Giriş
(8)

blondegirl1988 adlı arkadaşa saygılarımı iletmek istiyorum!!!!!!

orixim
https://eksisozluk.com/blondegirl1988-vs-sarpes--4580963?a=popular şu başlıkla ilgili duruşundan ötürü kendisini buna layık gördüm bazı yerlerde biraz fazla tepki vermiş arkadaş ama karşısındaki garip varlık mesajlarda yazdıklarını fazlasıyla haketmiş.sen hangi hakla birisine böyle sapıkça bir mesaj
eksisozluk.com şu başlıkla ilgili duruşundan ötürü kendisini buna layık gördüm bazı yerlerde biraz fazla tepki vermiş arkadaş ama karşısındaki garip varlık mesajlarda yazdıklarını fazlasıyla haketmiş.sen hangi hakla birisine böyle sapıkça bir mesaj atabiliyosun ?bir de şikayetçi olacakmış umarım olur da cezayı kendisi alınca görür gününü .bunun yanında kendi kız kardeşi kız arkadaşına veya annesine 'seni yalayayım mı' diye mesaj gelse ne tepki verirdi acaba ? eskiden okuduğum terbiyeli düzgün seviyeli sözlük bildiğin inci sözlüğün değişik versiyonu olmaya doğru gidiyor.sayın ssg lütfen bir el atın bu işe her türlü birbirine sataşma belden aşağı konuşmalar hakaretler aşağılamalar nerde o eski sözlük ruhu? :/ eskiden olsa sabahtan akşama açıp durmaksızın açılan bütün konuları gülerek eğlenerek bazen hüzünlenerek okuyabilirdim ama şu halini gördükçe sözlüğe bakasım bile gelmiyor .eski sözlüğü çok özlüyorum be ssg.neyse konunun dışına fazla çıktım umarım şu sapık mesaj atan arkadaşı sözlükten uçurursunuz sevgiler saygılar.
0
orixim
(22.10.14)
konuşmaları silmiş nereden temin edebiliriz.
0
mrthany
(22.10.14)
kadınların verdiği şu abartılı tepkilerden tiksiniyorum. diğer mesajları göremedim ama sen izin vermediğin sürece hiçbir şekilde sana ulaşamayacak bir insanı bu kadar önemsemek prenses sendromu belirtisidir bence.
0
devilred
(22.10.14)
Devilred bazi kizlar mallar kutusuna birisini atinca engellendigini bilmiyor olabilir yada blok koymayi.prenses olan burda cok takilmaz diye dusunuyoru.daa bazi seyleri bilmeyen sozluk kizlari mevcut yani
0
smokee
(22.10.14)
"Seni yalayayim mi?" diye sordugu icin ceza falan alacagini sanmiyorum.
0
delifaruk
(22.10.14)
Mesajları göremedim. "Seni yalayayım mı" ile başlayan süreç nasıl aleviliğe falan geldi bilmiyorum. Bu durumda tacizciyi aklamaya çalışacak değilim, bununla beraber eğer okuyamadığım mesajlaşmalardaki içerikler doğru ise ve herhangi bir mezhep + ırk açısından, bu mezhep ve ırka mensup kişileri rahatsız edecek ve "Kaldır bu mesajları" dedirtecek kadar aşağılamışsa, bir ırkçıyı da destekleyecek veya saygı duyacak da değilim. Ama ki mesajlaşmaları bilmiyorum, bu şu anki verilerle bildiklerim. Şu an kimin ne kadar doğru söylediğini de bilmiyorum. Şu ana kadar "Al birini, vur ötekine" bana.

Ha, biri bana "Seni yalayayım mı", "Ananı yalayayım mı" dese, en fazla içimden "Off, orijinal bir şey bulamadın mı" derim, mesajı siler ve sallamam.

Kadının verdiği tepki aşırı mı, onu da bilmiyorum mesajlaşmalardan haberim olmadığı için ama taciz eden birileri varsa ifşası iyidir.
0
aychovsky
(22.10.14)
sabah gördüm sol frame de ama o kadar uzun bir tartısmayı okumaya ayıracağım vakti suna ayırmaya değer gördüm, kendime bi faydam olur en azından:

whqlibdoc.who.int
0
neferkitty
(22.10.14)
derdiniz... ne kadar seksi...
0
namus ninjası
(22.10.14)
Ozru kabahatinden buyuk iki dingil soz konusu. Birisi tacizci ama mantik sahibi oburu de magdure ama pacozun cirkefin onde gideni. Kizin yazdiklari korku verici. Adami ciddiye alip uzub uzun mesaj dosenmesi de oyle. Adam da seni yalayayim mi diye girerek ozunde ne kadar ayi oldugunu gostermis.,taciz etmeden de istek belli edilebilir. Iste bunlar hep koyden kente goc, kasabalilik
0
mistreated
(22.10.14)
(6)

sıkıntınız, derdiniz, stresiniz mi var?

wondi
ve bugün bu videoya rastgelmediniz mi? alın hadi alın bu iyiliği kardeş kardeşe yapmaz:https://www.youtube.com/watch?v=g7LQS84IL4U
ve bugün bu videoya rastgelmediniz mi? alın hadi alın bu iyiliği kardeş kardeşe yapmaz:
www.youtube.com
0
wondi
(21.10.14)
ben de şöyle cevap vereyim:

www.youtube.com

www.youtube.com

www.youtube.com (1:15 ten sonrası)
0
neferkitty
(22.10.14)
''Awwww'' efekti veresim geldi mamafih turkcesini bulamadım.
0
anonymice
(22.10.14)
Uzun zamandır ilk defa "Leeeeyyynnn", "Eneeeeeem" diye tepkiler verdim. 25 yaş daha küçük olsam "Anne, alalım mı?" diye annemin eteğini çekiştirirdim.
0
aychovsky
(22.10.14)
Hahaah:)) sevgi yumağı yapmışlar adama
0
megalomaniac
(22.10.14)
Anaaaağm. Bildigin dersi sulandirmaya çalışan yaramaz öğrenciler tadinda.
adam icinden kufrediyor yalnız.
0
rayde
(22.10.14)
reverse engineer
(22.10.14)
(12)

İyi yerlere gelmiş üçüncü dünya ülkesi vatandaşını kıskanma

speedy
İngilteredeyim. Hintli, arap, Ortadoğulu, zenci vs. iyi bir kariyer yaptıysa içimden "vay a.k. elin arabına, Hintlisine bak, adam nerelerde mühendislik yapıyor, nerelerde okumuş, aha gökdelenden çıktı; ben bu gökdelene hayatım boyunca hiçbir zaman giremeyeceğim belki de falan" gibisinden duygular ge
İngilteredeyim. Hintli, arap, Ortadoğulu, zenci vs. iyi bir kariyer yaptıysa içimden "vay a.k. elin arabına, Hintlisine bak, adam nerelerde mühendislik yapıyor, nerelerde okumuş, aha gökdelenden çıktı; ben bu gökdelene hayatım boyunca hiçbir zaman giremeyeceğim belki de falan" gibisinden duygular geçiyor:) Linkedinden profili görünce vay mına koyim herifin okduğu okullara bak vs. Ya da yanında sarışın, güzel kız görünce hele o arap zenginleri falan görünce içimden hasiktir çekiyorum. Ulan sarı İngiliz ya da beyaz biri yapınca normal, eyvallah da bu adamlara karşı niye iç sesim bu kadar gaddar? Size de oluyor mu, sırf bendeki algı problemi değildir inşallah?
0
speedy
(21.10.14)
Bende olmuyor.
0
krmyls
(21.10.14)
Fesatsin,cekemiyosun
0
duptıs
(21.10.14)
ben nerede ıskaladım sorunu. varoluşsal sıkıntılar.
0
fucking machine in my head
(21.10.14)
biz zaten en birinci en bir dünya fatihi şahlanan ekonomi parmakla gösterilen en süper ülkeyiz zaten aq :D
0
kyha
(22.10.14)
Bende de olmuyor. Hatta imkansızlıklar içinde olmasına -fırsat eşitsizliğine- rağmen kendi çabalarıyla bir yerlere gelmiş kişileri görünce seviniyorum bile, bu düzene karşı ayakta durabildikleri için. Motivemi arttırıyorlar.
0
ooo piti piiiti
(22.10.14)
Yok, olmuyor bende de. Bir de bir "3. dünya" demeyelim de "gelişmekte olan" diyelim, gittiğimde hepimizde aynı 3. dünyamsı davranışları gördüm. Avrupa-ABD, vb. kibiri olmadan mütevazi hayatlar. O yüzden de ülkelerinden kendi anlayışıma göre başarılı birileri çıkınca "Vay be, kimbilir ne kadar çok dişiyle tırnağı ile kazımıştır. Helal olsun" diyorum. Hor görülmeden bir yerlere gelmek kolay değil, bir "gelişmekte olan" ülke göçmeni olarak.
0
aychovsky
(22.10.14)
Icindengecmis oldugumuz su egitim sstemi ve gelecek stratejisiyle olasi 4.dunya ulkesi vatandaşlar ini bile kiskanmaya hakkimiz yok speedy. Ya disindasindir cemberin yada icinde yer alacaksın. Kendin icindeyken kafan disardaysa çaresi yok kardeşim!
Yok yani
0
gis
(22.10.14)
Bağcılarda yaşayıp “bana olmuyor” demeyeceğim, ben de İngiltere’de yaşıyorum. Öncelikle bu adamların çoğunluğu British zaten. Biz tipi farklı her adamı mülteci, ülkeye yeni göç etmiş gibi sanıyoruz, oysa adamın sülalesi kaç kuşak önce gelmiş buraya. Tabii ki en büyük sıkıntıyı ilk gelenler çekiyor, sonraki nesiller için her şey daha kolay, sarı ingilizle; aynı okullara gidiyor, aynı ortamda büyüyor, aynı haklara sahip oluyorlar. Muhakkak ki bir takım açık, gizli ayrımcılığa, ırkçılığa maruz kalıyorlar, fakat bu sefer ne yapıyorlar: 2 kat, 3 kat çalışarak bunun da üstesinden gelmeye çalışıyorlar ve daha dirençli, çalışkan, zeki, başarılı yeni bir göçmen nesli geliyor. Ha aralarında yeni beyin göçü yapmış adamlar da vardır muhakkak; ama burası İngiltere göçmenin de en kalitelisi, niteliklisi buraya gelecek tabii ki. O yüzden bu adamlarla kendini bir tutup, karşılaştırıp mutsuz olma ve küçümseme. Zenginlik olayı kader, kısmet. Allah vermiş işte. Knightsbridge, Kensington, Chelsea taraflarına çıkınca benim de kafama sıkasım geliyor bazen bunlar nasıl insan, ne hayatlar var, dünyanın kaymağını bunlar yiyor diye. Ama yapacak bir şey yok, bir yandan da başka coğrafyalarda insanlar açlıktan, savaşlardan ölüyor.
0
neck_and_neck
(22.10.14)
Neck neckte gurbetten bildirmis bizede apaci muamelesi yapmis,fesatlik cekememezlik icinizde var bide adamlara 3. Dunya vatandaslari diyorsunuz.bizde ayricalikli bir irkin mahsulleriyiz.hey babalar.
0
duptıs
(22.10.14)
Hindistan'ın nüfusu 1.1 milyar. Bu şu demek: Herifin küsurâtı bile, senin nüfusundan fazla.
70 milyonda olasılık hesabıyla, kaç zeki, kaç dâhi çıkarsa, o hesaba göre, 1.1 milyarda, onun 15 katı kadar zeki ve dâhi çıkar. Hindistan anayasasının resmi olarak tanıdığı 14 dil var. Resmi olarak tanımadığı da 100 kadar dil var. Bu insanlar, İngiliz sömürgesi olarak yaşamışlar ve bağımsızlıklarını kazandıktan sonra da, birbirleriyle İngilizce anlaşmışlar. İngilizceleri çok ağır aksanlı, belki bizimkinden bile ağır aksanlıdır. Ama süper konuşuyor ve süper yazıyorlar. ABD'ye gelecek bir Türk'ün, özellikle de bilişim sektöründeki bir Türk'ün rekabet etmesi gereken 1 numaralı millet Hintliler.
Adobe Acrobat'ı hepimiz hergün kullanıyoruz. Yapan mühendislerin kim olduğunu merak edip, yazılımın künyesine bi baktım, 100 mühendisin 60'ı Hintli. Bizim katta 100 kişi çalışıyosa, bunun 50'si Hintli, sadece 1'i Türk. Hem ülkelerindeki acımasız rekabetten kopup gelebildiklerinden, hem ABD'deki çetin rekabetten, hem de - bu benim tahminim sadece- entrikaya meraklı olduklarından, çok dişli, çok çetin ceviz, çok hırslı, çok çalışkan insanlar. Yanında kendimi aptal hissettiğim bir sürü Hintli var. Elin Hintlisi değiller. Dünyanın 2 numarası olmak üzere, emin adımlarla ilerliyorlar.
0
compadrito
(22.10.14)
hintlileri kıskanan türkler çok tuhaf geliyor bana. bir arkadaşın abisi ingiltere de çalışıyor, ziyaretinden döndüğü hafta konuşuyoruz. "ya yabancı uyrukluların yükselmesi çok zor ingiltere de, bir türlü yükselemiyor. rakibi de elin hintlisi düşün artık" dedi. sanki türkler her alanda hintlilerden çok önde de, şu hallerine bak rakipleri pis! hintliler.

yukarıdaki cevaplarda güzel açıklamalar yapılmış zaten, zeka, beceri, başarı etnisiteli ile ilgili değil. amerika da eğitim çok iyi diye tüm amerikalılar çok zeki, mesleklerinde çok iyi değil. bahsedilen bir yerlere gelmiş, 3. dünya ülkesi vatandaşları zaten zeki, becerikli kişiler.

sinirlendim akşam akşam, benim salak arkadaşın dediği geldi yine aklıma, muhteşem türk abisi elin kıytırık hintlisi ile yarışıyormuş, yabancı uyruklu olduğu için hakkı yeniyormuş, vasıfsız millet hintlilerle bir tutuluyormuş. salak.
0
sumuklu asilzade
(22.10.14)
işim gereği hafta da 3-4 kez yurtdışı ile görüşmelerim oluyor ve görüştüğüm mühendisler ya hintli ya da ürdünlü hep doğu ülkelerinden arada 2 - 3 tane amerikalı denk geliyor bir iki tanesiyle de muhabbeti ilerlettim ve hepsi yokluktan ülkelerinden kaçmak için uğraşmışlar, adamlara hayranlık duyuyorum ben şahsen, gaza gelip daha çok çalışıyorum bende
0
mirty
(22.10.14)
(14)

Nereye kadar gidecek bu iş? (istanbul trafik vs)

kamera motor
temmuz sonunda, 7.30'da otobüse bindiğimde işe 20 dakika erken geliyordum.o günden bu güne, kademe kademe daha erken kalkan otobüslere biniyorum. bu hafta 06.55'te bindiğim otobüs ile işe 10 dakika geç gelmeye başladım. saat kaça kadar gidecek bu? ocak ayı geldiğinde 5.30'da falan mı binmem gerekece
temmuz sonunda, 7.30'da otobüse bindiğimde işe 20 dakika erken geliyordum.

o günden bu güne, kademe kademe daha erken kalkan otobüslere biniyorum. bu hafta 06.55'te bindiğim otobüs ile işe 10 dakika geç gelmeye başladım. saat kaça kadar gidecek bu? ocak ayı geldiğinde 5.30'da falan mı binmem gerekecek?

bu anasını siktiğimin şehri ne zaman yok olacak? ne zaman telef olacak soktumun şehri?
0
kamera motor
(21.10.14)
dünyanın en boktan şehrinde yaşıyoruz dostum ne yazık ki. trafiğin mantıklı bi açıklaması yok ki.

sakinleş : tunein.com
0
widee
(21.10.14)
9'da isbasi icin sabah 7'de evden cikiyorum. yarim saat evvel iste oluyorum.

15 dakika yuruyusun ardindan kullandigim toplu tasima araclari.

1 metrobus (sirinevler-mecidiyekoy)
1 metro (mecidiyekoy-sanayi mahallesi)
1 otobus (sanayi mahallesi-seyrantepe)

sadece gidis bu sekilde. ve inanir misiniz 1,2 kez metrobuse tenha binmek icin sabah 6:30'da binmeye yeltendim. ayni kalabalik vardi. saka gibi amk.

arada bi soyle saglam bir felaket dilemiyor da degilim. soyle 8-10 milyon kisiyi goturse, sewvdiklerim haric:)

aslinda arada bir bu kadar yuz, olay gormek guzel oluyor. dusunsene bi anadolu sehrinde bombos minibusle ise gidiyorsan bi yerde ozlersin. ama her gun olunca kotu tabi.
0
mayeskuel
(21.10.14)
Sabah biraz geç çıktım. Spora sabah gittiğim günler 5.45 gibi çıkarım normalde. Bu sefer 6 oldu. Eskiden 7'ye doğru falan gördüğüm trafiğe şahit oldum. Benim her sene standart çıkışım 15 dk. geriye gidiyor. Nüfus artmaya devam ettikçe bu kaçınılmaz. Bütün yatırımlar buraya yapılmaya devam ederse de bu kaçınılmaz.
0
arnold schwarzeneger
(21.10.14)
istanbul gerçekten insanın ömründen ömür çalıyor.
0
matematik koyu
(21.10.14)
bazen mecidiyeköy'den mecidiyeköy'e 1 saatte gidiyorum...

ağustos'da işe başladığımda 07.15'te çıkıyordum ve işe vardığımda kahvaltı edecek zamanım falan oluyordu. şimdi 6.40'ta çıkıp anca yetişiyorum. 06.40'ta yola çıktığım ilk gün "bu saatte bomboştur oh mis gibi giderim" dedim. demez olaydım bu trafik 3'te mi başlıyor amk? -köprü kullanıyorum mecbur-
0
ack3000
(21.10.14)
Harbi lan sabah bunu bende dusundum, hergun 10dk daha erken cikip 10dk gec kaliyorum. Mecidiyekoyun amk
0
divit
(21.10.14)
Ben de günün çok sayıdaki ssatlerini trafikte harcayanlardanım ama niyeyse çok şey değişmedi. 4 senedir 6:15'te çıkıyorum, 8:00-8:15 arası varıyorum da kaza olmuşsa TEM'de 9:00'u gördüğümüz de olabiliyor doğuk günlerde.

Yaz trafiği ile kış trafiğini ayırmak lazım. Yazın aynı yolu sabah 75 dakikada gidebiliyoruz.

Belediye hizmetlerini övecek değilim kesinlikle, özellikle metrobüs gibi bir ucube varken ve raylı sistemler bu kadar yetmezken. Ama şöyle de bir şey var: "Trafiğe takılmadın, trafiği yaratan sensin!"
www.biketoworkblog.com
Bu yüzden şikayete çok hakkım olduğunu da düşünmüyorum (tabii yol 2.5 saati geçmediği sürece, bir de bunun dönüşü var) Yani "Neden trafik var" diye şikayet etme hakkımızın olduğunu düşünmüyorum ama "Neden toplu taşıma bu kadar yetersiz" diye şikayet edebilme hakkımın olduğunu düşünüyorum.

Çeşitli çözüm önerileri var tabii ki, bir de yürürlüğe konsa.
0
aychovsky
(21.10.14)
dünyanın en boktan şehri diyebilmek için dünyanın tüm şehirlerini görmüş olmak gerekir. O yüzden elin sikini görmeyen, kendi sikini piyade tüfeği sanarmış.
0
fallthepieces
(21.10.14)
sabahları spor yaptığım için uzun zamandır 6'da kalkarım, 6.50 gibi evden çıkarım, 7.15 gibi ofiste olurum. evim acıbadem'de işim gayrettepe'de.

1 haftadır 7-7.30 arası kalkıyorum, vapurla karşıya geçip 9-9.30 arası ofiste oluyorum. daha uzun sürse de daha çok uyumuş oluyorum, vapur zaten sıkıntı değil, her gün tatile çıkıyor gibi hissediyorum, çok tatlı.
0
[silinmiş]
(21.10.14)
aynı dertlerden müzdariptim gittim bi tane motor aldım şimdi hayat daha güzel.

kartal mköy arasını 30-40 dk arasında alıyorum. öle uçarak kaçarak değil 50-60 km hızla. soğuğun çaresi varda yağmurda biraz sıkıntı oluyor ama
0
prezarlatif
(21.10.14)
vapura 15-20 dakika yuruyorum

8:15 vapuruyla kadikoye geciyorum 25 dakikada. 8:45'te falan kartal metrosuna binip 9'da isyerinde oluyorum.

besiktas-sahrayicedit arasini 2 vasita, 70 dakikada falan aliyorum ve millet cok iyi diyor.
0
yigitovic
(21.10.14)
aynı sorunu bende yaşıyorum normal hallerde 15 dakikada gidilebilcek cevizlibağa tam 1saat 15 dakikada varıyorum sabahları.akşamları daha beter çünkü ceizlibağ metrobüs durağı insan yığını gibi.25 dakikada binebilirsem kendimi şanslı sayıyorum. alışmak zorundayız sanırım
0
neda22
(21.10.14)
motorsiklet kullanımı çoğalıcak mecbur...
0
iiiiiiiiiiii
(21.10.14)
@iii, borçları ödeyim motor alıcam ben de. gerçi hiç motor kullanmadım sakat kalmayız inşallah
0
🌸kamera motor
(21.10.14)
(12)

İlişkisi Olan Bir Kız Neden Facebook Profiline "ilişkisi yok" durumu Ekler?

denizaya
29 yaşında bankacı bir kız var. İşten eve gidince işi gücü facebook falan.ilişkisi var diye duydum son 2 aydır. instagram'a kalpli hediyeler falan eklemiş ama hiç couple fotosu yok.Ve facebook profilinde her bilfisi kapalı/gizli ama ilişki durumu herkese görünür halde ve ilişkisi yok yazıyor.Amacı n
29 yaşında bankacı bir kız var. İşten eve gidince işi gücü facebook falan.
ilişkisi var diye duydum son 2 aydır. instagram'a kalpli hediyeler falan eklemiş ama hiç couple fotosu yok.

Ve facebook profilinde her bilfisi kapalı/gizli ama ilişki durumu herkese görünür halde ve ilişkisi yok yazıyor.

Amacı ne? ben bu kızla beraber olmuştum bi ara. merak ettim sadece.
0
denizaya
(21.10.14)
Belki yanlış duymuşsunuzdur, olamaz mı?

Biriyle çıkmaya başlar başlamaz ilişkisi var diye güncelleme yapsa "evde kalmış" gibi olur. Ayrıca belki henüz ilişkisinin ciddiyetinden emin değildir ve Facebook'ta fotoğraf filan koyup ilişkisini herkese ilan ederek karşı tarafın gözünü korkutmak istemiyordur.
0
m e l t e m
(21.10.14)
saçma sapan ilişkiler ya. kendinden emin olamamadan tut yedekleri sahaya sürmeye hazırlanıyor'a kadar bi ton şey sayabilirim sana burda ama nezaketimden ödün vermek istemiyorum şu güzel saatte. tam 3 e on varken hem de.
0
Solem
(21.10.14)
Neden eklemesin? Benim de erkek arkadaşımla fotoğraflarım vs. var ama ilişki durumu gibi saçma sapan bir şey yapmadım, daha doğrusu facebooku açtıktan sonra değiştirmedim hiç. insanların gözüne sokmaya gerek olmadığını düşünüyorum. fotoğraf eklemek başka gidip de ben bu adamla sevgiliyim!! demek başka. daha doğrusu itici.
0
iste o kavunici balik
(21.10.14)
Lan feysi bu kadar ciddiye almayın.
0
saksı
(21.10.14)
En net cevabı şu: Annesi, babası, halası, dayısı, danası, çolak çombalak kaç akraba varsa eklidir Facebook'ta ve öyle durumlarda zaten ilişki kısmı boş bırakılır. Ayrıca "Burcu'larda kalma" kısmının da şüphe çekmemesi gerek, zaten Facebook'ta kabak gibi "İlişkisi yok" yazıyorsa aile kıllansa bile daha az kıllanır durumdan. Kendim de yaptım zamanında, arkadaşlarım da bol bol yaptılar.

Instagram'da dayı, mayı olmuyor genelde; orada daha rahat insan.
0
aychovsky
(21.10.14)
kendininkini "in a relationship" yapıp, "in your face" diyin.
0
[silinmiş]
(21.10.14)
sevgilisine çok sinirlenip böyle birşey yapmış olabilir. adam onu çok üzmüşse, hayalkırıklığına uğratmışsa yaptığı bir davranışla, yaşadığı öfke ve üzüntüyle yapmış olabilir.
0
rock n roll
(21.10.14)
aychovsky haklı. ben baştan beri yazmadığım için ilişki durumunu, hala kapalı. kimse sorgulamıyor aileden. belki kız daha önce yazdı, işler "getir tanışalım"a geldi, kız rahatsız oldu, bilemezsin ki. facebook'ta ailen ekliyse, rahibe teresa gibi takılmak zorunda kalabiliyorsun gözlerine soka soka.

yani durumun büyük bir ihtimalle senle veya herhangi bir erkekle ilgisi yoktur.
0
pokerface
(21.10.14)
işi olan ama iş arayan bir sürü çalışan var.. onun gibi bişey işte.
0
coripack1
(21.10.14)
aile mevzusu da olabilir. sevgilisi olduğunu duyurursa insanlardan tepki görecek konumda olabilir. baba, abi, akraba baskısı falan.
0
sen git ben geliyorum
(22.10.14)
babam görür kızar ayağına sevgilisini yemiştir. neyse bişi demeyeceğim.
0
fallthepieces
(22.10.14)
bence sen buna degil de, 29 yasinda hala isi gucu facebook olan biriyle zamaninda birlikte olduguna yan.

belki daha iliskisi yeterince ciddi olmadigi icin degistirmemistir.
0
gerard
(22.10.14)
(16)

Allah neden mantarı yarattı?

aguilas negras
İyi geceler herkese.Akşam haberlerde gördüm, 8-9 yaşlarındaki Davut isimli dünya güzeli bir çocuk ormanda gezinirken yerde bulduğu mantarı yemiş. Karaciğer iflas. Acil organ nakli lazımmış da bulunmuş neyse ki.Şimdi sorum şu: Allah neden zehirli mantarı yarattı? Herhangi bir fikir yürütemedim.
İyi geceler herkese.

Akşam haberlerde gördüm, 8-9 yaşlarındaki Davut isimli dünya güzeli bir çocuk ormanda gezinirken yerde bulduğu mantarı yemiş. Karaciğer iflas. Acil organ nakli lazımmış da bulunmuş neyse ki.

Şimdi sorum şu: Allah neden zehirli mantarı yarattı? Herhangi bir fikir yürütemedim.
0
aguilas negras
(21.10.14)
Belki de Allah yaratmamıştır.
0
suicides underground
(21.10.14)
ibret alalım diye.
0
ermanen
(21.10.14)
aynı mantıkla gidersek zehirli olan birçok bitki, hayvan vs de var. vardır bir ekolojik mantığı.
0
devilred
(21.10.14)
@devilred tabi ki var, soruma onlar da dahil zaten.
0
🌸aguilas negras
(21.10.14)
Cunku bunun adi dunya.
0
sckxyss
(21.10.14)
Bunca yılın ateistiyim, bana bile çok saçma geldi bu soru. Mantarın ne suçu var ki; suç çocuğun tek başında ormanda gezinmesine izin veren ebeveyninde. Zira mantarı yemese bile zarar görebileceği birçok etken var çevresinde. Kafasını ağaca çarpıp yaralansa bu sefer de Allah bu ağacı neden yarattı diye mi soracaktık. O da saçma. Saçma bir çıkarım yapmışsınız bu konuda.
0
angelus
(21.10.14)
seytani neden yarattiysa ondan iste.
0
kedidir o kedi
(21.10.14)
sen sorasın diye :)
0
titiraprap
(21.10.14)
Çocuğa tecavüz edilip öldürülüyor bu ülkede. O tecavüzcüyü niye yarattı? Ya da madem herşeye gücü yetiyor da masum bi çocuğun tecavüz edilip öldürülmesine neden göz yumdu? Diye merak ediyorum ben de. Mantar ne ki.
0
suicides underground
(21.10.14)
doğal seleksiyon
0
arphenion
(21.10.14)
ulan her şeyin merkezini kendiniz zannetmeyin. o çocuk da mantarı koparıp gariban ökaryotun hayatını bitirdi. çocuk ölmemiş ama mantar artık yok. o ne olacak peki?
0
mistreated
(21.10.14)
allah yok allah'ı unutun :)

eksisozluk.com
0
hayat amelesi
(21.10.14)
Mantar ekolojik sistemde ayristirici diye niye kimse demiyo
hayir yani bende kalan bu bilgi kirintisi lise 1 biyoloji, ben tm okudum.
Mantar olmasa canliligin devami olmaz
Zehir de, nerede ne ayristiriyok, ekolojik sistem o bolgede nasil sorulariyla degisiyor.
Ayni mantar baska yerde zehirsiz. Sen ekolojik dengenin icine ettin ve o mantar baska sekilde beslrndi ve zehir yukkendi.


niye demiyonuz ayriatirici diye.
0
cecilia
(21.10.14)
İşte bunlar hep insanmerkezli düşünce sisteminin sorunları. Her şey insan için varmış, ama öyle değil işte.
0
marido
(21.10.14)
Mantarın zehirli olduğunu görmeden önce, sadece başlığı gördüğümde "Şüphesiz ki onu biz yiyelim diye yarattı" diye geliyordum ama üzüldüm şimdi.

marido çok haklı. Herhangi bir şey insanlar için değildir, hepimiz bir zincirin halkalarıyız, mantar olmasa başka birtakım canlılar olmaz. Bu dünya sadece bize değil, o mantara da. Birine yararlı olan, birine zararlı. Dünyanın dengesi de böyle dönüyor zaten.

Sonuçta böceğin dili olsa, "Allah neden insanı yarattı? Bir yavru, birilerinin banyosuna girmiş. Orada ezmişler. Neden insanlar var, neden" derdi. Aynıyız.
0
aychovsky
(21.10.14)
kimse yaratmadı çünkü.
0
matematik koyu
(21.10.14)
(5)

X Dediğin Y Olur Formatı

3 atli 7 katli
Başlıktaki gibi, ev dediğin balkonlu olur, araba dediğin otomatik vites olur, yastık dediğin kuş tüyü olur gibi daha niceleri olan cümle formatını en yakın anlamlı nasıl çeviririz ya da karşılamaya yakın başka bir format var mı ingilizcede? iyi geceler.
Başlıktaki gibi, ev dediğin balkonlu olur, araba dediğin otomatik vites olur, yastık dediğin kuş tüyü olur gibi daha niceleri olan cümle formatını en yakın anlamlı nasıl çeviririz ya da karşılamaya yakın başka bir format var mı ingilizcede? iyi geceler.
0
3 atli 7 katli
(21.10.14)
... has to be ...

aklıma gelen en yakın karşılığı
0
razvan rat
(21.10.14)
"ought to" kalıbı daha uygun geliyor bana

a man ought to be strong

a house ought to have a balcony
0
ermanen
(21.10.14)
"supposed to be" da olur bazı bazı, sanki?
0
givemesomesubstance
(21.10.14)
"... is a must-have" denebilir
0
skinoskesama
(21.10.14)
Biraz formal değil ama "'s gotta have"
"A house's gotta have a balcony" gibi. Gerçi kendim bile sevmedim.
0
aychovsky
(21.10.14)
(19)

internette konuşurken mi daha rahatsınız yoksa yüz yüze mi?

pescador
ben özellikle sözlük, duyuru gibi ortamların insanlar hakkında çok fikir verdiğini düşünüyorum. o yüzden, bu yıla kadar internet üzerinden ilişkilere çok daha fazla güvenirdim. ama son zamanlarda mimik ve tepki eksikliğinden dolayı, internette yazışırken kendimi çok rahatsız hissetmeye başladım. mal
ben özellikle sözlük, duyuru gibi ortamların insanlar hakkında çok fikir verdiğini düşünüyorum. o yüzden, bu yıla kadar internet üzerinden ilişkilere çok daha fazla güvenirdim. ama son zamanlarda mimik ve tepki eksikliğinden dolayı, internette yazışırken kendimi çok rahatsız hissetmeye başladım. mal gibi davrandığımı hissediyorum. yüz yüzeyken yüz ifadenle, elinle kolunla her şeyi gösterebiliyorsun çünkü. eskisinden bile asosyal olmama rağmen yüz yüze iletişimi daha cazip bulmam çok garip geliyor.

sizde nasıl durum? mesela buradan konuşurken mi daha rahat davranırsınız yoksa yüz yüze mi?
0
pescador
(21.10.14)
net de daha rahat elbette
0
gazozailacatmauzmani
(21.10.14)
eğer birşey açılayacaksam yüz yüze daha rahatım. çünkü yazarken düzgün cümle kuramıyorum.
0
allanpoe
(21.10.14)
yüzyüzeyken daha iyi olmasının bence tek sebebi mimiklerinle yapacağın bir espriyi veya geyiği yazarak yapamıyorsun. karşı tarafta anlamıyor mal gibi bi diyalog gerçekleşiyor sonra.
0
bruceandwayne
(21.10.14)
Yüz yüze daha rahat. Nette mimik yok jest yok el kol hareketleriyle anlatacağınız konuyu destekleme yok göz teması yok. Bi sik yok yani. Bir şey anlatana kadar kırk takla atıyor insan.
0
angelus
(21.10.14)
Duruma göre değişiyor hacı gel sohbet edelim burdan desen 2 cümleyi bir araya getiremem, ama bana yalnızlığın tanımını yaparmısın desen, roman yazarım yüzüne karşı tek cümle kuramam.
0
gokhan atestepe
(21.10.14)
Konuştuğum kişiye bağlı olarak genelde yazışarak konuşmayı tercih ederim. Yüz yüze konuşmak, hatta telefonla konuşmak bana göre değil. Zorunda olmasam ağzıma açmayacağım bütün gün. Hep asosyallik işte...
0
aguilas negras
(21.10.14)
yüz yüze. birebir dokunmalı mimikli iletişim gibisi var mı yav.
0
dove falconhand
(21.10.14)
internette daha rahatım.
hatta öyle ki twitter'da falan edindiğim arkadaşlar beni görseler gerçekte eminim hayalkırıklığına uğrarlar. gerçek hayatta çok çekingenim mesela.
0
bir fincan kahve ile film izlemek
(21.10.14)
yüz yüze elbette. mimik kullanan, kelimelerde vurgu yapan, gözün içine bakan bir insanımdır.

nette yazdıklarımı beni tanımayan biri okurken kim bilir nasıl anlıyor, kim bilir kafasında nasıl canlandırıyor cümlemi diye düşünüyorum hep.

çok ciddi ve sert mizaçlı biri olduğum düşünülüyordur herhalde.
0
m e l t e m
(21.10.14)
yüz yüze konuşmak tercihimdir. en rahatsız olduğumdan en rahat olduğuma sıralama yaparsak telefon, internet ve yüz yüze olur bu sıralama. telefonda hiç tanımadığım insanlarla konuşmaktan nefret ediyorum.
0
devilred
(21.10.14)
eşit
0
gördüğünüze inanın
(21.10.14)
yüz yüze soramayacağım şeyleri internette soruyorum, aldığım cevaplardan sonra o konuyu yüz yüze çok daha rahat konuşuyorum.

normal konuşmayı kast ediyorsak ikisi de aynı. yüz yüze konuşurken gerilmem, rahatça konuşurum.

fakat şimdiye kadar tüm kadınlarla (yattıklarımla da, sevgililerimle de falan) hep internetten tanıştığım için yazışarak bazı şeyleri sormak çok daha rahat oluyor tabii. örnek vermeyeyim şimdi.
0
yirmisantim
(21.10.14)
bugüne dek kimsenin yüzüne söyleyemeceğim hiçbişi olmadı bu yüzden dibine kadar rahatım hocam. burda y.rraga y.rrak diyosak yüzyüze de aynını söylüyorum.
0
Solem
(21.10.14)
tanimadigim insanlarla bir tek burasi vasitasiyla konusuyorum internet uzerinden. bundan onceki nick'imle agzimdan ciktigi gibi yaziyordum da bu nick'imle yazmaya basladigimdan beri cok dusunerek yaziyorum niyeyse.

tanidiklarimla cok bir fark olmuyor. anliyorlar nerede ciddiyim, nerede degilim. zaten mimiksiz, zipcikti cafer gibi adamim pek bir sey degismiyor onlar icin. arkadaslar arasindaki lakabim da yine mimiksiz olusumla ilgili.

yalniz duygusal konularda konusacaksam, yazida daha rahat oluyorum.

benim de kullanilan sozlerle ilgili benzer bir soru geliyor aklima. bazen boyle "oh mis", "cogzel" filan goruyorum. acaba bunu konusma dilinde de kullaniyorlar midir diye dusunuyorum.

@m e l t e m evet, sert biri gibi duruyorsunuz buradan.
0
John Finn
(21.10.14)
normal bir insanla konuşurken yüz yüze tabiki, ama türkiye genelinde yüz yüze konuşurken gerçekten bir şey anlatabileceğin ya da tartışıyorsanız bunu düzgünce yapıp sonuca ulaşabileceğiniz kişiler çooook az olduğundan internet üzerinden daha iyi.

tabi bir de karşı taraf da sıklıkla saçma sapan şeyleri mantıklı sanarak söyleyen ya da laf olsun diye konuşan kişiler olduğundan yüz yüze bir anda kesip atmak biraz daha zor oluyor konuşmayı. o açıdan da internet daha iyi.
he ben yüz yüze de yav hee he diyip geçiyorum saçmalayan adamı, ama herkes yapamıyor da bunu.
0
ucan spagetticanavari
(21.10.14)
Yazarken daha rahatım, yüz yüze de çok büyük bir fark yok. Burun farkı diyelim. Zaten ben burada yazarken kendi kendime mimik de kullanıyorum. Telefonda ise gerile gerile bir hal oluyorum, konuşamıyorum bile.

Ama şu da var, yazarken bir yandan düşünebiliyorum. Konuşurken aynı anda düşünemiyorum. Başka birinin varlığı beyni devre dışına çıkarabiliyor. Yoksa yüz yüze konuşurken "Bır bır konuşma da iki düşüneyim" dediğim çoktur.
0
aychovsky
(21.10.14)
Yazmaktan nefret ettiğim için yüz yüze.
0
arnold schwarzeneger
(21.10.14)
beni de tanısanız seversiniz aslında, internette çok gıcık bir profilim, mizacım var, farkındayım. yüzyüze daha rahatım, konuşunca ha zeki, mantıklı adammış lan, diyen çok oluyor.
0
[silinmiş]
(21.10.14)
internette veya telefonda(yazışma olarak) cok daha rahatım. yüz yüze daha sıkıntı benim için.hele hele erkek değilde kızsa bas basa kalmak korkutucu eğer 10 dakikadan fazla sürecekse çünkü muhabbetimden sıkılıcak diye korkuyorum bir an önce sıvışmaya çalışıyorum. ama sanal olunca cok rahat oluyor muhabbet akıyor yani.
0
fransızkalanadam
(21.10.14)
(15)

Türkiye'nin en yaşanılır şehri niye İzmir?

ermanen
bilen var mı?not: izmirli değilim.
bilen var mı?

not: izmirli değilim.
0
ermanen
(20.10.14)
bana göre çanakkale
0
halitkin
(20.10.14)
çanakkale +1
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
kışları ılık, yazları sıcak, yerli insanı çoğunlukla yardımsever ve sıcakkanlı, bildik ve çok güzel tatil yerlerine yakın ( günübirlik çeşme, foça, urla vs), işe gitmek istanbul ve ankara'ya göre daha kısa sürebilir,kapsamlı kışlık kılık kıyafete ihtiyaç yok, vapura binilebiliyor.Meyve sebze envai çeşit ot ucuz.gibi nedenlerden dolayı not:bende izmirli değilim.
0
delicevat
(20.10.14)
ben de çanakkale düşünürdüm de izmir de daha çok imkan var.
0
🌸ermanen
(20.10.14)
kime göre neye göre? diyarbakırdaki bir nineye göre en yaşanılır şehir izmir değildir muhtemelen. veya rizedeki bir köylü için.
0
sckxyss
(20.10.14)
artık değil.
0
icemint
(20.10.14)
Değil ki.

Edit: Kokmuyor yüzeceğiz diyorlar kokuyor. Bostanlı'da Tansaş'ın ötesine gittin mi uff. Alsancak-Konak zaten acayip. Dedemlerin dediğine göre eskiden çok daha feciymiş.

İnsanı iyi değil. Göçlerin de etkisi var bunda. Öyle terasta rakı içen babacan insanlarla hiç karşılaşmadım henüz. Böyle çıkarcı, paragöz, acayip insanlar var. Aydın geçinen inkılap tarihi hocamız okulun ilk ayında türbanlı arkadaşlara tıpı bırakın siz erkek hastaları ellemek istemezsiniz deyip kendi kendine yazıp oynamıştı. Aynı şekilde BAL'ın arkasında takılıp içki içen öğrencilere ahlaksızlar, namussuzlar falan diyen bir hocamız da var. Ha bunlar istisna, arada birkaç densiz dışında kimse kimseye karışmaz. Herkes özgür takılır.

En yakın yükleme noktası 2-3 km uzaktayken ve çok acelem varken Kentkart'ta bakiyem yetmediğinde koşarak otobüste bana kart basmayı teklif eden centilmen çocuğu unutmayayım. Rastladığım iyi insanlardandı.

Kentleşme diye bir şey yok. Bazı yerler var gerçekten düzenli. Alsancak, Bostanlı, Mavişehir, Evka 3, Gaziemir, Narlıdere yapılaşmanın düzgün olduğu yerler. Geri kalan Buca, Kemer, Bayraklı, Hilal, Karabağlar, Tepecik, Limontepe vs. berbat yerler.

Trafik facia. Sıkışık olmasa da hangi yol nereden ayrılıyor, tabela nerde, ışık var mı belli değil.

Her gün İzban ve sonrasında metroda gittiğim pozisyonu göstermek istiyorum. Tanımadığımız insanlarla sarılarak gidiyoruz.

photos1.blogger.com

Kendim çekerdim ama o kadar kalabalık ki elimi kaldırmam mümkün değil. Mumya gibi şu pozisyonda gidiyorum. Beyaz kalem olduğumu düşünün. Etrafımda 6 kişi vardı tüm vücuduyla bana temas eden.

images2.fanpop.com


Yılda 2-3 kere yağmurdan sel olma huyu var ama ona girsek çıkamayız. Böyle bir yer yani.
0
Lim5
(20.10.14)
canakkale diyenleri şöyle alayim ben

eksisozluk.com
0
atmaca.ged
(20.10.14)
@atmaca.ged: O kadar mı kötü ya? sonradan mı bozuldu?
0
🌸ermanen
(20.10.14)
atmaca.ged treasure.diylol.com

bu bahsettiklerini çok çok biliyorum. ama bir şehrin güzelliğini yaşanılabilirliğini bunlar hiç mi hiç etkilemez emin ol. sen sadece şehrin kötü yönlerini yazmışsın. sen bana bir şehir söyle ben sana sadece ekonomisi ve sonradan görme yerlisi dışında bir sürü şey daha yazıp gömerim o şehri. zaten çanakkale'de yaşayan insanlar da ikiye ayrılıyor. halinden memnun şehrini sevenler bir de sürekli çanakkale'ye bok atanlar olmak üzere. arkadaşım biliyoruz sonradan görme ve ekonomik olarak her alanda kötü bir şehir her seferinde esnafına lanet ederim ama skmde bile değil. şehir eğlenceli mi eğlenceli, güvenli ve huzurlu mu evet, o ufacık şehirde yapacak her gün ayrı bir şey bulunuyor mu evet. ee daha ne ? sana ne ki halkının sonradan görmeliğinden ya da kira ve tarlalardan gelen parayla boş beleş yaşayan insanlarından veya adamın yüzüne bakmayan esnafından vs.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.14)
bence de bursa.
0
kakao
(20.10.14)
Bu kadar pis, bu kadar kirik dokuk bir sehir, insani iyi yeaa diyerek, ki kime gore iyi alayinin kici kalkik, sanarsin 5 cayini elizabetle iciyor hepsi, 10 yil once bagi bostani satip gocup gelen dejenerelerle doluyken, deniz guzel behh diyerek izmir yasanilasi sehir diyene ilber ortayli gibi bakarim.

Tutupda su sehir guzel de diyemem isin asli, gordugum bir cok sehir icinde.

cunku sehirlesme mantigina haiz degiliz. Bina var yolu yok, 5 serit yol var isik yok, göt gibi her yer.

Insani iyi beaa diyenler icin ise, turk insani her yerde ayni bokun laciverti. Hic iyiydi kotuydu rahatti muhabbeti yapmayalim, dedemiz rodostan gelmis diyenleri su koseye aliyorum onlar rodos sovalyesi cok onemli, optum onlari.

Yasanilasi deyince turkiye icin kir , el degmemis deniz, gol, dag temiz hava gelmeli akillara. Egenin otelsiz koyleri pansiyonsuz koyleri deyin yasanacak yer diye canimi yiyin.


Ama is imkani aradigini bulma zirttiri birt. Hepimiz biliyoruz ki bu ulkenin gsmh ni istanbul uretiyor.

ha bi de, simdi izmir gavur izmir dedi diye gurur duyuyor ya kendiyle, chp yi deviren, deyaz devrim olarak anilan, tek parti diktasini deviren ve demokrat parriyi yani menderesi iktidar yapan secimde oyunu demokrat partiden yana kullanmistir.
Biz bu duruma siyaset sosyolojisinde topraklarin sahip oldugu muhalif damardan soz ederiz, yani izmir aydin demek götelek bir tespittir, izmir muhaliftir.
0
cecilia
(21.10.14)
İzmir son zamanlarda çok konuşulur oldu, korkuyorum, nazar değecek. İki saat kadar önce iyi sallandık, nazar değmesin deyin. Şaka bir yana gerçekten de spot altında gibiyiz.

İzmir'de başka şehirlerde olmayan ne var dersek, burada bir insanın bulabildiği güzel/ iyi unsurlar üç aşağı beş yukarı bir çok şehirde vardır. İzmir sadece diğerlerinden biraz daha en iyiye yakın konumda, diğerlerine göre daha çok iyi unsuru bir arada barındırıyor.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.10.14)
İzmir'de büyüdüm, sonradan İstanbul'a taşındım. "En yaşanabilir" diyebilir miyim bilmiyorum ama yaşanılabilir bir şehir.

İlk olarak sakinlik ve rahatlık geliyor. Dün duyuru vardı, "İnsanlar neden yavaş yürüyor" diye; İstanbul'da bundan çok rahatsız oluyorum ama İzmir'de hiç rahatsız etmiyor. Çünkü geç kalmamışsam, bir yerlere acilen yetişmek gibi bir derdim olmuyor hiç bir zaman. Hayatın, aldığım nefesin tadını çıkara çıkara yürüyebiliyorum. Çünkü herkes öyle yürüyor. İzmir'de olmak demek, tasasız olmak demekle aynı bana.

Sonra İstanbul'a göre ucuz. Burada merkezden alabileceğim dandik bir evin fiyatı ailemin İzmir merkez ve Seferihisar yazlık fiyatlarının toplamından fazla. Dolasyısıyla güzel ve geniş evlerle birlikte daha yüksek bir yaşam kalitesi sunuyor. Ev demişken balkon demeden olmaz, tüm yazlarımı balkonda geçirir ve yatmadan yatmaya odamı görürdüm. Burada kendime göre balkonlu evi Beylikdüzü'nde ancak bulabildim, balkon çok önemli bir kavram benim için. Evlerin araları da geniş olduğundan ferah hissedersin kendini.

Denizlere yakınlık da çok önemli. Lisede okuldan kaçıp Çeşme'ye yüzmeye gider, okul çıkışı saatlerinde servise yetişirdik yeniden. Tatil yapamamak diye bir şey vardı ama tatil yapamıyorsan günübirlik giderdin, denize girmek lüks sayılmazdı.

Meyve-sebze İstanbul'un yarı fiyatı, bol bol güzel meyve-sebze yakın yakın bulunabiliyor.

Ayrıca büyükşehirdesin yine insan içindesin, sanat, vb. İstanbul kadar olmasa da etkinlikler oluyor.

Gerçi Priştina'dan sonra İzmir'in yaşanılırlığı da oldukça azaldı. Tasalar arttı. Ulaşım karmaşıklaştı, ortalık bakımsızlıktan köhneleşti. İstanbul'dan gelince o köhnelik göze batıyor ilk an, sonra göz alışıyor ama içindeyken.

İzmir defterini kafamda apattığım için oraya geri dönmek istemiyorum ama Antalya'da yaşamak isterdim.
0
aychovsky
(21.10.14)
Az önce Ankara için "burnumuz düştü be karşim" duyurusunu okuyunca senin sorunu anımsadım.
Bu günümü özetleyeyim:
Bu güne kadar olduğu gibi bu gün de bizim evin pencereleri balkon kapıları akşama kadar açıktı. Akşam 8-9 gibi kapattık.
Sabah 8:20 gibi dışarı çıktım, vergi dairesine gittim. Yürüme mesafesinde gezinti yürüyüşüyle 5 dakikalık yol. İşim olan masada çalışan memur henüz gelmemişti. Bahçede bi sigara içtim. İçeri girdiğimde memur gelmiş iki de mükellef vardı. biri süper tatlı sarışın harika gözleri olan bir genç kız, diğeri de kevin kostner'in gemç hali gibi efendi temiz giyimli/traşlı bir delikanlı. işlemleri iki-üç dakika sürdü. İşimi 1-2 dakikada halledip eve geldim. Öğleden sonra tekrar çıktım. Bu kez biraz daha uzak bir yerdeydi işim. araç kullanmadım, binbir çeşit çiçek ve ağaçlı bahçeleri olan, kaldırımları ağaçlı yollardan yürüyüp işimi görüp geldim. Yine resmi bir kurumdu, oldukça kalabalıktı ve hiç sinir stres olmadım, huzursuzluk yaşamadım/gözlemlemedim. Personelin davranışı, bekleyenler arası iletişimler hepsi olması gerektiği gibiydi.
İki çıkışımda da yanıma aldığım keten ceketimi giyme ihtiyacı hissetmedim. (Sabah ilk çıkış hariç)
Şu anda da kısa kollu tişörtle oturuyorum. Daha yorganları çıkarmadım, kışlık yün battaniyeleri bile kullanmıyoruz.
Gelirken taze toplanmış ebegümeci turp otu falan aldım.
Dün de devlet hastanesinde işim vardı. Randevu saatinde gittik. Makinelerin bir kısmı arıza yapmış, biraz gecikmeli alacağız dediler. Herkes edebiyle bekledi, sohbet edenler oldu. İki saat gecikmeyle endoskopimiz yapıldı, raporumuzu reçetemizi anında alıp eve geldik. Yine ilişkiler olması gereken gibiydi. Beklediğimiz sürede aynı kattaki değişik servislere gelen hastalardan (100 kişi diyelim) bir genç kız doktora söylene söylene dışarı çıktı. babası kızının yanında ssssiz kalmak mı istemedi nedir, geri gelip o da doktora bağırdı. doktor konuyu uzatmadı, olay kapandı. uzatmayayım olayda hasta ve yakını hatalıydı. yanlış yere gelmişler, doktor da gitmeleri gereken yere yönlendirmiş. doktora biz orada otururken o doktor kaç kez servise çıkıp geldi, adam çalışıyor görüyoruz. zaten öle biri değildir, tanıyorum doktoru da. yani demem o ki, o bir kişi gibi arada can sıkanlar olsa da çoğunluk nasıl davranması gerektiğini biliyor.en azından karşıyaka için böyle. göç alan bölgelerde de bulunuyorum sıkça, uyum sorunları oluyor elbette. ancak belediye/ stk ları boş durmuyorlar, uyum için çaba gösteriliyor. uyum derken, her iki tarafın da uyumundan söz ediyorum, gelenlerin yerleşiklere uyumundan söz etmiyorum.
şimdi saat 23:09, ben bir bayan olarak salt canım çukulata çekti veya gezmek istedi diye dışarı çıkıp sahil yürüyüşü yapıp can sıkıcı bir olay yaşamadan geri dönebilirim. Bir cafeye oturup çay içebilirim, açık bakkal/bayi bulurum.

İşte İzmir'de yaşam aşağı yukarı böyle.
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(21.10.14)
(5)

banyo temizliği(duyuru anneleri, kadınları)

hede hodo
bugun vardiya ile çalıştığım için annemin banyo temizliğine şahit oldum. çok afedersiniz bi daha oraya ne tuvaletimi yapasım, ne de saçlarımı tarayasım geldi. her yerden bir kıl çıkıyor vs vs. ben annemin bu emeğini kolaylaştırmak adına; banyo için ne alabilirim? daha sağlıklı bir hale nasıl büründü
bugun vardiya ile çalıştığım için annemin banyo temizliğine şahit oldum. çok afedersiniz bi daha oraya ne tuvaletimi yapasım, ne de saçlarımı tarayasım geldi. her yerden bir kıl çıkıyor vs vs.
ben annemin bu emeğini kolaylaştırmak adına; banyo için ne alabilirim? daha sağlıklı bir hale nasıl büründürürüm.
gözünüzde öğrenci evi canlanmasın. normal bir ev. normal banyo.
sanırım anlatabildim..
0
hede hodo
(20.10.14)
arada sen de ev temizliğine annene yardım et bence.

annene de arada çiçek al.
0
mea maxima culpa
(20.10.14)
saclarını odanda kurut orayı sen temizle
0
murtazaaaaaa
(20.10.14)
murtazaaaaaa + 1
Saçları odada bir havlunun üzerine doğru oturarak kurutunca, döküntü en aza iniyor.

Ek olarak, dağıtmamaya özen göstersen yeter. Biz insanız, o da tuvalet. İlla ki deri ve kıl dökülecek, sadece saçmamaya özen göstermek yeterli.
0
aychovsky
(20.10.14)
odalarda halı olduğundan temizlemek daha zor oluyor bence. ama her saç kuruttuktan sonra banyodaki saçları toplayabilirsin. duşakabinin içine doğru kurutursan sadece oraya dökülebilir.
0
inthechaos
(20.10.14)
dökülen saçları banyoda bırakmayıp, alıp çöpe atmak nasıl fikir? :)

tuvaleti kullandıktan sonra da içine çamaşır suyu katkılı sprey bir temizleyiciden püskürtüp fırçayla temizlemek tvaletin temiz kalmasını sağlar.

giderlerde de saç, kıl, deri vb. oluyorsa tchibo'da filan satılan silikon gider filtrelerinden kullanabilirsiniz. suyun gidere akışını yavaşlatır biraz tabi.
0
m e l t e m
(20.10.14)
(15)

İngilizcede çok merak ettiğiniz şeyler

ermanen
neler?cevabını bulamadığınız mesela veya size ilginç gelen. veya belli bir bağlamdaki bir kelimenin, kalıbın karşılığı da olabilir.basit de olabilir, ileri seviye de olabilir.
neler?

cevabını bulamadığınız mesela veya size ilginç gelen. veya belli bir bağlamdaki bir kelimenin, kalıbın karşılığı da olabilir.

basit de olabilir, ileri seviye de olabilir.
0
ermanen
(20.10.14)
*trip atmak. geçenlerde aradım cevabını tam bulamadım. act like a girl denmiş. bu tam karşılığı değil bence.
*amca/dayı ve hala/teyze ayrımı olmaması ço'acayib.
0
widee
(20.10.14)
Amerikan ve ingiliz aksanlari arasindaki farkin nasil ve ne zaman olustugunu merak etmisimdir.
0
sckxyss
(20.10.14)
ilginç gelen derken, ilginç gelen çok şey var. çoğu phrasal ilginç. mesela "it rains cats and dogs" gibi. cevabını ya da tam karşılığını bulamadığım da çok şey var aklıma gelirse yazarım bi ara.
0
lionel andres
(20.10.14)
amerikan aksanı dediginiz seyin tam bir tarifi yok, boston ile texas, california ve illinois da yaşayanlar farkli aksanlarla farkli ingilizceler konusuyor. ingiliz aksanı dediginiz sey icin de ayni sey gecerli, hangi ingilizin hangi aksanı?

ama kabaca söylersek amerikan aksanı, farkli avrupa ülkelerinden gelen göcmenlerin ingilizce "yorumları" üzerinden 19. yüzyıl sonunda olusuyor. ilk amerikan ingilizcesi sözlügünü webster yaziyor, bu aynı zamanda milli kimligin olusumunun ilk adımlarından birisi.

ben kiosk ile köşk arasındaki etimolojik bağ nereden geliyor, ne alakasi var onu merak ediyorum sahsen.
0
atmaca.ged
(20.10.14)
@sckxyss bir teoriye göre aslında Amerikalıların bugünkü aksanı 1500-1600'lı yıllardaki İngiliz aksanı imiş. Yıllar içinde Amerikalılar bu aksanı korumuş ve ada İngiltere'sinde konuşulan aksan değişikliğe uğramış.
0
razvan rat
(20.10.14)
@sckxyss O fark insanlar Amerika'ya göçtükten sonra oluşmuş. Eskiden İngilizlerin çoğu Amerikalı gibi konuşuyorlarmış. İngiliz aksanı daha sonra İngiliz zenginleri arasında yaygınlaşmış, sonra da insanlar zengin görünmek için o aksana sarmışlar ve o aksan yerleşmiş son 200 yılda. Biz de o İngilizceye güya "Has İngilizce" diyoruz, hiç de öyle değilmiş aslen.

Bu da bana hatırlatıyor ki bizde de 200 yıl içinde Tiki ağzı ve Cadde Türkçesine geçiş olabilir.

Benim merak ettiğim kelime okunuşları niye öyle farklı farklı. Door neden o harfiyle okunuyor da, boot u ile okunuyor? Kim nasıl okumaya karar vermiş bunları?
0
aychovsky
(20.10.14)
@aychosvzky: sorunun bir kısmının cevabı: en.wikipedia.org
0
🌸ermanen
(20.10.14)
amca/dayı, hala/teyze, anneanne/babaanne dede/dede ayrımını belirtmek isteyenler başına maternal/paternal getirirse karışıklık olmaz.

Mesela maternal aunt: teyze.
0
hadi ya la
(20.10.14)
@aychovsky sorduğun olay great vowel shift denen bir dönemle açıklanıyor. artı olarak fransız etkisi de var. daha aristokratik görünme çabası.
0
razvan rat
(20.10.14)
@widee: trip işinin karşılığını "shit test" diye hatırlıyorum
0
ron dennis
(20.10.14)
am gunu yag ne demek?
0
John Finn
(20.10.14)
@atmaca.ged, @aychovsky biraz arastirma yaptim da bu aksan farkliliginin tarihi ve sebebi uzerine ulastigim sonuc su: aslinda eski ingilizce, misal shakespear'in konustugu ingilizce bugunku amerikan aksanina daha yakinmis. Yani aslinda amerika'da konusulan ingilizce degil de ingiltere'de konusulan ingilizce son birkac yuzyilda degismis. Ayrica farkli avrupa ulkelerinden gelen insanlarin amerikan ingilizcesine katkisi da abartildigi kadar degilmis. Yani amerika aksaninin kocaman bir 'melting polt' neticesi olustugu da pek soylenemezmis.
0
sckxyss
(20.10.14)
Neden human being diyorlar direk human demek yerine cok ilginc geliyor.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(20.10.14)
@babamasoliimbananickaldirsin

human: insan
human being: insanoğlu
gibi düşünebilirsin
0
razvan rat
(20.10.14)
@razvan rat hayir insanoglu degil iste. Direk insan anlaminda kullaniliyor. Human denmiyor genelde human being kullaniliyor. Meselam john niye agliyor a ee o da insan dicekleri zaman he's a human demiyorlar he's a human being deyolar amarigalilar.
0
babamasoliimbananickaldirsin
(21.10.14)
(6)

Siyah nokta temizliği için bir yöntem var mı?

theodor
Özellikle burun bölgesi için derin bir temizlik aradığım. Siyah nokta önlemekten bahsetmiyorum.
Özellikle burun bölgesi için derin bir temizlik aradığım. Siyah nokta önlemekten bahsetmiyorum.
0
theodor
(20.10.14)
Tükenmez kalemin içini çıkarıp ucuyla noktaya bastırın.
0
angelus
(20.10.14)
şöyle bir aleti var: 1.bp.blogspot.com

sıcak su sonrası bu alet veya burun bantları kullanılabilir. ama geçen gün sorduğum bi soruya "burun bandı tüylenme yapıyomuş" demişti biri onu da söylemeden geçmiim
0
ats
(20.10.14)
Burun bandı tüylenmeden çok, yaygınlaştırıyor. "Biraz burna yapayım" derken, o noktalar yanağa yanağa doğru yayılmacı bir politika sergiliyorlar.

Papatyalı buhar Banyosu + ats'nin gösterdiği alet + sıkılaştırıcı kil maskesi + tonik = kesin çözüm
0
aychovsky
(20.10.14)
ats'nin gösterdiği aletin ismi komedon çubuğuydu sanırım, güzellik merkezlerinde cilt bakımı yaparken buhar banyosundan sonra bu aletle temizliyorlar siyah noktaları. siyah nokta bantları için sorduğum güzellik uzmanlarından biri "gözenekleri genişletiyor onlar kullanma" dedi, diğeri de "bir zararı yok kullan hatta ağda bantlarından da kullanabilirsin" dedi o yüzden yararlı mı zararlı mı bilmiyorum. ama nasıl temizlersen temizle kesinlikle önleyici bir ürün kullanman lazım çünkü 1 hafta sonra sanki hiç temizlenmemiş gibi gözükebiliyor.
0
dust in the wind
(20.10.14)
Yahu siyah noktalar bant ile çıkıyor ama o gözenekler açık kalınca içleri tekrar doluyor.

Bu gözeneklerin içinden siyah noktalar çıktıktan sonra onları kapatmanın bir yolu var mı? Ki sonra tekrar dolmasın.
0
hiko seijuro
(20.10.14)
Bende ats'nin gösterdiği aletten var, bir boka yaramıyor. Yine de denemek istersen bunu almadan tel tokanın arkasıyla bastırarak da yapabilirsin, aynı işi görüyor.
0
buff
(20.10.14)
(18)

hayaller mi sevgili mi?

joooper
s.b.hayalin ve sevgilin arasında tercih yapılması gerekiyor ne yapılır?bir daha böyle bir sevgili/insan bulunmaz mı demeli yoksa bir daha hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulunmaz mı demeli sizce?
s.b.
hayalin ve sevgilin arasında tercih yapılması gerekiyor ne yapılır?
bir daha böyle bir sevgili/insan bulunmaz mı demeli yoksa bir daha hayallerini gerçekleştirme fırsatı bulunmaz mı demeli sizce?
0
joooper
(20.10.14)
sevgilimi seçerdim.
0
rock n roll
(20.10.14)
hayalini seç ileride aklın başına gelince pişman olma.

romantik olmaya gerek yok.
0
bira sisesi kapagi
(20.10.14)
hayaller.
sevgiliniz sizi "hayalleniz ve kendisi" arasında seçim yapmaya zorluyorsa hayallerinizi anlamıyor ve paylaşamıyor demektir.
hayallerinizi paylaşacağınız, bu konuda destek olacak bir sevgili ileileride tanışma ihtimaliniz daha yüksek. biri uğruna vazgeçilen hayallerin kırgınlıkları ve pişmalıkları ileride mutlaka o kişiye yöneltilir ve aranızdaki ilişkiyi zorlar. kaldı ki seçiminizi gönül rahatlığıyla sevgilinizden yana yapabilseydiniz bu soruyu bize sormadan çoktan seçiminizi yapmış olurdunuz.


couchsurfing'ten bir kız misafir etmiştim. italyan. öğretmenlere özel bir değişim programı ile türkiye'ye gelmiş bir yıldır türkiye'de öğretmenlik yapıyordu. "iki ay sonra döneceğim, artık sevgilimle vakit geçirmek istiyorum" demişti.
erasmusla başlamış, bu programla devam etmiş, yanlış hatırlamıyorsam iki yılda 16 tane ülke gezmiş.

sevgilisi de oturup italya'da kızı beklemiş. normal olan da bu. sevgili olmak yanyana olmak değil, kalben bağlı olmaktır.

ablam da eşini bırakıp bir yıllığına paris'e çalışmaya, iki yıllığına amerika'ya yüksek lisans'a gitmişti.
oldukça güzel bir işi vardı, eşinin de öyle. bu kararı vermesinde maddi kaygılar değil, manevi olarak bunların kendisine katacağı şeyler önemliydi. eşi de saygı duydu ve ablamın hayallerini gerçekleştirmesi için destek verdi.

iyi düşünün. bu hayatta bir tek geçen zamanın, hele de pişmanlıkla geçen zamanın telafisi yok.

edit: "sevgiliniz sizi "hayalleniz ve kendisi" arasında seçim yapmaya zorluyorsa" cümlesinden kastettiğim sizin arada kalmanızdır. tabii ki sevgiliniz size böyle bir cümle kurmamış olabilir ama demek ki hali, tavrı, bu konuyla ilgili yorumları size böyle hissettirmiş.
0
balik kraker
(20.10.14)
hayaller.

eğer sevgili tercih edilebilecek kadar özelse zaten hayallere eşlik eder.
0
cadi iren
(20.10.14)
hayallerim :D
0
secilmis uye
(20.10.14)
Hayaller..
Kaç yıl oldu sevgilisiz gayet mutlu mesut yaşıyorum, bir de hayallerim gerçek olsa ooo benden mutlusu olmaz, sevgiliye lüzum yok..

Yardımcı olabilmesi açısından hayaldeki erkekle diğer erkekleri kıyasladım, yine diğer hayaller çıktı..
0
mutekebbir
(20.10.14)
Hayallerini seç. Seni hayallerinden vazgeçiren birini sevemezsin bi yerden sonra.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(20.10.14)
sevgiliyi seçerdim. sevgilimle bir olduğumda daha çok hayallerimi gerçekleştirebilirdim.
0
dessy
(20.10.14)
Hayallerini seç. Çünkü ne yaparsan yap, her durumda içinden içinden gelen "ben senin için hayallerimden vazgeçtim" sesini bastıramayacaksın. Sevgilinle aranda geçen en küçük tartışmada sırf bu nedenle kırgınlığın artacak. Eğer ilişkiniz güzel devam etmezse "bunun için mi hayallerimden vazgeçtim?" diye pişman olacaksın. Kendine de sevgiline de öfke duyacaksın.

Fırsatlar her zaman vardır tabii. Belki hayallerin için önüne daha güzel fırsatlar da çıkabilir; ama ya çıkmazsa? Bu riski alabilir misin?

Şimdi de diğer durumun avukatlığını yapayım: Diğer yandan karşındaki belki hayatının aşkı, bir daha öylesi çıkmayacak karşına. Öyle olmayadabilir tabii ama eğer öyleyse hayallerimi gerçekleştireyim derken, onu kaçırdığına yanmayacak mısın?

Aşkının ve hayalinin büyüklüğü belirleyecek kararını. "Bir daha böylesi karşıma çıkmaz denilen sevgili" vs "bir daha bu mükemmellikte bir fırsat elime geçmez" durumu. Şayet terazinin kefelerinin birinden biri ağır basmıyorsa, işin çok zor. Kolay gelsin.

O değil de; hayalini sevgilinden vazgeçmeden gerçekleştirmenin bir yolu yok mu?
0
vesna
(20.10.14)
evli biri olarak hayaller diyorum.
0
yue
(20.10.14)
hadi ben de sana bir soru sorayım,

niye işine geleni tikliyorsun?

sana inat sevgilimi seçerdim anasını satayım.
0
cokponcik
(20.10.14)
#cokponcik
ikna olmaya ihtiyacım var demek ki :)
0
🌸joooper
(20.10.14)
bence sen hayallerini seç. ikna edilmeye ihtiyaç duyuyorsan sevginden emin değilsin demektir. 'sevgiline' daha fazla haksızlık etmeden yollarını ayır ve gerçek mutluluğun olan hayallerinin peşinden git.
0
rock n roll
(20.10.14)
hayaller...
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(20.10.14)
Sevgilimi sectim, evlendik.
0
sayns
(20.10.14)
Hayallerini sec . 4 yillik iliskimi karsi tarafin hayalleri yuzunden bitirdim . Hayaller mi sevgilim mi diye dusunmeye baslayinca iliski boka sariyor
0
şeyda5
(20.10.14)
hayaller.
0
widee
(20.10.14)
İkisi birbirinden o kadar da bağımsız olmayabilir. Hayaller önce, sevgili onunla birlikte.

Nedenleri için balik kraker + 1
0
aychovsky
(20.10.14)
(4)

olasılık sorusu

bh.
bir futbolcunun attığı gollerin üçte birini kafa golü olarak attığı biliniyor. bu futbolcunun 80. golünün 25. kafa golü olma olasılığı nedir?
bir futbolcunun attığı gollerin üçte birini kafa golü olarak attığı biliniyor. bu futbolcunun 80. golünün 25. kafa golü olma olasılığı nedir?
0
bh.
(20.10.14)
Binom dağılımından yapılır. p=1/3 olduğundan ilk önce 80 golden 25'i seçilir. Bu da C(80,25)'tir (80'in 25'li kombinasyonu). Sonrasında 25 tane gol için olasılık hesaplanır (1/3)^25. Bir de kalan 55 gol için kafa dışı olma olasılığı hesağlanır (2/3)^55. Bunların hepsinin çarpımı 80 golden 25'inin kafa golü olma olasılığını verir: C(80,25)*((1/3)^25)*((2/3)^55) olasılığı henüz hesaplamadım. Az sonra Excel'de hesaplar ve editlerim.


Edit1: Şöyle anlatsam daha kolay. İlk önce 25 tane golün kafa olma olasılığı, sonra 55'in kafa dışı olma olasılığı hesaplanır. Bu şekilde kaç tane gol olduğunu da kombinasyonla bulunur ve hepsi bağımsız olaylar olduğu için çarpılır.

Edit2: 0.089 çıktı.
0
aychovsky
(20.10.14)
binom değil de negatif binom (ya da pascal) dağılımına uyuyor bu.

ilk 79 golde 24 tane kafa golü olacak C(79,24)*(1/3)^24*(2/3)^55
bu da 80'inci golün kafa golü olma olasılığıyla (1/3) çarpılacak.

yani C(79,24)*(1/3)^25*(2/3)^55

yukarıdakiler 80 golden 25 tanesinin kafa golü olması olasılığını hesaplıyor. 80'inci golün kafa golü olmadığı durumları da dahil ediyor yani.
0
galadnikov
(20.10.14)
@galadnikov Çok fena tongaya gelmişiz noktaları okumayarak. Meğer sekseninci golün yirmibeşincisi imiş.

Doğal olarak negatif binom. Çok ama çok haklısın. Şu an bu dünyanın en haklısısın.
0
aychovsky
(20.10.14)
binomial distrubition değil negative binomial. 25. gol soruluyor.

edit: @galadnikov sağolasın ya beni yazmaktan kurtardın. :))
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(20.10.14)
(1)

bu "three idiots"ta virüs uyurken çalan operanın adı nedir?

m e b
nedir ya o şarkının adı? bulamadım bir yerde.
nedir ya o şarkının adı? bulamadım bir yerde.
0
m e b
(20.10.14)
Açtım, baktım. Tosca, adını hatırlayamadım ama Atatürk'ün de en sevdiği operalardan biri diye bir hikayesi vardı. E Lucevan Stelle gibi bir şeydi ama neydi.

E Lucevan le Stelle imiş.
0
aychovsky
(20.10.14)
(9)

Kendi sesinizin kaydını dinlediğinizde farklı geliyor mu?

bambum
Sesimiz kayitlardaki gibi mi yoksa kendi duydugumuz gibi mi? Kitap okurken sesimi kaydettim, çok cocuksu bi sesim varmış megersem. Bazi kelimelerde de şivem varmis. Yani şive de denmez de, bozukluk gibi. Mesela, "aslında" kelimesini "ıslında" diyormusum lan hic farketmiyorum soylerken. Neyse mevzu
Sesimiz kayitlardaki gibi mi yoksa kendi duydugumuz gibi mi?

Kitap okurken sesimi kaydettim, çok cocuksu bi sesim varmış megersem. Bazi kelimelerde de şivem varmis. Yani şive de denmez de, bozukluk gibi. Mesela, "aslında" kelimesini "ıslında" diyormusum lan hic farketmiyorum soylerken. Neyse mevzu bu degildi.

Sesimiz hangisi? Kayittaki mi yoksa konusurken duydugumuz mu?
0
bambum
(19.10.14)
evet farklı gelmişti
0
silver apple
(19.10.14)
diğer insanlar seni kayıttaki gibi duyuyolar. senin kendi sesini duyduğun gibi değil yani.

bu bahsettiğin olay da herkeste var. çoğu kişi kendi sesini duyunca bi acayip olur, beğenmez falan.
0
elorelia
(19.10.14)
al bilimsel açıklaması

www.youtube.com
0
razvan rat
(19.10.14)
Evet farklı geliyor ses tonu olarak, ilk dinlediğimde bana da bazı kelimelerim tuhaf gelmişti.
0
strangerinhere
(19.10.14)
sesin aslında kayıttaki.

konuşurken normalde kendi sesini dışardan değil içerden duyuyorsun. yani ortakulaktan. bu da herhangi bir kayıt cihazından duyduğun sesle normalde bildiğin sesin arasında fark olması anlamına geliyor.
0
reanarchy
(19.10.14)
Sesimiz gerçekten kayıtta dinlediğin. Konuşurken duyduğumuz yankılı olan, hem dışarıdan duyduğumuzun hem de içeriden orta kulakta oluşan yansımanın bileşkesi. Dışarıdakiler bizi kayıttan duyduğumuz gibi duyuyorlar.
0
aychovsky
(19.10.14)
kuzey li senin gözünü seveyim depresyona girecektim sırf duyuruyu görünce merak edip deneyince.

edit: niye sildin kuzey li :(
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(19.10.14)
ses kaydının sizin duyduğunuzdan, karşıdakinin duyduğundan farklı olması da şundan olabilir, sesinizi neyde kaydediyorsunuz? analog olarak kaydetmiyorsanız mecburen dijital olarak kaydediyorsunuz. bu da bazı frekanslarda pekala ufak kaymalara neden olabilir kayıt ve playbackte.

aa ben de kuzey liye cevap vermiştim, silmiş.
0
ron dennis
(19.10.14)
aynen farklı ve hiç beğenmiyorum. keşke kendi duyduğum gibi olsa.
0
xenophobe
(19.10.14)
(4)

Hakan Peker'in bir sarkisi vardi

federer
Klibinde Hakan Peker sunepe, gozluklu, elinde canta ile bir taksiden iniyordu. Bir meydanda bir suru dansci vardi filan, ondan sonra da bunlar dans etmeye basliyordu. Sahte sarisin siyah elbiseli bir kiz vardi o da dansci.Klibin sonunda Hakan Peker'in tipi degisiyordu, siyah deri ceket ve saire. En
Klibinde Hakan Peker sunepe, gozluklu, elinde canta ile bir taksiden iniyordu. Bir meydanda bir suru dansci vardi filan, ondan sonra da bunlar dans etmeye basliyordu.

Sahte sarisin siyah elbiseli bir kiz vardi o da dansci.
Klibin sonunda Hakan Peker'in tipi degisiyordu, siyah deri ceket ve saire. En sonda da ayni Hakan Peker'in ilk haline benzeyen bir eleman daha geliyordu ayni meydana.

Sarkinin adi neydi? Hatirlayamiyorum bir turlu.
Tesekkurler.
0
federer
(19.10.14)
Uçuk kaçık.
0
buff
(19.10.14)
Ucuk kacik
0
aychovsky
(19.10.14)
Uçuk Kaçık
www.youtube.com
0
air
(19.10.14)
Uçuk kremi
0
compadrito
(19.10.14)
(2)

portfolio ödevi

peanutbutterpuddingsurprise
ödevin konusu şöyle: find an article on any topic. make short summary and write your reflection on it. şimdi bana bu konuda yardım edebilecek biri olursa çok memnun olurum zira ağır geldi.kısacası makale bulmama yardım etmeli.
ödevin konusu şöyle: find an article on any topic. make short summary and write your reflection on it.
şimdi bana bu konuda yardım edebilecek biri olursa çok memnun olurum zira ağır geldi.

kısacası makale bulmama yardım etmeli.
0
peanutbutterpuddingsurprise
(19.10.14)
Makale derken, bilimsel bir şeyler mi, gazete makalesi mi, yoksa internet bloglarına kadar düşüyor mu?

Örneğin, Facebook'un insanları mutsuz etmesi ile ilgili bir gazete makalesi var aşağıda.
www.newyorker.com

Bunun üstüne kendi izlenimlerinizi de ekleyerek bir şeyler yazabilirsiniz.
0
aychovsky
(19.10.14)
evet bu da olabilir, teşekkür ederim.

hiçbir açıklama yok bilimsel ya da gazete açısından. seçtiğim bir şey olacak bi sınırlama yapmadığına göre bloga kadar düşebilirim sanırım.
0
🌸peanutbutterpuddingsurprise
(19.10.14)
(5)

karışık

secilmis uye
1- Obtain, gain, acquire arasındaki farklar tam olarak nedir? Yoksa hepsi aynı mı? Anlam olarak hepsi aynı gözüküyor ama kullanım yerleri mi farklı?2-Grave, cemetery, tomb da aynı şekilde. Bunların hepsi aynı yerde kullanılabilir mi?3-estate ve property farkı nedir tam olarak?4-rush ile dash arasınd
1- Obtain, gain, acquire arasındaki farklar tam olarak nedir? Yoksa hepsi aynı mı? Anlam olarak hepsi aynı gözüküyor ama kullanım yerleri mi farklı?

2-Grave, cemetery, tomb da aynı şekilde. Bunların hepsi aynı yerde kullanılabilir mi?

3-estate ve property farkı nedir tam olarak?

4-rush ile dash arasındaki fark nedir?

5-plot 'u nasıl Türkçe'ye çevirebilirim? Tema olarak olur mu? Google'da çıkmıyor.

6-Defeat isim olarak mağlubiyet, fiil olarak yenmek, kazanmak. Bu ne tezattır ya? Ayıramam heralde bunu cümlede? :)
0
secilmis uye
(19.10.14)
1. Obtain bir şeyi almak, fiziksel olarak, elinle mesela. Gain kazanmak, gain experience gibi. Acquire ele geçirmek, ışid'in eline baya bir silah geçti derken acquire kullanırsın mesela.

2. Grave mezar, cemetery mezarlık, tomb mezar taşı.

3. Estare emlak, property sahiplik demek, yani sahip olduğun herhangi bir şey de olabilir, this car is my property diyebilirsin mesela. Benim malım gibi.

4. Rush aceleyle yapılan her şey için kullanılıyor genelde, daha sık kullanılır. Dash o kadar çok duymuyorum, dash in derler mesela bir yere dalmak için, ama rush in de olur.

5. Hikayenin konusu, akışı.

6. Defeat yenilgi demek, fiil olarak da birini yenilgiye uğratmak demek. I defeated you, seni yendim demek. I had a defeat, yenildim demek. Ayırırsın böyle.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.10.14)
1. Hepsi de get'e yakın anlamlı.
acquire genelde yetenekler ve kişisel özellikler için kullanılıyor.
obtain, genel olarak get ile aynı.
gain, değeri veya kullanımı olan bir şeyi elde etmek.
(Genelde bugunku antremanda goz dolduran futbolcu + 1 diyeyim. Ben de anladım bazı şeyleri)

2. cemetery mezarlık doğrudan. grave, tomb farkını şimdi araştırdım. grave bildiğimiz kazılan mezar iken tomb'da bir ölü var ve halihazırda gömülü imiş, onun üstüne anıt-manıt bir şeyler yapıyormuşsun. (Mezartaşı tombstone) Genel olarak, ayrıca da grave çukuru ifade ederken, tomb çukur + üstü gibi bir anlama geliyormuş.

3. property her türlü varlık, taşınır da taşınmaz da. estate taşınmazlar. Araban property ama estate değil.

4. Fikrim yok ama atsam "rush biraz daha panik, ortak amaç ve saldırı içeriyor" diye atardım.

5. Ben de tema derdim ama aslen temadan biraz daha geniş. Konu, içerik gibi biraz da. Bilemedim.

6. Cümledeki yerinden kullanmak lazım.
"This is a certain defeat"de fiil zaten var, o da is. "If I defeat him, I will win the tournament"da cümlenin if'li kısmında fiil yok ortada, dolayısıyla fiil defeat.
0
aychovsky
(19.10.14)
Bu arada tekrar düşününce obtain fiziksel olmak zorunda değil, obtain information falan da denir çünkü. Elde etmek olarak güncelleyeyim.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(19.10.14)
1- obtain elde etmek, un ve sudan hamur elde etmek gibi. zeytinden yağ çıkarmak gibi.

gain kazanmak- yer değiştirme gibi kazanmak, kimyada iyonların elektron almasında gain kullanılır veya bir takımın lig sürerken puan sıralamasında yükselmesinde, 3. sırayı kazandı gibi(emin değilim)

acquire sıfırdan kazanmak değil de, var olan bir şeyi kolayca elde etmek gibi, ele geçirmek(ama zorlama olmadan).

2-grave mezarın kendisi(kabir); cemetery mezarlık(tüm mezarların toplandığı yer); tomb mezar taşı veya lahit- mısır tanrıçalarının mezarları grave değil tombdur mesela(anıt, anma özelliği olan, önemli kişilerin gömülü olduğu kabir tomb olabilir-kabaca).

3- estate sahiplik olmayan anlamda emlak. bir bina sahipsiz anlamda emlaktır, sahibi ile anılınca property olur.boşsa emlak, içinde biri yaşıyorsa property gibi.

4- rush kendini kaybederek acele etme durumu, dash bilinçle yapılan çabukluk.

5-bugunku antremanda+1. akıcı çevirilerde hikaye denilebilir("hikaye şöyle" deyip anlatmaya başlamak gibi).

6- bu da arkadaşların dediği gibi.
0
uykusunu yakalayan adam
(19.10.14)
Bu türden sorular icin wordreference diye bir forum sayfası var ıngilizce. Oraya da bakabilirsiniz
0
atmaca.ged
(19.10.14)
(3)

amerikalı arkadaşa ev hediyesi?

sinceraman
akşam evinde ilk defa maç izleyeceğimiz amerikalı arkadaşıma eve giderken ne alsam? direk cips icetea da alınabilir tabii de, şunu alsan daha güzel olur diyeceğiniz bir şey var mı?
akşam evinde ilk defa maç izleyeceğimiz amerikalı arkadaşıma eve giderken ne alsam? direk cips icetea da alınabilir tabii de, şunu alsan daha güzel olur diyeceğiniz bir şey var mı?
0
sinceraman
(19.10.14)
deplasman'da olan hanginiz?
0
mayeskuel
(19.10.14)
o burada, istanbul'da.
0
🌸sinceraman
(19.10.14)
Çayı sevmişse ve pahalı gelmedi ise
www.pasabahcemagazalari.com

Açık ozalitçi bulursanız, şunu bir şeyin (yastık kılıfı, fincan, vb) üstüne bastırabilirsiniz
www.turkcenter.com
0
aychovsky
(19.10.14)
(11)

fisherman's friend

berezilyali dedeftik dostoveyski
arkadaşlar merhaba. fisherman's friend adlı nadide ürünü yakın zamanda türkiye' de herhangi bir yerden alan, nerede satıldığını bilen varsa yardımcı olabilir mi? faranjitten muzdaribim ve bu şeker çok iyi geliyor boğazlarıma. güç sizinle olsun.
arkadaşlar merhaba. fisherman's friend adlı nadide ürünü yakın zamanda türkiye' de herhangi bir yerden alan, nerede satıldığını bilen varsa yardımcı olabilir mi? faranjitten muzdaribim ve bu şeker çok iyi geliyor boğazlarıma. güç sizinle olsun.
0
berezilyali dedeftik dostoveyski
(19.10.14)
eksisozluk.com
eksisozluk.com

Buna göre Metro ve Beşiktaş Real'de bulunuyormuş. Beşiktaş Real'de bulunan her Real'de bulunabilir. Ben de alayım.
0
aychovsky
(19.10.14)
Türkiyede bulamazsan.
www.ebay.com
0
zebragibi
(19.10.14)
aslında o entryleri gördüm fakat aradan bayağı zaman geçmiş. hala satılıyor mu emin olamadım. olmadı el mahkum oraları bir yoklayacağım. teşekkür ederim cevap için.
0
🌸berezilyali dedeftik dostoveyski
(19.10.14)
Ben bugün Real'e gideceğim, gerekli güncellemeyi yaparım.
0
aychovsky
(19.10.14)
e-bay'a bakmak aklıma gelmemişti hiç. türkiye de yoksa oradan sipariş vereyim evet. teşekkür ederim link için.
0
🌸berezilyali dedeftik dostoveyski
(19.10.14)
@aychovsky bir hastayı sevindirmiş olursun azizim. ellerin dert görmesin şimdiden. çok teşekkür ederim tekrar.
0
🌸berezilyali dedeftik dostoveyski
(19.10.14)
Su an Beylikduzu Real'de Fisherman's Friend'lere bakiyorum. Sehir efsanesi degil, seker reyonundalar.
0
aychovsky
(19.10.14)
@aychovsky bu konuyu aydınlattığınız için tekrar teşekkür ediyorum. güç sizinle olsun.
0
🌸berezilyali dedeftik dostoveyski
(19.10.14)
dün meydan reale baktım, yoktu.
0
inheritance
(21.10.14)
Olmadı, Beylikdüzü Real'den alayım paket paket. Beşiktaş'a yakınsanız buluşalım. Malları teslim edeyim.
0
aychovsky
(21.10.14)
@inheritance ben de meydan reale baktım fakat yoktu. sanırım sadece beylikdüzü şubesinde var. @aychovsky sana zahmet olmasın azizim. bilgiyi vermen bile çok makbule geçti. artık yolumuzu düşürmeye çalışacağız beylikdüzü'ne bir şekilde.
0
🌸berezilyali dedeftik dostoveyski
(24.10.14)
(11)

çok genç yaşta çok başarılı olanları kıskanıyor musunuz ?

lawist
Kıskanıyor musunuz ? Mesela " lan adam 20 yaşında becerilere bak" .. "Kıza bak 19 yaşında dizi yıldızı ,sesi güzel ve bir de dünyaca ünlü falan" ..Böyle insanları görünce kıskanıyor musunuz hiç ?
Kıskanıyor musunuz ? Mesela " lan adam 20 yaşında becerilere bak" .. "Kıza bak 19 yaşında dizi yıldızı ,sesi güzel ve bir de dünyaca ünlü falan" ..Böyle insanları görünce kıskanıyor musunuz hiç ?
0
lawist
(19.10.14)
Yok niye kıskanalım. Bana göre ünlü olmanın da kıskanılacak bir tarafı yok. Olay pek düşündüğünüz gibi değil yani. Yalnız bi çocuk vardı 15 yaşlarında falan yakın dönemde önemli görevlerde bulunmuş bir siyasetçinin oğluydu. Bu çocuk iş adamıydı güya. 15 yaşında tekrar ediyorum. İş adamlarıyla toplantılara falan katılıyor bi takım işler yürütüyordu. Komple babasından gelen güçle. Hatta bazı devlet adamlarının buluşmalarında falan davetli oluyordu. O garibime gitti bi tek. Babası başka biri olsa 1 kilometreden fazla yaklaşamayacağı yerlerde oluyor iş bağlıyordu güya.
0
maxhoper
(19.10.14)
20lerin sonuna gelmiş bir baltaya sap olamamış birisi olarak kıskanıyorum.
0
tirt star
(19.10.14)
hayır.
0
icemint
(19.10.14)
30 yaşında doçent olan bi hocamız vardı, çok çalışıyordu gerçi başarısı çalışmasındandı ama yine de kıskanıyordum. Ben 32 yaşında doktorayı ancak bitiriyorum :(
0
ekaterina
(19.10.14)
başarı olarak illa kariyer falan değil de güzel sosyal çevresi olan insanlarsa evet kıskanıyorum. asla sahip olamadığım hayata sahipler çünkü.
0
fransızkalanadam
(19.10.14)
bir ara fena kıskanıyordum. peder beyden yıllarca harçlık bile almamış birisi olarak. sonra dedim ki, o noktaya gelmek için doğuştan şanslı olmak gerek. peki bu zincirin ilk halkası olan parayı kazanan "ata" bunu nasıl kırdı? tabiki çok çalışıp stratejik kararlar alarak. işte ben son halka olamasam da, ilk halka olmak ve neslimin devamına faydalı olmaya karar verdim.

(bkz: money is power)
0
zam sampiyonu domates
(19.10.14)
kimseyi kıskanmıyorum. hele dünyaca ünlüleri hiç kıskanmıyorum.
0
dafuq
(19.10.14)
Benimle aynı yaşta bir yöneticim olduğunu öğrendiğimde ne yalan söyleyeyim kıskanmıştım. Öte yandan benden birkaç yaş büyük olup benim durumumdan kötü olanlara bakıp kendimi avutuyorum.

Kendi yaşımdaki dünyaca ünlü futbolcuları düşündükçe iyice boşa yaşadığımı düşünüyorum :(
0
long live rock n roll
(19.10.14)
Kiskanabiliyorum, daha dogrusu ozeniyorum, ama cok gecici oluyor. Cunku "basari"yi hicbi zaman tek yonlu veya mutluluga giden tek yol olarak gormuyorum. Basari kendi basina hayatin milyonlarca bilesenlerinden biri, "kariyer basarisi" da basarinin milyonlarca cesidinden biri. O kadar buyutulcek bi sey degil aslinda yani. Ama guzel yine de.
0
saçdemeti
(19.10.14)
Delicesine kıskandığım bir kişi var ki (bkz: alp şimşek)
0
aychovsky
(19.10.14)
kıskanıyorum tabi, linkedin denen bir nane çıktı bir de a.q. Adamın, kadının adını yazıyorsun tüm kariyeri önünde. Millet de kariyerler varmış
0
neverletyougodown
(19.10.14)
(25)

seksi erkek giyimi diye bişey var mı? varsa capsli örnek verebilir misiniz?

error522
mesela topuklu ayakkabı, mini etek, göğüs çatalını gösteren bluzler, dolgun saçlar, kırmızı ruj, mini etek altına giyilen opak veya açık renk çorap bana çok seksi geliyor. iç giyimde jartiyeri söylememe gerek yok heralde. bazen spor yapmaya çıkan kadınların giydiği bi alt eşofman var kalçalarını çok
mesela topuklu ayakkabı, mini etek, göğüs çatalını gösteren bluzler, dolgun saçlar, kırmızı ruj, mini etek altına giyilen opak veya açık renk çorap bana çok seksi geliyor. iç giyimde jartiyeri söylememe gerek yok heralde. bazen spor yapmaya çıkan kadınların giydiği bi alt eşofman var kalçalarını çok hoş gösteriyor. o da seksi geliyor. ama böyle erkekte topuklu ayakkabıyı giy çık gibi bi durum ben göremiyorum. var mı böyle bişey?

yırtık pantolonun seksi olduğuna dair bi düşüncem var ama henüz deney yapmadım.
0
error522
(18.10.14)
divit
(18.10.14)
öyle bir şey yok bence belki takım elbise olabilir.
0
hesabım silindi kırgınım modlar
(18.10.14)
exlibris
(18.10.14)
Önemli olan zarf değil mazruf bro.
0
arnold schwarzeneger
(18.10.14)
Kadınin ilgisine göre değişir o üniforma fetisistinden tutun da got Catalindan bile tahrik olacak kadınlar var.
0
rubiks cube
(18.10.14)
Önce seksi bir vücudu alıyoruz, sonra üzerine bir şeyler geçiriyoruz. Mesela bence kaslı kollar çok seksi. O yüzden onu gösterecek bir kıyafet. Geniş omuz seksi, yine onu gösterecek... Yani bence genel olarak aslında dar kıyafetler seksi, bol olmayacak hatları gösterecek.
0
loralynn
(18.10.14)
Denizci, itfaiyeci, vb. kostümleri. Bunca striptizci bunları giyerek yanılıyor olamaz.

Bir de omuzdan kesik kollu t-shirt'ler.
0
aychovsky
(18.10.14)
hadi arda falan sikimde değil de
istanbul meteoroloji müdürü ile neden dalga geçersiniz ki?
hani eğlence kaynağınız böyle sikim sonik şeyler mi?
el cevap:
üniformayı kadınlar sever. polis, doktor önlüğü,itfaiye vs vs.
0
saksı
(18.10.14)
@saksı moralim düştüğü zaman açıp bakıyorum ona :D sanki gariban parası yok da ondan öyle giyinmiş ahahah müdürse müdür gibi davransın
0
divit
(19.10.14)
blazer ceket, tişört, vücuda oturan düz kesim kot, iyi bir kemer ve de modern-klasik bir ayakkabı seksidir. tabi çirkin vücutlu, çekici bir havası olmayan bir adam ne giyse seksi olmaz ama bu kombinasyon genellikle çekici gösterir. dediğim kombinasyonu david gandy giymiş mesela: 2.bp.blogspot.com

justin theroux da genellikle seksi giyiniyor.
www.google.com.tr

anahtar çok kasmamakta, doğru renkleri doğru parçaları kullanmakta ve de fit olmakta.
0
m e l t e m
(19.10.14)
@saksı, meteoroloji değil iski müdürü o. meteoroloji müdürü benim peder olur.

asdfsghjky lan babamı bi an öyle düşündüm de yapmayın hakikaten, onun da çoluğu çocuğu vardır..
0
calzoncillos
(19.10.14)
Füme kot, beyaz tişört. Beyaz tişört kışın biraz tuhaf kaçabiliyor ama. Fazla detaya gerek yok. Ha tabii Duyuru'nun %70'i şişko olduğu için ne giyseler yakışmıyor o ayrı.
0
angelus
(19.10.14)
@m e l t e m adam ankara apaçisi
0
divit
(19.10.14)
google da arayınca çok kötü şeyler çıkıyo aramayın sakın :D
www.google.com.tr
0
yue
(19.10.14)
@aychovsky ilk cumlesi +1
Ve takim elbise. Bana sorarsan askeri kiyafetler de seksi.
0
delifaruk
(19.10.14)
@divit Hangisi Ankara apaçisi?

Bu mu:
www.gq.com
www.celebitchy.com

Yoksa bu mu:
www.gq.com
www.usmagazine.com
0
m e l t e m
(19.10.14)
i.hizliresim.com
@ m e l t e m tam bir apaçi sevici
0
mhmtt
(19.10.14)
@mhmtt hayrola arkadaşım? :) kime apaçi sevici diyorsun?

adamlardan biri top model, iç çamaşırı mankeni. yunan tanrısı gibi seviliyor kadınlar tarafından. diğeri de hbo dizisinde başrol oyuncusu ve jennifer aniston'un sevgilisi.

ben burada tarzlarını paylaşıyorum diye niye apaçi sevici oluyorum? siz hayatınızda apaçi gördünüz mü acaba?

tiplere bak ya. apaçi diyorlar. okuyan da sizi chris hemsworth filan sanacak.

allah'ın aşkına ifşa yapın da görelim apaçiyi. :)
0
m e l t e m
(19.10.14)
oo kavga..
0
calzoncillos
(19.10.14)
Smokin ve takim elbise haric hepsi apaci fotolari birisi de sarapci. Smokini de kime giydirsen yakisiyor zaten. Karilarin begenme sebebi adamlarin meshur ve parali olmasi
0
divit
(19.10.14)
arnold doğru demiş.
0
icemint
(19.10.14)
var tabisi, benim için budur; www.madlyjuicy.com
0
shejia
(19.10.14)
m e l t e m +1

taş gibi adama apaçi demişiniz yuh yani.
0
yue
(19.10.14)
erkeğin seksapelitesi giyiminde değil, karakterinde sonra da fiziksel özelliklerinde olur.

çuval giyiyorum ve otuz yıldır seksiyim.
0
take me rufee2
(19.10.14)
(22)

simdi bu ne demek?

balpolen
Mesela erkek arkadasiniz, siz ve onun bir arkadasi (erkek) oturuyosunuz, sonra siz o sirada uyuyakaliyosunuz diyelim, onlar aralarinda sessizce konusmaya devam ediyorlar, erkek arkadasiniz kendimi toparlamam lazim artik, 4 yakin arkadastik, 2 si evli ve cocuklu benim halime bak, karar verdim sigaray
Mesela erkek arkadasiniz, siz ve onun bir arkadasi (erkek) oturuyosunuz, sonra siz o sirada uyuyakaliyosunuz diyelim, onlar aralarinda sessizce konusmaya devam ediyorlar, erkek arkadasiniz kendimi toparlamam lazim artik, 4 yakin arkadastik, 2 si evli ve cocuklu benim halime bak, karar verdim sigarayi da birakicam diyo, o sirada konusmaya devam ederlerken bu kizi da uyandirmasak bari diyo ve lavaboya gidiyo,

Simdi bu kiz ne demek ya, insan sevgilisine bu kiz der mi? Diyosa bu adam bu kiza nasil bi bakis acisina sahiptir, onu ne yerine koyuyo kafasinda, ben anlam veremedim, bi yere koyamadim bu cumleleri, ozellikle erkek gozundan olayi yorumlamanizi rica ediciim

Yani bu kiz lafi bana cok koydu, bu kiz ne yani, bu kiz ne, sokaktan mi geciyorum ben?
0
balpolen
(18.10.14)
egonuz biraz yüksek mi?

"bu kız" lafı art niyetle söylenmiş olabileceği gibi gayet masum ve şefkat dolu bir şekilde de söylenmiş olabilir.
0
novemba
(18.10.14)
Bana da koyardi he.

Bozulurdum yani, egonun yuksek olmasiyla ne alakasi var, insan en yakin oldugu kisiden o kadar uzak biriymis gibi bir sey isitince tabii ki bozulur. Hic masum ve sefkat dolu gelmedi bana.
0
LXXVII
(18.10.14)
Biraz söylenişine bağlı. Şefkatten de öyle denir; örneğin, eniştem teyzeme kızım der ve biz oradan 80 yaşındaki eniştemin 70 yaşındaki teyzemi hala çıtır olarak gördüğünü anlarız. Ama aynı "kızım", mahalle delikanlılarının sevgilileriyle kavgalarında da geçer. Bu da böyle.
0
aychovsky
(18.10.14)
Mesafeli bi kelime. El yerine koymuş.
0
mandalina kokusu
(18.10.14)
erkek olarak yorumlayayım,

benimki bana karabaş diyen kişilere kulak asma. hoş değil.

egon filan yüksek değil, erkek arkadaşın art niyetli olmayabilir, ama ola da bilir, diğer davranışlarını da bir süre incele karar ver.
0
eli
(18.10.14)
iki türlü olabilir. iyi niyetle, ben malım bu kızı seviyorum. mallığımı anlarsa uyanır ve kaçar tarzı bir şeyde olabilir; bu salak elimizin altında bunu bari kaçırmasak şimdilik tarzı bir şeyde.

not: erkek
0
velasco
(18.10.14)
bence çok sevmekten diyor.
0
WrAiTh
(18.10.14)
bazen arkadaşlar arasında evlilik meselesi konuşurken "şimdi elin kızını alıp rezil etmeyelim" diyoruz. iş güç parasal durumlardan yani. elin kızı dediğin müstakbel eşin oluyor. kötü bi niyeti yok bence elemanın. art niyet arama yani.
0
kambocya diasporasi
(18.10.14)
"bu kız" lafı hoş değil tabi ki. ayrıca "4 yakin arkadastik, 2 si evli ve cocuklu benim halime bak" demesi de sizin açınızdan çok olumlu değil. :(
0
m e l t e m
(18.10.14)
bi kafa doktoruna gitmen şart, uyuma numarası falan bunlar ucuz şeyler
0
divit
(18.10.14)
kızcağız anlamında da bu kız denebilir bazen, annem de der benim için mesela bu çocuk da burada uyuyakaldı vs.
bence sana ondan önce söyledikleri daha çok batmış, halime bak falan demesi. halinde ne var, memnun değil mi o zaman yani.
0
lily briscoe
(18.10.14)
25 yaşından sonra geçer.
0
zam sampiyonu domates
(18.10.14)
(Bkz: prenses sendromu)

Ne var bunda şimdi ya. Karı dememiş ya? "Bu kız"? Ne var yani cidden ne var ki? Kıllık olsun diye yapmıyorum ciddi kafa yoruyorum ya. Böyle ufak şeylere takılmayın çok rica ediyorum ya. Böyle kıldan yünden sebeplerle sevgili harcayıp harcayıp sonra saçma sapan insanlarla evleniyosunuz sonunda.

Üzerine 5 saniye düşünmeye değmez. Ne diyecekti, "prensesimi uyandırmayalım" mı diyecekti? Hayvan gibi sevdiğim bir kızdan da "bu kız" diye bahsedebilirim. kaba bir tarafı yok. Bu kız. Son derece normal. Get a life.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(18.10.14)
@meltem neden hos diil benim acimdan?
0
🌸balpolen
(18.10.14)
Ne diyecekti Mahmut mu deseydi
0
razvan rat
(18.10.14)
bu tarz şeyleri dert ediyorsan yazık adama valla.yanında değilken neler diyordur kim bilir sevmiyor gibi geldi ayrcıa .
0
bluebey
(18.10.14)
sfsdıgjfdk.

böyle şekilci kadınların egosunu biri ezdi mi çok harika oluyor ya.
0
devorgilla the gunslinger
(18.10.14)
Gıcık bir durum imiş sahiden. İlişkinizin boyutu da önemli bir yerde,birbirinize olan mesafeniz mesela.. Amma ve lakin bunu baz alarak önünde iki şık oluşturabilirsin kendine;

-"üslûbu böyle/şefkatindendir" mantığı ile takmayacaksın,

-"ne ayaksın olm sen,bu kız ne demek len?" mantığı ile posta koyacaksın.
0
meredith
(18.10.14)
kendimi toparlamam lazim artik: kendimden memnun değilim, olmak istediğim kişi bu değil

4 yakin arkadastik, 2 si evli ve cocuklu benim halime bak: benim de aile kurma vaktim geldi geçiyor, halen evlenip yuva kuramadım, evlenip baba olmak istiyorum

karar verdim sigarayi da birakicam: ciddi kararlar veriyorum, değişmek istiyorum, kendim için iyi olanı yapmak istiyorum

böyle samimi duygularını paylaşırken sizinle ilgili herhangi bir gelecek planından bahsetmemesi, sizinle beraberken halinden memnun olmaması, değişmek istemesi, bunun üzerine de "bu kız" diyerek sizi başkalaştırması bana olumsuz geldi.

ama şu da var ki bu sadece sizin anlattıklarınızdan yaptığım "şahsi" çıkarımlar ve de bu insanın size nasıl davrandığını hiç bilmiyorum. öyle bir anlık dikkatsizliğine denk gelmiş de olabilir, "bu kız" derken böyle bir "kızcağız" havası yaratmak istemiş de olabilir. onu siz anlarsınız. ilişkinizi kendiniz bilirsiniz.

tabi sizin uyur gibi yapmanız da hoş değil ve onun açısından olumsuz. güvensizlik göstergesi. gizli gizli dinlemişsiniz gibi bir durum olmuş sonuçta.
0
m e l t e m
(18.10.14)
bu kız lafına bu kadar takıyorsan bence çocuğun işi biraz zor.
kafaya takılacak, problem edilecek bir şey değil. ne kadar ciddi düşünüyorsunuz genç misiniz, olgun musunuz bilemem ama uzun vaadeli bir ilişkiniz olacaksa böyle küçük şeylerde bu kadar moralini bozup kafana takmamaya çalış.
0
perkele
(19.10.14)
bence orada sana koyması gereken şey "bu kız" değil, diğer arkadaşlarının özel hayatlarındna bahsedip "benim halime bak" demesi. artık evlenmesi gerekiyormuş da, o boş şeyler yaşıyormuş gibi birşey olmuş. moralini bozmak için yazmadım ama ben oraya takıldım. ilişkinizin durumunu bilmiyorum. "bu kız" seni rahatsız ettiyse, sizinki sırf takılma amaçlı bir ilişki değil sanırım.
0
sumuklu asilzade
(19.10.14)
kesin ayrıl bu kız ne yaa sanki zigon sehbadan bahsediyor bir kere bir insan tanıdığı adını bildiği birisi için bu zamirini kullanamaz! Çok çirkin bir şey.
0
mrthany
(19.10.14)
(14)

değiştireyim mi yoksa güzel mi?

ekaterina
Bu ayakkabılar hediye geldi ama pek tarzım değil, hiç giymedim böyle bir şey. annem güzel giy diyor, kararsız kaldım. değiştirsem mi yoksa güzel mi?Yaş 27 bu arada.
Bu ayakkabılar hediye geldi ama pek tarzım değil, hiç giymedim böyle bir şey. annem güzel giy diyor, kararsız kaldım. değiştirsem mi yoksa güzel mi?

Yaş 27 bu arada.
0
ekaterina
(18.10.14)
bunu beğenmiyorsan bence buna göre giyinemezsin. boşver sen zevkine uygun birisine ver.
0
take me rufee2
(18.10.14)
@takemerufee bir örnek verebilir misin buna göre giyinmeye?
0
🌸ekaterina
(18.10.14)
değiştir ama annen beğendiyse ona verebilirsin.
0
kuzey li
(18.10.14)
çok şekermiş bakma sen bu zevksizlere. çan etekle, kısa paçalı dar pantolonla falan çok güzel olur.
0
cadi iren
(18.10.14)
bence çok kötü ama zevkler tartışılmaz.
0
m e l t e m
(18.10.14)
prhn 'ın verdiği linklerdeki gibi giyinirsen çok güzel ama öyle bir giyim tarzın yoksa hiç olmaz değiştir.
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(18.10.14)
hayir bu koyden olsam nolcak + 1
Yakışırsa iyi de, yakıştırmak mesele. Ben olsam daha kolay bir şeyleri tercih ederdim.
0
aychovsky
(18.10.14)
Prhn böyle kotlarım ve pantolonlarım var baktıkça da ısındım değişmicem valla. Dar paça kotla nasıl olur o bile kötü gözükmedi gözüme ama bu bir göz yanılsaması mı :)
0
🌸ekaterina
(18.10.14)
çok güzel bence. zevkler renkler tabii ki...
0
preldzic
(18.10.14)
yalnız bu ayakkabının resimdeki ayakkabılardan bir farkı var o da burun kısmının dar olmayıp geniş ve yuvarlak olması (foto.da öyle görünüyor en azından). benim beğenmeyiş nedenim de bu aslında. bir de tabi rengi zor bir renk. bu rengi çok sevmeme rağmen ayakkabıda kullanımının çok zor olduğunu düşünüyorum.

mavi boyfriend kot üzerine basic ve bol gri tişört giyip, belk onun üzerine de oduncu gömleği giyip veya gri skinny kot üzerine siyah bir tişört giyip güzel güzel kullanırsınız ama kullanım seçenekleri kısıtlı renkten ötürü.

güle güle giyin. :)
0
m e l t e m
(18.10.14)
ben beğenmedim, @prhn'ın yolladığı linklerdekilerle bunlar arasında fark var. o linklerdeki ayakkabılar daha ince tabanlı, daha kibar. bunlarsa eskiden lisede giyilenlere benziyor.
0
lily briscoe
(18.10.14)
@meltem fotoğrafta öyle çıkmış ya baya sivri aslında.

@lily hakkaten yaa baya benziyor o eski lise ayakkabılarına :/ bak yine kararsız kaldım.
0
🌸ekaterina
(18.10.14)
Degistirebiliyorsan degistir.
0
delifaruk
(19.10.14)
Ben beğendim, giyilir gayet de cool hoş bir havası var. Renginden dolayı özellikle.
0
strangerinhere
(19.10.14)
(8)

Geçmişten Günümüze Gelmeli film

Son Müzakereci
Geçmiş zamanlardan günümüze gelme temalı film var mı? Mesela eleman 1900'lü yılların başından 2015'e falan gelsin bi şekilde çok şaşırsın.
Geçmiş zamanlardan günümüze gelme temalı film var mı? Mesela eleman 1900'lü yılların başından 2015'e falan gelsin bi şekilde çok şaşırsın.
0
Son Müzakereci
(18.10.14)
Dark shadows vardı vampir filmlerini biraz tiye almışlar. orada büyük şaşkınlık yaşayan johhny depp vardı.
0
taqster
(18.10.14)
H. G. Wells'in The Time Machine kitabından aynı adla uyarlama bir film var 1960 yapımı. 1900 yılından sırasıyla 1917, 1940, 1966'ya gidiyor. ondan sonra 802701'e gidiyor. 1900-1966 arası sahneler güzeldi.

bi de Keanu Reeves'in Bill & Ted filmleri var. Bu ve kankası öğrenci. Öğretmenleri bunlara tarih ödevi veriyor. Telefon kulübesinden bozma zaman makinasıyla tarihi kişiliklerin yaşadıkları döneme gidiyorlar. külttür.

bonus: Somewhere in Time
0
efreet sultan
(18.10.14)
Just visiting
www.imdb.com
0
aychovsky
(18.10.14)
Winter tale var ama iyi değil bence ama tam olarak dediğin gibi.

Bir de şövalyeler geliyordu ama ismini hatırlayamadım belki bilen çıkar.
0
ekaterina
(18.10.14)
ana tema o değil ama mr. nobody'de buna benzer bi durum vardı diye hatırlıyorum
0
feykalade
(18.10.14)
Tüm cevaplar için teşekkür ederim. @efreet sultan çok uğraşmışsın extra teşekkür :)
0
🌸Son Müzakereci
(18.10.14)
Back to the Future.
0
meredith
(18.10.14)
geçmişten günümüze değil de 1960lardan 2000lere gelen bir tane italyan filmi var. harika bir filmdir "la meglio gioventu" diye. altı saat sürüyor 3er saatlik iki bölüm halinde. harika bir film. başından sonuna kadar ayrılamazsınız.
0
rivaldobebetoronaldo
(11.06.15)
(14)

Seks bir ilişkinin körükleyicisi midir yoksa tam tersi mi?

chicha
Bugün bir karşı cinsten bir arkadaşımla(kadın) bu meseleyi konuştuk ve bana seksin ilişkinin olmazsa olmazı değil, bir çeşit açgözlülük mekanizması olduğunu söyledi. Yani nasıl öldürme içgüdümüzü bastırmayı öğrenmişsek, bu dürtüyü de bastırabileceğimizi, seksin sadece birtakım dürtüleri açığa çıkarm
Bugün bir karşı cinsten bir arkadaşımla(kadın) bu meseleyi konuştuk ve bana seksin ilişkinin olmazsa olmazı değil, bir çeşit açgözlülük mekanizması olduğunu söyledi.

Yani nasıl öldürme içgüdümüzü bastırmayı öğrenmişsek, bu dürtüyü de bastırabileceğimizi, seksin sadece birtakım dürtüleri açığa çıkarmaktan ibaret olan, bir insanı daha fazla sevmeye iten ve daha sonrasında da ilişkinin bir rutini, bir ödülü haline geldiğini söyledi.

Siz bu düşünceye katılıyor musunuz? Seks olmayan bir ilişki ne kadar sağlıklı? Seks sayesinde tahammülün artması doğru bir tespit mi?(Bu kısım beylere daha çok)
0
chicha
(18.10.14)
seks sayesinde tahammülün artması bence açıkça sikecek kız bulmuşun derdini de çekiver mantığıdır. Eğer bi ilişkide taraflar sadece seviştiği zaman mutlu olabiliyorsa bence bu sağlıksız bi ilişki olur.

Sevişmenin bi içgüdü olduğunu ele aldık da benim bildiğim insanlar sevişir uyur yer içer hayal kurar temelde. sevişmek dediğimiz şey git-gel değil sadece uyandıktan sonra da sevişirsin, sonra git-gel olur ya da olmaz. Ama buna bi ödül ya da her perşembe 5te sevişiyoruz gözüyle bakmak da olayı monotonlaştırmaktan başka bişey değil ve insanlar olarak monotonluğu sevmiyoruz. Muhtemelen arkadaşına bu monotonluk ve buna bağlı duygusuz sevişme ters gelmiş falan.
0
rastocasdelay
(18.10.14)
ne körükleyicisi ne de tam tersidir seks bir ilişkinin olmazsa olmazıdır.
0
joy stick
(18.10.14)
Seks yapmis olmak için yapan insanda seks zevki yoktur. Her sevgilisi ile yaptığı onun için "seks işte"dir.
Umarım iyi bir seks zevkine sahip insanlarla evlenmezler.

Cevap: çiftleşmek ile sevişmeyi ayıran insan olmamızdir.
0
take me rufee2
(18.10.14)
Seks, sevgiliyi arkadastan ayiran sey. Tamam, cok zorlarsak bastiririz belki ama niye bastiriyoruz ki? Seks, tek partnerle duzenli olarak yapildiginda gayet saglikli bir sey sonucta. Ayrica tabii ki duygulari korukler. Seks olmayan iliski, lisede filan degilsen garip. Cinsel cekim yoksa iliski manasiz, cinsel cekim varsa sevismemek manasiz.
0
fortisvita
(18.10.14)
Tüm canlilar (bitkiler hariç) için en temel güdüler yemek barinmak ve üretmektir.
İnsan olarak bizi diğer canlılardan bayi tan şey seksi sadece soyun devamliligini saglayan bir eylem olarak gormememiz, bundan keyif aliyor olusumuz ve bunun bizim için biraz daha karmasik (duygusal vb) süreçler içermesidir.

Bu kadar temel bir içgüdüyu de baskilamaya calismak sadece sorun yaratır.
Aseksuel olup sekse ilgi duymamakla, ilgiyi bastirmak farklı şeylerdir. Baskilama vücuda fiziksel ve ruhsal hasar vereceği gibi zorlama ile yapildigi için içinde bulunulan iliskide karşı tarafi da yipratmaktan başka ise yaramayacaktir.
0
balik kraker
(18.10.14)
Arkadaşın kezbanlığını rasyonalize etmek için saçmalamış. Öldürme içgüdüsü nedir amk.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(18.10.14)
Çevremde çok görüyorum, erkek arkadaşını seksle cezalandıranlar var. Çocuk seks yapmak için kadının istediği gibi şekilleniyor, taklalar atıyor. Çocuk güzel bir jest yaptığında seksle ödüllendiriliyor.

Bu ödül/ceza mekanizması varsa ilişkide, seks olmasa daha sağlıklı bir ilişki yaşanır.

Arkadaşın büyük ihtimalle sağlam bir kazık yediği için kendince bir koruma mekanizması geliştirmiş. Frijitliğe giden yolda büyük bir adım atmış.

Ergenlik zamanlarını es geçersem seks ilişkiye olumlu yönde etki ediyor, "evlenmeden olmaz" diyenler bile neler yapıyor - handjob, titjob, oral, anal, sürtünme.

Esas seks kısmında çiftlerden birisi tatmin olamıyorsa problem çıkıyor.
0
kimlanbu
(18.10.14)
Arkadaşınız öldürme içgüsüdüyle ne kastediyor tam olarak anlayamadım. Benim öyle bir içgüdüm yok. Kaldı ki öldürme içgüdüsünün varlığının kabulü halinde de insanlar bunu bastırmayı öğrenmiş filan değil, her gün onlarca cinayet işleniyor. Öldürmenin tüm hukuk sistemlerinde cezası var ve bizi sinirlendiren, üzen kişiyi öldürmek istediğimiz halde öldürmüyorsak bunun nedeni genelde yakalanma bilinci ve o cezalardır.

Seks olmayan ilişki tabi ki sağlıklı değil. Seksi bir ödül olarak algılamak başlı başına sağlıksız zaten. Erkekler de, kadınlar da eğer seksi bir ödül olarak görürlerse o ödülü almayı amaca dönüştürürler ve seksi istediklerini elde etmek için manipulasyon aracı olarak kullanırlar. Bu durum da ilişkiyi yıpratır.

Nerden baksanız tutarsız arkadaşınızın bu düşünceleri.
0
m e l t e m
(18.10.14)
Öldürme içgüdüsü olayına takılmayın, o kısmı direkt temel içgüdülerden biri olarak düşünebiliriz çünkü direkt öldürme değil de içgüdülerden bir kısmı şeklinde geçmişti ben aklıma ilk o geldiğinden öyle yazdım.

Bu arada belirtme ihtiyacı hissettim; arkadaşımın şimdiye dek ciddi bir ilişkisi olmadı, bakire olup olmadığnı bilmiyorum ve yaşı 23.
0
🌸chicha
(18.10.14)
bir kadının böyle düşünmesini normal karşılarım çünkü genel itibarı ile kadınımız seks ile barışık değil. ya frijit, ya (çeşitli seviyelerde) vajinismus, ya da cinsiyetçilik bombardımanı altında ezilerek seksten utandırılmış ve tedavi/çözüm aramak yerine sekse uzaklığının altını, böyle felsefik felsefik konuşarak doldurmaya çalışıyor maalesef.

tabii, yine genel itibarı ile (okumlama ve felsefimleme yapmaktan ziyade hunharca seks beklentisi olan) erkeğimiz için bu felsefik alt doldurma girişimlerinin hiçbir manası olmadığından mütevellit ilişkiler sonlanıyor. kadınımız face'de laf giydirmeli şeyler yazarken erkeğimiz de, erkeğimiz de, erke, neyse, dayanamıyorum, daha fazla konuşamayacağım.
0
nereye bu gidis
(18.10.14)
arkadaşın sana seksi çok sevdiğini, çok zevk aldığını, sevgilisiyle haftada en az 10 kez seviştiğini söylemek isterdi eminim ama ülkemiz şartlarında orospu olarak görünmek istemediği için sana yalan söylemiş. veya bir çok türk kadını gibi çocukluktan beri seks=şeytan olarak beynine işlendiği için psikolojik sorunlar yaşıyor, seksten zevk almıyor.
0
r_u_h
(18.10.14)
sekssiz bir kadının bize verebileceği şeylere bağlı bu biraz. benimle playsteyşın oynarsa yine sevebilirim. ama onunla hangi makyaj malzemesini kullanırsa daha güzel olur gibi bir muhabbete giremem. bana yemek yaparsa severim. bana güzel pastalar yaparsa yine severim. sekssiz bir sevgi varsa sıkıntılı piskolojiler var demektir. düşün mesela babanı da seviyorsun ama seks yapamıyorsun. herşeyini bilip onaylamasını ve seni kabul etmesini beklemiyorsun ama seviyorsun. erkeğin etrafında bu tarz sevgilerden o kadar çok var ki.. bir kadının ona böyle sevgi beslemesi o kadar sıradan ki. değersiz bir bozuk para gibi onun için. seks yapabileceği insan da fazla. yani isterse 3-5 kızla birlikte olabilir. onu durdurabilecek bir kadın olmalı. yani ona hem seks, hem yemek, hem eğlence olabilen bir kadın. eğlence=çocuk. aksi halde sıradan bir kadından pek farkı kalmaz. yalan/entrika/rol kesme gibi marifetleri bütün kadınlar yapıyor.
0
coripack1
(18.10.14)
O dürtüyü bastırta bastırta çevremiz manyak doldu zaten.

Seksin bastırılması bir kadın için hiç sağlıklı değil. (Gerçi erkek için de hiç sağlıklı değil ama farklı şekillerde)Hani kadınlar var ya Kadınlar Kulübü'nde; hiç bir şeyden memnun olmayan, sürekli şikayet eden, sürekli başkalarına "Ne demek sevgilim sevişmek istiyor, sevişmeyeceksin. O da buna eşek gibi saygı gösterecek" diyen, nörotikliğin doruklarında gezen, olmayan cinsel gerginliği ağzına vurduğundan ya yemek yiyen ya da sürekli dedikodu yapan tipler böyle böyle oluşuyor.

Bu kadın ya hiç insanla sevişmemiş (kendisine hayvan gibi sevişenlerden denk gelmiş) ya da anorgazmik. Yoksa böyle demeyi hayal bile edemezdi, böyle bir durumu aklı, hafsalası alamazdı.

Seks olmayan bir ilişki sağlıklı değil. (Belirli birtakım dönemlerde insan sevişemiyor olabilir ya da bir dönemlik engelleyici durumlar olabilir, o nedenler ayrı. Burada hiçbir sorun yok, sadece sevişilmiyor kısmına odaklanıyoruz)

"Seks körükleyici midir" kısmı ise apayrı bir soru. Burada seksi iyi seks ve kötü seks diye ayırmak gerek. Çünkü kötü seks ilişkinin doğrudan bitiricisi. Ciddi düşünemezsin ki kötü sevişen birisi ile, düşünsene her akşam ayrı ayrı işkence. İyi seks ise (kadın olmama rağmen cevap vereyim) aşk körükleyicisi olabilir, tahammülü arttırır kesinlikle. Ama kötü seksin ilişkiyi bitirdiği kadar değil.
0
aychovsky
(18.10.14)
pek okumadım. seks ilişkinin direk lokomotifidir.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(18.10.14)
(16)

Bana iyi şeyler söyler misiniz ?

lawist
Bazen moraliniz bozulur ya teselli cümleleri falan ...
Bazen moraliniz bozulur ya teselli cümleleri falan ...
0
lawist
(17.10.14)
Her gecenin bir sabahı var..
Bu gece dahil..
0
quaker
(17.10.14)
bass solo take one
(17.10.14)
siktir et.
0
papitheclown
(17.10.14)
her şey geçer, daha önce yaşadığın bir çok boktan çeyin geçtiği gibi. neye bozuyorsan moralini bu da geçecek. yat uyu şimdi
0
anil
(17.10.14)
iyi ki varsınız .Seviliyorsunuz :)
0
🌸lawist
(17.10.14)
Everything is something happened...
0
cometome
(17.10.14)
bi gun sen de olursun, arkandan "viral heralde." derler. ben tanik olursam daha kotusunu yaparim. iyi geceler,
0
hjarteblod
(17.10.14)
Lim5
(17.10.14)
pescador
(17.10.14)
Sana mis gibi çok manalı şarkı attım begenmiyorsun, sözlerini mi yazayım. Aman unut her seyi, aman salla dertleri. Aman nasıl olsa yeni bir gün doğacak. Sen begenme.
0
Lim5
(17.10.14)
Amac ugruna cekilen çile kutsaldir
0
gis
(17.10.14)
lütfen çok mutlu ol :) <3
0
dessy
(17.10.14)
dert dunyadaysa
cozum de dunyada moruk
0
superb
(17.10.14)
dün, morali çok bozuk bir arkadaşa moralini daha da düşürecek bir yorum yazmıştın duyurusuna. bu zamana kadar okuduğum en duygusuzca yazılmış yorumdu. şimdi de senin ihtiyacın oldu güzel cümleler duymaya. güzel şeyler de olur, her zaman kötü olacak değil ya, sıkma canını.
0
rock n roll
(17.10.14)
En sevdiğimi söyleyeyim. Bir süre sonra bu haline bakınca ya güleceksin, ya da "Valla, nasıl geçti ben de bilmiyorum ama geçti, öyle de kalsın. Ohh şu halime" diyeceksin.
0
aychovsky
(17.10.14)
hey sen! çok tatlısın =)
0
r_u_h
(17.10.14)
(4)

Üniversite özerkliği hakkında dünya örnekleri

apis arasi
Malum 6 Kasım yaklaşıyor. Milyonlarca öğrenciye her sene başka absürt uygulamayla gelen YÖK'e karşı anlattıklarımız 32 sene önceden beri hemen hemen aynı. Bu konu üzerine eğilmek istedim. Daha çok Türkiye gibi feleğin çemberinden geçmiş ve bir şekilde tekrar kısmi demokrasiyi tahsis edebilen ülkeler
Malum 6 Kasım yaklaşıyor. Milyonlarca öğrenciye her sene başka absürt uygulamayla gelen YÖK'e karşı anlattıklarımız 32 sene önceden beri hemen hemen aynı. Bu konu üzerine eğilmek istedim. Daha çok Türkiye gibi feleğin çemberinden geçmiş ve bir şekilde tekrar kısmi demokrasiyi tahsis edebilen ülkeler ekseninde özerkliğin, bilimin ticarileşmesinin vb. gibi genel olarak hatların çizildiği bir kitap arıyorum.
0
apis arasi
(16.10.14)
özerkliği iş dünyasıyla ilişki anlamında alırsanız bologna süreci işe yarayabilir belki:
www.idefix.com
0
kaset
(17.10.14)
Burayı ayırıyorum. Tam da bununla ilgili harika bir kitap vardı, ama adamın adı şu an aklıma gelmiyor. Gün içinde aklıma gelirse yazarım, en kötü akşam kitaplığa bakıp yazarım.
0
aychovsky
(17.10.14)
Azıcık karıştırınca buldum. Terry Eagleton - Üniversitelerin Ölümü

Bir de İlhan Tekeli'nin uzun bir adı olan bir kitabı vardı, o da iyi olabilir.
0
aychovsky
(17.10.14)
Hah, o da şuymuş:
www.idefix.com
0
aychovsky
(17.10.14)
(10)

Sokağımızda bir maymun var

mornie
Bir yerden kaçmış. Cinsi ne bilmiyorum. Küçük grimsi kahverengimsi bir şey. Şu an için keyfi yerinde görünüyor. Sokakta çeşit çeşit meyve ağaçları var. Ama böyle kalamaz. Sahibi ortalıkta yok, bir tane adam gelmiş yakalamaya çalışmış becerememiş gitmiş. Şimdi biz ne yapacağız bu hayvanı? Belediyeyi
Bir yerden kaçmış. Cinsi ne bilmiyorum. Küçük grimsi kahverengimsi bir şey. Şu an için keyfi yerinde görünüyor. Sokakta çeşit çeşit meyve ağaçları var. Ama böyle kalamaz. Sahibi ortalıkta yok, bir tane adam gelmiş yakalamaya çalışmış becerememiş gitmiş. Şimdi biz ne yapacağız bu hayvanı? Belediyeyi falan arasak bir şey yaparlar mı? Nereye başvuralım?
0
mornie
(16.10.14)
cevap kesinlikle belediye, oranın mıntıkası kontrolü onlarda ve başıboş bir hayvan var sokakta onlar ilgilenmek zorunda ayrıca belediyeye göre değişiyor bu işler sen şimdi ararsın belki sallarlar belkide donanımlı bir ekip + veteriner ile gelirler belli olmaz ama kesinlikle başvuracağın yer belediye
0
vosvos3131
(16.10.14)
belediyenin veterinerliğini arayın. ama yakalamaya geldiklerinde bakın da hayvanı yakalamak için kötü muamele etmesinler..
0
innerbliss
(16.10.14)
yaa ben olsam alır eve getirirdim :)

ama tabiki de belediyeyi arayın siz.
0
neferkitty
(16.10.14)
Belediyenin beyaz masa kısmını arayabilirsiniz, ilgili birime yönlendirirler.

Bu arada, maymuna yanaşmaya çalışmayın. Yakalanınca saldırgan olur onlar. Isırma, tırmalama eğiliminde olur; iyi eğitilip eğitilmediğini bilmiyoruz. Dolayısıyla bir de kuduzdu, tetanozdu gibi aşılara gerek kalmasın.
0
aychovsky
(16.10.14)
orman bölge müdürlüğü aranacak. 177 ara ban da bilgi ver
0
labanon
(16.10.14)
Beyaz masa +1, ayrıca maymun beslemek toplum saglığı açısından yasak diye biliyorum, taşidığı herhangi bir hastalık ısırırsa sana gecebilir o yüzden yaklaşmayın pek hayvana.
0
dust in the wind
(16.10.14)
belediyenin bu işler için ekibi var. arabayla geliyorlar alıyorlar.
0
anil
(16.10.14)
Oha... Burada millet en fazla muhabet kusu buldugunu yaziyordu. Masagaskarda misin? Belediyeyi ara. Ama o yakalanmaz
0
exlibris
(16.10.14)
belediye= ölü hayvan
meşhur olması= ölü hayvan


küçükkdn bizim arkadaşlar gider kuş vururlardı sonra da canı acıyodur bunun, yardım edelim diye kafasını koparırlardı. halkımız böyle de vicdanlıdır :D
0
emm
(16.10.14)
kardeşim mahalleyi yazar mısın? gelip alayım ben. beyaz masayım
0
saksı
(16.10.14)
(4)

na na na

postneo
Merhabalar duyurunun müziğe gönül vermiş neferleriKısa bir süredir radyo, bar, pub gibi yerlerde sıklıkla duyduğum bir şarkıyı bulmaya çalışıyorum. Hareketli ve erkek vokalin söylediği bir şarkı ve şarkının nakaratında vokal sesini epey incelterek söylüyor. Böyle Prince, Michael Jackson tarzı bir ti
Merhabalar duyurunun müziğe gönül vermiş neferleri

Kısa bir süredir radyo, bar, pub gibi yerlerde sıklıkla duyduğum bir şarkıyı bulmaya çalışıyorum. Hareketli ve erkek vokalin söylediği bir şarkı ve şarkının nakaratında vokal sesini epey incelterek söylüyor. Böyle Prince, Michael Jackson tarzı bir tizlikte söylüyor ve na na na diye bitiyor nakarat. Sanki nakarat da everyday diye başlıyor ama tam anlamamış da olabilirim. Şimdiden çok teşekkür ederim, müzikle kalın :))
0
postneo
(16.10.14)
check minus
(16.10.14)
Hayır bu değil maalesef :(
0
🌸postneo
(16.10.14)
La la la - Sam Smith
0
aychovsky
(16.10.14)
Evet evet tamam bu Sam Smith :) Çok teşekkür ederim :)
0
🌸postneo
(16.10.14)
(7)

Beylikdüzü'nden Kandilli'ye

aychovsky
Adile Sultan Kasrı'na nasıl gidebilirim? Metrobüsle köprüyü geçsem, devamında oraya otobüs var mı? Yoksa Zimcirlikuyu --> Beşiktaş --> Üsküdar --> Kandilli mi yapayım?
Adile Sultan Kasrı'na nasıl gidebilirim? Metrobüsle köprüyü geçsem, devamında oraya otobüs var mı? Yoksa Zimcirlikuyu --> Beşiktaş --> Üsküdar --> Kandilli mi yapayım?
0
aychovsky
(16.10.14)
Bana Beşiktaş->Üsküdar daha makul geliyor. Bir de taşın sen o lanet muhitten.
0
arnold schwarzeneger
(16.10.14)
Olduğum yerden memnunum, yola alıştım da, taşınmam çok zor, ev sahibiyiz. Bugünlük konferansa gidiyorum oralara.
0
🌸aychovsky
(16.10.14)
Alışırsın da, uzun vadede yolda geçirdiğin zaman çok ağır bir israfa dönüşüyor. Benzer durumdayız da ondan diyorum.
0
arnold schwarzeneger
(16.10.14)
Normalde yolda uyuyorum ben serviste ama haklısın.
0
🌸aychovsky
(16.10.14)
adile sultan kasri kandillide degil ki? kosuyolunda. ona da altunizadeden metrobusten kolayca gidebilirsin. yuruyerek, minubusle vs.

edit: sanirim siz adile sultan sarayina gideceksiniz. orasi kandillide. yukarida yazilan hatlar gecmez. bogazici koprusunde inin beylerbeyinden otobuse binin. 15H gecer
0
hmpf
(16.10.14)
Yook, bu o degil. Kasr degil de saray veya yali olabilir. Hababam Sinifi'nin cekildigi yer degil. Baska bir Adile Sultan oldugunu birkac gun once ogrendim ben de.
0
🌸aychovsky
(16.10.14)
daha yakini. beylerbeyi degil de, merdivenlerden indiginiz yerden 14M, 15F e binin(yalniz o yonde durak ne tarafta bilmiyorum, ben hep diger yondeki duragi kullandim), kandilli kiz lisesinde inin.
0
hmpf
(16.10.14)
(43)

eviniz-işiniz arası kaç km?

yapma volkan
ulaşım aracınız?hadi bakalım.
ulaşım aracınız?

hadi bakalım.
0
yapma volkan
(16.10.14)
22 km. Servis. Sabah 25 dk, akşam 35 dk sürüyor.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(16.10.14)
Geçen haftaya kadar 8 km idi. Artık 25 km :( Servisle gidiyorum. Mutsuzluktan ölücem :(
0
pandispanya
(16.10.14)
3 km ^^ her gun bisikletle gidip geliyorum 18 dakika fln suruyor ^^
0
heygidim
(16.10.14)
evden çalışıyorum. yatağımdan kalkıp salona yürüyorum. 10 metre yok.

iş değiştirme ihtimalim var (hadi inş) o zaman 20 km olacakmış ve servisle gidip geleceğim.
0
111111
(16.10.14)
8 km, gidiş 20 dakika
dönüş 1.20 dakika

ya da 19 km'lik dönüş yolu ile 40 dakika
0
try again fail again fail better
(16.10.14)
25 km. Arabayla.
0
arnold schwarzeneger
(16.10.14)
800 metre falan. yürüyerek
0
candanag
(16.10.14)
5 km
bisikletle 20 dakika
metro ile 13 dk + 5 dakika yürüyüş: 18 dakika
0
teknikekip
(16.10.14)
12 km;

sabah;
servisle > 5 dakika durağa yürüyüş + 20 dakika servis
arabayla > 5 dakika otoparka + 20 dakika araba
toplu taşıma > 8 dakika istasyona yürüyüş + 20 dakika metro + 5 dakika işe yürüyüş

akşamları araçlı seferlere 10'ar dakika eklenir.
0
cliquot
(16.10.14)
10 kilometre, arabayla 20 dakka gidiş 25 dakka dönüş.
0
t joe
(16.10.14)
45km. araba.

köprüyü de geçiyorum.

evet. her an intihar edebilirim.
0
kta
(16.10.14)
6km servis
0
lemmiwinks
(16.10.14)
eski işim 100 metreydi evime.

şimdiki 15 kilometre. 3 vesait toplu taşıma.
0
tok oldugumuz halde yaftalar yiyoruz
(16.10.14)
9 km
sabah 20, akşam 20 dk arabayla
toplu taşımayla gelsem 50 dk falan sürüyor (otobüs -> metro -> yürüme gidişte, dönüş için yürüme -> metro -> taksi ya da minibüs. ulan otobüs bıraktığı yerden geçmiyor ya :/)
0
la noix
(16.10.14)
~ 10 km. servisle sabah 20 - 25 dakika, akşam 30 - 40 dakika sürüyor. servisten de eve 8 dakika kadar yürümem var.

işyerinin taşınma durumu var o zaman ~ 25 km olacak.
0
inheritance
(16.10.14)
gidiş: 5 km - 12 dk - motorla
dönüş: 5 km - 10 dk - motorla
0
safepassage
(16.10.14)
5,6 km.

servisle de bisikletle de tramvayla da 20-25 dakika.
fazlası var eksiği yok.

otobüs ve minibüs ulaşımı yok.

özel araçla 15 dakika.
0
balik kraker
(16.10.14)
Kamara ile köprüüstü arası 3 mt. Merdiven ile ulaşıyorum.
0
kaptan memo
(16.10.14)
Benden bahtsızı yoktur herhalde, mesafe 3km, ulaşım süresi bazen 45dk ! izmir belediyesi sağolsun otobüs hatlarının amına koydu.
0
kimlanbu
(16.10.14)
İş değil de okul olarak cevap versek?

E-5'ten gidersem 30, tem'den gidersem 37, sahilyolundan gidersem 40 kilometre. Araba ile gidip geliyorum. Sabah dersim 9'daysa 1,5 saate yakın yol sürüyor. Dersim erken biterse 40-45 dakikada geliyorum ama dün mesela 7'de çıktım okuldan, yol 2 saate yakın sürdü.

Çok yorucu oluyor, diz bacak falan baya ağrıyor. Haftada 2 gün (pazartesi, cuma trafik daha fazla olduğu için) servisle gidip gelmeyi düşünüyorum bundan sonra. Hiç olmazsa kafa dinlerim, rahat ederim, belki uyurum.
0
aguilas negras
(16.10.14)
0 (sıfır).
0
yalnux
(16.10.14)
2,8 km
0
japon askeri
(16.10.14)
32 km. Servise biniyorum, sabah 1 saat 20 dk, akşamları ortalama 1 saat 45 dakika sürüyor. Popo uyuşması çok fecii bir durum..
0
trawmatolog
(16.10.14)
Acıbadem'de evim, Esentepe'de işim (Astoria yakınında) servisle sabah 20-25 dk akşam 45-50 dk

Bugün işe gitmedim sabah, vapurla geçiyorum şu anda çay tost aldım, mis.
0
[silinmiş]
(16.10.14)
Home office. Genelde eve yakınlarda bir kafeye gidip çalışıyorum.
0
hiko seijuro
(16.10.14)
16 km
araba ile 15 dakika
0
Sskywalkeremre
(16.10.14)
30 km
otobüs
0
bira sisesi kapagi
(16.10.14)
3.4 km

1 km'si yürüyerek, geri kalanı minibüsle. 10-15 dk sürüyor.
0
pokerface
(16.10.14)
2.4 km ^_^ uykuya doyamadığımdan dolmuş-otobüs ne denk gelirse
0
exist is pretty
(16.10.14)
20 km. otomobil. gündüz 30 dk. akşam 1 saat. bazen 1,5.
0
ezeriko
(16.10.14)
15 gidiş, 15 geliş.
metroyunan gidip geliyorum.
akşam uzak bir yere uğrayacaksam arabaynan gidiyorum.
0
battal gemalmaz
(16.10.14)
0.7 km, yürüyerek gidiyorum ama çok üşendiğimde toplu taşıma kullandığım oluyor.
0
ron dennis
(16.10.14)
giderken 16 km, gelirken 25 km.
kendi arabamla gidiyorum.
0
contavolta
(16.10.14)
Topunuz intihar edin bence.

1km. (+-300m) olcmedim goz karari. Yuruyerek.
0
cecilia
(16.10.14)
cecilia, herkesin işe yakın yerde oturabileceği bir istanbul yok ne yazık ki.

sen biraz saygılı olmayı öğren. kimse zevk aldığı için bunca yolu gitmiyor.
0
bira sisesi kapagi
(16.10.14)
TEM üzerinden 60 km imiş. Servis ile gidiyorum. En erken 1 saat, en geç 2.5 saat tutuyor. Ne kadar tutacağını çok kestiremesek de, genelde 1.5-2 saat arası sürüyor. Sabahları 90-100 dakika, akşamları 120-130 dakika arası.
0
aychovsky
(16.10.14)
4-5 sene önce 4dk idi yürüyerek :(
0
[silinmiş]
(16.10.14)
2-3 km bisiklet tavsiyesi alınır.dolmuşlar 5-7 dk
0
bluebey
(16.10.14)
onceden 45 km idi. simdi 4 km. muthis bir olay :D
0
baldur2
(16.10.14)
1.5km

10 dakika daha fazla uyumak için arabamla gidiyorum
0
argent dawn
(16.10.14)
24 km. 20-25 dk. oradayım. servis var. keyfime göre arabamla gidiyorum.
0
gece lampulu
(16.10.14)
40 km > Arabaylan
(Ankara)
0
groovettyn
(16.10.14)
5-6 km. Genelde toplu tasima, bazen arabayla.
0
delifaruk
(16.10.14)
(5)

Lensteki bc ve dia numaraları

aychovsky
Gerekli-gereksiz uzun oldu, okumayan veya küfreden olursa anlarım. Dert değil.1 ay önce lens takmaya başladım. Buradan da nasıl takılacağını falan sormuştum, hatta 2 saat 10 dakikada takmayı başarmıştım. Şu anda 5 dakikaya indirdim. Öncelikle buradan yardım eden herkese çok teşekkür ederim. Lensi o
Gerekli-gereksiz uzun oldu, okumayan veya küfreden olursa anlarım. Dert değil.

1 ay önce lens takmaya başladım. Buradan da nasıl takılacağını falan sormuştum, hatta 2 saat 10 dakikada takmayı başarmıştım. Şu anda 5 dakikaya indirdim. Öncelikle buradan yardım eden herkese çok teşekkür ederim. Lensi o kadar sevdim ki lenssiz geçen günlere düşman oldum.

Şu bir ay Bousch + Lomb'un günlük lenslerinden kullandım ama elimdeki reçete lens reçetesi değil ve üstünde base curve ve diameter numaraları yok. Herhalde götürdüğüm optikteki kadın o reçeteyi aldı ve vermedi ya da bana kafasına göre bir günlük lens verdi.

Şimdi aylık lenslere geçeceğim ve lensmarket.com'dan alayım dedim. Günlük lenslerime baktım bc'si 8.6, dia'sı 14.2. İnsanlar Avecue'yu tavsiye ediyorlar diye ona baktım. Dia'sı 14, bc'si 8.4 veya 8.8. "Tüh" nidaları ile Bousch + Lomb'a baktım, onun bc'si 8.6 ama aylık lenslerin dia'sı yine 14.

Bu arada elimde lens numaraları olmadığından da "Acaba bunlar gerçekten benim değerlerim mi" diye de merak edip, bugün bir doktora gittim. Normalde randevulu olduğundan ve ben çat kapı gittiğimden pek bakmadı, bana "İyi lensler bunlar"ın ötesinde bir şey söylemedi. Yarın başka bir doktora gidip "Bana numaralarımı verin, yoksa... Yoksa, yapacak çok da şeyim yok" demeyi düşünüyorum.

Sorularımdan ilki şu, markadan markaya değişiyorsa bu nalet şeyler ve benim numaralarım sadece dandik bir markada varsa ne yapayım? İkinci olarak da siz böyle bir şey yaşadınız mı, minimum sapma ile farklı değerli şeyler takınca ne olur?

Durumu doktora soracağım tabii ki. Ama marka işini ne yapayım, bilemedim. Avecue için "Çok rahat, öyle böyle değil" diye yorumlar var; benim numaralarıma uyan marka için "Daha iyileri de var" diyorlar. Diyelim ki doktor bana yarın 300 kişinin kullanıp memnun kalmadığı 10 kişinin memnun kaldığı bir markayı önerdi. Nasıl oluyor bu iş?

Not: Şimdilik uyuyorum. Tikler, vb. kalkınca olabilir.
0
aychovsky
(16.10.14)
BC, base curve demek. Lensin ne kadar kavisli olduğunun bir ölçüsü.
Dia da diameter demek, lensin çapını gösteriyor.

Gözününe uygun olan ölçüdeki lenslerle daha rahat edersiniz, ama ufak tefek farklılıklar çok sorun çıkarmaz herhalde. Yine de doktorunuza bir danışın.
0
metalik
(16.10.14)
airoptix kullanıyorum.ilk lensimi optikten aldım.sadece miyop derecemi söyledim kadın vermişti.
geçen de lens marketten aynısından 1 yıllık aldım, değerler 14,20 ye 8.60 yanında da purevison istedim denemek için onunki de 14 e 8.60 hiç bi fark yoktu rahatlık açısından
0
mr.brown
(16.10.14)
acuvue oasys kullanıyorum, bc değerim 8.6 ama oasys'in 8.4 olanını kullanıyorum. çünkü 8.6'yı tolere edebiliyor 8.4 olan, kullanım bilgilerinde de yazıyor bu. ayrıca tavsiye ederim oasys'i, sahiden pek rahat. unutuyorum çoğu zaman gözümde olduğunu.
0
devilred
(16.10.14)
Piii, bir lens markasının adını doğru yazamamışım. Elimi eşek arısı soksun :) Acuvue, işte ondan.
0
🌸aychovsky
(16.10.14)
benim 8.9du. sadece 3-4 tane marka vardi. tolere eder miydi baska markalar hic denemedm ama focus visitint monthly kullanmistim uzunca bi sure. daha sonra o uretimden kaldirilinca zeissin contact day 30unu kullandim. bakman gereken bc degeri burada aslinda dia onemli degil. doktora olctur bc degerini. bc degerini uygun lensleri listele, sonra icinden en iyi oldugunu sec.
0
baldur2
(16.10.14)
(4)

türkiye'de neden hiç genç bakan, milletvekili vs. yok?

pescador
yani muhakkak vardır da, göz önünde ve önemli mevkilerde neden bu tip insanlar yok hiç? ya da şöyle sorayım, yurtdışında neden var da bizde yok?son dönemde mesela gabriel abimiz (isveç sağlık bakanı) gündem konusu oldu. benzer şekilde eğitim bakanları da çok genç, güzel bi kızımız. öte yandan belçik
yani muhakkak vardır da, göz önünde ve önemli mevkilerde neden bu tip insanlar yok hiç? ya da şöyle sorayım, yurtdışında neden var da bizde yok?

son dönemde mesela gabriel abimiz (isveç sağlık bakanı) gündem konusu oldu. benzer şekilde eğitim bakanları da çok genç, güzel bi kızımız. öte yandan belçikalıların yeni sağlık bakanı ise şüşko. ama onun konuyla alakası yok.

ben catalina stefanescu'ya aşığım mesela. o da milletvekiliydi yanlış hatırlamıyosam. o kız için şu programı herhalde 5 kez baştan sona izledim,

www.youtube.com

bak bak güzelliğe bak. yani bu insanların fiziksel anlamda güzel olması bile olumlu bi şey bence millet adına. götü güzel olanı bakan yapsınlar demiyorum ama böyle genç, enerjik, güzel insanlar yönetimde rol alsa çok daha tatlı olmaz mı be?
0
pescador
(16.10.14)
25 yaşını dolduran her Türk milletvekili seçilebilir.

Bakanlar Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeleri veya milletvekili seçilme yeterliğine sahip olanlar arasından Başbakanca seçilir ve Cumhurbaşkanınca atanır.

Bunlar anayasada aynen yazıyor, yani bizde de genç bakanlar olabilir ama işte adam orada senelerini veriyor siyasete, tutup genç birini bakan yapmak güçlerine gider. Dengeler bozulur. Onlar arasında da birbirinin sırtını kaşıma mevzuları var.
0
m e l t e m
(16.10.14)
Yaş deyince, aklıma Camila Vallejo geldi. O da 20-22 yaş arası bir yerde milletvekili oldu. Aynı zamanda okuldan dönem arkadaşı da meclise girdi.
www.google.com.tr

Odaya sırf yaşı büyük biri girdiği için ayağa kalkılan, bilge diye yaşlılara akıl danıştığımız (bir kısmı gerçekten bilge, o ayrı konu - burada dediklerim zamana karşı kendini güncelleyememiş ve tecrübelerinden ders almamış olanlar), evlenirken anne babadan onay alınan, yaşa hürmeti üst seviyelerde yaşayan bir kültürüz. Duyurucak bile "Liseli" diye aşağılama eğilimimiz var. Yaşı küçük birini genelde ciddiye almıyorlar ve "Nasıl olsa ciddiye alınmaz" diye yaşı küçük aday çıakrmıyorlar. Bu da bir kısır döngü oluşturuyor.
0
aychovsky
(16.10.14)
çünkü bizdeki vizyon suat kılıç'ta bitiyor.
0
rare
(16.10.14)
bir tane var, bilal macit. en genci o galiba.
0
sayns
(16.10.14)
(4)

bir endüstri mühendisinin..

nohut
ek nitelik olması bakımından aşağıdaki açıköğretim önlisans bölümlerinden hangisini okuması mantıklı olur? neden?sağlık kurumları işletmeciliğiiş sağlığı ve güvenliğielektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımıteşekkürler.
ek nitelik olması bakımından aşağıdaki açıköğretim önlisans bölümlerinden hangisini okuması mantıklı olur? neden?

sağlık kurumları işletmeciliği
iş sağlığı ve güvenliği
elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı

teşekkürler.
0
nohut
(15.10.14)
Isg. Zaten sertifikalarını alırsan nuhendislikten çok para kazanırsın.
0
brawler
(15.10.14)
Isg her firmada işe yarar. Diğer ikisi kendi alanlarında bir sektöre gireceksen işe yarar.
0
PoscheN
(15.10.14)
isg işine bulaşma, ne yaparsan yap.
0
eksi sozluk e bir daha geldim
(15.10.14)
Kesinlikle elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı.

Bu konu ile ilgili çok fazla proje yapıyoruz, özellikle enerji kojenerasyonu konusunda. Gün öncesi piyasasında enerji fiyatı ve tüketimi tahmini peynir-ekmek gibi gidiyor.
0
aychovsky
(16.10.14)
(7)

Ev tipi lazer epilasyon (kızlar niye bundan kullanmıyorsunuz?)

loveinaflipbook
hepsiburada'da gezerken tesadüfen gördüm, birkaç tane farklı markanın varmış hatta, ilgimi çekti yorumlara falan baktım herkes olumlu konuşmuş, güzellik merkezlerine gitmeye ne gerek var falan demişler.hakkaten ne gerek var eğer böyle bir teknoloji varsa? bildiğim kadarıyla çoğu yerde fiyatları da b
hepsiburada'da gezerken tesadüfen gördüm, birkaç tane farklı markanın varmış hatta, ilgimi çekti yorumlara falan baktım herkes olumlu konuşmuş, güzellik merkezlerine gitmeye ne gerek var falan demişler.

hakkaten ne gerek var eğer böyle bir teknoloji varsa? bildiğim kadarıyla çoğu yerde fiyatları da bu aletlerin fiyatına yakın çekiyolar (çok bölge ya da tüm vücut için konuşuyorum bu arada).

mesela:
www.hepsiburada.com

www.hepsiburada.com

mantıksız mı?
0
loveinaflipbook
(15.10.14)
bana da mantıklı gelmişti ancak güvenemedim. çevremde bir deneyen, "iyi" diyen olsa alırım ama işte :/
0
111111
(15.10.14)
Ailemde cilt kanseri hikayesi olduğundan korktuğum için lazere gitmiyorum. Ama gidenler için çok da mantıksız görünmüyor. Foto epilasyon lazerden biraz farklı, aslında mantığı aynı ama kullanılan ışın tipleri farklı.
0
aychovsky
(15.10.14)
aslinda gercekten ise yariyorsa ve isin ayarlarini evde yapabileceksek gayet mantikli. ustelik kullan/at bir sey de degil. anneniz, kiz kardesiniz varsa birlikte rahatlikla kullanilabilir. arastirmak gerek.
0
fraise
(15.10.14)
IPL pek tavsiye edilen bir lazer epilasyon türü değil. İşe yaramadığı söyleniyor kalıcılık açısından, pek etkili de değil. Diode ve Alexandrite başarılı bu konuda.
Onun için bu alet biraz mantıksız evet.
0
rabbititus
(15.10.14)
Tria IPL değil gerçek lazer ve bayağı popüler.
0
Lim5
(15.10.14)
Başlangıçta etkili olabilir ama güzellik merkezinde uzmanlar tüyler azalıp inceldikten sonra farklı makinalara yönlendiriyolar. Bu yüzden mantıksız buluyorum. Bununla azalsa bile bitmez, bitmesi için yine güzellik merkezine gitmek gerekir bnce.
0
megalomaniac
(15.10.14)
Hepsiburada artık coştu.. Fiyatları marketlerden dahi pahalı.. Aynı ürünler başka yerlerde çok ama çok daha ucuz.. www.bulabilirim.com

Bu arada evde kullanılmıyor çünkü bir kerelik o para çok zor geliyor :)
0
white35
(23.10.14)
(6)

neden kimse onemsemiyor (eylemlerde tutuklu yargilanma)

ibomiu
Pasa hazretleri "eylem yapanlar tutuklu yargilansin." diye kanun cikartiyordu en son.. su polislerle alakali yasalarla beraber cikacak.Hala Kimsenin sesi cikmiyor. Aihm, unicef, who, malatyalilar dernegi fark etmez, beyni ve vicdani olan her toplulugun "bu insan haklarina aykiri" demesi lazimdi sika
Pasa hazretleri "eylem yapanlar tutuklu yargilansin." diye kanun cikartiyordu en son.. su polislerle alakali yasalarla beraber cikacak.

Hala Kimsenin sesi cikmiyor. Aihm, unicef, who, malatyalilar dernegi fark etmez, beyni ve vicdani olan her toplulugun "bu insan haklarina aykiri" demesi lazimdi sikayet edilseydi.

Ben mi abartiyorum? "3-5 kisinin anasini sikelim. Mahkeme sursun 6 ay - 1 sene.. bak bakalim insanlar bana karsi geliyormu." diyor sanki kuklaci abi.

Ben ilk duydugumda "hoooo, hoooow, host, agir ol, nabiyon bilader, insan haklari var." denilecek sandim.
0
ibomiu
(15.10.14)
her zaman ses çıkaran kitle zaten ses çıkarıyor ama ülkenin çoğu zaten beter olsunlar psikolojisinde olduğu için duyulmuyor.
0
nuka cola
(15.10.14)
bunun için pkklılara teşekkür et.
0
bira sisesi kapagi
(15.10.14)
zaten tutuklu yargılanma kaldırılmıştı, aynen pkk meselesinden dolayı.

tutuklu yargılanma kaldırılalı çok olmadı hani. tekrar gelmesi eylem adı altında yapılan faşist terör olaylarından dolayı diye düşünüyorum.

ülkede resmen eylem kültürü yok!

terör örgütleri dışında yapılan eylemlerde elbette ben de karşıyım. tutuksuz yargılanma yasası çıkınca çok da sevinmiştim. ama bunlara da bir şey diyemiyorum. buna eylem diyemiyorum çünkü.
0
kendi kendine yasayan yavrucak
(15.10.14)
Çünkü topluca mala bağladık. Her gün o kadar saçma şeyler söyleniyor ki, ilk başta "Deli mi bu" diyen grupların çoğu artık kanıksadı, "Yap anam, onu da yap. Bir o eksikti zaten" demeye başladı. Bir noktadan sonra dinlememeye başladı.

PKK, falan bunun sadece bahanesi, bunun er geç yapacağı belliydi zaten Gezi'den önce ve sonra. Gezi'den sonra hemen "Pankart taşıyan şöyle cezalandırılacak" dediler. Sadece bir adım ötesi, o kadar. Görünen köy o kadar net görünüyor ki, kılavuza gerek yok.

Bir de her zaman ses veren gruplar ses veriyor zaten. Ama duymuyoruz, çünkü artık azınlıklar ve bize ulaştırmıyorlar seslerini.
0
aychovsky
(15.10.14)
o kadar çok saçmalık bombardımanı oldu ki insanların çoğu umursamaz oldu. bırak reel hayatta tepkiyi, sözlükte bile bir şey yazası gelmiyor. son olaylar da bahane oldu.
0
doxanikee
(15.10.14)
pkk lılara teşekkür et, onların yüzünden vb. derken.

eylem kavramı pkklıları kapsamıyor. onlar kamu malına zarar, özel mala zarar, vb.. izinsiz eylem değil onların suçu yanlışınız var. bu etrafta olay çıkartanları sadece ve sadece izinsiz eylem yapmaktan yargılayamazlar. çünkü eylem değil araba yakmak taşlamak vb.
0
🌸ibomiu
(15.10.14)
(8)

İşle ilgili bir mevzu

Sellim
Ben evimin uzaklığı ve ulaşım sıkıntıları nedeniyle işe geç gidiyorum. Bu hoş karşılanmıyor ama ben çok yorulduğum için kendime yarım saatlik bir tolerans tanıyorum. Doğru bir şey olmadığını biliyorum.(Ekleme: İşimde iyiyim, hiçbir olumsuz dönüş almıyoruz, hiçbir gecikme olmuyor. Üstlerim de işimden
Ben evimin uzaklığı ve ulaşım sıkıntıları nedeniyle işe geç gidiyorum. Bu hoş karşılanmıyor ama ben çok yorulduğum için kendime yarım saatlik bir tolerans tanıyorum. Doğru bir şey olmadığını biliyorum.

(Ekleme: İşimde iyiyim, hiçbir olumsuz dönüş almıyoruz, hiçbir gecikme olmuyor. Üstlerim de işimden ve benden son derece memnunlar. Tek sorunum geç gitmem.)

Bugün takım liderimiz bazı kişilere bir mail atmış. İşe geç gelen arkadaşlara saygısızlık olmaması açısından erken gelinmesiyle ilgili.

Neyse bu mail benim için önemli değil ama orda saygısızlık kelimesi vurgulanmış.

Bu maille aynı gün ekibe bir kişinin daha katılması sebebiyle odadaki yer düzenlerimiz değiştirildi. Herkesin yeri sabittir bizim odamızda. Yani herkesin masası kendisinindir. Öyle kafaya göre değişmek yok.

Bu gelen kişi için takım lideriyle müdürümüz kendi arasında toplantı yapıyor ve benim yerimi değiştiriyor. Müdür bunu kendi söyledi. Takım lideri söylese itiraz ederdim ama müdüre edemem. Benimle beraber 1-2 kişinin daha yeri değişiyor ama onlar işe yeni başlayanlar. Ben hem eski çalışanım hem de aylardır yerim orası.

Neyse.

Bu yer değişikliği olayında benim şahsıma yönelik bir tutum olduğunu düşünmüyorum ama sizce bu değişiklik yapılmadan önce bana sorulması gerekmez miydi?

İşyerinde bir saygıdan bahsediliyorsa yer değişikliği yapmadan ya da bunu bildirmeden önce bana söylenmesi gerekmez miydi sizce?
0
Sellim
(15.10.14)
oncelikle ne demek yani kendime yarım saat tolerans tanıyorum? işe zamanında gelenler mal mı? tabi ki duzenlı olarak gec kalıyorsanız bu saygısızlıkır.

yer degissikligi konusunda da bir saygısızlık goremedım.
0
cokponcik
(15.10.14)
ben mesaj olarak anladim. sartlarinizi yazmamissiniz ama amirleriniz sizi kibarca uyarmaya calismislar.
0
rising creeps
(15.10.14)
sen adamları ne kadar saydın da ıncelık beklıyorsun?
Paşa torunu musun acaba?
0
denne
(15.10.14)
uzak oturuyorsanız yakına taşının diğer iş arkadaşlarınızın ne günahı var tam zamanında gidiyor işe, onlar enayi bir siz mi akıllısınız. müdür haklı, bence yer değişikliğide bir nevi uyarı olmuş geç kalmamaya dikkat edin bundan sonra bence.
0
kuzey li
(15.10.14)
bir uyarı niteliğinde olmuş bence bu yer değiştirme. bugün masan, yarın işin demişler gibi. haksız da sayılmazlar.
0
devilred
(15.10.14)
Topun ağzında sen varsın dostum saygı vs içeren mail de uyarı atışı olmus . Diğerlerinin yeri sabit sen degistiysen diğerlerine de senin geç gelislerinin karşılığı bir hareket yönetim tarafindan.unutma insanlar senden ne kadar memnun olsa da
geç geldiğin için işinden olursun . Benim isimde dakikalar önemli birdakika geç kalman kidemini bile etkiliyor yıl sonunda
0
steward
(15.10.14)
iş güzel ve garantili bi işse, ufaktan taşının o taraflara doğru.
0
compadrito
(15.10.14)
Böyle söyleyince geç gelmenize kasten yapılmış gibi duruyor da, bir ihtimal de "O oraya geçsin", "Ama orada o var", "Olmadı şunu şöyle şöyle değiştiririz", "O zaman Sellim'in de yer değişmesi gerek", "Ama en az hareketle öyle oluyor, o da değişsin" gibi bir beyin fırtınasının sonucu da olabilir.

Ben de işime uzaktayım, paşa paşa kalkıyorum her sabah, hatta kışın ezanı evde duymuşsam bu çok geciktiğim anlamına gelir. Sizin taahhüt verdiğiniz şey "Herkesle aynı saatte kalkacağım" değil; "Herkesle aynı saatte çalışmaya başlayacağım". Bu sözlü bir taahhüt. Tabii, sabah geç geldiğinizi akşam çıkarıyorsanız, o ayrı.

Taşınmanız mümkün değilse, ya kendinizi zorlayıp işe erken gidin ya da daha yakında iş bulun.
0
aychovsky
(15.10.14)
(19)

arabaların popo kısımlarının şekli

eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
araba alırken poposunun şekli ne derece önemli? bence dünyada iki tip insan var, biri arkası şöyle küt olan arabaları sevenler:http://www.yeniarabaresimleri.com/resimler/opel/opelastra-resmi.jpgbir de uzun popoluları sevenler:http://www.fastanddust.com/images/peugeot-408-4.jpgyani arabam yok ama alı
araba alırken poposunun şekli ne derece önemli?
bence dünyada iki tip insan var, biri arkası şöyle küt olan arabaları sevenler:
www.yeniarabaresimleri.com
bir de uzun popoluları sevenler:
www.fastanddust.com

yani arabam yok ama alırsam ne kadar ucuz ve teknik özellikleri iyi olursa olsun küt popolu bi araba almam. o poposu uzun olacak arkadaş. gözüme hoş gelmiyor.

siz ne düşünüyorsunuz? kesinlikle küt/uzun olacak mı diyorsunuz, yoksa fark etmez mi?
0
eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(15.10.14)
o nasıl bir tanımlamadır yahu. okuyunca arabalardan soğudum.

neyse soruya cevap vereyim, ben de tam tersi hatchback olmasından yanayım. küt popolu dersen onu da almam ama asdfgghjkk..
0
calzoncillos
(15.10.14)
ben küt popolu, yani hatchback arabaları daha çok seviyorum. araba gibi araba onlar bence.
0
king lizard
(15.10.14)
Hatcbacklerin %80ini, sedanların %20sini beğeniyorum.
0
capitatum
(15.10.14)
yalnızken hatchback, aile kurunca sedan. hatchback başlangıç için de iyidir diye düşünüyorum hem kolay kaçar, dar yerlere girer çıkar. sedanın bir ağırlığı var.
0
SPQR
(15.10.14)
dünyanın en çok satılan senin tabirinle popolu arabası.
www.creativecrash.com
0
jamswety
(15.10.14)
hatcback ve sedan mı deniyormuş? ben de küt popo uzun popo filan diyorum burada :/
s2.quickmeme.com
0
🌸eskiden sizofrendim simdi iyiyiz
(15.10.14)
Popo mühim! Ben Jetta alacaktım, biri bok attı, 'O ne yeaaa, memur arabası gibi!' diye. 'E peki madem Golf alıyim o zaman' dedim. Golf alacaktım. Akıl veren arkadaşım, 'Golf'le valiz taşıyamazsın, havaalanından yolcu karşılayamazsın', dedi. Bunu başka bi arkadaşıma dedim. O da, 'Doğru söylüyo, babamın Golf'ü var, biz yolcu karşılamaya gidemiyoruz' dedi. Bunun üzerine, Golf yerine Jetta aldım. Yani Golf'ün uzun popolu olanını. Şindi rahat rahat valiz taşıyabiliyorum. Gurbetçilikte çoğönemli valiz!
0
compadrito
(15.10.14)
araba sedan olur.
neredeyse her güzel araba sedandır, ama sedanın kötüsü de berbattır.
0
ucan spagetticanavari
(15.10.14)
Küt popo, a180'e bi bak
0
[silinmiş]
(15.10.14)
Kısmen douchebag +1
Sedan'ı daha çok sevmekle birlikte, A180'e bir torpil geçilebilir.
0
aychovsky
(15.10.14)
dünyadaki bütün insanları haşırt diye ortadan "uzun popo sevenler ve küt popo sevenler" olarak ayırman hoşuma gitti :)

ben hatchback diyeceğim. sedan olarak sevdiğim modeller de vardır ama az çıkar. sedanlarda bile "küt değil ama kısa popo" seviyorum (3. bir tür bulduk lo). volvo'cuyum, V40'ı tek geçer, kısa popo kısmında da sedanlarını severim
0
loveinaflipbook
(15.10.14)
Sedan ama daha güzeli coupe götü tabii ki.
0
arnold schwarzeneger
(15.10.14)
götçü değilim ben götsüz seviyorum.

www.youtube.com

şaka bir yana şu an hatchback kullanıyorum ama bir sonraki arabam herhalde ya sedan ya da coupe olur. yeteceğini bilsem böbreğimi satıp bmw 420d alacağım da yetmiyormuş =/
0
argent dawn
(15.10.14)
Konu başlığını okuyunca şoför koltuğunda oturduğumuz (popomuzun değdiği) kısımlardaki şekillerden bahseden teknik bir duyuru bekliyordum valla. Orayı tartışsak olmaz mı :/
0
arandur
(15.10.14)
capitatum, verdiğin örnekler cabrio, coupe değil.
0
arnold schwarzeneger
(15.10.14)
Porsche Panamera
0
[silinmiş]
(15.10.14)
İfşa sırasındaki güzelliğini görmesem bu popo tanımına fena giydirirdim ama neyse...

Sedan her zaman tercihimdir.
0
Evocati
(15.10.14)
Ben de uzunlari seviyorum :)) ama park etmesi ve kullanmasi koly olur diye kutlerden kullaniyorum :) bu ayrimi ben de yaparim, kucukleri sevmiyorum
0
sayns
(15.10.14)
@evocati ben göremedim ya, tarif etsene. yok mu fotoğraf kenarda köşede?
@eskiden sizofrendim simdi iyiyiz sen de atabilirsin yani :D kaçırmışız bak...
0
ucan spagetticanavari
(15.10.14)
(12)

"Bilmeyen yönetir" ne demek yahu? Var mı gerçekten böyle bir şey?

merak ediyorum
Bilmeyen adam nasil yönetir ki? Mantıksız bir laf.
Bilmeyen adam nasil yönetir ki? Mantıksız bir laf.
0
merak ediyorum
(14.10.14)
bilen yapar, bilmeyen yaptırır gibi düşünün.
0
m e l t e m
(14.10.14)
kendini kalite müdürü olarak düşün. nasıl kumpas ölçümü yapıldığını bilmiyor olabilirsin ama çetele tutmak için kumpas ölçüsüne ihtiyaç duyulduğunu bilirsin ve kumpas tutabilen adamı yönetirsin.
0
himmet dayi
(14.10.14)
yapamayan yönetir değil mi onun doğrusu? yapamadığı için yaptırıyor
0
biyik
(14.10.14)
Yöneticiler operasyonel ayrıntıları bilmeyebilirler, bilmek zorunda da değildirler ama buna da "hiç bilmemek" demek doğru değil. himmet dayi çok güzel açıklamış durumu.

Bunun çeşitli versiyonları var. Biri biyik'in dediği gibi "Yapamayan yönetir". Bir diğeri de oradan hareketle "Yapamayan öğretir".
0
aychovsky
(14.10.14)
dunning-kruger etkisi
eksisozluk.com
0
hayat aklini konusacak bir filozof uret
(14.10.14)
Yapamayan ogretir cakmasi gibi geldi.

Those who cant do, teach.
0
vendorth
(14.10.14)
onun aslı yapamayan öğretir. o haliyle çok mantıklı bir söz oluyor.
0
Lim5
(14.10.14)
hocanın dediğini yap yaptıgını yapma.
0
Skey295
(14.10.14)
bi kisi de cikip demiyor ki bilmeyen adami kim müdür yapiyor diye. cok genellenen bi laf. bence dogruluk payi yok.
0
🌸merak ediyorum
(14.10.14)
Cahil cesareti ile...
0
balik kraker
(14.10.14)
Islerin aksamamasi icin isi bilen yurutur, bilmeyen (sirf o bosluk dolsun diye) yonetir
0
yons
(14.10.14)
Yöneticilik ayrı bir şey. Tabii ki işe 2km ötede olmayacaksın, biraz ilgin olacak da, hiyerarşide altında olan adamların bildiği her şeyi bileceksin diye bir şey zaten imkansız.

Ama yönetebilir, strateji geliştirebilir ve iş bitirici olabilirsin her şeyi bilmeden de. Bilen adam zaten işi yapıyor, diğer vasıflara sahip biri de yönetiyor.
0
burfak
(15.10.14)
(21)

Kadınlara Soru: Kimi tercih edersiniz ?

tarihsel bulgular isiginda sevisen adam
Merhaba. Bir çalışmam için veri topluyorum. Elimizde iki tane eş adayı var. Bunların ikisi de 30'lu yaşların başlarında ve siz bu iki erkekten birini tercih edip evleneceksiniz.1. erkek:Üniversite mezunu. Orta halli bir ailenin oğlu. Banka ya da bakanlık tarzı bir yerde çalışıyor ve ortalama bir gel
Merhaba. Bir çalışmam için veri topluyorum. Elimizde iki tane eş adayı var. Bunların ikisi de 30'lu yaşların başlarında ve siz bu iki erkekten birini tercih edip evleneceksiniz.

1. erkek:

Üniversite mezunu. Orta halli bir ailenin oğlu. Banka ya da bakanlık tarzı bir yerde çalışıyor ve ortalama bir geliri var.. Apartman dairesinde yaşıyor. Mütevazi bir arabası var. Güçlü, düzgün bir fiziği var ve oldukça yakışıklı. Yıllık izinlerinde bazen yazlığa, bazense tatil köylerine gidiyor. Boş zamanlarında spor yapıyor, sinemaya gidiyor. Çok iyi anlaşıyorsunuz, sizi güldürüyor ve ona karşı bir zaafınız var.

2. erkek:

Üniversite mezunu. Aileden şirketi var. Nezih bir semtte müstakil evi ve lüks arabası var. Çok çarpıcı bir fiziği yok ve diğer erkek kadar da yakışıklı değil. İş için yurt dışı seyehatleri yapıyor, sizi de götürüyor. Boş zamanlarında golf oynuyor, tiyatroya gidiyor. Size değer veriyor ve maddi-manevi destekliyor. Onunla da iyi anlaşıyorsunuz ama ilk erkekle olan tutku yok aranızda. Saygı ve sevgi var.

Bu iki erkekten birini tercih ettiğiniz takdirde en geç üç ay içinde evleneceksiniz. Tercihiniz hangisi olurdu ?

Lütfen samimi olun. Gözlerinizi kapayın, her iki seçeneği de hayal edin kafanızda sonra cevap verin.
0
tarihsel bulgular isiginda sevisen adam
(14.10.14)
1.
0
proculianus
(14.10.14)
herkes 1 diyecek ama sonra gidip 2'yle evlenecek.
0
ludovico
(14.10.14)
Kafama "Seçmelisin" diye silah dayadılarsa 1. Özgür irade ile seçiyorsam, hiç biri.
0
aychovsky
(14.10.14)
Bir tercih durumu olduğuna göre ya bu iki kişiyle birden görüşüyorum ya da ikisinden de bir şekilde haberim var. Biriyle görüşürken diğerini de görmeyi istiyorsam demek ki ikisiyle de evlenmeye, bağlanmaya değecek kadar yoğun bir ilişkim yok.
Cevabım hiçbiri olur. İkisiyle de çok ciddi olmayacak şekilde görüşmeye devam edebilirim, ya da ikisini de bırakıp üçüncü ve tek bir kişi bulana kadar beklerim.
0
sopiro
(14.10.14)
Erkeğim, sağlıklı empati kuramadığımdan cevap veremiyorum ama tecrübelerime dayanarak %82.768'lik bir kısmın gidip 2'yi seçeceğini düşünüyorum.
0
kimlanbu
(14.10.14)
2
0
waterhardeningsteel
(14.10.14)
Aslında zor bir soru ama kişisel nüanslar ortaya çıkar gibi görünüyor.
Kişisel olarak özgüvene, kendini geliştirmeye, sağlıklı derecede hırsa ve pozitif hayat bakışına çok büyük zaafım var.
Sadece yazılanları okuyarak ilk tercihim 1. kişi olurdu, ancak bu kişide hiç bir kendini geliştirme, gelecek hırsı vs. göremezsem(bkz.Ne uzar ne kısalır)ve negatife kapılmaya çok eğilimliyse ve 2.de sağlıklı bir gelecek hırsı ve pozitif yaşam bakışı varsa, 2.yi seçerdim.
0
afush
(14.10.14)
2
0
rayde
(14.10.14)
1. tabiisi
0
balkupucuk
(14.10.14)
kadın değilim ama özlü bir sözümüzü mevzuyla alakadar olduğunu düşünerek paylaşıp çekip gidiyorum:

"kıroyum ama para bende"

boşuna söylenmiş olmamalı bence bu.
0
kuul
(14.10.14)
samimi olarak yanıtlarsam, ne 1 ne 2 olabiliyorum:(
0
yalnux
(14.10.14)
1
0
biyik
(14.10.14)
bu konuya bir fıkra ile cevap vereyim.

Güzeller güzeli eleni'yi ailesinden, dimitri ile yorgo ister. Dimitri fakir ama yakışıklı genç güçlü bir balıkçıdır. Yorgo ise yaşlı çocuksuz ama çok zengin bir adamdır.

Ailesi seçmeyi eleniye bırakır. uzun süre düşündükten sonra eleni dimitriyi seçer.

bir süre sonra çevredeki kadınlar eleniye sorar, nasıl mutlu musun, dimitri çok fakir verdiğin bu karardan ötürü pişman mısın der.
Eleni cevap verir, gündüzleri bazen, geceleri asla diye.

1.yi çok vurgulamışsın, fakat TC standartlarında pek uygun değil, sadece çok hırslı olanlar bu iki seçim arasında 2yi seçer.
0
efrasiyab87
(14.10.14)
2
0
hayir bu koyden olsam nolcak
(14.10.14)
çok para ve çok yakışıklılık arasında seçim yapın desen daha kestirme olurdu. çok güzel olmadığım müddetçe çok yakışıklı erkek karşısında komplekse girerim o yüzden 2.
0
mfa
(15.10.14)
1. benim, soruları alayım?
0
sana guluyorum sadece
(15.10.14)
zaafım varsa aşığım. elbette aşık olduğum erkekle evlenirim. yani 1
0
derz dolgusu
(15.10.14)
kesin 1..
2. bi yerden sonra rusyaya tek başına gitmeye başlar iş için..
0
gunduzdusukizi
(17.10.14)
ya 2de olan 1de de var. evse ev, arabaysa araba hem eli yüzü de daha düzgün. nedir bu lüks düşkünlüğü allah aşkına?
0
zenc
(17.10.14)
Tutku şart. Oldukça da yakışıklıymış, e tahsili de var. Araba falan mühim değil ben 1i alırım arkadaş.
0
teoridefeminist pratiktegeysa
(17.10.14)
1 varken sen 2.yi de potaya soktuysan hiç düşünme git 2yle evlen dostum.
0
difdiringi
(17.10.14)
(5)

ingilizce'de mrs ten sonra isim gelir mi?

kupigometa
yani kadının soyadını bilmiyorum. adı ise ''Eve''.normalde soyadı ile hitap edilir ya. ama ben Mrs. Eve diyebilir miyim?
yani kadının soyadını bilmiyorum. adı ise ''Eve''.

normalde soyadı ile hitap edilir ya.

ama ben Mrs. Eve diyebilir miyim?
0
kupigometa
(14.10.14)
mantıken isim gelmez, diyemezsin. çünkü mrs. samimi olunmayan kişilere karşı kullanılan bir hitap şekli. e yine samimi olunmayan kişilere, resmi konuşurken vb. soyismiyle hitap edilir, isim kesinlikle tek başına kullanılmaz.

bu yüzden ya Mrs. Brown dersin, ya Eve Brown dersin ya da Eve dersin. samimiyet derecen neyse birini kullanırsın.

soyadını bilmiyorsan "Mrs ...?" deyip durakladığın zaman kendisi söyler zaten.
0
lesmiserables
(14.10.14)
anlıyorum öyle düşünmüştüm ama net olarak bilemiyordum teşekkür ederim. :)
0
🌸kupigometa
(14.10.14)
İsim gelmediği gibi, eğer Mrs.den sonra illa bir isim kullanmak istersen, bu konuda inat edersen kocasının adını kullanıyorsun. Eve Brown'ın kocası Mahmut Brown olsun. Kadına Mrs. Mahmut Brown diyorsun, "Mahmut Brown'ın hayat arkadaşı, onun kadını, onun Mrs'i anlamında.
0
aychovsky
(14.10.14)
bilgi için gayet iyi oldu. ama daha detay yok maalesef. teşekkürler.
0
🌸kupigometa
(14.10.14)
Ingiliz ingilizcesinde atıyorum üç bekar kız kardessiniz, en büyüğü miss bennet, diğerleri miss eve ve miss jane olur. erkekler için de aynı, evin babası mr. kupigometa olurken ogullari mr. mehmet kupigometa olur, kısaca mr. mehmet derler.

Bunun dışında abd'nin güney eyaletlerinde cok yaygınmis.
0
Lim5
(14.10.14)
(19)

Duşta vücut temizliği için ne kullanıyorsunuz? Duş jeli, sabun, peeling vs.

april12th
1. Siz hangi ürünü kullanıyorsunuz duşta, onu neye göre seçiyorsunuz? (kokusuna, yapısına, vs)? 2. Vücut peelingi veya maske kullanıyor musunuz?3. Örgü Lif, sünger, nylon duş lifleri, fırça vs... hangisini kullanıyorsunuz? Bir de, sanki hiçbir duş jeli temizlemiyor gibi geliyor bana. Sabun da çok
1. Siz hangi ürünü kullanıyorsunuz duşta, onu neye göre seçiyorsunuz? (kokusuna, yapısına, vs)?
2. Vücut peelingi veya maske kullanıyor musunuz?
3. Örgü Lif, sünger, nylon duş lifleri, fırça vs... hangisini kullanıyorsunuz?

Bir de, sanki hiçbir duş jeli temizlemiyor gibi geliyor bana. Sabun da çok kurutuyor insanın cildini.

-Kullanıp, cidden temizlediğini düşündüğünüz bir ürün var mı? Cinsiyet: Kadın.

Cinsiyet belirtirseniz sevinirim.

Teşekkürler.
0
april12th
(14.10.14)
mor palmolive duş jeli kullanıyorum sadece. peeling falan kullanmıyorum. duş lifi kullanıyorum
kadın
0
sta
(14.10.14)
Altınoluk zeytinyağlı sabunu, mis. Duş jeli yapış yapış bir şey. Spor salonunda mecbur kullanıyorum onu da.
0
arnold schwarzeneger
(14.10.14)
hacı şakir lavantalı sabun ve el yapımı lif. er.
0
japon askeri
(14.10.14)
genel olarak beyaz sabun kullanıyorum; duru türk hamamı favorim. anneanne örgüsü lif kullanıyorum.
ayda 1 kese yapıyorum.

ancak özellikle yazın duş jeli ve naylon lif kullandığım da oluyor; duş jeli olarak iki favorim var; biri palmolive thermal spa (mavi bir şey, tanecikli yapıda peeling gibi), diğeri de nivea cashmere moments (kokusu bir harika ama artık üretilmiyor sanırım).

duş jellerinin temizliğine ben de pek inanmıyorum. sonrasında bıraktığı hissi de pek sevmiyorum ve sabundan çok daha zararlı olduğunu düşünüyorum.

vücut peelingi veya maske kullanmıyorum.

bir de son olarak sebamed'in duş jeli de güzel.

cinsiyet: dişi.
0
111111
(14.10.14)
örgü lif ve vakıflar zeytinyağlı sabun.
vakıfların kükürtlü sabunuyla da yüzümü yıkıyom.
0
nick konusunda kararsizim
(14.10.14)
kokusuna bakarak alıyorum. bal-süt olanların kokusuna bayılıyorum markadan bağımsız olarak bunu alıyorum. duş lifi kullanıyorum bi de kadın.
0
kakao
(14.10.14)
duş jeli kullanıyorum. haftada bir defa banyoda suyun içinde yatıp ya da buharda kalıp bi 10-15 dk kadar ardından kese ile temizleniyorum.
0
exist is pretty
(14.10.14)
ipek kese.... şöyle kullanıyorum.. kaynar su açılır ortama buhar basılır. sonra sıcak suyun altına girilir. kafa dahi şampuanlanmaz. kese ıslatılır vücuda sürtülür evet sürtülür:D hassas yerlere pek bastırmamak lazım. çıkan şeylere bakıp iğrenme ölü deri onlar.. sonra vücut duruluanır , köpüklenir. ben naylon tül gibi lif ve sünger kullanıyorum. sünger güzel de sonra temizlemesi uğraştırıyor naylon lif en güzeli. ben üşendiğimden duş jeli kullanıyorum palmolive çikolatalı çok güzel kokuyor ve yapış yapış değil. watsons an badi sıkrab diye bi zıkkım aldım hiç sevmedim. ponza taşı da kullanıyorum topuklara erkeğim
0
mr fusion
(14.10.14)
hafta içi duş alırken (max. 6-7 dakika): nivea'nın nemlendiricili duş jelini kullanıyorum.

hafta sonu banyo yaparken: klasik hacı şakir beyaz sabun veya ev yapımı zeytinyağlı sabun (ayvalık'tan geldi en son). bunu kullandıktan sonra iyi bir nemlendirici kullanmak şart ama. beni de deli gibi kurutup kaşındırıyor.

peeling: iki haftada bir kakao yağı ve badem yağı karışımı içine kahve ile toz şeker koyup karıştırıp uyguluyorum. ben türk kahvesi koyuyorum (içen olmayınca bayatlıp kaldı öyle) ama starbucks'ta çekilmiş kahvelerin posasını isteyince veriyorlar. onun kokusu daha hafif oluyor.

haftada bir-iki kere de duş alırken fırçalıyorum kendimi. at kılı fırça en iyisi diyorlar ama bendeki sentetik ve bir performans farkı olduğunu düşünmüyorum.

ayda bir de kese.

lif: ananemin ördüğü banyo lifi. ama arada sırada şu aktarlarda satılan uzun şekilli doğal liflerden de alıyorum. o zaman fırçaya peeling'e gerek kalmıyor.

(kadın)
0
in pyjamas
(14.10.14)
erkek-duru yeşil renkte bi duş jeli kullanıyorum kokusu çok güzel gerçekten
lif kullanıyorum
0
patates baskı
(14.10.14)
temizliği hissedeyim diyorsan koza kükürtlü sabun, kokusu bazısını rahatsız edebilir ama cilde çok iyi geliyor.

eğer sabun kullanmıyorsan nivea kremli duş jeli.
0
corneillus
(14.10.14)
kadın, normal duş jeli ve sünger kullanıyorum. kokusuna göre seçiyorum. sabun benide çok kurutuyor.
0
prandance
(14.10.14)
duş jeli. son zamanlarda da bim'dekinden. zaten neredeyse her gün duş alıyoruz, sıcak suyun da çözücü özelliği var, dolayısıyla çok kasmıyorum, yıkanıyorum, çıkıyorum. çok liflenmek iyi değilmiş zaten.
0
nereye bu gidis
(14.10.14)
1. body shop'un duş jelleri var
white musk for men
arber hair and body wash
activist shower gel
white musk sport

2-3. haftada bir kez peling yapıyorum yüze, vücuda da sıcak banyo ile kese, fırça girişiyorum.

30,erkek
0
[silinmiş]
(14.10.14)
Sabun,ucuz market sabunu. Erkek.

Dus jelleri temizlik hissi vermiyor bana. Bir de icinde bir cok kimyasal var.
0
beholderrulez
(14.10.14)
sabun kullanıyorum. beyaz olanlardan. jellerin temizlik hissini vermedigi kanısındayım. zaten doktorlarda tasvip etmiyor. sünger falan kullanmıyorum pek.
sabunda kurutuyor.
0
all girls dream
(14.10.14)
Ya zeytinyağlı misk sabunu ya da banyo sabunu kullanıyorum. Örgü lif ile. İki haftada bir de ipek kese. Oooh, hamamdan çıkmış gibi.

Duş jeli üstümde yapış yapış kaldığında deliriyorum.
0
aychovsky
(14.10.14)
gar (defne) sabunu
(bkz: defne sabunu)

Nerene sürersen orayı on numara temizler. Ben uzun saçlı erkeğim saçlarımı da defne sabunuyla yıkıyorum ama bazıları sevmiyor defne sabununu uzun saçta sadece vücutlarını yıkıyorlar genelde.

www.diyadinnet.com&Bayan=defne-sabunu-ve-faydalar%C4%B1
0
godsparticle
(14.10.14)
cdn1.n11.com.tr bu güzel baya
0
she was my baby
(28.04.15)
(4)

istanbul'da nerede oturalım (duyuru tipi soruya çevrildi)

holydreamer
gelecek yaz evleniyorum. yarım asırdan fazladır bayrampaşa'da oturuyoruz. müstakbel eşim anadolu yakası'nda oturuyor. avrupa veya anadolu yakası farkı olmaksızın merkezi yerlere ve toplu taşımaya yakın, park sorunu az olan, nispeten daha ılımlı insanların yaşadığı 1000-1500 aralığında kiralık ev bul
gelecek yaz evleniyorum. yarım asırdan fazladır bayrampaşa'da oturuyoruz. müstakbel eşim anadolu yakası'nda oturuyor. avrupa veya anadolu yakası farkı olmaksızın merkezi yerlere ve toplu taşımaya yakın, park sorunu az olan, nispeten daha ılımlı insanların yaşadığı 1000-1500 aralığında kiralık ev bulabileceğim muhit neresidir? tahminleri değil de şahsi tecrübesi veya bilgisi olanlar yazarsa memnun olurum.

not: avrupa yakası'nda ataköy'den ötesi ve sarıyer gibi ulaşımın zor olduğu yerler; anadolu yakası'nda da tuzla, pendik, beykoz, kartal gibi uzak yerler harici.
0
holydreamer
(14.10.14)
maltepe'de, süreyya plajı tren istasyonu ile minibüs yolu arasında kalan kısma bakabilirsiniz.
0
nereye bu gidis
(14.10.14)
Üsküdar Selimiye olabilir.
0
aychovsky
(14.10.14)
bakırköyün metroya metrobüse yakın tarafları olabilir.
0
corneillus
(14.10.14)
O paraya en iyi Küçükyalı-Bostancı tarafında ev bulursunuz bence. Hatta zorlarsanız Göztepe-Erenköy arasında minibüs yolu tarafında da çıkabilir. Anadolu Yakası için Bağdat Caddesi'ne yürüme mesafesindeki her yer benim için yaşanası yer kriterinde.
0
ay nov kung fu
(14.10.14)
(16)

iş için kendi telefonunuzu kullanıyor musunuz?

isminivermekistemeyensuser
Merhaba,işim gereği bir çok kişi ile muhattap oluyorum. tabi iş telefonum var ama sabit hat. tabi bu muhattap olduğum kişiler de cep telefonumu istiyor sürekli. yaklaşık bir 100 kişiye vermiişimdir şimdiye kadar. telefon olup olmadık yerde zamanda bir şey sormak için çalıyor.geçenlerde bir kaç kişi
Merhaba,

işim gereği bir çok kişi ile muhattap oluyorum. tabi iş telefonum var ama sabit hat. tabi bu muhattap olduğum kişiler de cep telefonumu istiyor sürekli. yaklaşık bir 100 kişiye vermiişimdir şimdiye kadar. telefon olup olmadık yerde zamanda bir şey sormak için çalıyor.
geçenlerde bir kaç kişi isteyince sadece sabiti verdim cebi vermedim ama laf ediyorlar.
siz olsanız napardınız? pazar akşamı telefonum çalmasın istiyorum. böyle vermeye devam edersem de sürekli çalan bi telefonum olacak yakında.
siz ne yapıorsunuz?
0
isminivermekistemeyensuser
(14.10.14)
masa telefonunu bile söktüm hehe
0
divit
(14.10.14)
(bkz: mesai dışında iletişim araçlarını kullanmama hakkı)

bize de gelmesi dileğiyle.

vermeyin numarayı, çalmasın telefon.
0
devilred
(14.10.14)
ben iş telefonum dışında tek alternatifin kişisel cep telefonum olduğunu, onu da vermeyi tercih etmediğimi söylüyorum doğrudan.
0
sopiro
(14.10.14)
ben hiç vermiyodum numaramı ama saolsun şirket içinde farklı departmanlar benim numaramı verıyolardı müşteriye. iş ile alakalı arayan numaraları firma ayırt etmeksizin engelliyodum. daha sonra şirket hattı verdiler mecbur bakmak zorunda kaldım :)
0
spirit crusher
(14.10.14)
@sopiro +1 veya ikinci bir hat, pazarları kapatı tutulacak şekilde.
0
grgn
(14.10.14)
çok rahatsız ediyorsa, başka bir numara ve dandik bir telefon edinip o numarayı verebilirsiniz, bu telefonu da istemediğiniz zamanlarda açmazsınız mesela.

ya da daha az rahatsız ediyorsa, telefonunuz çaldığında önemsemeyebilirsiniz, arayan numaraya bakıp sessize alıp geçmek gibi.

sonuç olarak sinir bozucu olduğu kesin. aynı durumu yaşıyorum sizden daha az olsa da, elimden geldiğince numaramı vermemeye çalışıyorum ama gidiyor bazen bir şekilde. ikinci bir telefonla falan da uğraşamadığımdan, çözümüm açmamak olmak durumunda kalıyor.

mesai dışında iletişim araçlarını kullanmama hakkına erişim dileğine özlemle katılıyor, özel numarayı inatla vermemeyi ve "cep telefonum kendi kişisel numaram olduğu için paylaşmıyorum" demenin de bir hak ve seçenek olarak kalabileceğini belirterek uzaklaşıyorum, en kötü arkanızdan laf ederler de onu da takmaya değmiyor genelde çoğu durumda.. (son cümleyi toplayamadım, düşük oldu, affola.)
0
nimberjack
(14.10.14)
başlarda vermiyordum. sonra iş arkadaşlarım ben ofiste olmayınca verdikleri için ip koptu. bu durumda gidip yeni bir hat aldım. eski hattım iş telefonu gibi olacak yeni hattım ise özel olacaktı. iş yerinde sadece oda arkadaşıma özel hattın numarasını verdim. ama yine işe yaramadı, herkes öğrendi numarayı. bu sefer ofistekiler iş hattım kapalı olunca özelden aramaya başladı. ya da ben iş hattını evde unuttum, özel hattan aradım falan. yine olmadı yani. şimdi iki hattım var ve ikisi birden çalıyor. bence durumu kabullen ve direnme.
0
sheridans
(14.10.14)
asla
0
tdl
(14.10.14)
kişisel numaramı asla vermem. acil durumlar için falan vardır sadece. şirket hattı vermiyorlarken kişisel no vermem ve şirket hattım olmadığı için böyle yaptığımı söylerim.
şirket hattı verdiklerinde ise sadece kendi seçtiğim kişilere numaramı veririm. kartımda cep telefonu yazmaz şirket hattı olmasına rağmen.
ben onay vermeden birine şirket hattı dahil iletişim no mu verirlerse de önce uyarı anlamadıysa işten çıkartma dahil o veren kişiye her türlü baskıyı uygularım.
0
ozdek
(14.10.14)
aynı durumu bankada çalışırken yaşadım.
masa telefonumu veriyordum ancak neredeyse tüm gün dışarıdaydım. sekreter falan da yok. diğer arkadaşlar da kendi yoğunluklarından masa telefonunu çekip açamıyorlar. saat 4 gibi şubeye gelir, cevapsız arama kaydını bilgisayardan açar, teker teker geri dönerdim. cep telefonumu isteyenlere telefonun şahsi olduğunu, iş için paylaşmadığımı söylerdim ama "sanki her gün seni arıcaz. işimiz düşünce arıcaz alt tarafı" gibi abuk cevaplar alıyordum.

sonrasında eski bir cep telefonu ve faturasız cep telefonu hattı alarak sorunu çözmeye çalıştım. o numara tahminimden de hızlı bir şekilde herkese yayıldı ve bu sefer telefon, telefon bankacılığı gibi çalışmaya başlamıştı. millet sürekli beni arayıp hesap bakiyesi gibi kişisel bilgilerine kadar bilgi talep ediyordu.
bir iki müşteriye özellikle belirttim; bu tarz bilgilerin güvenlik kontrollerinden sonra paylaşılabileceğini, müşteri hizmetleri hattını aramaları gerektiğini. "ben dolandırıcı mıyım?"a getirerek kapadılar suratıma!!!

en sonunda sesli mesaj ayarladım cep telefonuna "lütfen mesai saatleri içinde 02241234567 numaralı telefonu arayın diye. o telefonu da kapattım.

kısacası işinin niteliğine göre tercihini yapabilirsin. müşteriyi doyurmak mümkün değildir. bu yüzden sınırlarını iyi belirlemelisin. yoksa iş hayatını bırakıp şahsi hayatını sömürmeye başlarlar!!!
gerçekten böyle bir ihtiyaç varsa iş yerin iş telefonu tahsis etsin. mesai saatleri harici o telefonu kapatırsın olur biter...
0
cliquot
(14.10.14)
ben veriyom valla. hatta email imzamda bile yazıyor sanırım. öyle çok arayan olmuyor ama.
0
dafuq
(14.10.14)
İşimin gereği olarak samimiyeti kurduğumuz ya da ofis dışındayken de haberleşmemiz gereken insanlar oluyor, bu sebeple numaramı veriyorum. Ama akşam 18:30'dan sonra ve hafta sonları arasalar bile kesinlikle açmıyorum. Adam Cuma akşamı 8'de arıyor, ben ona Pazartesi günü dönüyorum; üzgünüm. Böyle böyle öğrendiler zaten açmadığımı ve artık öyle vakitlerde aramıyolar haha :D
0
pandispanya
(14.10.14)
biraz mobil çalıştığım için ve devlet babanın işleri yürüsün diye vermek zorundayım. çift hat taşı, akşam hattı kapat olayı geçerli değil çünkü akşam ulaşılması gereken durum olabiliyor.
0
arandur
(14.10.14)
Kullanıyorum. İşteki herkes zaten her zaman arayabiliyor. Öğrencilerimin hepsine vermiyorum ama birlikte çalıştığım öğrencilerde var telefonum. Geceyarısı "Biz bunu yapamadık" diye arayanı olur, eski mezunların gece 3'te Amerika'dan "Şunun e-kitap olanı sizde var mıydı" diye arayanı olur. Sadece uyku arasında duymadıklarımı açmıyorum. Zaten bölümdeki herkesin durumu az çok aynı. Evimde öğrenci kaldığı bile olur.
0
aychovsky
(14.10.14)
@arandur, cevap-nick uyumu :p
0
pandispanya
(14.10.14)
kişisel numaramı vermem,hem ofisde dahilim var hemde şirket hattım var ,işim gereği günde hatırı sayılır bir telefon görüşmesi yapıp, bir okadar da mail cevaplıyorum, tabii ki buna hafta sonu ve akşamlar da dahil
0
john
(14.10.14)
(4)

ispanyolca öğrenmek

kambocya diasporasi
çok iyi bi seviye olmasa da atıyorum bi güney amerika'ya gittiğimiz az buçuk anlaşabileceğimiz seviye için çok mu çalışmak lazım? zor mudur? önerebileceğiniz kaynaklar var mı? (makale veya video)
çok iyi bi seviye olmasa da atıyorum bi güney amerika'ya gittiğimiz az buçuk anlaşabileceğimiz seviye için çok mu çalışmak lazım? zor mudur? önerebileceğiniz kaynaklar var mı? (makale veya video)
0
kambocya diasporasi
(13.10.14)
ingilizcen ne düzeyde? ingilizcen iyiyse fluenz denen bir program var, çok faydalı buluyorum ben ama ingilizce üzerinden anlatıyor. yani anlatımı ingilizce değil sadece, cümlenin kurulma mantığını da ingilizce'deki cümle mantıklarından yola çıkarak anlatıyor. ingilizcen üst düzeydeyse çok büyük faydasını görürsün.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(13.10.14)
Konuşmayı anlamak için bir miktar ilerlemek gerekiyor. Yazıyı anlamak ve çözmek çok daha kolay. Intermedio bir seviyede yazı anlaşılırken konuşma anlaşılmayabilir; konuşma birkaç ayda anlaşılacak şey değil. Ya sürekli duya duya konuşma alışkanlığı gerek ya da yoğun bir eğitimden geçmek gerek.

Başlangıç için Schaum's Outline kitabı gramer olarak iyi, biraz ilerletince notesinspanish.com'un podcast'leri konuşma ve konuşulanı anlama için yardım edebilir.

Hele ki Latinler anlaşılır İspanyolca da konuşmaz, o aksana alışmak iyice zor.
0
aychovsky
(13.10.14)
güney amerika'da konuşulan ispanyolcayla ispanyolların konuştuğu bayağı farklı diye biliyorum. ispanyol ispanyolcasına hakim olsanız bile güney amerika'da zorlanabilirsiniz.
0
pescador
(13.10.14)
ispanyolca (konuşan ülkeler açısından)her ülkede farklı telaffuz ediliyor. ki en zoru çok çok hızlı konuşmaları ve bazı harfleri yutmaları (ülkeye göre değişir bazen)...
yine de tavsiyem;
çok iyi bilmenize gerek yok, temel seviye ve (klasik) "derdinizi bir şekilde anlatabilin" yeter...onları anlamanız pratik yapmadan çok zor. temel ispanyolca bilgim, madrid'te öyle çok işime yaradı ki...ingilizce bilseniz de onların dilinde konuşmaya çabalamanız karşısında herkes çok mutlu oluyor ve yardımcı oluyor. tabii güney amerika'da her şey çok daha farklıdır muhtemelen...

www.videoele.com
www.ver-taal.com

"dinleme" yapmanız için iyi siteler...

iyi yolculuklar...
0
otoriter
(13.10.14)
(9)

bir otelin kurumsal kimliğinde...

timmie
atıyorum ismi bardak olsun otelin.logosunda bardak hotel diye geçecek. ''hotel''in yerine geçmesi için alternatifler var mı aklınıza gelen? en basitinden ''rooms & breakfast'' geliyor aklıma. bunun gibi değil ama yine üretebileceğimiz şeyler olursa sevinirim.otelle alakasız ama örnek olsun diye söyl
atıyorum ismi bardak olsun otelin.

logosunda bardak hotel diye geçecek. ''hotel''in yerine geçmesi için alternatifler var mı aklınıza gelen? en basitinden ''rooms & breakfast'' geliyor aklıma. bunun gibi değil ama yine üretebileceğimiz şeyler olursa sevinirim.

otelle alakasız ama örnek olsun diye söylüyorum, el yapımı bir şeyler satan bir mağazanın açıklamasında ''goods & crafts'' yazacak mesela. bunun gibi bir şeyler üretebilir miyiz? var mıdır örneği?
0
timmie
(13.10.14)
a shelter for your lovely head. :D
0
Solem
(13.10.14)
Bunu kullanmanızı tavsiye etmem ama belki başkalarına ilham kaynağı olur, çünkü hotel'in yapısını bilmiyoruz. İş amaçlı mı, tatil amaçlı mı yoğun kullanılacak, bunlar kelimeleri etkiler.

Uzatmadan Business & Leisure Resort diyorum. Hatta resort'u atıp, Business & Leisure diyorum.
0
aychovsky
(13.10.14)
alaçatı'da butik bir otel bu arada, en önemli şeyi yazmamışız.
0
🌸timmie
(13.10.14)
Butik otelse olmadı bu. İş amaçlı kullanılmayacak demektir. Inn kelimesi daha güzel geldi bu durumda. "Holiday Inn" çok güzel olurdu ama olmuyor. Leisure & Holidays olsun.

Bir de Solem'in dediği çoook tatlı geldi. Onu da kafiyeli olsun diye "A shed for your lovely head" diye şey ettim.
0
aychovsky
(13.10.14)
5 odalı falan otel zaten, iş için kullanılmayacak dolayısıyla aynen.

''a shelter for your lovely head'' güzeldi mesela, bunun gibi masalsı açıklamalar ''otel'', ''palas'' vs den daha güzel olur diye böyle bir şey mi yapsam diye düşünüyordum o yüzden fikir almak istedim.
0
🌸timmie
(13.10.14)
''a shed for your lovely head'' harika oldu ya gerçekten. solem, aychovsky çok teşekkür ederim çok makbule geçti.
0
🌸timmie
(13.10.14)
bi de behance üzerinde corporate identity yaz arat örneklere bak tasarım açısından, farklı konseptler var. bişeyler çiziktirirsin mock up falan yapğarsın halledersin sen
0
Solem
(13.10.14)
"you have place above my head" de millet uçar yeminle.ciddiyim bak.
0
hiro nakamura
(13.10.14)
aklıma ilk olarak " home " geldi, " your home " da olur.

Otelin amacı en nihayetinde sizi evinizde gibi hissettirmek değil midir ?
çok klişe dersen " nest " hatta " cave " der yürürsün :)
0
charlesbukowskiineksi
(13.10.14)
(5)

götüme benzeyen kalp sembolü

fucking machine in my head
irlandalı kardeşlerim, bir sevgi belirteci olarak ekte görselini koyduğum götüm gibi sembolün tarihçesini merak ettim. hangi kafanın mahsulü soldakine bakıp sağdakini çizmek acaba? kim nereden feyz almış?
irlandalı kardeşlerim, bir sevgi belirteci olarak ekte görselini koyduğum götüm gibi sembolün tarihçesini merak ettim. hangi kafanın mahsulü soldakine bakıp sağdakini çizmek acaba? kim nereden feyz almış?
0
fucking machine in my head
(13.10.14)
direkt aklıma şu geldi :

www.google.com.tr


:)))))
0
kakao
(13.10.14)
Benim aklımda kurbağa kalbinden esinlenildiği şeklinde kalmış. Şimdi google'a frog heart yazınca da direkt bu fotoğraf çıktı: etc.usf.edu

Sanki insanların henüz çok detaylı bilimsel araştırmalar yapamayıp da kurbağa inceledikleri zamanlardan kalan bir betimlemeydi diye hatırlıyorum. Şu an vaktim yok, daha sonra araştırıp editleyebilirim.

EDIT: Dayanamadım baktım. Evet öyleymiş gibi:

Biyolog John Hertner’in açıklaması ise daha akla yatkın gibi. Ona göre eski çağlarda Katolik kilisesi, insan vücudu üzerinde bilimsel çalışma yapanların, insan vücudunu kesip biçmelerini hoş karşılamıyordu. İnsan kadavrası üzerinde çalışma imkanı bulunamadığından anatomik çalışmalar kurbağalar ve fareler üzerinde yapılıyordu.


Kurbağanın dolaşım sisteminin şeması bugün bile okullarda öğretilir. Bu şemada kalbe giren ve çıkan ana damarlar, kalbin üzerinde iki geniş yay oluştururlar. Bu yaylarla birlikte kurbağanın dolaşım şeması kalp sembolünün aynıdır. Hertner, o çağlarda bu damarların da kalbin bir parçası olarak düşünüldüğünü ve insan kalbinin kurbağanınkinden pek farklı olamayacağı sanıldığından, kurbağanın dolaşım sisteminin, kalp sembolü olarak benimsendiğini ileri sürüyor.
0
pandispanya
(13.10.14)
Kurbağanın kalbinden geliyormuş o. ebrar.files.wordpress.com


biyolog john hertner'in açıklaması ise daha akla yatkın gibi. ona göre eski çağlarda katolik kilisesi, insan vücudu üzerinde bilimsel çalışma yapanların, insan vücudunu kesip biçmelerini hoş karşılamıyordu. insan kadavrası üzerinde çalışma imkanı bulunamadığından anatomik çalışmalar kurbağalar ve fareler üzerinde yapılıyordu.

kurbağanın dolaşım sisteminin şeması bugün bile okullarda öğretilir. bu şemada kalbe giren ve çıkan ana damarlar, kalbin üzerinde iki geniş yay oluştururlar. bu yaylarla birlikte kurbağanın dolaşım şeması kalp sembolünün aynıdır. hertner, o çağlarda bu damarların da kalbin bir parçası olarak düşünüldüğünü ve insan kalbinin kurbağanınkinden pek farklı olamayacağı sanıldığından, kurbağanın dolaşım sisteminin, kalp sembolü olarak benimsendiğini ileri sürüyor."


Böyle bir şey var. Bilemiyorum artık ne kadar doğrudur.
0
ekaterina
(13.10.14)
en.wikipedia.org
Kadın kıçına benzediği teorilerden biriymiş sadece, doğrulanmamış. İlk 1250'lerde bir resimde görülmüş. İlkel hali şuymuş, şundan evrilmiş
upload.wikimedia.org
Daha sonra 1300'lerde birkaç resimde göründükten sonra almış başını, gitmiş.
0
aychovsky
(13.10.14)
dostum kalbin bu sembolu zaten götten geliyor. antik yunanda sevginin sembolü götmüş. zamanla işte ulu orta zkişler gibi bu da ortadan kaybolmuş ve kalp demişler. biraz araştırırsan göte geleceksin. bak istersen
0
difdiringi
(13.10.14)
(4)

endüstri mühendislerine soru?

headbanger face rip
bir arkadaşımın ödevi için lazım. soru şu:"iş yerinde yaptığınız çalışmalar ve bu çalışmaların çevreye ve işe sağladığı katkılar nelerdir?"naçizane cevaplar için veya kaynak yönlendirmeleri için şimdiden teşekkürler.ekleme: lisans öğrencisi 1. sınıf
bir arkadaşımın ödevi için lazım. soru şu:
"iş yerinde yaptığınız çalışmalar ve bu çalışmaların çevreye ve işe sağladığı katkılar nelerdir?"
naçizane cevaplar için veya kaynak yönlendirmeleri için şimdiden teşekkürler.

ekleme: lisans öğrencisi 1. sınıf
0
headbanger face rip
(13.10.14)
cok genis soru olmus . ne is yapıyorsun, ne var ne yok gibi bir sey.
0
vazovski
(13.10.14)
Hem endüstri mühendisiyim, hem akademisyenim; böyle saçma soru görmedim. Bu arkadaşın lisans öğrencisi ise "iş yerinde yapılan çalışmalar" neler? Yok, yüksek lisans ise hangi bağlamda ve içerikte soruluyor bu soru. Yapılan işin dersle bağdaştığı noktalar soruluyor olabilir. Ya da yaptığı iş neyse ekonomik, sosyal, çevresel açılardan incelesin. "Satınalma yapıyorum, böylece şirkete malların en ucuz şekilde gelmesini sağlıyorum. Ayrıca, bunları yaparken gemi ile getirtiyorum, böylece uçaklarla gelip hava kirleteceğine gemi ile usul usul, yumuşak yumuşak geliyor" tarzı bir şeyler olabilir.
0
aychovsky
(13.10.14)
lisans 1. sınıf öğrencisi hocam.
0
🌸headbanger face rip
(13.10.14)
O zaman bir işyeri bulup orada incelemeler yapacak demektir. Kendi yaptığı bir iş yoksa, bir alan seçip onların ne yaptığını ekonomik, sosyal, çevresel olarak ata tuta, kelime salatası yapa yapa yedirecek demektir.
0
aychovsky
(13.10.14)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.