parasını iç ettiğine inanmıyorum. devlet her zaman olduğu gibi hoşuna gitmeyen birini kamuoyu gözünde değersizleştiriyor.
+3
co2s2
(14.07.26)
Ben bağış olayına inanmıyorum en güzel yardım üniversite lise öğrencisine yapılan yardımdır bence
+4
Hallegadola
(14.07.26)
vermedim. hiç bir hayır kurumuna para vermedim bu zamana kadar. bundan sonra da vermeyi düşünmüyorum.

verecek olsam da daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yatmış birisinin yönetici oldugu bir yere asla para vermezdim. bu adamın daha önce dolandırıcılık yüzünden hapis yattııgını biliyordum ve buna rağmen buna para verenleri aklım almıyordu. daha ne olması lazım güven vermemesi için
0
abelardo
(14.07.26)
Memleketim 6 Şubat'ta dümdüz oldu. Depremde orada gördüğüm birçok kuruluşa o süreçte maddi yardımda bulundum. Menzilcilerin Beşir derneğine bile... Oraya ilk etapta gelen birçok kuruluşa... Ahbap'a da bu sebeple gönderdim. O süreçteki diğer birçok dernek gibi ahbap'a yaptığım bağış da tek seferlikti.

Düzenli bağışlarımı daha bildiğim kuruluşlara ve şahıslara yapmaya çalışıyorum.

Sonuçta, evet, verdim.
0
yadigar
(14.07.26)
Evet.

Hem de bu adamın dolandırıcılık geçmişini bile bile verdim.

Çok çaresizdim o günlerde, ne yapacağımı bilmez halde önüme gelen derneğe para yatırıyordum "belki" yerine ulaşır diye.
+1
msb
(14.07.26)
Yardım yapacaksam doğrudan yapıyorum, aracılara güvenmiyorum. Sadece lösev’e bağış yaparım.
0
ekimoloji
(14.07.26)
Ahahah tam olarak kumarda yer diye şüphelendiğim için vermemiştim. Çevreden linç yemiştim bir de güvenmiyorum diye :)
+2
yenibirgüzelnick
(14.07.26)
Enayiyim verdim
+2
messina123
(15.07.26)
verdim, 6 Şubat günü kafamı kaldıramayacak kadar, gözlerimi açamayacak kadar hastaydım. Covid tam anlamıyla gündemden düşmemişti ve 83 yaşımdaki anneme bulaşacak diye yanıma da yaklaştırmadım. Mecburdum televizyondan gelen seslerle baş edemiyordum. Bu adamın zırt pırt içeriye girdiğini biliyordum ama deprem öncesinde bir imaj tazelemişti ha devlete mi paramı yollarım yoksa Jet Fadıl' a mı deseniz ve çaresiz bıraksanız beni iki seçenek arasında Jet Fadıl' a yollarım.
+1
guitarissimo
(15.07.26)
Bir iki yer hariç gönlüm rahat bağış yaptığım yer yok.
Buraya da bağış yapmadım.
Başından sonuna dolandırmıştır da diyemiyorum mutlaka faydalı bir şeyler yapmıştır ama böyle insanların bu kadar güven ve akan parayla yollarına “doğru” devam edebileceklerine inanmıyorum.
+1
mutekebbir
(15.07.26)
Hep güvenilir geldi ama vermedim
-1
gadlemler
(15.07.26)
Vermedim ama verene de "neden verdin?" demem. Ben Lösev'den devam.
0
halitkin
(15.07.26)
Açıkaçık’ta listelenmeyen hiçbir stk’ya bağış yapmam prensip olarak.
-1
kullanıcıadımbuolsun
(15.07.26)
(24)

Tek çocuk mu iki çocuk mu?

Topalordek
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bi
Selamlar. Yaş 36. 1 kızımız var ama ikinci çocuk istiyor eşim. Ben çok kararsızım. Etrafımda 2 çocuklu aile az , geneli tek çocuk. Eve giren para 3 öğretmen maaşı ediyor gibi. Ev kira. Gözümü en çok korkutan şey eğitim, özel okul ve kreş masrafları. Kızım kreşe yeni başladı 3.5 yaşında. Ne yapsak bilemedim. Gelecek beni korkutuyor. 2.cocuk olsa ona yetememek korkutuyor.
Soru üzerine edit. İl konya. Evin maddi geliri toplam 220-230bin civarı.
+1
Topalordek
(12.07.26)
Tek çocuk iyidir.
-6
arbre
(12.07.26)
bekarım , ancak anneannem hastalandığında çocuğun çok önemli olduğunu anladım hayırlısı oluyor hayırsızı oluyor o ayrı konu. ama imkanım olursa mümkün mertebe yapabileceğim max çocuğu yaparım. bir iki yıl sonra maddi kaygılarınız geçer ama çocuk vakti geçerse telafisi olmuyor. bence 2. çocuk yapın:)
+1
ercu cozer
(12.07.26)
tek çocuğumuz var. kızımın amcası çocuk yapmayı düşünmüyor ve amcasını anca yılda 1 kere görüyor. dayısı da engelli oradan da kuzen seçeneğimiz yok. ebeveynlerimizden ayrı şehirdeyiz ve hiç yardım almadık. 5 senede bittik. 2. çocuğu yapmamız için tek neden kızımın ömrü boyunca neredeyse 0 kuzen ve akrabası olacak olması.
yapabilmemiz için manevi destek maddi destekten daha önemli. eşim çocuğu doğurduğu günden beri ne anne yardımı aldı ne kaynana(yaşları fazla olduğu için kendi sağlık sıkıntıları var.) ben er kişisi olarak kendimde bu gücü görmüyorum. eşim ve ben memuruz, özel kreşe gidiyor ancak ilkokulda devlet okulana göndereceğiz. bizim eksikliğimiz manevi. her an biz ilgilendik çünkü ne akıl veren vardı ne de yardımcı olan. en yakın arkadaşımın 2 çocuğu var yaş farkları 4 ne gecesi var ne gündüzü. onu görünce daha da zor olduğunu düşündüm.
+3
mikahakkinen
(12.07.26)
Kizinizin kuzenleri varsa tek cocuk olabilir. Sikinti cok yasamaz diye düsünüyorum. Ben de tek cocugum ama teyze dayi amca hala hepsi vardi :) o yüzden hicbir eksik yasamadim.

Ama eger cocuklarinizin kuzeni yoksa ya da sizin de kardeşiniz yoksa mutlaka ikinci çocuk yapın derim.
-1
Purple life
(12.07.26)
Çocuk varsa kardeşi muhakkak olmalı benim bakış açım bu.
Hayatın ne getireceği belli olmaz kardeş anne babadan sonraki en yakınıdır insanın. Ben böyle düşünüyorum.
+2
ezkaza
(12.07.26)
Annem öldüğünde abim beni arabayla almaya gelmişti. o arabada abim ablam üçümüzdük. Normalde birbirinden uzakta yaşayan üç kardeş. Arabada öyle bir son ses ağlamıştık ki üçümüz. o an şunu anladım: Kardeş/karındaş vs. Bazı büyük duygular var ve kardeşinden başkasıyla bunu asla paylaşamazsın.
+2
mavipenguen
(12.07.26)
artık konu dışı ama ne güzel görüşümü bir tecrübemi yazmışım bu bile eksilenmiş çok tuhaf geliyor artık :)
-1
ercu cozer
(12.07.26)
İki çocuğum var. Evliliğimin ilk 10 yılında tek çocuk yeter kafasındaydım. İkincisi sürpriz oldu. Artık baba olmak için geç, dede olmak için erken yaşlarımdayım. 2 bile azmış. Tek çocuk çok çok az bence. Şimdiki aklım olsa en az bir çocuk daha denerdik. Ekstrem durumlar dışında 3-4 olmalı bence.

Bir de yaygın kanının aksine, çocuk büyütmede maddi durumun ciddi bir etken olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenginler az, orta direk ve yoksullar çok cocuklu oluyordu. Günümüzde ülkede orta direk pek kalmadı, yoksullar ve orta sınıf her iki taraftan düşük gelirli gruba yakınsadı, malum. Halen en çok çocuğu en yoksullar yapıyor.

Bakıyorsunuz, çift maaşlı ailenin tüm imkanlarını seferber ettiği tek çocuk yitip gitmiş, dar gelirli köylü ailenin dört çocuğundan üçü doktor çıkmış.

Aile içi huzuru iyi kötü sağlayabilen düzgün ailelerin çok çocuk yapması lazım. 2 çocukla 3 çocuğu büyütmenin maliyeti birbirine çok yakın...
0
yadigar
(12.07.26)
Üç öğretmen maaşı ne oluyo ben hesaplayamadım. Bilinen bir standart değil ki. Düz rakam verseydiniz keşke. Bir de ev kira ama İstanbul mu Çorum mu? Bunlar işin maddi taraflarına yorum yapabilmek için önemli çünkü.

Bizde tek çocuk var. İkinci çocuk istemiyoruz. Maddi tarafından çok manevi olarak 40 yaşında hala bebek bakma fikri korkunç geliyor. Bir de gemiden uykusuzluk vs asla kaldıramam.

Ama eğer anne olmayı çok sevseydim, annelik kolay gelseydi kesinlikle ikinci çocuk düşünürdüm. Bence kardeş şart. Kuzen vs bir yere kadar. Hastalık, ameliyat, ölüm vs gibi durumlarda tek çocuk olmak bence çok zorlayıcı. Kardeşin hayırsız ve dolandırıcı olmadığını varsaydım.
+3
elorelia
(12.07.26)
Hayata bakışımızı sınırlayan şeylerden biri de sayılar. Okuldaki notumuz, kilomuz, saatin kaç olduğu, ailedeki çocuk sayısı , maaşımız vs.
Siz Olabildiğince yapın. Maddiyat önemli ama her şey değil. Kendi birikim ve tecrübeniz ile evet çocuk yetiştirebilirim diyorsanız bu daha da elzem. Çocuk dediğimiz balon gibi bomboş büyümemeli.
Çevreyi boş verin. herkesin bir korkusu var zaten . Gelecek korkusu mu ?
Evet, gelecek olan yakındır .
-2
diyecevaplandı
(12.07.26)
cocuk = luks

kirada oturan adamin luks ile isinin olmamasi lazim.
once evinizi alin, sonra cocuk isine bakarsiniz.
gunumuz sartlarinda iki cocuga bakmak kolay degil. ben olsam o topa girmem ki girmedim zaten, tek yeterli dedik noktayi koyduk.
+1
cooperr
(12.07.26)
Hamileyim, bize giren maaş da sizinkiyle hemen hemen aynı. Hamilelik bana çok zor geldi sadece bir defa yapabileceğim bir şey. Maddi manevi onun yanında olabilmek onu mutlu edebilmek için kardeş düşünmüyorum zaten yaşım oldu 32. Bu yaştan sonra çok zor. Eşim ise asla ama asla istemiyor ikinciyi. bu bebeğe bile ekonomik olarak nasıl yeteceğiz sorumluluğunu nasıl kaldıracağız kafasında
0
Hallegadola
(12.07.26)
iki kardesin anlasacaginin garantisi var mi ki kardes yapalim yalniz kalmasin diye düsünüyorsunuz? iki kardes de olsalar sonucta iki farkli insanlar. belki hic anlasamayacaklar, belki kendileri anlasacaklar ama elin kiziyla elin ogluyla evlenince gene aralari bozulacak? bunun bir garantisi yok ki. kaldi ki benim gördügüm insanlarin cok büyük kismi kardesleriyle problem yasiyor.
ayrica ilki yalniz kalmasin diye dünyaya cocuk getirmek bence dogan cocuga da haksizlik, neden bir misyonla varolsun bu cocuk?
cocuk, istendigi icin yapilmali. yaslaninca bize baksin, kuzeniyle oynasin, kardesi yalniz kalmasin diye düsünülerek cocuk dünyaya getirilmemeli bence.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(12.07.26)
Bizim bu dana tek cocuk iste: www.eksiduyuru.com

Sevildi, sayildi, simartildi, karne, dogum gunlerinde hediyelere boguldu, cekingen, pisirik olmasin diye serbest, ozgur buyutuldu, fikri dusuncesi dinlendi, soz hakki verildi, istekleri yapildi hala daha memnun olmaz, daha fazlasini ister, simarik, bencil, sukretmez, asi bir ergen var su an elimizde. Herseyi take it all for granted olarak algiliyor. Suriyeli gibi scip batirmis sinavda hala daha regret, uzuntu yok. Bizim teselli etmemiz lazimken o bize dunyanin sonu degil, onumuzdeki maclara bakicaz falan diye espri yapiyor.

En basitinden anne babanin vefatindan sonra tum malin, mulkun bolunmeden kendisine kalacagini bilmesi bile tek cocugu tembel, umursamaz yapar rehavete surekler. Diktator olsam tek cocuklulugu yasaklarim.
0
speedy
(12.07.26)
Bence 3-4 cocuk olmali ama muhtemelen cevabimi ciddiye almayacaksiniz. Bir cocugun hayatta en degerli varligi kardesleri ve genis ailesidir. Anne babasi vakti gelince bu dunyadan goc edecekler.Zaten artik cocuk sahibi olma yasi da geciktigi icin anne-baba ile gecirilecek sure cok azaldi zaten. Sonrasinda hayatta birbirine destek olacak kardesler buyuk zenginlik.5-6 kardes olup da bundan pisman olan birini gormedim hayatim boyunca.Bu sekilde cok kardesli kisiler hep bu durumun ne kadar guzel oldugunu anlatirlar hep.Ozel okul ucretleri falan geciniz bunlari.
+2
turkuaz
(13.07.26)
tek cocuklar genelde simarik oluyor. iki cocuk daha iyi. bu ozel okul isi de cok abartiliyor. ben hep devlet okuluna gittim, iyi ki de oyle olmus. yasadigin toplumla bag kuruyorsun, hayati ogreniyorsun devlet okulunda. sizin cocugunuza vereceginiz en onemli sey guvenli baglanma ve guzel ahlak. geriye kalan her seyi onlar halleder, korkmayin.
+1
banach
(13.07.26)
2 hatta 3 çocuk. Bunu anne olmayı hiç istemeyen biri olarak söylüyorum. Hayatta tek başına kalmak hiç kolay değil. Bir an önce karar verirseniz yaş farkları da ideal olur.
+2
sessizce aglayan sanat
(13.07.26)
çocuk dediğiniz şey en pahalı hobi. eğer madden kaldırabilecekseniz bir düzine bile yapabilirsiniz. yeni çocuk da öyle nasibiyle filan da gelmiyor. para fiziki bir şeydir, ruhani anlamlar yüklememek lazım.

tek çocuğum var. şu an için ona çok iyi bir eğitim ve gelecek kurabilecek imkanımız çok şükür var. ama 2. çocuk olsaydı bu cümleyi kuramazdım. hiç olmazsa ikisine de eşit yaklaşamazdım. Allah karşısına hayırlı insanlar ve arkadaşlar çıkarsın diyerek bu konuyu kapatabiliyoruz.

ayrıca bu çocuklar her zaman 8-9 yaşında yumurcak bebe gibi kalmayacak. 20 li 30 lu yaşlara gelecek ve siz göçüp gideceksiniz ya. belki de benim şansıma, ortada mal mülk varsa düşman olmayan kardeş görmedim ben.
+1
galahad reloaded
(13.07.26)
konya bence yaşam standartları bakımından türkiye ortalamasının üstünde ve konya gibi bir yerde o aile geliri de iyi bir gelir -bence.
açıkçası imkan varsa sizin yerinizde olsam ev alırdım bu hane geliri korunmaya devam ederse zaten 2-3 yıla ev kredisi kira gibi olmaya başlar, ve bence eğitim masrafları vesaire karşılanır.

ha ben sizin yerinizde olsam 2.yi yapar mıyım hayır, ama konya gibi bir yerde öyle hane geliri olan bir aile çocuk seviyorsa 2.yi istemesi bencillik mi bence hayır.
0
denizgonen
(13.07.26)
Yani kazanılan para çocuğun ihtiyaçlarını şu an karşılayabilir ancak sorun sürdürülebilir olarak karşılayacak mı ?

-Bugun kreş parası ileride özel okul üniversite parası olarak karşınıza çıkacak
-Bedelli asklerlik parası bulmak zorundasınız çocuğunuza ( Eğer erkekse)
-Araba alırken destek olmak lazım
-Ev alırken destek olmak lazım
-Evlenecekken destek olmak lazım

Bu lazımlar sürekli artarak uzayacak, 2 çocuk olursa ağzınızda hep ' Şimdi ancak sana bu kadar destek olabiliyorum, çünkü yarın öbürsün kardeşinin de ihtiyacı olacak' kelimeleri olacak.

Bu iş para își, ilkini zaten yaptığınız için mental ve fiziki olarak deneyiminiz var onları o nedenle geçiyorum.

Paranız varsa ki dediğim gibi şuan için değil bundan 20 sene sonrasında da olacağını biliyorsanız yapın, emin olamıyorsanız karar size kalmış :)
0
ebeş
(13.07.26)
bence bu tarz seyler "canim istedi yaptim" seklinde degerlendirilmemeli. dolayisiyla sizin bakis acinizi dogru buldum. maddi durum onemli. eger maddi durumunuz cok iyi degilse, kit kanaat olacaksa bence tek cocuk daha iyi. tabirimi maruz gorun ama "tek olsun ama tam olsun" bakis acisi. tum enerjinizi, imkanlarinizi ona harcayin. yoksa ikinci cocukla oradan buradan kisma, ucu ucuna yetme gibi durumlar yasanir. mesela bir cocugu daha iyi bir okula gonderebilecekken ikinci cocuk nedeniyle daha ortalama veya dusuk fiyatli okula gondermek gibi. sonucunda ikisinin de ortalama bir yere gitmesi gibi. bu sadece tek bir ornekti. bunun disinda elbette daha iyi beslenme, gelecek planlama (mumkunse cocuk icin yatirim), kulturel tatiller, hobi kurslari vs. onlarca sey var. fakat ikinci cocukla bunlarin hepsi kisilacak, belki iptal edilecek.

@ercu cozer, bence eksilenmenizin nedeni bencil bir bakis acisiyla, onun hayatini hic dusunmeden cocuk istemeniz. max cocuk yapayim, hepsi bana baksin mantigiyla cevap yazmaniz. peki siz cocuga ne verebileceksiniz? ha paraniz coksa elbette, ama o durumda bile hepsiyle ilgilenemezsiniz gibime geliyor.
0
Sour
(13.07.26)
editten sonra tekrar cevaplıyorum. bence maddi olarak endişe edecek bi durum yok o kadar. manevi kısmı tamamsa ben olsam çocuk yapardım.
0
elorelia
(13.07.26)
Bu ozel okul fetisi sosyal media yuzunden cikmadiysa bir bok bilmiyorum. Ozel okullar devlet okullarindan 50 kat daha iyi degil, onlarin da hocalari devlet okullarinda yetisiyor, hatta ozel okullarin hocalari daha az maas aliyor devlet okullarindaki ogretmenlerden.
+2
baldur2
(13.07.26)
tek çocuk yalnız kalır. en büyük pişmanlığım hayatta budur.
+1
co2s2
(14.07.26)
(5)

Hayatı boyunca hiç ‘sevildiğini hissetmemiş’ olan var mı?

öylesinebiri
Ve bu hisle nasıl başa çıkıyorsunuz? Varsa (umarım yoktur ama) özellikle kadın yazarların tecrübelerini merak ediyorum.Hem sevgili tarafından sevilmek hem de ebeveynler tarafından şartlı sevildiğini hissetmek. Arkadaşlar dahil değil, daha çok sevgili ve aile bağlamında sormak istedim
Ve bu hisle nasıl başa çıkıyorsunuz? Varsa (umarım yoktur ama) özellikle kadın yazarların tecrübelerini merak ediyorum.

Hem sevgili tarafından sevilmek hem de ebeveynler tarafından şartlı sevildiğini hissetmek.
Arkadaşlar dahil değil, daha çok sevgili ve aile bağlamında sormak istedim
0
öylesinebiri
(09.07.26)
Sevgili tarafindan sevilmek mi?
0
baldur2
(09.07.26)
Merak etme. İnsanoğlu kendini sever başkalarını da kendisini sevdiği için severmiş gibi yapar.
0
benaslindayohum
(09.07.26)
k:31
sanırım ben olabilir ya. ama bu sorun kendimi çok sevmememden de kaynaklı olabilir. kendime "sevgiyi bile" layık görmemek.

ebeveynler tarafından şartlı sevilmek kısmı için öyle byük şeyler söyleyemem. yani onlara bakmazsam, şunu yapmazsam beni sevmezler gibi değil. ama genelde eleştirirler. ve bu eleştiri yıllardır var kendimi bildim bileli. karakterimi, huyumu, suyumu, kilomu. o yüzden yıllar içerisinde içten içe iyi olmadığımı, çok sevilesi olmadığımı kafamda "kabul ettirdiler" gibi bir durum oldu sanırım. bu yüzden de genelde arkadaş çevresinde vs çok dışa dönük birisi olmama rağmen aile ve özel hayatımda içe dönük birisiyim.

bu sıralar ben de çok fazla kendimde bu konuları düşünüyorum. sağlıklı bir düşünce olmadığının da farkındayım ve bununla başa çıkmak çok zor. depresyon yaratıyor
+3
chanandler bong
(09.07.26)
"karşılıklı" bir sevgi hissi yaşamadım.
0
egerbiryolcu
(09.07.26)
Terapi görene kadar ben de bu hissi çok yoğun yaşıyordum. İlk sevilme, değer görme hissini terapistimle yaşadım sonra da artarak çoğaldı. Hatta geçmişe dönük ilişkilerim arkadaşlıklarım da evrildi.
Çünkü sanırım önce kendimi sevilebilir kabul edebildim. Sonra sevdim. Kendimi sevince çevremdekileri de sevdim.
Sevgiyi bünyesine kabul etmekte zorlananlar değil de daha kolay hazmedenlerle yeni bir hayata geçtim gibi oldu.
0
mavipenguen
(11.07.26)
(7)

Ay sonu Belgrad a gideceğim. Şunu mutlaka yap dediğiz var mi?

sonhakan
4 gün kalacağim
4 gün kalacağim
-1
sonhakan
(08.07.26)
Belgrad'a git.
-3
ırene adler
(08.07.26)
Yapı
Sırbistan Parlamento Binası

Kilise
Temple of Saint Sava
Aziz Mihail Katedrali
Ruzica kilesi (Kalemegdan Park'da)

Semt - Meydan
Republic Square
Knez Mihailova Street → İstilal Caddesi
Skadarlija


Müze
Nikola Tesla Müzesi
Museum of Yugoslavia - House of Flowers
Belgrade City Museum
Kalemegdan Park → Kocaman bir alan.

Resturant - Pub
Skadarlija semtinde herhangi gibi bir restoran.
Botuique — Cumhuriyet meydanında

İçki İçiyorsan
Riddle Bar — Kokteyl Mekanı. Menü yok. Barmene anlatıyorsun yapıyor.
Rakia dedikleri brendi içkileri var. Shot bardakta veriyorlar.


Birde yürüyüş turları oluyor. Bir tanesinin düzenlediği turların çoğuna takıldım. İstiyorsan linkini atarım.
+2
put it in your appropriate place
(08.07.26)
novi sad a git hatta etkinlik var mi bak konser falan. 4 gun belgradda napilir ya
+1
ala09
(09.07.26)
Bar olarak:
Yama bar
Riddle bar
Monkey bar

Cafe olarak:
D59b
Bloom
Living room

Restaurant:
Savcic dorcol

Gece kulubu;
Hype
Kptm
Karmacoma

Bu ucune muhakkak git;
Silosi art centre
Tesla museum
Aziz sava kilisesi
+3
baldur2
(09.07.26)
4 gün kalma :)
0
galahad reloaded
(09.07.26)
Eğlence anlayışına uyar mı bilmiyorum ama benim orada yaşadığım en garip deneyim Lafayette idi.
Bambaşka bir kafa gerçekten.
0
mutekebbir
(09.07.26)
4 gün çok ya. çok sevememiştim ben belgrad ı
0
chanandler bong
(09.07.26)
(14)

Stüdyo dairede yaşayan/yaşamış olanlar

gobekliraki
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
Daha önce bu tip dairede yaşayanlar tecrübelerini yazabilir mi. 1+1de kaldım daha önce, şu an çok güzel konumlarda bütçeme de uygun eşyalı stüdyolar buldum. Bekarım, gelenim gidenim olmaz, bir kedim var sadece. Stüdyo dairede yapabilir miyim sizce?
-4
gobekliraki
(06.07.26)
yaparsın
yalnız yaşayan biri için 1+1 gereksiz tatmin yatak separatör falan gibi ayrılabiliyorsa daha da güzel olur
+2
croswell
(06.07.26)
Mental açıdan yoruyor bir süre sonra yatak, yaşam alanı, evden çalışıyorsan çalışma alanı, mutfak... Hepsi aynı yerde.
+1
salihdt
(06.07.26)
Ben full dışarıdayım ya işimden dolayı, eve sadece uyumaya gidiyorum diyebilirim.
-5
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Hiç stüdyo tipi evde yaşamadım ama senin durumunda olsaydım stüdyo tipi tercih ederdim.
+1
rock n roll
(06.07.26)
Ben de öyle yaşıyorum, 2 kedim var, gayet güzel memnunum. Sadece yatılı misafir gelirse biraz zor oluyor tek banyo içerisinde tek wc olduğu için.
Camlara taşınmadan önce kedi teli yaptırmıştım, kediler de sıkılmıyor.
+2
megalomaniac
(06.07.26)
Heyecanlandım yorumları görünce :d E ben taşınayım o zaman
-4
🌸gobekliraki
(06.07.26)
Kısa bir süre yaşadım bence stüdyo daire insanlık suçu olmalı. Tek yaşamakla misafir gelmemesiyle ilgili bir şey değil bu, kişisel konfor için uygun bulmuyorum stüdyo daireleri.
0
mutekebbir
(06.07.26)
Oda sayısından ziyade metrekare önemli diye düşünüyorum. Duvarlar üzerinize üzerinize gelmeyecekse ve eşyalar sıkış tepiş olmayacaksa yaşanır. Aksi durumlarda mutekebbir +1.
+1
auroraaurora
(06.07.26)
Yaklasik 10 senedir yurt disinda yasiyorum ve 4, 5 ulke degistirdim (keyfi olarak). Bunlarin bir kisminda studyoda yasadim, bir kisminda da 1+1. Hicbir problem yasamadim. Bu biraz karakter ve aliskanlik meselesi. Genelde expat'ler expat'lerle takildigi icin cogu arkadasim da benim gibi baska ulkelerden gelmis insanlardi ve studyoda yasiyorlardi. Sikayet edeni hic duymadim. Esyam zaten hic yok, bir bavulum var o kadar. Hepsinde esyali tuttum.
+1
Sour
(06.07.26)
Ben yasamazdim.

Her sey 1 tane odada yapilmaz.
0
baldur2
(06.07.26)
1 senenin üzerinde oturma planım varsa kesinlikle tercih etmezdim.
0
duyuruuser
(06.07.26)
Ben üç sene yaşadım, o evden sonra 2+1'e çıktım ama o stüdyo evimin ruhu yok. her arkadaşım da bundan bahseder. bence yapabilirsin, pinteresti falan kurcala çok güzel dekorasyon fikirleri var. temizliği de çok kolay.
0
penceredengorunenmorbina
(07.07.26)
1+1 tuttum. Kedim rahat etsin diye. Yarın taşınıyorum inşallah.
-4
🌸gobekliraki
(07.07.26)
güle güle oturun
0
co2s2
(08.07.26)
(6)

Aylik 1k dolarese dunyada nereye yasamaya giderdiniz

lapaz
? Da nang mantikli mi mesela?
? Da nang mantikli mi mesela?
-1
lapaz
(05.07.26)
Bizim köye giderim 1k dolara anca köyde yaşanır
0
messina123
(05.07.26)
yaşam kriterlerin nedir, önce bunu belirle. günde kaç gr protein almak sana yetiyor, alkol, karı, ulaşım, gym, elektrik faturası, sosyalleşme, gezme gibi kriterler için liste yap.

kabaca cevap istiyorsan listede en çok tik atıp yaşayabileceğin yer öncelikle laos, kamboçya, vietnam (orta-kuzey), tayland (huahinin alt tarafları veya rayong idealdir)
+1
plastic_angel
(05.07.26)
Amac ne? Turkiye olmasin da neresi olursa olsun mu? Ya da hic calismadan gecinebilecek en duzgun ulke mi o paraya?
-1
baldur2
(05.07.26)
1k usd da nang icin bile az.
yani yüksek standartta yasamaya yetmez bence.
-1
Purple life
(05.07.26)
Vietnam, filipinler, tayland gibi yerler doğal güzellikleri dışında sorunlu. O kadar fakirliğin içinde mutlu olabileceğini sanmıyorum.

Kosta Rika olabilir ama 1000 usd ile oturum alamazsın. Karayipler'de bazı adalar olabilir ama yine 1000 usd oturum için yetmeyecektir.
0
runaway
(05.07.26)
güney & orta amerika düşünme bile. ekonomi kötü vs görünse de uzun vadede günlük yaşamını sokaklara düşmeden sürdürmek, tek başına olsan bile çok pahalı.
-1
seyyyar
(06.07.26)
(5)

Doktor randevusu ve saglik ocagi

baldur2
Arkadaslar ben ve ayda bir gorustugum doktorum ayni anda tatile cikabilir o yuzden duzenli kullandigim ilaclari saglik ocagina giderek yazdirabilir miyim? Sigortam var ve bu ilac tanimlama mi ilac hakki mi ne oyle bir islem yapilmisti 1 Yilligina?Ve saglik ocagina gidip randevusuz alabilir miyim? Ve
Arkadaslar ben ve ayda bir gorustugum doktorum ayni anda tatile cikabilir o yuzden duzenli kullandigim ilaclari saglik ocagina giderek yazdirabilir miyim? Sigortam var ve bu ilac tanimlama mi ilac hakki mi ne oyle bir islem yapilmisti 1 Yilligina?

Ve saglik ocagina gidip randevusuz alabilir miyim? Ve bu kendi aile hekimim mi olmak zorunda veya baska doktorlar/saglik ocagi da olabilir mi?
0
baldur2
(03.07.26)
raporun varsa olur
0
jelly bear
(03.07.26)
Rapor derken fiziksel rapor mu yoksa online gorebilirler mi? Rapordan ziyade recete veriyordu bana.
0
🌸baldur2
(03.07.26)
online oluyor rapor. edevlette ilaç raporları kısmından bakabilirsin

rapor yoksa uzmanlık gerektiren bi ilaçsa aile hekimi yazamaz
0
jelly bear
(03.07.26)
Rapora tabi ilaçlarda atıyorum bir öncekinde 3 ayı kapsayacak kadar ilaç yazıldıysa süre bitimine bir kaç gün kalana kadar yeni ilaç yazdıramıyorsunuz. İlla aynı doktor yazmak zorunda değil bu arada, zamanı geldiğinde sağlık ocağındaki başka bir doktor yazabilir, raporu online görürler.
0
diabolus79
(03.07.26)
E devlete gir. İlaç raporları yaz. Bir ilaç raporun varsa çıkar. Onu aile hekimliğindeki doktor da görür.
Raporda direkt ilacın ismi yazmaz. Etken maddesi yazar. Bir eczaneye ilaç raporunla şu ilacı yazdırabilir miyim diye sorabilirsin.
Yine e devlete ilaç kullanım süreleri yaz. Şu an kullandığın ilacın hizasında bitiş tarihi yazar. Bitiş tarihine 15 gün kaladan itibaren yenisini yazdırabilirsin.
Kendi aie hekimliğin olsa randevulu gidip hallederdin iyi olurdu. Bu imkan yoksa biraz sıkıntılı. Herhangi bir aile hekimliğine randevusuz git. Misafir olarak muayene olacağım de. Randevulular bitince araya bir yere sıkıştırırlar. Çok bekletirler. Ya da iki randevulu hasta arasında cart diye dal içeri.
Doktora Raporlu ilacım bitti. Adı şu, kullanım dozu şu diyeceksin. Detay vermene gerek yok. Sorarsa cevaplarsın.
Yukardaki arkadaşlar zaten anlatmış. Ben biraz detaylandırdım.
0
Mirket
(03.07.26)
(10)

Kendimi geliştirmek, bakış açımı, dünya görüşü, hayattan keyif almak

put it in your appropriate place
37 yaşımdayım zamanında gösterdiğim gayreti meyvelerini alıyorum.Kendimi genel olarak geliştirmek istiyorum. İşte bakış açımı, analitik düşüncemi, dünya görüşümü Mesela 2012'te izlediğim filmler, okuduğum kitaplar 14 sene sonra karşıma çıkıyor. Karşıma çıkmaktan kastım, başka filmlere, kitaplara gön
37 yaşımdayım zamanında gösterdiğim gayreti meyvelerini alıyorum.

Kendimi genel olarak geliştirmek istiyorum. İşte bakış açımı, analitik düşüncemi, dünya görüşümü Mesela 2012'te izlediğim filmler, okuduğum kitaplar 14 sene sonra karşıma çıkıyor. Karşıma çıkmaktan kastım, başka filmlere, kitaplara gönderme olması. Nüansı farkını anlayabiliyorum mesela.

Excel'i biliyorum ama bugün Excel'de bilmediğim bir şey sorulduğunda yapay zekaya nasıl sorulmasını gerektiğini biliyorum.

İş başvurularında bana İngilizce biliyor musun diye sorduklarını hayır bilmiyorum dememek için 2007te Üniversitede bölüm tercihini eğitim dilinin İngilizce olarak seçtim. 12 senelik iş hayatımda İngilizceyi sadece bir defa kullandım ama sosyal hayatıma dahil edebildim. Yurtdışı
gezilerini tek başıma yapıyorum. Avrupa şehirlerinde ortamlara giriyorum çıkıyorum İngilizce sayesinde.

Bugün öyle davranayım ki hem bugün için faydası olsun hem 15 sene sonra faydası olsun. Hem bugüne (kısa vadede) hem uzun vadede faydası olacak şekilde bu duruma devam etmek istiyorum, Nasıl yapabilirim, ne tavsiye edersiniz?
0
put it in your appropriate place
(02.07.26)
Kitap oku ama İngilizce kitaplar oku.
Sinemaya devam ama ingilizce ve altyazısız.
Excell'i geliştir. Günlük hayatta kullan.
Yazılım öğren, mesleğine yapay zekayı katmanın yolunu bul.
Ve herkese tavsiye, finansal okuryazarlık öğren. Tasarruf edip yatırıma yönel.

derim ben.

Spora başlayıp sağlıklı beslen diye de ilave edeyim. Yaşlanmayı geciktirmek için lazım.
0
Mirket
(02.07.26)
Spora başla. Ağırlık çalış. Yüzme öğren bilmiyorsan.
Lise seviyesinde fizik, kimya, biyoloji, matematik, geometri öğren bilmiyorsan. Özellikle tarih, coğrafya, edebiyat.
İngilizce dışında yabancı dil öğren. Önemli olan konuşmak değil. Kelime kapasitesi, okuduğunu anlamak.
Club'lara git. Şehir merkezi olur, beach olur.
-7
arbre
(02.07.26)
kitap oku ve excell'ini gelistir dkgdkj
tavsiye sordugun insanlara bak.

benim tavsiyem bedenine ve cebine yatirim.
finansal özgürlügün olsun. emeklilik sistemleri her yerde cöküyor. emeklilik maasiyla yetinmek zorunda kalacagin ya da sevmesen de yapmak zorunda oldugu bir iste yaslilikta calismayasin.
+2
Purple life
(02.07.26)
Bir mesele hakkında farklı kaynaklardan çarpraz okumalar yapmalısın .
Alışılagelmiş, bu zamanda artık normal görünen şeylerin tarihi kökeninlerine inmelisin.
Çeşitli ortamlarda konuşulan ana konuya ait pek akla gelmeyen , sorulmayan şeyleri sormaya çalış :
Kripto parada merkeziyetsizlik önemli ise neden Trump veya Musk'n açıklamaları kripto piyasasında ile iniş /çıkış yaparlar?
Giderek sayısallaşan ve kodlanan dünyada insan adeta Excel hücresinde kayıtlı basit bir değer mi olacak?
Teknoloji işinde tanınmış isimler neden böyle karanlık işlere girerler? :
gazeteoksijen.com

Bunca yıllık sömürüsünden sonra Fransa'nın aklına nasıl oldu da bunu yapmak geldi ? :
tr.euronews.com

Almanya'da otomotiv şirketlerinin işçi çıkarma kararları sonrasında beklenen silahlanmaya gidilmesiyle Avrupa'da 2. dünya Savaşı'ndan sonra kapanan defterler, hesaplaşmalar yeniden açılır mı ? gibi ...
-2
diyecevaplandı
(02.07.26)
bence mükemmel birisiniz.
0
makbur
(03.07.26)
sağlık bence de %100. iyi yaşam alışkanlıkları edinin uyku, beslenme, spor ve zihinsel egzersizler bolca. sonra da finansal olarak ilerde rahat ettirecek yatırımlar, pasif gelir diyorlar galiba adına.
0
mezzosprite
(03.07.26)
37 yasindaysan ve 15 sonrasi icin yatirim yapmak istiyorsan:

1- fiziksel yatirim, minimal alkol, uyusturucu yok, sigara yok, duzenli spor, minimal abur cubur, saglikli ve duzenli beslenme

2- maddi yatirim: duzenli yatirim, altin, fon, borsa vs artik neyse, luks harcamalardan kacinma, gereksiz harcamalardan kacinma, saglam ve dayanikli urunler alip yillarca kullanma,

3- mentaline ve kariyerine yatirim da bonus olarak eklenebilir iste bence, zaten usttekileriyle ilisik bunlar.
+1
baldur2
(03.07.26)
sadece spor
0
croswell
(03.07.26)
Ekran bağımlılığına yakalanmamak, halihazırda bağımlıysanız kurtulmak bilişsel sağlığımız için çok önemli. Kendimizi bu konuda korumaya almamız lazım. Kitap okuma önerisiyle sözümona dalga geçilmiş, ama düzenli kitap okuma alışkanlığı olan insanların bile çoğu aralıksız birkaç saat kitap okuyamaz hale geldi.
+1
auroraaurora
(03.07.26)
excel, ingilizce, kendini geliştirme, okuduğunu anlama çok fazla kategori olmuş :)

excel'i öğrenmek diye bir şey yok bence. Formül ve grafik oluşturabiliyorsanız (grafikten kastığım, logaritmik ölçeklendirme, eğri uydurma gibi işlemler) gerisi yaparsınız zaten. Çok fazla fonksiyonu var hepsini bilmek/fikir sahibi olmak çok zaman alır ve gereksiz. İhtiyacınız oldukça öğrenirsiniz.

İngilizceyi konuşabiliyorsanız sıkıntı yok öyleyse? C1 seviyesinde değilseniz ona uğraşabilirsiniz. Doğal ingilizce cidden güzel oluyor. Ben writing geliştirmek adına şöyle yapıyorum: chatgpt'den bana bir topic vermesini istiyorum, 200 kelime kadar yazıp geri dönüş istiyorum. yazdığım metinin c1 seviyesine ulaşması için gereken düzeltmeleri söylüyor. Özellikle doğru collacation açısından çok faydalı.

kendini geliştirmek çok ucu açık bir ifade. mesela benim iletişim konusunda eksikliklerim vardı. Bu konuda yazılar okudum/içerikler izledim.Hatta empati/iyi niyet/iletişim üstüne eğitim aldım, bana çok şey kattı. Mesela önceden hizmet alırken kimseye bir şey demezdim, çünkü denediğim sefer cevap vermeyenler olurdu, öyle olunca çok utanırdım :) Artık marketlerde, kahve alırken vs. öyle yoğunluk yoksa selam verip hal hatır sormaya çalışıyorum. öncesine göre çok şey değişmedi, cevap vermeyenler, yüzüme bile bakmadan merhaba diyenler aynı yani. Ama bazen de çok iyi karşılayan oluyor, hatta çok hoşuna gidiyor. Bir örnek vermem gerekirse kahve alırken, merhaba deyip ufak hal hatır sormuştum. Sonra kendisinden farklı bir kahve önerisi istedim, önerdiği kahveyi aldım ve bana beğenmezseniz söyleyin hemen değiştirelim, demişti :) o yüzden artık her zaman en azından selam vermeye çalışırım. Belki karşımdakinin de benim gibi deneyimleri vardı ve karşılık vermekten çekiniyor. Düşünce yapımı böyle geliştirmeye çalışıyorum. Bana zararı yok, hatta kimi zaman çok mutlu ediyor :)
0
substituent
(03.07.26)
(7)

ATM tuş sesi nereye şikayet edilir?

kucukne
Öncelikle derdimizi şeyedebilirsiniz. Evimizin dibine 2 adet farklı banka ATM'si yakın geçmişte yerleştirildi. Lakin bu ATMlerin tuş basıldıkça çıkan sesi epey yüksek, biraz işlek bir yer ve gece gündüz bu sese maruz kalmak bir zaman sonra insanı rahatsız ediyor. Bunun kısılması mümkündür diye düşün
Öncelikle derdimizi şeyedebilirsiniz.

Evimizin dibine 2 adet farklı banka ATM'si yakın geçmişte yerleştirildi. Lakin bu ATMlerin tuş basıldıkça çıkan sesi epey yüksek, biraz işlek bir yer ve gece gündüz bu sese maruz kalmak bir zaman sonra insanı rahatsız ediyor. Bunun kısılması mümkündür diye düşünüyorum. Ama bankaya mı yoksa zabıtaya mı şikayette bulunmak daha doğru olur?
Tşkler, Serin günler
+3
kucukne
(02.07.26)
bence direkt bankaya bildirin. sonuçta alet onların.
0
biergarten
(02.07.26)
Haklısın. Benim de bildiğim bir noktada tuş sesi tam da çarşı merkezde herkesin duyacağı şekilde yüksek. bir tek bana mı tuhaf geliyor? diye düşünmüştüm .
Sanki :
- herkes bana baksın.. özgürce tuşlara basarak paramı çekiyorum...dercesine ses çıkarıyor atm.
Belki bu yüksek sesim tek olumlu tarafı işitme sorunu olanlar için faydalı olması.
Hem zabıta hem bankaya bildirin durumu .
0
diyecevaplandı
(02.07.26)
bir gidip klavye/ekranin sagina soluna bir bakin derim, kimisinde "mute" tusu var kendiniz kisma ihtimaliniz olabilir.

ayrica bircok atm'de kulaklik girisi mevcut, eski ve calismayan bir kulakliginiz varsa jak girisini kesip/koparip atm'ye takabilirsiniz.
+2
adrianapole
(02.07.26)
banka.

bu arada o kulaklık girişi engelli kullanıcılar için. o yola girmeyin derim.
+6
inheritance
(02.07.26)
Evet o öneriyi etik olarak doğru bulmadım ama onun öncesinde yazılan öneri mute / kısma tuşu ihtimali olduğu için tikledim.
Yoksa kimseyi durup dururken mağdur etmeyi doğru bulmuyorum sadece sessizleşmesi ses kirliliği adına yeterli olacak.
+1
🌸kucukne
(02.07.26)
Engelli niye mağdur olacak ki? Kendisi kulaklık takacaksa, mevcut jakı da çıkartabilir.
+1
yadigar
(03.07.26)
nasil ya? atm'de basilan tustan cikan ses, seni evde otururken rahatsiz mi ediyor? ciddi misin?

cevaplarda da kimse sasirmamis ausduashda. kesinlikle ben bir sey kaciriyorum galiba ya?
-2
baldur2
(03.07.26)
(3)

Nasip konusu

arbre
Instagram'da hep görüyorum, sadece işe ve spora giden biri evleneceği insanla nasıl tanışabilir? Kader olarak evlenmeme ihtimali yüzde 99 değil mi? Siz eşinizle nerede tanıştınız? İlginç olan işte ve sporda da evlenilebilecek uygunlukta birileri yok.
Instagram'da hep görüyorum, sadece işe ve spora giden biri evleneceği insanla nasıl tanışabilir? Kader olarak evlenmeme ihtimali yüzde 99 değil mi? Siz eşinizle nerede tanıştınız? İlginç olan işte ve sporda da evlenilebilecek uygunlukta birileri yok.
-14
arbre
(01.07.26)
dunyada milyonlarca yalniz insan var. yalniz olmakta yalniz degilsin yani. git onlardan birini bul iste. app mapp kullan, arkadaslarina sor, eksi sozluk'e ilan ver, bachata kursuna git, kazakistan, beyaz rusya, ozbekistan, azerbaycan, tayland, filipinler gibi traditional hatunlar bulabilecegin, oldugundan daha yakisikli gorundugun ulkelere vs git.
0
baldur2
(01.07.26)
Kader olarak evlenme ihtimalin %1 den daha fazla öncelikle :)
Ama sosyalleşmeyi denemelisin, insan içine karışacak etkinliklere katıl.
0
gadlemler
(02.07.26)
o zaman yonja.com vardı orada tanışmıştık sene 2009.
o yıllarda tanışmak için pek site de yoktu. şimdi bir sürü.
bi arkadaşım da (erkek) sosyal etkinlik gruplarından tanışmıştı birileriyle ama ciddi şeyler yaşamadı zaten öyle bi arayışı da yoktu.
0
matilda
(02.07.26)
(4)

Dusuk faizli ihtiyac kredisi almanin yollari

floydian
Hani direkt mobil uygulamaya girip sorgulamada cikan orandan daha dusuk bir oran almanin yollari var midir? Ornegin duzenli musterisi veya maas musterisi oldugum bankayi arayip bir temsilci ile gorusup bana ozel bir seyler yapin demek gibi?
Hani direkt mobil uygulamaya girip sorgulamada cikan orandan daha dusuk bir oran almanin yollari var midir? Ornegin duzenli musterisi veya maas musterisi oldugum bankayi arayip bir temsilci ile gorusup bana ozel bir seyler yapin demek gibi?
0
floydian
(30.06.26)
de bence. sansini dene.
0
baldur2
(30.06.26)
yoktur. mümkün değildir.
+2
gabe h coud
(01.07.26)
bu dediğin sadece yeni müşteri kampanyalarında ve 50.000tl kadar olan krediler için var. hatta bazısı 25.000tl. oran olarak 1-1.5 puan daha düşüktür.
+1
orpheus
(02.07.26)
Evet cidden olmuyormus denendi
0
🌸floydian
(02.07.26)
(11)

30 yasinda olup kendini bulamamak

Purple life
bir arkadasim (ekolü :)) 30 yasina geldi ve senelerdir calismasina ragmen hep junior olarak calisiyor. sebebi ne istedigini bilememesi. sürekli is degistiriyor. bölüm degistiriyor.garip garip ruhsal seylere ilgisi var. japonca ögrenip japonya'da budist olup tapinakta calismak istiyor. is yerinde bil
bir arkadasim (ekolü :)) 30 yasina geldi ve senelerdir calismasina ragmen hep junior olarak calisiyor. sebebi ne istedigini bilememesi. sürekli is degistiriyor. bölüm degistiriyor.

garip garip ruhsal seylere ilgisi var. japonca ögrenip japonya'da budist olup tapinakta calismak istiyor. is yerinde bile müdürün sunu yap denmesinden hoslanmiyor. budistlerin uyku saati bile is taniminin icinde...

yani söyledigi sözler yaptigi isler bana göre uyusmuyor. sürekli yeni seyler mutfak malzemeleri alip farkli yemekler yapiyor. sacma sapan posterlere para harciyor ama disarida kahve icmenin bile gereksiz oldugunu düsünüyor.

2-3 tane terapistten terapi aliyor. ona göre hicbiri onu anlamiyormus...


arkadasim neden böyle sizce? cocuklugunda ya da gencliginde nasil yetismis insanlar böyle olur?
yani yukarida yazdiklarimi tekrar okudum ve ben 15 yasindayken bile bu kadar sacmalamiyorum. istedikleri ve yaptigi seyler asiri ergence geliyor.
-3
Purple life
(26.06.26)
Kendisi dert etmiyorsa ve ortada ciddi bir sorun yoksa problem değil. Onun dünyası da öyle işte.
+8
tadartatmaztadantatar
(26.06.26)
30'dan önce kendini bulan mı var ğlkede ve bu eğitim sisteminde :)
0
gadlemler
(26.06.26)
post sahibine alenen bir şey yazmak isterdim ama zihinsel becerilerinin aksi yönde aktığını düşünüyorum.

arkadaşınızın zihinsel aktivitesi sizden çok daha fazla görünüyor, sizi arkadaş edinmiş olması bile ilginç. muhtemelen kendisi bir polymath adayı. adhd olma ihtimali de oldukça yüksek. bir şeyleri kavramaya başladığı zaman sıkılıyor ve yeni deneyimler elde etmek istiyor.

bunun çözümü sizi ilgilendirmiyor olsa da, bana kalırsa en çok ihtiyaç duyduğu şey sınırsız zamana sahip olmak veya gerçekten yapmaktan keyif alacağı, sonsuz öğrenme gerektiren bir iş yapmak ama bunu mecburiyetler nedeniyle yapmamak. sınırsız zamana sahip olmanın anlamı şu: kendini gerçekleştirmek için çalışmak zorunda olmamak. çok büyük rakamlardan bahsetmiyoruz, sadece ekonomik baskı altında hissetmemek.
+3
birdirbir
(26.06.26)
"sürü"nün yaptığı şeyleri birebir tekrarlamayan, orijinal bir kişilik olduğu için arkadaşınızı tebrik ederim. İnsanların kimseye zarar vermeden, hayatlarını kendi istedikleri gibi yaşamaları, sorun olarak algılanmamalı.
+6
mikro patlama
(26.06.26)
@bir beni neyin ilgilendirdigine sen mi karar veriyorsun :)

Ben bir insanin gelisiminde ne gibi faktörler buna yol acar diye düsünüyorum.
Arkadasim mesela en ufak kardes ve torun. Böyle bir sey insanlari daha simarik yapabilir mesela? Ya Üstün zekali olmak? Ya da ya da…

Bunu dedikodu yapmak olarak algilamak ya da sahici bir merak diye düsünmek seninle alakali.
-1
🌸Purple life
(26.06.26)
ben arkadaşı tebrik ettim. gereksiz para harcamıyorsa ve kendini harap etmiyorsa sorun yok bence. otoriteye itaat etmeyen köle ruhlu olmayan özgür bir ruh ne güzel.
0
Hallegadola
(26.06.26)
@halle, Arkadasim bana göre gereksiz ve sacma seylere para harciyor. Iyi kazanmasina ragmen de her ay sonunda sifiri görmeyi basariyor :)
Herkes övgüyle bahsetmis ama antidepresan aldigi halde sürekli negatif konusan ve şikayet eden biri.

Chatgpt nin fikri cocuklugunda cok elestiri ve yüksek beklentiyle yetistirilmis olmasi olabilir diyor. Bu benim arkadasima cok uyuyor.
-1
🌸Purple life
(26.06.26)
Anime/manga vs takılıyor mu bu arkadaş acaba? Birine benzettim de sanki
0
denizciman
(26.06.26)
her seyi denemeye zorlanan, her tecrubeyi edinmesi gerektigini dusunen, her seye expose oldugu icin ne istedigini tam olarak bilmeyen gunumuz insan modeli. it is what it is. sorun yok. bircok insan boyle.
0
baldur2
(26.06.26)
Terapisti bilmem de ben bu durum için dikkat dağınıklığı ile ilgili ciddi dozda ilaç başladım. Hepsi uçtu gitti. Yapıştırıyorum valla.

Sorunum dikkatimi çekecek başka şeyler çıktıkça, elimin altındakini bırakmakmış. Dolayısıyla rastgele savruldum. Dikkat dağılmayınca her şey bir çizgide ilerliyor.
0
xephyr
(26.06.26)
Arkadaşın hiç dayak yememiş, o yüzden böyle. şöyle güzel bi küteleseniz, 1-2 hafta pipetle beslense aradığını ruhani arınmayı bulur. japonya'ya gitmesine de gerek kalmaz. Ayrıca Japonya'ya turistik olarak gidip budist tapınaklarında en fazla sil süpür yapabilir ki o durumda dahi kabul edilmesi zor. Üstelik çok iyi japonca bilmek gündelik disiplin, yerel cemaatlerden referans vs. lazım.

Öyle selamınaleyki diyerek giremez. Din görevlisi vs. olmas zatenı imkansız. Kaldı ki oradaki budizmin de Tibet budizmi ile alakası yok. Japonlarda şintoizm ile karışık, dinden çok kültüre dönüşmüş, içinde animizm barındıran karma bir din algısı var. İmkanı varken sufizme yönelsin. Orada da kafasında kurduğu türden bir ezoterizm var. Gerçi benim önerim yine budaklı meşe odunu. Pekmezi akıp ağzına tadı gelmeden anlamaz bazı şeyleri.
+1
shinigami ryuk
(09.07.26)
(5)

bizim gruptaki durumu etkileme durumumuz var mı?

kibritsuyu
arkadaşlar kafamı buna yoracak kadar enerjim yok, o yüzden yekten sorayım.bizim yarınki maç ile gruptaki herhangi bir şeyi değiştirme durumumuz var mı? tamam biz elendik, dördüncü olduğumuz kesin. alacağımız herhangi bir sonu. gruptaki diğer takımların sıralamasını falan etkileyecek mi? bizim maç şö
arkadaşlar kafamı buna yoracak kadar enerjim yok, o yüzden yekten sorayım.

bizim yarınki maç ile gruptaki herhangi bir şeyi değiştirme durumumuz var mı? tamam biz elendik, dördüncü olduğumuz kesin. alacağımız herhangi bir sonu. gruptaki diğer takımların sıralamasını falan etkileyecek mi? bizim maç şöyle biterse paraguay üçüncü çıkar, böyle biterse ikinci çıkar falan gibi bir değişiklik olur mu?

yani gördüğüm kadarıyla aynı grubun üçüncü maçları aynı saatte oynanıyor, diğerinin sonucuna göre takımlar yerini garantileyip yatmasın diye.

lakin bizim grupta sonuç çoktan belli mi, bizim maçın sonucuyla hala bir şeyler değişebilir mi kafam basmadı.
0
kibritsuyu
(25.06.26)
hayır. son maçların aynı saatte oynanması standart uygulama, fikstürde önceden öyle belirleniyor. bizim grup özelinde hiçbir şeyi etkileme şansımız yok. biz sonuncuyuz, abd birinci... yani biz elendik ama berabere kalırsak amerikanlar lider olamayıp üçüncü bitirir gibi bir senaryo söz konusu değil.
0
der meister
(25.06.26)
turkiye'nin sonuncu ve amerika'nin birinci olmasi garanti.
0
baldur2
(25.06.26)
ama diğer maçın sonucu kendilerini etkiliyor di mi? yenen ikinci olacak, beraberlik durumunda (ikili averaj da eşit olacağı için) genel averajlarına mı bakılacak?
0
🌸kibritsuyu
(25.06.26)
evet kanka
0
baldur2
(25.06.26)
Grup içinde genel averaj, 2 takım arasında 2li averaja bakılıyor. 2 li averaja bakılmasa biz abdyi yener avusturalyada paraguayu yener biz 3.cü olabilirdik. Bizim maça abd 1. Biz 4. Olarak çıkıyoruz. Maç tamamen formalite. Beraberlik durumunda avusturalya 2. Olur. Paraguay almanya avusturalya muhtemel iranla eşleşicek. Paraguay yenerse değişir.
0
mikahakkinen
(26.06.26)
(13)

Futbolu pek bilmeyen biri olarak soru: Messi mi Ronaldo mu?

gadlemler
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri be
Hatun kişiyim, kendimce dünya kupasını takip ediyorum. Bu dünya kupası da göz önüne alınırsa sizce ileride torunlarımız Messi'yi mi daha iyi bilir Ronaldo mu? Futbol camiasında hangisi daha efsane olarak biliniyor.
Ronalda bugün gol atınca ağzı kulaklarına vardı çocuklar gibi sevindi. Eleştirileri bertaraf edecek olmanın sevinci diye yorumladım.
Sizce hangisi daha efsane olacak?
-2
gadlemler
(23.06.26)
İkisi de efsane ve ikisi de muhtemelen ömrümüz boyunca konuşulacak, örnek olarak gösterilecek.
Fakat objektif bir gerçek olarak messi dünya kupası aldığı için bir adım öne geçti.
Ben ronaldocuyum.
+2
artıküyeolmakistiyorum
(23.06.26)
nasıl michael jordan'dan çok daha iyileri gelmesine rağmen onun efsanesi bambaşka bişeyse messi de aynı şekilde. Belki messi'den çok daha hızlısı, yeteneklisi vs gelecek ama messi gibisi gelmeyecek
+1
mutantking
(23.06.26)
Messi.

Artık dünya genelinde efsane eski futbolcu, teknik direktörler, yorumcular vs bile en iyisi Messi diyorlar.
+1
Cesario
(23.06.26)
Messi
-5
arbre
(23.06.26)
ikisi de goat. kişiden kişiye değişir efsanelikleri. birbirlerini de çok yukarıya çektiler. tıpkı nadal federer djokovic'in bir daha gelmeyeceği gibi bunlar gibisi de gelmeyecek
+1
deranzo1
(23.06.26)
Ronaldo'yu yalan makinesine bağlayıp sen mi Messi mi diye sorsak, kendi ismini söylediğinde makine uyarı verirdi.
+2
kizil karga
(23.06.26)
cok guzel turnusol bu, ciddi ciddi ronaldo diyen kimseleri direkt bloklamak gerek
-1
gule gule
(23.06.26)
Messi = Michael Jordan ve Roger federer

Ronaldo = lebron james, djokovic.
0
baldur2
(24.06.26)
olaya sadece saf yetenek, kişisel ödüller ve takım başarısı olarak bakarsanız messi çok azıcık önde.

ama disiplin, azim, çalışma prensipleri, insanlık, iyilikseverlik gibi konularda ronaldo fersah fersah önde. messi'nin antreman sevmediği, insan olarak ağır bir orospu çocuğu olduğu herkes tarafından kabul edilen gerçekler.
0
co2s2
(24.06.26)
İkisi de büyük efsane. Messinin dünya kupası var, olmasa da bence ronaldodan daha iyi.
Şansızlıklı mı şans mı bilinmez ama ikisinin aynı zamana denk gelmesi de önemli. Messi belkide gelmiş geçmiş en iyi olabilir.
0
mikahakkinen
(24.06.26)
Ankara Messi.
+2
gabe h coud
(24.06.26)
Messi.
0
logisticsmanager
(24.06.26)
ikisi de iyi oyuncu biri önde biri geride demek haksızlık olur. ikisininde farklı özellikleri var.
messi saf yetenek. ronaldonun çalışma azmi tarafı öne basıyor. ronaldo bir profesyonel sporcu nasıl olmalı. nasıl kendine bakmalı, idmanından sağlık kısmına yemeğinden işin psikolojik kısmına çok iyi bir örnek. keza messi de disiplini olmasa bunları yapamazdı.

ikisi de bu yaşına göre neler yapıyor demekte doğru olmaz. ikisi de ikinci sınıf liglerde top koşturuyor. avrupada bu yaşta bu seviyede oynayamazlar. ikisini de takımı taşıyor. arjantine bakıyorsun topu alan herkes messiyi arıyor. kısmen portekizde benzer ama ronaldo top almak için daha çok çabalıyor.
ayrıca ikisi de bu seviyelere gelmesini oynadıkları takımlara ve oradaki üst kalite oyunculara borçlu. bunu da unutmamak lazım. ne kadar yetenekli, kaliteli olursan ol güçlü takımlarda yetenekli oyuncularla oynamadıkça kendini dahada geliştiremezsin.
biri iyi biri kötü diye ayrım yapılamaz. ikisi de 2010 sonrasının en iyi futbolcuları.
0
my fault
(24.06.26)
(9)

çük kalkmıyor

trablon
aldığım ilaçlardan dolayı çük kalkmıyor.yerimde olsanız ne yapardınız?
aldığım ilaçlardan dolayı çük kalkmıyor.yerimde olsanız ne yapardınız?
-3
trablon
(23.06.26)
İlaçları almaya devam ederdim. Akıl sağlığı daha önemli.
+6
sekizdokuzon
(23.06.26)
sanki kaldirsan her gun baska biriyle mi yatacaksin?
+3
baldur2
(23.06.26)
doktoruna danışırsan onun için de ilaç önerebilir
0
euteamo
(23.06.26)
(bkz: lifta)
Eğer kullandığınız ilaçlarla ve gıdalarla birlikte almanıza engel bir etkileşimi/zararı yoksa, tadalafil sizin ilacınız.

Antidepresan alırken hayat (ve evlilik) kurtarmıştır çok.

Bana kalsa direkt essitalopram (cipralex) içeren antidepresanların içine yardımcı etken madde olarak konmalı. (Yasal uyarı: Burası espiri tabii. Kullananların hepsi erkek olsa dahi her daim hazırolda beklemesi anlamsız. Hoş, tadalafil, sildenafilden farklı olarak sadece uyarılma durumunda sertlik sağlıyor ama aylarca haftanın 7 günü alınmamalı)
0
yadigar
(23.06.26)
sildenafil içeren herhangi bir hap derdine derman olacaktır. ama eczaneden al mutlaka. yoğun antidepresan kullandığım dönemde benim de başıma gelmişti. hem sertleşemiyor hem boşalamıyordum. geçer merak etme.
0
yurtsuz john
(23.06.26)
görsele tepki yoksa yardim al tabi,
önerilere göre ilaç kullanma,
zehirlenirsin.
0
designer
(23.06.26)
düzenli spor. hormonel olarak sizi yukarı çeker hem ilaç almanıza gerek kalmaz hem çükünüz kalkar.
-2
mutantking
(23.06.26)
spor, d vitamini ve magnezyum ile bayrak direği gibi gezersin.
0
gabe h coud
(24.06.26)
Ben olsam mutlu olurdum hormonlar erkeğin lanetidir
Diğer seçenek olarak doktoruma söyleyip ilacı değiştirirdim, antidepresan dahi olsa kimisi kaldırmıyor kimisi indirmiyor öyle bir durum da var
0
yakalayamadığın.ışıklar
(24.06.26)
(9)

Acil schengen lazim

baldur2
Herhangi bir yolu var mi ayin 10'u gibi almanya'ya gidebilmem icin. Para vs yedirmeye raziyim. Bir sekilde en kotu vize basvurusunda bulunmam lazim.
Herhangi bir yolu var mi ayin 10'u gibi almanya'ya gidebilmem icin. Para vs yedirmeye raziyim. Bir sekilde en kotu vize basvurusunda bulunmam lazim.
-1
baldur2
(23.06.26)
daha önce hiç schengen aldın mı?
-1
jelly bear
(23.06.26)
aldim ama 13 sene once.
0
🌸baldur2
(23.06.26)
Çıkma ihtimali var, paranın çöp olma ihtimali de var
Büyük firmalara vize konusunda VIP acenta hizmeti sağlayan kurumlar var
ATG- TURKEY

Telefon açıp bilgi alabilirsin.
0
HellKeePer
(23.06.26)
hem almanya hem 15 gün içinde başvuru ve sonuç... immmmkansız.
0
chanandler bong
(23.06.26)
isveç norveç finlandiya bu ülkelerden randevu bulursun. danimarkada da bulursun da yetişmez işlem süresi. hemen bak. başka da zor.
yunanda biri iptal ederse belki. bu hafta randevu buldun buldun.

çalıştığın şirket gönderirse ticari vize randevusu da kolay olabilir.
0
jelly bear
(23.06.26)
Bir tek yunan çok çabuk veriyor ama temmuz randevularını verdi çoktan
0
mor oje
(23.06.26)
romanya için alıp, cluj veya bükreş'ten giriş yapıp, oradan da almanya'ya ekstradan uçulabilir. romanyanın schengen olumlu dönme olasılığı yüksek.
0
rain when i die
(23.06.26)
kültür davetiyesi ile randevudan tam bir hafta sonra pasaportu almıştım. bir davetiye çözdürürseniz, randevuyu da bahsi geçen şirket/acentalardan ayarlayabilirseniz mümkün.
0
klassno
(23.06.26)
Vize başvurusu yaptıktan sonra 3-4 gün içinde vizeyi vermiş oluyor Yunanistan. Kosmos 'ta randevu bulursan yetişir. Onun haricinde zor.
Ben olsam kosmosla arası iyi olan turizm acentelerine bakardım. Biraz para yedirsen belki yarına bile bulursun.
0
etna
(24.06.26)
(9)

2 tane futbol sorusu

baldur2
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor k
1- kalecilerin ceza sahasi icerisindeki adama atarak ya da oyuncunun kaleciye atarak oyunu baslatmasindaki mantik ne? yine baski yiyorsun? hatta daha fazla baski yiyorsun. dun irak kalecisi mesela hata yapti ve boyle gol yedi. yani illa niye ceza sahasi icerisindeki oyuncuya veya kaleciye atiliyor ki pas? ve niye butun takimlar bunu yapiyor istisnasiz? baska taktik kalmadi mi?

2- bir de oyun baslarken ayagindaki top rakip takimin tac bolgesine atip oraya baski yapmaktaki mantik ne? ayagindaki topu verip tekrar kapmaya calismak kadar sacma bir sey az gordum. o zaman her topu rakip sahadan taca atsinlar?

nedir yorumlariniz?
0
baldur2
(23.06.26)
modern futbol işleri
1. set oyunu kuruyor takım, kaleci stopere veya oyun kurucuya verir kimi zaman bu kalecinin vuruşları kötü olduğundan oyunu başlatmak için de ihtiyaç duyulur ama genelde kaleci stopere pas verir rakip ön alanda pres için orta sahayı boşaltır, rakibin defans orta sahaya yaklaşır böylelikle 3. bölgeye yani hücum - rakibin kalesine daha hızlı iner.

2. rakibin özellikle boş alanlarda hızlı oyuncusu varsa onun olduğu alanda bu şekilde yoğunluk yaratıp oyuncuyu kitlemeye yönelik işler. ÖR: PSG - Bayern maçında Olise müthiş etkili ve hızlı bir oyuncu olduğu için PSG kalecisi tüm kale vuruşlarını olise'nin olduğu yere doğru taça attı. Bayern oyuna o bölgeden başlamak zorunda kalınca Olise'yi etkili kullanamadı gibi
+2
croswell
(23.06.26)
kesin guardiola icat etmistir aw
0
🌸baldur2
(23.06.26)
1. futbol bir alan yaratma ve bu alanlardan yararlanma oyunudur en temelinde. Geriden oyun kurmanın avantajları ve dezavantajları var. Rakip oyuncuları daha geniş bir alana çekmek, onların bloklarının arasındaki boşluklardan yararlanarak daha hızlı bir çıkış yakalamak ya da kendi set hücumu planını uygulamak gibi avantajları var. Tabi bunun için ayağı temiz bir kaleciye, oyun kurabilen, oyun görüşü yüksek kaleci ve stopere ihtiyaç var.

2. topa sahip olmanın her şey demek olmadığını türkiyenin oynadığı iki maçta da görmüş olduğumuzu düşünüyorum. İlk başta dediğim gibi, futbol temelde alan yaratma üzerine kurulu bir oyun. Topu rakibe verip ani baskı ile topu ondan almak, hücum pozisyonundaki rakibi savunmaya geçemeden aralardaki boşluklardan yararlanmayı amaçlar. Rakibi dengesiz yakalamak için yapılır. Tamamen kapanmış defansa da yapılacak olan şey, topu çok hızlı çevirerek, ani kanat değiştirerek rakibin defans bloklarını çalkalamak ve arada boşluk yaratmayı amaçlamaktır. Topu rakibe verip aniden ondan almak da aynı şeyi amaçlar; rakibi dengesiz yakalamak.
+1
thracia
(23.06.26)
1. tutturdular iyi ayaklı kaleci diye o zamandan beri süper kurtarış yapan buffon gibi adamlar çıkmaz oldu. sebebi, oyunu geriden kurarak rakibi üstüne çekip rakip takım sahasında boşluk arama. topu kaleci direk dikse rakip sahada topu indirip kazanma ihtimalin daha düşük.
2.yetenekli bir takım değilsen bunu yaparak şansını artırıyorsun. modern futbol şeyleri. artık her şey istatistik. opta vb. gibi firmalarla çalışıyor takımlar. xg falan var(beklenen gol). bu iş istatistiğe yöneldiğinden beri topçular aşırı pragmatist oldu. nerde pirlo, ballack nerde o eski registalar. bu işin anasını ağlatan gevşek guardiola.
0
mikahakkinen
(23.06.26)
birinci soruyu geçenlerde ben de sormuştum, gelen cevaplar belki faydalı olur:

(git: 1620250)

hala anlamıyorum. tamam abanıp karşı sahaya rastgele şişirme ama en azından yakındaki stopere pas vererek oyun kur. 2 metre yanında duran adamla ceza sahası içinde karşılıklı paslaşıp adamları kendi kalenin önünde üstüne koşurtturmanın ne alemi var?
0
kibritsuyu
(23.06.26)
@kibritsuyu
E yediler iste golu dun.

Isin komigi adam kaleciye pas veriyor kaleci yine degaj yapiyor ama baski aninda yaptigi icin top kisa dusuyor, daha tehlikeli oluyor aslinda.
0
🌸baldur2
(23.06.26)
1) Geriden oyun kurmak ama çok iyi stoper ve bek ikilisi olmalı. Guardiola çıkardı evet. Bunları iyi yapamazsan golü yersin, yaparsan arka taraf otoban, rahat gol. Forvetlere nasıl hizmet ederiz diye kaleciye kadar ağza sıça garantili oyun.

2) kesinlikle yanlış bakış açısı. Fatih terim’in 2.videosunu izleyiniz izletiniz

Rakibi dengesiz yakalamak da bir parçası.
0
baldan kaymak
(23.06.26)
2. sorunuz için görüşüm şu; topu rakibin defans bölgesine (3. bölge) atıp rakip taç atışı kullanırken o bölgede yoğunlaşıyorsunuz. Alan dar ve rakip açısından riskli bir bölge olduğu için hızlı oyuncular ile kalede tehlike yaratma ihtimaliniz artıyor. Ayrıca rakipten bir oyuncu taç kullanacağı için aslında o 1 kişi pratikte eksik gibi duruyor. Elbette bu taktik her seferinde sonuç vermez ama bir maçta 5 kere denersiniz, bir seferinde de golü bulursanız amacınıza ulaşıyorsunuz işte. Her takımın uygulayabileceği bir anlayış değil; hızlı oyuncular, çok iyi pozisyon alma ve pas becerisi gerektiriyor ancak yapabilen takımlar, bu taktiğin uygulanabileceği rakipler olduğu sürece neden olmasın? Tüm bunlar araştırma ve analiz sonucunda ortaya çıkıyor. Birdenbire yapılan oyunlar değiller yani.
+2
burka
(23.06.26)
1- önde kalecinin ağzına basan takımlara karşı büyük avantaj oluşturuyor, kalecinin ağzına basabilmek için takım boyunu kısa tutmak zorundalar, defans çizgisini orta sahaya hatta daha da öne taşımalılar. ilk baskıdan çıktıktan sonra dikine oynayan bir takım çok kısa sürede karşı kaleye inebiliyor. orta blokta bekleyen takımlarda ise topu dikip %50-50'ye girmektense oradan oyun kuruyorlar. bir de eskisi gibi pivot santraforlar yok, topu diktin, indirdi, dağıttı falan çok riskli. istatistiğe bakmadım ama stoperlerin kafa vurma oranı daha yüksektir bu durumda.

2- adam adama yapmayı ve alana yerleşmeyi biliyorsanız, elinizde de tackle ve pas kabiliyeti yüksek oyuncular var ise çok çok verimli olabiliyor.
0
duyulmasi gerektigi kadar
(23.06.26)
(7)

Erkekler yaz aylarında özel bölgelerine hangi kremleri sürmeli ?

HellKeePer
Nem, pişik ve sürtünme gibi problemlere karşı kullandığınız neler var ?
Nem, pişik ve sürtünme gibi problemlere karşı kullandığınız neler var ?
0
HellKeePer
(23.06.26)
Baliden getirdiğim özel karışımlar, aloaveralar falan. Hocam her gün suyun altına 10 dakika girsen böyle dertlerin olmaz zaten.
-5
gobekliraki
(23.06.26)
travazol
+1
baldur2
(23.06.26)
Erkeklerin özel bölgelerinin düşmanı sıcaklık ve nem değil tam aksine bunların barınmasına ayrıca kirlenmeye rahat ortam sağlayan boxerdir .
O nedenle yara vs. hususlar dışında bir şey kullanan hiç duymadım .
-1
diyecevaplandı
(23.06.26)
Petrol türevi naylonu çok don giymediğiniz, aşırı dar kıyafetlere itibar etmediğiniz, kıl tüy temizliğini düzenli yaptığınız, her gün de duş aldığınız sürece birşeycik olmaz. İlave tedbirlere gerek yoktur.
+1
Mirket
(23.06.26)
Youtubeda erkeklerle ilgili kozmetik hijyen kanallarında bunun için pudra önerildiğini görmüştüm. Yabancı kanallarda aratırsan çıkar muhtemelen
0
grimavi
(23.06.26)
Hiçbir şey tabi
+1
benaslindayohum
(23.06.26)
Uzun yürüyüşler ve sürtünme gibi durumların neden olacağı tahrişi önlemek için bisikletçilerin kullandığı anti-şaf kremleri tavsiye edebilirim. Şamua yağı gibi.
www.cyclingweekly.com

Terleme ve mantar oluşumunu engellemek, bölgenin kuru kalması hedefse, pers-mant jel iyidir. Yine talk pudrası uygulanabilir.

Hali hazırda pişik olmaya başlamışsa ya da başlayacağını düşünüp korunmak istiyorsanız çinko ve vazelin içeren bir pişik önleyici kullanabilirsiniz. Çok marka var. Popolin mesela.

Ama normal koşullarda bölgeyi temiz ve kuru tutmak ve ℅95 ve üstü pamuk, modal yahut bambudan günlük temiz iç çamaşırı kullanmak dışında bir şey gerekmez.
0
yadigar
(23.06.26)
(6)

Schengen visa sorunu

baldur2
10-14 arasi almanya'da olmak icin cok mu gec kaldim? Bulgaristan veya yunanistan'dan alsam?
10-14 arasi almanya'da olmak icin cok mu gec kaldim? Bulgaristan veya yunanistan'dan alsam?
0
baldur2
(22.06.26)
10-14 temmuz almanya için randevu bulmanız zor. Seyahate minimum 15 gün kala işlem yapıyorlar çoğunlukla. Şu an randevu var mı yunanistan veya bulgaristan için?
+1
kablelvuku
(22.06.26)
almanya randevuyu 9 ayda falan atıyor zaten :d
sadece kuzey ülkelerine randevu bulursun en yakın. ama onlarda işlem süresi uzayabilir. danimarkada 2 aydı en son.
+1
jelly bear
(22.06.26)
Almanya'ya 1 senede alabilirsen o bile iyi.
+1
runaway
(22.06.26)
paran ve kanalin varsa 10 günde gidersin
-4
buenosdias
(22.06.26)
bunlar 9 ay sonraya randevu verip bi de kısa vize veriyor bi de üstüne uçak bileti otel vs. istiyor he mi? vay anasını ya.

cevap: gidemiyormuşsun ben de şimdi öğrendim, Türkiye'den schengen başvurularına uzağım.
0
nhk ni youkosu
(22.06.26)
@nhk

aynen oyle absurd otesi bir durum. vizeye basvurmak icin 9 ay beklemek nasil bir uygulamadir akil alir gibi degil. daha cikip cikmayacagi belli bile degil 9 ay bekledikten sonra.
0
🌸baldur2
(22.06.26)
(15)

aynı tip 3 renk ayakkabıyı sıralar mısınız ?

cezzard
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?1- https://static.runnea.com/images/202511/nike-vomero-18-todo-lo-que-debes-saber-antes-de-comprartelas-1200x675x80xX.jpg?12- https://www.sportinn.com.tr/nike-vomero-18-kadin-yesil-kosu-ayakkabisi-hm6804-102?srsltid=
Renk seçiminde kararsız kıldım. En iyisinden, kötüsüne göre sıralama yapar mısınız ?

1- static.runnea.com

2- www.sportinn.com.tr

3- eseven-store.com
0
cezzard
(20.06.26)
1_ 1
2_ 2
3_ 3
+2
üğpoıuy
(20.06.26)
3-1-2
+3
but that was just a dream
(20.06.26)
bu tamamen zevk meselesi ya.
3-1-2
+3
jelly bear
(20.06.26)
mavi olan en güzeli. yeşil aşırı parlak, diğeri zaten düz renk.
+1
neira
(20.06.26)
3
1
2
0
elorelia
(20.06.26)
1-3-2
Zevk meselesi +1
Ben olsam turuncu tabanlı alırdım mesela.
+1
lil siztah
(20.06.26)
3 iyi.

1 ve 2 esit cirkinlikte. Bu koşu ayakkabılarini niye neon yapiyorlar igrenc görünüyor. Sorry.
+1
Purple life
(20.06.26)
1-2-3
+2
kisa
(20.06.26)
3-2-1
0
megalomaniac
(20.06.26)
3-1-2 genede topuk kısmındaki zoomx yazısı çok rahatsız edici.
0
huladancer
(20.06.26)
Sadece full beyaz guzel.
0
baldur2
(20.06.26)
3-1-2
0
kobuzchu kiz
(20.06.26)
koydugunuz linkteki diger modeller bence daha güzel.
www.sportinn.com.tr
ya da bu: www.sportinn.com.tr
yazi ve logo modellerin base colour'ina yakin oldugu icin digerlerindeki gibi simsiyah cirkin durmuyor. beyaz cok begenilmis ama eileengray +100 diyorum. illa ücünden biri olacaksa sanirim link 1 daha iyi.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(20.06.26)
@konusma ben konusuyorum daha bitirmedim

attığınız modeller için teşekkür ederim ama bu kadınlar için sanırım. erkekler için sormuştum :) sizin attıklarınız pek unisex'te durmuyor. erkek için farklı öneride bulunabilirsiniz.
0
🌸cezzard
(20.06.26)
2 > 1 > 3

2 Fosforlu lime yeşili. Tonu çok güzel.

1 Turkuaz mavi severim ama buna çok bayılmadım.

3 Alt kısmı güneşte kalıp sararmış gibi. Güzel değil.
0
anaphylacticshock
(21.06.26)
(7)

insanların yüz yüze tanışma oranı epey düştü mü

megalomaniac
Artık sanki genelde sosyal medyada daha önce tanışmadıkları kişileri ekleyerek başlıyolar tanışmaya. Ordan bi süre takip edip, kafalarına yatarsa yüz yüze oluyolar. Eskiden cafede barda alışverişte vs. birbirleriyle dialog kuruyolardı ama şimdi kimse kimsenin suratını merak etmiyor sanki, dimi?
Artık sanki genelde sosyal medyada daha önce tanışmadıkları kişileri ekleyerek başlıyolar tanışmaya. Ordan bi süre takip edip, kafalarına yatarsa yüz yüze oluyolar.
Eskiden cafede barda alışverişte vs. birbirleriyle dialog kuruyolardı ama şimdi kimse kimsenin suratını merak etmiyor sanki, dimi?
+2
megalomaniac
(20.06.26)
neredeyse tüm erkek arkadaşlarımla sosyal medya üzerinden tanıştım...bence çoğunlukla yazdığınız gibi bir düzen hakim
+2
isimsizbiri
(20.06.26)
Epey azaldı bence de, millet kafeye bara birileriyle tanışmaya giderdi, şimdi herkesin elinde telefon, kimse dışa dönük belki birileriyle tanışırım umuduyla gitmiyor. Ordan gördüğü kişinin instadan istek atmasını bekliyor. Bu da baya yapay geliyor bana.
+2
olaylar olaylar
(20.06.26)
Türkiye'de kafede barda tanışılmaz. Yurt dışında milletin birbiriyle tanışmak için gittikleri mekanlara Türkiye'de gittiğinde damsız almıyoruz ayağı çekiyorlar. Sebep de sizin ananıza bacınıza asılsalar hoşunuza gider mi oluyor. Parasını verip bilet aldığın mekanın kapısından teksin diye geri çeviriyorlar, kafa böyle burda. Markette yolda gördüğünle konuşmaya kalksan sapık muamelesi görmemen imkansız. İş yerinden tanışmak herkes için uygun değil. Üniversite çağını geçtiysen arkadaş çevresi, sosyal medya ve dating applerden başka bir alternatif şehir hayatında zor.
+5
synesthesia
(20.06.26)
Turkiye'de erkek olmak cok zor
Tatile bile gitsen su damsiz alma muhabbetinden dolayi zehir oluyor.
+4
baldur2
(20.06.26)
Yakisikli da olsa biri benle tanismaya calissa cok tedirgin olurdum.
Datin appte seni likelayarak konusmak icin izin veriyorum. Ama cafede tek basima oturuyorken sadece tek basima oturmak istiyorum. Biri gelip muhabbet aciyor ve bsg yani kiz düsürmeye mi geldin. Net bir sekilde reddetsen bu sefer manyak heralde falan der.

Türk vs denmis. Ben senelerdir almanyada yasiyorum. Alman erkekler hicbir kadina gün icinde gymde cafede salca olmaz. Tek konusmaya calistiklari yer gece kulübü dans falan oluyor ama o ortamlar da zaten öyle bir ortam.

Alakasiz muhabbet acanlar hep arap türk bulgar falan.
-2
Purple life
(20.06.26)
Amerika'da yapılmış bir çalışmada istatistikler geçiyordu

2000 yılında insanlar %96 gibi bir oranla yüz yüze tanışıyorlarmış (%27.5 arkadaşlar, %15 iş arkadaşları, %11 aile...), online %5 bile değil.
2024 için ise online %60,7... bundan sonraki ilk mecra hala arkadaşlar ve payı %13,8
0
salihdt
(20.06.26)
Yüz yüze tanışmada erkek için şans daha yüksek. Dating app'lerde arz talep dengesizliği var.

Dating app'ler çoğu kadın tarafından bedava yeme içme için kullanılıyor. İş veya okul ortamından biri buluşma teklif ettiğinde beğenmiyorsa direkt reddedip geçiyor ama app olunca dene-yanıl yöntemiyle haftada 10 adamla görüşen var. Nasıl olsa bir daha görmüyor ve maliyeti yok.
+1
stefano
(20.06.26)
(4)

Yurtdisi banka kullanimi ve sms kodu alma

baldur2
Simdi yurtdisi hattim var fiziksel olandan, banka kodlari geliyordu ama simdi nedense gelmiyor, no service uyarisi aliyorum.1- sms kodu olmadan baska yollarla islemlerimi yapabilir miyim?2- sim yuvamda sorun olmadigina eminim, ayni provider'in esimini kullansam acaba sorun cozulur mu?3- numarami deg
Simdi yurtdisi hattim var fiziksel olandan, banka kodlari geliyordu ama simdi nedense gelmiyor, no service uyarisi aliyorum.

1- sms kodu olmadan baska yollarla islemlerimi yapabilir miyim?
2- sim yuvamda sorun olmadigina eminim, ayni provider'in esimini kullansam acaba sorun cozulur mu?
3- numarami degistirsem esim vasitasiyla o ulkeye ait bir saglayiciyla, is yapar mi bu yontem?
4- fiziksel sim oldugu yerde duruyordu, zarar gordugunu sanmiyorum, sildim temizledim vs.

Yani sizce nasil bir cozum izlemeliyim, butun alternatiflere acigim? Saglayiciyla da konustum 2-3 gun icinde halledeceklermis.
0
baldur2
(17.06.26)
denemişsinizdir büyük ihtimalle ama uçak modunu kapatıp açın. telefonu kapatıp açın.

yerli bankalar bazen sms yerine uygulamadan gönderiyor şifreleri.

yurtdışı hatlarda da oluyor mu bilmiyorum ama yerli hatlarda sim kart değişince bankadan onaylamak gerekiyor sim kart değişikliğini.

sim kart değişikliği ile aynı.
0
inheritance
(17.06.26)
ben telefona sıfırdan format attığım zaman romanya brd bankasının uygulamasına girememiştim.

banka şubesine gittim.

uygulamayı tekrar aktif ettiler.

şubeye gitmek gerekebilir.

öte yandan türk bankaları için türk telefonuma geliyor sms'ler.
0
rain when i die
(17.06.26)
sim i aktif etmeye calistiginizda mevcut saglayicilara otomatik olarak baglanmaya calisir. Saglayici Tr de mesela turkcell ile anlasmaliysa telefon bazen gidip vodafona a baglanmaya calisiyor olabilir. Manuel olarak baglan secenegi ile available gorunen tum sebekelere tek tek 5-10 defa tiklayarak manuel baglanmayi deneyin. Bu yontemle daha once sorun cozmustum.
+1
The_Lollok
(17.06.26)
ayni sim card baska telefonda calisti. benim imei mi blokladilar acaba?
0
🌸baldur2
(17.06.26)
(11)

Aşırı kroca bir soru: Elektronik müzik sevenler müptezel midir?

sekizdokuzon
Yeni yeni dinlemeye başladım. Bende böyle bir önyargı vardı açıkçası ama bayağı hoşuma da gitti. Yarın bir gün bir elektronik müzik festivaline, konserine gitsem kafası bir milyon insanlarla mi karşılaşırım?Elektronik müzik dinleyenler soruyu kişisel almasın. Önyargılarıyla yaşayan ortalama bir insa
Yeni yeni dinlemeye başladım. Bende böyle bir önyargı vardı açıkçası ama bayağı hoşuma da gitti. Yarın bir gün bir elektronik müzik festivaline, konserine gitsem kafası bir milyon insanlarla mi karşılaşırım?

Elektronik müzik dinleyenler soruyu kişisel almasın. Önyargılarıyla yaşayan ortalama bir insanım, sorun bende.

Teşekkürler.
-1
sekizdokuzon
(13.06.26)
Normal kafayla dinlenecek müzik değil ya.
Bir iki kere deneyimledim, öyle direkt "müptezel" diye yaftalamazdım ama bi seviyeye gelmek lazım, içki yetmiyor.
-1
mutekebbir
(13.06.26)
güzel soru. normal kafayla dinlenecek tarafı yok +1
ben de heavy metal dinliyorum diye ateist/satanist vs olduğumu düşünenler var ama inançlı bir müslümanım çok şükür :) christian metal diye de bir tür var mesela..
kısacası, -bu da dahil- bütün genellemeler yanlıştır diyelim; anlaşalım.
0
lil siztah
(13.06.26)
Çalışırken ya da dışarıda atmosfer yaratması açısından ayık kafayla da dinleniyor ya. Benim gibi arkada fon olsun diyen bir sürü insan vardır eminim. Stres seviyem azalıyor, kendi dusunceleime değil müziğe odaklanıyorum. Müzik kulağını da geliştiriyor bence. Bir bu tarafı var bir de yarınlar yokmuş gibi her haltı alıp kendinden geçen bir kitle var bu müziğin takipçisi olan sanırım.
-1
🌸sekizdokuzon
(13.06.26)
Her kafanın çalışma şekli farklı.
Ben de senin kullandığın durumlarda mesela klasik müzik dinlerim o bana çok iyi gelir çalışırken, bir işle uğraşırken vs. normalde takıp kulağıma klasik müzik dinlemem ama :)
Elektronik müzik açsam koparım yaptığım işten, konsantre olamam baş ağrısından ölürüm :)
Ama sana o iyi geliyor demek.
0
mutekebbir
(13.06.26)
Bütün genellemeler yanlıştır +1

Görüp görebileceğiniz en sağlık takıntılı insanlardan olabilirim. Ot vs zaten hiç kullanmadım, sigara bir kez denedim o da lise zamanı. Boğuldum öksürürken bir daha içmedim. İçki konusunda da sosyal içiciyim, yanımda birisi içerse eşlik ederim o da çok sık olmaz. Hep ayık kafayla dinledim yani bu müzikleri şu ana kadar. Bana da sözleri olan müzikler çok yorucu geliyor artık. Çok fazla söz ritim ile arama giriyor bişi anlamıyorum

Son 3 4 senedir sadece elektronik müzik dinliyorum. Özellikle egzersiz sırasında melodic techno çok iyi gidiyor (pilates ya da sculpt gibi derslerde beat drop olana kadar harekette hold, drop sonrası pulse yapmaya başlamak gibi. Müziksiz biraz sıkıcı oluyor sanki:d) araba kullanırken de afro house dinlemeyi, evde arka plan olarak deep house dinlemeyi seviyorum. Öyle işte:)
0
kullanicadi
(13.06.26)
elektronik müziğin de epey bir çeşidi var. mesela ben trance techno dubstep gibi türleri hiç çekemiyorum. mekanda çalsın kaçarım yani. ama nu disco, deep house, chill out tarzı müzikleri yoğunlukla dinliyorum. tekno partiye gidersen biraz hapçılık var gibi geliyor bana da, çünkü normal kafa ya da alkolle kaldırılacak gibi bir şey değil gibi (yanlış bir genelleme tabii ki :) ama güzel yumuşak ve pozitif vibe veren bir dj'in setinde eğlenilir, ruh doyar.
+1
awlmi
(13.06.26)
Elektronik müzik konseri ya da partisine giden insanlarin %99u uyusturucu kullaniyor. Rave diye bir dey var.
0
Purple life
(13.06.26)
Buna dair bir arastirma yuzde 85 mi 90 mi ne mesela kullaniyordu ya da en az 1 kere kullanmisligi vardi
0
baldur2
(13.06.26)
elektronik müzik çok geniş bir genre.
tekno partileri ve bazı trance etkinlikler için dediğin doğru olabilir.
ama house, deep house, future house, french house, melodik trance, elektroclash, electropop dinleyen birisi niçin müptezel olsun.
en çok dinlediğim tür edm. eski trance klasiklerini, eski french house şarkılarını, yeni house türlerini dinliyorum. tekno da dinliyorum ama bazen kafam kaldırmıyor.
bence çok saçma genelleme. her metal dinleyen satanist değil. her arabesk dinleyen jiletçi değil. her elektronik dinleyen müptezel değil.
+1
abelardo
(14.06.26)
bence de aşırı cahil bir soru/ön yargı. bu mantıkta pop dinleyenler, arabesk dinleyenler, rap dinleyenler melek galiba.
0
sabahkahvesi
(14.06.26)
çoğunlukla uyuşturucu etkisi altında dinleyenler ama hiçbir şey almayanlar da var. siz hiçbir şey etkisi altında olmadan zevk alıyorsanız alıyorsunuzdur, ne güzel. konserde de bir şey olacak hali yok, insanlar sırf high diye size bir şey yapacak değiller. herkes kendi halinde takılıyor.
0
dasnichtsinmir
(14.06.26)
(15)

Annem aşırı bağlılık düşkünlük

darkwizard
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
Merhaba ben 31 yaşına girecek bir erkek bireyim. Bir evlenmedim anneme çok bağlıyım bu durum ilerde eşim olursa sorun yaratır mı
-1
darkwizard
(13.06.26)
Yaratır. Kadınlar anneye bağlı erkeği sevmez sürekli de başının etini yer
0
yakalayamadığın.ışıklar
(13.06.26)
En sıkıntılı erkek profillerinden biri annesine bağlı erkektir. Tabii ki sıkıntı yaratır.
+3
mutekebbir
(13.06.26)
34 yaşında bir erkeğim annesine bağlı erkek profili beni bile rahatsız ediyor eşi nasıl rahatsız etmesin.
evliliklerde genel olarak zaten çocuk haricinde düşkünlük her zaman bir sıkıntıdır. Hollywood farklı pazarlıyor ancak kadınlar kendilerine düşkün erkekleri de sevmezler, bağımsızlık ayakta durabilmek, sorunları çözebilmek ve karar alabilmek daha önemlidir.
+3
denizgonen
(13.06.26)
bağlı olmak var, bağlı olmak var.
- annesine danışmadan, sormadan bir şey yapamayan, kendi başına yaşayamayan -bence birey olmayı becerememiş- çocuklar var. bunlar arkasının toplanması konforuna alıştığı ve annesini de buna alıştırdığı için ayrı eve çıkınca o bağı koparmaları zor oluyor.
- annesi tarafından kullanılan, annesinin biraz şımardığı çocuklar var. bunlar herhangi bir sağlık sorunu olmamasına rağmen her işe çocuğunu koşturan anneler.
- ailesinden ayrılmaktan ötürü suçluluk duyup, elini ailesinden çekemeyen çocuklar var.
- yalnız yaşayan, hatta belki sağlık sorunları olan annesine destek olan çocuklar var...

hepsi için bağlılık, düşkünlük diyebilirsiniz. ki bunlar sadece benim aklıma gelenler. birinci ve ikinci anlattığım tip anne-çocuk ilişkisi "bence" sorunlu. diğerleri ise zamanla ya da dışarıdan destekle aşılır.

fark ettiyseniz "bence" dedim çoğunda. çünkü bu durum karşınıza çıkacak insana göre değişir. herkesin tercihi farklı. yani anneme çok bağlıyım, evlenirsem eşimle sorun yaşarız, o zaman evlenmeyeyim kimseyle birlikte olmayayım gibi düşüncelere şartlanmayın.
0
tnz
(13.06.26)
erkeğin annesine düşkünlüğünü sorun haline getiren kadın, toksiğin önde gidenidir. içsel olarak olgunlaşmamış, özgüven eksikliği olan, ilişkiyi sizin tapunuza sahip olmak olarak gören, empati yoksunu, psikolojik olarak sorunlu bir kadınla ömür geçmez. koşarak uzaklaşın.
-6
co2s2
(13.06.26)
Kadinlar annelerine bagli erkegi o kadini kendilerine rakip gordukleri icin sevmezler. Baska da bir aciklamasi yok aslinda.
-3
baldur2
(13.06.26)
Yaratir.

Sen evlenme. Bu kadar bagimli olmanin bir nedeni de annen. Size cok sorun cikarir.

youtu.be
0
Purple life
(13.06.26)
Ben anneme bağlı biriyim, özellikle babam vefat ettikten sonra. Neredeyse her gün ararım, 5-10 dakika konuşuruz vs.
Ama hanımla birbirlerini çok severler ki burada da birçok kez dedim. Akşam 5te kokteyl saati yaparlar, hanım yarım yamalak anlasa da müge anlı falan izlerler. Neyse yani benim hanım aksine hoşuna bile gidiyor ailesine bağlı bir erkek görmek olarak ama burada kültürel farktan olabilir. Ben çocuk seven, ailesine düşkün bir erkeğim ve bunu seven bir kadınla evlendim.
Ama ben galiba 20-21 yaşımdan beri neredeyse yalnız ya da kız arkadaşlarımla yaşadım. Haliyle aileme bir bağım olmadı o konuda. Sen biraz bokunu çıkarmışsin işin.
+3
logisticsmanager
(13.06.26)
Hayatta seni gerçekten sevecek tek kadın annendir. Bir kadını da hayatta gerçekten sevecek tek erkek babasıdır. Ha bu şu demek değil her anne veya baba çocuğunu sever. hayır. Bazı ebeveynler çocuklarını sevmezler ama seni gerçekten seven bir annen veya baban varsa hayatta koşulsuz sevgi sana nasip olmuş bir şeydir bu herkese nasip olur bir nimet değil. Bu yüzden eş ile arandaki sevgi bağı hiçbir zaman seni seven bir ebeveyn ile arandaki bağın yanından dahi geçemez. Çünkü doğası itibarı ile eş ile arandaki sevgi koşulsuz olamaz.
Ben böyle düşünüyorum.


Evlenmek bir aile kurma işi. Aile anlayışınız aynı olmayan biriyle evlenmek akıllı iş değil. Bu nedenle de kendim gibi düşünmeyen biriyle evlenmezdim. O yüzden de eşimin anne babasının benden önce gelmesini sorun etmemek bir yana zaten böyle yapmasını beklerim. Yalnız bu bizim alacağımız kararlar ile ilgili değil. Onlara karşı sorumluluğu onlara zaman ve ilgi ayırması konusunda önce onlar. Haftanın iki günü ailesinin evinde mi kalmak istiyor, her gün mü görüşmek istiyor. Gönlü nasıl isterse. Birlikte aldığımız kararları kalkıp da annesine babasına nihai sonuç belirleyecek şekilde sormadığı sürece beni hiç bağlamaz.

Sen ebeveynlerine duyduğun sevgi sorun çıkarır mı diyorsan zaten kadınlara baktığında sorun çıkacağını gördüğün için soruyorsun. Yani zaten biliyorsun. Ona göre kararını verirsin artık.
-2
Batuhanolabilir
(13.06.26)
tnz'nin de anlattığı şekilde bağlı olmak ve bağımlı olmak arasındaki fark anlaşıldığı sürece diğer kadınlar bik bik bik genellemelerine kulak asmaman gerektiğini farkedersin. Bir kadın olarak erkeğin annesine/ailesine bağlı olması tercihimdir ama bağımlı olması red flag.
+1
beetlejuice
(13.06.26)
Hocam bu bağlılık olayını buraya yazacak kadar hissettiğine göre bağlılıktan ziyade anneye bağımlılık var sende şahsi gorusum. Yanlış anlama kötü niyetle soylemiyorum ama Evliliğe uygun biri değilsin bence.
+1
wilhelmwasmuss
(13.06.26)
Yaratır. Hiçbir kadın kaynanasıyla evli olmak istemez.
+3
yaren
(13.06.26)
Ennnnn sıkıntılı erkek tipi. Geçmiş olsun
-2
Hallegadola
(14.06.26)
anneyle evlat arasına giren yılandır. diyeceklerim bu kadar. şimdi konuşan yeni yetme kadınları anne olunca görürüm, tabi babaları belli olursa.
0
sabahkahvesi
(14.06.26)
Anneye bağlılıkta sorun yok ama işi duygusal enseste vardıran ana oğullar var hayatta. Kimse öyle bir ilişki içerisinde dış kapının mandalı olmak istemez.
+1
inawen
(18.06.26)
(22)

Evlenirken kadının soy ismimi değiştirmeyeceğim demesi

put it in your appropriate place
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
Özellikle erkeklere sorum; tepkiniz ne olurdu?

Erkek kişisi olarak; şahsen problem oluşturmaz benim için.

Edit: Henüz böyle bir duruma denk gelmedim.
0
put it in your appropriate place
(11.06.26)
Umruumda değil. Bana sorsa almasın derim hatta. Niye başkasının soy adını alırısın ki. Ki zaten kadın olsam asla kabul etmezdim.

Tabii burada çocuğun soy adı ne olacak problemi çıkıyor ama onuda çocuk olunca düşünürüz, her detayı düşünerek ilerleyemeyiz sonuçta :)
+1
substituent
(11.06.26)
Yeterince zengin olmadığımı düşünürüm.
-8
arbre
(11.06.26)
Genel geçer olan, genel kabul görmüş bir uygulama var. Bu uygulamanın niye karşısındayız. Konaklamak için gittiğimiz otelde resepsiyon görevlisinin evlenme cüzdanı isteme ihtimaline değecek bir gerekçesi var mı diye sorarım.
Saçma sapan konularda duyguları mantığının önüne geçen biriyle evlilik yoluna en baştan girmem zaten. O aşamaya gelmez.
-6
Mirket
(11.06.26)
teoride müstakbel eşimin kendi soyadını korumak istemesinde hiçbir sakınca görmüyorum. özellikle herhangi bir alanda isim yapmış insanlar için baş ağrıtıcı olabiliyor bu değişiklikler. ha farazi konuşurken böyle makul yaklaşmak ve anlayış göstermek kolay tabii ama diğer taraftan benim soyadımı almak istememesine de bozulurdum gibi geliyor bana... ikisi birlikte olsa hiç problem değil ama benimki olacak seninki olmasın diye diretirse üzülürüm. öyle tuhaf veya uyumsuz olacak bir soyadım da yok. aile kuruyoruz, yeni bir yola giriyoruz sonuçta benden gelen bir şeyi almak istememesi üzerdi. bilmiyorum umarım yaşamam öyle bi durum zor soru açıkçası jdfjdj bi taraftan o kadar üzerinde durulmaması gereken bi şeymiş gibi geliyo diğer taraftan büyük olay.
0
der meister
(11.06.26)
çift soyad bu kadın evlidir mesajı verir, yüzük takmak gibi bir şey
yılışık tipleri ne kadar önler bilmiyorum ama sonuçta bir tedbirdir

evrak işlerinden dolayı resmiyette değişmese bile kendi doldurduğu formlarda, evraklarda, işyerinde, mailinde vs. kullanması önemli olur
-3
mantık
(11.06.26)
Ortadoğuda yaşadığının farkına varamayacak kadar kapalı bir çevrede yaşamış, örnekten bir yerlere varamayacak, örneğe takılıp kalacak kadar da yetersizlere değildi lafım ama olsun.

Bazan hayret ediyor olsam da, varsınız, biliyorum.
-1
Mirket
(11.06.26)
edmond abi+1 zaten soyadini alacak kisi kadinsa erkeklere niye soruluyo size ne oglum siz mi cekiyosunuz derdini evraklari siz mi yenileyecek bosanirsa siz mi ugrasacaksiniz
+3
ala09
(11.06.26)
benim hanima veremedik soyadini, cocuk benim soyadimda.
hatta en son yuzugu de cikartti, ben hala takiyorum.

bana bu hareketler trajikomik geliyor ve umursamiyorum zira kendisine bastan soyledim, sen soyadini almasan da, yuzugu de cikartsan, hatta epilasyona bulasmayip kollarini bacaklarini da killandirsan, goguslerini de aldirsan, ne yaparsan yap erkek olamayacaksin cunku ta$$aklar bende. :D
-8
cooperr
(11.06.26)
kadinlar kocalarinin soyadini almayip napiyorlar? babalarinin soyadini tasimaya devam ediyorlar.

bunun feminist bir sey olmadigini göremeyecek kadar elektra kompleksli feminist gecinen tiplerin yaptigi bir sey.
-1
Purple life
(11.06.26)
Benim bu konuda bilgim sıfırdı, biz evlenirken o dönem otomatik oluyormuş ve özel olarak söylemek gerekiyormuş. Belge bir geldi benim soyadlı, bu ne lan olduk.
Türk evlilik cüzdanında benim soyad, Fransızda kendi soyadı var. Türkiye ile bir olayımız olmadığı için bir etkisi olmadı ve zerre umrumda da olmadı.
Açıkçası eşim heralde böyle bir şeyi kabul etmezdi ve kendi kızıma da bunu kabul ettirmeye çalışan biriyle evlenme derdim, çünkü erkek tarafı için kolay hiçbir şey değişmiyor ama bunun bir kadın tarafı için etkisini anlamayacak/önemsemeyecek biri yeterli seviyeye erismemistir ve başka konularda da bu seviyede fikirlere sahip çıkabilir, riske gerek yok. Etrafımda soyadını almamış birçok kişi var ve bir kere şikayet ettiklerini de duymadım "hayatımız çok zor yaa" diye.
0
logisticsmanager
(12.06.26)
Umrumda bile olmazdı. Hatta ben, eşimin kizlik soyadını kendisine daha çok yakıştırıyorum. Kendisi ise aksine sevmediği için hiç mevzusu olmadı, benim soy ismime gecis yaptı.
0
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
aa ben! esimin soyadini almadim evlenince. feminizmden ote, zilyon tane evrak kurek isiyle ugrasmak istemedim. ayrica kendimi 25+ sene ayse diye tanittiktan sonra bir anda sirf evlendim diye fatma diye tanitmak zorunda olmak cok abes geldi. 8-9 yildir evliyiz, hic gundeme gelmedi bu konu. yuz yuze herhangi bir konuda evlilik cuzdani soran da olmadi simdiye kadar, dusununce evlilik cuzdani nerde duruyor onu bile bilmiyorum. bu gecen zamanda da tonla burokratik isimiz oldu, kimse bisey demedi.

is yerimdeki mailde cift soyadi yaziyor diye bana yurumekten vazgececek olan insan, evli oldugumu ogrenince yine vazgecer yani, boyle koruma triplerine girmeye gerek yok.

insanin sirf cani istemiyor diye bunlarla ugrasmama luksu olmali, oyle yok yayinlari olan akademisyenmis, yok 8 ulkede oturumu varis gibi bahanelere gerek yok.
+4
taurina
(12.06.26)
Bu konuyu geleneksel olarak yani bu hep böyle oldu ezelden beri. Hep, her zaman kadın evlenince eşinin soyadını aldı bu durumda eşim de benim soyadımi almalı düşüncesiyle direten erkekler oluyor. Bu erkekler sormuyor ve sorgulamıyor.

Eşim neden benim soyadımi alıyor? Buna neden böyle bir karar verilmiş? Tersi de mümkün olamaz mıydı ya da başka bir alternatif yok muydu ya da istenilseydi bulunamaz mıydı? gibi. Bu konuyu ya hiç düşünme ve sorgulama gereği duymamış ki zaten bu tip " benim soyadımi alacak evleneceğim kadın" erkekleri hiçbir şeyi sorgulamaz. Düşünmek onlar için korkutucu bir eylemdir çünkü. Ayrıca bu durumun kendilerine toplumda sağladığı avantajlar da olduğu için zaten direkt kabul sebebi onlar için.

Bir de ikinci grup erkek var. Bunlar da erkeğin her zaman toplumda ön planda, yönlendiren, denetleyen, dominant olduğuna inanan ve bu durumda tabi ki kadının evlendikten sonra eşinin soyadını alması gerektiğini düşünen erkekler.

Bu tip erkekler; bir kadının kendi kararını vermesinden çok rahatsız olurlar. Hatta bu onların erkekliğine yapılmış bir saldırıdır. O sebeple, o kadınla ilgili çeşitli senaryolar üretirler. Erkeklerin yaşadığı bu duruma " kırılgan erkeklik" deniyor.

Bu her iki erkek modeli de çok kötüdür.

Özgüveni yüksek, kendiyle ve kadınlar ile ilgili sorunları olmayan, kompleksleri olmayan erkekler de var. Bu iki grup erkek bu erkeklerden de çok rahatsız olur.
0
rock n roll
(12.06.26)
benim eşim bu konuyu bir sefer açtı, ben de 'beni bağlayan bir durum yok, senin orjinal soy ismin tasarrufu sana ait' dedim.

ha şöyle bir sıkıntı çıktı, 2 isim 1 soy ismi default olarak vardı, şimdi 2 isim 2 soyisim oldu. Arjantinli forvet oyuncusu gibi geziyor ortalıkta. resmi belgeler şunlar bunlar işlerinde ya da kartvizit bastırdığında satır yetmiyor.
0
galahad reloaded
(12.06.26)
akademisyen değilim, ünlü bir sima değilim. babamdan gelen soyadı bırakmam bir sorun teşkil etmiyor.

eşimin soyadını memnuniyetle taşıyorum, eski soyadımı bıraktım. eşim ve oğlumla aynı soyadına sahip olmak beni mutlu ediyor.
+5
Hallegadola
(12.06.26)
evlenmezdim.

evlilik bağlılık gerektiriyor. soyadı gibi basit bir konuda bile bağlılığı olmayan biri evliliği ev arkadaşlığı olarak görüyordur.

erkek evlendiğinde bir sürü şeyden ,kendi hayatından bir sürü alternatif opsiyondan vazgeçiyor.
kadın da vazgeçiyor olmalı.

günümüzde nedense kadın bir şeylerden vazgeçtiğinde "eril bilmem ne, kadın özgürdür kadın şudur kadın budur" diye ciyaklamalar duyuyorsunuz. da evlilik böyle b ir şey değil. kadın da, erkek de kendinden bir şylerden vazgeçip yeni bir "benlik" oluşturacaklar. bundan keyif almıyorlarsa evlenmesinler.
-2
tchuck
(12.06.26)
Bağlılık falan diyenler olmuş, soyadindan vazgeçmek gibi basit bir konuda bile diyenler olmuş, e o zaman erkek kendi soyadindan vazgeçsin kadının soyadını alsın. Neden almıyor?

Ayrıca erkek tam olarak nelerden vazgeçiyor, erkeğin hayatında ne değişiyor?

Kadından kendi soyadını almasını istiyor. Evlendikten sonra kadının, belki de hayatı boyunca hiç görmediği bir yer artık kadının kütüğü oluyor. Erkek bu süreçte ne yaşıyor mesela?
0
rock n roll
(12.06.26)
Kadının soyadının değişmesinden daha garip olan bir durum var aslında. Kadının evlenince nüfus kütüğünün erkeğin nüfusa kayıtlı olduğu ile geçmesi. Şahsen ben anne babamin memlektine en son bir asır önce gittim. 1 adet bile arkadaşım dostum herhangi bir sosyal bağım yok. Evlenince esimin nüfus kütük kaydı da o ile geçiyor. Çok absurd. Bu tabii günlük hayatta görünür olmadığı için bir tepki oluşturmuyor ama soyadı olayından çok daha saçma. Kadının memleketi değişiyor.
+3
wilhelmwasmuss
(12.06.26)
cocuga babanin soyadi verilir. bunu tartisan da ne bileyim.
0
baldur2
(12.06.26)
ayrica 2 isim 2 soy isim kadar cringe cok az sey vardir.

melahat ipek dogan hacisomanoglu

bu ne lan? sanki 3 kisiden bahsediliyor.
+1
baldur2
(12.06.26)
erkeklerin buna alınıp takılacağını sanmıyorum ya rahat varlıklar onlar. mesela ben de soyadını almayacağım kendi soyadımı seviyorum ve brezilyalı futbolcu değilim ne kadar kısa o kadar iyi. resmi işlerde karışıklık yaratacak ve ne gerek var + evli olduğunu cümle aleme duyurma gibi geliyor bana. bahsettim kendisine sallamadı bile mesela.
+1
neira
(12.06.26)
Çift soyad kullanıyorum. Cringe değil cool olduğunu düşünüyorum. Zorunuza gitmesin. Tşkler.
+1
yenibirgüzelnick
(12.06.26)
(3)

Evdeki kertenkele susuz kalır mı/ ölür mü?

egerbiryolcu
Geçen hafta eve kertenkele girmesiyle ilgili soru sormuştum ya o kertenkeleyi biz yakalayamadik. Çok hızlı bir şey. Ara sıra bir yerlerde görünüp yüreğimi hoplatip sırra kadem basıyor. Ev kocaman zaten kim bilir nerelerde takiliyo...Evden çikarma umudum kesilince ne kadar yaşadıklarını merak ettim.
Geçen hafta eve kertenkele girmesiyle ilgili soru sormuştum ya o kertenkeleyi biz yakalayamadik. Çok hızlı bir şey. Ara sıra bir yerlerde görünüp yüreğimi hoplatip sırra kadem basıyor. Ev kocaman zaten kim bilir nerelerde takiliyo...

Evden çikarma umudum kesilince ne kadar yaşadıklarını merak ettim. Susuz kalırlarsa üç beş gün sonra olebilirlermis. Ama doğal ortamında 15 yıl falan yasarlarmis. Bu duruma da üzüldüm. Yakalasak bile zarar vermeden öldürmeden yakalamk istiyoruz. Şimdi buna en çok karşılaştığımız yerde (hol) bir kap su mu koyalım. Gece mutfak banyo gezip su ihtiyacini gideriyor mudur bu adam? Aç kalma konusunda sikint yasayacagini sanmıyorum. Çiyan örümcek karinca sinek... Bahçe katı sorunsalı olarak çeşit çeşit menü var damak tadına uyacak:/
+3
egerbiryolcu
(11.06.26)
o yediklerinden de su ihtiyacını karşılar zaten. ayrıca süpürgelik altlarından sıva çatlaklarından falan istese dışarı da çıkar. meraklanıp su koymana gerek yok yani.
+3
antihero
(11.06.26)
sorun ilginç bir hale gelmiş. çok güldüm allah affetsin. şimdi bu adam yalnızlıktan bunalabilir. bağ bahçe gezip ona bir eş ayarlayın bence. ne güzel insanlar var yahu aramızda.
+8
ground
(11.06.26)
Yakalayip ne yapacaksin zorla su mu icireceksin?
-2
baldur2
(11.06.26)
(4)

Kadıköy göztepe tarafı bateri kursu/eğitmeni?

denizkenarısandalye
Sb…
Sb…
0
denizkenarısandalye
(11.06.26)
cenk ünnü - pentagram davulcusu - kadıköy’de bir stüdyoda ders veriyordu diye hatırlıyorum. ufak bir araştırmanızda fayda var. umarım devam ediyordur.
+2
lüzumsuz adam
(11.06.26)
Altunizade olur mu?
0
kisa
(11.06.26)
Kurban, Athena gibi grupların ve Tarkan'ın eski davulcusu Burak Gürpınar ders veriyor Kadıköy'de. Instagram üzerinden kendisiyle iletişime geçebilirsiniz.
+2
moonie
(11.06.26)
Cem aksel de veriyordu diye hatirliyorum.
0
baldur2
(11.06.26)
(11)

Sosyal sıkıntıya girdim

denizkenarısandalye
İşten çıktım aşırı yorulmuştum eve geldim telefonu rahatsız etme moduna aldım hoş kimse rahatsız etmeye çalışmamış. Uyumuşum 3 buçuk saat. Sabah oldu sandım. Genelde günlerim böyle geçiyor normalde 40dk uyurum en fazla bugün abartmışım. Ama uyanınca üzüldüm baya bu nasıl hayatsızlık diye. Görüşebile
İşten çıktım aşırı yorulmuştum eve geldim telefonu rahatsız etme moduna aldım hoş kimse rahatsız etmeye çalışmamış. Uyumuşum 3 buçuk saat. Sabah oldu sandım. Genelde günlerim böyle geçiyor normalde 40dk uyurum en fazla bugün abartmışım. Ama uyanınca üzüldüm baya bu nasıl hayatsızlık diye.
Görüşebileceğim hiç arkadaşım kalmamış. Çok sevdiklerim şehir dışında yılda 1-2 max görüşebiliyoruz uzaklar. Bazıları da olur ya özel gün arkadaşı iyi bi plan yapıp buluşuluyor. Bir tane çok yakın olan var çok yakındık ama uzaklaşıyoruz heralde. Normalde haftayı geçirmezdik en son bir ay önce buluşmuşuz. Aynı yerde çalışıyoruz molalar birlikte hep ama sosyallik değil bu nasılsa. Hafta boyu sürekli duyurur gibi çok yoruldum çok yoruldum asla dışarı çıkmıcam diye söylendiği için bi yere davet edemiyorum ki yorulacak bişey yapmadığını biliyorum. Son buluşma teklifi ondan gelse de keyifsiz ve zoraki geçmişti bence. Bi yerden sonra erkek arkadaşı damladı eee ne zaman kalkıyosunuz diye. Ayy çok sıkıldık yoğunluktan bişi yapamıyoruz filan dese de evde reels kaydırdığını biliyorum istese çıkar mutlaka. Neyse o cumaya bişiler söyledi gitmeyeceğim iş gibi olmaya başladı artık ayıp olmasın diye diyor gibi hissediyorum. Bir vardı o da gitti yani.
Kalabalık bir topluluk var. Aşırı kalabalık. Bazen grup mesajlarını okuyorum pek sarmıyor mutlaka kafama uygun birileri vardır ama nasıl elenip bulunacak bilemedim. Oraya da o yüzden gitmiyorum.

Üzüldüm açıkçası napmak lazım zorlamak mı lazım kendimi hevesim de kalmadı böyle. Ama hadi bi kahve hadi bi şeyler içelim buluşmasını özledim. Gerçekten hoşlanmıyorsam sahte samimiyet de kuramıyorum evimde otururum daha iyi olur diyorum. Buraya döktüm işte içimi
-1
denizkenarısandalye
(10.06.26)
Bosver cagimiz yalnizlik cagi zaten.
+1
baldur2
(10.06.26)
hoş geldin aramıza
+1
Rondak
(10.06.26)
Uzun zamandır böyleyim :((
Sıkıldım artık kötü hissettiriyor
0
🌸denizkenarısandalye
(10.06.26)
Ne güzel kafa rahat, ben de aynıyım, spora gidiyorum farklı olarak, yalnız yaşamaya alış
-5
arbre
(10.06.26)
%20'lik kesimi ana karakter, kalanımız onların senaryosunda NPC'lik yapıyoruz
0
plastic_angel
(11.06.26)
Evet zorlamak gerekir çünkü ilişki emek ister kendiliğinden gelişmez. Baktınız siz elinizden geleni yaptınız, o zaman yapacak bir şey yok.

Birde şunu yazmışsınız: “Gerçekten hoşlanmıyorsam sahte samimiyet de kuramıyorum”

Belki problem budur. Sizinle tam uyuşacak birisini arıyorsunuzdur ama bu neredeyse mümkün değil. Binbir çeşit insan var ve milyonlarca farklı bakış açısı. Farklılıklara anlayış gösterip birbirinize destek olduğunuz bir ilişki bence fazlasıyla yeterli.

Bir de bana katılır mısınız bilmem ama bu işin doğası var sanki. Çocukluktan mıdır nedir bilmem, ben de böyleyim. İnsanların yaşama isteğini görünce kıskanıyorum resmen. Durmadan bir şeyler yapmalarını, bir şeyle uğraşmalarını… fazlasıyla pasifim, ben de çok hayatı tolere ederek yaşıyorum gibi (:

Beni de yaşama uğraşına sürükleyen tek şey, kulaklığımı takıp müzik dinleyerek saatlerce yürümek. Özellikle ezginin günlüğü ve radiohead.

open.spotify.com
+1
substituent
(11.06.26)
Sistematik hobisizleştirme bu yüzden var. Önce yalnız bir dönem yaşamaya olumlu bakarak bir hobi bul, ondan keyif al. Malzeme yöntem vs, yeni seyler öğrenmekten keyif duyduğun bir alan olsun. Sonra benzer insanlarla paylaşmak keyifli olur. O noktoda insan olmasa da umrun olmaz.
+2
sadegazoz
(11.06.26)
Hangi şehirdesin?
Bir kahve ısmarlayayım sana
+2
etna
(11.06.26)
istanbuldaysanız bi ara birlikte kahve içebiliriz şaka diil. benim de arkadaşım yok valla hiç. eşim var bir tek her yere onla gidiyorum mecbur.
+2
matilda
(11.06.26)
Çok isterdim 🥺 malesef
+1
🌸denizkenarısandalye
(11.06.26)
Kalabalık gruptan bir iki tane ayıkla. Her şeyi biz mi söyleyelim :)
0
gabe h coud
(11.06.26)
(4)

emma d’arcy neden bu kadar çok beğeniliyor?

deartheodosia
heteroseksüel erkeklerin çok beğenmesi tuhaf değil mi? kaçırdığım ne var?
heteroseksüel erkeklerin çok beğenmesi tuhaf değil mi? kaçırdığım ne var?
0
deartheodosia
(10.06.26)
Degil. Kadin sonucta.
0
baldur2
(10.06.26)
bence de tuhaf. kadinalrin murat övüc ü begenmesi gibi bir sey.
0
Purple life
(10.06.26)
belki biseksüeldirler ve farkında değillerdir @purple
0
🌸deartheodosia
(10.06.26)
“challenge”ın dayanılmaz hafifligi
0
sadegazoz
(11.06.26)
(28)

Max kac yil araliksiz calistiniz?

Purple life
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
Garden leavesiz, dogum isinsiz, iki is arasi 1 ay bosluksuz max kac yil calistiniz?

Benim 5.5 yil ve cok bunaldim. Bunalmak icin de cok erken gibi ama.
0
Purple life
(09.06.26)
12.5 yil. bunalmadim ama calismaya bayilmiyorum.
0
lemmiwinks
(09.06.26)
13 yil olmus. Bu sefer is degistirirsem yada farkli birsey yaparsam arada daha buyuk bir bosluk birakmak istiyorum ama maalesef piyasa sartlari pek iyi degil.
0
mbond
(09.06.26)
2018 ocak - 2025 aralık arası aralıksız çalıştım. bu esnada 4 farklı şirket değiştirdim ama aynı işi yaptım aslında. operasyon nereye ben oraya. 6 aydır işsizim. ne zaman çözerim bu derdi bilmiyorum.
0
rain when i die
(09.06.26)
Boşluksuz 9 yıl. iki iş arası 1 ay boşluklu 11 yıl. Erken değil ben ilk yıl bunalmistim hala çalışmak (ülkedeki şartlardan dolayı ve sektöründen dolayı) çok iğrenç geliyor.
0
a perfect lie
(09.06.26)
15 senedir çalışıyorum. sadece 3 ay ameliyata yattım tek aram bu. askerde bile çalıştım.
0
mikahakkinen
(09.06.26)
ilk işim 5 yılı geçti. ben de bunaldım da işsiz olma düşüncesi daha kötü başka gelirim yok.
0
jelly bear
(09.06.26)
16 yıldır aralıksız çalışıyorum. son 2 yılı biraz daha kendi işim gibi ama geçişlerde hiç ara vermedim.
0
awlmi
(09.06.26)
Garden leave ne la
+7
baldur2
(09.06.26)
Yaklaşık 26 senelik tam amanlı kariyerinde hiç boş kalmamışım, şimdi farkettim.
0
kumandanim
(09.06.26)
@baldur2, ücretli izin. Ama genelde kovulanlarin aldigi bir sey.
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
2019-2026 arası 6 küsur yıl,tek parça.
6 aydır işsiz.
0
denizciman
(09.06.26)
10 yıl
0
peki madem
(09.06.26)
10 yil ve artiyor, zaten ilk isim, henuz degistirmedim.
0
king lizard
(09.06.26)
8,5 yıldan sonra pandemi patlayınca eve geçmiştik. sonra kurum binasız kalınca bir dönem uzaktan çalıştık ama işimiz uygulama olunca, uzaktan kısmı biraz yalandı..
son 5 yılda, 8-5 arka arkaya çalıştığım bir kaç ayı geçmez. ama iş olunca aylarca sabahlamışlığım da az değil.
son bir yıldır ücretsiz izindeyim; valla cennet gibi^^
0
lil siztah
(09.06.26)
tam 10,5 yıl aralıksız. araya giren doğum izni sonrası 2. 10 yılıma doğru ilerliyorum. emekliliğe hala 17 sene var, nasıl biteceğini bilmiyorum, çalışmayı seviyorum ama sorumluluk sevmiyorum.
0
in vino veritas
(09.06.26)
15 yıldır aralıksız çalışıyorum. pandemi zamanını inanılmaz özlüyorum. herkes off poff eve tıkılı kaldık derken, durmak bana aşırı iyi gelmişti o dönem.
0
dedim ben sana
(09.06.26)
7,5 yıldır aralıksız :’)
0
theseachange
(09.06.26)
7,5 yıl(hiç yıllık izin kullanmadan).
iş bilgisayarını az önce kapattım da geldim, tam bir hayatsızım.
0
late viper
(09.06.26)
@late, neden izin kullanmadin 7.5 yilda?
-1
🌸Purple life
(09.06.26)
20 yildir toplam boslugum 3 ay onda da is aramadim.
0
duster
(09.06.26)
14 yıldır aralıksız çalışıyorum
0
mirty
(09.06.26)
ilkokula basladigimdan beri ya okuyorum, ya calisiyorum. gecen bunu dusundum hic kendime ait zamanim olmamis.
0
antikadimag
(10.06.26)
11. yilimdayim ve hala ilk olarak calismaya basladigim sirketteyim. hic is degistirmedim. comfort zone mu dersiniz artik ben bilemem
0
pasaklıpepee
(10.06.26)
toplam 23 yıldır iş hayatındayım bir firmada kesintisiz 7 yıl diğer firmada kesintisiz 14 yıl çalıştım. 6 aylık işsizlikten sonra şimdi başka bir yerde çalışıyorum.
0
bluemoon22
(10.06.26)
7+5+2 = 14
3 firma 14 sene, gecisler arasi 1-2 hafta vardi.
en son isten kovulana kadar ara vermedim. kovulduguma hem uzuldum hem sevindim, 4 ay dinlendim. iyi geldi, baska islere bulasmama firsat verdi.
bazen kovulmak iyi geliyor :D
0
cooperr
(10.06.26)
18.

ölene kadar bam bam bam.
0
gurur
(10.06.26)
Oglum nasil dayaniyorsunuz, bazi ornekler insanliktan cikmalik delirmelik. Hepinizin hedefi finansal bagimsizlik ve erken emeklilik mi yoksa?
0
baldur2
(10.06.26)
2017 Ekim - 2026 Ocak
Yaklaşık 8 yıl.
Ama bu sürenin içinde 20 günlük askerlik de var.
0
biseysorcaktim
(11.06.26)
(20)

26 yas kadin 37 yas erkek iliskisi

Purple life
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.olur mu sizce?
adamin bir de 16 yasinda cocugu var?

bu ciftten olur mu? bir gezide tanisiyorlar. bastan muhabbet cok iyi falan klasik hikaye.

olur mu sizce?
-7
Purple life
(08.06.26)
adam kadını taze bir ten olarak görüyordu..
+2
birdirbir
(08.06.26)
Gayet normal yaşlar.
-1
benaslindayohum
(09.06.26)
Babamla annem arasinda 11 yas var. Kendi kendilerine tanisip beraber olmuslar zamaninda. Demek ki oluyor.
+2
synesthesia
(09.06.26)
@synth, bu konu özelinde adamin baska bir cocugu da var. Konu sadece yaş degil bu durumda.
-2
🌸Purple life
(09.06.26)
cocuk meselesi artik kadinin bilecegi is ne diyelim. sayfalarca entry var sozlukte bununla ilgili zaten.
0
synesthesia
(09.06.26)
kadın buna nasıl okey oluyo ki? adam açısından şahane. kadın açısından olmaz, olmamalı. yazık olur
+3
jelly bear
(09.06.26)
Seks bile olmaz.
-5
Cezcez
(09.06.26)
16 yaşındaki çocuk erkekse ,olmaz. Ortalık fena karışır malesef
+2
denizciman
(09.06.26)
olmaz diyoruz gelip eksi atıyorlar olur diyoruz mal mal tepki veriyorlar. valla artık 3 yaş bile fazla.
-1
mikahakkinen
(09.06.26)
Çocuklar olmasa yaş farkında sıkıntı yok derdim ama hem yaş farkı hem çocuk detayı olmaz bence.
Çok ciddiye almasın, takılsın derim.
-2
mutekebbir
(09.06.26)
çocuktan dolayı olmaz
-2
yenibirgüzelnick
(09.06.26)
Ben denemiştim olmamıştı. Ne isteyip, ne beklediğine bağlı değişebilir. Olduran vardır.
0
Kediyi üzdün
(09.06.26)
Bence zaten seks olur, temeli seks olur bu iliskinin. Ayrica cocuk da buyuk sayilir, uni muni vesilesiyle 2 seneye baska eve cikarsa cocuk da bir faktor sayilmaz bence.

Olabilirligi var.
+1
baldur2
(09.06.26)
olur bişe olmaz.
+2
kveldulv
(09.06.26)
Adam zenginse olur. Olmuşu var, hala devam ediyorlar.
0
duhan
(09.06.26)
olmasa iyi olur.
0
lil siztah
(09.06.26)
başka erkek mi bulamadın derdim. yaş farkından dolayı değil çocuklu olmasından dolayı.
0
false pretension
(09.06.26)
oğlanın çocuk olmasa çok süper olurdu.
benim de hayalim açıkçası 10 yaş farkı.
0
rain when i die
(09.06.26)
Sormak bile saçmalık.

Adamın belli ki çok parası var. O yüzden olmak isterse olur.
0
lazor
(09.06.26)
olmaz bence.
çok sığ düşünürsem hatta adam çok zenginse belki olabilir.
0
elorelia
(10.06.26)
(11)

Akıllı saat kullanıyor musunuz?

artıküyeolmakistiyorum
Ben kullanıyorum ama çok dandik. Artık güzel bir saat alayım dedim ve hala bu aletlerin bu kadar pahalı olmasına şaşırıyorum.İPhone 17 kullanıyorum ve en düşük seri Se 3 alsam hiçbir özelliği yokmuş. Neredeyse hiçbir özelliği. Se 11 güzel ama o da 20 kağat. O paraya telefon satıyorlar. Huawei modell
Ben kullanıyorum ama çok dandik. Artık güzel bir saat alayım dedim ve hala bu aletlerin bu kadar pahalı olmasına şaşırıyorum.

İPhone 17 kullanıyorum ve en düşük seri Se 3 alsam hiçbir özelliği yokmuş. Neredeyse hiçbir özelliği.
Se 11 güzel ama o da 20 kağat. O paraya telefon satıyorlar.

Huawei modellerine baktım hiç içime sinmedi. Samsung da Apple gibi şarjı az gidiyormuş.

Siz ne kullanıyorsunuz?
Memnun musunuz?

Bir de her gün şarja takma olayı çok sıkıntı değil mi?
-2
artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
Apple Watch 10 kullanıcısıyım, çıkardığımda yokluğunu anında hissediyorum. En çok kullandığım özellikleri sağlık, antrenman ve uyku takipleri. Bildirimler ve cevaplama durumları da bonus oluyor. Güzel alet bence, SE serisini tavsiye etmiyorum pek
0
suicmeyenadam
(07.06.26)
Saatten bildirim okuma, telefonla konuşma gibi bir beklentim yok bu arada.
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
se 3ün nesi kötü ben anlamadım hangi özellik yok mesela sana lazım olan ekg falan mı?
apple watch bence alma. her gün şarj etmek kötü. saatin uyku takibi özelliği var mesela ama şarjı bittiği için uyurken takamıcaksın ya da şark döngüsünü ona göre düzenleyeceksin.
huawei kullanıyorum ben şarjı 2 hafta gidiyor. daha çok sporda kullanıyorum. arada adımlarıma nabzıma vs bakarım. onun harici telefonum full sessizde saat titriyor o açıdan iyi.
+1
jelly bear
(07.06.26)
Boş paketmiş işte ağa ve söylediğin gibi şarj işi çok sıkıntı. İş seyahatine çıksan bir de saatin şarjını dert edeceksin
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
Bir gün arıza yapar, kullanamaz olursam, sorunu çözene ya da yenisini alana kadar kendimi çok çaresiz hissedeceğim tek alet.
Mesaj, bildirim okuma, arayanı görme, uyku takibi, sağlık, alarmlar, hatırlatıcılar, düşme takibi nedeniyle kendimi güvende hissetme, egzersiz, nabız takibi,
aklıma gelenler bunlar, makarnayı suya koyunca Siriye süre tutturmak zevkli oluyor.
Alıştım, her akşam belirli bi saatte şarja takıyorum. Hiç şarj sorunu yaşamadım yıllardır.

Edit: Seri 6. Ekg çekiyor.
+2
Mirket
(07.06.26)
Sizdeki hangi model hocam? Şarj sorun olmuyor mu?
-1
🌸artıküyeolmakistiyorum
(07.06.26)
Mirket +1

Amacınız telefon yakınınızda değilken gelen çağrıyı veya mesajı görmek ya da yanitlamaksa Huawei bu işin piri konumunda bence.
şarj süresi normal kullanımda 10 gün gitmekte.



Çağrı cevaplama ve mesajları okuyabilirsin.

Inceleme videolarını bakmani tavsiye ederim. Oldukça uygun modelleri olmakla birlikte şık modelleri var.
0
kaiserr76
(07.06.26)
Gunde kac adim attigim umrumda degil.

Enfes bir seiko saatim var baktikca orgazm oluyorum.
-3
baldur2
(07.06.26)
huawei watch 4 pro kullanıyorum.
-2 cihaz tek numarayı destekliyor. bu önemli. yürüyüşe çıkarken telefon almıyorum yanıma ve isteyen ulaşıyor.
-nfc var. çoğu yerde saatten temasssız ödeme yapıyorum
-şarj 7 gün gidiyor. ben duşa girerken takıyorum saati şarja. daha bittiğine denk gelmedim.

tabi bunlar benim en sevdiğim özelliklerim sağlık tarafında 10larda özelliği var.

www.akakce.com
0
renegade
(08.06.26)
Apple Watch 9 kullanıyorum. Spor aktivitesi ve harcanan kaloriyi söylesin başka beklentim yok. Eşim Garmin kullanıyor şarjı çok uzun gidiyor.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(08.06.26)
hem özelliklerini kullanmayacağım diyorsun hem de "boş paket" diye almak istemiyorsun "dolu paket"lere pahalı diyorsun.

mi band 10 pro alabilirsin 20 gün şarjı gidiyor, uygun fiyatlı ve modelin en dolu paketi.
+1
duyuruuser
(08.06.26)
(3)

Göz çevresi morluğu kapatıcı

neymiş
Merhaba morluğu demeyelim de yoğun kahverengiliği diyelim. Önerebileceğiniz bir şey var mıdır?. Kuru çizgilere doluyor bir süre sonra grileşiyor. Corrector ve concealer farkını hala anlayamadım hangisini kullanmak gerek?
Merhaba morluğu demeyelim de yoğun kahverengiliği diyelim. Önerebileceğiniz bir şey var mıdır?. Kuru çizgilere doluyor bir süre sonra grileşiyor. Corrector ve concealer farkını hala anlayamadım hangisini kullanmak gerek?
+1
neymiş
(07.06.26)
www.instagram.com

Şu adamın hesabı ne kadar güvenilir ama bu tür şeyler için çözüm önerileri veriyor. Yine de kullanmadan önce iyice araştırıp yorumlara bak
0
cemallamec
(07.06.26)
Kapatıcı kullanmadan önce göz altı kremi kullanın, turuncu/somon renkte corrector sürüp üstüne kapatıcı uygulayın. Kapatıcı için fiyat önemli değil çok iyi kapatsın derseniz Tarte kapatıcı, fiyat uygun olsun derseniz ise note bb ve nyx bare with me kapatıcı başarılı.
0
ekimoloji
(07.06.26)
baldur2
(08.06.26)
(6)

hic guzel fotom yok

duyurukullanıcısı
sayın romalılar !hic guzel fotom yokyok abi yok, günlük 3-5 foto cekiliyorum, sagda solda çekiliyorum utana sıkıla arkadasa beni cek diyorum hep kotu cikiyorum. cevremde de oyle foto cekilen kimse yok hepsi bizim kabiledenbunu nasıl düzeltebiliriz? instam cidden dayı instası gibi bir tek kanepeye uz
sayın romalılar !

hic guzel fotom yok
yok abi yok, günlük 3-5 foto cekiliyorum, sagda solda çekiliyorum utana sıkıla arkadasa beni cek diyorum hep kotu cikiyorum. cevremde de oyle foto cekilen kimse yok hepsi bizim kabileden

bunu nasıl düzeltebiliriz? instam cidden dayı instası gibi bir tek kanepeye uzanmış fotom yok. kocaman kafalar, aşırı geniş açılı dal gibi insanlar sadece benimle 245 sene geçirmiş insanların anlayacağı anlamsız açılardan anlamsız fotolar falan var

ey romalı duyurucular,
bu konuda hızlıca bir workshop düzenlesiniz online falan olmaz mı?
0
duyurukullanıcısı
(07.06.26)
Iphone ile cek, baska marka telefon degil.

Bir de professional photoshooting icin birini bulabilirsin ucreti karsiliginda, sokakta vs cekim yapar pro kamerasiyla, o zaman guzel cikarsin.
-1
baldur2
(07.06.26)
iphone +1

iyi fotoğraf çeken arkadaş +1. fotoğraf çeken, çekmeyi seven arkadaş lazım sana. "bak buranın ışığı güzel", "şu arka enfes" tarzı yorumları kendiliğinden yapacak. o zaten duruşunu bakışını da düzelttirir. öyle bir arkadaş bulmaya bak sen.

kendin de fotoğraflarda iyi çıkan bir bakış, duruş belirle. mesela dişlerini gösterince nasıl çıkıyorsun? kendini tanı bir önce.

son adım, efekt. photoshop yap demiyorum. ama sosyal medyaya atacaksan o ham fotoya biraz efekt yapmak lazım.
0
kojonotsuki
(07.06.26)
ben de senin gibiyim, bir de onun için de uğraşıyorum. Kompozisyon önemli biraz. renkler(kıyafetler) fondaki ekran önemli. Bu mekanlar o yüzden var bence

bu arada iphone önerisine asla katılmıyorum. iphone kullanıyorum; oppo çok daha iyi çekiyor, oppo'dan çekiyoruz yanımızda varsa.

Burada aslolan şey, arka planda senin fotoğrafta büyümen. Yani erkeksin büyük ihtimalle; boy kısmı önemli, irilik önemli. Bunlar renkle birleşince oluyor.

İlgi gören instagram fotoğrafları erkek için, bence bu şekilde ilerliyor.
+1
mete kudur
(07.06.26)
hareket halindeyken fotoğraf çektir, her türlü hareket olabilir. fotoğrafa dinamizm katar. hareket etme imkanın yoksa elini, parmaklarını çenene götürerek poz ver.

ayrıca fotoğraf makinesi +1

şu videoyu da izleyebilirsin fikir vermesi açısından: www.youtube.com
0
yurtsuz john
(07.06.26)
Ben onlarca fotoğraf çekiyorum bu durumda. Tek seferde 50 tane çektiğim oluyor. İçlerinden birisi kabul edilebilir oluyor ve bana yetiyor :)
0
substituent
(07.06.26)
- iphone ile çek.
- yapay zekaya poz ürettir.

belki de poz vermeyi bilmiyorsundur. pinterest'e "instagram man photoshoot ideas" yaz arat. oradaki gibi pozlar ver. o tarz mekanlara git. mekan da çok önemli güzel fotolar olması için. kamera açısını sen ayarla, arkadaşına "orada dur ve çek" de.

benim güzel foto çeken arkadaşım var ama benim de güzel fotom pek yok. çünkü ben güzel değilim. :') bu yüzden sırayla estetikler olacağım :d
0
art cat chocolate
(07.06.26)
(8)

Aslında ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?

yakalayamadığın.ışıklar
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
Öldüğü belirtilen ama ölmediğini düşündüğünüz ünlüler?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(07.06.26)
Jeffrey Epstein
+4
sadegazoz
(07.06.26)
Jim Morrison, o zaman ölmedi, simdiye yasadigini sanmiyorum gerci
0
sadegazoz
(07.06.26)
cem garipoglu
+12
banach
(07.06.26)
tupac
0
denizgonen
(07.06.26)
Adolf hitler. Su anda 140 yasinda da olsa arjantin'de bir yerde yasiyordur.
+2
baldur2
(07.06.26)
Hazreti İsa aleyhisselam.

Düşünmekten öte müslümanlar kesin olarak böyle inanır .
-1
diyecevaplandı
(07.06.26)
Rasim Öztekin.
0
kizil karga
(07.06.26)
ye
-2
Hallegadola
(08.06.26)
(1)

Uğraş tavsiyesi

arbre
Normalde İtalyanca öğreniyorum ama başka şeylerle de uğraşmak istiyorum. Telefondan, bilgisayardan bakıp öğrenebileceğim neler var? Video çok izlemiyorum.
Normalde İtalyanca öğreniyorum ama başka şeylerle de uğraşmak istiyorum. Telefondan, bilgisayardan bakıp öğrenebileceğim neler var? Video çok izlemiyorum.
-9
arbre
(06.06.26)
Kitap kurdu ol.
0
baldur2
(07.06.26)
(8)

Asya'ya ucak biletleri cok pahali degil mi?

tantamount_to_equivalent
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
Gidenler nasil gidiyor? Yani demek istedigim ucak biletlerine baktigim an zaten ben Asya'yi silmis oluyorum kafamdan. Ucaga gidis donus 700-800 euro verecegime ben zaten yapacagim tatilin kralini Avrupa'da yaparim. Barcelona'da tatil yapabilecekken ben niye Bali'ye gideyim mesela.
-1
tantamount_to_equivalent
(06.06.26)
cogu uzak doguya giden tanidigim zaten artik barcelonaymis romaymis parismis yeterince gidip gordukleri icin ve degisiklik aradiklari icin gidiyor.

ya da vize ile ugrasmak istemeyenler de var. gidis donus 35-40k fena da gelmedi bu arada. ama ben o paraya asya yerine amerikayi gezerdim.
0
gitdaddy
(06.06.26)
Cok ama cok pahali. Iran savasi öncesinde de petrol cok ucmustu sonra bu krizle iyice fiyatlari etkiledi.

Bence tatile icin degil de seyahat icin gidiliyor. Özellikle de kisin gitmek cok uygun cünkü kisin ortasinda yaz tatilini de ekleyebiliyorsun.

Ek olarak da yeme içme orada cok uygun. Alisveris de keza öyle. Ucak büyük bir kalem oluyor ama onun üstüne cok da eklenmiyor.
Barcelona‘ya bilet daha uygun olsa da yeme icme cok daha pahali oluyor.
0
Purple life
(06.06.26)
Tercih meselesi. Kimisi vize alamadığı için kimisi alabilecekken uğraşmamak için kimisi Avrupa’nın hemen her yeri birbirine benzediğinden farklılık olsun diye. Birçok sebep var. Barcelona elma, Bali armut. Bali’de 7 yıldızlı otelde alınacak hizmeti Avrupa’da almaya kalksan 3 katı falan olur herhalde. Fiyat farkının bir sürü sebebi var, uçuş azdır uçak bileti pahalı olur, işçilik ucuzdur yeme içme otel ucuzdur gibi gibi.
+1
orient blue
(06.06.26)
Söylenenlere ek olarak Uçuş mesafesi + uçan havayolu firması.
Bugün Fransa Türkiye arasında;
Thy
Pegasus
Ajet
Sunexpress
Airfrance
Transavia

Bu kadar seçenek varken haliyle rekabet var.
+1
logisticsmanager
(06.06.26)
Pahali degil, asya uzak, ona gore de fiyatlar.
-4
baldur2
(06.06.26)
Barselona ile Bali çok farklı konseptler. Avrupa benim için bol metro kullanmalı, bol yürümeli, bazen tarihin bazen sanatın izini sürdüğüm anlardan ibaret. Bali ise tam bir huzur ve dinlenme tatili.
Bali’de özel havuzu olan villa konseptli bir otelde sabah&akşam sınırsız efsane lezzetlerin olduğu bir otelde Türkiye’ye göre çok komik bir rakama kalmıştık. Şöförlü araba tutup geziyorduk her gün, yaptırdığımız masajlar efsaneydi. Konsepti kenara koyup bütçeye bakarsak bunları herhangi bir avrupa ülkesinde yapmaya kalksa insan çok deli paralar harcar.
0
cilekli pasta
(06.06.26)
Maliyet açısından bakıyorsak, Barcelona'da otele vereceğin para uzakdoğu uçak biletini karşılar, üste para da artar.
+3
mikro patlama
(06.06.26)
Çok önceden alıyoruz biletleri, 1 sene kadar, bir de aktarmalı gidiyoruz daha uygun oluyor. Kore, japonya, çin, endonezya, 3 kez de taylanda gittik bu şekilde.
0
mavibalık
(07.06.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.