Giriş
(11)

Ana de Armas

banach
Bu kizi nasil tavlayabilirim? Nerelerde takiliyor bilen var mi?
Bu kizi nasil tavlayabilirim? Nerelerde takiliyor bilen var mi?
-10
banach
(05.09.26)
Haftasonları Şanzelize Cafe'ye gelir genelde.
+1
kizil karga
(05.09.26)
chatgpt'ye sor kanka.
0
baldur2
(05.09.26)
Arkadaşım kendisi istiyorsan intagramını ileteyim
0
basond
(05.09.26)
ana de armas’ı kimseye bırakmam bro
0
Rondak
(05.09.26)
Çay yolunda takılıyormuş.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Kusursuz güzelliğin vücut bulmuş hali.
Her filmi de birbirinden güzeldir.
0
Mirket
(05.09.26)
(bkz: six degrees of separation)

Önemli olan doğru kişileri bulmak.
0
mutekebbir
(05.09.26)
bana da eminem'i tavlama yöntemi yazın madem hazır başlamışken :d
0
art cat chocolate
(05.09.26)
Cinsel tercihini değiştirirse numaramı verin :)
0
ekimoloji
(05.09.26)
Küçük memeli standart kadın. Her yerde var öylesi. O beni tavlasın
0
benaslindayohum
(05.09.26)
inanmiyorsunuz gibi geldi. tavlayinca birlikte fotograf atarim buraya.
-7
🌸banach
(05.09.26)
(6)

yabanci sarkilarin melodisini kopyalayanlar

antikadimag
benim aklima gelenler erkin koray, sezen aksu, yeni turku. baska kimler var boyle arap veya balkan ulkelerinden melodiyi alip uzerine soz yazan?
benim aklima gelenler erkin koray, sezen aksu, yeni turku. baska kimler var boyle arap veya balkan ulkelerinden melodiyi alip uzerine soz yazan?
0
antikadimag
(04.09.26)
banach
(04.09.26)
haluk levent aushduasda
+1
baldur2
(04.09.26)
aslinda merak ettigim oraya muzik yerine kendi adini yazan uckagitcilar. erkin koray'in boyle oldugunu biliyorum. ama aranjman olarak muzige referans verdilerse sorun yok.
0
🌸antikadimag
(04.09.26)
Mirket
(04.09.26)
www.instagram.com

bu kişi hesabında sürekli karşılaştırmalı olarak paylaşıyor. ama tabii kim albümde orijinal besteden aldığını belirtmiş kim belirtmemiş o konuda bir bilgi vermiyor.
0
oldtimer
(04.09.26)
nükhet duru - nerde
hümeyra - beyhude
candan erçetin - yalan, neden
0
santimantal
(04.09.26)
(12)

Nikah şahidi olmanın olumsuz bir tarafı var mı?

HellKeePer
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşım ailesinin onay vermediği biriyle evlenmek istiyor. Muhtemelen yakın çevresinde kimseyi bulamadığı için bana teklif etti. Geçmişte bana çok yardımı olmuştu. Ben bu arkadaşın nikah şahidi olsam ilerde bana maddi/huhuki vs. bir zararı olur mu?Yardımcı olmak ist
Uzun zamandır görüşmediğim bir arkadaşım ailesinin onay vermediği biriyle evlenmek istiyor. Muhtemelen yakın çevresinde kimseyi bulamadığı için bana teklif etti. Geçmişte bana çok yardımı olmuştu.

Ben bu arkadaşın nikah şahidi olsam ilerde bana maddi/huhuki vs. bir zararı olur mu?
Yardımcı olmak istiyorum.
0
HellKeePer
(03.09.26)
1 yıl içinde boşanırlarsa sizin şahitliğinizi usulsüz sayıp 5 yıl nikah şahidi olamıyorsunuz.
+8
rhan
(03.09.26)
Hiç bir zararı yok
0
kisa
(03.09.26)
Mutsuz olurlarsa vicdani bir rahatsızlık oluyor.
0
Mirket
(03.09.26)
bosanirsa "aha bunun yuzunden oldu, nazari degdi" diyebilir. :D
0
cooperr
(04.09.26)
boşanmış biri iseniz olmayın.

şahitlerin evliliklerinin güvenli temellere inşa edilmesi önemli bir etken.
-9
janderzel zartanyan
(04.09.26)
nikah makinalı tüfekle taranırsa, kurşun yersiniz.

onun dışında bir şey olmaz.
0
babilfish
(04.09.26)
"1 yıl içinde boşanırlarsa sizin şahitliğinizi usulsüz sayıp 5 yıl nikah şahidi olamıyorsunuz."

uahsduada gercekten hayat karartan bir ceza.
0
baldur2
(04.09.26)
@sivri_sinek, ironiden anlamayan nesle asina degiliz.
-1
banach
(04.09.26)
ironi böyle bir şey değil. gerçek olamayacağı bariz olan bir konuda espri yaparsanız o ironi olur.

"1 yıl içinde boşanırlarsa 5 yıl nikah şahidi olamazsın" gayet gerçek olabilecek bir bilgi. olabilir yani neden olmasın? mhrs randevusuna gitmeyince 15 gün tekrar randevu alamamak gibi bir şey.

dersen ki mesela "1 yıl içinde boşanırlarsa hakkında savcılık soruşturma açıyor, 2 yıldan 5 yıla kadar cezası var", buna ironi diyebilirsin.
+4
kibritsuyu
(05.09.26)
Nikah şahitliği sadece nikah anında, nikahın kıyıldığına şahitlik etmekten ibaret. herhangi bir sorumluluk, maddi veya vicdani, doğuran bir müessese değil. nikahı kıyan devletin resmi görevlisi. yasal bir sorumluluğun altına giren o.
+1
faberkastelli
(05.09.26)
@kibritsuyu, bari sen yapma :(
-1
banach
(05.09.26)
rhan +1
hatta 1 yıl içinde boşanılırsa şahit olan kişi nafakaya ortak oluyor.
0
joooper
(05.09.26)
(10)

böyle olsa nasıl beslenirdiniz?

art cat chocolate
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiy
hiç kilo almayacaksınız (normal kiloda kalacaksınız) ve hiçbir şey de zararlı değil. her şeyi yer misiniz?

ben zaten sağlıklı beslenmeyen ve fazla kilo almayan biri olarak ne istersem yiyorum :d vejetaryenim tabii o ayrı.

edit: zayıf değilim normal kilodayım. çok hızlı kilo almıyorum sadece ve veremiyorum da. kaldım bir kiloda öyle. onu kastettim. yiyip yiyip çubuk gibi olduğum 15-25 yaşlarım arasıydı :D artık 30'um o özelliğimi kaybettim :D
0
art cat chocolate
(03.09.26)
sabahtan aksama kadar araliksiz bir seyler yerdim.
+1
baldur2
(03.09.26)
Linç edilmek istiyorum demek gibi bir şey bu :)
+3
kisa
(03.09.26)
Her şeyi yemem, veganım.

İhtiyacım kadar yiyip bırakıyorum, asla abartmıyorum. Vücudumun ihtiyacı karşılandıysa bitmiştir. Keyif için asla yemem.

Kilo meselesi değil sebep, tamamen abartıdan uzak kalma isteği, kendimi eğitmek.

Yemek, sadece yaşamsal faaliyetleri sürdürebilmek için yapılan bir eylem olmalı bana göre.
+1
rock n roll
(03.09.26)
Şuankinden fazla yemezdim herhalde, mevcut hayatımda da yemek yemeyi seviyorum ve keyif alıyorum.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Her şeyi yerim ya. Yemek yerim üstüne tatlı iyi gider der tatlı yerim, ardından tatlı içimi baydı der tuzlu bişiler yerim, ardından bi renk gelsin der bişiler içerim filan.
Yemek yemenin, hele ki güzel yemeğin keyfi bambaşka, tadını sonuna kadar çıkarırım. Zararı da yok madem, niye yemeyeyim ki? :)
0
mor oje
(03.09.26)
Canımın her istediğini her miktarda yiyorum zaten. Obezim :)
0
yadigar
(03.09.26)
hiç kilo almamak ve normal kiloda kalmak farklı şeyler. hiçbir şey yemesek de aynı kiloda kalıyor muyuz beslenme ihtiyacımız ortadan kalkıyor mu mesela? vücudun ihtiyaç duyduğu vitamin mineral protein aminoasit vs. olaylarının ortadan kalkması gerekir hiçbir şeyin zararlı olmaması ne yersen ye farketmemesi için... öyleyse neredeyse hiç bişey yemem

yok ihtiyacı hala karşılamalıyız ama sadece fazla yemenin zararı yok olayıysa aynen devam ederim daha fazla/farklı yiyeceğimi sanmam. yiyeceklerin bedava olduğu durumda sonuç değişebilir ama durduk yere ihtiyaç fazlası beslenip niye masraf edeyim?
0
konetsu
(04.09.26)
zaten istediğim her şeyi yiyen bir insanım, hamileyim diye bazı şeyleri yiyemiyorum içemiyorum sadece. yoksa benim için bir şey fark etmezdi
0
Hallegadola
(04.09.26)
Yerdim. Özellikle yemediğim zararlı şeylere dalardım.
0
mikahakkinen
(05.09.26)
Yemek yeme alışkanlıklarımda bir değişiklik olmaz.
0
peki madem
(05.09.26)
(22)

Erkek kardeşe nikahta ne takılır?

chicha_v2
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.Teşekkürler.
Ben yarım altın düşünüyorum ama sizin de fikrinizi almak isterim.

Teşekkürler.
0
chicha_v2
(03.09.26)
bence kardese de, o bana sunu takti, bunu takmadi, denmez.
en az bir tam altin takilmali.
+6
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
bilezik ya da tam.
+2
mikahakkinen
(03.09.26)
Maddi gücünüze, aile bağlarınıza, gelenek göreneklerinize , ve geleneklere bağlıllığınıza göre değişen bir konu bu. Buradan alacağınız cevaplar çok havada kalacaktır.
+1
Mirket
(03.09.26)
Mirket +1 ama imkan varsa bilezik ya da tam.
+1
himmet dayi
(03.09.26)
İmkan varsa tam.
+1
gabe h coud
(03.09.26)
Bilezik tabii ki. Yok 200 lira tak.
+4
baldur2
(03.09.26)
imkanınız varsa bilezik. yoksa tam. yarım takmak için çalışmayan kız kardeş filan olmanız lazım heralde. zaten abiyseniz ve çalışıyorsanız beklenti kesinlikle bileziktir. ama çalışmıyorsunuzdur ya da durumunuz yoktur bilemem ama yine de yarım az olur.
+2
elorelia
(03.09.26)
Erkek kardeş bu. Direkt bilezik. (Bütçe müsaitse tabii)

Ya da şöyle söyleyeyim, birisinin düğününde en fazla ne takabilecekseniz direkt o. Ben bütçem müsaitse 22 ayar 3lü burma (20-25 gr gibi) takardım. Bütçem müsait değilse, fiyatı tam cumhuriyet altınla neredeyse aynı olan 8-9 gramlık bir 22 ayar bilezik takardım.

Tam altından daha aşağısını takmam için oldukça dar gelirli, borç harç içinde olmam lazım. Kardeş bu.
+2
yadigar
(03.09.26)
bütçe varsa bilezikten aşağı takmamak lazım.
+1
duyuruuser
(03.09.26)
bilezik ya da saat ama tabii ki imkanlarınızı çok zorlamak ya da bunu kendinize dert edinmeniz de gereksiz olur.
0
eurhka
(03.09.26)
bilezik takılır tabi ki.
0
Hallegadola
(03.09.26)
İlk beş yıl boşanma oranları %34, bilezik alırsanız gelinin kişisel malı sayılıyor. Yerinizde olsam cinsiyete özgülenmeyen tam altını kardeşime takardım yada yazıldığı üzere saat alırdım. Saati birçok bölgede nişanda kız tarafı erkek tarafına alıyor, alınmadıysa diye dedim).
+1
yap desem yapmazsin he
(03.09.26)
valla ben yakin arkadasa gecenlerde yarim altin degerinde dolar verdim.
abi issiz olsam bile borc alir, gider min. tam takarim.
isim gucum varsa zaten tam da yetmez, bilezik demisler herhalde guncel racon o.
0
cooperr
(03.09.26)
Tam altın
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
tv aldım beimkine, helalleştik. Bi ihtiyaç sorup gidermek iyi olabilir. burada nasıl böyle hardcore gelenekçilik çıktı, garipsedim.
-1
klassno
(03.09.26)
bilezikcilere demeden gecemeyecegim: bilezige iscilik parasi ödeyene kadar gremse ya da gücünüz varsa iki tane gremse takin madem; gelin kendine bilezik almak isterse en azindan onlari deger kaybettirmeden bozdurup zevkine göre bilezik alir.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.09.26)
Anne babanıza sorun onlar yönlendirsin sizi. Kardeş, kuzen, yeğen bunlara bilezik takılır bizim ailede. Bugün kardeşim evlense buzdolabı vb. beğendiği bir beyaz eşya alır takı olarak da ajda bilezik takarım muhtemelen. (Ajda bilezik 22 ayar genelde 10 gram olan işçiliksiz bilezik oluyor, günlük kullanıma uygun zarar etmeyen bir takı.)
+1
cilekli pasta
(03.09.26)
Haftasonu kız kardeşim evlendi. 10 gram bilezik taktım, bir de ev hediyesi televizyonlarını alacağım.
0
tss
(03.09.26)
Maddi guce bagli tabi ama yarim altin biraz az degil mi ya. Kardesiniz o sizin. 5 gr cok guzel ajdalar var, 35 bin civari. Takin bi tane
0
narod
(03.09.26)
Çalışıyorsanız geliriniz varsa Yarım çok az kardeşe. Benim de eşimin de bekar çalışan kardeşlerimiz 20 gr bilezik taktılar bize. Duruma göre 10-15 gr da olabilir.
0
dfn4
(03.09.26)
Bilezik.
Olmadı tam.
0
ezkaza
(04.09.26)
tv, çamaşır makinası, geline kolye almıştım.
0
lil siztah
(04.09.26)
(16)

Düğün için içki markası tercihi

duguit
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diy
Düğündeki içkileri biz alıp mekana teslim edeceğiz onlar servis edecek. Rakı (20-25 şişe), kırmızı şarap (25 şişe), beyaz şarap (25 şişe), cin (10-15 şişe) ve fazla olmamak kaydıyla viski alacağım. Hem bütçeyi çok sarsmayacak hem de kötü olmayacak ne alabilirim? Rakıda Yeni Rakı Yeni Seri alayım diyorum mesela, cinde çok fark yoksa Gordon's, çok fark edecekse Gilbeys de alabilirim. Önerilere açığım.

Bir de Ankara'da toplu alım için Metro market ve City Gross'a bakacağım, başka önerisi olan var mı?
0
duguit
(03.09.26)
marka değil de büyük tekellerden birkaçına gidip toplu alım için fiyat sorun
0
kisa
(03.09.26)
Carrefour varsa yakınınızda bir bakın şu an içki stoklarını bitirmek için çok güzel indirim yapmışlar. Toptan aldığımız firmalardan bile uyguna aldık geçen hafta.
0
mutekebbir
(03.09.26)
carrefour da 1 eylül ile içki satışı bitmiş olması lazım
0
kisa
(03.09.26)
Bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
@mirket carrefour da mı?

olmaması lazım, hatta 2 haftada 1.5Milyarlık stok eritmeye çalıştırlar. önceden toplu alıma izin vermiyorlardı, tekelciler bile gelip kasayla boşalttılar mağazaları.
A101 aldıktan sonra bünyelerinde içki satışı yapmamaya karar verdiler.
0
kisa
(03.09.26)
Düğünde bira yok mu?
0
Mirket
(03.09.26)
kardeşimin düğününde şarap çeşitleri ve rakı vardı. otellerle çalışan firmalarla görüşmüşlerdi. hem daha uygun fiyatlı oluyor hem de daha az alkollü oluyor daha iyi
0
Hallegadola
(03.09.26)
Şarap için Ege'deki üreticilere ulaşıp 25 ya da 50 şişe şarap için fiyat sorabilirsiniz. Fiyatları metro marketteki ucuz şarapları aşar ama iyi şarabı biraz daha uyguna alabilirsiniz belki.

Benim ilk aklıma gelenler beyaz şarap için MMG'nin Bornova Misketi, kırmızı için Garova'nın Zinfandel'i oluyor ama güncel fiyatlarından haberim yok tabii.
0
kobuzchu kiz
(03.09.26)
City Gross tercih etmeniz daha doğru olacaktır Metro markette indirimli değil fiyatlar.

Şaraplar için bütçenize uygun seçim yapmanız yeterli olacaktır. Yok illa nokta atışı öneri derseniz ben Ancyra Merlot derim kırmızıda. Beyazda da Kavaklıdere primeur.

Rakıda aynı noktada değiliz saki rakı mor şişe ve sarı zeybek çok güzel 3 meşe özellikle fiyat bilmiyorum ama :) Cin ise Gordon veya tanquarey (böyle yazılmıyor olabilir)

dip not: beyazda misket şarabı bulursanız yazın çok iyi olur
0
kablelvuku
(03.09.26)
mekanın garsonlarına sor bence, içkilerin 3te 1ini onlar götürecek zaten xD
+3
bobinhoo
(03.09.26)
10 bin kisi mi davetli dugune?
+1
baldur2
(03.09.26)
Viski hariç hepsinde en düşük bar içkisi. Viski de jameson ya da blacklabel
0
klassno
(03.09.26)
Yeni seri candır.
Bir tavsiye vereyim, sık sık yurtdışına çıkıyorsan, veya çevrende bir çok kişi bir çok kişi sık sık gidiyorsa, herkese her gelişte free shoptan birer litre içki aldır. Türkiye ile yüzde 30-40 daha az ödersin m
0
etna
(03.09.26)
sarap olarak Tigris yeterli, f/p urunudur. Bence fazla acilmaya gerek yok.
Raki ve agir ickide sahte olmamasina dikkat et millet zehirlenmesin. :D
0
cooperr
(03.09.26)
şarap için lucien arkas'ın hem kırmızısını hem de beyazını öneririm. toplu alımlarda indirim de yapıyorlar diye biliyorum.
0
eileengray
(04.09.26)
gimat'ın oralarda tekel gross var (evet o da var). bir bakın derim.
0
babilfish
(04.09.26)
(6)

gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi?

mertumursamaz
gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi? 🧊blok evren teorisi: her şey her yerde aynı andahttps://youtube.com/shorts/csgt0bcatia?si=dig1xudc-ksnpy9mmatrix’e giden yol çoktan başladı mı?https://youtube.com/shorts/yetyjkflxle?si=a0fzz6wtr4ujsamfbu dünya gerçek m
gelmiş geçmiş bütün insanlar sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki karakterler mi?

🧊blok evren teorisi: her şey her yerde aynı anda
youtube.com

matrix’e giden yol çoktan başladı mı?
youtube.com

bu dünya gerçek mi, simülasyon mu? planck sınırı ve kodun görünmeyen duvarları
youtube.com

cern'deki deneyler boşuna mı?
youtube.com

yani sen aslında yoksun sen sonsuz bir bilincin gördüğü rüyadaki bir karaktersin
youtu.be
-4
mertumursamaz
(03.09.26)
tamam.
+3
baldur2
(03.09.26)
Felsefi sorulara meraklı olmak güzel ama burada Caps lock açık bağıra bağıra yazılan başlıkları kimsenin ciddiye almayacağı gerçeği, sizin öğrenme maceranızda çok daha iyi bir başlangıç olacak gibi gözüküyor.
+3
thracia
(03.09.26)
hayır.
0
co2s2
(03.09.26)
ya o sonsuz bilinç sensen ve herkes senin bir aynan ise. teksen bu dünyada ve gelişimin için diğer herkes sana hizmet ediyorsa.

ayrıca ya aslında zamanda ileri değil de geri gidiyorsak? kazanılmış savaşta yaptığımız kötülükleri iyiliğe çevirme hakkı verilmişse? zaman lineer değil evet bu durumda geri gitmek diye bir kavram olur mu?

gerçekten merak ediyorsanız tek adres verebilirim
Üstad Djwhal Khul
Master DK diye de biliniyor.
0
janderzel zartanyan
(03.09.26)
Bilmiyorum da, ölüm sonrası hayatı kafam almıyor.
0
kendimefotograflarim
(03.09.26)
Bunları yazman

ya o sonsuz bilinç sensen ve herkes senin bir aynan ise. teksen bu dünyada ve gelişimin için diğer herkes sana hizmet ediyorsa.

Solipsizmi çağrıştırıyor

Solipsizm (tekbencilik), yalnızca kişinin kendi zihninin ve bilincinin kesin olarak var olduğunu, dış dünyanın ve diğer zihinlerin ise kanıtlanamayacağını ya da sadece bu zihnin birer tasarımı olduğunu savunan felsefi bir görüştür. [1, 2]

Temel Özellikleri

Yalnızca "Ben" Vardır: Bilinç sahibi olan bireysel "ben", var kabul edilen tek gerçekliktir.

Dış Dünya Şüphelidir: Diğer insanlar, nesneler, evren ve fiziksel beden, kişinin kendi zihninin birer yansıması veya ürünü olabilir.

Bilgi Kesinliği Yoktur: Dış dünyanın gerçekliğinden veya bağımsız varlığından asla tam anlamıyla emin olunamaz. [1, 2, 3, 4, 5]

Solipsizm Türleri

Metafizik (Ontolojik) Solipsizm: Dış dünyanın ve diğer kişilerin bağımsız bir varlığı olmadığını, her şeyin sadece zihnin birer temsili ve ürünü olduğunu öne sürer. [1, 2]

Epistemolojik Solipsizm: Kişinin kendi zihni dışındaki hiçbir şeyin kesin olarak bilinemeyeceğini, dış dünya hakkında tam bir bilgiye ulaşılamayacağını savunur. [1]

Yöntemsel Solipsizm: Felsefi bir araştırma yaparken kesin bir başlangıç noktası bulmak için her şeyden şüphe edip yalnızca "ben"i ve düşünceyi temel alma yöntemidir (Descartes bu yaklaşımın izlerini taşır). [1]

Solipsizm

öznenin tek gerçek olduğundan emin olduğu felsefi ve metafizik form

Solipsizm (ya da tekbencilik), "Ben" felsefesi olarak bilinen, varlığı ben'in tasarımları olarak dile getiren felsefi görüş. Kuramsal bencilik olarak da belirtilir, buna göre bilinç içerikleriyle birlikte öznel ben varlık olarak kabul edilen tek gerçekliktir. Yöntemsel bakımdan başlangıç noktası olarak ben'i alması durumunda yöntemsel tekbencilik olarak belirir. Bu yönüyle Descartes felsefesi bir yöntemsel tekbenciliktir. Etik anlamda ise Stirner'in örnek olarak alındığı kendi ben'inin yaşamın ve gerçekliğin merkezi yapan düşünce biçimi (ahlaksal bencillik).

Solipsizm: Her Şey Zihninin Bir Ürünü Olabilir mi?
youtu.be 
0
🌸mertumursamaz
(04.09.26)
(20)

AI Sonrası Duyurunun İşlevi

kendimefotograflarim
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
Evet hepimiz biliyoruz ai çok gelişti ve artık her türlü sorumuza istediğimiz detay seviyesinde ve üslupta bize cevap verebiliyor. Yani forumların yerine getirdiği deneyim paylaşım ortamını ve bilgi ihtiyacını daha hızlı ve kolay karşılayabiliyor. Peki soru şu, buna rağmen neden buradasınız?
0
kendimefotograflarim
(02.09.26)
insan deneyimi?
+21
lil siztah
(02.09.26)
insan deneyimi +1

yapay zeka bazı konularda hala çok saçmalıyor. mesela x mahallesiyle ilgili bir şey soracağım yapay zeka nerden bilsin onu. ayrıca iletişim sadece bilgi alma maksadıyla kurulmaz, millet burdan sevgili bile buluyo.
+3
der meister
(02.09.26)
Llm'ler hâlâ gerçek bilgiyle kendi halüsinasyonlarını karıştırıp cevap verebiliyor, bilgi ihtiyacını karşıladığını emin misiniz?
+1
kobuzchu kiz
(02.09.26)
Ai herhangi bir mahalle hakkında internette yer alan bilgileri özetleyebilir veya sizin yönettiğiniz offline kaynaklar içerisinden istediğiniz bilgiyi çekip verebilir.

Anladığım kadarıyla herkes network için burada
-6
🌸kendimefotograflarim
(02.09.26)
Gerçek insanla etkileşim oluyor. Bir de burada kavga edebiliyorsun, o ise hep seni haklı bulduğu için kavga zevkli olmuyor, ayar yapmak lazım falan 😂

Tabii kavga işin şakası. En önemlisi gerçek bir insanın tecrübesi oluyor burada. Karşındaki insan sana cevap verirken , onun duygusunu da hissediyorsun, sen de duygunu katiyorsun.
+1
rock n roll
(02.09.26)
insan deneyimine bagli niche bilgi icin burayi kullaniyorum.
bunlar internetten AI'yin kolaylikla araklayip ozet gececegi bilgiler degil.
0
cooperr
(02.09.26)
zaten toplasan 10-15 kisi kendi aralarinda geyik ceviriyor.
+5
baldur2
(02.09.26)
soracağım her şeyin cevabını basit bir google araması ile zaten bulabiliyorum. o yüzden ai kullanımım çok kısıtlı.
burayı halen takip etmemin asıl amacı tamamen insan deneyimleri.
+2
my fault
(02.09.26)
Tamamen aynı cevabı bile verse karşımda insan olmasını tercih ederim. Ai beni tatmin etmiyor o konuda.
+3
Gradient_tabanlı_mor
(02.09.26)
Ai de kime sovecez, burda compu'ye kaynayip rahatliyoruz.
+2
duster
(02.09.26)
cok nis bilgiler oluyo burada.

bi de 3-5 soytari var onlari izleyip egleniyorum. etik bir hayvanat bahcesi gibi.
+3
aguen
(02.09.26)
yahu mahallenin datasını ne yapacağım. güvenli midir, nasıl insanlar yaşar, kiralar nasıldır vs. desem ne kadar yardımcı olacak? yazmasına yazıyor da bazen üfürüyor. kendi çalıştığım alanda bazen destek olsun diye deniyorum mesela. HİÇBİR ŞEY BİLMİYOR. google'dan rahatlıkla çekebileceği basit bilgileri bile alamıyor muhtemelen nereye bakacağını çözemediği için.
+3
der meister
(02.09.26)
İnsan insana her zaman lazım.

Böyle giderse Ai'ler insanlığa çok sağlam kazık atacak.
Önce bizleri onlarsız bir iş yapamamaya alıştıracaklar. Sonra paralı daha pahalı üyeliklere zorluyacaklar. Amerikadaki gençler şu an Ai lerle romantik konuşmalar yapıyorlar.
Topladıkları kitapları ile yapay zekayı geliştiren ve son da o kitapları yakan şirketleri basit bir aramayla görebilirsiniz.
0
diyecevaplandı
(02.09.26)
Ai sebebiyle eskisi kadar çok kullanmıyorum ben de duyuruyu. Ama net bilgiler, güvenilir kullanıcı deneyimleri için duyuru vazgeçilmez. Mesela sözlük reklam dolu. Eskiden bir şeyi merak ettiğimde sözlüğe girer yorumları okur karar verirdim. Artık sözlüğe bakmıyorum.
0
jackyr
(02.09.26)
ai standart sorulara hala cevap veremiyor, ai'ın cevapları hala daha internetteki çeşitli sitelerdeki basic bilgiler ve diğer kullanıcıların onaylanmış cevaplarından oluşuyor.

yani ai'dan alınan bilgiler toplumun normalleştirdiği bilgiler. örnek veriyorum melemen nasıl yapılır diye sorarsanız cevap verir. michelin kalitesinde melemen yap derseniz yumurtayı biraz beklet diyecektir.

duyuru gibi ortamlar hala daha insanların günlük alışkanlıklarını test/analiz ettiği ve bu alışkanlıkların denendiği yerlerdir.

dolayısı ile duyuru kullanımı azalabilir ama kalitesi korunacaktır.

haaaa compü buraya bi ai bot koyarsa ne olur?
onu compüye sormak lazım.
0
duyurukullanıcısı
(02.09.26)
El alışkanlığı, ekşi duyuru'ya duygusal bağım var :)
+1
kimlanbu
(03.09.26)
İnsan deneyimi +1

El alışkanlığı olmuş, bilgisayarımı açar açmaz whatsapp web, sözlük ve duyuru açılıyor sonra diğerlerine geçiyorum. Bir de soru cevaplamayı severim ben buradaki anket ricalarını falan asla kırmam hepsine bakarım.
Bu yüzden hala seviyorum burayı.
Kendi soru sorma durumum azaldı ama çoğu işimi chatle çözüyorum artık.
0
mutekebbir
(03.09.26)
Burayı AI ile bir tutamam. Ayrıca AI yanılıyor
0
pembediken
(03.09.26)
yapay zekâ insan deneyimine hâkim değil. o yüzden buranın yeri çok ayrı. ayrıca cevap verenin insan olması, canlı olması, duyguları olan bir varlık olması da başka bir şey. bu siteyi korumalıyız.
0
santimantal
(04.09.26)
İşimde zorunlu olarak kullandığım zamanlar dışında yapay zeka kullanmıyorum o nedenle duyuruya giriş sıklığıma bir etkisi yok.
0
peki madem
(04.09.26)
(13)

toplu tasima adabi

konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarin
bu sorum özellikle yurtdisinda yasayanlara aslinda. her sabah ise trenle gidiyorum ve is cikisi bu saatte dönerken hizli tren haliyle asiri dolu olabiliyor. tren istasyona geliyor, bir sürü insan biniyor, ayakta kalan bircok insan oluyor, bakiyorum ama oturanlar kendileri oturmuslar, yan koltuklarina da cantalarini oturtuyorlar. siz bir sey söyleyene kadar da asla ama asla o cantalari kaldirmiyorlar. yani vagon resmen balik istifi, ayakta yasli insanlar, cocuklular falan var ama beyefendi, hanimefendi o cantasini cekmiyor asla. illa ve illa sizin oturabilir miyim demeniz gerekiyor. dalginlik halinden bahsetmiyorum.

nedir bunun mantigi? mallik mi desem, toplum icinde yasamayi bilmemek mi desem, bireycilikten kafayi siyirma mi desem? bireycilik de diyemiyorum cünkü avrupa'da her yerde böyle degil. bu sebeple bazi insanlarin baska insanlardan uyari almayi sevdigini düsünmeye basladim. mesela paris'te böyle degildi. metroda, millet vagon dolunca giristeki koltuklardan kalkip koltuklari kapatiyordu ki daha cok insan binebilsin ama avusturya'da resmen "malsin galiba canim" bakislari altinda elalemden uyari yemeye bayiliyorlar. her gün mü olur? evet, her gün oluyor.
ben, kimseden "cantani cek" bile olsa laf isitmek istemem mesela. baktim tren biraz dolu, cantami kucagima alirim. türkiye'de de hatirladigim kadariyla bu konuda insanlar oldukca titizdi. hatta ayakta dururken sirt cantasini bile cikarttiriyorlardi. hatirladigim gibi degil miydi yoksa? türkiye'de nasildi bu konular?
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(02.09.26)
dogru tespit, dogru cevabi da kendin vermissin zaten.
0
baldur2
(02.09.26)
haklısın ama en azından oturabilir miyim deyince kibara kalkıp yer veriyorlar.
0
iwillsee
(02.09.26)
Benim de dikkatimi cekti. Burada en azindan kalabalik oldugunda canta koyma isi epey azaliyor. Bazen musait de olsa ayaktakiler kimsenin yanina oturmuyor. Tamamen bos ikili veya dortlu oturma yerleri varsa asla dolu olana gitmiyorlar vs. Bahsettiginiz gibi bir cesit bireyselcilik olsa gerek.
0
mbond
(02.09.26)
biri oturursa diye rahatımdan ödün vermektense oturmak istendiğinde çekmek daha mantıklı geliyor. new brunswick - new york arası 2-3 ay sürekli tren kullandım, orada da benzer durum vardı.
0
yap desem yapmazsin he
(02.09.26)
Bence bu kişisel konfor olayını aşıyor bir tık. daha ilerisi biri sorsa da çantayı kaldırmamak bu mantıkla. Binerken bir kişilik para verip binen 1 kişilik alan kaplayabilmeli bence.fazlası lüks.
+1
denizciman
(02.09.26)
Aynen ben de ilk taşındığımda çok tuhaf bulmuştum ve aşırı sinir ediyordu. Redditte falan da benzer sorular vardı, orda çoğu kişi de amma büyüttünüz çantanı çek desen çekerler falan yazmıştı. Ondan beri adet böyle demek ki diye çek diyorum ben de :D Ama bunu hep z kuşağında gördüm burda Avrupada ve hala mallık olduğunu düşünüyorum.
+1
truf
(02.09.26)
20 yılı aşkın süredir İstanbul'da toplu taşıma kullanıcısıyım, oldukça tecrübeli olduğum söylenebilir.

Bu dediğiniz şeye aşırı dikkat ederim, İstanbul'da dikkat etmeyen de görmedim diyebilirim. Araç boşsa ben de yan/karşı koltuğa çantamı koyabilirim ancak özellikle otobüs için konuşuyorum, görebildiğim kadarıyla ikili koltukların tümünde bir koltuk doluysa, yani otobüse binecek ilk kişi herhangi birinin yanına oturmak zorundaysa, çantamı anında kucağıma alırım.

Sizin tanık olduğunuz durum bence bir terbiye ve empati eksikliğine işaret ediyor. İstanbul'da hala hasta/yaşlı/hamile/ihtiyaç sahibi yolculara, bu yolcular henüz bir şey söylemeden oturan yolculardan birkaçı anında yerini teklif ediyor. Sadece metrobüste bir kere terbiyesizin tekine denk geldim, yaşlı biri rica etmesine karşın yer vermemişti ve pişkin pişkin "Yer vermek zorunda değilim." diye sırıtarak zırvalamıştı, ardından çevresindeki yolcuların büyük kısmı tarafından sözel olarak çok sağlam linç edilmişti.
+1
10551037
(02.09.26)
Ingiltere'de Thameslink trenleri gibi bazi hatlarda var bu durum. Genelde beyaz yaka bencil tipler yapiyor, cantasini, posetini, montunu koyuyor. Oturmak istediginde sozlu olarak dile getirmese de "ciddi misin ya, o kadar dustun mu? kac durak gidicen ki zaten, koca trende beni mi buldun" tarzi bakislar, hareketler yapiyor, zoraki yer aciyor sana. Cok kisi de tenezzul etmiyor zaten oturmaya. Karsilikli koltuklarda bos yer varsa oturulur, tek kisi dolu koltuklar bos kalir genelde ikinci kisi gelmez, asiri kalabalik durumlari yoksa.

Ha oturmazsa ölecek hastalığı bir bizim insanımızda var. Avrupa'da insanlar oturmaya bu kadar hevesli değil ya da çaktırmıyorlar.
+1
freedonia
(02.09.26)
Şöyle bir şey mi acaba mesela Türkiye'de bunlar yaşanmaz. Çünkü hem empati var hem de sen yanındaki koltuğu da çantana ayırsan ya ayiplanirsin ya yadirganirsin ya da kavga çıkmış olur. Ama belki yurtdışındakiler için bu bizim düşündüğümüz gibi bir şey değil alelade bir konudur. Hani o kadar dert etmiyolar ki biri onları uyarsa o an aksiyon alıp hayatlarına devam ediyor üzerine düşünmüyorlardir. Yani onlarda bence şimdi başkasının yerini mi işgal ettim biri bir şey der mi gibi cekinceler yok. Açık iletişim o kadar. Biz ise o kadar çok hem kendimiz hem başkaları için her şeyi düşünüyoruz ki. Zaten kültürümüze de yansıyor.
0
egerbiryolcu
(02.09.26)
ben de cok yasiyorum. hic bisey soylemeden cantayi kenara itip cat diye oturuyorum. bisiler eveleyip gevelediklerinde ofkeli bir bakis atiyorum. bireysellikse al sana bireyselligin allahi.
0
buenosdias
(03.09.26)
İstanbul’da metroda iki koltuğu ortalayıp oturan gevşekler oluyor. Nazik bir dille mabadını tek koltuğa sığdırmalarını söylemek gerekiyor bu tiplere.
+1
auroraaurora
(03.09.26)
benim burada trenden trene adap değişiyor; metroda yer veren daha çok oluyor, kalabalık oluştukça kalkıp yer açanlar/teklif edenler oluyor ama suburbler arası çalışan trenlerde insanlar doğal olarak başta yayılıyorlar, ancak birisi gelirse çantasını çekiyor. bu da gidilecek mesafeye göre şekilleniyor bence. mesela @yap desem yapmazsin'ın bahsettiği treni 3 yıl sık kullandım ve o hat genelde çift katlı büyük trenlerle yapılıyor ve genelde boş gidiyor. insanlar yayıldıkça yayılıyor ama kimse de --eğitim seviyesi çok düşük değilse-- gerektiğinde "yok kardeş çantamı çekemem" demiyor. burada her tren tipinde eğer kalabalıksa sırt çantanı sırtında taşıyamazsın kuralı var. daha çok insan binebilsin diye.
+1
eileengray
(03.09.26)
istanbul'da insanlar kendinden anlayıp genellikle koltuğu boşaltır. ama bazen "affedersiniz, buraya oturabilir miyim?" demek zorunda kalabiliyoruz. birkaç kez psikolojisi bozuk insana denk geldim. neredeyse saldıracaklardı. böyle durumlar da olabiliyor.
0
santimantal
(04.09.26)
(9)

Kos Adasından Elektronik Eşya Almak

pantepember
selamlar.bir araştırma yaptım. DJI Osmo Pocket 4P TR'de 49K. eğer bir Yunan online alışveriş sitesinden aynı ürünü alır ve Kos'a kargolatırsam ve oradan alırsam (Bodrum'da yaşıyorum) ürün neredeyse yarı fiyata (~25K) geliyor. (ürün https://www.skroutz.gr sitesinde 619 euro)bunu daha önce yapmış olan
selamlar.
bir araştırma yaptım. DJI Osmo Pocket 4P TR'de 49K. eğer bir Yunan online alışveriş sitesinden aynı ürünü alır ve Kos'a kargolatırsam ve oradan alırsam (Bodrum'da yaşıyorum) ürün neredeyse yarı fiyata (~25K) geliyor. (ürün www.skroutz.gr sitesinde 619 euro)
bunu daha önce yapmış olan var mı? herhangi bir sorun yaşar mıyım? veya bu işler düşündüğüm gibi olmuyor mu?
0
pantepember
(02.09.26)
olmaz. yap.
0
baldur2
(02.09.26)
yunanistan ile dji ürünlerinde aramızda öyle yarı yarıya bir fark yok, aynı modelleri karşılaştırdığınıza emin misiniz?

Bunun dışında sorun falan yaşamazsınız, hele feribot geçişlerinde falan hiç sorun yaşanmaz.
+1
thracia
(02.09.26)
bu cihaz sadece kamera olduğu için tr de ek vergilendirme yapılmıyor,
yarı yarıya fark olmaması lazım.
0
duyuruuser
(02.09.26)
Amazon avrupa'dan alinca bir sekilde musteri hizmetlerine ulasip ab disinda yasadigini gosterdigin zaman kartina otomatik vergi iadesi yapiyorlar, gumrukte tax-free ofisinde vakit kaybetmiyorsun. Bunu da bir arastir. Ben yapmadim fakat yapan arkadaslarim oldugu icin soyluyorum. Yani vergisiyle satin alip hemen onlara yazinca 1-2 gun icinde vergi kismi iade oluyor.

Bir sekilde amazon, ab icinde operasyonunu vergisiz olarak yurutup satis aninda vergiyi koyuyormus o yuzden fatura ab disinda birine kesildigi zaman vergiden muaf oluyormus gibi bir aciklamasini da yapmislardi, daha detayli bilmiyorum.
0
mirafiori
(02.09.26)
Ben de Bodrum'da yaşıyorum. Birkaç kere senin dediğin gibi yaptık, sadece elektronik değil başka şeyler de aldık. Ama bizim kos'ta yaşayan akrabalarımız var parayı ona gönderiyoruz o alıyor biz gittiğimizde teslim alıyoruz.
Sen de sık sık gidiyorsan kos'a, oradan birisiyle samimi olup bu gibi işlerini yaptırabilirsin.
0
etna
(03.09.26)
@etna online satın alıp bir kargo şubesine veya locker'a (akıllı dolap) bıraktırmayı düşünüyorum (AI önerisi). hatta bu sayede kos'ta bulunmayan ürünleri de almak mümkün olur.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
@duyuruuser AI'ın cevabı:
Söylediği **kısmen doğru ama ulaştığı sonuç yanlış.**

* **Doğru kısmı:** Kameralarda cep telefonlarındaki gibi fahiş ÖTV (%50) veya IMEI harcı yoktur; gümrük vergisi ve KDV (%20) uygulanır.
* **Yanlış kısmı:** İthalatçılar ticari girişte yalnızca KDV ödemez; video kaydedici statüsünden dolayı **%16 TRT Bandrolü**, gümrük masrafları, kur riski marjı, 2 yıllık yasal servis/değişim maliyeti ve distribütör/perakendeci kârı eklenir.

Ayrıca Avrupa'daki 619 € fiyatın içinde **%24 Yunanistan KDV'si** zaten vardır. İki tarafın çıplak fiyatları yerine bir tarafın taban fiyatıyla diğer tarafın tüm vergiler ve distribütör kârı binmiş raf fiyatı karşılaştırıldığında fark bu yüzden neredeyse iki kata yaklaşır.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
@pantepember

Ürünü aldığın mağazanın tax free hizmeti sunması ve tax free belgesi düzenliyor olması gerek. Sonrasında bu ürünü de kos'tan çıkış yaparken gümrüğe gösterip tax free belgesini onaylatman gerek. Tüm bunların yanında yunanistan'da kdv oranının %24 olması, ürünün total fiyatından %24 iade alabileceğin anlamına gelmez bilgin olsun.

Kaldı ki kos'a gidiş geliş ücreti ve yurt dışı çıkış harcını da eklediğinde bana çok da bir avantajı varmış gibi gelmedi. Zaten gidilmiş bir tatilin dönüşünde yapılabilir ama bunu bir yöntem olarak kullanmanın bir avantajı yok bence.
0
thracia
(03.09.26)
AI güncel kurdan bihaber olduğu için beni yanıltmış. aradaki fark epey azalıyor bu durumda. en fazla %20-30 daha ucuza geliyor.
eksileri ise:
ürün garantisinin olmaması
taksit yapılamaması
bu durumda pek cazip bir yanı kalmıyor.
0
🌸pantepember
(03.09.26)
(7)

İlişki sorusu

arbre
1 aydır flörtüm var. Anlaşıyoruz ama ciddi ilişki, evlilik düşünmüyorum. Bugün iş arkadaşım olan kıza kahve teklifi ettim. Kendiliğinden gelişti. Onun da kabul edeceği tuttu. Ben bugün işim var, sözüm olsun dedim. Benim durumumda ne yapardınız? Kahve içilmeli mi?
1 aydır flörtüm var. Anlaşıyoruz ama ciddi ilişki, evlilik düşünmüyorum. Bugün iş arkadaşım olan kıza kahve teklifi ettim. Kendiliğinden gelişti. Onun da kabul edeceği tuttu. Ben bugün işim var, sözüm olsun dedim. Benim durumumda ne yapardınız? Kahve içilmeli mi?
-27
arbre
(01.09.26)
Hem teklif ediyorsun hem gitmiyorsun hem de sozum olsun demene ragmen halen gitsem mi diye soruyorsun.
+4
baldur2
(01.09.26)
baldur2, flört konusu aklıma gelince gitmedim, ayıp olmaması için sözüm olsun dedim
-7
🌸arbre
(01.09.26)
flört ettiğin biri varken karşı cinsi neden kahveye davet ediyorsun?
+6
homohominilupus
(01.09.26)
Fuckboysan fuckboysundur, pisman olacaksan fuckboy olma.
+2
baldur2
(01.09.26)
homohominilupus, aramız iyi, doğal gelişti ne bileyim
-9
🌸arbre
(01.09.26)
İş arkadaşı dediğin şu unutamadığın exinse sıkıntı. Gitmemen lazım
+2
denizkenarısandalye
(02.09.26)
denizkenarısandalye, o olsa koşarak giderim, bu başka bir kız
-7
🌸arbre
(02.09.26)
(7)

böyle bir şey var mı?

nickini degistiren yazar
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı do
hep karşı cins tarafından nasıl göründüğümüzü merak etmişizdir. mesela 10 üzerinden kaçlık bir erkeğiz? böyle bir uygulama/site var mı? erkekler kızları oyluyor, kızlar erkekleri oyluyor. elbetteki herkese sıfır puanı yapıştıran troller olacaktır. ama yeterince çok kişi oy kullanırsa aşağı yukarı doğru bir rakamın ortaya çıkacağını düşünüyorum.

bir de mesela yeterince güzel/yakışıklı değilsek puanımızı artırmak için neler yapılabilir? çirkinliğimizin kaynağı ne? burnumuz mu, çenemiz mi, vs.? bunlar hakkında karşı cinsin yorumlarını alsak. harika bir iş fikri değil mi :)
-3
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
deep research konusu bu :)

istersen duyuruma bi göz at ve araştırmaya başla :)

eskiden burada ifşa yapardık ama dünya güzelini bile yerin dibine sokmuş insanlarız hahah
0
omer460
(01.09.26)
yapay zekaya sorsan? güzel bi prompt ile gerçeği söyler gibi
0
eja
(01.09.26)
at fotonu biz oylarız.
0
mikahakkinen
(01.09.26)
baldur2
(01.09.26)
Diğer arkadaşların da dediği gibi burada ifşa yapılan zamanlar oldu. Çok acımasızca yerin dibine sokulanlar vardı.

Bence birilerine güzelliğimizi, cirkinligimizi yorumlatmaya gerek yok zaten yorumlayan kim, acaba bu kişi neye benziyor ya da bir şeye benziyor mu?

Bir de burnun daha güzel olsa n'olacak?

Ayrıca bu bir iş fikrine dönerse, insan da metaya döner.
0
rock n roll
(01.09.26)
1 milyon yıl önce hotornot.com vardı. (bkz: hotornot.com) Hâlâ duruyor mu bilmiyorum. Aynı işlevde tr için de sevgilim.com'un "hoş muyum boş muyum" diye hoşboş isminde bir sitesi vardı. Tam olarak dediğiniz şeyi yapıyordu. Yıl 99-2000 falan. Belki 2001.

Hatta arkadaşa (erkek) bir tuzak kurmuştum zamanında. Cehennemî sıcaklıkta bir istanbul gecesinde benim evde üzerinde sadece donla koltukta uyurken, bilgisayar monitörünü sadece özel bölgesini kapatacak bir açıyla önüne koyup fotosunu çekmiştim. Monitör donu öyle ustaca kamufle etmişti ki, gören çırılçıplak yatmış zannediyordu. İşte o fotoyu hotornot'a koymuştum. 7.5'un üstünde ortalamada oy almıştı ki, o site için çok yüksek bir skordu.

Sonra aynı fotoyu eksibition'a da atmıştım. Millet "monitör çok fena bakmış" gibi yorumlar yazmıştı...

Yaş ilerledikçe duyuruda her cevabıma anı serpiştirir oldum. Ben de sevmiyorum bu huyumu...

Diğer sorunuza gelince, reddit'te roastme diye bir sub var. Fotonuzu yolluyorsunuz, yüzünüzün fiziksel özellikleriyle dalga geçip aşağılıyorlar. Fikir verebilir.

Yasal uyarı: Fiziksel görünüme çok takılmamak lazım. Temel kişisel bakım gayet yeterli.
0
yadigar
(01.09.26)
İfşa deniyor Duyuru'da buna. Eskiden yapılırdı. Hey gidi glori günleri.

Bition da böyle bir şeydi.

Arkadaş söylemiş, Reddit'te roastme var. Orada ama özellikle kötü yorumlar yazmaya çalışıyor insanlar. Az kilon varsa konu sadece oraya gider. Olumlu tarafların hiç yazılmaz.
+1
gabe h coud
(01.09.26)
(26)

İlişki için Türkiye'ye dönmek

kakaolu kremali biskuvi
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Ar
Siz şimdi işi goygoya vurup dalga geçeceksiniz ama ben yine de yazmak istedim.

2019'dan beridir iş sebebiyle çeşitli ülkelerde yaşamak durumunda kaldım. İlişki konusunda ise kısa süreli takılmacalar ve başarısız uzak mesafe ilişkileri dışında ilişkim olamadı bu yüzden. Hala yurt dışında yaşıyorum. Artık buraya yerleştim gözüyle bakıyorum ama gönül ilişkileri açısından yalnızlık canımı sıkmaya başladı.

Daha birkaç sene öncesine kadar böyle hissetmiyordum, ama yaşım 37 oldu ve ciddi ciddi evlenmeyi düşünüyorum bir süredir. Ama gelin görün ki evlenmek için gerekli olan en önemli şeye, bir partnere sahip değilim ve hiçbir şekilde bir partner edinebileceğim bir ortamım yok. Detaylara çok girmeyeyim ama olabileceğini de zannetmiyorum burda.

Zaten ben de anadilimde konuştuğum biriyle beraber olmak istediğime karar verdim bir yerde. İngilizce konuşmaktan keyif almıyorum. Yorucu ve zevksiz. Dating app kullanıp lokasyonu Türkiye'ye çekiyorum. Çok iyi insanlarla tanıştım ordan zaman içinde ama ben yurt dışında olunca hep boka sardı ya da daha başlamadan bitti hepsi.

Bu yüzden Türkiye'ye dönmek geliyor içimden bir süredir. Ama iyi bir ülkede iyi bir iş bulmuşken bunu bırakıp Türkiye'ye dönmek çok aptalca geliyor bir taraftan. Yani şu anki iş/hayat/para dengesini Türkiye'de verebilecek bir yer bulmam imkansıza yakın. Ama böyle de mutsuz hissediyorum kendimi. Seyahat edip gezmek bile etmek istemiyorum, sıkıldım yıllardır her şeyi tek başıma yapmaktan. Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum. Yalnız yaşayabiliyorsunuz ama bir şeyleri paylaşıp beraber yaparken de daha mutlu oluyor insan.

Neyse... Sorum şu ki, her şeyi bırakıp bunun için Türkiye'ye dönülür mü? Siz döner miydiniz yani? İstanbul'a, o trafiğin karmaşasına, devasa boyuttaki o manasız ve parasıyla bile insanca zor yaşayacağım şehre dönme fikri beni çok bunlatıyor. Ama diğeri de bir o kadar canımı sıkıyor. İki arada kaldım anlayacağınız.
0
kakaolu kremali biskuvi
(31.08.26)
çok fazla soruyla muhatap kaldım ama bu ezber bozan türden. öyle güzel kendini ifade etmişsin ki -bi parça kendimi gördüm- elim yargılamaya gitmedi. bu büyük bi eşik ve insan ilişkilerinde çok fazla dinamik var. çoğu insan şansa bakar der ama onlara kısmen katılıyorum. tüm düzenini "ilişki aradığın için değiştirmenden" ilişkini hayatının merkezine koyacağını varsayıyorum. bu tüm sermayeni riskli bi kağıda yatırmaktan farksız. seni çok mutlu edebilir, harika bir hayata da sahip olabilirsin ama başında ya da ortasında belki evliliğe ramak kala terkedebilir de. kaldı ki ülkenin siyasi atmosferi, daralan ekonomi, artan genç işsiz ve azalan imkanları da göz önünde bulundurmanı öneririm.

yap ya da yapma gibi net bi cevabım maalesef olmayacak. hayat senin, elindeki konforlu alanını küçümsemeden tercihini yap. umarım geri kalan hayatında mutlu yaşarsın.
0
kurmalifare
(31.08.26)
* İstanbula dönmek zorunda değilsin (iş sebebiyle mecbur orası oluyorsa ayrı tabii)
* bi arkadaşımız Londra'dan İzmir'e dönüyor ve evlenecek yakında. Yapan var yani.

fakat hayatında biri yoksa kimseyle tanışmadıysan öyle gelir bulurum diye dönme sakın. Türkiye'deki yalnız arkadaşlarım hala yalnız. Son yıllarda tanışma işleri ve ilişkiler çok zorlaştı galiba ve beklentiler, yozlaşmışlıklar vs. fena diye duyuyorum.

bu arada, bulunduğun ülkedeki Türkler +1
0
nhk ni youkosu
(31.08.26)
Ara ara gidip gelerek cevre edinebilirsin, komple gemileri yakmana gerek yok. Ozellikle avrupadaysan biletler ucuz ve ucus suresi kisa, yurt ici ucus gibi bir sey oluyor. Etrafina haber salarak birilerini bulabilirsin. Amerikada isen cevre genis, illa amerikadan bulunur.
+1
The_Lollok
(31.08.26)
Sık sık git gel.
Hayır komple taşınma.
Türkiye’de işler eskisi gibi değil, artık biriyle anlaşıp evlenmek piyango gibi.
Not: Dating app’ler yanıltıcı.
+1
biseysorcaktim
(31.08.26)
Türkiye çok kötü ilişki konusunda. Yurt dışındaki ilişkiler daha normaldir.
-14
arbre
(31.08.26)
@kurmalidare +1 kendini çok güzel ifade etmişsin . Ama emin ol burda da ilişki işleri çok zor. İşler hayal ettiğin gibi olmayabilir
+1
euteamo
(31.08.26)
Niye dönüyorsun?
Aile büyüklerine haber ver, memleketten filan temiz süt emmiş birini bulsunlar. Ki bulurlar da
+1
etna
(31.08.26)
Soruya net cevabım yok . Çünkü çok engelve bir çok kriter var bahsettiğin hususta .

Ayrıca,
"Tek başınıza mutlu olacaksınız, mutlu olmayı öğreneceksiniz diyerek aşırı bireyselliği pompalayan saçmalıklara inanmıyorum." demekte haklısınız.
İnsanı bağlı olduğu her tür aidiyetlerinden kopardıktan sonra yönetmek, yönlendirmek , istenen şekle koymak daha kolay oluyor. Oysa bu söylem tam bir tuzak.
0
diyecevaplandı
(31.08.26)
konuya sanki türkiyeye gelirsen bu yanlızlık sorunun garanti çözülecekmiş gibi yaklaşmışsın. bence bu önkabul algılarını yanlış yönlendiriyor.

ayrıca yurtdışında yerleşik bir adayın çoğu türk partner için ekstra çekici olduğunu, öncelikli tercih olacağını da unutma derim.
+3
orpheus
(31.08.26)
Her şey bırakılıp Türkiye'ye dönülür, ama bunun için değil. Bunun için dönerseniz pişman olursunuz (Türk kadını ile ilgili bir şeyden bahsetmiyorum, bu fikir temelde problemli)

Mevzu Türkçe iletişim ise, muhakkak bulunduğunuz yerde Türk göçmen ya da Türk kültürüne diline ilgi duyan bir hanım bulabilirsiniz. Ya da Türkiye'den biriyle iletişimi ilerlettikten sonra Türkiye'ye bir hafta, bir ay vs. gelir sonraki seviyelere geçersiniz.
0
redlinetheturk
(31.08.26)
Sen hayatı yaşarsın, hayat da akışında gider. Aynı dili konuştuğum biriyle ilişkim olsun, evleneyim diye tası tarağı toplayıp gelmek istemek enteresan geldi.

Belki hayatımın aşkı Uganda da, belki hiç yok ve olmayacak bilemem ki. Burada olacağının ne garantisi var.
0
rock n roll
(31.08.26)
annen baban görücü usülü birini bulsunlar, bi ay falan konuş, baktın yürüyecek gibi evlen gitsin.

ciddiyim.
+1
antihero
(31.08.26)
buradan birini al, götür.
0
gabe h coud
(31.08.26)
paylasmiyorsam bu kadar kariyeri, parayi, mali mulku ne yapayim kafasina eristigin icin tebrik ediyorum oncelikle.

mesela 15 sene sonrasina baktiginda bu hayati devam ettirdiginde muhtemelen cok cok daha kariyerli olacaksin, cok daha fazla paran ve malin olacak ama bu neydi simdi diye kendini daha fazla sorguluyor olabilirsin.

ya da esin, bir tane veya iki tane de cocugun olur, en buyuk dertlerin onlar olur, rutinine keyfine bakarsin, hayatta daha baska amaclar edinmis olursun.

ya da bosanirsin, bir daha evlenmeye tovbe edersin, hayatina o sekilde devam edersin.
0
baldur2
(31.08.26)
gideli çok olmamış, mutlu değilseniz gayet dönebilirsiniz. aslında her yer türk kaynıyor ama adapte olamadıysanız olamamışsınızdır. birçok arkadaşım 5-6 yıl yurt dışında kalıp türkiye’ye döndü, hepsi evli ve mutlu.
0
eileengray
(31.08.26)
6.5 yıl romanya'da yaşadım.
cluj-napoca'da özellikle gece hayatı, rock / metal camiasında beni tanımayan yoktur.
en büyük problemlerimden biri ruhani yalnızlıktı.
ilişkiler bir yere gitmiyor.
benim de gözlemim bu.
türkiye'de (hele daha öncesinde 19 yıl yaşadığım izmirde veya alakasız olarak sevdiğim kadıköyde) bu kadar dışarı çıksam kesin evlenirdim.
bu yüzden dönersen anlayabileceğim bir sebep olur.
ki evlenmek, birini bulmak, ciddi ilişki için dönen birebir tanıdıklarım da var.
hoş.
ben etrafıma derdim romanya'da "uzun dönem oturum alırsam, siz rumenler nasıl almanya'dan bmw getiriyorsunuz ya, ben de türkiye'den kadın getireceğim." diye.
uzun dönem oturumu aldım.
ama green card çıktı.
romanya'dan bu yüzden ayrıldım.
bu akşam da istanbul üstünden abd'ye uçacağım.
35 yaş erkek olarak bana abd pasaportu alana kadar yalnızlık gözüküyor gibi.
ekşi itiraftan takip edersiniz başıma ne belalar açacağım.
öte yandan 2021'de az daha iş için türkiye'ye geri dönecektim.
geri dönersem deneyeceğim, karşılıklı anlaştığım, anlaşmak üzere olduğum kadınlar vardı.
kısmet.
bazıları akışta olması gerek belki.
-1
rain when i die
(31.08.26)
Hangi iliski? Senin iliskin yok ki…

Biriyle birlikte olursun belki o gelmek ister belki en gitmek istersin ama su an tasinmak icin hicbir sebebin yok bana göre.

Single kalan insanlarin problemi senin yukarida anlattigin sey. Türk olsun, uzun olsun, o olsun bilmem ne. Kalbin sevgiye aciksa hicbir önsart kriter kalmaz.
-4
Purple life
(31.08.26)
Aslında böyle bir düşünceniz varsa ortada biri olmadan adım atmak en iyisi, bir insan için dönmek o an doğru gibi gelse de ilerde yaşanacak her türlü tartışmada hep içinizden geçecek bu da iki tarafı da çok üzecek ve yoracak.

Bunun dışında bazı konulara bu kadar takılmamak lazım ya bir salın kendinizi rahat verin, bazen bazı şeyleri çok takınca iteriz, kendimizi salınca da kendiliğinden gelişiverir.
0
mutekebbir
(31.08.26)
ben avrupada görücü usulu yapan türk profesör bile gördüm, mutluydu hayatından evli çocuklu.

yurtdışında iyi bir ülkedeyseniz - avrupa - ingiltere vb. çok rahat yaşarsınız eşiniz belli bir süre çalışmasa bile.

diğer türlü de bazı ülkeler partnerlik vizesi vb. veriyor. ona da bakabilirsiniz.

bir de hiçbir kadın için hayatınızı değiştirmeyin bence.

yanlızlık zor tabi de, ama türkiyedeki şartlar daha zor.
+1
kveldulv
(31.08.26)
7 sene yurtdışında yaşamış biri olarak pandemiden dolayı Türkiye'ye geri dönmek zorunda kaldım ve hayat arkadaşımı buldum, evlendim, inşallah bir de bebeğimiz olacak yakın zamanda. ama evlenmek için dönmedim ülkeme. pandeminin getirdiği ekonomik koşullardan dolayı döndüm. tekrar geri dönmek için eşimle beraber (o da yurtdışında yaşamak istiyor) çok çabaladık ama ne yazık ki olmadı. hala da çabalıyoruz. oradaki sakinliği, refah düzeyini çok özlüyorum. türkiye, özellikle istanbul tam bir kaos. hee buradaki kazancım oraya göre bir hayli fazla ama her şey para değil bence.

bence evlenmek için hayatınızı toptan değiştirecek kararlar almayın. "kısmetse olur" kafasında olun biraz. daha sonra pişman olacağınız kararlar vermeyin. eğer işinizde mutluysanız, o ülkede mutluysanız orada kalın. belki orada türkçe konuşabilen birini bulursunuz kim bilir.
0
elektr10
(31.08.26)
Türkiye'de altından yapılma bile bulsam dönmezdim.

Arkadaşım online olarak tanışıp kızı yanına getirdi, 1 senede evlendiler.
0
kimlanbu
(31.08.26)
sen cikali 8 seneye yaklasmis, yas 37. bence donmek icin tam zamani.
disarida 10 seneyi gecirmemek lazim, deneyimi alip kacacaksin.
bu arada vatandaslik olursa olur, olmazsa olmaz. olmamasi dunyanin sonu da degil.

turkiye'den hatun getir, gorucu usulu falan diyenler var klasik, benim gordugum o a$i malesef cogunlukla tutmuyor. turkiye'ye bizzet yuzuk goturmuslugum var bir arkadasim adina. oturdum kizi 2 saat dinledim. kafasinda oyle bir yurtdisi hayali vardi ki oglanin yasadigi hayat ile alakasi yoktu. simdi arayi da bozmak istemiyorum, beklentilerini dusur dedim kactim. iki saat boyunca dilimi isirmaktan yara oldu.
kiz geldi 6 ay zor dayandi, kacti. bunu ciddi zengin versiyonuna da sahit oldum, hatuna evler arabalar yazliklar kisliklar alindi, yine tutmadi. ozellikle hatun kalifiye degilse buyuk sikinti, eve tikilip kaliyor.

turkiye istanbul'dan ibaret degil, ben bugun donsem istanbul'da yasamam herhalde.
icinde yasayanlarin dusundukleri gibi avrupa ya da amerika, turkiye'ye her anlamda tur bindirecek pozisyonda da degil, bunlar utopik hayaller.

donulecekse, ki benim tavsiyem o yonde olur, fazla tatava yapmadan fisi cekeceksin.
uzun sure yurtdisi deneyimi olmayanlarin bu konuda soylediklerinin malesef hukmu yok. minareden dusenin derdini minareden dusen anlar, asagidan izleyen degil.
+2
cooperr
(31.08.26)
Türkiye'ye geldiğinde kesin birini bulacakmışsın ve bu kişiyle de evliliğin çok güzel olacakmış gibi yazmışsın.

Türkiye'ye gelip birini bulamayabilirsin.
Türkiye'ye gelip birini bulup evlenip çok mutsuz olabilirsin. belki boşanırsın.

elinde gayet güzel bir işin ve yaşamaktan memnun olduğun bir ülke varken bütün bunları bırakıp bir ihtimal için türkiye'ye gelmek, tüm varlığını shit coin'e kaldıraçlı basmak gibi bir şey.

ama yine de karar senin. ben olsam bir iki haftalık bir tatil ayarlayıp deneme yapardım.
0
tabudeviren
(31.08.26)
Ülkeni soylemezsen yorum yapamayız. Abd ise birini bulurum sana.
0
ırene adler
(01.09.26)
Seni çok iyi anlıyorum. Bu yaşlarda farklı kültürden biriyle ilişki yürütmek hiç kolay olmuyor. Bir çıkarının olmuş olması gerekir. Örneğin çocuk yapmak, vatandaşlık almak gibi. Bunlar haricinde tam frekansı tutturup bir aşk evliliği yapmak oldukça zor.

Ama bu Türkiye'de de aynı olur az çok. Bir ihtimal 25-30 arası heyecanını kaybetmemiş bir kadın denk getirirsen o zaman farklı olabilir. Türkiye'de bu ihtimal daha fazla.
0
stefano
(01.09.26)
türkiye'ye geldikten sonra bir ilişki bulabileceğiniz garanti değil. türkiye'de yaşayıp yıllarca ilişki bulamayan, sürekli reddedilen bir sürü adam var. bütün kariyeri bırakıp türkiye'ye geldikten sonra bir de türkiye'de yalnız kalmak daha yıkıcı olabilir.
0
nickini degistiren yazar
(01.09.26)
(16)

Kibris’ta batan gemi faciasiyla gibi durumlarla alaki

titanic kemancısı
Anladığım kadarıyla bazı kişiler geminin içine sıkışmış maalesef. Hiç açık böyle dalgalı denizde yüzme gibi bir tecrübem olmadı merak ettiğim şey; yüzme bilip can yeleği olmayan da suya girdiği anda boğulma riski oluyor mu böyle bir durumda? Kurtulanların bazıları tekne dibe çekmesin diye erken suya
Anladığım kadarıyla bazı kişiler geminin içine sıkışmış maalesef. Hiç açık böyle dalgalı denizde yüzme gibi bir tecrübem olmadı merak ettiğim şey; yüzme bilip can yeleği olmayan da suya girdiği anda boğulma riski oluyor mu böyle bir durumda? Kurtulanların bazıları tekne dibe çekmesin diye erken suya atladığını da söylüyor can yeleği yoksa ve yüzme biliniyorsa dalgada yine boğulma ihtimali oluyor mu? Çok üzüldüm hala yakınlarını bulamayanlar var bir yandan da merak ediyorum böyle korkunç bir senaryoda ne yapmak lazım?
0
titanic kemancısı
(30.08.26)
yüzmeyi iyi bilmiyorsa kendini yorar ve sonra batmaya, su yutmaya başlar. ama yüzme iyi bilen birisi böyle sıcak havada travma falan geçirmediyse yardım gelene kadar boğulmaz.
+1
malheiros
(30.08.26)
Twitter'da şöyle bir şey okudum, açık havaya çıkmadan yelegi sisirmemek gerekiyormuş, ters dönme gibi durumlarda sanırım sikisabiliyormussun. Panikle yoğunluklu insanların koştuğu tarafın tersine hareket etmek gerekliymiş gibi şeyler yazıyordu.

Çok korkunç olay.
+1
a perfect lie
(30.08.26)
Uzman değilim, sorunuza cevaben yüzme bilen kişi açısından görüşümü söyleyeyim. Bence temel mesele suda sakin kalmak, panik yapmamak ve kendini yormamak. Suda en az eforla nefes alma yöntemi, sırt üstüdür diye düşünüyorum. Benzer bir durumda kıyı yakın değilse sırt üstü yatar beklerdim. Deniz istediği kadar dalgalı olsun, yüzme bilen kişi burnuna gelecek suyu yutmamayı bilir (nargile yöntemi deniyordu sanırım, yıllar evvel gittiğim kursta o şekilde öğrenmiştim).
+1
yap desem yapmazsin he
(30.08.26)
tahliye teknesinin ipini kesmemişler indirememişler indirince de teknenin altına sıkışmış (tekne katamaran gövdede boşluk var o sırada 7-8 kişi orada sıkışarak ölmüş)
kalanlar denize atlıyor zaten yardım geldiğinde tekne batmamış gözüküyordu videolardan
+1
croswell
(31.08.26)
Dalga var, dalga var. Koca kargo gemilerini alabora ediyorlar bazen, insanın ne gibi bir şansı olabilir. Youtube'da bir kanal takip ediyorum birkaç aydır, denizdeki dalgaları ve riskleri anlatıyor. Açık denizi bırakın, bildiğiniz sahil şeridinde bile en baba yüzücünün bile başedemeyeceği dalgalar oluyor. Ayak bileğine bile gelmeyen suda boğulabilirsin.
Birkaç hafta önce Kaliforniya'dan bu video baya popi oldu: youtu.be
Akdeniz açık deniz. İskenderun'u, Mersin'i kışın bilenler dalgalarının şakaya gelmeyeceğini bilir. Belki direkt kıyas olmaz ama Kuzey Denizi videolarına bakabilirsiniz. Dalgalar denizin ortasında içe kırılıyor.
+3
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(31.08.26)
tam da bu benim aklima geldi bu kazadan aslinda sonra. hatta cevaplardan biri gibi ben de ne var aq sirtustu yatar hatta nap basarim, kurtarilmayi beklerim diye dusundum ama bu kadar kisi oldugune gore bu kadar kolay olmasa gerek diye dusundum. sonucta insanlarin cogu yuzme biliyor.
+2
baldur2
(31.08.26)
ben iyi yüzme bildiğimi düşünüyorum, meslek olarak denizcilik de yaptım bi ara, açıkdenizde de girdiğim çok oldu.

panik faktörü çok önemli, denizde normal bir insan kafasını kaldırsa su üstünde kalabilir. tabi bu üzerindeki giysilerin durumuna ne kadar su çektiğine de bağlı olabilir.

yüzmeye çalışmak yorucudur bir noktada kesilirsiniz ama su üstünde kalmak için kafanızı yukarda tutmak veya ellerinizi kollarınız açmak yeterli geliyor. en azından çoğu insan için.

izlemedim ama izlediğim kadarıyla ayaklarında kesikler olan insanlar varmış cam kırıklarından dolayı, ve gemiden mazot akmış, deniz suyunun üstünü örtmüş herşeye yapışmış ve kaygan hale getirmiş, bir baba 6 yaşındaki çocuğumu tutamadım dedi. çünkü her yerine mazot bulaşmıştı çok kaygandı dedi. o durumda bir panik oluştuysa itişme kakışma, ezilme, belki bayılan insanlar oldu korkudan, belki dediğiniz gibi alt katlarda tuvalette falan kaldı, bunun yaşlısı var, hastası var, engellisi var. çıkamamış olanlar da olabilir tabii.

panik faktörü varsa herşey olabilir. videolarda arayın, 1 metreye varmayan suda boğulacak gibi olan insanlar bile var panik yüzünden. hani o kadar paniklemiş ki ayaklarını yeğe değdirse vücudunun üst kısmı su üstünde kalacak ama panikten çırpınarak boğuluyor.

yüzme bilmeyen insan paniklemişse çok daha tehlikeli, yanında birisi varsa direkt onun üstüne çıkıp sarılıyor, su altında kalıyor diğer insan ve kurtulamazsa boğuluyor. bu da olmuş olabilir.
+2
omer460
(31.08.26)
Bu tip kazalarda panik yapmama imkanı yok.

Yani ne kadar iyi yüzerseniz yüzün, fırtınalı deniz, beklenmedik bir kaza durumu kontrolü kaybetmeye neden olabilir. Her gün alabora olan bir gemiden kaçmıyorsunuz sonuçta.

Tabii açık denizde hele bir de kötü havada dalgaların sizi sürükleme ihtimali de yüksek. Dakikalar içinde kaza mahalinden çok uzaklara sürükleyebilir dalgalar.

Burada işte gemi personelinin kontrolü mümkün olduğunca ele alması lazım.

Herkesi görev yerlerine geçmesi, yolcuları kontrollü bir şekilde ilerletmesi, can yeleklerini giydirmesi, filika ve botları suya indirmesi ve yolcuları oraya aktarması gerekiyor.

Zaten bunun için gemilerde, uçaklarda vb sürekli tatbikatlar yapılır. Hangi personelin ne görevi olduğu bellidir.

Ama birçok insan bu tatbikatları ciddiye almıyor. Bizim insanımız bu tip kaza anlarında soğukkanlı değil panikle hareket ediyor. Herkes bir ağızdan bağırıyor, kimin ne yaptığı belli değil.

Çok üzücü bir kaza ve çok ders alınacak konu var. Ama alınacağını sanmıyorum.
+1
anten
(31.08.26)
Gemi içinden görüntü geldi X te dolaşıyorkapının ordaki koridorda kapı kapalı olduğu için gemi yan yatınca altta sıkışıp ezilenler var, en alttan en üst tavan kısmına doğru tırmanmaya çalışanlar çok ciddi efor sarf ettiklerini anlatıyorlar. Muhtemelen en yaşlı, kadın, çocuk vs olanlar imkansız çıkamamıştır ordan tahliyeleri erken olsa muhtemelen herkes kurtulacaktı.
0
🌸titanic kemancısı
(31.08.26)
20 sene önce bursa - istanbul feribotunda (arabalı olan değil) armutlu-bozburun civarında dalgalar sebebiyle sağlam sarsıntı oldu gemide ve saniyeler içinde panik dalgası başladı. sesli kelime-i şahadet getirenler, kusanlar, kaptan kabinini tekmeleyenler vs... o sırada kaptan anons yaptı "sakin olun sorun yok" diye... ardından iri bağırdı yalan söylüyor batıyoruz diye. bunun üstüne can yeleği savaşı başladı... insanlar birbirlerini boğazlıyordu nerdeyse.

O gün bu gündür kışın feribotlara binmiyorum.
+2
renegade
(31.08.26)
Koskoca gemi battı, derinliği düşünemiyorum! Yüzme bildiğim halde orada olsam panikten, korkudan neler yaşardım düşünemiyorum. İnsanlar tutunmaya çalışırken küçücük çocuğun cesedi suda=( tek suçlu kaptan ve personel. Su aldığı an insanları dengeleyebilirlerdi zaman kazanmak açısından. Herkes bir tarafa gidince iyice battı muhtemelen.
0
mslny
(31.08.26)
bu tarz kazalar yasanmasi icin coklu hata lazim, yoksa kolay kolay bogulma olmaz.
yani:
hem gemi bitik olacak
hem kaptan, hem murettebat egitimsiz olacak
hem kurtarma ekipmani yetersiz, arizali vs olacak
hem de hava sartlari kotu olacak

tahminen bunlarin hepsi gecerli, tipik ortadogu case study.
her isimiz "bir is nasil yapilmamali" isimli kitaba girer.
olmek konusunda bizim kadar mahir bir baska millet var mi bilmiyorum.
+1
cooperr
(31.08.26)
@Cooper, gemi su alıyor karaya 20 km mesafedeler, kaptana yolcular söylüyor su alıyor gemi geri dön diye, karışmayın diyor devam ediyor. kaptanın adı gemi personel listesinde değil yolcu listesinde, kaptan kaptan değil, kaptanın kaptanlık evrakı falan yok yani. bir de gemi batarken personel açılın açılın diyerek gemiden ilk önce atlayıp kaçıyor. yani söylediğin herşey mevcut.
+1
omer460
(31.08.26)
@omer460
ya iste coklu hata sart, yoksa modern arac gerecleri kolay kolay kaza kirima sokamazsin. arabadan ucaga hepsi ayni, bu da sonucta aslinda modern kucuk bir gemi.

gecen gun yuruyen merdivenlerle ilgili birseyler okuyordum da, 15-20 tane ayri ayri guvenlik ozelligi var, ve bunlarin hepsi birer kaza sonucu gelistirilmis. yani muhendisler surekli delikleri kapatiyor, salakca seyler yapsan bile sistem olmene izin vermemek uzere kuruluyor.

kaptani yolcu listesine yazarak kurallari ihlal etmek, eli yuzu duzgun ulkelerde insanlarin aklina bile gelmez, cunku adamlarin hayalgucu o kadar genis degil. bizim aklimiz sadece ve sadece kurnazliga calisiyor.

bu kuralsizlik nasil duzelecek, yani butun sistemler cokmus ise nerden baslamak lazim, harbiden merak ediyorum. belkide hicbirsey hicbirzaman duzelmeyecek ve bu sekilde yok olup gidecegiz.

bu akkuyu falan, ben ordan birseyler bekliyorum ya. birisi damadini falan sokar iceri, o da hepimizi havaya ucurur bence. hidrotermikte ayni verimi alman imkansiz, komurle dogalgazla da olmaz o is ama nukleer kokumuzu kurutur. hayirlisi artik.
+2
cooperr
(01.09.26)
böyle bir senaryo eğer kışın gerçekleşirse hipotermi olasılığı yüksek. o yüzden titanik'teki gibi bir ahşap üstüne çıkmak en güvenilir yol olur ama o ahşabı nereden bulabilirsiniz bilemem. deniz suyunu filtre ederek içme yöntemi var ama güneş, plastik ve kaplar lazım vs.

yüzme bilenlerin rip akıntılarında daha çok boğulduğunu duydum. aşırı özgüven her zaman trajediyi doğurur. o yüzden mümkün olduğunca sakin kalıp, yeleği giyip varsa filikalara binmek.

yoksa evet sırt üstü yatarak beklemek ancak ıslak kıyafetler, çanta vb ağırlık yapıp dibe çekeceği için çanta ve ayakkabılar ilk olmak üzere kıyafetleri çıkarmak gerekiyor.

bir de kurtarmaya geleni de boğma riski olduğu için nereye tutunsam diye hınca hınç saldırmamak lazım. duba gibi kafasına sarılıp batırılan kurtarıcılar çok maalesef.

pan-ik öldürücü ve bulaşıcıdır. tatbikatların sebebi de özünde paniği önlemektir. o yüzden öncelikle derin nefesler alıp sakince ilerlemek gerekiyor. ilk atlayanlar genelde ölenler olur eğer bildikleri bir şey yoksa.
0
janderzel zartanyan
(01.09.26)
silivri'de 2 gemi çarpışmış 10 kişi kayıpmış. bir gemiyle irtibat kurulamıyormuş.
0
omer460
(02.09.26)
(3)

Avrupa'da bir futbol ve basketbol maçına giderken pasaport nasıl olacak?

put it in your appropriate place
Lig maçı veya Şampiyonlar Ligi, Euroleague filan Diyelim; herhangi bir futbol veya basketbol maçı için bileti aldım, attım telefona. Stadyuma gittiğimde görevli personel; kardeş sen put it in your appropriate place olduğunu iddia ediyorsun ama o musun cidden diye sorar diye düşünüyorum.Şimdi o atmos
Lig maçı veya Şampiyonlar Ligi, Euroleague filan Diyelim; herhangi bir futbol veya basketbol maçı için bileti aldım, attım telefona.

Stadyuma gittiğimde görevli personel; kardeş sen put it in your appropriate place olduğunu iddia ediyorsun ama o musun cidden diye sorar diye düşünüyorum.

Şimdi o atmosferde pasaportu yanımda götürmek istemiyorum ya. Türk Kimliği ne kadar geçerli olur, bilemiyorum.

Yolu yordamı nedir, ne değildir?
-2
put it in your appropriate place
(30.08.26)
turk kimligi gecerli olur.
0
baldur2
(30.08.26)
Yurt dışında pasaportsuz gezmek çok mantıklı değil, tabi karar sizin. Türk kimliğine ek olarak pasaportun da fotosunu çekerdim yanıma almayacaksam.
0
kumandanim
(31.08.26)
kumandanim arti 1.

bu tip kimlik, pasaport, ehliyet vs her zaman telefonunuzda taranmis bir sekilde bulundurun.
0
baldur2
(31.08.26)
(10)

ikisi bir arada kahve makinesi

scudman1
yeni filtre kahve makinesi almak istiyorum ama bazen espresso falan içmek istiyorum. (git: https://link.amazon/B09vrmP7C) amazonda karaca marka böyle bir makine buldum. fiyatı da uçuk kaçık değil. markadan emin değilim. bu alınır mı yoksa şuna da bak diyebileceğiniz bir ürün var mı? çok para veremem
yeni filtre kahve makinesi almak istiyorum ama bazen espresso falan içmek istiyorum. (git: link.amazon) amazonda karaca marka böyle bir makine buldum. fiyatı da uçuk kaçık değil. markadan emin değilim. bu alınır mı yoksa şuna da bak diyebileceğiniz bir ürün var mı? çok para veremem birde şuruplu muruplu kahveleri zaten sevmiyorum o yüzden büyük makinelerden almayı düşünmüyorum.
+1
scudman1
(28.08.26)
Çok para veremezseniz espresso işine hiç girmeyin. 8000 liraya o iş olmaz çünkü. Filtre kahve için de makineye gerek yok, aeropress, v60, french press yeterli. Hatta poşet çay gibi bardağa konan, üstüne sadece sıcak su eklenen hazır kahveler var, o bile olur. Örnek;

www.amazon.com.tr
-9
orient blue
(29.08.26)
3ü 1 arada içeyim en iyisi. teşekkürler cevap için.
+4
🌸scudman1
(29.08.26)
bu duyuru sorulan soruya cevap vermeyi birak, her seyi siyah beyaz goren, uclarda yasayan, devamli insanlarin heveslerini kiran tiplerle dolmus aw.
+2
baldur2
(29.08.26)
Tchibo markasına bakın. Karaca her şeyi yapıyor ancak kalitesiz yapıyor.
+1
mikahakkinen
(29.08.26)
ya tamam teorik olarak anlıyoruz espressonun yapana ve ekipmana göre çok farkedebileceğini de pratikte bu yorumları yapanların çoğu blind tadım testi yapsa ayırt edemez :D james hoffman bile £60'luk market markası kahve makinesine kötü değil 7/10'luk kahve yapıyor diyor youtu.be burada fiyatına göre direkt kestirip atılıyor denememiş test etmemiş tadım yapmamış hemen ön yargı.


bu da bean to cup diye geçen tam otomatik çekirdekten öğütenler de kahveyi takıntı haline getirmemiş kahve gurmesi olmayanlar için yeterli olur. o kadar anlayan da burada böyle basitçe soru sormaz zaten. tam otomatik philips var bende, öncesinde içtiğim granül kahvelerden de filtre kahvelerden de daha iyi net olarak. bi kahve yapıcam diye öğütmesiyle ayrı portafiltre doldurmasıyla ayrı temizlemesiyle ayrı her seferinde uğraşamam tadı konusunda çok takıntım yok bu pratiklikle de en iyi kahveyi tam otomatik sunuyor bana. en iyisi olmayacak diye eskisinden çok daha iyi olana niye geçmeyeyim?
+1
konetsu
(29.08.26)
delonghi combi diye bir cihaz var bu isi yapan. ne kadar iyidir ne kadar kotudur gercekten bilmiyorum fakat ben karaca tavsiye etmem delonghi varken. fiyati da 15 16 gozukuyor. tabi yanina bir de duzgun ogutucu almak gerekecek. butce sikintiliysa ikinci el de bakilabilir.
0
arakaali
(29.08.26)
Linkteki makinanın espresso kısmı uğraştırıcı olabilir biraz ama profesyonel makinalar gibi duruyor, yorumları da olumlu. Süt köpürtme vs de varmış, bütçe varsa neden olmasın, çok kahve tüketiyorsanız 1 sene demeden parasını çıkarır zaten.
0
kimlanbu
(30.08.26)
www.eksiduyuru.com

tam 1 yıl önce açmıştım benzer bi duyuru. ben de filtre kahve makinem bozulur gibi olunca bunu almıştım hem filtre hem espresso da yaparım diye. kötümser tipleri dinlemeyin denildiği gibi gözü kapalı tadım yaptırsak 100 binlik makineyle bunun arasındaki farkı anlamaz çoğu gösteriş budalası oluyor bu tipler. gidip eve de 100 bin liraya makine alamayacağımıza göre?? şaraplarda da var benzeri tipler kahve nazileri ayrı bi dünya. neyse sonuç olarak çok memnunum ben 6kya almıştım şimdi 8k 1 senede çok artmamış fiyatı. kenardaki buhar çubuğu ile süt ısıtıp-köpürtüp latte cappucino tarzı şeyler de yapılıyor. filtre kısmı da güzel eski makineme göre kapasitesi de daha fazla o kısmı güzel. 2 saat sıcak tutma özelliği de var. bence alınır. de longhi nin de 15-16kya benzer makineleri var
www.hepsiburada.com
ama 2 kat fiyat farkına bence değmez. çoğu çinde aynı fabrikada üretilip dışına farklı marka basılıyo çünkü. kısaca alınır mı alınır. fiyatına göre düşünürsek çok fp bi ürün bence.
0
f02561
(30.08.26)
Yeni başlayan biri için grundig espresso makinası gayet yeterli. Yarı ve tam otomatiklerin temizliği zaten büyük sıkıntı. Ben 2 sene önce almıştım gayet memnunum. Süt köpürtücüsü de işini iyi yapıyor. Servis desen heryer de var zaten.


app.hb.biz
0
robin one persie
(30.08.26)
Kapsüllü işimi görür derseniz Tchibo alın geçin derim.
0
kumandanim
(31.08.26)
(4)

Yurt dışından ps5 pro almak

dizicolleague
Bizde 67.000 tl, oradan alırsam 47.000 civarına geliyor. Tax free ile alacağımı aldığım ve burada yüzde 30 vergimi verdiğim durum bu. Burada vergi vermesem 42 civarı olur zaten.Yanımızda getirdiğimiz mal 430 Euro üzerindeyse yüzde 30 kdv var diye biliyorum. Bunlar tek ps5 getiren biri için de geçerl
Bizde 67.000 tl, oradan alırsam 47.000 civarına geliyor. Tax free ile alacağımı aldığım ve burada yüzde 30 vergimi verdiğim durum bu. Burada vergi vermesem 42 civarı olur zaten.

Yanımızda getirdiğimiz mal 430 Euro üzerindeyse yüzde 30 kdv var diye biliyorum. Bunlar tek ps5 getiren biri için de geçerli mi acaba geçen veya taktik veren olursa memnun olurum.

Almanya'dan alacağım.
+1
dizicolleague
(28.08.26)
kendine alabilirsin vergisiz. herhangi bir problem yaşamadan da getirirsin. yani ben yaşamadım. kutusu vs hepsi duruyordu. bazıları kutuyu aç hatta kutudan çıkar fln demişti ama etiketini bile sökmeden getirdim ben valizin içinde
+1
bravoteam
(28.08.26)
yuzde 30 kdv diye bir kavram yok.
0
baldur2
(28.08.26)
400€ gibi bir miktardan sonra aldığınız ürünler için KDV ödemek durumundasınız gümrük kurallarına göre.

Ama takan yok. Hiç de duymadım. Siz sadece kendiniz için 1 tane getirin, bir şey olacağını sanmıyorum, ben de yaşamadım problem.

Ama kötüye kullanmaya çalışırsanız (satmak amacıyla almak/ 2 tane gibi şüpheli durumlar) hiç acımazlar.
+1
substituent
(28.08.26)
Selamlar

Sorunuzun resmi yanıtını şurada bulabilirsiniz. ticaret.gov.tr Gerisi havalimanındaki görevlilerin inisiyatifine kalmış bir durum ama kişisel kullanım için getirilen bilgisayar, tablet, konsol vb. vergiden muaf diye biliyorum. En olmadı kutusundan çıkartıp koyun bavulunuza.
+1
burka
(28.08.26)
(6)

elektronik urunler icin yurtdisi alisverisi

baldur2
alisveris turizmi icin en ideal ulke hangisi? aldigim esyalardan ucak bileti ciksin kafasinda degilim, neresi olursa olsun da idea olarak ps5, macbook, baska bir laptop yine, bluetooth speaker ve akilli saat hedefim. belki bir de drone.
alisveris turizmi icin en ideal ulke hangisi? aldigim esyalardan ucak bileti ciksin kafasinda degilim, neresi olursa olsun da idea olarak ps5, macbook, baska bir laptop yine, bluetooth speaker ve akilli saat hedefim. belki bir de drone.
+1
baldur2
(27.08.26)
Muhtemelen hepsi Türkiye’de (taksitle satıldığı için) daha ucuza geliyordur (bugünkü değer hesabı yaparsanız). Ama olsa olsa direkt vergisiz alışveriş yapılabilecek Delaware gibi yerler ya da sonradan vergi iadesi alınabilecek ülkeler (hemen hemen tüm AB) olabilir, yine de garanti meselesi, bozulursa muhatabın kim olduğu falan derken her türlü buradan almak daha mantıklı olabilir. Bir de drone almayın ama siz bilirsiniz. Uçurmak yasal olarak imkansız gibi bir şey. Pratikte uçurursunuz da..
+1
orient blue
(27.08.26)
taksitle alisveris ne derece mumkun? az mi taksit yapiliyordu? nedir son kurallar?
0
🌸baldur2
(27.08.26)
O biraz değişken, bddk’nın ilgili yönetmeliğine bakmak lazım. Örneğin Amazon MacBook’a peşin fiyatına 9, vade farklı 12 taksit yapıyor. Ps5’e de peşin fiyatına 9 ay yapıyor. Tek tek farklı platformlara bakmak en iyisi.
0
orient blue
(27.08.26)
paramızın mevcut hali dolayısıyla hiçbir avrupa ülkesinden elektronik almaya değecek bir durum yok bence. mesela kore'de elektronik hemen her kalemde ucuz. uçuşu pahalı olduğu için, ülkeye dair bir merakınız yoksa sırf bunun için gidilmez tabii.. malezya da iyi deniliyor.
0
lil siztah
(27.08.26)
1 tb ps5 türkiye'de 62 bin lira, yunanistan'da günümüz kuruyla 29 bin lira.
burasi alexandroupoli'de bir yer: www.public.gr
vergi iadesi aldigin icin cihaz 29 bin liraya geliyor.
bu da türkiye'de: www.mediamarkt.com.tr

mesela türkiye'de macbook air 15" 96 bin lira, yunanistan'da 72 bin lira ama gene de fark var yani. www.public.gr

yunanistan'a, alisverise gitmeye günlük otobüs kaldiriyorlar canakkale'den, tekirdag'dan, edirne'den. eminim istanbul'dan da vardir. bir bakin onlara.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(27.08.26)
ırak'ın bazı bölgelerinde vergi olmuyor, youtube da güncel fiyatları paylaşan kanallar var.
+1
duyuruuser
(27.08.26)
(5)

G ve Ğ ile ilgili problemimiz nedir, niye karmaşa yaratıyor?

kibritsuyu
ne karmaşası diye soracak olursanız binali yıldırım'ın meşhur videosunu gösterebilirim: https://www.youtube.com/shorts/LB5KO7xHe-wşimdi sözlükte başlık gördüm: (bkz: uğurcan yazğılı)geçen gün defterini tuttuğum mükellefte biri işe başladı, işe girişini yaptık, çocuğun adı "olğun".yani bu cahillik de
ne karmaşası diye soracak olursanız binali yıldırım'ın meşhur videosunu gösterebilirim: www.youtube.com

şimdi sözlükte başlık gördüm: (bkz: uğurcan yazğılı)

geçen gün defterini tuttuğum mükellefte biri işe başladı, işe girişini yaptık, çocuğun adı "olğun".

yani bu cahillik değil belli. bir sebepten dolayı bunların ismi Ğ ile yazılmış. bu arkadaşlara hitap ederken olgun, uğurcan yazgılı dediklerine eminim, ama nüfusta öyle yazılmış.

eskiler program da demez mesela, proğram der. siğorta der, siğara der. var yani bu işte bir enayilik. şive mi, ağız mı, eski yazı/latin alfabesi dönüşümü mü?

sebebi nedir bu karmaşanın?

edit: tesadüfen gördüm, masterchef'te de bir yarışmacı var, ismi "tolğa". önlüğe falan da öyle yazmışlar.
0
kibritsuyu
(25.08.26)
Sive
0
baldur2
(25.08.26)
Eskiden ğ kullaniliyomus
0
üğpoıuy
(25.08.26)
Türkiye Türkçesinin de dahil olduğu Oğuz lehçesinde genel eğilim sessizleri yumuşatma yönünde oluyor. Taş yerine daş vs. denmesi de bundan. Bu doğrudan g'nin ğ olmasından çok k'nin g veya ğ olmasıyla ilgili ancak bu genel bir eğilim olduğu için tanımsız şekilde sizin örneklerinizdeki gibi de ortaya çıkabilir. Bu tabi elbette bütün sessizler yumuşak olacak anlamına gelmiyor. Bölgesel ağızlara göre değişiklik gösteriyor. Ancak bu kadar nadir örnekler basitçe hata da olabilir.

Edit: Şimdi mesela birkaç örnek aradım diğer türki dillerle ortak sözcüklerden; örneğin özbekçeyle kıyaslayınca; igna -> iğne, oga -> ağa, ogil -> oğul Türkiye Türkçesinde yumuşamış hali doğru kabul edilen örnekler.

Özet: Oğuz lehçesinin doğası gereği halk dilinde sessizler ansızın yumuşayabilir, normaldir.
+3
akhenaten
(25.08.26)
soyadımızdaki g ğ ile yazılmış, örnekteki yazğılı gibi. büyükbabamın aktarımına göre nüfus memuru “yanlış yazmış”. biz küçükken değiştirildi. ama kalsa daha kendine özgü olurmuş bence.
-1
deartheodosia
(26.08.26)
1000alinin yasadigi sikinti cahillikten.
ben hic sikinti yasadigimi hatirlamiyorum.
siğorta, siğara nedir yaw :D
0
cooperr
(26.08.26)
(21)

ben ekleyeyim mi?

inspired by a true story
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :) bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozg
yurt disinda yasiyorum, kadin kisisi benim. tatilde turkiye'ye dondugumde arkadaslarimla bulustum. bir suredir turkiye'ye kesin yapma konusunu degerlendirdigimi biliyorlar ve beni ikna etmek icin bana turkiye'den birini bulmaya calisiyorlar :)
bu calismalar sirasinda arkadasim kemal'in sevgilisi ozge, bana uygun oldugunu dusundugunu bir arkadasini davet etti, adi arda olsun. arda'ya once fotografimi gondermis, arda beni cok begenmis. bir saat sonra kalkti oturdugumuz yere geldi. o gelene kadar ozge bana arda hakkinda bir suru sey anlatti, butun temel bilgilere sahiptim diyebilirim. arda gelince ben de onu begendim, 1-2 saat kadar hep birlikte takildik, sohbet ettik. ama maalesef sunu sonradan fark ettim ki, sohbet sirasinda arda surekli bana bir seyler sordugu halde, ben cevabini bildigim icin ayni sorulari ona sormadim. onunla ilgilenmedigim icin degil, ozge bana onden bilgi verdigi icin sormak aklima gelmedi. birinden hoslaninca boyle mala baglama huyum vardir.
gecenin sonunda arda'nin bizden biraz erken ayrilmasi gerekiyordu mekandan, vedalasirken bana "sen eve nasil doneceksin, ben birakayim mi seni?" diye sordu. bu soruya cok hazirliksiz yakalandim. "metro vardir ya, metroyla donerim, son metroya daha var" diye bir seyler sacmaladim. biraz da arkadaslarimin yanindan yeni tanistigim bir adamla erken ayrilmaya utandim. arda'ya tesekkur ettim, umarim gitmeden tekrar gorusuruz dedik ve vedalastik. arda gittikten sonra arkadaslarim bana sen bir malsin dediler :D ozge ne dusundugumu sordu, "cok sempatik, cok canayakin birine benziyor, neden olmasin. tek dusunduren konu sigara icmesi oldu." dedim. masada 2 saat icinde sanirim 9-10 tane sigara icmistir. ben sigara kullanmiyorum. her ne kadar arda'ya onunla ilgilendigimi acikca gosteren bir davranista bulunmamis olsam da, ozge'ye soyledim. arda'dan bir hareket bekliyordum acikcasi.
aradan 2 hafta gecti, tekrar gorusmedik. gorusebilecegimiz bir imkan olmadi, ozge'yi de tekrar gormedim. kemal'e sordum, o hicbir sey bilmiyordu. arda beni instagram'dan eklemedi. yasadigim yere geri dondum. acaba ben mi onu eklesem diye dusunuyorum. ama eger benimle ilgilenmiyorsa ya da bir sebepten fikri degistiyse boyle bir adim atmis olmak istemem. cok kararsizim, ne yapayim?

edit: ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-2
inspired by a true story
(25.08.26)
özge ve kemalden ses çıkmadıysa da ekle. hoşlanmışsın, muhtemelen hoşlanmış. belki efendi çocuk sende bir şey yok diye rahatsız etmek istemedi vs.

fikri değiştiyse de iki satır konuşmuş olursun netleşir. bu kadar yazıp ekleyip denememen büyük hata değil mi sence
+1
kisa
(25.08.26)
çocuk niye eklesin ki seni? ilgilenmediğinize dair bir sürü işaret almış. o da beni beğenmedi heralde demiştir.

instagram'dan ekleyin niyetinizi belli edin bence geç kalmadan.
+5
elektr10
(25.08.26)
ekleme.

kemal le özgenin konusmama ihtimali yok gibi bir sey bence. sen niyetini bildir ama geri dönüs gelmiyorsa zorlama derim.

özge gereksiz yere konusmus ve büyüyü bozmus biraz. ben böyle durumda hicbir sey anlatmazdim. birak arda kendini anlatsin yani.
0
Purple life
(25.08.26)
Kemal hiçbir şey bilmiyorsa, Özge seni arayıp darlamadıysa, o iş olmamış demektir.

Boşver, Hem sigara içiyormuş zaten.
+1
Mirket
(25.08.26)
sigara bence büyük sorun onu düşünerek ekle.
sen ona sorular sormadıysan, eve bırakmasına da hayır dediysen benle ilgilenmiyo diye düşündü muhtemelen.
+1
jelly bear
(25.08.26)
en hayirlisi olmus.
yurtdisindan iki saatte 10 sigara icen bagimli icin neden döneseniz? adam chain smoker resmen.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(25.08.26)
bence ekleyin.

sigara konusunda bir not: ben cok sigara iciyordum, esimle sevgili oldugumuzda onun istegiyle biraktim, cok rahatsiz oluyordu. o zamandan beri icmiyorum, 12 yil oldu. benim icin de iyi oldu, simdi ben de sigaradan ayni sekilde rahatsiz oluyorum :)
+2
lemmiwinks
(25.08.26)
Tabii ki ne istiyorsan onu yapacaksin, bu tip konularda akil almak buyuk hata. Sadece kendini dinle, istiyorsan ekle istemiyorsan ekleme.

Sahsi arastirmalarim sonucu ilk adimi atmayan kizlarinin %86sinin mutsuzluktan öldüğünü tespit ettim. Ekleyeceksen mesaj da pesinden gelsin, dönüyorum bir kahvelik zaman yaratalim mi vb??? Eklemeyeceksen de hayatta basarilar.
+5
duster
(25.08.26)
%1 ihtimali deniyorsun şu anda. Yaşadığın yerde, sana uygun başka birileri mutlaka vardır.
0
gabe h coud
(25.08.26)
ekle gitsin ya. hatta izah et durumu.

böyle şeyleri bu kadar düşünüp "ya şöyle olsaydı?" demeye gelmez. açık olun, net olun. en fazla ne olacak ki, adam "ben o ışığı görmedim bizden olmaz" der bitti gitti.

hoşlanmak, bunu söylemek ayıp değil. bi de siz yani özellikle tanıştırılmış insanlarsınız öyle rastgele birine dan diye yazmıyorsun.

bence ekle veya yaz gitsin. pekala çocuk senden ilgi görmediğini düşünüp rahatsız etmemek istemiş olabilir. ne düşündüğünü ve istediğini söyle kafan rahat olsun.
+3
der meister
(25.08.26)
nasıl egolar var böyle yahu :) adam sana bir sürü sorular soracak, seni beğendiğinin haberini uçuracak , eve bırakmayı teklif edecek , hiçbir tepki alamayacak, ama sen onu eklediğinde gururun incinecek öyle mi? çok kasıyorsun bence, çok hem de.
+5
loch ness
(25.08.26)
Bulusmus olmak icin bulusmussun cocuk ideal cikinca da pisman olmussun.
+2
baldur2
(25.08.26)
Abla Türkiye'de erkek mi kalmadı, bu nasıl fikir. Normal dön. Zamanla bulursun birini nasibinde varsa. Liseli muhabbeti bu.
-9
arbre
(25.08.26)
ozge'ye sordum, ben karismam dedi.
tanismamizdan sonra arda olumlu konusmus olsa ozge bu kadar notr kalmazdi diye dusunuyorum. belki hoslandi ama sonra herhangi bir sebepten fikrini degistirdi sanirim. eklemiycem, kismet degilmis. cevaplar icin tesekkurler.
-1
🌸inspired by a true story
(25.08.26)
"sigara"dan sonrasını okumadım.
herkesin hayatına kimse karışamaz ama sigara kırmızı çizgim.
+1
late viper
(25.08.26)
Koştura koştura arkadaşlarını çağıracaklar, sonra da karışmayacaklar. Gerçekçi gelmedi. Arda bir sebeple sizle devam etmek istememiş. Ben zorlamazdım. Yine de denemek istiyorsanız ekleyin.
+3
asteriks
(25.08.26)
Olumlu olsa arkadaşına söylerdi bence. Ben karışmam ne alaka başta karışırlen iyiydi.
+1
pembe mezarlık
(26.08.26)
Eğer o geceki davranışım beni rahatsız ettiyse eklemez ama kısa bir mesaj atar, açıklardım hatta güzel bir akşamdı derdim. Zaten vereceği cevapta ne hissettiği belli olurdu.
Arkadaşlarınızın kaçak oynaması hoş olmamış, ki siz neden olmasın da demişsiniz. Ben onları karıştırmadan Eğer gerçekten hoşlandıysam bir kere mesaj atardım cevabına göre geri çekilirdim.
-3
mslny
(26.08.26)
Önce aranızı yapmaya çalışıp iş biraz karmaşıklaşınca "ben karışmam" diyen Ayşe'yle de aramdaki ilişkiyi gözden geçirir, biraz mesafe koyardım.
+6
himmet dayi
(26.08.26)
ekleyin, en kötü ne olabiliR?
+1
co2s2
(26.08.26)
Adamla ilgilenmediginizi gosteren her seyi yapmissiniz, sonra da niye olmadi... En azindan gecenin guzel gectigine dair kisa guzel bir mesaj atsaydiniz. O da yok. Rahatsiz edecegini dusunup birakmistir pesini. Ben mesela kimsenin pesinden kosmam. Niyetimi gosteririm, tepki gelmiyorsa ceker giderim. Onunla mi ugrasicam? Cok pasif kaliyorsunuz.
0
synesthesia
(31.08.26)
(6)

Taksitle macbook almak

stefano
Yurtdışında taksitle nasıl macbook alınabilir? Aklıma gelen karttan tam çektirip bankadan taksit yaptırmak. Bu mumkün mü?
Yurtdışında taksitle nasıl macbook alınabilir? Aklıma gelen karttan tam çektirip bankadan taksit yaptırmak. Bu mumkün mü?
0
stefano
(25.08.26)
Yurtdışında Türkiye'den çıkarılmış bir kartla alışveriş yapmaktan bahsediyorsanız bazı kartların bu tür imkanları var. Mesela aşağıdaki örnek Garanti Bankası için:

Peşin ödemek zorunda kaldığınız, keşke taksitle ödeyebilseydim dediğiniz peşin alışverişlerinizi hemen taksitlendirebiliriz. İşlem anında size SMS geldiyse SMS ile hemen başvurabilir ya da ekstreniz kesilmeden önce Garanti BBVA Mobil, BonusFlaş, Garanti BBVA İnternet Bankacılığı, 444 0 333 Garanti BBVA Müşteri İletişim Merkezi veya Garanti BBVA Şubelerinden İşlem Taksitlendir ürünümüze başvurabilirsiniz.
0
salihdt
(25.08.26)
yapı kredi kullanıyorum
-1
🌸stefano
(25.08.26)
Türkiye’de peşin fiyatına 6-9 ay taksitle satılıyor, daha ucuza geliyor bile olabilir eğer amaç ucuza almaksa.
0
orient blue
(25.08.26)
trden macbook almak daha ucuza geliyor. yurt dışında taksit yaptıramazsın.

trden aldığın yurt dışı uçak biletine taksit olmuyor.
0
jelly bear
(25.08.26)
yurtdisinda ucuz olan pek bir sey kalmadi sanki? belki telefon ve ps5?
0
baldur2
(25.08.26)
Yasal olarak yasaklamışlardı bunu eskiden ücretsiz 3-6 bölüyordu bankalar ama artık yok o, yurtdışı uçak biletinde bile yasak. Anca ekstre takstilendirirsiniz onun da oranı %4.25 + vergi.
0
atom karincanin torunu
(25.08.26)
(6)

Ev piyasası

yakalayamadığın.ışıklar
Ev fiyatları 2.5 sene sonra ne durumda olur?
Ev fiyatları 2.5 sene sonra ne durumda olur?
0
yakalayamadığın.ışıklar
(25.08.26)
faizler duser dolar ve ev fiyatlari artar benim tahminim.
+1
baldur2
(25.08.26)
katılım muabbetine sınırlama getirdiler, oralardan piyasa hareketleniyordu. şu an piyasa durgun seçim önü kredi oranlarını düşürürler, krediler düşerse ev fiyatları artar. türkiyede 2.5 sene sonrasını tahmin etmek çok zor. ama 5 milyon olan ev 15 milyon olmaz herhalde.
+1
mikahakkinen
(25.08.26)
Küresel piyasalarda para arzının artması pek mümkün görünmüyor. Dolayısıyla ülkenin daha rahat borçlanması böylelikle de faizlerin düşmesi söz konusu olmayacaktır. Bu durumda da, kısa süreli dalgalanmaları veya bölgesel hareketlilikleri bilemem, ancak konut fiyatları enflasyon hızında artmayacaktır.
diye düşünüyorum.
+2
Mirket
(25.08.26)
ben açıkçası seçime doğru ev kredisine erişimin kolaylaştırılacağını düşünüyorum.

altının fırladığı dönemde altınını hızlıcana yüksekten bozan kişilerin ise yatırımlık ev almak için pusuda beklediklerine inanıyorum.

pandemi dönemindeki krizler gibi bir şeyin yaşanacağını düşünmemekle birlikte merkezi yerlerdeki ev fiyatlarının belirgin bir şekilde artacağını, merkezi olmayan yerlerdeki konutların fiyat artışlarının da daha erişilebilir bir kredi ile dengeleneceğini düşünüyorum.

ben böyle düşündüğümden dolayı alabiliyorken kredi faizleri yüksek olmasına rağmen kredi çekip ev almayı tercih ettim, zira bir daha ev alma fırsatına denk gelememe olayı beni korkuttu.
+1
denizgonen
(25.08.26)
ev fiyatları illa ki yükselir. ama muhtemelen faiz daha karlı olur.
0
babilfish
(27.08.26)
bu iş bence tamamen siyaset ile ilgili .
Malum parti demokrasinin resmen ırzına geçti.
Hal böyle olunca, onümüzdeki seçimlerde eskisi gibi bir seçim ekonomisi şahsen ben beklemiyorum.

Neden diye soracak olarsanız

1- Parasal genişleme demek dolar üzerindeki baskıyı attırmak demek , hali hazırda petrol fiyatlarıda düşmediği süreci bu pek mümkün görünmüyor

2-Bu seçimde iktiraın halkı pek ipleyeceğini düşünmüyorum, çünkü zaten kontrollü bir muhalefet dizayn edildi. Adamların yine ne yapar eder biz kazarıırız kafasındalar.
Bunun ispati olarak üsküdar belediyesinde yaşananarı örnek gösterebilirim.

Sonuç olarak ev fiyatları elbette artar ama bu mevduat getirisinden fazla olmaz diye düşünüyorum.

Bununla birlikte şöyle bir durumda yeni yılda illlaki asgari ücreti bir zam yapılacak. Bu durum illaki ev fiyatlarına yarayacaktır.

Birde şerh olarak düşmekte fayda var tüm bu söylediklerim doların konrollü bir şeklide yükseltilmesine devam etmeye bağlı .olası bir kur atağında tüm senaryo değişir.

Benim tahminimde 2027 yılın içireisnde bunun isteselerde istemeselerde gerçekleşeceği yönünde.
0
Rao
(14.09.26)
(2)

yurtdışı telefonum kapandı, ne önerirsiniz?

benimkibu
sizler nasıl çözdünüz?küçük bi tuşlu telefon almayı düşünüyorum ama internet sorun olacak. büyük ikinci telefonu da ben istemiyorum. şarjıyla falan uğraşamam.
sizler nasıl çözdünüz?

küçük bi tuşlu telefon almayı düşünüyorum ama internet sorun olacak. büyük ikinci telefonu da ben istemiyorum. şarjıyla falan uğraşamam.
0
benimkibu
(24.08.26)
Bir telefoncuya götürüp imei attır
+2
etna
(25.08.26)
bu soruya benim de ihtiyacim var ogrenmeye, o yuzden takip. ben galiba 3 ay kendimi dis dunyaya kapatacagim ekim basi gibi dolacak benimkinin suresi, yilbasinda yenilenir uahsdua
0
baldur2
(25.08.26)
(8)

Matt Damon Nasıl Bir Oyuncu?

burka
SelamlarBen Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyu
Selamlar

Ben Matt Damon'ı Good Will Hunting (Can Dostum), Rounders(Tutku Ağı), Er Ryan'ı Kurtarmak filmleriyle tanıdım ve hep çok beğenmişimdir. Belki doğrudan onun oyunculuğu değil ama yer aldığı filmler hoşuma gitmiştir. Öte yandan bazen filmler ile ilgili okuduğum zaman "Matt Damon hariç diğer oyuncular çok başarılıydı" filan gibi yorumlar görüyorum. Bu yüzden de insanların neye istinaden böyle dediğini, yorumlarının temelini merak etmeye başladım. Sizin görüşünüz nedir?

Teşekkürler
📊 Matt Damon Oyunculuğu

Bu anket sona erdi. 26 oy kullanıldı.

0
burka
(24.08.26)
iyi ya da kötü diyemiyorum ama temiz çocuk tipi dolayısıyla yalnızca belli rollere gittiği açık. yani oynadığı rollerde iyi ama çeşitliliği olmadığından, sınırları zorlayan bir oyuncu da diyemeyiz bence.
+2
lil siztah
(24.08.26)
Tom cruise'un tropic thunder'daki rolü gibi çok beğendiğim bir konuk oyunculuğu vardır matt damon'ın eurotrip filminde.
+1
yadigar
(24.08.26)
Odysseus’u oynamaya uygun muydu tartisilir. bana hep iyi aile babasi rollerini cagristiriyor, o yuzden odysseus olarak olmadigi kadar ahlakli ve kefaret borcunu odeyen bir tip ortaya cikmis. onun disinda iyi ya da kotu diyemem, role bagli biraz da. genel olarak kendisini severim.
0
eileengray
(24.08.26)
Matt damon sektörün desteklediği risksiz oyunculardan. Bu yüzden bir sürü popüler filmde oynuyor demek ki iyi oyuncu algısı yaratıldı
0
grimavi
(24.08.26)
jason bourne serisi bile yeter. izlemediyseniz izleyin.
martian'da da çok iyiydi.
+1
jelly bear
(24.08.26)
good will hunnting arkasından the talented mr. ripley filminde oyunculuk şovu yapmış birine popüler olduğu için iyi filmlerde oynuyor demek haksızlık olur bence. Departed filmi çok popülerdi evet ama o filmde de iyi oyuncu olmasının getirdiği popülerlik sayesinde rol bulmuştu. Bunlar birbirini besleyen şeyler.
+1
thracia
(24.08.26)
iyi oyuncu oldugu icin populer filmlerde oynuyor, populer oldugu icin filmlerde oynuyor degil. bu adam sarkici degil sonucta.
-1
baldur2
(24.08.26)
Yetenekli bay ripley filmindeki oyunculuğu süperdi.
+1
abelardo
(24.08.26)
(14)

ozellikle sevdiginiz ve sevmediginiz janrlar

antikadimag
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.ote yandan adi sani duyulmamis western filmine
film dizi vs izlerken film iyi olsa da sevmediginiz turler, veya film kotu olsa da izlerim dediginiz turler var mi?

ornegin ben gangster veya crime, mafya vs odakli filmleri hic sevmiyorum. scorsese yapsa bile sarmiyor acikcasi. sopranos'u da izleyemedim.
ote yandan adi sani duyulmamis western filmine denk gelsem oturur keyifle izlerim.
0
antikadimag
(23.08.26)
kıyamet temalı, insanların bir araya gelip hayatta kalmaya çalışmalarını konu alan filmleri kötü olsa da izliyorum. hep ortalamalarından daha yüksek puanlamışımdır.

kuzey avrupa dram filmlerini de ne kadar iyi olursa olsun sevemiyorum. şımarık avrupalıların hayatın gerçekliğinden uzak dertleri beni boğuyor.
0
beatbox yapan metalci
(23.08.26)
Ağız komedisi. Karadeniz, Ege sevmiyorum. Köy dizilerini sevmiyorum.
-8
arbre
(23.08.26)
çok duygusal filmleri, aşk filmlerini sevemiyorum. polisiye ve gizem de her türlü izlerim.
0
art cat chocolate
(23.08.26)
cin carpmali seytan cikarmali korku filmlerini sevmiyorum.
0
baldur2
(23.08.26)
fantastik hiçbir şeyi izleyemiyorum. got, yüzüklerin efendisi vs. sarmıyor. korku filmleri de komik geliyor bana.
uçak arızası veya uçak korsan temalı filme denk gelirsem kötü de olsa izlerim.
clint eastwood filmine denk gelirsem 100. kez de olsa izlerim.
onun haricinde yorumları iyi olan her filmi izlemeye çalışırım.
0
lazpalle
(23.08.26)
Bilim kurgu hiç sevmem ancak canavarlar uzay gemileri bilmemneden fazla normal insan sahnesine denk gelirsem yine de izlemeye çalışırım
+1
cccbehzatccc
(23.08.26)
genel olarak sevmedigim turler olsa da iyi bir ornegi varsa izlerim. ayni sekilde sevdigim bir turden begenmedigim filmler de olur. yani sirf o turu seviyorum diye kotu de olsa bir filmi izlemem. veya tam tersi.
0
Sour
(23.08.26)
Korku filmlerini izleyemiyorum. Bir de saçma buluyorum izlenilmesini.

Marvel filmleri de nedense saçma geliyor hiç izlemedim. İzlemeyi pek düşünmüyorum.

Sanat filmleri, genel olarak bir derdi olan yapımları izlemeyi seviyorum.
0
Amaranta ursula
(23.08.26)
Karanlık bir gecede batmak üzere olan gemiden veya şehri bir şekilde ıslanmaları sürekli ve her yönüyle karanlık ve ıslaklığın bir arada olduğu frameler nedense bana hep rahatsızlık verir.

Bir de müzikal filmler. Sahnenin bir yerinde her an dans etmeye hazır bir
ekibin olması bana göre değil.
0
diyecevaplandı
(23.08.26)
Süper kahraman, korku ve dünyanın sonu geliyor insanlık nasıl kurtulacak tarzı filmleri izlemiyorum.
0
cay koy geliyorum
(23.08.26)
Fantastik kurgu ve korku filmi izlemiyorum hiç ilgimi çekmiyor
0
niyazi mısri
(23.08.26)
Zaman yolculuğu ve paralel evrenler temalı filmleri ne kadar dandik olursa olsun izlerim.
+1
abelardo
(24.08.26)
film olarak romantik, romantik komedi, süper kahraman filmleri marvel-dc vb, paranormal saçmalıklar izlemeyi sevmem izlememde.
dizi olarak son dönemde en çok izlediğim medical drama, ingiliz polisiye, suç ve genel olarak her bölüm bir konu çözülen diziler. öyle 10 sezonluk tüm sezonların birbiriyle bağlantılı olduğu 8ci sezonda senden 2ci sezon bilmem kaçıncı bölümünde olan bir şeyi hatırlamanı bekleyen dizileri hiç sevmem.
ayrıca sezonu 3 bölüm olup 3 yılda bir yeni sezonu gelen dizileride takip etmem. anime vb saçmalıkları izlemem.
bir dizi-film netflix yapımıysa izlemem. çok çok nadir merak edeceğim bir konusu varsa anca.
0
my fault
(24.08.26)
Fantastik kurgunun hiç bir turlusune tahammulum yok. İsterse onlarca ödül, Oscar vs alsın.

Bir de uzay şu hayatta en az ilgimi ceken şeylerden biri olduğundan uzay temalı herhangi bir film, dizi vs ilgimi cekmez.
0
wilhelmwasmuss
(25.08.26)
(17)

Otuzların ortasına gelen ve aç kalacağını bile bile çalışmayan birisine tavsiyeniz nolur?

fearlesswarrior98
Akrabalarımdan birisi böyle.
Akrabalarımdan birisi böyle.
-1
fearlesswarrior98
(22.08.26)
Ne kadar razı olduklarını bilmiyoruz ama bazı destekçilerine güveniyor olmalı .

Ona tavsiye değil de cezai olarak, burnunun adeta yokluktan yere sürtünüp pişmanlığı kesinleşinceye ve hayatında 180 derece bir dönüş yapana kadar kendisine yardım edilmemesi taraftarıyım.
+2
diyecevaplandı
(22.08.26)
maalesef çok kişi var,
tavsiyede işe yaramiyor,
ulu hükümet politikalari,
ev genci sayisini artirdi,
evlenme oranini azaltti.
-2
designer
(22.08.26)
Çopu insan aç kalacağını bile bile çalışmamazlık yapmaz. O işte bir iş var.
Ben anlamaya çalışırdım.
Onu komuşturmaya çalışırdım niye çalışmıyor. Belki özgüveniyle ilgili sıkıntısı vardır. Bende uUnca bir dönem oldu.
Cesaretsizdir.
İçine atmıştır bazı şeyleri.
Anlamaya ve şevklendirmeye çalışın derim
+6
cccbehzatccc
(22.08.26)
Benim de etrafımda var benzer bir profil. Laf anlatamıyoruz.
0
kendimefotograflarim
(23.08.26)
Sokağa düşene kadar kafalarına girmez. Kime güveniyorlarsa.
-1
kimlanbu
(23.08.26)
birine güvenme degil,
özgüven eksikligi, takintilar, tembellik vs.
0
designer
(23.08.26)
bizim boyle bir arkadas vardi, arabalari severdi. lise mezunu.
bunu zorla bir araba bayisini soktuk. 7-8 senedir orda, araba satiyor. hatta gecen sene en cok arac satanlardan biri oldu. herhalde ordan emekli olur.

cok sevdigi birseyi bulup ordan yurumek lazim.
+3
cooperr
(23.08.26)
sigara içen bir insana zorla sigarayı bıraktıramazsınız, kendi isterse bırakı, çalışmak istemeyen bir insanı da zorla çalıştıramazsınız. ne yaparsanız yapın olmayacaktır.

bir arkadaşım vardı, ailesi oldukça varlıklı, iş güç hak getire. buna birinci iş yerini açtılar başında durmadı eşe dosta bıraktı batırdı, sonra evlendirdiler, çok güzel bir eşi vardı, derken çocuğu oldu, eşi memur falan, ikinci işyerini açtılar, onu da batırdı, eşi de ayrılmak zorunda kaldı. 2 3 senede yaklaşık 2m dolar yedi. üstelik kumar değil uyuşturucu değil, fantastik derece saçma sapan şeylerle. pavyondur eğlencedir vb.

diğer arkadaşım benden 4 5 yaş büyüktür. ömrü hayatı boyunca hiç çalışmadı, bi kız arkadaşı vardı, evlenecekler derken, kız bizimkinden ayrıldı, uzun bi depresyon süreci derken, yıllar sonra kafasına göre birini buldu, 40 küsür yaşında ilk işine girdi, inanılmaz derece ağır şartlarda çalışmasına rağmen sorsanız hiç bi şikayeti yok.

bazen harakete geçmek için yumurtanın kapıya gelmesi gerekiyor.
bi 6 7 sene önce, arkadaşın çocuğuyla takılıyoruz, ailesi şehir dışına gidip bana emanet etmişti. oyunlar yemekler falan derken, ya dedim olm orta okula gidiyorsun, onda bile ilk derse gitmiyorsun, derslerin zayıf, niye böyle yapıyorsun.

abi dedi ben 12 yaşındayım, bak bana şu kadar harçlık veriyolar, ben bununla şunu bunu bile alamıyorum, çalış çalış bak dedi üni mezunları 3 harfli marketlerde asgari ücrete çalışıyor, ben zaten baştan kaybetmişim. dünya batsa ağzımı bile açmam demişti. çok şaşırmıştım.

şimdi işinde gücünde, güzel bir mesleği var. hayatından da son derece memnun. o da babası okumayacağını anlayınca çıraklık eğitim vb kendi tamircilik mesleğine başlattı.

bu örneklerin dışında 45 yaşına gelip, 50 küsür yaşına gelip. cebinde 5 kuruş olmamasına rağmen inatla çalışmayan. çalışmayı reddeden ve bulunduğu durumdan şikayet eden 2 arkadaşım daha var. adamlar çalışmamak için ant içmişler. analarının babalarının emekli maaşı evleri olmasa ekmek bile alamazlar kaldı ki bunun 45 50 yaşında insanlar için ne kadar aşağılayıcı olabileeğini düşünün.

bu sorunun altında yatan asıl şey psikolojik sorunlar, ha tedavisi var mıdır? insanların alışkanlıkları değişir mi nasıl olur nasıl biter bilmiyorum ama bu tür insanların yakınlarına sabır diliyorum.
+4
omer460
(23.08.26)
terapi alsin.
+3
banach
(23.08.26)
bende böyle bir kuzen var. 71 dogumlu, hayatinda bir gün calismadi. hep hazir yedi. sekiz tane daireleri, bes tane dükkanlari vardi, hep onlari sattilar. bir yazlik evleri vardi, o da gitti. en son kendi yasadiklari daire kalmisti sadece. bu esnada pasam mercedesler, cadillaclar üstünden inmedi. gidip kendine 4 bin euro verip balenciaga ayakkabi alan bir tip. kumar da var, metres de var. terapi falan hikaye, bazisini düzeltmek mümkün degil. böyle bir insanla karsilasmamis olanlar asla anlayamazlar bunlarin cevrelerine verdikleri zarari. anca bol keseden tavsiye dagitirlar.
sahsen ben hicbir sey yapmiyorum. 18-19 sene oldu görüsmüyoruz. telefonu bile yok bende. benim numara da onda yoktur. ailem de asla görüsmüyor cok sükür. ne dügünümüze ne cenazemize cagrilan biri. teyzem falan da vefat etti. umrumda da degil. bu soruyu okuyana kadar herhalde bir 5-6 sene olmustur adam aklima gelmeyeli. sonucta yetiskin insan. benden 19 yas büyük. benden ve ailemden borc istemedikce istedigini yapabilir, istedigine salca olabilir. bizi hic alakadar etmiyor. öyle bir akrabam yok benim.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(23.08.26)
Çocuk yapınca dünyanın en yapılamaz şeyi yaptıkları zannına kapılan ve dünyanın en prenses çocuğunu yetiştirmeyi amaç edinen zamane anne babalarının, bu gayretteki doz aşımı böyle bir şeye sebep oluyor.
Bir şeyi elde etmek için çalışmak gerektiği bilinci gelişmeden büyüyen çocuklar böyle asalak oluyor. Paranın harcama tarafına kendilerini konumlandırıyorlar. Kazanma tarafında hiç yoklar.
Böyle birkaç aile tanıyorum da biri çok dikkatimi çekiyor. Anne baba çocuk için yaşıyor ve yaşları epey geçtiği halde emekli olamıyorlar. Çünkü çocuğa para lazım.
Anne baba ölünce o adamın ne olacağını çok merak ediyorum.
İnstegramda dolanıp duran bir video var. Baba ile çocuk yürürlerken önlerine bir engel çıkıyor. Baba engeli aşıp geçiyor ve çocuğun kendi başına becermesini bekliyor. Cevap o videoda gizli.
0
Mirket
(23.08.26)
O insanların iş bulamama ihtimali olduğunu da hesaba katsanız keşke. Burada yazan çoğu kişinin işi rahat. Sıcacık ofisinde oturup kahveni yudumlarken konuşmak kolay tabi. Burada sayıp dökenler asgari ücrete haftanın altı günü çalışsınlar bakalım ne kadar dayanacaklar. Herkes sizin gibi şanslı olamıyor maalesef.
+1
nothing in my way
(23.08.26)
tavsiye vermezdim.

çünkü iş hayatında neler nelerle karşılaştım ki maddi durumum olsa bir gün bile çalışmazdım.
+1
rain when i die
(23.08.26)
gerçekten aç kalınca çalışır merak etmeyin.
0
orpheus
(23.08.26)
turkiye'de boyle insan cok. turkiye'de anne baba koruyuculugu gereksiz duzeyde.
0
baldur2
(23.08.26)
Terapi alsın cevabı geldiyse dağılabiliriz.
+2
gabe h coud
(24.08.26)
Bu zihniyet ile konuşarak bir şeyler çözülmez diye düşünüyorum.
0
kondansator
(25.08.26)
(9)

Böyle erkeklerin motivasyonu ne?

pembediken
Aynı şehirde hatta yakın bir şehirde olmamasına rağmen ilgisi devam eden, flörtleşmeye çalışan erkeklerin amacı ne (amacım erkekleri kötüleme değil)
Aynı şehirde hatta yakın bir şehirde olmamasına rağmen ilgisi devam eden, flörtleşmeye çalışan erkeklerin amacı ne (amacım erkekleri kötüleme değil)
-6
pembediken
(21.08.26)
Ciftlesmek
+2
baldur2
(21.08.26)
Cyber sex
+1
Purple life
(21.08.26)
Valla bazen ciddi ilişki niyeti de olabilir hemen kestirip atmamak lazım.
0
Amaranta ursula
(21.08.26)
Her iki cevaba da +1
ve ilaveten
Can sıkıntısı
0
Mirket
(21.08.26)
mast a malzeme
-1
benaslindayohum
(21.08.26)
Her yere bir boncuk atıyordur çok zor değil türkiyenin bir ucundan diğer ucuna gitmek. Özellikle de hormonlar bedeni kontrol ediyorsa.
0
ananiyimioguz
(21.08.26)
"kenarda dursun bir ara şeyaparım"
telefonu uygulama dolu oluyor bu tiplerin genelde.
+2
janderzel zartanyan
(22.08.26)
Yolu düşerse eğer tırmanacak hazır birinin olması. Bunu uluslararası yapanlar var. Azımsanamayacak kadar büyük bir sektör.
+1
beyfendi
(22.08.26)
Erkekler kadınlar gibi kolay partner bulamıyor. O yüzden bulduklarına, amaçları ne olursa olsun, bir şekilde tutunuyorlar.
+2
synesthesia
(23.08.26)
(6)

Boşanma davası

stejerners
Arkadaşım 2 aylık evliyken boşanmak istiyor, çekişmeli boşanmalar ne kadar sürede biter?
Arkadaşım 2 aylık evliyken boşanmak istiyor, çekişmeli boşanmalar ne kadar sürede biter?
0
stejerners
(21.08.26)
gerçekten çekişmeli olacaksa uzun sürer. en az 2-3 duruşma sürer bu da 6-7 ay demek. ilk duruşmada boşanma kararı verilse dahi karşı taraf istinaf ederse bölgesine göre değişir ama ila 3 yıl sürer geri dönmesi.
+1
ground
(21.08.26)
Hocam başka kolay yolu yok mu kısa sürede bitmesi için?
0
🌸stejerners
(21.08.26)
Yok.
+1
baldur2
(21.08.26)
2 taraf anlaşmışsa ama 1 yıllık süre şartından dolayı mecburen çekişmeli açmışlarsa evet daha kısa sürede sonuçlanabilir. diğer türlü çekişmeli ise gerçekten maalesef.
0
ground
(21.08.26)
Bir yılı doldurup anlaşmalı boşansınlar.
Duruşmada itiraz etmeyeceğiz de derlerse 1 duruşmada ve o günü boşanıveriyorlar 5 dakikada.
-1
Mirket
(21.08.26)
bir yıl olmadığından dolayı taraflar anlaşsa dahi süreç 7-8 ay sürer. o yüzden en mantıklısı şimdiden evleri ayırıp 10 ay sonra anlaşmalı boşanma ile bir günde süreci bitirmek.
0
denizgonen
(22.08.26)
(5)

Proteinli süt

arbre
Bir kere denedim ama beğenmedim. Protein için denemem gerekiyor çünkü etle yumurtayla zor oluyor. Faydasını gören oldu mu? Hangi marka tavsiye edersiniz? Sağ olun.
Bir kere denedim ama beğenmedim. Protein için denemem gerekiyor çünkü etle yumurtayla zor oluyor. Faydasını gören oldu mu? Hangi marka tavsiye edersiniz? Sağ olun.
-13
arbre
(20.08.26)
Begenmediysen protein tozu icsene arbre? Tabii yap arastirmani ne iyidir ne kotudur at izi it izine karisti. Bu ekstra protein muhabbetleri bana cok cop geliyor.
0
mbond
(20.08.26)
Bi boka yaradığı yok, yemeğin yerini tutmaz bilgin olsun.
+1
Simrug
(20.08.26)
Faydasını gören derken ilaç değil ki bu?
Günlük protein alimin alman gerekenin yüzde 80yse arkadaki farkı kapatmak için (genelde Türkiye'dekiler casein) mantıklı.
Ama ben yemek yiyemiyorum süt içeyim diyorsan mantıksız.
Hepsi aynı şey. Bir farkları yok.
Çok acayip değişiklik bekleme.
+3
logisticsmanager
(20.08.26)
mbond, protein tozunu bir kere denedim, beğenmedim
-9
🌸arbre
(20.08.26)
Bir insan nasil etten protein alamadigini iddia edip sut tavsiyesi ister aw.
+2
baldur2
(21.08.26)
(3)

tipe göre giyim kuşam

duyurukullanıcısı
bugün ai'la biraz dertleştik ai tip olarak şunlara yakın bulduPedro PascalOscar IsaacJake GyllenhaalJavier Bardemçirkin ama... işte bir ama mutlaka olacak.bu tipte insanlar nasıl giyinse iyi olur ?
bugün ai'la biraz dertleştik ai tip olarak şunlara yakın buldu

Pedro Pascal
Oscar Isaac
Jake Gyllenhaal
Javier Bardem

çirkin ama... işte bir ama mutlaka olacak.

bu tipte insanlar nasıl giyinse iyi olur ?
-13
duyurukullanıcısı
(19.08.26)
Bu insanlar birbirine hiç benzemiyor.
+1
peki madem
(19.08.26)
Bunlara benziyorsan ne giysen yakisir zaten hsududjs
+1
baldur2
(20.08.26)
tipe göre değil de genelde vücuda göre giyinilir.
+1
eileengray
(20.08.26)
(7)

avustralya'dan ne alınır?

kojonotsuki
Ugg geldi aklıma, ya da sporcu ürünleri. protein tozu fiyatlarına baktım sanki ucuz değil gibi geldi.edit:tim tam çikolatabumerangkurutulmuş kanguru eti, bunları yazdım listeme. başka var mıdır öneri?
Ugg geldi aklıma, ya da sporcu ürünleri. protein tozu fiyatlarına baktım sanki ucuz değil gibi geldi.

edit:
tim tam çikolata
bumerang
kurutulmuş kanguru eti, bunları yazdım listeme.

başka var mıdır öneri?
0
kojonotsuki
(19.08.26)
makademya fındığı çok yaygın.

hediyelik olarak nokta nokta renklendirilmiş ürünler gerçek yerli ürünleri değil. yine bir misyoner gelmiş, aborijinlere bunu öğretmiş "sanat öğrensinler, medeni olsunlar" diye.

bumerang ama küçüklerinden biblo olarak alabilirsiniz. atarım tutarım bunu diyorsanız video yollayın derim.

timsah eti deneyebilirsiniz. beğenirseniz onun jerkysi.

koala anahtarlık vs bolca göreceksiniz. eğer uygun bir hayvanat bahçesine giderseniz fotoğraf çektirirsiniz. o da size hatıra olur.

bence deneyime dalın. hangi bölgeye gidiyorsunuz bilmiyorum ama hayvanlara ve plajdaki ikazları göz ardı etmeyin. hava durumunu da kışın bir 5 derece eksi ekleyin. orası şu an 13 derece ise siz 8 olarak alın.
0
janderzel zartanyan
(19.08.26)
arkadaşıma sipariş verdim getirecek. bir ş.rap markası. adı ilginç olduğu için. eksisozluk.com
0
ground
(19.08.26)
yarra yering vadisinin ünlü saraplarindan alabilirsiniz.
ben tazmanya'dan leatherwood bali aldim, tadi cok güzel.
lemon myrtle aldim, salatalara ve soslara koymak icin.

bu arada kanguru eti yiyecekseniz timsah ve cekirge de yiyin.
+2
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Whittaker's marka cikolata,
Vegemite (sevmezsin gerci)
Kanguru derisi
+2
baldur2
(19.08.26)
Arkadaslara hediye olarak. kanguru skrotumundan yapilmis bira acacagi, anahtarlik falan iyi olur.

Blundstone botlar ucuzdur orda. Ben gunluk kullaniyorum. Cok rahatlar. Tavsiye ederim.
0
KafayıYedimAbi
(20.08.26)
biliyorsunuzdur ama yine de yazayım: gerçek aile sirketi ugg, “since 1974” olan. diğer şu an globalde bildigimiz ugg abdli bir şirketin ve pis bir şekilde ugg isim hakkini aldilar. lokal ureticilerden ya da bu orjinal since 1974ten alin.

www.uggsince1974.com.au
+3
eileengray
(20.08.26)
Bu aralar Türkiye'de bir matcha dalgası esiyor, Avustralya'da kalitelisi bulunur ama ucuz mu bilmiyorum. Keza benzer şekilde bir çok asya marketi var, özellikle Çin ve Kore; haliyle oralara özgü gıda vb. ürünler de bulunur. Protein tozu falan için Costco'ya bakmak lazım ama üyelik gerekir.
0
salihdt
(20.08.26)
(11)

Bu kadınlar niye böyle?

Mirket
Adam 14 yaşında çocuğa tecavüz ediyor.Yorumlarda kadın, 14 yaşındaki çocuğun kuyruk salladığını söylüyor.Erkek yorumlarını anlıyorum, tamam, sapığımız çok da. Bu kafadaki kadınları anlayamıyorum.https://www.sondakika.com/guncel/haber-bir-il-bu-olayi-konusuyor-14-yasindaki-kizla-20157533/
Adam 14 yaşında çocuğa tecavüz ediyor.
Yorumlarda kadın, 14 yaşındaki çocuğun kuyruk salladığını söylüyor.
Erkek yorumlarını anlıyorum, tamam, sapığımız çok da. Bu kafadaki kadınları anlayamıyorum.

www.sondakika.com
0
Mirket
(19.08.26)
erkekler kadin dusmani degil ki, kadinlar daha cok kadin dusmani.
+2
baldur2
(19.08.26)
Mustafa Kemal olmasaydı Afganistan'dan daha beter olurdu bu coğrafya halkı .
+7
HellKeePer
(19.08.26)
Kadının cevap yazdığı erkeğin yorumuna bakarsak cinsiyet değil karakter meselesi olduğunu görürsünüz.
Ayrıca belki yorum sahibi erkektir her Merve yazana kesin kadındır diyemeyiz neticede TC kimlikle girmiyoruz.
0
ekimoloji
(19.08.26)
Erkeklerle ilgili düşüncemi yazmıştım zaten. Ruhunda vardır sapıklık da hemcinsinin tarafında olmak kendine yakın gelmiştir.
Kadın için de bu bir örnekti. Videolarda falan çok rastlıyorum, mağdur için 'kırıp dizini evinde otursaydı' diyenine. 'Haketmiştir.' diyenine.
Onların motivasyonunu anlayamıyorum.
0
🌸Mirket
(19.08.26)
erkekleri de doğru anlamamışsın ki, yanlış anlamışsın.
bunun sapıklıkla değil dünya görüşü ile alakası var.
0
abelardo
(19.08.26)
Bir anda aydınlandım. Harika cevap. Bana bir de 'kazai rüşt, cezai ehliyet' kavramlarını anlatır mısın?
0
🌸Mirket
(19.08.26)
Son satırı sonradan okudum, hızlı okuyunca gözümden kaçmış.
Bazı kadınlar içlerindeki nefreti o şekilde kusuyorlar, ben namuslu olduğum için kuyruk sallamadım o yüzden kimse bana tecavüz etmedi, gibi.
Cinsiyet insana bakış açısı kazandırmıyor maalesef.
Annelerin, öz kızlarını kıskandığını öğrendikten sonra artık kadınların bu tür söylemlerine şaşırmıyorum.
0
ekimoloji
(19.08.26)
Öncelikle 80-90 milyonluk ülkede ne kadar saçma olursa olsun her türlü fikir beyan edilir. Dolayısıyla "Nasıl oluyor da bu fikirde insanlar var anlamıyorum" demek pek anlamlı değil.

Ancak bu tür cinsel istismar olaylarında suçu istismar edende bulma genel olarak kadın ya da erkekten bağımsız kültürün bir yansıması; kadın erkeği baştan çıkaran, onu günaha sokan, kafasını karıştıran bir şey olarak empoze ediliyor. Bu olayda da söylenen "Dişi köpek kuyruk sallamazsa erkek bir şey yapmaz" ya da "Açıkta kalan şeye sinek de böcek de konar" gibi özlü sözlerimiz olduğu gibi genelde bir istismar vakasından sonra aklımıza gelen ilk sorulardan biri de "Peki o saatte orada ne işi varmış" oluyor. Bu nedenle böyle 14 yaşında bir çocuğun istismara uğramasının ardından birinin çıkıp saçmalaması, o birinin de kadın olması çok garip değil bence.
0
salihdt
(20.08.26)
Bu tarz haberlerin yorumlarında çok fazla maaşlı troller oluyor. Diyebilirim ki sosyal medya kullanıcıları biraz da bu trollerin yorumları üzerinden manipüle ediliyor, yani toplum mühendisliği yapılıyor bunlarla. Kuyruk sallamıştır diye yorum yazan kadın ya bir trolldür ya ruh hastasıdır ya akıl hastasıdır. Başka ihtimal göremiyorum.
0
yaren
(21.08.26)
Kadın düşmanlığı yapmak için fırsat kollamasanız mı acaba?

linkini attığın sitede toplam 11 tane yorum var ve bunların bir tanesi kadın ismine sahip. O da önemli değil. Buradaki 2-3 yorum üzerinden "KADIN" lar neden böyle diye genellemek de neyin nesi? ülkedeki tüm kadınların fikirlerini aldın da çıkan sonuca mı isyanın var?

Eskiden facebook'da gördüğü her şeye inanan ana babalar bitti şimdi bir de siz başladınız valla. elinizin altında yapay zeka var, bir sorun bakalım sosyal medyada yazılan yorumların %kaçı bot hesap, ne kadarı gerçek kişiymiş. Sonra gelir burda sosyoljik tespitlerinizi yumurtlarsınız.
+1
thracia
(21.08.26)
'Yumurta'lı falan konuşmanız hiç hoş değil. Kendi kendinize gerildiğiniz anlaşılıyor da ne olursa olsun konuşma adabı denen bir şey var. Üslubunuz her zaman kişiliğinizin ve saygınlığınızın göstergesidir. Bunu unutmayın.

Ayrıca bu linkin bir örnek olduğunu, aynı düşünce yapısına izlediğim bir çok videoda rastladığımı da belirtmiştim. Hala örneğe takılıp kalmanız gergin oluşunuzdan olsa gerek. Terapi sizin için iyi bir seçenek olabilir. Bir düşünün bence.
-1
🌸Mirket
(21.08.26)
(25)

şekersiz soğuk içecek

kibritsuyu
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğ
türkiye sınırları içinde şekersiz, tatlandırıcısız, içinde tatlılık veren herhangi bir madde bulunmayan herhangi bir soğuk içecek yok mu? tatlı istemiyorum. sadece su ve maden suyu bu isteğimi karşılıyor. ama ben ne bileyim ice tea istiyorum mesela ama tatsız olsun. sıcak çayı şekersiz içiyorum, soğuk çayı niye illa şekerli üretiyorsunuz? kola mesela, şeker koymayınca çok mu iğrenç oluyor acaba, tadını seviyorum, şekerini sevmiyorum.

içinde doğal olarak şeker bulunan meyve sularına yapacak bir şey yok tamam. mesela file market'te sorbe marka içecekler var mesela, sıradışı detoks, vitamin deposu falan diyor. ama neymiş, hurma suyuyla tatlandırılmış, güya sağlıklı. sorbedrink.com

yav tatlandırmasak? tatsız olsun. şeker tadı verecek, benim tatlı isteğimi dürtecek bir madde olmasın? gerçekten yok mu böyle içecek? kışın demlediğim ıhlamuru soğutup, buz atıp içiyorum mesela, mis gibi oluyor. ama ben marketten de girip alıp içebilmek istiyorum. hepsi mi tatlı, hepsi mi şekerli?
+3
kibritsuyu
(19.08.26)
ayran
sekersiz limonata
sekersiz kola
sekersiz ice tea da vardir diye dusunuyorum.

bunlar olmaz mi?
-6
baldur2
(19.08.26)
PİN diye bi şey bence sikimsonik bi tadı var ama şeker hissi vermiyor pek.
0
kizil karga
(19.08.26)
şekersiz limonatada tatlandırıcı var. şekersiz kolada da tatlandırıcı var. şekersiz ice tea zaten hiç görmedim. ha istersem onun da tatlandırıcılı olanı var. ama ben tatlılık istemiyorum. tatlı olmasın.

ayranı bu tarz soğuk içeceklerle aynı sınıfa koymak istemedim.
+2
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
yav limonlu soda alıyorum dümdüz olmasın biraz aromalı olsun diye, o da şekerli.

lan şeker tadı veren şeyi koymadan sadece limon tadını koysan olmuyor mu? beypazarı sade sodaya bildiğin sarı limonu ortadan kesip sıkmışlı içeceğin hazır şişede olanı mesela. tamam limon aromasına da razıyım, hakiki limon sıkacak halleri yok. marketten alıp dikeyim.

derdim sağlıklı olsun falan diye değil, aromaya şekere karşı da değilim. sadece tercih meselesi, bazen de içtiğim şey tatlı olmasın istiyorum.
+3
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
teakina (macro’da var)
0
eileengray
(19.08.26)
züber'in ice tea'si olmaz mı? koruyucu, şeker ve tatlandırıcı yok diyor.
0
orient blue
(19.08.26)
maalesef bu duruma ben de sinir oluyorum. markete girdiğimde önüm arkam sağım solum şeker. hızlıca tüketebileceğim ne varsa şeker.
ayran, maden suyu, şalgam alternatifler ancak.
0
rayde
(19.08.26)
ice latte içiyorum şu an. evde kendim yapıyorum şekere de ihtiyaç olmuyor mis.
geçen gün canım çok latte çekti dedim bakkalda teneke kutuda benzer bişiler oluyor. nescafeninkini aldın 2 yudum sonra çöpe attım böyle kötü bir şey olamaz.
0
neira
(19.08.26)
evde kendim yapıyorum zaten, limonlu soda istersem soda açıp limon sıkıyorum, yeşil nane atıyorum, tarçınlı karanfilli zencefilli zerdeçallı ıhlamur kaynatıp soğutup buz atıp içiyorum, kahvaltıdan artan çaya limon sıkıp, sulandırıp buz atıp içiyorum falan.

ama insan sokakta sıcaklayınca da markete gidip alıp içmek istiyor.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
Yurtdışında şekersiz ve tatlandırıcı olmayan tek içecek meyveli soda. Yüzde 99.9 su geri kalanı meyve aroması (perrier, st pellegrino, badoit falan).

Ben de açıkçası Türkiye'de olmasını isterim. Ben çok severek içiyorum bu limonlu, misket limonlu, greyfurtlu falan sodalari.
Onun dışında büyük markalar için bahsettiğiniz şeyin mantığı yok. Içinde şeker olmayan ve tatlandırıcı olmayan ürünü içmek isteyen niş bir kitle var.
Sodalarda olmama sebebi de çoğu kişinin onu su yerine içmesi.
Biraz arz talep meselesi.
0
logisticsmanager
(19.08.26)
dünya sağlık örgütü bile ilaçların, takviyelerin içinde belli bir oranda şeker olması gerektiğini şart koşuyor.

bağımlılık yaratmak için bunlar.
ayrandan başka seçenek yok sanki ama onun da etiketini okumanızı tabsiye ederim. şalgamda doğal şeker var.

şeker orucuna girdikten sonra şeker oranlarının korkunç boyutta olduğunu anlayabiliyorsunuz. salça bu konuda başı çeker.

sizinle aynı nedenden sadece su içiyorum senelerdir.
-3
janderzel zartanyan
(19.08.26)
@janderzel; abi salçada olan domatesin sekerinden bahsediyor olmayasin? Merak edip baktım, içine şeker katılmış salça bulamadım.
Yüz gram domateste 3-4 gr şeker varmış. Baktım 100 gr salça için 500-600 gr domates lazım. Etti sana 14-15 gr şeker 100 gr salçada.
Bir de WHO'nun ürünlere şeker koyun dediği yeri okumak isterim. Google'de çıkmıyor.
+1
logisticsmanager
(19.08.26)
Sizinle aynı dertten mustaribim seçenekler sınırlı ne yazık ki, gazlı içeceklerde maden suyu ve soda dışında çok bir şey yok, soğuk kahveler var, bira ve türevi içecekler var (bunlarda baya şeker var aslında ama ben tada göre konuşuyorum), süt grubu var; süt, ayran, kefir. Eğer varsa marketlerdeki diyabetik gıda reyonlarında da bir şeyler oluyor illa ki ama bunlara da her zaman denk gelmek zor bunların da büyük kısmı tatlandırılmış zaten ve ayrıca buz dolabında da olmuyorlar. Bir keresinde cidden şekersiz bir limonataya denk gelmiştim ama şimdi marka hatırlayamıyorum ne yazık ki, ama var böyle bir şey. Yine denk gelmesi zor gurme marketlerde hurmasız falan da detoks içecekleri oluyor.

Tonla şey saydım ama çoğuna denk gelmek zor, hepsini aynı yerde bulmaksa imkansız gibi bir şey ne yazık ki. Çok saçma bir iş gerçekten.
0
akhenaten
(19.08.26)
dediğim gibi. sıkıntım şeker içeriği ile değil. sıkıntım o "tatlı" dediğimiz tat ile. yani coca cola zero'da hiç şeker yok, ama tatlı. salçaya gelene kadar, sodaya sıktığım limonda bile şeker var ona bakarsan, ama o tatlı değil. içerdiği şeker miktarı problem değil, tadı tatlı olmasın.
0
🌸kibritsuyu
(19.08.26)
meyan kökü serbeti. adanada çok yaygın gün içinde denk gelmemek mümkün değil. izmirde sabit bir yerde satan yok. seyyarlar da çok az ve denk gelemiyorum bir türlü. adının şerbet olduğuna bakma şekersizdir kendi doğal bir tatlı tadı vardır ama belli belirsizdir. inanılmaz da faydalıdır. ayrıca buzzz gibi satılır. çok kısa bir videosu:
www.youtube.com
0
ground
(19.08.26)
eksisozluk.com
aradiginiz seyin adi mugicha. türkiye'de markette satilmiyor ama evde yapmasi cok kolay. ister kendiniz kavurun, ister poset seklinde alip demleyin, cok basit sekilde litre litre icecek hazirliyorsunuz. sonra termosa doldurup yanima aliyorum ben.
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(19.08.26)
Maden suyuna sallama mangolu yeşil çay koyuyorum güzel oluyor, şekersiz hafif aromalı.
+2
ekimoloji
(20.08.26)
Ben aynı sorunu şekeri iyice azaltıp beslenmeme dikkat ettiğim zamandan beri yaşıyorum. Özellikle cin ile kokteyl yapabilecek şekersiz bir hazır içecek bulamıyorum. Cola zero'nun tadını seviyorum ama piyasada şekersiz diye satılan diğer tatlandırıcılı soğuk çay, limonata gibi ürünler aşırı şekerli geliyor içemiyorum. Ben çözüm olarak koruk suyu buldum köylerden bulamadığımda erik suyu alıyorum. Soda ile karıştırıyorum biraz zero tonik ekliyorum. Sırma maden suyunun erikli olanını da yeni keşfettim o da al iç ürün arıyorsanız iş görür.
0
creepy
(20.08.26)
içinde şeker olması ok ama şeker tadı baskın olmasın istediğim zamanlarda avşar'ın değişik maden suları var onları içiyorum.

sirkeli
tuzlu erik
volkanik vs.


benzer değil ama benim de içecek konusunda en çok istediğim şeylerden birisi: lipton ice tea'nin sparkling ice tea'leri geldi türkiye'ye. yurtdışında bunların şekersiz (sizin istemediğiniz şekilde tatlandırıcılı) versiyonları var. ama türkiye'ye bu şekersizler gelmedi. olsa bu yaz en çok tükettiğim içecek olurdu muhtemelen.
0
a darkness coming
(20.08.26)
bira var?
+1
co2s2
(20.08.26)
Kombucha, soğuk kahve vb.
Şalgam
(Alkolsüz yahut light) Bira
Turşu suyu
Ayran (Ekşi, Naneli, fesleğenli, acılı, semizotlu, sodalı vb.)
Churchill
Biyam var şeker ilavesiz ama meyan kökünden ötürü şeker içeriyor.
Soğuk arpa çayı.
Aromalı sular.

Bunlardan bazılarını çiğköftecilerde, bazılarını kahvehanelerde, bazısını coffee shoplarda, bazısını marketlerde bulabiliyorsunuz. Şanslıysanız, sokakta satılanına da denk gelebilirsiniz belki…
0
yadigar
(20.08.26)
yanıtları okumadım ama ben soğuk buzlu çay ya da ice latte/americano içiyorum.
0
deartheodosia
(21.08.26)
Obsesso'nun sade siyah kahvesi var.
0
peki madem
(21.08.26)
BİM’e kuzukulağı ve limonlu bi içecek gelmiş 2 gündür alıyorum. Tadını ben çok beğendim. Karbonhidrat ve şeker 0 yazıyor etiketinde. Biraz pahalı bi şişesi 25 tl ama bence değer güzel gidiyor.
0
naksidil
(21.08.26)
Soda makinesi ve tupu alip suya gaz basip ufaktan aroma atabilirsiniz, ornegin limon suyu, demlikten biraz cay, ne bileyim tarcin vs
0
The_Lollok
(21.08.26)
(6)

Araba almak

horizon
Sinpaş ,katılım , emin evim gibi yerlerde anı da teslim sıfır araba almak mantıklı mi sizce ?Yada alan var mı
Sinpaş ,katılım , emin evim gibi yerlerde anı da teslim sıfır araba almak mantıklı mi sizce ?

Yada alan var mı
0
horizon
(18.08.26)
Alan tanıdığı var 3 kişi, biz de düşünüyoruz
+1
cccbehzatccc
(18.08.26)
milyon dolareslik malvarlığı olup alan çok insan evrakı gördüm. flörtüm de memur hali ile böyle alacağınj söyledi. why not...
0
klassno
(18.08.26)
Ben geçenlerde bu sistemi araştırmıştım, hemen teslim sistemini. Olay özetle şöyle;
- Kişiden katılım bedeli ve peşinatı direkt olarak sisteme girerken alıyorlar,
- Kişiden 6 aylık araba kiralama ücretini alıyorlar,
- Üzerine sisteme taksit ödüyorsun.

Tüm bunların toplam maliyeti araba satın alma maliyetini arşa çıkarıyor. Ben bu tasarruf şirketlerinin şeffaf olmama olayını sevmiyorum. Öyle güzel pazarlıyorlar ki sanki hayrına iş yapıyorlarmış gibi bir algı oluşuyor. BDDK bankalara göz açtırmıyorken özellikle bu pazarlama konusunda finansman şirketlerine neden göz yumuyor, neden müsamaha gösteriyor anlayamıyorum.

Bankadan kredi teklifleri alıp bayiden pazarlık yapıp (ki mevcutta birçok marka indirimli araç satıyor) her iki tarafın toplam maliyetini karşılaştırma yapmak lazım.
+1
ulukayin
(19.08.26)
ulukayin arti 1. adamlar neredeyse bedavaya araba sahibi oluyorsunuz daha ne istiyorsunuz kivaminda reklam yapiyorlar. asiri komik.
+1
baldur2
(19.08.26)
anında olan değil de klasik, minimum 5 ay sonra, yüzde kırkını tamamlamış olma şartıyla araba alan arkadaşım var. sinpaş.
0
elorelia
(19.08.26)
0 araç alımı farklı. Bu şirketler leasing mantığıyla aracı bayiiden kiraliyor. Sana da kiralamış gösteriyor. Aracı hemen teslim ediyor. Araç 1.8msa sana taksitlerle 2.2 ye gibi geliyor hesaplaması farklı. Örnek olarak söyledim. Belli bir paraya almak istersen paranın yüzde 7sini katılım ücreti olarak ödüyorsun. 6 ay sonunda paranın tamamını almak için tüm paranın yüzde 45ini ödemek zorundasın.

Anında teslim araba işindede şu detay var, onlarda belli modeller var onlardan seçiyorsun. Bu işte en mantıklısı 6 ay sonra çok yüksek olmayan bir miktara girip paranın tamamını almak. Ev gibi şeylere girmek mantıklı değil.
0
mikahakkinen
(20.08.26)
(7)

anlam hatasi -ihsan oktay anar-

bohr atom modeli
selam, yedinci gun adli kitabinda"hatta iclerinden biri dudugunu ortada fol yok yumurta yokken hala coskuyla otturup duruyordu" diye bir cumle var. tam olarak aciklayamadigim irrite edici bir sey var bu cumlede. "hala" oraya olmamis gibi. yanlis mi dusunuyorum? sanki "ortada fol yok yumurta yok" gel
selam,
yedinci gun adli kitabinda

"hatta iclerinden biri dudugunu ortada fol yok yumurta yokken hala coskuyla otturup duruyordu"

diye bir cumle var. tam olarak aciklayamadigim irrite edici bir sey var bu cumlede. "hala" oraya olmamis gibi. yanlis mi dusunuyorum?
sanki "ortada fol yok yumurta yok" gelecege atif yaparken "hala" gecmisi ilgilendiren bir sozcuk oldugu icin zamansal olarak bir anlam karmasasi var gibi.
0
bohr atom modeli
(17.08.26)
"ortada fol yok yumurta yok hala gelmiş konuşuyor"
Gibi bir kalıp düşündüm ve bu bana garip gelmedi.
+2
egerbiryolcu
(17.08.26)
Ortada fol yok yumurta yok, nasil gelecege atifta bulunuyor?

Hala nasil gecmise atifta bulunuyor?


Hala yerine ragmen kullansa daha iyi anlardin ama boyle de bir yanlis yok.
+1
baldur2
(17.08.26)
"hatta iclerinden biri dudugunu ortada fol yok yumurta yokken hala coskuyla otturup duruyordu"

Bence "hâlâ öttürüp duruyordu" değil de "hâlâ coşkuyla öttürüyordu" veya "coşkuyla öttürüp duruyordu" olmalı. Bir de "ortada fol yok yumurta yokken" kısmını düdüğünü kelimesinden veya o cümlenin son kelimesinden sonra yazmak lazım, hemen bir virgülle ayırarak. Yahut normal yerinde ama iki tire - arasında kullanıp cümleye öyle devam etmeli.

"hatta iclerinden biri dudugunu -ortada fol yok yumurta yokken- hala coskuyla otturuyordu"

Veya

"hatta iclerinden biri -ortada fol yok yumurta yokken- dudugunu coskuyla otturup duruyordu"

Gibi. Cümle ögelerinin yanlış yere konması da rahatsız edebiliyor. Fiili tamlaması gereken kelime çok yanlış yerde olunca dikkat dağılıyor mesela.
0
yaren
(18.08.26)
@baldur

yokken dedigi icin gelecekte olmasi beklenebilir bir sey anlami cikiyor. ondan bahsediyorum.
0
🌸bohr atom modeli
(18.08.26)
@yaren cok guzel aciklamissin. simdi biraz kafama oturdu cumle. tesekkurler.
0
🌸bohr atom modeli
(18.08.26)
yarene katılıyorum. ama asıl sorun "hala" kelimesinde. onu çıkarın kendiliğinden düzeliyor. hatta diye başlayıp yeni bir durum anlatacak gibi. ama şimdiki zamandan da önce yapılan bir fiilin devam ettiğini anlatması kulak tırmalıyor. zaten "öttürmeye başladı" da demiyor "öttürüp duruyordu" demek zaten "bir müddettir öttürüyordu" demektir.
0
ground
(18.08.26)
yan yana iki tane zaman zarfı var (iken ve hala) bana da sorun o gibi geldi ama bilemedim
0
mezzosprite
(18.08.26)
(16)

Mahalle baskısı

denizkenarısandalye
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı. Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz
Bu dert hepimizin derdi de bir de ben içimi dökeyim dedim…
30, k. Bundan üç sene önce iş yerinde kalabalık bi ekipte dört beş bekar vardık. Bu sene hepsi evlendi ve nişanlandı. Hepsi benden 2-3 yaş büyüktü. Yani bu sene aralarından bi ben bi de bi bekar daha kaldı.
Geçenlerde kıdemlilerden biri deniz ya o bekar ekipten ilk sen gidersin sanıyorduk sen nasıl kaldın ya kimse yok mu ehehehehe filan dedi. Ben şu an büyük dert etmiyorum ama bunlar hep böyle densiz konuşacak mı? Şimdi keyifliyim de 35ime geldiğimde aile kurma çocuk isteği falan ağır basabilir o zaman böyle densiz laflar duyarsam herkesle arayı bozarım. Bu en basit laflardan biri bu arada. Yakınlarımdan gelenler çok sıkmaya başladı. Süslenip hazırlanıyorum mesela, sen süsleniyorsun da n’oluyo. Bak görüyorsun elalemi dimi filanlar sjdhsjsjdj. Bana tuhaf ve komik geliyor şu an ama büyük ihtimalle ben çirkinleşirim. E sen memnun değilsin ya kocandan filan derim çatçat söylerim yüzlerine. Yakınlarla aram bozulmasın da iş yeri çok önemli değil. Nasıl baş ediyoruz bununla? Çatışmak mı lazım sessiz mi kalalım?


Bir de unutmuşum ekleyeyim. Herkesin bi beğeni algısı vardır. Tanımak istemek için önce bir beğenmek de gerekiyor. Yakınlardan da ya aslında bizim Ahmet var sana ama diye göstermeye başladılar :D Ahmet hiç tipim değil. Asla beğenmeyeceğim bi tip yani. Ben 7ysem Ahmet 4 filan. Noluyoruz ya :) ters tepki versem bi dert vermesem içimde kalacak. hayatında biri olmayınca ilgilenen de yok sanıyorlar sanırım. Evlenmekse olay yarın evlenelim ama bu basit hayatların baskılarıyla uğraşamayız.
+2
denizkenarısandalye
(17.08.26)
Bekar kaldığın sürece bu davranışlara maruz kalacaksın malesef. Herhangi bir meziyete sahip olmadıkları için o boktan hayatlarının nispetini yapıyor zavallılar. Ben halimden memnunun de geç, bir süre sonra sönecek bu davranış.
+8
Simrug
(17.08.26)
bence şimdiden kötü etkilemeye ve kırmaya başlamış bu durum sizi.

böyle şeyler söylediklerinde gülmek yerine "özel hayatım ve ne zaman evleneceğim beni ilgilendirir. evlenmiş olmak için evlenmek isteseydim birini bulurdum. acele etmeye gerek yok. mutlu olmak için bir erkeğe ihtiyacım yok." diyip ağızlarının payını verin susturun. ortam gerilirse gerilsin. bir kere gerilir geçer. elli kere canınız sıkılacağına bir kere gerilin.

eğer şimdi sessiz kalıp durursanız bu sinir ve alınma içinizde birikir. ciddi anlamda kafaya takmaya başladığınız anda da biri bu lafı ederse, tüm bu birikmişle aniden patlayabilirsiniz. daha kötü olur yani.

-----

ben de 30 yaşında bir kadınım. evlenmek istemiyorum. 2 kedim var. sevgilim de var ama evlenmek istemiyorum. beraber yaşamak dahi istemiyorum. sadece yılda 1 bile görmediğim babam tarafı akrabalar söyler böyle şeyleri, "istemiyorum evlenmeyeceğim" diyorum direkt. bir de dayım şakayla karışık takılır, ona da aynı şeyi söylüyorum. bir kez de iş arkadaşım demişti, evliliği gereksiz buluyorum demiştim. çocuk istemiyorum, evlenip ne yapacağım? başıma bela mı arıyorum? aramıyorum. :d
+7
art cat chocolate
(17.08.26)
Insanlar ne kadar densiz. Tepkinizi kibar bir sekilde belli edin bence. Kötü niyetten değil de mal olduklari icin yapiyorlar büyük ihtimalle.
+4
Purple life
(17.08.26)
Yaş 33 erkek.
Yeni başladığım iş yerinde kısa sürede çokça duydum benzeri şeyler.açıkçası "üzülmek,sıkıntı yapmak" manasında takmıyorum ama neticede sözün bir manası var.zaman geçiyor,gençlik geçiyor ve her şey zamanında yaşanmalı,bu sözleri de bu bağlamda bir hatırlatma olarak alıyorum şahsen. Ha canım isterse punduna getirip ters laf da söylerim,o anki halime göre artık.
Kısa özet;kırılmayın,bu lafları boşlamayın da. düzeninizi kurmaya/devam ettirmeye çalışın.
+3
denizciman
(17.08.26)
Sizinle aynı durumdayken sürekli annemden ve teyzemden benzer şeyler duyuyordum. Kendi ailem yine neyse de teyzemin bomboş ve aşırı huzursuz, gergin, son derece gereksiz bir evliliği vardı. Sonunda bir gün 'siz evlendiniz de ne oldu?' deyiverdim. Sonra bir daha bu lafları duymadım. Bazen gerçekten tepki vermek gerekiyor ne yazık ki insanlar sınır bilmiyor.
+4
amelie poulain
(17.08.26)
Niye sinirleniyorsun ki, gul gec. Bakiyorum de, olabilir de, insallah de, benim de aklimda de. Bu tip sorulari duymak istemiyorsan odandan cikma.
0
baldur2
(17.08.26)
Ablacım evlen bence sen 35 i bekleme.
+5
Cezcez
(18.08.26)
istediğiniz zaman evlenin isterseniz hiç evlenmeyin ancak 35 yaşında evlenmeyi planlıyorsanız o biraz riskli. bugün 4/10 luk 35 yaş erkek arkadaşa 7/10’luk 37 yaş kadını tanışmaları için önerdik sırf yaştan olmaz dedi. başka bir arkadaşta aynı durumda idi her neyse maalesef günümüzde hala da kadının yaşı çok önemseniyor 35 geç
olabilir.
-4
homohominilupus
(18.08.26)
haddini bilmeyen insanları zaten uzaklaştırın etrafınızdan. hiçbir faydası olmayacak eminim. ayrıca şu an bu kadar takıyorsanız ilerde bunun sıkıntısını çok çekersiniz. yılanın başını küçükken ezin derim. yoksa anksiyeteye bağlar bu ileride.
+2
ruhlardan esinlenen karga
(18.08.26)
Geçenlerde aynı konuda Çinli bir kadının videosu viral olmuştu. Kadın 35 yaşında iyi eğitimli genel olarak hayattan ne istediğini bilen ve yalnızlığı kötü ilişkiye tercih eden birisi olarak tanımlıyor kendisini. Çevresi evlenmesi konusunda baskı yapıyormuş ve ailesi de dahilmiş bu baskıya. Hatta ailesi 50 yaşında birisi ile tanışmasını önermiş, çevresinden ziyade ailesinin böyle bir teklifle gelmesine ne kadar içerlediğinden bahsediyordu.
30+ kadınlar olarak bu baskıyı dünyanın birçok yerinde hissedeceğiz, sadece yaşadığımız yer değişecek yaşadıklarımız aynı kalacak. İşte bu noktada sizin kendi sınırlarınızı korumanız gerekiyor.
Gerekirse bazı insanlarla aranızın bozulmasını önemsemeden ‘bu benim hayatım, benim tercihlerim, doğru veya yanlış bildiğim yoldan yürüyorum-yürüyeceğim’ deyip bunu gösterebilmeniz de gerekiyor davranışlarınızla.
Şu an duyuruda bile, hatta cevaplarda dahi kendinizi kötü hissettirecek söylemler var. Ben senin iyiliğini düşünüyorum demek sınırlara dokunmak anlamına gelmiyor, öneri/deneyim adı altında alttan alttan ‘bak geç kalıyorsun, yaşın gecikince olacaklar ortada’ demek mahalle baskısının bir başka çeşididir bana göre.
Sorunuza cevap bazıları ile çatışmak gerekiyor, birkaç defa -hatta çoğu zaman bir defa yeterli oluyor- net bir şekilde sınırınızı korursanız geri adım atacaklardır.
Sadece arkanızdan konuşmalar daha artacaktır, zaten yüzünüze diye arkanızdan konuşuyordur, dozu artar.
+1
umutt
(18.08.26)
35 yaşıma basmak üzereyim 33 yaşımın sonuna doğru evlendim. genelde bu tarz patavatsız yaklaşımlara agresif tepkiler sergilediğimden ötürü genel olarak evlen tarzı bir baskı ile karşılaşmadım.

arkadaş çevresinde genel olarak evlilik meselesi arkadaşlığı korumak amaçlı açılıyor. neden bilmiyorum kişiler evlenince istisnaları haricinde toplum bekarları dışlamaya başlıyor, genel olarak her şeye çift olarak katılmaya meraklı olmaya başlıyorlar. ben de mesela evli olmama rağmen çift olarak etkinliklerden çok rahatsız oluyorum sırf arkadaşımın eşi diye ya da eşimin arkadaşı diye birlikte sosyalleşmek zorunda değiliz. bu şekilde de çok fazla evli arkadaşımı kaybettim, özellikle eşleri benimle takılmalarına anlamsız bozuluyorlardı.

ben 7'liğim bana 4'lük önerdiler meselesine gelince; burası türkiye, istisnaları haricinde 8-10'luk tiplerin saf olanları eğitim hayatları bittiği gibi daha 20'lerinin ortasında kapatıldı. geriye kalan istisna olanlar ve ortalama tipler de 30'larına doğru yavaş yavaş evlenmeye başladı, ciddi ilişkilere girdi. gerçekten 7'likseniz ve görünüş olarak kendi seviyenizde ve üstünde bir erkek arıyorsanız ve üstüne de o erkek yaşının gerektirdiği gibi ekonomik bağımsızlığını da kazanmışsa beni istediğiniz kadar eksileyin ama burada da hipergami devreye girer zaten o erkeğin tanıştırılması gerekmez, bir şekilde tanışırlar :) bir hayat kurmak aile kurmak için ilgilenmekle sosyal olarak, cinsel olarak ilgilenmek bambaşka kategorilere kayıyor.
0
denizgonen
(18.08.26)
Avrupa'da bile bu baskı var.. Evli ve çocuklu değilsen kör topal gibi bir şeysin.
+1
Kahvedesu
(18.08.26)
Kuaförüm elli yaşlarında ve hiç evlenmemiş biri. Müşterileri bile bizim bir tanıdık var sana yapalım tarzında konuşuyor, düşünün bir de kendi çevresi neler söylüyordur.
Herkes bi çöpçatanlık, müdahale etme peşinde. Keza bu çocuk için de geçerli yarın bir gün evlenirsiniz çocuk ne zaman? Çocuğu yaparsınız ikinci ne zaman? Vs vs milletin başkasının hayatına burnuna sokma merakı bitmez. Ya tersleyeceksiniz çeneleri kapanacak ya da he he diyip geçeceksiniz.
+2
ekimoloji
(18.08.26)
40 k olarak söylüyorum, aynı şeyleri yaşadım. bunlar 2-3 seneye ya çocuktan şikayet etmeye başlarlar ya da abi en iyisini sen yaptın bekar kalmak lazımmış diyip patır patır boşanmaya başlıyorlar:) sen yine evlenmiş olmak için evleniyim, bulun birini geyiğini yap ama biraz dayan 2-3 seneye zaten muhabbet eskiyecek.
+1
sirkelimon
(18.08.26)
mahalle baskısı tarafı da var ama insanımızın kıroluğu, kasabalılık zihniyeti. onlara ne başkalarının hayatından? ülke enerji vampirleriyle dolu. hadleri olmayan şeyleri konuşmalarına asla izin vermeyin. tavrınızı koyun. hiç acımayın. özel hayatınızın yalnızca sizi ilgilendirdiğini söyleyin. haddini bilmemekte ısrar edenlerle iletişimi kesin, kesmek mümkün değilse en aza indirgeyin. görgüsüz insanlara pirim vermeyin.
benim yaşım 43. akrabalarım bana, evlenmiyorsun, demek ki birtakım sorunların var, imasında dahi bulundular. iletişimi en aza indirgedim. beni hak etmiyorlar demek ki. iyi ki el alem ne der diye evlenmemişim. hâlimden çok memnunum. evliliğe ihtiyaç duymuyorum. olur da bir gün hazır hissedersem ve canım isterse evlenirim. kimseyi ilgilendirmez.
+1
santimantal
(18.08.26)
Bazı insanlar istemiyorum dan anlamıyorlar. Herkes evlenmeli zihniyeti. Evlenmemiş arkadaşım böyle soranlara sponsor olun evleneyim diyordu
0
pembediken
(18.08.26)
(8)

Hikaye anlatıcıları

kendimefotograflarim
Etrafınızda mutlaka vardır. Her konuda bir anı, bir hikaye anlatan insanlar var. En sıradan şeyi bile bir olay örgüsüyle satıyorlar. Hep duyduk, izledik, okuduk hikaye anlatıcılığı iyidir diye ama ben bunları karşısındakini veya kitleyi esir alıyor olarak görüyorum.Size bu insanlar nasıl geliyor? Sö
Etrafınızda mutlaka vardır. Her konuda bir anı, bir hikaye anlatan insanlar var. En sıradan şeyi bile bir olay örgüsüyle satıyorlar. Hep duyduk, izledik, okuduk hikaye anlatıcılığı iyidir diye ama ben bunları karşısındakini veya kitleyi esir alıyor olarak görüyorum.

Size bu insanlar nasıl geliyor? Sözü dinlenir mi, lafına güvenilir mi? Yoksa içininizden kes traşı diye mi düşünürsünüz?
0
kendimefotograflarim
(17.08.26)
youtu.be

Var böyle tanıdıklarım içimden şöyleyim
+1
Hallegadola
(17.08.26)
merhaba o benim. evlat olsa sevilmezlerdir. esir almadan iyi günler. :(
+1
klassno
(17.08.26)
size katılıyorum.. genel olarak çok konuşan insanlar problemli geliyor bana bonus olarak.. her türlü ilişkide olduğu gibi iletişimde de alma verme dengesi olmalı.. bi tarafın sürekli konuştuğu bi tarafın çoğu zaman kibarlıktan devamlı dinlediği konuşmalarda bu alma verme dengesi bozuluyor..hikaye anlatıcıları da genellikle bu çok konuşan gruba giriyor sanki.. çok nadir story time çerçevesinde hikaye analtıp söylediği şey ilginç çıkan birileri olabiliyor ama çok nadir ve her zaman da herkes hikaye dinlemek istemiyor o an şartlar uygub olacak vs.
+1
iwillsee
(17.08.26)
benim. yıllarca bir toplulukta en az ben konuşurdum. ortamda mutlaka ordan burdan duyduklarını karıştırıp sallayarak anlatan tipler olurdu. aşırı sıkıldım ve ben de ufak ufak anlatmaya başladım. anlattıklarımın tamamı ilgi çekici konular, yaşanmış gerçek hatta önemli bir kısmı resmi evraklı şeyler. ağır herbokologum. 7. bölümü okumaya hazırlanıyorum. mesleğim hayatın tam içinden. yaş da epey var. ama hep konuşmam. ortamda çenesi düşük birileri varsa devreye girerim. zafer algöz gibi tipleri severim. tamamı toplama hikayeler ama çok güzel anlatıyor adam. böyle biri denk gelirse susarım.
0
ground
(17.08.26)
hikayen varsa anlatirsin, yoksa anlatmazsin, bu kadar basit.
0
baldur2
(17.08.26)
Ben. Rahatsızlık hissettiğim noktada keserim çok duyarlıyım, nadirdir zaten. Siz de rahatsızlığınızı beden dilinizle belirtin bu kadar buraya yazacak kadar tasa yapacağınızA
0
cccbehzatccc
(17.08.26)
yalancı ve sözüne güvenilmez olduklarını düşünüyorum.
0
abelardo
(17.08.26)
yerine ve zamanına göre. sohbet için ordaysam süper, değilsem çok sıkılırım
0
mezzosprite
(18.08.26)
(5)

Hintli mavi yaka ile calisan var mi daha once?

tantamount_to_equivalent
Yer: IngiltereInanilmaz uyusuk, tembeller, is ahlaki, is disiplini sifir adamlarda. Kameranin, yoneticinin olmadigi yerde kilini dahi kipirdatmaz, calismazlar. Baslarinda surekli bir coban olmasi lazim. Bizim firma ozellikle en mallarini bulup mu istihdam ediyor yoksa hepsi mi boyleler? Bilginiz, te
Yer: Ingiltere

Inanilmaz uyusuk, tembeller, is ahlaki, is disiplini sifir adamlarda. Kameranin, yoneticinin olmadigi yerde kilini dahi kipirdatmaz, calismazlar. Baslarinda surekli bir coban olmasi lazim. Bizim firma ozellikle en mallarini bulup mu istihdam ediyor yoksa hepsi mi boyleler? Bilginiz, tecrubeniz var mi sizin?
+2
tantamount_to_equivalent
(16.08.26)
Benim çalıştıklarım tam tersiydi. Aşırı çalışıyorlardı. Mesai bitimi 3-4 saat daha çalışırlardı hatta. (2006 yılı)
Edit: Pardon, beyaz yakaydı onlar.
0
yadigar
(16.08.26)
Hintli diyoruzda Hindistan kendi basina bir kita aslinda. Sayisiz etnik ve kulturel gruplar var icinde.

Ben her tarzdan insan tanidim acikcasi. On yargili olmamakta fayda var. Tabiki sizin sansiniza kotu olan denk gelmis olabilir.

Edit: bende simdi fark ettim Mavi yakadan bahsedildigini.
+1
inte17
(16.08.26)
Hitnli nin ne işi var orada ben ona takıldım
-5
genki
(16.08.26)
hindistan'da 250 tane etnik koken olmasiyla alakasi yok. adamlarin hepsi ayni.
0
baldur2
(16.08.26)
Bır tanıdığımın tecrübelerini dinledim:
Saçları için kullandıkları coconat yagına kadar tiksinti veriyorlar.
İş aktarımı konusunda oldukça kurnazlar. Bahsedildiği gibi başlarında mutlaka bir çoban olmalı. Özellıkle 3-4 kişi olduklarında kavga ve gruplaşmaları oluyor. Müslüman hintlilerle asla samimi degiller. İngilizceleri , Hint aksanlı oldukların hiç birşey anlasılmıyor. Tamamen kurnaz bir millet.
0
diyecevaplandı
(17.08.26)
(9)

Popüler kültürdeki Van Gogh hayranlığı inanılmaz iki yüzlü değil mi?

aloha snackbar 3
Gerçek Van Gogh:- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu- duş alma
Gerçek Van Gogh:
- girdiği bir çok işte başarısız oldu, ekonomik olarak hayatı boyunca berbat durumdaydı, kardeşinin verdiği parayla geçindi
- ilgisini çeken kadınlardan ret yedikten sonra, kadınların ailelerinin tehditlerine rağmen, inanılmaz bir takıntı geliştiriyordu ve sürekli darlıyordu
- duş almazdı, kişisel hijyeni, dişleri berbat durumdaydı, parasını tütüne ve boyalara verirdi
- tütün ve alkolü ciddi şekilde tüketiyordu
- beslenme sorunları ve hastalıklar yüzünden genelde berbat gözüküyordu
- duygudurumu ciddi derecede dengesizdi, manik ve paranoyak takıntılara sahipti, etrafındakilerle sık sık tartışmaya girerdi
- yaşarken hiçbir zaman ünlü olmadı

Bugün resimleri ünlü oldu diye kendisini romantize eden kadınların yüzde kaçı karşısına bugün böyle bir tip çıksa severdi peki?
-6
aloha snackbar 3
(15.08.26)
O dönemde sanatla uğraşanlara zaten deli gözüyle bakılırdı. Yanii yakışıklı havalı sağlıklı bi adam olsa yine kadınlar o kadar sallamazdı.
Para ve güç gerekiyor kadın ilgisi için. Sanatçı kişiliğine aşık olmak falan tamamen masal.
0
Lh12
(15.08.26)
birincisi van gogh'un soylediginiz kadar romantize edildigini bilmiyordum. van gogh'u romantize edenler de buyuk ihtimalle sanatini ve yaraticiligini ediyordur, bunlara hayrandir, kisiligine degil. zaten cogu kisi de eger populer kulturun etkisi altinda bunu yapiyorsa yasamini, bu saydiklarinizi belki de bilmiyordur bile. dolayisiyla karsilarina boyle bir tip ciksa (romantik iliski yasamak anlaminda sormussunuz gibi algilaniyor) sevmezlerdi, ilgilenmezlerdi. benim de herkes gibi hayrani oldugum, romantize ettigim cok kisi var, ama bu demek degil ki onlarla bir (romantik) iliski kurmak isterim.
+7
Sour
(15.08.26)
kendisini romantize eden, onunla birlikte olmayı hayal eden kadın tanımıyorum.
+8
eileengray
(15.08.26)
ikili ilişki anlamında romantize edilmiyor ki. hayatına aşırı vah vah edilip, belki ayarsız ve bilgisizce övülüyor ve kıymetini bilmeyenler yeriliyor olabilir. sadece bu.

van gogh ile sevişmek isteyen ben de duymadım. gsf öğrencileri olarak onun sanatına hayrandık. aşkından ölüyorum durumu yok kimsede.
+2
art cat chocolate
(15.08.26)
Ortalama 150 yıl önce yaşamış birinin davranışlarını bugünün ölçüleriyle birebir değerlendirmek doğru olmaz. O zamanın koşullarıyla bugünün koşulları çok farklı, aynı ruhsal bunalımları bugünün dünyasında farklı şartlarda yaşayan insanlar vardır ama çevre, tedavi imkanları vs. aynı değil.

Birini sevmek için bütün özelliklerinin kusursuz olmasını bekleyemeyiz.
Ben bu adamla aynı zamanda yaşamış ve tanıyan biri olsam kendisine duygusal olarak hislerimin olacağına emin gibiyim mesela ama bu kusursuz biri olduğu için değil de daha çok kendimi tanıdığım için.
"Çok iyi bir ilişkimiz olurdu" da değil bahsettiğim, belki ilişki bile olmazdı ama ben düşerdim eminim buna.
Bugünün dünyasında da karakteriyle, yaşam tarzıyla, ruhsal bunalımlarıyla beni kendisine çeken ama asla ilişki yaşamayacağıma emin olduğum insanlar tanıdım.
0
mutekebbir
(15.08.26)
Dediğiniz şey çoğu kişi bilim insanı için de geçerli.

Einstein berbat bir insandı. Karısına az çektirmedi. Kendisi odasında çalışırken karısının yapması gereken şeyleri evlilik sözleşmesinde belirtmişti (big bang deki sözleşmede buradan geliyor). Kuantum teorisinde de Niels Bohr az aşağılamaya çalışmadı. Fazlasıyla bencil, hayatının bir yerinden sonra iyice ırkçı olmuştu. Kadınları da ihtiyaçlarını giderecek insanlar olarak bakardı.

Hele newton yok muuu. Robert Hooke be leibnizın iyi ahını aldı.

Lakin bu kişilerin dünyayı değiştirdiğini söylüyoruz. Yani Bu pencereden bakarsak geriye kimse kalmaz.
+1
substituent
(15.08.26)
Zaman faktörünü bir kenara koysak dahi ben bizzat bugün yaşayan ve sevdiğim şarkıları söyleyen hiçkimsenin hayatını bilmiyorum örneğin. Belki çok kötü insanlar belki tanısam nefret ederim. Ama bilmiyorum, ekstra bir araştırma gereği duymadım. Ama bu o şarkıları sevmememi gerektirmiyor ya da o şarkılarıı söyleyenler için "valla on numara şarkı yapmış" diye övmemin önünde bir engel değil.

Resim için de çok farklı olmasa gerek durum. Kaldı ki çoğu insan resme dinlediği şarkı kadar da önem vermiyor özellikle bugün.

Çok bağımsız konular.
0
akhenaten
(15.08.26)
sabah 9 akşam 5 eve giden sanatçı mı olur zaten. sanatçı pistir, alkoliktir, kumarbazdır, kavgacıdır, geçimsiz sıkıntılı bir tiptir. bu arada van gogha hayran bir kadın ne gördüm ne duydum. yaşadığı dönemde de ipleyen yoktu.
+5
ground
(15.08.26)
Parasini boyalara mi verirdi? Allah Allah bak sen su allah'in isine. Arnold Schwarzenegger de zamaninda protein tozuna cok para harcamis.
0
baldur2
(16.08.26)
(6)

Nasıl hallediyorsunuz (düzenli yaşamayı

fildirfildir
Haftanın 7 gününü her şeye yetiremiyorum ben, kendime vakit ayırayım, evde yemek pişsin, arkadaşlarıma vakit ayırayım, ev temiz olsun, biraz okuyup izlemek lazım, biraz uyumak lazım (min 7) , sağlığımız yerine gelsin diye spora yazıldık haftada 3 4 gün o. Hayır sığmaz tabi yani, ama ben bunu dert ed
Haftanın 7 gününü her şeye yetiremiyorum ben, kendime vakit ayırayım, evde yemek pişsin, arkadaşlarıma vakit ayırayım, ev temiz olsun, biraz okuyup izlemek lazım, biraz uyumak lazım (min 7) , sağlığımız yerine gelsin diye spora yazıldık haftada 3 4 gün o. Hayır sığmaz tabi yani, ama ben bunu dert ediyorum. Aman tanrım evde yemek yok mu yemeklik alınacak yemek yapılmalı. Kardeşim aç kalmazsın yaa, dışarıdan söylersin en kötü. Yüce Rabbim bu hafta ev temizliği sarkacak mı? Ölmezsin be uğur dündar. Böcek basmaz temizlik programı biraz sarkarsa. Pazar günü pazara gidilmesi şart vesaire.
Sığmamasının sebeplerini biliyorum, anlıyorum. Zaten kaç saat mesaideyiz. İstanbuldayız her şey yoğun. Anladığım şeye kendimi nasıl ikna edip iç rahatlığı ile yaşayacağım bu hayatı?
0
fildirfildir
(14.08.26)
Dusunmeyip yaparak,
Her arkadasimla duzenli bir sekilde gorusemememin normal oldugunu ozumsemeye calisarak,
Her kitabi okuyamayacagimi anlayarak.

Her seye yetisemezsin, yetismek zorunda degilsin, basmaya dewamke.
+3
baldur2
(15.08.26)
Söylediğin her şeye de takıntılıyımdır ama sistemi oturtunca kendi kendine yürüyor sanırım. Ya da olmayanları dert etmemeyi ve o haliyle kanıksamayı öğrendim belki de.

Askerdeyken öğrendiğim güzel bir laf var. 'Benim adım Hıdır, elimden gelen budur.'
0
Mirket
(15.08.26)
çocuk var mı? ben çocuklu olduğum için yetişemediğimi düşünürdüm. demek ki çağımızın eksikliği bu.
+1
mikahakkinen
(15.08.26)
Aslında muhtemelen yetiyorsundur. Sorun burada yetememek değil de, mevcut durumu kabullenmek gibi
yukarıda denmiş ya benim adım hidir+1
Bir süredir dizimde bir sakatlık nüksetti, ev kaos ortamına döndü, çok rahatsız etti ama yapacak bir şey yoktu. Bugün ufak ufak evi halletmeye başladım. Ama bu psikoloji ile savaş ayrıca bir yorgunluk sebebi.
0
kisa
(15.08.26)
Hocam insan olduğumuzu unutmamamız lazım. Bizler robot değiliz. Bazen hiçbir şey olmasa bile canımız istemediği için temizlik yapmadan, spora gitmeden, arkadaşlarla beraber vakit geçirmeden ne bileyim bilmem ne konserine/etkinliğine ve hatta tatile yurtdışına gitmeden de yaşamımızı sürdürebiliriz. Enerjimizin yetmediği ya da sadece enerji de değil ekonomik olarak her zaman her şeye yetemeyebiliriz. Sosyal medya genel olarak hayatımıza girdiği günden bu yana insanlarda birilerinden görüp bende yapmak zorundayım hissiyatı giderek artıyor. Kimsenin görmek istemediği bu gerçeklik gittikçe korkunç bir hal alıyor. İnsanların çoğunluğu artık x bir şeyi direkt olarak kendi hür iradesiyle gerçekten istemiyor, farkında olmadan ona dayatılan kalıpları istiyor. Aslında olay bu.
+1
abek
(15.08.26)
Arzuların kamçılanmış, herşeyi yapmak istiyosun. Herşeyi yapmak aslında hiçbişi layığıyla yapmamaktır. Bazı şeylerden feragat etmen gerekli.
0
titiz
(15.08.26)
(18)

İstemeden "frikik" veren kadını uyarma yolu

thunder thunder thunder thundercats
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşır
Toplum içi kalabalık yerlerde bazen vücudunun bir bölümü istemeden açılmış insan denk geliyor. Kılık kıyafet özgürlüğü ve yaşam tarzıyla alakalı değil. Mesela başörtülü bir kadının çatalı gözüküyor, normalde asla istemez böyle bir durumu. Yahut maksi etek giyen bir kadın yanlış oturduğu için çamaşırı gözüküyor diyelim. Bu tarz bir olay denk geldiğinde, yanımda eşim, ablam filan varsa söylerim, çaktırmadan kulağına söyler. Karşı taraf da teşekkür eder, toparlanır...

Ancak geçen havaalanında böyle bir olay oldu. Kadın, giyimi mazbut, kendi halinde bir anne. (Türk, muhtemelen doğulu) Ayaktayken dizden iki karış alt hizada duran eteği yanlış oturunca toplanmış, karşıda oturanların göz hizasında hiç istemeyeceği kadar görüntü veriyor. Ben de karşıda oturuyorum. Yanımda iki hödük çaktırmadan birbirlerine söylediler ve dikizlemeye başladılar. Kadıncağaz da habersiz, çocuğuyla ilgileniyor. Zoruma gitti. Tek başımayım. Adamlara bir şey demedim. Tekerlekli kabin bavulumu da alıp gidip aralarında durup (sırtım kadına dönük) yolda giderken telefonda bir şeye bakmam gerekmiş gibi aralarında dikilip telefonumla uğraşmaya başladım ayakta. Perdeleme yaptım yani bildiğin...

Şimdi olay ahlak bekçiliği falan değil. Empati yaptım. Ben böyle bir durumda biri beni uyarsın isterim. Ama gidip erkek halimle kadına da "çamaşırınız gözüküyor" diyemem. Uygunsuz kaçar, rencide olur zannımca.

Bu tarz bir durumda doğru olan nasıl davranmaktır? Görmezden gelmeye, işime bakmaya içim el vermedi. Ben mi haddimi bilmiyorum? Yahut daha münasip bir yöntem var mı?

Önemli edit: Ben erkek olduğum için soruyu kadınlarla alakalı sordum. Benzer durumdaki erkekleri uyarmanın yolu kolay. Bir de erkek kıyafetleri açılmaya çok müsait değil. En fazla çatal/göbek gözükür. Ses etmiyorum ona. Ama fermuar açıksa yahut şort paçasından +18 görüntü oluyorsa uyarıyorum, haberleri olsun...
0
thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
bir erkek olarak, en yakındaki başka bir bayana durumu söyleyip, kadını uyarmasını sağlardım. erkek olarak bu işler çok tehlikeli.
+6
omer460
(14.08.26)
Hareket halindeyken uyarıyı yapıp hiç durmadan devam etmek, kadınla yüzleşmemek az hasarlı oluyor ama durağan haldeyken yakındaki bir kadına söylemek akıllıca.
0
beyfendi
(14.08.26)
@omer460
İşte ben ona bile cesaret edemedim.
0
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
Boşverin
+1
anon1m
(14.08.26)
İstemeden olduğu ne malum? Niyet okuyabilme becerimiz mi var? Mazbuttur da genelde, bir an için teşhirci damarı kabarmıştır.
Bu gündüz kuşağı yayınlarına konu olan kadınlar mazbut görünümlü değil mi?
Konu benim dışımda ve çoook uzağımda.
Hiç işim olmaz.
-14
Mirket
(14.08.26)
bunun istemeden oldugunu dusunmek cok naif. kadinlar her seyin farkinda. nerede ne kadar ne gozuktugunun, risk faktorlerinin falan farkindalar.

yoluna bakacaksin. ama atiyorum pantolonu, tayti yirtilmistir fark etmemistir. o zaman da omerin dedigi gibi baska bir kadina soylersin.
-16
antikadimag
(14.08.26)
Tabii canım, üstünde tişört, altında maksi etek, yol telaşı çocuğuyla ilgilenirken bir taraftan beyaz donunu gençler görsün istemiştir. Kesin teşhircidir, ben salağım.
+10
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
teshirci olmasina gerek yok. herkes senin deger yargilarina gore yasamak zorunda degil. donunun gozukmesi herkes icin ayni olcekte bir problem degil.

ekside bununla ilgili baslik var ikna olmadiysan oradan devam edebilirsin.
eksisozluk.com
-8
antikadimag
(14.08.26)
Kimse benim değer yargılarıma göre yaşamak zorunda değil. Bir insan 100 tl'sini düşürse ve uyarırsanız, "sanane, bilerek attım" diye terslese, ben yine parasını düşüreni uyarırım.

Bahsettiğim durumlardaki kadınların bile isteye o durumda olma ihtimali yüzde bir bile değil... Dediğim gibi, benzer durumda eşim, ablam vs. uyarınca hep teşekkür ettiler. Her insan uyarılmaz zaten. Çok alakasız durumlardan bahsediyorum.

Anlamak istemeyenler için belirteyim: Görüntü beni rahatsız etmiyor. Görüntüyü genel ahlaka aykırı bulmam da değil sözkonusu olan. O kişi farkında olmadan istemediği bir pozisyondaysa, en azından bunu bilmek hakkı diye düşünüyorum.
+4
🌸thunder thunder thunder thundercats
(14.08.26)
İlkinde yine kadın aracılığı ile uyarmak olmazsa, uygun olmayan halinin düzelmesine sebep olacak bir bahane uydurmak . Mesela ayağa kalkmasına veya biraz yürümesine sebep olacak şekilde ondan yardım istemek.
+5
diyecevaplandı
(14.08.26)
geçen carfurda başıma geldi, şubenin müdürü gibi bi bayan kilosu falan var bayağı. kasanın orda eğilmiş sakızlara bişey yapıyordu, çatalından çok daha fazlası gözüküyordu. ya dedim söylesem terslemese bile rencide olur. etrafta da kimse yoktu. hadi dedim boşver kaldı öyle.
0
omer460
(14.08.26)
yıllar önce bir kere başıma geldi, oğlumu emzirdikten sonra düğmem kapanmamış. ve karşımdaki adamın bakışlarını fark edince bir yanlışlık olduğunu fark ettim. aklıma geldikçe hala utancımdan yerin dibine giriyorum. keşke biri uyarsaydı.
+4
deartheodosia
(14.08.26)
Istemeden verilen frikik die bir sey yok. Tuvaletten cikmistir, etegi kivrik kalmistir ok. Umarmt. Ama türbanli olup da frikik veriyorsa hele, o bil ki isteyerek oluyordur. Frikik vermeye müssait mutaassip kiyafet diye bir sey yok. Mutaassip kiyafette gögüs dekoltesi ne ariyor yoksa?
-20
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(14.08.26)
Biri yanımdan geçerken kibarca yaklaşıp bu durumla ilgili beni uyarsa kendisine sadece minnet duyarım. Ama uyarmaktan çekineni de anlayabiliyorum, herhalde önemli olan yaklaşım, nazikçe uyarıp geçip girmek en olması gereken gibi.
+4
mutekebbir
(14.08.26)
Bir erkek arkadaşımla Kadıköy Osmanağa’da direkt sokak üstünde karşılıklı masalarda oturuyoruz, bilen bilir kafelerin olduğu yer hanı gibi işlek insanların geçtiği bir yerde.
Neyse kadının biri usulca yaklaşıp arkadaşıma arkanız çok kötü görünüyor tarzında bir şey dedi, kadın gittikten sonra bir küfretmediği kaldı arkadaşımın. Uzun yıllardır tanıdığım biri olduğu ve ondan hiç beklemediğim bir tavır gösterdiği için bir şey diyemedim ancak hala hatırladıkça sinir olurum kendisine.

Sayesinde öyle bir şey görsem de banane diyip geçiyorum. Siz yine de empati yaparak doğru olanı yapmışsınız, kadının niyeti kendisini bağlar.
0
ekimoloji
(14.08.26)
Bir erkek olarak ne kadar kibarca, iyi niyetli bir sekilde uyarsam bile bence azarlanma, sapik muamelesi gorme ihtimalim daha fazla. Mudahale etmem ve zaten kadin da akli tamamen ucmamissa onu 5-10 dakikaya fark eder, 2 saattir oyle oturmuyordur, insan herkesin kendisine baktigini fark eder.
0
baldur2
(14.08.26)
Bence erkekleri uyarmanız da iyi olabilirdi, “önünüze bakın işinize bakın ayıptır bee yazıklar olsun bu kadar basit olmayın” demekten zarar gelmezdi.
Kadını uyaramazsınız bence zaten bilerek de yapmıyor muhtemelen anlık bişey… siz görene kadar başka bir kadın da görür zaten bikaç dakikaya hallolur. Uyarıp utandırmak daha kötü hissettirirdi.
+3
megalomaniac
(15.08.26)
Bazı kadınlar mecbur kaldıklarında topluluk içinde çocuklarını emziriyorlar, yapacak bir şey yok modunda takılıyorlar. Hatta ekşi aleminde bir kadın yazar “bizim bebek üstüne bir şey örtünce çığılığı basıyor, mecburen örtüsüz emziriyorum diyordu. Mesela bunu çok dindar biri çocuğu ölse yapmaz. Özetle herkesin değer yargıları var ve bunu net olarak bilemeyiz. Bence karışmamak lazım.

Teşhircilik manasında söylemiyorum, bunu umursamıyor olabilir diye diyorum.
0
filipis
(15.08.26)
(7)

herkesin AI uzmanı olması

xportant
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI enginee
Linkedin’deki bağlantılarınızın veya önerilen kişilerin azımsanmayacak bir kısmı sizde de AI uzmanı mı? Zamanında birlikte çalıştığınız insanların kaçı şimdi AI konusunda bilirkişi olmuş? Aralarında 8-10 yıl önce AI startup’ı kurup kapattığını/sattığını profiline ekleyenler de var. Herkes AI engineer, strategist, enthusiast, expert, consultant. Bu kişiler örneğin bir AI projesi yapıp teslim edebiliyorlar mı yani?
0
xportant
(14.08.26)
LinkedIn'de aktif olan kişilerin genel bir stereotipi var: O dönemde ne popülerse onun üzerinden kendi profillerini parlatma çabası içindeler. Bir ara hepsi data engineerdi, sonra blockchain uzmanı oldular ve uzun uzun nasıl da dünyayı değiştireceğinden falan bahsettiler, ardından NFT geldi ve bize hemen sanatın ve medyanın nasıl değişeceğini anlattılar... Şimdi de herkes AI uzmanı işte.
+8
salihdt
(14.08.26)
Eskiden nft'ci, bitcoinci, blockchainci olan herkes ai'ci.
+1
logisticsmanager
(14.08.26)
herkes her seyci zaten baba. bosver.
0
baldur2
(14.08.26)
Artik ucretsiz kurslar da cok fazla. Bir giris kursu aliyorsunuz, sertifika veriyorlar. Ayrica Linkedin'de o sertifikalari paylasmak onemli (sanirim). Eskiden herkesin blockchain'ci oldugunu dusunmuyorum. Belki datayla ilgili bir sey olabilir. Bunun nedeni AI yatay kesen bir sektor. Yani her sektoru, sirketi, pozisyonu etkileyen bir sektor. Biraz Internet kullanmayi bilmek veya Excel bilmek gibi bir sey oluyor. Blockchain oyle degil.
-1
Sour
(14.08.26)
ben de AI uzmanıyım. dün chatgpt'ye girdim. sallamak bedava.

referans sorsan yok.
0
co2s2
(14.08.26)
Baktim cok nadir tek tuk kiside var, yani profile baksam daha fazladir ama baglantilarim sayfasinda durum boyle. Yaptigi isi bildiklerim de var, teknik destek veriyor gorece basit meselelerde mesela, belirtmis ama bu bir nevi sirket politikasi gibi birsey olmali. Sirket kendi adinin yanina ek bilgi olarak AI eklemis zaten, o da oradan eklenmis olmali.
0
mbond
(14.08.26)
Ai danışmanı/consultant diye bi iş kolu olması ve bunu kendine yakıştırmak çok komik değil mi.

ai ye zaten ne sorsan söylüyor araya bir kişi daha girince ne değişiyor ki. benim kaçırdığım başka bir şey mi var.
0
duyuruuser
(14.08.26)
(14)

ev sahibi vs misafir

ercu cozer
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek. ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yeme
a ev sahibi, b ile c ,a'nın yanına tatile geliyorlar hepsi 30 yaş erkek grubu.
a , arkadaşları geldi diye sevinçli modu yüksek.
ilk gün akşam 6'ya kadar mekanlarda tıka basa yemekler yeniliyor. 8 de eve geliyorlar sabah yola çıkacaklar.
a ile c yorgunluktan uyuyakalıyor, b hadi ben acıktım tekrar yemeğe gidelim diye bunları uyandırmaya çalışıyor. a ile c'de daha yeni yedik bir saat sonra gidelim çok uykumuz var,diyor. b ise olmaz yemek yiyip uyuyacağım ben gidip hemen yiyelim diyor.
bu arada a ile c uyukluyor.
a tam dalmışken b sinirli bir şekilde arabanın anahtarını verin ben tek gideceğim yemeğe diyor. a önce şaka zannediyor uyku sersemliği ile ama bakıyor b cidden sinirlenmiş. bu sefer a ile c uyanıp b'yi yemeğe götürüyorlar.
neyse başka bir zaman bir yere gidilecek bu sefer b uyanmadığı için plan iptal oluyor akşam yemeğe gidilirken a arabayı kullanıyor bir yandan da b'ye takılıyor klasik erkek muhabbeti şeklinde küfür ,hakaret vs olmadan;
" geçen biz senin için uyandık bugün sen bizim için uyanmadın bir saat dayanamadın vs" diye gülerek takılırken b sinirlenip uzatma, ne uzattınız bir şaka bir kere yapılır vs diye tersliyor a ile c şaka zannediyor ; a kişisi b'ye abi kendi aramızda eğleniyoruz buna niye yükseldin bu kadar iki güldük çok büyüttün diyor ama b ciddi. hatta navigasyonla yolu b tarif ediyor a'ya; a sağ mı sol mu diye soruyor b yolu da sinirle ters tarif edip yanlış yola sokuyor a'yı.
a da bu duruma çok bozuluyor ama a, misafir diye üstelemiyor geri kalan 2 günlük sürede ne şaka yapıyor ne de gereksiz muhabbet yapıyor;
yemek ne istersiniz, nereyi gezeceksiniz,ne istersiniz bunun dışında hiçbir yakınlık göstermiyor modu düştüğü için.
misafirler diye b ile c'yi elini cebine attırmadan ağırlayıp yolcu ediyor.

a'nın modunun düşmesi ve olaydan sonra sıcaklık gösterememesi misafire ayıp mıdır yoksa b hak etmiş mi?
0
ercu cozer
(08.08.26)
Misafire kendi evinde saygısızlık etmek istemez kimse ama misafirin daha saygılı olması gerekmez mi adam açmış evinin kapısını tatil hizmeti sunmuş bence a kişisi fazla sabırlı davranmış c yi de anlamadım aman ağzımızın tadın kaçmasın ali rıza bey moduna girmiş gibi a olmadan b yi kenara çekip silkeletmesi gerekiyordu.

Ayrıca b kişisi narsist fazla şımarık biri gibi geldi bana.
+2
egerbiryolcu
(08.08.26)
Harflerle cok takip edemedim. Ayiplik bir durum yok elinden geldigi kadar yapmis iste cok bile. B kişisinin sinirlenmesi de tamamen tatil yorgunlugu sonucu ortaya cikan huysuzluk.
-1
mbond
(08.08.26)
b bayagi kil, sevimsiz, ariza birine benziyor. kufur ederdim de boyle biri icin ban yemeye gerek yok.
+2
baldur2
(08.08.26)
b çocukluk dönemini kapatamamış.
+3
lazpalle
(08.08.26)
c , b’yi uyarsa bu şekilde olmazmış sankim.
0
homohominilupus
(08.08.26)
B beş yaşındaki oğlan çocuğu herhalde? Bu kadar saçma sebeple alınganlık yapıyorsa sanıldığı kadar yakınlık yok demektir dolayısıyla da ayıp edilmemiş b’ye.
+1
ekimoloji
(08.08.26)
B de small dick energy var
+1
Hallegadola
(08.08.26)
olay gerçekten böyleyse C olsam A gibi usül erkan bilen bir arkadaşım olduğu için kendimi çok şanslı hissederdim. Helal olsun herkes bu derece alttan alıp sabır göstermez, fazla bile dayanmış bence.

A ve C olsam B nin ancak bayram mesajlarına cevap verirdim bu saatten sonra, o da 3. günü falan
+1
fatihdr
(08.08.26)
b tipi adamlar yorucu oluyorlar.Ben olsam bir sey demem ama bunu kenara yazip bir daha da b yi evime davet etmeli plan yapmazdim. Cana yakinlik seviyesini dusururdum
+2
turkuaz
(09.08.26)
bunlar gelip sende kalacak olan ve gezdirilmek isteyen arkadaş grubu değil mi ? zaten gelişleri de emrivaki olmuştu. haklı haksız aramaya gerek yok yok B şahsın ergen tavırları olduğu açık ama ilk adımda 1 saat önce yemek yenmişken ben kalkıp gitmezdim arabayı da vermem gitsin taksiye binsin. küserse de küsebilir onun seçimi.
+1
orpheus
(09.08.26)
Ev sahibi ev sahipliğini yapmış. Bir daha da B herhangi bir plana dahil edilmemeli. Birine evini açmak yeterince büyük bir olay bence, B haketmiyor.
0
huzurlarinizda huzursuzluk
(09.08.26)
a sizsiniz. b ile c de 300-500 km mesafeye günübirlik gidip gelelim diyen misafirleriniz mi?
0
co2s2
(10.08.26)
a aşırı haklı, b şımarık hayatın kendi etrafında döndüğünü sanan bir arkadaş.
0
liberal
(10.08.26)
Hocam bu arkadaşlar sana bizi 500 km lik yere getir götür diyen adamlar değil mi? Evini açarak çok şey yaptın zaten hatta arabanı da verdiğini hatırlıyorum.

Sal gitsin bence.
+1
kumandanim
(10.08.26)
(9)

Salah B**klaması

eisberg
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın de
Dinlediğim yorumcular ve ekşici arkadaşlar "gereksiz transfer olduğu, artık futbola son noktayı koyduğunu, oyun planında da yer olmadığı vb." bir çok konuda hemfikir olmuş durumda. Ama ben nedense ikna olamadım şu an bile gözümde salah'ın kestiği topları onachu'nun gol yapması ya da rakip takımın defansını falan dağıttığı görüntüler geliyor gözüme. Harbi çöp bir transfer mi neyi kaçırıyorum?

Dehşet maliyeti dışında kötü transfer gibi görmedim.
-3
eisberg
(06.08.26)
Dehşet maliyeti dışında herhangi bir kötü tarafı yok.
Trabzon en kötü 2 yıl için 35 milyon euro gömmüştür buna.
Peki 2 yılda 35 milyon euro kazandırır mı? 35 milyon Euro'luk iş yapar mı? Hiç sanmam.
Ticari olarak çok kötü transfer.
+2
etna
(06.08.26)
katkı yapar gayet. gs-fbye gelse böyle kötülemezlerdi.

zaten gelmesiyle birlikte maliyetinin çoğunu çıkardı. o gelmese bu kadar forma kombine satılmazdı. direkt 1 senelik maliyetinin yarısını çoktan çıkardı. daha sezon başlamadı bile.
-7
jelly bear
(06.08.26)
tabi ki çöp değil. liverpool için çöp olsa bile trabzonspor için tabi ki çöp değil. okudugunuzu tam olarak anlamıyor olabilir misiniz?
sorun zaten dehşet maliyeti olması. ucuz bir fiyata gelmiş olsa niçin eleştirilsin ki. fiyatı referans alarak yapılıyor bu yorumlar zaten. niçin her şeyi siyah veya beyaz gibi görüyorsunuz.
0
abelardo
(06.08.26)
dün şükela 1. girdi "top oynama niyeti olsa haftalardır tatil yapmaz bir takımla anlaşır çalışırdı buraya takılmaya geliyor" minvalinde bir şeydi hocam. siz buradan ne anlıyorsunuz?
0
🌸eisberg
(06.08.26)
Ne oldu da turk takimlari dunyanin en buyuk maaslarini vermeye basladi? Yakinda vergi olarak girer halka her zamanki gibi.
+2
baldur2
(06.08.26)
asıl sorgulanması gereken şampiyon olamayacak bir takımın bu kadar para harcaması.
son iki sezonu ve dünya kupasındaki performansı soru işareti bırakıyor. ama bizim ligimizde böyle topçular iş yapar. kendinde hala mücadele edecek gücü bulduğuna göre türkiyeye geldi yoksa abdye gider yata yata oynardı.
ayrıca salahın tam istediği oldu arabistana gitmeyi çok istiyordu küçük arabistana geldi.
son iki sezondur fb, gs, bjk deli para harcıyor sonları yine bankalar birliği olacak.
+2
my fault
(06.08.26)
bunu futbol perspektifinde gormemek lazim. akp'nin halk nezdinde kaybettigi halk destegini/gucunu futbol uzerinden iteklemesi olarak goruyorum. kante'nin alinmasi simdi bu. direkt hukumetin kendilerine yol yapma/gundem degistirme transferleridir.
-2
buenosdias
(06.08.26)
büyük ihtimalle sonu Zaha gibi olacak, büyük beklentilere gebe. bunları karşılayamazsa seneye gönderirler.

zaten potansiyeli olsaydı bonservisi elinde gelmezdi.
0
duyuruuser
(06.08.26)
Salah premierlig hariç her takımda iş yapar. Liverpool takımı yıllarca salah üzerine kurdu. Yani salahın istediği sistem olmazsa pek katkı veremez. Arada bir 2 gol atar o. Ama şu an herhangi bir ülkede ortalama bir takıma salahı versen almayacak takım yok. Biraz orta seviye takımlar bu tarz egolarla uğraşmak istemez. Bence trabzonda iş yapar.
+1
mikahakkinen
(07.08.26)
(16)

Sallıyorum

ananiyimioguz
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim."Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya
Bu kelime size de rahatsız edici gelmiyor mu? Yoksa ben mi fazla hassas düşünüyorum, bilemedim.

Ekipte bir abimiz var 10 kişilik toplantıda sürekli sallıyorum da sallıyorum... yahu git ötede salla kardeşim.

"Atıyorum" dese neyse bi nebze normal gelecek. Hatta ben onun yerine "misalen söylüyorum" veya "örnek veriyorum" derim mesela.

Kısa istiyorsan örneğin... de, misal... de, varsayalım... de ne bileyim yani "sallıyorum" nedir abi.

Edit: Bu arada mesela "sallamasyon" rahatsız etmiyor ama nedense "sallıyorum" pis geliyor.
-9
ananiyimioguz
(06.08.26)
Hoş değil bence de.
-1
mutekebbir
(06.08.26)
Ben de düşündüm şimdi, daha çok mesela kullanıyormusum.ama atıyorum veya sallıyorum diyenden de rahatsız olmadım hiç.
+1
etna
(06.08.26)
Neden abi neden? Geçen de birisi niye den rahatsız oluyordu. Rahatsız olacak başka şey mi kalmadı
+3
Rondak
(06.08.26)
ekmeğini dilden kazanan yılların edebiyat öğretmeni ve kelimeler üzerine düşünmeyi hobi olarak da çok seven biri olarak herhangi bir kelimenin itici veya çekici gelmesi hakkındaki görüşüm şudur: kelimeleri itici veya çekici yapan şey çoğunlukla kullandıkları bağlam, yer, zamandır. eğer bir kelime bir dilde varsa, o gereklidir, olması gerektiği için var olmuştur.

ortam ve hitap edilen kişiler daha ziyade itici, sevimli algısını bizde oluşturur. yani en azından benim açımdan öyle. sallıyorum, örneğin, söz gelimi, varsayalım, söz temsil vs vs. bunların hepsini yerine göre, ortama göre, kişilere göre kullanırım. tahminime göre çevrenizdeki kişiler bağlamdan bağımsız olarak çoğunlukla ''sallıyorum'' u kullanınca sizde bir antipati oluşmuştur.

hatta el yükseltiyorum bir kelimeyi bozup, deforme edip, karikatürize edip kasıtlı olarak telaffuz hatası yapmak bile sempatik bir hava katar gene yerine göre. her neyse hiçbir kelime rahatsız edici değildir. rahatsız edici yapan başka unsurlardır. kamu spotu: kelimeleri seviniz, kullanınız. bu sıcak günlerde dilin zenginliğini kullanarak yaptığınız sohbetlerde farklı farklı kelimeler kullanınız. çünkü onlar biz kullandıkça varlar.
+3
wilhelmwasmuss
(06.08.26)
Siz abinin sallamasından değil abiden rahatsız olmuşsunuz. Atıyorum dese de siz kıl olursunuz.
+3
mikahakkinen
(06.08.26)
tamamen aynı görüşteyim. 'atıyorum'u arada kullanıyorum (azaltmaya çalışıyorum ama) ve duymaktan da rahatsız olmuyorum; ancak sallıyorum'a aşırı uyuz oluyorum. çok varoş bir ifade hissiyatı yaratıyor.
-2
lil siztah
(06.08.26)
@mikahakkinen, hayır ya adamı severim sadece ondan çok maruz kalınca iyice rahatsız etmeye başladı. Yoksa mesela bir youtuber ı izliyorum o da çok kullanıyor, bana kaba ve varoş geliyor +1 @lil siztah
0
🌸ananiyimioguz
(06.08.26)
Rahatsız etmez ama çeşitlendirilmesi hoşuma gider. Yani her defasında sallıyorum demek yerine mesela, örneğin, atıyorum, sallıyorum vs gibi farklı seçenekler arasında rotasyonlu şekilde kullanmak daha güzel geliyor kulağa.
0
nundu
(06.08.26)
Sevmeyince yük olur karınca,
Sevince filler karınca.

Adamdan gıcık almışsın sadece.
0
ground
(06.08.26)
bazılarının ağzına yapışıyor ve sürekli söyleyince itici oluyor. "atıyorum" kelimesi için de geçerli aynı şey. bunlar bir de ağzını yaya yaya atıyorum veya sallıyorum der iyice itici olurlar.
0
abelardo
(06.08.26)
Atmak ya da sallamak.
İkisi de itici. Özellikle sallamak, daha argoya kaçıyor.
Neyi sallıyorsun yani?
+1
pro9it9is9
(06.08.26)
Atiyorum
Mesela
Ornegin
Diyelim

Bunlar salliyorumdan daha populer, yaygin. Salliyorum epey nadir bir kullanim gibi duruyor.
0
baldur2
(06.08.26)
Normalde pek rahatsız olmuyorum ama iş görüşmesinde örnek verirken "sallıyorum" veya "atıyorum" diye cümle kuranları garipsiyorum.
Bu adaylar nerede ne demesi gerektiğini tam kestiremiyorlarmış gibi geliyor.
0
burfak
(06.08.26)
Hiç rahatsız etmedi, etmez.

Bizi rahatsız eden şeyler aslında daha çok kendimizle de ilgili bir şey söylüyor olabilir.

Nasıl hissettiriyor sizi bunu duymak, ne zaman kimden duydunuz da rahatsız hissettiniz, o kişiyle normalde ilişkiniz nasıl, mesela çok sevdiğiniz bi arkadaşınız da ya da kardeşiniz vs söyleyince de aynı şekilde rahatsız oluyor musunuz?

Bi yöneticim vardı. Daha önceki işyerimde yaptığımız bi işi/başarıyı anlatırken “biz şu ödülü almıştık, şunu yapmıştık” falan diyince çıldırıyordu adam. Biz değil ben diyeceksin diye. Yanı tek başıma almamışım ki ödülü ekipçe almışım tabii biz diyeceğim.
İnanılmaz bir ego, adam başkasının biz demesine bile sinirleniyor.

Tamamen böyledir demiyorum sizin için ama bi düşünmek iyi olur bence. Başka hangi ifadeler rahatsız ediyor sizi, ne hissettiriyor..
0
selenophile
(06.08.26)
"Sallıyorum, atıyorum" kelimeleri ile "örnek veriyorum, mesela" kelimeleri aynı anlamı karşılamıyor. Daha doğrusu ben farklı yerlerde kullanıyorum.

"Örnek veriyorum" daha çok doğru ifadelerden bahsederken kullanılıyor. Verdiğim örnekte gerçek değerler kullanıyorum.
Örn: Altının hiç kar getirmediği dönemler oldu, örnek olarak 2011'de altın alanlar 2016'da ilk defa kara geçti.

Altın gerçekten de 2011-16 arasında yataya bağladı. Başka dönemler de var ama ben bu kısmı örnekledim.

"Atıyorum" da ise örneğin doğruluğu önemli değil. Karşı tarafın kıyaslama yapabilmesi ve somutlaştırması için kullanıyorum. Senaryo üretiyorum yani.
Örn: X firması her zaman daha çok maaş verir, atıyorum diğerleri 80-90 bin maaş veriyorsa X 90-100 bin verir.

Burada benim piyasadan haberim yok, maaşlar daha düşük ya da daha yüksek olabilir. Değerleri attım çünkü önemli olan X'in diğerlerinden yüksek maaş verdiğini vurgulamak.

Evet, sallıyorum biraz daha kaba kaçıyor, atıyorum daha fonetik ve uyumlu.
+2
iustitia omnibus
(06.08.26)
pro ortamlarda ben de takılıyorum bu kelimeye. "atıyorum" bir nebze kabul edilebilir ama "sallıyorum" rahatsız edici. arkadaş ortamında kabul edilebilir.
0
exlibris
(06.08.26)
(5)

KKTC'de evlenmek sorun yaratır mı?

asklambac
Merhaba,nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?teşekkürler.
Merhaba,
nişanlımla KKTC'de evlenmek istiyoruz. ilerde bu bir sorun teşkil eder mi? (KKTC bir çok ülke tarafından tanınmadığı için soruyorum esasında.)

aynı zamanda TC vatandaşı olup KKTC'de evlenen tanıdığınız çiftler var mı?

teşekkürler.
0
asklambac
(03.08.26)
Tecrübem yok ama evliliğinizi Türkiye'de nüfus müdürlüne işletmezseniz ilerde yurt dışında sorun yaşamanız muhtemel. Atıyorum oturum izni alacaksınız, eşiniz için de alırken evlilik belgesi isterer (Formül B). Bunu Türkiye'den almanız gerekir. KKTC'den alacağınız belgeyi tanımazlar. Türkiye'den alabilmeniz için de evliliğinizi Türkiye'de tescil edilmiş olması şart.
0
himmet dayi
(03.08.26)
Oturum, vatandaşlık gibi işlemlerde sorun çıkabilir. KKTC vatandaşları bile Türkiye ya da başka bir yerde nikah kıyıyor ki rum tarafı imkanlardan faydalanmak için.
0
eisberg
(03.08.26)
KKTC de evlenirseniz sadece KKTC tarafından tanınan ülkelerde evli sayılırsınız ve yarın öbür gün bir şekilde boşanırsanız KKTC'de yine sadece onu tanıyan ülkelerde boşanmış sayılırsınız. Mesela, Fransaya yerleşeceksiniz, aile birleşimi vs kullanamazsınız. Aile olmanın getirdiği haklardan seyahatte vs bile faydalanamazsınız çünkü onlar sizi evli saymıyor olacak gibi gibi. ben sizin yerinizde olsam eğer devamli ikametim KKTC değilse asla böyle bir işe kalkışmazdım.
0
sirkelimon
(03.08.26)
Heyecan ariyorsaniz Bratislava ya da Prag Büyükelçiliği'nde evlenin.
0
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
Amac ne yani? Niye kendine zorluk cikarmak istiyorsun ki?
0
baldur2
(03.08.26)
(18)

Tanışmak için masanıza gelsem kabul eder miydiniz?

architects creed
Yedit: kısaltma. Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size
Yedit: kısaltma.
Yaşadığım yerde arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmak istiyorum. Sohbet başlatmakta zorlanmıyorum ama insanların çoğu kafelerde kendi grubuyla oturuyor.

Siz arkadaşlarınızla otururken yanınıza gelip:

“Merhaba, burada pek arkadaşım yok ve yeni insanlarla tanışmaya çalışıyorum. Size katılabilir miyim?”

desem ne düşünürdünüz? Garip veya rahatsız edici mi bulurdunuz, yoksa “gel otur” der miydiniz?

Kamplarda bu şekilde insanlarla tanıştım ama normal kafede nasıl karşılanır bilmiyorum. Siz yeni insanlarla nasıl tanışıyorsunuz?
📊 Merhaba, bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?

Bu anket sona erdi. 59 oy kullanıldı.

0
architects creed
(02.08.26)
Ne uzattın yaaa bırbırbır. Masama gelirsen ayağına sıkarım.
-6
gobekliraki
(02.08.26)
Tipine konuşmana vs göre değişir
+3
kisa
(02.08.26)
Dünyada her şey algıdır. İlk anda karşındaki enerjini nasıl algıladı onunla alakalı. Bir de şimdi atıyorum masada çok gergin bir konu konuşuluyordur, sen sevgi kelebeği olarak gelirsen ters teper. Her şey o ana bağlı.

Ha ben her halukarda buyur gel otur derim de herkes ben değil.
+4
fikrim sabit degil
(02.08.26)
kabul ederim niye etmeyeyim, icecegi vs de ben soylerim hatta. bir tavsiye olarak; kiraathanelere (bizdeki adiyla "kahve") gitmeyi deneyebilirsin. hem guzel cayi ucuza icersin hem sohbet baslatma olasiligin cafelere gore cok daha yuksek olur. "bu bölgede hiç arkadaşım yok, sosyalleşmeye çalışıyorum, tanışabilir miyiz?" demene gerek bile yok. samimiyeti ilerletip kagit oyunlarina oyuncu veya yanci olarak da katilmayi dusunebilirsin.
0
arakaali
(02.08.26)
Yaklaşımına, tipine, samimiyetine bağlı
+1
cccbehzatccc
(02.08.26)
Söylediğin şekliyle olmaz da,
Başka yer olmayan bir anda, yer olmamasını bahane edip oturabilir miyim deyip, oturduktan makul süre sonra havadan sudan bir konu açıp oradan devam edilebilir. Ama cümlelere sanki Türkçesi yokmuş gibi öyle İngilizce kelimeler sokuşturursan, başkasını bilemem de ben tepki gösteririm.
+1
Mirket
(02.08.26)
yazdıklarının tümünü okumadım, çok uzun.

buyur gel otur derim ama umarım çok uzatmıyorsundur.
yazdığın gibi konuşuyorsan oyumu buyur gel'den basgitlan'a çekerim.
+1
biseysorcaktim
(02.08.26)
Benim de sosyal anksiyetem var arkadaş, öyle durup dururken kimseyle tanışmak istemem açıkçası.
0
peki madem
(02.08.26)
Fuck off derim
-3
Purple life
(02.08.26)
çok weirdo bi hava veriyorsun. gerçekte de böyleyse, denemeni tavsiye etmem
+1
kel aynak kusu
(03.08.26)
ya olabilir de böyle needy "hiç arkadaşım yok" şeklinde giriş yaparsan insanlar seni kırmamak adına bir süre idare eder ama kalıcı bir arkadaşlık kuramazsın.
+1
orpheus
(03.08.26)
Tipine bağlı tamamen. Görüntün güzelse eve bile çağırırlar kötüyse yok tşk der yüzüne bile bakmazlar
-1
artıküyeolmakistiyorum
(03.08.26)
tip, üslup, giyim kusam belirleyici. sigara kullanip kullanmamasi bile belirleyici. kisa+1
+1
konusma ben konusuyorum daha bitirmedim
(03.08.26)
bu işte cinsiyet önemli. karşı cins iseniz kabul etmem. erkek iseniz bu şıktakilerin hiç birini söylemem. eğitim meslek önemli. bu bir gerçek arkadaşlıkta bile, davul dengi dengine atar.
+1
mikahakkinen
(03.08.26)
Her ay 15-20 gün yurtdışında oluyorum, haliyle tek başıma takıldığım çok oluyor. Bazen barda yan tarafın konuşmasına kulak misafiri olup muhabbete kaynak yaparak sosyalleşiyorum. Daha ters tepmedi hiç, tanımadığım birisi durduk yere masama gelmek istese koruma moduna geçerdim, öncesinde ufak bir uzaktan sohbet gerekiyor.
+2
kimlanbu
(03.08.26)
Duyurunun çoğunun neden bu kadar yalnız olduğu anlaşılıyor. Ben umursamam buyur otur dostum derim.
0
aloha snackbar 3
(03.08.26)
Cinsiyet önemli +1
Kadınsanız buyrun derim, muhabbet sarmıyorsa daha sonra görüşmem.
0
ekimoloji
(03.08.26)
"Selam hic arkadasim yok sizinle arkadas olabilir miyim"

Asiri sacma ezikce yapay ve mekanik bir giris.

Onun yerine ya burada yeniyim, hangi restoran ve barlari tavsiye edersiniz seklinde bir soru daha mantikli olurdu.
0
baldur2
(03.08.26)
(12)

avrupa şehirleri haricinde en beğendiğiniz şehir

eileengray
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
bu zamana kadar avrupa kıtasındaki şehirler haricinde gittiğiniz ve en çok beğendiğiniz şehir hangisi oldu? kesinlikle tekrar giderim dediğiniz bir şehir var mı? turistik ziyaret amaçlı.

türkiye’deki şehirler de kapsam dışı.
0
eileengray
(26.07.26)
Saint Petersbourg.
0
logisticsmanager
(26.07.26)
Sydney
0
baldur2
(26.07.26)
Büyük şehir değil ama omatepe Nicaragua - bence dünyadaki cennet burası
0
euteamo
(26.07.26)
İsfahan
0
dedim ben sana
(26.07.26)
şangay
busan
ny tabi
0
gurur
(26.07.26)
Santa barbara
0
gadlemler
(27.07.26)
Vancouver, BC.
kanada'nin acik ara en guzel sehri.
0
cooperr
(27.07.26)
long beach'i çok sevdim ben.
büyük şehir.
deniz kıyısı.
orange county'e de yakın.
fırsatım olsa zevkle yaşardım.
aşırı zengin olsaydım laguna beach de cennet.
0
rain when i die
(27.07.26)
Tiflis
0
devilone
(27.07.26)
St. Petersburg, Marakeş, Cusco
0
plastic_angel
(27.07.26)
st. petersburg ve sydney
0
soylulardanbus
(27.07.26)
Rio de Janeiro, Sydney, Cape Town, Mexico City, Osaka.
Kücük sehir cok var da bunlar büyük sehir olarak asiri eglenip mukemmel vakit gecirdigim yerlerden bir secki
0
kuehles blondes
(27.07.26)
(4)

Adidas,Nike,Puma hangisi daha önde?

mikahakkinen
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
Tshirt, ayakkabı, spor malzemesi bakımından sizce en kalitelisi hangisi? Diğer markalar hariç. Skechers, Mizuno, New Balance vb.
📊 Hangisi daha kaliteli?

Bu anket sona erdi. 31 oy kullanıldı.

-1
mikahakkinen
(26.07.26)
Şu markanın şu ürününün şu modeli şu bakımdan çok iyi diyebiliriz de, şu marka her bakımdan diğerlerini döver demek bence mümkün değil.
+2
Mirket
(26.07.26)
Adidas bence.
0
baldur2
(26.07.26)
Adidas ve Nike arasında tercih yapamıyorum. Biraz modele ve kullanıma bağlı aslında. Ama Puma en kötüsü bence. Çok çabuk yıpranıyor.
0
elorelia
(26.07.26)
baslangicta adidas'ti. sonra piyasaya nike girip uzakdogunda fason uretim yaptirip dunyaya itelemeye baslayinca onlarla rekabet edebilmek adina onlar da kaliteyi dusurdu. su anda maalesef ucu de cok kaliteli degil.
0
antikadimag
(27.07.26)
(5)

"Tell me what is your name." cümlesi doğru bir cümle mi?

santimantal
Yoksa gramer hatası var mı?Noun clause'larda böyle bir yapı olmaz diyorsanız belli bir dil bilgisi kaynağı ile kanıtlayarak söyleyebilir misiniz?Diğer Hint-Avr. dillerinden de örnek verebilirseniz sevinirim.
Yoksa gramer hatası var mı?
Noun clause'larda böyle bir yapı olmaz diyorsanız belli bir dil bilgisi kaynağı ile kanıtlayarak söyleyebilir misiniz?

Diğer Hint-Avr. dillerinden de örnek verebilirseniz sevinirim.
0
santimantal
(25.07.26)
Tell me what your name is.

Indirect question olduğu için subject+verb oluyor.
+4
logisticsmanager
(25.07.26)
I know who you are, kim olduğunu biliyorum, are en sonda, bundan aklında kalabilir
-4
arbre
(25.07.26)
Almanca da

Sag mir, was dein Name ist.
+1
Purple life
(25.07.26)
come ti chiami?
how (do) you call yourself?

dimmi come ti chiami.
tell me how you call yourself.

dimmelo!
tell it (how you call yourself) to me
tellmeit gibi

kısaca İtalyanca’da farklı olsa da sorduğunuz öbek cümlede objeye dönüşüyor.
0
eileengray
(25.07.26)
Tell me, what is your name?

Tell me what your name is.

Ikisi de dogru, yazi dilinde virgulle, konusma dilinde tonlama ile ayirt edilir.
+5
baldur2
(25.07.26)
Download on the App Store Get it on Google Play
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.