Giriş
(10)

sanat eseri almak, ama nasıl?

benaslinda
merhaba,sanat galerisi gezmeyi, düzenli olarak sergileri takip etmeyi, vs.. seviyorum ama anladığımdan değil. bakmak bile zevk veriyor.evime sanat eseri almak istiyorum ama nerden alınır bilmiyorum. yeni sanatçıların eserlerine nasıl ulaşabilirim nerden erişebilirim hiç bilmiyorum,var mıdır bilen?gü
merhaba,

sanat galerisi gezmeyi, düzenli olarak sergileri takip etmeyi, vs.. seviyorum ama anladığımdan değil. bakmak bile zevk veriyor.

evime sanat eseri almak istiyorum ama nerden alınır bilmiyorum. yeni sanatçıların eserlerine nasıl ulaşabilirim nerden erişebilirim hiç bilmiyorum,var mıdır bilen?

güzel bir fotograf olabilir, resim ya da küçük bir heykel.
0
benaslinda
(02.09.18)
ikea’da satıyolar fotoğraf falan
0
Delay Fuze
(02.09.18)
Bulunduğun şehir neresi bilmiyorum ama Kadıköy’de Bina diye bir mekan var mesela üst katında genelde sergi oluyor. İllüstratörler, ressamlar, fotoğrafçılar her telden sanatçının işleri sergileniyor. Satılıyor da çoğunlukla.
0
fırt
(02.09.18)
Kadıköy moda caddesi üzerinde Cherry Bean isimli bir cafe var. Alt katında sergi oluyor, resimlerin yanında fiyatları da yazıyor genelde. Yolunuz her düştüğünde bir uğrayın bence.

Geçenlerde solo bir sergiye denk gelmiştim. 20 kadar resim vardı. Fiyatları 200 ile 2000 lira arasındaydı.
0
amortisman
(02.09.18)
@scheherazade ovvvv pazarlığın en güzelinin yapılabileceği bi ürün çeşidi sanat eserleri. Kayserililer meraklı olsaydı mona lisa’yı “gardaş götüme kaş göz çizsem bu kadından güzel olur zaten” diyerek 600 liraya almaya çalışırlardı.
0
Delay Fuze
(02.09.18)
Art garage diye bir işletme var. Her bütçeye uygun güzel işler satıyor. Sahibi ilginç bir insan en azından onunla da tanışabilirsin.
Bunun haricinde beğendiğin sanatçı varsa git görüş öyle taksitle elden iş aldığımı biliyorum
0
fasulyek
(02.09.18)
Şöyle bir şey de yapabilirsin.
Sanat yarışmalarına bak beğendiğin genç sanatçılar varsa onları fb den instadan ekleyip konuş fiyat sor. Eminim güzel ilerde değerlenecek bir şeyler bulabilirsin.
0
fasulyek
(02.09.18)
sanat eseri denilen şeyi neyle kısıtladığına bağlı. düz manada, fabrikasyon olmadan, sanatçının kendi duygu ve düşünceleri ışığında el emeğiyle ürettiği herhangi bir şey sanat eseri olabilir. kendi atölyesi olan heykeltıraşlar, ressamların yaptıkları eserler buna dahildir.

ama sanatsal olarak değeri olsun istiyorsan bunun için o değeri görmüş sanatçıların eserlerine ulaşman gerekir. yukarıda söylenmiş, sergiler galeriler bunun için en uygun yer; sanatsal değerinin sanatseverler tarafından uygun görüldüğü "seçmece" eserler bulunur buralarda. kabaca istanbul sanat galerileri diye aratıp ulaşabilirsin.
0
Bruce
(02.09.18)
Tuyap'ta sanat fuari oluyor. Sanat fuari yalniz, kitap fuari falan ayri. Oraya bir dunya galeri ve sanacti geliyor. Yuzlerce tablo geliyor. Butcene uyan begendigini alirsin. Alsan da almasan da git, cok harika parcalar geliyor.
0
stavro
(02.09.18)
Bruce sanat, zanaat ve tasarım kelimlerini incelemeni salık veririm. Yaptığın tanım iyi niyetli olsa da çok fazla boşluğun var. Atölyem var masa yaptım ama düz yemek masası fabrikasyon değil ama düz işte sanat mı oldu şimdi
Bir resim ya da çizim sanat eseri olmayabilir ama belirli bir bağlamda fabrikasyon sandalye bir eser olabilir.
Pisuar’ı da hatırlatmam gerekli değil sanırım.
0
fasulyek
(03.09.18)
cevaplar için çok teşekkürler, hepsine bakacağım.

ikea hariç.
0
🌸benaslinda
(03.09.18)
(16)

Kız kulesinde yaşamak

alwayschargeneverbend
İster miydiniz ozel mulkunuz olsa?
İster miydiniz ozel mulkunuz olsa?
0
alwayschargeneverbend
(02.09.18)
Şahsen istemem
0
gazozailacatmauzmani
(02.09.18)
İstemezdim.
0
Amaranta ursula
(02.09.18)
bir sürü insan dürbünle bakacak gözetleyecek falan, perdeler 2 dk açık kalsa neyin var neyin yok görürler.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(02.09.18)
istanbul'daki en overrated mekan, kesinlikle istemezdim.
0
Bruce
(02.09.18)
bundan yillar evvel kiz kulesinde telsiz istasyonu vardi. babamin en yakin arkadaslarindan biri geceleri burada nobetci telsiz zabiti olarak calisti. kis yaz fark etmeden kuledeki kendisi ve asagilarda takilan bekci disinda kimse yok tabi. bir sure sonra psikolojisi bozulmustu.

demem o ki yalniz yasanacaksa pek iyi bir tecrube olmayabilir bir sure sonra.
0
birkibirkibirkibirkiuc
(02.09.18)
Bizim mezuniyet balomuz Kiz Kulesi'nde yapilmisti ve manzara hayal kirikligi olmasa da, o kadar etkileyici degildi. Kiz Kulesi'nden Istanbul'a bakmak, Istanbul'dan Kiz Kulesi'ne bakmak kadar zevkli degil. Atiyorum, Salacak'taki bir evin hem tarihi yarimada, hem Besiktas hem de Kiz Kulesi manzarasi var ama Kiz Kulesi'nde Kiz Kulesi manzarasi yok, manzarayi manzara yapan asil parca eksik. Onun yerine Uskudar manzarasi var, Uskudar Sahilyolu trafigini ya da Besiktas'ta Barbaros Bulvari trafigini izleyebiliyorsun, vb. Icinde olmaktansa seyredebilecegim bir yerinde olmak isterim. "Salacak da yalin olacak" deseler tamam derim de, Kiz Kulesi'nden markete gitmesi ayri dert, yagmurlu, firtinali havasi ayri dert, cayir cayir ruzgar alir, "Hadi bize gel iki dakika" diyemezsin kimseye. Zor is.
0
aychovsky
(02.09.18)
hayır.
0
sutlu nescafe
(02.09.18)
Hayır. Tarihi simgeler dışarıdan çok daha görkemli ve cazibeli geliyor.
0
m e b
(02.09.18)
İsterdim. Geleni gideni olmaz. Mis. Teknesi olan arkadaşlarım gelebilirdi sadece. Para var huzur var.
0
Delay Fuze
(02.09.18)
Hayir. O kadar izole olmak istemem.
0
stavro
(02.09.18)
Kesinlikle yaşardım üç dört ay en azından.
0
fırt
(02.09.18)
la bakkal su bile getirmez, sigaran bitse sictin
0
cairo
(03.09.18)
Kesin isterdim <3
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.18)
çok rutubet olur
0
d e j i n
(03.09.18)
Sadece adres verirken bile havası yeter: Siyamkedisi Kızkulesi / İstanbul
0
SiyamkedisiZorro
(03.09.18)
istemem hiç bana göre değil
0
basond
(07.09.18)
(3)

Dövme sorusu

Sandman
Dövmeli şahısların dövmelerin de yazanları okuma alışkanlığınız var mı
Dövmeli şahısların dövmelerin de yazanları okuma alışkanlığınız var mı
0
Sandman
(02.09.18)
Benim en sinir olduğum şeylerden biri. Yan gözle bakıp anlayabiliyorsan falan neyse de, durdurup bakan, soran, çevirisini isteyen, tişörtümü açan, dövmemle selfie çeken bile gördüm.

Bir tanesinde alt kısımda bir tarih var. “Öhehehe sevgilinle tanışma tarihiniz mi?” diye veya “bunun anlamı ne?” diye soruyorlar. Babamın ölüm tarihi diyorum, bu sefer mahçup oluyorlar. Benim “aa yok ya sorun değil” falan diye gönüllerini almam gerekiyor. E sormayabilirsin mesela? Yani bir insan vücudunun bir yerine bir tarih kazıtmışsa %95 önemli, anlamlı bir şey değil midir? Bu bilgiyle başa çıkamayacaksan sorma yani.

Dövme insanın başkasına göstermek için yaptırdığı bir şey değil diye düşünüyorum ben.

Ay uzun uzun konuştum. Ben görebildiğim kadarıyla bakarım, özel bir çaba göstermem veya sormam.
0
sopiro
(02.09.18)
genelde dövme yazıları okunmayacak kadar afili oldukları için hiç niyet etmiyorum bile. arkadaşım, tanıdığım yaptırdıysa ya da yeni tanıştığım birinde varsa belirli bi noktadan sonra okumaya çalışırım ama onun haricinde ilgimi çekmiyor. zaten dövme dediğinde yazı olmaz ya, neyse...
0
Bruce
(02.09.18)
Okumam. Görünür yerde yazı dövmesi yaptıranları biraz apaçi buluyorum. Canım anam veya only Allah can judge me tayfası gibi.

Ön iç kolumdaki dövmeye bazen kolumu tutup bakıyorlar. Hatta 1 saat önce spor salonunda oldu. Rahatsız olmadım. Yazı yazdırmış olsam ona bakmalarından da rahatsız olmazdım. Dikkatini çekiyo, özeniyo vs sebeplerden bakıyolar, inceliyolar. Olağan bi şey.
0
Delay Fuze
(02.09.18)
(8)

Gunaydin, neli yumurta? Nasil yumurta?

balpolen
Kahvaltida simit var, domates, biber falan. Bunun yanina nasil yumurta yapayim? Iyi pazarlar:)
Kahvaltida simit var, domates, biber falan. Bunun yanina nasil yumurta yapayim? Iyi pazarlar:)
0
balpolen
(02.09.18)
Mor sogan uzeri sumakli yumurta.
0
dedim ben sana
(02.09.18)
nane ve pulbiberli göz yumurta. baharatları yumurtadan önce hafif kızdırın yağda, sonra yumurtaları dökün. hoş oluyor boyle.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(02.09.18)
Yumurtayı önce azıcık sütle karıştır sonra salça ile çırp, nane pul biber, varsa azıcık dereotu at, omlet yapar gibi ateşe koy. Pişmeye yakın içine bolca kaşar rendele, en son biraz da yağlı beyaz veya ezine peyniri ufala üstüne.
0
Bruce
(02.09.18)
pastırmalı
0
giovanne
(02.09.18)
sucuklu yumurtayi ölüye bile yedirebilirsin..
kavurmali yumurta ise biraz agir olsa da guzeldir, afiyet bal seker..
0
alttaraf
(02.09.18)
Tereyagli ince omlet. Yumurtayi cirp koy, ustune biraz peynir.
Ya da scrambled eggs. Yeter bile.
0
bradshaw
(02.09.18)
@Bruce bu sabah kahvaltida senin tarifini yaptik, farkli ve guzeldi, tesekkur ederiz:)
0
🌸balpolen
(03.09.18)
aa ne güzel, beğendiğinze sevindim afiyet olsun :)
0
Bruce
(03.09.18)
(4)

Takım elbiselerinizi ne sıklıkla kuru temizlemeye veriyorsunuz?

han20
s.b.
s.b.
0
han20
(02.09.18)
o kadar az giyiyorum ki her giyişimden sonra temizletip gamboçlayıp kaldırıyorum.
0
Bruce
(02.09.18)
Ayda 2 kere. Bir takımı üç seferden fazla giymeyeceğim şekilde ayarlamaya çalışıyorum. Bana kalsa her hafta sonu veririm ama hem maliyetli olur hem de takımlar bozulur diye korkuyorum.
0
irene
(02.09.18)
Bruce ile aynı şekilde yapıyorum ben de.
0
farabi
(02.09.18)
Çok sık giymem takım elbise. Giydikten sonra hemen veririm kuru temizlemeye. Birdaha kimbilir ne zaman giyerim, acil lazım olabilir.Unutkan ve tembel biri olduğum için ya son dakka aklıma gelir ya da üşenirim. Onun için en güzeli hemen giydikten sonra verip temiz bekletmek.
0
battal gemalmaz
(02.09.18)
(5)

futbolda 6 ve 8 numara ne demek?

sir gawain
internette herkes başka bir şey yazmış. 6 numara dmc, 8 numara cm diye biliyorum ben. doğru mu? eğer doğruysa 7 numara ne? ikisinin arasında iki rakam (iki kanat için) olması gerekmez mi? çok karışık ya. bi de bu rakamlar hangi dizilime göre vriliyor? 4-4-2 diamond mı?
internette herkes başka bir şey yazmış. 6 numara dmc, 8 numara cm diye biliyorum ben. doğru mu? eğer doğruysa 7 numara ne? ikisinin arasında iki rakam (iki kanat için) olması gerekmez mi? çok karışık ya. bi de bu rakamlar hangi dizilime göre vriliyor? 4-4-2 diamond mı?
0
sir gawain
(01.09.18)
6 dmc, 8 cm bunlar net. 7 sağ açıktır genelde ama formasyona göre ikinci forvet de olur 4-4-2 veya 4-5-1'deki.

şöyle bişey de varmış.
goo.gl
0
Bruce
(01.09.18)
Doğru 6 numara dmc 8 numara mc 10 numara da amc.

Orta saha için kullanır bu numaralar 7 ve 11 kullanılmaz pek kanatlar için. Klasik 9 numara lazım denir mesela santrafor.

Genellikle rakamlar bu 4 pozisyon için kullanılır.
0
ihanet kac kisilik
(01.09.18)
late viper
(01.09.18)
aslında ülkeden ülkeye değişiyor. ingiliz futbolunda 6 numarayı stoperler giyer genelde.
6 numara ön liberö (m. topal), 8 numara merkez orta saha (e. belözoğlu) diyebiliriz sizin de belirttiğiniz gibi.
2- sağ bek (latin amerikada stoper)
3- sol bek (latin amerikada stoper)
4- stoper (ingiliz ise orta saha)
5- stoper (brezilya'da orta saha)
6- ön libero (brezilya'da sol bek)
7- sağ kanat
8- merkez orta saha
9- hedef forvet, santrfor
10- oyun kurucu / forvet arkası / en teknik hücumcu ...
11- sol kanat
0
g7mor
(01.09.18)
G7mor+1 tam bunu yazmaya geldim

Fm oynarken manyak gibi takımı bu sekilde numaralandiririm hep kafamda kim kim bulması kolay olsun diye. Yedeklere de 12 13 diye devam ettiririm.
0
nundu
(02.09.18)
(11)

Biri sevdiğiniz bir şeyi eleştirdiğinde...

monogram
Selamlar,Diyelim ki birisi sohbet esnasında sevdiğiniz bir şeyi eleştirdi. Nasıl bir tepki veriyorsunuz? Üzülüyor musunuz, savunmaya mı geçiyorsunuz? Gülüp geçiyor musunuz? Sinirleniyor musunuz? Bu sevdiğiniz bir film olabilir, bir mekan olabilir, bir müzik eseri olabilir. Her şey olabilir. Kapalı a
Selamlar,

Diyelim ki birisi sohbet esnasında sevdiğiniz bir şeyi eleştirdi. Nasıl bir tepki veriyorsunuz? Üzülüyor musunuz, savunmaya mı geçiyorsunuz? Gülüp geçiyor musunuz? Sinirleniyor musunuz?

Bu sevdiğiniz bir film olabilir, bir mekan olabilir, bir müzik eseri olabilir. Her şey olabilir.

Kapalı anlatım oldu biliyorum. Ancak atış serbest. Yaşanmış örnekler olursa ayrıca sevinirim.

Teşekkürler.

Edit: imla
0
monogram
(01.09.18)
Valla karşı tarafa, söyleyiş tarzına ve mevzu bahis konuya göre değişiyor. Ama genelde hakliysa "aa evet öyle olabilir" ya da "olsun ben seviyorum " şeklinde tepki veriyorum .
0
Amaranta ursula
(01.09.18)
normalde ailem dışında herhangi bir şeyi körü körüne savunmam. bu bahsettiğin türde durumlarda eleştiriş şeklini izliyorum. eğer eleştirisi hakikaten mantıklı ise kulak kabartıp dinliyorum hatta ateşler nitelikte bir iki karşıt laf atıyorum, vizyonum genişliyor.
ama kulaktan duyma bilgiyle öten birisine karşı tavrım tamamen o anki ruh halime göre yersiz eleştiriyi yerlere çarpmak ile sakinliğimi koruyup konuşmamak arasında değişiyor.
0
bokmuhendisi
(01.09.18)
@amaranta +1

Eleştiri var eleştiri var. Fikrini beyan ediyorsa Eyv ama saldırma amaçlı yapıyorsa ben de saldırırım
0
gazozailacatmauzmani
(01.09.18)
Salaklığın daniskası aslında ama evet genellikle insanları kötü etkileyebiliyor, fazlaca özdeşleştiğimizden ötürü sevdiğimiz şeylerle.
Misal benim oyun konsolu koleksiyonum var sayısını bilmediğim kadar oyunum ve klasik konsolum var artık kişiliğimin bir parçası. Hayatımda fiziksel olarak da bilişsel olarak da epey bir emek vermişim bu konuya, gelip de direkt olarak yav 30 yaşında oyun mu oynanır diyenleri mevzuyu zaten hiç anlamadıklarından ötürü hiç takmıyorum da az çok kültürü bilen birisi retro oyun ile meşgul olmanın fena halde vakit kaybı olduğunu söylediğinde ister istemez direkt olarak bana da değdirmiş oluyor ve alınıyorum elbette.

Genelde insanlar ayrılık yaşadığı konularda anlaşamıyorlar. Anlaşmazlık esnasında karşındakinin mantığını anlayıp katılmamak yerine genellikle yekün olarak karşı çıktığımız için (çıktıkları için) salakça durumlarda kalabiliyoruz zaman zaman. Örneğin X seven ve sevmeyen iki insanın birbirine argümanlarını sunduktan sonra sakin bir şekilde evet anladık birbirimizi dediği çok az yaşanıyor.

Sanırım bu sebeple de ortak ilgi alanı ve zevkler arıyoruz sosyal hayatımızda, anlaşmanın çok bi yolu yok bari aynı şeyleri sevelim de tatsızlık çıkmasın diye :)
0
hedep
(01.09.18)
ben sevdiğim şeylerin eleştirilmesine bayılırım ama her zaman çaktırmam; gevşek görünüyorsun bir noktadan sonra.
kendi içinde mantıklı bir argüman ile eleştiriyorsa kişi, anlatmasını isterim sebeplerini, ufuk açıcı olabiliyor. saçma salak bir şekilde savunuyorsa "sen ne anlarsın tırrek" diyip geçiyorum.
0
Bruce
(01.09.18)
Amaranta + 1

Eleştiriye bağlı. Yakın arkadaşımsa “Tövbe de de çarpılma” ya da “Öyle deme, gölgelerin gücüne gider” diye dalga geçerim.
karikaturistan.files.wordpress.com
Tanıdık biri değilse de “Niye ya, bence güzel”, “Olsun, ben seviyorum” derim.
0
aychovsky
(01.09.18)
çok kişisel alıp savunmaya geçerim.

sırf bu yüzden tavsiye vermez oldum. çünkü o filmle, kitapla, oyunla benim kurduğum ilişki farklı oluyor bu duygu durumuna yakın olmayacak kişilerle paylaşmam.
0
Ufuk
(01.09.18)
"x'i sevenler geri zekalıdır, embesildir, vay efendim armuttur" demediği müddetçe saygı duyarım. ben seviyorum der geçerim.
0
nice tnetennba
(01.09.18)
Sevdiğim/ anlaştığım biriyse zaten doğal şekilde "aaa ben çok severim mesela" diyip sevdiğim taraflarını anlatıyorum.
Diğer türlü birine anlatmak için zaman& çaba harcamıyorum. He he diyip geçiyorum umrumda olmuyor..
0
lambada
(01.09.18)
Pek etkilenmiyorum ben. Ama mantiksiz bir yaklasimla elestirmisse o zaman gicik olurum ve savunmaya gecerim.
Sevdigim şeyleri sahiplenmem fazla, elestrildi diye tehdit olarak algilamam.
0
stavro
(02.09.18)
açıkçası söyleyiş tarzı ve söylediklerine bağlı değişir ama genelde umurumda olmaz ne söylediği zevkler ve renkler derim. Söyledikleri ve tarzı o insanın zeka durumu hakkında bilgi sahibi yapar sadece.
0
basond
(07.09.18)
(8)

hayvanlarımız bizle mutlu mu

yuvarlanantencereninkapagi
kedim var. bazen " onu eve mi tiktim" dusuncesi aklımdan geçiyor ve beni asiri rahatsız ediyor. acaba benle mutlu mu, kedilerimiz köpeklerimiz bizden ne ister? oyun oynuyoruz, kosturuyoruz, okşuyorum onu. ilgilendiğimi düşünüyorum. ama hayvan belki de sokakta olmak istiyor- dur.
kedim var. bazen " onu eve mi tiktim" dusuncesi aklımdan geçiyor ve beni asiri rahatsız ediyor. acaba benle mutlu mu, kedilerimiz köpeklerimiz bizden ne ister?

oyun oynuyoruz, kosturuyoruz, okşuyorum onu. ilgilendiğimi düşünüyorum. ama hayvan belki de sokakta olmak istiyor- dur.
0
yuvarlanantencereninkapagi
(01.09.18)
kediler evcildir, yeri evdir; evini benimser ve mekan degisikliginden hoslanmaz. dolayisiyla eve tikilmak kedi icin gecerli degil.
0
cedex
(01.09.18)
sokakta daha sağlıklı ve az tehlikede yaşayacağını düşünüyorsan salabilirsin. tam da bahsettiğin sebepten bakıma muhtaç hayvanları sahiplenelim diyor hayvanseverler.

mutlu olma konusu tartışmalı; hayvan sağlıklı, güvende ve tok olduğu yerde mutludur. biz hayvanları evcilleştirirken onları zorla eve kapatmadık, daha kolay yemek bulup daha güvenli, konforlu bir hayat sürebildikleri için bizi tercih ettiler. özgürlük gibi bir ülküleri yok, yeter ki doğası gereği yapması gerekenleri yapabilecek alanı sağlayabil.
0
Bruce
(01.09.18)
benimki dişi kediye kaçmıştı. sevişmek istiyormuş.
anneannem kedisini öyle böyle şımartmazdı, kedi kediliğini unutmuştu artık dile gelecek diyorduk. anneannem kısırlaştırmıştı bunu, ama yine de çiftleşmesine izin vermiyordu, dışarı çıktı mı etrafından erkek kedileri kovalıyordu (dışardaki pis kedileri yakıştıramıyormuş buna). yazık kedi fırsat buldu mu kaçıyordu. neyse. o benim imrendiğim hayata rağmen hayvan sevişmek istiyordu.
bir keresinde veterinerin telefonda bir kedi sahibine "parka bırakın çiftleşsin yarın alırsınız" dediğini duymuştum.
yani sağladığımız her imkana ilave olarak, özgürce sevişmek istiyorlar.
0
pati
(01.09.18)
Valla bizim haydutlar çok mutlu eminim
Dışarıdan korkuyor zaten bir tanesi hep ağlıyor.
Bir de ikisi çok yakın arkadaşlar
Bizi sevdiklerine de eminim hiç bu kadar yavşak kedi görmemiştim. Böyle işte...
0
fasulyek
(01.09.18)
ben ve ailem sadece müşkül durumdaki, sokakta yaşamakta zorlanacak hayvanlara bakıyoruz. üç bacaklı, kör, sağır, böbrek yetmezliği hastası kedilerimiz var. böylesi benim daha çok içime siniyor.
0
bir garip melek
(01.09.18)
Müstakil evde yaşıyorum. Bir kedim parmağımı şıklatınca koşup üstüme atlar diğeri de sokal çocuğu gibi.
Özet: kediden kediye değişiyor bence
0
rakicandir
(01.09.18)
Kediler köpekler değil de kuşların kafeste tutulması bana insafsizlik geliyor.

Gerçi kedilere endustriden tavuk alıp vermek de tavuklara haksızlık.
0
Traveller
(01.09.18)
2 ay önce köpeğimizi kaybettik ve ben 2 aydır "acaba onu mutlu edebildik mi" diye düşünüp duruyorum.

İstediği zaman istediği yere gidemediği ya da koşup oynamak istediği bir anda dışarı çıkamadığı falan aklıma geldikçe hala üzülüyorum. Ama bir yandan da hayvansever gruplardaki paylaşımları görüyorum. Durup dururken beyinsiz insanın tekinden şiddet gören, açlıktan bir deri bir kemik kalan, insan görünce başını okşatmak yerine kaçmak zorunda kalan, hayata küsmüş bakışlar atan hayvanlarla dolu bu gruplar. Biz ona kendisi için küçük de olsa bir yuva vermeseydik belki o da böylece yitip giden binlerce candan biri olacaktı. Böyle düşününce de "tamamen istediği hayatı veremedik belki ama onu bu iğrenç dünyada başına gelebilecek kötülüklerden kurtarabildik en azından" diye düşünüyorum.

Umarım kısacık ömründe mutlu edebilmişizdir onu.
0
ms brownstone
(02.09.18)
(6)

Mobil Oyun Tavsiyesi

bos gezenin bos ustasi
Çok öyle bağlamayacak zaten saatlerce oynayamam.Her gün 15-20 dk tuvalette oynanacak, sıkılınca açıp kafayı resetleyecek. 30+ yaşa hitap eden, refleksten çok beyin gerektiren bir mobil oyun arıyorum.
Çok öyle bağlamayacak zaten saatlerce oynayamam.

Her gün 15-20 dk tuvalette oynanacak, sıkılınca açıp kafayı resetleyecek. 30+ yaşa hitap eden, refleksten çok beyin gerektiren bir mobil oyun arıyorum.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.09.18)
fury turn
0
amortisman
(01.09.18)
bana words of wonders önerilmişti. başlarda çok basit ve sıkıcı ama ilerletince fena bir hal almıyor.
0
kablelvuku
(01.09.18)
(bkz: monument valley)
bulmaca oyunu olduğu için tüm odak oraya kayıyor, aklındakileri unutuyorsun. oyun olarak zaten muhteşem ve mobil oyun efsanelerinden biri.
0
Bruce
(01.09.18)
peak uygulamasını şiddetle tavsiye ederim
0
bir garip melek
(01.09.18)
Orbia var. Tam tuvalet oyunu.
0
ravenclaw
(01.09.18)
Elevate
0
sadegazoz
(02.09.18)
(6)

İngilizce öğreniminde listening

banagazozalnuri
Bahsedildiği kadar etkili mi? Bazıları neredeyse hiç gramer çalışmayın sadece listening yapın diyor. Son zamanlarda bu yaklaşım oldukça popüler ama ne kadar verimli acaba?
Bahsedildiği kadar etkili mi? Bazıları neredeyse hiç gramer çalışmayın sadece listening yapın diyor. Son zamanlarda bu yaklaşım oldukça popüler ama ne kadar verimli acaba?
0
banagazozalnuri
(01.09.18)
Gramer çalışmanıza gerek yok. Yani ayrıca gramer diye bi odaklanma yapmanıza. Dört becerinizin dördüne de eşit ağırlık verin zaten dil bu dördünden ibaret. Bunlardan yalnızca birine odaklanarak dil öğrenemezsiniz.
0
idonthaveatvset
(01.09.18)
Klişe olacak belki ama bir bebeğin anadilini nasıl öğrendiğine bakmak lazım gerçekten. Biz de kendi dilimizi öğrenirken önce gramer öğrenmedik. Duyduklarımızla, konuşmaya çalışarak, saçma saçma cümleler kurarak öğrendik. İşin gramer kısmı sadece yazı yazarken, sınavlarda vs daha önemli fakat yine kulak aşinalığın olunca çoğu gramer konusunu ezberden biliyorsun.

Bence sadece listeningle kalmamalı, speaking, writing ne varsa hepsi kullanılmalı. Kısacası tavsiyem önce İngilizceyi pata küte de olsa kullanman, sonra öğrenmen yönünde.
0
noraliya
(01.09.18)
Öğrenme eylemi taklitle başlar, bir şeyin nasıl yapıldığını görmeden taklit edemezsin. Dilde işimiz seslerle olduğu için öğrenme pratiğini yapmanın en temel yolu o sesi duymak, dinlemek. Dilin yapısını öğrenmeden önce nasıl seslendirildiğini bilmen daha temel bir ihtiyaç.
0
Bruce
(01.09.18)
İngilizce sana makale yazmak için lazımsa gramer öğrenmen lazım elbette. Gramer her halükarda öğreneceksin zaten ama bir insan bir dili gramerle öğrenemez. Konuşmayı, anlamayı ve dinlemeyi bitirdikten sonra zaten grameri öğrenmiş olur bir miktar. Sonrasında gramer dersleriyle işin tam mantığını kavrar. Dil bir reflekstir. Simple present tense ile başlayıp dil öğretilebilseydi Türkiye'de herkes İngilizce'yi sular seller gibi konuşurdu.

Dinlediğini ya da okuduğunu anlayacaksın, düşündüğünü anlatacaksın veya yazacaksın, karşıdaki de bunu anlayacak.

Ondan sonra yapısal detaylarda boğulmak sana kalmış.

Adamlar diyor ben on bin kelime biliyorum, kpds 92 vs. Gel gelelim konuşamıyor yahu. Benim kpds üds 48-60 arasıydı 10 sene önce. Getir İskoçya'nın köylüsüyle bile muhabbet ederim. Bunlar daha TED konuşması anlamıyor. Kağıt üstünde dil biliyorlar, pratik sıfır.
0
bos gezenin bos ustasi
(01.09.18)
pazarlama stratejisi. listening ile gramer öğrenilmez. listening ile büyük oranda listening yeteneğin gelişir. sağlam bir gramer bilgin yoksa abuk hatalar yaparsın.

bebeğin anadilini öğrenme yönteminin ikinci bir anadil öğrenme yönteminde kullanılması da yanlış.

-----
...fakat ana öğrenim metodu olmalarında bence temel bir yanılgı var: dili, ufak bir çocuk gibi “doğal” yollardan öğrenmek kulağa hoş gelse de (rosetta stone kendisini böyle pazarlıyor) ufak bir çocuk beynine sahip değiliz.

bir bebek doğduğunda nöron başına 2500 bağlantıya sahip, 3 yaşına geldiğinde bu rakam 15000'e çıkıyor. bu sadece 6 katlık bir artış değil, çünkü 100 milyar nöronun her birinin bağlantı sayısı bu. toplam karmaşıklık çok daha fazla artmış oluyor. peki sizde ortalama kaç nöron bağlantısı var? 7000. yani eski bağlantılarınızın bir kısmını filtrelemişsiniz.

her gün milyonlarca net yeni bağlantı oluşturan bir beyinle, her gün oluşturduğundan fazla eski bağlantıyı yokeden bir beyin, aynı yöntemden aynı verimi almayacaktır. üstelik, ufak bir çocuk tüm gün dil öğreniyor. sıkılınca “ben sinemaya gidiyorum” diyemez, eli mahkum dinleyecek milleti. biz ise günümüzün 16 saatini bu işe harcayamayız.
-----

şurada tamamı var: eksisozluk.com
0
tabudeviren
(01.09.18)
dinlemek şu yönden çok öemlidir
nasıl anadilimizi ilk başta sadece dinleyerek öğreniyorsak yabancı dilde aynı şekilde öğrenilmelidir fakat bu zaman alacağı için sabr etmeliyiz.
bu anlamda film izleyerek öğrenin diyorlar bence yanlış onun yerine en basitinden kısa kısa dinleme ve tekrar edilerek öğrenilmeli.

İngilizce dinleme ile ilgili bir makale ingilizcebankasi.com
0
ahtingir
(01.09.18)
(8)

Ezel çok iyi dizi değil miydi ya

condom kurşunu
Hanımla başladım tekrardan bugün netflixten. On sene olmuş nerdeyse başlayalı ebn o kadar eski oldugğunu hatırlamıyordum da baya iyiymiş çekimler kurgusu falan.
Hanımla başladım tekrardan bugün netflixten. On sene olmuş nerdeyse başlayalı ebn o kadar eski oldugğunu hatırlamıyordum da baya iyiymiş çekimler kurgusu falan.
0
condom kurşunu
(01.09.18)
evet güzeldi.
0
ocanal
(01.09.18)
ev sevdiğim dizelerin başında gelir. ara ara youtube'dan açıp izlerim tekrar. efsaneler arasına adını yazdırmıştır çok net.
0
Neill
(01.09.18)
değildi. ilk sezonu diğer türk dizilerinden biraz sıyrılsa da ikinci sezonunun diğer çöp türk dizilerinden hiçbir farkı yoktu. ilk sezona da sonradan tekrar bakınca nasıl izlemişim ben bunu dedim hype'a kapılıp o anki sürü psikolojisi ile izlemişim ama yine de çok iyi olmadığını farkettim. şu an yayınlansa ya da şu an izlemeye kalksaydım birkaç bölüm sonra asla devam edemezdim.
0
rotten head
(01.09.18)
Muhteşemdi
0
Delay Fuze
(01.09.18)
her defasında yazıyorum bunu ama fena olmayan ama özgün de olmayan bi kurgu, özlü söz paylaşıp duran aforizma ustası birkaç karakter, kaliteli birkaç yan hikaye ve bi iki kaliteli oyunculuk=ezel.

Ama diziyle ilgili ennn büyük sorun başrolün oyunculuk özürlü olması. Kenan İmirzalıoğlu yerine 1.90 boyunda bi kalas koysan muhtemel aynı etkiyi yapardı. Bir insanda oyunculuğa dair bu kadar yetenek olmaz..
0
nundu
(01.09.18)
Ezel,eyşan ve 8 hariç harikaydı. Kimin oyunculuk kökenli olduğunu kimin olmadığını görmek adına iyi bir test aslında.
Bunun dışında:
"Niye yaptın lan Ali, niye niye niye?"
0
rakicandir
(01.09.18)
Değildi, 1 saati geçen hiçbir dizi muhteşem olamaz 10 bölüm olmadıktan sonra. İki kelime arası 30 saniye süren, her bölümde 2şer dakikadan 10 tane bakışma sahnesi olan, bir bölümde müziğin kapladığı sürenin başrollerden sonra en fazla olduğu hiçbir dizi iyi olamaz; eşyanın doğasına aykırı.

Berbatın kötüsü olabilir ama bu onu iyi yapmaz.
0
Bruce
(01.09.18)
Çok iyiydi. Tartışmasız. Ters köşeleri, kurgusu, olayları ilmek ilmek işlemesi... Keşke unutup birdaha izlesem. Ama şöyle 5 6 sene sonra yine izlerim.
0
olutaklidi
(01.09.18)
(15)

Maksat dertleşmek, farklı görüşler almak olsun..

kismisolungac
Merhabalar,Dürüst bir beyle neredeyse 1 yıldır bir ilişkimiz vardı. En başta basit bir fuckbuddy ilişkisi gibi başladı ama daha sonra biz baya baya vakit geçirmeye başladık. Eğleniyoruz, arkadaşlarla denk geldiğimiz de takılıyoruz. Gün içinde sürekli konuşup, sinema-tiyatro, tatil planları yapıyoruz
Merhabalar,
Dürüst bir beyle neredeyse 1 yıldır bir ilişkimiz vardı. En başta basit bir fuckbuddy ilişkisi gibi başladı ama daha sonra biz baya baya vakit geçirmeye başladık. Eğleniyoruz, arkadaşlarla denk geldiğimiz de takılıyoruz. Gün içinde sürekli konuşup, sinema-tiyatro, tatil planları yapıyoruz. Bir yıl çok eğlenceli ve mutlu bir şekilde geçti. Hatta bu süre zarfında karavan alıp dünyayı gezmenin bile planını yaptık ciddi bir şekilde para falan biriktirerek.

Fakat ben her zaman daha fazla bir şeyler istediğimi biliyordum. Yani bariz sevgili olmak istiyordum. İşte ne bileyim, o bana canım cicim desin,hediyeler alsın, şımartsın. Benimle arkadaşımın düğününe gelsin, beni, hep onun tek başına gittiği çift arkadaşlarıyla buluşmalara, etkinliklere vs. götürsün istedim. Ya da yolda bir arkadaşıyla karşılaştığında bu da benim sevgilim diye tanıştırsın. Yok efendim, bende sürekli dip dibe olmaktan hoşlanmam zaten. Ama işte olur ya normal bir ilişkide arkadaşının sevgilisi geliyorsa sen de götürürsün.

Neyse işte ben bunları istediğimde, yani eksikliğini hissettiğimi ona söylediğimde; o beni çok sevdiğini, birlikte çok güzel vakit geçirdiğimizi, bu şekilde çok mutlu olduğunu ama kesinlikle böyle bir “normal” ilişki istemediğini söyledi.(yani böyle ilişkilerde mutsuz olduğunu, mutsuz olunca başkalarını da mutsuz ettiğini düşünüyormuş, ilişkiler bir yerden sonra monoton ve mecburiyete dönmesi hemen bitmesine sebep oluyormuş. Sanırım beni başkalarıyla karşılaştırıyor..) Hatta önünü göremeyip, görmek de istemediğini de söyledi.
Ben de çok seviyorum, gerçekten belki onun kadar eğlendiğim, herşeyi hiç çekinmeden konuşabildiğim biriyle belki de karşılaşamayacağım.

Ama benim de hayallerim var; artık ailemle tanıştırabileceğim ciddi bir ilişkim olsun, göğsünü gere gere benim yanımda olan biri olsun diye. Hadi bunları geçtim bir şekilde oldu diyelim daha ciddi şekilde düşündüğümde, örnek veriyorum 5 yıl sonra ben çocuk isteyeceğim, bu bey hiç hayatında çocuk istemeyen biri.

Neyse derken bunların hepsini konuştuk ve ben artık bu şekilde bir daha görüşmemeye karar verdim. Çünkü her gün ya da her bi yere çıktığında aklım onda kalıyor, beni hayatına sokmaması koyuyor en başta ve gün geçtikçe daha çok sevmeye ve bağlanmaya başlıyorum..

Bana kalırsa en doğrusunu yaptım. Ama işte insan üzülüyor, ufakta olsa içinde bir soru işareti oluyor. Ben gerçekten bunları istiyor muyum yoksa toplum baskısından dolayı mı bu hale geldik diye. Sonra beni gerçekten sevseydi bu ilişkiyi bi adım öteye götürmeye çekinmezdi diye düşünüp avunuyorum.
Öyle işte, baya uzun yazdım. Okuyabilen arkadaşlar siz ne dersiniz...
0
kismisolungac
(31.08.18)
doğru olanı yapmışsın +1. senin kadar sevmiyor diyemem, ama beklentileriniz, gelecekte yapmak istedikleriniz farklı. biteceği belli. ne kadar uzun süre devam ederseniz bitince o kadar üzülürsün, yol yakınken bitirmek daha iyi olmuş.
0
pati
(31.08.18)
Doğru olanı yapmışsın
Bu adamlar çok ikiyüzlü geliyor. Sevgilisiniz aslında ama adını koymamak için bu çaba nedir. Eğer fb iseniz hayatına bu kadar sokmayacaktı.
Kurtuldum de özleme.
0
fasulyek
(31.08.18)
ennnnn doğrusunu yapmışsın. hiç takma kafaya.
0
lata
(31.08.18)
Şu muhabbetlere kıl oluyorum ya. 1-2 gün takılırsın, 1 hafta takılırsın, 1-2 ay takılırsın. Fakbadi falan takılırsın anlarım. Sonra yürünün gidilir tamam. Ama 1 sene her şeyi yap, birlikte takıl, planlar yap, karavan satıl al :P iş zora gelince ben normal ilişki istemiyorum..

Doğru olanı yapmışsın, dalgasına baksın.
0
eazy
(31.08.18)
Ben onu da haksız bulmadım ya da kızmadım, bu da kişisel bir tercih sonuçta. Ama nasıl anlatayım ikimizinde hayatından böyle mutlu olduğumuz bir şeyi aldım. Böyle birşeyi bir daha bulamama korkusu da yaşıyorum. Bilmiyorum işte..
0
🌸kismisolungac
(31.08.18)
sen mutlu değilmişsin ki? sen de mutlu olsaymışsın işi ileri götürmek istemezmişsin. haksızsın demiyorum ama senin gitmek istediğin yolla onunki ayrılmış bir noktada. sen onun yoluna girsen daha mutsuz olacaktın, o da seninkine girse daha mutsuz olacaktı. üzülmen normal, biraz iç dağıt ama önüne bak; bir daha bulamazsın diye bir şey yok. ha ben bulamadım orası ayrı bak aksjdas ama pişman değilim, sen de olmayacaksın.
0
Bruce
(31.08.18)
En dogrusunu yapmissin.

Senin onu sevdigin kadar, o seni sevmiyor. Sevseydi zaten sevgiliyken yapilacak herseyi yaptigi birisini sevgilisi olarak görmekten cekinmezdi.
0
chitosan
(31.08.18)
Bulduğun da yeterince iyi değil
İyi yönlerini düşünüyorsun ama asıl büyük ayrımı görmüyorsun
0
fasulyek
(31.08.18)
@retorique bunu ben de düşünüyorum. Ama ilişkiye biraz özen gösterilmesi, karşıdakinin hayatında bir rol alma ya da onu hayatının içine sokma isteği çok mu gerçekten? Ciddi ciddi soruyorum yani kendime. Bu gerçek bi ihtiyaç mı yoksa yine emperyalizmin bize direttiği bir tane de kırmızı tshirt üm olsun ihtiyaçlarından mı?
0
🌸kismisolungac
(31.08.18)
@kismisolungac, youtube'da Matthew Hussey diye bir adam var, iliski koclugu yapiyor. youtube kanalindaki videolara bir bak istersen, bence su asamada sana cok yardimi dokunur.
0
chitosan
(31.08.18)
Hiç pişman olma. Doğru olanı yapmışsın. Bence yakın zamanda arayabilir. Ararsa düşüncelerini değiştirmiş, gerçekten ciddi ilişki mi istiyor, yoksa boşta kalıp sadece sevişmek için mi aradığını sorgulayın. 2. si ise konuşmayın. Tekrar başa sarar.
0
beyaztenlikiz
(31.08.18)
@retorique yo zaten sonrasında ne isteyebilirim ki başka. Bu boktan hayatta yanında keyif alabileceğin bir yoldaş olacak işte.
Çocuk yapmak bir kişisel tercih tamam ama sen de artık ciddi bir ilişkimin olduğunu ailene söylemek istersin. Ya da mutluluğunu paylaşmak işte ne dersen.. Toplumda sanki ilişkiler hep çıkar üzerine kurulu olduğu için bu kadar soğudu sanırım insanlar ciddi bir şeylere başlamaya.
0
🌸kismisolungac
(31.08.18)
Ne değişecekti sanki sevgili olsanız, 1 sene her şeyi paylaşırken hayal kurarken ona ağır gelmeyen ve sevgili olunca ağır gelicek olan neydi ki ? Gerçekten bazı insanları hiç anlamıyorum. Sen çok doğru yapmışsın. Şimdi o da senin eksikliğini hissedecek emin ol.
Sevilmek, sayılmak, değer görmek, onun yanında takdim edilmek istiyosun, çok haklısın. Çünkü çok paylaşımınız var, onun her şeyini biliyosun ve doğal olarak onun yanında yer almayı, sevgili/eş vb. sıfatını hakediyosun.
Bunlar doğru duygular, ama yanlış adam. Doğrusunu çok çabuk bulacaksın çünkü ne istediğini biliyosun, kendinden eminsin. Bırak onu geride, sen devam et :)
0
megalomaniac
(31.08.18)
İlişki istemiyorum, geçmişte çok üzüldüm örselendim lafları hikaye. O seninle ilişki istemiyor, daha doğrusu seni sevgili olacak kadar sevmiyor ama sırf etrafta kolayca sevişmelik birileri olsun diye yanında tutmak istiyor. Olay bundan ibaret.
0
i m cool with that
(31.08.18)
öncelikle şu fb'lik kavramını ülkeye kim getirdiyse abv. ilişkiler bu yüzden çok garipleşti. çevremde fb'si olmayan insan yok neredeyse. bir aralar bana da çok mantıklı geliyordu ama arzulamadığın birisiyle aşksız sevgisiz seksin para almayan bir eskortla aynı hissi vereceğini söyleyebilirim. (kadınlar tepki gösterecektir. erkek gözüyle baktığım için eskort örneği verdim, siz de jigolo olarak düşünebilirisiniz). Seks odaklı da olsa bir insanla ilişki kuruyorsunuz. Sonrasında sevgiye dönmesi tamamiyle iki yüzlülük. Bu olayı kaldıramıyorsan kimseyle fb'lik makamına girmemelisin. Zaten fb'lik gerçek ilişkiye dönen ilişkilerin ömrü de tartışılır.

Duyuruna gelirsem, herif seni bir et gibi görüyormuş. Senle seviştiği için seni hayatında kabul edeceğini düşünemezsin. Sen onu kabul ediyorsun evet. Fakat erkeğin aklında iffeti yerinde bir insan varmış ben bunu anladım. Bu da onun iki yüzlülüğü. Sana iffetsiz demiyorum sevgilisi olacağı hatta evleneceği insanın gerçekten iffetli olmasını istemiş olabilir. İlişkisinin temelini fb'lik olmamasını istemiş olabilir. Çok neden olabilir.Çocuk istememe olayı genelde yalandır. Ben evlenmeyeceğim çocuk istemiyorum diyen insanların 25'inde evlendiğini gördüm, 1 sene sonra da çocuk yaptığını.

Üzülme. Herşeyi rahatça konuşabileceğin ve bu heriften daha çok seveceğin birisi çıkacaktır.

yaşlar kaç bu arada?
0
false pretension
(31.08.18)
(4)

avrupa’daki headhunterlar

cedex
bunlardan bir tanesi (hollandalı) bana mayıs’ta iş getirmişti linkedin’den sallamamıştım.şimdi mail atsam, bana iş bul desem yardımcı olur mu? yoksa hiç uğraşmayayım mı?
bunlardan bir tanesi (hollandalı) bana mayıs’ta iş getirmişti linkedin’den sallamamıştım.
şimdi mail atsam, bana iş bul desem yardımcı olur mu?
yoksa hiç uğraşmayayım mı?
0
cedex
(31.08.18)
elinde senin uygun olduğun bir iş varsa faydana olabilir, onun haricinde ekstra çaba göstereceğini hiç sanmıyorum özellikli biri değilsen.
0
Bruce
(31.08.18)
gunde 50 kisiye mail atiyorlar oyle.
geri don. gozumden kacmis zaten o ara uygun degildim al bu da guncel Cv'm uygun pozisyonlar icin gorusmek isterim de.

ben cok bos kaldigimda hatirlatma amacli guncel cv mi gpnderiyorum. simdiye kadar hic kotu bir geri donus almadim. en kotu durumda cv'n databaselerinde olmus olur.
0
65 derece
(31.08.18)
head hunter larin da emlakcilar gibi isini iyi yapan yada kotu yapanlari var. isinde iyi olanlar ile, hatta buyuk consulting firmalarinin altinda calisanlarla is yapmakta yarar var, digerleri zaman kaybi olabilir.
0
emrahday
(31.08.18)
geri dönsen ne kaybedersin ki.
max 20 dakika.
ne kazanabilirsin,
hayatın değişir.
0
you and whose army
(31.08.18)
(24)

üzülünce mideniz bulanıyor mu?

Bruce
aslında üzülmemem gereken, normal bruce'un üzülmeyeceği bir şeye üzülüyorum 2 gündür ve sürekli mide bulantısı halindeyim. yediğimden içtiğimden mi dedim ama farklı bir şey de yemedim.mideye yumruk inmesi böyle bişey mi? hafif stres ve kararsızlık da var. normalde kolaylıkla aştığım şeyler ama hepsi
aslında üzülmemem gereken, normal bruce'un üzülmeyeceği bir şeye üzülüyorum 2 gündür ve sürekli mide bulantısı halindeyim. yediğimden içtiğimden mi dedim ama farklı bir şey de yemedim.
mideye yumruk inmesi böyle bişey mi? hafif stres ve kararsızlık da var. normalde kolaylıkla aştığım şeyler ama hepsi üst üste geldi diye galiba; bilemedim, kötü hissediyorum. uyusam geçicek diye dün uyudum erkenden ama geçmedi de. napıyoruz böyle durumlarda?
edit: hatta o kadar anormal ki normalde böyle durumlarda bile buraya böyle şeyler sormam.
0
Bruce
(31.08.18)
Üzülünce midem bulanmıyor.
0
Amaranta ursula
(31.08.18)
Ohoo hem de nasıl. Kusarım da hatta. Valla sık olan bir şey değil olunca da o an derdim mide bulantısı olmuyor zaten
0
pastörizesüt
(31.08.18)
Sinirle karışıksa evet. Canım hiçbir şey yemek istemez ayrıca
0
Delay Fuze
(31.08.18)
Evet, stres mideye vurur zaten cok anormal bir durum degil sanirim. Bende mide bulantisinin ustune, istahsizlik da yapiyor.
0
yuzır
(31.08.18)
Bknz:Vagus siniri
0
ırene adler
(31.08.18)
Evet bir dönem ben de çok şık yaşadım bu durumu. Özellikle endişem varsa bir konu hakkında kusuyorum da maalesef. Kafada bitirmediğiniz sürece bitmez. Mideniz bulandığında kusun gitsin, rahatlarsınız.
0
black holes in the sky
(31.08.18)
@acemi, hahah yok valla bu konuda en vahşi kapitalist şirketten daha vahşi bir proleterim; kılım kıpırdamaz yamyamlar için. üzülme konusu başka ama o iş değiştirme mevzusunun kararsızlığı da var üst üste gelenler içinde. yarın gidince biraz saçmalayayım en iyisi, beğenmesinler beni.
0
🌸Bruce
(31.08.18)
Bende midede ağrı ve yanma oluyor genelde birseye üzülürsem veya strea yaparsam.
0
havada bulut
(31.08.18)
0
datnet
(31.08.18)
Evet. Çözümü de yok gibi. Gamsız insanlara imreniyorum
0
her gece aç
(31.08.18)
Çok üzüldüğüm durumlarda, ani ve büyük üzüntüde ilk tepkim mide bulantısı.
0
aychovsky
(31.08.18)
Evet. Yemek bile yiyemem. O sorun bitmedikçe çözülmez.
0
biravekahve
(31.08.18)
Midem ağrır evet
0
basond
(31.08.18)
çok üzülürsem kusarım bile.
0
nice tnetennba
(31.08.18)
Benim de bulanıyor.

İş, sosyal ilişkiler, planlar aynı anda boka sarınca iştahım kaçıyor, yediğim yemekten tat alamıyorum. Elimden bir şey gelmiyor, kafamı dağıtıyorum veya spora veriyorum kendimi bir nebze daha iyi hissediyorum.
0
chicha
(31.08.18)
Yemek yiyemem, iştah gider kendimi zorlarsam kusacak gibi olurum :(
0
damla sakızlı dondurma
(31.08.18)
Yok midemi etkilemez hicbir sekilde. Istahim kacar ama bulanti, agri falan olmaz midede.
0
stavro
(31.08.18)
Çok üzüldüğüm içinden çıkamadığım durumlarda mideme bir yumruk iniyor, evet.
Açık havada yürü, yapabiliyorsan koş. İnanıyorsan namaz kıl. Meditasyon yap. Nefes egzersizi filan iyi geliyor.
0
SiyamkedisiZorro
(31.08.18)
Hayır. Çok çok üzgün olduğumda iştahım kesilir ama hayatımda birkaç kere oldu öyle. Biraz gamsızım da. Neyse. Çık yürüyüş yap +1, mümkünse deniz kenarında yürü. Hatta yüzmek de iyi gelir.
İlave: durum geçene kadar alkol de almamanı öneririm.
0
pati
(31.08.18)
En işe yarayacak şeyi unutmuşum. Kedi sev. Kucağına otursun yayılsın, mest olsun, purrlasın, üzüntü müzüntü kalmaz.
0
pati
(31.08.18)
Yok heyecanlanınca ya da aşırı mutluysam bulanır sadece.
0
aquarium
(31.08.18)
sinir stres mide bulantısı yapar. hassas insanlarda daha çok görülür.
çocuklar duymasında selami panik yapınca kusacak gibi olurdu hatırlarsanız :)
0
dafuq
(31.08.18)
Üzülünce midem bulanıyor.
0
sopiro
(31.08.18)
Benim midem yanıyor.
0
nickimin hakkini veremedim
(31.08.18)
(17)

sözlükte neden veganlara karşı alaycılık ve düşmanlık var?

lionel andres
ekşideki en anlam veremediğim konulardan biri.
ekşideki en anlam veremediğim konulardan biri.
0
lionel andres
(31.08.18)
Herkese var.

Ikincisi ulkede bu bilmeden tanimadan dusmanlik var. Eger nufusun yuzde 95'i vegan olsaydi, eminim ayni kitle hic sorgulamadan et yiyenlere saldiracakti. Kim nasil yasiyorsa herkes ayni sekilde yasasin istiyor. Kimse kendi secimlerini sorgulamiyor, daha da kotusu baskalarinin ozel yasaminda ne yaptigina, ne ictigine, hatta vegan dusmanliginda ne yemedigine karismada kendinde hak goruyor.

Aslinda umursamasak cok daha mutlu olucaz.
0
Traveller
(31.08.18)
argümanlarında yalan - yarım bilgiye bu kadar çok yer verip de bu kadar fanatik olan herhangi bir grupla karşılaşınca bu durum genelde komiğime gider. veganlara özel bir durum değil. aynı şekilde dini tarikatlerle de dalga geçerim - ki veganların kategorik olarak farklı bir yerde olduğunu düşünmüyorum.
0
zgrydn
(31.08.18)
sozluk 10 sene evvele kadar turkiye ortalamasinin ustu bir kultur ve sosyal yapidan besleniyordu, turkiye'deki kulturel cokus sozlugu de etkiledi, 3. dunya fikirleriyle dolu sacmasapan bir yer oldu cikti, herhangi bir farkliliga karsi sozlukte makul bir tavir goremezsiniz, sadece gundemi takip etmek icin bir arac olabilir yer yer...
0
hewit
(31.08.18)
allağa tapar gibi vegan rolmodellerine tapıyorlar falan böyle ne derse inanıyorlar bi de çok saldırgan oluyorlar bi de fena şovmen oluyorlar.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(31.08.18)
bence işin içinde vicdan saldırganlığı da var, diğer sebeplerle birlikte. aslında kuzuları seven insanlar "madem kuzu seviyorsun niye yiyorsun, yazık değil mi kanları akıyor ağlıyorlar :((" gibi iç karartıcı şeyleri gördükçe bir yandan vicdanen huzursuz hissediyorlar ve bununla savaşmak adına kendilerini bu duruma sokanlara saldırgan yaklaşıyorlar. niye vegan olmadıkları sorusuna kendini ikna etmeye yetmeyecek yanıtları olanlar ve bu durumla yüzleşemeyecek kadar "mantıksız" olanların saldırgan tutum takındığını, olaya daha kendinden emin yaklaşanların dalga geçmeyi tercih ettiğini düşünüyorum. herkes için geçerli değil ama bu şekilde davrananlar da vardır.
0
Bruce
(31.08.18)
Hocam neye karşı saldırganlık yok ki artık? Kimse kimseyi kabullenemiyor, her düzeyde ve her platformda kutuplaştık artık.
0
black holes in the sky
(31.08.18)
Karikatürize bir veganlığa karşı anladığım kadarıyla o düşmanlık. ama kötü tarafı zaten o tavra karşı savunma yapanların kendileri de karikatür.

Sözlükte değil de bizzat şunu diyen birkaç vegan ile muhatap olmuştum:

- Eti tutku da veganmış.

Şimdi bunun üzerine ciddi argümanlar kuran karikatürlere ancak düşmanlık edilir.

Diğerlerini bilemem. Ancak vegan kek vegan süt peşinde kosanlara ne denebilir bilemiyorum. Kaldı ki aşina olduğum kadarıyla endüstriyel sisteme yönelik bir tavır olarak ortaya çıkmış bir şey veganizm. Kendi piyasası ve endüstrisi, onun müşterileri falan olunca bir moda akımindan farksız oluyor.

Hal böyleyken ben de düşmanlığı anlayamıyorum, çünkü düşmanlığı bırak alay etmeye tenezzül bile etmem şahsen. Ne ugrascan yani.
0
dafaisss
(31.08.18)
Benzer düşmanlık kadınlara karşı da var. Doğrudan hakaret etmiyorlar ama x yapan kadın, y yapan kız, t'yi seven İzmirli kız diye iğrenç başlıklar var! Erkeklerle ilgili en iğrenç başlıkları sadece x seven erkek merictir seklinde. Yani erkeklere hakaret de yine kadınsı olma üzerine. Şimdi ülkenin yarisina karşı bu kadar anlayışsız olan eğitimli eğitimsiz bu cahil kesime, nefret etmeden hakaret etmeden önce bir tanışın hayatınızda kaç tane vegan gördünüz diye sorsam anlayacaklar mı? Ben umitsizim.
0
Traveller
(31.08.18)
Kendi çocuklarına ve evcil hayvanlarına et ve süt ürünleri, hayvansal gıdalar yedirmeyip onların sağlıklarıyla ve beyin gelişimleriyle oynadıkları ve sağlıklarını tehlikeye attıkları yönünde haberler okuduktan beri benim de veganizme karşı antipatim var. İnsanların sadece kendilerini ilgilendiren her türlü düşünce davranış ve fantezilere saygım var ama eğer üçüncü kişilere zararları dokunuyorsa orada durmak gerekir. Alay ya da düşmanlık seviyesinde değil ama gözümde AKP neyse veganlık da onun bir seviye aşağısıdır. En az fanatik dindarlık kadar tehlikelidir. İnsanlığın evrimsel olarak gelişim sürecine yapılan vurulmak istenen bir darbedir abartmak gerekirse.

www.bbc.com
onedio.com
0
siyah giyen adam
(31.08.18)
Vegan olduğu için kat von d, çocuğuna gerekli aşıları yaptırmayacakmış. Veganlık benim için bitmiştir.

Dalga geçmiyorum, hakaret de etmiyorum ama veganla konuşmak çok zor ya. Vegan arkadaşım elini kırdı, 3 ay geçti iyileşmedi, doktor bırakacaksın veganlığı, et yiyeceksin olmaz böyle dedi, hakkaten eti yedi iyileşme süreci başladı dedi doktor ve 20 günde iyileşti. başka bi arkadaşımın vitaminsizlikten kirpikleri dökülüyordu, bırakınca o da geçti hatta duygu özaslan da böyle bi sorundan bahsetmişti sanırım. Bunları söyleyince hep de o beslenmeyi bilememiştir diyorlar. :/

Neyse “cinayete ortak olmayalım” diyorlar tamam çok güzel ama “sağlık için veganlık daha iyi”, “insanların et yemesi gerektiği bir yalan”, “çocuğum aşısız da iyi olabilir tabiiki çünkü veganlık” işte bunları duyunca aşırı sinirleniyorum. Bence veganların geneli makul insanlar değil, çok uçtalar ve o uca gitmek istemiyorsun diye bi anda sana inanılmaz laflar edebiliyorlar. Hayatımda heralde anlaşamayacağım tek insan tipi olabilir.
0
ekaterina
(31.08.18)
Sözlükte çok sıksak "sözlükte neden veganlara karşı alaycılık ve düşmanlık var?" Diye soranlara düşman bile bulunur.
0
rakicandir
(31.08.18)
Argumanlari komik geldiginden.
Yoksa canli oldurmemesi icin omur boyu brokoli ile beslenmek buyuk erdem, buna lafimiz yok. O yonden ciddi saygim var.
0
stavro
(31.08.18)
çüzkü her şeye karşı bir alaycılık ve düşmanlık var. herkes kendini bir halt sanıyor.
0
suicides underground
(31.08.18)
Veganlar kendilerini en doğru, kalan herkesi düşman bellediği ve kendilerinden olmayanlara yaptıkları çağrılarda bile saldırgan bir dil kullandıkları için olabilir mi?

Menopoz teyze gibi sürekli bir gerilim hakim çok büyük bir kısmında ve çok itici geliyor bu durum bana. Muhatap olmak istemediğim için he he diyorum kapatıyorum konuyu.

Sözlük özelinde ise her şeye düşmanlık, alay var. O başka bir oturumun konusu.
0
chicha
(31.08.18)
Çünkü yanlış bir beslenme yöntemini tek doğru gibi savunup kalan herkese yamyam, leşçi gibi sıfatlar takmaları ve çoluk çocuk, kedi köpek vs bu saçmalığa alet etmeleri.
0
nundu
(31.08.18)
Oldurmek ve siddet uygulamak ya da uygulatmak, hayvani zorla hamile birakmak, yasam alanini kisitlamak ve kolelestirmek "KISISEL TERCIHIM BNM CNM" olamaz diyenlere düsmanlik var. Yani hakkin yok diyor, bu senin secimin olamaz, olmamali diyor 3 ogun tukettigin, yemek olarak gordugun "seyler" icin. Bu da rahatsiz edici oldukca.

Lifestyle veganlarin cok hedef olacagini dusunmuyorum... Cünkü onlar "benim kisisel tercihim boyle.", "sen istersen süt kuzusu ye, ben bir salata alayim bari..." deyip etliye sütlüye dokunmuyorlar. Onlarla ancak "he he he proteini az bunun." diye dalga gecilir.

Ek: Akli basinda argumanlar degil cocuk ve bebekleri ebebeynlerin "kendi isteklerine gore beslemeleri". Herkesin annesi babasi boyle yetistiriyor cocugunu. Anneannem Cerkes dedem yuzunden, onun kulturunden oyle gordugunden, bize balik yedirtmedi. Kimse kalkip anneanneme "torunlarinda omega bilmemkac eksik olur." ya da "Bu cocuklari OMEGASIZLIKTAN oldureceksin." demedi. Yemek sadece yemek degildir, sosyo-kültüreldir. Bazi seyler sofraya konmaz. Bu böyledir.
0
buf-e kür
(31.08.18)
Burada sanki bicok kisi mesaji yanlis anlamis:

Veganlik neden yanlis buna oneride bulunun dememis konuyu acan.

Asil konu sozlukte neden dusmanlik var?
0
Traveller
(31.08.18)
(13)

amerikan mutfaklı kedi sahipleri

lucky strike
kedinizin mutfak tezgahına çıkmasına engel olabiliyor musunuz? oluyorsanız internette yazan su püskürtün yok efendim içi su dolu fırın tepsileri hazırlayın önerileri dışında yaptığınız/eğittiğiniz metodlar var mı?ödül maması aldım eğitebilmek için ama benimki hiçbir dediğimi yapmıyor ki ödüllendirey
kedinizin mutfak tezgahına çıkmasına engel olabiliyor musunuz? oluyorsanız internette yazan su püskürtün yok efendim içi su dolu fırın tepsileri hazırlayın önerileri dışında yaptığınız/eğittiğiniz metodlar var mı?

ödül maması aldım eğitebilmek için ama benimki hiçbir dediğimi yapmıyor ki ödüllendireyim yav??
0
lucky strike
(30.08.18)
hic ugrasma biz artik ayni tastan corba iciyoruz,.
0
1917
(30.08.18)
Evi değiştirdik en son buzdolabını açmayı öğrendi piç
Bir de dolapları açıp tabakların üzerinde yatıyordu. Diyeceklerim bu kadar....
0
fasulyek
(30.08.18)
sert bir tonla aşağı deyip aşağıda ödül mamasını uzatırsanız aşağı dendiğinde aşağı inmeye şartlandırabilirsiniz. benzer bir yöntemle oturmayı ve pati vermeyi öğrettim ben (bir ay falan sürdü). ama kurnazlığına gelir de mama yemek için tezgaha çıkmaya başlarsa ne olur bilemiyorum.
0
slow like honey
(30.08.18)
Annem kediyi zamaninda azarladi cok. O da ogrendi cikmamayi ama sadece insan varken. Annem yokken cikiyordu kerata, koseden biri ciktiginda panikleyip yere atliyordu. Sonra biz de saldik artik.
0
aychovsky
(30.08.18)
mutfak tezgahında görmedim hiç hayvanı ama benim masam aşırı yasak ona, ben varken uyuluyor kurala yokken yine çıkıyo göt :D

indirip dötüne falan da vuruyorum ıh kar etmiyor, normalde uslu da benim masa aşırı yasak oldugu için çocuk gibi daha da merak ediyor.
0
hedep
(30.08.18)
internette görmüştüm eleman hareket sensörünü blendera bağlamış. Ne zaman çıkta çat blendir çalışıyor kedi de korkup iniyordu. Öyle öyle öğretmiş.
0
yakuza123
(31.08.18)
Bizde iki kedi var, mutfak tezgahına nadiren çıkıyorlar, çıkmıyorlar desek yalan olmaz o derece nadir.

Bankonun üstüne çıkıyorlar ama sık sık, oradayken de hişt pişt diyince iniyorlar aşağı.
0
chicha
(31.08.18)
kediler genelde sirkeden ve/veya kolonyadan korkarlar, tezgahın kenarlarına sürersen bu caydırabilir. ya da korktuğu, sevmediği bir başka madde ya da koku varsa onu da kullanabilirsin. kolonyadan korkan için biz masadayken yanımıza şişeyi alıyorduk, masanın etrafında sinsice dolaşırken kolonya şişesini sallıyorduk, anlayıp kaçıyordu. tabii bizimki ruh hastası olduğu için 10 dakika sonra yine deniyordu, yine sallıyorduk şişeyi. belki sizinki biraz insan olmayı öğrendiyse 3-5 deneme sonra bırakır.
0
Bruce
(31.08.18)
şimdi aklıma geldi, çıkmasını istemediğiniz yere vicks (kokusu ağır geliyor) sürmek de kısmen işe yarayabiliyor. bizde çıkma sıklığını azaltmıştı.
0
slow like honey
(31.08.18)
Benim kedm bir kere bile çıkmadı mutfak tezgahına, unutmuş olabilirim (14 yaşında) ama sanırım denemedi bile. Ama ablamın iki kedisi de misafir geldiklerinde bir bakıyorum hoop tezgahtalar. Fıs fıs su ile ancak iniyorlar, bir süre sonra o fısfısı eline alınca bile iniyor kerata. Su püskürtmeye neden karşısınız?
0
SiyamkedisiZorro
(31.08.18)
Hareket sensörlü blender çok iyi fikirmiş :)
Amerikan mutfaklı olmayan evimde (mutfak kedilere yasaktı) kapıyı açıp giriyordu mutfağa şerefsizler.
0
pati
(31.08.18)
senede 4-5 kere anca çıkıyordur.

onda da kızmıyorum, gidip güzelce kucağıma alıp severek oradan uzaklaştırıyorum.

ben evde yokken çıkıyorsa bilemem tabii.
ev haftada 2 kere dip köşe temizlendiği için rahatım açıkçası.
0
whatyougetiswhatyoudid
(31.08.18)
@fasulyek
ekrana cayi puskurttum:D

Bizde kedi oldugu zamanlar engel falan olamiyorduk. Mutfak tezgahina ciksa yine iyi, biz yemek yerken masaya atlayip tur atiyordu. O yuzden kedimiz yok uzun zamandir:)
0
stavro
(31.08.18)
(10)

Onemli bir is ile ilgileniyorken aclik bastirirsa

stavro
Dur su isi bir halledeyim bitsin de ondan sonra yemek isine bakarim mi dersiniz yoksa once su karnimi bir doyurayim da rahat kafayla devam edeyim boyle olmaz diyip cat diye yarida keser misiniz?Ara verdiginizde isi yetistirememe gibi bir durum yok diyelim. Sahsi isiniz olabilir, mesleki isiniz olab
Dur su isi bir halledeyim bitsin de ondan sonra yemek isine bakarim mi dersiniz yoksa once su karnimi bir doyurayim da rahat kafayla devam edeyim boyle olmaz diyip cat diye yarida keser misiniz?
Ara verdiginizde isi yetistirememe gibi bir durum yok diyelim. Sahsi isiniz olabilir, mesleki isiniz olabilir, oturmus bir sey uzerinde calisiyorsunuz kafa da patlatiyorsunuz.
0
stavro
(30.08.18)
Açsam odaklanamıyorum. Önce yemek. Sonra cayimi alıp işime geçiyorum.
0
Amaranta ursula
(30.08.18)
mevzu içerisinde procrastination yoksa acıktığın zaman yemek gayet normal.
0
silver apple
(30.08.18)
işe odaklandığımda aç olduğum aklıma gelmiyor. yemek yemeyi seven biriyim, o yüzden bu fırsatı dinlenme ve rahatlama için kullanmayı tercih ederim. bu nedenle eğer mümkünse önce işi bitirmeye veya kolaylamaya çalışıyorum. yani çalışırken beynim sürekli "yemek ye amk çocuğu geberdik" sinyali göndermiyorsa, beynim durma noktasına gelmemişse yemek için ara vermem. iş bittikten veya bitme noktasına geldikten sonra yemek daha güzel. kafam rahat, geniş geniş yerim mis.
0
der meister
(30.08.18)
Aç ayı oynamaz. Zaten odağım da işten yemeğe kaymışsa o devam ettiğim işten hayır gelmez.
0
pati
(30.08.18)
Odaklanırsam açlığı hissetmiyorum +1

Açlık hissetsem bile işi bitirmeye öncelik veririm. Ama çok uzayacak bir işse ve her halükarda bölünecekse yemeği aradan çıkarıp devam ederim.
0
olabilir ya da olmayabilir
(30.08.18)
gerçekten önemli bir işse 4-5 saat aç kaldığım olmuştur. ama ekibi çalıştırıyorsam yemek saati 12 ise en geç 12:30 civarı bir yemek ısmarlar 10 dk'da ofiste onları yer ve sigara molası bile vermeden devam ederiz. çünkü sorumluluk bunu gerektirir.
not: madalya vermiyorlar ama ben böyle çalışırım.
0
ozdek
(30.08.18)
"Dur su isi bitirip yiyeyim" derim. Cok acken bile kalkip yemek yerken aklim orada kaliyor, yemegin tadini anlamiyorum. Genelde ise findik fistikla calisirken acligi gecistirip is bitince yemegi tercih ederim. Keza yogunluktan ogleden sonra 4 gibi kahvalti yaptigim ve tuvalete gittigim cok olmustur.
0
aychovsky
(30.08.18)
yemek saatim belli ve şaşmıyor, o yüzden midem trompet çalsa bile yemiyorum; hele ki bir işe odaklandıysam hiç.

gelgelelim yemek saatim belli olduğu için acıkma dönemlerim de belli oluyor; o zamanlara önemli iş bırakmıyorum. yemek yemekten önceki, dahili ve sonraki belirli bir dönem kutsal bir dönem ve şovu başka bir şey çalamaz.
0
Bruce
(30.08.18)
açlığa ve uykusuzluğa asla tahammül edemem. işim acil olsun olmasın, açsam gider yerim.
0
nice tnetennba
(30.08.18)
is bitmeden birakmam. aclik benim icin cok onemli degil. aciktiktan sonra 3-4 saat sonra da yiyebilirim. iki uc saat ac kalsam olmem ya. elimde olmayan sebeplerden oturu iki gun araliksiz oruc tutmuslugum bile var
0
crucio
(30.08.18)
(14)

İş görüşmesi için sağlam mazeret

Bruce
Yarın iş görüşmesine gideceğim, dün akşam belli olduğu için önceden bir şey uyduramadım; o yüzden ani gelişen ama sağlam ve yaratıcı bir bahaneye ihtiyacım var. Görüşme 3te, o yüzden işe gittikten sonra çıkabileceğim bir şey olmalı. Ay sonu olduğu için inanılmaz yoğun bir zaman olacak, herhangi bir
Yarın iş görüşmesine gideceğim, dün akşam belli olduğu için önceden bir şey uyduramadım; o yüzden ani gelişen ama sağlam ve yaratıcı bir bahaneye ihtiyacım var. Görüşme 3te, o yüzden işe gittikten sonra çıkabileceğim bir şey olmalı. Ay sonu olduğu için inanılmaz yoğun bir zaman olacak, herhangi bir bahaneden öte sağlam bir şey arama sebebim bu; yaratıcılığınıza güveniyorum, teşekkürler...
0
Bruce
(30.08.18)
karakola imza vermeye gidiyorum de. ayrıntısını söyleme.
0
kelepir
(30.08.18)
Apartmanda hırsızlık oldu ifade vermeye gidiyorum
0
retiredcolonel
(30.08.18)
@kelepir, ayrıntı vermem lazım çünkü müdürümle gayet samimiyim, noldu diyecek ki zaten ekstra meraklı bir tip, altını dolduracak sıra dışı bir bahane ya da çok doğal ve sorgulamayacağı ama acil bir bahaneye ihtiyacım var. yine de teşekkür ederim.
@retiredcolonel, buna da açıklama yapmam gerekir, ki bunun aciliyetini ne şartlarda altını doldurarak söyleyebilirim bilmiyorum; çıkışta git diyebilir. teşekkür ederim sana da.
0
🌸Bruce
(30.08.18)
@retorique, kiralık evdeyim ve taşınma planım olmadığını biliyor müdürüm.

böyle her şeye bahane uyduruyor gibi oluyorum biliyorum can sıkıcı ama istediğim gibisini bulamadığımı belirtmek için yazıyorum; kusura bakmayın genel olarak.
0
🌸Bruce
(30.08.18)
Bir yakınınızın rahatsızlandığını haber alsanız, acilen gitmeniz gerekse?
0
olabilir ya da olmayabilir
(30.08.18)
Müdürle samimi olmasanız Mecnun'un bahanesini önerecektim :(
0
farabi
(30.08.18)
Çok basit bir adliyelik bir durum hikayesi yazın. Ve uzlaştırmacının o saate randevu verdiğini uzlaşmayacağınızı ama yine de imza atmak için gitmek zorunda olduğunuzu söyleyin. Konu çok basit bişey bile olabilir.
0
naksidil
(30.08.18)
Alt kat komşusu aradı, bizim kattan aralıksız su geliyormuş, galiba evi su bastı acil gidip bakayım, anahtar başkasında yok deyiverin.
0
koskoca kirpi
(30.08.18)
Su bence mantıklı bir yalan acil ve çözülebilir bir şey
0
fasulyek
(30.08.18)
@koskoca kirpi, gerçekten bu çok aklıma yattı, teşekkür ederim. hatta boru kırılmış diyeyim ki işin uzun süreceğine inansın. şu anda çok rahatladım, cevap yazan herkese çok teşekkürler!
0
🌸Bruce
(30.08.18)
Yüksek lisans mülakatı, sıkıntısız.
Şehir dışından annen/baban geliyor onları karşılayacaksın.

Su basması işiyle bizim ofiste çok dalga geçerlerdi. Ofisten elemana telefon geliyormuş, eleman sesi bir biçimde: "neee evi su mu bastı, hemen geliyorum" şeklinde konuşmaya başladıktan kısa süre sonra istifa etmiş. Hala gülerler. :)
0
Lethe
(30.08.18)
@Lethe, müdürümle samimi olduğumuz için yl yapmadığımı biliyor; ailemin gelmesi ise pek acil değil. şu ana kadar bahaneye ihtiyacım olmadan izin aldığım için bu bahaneye inanacaktır diye düşünüyorum, işe görüşmesine gideceğim aklına bile gelmez çünkü; teşekkür ederim.
0
🌸Bruce
(30.08.18)
En temizi “kapıcı aradı evden su sesi geliyormuş galiba giderlerden biri patladı” de.
0
super kahraman olsaydim baba olurdum
(30.08.18)
Vize görüşmesi de fena değil.
0
condom kurşunu
(30.08.18)
(40)

Whatsapp mavi tikiniz açık mı? Yanıt veren herkese tik vericem

zunkatsar
Makulce evet hayır yanıtını veren herkese tik vereceğim.
Makulce evet hayır yanıtını veren herkese tik vereceğim.
0
zunkatsar
(30.08.18)
Makulce evet hayır.
0
diffarentiationation
(30.08.18)
Evet. Son görülme de açık.
0
amortisman
(30.08.18)
evet.

son görülme kapalı.

ek bilgi verdim, iki tik isterim.
0
elorelia
(30.08.18)
Değil, son görülme de açık değil.
Keşke mümkün olsa da çevirim içi olduğumu da gizleyebilsem.
0
mutekebbir
(30.08.18)
Evet
0
eazy
(30.08.18)
Evet hepsi açık.
0
biravekahve
(30.08.18)
Açık.
0
idonthaveatvset
(30.08.18)
evet
0
neverlose
(30.08.18)
Evet. Ben kendim de bilmek istiyorum karşıdakinin mesajımı okuyup okumadığını. Benimkini bilmelerinin de sakıncası yok.
0
megalomaniac
(30.08.18)
Evet
0
zencipanda
(30.08.18)
evet.
0
tabirimekruh
(30.08.18)
evet
0
elon
(30.08.18)
Hayır, hatta mutekebbir +1.
Özel hayatıma müdahale hissediyorum böyle şeyleri, hiç gereği yok.
0
Bruce
(30.08.18)
Hayır.
Bazen insanlarla mesajlarını okuduğum yazışmak istemediğim oluyor, canım o an istemiyor mesela. Mavi tik ve son görülme açık olunca bir sürü laf ediyorlar her an herkesle konuşmak zorundaymışım gibi.
0
luin 41
(30.08.18)
Evet,son görülme de açık. Annemle babamı takip ediyorum ordan. Telefona cevap vermezlerse son görülmeye bakıp ona göre panik olup olmayacağıma karar veriyorum. (Aşırı ek bilgi içerir.)
0
denef
(30.08.18)
evet, çünkü ben de görmek istiyorum mesajımın okunup okunmadığını. son görülmem kapalı ama. ben bakmıyorum madem kimse de benimkine bakmasın. -_-
0
olutaklidi
(30.08.18)
Açık
0
all girls dream
(30.08.18)
Tik evet,
Son görülme hayır
0
Lim5
(30.08.18)
Hayır hepsi kapalı.
0
damla sakızlı dondurma
(30.08.18)
evet.
0
sutlu nescafe
(30.08.18)
Mavi tik acik
Son gorulme kapali
0
dedim ben sana
(30.08.18)
Mavi tık, son görülme hepsi açık.
Sadece profil fotoğrafımı rehberimde olmayanlar göremeyecek şekilde gizlilik ayarlarımı yaptım. hepsi bu.
0
nickfury
(30.08.18)
Son görülme ve okundu bilgisi kapalı, hakkımda kısmı da hiç kimse.
Cevap verme zorunluluğu hissetmemek için kapattım.
0
tahin pekmez yoğurt
(30.08.18)
hayır
0
eksisozluk kullanici sozlesmesini okudum
(30.08.18)
Evet.
0
ms brownstone
(30.08.18)
Kapali
0
stavro
(30.08.18)
hayır.
0
ya ben lan neyse
(30.08.18)
Makulce evet hayır.

senin tikini istemiyorum. tikini al basina cal.
0
Leonardo~Da~Vinci
(30.08.18)
evet.

tik kalsın, sorun değil.
0
işimdeyim gücümdeyim
(30.08.18)
Hepsi açık
0
rockdriller
(30.08.18)
son görülme kapalı, tik açık.

"görüldü atma" muhabbeti yapan birisi olursa (ki çok şükür genelde olmuyor) ağzına vuruyorum iki tane. "ne yazdığını okuyorum ama müsait değilsem cevap vermiyorum, müsait olduğumda yazıyorum" diyorum. birisi benim yazdığımı okuduğu halde cevap vermemişse de aynı sebepten dolayı bozulmam. böyle saçmasapan şeylere takılan insanlarla iletişim kurmak eziyet.
0
der meister
(30.08.18)
evet. kapatilabildigini bilmiyordum
0
hot potato
(30.08.18)
Normalde açıldı, bugün kiz ark ile tartışınca kapattım
0
gazozailacatmauzmani
(30.08.18)
Ne son görülme ne de mavi tık ikisi de açık değil.
0
Amaranta ursula
(30.08.18)
Açıktı hepsi. Şimdi kapattım görülmeyi
0
nughun
(30.08.18)
Değil.
0
olabilir ya da olmayabilir
(30.08.18)
Son görülme, mavi tik cart curt hepsi kapalı.
0
i m cool with that
(30.08.18)
Benim son görülmem kapalı ama mavi tikim açık. Bi ara gizlemiştim ama insanlar yazdıklarımızı görmüyosun diyip aramaya başladıkları için mecbur açtım onu
0
umutsuzevjınıkı
(30.08.18)
mavi tik açık songörülme kapalı
0
basond
(07.09.18)
hayır
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(07.09.18)
(7)

Cinsel ilişkilerini çekip koymak psikolojik rahatsızlık mı?

:)
Twitter'daki ifşa sayfalarını gösterdi bir arkadaşım (bilmeyenler için, çiftler cinsel ilişkilerini çekip başkalarına gösteriyorlar.) Bu bir psikolojik rahatsızlık mı, teşhircilik diye internette araştırdım onu bununla bağdaştırmıyorlar. Bir insan niye en özel anlarını bütün herkese göstermek ister
Twitter'daki ifşa sayfalarını gösterdi bir arkadaşım (bilmeyenler için, çiftler cinsel ilişkilerini çekip başkalarına gösteriyorlar.) Bu bir psikolojik rahatsızlık mı, teşhircilik diye internette araştırdım onu bununla bağdaştırmıyorlar. Bir insan niye en özel anlarını bütün herkese göstermek ister ki, yargılamak için değil anlamak için soruyorum. Bir de bu sayfalarda kocalar karıları başkalarıyla ilişkiye girerken çekiyor mesela, türk toplumunda bildiğim kadarıyla bu cinayet sebebiydi. Bu insanlar bunları niye yapıyor acaba.

Bu cinsel davranışların psikolojisi hakkında nereden bilgi edinilebilir, kitap vs.
0
:)
(30.08.18)
Psikolojik rahatsızlık olması için günlük hayatını olumsuz etkiliyor, bu durum yüzünden normalde yaptığı şeyleri yapamıyor olması gerekiyor. Anormal şeyler yapmanın altında psikolojik anomaliler yatabilir ama bu durum ortada bir hastalık ya da bozukluk olduğunu göstereir diye bir kaide yok.

Bundan 30 sene önce ayağının fotoğrafını çekip evinin önüne assan linç yerdin, şimdi aynısını sosyal medyada yapınca tuhaf durmuyor. Mahremiyet konusu kişisel, o insan için seks o kadar da mahrem olmayabilir. Bunu sırf "özgürlüğü" için yapmıyor, kabul, ortada bir ilgi çekme durumu var ama bunun bir rahatsızlık olması gerekmiyor.
0
Bruce
(30.08.18)
fantazi. rahatsizlik oldugunu dusunmuyorum cogunlukla
0
hot potato
(30.08.18)
Çok güzel yapıyorum herkes görsün isteği galiba
Olm twitter ne iğrenç yer ya
Türklerden tiksindim az estetik az şehvetli olsunlar.
Gördüklerimin hepsi. İğrenç
0
fasulyek
(30.08.18)
kişilik bozukluğu.
0
lata
(30.08.18)
Ferre sitelerinden gelen para
0
rastocasdelay
(30.08.18)
(bkz: tits or gtfo)
0
datnet
(30.08.18)
Bruce+1

hayır değil. bizim hoşumuza gitmeyen ya da aklımıza yatmayan her davranışa psikolojik rahatsızlık demiyoruz. bazıları da eşcinselliğe hastalık diyor mesela, çünkü onlara göre yanlış. ancak psikoloji öyle bir şey değil.

DSM-5 tanı kitabı vardır, orada dünyada kabul gören psikolojik rahatsızlıklar listelenmiştir. ona bakabilirsiniz. ya da google'a cinsel işlev bozuklukları ya da cinsel sapkınlık bozuklukları yazabilirsiniz. Siz sapkınlıkla alakalı olduğunu düşündüğünüz için onları söyleyeyim. şu an cinsel sapkınlık bozuklukları olarak kabul edilenler:

Gözetlemecilik Bozukluğu (Diğer kişinin izni olmadan gözetlemek)
Göstermecilik Bozukluğu (Yolda insanlara penisini gösterenler mesela)
Sürtünmecilik Bozukluğu (Açıklamaya gerek yok sanırım :)
Cinsel Maşosizm Bozukluğu
Cinsel Sadizm Bozukluğu (Diğer kişinin izni olmadan)
Pedofili
Fetişizm
Karşıgiyim (travesti) Bozukluğu

Bütün bunlar için ilk önce şöyle yazar: Bunlar klinik açıdan belirgin sıkıntıya ya da toplumsal, işle ilgili alanlarda ya da diğer önemli işlevsellik alanlarında işlevsellikte düşmeye neden olur. Ancak böyleyse evet o kişide bu bozukluk rahatsızlık var diyoruz.
0
şubatsonrası
(30.08.18)
(6)

İlişki temalı film önerisi

Hendrix'e tapan adam
Klasik anlatı ürünü aptal hollywood işleri yüzünden yıllardır aşk filmi izlemedim. Şöyle sıra dışı, aşk-dram-tebessüm arasında gezinen filmler var mı?edit: seçkiler için çok teşekkürler muhtemelen hepsini zamanla izleyeceğim. Kim ki-duk'u görünce dayanamadım bugün ondan başlayacağım. sevgiler.
Klasik anlatı ürünü aptal hollywood işleri yüzünden yıllardır aşk filmi izlemedim. Şöyle sıra dışı, aşk-dram-tebessüm arasında gezinen filmler var mı?


edit: seçkiler için çok teşekkürler muhtemelen hepsini zamanla izleyeceğim. Kim ki-duk'u görünce dayanamadım bugün ondan başlayacağım. sevgiler.
0
Hendrix'e tapan adam
(29.08.18)
Before sunrise tam aradığın film, sonra da 2 ve 3. filmleri izlersin.
0
Bruce
(29.08.18)
www.imdb.com

dramı biraz ağır kaçabilir
0
sir gawain
(29.08.18)
500 Days of Summer. Bir de, dizi olarak, enteresan anlatımlı ve değişik bir eser olduğundan dolayı, The Affair.
0
agluna
(29.08.18)
Gerçi abd yapimi ama sira dışı diyorsanız:
m.imdb.com
0
Amaranta ursula
(29.08.18)
Bin jip
0
brkylmz
(29.08.18)
sıra dışılıkta zirve harika aşk filmleri: eagle vs shark, buffalo '66. son olarak silver linings playbook da popüler bi film ama diğer saydıklarım kadar olmasa da sıra dışı ve başarılı bi aşk filmi bence.
0
semaforo de medianoche
(31.08.18)
(10)

Instagram, dm. Sebebi neydi ki?

pavlis
Instagram'da çok takılmıyorum o yüzden bu saçma duruma herhangi bir mana bulamadım. Şimdi ben iki ay önce bir hanımefendiye herhangi birşey sormuşum, mesela gittiği yerle alakalı. Oldukça basit bir soru ama hani deniz sıcak mıydı, mekanda fiyatlar nasıldı kadar basit. Fakat gelin görünki ben attığım
Instagram'da çok takılmıyorum o yüzden bu saçma duruma herhangi bir mana bulamadım.
Şimdi ben iki ay önce bir hanımefendiye herhangi birşey sormuşum, mesela gittiği yerle alakalı. Oldukça basit bir soru ama hani deniz sıcak mıydı, mekanda fiyatlar nasıldı kadar basit. Fakat gelin görünki ben attığım mesajı unutmuşum bir daha dönüp bakmamışım bu hanımefendi/ler mesajı merak edip okumamış bile.
Neden?
Nasıl yani ne oluyor okuyunca, insan gibi cevap yazınca?
Şimdi işim düşmüş gibi bir durum var ve birkaç kişiye mesaj attım yine okuyan bile yok. Fotoğraf durum falan atıyorlar fakat iletişim sıfır.
Takipçileri çok bıkmışlar desem alakası yok. 100-200 takipçileri normal genç kız hesabı.
0
pavlis
(29.08.18)
mesajı okudu ama mesaj isteğini kabul etmedi, bu yüzden okundu bilgisi gitmiyor. cevap vermek istememiş, herhangi bir sebebi olabilir, vermek zorunda da değil zaten.

işimizin düşmediği ya da güzel\yakışıklı bulmadığımız insanlara yardımcı olmayabileceğimiz durumlarda olmuyoruz. temelinde bir sürü sebep olabilir, hepsinin kendine göre haklı sebebi de olabilir ama bir insana iyilik yapmaktan, yardımcı olmaktan bu kadar basitçe kaçmak bana da saçma geliyor, hatta kötücül.
0
Bruce
(29.08.18)
şeftali gibi a.cugumu s.kecüler tripleri
ülkedeki abaza erkek oranı da bunda etkili tabi
0
bana her yer cehennem
(29.08.18)
bir erkeğe dm attınız mı hiç ?
0
kelepir
(29.08.18)
Atmadım da bana atan oldu, anında insan gibi cevabımı verdim.
0
🌸pavlis
(29.08.18)
o zaman aynı bilgiyi alabileceğin saygıdeğer instagram kullanıcıları arasından erkek olanlarını seç :)
0
kelepir
(29.08.18)
Konu kızlarla alakalı olunca bu durumda kalıyormuşum demek ki :)))
0
🌸pavlis
(29.08.18)
Bu ülkede sıkıntı. Kabahat biraz da biz erkeklerde. 200-300 takipçisi olan sıradan bir kız hesabı o kadar çok dm alıyor ki inanamazsınız. Herkes saçma sapan muhabbet açmaya, soru sorma bahanesi ile yürümeye çalışıyor.

Tabi kadınların da ego tavan. O da ayrı bir konu. Ama durduk yere olmuyor bu ego da işte.
0
denizgonen
(29.08.18)
Gerçekten sebebini anlamak istiyorsan sana bir yöntem önereceğim;

Sıradan bir genç kız fotoğrafı bul internetten, bak güzel demiyorum sıradan bir fotoğraf. Bu fotoğraf bir reklam yüzü vs olursa yani fotoğrafın sahibi o fotonun her yere yayılacağını ve kullanılacağını biliyorsa etik açıdan da bir sıkıntı olmaz.

Neyse, bu fotoğraf/fotoğraflar ile sıradan basit bir kız instagramı aç. Bir kaç kalabalık hesabı ve bir kaç sıradan kişileri takip et.

Sonra biraz bekle, bir iki gün içinde anlayacaksın.
0
John Bloor
(30.08.18)
Instagramdan bir erkegin tanimadigi bir kiza bir sey sormasi diye bir sey yoktur ( en azindan kiz acisindan), erkegin kiza insagramdan yuruyor olmasi vardir.
Dolayisiyla durum - o kiz acisindan - cok klasik, kiza yurumussun ve kiz cevap vermemis.

100-200 degil 10 takipcisi de olsa tonla dm alir. O kadar dm alsan ssen de kendini piremses sanarsin.
0
stavro
(30.08.18)
Ortalama her gün biri dm den yürüyor küçük hesabım var
Seksi falan fotografım yok normal bi profil
Cevap vermiyorum çünkü sonra sünecek ve rahatsız edici olacak.
0
fasulyek
(30.08.18)
(2)

kendi filmini oynatabileceğin sinema salonu ya da benzeri bir oluşum

Bruce
istanbul için soruyorum. bir ara çok vardı irili ufaklı odalar bişeyler ama sekshaneye döndüğü için uzun ömürlü olmadı sanırım. ben ise tamamen sanatsal sebeplerden arıyorum, o yüzden yapış yapış olmayanlarına ihtiyacım var. hiç bulamazsam yapış yapış olanlara da gidicez mecbur ama önceliğim değil d
istanbul için soruyorum. bir ara çok vardı irili ufaklı odalar bişeyler ama sekshaneye döndüğü için uzun ömürlü olmadı sanırım. ben ise tamamen sanatsal sebeplerden arıyorum, o yüzden yapış yapış olmayanlarına ihtiyacım var. hiç bulamazsam yapış yapış olanlara da gidicez mecbur ama önceliğim değil diyeyim. hala bu işi yapan yerler var mı, biliyor musunuz?
teşekkür ederim.
0
Bruce
(29.08.18)
bu konuyu bir ara araştırmıştım.mutlaka sende araştırmışsındır
bu sinema sektörü tamamen tekele dönmüş durumdaymış
film yapanlar aynı zamanda sinema salonlarının sahibi. yani istersen milyar dolarlık film çek adamlar salonda kendi filmlerini oynatıyormuş

senin gibi insalar filmlerini sinama evi denilen evden bozma içinde sinema makinası (bunun adını bilmiyorum) olan odalarda oynatıyorlar filmlerini
0
bana her yer cehennem
(29.08.18)
@bana her yer cehennem teşekkür ederim, o sinema evlerine de razıyım şu durumda; bildiğin varsa duymak isterim.
0
🌸Bruce
(29.08.18)
(11)

ne sıklıkla kendinizle muhabbet ediyorsunuz?

allaccess
o kadar çok kendimle konuşuyorum ki yakında kendime rakı ısmarlıcam. her boşlukta bi konuyu kafamda masaya yatırıyorum. baya sanki biriyle konuşuyormuş gibi anlatıyorum yorum yapıyorum, yargılıyorum, yaşıyorum.Size de oluyor mu bu kadar sık.
o kadar çok kendimle konuşuyorum ki yakında kendime rakı ısmarlıcam.
her boşlukta bi konuyu kafamda masaya yatırıyorum. baya sanki biriyle konuşuyormuş gibi anlatıyorum yorum yapıyorum, yargılıyorum, yaşıyorum.
Size de oluyor mu bu kadar sık.
0
allaccess
(29.08.18)
bazı sıkıntıları başkasına ne kadar anlatırsan anlat o durumu anlamaları zordur. buna hayaller, planlar gibi durumlar da geçerli. bu hallerdeyken ben de kendi kendime iç konuşmalar yaparım. durum analizi yapmak olasılıkları düşünmek iyi oluyor :)
0
ssssserkannnnn
(29.08.18)
içimden bile konuşmuyorum.

not: ağır asosyalim
0
Drakath
(29.08.18)
Tek başına yaşayan insanların genel durumu bu. Ben de konuşuyorum bol bol. Kendi kendime dersi anlatıyorum vs.
0
dougsampson
(29.08.18)
24/7
0
stavro
(29.08.18)
dougsampson+1

kendimi çok seviyorum <3
0
datnet
(29.08.18)
Tek başıma yaşamıyorum ama kendime sürekli konuşurum içimden. Tartışırım sürekli. Kendime karşı argüman üretirim. Çok sert eleştiririm kendimi mesela. Bunu yapmadığım bir iki durum var sadece. Kitap okurken ve film izlerken, dikkatimi oraya verdiğim için herkes susuyor içimde. :D
0
windowsguvenlikduvari
(29.08.18)
sanıyorum sesli konuşmaktan bahsediyoruz? öbür türlüsü düşünmek olmuyor mu zaten, yoksa roleplay yapıp bir o ağızdan bir bu ağızdan iki ayrı kişiyi seslendirmekten mi bahsediyoruz?

sesli olarak hiç konuşmuyorum, kendi kendime çok fikir geçiririm aklımdan başkasıyla konuşur gibi, iki ayrı kişi gibi içimden konuşmam.
0
Bruce
(29.08.18)
kendimle o-ha phoebe, naptın kızım ya, affferrrinnnn sana (omzumu öpme, gıdımı sevme, yanaklarımdan makas alma ve kendime sarılmalardan bir veya birkaçı ile birlikte), sen var ya sennn falan diye gayet kafa bulduğum oluyor. rasyonel bi zeminden kaydığımı, arabesk bir moda bağladığımı falan hissediyorsam ekstra bir phoebe sesi daha var, o da sohbete giriyor, bilmiş bilmiş konuşuyor. çok eğleniyoruz ve mutluyuz.
0
Phoebe
(29.08.18)
Bazen o kadar çok konuşuyorum ki kendime, kendimi duymamak için kulaklıkla müzik dinliyorum. Çok yorucu.
0
sopiro
(29.08.18)
ben tam olarak konuşmuyorum da, söyleniyorum ve yapmam gerekenleri tekrar ediyorum.

bunların yapacağımı işe.... ya da burdan da tuzu alalımmm, eveeet. gibi gibi.
0
hushhush
(29.08.18)
Bol bol. Muhabbetim guzel bence.
0
aychovsky
(29.08.18)
(18)

Cheesecake satan dükkan açmak?

fatihdr
Eşimle girdiğim minik bir iddia sonucu hayatında yumurta bile kırmayan ben cheesecake yapmaya karar verdim. İnanılmaz lezzetli oldu. Sonra elim alıştı, her yiyen yediği en güzel cheesecake olduğunu söylüyor. Diyorum ki, minik bir pastacılık kursuna gitsem, kendimi geliştirsem 8 10 çeşit çizkek çeşit
Eşimle girdiğim minik bir iddia sonucu hayatında yumurta bile kırmayan ben cheesecake yapmaya karar verdim. İnanılmaz lezzetli oldu. Sonra elim alıştı, her yiyen yediği en güzel cheesecake olduğunu söylüyor. Diyorum ki, minik bir pastacılık kursuna gitsem, kendimi geliştirsem 8 10 çeşit çizkek çeşiti satabileceğim minik bir çizkekci açsam. cafe değil de daha çok paket satışa yönelik bir mekan. mesela yaşadığım şehirde (kayseri) profiterol evi diye bir mekan var, çok arada derede, cadde üstü filan değil. oturup yiyemiyosun zaten, direk üretime yönelik, ama siparişlere yetişemiyorlar, ne zaman gitsem yarım kiloyu zar zor veriyorlar. ben de öyle bir mantıkla başlasam ne olur ki? batsam ne kadar batarım sizce? tutsa ne kadar tutar?
0
fatihdr
(28.08.18)
Batma tutma maliyet falan hiç bilmiyorum da izmirde öyle bir yer vardı baya da dolu oluyordu güzel fikir bence.
0
pastörizesüt
(28.08.18)
yürü kardeşim gerçekten iyi yapıyorsan durma gir işe yeter ki reklamını iyi yap
0
basond
(28.08.18)
En azından başlarda evden yap sat bakalım. Zamanla geliştirirsin.
0
idexo
(28.08.18)
maalesef lezzetli olanın değil reklamlı olanın tutulduğu bir dönemdeyiz. en leş yiyecekler için bile milletin sıra beklediği günlerdeyiz. dolayısı ile önce reklam işine kafa yorman gerek. Instagram'dan mesela yardırman lazım. orada -sözde- gurme hesaplar var, onlarla iletişime geç, reklamını yapsınlar. böyle böyle devam et. tadını falan siktir et anlayacağın, reklama aban.
0
giovanne
(28.08.18)
Benzerini sufle için (butik sufle durağı:) ) arada düşünüyorum etraf gaz veriyor ama bende o cesaret ve sermaye yok.
Arada kendimce düşünce benim aklima şu dezavantajlar geliyor haliyle cesaretim kiriliyor.
Yapacak kişi ben olacağım için malzemenin tazesini kovalamak gerek. Bunun için de güveneceğin bir eleman olmalı. Benim için misal yumurta, tereyağı ve bitterin iyisini sürekli olarak iyi olanından bulmak güç olur.

Sadece tatli değil yanina bir içecek de şart ki bu da başka bir eleman daha demek.
Dükkan, dekor, mini firin ekipmanlara filan hiç değinmiyorum.

İşin özü sermayeniz, vaktiniz ve cesaretiniz varsa açın durmayın.
0
Amaranta ursula
(28.08.18)
Mutfak işi çok disiplinli bir iştir. Her zaman en iyi performans göstermeniz gerek.
140journous cafe ile ilgili bölümünü izleyin.
İşletmecilik tarafı işlerin zorlu kendi işini kurmuş bir insan olarak söylüyorum.
Evden yapıp satarak başlayabilirsin kendine güzel bir instagram hesabı oluştur. Reklam ver.
Reklam verirken belirli bir hedef kitle seç
Yaptığın ürünün iyi olduğunu göster satarsın.
0
fasulyek
(28.08.18)
İzmirde yaşamayan halimle izmirde böyle bir yer olduğunu ben bile duydum. Yeterince çabalarsan olmaması için hiçbir sebep yok. Biraz instagram reklam falan kas.

Portakallı varsa da gömmeyi isterim.
0
cay koy geliyorum
(28.08.18)
Eline sağlık :)
Neden olmasın? Şöyle bir örnek anlatayım. Müdürümün eşi çok güzel tiramisu yapar. Dünyanın en güzel tiramisusunu yaptığı konusunda iddialıdır. Birkaç ay önce "tiramisu yapıp kafelere numune bıraksam mı acaba olur mu ki" fikriyle işe girişti. Önce birkaç kafeye üçer beşer numune verdi. Bazılarından sipariş aldı. Başka kafelere de numune vermeye devam etti. Kısa zamanda bayağı sipariş alır oldu. Hatta bazı yerler vişneli, limonlu vs değişik versiyonlarını istemiş, onları da yapıyor. Yemeksepeti'nden de satışı var şimdi. En son kobilere hibe veriliyor ya öyle bir şeye başvuruyorlardı. Büyüttü işi kısa zamanda yani. Sen de böyle bir denemeyle başlayabilirsin belki hemen dükkan açmaktansa. Fikir vermesi için paylaştım.
Tutarsa bir dilim isterim.
0
pati
(28.08.18)
istanbul’da bu tarz yerler cafelere veriyor......
sadece kahve satan (filtre kahve, americano ve.) yerlerle konuş, ilk zamanlar tanıtım fiyatı olarak uyguna ver. satılmayanların parasını isteme......

ve mutlaka masalarına cheesecake’imizi denemek ister misiniz? flyer’ı bastır ve bırak......

son olarak instagram sayfası aç......
0
2 tostos turan
(28.08.18)
Instagram dan yürü
Böylece batmazsın. Gelirin daha çok olur
0
bana her yer cehennem
(28.08.18)
yanında iyi çay ve kahve de verirsen neden olmasın
0
yuto
(29.08.18)
üniversiteli gençlerin takıldığı mekanlara yakın yere işini kurarsan iş yürüyebilir ama kayseri gibi bir yerde cheesecake'in tutabileceğini pek zannetmiyorum.

izmir konusuna gelirsek, bu tür dükkanlar yada cafeler alsancak'ın en merkezi konumlarında bulunan yerler. genelde "dış"ları oldukça janjanlı ve şirindir. instagramdan da reklamlarını çok iyi yapıyorlar. hatta medya ajansları ile çalıştıklarını duymuştum. izmirde çok fazla instagram üzerinden mekan gezen blogger olduğu için çok fazla kişiye ulaşarak bu tür yerlerin reklamlarını çok iyi yapıyorlar. Kayseride böyle insanlar var mı? instagram reklamlarına çok para gömmeniz ve elinizin açık olması lazım. sonra gerisi gelecektir.
0
false pretension
(29.08.18)
öncelikle hali hazırda olan bir mekana cheesecake satmak için anlaş. bak bakalım müşteri dönüşleri ne oluyor, siparişleri yetiştirebiliyor musun, aynı kaliteyi tutturabiliyor musun? baktın iş güzel gidiyor kendi yerini açarsın.
0
hayley williams ile evlenecek genc
(29.08.18)
Istanbul falan olsa tutardi ama kayseriyi bilemedim. Sonucta anadolu sehri. Universitesi var gerci ama kayseri diyince hamur isini guzel yapabilen insanlar geliyor aklima. Bu sebeple iyi dusunmek lazim. Kac kisi talep eder yeni tatlari?
Instagramdan baslamak en risksizi. Kentteki tadim festivalleri/ okullarin bahar senliklerine vs katilip kendinizi tanitabilirsiniz. Babyshower cilginligi veya internette butik kurabiye/yilbasi kurabiyesi vs temali hesaplar gibi calisabilirsiniz. Cafe acmak en son olacak is.
0
nax
(29.08.18)
Asil Kayseri'de sahane cheeesecake yapan biryer olmadigi icin bu isin tutabilecegini düsünen bir ben miyim :D

Üniversiteye yakin kafelere numune birak, instagram'dan falan da kendi reklamini yaparsin.
Ufak Tefek Cinayetler dizisini izleyen ev kadinlari bile senin müsteri profilin olabilir :)
0
chitosan
(29.08.18)
anam ne kadar ilgi görmüş :)

cafe tarzı bir yer düşünmüyorum zaten. 140journos un videosunu izlemiştim, bulunduğum semtte de dikiş tutturamayan onlarca cafenin batışına şahit olduğum için cafe olayına uzağım yazımda da belirttiğim gibi. instagram fikri oldukça mantıklı görünüyor. kayseri eski kayseri değil, son 2-3 yılda cafe vs konusunda korkunc bir patlama yaşıyor. evet bir izmir değil ama hani kayseri=yozgat diyemeyiz en azından. güveniyorum mantıkafalara :) işe girer de tutturursam herkese benden frambuazlı :) değerli fikirleriniz için çok tenks, bu kadar pozitif bir tepki beklemiyordum açıkçası
0
🌸fatihdr
(30.08.18)
En fazla batarsin, daha kotusu olmaz. Dunyaya bir kere geliyorsun, dal.
0
stavro
(30.08.18)
bence kesinlikle kafelere ver. hatta önce böyle yap, tutup tutmadığına göre, kayseri'de bir çiskek rüzgarı estirirsen dükkan da açarsın. sırf çiskek yemeye giden insanı istanbul'da bile zor bulacağını düşünüyorum ya, neyse.
0
Bruce
(30.08.18)
(11)

kıdem tazmatı almak vs. yüksek maaşlı işe geçmek

Bruce
bedelli yapacağım, iş yeri git gel devam edersin diyor; kıdemimi ödeyecekler 20 bin civarı tutuyor, bedelli beleşe geliyor.bugün de başvurularımdan biriyle son son görüştük headhunter aracılığıyla, maaşı şartları her şeyi söyledi, bence tamamdır sizin için en geç cumaya kadar son bir mülakat daha ay
bedelli yapacağım, iş yeri git gel devam edersin diyor; kıdemimi ödeyecekler 20 bin civarı tutuyor, bedelli beleşe geliyor.

bugün de başvurularımdan biriyle son son görüştük headhunter aracılığıyla, maaşı şartları her şeyi söyledi, bence tamamdır sizin için en geç cumaya kadar son bir mülakat daha ayarlayacağım, şirketle son bir görüşürsünüz resmi teklif için dedi.
şimdiki maaşımdan net %30 fazlasını teklif ediyorlar, akşam şimdi eve girdiğimden 2 saat daha geç geleceğim ama 1 saat de daha geç kalkacağım, servis var. mesleki açıdan da bana faydaları olacak bir iş yeri, bu fırsatı kaçırmak istemiyorum.

yeni işyerine bunu açıkladım diyelim, ben buradan kıdem alıp bedelli yapayım, sonra döneyim, sonra istifa edip size geliyim diye; bu süreç en erken 6 ekim'deki celp döneminde başlar, 28'inde işbaşı yapabilirim en erken, bu da 2 ay ediyor. 2 ay için beni bekleyeceklerini sanmıyorum çünkü onlar benim gibisini bulabilirler, belki biraz daha fazla maaşa.
hadi diyelim fırsatı kaçırmadım hemen bunlara girdim, 3 kasım'a kadar devam ettim sonra bedelli yaptım geldim. kıdem yandı gitti tabii, 5 bin ben koysam 10 bin bedelli kredisine kredi çeksem 13 bin ödüyorum diyelim faizle. aradaki %30 farkla bu krediyi kapatana kadar maaş artmamış gibi çalışmak çok saçma mı olur? aslında krediyi taksitli ödeyeceğim için günlük hayatıma etkisi yine maaşım artmış gibi olacak bence ama sırf krediye 3 bin faiz vermeyip üstüne cebe 3-5 indirmek için bu iş fırsatını kaçırmasam mı diyorum.

öte yandan buradayken bedelli yapıp geldikten sonra askerlik de aradan kalkacağı için önüm açılacaktır diye düşünüyorum, iş bulma konusunda kendime güveniyorum ama piyasa şartlarında ne kadar çabuk olur, ne kadar daha iyi bir şirket olur bilemiyorum.

napıyım ben şimdi, kafam çok karışık.

edit: net bilgi olur diye şunları da eklesem iyi olur; şimdi 5 buçukta evdeyim, 7 buçukta olacağım bu şartlarda. şimdi 7'de kalkarken 8'de kalkacağım. ve şimdi cumartesi öğlene kadar çalışıyorum, yeni yerde çalışmayacağım.
0
Bruce
(28.08.18)
zor karar ama ben olsam şu anki şirkette kıdemimi alır, bedelliyi yapar sonra da şirkette devam ederim.

hangi sektör bilmiyorum ama ülkenin durumu malum, yeni işe geçmek riskli diye düşünüyorum. yeni geçilen şirketteki olası ufak bir sıkıntıda muhtemelen son girenler ilk işten çıkarılanlar olacaktır.

hem askerden geldikten sonra ufak bi pazarlıkla belki zam alarak başlayabilirsin şu anki çalıştığın yere.
0
contavolta
(28.08.18)
@contavolta, teşekkür ederim. yeni şirket avrupalı bir şirket, türkiye operasyonları sağlam, 8-10 ülkede faaliyetteler, krizden pek etkilenecek bir sektör değil ama son giren olmanın riski her zaman var. şimdikinin işler çok iyi, krizi fırsata çevirdiler hatta, bu ay rekor ciro yapıcaklar, hedefin çok üstünde.

zam konusu ancak yılbaşında olur, bu konuda katılar. zaten mesleki gelişim haricinde bu zam politikaları yüzünden gitmek istiyorum ben, her zam dönemi 3 kuruş için dil dökmekten bıktım. yoksa evime 20 dakika yürüme mesafesinde, çok huzurlu ve alıştığım bir iş ortamı.
0
🌸Bruce
(28.08.18)
Ben olsam mevcut şirkette devam ederdim. İş değişikliği kolay bişey değil, sadece maaş olarak bakmamak lazım. Belki de ortamını sevmeyeceksin, belki dediğin gibi seni beklemiycekler. Tanımıyosun ki güvenesin... Sırf eve 2 saat daha geç gelmek bile yeterli bence. Topu topu kaç saatimizi evde veya sevdiklerimizle geçirebiliyoruz ki zaten.
0
megalomaniac
(28.08.18)
Hocam bugün bedelliye başvursan zaten Ekim celbini kaçırıyosun. Sanırım başvuru sırasına göre alacaklar. O nedenle, her türlü Ekim'i kaçırdığını düşünüyorum.

Diğer firma senin için avantajlıysa, bedellim var diye belirt. OK derlerse mevcut firmandan kıdemini al istifa et ayrıl olmuyosa yine de ayrıl.. diğer firmada başla.
0
lcha
(28.08.18)
@megalomaniac, aslında tek olay maaş değil, hatta mesleki gelişim sağlayacaksa aynı maaşla da geçerim başka iş yerine. burada öğrenebileceğim şeyler bitti, klişe tabirle misyonumu tamamladım. yeni bir şeyler lazım, gelişmek lazım. enerjim varken atılımlar yapayım diyorum, aynı şirkete saplanıp kalmış olmak istemiyorum. maaşın da artacak olması bal üzeri kaymak sadece, hatta %30 sağlam bir kaymak.

@icha, 6 eylül'e kadar başvuru yapıp para ödeyenler 6 ekimde gidebilicek diye biliyorum ben.
www.haberturk.com
0
🌸Bruce
(28.08.18)
@acemi, iş hayatında efsane kazıkları hep işçiler yiyor, bir kere de işverenler yesin!
içimdeki comfort zone'cu da kal diyor ama onu dinlemek mantıksız geliyordu, o yüzden de zorluyorum kendimi biraz sanırım.
0
🌸Bruce
(28.08.18)
Ben de binevi senin durumundayım. Bir yer ile görüşüyordum. Tek farkı maaşı az olacaktı. Fakat benim için mesleki gelişimi açık ve istediğim bir iş idi. Yok bedelli yok evlilik planı derken daha düşük maaş daha büyük bir huzur tercih ettim.

Bunu yaparken her ikisi için de artı ve eksileri yazdım. Her eksi bir artıyı götürdü. En son şimdi geçiş yapacağım şirket kaldı.

Askerlik konusu için aynı tereddütteydim. O konuda hepsi aynı şeyin laciverti diyip yapıştırdım geçtim. Bi konu üzerine her gün düşünmen çözüm olmaz. Tek nir gün sakin kafa ile düşünmen lazım.
0
kablelvuku
(28.08.18)
Burada size kal diyenlere olan tavrınızdan anlıyoruz ki siz gitmek istiyorsunuz. Buna göre aksiyon alın. Diğer yeri istiyorsunuz işte. Hemen girin, üç beş binin hesabını yapmayın.
0
inawen
(28.08.18)
yerinde olsam %30 farkı yabana atmaz 15 falan neyse gözden çıkarır geçerdim direkt diğer iş yerine. hem kazancın yalnızca para olmayacak. bence her gün 1 saat fazla çalışmak cumartesi çalışmaktan çok daha güzel. cumadan çıkıp başka bir yere gitmeye fırsatın olur.

kesinlikle düşünme. 15.000 lik kısmı rahat aşarsın.
0
baharat
(28.08.18)
@inawen, evet gitmek istiyorum ama istediğim şey ne ölçüde mantıklı ya da faydalı bunun ayırdına varamıyorum tam olarak; o yüzden kendimi savunuyorum bir nevi.
0
🌸Bruce
(28.08.18)
Bana hesabınız çok karışık ve alengirli geldi. O yüzden sıcak bakamaďım. @baharat +1 siz zaten ayrılmak istiyorsunuz.

Hadi ayrıldınız ve tazminatı yaktınız. Öncelikle devletin hesabına çok güvenmeyin o tarihler söz verildiği şekilde ilerlemeyebilir. İkincisi iki ay çalışıp askere gidecekseniz bu yeni iş yeri tarafından ne kadar makul bulunur şüpheli. Onu bir netleştirmeniz lazım. Çünkü bildiğim kadarıyla 1 yıldan az süre için tazminat hakkınız yok. 6 aydan az çalışma için de işe iade davası açma şansınız da yok. Adamlar sizi işten çıkarırsa ilk işyerinde mevcut haklarınız yeni işyerinde geçerli olmayacak. Yani bedelli yaptım geldim durumu zor görünüyor buradan bakınca. Hani yeni işyerine bedelliden bahsetmeden gireyim diye düşünüyorsanız o da sıkıntı.
0
nihayet
(28.08.18)
(11)

Mavi Yakalılar neden böyle?

deveyi diken adamin ta kendisi
İnsan ayrımı yapacak biri değilim. Anlatacaklarım da şahsi değil, genel anlamda bazı davranışların belli bir grupta yaygın görülmesiyle alakalı.Çalıştığım yerde mavi yakalıların bazı hareketlerini çok anlamsız ve garip buluyorum. Örneğin yemek esnasında neyi ne kadar daha fazla alabilirim derdindele
İnsan ayrımı yapacak biri değilim. Anlatacaklarım da şahsi değil, genel anlamda bazı davranışların belli bir grupta yaygın görülmesiyle alakalı.

Çalıştığım yerde mavi yakalıların bazı hareketlerini çok anlamsız ve garip buluyorum. Örneğin yemek esnasında neyi ne kadar daha fazla alabilirim derdindeler devamlı (beden gücüyle iş yaptıklarından çok acıkıp porsiyonu fazla almaları değil olay).

Mesela o gün çorbayı beğenmeyip almadıysa, tüketmeyecek bile olsa tatlıdan ya da meyveden iki tane alıyorlar. Yemekhane saatinin bitimine yakın kalan meşrubat, meyve, tatlı vb. şeyleri (tabaklarında kalanı değil, dağıtımda olanları) hızlı hızlı hareketle paketleyip eve götürmeye çalışıyorlar. Şimdi kıt kanaat geçiniyorlar, eve üç beş parça fazla bir şeyi götürmek istemeleri normal demeyin, çok iyi maaş aldıkları bir yer burası.

Mesela Ramazan ayında oruçlu oldukları için yemek yiyemeseler bile kartlarını okutup paketli ürün, meşrubat ne varsa günlük kart istihkakı kadar poşetleyip götürüyorlar. Mesela o vakitler ne oldu? Ben ilaç kullandığım için oruç tutamıyordum. Yemekhaneye her gittiğimde poşetli ekmek, meyvesuyu kalmıyordu. Çünkü o gün yemek yeseler 1 adet meyvesuyu alabilecekken, yemek yemedikleri için kişi başı 4-5 adet alabiliyorlardı.

Akşam işten bir sebeple 5 dk geç çıktılarsa, ertesi gün muhakkak 5 dk geç geliyorlar. Fakat bu kurum işiniz olduğunda, hatta yorgun olduğunuzda sırf daha mutlu hissedin diye karşılıksız izin veren, cidden her konuda yardımcı olan bir kurum. Neden hep alacaklı gibi davranmaya çalışıyorlar? Neden hep ne koparırsam kardır mantığıyla yaklaşıyorlar.

Temizlik ürünlerinin dibinde kalanları kola şişelerine doldurup evlerine götürüyorlar. Cidden maddi imkansızlıktan falan değil. Altlarında arabaları, kiminin aileden evi, ceplerinde üst model cep telefonları var gayet de.

Yemek yerken aşırı hızlı yiyorlar. İkinci tabağı istemek bence ayıp değil. Tabağınızı normal alın, doymazsanız ikinciyi alın. Ama yok, o tabaktan taşıp, yerlere düşecek kadar dolduruyorlar. Açık büfe salata kısmında canlarının çektiği ürünlerden değil, sırf bedava diye her birinden tepeleme tepeleme dolduruyorlar. Mecburen iki tepsiyle falan geliyorlar masaya. Yani çok acayip. Bir şey bedava diye illa tüketilmek zorunda mı?
0
deveyi diken adamin ta kendisi
(28.08.18)
(bkz: açlık)
(bkz: görmemişlik)
(bkz: garibanlık)
(bkz: yokluk)
(bkz: ezilmişlik)

mavi yakayla çalışıp bu kavramlara uzak olmak enteresan, biraz daha iyi gözlemle bence onları. mavi yaka dediğimiz kesim toplumun çoğunluğunu oluşturuyor, onları tanımak içinde bulunduğun toplumu da tanımak demek; ufkunu daha da açar.
0
Bruce
(28.08.18)
adamların haklı olduğu tek husus, 5 dk geç çıkmışlarsa 5 dk geç gelmeleri sanırım. adamların yarattığı artı değer zaten kat kat fazla. o yüzden bu normal olanı aslında.

olayı mavi yakaya indirmişsin ama seni şöyle bir her şey dahil otele alayım. bak bakalım insanlar nasıl yemek alıp yiyorlar. işyerinde salata barda takılan berkecan nasıl tepeleme dolduruyor, ay ben çok yiyemem diyen pelinsu nasıl da götürüyor yemekleri aklın şaşar. beyaz yakalılar birbirinden utandığı için böyle davranmıyor ama mavi yakada bu utanılacak değil övünç duyulacak şey.

yemeği hızlı ve çok yemesi tamamen beden yoğun iş olması nedeniyle. eskiden patronlar çalışan seçerken hızlı yiyeni seçermiş zaten.
ha yiyeceği kadar insan gibi alsalar daha iyi tabi ama dediğim gibi herhangi bir herşey dahil otelde de benzer manzaraları görebilirsin. sadece oteldeki kitle hızlı yemiyor.
0
hosein
(28.08.18)
Ben de Kazak bir iş arkadaşımda görmustum. Evinde örneğin tuvalet kağıdı bitince iş yerinin tuvaletine gidip tuvaletten yarışı kullanılmış bir top alıp evine götürüyordu. Bir de gurur duyuyordu bu yaptığıyla.
0
Traveller
(28.08.18)
Benim iş yerimde de mavi yaka çalışanlar var. Bahsettiğiniz davranışların bir tekini bile görmedim.
Sizin şirkette 'gelenek' olmuştur belki bu tarz şeyler. Mesela Ramazan ayında birkaç kişi fazla fazla içecek aldıysa diğerleri "Ben enayi miyim?" diye düşünmüştür. Bizim toplumumuzda böyle bir anlayış var nedense.
0
auroraaurora
(28.08.18)
Fakirlik içine işlemiş demek ki, mavi yaka olmayıp böyle olana da bizzat rastladigim oldu. İyi kazanmak bunu telafi etmez, bir de tek tek bilmek mümkün değil ama işin borç kısmı da olabilir, iyi maaşları ama yarısını ev kredisi çocuğunun yurt okul parasına falan vermeleri sozkonusuysa sonuç yine böyle oluyor olabilir.
0
dafaisss
(28.08.18)
Mavi yaka, rus vs ayrımına girmek yerine aç gözlü insanlar diyelim. Bedava olan birşeyden daha fazla alabilecekken eksik almayı enayilik olarak algılıyorlar. Bu zihniyet aslında herkesin aleyhine işliyor. Çünkü ben işletme olsam herkes kaliteli gıda yesin isterim, ama yarısı çöpe gidip israf olacaksa en ucuz en dandik ne varsa onu koyarım. Devletin, belediyelerin, firmaların bedava veya sınırlamasız verebileceği birçok hizmet vs. var ama bunlar gerçekleşemiyor, çünkü kötüye kullanım olacağı biliniyor. Hep birlikte kaybediyoruz.
0
mikro patlama
(28.08.18)
neresiymiş orası ya ben de gelip çalışayım.
ne kadar kazandıkları ve işyerinin bonkör olması mevzu değil. açgözlü olmalarından kaynaklanıyor.
0
orijinal nick bulamadim
(28.08.18)
Merak ettim ne kadar maaş alıyorlar? Bunun cevabı öyle 6-7 bin tl değilse hiç de öyle aç değiller demeyin. Gayet de açlardır. Telefona arabaya bakma sen borçtan kafayı kaldıramaz gariban takımı aldıklarından sonra. Tasarruf her şeydir.

Ayrıca üç kuruşluk yiyecek içecek için gelip başlık açıyorsun. Bırak çalışsın, yesin, evine de götürsün. 5 dk geç çıkmasın, çıkarsa da geç gelsin.

Bizde giriş çıkış flexible sistem var mesela. Biriken + dakikalar 8 saati bulunca izin yapıyorsun bir gün. Olması gereken de bu zaten.
0
bos gezenin bos ustasi
(28.08.18)
Bazı yazdıkların şaşırtmasa da bazıları bildiğin suç.
Temizlik ürünlerinin kalanını eve götürmek bildiğin hırsızlık. Ramazan'da bir çok işyeri oruç tutmayanların maaşına ek olarak yemek miktarını ekliyor. Bunu alıp bir de üzerine meyve suyu alıyorlarsa bu da bildiğin hırsızlık.

5 dakika konusunda iş yeri ile mutabakat varsa normal. Yoksa fazladan çalıştığı 5 dakika için mesai talep etmeli, kafasına göre geç gelmek olmaz.

Fazla yemek alıp bunu yiyip bitiriyorsa diyecek bir şey yok. Bedenen çalışan insanlardan bahsediyoruz. Ama "nasıl olsa bedava" kafasıyla alıp yarısı yenmeden çöpe gidiyorsa bu hem terbiyesizlik hem de sorumsuzluk.
Millet olarak çok israfçıyız.

Benzer şeyler beyaz yakalılarda da oluyor. Bu zihniyet ve kültür. Evde doğalgaz faturası çok gelmesin diye kombiyi yakmıyorlar, iş yerinde bütün ısıtıcıları kökleyip, sıcak diye pencere açıyorlar, akşam da öyle bırakıp gidiyorlar.

İşletmenin de uyarabileceği yerler olabilir diye düşünüyorum sizin durumunuzda. Örneğin kişi başı alınabilecek mevye suyu sınırı gibi. daha da doğrusu yiyeceklerin yemekhane dışına çıkarılmaması olabilir. Eğer gerçekten 4-5 tane içecekse içsin, ama eve götürmek ayrı bir hırsızlık bana kalırsa.

Benim gözümde hırsızlığın küçüğü büyüğü olmaz. Devlet yönetimindeki adamın gücü milyonları götürmeye yetiyor, başkasınınki mevye suyu çalıyor. O adam devlet yöneticisi olsa o da milyonlar götürecek.
0
burfak
(28.08.18)
İyi de bu kokuşmuşlar her yerde.
Ufak hesaplar peşindeler. Asla iyi bir hayat sahibi olamayacak insanlar.
Sürekli tırmalayacak ancak başaramayacaklar.

Bu insanlardan uzak dur. Ellerine geçen ilk fırsatta arkadaşlarını bile satar ufacık menfaat için
0
bana her yer cehennem
(28.08.18)
Sırf buma cevap yazmak için login oldum.

Tamamen sürü psikolojisi. İlk önce biri bunu yapmıştır, diğeri de neden ben yapmıyorum diyerek devam etmiştir. Ta ki bir gün biri onları uyarana kadar yapacaklar. Hatta başka iş yerine giderlerse orda da yapmaya başlayıp diğerleri yapmıyorsa onun da yapmasını sağlayacaklar
0
buzutku
(29.08.18)
(9)

kedimiz bize küstü, artık mırlamıyor

ozgur bir kusun hatirati
bayramda 5 gün iki kedimizi (anne-kız) yalnız bırakıp memlekete gittik. daha önce maksimum 3 gün yalnız kaldıkları olmuştu, daha uzun bırakmamız gerektiğinde mutlaka bi arkadaşımız eve uğruyordu, bu defa kimseyi bulamadık. sularını mamalarını bol bol bırakıp gittik..geldiğimizde ikisi de biraz ürkek
bayramda 5 gün iki kedimizi (anne-kız) yalnız bırakıp memlekete gittik. daha önce maksimum 3 gün yalnız kaldıkları olmuştu, daha uzun bırakmamız gerektiğinde mutlaka bi arkadaşımız eve uğruyordu, bu defa kimseyi bulamadık. sularını mamalarını bol bol bırakıp gittik..
geldiğimizde ikisi de biraz ürkekti, yanımıza yavaş yavaş geldiler bol bol sevdik. şimdi eski düzende pek değişiklik yok gelip bacağımıza sürtünüyorlar, yanımızda takılıyorlar ama bir tanesi (anne olan, ki daha alıngan mizaçlı olan aynı zamanda), sevdiğimde mırlamıyor, önceden daha elim ona yaklaşırken motoru çalıştırırdı. diğerinde hiç sorun yok, aynı sevecen,hemen affetti bizi.
sanırım hala kırgın ve üzgün. nasıl düzeltiriz aramızı?
0
ozgur bir kusun hatirati
(28.08.18)
ödül maması ver köpeğin olur. daha 1 gün olmuş hem, kedinin kalbine giden yol midesinden geçer.
0
Bruce
(28.08.18)
diğerini yaş mamayla kazandık geri ama küskün olan kuru mamasından başka hiçbir şeyi asla ağzına koymuyor..
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(28.08.18)
normalde vermediğiniz bir şey verin, bayıldığı ama yasak olan bir şey yok mu? benim uzun süre uzak kaldığım sıpa değil sevdirmek saldırıyordu bile küsünce, durup dururken atlıyordu üstüne histeri krizi geçirir gibi; tavukla normale döndürüyordum. neyi çok sevdiğini biliyor olman lazım, yeterince ilgisini çekersen unutur.
0
Bruce
(28.08.18)
mamasından başka bir şey yemiyor. huyu değişik biraz normalde de çok alıngandır zaten dışarı çıkıcağımız zaman sırtını kapıya dönüp oturur seslenince bakmaz mesela, ya da onun duyabilceği bir mesafede onunla ilgili olumsuz bir şey konuşuluyorsa küser yüz vermez bir süre. yaş mama ve ödül maması yemiyor dediğim gibi zaten..
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(28.08.18)
o halde dikkatini çekecek başka bir şey bulabilirsin, lazer görmediyse hiç onunla oynamak gibi ya da değişik tüylü bir oyuncak; belki etki eder. olmadı zaman içinde düzelecektir, küstü ve bir daha hiçbir şey eskisi gibi olmadı durumu duymadım ben hiç.
0
Bruce
(28.08.18)
4 yaşında ve 4 yıldır hiç böyle küstüğü olmamıştı çok dokundu, umarım hemen düzelir..
0
🌸ozgur bir kusun hatirati
(28.08.18)
sizdeki yine sadece küsüyormuş.
bizdeki hem mırmırlamıyı kesiyor hem de biz geldikten sonra sağa sola yatağa yorgana işiyor. :)
0
oz suser
(28.08.18)
Çok normal, trip atıyor. Kediler tripli hayvanlar. Birkaç gün sonra düzelir. Bu arada size kezbanlar gibi köpek çekecek, siz de suyuna gideceksiniz. Yukarıda bir arkadaşın dediği gibi sizinki yine iyiymiş. Çişini -kakasını oraya buraya yapanlar, gözünün içine baka baka bardak vs. kıranlar var ...
0
SiyamkedisiZorro
(28.08.18)
Kediler 1 günden fazla küsmez. Küsemez. Tabiatlarında yok. En fazla depresyona girebilir ama ilgiyle hemen aşılır o problem.
0
beyteper canavari
(31.08.18)
(2)

[elektronik] drum & bass sarkisina feedback

cmertd
merhaba dostlar,yakin bir arkadasim asagida linkini paylasacagim sekilde bir sarki yaptigoruslerinizi bekliyoruzsevgiler,https://youtu.be/o0v5AvPgr40
merhaba dostlar,
yakin bir arkadasim asagida linkini paylasacagim sekilde bir sarki yapti
goruslerinizi bekliyoruz

sevgiler,

youtu.be
0
cmertd
(27.08.18)
Çok soft geldi bana, daha yüksek olabilirdi sanki
0
gazozailacatmauzmani
(28.08.18)
aksak ritimler beni rahatsız etti, main verse'de değil de bridge'lerde kullansan daha sade olurmuş bence. bir de daha düşük frekanslı vuruşlara da ihtiyaç var gibi, groovy bir şekilde arkada çalsa daha zengin olurmuş.

çalışmalarını beğeniyorum ben, ellerine sağlık.
0
Bruce
(28.08.18)
(4)

Vejeteryanlik gelecekte yok mu olacak?

Leonardo~Da~Vinci
vejeteryanlar hayvanlar kesildigi icin hayvan eti yemiyorlar. bugun labaratuvarlarda uretilen etler, gelecekte her kesime ulasilabilir hale gelecek ve bugun tukettigimiz etlerinin yerini alacak. yani yakin gelecekte, et ihtiyaci icin hayvan kesilmesine gerek yok.acaba diyorum; vejeteryanlik yok mu o
vejeteryanlar hayvanlar kesildigi icin hayvan eti yemiyorlar. bugun labaratuvarlarda uretilen etler, gelecekte her kesime ulasilabilir hale gelecek ve bugun tukettigimiz etlerinin yerini alacak. yani yakin gelecekte, et ihtiyaci icin hayvan kesilmesine gerek yok.

acaba diyorum; vejeteryanlik yok mu olacak? bence evet. siz ne dusunuyorsunuz?

ekleme: lab etinin; tadinin,tuzunun,kokusunun ve besleyiciliginin normal hayvan eti ile esit oldugunu varsayarak bu soruyu sordum.
0
Leonardo~Da~Vinci
(27.08.18)
teknik olarak zulüm görmeyen et yemenin bir sakıncası olmadığını düşünen günümüz vejetaryenleri olacaktır ancak hangi etin fabrikasyon hangisinin gerçek olduğunu ayırt etmenin çok kolaylaşması lazım, emin olurlarsa yerler. bir de tek tip vejetaryenlik yok, kimileri etin tadını kokusunu sevmiyor; onlar için fark etmeyecektir gerçek ete benzerse; yemeyeceklerdir.

megalomaniac dedikten sonra aklıma geldi; normal et yiyip lab eti yemeyenler olacaktır, normalde yemeyip lab eti yemeyenler de olacaktır. hatta lab yiyecekleri artarsa "labetiyememezcilik" de yaygınlaşacaktır. insanoğlu duygusal, her şeye f/p açısından bakmıyor.
0
Bruce
(27.08.18)
Vejetaryenlik temelinde hayvanlara yapılan eziyeti kabul etmemeye dayansa da bunun yanında etin tadını sevmeyen bir sürü insan var. Bence et yemeyen insanlar her zaman olacak. Ayrıca lab. ortamında üretilen eti ben yemem :)
0
megalomaniac
(27.08.18)
Tek nedeni hayvanlarin kesilmesi olmadigindan yok olmayacak.
0
Traveller
(27.08.18)
Ben yurtdışında iken et yemeyi tercih etmiyorum inançsal sebeplerle. Bu tip bir etyemezcilik de olabilir.
0
dahinnotha
(27.08.18)
(7)

çok zengin ve acayip başarılı birini red ettiniz mi ?

sinx90
Neden oldu bu ?
Neden oldu bu ?
0
sinx90
(27.08.18)
direkt reddetmedim. denedim, sevemedim.
0
lcha
(27.08.18)
bu durumlarda birisi karşıma çıkmadığı için sorunun cevabı boş kalıyor.
0
ssssserkannnnn
(27.08.18)
Ettim.İyi bir insandı ama tipim değildi. Tip olarak hiç bir şekilde yakın gelmediyse zorlamıyorum. Pilot ve aynı zamanda aileden de baya zengin biriydi. Olmuyorsa zorlamaya gerek yok.
0
ırene adler
(27.08.18)
çok zengin değil(ortalama üstüydü yine) ama çok başarılı bir tıp doktoru-bilimkadınını reddetmiştim. çalışma alanında dünyadaki en önemli burslardan birini kazandı, yurt dışında alanının en iyi ve çığır açan proflarından biriyle aynı lab'de çalıştı; bir ara tv'de dönüyordu hatta sonra, en son tedx konuşmaları yapıyordu.

çünkü kafadan kontaktı. bu kadar çalışkan, başarılı olup sağlıklı olmanın mümkünatı yok zaten. ya da mümkünatı yok demeyeyim de zor diyeyim. aynı sebeple; yok diyince de anlamadı, mecburen biraz fazla soğuk davranmak zorunda kalmıştım kendimden uzaklaştırmak için.
kafadan kontak olmasaydı başarılarıyla beni etkileyebilirdi bu arada, genel olarak bilimkadını kalp ben <3. yani herhangi biriyle aynı seviyede olmamasına rağmen yine etkileyemedi; öyle de bi manyaktı.
0
Bruce
(27.08.18)
Cok zenginim ve acayip basariliyim. Hic red yemedim.
0
bruceandwayne
(27.08.18)
yes.
0
datnet
(27.08.18)
Denk gelmedi ama 100 kiloluk zengin ve basarili bir kizi redderim mesela.
0
stavro
(27.08.18)
(8)

Instagram'da ingilizce yazmanın nedeni var mı?

mslny
İlgilendirdiği için değil bilmediğim için soruyorum. Instagram'da bazı Türklerin ingilizce yazma nedeni nedir? Daha mı havalı görünüyor yoksa ingilizcesi ana dilinden daha mı iyi yahut mevcut takipçisi sadece yabancılardan mı oluşuyor? Ünlüleri kastetmiyorum bu arada.
İlgilendirdiği için değil bilmediğim için soruyorum. Instagram'da bazı Türklerin ingilizce yazma nedeni nedir? Daha mı havalı görünüyor yoksa ingilizcesi ana dilinden daha mı iyi yahut mevcut takipçisi sadece yabancılardan mı oluşuyor? Ünlüleri kastetmiyorum bu arada.
0
mslny
(27.08.18)
koyduğu global hashtag'lerden gelen insanların anlaması içindir, takipçi sayısını arttırmak istiyorsa doğru yolda.
0
Bruce
(27.08.18)
havalı olduğunu düşünüyor bence. benim 250 takipçimin sadece 20 si yabancı ise ingilizce yazmam mesela ama yarı yarıya ya da daha fazla ise ingilizce yazabilirim.

yabancı takipçi sayısına göre değişir. ama yabancı yoksa, gerek de yok ing yazmaya
0
buiret
(27.08.18)
hesabı herkese açıksa, ingilizce tag yapınca daha çok beğeni alıyor, yabancı kişiler beğeniyor, takipçi sayısı artıyor.
0
xdenizx
(27.08.18)
takipçi ve beğeni kasan biri için normal ama sadece eşin dostun takip ettiği ve hesabı gizli olmasına rağmen bunu yapanlar havalı olduğunu düşündüğü için yapıyordur herhalde.

geçen keşfette dolaşırken bir tane paylaşım görmüştüm, "paylaşımlarınızın altına yazabileceğiniz ingilizce cümleler" gibi bir başlığı vardı sdhgkhjkl. parantez içinde tercümesini de yazıp hangi emojilerin uygun olduğunu bile göstermişler. böyle bir talep var demek ki arzı da oluşmuş.
0
nrmnm
(27.08.18)
Profilim public değil. 500 takipçimin 50-70 tanesi yabancıdır herhalde. Bazen Türkçe bazen İngilizce paylaşımlar yaparım. Açıkçası bu 500 kişiden Türkçe bilmeyen 50 kişi varsa, İngilizce bilmeyen sayısı max 10 kişidir. O yüzden İngilizce ile daha çok kişiye hitap edebiliyorum. Ama yine de paylaşıma göre kafama ne eserse o dilde yazıyorum.

Bazen de İngilizce daha havalı/uygun duruyor o paylaşımın tipine göre. Ama bunu illa ki hava kasmak olarak algılamamak lazım. Profilim public bile değil, takipçi kasmak vb. gibi bir motivasyonum yok.
0
long live rock n roll
(27.08.18)
Ben hem ingilizce hem türkçe yazıyorum çünkü yabancı arkadaşlarım var listemde. Kimin ne düşündüğü umrumda değil.
0
sopiro
(27.08.18)
Bazı ifadelerin Türkçesi aynı anlama gelmediği için. Misal yılların klişesi Good Vibes Only.
0
luin 41
(27.08.18)
Bunu bazen bende yapiyorum, sebepsizce. Ozellikle ve devamli bunu yapmak ama sacma, belki de ecnebi takipcim cok olmasidigi icindir.
0
bruceandwayne
(27.08.18)
(15)

Şahsiyet şimdi bitti

pastörizesüt
Çok güzel değil miydi gerçekten çok etkilendim. Var mı bunun kadar sevdiğiniz bir Türk dizisi söyleyin de izleyeyim :)
Çok güzel değil miydi gerçekten çok etkilendim. Var mı bunun kadar sevdiğiniz bir Türk dizisi söyleyin de izleyeyim :)
0
pastörizesüt
(27.08.18)
ezel

edit: şimdiye kadar çekilmiş en iyi yerli dizidir. bi şans daha ver tabii.
0
Delay Fuze
(27.08.18)
Ezel, kayip, suskunlar.
0
a summer day
(27.08.18)
ezel
0
paudi
(27.08.18)
Ya herkes ezel demiş ama daha önce ezele başladım 11. Bölümde falan bıraktım bir şans daha vermeli miyim
0
🌸pastörizesüt
(27.08.18)
Şahsiyet nedir bilmiyorum, izlemedim ama behzat amirim var.
0
cay koy geliyorum
(27.08.18)
masum. (blu tv)
0
brakgn
(27.08.18)
bana göre çekilmiş en iyi yerli dizi çemberimde gül oya'dır. zaman zaman açar baştan sona izlerim hep aynı tadı alırım, her defasında aynı şekilde etkilenirim.

ben de senin gibi düşünüp acaba bu kadar sevebileceğim başka bir yerli dizi bulabilir miyim derken en çok övülen ezel'i bir ara izlemeye kalkmıştım ama hiç sevmemiştim bitiremedim bile. keza aynı şekilde behzat ç'yi de bitiremedim.

yani hala bulamadım çemberimde gül oya'nın yanına bile yaklaşabilecek bir dizi.
0
disfori
(27.08.18)
7 Yüz
kesin izlemen gerek
0
smokee
(27.08.18)
şahsiyet muhtemelen türkiye'de çekilmiş en kaliteli dizi. Yani en iyi mi bilemiyorum ama çekimler, sinematografi falan çok yüksek kalitede.

Ezel'e ben de başlamış ama 13 bölüm sonra dayanamayıp bırakmıştım. Kenan İmirzalıoğlu'nun oyunculuğu tek kelimeyle rezaletti ve eyşanla aşk sahneleri falan aşırı sıkıcıydı.
0
nundu
(27.08.18)
diriliş ertuğrul
0
Drakath
(27.08.18)
blu tv'de börü, 7 yüz ve masum çok güzel diziler ben çok sevdim. ayrıca behzat ç.'yi de izle. çok samimi ve efsane dizidir. içerde de fena değil.
0
demirr
(27.08.18)
Uçurum
0
mutekebbir
(27.08.18)
Fi
0
chitosan
(27.08.18)
Şaşıfelek çıkmazı. Böylesi bir daha gelmez, gelemez.
0
De facto
(27.08.18)
tv dizisiyle streaming service dizilerini karşılaştırmak adil olmaz tv dizileri adına. şahsiyet sevdiysen benzer platformlardaki muadillerine bak. ne kadar güzel olursa olsunlar , örneğin ezel de çemberimde gül oya da yayın kıstaslarına uymak zorunda kaldıkları için sağından solundan çekiştirilmiş, sündürülmüş, bölümün tamamını izlemesi çok zor olan diziler.
0
Bruce
(27.08.18)
(17)

Öz güveninize

ms brownstone
10 üzerinden kaç puan verirsiniz? Sebepleriyle yazar mısınız lütfen?Bu arada doğrusu "özgüven" mi yoksa "öz güven" mi diye araştırdım ama çok emin olmamakla birlikte başlıktaki hali doğru haliymiş gibi anladım. Doğru mudur bu?
10 üzerinden kaç puan verirsiniz? Sebepleriyle yazar mısınız lütfen?

Bu arada doğrusu "özgüven" mi yoksa "öz güven" mi diye araştırdım ama çok emin olmamakla birlikte başlıktaki hali doğru haliymiş gibi anladım. Doğru mudur bu?
0
ms brownstone
(23.08.18)
9 veriyorum. Sebebi küçüklüğüme dayanıyor. Annem ve babam çalışan insanlar olduğu için 6 yaşımdan sonra sürekli yalnız yaşadım. Her işimi kendim hallettim her ortama kendim girdim, kimse elimden tutmadı. Sebebinin bu olduğunu düşünüyorum.
0
Deathrow
(23.08.18)
10 üzerinden 10.

özgü ven.
0
goodz
(23.08.18)
ben 7 derim. genel olarak mızmız olmama rağmen kendimle barışık olduğumu düşünüyorum, kendime ve hayata dair pozitif düşünceler üretebiliyorum, barınç reyiz gibi kendimce bir özgül ağırlığım var. öte yandan öyle pek özgüvenli biri de sayılmam. bazen 3'e düşer, bazen 9'a çıkar. ortalama olarak 7 civarında seyreder.
0
der meister
(23.08.18)
hangi alanda olduguna bagli. is konusuysa 4 falan cunku yaptigim isten asla tatmin olmam ama insan iliskileri sosyal konularsa 10 veririm kendime :D
0
superfluid
(23.08.18)
O kadar yüksek ki yorum bile yapmam
0
Delay Fuze
(23.08.18)
2.5
0
rakicandir
(23.08.18)
bazen 7-8 bazen 2-3
0
imelih
(23.08.18)
işler güçler konularda 9-10
arkadaş çevresi 9-10
sosyal çevre 9-10
karşı cins normal biriyse 8-9
şöyle biriyse 2-3

www.google.com.tr
0
naksidil
(23.08.18)
Aslan burcunu 1 günle kaçırdığım için 9.
0
Bruce
(24.08.18)
10 uzerinden bir 9 calisir. sebebi... kendimi seviyorum ya. hayatta kimseye bakip "lan keske ben o olsaydim" dedigim kimse olmadi. butun paket olarak yani. yoksa parca parca olmustur, bilmemkim kadar zengin, bilmemkim kadar yakisikli, bilmemkim kadar zeki olsam falan diye kombin yapabilirim tabii ama bir bedende birlesen ozellikler butunu olarak kendimi dengeli yerinde buluyorum yani kimseyle yer degismek istemem. o yuzden kimseyi bir tehdit unsuru ezikletici bir tehlike olarak gormuyorum. kendimi ustun de gormuyorum yanlis olmasin, olabilecek tum insan varyasyonlarindan benim elime dusen varyasyonu seviyorum. baskasindan iyi veya kotu oldugu icin degil, bu varyasyon hosuma gidiyor. kusurum eksigim gedigim de coktur, daha iyi yapabilecegim / yapmam gereken sayisiz sey var ama yapariz yavas yavas oldugu kadar.
0
robokot
(24.08.18)
6 ay önce - 5 falan verirdim. Şu an 6-7 seviyesinde.
6 ayda değişen tek şey kilom oldu.
-5 olma sebebim de çocukluğumdan bu yana şişko diye aşağılanıp dışlanmamdı.
0
bir nick var benden iceri
(24.08.18)
10
0
mysql34
(24.08.18)
Birleşik yazmalısın, özgüven. Bu konuda minik bir ipucu, birleştiklerinde yeni bir anlam kazanmış olan sözcükler birleşik yazılmalıdır.
10 veriyorum ben. Kendim gibi bi çocuğum olmasını, kendimin eşim olmasını, kendimin iş arkadaşım/patronum/yolda adres sorduğum kişi olmasını, kendimin yakın arkadaşım olmasını vs. çok isterdim. Kendimi seviyorum yani.
Biriyle tanışırken, konuşurken ezilip büzülmüyorum. Çekingenlik sıfır neredeyse. İnsanları etkileyebiliyorum ilk konuşmamla. Ve dobrayım, kimseye olan duygularımı saklamam, yanlış gördüğüm şeyi o an söylerim, problem olarak gördüğüm şeyi derhal çözmek isterim, çabalarım. Yanımda kimse sıkılmaz, hiç ortak noktam olmayan insanlarla bile muhabbeti bi şekilde kurar yürütürüm.
0
megalomaniac
(24.08.18)
5-7 arasi. Kesinlikle yapabilecegim sey var ama yapamayacagim sey daha cok. Kendimi ortaya atabilecegim sey var ama atamayacagim sey daha cok. Ubermensch degilim, abartmaya gerek yok. Yerin dibine sokulacak kadar degil. Normal insan iste.
0
aychovsky
(24.08.18)
yalnızken 9
biriyleyken 4
topluluktayken -1
0
Ufuk
(24.08.18)
dönem dönem azalan bir şey benim için. düştüğünü hissettiğim vakit tamamen salıyorum ki iyice düşsün, ağzıma sıçılsın, toparlanıp tekrar düzeltmeye çalışayım. yerlerden topladığım zamanları hatırlıyorum. uzunca bir süre kendimi hiç sevemedim, son iki-üç senedir iyi durumdayım.

düştüğü zamanlarda 2 (ölmemek için)
genellikle 7
0
gebere jackson
(24.08.18)
5
orta
0
baldur2
(24.08.18)
(6)

Konuşurken kompleks cümleler kurabilmek

mysticriver
Merhaba, konuşurken hep aynı kelimeleri kullandığımı farkettim ses kaydı aracılığıyla. Ve kurduğum cümleler çok kısa. Bağlaç kullanarak iki cümleyi birbirine bağlayacakken iki cümle halinde söylüyorum mesela. Kendimi iyi ifade edemediğimi düşünüyorum bu yüzden. Kitap oku tavsiyesi vermişler genelde
Merhaba, konuşurken hep aynı kelimeleri kullandığımı farkettim ses kaydı aracılığıyla. Ve kurduğum cümleler çok kısa. Bağlaç kullanarak iki cümleyi birbirine bağlayacakken iki cümle halinde söylüyorum mesela. Kendimi iyi ifade edemediğimi düşünüyorum bu yüzden. Kitap oku tavsiyesi vermişler genelde ama zaten okuyorum. Başka ne yapabilirim konuşma tarzımı değiştirmek için?
0
mysticriver
(22.08.18)
daha cok dinleyebilirsin. bir kelimeyi kullanmadan once baska turlu soz etmeyi yada iliskili seyleri cok fazla carpitmayi dene. ise yariyor. ;)
0
baldan kaymak
(22.08.18)
Valla bence öncelikle karşı tarafı iyi dinlemelisiniz ve soylediklerini aklınizda tutabilmeli o konusurken sadece ona ve soylediklerine odaklanmalisiniz. O konuşurken kafanizda da söyleyeceklerinizi şekillendirebilirsiniz. Akliniz başka bir yerde olunca karsidakini daha az anlayacaksiniz haliyle daha az konuşacaksiniz. Bu yüzden bence iyi konuşabilmenin sırrı iyi dinleme, iyi hafiza ve iyi bir kelime dağarcığıdır.
0
Amaranta ursula
(22.08.18)
kitap oku tavsiyesi pek doğru değil. okumak, yazmak ve konuşmak ayrı şeyler. yazılı ifade gücü yüksek olan biri sözlü iletişimde çuvallayabilir. tam tersi de geçerli.

bence aradığınız şey; sunum becerileri, ikna etme yetkinliği, diksiyon, etkili konuşma gibi alanlarda olabilir. bunlarla ilgili kurslar da var ama ne kadar faydalı bilmiyorum. internetten basit bir araştırmayla bile hızlı kazanımlar elde edebilirsiniz. eğer ingilizceniz varsa yerli kaynaklara bakmayın bile.

bu arada, asıl söyleyeceğim şey şu: kompleks cümleler kurmak, güzel ve etkileyici konuşmak demek değil. bu çok karıştırılıyor. sırf bu görüntüyü vermek adına dinleyiciyi/okuyucuyu yoran, ilgiyi hızla kaybeden sunumlar, konuşmalar, yazılar görüyorum. özellikle iş hayatında. hiç gereği yok. hiç işe yaramıyor.

halbuki özellikle sözlü iletişimde bir konuyu olabilecek en basit şekilde anlatmak en doğrusudur. (3-5 kelimeyle konuşalım demiyorum, anlatmak istediğim şey farklı.)

ne demiş einstein:

"Everything should be made as simple as possible, but not simpler"

inşallah o demiştir. :)
0
dave87
(22.08.18)
Üsteki cevaba katılıyorum. Okumak, yazmak ve konuşmak, üçü de apayrı şeyler. Orhan Pamuk'u konuşurken hiç dinlediniz mi, bilmiyorum, o kadar heyecanlı ve kopuk kopuk konuşuyor ki insan o harika cümleleri bu adam mı yazdı diye düşünmeden edemiyor.
0
amortisman
(22.08.18)
Bu biraz da tarz meselesi. Kısa cümleler kurmak anlaşılabilir olmak için daha iyi bir yöntem.

Bir konuyu 3 kelime ile de 1 kelime ile de anlatmak mümkün olabilir. Böyle durumlarda 3 kelime konuşmak aslında gereksiz. Buna ek olarak çok konuşan, az şey anlatan kimseler bana konuya hakim olmadıkları hissini veriyorlar. Bundan kaçınmak için yalnızca gerekli detayları eklemeye özen göstermek gerek.

Kompleks cümle kurmak yerine vurgularını doğru ve abartılı yapıp, konuşurken de sakin bir tavırla konuşursan karşındaki kişi daha çok etkilenebilir.

İyi hikaye anlatan kimseler, aceleye getirmezler, taklitler ve yansımalarla konuyu süslerler, betimlemelerle konuyu zenginleştirirler, dokunma, tat alma ve koklama gibi duyguları da sözlerle ve mimiklerle harekete geçirmeye çalışırlar.

'Çoban elindeki yamuk değnekle ağaca bir vuruş vurdu, buruşuk yeşil elmaların hepsi patır patır kuru toprağa düştü.'

Bir cümlede bir çok bilgiyi birden vermek zengin bir anlatım için iyi bir yöntem olabilir.

Ayrıca düşünerek konuştuğunda ve ayrıntıları araya sıkıştırarak anlattığında, mesela bu cümleyi kurarken düşünüyorum, cümlelerin de uzayacaktır. Çok düşünüp uzatırsan işin ucu kaçabilir.

Bana kalırsa derdini en az kelimeyle anlatmak daha büyük marifet.

Antoine de Saint-Exupéry'nin söylediği rivayet edilen bir özlü söz var: “Mükemmelliğe, eklenecek bir şey kalmadığında değil, çıkarılacak bir şey bulunamadığında ulaşılır.”

Küçük Prens bu yüzden çok derin bir kitaptır.

Derdin uzun cümle veya kısa cümleden ziyade 'zengin cümle kurmak' olmalı.
0
idexo
(22.08.18)
Bişeyi öğrenebilmek için nasıl yapıldığını görmek, gözlemlemek gerekir. Bu durumda da bahsettiğin tarzda cümleler okuyarak beyninde bu cümleleri değerlendirmiş ve cümlelerin kurulma yapısını anlamış olacaksın. Sadece okumak değil, uzun ve girift cümleler okumak lazım. Bilimsel makale bu konuda fazlaca işe yarar ama sıkıcı oluyorsa ağdalı cümleler içeren kitaplar da iş görür. Kelime dağarcığını da genişletmen lazım ama zaten gelişecek bu tarz şeyler okudukça.

Ayrıca yabancı dil öğrenmek de çok işe yarıyor. Uzun ve girift cümleler kurma konusunda başarılı biri olarak benim düşüncem yabancı dillerdeki kendini farklı ifade etme şekillerinin diğer bilinen diğer dillere de sirayet ettiği yönünde.

Diğer konu ise pratik, çok konuşan biri olarak(gerek dolu gerek geyik) bir yerden sonra anlatımını geliştiriyorsun.

Bunlardan öte, işin biraz da yetenekle ilgisi olduğunu düşünüyorum; yine de belirli bir seviyeye çekilebilir tabii...
0
Bruce
(23.08.18)
(14)

Adinizi soyadinizi Google'da arayinca hangi sitelerden sonuclar cikiyor?

Traveller
Bende researchgate, academia, yuksek lisans tezim, blogspot cikiyor.
Bende researchgate, academia, yuksek lisans tezim, blogspot cikiyor.
0
Traveller
(19.08.18)
Benimle ilgili hiçbir sonuç yok. Benzer isim ve soyisimde bir ünlü biri ile ilgili haberler ve yine benzer isim ve soyisimdekilerin facebook twitter ve instagram sonuçları çıkıyor.
0
Amaranta ursula
(19.08.18)
Facebook, quora, LinkedIn, Twitter cikiyor, bir ara lisemim sitesindeki mezuniyet listesi çıkıyordu çok şükür o kalkmış bir şekilde.
0
doxanikee
(19.08.18)
ben yaziyorum, sosyal medya hesaplarim cikiyor. isim soyismim sanirim dunya'da bir tek bende var.

kabul edilememis girisimcilik projelerim de cikiyor:(
0
Leonardo~Da~Vinci
(19.08.18)
Sirayla linkedin, twitter, instagram, academia
0
yuzır
(19.08.18)
adım soyadım ünlü bir mankenle aynı olduğu için hep onunla ilgili fotoğraflar ve haberler çıkıyor.
0
tabirimekruh
(19.08.18)
Linkedin, github, wordpress blogum, researchgate çıkıyor.
0
unstabledotpy
(19.08.18)
imdb, behance ve twitter.
0
bruceandwayne
(19.08.18)
Linkedin ve adaş olduğum eski bir şairin antolojileri vb.
0
twelfth
(19.08.18)
Eksi iş yerimin yönetim kurulu üyesi olduğumu içeren ilgili fake bir haber çıkıyor asdaassffsg. Normal bir uzman pozisyonunda çalışıyordum halbuki.
0
inawen
(19.08.18)
Sırasıyla youtube, scholar, instagram ve pinterest profillerim.
0
bunaldım a dostlar
(20.08.18)
Normalde benimle ilgili hiçbir şey çıkmıyordu, hep aynı isim başka kişilerdi ama şimdi baktım zomato hesabım çıkıyor; söylediğini iyi olmuş hemen kaldırıyorum!
0
Bruce
(20.08.18)
Google Scholar, şu an çalıştığım yerin web sitesi, eski çalıştığım yerden bir yer, Linkedin, Youtube kanalı, Academia, Researchgate be ne olduğunu bilmediğim ama yayınlarla ilgili bir şey olan bir site çıkıyor.
0
aychovsky
(20.08.18)
ünlü bir doktor olan kuzenim ile ilgili sonuçlar çıkıyor :(
0
cedex
(20.08.18)
ilk uc sonuc bana ait linkedin, facebook ve twitter hesaplari. gerisi benimle ayni isme sahip bir adet futbolcu, bir adet aktor ve yine benimle ayni isme ait diger kisilerin universite kayitlari vs. fotograflarda sadece linkedin'deki public foto var bana ait.

not: en dogru sonuca ulasmak icin gizli sekmede arama yapmak lazim. obur turlu google zaten sizin kim oldugunuzu bildigi icin kendinize ait kayitlari oncelikli gosterir
0
crucio
(20.08.18)
(1)

Genel İzafiyet Sorusu

bos gezenin bos ustasi
4 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegene 8 yılda ulaşan bir uzay gemisi içindeki insanlar kaç yaş yaşlanır?Yani gözlemci için geçen süre 8 yıl iken, aşırı yüksek hızlara çıkan uzay gemisi ve içindekiler için de 8 yıl mı geçer yoksa daha az mı?
4 ışık yılı uzaklıktaki bir gezegene 8 yılda ulaşan bir uzay gemisi içindeki insanlar kaç yaş yaşlanır?

Yani gözlemci için geçen süre 8 yıl iken, aşırı yüksek hızlara çıkan uzay gemisi ve içindekiler için de 8 yıl mı geçer yoksa daha az mı?
0
bos gezenin bos ustasi
(19.08.18)
Neredekine göre kaç yaş? Yaş dediğimiz şey zaman toplamı, elmalar ile armutları değerlendiremeyeceğimiz için; gözlemci gezegene göre 8 yıl yaşlanmıştır.
Yeni hedefe göre ise yaşlanmaz çünkü oradaki zamanda henüz hiç vakit geçirmemiştir, gezegene indiği andan itibaren ne kadar süredir oradaysa o kadar yaşlanmıştır.
0
Bruce
(19.08.18)
(11)

Istanbul'da beğendiğiniz kokteyl mekanları nereler var ?

burchak
Merhaba duyurunun güzel insanları :) kokteyl çok seven biri olarak ıstanbul'da kokteylleri güzel olan mekanları önerir misiniZ ? Genel olarak leş yaptıklarını düşünüyorum. Icmesek bilmesek hadi yedir ama resmen kandırıyorlar. Mesela geçen gün aperol spritz istedim içinde prosecco yok rezil bir şey o
Merhaba duyurunun güzel insanları :) kokteyl çok seven biri olarak ıstanbul'da kokteylleri güzel olan mekanları önerir misiniZ ? Genel olarak leş yaptıklarını düşünüyorum. Icmesek bilmesek hadi yedir ama resmen kandırıyorlar. Mesela geçen gün aperol spritz istedim içinde prosecco yok rezil bir şey olmuş. Olmamış bu yapamamışsiniz diyorum hep tatava kafa utuluyorlar. Salak yerine koyuyorlar.

Neyse aradığım kaliteli kokteyl yapan mekanlar. :)
0
burchak
(17.08.18)
finn karaköy'ün miksolojistleri var, gayet başarılılar; burası tam bir istanbul barı. los altos'unkiler de iyi; aslında bir meksika restoranı ama yemekleri ortalama altı, kokteyliyle öne çıkıyor bence. aynı zamanda güzel manzaralı ve ambiyansı hoş bir mekan, rezervasyon yaptırmakta fayda var. gündüz de gitmelik, daha casual bir yer içinse cihangir geyik'i öneririm.
0
Bruce
(17.08.18)
Aperol spritz in iki cesidi var. biri prosecco apero, oteki beyaz sarap soda aperol.

Belki ikincisini yapmislardir. Onun disinda vault karakoy’u begeniyorum ben.
0
kuehles blondes
(17.08.18)
ben taps'i sevmistim ama cok kokteyl mekani tecrubem yok istanbul icin.
0
in vino veritas
(17.08.18)
finn karaköy + mentha.
0
Tears of Devil
(17.08.18)
5 Cocktails & More, Asmali´da. Bu kadar Karakoy´den oneri verilmesine sasirdim acikcasi, Karakoy´de nerede ictiysem hep yanlis bardakta klasikler getirilmisti gecen sene. Kulhanbeyi de cok iyiydi, gitmeyeli iki sene olmustur, kapandi mi diye bir bakin.
0
buf-e kür
(17.08.18)
@kuehles hayır sadece soda kullanmışlar beyaz şarap da eklenmemiş :(

Finn Karaköy e gittim cin ile yapılan kokteylleri bence çok başarısızdı. Menthayi cook seviyordum fakat tasindi mi ne yaptı ne zaman gitsem kapalı.
0
🌸burchak
(17.08.18)
mentha taşındı :( yeni yerini özelden atarım ^^
0
Tears of Devil
(17.08.18)
finn karakoy ve efendy..bu arada oyle musterilerle karsilasiyorum ki insanin kokteyl yapasi gelmiyor valla.gecenlerde gin fizz yaptim,musteri yanima gelip bunun icine cin koymamissiniz dedi :/ saka gibi.ki asla jigger kullanmadan yapmam eksik olmasi bile mumkun degil.umarim bu tarz insanlardan degilsinizdir.
0
astrid
(17.08.18)
@astrid hayır o tarz insanlardan değilim bence :) ne içtiğimi az çok biliyorum ancak Türkiye'deki genel problem içkiyi az koymaları. Finn e yurtdışından gelen arkadaşlarımi goturdum ve sonuç pek iç açıcı değildi :/
0
🌸burchak
(17.08.18)
Türkiye de özellikle İstanbul da kaliteli kokteyl yapan yer neredeyse yok gibi. Belki büyük, uluslararası otellerin barları.
Bir çok mekan içkinin en ucuz, en alt sınıfını kullandığı gibi onu da koklatıyorlar kokteylde. Müşteri çakmaz kafasındalar. Müşteri bir şey söylerse de 2 damla daha damlatıyorlar hoooppp tamam.
0
maskeli balonun maskesizi
(17.08.18)
@burchak
Oha o zaman. Onun adi aperol spritz degil o zaman baska bisey :/

Bu arada adini unuttum ama arnavutkoyde bir cati katinda guzel bir cocktail bar daha vardi. Alexandra filan diyecegim geliyor ama cok pis atiyor da olabilirim ismi.
0
kuehles blondes
(19.08.18)
(6)

Hiç şeker yemeden yaşamak mümkün mü?

gozu acik sevisen yahudi
6 gün hiç yemeyim, 7. gün ağzıma değdiği anda bütün istikrarım gidiyor. Sizce bunu hiç tüketmeden yaşamak mümkün mü? Her yediğim andan sonra pişman oluyorum. Uzun süre spor yaptım yağ oranım bir dönem 11e kadar düştü şu anda düğün öncesi olaylar, gerginlik vs derken yeniden kilo aldığımı hissediyoru
6 gün hiç yemeyim, 7. gün ağzıma değdiği anda bütün istikrarım gidiyor. Sizce bunu hiç tüketmeden yaşamak mümkün mü? Her yediğim andan sonra pişman oluyorum. Uzun süre spor yaptım yağ oranım bir dönem 11e kadar düştü şu anda düğün öncesi olaylar, gerginlik vs derken yeniden kilo aldığımı hissediyorum ve görüyorum.

Velhasıl sorum bu lanet şeyden nasıl kurtulurum, kendimi bağımlı gibi hissediyorum.
0
gozu acik sevisen yahudi
(17.08.18)
Nutella da şeker, patates haşlama da şeker. Vücudun ihtiyacı olan bir şey şeker. Ama abur cubur olarak değil nişasta olarak almak en sağlıklısı.

Vücudunu dinlemek çok önemlidir. İnsanlar şekeri kestim, ekmek yemiyorum, karbonhidrat almıyorum diyip kendine eziyet ediyor. Mazotun o gıdalar senin. Patates, pirinç, tahıl vb almak da şekerleme, çikolata abur cubur almak da sana kalmış.

Bazı mallar meyve yemeyin diyor böyle saçmalık olamaz. İşlenmiş gıdalardan uzak durun, abur cuburu kesin, karbonhidratınızı düzgün alırsanız canınız zaten istemez bile.
0
bos gezenin bos ustasi
(17.08.18)
şeker bana iyi geliyor, tamamen bırakmayı saçma buluyorum. annem 80 yaşında hapur hpur çilek reçeli yer kahvaltıda ve değerleri benimkinden güzel. bir zamanlar da eti tamamen hayatından çıkarıp olmadık hastalık yaşayanları okumuştum. ben her zaman ölçüden yanayım. vücut sinyalini veriyor zaten fazla yediğinde.
0
for day to break
(17.08.18)
vücudumuzun şekere ihtiyacı yok ama belli oranda şekerin söylendiği kadar zararı yok. vücudun ne kadar şekeri kompanse edebildiği konusunda genel kanı maksimum günlük kalori alımının %10'u olduğu şeklinde, %5 olursa riskler daha azalır deniyor. tabii şeker diyince işin içine farklı yapıdaki şekerler giriyor, detaya bakınca hepsini aynı kefeye koyamazsın ama aşağıdaki linkleri okursan kafanda bir şeyler netleşir.

onedrop.today
www.healthline.com
www.who.int


ban kalırsa sıfır şeker diye zorlamanın alemi yok. zaten sıfır şeker imkansız ama bahsettiğin manada şekeri haftada 2 kere belirli ölçüde almanın götürüsü psikolojik açıdan getirisinden daha çok olmayacak. robot değiliz, hayattan zevk alamadıktan sonra haftada 10 gram daha az şeker almanın genel yaşamına olumlu bir etkisi olduğunu düşünmüyorum.
0
Bruce
(17.08.18)
Ben asla rafine şeker yemiyorum.

7. gün ağzınıza değdiği anda tüm istikrarınızı kaybediyorsanız 7. gün de direnin.

Sağlıksız olduğu hep aklınızda olsun ve kendinizi frenleyin. Bir süre sonra olumlu etkilerini gördükçe dindar bir kimsenin domuz yemekten kaçınmasına benzer şekilde uzaklaşacaksınız şekerden, buna inanın. Tek yapmanız gereken bir süre hiç rafine şeker tüketmeyip gözlemlemek.

Motive olmak adına "that sugar film"i izleyebilirsiniz.
Başarılar!
0
tejeve
(17.08.18)
bundan çnce 4-5 defa diyete girip beceremeyen birisi olarak son 1 haftadır yine diyetteyim.
ama bu sefer farklı çünkü önceki diyetleri hep eşimin, annemin vb... dış etmenlerin baskısı ile yapmıştım ancak bu sefer kendi irademle başladım. 1 haftadır şeker yemiyorum, ağzıma sürmüyorum şekeri. 2 gün önce inanılmaz bir tatlı krizi vurdu ve başka şeylerle oyalanıp atlattım.

bunu bir şekilde atlat. muhtemelen bir kaç sefer daha gelecek ve daha hiç gelmeyecek.
0
teritori
(17.08.18)
Bağımlı gibi hissetmeniz normal çünkü şekerin insana yaşattıkları bağımlılık yapıcı maddelere epey benziyor (ödül mekanizması, alınan haz, eksik kaldığında yaşanan endişe vb)

Bir insan sıfır şeker ile hayatını idame ettirebilir. Biyokimyasal olarak şeker almanın hiçbir zorunluluğu yok. Bunu yağ ve protein için söylemek imkansız ama şeker için durum böyle. Ama yukarıdaki arkadaşların da dediği gibi sıfır şeker imkansız ötesi bir şey. Çünkü insanlarda şeker denince akla gelenler çay şekeri, lolipop, çikolata, ekmek, poğaca, pirinç vb'de kalıyor. Halbuki yine yukarıdaki arkadaşın söylediği gibi patates komple şeker mesela. Sıfır şeker diye uğraşmaya çalışmak çok sağlıklı değil.

En güzeli rafine/işlenmiş şekerden mümkün mertebe uzak durmak. Ben öyle yapıyorum mesela. Çikolata tüketmiyorum. Çayı-kahveyi şekersiz içiyorum. Ama pirinç pilavıymış, patates oturtmaymış falan; bunları yerim. Veya iş yerinde arada bir sabahları şekerli memengiç kahvesi içiyorum. Dışarıya çıktığımda şekerli bir salep içebiliyorum. Kendime eziyet etmiyorum işin doğrusu. Öyle olunca işin içinden mecburiyet ve suçluluk duygusu kalkıyor.

Örneğin çikolata yemiyorum dedim ya (geceleri çikolata kriziyle uyanıp nutella kaşıklayan insanlarız biz), canım da istemiyor artık, onu söylemem lazım. Gelgelelim diyelim ki biri çikolata sundu, almazsam ayıp olacak, veya tadını merak ettim, veya o an canım istedi. Yerim gider yani çok kafaya takmıyorum bunları. İşin özü diyetin sürdürülebilir olması. Kendinize eziyet edin yine hadi eyvallah da, ne kadar süreyle bu eziyeti devam ettirebileceksiniz? Önemli olan o. Sürdürülebilir bir diyet en sağlıklısı olur.

Yukarıdaki anlattığım diyetle, kendimi hiç ama hiç zorlamadan 1 ayda 10 kilo verdim.

Ek olarak -bu diyeceğimi diğer arkadaşlar linç edebilir ama olsun- şeker arzusu çok basarsa şekersiz limonata (uludağ'ın falan var) tavsiye edebilirim. Güzel baskılıyor. Veya Cola-Zero düşünülebilir. Tamam vurmayın.
0
gonion
(17.08.18)
(4)

Fiat Egea multijet 1.3

xrated
Fiat Egea Multijet 1.3 motorlu aracın kalkışı, motoru taşıyabilmesi, rampalardaki performansı v.s nasıldır arkadaşlar?Birde yakıt tüketimini merak ediyorum bu aracın.
Fiat Egea Multijet 1.3 motorlu aracın kalkışı, motoru taşıyabilmesi, rampalardaki performansı v.s nasıldır arkadaşlar?

Birde yakıt tüketimini merak ediyorum bu aracın.
0
xrated
(17.08.18)
ikame araç olarak 1 günlüğüne kullandım. beğenmiştim. kullandığım araç kiralık olduğundan ortalama tüketim 7.9 civarıydı (yol bilgisayarını sıfırlamamışlar neredeyse 40 bin km boyunca ortalaması). bastın mı da gidiyordu. araçta tektim ve ekstra yük yoktu tabi.
0
ozdek
(17.08.18)
klima çalıştırmıyorsan ve yokuş çıkmıyorsan problemsiz ve rahat bir araç fakat, özellikle klima açıkken çekişi çok aşırı düşüyor.
0
burty
(17.08.18)
130'un üzerine çıkmamak için direniyor, uzun yolda çile çektirir.
0
Bruce
(17.08.18)
1.3 multijet motorlar b segment araçlara daha uygun. aynı motoru opel astra modellerinde kullandı ancak motor kasaya küçük geldi. egea çok ağır bir araç değil, ancak 1.3 multijet bence yetersiz. eğer yakıt tasarrufunu düşünüyorsan sıkıntı yok.
0
mikahakkinen
(17.08.18)
(4)

Fotoğraf Makinası Önerisi

nolmus yani
Okul gezilerinde gittiğimiz yerlerin gördüğümüz eserlerin özene bözene fotolarını çekeyim istiyorum o yüzden kamera almaya karar verdim ama FAKİRİM.Elimdeki telefon berbat çekiyor, aşırı buğulu ve net çekemiyor. Telefonu yenilemek istemiyorum çünkü kamerası dışında diğer özellikleri oldukça iyi. Zat
Okul gezilerinde gittiğimiz yerlerin gördüğümüz eserlerin özene bözene fotolarını çekeyim istiyorum o yüzden kamera almaya karar verdim ama FAKİRİM.

Elimdeki telefon berbat çekiyor, aşırı buğulu ve net çekemiyor. Telefonu yenilemek istemiyorum çünkü kamerası dışında diğer özellikleri oldukça iyi. Zaten sanırım ben merceğini mikip attım biraz. Foto editlemeyi biliyorum ama net çekmeyen bir cihaz olduğu sürece ne kadar editlesem kar etmez sonuçta.

Beni maksimum 1000 lira civarı önerilerinizle aydınlatabilir misiniz? 1000'e çok yaklaşmadan 500-700 civarında olursa hatta efsane olur. Çok profesyonel fotolar çekmeyeceğim, gördüğüm şeyden farklı bir şey sunmasın bana, bulanık bulanık çekmesin yeter. Çok bilgili değilim makinalar konusunda o yüzden saçma bir şeyler yazdıysam kusura bakmayın.
0
nolmus yani
(17.08.18)
İkinci el 1100D
0
gozu acik sevisen yahudi
(17.08.18)
dslr hamallığına girmene gerek yok o kadarcık ihtiyaç için, ikini el bir sony rx100 (mark 2-3-4 değil, düz rx100) alırsan tüm işini görür. sahibinden'e baktım şunu gördüm mesela
www.sahibinden.com

boyuna bakma, çok becerikli bir makine ve seni gayet tatmin eder. gerçi seni düz kompak makineler de tatmin eder ama onlara 400-500 vereceğine adam akıllı bir şey al derim.
0
Bruce
(17.08.18)
Teşekkürler arkadaşlar. Babama aldıracağım için ikinci el biraz zor, sıfır almak istiyor inatla.
0
🌸nolmus yani
(17.08.18)
o zaman şu işini görür.
www.teknosa.com
0
Bruce
(17.08.18)
(17)

ingilizce'yi kendi çabanızla nasıl öğrendiniz?

novotni
deneyimlerinizi alırım.
deneyimlerinizi alırım.
0
novotni
(16.08.18)
msn'de kızlara cam açtırmaya çalışarak.
0
proletarier aller lander vereinigt euch
(16.08.18)
Oturup binlerce kelime calisarak ki hala calisirim. Yabanci forumlara uye oldum, oradan insanlarla tanistim ama onun etkisi sinirli oldu. En cok etkiyi benim masaya oturup calismam sagladi.

Ikinci sirada da yabanci arkadaslar edinmem etkili oldu. Yurtdisina sadece bir kez Turk arkadaslarimla ciktim.
0
Traveller
(16.08.18)
webte karı soymaya çalışarak +1
0
japon askeri
(16.08.18)
klişe ama
sözlerine bakarak müzik dinlemek
altyazı ile yabancı dizi film
sürekli ingilizce sayfalar okumak

ama asıl bombayı yabancı biriyle tanışmak ve neredeyse hergün konuşmak patlattı. ilk başta zar zor anlamaya daha sonra konuşmaya ve muhabbet edebilme yeteneğine sahip oldum.

bunlar 5 sene içinde olan şeyler hemen olmadı tabii ki.
0
klakie
(16.08.18)
- oyunlar
- online sohbet
- küçükken mektup arkadaşları
- kitaplar
- şarkılar

sürekli iletişim çok önemli
0
kitap arasında kalmış silgi tozu
(16.08.18)
Xnxx te kategorileri öğrenerek başladım
0
brad pitt
(16.08.18)
bulunduğunuz çevrede ingilizce bilen, konuşan biri varsa onunla ingilizce konuşun. pratiğe dökmediğiniz sürece biriyle konuşmanız gerektiğinde afallayabilirsiniz.
bol bol kelime ezberleyin, dizilerdeki-filmlerdeki bilmediğiniz kelimeleri öğrenin, kelime defteri tutabilirsiniz. bbc izleyip podcast dinleyebilirsiniz.
toefl gibi sınavların örnek writing sorularına ulaşabiliyorsanız onlar üzerinde tıpkı sınavdaymış gibi yazın.
0
black holes in the sky
(16.08.18)
Müzik ve bilgisayar oyunları.
0
farabi
(16.08.18)
"hadi ben kendi çabamla ingilizce öğreneyim eğitimini falan almadan" olarak değil tabii de, ben de kendi çabamla öğrendim yıllar alsa da. ortaokul ve düz lisede gösterilen dışında eğitimini almadım. diziler, filmler, dergiler ve internet aracılığıyla (kurs falan değil, gezinti-okuma sürekli) ile öğrendim. anlamını bilmediğim sözcükleri sözlükten araştırdım hemen, yanımda yoksa not aldım sonra baktım. telefonumda her zaman bir sözlük yüklü olmuştur.
çocukluğumdan beri ilgim vardı zaten, yabancı diller hep merakımı cezbetmiştir ama belki de en yaygını ve pratik yapılabileni ingilizce olduğu için öğrenmesi kolay oldu.
iki yıldır bir amerikan şirketine çalışıyorum tamamen ingilizce olarak, e-mail'ler skype'lar çağrılar havalarda uçuşuyor.
0
gkhncnzdgn
(16.08.18)
xportant -1
düz lise okumuş, bir kere bile dil kursuna gitmemiş, yurt dışına çıkmamış bir arkadaşımın ielts ortalaması 7.

bu adam da oyun, şarkı, dizi, filmlerle öğrendi ama asıl etkisi hobileriyle ilgili yabancı forum ve çeşitli paylaşım sitelerinde gezinmek oldu. ayrıca amerikan aksanıyla da konuşabiliyor.

yani kendi çabanla öğrenmek diye bir şey var.
0
Bruce
(16.08.18)
kelime ezberlemeye kasmak ya da özel olarak kelime çalışmak bence çok efektif değil. Ben kelime haznemin çoğunu bilgisayar oyunlarına borçluyum. Bilmediğim hemen her sözcüğe sözlükten bakıyordum, biraz da yetenek varsa bi iki kere bakınca akılda kalıyor zaten. Bi de o an bi contexte bağladığın için kafanda unutmuyorsun. Yani kelime listesinden kelime ezberleyince altında örnek cümle olsa bile insan unutuyor ama oyunda bi dialogda geçen kelimeyi o anla beraber hatırlıyorsun.

Ayrıca ingilizceme en çok fayda sağlayan bir diğer şey de internetten araştırma yapmayı çok seviyor olmamdı. Araştıracağım her şeyi ingilizce araştırırım ve hobi olarak ingilizce wikipedia okuyan bir insanım. Böyle olunca durmadan okumak insanın kelime dağarcığı, kalıp bilgisi gibi konularını geliştiriyor. Grammer oturup öğrenilebilecek bir şey ve ingilizce grammer olarak çok kolay bir dil bence. Atıyorum almanca gibi değişik çekimler falan yok, o açıdan temel grammer bilgisinin üzerine bol kelime haznesiyle kolay öğrenilebilir ingilizce.

ayrıca bir xportant -1 de benden.
0
nundu
(16.08.18)
xportant +1. dizi, oyun vs bunlar yardımcı olur ama tek başına ingilizce öğretmez. ingilizce bir bütün. konuşma, yazma, okuma, dinleme. bunların tepsini sadece oyunla ya da diziyle öğrenemezsiniz. bence bir insan toefl'dan 4 bölümün her birinden min. 20 alamıyorsa ingilizce eğitimi devam etmeli.

bir kelime öğrenmek bile emek istiyor. mesela "enthusiastic" kelimesi. bunu cümle içinde kullanabiliyorum yer gelince. doğru bir şekilde telafuz edebiliyorum, anlamını biliyorum ama yazılışını bilmiyorum. az önce google'dan baktım. sadece bu kelimenin yazılışını öğrenmek için bile zaman ayırmam gerek. hepsine böyle eğilerek öğrenmediyseniz bence de hakkıyla öğrenememişsinizdir.
0
black mamba
(16.08.18)
@travaller kelime nasıl kelime çalışıyorsun? bahsedebilir misin? benim en çok zorlandığım yerlerden biri. işin temeli olduğu için konuşma, yazmayı, okumayı da etkiliyor. oturup tek tek ezberliyor musun?
0
black mamba
(16.08.18)
@blackmamba

www.victoria.ac.nz

yukaridaki kitapta anlatildigi gibi kelime defterim var, yukaridaki kitabi da okumanizi tavsiye ederim.
0
Traveller
(16.08.18)
teşekkürler faydalı oldu. benim de benzer bir yöntemim var ancak biraz uzun bi yol değil mi? kelime defterine her gün 10 yeni kelime ekliyorum bunu ilk 3 gün boyunca tekrar ediyorum. yazma ve konuşma olarak kullanmaya çalışıyorum. faydalı oluyor ama günde 10 kelime az sanki. yılda 3650 kelime yapıyor. liste alıp tek tek ezberleyim diyorum bu sefer de anlamını biliyorum ama cümle içinde rahat kullanamıyorum.
0
black mamba
(19.08.18)
Aslinda kitaba gore ana dili Ingilizce olan bir kisi universite okursa 20 yasina kadar yilda 1000 kelime ogreniyormus. Yani bir lise mezunu kadar Ingilizce bilmek bizi ucurur. Kaynaklara gore 17 bin kelime bilmiyormusum, ancak sozcugun kokunu bildigimde ondan tureyen kelimelerle birlikte 21 bini geciyormus toplam kelime duzeyim.
0
Traveller
(19.08.18)
benim amacım kısa vadede toefl'a hazırlanmak aslında. 80 almak isteyen biri için ne kadar kelime gerekir? ilk hedef olarak oxford 3000 listesindeki öğrenmeye çalışıyorum. bunlar sanırım günlük hayatta fazlasıyla ihtiyacımı görür. ama yeterli olmaz değil mi? forumlarda görüyorum 10 bin kelime gerekir falan diyorlar. o yüzden az gibi geldi.

sen günde kaç kelime öğreniyordun?
0
black mamba
(19.08.18)
(3)

LPG lobisi üyelerine bir sorum olacak

demirr
selam millet.lukoil'in gazını nasıl bilirsiniz? şimdi benim araç lpgli. ben kalitesine inandığım için 5 yıldır aralıksız opet aygaz kullanıyordum. genelde de uzun yol yapıyorum. geçen gün aklıma lukoil geldi ve depo boşken doldurdum lukoil'den. fazla uzatmayayım gayet hoşuma gitti. eğer psikolojik d
selam millet.lukoil'in gazını nasıl bilirsiniz? şimdi benim araç lpgli. ben kalitesine inandığım için 5 yıldır aralıksız opet aygaz kullanıyordum. genelde de uzun yol yapıyorum. geçen gün aklıma lukoil geldi ve depo boşken doldurdum lukoil'den. fazla uzatmayayım gayet hoşuma gitti. eğer psikolojik değilse çekişte az bir artışla beraber depoda 50-60 km fazla gitti gibi geldi.

ne diyorsunuz? geçelim mi aygaz'dan lukoil'e, siz ne kullanıyorsunuz?
0
demirr
(16.08.18)
sektörün içinde olan kuzenim shell'den alıyor, lpg'de çok dalavere oluyormuş çok ucuzlardan almam diyordu.
0
Bruce
(16.08.18)
www.subaruclubtr.com

en önemli şey bar.
0
kablelvuku
(16.08.18)
Uzun gitme olayınız daha fazla lpg almanızdan kaynaklı olabilir. Bazı bayiilerin dolum üniteleri daha iyi sıkıştırabiliyor.
0
piotr
(17.08.18)
(4)

bedelli askerlikte idari izin

fakyoras
selam,asal'ın sitesindeki madde ile haber sitelerindeki madde farklı gözüküyor, birinde idari geçerken diğerinde aylıksız olarak geçiyor. bunların hangisi doğru bilen eden var mı ? bir yerde bir şey mi değişti ? haber sitelerine bakıyorum, madde şu şekilde:" 4. Bedelli askerlik hizmeti kapsamında te
selam,

asal'ın sitesindeki madde ile haber sitelerindeki madde farklı gözüküyor, birinde idari geçerken diğerinde aylıksız olarak geçiyor. bunların hangisi doğru bilen eden var mı ? bir yerde bir şey mi değişti ?

haber sitelerine bakıyorum, madde şu şekilde:

" 4. Bedelli askerlik hizmeti kapsamında temel askerlik eğitiminde bulunanlar bu süre zarfında çalıştıkları işyeri, kurum ve kuruluşlar tarafından idari veya ücretsiz izinli sayılacaklardır."

asal'ın sitesinden bakıyorum madde şu şekilde:
" 4. Bedelli askerlik hizmeti kapsamında temel askerlik eğitiminde bulunanlar bu süre zarfında çalıştıkları işyeri, kurum ve kuruluşlar tarafından aylıksız veya ücretsiz izinli sayılacaklardır. "
0
fakyoras
(16.08.18)
garaser
(16.08.18)
çsgb'nin yönetmelik hazırlaması lazım, haber siteleri neye göre haber yapıyorlar bilmiyorum ama henüz belli değil çalışanlar için ne olacağı. bakanın şifaen söylediği bir "ücretsiz" konusu var, o kadarını biliyorum ben. asal da ücretsiz demiş zaten.
0
Bruce
(16.08.18)
çok büyük ihtimal ücretsiz izinli sayılacaksın.
0
hosein
(16.08.18)
Dostum asal'in ilk gün duyurusunda söylediğin gibi, "idari veya ücretsiz" yazdılar. Ertesi gün bu düzeltildi su an asal'a girip duyuruya tıklarsan, "aylıksız veya ücretsiz" yazdığını görürsün. Kesin bilgi.
asal.msb.gov.tr
0
karacigerim vur kadehlere
(16.08.18)
(18)

friends'teki olay ne?

yarey
ilk iki bolumunu seyrettim, beklentimin altinda kaldi.neden bu kadar populer oldu ki bu dizi?"friends'in yerine sunu izle" dediginiz bi sey var mi?
ilk iki bolumunu seyrettim, beklentimin altinda kaldi.
neden bu kadar populer oldu ki bu dizi?

"friends'in yerine sunu izle" dediginiz bi sey var mi?
0
yarey
(16.08.18)
İzledikçe o 6 kisiyi o kadar benimsiyorsunuz ki sanki sizin arkadaşlarınızmış gibi geliyor. Bence birkaç bolüm daha şans verin sarmazsa bırakın.

Yerine big bang theory olabilir.
0
Amaranta ursula
(16.08.18)
İlk iki bölüm ile karar vermeyin. En azından ilk sezonu yarılamak gerek.
0
catch the arrow
(16.08.18)
Ilk birkac bolum cok da sarmamisti ama ozellikle 2. sezon ve sonrasi bagimlisi oldum. Herhalde on tur izlemisimdir en az, yatmadan once actigim uc bes diziden biri.

Friends'den son 10 yilin espri anlayisina sahip biri pek zevk alinamayabilir. Friends'in esprileri demeyeyim de, esprilerdeki vurgulari 1990 ve 2000'lerin komiklik anlayisina uygun. Her yerde "Millenial'lara, Z kusagina Friends izlettik; esprileri begenmediler, cok 'offensive' buldular" haberleri cok cikiyor.
www.independent.co.uk

Oysa, Friends o zamanin ruhunda cok komikti. Belki su zamanin ruhunda komik olmayabilir. Ben eski kafali olarak hala guluyorum. Bu biraz "Devekusu Kabare'nin, Kemal Sunal'in nesi guzel ki, espriler bayat" demek gibi bir sey. Ben hala Devekusu Kabare'ye de cok gulerim ama simdiki cocuk Kemal Sunal filminden anlamayabilir. Friends'deki tadi baska dizide bulamadim. Acik ara en cok kahkaha attigim dizidir.

Bir arkadasim da "ufff, bu kiyafetler ne bicim boyle. Kiyafetlerin sacmaligindan diziye konsantre olamiyorum" diye izleyememisti.

Yine de 23-25 yas arasi mezun ogrencilerim de seviyor Friends'i, biraz daha sans verin.

Yerine, How I Met Your Mother oneriyorlar, ki ben ikinci sezondan sonra izlemeyi biraktim ve cogu espri Friends'den arakti.
www.youtube.com

Amaranta'ya katiliyorum, The Big Bang Theory de guzel.
0
aychovsky
(16.08.18)
ben de iki sezon izlememe rağmen friends'i sevemedim. onun yerine coupling izle daha iyi.
0
ben demistim zaten
(16.08.18)
friends'i izleyin. izlemeye devam edin.

birçok insan da ilk bölümlerde sizin gibi düşünüyor. ama dizi komple bittikten sonra insanın içinde bıraktığı boşluk doldurulamıyor...
0
dilemma of subscribtionability
(16.08.18)
ilk sezonu kotu sonra biraz toparliyor
0
hot potato
(16.08.18)
Daha yakın zamanlı olduğu için how i met your mother'ı daha çok benimseyebilirsiniz şahsen benim adıma öyle olmuştu.
0
biravekahve
(16.08.18)
friends izlemedim, o tarz sitcomlardan ilgimi sadece big bang theory çekti o da nerd temasından dolayı. 8 sezon falan izledim onu.

onun dışında 20 dakikalık komedi dizisi olarak scrubs var en sevdiğim. sitcom değil ve karakterleri falan aşırı samimi bir dizi.

aynı şekilde yenilerden brooklyn 99 da çok güzel bir komedi dizisi bu ayarda olan.
0
nundu
(16.08.18)
ben 2. sezonun başlarında bırakmıştım friends'i, sarmamıştı bi türlü. bi kaç ay sonra tekrar bi kaç yerde muhabbetini duyunca kaldığım yerden devam ettim ve sonuna kadar büyük bir keyifle izledim, en sevdiğim dizilerden biri oldu. eğer 30 bölüm sıkılmaya 200 muhteşem eğlenceli bölüm için katlanabilicek biriysen benim gibi ara vererek falan da olsa izle o 30-40 bölümü (aslında olay o 30-40 bölümün kötü olması değil de bizim ortama ve karakterlere ısınma süremiz yaklaşık o kadar gibi bi şey). 1 bölüm bile sıkılmaya tahammülüm yok daha az eğlenceli dizi bölümleri izleyim ama yeter ki 1 bölüm bile sıkılmayım diyosan devam etme. 1.5 sezon bunun nesi övülüyomuş ya dediğim dizinin çoğu bölümünü 3'er 5'er izlemişimdir şu an ben.

bir de o zamanın ruhunda güzeldi denmiş kesinlikle yanlış, friends'in komedisi zamansız bi komedi. o linklerdeki muhabbet ayrı. şimdilerde senaryolardaki her kelime birini gücendirip gücendirmediğine göre ince elenip sık dokunarak yazılıyor. esas komediye zarar veren unsur bu, doğallığı giderek azaltıyor bu aşırı hassaslık. 2000 hatta 2010 öncesi friends dahil hemen her dizide filmde bu mevzular o kadar büyük önem atfetmiyor. linkte de dizide gücendirici espriler olduğundan ve bu sebeple özellikle milleniallarin fazlaca negatif yorum yaptığından bahsediyor. charlie chaplin veya kemal sunal gibi bir döneme özgü bi mizah yok yani 3500 yılında izleyen bir insanın bile gülebileceği bir dizi. bu arada bahsedilen espriler öyle ciddi ciddi rahatsız edicek şeyler değil ama son yıllarda özellikle abd'de aşırı steril bi ortam oluşuyor bu sebeple normal şeyler bile offensive geliyor bu steril ortamdan etkilenen insanlara. mesela bir karakterin babasının cross-dresser olması ve genç bir erkek çocuğuna bunun ağır gelmesi gibi bi durum var, o baba kesinlikle küçük düşürülmüyor hatta cool bi baba olarak veriliyor ve karakterimiz bu konuda geri kafalı davranmış gibi gösteriliyor ama karakterimizin ara sıra babasıyla ilgili anlattığı esprili çocukluk travmaları gibi şeyler var. offensive dedikleri şeyler bu tarz şeyler yani.
0
semaforo de medianoche
(16.08.18)
ilk bölümü 94 yılında çekiliyor. günümüzün dizileri ve esprilerine göre biraz eski kalıyor haliyle. ilk bir kaç bölüm sonrasında ekip, espriler ve dizi çok daha sıcak bir hal alıyor ve o grup içinde olmak insanın hoşuna gidiyor.

ben HIMYM'ı da severdim ama friends'e kıyasla daha bir genç, daha bir ergen dizisi gibi geliyor bana.

çok komik gelmeyen ama ara sıra izlediğim ve beğendiğim bir dizi daha var, seinfield. neden bilmiyorum ama çok seviyorum bu diziyi de.
0
dahinnotha
(16.08.18)
Friends'e şans verirsen hastası olma ihtimalin var. Bana da ilk bölümler itici geliyordu, alıştıktan sonra bırakamadım.

Alternatif olarak Two and a half men de iyidir baya.
0
opethian
(16.08.18)
Friend's konusunda aychovsky'ye katılıyorum. Ben yine o dönem dizilerinden Seinfeld'i de çok severdim.
0
SiyamkedisiZorro
(16.08.18)
Friends bana komik geldiği için sevdiğim bir dizi olmamıştı. Birincisi 90'lar samimi ve içten; telefon internet vesaire yok, arkadaşlıklar daha samimi, insanlar yüzyüze bakarak yaşıyor. 6 karakterin hepsi farklı karakterler ve hepsinin de arkadaş olarak hayatımda olmasını isterdim. Ayrıca gerçekten çok güldüğüm ve kendimden bir şeyler bulduğum bölümler de olmuştur. Ama her bölümde gülmesem de keyif almışımdır.

Ama bu diziyi yarısından sonra arkadaşlık ilişkisini farklı boyutlara taşıyarak biraz bozdular bana göre. Bunun normal olduğunu düşünenler de var ama bana itici geliyordu bu çabalar.

Kısacası benim için keyifli bir diziydi. İlk bölümde "bune lan" tepkisi vermiştim çünkü dönemin soğuk espirileriyle başlıyorlar. Sonradan keyifli hale geliyor.
0
Abdurrahman
(16.08.18)
gelmiş geçmiş en overrated dizi, bu yüzden popüler ve tam da bu yüzden sevmemiş olman çok normal. amerikalıların corn flakes yerken izlemek için yaptıkları bir diziden efsane yaratmayı başarmış herkesin emeğine sağlık!
0
Bruce
(16.08.18)
Hicbir numarasi yok da bir sure izleyince ister istemez o kadarterleri benimsiyor izleyici, bag kuruyor.
Ben acik birkac bolum baktim, hey gidi 90li yillar diye dusunup duygulandim. Ingilizcemi gelistireyim diye birkac bolum izlemistim, takip edilecek bir dizi degil bence.
Bir de 10yilllik dizi oldugu icin karakterlerin git gide yaslanisini gorunce daha bi bag kuruyordur insan.
En nihayetinde sitcom bu, sitcom les olur. Eski yeni farketmez pek.
0
stavro
(16.08.18)
mizahı artık eski geliyordur, normal. seinfeld de öyle, zamanında izlesen kesin severdin. daha güncel bir mizah için office izlemeni öneririm.
0
sir gawain
(16.08.18)
"sonradan açılıyor" diyenlere güvenip iki sezon katlanabildim. çok sıkıcı ve abartılmış bir dizi. komik değil maalesef.

"friends'e gülmeyenler neye gülüyoor, recep ivedik'e miii" diyorlar bir de of. milyon tane öneri yuvarlayasım geliyor.

+ coupling
arrested development
curb your enthusiasm
it's always sunny in philadelphia
modern family
seinfeld (önersem mi bilemedim, sevmeyebilirsiniz, fifti fifti)
0
gebere jackson
(16.08.18)
cevapları okuyamadım ama 10 sezon süren bir diziyi 2 bölüm izleyip "beklentimin altında kaldı" demek ağır olmuş biraz. daha fazla şans vermelisiniz diye düşünüyorum. friends iyidir.
0
lionel andres
(17.08.18)
(6)

50 mm 1.8 lensle ne çekilir?

yeteramadenedimherseyi
kendime sonunda bir nikkor 50 mm 1.8 lens edindim. bu lensle daha çok neler çekilir, nerede kullanılır acaba?
kendime sonunda bir nikkor 50 mm 1.8 lens edindim. bu lensle daha çok neler çekilir, nerede kullanılır acaba?
0
yeteramadenedimherseyi
(15.08.18)
dx makinada mı fx makinada mı?

dx makinada 1.5 çarpanda odak uzunluğu 75 mm ye denk gelir. bu da senin kadrajını ufaltır.


konu büyüdükçe uzağa çekilmek zorunda kalırsın, uzağa çekilip kadraja sığdırdıkça bu sefer sığ alan derinliği azalır, istediğin etkiyi alamayabilirsin. dx makinalar için tavsiye edilen portre lensi 35 mmdir. fx makinalar için 50 mm, tabi fx de bir sürü portre lensi var 58 mm, 85mm, 135 mm gibi.

fiyat performans olarak en sevdiğim lenslerdendir.

time lapse, manzara, kedi köpek, obje bi sürü şeyi bu lensle çekerim.
0
killerbee
(15.08.18)
@killerbee d7200 makine. dx galiba, full frame değil diye biliyorum.
0
🌸yeteramadenedimherseyi
(15.08.18)
evet dx
0
killerbee
(15.08.18)
Mis gibi "Arka planı flu yap kanka" fotoğrafları çekersin.
0
Bruce
(15.08.18)
Guzel portre cekebilirsin. Diyaframi sebebi ile aksam guzel seyler cekersin cunku isik algisi daha iyi. bir seyi insan gozune yakin oranda cekebilirsin.
0
pietro
(15.08.18)
crop 50mm ile en güzel yapılacak iş portre
0
chavezding
(16.08.18)
(4)

taşınabilir bellek

niye ama
bunu bile buraya mı soruyorsun demeden bi okuyun1 TB bellek kablo ile laptopa takılı iken hareket ettirildi diye bozuldu- ki ucuz bir şey filan da değildi.yeni alacam.bunların hepsi mi böyle?ben ofis ortamında çalışmıyorum, yolda, kafede, bahçede, otobüste vs. laptopla çalışmam gereken bir iş yapıyo
bunu bile buraya mı soruyorsun demeden bi okuyun

1 TB bellek kablo ile laptopa takılı iken hareket ettirildi diye bozuldu- ki ucuz bir şey filan da değildi.
yeni alacam.
bunların hepsi mi böyle?
ben ofis ortamında çalışmıyorum, yolda, kafede, bahçede, otobüste vs. laptopla çalışmam gereken bir iş yapıyorum.
ne alayım?
0
niye ama
(15.08.18)
Hepsi öyle değil. bozulacağı varmış denk gelmiş.
0
datnet
(15.08.18)
1 TB olan hard diskti heralde, hareket etti diye bozulması zor ama olmayacak şey de değil. Ama ona pahalı diyorsan sırf hareket etti diye bozulmayacak çözümler senin için servet olacaktır. USB'den bağlanan ssdler var küçük, yere atsan bi şey olmaz vs ama 1TB'lık olanları 3500TL civarında. Gerçekten 1TB veriye sürekli ihtiyacın var mı onu düşün istersen.
0
10032007
(15.08.18)
Hareket ettirince olmasa bile hassaslar yapıları gereği, çalışırken üzerine mouse düşürüp bozduğum oldu.

Kapasite çok önemli değilse 64/128lik flash bellek, önemliyse taşınabilir ssd problemini çözer.
0
Bruce
(15.08.18)
İhtiyacın olan kapasiteye karar verip yetiyorsa bir flash bellek, yetmiyorsa ssd alabilirsin.

Senin 1 tb olan harici harddisktir büyük ihtimal, çalışırken içinde sürekli bir disk döndüğü ve mekanik parçalara sahip olduğu için hareket etmek olmasa da küçük darbeler bozabiliyor.
0
John Bloor
(16.08.18)
(12)

Hiç olmayacak birine aşık oldum

ceann deas
6 haftadır sadece günaydın merhaba afiyet olsun dediğimiz, ara ara bakışlarını yakaladığım birine aşık oldum. Daha önce sevgililerim oldu ama hicbirinde böyle hissetmedim sanki beklediğim erkek oymuş, beni tamamlayacak tek insan oymuş gibi ama tamamlamayı geçtim birbirimizden öyle farklıyız ki... Ke
6 haftadır sadece günaydın merhaba afiyet olsun dediğimiz, ara ara bakışlarını yakaladığım birine aşık oldum. Daha önce sevgililerim oldu ama hicbirinde böyle hissetmedim sanki beklediğim erkek oymuş, beni tamamlayacak tek insan oymuş gibi ama tamamlamayı geçtim birbirimizden öyle farklıyız ki... Kendimi ona karşı hep ezik hissediyorum. Sanki o büyük bir holdingin sahibi bense cingene mahallesinin gülü. Aslında öyle degil aramızda sadece 4 yaş var ve onun 2 ay önce girdiği sirkette ben staj yapiyorum ama öyle gibi de işte anlatamadığım saçma sapan bir durum. Bütün özgüvenim bütün o duygularim beni değil ben onları yönetirim havalarım söndü. Bu cuma son günüm. Hayatım boyunca onu bir daha göremeyeceğim düşüncesi kaç gündür öyle canımı acıtıyor ki normalde duygusal şarkıları şiirleri gereksiz bulan ben unutursun için yana yana dinleme seviyesindeyim. Nasıl geçecek bu günler?
0
ceann deas
(15.08.18)
staj bitmeden instagram'dan ekle, bittikten sonra da yaz. "ben senden çok hoşlandım ama staj sırasında söylemek istemedim etik olmaz diye, nasıl olsa artık şirketle bir ilişiğim kalmadı, seni de bir daha göremeyeceğim; içimde kalmasın diye söylemek istedim" de. kaybedecek bir şeyin yok, belki de olur bişeyler hemen küçük emrah'a bağlamaya gerek yok.
0
Bruce
(15.08.18)
o kadar da imkansız değilmiş. gayet oluru var. bir bahaneyle telefon numarasını al. iş hakkında referans gösterebilirim seni de, veya o tarz bir bahane. sonra telefondam biraz yoklarsın, isteği varsa, muhabbet ilerlerse olur. ama İnstagram, telefon, her neyse al işte. olmayacaksa bile içinde kalmaz.
0
Neill
(15.08.18)
Oluru bayaa var bence... Aman reelde yanına gideceksen son güne bırakma, adamın hastalanacağı tutar üzülürsün.
0
lata
(15.08.18)
Bu ekleme olayını bir tek ben bu kadar gurur yapıyorum sanirim. Ekleyince cok asiri sulanmış gibi gorunurum diyordum :(
0
🌸ceann deas
(15.08.18)
onunla beraber 2-3 kişiyi daha ekle kadınlı erkekli, network yaptığını düşünecektir. ola ki iş ortamında derse beni eklemiş asılıyor galiba iğrenç ırz düşmanı diye, öbürleri beni de eklemiş der; içi rahatlar.
0
Bruce
(15.08.18)
sen o çocukla devam etceksin, evlenceksiniz. sonra ben ne bok yedim diiceksin. bu sarmala girmeden hayatına bak arkadaş.
0
omembo
(15.08.18)
Erkek singlesa senin iş %80 olur bacım. Staj bitmeden yardır, birlikte fotokopi çekersiniz asdfg.
0
datnet
(15.08.18)
duygu ile hareket etmeyin ve de karar vermeyin. bu bir.

ikincisi, cok mutlu veya mutlu iken ve de kizgin iken, ki bunlar duygu oluyor yukaridaki cumlemin tekarini yapiyorum ama olsun, karar vermeyin, soz vermeyin. bu da iki.

ask gelip gecer. bosver.
0
Leonardo~Da~Vinci
(15.08.18)
Bittin sen.
0
[GODDARD]
(15.08.18)
Emaille haftasonu kahve icmeye davet et
0
hot potato
(15.08.18)
Bence ekle zarari yok, bakarsin once o bile yazabilir.
Bir kere bana da boyle oldu, ilk goruste olanlar tam tanimadan yani genelde fos cikiyo. Belki bu farklidir onu da sen gorucen, bol sans.
0
bugun hava gunluk gureslik
(15.08.18)
Büyüyünce geçer demek istedim
0
lcha
(16.08.18)
(3)

Dolara çok şaşırdım. Ne oldu da bu kadar düştü?

ya ben lan neyse
elimde 1000 dolar olsa da dolar kadar param sadece değerini korudu. o yüzden düşmesi daha karlı benim açımdan.yalnız birkaç günde yüzde 40 kadar yükselip yüzde 14 düşmesi ve düşmeye devam etmesini anlamaya çalışıyorum. bir yerden para mı geldi ülkeye?
elimde 1000 dolar olsa da dolar kadar param sadece değerini korudu. o yüzden düşmesi daha karlı benim açımdan.

yalnız birkaç günde yüzde 40 kadar yükselip yüzde 14 düşmesi ve düşmeye devam etmesini anlamaya çalışıyorum. bir yerden para mı geldi ülkeye?
0
ya ben lan neyse
(15.08.18)
katar 15 milyar ateşledi diyorlar ama gerçek mi bilmiyorum
0
basond
(15.08.18)
şundan dolayı diyorlar, %50 imiş %25'e çekmişler.
uzmanpara.milliyet.com.tr
0
Bruce
(15.08.18)
Dün gece faiz yükseltildi. Gösterge faizi %28
0
intern in the house
(15.08.18)
(11)

havuzda yüzerken sıkıntıdan ölmek

yazar yazmaz yazan yazar
git-gel, git-gel, git-gel dünyanın en sıkıcı şeyi havuzda yüzmek olsa gerek. yüzerken bir şeyler düşünüyorum bu sefer çok düşününce attığım turu unutuyorum falan. yüzerken sıkılmamak için neler yapmak lazım? 3 senedir yüzüyorum ve kesin kararımı verdim; en sıkıcı spor yüzmek:(
git-gel, git-gel, git-gel dünyanın en sıkıcı şeyi havuzda yüzmek olsa gerek. yüzerken bir şeyler düşünüyorum bu sefer çok düşününce attığım turu unutuyorum falan. yüzerken sıkılmamak için neler yapmak lazım? 3 senedir yüzüyorum ve kesin kararımı verdim; en sıkıcı spor yüzmek:(
0
yazar yazmaz yazan yazar
(15.08.18)
yarışa döndür, süre tut, kendini zorla, farklı tarz yüzmeye çalış, dalarak yüzmeye çalış...
0
Bruce
(15.08.18)
sıkılmamak için her havuza girdiğinde, aynen girdiğin gibi geri çık asla sıkılmazsın o zaman. bunu her havuza girdiğinde tekrar edebilirsin.
0
omembo
(15.08.18)
süngerlerden al ayak çırpışı yap
el paleti al onunla da git. böyle böyle turlarken değişiklik olur sıkılmazsın
0
lcha
(15.08.18)
ona bakarsan koşan adam da aynı. bisiklete binen de vızvızvız pedal çevir allah çevir. spor salonunda tek başına çalışan da halteri indir kaldır indir kaldır.

başka sporda, sporu eğlenceli hale getiren ne yapılıyor ki?

denemedim ama şöyle bir şey önerebilirim: www.sony.com.tr
0
kibritsuyu
(15.08.18)
Bence motivasyon eksikliği yaşıyorsun. Kendine bir hedef yok. Hedefe ulaşmaya çalışmak büyük bir bir motivasyon sağlıyor. Yarışlara fln hazırlan.

Edit: ben yukarıdaki sony walkman'i denedim. Birincisi sesi çok az geliyor, ikincisi düşündüğüm gibi olmadı, koşarken müzik dinlemek gibi olmadı yani. Hem rahatsız etti, sürekli çıkacak hissi oluştu, hem de yüzerken kontrol etmek zor geldi, şarkıları falan değiştirmek. Bir süre sonra sattım.
0
peggy
(15.08.18)
spor yaparken podcast dinlerdim ben.
eğer bu sony'nin su altı walkmenlerinden randıman alacağınızı düşünüyorsanız müzik yerine podcast yüklemenizi tavsiye ederim.
0
teritori
(15.08.18)
Bisiklet sürmekle yüzmek ya da koşmak aynı kulvarda değil bence. Havuzda yüzmek gerçekten sıkıcı olabiliyor. İki hafta önce Alp dağlarına karşı, çok güzel manzaralı bir yerde, bir havuzda yüzdüm ve orada bile 20 dk yüzebildim. Denizde yüzmekten çok daha sıkıcı havuzda yüzmek. Sürekli yeni hedef koymadan üç sene nasıl yüzdünüz?

Yeni bir spor dalı deneyebilirsiniz.

Bisiklette yaptığınız hareket evet aynı ama rotaları değiştirebilirsiniz. Aynı rotada bile bir gün yağmur yağar, bir gün müzik festivalinden sesler gelir, ya da mevsimlerin değişimini fark edersiniz. Sonuçta yolda hep bir yenilik, farklılık oluyor -iyi ya da kötü. Her şeyden çok çabuk sıkılan biri olarak bisikletin yeterince farklılık sunabildiğini düşünüyorum.
0
buf-e kür
(15.08.18)
bisiklet ve koşu da yapıyorum yıllardır. hiç sıkılmıyorum onları yaparken. hele bisiklet bambaşka bir dünya zaten. bisiklet ve koşuda sürekli bir yenilik sürekli bir farklı şeyler görme var. havuzda o yok kapalı hücrede volta atar gibi gel babam-git babam.

sony walkman var bende arkadaşın dediği gibi havuzda rahatsız ediyor. tedirgin hissediyor insan.

motivasyon kaynağım kalmadı evet. kilolardan kurtuldum, oldukça fit oldum vs. şu an hiçbir motivasyon kaynağım yok. bisiklet ve koşu için sürekli kendimi geliştiriyorum ama havuzda takip etmiyorum hiç çünkü hedefim yok.

boğaziçi yüzme yarışına katılmayı düşünüyordum bir ara ama onun seçmeleri için de phelps performansı istiyorlar o yüzden vazgeçtim.
0
🌸yazar yazmaz yazan yazar
(15.08.18)
Boğaziçi yarışının elemelerinde Phelps performansı istemiyorlar yahu:) Bu sene en son kaçla aldılar bilmiyorum ama 800mt'yi 15-16dkda yüzmek yeterli gelir erkekler için.
3 senedir yüzen bir insan da hayli hayli geçer elemeyi.

Ben önümüzdeki sene katılmayı planlıyorum. Bence inanılmaz bir deneyim.
Daha 1 sene var. Bence hedef olarak bu yarışı koyabilirsin:)
0
peggy
(16.08.18)
Havuzda yuzmek bu zaten. Bir ileri bir geri baska bir sey yok, havuzda nasil vakit geciriyorsunuz anlamiyorum:)

Kosmak, bisiklet surmek, salonda bari indirip kaldirmak cok farkli seyler. Hicbiri havuzda yuzmek gibi tekduze degil.
0
stavro
(16.08.18)
peggy +1

anlam kazanmış olur. hedef iyidir.

hem 800 metrede dakika tutarken saniyelerin önemi var. mecbur dönüşlerde takla atıp dipten uzuyorsun 4-5 metre. toplamda nerden baksan 1 dakika kazandırır. e içinde takla olan şey de eğlencelidir hehe.
0
onemoremile
(16.08.18)
buraya yazılanların hakları Sir Anthony Hopkins'e aittir.
yazan eden compumaster, ilgilenen eden fader
modere edenler basond, compumaster, fraise, kibritsuyu, rakicandir
bu sitede yazılanların hiçbiri doğru değildir. site içeriği küçükler için sakıncalı olabilir. yazılardan yazarları sorumludur. kaynak göstermeden alıntılanamaz. devlet tarafından atanmış bir kurumun internet üzerinde kimin hangi bilgiye ulaşıp ulaşamayacağına karar vermesi insan haklarına aykırıdır. web siteleri kullanıcıların istekleri doğrultusunda bağlandıkları yerlerdir. kullanıcılar isterlerse bir web sitesine bağlanmayabilirler. bu güçleri ve imkanları mevcuttur. bir kullanıcı bir siteye bağlanmak istiyorsa bu onun tercihi ve hakkıdır. bağlanmak istemiyorsa bu yine onun tercihi ve hakkıdır. halkın kendisine hizmet etmesi için görevlendirdiği kurumlar hadlerini aşıp halka neye ulaşıp ulaşmayacağını bilmeyen cahil cühela muamelesi edemezler. ebeveynlerin çocuklarını sakıncalı içeriklerden koruması için çok sayıda bedava ve ücretli yazılım mevcuttur. bu yazılımlar bir web tarayıcısını kullanmaktan daha karmaşık teknik bilgi gerektirmemektedir. devletin milletini küçük düşürmesi ve ebleh yerine koyması yasaktır.