Giriş
(2)

D3200 Üstüne Ne Alınabilir?

bos gezenin bos ustasi
Standart lensli Nikon D3200 kamera var evde. Gökyüzü fotoları çekmeye yeterli midir? Özel bir geniş açılı lens, gövde falan almam gerekir mi? Yoksa sadece kumanda alsam yeter mi? Tripod mevcut.
Standart lensli Nikon D3200 kamera var evde.

Gökyüzü fotoları çekmeye yeterli midir? Özel bir geniş açılı lens, gövde falan almam gerekir mi? Yoksa sadece kumanda alsam yeter mi? Tripod mevcut.
0
bos gezenin bos ustasi
(24.10.18)
güzel geniş açı bi lens alsan en az 4-5bin yazar.

makina da çok iyi bişey değil.

zaten gece ben astro çekicem falan diyorsan hiç olmaz, iso performansı çok kötü nikonun alt modellerinin.

gökyüzü bulut için lens alınmaz zaten. keskinlik yok bişey yok.(gündüzü kastettim.)

mavi - sarı - beyaz - kırmızı renk, bulutlar zaten keskin olmayan şeyler.

ayrıca makina dx sensörlü, crop makina yani. geniş açı lens alsan 4 5 bin verip sigma art serisi f1.4 falan bu sefer lens fx olacak makina dx, yine fx gibi geniş bir açıya sahip olmayacaksın.

kit lensi dediğin ya 18-55 ya 18-105 falandır. en fazla 18 e aldığındaki gibi bir açıya sahip olursun.

tabi hadi dersen ben 8mm-14mm-16mm alcam ama onda da fark etmez pek.
0
killerbee
(24.10.18)
gövde olarak full frame makinaya ihtiyacın var eğer gökyüzü çekmekten kastın gece gökyüzü, ay, samanyolu fotoğraflarıdan bahsediyorsan. iso başarımı yüksek bir apsc de iş görür ama hakkını vermek için full frame alırdım ben olsam. bütçe olaylarına girmediğin için makine önermiyorum ama ortalama bir tanesi bile işini görecektir.

lenslerle ilgili şöyle bir chart var, oradan fikir alabilirsin.
petapixel.com
0
Bruce
(24.10.18)
(6)

Yolluk podcast, belgesel tavsiyesi

farabi
Işe bisikletle gidip geliyorum. Müzik dinlemekten sıkıldım. Sesli kitap da keyif vermiyor, verim alamadım. Yolda dinleyebileceğim, bilgilendirici bir podcast arıyorum. Görselliği fazla olmayan belgesel de olabilir, Can Dündar'ın belgesellerini bitirdim mesela. Türkçe önceliğim ama Ingilizce öneriler
Işe bisikletle gidip geliyorum. Müzik dinlemekten sıkıldım. Sesli kitap da keyif vermiyor, verim alamadım. Yolda dinleyebileceğim, bilgilendirici bir podcast arıyorum. Görselliği fazla olmayan belgesel de olabilir, Can Dündar'ın belgesellerini bitirdim mesela. Türkçe önceliğim ama Ingilizce önerilere de açığım.

Not: Sol kulağımı açıkta bırakıyorum, sesi de duyacağım kadar açıyorum. Kaskım bile var :p
0
farabi
(24.10.18)
simderun
(24.10.18)
teknoseyir'in 3 farklı podcast'i var, ilgi alanına göre seçebilirsin; bilgilendirici ve sade, ergen işi değil.
teknoseyir.com burada hafta içinde olan teknolojik gelişmelerden bahsediliyor kabaca.
teknoseyir.com adından belli zaten
teknoseyir.com bu da adından belli, haftalık oyunlarla ilgili haberler. yorumcular donanımlı insanlar, oyunların sosyal, piskolojik, felsefi boyutlarına da değinip güzel sohbet ediyorlar.
0
Bruce
(24.10.18)
açık gazete
0
kibrit kutusu
(24.10.18)
for the record
(24.10.18)
açık radyo ya girip ilgi alanına göre olan programların podcast lerine bakabilirsin. bide negzelmiş işe bisikletle gitmek <3
0
kronik
(24.10.18)
The inquiry
0
kojonotsuki
(24.10.18)
(8)

mirc zurna'da buzlar prensi nickli biri var mıydı?

Bruce
geçen ortamda mirc konusu açılınca aklıma geldi, zurna'da buzlar prensi nick'li ünlü bir kullanıcı vardı diye hatırladım ama etrafımdakiler hatırlamadı. siz hatırlıyor musunuz? başka kanalda mıydı yoksa, ya da tamamen karıştırdım mı bilmiyorum. ünlü bir tipti, "voo buzlar prensi yazdıı" diyorduk, o
geçen ortamda mirc konusu açılınca aklıma geldi, zurna'da buzlar prensi nick'li ünlü bir kullanıcı vardı diye hatırladım ama etrafımdakiler hatırlamadı. siz hatırlıyor musunuz? başka kanalda mıydı yoksa, ya da tamamen karıştırdım mı bilmiyorum. ünlü bir tipti, "voo buzlar prensi yazdıı" diyorduk, o yüzden bilirsiniz belki dedim.
0
Bruce
(23.10.18)
abi tonla server vardı, tonla da zurna dolayısıyla...
0
passion rules the game
(23.10.18)
@passion rules the game, nasıl ya, zurna dediğin "evrensel" bir kanal değil miydi? her server'ın kendi zurnası mı oluyordu?
0
🌸Bruce
(23.10.18)
benim takıldığım serverler

adanet, raksnet, sonra superonline

bunun dışında da arkadaşın dediği gibin binlerce server vardı.

hepsinin de ayrı kanalları.
0
killerbee
(23.10.18)
İlk zurna dalnet'teki zurnaydı. Diğerleri sonradan çıkanlar.Kurucusu da kelaynak'tı.
0
odiilde
(23.10.18)
Vay arkadaş, yıllar sonra aydınlandım. Bi hayal kırıklığına uğramadım değil...
0
🌸Bruce
(23.10.18)
Sanki vardı gibi hatırlıyorum.
0
testis agrisi
(23.10.18)
Undernette de zurna vardi, birde bunlar gibi zurna.net vardı yani server zurna kanal da zurna acilirdi direk
0
eja
(23.10.18)
Bir yerlerde yeni mirc sunucusu açıldığında hemen gaza gelip zurna kanalını açar, operator olmaya çalışırdık. Hey gidi.
0
quaker
(23.10.18)
(17)

Arkadaşlarınızla her sırrınızı paylaşıyor musunuz

her gece aç
Benim ilkokukdan sonra böyle bir dostum olmadı. Diğerleriyle de iletişimim koptu. Üniden bi kişi var onla da sık görüşmeyiz. İs arkadaşlarımla ilk 6 ay iyiydi bana göre sonra odam değişti baska gelişmeler de oldu şimdi ayni odadayız ama nefret ediyorum neredeyse hepsinden. Candan birinin açlığını çe
Benim ilkokukdan sonra böyle bir dostum olmadı. Diğerleriyle de iletişimim koptu. Üniden bi kişi var onla da sık görüşmeyiz. İs arkadaşlarımla ilk 6 ay iyiydi bana göre sonra odam değişti baska gelişmeler de oldu şimdi ayni odadayız ama nefret ediyorum neredeyse hepsinden. Candan birinin açlığını çekiyorum ailem de olmasa dertleşecek kimsem yok. Sizce bunun sebebi nedir.
0
her gece aç
(23.10.18)
sır paylaşılıyorsa sır değil, bilgidir.

Ve evet, baz bilgileri paylaşırım.

ama sır? ı ıh.
0
binder dandet
(23.10.18)
Yok ben pek bir sey paylasmam.
Bir arkadas vardi birbirimize epey acik oldugumuz, onunla da gorusmeyi biraktim.
0
stavro
(23.10.18)
Bunun sebebi doğru kişileri bulamamış olman da olabilir ya da senin kendini içe kapatmandan dolayı.

25 yaşındayım. Hayatımda hiç yok öyle biri. Elbette eksikliğini hissediyorum. Kendime yetmeye çalışıyorum, yetemiyorum.

Dizlerini karnına çekip "benim arkadaşım yok" demek yerine ya durumu kabullen ya da değiştirmek için bir şey yap.

Yine de, çok iyi tanımadığın iş arkadaşlarına her şeyi anlatma.

Bir de bu işler karşılıklı emeğe dayalı. Sen birine ayda bir mesaj atıyorsan karşıdaki kişinin seni her gün aramasını bekleyemezsin. Ne verirsen onu alırsın.

Yani umarım.
0
kablelvuku
(23.10.18)
Bütün sırlarımı paylaşabileceğim bir iki insan var ama hiçbir sırrımı paylaşmıyorum. Aslında kendimle ilgili pek bir şey anlatmıyorum.

Örnek: Her gün görüştüğüm arkadaşım kardeşim olduğunu yıllar sonra öğrendi.

Bir de sır paylaşmak ihtiyaç değildir bence.

Edit: Ayrıca dertlerinizi herkese anlatabilirsiniz, hatta anonim kimselere çok daha rahat anlatırsınız.

Edit 2: İş arkadaşlarını çok iyi tanıdığını düşünsen bile bir şey paylaşmamaya çalış. Öyle risk alınmaz. Herkes değişir, uygun şartlar oluştuğunda herkes her şeyi yapar.
0
rahip janick
(23.10.18)
Nö. Kapalı bir kapı, mutlu bir kapıdır.
0
datnet
(23.10.18)
her şey başka sır başka. herkesin kendine göre kişisel sırları vardır. bunları anlatma gereği duymak zaten sıkıntılı bi durum bence. sırların kendisinde sorun vardır arkadaşlık derecesinde değil.
0
hasmetizm 2046
(23.10.18)
sırrı kendine sakla demişler...
0
bitse de gitsek
(23.10.18)
kimseyle çok derin sırlar paylaşmamaya özen gösteriyorum. iki kız kardeşiz zaten çok önemli bir mesele olduğu zaman hep ablamla paylaştım. daha fazlasına ihtiyaç duymadım o sebeple.
0
muslugubozukhayrat
(23.10.18)
cogu seyimi bilen 3-4 arkadasim var. hepsini toplasan hakkimdaki her seyi biliyorlardir.

kiz arkadasima her seyi anlatmaya basladim, kucuk-buyuk demeden hayatimda benim icin onemli gordugum ne varsa oturup anlatmistim her seyi. sanirim hakkimda en cok seyi bilen kisi o su anda, aramizda gizli sakli olsun istemedim.

her gun gordugun kisiye (ozellikle is yerinde) her sirrini acmak pek dogru degil. dogru insanlar karsina cikacaktir elbet :) arayinca bulunmuyor.
0
fakyoras
(23.10.18)
Ben bu konuda çok kötüyüm her şeyi anlatıyorum çok samimi olmasam da
0
pastörizesüt
(23.10.18)
Kuzenim ve bi arkadaşımla paylaşıyorum. Bazı yakın arkadaşlarımla bazı şeyleri paylaşıyorum.
0
noluyo yaa
(23.10.18)
Evet paylaşıyorum. Google benim girdiğim siteleri takip edip napsın anasını satim kafasındayım ben. Buna benzer olarak anlatılmayacak ne sırrımız olabilir ki? Her şeyimi anlatırım farketmez.

Hatta telefon şifremi, sosyal medya şifrelerimi falan bilirler. Arkadaş önemli bir şey.
0
eazy
(23.10.18)
Kimseyle her sırrımı paylaşmam.
Aslında paylaşacağım -bilgi diyelim- paylaştığım kişinin kapsama alanına girmemesi lazım. Aslında onu hiç ilgilendirmesin ki:
- Sonra ona bunu neden anlattım ki, şimdi yanlışlıkla ağzından kaçırabilir diye düşünmeyeyim
- Anlattığım kişiyle ilgili önyargıları olur, arası durduk yere bozulur
- Bana akıl verecekse objektif olarak kalması lazım
Dolayısıyla her bir arkadaşıma farklı konuda kalbimi açıyorum diyelim.

Kesin bilgi; işyeri arkadaşına sakın hiçbir sırrını anlatma.
0
SiyamkedisiZorro
(23.10.18)
ciddi sırlarımı kimseyle paylaşmadım şu ana kadar. ketum bi tipim zaten, bir şeyler anlatmayı genel olarak sevmem; anlatma ihtiyacı hissetmiyorum.
0
Bruce
(23.10.18)
Her arkadaşımla farklı sınırlarım var, bazı konularda bunu karşılayabilecek kimselerle konuşurum mesela nerede yorum yapmaması gerektiğini bilen,konuşulan şeyin yalnızca paylaşım olduğunun farkında olan kişilerle.
0
denef
(23.10.18)
Sır dediğim mesela bişey hakkındaki samimi düşünceleriniz. Bu olmadan arkadaşlık ve samimiyet de olmaz diye düşünüyorum. Aynı kafada değilsek zaten görüşmeyelim diyorum kendi kendime. İş arkadaşlarıyla samimi olmamak da imkansız bence. Zaten samimi olamıyorsan onlarlayken rahat değilsen o iste uzun vadede çalışamazsin bence. Sonuçta uzun süre bir arada olmak zorundasın.
0
🌸her gece aç
(24.10.18)
sır ile "bişey hakkındaki samimi düşünceler" birbirinden o kadar alakasız şeyler ki cevabımı dediğin şey üzerine revize edemiyorum ne yazık ki.
0
Bruce
(24.10.18)
(11)

Birikim yapmak için hangi yolu tercih etmeliyim?

chihirovekohaku
Merhaba, Az önce sözlükte anadolu hayat emeklilik'in reklamını gördüm;''iyi bir geleceğe ilk adımı atmanın şimdi tam zamanı. 18-25 yaş arasındaki gençlere özel hazırladığımız Genç Emeklilik Planı ile aylık 99 TL’den başlayan ödemelerle güvenli bir geleceğe ilk adımı atabilirsin. Üstelik yatırdığın h
Merhaba,

Az önce sözlükte anadolu hayat emeklilik'in reklamını gördüm;

''iyi bir geleceğe ilk adımı atmanın şimdi tam zamanı. 18-25 yaş arasındaki gençlere özel hazırladığımız Genç Emeklilik Planı ile aylık 99 TL’den başlayan ödemelerle güvenli bir geleceğe ilk adımı atabilirsin. Üstelik yatırdığın her katkı payı tutarının %25'i kadar devlet katkısından faydalanırsın. Örneğin, ayda 100 TL yatırdığında devlet de senin adına 25 TL katkıda bulunur, böylece 125 TL birikime yönlenir. '' gibi.

Şu an ailemle yaşıyorum ve harcamalarımız ve birikimlerimiz ortak. Ancak ben 200-300 liralık miktarlarla kendi adıma da birikim yapmak istiyorum. Yatırdığım paraya elimi süremeyeyim ki biriksin diyorum biraz da. Döviz borsa vs işlerinden anlamıyor ve dahası çekiniyorum.

Bes benim için iyi bir yol olabilir mi?

Başka ne önerirsiniz?
0
chihirovekohaku
(23.10.18)
Bes senin için iyi bir yol değil. Bes bence kimse için iyi bir yol değil.

Kendin biriktir aynı parayı daha mantıklı.
0
kablelvuku
(23.10.18)
eger uzun vadeli dusunuyorsan herhangi bir bankadan isletim ucretsiz bir hesap aciyorsun. (enpara,cepteteb vs.)

eline gecen her 200-300u kura/pariteye bakmadan dolara/altina cevirip unutuyorsun. yillar sonra donup baktiginda guzel bi araba parasinin biriktigini goreceksin.

bes falan hikaye.
0
brkylmz
(23.10.18)
uzun vadede altın kaybettirmez. taşı sıkıp suyunu çıkartayım demiyorsan altınla paranın en azından değer kaybetmemesini sağlarsın.

bes zorlarsan 40 yaş üstü için mantıklı olabilir, katılım yaşı da maksimum 45 zaten. parayı teşviklerle almak için için en az 10 yıl kalman lazım sistemde, fazlası olarak sistemde ne kadar kalırsan o kadar azalır teşvikten alacağın karın genel paraya oranı. 56 yaşında emekli olabiliyorsun, ne kadar geç o kadar iyi.
0
Bruce
(23.10.18)
Bes iyi bir yol. kim ne derse desin. Tabii fon seçimlerini ona göre yapman lazım. Birinci borçlandırma araçları(usd) ikincil borçlandırma araçları (eur) ve altın'a yatıırırsan hatta bir sepet yaparsan nasıl olur? bence çogüzel olur.
0
binder dandet
(23.10.18)
Altına yatirimin püf noktalarını kimse bilmiyor. Onun dışında beste devlet katkısı var
0
her gece aç
(23.10.18)
Kuveyt dinarı alabilirsin. 19 lira civarında. 1 ocak'ta yaklaşık 12,5 liraydı. 2 sene önce de 9-9,5 civarında geziniyordu.
0
iwasbornonamountainside
(23.10.18)
Bes son derece saçma bir yol. Bankacı olarak söylüyorum.

Herhangi bir bankadan altın hesabı açarak (hiçbirinde hesap işletim ücreti yok zaten merak etmeyin) gram altın alınabilir her ay.
0
mutlusismankedi2015
(23.10.18)
altin jesabi +1

kısa vadede degi l ama uzun vadede kazandırır. hatta anı çıkışlarıyla ziplatabilir.
altın hesabı açtırin, her ay düzenli bir miktar altın alin ve unutun...
0
balik kraker
(23.10.18)
Onemli olan nokta duzenli para biriktirmek. Bunu yapmasi zor. Bu acidan BES ise yarar. 56 yasina kadar paraya dokunmamayi goze almakta fayda var zira sistemden daha onceki cikislarda kesinti olabiliyor. Bes'e girerken dikkat edilmesi gerekenler icin iyice okunmasini oneririm: www.egm.org.tr

BES devletin cizdigi ortak bir sistem. Buna ek olarak emeklilik sirketlerinin kendi yan avantajlari olabilir veya ileride BES disinda saglik sigortasi gibi konularda iletisimde olmanin faydalari cikabilir. BES'in adinda emeklilik gecse de aliskin oldugumuz gercek bir emeklilik degil, bir birikim sistemi. Belirli bir emekli maasi degil birikimini parca parca aliyorsun ve saglik sigortasi icermiyor.

Alternatifi kendin biriktirmek fakat hem yapmasi zor hem birikimleri yonetmek zaman ister. Farkli 10 kadar hesabi ayarlamak, kontrol etmek, faizleri takip etmek lazim. Bu yontemde dikkat edilecek en onemli nokta birikimleri vadesiz lira cinsinden tutmamak. Parayi dolar, euro, altin ve cesitli hisse senetleri olarak bolmek. Ek olarak faizleri piyasaya faizlerinden alacak kadar bankalarla iletisimde olmak.

Bes'e girdikten sonra dikkat edilecek nokta, fon yonetim giderleri yuksek olan hicbir fona bulasmamak. Paranin onemli bir kismini yabanci para cinsinden yatirimlarda tutmak.
0
dunal
(24.10.18)
BES harika olmayabilir ama kötü de değil. 2 farklı BES hesabım var, fonları da özenle kendim seçtim. Getirisi fena değil.
0
fever
(24.10.18)
BES'ten şikayetçi olanlar fonlarını iyi yönetemeyenlerdir. Sen bırakırsan default fonda, yüzde 10 da 20 de kaybedersin.

örnek veriyorum. benim bes 50k diyelim. fonlar usd'de. Doların pik yaptığı gün sabah kalktıgında 75k ya cıkmış bir şekilde görüyorsun. yüzde 25 lik bir devlet katkısı da var. insanlar daha ne istiyor bilmiyorum.
0
binder dandet
(24.10.18)
(3)

Sporculara ve diyetisyenlere bir sorum var

bir peynir kutusu kibrit
Intermittent Fasting yapıyorum. Günde 8 saat boyunca besin alıyorum. Genelde şöyle oluyor; Öğlen yediğim şeylerde ortalama bir şeyler yiyorum 300 kaloriyi geçmiyor. Akşam ise kırmızı et veya tavuk içeren bir şeyler yiyorum. Asıl sorum şöyle günlük kalori ihtiyacım 2850 hesaplandı(Evet devler ülkesin
Intermittent Fasting yapıyorum. Günde 8 saat boyunca besin alıyorum. Genelde şöyle oluyor; Öğlen yediğim şeylerde ortalama bir şeyler yiyorum 300 kaloriyi geçmiyor. Akşam ise kırmızı et veya tavuk içeren bir şeyler yiyorum. Asıl sorum şöyle günlük kalori ihtiyacım 2850 hesaplandı(Evet devler ülkesinde bir omuza yakın cüceyim). Akşam saatlerinde yediğim yemeğin karbonhidrat değerlerine dikkat etmesem mesela bir steakhouse burger menü yesem veya biraz daha sağlıklı diyebileceğimiz bir kajun tavuk sepeti yesem(içinde patates mevcut) bunların bana zararı ne derece olur? Yani sonuçta karbonhidrat değerleri çok yüksek besinler ama yine de günlük karbonhidrat ve yağ ihtiyaçlarımın yarısına denk geliyor.

Not: Tabii ki kanserojen maddeler içerdiğinin farkındayım. Benim burada zarardan kastım kilo verme durumum etkilenir mi?
0
bir peynir kutusu kibrit
(23.10.18)
Öncelikle asıl soruna cevap vermeden önce şunu söyleyeyim, senin günlük kalori alımında bir yanlışlık olabilir, yani amacın yağ yakmaksa günlük kalori ihtiyacına değil, yağ yakmak için gerekli olan günlük kalori ihtiyacına bakman lazım, ki bu da başlangıç için 2000-2200 kalori civarında olur, 2850 kaloriyle yağ yakmak için ne bileyim haftanın 7 günü günde minimum 2 saat antrenman yapan profesyonel bir sporcu olman lazım, aksi halde bu mümkün değil. 2850 kalori alıp kas inşa eden insanlar var ona göre hesap et işte. Senin hesapta bir yanlışlık var bence.

Şimdi asıl soruna gelelim, sağlıklı olup olmadığına bakmadan ihtiyacının altında bir kaloriyle beslenirsen teknik olarak kilo verirsin ama sağlıksız alınan yağlar karbonhidratlar bir noktada hormonal sistemi bozacağı için kilo verme olayı sağlıksız bir noktaya gelecektir. O noktada ne olur tabii bilemeyiz, senin vücudunun vereceği tepkiye bağlı bunlar. Yani senin diyetinde mesela günlük 100 gram yağ var diyelim, vücut bu aldığın yağı yağ yakarken testosteron üretirken ne bileyim hücre tamir ederken falan kullanacak ama sen gittin bu yağı steakhouse burger menüdeki trans yağlardan aldın, vücut bu saydıklarımı bu yağ ile yapabilir mi? Yapamaz. O nedenle bu sistem çok uygulanabilir bir sistem değil.
0
angelus
(23.10.18)
amaç kilo vermekse günlük 2850 kalori çok , boy ve kilonu da yazarsan daha net olur.
kalori açığı oluştururken temel amaç kalori açığı oluşturmak, yağlı ve karbonhidratlı tüketim olması temel düzeyde önemli değil. ama makro saymaya başlarsan daha başarılı bir yağ yakımı ve spor yapıyorsan daha başarılı kas yapımı gerçekleşir.

edit: ben yazana kadar angelus yazmış zaten detaylı.
0
Bruce
(23.10.18)
2850 kalori herhalde indirim yapmadan alacağı kalori?
bundan bir 1000 kalori falan indirmek lazım kilo vermek için. ayrıca spor da yapılırsa 500 de oradan gelse 1500 kalori inmiş olur ki hafta 10 bin kalori 1-1.5 kg demek neredeyse.
geçmişte yaptığım için biliyorum eğer kaloriyi ciddi sayarsanız kilo verirsiniz. ama her gün gidip patates kızartması yemeyin tabi.
0
ozdek
(23.10.18)
(3)

daha önce sorulduğunu görmediğim bir bedelli sorusu

Bruce
önceki sorulanlara baktığımı belirtme ihtiyacı duydum çünkü sürekli bedelli sorusu görmenin sinir bozucu olduğunu kabul ediyorum ama bulamadım benzer tarzda bir soru.tecilim var, bozdurmak için ya kütükteki şubeye gitmem lazımmış ya da buradan başvurup iletişime geçmelerini beklemem lazımmış. kütük
önceki sorulanlara baktığımı belirtme ihtiyacı duydum çünkü sürekli bedelli sorusu görmenin sinir bozucu olduğunu kabul ediyorum ama bulamadım benzer tarzda bir soru.

tecilim var, bozdurmak için ya kütükteki şubeye gitmem lazımmış ya da buradan başvurup iletişime geçmelerini beklemem lazımmış. kütük ilimde randevu bulabildim perşembeye ama bana yakın yerlerde yok. oraya giderim tek seferde hem tecil bozdurur hem başvuruyu tamamlarım diye düşündüm. işten izin almam lazım ve ay sonu olduğu için yoğunum, tek günde her şeyi tamamlamam lazım. diyelim ben gittim perşembe günü başka ildeki kütük şubesine, parayı yatırmış olmam ve gerekli evrakları götürmüş olmam durumunda tek günde halledebilirim dimi bütün işlemleri? evrak tamamlanması ve dekontlar haricinde çıkabilecek aksilikleri merak ediyorum, nelerdir? muayene işi varmış onun ne zaman yapılacağını tam anlamadım ama sonraki iş sanırım o. onu da 3 kasım'a kadar mı halletmem lazım?

eğer 2 güne sarkacaksa burada da 2 günde halledebilirim, gitmeme gerek yok; sanırım buradaki şubenin oradaki şubeyle iletişime geçip tecili bozması yarım ile 1 gün sürebiliyormuş. aksilik çıkma ihtimali çok azsa gideceğim. tabii bir de şu sorum var, orada gittim işlemi başlattım ama bir sebepten bitmedi, işlemin devamı için yine o şubeye mi gitmem lazım? kalanı istanbul'a dönünce yaptırsam olur mu?

kısacası tek günde halletmem lazım ve %90 ihtimalle halledebileceksem başka ildeki kütük şubesine gidicem. sizce ne yapmam en mantıklısı olur? yardımlarınız için teşekkür ederim...
0
Bruce
(23.10.18)
Sence de biraz karışık olmadı mı? Okurken beynim yandı tatlı çocuk.

Bak şimdi, ben ankarada hallettim. Faks çekildi bir saat içinde tecilim bozulmuştu. Eğer elindeki evraklarda başvurunu ilk yaptığın şube müdürünün imzası vs var ise, aynı şubede hallet.

Yani bence kütüğe gidicem diye kendini yıpratma eğer başvuru aşamalarını bitirip sadece tecil bozmaya geldiysen.

Yok daha bir şey yapmadım diyorsan git kütüğe o halde.
0
kablelvuku
(23.10.18)
@kablelvuku, kusura bakma acele yazdım :)
hiçbişi yapmadım, az önce başvurdum e-devletten o kadar, parayı da yatırmadım.

yaşadığım yerdeki şubelere randevu bile yok, bazıları randevusuz almıyormuş bile. hepsini tek tek gezicek durumum yok ne yazık ki, o yüzden tek atışımı en mantıklı nasıl kullansam diyorum.
radevusuz kabul eden buldum diyelim, sabahtan gittim sıra da 2'de gelmiş olsun hadi; o saatten sonra şube kütükteki şubeye faks çekti cevap geldi sürecini o günde tamamlayabilir miyim? seninki istisnai kolay mıydı acaba yoksa basit ve sık uygulanan bir prosedür ve herkes böyle mi hallediyor onu da merak ediyorum.

bunlara kafa yormamak için randevu aldığım kütük şubesine gitsem normal şartlarda 15 dakikada hallolacak gibi duruyor işlemler, yanılıyor muyum? orada bi sebepten bir aksilik çıksa ya da benim bilmediğim bir prosedür varsa, bana bugün git yarın gel deseler bir daha o şubeye gitmem çok zor. kalan prosedürü istanbul'a dönünce devam ettirebilir miyim onu sormak istemiştim.
0
🌸Bruce
(23.10.18)
Benim şubemde herkesin bu kadar kolay halloldu yüksek lisans tecili. Bilmiyorum o bize mi özeldi. Ben de hatta ertesi gün bir daha gitmeyi bekliyordum ama tam tersi oldu işte.

Bir şubede başladığın işleme başka şubede devam edemezsin. Kütüğünün bulunduğu il ve hatta ilçeden randevu aldığında sana bugün git yarın gel diyebilme ihtimalleri yok çünkü tecili bozacak olan onlar.
0
kablelvuku
(23.10.18)
(14)

şalteri nasıl kapatıyorsunuz?

kablelvuku
alkol ve saatlerce müzik dinlemek dışında. beyne giden elektriği nasıl kesiyorsunuz?
alkol ve saatlerce müzik dinlemek dışında. beyne giden elektriği nasıl kesiyorsunuz?
0
kablelvuku
(23.10.18)
uyuyarak.
0
dedim ben sana
(23.10.18)
xanax
0
japon askeri
(23.10.18)
Kaza videoları izliyorum. Kısa bir süredir TV8'de yayınlanan Yemekteyiz programının bölümlerini youtube'dan izliyorum (Part 2'nin sonundan part 3'ün sonuna kadar falan).

Hatta bir bölüm yemekteyiz bırakayım, troll bir arkadaş var bu bölümde (ev sahibi): www.youtube.com

Bu konuyla alakalı olarak şu videoyu da şuraya iliştirmek istiyorum: www.youtube.com "akışta olmak" diyerek bahsettiği kısım önemli.
0
rahip janick
(23.10.18)
hobiler bunun için var
0
dafuq
(23.10.18)
kendimi disari atiyorum. daha once gitmedigim bir yere, kalabaliga karisiyorum. cok ise yariyor
0
fakyoras
(23.10.18)
telefonun çekmediği yerlerde kamp yaparak.
0
vodafona kayıtlı böyle bir kullanıcı yoktur
(23.10.18)
Kalabalık kısmı hariç fakyoras +1. Mümkünse etrafımda insan olmasın çünkü insan demek stres demek. Biri yolda balgam atıyor falan, şalter kapatıcaz diye beyine iyice kısa devre yaptırmaya gerek yok.
0
Bruce
(23.10.18)
Fiziken yorulmam gerek.

Spor. Uzerinede bol proteinli bi ogun yedikten sonra insan mutlu ve uykusu gelmis oluyo.

O da kesmez ise masturbasyon.

8 saat uyuduktan sonra sabaha pamuk gibisin.
0
bir3iki7
(23.10.18)
Yürüyüş, çalışma ve Family Guy
0
bos gezenin bos ustasi
(23.10.18)
Meditasyon.
0
inawen
(23.10.18)
kek yapıyorum. hamuru karıştırdıkça ve meyveleri minik minik kestikçe ne dert kalıyor ne tasa.
0
muslugubozukhayrat
(23.10.18)
Et.
Cekirdekisiz sari uzum ve soguk su.
Iyi bir kavun.
Kelle paca.
Midye.
Space shuttle launch videolari.
Sinemada iyi bir film. (evde degil).
Segs.
Kabak tatlisi ve soguk su.
Ates yakmak. Bunu yapamıyorum yer yok.
0
stavro
(23.10.18)
Yemek tarifi videoları izlemek bana iyi geliyor.
0
pike
(23.10.18)
çalışıyorum ya da piano çalışıyorum. her türlü çalışıyormuşum :/
0
fever
(23.10.18)
(15)

Trafikte öfke kontrolü

deveyi diken adamin ta kendisi
Nasıl başarıyorsunuz? Evlenip çoluk cocuğa karıştıktan, ne bileyim adam gibi bir iş güç sahibi olduktan sonra çok duruldum ama içimden hala cezalandırma, intikam alma duygusunu atamıyorum. Başkasının başkasına yaptığı mallığa bile gidip öldüresim geliyor. Eskiden fiilen karışırdım, döverdim, dayak y
Nasıl başarıyorsunuz? Evlenip çoluk cocuğa karıştıktan, ne bileyim adam gibi bir iş güç sahibi olduktan sonra çok duruldum ama içimden hala cezalandırma, intikam alma duygusunu atamıyorum. Başkasının başkasına yaptığı mallığa bile gidip öldüresim geliyor. Eskiden fiilen karışırdım, döverdim, dayak yerdim ama şu an karışmadığım için bu öfke kendi kendimi yedirtiyor bana.

Az önce köprüde önümde telefonla oynamaktan 40'la giden, dk başı fren yapıp sağa sola savrulan malı sollayayım dedim. Yoksa sinirlerime hakim olamayıp gidip arkadan dokunduracaktım. Sollamak derken de sağdan ikinci şeritteyim, bir sola geçeceğim en sol şeride de değil. Sinyal verdim, nereden baksanız 700-800 metre gerideki Vw Caddy selektor kolunu parçalayacak. En son uzunları yaktı. Ki hızım da ondan fazla, yetişemiyor bile. Bu neyin derdi? Orada o trafiği durdurup öldürecektim. Ayağım fren pedalına gittiği anda lanet olsun dedim, hemen sağa sert bir geçiş yapıp yol verdim. O esnada bana o birkaç saniye seneler gibi geldi. Bunu cezalandırmadan göndermeyi hazmedemedim. Aynı şekilde dibine girip şeridinden attım kenara.

Yani bunu mu yapmam gerekiyor insan olmaları için? Tüm kurallara ve trafik akışına uygun olarak şerit değiştirmişim. Daha da acelen varsa sola geç. Ayrıca önümüzde ileride trafik de aşırı yavaş. Neyin acelesi?

Cezalandırmak bana düşmez. Yargı makamı değilim. Kimseye de bir şey yapmıyorum, dalaşmıyorum da normalde ama en azından aynı hareketi karşı tarafa yapmazsam içim soğumuyor. Günüm rezil geçiyor.

İnanın ceza almayacağımı bilsem derilerini yüzecek kadar kinliyim trafikte kural tanımayanlara. Sen bu duygular içerisinde biri olarak nasıl beklersin karşı taraftan medeniyeti diyebilirsiniz ama ben her kurala ve insaniyete uyarak enayi gibi hissetmekten bıktım usandım artık.

Mesela o mala yol verebilmek için başka birinin önüne sert bir giriş yapmak zorunda kaldım. Allah'tan adam durumu farketti de tepki göstermedi. Uygun boşluğu beklesem dibime girecek, uzunları söndürmeyecek çünkü. Ben de o aracı orada aniden durdurup kafasını patlatacağım onun yoksa. Bakın başkalarını da taciz etmeme sebep oldu. Çünkü tabakhaneye bok yetiştiriyor. Acelesi falan da yok. Keyifleri yerindeydi araçtakilerin.

Herneyse, siz bunlarla nasıl mücadele ediyorsunuz? Uygunluğu bekleyip yol verip Allahından bulsun demek çözüm değil. Siz ses çıkarmadıkça o uygunluğu bulana kadar tacize devam ediyorlar. Bir manyağa denk gelip sen yumruğuna güvenirken bıçaklanıp geberip gitmek istemiyorum.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(23.10.18)
bu denli öfke genelde hayattaki başka sorunların dışa vurumu oluyor, psikolojik destek alıp trafikle alakası olmayan, çözülmesi gereken sorunlarını çözmeye çalışabilirsin.
0
Bruce
(23.10.18)
Senin durumunda genelde hic bir sey yapmıyorum, yoluma devam ediyorum, mallar ne yaparsa yapsın. Hiç bir şey yapmamak görmezden gelmek yine bir cezalandırma stili benim için.

Hocam, biraz sinirlisin ama kimseyle tartışma trafikte, burası Türkiye, çeker vururlar, 1 sene yatıp hayatlarına devam ederler.
0
binder dandet
(23.10.18)
ben kisisel algilamiyorum, adam selektor yakiyor uzunlari cakiyor, biraz korna caliyor sinirinden kopuruyor, ben ise trafigi tehlikeye atmayacak sekilde sollamami yapiyorum. Arkamda bir isik yaniyor diye neden sinirleneyim ki?
0
lifeframe
(23.10.18)
Böylelerinin kafasında bir çeki meşe odunu kırmak gerekiyor aslında, ama bunlar bir tane değil ki kendince cezalandırarak bitiresin. Kaldı ki, üstte denildiği gibi, burası Türkiye. Yani, orman kanunları işliyor. Çeker vurur, adama da hiçbir yaptırım olmaz ya da göstermelik bir ceza alır geçer. Aynısını sen yapsan, ömür boyu sürünürsün.

Ağız dolusu küfrünü yüksek sesle basıp geçeceksin. Belki içini serinletir. Uğraşırım dersen de bariz şerefsizlikler için whatsapp ihbar hatları vardı galiba. Onlara foto/video çekip gönderebilirsin eğer hâlâ varsa.
0
skooma
(23.10.18)
Sorunlu olan sensin gibi duruyor, lütfen sorunlarını çöz.

(bu cevabım ironi ve genel duyurunun tavrına bir eleştiri içermektedir)

gerçek cevap: yol verme ya ne veriyorsun, istediği kadar köpürsün, sağdan soldan girerler hiç bakmadan önüne dalarlar, 1 km geriden selektör yaparlar, makas atarlar, manyak dolu trafik. Ben küfrediyorum bol bol iyi oluyor, rahatlıyor insan tavsiye ederim. Kimse için kendi güvenliğini tehlikeye atma ama ani girişler çıkışlar yapmak zorunda değilsin, sürünsün köpek.
0
ekaterina
(23.10.18)
trafikte gurur, hirs, nefret olmaz. birak ne yapiyorsa yapsin. cezalandirmaya ugrasma. illa yapacam diyorsan en fazla kornaya bas gec.

olur da bulasirsan, aracinin konforlu ortamindan inip, normalde yuzune bile tukurmeyecegin, burnunu bile silmeyecegin bir o. cocugunu hayatina alma ve onunla muhatap olma tehliken var. o soforun hangi psikolojide oldugunu bilemezsin. belki o da birini öldürmek için can atiyordur. sacmasapan bir mesele yuzunden sen ve sevdiklerin yara alabilir.

muhatap olma kimseyle.
0
tabudeviren
(23.10.18)
Ben de bazen sinirleniyorum da seninki biraz abartı gibi geldi bana, bu sinirle başına bi iş gelir sakin kalmaya çalış eşini çocuğunu düşün hocam.

Şu bir gerçek ki İstanbul trafiğinde sinyali verdiğin an arkandaki sana yol vereceğine gaza yükleniyor. Beni geçmesin, önüm kapanmasın diye düşünüyor. Bu amk çocukları yüzünden şehirler arası yolda en sağ şeridi kullanıyorum, arada orta şeride geçip kamyonu/tırı solluyor yine sağ şeritte onlar birbirini yerken yoluma devam ediyorum. Sol şeritte hep bi kaos hakim, herkes çılgınca selektör yapıyor, kimse kimseye yol vermiyor afdsghjs

Sakin kalmanın mümkün olmadığı durumlarda ise kornaya basıyorum, arabanın içinde sayıp sövüyorum ama yan yana gelip el kol yapmıyorum, ileriye götürecek herhangi bir eylemden kaçınmaya çalışıyorum. Katili, manyağı kol geziyor sokakta trafikte birine denk gelmeyeceğimiz ne malum.
0
chicha
(23.10.18)
Geçenlerde yolda ilerliyordum, arabanın biri birden biri yola atladı, sinirlendim. Sağından geçip önüne kırdım, yavaşladım bayağı birden -sanırım hayatımda ilk defa böyle bir dallamalık yaptım- sonra arabanın çakarları yandı xD. Neyse, sağa çektim, sivilmişler, bir yere yetişmeleri gerekiyormuş vs. vs. ehliyeti aldı, sonra "napıyorsun sen?!!11!111" falan dediler, ben de "siz ne yapıyorsunuz, birden yola çıkıyorsunuz" falan dedim. "Dua et bir yere yetişmeye çalışıyoruz" dediler. Sonra ehliyeti verip gittiler. Ben de içimden "ÇAKARLARINI YAK O ZAMAN GÖT!" dedim.

Trafikte sakin kalmayı şöyle sağladım: "Sadece on saniye, on saniye sonra hissettiğim öfke geçecek ya da o on saniye içerisinde saçma sapan bir şey yapacağım ve olay gereksizce büyüyecek, haddinden fazla büyürse bir taraf hastaneye gidecek, hiç gereği yok."

On saniye sakin kalmak önemli.
0
rahip janick
(23.10.18)
genel olarak sinirli bir insanım ancak kontrol ediyorum. hayatımın hiç bir sıkıntımın dışa vurumu da trafikte ortaya çıkmıyor direk saf deliriyorum trafikte.

o kadar saygısız bir toplumuz ki trafikte bile birbirimizi taciz ediyoruz. yada trafikteki hareketleri taciz gibi yapıp kendimizi de trafikte tacize uğramış gibi hissediyoruz yada hissediyorum ki deliriyorum.

örnek olarak sola mercedes ile sollamaya çıkıyorum arkamdan fiesta gelip bana deli gibi selektör çakıyor. gaza basıyorum toza buluyorum sora yanına yanaşıyorum ne yapıyorsun diye adam benden kaçıyor. bu taciz değil de nedir?

sonuç olarak kendimi kontrol falan edemiyorum. trafikte bu insanlara ders vermeye çalışıyorum ki bence çok saçma bir hareket. en doğrusu bu kadar malozun trafikte saçma sapan araba kullandığı bir ülkede kimseyi takmamak en güzeli keşke yapabilsem.
0
mikahakkinen
(23.10.18)
yalnızca ilk paragrafı okudum. sorun sende. bu kadar öfke normal değil. malesef ülkemizde öfkelenmek, yakıp dökmek normal hatta havalı bir şey gibi görülüyor ama psikolojik bir sorun. nedeni kompleks oluyor genelde.
0
dafuq
(23.10.18)
Hocam ben de senin gibiyim. Haksızlığa, salak yerine konmaya çok sinirleniyorum. Genelde küfür ediyor ya da kornaya basarak sinirimi atıyorum. Birde bazı şeyler geliştirdim kendimce o selektör yapanlarla bazen oynuyorum bildiğin. Örnek vermek gerekirse duble yoldayım ve baktım arkadan biri geliyor ve selektör bile yapmadan sağdan geçmeye çalışıyor. Bu durumda eğer sağda önümde araç varsa arkamdaki beni sağdan geçemeden o araçla aynı hizaya geliyorum ve bir süre o şekilde gidiyorum. Bu denyo tabi sağımdan geçemeyince arkama geliyor, selektör, uzun vs açıyor. Hiç oralı olmuyorum canım isteyince diğer aracı geçip yol veriyorum. Benzer şekilde ışıklarda falan emniyet şeridinden gelip önüme geçmeye çalışan varsa şeritle emniyet şeridini ortalıyorum kimse geçemiyor. Hem sinirlenmiyorum hem de onları sinir ettiğim için mutlu oluyorum.
0
Dr_Stat
(23.10.18)
"Önceden döverdim, dayak yerdim" bu cümle dahi kendinizle barışamadığınızı gösteriyor. Siz de hepimiz gibi sineye çektiniz, takmadınız. Neden "geçmişte bunları da yaptım ama artık durulmam lazım işte :/" diyerek kendinizi bize ispatlamaya çalışıyorsunuz ki? Biz kimiz, trafikteki magandalar ve denyolar kim?
0
farabi
(23.10.18)
bruce +1

Konunun trafikle pek alakası yok gibi duruyor.
0
windowsguvenlikduvari
(23.10.18)
Haksızlığa tahammül edemiyorum ben de . Benzer duyguları yaşıyoruz.

Valla öfke kontrolü bende de henüz yok fakat eşimle bir çok kez tartıştık kontrolsüzlüğüm yüzünden. Bu tartışmalar neticesinde bir nebze olsa törpülendim :)))

Yavaş yavaş duyarsız hale geleceğim sanırım.

cevap: evli değilseniz evlenin :)
0
emcekare olmadi einstein olsun bari
(23.10.18)
biraz fazla sinirli olabilir misiniz?
ben de trafikte sinirleniyorum ama kimsenin kafasını patlatasım, şeritten dışarı atasım filan gelmiyor. canımı yolda bulmadım ben. senden sinirli manyağın birine denk gelirsin, iki tane sıkar hayatın kayar.

sakin olmakta faide var. gerekirse psikolojik destek.
0
teritori
(23.10.18)
(11)

ebeveynlerinizden birini...

dedim ben sana
kaybetmiş olsanız, hangisinin yokluğunu daha çok hissedersiniz? neden?
kaybetmiş olsanız, hangisinin yokluğunu daha çok hissedersiniz? neden?
0
dedim ben sana
(23.10.18)
Çok spesifik bir soru, herkesin hayat tecrübesine göre değişir tabii.
Ben dört sene önce bayağı şok edici bir şekilde babamı kaybettim. Kendisiyle kavgalı falan değildik, ama ikimiz de büyük oranda antisosyal olduğumuzdan, ve onun işi nedeniyle öyle çok aktif bir görüşmemiz de yoktu. Zaten ben o dönemde ayrı bir şehirde yaşıyordum. Haliyle "ah sesini özledim rahmetlinin" falan diye düşündüğüm olmuyor, kendisiyle ilgili pek fazla anım yok öyle tatil matil, yemek, aktivite...

Ama artık olmadığı gerçeği bazen aklıma gelince her defasında tekrar o şoku yaşıyormuşum gibi. Önemli bir şey olunca, "bunu duysaydı, görseydi keşke" diyorum. 60 yaşında yoktu öldüğünde, haliyle babamın yaşlandığını görmeyecek olmak atlatılamıyor, her defasında aklıma geldiğinde ayrı bir koyuyor yani tabiri caizse. Keşke hayatta olsaydı da hasta bile olsaydı, yemeğini yedirip banyosunu yaptırıp rahatını sağlasaydım, baksaydım, diye biraz hastalıklı düşüncelerim var. Mutlu, huzurlu, güzel bir hayatım var benim, bunu bilseydi çok memnun olurdu diye düşünüyorum.

Annem ile çok daha aktif ve iç içe bir hayatımız var. Haftasonları ziyaretine gidiyorum, telefonda konusuyoruz, geziyoruz tozuyoruz, kendisiyle çok anım da var. Yani onun yokluğu günlük hayatımı daha birebir etkiler.
0
sopiro
(23.10.18)
ayrı şehirlerde yaşadığımız ve genelde 2-3 ayda 1 görüştüğümüz için günlük hayatımda anne-babam pek yok. bu açıdan çok büyük eksiklik hissetmem ama ikisi de beni çok sever sağ olsunlar, ikisinin de sevgilerinin yokluğunu hissederim. annemi daha çok seviyor ve saygı duyuyorum, onunkini daha çok hissederim çünkü babamın gıcıklıkları ve hayatıma kattığı zorlukları da var. annem is melek gibi bir kadın, annem olduğu için değil iyi bir insan olduğu için bile üzülürüm yokluğuna.
0
Bruce
(23.10.18)
hayatımı "doğru" kalıba sokan beni yönlendiren kişi babam. onun eksikliğini çok hissederim. önceden hiç lafını dinlemezdim şimdi sözünden çıkmıyorum. o olmasa dağılırım.
0
lata
(23.10.18)
Ben buna kişisel değil, daha genel bir gözlemimi söylemek istiyorum.

Çevremde 35+ erkekler babalarının yokluğunu
Doğum yapan kadınlar ise annelerinin yokluğunu daha ağır hissediyorlar diye düşünüyorum.

Tabii ki yeri doldurulamaz, tabii ki yoklukları kıyaslanamaz. Ama kaybı olan arkadaşlarım/tanıdıklarımdan çıkarımım bu yönde oldu.
0
lcha
(23.10.18)
babamla baba kız değil de kanka olduğumuzdan, 30 yaşına kadar yanında uyumamdan, beni sırtında gezdirmesinden, ve eksisozluk.com şurada bahsettiğim tüm şeylerden dolayı babamı kaybettiğimden beri iki intihar girişimi, bir defa afrikaya gönüllü hizmete gitme ve ara sıra gelen panik atak krizlerim var.

iki yıldır hayattan nefret ediyor ve nefes aldığım her ana lanet ediyorum.
0
suicides underground
(23.10.18)
Yazamadım bile akrabalık durumumuzu. Ağzımdan yel alsın, Allah uzun ömürler versin; anne.

Çünkü babam "mükemmel bir insan" (babaannemle ilgili bir sıfat yazmıştım buraya, modlar müsaade etmedi :p ) :d Ölürse tek üzüntüm benim elimden olmamış olması olur. Bi de acısız mortlarsa çok bozulurum.
0
farabi
(23.10.18)
anneme de babama da eşit mesafedeyim. ikisiyle sağlıklı ve güzel bir iletişimim var. sanırım eşit derecede hissederim. bir sıkıntım ya da mutluluğum olduğunda ikisiyle de paylaşırım çünkü.
0
muslugubozukhayrat
(23.10.18)
babam. kanser bi de. aklımı yitirecekmiş gibi oluyorum düşündüğüm zaman. :')
0
nice tnetennba
(23.10.18)
hem annemle hem babamla ayrı noktalarda paylaşımlarım var. herhangi birini kaybetmiş olduğumu düşünmek bile beni kahrediyor.Ama babama sevginin ötesinde buruk bir saygı duyuyorum. işçi maaşıyla 3 çocuğunun da üniversite okumasını sağlayan,para kazanın diye değil hayat görüşünüz olsun diye okuyun istiyorum diyen bunun için kişisel zevklerinden,hayatından geçen ve asla mutsuz olmayan babamı onun için yeteri kadar emek vermeden kaybedersem bunun yükünü nasıl kaldırırım bilmiyorum.
0
denef
(23.10.18)
Bende ikisi de ayni. Ikisini de kaybetsem yoklugunu aramam. Sebepleri cok ozel.
0
cossecant
(23.10.18)
Annemin.
Annem giderse akil sagligimi koruyabilecegimden emin degilim. Annemi kaybedersem benim icin her sey biter.
0
stavro
(23.10.18)
(5)

android telefonlarda video oynatırken

tabii lan manyak mısın
altyazıyı gömmeden srt olarak çalıştırmak mümkün mü?
altyazıyı gömmeden srt olarak çalıştırmak mümkün mü?
0
tabii lan manyak mısın
(23.10.18)
Bs player var playstore'da.
0
diyanet takvimi
(23.10.18)
Vlc’de video ismi ile altyazı ismini birebir aynı yaparsan otomatik ekliyordu.

film.mp4 ve film.srt gibi.
0
alwayschargeneverbend
(23.10.18)
Mxplayer'da var. Androiddeki en iyi videoplayer bence
0
nundu
(23.10.18)
mxplayer en iyi +1
0
Bruce
(23.10.18)
mx player dosya isimleri aynı olursa otomatik açıyor. aynı değilse alt yazı menüsünden elle alt yazı dosyası eklenebiliyor.
0
inheritance
(23.10.18)
(6)

android telefon için klavye uygulaması

syozkn
arkadaşım nokia 8 almış ama klavyesinden memnun değilmiş. bu klavye düzenini daha bi şekil şemale sokacak bir uygulama falan var mıdır? emoji tuşu falan yok diyor. tuşlar daha bi ayrık olsa güzel olur falan diyor. var mı bilgisi olan?
arkadaşım nokia 8 almış ama klavyesinden memnun değilmiş. bu klavye düzenini daha bi şekil şemale sokacak bir uygulama falan var mıdır? emoji tuşu falan yok diyor. tuşlar daha bi ayrık olsa güzel olur falan diyor. var mı bilgisi olan?
0
syozkn
(22.10.18)
Swiftkey.
0
synthetic a priori
(22.10.18)
Swiftkey +1

Rakipsiz bence
0
Delay Fuze
(22.10.18)
Google board kullaniyorum ben memnunum. SwiftKey bi 4 5 kez denedim alişamadim bi türlü
0
nundu
(22.10.18)
fleksy kullanıyorum. swiftkey hiç kullanmadım bilmiyorum ama fleksy kullanma sebebim sola kaydırarak kelime silmeye alışınca onsuz yapamıyosun, bi de türkçe karakterler dolaylı değil direkt var ve büyük harfle başlamak zorunda değilsin cümleye bunları sağlaması hoşuma gidiyor.
0
semaforo de medianoche
(23.10.18)
Google gboard kullanıyorum bende. Diğer tüm klavyeleri kullandım. En iyisi bu
0
etna
(23.10.18)
Swiftkey +1
özelleştirme konusunda da kelime tahmini konusunda da başarılı.
0
Bruce
(23.10.18)
(18)

sevgili olurken

kronik
sevgili olma aşamasında karşı tarafın eğitim seviyesi önemli mi sizce? sizinkinden "düşük" bi eğitimi olan biriyle sevgili olur musunuz?
sevgili olma aşamasında karşı tarafın eğitim seviyesi önemli mi sizce? sizinkinden "düşük" bi eğitimi olan biriyle sevgili olur musunuz?
0
kronik
(22.10.18)
Diploma fotokopisi istemem ama kendini yetiştirip yetiştiremediği çok önemlidir.
0
odiilde
(22.10.18)
evet önemli. aksi halde egolar çatışıyor, daha düşük seviyede olan kendini kanıtlamaya çalışıyor. bu heves kırıcı bir şey.
0
damla sakızlı dondurma
(22.10.18)
Ağa ben de yüksek tahsilimi yapamadım ama en az lise mezunu olmalı diye düşünüyorum. Bu konuda çok tecrübem de yok ama sonuçta insan ilişkilerinde bile çok sırıtıyor. Cahelat akıyor.
Bunu aşan, hissettirmeyen biriyse de bunu söz konusu etmem tabii.
0
zxcd
(22.10.18)
olmam
0
aquarium
(22.10.18)
üniversitede iken çok yakın olduğum bir arkadaşım, çalışmaya başladıktan sonra, iş yerinde tanıştığı, eğitim olarak kendisinden düşük seviyede bir adam ile evlendi. ilişkilerinin başından itibaren bir araya gelip bir şeyler yapamamaya başladık çünkü hiç bir muhabbet uzayıp gitmiyor, bir yerde tıkanıyordu. sinir bozucu sessizlikler, ya da devamlı araba ve futbol muhabbeti. meh! sonunda kız da ona benzedi ve komple görüşmez olduk.
kendini geliştirip geliştiremediği çok önemli.
höd gelmiş höd gidiyorsa nein davut!
0
koalalumpur
(22.10.18)
kafa seviyesi önemli. aynı algıda, aynı kültürdeysek. benzer esprileri anlıyorsak bence sorun çıkmaz.

ama bence asıl konu eğitimden çok toplum içindeki sosyal statü. eğitimli biri beceriksiz ve işbilmez olup toplumsal hiyerarşide altlarda geziyor olabilir. o insanla zaten hiç olmaz.
0
orpheus
(22.10.18)
olurum

keşke cinsiyet te sorsaydın

erkeğim
0
dafuq
(22.10.18)
kadınım, olmam. aynı şey ailesinin kökeni, kültür ve eğitim düzeyi için de geçerli. geçmişte bu hatayı yaptım ve çok pişmanım. ya eşit olacak ya da benden yukarıda (bir kadın olarak söylüyorum bunu tabii). erkekler pek gururlarına yediremiyorlar herhangi bir konuda daha aşağıda olmayı ve bir yerde bir şekilde çıkıyor bu.

ben güzel sanatlar terkim, şu anda hala lisans okuyorum (başka bir bölüm). o ise yüksek lisans mezunu, okul olarak da şu anki okulumdan daha iyi okullar. aile ise eşit gibi. benimkiler gibi onun da babaannesi dedesi bile üniversite mezunu. çok fark ediyor.
0
fleur du mal
(22.10.18)
Değil üniversite okumuş olması, bölüm bile önemli. İnsanın öğrenim hayatı için seçtiği bölüm bile kişiliği, hayata bakışı hakkında fikir verir. Saçma öss sisteminin insan seçmede bir görevi olduğunu asla savunmuyorum, hayat şartları insanları istisna olmaya da itebiliyor ama genel fikir vermesi açısından tahsil kesinlikle önemli.

Bu durum o kişiyi cahil ya da "düşük seviye" yapmaz tabii, ben kendi özelimde cevap veriyorum.
0
Bruce
(22.10.18)
Önemli. Eğitim seviyesi düşük derken ben 24 sene okudum sen 16 sene okudun diye yıl hesabı yapmam ama iyi bir okuldan en az lisans mezunu olmasını isterim. Anlaşamayız zaten.
0
Lim5
(22.10.18)
Olmam.
0
valentinov
(22.10.18)
Kolay kolay olmam.
0
simderun
(22.10.18)
yav nasıl olacak,bende Phd var. Doktoralı mi arayacak gönlüm.
0
feliks
(22.10.18)
Hatuna göre değişir
0
Delay Fuze
(22.10.18)
Simdiye kadar ki butun hayatima giren kadinlar bende daha "fazla" okumustu.

Hic biri de demedi ki; sen odunsun, beni anlamiyosun vs.vs. Aksine onlari pek cok insandan daha fazla dinleyip anlamaya calismisimdir cogu zaman.

Bunun egitim seviyesi ile degil de, biraz kafa yapisiyla alakasi var. Beyninin nasil calistigiyla ilgili.

Sonuc olarak kimsenin okul hayatindaki basarisi yada basarisizligi kesin olarak zekasini ve ya iq seviyeni belirleyemez. Sevgililik ve o an ki uyum bam baska seyler..
0
bir3iki7
(23.10.18)
Çok önemli değil. Eşeğe altın semer de vursan yine eşektir derler ya, o hesap. Ama tabi okuma yazma bilmeyen biriyle de birlikte olamam :) Bi ortasını tutturalım :p
0
noluyo yaa
(23.10.18)
güzelse olurum çirkinse olmam :)
0
tughan
(23.10.18)
Begendiysem hic sikinti olmaz.
Egitim seviyesini aninda anlamanin kolay bir yolu yok. Reel egitim seviyesini yani. Bunu diplomaya bakarak anlayamiyorsun. Yuksek tahsil yapmis bir suru bos insan dolu piyasa.
Kagit uzerindeki egitim seviyesine bakmam reel egitim seviyesine bakarim. Hatta ona da pek bakmam da illa bakacaksam ona bakarim.
Benim de egitim seviyem dusuk zaten.
0
stavro
(23.10.18)
(1)

French Press Kahve Tavsiyesi

shotcrete
Enpara'dan mail gelmişti kafeingo kampanyası varmış ama baktım fiyatlar uçuk geldi. 1kg kahve 150 lira olmaz gibi düşündüm. Ayrıca ben yarım kilo kahveyi tüketene kadar bayatlar gibi düşündüm.Eşimle neredeyse her gün Türk Kahvesi içiyoruz ve açıkçası biraz zorunluluktan. Yaşadığımız yerde güzel taze
Enpara'dan mail gelmişti kafeingo kampanyası varmış ama baktım fiyatlar uçuk geldi. 1kg kahve 150 lira olmaz gibi düşündüm. Ayrıca ben yarım kilo kahveyi tüketene kadar bayatlar gibi düşündüm.
Eşimle neredeyse her gün Türk Kahvesi içiyoruz ve açıkçası biraz zorunluluktan. Yaşadığımız yerde güzel taze kahve bulmak biraz sıkıntı. Biz de mecburen Türk Kahvesine döndük.
Şöyle ufak paketler halinde, french press için öğütülmüş kahve gönderecek bir yer arıyorum. Çok fazla tüketmediğimiz için kalıp bayatlamasın. Haftada 8-10 fincan gibi düşünebiliriz.
Bir de yumuşak içimli, lezzetli bir kahve tavsiyeniz varsa çok güzel olur.
0
shotcrete
(22.10.18)
öğütücü alın, çekirdek kahveyi bayatlamadan muhafaza etmek daha kolay.
kaliteli bir çekirdek için kilosu 150 çok uçuk değil aslında.
ben kahvelerimi şuralardan alıyorum, kargo yapıyorlar.
www.petracoffee.com
coffeedepartment.co

bu ikisi de kendi kahvesini kendi kavuran roaster'lar, dönemsel olarak kahveleri değiştiriyorlar. şunu al desem sen alana kadar bitmiş olacak belki de, o yüzden çekirdek değil de bölge önerebilirim söylediğine istinaden. bu iki roaster'ın da güney amerika'dan gelen yıkanmış(washed) çekirdekleri sana hitap eder. detaylı açıklamalar sitelerinde mevcut, tadım notlarına bakarak tercih yapabilirsin.

mevcut seride coffee department'ın wolena'sını çok sevdim ben, petra'da ise finca el recuerdo'yu beğendim.
0
Bruce
(22.10.18)
(8)

Sevgililer neden birbirlerini kısıtlıyor?

m e b
Böyle olaylara cidden uzağım ve merak ettiğim için soruyorum.Mesela sevgililerden biri neden illa diğerinden "Sosyal medya hesaplarını kapatacaksın", "Kapatmıyorsan da ortak hesabımız olacak", "Ortak hesabımız olmasa da listendeki tüm kızları/erkekleri sileceksin" diye istekte bulunuyorlar? Sevgilin
Böyle olaylara cidden uzağım ve merak ettiğim için soruyorum.
Mesela sevgililerden biri neden illa diğerinden "Sosyal medya hesaplarını kapatacaksın", "Kapatmıyorsan da ortak hesabımız olacak", "Ortak hesabımız olmasa da listendeki tüm kızları/erkekleri sileceksin" diye istekte bulunuyorlar? Sevgilinizin etrafındaki tüm karşı cinslerin sevgilinizi elinizden alacağını mı düşünüyorsunuz yoksa güvensizlik problemi mi bu?

Bu sadece küçük bir örnek. Daha ileri boyutu da var. Mesela kendisi sevgilisinin hayatında daha birkaç aydır yer işgal ediyor ama yine de sevgilisinin etrafında ezelden beri var olan karşı cinslerle irtibatı kesmesini isteyebiliyor. Niye?
0
m e b
(21.10.18)
çünkü birbirlerine güvenmiyorlar. güvenmedikleri halde sevdiklerini iddia ediyorlar, nasıl oluyor ben anlamıyor :) bu sebepten de paranoya başlıyor.
0
prasinos
(21.10.18)
özgüven ve saygı eksikliği. bir insan karşısındaki kim olursa olsun böyle şeyleri isteme hakkını kendinde nasıl görüyor ben anlamıyorum; benim için büyük hadsizlik.

diyecekler ki "elin adamının/kadınının benim sevgilime yavşamasını istememenin benim özgüvenimle ne alakası var". sevgilini bir kuleye kapatmadıktan sonra ona yazanlar olacak, bunu engelleyemezsin. bunun altında sevgilini kapacakları düşüncesi varsa özgüvensizlik bu noktada devreye giriyor. hayır ben sadece rahatsız oluyorum diyorsan da çirkin bir sevgili bulacaksın ki kimse yavşamasın.

bunlar hep gerçekleri görememe basiretsizliğinden kaynaklanıyor. bazı şeyleri kabul edecek duygusal olgunluğa sahip yetişmiyor bizim gibi medeniyetsiz toplumlar, hala ilkel bir şekilde ilişki yürütmeye çalışıyorlar.
0
Bruce
(21.10.18)
Once insanin kendi ozguvensizligi.

Sonrasinda karsiyi yeterince taniyip/anlayamamaktan oturu ona olan guvensizlik.

Bunun onune gecemessin ki, illaki onunda senden once yasanmisligi vardir, illaki onunda bi sosyal cevresi vardir.

Hem boyle karsi cikinca kisitlayinca gizleyeme anlatmamaya basliyolar hakli olarak. Aman riza bey agzimizin tadi kacmasin modunda. Sonra bi sekilde bi yerden patlak veriyo iliskide bu olaylar.
0
bir3iki7
(21.10.18)
Çevremde, bu durumdan hoşlanan, haz duyan insanlar tanıyorum. Niyesi yok; ilişki anlayışları bu; bu hoşlarına gidiyor. Seçim işte.

Böyle istiyor karşısındaki. Kısıtlama gelmiyorsa ''Ilgi yok!''. Ilgi görmediği bir ilişkiyi de dolayısıyla istemiyor hayatında.

Her ilişkinin dinamiği farklı. Bazı ilişkilerde de böyle kısıtlamalar, kural koymalar, kıskançlıklar dinamiği yaratıyor? Her ilişki, kafamızdaki iyi ilişki kriterine uymak zorunda değil. Duygusal ve fiziksel şiddete varmıyorsa, karışmam tanıdığıma. Herkesin bir fantazisi bir popisi var.

Ben insan ilişkilerinde hiçbir şekilde engel koymamaktan yanayım; bir kontrol manyağı olarak zorlansam da, deniyorum. Arkadaşıma, aileme, sevdiğime ve sevmediğime karşı; ilişkilerimde ''bunaltmıyorum''; aynısını da karşı taraftan bekliyorum. Özgüven ile çok alakası var mı bilmiyorum; ben böyle insan ilişkilerinde rahat ve huzurluyum.
0
buf-e kür
(21.10.18)
Ne yazik ki karsi cinsler birbirini tanimiyor. Kiskanclik ne kadar fazlaysa o kadar seviyor saniyorlar.

Sinifca bir whatsapp grubumuz vardi gittigim bir kursta. Herkes yetiskin isi olan kisilerdi. Bir gece bir kadin cikti. Ertesi gun nisanlim whatsapp gruplarina girmeme izin vermiyor dedi bize.

Ben sunu dusunuyorum. O adamin yaninda benim pek bir sansim yok cunku ne yazik ki bircok kadin da o tur erkekleri seviyor. Ben olsam ne guzel arkadaslarin olmus derim. Ama kimi kadinlar iste psikopat erkek istiyor. Sanirim dayak yediklerinde bile erkegin hakli oldugunu dusunuyorlar. Beyin yikama boyle bir sey olmali. Sadece egitim de bu sorunu cozemez. Kulturel bir arinma gerekli.
0
Traveller
(22.10.18)
Çünkü hastalar
Karşı cinsle arkadaşlık ilişkisi kuramamış sığ insanlar
0
fasulyek
(22.10.18)
Daha iyisini bulursa korkusuyla
0
perfectum
(22.10.18)
Çünkü ilişkiyi sahiplenmekle karşısında ki kişiyi sahiplenmeyi karıştırıyorlar, cinsiyetçi sosyal rollerden kurtulamamışlar, ilişkiyi güç savaşı gibi gördükleri için tahakkümm kuruyorlar, özgüvenleri zayıf, birey olabilmek-ben-sen-biz olma bilincinden uzaklar. Gibi gibi...
0
Phoebe
(22.10.18)
(10)

Kesişimsel Feminizm Hakkında

cepeuc
Merhaba,Şu konuşmanın (https://www.ted.com/talks/kimberle_crenshaw_the_urgency_of_intersectionality?language=en ) başında kesişimsel feminizmin teorisyeni Kimberlé Crenshaw seyircilere ayağa kalkmalarını, sekiz tane isim sayacağını ve duyduğu ismi tanıyamayan seyircilerin yerlerine oturmasını söylü
Merhaba,

Şu konuşmanın (www.ted.com ) başında kesişimsel feminizmin teorisyeni Kimberlé Crenshaw seyircilere ayağa kalkmalarını, sekiz tane isim sayacağını ve duyduğu ismi tanıyamayan seyircilerin yerlerine oturmasını söylüyor. İlk dörtlü olarak polis şiddeti mağduru dört erkeğin ismini sayıyor ve isimler bittiğinde salonun ancak yarısı oturuyor. Daha sonraki dörtlü olarak ise aile içi şiddet mağduru dört kadının ismini sayıyor ve salonda yalnızca dört kişi ayakta kalkıyor. Crenshaw bundan, şiddet mağduru kadınların şiddet mağduru erkeklerden daha az dikkat çektiği sonucunu çıkarıyor.

Sonuç doğru olabilir ama deneye katılmıyorum. Tehlike algısı boyutu gözardı edilerek yapılmış bir deney olduğunu düşünüyorum bunun, demek istediğim şu: Toplumda şu ya da bu nedenle hiçbir zaman aile içi şiddet mağduru olmayacağını düşünen pek çok insan veya insan grubundan (ilişki düşünmeyenler, aseksüeller, erkekler ve daha pek çok mümkün gruptan) bahsedilebilirken, akut ve nedensiz polis şiddeti tehlikesi toplumun tüm kesimleri tarafından her an deneyimlenebilir bir şey. Dolayısıyla örneğin ben bir erkek olarak aile içi şiddet mağduruyla kendimi daha az özdeşleştiriyorum ve duyduğumda aile içi şiddet bende, polis şiddetinin yarattığı bireysel tehlike ve korku duygularını yaratmıyor. Bu da mağdurları daha zor hatırlamamı kolaylaştırıyor ama bence bunun doğrudan kadın-erkek ayrımcılığıyla bir alakası yok. Bu nedenle bilmem katılır mısınız ama polis şiddeti mağduru erkeklerle aile içi şiddet mağduru kadınların kıyaslanması bence yanlış, sağlıklı bir sonuç için polis şiddeti mağduru erkekler-kadınlar veya aile içi şiddet mağduru erkekler-kadınlar bilinirliği kıyaslaması yapılması gerekir. Şimdi bu örneği verdikten sonra asıl sonucuma geçeyim:

Bana kesişimsel feminizm böyle pek çok komperatif hatalarla ve teorik eksikliklerle dolu geliyor. Örneğin sanki bu öğretinin -veganlık gibi- nedense ulaşılmayan pek çok doğal sonucu var. Toplumdaki deneyimlenebilir tüm baskı türleri ve eşitsizliklerle topyekûn savaşmanın gerekliliğini savunan bir öğretinin en temel eşitsizliklerden birini yok sayması (bireysel olarak kesişimsel veganlardan bahsetmiyorum, öğretinin kendisinin böyle bir çıkarıma ulaşmaması) bana her nedense eksik bırakılan bir doğal sonucun yok sayılmış olması (ve dolayısıyla teorik eksiklik) izlenimi veriyor.

Ne düşünüyorsunuz? Kesişimsel feministleri, feminizm düşmanlarını ve diğer herkesin fikirlerini merak ediyorum. Ben erkek olduğum için sen ne anlarsın aslanımcıları da beklerim. Kesişimsel feminizm tutarlı mı?
0
cepeuc
(21.10.18)
Bir de bir kadına sormak lazım aile içi şiddetle kendini özdeşleştirip özdeşleştirmediğini. Çocukluğu bir kenara bırakırsak, aile içi şiddet demek kadına şiddet demek. Bir erkek olarak karından dayak yeme olasılığın bir polisten dayak yeme olasılığından daha az. Ama bir kadının kocasından dayak yeme olasılığı bir polisten yeme ihtimalinden daha fazla. Haliyle senin için aile içi şiddet bir tehdit unsuru değilken kadın için öyle.

Birebir karşılaştırmanın kadın-erkek ekseninde denkliği yok ama duruma güçlüden, otoriteden dayak yemek olarak bakarsan var. Aile içinde güçlü olan erkek, döven de erkek. Toplumda güçlü olan devlet, döven de devlet. Yani iki tarafta da gücü yeten diğerine şiddet uyguluyor, bu açıdan bakınca bana o kadar da farklı şeylermiş gibi gelmiyor.
Aile içi şiddet daha meşru geliyor kulağa, sürekli birbirini gören insan elbet bi sefer kızıp tokat atabilir diyoruz. Bu da normalleştirmenin sonucu aslında, paralel açıdan bakınca polis şiddetini de normalleştirenler var. Birinde "arada olur öyle sistematik olmadıktan sonra" dersin, öbürüne "bireysel bişey bu, cahil polisin teki vurmuş" dersin. Sistematik olursa "erkek bu, kadına yerini göstericek arada" dersin, diğerinde "bunlar ülkeyi bölmeyi çalışan anarşist komünist, fırsat verirsen hepimizi öldürürler" dersin. Normalleştirmeye başladıktan sonra bunun sınırı yok.
0
Bruce
(21.10.18)
@Bruce cevap için teşekkürler.

Beni yanlış anlamışsın. Aile içi şiddet kadınlar için bir tehdit unsuru değil ya da bir şiddet türü diğerinden daha meşru demeye çalışmadım.

Yalnızca, sayısal olarak polis şiddetine uğrama tehlikesini hisseden insan sayısı (ve dolayısıyla bu tehlikenin hitap ettiği kitle) daha fazla, dolayısıyla söz konusu deneyde bu şekilde mağdur edilmiş insanları hatırlayan insan sayısının daha fazla olması gayet anlaşılabilir bir durum diyorum. Yani ikisi arasında niteliksel değil, niceliksel bir vehamet farkından söz ediyorum.

Sanırım anlaşılması güç oldu, başka bir deyişle tekrar etmek gerekirse, Crenshaw'ın deneyinde mağdur kadınların isimlerini daha az hatırlayan insan olmasının nedeni, kendini o kadınlarla benzer şekilde (aile içi şiddet sonucu) ölme tehlikesi altında hisseden (ve dolayısıyla bu tarz cinayetlere karşı algısı daha açık olan) insan sayısının, o erkeklerle benzer şekilde (polis şiddetinden) ölme tehlikesi altında hisseden insan sayısından daha az olması olabilir demek istiyorum yani.
0
🌸cepeuc
(21.10.18)
Haa anladım, tamamdır. Evet, teknik olarak bakınca doğru diyorsun, mantıksal safsata aslında. Ya da istatistiği kötüye kullanma diyebiliriz sanırım.

Ancak bunu genel feminizm eleştirisi haline getirmek de bi çeşit safsata, birisi bunu kullandı diye genel olarak feminizmin teorik eksikliğinin kanıtı göstermek de pek mantıklı değil. Başka da var gösteririm diyor olabilirsin ama o genel feminizm eleştirisine girer, bir kişinin kullandığı mantıksal safsata üzerinden tatmin edici şekilde çıkarım yapılamaz diye düşünüyorum.
0
Bruce
(21.10.18)
Daha fazla cevap gelmediği için sana cevap vereyim, biraz bekledim ama kimse yazmadı.

Bu kadın üzerinden genel feminizm eleştirisi yapmıyorum, kesişimsel feminizm hakkında konuşuyorum. Bu kadının dedikleri üzerinden çıkarım yapmamın sebebi de bu kadın bizzat kesişimsel feminizmin teorisyeni. Tüm kavramı geçmişiyle geleceğiyle ortaya atan kişi bu yani.

Ama demek istediğini anlıyorum, bu tür tümevarım çıkarımların tehlikeli olduğuna katılıyorum.
0
🌸cepeuc
(21.10.18)
Erkek magdurlari bilmeyenleri eledikten sonra kadin magdurlari soruyor. Her bir erkek ismi soylendikten sonra bir kisim eleniyor, sonra kadinlara geciyor. EN son kalan 4 kisi tum kadin ve erkek magdurlarin tamaminin ismini taniyanlar. Karsilastirma kafadan hatali.

Biraz algi manipulasyonu yapmis izleyiciye farkindalik icin. Yoksa karsilastirma tamamen mantiksiz zaten. Dikkat cekmek amaciyla yapildigi icin hata aramaya gerek yok pek. Videonun gerisini izlemedim. Kesisimsel feminizm ne demek bilmiyorum.
0
stavro
(21.10.18)
@stavro Cevabınızın ilk kısmı için teşekkürler. İkinci paragraf hakkında bir iki bir şey söyleyeceğim.

Öncelikle dikkat çekmek amacıyla yapılan bir şeyde neden hata aramamam gerektiğini anlamadım. Kaldı ki videonun devamını izlerseniz konuşmacı bu deneydeki ulaştığı farkındalık farkına vurguyla pek çok farklı sonuç çıkarıyor, bu sonuçları da, kümülatif olarak, oluşturduğu teorinin kanıtları olarak kullanıyor. Azami 2.5 dakikasını izlediğiniz video üzerinden tanımadığınız bir insanın neleri eleştirmesinin gerekli, neleri eleştirmesinin "pek gerekli olmadığını" belirlemeye kendini yetkili görmeniz garip. Eğer sorumun veya eleştiri yöneltmemin pek gerekli olmadığını düşünüyorsanız, cevaplamayabilirsiniz, sokaklar insanların her şeyi hakkında kendini fikir beyan etmekle yetkili gören hadsizlerle dolu zaten, kolaylıkla kapımın önüne çıkarak da böylesi hadsiz bir cevap alabilirdim.
0
🌸cepeuc
(24.10.18)
Sanırım sizin şöyle bir kafa karışıklığınız oluşmuş; Michelle Cousseaux, Tanisha Anderson, AurA Rosser ve bahsedilen diğer kadınlar da polis şiddeti mağduru. Aile içi şiddet demiyor. "People of colour" da şiddet görüyor, "kadın" da şiddet görüyor, haliye "people of colour bir kadın"ın şiddet görme ihtimali çok daha fazla oluyor, intersectionality de bu noktada devreye giriyor.

Kısaca sizin ilk paragrafınızdaki "Daha sonraki dörtlü olarak ise aile içi şiddet mağduru dört kadının ismini sayıyor ve salonda yalnızca dört kişi ayakta kalkıyor." cümleniz ve ona bağlı olarak söyledikleriniz doğru değil. Netleştirmek istedim.
0
sopiro
(24.10.18)
"Kaldı ki videonun devamını izlerseniz konuşmacı bu deneydeki ulaştığı farkındalık farkına vurguyla pek çok farklı sonuç çıkarıyor, bu sonuçları da, kümülatif olarak, oluşturduğu teorinin kanıtları olarak kullanıyor."
Iste bunun icin ozellikle soyledim devamini izlemedigimi zaten. Yani devaminda boyle bir sey varsa o zaman bir sey diyemem anlamina geliyor bu.
Bana soracak olursaniz kadinin yaptigi kiyaslama zaten hepten hatali bir sefer.

Neyi nasil algiladiniz bilmiyorum ama "yetkili gormek" derken, burada siz de fikir belirtmisniz ben de sizin gibi fikir belirtiyorum. Kendimizi fikir belirtmeye yetkili gormeyeceksek neye cevap verecegiz ki bu baslik altinda?
Bakin siz de bu videodaki kadini elestrimissiniz, kendiniz buna "yetkili" goruyorsunuz. Naasil yetkili goruyorsunuz kendinizi ki? Sizin argumaninizdan gidersek bu soru cikiyor.
He bana sorarsaniz gayet de yetkiniz var elestirmeye, ben de elestirdim zaten. Cevabimda bir hadsizlik yok, sadece kadinin ypatigi "mantiksiz" karsilastirmayi elestirilecek kadar onemsemedim. Sadece karsilastirma uzerinden konusarak yani.
Bu karsilastirma uzerinden gidip nereye variyor bilmedigim icin boyle soyledim, sonrasini izlemedigimi o yuzden belirttim. Yani ilk bakista sadece dikkat cekip farkindalik yaratip dinleyiciyi cezbetme amacli bir sey gibi gozukuyordu. Eger boyle degil ise hakli olabirsiniz gayet de. Konusmanin ilerisinde bu karsilastirma uzerinden gidiyorsa o zaman elestiriye degecek oldugunu dusndugum mesajini vermistim zaten.
Ki ben de elestirirdim.
Fikir beyan "hadsizlik" olmuyor yalniz. Eger oyleyse siz de hadsizlik yapmis olursunuz zaten. "Ben erkek olduğum için sen ne anlarsın aslanımcıları da beklerim" demissiniz ama cok daha hafifine bile tahammulunuz yok.
0
stavro
(24.10.18)
@sopiro teşekkürler, ben nedense ilk izlediğimde durduk yere aile içi şiddet mağduru olduklarını çıkarmışım videodan. Siz söyleyince tekrar baktım ve öyle olmadığını gördüm, haklısınız. Burada da, stavro'nun belirttiği, karşılaştırmanın sayı yönden adil olmaması kısmı geriye kalıyor ama bu haliyle artık o kadar da adaletsiz gelmedi bana. Teşekkürler.

@stavro Bana sorarsanız bir fikri eleştirmek ile o fikre gerek görmemek arasında önemli derecede fark var. Fikrinizin "eleştiri yanlış" kısmıyla hiçbir problemim yok teşekkür ettiğim nokta da orası zaten; ama "bu eleştiriye gerek yok" kısmının hadsizlik olduğunu düşünüyorum.
0
🌸cepeuc
(24.10.18)
Sopironun söylediğini söylemeye geldim.

Gelmişken söyleyeyim sorunun sahibine katılıyorum, bir görüşü eleştirmekle gereksiz bulmak arasında fark var. Stavro herhangi bir otoriter topluma bakarak hangisinin sık sık kullanıldığını rahatlıkla görebilirsin. Hadsizlik lafı belki ağır ama türkiyede yaşadığımız için bu tavırdan kolaylıkla bıkılabiliyor.
0
gonulsever
(24.10.18)
(6)

araç kiralama hk

patos64
sevgili duyuru şimdi araç kiralarken mini hasar koruması var ek olarak 50 100 tl istenen bir şey... 500 tl ve altı hasarlar için falan yazıyor. sizce bunu almanın bir kıymeti önemi var mı? hiç kiralamadım da bunun etkisi faydası olur mu cidden?
sevgili duyuru şimdi araç kiralarken mini hasar koruması var ek olarak 50 100 tl istenen bir şey... 500 tl ve altı hasarlar için falan yazıyor. sizce bunu almanın bir kıymeti önemi var mı? hiç kiralamadım da bunun etkisi faydası olur mu cidden?
0
patos64
(20.10.18)
pratikte asıl faydası olan bu tarz sigortalar zaten. park ederken, manevra yaparken sürtersin çizersin; büyük kazadan daha yüksek ihtimalli bu tip kazalar. o yüzden normal sigortaya dahil etmeyip parayla satıyorlar.
0
Bruce
(20.10.18)
500tl ye kadar koruma icin 100tl odemezdim. 500tl bayilma riskini alirdim.
0
stavro
(20.10.18)
hiç gerek yok zaten aynayı farı kırsan en az 1000 lira. tamponu falan sürtersen 100-150 liraya boyuyorlar sen boyat hatta.
0
prasinos
(20.10.18)
yolda giderken bi kucuk tas geldi on cami catlatti napican?
bu gibi durumlar icindir, yaptir icin rahat etsin derim
0
alttaraf
(20.10.18)
@alttaraf, cam ve lastikler zaten karşılanıyor diye biliyorum.
0
prasinos
(20.10.18)
neye ne zarar geldiginin ne onemi var, adam 500tl alti icin gecerli diyor zaten o pakete. Her turlu mantiksiz.
0
stavro
(20.10.18)
(30)

Yumruk atmak

pastörizesüt
Daha önce hiç denememiş ve dövüş sporlarıyla uğraşmamış hafif sıklet ince bilekli bir kadın savunmasız olduğu anda bir erkeğe yumruk atabilir mi? Aklıma gelen ihtimaller; ıskalamak ki bu en kötüsü olur, elimin çok acıması hatta kırılması, ufak çocuk yumruğu gibi hiç acıtmaması. Çünkü böyle bir durum
Daha önce hiç denememiş ve dövüş sporlarıyla uğraşmamış hafif sıklet ince bilekli bir kadın savunmasız olduğu anda bir erkeğe yumruk atabilir mi?
Aklıma gelen ihtimaller; ıskalamak ki bu en kötüsü olur, elimin çok acıması hatta kırılması, ufak çocuk yumruğu gibi hiç acıtmaması. Çünkü böyle bir durum olursa tam olsun karşındakinin yüzü gözü morarsın istiyorum.

Not: şiddet yanlısı değilim.

Yumruk atacak elin boyutu ve bir lira karşılaştırma açısından.
eksiup.com

Eşit:killerbee yazınca aklıma geldi o yumruk atma makinelerini denemiştim şiddeti 50 mi ne aşırı düşük bir şey çıkmıştı :/

Aslında ilham kaynağım bu abla ne güzel vuruyor
m.youtube.com
0
pastörizesüt
(20.10.18)
ben bi kere yumruk attım, şu lunaparklarda olan balonlar varya, hani vuruyosun ne kadar vurduğunu gösteriyor. tutturamadım, bi tur döndüm olduğum yerde. hehehe biraz alkollüydüm belki de onun etkisi ama rezil olmuştum, arkadaşlar puhauah diye patlamıştı.

anladım ki güç uygularken isabetli hale getirmek gerçekten zor.

el parmaklarını gevşek bırakırsan kırılabilir.

hatta herşey olabilir sadece parmaklar değil, bileğinde kırılabilir.

bunun dışında tehlikeli noktalara vurursan karşındakini öldürebilirsin bile.

boğazdaki kemik(ismini çıkaramadım) boğma ve asılma vakalarında kırılan kemik.

ikincisi buruna aşağıdan yukarı şekilde aparkat vurarak kırmak. burundan ölünür mü bilmem ama boğazdan olur, yine boyun çevresine çok az bir bası uygulayarak vurulan bir nokta var insan yığılıp kalıyor, belki oraya vurursan ani kalp durması da olabilir.

belki boynun kritik bi kaç noktası daha vardır ama bilmiyorum.
0
killerbee
(20.10.18)
bilek kırılabilir. boksörler eldiven içi el sarımı yaparlar. düşünün yıllarını boksa vermiş insanlar dahi antrenman için bile olsa bileğini sararlar. bileğiniz güçsüzse zarar görmesi kesindir sağlam bir yumrukta. sokak dövüşçüsü değilseniz tabi.
0
tukenmez adam
(20.10.18)
yumruğu atarken iki ihtimal var ıskalarsın ve mevlana olursun yada tutturur 2 gün bilek ağrısı çekersin ha tutturursan karşıdaki 1 hafta mor gezer tabi.

kendini böyle güçsüz vs sanma yumruğun kuvveti sandığından fazla etkiliyor karşıdakini.
0
basond
(20.10.18)
Eğitim ve/veya şans faktörü olmadığı taktirde, yumruk atanın canının yumruk yiyenden daha çok yanması büyük olasılıktır.
0
oguz altun
(20.10.18)
Yumruk işi yalan olur, doğru teknikle vurulmadığı sürece erkek de elini kırar kadın da, kendini böyle bir durumdan kurtarmak isteyen bir kadın erkeğin en hassas olduğu bölge olan testislerine tekme atıp kaçmalı. Tabii cinsiyetçilik gibi algılanmasın, kendine güvenemeyen bir erkek de aynı hareketi yapabilir. Onun dışında yok illa yumruk atacam falan dersen boynun iki yanı-kulak arkasının biraz altı ya da şakağa vurabilir ki şakağa vurursa eli kesin kırılır bu arada, onun dışında gözlere çalışılabilir vs. Boyun ve şakak sinirleri tahrip edeceği için şok yaratır, gözlere çalışmak da acı verir ama en garantisi ilk söylediğim seçenek maceraya gerek yok.
0
angelus
(20.10.18)
Peki bu konuda kendimi geliştirme ihtimalim var mı illa kum torbası mı alıp yumruklayayım :D
0
🌸pastörizesüt
(20.10.18)
ah şu gençler.

rocky filmini izle, merdivenlere vur kendini koş koş dur.

sonra rocky gibi dans et. sonra başlarsın yumruklamaya.

kum torbasını tavana sağlam as, içine bez basılıyor onun öyle ağırlaşıyor ki, üstüne düşerse altında kalır ölürsün.
0
killerbee
(20.10.18)
ben de senin gibiyim, olası bir durumda yumruk atmam, karşıdakine zarar veremediğim gibi kendi canımı acıtırım. o yüzden bacak arasına tekme +1
0
tabirimekruh
(20.10.18)
m.youtube.com Bu abla nasık böyle güzel vuruyor :(
0
🌸pastörizesüt
(20.10.18)
düşünüyorum ben şimdi bir bayanım, karşımda da erkek var.

ikimiz de nötr olarak duruyoruz, ben karşımdaki erkeğe yumruk atıyorum.

hoop ani bir hareketle erkek rolüne geçtim.

yumruğu yedim burnum kırıldı. valla bayanmış kadınmış dinlemem ağzının ortasına ortasına kombo yapar, eşek sudan gelinceye kadar döverim seni. hatta kaldırıp kaldırıp yere bile patlatabilrim. canımı ne kadar acıttığına bağlı.

ciddiyim , bu konularda nezaket falan arama erkeklerde.

sonuç bi yumruk attın ama bi araba sopa yedin. bir de gider şikayetçi olurum.

ilk yumruğu atan suçludur.
0
killerbee
(20.10.18)
O kadın yumruk atmamış kolunu savurmuş, güç üretirken fizik biliminden yardım almış.
0
angelus
(20.10.18)
@killerbee evet onu da düşündüm ama kalabalık yerlerde olcağı için kurtarılırım diye düşündüm :D
@angelus heh evet omuzdan çıkarmış ben buna da razıyım bunu yapabilir miyim
0
🌸pastörizesüt
(20.10.18)
ya arkadaşım deli gibi kadına şiddet oluyor herkes kafasını çevirip gidiyor, yüzlerce insanın içinde, dükkanların içinde kadınları bıçaklayarak öldürüyolar, kaç defa videolarda haberlerde gördük. kimse kafasını çevirip bakmıyor bile.

sen kalabalığa güveniyorsan zaten yanmışsın. millet daha ne oluyor diyene kadar canını yakarlar, hiç bulaşma.

kadınsın bas çığlığı geç.

bana da boşuna ayı mayı demeyin, ben olabilecek olan bişeyi söyledim.
0
killerbee
(20.10.18)
sen tekme çalış yumruk işi sakat
www.youtube.com
0
basond
(20.10.18)
Tasaklara tekme at. İlla yimrih atcaksan da yuze degil vucuda at
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(20.10.18)
yumruğun gücünü küçümsememek lazım.

bazen yanlışlıkla biri elini burnuna çarpıyor ve insanın aklı şaşıyor. şöyle o adrenalinle eli sıkıp burna (ıskalamadan ama) yandan bi geçirdim mi karşıdaki epey afallar. devamını getiremeyeceğini düşünüyorsan o kendine gelene kadar topukla ama.
0
metrobus yoluna kacan angus
(20.10.18)
Bence bir sey yapamazsin. Sahsen bir kizin atacagi yumruk muhabbet kusu isirigi gibi gelir.
Yumruk atmak icin omuz gucu gerekir ki kizlarda olmaz bu. Saglam bir yumruk omuzdan destek alarak gelir.
Bana yumruk atsan senin elin benim suratimdan daha cok acir.
Bana yurmuh atmasin ehehe...
0
stavro
(20.10.18)
bu kırılır ayol!
0
cemiyetin ünlü siması
(20.10.18)
O el ile kavanoz açabiliyor musun ki yırmıh atacaksın?
Çok zayıf, incinir. Ellerin şiir kitaplarının önce, hafif sayfalarına layık görünüyor.
0
zxcd
(20.10.18)
@zxcd pek açamıyorum
@retorique bunla ben bile yüzünü gözünü dağıtabilirim çok fena bu
0
🌸pastörizesüt
(20.10.18)
1 lirayı görünce şoka girdim ben.

eksiup.com
0
killerbee
(20.10.18)
genelde erkekler biraz daha uzun olduğu için yumruk hedefi bulmayabilir, yavaş kalabilir. en iyisi baldırla bacak arasına vurmak veya diz kapaklarına sert bir tekme atmak.
0
Neill
(20.10.18)
yımrığı boğaza at, nefesi kesilsin.

skdjdkdjdk
0
nice tnetennba
(20.10.18)
bileğin düz olması lazım vururken ve nereye vurduğun da önemli. çenesine veya elmacık kemiğine denk gelirse senin canın daha fazla yanar. burun da acıtır. gözüne, kulağına ya da yandan burnuna vurman lazım. ama çok canını acıtamazsan dönüşü kötü olur. kulak üstü denge bozma açısından daha makul bir hedef.
0
prasinos
(20.10.18)
o kalınlığı bir şey ile kıyaslardım ama neyse kıyaslamayım. bu ne bilek böyle ,tekme çalış .
bu bilekle ancak masaj yaparsın yumruk atsan.
0
trablon
(21.10.18)
Ya neymiş bu böyle bilek kırılır falan. O kadar kavga gördüm hiç bilek, yumruk falan kırıldığını görmedim. Yapıştır gitsin, bir şey olmaz merak etme. Tutturamadın mı? Kör dövüşü yaparsın ama en azından gururun ıskalanmamış olur. Kavga durumlarında beni ara.
0
eazy
(21.10.18)
yıllardır sakladığın psikopatı çıkardın demek sonunda. elinin boyutu ve bilek kalınlığı da önemsiz bu durumda. doğru teknikle 10 yaşındaki çocuk bile tek vuruşla adamı bayıltabilir.
0
goodz
(21.10.18)
goodz
(21.10.18)
ben de saate laf edecektim ama yumruğu bende denemeye kalkarsın diye sustum. etrafındaki herkes o saati beğeniyorsa bence saati değil etrafındakileri değiştir.

testosteron kokusundan ve edilen muhabbetten-üsluptan ötürü yeterince bağcılar kıraathanesine dönmüş bu yumruk meselesine bir katkı da ben yapmak istemiyorum, o yüzden bence hiç bulaşma yumruk işine.
0
Bruce
(21.10.18)
Çalışırsan ve teknik ile doğru yere vurabilirsen adam yerinden kalkamayabilir, ama yerinden kalkıp da daha da hırslanıp ağzınızı yüzünüzü kırabilir.

Yumruk sadece kol ile atılmaz, omuz ve sırt da önemli. Sürekli çalışarak gelişeceğinize emin olun, ama bunu birine vurmak için değil. Yapıyor olabilmek için geliştirin.

Saati ilk başta ben de görmedim, sonradan tekrar açtım fotoyu, normal bir saat işte!

o abla da yumruk atmıyor kolu savurup yaradana sığınıyor zaten.
0
John Bloor
(22.10.18)
(8)

"mehh" tepkisi ne anlama geliyor?

stavro
SB
SB
0
stavro
(20.10.18)
Eh işte, fark etmez.
Yemeği beğendin mi? Meh
Akşam ne yapmak istersin? Meh
Hayat nasıl gidiyor? Meh
0
glamdr1ng
(20.10.18)
benim bildiğim 2 anlamı var. bir tanesi bir şeye üzülmek, hayal kırıklığına uğramak ama içinde bulunduğun durumdan dolayı tepkini çok da dile getirememek. mesela hevesle hoşlandığın ama flört bile edemediğin kadına bir yere gitmeyi teklif edersin, onun o güne başka bir işi vardır planlanmış; mehh olursun. sevgilin-arkadaşın olsa trip atarsın ya da üzüntünü dile getirirsin; bu durumda çok bişey söyleme hakkın yok çünkü senden önce planı olabilir, doğal. ama bi yandan çok da heves etmiştin, içine oturdu bişeyler.

bi de buna benzer bi hoşnutsuzlukta, "beğenmedim ama hadi öyle olsun" anlamı da var bence.

genel bir hoşnutsuzluk ifadesi diyebiliriz.
0
Bruce
(20.10.18)
"omuz silkmek"
0
nice tnetennba
(20.10.18)
Eskiden orta anadoluda anneler çocuklarına bi lokma bir şey uzatırken meh derlermiş. Ağzını aç, şunu ye gibi.
0
[GODDARD]
(20.10.18)
goddard +1
0
six packsiz
(20.10.18)
“Vasat”
0
fever
(20.10.18)
"Yani"
0
angelus
(20.10.18)
iyi değil ama kötü de değil.
0
belkider
(20.10.18)
(8)

Türkiye ve Mafyalar

levent bilgen
Türkiye’de 90’lı yıllardaki anlamıyla hala “mafya” var mı? Siyasilerin araçsallaştırdığı ya da kendileri için baskı unsuru olabilen, parasal güce ve derin siyasî ilişkilere sahip, eli silahlı adamları olup kendince infazlar yapan, adam kaçırma, tehdit, şantaj vs. gibi çeşitli eylemsel karşılıkları o
Türkiye’de 90’lı yıllardaki anlamıyla hala “mafya” var mı?

Siyasilerin araçsallaştırdığı ya da kendileri için baskı unsuru olabilen, parasal güce ve derin siyasî ilişkilere sahip, eli silahlı adamları olup kendince infazlar yapan, adam kaçırma, tehdit, şantaj vs. gibi çeşitli eylemsel karşılıkları olan bir yapılanmadan bahsediyorum.

Ya da siz var diyorsanız gücünün eylemsel karşılığı ve toplumsal iktidarı var mı bunların?
0
levent bilgen
(19.10.18)
Feto bir mafya değil miydi mesela? Polis ve asker de silahlı gücü değil miydi? Şu an mafya yapılanmalarına rahmet okutacak durumdayız.
0
bos gezenin bos ustasi
(19.10.18)
Toplumun dinamiğini bozan şeyler yasaklanıyor, bu yasakları delmek de para kazandırıyor. Uyuşturucu ticareti, fuhuş, insan kaçakçılığı, piyasaya sahte para sürme... Mafya'dan kasıt bu işleri örgütlü bir şekilde yapan topluluklarsa tabi ki vardır. İllegal iş yapan adam devletin kendisini korumasını bekleyemeyeceğine göre kendini ve çıkarlarını korumak için adam besler, silahı ve askerleri olur, içinde bulunduğu süreçler rakiplerini ortadan kaldırmasını gerektirir, politikacılarla aynı masada oturur, çıkar ilişkileri kurar...
0
salihdt
(19.10.18)
ismini verip yeğenlerinin hışmına uğramak istemediğim şahsı tarif etmişsiniz (öyle de korkağım).
açık havada konuşma yapıp yüzlerce kişiye dinletebilen birinin toplumsal iktidarı ve bu iktidar sonucunda eylem gücü olması beklenen bir sonuçtur.
0
g7mor
(20.10.18)
90'lı yıllardaki gibi çok ve büyük ölçekte yok, o zamanlar (ve o zamanlara kadar) birbirinden farklı ve birbirine rakip bir çok babanın kendi örgütü vardı. Yanlış hatırlamıyorsam sadettin tantan zamanında bir çoğu çökertildi, akp iktidarı ile birlikte de neredeyse isim soyisim anlamında mafya babası kalmadı.

90'lı yıllardan beri mafya babaları bitirildi ama ciddi örgütlenen adları hepimizce bilinen bazı örgütlerin gücü bölgesel olarak hala devam ediyor.

İstanbul'da belirli bazı bölgelerde sevgi pıtırcığı olan ve siyasi partileri de bulunan bu arkadaşlara haraç vermeden ticaret yapabilmeniz çok zor.

Adına haraç demiyorlar ama, küçük esnafı gazete abonesi yapıyorlar, dergi satıyorlar. Büyük tüccarlardan da doğrudan "partiye bağış" adı altında yüklü ödeme alıyorlar.
0
John Bloor
(20.10.18)
Var. ORnek cete lideri Sedat Peker.
0
stavro
(20.10.18)
fetö mafyaysa tayyip marul heralde. fetö şamaroğlanından başka hiçbişey değildir. gerçek anlamda mafya yok, mafyalaşmış devlet var. İnfazlar yapan, adam kaçırma, tehdit, şantaj vs. hepsi iktidar tarafında icra ediliyor, bayağı da ustalaşıyorlar artık. Ak Parti sağolsun mafya ya gerek kalmadı yerli ve milli mafya olarak oraya da kendilerini atadılar. hayaldi gerçek oldu.
0
firemanjonny
(20.10.18)
90'lardaki anlamıyla yok. akp neredeyse hepsiyle anlaşıp gelirlerinin belirli ölçüde kaybolmayacağı garantisi karşılığında faaliyetlerini durdurmasını sağladı. anlaşamadıklarını pasifize etti, ellerini kollarını bağladı. bir kısım sonradan akp ile anlaşmak durumunda kaldı, diğerleri elini eteğini çekmek zorunda kaldı.

kısmen istanbul, doğu marmara, batı karadeniz ve eskişehir bölgeleri için konuşacak olursam; gerek büyüdüğüm çevrede gerekse akrabalık ilişkilerinde ülkenin en babalarıyla bağlantısı olan insanlar oldu hep. zaten bu adamlar çekirdekten büyüyüp yetiştiği için bilinen noktalara gelene kadar çok insanın işini görmüş, sosyal bağlantılar kurmuş ve bu sayede etki alanlarında saygı görmüş insanlar. mafyaları bitirmek de bu yüzden kolay değil, en tepesini içeri atınca faaliyetler durmuş olmuyor. haliyle akp işi kökten çözmek için halihazırda teşkilatlanmış ve çoğunluğu sağcı-muhafazakar olan bu kesimleri kendi "davasına" katmaya çalıştı. akp kendi başına güçlü bir teşkilat olunca bir kısım mafyöz teşkilatlar akp'ye yanaşmakta bir sorun görmediler. akp gerek tatlılıkla gerekse devletin gücünü kullanarak bu teşkilatları yavaş yavaş içten çözdü. tabii bu sırada ekmeğinden ve gücünden olan babalarla masa başında anlaşmalarını yaptı. açıkçası çoğu akp'nin maşası olmayı bırak, adlarının yanında anılmasını bile istemedi. tabii bahsettiğim bu tipler daha önceden de hükümetlerle birlikte çalışmış insanlar değil, bağımsız mafya diyebiliriz.

herkesin bildiği sedat peker var işte akp'ye yanlayan, onun haricinde benim gerçek hayattan bildiklerimden kimse açıkça yanında durmadı. zaten çoğu mafya usulünün eskisi kadar rahat yürümeyeceğinin farkındaydı. büyükleri hapiste ölümü bekledi, nispeten küçükleri etki alanlarını ve sosyal bağlarını kullanarak "esnaf" ya da "iş adamı" oldular. kafe işletmecisi olup çoluk çocuğa karışanı bile var.
0
Bruce
(20.10.18)
Eskinin mafyaları bugünün müteahhitleri, faktoring şirketi sahipleri, buralardan kazandıkları parayla futbol kulübü başkanı vs. oldular. İşlerini kılıfına uydurdular. Eski fedailerinin adı silahlı yakın koruma oldu.
0
yemrem
(20.10.18)
(27)

Duyuruya login olma problemi

monogram
Selamlar,beta dışında duyuru'ya login olamıyorum.The table 'tbduuserlogindetails' is fullBu hatayı alıyorum. beta'dan girebildim şu an.Aynı sorunu yaşayan var mı?Teşekkürler.
Selamlar,

beta dışında duyuru'ya login olamıyorum.

The table 'tbduuserlogindetails' is full

Bu hatayı alıyorum. beta'dan girebildim şu an.

Aynı sorunu yaşayan var mı?

Teşekkürler.
0
monogram
(19.10.18)
Aynı sorun bende de var. Yurt içinden deniyorum. Hem masaüstü hem mobilden giriş yapamadım. Şimdi senin gibi beta’dan girdim. Geçici bir şeyler vardır sanırım.

Herkese günaydın *\O/*
0
helena
(19.10.18)
Beta'nın işe yarabileceği hiç aklıma gelmezdi bu arada.
0
🌸monogram
(19.10.18)
evet. hem sözlük hesabım hem de bu duyuru hesabımla girişte aynı sounu yaşıyorum. beta'dan girmek aklıma gelmemişti. ama sözlük hesabımla hala giriş yapamıyorum. compumaster'a da mesaj attım bakalım.
0
duyuru
(19.10.18)
beta fikri iyiymiş. compü kesin beta'yı öne çıkarmak için bozdu bunu, şimdi de uyuyordur, sabaan korü oralarda, beta'dan devam.
0
Bruce
(19.10.18)
Hay Allah razı olsun, sabahtan beri bir db ya da mysql hatası var sistemde. Sayende beta ile girmeyi akıl ettik :)

Sabah çayımı içerken duyuru okuyup cevaplayamamak çok kötü.
0
John Bloor
(19.10.18)
tam dedim ki betadan girliir mi acaba. benden önce davrananlar olmuş.

ama yine sözlük kullanıcıları giremiyor tabii
0
kablelvuku
(19.10.18)
benim gibi beta linkini bilmeyenler için
beta.eksiduyuru.com
0
garaser
(19.10.18)
compü hala uyanmamış.
0
datnet
(19.10.18)
evet, ben de giremiyorum. kullanıcı adını ve şifreyi doğru girince şu hatayı veriyor:

prnt.sc
0
m e b
(19.10.18)
Bu arada beta'dan tickliyorum ama tickler refresh edince kayboluyor.

Duyuru düzelince tick atacağım.

Edit: Sadece kendi cevaplarımı tickleyebiliyor olmam da ayrı bir durum. Düzelse de normal duyuruya geri dönsek.
0
🌸monogram
(19.10.18)
betayla girdi. problem var galiba.
0
mikahakkinen
(19.10.18)
sabah 4 ten beri uğraştım. yaa dedim beni uçurduklarında böyle olmuyordu, değişik bir teknik mi icra ettiler acaba yinemi uçurdular diye düşündüm.

duyuruyu görmesem hiç aklıma gelmezdi betadan denemek :)
0
killerbee
(19.10.18)
sözlük üzerinden geliyorum, beta linkleri ile oynayarak bir şekilde girmeyi başardım, mutluyum :)
0
selam
(19.10.18)
Ilk kez betaya girmis oldum sayende. Beni ucurdular sandim.
Yalniz bu cok acik renkli, gozumu aliyor.
0
stavro
(19.10.18)
gece biri ayarlarıyla oynadı bozdu herhalde dedim ben de. şimdi bu duyuruyu görünce beta da neymiş dedim ama sevmedim diğer hali daha güzel.
0
dedim ben sana
(19.10.18)
Peki telefondayken en yukarida cikan reklamlardan nasil kurtulabiliriz? Asagida falan ciksa neyse de en en en yukarida olmasi gicik olmus
0
Traveller
(19.10.18)
betaya girmeye zorlamaya calisiyorlar sanirim
0
Mehmet Ersoz
(19.10.18)
bütün cevapları tikleyebiliyorum, beta harbiden çok enteresanmış.
0
killerbee
(19.10.18)
Beta neden böyle kaldı ben de onu merak ediyorum. Şu an login olmamızı sağlaması dışında bir çok şey çalışmıyor.
0
🌸monogram
(19.10.18)
duyuruyu yıllardır sallamıyorlar. :')
0
nice tnetennba
(19.10.18)
hallolmuş bu arada. ben de sabahtan beri giremiyodum, şimdi girdi.
0
tepedeki psychedelic adam
(19.10.18)
bildigin hard disk'te yer kalmamis.
beta'daki sorunlarin kimisi bug olabilir, hala yasiyorsaniz o sorunlari soyleyin de cozeyim :D
0
compumaster
(20.10.18)
@compumaster

Mesajı şimdi okudum ama elektrikler gitti, mobile kaldım :D

Sabah detaylı bug raporu ileteceğim. Teşekkürler bu arada.
0
🌸monogram
(20.10.18)
@compumaster betada tickler çalışmıyor.

şöyle betada duyuru sahibi tick koyuyor ama sayfayı yenileyince kayboluyor ama buna nazaran kendine attığı tickler kaybolmuyor.

ben de beta duyurudaki herşeyi tickliyebiliyorum duyuru benim olmamasına rağmen ama sayfayı yenileyince onlar da kayboluyor.

bu tickleri normal ekşi duyuruya girdiğin zaman görebiliyorsun.

yani betada tick atıyor, sayfa yenilenince tickler gidiyor. normal ekşiduyurudan bakınca tickler gözüküyor ama betada gözükmüyor.

ayrıca şu an ekşi duyurudan bi cevap yazdım, betadan girdim baktım cevabım gözüküyor.

sonra beta içinden duyurudan girmiş olduğum cevabı editleyip bi kaç cümle daha ekledim. sonra yine ekşi duyurudan baktım, betada duyuru düzenle deyip eklediğim son cümleler ekşi duyuruda gözükmüyor ama betadan baktığımda gözüküyor. iki site arasında sanırım bir çeşit senkronizasyon problemi var.
0
killerbee
(20.10.18)
@compumaster

Bugları gönderdim. Hatta mesaj attıktan sonra beta'da yönlendireceği sayfa olmadığından sayfa patladı. Onu da listeye ekleyebiliriz. :)
0
🌸monogram
(20.10.18)
Beta'nin caching sistemi ile duyuru'nun caching sistemi farkli oldugundan ikisini karsilastirmamaniz lazim, cunku database'e yazilan bilgiler beta'da duyuru'yu tetiklemiyor. O yuzden aslinda beta ve duyurunun ayni anda kullanilmasi sakincali. :(
0
compumaster
(22.10.18)
yedek olarak kullanırız biz de. geçen gün olduğu gibi hayat kurtarıcı olabiliyormuş beta.
0
killerbee
(23.10.18)
(20)

kadın isimleri anketi :)

elma
selamlar size bir kaç isim sayacağım, aralarından kulağa en hoş geleni ya da seçenekler arasından size daha anlamlı geleni seçmenizi rica edeceğim.şimdiden teşekkür ederim :)aylin, asya, ayça, berrin, sedef, buket, derin
selamlar

size bir kaç isim sayacağım, aralarından kulağa en hoş geleni ya da seçenekler arasından size daha anlamlı geleni seçmenizi rica edeceğim.

şimdiden teşekkür ederim :)


aylin, asya, ayça, berrin, sedef, buket, derin
0
elma
(19.10.18)
"Yüzeyi tabanına uzak olan" anlamına gelen ve kıta ismi olan haricindekiler güzel.
0
sys coyg
(19.10.18)
ayça
0
strobist
(19.10.18)
Aylin
0
kirmizipilotkalem
(19.10.18)
aylin, derin
0
theseachange
(19.10.18)
Ayça ismini severim ama Türkçe karakter sıkıntısı da bir gerçek. Yine de bu seçenekler arasında Ayça derim.
0
late viper
(19.10.18)
asya.
0
ateistanbul
(19.10.18)
seçenekleri azaltmak adına ayça, sedef, buket diyorum.

ayça fav. <3
0
datnet
(19.10.18)
berrin ve sedef arasında kaldım. r'leri sevdiğim için berrin'i daha güzel buldum şimdi.
0
m e b
(19.10.18)
aylin koyunca hanım hanımcık, aklı başında, akıllı biz kız olucak gibi geliyor; aylin olsun bence.
0
Bruce
(19.10.18)
ayça
0
in vino veritas
(19.10.18)
çok sevimli bir aylincik tanımıştım. ben de aylin diyorum.
0
güneyli çocuk
(19.10.18)
Aylin veya Ayça
0
Lim5
(19.10.18)
Ayça
0
pati
(19.10.18)
Aylin
0
stavro
(19.10.18)
ayça
0
Goldstein
(19.10.18)
çok zorladım, en tatlısı aylin.
0
nice tnetennba
(19.10.18)
Ne Aylin'i ne Ayça'si yav. "Ay"li isimlerden gina geldi. Aylin ve Ayca da simarik ergen kiz isimleri zaten. hic agirligi yok.

Berrin diyorum.
0
dont eat me
(19.10.18)
Aylin
0
Delay Fuze
(19.10.18)
Aylin
0
purplee
(19.10.18)
bu kadar çok insanın aylin ve ayça demesi çok ilginç geldi bana. ben zerre sevmem bu iki ismi, özellikle aylin ismi çok mıymıy gelir bana.

neyse ben 'berrin' diyorum.
0
dento
(19.10.18)
(6)

Ara Güler fotoğraflarının sırrı

levent bilgen
Sizce Ara Güler'in fotoğraflarını diğerlerinden daha farklı yapan, insanı bakarken daha müteessir kılan ve teknik anlamda da daha ehil yapan şeyler neler?Neden yeni nesilde onun çıtasına yaklaşabilecek nitelikte fotoğrafçılar çıkmıyor?
Sizce Ara Güler'in fotoğraflarını diğerlerinden daha farklı yapan, insanı bakarken daha müteessir kılan ve teknik anlamda da daha ehil yapan şeyler neler?

Neden yeni nesilde onun çıtasına yaklaşabilecek nitelikte fotoğrafçılar çıkmıyor?
0
levent bilgen
(18.10.18)
Kendisi, fotoğrafını yaşamasıyla fotoğrafa bir ruh kattığına inanıyor. Bilimsel açıdan da hem fotoğrafçının hem de fotoğrafı çekilen objenin motivasyonlarınıh artmasına bağlanabilir diye düşünüyorum bu. Eline makine alıp bir köye gidip çobanı fotoğraflamak yerine o köyde konaklıyor, çobanla hasbihal ediyor, beraber hayvan otlatıyor ve en son çobanı fotoğraflıyor. Bu minvalde açıklamaları var hatta çoban örneği kendisine ait.
0
farabi
(18.10.18)
Fotoğrafçı olduğu kadar tarihçi ve hikaye anlatıcıydı ara güler, fotoğrafı tarihi kaydetmek için bir araç olarak kullanıyordu. Ve tabii gazeteciydi de, bu anları sadece tarihin bir kısmını kaydetmek için değil, haber vermek, anlatmak, başkalarına aktarmak için de kullanıyordu. Bunların hepsini yapması yetmiyormuş gibi üzerine bir de şairine bir anlatım katıyordu. fotoğraflarını hikayesiyle dinleyince film izlemiş gibi oluyorsun, yakalanan o anın öncesi ve sonrası zihninde canlanıyor.
0
Bruce
(18.10.18)
psikolojik. sırf güzel olduğu söylendiği için güzel olduğu düşünülüyor. ara güler ayarında ve çok daha iyi binlerce insan var. ha bu demek değil saygı duymayalım, bence bir işe böyle ömür veren herkes saygıyı hak ediyor. ama gökten inme ulvi bi varlık değil. abartılacak bir durum olduğunu düşünmüyorum.
0
le cola nin umursanmayan formulu
(18.10.18)
bir başka unsur da şu: adam çok çalışmış. yüzbinlerce kare çekmiş ve arşivlemiş.

kimi fotoğrafları çekebilmek için (bkz: picasso) gidip adamların kapısında yatmış.

çok çalışmış, bu konudaki "zanaatini" ince ince geliştirmiş.
0
fever
(18.10.18)
Ara Güler'den çok daha iyi fotoğrafçılar var. Hatta ara Güler günümüz şartlarında çok iyi bir fotoğrafçı bile değil.

Zamanında kimsenin yapmadığı bir işi yapıp o işin zamanla popülerleşmesinin ekmeğini iyi yemiş biri.
0
cikmaz sokaktan cikagelen cocuk
(18.10.18)
ne çıtası arkadaşım? ara güler türk fotoğrafçılığının sırtındaki en büyük kamburdur.

buruşuk yaşlı, sümüklü çocuk, yük taşıyan hammal fotoğrafı çekmekle iyi fotoğrafçı olunmuyor.

senlerce fotoğraf yarışmalarında jüri oldu güler milletin hakkını yediler, nerede sümüklü çocuk, buruşuk yaşlı fotoğrafı var verdiler ödülü.

günümüzde türkiyede fotoğraf yarışması kazanmak aşırı kolay. boktan fotoğraf çeken herkes ödül alabilir, klişeleri taklit eden herkes ödül alabilir.

bu tür insanlar bırak fotoğraf değerlendirmeyi, fotoğrafı yorumlamaktan aciz insanlar.

sözlükte oku hakkında yazılanları.

ara gülerin ne kadar klişe olduğu şuradan belli.

nerede kezbanca, çomarca, arabesk yazılmış facebook postu varsa bu adamların fotoğrafları üzerine yazılmıştır.

varoşun/ popüler kültürün tuttuğu insanların hiç birinden de bi cacık olmaz.

nasıl sinema tv okuyan ya da eline dslr alan herkez küçük küçük nuri bilge ceylan taklidi yapmaya çalışıyorsa bu adamı da taklit etmeyi kendine görev edinenler yüzünden türk fotoğrafçılığı bir gram ilerleme kaydedemedi.

ayrıca dünyanın en güzel coğrafyasına ve en geniş kültürüne sahip bir ülkeyiz.

elin patagonyasında olsan neyse
0
killerbee
(18.10.18)
(8)

"at binmek" - türkçe dilbilgisi

kibritsuyu
şimdi aşağıdaki soruyu görünce önceden de aklıma takıldığını fark edip sormak istedim.atın üstüne oturup dıgıdık dıgıdık yapan kişiler yaptıkları eylemden "at binmek" diye bahsediyorlar. binilen diğer tüm araçlara ismin -e hali ile biniyoruz. otobüsE biniyoruz, arabaYA biniyoruz, bisikletE biniyoruz
şimdi aşağıdaki soruyu görünce önceden de aklıma takıldığını fark edip sormak istedim.

atın üstüne oturup dıgıdık dıgıdık yapan kişiler yaptıkları eylemden "at binmek" diye bahsediyorlar.

binilen diğer tüm araçlara ismin -e hali ile biniyoruz. otobüsE biniyoruz, arabaYA biniyoruz, bisikletE biniyoruz. ama atA binmiyoruz. at biniyoruz.

ben de birazdan otobüs binip eve gidicem o zaman.

niye ata binmiyoruz da at biniyoruz acaba?
0
kibritsuyu
(18.10.18)
oradaki "biniyoruz" herhalde kullanmak/sürmek anlamında kullanılmayı belirtiyor.

yani araba kullanırız, motor süreriz, uçak uçururuz gibi. aklıma başka açıklaması gelmedi.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(18.10.18)
araç sürmek gibi düşün. at bir canlı olduğu için "kullanma şeklinde" kullanmıyoruz bu tabiri.
0
Bruce
(18.10.18)
ama yine türkçe dilbilgim beni yanıltmıyorsa geçişli fiil, geçişsiz fiil diye bir kavram vardı.

yani sanki sürmek, kullanmak, uçurmak geçişli fiil iken, binmek geçişsiz fiil. yanılıyor veya yanlış hatırlıyor olabilirim. yanılıyorsam düzeltin.

o yüzden geçişli fiil ile geçişsiz fiili birbiriyle kıyaslamamız doğru olmaz.
0
🌸kibritsuyu
(18.10.18)
neden duş almak deriz de banyo yapmak deriz, duş yapılmaz mı veya banyo alınmaz mı?

doğru yanlış kullanım diye pek bir şey yok böyle durumlarda, kullanım ve kalıplaşmayla alakalı. yeterince uzun süre yeterince insan at binmek derse doğrusu at binmek olur.
0
loser blueser
(18.10.18)
at binmek değil, ata binmek değil mi o? "at binmek" diyeni duymadım hiç.
0
nice tnetennba
(18.10.18)
www.tdk.gov.tr

Konuşma dilinde böyle söylendiği oluyor evet. Bisiklet binmekte olduğu gibi.
0
le jeune turc
(18.10.18)
Zurnayi agzimiza goturuyoruz "zurna caliyoruz",
Gitara parmak uclarimizla bir seyler yapiyoruz "gitar caliyoruz",
Icindekini yavas yavas ictigimiz bira sisesinin agzina ufluyoruz "ses cikariyoruz".

Ama gel gelelim ki...

Ney ufluyoruz.
0
nickini vermek istemeyen uye
(18.10.18)
Dilde istisnalar olur.
0
Traveller
(18.10.18)
(13)

duyurunun hanımefendileri şemsiye güzel mi ?

hasmetizm 2046
https://www.tchibo.com.tr/siyah-semsiye-p400123493.html?source=SUGGEST_SEARCHyağmurda renkleniyormuş kalpler yıldızlar. hediye gelse beğenir misiniz? ona göre alıcam hedaye.*şemsiyenin kalitesini biliyorum çok sağlam. bende de var düz siyah tiçibo.
www.tchibo.com.tr

yağmurda renkleniyormuş kalpler yıldızlar. hediye gelse beğenir misiniz? ona göre alıcam hedaye.

*şemsiyenin kalitesini biliyorum çok sağlam. bende de var düz siyah tiçibo.
0
hasmetizm 2046
(18.10.18)
ya 100 lira çok bence. hoş bişey aslında ama yani kim şemsiye sever ki? bilemedim. devamlı hediye aldığınız bi kadın ise, para da çok sorun değilse alınabilir.
0
elorelia
(18.10.18)
Ben kalpli şeyleri hiç beğenmiyorum.
0
sopiro
(18.10.18)
eskort şemsiyesi gibi asdfg. :D
0
datnet
(18.10.18)
şemsiyenin beğenilecek bir aksesuar olması için çok kullanılması lazım, beğenilecek kadar hayatında var mı alacağın kişinin o da önemli. ingiltere için hayatın bir parçası mesela ama o kadar yağmur almayan bir yerde yaşıyor ya da aracı vs. varsa pek de hayatına dokunan bir hediye olmayacaktır.

bi de süsü püsü çok sevmeyen kadınlar var(yukarıda da görüldüğü üzere), bunu da dikkate alarak hareket et bence.
0
Bruce
(18.10.18)
10 yaşında olsam sevebilirdim.
0
nice tnetennba
(18.10.18)
Bana şemsiye hediye etmişti bir arkadaşım normalde bordo düz bir şemsiye ıslanınca aynı renkte çiçekler çıkıyor üzerinde ilk gördüğümde o kadar sevindim ki :D bence güzel bir hediye ama bu şemsiye pek güzel değil bence

www.google.com.tr Benimki bu görsellerdeki gibi
0
pastörizesüt
(18.10.18)
ben de beğenmedim
0
aquarium
(18.10.18)
Beğenmem.
0
buf-e kür
(18.10.18)
tamam vurmayın şemsiye öldü, almıyorum.
0
🌸hasmetizm 2046
(18.10.18)
çok kötü.
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.10.18)
Kırmızı şemsiye al. Tchibo’da satılıyordu o da.
0
Lim5
(18.10.18)
Aynısını geçen yıl 69 a aldım ama benimkinde puanriye var kalp vs yok. Ben çok seviyorum.
0
tuborg yesili
(18.10.18)
süperrr.
0
eksimeksi
(19.10.18)
(60)

Kızıma bi isim bulalım mı?

Improbable
Eşimle bir türlü ortak bir isim kararlaştıramadık. Doğuma bir ay kaldı. Onun önerdiklerinden Defne'yi nedense sevemedim. Buse'ye bi bahane bulamadım ama içime de sinmedi. Benimkileri de o sevmedi. Soyadımda bulunduğundan dolayı Can'la biten ya da başlayan isimler ile Türkçe karakter (ö,ü,ğ,ş,ç) içer
Eşimle bir türlü ortak bir isim kararlaştıramadık. Doğuma bir ay kaldı.
Onun önerdiklerinden Defne'yi nedense sevemedim. Buse'ye bi bahane bulamadım ama içime de sinmedi. Benimkileri de o sevmedi.

Soyadımda bulunduğundan dolayı Can'la biten ya da başlayan isimler ile Türkçe karakter (ö,ü,ğ,ş,ç) içeren isimler düşünmüyoruz, "i" olabilir.
Çok revaçta olmayan ama saçma sapan da olmayan isim önerilerine açığız :)
0
Improbable
(18.10.18)
Zeynep
0
sta
(18.10.18)
leyla olsun. gayet uluslararası bir isim ayrıca retro havası da var :/
0
zgrydn
(18.10.18)
Verda

edit: ay inanılmaz, bugüne kadar hiç @in vino veritas'ın söylediği gibi anlaşılabileceğini düşünmemiştim. Şu anda fark ettim. :)
Aslında Türkçe'de "gül" anlamına geliyor, hatta esperanto'da da "yeşil" demek, kısa seslilerle okunuyor ama.
0
sopiro
(18.10.18)
damla, yasemin
0
killerbee
(18.10.18)
Çok revaçta olsa da en sevdğim kız ismi Zeynep. Daha nadir kullanılan bir isim olsun derseniz Miray olabilir.
0
cowboy
(18.10.18)
ipek :)
0
silah taciri
(18.10.18)
tam zeynep demeye gelmistim ben de. bu gidisle tekrar zeynep patlamasi yasanacak bu yillarda dogan bebeklerde epey revacta anlasilan :)

bir de deniz guzel isimdir.

verda cok guzelmis ama, sacma sapan ortamlarda dalga konusu olabilir, yurt disinda buyumeyecekse sinir olabilir ergenlik doneminde :(
0
in vino veritas
(18.10.18)
su ipek elçin.

kızım olsa su koyarım.
0
lata
(18.10.18)
melodi
0
veritaslibertas
(18.10.18)
pamir,
0
buiret
(18.10.18)
pulera
0
wittgenstein
(18.10.18)
İpek, Zeynep
0
mysql34
(18.10.18)
leyla +1
0
orijinal nick bulamadim
(18.10.18)
doğduğunda kucağına al ve kendisine bak, ismi aklına düşecektir.

kızım doğmadan önce ismini belirlemiştik, hatice sena. kızımı doğumhaneden kucağıma verdiklerinde bu kızın adı "deniz" dedim. deniz koyduk.

deniz gözlü kuru kızım benim :)

sağlıklı sıhhatli kucağınıza almanız temennisiyle..
0
lostys
(18.10.18)
bu başlıkların hepsine leyla yazıp gidiyorum. çok güzel bi isim. :(
0
nice tnetennba
(18.10.18)
“EVA” yaratılan ilk kadın demek. Eşim rus adını andırıyor diye koydurmamıştı çok pişmanım.

Not: kızımın adı defne :)
0
insomnia
(18.10.18)
aleyna
0
tabudeviren
(18.10.18)
Derya
"eva" cok zorlama bir isim. Egreti durur. "bu isim farkli bir isim koyalim arzusuyla yanip tutusularak konuldu" diye bagiriyor.
0
stavro
(18.10.18)
FİRUZE
0
mehmed resad
(18.10.18)
eva, elişi kağıt demek.
kızla karton diye dalga geçerlerdi, iyi ki eva ismini koymamışsınız.
0
nice tnetennba
(18.10.18)
Eva dediğiniz Havva değil mi zaten?

Ada, deniz, nehir, sema, güneş; doğa ile ilgili isimleri seviyorum.
0
peggy
(18.10.18)
mavi ismini genelde saçma buluyolar ben çok seviyorum ama.
0
muslugubozukhayrat
(18.10.18)
bükre
buğlem
ecrin
ravza
ebrar
ceylin





bunlari koymayin
0
exlibris
(18.10.18)
defne gayet güzel bi isim bence. buse çok çirkin ve gereğinden fazla kullanılmış evet.

burada yazılanlardan zeynep ve leyla çok övülmüş ama bence ikisi de köylü kızı ismi, fonetik olarak da kulağa hoş geldiklerini düşünmüyorum.

buraya yazılanlardan güzel olanlar damla, deniz, ipek, nil.

Ben çocuk sahibi olmak istemiyorum ama Eftelya adında bir kızımın olmasını çok isterdim mesela. Denizkızı demek ve eftelya şarkısını çok severdim küçükken. Onun dışında deniz ismini verebilirdim. Uluslararası bir isim olsun derseniz Melisa da fena değil. İlayda da yine çok sevdiğim isimlerden.

@sopiro

Verde Latince yeşil demek. Esperento da Latince kökenli bir yapay dil. Çoğu kelimesi Latinceyi andırıyor.
0
nundu
(18.10.18)
Ben kesinlikle iki isim koymanız gerektiğini söylemeye geldim, ergenliğinde ya da gençlinde birini kullanmazsa diğerini kullanır günlük hayatta. İsterse ikisini birden de kulanır.

Fonetik olarak birbirine ve soy isme uygun iki isim koyun, allah sağlıkla büyütmeyi nasip etsin.
0
John Bloor
(18.10.18)
iki isim koymayın
soyadında var diye can olmasın demişsin ama isim ve soyismin ilk hecesi aynıysa isim çok güzel okunuyor. cansu candan gibi mesela. defne ismi de çok güzel ayrıca bence ısınmaya çalış. buse bence de kötü isim. cemre de düşünülebilir.
0
prasinos
(18.10.18)
Arabça isim koymayin su küresellesen dünyada nolur :( sonra yurtdisinda adamlar gelip "sizin alfabeniz karisik zor olmuyo mu tersten yazmak?" Diyorlar.
0
icim urperiyor
(18.10.18)
çiçek

aşk

buğu

büyü
0
hasmetizm 2046
(18.10.18)
Deniz ilk ismi ikinciyi ne istersen o olsun.
0
arockm
(18.10.18)
elif ya da zeynep

mis gibi isimler.
0
alt4y
(18.10.18)
"Leyla", you've got me on my knees...
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(18.10.18)
İki isimli biri olarak iki isim bence koyun. Gerçi erkeğim ben, kız olunca ileride evlenme işiyle falan brezilyalı futbolcuya dönme riski de var ama iki isim karizması cidden olan bi şey. Hele anlamsal ve fonetik olarak uyumlu iki isim bulursanız sırf isimle etkileyebilir etrafındakileri.

Ama sakın biri eski babaanne adı, biri modern ad koymayın. Mesela yukarıda @lostys nin yazdığı hatice sena çok kötü bir kombinasyon. O kız hayatı boyunca Sena'yı kullanacak, çünkü Hatice çirkin bir isim ama okulda hocaları Hatice diycek yoklamada falan. Hiiiç gerek yok. İki ismi de modern, kaliteli isimler olsun. O zaman sıkıntı olmaz
0
nundu
(18.10.18)
deniz +1 genel olarak doğa ile ilgili isimler olabilir
0
aquarium
(18.10.18)
Elvan
0
beetlejuice
(18.10.18)
Iki isimli bir kadin olarak "koymayin" demeye geldim. Aslinda bir avantaji var. Cok bilinen kombinasyonlar yapmazsaniz isim tek olur, bircok acidan bu onemli. Ama uzun isimler olunca, bir de unvanli bir iste calisirsa, is cigrindan cikabiliyor. Ornek, Doktor Ogretim Uyesi Ilayda Defne Cansuyu Hatipoglu. (Sonuncu esin soyismi. Ismi tamamen salladim)

Iki isim koyacaksaniz kisa isimler olsun. Bana da tek isim karizmasi diye bir sey varmis gibi geliyor mesela.
0
evrim halkasi
(18.10.18)
Ece
0
pati
(18.10.18)
eylül
0
Neill
(18.10.18)
karya
0
since1907
(18.10.18)
Leyla
Yasemin
Zeynep
Amber
0
dedim ben sana
(18.10.18)
Zeynep yazılmış.
Nihal olabilir.
0
koseli cember
(18.10.18)
Derin ismini çok seviyorum ben. Unisex olması fark etmez.

Leyla da güzeldir.

(Antin kuntin isimlere kıl olan herkes kızına Elif ya da Zeynep ismini veriyor diye korkmaya başladım)
0
lcha
(18.10.18)
defne çok güzel bence de.
yeşim de fena değil.
hande de iyidir.
şeyda ismine objektif olamıyorum bence çok güzel.
leyla koymayın :(
0
Bruce
(18.10.18)
zeynep, funda, leyla, yağmur, yıldız
0
makarnavodka
(18.10.18)
Benim kızımın adı Gülce. Tavsiye ederim. Duyanlar çok beğeniyor ismi.
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(18.10.18)
2,5 yaşında kız babası olarak yanıtlıyorum;
defne ismi bu dönem çok moda. defne, duru vs bunlar. 20 sene sonra herkes defne. güzel isim ama çok tüketilmiş.
isim konusu biraz şans işi. karşılaştığınız ve etkilediğiniz biri, bir roman karakteri, rüyanızda gördüğünüz bir isim, vs çeşitli kanallardan kafanızda yer etmiş ve sizi bir şekilde etkilemiş bir isim yoksa bulmak zor.
bade, ece, yaz, nehir.. yani o kadar çok ihtimal var ki. bir isimler sözlüğü alın ve sayfa sayfa inceleyin. içlerinden 20 kadar seçin. sonra ortaklaşa 10 adet eleyin. diğerlerini eşinizle ayrı ayrı puanlayın. en çok puanı alanı yapıştırın :)
sağlıkla kucağınıza alırsınız umarım.
0
stanley weber
(18.10.18)
Berlin
0
kafadanbacakli
(18.10.18)
ceyda ( kızım olur kendileri )
0
jamswety
(18.10.18)
Ben kızım olursa derin koyucam. Defne ismini ben de sevmiyorum neden bu kadar seviliyor onu da hiç anlamıyorum. Buseyi de severim bence nazik bir isim. Kendi ismimi de seviyorum ama kimse önermemiş üzdü
0
pastörizesüt
(18.10.18)
gülnihal
0
birdposing
(18.10.18)
piraye.
0
naksidil
(18.10.18)
Gülce demeye gelmiştim.
0
Lim5
(18.10.18)
İsim söylemeye değil de teknik söylemeye geldim:)

Kardeşimle isimlerimiz, annemle babamın şarkısında geçen kelimelerden oluştuğu için çok anlamlı geliyor ailecek bize..

Ne bileyim ilk buluştuğunuz yerle ilgili, ortak çok sevdiğiniz bir şey/bir yer vb eşinizle aranızda bir anlamı olsa daha güzel değil mi:)

Eski romantiklerden kimler kaldı azizim:))
0
lambada
(18.10.18)
ne çok leyla denmiş. bana da aksine itici geliyor leyla ismi. genel olarak çiçek adlarını da pek sevmiyorum. ben kelimelerin bir ruhunun olduğunu ve ismin insanın karakterine etkisi olduğunu düşünürüm. ondan heralde çiçek isimleri bende dışı güzel içi boş bir his verir.
ben olsam bir nesne adından ziyade bir karakter özelliğini yansıtan bir şey veya olay ismi verirdim heralde. gerçek dünyada etkisi olup tepki yaratabilecek bir olay adı mesela. Örn; rüzgar, tayfun (erkek olsa), deniz, evren(üzerine düşünülebilecek gizemli bir olgu) gibi. Ya da x yapan kadın, bilge kadın, hükmeden kadın, adaletli kadın vs anlamlarına gelen isimler/bu anlamlardaki mitolojik tanrıça/tanrı isimleri (çok abes olmayacak şekilde).

Benim ismim mesela ucundan Havva'ya kadar gidiyor. İlk kadın düşüncesi benim çok hoşuma gidiyor.


Bunun dışında Umay. Söylemesi yazması kolay. Türk mitolojisinde ana tanrıçadır.

Ek olarak Eva +1. Eva isimli bi dövmeci hatun var Türk. Çok da güzel hatun, çok hoşuma gidiyor.
0
kozmosta bir nokta
(18.10.18)
Nesil
0
Dylan Murphy
(18.10.18)
SU +1
0
cooperr
(18.10.18)
Asya.
0
Amaranta ursula
(18.10.18)
Defne yurtdışında da daphne adı olduğu için enternasyonel isim olarak düşünülebilir. Ben m harfini çok seviyorum. Maya ve mabel isimlerini de lakin kızıma koymaya cesaret eder miyim bilmiyorum olursa.
0
mabesa
(18.10.18)
leyla koymayın o ne öyle arapça isim kimse leyla koymasın bence. eva da kötü geldi bana ama bildiğim tek eva şu arkadaş: www.google.com.tr olduğundan da olabilir bilemedim.

gökçe güzel isim bence gökçe koyun.
0
nrmnm
(18.10.18)
www.instagram.com bahsettiğim eva bu eva. bence çok güzel bir eva <3
0
kozmosta bir nokta
(19.10.18)
umay
0
elma
(19.10.18)
(6)

PDF'leri sorunsuz açan e-reader

banagazozalnuri
Elimde bir tane Rus malı e-reader var ama sadece epub'larda tam randıman alabiliyorum ama Türkçe içeriklerin çoğu PDF malum. yok mudur şöyle ucuz yollu, PDF dosyalarını sorunsuz açan e reader? PDF dosyalarını epub yapmak için pratik yöntem önerebilirseniz daha mükemmel olur ya da :/
Elimde bir tane Rus malı e-reader var ama sadece epub'larda tam randıman alabiliyorum ama Türkçe içeriklerin çoğu PDF malum. yok mudur şöyle ucuz yollu, PDF dosyalarını sorunsuz açan e reader? PDF dosyalarını epub yapmak için pratik yöntem önerebilirseniz daha mükemmel olur ya da :/
0
banagazozalnuri
(18.10.18)
direkt öneri yapamam ama online dönüştürücüleri deneyebilirsin.
0
datnet
(18.10.18)
kobo aura ile denediğim tüm pdf'leri açtım; tarama kitap ya da düzgün oluşturulmuş içerik.

yalnız yakınlaştırması olsun, ölçeklendirmesi olsun, not alma özellikleri olsun; e-kitap okuyucunun nimetlerinden faydalanamıyorsun çok fazla. cihazla ilgili değil bu durum, tarama kitaplarda öyledir.
0
Bruce
(18.10.18)
Bruce+1
Kindle'da da PDF açılıyor ama tat vermiyor.

PDF'i uğraşmadan başarılı bir biçimde epub yapmak da çok mümkün değil, elinizdeki dosyanın tarama olmaması, header-footer-sayfa numarası falan olmaması gibi birsürü şey lazım düzgün epub çıktısı alabilmek için.
0
kobuzchu kiz
(18.10.18)
calibre-ebook.com

Kobuzcu kız +1 ama. Taramaları dönüştürme verimli olmaz.

Türkçe içeriklerin çogu pdf değil ama, epub.

Bulamıyorsaniz istediginiz kitaplari yazin, yollarrim bir ara.

Genel olarak arsiv arıyosanız da meritokrasi, müteferrika, neo-meritokrasi gibi sync olusumlarina bakın
0
Zeth
(18.10.18)
calibre-ebook.com

Kobuzcu kız +1 ama. Taramaları dönüştürme verimli olmaz.

Türkçe içeriklerin çogu pdf değil, epub.

Bulamıyorsaniz istediginiz kitaplari yazin, yollarim bir ara.

Genel olarak arsiv arıyosanız da meritokrasi, müteferrika, neo-meritokrasi gibi sync olusumlarina bakın
0
Zeth
(18.10.18)
Meritokrasi hala aktif mi ya? Ben aradım da bulamadım bir ara. Mümkünse nasıl katılabileceğimi söyler misiniz?
0
🌸banagazozalnuri
(18.10.18)
(6)

Netflix'in şakkadanak 10 bölüm yayınlaması

austra
Şaşırıyoruz buna, hiç beklemediğiz bir hareket. Niye yayınlıyor, nasıl yayınlıyor. demek ki başka dizileri varmış diyoruz. Arkasından bir on bölüm daha. Yetmedi bi on daha. Çil yavrusu gibi dağıldık valla adgjdjkNeyse şaka bir yana bunu niye yapıyorlar yav, 2 günde bitiyorsun diziyi kalıcılığı olmuy
Şaşırıyoruz buna, hiç beklemediğiz bir hareket. Niye yayınlıyor, nasıl yayınlıyor. demek ki başka dizileri varmış diyoruz. Arkasından bir on bölüm daha. Yetmedi bi on daha. Çil yavrusu gibi dağıldık valla adgjdjk

Neyse şaka bir yana bunu niye yapıyorlar yav, 2 günde bitiyorsun diziyi kalıcılığı olmuyor. Haftada bir iki yayımlansa daha iyi olmaz mı?

Bu arada netflix'im yok, ilk defa bir dizisini izledim bir baktım on bölümü sakkadanak yayinlamislar ve malum ortamlara saniyesinde düşmüş. İnsan kendine hakim olamıyor doğal olarak ve en kısa sürede izlemeye çalışıyor.

Bahsettiğim dizi: The Haunting of Hill House
0
austra
(17.10.18)
Google'a binge watch yaz ve sonuçlarda ne kadar çok netflix olduğunu gör.

Pazarlama şekli, kendilerini bu şekilde öne çıkarıyorlar. Sektörde bir farklılık yaratıp belirli bir kesime hitap eden bir davranışı kendileriyle bağdaştırmaya çalışıyorlar.

Benim yorumum bu, ceo'suna sorsak belki çıkış amacı farklıdır bu sistemin.
0
Bruce
(18.10.18)
çünkü adamların ellerindeki devasa veriler bunun daha iyi ve bağlayıcı olduğunu gösteriyor.

media.netflix.com
www.investopedia.com
0
rotten head
(18.10.18)
daha iyi oluyor. bolumler hafızalarda tazeyken parçaları birleştirmek daha kolay ve zevkli. atladığın detay olmuyor ard arda izleyince.

öbür türlü onemli yerde kalınca sıcağı sıcağına o heyecanla izleyemiyorsun arada gecen surede yeni bölüme duyduğun heves ve heyecan azalıyor. hem de yeni bölümde 3 bölüm önceye atıfta bulunsa ne olmuştu lan diyorsun.
0
Neill
(18.10.18)
Netflix, Hollywood yapımı kalitesindeki dizileri daha ucuza mal ediyor. Eğlence dünyasının Nestle'si gibi bir şey. Çok acımasız ama aynı zamanda da teşvik edici bir firma yapısı var. Bir podcast'te anlatıyordu, bir bölümde çalışanların yaptıkları işin karşılığı daha ucuza piyasadan alınabiliyormuş. Anında o bölümü fesh edip işten çıkartmışlar. İşten çıkanlar başka bir firma kuruyorlar ve sonra daha da ucuza Netflix'e hizmet veriyorlar. Yöneticilerden birinini aldığı maaş, yapılan işe denk olmadığını düşündüğü için istifa ediyor, etmek zorunda kalıyor falan... Yani kimsenin koltuğunun sağlam olmadığı bir acayip şirket. Haliyle rekabet şansı çok yüksek.
0
malheiros
(18.10.18)
esas amacladıkları seylerden bitanesi de zaten o tvnin basında daha da fazla vakit gecir.
netflix cıktıgından beri heyecanla yeni bolum bekleyen birini hatırlamıyorum.
tam tersi heyecanla baska dizi arıyan insanlar var.
10 bolum izliyosun dizi cok hosuna gidiyor,bitiyor.
işte netflix burda kazanıyo bende dizi bitmez bak bu var benzer bak begenirsen bununda 10bolumunu bitirirsin diyip zincirleme bi reaksiyon baslatıyolar
0
samaras8
(18.10.18)
Ben Netflix'ten izlemeyeceksem bu nedenle bitmis dizi ariyorum. Yoksa ikinci sezonu bir bucuk yil sonra cikinca ben eski bolumleri unutuyorum dizi anlamsizlasiyor.
0
Traveller
(18.10.18)
(21)

Ağzı laf yapan erkeğin kazanova damgası yemesi

Bruce
Üst üste 3. oldu, artık kendimden şüphe eder hale geldim.Yeni tanışılan kadınlar dedi bunu, "ayh sen çok kazanovasındır hahayt" şeklinde. 2siyle flört amaçlı tanışıldı, biriyle rastgele. Tamam ağzım laf yapar, flörtöz konuşana karşılığını da veririm ama ne kazanova bir tipim var ne de kazanova olaca
Üst üste 3. oldu, artık kendimden şüphe eder hale geldim.
Yeni tanışılan kadınlar dedi bunu, "ayh sen çok kazanovasındır hahayt" şeklinde. 2siyle flört amaçlı tanışıldı, biriyle rastgele. Tamam ağzım laf yapar, flörtöz konuşana karşılığını da veririm ama ne kazanova bir tipim var ne de kazanova olacak azmim; bunu söyleyenlerin hiç birine yaldır yaldır koşmadım.

Çok cinsiyetçi bir yaklaşım değil mi bu, her seksi kadını hafifmeşrep sanmakla aynı şey değil mi? Ben bu özelliğimi illa ki itlik serserilik amaçlı mı kullanıyor olmalıyım, rahatsız edici bir bakış açısı değil mi bu?

Ağzı laf yapan, "şeytan tüylü" erkekler sizde "bu çok kazanovadır" intibası oluşturuyor mu?
0
Bruce
(17.10.18)
evet,

Çünkü konuşkan, girişken bir tipsin
0
damla sakızlı dondurma
(17.10.18)
duruşunu, konuşma tarzını vs de dikkate alırım. genelleme yapmak yanlış ama genel olarak öyle bir intiba yaratır bende de.
0
tabirimekruh
(17.10.18)
Ağzının hangi konularda laf yaptigina gore degisir ama genel olarak evet oluşturuyor.
0
aquarium
(17.10.18)
@damla sakızlı dondurma, peki öyleyim diye birlikte olduğu insana saygı duymayan, gözü dışarıda biri olmak zorunda mıyım? Bu beni güvenilmez biri mi yapmak zorunda?
0
🌸Bruce
(17.10.18)
Hayir, cinsiyetci bir yaklasim degil. Seksi kadini hafifmesrep sanmak da degil.
Bu tur on kabuller yoktan varolmaz, gercek verilerden beslenerek ortaya cikar.
Bu tarz bakic acilari etik olmayabilir belki ama cinsiyetci kesinlikle degil.
0
stavro
(17.10.18)
ben öyle olduğunu soylemedim ki, girişken biri özgüvenli durur. Altından bu adam güvenilmez anlamını çıkarmak uçuk. Sen karşındakini buna ikna edebilirsin, ha ikna olmuyosa ciddi bir şey gördü demektir, ama bizimki basit bir önyargı, yıkılması tabi mümkün.
0
damla sakızlı dondurma
(17.10.18)
Ama kazanova demek "sen benimle birlikteyken başkalarına da bakarsın" demek olmuyor mu? Direkt bu benzetme kullanıldı çünkü, ve söylenme şekli de bu imayı içeriyordu.

Yıkılması tabii ki mümkün ama en baştan bu şekilde yaklaşmak ve hatta yaftalamak "hmm bu kesin veriyordur" demekle aynı çirkinlikte bence.
0
🌸Bruce
(17.10.18)
belki de kazanova olmanı istiyorlardır aslında?
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(17.10.18)
@proletarier aller lander vereinigt euch, kesinlikle!

Süper tespit. Bunları söylerlerken bir yandan da flörte devam ettiler çünkü, bu durumdan etkilenmişe benziyorlardı. Al sana "efendi yerine piç erkeği tercih eden kadın" profili. Kazanova olmadığımı kanıtlar davranışlarda bulunsam soğuyacaklar belki de, dimi.
0
🌸Bruce
(17.10.18)
seksi kadın herkese seksapalitesini gösteriyorsa hafif meşrep görünür evet, agzı laf yapandan kastın ne bilmiyorum ama çok rahat flörtoz tipler bana da güven vermez, bir insan çok kolay iltifat ediyorsa çok kadına aynı cümleleri kurmuş oluyor genelde.

edit: sohbete devam edebilirlerkısa vadede flört etmek keyiflidir ama uzun vadeli ilişki için ideal gelmediğin için ileride sepetlenebilirsin
0
speranza
(18.10.18)
Ben de ağzının ne konuda laf yaptığına göre değişir diye düşünüyorum.
0
sopiro
(18.10.18)
@speranza, sepetlenmenin oluşabileceği bir durum yok, gönül ilişkilerinde bu konuda sorun yaşamıyorum zaten; benimle henüz tanışmış insanların intibasından yola çıkarak genel bir soru sordum. ve beklemediğim kadar haklı olduğumu gördüm; cidden de varmış böyle bir intiba. bir tane bile geleneksel kadın erkek rollerinden sıyrılmış, sağduyulu cevap veren kadın çıkmadı, ben asıl ona yanıyorum.

@aquarium ve sopiro; peki hangi konuda laf yaparsa kazanova oluyor? ağzı laf yapmak demek konuşkan, hazırcevap, dinlemesi keyifli gibilerinden anlaşılmıyor mu? ağzı laf yapan biri diyince spesifik konular gelmiyor benim aklıma, kimin ne konuda bilgisi varsa o konuda daha çok konuşur ama bu tabir bana daha çok içerikten ziyade biçimle alakalı gibi geliyor.
0
🌸Bruce
(18.10.18)
Ben yakın zamanda yaşadığım bir tecrübeden yola çıkarak söyledim bunu aslında. Bir adamla tanışmıştım, gayet de yakışıklı vs biriydi. İş güç, hayat, edebiyat, zevkler, renkler, bunların hiçbiriyle ilgili sohbet edilemiyordu. Cevaplar hep "yoo", "evet", "hayır", "bilmem ki", ama ne zaman flört etmek ve cinsellik ile ilgili bir alana kaysa bu kısır konuşma bir dil çözülmesi, sorular cevaplar vs... Öyle olunca insan ister istemez "bu kişinin dünyayla iletişimi flört üstüne kurulu demek" diye düşünüyor, zira karşınızda çizilen profil bu.

Ha ama ağzı laf yapmak diyerek tam da benim yukarıda olmadığını söylediğim şeyi kastediyorsanız, onu ayrı tutuyorum. Basit konularda bile sohbet edebilmek, karşınızdakine manalı sorular sorabilmek, daha önce etraflıca düşünmemiş olsanız dahi size verilen datalardan argümanlar çıkarıp bir şeyleri yorumlayabilmek, karşınızdakini konuşturabilmek, bunları da uygun miktarda bir iddia ve güven ile yapabilmek... Bu şekilde konuşabilen sadece biri Türk, biri yabancı iki erkek tanıdım ben hayatımda. İkisi de en yakın iki arkadaşım. Şüphesiz vardır da, her gün denk gelmiyor insana.
0
sopiro
(18.10.18)
Sohbetinizin içeriği sadece kadın-erkek-flört vs ile sınırlı kaldıysa kazanova tespiti bana anlamsız geldi. İletişim çift yönlü bir şey değil mi, iki taraf belirliyor gidişatı, yönü, üslubu. Kısaca kadınların hoşuna gidecek bir iletişim biçimin var, bunu da bir miktar kullanıyorsundur demek istemişler, yani işin türkçesi güven vermedin demişler ama bu girişkenliğin hoşlarına gimiş gibi. Ben şahsen olumsuz düşünmezdim. Flört etmişim o da aynı şekilde karşılık vermiş. Karşılık varsa ilgileniyor, yoksa ilgilenmiyor diye düşünürdüm ve hoşlandıysam onu daha yakından tanımaya çalışırdım.
0
locococo
(18.10.18)
bunun cinsiyetçilik ile ne alakası var

"Cinsiyetçilik, bir cinsiyetin diğerinden üstün olduğunu savunan görüş ve ideolojidir."

burda bir üstünlük-aşağılık durumu var mı? ağzı laf yapan erkeğe kazanova denmesi, seksi kadına hafifmeşrep denmesi cinsiyetçilik değildir.

keşke kazanova olsan da laf yapan ağzının ekmeğini yesen
0
dafuq
(18.10.18)
@dafuq, cinsiyetçilik üstünlükle ilgili değildir, cinsiyetin getirdiği düşünülen özelliklere atfen yapılan ayrımcılık ya da sınıflandırmadır. ağzı laf yapan, hoşsohbet bir kadına kazanova denmiyorken erkeğe denmesi erkeklerin aldatmaya meyilli olduğu düşüncesini barındırıyor. ben ağzı laf yapan bir erkek olarak "bu aldatır" ön kabülüne maruz kalıyorum, kadın olsaydım böyle olmayacaktı. bu da basitçe cinsiyetlere biçilmiş, cinsiyetle alakası olmayan steryotip düşünceler yüzünden oluyor.
0
🌸Bruce
(18.10.18)
@bruce
cinsiyetçilik üstünlükle ilgilidir
www.wikizeroo.com

ülkemizde her tartışmanın arkasında oldugu gibi bunda da kavram kargaşası yatıyor.

velev ki senin dediğin gibi sınıflandırma olsun, kadınlar erkeklerden daha duygusaldır, erkeklerin ayakları kadınlardan büyük olur, kadınlar çocuklarına daha düşkün olur. bu fikirler cinsiyetçilik mi içerir yoksa büyük çoğunlukla gerçeği mi içerir?

ben cinsiyetlerin birbirleri üzerinde bir üstünlüğü olmadığına inanıyorum, dolayısıyla cinsiyetçi değilim.
ama her iki cinsiyetin bazı konularda birbirlerinden farklı olduklarını düşünüyorum. sanırım çoğunluk da böyle düşünür.
0
dafuq
(18.10.18)
onlara güven vermeni istedikleri için ayak yapıyorlardır belki.

- sen çok kazanovasındır :)))
+ bebeğim ya olur mu, 10 aydır sevişmiyorum, ha bi de tek eşliyim.

bir çeşit garanti altına alma durumu sanırım. onlarla seviştikten sonra başkalarına yazmanı istememişlerdir. dediklerine inanmasalar bile, o an duymak istedikleri şeyi söylemeni beklemişlerdir. "haklısın, ben kazanovanın tekiyim, senden sonra başka bir kadınla buluşmaya gideceğim." desen, iyi izlenim bırakır mısın? hayır. başkasıyla görüşüp görüşmediğin hakkında, ağzından laf almaya çalışıyor da olabilirler.

ha bence çok saçma. orası ayrı. sadşlkasşf
0
nice tnetennba
(18.10.18)
@dafuq,
"Daha genel olarak cinsiyete dayanan her tür ayrım, cinsel ayrımcılık olarak tanımlanabilir"
verdiğin linkte de belirttiği üzere cinsiyetçiliğin içerdiği üstünlük manası konunun sadece bir noktası. eksik yazmışım evet, cinsiyetçilik sadece üstünlükle alakalı değildir demem gerekirdi. ama bu anlatmak istediğim şeyin cinsiyetçiliği kapsamadığını göstermiyor, bir tarafın diğerinden üstün olduğunu düşünmek ayrımcılık oluyor. cinsiyete indirgenmiş, tamamen kişiliğe bağlı olumsuz özellikleri söz konusu yapınca bir cinsiyeti diğerinden altta konumlandırmış oluyorsun. erkek aldatmaya müsaittir düşüncesi erkekliğe biçilmiş bir düşük(üstünün zıttı manasında) olma durumu değil mi? bir cinsiyeti öbüründen düşük görmek üstün görmekle temelde aynı ayrımcılık değik mi? aldatmak toplumsal olarak tü kaka bir olgu ve bunun cinsiyetle alakası olmadığı konusunda hemfikiriz sanıyorum.

iki cinsiyetin birbirinden ayrı özellikleri olduğuna ben de katılıyorum zaten. hatta bir deney grubu yapsak 1000 kişilik, kadınlar mı daha çok aldatan taraf olmuş erkekler mi diye araştırsak erkeklerin daha çok çıkma ihtimalini de yok saymam. ama bu durum tanıştığın yeni bir erkeğe, bahsettiğim gibi cinsiyetin getirdiği bir özellik olmayan, konuşabilen her iki cinsiyetin de sahip olabileceği, yani bir cinsiyete has olmayan bir özellik üzerinden ayrımcılık yapmayı cinsiyetler arasındaki fark olarak değerlendiremiyorum.
0
🌸Bruce
(18.10.18)
Kadınlar böyle erkeklerden hoşlanır ve bunu da hiç çekinmeden söylerler, bir ilişki başladığında da sürekli "lan bu kesin beni aldatıyordur" şüphesi taşırlar.

Bir erkek kadınlarla rahat konuşuyor ve özgüveni yerindeyse, ağzı laf yapıyorsa, özellikle karşılıklı espriler yapılabiliyorsa, tip olarak da kötü değilse çapkın olarak nitelendirilir.

Bu aslında sadece bizim gibi kadın erkek arkadaşlıklarının zor olduğu toplumlarda geçerli sanki.
0
John Bloor
(18.10.18)
kötü bir şey gibi algıladım çünkü kötü bir şey, genlerimi birden çok dişiye aktarmak için o anki gen kurbanımı kandırmama gerek yok.

fikirlerimi biliyorsun o yüzden rahatsız olmamı da anlayabilirsin. nasıl ki kadınlar için bu tarz "cinsel ayrımcılık"(senin istediğini yazdım bak) belirten düşüncelere karşıysam erkek için olana da karşıyım. feminizmi destekleyip aynı şey erkeklere olunca sessiz kalan meriç olmamı mı uygun bulurdun? :)
0
🌸Bruce
(19.10.18)
(14)

Sizce Hangi Rengi Alayım?

lana del rey
Kahverengi: https://www.trendyol.com/jack-jones/ceket-aviator-original-jacket-12137539-p-3573930?boutiqueId=197308Siyah: https://www.trendyol.com/jack-jones/ceket-aviator-original-jacket-12137539-p-3615551?boutiqueId=197308
0
lana del rey
(17.10.18)
ikisini de.

siyahı paspas yap. kahveyi giy.
0
güneyli çocuk
(17.10.18)
Kahve.
0
wish i could find a way to disappear
(17.10.18)
Bence ikisi de kötü. Siyah yıllarca giyilmiş de o yüzden yıpranmış gibi izlenim veriyor. Kahverengi olanı da "Ben buradayım!" diye bağırıyor.

Yine de siyah derdim ben.
0
m e b
(17.10.18)
kahve.
0
tabirimekruh
(17.10.18)
Hiç biri.

Bir soruya bu istenmeyen cevabı verirken ilk defa bu kadar içim rahat.
0
Bruce
(17.10.18)
Almasan ?
0
Neill
(17.10.18)
alma
0
damla sakızlı dondurma
(17.10.18)
kahve....
0
2 tostos turan
(18.10.18)
siyah daha güzel fakat böyle bir cekete 500 tl vermezdim :/
0
belkider
(18.10.18)
siyahı beleşe verseler giymem
0
freedonia
(18.10.18)
kahve
0
elorelia
(18.10.18)
ilk öneri alma,
ikinci öneri kahverengi.
0
Lucidream
(18.10.18)
kahverengi al da ne giydiğin belli olsun.
0
tabudeviren
(18.10.18)
Ikisini de.
Siyahi paspas yap. Kahveyi de yedek paspas yap.

Arkadasim olsan buna para verdigin icin arkadasliktan cikaririm seni.
0
stavro
(18.10.18)
(9)

Bir solukta izlenecek filmler

levent bilgen
İzlerken zamanın nasıl geçtiğini düşünmediğiniz, belli bir kalite ve zeka taşıyan; zamanın keyifle, gerilimle, hüzünle ya da merakla akıp gittiği filmler var mı?
İzlerken zamanın nasıl geçtiğini düşünmediğiniz, belli bir kalite ve zeka taşıyan; zamanın keyifle, gerilimle, hüzünle ya da merakla akıp gittiği filmler var mı?
0
levent bilgen
(17.10.18)
blood diamond
0
datnet
(17.10.18)
American hustle
0
stavro
(17.10.18)
Predestination.
0
himmet dayi
(17.10.18)
sir gawain
(17.10.18)
(bkz: don't breathe)
0
Bruce
(17.10.18)
la cara oculta
0
lcha
(17.10.18)
L.a Confidential
Rush
Master and Commander
0
iwasbornonamountainside
(17.10.18)
Burada bana k-pax filmini önermişlerdi. İzledim. Tam tarif ettiğiniz gibi zamanın nasıl geçtiğini anlamadım ayrıyeten bir çok duyguyu bir arada yaşadım. Filmin felsefesini de sevdim. Güzeldi, ben de size tavsiye edeyim.
0
noraliya
(17.10.18)
napoleon dynamite
0
eksimeksi
(18.10.18)
(22)

Donsuz ciplak yatıyor musunuz?

stavro
Yoksa bir seyler giyip mi? Ciplak yatinca sikinti yasiyor musunuz?Cok rahat degil mi?
Yoksa bir seyler giyip mi? Ciplak yatinca sikinti yasiyor musunuz?
Cok rahat degil mi?
0
stavro
(17.10.18)
yatıyorum. <3
0
datnet
(17.10.18)
Ben tam çıplak yatamıyorum. Rahatsız edici oluyor, terletiyo beni nedense
0
Nature Works
(17.10.18)
yatmam.
boxer la bile yatmam. pijama giyerim. ki sıcak bir ülkedeyim.
bence gece üşütmemek lazim...
0
benaslindayohum
(17.10.18)
Hayır, hep ya deprem olursa kafasindayim
0
damla sakızlı dondurma
(17.10.18)
iç çamaşırı ile bile yatmam yaz da dahil. ya pijama ya şort mutlaka olur. hem alışkanlık, hem de gece kalkmak zorunda kalırsam ugraşmayayım/rezil olmayayım kafası.
0
Neill
(17.10.18)
ben donla yatiyorum yau, yoksa hasta olurum. yazin bile en azindan boxer olur yani ciplak yatinca savunmasiz hissediyorum jdjdkd sanki beni skiyler
0
der meister
(17.10.18)
Nein.
0
Delay Fuze
(17.10.18)
Evet çok seviyorum
0
fasulyek
(17.10.18)
Yazın bazen yatıyorum öyle. İnanılmaz güzel bir his.
0
kulagina kupe olsun
(17.10.18)
Çükümün götümün değdiği nevresime nasıl yatayım rahat rahat!

Böyle de bi rahatsızlığım oluyor işte, sanki götüboklunun tekiyim (Bi keresinde seviştiğim bi arkadaşımız seks sonrası uyumadan önce don giyme halime pek takılır olmuş, dalga da geçmişti).Öyle yetiştirildim herhalde, bilemedim. Aynısı evde çıplak ayakla dolaşınca da oluyordu mesela, yatağa girince sanki ayaklarım pis girmiş gibi geliyordu; o yüzden evde terliksiz gezmezdim çorap olmasa bile(şimdilerde aştım bunu, alkış?) . Öte yandan çorapla da asla girilmez yatağa!

Nereden geliyor bu yatak kutsiyeti? çocukluğuma inmemiz lazım galiba, annemin kulakları çınlasın...

Gerçi düşündüm de bu yazki sıcaklara kadar sadece boxer'la uyumuş da değildim peş peşe günler, hiç o kadar sıcak hissetmedim sanırım.
0
Bruce
(17.10.18)
bazı boğucu yaz gecelerinde çıplak yatıyorum(yılda toplasan beşi geçmez).
0
late viper
(17.10.18)
yazın çırılçıplak uyumayı çok seviyorum
kışın yine aynı şekilde uyumak istesem de hasta olurum diye çekinip pijamalarla uyuyorum
0
superb
(17.10.18)
Donsuz yatmam, yatamam. Banyodan sonra havlu bornoz sarılı çok uyudum ama donsuz asla.
Bruce +1
0
dialecticchaos
(17.10.18)
Seksten sonra sadece. Normalde yatmam.
0
synesthesia
(17.10.18)
Neden gönül işlerinde bu soru?
Cvp: röpdüşambrla yatıyorum
0
bos gezenin bos ustasi
(17.10.18)
Hiç yatmadım. Donla bile yatınca sağım solum kaşınıyor gibi oluyor, her mevsimde eşofman+tişört kombinasyonuyla yatıyorum.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(17.10.18)
donsuz yatamam, yorgana çarşafa pislerim gibi gelir, rahat hissedemem. ajdjdjdkd
0
nice tnetennba
(17.10.18)
Donsuz yatılmaz, siki çarşafa dolaşmak
0
John Bloor
(17.10.18)
Kendi evimde hep...
0
Tears of Devil
(17.10.18)
yazın severek, sonbaharla birlikte noo
0
selam
(17.10.18)
Donsuz cirilciplak yatmam. Bu nasil bir cumle ya haha :D
Bazen gecelikle donsuz yattigim olur ama.
0
perfectum
(17.10.18)
çok nadiren
0
d max
(18.10.18)
(10)

cocukluk esyalari

in vino veritas
birkac kiyafet, ufak tefek birkac oyuncak, süt dişleri, ogrencilikten kalma belgeler, karneler, öss vs. gibi sinav evraklari, yaklasik 72 ekran tuplu televizyon boyutunda bir kutu kadar esyam var. atamiyorum kiyip, ama bunca yil saklamisim bundan sonra da sonsuza kadar sakliycam gibi gorunuyor ne ya
birkac kiyafet, ufak tefek birkac oyuncak, süt dişleri, ogrencilikten kalma belgeler, karneler, öss vs. gibi sinav evraklari, yaklasik 72 ekran tuplu televizyon boyutunda bir kutu kadar esyam var. atamiyorum kiyip, ama bunca yil saklamisim bundan sonra da sonsuza kadar sakliycam gibi gorunuyor ne yapacagimi bilemedigim icin. evde bu kadar buyuk bir koliyi koyabilecek bos yerim de yok, depo, bodrum, ardiye gibi bisey de yok. sizinkileri sakliyor musunuz? nerede? dert oldu gercekten..
0
in vino veritas
(16.10.18)
Ben saklamıyorum. Materyal şeylere bağlanmadan yaşamaya çalışıyorum.
Fotoğraflarını çekip bilgisayarınızda saklayın diyorlar yeni dönemin popüler minimalizm guruları.
0
sopiro
(16.10.18)
ben saklıyorum. hatta bizim evde herkesin ki saklanıyor. benim şahsi kutumda karnelerim, barbie bebeklerim ve aksesurları (aksesuar dediğim de kocaman bir ev, araba havuz falan), bir kaç oyuncağım, içinde adım geçen her türlü belge, evrak, günlük ve anı defteri, bir kaç mektup ve kart postal var.
abim sadece karne ve evraklarını saklıyor.
yeğenimin çeşitli yaş dönemlerine ait kıyafetleri, bazı oyuncakları, karneleri, çizdiği resimler, bir kaç defteri falan saklanıyor.
eskiden çocuğum olursa ona veririm diye saklıyordum ama şimdi vermeye kıyamadığım için saklıyorum. bundan sonra da, atmam da vermem de. ben ölünce mirasçılarım düşünsün.
0
halanne
(16.10.18)
@halanne, benimkiler de tam olarak oyle. peki asil sorun, bunca esyayi nerde sakliyorsunuz? evim o kadar buyul degil buncacik sey icin depo da tutulmaz ;( bir de saklayip ne olacak onu bilemiyorum ama dedigin gibi kiyamiyorum da.
0
🌸in vino veritas
(16.10.18)
babaevinde saklayamazmısın?
0
sarlatan
(16.10.18)
oyuncaklarımın tamamını verdim, annem benim kızım olursa diye bana ait bir eteği saklıyor, ekoseli. günlüklerim,karnelerim,belgelerim hatta peçete,pul koleksiyonlarım falan duruyor sadece. kıyafet ve oyuncakları vermenizi öneririm. çünkü ileride kullanılma vakti geldiğinde çok olacakları için değersizleşecekler,üzülürsünüz. o günleri yansıtan bir parça ayırıp,kalanını elden çıkarmak hafifletici olur. Hem tek bir şeye anlam yüklemek daha kolay.
0
denef
(16.10.18)
@sarlatan, maalesef o secenek mumkun degil :(

@denef, ben de o sekilde yaptim, kiyafetlerden kasit giyilebilecek seyler degil cogunlukla ilkokul onlugu, forma gibi kiyafetler, baska kiyafet yok. oyuncak da ufacik bir iki tane sey oynanabileceginden cok kucuk ve saklamaya musait oldugundan saklaniyor. eleye eleye bir kutuya sigacak hale getirdim ama kutuyu napacagim bilemiyorum.
0
🌸in vino veritas
(16.10.18)
Bence o kadarcık şeyi saklayabilirsiniz. Ahşap bir sandık alıp, üstüne 2 minder atıp, cam kenarına koyabilirsiniz. Hem koltuk, hem de kutu görevi görür.
0
agluna
(16.10.18)
valla 3 ayrı evde parça parça duruyorlar. evrak, kağıt kısmı kendi evimde, oyuncaklar yazlıkta, diğerleri annemin evinde. gerçi hepsini bir araya getirmeye çalışsam ki üşeniyorum ne zaman var ne de enerjim, güzelce paketleyip kutulayıp bir yatak altına, bazaya falan koyardım kendi evimde. öyle devasa yer kaplayacak boyutta değiller. evde de yer var allahtan.
kıyafet ve ezilmeyecek, buruşmayacak tarzdaki şeyleri, vakumlu hurçlara koyup yatak altına, dekoratif sandıklara falan atabilirsiniz. evrak kağıt tarzı şeyleri de güzelce dosyalayarak kitaplıkta hatta işyerinde bile muhafaza edebilirsiniz.
0
halanne
(16.10.18)
boş yer yoksa at. benim annem de istifçigillerden olduğu için kendi evindeki bodrumda bir sürü ıvır zıvır var. 40 sene önceki çeyiz sandığı bile duruyor, içinde benim ablamların bebeklik kıyafetleri falan filan var. benim eskilerim de orada duruyor, arada gittikçe bakıyorum, istediğim bir oyuncak bişey olursa alıyorum.

yaşadığım evde koyacak yerim olsa getirirdim ama koyacak yerim yok. senin de yoksa benim gibi baba evinde bırakabilir ya da 1-2 bişey seçip kalanı atabilirsin.
edit: baba evi seçeneği yokmuş, o halde kutudan çıkart ve dekor olarak kullanabilecekleri eve serpiştir. kağıt vs olanları da koyarsın elbet bir klasöre bir yere.
0
Bruce
(16.10.18)
hepsi evle beraber yandı :)
0
superb
(16.10.18)
(5)

gönül işleriyle uğraşmayı istememek

false pretension
bir süredir yalnızım. son sevgilimi her ne kadar çok sevsem de travmatik birkaç olay sonucunda ilişki azalarak bitti. ek olarak uzak mesafeydi. yaşadığım bu ilişkiden sonra kendimi hiçbir insana karşı yakın bulamıyorum. kimseyle tanışmak istemiyorum. içimden her zaman "kim uğraşacak" diyorum ama yal
bir süredir yalnızım. son sevgilimi her ne kadar çok sevsem de travmatik birkaç olay sonucunda ilişki azalarak bitti. ek olarak uzak mesafeydi. yaşadığım bu ilişkiden sonra kendimi hiçbir insana karşı yakın bulamıyorum. kimseyle tanışmak istemiyorum. içimden her zaman "kim uğraşacak" diyorum ama yalnızlık da bazen çok can sıkıcı olabiliyor. birşeyler yapmalıyım diyorum.

hayatımın büyük bölümünde kimseye bağlı olarak yaşamadım. hayatımda birisi olsun diye birilerini sokmadım. yeni insanlarla tanışıyorum ama anlık oluyor, içimden ilerletmek gelmiyor. bu konu canımı sıkıyor ve hafiften korkutuyor. eminim benim gibi insanlar vardır yada hayatının bir bölümünde böyle birşeyi tecrübe etmiştir.

bir insanın beni mutlu edebileceğine inanmıyorum, çok zor geliyor. zaten bu aralarda çok mutlu olduğum söylenemez. bu olay nasıl geçer? depresyon olabilir mi?

not: 29e
0
false pretension
(15.10.18)
eğer mesele "kim uğraşacak" ise ve bu durum canını sıkıyorsa çözüm basit, sen uğraşacaksın. uğraşmama seçimini yapıp sonra da bundan sıkılmak çok çocukça. ikisinden birini seç, ya çok motive olmasan bile uğraşacaksın ya da bu kararınla barışıp dikkatini hayatında biri olmaması dışındaki noktalara kaydıracaksın.

nasıl geçer, uğraşarak geçer. hayata senin gibi bakan, motivasyonsuz ilişki arayan insanlar orada bir yerde varlar, onları bulmaya çalışacaksın. insanlarla sevgili olmak ya da sadece seks yapmak amaçlı değil, iki lafın belini kırıp güzel vakit geçirdiğin için takılacaksın; elbet bir tanesiyle bir şeyler olacaktır. buna paralel şekilde "olmuyor, ne yanlış, ne eksik" diye sormayıp güzel vakit geçirmeye odaklanacaksın.(sadece seks için takılmakta bir sorun yok ama istediğin bu değil gibi anlaşılıyor)

benzer yoldan geçiyorum uzun ilişki sonrası ve ben yukarıdaki yolu seçmedim çünkü bu durumla başa çıkabiliyorum. çok uzun süre yalnız kalmamışken ayrılık sonrası yalnızlığa adapte olabildim ve birinin eksikliğini hissetmiyorum. kaybolan alışkanlıklardan dolayı insan kendini boşlukta hissedebiliyor ama belirli bir noktayı aştıktan sonra herkesin the one'ı bulmak zorunda olmadığı düşüncesini benimseyince, bu gerçeği kabullenince ortada sorun kalmıyor. hatta bu noktaya eriştikten sonra eskisinden daha çok insan beliriyor etrafında çünkü bir şeyleri zorlamıyor oluyorsun, rahat oluyorsun, kendin oluyorsun ve bu da elbet birilerinin dikkatini çekiyor.

ikisinden birini seç ve ona göre davran, şu halinin sana faydası yok zararı var.

edit: datnet +1 ayrıca, "kendin ol" diyerek anlatmak istediklerimi güzel açıklamış.
0
Bruce
(15.10.18)
Kardeş bir insan seni mutlu edemez. Her şey istemekle alakalı. Sen bunu istiyor musun istemiyor musun? Bir kadın gelecek seni pışpışlayıp mutlu edecek, söylemesi bile komik mk. Depresyon falan değil ya, can sıkıntısı. Mutlu olmak isteyen her şeyle mutlu olur. Orta-üst düzeyde bir bilgisayar, bedelli askerlik parasını kredisiz ödemek, canının istediğini yiyip-giyebilmek vs. Seçenekler çoğaltılabilir. Hiç sevmediğim şekilde ciddi yazdım haberin olsun.
0
datnet
(15.10.18)
düzeltme yapayım yanlış anlaşılmış. bir insanın beni mutlu etmesinden kasıtım birlikte mutlu olamayacağıma inanıyorum. sanki içimde aksi nalet bir insan var ve bunu atamıyorum.
0
🌸false pretension
(15.10.18)
düzeltme yapayım: mutlu olacağına inanmıyorsan birlikte olmazsın hocam. geceleri kendine zehir etme. :D
0
datnet
(15.10.18)
2018'in başından beri benzer hisler içindeyim. şu aralar azalmaya başladı. zaman sanırım..
0
twelfth
(16.10.18)
(1)

Memed Nâzım

zxcd
Hakikaten bunun fotoğrafı neyim yok mu şimdi?Ölümü anısına paylaşsaydınız bari.
Hakikaten bunun fotoğrafı neyim yok mu şimdi?
Ölümü anısına paylaşsaydınız bari.
0
zxcd
(15.10.18)
Bruce
(15.10.18)
(7)

3000 TL'ye Kadar DSLR Onerisi?

brkylmz
Selamlar, Amator bi arkadas icin 3000 TL'ye kadar ne onerirsiniz?Canon 750D + 18-55 Lens alip gecelim mi?
Selamlar,

Amator bi arkadas icin 3000 TL'ye kadar ne onerirsiniz?

Canon 750D + 18-55 Lens alip gecelim mi?
0
brkylmz
(15.10.18)
Niye özellikle dslr, aynasız olmuyor mu?
200 lira yukarı daha çıkabilirse çağ atlamış olucak a6000 ile, dslr body'lerin devri bitti. İlerlerse buradan ilerleyecek zaten, aynasız başlasın daha iyi.

Hatta bana kalırsa makineyi 2. El alsın, 2bine halleder kit lens ile beraber. Onunla öğrenip o sıra biriktirsin, aradaki bin liranın üstüne bi lens daha alsın çekim tarzına göre. Hem o sırada sıkılır ve devam etmek istemezse bin lirası boşa gitmemiş olur.
0
Bruce
(15.10.18)
@bruce

a6000 de secenekler arasinda. sanirim a6000'e kaymak daha mantikli olacak gibi.

yeni baslayacagi icin klasik dslr daha gaz verici olur diye 750d dusunmustum. (malum ozelliklerinin yuzde 2sini bile kullanmayacak. bir de dokunmatik lcd ekran avantaji vardi)
0
🌸brkylmz
(15.10.18)
Aynasız düşünürse Fujifilm net öneririm ve ürünleri fujidshoplar da etkinliklerde ücretsiz kullanabiliyorsunuz.
0
sbryldrm
(15.10.18)
Dokunmatik Sony'de de var, odak noktası ve diğer birçok açıdan 6bin daha yetkin bir makine. Dokunmatik var ama fotoğraf odaklama noktası 20 mi ne 750d'nin, 6bin'de 200e yakın. Tek eksiği mikrofon girişi, o da ne kadar önemli arkadaşın için karar versin.

Edit: fujinin xt-100'ü de direkt rakip 6bine ama daha pahalı, yoksa gayet güzel makine.
6bin full hd çekiyor, hem de diğerleri 30fps çekerken 60 çekiyor. Video söz konusu olacaksa, mikrofon eksiğine rağmen, sony alınmalı derim.
0
Bruce
(15.10.18)
a6000 fotoğraf için iyi hatta daha iyi, çok hızlı odaklıyor diyorlardı. Ama videoda fullhd mi çekmiyordu ya da çekiyorsa mikrofon girişi mi yoktu öyle bir şeyler hatırlıyorum. Bir inceleyin video gerekiyorsa. (edit: Bruce yazmış bir yukarıda zaten)

750D + 18-55 yerine
600-650-700 hangisiyle oluyorsa Tamron 17-50 f2.8 almanızı tavsiye ederim. Lens her şey. Ben makine modelini düşürüp daha iyi lens alırdım, aldım, herkese de öyle tavsiye ederim.
0
nhk ni youkosu
(15.10.18)
sonyden bence en düşük a6500 almak lazım.

bunun dışında canon ve sony arasında büyük farklar var mı? var. aslında dlsr ve aynasızlar arasında var.

mesela şarj konusu, aynasızlarda büyük sıkıntı, ben kendi makinamda 1000 kare çekebiliyorken, bu günümüzün aynasız makinalarının amiral gemisi modellerinde 300 kareye kadar düşüyor , elektronik vizörü de çoğu zaman kapalı kullanırsan 400-450 kareye kadar çıkıyormuş.

bu da elektriğe ulaşmanın zor olduğu yerlerde problem çıkartıyor.

öte yandan sony öyle sağlam bir zam yaptı ki anlatamam 10bin den 13 bine birden çıkardı fiyatı a7-2 de.

dolayısıyla tüm ürünlerinin fiyatlarına zam geldi, şunu 3 ay önce sorsan tamam olur derdim ama bu gün neredeyse dehşet bi fark var sony makinalarda.

canonsa canon, nikonsa nikon, ben zaten aynasızları günümüzde kendim için bir seçenek olarak görmüyorum.

pil olayı ve lens parası başlı başlına çok büyük bir sorun.

şimdi herkes fotoğrafı keskin olsun ister. şu gün 1.8 - 2.8 lens alıp kullanabilirim canon sigma ve nikondan.

ama bunu sony aynasız almaya kalktığımda hooop fiyat birden 2 ye katlanıyor. tek lensle idare edebilen birisi değilim ki 2 3 dslr lensi parasını bir tek sonye vereyim. o yüzden de keskinlikten de feragat edebilirim. maksat işimi görsün.

evet aynasızlar çok daha keskin, aynasızların diyafram değerleri de farklı . aynasız 1.8 lens, normal nikon bir aynasız lense göre f1.2 - 1.4 ayarında oluyor diye bir çok şey duydum kullanan arkadaşlarımdan.

en baba makinayı da alsan, gidip f3.5 kit lensini alırsan o makinadan sana hayır gelmez.

lens şart.

ayrıca hayyamdan falan ikinci el canon sony lenslerini de ucuza ve bolca bulabilirsin, sonylerin de ikinci elleri var ama zaten pahalı oldukları için ikinci elde de pahalı oluyor.
0
killerbee
(15.10.18)
nikon D7000. giriş seviyesinin üstünde performansı olan makinamdır. hd videoları kesintisiz kaydediyor,üniversitede kendisi ile bir proje için kısa film çekmiştim görüntü kalitesi muazzam, arşivleme huyum olsaydı seninle paylaşırdım. son derece ağır olması dışında beni zorlayan bir özelliği yok. kendi makinam özelinde yorum yaptım, bu işin gurusu değilim ama tavsiye ederim.
0
denef
(15.10.18)
(16)

Tshirtlerinizi nereden alıyorsunuz?

EXXE01
Arkadaşlar tshirt arıyorum ama çok birşey bulamadım. İnternet ya da mağaza nereden alıyorsunuz genellikle. Eskiden Beşiktaş çarşıdan alırdım şimdi onlar da bozdu internetten bakıyorum çok pahalı ya da güzel birşey yok. Tavsiyede bulunursanız bir sorunumu çözeceğiz. Teşekkürler
Arkadaşlar tshirt arıyorum ama çok birşey bulamadım. İnternet ya da mağaza nereden alıyorsunuz genellikle. Eskiden Beşiktaş çarşıdan alırdım şimdi onlar da bozdu internetten bakıyorum çok pahalı ya da güzel birşey yok. Tavsiyede bulunursanız bir sorunumu çözeceğiz. Teşekkürler
0
EXXE01
(15.10.18)
H&M
0
lata
(15.10.18)
Jack jones
0
hz emreyiz
(15.10.18)
spesifik marka tercihim yok, güzel olan bir şeye denk gelince alıyorum. en çok marka ve çeşidi bir arada boynerde görebildiğimden ilk oraya uğruyorum.
0
givemesomesubstance
(15.10.18)
Özellikle tişört aldığım bir mağaza yok gözüme güzel gelen bir şey görünce alırım.
Koton, Mavi, H&M, Zara ve yan mağazalarında güzel şeyler oluyor.
0
mutekebbir
(15.10.18)
levis, jack&jones, bad bear...
0
japon askeri
(15.10.18)
eskidikçe ve kampanya çıktıkca üçer beşer bundan alıyorum.

www.morhipo.com
0
spirit crusher
(15.10.18)
salpa
0
jamswety
(15.10.18)
jack&jones
pull&bear
zara
h&m
bershka
vs.

eskiden asos'tan alırdım ama euro alıp başını gidince yalan oldu.
0
sir gawain
(15.10.18)
kaft
0
since1907
(15.10.18)
benim de özellikle marka tercihim yok, güzel tasarım neredeyse oradan alıyorum. dandik markanın tasarımıysa 2-3 tane alıyorum çabuk ölecek diye, kaliteli ise en az 2 sene giyiyorum.
şimdi baktım, dolapta dockers, mudo, j&jones, blend, bad bear, lee cooper ve mustang'ten tişörtler varmış. mustang ve lee cooper'ın tarzlarına kaymaya başladım 1-2 senedir, beğeniyorum. eski sezon denk getirince ucuza da geliyor.
0
Bruce
(15.10.18)
levis
0
chavezding
(15.10.18)
aksesuarix.com
0
bardakigüneşgözlüğü
(15.10.18)
son bir senedir kafttan aliyorum, memnunum. decathlonunkiler de guzel.
0
fakyoras
(15.10.18)
LCW-kaft
0
basond
(15.10.18)
Kaft, lcw, defacto, h&m, mavi
0
mutlusismankedi2015
(15.10.18)
Kaft ve mavi. Ama kaft'tan aldiklarim favorilerim
0
nundu
(16.10.18)
(12)

Türkiye'deki Yaya Geçidi Sorunu Nasıl Çözülür?

bos gezenin bos ustasi
Sizce nasıl çözülür? Ne yapmak lazım?Mesela birisi sözlükte durduğu takdirde yayanın yan şeritteki aracın durmaması nedeniyle tehlikeye girdiğini söyleyerek durmamanın bu durumda daha güvenli olduğunu söylüyor ki mantıklı. Hal böyleyken bu durumda ne yapılabilir sizce?
Sizce nasıl çözülür? Ne yapmak lazım?

Mesela birisi sözlükte durduğu takdirde yayanın yan şeritteki aracın durmaması nedeniyle tehlikeye girdiğini söyleyerek durmamanın bu durumda daha güvenli olduğunu söylüyor ki mantıklı.

Hal böyleyken bu durumda ne yapılabilir sizce?
0
bos gezenin bos ustasi
(15.10.18)
2-3 gün önce haber vardı artik yaya gecidinden geçenlere ceza var diye ama hiç inandirici gelmedi. Ciddi ciddi uygulamaya soksalar bu ceza işini(ki ufak olasilik), 5 yıla baya düzelme sağlanır bence
0
nundu
(15.10.18)
hasmetizm 2046
(15.10.18)
kasisle olacak is degil malesef, mevcutta kasis olanlar var.

bu ulkere en buyuk itici guc para. durmayanlara para cezasi versen herkes durmaya baslar :)

taksi soforleri ceza yazilmaya baslamasindan sonra musterilere "kemerinizi takin lutfen" demeye basladi. o guruh bile yapabiliyora herkes yapar.
0
fakyoras
(15.10.18)
İsveç'teyken İsveçli arkadaşım "Burayı nasıl buldun, beğendin mi?" diye sordu. Ben de cevaben özellikle araç sürücülerinin yayalara her zaman yol vermesinden çok etkilendiğimi söylemiştim.

Çok şaşırmıştı ve bana dediği şey şuydu: "Ama zaten yol vermezlerse cezası var? O yüzden yol vermek zorunda kalıyorlar."

İşin özü sıkı denetim ve ceza ne yazık ki.
0
monogram
(15.10.18)
Her yaya geçidinin başına bir trafik polisi koyulacak, yaya geçerken durmayan sürücülere ceza kesilecek. Ara ara bu şekilde denetimler olursa belki sürücüler durur. Fakat bu uygulamadan haberdar olamayan sürücüler nedeniyle, birkaç yayanın canına mal olabilir.

Sözlükte bahsedilen doğru, bizzat yaşadım, çapraz durup yan şeridin önünü kesmeseydim değneğiyle karşıya geçen yaşlıya yanımdaki araba bindirecekti.
0
Tutkun
(15.10.18)
olay ceza degil, egitim. avrupa'da evet cezalar var ama her yerde kamera yok. gecenin 3'unde sehrin en ucra kosesindeki bir sokakta bile insanlar ayni hassasiyeti gosteriyor cunku yayaya ve insana saygi var. ama ayrica yayalar da yaya gecidi olmayan yerden yada kendilerine kirmizi yandiginda karsiya gecmeye de calismiyorlar. hersey karsilikli. turkiye de once yayalar kendi can hayatlarini dusunup yaya gecidinden ve sadece kendilerine yesil yandiginda gecmeye baslasin. daha sonra arabalarin yaya gecitlerine saygi gostermesini beklesin.
0
crucio
(15.10.18)
@crucio +1000
bu durumun tek müsebbibi şoförler değil, yayaların da atlamamayı öğrenmesi gerek. yaya geçidi kullanan, 30 metre ilerideki yaya geçidine yürümeye zahmet eden kaç kişi var ki?

cezaysa yayaya da kesilsin ama okullarda seferberlik halinde bu eğitim de verilsin; üzerine durulsun.
0
Bruce
(15.10.18)
Cok derin bir mevzu. Sadece bu sorunu cozmek ya da cozmemek mumkun degil. Bu bir paketin parcasi. Yani bir ulkede hukukun h'si yok mesela, egitim berbat, diyelim ki kamusal sureclerin denetimi yok.. Bunlar oylece dursun, ama yaya gecidini duzeltelim - mumkun degil.

Once suruculere ceza kestirebilecek kadar populist olmayan bir icisleri bakani lazim. Oradan baslanabilir..
0
ebabil curnatasi
(15.10.18)
chavezding
(15.10.18)
malesef bizde durum eğitimle falan da çözülecek gibi değil. eşek yine aynı eşek olduğu için istediğin kadar eğit, para cezası kes yine olmayacak. kültürümüzde yok, büyüme şeklimizde yok, ailede yok, yok oğlu yok yani. komple toplumu silip baştan kodlamak gerekiyor. ve bunu sadece trafik için değil tüm sosyal hayat için yapmak gerekiyor. mümkün mü? değil. o yüzden 20 yıl da uğraşılsa bu ülkede malesef bazı şeyler düzelmeyecek.

2 hafta amerikada kalıp 2 gün önce döndüm. şuan istanbulda araba kullanmak istemiyorum. her yurtdışından dönüşümde nefret ediyorum ülkemin insanlarından. 40 dakikalık yolculukta kaç defa önüme geçmek için canımı, malımı hiçe saydılar, sinyal bile vermeden sağdan soldan sıkıştırdılar belli değil.
0
a340
(15.10.18)
Türkiye tam bir fırsatlar ülkesi. Yaya geçidindesin, sana kırmızı yanıyor, aracın geldiğini görüyorsun ve yine de kendini yaya geçidine atıp karşıya geçiyorsun. Araç sahibisin, ışık yok fakat yaya geçidi var, yayaları umursamadan basıp geçiyorsun. Geçme fırsatın varsa, ışık varsa da yoksa da geçersin, burada böyle.


Benim asıl anlam veremediğim, bu şoförler aynı zamanda birer yaya da. Yani, her yere arabayla gidemeyeceklerine göre, yürüyorlar da. Yayayken şoförlerin yaptığı bu kural hatalarına söverken, araçtayken sövdükleri şoförlere dönüşüp bu defa yayalara sövüyorlar. Aklım almıyor.

Edit: demek istediğim, bu saçma durum öyle bir kanıksanmış ki, eğitimle falan değişmesi mümkün değil. Yağmurlu, fırtınalı havada bile insanlara yol vermiyorlar. LAN SICACIK ARABADASIN? Bırak da geçsin insanlar işte.
0
rahip janick
(15.10.18)
Eğitim kısa zaman için hikaye, en az 3 nesil geçmesi gerekir ki o arada eğitemediğiniz öküzler de üremeye devam eder.

Çare kesinlikle her yaya geçidine kamera ve para cezası.

Avrupa'da kedi gibi olan gurbetçinin TR sınırlarına girdiği an trafik canavarı kesilmesinin tek açıklaması bu. Bizde ceza az ve de yakalanma riski az.
0
John Bloor
(15.10.18)
(9)

Yoğun bilgi içeren bir kitabı okurken

rakicandir
Nasıl not alıyorsunuz?
Nasıl not alıyorsunuz?
0
rakicandir
(15.10.18)
- Ders kitabıysa kitabın üstüne
- Ders kitabı değilse kitaba not almıyorum, ilgimi çeken yerlerin altını çiziyorum
- Çok önemli ve unutmamam gereken bilgiler varsa bunlar için ayrıca bir defterim var, oraya yazıyorum. Sonra ihtiyaca göre bilgisayara geçiriyorum notları.
0
monogram
(15.10.18)
Not almiyorum, ilgili sayfanin kosesini katliyorum. Dolaptaki kitaplarimin hep sayfalarinin koseleri katlidir:)
0
stavro
(15.10.18)
altını çiziyorum
0
kablelvuku
(15.10.18)
Onemli ise deftere yazarim, basit bir seyse fotosunu cekerim.
0
ebabil curnatasi
(15.10.18)
Kindle'da highlight özelliği var. Kitabın altını çizer gibi düşünün, ama ayrı bir dosyada saklıyor not ettiğiniz saati günü vs de ekleyerek. Sonradan bakmak kolay oluyor.
0
sopiro
(15.10.18)
ilk defa denediğim bir yöntem olarak google dökümanlara not alıyorum. önemli gördüğüm yerleri cümle cümle yazıyorum, cümlenin geçtiği sayfa bilgisini de kaydediyorum. meşakkatli bir şey ancak kitabı unutup gitmek daha kötü. satırların altını çizmeyi ve sayfa katlamayı sevmiyorum.
0
estranged
(15.10.18)
mini post-it
0
lamartin
(15.10.18)
Eskiden önemli bilgileri not aldığım bir defter tutardım ama zamanla fark ettim ki geri dönüp okuma sıklığım azaldı dolayısıyla yazmaya üşenir oldum. Şimdi ilgili kısım uzunsa altını çizip yanına yıldız koyuyorum. Ya da BBÖ (Bak bu önemli) yazıyorum. Ama sözkonusu kısım kısa ise deftere yazdığım da oluyor.
0
Amaranta ursula
(15.10.18)
e-kitap highlight +1
e-kitabın en büyük nimetlerinden biri zaten, bu notları derli toplu görüyorsun.
0
Bruce
(15.10.18)
(10)

Disarida adamakilli yiyeyecek bir sey yok

stavro
Disarida yerken agziniza layik seyler bulabiliyor musunuz? Istanbul icin soruyorum ozellikle.Yani bakıyorum da hicbir seyi adamakilli, ideal kalitede ve lezzette yapan yok dogru durusut. Cok nadir. Ne yemek istersen ye, dogru durust bir tat almak icin spesifik bir yere gitmen, belki bir dunya mesafe
Disarida yerken agziniza layik seyler bulabiliyor musunuz? Istanbul icin soruyorum ozellikle.
Yani bakıyorum da hicbir seyi adamakilli, ideal kalitede ve lezzette yapan yok dogru durusut. Cok nadir. Ne yemek istersen ye, dogru durust bir tat almak icin spesifik bir yere gitmen, belki bir dunya mesafe katetmen gerekiyoe yahu. O da biliyorsan oyle bir yer.
Efendim kebabtir, pizzadir, tatlidir, corbadir, dönerdir bilmemnedir ne olursa olsun hemen hemen her yerde vasat. Layikiyla yapam yer cok cok az.

SiZ bulabiliyor musunuz kolaylikla dogru durust kaliteli yemek disarida veya evet yok ama buldugumuzla idare ediyoruz mu diyorsunuz?
Ne dusunuyoesunuz?
0
stavro
(14.10.18)
Maslakta yiyecek bişey bulamadığımdan olanı da aşırı pahalı olduğundan evden götürüyorum mecbur.
0
tuborg yesili
(14.10.18)
ve pis. mutlaka bir aşamada çıplak elle temas var.
0
ya ben lan neyse
(14.10.18)
Eskiden ayırt etmeden gömerdim. Tüp mide ameliyatı olduğumdan beri sağlıklı/lezzetli yemek bulmakta aşırı zorlanıyorum.
Bir de hiçbir yer yarım porsiyon seçeneği sunmuyor, çöpe gidiyor hayvani porsiyonlar.
0
bir nick var benden iceri
(14.10.18)
Arayıp bulmak gerekiyor evet ama bir yerden sonra bulduğun yerlere gitmeye başlıyorsun, eski zorluğu kalmıyor.

Enteresan bir şekilde merkezi yerlerde lezzetlisini bulması en zor olan şeyler en basit yiyecekler oluyor. Mesela döner ve pideyi İstanbulun en merkezleri diyebileceğin beyoğlu, beşiktaş, şişli ve kadıköy'de gerçekten lezzetli yapan yer yok. Ümraniye, fatih, kavacık bilmem ne ebesininkine gitmen gerek.

İstanbul'da en son döner ne zaman yedim bilmiyorum bile, sokaktaki dönercisi bu kadar kötü bir şehir görmedim.

Ben güzel yemek için mesafe kat etmeye imtina etmiyorum, merkezi oturduğum için aşırı mesafe kat etmeme gerek de kalmıyor zaten. bildiğim ve gittiğim yerlerden memnunum.


edit: ne beşiktaş karadeniz döner, ne şişhane dönerci engin, ne de gayrettepe dörtel kalitesini korumayı başarmış mekanlar. buralarda yiyeceğime bayramoğlu'na giderim.
0
Bruce
(15.10.18)
Abi şehir çok büyük. Mesela adana yiycen, atıyorum en iyi adana yapılan yer ümraniye’de bi yerdir, sen küçükçekmece’den oraya gidicen 2 saat de, yemek yiycen de ohoo. Yoksa her şeyin en iyisi istanbul’dadır da, şehir çok devasa. Tek bir merkezi yok. O yüzden iyi yerlere ulaşmak zor. Dolayısıyla çevredeki vasat yerlere kalıyosun.
0
bugunku antremanda goz dolduran futbolcu
(15.10.18)
Bruce gibi yerleri öğrendikçe oraya gitmek.
Beşiktaş ta doğu karadeniz döneri (çarşıda değil, şair nedim de) tavsiye ederim.
Basta, zula’yı deneyin gitmediyseniz.
Kadıköy deyim şu anda hangi yemek için nereye gitmem gerektiğini biliyorum ve seçiciyim.
Pizza için donatello var, eve söyleyebiliyoruz buradan (çok tehlikeli) italya da yediğim pizzalar benzer ve ucuz pizza yapıyorlar.
Dürüm yiyeceksem basta (kimyon bokumu yesin, adamlar burayı açmadan önce tanıyordum, michelin yıldızı versen alacak olabin bir yer)
Midye dolma yiyeceksem ( çarşıda balık pazarının sırasında) bir mezeci var oraya akşam üstü gidip ılıkken yemek. Rakı için eve buradan meze almak ciğeri çok güzel.
Lahmacun için çiya, beyran için acıbadem sahra.
Her şeyi yürüme mesafesinde hallediyorum.
Bir kurufasulyeci var hasanpaşa da karakolun karşında.
Bilerek gidiyorum çok risk almıyorum.
Kahvaltı ve tatlı için ayrıca listem var. Sanırım biraz bir balonda yaşıyorum ama mutluyum.
0
fasulyek
(15.10.18)
Ama thales gibi mekanlara gidince hiç keyif alamıyorum. Bir mutfaktan hem noodle hem pesto soslu makarna, hem hamburger, hem de falafel çıkmamalı ( falafel diyince tahin rest. Da güzel)
Ağzımın layığı ile rakı içip mutlu olduğum yer yok çünkü evde ben bin kat güzel peynir ve meze hazırlıyorum. Hep yüksek fiyatlar ve kötü malzeme birleşimi.
Yemek yemek bizim işimiz
0
fasulyek
(15.10.18)
thales gibi yerde zaten o gurultuden yedigimin tadi varsa da anlamam ben:) Cok sakinlik duskunu degilim de thales gibi yerde de anam agliyor gurultuden. Fiyatina da degmiyor zaten dedign gibi. Lezzetli olur pahali olur ok.
Yemek yemeye gitsen yemek dandik, muhabbete gitsen gurultuden muhabbet edemezsin, boyle mekanlari agzina kadar neden doldurur millet anlamam.
Bir de bu tarz mekanlarda menunun yarisi patates kizartmasi.
0
🌸stavro
(15.10.18)
insulin direnci basladigindan beri disarida yemek yemeyi biraktim. evde yemeye ozen gosteriyorum ve kendim icerisinde ne oldugunu bilerek hazirliyorum. disarida yemek yiye yiye agiz tadimiz da degismis resmen. simdi arada sirada disarida yiyince eskiden lezzetli gelen seyler asiri derecede vasat hatta kotu geliyor. gereksiz mide yanmalari ve siskinlikler de cabasi.

isin hijyen tarafini dusununce ve ihtimalleri goz onunde bulundurunca zaten disarida yemek yiyesi gelmiyor insanin.
0
a340
(15.10.18)
zamanım büyük oranda ataşehir, kadıköy, beyoğlu, sirkeci - eminönü taraflarında geçiyor. hamburger, pizza ya da esnaf lokantası tarzı bir yer arıyorsam tüm bu saydığım yerler arasında en fazla 2'şey 3'er alternatif makul kalite sunuyor. sosyal medyada isim yapmış olanlara yönelmek bir yere kadar iyi ama ilgi yoğunluğu sebebiyle kaliteyi bozdukları için garanti yöntem değil. deneme yanılma yöntemine mahkum vaziyetteyiz diyebiliriz.

ha keyif kısmını gözardı edip sadece yiyip geçeyim dersem bambi ya da tek büfe'ye gidip hemen hallediyorum.
0
zgrydn
(15.10.18)
(30)

Dışarıda yerken tabaginizda yemek bırakıyor musunuz?

ceann deas
Ben bırakmıyorum valla zaten porsiyonlar avuc ici kadar, gelen ne varsa silip supuruyorum. Etrafima baktigimda cogu insan sanki yemegin tadina bakip birakiyor özellikle kadinlar. Oyle olunca da utaniyorum her an biri önüme ekmek atip al lan gorgusuz dibini de siyir dicek gibi geliyor. Sizde durumlar
Ben bırakmıyorum valla zaten porsiyonlar avuc ici kadar, gelen ne varsa silip supuruyorum. Etrafima baktigimda cogu insan sanki yemegin tadina bakip birakiyor özellikle kadinlar. Oyle olunca da utaniyorum her an biri önüme ekmek atip al lan gorgusuz dibini de siyir dicek gibi geliyor. Sizde durumlar nasil?
0
ceann deas
(14.10.18)
sevdiysem bitiririm.
0
sutlu nescafe
(14.10.18)
Bırakmıyorum.
0
Amaranta ursula
(14.10.18)
Bitiririm kalanı alır kedi köpeğe veririm zaten yerden de beslerim etraftaki kediyi falan.
Ama tabağında yemek bırakan insanlarla birlikte yemek yemek benim iştahımı kaçırıyor. İnsan dünyaları yiyormuş gibi hissediyor.
0
bokmuhendisi
(14.10.18)
Genelde bırakıyorum çok geldiği için keşke hepsini yiyebilsem.
0
damla sakızlı dondurma
(14.10.18)
yemek aşırı kötü değil ise bitiririm. bitiremeyeceğim porsiyonu almam zaten.

bir de başkasının yiyip kalktığı masalardan yemek yemişliğim var. bence hiç utanılacak bir şey değil. çöpe gideceğinden o an canım çeken 2 soğan halkasını yemem daha mantıklı geliyor.
0
winstoncodeaqua
(14.10.18)
Yemek kötü değilse tabağı yeme kapasitesine sahibim.

25 senedir ilk defa geçen gün ağız lezzetime uymayan bir yemek aldım. Yarısı kaldı tabakta. Ben de kalmış olmasına üzüldüm mesela.
0
kablelvuku
(14.10.18)
Yemekle birlikte gelen ivir zivirlari arttiriyorum genelde.
Etin yanina bir ton patates kizartmasi geliyor ornegin, 1-2 tane agzima atar oldugu gibi birakirim. Yemegin yaninda patates hic sevmem, yersem tek basina yerim patates kizartmasini.
Ana yemegin yaninda yesillik varsa onu da birakirim genelde. Otla mi beslenecem adam doldurmus bir tabak dolusu roka.

Bunun disinda bir de 2 kez yemek siparisi verme durumum var doymayip. Bu durumda ikincisi biraz gecikirse beklemeden dolayi istahim azaldigi icin 2.yi arttirdigim oluyor.
0
stavro
(14.10.18)
bitiremeyecek haldeysem yemek söylemem. evde de dışarda da bitiririm
0
yuvarlanantencereninkapagi
(14.10.18)
Bitiremeyeceksem neden yemek yiyeyim? Oldu hadi bir mallık bitiremedim paket yaptırırım hatta. Çöpe yemek atmam. Bunun inançla alakası yok prensip meselesi, inançlı biri değilim. Yemeği çöpe atana da iyi gözle bakmam. Tabağı sıyır tabi la ne olacak en doğrusu.

Hatta az yiyeceksem ona göre söylerim yemeği. Şu kadar koy derim, fazlası çöpe gitsin istemem.
0
bos gezenin bos ustasi
(14.10.18)
Yemeğin yanında yemeyeceğim salatayı da söylerim almam baştan. Gıda çöpe atılmaz, atılmamalı. 7 milyar insanın 2 milyarı açlık çekiyor 1 milyarı obez bu dünyada.
0
bos gezenin bos ustasi
(14.10.18)
sıyırırım.
0
datnet
(14.10.18)
Sanırım hiç bırakmadım. Para vermişim sonuçta.
0
japon askeri
(14.10.18)
soru aslında tabakta yemek bırakıp bırakmamak değil, sevdiğin şeyi neden sırf başkası bir şey der diye bitirmezsin, veya sevmediğin şeyi sırf para verdin diye niye keyifsizce içine tıkarsın'a dönmüş.
0
sttc
(14.10.18)
yemek yediğim yerle alakalı. pideci dönerci vb ise genelde bırakıyorum, çünkü porsiyonlar eşek gibi oluyor. ama daha elegan biyerse genelde porsiyonlar minnak oluyor, aç kalıyorum bu sefer :(

edit: tekrar düşündüm, dünyanın hiç bir yerinde tabakta et bıraktığım yokmuş. önüme öküz koysalar yerim :( ama sebze fln kalır.
0
Tears of Devil
(14.10.18)
sağlıklı olan şeyleri yiyorum ekmekti, lavaştı, patates, pilav gibi şeyleri bırakıyorum maalesef.
0
gezegen olan pluton
(14.10.18)
Yenmeyecek kadar kötü değilse yerim tabakta bırakmayı sevmem.
0
reactionic
(15.10.18)
Bizim kompleksli insanımız yemeği tam bitirirse görgüsüz olacağını, insanların onun "aç" olduğunu sanacaklarını düşünüyor; özellikle biraz eli yüzü düzgün yerlerde sanki adetmiş gibi yemek bırakılıyor. Pirenses sendromundan muzdarip kadınlar da böyle, etrafında bunlardan çok olabilir.

Benim içinse asıl tabakta yemek bırakmak görgüsüzlük. Eskiden ayıp olmasın diye doysam da yiyordum ama aldığım kaloriye dikkat etmeye başladığımdan beri doyduğum an bırakıyorum. Buna gerek kalmasın diye tam acıkmadan yemek yemiyorum, çok aç değilsem ama yemek zorundaysam ona göre küçük porsiyonlu şeyler yiyorum.
0
Bruce
(15.10.18)
Su ana kadar dışarıda yediğim hicbirseyi yarim birakmamisimdir.ekstra para vermişim. Hem parama yazik, hem de insanlar acken israf yapmak vicdanen rahatsiz ediyor.
0
havada bulut
(15.10.18)
Bruce +1
0
pastörizesüt
(15.10.18)
Hayatımda hiç dışardan yediğim porsiyonla tamamen doyup da daha fazla yiyemediğim için tabakta yemek bıraktığım olmadı sanırım. O porsiyonlarla tamamen doyup kalanı bırakanları asla anlayamıyorum. Zaten arkadaşlarla yemeğe gittiğimde bitiremedikleri zaman kalanlarını yiyorum onların da. Çöpe gitmesindense kendim yerim nolcak, tanıdık sonuçta.

Beğenmediğim için bıraktığım bi kere oldu o da Belarus'taydık, İngilizce menü yoktu ve garsonların hiçbiri ingilizce bilmiyordu ve yemeğin fotosuna aldanıp seçmiştik. Buz gibi ve rezil bir yemek gelmişti :(
0
nundu
(15.10.18)
Bırakmıyorum.
Evde veya dışarıda yemeğin çöpe gitmesi olayına üzülüyorum, yiyecek yemeği olmayan insanlar geliyor aklıma. Yiyebileceğim kadarını almaya/doldurmaya özen gösteriyorum.
0
pike
(15.10.18)
Kadınların ve erkeklerin günlük aldıkları kaloriler çok farklı ama dışarıda porsiyonlar çoğu mekanda opsiyonel değil.
Eğer yarım alabiliyorsam yarım alıyorum çoğu yerde çünkü fazla geliyor. Benim günlük 1400kcal almam gerek, sevgilim 2300, ben tabi ki yemek bırakıyorum tabağımda.
Hepsini yersem hem rahatsız oluyorum hem de kilo alıyorum. Yemek yemeği seven bir insanım ama dışarda hiç bir porsiyon salatayı bitirdiğim olmadı, hep fazla geliyor.
Prenseslik sendromu değil bu sadece günlük enerji ihtiyacı farkı.
0
fasulyek
(15.10.18)
Yemekte büyük bir sıkıntı yoksa bırakmıyorum ancak "plaza" anlayışında "Ayhh cok yağlı ayhh bu ne ayyhh evde yardımcım çok daha güzel yapıyor" deyip bırakmak moda. Diyet yapıyorsan, miden hassassa vs. ona göre seç yemegini az miktarda al otur ye. 1-2 defalık birşeyse hadi neyse ama alışkanlık halinde habire tabakta yemek bırakıp bununla övünen insanlara zerre saygı duymuyorum.
0
Sulfoxaflor
(15.10.18)
Tabağı sıfırlamadan kalkmam.
0
baal
(15.10.18)
tabakta hicbir sey birakmamaya gayret ederim. Bunu iyi insan olmanin geregi olarak gorurum.
0
ebabil curnatasi
(15.10.18)
ben de evde de dışarıda da kolay kolay yemek bırakmam tabağımda.
0
aquarium
(15.10.18)
ya yarım porsiyon söylerim ya da yarımı yoksa kalanı paket yaptırım.
0
ninotevtidze
(15.10.18)
açsam bitiririm, kalırsa paket yaptırıyorum ninotevtidze gibi ama sonra arkadaşlarım dalga geçiyor. Hem parasını ödeyeyim hem de bırakayım mı?
0
geçerkenugradım
(15.10.18)
Birakmiyorum, cok net.

Yemek yemeyi de cok seviyorum zaten :)
0
chitosan
(15.10.18)
evde yada disarda hicbir zaman tabagimda yemek birakmamaya calisirim. hem gunah hem israf. dunyada o kadar insan acliktan oluyorken cope yiyecek atmam, attirmam. hatta yakin arkadaslarimla yada ailemle gidersem, onlarin tabaklarini da bitiririm. evdeki bayat ekmekleri bir sekilde isitip, kizartip yerim. birisi bunu yaptigim icin bana gorgusuz derse de onun simarikliligindan girer ac gozlu cikarim.
0
crucio
(15.10.18)
(5)

Bir kelime vardı

aguilas negras
Detaylıca düşünmek anlamında bir kelime vardı sanki. Bir türlü gelmiyor. Müzakere, münakaşa, mütareke, mutabakat kelimeleri geliyor, ama o kelime kayıp şu anda. Neydi o kelime?
Detaylıca düşünmek anlamında bir kelime vardı sanki. Bir türlü gelmiyor. Müzakere, münakaşa, mütareke, mutabakat kelimeleri geliyor, ama o kelime kayıp şu anda. Neydi o kelime?
0
aguilas negras
(14.10.18)
mütalaa etmek olabilir mi?
0
Bruce
(14.10.18)
tefekkur
0
art vandaley
(14.10.18)
Mütalaa etmek +1
0
sekerse tehlike
(14.10.18)
Münazara.
0
tunaktunaktun
(14.10.18)
Jamiryo
0
scorpion37
(14.10.18)
(5)

bates motel i sevdim

damla sakızlı dondurma
karakterlerin hepsine bayıldım. Psikolojik gerilimi de seviyorum.bunun gibi başka ne izleyebilirim ?
karakterlerin hepsine bayıldım. Psikolojik gerilimi de seviyorum.
bunun gibi başka ne izleyebilirim ?
0
damla sakızlı dondurma
(14.10.18)
orphan black
0
goodz
(14.10.18)
The fall.
Night of.
Bron broen.
The killing.
House of cards.
0
a summer day
(14.10.18)
(bkz: hannibal)
0
Bruce
(14.10.18)
son sezonu saymazsak hannibal +1

true detective
mindhunter
0
nice tnetennba
(14.10.18)
tabula rasa
0
nerdler diyarinda bir kiz
(14.10.18)
(2)

decathlon'dan alınabilecek ucuz şeyler nelerdir?

mr.goodcat
tam model ismiyle öneride bulunabilecekler var mı? çorap t-shirt (uzun kollu, kısa kollu). 2-3 yıkamadan sonra pörsümemiş şeyler kullanmış olanlar varsa herkes yararlanır.bugün kargo ücretsizmiş sitesinde de.
tam model ismiyle öneride bulunabilecekler var mı? çorap t-shirt (uzun kollu, kısa kollu). 2-3 yıkamadan sonra pörsümemiş şeyler kullanmış olanlar varsa herkes yararlanır.

bugün kargo ücretsizmiş sitesinde de.
0
mr.goodcat
(13.10.18)
Model olarak veremeyeceğim ama kullanıp memnun kaldığım yıkanınca bozulmayan şeyler
Micro havluları
Nabachi boneler
Kalenji koşu tshirtleri (quechua tshirtlerini tavsiye etmem)
Tribord yağmurluk
Quechua polar
Bisiklet sele kılıfları totoyu bayağı rahat ettiriyor
0
curukturpkokusu
(13.10.18)
kalenji spor çoraplarını 3 senedir giyiyorum, hiçbir zaman yıkamadan üst üste 2 kere giymedim hem; hala gayet giyilebilir durumdalar.
0
Bruce
(13.10.18)
(5)

Sağlıklı granül kahve tavsiyesi?

gezegen olan pluton
Üzerine su katıp içebileceğimiz kahvelerden fabrikasyon olmayan olanlardan ne var?
Üzerine su katıp içebileceğimiz kahvelerden fabrikasyon olmayan olanlardan ne var?
0
gezegen olan pluton
(13.10.18)
Oksimoron soru
Babaannem köy çok güzel ayaklarıyla geanül yapıyor mesaj at yollatayım.
Granül direk sağlıksız o yüzden sağlıklısını aramak acayip birwz
0
fasulyek
(13.10.18)
oksimoron +1
granül kahve fabrikasyon işlem gerektiriyor. türk kahvesi ise normal kahvenin çekilmesiyle yapılıyor. türk kahvesi pişiriliyor, granül kahve ise üzerine sıcak su koyuluyor. türk kahvesi suda çözünmez çünkü çekirdektir, granül kahve ise sıcak suyla temas edince çözünür.

üzerine su katıp içebileceğin french press kahve demleme yöntemi var, bir kere french press alıyorsun sonrası kolay. organik çekirdekleri çektirip direkt su ile demleyebilirsin. kaliteli kahveciden alırsan fabrikasyon olmazlar hem.
0
Bruce
(13.10.18)
Ali159 granül kahve ve öğütülmüş kahve çekirdeği arasındaki farkı bilmiyorsan lütfen kahve ile ilgili bir konuşmaya katılma. Biraz oku
İkra Pls
Filtre kahve bence de iyi bir seçenek. Bulaşık var onunla kim uğraşacak diyorsan. Kahve yapmaya üşeniyorsan belki de kahve içmemelisin. Hayat üşenerek yaşanmıyor yiğido :)
0
fasulyek
(13.10.18)
Kaynak:

@fasulyek granul neden sagliksiz bu kadar? (Bilmedigimden soruyorum)
Cekip vuracaklar diye granul kahve ictigimi soyleyemiyorum ortamlarda. Sagliksizligindan cok ayip gibi bir de.
0
stavro
(13.10.18)
İçine katkı maddeleri konuluyor özellikle üçübir arada ve türevleri kötü
Sırf kahveden yapılanlar bir miktar daha az zararlı
Annemin doktoru kolestrolü arttırdığını söylemişti o yüzden mesela içmeyi bıraktı.
Kaynak sormakta haklısın ama şu an mobilde araştırıp bulamayacağım..
Ayrıca her insanın sağlıksız olmaya hakkı var sağlıksız olmak istiyorsan olabilirsin bu da bir
Seçimdir. Hitler değiliz alllaaaıma bin şükür.
0
fasulyek
(13.10.18)
(4)

Futbol kulüplerinin youtube'u kullanamaması

neverletyougodown
Sorsan 15-20 milyon taraftarımız var, trnin en büyüyüğüz bilmemne. Şimdi baktım gs 400bin, fb ve bjk 200bin küsür abonesi var. Şaka gibi, çaydanlık şakası çeken ergenlerin sizden daha fazla kitlesi var:) Ulan zaten klüp televizyonunuz var, yani hayvani bir arşiv demek bu, alt tarafı düzenli olarak b
Sorsan 15-20 milyon taraftarımız var, trnin en büyüyüğüz bilmemne. Şimdi baktım gs 400bin, fb ve bjk 200bin küsür abonesi var. Şaka gibi, çaydanlık şakası çeken ergenlerin sizden daha fazla kitlesi var:) Ulan zaten klüp televizyonunuz var, yani hayvani bir arşiv demek bu, alt tarafı düzenli olarak basın toplantısı, röportaj, klüpten haberler, nostaljik maçlar vs atacaksın, televizyonundan yayınlandıktan sonra. Koy bi tane youtubedan sorumlu adam, atsın youtube'a videoları, merak etme youtube para da veriyor, o adamın maaşı hayli hayli çıkar. Sizin düşünceniz?
0
neverletyougodown
(13.10.18)
Ahbap çavuş ilişkisi ile yönetildiklerinden dolayı nitelikli içerik üretmeleri zor ve tüm yayın haklarının özetler, sekanslar ve maç sonu basın toplantıları dahil Beinsports'a peşkeş çekilmesinden ötürü youtube'da öyle her şeyi yayınlayamazlar.

Tek sebep de kulüplerin dandikliği değil. Federasyonun da dandikliği mevcut yayın hakları konusunda. Gerçi federasyonu federasyon yapan da bu boktan zihniyete sahip kulüpler ya neyse.

Türkiye'de olan her şey insanlarımızın birer aynası. Spor da buna dahil.
0
bos gezenin bos ustasi
(13.10.18)
atılacak taş ürkütülecek kuşa değmeyecektir bence. 1 ayda alacağı izlemeden kazanacağı parayı 100 kombine satarak kazanıyor zaten kulüp, para için uğraşmaya gerek yok. ha, paradan öte çağı yakalamak için açsalar olur tabii ama o vizyon da pek yok bizim kulüplerde; yaşlı başlı amcalar işletiyor.

babel ne güzel vlog çekiyor, ilgi de görüyor. sen de oyuncuların etrafındakilere çektir, kamp günlüğü falan. kulüp televizyonundan daha çok kitleye ulaşma şansı var youtube'un, oraya saçma programlar yapacaklarına kaliteli içerik üretebilirler.
0
Bruce
(13.10.18)
@bos gezenin bos ustası maç görüntüsü, özeti vs anlarım, onlarda telif olabilir, ama maç sonu basın toplantısı için bir engel olduğunu düşünmüyorum.

Bu arada bein sportsun youtube kanalına baktım şimdi, aptal aptal videolar yüklüyorlar, 1 yıl önceki maçın özetini, 3 ay önce yüklemişler falan, bi ergene vermişler hesabın şifresini oyna demişler sanırım
0
🌸neverletyougodown
(13.10.18)
Birkaç gün önce Ali Koç'un konuşmasını ararken benim de aklıma gelmişti bu; dandik görüntü-ses kaydıyla yüklenmiş videoları izlerken. Yapılsa güzel olur tabii her şeyi illa kulübün televizyon kanalında izlemek zorunda kalmayalım, takımların televizyonları zaten dandik televizyon kanalını kapatıp Youtube kanalı açsalar daha şahane olurdu.
0
angelus
(13.10.18)
(3)

Eski Tuşlu Telefonları Neye Göre Alıyorduk?

arockm
Merhaba eski tuşlu telefonları alırken önceliğimiz ne oluyordu da alıyorduk?Nesine göre karar veriyorduk?
Merhaba eski tuşlu telefonları alırken önceliğimiz ne oluyordu da alıyorduk?

Nesine göre karar veriyorduk?
0
arockm
(13.10.18)
Çok eskiden Şarjının uzun gitmesi, bir süre sonra kameraya bakar olduk. sonra internete girebilenler ne ölçüde giriyor, 3g'si var mı. İşletim sistemi girdi hayatımıza, symbian olsun uygulama yükleyelim dedik. Sonra o devri akıllı telefonlar bitirdi.

Tasarım konusu bunlardan bağımsız her zaman önemliydi, efsane motorola razr v3 ile "değişik" telefonlar havalı olmaya başladı. Nokia'nın çubuk telefonu, kare telefonu, oyun telefonu, kumaş kaplama vardı. Benzer şekilde kızaklı, kapaklı telefonlar bar telefonlara göre havalı geliyorlardı.

edit: renkli ekranı ve polifonik melodiyi unutmuşum, çok önemlilerdi!
edit2: kapasitif ekran da çok büyük bi devrim noktasıydı. rezistif, yani basmatik olanlar işkenceydi resmen.
0
Bruce
(13.10.18)
Nokia mi degil mi
Ekrani renkli mi
Joystick vb naneleri var mi
Kamerasi var mi
Polifonik melodi caliyor mu
Kaydirmali mi kapakli mi
Cekiyor mu cekmiyor mu
Kapagi degisiyor mu
Bataryasi nasil
Sarj aleti nasil
Gibi kriterler vardi
0
her giriste sifresini unutan adam
(13.10.18)
oha antensiz
oha titresimli
oha cebe sigiyo
oha polifonik
oha renkli ekran
oha joystickli tus
oha kamera
oha dokunmatik tus
oha flas
oha ekrani dokunmatik
oha iphone 1

gerisi geldi zaten. kapasitif dokunmatik ekran ve multitouch sonrasi gunumuz ozellikleri gelmeye basladi iste ram islemci falan.
0
icim urperiyor
(13.10.18)
(7)

Yeğenlerime kodlama öğreteyim de ilgilerini nasıl çekeyim?

banagazozalnuri
7 ve 8 yaşlarında 3 yeğenim var. Kodlamanin temellerini öğretmek istiyorum, bunun için bir çok materyal de var ama ilgilerini nasıl cekebilecegimi bilmiyorum. Ne yapmalıyım? Oyun falan yapabilirsiniz dersem acaba akılları çekinir mi? Cinsiyet önemli mi bilmiyorum ama üçü de kız çocuğu.
7 ve 8 yaşlarında 3 yeğenim var. Kodlamanin temellerini öğretmek istiyorum, bunun için bir çok materyal de var ama ilgilerini nasıl cekebilecegimi bilmiyorum. Ne yapmalıyım? Oyun falan yapabilirsiniz dersem acaba akılları çekinir mi? Cinsiyet önemli mi bilmiyorum ama üçü de kız çocuğu.
0
banagazozalnuri
(13.10.18)
Hocam bütün dünyada kodlamanin temelleri artık ilkokullarda öğretilmeye başlandı. Hem kodlama öğrenmeseler bile algoritmik düşünmeyi öğrenmeleri analitik düşünmelerinde büyük katkı sağlar diye düşünüyorum. Zaten bu yaş çocuklara kod yazdırılmıyor, scratch vb platformlarda oyun gibi uygulamalarla alıştırmalar yaptırılıyor.
0
🌸banagazozalnuri
(13.10.18)
Oyun gibi yazılım öğreten bir program vardı. Onu araştırsana, adı akkıma gelirse yazarım
0
fasulyek
(13.10.18)
www.playcodemonkey.com ve buna benzer uygulamalar, siteler vs mevcut.
0
do the flop guy
(13.10.18)
adam nasıl öğreteyim diyor, öğretmeli miyim demiyor.
0
nolmus yani
(13.10.18)
çocuk bir şey öğrenecek işte, ha yazılım öğrenmiş ha resim çizmeyi; niye baltalıyorsunuz yav? sanki 3 'lü sarmayı öğretiyim diyor... bırak öğrensin işte illa meslek mi olmalı; hobi olur, vakit geçirme olur. istemiyorsa bırakır zaten, döve döve öğretecek hali yok ya; zararı yok faydası var.

burnumu sokmak için yazdım bir önerim yok ne yazık ki. udemy'nin kurslarına bakabilirsin belki.

edit: 3'lü sarmayı da öğret bence bu arada, tabii onun için biraz erken kehkeh.
0
Bruce
(13.10.18)
cocuklar icin oyun halinde kodlama degil ama algoritmik olarak dusunmeyi ogreten siteler var. buradan baslayabilirler hatta buradan baslamalilar bence.

www.tynker.com
code.org
0
crucio
(13.10.18)
ben lego mindstorms aldim kendime, onun educational versiyonu varmis cok daha fazla robot secenegi var ve daha sempatik robotlar. hem gorsel programlama da var. bence kendinize alin, siz kurcalarken meraklari varsa zaten gelirler, ogrenmek isterlerse ogretirsiniz. nasil? ingilizceleri varsa sahane www.reddit.com
0
bir varmis bir yokmus
(13.10.18)
(22)

100lük biraya Bavyera denilmesi

nundu
Bu başka illerimizde de var mi yoksa sadece simide gevrek, çekirdeğe çiğdem demek gibi bir İzmir olayı mı? Ankarali, İstanbullu arkadaşlarim genelde bu olayi bilmiyorlar ki ilk çok şaşırmıştım tüm Türkiye'de bu şekilde diye düşündüğüm için. Ben yine de bi sorayım dedim belki İzmir dişinda böyle kull
Bu başka illerimizde de var mi yoksa sadece simide gevrek, çekirdeğe çiğdem demek gibi bir İzmir olayı mı? Ankarali, İstanbullu arkadaşlarim genelde bu olayi bilmiyorlar ki ilk çok şaşırmıştım tüm Türkiye'de bu şekilde diye düşündüğüm için. Ben yine de bi sorayım dedim belki İzmir dişinda böyle kullanan vardir.
0
nundu
(13.10.18)
izmir dışındayım, hiç duymadım.
edit: arjantin'i duymuştum ama nerede, nasıl olduğunu hatırlamıyorum.
0
Bruce
(13.10.18)
Skim sonik bir adlandirma. Bavyera bolgesinde, 100luk biraya mass derler.
0
ubi dubium ibi libertas
(13.10.18)
8 senedir izmir'de yaşıyorum, ben de hiç duymamıştım.
0
pati
(13.10.18)
İzmit'te 50lik arjantin diye satılıyor. 100lük Bavyera burda da ama çok az yerde duydum. Eskişehir'de Bavyera kullanımı daha yaygındı.
0
nickimin hakkini veremedim
(13.10.18)
25 senedir ankara'da yaşıyorum, hiç duymadım
0
kablelvuku
(13.10.18)
@kalte sterne

Alsancak, küçükpark, bostanlı ve balçovada en az 10 pubda bavyera diyip 100lük bira sipariş ettim. Pek çok mekanda menüde ya da pankart olarak bavyera 15 tl vs. Fiyatlandirma ya da kampanya gördüm. Gayet yaygın bir kullanım İzmir'de ve menülerde de yaziyor dediğim gibi.
0
🌸nundu
(13.10.18)
1-2 senedir izmirdeyim ve duydum. uzun süre yaşayanlar nasıl duymadı ilginç.
soruya gelirsek evet izmir dışında görmedim hiç.
0
axl
(13.10.18)
ben izmirde bi varuna gezginde böyle görüp öğrenmiştim. başka mekanlarda görüp duymadım ama çok mekan gezen bu alemleri bilen biri değilim.
0
alaimisema
(13.10.18)
Düşündüm de İzmir dışında bavyera sipariş vermemişim. Ben de sadece izmir’de kullanılıyor olmasına şaşırdım şuan.
0
denef
(13.10.18)
istanbulda hiç duymadım
0
alt4y
(13.10.18)
herkes bavyera demiyor muydu ona yav? ben de çok şaşırdım kimsenin bilmemesine. neden bavyera deniyor onu da bilmiyorum.
0
nice tnetennba
(13.10.18)
Eskişehir'de Bavyera biranın çıkış noktası Varuna Gezgin barın şubelerinden gelmektedir. Artık Varuna'lar dışındaki barlarda da 100'lük biralara menüde bavyera adıyla rastlamanız olasıdır. Biri bana Bavyera dese aklıma artık 100'lük bira geliyor.
0
principlei
(13.10.18)
ilk defa duyuyorum, izmirde hiç bulunmadım ama çok fazla ve farklı yerlerde takıldım.

nasıl bir bardakta geliyor bu merak ettim bi görsel atabilir misiniz ?
0
jugador
(13.10.18)
İlk kez taksim varuna gezgin'de gördüm duydum içtim. Başka yerlerde 70lik bile kalmadı hep 33 ve 50lik artık sanki.

Bardağı merak edenler, bildiğiniz saplı 50lik bardağının scale edilmiş hali.
0
nhk ni youkosu
(13.10.18)
20yıldır izmirdeyim. girmediğim mekan kalmamıştır. kapanan inciraltı turkuazda 100 lük biraya arjantin deniliyor ve menğde de yazıyordu. bavyera hiç duymadım gerçekten.
0
ground
(13.10.18)
İstanbuldayım, sadece şişhane varuna gezginde duydum
0
sanquis
(13.10.18)
100lük biranin nadir olmasina da cok şaşırdım şimdi. Nasil yok ya 100lük bira sizin oralarda?
0
🌸nundu
(13.10.18)
Ben de hayatımda yüzlük bira görmedim İstanbul'da. 70lik vardı eskiden ama yüzlüğe denk gelmedim hiç. Biraver çok içerdik bak, o da eskisi kadar yaygın değil, masalarda görmüyorum hiç.

100'lük biranın mantığı yok çünkü, bu yüzden çok yerde yok. o bira ısınacak, ne gereği var mis gibi 2 50'lik varken.
0
Bruce
(13.10.18)
doğma büyüme ankaralıyım, sadece bir mekanda gördüm bu olayı. 250lik olanına da serçe diyorlar:)
0
theseachange
(13.10.18)
100luk birayi mekanina göre 15-18 arasi alabiliyorsun İzmir'de. İki tane 50lik alayim desen 25ten aşağı çikmaz(daha pahali bile olabilir şu an net hatırlamiyorum son fiyatları 50liklerin). İçerken de çok ısınmıyor bira genelde soğuk bardakta servis edildigi için ve lıkır lıkır gidiyor. Tam bir fiyat performans ürünü bence :D
0
🌸nundu
(13.10.18)
varunalarda duydum ben de.
0
Olric
(13.10.18)
İzmirliyim arjantin deniliyordu eskiden iamini değiştirmişlet demek
0
fasulyek
(13.10.18)
(4)

İstanbul'da mekan önerisi

rndxco
Selamlar, sevgilimin dogumgunu icin bir mekan arıyorumBu birlikte ilk dogumgunumuz o yuzden şık bir yemek ayarlamak istedim. Ama bu şık mekan cuzdanimi bin yıllık soymazsa da harika olur. Avrupa yakasindan onerilerinizi beklerim :)
Selamlar, sevgilimin dogumgunu icin bir mekan arıyorum
Bu birlikte ilk dogumgunumuz o yuzden şık bir yemek ayarlamak istedim. Ama bu şık mekan cuzdanimi bin yıllık soymazsa da harika olur. Avrupa yakasindan onerilerinizi beklerim :)
0
rndxco
(12.10.18)
Hafiften romantik, basbasa olacagim sade bir mkan iyi olur dersen Nisantasi'da Chocolate var. Los isikli sevgiliyle gitmelik bir yer.
0
stavro
(12.10.18)
Bruce
(12.10.18)
Akşam gidecekseniz manzarası çok güzel olduğundan Taksim'de Litera'yı tavsiye ederim. Soygunculuk kavramınızı bilemedim tabii, neyi ne kadar pahalı bulursunuz. Ben romantik sebeplerle değil de yabancı arkadaşlarımla falan gidiyorum oraya, beğeniyorlar hep.
0
sopiro
(13.10.18)
1924 istanbul :)))
0
buiret
(13.10.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.