Giriş
(23)

Hayatın amacı nedir ? Sizin hayat amacınız ne ?

sassot
Hayatın amacı ya da sizin hayattaki amacınız nedir ?
Hayatın amacı ya da sizin hayattaki amacınız nedir ?
0
sassot
(24.11.22)
Sayginlik ve otorite sahibi olmak. Guclu olmak. Basarili olmak. Beni mutlu eden seyler.
0
sekerler diyarinda bir ruya
(24.11.22)
hedefler ve planlar güzel şeyler ama "hayat amacı" mefhumunu her zaman saçma bulmuşumdur. benim hayatımın bir amacı yok. kalbinin sadece tek bir yanlış hareketiyle 10 saniye içinde yok olabilecek veya sokakta yürürken durduk yere gtüne sustalıyı yiyebilecek bir canlıyım. o kadar önemli olduğumu düşünmüyorum. kafam rahat, mutlu, insanlara zarar vermeden yaşamak benim için yeterli eğer amaç sayılacaksa.
0
mark greg sputnik
(24.11.22)
I like to have a good time
Any of my friends will tell you
So if you confront me with stupidity
I'm doubly angry at you

demiş şair.

Budur, bu olmalıdır.
0
habarbey
(24.11.22)
Hayatın amacının kesinlikle başarı olduğunu fark ettim. ne yaparsanız yapın, başarıyla yaparsanız saygı görüyorsunuz. küçükken en uzağa tükürmeyi başarmaktan, iyi bir masa tasarlayan marangoz olmaya kadar, her başarınız insanların gözünde sizi yüceltiyor. dostluklarınız daha kalıcı oluyor. herhangi biri olmamak, benim şu hayatta en önemsediğim şey. o yüzden başarılı insanların önünü kesmeye çalışanlar kötülerdir. o kişi hayattaki amacını gerçekleştiremesin isterler.

mutlu bir birliktelik de bence kişiyi tamamlıyor. bahsettiğimiz saygınlık, bu açıdan da önemli. yoksa her yer berkecan dolu, her yer instagramda öpücük pozu veren kız dolu..
0
lovemyself
(24.11.22)
Ya herro ya merro.
Benim de siradanliga, rutine, dumduz hayata tahammulum azaliyor artik.

dolar milyoneri olup geri kalan hayatimi dopdolu bir sekilde yasayacagim, hedef bu. Paranin getirdigi guc ve sayginlik paha bicilemez.
0
baldur2
(24.11.22)
Amaç ya da hedef ulaşılabilir, ulaşıldığında yenisi olmadığında da hayalkırıklığı yaratabilir şeyler. O yüzden hayatı bir veya birkaç amaç / hedefe bağlamamayı öğrendim ben. Aslolan "anlam". Eğer kişi hayatının anlamını bulabilirse (ki tek değil, birkaç tane de olabilir) her ne yaparsa yapsın o anlamı gerçekleştirebilir. Bence...
0
charbiel
(24.11.22)
Kendini gerçekçi şekilde tanımak, tanıdığın kişiyi sevmek, sevecegin eylemleri keşfetmek, sonuçtan değil süreçten keyif almayı öğrenmek.

Bkz. Şimdiki Zaman
0
hasmetizm 2046
(24.11.22)
Bu konuda coğrafya bir faktör bence. Dolayısıyla bulunduğumuz coğrafyada amaç HUZUR olmalı. Eğer yeterli huzuru yakalayabilirsen sonrasında onun etrafına istersen ekstra heyecan, istersen ekstra huzur sosu serpebilirsin, şekillendirebilirsin. Ama huzur temeli olmadan başka amaçlara yönelirsen hep biraz eksik kalırsın, yıpranırsın. Atıyorum bir Norveç'te doğsan huzur default olarak gelir zaten, orada gidip en riskli spor ne kardeşim? yamaç paraşütü mü? tamam getir bana oradan eğitimi, yamaç paraşütçüsü olucam diye gezinebilirsin, birisi de ne yapıyor bu demez. Ama burada adama gülerler.

www.hizliresim.com
0
onemoremile
(24.11.22)
orient blue
(24.11.22)
mutlu olmak, sevdiklerimi mutlu etmek. öldükten sonra beni hatırlasınlar gibi bir derdim yok. mutlu mesut yaşayayım, insanlar beni gördüklerinde içten gülümsesinler, mutlu olsunlar, bol para kazanayım ve bunu güzel harcayayım, tatiller yapayım, en son da datça'ya küllerimi savursunlar. snorkelle dalan uzun sarışın bir elf güzelinin kulağından içeriye girsin bir parça külüm. iskelede tek ayak üzerinde sekerek çıkarmaya çalışsın, avucuna düşeyim, beni üzerine silsin.
0
gabe h coud
(24.11.22)
@sekerler diyarinda bir ruya, arkadaş homelander herhalde.
başarı diyen herkes bana özgüvensiz ve övgüye aç gibi geliyor.

ben yaşanan zorlukların ardından gelen ferahlık ve mutluluk hissini seviyorum beni ruhen diri tutuyor.

masallardaki gibi sevdiğimle upuzun bir ömürle sağlıkla mutlu olmak..

sakinlik ve huzur.
0
Hallegadola
(24.11.22)
haz. yani dopamin. her şey buna çıkar.
0
bugisme
(24.11.22)
Yaşlılıkta dönüp baktığımda yaşadığım hayattan tatmin olayım, mutlu olayım. "Ulan bunca yılı bomboş, teneke gibi yaşamışım" demeyeyim. Bu kimi için title, kimi için gezmek, eğlenmek olabilir; bende birkaçı birden. Yani dengeli olsun hayatım; işkolik de olmayayım, gezicem diye kendimi de paralamayayım. Little little right into the middle hesabı.

Giderken "e tamam olduğu hali güzel. Yaşadık, bitti." diyebileyim.
0
mor oje
(24.11.22)
hayatın amacı mutlu olmaktır. herkesi bambaşka şeyler mutlu eder. dolayısı ile herkesin cevabı farklıdır.
0
duyurukullanıcısı
(24.11.22)
kişiye göre değişir. kimine göre mal sahibi olmak, kimine göre otorite sahibi olmak, kimine göre ünlü olmak vb. herkes mutlu olmak der. ancak çok sağlam bir para, mutlu bir aile ve her şeyi yapabilecek gücün bile olsa amacına ulaşmamış sayabilirsin kendini.
@onemoremile +1 coğrafya kaderdir bu da önemli bir etken.
benim için saygınlık, otorite, başarı falan amaç değil.
0
mikahakkinen
(24.11.22)
insan oldugumu unutturmayacak kadar az stresle yasamak.
0
c1b2k3
(24.11.22)
kendini gerçekleştirme becerisi. mal, mülk, parasal olaraktan ziyade insanlık olarak.
0
evimin paspasi
(24.11.22)
Bilmiyorum. Henüz "amacım şu" dediğim bir şey yok.
30 yaşındayım, bu saatten sonra bulabilirmiyim bilemiyorum. Zor gibi.
0
hayalhayal
(24.11.22)
2017 senesinde 35 yaşıma geldiğimde(89 doğumluyum) yaptığım tek aktivitenin kitap okumak olmayacak demiştim. O günden bugüne kadar yemesi, içmesi, yurt içi/dışı gezmesi gerçekleşti.

Şimdi ise 40 yaşıma geldiğimde pişman olmayacağım bir hayata sahip olmak istiyorum.
0
put it in your appropriate place
(24.11.22)
Hayatin amaci yok.

Hayatimin da bir amaci yok. Olmasini da istemiyorum. Yarin icin bir amacim var, bu gün icin koydugum bir hedef de var ama öyle tüm hayatimi anlamlandiracak yüce bir amacin pesinden kosmuyorum. Kosmayi da sacma buluyorum.
0
buf-e kür
(24.11.22)
1) yok.
2) yok.
0
sparkle kiddle
(24.11.22)
Amacım yok. Olması gerektiğine inanmıyorum.
0
jazzabel
(24.11.22)
Allah'a kulluk etmek
0
beemaker
(25.11.22)
(17)

Evlenmeyecek olanları yaşlanınca nasıl bir hayat bekliyor?

burnley
Hiçbir zaman evlenme hevesinde bir adam olmadım. Ama tabii şu an halen genç sayılırım, uçuyorum kaçıyorum. Kendime yetebiliyorum. Ama bazen bu işin yaşlılık faslının da geleceğini hatırlayınca kafam karışmıyor da değil hani...Şu an benim gibi evlilik fikrine sıcak olmayan insanlar; ileride yaşlanınc
Hiçbir zaman evlenme hevesinde bir adam olmadım. Ama tabii şu an halen genç sayılırım, uçuyorum kaçıyorum. Kendime yetebiliyorum. Ama bazen bu işin yaşlılık faslının da geleceğini hatırlayınca kafam karışmıyor da değil hani...

Şu an benim gibi evlilik fikrine sıcak olmayan insanlar; ileride yaşlanınca ve mesela hastalanınca sizin iyi olabilmeniz için bir çorba yapanınızın bile olmayacak olması, kötü gününüzde arayıp soran, yanınızda olan çocuğunuzun, torununuzun olmayacak olması gibi şeyler sizi ürkütüyor mu? Veya yalnız ölmek? Bu hayatın yaşlılık döneminde yalnızlık, nasıl olacak?
0
burnley
(18.11.22)
Ürkütmüyor da arada bir tribe sokuyor bu tarz düşünceler; sonra hayatı ve kendimi fazla ciddiye almaya başladığımı fark edip kendime geliyorum. Çorba morba değil de, sevme ve sevilme hissini unutmak/hatırlayamamak korkutuyor beni.
0
vedatchilipeppers
(18.11.22)
huzurevinde takilacagim galiba.
0
spherical
(18.11.22)
yalnızlık övecek tipler gelmeden söyleyeyim. ilerleyen zamanlarda yalnızlık ciddi sıkıntı olacaktır.
0
tantunisultansuleyman
(18.11.22)
Ürkmüyorum çünkü şu anda da arayanım soranım, yardım edenim yok. Yalnızlık, birilerinin yanında yalnız hissetmekten daha kötü bir şey değil.
0
ruhen hastayim ben
(18.11.22)
Evlenince de sana bunları yapmak zorunda değiller. Garantisi yok yani. Ayrıca bu başkasına iş yaptırma beklentisi oluyor.
0
seaman
(18.11.22)
ben de benzer bir düşüncedeydim eskiden ama güzel bir birlikteliği tattıktan sonra insanın tekrar yalnız hayata alışması çok ama çok zor. o yüzden hiç öyle bir düşüncem olmasın diye kasıyorsan, o zaman pek bu işlere girmemekte, yalnız devam etmekte fayda var.
0
roket adam
(18.11.22)
çok çok uzun süredir yalnız yaşayan biri olarak kendi kendime bakma fikrine fazlasıyla alışmış durumdayım. şu an istanbulda yaşıyorum muhtemelen 10-15 yıl sonra annemlerin yanına döner düzenimi orada kurarım. hem onların yaşlılığında rahat etmelerini sağlarım hem de ben daha sakin, maddi kaygılardan uzak bir hayat yaşarım diye düşünüyorum.

bizim ailede yaşlılar ölene kadar kendi kendilerine bakabilecek durumda oldu hep, bu yüzden algım kim bana bakacak şeklinde değil. gücüm yettiği kadar kendime bakarım, olmazsa da huzur evi, bakım evi gibi alternatifler beni korkutmuyor. yaşayıp göreceğiz tarzında ilerliyorum.
0
hypathia
(18.11.22)
''Şu an benim gibi evlilik fikrine sıcak olmayan insanlar; ileride yaşlanınca ve mesela hastalanınca sizin iyi olabilmeniz için bir çorba yapanınızın bile olmayacak olması, kötü gününüzde arayıp soran, yanınızda olan çocuğunuzun, torununuzun olmayacak olması gibi şeyler sizi ürkütüyor mu?''

Torun ve çocuk olduğunda arıyorlar mı? Dayım öldü, yengenim 2 çocuğu da yurtdışında. Kendisi parkinson hastası. Kendi kendini idare ediyor.

Ben de yalnızım. Her işimi kendim yapmaya alışkınım ama annem mesela hem bana hem babama aşırı bağımlı. Hayatı başkalarına endeksleyince ne atmden para çekmeyi öğrendi ne yalnız otobüse binmeyi.
0
Kahvedesu
(18.11.22)
Çocuğunun, torununun olmaması, olsa bile hayırsız olması, çorba yapacağını umduğun kişinin senden önce ölmesi, ölmese bile onun daha çok çorbaya muhtaç hale gelmesi gibi olasılıkları da gözardı etmemekte fayda var.

Her yaşta, her durumda elini uzatacak, her an elini uzatacağın, en az dört arkadaş biriktirmek çok daha hayırlı olur dediklerin için.
0
Mirket
(18.11.22)
"Evlenip çoluk çocuk olsa en azından bize bakarlar" düşüncesi varmış gibi geldi. Öncelikle, çoluk çocuk olması, bakacakları anlamına gelmiyor. Bence bakmak zorunda da olmamalı ama bu benim düşüncem.

Bu konuda çok fazla bilinmeyen var. Evlenip de istediğiniz gibi yürümemesi, belki hastalanınca sizi terk edebilir vs. O yüzden bu düşüncelere uzun süre takılı kalmamak gerek.

İleride, özellikle iyice yaşlanıp hastalanınca sorun olacak mı? Evet. Ben şahsen en azından bir süre iyi bir huzurevinde kalabilecek kadar bir miktarı ayırmak iyi olacak diye düşünüyorum kendi açımdan.
0
henchman
(18.11.22)
gecen sene arkadasimla konusuyorduk. acaba cocuk mu yapsam tasiyicidan veya evlat mi edinsem en azindan yaslaninca yanimda birileri olur dedim. cevabi "ahahahahaha cocugunun yaslaninca sana bakacagini saniyorsun yani cok komik" oldu. hakli mi bilmiyorum ama neticede hala cocuksuzum.
0
hot potato
(18.11.22)
45-50 yaşında ölürüm diye düşünüyorum, yalnız kalacak kadar yaşlanacağımı sanmıyorum. ayrıca ilişki de yaşadık, onu da gördük yani. her eş/sevgili hasta olunca çorba yapacak türde insanlar olmuyor. kaldı ki bu düşünce yapısını sağlıklı bulmuyorum ben. yalnız kalmayayım diye hayat birleştirilmez. bunlar emek isteyen işler. hastalandığında çorba istiyorsan sağlığında sabah akşam o ilişki için çabalaman lazım. bende o g*t yok. zaten ilişki anlamında b*k gibi bir insan olduğuma kanaat getirdim. kimseden bi şey beklemiyorum. bi kadın beni hoş bulursa, çekici bulursa çok teşekkür eder ve mutlu olurum. o kadar. çorbanla mı doğdum bedduanla öleyim hesabı, ne kadar yaşarsak yaşarız işte. yaşlanınca herkes yalnızlaşıyor zaten, huzurevi olur başka yer olur bi şekilde kendimize en azından kankito ediniriz diye düşünüyorum. kaldı ki dediğim gibi 60 yaşın ötesini görmek gibi bir fikrim yok, istesem bile göreceğimi sanmıyorum.
0
mark greg sputnik
(18.11.22)
İnsan evlenip, çoluk çocuğa karıştığında hastalığında ya da yaşlılığında etrafında birileri olacak anlamına gelmiyor. Her insanın bir seçim hakkı var ne yazık ki. Çok sevgi dolu bir evliliğiniz olsa dahi eşiniz size bakmak istemeyebilir, bakacak durumda olmayabilir, sizden daha hasta olabilir vs vs. O yüzden de ne yazık ki evlilik yalnızlığın kesin çözümü değildir.

Fakat dost ve arkadaş bu anlamda önemli. Dostluk ve arkadaşlıkta vefa, birliktelik, yakınlık bir sözleşme ile değil duyguyla sağlanır. Genelde de eşlerden ziyade onlar daha çok çorba, yanında olma işlerinde iyi oluyorlar. O yüzden sosyalleşme, iyi ve sağlam arkadaşlık / dostluk kurma bu noktada elzem.

Kısaca evet ürkütüyor, o yüzden de kimsem kalmazsa belli bir yaşta huzurevine geçip orada takılmayı planlıyorum.
0
charbiel
(19.11.22)
Yaşlanınca evlenmek
0
ikikerekac
(19.11.22)
evlilik övücü arkadaşlar yaşlanınca çocuklarının kendilerine bakacaklarından nasıl bu kadar emin olabiliyorlar merak ediyorum. yahu bir bende yok bu yalnızlık korkusu heralde.
0
nothing in my way
(19.11.22)
Bizim yaşlılığımız 30 sene önceki yaşlılık gibi olmayacak. Param varsa yaşlılık en son derttir benim için.
0
oyokbuyoknevar
(19.11.22)
gencligimizi yasadik da yasliligimiz kaldi :)
0
baldur2
(19.11.22)
(13)

İnsanlar nasıl güvenip de dükkan kiralıyor?

ananiyimioguz
Kurumsal firmalar bir yeri kiraladığında mesela 10 yıl anlaştı diyelim tapuya şerh koyuluyormuş adam orayı satamaz veya satsa bile yapılan anlaşma geçerli diye.Ama kurumsal değilseniz siz 5 yıl da anlaşsanız 10 yıl da anlaşsanız eğer mal sahibi dükkanı satarsa siz normalde 10bin kira verdiğiniz yere
Kurumsal firmalar bir yeri kiraladığında mesela 10 yıl anlaştı diyelim tapuya şerh koyuluyormuş adam orayı satamaz veya satsa bile yapılan anlaşma geçerli diye.

Ama kurumsal değilseniz siz 5 yıl da anlaşsanız 10 yıl da anlaşsanız eğer mal sahibi dükkanı satarsa siz normalde 10bin kira verdiğiniz yere 20 bin isteyebilir normalde resmi %40 mesela ama onu kabul etmeyebilirmiş.

Bir dükkan sahibi dedi ki ben sizle öyle %10 %20 anlaşamam enflasyon var dedi. tefe tüfe oranlarına göre anlaşırım dedi. O da seneye %20 mi olur %80 mi bilemem dedi. Biz de dedik ki kira şimdi 10 iken hesaplarımıza uyuyor ama seneye 18 olursa ondan sonra da 30 olursa falan bu şekilde biz işin içinden çıkamayız.

Dedik ki mesela bir tane yaşlı amca bulduk dükkanını 5 e kiraliyor. %20 artış ile anlaşırım o benim için uygun benim parada gözüm yok dedi, biz böyle bir yer arıyoruz. Çünkü önümüzü görmemiz lazım dedik. Ama o dükkan bize küçük geldi zaten anlaşamadık dedik.

Adam da dedi ki belki o insan sözünün eridir o oranda sabit kalır ama bunu herkes size kiralatmak için böyle diyebilir. Ben de derim tamam %10 artışla başlatalım.. ama çevredeki kiralar 2 kat artarsa ben dükkanı bir akrabama, emlakçıya devrederim geri alırım veya hiç olmazsa satarım, alacak insan size yeni oran sunar siz de yine yüksek fiyat vermek zorunda kalırsınız.

E dedik ki şimdi biz ilk defa bir ticarete atılmaya çalışacağız burada yapamazsa taşınıp gidemeyiz biz nasıl güveneceğiz 5 yıl çıkmamak konusunda ve sabit bir artış oranı konusunda dedik.

Tefe tüfeye göre anlaşırsanız kimse sizi çıkarmaya çalışmaz zaten dengeli bir artış olur dedi. Ama görüyoruz, bir yer 15 e kiralıyordu. yan yana 6 dükkanlar. O dükkan dışında hepsi 5bin ödüyormuş. içlerinde bir kaç ay önce giren de var. Yani uçmayan mal sahibi uçmuyor. Uçan da tefe tüfe de olsa kira tatmin etmez ise yine astronomik artırıyor.

Biz nasıl dükkan kiralayacağız?

İçerisine 800k yatırım yapınca ordan oraya söküp götüremeyiz ki her şeyi sürekli.
0
ananiyimioguz
(17.11.22)
Iyi de butun girdilerinizin maliyeti yuzde 80 artarken niye kiranizin yuzde 80 artmasina bu kadar sasiriyorsunuz?
0
baldur2
(17.11.22)
Gunaydinn, this is ticaret
0
balpolen
(17.11.22)
işte zaten onlar artacak bari kiradaki oranı sabitleyelim 3 sene veya 5 sene diyoruz ama haliyle mal sahibi de benim niye gelirim düşsün diyor.

ama evlerde max artış %25 iken dükkanlarda belirsiz olması bizi geriyor çünkü ilk atılımımız yani bilmiyoruz ki 6 ay sonra mı kar etmeye başlayacağız yoksa 2 sene sonra mı..

tefe tüfe diye anlaşmak dışında başka dışında başka bir oradan bizi çıkarmamalarının garantisi yok sanırım? Kaldıki onda bile yok da işte güzel artarsa dokunmazlar gibi anlıyoruz.
0
🌸ananiyimioguz
(17.11.22)
bu yüzden noter onaylı avukata yazdırılmış sözleşme lazım.

kiracı tahliye durumunda içeride yaptığı faydalı imalatın parasını talep edebilir diye.

benim bir tanıdğım bu şekilde içerisine 300 bin tl harcadığı pizzacı dükkanından çıkarılmak zorunda kaldı.
0
alp9900
(17.11.22)
hmm öyle bir şey de duymuştum ama bunu dükkan sahibi neden kabul etsin ki diyelim ki gerçekten 5 sene bizi çıkarma niyeti yok ama 6ay sonra öyle sıkıştı ki kira artırmak istedi. kabul edemedik. sonra çıkarmak istedi, 300k vermek zorunda o da olmadı. en iyisi satayım bari dedi.

1- satınca sözleşme aynen geçerli oluyor mu bizi yeni gelen çıkarırsa da 300 vermek zorunda mı?
2- ve dediğim gibi böyle bir şeyi hangi mal sahibi kabul eder ki?
0
🌸ananiyimioguz
(17.11.22)
Ticaret böyle bir şey zaten. Ben pandemide normalde değeri 20 bin olan dükkanı 7 bine tuttum günde 5 bin ciro yapıyordum yüzde 200 karla. İkinci sene 7 bin oldu kira cirom 10 bini kar marjim yüzde 250 yi buldu. Şuan kiram 10 bin kar marjim yüzde 300 u geçti. Yılbaşında 18 bin olacak kira ama umrumda değil. İş yapan yerde doğru ürünü actiysaniz bunlar teferruat. Ama para ürüne değil dekora yattiysa sıkıntı tabi
0
deer hunter
(17.11.22)
Evlerde max 25 olmasi bunun etik olduğu anlamina gelmiyor.
Olması gereken zaten eski yasalarda nasılsa öyle artması. Burada cevremde 5 katı oldu ben neden yasalara uymak zorundayima ile dukkanlarda neden böyle degile ayni bakiyorum. Olmamasi gereken bir yasa zaten bu ve eninde sonunda bitecek.

Kimse kimseye 5 sene bu kadar zam yapacağım diye bir şey demez. Bu noktada herkesin dediği gibi ticaret devreye giriyor. 5 sene boyunca ödeyeceği kirayi bilecek bir ekonomide degiliz ya da bunu kabul edecek enayi bulmak zor. Ama ben peygamberim diyen adamlara ev, araba veren insanlarin olduğu yerde imkansiz degil.
0
logisticsmanager
(17.11.22)
aktif satış yapan işletmeler için (marketler ve mağazalar gibi) genelde aylık bir kira bedeli belirleniyor ve ilgili ayda dükkan cirosunun belirli bir yüzdesi bu rakamın üzerine çıkarsa belirlenen rakam yerine cirodaki yüzde kira olarak ödeniyor. bu sayede zam oranları zaten devreden çıkmış oluyor. hem dükkan sahibi hem de işletmecinin bu konuda kafası rahat oluyor.
0
bravoteam
(17.11.22)
Efe tufe bile reel enflasyonun cok altindayken kimse %10 sabit demez. Ticaretin esasi iki tarafinda kazanmasi. Sen yuzdeyi sabitleyerek ticaretin esasina uygun kural koymuyorsun kimse de bu ise yanasmiyor.
0
kuzey li
(17.11.22)
Burada maddi gücü, nüfuzu ve özgüveni büyük olan kazanıyor.
Açıkcası "this is ticaret" tamam da, mal sahibi için de this is ticaret. O da bir yatırım yapmış, bazı sene kazanacak bazı sene kazanamayacak. Bu gayrimenkul yatırımcısının her sene çok kazanmalıyım beklentisini anlamıyorum. Yani nakitini dükkana bağladın diye her sene %80 artışla sana tıkır tıkır kira vermek zorunda değil kimse.

O zaman ben de gideyim borsada hissedarı olduğum şirkete geçen sene 4 lira temettü vermişsin, bu sene tefe tüfe en az 16 vermen lazım... Bu bana biraz salaklık gibi geliyor ama işte zaten bu ülkede kira alırım diye gayrimenkul yatırımı yapanın da zekasını sorgularım ben o başka konu.

Açıkcası az buçuk ticaretten anlayan kimse 1 sene sonra mal sahibinin kafasına göre kira bedeli belirleyeceği bir dükkana yatırım yapmaz. O dükkan da uzun süre boş kalır. Bizim burada da var böyle bir "uyanık" mal sahibi. Bu sene gaza gelip kirayı 3 katına çıkarmak istedi, dükkanı akrabasına devretmeye çalıştı falan filan kiracı çıksın diye. Adam da illalah etti çıktı. Neyse ki sözleşmede taşınma masrafları falan varmış adam aldı tüm masrafın parasını da. Mal sahibi de yaklaşık 8 aydır dükkanı biri tutsun diye bekliyor. Adı da çıktı civardaki hiçbir esnaf yanaşmıyor o dükkana adam dengesiz diye. Hala sahibinden'de duruyor ilanı 8 ay oldu:)

Muhtemelen sizi biraz kolay lokma diye düşünmüş. Yoksa koydurursun satış şehrini oraya, mal satılamaz, satılırsa da satış durumunda tüm zararım karşılanır diye bir madde dediğiniz gibi bir halt yiyemez.

Yani bir bankayı ertesi sene sözleşme bitmeden çıkartsın bakalım mal sahibi çıkartabiliyor mu?

İyi bir avukatla iyi bir sözleşme hazırlatılır ve imzalatılırsa, burada pazarlık gücü de devreye giriyor, yani mal sahipleri bazen çok açgözlü oluyor onu kullanmak lazım atıyorum adama 1 senelik peşin veririm kiranı diyorsun, sözleşmeyi neredeyse okumadan imzalıyor. Sonra emlakçıyı arıyor ya ben bu dükkanı boşalt diyecem ama sözleşmede bütün masraf bana yazılmış ne yapayım diye. İyi de oluyor böylelerine.

İlk defa ticarete giriyorsanız altın değerinde bir tavsiyede bulunayım, hiçbir zaman "söz senettir" demeyin. İyi bir ticari avukat, bütün ihtimalleri yazsın. Ticarette her şey en baştan netleştirilir. Sen söz vermiştin, ama ben böyle demiştimlerle yürümez canınız sıkılır.

Bir de pazarlık aşamasında "tamam bundan vazgeçelim" dediğiniz konuların çoğu sorun olabilir. Çok da taviz vermeyin. Para her kapıyı açar, hele böyle şark kurnazı tiplerin yumuşak karnıdır nakit para. Varsa imkanınız 1 senelik peşin, her sene de kirayı sene başında trink peşin vereceğim deyin, yüzük görmüş gollum gibi sırtında taşır sizi.

Ve sakın mal sahiplerine "biz de ilk defa bu işe giriyoruz" demeyin:)
0
anten
(17.11.22)
"Bu gayrimenkul yatırımcısının her sene çok kazanmalıyım beklentisini anlamıyorum. Yani nakitini dükkana bağladın diye her sene %80 artışla sana tıkır tıkır kira vermek zorunda değil kimse." diye bir şey olmaz.

bir mülkü kiralıyorsan kiraladığı süre boyunca piyasa bedelini ödemek zorundasın. her yıl yapılan zamlar da enflasyon güncellemesi aslında. reel bir artış değil. ama ülkede bunu anlayacak insan sayısı az. ya da anlamamazlık işlerine geliyor.

konutta bir nebze anlaşılabilir de dükkanda olmaz. satışların enflasyon oranında artacak zaten. artmıyorsa, kirayı zor ödüyorsan dükkanı kapayıp gitmen gerekir. demek ki piyasa o işe ihtiyaç duymuyor. mülk sahibi bunu düşünmek zorunda değil. sen para kazanmazsın başkası gelir 10 katını kazanır.

diğer seçeneklerde de kimse mülkünü kiralamaz. neden adam şerh koydurmayı kabul etsin? kendi malıyla rezil olacak. ya da kendi ihtiyaç duymadığı bir tadilatı yaptıracaksın. 80 bin harcayacaksın. adama ne bundan? sen çıkıp gidince işine yaramayacak. yeni kiracı söktürecek belki. neden bunun için para ödesin? hem insanlar mülkünü kiralasın istiyor hem de benim şartlarıma göre kiralasın diyor.
0
nick bulamadim
(17.11.22)
Begendigimiz bir yerin sahibi dedi ki sabit oran deme de memur zammi veya tefe tufe oraninda anlasalim, istersen 5 yillik sozlesme imzalayalim diyor.

Memur zammını secsek daha iyi olur degil mi bizim icin? Noterden falan bisey hatırlatırız iste satilsa bile alan adam icin sozlesme gecerli olsun..

Ne diyorsunuz boyle giriselim mi garibim memur zammi zaten hep tefe tufenin altinda kalmaz mi
0
🌸ananiyimioguz
(17.11.22)
@nick bulamadım

kiraladığınız mülkün her sene piyasa değerini ödemek zorunda değilsiniz.
Anlaşmanız neyse onu ödemek zorundasınız. Anlaşmanızda belirtilen yasal artış neyse de o oranda artış yaparsınız.

Eğer kira sözleşmenizde "enflasyon düzenlemesiyle" ilgili bir madde yoksa, enflasyon düzenlemesi yapmak zorunda da değilsiniz. Yasal olarak hiçbir dükkan sahibi, sözleşmede böyle bir madde yoksa kirayı düzgün ödediğiniz sürece size bir şey diyemez. Enflasyon oranında zam yapmıyorsunuz diye sizi çıkartamaz. Ha 5 sene dolunca isterse gelsin kira değerlemesi konuşulur ama yanlış yönlendirmeyelim soru sahibini.

Mantıken de vicdanen de bir sorun yok bunda.
Mal sahibi malı alırken, kira yönetmeliğini, imzaladığı sözleşmeyi biliyor. Ekonomiyi biliyor. Kimse kusura bakmasın da yatırımıyla ilgili öngörüde bulunması gereken mülk sahibi, kiracı değil. Yani siz borsada ya da bir girişim fikriyle ilgili yatırım yaparken %100 kazanacağınızı düşünerek girmiyorsunuz değil mi? Gayrimenkulde de aynı. Ama nedense bu tarz dükkan sahipleri sanki mutlaka o gayrimenkul tıkır tıkır eksiksiz tam piyasa değerinde gelir getirmek zorunda gibi davranıyorlar.

Bu arada bunları kendim de bir mal sahibi olarak yazıyorum yani benim de kiracım var, kiracı gözünden yazmıyorum:)

Ben açıkcası Türkiye'de rant geliri peşinde koşan tek geliri mülkleri olan insanlara acımıyorum. Ha emeklidir falan o ayrı ama ekonominin sırtında yük bu tipler:)

Hele ki kirasına zam yapabilmek için yok emlakçıya satarım, yok akrabama devrederim diye çakallık peşindek koşan bir mülk sahibinin bence malını kiralamayın. Zaten akıllı hiçbir esnaf da böyle bir adama para kaptırmaz.


@ananiyimioguz
Ben yazdıklarınızdan şunu hissettim, mülk sahibinin önünde bu mülke çok ihtiyacınız var gibi davranıyorsunuz. Mülk sahibi de size tok satıcı ayağı yapıyor.

Bu dükkana girecekseniz de dediğim gibi atın önüne bir senelik peşin kirayı, zaten ne imzalattığınıza da bakmayacaktır nakiti görünce.

Sağlam bir sözleşmeyi dayayın gitsin. Kabul etmiyorsa dükkan bulunur mutlaka.

Allah aşkına Mcdonald's, Starbucks gelse mesela o dükkanın altından girip üstünden çıkacaklar tadilatlarla... Hayır mı diyecek nakit parayı görünce.

dükkan böyle bir şeydir her işyeri girdiği zaman dükkana ihtiyacına göre tadilat yaptırır. Dükkanıma dokundurtmam diyen mal sahibi zaten satsın ev alsın:) Biz de yaptırdık kendi iş yerimize bir sürü tadilat.

Lütfen mal sahibine sanki patronunuzmuş, müdürünüzmüş gibi hissettirmeyin. Patron sizsiniz, siz her yerde dükkan bulursunuz, dükkan bulamazsanız e-ticaret yaparsınız bir depo tutar. Ama mülk sahibi dükkanını kiralamak zoooruundaa:)
0
anten
(17.11.22)
(11)

Yemek getirirken tabağı hemen geri isteyen komşu

duchess jessamine
Bir bana mı çok tuhaf geliyor? Komşulardan biri tabağı uzattığı anda "Tabağı alayım" dedi. Evinde kalan son tabak mı? Tabağı alıp geri vermeyecek miyiz? Bu ne tuhaf takıntıdır? Usülü zaten tabağı ikramla geri göndermek değil mi? Kim ne yapsın senin sıradan tabağını? Bana inanılmaz saçma ve anlamsız
Bir bana mı çok tuhaf geliyor? Komşulardan biri tabağı uzattığı anda "Tabağı alayım" dedi. Evinde kalan son tabak mı? Tabağı alıp geri vermeyecek miyiz? Bu ne tuhaf takıntıdır?

Usülü zaten tabağı ikramla geri göndermek değil mi? Kim ne yapsın senin sıradan tabağını?

Bana inanılmaz saçma ve anlamsız geliyor. Tabağına bu kadar düşkünsen yemeği de getirmeyiver bir zahmet!
0
duchess jessamine
(16.11.22)
Tabağı dolu gönderme kaygısı gütme diye olabilir. Benim annem de komşulara öyle yapıyor, bir şeyler yapıp tabağa bir şey koymak zorunda hissetmesinler diye hemen istiyor.
0
Amaranta ursula
(16.11.22)
hayır için yapılan şeylerde tabak bırakılmaz hatta boşaltıp geri verilirken yıkanmaz silinmez bile bizim burda.
0
halanne
(16.11.22)
Ay keşke alsalar! Ust katımdaki yaşlı teyzeler hep yemek getiriyor, vaktim olmadıgı için tabakları yıkayıp rafa koyuyorum geri göturemiyorum. Yanlış anlaşılmasın bi şeyler hazırlamaya vaktim yok degil, daha o kadar aşamadım kendimi :D Ust kata çıkmaya vakit bulamıyorum ya da uşeniyorum. Teyzeleri kapıda görunce unutuyorum. Onlar da sormuyor :D Öyle öyle sanırım 6 aylık tabakları var bende :D İnşallah taşınırken teslim edicem :D
0
e mice
(16.11.22)
Sıradan olmasa o tabak el koymayı mi düşüneceksiniz:)

Gayet sıradan bir olay tabağın istenmesi ama bu kadar gerilmek değil gibi
0
kisa
(16.11.22)
Siz ''acaba ne yapsam da tabağı boş göndermesem'' düşüncesine girmeyin diye yapılıyor.
0
jepa
(16.11.22)
plastik ya da folyo da getirmek daha makul 2 tabak kirletmektense
0
bir soru sorcam
(16.11.22)
tabak bos gitmez iste. o yuzden sen zahmete girme diye yapiliyor o.
0
Kittie
(16.11.22)
valla mantiksiz degil. en son gerizekali komsum verdigim tabagi kirdigi icin geri veremedigini soylediginden beri kimseye bir sey vermiyorum. ama verecek olursam da hemen isterim ya da plastik kapla filan veririm sanirim. bu konuda hala sinirliyim antika degerindeydi kirdigi tabagim -_-
0
in vino veritas
(16.11.22)
tuhaflık sizde. buz gibi boru gibi tuhafsınız. tabağa geri getirmek için içine bişeyler koyma zahmetine girmeyin diye istiyor muhtemelen. bu kadarcık şeyi düşünemeyip sorun görüp kafasında büyüten sizde tuhaflık var...
0
naksidil
(16.11.22)
Dostca hatirlatma bu sadece.
0
baldur2
(16.11.22)
Bana bir komşu bulamaç gibi bir aşure getirip aynısını dedi. "Aslında ben bunu yemeyeceğim zaten komple alın tabağı lütfen." deyince de bozuldu. Yani, ben senden istemedim ki zaten sen kendin getiriyorsun bana niye emrivaki yapıyorsun.
0
koskoca kirpi
(17.11.22)
(4)

futbolseverlere soru - kafamı karıştıran entry

mark greg sputnik
brezilya kadrosunun başlığındaki şu entry'den söz ediyorum,https://eksisozluk.com/entry/144841136yazar "o kadrodan ölen var" demiş. belki şakasına demiştir bilmiyorum ama cidden merak edip baktım çünkü kimseyi hatırlamıyordum. maçın wiki sayfası şurada: https://en.wikipedia.org/wiki/Brazil_v_Germany
brezilya kadrosunun başlığındaki şu entry'den söz ediyorum,

eksisozluk.com

yazar "o kadrodan ölen var" demiş. belki şakasına demiştir bilmiyorum ama cidden merak edip baktım çünkü kimseyi hatırlamıyordum. maçın wiki sayfası şurada: en.wikipedia.org(2014_FIFA_World_Cup)

almanya veya brezilya'da o gün forma giymiş yahut yedek oturmuş herkes şükür sağlam bugün. kimse ölmemiş.

gözden kaçırdığım biri var mı? aklıma takılıverdi öyle. belki adam "çok zaman geçti" anlamında laf olsun diye söylemiştir ama ben öyle görünce üzüldüm bi an ya "kim öldü lan ne ara öldü" diye coşup baktım. ölmedi di mi kimse?
0
mark greg sputnik
(08.11.22)
yazar arkadaş mübalağa yaparak vermek istediği mesajı güçlendirmek istemiş. yani "o kadar eskidi ki o kadro" veya "o kadar yaşlandılar ki" demek yerine, o şekilde bir ibare kullanmayı uygun görmüş.
0
savata
(08.11.22)
8 sene onceki dunya kupasi cok gecmiste degil. sadece 2 dunya kupa oncesi demek aslinda. ben de o entry'yi okudugumda hakikaten kim oldu diye dusundum once.

mubalaga sanatini kullanmis ama gereksiz bir kullanim olmus bence.
0
baldur2
(08.11.22)
dani alves 39 yaşında belki onu kastetmiştir
0
guzel gunler gorecegiz
(08.11.22)
ölen yok relax :d
0
birmilyonunvarmi
(08.11.22)
(12)

Yurtdisinda yasayanlar, Turkiye’ye

lemmiwinks
1- ne siklikta gidiyorsunuz?2- ne kadar kaliyorsunuz?3- araba kiraliyor musunuz?4- nerede kaliyorsunuz?
1- ne siklikta gidiyorsunuz?
2- ne kadar kaliyorsunuz?
3- araba kiraliyor musunuz?
4- nerede kaliyorsunuz?
0
lemmiwinks
(07.11.22)
1- senede 1
2- 10-15 gun
3- hayir (transfer ayarliyorum)
4- Otel
0
Corc
(07.11.22)
1- iki senede bir
2 - 30 ile 45gun arasi
3 - nadiren
4 - buyuklerin evinde misafirlik, gerekirse otel.
0
cooperr
(07.11.22)
Senede iki kez
15 gun
Arabami satmadim
Evi bosaltmadim
0
kuzey li
(08.11.22)
1- senede 2 veya 3
2- total 35-40 gün
3-hayır ailemin arabasını alıyorum
4- aile evi- tatile gidiyorsam otel
0
garavel
(08.11.22)
1- senede 1 ama seneye planim iki.
2-2 hafta ama seneye 2-3 hafta toplam bakıyorum.
3- hayır. Ailemde iki araba var, birini alıyorum.
4-arkadaslari göreceksem sehirdeki evde, diger türlü yazlikta.
0
logisticsmanager
(08.11.22)
Senede 1
20 gun
hayir
baba evi ve otel
0
hot potato
(08.11.22)
1- senede 2
2- 2 hafta
3- hayir
4- annemlerde
0
fakyoras
(08.11.22)
1) 2,5 senede 1 kez geldim. Yasadigim ulkede sinirlar kapali, seyahat imkani yok. Yoksa alti aya bir falan gelirdim.

2) 5 hafta. Seyahat mumkun olsa Christmas tatilinde vs de gelir, 10 gun kadar kalirdim.

3) Hayir cunku araba kullanmiyorum.

4) Onceden Turkiye'de kendi evim vardi kirasini odedigim. Simdi otel ve anne evi dusunuyorum.
0
sopiro
(08.11.22)
1. Senede 2
2. Kış -> 1 hafta, yaz -> 1 ay
3. Bazen
4. Annemde, eşimin ailesinde
0
but that was just a dream
(08.11.22)
Senede 5 (Bunda cilt bakımı, botoks, manikür pedikür gibi şeylerin Türkiye’de ucuz olması etkili, Hollanda’da bunları yaptıracağım paraya uçak bileti+işlem ücretlerini çıkarıyorum).

Genelde 1 hafta kalıyorum.

Araba kiralıyorum çünkü diğer türlü ailemin günlük hayatını aksatıyor gibi hissediyorum.

Ailemin yanında kalıyorum.
0
marla is in my head
(08.11.22)
1. Yilda bir ya da nadiren iki kez. İkinci genelde doktor randevulari vs. nedeniyle oluyor. Türkiye'ye tatile gelmiyorum. Aile,arkadas ziyareti ya da doktor randevuları...

2. Bir hafta kadar.

3. Hayir, sehir icinde taksi kullaniyorum. Arkadaslarimla ya da ailemle sehir disina cikarsam ya tren kullaniyorum, rota İstanbul-Ankara cünkü, ya da onlarin araclariyla gidiyorum.

4. Cok büyük oranda hotel ya da airbnb. Bir iki günü gecen misafirligi sevmiyorum, aile ya da arkadas evi olsun, ben rahat edemem.
0
buf-e kür
(08.11.22)
1- 3-5 senede bir. cok uzaktayim.
2- en az 3-4 hafta.
3- ailemin arabasi var.
4- aile evinde.
0
baldur2
(08.11.22)
(10)

fiyatlar daha da artmadan ne alınır?

stationary traveller
elimdeki nakit para ve her ay maaşımın bir kısmıyla sürekli bir şeyler alıyorum. para türk lirasında amaçsız kalınca sinirim bozuluyor çünkü her an her şeyin fiyatı yükseliyor. ara ara biraz altın alıyorum, onun dışında son aylarda macbook, iphone, airpods, kindle, logitech klavye-mouse vs. aldım. h
elimdeki nakit para ve her ay maaşımın bir kısmıyla sürekli bir şeyler alıyorum. para türk lirasında amaçsız kalınca sinirim bozuluyor çünkü her an her şeyin fiyatı yükseliyor. ara ara biraz altın alıyorum, onun dışında son aylarda macbook, iphone, airpods, kindle, logitech klavye-mouse vs. aldım. hatta çok ihtiyacım yokken gidip herschel çanta bile aldım. bu ay da yeni bot-kışlık mont alacağım ama sonrasında sizce ne almalıyım? ps5? monitör? (arada sırada tasarım yaptığım ve film izleme zevkimi artırmak için olabilir bu) bunlar dışında aklıma bir şey gelmiyor. öneriniz var mı?
0
stationary traveller
(07.11.22)
ihtyaçlarını almışsın, bundan sonra sana tavsiyem hisse al.
1 sene sonra bana dua edersin =)
0
rentts
(07.11.22)
Ömrünü doldurmuş ya da doldurmaya yakın beyaz eşyanız varsa acilen yenileyin. Özellikle çamaşır ve kurutma makinelerinin fiyatı çok kısa sürede %150 arttı. Robot süpürge düşünebilirsiniz. Bunun dışında eğlence için gerekli her şeyi edinmişsiniz. Mevsim kış, çay-kahve makinelerine bakabilirsinşz.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(07.11.22)
bu şekilde harcamalar yaparak para kazandığını düşünüyorsun ama aslında normalde ihtiyacın olmayan şeyleri aldığın için para kaybediyorsun. enflasyondan dolayı satın alımlarını öne çekiyorsan, sadece ihtiyacın olan şeyleri alacağına emin ol. onları da max taksitle al. onun dışında zaten ihtiyacın olmayan şeyi alma. paranı da türk lirasında tutma, dolara falan koysan bile olur, ama boşa harcama yani.

bot demişsin mesela bot ve montlar zaten pahalı şu an, kuru da herkes 25-26'ya göre ayarlamış durumda. ihtiyacın varsa al yani yoksa çok büyük indirim olmadığı sürece girme derim.
0
roket adam
(07.11.22)
Bana şu şartlarda, şayet yatırım yapmak için kayda değer bir miktar da ayrilamiyorsa, mal değil de hizmet almak daha mantıklı geliyor. Eğitim olur, dil kursu olur, psikolojik danışmanlık olur, masaj olur...
0
encokbenisevinnolur
(07.11.22)
Roket adam hakli. Ben survivor moda gectim sadece elzem seyleri aliyorum cunku sonrasi belli degil. Al ver ekonomiye can ver devrinde degiliz maalesef.
0
kuzey li
(07.11.22)
Ben hep kullandığım şeyleri senelik stokluyorum genelde. Mesela güneş kremi.
0
jazzabel
(07.11.22)
boyle amacsiz alisveris yaparak kar edemezsin. bu davranis alisveris bagimliligi, finansal olarak baska bir temeli yok. turk lirasinda kalmak istemiyorsan doviz alirsin, hisse alirsin vesaire. turk lirasinda kalmak veya gereksiz canta almak tek iki secenek degil... ki bence dogru duzgun kullanmayacagin ve 2-3 seneye modasi gececek teknolojisi eskiyecek ivir zivir yigmak turk lirasinda kalmaktan daha kotu.
0
hot potato
(07.11.22)
savasta veya kitlikta degiliz, abartmayin. edecegin 30-40 lira kar, evinde koyacak yer bulamayacaksin,, dertsiz basina dert alacaksin.
0
baldur2
(07.11.22)
Uygulamanız biraz saçma çünkü ihtiyacınız olmayan şeyleri de alıyorsunuz. Düzenli olarak dolar alıp paranızı USD vadeli hesaplarda tutabilirsiniz. Gereksiz alışverişten iyidir.
0
pispinti
(07.11.22)
fobot süpürge + dyson süpürge + hisse
0
benaslinda
(07.11.22)
(4)

İngilizce kiraya vermek / kiraya tutmak

Tisatiaşer
Rent hire falan var ama türkçede de mesela kiraladım diyince kiraya mı verdik kiraya mı tuttuk karmaşa oluyor ya, ingilizcede de mi böyle? Rent diyince kiraya tutmak mı anlaşılır kiraya vermek mi? Kiraya vermek ve kiraya tutmanın tam karşılıkları nedir ingilizcede? Teşekkürler
Rent hire falan var ama türkçede de mesela kiraladım diyince kiraya mı verdik kiraya mı tuttuk karmaşa oluyor ya, ingilizcede de mi böyle? Rent diyince kiraya tutmak mı anlaşılır kiraya vermek mi? Kiraya vermek ve kiraya tutmanın tam karşılıkları nedir ingilizcede? Teşekkürler
0
Tisatiaşer
(02.11.22)
29 yaşındayım, kiraya tutmak ifadesini hayatımda duymadım.
0
dissendium
(02.11.22)
I rented an apartment: Kiralik daire tuttum
I am renting out my apartment: Dairemi kiraya veriyorum.
0
hot potato
(02.11.22)
rent ayni turkcedeki gibi iki anlama da geliyor. ev sahibinin evi kiraya vermesi, ya da kiracinin evi kiralamasi gibi. ikisini de gonul rahatligiyla kullanabilirsin. ama rent out dersen tam olarak kiraya vermissin anlami cikar. evet rent out'i kullanman karisikligi onler.

hire ise daha cok hizmet ve o isi yapacak elemani tutmak, kiralamak anlaminda.
0
baldur2
(02.11.22)
Kiraya vermek icin "rent out"a ek olarak "let out" de kullaniliyor.

Ornek kullanim: www.boards.ie
0
sertac akin
(02.11.22)
(7)

Sizi en çok etkileyen konser kayıtları?

Amaranta ursula
Selamlar;Gece gece uyku tutmayınca kendi listemi loop'a aldım ama kesmedi. Sizi en çok etkileyen konserler hangileri?Sıra olmadan benimkiler:Prophets of Rage- Like a Stone (hikayesi var)https://youtu.be/I8i627kR7c8Pearl Jam - Given to Fly (çünkü orijinal)https://youtu.be/Fce0CUrFmGUNoir Desir- Des A
Selamlar;

Gece gece uyku tutmayınca kendi listemi loop'a aldım ama kesmedi. Sizi en çok etkileyen konserler hangileri?

Sıra olmadan benimkiler:

Prophets of Rage- Like a Stone (hikayesi var)
youtu.be

Pearl Jam - Given to Fly (çünkü orijinal)
youtu.be

Noir Desir- Des Arms (safii ses)
youtu.be

Kings of Convenience- Comb my Hair
Bunun kaydı belleğimde, videosu yok:D

Cevaplar için şimdiden kulaklarınıza sağlık:)
0
Amaranta ursula
(29.10.22)
Zorlu da gittiğim Camel konseri
Hayatımda gittiğim ilk konser olan jethro tull konseri (açıkhava)
En son manowar konseri (kucukciftlik)
İlk sonisphere (İnönü)
0
kisa
(29.10.22)
Berlin Wuhlheidedeki SDP konseri (şahsi bir anlamı var) www.youtube.com

burda kötü çalsalar da sonra canlı da izlemiş olduğumdan iyi stres attırdığı için Wackendeki in flames- only for the weak www.youtube.com

bir de anıtsal klasik olarak 1992 Donnington Iron Maiden - Fear of the dark tabii ki ama canlı kayıt değil video :( www.youtube.com


not : bu duyura biri gelip cevap olarak Cezanın Rock'n Coke 2005 konserini koyar umarım :D
0
AlsterWasser
(29.10.22)
Yukarıdaki cevap sonrası, Wiener konzerthaus da y2016 Yeni yıl konseri
0
kisa
(29.10.22)
Ya ben yanlış anlamışım. Konser kayıtları demişsin ama ben benim için özel olanları yazmışım. (Ama duyurunun Metin kısmı buna imkan veriyor değil mi :) )
0
kisa
(29.10.22)
Metallica - live shit binge and purge

Rhcp - live at slane castle

Dream theater- live scenes from new York
0
baldur2
(29.10.22)
live aid '85 - queen
0
in vino veritas
(29.10.22)
@kisa,
Hocam aslında spesifik bir konser sormuştum açıp izlemek için. Ama hakkkınız var son önerim biraz da kaydı olmadığı için konser günlüğü gibi olmuş:D Sizinkilerin de linki olsaydı iyiydi ama ziyanı yok:D
0
🌸Amaranta ursula
(29.10.22)
(6)

Şu Timex Saat Nasıl?

lana del rey
Çok ama çok beğendim.. https://timex.com/products/q-timex-reissue-38mm-stainless-steel-bracelet-watch-tw2t807001 aydır sürekli araştırıp, fiyat kovalıyorum. Bütçeme uygun buldum bir tane. Saatten de pek anlamıyorum açıkçası. Tasarımını beğendim almak istiyorum.
Çok ama çok beğendim..

timex.com

1 aydır sürekli araştırıp, fiyat kovalıyorum. Bütçeme uygun buldum bir tane.
Saatten de pek anlamıyorum açıkçası. Tasarımını beğendim almak istiyorum.
0
lana del rey
(28.10.22)
Görünüşü kötü.
0
vizivozo
(28.10.22)
bu saat rolex gmt master kopyası

www.ugursaat.com.tr

sonra millete madara olmayasın falan.

bu modelin seiko olan benzerleri var.
0
killerbee
(28.10.22)
Saat çok kişisel bir beğeni, bazısı havacılık saatlerini, bazıları denizcilik saatlerini bazısı army/ordu saatlerini kişisel sebeplerle sever, senin saatin modeline de diver/dalgıç model deniyor, her markanın çıkardığı klasik bir model fakat ben kordonunu sevmedim, timex in ya da başka markaların diver modellerine bak
0
freebird5406_2
(28.10.22)
evet rolex pepsi bu
kasasi da ap
ayrica quartz

10000 buna verecegine seiko 5 otomatik al bence. hem fiyati da uygun
0
nibba
(28.10.22)
Cok guzel bir saat, begenmen normal.
0
baldur2
(28.10.22)
hiçbir markanın tarihli saatini sevmiyorum. ikide bir onunla uğraş dur.
0
tabudeviren
(29.10.22)
(29)

kaç adet kol saatiniz var ?

bugisme
marka ve cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
marka ve cinsiyet belirtirseniz sevinirim.
0
bugisme
(28.10.22)
1 iwatch kadin.

Daha once de smart band kullanirdim klasik saat kullanmayi sevmiyorum.
0
kuzey li
(28.10.22)
1. Swatch. 20 yaşında. Başka saat beğenemiyorum.

K
0
ruhen hastayim ben
(28.10.22)
galaxy watch 4 classic ve miband 6 var. yani bir buçuk denilebilir
0
guzel gunler gorecegiz
(28.10.22)
0 key
0
summer timetable
(28.10.22)
6. 5i birbirinin bi incesi bi kalini biri daha vintage falan ama birini takiyorum sadece. alistim yapisti koluma arada smart watch takiyorum tansiyon problemi yasadigimda. yoksa celik swatch eski kafa devam
kadin
0
ala09
(28.10.22)
8 sanırım. Çoğu eski Seiko modelleri. En sevdiğim Seiko presage, geçen yıl aldım ama en çok taktigim boccia diye bir şey.
Erkek.
0
kisa
(28.10.22)
1 iwatch
2 klasik

E
0
Mirket
(28.10.22)
1, blancpain, e
0
nibba
(28.10.22)
1, seiko 5, e
0
unalub
(28.10.22)
0
0
Erestor
(28.10.22)
2. Bir quartz bir Casio.
1 Casio daha almayı düşünüyorum.
Kadın.
0
Amaranta ursula
(28.10.22)
6
0
2027
(28.10.22)
Aklimda kaldigi kadariyla 19 tane, erkek. Marka olarak malum pahali markalardan butik markalara genis bir yelpaze.

Sadece dijital saatim yok.
0
sertac akin
(28.10.22)
Bir mi band 4 var uzun zamandır kullanmıyorum.

Bir otomatik iskelet tarzı skagen var eşimin hediyesi çok severek kullanıyorum. Spor giyime ve günlük kullanıma uygun olduğu için en çok onu kullanıyorum.

Bir tane de nişanda takılan tissot var biraz daha klasik kalıyor gömlek falan giydiğimde de onu takıyorum.
0
chicha_v2
(28.10.22)
2, skagen ve fitbit. kadin.
0
taurina
(28.10.22)
Erkek, 4 saatim var.
0
gazozailacatmauzmani
(28.10.22)
Miband
Galaxy active
Welder
Seiko
Erkek
0
mirty
(28.10.22)
erkeğim.
1 tissot
1 apple watch 6
1 guess

hiç birini kullanmıyorum. saat takmayı sevmiyorum. hiç almadım da. hepsi hediye geldi.
0
ezkaza
(28.10.22)
Hepsi hediye olmak üzere 7 saat. DKNY, Guess, Fossil falan. Nadiren aklıma gelirse aksesuar olarak kullanıyorum. K.
0
kobuzchu kiz
(28.10.22)
6-7 tane
seiko, citizen, orient.

saatlere acayip ilgim var, zor tutuyorum kendimi onlarca saat almamak icin.
0
baldur2
(28.10.22)
2 adet. bir apple watch, bir seiko
0
roket adam
(29.10.22)
Erkek kişisi

2. Biri Tissot, öbürü Quartz

İkisi de dededen kalma.
0
put it in your appropriate place
(29.10.22)
lorus var bi tane 20 senelik.
bir de casio, dandik.
ikiside hediye, ikisini de uzundur takmadim.
artik bir tane saglam omurluk saat almam sart.

irkek
0
cooperr
(29.10.22)
sadece 1 tane garmin. bunu alana kadar sifir vardi. baska almayi dusunmuyorum kesinlikle.
0
hot potato
(29.10.22)
E 1 Apple Watch

Evde hiç kullanmadığım 1 polar 1 garmin 1 de klasik saat var. Apple Watch aldıktan sonra diğerlerini kullanmadım. Satsam iyi olur aslında.
0
gabe h coud
(29.10.22)
k, 3 klasik saat
0
black holes in the sky
(29.10.22)
9 adet.
5 adet skagen
1 adet longines
1 adet guess
1 adet lacoste
1 adet marka hatırlamıyorum (peder bey uzun yıllar önce hollandadan getirmişti).
0
piotr
(29.10.22)
10+ - Erkek
Tissot
Seiko
Omega
Mido
Helm
Seven Friday
Stührling
Spinnaker
Orient
0
salihdt
(29.10.22)
Erkek

2 tane seiko 5
1 cartier ballon bleu
1 montblanc timewalker
1 tissot seastar
1 seiko sx quartz
1 omega seastar
0
inktone
(29.10.22)
(5)

Güntekin Onay Ne Kadar Maaş Alıyordur?

pispinti
Soru bu kadar.
Soru bu kadar.
0
pispinti
(24.10.22)
200bin ay.
0
nuisance
(24.10.22)
televizyonun bordrosunda maaşlı çalışıyorsa aylık 80-90 brüt
0
gabe h coud
(24.10.22)
250-300 bin en az. Brut 80 bine calismazdim ben guntekin onay olsam.
0
baldur2
(24.10.22)
"Bitir demediniz mi lan" dedikten sonra 20bin+sodexo+full İstanbul kart veriyolardır.
0
Gebeş kaplumbağası
(24.10.22)
arkadaşlar, sektörde yönetici olarak çalışmış olmasam tamam haklısınız diyeceğim de, o kadar gelen her bilgiyle default dalga geçme eğilimindesiniz ki, doğru bilgi gelince bile farkına varamıyorsunuz.

sektörde bu iş tahmin edeceğiniz üzere 2 şekilde yapılır: maaşla ve serbest çalışan olarak makbuz veya faturayla. (ya da producer altında bir şirketle tv anlaşmasıyla, her zaman olan bir şey değil)

tv'de gördüğünüz insanların çok büyük kısmı maaşla çalışır ve maaşlar beyaz yaka yönetici maaşı kadardır. fazlası değil. yan hakları olur. takım elbise vs gelir. kendi monetize ettiği durumları olur, reklam vs geliri olabilir ama maaş dediyseniz budur.

maaşla değil serbest çalışansanız makbuz kesersiniz, fatura kesersiniz ama oyuncu/producer gibi bir konumda olmalısınız. bazı çok bilinen yarışma programı sunucuları makbuz keser. çünkü bu kişiler bir çok projede çalışır. kanallar üstüdür. tercih edilen sinema oyuncusudur, vs. ama böyle bir durumda altı ay sonra unutulursanız, e ssk, emekli maaşı diye ağlar durursunuz. risklidir. bunun içindir ki, 80-90 süresiz sözleşmeli maaş, aylık 400k sm makbuzundan iyidir.

dalga geçiyorsunuz ama maaşla çalışıyorsa, tvlerin büyük kısmında yemekhane var, eğer o da yoksa ticket da alıyordur :)

bu arada, maaşı şimdi çalıştığım yeri düşünüp, bir tık fazla yazmış olabilirim. benim çalıştığım yerde güntekin gibi kişiler, beyaz yaka departman yöneticisinden (direktör) az ama müdürden fazla maaş alıyorlardı.
0
gabe h coud
(24.10.22)
(12)

Ortalama biri olmanın dayanılmaz hafifliği?

Piukh
Babası şehire göçmüş bir köylü olarak ara ara böyle bir his geliyor. Dvorak dinleyemiyorum mesela, zevk almıyorum, o ince detaylar kulağıma yabancı geliyor. Bir mansur ark, bir tarkan gibi sarmıyor... Ve pop müziğin ilgi çekiciliğinin, hikayemizden geldiğinden ama iyi müzik olmadığından eminim.Bu ör
Babası şehire göçmüş bir köylü olarak ara ara böyle bir his geliyor. Dvorak dinleyemiyorum mesela, zevk almıyorum, o ince detaylar kulağıma yabancı geliyor. Bir mansur ark, bir tarkan gibi sarmıyor... Ve pop müziğin ilgi çekiciliğinin, hikayemizden geldiğinden ama iyi müzik olmadığından eminim.

Bu örnek diğerlerine de yansıtılabilir. Ne bileyim godard da izleyemiyorum, envai çeşit deniz mahsulü yemişliğim var ama yine alabalık iyidir ağbi kılçıksız kolay yenir modundayım diğerlerini aramıyorum.

Ama işte elimdekilerin basmaklıp, sıradan şeyler olduğunu bilirken ''yaşamak işte bu ağbi'' diye mangal da yellenmiyor. Diğer yandan bende olmayanların peşinden gitsem ''aşk filmlerinin unutulmaz yönetmeni' olurum en iyi ihtimalde. Rafine zevkler, gusto peşinde koşmak da eğreti geliyor yani.

Böyle düz yaşıyor muyuz kısacası, hayır benim için sıkıntı yok ama monşer olmayan arkadaşlar sizde durum nedir merak ettim?
0
Piukh
(21.10.22)
ben de varoş bir semtte büyüdüm ve sonrasında daha çok para kazanmaya başladıkça farklı şeyler deneyimleme şansım oldu, dolayısıyla benzer sayılırız.
alabalık ya da palamut yemek aşağılanması gereken, basmakalıp ya da düz bir şey değil. palamut güzel, ızgarada ekmeği de kızartırsan şahane balık ekmek oluyor. bundan keyif almakta hiç bir problem yok.
envai çeşit balık ürünü, bir sürü pahalı tabak, tayland'dan meksika'ya bir sürü farklı dünya mutfağı da denedim. denememekte problem var, mutlaka denemek lazım, ama deneyip de sevmemek, alabalık yemekte ısrar etmekte bence hiç bir problem yok. işte bu abi diye ıvır zıvır şeylere kasılmaya gerek yok. beğenirim ya da beğenmem o zevk meselesi, sırf şekil olsun diye de beğenmediğim şeylere kasılamam yani.
0
roket adam
(21.10.22)
kuzey cazı dinlerken tarhana çorbası içiyorum

her konuda rafine olamayız, ilgimizi çeken başlıklar varsa üzerine gider merak eder zaman ayırır öğreniriz

her şeyden anlamak, gusto olmak da son 10 yılın dayatması

biraz da zihnimizin bize oyunu, örneğin yemekten anlayan birini görüyoruz, sonra youtube da motosikletten anlayan birini izliyoruz, ardından başka bir videoda çok iyi gitar çalan birini görüyoruz, bu üç farklı hayatı tek ve kusursuz bir karakter gibi algılarsak kendimizi kıyaslayıp üzülürüz, halbuki çok iyi tarih bilen biri başka bir çok konunun cahilidir :)
0
freebird5406_2
(21.10.22)
Kent soyluluk bizde yok zaten, hic olmamisti.

Modern zaman insanin sorunu bu. Kendini her konuya ilgi duymak zorunda hissetmesi ve her konuda ust duzey bilgiye sahip olma "ihtiyaci" icinde olmasi.

1- Herkesin babasi ya da dedesi gocmustur buyuk sehirlere. 5 kusaktir ayni büyük sehirde yasayan kac tanidiginiz var? Gusto sahibi olmak icin dedemi üniversiteye mi yollamaliyim? Dedem gusto sahibi degil diye hobilerimden vazgeceyim mi? Cünkü sizin yazdiginiza gore ustumde egreti duracak hobi.

2- Ortalamanin tanimini yaparak, kendinizi standardin ta kendisi gibi gosteriyorsunuz. Bu da sinifcilik. Mansur Ark yerine Müslüm dinleyen o zaman ortalama alti?

3- Godard izleyip Tarkan dinleyen yok mu? Nicin ikisi birbirinin tersi olsun? Azicik ucundan dialektige hic mi yer yok?

Cok köseli cikarimlar annecigim. Beni yordu.
0
buf-e kür
(21.10.22)
Fakir ve lumpen bi hayattan geldim. 30 dan sonra cebim para gördü arkadas is cevrem degisti. 1 2 sene arayisa girip yeni heyecanlar pesinde kostum. Sanatsever olmak bi noktadan sonra cok sıkıcı. Yeme icme kulturu ise genellikle hayal kirikligi oldu.

En basa dondum diyemem ama kafa yormaya degmeyen ugraslar.

Onemli olan sohbet yetenegini, insan iliskilerini iyilestirebilmek.
0
halk
(21.10.22)
Sorunuza tam karşılık gelmeyecek ama yine de yazayım.

+ Böyle düz yaşıyor muyuz kısacası, hayır benim için sıkıntı yok ama monşer olmayan arkadaşlar sizde durum nedir merak ettim?

- Benim yapmaya çalıştığım, kendi içimde kendime göre renkli bir hayat. Herkesin yaptığı şeyleri yapıyorum tabii, öyle çok farklı, muazzam bir hayatım tabii ki de yok fakat yapılanları, zevk almak ve kendim için yapıyorum. İçmesi yemesi, gezmesi, tatili, okuması, sineması-tiyatrosu-şarkısı, ne varsa kendime göre zamanla içerisinde gelişti ve evirildi. Ayrıca zaman içerisinde gene değişecek, farklı bir duruma evirilecek.

@roket adam +1

@greebird5406_2 +1


2013'un sonlarına doğru çalışmaya başladığımda kendime verdiğim bir söz vardı; klişe beyaz yakalı olmayacağım diye. Dediğim gibi öyle farklı bir hayata sahip değilim ama ne bileyim kendi adıma eğleniyorum.

Yamaç paraşütü, yurtdışı gezilerini hep kendim tek başıma gerçekleştirdim. İnsanlar, tek başına neler neler yapıyor tabii ama beni bağlayan bir durum söz konusu değil. Neyse kısaca keyfinize bakın.

@buf-e kür +1

@in vino veritas +1
0
put it in your appropriate place
(21.10.22)
ben beni mutlu edecek seyleri yapiyorum, sirf entel gorunmek icin sevmedigim halde sevmeyecegimi bildigim seylerle ilgilenmedigim gibi sirf populer diye sevdigim seyleri de kisitlamiyorum. yani maksimum 60 yil kalan omrumu bana en iyi hissettirecek sekilde gecirip gitmeyi planliyorum. kimsenin hakkimda dusundukleri de umrumda degil, kimseyi o noktaya koymuyorum. duz olmak da guzeldir ayrica. konu insan zevkleri olunca bir dogru yanlis da olmuyor cogu zaman. karakter cok kendine has bir sey, onunla doguyoruz ve disardan gordugu etkilerden ziyade cogunlukla icten geleni kolayca disari cikariyor ama disaridakini iceri alirken bir suru suzgecten geciriyor. nasil mutluysaniz oyle yasayin, kendinizi basmakalip hissediyorsaniz alternatiflere yonelip hosunuza gidip gitmedigine bakin. gitmiyorsa zorlamayin gidiyorsa yardirin derim :)
0
in vino veritas
(21.10.22)
@roket adam öyle ama düz olduğu da yadsınamaz.

@freebird ekşi tarhanaysa hele mis, afiyet olsun. :) Haklısınız ama bakıyorum sadece bir şeyi layıkıyla yaşamak, anlamak da çok zor.

@buf Herkesin, bir şeyi yapması ya da bir halde olması o şeyi makbul kılmaz, meşrulaştırmaz. Sizin söylediğiniz popülizme varıyor. Hobilerin amacı kişisel haz, kim ne diyecek. Memnun olduğunuz bir hobiniz varsa, ne ala. Let people enjoy things derim en fazla.

Ortalamanın tanımını yapmaya gerek yok bence, gayet malum. Benim anlatımda Mansur Ark ve Müslüm aynı yerde, ne demek istediniz anlamadım doğrusu ve halihazırda Müslüm de dinliyorum.

Vardır muhakkak ama kültür krizi yaşamıyorsa ciddi ciddi Tarkan hayranı olacağını düşünmüyorum çünkü sadece çocukluğumuzu hatırlattığı için, simgesel değeri olduğu için değerli ve alışılagelmiş kalıplarla şarkı yapan birisi. 100 yıl sonra kimse Tarkan dinlemeyecek mesela ama 500 yıl sonra Dvorak dinlecek, 1000 yıl sonra dinlenmese bile içinde o ruhun izi olacak.

@halk ben de pek kafa yormaya gerek yok çizgisindeyim ama bazen düşünüyorum.

@put @in vio Düz olmaktan yana sıkıntı yok zaten. Çünkü bunun içinde de kıymetli şeyler var, ne bileyim sevgilinin tebessümü, bir sabah güneşi, yorgun bir günün sonunda sağlam bir uyku... Bunlar hayatın güzel tarafları ama kimse bunlarla 24 saat geçirmiyor biliyorsunuz ki. Dizi izliyoruz, müzik dinliyoruz, restaurantlara gidiyoruz. Ben de diyorum ki bu son saydıklarım aslında alelade şeyler ortalama için, yapıyoruz ama pek bir kıymeti harbiyesi yok gibi sizden naber?
0
🌸Piukh
(21.10.22)
20'li yaslarimin sonuna kadar metalciydim, 30'lu yaslarimin ortasina yaklasirken clubber oldum.

basketbol manyagiydim, halen izlerim ama su anda hic oynayasim gelmiyor mesela. bilgisayar oyunu 6 ayda bir oynuyorum o da ergenken oynadigim oyunlar. zevklerin degismesi, kisinin tarzinin degismesi falan bence olmasi gerekenler zaten. hayat tam anlamiyla devamli degisken bir yapida ve kisinin degismesi, kendini kesfetmesi, yeni seyler, yeni hobiler, yeni zevkler denemesi bence gayet normal.
mesela su an kahveye sardim, degisik kahve metotlari deniyorum, egleniyorum, kesfediyorum, zevk aliyorum, konusacak konum oluyor vs.

goddard'i izlersin ama bunu merak ettigin icin yaparsin, sevmezsen bir daha izlemezsin bu kadar basit. kesfetmeye, denemeye cesur olmali insan. kendine durust olmali en basta. sevmiyorsan sevmiyorsundur ama en azindan denemissindir. bu kadar basit:)

biraz bastan savma bir cevap oldu ama anlamissindir. jack of all trades olmak iyidir. dusunsene 50 sene boyunca siyah giyinip metalci olarak yasadigimi mesela? hayat bu rutin ve sikicilik icin cok kisa.
0
baldur2
(21.10.22)
Olayı sanki bunun bir checklisti varmış da onun üzerinden değerlendirip kendinin ortalama biri olduğuna varmış gibi anlatmışsın.

Ben öyle ele almıyorum. Yani bence birinin Godard'in kim olduğunu bilip bilmemesi ya da filmlerine asinaligi okuzluk miktarında bir değişiklik yaratmıyor. Okuzluk hirboluk senin içinde. Öyleyse öyledir değilse değildir. Daha ziyade bakış açısı meselesi bu "ortalama insan" olmak ya da olmamak.

"Aa nasıl yani hiç Godard izlemedin miii... aa nasıl begenmezsin..." tarzı yaklaşanlarin da en az kötü ihtimalle öküz, en kotu ihtimalle de salak olduğunu düşünüyorum.

Zevk alma ya da estetik anlayışı nesne kadar özne ile de ilgili bir şey.
0
encokbenisevinnolur
(21.10.22)
"Dizi izliyoruz, müzik dinliyoruz, restaurantlara gidiyoruz. Ben de diyorum ki bu son saydıklarım aslında alelade şeyler ortalama için, yapıyoruz ama pek bir kıymeti harbiyesi yok gibi sizden naber?"

yani kime gore neye gore kiymeti yok? siz memnunsaniz olan bitenden, bu yeterli degil mi? not baremi varmis da bunlarla ancak 100 uzerinden 50 alinabiliyormus gibi anlatmissiniz :) eger siz memnunsaniz yeterli zaten? degilseniz de farkli seyler deneyin, sevdikleriniz olur sevmedikleriniz olur denedikce. bi fikir edinirsiniz sonrasinda da hosunuza gidenlerle devam edersiniz.
0
in vino veritas
(21.10.22)
+ "Dizi izliyoruz, müzik dinliyoruz, restaurantlara gidiyoruz. Ben de diyorum ki bu son saydıklarım aslında alelade şeyler ortalama için, yapıyoruz ama pek bir kıymeti harbiyesi yok gibi sizden naber?"

- Tamam ortalama ama şahsen çok zevk alıyorum. Bugün bir aksilik çıkmazsa, Kadıköy'e geçip iki birayla günü kapatacağım. Öyle büyük bir beklentim yok hayattan. Gerekte yok
0
put it in your appropriate place
(21.10.22)
Tam olarak alakali olmasa da, baslik aklima su parcayi getirdi: www.youtube.com :)
0
pike
(21.10.22)
(10)

Ekmek kızartma makinesi kullanışlı mı?

karayel
Almayı düşünüyorum ama lezzetli oluyot mu ekmek? Çocukken soba üstünde kızartırdık o lezzet var mı onu merak ediyorum?Ne dersiniz alınır mı?Marka model de önerebilirsiniz daha iyi olur tabi.teşekkürler
Almayı düşünüyorum ama lezzetli oluyot mu ekmek? Çocukken soba üstünde kızartırdık o lezzet var mı onu merak ediyorum?

Ne dersiniz alınır mı?

Marka model de önerebilirsiniz daha iyi olur tabi.

teşekkürler
0
karayel
(20.10.22)
Soba üstü gibi olmuyor çünkü ısı kaynağına temas etmiyor. Fazlaca tutarsanız belki soba tadı verebilir. Ben olsam bulabildiğim en ucuzunu alırdım çünkü basit bir alet. Alternatif olarak tost makinesinde de ekmek kızartılabilir ama o da tam olarak aynı olmuyor. Bence sinbo falan alın, kullanın.
0
orient blue
(20.10.22)
Paketli, hazır dilimli ekmeklerden kullanılırsa mantıklı gibi. Diğer türlü evde kendiniz ekmek keserseniz pek kullanışlı değil. Zaten bu yüzden bizim toplumda tutmadı bu alet, halbuki holywood sineması ile çocukluğumuzda hepimizde merak uyandırmıştı bu meret.

Tost makinesinde de neredeyse aynı performans alınıyor, haberiniz olsun.
0
John Bloor
(20.10.22)
tost makinesi varken cok gerek yok bence, gerci tost makinesi fazla baski yapiyor ekmege ama sobadaki tadin hayaliyle aliyorsaniz bosa almayin :)
0
bay b
(20.10.22)
evet pratik ve lezzetli oluyor. sobayı tutmaz muhtemelen.
tip olarak sadece tost ekmeğine uygun olanlar değil de, üst kısmı geniş olan, farklı boyuttaki ekmekleri kullanabileceğiniz bir model olsa daha iyi olur.
tost makinesine göre bir artısı da otomatik kapanması.
0
vizivozo
(20.10.22)
alacaksan ekmeğin gözüktüğü modellerden al

fikir vermesi açısından;

www.amazon.de
www.amazon.de
www.amazon.de
www.amazon.de
0
gabe h coud
(20.10.22)
Ben mini tost makinesinde kızartıyorum. Gayet güzel oluyor.
Sobada yapılanın güzelliği psikolojik +1

www.cagri.com
0
Mirket
(20.10.22)
Muthis. Eve alinan ilk alettir bati ulkelerinde ama turkiye'de dilim ekmek pek yaygin olmadigi icin bu da pek yaygin degil.
0
baldur2
(20.10.22)
müsriflik
heriflerin yanı başında çıtır ekmek çıkaran fırın olmadığı için marketin paketli bayat ekmeğini böyle yenir kıvama getiriyorlar
elinin altındaki taze ekmeği kenara atıp, gidip de bayatını alıp ısıtmak müsriflik o yüzden
taze ekmeğe ulaşamıyorsan ocakta döküm ekmek kızartmaya koyup kızartabilirsin
0
comp
(20.10.22)
@aman üstüme geliyorlar
evet öyle
taze olur da bayatlarsa sobada kızartılır ya da gaz ocağında
bi ateş aranır elektrikten önce
doğalgaz direkt eve geleceğine, çevrim santralinde gücünün yarısını kaybedip elektriğe dönüşüyor, onu kullanınca yine lüzumsuz alternatifi kullanmış oluyoruz
0
comp
(20.10.22)
Bu makinanın tam olarak bağımlısıyız bizim evde, eve sadece paketli tost ekmeği alıp bu alette ısıtarak yiyoruz ekmekle tek ilişkimiz bu. Soba üstü - ızgara gibi olmuyor ama keyif veriyor yine de. Almaya değer.

Normal beyaz ekmek yiyorsanız ancak bayatları yemek için kullanılır zira taze beyaz ekmek kızarmıştan daha güzel.
0
roket adam
(20.10.22)
(35)

ekşi duyuruda geçirilen süre

rakicandir
kaç yıldır ekşi duyuruya düzenli şekilde giriyorsunuz?not: benim de ilk cevabım 10 yıl önceymiş, belki daha öncesi bile vardır ama silmiş olabilirim.
kaç yıldır ekşi duyuruya düzenli şekilde giriyorsunuz?
not: benim de ilk cevabım 10 yıl önceymiş, belki daha öncesi bile vardır ama silmiş olabilirim.
0
rakicandir
(19.10.22)
10 olmasi lazim
0
der meister
(19.10.22)
bir duyuruya ilk kez cevap verdigim tarihten itibaren burada oldugumu varsayarsak 2008'den beri giriyorum diyebilirim o duyurunun tarihine bakarak. ustuste hic girmedigim 2-3 ay oldu sadece.

ilk cevap verdigim duyuru (git: 25690)
0
supergirl
(19.10.22)
ilk cevap verdiğim duyuru 2008 yılındaymış, o günden şimdiye yaklaşık 11700 giriş, düzenli olarak da neredeyse aralıksız buralardaydım.
0
hypathia
(19.10.22)
Aşırı düzensiz olarak 7 sene.
0
nawar
(19.10.22)
2011 yılından beri buradayım.

29569 kere giriş sağlamışım.
0
kırmızıgözlüağaçkurbağasıyeşili
(19.10.22)
10 yılı geçti. 2010 civarından beri buradayım.
0
lesmiserables
(19.10.22)
2008
0
baldur2
(19.10.22)
İlk cevabımı 14 Ocak 2007'de vermişim.
0
pispinti
(19.10.22)
7 yıl olmuş
0
veritaslibertas
(19.10.22)
Ilk cevabı 2011 yılında vermişim
0
mirty
(19.10.22)
8-9 yıl olmuş :O
0
ananiyimioguz
(19.10.22)
2007 mayis ilk cevabim. ilk zamanlar duzenli girmiyor olsam, 2008'den beri hemen hemen duzenli diyebilirim. ara verdigim zamanlar olmustur ama uzun degildir.
0
lemmiwinks
(19.10.22)
10 yıldan fazla
0
elma
(19.10.22)
ilk cevabım 29.06.2011 ama sildiklerim olmuştur. yine de en fazla 2010 diyebilirim. valla baya ciddi mesai harcamışız buraya duyuru bize maaş bağlasın. :) eyt'den emekli etsin. :)
0
naksidil
(19.10.22)
Hesabım çok eski ama iki üç aydır falan heralde düzenli giriyorum
0
akhenaten
(19.10.22)
4 yıl olmuştur.
0
black holes in the sky
(19.10.22)
14 olmak üzere.
0
zgrydn
(19.10.22)
10 yıldan fazla, 14-15 olabilir.
0
blatta hiberna
(19.10.22)
2007 galiba ilk kurulduktan 1 hafta sonra girmistim. o zamandan beri farklı nicklerle ara ara giriyorum.
0
tadellesever
(19.10.22)
15-16 yil olmus. Vays.

Ilk sordugum soruya da compumaster ve yersen cevap vermis.
0
brkylmz
(19.10.22)
8-10 vardır
0
gabe h coud
(19.10.22)
10 yıl olmuş :')
0
theseachange
(19.10.22)
2 yil olmasi lazim. 1 senedir cok takiliyorum burada
0
ala09
(19.10.22)
9 yıl.
0
ruhen hastayim ben
(19.10.22)
10 yıl benim de
0
peki madem
(19.10.22)
6 yıldır/düzensiz
0
iwasbornonamountainside
(19.10.22)
2009 dan beri düzenlı gırıyorum.
0
deepness
(19.10.22)
13 yıl falan oldu. Burada yaşlandık resmen :)
0
msb
(19.10.22)
12

Edit: 2020'de yasadigimizi sandigim icin 12 demisim. 14 demek.
0
sopiro
(20.10.22)
18.02.2008, 4 ay sonra 15 yıl.
0
phonex
(20.10.22)
2007'den beri duzenli giriyorum, o da sanirim 7. nesil yazar alinima falan denk geliyordur. sozlugun okunmaz hale gelmeye basladigi zamanlar kacmak icin kullaniyordum, sozluk iyice batakliga donunce daha cok zaman gecirmeye basladim. .ilk soruyu 2008'de sormusum. 15 sene diyebiliriz.
0
cooperr
(20.10.22)
11 yıl
0
false pretension
(20.10.22)
2006 aralığında ilk cevabımı vermişim, 16 yıl...
0
montreal
(24.10.22)
2010'dan bu yana 12 sene, aşırı düzensiz
0
elvan abeyiylegezse
(25.10.22)
sözlük hesabı ile beraber 11 olmuş

yaw beni herkes tanırdı yaw.
0
duyurukullanıcısı
(25.10.22)
(7)

dyson airwrap abartılmış bir balon mudur

roket adam
bu aralar acayip derecede pompalanıyor tüm dyson ürünleri gibi, eşim kendine dikkat eden biridir, geçen bu cihazı görmüş geçen bahsetti ama ikimiz de gerçekten işe yarar bir cihaz mı, yoksa tüm dyson ürünleri gibi bir marketing mucizesi midir emin olamadım. evde maşa, fön makinası, üfleyen birkaç ci
bu aralar acayip derecede pompalanıyor tüm dyson ürünleri gibi, eşim kendine dikkat eden biridir, geçen bu cihazı görmüş geçen bahsetti ama ikimiz de gerçekten işe yarar bir cihaz mı, yoksa tüm dyson ürünleri gibi bir marketing mucizesi midir emin olamadım. evde maşa, fön makinası, üfleyen birkaç cihaz daha vs var, sizce bu cihaz, bu evdeki diğer cihazların üzerine 10 bin tl vermeye değecek bir yarar sağlar mı sizce?
0
roket adam
(17.10.22)
ben çok araştırdım. bu kadar övülünce bir de fiyatı yüksek olunca bir şey sandım. zamandan tasarruf sağlamıyor ve uzun uğraş gerektiriyor. bunun yerine düzleştiricimi yenilemeye karar verdim
0
Hallegadola
(17.10.22)
Ben de çok araştırdım ve airwrap'in abartılmış bir balon olduğu sonucuna vardım. Evet göze hoş görünüyor ama ne düzleştirmesi düzleştirme, ne dalgası dalga. kalıcı olsun diye 1000 taktik geliştirmem gerekecekse bu ürüne niye bu kadar para veriyorum? üstelik çok fazla yer de kaplıyor.

Üfleyen fırça aldım bunun yerine birkaç gün önce. Benim gibi el becerisi sıfır olan biri bile hem fönlü düz saç yaptı hem kıvırıp doğal dalgalı hacimli saç.
0
marla is in my head
(17.10.22)
Dyson'un kendisi abarti zaten. Yaw ne kadar daha fazla iyi saci kurutabilir ki 5-10 kati fiyati hak ediyor akil alir gibi degil.

Sac kurutma makinesi lan bu 80 sene once de vardi, ayni islevi goruyordu.
0
baldur2
(17.10.22)
umarım kullanan biri yorum yapar :)
0
paintov
(17.10.22)
benim var ve 3 yıldır kullanıyorum. saçlarım ince telli ben çok memnunum. çok pratik ve fönle uğraş uğraş yaptığım saçı 5 dakkada yapıyorum. Ha bi kuaför fönü gibi asla olmuyor ama zaten kendim de öyle çekemiyorum sıkıntı değil yani. ofis çalışanı her kadının olmalı bence. müthiş hayatı kolaylaştırıyor. bukle uçlarını fazla kullanmıyorum ama kullandığımda onlardan da memnunum. buklelere kuaförde bile bi ton sprey sıkıyorlar bozulmasın diye sen sıkmazsan boku alete atmayacaksın. :)

ancak kalın telli saçlarda o kadar etkili değil diye söylemişti kuaför bana onun yalancısıyım. ancak kuaföre de %100 inanamıyorum malum kendisine gelinsin istiyor. Bu aleti olan kuaföre ancak düğünde falan gider yani o kadar memnunum ben.

ama yine de herkes her şeyden aynı derecede memnuniyet duymaz tabii bu benim deneyimim.
0
naksidil
(17.10.22)
saci daha iyi kuruttugu icini degil be abi, ufledigi hava soguk oldugundan dolayi saca zarar vermeden sekillendirdigi icin ovuluyor... uzun ve ince telli sacli biri icin faydali olabilir. zaten herkes kesin almali diyen yok. kisa sacli bir erkek 80 sene onceki sac kurutma makinesini kullanmaya devam edebilir elbette.
0
hot potato
(17.10.22)
yani anladığım kadarıyla olayı saçı daha hızlı ve sağlıklı şekilde şekillendirmesi, onun dışında eldeki aletlerin yapamadığı bir şeyi yapmıyorsun yani. doğru muyum? o zaman 10 bin tl vermek yerine 10 dk daha uğraşmak daha mantıklı görünüyor yanılıyorsam düzeltin :)
0
🌸roket adam
(17.10.22)
(5)

Dr. Martens Botları Nasıl Bilirsiniz?

lana del rey
Giyen var mı, parasını hak ediyor mu? Türkiye fiyatları 5-6 bin lira civarı. Sarı dikiş ve bağcık detayına hasta oluyorum. Yıllardır aklımda ama fiyatları yüksek olduğu için alamadım. Artık bir tane almak istiyorum..
Giyen var mı, parasını hak ediyor mu?

Türkiye fiyatları 5-6 bin lira civarı. Sarı dikiş ve bağcık detayına hasta oluyorum. Yıllardır aklımda ama fiyatları yüksek olduğu için alamadım.

Artık bir tane almak istiyorum..
0
lana del rey
(16.10.22)
Ben de abartildigini düsünüyorum. Kalin corapla giymezsem, ayagimi vuruyor. Hadi onu gectim. Giyip cikarmasi tamamen eziyet geliyor bana. Bot corabi tuttugu icin, bagciklarini mecbur olabildigince gevsetiyorum. Hatta ona ragmen zor giyiliyor. Sirf bu sebeple kutusunda duruyorlar.
0
reactionic
(17.10.22)
Bot icin degil ama Dr Martens ayakkabi icin konusursan, kesinlikle verecegeniz ilave paraya deger. Bir cift Dr Martens kullandiginiz sure 3-5 normal ayakkabi Eskitme suresine dek neredeyse. En azindan bana oyle denk geldi simdiye kadar.

Uzun omurlu birsey ariyorsaniz tavsiye ederim.
0
parcxerox
(17.10.22)
Cok ozur diliyorum ama hic sevmiyorum. Bence cok cirkinler. Bana 5-6 bin vermeleri lazim ki giyeyim.
0
balpolen
(17.10.22)
bunlari 20 sene once lisede alternatif takilan hatunlar giyerdi, metalci tayfa.
yurtdisina citiktan sonra gordum ki feminist 40+ teyze ayakkabisiymis, hic sasmaz.

bence de bir esprisi yok.
0
cooperr
(17.10.22)
Sjw ayakkabisi zaten de asil sorgulanmasi gereken 150 dolarlik ayakkabi nasil turkiye'de 6000 bin liraya cikiyor inanilmaz bir olay.
0
baldur2
(17.10.22)
(10)

better call saul vs breaking bad (spoiler'sız)

der meister
ben BB aşığı bir insanım. baştan sona 6-7 kez izlemişimdir. bu kadar bağlanmamın sebebi sanıyorum ki çok gerçekçi bir boğuculuğa sahip olması, hissiyatı müthiş aksettirmesi. haliyle BCS'yi izlemek istedim, zamanında ilk dokuz bölümden sonra bıraktım. şimdi tekrar en baştan başladım. asla kötü değil
ben BB aşığı bir insanım. baştan sona 6-7 kez izlemişimdir. bu kadar bağlanmamın sebebi sanıyorum ki çok gerçekçi bir boğuculuğa sahip olması, hissiyatı müthiş aksettirmesi.

haliyle BCS'yi izlemek istedim, zamanında ilk dokuz bölümden sonra bıraktım. şimdi tekrar en baştan başladım. asla kötü değil ama BB gibi "hemen bir sonraki bölümü izleyeyim" heyecanı yaratmıyor, yer yer temposu düşük ve sıkıcı geldi bana.

diğer taraftan bakıyorum millet saul'un bb'den bile iyi olduğunu söylüyor. bana ilginç geldi.

ikisini de izlemiş olanlara sorum: siz hangisinden daha çok keyif aldınız? en azından ilk sezon için kıyaslama yapacak olursanız BCS'nin temposunun düşük olduğu fikrine katılır mısınız? ileride daha olaylı hale geliyor mu?

***

bu arada ben BB'nin sanırım en çok birinci sezonunu seviyorum. yani çoğu kişinin düşük tempolu bulduğu, "sabret daha iyi olacak" dediği kısımlar. kısacası bu dizilerden boş aksiyon, dıkşın dıkşın bekliyor değilim. bana hissiyatı yansıttıktan sonra isterlerse koca bölüm boş duvara baksınlar, keyifle izlerim.

ama BCS bana çok daha ağır geldi açıkçası. siz ne diyorsunuz bu konuda?
0
der meister
(09.10.22)
bb'den daha çok keyif aldım. bcs'de daha sakin bir akış olduğunu kabul ediyorum ama yine de sürükleyiciydi benim için. sıkıldığım 2 3 bölüm olmuştur.
0
oldz
(09.10.22)
BB hayatımda bitirdiğim tek dizi. BCS sadece bir bölüm dayanabildim. Abi dizi dediğimiz şeyi keyif almak için izliyoruz. Keyif almıyorsak birileri beğendiği için izlemek zorunda değiliz. BB'den daha çok keyif aldım. Hatta bu diziyi ben yazın izledim. Albuquerque sıcağını hissetmiştim. Bir de ben şuna inanıyorum. İzleyeceğin dizi zaten kendini izletiyor. Senin bir şey yapmana gerek kalmıyor. Ben Instagram'da Gibi dizininin kesitlerini izleye izleye sevdim, sonra kendiliğimden başladım. İlk sezonu bitireceğim neredeyse.
0
dissendium
(09.10.22)
İkisinide izleyip bitirmiş biri olarak bcs daha iyi bana göre. Mike, Saul, Kim, Nacho, Lalo, Gus gibi karakterler çok iyi işlendi dizi boyunca. Her bir bölüm film havasındaydı.
0
Depik
(09.10.22)
Bb harika, bcs iki uc bolumdu. bence zamanlamayla alakali olabilir ya breaking bad guzel dizi ok ama bir de o zaman kac tane guzel dizi vardi ki ZAMANINDA YOKTU BU PLATFORMLAR... OZLAR BBLER OFFF <3
0
ala09
(09.10.22)
Bcs tum zamanlar favori dizi listemde. Boyle yapim bir daha zor gelir. Bb'yi bcs izlerken tekrar izlemeye basladim, birinci sezonu bitiremedim, asiri sıkıldıgımı hatirliyorum. Hem de 2. Kez deneyisimdi. Bcs'den once de bb izlemeye calisip birinci sezon yavasligindan gecememistim. Bcs gayet tempolu bence, Bb en azindan ilk sezon kaplumbaga gibiydi. Bb'nin en cok ilk sezonunu seven biri olarak Bcs temposu daha dusuk gorusunuze felaket derecede katilmiyorum. Bence siz zaten temposuz, sıkıcı olani sevdiginizden bcs hizli gelmis ve bu yuzden sevmememissiniz gibi geldi, yoksa biz ayni seyleri izlemis olamayiz :)
0
summer timetable
(10.10.22)
BB çok kolay izlediğim hala da sevdiğim bir dizi. BCS ilk 7-8 bölüm izledim çok sıkılıp bıraktım. 6-7 ay sonra kaldığım yerden devam ettim, ilerleyen sezonlar çok daha keyifli geldi onu da bitirdim ama asla bir BB akıcılığında değil. Bir oturuşta 5-6 bölüm izlediğimi hatırlıyorum BB’de. BCS daima 2 bölüm sonra sıkıyor beni.
0
but that was just a dream
(10.10.22)
bsc deki karakter gelişimi, direk günlük yaşamı aktarması, neredeyse gün gün geçiyor dizi ama yine de tempo düşmüyor
konular basit olsa da işlenişi hoşuma gitti benim
0
bir soru sorcam
(10.10.22)
bcs bb'deki yan karakterlerden birinin dönüşüm hikayesini anlatan bir dizi. bb izlemiş biri saul goodman'ın nasıl bir karaktere evrildiğini biliyor. nihai sonucu bildiğimiz için bcs'de anlatılan hikaye yer yer sıkıcı geliyor.

bb izlerken ne olacağını bilmiyorduk. sıfırdan yaratılmış bir hikaye vardı ve bu hikaye sıradan bir öğretmenin uyuşturucu mafyasına dönüşümünü anlatıyordu. hem hikaye ilgi çekiciydi hem ana karakterle empati yapıp kendimizden bir şeyler buluyorduk. bcs başarısız bir adamın hayat yolculuğunu sunuyor. herkesin kendinden bir şey bulması zor. karakterin hitap ettiği kitle daralıyor haliyle.

bb hikayesine sonradan eklenen yan karakterlerde kim haricinde ilgi çekici biri yok. çoğu karakteri zaten önceden tanıyoruz, hepsinin nereye geldiğini biliyoruz. bu da bir hikayedeki en önemli şey olan karakterin son halinin nasıl olacağı gizemini bozuyor. yani evet gus fring bcs'de bir şeyler yaşıyor ama ben o adamın öyle ya da böyle uyuşturucu baronu olacağını biliyorum. dizide çarpıcı, vurucu bir sürpriz eksikliği oluyor haliyle. bb'nin son bölümüne kadar walter white'ın ölüp ölmeyeceği bile belli değildi misal. mike vurulduğunda bir hafta kendime gelememiştim.

bence iki dizi de taş gibi dizi. sıralama yapmak gerekse bb'yi her zaman daha öne koyarım.
0
coldegezenkutupayisi
(10.10.22)
Breaking bad gelmis gecmis en iyi dizi. Bcs ise en az onun kadar iyi;)
0
baldur2
(10.10.22)
bcs'yi ilk sezonlar sevdim ama sonra biraz aksiyona bağladı gibime geldi.


//////////////////////////////////////////////////
===== Dikkat Spoiler ==========
//////////////////////////////////////////////////




zzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz
kadın avukatın tatminsizliği, ayakta zor duran yaşlı abinin sokak serserilerini pert etmesi, saul'un çöle hiçbir önlem almadan gitmesi, lalo denen adamın süper kahraman gibi takılması bana sıkıcı geldi
zzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzzz


========== spoiler ===============
0
vizivozo
(10.10.22)
(10)

nakit avans ile döviz alan var mı?

ahm1
ve bu yüzden başınıza bir iş geldi mi?malum, her nakit avans çekeceğimiz zaman "devam ederseniz döviz vs. almayacağınıza dair taahhüt vermiş olursunuz" uyarısı çıkıyor aylardır.
ve bu yüzden başınıza bir iş geldi mi?

malum, her nakit avans çekeceğimiz zaman "devam ederseniz döviz vs. almayacağınıza dair taahhüt vermiş olursunuz" uyarısı çıkıyor aylardır.
0
ahm1
(09.10.22)
O uyarı torbacının müptezele "çok içme, bi' sakatlık olacak" demesi gibi tamamen formalite icabı, bankaların devlete "ben uyardım, gerisi beni ilgilendirmez" diyebilmeleri için yapılıyor. Parayı ATM'den çekip dövizi elden alsanız kim bilecek? Bunun takibi nasıl yapılacak?
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.10.22)
orası öyle tabii ki ama ben bu işlemleri internet şubesinden yapanlar için soruyorum.

nakit avans çektim mesela. bir tane bir uygulamaya attım o parayı, 1-2 güne tekrar aynı bankaya çekmeyi düşünüyorum ve sonrasında dolar alacağım. bir sıkıntı olur mu acaba?
0
🌸ahm1
(09.10.22)
Denemediğim için bilmiyorum ama sizin kastettiğinizi farklı bankada yapmayı düşünürdüm. Mesela para A bankasından B bankasına EFT ile gönderilir, B bankasında da istenilen yatırım ürünü alınabilir.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.10.22)
bu dediklerimizi de takip etmeleri çok kolay aslında. isteseler, peşine düşseler 2 dakikada her şeyi görürler. ama işte soru şu: peşine düşüyorlar mı acaba?
0
🌸ahm1
(09.10.22)
Henüz böyle bir vaka veya haber duymadım, demek ki henüz bir yaptırım olmadı.
0
zaman ilac degil insanlar unutkan
(09.10.22)
tipik bir akp yasasi iste. gerizekalica, uygulanamaz, akla ve mantiga aykiri.
0
baldur2
(09.10.22)
Kredi çekerken de söylüyorlar, henüz başıma bir şey gelmedi
0
housedaki topal doktor
(09.10.22)
pratikte uygulanması imkansıza yakın bir uyarı. parayı bir başka isme gönderip oradan tekrar eft aldığınızda kimse kağıt üzerinde bu sizin paranız diyemez. borcunuzu ödediniz yeniden borç aldınız gibi saçma bir savunma bile parayı artık kredi olmaktan çıkarır. kimse arkadaşınızın borcu ödenir ödenmez yeniden borç vermeyeceğini öne süremez. o artık arkadaşınızdan aldığınız borç. kara para aklama 101 gibi oldu ama bilgilendirme amaçlı yazdım yani.
0
elestirman
(09.10.22)
git en kötü döviz burosundan al.
0
nuisance
(09.10.22)
10 gün önce kredi kartından 200.000 tl nakit kredi çektim.
şubedende nakit olarak aldım tüm parayı.
kimse bana döviz çekemezsin falan demedi.
hemen yarısını dolar yarısını altın yaptım döviz bürosunda.
deseydide içimden küfreder, dışımdan "almam abla" der geçerdim.
0
aslindasorunumpsikolojik
(09.10.22)
(5)

beş kırmızı tuborg sabah muayenede çıkar mı?

ikiicidisibirkisi
sb.sabaha kadar vücuttan atılır mı?
sb.

sabaha kadar vücuttan atılır mı?
0
ikiicidisibirkisi
(08.10.22)
kan tahlilinde çıkabilir. doktor değilim ama üfleyip promil yüksek çıkınca polis kan testine gidelim alkol kana daha geç karışır belki düşük çıkarsa kurtarırsın demişti. dört saat sonra kan testi verdim, üflediğimden iki kat fazla promil çıktı.
0
coldegezenkutupayisi
(08.10.22)
Hesabi yapiverin...
1 unite alkol 1 saate vucuttan atiliyr..
0
parcxerox
(08.10.22)
Bol bol su için
0
astronom bey
(09.10.22)
cikar
0
baldur2
(09.10.22)
Çıkmaz mı
0
beemaker
(09.10.22)
(2)

+18 illüstrasyonlar nerede bastırılabilir

knight of cydonia
sb. çıplaklık ve pornografi içeren bazı illüstrasyonları bastırmak istiyoruz, ozalitçiye gidip de haliyle laf işitmek istemiyoruz.yer: istanbul.
sb. çıplaklık ve pornografi içeren bazı illüstrasyonları bastırmak istiyoruz, ozalitçiye gidip de haliyle laf işitmek istemiyoruz.

yer: istanbul.
0
knight of cydonia
(08.10.22)
Baba laf etmeye hadleri yok ki.

En basta uyarirsin kibarca: sakincasi yoksa bir proje icin ciplaklik iceren fotograflar bastirmak istiyoruz, sizin icin uygun mu diye?
0
baldur2
(08.10.22)
İnternetten de bastirabilirsiniz
0
duster
(08.10.22)
(13)

Para lazım ama herhangi bir işim yok.

aretwoane
Askerlik yapmadım bu yüzden iş yerleri almıyor a101 falan, garsonluk da yapmam borçlarım var ve elimde bir tek sanatım var para edecek. Ona da talep yok, tablo vb satılmıyor. Ya da portre çizdiren yok, ne önerirsiniz iş başvurusu yaptım olumsuz geçici iş bile olsa ama garsonluk falan yapmam.
Askerlik yapmadım bu yüzden iş yerleri almıyor a101 falan, garsonluk da yapmam borçlarım var ve elimde bir tek sanatım var para edecek. Ona da talep yok, tablo vb satılmıyor. Ya da portre çizdiren yok, ne önerirsiniz iş başvurusu yaptım olumsuz geçici iş bile olsa ama garsonluk falan yapmam.
0
aretwoane
(07.10.22)
Sacma gelecek yazdigim ama askerligini yap once yoksa kasiyerlik garsonluk disinda zor.

Ha vaktim var emek veririm dersen ulkenin yarisi yazilimci oldu ikinci hindistan oluyoruz ac kalmazsin dil ogren yardir.
0
kuzey li
(07.10.22)
Askerlik zaten başlı başına zor. Bir de para yoksa daha da zor olur. Yediğin bir tost, içtiğin bir kola bile mutluluk sebebi olabiliyor. Sigara kullanan birinin masrafı çok fazla oluyor.
0
OrangeYellow
(07.10.22)
askere gitmek için en doğru zaman. dönünce bir çok şey çözülmüş olur fırtınayı atlatmış oluruz.
0
roket adam
(07.10.22)
Askere gitmek en mantıklısı. kaosu atlatmış, dinlenmiş olursunuz.

Bunun dışında da sanatınızı paraya çevirmenin yolunu bulun. Gerekirse kısıtlı bütçeyle bile bir ajansla çalışın. Kendimize yatırımları yapacak bütçeyi ayırmanız gerekiyor. Bütçeniz yok ise amatör ya da kar payı karşılığında hizmet arayayın.
0
yercekimini kendine ceken adam
(07.10.22)
Tablolarınızı paylaşın, belki almak isteyen çıkar.
0
ruhen hastayim ben
(07.10.22)
Rehberinde ki herkese mesaj at kara kalem portreniz özenle çizim yapılır fiyat şu diye, sonra çalıştığın kişilere söyle onlarda rehberindekilere paylaşsın sana müşteri getirene ekstra 20 30 lira para ver. Atıyorum çizimin 80 lira diyelim komisyon olarak 20 ver yine fotoğrafı 100 e sat
0
yirmibesonbes
(08.10.22)
Tablo demişsiniz aklıma geldi, geçenlerde sözlükte biri başlık açmıştı, xyzbubble (xyz neydi hatırlamıyorum ondan öyle yazdım) isimli bir sitede tişört tasarımlarını satarak epey para kazandığını anlatıyordu. Bulursanız bir inceleyin isterseniz.

Kısa vadede Türkiye'de yaşamaya devam edecekseniz askere gitmek en mantıklısı ama bence. Çünkü her şeye engel oluyor.
0
encokbenisevinnolur
(08.10.22)
Benim kuzen sizin gibiydi. Is yapasi da yoktu. Sonra bir müşteri destek vs isine girdi derken su an herif deli gibi seviyor çalışmayı falan. Onun da deneyimi sifirdi, okulu da alakasız bir şeydi ki bitmedi galiba.
0
logisticsmanager
(08.10.22)
Üniversite bitirdiysen yedek subaylığa başvur. Çıkarsa maaşlı şekilde askerlik yaparsın.
0
dissendium
(08.10.22)
sanatçıysan 3d modelleme öğrenip oyun şirketlerinde de yoluna bakabilirsin. youtube'da pratik tutorial'lar var. kafan biraz 3 boyutlu düşünmeye basıyorsa eğer temelleri oturtman sandığından çok daha kısa sürecektir.
0
knight of cydonia
(08.10.22)
Uzman cavus ol.
0
baldur2
(08.10.22)
Geçici iş diye baktığını anlayam hiçbir işveren sana şans vermez. Onu yapmam bunu yapmam diyen adamın da vasıfsız işlerde sürekliliği olmayacağı için ordan da kaybediyorsun. Geçici iş = kasiyerlik, garsonluktur çoğunlukla. Orda bile işi en az hatayla yapmaya başlaman için 1 ay süre gerekir en az. O süre sonunda ayrılması durumu olan birine şans verilir mi? İşveren açısından da düşünürsen olayı bence iş bulma şansın artar.
0
baal
(08.10.22)
Yapılacak çok fazla iş var özellikle gıda sektöründe. Bunların haricinde tablolarınızı etsy üzerinden satmayı deneyebilirsiniz stand açabilirsiniz, kermeslerde veya panayırlarda satabilirsiniz. KOSGEB ücretsiz girişimcilik eğitimi alabilirsiniz online olarak.

Borçlarım var diyorsunuz ama iş seçiyorsunuz o da garip. Biraz çarşıya pazara çıkın herkes eleman çalışan arıyor iş var hemde çok ama çalışacak adam yok.

Geçici olarak Trendyol, getir, Yemeksepeti gibi şirketlerde çalışabilirsiniz.
0
beemaker
(08.10.22)
(10)

para biriktirmek mi mantikli yoksa kredi odemek mi?

buenosdias
ayda 15k kenara atabilirim. diger yandan bu paraya 150.000klik 12 ay odemeli kredi cekebiliyorum. onunla kuyumxudan gram altin alma aklima yatti. sizce hangisi mantıklı?
ayda 15k kenara atabilirim. diger yandan bu paraya 150.000klik 12 ay odemeli kredi cekebiliyorum. onunla kuyumxudan gram altin alma aklima yatti. sizce hangisi mantıklı?
0
buenosdias
(28.09.22)
benim tercihim kredi çekmek oluyordu. kredi çekip altın almak şeklinde. ama kredi de alıskanlık yyapabiliyor
bi o kredi bi bu kredi ödemek de içimi baymıştı. bi iki sefer denenebilir. şey gibi oluyo bu durumda "param var ama param yok"
0
ala09
(28.09.22)
Geçen sene kredi çekenler yaşadı. Ama bu sene bakıyorum, %2 üzeri oranlar var. Seneye dolar 22 lirayı geçmeyecekse bir anlamı yok gibi görünüyor. Ki geçen sene Aralık'ta 16 liraydı, şu an 18,5. Hani aynı oranda artıyorsa sıkıntı, ki bankalar bunu düşünüyordur diye düşünüyorum :)

Öte yandan ben bi kredi çektim, 20.000 $'lık krediyi 10.000 $'dan az bi paraya ödemiş oldum. Ülke kaos içerisinde olduğu için mantık yürütemiyorum cidden.
0
plutongezegendegilmi
(29.09.22)
Para biriktirmek gibi keyifli bir eylemi borç ödemeye dönüştürmek çok mantıksız bir şey. Gram altın alacaksanız zaten her ay 15 bin lira ile alabilirsiniz.
0
dissendium
(29.09.22)
tabii ki de kredi ödemek mantıklı. sabit tl ile yatırım yapacaksan her türlü tl borçlanıp döviz endeksli ürün, tarla,ev,araba,çö poşeti,patlıcan vb. ne olursa almak mantıklı. alıp kenara koyduğun her şey yanına kalır.

amacın hobi amaçlı para biriktirmekse tl olarak her ay kenara atarsın ama çocuk değiliz, kumbara devri bitti bu enflasyonda.

ytd.
0
bir ileti paylastim
(29.09.22)
Yüksek enflasyon dönemlerinde uzun vadeli krediler karlıdır
0
beemaker
(29.09.22)
Kredi ödemek
0
balpolen
(29.09.22)
Ekonominin, altının, doların ve TL'nin nereye gideceğini elbette bilemiyoruz. Emin olsak hepimiz zengin oluruz.
Önümüzdeki 12 ayda hem seçim öncesi ekonomisi hem de seçim sonuçlarına göre etkiler olacak. Avrupa'da enerji krizi var, kiralık ev fiyatları, ocak ayında asgari ücrete gelecek zam vs. Yani normalde de tahmin etmemiz pek mümkün değil, bu yıl iyice tahmin edilemez halde.

Bence siz hangisi içinizden geçiyorsa yapın geçin. 150 bin lira kredi çekerseniz ve yılın sonunda bu işten 1000 dolar zararla çıkarsanız dünyanız yıkılmayacaksa girin o işe. En kötü durumda size deneyim ve ders olmuş olur.
0
michael_knight
(29.09.22)
Ekonominin, altının, doların ve TL'nin nereye gideceğini elbette bilemiyoruz. Emin olsak hepimiz zengin oluruz.
Önümüzdeki 12 ayda hem seçim öncesi ekonomisi hem de seçim sonuçlarına göre etkiler olacak. Avrupa'da enerji krizi var, kiralık ev fiyatları, ocak ayında asgari ücrete gelecek zam vs. Yani normalde de tahmin etmemiz pek mümkün değil, bu yıl iyice tahmin edilemez halde.

Bence siz hangisi içinizden geçiyorsa yapın geçin. 150 bin lira kredi çekerseniz ve yılın sonunda bu işten 1000 dolar zararla çıkarsanız dünyanız yıkılmayacaksa girin o işe. En kötü durumda size deneyim ve ders olmuş olur.
0
michael_knight
(29.09.22)
borclanmadan zengin olamazsin king.
0
baldur2
(29.09.22)
kredi tabi ki, no brainer.
ek: kredi cekerek de para biriktirebilirsin zaten senin dedigin gibi. yuksek enflasyon-dusuk faiz arasindaki farktan faydalanmak icin. altin ya da baska bir sey alirsin, ihtiyac duydugun bir sey, doviz, hisse, arsa vs o sana kalmis. pratikte o parayi biriktirmis olacaksin ama paranin maliyetini dusuereceksin mevcut durumda borclanarak. is ki krediyi odeyecek nakit akisinda problem olmayacagindan emin olasin.
0
bay b
(29.09.22)
(13)

Kredi Kartı Limiti

dorylaion
Kart limiti 100.000₺ ise bu genel anlamda düşük mü, yüksek mi kabul edilir. Ortalama limitler nedir acaba?
Kart limiti 100.000₺ ise bu genel anlamda düşük mü, yüksek mi kabul edilir. Ortalama limitler nedir acaba?
0
dorylaion
(26.09.22)
Yüksek.
0
adventchant
(26.09.22)
Oha çok yüksek. Bi çalınsa geçmiş olsun
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(26.09.22)
maaş 5500 tl ise yüksek ama 50k ise değil
0
astronom bey
(26.09.22)
yüksek. benimki 40 bin.
0
sir gawain
(26.09.22)
Yüksek. Benim 2 tane var, biri 360 diğeri 120.
0
gabe h coud
(26.09.22)
Daha ne olsun? Ev mi alacaksin kredi kartiyla?
0
ahm1
(26.09.22)
maaşı 5 bin olan için yüksek. 50 bin olan için normal. az bile.
maaş 4 katına kadar limit veriliyor çünkü.
0
jelly bear
(26.09.22)
benim limitimden düşük. kaybetmeyeceğine çaldırmayacağına eminsen, zararı yok.
0
co2s2
(26.09.22)
Yasaya göre tüm bankalardaki kredi kartlarınızın toplamı en fazla maaşın 4 katı olabiliyor bildiğim kadarıyla
0
elvan abeyiylegezse
(26.09.22)
öğrenci için yüksek, işadamı-ticaret yapan için düşük.
0
orpheus
(26.09.22)
Bir sey olmaz calinirsa.
0
baldur2
(26.09.22)
Normal
0
sta
(27.09.22)
Kartla ne ödeyeceğinize bağlı.

Sadece market alışverişi, arada bir beyaz eşya için kullanacaksanız yüksek. Ama özel okul gibi 60-70 bin TL'lik yüksek, taksitli harcamalar yapıyorsanız normal, hatta düşük.


.
0
kartallar yuksek ucar
(27.09.22)
(5)

Uçak bileti alırken isim yerine soyismimi yazmışım şimdi iptal mi edeceğim?

bubiruyaolmali
Merhabalar,Mytrip denen siteden gidiş dönüş bilet almıştım. salak gibi gidip soy ismim yerine ilk ismimi yazmışım. yani yerler karışmış. havayolu şirketleri SAS ve Lufthansa. Mytrip i aradım sas için 65 eur ücret istediler. Lufthansa için değişiklik mümkün değilmiş. hiç böyle bir durumla karşılaşan
Merhabalar,

Mytrip denen siteden gidiş dönüş bilet almıştım. salak gibi gidip soy ismim yerine ilk ismimi yazmışım. yani yerler karışmış. havayolu şirketleri SAS ve Lufthansa. Mytrip i aradım sas için 65 eur ücret istediler. Lufthansa için değişiklik mümkün değilmiş. hiç böyle bir durumla karşılaşan oldu mu ne yapmalıyım?
Uçuş haftaya ve istenen ücretle uçak bileti aynı fiyat nerdeyse. inanamıyorum.
0
bubiruyaolmali
(24.09.22)
bizzat uçuşu gerçekleştiren firmaya ulaşmanız gerekiyor. kendileri sizden kimliğinizi doğrulayan belgeler ve bir dilekçe ile yardımcı olabilirler.

tabi firmaların sizi kabul etmeme hakları da var. satış sözleşmelerinde maalesef bu yönde ibareler bulunuyor. ama daha öncesinde birkaç firmada sıkıntı yaşamıştık. müşteri hizmetleri ile iletişime geçip kendilerini bilgilendirdik ve istedikleri belgeleri temin ettik. (uçak biletinin nasıl alındığı mailler kredi kartı kimlik vs) kendileri de rezervasyona not düşüp kontuarda sıkıntı olmaması için gerekli notları aldılar.
0
bravoteam
(24.09.22)
kesinlikle ara. sizi ucaga almayabilirler bu sekilde ve hicbir sey yapamazsin.
0
baldur2
(24.09.22)
Pegasus ta yaşamıştım. Bir telefonla düzelttiler. Direkt şirketi arayın.
0
Mistyimage
(24.09.22)
Direkt SAS ı da aradım ama onlar isim değişikliğini kendilerinin yapamayacağını çünkü bileti mytripten aldığımı onların bunu yapabileceğini söylediler. lutfhansaya henüz hiç ulaşmadım çünkü haftasonumu çalışmıyorlar.
0
🌸bubiruyaolmali
(25.09.22)
iptale gerek yok diye düşünüyorum, THY ile bilet alınırken arkadaşımın soyafı yanlış yazılmıştı onda bilet değişikliği bile yapılmadan uçağa almışlardı.

hava yolu şirketine söylediğinizde hızlıca çözüm bulurlar.
0
kuzey li
(25.09.22)
(6)

Erkek ic camasir tavsiyesi

garavel
Merhaba, %100 pamuk ve sentetik olmayan kullandiginiz memnun oldugunuz markalar var mi ? Tercihim duz siyah boxer, mumkunse global marka olursa yurtdisinda da alabilecegim cok guzel olur, bir kac markaya baktim ama epey pahali ( ck ) gibi, tesekkur ederim.
Merhaba, %100 pamuk ve sentetik olmayan kullandiginiz memnun oldugunuz markalar var mi ? Tercihim duz siyah boxer, mumkunse global marka olursa yurtdisinda da alabilecegim cok guzel olur, bir kac markaya baktim ama epey pahali ( ck ) gibi, tesekkur ederim.
0
garavel
(23.09.22)
Tutku
0
inheritance
(23.09.22)
Aradığınız marka marks ans spencer. Şuan kurdan ötürü Türkiye’de fiyatlar tuhaflaşmış biraz ama ck civarına gelmemiştir. Eşim çok memnun, her tarza uygun model bulursunuz. Kısıtlı ürün gamı var Türkiye’de ama intimissini de iyi bir alternatif, fiyatlar yine biraz tuhaf kurdan ötürü burada.
0
kullanıcıadımbuolsun
(23.09.22)
Tutku
0
beemaker
(23.09.22)
Yildiz
0
baldur2
(24.09.22)
H&M deneyebilirsiniz.
0
ala09
(24.09.22)
H&m kesinlikle.
Hatta en son ben içinde lyocell olan modelini aldım çok beğendim ama yüzde 100 pamuk olmaz kötü olur. 95 pamuk 8 elasthane falan olur.
0
logisticsmanager
(24.09.22)
(4)

İnsan tam olarak güvenemeyeceği bir dünyada, nasıl tam huzurla yaşar?

psmstc
Özellikle de şehir hayatı için soruyorum. Apartmandaki kimseyi tanımıyoruz. (Ya da çok azını tanıyoruz.) Özel sektörde girdiğimiz işlerin güvencesi yok. "İyi çalışan işte kalır" diye bir kural da yok hani. Bir yandan dünya üç dört senedir inanılmaz belirsiz bir süreç yaşıyor (covid, savaş vb. duruml
Özellikle de şehir hayatı için soruyorum. Apartmandaki kimseyi tanımıyoruz. (Ya da çok azını tanıyoruz.)

Özel sektörde girdiğimiz işlerin güvencesi yok. "İyi çalışan işte kalır" diye bir kural da yok hani.

Bir yandan dünya üç dört senedir inanılmaz belirsiz bir süreç yaşıyor (covid, savaş vb. durumlar)

Özetle hayatlarımızda belirli, kesin olan çok bir şey yok gibi duruyor.

Böyle bir ortamda insan nasıl kaygı, anksiyete vb. durumlar yaşamadan huzurlu bir hayat sürdürebilir gerçekten?

İkinci sorum: Psikiyatriye gitsek anksiyete için böyle belirsizlik gibi durumlara karşı genelde ya ilaç verilir, ya da maruz bırakarak, endişe hakkında düşünceler değiştirilerek bir iyileşme hedeflenir.


Biz bu süreçleri zaten doğal bir şekilde 3-4 senedir, hatta daha da eskiden beridir yaşıyoruz. Niçin belirsizliğe maruz kala kala halen adapte olamadık?

Niçin anksiyete, stres hala dünyada bu kadar yaygın?
0
psmstc
(23.09.22)
herkesi tanımak ve güvenmek zorunda değilsin, bu zaten gerçekçi olmayan bir yaklaşım.
hayat da kesin olan sonuçlardan ibaret bir şey değil. dünyada covid, savaş gibi durumlar olmasa da 1 sn sonra kalbinin durmayacağını bilemezsin.
dünyada anksiyete ve stresin yaygın olmasının bir sürü sebebi var. mesela:
1) gün içinde binlerce ufak ya da büyük karar vermek zorunda kalıyoruz. insanlık son 100 yıl dışında bu kadar seçeneğe sahip oldığu bir dönem olmadı
2) sosyal medya ve tv çağında hep olumsuz haberler abartılıyor ve sanki sürekli kötü olaylar oluyormuş gibi hissediyor insanlar. halbuki insanlık son 2000 yıldaki en barışçıl, en iyi dönemini yaşıyor. savaşta ölen insan sayısı bir 50 yıl öncesine göre çok daha az.
3) insanlık en hareketsiz dönemini yaşıyor. insan vucüdu buna alışkın değil. anksiyeteye en iyi gelen şey spor mesela bende, ama sporu geçtim günde 10 adım atarak yaşayan milyonlarca insan var artık
4) insanlar artık çok güçsüz yetişiyor, aşırı güvenli ve mükemmel bir ortamda yaşamak gibi bir gerçekdışı beklentileri var insanların. halbuki dünya ve doğa her zaman tehlikelerle doludur ve doluydu da zaten.

ben stres ve anksiyeteye geçecek bir şey olarak bakmıyorum. bu baş ağrısı gibi, dönem dönem yaşanacak, etkileri kontrol edilebildiği sürece problem yaşatmayacak bir şey olmalı. mükemmel ve huzurlu bir hayat kimyasal destekler almadığın sürece mümkün değil. bakış açını buna çevirince, neden stresliyim, nasıl geçebilir, stresin kaynağı ne, önemi ne gibi telkinlerle bir nebze azaltabiliyor, fiziksel hareketle daha iyi bir noktaya getirilebiliyor. ama evde oturup, hiç spor yapmayıp, alkol kahve gibi uyarıcılarla yaşayıp, kötü beslenip, üstüne bir de bütün gün sosyal medyadaki çığırtkanları izlersen (milyonların yaptığı şey bu) elbette geçmesi mümkün değil.
0
roket adam
(23.09.22)
Ben ehliyetimi ilk aldığım zaman hep "ya karşıdan gelen araç üstüme kırarsa" gibi bir korku yaşıyordum. Sonra fark ettim ki neden yapsın? Siz ne kadar yaşamak istiyorsanız o da o kadar istiyor.

Aksilikler, kazalar, kötü niyetli insanlar her zaman olabilir bu bir gerçek ancak bunlar istisnalar.

Çevrenizdeki insanlara oldukça yabancılaşmışsınız sanırım. İnsanların birçoğunun iyi niyetli olmadıkları doğru ancak kötü de değiller, sadece nötrler.

Siz neden gidip birinin evini soymuyor ya da ateşe vermiyorsanız onlar da aynı sebepten yapmıyorlar. Siz evini soymadığınız herkesi çok sevdiğiniz için mi bunu yapmıyorsunuz?

İnsanlar hiçbir şey yokken yasalarla başı derde girsin ya da ait oldukları düzenden, toplumdan, çevrelerinden dışlansın istemezler. Bu gerçekliğe aykırı bir düşünce.

Elimizdeki güvenlik sistemleri de öyle ya da böyle bizi birçok tehditten koruyor buna her şeyi dahil edebiliriz, evin tahta kapısı bile sizi açık hedef olmaktan çıkarır, eğer evinizde kapı yerine açık bir boşluk olsaydı tehditler birbirine benzeyen diğer tüm seçenekleri geçerek size ulaşırdı örneğin.

Her neyse çok uzatmanın anlamı yok. Anafikri anladınız sanırım.
0
akhenaten
(23.09.22)
onu bunu kafana takmayacaksın
dertleri kederi çöpe atacaksın
takmayacaksın
tak açacaksın

beyle.
0
ahmet oturum cerezi
(24.09.22)
ben eminim dunyanin en zengin insanlarinin bile uykusuz geceler gecirdigine stresten.

birincisi sonsuz mutluluk veya refah hem mumkun degil hem de zaten asiri sikici, bunaltici olurdu ve devamli mutlu oldukca mutluluktan sagladigin haz ve fayda azalirdi, yani devamli mutlu olmaktan bunalip mutsuz olurdun. hayat da boyle. mucadele, amac, zorluklar olmali ki hem mutlulugu huzuru devamli hedef edinebilesin, hem de bunlara ulastiginda gercek hazzi elde etmis olasin.

apartmanda kimseyi tanimiyorsun mesela, e tamam iste sana niye zarar versinler? insanlara asil zarari zaten esi dostu tanidigi insan verir. senin icin apartmandaki diger insan zaten yok hukmunde, ancak giriste vs gorursen selam verirsin bu kadar. yani zaten aklina bile gelmemesi gereken bir olgunun seni bu kadar endiselendirmesi zaten pratikte mumkun degil. diger turlusu zaten anksiyeteye hatta ilerlediyse paranoyaya girer ki tedavi edilmesi gereken nevrotik ve psikotik hastaliklar evresidir artik.
0
baldur2
(24.09.22)
(15)

granül kahveden kurtulmak

MtKrt
sabahları zaman kazanmak için kahvaltıda granül kahve içiyorum. Artık daha sağlıklı, hızlı ve lezzetli olana geçmek istiyorum.işten gelince, akşamları nitelikli kahve çekirdeklerini el değirmeninde öğütüp french presste demliyorum.O yüzden sadece sabahı kurtarmak için çözüm arayışındayım. Evde kahve
sabahları zaman kazanmak için kahvaltıda granül kahve içiyorum.
Artık daha sağlıklı, hızlı ve lezzetli olana geçmek istiyorum.
işten gelince, akşamları nitelikli kahve çekirdeklerini el değirmeninde öğütüp french presste demliyorum.
O yüzden sadece sabahı kurtarmak için çözüm arayışındayım. Evde kahve içen bir tek ben varım, sütle işim olmaz, sadece espresso, americano, filtre kahve içerim.

Seçenekler;
1- Filtre kahve makinesi / zaman ayarlı;

www.hepsiburada.com

2- Kapsül kahve makinesi

www.hepsiburada.com

3- Tam otomatik kahve makinesi

www.hepsiburada.com

bu konuda fikirleriniz nedir? Ulan zaten sabah 2 dk kahveni içip işe gideceksin ne bu tantana derseniz de kabul.
0
MtKrt
(22.09.22)
french press kesinlikle kullanmayın. 3. nesil kahve ekipmanları satan bir firmada çalışan ve kişisel olarak da uzun yıllardır nitelikli kahve tüketen, her ekipmanı bizzat deneyimlemiş biri olarak bunu söylüyorum. french press kolay olduğu ve ve en önemlisi çok ucuz olduğu için tercih edilen inanılmaz çöp bir ekipman. 10 sene önce cafelerde kullanılmaya başlandı diye iyi bir şey sanıldı :) tat kalitesi rezalettir. french press kullanan biri birkaç defa v60 veya ortalama bir espresso makinesinden kahve içse bir daha french press'e dokunmaz. (french pressçiler linç edecek ama bunlar test edilmiş gerçekler)

konumuza dönecek olursak, bütçeyi zorlamıyorsa tam otomatik espresso makinesi alınabilir. kapsül kahve önermiyorum, donmuş nugget yemek gibi. filtre kahve makinesi f/p ürünü ama çok keyif vermez.

bu arada daha lezzetliye ulaşmak için taze öğütülmüş kahve içmek şarttır. öğütülüp paket halinde satılan starbucks, tchibo vs. gibi kahveler klasik ambalajlı ürünlerdir. o konuda da tavsiyem kavuruculardan (petra, probador, kronotrop) alıp öğütmek veya az alıp bir yerde öğüttürdükten sonra içmek.
0
stationary traveller
(22.09.22)
philips tam otomatik makina kullanıyorum, gayet güzel, lezzetli ve aşırı pratik. bendeki model ekranlı falan muhtemelen en üstü ama en ucuzunu almadığım için biraz pişmanım, sütle işin yoksa yolladığın model fazlasıyla işini görür. iç mekanizmaları aynı sadece yaptığı kahve sayısı değişiyor + süt özellği falan ekleniyor. çekirdek kahveyle çalıştığı için de çok taze oluyor. sadece çekirdek kullanıyorum ben.

kapsül kahveyi sevmedim çünkü tam otomatiğe göre kahve başına maliyeti kat be kat daha yüksek ve lezzeti bence tam otomatik kadar güzel olmuyor.

bakıma gelirsek, 3 tane rutin bakımı var,
pis su haznesi ve telve haznesini boşaltma (haftada bir falan yapıyorum, 3 dakika sürüyor)
kireç çözücü tablet (3 ayda bir, 10 dk falan sürüyor, sen sadedece düğmeye basıyorsun kendi hallediyor gerisini)
iç takım suya tutma (3 ayda bir, 10 dk falan sürüyor, makinanın bazı parçalarını yan kapısından çıkarıp suya tutup kurutmaya bırakıyorsun)
0
roket adam
(22.09.22)
Üçüncü linkteki cihazı taze kavrulmuş çekirdekle kullanıyoruz, hastasıyız. Düzenli temizliğini yapmak gerekiyor ama o da atla deve değil.

French press'i çöpe atın, nitelikli çekirdeklerinize yazık. Törenli akşam kahvesi içecekseniz pour over yapın, ucuzundan bir çakma v60'la çok daha iyi kahve içersiniz.

Edit: French press'i çöpe atmayın, bitki çayı falan demlersiniz. Ama sütle de işiniz yoksa ep2220'yle çok mutlu olursunuz cidden. Süt haznesi olan cihazların temizliği daha zahmetli, bunda süt köpürtücüyü kullanırsanız ucunu çıkarıp sudan geçirmek yetiyor.
0
kobuzchu kiz
(22.09.22)
Tüm yöntemlere pra harcayıp sonunda 3.linkteki cihazı aldım,keşke diğerleirne para harcamayıp ilk bunu alsaymışım.2 yıldır kullanıyorum.
@stationary nin de dediği gibi paket kahveden uzak durup 3. Dalga kahvecilerden taze öğütülmüş çekirdekle çok iyi sonuç alınıyor.
0
arenas
(22.09.22)
3 ama filtre temizligi falan beni yorar diye ben otomatik almadim. delonghi ec685 var bende
espresso makinesi al mutlaka sabah double cek kendine gel
0
nibba
(22.09.22)
Sinbo kahve makinesi alıp sabah düğmesine basmak seçeneği var.
Veya Sinbo kahve makinesine zaman ayarlı priz takma seçeneği de var.

Doğru cevabın kapsül kahve makinesi olmadığına eminim.
0
michael_knight
(22.09.22)
@roket adam ne dediyse aynısını yazacaktım.

saeco pico baristo var bende de. çok memnunum.

daha evvel yıllarca, delonghi bco264 kullandım yine delonghi kahve öğütücü ile. ondan da çok memnundum ama artık üşeniyordum biraz. tam otomatik beni mutlu etti.

arkadaşıma da breville/sage ses875 modelini aldık.. o çok daha şekil, gurme kahve de yaparsın. ama yine üşenme ağır basıyor bende.
0
bir ileti paylastim
(22.09.22)
yıllarca french press kullandıktan sonra şu makineye geçtim.

www.amazon.com.tr

french press'te kahve içtiğimi sanıyormuşum meğer... üstelik çekirdekleri de kendim öğütür -ki asıl zahmetli kısmı oydu, öğütücüyü temizleme vs.- kahve gramajına, sıcak su derecesine kadar her şeyi mükemmel yapardım.

espresso falan yok ama. düz filtre kahve... fiyat performans ürünü. ben de çok araştırdım. temizlik derdi dediğin de filtre kağıdını çıkarıp çöpe at, sürahiyi çalkala, bu kadar.
0
motosiklet burclu adam
(22.09.22)
sabahları zaman olarak kaç dakika ayırabilirsiniz bilmiyorum ama kahveyi önceden öğütüp vakumlu poşetlere veya hava almayan bir kavanoza koyarak da kullanabilirsiniz. Mokapot ile 2-3 dakikada kahvemi demliyorum genelde.
0
jepa
(23.09.22)
Sanirim kimse yazmamış ama mokapot da bi seçenek. sabah üşenir misiniz acaba.
Öğütülmüş kahve almanız gerekir ya da ogutmeniz gerekir mokapot için.
0
faredenkorkankedi
(23.09.22)
mokapot diyecektim ben de. bence de o bi secenek olabilir (hic kullanmadim ama guzel gorunuyor)

benim olayim 2dir. nespressonu al gec tertemiz
0
ala09
(23.09.22)
Aeropress dostum.
Senin durumun icin daha basiti yok. Daha basit kahve yapma yontemi yok zaten.
0
baldur2
(23.09.22)
dripper ya da v60 denen huni biçimli şeyden alırsanız filtre kahve yapmakla granül kahve yapmak arasında zaman bakımından bir fark kalmaz. Temizliği 10 saniye filan alıyor, benim bulabildiğim en sade ve kolay yöntem bu.

afiyet olsun.
0
babilfish
(23.09.22)
Ben kendinden degirmenli, zaman ayarli bir kahve makinasi kullaniyorum. Sabah uyanacagim saatten bi 10 dakika onceye aksamdan kurunca sabah kalktigimda taze cekilmis, hazir filtre kahveyle uyaniyorum, super bir keyif. Kahvenin taze cekilmesi cok seyi degistiriyor. Benimki caso diye bir marka ama baska pek cok benzer makine de var. Tavsiye ederim.
0
kartonpiyer
(24.09.22)
Aeropress ile 2-2,5 dakikada kahve hazirliyorum. Hem de buna gramaja bakma ve cekirdegi ogutme dahil.

Bence makineye gecmeden once "analog" kahveyi deneyin.

Hem ekipman ucuz, hem de ucuz kahve makinalarindaki yeterince isitmama, suyu homojen dagitmama sorunu yok.

French press cok zaman aliyor. Hem de kahve cekim ayari digerlerinden cok farkli. Temizligi de var. Ohoo... Ozellikle de americano icen birine aeropress tavsiye ederim.
0
buf-e kür
(24.09.22)
(11)

Kiracı - Ev sahibi

yercekimini kendine ceken adam
Selamlar. 5 yılı doldurduğumuz bir kirqcılığımız var. Şu an piyasanın oldukça altında oturuyoruz. Zam dönemi geldim, ev sahibi %150 zam yapmak istiyor. (2760dan 7000) Bu hali bile piyasadan 1-2 bin TL daha ucuz. Ancak bu kıtayı verecek gücüm yok. Ev sahibine emsal kira davası açabilirsiniz ancak hiç
Selamlar.

5 yılı doldurduğumuz bir kirqcılığımız var. Şu an piyasanın oldukça altında oturuyoruz. Zam dönemi geldim, ev sahibi %150 zam yapmak istiyor. (2760dan 7000) Bu hali bile piyasadan 1-2 bin TL daha ucuz. Ancak bu kıtayı verecek gücüm yok. Ev sahibine emsal kira davası açabilirsiniz ancak hiç gerek yok önümüzdeki hafta gelip Şubatta evi boşaltacağıma dair tahliye taahhüdü imzalayarak kiraya resmi sinir %25 zam yapacağım diyorum. Ev sahibi Şubat'ta evi kiraya veremem, bu zam da gerçeklikten uzak ya evi boşaltın ya da resmi yollara başvuracağım diyor.

Emsal kira davası ne kadar sürer? Benim teklifim çok mu saçma? Siz olsanız ne yapardınız?
0
yercekimini kendine ceken adam
(20.09.22)
uzun sürer. bırak ne isterse yaptın. şubata kadar çıkartamaz evden seni.bırak uğraşsın.
0
jelly bear
(20.09.22)
benzer durumda bi yakinim vardi. cevrede kiralar 10-15 bin iken onlar 4000 e oturuyordu. ev sahibi ile guzellikle konusup iki tarafin da magdur olmayacagi bir meblagda anlastilar. keske sizde oyle yapsaydiniz. 5 yil az degil. ben olsam 5000'e cekmeye calisirdim. bu haliyle 1,2 bin ucuz olmasi zaten normal bisi. 5 yildir orada oturuyorsunuz. sizin bir tik daha alti icin mucadele etmeniz gerek.
0
buenosdias
(20.09.22)
"(2760dan 7000) Bu hali bile piyasadan 1-2 bin TL daha ucuz."

Anladigim piyasasi 9 bin TL olan evde eski kiraci olmaniz sebebiyle 2,760 TL'ye oturuyorsunuz. Yani benzer bir eve ciksaniz emlakci komisyonu, depoziti, ilk kirasi, tasinma masrafi derken tek seferde cebinizden en az 30 bin TL cikacak.

Bence ev sahibi insani davranmis, size zaten piyasanin altinda bir teklif sunmus. Uygun olan bunu kabul etmek, ama bu kirayi verecek gucunuz yoksa tasinma masraflarini nasil karsilayacaksiniz bilemedim. Madem iyi niyetli bir ev sahibiniz var, iletisim yollarini zorlayin. "Birak ev sahibi ugrassin" yaklasimi size zarar verir, ev sahibinin ugrasacagi sey bir dilekce yazmak o kadar ki 5 sene dolduysa kazanir ve emsal kiralari goz onune alarak geriye yonelik odeme alir.
0
sertac akin
(20.09.22)
9 bin lira istemedigi icin tesekkur edip 7000 lirayi kabul etmen yapacagin en mantikli hareket olur. milletin malina cokmeyi kendime yedirmezdim ben.
0
baldur2
(20.09.22)
evde neredeyse üçte biri fiyatta oturuyorsun, beş yıl geçmiş bu durumda ev sahibine %25 demek küfür gibi.

Evet o kirayı odemen zor ama o zaman o evde de oturmaman lazım senin fakirleşmenin sorumlusu ev sahibi değil ki kirayı söylerken insaflı olup çevrenin altında istemiş.

Tam emin değilim ama ara dönem çıktığında kontrat sonuna kadar olan kirayı talep etme hakkı var. Şubatta kiracı bulamama ihtimali yüksek, haklı olduğu yerler var.

Dava acarsa kesin kazanır ve artış dava tarihinden geçerli olarak yasal faizi ile dava ne zaman biterse ödenir. Dava iki yıl sürebilir ama sürsede ev sahibi tüm farkı alır.

Uzlaşmak en mantıklısı.
0
kuzey li
(20.09.22)
Ev sahibi yasal prosedürü tam olarak uygularsa, dava yıllarca da sürse ve siz şubatta da çıksanız ev sahibi aradaki farkı dava sonunda, yasal faiziyle alır sizden.
0
Mirket
(20.09.22)
ev sahibi haklı maalesef. ben olsam kirayı uygun bir yere çekerdim.
0
sta
(20.09.22)
Ev sahibi olduğum kısa bir dönem oldu ve ne olursa olsun kirayı 3den 9a çıkarmaya karşı çıkmak kesinlikle mala çökmek falan değil. Herkes çıldırmış.

Yuzde 25 zam hakkaniyetli değil evet. Bu kirayı 3 katına çıkarmayı haklı göstermiyor. Daha makul bir zam uygulayıp kira tespit davası açıp acmamayi kendisine bırakın minimum 2 yıl sürer.
0
sanguine
(20.09.22)
Kira tespit davası ile belirlenen kira geriye dönük olarak tahsil edilir. Sözleşme yenilenme tarihi bu ay ise isterse dava 10 ay sürsün, 10 aylık farkı yine ödersin. Uzlaşmaya gitmen lazım. 7 bin dedi ise iyi niyetli bile yaklaşmış diyebiliriz.
0
himmet dayi
(20.09.22)
bire bir aynı durumdayız. 5 yılı doldurduğumuz bir kiracılığımız var, kiramız 2500 lira. ev sahibimiz ise 9000 lira kira istiyor. ben kendisine %100 zam yaparak 5000 lira önerdim. hatta önermekle kalmayıp ödedim de. ama o ısrarla 9000 lira istiyor, pazarlığa açık değil. hatta bugüne kadar da ucuza oturduğumu söylüyor. kiraladığımızdan beri kontratta yazan tüfe oranındaki zammı yaptık üstelik.

evet 2500 lirayı 9000 liraya çıkarmak delilik. bunun adı 9000 liralık evde 2500 liraya oturmak değil. o evin 9000 lira olduğunu kim söylüyor ki? yani son bir yıl içinde piyasa çakalları yüzünden kiralar saçma sapan şişti diye evin değeri 9000 mi oluyor? hangi ekonomik göstergeden etkilenir ki lan bu?

geçen sene de kira zamını kendisi yaptı, tüfe'ye göre 2500 yapıyor dedi, olur dedim hiç ikiletmeden. hakkaniyetli olanı bu. bu yıl 5 senesi doldu diye %260 zam istiyor. dolmasa %25 yapıp 3200 liraya oturacaktım, bir yıl daha ağlayacaktı. adama %100 zam yapıp 5000 diyorum, en ufak tolerans göstermiyor.

e açsın o zaman davayı. bırakın açsın. dava sonuçlanana kadar piyasa mı söner, ev mi değer kaybeder, siz mi başka ev bulursunuz allah kerim.

hatta size önerim, durumunuz varsa aradaki farkı da ev sahibine 7000 lira kira öder gibi bir banka hesabına yatırın, altın, dolar falan alın. mahkeme kararına göre fark oluşursa çıkarır aradaki farkı oradan verirsiniz, fazlası da size kalır.
0
kibritsuyu
(20.09.22)
Bazı arkadaşlar mala çökmek dedi ancak geçen sene zam yapılması dahil piyasa ortalamasına belki bir tık altına oturduk. 2760 olmuşken güncel kiralar da 3000 TL civarındaydı. Yani mala çökmek gibi bir durum yok.

Enflasyon oranında artış teklif edip isterseniz yasal süreç açık diyeceğim.
0
🌸yercekimini kendine ceken adam
(20.09.22)
(2)

Basit bir İngilizce çeviri sorusu

siyah giyen adam
https://ibb.co/MSpJ5YY“Birçok ilkel topluluklarda bazı özel durumlar haricinde bir adamın adının kendisinin dışında bir anlam ifade ettiğinden dolayı özel önlemler almadan söylenilmesinde tabu vardır.” Cümleyi böyle çevirmeye çalıştım ama tam çeviremedim, ortasında error verdim resmen. Bir de cümle
ibb.co

“Birçok ilkel topluluklarda bazı özel durumlar haricinde bir adamın adının kendisinin dışında bir anlam ifade ettiğinden dolayı özel önlemler almadan söylenilmesinde tabu vardır.”

Cümleyi böyle çevirmeye çalıştım ama tam çeviremedim, ortasında error verdim resmen.

Bir de cümleyi evirirken “a man” ve “his” e rağmen “adam” yerine “insan” olarak mı çevirmek gerekiyor kesin olarak ve bunun ayrımı nasıl yapılabilir?
0
siyah giyen adam
(20.09.22)
Erkeklerden bahsediyor gibi, Adam diyebilirsin yani.
0
baldur2
(20.09.22)
Birçok ilkel toplulukta, bazı özel durumlar dışında, birinin adını söylemek tabudur çünkü adının kişinin kendisinden bir parça barındırdığına ve özel önlemler almadan dile getirilirse bunun kaybolup ziyan olacağına inanılır.

Böyle çevirdim ilk bakışta, daha düzgün çevrilebilir sanki :)
"kendisinin dışında bir anlam" değil yalnız, sanki ruhundan bir parça falan gibi yorumladım ben.

Man/his konusunda ise, eski metinlerde belirsiz bir kişiden bahsediliyorsa otomatik olarak he deniyor çoğunlukla. Artık onun yerine they kullanılıyor, özellikle gender neutral olmaya çalışılıyor böyle cümlelerde. Metnin herhangi bir yerinde bu kişinin erkek olduğu özellikle vurgulanmıyorsa, cinsiyeti önemsiz rasgele birinden bahsediliyorsa insan/kişi/birey falan deyip geçiyorum ben.
0
kobuzchu kiz
(20.09.22)
(6)

ingiliççe yetmedi

dessalines
"Two blondes walk into a bar. You'd think at least one of them would've seen it."bu şaka ne demek?neden anlayamıyorum? neden benim de püskevitim yok... :(
"Two blondes walk into a bar. You'd think at least one of them would've seen it."
bu şaka ne demek?neden anlayamıyorum? neden benim de püskevitim yok... :(
0
dessalines
(20.09.22)
Normalde bar jokes'ta bildiğimiz bar ama burdakinde demir çubuk anlamında kullanılmış. "İki sarışın demir çubuğa çarptı, en azından birinin görmesini beklerdin" gibi bi anlamı var.
0
nundu
(20.09.22)
sarışınlar aptaldır diye bi söylem olduğu için walk into orda bara çarpma anlamında kullanılmış.
0
jelly bear
(20.09.22)
bar = demir korkuluk esprisini sayelerinde anladığım @nundu ve @jelly bear e teşekkür ediyorum :)
0
🌸dessalines
(20.09.22)
benim bi sorum olacak walk into daha cok bi mekana girmek degil mi? neden crushed falan denmemis?
0
buenosdias
(20.09.22)
@buenosdias

E saka o zaten.

Crush degil ayrica crash.
0
baldur2
(20.09.22)
Walk into hem yururken carpmak, hem de iceri girmek anlamina geliyor.

Bara girdi ve demir cubuklara carpti. Bu iki anlami birden ihtiva ediyor o cumle.
0
baldur2
(20.09.22)
(8)

bütçe sınırınız olmasa hangi protein tozunu tercih edersiniz?

Stoneface
sb. tr'de satılan markalardan soruyorum.
sb. tr'de satılan markalardan soruyorum.
0
Stoneface
(19.09.22)
Bütçe sıkıntısı olsa da weider tabi ki.
0
Take it away honey
(19.09.22)
Weider iyi mi? genelde hem karışık yorumlar okuyorum bazısı överken bazısı epey eleştiriyor.
0
🌸Stoneface
(19.09.22)
F/P oranını bilemem ama ben optimum gold falan da kullandım. Weider hacim güç yönünden tartışmasız iyiydi.
0
Take it away honey
(19.09.22)
weider
0
orpheus
(20.09.22)
2 yıldır kullanmayı bıraktım yeterli proteini fazlasıyla beslenmemden karşıladığım için. ama alacak olsam yine olimp alırdım herhalde... bir kez dragon ball özel serisi olduğu için tercih ettim, hem hiç topaklanmaması hem kolay karışması hem de tadıyla denediğim tüm protein tozlarından daha iyiydi. www.olimp.com.tr
0
konetsu
(20.09.22)
ben mesela dünya kadar param da olsa mecbur gidip bana yan etki yapmayanını bulup almak zorundayım. yan etkiler sindirim sisteminde bozukluk, sivilce vb. supplementler comun kendi markası olan mocha aromalısını ucuz diye övüyordum, 1 ay ara verip tekrar başladım ve 1 hafta boyunca her gün farklı bir sivilceye uyanıyorum. en son burnumun üstünde çıktı pinokyo gibi geziyorum. kaç gündür de duruyor öyle. olm ya büyü ya yok ol di mi? dokununca acıtan o sancılı evrede arafta kalır gibi kaldı arkadaş. böyle bir şey olabilir mi yaa?
0
onemoremile
(20.09.22)
optimun nutrition
0
bay b
(20.09.22)
myprotein
0
baldur2
(20.09.22)
(20)

Ev fiyatlarında saçma bir artış yok mu?

logisticsmanager
Emlakçı arkadaş ile konuşurken fark ettim;İzmir Güzelbahçe'de evler 18-20 milyon lira.Bu parayla Fransa'da marsilya, nice gibi gene turistik bölgelerde aynı tip havuzlu evler var ki Türkiye'deki ortak havuz, fransa evin kendi havuzu.Bu Güzelbahçe evlerinden birinde bir tanıdığın evi var, 2011 civarı
Emlakçı arkadaş ile konuşurken fark ettim;
İzmir Güzelbahçe'de evler 18-20 milyon lira.
Bu parayla Fransa'da marsilya, nice gibi gene turistik bölgelerde aynı tip havuzlu evler var ki Türkiye'deki ortak havuz, fransa evin kendi havuzu.

Bu Güzelbahçe evlerinden birinde bir tanıdığın evi var, 2011 civarı 600 bine aldi. Işte 300 bin euro diyelim. Şu an evin fiyati 16-17, 800-900 bin euro.

Bu noktada işin sacmalastigini düşünüyorum. İstanbul hadi yok dünya kenti vs diye normallestirildi ama İzmir Güzelbahçe ne zaman dünya kenti seviyesine geldi?
Bu işte bir saçmalık yok mu yoksa ben mi önemli bir veriyi kaçırıyorum da ülkede evin euro degerinin 3 katina çıkması normal oluyor?
0
logisticsmanager
(18.09.22)
Saçma olan nedir serbest piyasada bir malın fiyatını piyasa belirler olması gereken bu ayrıca Fransa örneği doğru bir kıyaslama olmaz. Evinsatin alındığını zamanki döviz değerinin üstüne çıkması elbette normal
0
beemaker
(18.09.22)
@beemaker saçma olan ülkenin yüzde 99'unun gelirinin döviz oranında bırakın 3 katını 1 katına bile cikamamis olması.
Fransa örneği neden doğru bir kıyaslama olmaz anlamadim. Marsilya izmir gibi hem kalabalık hem iş olan hem turistik hem deniz kenarı bir şehir. Mühendisi 400-500 euroya calistirmayan bir şehir ama villa fiyatı izmir ile benzer hale gelmiş iki senede.
Ülke günden güne fakirlesirken ev fiyatlarının bir iki sene içinde 3'e katlanması (bu önceden böyle değildi biliyorum) garip bir durum.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
sacmaysa toparlar yakinda piyasa. bu da belli olur zaten yakinda. ama sinirlari binlerce insana acik, girenin cikanin belli olmadigi bir ulkede, insanoglunun en en en en iki temel ihtiyacindan biri olan barinma konusunda da fiyat dususu bekleme. hea yarin seferberlik ilan edilir, 10 milyon kisi zorla enselerinden tutulup suriye'ye birakilirsa o zaman fiyatlar tepetaklak olur zaten. olacagindan degil de varsayimsal bir ornek sadece.
0
baldur2
(18.09.22)
@baldur2 fiyat düşüşü beklentim pek yok. Daha çok fiyat sabitlenmesi+döviz kuru yükselisi beklentim var (döviz kuru yükselisini beklemeyen yok zaten). Ki bu arada her evin fiyatı böyle artmamis. Euro karşısında hala aynı fiyatta olan evler de dolu ama fiyatı Avrupa'nin sayılı şehirleri ile yarışır fiyata gelen yerleri çözemiyorum ki endeks sitesinden bakınca kira gelir orani bile 27-28 senelere çıkmis bu bahsettiğim evlerin.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
evet saçma. dolar bazında bir miktar geriler muhtemelen
0
abelardo
(18.09.22)
20 milyon lira olan evi “barınma ihtiyacı” diye açıklamak çok doğru değil. O evi alan 5-10 sene sonra 25-30 olur diye alıyor. 10 sene sonra evin değerinin 15e düşecek olacağını bilse yemişim evini diyerek çadırda yaşar.
0
archmage mahmut
(18.09.22)
Sadece Güzelbahçe değil. İzmir genelindeki saçma Bir fiyat artışı var. Güzelbahçe dediğin yer. Merkeze uzak bir lokasyonda millet Bir keriz bulurum bu fiyata itelerim kafasında. Mesele Bornova merkezde Kendi oturduğum evi tam 5 sene önce 320 bin liraya aldım. Şuan benim evden çok daha bakımsız arka cepheye bakan yan komşum evini 3.5 milyona satıyor. Bana sorarsanız o fiyata asla etmez. Benim evim onunkinden çok daha iyi , caddeye bakıyor manzaralı yapılı vallahi de billahi de benimki de o paraya etmez. Devamlı eve bakanlar geliyor gördükçe ne mal adamlar var diyorum. Piyasa şuan balon fiyatla dolu. Yazılan rakamlar keriz avı fiyatları. Başka bir şey de değil.
0
limonlu eksi
(18.09.22)
turkiyede kim kime ne tutturursa sistemi var cunku. fiyat algisini emlakcilar belirliyor ev piyasasinda. ki o emlakcilar da gayrimenkul uzmani falan degik fransadaki gibi. hmmmm ne is yapsam, dur bi dukkan acayim da emlakci olayimci cogu da egitimsiz tayfa. tek motivasyonlari da komisyondan kolay para elde etmek. bu yolda da her yol mubah oldugundan kendileri icin, sacma fiyatlarla basbasa kaliyoruz.

ayrica baldura da katiliyorum. kontrolsuz girislerle artan nufus erirse o da bi degisiklik yaratir, piyasayi manipule edenler at kosturamazlar simdiki gibi. su an bizde nufus fazla, kaynaklar az cunku bir de.

guzelbahcedeki ev de iste tum bunlarin etkisiyle fiyati anlamsizca artan kotu dairelerin bir sonucu. e o daire o kadarsa, benimki bu kadar mantigiyla ilerliyor ulkede piyasa.

bir de izmirdeki o evi alan da turk degildir. turkiyede cografi mevki bilmeyen insan verir anca o parayi oradaki bir eve.
0
Kittie
(18.09.22)
Var. Emlak turk insaninin yumusak karni ve suursuzca aliyor. Emlak kqybettirmez gibi hicbir ekonomistin anlamayacagi bir inanc var ama bunun aksini gosteren onlarca hesap gosterebilirim

Son 2 yilda dunyada emlak fiyati en cok artan sehir istanbul. Hicbir rasyoneli yok. 2000lerin basinda ragbet vardi kulturel ve ekonomik olarak ama bugun yok. Nedir bu artis? Ustelik arz fazlasi varken.

Bir arkadasimin oturdugu ev satildi. 3milyona. Alan adam once ben oturcam dedi. Sonra satisa koydu. 20 gun icinde 6 milyona cekti satis fiyatini Emlakcisi dedi diye. Ama rasyonel hicbir sebebi yok. Dolar bile artmadi.

Ailemde emlakci cok ve hepsi bekleyin diyor tanidiklarina su an almayin diyor.

Dunyada emlak fiyatini belirleyen parametreler belli. Su an bunlarin hicbiriyle aciklamak mumkun degil bu fiyatlari.
0
anten
(18.09.22)
@anten güzel yazmış.

2000lerin başında ekonomik ve sosyal nedenler vardı evet.

şu anki nedenler:
ekonomik 1: enflasyona karşı koruma amacı
bu neden balona yol açtı. düşüş gelecektir.

ekonomik 2: artan döviz fiyatları ile gurbetçi ve araplar için cazip oldu.
bu neden de balona yol açtı. çünkü bu fiyatlarla artık türkiye cazip değil.

demografik: artan sığınmacı nüfusu.
bu önemli. artış devam ederse fiyatlar artar. etmezse artmaz.

kendisinin fikrini de merak ediyorum. şu an niçin artması için neden yok 2000lere kıyasla?

dip not: yukarıda ayrı bir cevapta fiyatların dolar bazlı bir miktar gerileyeceğini düşündüğümü söylemiştim. çünkü şu an dolar bazlı tarihi zirvelerdeyiz.
0
abelardo
(18.09.22)
marsilya’da yaşamak istemeyen ve istemeyecek çok ciddi bir kitle var. türkiye’yi sevenler, çoğunluğu müslüman bir ülkede yaşamak isteyenler, vize vs sorunu olan ortadoğu vatandaşları, vs. yani bakış açın yanlış. senin için mantıklı olabilir ama mesela ben de kalkıp marsilya’dan yazlık almam şu an. gider tertemiz izmir’de bildiğim tanıdığım yerde hayatımı yaşarım. marsilya’ya da gezmeye giderim 2 günlüğüne.

bir de ülkenin genel durumu ile çok zenginlere hitap eden konut projelerini değerlendirmek yanlış. ülkede ortalama gelir artmamış olanilir ama zenginler çok ama çok daha zengin oldu. o parayı işte o tarz yerlerde harcayacaklar. o konutlar asgari ücretli ya da beyaz yakalı çalışan için inşa edilmedi zaten.

fiyatların düşmesi ya da sabit kalması için arzın artması ya da talebin azalması lazım. tanıdığım emlakçılar satacak kiralayacak ev bulamıyoruz diyorlar öyle bir stok krizi var şu an özellikle büyük şehirlerde. bu şartlar altında bence bir balon yok. kısa sürede ciddi sayıda konut yapılamayacağına göre ancak talep düşerse yani insanlar büyük şehirlerden kaçmaya başlarsa bir düşüşten bahsedebiliriz. böyle bir şey için de artık ancak büyük bir savaş falan olması lazım. deprem bile insanları buradan kaçırmıyor.
0
roket adam
(18.09.22)
@roket adam; ben zaten Türkler neden Türkiye'de alıyor gitsin marsilya'da alsın demiyorum. Sadece ülkedeki konut fiyatının Avrupa'dan pahali olmaya gittigini söylüyorum. Yıllarca euro olarak sabit olan yerlerin bir anda nasıl 3 kat euroya karşı arttigini anlamaya çalışıyorum.
Olay madem konut eksikliği balikesir turistik yerlerinde de mi konut eksikliği var? Büyük şehir değil bir şey değil, sahil dışında hiçbir şey yok ilçede. 2016'da 110bin euro olan yazliga su an 280 bin Euro değerleme var. Yazlığın sahibi olarak saçmalık diyorum.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
logisticsmanager, gayrimenkul fiyatlarını neden maaşlarla kiyasliyorsunuz veya İzmir'deki bir evi Marsilya ile kiyasliyorsunuz? Gayrimenkul fiyatlanmasindan elbette gelirlerin bir miktar etkisi vardır ancak fiyatlanmayi etkileyen bir çok etken var. Pandemi döneminde yeni inşaat yapılmadı konut talebi var ama arz yok bu durum fiyatları yukarı çekiyor. Bunun dışında toprak fiyatları genel olarak dünya genelinde artıyor malum nüfus artıyor. Temelde fiyatları en çok etkileyen konu arzın talebi karşılamaması bir de inşaat maliyetleri artıyor. Yabancılara konut satışı %1 seviyesinde dolayısıyls yabancıların bu fiyatlarda pek bir etkisi yok malum yabancılar günah kesici ilan edildi her suç yabancıların üzerine yıkılıyor hatta konut fiyatlarından bile gariban siginmacilari sorunlu tutuyorlar şaka gibi
0
beemaker
(18.09.22)
romario yanlışınız var varsayımlara dayalı yazıyorsunuz lüks konutun alıcısı Türkler. Yabancılar ise Beylikdüzü, Esenyurt gibi bölgelerdeki ucuz kalitesiz konutları satın alıyorlar 50 milyon TL üzeri konutların müşterileri hep yerli yatırımcı
0
beemaker
(18.09.22)
@beemaker
"Yabancilara satış yüzde 1 seviyesinde" ==>değil. Iyi ki google diye bir olay var.
Suriye yok çünkü çoğu türk vatandaşı oldu.
Bu arada oran şehir şehir bakınca daha çok çıkıyor (tüm Türkiye'de ev almıyor sonuçta yabancilar, belli şehirleri aliyorlar)

www.google.com
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
logisticsmanager, velev ki yabancıların toplam konut satışındaki payı %10 olsun yine sizin iddianızı haklı çıkarmaz kaldı ki bu paylaştığınız oran yazın gerçekleşen oran yazın yabancılara satış artar ayrıca bu satışlar sığınmacılara değil yabancı ülke vatandaşlarına yapılıyor çoğunluk İran Irak vatandaşı Suriyeliler sizin düşündüğünüz gibi konut satın almıyor veya kayda değer olmayan miktarda yani bu veri sosyal medya propogandalarindaki gibi konut fiyatlarını etkileyecek düzeyde değil konut fiyatlarinda artışın sebebi pandemi kısıtlamaların yoğun olduğu dönemde yeni konut üretilmesi dolayısıyla arzın talebi karşılamıyor oluşu ve ikinci sırada inşaat maliyetlerinin artmasıdır.

Iyi ki Google var yazmışsınız Google çoğu zaman yanıltıcıdır trend, korelasyon bilmeden düz mantık yorumlarsanız size meseleler saçma görünebilir bir kitabın ortasından bir cümle almaya benzer kaldı ki Google da ki her bilgi doğru değildir

Ayrıca Türkiye'de canlı bir emlak piyasası var emlak piyasasında Türkiye Avrupa birincisi Marsilya tercih gördüğü gibi İzmir'de tercih görüyor bir satıcı bir mali/hizmeti istediği fiyattan satışa koysun malın/hizmetin fiyatını piyasa arz talep eşitliği piyasayı belirler
0
beemaker
(18.09.22)
Marsilya'nin en tutulan bolgelerinden, Turkiyedeki ile karsilastirdiginizla benzer yapilara baktiginizdan supheliyim. Birinde full kriter, birinde "su kadara bulunuyor" dogru bir karsilastirma olmaz. Kriter bulunmasi ise Guzelbahcede 3te biri fiyatina da villa bulursunuz.
0
dunal
(18.09.22)
@dunal hayir guzel yerleri. Evler icin de ornek;
www.leboncoin.fr
www.leboncoin.fr
www.leboncoin.fr
www.leboncoin.fr
Marsilya'da da daha ucuz yerler var da ben ici yeni, ozel havuz, en onerilen mahalleler diye bakiyorum. Misal guzelbahce'de 1 milyon euroluk villalar bile baskalari ile dip dibe. Manzara cogunda yok cunku evler onlu arkali.
Ki daha cesme falan demedim ki guzelbahce bile merkeze 45 dakika falan.
Ki zaten bu ev fiyatlarinin iki senede doviz olarak 3 katina cikmasina hala aciklama bulmuyor.
0
🌸logisticsmanager
(18.09.22)
mesela şu da bir kriter, şu an marsilya'ya 1 milyon doları götürüp ev alacağım dediğinizde, bu parayı nereden bulduğunu soracaklar.
ülkemizde böyle bir şart epeydir yok. kara para aklama merkezi gibi bir şeyiz şu anda. iranlı adam geliyor basıyor parayı burada hayatını garanti altına alıyor. avrupa birliğinin ıvır zıvır mevzuatlarıyla uğraşmıyor. bu bile bir tercih sebebi yapar burayı.
0
roket adam
(18.09.22)
Valla komsunun Muhammed Furkan isimli cocugu olmasi ihtimali gosterdigin mahallede Guzelbahce'den daha yuksek gibi geldi bana. Ayrica bu evler bakimli ancak yeni degil, karsilastirmada yipranma payini da dikkate almak lazim.
0
dunal
(23.09.22)
(25)

Yurt dışına gidip mutsuz olan var mı?

ananiyimioguz
Burada hali vakti yerinde olmasına rağmen yurt dışına yerleşip döneni pek hatırlamıyorum.Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?Döne
Burada hali vakti yerinde olmasına rağmen yurt dışına yerleşip döneni pek hatırlamıyorum.

Bu demek oluyor ki her giden mutlu mu? Yoksa verilen mücadeleden ötürü veya bizim toplumda elalem ne der düşüncesi yaygındır, gitti de yapamadı derler en iyisi koşuşturmacaya devam... denilerek kalınıyor mu?

Dönen tanıdığınız varsa, neden döndüler öğrenebilir miyim?

Biz kıyısından düşünüyoruz ama rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası. Dil, iş arayışı, denklikler falan kolay bir süreç değil.
0
ananiyimioguz
(17.09.22)
var ben değilim bi arkadaş. onun dönen arkadaşları da var.

genel olarak çevre yüzünden mutsuzlar. yani arkadaş çevresi/ilişki vs. buradaki kadar rahat bulamıyorsun.. özellikle erkekler için ekstra zor sevgili bulmak, arkadaş çevresi yapmak vs. yapsalar da burdaki gibi olmadıklarını söylüyorlar.

sonuçta buraya alışmışız her türlü işimizi kolayca halledip güvenecek insanlar bulabiliyoruz. orda daha zor haliyle.
birine bi şey emanet etmek bile zor.
0
jelly bear
(17.09.22)
Genelde kuzey ülkelerine gidip de sosyalleşememekten şikayet edip dönenler var.

Bi de kendi işini kurmak için dönen tanıdıklarım var.

Dönenlerin hepsi erkek.

Ama orana vursan %10'un altındadır yani.
0
plutongezegendegilmi
(17.09.22)
var aslında. azımsanamayacak ölçüde var.
mutsuz veya beklentisini karşılayamayıp dönen de var aynı durumda olupta kalmaya devam edenlerde. tıpkı burası gibi düşün.

aslında tamamen subjektif bir konu bu. gittiğin yerin kültürü, çevre, senin alışkanlıkların, beklentilerin, beklentilerinin gerçekleşme potansiyeli vs herkesin kendi içerisinde yaşadığı ve bileceği bir durum bunlar.

sonuçta bir yere kısa süreki turistik amaçlı gidip kalmakla orada kalıcı olarak yaşamak kesinlikle iki ayrı denklem.
0
debian
(17.09.22)
gördüğüm kadarıyla, çift olarak gidenler büyük ihtimalle dönmüyor. ama yalnız gidenler dışa dönük tipler değilse orada daha da izole oluyor ve bunalıyorlar.
0
sir gawain
(18.09.22)
Daha geçen gün bunu konuştuk arkadaşlarla.

Bence orada mutsuz olan çok ama ulan girdik bir yola düzelir zamanla diyerek mutlu taklidi yapıyor veya sessiz sedasız dönüyor bir kısmı. Ama herkes başarı hikayesi anlattığı için bu arkadaşlardan haberimiz olmuyor. Çevremden giden yakın arkadaşlardan ciddi ırkçılığa uğrayan da oldu, işler planladığı gibi gitmeyip mecbur dönen de oldu (burada oldukça başarılıydı, cv de hayvan gibiydi ama çalışma iznini orada hallederim dedi halledemedi).

Ben de gitsem bir şekilde tutunurum gibi geliyor ama burada da keyfim düzenim yerinde. Seçim sonucuna göre yol çizeceğiz artık eşimle.
0
chicha_v2
(18.09.22)
Konu komşu akraba eş dost çevresi içinde yetişmiş, o curcunayı yaşam tarzı olarak benimsemiş, çekirdek aile yapısı veya yalnız yaşamayı özümseyememiş herkes oralarda mutsuz oluyor.

Bir de bildiğim kadarıyla Kanada'da yaşam hiç de hayallerimizdeki gibi değil. Oraya gidip mutlu olanı tanımadım henüz.
0
Mirket
(18.09.22)
Buyrun benim, hatta döndüm. Ama Euro kazanmaya devam ehe :d (olmasa da dönecektim)
Keywordler türklerin kredisi bitik, racial profiling, nepotizm (tr x10, ev ararken bile ama sadece sana, o ülke vatandaşına değil), türk entelektüel insan eksikliği, obsesif bireyselcilik (babası yatalak olsa bakmaz, itinin bokunu temizler vs), leş gibi hava (min 6 ay gri hava güneş yok), kendi dilini konuşamamak (bir süre sonra ing ce konuşmak içinden gelmiyor), orta ve kuzey Avrupa'da sense of humor bildiğin yok (güldükleri şeyleri duysan oturur ağlarsın), kan emici hükümet (%45 vergi) bunun bana karşılığının neredeyse sıfır oluşu (çocuğum bedava okula gitmez, sosyal yardım almam.. yol yapıyor ama sgsgs), tr den 5 gömlek leş sağlık sistemi (Berlin'de bir cildiye randevusu 3 ay sonraya veriyorlar)
0
wiekannich
(18.09.22)
Tanıdıklarımdan kimse yok.
0
halitkin
(18.09.22)
valla yok değil var. çift olarak da dönen var, tek başına kadın erkeklerden de var. (Ama dönen kadın sayısı benim etrafımda da düşük.)

Üniversite arkadaşlarımdan çoğu artık yurtdışında yaşıyor. Ve çevremden de çok giden-gelen oldu. Ama tabi gidip dönenler de az değil. Öyle sadece kuzeye ülkelerine gidip de değil.
Slovenya, çekya, ingiltere, avustralya, irlanda, romanya, isveç, finlandiya, peru, dubai, arjantin, singapur, malezya, japonya, hollanda'da (bunlar şimdilik hatırladıklarım.) yaşayıp dönen arkadaşlarım var. Bunların hepsi 25-40 yaş aralığındaki insanlar. Kimi oraya alışamadığından, kimi ailesi için, kimi kendini yalnız hissettiğinden, kimisi çocuklar hastalanınca sağlık sistemine erişemediğinden, kimi de yemeklere alışamadığından geri döndü. :) Bazılarının zaten baştan planı yurtdışında iyi bir para ve iş bağlantısı yapıp sonra gelip Türkiye'de yaşamaktı ki bu planlarını yapanlar da var.

Ama tabi dönenlerin bir 10 katı kadarı da yurtdışında. Hallerinden memnunlar mı dersen, yani büyük ölçüde evet.

Ülke değiştirmek yabancı bir yere gitmek gerçekten zor bir durum. Ancak yapılmaz da değil. Tabi bazı şeyleri, değişiklikleri ve sana orada yabancı olarak davranılmasını göze alman gerekiyor.

Bir kere buradaki durumun oradaki yaşamı göğüsleme ihtimalinin temel unsuru oluyor. Yukarıda saydığım ve yurtdışına yerleşen arkadaşlarımın çoğu, burada kamuda veya özelde iyi işlerde halleri vakitleri yerlerinde olan insanlar. Tabiki gittiklerinde o ülkede buradaki standartlarının biraz düşeceğini bilerek gittiler. Ancak bazen düşünceleri planları orada gördüklerine uymadı ve geri geldiler. Ki dönenlerin büyük kısmı bu gruptan. Bazıları da oradaki yaşama tutundular.

Bununla beraber, Üniversitenin hemen sonrasında gidip yerleşen arkadaşlarımın büyük kısmı orada kaldılar. Doğrusu farklı zamanlarda bunlarında bir kısmı buraya tekrar dönmeyi düşündüler. Ama Türkiye'de yukarıda anlattığım grup gibi, bir iş güç, ev düzen durumu olmayınca büyük çoğunluğu bu dönüşü yapmadı uygun imkan bulamadı. Mesela birisi doktorasını bitirmiş üzerine 5 yılı da aşkın süredir İsveç'te çalışıyordu. Vatandaşlığı bile almıştı. Dönüşü için uygun işlere alanlara baktık, çalıştığı alanı karşılayacak düzgün hiç bir iş bulamadık ve o da bu fikirden sonunda vazgeçti. (biraz da vazgeçirdim diyebiliriz.) Bir başkası ise çalıştığı şirketin Türkiye ofisine geçti, ancak globalde de bir bilinirliği ve pozisyonu olduğu için zaten olmazsa başka bir yere geçerim bileti her zaman elindeydi ki, o da 1 yılı dolmadan avrupaya döndü.

Konuyu gereksiz uzattım. Ama sonuç şudur ki, evli-bekar-çocuklu farketmeksizin giden çok, dönenler de görece az da olsa var. Ülke değiştirmek büyük bir karar ve bazı insanlar bu büyük değişimi iyi yönetemiyor, alışamıyor, buradaki rahatını özlüyor ve dönüyor. Kimisi için gecenin köründe çıkıp boğaz kenarında midye kokoreç yeme rahatlığı bile başka hiç bir şeye değişilmiyor.

Benim açımdan ise artık Türkiye'de ne kadar yıllardır süren işim, hayatım ailem olsa da, 40 yaşıma merdiven dayamışken ne olursa olsun eşimle ailemle birlikte çıkıp gitmek, gerekirse orada en basit işlerden yeni bir kariyer kurup başlamak var. Burada yaptım orada da yaparım, bir şekilde de aileme bakarım. Ülkedeki bu karamsarlıkla 40 yıla yakın yaşadıktan sonra, neresi olursa olsun, bir şekilde hayatımızı da kurarız. En azından çocuklarım hayatlarını gülümseyerek geçirsin diye her şeyi göze alırım. Ki umarım yakında da terk-i diyar eyleyip gideceğiz.

edit: bir de link ekleyelim.
www.youtube.com
0
yeninesiltupcu
(18.09.22)
var evet, benim de iki tanidigim var, dolar uzerinden guzel paralar kazanmalarına rağmen, orada refah düzeyleri iyi olmalarına rağmen bunalmış durumdalar. sosyallesemedikleri icin, buradaki dostlukları özledikleri icin. ama ne var, bir kaç senedir oradalar ve orada biriktirdikleriyle ciddi yatırımlar yaptılar turkiye'de, turkiye'de olsa 20 senede alacaklarını, oradaa 3 senede aldilar. simdi donecekler, ne olursa olsun, cunku ruh sagliklari etkilendi artık. bu bahsettigim iki çift.

orada doktora yapanlar henüz bitirmedi, bence is şartlarına bakmak lazim. bekar bir arkadaşım orada kalmayi kafasına koydu ve ordan biriyle evleniyor, is arıyor simdi. donup de turkiye'nin derdini çekmek istemiyor.

bence bu olay kişiliğe ve yaşanılan yere gore değişiyor. erasmus doneminde de alisamayan insanlar vardi gidip yurtdisina, ben de gittim ama o kadar cok sosyallesmistim ki, buradakileri ozlesem de, fakirlik icindeki refehim daha iyi geliyordu.
0
damba
(18.09.22)
bu soru arada bir soruluyor.

uzundur disarda oldugum icin cok donen arkadasim oldu, bence yurtdisinda tutunma orani hic de tahmin ettiginiz kadar asiri yuksek degil.

sebepler genelde aradigi parayi bulamamak, meslegini icra edememek, aile ozlemi, arkadas ortami ozlemi, vatan hasreti, dil bariyeri, kultur bariyeri, vs.
0
cooperr
(18.09.22)
benim çok fazla asyalı arkadaşım var özellikle çinli, bunlar olmasaydı ben de yapamazdım, çünkü kuzeylilerle arkadaşlık ve samimiyet çok zor oluyor. kötü niyetle falan uzaktan yakından alakası yok, ingiliz elemanla house of dragon konuşuyoruz adam sadece yorumunu yapıp fikir belirtiyor güzelce konuşulup bitiyor. ama bizim taraflar ya da asyalıya bu konuyu açınca "oo sen biliyor musun yav onu, izledin mi got'u müthişti valla ya" muhabbeti oluyor. biz hep bunu gördüğümüz için acayip sarıyor. ee bir de bize çok benziyorlar, özellikle kuzeyli ülkelerdeki (almanya uk dahil iskandinavları saymıyorum bile) insanlarla samimiyet zor oluyor. ama small talk dedikleri şeyler de çok keyifli oluyor o başka. tabi en başa dönersek, tr gibi kafelerde oturup 3-5 arkadaşın dertleşmesi, sohbet muhabbet etmesinin tadı başka yerde yok. ortak dert ortak ülke vs. ben elin iskoçuyla neyi dertleşebilirim ki? adam ingiltere'yi yağmurlar iskoçyaya göre daha dik yağıyor yürürken rahatsız oluyorum diye sevmiyorum diyor hhaah şaka mı bu?

tüm bunların yanı sıra, bir çok kişi tr'de ki ortamını özlüyor emin ol. çok iyi ortamı dahi olsa herkes kesinlikle özlüyor. kimisi parası iyi diye, aile kurduğu için vs kafası rahat takılıyor o kadar
0
avatar is back
(18.09.22)
insan yaşadığı yerin kötü yanlarını görmeye başlayan, eski kötü şeyleri de unutup romantize eden bir varlık. İş hayatı bile böyle. Başta güzel gelen yer sonra kötü gelmeye başlar ama kolayca çıkıp başka iş de aramazsın çünkü orada 'yine de' rahatsındır. Ülke de bunun büyüğü.

Dönmek isteyen tanıdıklar oldu ama genelde Türkiye'ye tatil için bile gelseler birkaç haftada ülkelerine dönmek istiyorlar o romantiklik hemen geçiyor yani :D

Her ülkenin farklı olayı var. Kiminin sağlık sistemi çok kötü, kiminde sosyal olamıyorsun.

Bu arada gidip dönmek, eğer vatandaşlık alınarak ve/veya online iş devam ettirilerek dönmekse bence kaybetmek değil. Benim mesela kafama estiğinde Avrupa'ya gidebileceğim bi pasaportum olsa Türkiye'de yaşamam daha rahat olur. Böyle birini tanıyorum, Kanada şirketine çalışıyor Kanada vatandaşı ama İstanbul Suadiye'de yaşıyor. (sosyal ortam burada daha iyi) Sadece çalışma saatleri biraz ters diyebiliriz.
0
nhk ni youkosu
(18.09.22)
en buyuk sebebi yalnizlik, izole olmak, aile ve arkadas ozlemi.

cok iyi paralar kazansan bile bu hayat degil diyorsun, omrumu mu boyle mi tuketecegim diyorsun ve yemisim parasini diyip basip gidiyorsun. zaten geri donenler pisman olsa tekrar yurtdisina cikarlardi, parayi kendi ulkende de kazanirsin.
0
baldur2
(18.09.22)
Benim cevremde dönen var ama dönenlerin içinde hiçbir şekilde başarılı olup dönen yok. Gördüklerim "gidelim belki kaliriz" diye mastera gidip kalamayanlar ve Türkiye'de dandik işlerde calisanlar.

Onun dışında cevremde yok. Mutsuz olan denk gelmedim ben.
Zaten bana göre Türkiye'de iki hafta geçirip "bıktım" demeyen kişinin dönmesi olası. Ben iki 1 haftadir buradayım, hafiften insanindan bıktım hemen ki tatildeyim. Ülkeye dönüp yaya geçidinde durdugumda arkadan kim carpar diye korkmamayi ozledim =d
Bu arada şu sağlık konusu açılıyor ama Türkiye'de ekstra para vermeden devlet hastanesinden randevu almanin denenmesini tavsiye ederim. Türkiye'de sağlık kapitalizmi olduğu için parası olan tedavi oluyor, parasız aylarca beklemek zorunda.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
Türkiye'deki duruma bağlı olarak değişiyor. Türkiye'de samimi arkadaş çevresi olan, ailesine düşkün, iyi para kazanan kişiler genelde dönüyorlar. Bu kişilerin gitmesi mantıklı değil zaten. Evlenmiş çocuk yapmış birinin gitmesi de mantıklı değil. Gidilen ülkede evlenmek ancak o topluma tam olarak girebilmeyi sağlar.

Türkiye'de evini arabasını almış biri için hiç mantıklı değil gitmek. Hiçbir şeyin yoktur. Sevgilin, arkadaşın yoktur o zaman git. Bir de Türk insanı yalnız kalamıyor. Sokakta bile biriyle selamlaşmasa yalnızlık hissedenler var.

Mesela bir kişi gidip de hala bu sitede takılıyorsa, sözlükte takılıyorsa, türk dizisi izliyorsa bir sorun var demektir.
0
OrangeYellow
(18.09.22)
ben varim.
sosyallik konusunda ben asosyal bir insanim ama ben bile zorlandim cünkü Tr'de istedigim zaman yalniz kaliyordum ama burada tamamen yalnizsin. ilk baslarda zordu ama simdi arkadas cevrem var o kadar da sorun degil.

ben dönmeyi düsünüyorum ya da almanya disinda baska bir yere gitmeyi, cünkü burada benim basarima tebrikler diyen bile olmadi, yemin ederim. benim aldigim ödülün daha azini alan avrupalilara (italyan, alman, franisz)'oscar goes too..' diye parti yapmislardi. ben bunlardan daha basariliyim ama bana aptal gibi davraniyorlar.
yasadigim ayni seyleri dogu avrupali arkadaslardan da duyuyorum. anladigim kadariyla caliskan olan balkanlilara ya da bize falan bir görmezden gelme durumu var sebebi din mi? tarih mi? bilmiyorum. ama bir Hintli'den Arap'tan duymadim.

bunun yanisira hastaneye isim düsecek diye korkuyorum, sigortam olmasina ragmen. kanser olan bir alman arkadasa cok gec randevu verdiler, sevgilisi Türk ve Tr'e gittiler ameliyat olmaya. babam ve hocam bel fitigi ameliyati oldu. doktor degilim ama burada danisman hocama acik ameliyat (eski) yapmislar.

irkcilik var dedigimde de kesinlikle bir kanitin yoksa kabul etmiyorlar. kültür farkliligi diye gaslighting yapiyorlar.

Almanlar, benim cevrem bavyearali, problemli insanlar, Türkiye'ye tatile gelmis olanlar cok iyi davraniyor ama digerlerinin Tr ile ilgili her sorusu bir asagilamayla karisik ölcme sorusu. bunu tarif edemem. mesela sizin ülkenizde bisiklet yolu var mi?, var diyorum. inanmamis bir bakis atiyor. beni cok yordular. Mister Erdogan lafini duymaktan cok yoruldum, zaten Tr ile ilgili haberleri bunlardan aliyorum. Türk doktorlarin almanya'ya gelmesi de hata bence baska ülkelere bakmalilar. yazilimcilarin yine iyi kötü bir uluslararasi cevresi olur calistiklari yerde ama onlarin cevresi yine hos olmayacaktir diye düsünüyorum, burada gördüklerimden sonra.

Cevrende yurtdisi cok güzel diye instagramdan falan hava atan arkadaslarin varsa pek inanma. okul ortamindayim, yurtdisina cikan egitimli Türkler en az buradaki tuhaf almancilar kadar sorunlular. cok azi düzgün. cünkü yurtdisina gelince kendilerini sinif atlamis zannediyorlar. garip garip tavirlara giriyorlar. sen zaten arkadas olmak istemiyorsun. bu ögrenciler arasiinda benim gördügüm uyum saglamayip yine de kalanlar, hava atmaya calisanlar genelde ailesinde para olan ama üniversite mezunu olmayanlar.

benim bir sebebim de saat sekize kadar calisip eve gidiyorum, ama Tr'de sekizden sonra avm'e gidip alisverisimi falan yapiyorum. burada haftasonum da kalmiyor. sonra yaz yok.

ve bu geri dönüp dönmeme cok kisisel birsey. benim Tr'de durumum iyi, ama aile problemim olsa falan heralde geri dönmeyi düsünmezdim. Ben yalnizlik hissetmiyorum, büyük bir özlemim de yok sadece basarili oldugumun kabul edildigi bir yerde yasamak istiyorum, görmezden gelindigi almanya da degil. belki baska bir grupta olsaydim bunlari düsünmezdim. Para konusunda burada kiradan dolayi zaten elimde birsey kalmiyor :).
0
Coma
(18.09.22)
@coma da guzel bir noktaya parmak basmis.

yani sen guzel bir uniden mezun olmussun, yuksek lisans yapmissin, ya da doktorsun, avukatsin diyelim. bu doneler yuzunden insanlar sana ekstra saygi da duymuyor fazladan ilgi, alaka veya hayranlik da beslemiyor.

yani senin yuksek lisans yapmis olman sana olan bakislarindan bir fark yaratmiyor, cunku onemsemiyorlar bu durumu, olay paraysa kaynak ustasi muhtemelen senin yaptigin beyaz yaka isten daha fazla para kazaniyordur, adam sana niye ekstradan saygi duysun ki? bu da turkiye'den giden okumus beyaz tayfayi biraz afallatiyor, degersiz hissettiriyor. toplumda ustunmus gibi goremiyorlar kendilerini. bu da bir neden.
0
baldur2
(18.09.22)
En yakin arkadasim amerikadan donuyor yari maasa burada calisacak ki kendisi tanidigim en modern profilli insanlardan biridir.

Baska bi arkadasim kisa bi sure izlanda isvec falan takildi ise baslama surecini tamamlamadan geldi.

Cok ornek var aslinda yakin cevremde.

Bir de benim gibi gitme firsati olup gitmeyenler var. Hepsinin sebebi su bence, belli bir gelirin ustundeyseniz turkiye gercekten cennet. Haberleri kapattiniz mi direkt avrupa.

Evet alkole ve teknolojiye cok vergi oduyoruz ama kiraya €300-400 veriyoruz, avrupada cok cok daha pahali kiralar oradan dengeleniyor gibi
0
aguen
(18.09.22)
Cok var...

Sosyal olarak uyum saglayamadiklarini düsündüler. Kariyerleriyle ilgili bir durum degildi.

Bir tanesi cok yanlis bir sehir secti. Almanya´nin kuzeyine yerlesti. Cok sosyal bir insandi ve cevre edinemedi.

Digerleri iyi sehir secimi yaptilar, cift olarak geldiler ve kabuklarina cekildiler. Sosyal hayatlari tatmin etmedigi icin geri donduler. Cift olarak uyum saglamak bence daha zor. Zaten derin insan iliskileri cok zor kurulurken, cift olarak gelip korunakli alanindan cikip yeni insanlar tanimak ve surekli cabalamak zor. Zaten iyi isi olan ve her yerde iyi kazanan insanlarin "vazgecme" esikleri daha düsük olabiliyor bi ´de.

Ayrica burada kalip, kendince baska alternatif gormedigi icin kalmaya devam eden ve her gününü kendine cehennem eden insanlar da var. Bir tanesi benim calistigim bakanlikta. Sürekli stres ve kaygi icinde. Bu halindan dolayi tatile bile cikamiyor, sürekli kendini yetersiz goruyor. Dil sorunu pek yok, ancak kültürel olarak asla ayak uyduramamis.

Gordugum kadariyla yalnizlasan insan cok. Bu lanet hale girmek Türkiye´dekinden cok daha kolay Avrupa´da. Kendi kendinize yetemediginiz durumlarda hemen bir ayaginiz depresyona düsebiliyor.

50-60 yasina gelmis, hayat mucadelesinden bikmis cok yitik insan var. Türkiye´dekilerle de cok iyi iliskiler kurmamislar ya da iliskilerini kesmisler. Dönmüyorlar da, öyle ruh gibi geziyorlar.
0
buf-e kür
(18.09.22)
Ben gidip olmuştum ama artısı eksisi tartınca çok pişmanım bi yol bulamadıgıma kalmak ıcın arkadaşlar.. ilerki mesajımda açıklıcam neden dönmesi mantıklı.

geri dönme sebeplerimden birisi öğrenciydim orda ve sistemi çok iyi bilmiyordum. halen belki bilmiyorum biriniz aydınlatabilir.
örnegin hastane mevzusu : sağlık sorunu oldu bende kafama göre hastaneye gidip tedavi göremiyordum.
mesela herşeyin kuralı var.
bi doktoru görmek için başka doktorun izni gerek.
bide randevuyu ekle buna ne zaman görücen belli değil yani.
hastanelerde gidersen soruyorlar böyle extrem durum var mı mesela araba kazası yada binadan düşme kan kaybı vs. yoksa 8 saat hastanede sıra beklersin şaka demiyorum oturup 8 saat bekleyip ananızı .... diyip eve dönmüşlüğüm var.

ikinci problem sosyallik insanlar robotumsu ve sokakta yürüken birisinin bana tokadı patlatmaması sorunu :

bundan kastettigim şu mesela istanbulda yürüyorsun kafana saksı falan bile düşebilir ama yaşadığım ülkede hiç extrem durum yok hayat çok sıkıcı gelmeye başlamıştı.
git mesela ora marketten 1 tane kalem al 25 cent ver odedıkten sonra fişi alma tamam yandın. adam fiş soruyor almıyor lan daha az önce kapıdan cıktım dıyorsun yok kardesım fiş diyor. Düzenden darlandım bide.

şimdi TR deyim neden geri gitmeye çalışıyorum onu açıklıyayım.
arkadaşlar ben homesick yani hasret yaşadığım için birde geri geldim.
ulan bir geldim TR de ekonomik kriz oldu herseyi 20x pahalanmış ve çevremde herkes yaşam savaşı veriyor.
arkadaşlarım dediğim insanlar evlenmiş yada taşınmış kalanlarda otlakçı olmuş ulan cebimden selpak çıkartıyorum bi tane versene sigara çıkartıyorum bir dal versene falan
bunlar basit örnekler parfüm sıkıyorum aaa iyi parfümmüş kanka evde fazla varsa banada getirebilirsin. alım gücü kalmamış hiçbirisinde bunu farkettim.
bide istanbulda gezdim falan sonra baktım gezecek bi yer kalmamış hep aynı yerde geziyorum anladım ki nereye gidersen git herulkede bi yere kadar sonra bitiyor.
birde TR de şöyle bi sıkıntı yaşadım psikologa gitmek zorunda kaldım abi televizyon izlemiyorum bazen yemek yerken acık oluyor bu ne ya herkes birbirini kesiyor dogruyor devlet nasıl bu haberlere ızın verıyor anlamadım. pskiolojim bozuldu resmen.

çok pişmanım ama bu sefer gideyim düzgün bir iş bulup para biriktirecegim istanbula geldim diyelim kadıköyden aşşagı bi yere tasınmıcam avrupa yakası pislik resmen birde türk bulması zor herkez multeci galiba.
0
Slynmaster
(18.09.22)
Var çok var bunalıma girip intihar edenler bile var yurtdışından kasıt ABD varsayıyorum.
0
beemaker
(18.09.22)
Şu beyaz yaka saygı muhabbetinden aklima geldi ki aslında yurtdışında yasamanin kisiden kisiye nasıl değiştiğini gösteriyor;
Ben boyaci, cilingir, araba tamircisi, polis, itfaiyeci gibi kişilerle muhabbet ettim. Cevremde beyaz yaka olup böyle kişilerle evliler var. Sebebi bu kişilerin genel kültür seviyesi ile Türkiye'deki karşılığının kültür seviyesinin apayri olmasi. Tabi Türkiye gibi olani da vardir ama genellersek apayri. Ha bu arada bunlarin hepsi çok para kazanmaz, misal tamirci, kaynakci cok kazanır goygoyu var ama birinin yaninda çalışan hiç de çok kazanmaz.

Bir örnek de şu; birgün ofiste cezayir kökenli bir Fransız arkadaşla oturuyoruz, bir adam geldi selam verdi vs. Ne yaptığımi sordu is olarak dedim iste tedarik zincirinde satın alma vs. Adama sordum, adam ben finansta calisiyorum dedi. Sonra gitti. Arkadaş bana "bak bu adam finans direktöru, sana sadece finansta calisiyorum dedi hiç oyle direktörum lan ben diye takilmadi. Bizim ülkeden gelmis olsa gururla söylerdi ama bunlarda böyle" dedi. Kısacası kültür farki. Bizde belediye başkanı kendine özel tuvalet yaptirir, burada doktor sırasına girer.
0
logisticsmanager
(18.09.22)
bu konuda bir entry'm var.

eksisozluk.com

entry'nin ana metnini şöyle kapadım:

"ha döner miyim türkiye'ye. açıkçası bir kaç kere teklif edildi ama maaşı ve şartları beğenmedim. bir iki tanıdık türkiye'de daha mutlu olursun dese de mutlulukta parayı cebe atmanın etkisi var. daha önce türkiye'de aynı işi yaptım demiştim. eski sevgilim hayatımda olmasa yarrak mutlu olurdum mesela."

şubatta yazmışım entry'yi. şimdi eylül.

neler değişti mesela?

araba aldım, daha fazla gezebiliyorum, bir iki takıldığım kız / erkek arkadaş var, kafamı rahatlatabiliyorum. daha fazla olursa, daha ciddi ilişkiler içerisinde olursam daha da mutlu olurum. hala çıyanlarla uğraşıyorum. daha bir ay önce evde bir tane daha öldürdüm. bir de yavru gördüm koltuk altında. ben de evin parke - duvar birleşim noktalarına kotherine sürüp, 1 ay tatile geldim türkiye'ye bakalım haftaya cuma dönünce ne kadar ceset göreceğim.

-----

bu arada türkiye'ye dönmeme konusunda daha kararlı oldum bu bir aylık tatilde de. abi antalya, izmir, aşırı kalabalık geldi ki ben 3 sene antalya'da (1998 - 2001) ve 19 sene izmirde (2001 - 2020) yaşamış biriyim. insanlar üstüme üstüme geliyor. her yer trafik. antalya izmir yolu duble yol olmasına rağmen bok gibi (romanya otobanları ciddi iyi bence). yurt dışında sakin bir şehirde yaşayınca, türkiyede her şey üstüne üstüne geliyor. sadece aile yanında, sevdiklerinin yanında tatil yapıp döneceksin. mutsuzluk her yerde mutsuzluk zaten. bunu konforlu yerde yaşamak lazım.

------

edit: eğer döneceksem operasyon biter, işsiz kalır ve 2 ay içerisinde tekrar çalışma izni çıkaracak bir şirket bulamazsam dönerim. sike sike dönerim yani. kendi kararım olmaz.

-----

edit 2: haziranda ağır bir depresyon geçirdim (gelir bana zaten ara sıra). 2-3 hafta kendimi kesecek, balkondan atlayacak kıvamdaydım. temmuz'da bir kızla bol bol gezdim, yalnız olmadığımı anlık hissettim, toparladım. temel sorun yalnızlık aslında.
0
rain when i die
(18.09.22)
bir iki sey ekliyeyim:

"Vasıfsız gidenler genelde dönüyorlar." bence hatali yorum bu, tam tersine cogunlukla tutunanlar onlar. kaybedecek bir seyi olmayan her isi yaparimci tayfanin yolunu bulma olasiligi daha yuksek. zira arada bir haberi yapilan "cebinde $20 ile geldi, yogurt krali oldu" ya da " 10 sene kacak calisti, sonra calistigi dukkani satin aldi" gibi haberlerin kahramanlari genelde boyle tipler. sikinti ceken cogunlukla egitimli tayfa.

bir baska gordugum olay, "buralar cok iyi" diyenlerin net olmadiklari bazi konular var cogunlukla. adam mesela oranin yerlisi bir hatunla evlenip gitmis, ben 3 ay icinde hemen is buldum diyor, ama isi hanimin yada onun cevresinin buldugundan bahsetmiyor. Ya da yurtdisina yuklu bir miktar parayla cikanlar var, adam gider gitmez guzel bir muhitte daire kiraliyor, altina arabasini cekiyor, sonra buralar super diye sosyal medyada yardiriyor.

ozetle surec uzerine agir bilgi kirliligi var sosyal medyada su anda. Kendi yasadigim ulke ile sozlukte yazilanlarin arasinda atmasyon bilgi malesef cok. bir de fanboylar var, adam basina ne gelmis olursa olsun kotulememeye, reklamini yapmaya yemin etmis, ne desen tersini soyluyor.

eger siz "rahatımızı da bozmak istemiyoruz açıkçası" kafasinda iseniz sallayin derim oguzcum.
0
cooperr
(19.09.22)
(8)

Body Building ve Göbek

the feel good
Bodybuildingle uğraşan, bu disipline gönül vermiş ilaçlı-ilaçsız bir çok kişide göbek olduğunu gördüm. İlaçlılarda ilacın iç organlara da hacim kazandırdığından olsa gerek bel çevresi kalın ve kitle gibi duruyor, hatta tshirt giydiklerinde göbekli bir görünüm oluşuyor. Tshirtü çıkardıktan sonra nisp
Bodybuildingle uğraşan, bu disipline gönül vermiş ilaçlı-ilaçsız bir çok kişide göbek olduğunu gördüm. İlaçlılarda ilacın iç organlara da hacim kazandırdığından olsa gerek bel çevresi kalın ve kitle gibi duruyor, hatta tshirt giydiklerinde göbekli bir görünüm oluşuyor. Tshirtü çıkardıktan sonra nispeten parçalı bir görünüm olsa da hacim kazanma dönemlerinde bildiğin şişman biri gibi görünüyorlar. Hatta kuru kaldıkları dönemin çok sınırlı olduğunu düşünüyorum. Öte yandan naturellere bakıyorum; adamlar ayı gibi güçlü olsalar da dirty bulking gibi sürekli göbekliler.( Göbek olduktan sonra hacim bana manasız geliyor. Tamamen kişisel görüşüm ve herkesin emeğine saygım var.)

Bel konusunda takıntılı bir adam olarak; kuru bir biçimde dolu bir şekilde adele kazanarak hatları belirgin ve derin bir görünüm kazanmayı esas alan disiplinin adı nedir?
0
the feel good
(17.09.22)
bence ağırlıkları ve antrenman sayısını kısıtlı tutularak belirli bir ölçüde kalınabilir. aşırı bilgili değilim ama fikrim bu yönde.

aslında benim de hep olmak istediğim ölçü bahsettiğiniz gibi. şöyle fight club veya snatch'deki Brad Pitt gibi olmak için çalışabilirdim.
0
eksisozlukokuryazari
(17.09.22)
Bulk döneminde Adam dirty bulk uyguluyorsa göbek gayet normaldir. İnternetten clean bulk beslenme programı bulun. Onu uygulayın. Yine de göbeklenirseniz ki sanmam, definasyon dönemi diyeti uygulayınca düzelir. Tabii programınızı da PT'nıza buna uygun şekilde yaptırmanız lazım.
0
Mirket
(17.09.22)
Beslenmeden oluyor bunlar kanaatimce. 2 yıldır düzenli yapıyorum. Diyet yaptığım zaman full protein beslenmiş ve karın kaslarimi çıkarmıştım. Şimdi fiyatlar pek elvermedigi için malum istediğimiz gibi temiz beslenemiyoruz. tabi bir de bodybuilding yağ yakacak bi spor değil. Her gün ağırlık kaldırarak göbeği yok etmek çok zor. Ama bu işin temeli beslenme şahsi fikrim.
0
olaylar olaylar
(17.09.22)
Adonisler de geliştikçe aslında büyüyor.

Benim bir rkadaşım adıbislerini ve core bölgesini bu kadar geliştirdiği için pişman mesela. Kötü görünmüyor. Ama bel ince değil.

Ek olarak, vücut bel çevresinde yağ depolamaya meyilli. Bende göbek yok mesela ama belde fazlalık var. Hatta kat bile oluştu. Yaş faktörü de var tabii.

Her tülü kas büyütmesi için, kaloriye ihtiyaç var. Çoğu kişi profeayobel olmafığı için, fazla kalori illaki göbek bel vs belirginleştiriyor. Doğal vücutta da, şoplu ya da ilaçlı gibi sadece kas ve üzerine deri olması mümkün değil :)

Dediğine ben de katıloyorum. Göbwk olduktan sonra bana da hacim anlamsız geliyor. Ha powerlifterlar fln var o ayrı. Ama mesela spor salonunda sadece göpüs ve kol çalışan tipler vardır, herkes görmüştür. Adamın kol kafam kadar ama göbeği kendinden önde yürüyor. Bence çok öirkin bir görünüm.

İşin uzmanı değil kilisel gördüklerimi yazdım. Cevap olmadı fsrkındayım.
0
neden beni sevmedin
(17.09.22)
@eksisozlukokuryazari tekrar sayısı ve makrolar ayarlanarak kilo verme ve yağ yakma üzerine çalışılabilir, fakat dolu bir adele yoksa bunun da görsel anlamda işlevsel olacağı söylenemez.

@mirket hocam uyguladığı şeye saygım var, fakat bana göre değil; normal hiç değil :) güzel görünüm elde etmeye giriyorum salona ben. güreş yada halter olimpiyatlarına hazırlanmaya girmiyorum.

@olaylar olaylar evet hocam beslenme çok önemli ama bodybuilderların verdiği tavsiyelere bakınca genelde kas hacmini arttırmaya yönelik tavsiyeler veriyorlar. ikinci paragraftaki hususlar öncelikli konuları olmadığı için yılın önemli bir kısmında göbekliler

@neden beni sevmedin benim vücudumda da maalesef böyle bir meyil var. bununla beraber bodybuilderların tavsiyelerine uyarak bu soruna çare olmaktan uzak şeylerle uğraşmak istemiyorum.

cevaplardan dolayı herkese teşekkürler
0
🌸the feel good
(17.09.22)
kendimden yola çıkayım. 3,5-4 yıldır yapıyorum bu sporu. 6 ay ara verdim covid- ülke değişimi vs. 1 sene de amatör takıldım.

şimdi 1.88 boy / 98 kiloyum. iriyim kollar 42-43 üst vücut özellikle geniş vs ama göbek ve bel var. ama mesela kime göre neye göre ? benim göbeği başkaları gördüğünde yok diyor çünkü sarkık falan değil ama var yani sixpack de yok neticede. ben kendimde olduğunu düşünüyorum vs.

soruna cevap : açık ara beslenme disiplini ve kardiyo. ben yemek yemeyi aşırı sevdiğim ve maksat giydiklerim güzel dursun zinde kalayım kafasında bi adam olduğum için zerre takmıyorum beslenmeyi. kardiyo da toplasan 10 kere yaptım. karın bölgesi özetle umrunda değil bence o adamların, benim değil şahsen. sırt / göğüs / omuz / bacak / kolları çalıştırıyorum. yetiyo.
0
hayati cozemeyen adam
(17.09.22)
@hayati cozemeyen adam hocam emeğinize ve disiplininize saygım sonsuz. Bodybuilding disiplininde saydığınız unsurlar önem teşkil ediyor zaten ve sürekli düşük yağ oranında kalmak gibi bir gaye yoktur. Ben şahsi olarak 1 senedir temiz beslenerek bu sporla uğraşıyorum; net bir şekilde bulk yada cut evresine girmedim. Sebebi; bulka girersem belli bir kilodan itibaren net bir şekilde yağlanacağımı biliyorum; cut evresinde de bunları yakıp ebedi bir şekilde muhafaza edemeyeceğimi de biliyorum. Dolayısıyla eğer doğru disiplini bulabilirsem çalışmalarım anlam kazanacak. Spora başladığımda; kilo verme-kilo alma gibi bir amacım yoktu. Boyum 183 kilom 82(spora başlarken de yaklaşık aynıydı) yaşım 30 dolayısıyla çok yavaş bir metabolizmaya da sahip değilim ama samimi soylemeliyim tüm bunlara rağmen bel çevrem istediğimden geniş, hatlarım keskin ve adelelerim dolgun değil ki bu yolda da ilerlediğimi zannetmiyorum. Bodybuilding camiası olarak verilen tavsiyeler benim amaçlarımla örtüşmüyor bence.
0
🌸the feel good
(17.09.22)
Sirf bu yuzden bulkingi biraktim.

Millet diyordu bu nasil bir gobek spora gidiyorsan. Epey bir kilo verdim, bulking ve definition donemiyle ayri ayri ugrasacagima simdi epey zayifladim, Brad pitt'in fight club hali degil ama bulky olmaktan da iyi. Yani biraz lean biraz ripped olup olani korumak belki biraz 6packi ve kollari cikarmaya calismak daha efektif.
0
baldur2
(18.09.22)
(4)

Eurobond a yatırım yapar mısınız?

Trafalgar
Elimde 5000 dolar var. Eurobond alayım mı sizce?
Elimde 5000 dolar var. Eurobond alayım mı sizce?
0
Trafalgar
(15.09.22)
Nakit akışı için gayet mantıklı bence. Gelen kupon ödemelerini de yine yatırım için kullanırsanız katlanarak büyür paranız. Bol kazançlar.
0
rizeligodard
(15.09.22)
TL olarak BIST
0
beemaker
(15.09.22)
rizeligodard dogru soylemis. 300 bin dolarin vardir, eurobond getirisi, o parayla alacagin evin kira gelirinden atiyorum 3-4 kat fazladir, nakit akisi icin mantiklidir. ama 5 sene sonra eurobond'daki miktarin ayni kalir, evin fiyati ise 5 katina cikar, bu durumda eurobond mantiksiz olur. eurobond'dan gelecek paranin ne kadarini harcadigina, ne kadariyla tekrar yatirim yaptigina bagli.
0
baldur2
(15.09.22)
@baldur2;
hangi ev 5 senede dolar bazında 5'e katlıyormuş?

eurobondta vadesinden önce bozulmazsa ve primli eurobond alınmadıysa usd olarak anapara kaybı olmaz.

sorunuza cevap, evet başlangıç için ilk alımınızı yapabilirsiniz, ama eurobond alımı için doğru zaman faizlerin %10 üzerine çıkmasını bekleyin.

www.vakifbank.com.tr
0
nuisance
(15.09.22)
(8)

3 numara sac

baldur2
yanlar fading mi olmali yoksa uzunluk her tarafinda ayni mi olmali? hangisi daha guzel duruyor?
yanlar fading mi olmali yoksa uzunluk her tarafinda ayni mi olmali? hangisi daha guzel duruyor?
0
baldur2
(12.09.22)
Her taraf aynı
0
freebird5406_2
(12.09.22)
Fade daha iyi duruyor bence.
0
signore
(12.09.22)
Şekle gerek yok 3 numarada bodoslama işidir.
0
uvcray
(12.09.22)
3 numara bir isyandır, bir direniştir, bir baş kaldırıştır :)))

3 numarada şekle gerek yok, dal makineyle.
0
teritori
(12.09.22)
Yanina kirli sakal gider mi?

Yoksa sakalsiz yumurta gibi mi olurum?
0
🌸baldur2
(12.09.22)
kirli sakal gider. ben öyle yapıyorum. sakallarım saçımdan uzun oluyor hatta.
0
veritaslibertas
(12.09.22)
birden 3e vurdurup görüntü tuhaf hissettirecekse onun yerine 5 numaraya vurdur, gözün daha rahat alışır 5 güzel
0
freebird5406_2
(12.09.22)
Fade olmalı. Sakalları da 1.5 numara kestir.
0
glamdr1ng
(12.09.22)
(21)

ne kadar ekmek tüketiyorsunuz?

abelardo
günde kaç ekmek / kaç gram tüketiyorsunuz?hangi ekmek tüketiyorsunuz? beyaz fırın ekmeği, halk ekmek, kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, vs?
günde kaç ekmek / kaç gram tüketiyorsunuz?

hangi ekmek tüketiyorsunuz? beyaz fırın ekmeği, halk ekmek, kepekli ekmek, tam buğday ekmeği, çavdar ekmeği, vs?
0
abelardo
(11.09.22)
Kahvaltıda 1 ya da 2 dilim tam buğday ekmeği.

15 dilim falan var sanırım pakette, paket 10 gün gidiyor, tamamı yarım kilo desen günlük 50 gram civarı oluyor.
0
plutongezegendegilmi
(11.09.22)
Ekmeklerin hepsi aşağı yukarı aynıdır. Hiç kabarmayan, tutunca dağılıveren özel ekmekleri saymazsak tüm ekmeklerin üçte ikisi beyaz buğday unu olmak zorundadır. Yani sizin çavdar ekmeği olarak bildiğiniz hede aslında 1/3 çavdar unu katılmış buğday ekmeğidir.

Kendi yaptığım beyaz un ekmeğinden günde 1 dilim yiyorum. Sabahları sadece.
0
Mirket
(11.09.22)
Hergün en az 2 tırnaklı pide
0
rodeocu
(11.09.22)
tam tahil ekmegi ya da cavdar ekmegi gunde 1-2 dilim.
0
baldur2
(11.09.22)
Hayret kimse yazmamış, 0. Bazen canım çekince üstüne sürülecek lezzetlerden sürüp yerim.

Ekmeği kesicen ağbi.
0
Bruce
(11.09.22)
Ben kahvaltıda bal, tereyağı, menemen vs olunca 1-2 dilim yiyorum. Onun dışında yemiyorum.
0
Amaranta ursula
(11.09.22)
kahvaltıda bir dilim esmer ve ekşi mayalı herhangi bir ekmek. onun dışında yemiyorum.
0
sir gawain
(11.09.22)
Nadiren tüketiyorum tüketirsem çok tahıllı olanlarını tercih ediyorum markası farketmez ucuz olan hangisiyse onu alıyorum. Beyaz somun ekmeği bizim eve girmez.
0
beemaker
(11.09.22)
400 gr
0
ya ben lan neyse
(11.09.22)
sadece kahvaltıda 1 dilim tam buğday ekmeği, hatta o serçe parmağı kalınlığında kesilmiş ekmek diliminin genelde %75-80'ini yiyebiliyorum.
genelde 7 veya 10 gün gidiyor, buzdolabında saklıyorum.
0
MtKrt
(11.09.22)
unu tost ekmeği, günde 2-3 dilim max.
haftada bir de bi tane simit yiyorum hamur işi olarak
0
roket adam
(11.09.22)
Günde 4 somun ekmek yerim.
0
soper
(11.09.22)
Haftada 6-8 dilim tost ekmeği. Tercihen halk ekmeğin ürettiği. hafta sonu kahvaltılarındaki 3 ya da 4 tosta denk geliyor yani o da. hafta içerisinde ekmeksiz arada ilgili yemek sebepli olarak tüketilenleri saymadım tabii. mesela döner ile yenen lavaş, menemen ile yenen ekmek vs.
0
nawar
(11.09.22)
Sabahları kahvaltıda çoğunlukla tost: 2 dilim.
Akşam yemeğinde bazen hiç bezen 1 dilim.
0
invictae
(11.09.22)
Hiç. Fast food yersem eğer hamburger ekmeği, pizza falan olarak tüketmiş sayılıyorum. O da haftada 1 falan.
0
ruhen hastayim ben
(11.09.22)
hafta içi akşam 1 dilim çavdar.
hafta sonu simit, pişi, odun ekmeği, lavaş mideme girmedik hamur kalmıyor.
0
cilekli pasta
(11.09.22)
8 aydır tek ekmek bile yemedim. Şaka gelebilir beynimin çalıştığını fark ettim sanki. Belki başka bir şeyle alakalıdır. Ve 22 kilo verdim. Ekmeksiz devam..artık yemem
0
dakota
(11.09.22)
günde en fazla 2 dilim, bazen hiç. beyaz ekmek. ama yine de kilo alıyorum, ne yesem yarıyor:)
0
nothing in my way
(11.09.22)
4 dilim tam buğday ama bazen daha fazla yiyebiliyorum. Haftada 1 dilim beyaz ekmek yediğim de oluyor.
0
sevilen progressive türkücü
(11.09.22)
Grandma ekşi mayalı ekmek alıyorum. Buzdolabına koyunca 10 gün gidiyor. İçinde 10 dilim falan var ama hepsini bitiremiyorum. Genelde hafta sonu ev kahvaltısında ve evden çalıştığım günlerde yiyorum.

Haftada bir kez öğle yemeğinde tombik ekmeğe döner alıyorum Günaydın’dan. Onun ekmeği.

Haftada bir kez, öğlen balık ekmek yiyorum.
0
gabe h coud
(12.09.22)
yaklaşık bi 10 yıldır eve ekmek almıyordum zaten ama eskiden ekmek arası sipariş veriyordum dışarıdan, döner vs. yiyordum. son 2 yıldır ise tamamen sıfırladım... sadece ekmeği değil komple karbonhidratları çıkardım hayatımdan.
0
konetsu
(12.09.22)
(4)

35 litre çanta ne kadar büyük?

Coyote
standart bir laptop çantası (sırt) ne kadardır mesela?https://www.amazon.com.tr/dp/B09HK6VWL6?_encoding=UTF8&psc=1&ref_=cm_sw_r_cp_ud_dp_QQGCT63D0MYTT35W9QRRbu çantayı beğendim ama günlük kullanacağım, sırtımda kocaman durur mu?
standart bir laptop çantası (sırt) ne kadardır mesela?

www.amazon.com.tr

bu çantayı beğendim ama günlük kullanacağım, sırtımda kocaman durur mu?
0
Coyote
(10.09.22)
35 litre abi. Hacim değişmez ki. 10 litre su şişesini düşün. Baya bildiğin sırtında küfe gibi taşırsın bunu.
0
gabe h coud
(10.09.22)
Su anda 35 litre kullaniyorum crumpler'in, sirtimda valiz tasiyorum gibi duruyor hausuauauau.
0
baldur2
(11.09.22)
Damacanalar 19 litre buradan hareketle dev bir sırt çantası olur
0
pofudukayi
(11.09.22)
Evet bu çanta günlük kullanım için çok büyük. Fotoğrafta belli olmuyor. Liselilerin kullandığı klasik sırt çantası 16 litredir 17 inç bilgisayar sığar. Buradan düşünebilirsiniz.
0
oyokbuyoknevar
(11.09.22)
(2)

ielts

sanal uyku
merhaba. ielts için british council mi yoksa idp mi tercih edilmelidir sizce?bir de toplam sınav süresi ne kadardır? teşekkürler.
merhaba. ielts için british council mi yoksa idp mi tercih edilmelidir sizce?

bir de toplam sınav süresi ne kadardır? teşekkürler.
0
sanal uyku
(10.09.22)
Fark etmez.

2 bucuk saat arti speaking.
0
baldur2
(10.09.22)
ben ikisinde de girdim. british council daha kaliteliydi. hem sınav salonu hem personel hem de sınavda su kalem şeker vs vermişlerdi (2014)
0
sttc
(10.09.22)
(11)

Keko rap nasıl bu kadar popüler oldu?

Cesario
Her yerde keko rap çalıyor, konserleri de full çekiyor.Türkiye'de müzik boşluğu vardı da keko rap onu mu doldurdu?
Her yerde keko rap çalıyor, konserleri de full çekiyor.

Türkiye'de müzik boşluğu vardı da keko rap onu mu doldurdu?
0
Cesario
(04.09.22)
Yeminle bu soruyu sormayı düşünüyordum son 4-5 gündür. Ben de anlamıyorum. Mahallede toplanıp rap yaptığını düşünerek saçma sözcükler grubunu bir araya getiren ayak takımı nasıl bu kadar popüler oldu birden anlamadım. Saman Alevi gibiler ama. Biri gidiyor biri geliyor.
0
dakota
(04.09.22)
Benim gözlemim ve fikrime göre, yeni nesil gerçekten farklı bir nesil, olumlu olumsuz bir sürü tarafları vardır tabi ama sonuçta değişim normal,
Şimdi bana göre bu keko rap konusu tek başına ortaya çıkan bir olgu değil, öncesinde online keko dizileri falan da vardı ve tiktoktaki varoş içerikler ve aslında KISA anında tüketilen içerikler gibi geliyor mevzu bana, yani 30-40 sn izle bitir geç kültürü oluştu, keko rap konusunda gözlemlediğim kadarıyla sürekli yeni şarkı çıkıyor yani hızlı bir şekilde tüketilip yeni şarkıya geçiliyor, tabi günlük olarak sürekli dinleyebilirler önceden çıkan şarkıları ama sürekli yeni şarkı ile kültürü canlı tutuyorlar, öyle düzgün grup/şarkıcı 3-5 senede bir albüm çıkaracak da 10 tane şarkı dinleyeceğiz gibi bir olay yok. Keko rap hızlı tüketim kültürüne uyan bir müzik türü oldu, bunun yanında şarkı üretmek zor değil, belli ritimler ve autotune ile işler halloluyor, sözler zaten rastgele kelimeler seviyesinde kimisinde, ajansların/yapımcıların şarkı yayınlama platformlarında bu şarkıları üst sıralara çıkarıp listelere sokmasıyla beraber bu kültür oluştu bence.
Keko rap tanımı güzel bir tanım ama yani müzik kültürü de değişti işte bir boşluk olduğundan değil de yeni nesil araçlar ile direkt yeni nesile önüne sunuldu ve hızlı tüketim kültürüne çok güzel uydu, yani boşluk hızlı tüketim kültürüne uyan müzikti, dolduruldu.

Bu arada tabi sadece yeni nesil dinlemiyor bu müzikleri, 35 yaş altı ortalama - ortalama altı çoğu insan dinliyor genel olarak arabesk seven ama hani keko rap yeni nesilden besleniyor genel itibari ile.
Tahminime göre 1-2 tane şarkıcı aralarından sıyrılıp kendini geliştirip piyasada kalır çoğu elenir.
0
atom karincanin torunu
(04.09.22)
talep var ki arz ediliyor
yani birileri bunu dinlemek istiyor
bir de artik insanlar boom bap hiphoptan sIkIldI, trap'e dogru bir yonelim gelisti
amerika'da durum daha fena. oradaki keko rapciler hayvan gibi para kaldirip iced out chainlerle rolls royce'larla geziyor
ha young thug, travis scott, migos gibi hak eden trap'ciler yok mu, var
bizdekiler gariban en azindan :D
0
nibba
(04.09.22)
@akt +1

TikTok nesli demek istiyorum ben yaş ve doğum tarihlerinden bağımsız olarak. Burada hiçbir yaratıcılığı olmayan birbirinin kopyası vasat ve varoş içerikler var. Çok ama çok ufak farklar var pardon.

Bunlar ve hızlı tüketim, her şeyin içinin boşaltılıp anlamsız hale gelmesi birleşince buna yetişebilen tek şey sesine auto tune yapabilen keko arabesk rapçiler. Bu varoşluk da geçer ama hangisi geçmedi ki?
0
nawar
(04.09.22)
Tüketim kültürü, niteliksiz eğitim, nitelikli kültürel eğitimin yok oluşu, varoşlaşma (düşük gelir, şehir merkezinden uzaklaşma), yüksek kültür diyebileceğimiz tarzlara ve sanatçılara yatırım yapmayan ülkenin sanat açısından çöle dönmesine eşlik eden kültürel yozlaşma... Dolayısıyla kekoluktaki artış.
0
prole
(04.09.22)
Rap hiphop zaten varoş kültürü bu şekilde olması normal
0
beemaker
(04.09.22)
kacirdigin nokta dunyanin tamaminda populer muzik keko bir hakimiyet altinda. son 15 senedir en azindan. turkiyeye de sicramasi kacinilmazdi.
0
hot potato
(04.09.22)
Keko-rap denilen şey 10 seneki formundan farklı, küresel olarak t-rap kasıp kavuruyor piyasayı, bunlar yerli imitasyonları. Neden küreselde bu kadar popüler? Hızlı tüketimle alakalı olduğunu düşünüyorum, z kuşağı sosyal medya aracılığı ile her şeyi hızlı tüketir oldu (gerçi sonraki kuşaklara da zıpladı bu durum da), müzik de nasibini aldı..
ortalama bir t-rap altyapısı 1 sene Ableton, Logic vb. DAW ile uğraşan biri tarafından müzik teorisi altyapısı bile bilinmeden 1 haftada çıkartılır, hızlı üretime ve tüketime müsait, güfte hak getire zaten.
0
wiekannich
(04.09.22)
degisen dunya, sosyal medyanin getirdigi en fazla kisiye hitap edip parayi vuralim da kalitesi ne olursa olsun anlayisi ve dogal olarak her seyin hayvan gibi hizlica tuketilmesi.
0
baldur2
(04.09.22)
yeni nesil arabesk
0
duyurukullanıcısı
(04.09.22)
dünya genelinde var olan bir akım, bize de yansıdı işte.
0
roket adam
(04.09.22)
(3)

favori game of thrones bölümleriniz - muhtemel spoilerlı içerik-

regina phalange
canım sıkıldı izleyecek bir şey bulamıyorum, game of'a sarayım bari dedim. var mı favori bölümleriniz?
canım sıkıldı izleyecek bir şey bulamıyorum, game of'a sarayım bari dedim. var mı favori bölümleriniz?
0
regina phalange
(02.09.22)
Hardhome S5.E8

--- Spoiler ---

Jon Snow'un White Walker'ı biçtiği ve Night King'in Jon Snow'a "seni sonunda buldum" bakışı attığı efsane bölüm.

"seni sonunda buldum" kısmı neydi dersen: (bkz: #60453136)

--- Spoiler ---
0
himmet dayi
(02.09.22)
s04e06 tyrion'ın yargılandığı bölüm
s03e09 red wedding
0
black holes in the sky
(02.09.22)
Battle of the bastards.
0
baldur2
(03.09.22)
(3)

ötesinde ne demek?

juan pablo pino
TDK'da bulamadım tam anlamını."ilerisindeki" anlamında mıdır,"çok daha fazlası" anlamında mı?
TDK'da bulamadım tam anlamını.

"ilerisindeki" anlamında mıdır,
"çok daha fazlası" anlamında mı?
0
juan pablo pino
(30.08.22)
Bence ikisi de.

Bir ressamın ötesinde, bir sanat bilimcisiydi aynı zamanda

Bakkalın ötesindeki ağaç.

İkisi de oluyor sanki.
0
duma duma dum
(30.08.22)
ikisi de arti 1.
0
baldur2
(30.08.22)
Çekimlenmiş bir sözcüğü sözlükte bulamamanız doğal. Bulmak için "öte" sözcüğüne bakmalısınız.

Öte:

1- Konuşanın temel olarak aldığı bir şeyden daha uzak olan yer veya şey, mavera, beri karşıtı

2- Bir şeyin arkadan gelen bölümü, devamı.

3- Bulunulan yere göre karşı yanda olan

4- Daha fazla, çok

5- Dış

Yani bahsettiğiniz iki anlamı da karşılıyor.

Örnekleyelim:

1- Görünen dağların ötesindeki küçük köy masal diyarı gibi. (İlerisindeki)

2- Zamanımız az, bunları bitir de ötesini sonra düşünürüz. (devamını)

3- Dediğin ev güzel, ama öte yandakini daha çok beğendim (diğer taraftakini)

4- Yapabileceğim bu kadar, ötesini bekleme (daha fazlasını)

5- Sınır ötesinde devam eden karışıklıklar var.


Ama özellikle bulunma hal ekiyle çekimlerseniz temelinde anlamı "ilerisinde" olan bir sözcüğü "fazlası" anlamında kullanmış olursunuz.

Örneğin 4. Örnekteki cümleyi değiştirelim; "yapabileceğim bu kadar, ötesinde bir şey bekleme"

Bu sefer "bunun ilerisinde bir şey bekleme" demiş olduk ama anlam olarak hala daha fazlasını beklenmemesini kastettik.
0
akhenaten
(30.08.22)
(5)

Kabin bagaji hakkinda

sirius
Merhaba, kabin bagaj hakkimizin tamamini kullanmayip kalan kismini normal bagaj hakkimiza devredebilir miyiz ?Esimle birlikte toplam 40 kg normal bagaj, 16 kg kabin bagaji hakkimiz var. Biz yanimiza sadece 6 kg lik bir kabin bagaji almak istiyoruz. Kalan 10 kg kabin bagaj hakkimizi, 40 kg ile birles
Merhaba, kabin bagaj hakkimizin tamamini kullanmayip kalan kismini normal bagaj hakkimiza devredebilir miyiz ?

Esimle birlikte toplam 40 kg normal bagaj, 16 kg kabin bagaji hakkimiz var. Biz yanimiza sadece 6 kg lik bir kabin bagaji almak istiyoruz. Kalan 10 kg kabin bagaj hakkimizi, 40 kg ile birlestirip 50 kg olarak normal bagaj gibi kullanabilir miyiz ?
0
sirius
(29.08.22)
Haha. Yok boyle bir sey.
0
baldur2
(29.08.22)
hayır
0
nrmnm
(29.08.22)
Hayir...
Genelde insanlar tersini yapiyor. Normal bagaji agirlik limitine indirip ceza vermemek icin kabin bagajina abaniyor. Ama her havayolunun kurali farkli kabin bagaji icin.. Kontrol edin
0
parcxerox
(29.08.22)
Bazen kabin içinde bagaj çok oluyor ve el valizini aşağı alabiliyorlar. Bu tamamen o anlık uçağın durumuna bağlı. Normal bagaj hakkım yokken el valizimi kabine verdiğim oldu. Check in sırasında teklif edeceksiniz ve ne kadar şanşlısınız göreceksiniz :)
0
ya volna
(29.08.22)
boyle bir sey yok normalde fakat bazen acgoz olmayan ucus firmalari "alayim mi onu da" diyebiliyor. erkek arkadasim (baska ulkede) yanima gelirken bira sarap dolduruyor ve olmasi gereken kilonun ustunde veriyor. gorevli her seferinde "bak 10 kg'nin ustunde bi sonrakine ucret odemeniz gerekir tamam mi?" diye uyariyor ama hic odemedi. benle beraber gelirken de aynisini soylediler :D ben utandim da benimki hicbir sey demedi. onun mantigi da su, bunca zamandir odemedim, isterlerse veririm artik zaten kardayim. (Aegean Airlines)

bunu da verebilir miyiz diye sorun, en fazla hayir der yaniniza alirsiniz. ama tabi icine kabinde tasinmayacak seyler koymayin her ihtimale karsi.
0
supergirl
(29.08.22)
(8)

Hangi saat markası?

al sana nick it
1- Laurice Macroix2- Tissot3- LonginesBu üç markadan birinin saatini alıcam. Kadranı yeşil çelik saat. Yaniseçeceğim model belli aslında ama marka olarak hangisi tercih edilmeli? Bunlardan hangisi daha kaliteli ve uzun ömürlü olur?
1- Laurice Macroix
2- Tissot
3- Longines
Bu üç markadan birinin saatini alıcam. Kadranı yeşil çelik saat. Yani
seçeceğim model belli aslında ama marka olarak hangisi tercih edilmeli? Bunlardan hangisi daha kaliteli ve uzun ömürlü olur?
0
al sana nick it
(21.08.22)
Maurice Lacroix*
0
🌸al sana nick it
(21.08.22)
Modelleri atar misin?
Saatlere ilgim var, yardimci olabilirim.
0
baldur2
(21.08.22)
fiyattan ziyade saatin itibar kısmını önemsiyorum açıkçası. başka marka önerisi varsa mutlaka bak dediğiniz o da olabilir. beğendim modeller aşağıda linki:

1- www.saatvesaat.com.tr

1- www.saatvesaat.com.tr

2- www.konyalisaat.com.tr

2- www.konyalisaat.com.tr

3- www.konyalisaat.com.tr
0
🌸al sana nick it
(21.08.22)
attıklarından 3 ve 5 güzel geldi ama neden özellikle yeşil, bence kötü duruyor.
0
nuisance
(21.08.22)
"fiyattan ziyade saatin itibar kısmını önemsiyorum"

omega
breitling
tag
vacheron constantin

bakacaksin o zaman
0
nibba
(21.08.22)
longines'in bu saati giris seviyesi luks saatte tam bir fiyat performans canavaridir. muhtesem bir diver saattir, hem gunluk hem de formal giyimle beraber kullanilabilir. longines diyorum.
0
baldur2
(21.08.22)
@nuisance hoş geliyor bana.

@nibba gönderdiğim linkler arasında dedim itibar kısmını. söylemiş olduğun markalara çıkacak bütçem yok.

@baldur2 teşekkürler.
0
🌸al sana nick it
(21.08.22)
bu üçü arasında kaldıysanız, longines.
0
solskjaer
(22.08.22)
(5)

Evde spor programı

toucheamore
Youtube olur, torrent olur. Evde spor programı lazım. Amacım bir erkek olarak 60 kilomu koruyup yağlarımı azaltmak hatta sanırım yağ azaltmak değil kas kütlesi arttırmak. Destek için teşekkür ederim.
Youtube olur, torrent olur. Evde spor programı lazım. Amacım bir erkek olarak 60 kilomu koruyup yağlarımı azaltmak hatta sanırım yağ azaltmak değil kas kütlesi arttırmak. Destek için teşekkür ederim.
0
toucheamore
(20.08.22)
Bir erkek için 60 kilo az değil mi?
Chloe ting var YouTube'ta. Sitesinde haftalık/aylik programları da var.
0
Amaranta ursula
(20.08.22)
Ben youtube'da Juice and Toya kanalindaki videolari seviyorum.
Ayrica instagram'da Jason and Lauren Pak hesabina bakarsaniz, onlar RISE diye bir program yaratmis. Barbell'li ve barbellsiz diye iki versiyonu var. Guzel bir program, her ay yenileniyor vs. (ucretli)
0
sopiro
(20.08.22)
Pamela reif de olabilir
0
mor oje
(20.08.22)
30 day shredded yap. Tam istedigin.
0
baldur2
(21.08.22)
Shred olacak pardon.
0
baldur2
(21.08.22)
(5)

hobi amaçlı, sportif amaçlı avcılık

kibritsuyu
arkadaşlar, birisi bana çıkıp oltayla balık avlamak ile, tüfekle kuş avlamak arasındaki farkı açıklayabilir mi? yeter artık ben bir türlü anlayamıyorum, kafam basmıyor.tüfengi sırtına vurup ormana gidip kuş vurmak istesen "avcılık spor değildir, vahşettir" deniyor.oltayı alıp istediğin yerden sallay
arkadaşlar, birisi bana çıkıp oltayla balık avlamak ile, tüfekle kuş avlamak arasındaki farkı açıklayabilir mi? yeter artık ben bir türlü anlayamıyorum, kafam basmıyor.

tüfengi sırtına vurup ormana gidip kuş vurmak istesen "avcılık spor değildir, vahşettir" deniyor.

oltayı alıp istediğin yerden sallayıp balık avlıyorsun? kimse bir şey demediği gibi son derece rahatlatıcı bir eylem olarak tanımlanıyor, hatta kursları bile veriliyor.

balık ses çıkaramıyor, kuş kadar şen bir hayvan değil ondan mı? birinde ilkel bir av aletine salak balık kendiliğinden yakalanıyor, ötekinde ateşli silahla sen vuruyorsun ondan mı? balığın kuşa göre daha sessiz ve daha salak olması mı onu masum bir av hayvanı haline getiriyor? yemek mi mesele? balık yeniyor, e bıldırcın, keklik falan da yeniyor?

velhasıl bana ikisi de aynı derecede avcılık gibi geliyor. niye tüfekle ormana gitmek vahşet, oltayla denize gitmek ohh mis gibi huzurlu?

vegan falan değilim, deli gibi de et yerim. ama şu farkı biri bana lütfen açıklayabilir mi?
0
kibritsuyu
(17.08.22)
Bence fark yok işte ikiyüzlülük hepsi. Ya tümünü reddedeceksin ya da hiçbirini.
0
olaylar olaylar
(17.08.22)
Hiç alakası yok anlamsız bir korelasyon kurmuşsun; avcılıkta da balıkçılıkta da nesli tehlikede olmayan ve nüfus popülasyonu arttıkça çevreye zarar verme tehlikesi olan canlılar belirlenen dönem içinde avlanır, kimse de "sen napıyosun birader" demez ama doğada zaten bir tane kalmış Anadolu parsını avcılık adı altında öldürürsen bu terbiyesizliktir. Zaten bu nedenle av sezonu diye bir şey var, yani gidip kafana göre hamsi tutamazsın ya da kafana göre gidip yaban domuzu avlayamazsın. Sen gelişmemiş bi hamsiyi yavruyken avlarsan bu vahşettir ama mevsiminde avlarsan bu benim için inek kesip yemekten farksızdır. Ha vegan olsam alayına karşı çıkardım ama vegan olmadığım için aradaki etik çerçeveye bakıyorum sadece. Aynı şey diğer av hayvanları için de geçerli misal yaban av hayvanını yavruyken vurur öldürürsen bu vahşettir zira hayvanın üremesini engellemiş olursun o da soyunun kurumasına neden olur ama av sezonu gelip de yine avlamazsan bu sefer gereğinden fazla üreyip tabiata zarar vermeye başlar, bu işler böyle.
0
Kaleci Saçlı Forvet
(17.08.22)
Baligi yiyorsun. Avladigin geyigi yiyor musun?
0
baldur2
(17.08.22)
Aynı şey. Bunu farklı görmüyorlar zaten. Avcılığında kursları ve dernekleri var.

Ama balık avlamakla kuş avlamak arasında da rahatlatıcı bir fark var. Bi kere birinde karşıdakine hiç bir şans vermeyen bir ateşi silah kullanıyorsun. Evde bulundurmak bile tehlikeli, insanların görünce bile tüyleri diken diken oluyor. Ateli silahlar özünde tehlikeli ve karşısındaki canlıyı öldürme kapasitesine sahip aletler.
Diğerinde ilkel, balık dışında başka bir canlıya zarar veremeyecek bir kapasitede bir av aleti kullanıyorsun, tehlikeli bir alet değil, teknende otururken birbirini yaralama ihtimalin çok çok daha düşük. Özünde elindeki alet tehlikeli sayılabilecek bir alet değil. Dikiş iğnesinden biraz daha fazla tehlikeli.

Aradaki rahatlayıcı fark bence bundan geliyor. Ormanda gittiğin av daha çok adrenalinli bir aktivite gibi. Balıkçılık ise adrenalin içermiyor, balık gelecek mi diye heycanlanırsın o kadar.
Birinde elinde bir ölüm makinedi var, diğerinde olta (insan açısından bakınca ölümcül değil)

Avlanan hayvan açısından benzet durumlar. İkisinde de avladığın hayvanı yiyorsan eşit derece etik bir aktiviye yapıyorsun demektir.
Tabi bir farklı görüş de silahla bir kuşu vurduğunda eğer iyi bir nişancıysan onun kaçma şansı yok. Ama balık için bir tuvak kuruyorsun o gelip düşüyor ya da düşmüyor. Bu da durumu biraz değiştiriyor
0
zimbirik
(17.08.22)
İşin sonunda bir fark yok. Subjektif bir konu, herkes farklı düşünebiliyor.
Öncelikle avladığınız hayvanı yemek için avlamıyorsanız orada ayıp, yanlış bir durum var bence de .

Oltayla değil de tüfekle avladığınızda ateşli bir silah kullandığınız için orada çok daha büyük bir eşitsizlik var. Bir kuş yuvasına el bombası atıp avcılık yaptığını söyleyen bir insan size nasıl garip gelecekse, tüfekle kuş avladığınızı duyan bazı insanlara da bu o kadar garip geliyor.

Kuşlarla daha fazla iletişim kurabiliyoruz, kendimize daha yakın hissediyoruz. Balıkla iletişim ise pek yapabildiğimiz bir şey değil. Bu da insanların aklında bir fark yaratıyor olmalı.

Her akşam yemekte yarım kilo köfte yemesine rağmen sizin senede 3 kuş öldürmenize laf edenler bana ikiyüzlü geliyor.
0
michael_knight
(17.08.22)
(4)

Secret/Hidden farkı?

duchess jessamine
İkisi de gizli demek. Nasıl ayıracağız kullanırken?
İkisi de gizli demek. Nasıl ayıracağız kullanırken?
0
duchess jessamine
(13.08.22)
yemek yaparken bu işin sırrı bu dersen secret kullanmalısın
gizli dosyalar görünmüyor dersen hidden kullanmalısın
0
sttc
(13.08.22)
Hidden görünür olmayan, gizlenmiş anlamında. Secret ise bilinmeyen, varlığı umumi olmamış anlamında kullanılıyor daha çok. Hidden weapon dersen silahtan haberdarız ama nerede olduğu belli değil. Secret weapon dersen kimsenin bilmediği, gizli kalmış bir silah. İlla gizlenmiş olmasına gerek yok, belki de göz önünde ama kimsenin haberi yok.
0
Bruce
(13.08.22)
hidden biri tarafindan saklanmis gibi dusun. sifat.
secret ise hem isim hem sifat. bilinmeyen, aciga kavusturulmayan anlaminda daha soyut.
0
baldur2
(14.08.22)
gizli/saklı işte
0
nothing in my way
(14.08.22)
(8)

botla başka ülkeye geçmek

biseysorcaktim
bu işi yaparken nasıl yakalanıyorlar?mesela zodyak bota motor takıp gittiler. devriye gezen sahil güvenlik ekipleri mi yakalıyor? peki koskoca denizde nasıl denk geliyorlar? Botta herhangi bir elektronik tesisat vs olmadığı halde sahil güvenliğin radarlarında görünebiliyor mu? ya da mesela karaya ul
bu işi yaparken nasıl yakalanıyorlar?

mesela zodyak bota motor takıp gittiler. devriye gezen sahil güvenlik ekipleri mi yakalıyor? peki koskoca denizde nasıl denk geliyorlar? Botta herhangi bir elektronik tesisat vs olmadığı halde sahil güvenliğin radarlarında görünebiliyor mu?

ya da mesela karaya ulaşmak sorun değil de, asıl ondan sonrası mı problem? mesela izmir'den atina'ya geçmeye çalışıyorlar, kıyıya tam ulaştıkları sırada mı dikkat çekiyorlar? ya da mesela hangi rotayı kullanıyor mülteci kaçakçıları? hep aynı yeri kullandıkları için orada ekstra güvenlik var falan mı?

denizle ilgim senede bir gidip üç-dört tatil yapmaktan fazla değil. o yüzden merak ediyorum. koskoca denizde nasıl yakalandıklarını.

(marmaris'e gelen bir kamyon dolusu mülteci haberini gördükten sonra bu soru aklıma geldi, acaba oradan yunanistan'a mı geçmek istiyorlar diye. ama öyle olsa daha makul rota kullanmazlar mıydı)
0
biseysorcaktim
(09.08.22)
Datçadan kos adası 14-15 km uzaklıkta neticede atinaya gitmiyorlar doğrudan, bir şekilde kendilerini adalara atmaya çalışıyorlar, e bunu önlemek için de yunanistan devriye atıyor, radar, gece görüşü, ısı görüşü kullanıyorlardır
0
freebird5406_2
(09.08.22)
adim atmamalari gerekiyor, o yuzden denizde durduruyorlar, botlarini batiriyorlar. adim atarlarsa o bota geri bindirip gonderemiyorlar cunku. multeci statusu kazaniyorlar ve yillarca o ulkedeler artik. o yuzden boyle ada ulkelerinin en buyuk amaci hic karaya cikmamalaridir multecilerin. karaya ayak bastiklari an game over.
0
baldur2
(09.08.22)
Hocam ilk olarak açık deniz. Koca denizde nasıl görüyorlar diye düşünme. Orman değil ki bu ağaçların arkasına saklana saklana gitsin. İkinci olarak radarların çalışma prensibi elektronik tesisatı tespit etmeye yönelik değil. Radar bi dalga gönderir. Dalga cisme çarpıp geri geliyorsa "Bir cisim yaklaşıyor efendim" diye uyarır. O cismin ne olduğu önemli değil. Radarın gönderdiği dalgayı sönümleyecek bir yüzeye sahip değilse (hayalet uçakların olayı bu) belli bir boyutun üzerindeki her türlü cismi tespit eder.

Sivil havacılıkta kullanılan radarlar daha farklı. Örneğin kuleden uçağa bir sinyal gönderilir. Uçak bu sinyali alıp cevap döner. Eğer uçağın güç ünitesi tamamen devre dışı kalırsa o zaman bu sinyali dönemeyebilir. Gerçi büyük uçakları çoğunda RAT sistemi oluyor. Ram Air Turbine yani. Bu da uçağın tüm elektrik sistemi bozulursa uçağın altından çıkıp elektrik üreten bir pervane gibi bir şey. Bu sayede uçağın kara ile iletişimi ve haliyle radara cevap dönme işlemi bir şekilde hallolur. O da bozulduysa o zaman sivil havacılık radarı bu uçağı tespit edemez.

Askeri radarlar ilk söylediğim mantıkta çalışır. Uçağın veya başka bir gök cisminin cevap dönmesini beklemez. Dalgayı gönderir. Cisimden seken dalgayı toplayıp konuma ulaşır.
0
himmet dayi
(09.08.22)
Fas'tan İspanya'ya geçmeye çalışanların belgeselini izlemiştim. Kameralarda kabak gibi gözüküyorlar. Siz de bulup izleyin.
0
dissendium
(09.08.22)
bence yakalananlar, geçenlerin küçük bir kısmı.

Büyük ihtimalle arada bir kısmını yakalıyorlar.
0
burfak
(09.08.22)
Mülteci kaçakçılığı için yakın lokasyonları tercih ediyorlar. Ege Denizi'nin hava şartları ve küçük bir bota kapasitesinin çok üstünde kişi alındığı düşünülürse öyle çok uzak yollar gitmeleri mümkün değil. Yunan Sahil Güvenlik ekipleri de bu geçiş lokasyonlarında sürekli devriye geziyor. Devriye teknelerinde radar + gece görüş kamerası + termal kamera gibi donanımlar bulunuyor. Radar ve termal kamera yakalamak için en çok kullandıkları ekipmanlar.

Kaçakçılar dalgasız ve sakin havalarda gitmek zorundalar, bu havalarda radar görüşü çok yüksek. Sahil güvenlik rahatlıkla yakalayabilir.

Daha da teknik düşünürsek, radar sinyallerini iyi yansıtmayan, ısı izi bırakmayan tekne imalat teknolojileri de var. Böyle bir tekneyle Yunan sularında seyir yapınca Sahil Güvenlik doğrudan gelip inceleme yapıyor.

Kısacası istedikleri taktirde kuş uçurtmayabilirler. Ama Yunanistan gibi üzerinde yerleşim olan 220'ye yakın adaya sahip bir ülkenin binlerce mil karasuları oluyor. Tamamını korumak çok maliyetli.
0
mrmlq
(09.08.22)
botla çok uzun mesafe gidemezsin ve çok açılamazsın. yakıt kapasitesi sınırlı, ağır bir bot hızlı gidemez ve akıntıya karşı direnci de hiç yoktur. akıntı botu alır götürür. bu yüzden ancak belli kısa noktalar arasında kullanılabilir. bu rotaları da sahil güvenlik biliyor ve sürekli devriye atıyor.

ayrıca üzerinde 7-8 kişi olan bir bot radarda görünür veya termal kameraya yakalanır.
0
orpheus
(10.08.22)
Hergün binlerce kişi ege denizinden ve Edirne'den Yunanistan'a geçiyor o yakalananlar buzdağının görünen kısmı o kadar yoğun göç var ki hangi birini yakalasınlar? Ayrıca yakaladılar ne olacak Yunanistan Türkiye gibi mülteci kabul etmiyor göçmenlerin hedefi kendilerine iltica ve ikamet hakkı veren batı Avrupa ülkeleri bu yüzden yakaladıkları göçmenleri kanunsuz ve insan haklarına hiçe sayarak açık denize terk ediyorlar
0
beemaker
(14.08.22)
(4)

Oyunlarda botlar ne yapacağını nereden biliyor?

hadi ya la
Mesela araba yarışı oynuyorum, botlar nasıl benim gibi ilerliyor? Neye göre yolda ilerliyor? Bazen kaza yapıyor, bazen bambaşka hamleler yapıyor. Hareketler random ama mantıksız değil, bir insan gibi.Veya FPS oyununda bir yerlere gidiyor, pusu kuruyor, nişan alıyor, beni vuruyor, bazen vuramıyor. Ve
Mesela araba yarışı oynuyorum, botlar nasıl benim gibi ilerliyor? Neye göre yolda ilerliyor? Bazen kaza yapıyor, bazen bambaşka hamleler yapıyor. Hareketler random ama mantıksız değil, bir insan gibi.

Veya FPS oyununda bir yerlere gidiyor, pusu kuruyor, nişan alıyor, beni vuruyor, bazen vuramıyor. Ve her seferinde farklı olaylar oluyor.

Bunu nasıl kodluyorlar?
0
hadi ya la
(06.08.22)
Olasiliklari kodluyorlar iste.
0
baldur2
(06.08.22)
botun önünde 3 değişik mnatıklı hareket varsa rastgele bir sayı üretiyor 1 ile 3 arasında.
o sayı ne denk gelirse onu yapıyor.
her defasında farklı hata oranları ile davranıyor.
mesela nişan alacaksa nişan tutturma yüzdesini %80 ile %100 arasında bir sayı atıyor ona göre davranıyor.
0
aslindasorunumpsikolojik
(07.08.22)
Yeni nesil oyunlarda hareketler random olarak seçilmiyor. Oyunlar daha önceki oyuncuların hareketlerinden oluşturulan data setleri kullanarak hareket ediyor.

Örneğin bir araba yarışında rakip bot oyuncuların hareketleri seçtiğiniz zorluk seviyesine göre geçmiş dönemdeki gerçek oyuncuların hareketlerinin analizi ile hesaplanmış hareketlerden yararlanıyor. Ayrıca siz oynadıkça da öğrenmeye devam ediyor. siz bir virajda frene bastığınızda aracı toplayamıyorsanız oyun motoru da aynı hamleyi yaptığında o virajda toplayamayacağını öğrenmiş oluyor.

Neyse demek istediğimi anlamışsınızdır muhtemelen.
0
solo
(07.08.22)
kullanicilarin davranislarini ogrenmelerine ek olarak, hic kullanicisi olmayan bi oyunda da yapay zeka kendi davranislarini/taktiklerini gelistirebilir, youtube'da "ai learns to play" diye aratirsaniz cikar mesela her ikisi icin de ornek. basitce, yapay zekaya odul veriyorsun, o da o odulu karsisindaki engellere vs gore edinmenin yollarini gelistiriyor milyonlarca sey deneyip evrimleserek. bu video baya populerdi mesela www.youtube.com bu da araba yarisi icin bir ai hikayesi www.youtube.com
0
hjarteblod
(07.08.22)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.